Giriş
(7)

ASM'de kan tahlili yaptım HbA1c değerim 6.5 çıkmış, çok şaşırdım.

Simrug
Haftada 4 gün fitness ve kardiyo yapıyorum. Yemeğe dikkat ediyorum. Haftada bir kaçamak olarak tatlı katmer yiyorum. Aralıklı oruç tutuyorum. Bu nasıl oluyor?
Haftada 4 gün fitness ve kardiyo yapıyorum. Yemeğe dikkat ediyorum. Haftada bir kaçamak olarak tatlı katmer yiyorum. Aralıklı oruç tutuyorum. Bu nasıl oluyor?
0
Simrug
(18 saat)
Ekmek ve unlu mamulleri çok yiyor olabilir misiniz? Bunlar da şeker. Bu degerle diyabet oluyorsunuz. Ailede diyabet olan var miydi?
0
summerof69
(18 saat)
Ailede öyle biri yok. Çok ekmek tüketmiyorum. Sabah bir dilim buğday ekmeği, muz, kuruyemiş, zeytin, peynir, domates, avokado bazen biraz pekmez. Akşam da pirinç tavuk.
0
🌸Simrug
(18 saat)
sandığınız kadar dikkat etmiyor olabilirsiniz. haftada bir kez katmer az değil. ondan bağımsız olarak şeker işi biraz genetik ve şans. tank gibi adamlarda bile hiçbir şey yokken pat diye tip 2 diyabet çıkabiliyor bazen. moral bozmaya gerek yok mümkün olduğu kadar dikkat edip belli aralıklarla baktırırsınız, geçici bir artış olma ihtimali de var her zaman.
+2
der meister
(17 saat)
Der meister teşekkür ederim . 2024 sonucuna baktım 5.5 çıkmış.
Katmeri bırakıyorum. Sabah meyveyi bire düşüreceğim. Tatlandırıcı kullanıyordum bırakacağım. Bir de birkaç hafta sonra yeniden baktıracağım.
0
🌸Simrug
(17 saat)
yemekle alakalı da olmayabilir. fitness yapan, yediğine dikkat eden kişinin prediyabet olması çok normal değil. beslenmeyle çözmeye çalışmadan önce bir doktora gösterin.
0
robokot
(17 saat)
sabahlari cok seker aliyor olabilirsiniz, muz, kuruyemis (kuru meyve de varsa) bazen pekmez ve ekmek.
sabah ilk yediginiz ekmek ya da meyve olmasin. bir dilim hindi fume icine peynir olsun mesela, protein olsun yani.
doktorum bana yemege ekmekle baslama, salatayla basla, pirinci de basmatiye cevir demisti zamaninda.
0
65 derece
(2 saat)
Haklısın. Sabah pekmez tahin yiyorum özellikle son bir aydır. Meyve de 'den fazla olmayacak. Hindi füme de çok iyi bir fikir.
0
🌸Simrug
(1 saat)
(21)

Çocuk yapmazsanız soyunuzun kuruyacağının farkında mısınız?

messina123
Yüzbinlerce yıldır öyle veya böyle devam eden bir soy ağacı siz çocuk yapmadığınızda tarih olacak. Bunun farkında mısınız?
Yüzbinlerce yıldır öyle veya böyle devam eden bir soy ağacı siz çocuk yapmadığınızda tarih olacak. Bunun farkında mısınız?
-32
messina123
(19.07.26)
O kadar sikimde değil ki dandik soyumun kuruması anlatamam sana, sizin dandik soylarınızın kuruması da insanlık için çok sorun olmaz bence.
+29
kizil karga
(19.07.26)
ee kurusun ne yapayım? üç kuruşla geçinmeye çalışıyoruz. evladı olan adam daha fazla şeyi sineye çekmek zorunda kalır. soyuma bırakabileceğim bir şey de yok zaten. hanedan soyuyum sanki niye gelip burada amelelik yapsın ömür boyu sefillik çeksin diye çocuk sahibi olayım ki soyum devam etsin diye?

ayrıca soy o kadar kolay kuruyan bir şey değil. kardeşim var, amca çocukları var vs. soyadını ve geni taşıyacak onlarca insan var benden başka. hepsini geçtim olmasa ne yani 8 milyar insan var zaten. beş tane soy varmış da sadece benimkisi kuruyacakmış gibi bir durum yok.
+11
der meister
(19.07.26)
Ee yani?
+4
mor oje
(19.07.26)
Kuruyacak diye bakma, en mükemmel şekilde sonlandı diye bak.
+13
kisa
(19.07.26)
Değiliz. Salağız biz.
+9
Jazz
(19.07.26)
secimlerde oy lazim diye kontrollu intihar bombacilarindan da kuruyabilir, sokaga sicilan cocuklar tarafindan bicaklanip da kuruyabilir, denetimsizlikten yikilan bir binada da kuruyabilir.

benim tercihim olup kurumasi cok da kotu bi fikir gelmiyor
+6
aguen
(19.07.26)
Napim
-3
arbre
(19.07.26)
Kızıl karga başlığı okurken içimden geçeni yazmış.
Umurumda bile olmayan bir konu gerçekten.
+1
mutekebbir
(19.07.26)
"Dandik soy" gibi ithamda bulunanları anlıyorum,belki gerçekten haklılar,bilmem.ama en azından problemin farkında olmanız da bişeydir bence. Ve kısa yoldan,çocuk yapmayıp kurtulabilirsiniz gerçekten.işin boktan yanı,hiç böyle düşünceleri olmayan bizzat dandik insanların çatır çatır çocuk yapması. Bildiğin tersine evrim gibi bişeyle sonuçlanacak durum bu gidişle.yazık.
0
denizciman
(19.07.26)
Sanki bana paşazade, asilzade öyle bir soy.
+1
ekimoloji
(19.07.26)
eskiden
topragi islemek icin marabaya,
mirasa sahip cıkmak icin
alt soya ihtiyaç vardi,
şükür ne toprak var,
ne de miras.
0
designer
(19.07.26)
Milyonlarca türden, bakın, milyonlarca türden herhangi birinin üremek istememesi büyük sıkıntı kendisi için. İnsanlardan da bu mantıksızlığı kendince rasyonalize edecek şekilde evrilen örneklerin olması yine tabii bir sonuç... Gelsin eksiler :)

Ekleme: Yalnız, duyurudaki iddia yanlış. Yüzbinlerce yıldır süregelen soy ağacı devam edecek. Çocuk yapmamaya karar veren kişinin dalı kuruyacak. Herkes tek çocuk gelmedik atalarımızdan günümüze...
-3
yadigar
(19.07.26)
Şu an kafamı duvarlara vurarak ağlıyorum. Çok pişmanım.
+1
Lh12
(19.07.26)
Çocuk yaptık ama kız oldu. Kuzenler dahil erkek çocuğu olan ve yapan yok.bizimki yaşarken tükendi napak dayı
0
mikahakkinen
(19.07.26)
birileri fazla fazla yapıyor işte. hem soyumuz falan ne kadar abartı önemsenen şeyler. hepsi bitse nolur, ne önemi var?
0
enteg
(19.07.26)
Dandik soyu olanlar için pek problem değildir tabi bilemem.
Ama benim ciddi şekilde değerli bir genetiğimin olduğunu düşünüyorum yani bu zamana kadar epey güzel şekilde taşınmış, o sebeple devam ettirmek istedim insanlığın güzel genetiğe ihtiyacı var. Ben bu sebeple çocuk yaptım Allah nasip ederse o da devam ettirir inşallah.
-9
yenibirgüzelnick
(20.07.26)
Yalnız böyle düşünmen genetiğinin ciddi şekilde değerli olmadığının ispatı zaten.

İnsanoğlu zihninde kendini çok önemli zanneden, belki öyle zannetmek zorunda olan hayvandan bozma bir canlı sadece.

Milyonlarca yıldır çok farklı şekillerde ortaya çıkmış yaşayanı binbir zorluk, zahmet, minnet, acı ve rezillik içinde yaşam boyu süründüren lanet bir yaşamın zavallı bir mağduru.

İnsan bu çıkmazın için sıkışmış halde var oluşu anlamlandırmaya çalışırken evrenin ve yaşamın boyunu çok aşan karmaşıklığı karşısında dumura uğramış beyniyle kendini değerli zannedebilir. Kimseye bir zararı olmadığı müddetçe sorun yok ama komik.
0
uygunsuz
(20.07.26)
İnsan türü %99.9 oranında aynı dna dizilimine sahip. Ürediğin zaman çocuğa aktarılan bilgi saç göz rengi hastalıklar vs. gibi eften püften şeyler. Siyaha çalan kahve göz rengini dökülmeye mahkum saçının siyahını devam ettirip napacaksın sanki. Kaldı ki bunlar da birkaç kuşak sonra tamamen farklılaşıyor (genetik seyrelme). Soy dediğin şey üreme dürtüsünün üstüne giydirilmiş koftiden bi gömlek, tamamen yapay kültürel bir şey.
Biraz geniş kadraj bakınca, sıçan yavrusu bile dna dizilimindeki benzerlik sebebiyle soyumuzun devamı sayılabilir biyolojik anlamda.
+2
beyfendi
(20.07.26)
Bunu biliyor ve bu durumu bildiğim için üzülüyorum. İnsanın dünyaya bırakacağı en özel miraslardan birisi çocuk yapmak, bana göre.

Herkes sen kimsin ki soyunun ne kıymeti var diye yazmış. Mesela bu mantığa bakacak olursak Koç ya da Sabancı hatta Rockefeller ailesi kim? Paraları haricinde hangi buluşta direkt olarak ailecek ya da aile üyelerinden birisinin imzası var? Mesela bu mantığa göre bundan 150 yıl önce Koç ailesi de ürememeliydi, çünkü o dönemlerde bugünkü kadar zengin değillerdi.
+3
ulukayin
(20.07.26)
dawkins'e göre soy bireylerin degil genlerin devamliligi üzerine kurulu. yani bir birey üremez ise aslinda bu bireyin tercihlerinden degil onu birey haline getiren genlerin basarisizligindan dolayidir. bizim tercihlerimizin buna bir etkisinin oldugunu düsünmüyorum. elbette sans faktörleri var fakat ortalamada (özellikle günümüzde) minimal etkisi var. dolayisiyla bunun üzerine düsünmeye kafaya takmaya gerek yok, hepimiz elimizde olmayan rastlantilarin sonucuyuz.
0
arkadakiadam
(20.07.26)
karı koca iki tarafın 7 kuşak sülalesinde dahi yok, sanatçı yok, sporcu yok, güzellik-yakışıklılık yok. bizim ürememiz büyük kayıp değil yani. hatta aynı sülalede sağlık desen sgk'nın batma sebebi, üstüne şizofren, alkolik, işsiz güçsüz serseri, dolandırıcı ne ararsan var, bence bu soyun kuruması insanlığın geleceği açısından daha iyi olabilir. ama ne yazık ki benim abimden 1, eşimin ablasından 1 gelen soy sizin çocuklarınızın başına bela olacak, şimdi soyunu devam ettiren siz düşünün.
0
halanne
(20.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
0
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
0
kumandanim
(20.07.26)
(4)

vefat sonrası garip uyuşmalar

leeloodallas
sevgili sözlük, 2-3 hafta önce babamı kaybettim. gerek bu durumdan ötürü gerek de bu süreçte taşıdığım ağır şeyler sonrası olduğunu düşündüğüm belirtilerim var. şu anda düzenli olarak sağ kol ve sağ bacakta uyuşmalar yaşıyorum. düzenli spor yapan birisiyim, spor yaparken bu uyuşmalar geçiyor. gücümd
sevgili sözlük, 2-3 hafta önce babamı kaybettim. gerek bu durumdan ötürü gerek de bu süreçte taşıdığım ağır şeyler sonrası olduğunu düşündüğüm belirtilerim var.
şu anda düzenli olarak sağ kol ve sağ bacakta uyuşmalar yaşıyorum. düzenli spor yapan birisiyim, spor yaparken bu uyuşmalar geçiyor. gücümde bir sıkıntı yok ancak kol bacak uyuşmasına sağ boyun ve bel ağrısı da gündüz kalkar kalkmaz ve geceleri eşlik ediyor.
şu anda annemi üzmemek adına bir şey söylemek doktora gitmek telaşlandırmak vs istemiyorum hiç.
bir de çok uzun süredir sağ kolumun üstüne yattığım için zaten sağ kolumda böyle bir şey yaşayacağım kesin gibiydi. uzun yoga seansları iyi geliyor şu an. ekstra neler yapabilriim bu süreçte ya da ne olabilir sizce? kolajen vs mi alsam dedim
0
leeloodallas
(18.07.26)
Konuyla ilgili bir cevabım yok. Sadece başınız sağ olsun demek istedim.
0
himmet dayi
(18.07.26)
başınız sağolsun hocam.

bu tür süreçlerde vücudun böyle reaksiyonlar vermesi doğal ama sebebi farklı bir şey de olabilir. en azından basit bir kan sayımı yaptırabilirseniz faydalı olur diye düşünüyorum. bu dönemde belki fazla yoruldunuz, canınız sıkıldı, bazı şeyleri fark edemediniz, vitaminidir şusudur busudur azaldı vs... öyle basit bir şey de olabilir. ama eğer tekrar eden bir şey olursa göz ardı etmeyin lütfen. geçiciyse evet üzerinde durulmaz ama uyuşma, his kaybı vs. bunlar normalde çok ciddi şeyler. aile hekimleri bile oldukça kapsamlı kan testleri yaptırıp bu konularda fikir verebiliyor, kimseyi endişelendirmeyeyim ortalık karışmasın vs. derseniz o yola girebilirsiniz. yarım saatlik iş.
+1
der meister
(18.07.26)
Maddi durumunuza göre aile hekimi ya da özele gidip kan tahlilleri vitamin,karaciğer böbrek vs fonksiyon testleri yapılırsa bir fikir olabilir.
0
denizciman
(18.07.26)
hiçbir şekilde korkmayın, acınız büyük her şey olabilir sebebi. ancak bir nöroloğa gidip MS benzeri şeyleri eleseniz önce. zira böyle zor zamanlarda ms plakları aktif olabiliyor. hiç alakası yoktur muhtemelen ama dikkat etmekte fayda var. tedavisi(semptomatik) de var. nolur nolmaz.
0
enteg
(19.07.26)
(14)

saygi duydugunuz meslekler

Purple life
neler?extra özel bir saygidan bahsediyorum.
neler?

extra özel bir saygidan bahsediyorum.
-1
Purple life
(14.07.26)
Ogretmenler. Kendilerini hic sevmem, ne bilim teknik okuyan fizik öğretmeni kaldi, ne edebiyat dergisine abone olan edb ogretmeni. Tarih ogretmeni dediğin history channel gibi olmali ama bunlar tugrali yuzukle geziyor. Kisisel gelisime onem verem ogretmen 20 senedir gormedim.

Neyse konu o değildi, bu devirde bu dallama ogrenci kitlesi ile kapali ortamda günde 8 saat kaldiklari için saygi duyuyorum. Ben bir tanesine katlanamam.
+6
duster
(14.07.26)
doktor, baska da yok.
+4
lemmiwinks
(14.07.26)
doktor ama spesifik olarak cerrahlar benim gözümde başka seviye. ya diş ağrısından aklını kaybeder insan, onun çekilmesi bile inanılmaz geliyor bana. veya düşünsene sabah poğaça yiyip meyve suyu içiyosun sonra ALTI SAAT beyin ameliyatı yapıyosun. hayatın, rutinin bu. sorumluluğu, ağırlığı, üstüne üstlük direkt olarak insan hayatına önemi filan bence korkunç bi şey. kasap gibi insan kesip biçiyosun ve ölüyolar, iyileşiyolar, etrafında sürekli hastalar ve yakınları... hem müthiş bi şey hem de manevi yükü çok ağırdır diye düşünüyorum. bana milyonlar versinler ben 3-5 sene sonra "yeter lan böyle hayat mı yaşanır" diye bırakıp kaçarım herhalde naled olsun ameliyatına da profesörlüğüne de deyip.
+4
der meister
(14.07.26)
Tozlu, pis, gurultulu, cok sicak, cok soguk vs zor ortamlarda calisan, calismak zorunda kalan emekciler, agir kaldiranlar, uzun sure ayakta duranlar vs
+2
freedonia
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var. üniversite sınavında tıp yazdı diye saygıyı hak etmez kimse.
+9
co2s2
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var +1

işine saygısı olan, kaytarmayan, işini olması gerektiği gibi yapan herkese saygım var. meslek ayırmıyorum. ayırmayı doğru bulmuyorum
+3
abelardo
(14.07.26)
Acı bir deneyim oldu benim için bu duyuru. Ağzımın ucuna kadar gelse de ne "doktor" diyebildim, ne "asker". Ne " imam" diyebildim, ne "öğretmen"...

Sanırım, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatleri inatla icra edenlere ekstra saygı duyuyorum. Bir de milli savunma sanayiinde çalışan yetenekli ve özverili teknik personele...
0
yadigar
(14.07.26)
ben sadece doktorlara saygı duyuyorum. burada sabah akşam kendini öven beyaz yaka tayfaya ise antipati duyuyorum.
+2
nothing in my way
(14.07.26)
Günümüzde itfaiye att hariç genelleme yapmak zor.
0
topkapiaksaray
(14.07.26)
doktor ama kesip bicen tayfa, oyle aile hekimi falan kurtarmaz. dalak bobrek dalanlara hayranim, arada acip ameliyat izlerim..

mansiyon olarak muhendisler derim, uc kurus paraya ciddi olarak kendini adayip her sabah daha iyi seyler yapmak icin uyanan onlarca muhendis taniyorum. tok evin ac kedileri.
-1
cooperr
(15.07.26)
Öğretmenler, birine bir şey öğretebilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum bu yüzden bunu yapabilenlere ekstra bir saygım var.
0
mutekebbir
(15.07.26)
Çöpçüler + doktorlar + öğretmenler ve de ilaç geliştirmede çalışanlar
0
gadlemler
(15.07.26)
Öğretmenler. Millet çok sövüyor da çoluk çocuk ve ebeveynleriyle uğraşmak yapılacak iş değil.
+2
halitkin
(15.07.26)
Cerrahlar +1

Abim cerrah. Çocuklarla ilgili bir alanda.
Hepimiz gün sonunda iş nasıldı neler yaptın diye ailecek konuşuyoruz. Kimse abimi dinlemek istemiyor lütfen sen anlatma diyoruz. Bizim duymak istemediğimiz detayları her gün yaşıyorlar. Kutsalın da kutsalı.
0
yenibirgüzelnick
(16.07.26)
(5)

devlette sigortasız diş muayenesi/çekimi ne kadara patlar?

der meister
bağkurluyum ama uzun süredir prim ödemiyorum. dişim için yakın zamanda gitmem gerekecek. vezneye parasını ödeyip tedavi olabiliyor muyum? muhtemelen röntgen isteyip sonra çekecekler, çok uçuk bi maliyet çıkarmaz umarım, bilgisi/fikri olan varsa en azından bi fiyat aralığı paylaşabilir mi? ek bir sor
bağkurluyum ama uzun süredir prim ödemiyorum. dişim için yakın zamanda gitmem gerekecek. vezneye parasını ödeyip tedavi olabiliyor muyum? muhtemelen röntgen isteyip sonra çekecekler, çok uçuk bi maliyet çıkarmaz umarım, bilgisi/fikri olan varsa en azından bi fiyat aralığı paylaşabilir mi?

ek bir soru,

bi de ben iki sene önce filan bi ara sigortalı çalışırken ufak bi işlem için gitmiştim. sistemde kaydın yok diye tutturdular. uzun yıllardır bağkurluyum, o ara ise başka bi işte çalışıyodum sigortalıydım. müdürü aradım hatta "olm sigortanı yaptırmamış olabilir miyiz sence sen manyak mısın" dediydi. ama yok yani vezneye parasını verip bile tedavi olamadım, ufak bi şey olduğu için üstünde durmamıştım da diş ağrısını çeken bilir o kadar süre randevu bekleyip üstüne işlem yaptıramazsam deliririm şimdi bile zor duruyorum. sistemde kaydın olmaması ne demek yani ya sigortalısındır ya da değilsindir parasını verip işlem yaptırırsın, o olay ne ola ki? tekrar yaşamamak için kontrol edebileceğim bi şey var mı işte e-devletten şunun statüsüne, şu var mı yok mu diye bak gibi?
0
der meister
(14.07.26)
ikinci soru için: sgkya gidip bir işlem yaptırmak gerekiyordu sanırım. ama üzerinde 15 yıl geçti neredeyse sistem değişmiş olabilir.

e-devletten sorgulama yaptığınızda (çalışma hayatım - sağlık tedavi) sağlık güvencesi hak sahipliği bölümünde "müstehaktır, provizyon alabilir" yazıyorsa sorun olmaması lazım bence.
0
inheritance
(14.07.26)
gss borçlularının yararlandığı cumhurbaşkanlığı kararnamesinden bağkur borçluları da yararlanıyor diye biliyorum. öyle olunca hastanede katılım payı ödeyerek tahlil-tetkik ve tedavilerde ücret ödenmiyor. ancak dişte bazı durumlarda sgklılarda ekstra ücret ödeyebiliyor. kaplama, protez, implant gibi işlemlerde herkes ekstra ücret ödüyor.
0
my fault
(14.07.26)
@inheritance, provizyon alamaz yazıyor hocam. parasıyla da olsa hizmet alabileceksem razıyım ben açıkçası, tabii çok maliyetli olmadığı sürece. bu provizyon meselesi de mesela ne anlama geliyor bilmiyorum. sigortası yok mu, hastane sınırlarına girdiği anda vurup indirin mi...

@sivri sinek, hocam açıkçası donuma kadar isteseler de gideceğim kaçarı yok, başka bi şey olsa bekletirim de diş fena. ama tabii uygun maliyetli olsa daha iyi olurdu.
0
🌸der meister
(14.07.26)
Röntgen, muayene, işlem her kalem ücretlendiği için aynı fiyata özelde yaptırabilirsiniz diye düşünüyorum
0
housedaki topal doktor
(14.07.26)
Sorularınıza sağlık bakanlığı soru hattı cevap verir muhtemelen. Hem de sistemden kontrol edip; faydalanıp faydalanamayacağınız haklarınızı sıralama yaparlar.
0
oligomer
(16.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-3
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(36)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
kolumda 2 tane var. bir tanesi siyah, bir tanesi kırmızı. kırmızı olanı bayağı beğenip soruyorlar. bir tane daha yaptırmayı planlıyorum. bu arada dövmelerim sadece arkadan görünüyor, önden dövmesiz görünüyorum. yine bu konseptten devam ederim herhalde. yapmayacağım bir şey varsa o da yazı. kriterlerim bunlar.

edit: herkes dövmesinin zamansız olmamasından korkmuş. ben olaya farklı bakıyorum: yaptırdığım her dövme benim o zamanki kendimden bir hatıra. kendinizle barışıksanız —ve 20+ iseniz— 10 yıl sonra bugünkü kişiliğinizi görüyor olmak güzel aslında.
+1
eileengray
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(5)

bizim gruptaki durumu etkileme durumumuz var mı?

kibritsuyu
arkadaşlar kafamı buna yoracak kadar enerjim yok, o yüzden yekten sorayım.bizim yarınki maç ile gruptaki herhangi bir şeyi değiştirme durumumuz var mı? tamam biz elendik, dördüncü olduğumuz kesin. alacağımız herhangi bir sonu. gruptaki diğer takımların sıralamasını falan etkileyecek mi? bizim maç şö
arkadaşlar kafamı buna yoracak kadar enerjim yok, o yüzden yekten sorayım.

bizim yarınki maç ile gruptaki herhangi bir şeyi değiştirme durumumuz var mı? tamam biz elendik, dördüncü olduğumuz kesin. alacağımız herhangi bir sonu. gruptaki diğer takımların sıralamasını falan etkileyecek mi? bizim maç şöyle biterse paraguay üçüncü çıkar, böyle biterse ikinci çıkar falan gibi bir değişiklik olur mu?

yani gördüğüm kadarıyla aynı grubun üçüncü maçları aynı saatte oynanıyor, diğerinin sonucuna göre takımlar yerini garantileyip yatmasın diye.

lakin bizim grupta sonuç çoktan belli mi, bizim maçın sonucuyla hala bir şeyler değişebilir mi kafam basmadı.
0
kibritsuyu
(25.06.26)
hayır. son maçların aynı saatte oynanması standart uygulama, fikstürde önceden öyle belirleniyor. bizim grup özelinde hiçbir şeyi etkileme şansımız yok. biz sonuncuyuz, abd birinci... yani biz elendik ama berabere kalırsak amerikanlar lider olamayıp üçüncü bitirir gibi bir senaryo söz konusu değil.
0
der meister
(25.06.26)
turkiye'nin sonuncu ve amerika'nin birinci olmasi garanti.
0
baldur2
(25.06.26)
ama diğer maçın sonucu kendilerini etkiliyor di mi? yenen ikinci olacak, beraberlik durumunda (ikili averaj da eşit olacağı için) genel averajlarına mı bakılacak?
0
🌸kibritsuyu
(25.06.26)
evet kanka
0
baldur2
(25.06.26)
Grup içinde genel averaj, 2 takım arasında 2li averaja bakılıyor. 2 li averaja bakılmasa biz abdyi yener avusturalyada paraguayu yener biz 3.cü olabilirdik. Bizim maça abd 1. Biz 4. Olarak çıkıyoruz. Maç tamamen formalite. Beraberlik durumunda avusturalya 2. Olur. Paraguay almanya avusturalya muhtemel iranla eşleşicek. Paraguay yenerse değişir.
0
mikahakkinen
(26.06.26)
(6)

Petrol çıkan ülkelerde kontrol tamamen hükümetlerde mi? şirketlerde mi?

mikahakkinen
İranda Musaddık petrolü milli sermaye kontrolüne almak isteyince dışarıdan darbeyle şahı getirdiler. Peki körfez ülkelerinde bae, kuveyt, umman vb. ülkelerde kontrol ülkelerde mi? İranla aralarındaki fark ne?
İranda Musaddık petrolü milli sermaye kontrolüne almak isteyince dışarıdan darbeyle şahı getirdiler. Peki körfez ülkelerinde bae, kuveyt, umman vb. ülkelerde kontrol ülkelerde mi? İranla aralarındaki fark ne?
0
mikahakkinen
(22.06.26)
Petrolü çıkaran şirket yatırım yapıyor ve oradaki çıkan her varilden pay alıyor. Benim şahit olduğum dönemde arama maliyeti petrol arama şirketindeydi ama çıkarsa adamlara pay vermek zorundaydık. Petrol arama maliyetleri 500 milyon dolardan başlıyor. Ben yaparım dersen milli olur çıkan, bulamazsan maliyet sana kalır. Petrol arama şirketi bulamazsa ona kaçar bu para. Çoğunda da bulamaz. Hem petrol arama şirketi gelsin çıkartsın hem de anlaştığım payını vermeyeyim tüm çıkan millileştirilsin dersen sonuçları ağır olabilir.

100 kuyu kazsa 10 tanesinde başarılı olsa petrol arama şirketinin maliyeti 100 kuyu. Devlet bütün maliyeti faiziyle ve cezasıyla karşılıyorum derse, bunu da sözleşmeye yazdırabilirse sorun çıkmayabilir. swh.
0
gabe h coud
(22.06.26)
körfez ülkelerinde kontrol kağıt üzerinde tamamen devlette ama devlet dediğimiz şey zaten bir avuç şıhtan şeyhten oluşuyor ve "ayrıcalıklı nüfus" (yani dışarıdan "köle" olarak getirmedikleri insanlar ve çoğunlukla yabancı firmalarda iyi paralara çalışan expatlar vs. harici) çok fazla değil. bu lavuklar da zaten batı kuçusu olduğu için bundan pay almaları, bunları işlemeleri, devletin firmalarda küçük de olsa hissedar olmaları, petrol piyasasına yön verilmesi kolay oluyor.

iran'la aralarındaki fark her ne kadar klişeleşmiş olsa da iran'ın gerçekten tarihi, geçmişi, arkasında kocaman bir coğrafya bulunan bir medeniyet olması. körfez ülkeleri ise sınırları dahi batılılar tarafından çizilmiş, liderleri yine daima batı güdümünde bulunan, petrol çıkarması dışında hiçbir ehemmiyeti olmayan tırt yerler. üzerlerinde hakimiyet sağlamak hem çok kolay hem de sömürenler için acayip kârlı. tepedekileri ve 3-4 milyon vatandaşı mamalıyorsun, bitti gitti.

iran'da aynı üstünlüğü sağlamak çok daha kompleks operasyonlar gerektirir, ben 3-5 kişiyi mamalayayım da kaynaklarına çökeyim diyemezsin. ha dersin de işte darbe olur, devrim olur vs. aynı ölçüde rahat hareket edemezsin.

benzer durumlar ırak ve libya gibi yerlerde de yaşandı, oraları işte cehenneme çevirip savaşlarla bombalarla dümdüz ettiler de öylelikle çökebildiler. iran'a onu yapmayı da beceremediler henüz ama niyetleri oydu. hala o.
+3
der meister
(22.06.26)
ülkeni acik pazar haline getirirsen,
senden iyisi yok.
0
designer
(22.06.26)
görünürde kendileri kontrol eder,
ama yanlarinda bir ingiliz danismanlari vardir,
mevduatlarida sahiplerinin bankalarindadir.
+1
designer
(23.06.26)
suudi arabistan'da her kuyu aramco'nundur. bu şirketin kontrolü de devlette yani kraliyet ailesindedir. üst yönetimin hepsi ya lisansı ya da lisanüstü ya da mba'sını amerika'da yapmıştır. bunların bi alt kademesi de ekseriyeti amerikan'dır. yani amerika etkisiyle devlettedir diyebiliriz.
diğer yandan da opec mevzusu var. temelde devlette gözükse de satacağı fiyatı opec yani amerikan baskısıyla belirler. bazen suudiler'in nazı geçer bazen amerika sopa gösterir.
0
mutlu yillar sana
(23.06.26)
devlet, iki ana öğeden oluşur,
* asker,
* hazine,

bunlara hakim değilsen,
sen devlet degilsindir.
0
designer
(23.06.26)
(10)

insanlar neden istanbul'da bu maaşlara çalışmayı seçiyor?

runaway
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur. bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur.

bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
-1
runaway
(22.06.26)
iş bulabilmek önemli,
bütün etkinliklerin merkezi istanbul,
hısım, akraba ,ana,baba hepsi oradadir,
tercih.
-1
designer
(22.06.26)
"bütün etkinliklerin merkezi istanbul"

28k maaşla kaç etkinliğe katılıyor hesaplayamadım
+2
🌸runaway
(22.06.26)
gecen sebnem ferah konseri vardi,
vatandaş konser yerinin yakinindaki parkta idi sanki
0
designer
(22.06.26)
"Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim"

insanlar istanbul'da bir şeyler yapabildiği için değil, yapma ihtimalleri olduğu için yaşıyorlar.
+5
art cat chocolate
(22.06.26)
yapabilme ihtimali +1.

her şey orada. başka yerde iş bulmak zor, hele kendi memleketin veya bolca tanıdığın yoksa her şey daha zor. istanbul'da hiç değilse işim olur, imkanım olur, belki köşeyi dönerim umudu var.

aşırı yığılmadan dolayı başka yerde imkan olsa bile bazıları istanbul'u isteyebiliyor. yaşadığı yerde iyi kazansa bile sıkılıyor veya kariyerinin yerinde sayacağını düşünüyor. paranın önemini reddetmiyorum ama kişi halihazırda aç gezmiyorsa her şey de değil. istanbul'da zor geçinmeyi yozgat'ta kral olmaya tercih edecek çok kişi var. küçük şehir gençsen ayrı, yakının yoksa ilerleyen yaşta ayrı dert çünkü. istanbul gibi yerlerde 10 milyon sürünür ama kimse kendini yalnız hissetmez, büyük şehrin enerjisi ve temposu farklı olur.

ben bunları eskiden istanbul'da yaşamış, istanbul'da yaşama fikrinden nefret eden, büyük konuşmayayım ama hiçbir koşulda orada yaşamayı ve çalışmayı düşünmeyen birisi olarak söylüyorum bu arada. günübirlik gezerken bile boğuyor.

amma çoğu insan için istanbul tercihten ziyade zorunluluk yani. orada sefil gibi bile olsa bir şeyin ucundan tutup bir yola girebilirsin. öyle bi ihtimal var. diğer yerlerde daha ucuz da olsa yine kira vermen gerekir ama para kazanmak aynı ölçüde kolay değil. hadi paran olsa sosyal imkanlar falan uzar gider.
0
der meister
(22.06.26)
stockholm sendromu, celladina asik olmak.
newyork, londra, paris, toronto vs butun belli basli metropollerde ayni mevzu var.
+1
cooperr
(22.06.26)
Çünkü iş bulabiliyorlar. Kuzenim aynı durumda yani bir mesleği yok fakat tüm haklarını alarak çalışabiliyor. Hiçbir işe bağımlı değil çünkü o işten çıksa yenisini çok rahat bulabiliyor.

Ben kendi memleketimde günde 18 saat, %50 asgari ücrete çalıştığımı bilirim. Sigorta vs tabi ki yok. Bu şartlarda kim küçük yerde iş koşturur ki? O rezil işten çıksan yenisini bulamayabilirsin öyle düşün. Sigorta yapan yerler premium sayılıyor küçük yerlerde.
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
büyüme ihtimali var diye herhalde. bugün 50 yarın 100. sivas'ta olsa hep 50. yolun sonunda istanbul'da ömrü 50 ile geçecek de olsa o ihtimal diri tutuyor olabilir :)
+1
gabe h coud
(22.06.26)
İstanbul yarı narsist yarı toksik ama bağımlı olduğumuz biraz da alttan alta sevdiğimiz ve bu yüzden bırakamadığımız evlilik gibi. Çocuk da varsa öyle düşünün. Böyle ilişkilerde bırakıp gitmek zordur. Memnuniyet yer yer düşer ama o ilişki de birşekilde devam eder.
+1
mahmuttt
(22.06.26)
İş olanakları zaten söylenmiş, onu geçeyim o yüzden.

Bir kesim ise zihnen küçük şehir hayatına adapte olamıyor. İstanbul'da maddi olanaksızlık nedeniyle imkanlar kısıtlanabilir, ancak kimse kimseyi tanımaz, bilmez. kalabalıktaki herhangi birisinizdir. Birçok insan bu durumu kötüler, ama birçok insan da bunu seviyor. Küçük şehre taşınmak isteyen birçok insan genelde bu tarz şeylerden şikayet ettiği için aksini sevenlerin zevkleri daha az dillendiriliyor ama böyle bir şey var.

Taşrada zengin olacağına şehirde ay sonunu zor getirmeyi gözü kapalı tercih edecek çok insan var, ama bu mevcut durumdan şikayetçi olmanın önünde engel değil. sadece "küçük şehre taşınmak" bir çözüm olarak görülmüyor. Küçük şehre gidince sorunları çözülmüş olmayacak bu insanların.
0
akhenaten
(22.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(5)

"Kanka sen kafayı kırmışsın" anları

sekizdokuzon
Yıllar önce gittiğim bir psikolog bana mürekkep testi yapmıştı (esas adını google lamaya üşendim). Testten hemen sonra "Mutlaka düzgün bir terapi alman lazım" demişti acıyarak. Yine yirmili yaşların başlarında ya da ortalarında gittiğim başka bir psikiyatrist "Hiçbir savunma mekanizman yok, haftada
Yıllar önce gittiğim bir psikolog bana mürekkep testi yapmıştı (esas adını google lamaya üşendim). Testten hemen sonra "Mutlaka düzgün bir terapi alman lazım" demişti acıyarak. Yine yirmili yaşların başlarında ya da ortalarında gittiğim başka bir psikiyatrist "Hiçbir savunma mekanizman yok, haftada üç görüşelim" demişti. Oralardan buralara iyi gelmişiz yine. Şu an aklınızı tamamen kaybetmiş, hayattan umudunuzu kesmiş durumdaysanız pes etmeyin demek için de anlattım bunları.

Sizin böyle başkasından duyduğunuz ve psikolojik sağlığınızla ilgili hiç olumlu şeyler cagristirmayan şeyler nelerdi?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(11.06.26)
okb sebebiyle bilişsel davranışçı terapi görürken, -ki psikoloğum o zamanın tr'deki sayılı uzmanları arasındaydı- "senin geçmişine inmek durumunda kalıcaz galiba, bu böyle olmuyor" minvalinde konuşmuştu :) sonra şehir değişikliği sebebiyle bırakmak durumunda kalmıştım..
kör topal idare ettik sanırım ya :))
0
lil siztah
(11.06.26)
psikiyatrist bana da rorschach testi yapmisti ve sizofren oldugumu dusundu.
0
banach
(11.06.26)
Sayılır mı bilmem ama psikolojiden mezun olmak üzere olan ve bu alandaki fikirlerine önem verdiğim bir arkadaşım geçenlerde bana “Subklinik narsisizm” teşhisi koydu.
Üzücü bir andı.
0
mutekebbir
(11.06.26)
terapistim ilk gittiğimde "bu yaşa kadar nasıl intihar etmedin" minvalinde bir şey demişti, hatta alanında tanınan ve benim de tavsiye üzerine gittiğim birisi olmasına rağmen şaşırmıştım yani hasta adama böyle şey mi denir, çakma psikoloğa mı geldik gibisinden. benim en ilginç bulduğum değerlendirme buydu.

herhangi birinin psikolojik durumum hakkında söylediğini zaten ciddiye almam, ne niyetle söylediğini veya beni ne kadar iyi tanıdığını bilmiyorum çünkü. tek istisnası çok yakın arkadaşlarım, senelerdir tanıdıklarım, ailem vs. olur belki ama onlar da zaten hiç bu konularda dikkate değer bir şey söylemediler. keskin şeyler daha doğrusu.
0
der meister
(11.06.26)
böyle laflar duymadım. gittiğim psikologlar da böyle kaba konuşmadılar.

ben kendim kafayı kırdığımın yeterince farkındaydım. bir zamanlar bir sürü ilaç denediğim oldu. major depresyon, bir şeyler yaptım ve üstüne panik ataklar falan... ama düzeldim. artık iyiyim. normalim yani. 4-5 yıl önceydi.

çok zor zamanlardı ama geçti. atlattım. doğru psikolog ve psikiyatr eşliğinde, düzenli tedaviyle çözülemeyecek bir sorun yok.
0
art cat chocolate
(11.06.26)
(4)

Dunya Kupası yayını

duster
TRT maclara sifre koyacak mi?
TRT maclara sifre koyacak mi?
0
duster
(11.06.26)
Yayın anlaşması gereği uyduya şifre koyacaktır muhtemelen. Ancak TRT'nin sitesini falan takip edin, alternatif izleme yollarını paylaşıyorlar (şifre kırma, farklı uydu frekansı vs.).

Ek olarak beinconnect, tv+ gibi dijital platformlardan izlenebilir. trt'nin kendi dijital platformu tabii'den de trt ücretsiz izlenebiliyor.
0
himmet dayi
(11.06.26)
Avrupa frekansı kapanır. Asya frekansı açık olur.
0
jackyr
(11.06.26)
evet. türkiye alanı için frekans ayarlanması gerekiyor
0
abelardo
(11.06.26)
kaynak yapayım müsaadenizle. ben şifre girdiği için euro 2020 zamanı ayar yapmıştım. bu sene şampiyonlar ligi maçlarını da izledim. bissürü trt oldu televizyonda kimisi şifreli kimisi açık şimdi. şu an çalışan kanalda yine dünya kupası izlenebilecek mi yoksa tekrar mı değişiyor frekans?
0
der meister
(11.06.26)
(15)

Anket- yazci misiniz, kisci mi

üğpoıuy
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktımBaharlar konuya dahil degil
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktım

Baharlar konuya dahil degil
📊 Yaz mi kis mi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(05.06.26)
İlkbahar.

Kış mevsimini hiç sevmem. Kar severim ama kayıp düşme fobim var. Yağmur sevmem. Yaz ayını da aşırı sıcak oluyor diye sevmiyorum. İlla yaz mı kış mı dersen ona da yaz derim.
0
rock n roll
(05.06.26)
Sonbahar.

Eskiden yazcıydım.
Artık yazlar bana fazla coşkulu, fazla taşkın geliyor. Tatilcilerin akını hiç çekilmiyor.

Kışın da kardan buzdan hiç hoşlanmıyorum.

Sanırım artık sonbaharları seviyorum. İstersen evinde otur, çayını iç ve camdan dışarıyı izle, istersen yazı yaz, istersen çık yağmurda dolaş.
Kat kat lahana gibi giyinmene de gerek yok. İnce bir ceket yeter. Üşümezsin de pişmezsin de.

İlkbahar da güzel mevsim ama son yıllarda favorim sonbahar.
-1
anaphylacticshock
(05.06.26)
her mevsimin kendine has güzelliği var ama küçükken kışçıydım, büyüdükçe baharcı oldum.

yaz benim için cıvık cıvık, fakir olduğum için özel bir anlam da taşımayan, boğucu ve fazla sıcak bir mevsim.

kışın artık kar yağmıyor, pek tadı kalmadı.

baharın hem ilki hem sonu güzeldir. dünya gözüme daha sakin ama aynı ölçüde canlı geliyor bana. hele ilkbaharda işte çiçekler böcekler renklerin yeşile dönmesi ama havanın da boğmaması vs. tatlı zamanlar. yazın sonuna doğru ligler başlar, bebeler okula döner, onun da bir hoşluğu var.
-1
der meister
(05.06.26)
Sayfiye yerinde yaşasam yaz derdim, ama İstanbul'un yazı hiç çekilmiyor. O nedenle oyumu bahardan yana kullanıyorum. Hem son hem ilk. Kışı ise hiç sevmiyorum. Sabah 05:45'te uyanıyorum. Havanın aydınlanması 8'i buluyor. Emeği geçenleri Allah davul etsin.
-2
auroraaurora
(05.06.26)
Bahar cevaplarini ekleyen fetöcüdür btw
+2
🌸üğpoıuy
(05.06.26)
Yapış yapış yazdan nefret ediyorum. Bahar, sonbahar neşesinin ve ardından kış melankolisinin köpeğiyim
+1
mor oje
(05.06.26)
baharları bir kenara bırakıyorsak kesinlikle kışçıyım. çünkü hareketli biriyim, hep sıcağım. yaz gerçekten çekilmez oluyor. manisa’da doğdum büyüdüm, oldukça sıcak geçer yazları. bu ayarda bir sıcak benim için yeryüzündeki çile :D kışın bazen hakikaten sinir bozucu soğuklar oluyor ama kesinlikle bunu saçma bir sıcağa yeğlerim.
+1
lüzumsuz adam
(05.06.26)
İlk yaz ile son kış
İkisi de olur
+1
kisa
(05.06.26)
Güz
-2
Batuhanolabilir
(05.06.26)
ölümüne kışçıyık :'(
+4
lil siztah
(05.06.26)
5 gün önce Arjantin’de kışa girmiştik; bere taktım, kaban giydim. şimdi yaza döndüm ve kışı özledim bile.
+1
eileengray
(05.06.26)
sonbahar.

don't you love new york in fall? it makes me wanna buy school supplies
-2
Purple life
(05.06.26)
Ben yazcıyım ama hayatımda ilk kez geçen yaz artık ben bile isyanlardaydım.
Şimdiden belli ki bu yaz da çok sert geçecek ama ben yazı sevmekten vazgeçemiyorum şikayetlerime rağmen.
+1
mutekebbir
(06.06.26)
bahar seçtim ama artık kalmadı.
yaz - kış yaşıyoruz ve aylar da kaydı. bu durumda eylül ideal oluyor.
-1
late viper
(06.06.26)
ne sıcağı severim ne de yağmur, çamur, kar severim.
14-20 derece arası yağmursuz hava en güzeli.
-2
my fault
(07.06.26)
(12)

Uyum nasıl?

denizkenarısandalye
29k, 36eBen k, duygusal olarak başlarda mesafeli ama ilişkiye açık biriyim. Bağ kurmayı ait hissetmeyi severim. Duygularımı konuşmayı yakınlık kurunca becerebilirim. E, uzun yıllar yalnız yaşayan kendine yeten, duygusal alanlarda donuk, bunu espriyle ve kaygısız görünmekle kapatan biri. Merhametli v
29k, 36e

Ben k, duygusal olarak başlarda mesafeli ama ilişkiye açık biriyim. Bağ kurmayı ait hissetmeyi severim. Duygularımı konuşmayı yakınlık kurunca becerebilirim.

E, uzun yıllar yalnız yaşayan kendine yeten, duygusal alanlarda donuk, bunu espriyle ve kaygısız görünmekle kapatan biri. Merhametli ve iyi niyetiyle sevilen sosyal ama bağları derinleştirmede zorlanan biri. Ciddi ilişki geçmişi neredeyse yok.

Emek vermeye değer mi gibi sormuyorum aslında. Karanlık görünüyor bana yıpratıcı olur. Ama yine de sorayım :) ihtimali var mıdır? Varsa ne yolla olabilir
-1
denizkenarısandalye
(04.06.26)
yaş itibariyle haaarika. belirttiğin kişilik özellikleri yan yana getirilip uyum check edilecek şeyler değil. yaşam tarzınız sosyal ortamlarınız nasıl ailelerden geldiğiniz daha belirleyici. tarot açsan da olurmuş yani :)
0
beyfendi
(04.06.26)
bana gayet makul göründü ama biraz çaba sarf edip pışpışlayan, yönlendiren taraf olmanız gerekebilir. dediğiniz gibiyse karşı tarafın uzun soluklu sağlıklı ilişkiye engel teşkil edecek bir durumu yok. merhametli, iyi niyetli, durumu okuyup ona göre aksiyon alabilen birisi ilişkinin gerektireceği çeşitli davranışları da zamanla geliştirebilir.

bu işler bu kadar basit değil tabii ama yani böyle okuyunca bana çok uygun geldi. empati sahibi iyi kalpli insanın tecrübesi olmasa da olur önemli olan öğrenip uyum sağlayabilmek. gönül işi bu neticede tamam deneyim fayda sağlayabilir ama çok da kritik bir kriter olmamalı bence. adam da belki hiç senin gibi bağ kurmak isteyen biriyle karşılaşmadı mesela bilemezsin.
0
der meister
(04.06.26)
Bir ten uyumuna bakar.

Ciddi cevap vereyim; her ilişki parmak izi kadar kendine özgü, şu an öngördüklerinle süreç içinde yaşadıklarını harmanlayıp olur mu olmaz mı ya sen karar vereceksin.
0
sekizdokuzon
(04.06.26)
E sadece sevişmek istiyor. Senin dert ettiğin şeyler E nin umurunda değil
0
benaslindayohum
(04.06.26)
Yanlış anlatmışım sanki biraz. Duygusal alanlarda donuk derken hakikaten erişemiyorum bazen. Bağ kurmaya da niyeti yok yani. İsteği derinlerde var mıdır bilmem. “Kaçıngan” gibi düşünelim. Ben yanında çok duygusal kalıyorum o özgür kalıyor. Bunca zaman ilişki kurmamış/kuramamış olmanın eksikliğinin sorun olup olmadığının üzerine bile düşünmemiş olabilir. Bilmediğin bişeyin yokluğunu fark edemezsin ya öyle.

Bu ikilinin sohbet+eğlenme tarzının mizahın ve ten uyumunun harika olduğunu varsayalım. Bunları E diyor. Bağ kurmayan da E.
0
🌸denizkenarısandalye
(04.06.26)
Duygusal olmak dezavantaj değil. Onun hiç bilmediği bir alanda sen daha donanımlı, daha teçhizatlısın. Uğraşmaya değer buluyorsan eğip bük istediğin kıvama getir.
0
sekizdokuzon
(04.06.26)
ben o topa girmezdim. kacingan adamla ugrasilmaz, degmez yani.
+2
banach
(04.06.26)
su akar yatağını bulur. duygulara matematik problemi gibi yaklaşmamalı.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
E toksik mi? K ya iyi geliyor mu? K E ileyken nasıl hissediyor?
0
kumandanim
(04.06.26)
E sadece kiz düsürmeye calisiyor.
Bu numaralari yiyen var mi hala dkdkdk

Sadettin saran i düsün. Adam röportaklarinda hep yalnizim ask istiyorum falan diyor mesajlara gelince iyi ii dogdun kocam götlüm dkkffk
Komedi
-2
Purple life
(04.06.26)
Adamı törpüleme görevi, insan hale getirme görevi neden sana verildi. Başkası yapsın, öyle sana gelsin. Sen mağazada kazak da katlıyorsundur.
0
gabe h coud
(04.06.26)
Emek vermelisin
0
gadlemler
(05.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
olaydaki kız benim ağır cümlelerinizi anlıyorum ama beni buradaki kimse tanımıyor okudukça daha da kötü oluyorum ben tertemiz biriyim lütfen. ben normalde asla o kadar kötü kelimeler kullanan hayatında cinsellik olan birisi değilim ben aksine insanları kırmamaya özen gösteririm hep ,en kötü çok büyük bir olay olduğunda anlarda bile küfür etmem aptal salak gibi basit şeyler kullanabilirim .Hayatım boyunca da ilk defa kullandım o sözü o yazdığı cümlede. ben ona saygısızlık yapmak istemedim onu incitmek istemedim onu seviyorum aksine hem de çok. ben ilk defa sevgili denilebilecek bir duygusal ilişkiyi onunla yaşadım ondan önce geçmişi olan birisi de değilim. ben normalde erkeklere bakan kesen kendini gösteren biri değilim açık bile giyinmem bu yazan cümleyi normalde aklıma bile getiremem utanırım bunu o da biliyor. ben ahlaklı biriyim. bu olay nasıl oldu o zaman der iseniz biz onunla şakalaşıyorduk böyle bir ortam o bana tam hatırlayamadığım bir kız şakası yaptı amacım onu erkek şakasıyla üst düzeyde gıcık etmek sinir etmekti biliyorum bu da doğru değil ama o an aklımda en uç ne söyleyebilirim düşüncesi belirdi ben de böyle bir şey uydurdum amacım sadece gıcık etmekti sinirlendirmekti çok çok yanlış olduğunun şuan farkındayım ama o an bunun sanırım bu kadar büyük bir şey olduğunu çözemedim. söylediğim anda evet yüzü düştü morali bozuldu haklıda ben de sözün çok çok fazla olduğunu anladığımda ondan gerçekten 100 kere özür dilemişim o kadar üzüldüm ki ağzımdan böyle bir kelime çıktığı için ve onu üzdüğüm için .ben bu kelimeleri en fazla sosyal medyada okumuşumdur benim normalimde böyle kelimeler yok ben her zaman düzgün üsluplu bir insanım bunu o da biliyor. özür dilediğimde pek bir şey demedi normal ilerledi sohbet ertesi gün söylediğim şeyi yapay zekaya sordu ve bana iletti ben de bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu anladığımı onu üzmek kırmak istemediğimi bir daha asla yapmayacağımı hatamı anladığımı daha dikkatli olacağımı söyledim o da tamam canım deyip o konuyu kapattı devamında her şey normal ilerledi . o da benim böyle birisi öyle kötü düşüncelere sahip birisi olmadığımı biliyor dengesiz düşünmeden konuşan birisi değilim. ben insanları kandırmam arkalarından iş çevirmem insanlara iyi davranırım ahlaksızlık yapmam yalan söylemem. onu seviyorum biliyorum o da beni seviyor bu konu tekrar bir ay sonrasında ailemle tanışmasının ardından açıldığından beri bin kere özür dilemişimdir. benim iyi biri güvenilir biri olup olmadığımı ona sorsanız o da evet iyi biri güvenilir der sadece böyle bir densizlik yaptım tekrar ÖZÜR DİLERİM . bu yüzden ben de buradan ona bunu ayrılığı haketmediğimi her şeyin çözülebileceğini inandığımı yazıyorum. seni her şeyden çok seviyorum bu yüzden AYRILMAYALIM beni ve bu hatamı affet. aşkın her zaman bulunamayacığını biliyorum ömürde bir kere belki bu yüzden lütfen birbirimizi kaybetmeyelim seni seviyorum. ve ben tertemizim hep öyle hassasiyetli de olacağım ekstra sözlerime dikkat edeceğim. AŞK için birbirimiz için affetmeye değer değil mi? SENİ SEVİYORUM
0
Hata
(03.06.26)
lütfen kalbinle düşün
tek bir sözle bir insan değerlendirilemez
insanlar hata yapar ama çözülebilir
lütfen bu da çözülsün

gözümde göz yaşı kalmadı günlerdir hüngür hüngür ağlıyorum mahcubiyetimden seni kaybetme korkusundan
0
Hata
(03.06.26)
(6)

Sevgili ile Minsk'e gidilir mi?

bunikkullanimdabaskabitanesectim
merhaba.kız arkadaşımla ikimiz de sovyet dönemi mimarilerine hayranız. bir süredir minks'e gitme niyetimiz vardı. ancak biraz araştırınca emin olamadım. uzun süredir diktatörlükle yönetiliyor malum. pasaport kontrolünde epey sorguluyorlarmış vs gibi yorumlar da görünce biraz çekindim. turistik gele
merhaba.
kız arkadaşımla ikimiz de sovyet dönemi mimarilerine hayranız. bir süredir minks'e gitme niyetimiz vardı. ancak biraz araştırınca emin olamadım. uzun süredir diktatörlükle yönetiliyor malum. pasaport kontrolünde epey sorguluyorlarmış vs gibi yorumlar da görünce biraz çekindim.
turistik gelen çiftlere karşı acaba nasıl bir tavır oluyordur havalimanı kontrol aşamasında?

boşver misnki şuraya git dediğiniz öneriler de alabilirim. Rusya'ya gitmeye çekinip Belarus'a gidelim demiştik ama burası daha da sıkıntılı gibi görünüyor. Rusya'ya mı gitsek?

iyi bayramlar.
0
bunikkullanimdabaskabitanesectim
(27.05.26)
belarus'a çok gittim. hiçbir problem yaşamazsınız. baya gelişmemiş durumdalar ve her şey çok ucuz. kozmetik hem kaliteli hem uygun mesela aklınızda olsun.

ben gitmişken baranoviç ve brest'e de gitmiştim. brest keyifli bir şehirdi. türkiye'yi seviyorlar. o konuda önyargı da yok.
0
summerjam0306
(27.05.26)
minsk'e sakallı esmer türk erkeği halimle gittim hiçbir sorun yaşamadım. avrupa'nın çoğu yerinden çok daha güvenlidir.
0
der meister
(27.05.26)
Kız arkadaşım Azeri Belarus vatandaşı ama orada maaşlar düşük diyor şu an ailesiyle Rusya’da yaşıyor
0
genki
(27.05.26)
3. dünya savasi bitene kadar gitmezdim.
-1
Purple life
(27.05.26)
Belarus'a gidilmez, savaşın dolaylı olarak aktif tarafı olan ülkede her türlü sürpriz yaşanabilir. Neden Rusya Belarus ikilisine takıldınız ki? Gürcistan var, Ermenistan var, Polonya var Sırbistan var...
+1
mikro patlama
(28.05.26)
kredi kartı kullanılmıyo, vpn şart falan rusya çekilmez turist olarak
0
ala09
(29.05.26)
(11)

Ideal kahvalti aliskanliginiz nedir?

Sour
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
📊 Ideal kahvalti aliskanligi nasil olmali?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

+1
Sour
(27.05.26)
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.

Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları.
Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır.
Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.

Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.

benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.

ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında).
Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.

7.30ta basliyorum mesaiye.
10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,

aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.

arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.

uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz

Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
(10)

Eski sevgiliye yazma

messina123
1 sene önce ayrıldık. Kızı ben bıraktım. Aklımdan çıkmıyor son zamanlarda. İçimde pişmanlık var. Yeniden nasıl yazmalıyım?
1 sene önce ayrıldık. Kızı ben bıraktım. Aklımdan çıkmıyor son zamanlarda. İçimde pişmanlık var. Yeniden nasıl yazmalıyım?
-1
messina123
(24.05.26)
yazmamalısın
+6
der meister
(24.05.26)
Neden ama :(
0
🌸messina123
(24.05.26)
Yaz içinde kalmadın ama %60 olumsuz olur bence. Onun güncel durumu etkisi ve sen yazınca götünün kalkmasıyla da alakalı durum
0
Geceler
(24.05.26)
Bir sene önce ayrılmanıza sebep olan şey dış etkense (taşınma, iş yoğunluğu vb.) ve bu sorun çözüldüyse şansınızı deneyin. Aksi takdirde düşük bir ihtimalle kabul etse ve tekrar başlasanız bile aynı sebepten geri ayrılacaksınız.
0
akhenaten
(24.05.26)
1 senedir senin yazmanı bekliyordur. vakit kaybetmeden yaz
+7
my fault
(24.05.26)
konuyu sağlıklı bir biçimde değerlendirmeye yarayacak hiçbir veri yok. bu sebeple, 1 sene gibi uzun bir zaman sonra yazılmaz, diyip geçeceğim.
+1
lil siztah
(24.05.26)
küfür yemek için yazabilirsin, sinkaflı kelimelere hazırlıklı ol
+1
rhan
(24.05.26)
Yaz tabi ama rencide edilme ihtimalini de göz önüne al.
0
gadlemler
(25.05.26)
yokluğa düştüğün için yazıyorsun, onu özlediğin için değil. bence yazma. ex'ten next olmaz.
0
madridista19021902
(25.05.26)
Kiz ucuz kurtulmus diyenler cikacaktir.

Siz yazmayın, yine basa dönersiniz uzulur karsinizdaki
0
baldan kaymak
(25.05.26)
(3)

arkadaşı etkinliğe davet etmek için hangisini tercih edersiniz.

beyinter
şu ikisinden hangisini seçersiniz
şu ikisinden hangisini seçersiniz
📊 davet şekli

Bu anket sona erdi. 17 oy kullanıldı.

0
beyinter
(24.05.26)
Gelmesini daha cok istiyorsan ilki tabii ki.
0
baldur2
(24.05.26)
ben olsam

"hadi şuna gidelim" derim.

"gidelim mi? hadi gidelim gidelimm"

de diyebilirim.
+1
art cat chocolate
(24.05.26)
bağlam da çok önemli tabii ki ama bu kadarcık bilgiyle ben "bana eşlik etmek ister misin" seçeneğini tercih ettim. "bana eşlik edersen sevinirim" emrivaki yapıyor gibi ve agresif geldi. ben bu tarz ifadeyi sadece birini tehdit edersem veya başka şansı olmadığını ima etmek maksadıyla kullanırım herhalde jdfjd
+1
der meister
(24.05.26)
(10)

30+ ve birikimi olmayan, motivasyonu da olmayan bekarlar?

bir fincan kahve ile film izlemek
SelamlarBir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum
Selamlar
Bir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.

Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum. Anksiyete, panik atak sahibiyim

MEB’de öğretmenim, kenarda birikim yok denecek kadar az. Evlilik motivasyonu yok, motivasyon olmayınca parayı hobilere, kitaplara, kahveye harcamayı tercih ettim. tamir, alet edevat işlerinden anlamam, hala ehliyetim bile yok anksiyetemden dolayı, arabalara merakım da yok, ev desen zaten tek maaşla hayal. aile de haklı olarak sıkıştırıyor ehliyetini al, birikim yap, düzen kur diye. Galiba bu hayatta sadece kitap okumaktan, kendimle vakit geçirmekten keyif alıyorum maalesef.

Eskiden çok kafaya takmam ya diye kendime itiraf edemesem de artık bir gelecek endişesi geldi empoze edilen şeylerden dolayı.
Galiba yolun sonu elden ayaktan düşünce huzurevi gibi duruyor, onun için bile kenarda deli gibi para lazım.

Böyle kendi kendime düşünüp Karalar bağlayacağına bari buraya yazayım dedim. Ne olacak böyle, var mı benim gibi olan? Yaşanır mı bu şekilde? Sizin gelecek için planınız var mı?

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
Benim durumum iyi. 34 yaşımdan sonra katlanarak gitti. Şu anda 41’im. Moralini bozacak bir yaşta değilsin. Tek yapman gereken başlamak.
+1
gabe h coud
(24.05.26)
birikim yapmak ve artış trendini izlemek de hobi gibi bişi. biraz kurcalayın hoşunuza gider muhtemelen.
+1
gurur
(24.05.26)
görüyor ve arttırıyorum.
6 aydır çalışmıyorum.
ekimde 35 olacağım.
haftaya son ödemelerimi yaptıktan sonra 6 yıllık romanya kariyerimde cebimde kalan 1500 lei + 1400 dolar + 2019 suzuki vitara olacak (15000 euro cash verene satarım).
aralık 2022 ve temmuz 2024'te 2 kere buradaki paramı sıfırlamıştım.
ama o günlerde işim vardı ve fazla mesailer vesaire ile durumu topladım.
her allahın günü mesai yapar gibi iş arıyorum bu aralar.
ama fırsatllar içinde fırsatsızım gibi geliyor (imkanlar imkansız, küçük emrah styla).
inşallah günü kurtarmama yetecek bir iş bulurum kısa zamanda sıfırı bulmadan.
evlilik, aile, ne bileyim ev alma hayalim pek yok.
0
rain when i die
(24.05.26)
abi yanlış anlama kendi mücadelene saygım sonsuz. her insanın farklı hedefi, hayali, beklentileri, sorunları var... ama türkiye'de meb'de öğretmen olmak az şey değil. ben duyuruyu açtığımda işsiz güçsüz, yıkık biri görürüm sanmıştım. sen eğitimcisin, devlet memurusun. dediğim gibi seni tatmin etmeyebilir o tamamen kişisel bi konu ama kendini öyle işsiz güçsüz adam gibi tanımlamana da gerek yok.

ben ay başı 32'ye dönüyorum. 18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. üniversitede çok dolaştım ama lisansı bitirmedim. yaptığım iş de "bi yere gidecek" türden değil. öyle mal gibi yaşadım yani 10 sene kah aç kaldım kah özgürlüğümü değerlendirdim ettim vs. ama geldiğim noktada hiçbir şeyim yok. sevdiğim, bilgisayarda yapabildiğim, çok vaktimi almayan bir işle öyle takıldım yani.

temmuzda askerlik mevzuu çözülecek. şimdi işe girmek istesem bile giremiyorum, askerliğini yapmamış diyorlar. muaf olacağım. en azından o kesinleşmiş olur. gerçi işe girmek dediysem eğer şanslıysam fabrikada, burger king'de filan çalışırım. lise mezunuyum, tahsilim yok.

ülkede senin gibi hatta senden çok daha kötü durumda milyonlar var. hadi bende zaten bi şey yok ama "çok kalifiye" olduğu için süpermarkette işe giremeyen adam tanıyorum mesela. çocuğa günde 8-9 saat bim kasiyerliği yapıp ayda 30 bin lira kazanmayı bile çok görüyorlar.

ne yapacağımı bilmiyorum. artık çok da önemsemiyorum. benim muhakkak kendimi eleştirmem gereken noktalar vardır ama bu ekonomik sistem içerisinde barınamadığım için ben kendimi suçlamıyorum. 3-5 tane adamın 20-30 milyar dolarlık serveti var, biz böyle yaşıyoruz. milyarlarca insan sabah gidiyor, akşam geliyor, kimisi gece de çalışıyor... hangisi zengin oldu, hangisi ne elde etti?

hayatımın geri kalanını kapitalist sistemi ve mevcut düzeni yok etmeye adadım şahsen. alacakları bir canım var. şu yaşadığımız şey soytarılıktan başka bir şey değil. bir tane fabrika var bakıyorsun. bin tane işçisi var. adamların hayatı skiliyor, hepsinin maddi problemi var, ay sonunu zor getiriyorlar... fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor.

artık hiç kendimi paralamıyorum yani o açıdan. çoluk çocuk eş meş yok, zaten istemiyorum da. ben hazır olayım. sınıf savaşı olursa orada yaparız şovumuzu. ölüyorsak da şerefimizle ölürüz. böyle yaşamaktan iyidir.

koskoca dünyada iyi eğitim almış milyonlarca, hatta belki sayısı milyarı bulan gençler "hatalı" veya "yanlış" olamaz abi. yok öyle bir dünya. ben kendi adıma bize dayattıkları bu soytarılığı kabul etmiyorum. çalışmadan kazanayım, zengin olayım filan da demiyorum. ama şu an dünyadaki kaynaklarla herkesin başının üstünde bir çatısı, önünde yiyecek yemeği olabilmeli. sorun "fakirlik" değil tam tersine "zenginlik". biz zenginleri doyuramıyoruz, tek problem bu.

o yüzden artık kendime yüklenip de öyle depresyona filan girmiyorum. imkanım ölçüsünde kendime dikkat etmeye çalışıyorum. herkesin aç olduğu yerde sorun bireysel değil sistemseldir. bunların ümüğünü sıkacağımız gün bileklerimiz güçlü olacaksa da kendimize dikkat etmemiz lazım işte. o gün gelir, gelmez... önemli değil. karınca misali, yolunda ölürüz, ne diyeyim.
+5
der meister
(24.05.26)
der meister; ağzına sağlık, çok güzel noktalara değindin.

Bu aralar bu mevzulara çok kafayı takınca önüme youtube’da aşti’de yaşayan evsizlerin videoları düşüyor, ulus’ta izbe otellerde hayatlarını geçirmeye çalışan yaşlılar, kabul edilebilir bir şey değil. İnsanlık onuruna aykırı.
Böyle bir çarkın içinde umutsuzluğa kapılmadan , geleceğe bakabilmek gerçekten zor.

Ne diyeyim, seni Rus dili edebiyatı okuduğun zamanlardan hatırlıyorum, umarım gönlünce olur her şey.
+2
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
sağol abi, eksik olma. bilmukabele. ben okumadım etmedim diye beni kimse iplemiyor ama ben yine de doğru bildiğimi imkanım ölçüsünde söyleyeceğim. kendin söyledin. bak etrafına. hangi genç, hangi yaşlı, hangi orta yaşlı mutlu ki? bir ülkede, bir coğrafyada, onu geçtim koca bir dünyada kim iyi yaşıyor bugün? nasıl, neden? bezos milyarlarca dolara düğün yapıyor, amazon işçisi devlet desteği olmadan yaşayamıyor veya çalışırken şişeye işemek zorunda kalıyor tuvalete gidemediği için.

yaşadığımız dünya bu. en bşata dediğim gibi, altını çizerek söylüyorum, ben bunları sorumluluğu kendimden uzaklaştırmak için söylemiyorum. kendi hayatımda bu noktaya gelmiş olmamın muhakkak sebepleri vardır, bu kişisel ve tamamen ayrı bir konu.

ama herkesin mutsuz olduğu, herkesin gelecekten kaygı duyduğu, bir avuç insanın cenneti yaşarken milyarların anksiyete hastası olduğu bir yerde problem "bireysel" değildir. hadi ben aptalım. hepiniz mi aptalsınız? türkiye'de, avrupa'da, başka yerlerde... bütün bir nesil mi aptal? 2000 sonrası doğanların yüzde 80'i gerizekalı mı mesela? böyle bir şey olabilir mi?

amaçları böyle bizi bireysel olarak kırmak, herkesi yetersiz ve aptal olduğuna ikna etmek, daha da köleleştirmek. şerefsiz itler diyor ki kahve içmeyin, dışardan yemeyin... ulan her gün 200 liralık kahve içsem senede 73 bin lira yapar. 20 senede 1.5 milyona yaklaşıyor. bugün nerede o paraya ev alabilirsin? düzgün araba bile zor.

boomer'ları da bizi mahkum ettikleri bu sistemi de ezip geçmeden dünyaya huzur yok. ben artık buna inanıyorum. eskiden bana da çok havai, uçarı, anlamsız filan gelirdi bu konular. ama gerçekten ekmek kavgası hiçbir şeye benzemiyormuş :)

işin trajik tarafı biz 100 kişi 99 tane ekmek için savaşmıyoruz. bi tane itin evladı gelip 99 ekmeği alıyor ve bize yeterince çalışmadığımızı söylüyor. ondan sonra vay uyumsuz vay kafayı yedi bilmem ne... bu zamanda akıl sağlığını koruyan adama şaşarım ben asıl. savaşa, ayrılığa, dövüşe, hepsine para var ama 20'sinden 70'ine kadar 50 sene çalışmış adama emekliliğinde yuva sağlayacak para yok, öyle mi?
+3
der meister
(24.05.26)
@der meister

bugun butun gun bir arkadasin evinde fiziksel islere yardim ettim, hosuma gidiyor.
kucuk bir ev, bodrum katin kucucuk camlari var, onlari buyutmek icin bir eleman tutmus, adam 3 gunden beri 3 cami buyutmek icin tek basina it gibi calisiyor, gunde 12 saat. en sonunda bugun bitirdi.

simdi bu adam ukraynadan savastan kacmis.
adamin daha onceki isi masabasiymis. evrak takibi falan yapiyormus devlette.
simdi elinde beton kesme makinasi butun gun beton kesiyor, tozdan herifin sadece gozleri gozukuyor.

bu adam burada maasli bir ise girebilirdi, ingilizcesi az, buyuk ihtimal asgari ucret alirdi, eline net ayda $2000 gecerdi. starbucks'da kafe doldurur, gunde $20 tip alinca havalara ucabilirdi.

onun yerine geldi uc tane cami buyuttu, 3 gunde aldigi para $6000. bunu her hafta bir kere yapsa $24000 yapiyor. bu benim maasimin cok uzerinde ki ben 25 senedir burdayim ve ortalamanin ustunde maas aliyorum.

ezcumle demek istedigim "18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. " bu kafayi acmadan "fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor." diye oykunmenin bir mantigi yok.

totonuzu kaldirip disari cikip kovalamaniz lazim.
bak adamin ulkesi yakilmis yikilmis.
yasadigi yerde dili yok disi yok.
it gibi agir is yapiyor, karsiligini da aliyor.

turkiye'de gordugum en buyuk sikinti herkesin evinin arka sokaginda yagli balli is bakmasi. oyle bir is belki isvicre'de falan vardir, o da belllkiii.

30lu yaslar birsey degil, insanin en verimli cagi. evde oturup kapitalizme savas acma hayalleriyle bu gunlerinizi gecirmeyin (derim). 3. dunya ulkesinde para kazanmak istiyorsan yirtici olacaksin, isiracaksin. para kazanmak ile diploma arasinda pek bir baglanti kalmadi artik ayrica, o bag 90'lar itibariyle koptu gitti. o yuzden lise mezunu olmak bir mazeret degil, tersine avantaj. kaybedecek birseyin yok cunku.
0
cooperr
(25.05.26)
ben insanca yaşamak için niye bir şeyleri kovalamak ya da ıstırmak zorunda olayım? şu söylediğin sana mantıklı geliyor mu? ben insanım. insanca koşullar için niye birilerinin tepesine basmak, birileriyle mücadele etmek zorunda olayım?

kimse yağlı ballı iş filan bakmıyor burada. sen türkiye'de bile yaşamıyorsun coopeerr abi. millet burada intihar ediyor, burada üniversite mezunları aç geziyor. ilkokul mezunu patronların peşinde köle oluyor da iş bile bulamıyor.

senin kendi hayatına, tecrübene saygım var ama bu boomer algısını bırakalım lütfen. türkiye'de kimsenin senin zannettiğin gibi bir hayat istediği yok.

hepsini geçtim, velev ki öyle olsun, sorun nedir? yağın balın içinde yaşayan adam bunu bizden daha çok mu hak ediyor sana göre? ben kendi yazdığımda da söyledim. beni boşver. ben kendim için söylemiyorum.

ulan bütün ülke mi gerizekalı?
0
der meister
(25.05.26)
yaw dunya genelinde sikinti var. ben orayi da biliyorum cunku gidip geliyorum. disariyi da biliyorum cunkiu zaten disarda yasiyoruz.

herkes diploma sahibi oldu, piyasa sikisti. burda yeni mezun muhendisin 15 sene once aldigi maas ile bugun aldigi maas arasinda hicbir fark yok. bu arada asgari ucret iki katina cikti, ev fiyatlari 2-3 katina cikti. ama maaslarda fark yok cunku deli gibi mezun var, herkes issiz geziyor.

senin hayalini kurdugun hayati yasayan artik kucuk bir azinlik kaldi, onlar da zaten 50 yasinin ustunde falan, son seneleri adamlarin, deneyimleri oldugu icin sirketler adamlari idare ediyor. onlar da oldukten sonra o islerin hepsi kaybolup gidecek.

isirmak zorundasin evet.
magara adamiyiz yaw. aciktin, miden gurulduyor.
ya avlanacaksin ya da oleceksin.
veganligin sirasi degil bence..

bak ben 7.5 seneyi universitede yaktim. 15 senedir calisiyorum.
ama para yetmedigi icin ikici olarak emlak sektorune bulastim, bos zamanlarimda al sat yapmaya falan calisiyorum. cunku maas yetmiyor.
eger emlagi tutturabilirsem muhendisligi birakmayi dusunuyorum cunku attigim tas urkuttugum kusa yetmiyor ki CV saglam, issiz kalmam ki zaten her ay bir firma bize gel diye ariyor.

ko-va-la-ya-cak-sin.
gunumuzde baska caresi yok.
0
cooperr
(25.05.26)
hahaha günümüzde başka çaresi yokmuş. bunu milyarlar kazanıp sıçmaya yatıyla giden milyarderler mi söylüyor? ben mağara adamı değilim. mağarada yaşamıyorum. binlerce yıllık evrimimiz bunun için değildi.

ben başkasının kafasına basarak zengin ve iyi koşullarda yaşama fikrini reddediyorum. sen bu fikirle rahatsan sana da kolaylıklar dilerim. yarın bir gün bir gariban sana tebelleş olur, o zaman görürüz. sen parçası olduğun toplumu rakibin, düşmanın olarak görüyorsan sen bilirsin.

ben fakir kalabilirim ama seninle aynı zihniyette olmayacağım, yere batsın.
0
der meister
(25.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(14)

İş/okul hariç ne sıklıkla dışarı çıkıyorsunuz?

nundu
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelin
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.

Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelince ya da hafta sonları dışarı çıkmak için kendime bir sebep bulamıyorum. Bu cuma tatildi işte, perşembe akşam eve girdim yarın işe giderken çıkacağım ve çok normal benim için bu hiç garipsemiyorum. Diğer insanlarda nasıl durumlar onu merak ettim.

Not: evliyim ama iş gereği şu an tek yaşıyorum. Eşimle bir arada olduğumuzda daha sık dışarı çıkıyoruz ama tek kaldığım dönemde dediğim gibi ayda bir iki falan
0
nundu
(03.05.26)
Temel ihtiyaçlarımı bozuk parayla karşılayabildiğim bir ülkede yaşasam eve uyumak, çalışmak dışında girmezdim.
0
sekizdokuzon
(03.05.26)
Ben sanırım evcimen bi insan değilim. Bir etkinlik vs olmasa da illa dışarıya en kötü yürüyüşe çıkıyorum. Bir adet köpeğimin olması da buna neden olabilir :-)
0
euteamo
(03.05.26)
Ayda ortalama 15 gün diyebilirim. İş çıkışı ya da işten önce spor. Dinlenme gününde yemek yemek için ya da alışveriş (giyim) için çıkarım. İlişkim yok 1,5 yıldır. İlişkim olsa daha çok çıkarım.
-5
arbre
(03.05.26)
ufak tefek bir şeyler alınacaksa markete gidip alıyorum. evin karşısında park var bazen çıkıp yarım saat bir saat çay içiyorum, bir şeyler okuyorum. arkadaşlarım bir yere çağırırsa çıkıyorum ama bu ara oldukça az, ben bu ara pek kimseyi bir yere davet etmiyorum. birkaç aydır nadiren. geçen sene evde durduğum az olurdu.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Hafta sonu çıkıyorum ama hafta içi işte hem zihinsel hem fiziksel olarak o kadar çok yoruluyorum ki bi an önce eve kendimi atmak istiyorum. Çok çok nadir işten arkadaşlar çıkışta bir şeyler içelim derse ve hava güzelse anca o zaman ortama uymak için kendimi zorlayıp katılıyorum.
0
truf
(03.05.26)
Haftada 2.

Spora gittigimi saymadim cünkü sosyallesme olmuyor o benim icin. Görev gibi yapip geri geliyorum genelde. Cok nadir arkadasimla gidiyorum.
-1
Purple life
(03.05.26)
hafta içi mesai ile geçtiğinde, hafta sonu evden çıkmayı hiç anlamıyorum. mecbur değilsem çıkmam. bu sebeple hafta içi etkinlikler daha işime gelir. ben de ayda iki falan diyebilirim.
0
lil siztah
(03.05.26)
çocuğu kütüphaneye parka falan götürmek için çıkıyorum haftada 4-5 kere
0
mezzosprite
(03.05.26)
geçici ve ekstra bi durum ama şu ara market dışında hiç çıkmıyorum. yemin ederim kombiyi tamire gelecekler diye heyecanlanıyorum o kadar yalnız ve aksiyonsuz kaldım bu ara. bi daha toplu taşımada şurada burada laf atıp sohbet etmeye çalışan ehtiyarlara kızmayacağım aramızda 30-35 yaş olmasına rağmen şimdiden çok iyi anlıyorum onları.
+1
der meister
(03.05.26)
Hafta içi akşamları 2-3 gün eve yakın stüdyoda yogaya gidiyorum. Onun dışında çok istediğim bir etkinlik olmadığı müddetçe evden işe, işten eve düzenini bozmuyorum. Gece hayatım hemen hiç yok. Canım çok isterse öğle yemeğinde alkol alıyorum. 22:00'den önce evimde olup uyku moduna geçmek istiyorum.
Hafta sonu ise hiking veya gündüz olmak kaydıyla sinema/tiyatroya gidiyorum.
Sonrasında 'iyileşmem' 3 gün sürdüğü için çok nadir kalabalık insan gruplarıyla bir şeylere dahil oluyorum.
0
auroraaurora
(04.05.26)
Ayda birden azdır ortalamaya vurunca.
0
peki madem
(04.05.26)
haftada en az 3 gün dışarıdayım.

çalıştığım günlerde de en az 3 gün dışarıda oluyordum.
0
rain when i die
(04.05.26)
Güneşli bir günse dışarıdayım. İstanbul yılın 220-240 günü güneşli. Yılın 10-11 ayı İstanbul'dayım. Kalan 1-2 ayda full dışarıdayım. İş dışında + tatil zamanı bütün gün eve girmem.

Gece çıkmasından bahsediliyorsa haftada en az 3-4. Güneşli bir günün akşamında 4-5.
0
gabe h coud
(04.05.26)
tamamen havaya bağlı yağmurlu ve soğuksa zorunlu işlerimi bile erteliyorum veya iptal ediyorum ama hava güzelse bağlasan bile durmam
0
alester
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(10)

Eve gitmekten korktunuz mu hiç?

momento
İş yerinde olmadığım zamanlarda kendime nasıl katlanacağımı bilmiyorum. Belki de bu yüzden mesai bitince eve gitmek içimde tuhaf bir korku yaratıyor. Çünkü insan bazen en çok kalabalıkların içinde değil, dört duvar arasında kendi sesiyle yalnız kaldığında korkuyor. En zoru da, kaçtığın şeyin dışarıd
İş yerinde olmadığım zamanlarda kendime nasıl katlanacağımı bilmiyorum. Belki de bu yüzden mesai bitince eve gitmek içimde tuhaf bir korku yaratıyor. Çünkü insan bazen en çok kalabalıkların içinde değil, dört duvar arasında kendi sesiyle yalnız kaldığında korkuyor. En zoru da, kaçtığın şeyin dışarıdaki dünya değil de kendi zihnin olduğunun farkına varmak.
0
momento
(02.05.26)
Kendini sevmiyor musun,bence sevmelisin. Sana senden fazla yararı da zararı da olabilecek insan sayısı oldukça az. Kendi kendine bu kötülüğü yapma,iyi geçin.
0
denizciman
(02.05.26)
bir kere korktum ev arkadaşımın intihar girişiminde bulunduğunu haber etmişlerdi. onun dışında eve gitmek hayatımda en sevdiğim şeylerden biri.
0
redlinetheturk
(02.05.26)
evettt tam olarak bunu yaşadım bi dönem. eve girince düşeceğim boşluklardan, gireceğim bunalımlardan aşırı korkuyordum, uyumaya giriyordum eve. ama geçti, geçer sizinki de, yardım alabilirsiniz
0
mezzosprite
(02.05.26)
her gün eve gitmeyi dört gözle bekliyorum
+1
king lizard
(02.05.26)
Ben de terapi öneriyorum, normal bir sıkılmaktan çekinme gibi değil bence durumunuz, daha derin.


Ben evin boş olduğunu duyduğum an işten bile erken çıkıp eve koşarım, evde yalnız zaman geçirmek kadar sevdiğim az şey var.
Sadece evde kimse yokken duş almaktan korkuyorum bunun da temelinde küçükken izlenen korku filmleri, depreme duşta ve yalnız yakalanma korkusu gibi şeyler var.
0
mutekebbir
(02.05.26)
ev değil o. zihninde 4 duvar olarak yer etmiş bir zindan. bir çok sebebi olabilir, orda yaşayıp biriken şeylerden yada seni oraya götüren sebeplerden yada tamamen senin standardlarının altında olmasından dolayı öyle hissediyorsun. değişim şart. sabah akşam aç karna sarı site'ye girmelisin:)
0
buenosdias
(02.05.26)
Komşu gürültüsü sorunun varsa geçmiş olsun sonsuza dek eve gitmek istemeyeceksin.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Tek başına yaşadığım için eve gitmeyi iple çekiyorum. Ama ailemle ve ev arkadaşıyla yaşadığım dönemlerde benim de gitmek istemediğim oluyordu.
0
peki madem
(03.05.26)
yaşamayan anlamıyor ya. kaçış tabii ki sonuna kadar. ve evle hiç alakası yok. büyük bir zorlanma dönemi, dışarda idare edebiliyorsun ama dört duvar arasında tek başına kalınca zihninden geçenlere katlanamıyorsun. beni kurtaran antidepresan + spor + mindfulness oldu
0
mezzosprite
(03.05.26)
kötü hissettiğim ve alkolün problem olmaya başladığı bir dönemde yaşamıştım bunu. eve gitmek istemiyordum çünkü çok sıkılıyordum ve içiyordum. normalde de öyle aktif yaşayan, farklı hobileri uğraşları olan biri değildim ama o dönem çok basit şeylerden bile uzaklaşmıştım.

o durum ortadan kalkınca geçti benim için problem. ha onun kendisi de başlı başına bir sorun ama bu konuda aşama kaydedebilirsen evde bulunma fikri daha az ürkütücü gelebilir belki. hatta daha iyisi "evden kaçmak" değil ama "faal bulunmak" motivasyonuyla dışarıda bir şeyler yapmak olabilir... istanbul'dayken ismek kursları bu açıdan iyi geliyordu bana akşamları. o tarz kurs olur çevre varsa birileriyle buluşmak görüşmek olur vs.
0
der meister
(03.05.26)
(17)

orta sinif misiniz?

Purple life
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?
sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?

orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
-4
Purple life
(01.05.26)
En aşağı 3*asgari ücret alan orta sınıftır. Şahsi fikrim
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bana kalırsa asgari ücretin 6-7 katı orta sınıf...Ben orta altım.
0
gadlemler
(01.05.26)
Orta sınıf deyince hemen akla para gelmesin. Tatil deyince aklına sadece çoluk çocuğu alıp köye götürmek gelen zengin, orta sınıf değildir. 'Haftada bir ailecek dışarda yemek yiyen, yılda bir tatile giden, sinemaya, tiyatrpya gitme kültürü olan, Dünya ve ülke siyaset ve ekonomisinden az buçuk haberdar ve fikir sahibi olan, çocuklarının istikbali konusunda kaygı duyan ve bu yaşamını destekleyecek nispette gelir sahibi olan' diye tanımlardım ben olsam.
+2
Mirket
(01.05.26)
ne kadar kazandigin kadar toplam degerinin ne oldugu da onemli.
bence orta direk 500 bin dolar mal mulk ve kesintisiz 6-7 asgari ucretten basliyor.
obur turlu gelirin yuksek bile olsa daha ev alamamis adam orta direk degildir bence.

eskinin orta diregi cogunlukla fakir klasmanina dustu artik. ben de kendimi orta direk falan olarak gormuyorum, dogru durust mali mulku arsasi, ufak da olsa pasif geliri olmayan adamdan orta direk falan olmaz.
-1
cooperr
(01.05.26)
Üst sınıfım. Yılda 10 milyon liranın üzerinde ücret gelirim var. Menkul kıymetlerden de en az bu kadar kazanıyorum. Kira / Airbnb gelirim de var. 3 araba, Biri 20 m tl’lik 3 yazlık, 30 m tl’lik ev, 80 m tl’lik hisse senedi.
-18
gabe h coud
(01.05.26)
Bu çok göreli bir şey. takdir edersiniz ki Amerika’da ve Türkiye’de orta sınıf çok farklı olur. Türkiye’de ekstra farklı.

Çalışan kesimden,
Asgari ücret alan %40
70k+ %5-10
100k+ %1-2

Kalanlar da asgari ücret ve 70k+ arası işte. Bunlar 2025 verisi ama yüzdelik dilimler çok değişmemiştir.

Türkiye’de çok dengisiz olduğu için ney bir şey söylemek zor. İstanbulda dededen kalma evi olup asgari ücretle çalışan birisi 50-60k maaş alan biriyle aynı skalada olur herhalde?

Birde Türkiye’de tek yaşayan çok yok. Kişileri teker teker düşündüğümüzde orta sınıf altı, ama aile şeklinde düşündüğümüzde orta sınıf hayatı oluyor.
0
substituent
(01.05.26)
Eskiden bu ayrım daha basitti, örneğin karı koca öğretmen olan bir aileye orta sınıf diyebiliyorduk. Maalesef artık gelir adaletsizliği ile sınıflar arası dilimler çok açıldı. Aileden ev bark, otomobil vs kalmadı ise kira ödüyorsa iki memur artık zor geçinen kısımda. Ben kendimi eskiden orta sınıfta olarak konumlandırırdım, şimdi lüks villa, lüks otomobil, yazlık sahibi, asgari ücretin 5-6 katı gelir sahibi ve bir iki yerden kira geliri olan kimselerin kendilerini orta sınıf saydığına şahit olup şaşırıyorum bazen. Bankada miras vs yolu ile 20 milyonu olan adam aylık 1 milyona yakın gelir sahibi olabiliyor ki bu rakamı rüyasında gören hiç bir zaman tek seferde eline alamayacak milyonlar var ülkede.
0
creepy
(01.05.26)
görünürde orta sınıfız, ekonomik olarak alt orta.
0
mikahakkinen
(01.05.26)
orta sınıf kapitalizm soytarılığıdır.

ben orta sınıf değilim. işçi sınıfıyım. maaş alanım. iki ay maaş alamazsa sokağa düşecek olanım. emeğini, iş gücünü satarak para kazanan vatandaşım. ne kadar insan bunun farkına varır, o kadar hızlı aşama kaydederiz.
+6
der meister
(01.05.26)
sınıfın ortası olmaz. ya işçi ya da sermayedarsındır.

bir de mevsimlik işçi (prekarya) olabilirsin, o zaman zaten geçmiş olsun.
0
klassno
(01.05.26)
@thetrue, gelirinin vergisi 450k ama yillik hane geliri toplam 400k.

Kanadada vergileri baya yüksekmis :)
-1
🌸Purple life
(01.05.26)
Kanada'da vergiler yüksek gerçekten. Tecrübeli bir mühendis ayda 10 000 USD yi pek geçemez. Yukarıdaki arkadaş gerçekten iyi sallıyor. Kanada gibi Hintli ve Bangladesli göçmen merkezi olan bir yerde yaşamak psikolojiyi fena zorluyor olsa gerek
+2
runaway
(02.05.26)
kanadalı arkadaşın demek istediği: insanların en temel yaşam ihtiyaçları üzerinden para kazanıyorum, onlar bütün bir ay çalışıp kira ödeyecekler ki benim çocuklarım çalışmasın. eğer o da gerçekse tabii.

umarım çanına ot tıkarlar ve sen de çocukların da madende çalışırsınız allahın beleşçi parazitleri.

yattığın yerden para kazanıp "millet iş beğenmiyor" diyeceksin, sende o ışığı görüyorum. o ışığını söndürecekler, sana şimdiden söyleyeyim. o yüzden kendine iş bak.
gelecek 20 yılda kendine iyi iş bul bence. çünkü senin gibi insanların başkalarının parasıyla yaşamasının önüne geçecekler. o zaman ağlama.
+4
der meister
(02.05.26)
Gelirim yaşadığım şehre göre orta sınıf ama aileden zengin olmadığım için bunun bir önemi yok fakirim.
-1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
bildigin isci sinifiyim ben de. zengin sevmem, gotu kalkmis zengini hic sevmem.
-1
banach
(02.05.26)
Sadece parayı söyleyerek orta ve üst sınıf olduğunu iddia edenler ne yaşıyor. Erzurum'da, Kars'ta 500 tane ineği olan insan da mı orta sınıf. Hey Allah'ım ya. Ben orta sınıf değilim, mühendis olmama rağmen işçi sınıfıyım ama çoğu konuda kendini orta, üst sınıf görenlere tek atarım. Bu modası geçmiş, anlamsız bir sınıflandırma.
-5
arbre
(02.05.26)
Bundan bi 10-12 yıl öncesine kadar sınıfsal olarak değil tabii ama kendimi ruhsal olarak daha orta sınıf hissederdim, istediğim müzikallere gidebilen, kaygısı olmadan dışarıda istediği yere oturup yemek yiyip içki içebilen, sosyal hayatta daha aktif, etkinliklere çok rahat bilet alabilen biriydim, alışveriş yaparken etikete bakmaya gerek duymazdım (normal mağazalara giderdim tabii lüks değil).

Zamanla artık menüye bakmadan yemek siparişi veremediğim, etkinlikleri ayda bire kadar düşürmek zorunda kaldığım, alışveriş yaparken günlerce düşündüğüm günlere geldim.
Sınıfsal olarak işçi sınıfı, ruhsal olarak fakir.
Hayatımın hiçbir döneminde şu anki kadar fakir hissettiğimi hatırlamıyorum ve bu her geçen gün yinelenmeye devam eden bir his.
+3
mutekebbir
(02.05.26)
(8)

Anneler gününde ne alacaksınız?

ekimoloji
Sb
Sb
-1
ekimoloji
(01.05.26)
Annem çiçek ve orkide çok seviyor. Çok da güzel bakar uzun yaşatır. İnşallah bulabilirsem orkide veya evde bulunmayan farklı bir çicek almak istiyorum. (Çicekciden değil marketleri takip edicem hem uygun oluyor hem de güzel çesitler geliyor özel günlerde)
0
egerbiryolcu
(01.05.26)
Sarılacağım.

Senelerdir bir şey almıyorum.
0
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Anamın telefonu bozulduydu telefon alacağım
0
kullaniciadimvar
(01.05.26)
Hafta içi Altın radikal bir artış göstermezse bilezik planlıyorum. Bakalım.
0
ezkaza
(01.05.26)
masaj kuponu.
10'lu blok. dizlerine ve ayaklarina masaj yaptirtmayi cok seviyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.05.26)
biz anamıza hamur yoğurma makinesi aldık. canım kız kardeşim annemin istediklerini, favorilerini, kafasında neyin olduğunu çok iyi bilir. onun liderliğinde hareket ettik. bana sorsan aklıma hiçbir şey gelmez.

anneler günü'nde anneye "ev eşyası" alma fikrini ben pek sevmiyorum açıkçası ama annem böyle şeyler söylediğimde "oğlum sen de çok derin düşünüyon" deyip kızıyor. o yüzden ses etmedim. hamur işidir çiğ köftedir vs. sever ve sıkça tüketiriz. erken almış olduk ama kendisi de çok memnun oldu, şimdiden kullandı. ailecek memnunuz o açıdan.

bi de ben gün yaklaşınca fiyatı köklerler diye düşünmüştüm ama tam aksine yüzde 20 civarı ucuzladı. biraz da o yüzden erken aldık.
-1
der meister
(02.05.26)
Emekli maaşı olmadığı için Para veriyorum artık, hiçbir ihtiyacı kalmadı orkideye de doydu.
0
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
Cicek disi seyler yazin da biz de faydalanalim :) cicek bir hafta sonra cöp olur. Kalici hediyeler lazim.
-1
Purple life
(02.05.26)
(6)

Devletin, milletin iradesi dışında hareket etmesini nasıl okuyorsunuz ?

izmirduyuru
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altı
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altında kararlar alarak kendi kendini yönettiği bir idare biçimidir. (Yanlış biliyorsam düzeltiniz.)

Halkın özellikle zehirli madenciliğe %80, %90 oranında karşı olduğu bu uygulamaları Meclis kimin adına alıyor ve yürürlüğe koyabiliyor? küçük bir ihale değil ki bir kaç kişi faydalanacak olsun, bütün memlekette maden ihaleleri daha önce hiç görülmediği kadar veriliyor, Bu konu bir noktadan sonra ülkenin üzerinde kapkara bir buluta dönüşüyor. Bu kararı kim veriyor? Vatandaşın razı gelmediği şeyi vekil nasıl onaylıyor?

Evet, bu konu ile alakalı yorumlarınızı duymak isterim

x.com
0
izmirduyuru
(29.04.26)
kapitalizm. kapitalizm. kapitalizm.

bu tür soruların cevabı asla değişmeyecek. bazen bana da "sus amk takmışsın bi kapitalizm" diyorlar ama bokun içinde yüzüyorsak ve herkes sürekli bok kokusundan şikayetçiyse önce bu bok meselesini çözmeden, her şeyi ona bağlamadan nasıl ilerlenir yani bilmiyorum.

atatürk'ün yaptığı devrim çok kıymetliydi ama tamamına varmadı. kapitalizmin ve sağcıların kaçınılmaz sonucu olarak ülke kısa sürede tekrar toprak sahiplerinin, işletmecilerin eline düşüp onların elinde şekillendi. siyaset de tabii ki buna göre dizayn edildi.

2026 türkiyesinde "hepsi aynı hemşehrim" diyerek akp'nin verdiği zararı küçümsemek veya mevcut düzeni meşrulaştırmak istemiyorum ama uzun vadede çalışma prensipleri akp de gelse chp de gelse gerçekten değişmiyor: kapitali elinde tutan, imkânlarını garibanı ezmek için kullanıyor. birinin daha "cömert" ezmesi uzun vadeli gidişatı veya temel prensipleri değiştirmez.

ülkenin her bir yanının zengin şirketlere peşkeş çekilmesi, ülkenin polisinin sadece MAAŞ ALAMADIĞI için sesini çıkaran madenciyi veya öğrencileri coplaması vs. hep aynı hastalığın semptomları.

kısacası bunların hepsi kan emici liberallerin palavrası. bizi başka bir dünya olmadığına, içinde yaşadığımızın en özgür ve ilerici ve adaletli olduğuna inandırdılar. geldiğimiz noktada ise süper güç çocuklara tecavüz edip milyonlarca insanı bombalarken kendi vatandaşı insülin alamadığı için ölüyor, hemen her yerde bir avuç zengin koca ülkeleri kendisi için çalıştırıyor. onların yere düşse almayacakları para için biz ömür veriyoruz, 40-45 yaşında başımızı sokacağımız evimiz varsa şanslı sayılıyoruz.

sosyalizm insanlara saçma, ütopik geliyor ama milyonlarca insanın geceli gündüzlü çalışıp ay sonunu getirememesi veya jeff bezos sıçmaya özel yatıyla giderken amazon çalışanlarının tuvalete bile gidemeyip şişelere işemek zorunda kalması "normal" sayılıyor.

kısacası devletin milletin iradesi dışında hareket etmesini çok "normal" okuyorum. plan tam olarak istendiği ve dizayn edildiği şekilde çalışıyor. insanlar o politik değil, bu politik değil vs. demeye devam ettiği; emeğiyle, alın teriyle kazandığı para için patrona müteşekkir olduğu sürece de hiçbir şey değişmez zaten.
0
der meister
(29.04.26)
Çok karmaşıklaştırmaya gerek yok aslında. Millet oy veriyor. Teoride kendini en iyi temsil edene veriyor. Eğer milletin %90'ının karşı olduğu bir icraat yaparsa bir dahaki seçimde karşı olanlar oy vermez. Aslında bu kadar basit. Seçilen bir vekil ya da parti bir sonraki seçimde tekrar seçilebileceği bir politikas güder. "Millet ne istiyorsa o" diye motamot bir politika olması mümkün değil. O zaman her kararı referanduma götürmek gerekir.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
Amerika'da zamanında bir araştırma yapılmıştı. Hangi parti başta olursa olsun, zenginlerin hemen hemen tüm istekleri yasalaşırken, halkın taleplerinin çok kısıtlı bir kısmı yerine geliyordu.

Bu tüm demokrasilerde böyle. Sebebi de gelip gelip insanın açgözlülüğüne, makam, güç ve para arzusuna dayanıyor.

Eğitim şart. Bir toplum birey bazında manevi disiplinini ne kadar yüksek tutabilirse insanlıkla ilgili konularda o kadar ilerleyebilir. İş dönüp dolaşıp bireysel karakter kalitesine dayanıyor. Ben, toplum olarak hali hazırda helak olduğumuzu ama bunun henüz farkında olmadığımızı düşünüyorum.
+2
yadigar
(29.04.26)
bugünlerde 1940'ların meclis tutanaklarını okuyorum. meclis'in çatısının yapılması tartışılırken, bir vekil kalkıp, "fazla para harcatmam! ayağında çarığı olmayan köylünün ineğini satarak ödediği verginin hesabını veremeyiz!" diye bağırıyor; diğer vekiller de bunu destekliyor. şimdi olanı, bunun tam tersi gibi düşünün işte..
+2
lil siztah
(29.04.26)
şu anki iktidar, refah partisinden ayrılırken milli görüş gömleğini çıkarıyoruz dediler. patronlarla görüştüler, patronların şüpheleri vardı giderildi, arada patronlara çatsalarda her daim sermaye ne derse onu yaptılar. sermayenin maşası oldular, cepleri doldu. halkın milletin iradesini geç kendi savundukları her şeyi gömlek gibi çıkarıp değiştirebileceklerini düşünen zihin yapısı halkını ve milletini düşünmez. demirel o zaman bu dönemin devamı olan özal hükümetine "borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile yabancılara yaptırmayın" demişti. demirel bile bence devletçi olmamasına rağmen bu grubu bunu söylemiştir. aklı çalışan insanlar doğruyu görür cebini ve koltuğunu sevenler parayı görür. ülkenin milletin çıkarı falan düşünülmez.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
Videodaki şahıs (belki kendince) erken seçim çalışmalarını, doğa böcek çicek diyerek madencilik sahaları hususunda başlatmış .
Videonun sonunda da erken seçimden bahsediyor. Parti derdi olmayan veya tercih konusunda kararsız kalmış , doğayı seven seçmen grubunu konsolide etme çabasını görüyorum.

Bu hususta ne kadar samimi bilmiyorum ama özellikle uluslararası alanda nadir toprak elementleri hususunda azami bir yarış oldukça belirgin bir hal almışken bu gibi sosyal medyadaki paylaşımlar, ancak konunun temelinden habersiz kitleyi manüple eder.

Devletler toplumların beklentisi dışında evet hareket edebiliyor.
Genel manada statü farklılığı (yöneten ve yönetilen gibi) aradaki bilgi, tecrübe farklılığını da gösterir.
Ayda bir alınan maaşla kendi hayatına bakan çoğu kişi, devlet bazında uzun süreli kalkınma planlarının, diğer uluslararası projelerinin mahiyetini veya getirisini anlamayabilir.

Şartlarına riayet edildiğinde ise maden çıkarma işlemleri çevreye neden zarar versin?
Yazılacak çok şey var ama Türkiye'de altın çıkarma konusunda özellikle bir araştırma yapmak isteyen Türkiye'de Alman vakıfları ve Bergama Dosyası kitabına da kesinlikle göz atmalıdır.
(Kendim okuyalı 20 yıl kadar olmuştur)

Doğa , hayvan , kadın hakları , maden çıkarma ve diğer insanı ve insan bedenini de ilgilendiren projeler büyütülüp sıradışı tartışma konusu olduğunda arkaplanda olanları asla es geçmemek lazım.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(4)

online ehliyet sınavı sorusu - neden yanlış olduğunu açıklar mısınız?

der meister
hiç teorik bilgim yok, sıfır bilgiyle çıkmış sorulara biraz bakayım işte sağduyuyla olsun "sıradan vatandaş" olarak izleyerek gördüklerimle olsun ne kadar yapabilirim diye. merak etmeyin yani trafiğe filan çıkmıyorum :)https://imgur.com/5PRJTWM1 şeridi ortalamış sarhoş gidiyor, 2 de geliş yönüne açı
hiç teorik bilgim yok, sıfır bilgiyle çıkmış sorulara biraz bakayım işte sağduyuyla olsun "sıradan vatandaş" olarak izleyerek gördüklerimle olsun ne kadar yapabilirim diye. merak etmeyin yani trafiğe filan çıkmıyorum :)

imgur.com

1 şeridi ortalamış sarhoş gidiyor, 2 de geliş yönüne açılmış diye ben böyle düşündüm direkt... çizgilerin kurallarını dediğim gibi bilmiyorum ama 2'ye kadar açılabiliyorsak 3'ün şeridi daha sağda mantıken onda sakınca olmaması lazım diye düşündüm. 3'ün günahı ne burda orta şeritten gidiyo adam. sağa geçmemiş olması mı dicem ama video değil fotoğraf bu, sürece dair fikrim yok o onu da bilemedim.

kısacası bu yolda şimdi nerden nereye geçilebiliyo?
0
der meister
(21.04.26)
Kesikli çizgi varsa sollayabilir, düz çizgi varsa sollayamaz, kural bu. Ama soru tuhaf bence
+2
runaway
(21.04.26)
bu görseli nereden buldunuz bilmiyorum ama bir hata olduğunu düşünüp gogılda aradım ve bunu buldum.
youtu.be

sizin işaretlediğiniz zaten doğru görselde işaretlenen cevap yanlış
+4
Rondak
(21.04.26)
aa ben bir sitede gördüm bunu. çok fazla test var, çıkmış sorular diyordu üstelik. bunda yoktu ama diğerlerinde doğru ve yanlış tüm cevapları açıkladığı için hoşuma gitti, denemenin ötesinde bi yandan da öğreniyorum ondan tutmuştum. teşekkür ederim cevaplar için mantığı doğru kurmuşum o zaman en azından
0
🌸der meister
(21.04.26)
Sağdaki tabela, sağ 2 şeridin gidiş, en sol şeridin dönüş için kullanılacağını söylüyor. Dolayısı ile 3 numaralı araç kesik çizgi olmasına rağmen zaten karşıdan araç geldiği için çıkmamalı dolayısı ile hatalı. 1 Numaralı araç da kendi 2 şeridi dışına çıktığı için hatalı. Dolayısı ile 1 ve 3 hatalı, cevap B olmalı.
-2
vampir akrep
(21.04.26)
(6)

Pasaport Polisine atar gider yapmak

put it in your appropriate place
Yönetici konumda biri anlattı; kendisine Almanya'ya girişte pasaport polisi birkaç soru sormuş. Öfkelenip yüksek ses tonuyla; En sonunda hadi yav ver lan pasaportu tamam bas lan artık damga, ver şu pasaportu, diye atar gider yapmış.İçimde sallama kral ya dedim durdum. Yüzüne karşı ifade edemedim tab
Yönetici konumda biri anlattı; kendisine Almanya'ya girişte pasaport polisi birkaç soru sormuş. Öfkelenip yüksek ses tonuyla; En sonunda hadi yav ver lan pasaportu tamam bas lan artık damga, ver şu pasaportu, diye atar gider yapmış.

İçimde sallama kral ya dedim durdum. Yüzüne karşı ifade edemedim tabii.

Pasaport Polisine atar gider yapmanın ne sonuçları olur? Tabii deport edilme ile nezarethanede muazzam şartlar konaklamanın ötesini soruyorum.
0
put it in your appropriate place
(18.04.26)
Atma ziya deseydiniz.
+1
Kahvedesu
(18.04.26)
Kara listeye aliyorlar, o ulkeye atiyorum 5 yil falan bir daha giremezsin. Ulke farketmeksizin her pasaport kontrolunde sikinti yasiyorsun sonra. Zamaninda bir tanesi pasaportu damgaladiktan sonra bildigin pasaportu bana firlatmisti. Aklima geldikce duvarlari yumruklayasim geliyor. Evrendeki en ayricalikli, kimsenin sana hesap soramadigi tek is muhtemelen.
+1
freedonia
(18.04.26)
biraz ballandırarak anlatmış olabilir ama hikaye bana çok inanılmaz gelmedi açıkçası. neticede devlet memuru pasaport polisi. münakaşaya giren, zorluk çıkaran, ters cevap veren olur. memur da kendince olumsuz değerlendirdiği bir iletişim sonucunda kafasına göre "sktir git seni ülkeye almıyorum" demez her zaman.

yani yönetici sıkça yurtdışına seyahat eden, herkesle her yerde takışmaya müsait, o an memurla da münakaşa yaşamış biri olabilir. bir kere vize çıkmışsa, pasaport doluysa zaten giriş yapmak o kadar zor değil. memur tipine bakıp beğenmedim diyerek girişini engellemez.

o yüzden kendi çapında atar gider yapmış olabilir bence bu çok gerçek dışı bir ihtimal değil ama biraz abartarak "vurdum kapıyı girdim odasına" şeklinde anlatmış olabilir diye düşünüyorum.

biz tabii türküz bizim için evropa'ya girmek büyük mesele ama bunun biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. alman memur sabahtan akşama yüzlerce, belki binlerce insana damga basıyordur. allah değil hoş. uyuz olduğu, tartıştığı, diyaloğa girdiği ama olumlu anlamda damgaladığı insanlar vardır. öyle kafasına göre "ben bu lavuğun tipini sevmedim" deyip çata çuta giriş iznini reddedeceklerini pek sanmam.
-4
der meister
(18.04.26)
Serin hikaye.
Bir kere pasaport polisi çok da rahat şekilde kişiyi reddedebilir. Kişi orada bağırıp agresif takılıyorsa.
Almanya bilemem ama Fransa'da "outrage à agent de la force publique" var kısacası devlet memuruna atar gider yaparsan, böyle agresif olursan para cezası var 15k€ bir de hapis riski de var ama o kadar olacağını sanmam.
Havalimanlarında dolaşırken özellikle yazıyor agresif olursanız 15 bin Euro cezası var falan diye hatta ki bu sadece memurlara değil orada çalışanlara da.
Şu ana kadar çok gezdim, daha pasaport sırasında kendi ülkesi bile olsa agresif birine denk gelmedim. Herkes kuzu gibi genelde.
+4
logisticsmanager
(18.04.26)
Hahdbsnsn
Anlat anlat heyecanlı oluyor deseydin dlkfmfmfmf
0
basond
(19.04.26)
www.youtube.com

ünlü değilsen şırıngayla kan alırlar
0
plastic_angel
(19.04.26)
(6)

Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Lubb
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih m
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?

Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih memnun etmiyor da.
📊 Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

0
Lubb
(18.04.26)
açıkçası öyle temiz, planlı birisi değilim ama benim için ideal aralık cumartesi günü 12-15 arasıdır. biraz öne gelebilir, ileriye gidebilir. çünkü erken değildir, geç değildir, o saatlerde genelde kaçırılacak pek bir şey yoktur (en azından benim için) ve cumartesi günü saat 15-16 gibi boşa çıkınca günü kaybetmiş hissetmem, hâlâ yeterince zaman vardır.

pazar günleri hiçbir şey yapmak istemiyorum. gerçi ben herhangi bir gün de hiçbir şey yapmak istemiyorum ama ne bileyim pazar gerçekten tam anlamıyla vitesi boşa aldığım bir gün olmalı gibi hissediyorum özel durumlar haricinde. ya sevdiğim şeyleri planlayayım ya da plansız, boş boş geçireyim. pazar günü benim olsun.

bi de sorumlulukları cumartesi aradan çıkarınca pazar günü daha tatlı geliyor insana. hem ev temiz hem bütün haftanın işini bitirmişsin. nefis.
+2
der meister
(18.04.26)
Tek yaşadığım için genel olarak canım istediği günde yapıyorum ama asla pazar günü yapmam. Ya cumartesi ya da hafta içi bir akşam, cumartesi erken saatlerde bitirmeye çalışırım eğer yapacaksam.
0
öylesinebiri
(18.04.26)
Hafta içi akşamlara yayıyorum temizlik işini.
Balkonum ve odamı düzenli tutup sık sık temizlemeye çalışıyorum kütüphanemi çok ihmal ettim bir ara kendimi boşa çıkarıp tüm gün onunla ilgileneceğim.
İzin günümü temizliğe ayırmak istemediğim için akşamları parça parça yapmak bana daha mantıklı geliyor. Bir de evde olacaksam bile temiz ortamda keyif yapmayı severim ben bu yüzden temizliği akşamdan bitirmeye çalışırım.
+1
mutekebbir
(18.04.26)
haftaici yapamiyorsam cmtsi. alisveris da ayni sekilde.

pazar günleri tamamen bosum. sadece hobilerim ve ben.
0
Purple life
(18.04.26)
Cumartesi sosyal hayat, Pazar temizlik ve dinlenme günü. Temizlik bende biriktirilip yapılan bir şey değil, sürekli faaliyet olduğu için, Pazar gününü doldurmuyor. Bir, birbuçuk saatlik dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(18.04.26)
ben kocam ne zaman evde yoksa o zaman temizlik yapıyorum. kedi alerjisi olduğu için o evdeyken temizlik yaptığımda burnu filan tıkanıyor. o ne zaman işi varsa veya arkadaşlarıyla buluşacaksa ben o zaman temizlik yapıyorum. evin hizmetçi kölesi gibi bir şeyim.
0
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(12)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(2)

Cuma gecesi aşk acısı

1bir
Bir yıldan fazla oldu görmeyeli. Hala her sabah gözümü açıyorum ona günaydın diyorum içimden farkında bile olmadan, tüm gün hayat koşuşturması sırasında zihnimin arkasında hep o var, başımı yastığa koyduğumda iyi geceler dediğim o. Öyle özlüyorum ki, öyle çok seviyorum ki. Ayrılığın ilk ayları sapık
Bir yıldan fazla oldu görmeyeli. Hala her sabah gözümü açıyorum ona günaydın diyorum içimden farkında bile olmadan, tüm gün hayat koşuşturması sırasında zihnimin arkasında hep o var, başımı yastığa koyduğumda iyi geceler dediğim o. Öyle özlüyorum ki, öyle çok seviyorum ki. Ayrılığın ilk ayları sapık gibi yazdım, yalvardım. Çok şükür artık onu taciz etmiyorum ama bu özlem, geçecek mi?
0
1bir
(18.04.26)
beş sene oldu, hala bazen rüyamda görürsem sabahına berbat uyanırım ama etkisi çabuk geçer.

ben yapı olarak da çok takıntılı bir adamım, ondan sonra hayatıma biri de girmedi. biraz onun etkisi diye düşünüyorum. HİSLİ insanlar için bir sene uzun zaman sayılmaz. kendi hayatına odaklan, daha güzel yaşamaya çalış. geçer diye düşünüyorum. bi de geçmekten kasıt ne o da önemli. hafızanı sildirecek değilsin. "geçmişte güzel anı" olarak kalması iyidir, o bile bazen acı verebilir ama ideali budur diye düşünüyorum ben. yoksa zaten hiçbir zaman o kişi hiç olmamış gibi yaşamazsın. ha tekrar hayatına biri girer, aşık olursun vs. o zaman eskiyi düşünüp üzülmek tuhaf olur.

insan beyni gönül işlerinde bence biraz basit çalışıyor. nasıl desem yani yeni birini göstermezsen, "aaa bak burda ne varmış!" demezsen, hele ki biraz da takıntıya meyilliysen veya tırt yaşıyorsan eskinin hayaline ve hayaletine tutunman kaçınılmaz. biraz da savunma mekanizması zaten.

kendine zarar verme, şu an yaşadığın hayatı etkilemesine izin vermemeye çalış. onun dışında üzül yani bazen aklına gelir, bazen efkarlanırsın vs. bunlar normal. gün saymakla, "acaba şu an yaptığım normal mi?" diye düşünmekle de çözülecek şeyler değiller. ama elbet bir gün geçer. önemli olan geçtiğinde, gittiğinde sen kendi hayatında neredesin, iyi misin bence odaklanman gereken nokta o.

aşk adamlar çok üzülür ama görüyorum yani aha bak sen varsın, ben varım, şimdi burada sorsak 10 kişiden en az 3-4 tanesinin benzer hikayesi vardır. e ne oldu, öldük mü, perişan mı olduk, yoo. hayat devam ediyor. yaşamak için geçmesini bekleme. arada gelip vurur. bi şey olmaz.
+1
der meister
(18.04.26)
Bir sene uzun olmuş biraz, oralardan çıkmaya çalışman lazım. Durumunu romantize etme, belli ki bir takıntı geliştirmişsin. Hatırlamak, özlemek tamam ama aklın orada kalması tehlikeli sular. Acını küçümsemiyorum ama sana yazık.
+2
sekizdokuzon
(18.04.26)
(3)

Dünya Kupası neden protesto edilmiyor?

makbur
arkadaşlar benim aklım almıyor. adamlar hiçbir sebep yokken bildiğin keyfi olarak bir ülkeyi dümdüz etti. sadece kız çocuklarının olduğu bir okulu -bu sapıkların ayini bile olabilir- yerle bir etti. 1000'e yakın hastane okul, insanların en temel ihtiyaçları yolları köprüleri paramparça ettiler. binl
arkadaşlar benim aklım almıyor. adamlar hiçbir sebep yokken bildiğin keyfi olarak bir ülkeyi dümdüz etti. sadece kız çocuklarının olduğu bir okulu -bu sapıkların ayini bile olabilir- yerle bir etti. 1000'e yakın hastane okul, insanların en temel ihtiyaçları yolları köprüleri paramparça ettiler. binlerce sivil katledildi.

ya hadi ülkelerin cakaları yetmiyor, bir tane mi karakterli sporcu yok "kardeşim ben gitmiyorum bu dünya kupasına" diyebilecek? eskiden sanki böyle adamlar vardı.. yani çıkardı en azından..

insan olarak bu dünya kupasına heyecanım 0. ve buların hiçbir yerde konuşulmaması, sanki bu savaşın hiç gerçekleşmiyormuş gibi insanların yavşakça heyecanlanmalarından da utanıyorum.

spor savaşı engelleyemeyecekse, savaşı engellemeye ön ayak olamayacaksa niye var ki? bu turnuvanın abd'de oynanması ve herkesin de ağızlarının suyu aka aka izlemesi resmen "biz bu savaşı onaylıyoruz kardeşim" mesajıdır.. çok yazık.
+2
makbur
(17.04.26)
hele hele şu cevabın iğrençliğine, yozluğuna bak. artılamışlar bir de.

sen niye boykot edilmiyor diyorsun ama maalesef bu yukarıdaki cevaptaki gibi düşünen rezil zihniyet hala çok güçlü.

hiç orta doğu neden bu halde diye sormayın, "aaağbi 50 sene yaşıycam zaten ya büyük balık küçük balığı yer" deyin. yarın büyük balık gelip sizi yerse de ağlamayacaksınız ama tamam mı? ulan insan şunları yazarken hiç mi utanmaz, siz ne cahil ne köle ruhlu adamlarsınız be, mağarada mı yetiştiniz hiç mi sevgi görmediniz? dünyanın içinden geçtiler, çocuklara tecavüz edip kestikleri yedikleri ortaya çıktı hiçbir şey denmedi, yüzlerce ülkede sürekli darbeler ve savaşlar ama hala bu pislikten filistinliyi lübnanlıyı iranlıyı sorumlu tutan bir zihniyet. bu aptallığın kaçıncı seviyesi, hasta mısınız oğlum siz?

soruya cevaben: küresel çapta bi şey olmasa da boykot edenler var elbette. olacaktır. ama "sıradan insan" için böyle etkinlikler önemlidir, dört senede yapılan ve çok takip edilen bir organizasyon, en başta milyarlar bundan vazgeçecek kadar ilkeli duruş sergileyebilecek olsa zaten bu savaşlar da yaşanmazdı.

ulan akşam akşam öyle sinirim zıpladı ki ben hakikaten böyle bi şey görmedim, yazmak istediğim şeyi de toparlayamıyorum. 2026 yılındayız hala "aaağbi orta doğu bok çukuru yeaaa birbirlerini yesinler" diyor herif utanmadan. şempanzeler bunlardan akıllıdır.
+7
der meister
(17.04.26)
maalesef bircok insan icin might is right. rusya ukrayna'ya saldirdi diye turnuvalardan cikarildi israil cirit atiyor her yerde.
+2
antikadimag
(17.04.26)
Hallegadola
(17.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(15)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(12)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(6)

şarkı indirmek için pratik bir yol var mı?

der meister
tamamen euro truck simulator 2 oynarken dinleyebilmek için soruyorum. günümüzde kaybolmuş bir iş bu. şimdi youtube'dan açıyoruz, spotify'dan dinliyoruz vs... ama aklımda farklı farklı türlerde diyelim ki 100-150 tane şarkı var. bunların listesini çıkarmakla uğraşacağım diyelim. bunları mp3 ya da ogg
tamamen euro truck simulator 2 oynarken dinleyebilmek için soruyorum. günümüzde kaybolmuş bir iş bu. şimdi youtube'dan açıyoruz, spotify'dan dinliyoruz vs... ama aklımda farklı farklı türlerde diyelim ki 100-150 tane şarkı var. bunların listesini çıkarmakla uğraşacağım diyelim. bunları mp3 ya da ogg formatında rahatça bulup çekmek için bir sistem yok mu ya? yani youtube videosu filan indirilebiliyor da her birini tek tek açıp uğraşmak istemiyorum. limewire gibi bi şey yok mu şu an adını yazalım fiup diye çekiversin?

torrent çok işimi görmez diye düşünüyorum çünkü diskografi indirme niyetim yok yani her sanatçıdan gruptan böyle üçer beşer tane istiyorum.
0
der meister
(07.04.26)
Youtube'dan indirebilirsiniz, Google'a Youtube to mp3 yazın az reklamlı düzgün sitelerden indirin, aynı isimde bir yazılım da var bu işi yapan.
0
creepy
(07.04.26)
bir kısım torrent uygulamalarında arama yapılabiliyor.
0
klassno
(07.04.26)
youtube liste yapıp listeyi mp3 şeklinde indiren bir site bulursan yapabilirsin.
0
ruhlardan esinlenen karga
(08.04.26)
aslında tam da bu işleri yapan bir program var;
(bkz: soulseek), ama programı rahat kullanmanız için uslu bir çocuk olmanız gerekiyor
0
whimsically macabre
(08.04.26)
şunu denemiştim daha önce, çalışmasını beklememiştim ama çalıştı.
dedim ya scam ya son aşamada üye ol para öde vs. der ama yok gayet playlisti komple indirebildi spotisaver.net sadece deneme için 2 playlist indirdim uzun süreli devamlı kullanmadım o yüzden 100% öneremem ama denediğimde başarılıydı.

hatta mp3'ün dahili track bilgileri albüm kapak görseli filan bile düzgündü.

edit: denedim şimdi playlist indirmeye çalışınca free slot kalmadı sonra dene diyor ama hala hazır playlistteki tüm parçaları listeleyip tek tek indirebiliyorsun.
örnek denediğim bi mp3'den göstereyim, benim için önemli bu metadatanın düzgün olması mp3lerde i.imgur.com

edit2: bi kahve yapıp döndüm tekrar denedim albümü de indiriyor şimdi. gerçekten free slot açılıyor yoğunluk azalınca, bazı sitelerdeki gibi palavra değil gibi o olay da. i.imgur.com

edit3: albüm de sorunsuz indi: i.imgur.com

ben albüm indirdim de playlist ile farkı yok sistem olarak, spotifyda bulunan playlistleri de indirebiliyor. önce spotifyda listeni oluşturup buradan çekebilirsin basitçe.
+1
konetsu
(08.04.26)
oyunun içinde tırdan dinlemek istiyorum, yandan telefonla açınca aynı hissi vermiyo
0
🌸der meister
(08.04.26)
(5)

bilgisayardan anlayanlar: aldığım şu makine iyi mi?

der meister
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),https://www.amazon.com.tr/Lenovo-i5-12600HX-RTX4050-Freedos-83GS00P6TR/dp/B0DW95KM8Dbenim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşl
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),

www.amazon.com.tr

benim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşladı. temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim. gamer'lığım yoktur da insan özlüyor bazen, elinin altında bilgisayar var tarayıcıya zor giriyor... almışken azıcık performans da versin dedim.

f/p olarak makul bi seçim olmuş mu sizce? en zayıf noktası sanırım hard disk küçüklüğü ama o da bana çok lazım bi şey değil açıkçası bunda oynayacağım 2-3 tane oyun var en fazla, büyük dosyam filan da yok. ram'i olsun işlemcisi olsun akar mı ne diyonuz?

dediğim gibi temelde amaç külüstürü yenilemek, almışken çok yeni olmayan oyunları da en azından 2-3 sene daha fazla baş ağrıtmadan yanıp kül olmadan oynatabilecek bi şey almaktı. fiyatı da değerlendirerek tartışınız. teşekkürler.
0
der meister
(07.04.26)
www.technopat.net

Üzgünüm, sizin de söylediğiniz gibi, almadan önce bir bilene sormalıydınız. "temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim." demişsiniz.Bu yüzden daha ağır oyunlarla sistemi uzun süre ağır yük altında tutmadan kullanmaya ve iyi bir şekilde serin tutmaya özen gösteriniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.04.26)
ülkeyi bölemeyeceksiniz, ezanı susturamayacaksınız :((

soğutucu aldım hocam, onu aktif kullanmıyorum ama fan açıkta kalsın diye platformu yukarı kaldırıyorum. o kadar üzerine titredim ki şu ana kadar ets 2 oynamak dışında dokunmadım bile bilgisayara, işimi gücümü eskisinden görüyorum hâlâ. yalnız ets 2'de bile az buz ses çıkarmıyor, benim de canımı sıkan ilk nokta bu oldu. takırtı tukurtu yok ama sinek vızıldaması gibi.

daha çok yeni diye aktif soğutucu kullanmak istemedim ama açsam mı? oyundayken veya çıktıktan hemen sonra herhangi bir problem yaşamıyorum bu arada, aynı hızda aynı akıcılıkta devam ediyor. gerçi cpu ısısına filan bakmadım onu da bir kontrol edeyim.
0
🌸der meister
(07.04.26)
son fiyatlara hakim değilim ama makina kötü değil. özellikle hx işlemci olması iyi, bunlar yüksek performanslı işlemciler ve browserda 20-30 tab açsan da alet kasmayacak. 24gb ram aslında yeterli ama bir iki sene sonra ram fiyatları ucuzlayınca (şu an aşırı pahalı) 32 hatta 64 yaparsın. DDR5 olması iyi, en güncel teknoloji bu. rtx4050 öyle 150fps alma derdinde değilsen tüm oyunları oynatır tabi bu bir laptop. kompakt cihaz yani ısı sorunu olacaktır onu da laptop altına koyulan fanlı soğutucular ile çözersin. LOQ serisinin ekranlarını ve renklerini ben beğeniyorum göz yormuyor parlama yapmıyor. 512ssd seni en az 1 sene götürür sonra dolarsa boştaki slota 1tb ekler devam edersin.
0
orpheus
(07.04.26)
Vallaha tadını kaçırmak istemiyorum ama gerçekten sorunlu bir seriye benziyor bence 14 gün dolmadıysa iade hakkını kullan. Gündelik kullanımı artık her türlü bilgisayar kaldırıyor telefon işlemcili macbook neo bile köpek gibi çalışıyor.
0
denizgonen
(08.04.26)
olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu
0
co2s2
(08.04.26)
(31)

Hangi ülkeye seyahat etmek istemezdiniz?

bloodymoon
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?

(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
0
bloodymoon
(06.04.26)
yakutistan.

ruhi çenet soğuttu beni.
-2
enteg
(06.04.26)
Pakistan. Tek kadın olarak gitmek güvenli değil, temiz değil, mutfağı ilginç değil.
+1
kobuzchu kiz
(06.04.26)
Mısır
O kadar çok sosyal medyada paylaşıldı ki piramitler için bile bir heyecanım kalmadı üstelik hayalimdeki gibi de olmadığını fark ettim ve fotoğraf paylaşımlarını gördükçe kendim gitmiş gibi oldum.
+1
egerbiryolcu
(06.04.26)
hindistan
kuzey kore
0
jelly bear
(06.04.26)
Afganistan'a asla gitmem
+3
kullanicadi
(06.04.26)
Hindistan
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Doğu Avrupa, Balkanlar, Venezuela, Kolombiya, Orta Amerika, Orta Afrika. Hiç ilgim yok buralara.

Afganistan, Pakistan, Yemen vs buralara takla atarak giderim.
0
efreet sultan
(06.04.26)
Afganistan, Hindistan ve Pakistan diyenlere de aşırı hak veriyorum,

Ama cevabım Bangladesh.
+3
a perfect lie
(06.04.26)
Banglades
0
Purple life
(06.04.26)
Fransanın her yeri ve dubai.
Buraya yolu düşenlerle de görüşmüyorum hayatımda.
Bu iki yerin bendeki sevimsizlik seviyesi, tuvaleti evin dışında olan hamamböcekli yer yataklı yayla evi ayarında.
-2
asue
(06.04.26)
Hindistan başta olmak üzere aynı bokun soyu olan Bangladeş, Pakistan vb. ülkeler.
+2
wilhelmwasmuss
(06.04.26)
meksika
0
baldur2
(06.04.26)
Hindistan, Pakistan, Afganistan şeytan üçlüsü. Sadece birini seçmek çok zor.
+2
ekimoloji
(07.04.26)
haiti. bangladeş yanında manhattan gibi kalıyor.
+1
monicapp
(07.04.26)
Ermenistan'a Allah dusurmesin, hic gitmedim gerci. Bir keresinde Londra-Valencia ucuyorum, yaz ayi, herkes tatilci muhtemelen, koridor tarafimdayim. Yan siramdaki 40+ yaslarinda iki kadin muhabbete basladi, ben de kulak misafiri oldum. Ingiliz kadin soruyor ilk tatiliniz mi Valencia'ya falan klasik muhabbetler iste. Diger kadin Ermeniymis, diasporadakilerden sanirim, yazliklari falan varmis Valencia'da. Bu basladi sonra biz millet olarak cok sanssiziz, Turkler'in cografyasinda yasadik, Turkiye bize soykirim yapti, cok acilar cektik bilmemne, magduruz da magduruz, Turklere, Turkiye'ye saydiriyor. Ingiliz de hak veriyor, anlayisli olmaya calisiyor falan da O da sıkıldi yani muhabbetten. Bu nasil komplekstir, nasil bir kuyruk acisi uluorta, sagda solda yeni tanistigin birine niye anlatirsin? Valencia ucaginda yapma bari be bacim, hayat sana guzel halin vaktin yerinde gozukuyor, kizinla tatile gidiyorsun, modunu niye dusuruyorsun? Diasporadakiler boyleyse Ermenistandakiler bizi yatirir keser herhalde:)
-1
freedonia
(07.04.26)
Afganistan, Pakistan, Hindistan triosu.

Aynı şeyi yazmışız, şimdi gördüm.
+2
gabe h coud
(07.04.26)
Düşündüm düşündüm gitmek istemediğIm bir ülke bulamadım :) her ülke sanki ayrı bir hikaye bir de Meksika falan yazanlar Meksika bu dünyadaki cennet arkadaşlar. Keza Ermenistan da aynı Türkiye gibi gayet güzel ve insanları da bizim gibi misafirperver Türk olduğunuzu söyleseniz de - iki kere gittim.
0
euteamo
(07.04.26)
net bangladeş. dünyanın lağım çukuru her anlamda.
+1
ground
(07.04.26)
Bangladeş, Afganistan, Pakistan, Hindistan.
+2
kumandanim
(07.04.26)
aslinda butun dunyayi gormek isterim. daha cok tehlikeli yerlerden sakinirim simdilik. haiti, somali, sudan gibi. ulkenin her yeri illa kotu diye bisey yok bu arada. iyi yerleri de var, kotu yerleri de. medyada da ulkelerin durumu abartilabiliyor.
0
ermanen
(07.04.26)
Bütün ortdadoğu ve afrika ülkelerini kafadan elerim.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Hayatımda bu kadar sacma sey duymadın şimdi gidip
kuzey kore,iran vs desen afganistan çıksa ölecen tam tersi olsa gitsen yine ölcen
kime ayak yapıyosun sen
-9
smokee
(07.04.26)
Şunu aklıma getirdi;
youtu.be
0
logisticsmanager
(07.04.26)
Birkaç ay önce biri burada "Hindistan'da hiç mi düzgün yer yok?" tarzında bir soru sormuştu. Bollywood yıldızlarının yaşadığı yerler hariç hiç eli yüzü düzgün bir cadde, nezih bir semt yok mu bu ülkede, hiç bulamadım google street view'da demişti. Başta dalga geçiyor ya da saçmalıyor sandım. Sonra epey bir zaman ayırıp kendim denedim. Düzgün yer bulamayınca ortalama gelirlerin yüksek olduğu bölgeleri bulup oraları denedim. Yok arkadaş. Gerçekten en iyi denebilecek sokağı bile rezalet durumda. Her yer döküntü, yollar vs. berbat.

Neyse. Hint kültürü vs. ilgi çekici geliyor olabilir (bana hiç gelmiyor da). Ama bu ülkeye gitmek için şahsen benim hiç merakım yok. Pakistan ve Afganistan daha da kötüdür eminim.

edit: Bir youtube akımı var "exploring Turkey (ya da başka ülke) until it's ugly" diye videoya başlayıp Türkiye'den rasgele noktalara google street view adamını atıp güzel mi diye bakıyorlar ve baya 10-15 noktadan sonra ancak güzel olmayan bir yer bulabiliyorlar. Bunun "exploring India until it's beautiful" versiyonunu yapsak video 2 saat devam eder heralde güzel bir yer bulana kadar. Lanet bir yer yav. Sinirlendim hee.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
tüm ortadoğu elendi. asya merakım da yok hiç.
0
mor oje
(07.04.26)
Hindistan
0
baldan kaymak
(07.04.26)
sadece politik veya ekonomik sebeplerle var olmuş, çoğunlukla kendi vatandaşının bile bir halta saymadığı ruhsuz dandik ülkeler. bae, lihtenştayn, israil vb... onun dışında eğer güvenle bulunup sağ salim çıkabileceksem uganda'daki kabileden tut da haitisine kadar her yeri görmek isterdim açıkçası. daha doğrusu "istemem" diye mukavemet göstermezdim. hindistan örneğin bu tür sorularda klasikleşmiş cevaptır, ben de bayılmıyorum, para verip görmek istemem ama "asla istemiyorum" diyeceğim bir yer değil. bir milyardan fazla insan var, bir milyar hayat var, bi ucu başka diğer ucu tamamen ayrı... yaşamak istemem, sempati duymam ama mesela benim gözümde lihtenştayn'dan ya da kuveyt'ten daha kıymetlidir. BOKLU dersin, boklu da olsa pis de olsa bir yaşantının, kültürün, hikâyelerin olduğu bir coğrafyadır. sadece "seyirci" veya "turist" gözüyle çok da şikayetçi olacağım bi şey değil bu.
0
der meister
(07.04.26)
Yazılanlar haricinde kişisel olarak; Tayland.

Herkes ölüyor, bitiyor ama benim ilgimi çekmiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.04.26)
En net cevabı afganistan ya. Ölüm riskinin en çok olduğu yer.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
Tek ülke ise Net hindistan
0
basond
(08.04.26)
Ekvatoral kuşaktaki bütün ülkeler. Hangisine gitsem güya en soğuk ayda sabaha karşı en soğuk olması gereken zamanlarda bile terden nemden yapış yapış oluyorum.
0
iwasbornonamountainside
(08.04.26)
(4)

Bulgaristan vizesi

Kittie
icin niyet mektubuna koklerimi ziyaret etmek istiyorum falan yazsam etkili olur mu :))Ciddi ciddi dusunuyorum bunu aslinda.Kaydimiz da var nufusta yalan degil hani.
icin niyet mektubuna koklerimi ziyaret etmek istiyorum falan yazsam etkili olur mu :))
Ciddi ciddi dusunuyorum bunu aslinda.
Kaydimiz da var nufusta yalan degil hani.
0
Kittie
(03.04.26)
turist vizesi için başvuruyorsan bence büyük yanlış olur. çünkü genelde turist vizesinde baktıkları şu: burada harcayacak parası var mı? ülkesine döner mi?

sen köklerim orada filan dersen bu yerleşmenin yolunu yapıyo, tanıdıklarının yanında kaçak göçek yaşar vs. diye düşünebilirler. gerçi ben en son 2020'de başvurdum o da schengen değildi zaten şimdi pratik belki değişmiştir bilmiyorum ama genelde ana mantık buydu. ben 2012'de bütün belgelerim tam, sponsorum kallavi olmasına rağmen polonya'dan ret almıştım. muhtemelen 18 yaşında, halihazırda çalışan veya öğrenci olmadığım için geri döneceğime ikna olmadılar. eğer durum değişmediyse en son sen de freelance çalışıyordun, "aha aktif düzenli çalışıyorum fiziksel olarak da türkiye'de bulunmam gerekiyor" diye ispatın yoksa ekstra sıkıntı zaten.
+3
der meister
(03.04.26)
sakın. vize işlemlerinde 10 ölümcül günahtan biri akrabamda kalacağım, teyze oğlu burada filan gibi orada uzun süre kalmanıza ihtimal varmış gibi göstermenize yol açan beyanlar.

turistim demeniz yeterli, bu otel konfirmasyonum, bu gidiş dönüş biletim. ya da araçla gidecekseniz evrakları.
+2
galahad reloaded
(03.04.26)
Schengen gibi gözüksede, vize mantigi aynen devam Bulgaristan için oldukça kısa süreli veriyorlar, çok detay istiyorlar. O yüzden tatil planlamasi tam olmalı kökler işini yazsanız da mutlaka tam programinizi açiklayici belirtin.
0
sinematikcrop
(03.04.26)
Dermeister: freelanceten kaybediyorum zaten. Yani bir markete girsem 30kya sirf sigortam var diye verecekler vize oyle mi dedim bir danismana aynen oyle dediler.
+1
🌸Kittie
(03.04.26)
(11)

Kötü insan ama izlemesi keyifli

michael_knight
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?

Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
-2
michael_knight
(01.04.26)
Kayahan kotu muymus ya ben bilmiyordum. Niye kotu? Sevan Nisanyan olabilir, kotu mu tam emin degilim ama biri kotu dese itiraz etmem. Bir de Steve Jobs var tabii.
+3
mbond
(01.04.26)
Erol köse olabilir. Olayları anlatım tarzı çok komikti yalan yok:)
Mesela şuna hala çok gülüyorum: youtu.be
+1
nothing in my way
(01.04.26)
İlk anda Küfürbaz Haydo'dan başkası aklıma gelmedi. Doğal ve yerli dublajlı .

İkinci olarakta yakın zamanki söylemleri ile Trump.
istihbaratla elde edilebilecek şeyleri bile normal bir dil ile anlatıyor.
Çok yormuyor karşı tarafı.
O da kötü ve doğal .
İfadesine göre ,
Selman'a kendi bir tarafını bile öptürmüş.
Diplomasiyi yerle bir etti .
İran'la müzakere için görüşmeler sürerken bile hemen ardından dini lider vs dinlemedi vurdu . Savaşın fitili ateşleyen o noktada da diplomasiye ayrıca ihanet söz konusu aslında. Kendisi siyonistlerin belki de son şansı .

ABD de özgürlük heykelinin eli meşale tutmak yerine artık orta parmağını kaldırmış öylece yerinde bekliyor olmalı.
0
diyecevaplandı
(01.04.26)
Yavuz B. var. Şarkıcı.
0
prole
(01.04.26)
kotu oldugunu dusunuyorsam gormezden gelirim, izlemem.
verdigin isimlere bakilirsa, ROK'u ayiriyorum, sen biraz snobluk ile kotulugu karistiriyorsun gibi geldi.
0
cooperr
(01.04.26)
mj
0
asue
(01.04.26)
besim tibuk. liberal olmasına rağmen acayip komik bir adam.

babam öldüğünde borçları vardı, bir de arabası. arabayı her halükarda satmamız gerekiyordu. vefatından sadece birkaç gün sonra konusu açıldı bunun, masaya vurup "arabayı da satıcaz!1!1" diyesim geldi. öyle acılı bir anda bile BESİM TİBUK LORE sayesinde gülmeye başlamıştım. meşhur repliklerini de eşe dosta karşı sık sık kullanırım zaten, son zamanlardaki favorim "allah kahretsin x olduğunu/olmadığını bilmiyordum lan senin" kalıbı. bilmeyen varsa çıkış noktası şu video: www.youtube.com
+2
der meister
(01.04.26)
Bertrand Cantat, dinlediğimde bir yanım suçlu hissediyor.
+1
nwnd
(02.04.26)
louis althusser okuyorum; arada adama küfredip karısını anıyorum ve okumaya devam ediyorum.
0
eileengray
(02.04.26)
Reis konuştumu çok hoşuma gidiyor. Söylediklerine katılmıyorum ama o tarafta olsam beni çok mutlu ederdi.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
@mbond haklısınız, Kayahan'ın diğerleri gibi kötü bir insan olduğuna emin değilim. Sadece gıcık, geçinmesi zor bir insandı herhalde.
@der meister Besim Tibuk iyi bir insan bence, en güzel özelliği Besim Tibuk olması ikinci en güzel özelliği de liberal olması. Sizi kınıyorum. Kötü niyetle, birisinin canını yakmak, onu zarara sokmak için bir şey yaptığını duymadım da sezmedim de.
-2
🌸michael_knight
(02.04.26)
(6)

Ömer Üründül hakkında ne düşünüyorsunuz?

yadigar
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.

Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep tamamen duygusal. Nostaljik nedenlerle…
📊 Ömer Üründül’ün milli maçlara yorumcu olarak katılmasını
Destekliyorum, çünkü mevcutlar içinde en iyisi. / En iyilerden biri. %30.8 (4)
Nostaljik duygular sebebiyle destekliyorum. %38.5 (5)
Fark etmez. %0 (0)
Başkası yorumlasa daha iyi sanki. / Ömer Üründül mümkünse yorumlamasın artık. %30.8 (4)
0
yadigar
(01.04.26)
Boomer olarak nostaljiden nefret ederim ama 2000 uefa cup finalinden dolayi bende kredisi sonsuz. O muhtesem gece onun sevincini hatirlamadan eksik.
+1
duster
(02.04.26)
maç yorumladığı filan yok ki, spiker ona bir şey söylesin diye pas atıyor, cevap 'evet'
illa bişey söylemesi gerektiğini hissedince söylediği cümle 'bilmem neye çok dikkat etmek lazım...'

hmmm.

açıkçası ben izlerken dalga geçiyorum kendisiyle.
0
amelie poulain
(02.04.26)
ömer üründülü seviyorum, o yorumlasın maçları isstiyorum

sebepler:
nostaljik,
beyefendi oluşu,
çok boş konusmuyor,
futbolu biliyor ve dünya futbolunu en iyi takip edenlerden birisi,
tecrübeli
0
abelardo
(02.04.26)
alternatifi de şu muhtemelen: yapma volkan yaaa, oyuncu değişiklik hakkımız da dolduuaaaa oync hak değ dolduuuaaa

ben kendisinden razıyım.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
ben de seviyorum kendisini. az ama oz konusuyor.
0
baldur2
(07.04.26)
yorumcu olarak rahatsız olmuyorum ama insan olarak sevmem. çok zengin kimseyi sevmem. üründül de "tonton dede" filan değil milyonların emeğinden elde edilmiş kârı cukkalayıp dünyayı gezen, maç izleyen/yorumlayan bir adam. maç yorumları konusundaki tavrı ben biraz aşırı buluyorum. oturup 90 dakika top izleyeceğiz. bu biraz da konfor alanıdır, günlük sıkıntıdan kaçıştır. o açıdan tanıdık olduğumuz bir ses. beni rahatsız etmiyor. ama yorumculuk bağlamı dışında ele aldığın zaman öyle sempatim filan da yoktur, olması da anlamsız. burger king'de çalıştım bir ara. biz 400 liralık siparişi taş çatlasa iki dakikada toparlıyorduk. akşam 8-9 saatlik mesai bitişi cebimize giren para 800 liraydı amk. tab gıda'nın sahibiydi diye biliyorum, hepsi bunlara gidiyor işte. zengini sevmem, seveni de sevmem. öyle zannedildiği gibi hep üniversite öğrencisi gençler filan da çalışmıyordu beli kopuncaya kadar yer silen 40-50 yaşında ablalar vardı aç karnını doyurabilmek için o boktan işe ihtiyaç duyan. o insanların her biri 10 biner lira fazla kazansa rahat ederdi, firmaya hiçbir şey olmazdı, fiyatları bile değiştirmelerine gerek yoktu. 5 milyon yerine 4.5 milyon kâr ederlerdi, yine kılçıksız kârdan söz ediyorum. ama yok. yaparlar mı? tabii ki yapmazlar.
0
der meister
(07.04.26)
(4)

Kelime bilgisi nasıl çalışılmalı?

zen1th
Yabancı dilde;O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,Flashcards kullanarak,Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir
Yabancı dilde;
O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,
Flashcards kullanarak,
Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,
Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...
gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir yöntemi?
+1
zen1th
(30.03.26)
bağlam içinde öğrenip aktif kullanmak. başka bir yöntemi yok. kolay gelsin.
+3
AlsterWasser
(30.03.26)
Ben cümle kuruyorum. Abuk sabuk ve basit cümleler oluyor, içinde anlamını bilmediğim başka kelime olmuyor öyle eksantrik cümleler değil.

Onun dışında dualingo ve flashcardlardan ollllldum olası nefret ediyorum. Eşyaların üzerine kelime yapıştırmayı, en çok kullanılan benzer gelimleri gruplayıp kağıda yazıp en sık geçtiğim yerlere yapıştırmayı da denedim, işe yaramıyor bende.

Ezberi kuvvetli biri hiç olmadığım için anca o kelimeyi geçtiği cümle ile hatırlıyorum. Bir de o kelimlerin geçtiği basit textler okuyarak pekiştiriyorum.
+1
truf
(30.03.26)
(bkz: notebooklm)
0
rakicandir
(30.03.26)
alsterwasser +1

bağlam çok yardımcı oluyor, o yüzden cümle içinde kullanmak ve hatta farklı cümlelerde kullanmak en iyisi. eğer pratik yapma/canlı kullanma şansınız yoksa yazın. yazarak da olsa aynı cümleyi çeşitli ama ana fikirden çok uzaklaşmayacak şekillerde kullanmaya çalışın.

beyin özellikle belli bir yaş/yorgunluk düzeyinden sonra yeni kelimeyi çok soyut algılıyor, sık kullanmıyorsanız "aha öğrendim" deseniz bile aynı hızda unutabiliyorsunuz. bağlam ve aktif kullanım çok önemli. şöyle düşünün türkçede kalem dendiğinde de muhtemelen kafanızda sadece beyaz arka fonda bi kurşunkalem canlanmıyordur, bununla ilişkili bir çırpıda aklınıza bissürü şey gelir. yabancı dildeki kelimeler de öyle. sağından, solundan bi yerden tutturmak lazım ki düşmesin.
+3
der meister
(30.03.26)
(2)

Soğan Halkası

dolantindr
İyi akşamlar. Şimdi soğan halkası ile ilgili bir şey epeydir kafama takılıyor. Soğan Halkası tariflerine baktığımda, hani şu fast foodlarda verilen. Tariflerde soğanı halkalara ayırıp una, bir şeye işte beleyip kızartıyorlar. Ancak hazır soğan halkalarının hepsi aynı boyda nasıl oluyor anlamadım? So
İyi akşamlar. Şimdi soğan halkası ile ilgili bir şey epeydir kafama takılıyor. Soğan Halkası tariflerine baktığımda, hani şu fast foodlarda verilen. Tariflerde soğanı halkalara ayırıp una, bir şeye işte beleyip kızartıyorlar. Ancak hazır soğan halkalarının hepsi aynı boyda nasıl oluyor anlamadım? Soğan halkaları doğrayınca farklı çaplarda, büyüklüklerde değil mi? Bu sorunsalı kafamda çözemedim. Ya da yapılışı farklı hazır olanların sanırım. asdfghjk
+1
dolantindr
(29.03.26)
fast food'cular bizim gibi yapmıyor, ezip püre haline getirip bi şekilde macun formuna sokup sonra makineden benzer boyutta olacak şekilde çıkarıyorlar. nugget filan da öyle mesela.
+5
der meister
(29.03.26)
Onlar blender dan geçirip ondan sonra şekil veriyorlar. E haliyle hepsine aynı şekil vermek kolaylaşıyor. YouTube'da da var öyle tarifler
+1
etna
(29.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(14)

Yeni veya geç kesfettiğiniz tatlar var mı ve nedir?

egerbiryolcu
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/

Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
tembel kumpir dediğim şey. patatesi haşlayıp püre yapıyorum. varsa içine biraz süt, tereyağı ve kaşar... bu haliyle bile çok lezzetli oluyor zaten. bunu yayıyorum küçük bir kaba. üstüne ne varsa artık ton balığı olur, salam-sosis olur, zeytin olur... haşlamadan dolayı biraz zaman gerektirebiliyor ama hem çok pratik hem çok lezzetli oluyor. özellikle evde ekmek yoksa süper alternatif.
+3
der meister
(29.03.26)
midye iç pilavı yapmayı öğrendim. tadı sokakta satılan midye dolmayla aynı oluyor. midye yoksa ton balığı ekliyorum.

wasa ekmeğini keşfettim. diyet için iyi tok tutuyor.

tablacı salatası yapıyorum. kebapçı salatası. et yemeklerinin yanına yakışıyor.
+1
yurtsuz john
(29.03.26)
Pirinç yufkasından 52668263 çeşit yiyecek yapabiliyorum artık

www.instagram.com

Neredeyse hepsini bu sayfadan öğrendim. Seneleeer önce cafe fernandonun blogunda reyhanlı bulgur pilavı görüp denemiştim o da çok güzel oluyor tavsiye ederim.

www.instagram.com
Milföy hamuruyla mini lahmacunlar yaptım bir de yakın zamanda. Çok güzel oldu
0
kullanicadi
(29.03.26)
Sütlü çay.
Geçen i swear filmini izledikten sonra hadi bir deneyeyim diyerek başladım ve şu an hastasıyım.
Sütlü kahveden nefret ederim ama kahve de bir yerden sonra bayiyor gün içinde, burayı süper doldurdu. Akşam da yemekten sonra falan içiyorum. Bağımlısı oldum.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Nugget la çilek reçeli fena gitmiyor. Tam çilek değil de daha ekşili bir reçel, marmelat gibi bir şeyle tavuk kızartma özellikle şarabın ya da biranın yanında hoş oluyormuş.
0
sekizdokuzon
(29.03.26)
Tortillanın içine dilediğim malzemeleri koyup, rulo yapıp kısık ateşte içindeki malzemeler eriyinceye kadar pişirip yemek.
+1
truf
(29.03.26)
yeni keşfetmedim ama bu aralar çok sık rezene tüketiyorum. tohumu ya da baharatı değil bu arada. sebzenin kökünü dilim dilim doğrayıp rezene salatası yapıyorum. istanbul’da sebze olarak bulabileceğim yer biliyorsanız yeşillendirirseniz çok sevinirim.

www.tazemasa.com
0
eileengray
(29.03.26)
Sade keki hiç sevmem ama tahinli kekin müptelası oldum.
Bir de şu kek muhteşem:
www.damyskitchen.com
Alakasız başka bir örnek ise kuru fasulyede soğanların yüzmesini hiç sevmezdim artık bir soğanı tüm haliyle içine atıyorum hem tadını veriyor hem de görüntüsü daha iyi oluyor.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
munchies için kaynak gibi kaynak.
0
birdirbir
(30.03.26)
hurma.
cocukken ve gencken nefret ederdim, 35den sonra yemeye basladim simdi eksikligini hissediyorum evde olmayinca.
+1
cooperr
(30.03.26)
Yoğurdun kaymağı.
Hurma +1
Bu ikisini önceden sevmezdim.
Yeni keşif ise kamkat. Hem lezzetli, hem pratik.
0
auroraaurora
(30.03.26)
Krema sevmezdim bir makarna bağımlısı olarak, son zamanlarda baya baya yemeye başladım.

Enginar bi' de, 40 yaşıma kadar ağzıma koymadım, şimdi bayıla bayıla yiyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
bulgur pilavina toz nane atmak. yurt disinda bir restoranda yemistim, bayildim. bence bir sans verin, karabiber atmadan.

soru gercekten boyle mi ya, cevaplar biraz garip. "ben cocukken sarimsak yemezdim ama simdi yiyorum." bravo sana! aydinlandik!
+1
Sour
(30.03.26)
YULAF!

ama ogutulmus degil de kesilmis olandan. 10 dkda risotto gibi bir kivam aliyor. bazen tavuk suyunda haslayip icinde yogurt atip yiyorum, bazen haslandiktan sonra uzerine mantar, ispanak fln koyup normal risotto niyetine yiyorum, bazen de normal suyla haslayip icine bal, elma, muz fln koyup tatli niyetine yiyorum.
0
taurina
(31.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.