Giriş
(28)

erkek çocuğun babasını çıplak görmesi

kibritsuyu
şimdi bunu doktora soramadım, utandım.1,5 yaşındaki erkek çocuğumun babasını (beni) çıplak, çırılçıplak görmesinin psikolojisi vs. açısından bir sakıncası var mı? çırılçıplak değil de sadece üstüm çıplakken kıllarımla, göbeğimle falan oynuyor, pek de eğleniyor. bunu sakıncalı bulmuyorum (yoksa sakın
şimdi bunu doktora soramadım, utandım.

1,5 yaşındaki erkek çocuğumun babasını (beni) çıplak, çırılçıplak görmesinin psikolojisi vs. açısından bir sakıncası var mı? çırılçıplak değil de sadece üstüm çıplakken kıllarımla, göbeğimle falan oynuyor, pek de eğleniyor. bunu sakıncalı bulmuyorum (yoksa sakıncalı mı) ama çırılçıplak görmesi bana sakıncalı gibi geliyor. annesi de diyor ki "görsün, tanısın. yeter ki orana burana (ora bura derken kast ettiği yer malum) elletme". banyodan çıkıyorum, havlumu asıp boxer'ı giyene kadar odaya dalıp heheee diye sırıtarak oramı gösteriyor. "evet oğlum pipi o, sende de var" diyorum. zaten ellemesine izin vermiyorum (izin versem kesin avuçlar). ama bu yaptığım doğru mu, değil mi bilemedim. yani görsün tanısın mı, yoksa hiç görmesin mi?
0
kibritsuyu
(07.02.14)
babam şimdi içeri gelip dese ki sen 1,5 yaşındayken ben önünde daltaşak soyundum. anan tanısın dedi. tekme tokat döverim 50 küsür yaşındaki piçi
0
zokondor
(07.02.14)
sen veya ben veya duyurudaki diğer erkeklerden kaçı babasının penisi görüp de "aa bu şey bende de var erkekler için özel demek" diyerek tanıdı.

ben şahsen görmedim ama gayet tanıyordum kendimi, ne işe yaradığını biliyordum ilkokul döneminde, bi sıkıntı da olmadı şu ana kadar.

arkadaş çevresinde oluşması bu tür şeylerin daha mantıklı bence.
0
eurhka
(07.02.14)
çok yanlış buldum açıkçası. her şeyden önce bunu bir sevgi göstergesi sanabilir. ne kadar çok çıplak görürse o kadar normal karşılamaya başlayacak. ortalık yerde soyunma evladım dediğinizde garipseyecek.
0
alaimisema
(07.02.14)
cocugun annesi disindaki bedenlerle temas etmesi 2-3 yasina kadar hatta ondan sonra da sakincali. cocugunuzun ileride baskalarinin pipilerine ozel bir ilgisi olursa, baska erkeklerin goguslerine ozel bir ilgisi olursa sasirmayin. escinsellik anlaminda soylemiyorum bu arada, yanlis anlasilmasin.
0
jangbogo
(07.02.14)
Bana hiç de yanlış gelmedi ama çocuk eğitimi ile ilgili hiç bir bilgim yok.
0
(07.02.14)
Saçma bir iş yapıyorsun bence. Ben sadece şortla falan dururum ama daha fazlası olmaz. Çocuğun dikkatini bu yaşta malafata çekmenin anlamı yok. Bilinç altına baba olarak değiş dal taşak olarak yerleşebilirsin. Bunun sonuçlarının iyi olacağını zannetmiyorum.
0
kallesnikof
(07.02.14)
..(izin versem kesin avuçlar)..

Haftasonu tatiline girerken resmen beynim mıncıdı. Abicim çocuğu rahat bırak çok yanlış düşünüyorsun.
0
redeath
(07.02.14)
yav soruyu nerenizle okudunuz. gören de evde daltaşak geziyorum, çocuğun önünde açıp holo holo yapıyorum zannedecek.

havluyu asıp çekmeceden boxer alana kadar çocuk görüyor. kapıyı da kapatsam iteleyip dalıyor içeriye, yine görüyor. açıp özellikle göstermiyorum. annesinin pedagojik formasyon eğitimi var, az çok anlıyor çocuk eğitiminden, o sakınca bulmadı, bana da sakıncalı gibi geliyor ama bir de size sorayım demiştim.
0
🌸kibritsuyu
(07.02.14)
@jangbogo "baska erkeklerin goguslerine ozel bir ilgisi olursa sasirmayin" yok artık
0
buhebu
(07.02.14)
çocuğuniki yasindan sonra ailesini çiplak görmesi uygun değildir. Bu davranis cpcugun kendisini gucsuz ve yetersiz hissetmesine neden olur. Ayrica da hayalgucu zedelenebilir. cinsel kimligini kazanmakla ilgili sorulari sormadan aciklama yapmaniza gerek yok. her cocuk icin bu yas siniri farkli olmakla birlikte 3 yasindan sonra bebegin dunyaya gelmesinde babaninda rolu oldugunu soyleyerek anlatabilirsiniz.
0
kult ablasi
(07.02.14)
ilk okuduğumda da sesli güldüm, şimdi yine hala gülüyorum. ben 2 yaşındayken taşındığımız evi hatırlıyorum 6 ay daha davranışlarına dikkat etmezsen ileride dayak yiyeceksin net söylüyorum.
0
zokondor
(07.02.14)
anneme sordum. kendisi çocuk gelişimi mezunu, anaokulu öğretmeni.

çocuğa cinsel kimlik eğitimi 3,4 yaşından sonra verilir, çırılçıplak görmesin kafası karışabilir dedi.
cinsel kimliğin oluşması bir süreçtir bu süreç zedelenebilir dedi. çocuğunuzun direk olarak sizi rol model aldığı bir dönemde olduğunu unutmayacakmışsınız.
0
tuborg yesili
(07.02.14)
peki onu geçelim. üstüm çıplakken sarılmasına, göbeğime şap şap vurmasına izin vermem sakıncalı mı? yaz tatiline plajda mayo ile şezlongda yatarken böyle oynadı hep. kocaman göbeğim olduğu için ve vurdukça davul gibi ses çıktığı için pek eğlendi. biz de oyuna çevirdik bunu. bu da mı yanlış?
0
🌸kibritsuyu
(07.02.14)
hayır onda yanlış bir taraf yokmuş. sadece sizi tamamen çıplak görmesi dışarıdaki insanları çıplak görmediği veya sizden başka tamamen çıplak bir erkek görmediği için kafasını karıştırabilirmiş. ikisi farklı şeyler. birinde siz dışında kimsede görmeyeceği bir cinsel organ söz konusuyken diğeri olağan bir durum.
0
tuborg yesili
(07.02.14)
Ya hacilar herkes cocugun bilincalti yok pskolojisi filan demis ama japonlarda bizdeki gibi olumune sik tasak am got tabusu yok.
Adamlar saunaya havuza festivallere dal tasak ortada cikiyor yanlarinda cocuklariyla. Simdi japonlarin yuzyillardir yaptiklari sey sonucu hastalikli mi bu toplum. Acin bakin hamamiydi banyosuydu dusuydu hepai daltasak dolanir suya girer sokakta festival gecisi yapar. Heryerde bebe kaynar.

1-2-3yasindaki cocuk ne anlar sik tasaktan. Onun icin el ayak kulak gibi bi nesne.ustune yukledigi hic bi kotu anlam yok neyin pskolojisi bozulacak
0
kennym
(07.02.14)
@kennym
Japonlardan daha hasta bir toplum yoktur herhalde dünyada.
0
jacque
(07.02.14)
tam anlamıyla çıplak görmesi sakıncalı olarak bahsedilir, yani çocuk vücudda bazı yerlerin özel olduğunu, gösterilmemesi, dokunulmaması, dokundurtmaması gerektiğini öğrenmeli.
şu saatten sonra dikkat ederseniz zaten ilerde hatırlamaz, sıkıntı yok. göbeğe patpatta sorun yok gibi geldi bana.
0
urasil
(07.02.14)
@jacque
Tamam haci boyle soyleyince japonlari en hastalikli toplum kategorisine aldim.
0
kennym
(07.02.14)
çocuk psikolojisi bilgim yok ama sizin çıplaklığınızı normal kabul etmesi, ilerleyen yıllarda karşılaşabileceği çocuk istismarına kayıtsız kalmasına yol açabilir bence. yapılanın taciz olduğunu anlayıp ona göre bir tepki veremeyebilir.
0
marla is in my head
(07.02.14)
Herkesi okuyamadım da şöyle bir şey söyliyim
İnsanlar 3 yaşından önce olan olayları nerdeyse hiç hatırlamaz
Beyinle alakalı bir durum bu sıradan bir unutma değil

Ama bunlar hafızada yer almasa bile bilinç altında yer alır durumun ciddiyetine göre

Onun dışında insanlar 4 5 yaşlarında cinsiyetinin farkına varır
Mesela erkek çocuklar herkeste pipi var zanneder

Sanırım seni bu durumda görmesi pek iyi olmamış
Bazı insanların başından küçükken benzer durumlar geçince ilerde eşcinsel olabiliyor
(kimse bunu inkar etmesin hiç uğraşamam)

Bu işin ciddiyeti çocuğun o olaydan ne çıkardığına bağlı bu konu üzerine ciddi bir eğitimim olmadığı için çocuğun hareketlerini yorumlayamayacağım

Bunlar bilgiydi tavsiyeye gelecek olursak önce bir psikoloğa danışsan daha iyi olur gerekli görürlerse çocuğu da isterler
0
Fakin idiyıts
(08.02.14)
Bi çocuk "Benim pipimin sakalları yok, babamın pipisinin sakalları var, yaaaa!" demişti... Mobilim ve işteyim. İlgilenecem bu mühim konuynan.
0
compadrito
(08.02.14)
1- hoş bulmadım. geleneksel yetiştirme yollarını savunmaktan nefret ederim sırf önceki gerizekalılar yapmış diye bizim de yapmamızın lüzumu yok ancak saçma. eşimden başka kimse (çocuğum anam babam arkadaşım) beni boxerdan daha çıplak göremez. bence olması gereken de bu.

2- göbek deliğiyle fazla oynatmayın. oynayacaksa da tişört üstünden falan oynasın. iltihap kaparsa bok yoluna gidersin. iltihap çıkar, kan gelir, hatta bok bile çıkabilir. çok ciddiyim. göbek deliği yarak görüp görmeden çok daha hassas ve önemli bir konu bana göre.
0
zazazaraeta
(08.02.14)
sizler erkek göbeği görüp azıyorsunuz sanırım. çocuklarda öyle olmaz merak etmeyin. ilerde eşcinsel de olmazlar bundan dolayı
0
buhebu
(08.02.14)
ben şu an 23 yaşında bir erkeğim, 5 yaşındayken annem ve babamın ortak aldığı kararla babamı çıplak görmüştüm. sanırım bunun gerekli olduğunu düşünmüşlerdi. Önce bana bunu tane tane anlattılar, sonra babam yatakta otururken üstündeki yorganı kaldırdı. saniye bile sürmeden kıkırdayarak ve utançla arkamı dönüp kendimi diğer yatağa atmıştım. :) ben bunun olumsuz bir tarafını görmedim, beni olumsuz etkileyip etkilemediğini de bilmiyorum. sanırım duyuruya uzmanlar da cevap yazmış, onlar muhakkak bizden iyi bilirler. şahsi kanaatim çocuğunuz için şimdilik biraz daha erken olduğu yönünde. ailenize mutlu ve sağlıklı bir ömür dilerim.
0
yirmisantim
(08.02.14)
bu soru ders olsun. ekşi duyuruda böyle sorular sorulmamalı demekki. tartışmak için söylemiyorum silinen cevaplar da eklenince içimizdeki ruh hastaları ortaya çıktı. baba çocuğunun elini tutmasın (sonra ilerde ibne olur) diyecekler nerdeyse.
çocuk yetiştirme kültürü nesilden nesile aktarılırdı şimdiye kadar. anne babanızın önerilerini ciddiye alın bu tür konularda
0
buhebu
(08.02.14)
benim benim pederinkini gördümdü tuvalette bir defa, büyüktümde bayaa (senin çocukdan büyüktüm en azından) ama kaç yaşındaydım hatırlamıyorum, pederinki büyük benimki küçük diye düşünmüştüm.

şimdiye kadar bunun bir etkisi oldumu farkında değilim açıkcası, hala bana göre küçük pipim var amma velakin evde yapılan ölçümlerde fransız sınıfıyım, belki bir ilgisi vardır belki başka şeylere dayalıdır böyle düşünmem bilemiyorum.
0
selam
(08.02.14)
o kadar oldu mu ya. maşallah
0
eyyor
(08.02.14)
(3)

Ankarada psikoterapi bilen psikiyatr

fancy pants
arkadaşlar nerden bulabilirim? hangi hastanede vardır, var mı giden bilen?
arkadaşlar nerden bulabilirim? hangi hastanede vardır, var mı giden bilen?
0
fancy pants
(06.02.14)
psikoterapiden kastınız ne?
0
mea maxima culpa
(06.02.14)
psikoterpapiden kasıt danışmanlıktan çok sorunun kaynağına inerek o kancadan kurtulmanı sağlayan uzman. er psikolog ve psikiyatrist psikoterapist değildir. bakınız kognitif (bilişsel) terapi bayan kedili :)
0
ben smyrna
(06.02.14)
Zeynep Arıkan
0
compadrito
(07.02.14)
(10)

gecen derste "baklava" sozcugu cikti hoca hangi dilden oldugunu bilen var

babamasoliimbananickaldirsin
mi dedi.. sustum bi baktim sinifta bilen cikacak mi. yunanca dedi kizin biri. guldum.. sonra dedim neyse cahillik etmeyeyim belki harbiden yunanlarindir, neyse milliyetciligim tutmadi yunanca da olabilir turkce de dedim. ustunde durmadim, eve gelince arastirdim yunancayla alakasi yokmus, bildigin os
mi dedi.. sustum bi baktim sinifta bilen cikacak mi. yunanca dedi kizin biri. guldum.. sonra dedim neyse cahillik etmeyeyim belki harbiden yunanlarindir, neyse milliyetciligim tutmadi yunanca da olabilir turkce de dedim. ustunde durmadim, eve gelince arastirdim yunancayla alakasi yokmus, bildigin osmanli tatlisiymis olum, ya turkce diyorlar ya da mogolca. ama mogolca olan kelime de turkceden girmis mogolcaya. sinirlendim lan.

yunanca wikipedia ya baktim kesin onlar yunan tatlisi diye yaziyordur diye, orada bile osmanli yaziyor. hatta avrupa birligi turk tatlisi olarak tanimis resmen.

ne yapayim simdi ben o kizi? olum ayip degil mi boyle araklamak? turklerin boyle yunanlardan arakladigi bir seyler var mi?
0
babamasoliimbananickaldirsin
(06.02.14)
bişey yapma napıcaksın. kız yunanca dedi diye araklanmış mı oldu. komşu ülkelerin dillerinde biribirlerinden almış oldukları sözcükler var ve bu kötü bişey de değil. araklamalık bi durum yok.
0
tepedeki psychedelic adam
(06.02.14)
araklayip araklamadigimiz tartisilir aslinda ama cacik oldukca supheli duruyor.

tamam yogurdu biz (nasi fasizan bi yaklasim) bulmusuz ama salatalik tarimi yapan aslinda yunanlilar. yan biz salataligi bilmiyormusuz eskiden.

sorun ilk kimin aklina geldi yogurdun icine salatalik dogramak. iste bunu bilebilmek mumkun degil. biz diyoruz ki cacik turktur, yunanlilar diyor ki hayir caciki yunandir. gerci yunan usulu caciki turk usulunden biraz daha farkli.

haa karagoz-hacivat, musakka, lokum, kahve, vs darken adamlar bizim herseye ortak cikti zaten. ee biz de cacik bizimdir diyelim madem.
0
nicki martin
(06.02.14)
little miss rejectee +1

amerikada her sey greek yoghurt, greek coffee, greek sarma. bize ait hic bisey yok anasin satayim. haa eger arap marketlerine de gidersen bu sefer de arap sarma, arap baklava, arap kebap.

reklamini nasi yaparsan, o ulkenin mali olur. adamlarda muthis bir milllietcilik ve tanitim var. bu ise kaynak ayiriyor, pr calismasi yapiyor, gelen turistlere hanutculuk degil pazarlamacilik yapiyor resmen. bizse turizm olarak gelen turisti soguslemek anlayisini benimsedigimizden kulturumuzu tanitalim, ogretelim diye bir kaygimiz yok.

bizim kultur ve turizm bakanligi da uyusun daha. amerikada her ulke kultur tanitimi yapiyor. konserler, dans gunleri, yemek kurslari ve tadim gunleri, film-belgesel gosterimleri. bizim elcilikte daha tik yok. haa anca bir turk gunu olacak da o zmaan yuruyus korteji yapilacak. bi laf vardir, yollar yurumekle asinmaz diye...
0
halanne
(06.02.14)
Türk'leri yaklaşık 60 senedir mallar yönetiyor çünkü.
0
Beckwith
(06.02.14)
Yurt dışında çoğu yerde öyle. Almanya'da bile cacık Türk değil, Yunan yemeği olarak biliniyor. Bir organizasyonda hatta sarmayı bile Yunan yemeği olarak yutturmaya çalışmıştı oradaki Yunan grup, ismine de sarmaki gibi bir şey diyorlardı. Yani ismi atıyorum apostolakis falan olsa, biz de yemeğe apostol desek diyeceğim ki Yunan yemeği gerçekten, biz çalmışız. Bazı şeylerin sahiplenilemeyeceği fikrine katılıyorum. Örneğin rakı mı uzo mu? İki kültür harmanlandığı için bazı şeylerin kökenini bilmek zor. Hatta yoğurdun da o zamanlar Osmanlı topraklarında yaşayan Bulgarlar tarafından bulunduğu söyleniyor. Böyle bakarsak yoğurt bizim de değil, Yunanların da... Ama sarma vb. gibi şeylerin sahiplenilmesi bence de ayıp. Gerçi belki de bilmeyen insanlar yapıyordur bunu zaman zaman. Ama bir dükkan sahibinin sattığı yemeği bilmemesi gibi bir durum olamaz kanımca.
0
uckac
(06.02.14)
@tepedeki psychedelic adam bir sey yapacagimdan degil sakasina soyledim efenim :)
birbirlerinden almis da.. kelime hangi dildendi sorusuna yunanca demek.. yanlis bence bilmiyorum randevuya turkce demek gibi bir sey


@little miss rejectee @halanne vallahi sadece amerika'da olsa iyi.
@uckac in da dedigi gibi cacik zaziki diye satilir almanya'da bile ki almanya yani. sokakta gordugun her 5 10 kisiden birinin turk oldugu bir yer
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(07.02.14)
@uckac

Yoğurt, Osmanlı, Bulgar size mantıklı geliyo mu? Osmanlı kurulalı, 730 sene olmuş. Bulgar toprağını fethedeli de 600 sene olsun. Yoğurt 600 yaşında olabilir mi? Yani yoğurt 600 sene önce bulunmuş olabilir mi? Peki yoğurdu icad eden Bulgar niye Bulgarca bi isim vermemiş bu yiyeceğe? Yani Türk, Anadolu'ya adım attığında yoğurdu bilmiyomuş öyle mi? Biraz mantık biraz izan hocam. İstediğiniz sözlüğü açın bakın yoğurt Türkçe bir kelimedir. Madem yoğurdu Osmanlı vatandaşı Bulgarlar buldu, nası oluyo da, Kutadgu Bilig ve Divanu lugati't-Türk yoğurdu annatıyo o zaman? Hiss-i kablel vukû mu olmuş 300 sene öncesinden? Yoğurdun Orta Asya'da bulunduğu aşikâr hocam. Geçin o Bulgar masalını!

Nişanyan ustaya göre, baklava, eski Türkçe bir kelime ve baklağı, baklağu kelimesinden geliyor.

www.nisanyansozluk.com

Nası oluyo da, Yunanlar (evet Yunanlılar değil, Yunanlar) herşeyimize sahip çıkıyolar?ın cevâbını, Zeytindağı'nı okuduğunuzda annarsınız. 1890 - 1923 arasındaki 33 senelik dönemde, memlekette erkek mi kalmış lan? Ya şehit düşmüşler, ya da gazi olmuşlar. Neymiş efenim, Arab'ı savunacakmış, püsürü savunacakmış. Okuyun Zeytindağı'nı hocam, okuyun ve okutun! Sonra gelin, Ellis Island'a ayak basan göçmenlerin listesine bakalım. Kaç Memet göreceeniz, kaç Yorgo göreceeniz! Amarikâ'daki daynırlar niye Yunan'ın elinde? Herif Osmanlı mutfağından geliyo. Eli armut mu toplıycak? Tabii ki yoğurdu sahiplenecek, tabii ki dolmayı sahiplenecek, tabii ki döneri sahiplenecek, cacığı sahiplencek. Cacığa baktım şimdi, Nişanyan usta, Farsça ve Kürtçeye bağlamış. Nereye Yunan? Dolmades, baklavades, Greek Salad, demeynen olmuyo o işler. Yunan'ın baklava dediği 'şey'in içinde bal var lan bal! Bal koyuyo herifler, muhallebi kimin bişey de koyuyolar. Güllüoğlu 2004 yılında Brooklyn'e gelince çok heveslendiydim ama, en son Manhattan'dakine gittiğimde büyük hayal kırıklığı yaşadım. Baklava İstanbul'dan donmuş ya da cafcaflı tâbiriynen 'şoklanmış' olarak geliyo ve şerbetini New York'ta döküyolar. O şerbetin içindeki şekerse ben de şimendiferim.

Neyse, gene de Güllüoğlu'nun sattığı o tatlıların yanından bile geçemez o Yunan baklavası.

Geçennerde fayfim hoca yazdıydı. Almanya'da Almanca kursunda, hoca, Almanların dünyaya meşhur ettikleri ne yemek var diye sormuş da, karının biri döner demiş. Hoca da tasdik etmiş, evet döner diye...

Yemeyenin malını yeller, adını keriz kollar. Biz Amarikâ'ya zamanında gelemediğimiz içün atı alan Üsküdar'ı geçmiş. Ama yavaş yavaş yayılıyoruz. Çok yavaş olsa da... Geçen bi Türk lokantasına gittim. Tek Türk müşteri bendim.

Hatta bu konuda bi başlık vardı sözlükte, ben de bi entari diktiydim ama hatıllayamadım şindi. Hatıllarsam yapıştırıyım.

Bu arada, baklavanın Türkçe olduğunu bu yaşına kadar sen de bilmiyodun. Bilsen, susmaz konuşur, kaynak gösterirdin. O kıza da doğrusunu öğretirdin.

Biz ekâbiriz, biz muhtarız, bizim şöhrete, unvâna ihtiyacımız yok ya, varsın biraz da Yunanlar heveslerini alsınnar havasındayız, ondan oluyo bunnar... Siz hiç, humus, lahmacun, musakka Türk yemeğidir diye iddia eden birini duydunuz mu? Derse de cehâletinden diyodur. Üçü de bal gibi Arapça bu kelimelerin. Ama git Yunan lokantasına, musakka da bulursun. Sorsan, Greek der.

Greek coffee diyen var la! Bizde bi Yunan kadın var, Turkiko diyo, Turkiko! What does Turkiko mean? dedim? Turkish coffee dedi! Tam tercümesi, Türkçük (minik Türk) heralde.

Hey yavrum hey, çığır İbo çığır, mağrurlanma Padişahım, seni de benim gibi Yaradan var!
0
compadrito
(07.02.14)
@compadrito ben de biliyorum bunun orta asyaya dayandığını. benim bahsettiğim sadece insanların konuştuğu bir teori, doğruluğu veya yanlışlığı değil. Bakterinin isminden kaynaklanan bir düşünce bu insanlardaki.
0
uckac
(07.02.14)
@uckac İki kültür harmanlandığı için bazı şeylerin kökenini bilmek zor. Hatta yoğurdun da o zamanlar Osmanlı topraklarında yaşayan Bulgarlar tarafından bulunduğu söyleniyor. Böyle bakarsak yoğurt bizim de değil, Yunanların da... Ama sarma vb. gibi şeylerin sahiplenilmesi bence de ayıp.

yazmışsınız hocam! Bu cümlelerden, yoğurt Türk olmayabilir mesajı alıyorum ben... ''Yoğurda bişey diyemem ama dolmayı çalmasınlar'' diyosunuz. Sizin yoğurda dair bilginiz bu kadar olursa, herifçioğlu da gelir iddia eder tabii, yoğurt benim diye... Meydan boş çünkü.
0
compadrito
(07.02.14)
Yoğurtla ilgili bilgim bu kadar değil. Bunu yabancı bir arkadaşımdan duymuştum. İnsanların algısı bu yönde. "söyleniyor" yazmışım bak. Benim fikrim veya bilgimle alakalı bir durum değil.
0
uckac
(07.02.14)
(20)

bu duyuruda yasamak istedigim ülkeyi buluyoruz.

sistem enkazı
Coğrafi olarak yagmurlu, kapali, biraz soğuk gecen iklimde bir ülke ariyorum. Gelişmiş de olsun tabi biraz. Ama cok luks olmasın. Sosyallik çok fazla önemli değil. Her şeyden önce yeşil olsun. Doğa aşığı bir insanım. Belki bir gün gitme imkanım olur, kim bilir, bana "aradığın ülke / şehir burası" di
Coğrafi olarak yagmurlu, kapali, biraz soğuk gecen iklimde bir ülke ariyorum. Gelişmiş de olsun tabi biraz. Ama cok luks olmasın. Sosyallik çok fazla önemli değil. Her şeyden önce yeşil olsun. Doğa aşığı bir insanım. Belki bir gün gitme imkanım olur, kim bilir, bana "aradığın ülke / şehir burası" diyebilir misiniz?

İkinci sorum; Norveç, İzlanda, İskoçya, Belçika boyle bi yer mi? Vikepediada okuduklarım kadar bilgi sahibiyim sadece.

Tesekkur ederim şimdiden..
0
sistem enkazı
(06.02.14)
Bu saydıklarına ek olarak gerçek şehir olsun, her şey elinin altında olsun istiyor musun? Yoksa pastoral takılayım, köyde falan yaşarım mı diyorsun?
İkincisi ise Kuzey Avrupa küçük şehirleri ve köylerinin hepsi neredeyse böyle. Birincisi ise Hamburg derim.
0
whoosie
(06.02.14)
İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İspanya'nın kuzey kesimleri hep saydığın tarzda yerler.
0
cakabo
(06.02.14)
belçika öyle bir yer değil. iskoçya ve norveç öyle bir yer. izlandaya gitmedim.

ek olarak: kanadada bazı yerler öyle.
0
cocodancer
(06.02.14)
güneydoğu asya.
0
cemiyetin unlu simasi
(06.02.14)
@ whoosie, sadece görmek için değil bir sure yasamak için hatta belki de calismak için olursa şehir olmasi önemli sanırım. Yoksa tabiki köyleri de çok güzeldir..
0
🌸sistem enkazı
(06.02.14)
O zaman yine Hamburg :)
Hem huzur hem çılgın gece hayatı, hem iş güç hem dev yeşil alanlar, ormanlar falan ve istediğiniz yağmurlu hava bir arada.
0
whoosie
(06.02.14)
Isvicre o zaman. Luks diyebilirsin ama, burada kazancina gore normal fiyatta her sey. Diger ulkelere gore cok pahali tabi ki. Bir de cok duzenli oldugu icin her sey tikir tikir isliyor. Bence cok rahat bir ulke, doga desen sehirden uzaklasmana bile gerek yok, ve her turlu imkan var. Iklimi ve bitki ortusunu Karadeniz'e benzetiyorum. Ne sicak kavuruyor, ne nem boguyor, ne de kisin cok soguk oluyor. Yas ortalamasi belki en yuksek ulkedir, Turkiye'de 'eski toprak' dedikleri dedeler nineler burada basket filan oynuyorlar..
Ozellikle baharda gelirsen zaten asik olursun eger dogayi o kadar seviyorsan.
0
bir varmis bir yokmus
(06.02.14)
iskandinav ülkeleri "biraz" ın baya baya ötesinde soğuk. helsinki yakınlarındaki arkadaşım 1-2 hafta önce -26'lardan bahsediyordu.

bu tanıma en çok uyan yer birleşik krallık topraklarındaki küçük şehirlerdir sanırım. iskoçya-irlanda falan hoş olabilir.
0
giderbey
(06.02.14)
çok lüks olmasın demişsin ama hep iskandinav ülkelerini vermişsin
0
GibsonRules
(06.02.14)
@gibson, dediğim gibi çok fazla bir bilgim olmadığı için..
0
🌸sistem enkazı
(06.02.14)
çok lüks olmasın diyorsan, baltık takılcan hacı. hatta letonya ve estonya'nın parası pahalı, o yüzden geriye litvanya kalıyor. ülkenin adının anlamı bile yağmur ülkesi demekti sanırım. alytus, druskininkai yemyeşil, nehirler akan şehirler. bir de romanya'nın kuzey tarafları dediğin gibi olabilir.
0
fallopian
(06.02.14)
@hayirsiz, link için teşekkürler. Luksten kastimi ben ifade edemedim sanirim, haklisin. Hani illa pahalilik değil söylemek istediğim ki bu konuda soylediklerine katiliyorum. Koca koca gökdelenler olmasin mesela koca koca ağaçlar olsun. Hala ifade edemiyorum, şöyle bir ornek vereyim, belki fikir verir.. Cesmede mi tatil yapmak istersin olymposta mi diye sorsan olympos derim çünkü daha mutevazi ve daha salaş. Lüks oteller yoktur orda. Umarim anlatabilmisimdir demek istediğimi..
0
🌸sistem enkazı
(06.02.14)
Bütün öneriler listeme eklendi, ayri ayri tesekkur ederim hepinize. Bakmaya basladim.
0
🌸sistem enkazı
(06.02.14)
tabii bu ülkelerde bir türk göçmen olarak yaşamak nasıldır, bunu da düşünmek lazım. bu yüzden benim tercihim iskandinav ülkeleri kadar doğa güzelliğine sahip olmasa dahi bir merkezi şehir için bu yönden gayet yeterli olan berlin'dir. yani klasik ırkçılık muhabbeti vardır elbet ama o bölgenin dilini konuşan, hayatın içerisinde yer alan, uyum sorunu yaşamayan bir kişinin durup dururken bir tepkiyle karşılaşacağını düşünmüyorum. kaldı ki, çok çeşitli yerlerden göçmen barındırıyor şehir zaten. hem çok lüks de değil, söylenen yerlere nazaran daha ucuz, doğa desen dediğim gibi var, havası kapalı. haksız mıyım dostlar?
0
tonoto
(06.02.14)
izlanda.
0
dimitri iskete
(06.02.14)
peru, sili?
0
exlibris
(06.02.14)
bu ülkeleri toplayıp ne yapacaksın onu merak ettim ben? nasıl hayatlarınız var ki böyle oturup gidecek ülke seçebiliyorsunuz? nasıl yapıyosunuz olm bunları? atın ulan bizi de bavula atın bir şey yapın. okuyan adamız yabancı dilimiz var sıkıldım artık. ben de istiyorum isviçreymiş isveçmiş hamburgmuş. yol bilmeyen iz bilmeyen bir sürü sikiğe vatandaşlık veriyorlar, bize gelince niye böyle oluyor? yanlış anlama tabii sana demiyorum bunları.

"öylesine soruyorum, hangi ülkelere gitsem mutlu olabilirim onu merak ettim" de de içim rahatlasın. kıskanıyorum. çok fesatım.
0
der meister
(06.02.14)
hollanda, almanyanın kuzey batısı, belçikanın kuzeyi.
0
mat couthon
(06.02.14)
@ der meister itnesi, haset etme ne olur, çalış senin de olur! sendeki bu zekâ bende olaydı, Manhattan'da bile yaşardım.

@ enkaz
Aradığın yer Seattle, WA

Yılın 6 ayı non-stop kapalı ve yağmurlu.

Bu kadar yağmur yağınca ne olur? Orman olur.

seattle national parks yaz Google görsellere/images'a ve bi bak.

Ahan da bi örnek:

guidepal.blob.core.windows.net
0
compadrito
(06.02.14)
@der meister, yapmak istediklerimin çoğunu yaptım bu zamana kadar. ne kadar kıt imkanlarla yaptığımı sen biliyorsun. bunu da yapmak istiyorum, çok mu? hem bak seçtiğim ülkeye gideceğim yazmadım duyuruya, belki bir gün imkanım olur dedim, rahatla :)

@exlibris, sanırım pek bana uygun iklimler değil (soğuk olmaması açısından), ilgine teşekkür ederim.

diğer öneriler için de teşekkürler, insan baktıkça bile mutlu oluyor:)
0
🌸sistem enkazı
(06.02.14)
(18)

hayatınızdan memnun musunuz?

beatli hippie
yoksa bi uçak falan çarpsa da geberip gitsem fena olmaz modunda mısınız? bende durumlar bombok.
yoksa bi uçak falan çarpsa da geberip gitsem fena olmaz modunda mısınız? bende durumlar bombok.
0
beatli hippie
(05.02.14)
bence dünyaya meteor çarpsın
0
freebird5406_2
(05.02.14)
Ben memnunum, ölmeyi hiç düşünmedim. Düşündürtmez hayat inşallah.
0
sharon and hope
(05.02.14)
kendimi inanılmaz yalnız hissetmek dışında her şey yolunda sayılır.
0
[silinmiş]
(05.02.14)
değilim. yalnızım amk geberip gideyim daha iyi. bitceğine inanmıyorum bu işkencenin.
0
fransızkalanadam
(05.02.14)
amen inşallah.

bu arada ölmeyi hiç düşünmemiş insana da ilk defa rastlıyorum ha.
0
🌸beatli hippie
(05.02.14)
değilim. geberip gitsem umrumda olmaz ama ölmek için özel bir isteğim yok.
0
lemmiwinks
(05.02.14)
tam şu an çarpabilir.
0
devilred
(05.02.14)
Hayatim iç açıcı degil. Bazen uçak çarpsin diyorum bazen de ölümden ödüm kopuyor.
0
nick konusunda kararsizim
(05.02.14)
bana da çarpabilir
0
anection
(05.02.14)
valla az önce komagene'den bi çığ köfte (etsiz) söyledim, hayata bakışım değişti, bildiğiniz gibi değil, hepinize tavsiye ederim.
0
🌸beatli hippie
(05.02.14)
asik olunca hayat cok guzel, tavsiye ederim.
0
anonimyususer
(05.02.14)
memnun olmama şansın yok olacaksın, olamıyorsan da olacağın hale getireceksin. memnun değilim ay bi ölsem diyerek seneler geçiyor, zaman boşa akıyor manası yok.
0
kirazıseviyorum
(05.02.14)
memnun değilim, o kadar canım sıkılıyor ki ara tatilde olmamıza rağmen ikinci dönemin derslerine çalışmaya başladım. ki okulu uzatmış, geçen seneye kadar hiçbir finale son gece harici çalışmamış, 25 yaşına birkaç ay sonra girecek biri olarak yapıyorum bunu. durum o kadar vahim anlayacağın. mezun olayım ki, kasımda askere gidebileyim. şu an tek derdim bu. herkesin burun kıvırdığı askerlik sanki bana çok iyi gelecekmiş gibi bir his var içimde.
0
haracina
(06.02.14)
az önce hakiki mantı yaptım yedim insan karnına güzel yemek gidince mutlu oluyor. en azından bende böyle durumlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.02.14)
değilim ya çok affedersin hayatımı sikiyim. DEVAMLILIK. İRADE. MOTİVASYON. KARARLILIK. şunu verin bana. bıktım her şeyi yarım bırakmaktan, ertelemekten. "GÜN BUGÜNDÜR KOÇERO" deyip kalkıyorum ayağa, 3 gün sonra yine eski hal.

çok şükür çözülemeyecek, karşısında çaresiz kaldığım efsanevi bir problemim yok. ama kendi kendime çözemiyom sahip olduklarımı da. psikoloğa gidicektik güya para çıkaramıyoruz. arkadaşım dalga geçiyo maaşım az diye. bi şey deyince insanlar "genç adamsın, git çalış" diyor. "e zaten çalışıyorum aq, iki işte çalışırken nasıl okuyayım?" deyip egomu tatmin ediyom ama yetmiyo yani.

aşk meşk olaylarında kafam rahat ama. hiçbi şey yok yani ne sıkırtı ne tıkırtı. bi arkadaş var çok özledim, "öpiyim seni, yanağından öpcem sadece" diyorum sapık gibi, kabul etmiyo, ona üzüldüm biraz.

hayatım şahane aslında da ben çok boktanım, yaşamaya üşeniyom.
0
der meister
(06.02.14)
dünyada herkes ölecek bir sen kalacaksın deseler hay hay derim kanka o derece.

yaşamayı, sevmeyi -sevilmeyi değil-, eğlenmeyi, yalnız kalmayı, yazmayı, çizmeyi, okumayı, yaratmayı, yapmayı vs. seviyorum. ve "evrifakindey" en azından bunlardan birini yaşıyorum. mutlu muyum? bilmiyorum. ama mutsuz değilim. bunu biliyorum.
0
papillon7
(06.02.14)
"yaşamaya üşeniyom" son 25 dakikadır buna gülüyorum.
0
🌸beatli hippie
(06.02.14)
Buraya yazannarın hepsi şanslı azınlık. Mutsuzum diyenner de şükürsüz.


1500 şükür!
0
compadrito
(06.02.14)
(1)

Ingilizce icin kaynaklar..

esinikaybetmiscorap
Suan intermed. Seviyesindeyim evde egzersiz klarak cozedebilecegim hem de grameri de guzel anlatan icinde cozumleri de olan ?? Veya direk ielts icin cambridge yayinlarinin setinden bikactanesini mi alsam napsam acaba ? Her turlu kaynak oneriye aciyim ama ingilizce anlatimli olmasi en iyisi tabi? En
Suan intermed. Seviyesindeyim evde egzersiz klarak cozedebilecegim hem de grameri de guzel anlatan icinde cozumleri de olan ?? Veya direk ielts icin cambridge yayinlarinin setinden bikactanesini mi alsam napsam acaba ? Her turlu kaynak oneriye aciyim ama ingilizce anlatimli olmasi en iyisi tabi? En guzel kaynaklari paylasabilirsiniz lutfennn?
0
esinikaybetmiscorap
(05.02.14)
geçen gün doğma büyüme amarikâlı garıya adjective dedim, o ne? dedi. ciddi misin? dedim, bozuldu...

gramerle uğraşmayın sayın hocam, bol bol okuyun... bol bol...
0
compadrito
(05.02.14)
(5)

erkek tipi saç dökülmesi nedir?

sistem enkazı
Bugün iki farklı yerde okudum, ilk kez duyuyorum.Teşekkür ederim..
Bugün iki farklı yerde okudum, ilk kez duyuyorum.

Teşekkür ederim..
0
sistem enkazı
(05.02.14)
bildiğim kadarıyla alındaki saç çizgisinin gerilemesiyle başlayan ve kafanın tepe kısımlarında seyrekleşmeyle/kelleşmeyle devam eden dökülme şekli.

sonucunda da kafanın tepesi kel, alt ve yan tarafları saçlı şeklinde bir dağılım oluşuyor.
0
blatta hiberna
(05.02.14)
marcelorios
(05.02.14)
Zidane
0
vfgerty
(05.02.14)
polikistik over sendromunda mı okudun?

budur erkek tipi saç dökülmesi:

www.aocd.org
0
compadrito
(05.02.14)
@compadrito, evet o başlıkta senin yazmış olduğun entry'de okudum.
0
🌸sistem enkazı
(05.02.14)
(3)

yeniden psikiyatriste gitmeli miyim?

ruh i tibbiye
sevgili sözlük ahalisi4 ay evvel psikiyatriste başvurmuştum. anksiyetem vardı ve biraz depresif bir moddaydım doktorun dediğine göre. bu 4 aylık süreçte her şey rayına oturmuştu hatta doktor bir ay önce gittiğimde tekrar yakın zamanda gelmene gerek yok bir daha 4 ay sonra falan gel demişti. cipralex
sevgili sözlük ahalisi

4 ay evvel psikiyatriste başvurmuştum. anksiyetem vardı ve biraz depresif bir moddaydım doktorun dediğine göre. bu 4 aylık süreçte her şey rayına oturmuştu hatta doktor bir ay önce gittiğimde tekrar yakın zamanda gelmene gerek yok bir daha 4 ay sonra falan gel demişti. cipralex damla kullanıyordum onu da gelmeden bir ay önce azalt bir de öyle göreyim halini demişti.

lakin tam her şey rayına oturdu derken dün okulla ilgili yaşadığım bir şoktan sonra dünden beri kendime gelemiyorum. eskisi gibi uyku moduna girdim. ayrıca önceden titriyordum ama problemlerim azaldığından beri böyle bir şey olmamıştı şimdi yine titremeye başladım. çarpıntılarım yeniden başladı. midem bulanmaya başladı. şuanda bu yazıyı yazarken bile bacaklarım gerginlikten titremesin diye kendime ciddi anlamda hakim olmaya çalışıyorum. yine göğsüm patlayacakmış gibi nefes alıyorum. ama anlık yaşadığım bir şoktur belki geçer diye psikiyatristen tekrar randevu almadım zira maddi olarak da sıkışık bir dönemdeyim.

yeniden gitmeli miyim? yoksa geçer sakin ol diye kendimi telkin etmeye çalışsamda olayların etkisinden kolay kolay çıkamayan biriyim. hayatım boyunca böyle oldu ve her şey yolunda giderken yine bir şokla karşılaşıp kendime olan inancımı kaybettim. 2 gündür gerçekten mutsuz hissediyorum. bi an gaza gelip tamam düzeldi diyorum ama aslında hiçbir şey düzelmemiş oluyor. bunları daha öncede yaşadım. şimdi sakin olup beklemeli miyim yoksa yine doktorun kapısını mı aşındırmalıyım? bir akıl verin çıkmazdayım..
0
ruh i tibbiye
(04.02.14)
bence gitmelisin. 4 ay tedavi için biraz kısa değil mi? çünkü depresyon için bile en az 6 ay ilaç kullanıyor insanlar.
ben de depresif halimden dolayı ki çok da kötü olmamama rağmen 6 ayı geçtim hala gidiyorum düzelmiş olmama rağmen. doktorum bir 6 ay daha gelmem gerektiğini söyledi.
pskiyatriste gitmek çok olağan bir durum. iyileşme, ilerleme görmediğini düşünüyorsan git derim. sonuçta tekrarlama olasılığı var deniyor bu tür rahatsızlıklar için.

git kafan rahat olsun en azından hem belki daha kalıcı olur.
0
leadzeppelin
(04.02.14)
aynen git bence de yol gösterir doktor size.
0
kaputt
(04.02.14)
Merâgitme, düzelecen...
0
compadrito
(04.02.14)
(12)

15+ Banyodaki dehşet

ermanen
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------banyoda şampuanlanırken gözümü kapatınca aklıma kötü ve bazen dehşet dolu şeyler geliyor. sanki arkamdaki bişey beni parçalaycakmış
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

banyoda şampuanlanırken gözümü kapatınca aklıma kötü ve bazen dehşet dolu şeyler geliyor. sanki arkamdaki bişey beni parçalaycakmış gibi oluyor bazen. sanki uzun tırnaklı bişey de dokunuyormuş gibi oluyor ve huylanıyorum.

gözümü açık tutmak istiyorum ama şampuan kayıyor bi şekilde ve gözümü bi süre kapatmam gerekiyor. göz yakmayan şampuanlar da bana göre değil.

niye böyle oluyor sizce? size de oluyor mu böyle şeyler?

not: psikoloğum. kendimce.

not2: şimdi bu aklıma gelen imgeler aslında "korku" yaratmıyor. başka bişey gibi, huylanma gibi. anlık oluyor. tabii ki bilinçaltımla da alakalı ama başkalarına da oluyorsa biraz daha rahat hissedebilirim belki :)
0
ermanen
(03.02.14)
küçükken ben de bakmadığım yerlerde ufak tefek canlıların çıkıp beni izlediğin, orada doğru kafamı çevirdiğim anda da saklandıklarını düşünürdüm. sonra büyüdüm, geçti.
0
icim urperiyor
(03.02.14)
fıskolocin bozulmuş. bize olmuyo. memlekete ıccık para yolla da annen biraz fakir fukhâre doyursun, senin nâm-ı hesâbına...
0
compadrito
(03.02.14)
bana oluyo. her banyoda değil random ama neye göre oluyor bilmiyorum
0
skidro
(03.02.14)
14 yaşına gelince geçer.
0
vfgerty
(03.02.14)
Çok klişe bir laf olacak ama korkunun, huyunun üzerine git.
Bende de vardı ergenlik zamanımda. Tepki verme, kafa tut. Al beni teslim oluyorum sana ey uzun tırnaklı varlık, yi beni bitir beni öldür beni artık seninim, adamsan şimdi gelirsin yoksa sonsuza kadar siktir git de.
0
oddyseus
(03.02.14)
0
japon askeri
(03.02.14)
bize olmuyor, psikoloğa git. öyle şeyleri düşünmek farklı, dokunduğunu hissetmek farklı.
0
r_u_h
(03.02.14)
korkunun üzerine gitme. american horror story'de adam korkusunun üzerine gidim gidim dedi banyoda aynada baktı baktı sonra ebesinin şeyi oldu. onları rahatsız etmeden usulca al banyonu ve çık. fazla kurcalama
0
eindaclub
(03.02.14)
deniz gözlüğü tak abi ;)
0
c1b2k3
(03.02.14)
olmayor.

ben de çok çok önemli iş yemeklerinde, şimdi şuranın ortasına kussam ne olur acaba diye düşünüyorum, ramak kala vazgeçiyorum. herkesin bir popisi var.
0
[silinmiş]
(03.02.14)
çok fazla korku-gerilim filmi izlemişsiniz olur yani, her filmde %90 banyo sahnesinde bir şeyler olur zaten
0
neck_and_neck
(03.02.14)
çok fazla korku filmi izlemiştim bir dönem bana da oluyordu aynısı... yani seni korkutan, kötü, travmatik birşeyler yaşıyor musun? öyleyse önce onlardan bi şekilde kurtul
0
runlolarunn
(03.02.14)
(6)

doğudaki iller hakkında fikri olan?

balpolen
öğretmenim, bu atamayla büyük ihtimal atanıyorum, illerin hepsi doğu anadolu ve güneydoğu anadolu dan. sivas, yozgat, gümüşhane ve artvin hariç. trakyalıyım, üniversite hayatımdan beri 8 yıldır istanbuldayım, doğu illeri hakkında tavsiyeleriniz nelerdir, nereleri seçeyim, bi fikri olan, herhangi bi
öğretmenim, bu atamayla büyük ihtimal atanıyorum, illerin hepsi doğu anadolu ve güneydoğu anadolu dan. sivas, yozgat, gümüşhane ve artvin hariç.
trakyalıyım, üniversite hayatımdan beri 8 yıldır istanbuldayım,

doğu illeri hakkında tavsiyeleriniz nelerdir, nereleri seçeyim, bi fikri olan, herhangi bi sey söylemek isteyen var mı?
ona göre tercih yapıcam, ayrıca çoğu ilçe, merkez çok az, acaba büyük sehirlerin ilçelerini yazsam, gitgel yapmak çok mu zor olur falan filan
önerilerinizi bekliyorum

bi de benim için önemli olan alışveriş yapabilecegim, gezebilecegim, eğlenebilecegim bi yer olması
0
balpolen
(03.02.14)
Mardin merkez güzel, ama merkez.
0
jangbogo
(03.02.14)
mardin için belki yardımım dokunur ;)
0
fikirsiz herif
(03.02.14)
soğukla aran iy değilse, kayseri, sivas ve özellikle erzurum ve kars'tan uzak dur. kar sevmiyosan, bitlis'ten uzak dur. van nispeten daha yumuşak tabii.

tabiatla aran iyi ve çok gidip gelmiyceksen memleketine, artvin olabilir. rafting mafting yapacam me'acerasınnan postu orda bırakma ama!

gaziantep, artvin, şanlıurfa, elazığ, malatya, mardin

memleketine çok gidip geleceksen, havaalanı olan bi yer seç. yozgat yazma mesela. gümüşhane de yazma. 4 saat uçak, iki-üç saat de karayolu gitmen gerekir. 4 saat uçak derken, kapıdan kapıya hesabıyla 4 saat yani.

şanlıurfa'nın birecik ilçesi ile, gaziantep'in bütün ilçeleri olur mesela. suruç, halfeti, akçakale, viranşehir, ceylanpınar yazma. mümkünse nusaybin de yazma.

ben sıcağı soğuğa tercih eden biri olduğum için böyle yerler yazdım. sen gendine göre ayarla.
0
compadrito
(03.02.14)
gümüşhanenin merkezi değilse zaten orası da doğu gibi. keza artvin de öyle. hopa ve arhavi dışında kalan yerlerde 6 ay kar kalkmayan köyler var. ulaşımı yok olma noktasına geliyor kışın. bunun dışında yüzölçümü büyük illeri yazarsanız sıkıntıya girersiniz benden demesi. doğudaki şehirlerin neredeyse tamamını gezdim. bitlis tatvan, ahlat adilcevaz iyidir. siirtte kurtalanın ulaşımı kolay. keza tillonun da. baykan idare eder pervari, eruh sıkıntılı şirvanın bazı köylerine ulaşım kolay. mardin ideal memur şehri. antep de öyle. diyarbakır merkez güzel ama bazı ilçeleri büyük sıkıntılı. ilçe merkezleri nispeten rahat. batmanda sıkıntılı bölge olarak. yazabileceğiniz şehirler antep, mardin, urfa, bitlisin saydığım yerleri siirt merkez veya tillo. belki biraz adıyaman.
0
fikir muhendisi fikri
(03.02.14)
Hatay varsa yaz hatta bilgi verebilirim mesaj atarsan. Ben de yeni atandım.
0
sanal cicek
(03.02.14)
trakyadan sonra dogu ya da guneydoguya gitmek daha zor olacaktir ben artvin derim, her ne kadar kar engeli olsa da insanlarinin yaklasimi cok daha sicaktir.
hele bayansaniz hic dusunmeden artvin derim.
0
anonimyususer
(03.02.14)
(19)

Kedi bakmak kolay diyen ilk kişi kim lan?

mutevazi
getirin onu bana.şu an evde 4 kedi var.birinin lenf bezleri ayalrdış şiş, indiremiyoruz. bir de üstüne hamile kaldı.birinin bütün sistemler çökük zaten. sürekli takip ediyom. ona yine alıştım da günde 4 kere batticon+krem sürüyom şimdi. ergen çünkü akneleri var.biri kızgınlıkta, sürekli bağrış çağrı
getirin onu bana.

şu an evde 4 kedi var.

birinin lenf bezleri ayalrdış şiş, indiremiyoruz. bir de üstüne hamile kaldı.
birinin bütün sistemler çökük zaten. sürekli takip ediyom. ona yine alıştım da günde 4 kere batticon+krem sürüyom şimdi. ergen çünkü akneleri var.
biri kızgınlıkta, sürekli bağrış çağrış. ayrıca göz kapağı dönmesi var sürekli pansuman yapıyorum. he bir de bunun da aknesi var, batticon+krem buna da geçerli.
sonuncusu da ameliyatlı. zaten hayatımda gördüğüm en agresif kedi. delirtiyolar beni lan.

sürekli bi kediyi enseden tut dur ötekine damla damlat vay efendim oğlan kıza mı atladı aman canım cam açık mı kaldı kedi kaçmasın.

edit: he bu arada birinin ağız da pert ona da gliserin iyot ikilisi sürüyom. unutmuşum :/
bıktım lan.
0
mutevazi
(03.02.14)
level atladınız. ulan bu kadar emek verecem madem, çocuk yapıyım bari demenize az kaldı...
0
compadrito
(03.02.14)
:))))) güldüm ama kusura bakmayın. :)

komşunuza anahtarı verip kaçın derim.
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.02.14)
(sadece anlattığına dayanarak söylüyorum bunu, sonuçta tanımıyorum seni) çocuğunu aşırı ilgiden boğan ebeveynler gibisin, hani şu küçüklüğünde titizliklerinden aman hasta olur aman birileri üzer zarar verir düşüncesinden hem sosyal hem madden çocuğuna izole bir hayat yaşatıp, sonra bıraktığında çocuğun sudan çıkmış balığa dönmesine sebep olanlar var ya, onlardan.

bırak ne halleri varsa görsünler çok aşırı bişey olmadığı sürece, geçenlerde benimkisi kusuyodu mesela benim benzer durumda kullandığım bi hapı ezip verdim şırıngayla, iyileşti, param olsaydı yine aynı durumda veterinere götürürdüm. böyle durumlarda yani.

akne kremi nedir ya kediye. böyle böyle hayvanlar doğasından uzaklaşıyo. ben bile kullanmadım bi insan olarak öyle bişey.
0
dafaiss
(03.02.14)
Bir kedi bakmak kolay da dört kedi bakmanin kolay olduğunu soyleyen kimmis
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.02.14)
@compaditro onu köpek söyletti şimdiden. evet dört kedinin yanında bir de köpek var. deli sikti çünkü beni. :/

@kaymaksızsüt komşu olmaz da hepsini kargoyla birilerine itelemeyi düşünüyorum. olmadı çöpe atıcam.

@dafaiss kedide sürekli tekrarlayan akne aşırı inatçı ve acı veren bir şey. ergen demem tamamen geyik. o akne kendi kendine geçmiyor ve ciddi acı veriyor hayvana. insandaki gibi değil yani.
ayrıca kedinin kusması durumunda şanslıymışsın. kedinin her kusması ciddi değildir tabi ki ama benim kedim bundan birkaç ay önce kusmaya başladı, bir hafta sonra az kalsın kaybediyorduk. toparladık allahtan, ilaç kullanarak tabi.
0
🌸mutevazi
(03.02.14)
ohooo ben büyük kedimin sağlık sorunlarını atlatsam, veterinerdeki hesabımızı yazsam bitmez.

bunlar canlı, biblo değiller naparsınız. :(
0
mea maxima culpa
(03.02.14)
hatırlatmak istemem ama yavrular gelince ne yapacaksınız, malum anne kedi evde terör estirecek?! sabır çekin, olmadı daha kuvvetli ilaçlara( dolayısıyla tesiri daha çabuk olacaklara) geçin ve devam edin.
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.02.14)
@mea maxima culpa bu büyük kedilerde bir sıkıntı var galiba. benim büyük de çok fena. bana "kedi ağbi yeaaa ne masrafı olacak" dedilerdi de hayvan eve bir geldi toparlayana kadar bir ayda 5000 lira para bulut oldu. o zamanları anmak bile istemiyom artık.

@kaymaksızsüt :((( valla kara kara düşünüyom ne olacak o doğum yapınca.
0
🌸mutevazi
(03.02.14)
veteriner hekim de her zaman çözüm değil, yani param olsa bile gözümün önünde acıdan kıvranmadığı sürece götürmem artık aşı vs dışında.
birinin ölüm sebebi bir baytardı çünkü, aynı bu kusan kedim gibi başlamıştı o da.

www.eksiduyuru.com

demek istediğim çok ilgilenince ya da üzerine titreyince, tabiri caizse obsesifleştikçe bişeyler buluyosun illa ki seni çıldırtacak. yani tek bir tavır üzerinden teşhis falan koymaya çalışıyo değilim, bunun patolojik bişey olduğunu da iddia etmiyorum ama üzerinde bir düşün bence. obsesif kompülsifler de benzer tavırlar gösteriyolar mesela temizlik konusunda, en küçük şeyi bile kocaman büyütmek.

kedilerinin her ayrıntısının gözüne batmasını engelleyecek bişeylerle meşgul ol ya da bi süre birilerine emanet etmeli belki de. yazdıklarım saldırganca algılanıyosa özür dilerim, yani okuduklarımdan anladığım bu sadece, yanlış da olabilir pekala.
0
dafaiss
(03.02.14)
@dafaiss güvenilir veteriner şart yalnız. ben en az iki üç veterinere götürürdüm kedilerimi teşhise ikna olana kadar, şimdiki veteirnerime güveniyorum allahtan.

bu arada kedilerime karşı takıntım var evet. daha önce yazmıştım hatta:
eksiduyu.ru

ama uzak kalınca emanet edince falan da geçen bir şey değil bu. üç ay ayrı kaldım her gün hop oturup hop kalktım ki çok güvendiğim insanlarlaydı.
gerçi şu an emanet edecek kimsem de yok, zaten kedilerin ikisi benim değil emanet :)
0
🌸mutevazi
(03.02.14)
bir ara benzer bi tavır içindeydim kedilerime karşı, yani bunu bişey ima etmek için falan demiyorum, öyle anlaşılıyosa özür dilerim, sonuçta sseni tanımıyorum; muzır bi büyüğüm sana bi sevgili lazım demişti, sonra haklı da çıktı diyebilirim sözüne riayet edince. yani bunu insanlarla ilgilenmek olarak de genişletebiliriz bir anlamda:)
0
dafaiss
(03.02.14)
doğumdan sonra, tekrar kapıdan bacadan kaçmadan önce(kedim geçen sene nisan 14'ünde doğurup, arada derede hamile kalıp ağustos sonunda tekrar doğurmuştu)kısırlaştırın bari muhakkak.(sakın ha düşünmeyin daha emziriyor diye, süt kesilmiyor, ben kıyamadım daha emiyorlar diye,o ara gitti yine kıstırdı erkekler bunu) eğer daha birkaç günlük gebelikse düşük yaptırıcı iğneler var veterinerde(seçenek olarak sundum,taraftarı değilim, yapmadım)
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.02.14)
@kaymaksızsüt yok o sıkıntı olmaz muhtemelen evden çıkmıyor zaten hiç. evdeki azgın boğa giderse tabi. :/
0
🌸mutevazi
(03.02.14)
hasta olan tek bir kediye bile bakmak bazen zorken 4 kedi bakmak cidden problem olmalı. lakin sağlıklı "bir" kediye bakmak pek de zahmetli değil.
0
xin zhao
(03.02.14)
@xin zhao ya bana mı böyle.denk geldi bilmiyorum ama bendekiler hiç sağlıklı olmadı ya. sürekli bi sorunları mutlaka var. hep oldu, oluyor.

olm sizin kedileriniz çok mu sağlıklı lan?
0
🌸mutevazi
(03.02.14)
bi evin bi kedisi valla insan üstüne titriyor :D. şimdilik pek bi sağlık sorunu yok. ha ilerde olabilir belki de, tek kedi olduğu için başedilebilir diye düşünüyorum. sayı artınca problem oluyor.
0
xin zhao
(03.02.14)
Evdeki o iki emanetin sahibi olarak; nasıl öderim hakkını diyorum, başka da bir şey diyemiyorum.
0
istinyede bekle
(03.02.14)
@istinyede bekle
sen düşünme kızım bunları şimdi. bakma bana söyleniyorum. ANAYIM BEN.
0
🌸mutevazi
(04.02.14)
Benim iki kedim var, hayatımız çok kolay. 4 kedi tabii zordur. Bir de şimdi hamile olan doğuracak evde en az 7 kedi olacak değil mi? Vah vah kolay gelsin.
0
hulahop
(06.02.14)
(2)

Doğa ile iç içe var mı giderli ultra herşey dahil otel bilen?

dascapital
tatile gidecem ama otelin kıllısı pardon orman ve deniz ile sarılısını arıyorum. İlla uzak doğu adalarına mı gidek
tatile gidecem ama otelin kıllısı pardon orman ve deniz ile sarılısını arıyorum. İlla uzak doğu adalarına mı gidek
0
dascapital
(03.02.14)
Sorgun'a git
0
compadrito
(03.02.14)
marmaris civarı vardı öyle yerler da gideli 10-15 yıl oldu, hayal meyal hatırlıyorum. şimdi nasıldır bilemem.
0
dafaiss
(03.02.14)
(3)

Temmuz ayında Bangkok, Phuket ve Phi Phi Adaları?

indeed
Balayı için buraya gitmeyi düşünüyoruz da, muson yağmurları filan biraz gözümüz korktu. Hava sıcak ama sürekli bulutlu, bir de kısa da sürse feci yağmurlar oluyor gibi şeyler okudum. Bilgisi olan, o dönemde tatile gitmiş birileri var mıdır?Teşekkürler.
Balayı için buraya gitmeyi düşünüyoruz da, muson yağmurları filan biraz gözümüz korktu. Hava sıcak ama sürekli bulutlu, bir de kısa da sürse feci yağmurlar oluyor gibi şeyler okudum.

Bilgisi olan, o dönemde tatile gitmiş birileri var mıdır?

Teşekkürler.
0
indeed
(03.02.14)
Ben Aralık ayında gitmiştim, sürekli yağmur yağıyordu. Ilık ılık güzel bir yağmur, ama deniz istediğiniz tadı vermez bence. Deniz koyulaşıyor.

edit: Ben başlığı okumamışım ya, Temmuz demişsin pardon. Şubattan bahsediyorsun sanmıştım.
0
sharon and hope
(03.02.14)
compadrito
(03.02.14)
O aylarda gitmiştim. Dediğiniz yağmur 1 kez başıma geldi. 5 dakika sürdü, o sıcakta öyle bir yağmur o kadar güzel geliyor ki :) (hava insanüstü sıcak oluyor) fakat yağmur yağmur değil, özel efekt gibi oluyor,kafam kadar yağmur taneleri.
0
awareim
(03.02.14)
(3)

Tişörtteki adam kim?

sharon and hope
soru başlıkta(Google goggles sonuçlarında yok)
soru başlıkta

(Google goggles sonuçlarında yok)
0
sharon and hope
(03.02.14)
atıyorum ve jules verne diyorum.

bence google goggles ile taratabilirsin.
0
atom karincanin torunu
(03.02.14)
engels lan bu!

link biraz uzun oldu ve çalışmıyo, eheh!

data:image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQAAAQABAAD/2wCEAAkGBhQSERUUExMWFRUWGB4aGBcYGBwYHxgdHBwcFxoYHBkaGyYfHBkjGxsaHy8gIycqLC0sFx8xNTAqNSYrLCkBCQoKBQUFDQUFDSkYEhgpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKSkpKf/AABEIAO4A0wMBIgACEQEDEQH/xAAcAAACAwEBAQEAAAAAAAAAAAAEBQIDBgEABwj/xAA8EAABAgQDBgUCBAYBBAMAAAABAhEAAyExBBJBBSJRYXGBBhMykaGx8ELB0eEHFCNSYvFyM0OC4hUkNP/EABQBAQAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAD/xAAUEQEAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA/9oADAMBAAIRAxEAPwBItFbMH60/MvE0IdNm4W1uw+7wPMmmzsUjjQG936VMckYgkC5LHvUXresAStN2Fubt7RartQ8tBpV9YgFa1rz/AHtElXd7kUBprS8BxKU/mwbi3vFgL2JAJNwNI8+taO0TMywpbVxbnqS8BUouOp0/aLZVB86d4FUvOsJSFrUAXSgZiOtWT/5EQ8wGwVlAVOVkBsm56FtYBeVMaM4YGzu7sxgqRhZiiyULPGlHJh/gtkyUB8pOuZVPav6wYNpIRYpHUPwuYDPo8OzlH0juR+hiUvwusMHCT1d/gawZtDxphpamXOAJ/wAQx5ZiQl+kZ/bHjXCtSeQbOk1qzFg4NoA+d4WmE0mILVuf0hdiNjzJb5khidHP+viMvP8AEKsxaeSim+kuzu5UBvJry7R1XjjESZgQs+YKVsSNCFDdUlvsQDxmIcM9AeNGJ/KvGkcMvkx0/IfWAZHiaViEnNlCkpc2BYXI4tc8rOIuE9+xahDfB+YC+WhhTS9Pk07c4nLOotFC526ogcrgRxc0pdg4FBUdXNbtAWzJwbQA3I5Gta0ic2aGLk1OlWoLMIoMwVfh9asb0IipUze7XDmtjQcHHuIA0zBd66c/vhHFkMWHQMNYEwoCaAuRUvpqIICwyS9/mkBWubvFtB01FWbu0QUiwSeZ1HBq110iYS9ya8n/AHiK0gmzniaW166QFU9kkC26SfcVZ/pHpaeLali3anSKZwY0DVIb8nvThyiEuezk2ApVu57wBYloHqvqyo9A0zEhJYoTTmD85o9AQxCiC5BI5U+BcUaKkuEOQx1PHnx9oKnhyC5a4PABj+/ePS00qWc35DgPjo0BaldmNGFhxqPTz/OLcxdgKatQORfSujjlFJYUFcxqHcC/Xh8x0LYEUNeLO3LSrCAK8wUzciSNNHLadeAgvA4UzmISySehW2r3CeeoFLwDgpBnzAllZEnffVTuEAEVblyjbYTB5TvMV8L5QNP8lQF0iWEJAQkAD8IACR931MWmYEjiXq9AO2p5VhfjNrBCmTVXB6J5ki55D4gDEbTCWzqcn8KUuo60Fm6nvANcRPWsskAD/KmoqBfjSKpWzQA8wqWRxASOz8IWo2nMU4SEy9DXOoP/AIpDJ6aQn2n5MxRC/OnrI9Cd49yN1APMiAJx215SA8uRJWsPQ5Srq6SVfEYvaHi8utHlJSX9KkJUk+6UlzzBpwvDbBfwxVOWSULlJLUKgrmXZAHtGww38NJASAsZ2tnJJHcmnS0B8RxU8FZKUhFbJdhyuaRXNxBLAEhILhLlg92j73N/hphCG8sXelPke0LsZ/C3DqBASRV6aU4wHxeRiShTi+n7c40GxNr5ZgSv9NKJAZ/p1h5jf4SzAohCt16E8Nae3trFyv4WTEozIVmnJYgPlCmq1RQsIAzDSiwLvryr0+7RbMSTYBwfjgOBgXCYsLCgRlWjdUhikpahfNbWtqQT5m65oQLl6wFKDUjjV2bq17RAyg6ixBPDgKcb1do6pZelctw/T9R7xN2Iobvbi5/SAqlKbMtyx+KX/aLs1KaW/wBRVJT/AG6vUe3aIrUSGqHOsAQZge7sKN1b49uccWX9VuHWIiYCaHThp7M3KK8TUWVyqwA1/wBQESSqg9LOX+TTSr9rRQtIO7c3cvXXXX9YuWLqtYdeTfYoeEDgFzUOzUq9Gp9iA6JBN0rPNv3j0EhhRlhuf7R6AXKxjGrVsPUaC7AcWH7VicmcfVUMK9rtTiBAeJFUkOQ7hjSlNdevAXtE8NLUUKd0ueVW1YnVqDh8gz87dPFIc2e50484qOISlSXBd9K1ZxQcDFakirAVIFFAau7HqawCnF/13A3gQhAemY7oDO5Yuf8AwS9KwG42WsYeSkN/UJOX/E6nq9OZrA219szELEpCCZikuo5mDXAUqjIT6lFxcAXMLNk44zZypt5MkeWjXMRdYcVcvQe0KcZNVOmFCXKpm8pSiTuO+YgPuAndQPWpX4qZgNO0hmZKipX4pxDAB7y826iW/wCJRuN1KjDXZygxUnIXD51FW9zyqZak19RYFqCEuz9mOsDKSBVzlYmoKyTRSx/cXSh2S7OdJs7DoWU5gVuxc+mmqQzkaZia6MKQB2ztneY34xxI3eyAQBGn2fs8JABo1gwA9hHdmygKir3/ANcoOlq+PmAvky6dImZdY9JEXJRSsBSmVEFyoJUmKlpgB/I5U+xFc3Daj8oJUYiRAY3xf4bE1ScRKDTpfqb/ALqbEc1AO3ccIzKEgpuz6Bqe3ePqE2Xq0YvxFsjyl50+hR9idOmvcwCNYBJNzSxZ/wB9YitJd3DVBHG3L4+YvWkMBxfTvZ2rEVfhBI/3ax+3gB0rJzEMWFKn5fTTlFYUUijgAUB1J7amkXrQMvP8gdK8/mB1zaKGa5Fy9aVHaA8gKByhgybO9aEjlTrWKZs07tDcu7BquNKxxS3dnZ8tAfqPoY9OWMrZraahrkc2gPYcih1NS7Ud6vxcv3iSFagUf8L01tz+2inzmchna7vUFnpfV+msXIs7mnGnHe/aAuGL4gvyr+UcixAIABMvuQD+cegEuKu4YkE2DgtWhahYGJAswZgAX0pVhUCtBbjAcxelACKklnD1qdH7wXLVQ6mw6Gjs1ac4AlbplqVdgVPwIzKfrbW0YyXjFZioE5qt1Vukvxv9iNNt4tImEkigAFzU6nTUvGRwlFA8G560YawGn2li/wCXky8Mg5lL3lFzrTKDu3U7xZIxUuSlpjqcBc0/36IlhvSngKUc8gi/mHm+atJJUHlh3cuwJq5482MUzCpShqSc1RVROvMafrAazBYifjFFSiEy05WSLUqMwbfIFgQUxs9nnhmOpJazCpb84y+ydnqypE1w7kJCiKNR0iiUOLk5iWqLRqMCoMAH5q4m2X31gNfgDug+9YJlKhfs5bpoYNRNgDkTeHCLkzYElqi5Ce8BZ5kVzFxIpiC0wHB9tHT3H3aI5Imu3eAiIXbYwPmS1Ia4cV1FoYExCfAfL1TnB6twOob5HuIpxE59SWGtuBgzbezVyMWuh8mcM6SahKgd5HIm4gN8xdVSTY3405tAQW6QSHLU+AGtzoeUDKrwKhqCeDk115d4vmZQjV1KBrRqH1DjAud3L6jl1rpxL8BAVkKAagHFLnMdOFQHvwMUTNA/E2N66kwUpGYqJcioAGXSte/CKps0O78nc9ezP9YDiJlbCpvqzF9AwApFkieGJG6451AP7QN5lSKlhX9bOD3iUhe7/wARbLc8zrb4gCyl6ixr6X+Y9FH82RQGg5n9I5ABBBKmAcVqzvoTTQWMEIknLmZnU7O3PtQdfmPKWXJZn3QGqNPrekSKiDSugP5ga6U+sAH4i/8AznQ500qxNbPfU/pSFI2URJMxt1DeZvtVTskDV2dodbUklWQFV1JU1n9RbjoIXydpBeISme4kIUVlCaOyQATUElgBfXnAQmn+XBKnExaWQk1UhFGcPRwHbh1hZhJ+U5gRm0zWHXj/AMR34H21doGfPXMVRy4HAaJccBR/1izZ8gLOZQFSN5ZZI1Yu+agZhpAaPY89agTWWhTeZMKsyppFMoIYlhomgsWjYYXGoOSXKACEji5JPPj+8YCcoqSVGZmAISAlLIezAFnApQO1yOLbZmIMoJD5pkxgwBZILup7XBLvVibAQH0rZmJegNgKg3q0NpQrWMz4dWXpYD1cXHsXjSy0l4AyRNDXghM2BJaD96xHFY8IFW6QDJMyPLWIzadtPa2XSz9YRbeVjZqCMMcv+ViAL31gNzMxSQbiKFY8EkCsfD9sYnaCA65xoGOWgPdmJ/aNL4Smz1hOcksKEVF/v4gPpScQxrTtCTxP42l4FAWpJXVmDfnrBe0JB8olwwFSdQA8fFNvbVE2YVrSVoSaB1ZWqK8lH7Jdg+o4bxvhcZLWkO7OQbDhUt9iMwtQdXADr/yPTWt3hBg9tSpqVSP5ZEslylcsFKkM53nNaC442hzJfKxUVq48aUo+jN7QEuJswsNfhgRxiic2XK56kV9n/eCFS8yVasdX0oKmKchF3ABA5cf1gAwHUHLvV7N3BqI5NcgA2Or6cfp7wQtNS6nTYAXcuKdtI4qQXTRiBVtSevSADl5bt6i5qdBWw9u8SkKASqty1ms1HGl3ghWGALBThuBHGrGo4MeBiBkM1jQmjjm8BVi5rLIcBtI9B81IJJId+Zj0BFUs0ro9XdhQ01vHUpOrMXal/jjTve72ThU0DAEZU617fesDCYRu2y1cEVobD9BpAEY8lGHnTCwULlnI0SkUYKcgvoIzidlIw7Ca6p6maU3pzWSon8TMSHDAgQ824Xw6zRTFKyLgZVC/F7cI74EwicTicViFBwgU41Ja/wDikAm/zAY7auzfKVlUoFQcMkUBoWBNwHqWbmYIGMWlNJSF5ACTlBCQWYOGZ7VJPeztUmdj3mgISnMQEpTvFLgNme7PRxfo2bn40Kyy5afLlguauVH+5WmYJoBYVapJIRRjJhmpL76SyQaBFX1oA9a83h3s+YkrCB/WmLU6lfhfUDdDi7mzUFyYziZjrAYhNAwZ29rvWPofgrYGacJxVldJypayWpYszMP0gN9sPDBKAGBIa3XU/HaGgR9ft4A2dOBTT71hipFT1gLWYdvswkxmA8yY5NNR+fKHEySpqE04fSsZ7aOz8XP/AKaSmXLzVWKLZ6sASkOHqbcDAKts+LpOGJlSh5k0MGSXCSdCxqf8QRzIjFbdx+JmzRKnTFpVkUVSmypSa+WkBJIUFbtn9Vyxj6rsnwdJkIyIQnmSEqJNySSCT3i7FbLAU4NQGcBKaV1Z9bCA+S7L2JMMwyglQQDReUpChSrEAHqANDWPq/hjZglJCSAWsWiWzdmpMx/UxqToep7Q/TJANqmA9iMMFJKTZQI96R8ZT4BmkTZSyobwSVAAOElwL1FmfrH21jS3tCjaOFaZms4APb6wHyvEeF/5eaFkZyaZl3BP4gEjLW16CCBJY82/3e9XjbbZwQXLUCwax58W0EZJSq6O9XNm+3gBZcrjoHfraJmSKFyG6V1e0WrTelbW97xVMWGd/sdoAfyg4N6v+mhryiape7q5fqwrYRPIDro2mtf0+IhNFRegBcm3BnuIAQrcnQKLMLN7UH6xYhicuUBNg1OFSOsdEre9WgpalXr+8TkO1AS1QKVpRnvVoCucGURmUG5/+sdjmJkgrJYVPAR6AH8wGtBvPxpq1aFu2sXJAYEk71OrAsL1vEFSmJOQ0ce7v307R2Ug6klqkFqnTXQNQCAIw0hJXloyhlvxqGvFngyT5AxKHqvMU3rkZ+X4xEcEkJWlRrUFw1a/W/tEdu4/yFyzLNUzMyhxCnKxTk3tAOPB2yzLw4CrtUDj/uEfiTwrhZCZs6aohRJKQNVEk5QBx15Axtdi70pKkF0qqCHqIxni6SZ+MZSjlQl8ocjUE2uxEAnxvgtSV50/9EjMCKEO1i7kB/jvG18O4TKSiwTJIGhY2NdGf2gjwtOzYNKJoDhSkDXdBYdCwg6ThFSyFAGgYPQEGhBf684A/ZMshIBLsz/TjDkIYnrGe2ZjpYolR0GQioYgNDeXinu8AwQkPVmi/KBC5OIsRBInuL1gOzF5QYDmYUruphrz5QUqvGLJUukB2RJSgMALR1agSz1F4X7a2qJMtSnDgE9+EU+Gsa8gLmHeLlRrrX6QDmUrlHMVKe9j9vCXE+OMGmYJZnywom2YU6klhFHiHxejDywr1FfoCWObgQxrAT2oGlrYu3CvMRhUixqNT37xodmbXK5S/NGVRcnkTp2jOA0Y3a2rchd6vWAsCg3L7++0VGU9DYl9fh9GiRVVuQbR6PHFLrU1bg/01gIiXoBc1YtSOrl/HP3jnlt2/WPKWN0agV+ad2gF2LUUgkXYiha9QL+7xYlW6anpbqw/SJnMWAdxU/mWfT8opykAOAC5J0AB5CnPvAEzWc/oP1jsUzsWQpQYHeOh49I7ARnD/GiiB7Gl+XOKkqDO7vT21PWldYnMncXpw5k6Gulo55gLG7VNuPKrwE8TxbRhl1YGjNUBtYIxOCExKJymyhhxucnycpPSF6wwrYgknQfpe0SxmLbAqQVVLlI4sQtqcG4vAaPw5jP5acvDqqiac0k/2qPql8v7k92tDZOy5E+Y5cTEXpUPc8CDpHyPxL4hM2YMhICFZkkGrkAv+fePo3gPxqjESymaAJyWBNgrgRW/EQDk7JTKO4zGrNrxpBkmYVCulCHrUBiO8R8iTmMylBViOvGIYNSVJKkKcKUUnqKEdRAL0yxLmC7k241oYYycUHAGv20B42UoqQ/KhGoruqFlOGivy2mVe5BB0IOnaA0ktbNy7x2XMhVKnEUFQC0Hy5lNe8Azw9y8cxWKYEcPaBhiaXhXtTG7pAO8T9YADar4iYEVyg15wRtrYBmS8ommUn8bUJDaWgnASRLQVEgN6lH9dBC7H4iZOz+WQyUpbNYZiH6hgR3gMViMFg5E9MiXhs6yKrWc7uRvMdeAFC8AY/YeJM3IkonBALMcgLEg5aIZZYsnlR4121/D5UUMUomS1ZswsXU7a0sOzUd4ngVBzml+YkpC0sC6FFRTMfiygFBIrU0gMdhf5jDPRctkk5MqXIa+TMA2lFlVC4i7DbbIQHSvKfSTKyBVbA5iKM17Rsts4tZlCXuEEMkqGZLGg7H+5JHMRhcVgE5h5QXh1AMuWZisuZ8u6pRcJzAhzrrAPsLiUTACliDVx1NLCn6Rdkt14WhNs1BSspUkoUgDP5iiSpzqknKpLZmUliNXvD2Sgq03mc0FOZYkM4oXgKlSnBNifmv1imZLc04t7QYAwB+3rFSlN1L6fXnAL5sk1JAJtaosCfmOZsoN3YC3vpBhNBS9+fNwIolsU9/Ufe7crkQHZqwCQUh+h/SPRVOqonMQ+jftHYAJajcFg4FNHFK61fXQxPzU72tkm96OT9K2i2alrG5fKdONxcFm6mBJiSogMzknTnTvQ3EB6cps9wAB90sG+nOKpuH8xJClGo9TG5Fw9eHvFi8OpiBR1C4ZuJsz2iSZRYnU053YV6l4DDYmQUKym4jQ+Al//ZyktmTTqCG73gnbmwisBaUhwwUbOOb0cDXg0A+HZBlY1AIspqggVoCHEBv9v7F8wMCpLmuQlL8ixr3jR+HMCmThZUtI9Lmp4neJi2VgQoDhrx+Ib4bC7jAfd+HKAXbQkki2hv3P1hGZihiCg1SoOC1Qbj4jXzaqUA4Itq7294y+1MJ/VSvPlSCFKJe2gZmJJp0rAW7NmBSyFEgguK0NhrF4mM5ertfnZ4ATgwVKnOQFk0HuANA31iW2ccEzEhLJKgCp2LUZ25hoBkMSydDzf5vy+YBUsqI4kgCBhiQoUBynUWIHH70gL/5RPmyspdPms9WLXY6kNAPto4czVfy1AlcvMF3JWC7Hk3xBMhKZcgLFc6wlQ0DFr9a+0ETkpIzgBRzOkjTl7aRRi1y/JVLBZ5alEauC78oBb4gxCkLASUgpUyk3zpJGavBiT2hBidqeTOl5iMhmLSFjipRKQof2uA/MCFW2tuqWUhKg5mBFKOGUFVFbMYQ4yYqahalP/wBVCnOgCVJIS5cni1zAPtu7YKZqsqiU7yZyQSUl1by0JUQ3EaVhBtGfmmKyHNlVmSVO5SrKRWxpSwvFO0tqArUsnNlXlTpdLFwC7Ua/4tbQtmYhwzZSRdrgOddXboB7g8wtBvpK1OEh6KRRTFJOjZaWPKCti4xOb+oTlCnCk2RX/lQKzOQdXo0ZxOLKV7xUSlk04B376dzDLZxEsJcUIFCxJC0kqoeAZvfSA3xLkvSpHtdojMQ9vn4++cD7PGVISCVJAZ1+pWocW1+IIyilfu9/iAH8p3e1rjUWeBZkrQAuOHzf9YYKSPc1flFQQGoBf4H20AJiZasx7fQc49F+JSMx7aco5AC4pZU7FhrpboeLcxFBT7AP05F/rHsTNJuWc6a6l2LtHhKejKDkhhybnd6tytAdyFQuzMSNKkg6OKsaR1OGoGNyWbtXgGP1ixSSklj6iE3bX684smoZybJYXvUNb9ukBXKxDAOHSovU9K2v+UAbZ2VMSEzd2X5ikgMQksKvXRgDStLRodj7HM5YBqhA3i3NykHjTSL/ABZgv62FURlQJpAFabpYfEBtdmLT5aVJqCM2odw4vWpLwVJUQApRP+7NW9Yo2fs8jDIy6Jp2s8dmzHQwuFOHo2g1qzwDKUkKc03afZ6wk2tskLkqQWdQVQ1FXfn3grC4pAPlgg8zc1qrqTEZ0zzFzEhLKSDc3DUbvAAYXBJlS0JyMCHJJ/ERRxWgbvGaxsvzZgUVoStWYB6lg2Zk8aAchSHK8Vuy003FDMQrShCTxrAG0pUpQUkMpYNASCQFFi7VY0FIBJK2zmxCUS5hVLAKVLAcZmYNS3QXEd2hhylclCWEtKMxD1So7ypjak2vxhJP28iQmWJEsqW6g5Kv7i6in+5Wh4AxqvIlkKM4sJaPUfwpJCgCeoHYcoDR4BQ8mapTWd7OBUHl1hRsbHFZnuAD5ZIPBJzBLhtQH/SHMiTkwy2VnJR6rhVN0Ae0I8LIGGkzsRMYK8oJmKTROaoBA/EQFEP0EB8nl4pQTnvlKmOjqFL6i7coClzVqcA0ZugOg6xWXUcos9B93MNtkSQs5daAEE0IN75XA/3WAXSsCtbMkmhsCSAA9QBwgiZgjKUCoGW4cEu7N6hY3bTVo0kvZ5lTSFoEwkMlQADUCSMhDKq9DxubQ28PTUSkzJSkeYiWt1ZkoKgSCnPvOSk+kgCAxkrZ5nMWy0ASFKagFS7VAOgrRrtE/wCTMhTGwKSCRQ1FMw78bUjR+IsEy1LlpWEo9IIIZJDpyMouA5VThCqROcqdM0JrusZmUFlEFyDTm+tRAO/C6gVkGbTNkrW5u7AFjw4GNFiZWVwWBFCIyGE2ZMyvJKg5zEBT0BYhjq1Relo0iNsjyQJgUZqCxGoToS51vQ9oCZp2+3iBLaaaG0ETJe6LMqosSdYGWGfQmrWoLmAHmoL+o6aDh0j0Smhy4UtqekUtHoAFUtiTTUOz5Q3WhHIWgmQAhgXrXiKsDT6RLDbNmTSBLSSCzqskOPu3OHuF8GpvOmFQH4U0flmJe8Ank4ZU30pKi7sPr/sQ62f4QUSkzVbtyAXJrZ2YQ2lskhEsJSOVOukFTJtNWt9nnAUHKkBKUsAbC3C0LPE6SZaFkeiag9nYwc4zO9Pv3ijbUrNIWEg2PyGEBqfDuJC0FBuKjpa3WPbV2Q4JTr3biG5xn/Du1aS5g1QCeb3+H+I3SFBQGoIgMPgNnzJSt8hklRJa4ultXHGCcfijkWoIVnDOm1j6n4UjQY7BhnYNUEfT5jMbTC0pSyiFZspVy62+6wHZ0pJBmTEpdOibL/tHWzxmNpYdsPNaWP6xdJSo5jqxNMoejd9YfYpSFrTMAdLAgnUim8BqWeFe1cUFzpSVAFC3KgagEekdXb2gM3s7Z5wyzOnIUsLmpTLSBmLkODlehBcQZtBpc+RKCvMlTSszw5Och3RSrCzQu2hiMTJSsnFIWJZzFI45gyAAHZiA9GJMJVbRQhZmyj5ZWRmURmYEbyUN/k4f/E1EB9KRjCpZQhKClLZmLJBsEPoEgueojA+N/FaVpVhZRzhx5kxzlUUl8stNcqAeekJ9r+I5q0mSFZUUog0VqSsmpLuXtCmThajNYlvZnHBw4gJ4TDEkKDlQGYBrsainJz9tDvZJKlITLD51AJc7wUEhx/wUCKnlzgaXhsoQsliUkJqQzWs7qIo2jxqMNssomZUACYN2XUnNuZnNDXKrK7B3sYC1eIlInCRMWk+WlQKlAqyzFFwlX+AFAsfirQRXjVTZU3yhKUp90nIlToZzlKS5p1tFSgtU5KClppS2ZV/TUKNcyFUL6aCGm11Kl4aUpcseal0ElSgGS4S4zAKIFO4vAexOD8ySFeaQk0lJmq3lM4KEpDOM3RhStYQTtkKCVLMxGYUKFFswDUABBVqQaRptn7LSTLXMTvkhBDG7BWdI0NT1y84smYMoKkZc8tJO8reKH9FmLaFzzgM5srEzEgrGZLABaCVZZjkJUGoUkOGIJhnitllYCkOCASkOd2o3FJLv1BZ9BHU7MJSlK7n/AKahXOBViH04Gtbl4nhMGpCq0SopciikEXGZnymrcxWhgO4DGLSjyyN5AYpDOA54OQOfWlItVmJflWtyeN6x4eYCM6lFaVeo1LXSVBzUpIrb5iyaogB6qLnd5q4HS5vR6QA01RJcqNQPoOceixc1RsS1NeUegNdjcSmUgJSyUgaWAECSsQqYa2H2K6wqxeMUqdl4mg0420hskAJo3D3gL8O1VU6/EVqmZqFjy4RxZCQEudBfW9ogtZD8Ws31+sBKWiml4lOW6S5t/u0USSf2+zEkzBlL/f5QCfw7iSDMlgMqXMKUjkTnBoecfQ/Du086Sglyg/H5t+cfPcJK8nHBv+8l1VsUjTgMtHh9hsaZc0TkndsU6N6XbtAbtTGFmPwAUDY1hbjP4h4KVMEtU0lR/tQogOHDqLJBZ9YX4L+KmDnKUmUmcsJDqVkCUpH9xKlhhAA4/BLQnLUpCgoUsQf0eF+1sQsyz/LshJf+oU5iCQzJq+ZyGaGGO8XycRh1zUJmy0CxmJCMztVNS6bh+LxndoY2fJUlKSgS03KgC1KKG9Ug2Aq/GAyW2sDlIlsTMEpKpxLFgmtGD5ibknXlC04kjDgZAM5JQ2ZyEk1sxDqNzppDLFThOWpKFFapuUeYSAVByVbtGcigY0hdtnAqzIDkgpK8tSEIfK/J8pNOUAH5ORYSSA4uoWeoJAdtOME7Kn5QqjlirNlCgNCWL0NnZ601jkwmct05lEpTwTZuyUhmeloIkTGmzEFPlZiUln3T+F9SH4HXWkAds/AzJiMzpKkOU68VBswrqO0bfZGzk4xKZu9nTOQVpCmKGDZksapBANKgCEWxJjSloDKXvFL0AULpSDZTHNvCo4Qd4WwyJeOWgJY5MyUqcAqyPloqmru/WkAPtfZhViFLGUoE1wAXBLUYpJDkVsLjpGrwkzzcNn8oMFgLCwFgh/xPYNqKvesIZW10ZllpchZDGWoDLMD1DVZYJBBesOtmoWR5GbcmkZVs26o74Asd9NxALpGHIM1aSc0uYU+TnDlNQUgaliDyiGIxxWzTFoCVglQCirKkOAocgGD94VJlLStapmVS0KUkFi6w/qfVhVqQbs6co75OY+oZTlKf7CCzKFbN3gPbMAUFInGZVdCzlJL5Vpy1IIuws+oYlgKUSFS8xcjzWCikADLmVcltWY6xXOxCVI8+XQeooFGYODmFASXtXdbofKxqlIC5c4AkI55SxdwbglyRcF9BALUTXdK0BwKpeoY1CVFLka60Js0eWsNlBVQuM1CH0p90h3hjLnjKSlZFCGYpNXqKAGvCDVeE5RfKVJLjXMzCw153gMumQ9Xl949DxfhOaCQnIpL0JoT2aPQCrYs0lSlEqUA7BQZnubQ3Qt5iaBhW+o4wu2W6UOoGgHW3S5vBmFlvMJJLhFe8AUFceZFIpXKZy45X6/MTTNOWmgq4OouzffaJhVAGpy+bgQFMsODUhnp2iUiQKX4tF8oAcqW94nhpNCdS/JoDPeIZPl+XNP4JiXq1FKCanXpD0yA4JsR2GnBtYjtzAiZhli+ZJ9206RDYOL8yRKW7ukH4Y06gwCiRsiXME2SuTmmJdSAbrCjlCmuDQIL2YcRGKxGBTs+cFJxYRPSd5Eo5mD1SVBxmFAUkXesfQfE2wFT5Ly1ZJ0t1JIJFWqAb1FHB4XjL7J/gzil76pslAUMyFhSlkg1cJCaPSpIIgFm0PE3nLXLmLCUrUDn8skhIqlOW9SwuGh14ylleGlTpRfM0tRIbk/LQvDjD/wAFpaJSjMmKnTSCQA6EceJUX6jpENi7MXh8L5c1JExKicoD5QGGZLvYaGAxacIrDKRPUo5GIKUhy7EijjUXqzQApIkyZWIQSVTFLSpRqEigKSnoTV6npGuxWDQZQ83IApZJUsOknM4D3Q4H1hDtlA/kEmXKyZppUpO8oC9RTdenvAKMOZiEomJIMubmCkPcC6S/4bWNIIxiDiB5shCypS2UPVUAZQCTUlgbcnijFzVolrlBQU68xZPpU49BLEaAj/jxhsmRNleb560o805iPT5U0ALlLbLTM9wLO8ALJWpeHmTEUnJKc6QGdNWWAm29Q9SNWjbbLXiJmElTZSmSwUHBIDEpOZTOnVjUMdYx5nGXNMmamX5WISHMtSiEaKUCz+oOU9hDnFTFzkSvJUpIkrElSQciQkpLrLCgUkAl+sAdjEJWged5aZyV5kKSl0rc1Ba1n7BoI2pjFSihaARlUSEXyqUElRSQbEFwIQbO8pKzLmKJSmWSlcs+gklQ4OxOpteC9m7mYzFHzAAshX4gFMkvdiFD2gGO0CtayJSwpK1DMDUhxmSugaoNecA4XEJCy75FpCGdhRg5HG4py4Rd4f2shUxOcy0TFJMuZQJCgaAnKn1g0pyihWGzny8qgylBSKBTjVJ1BSzjTMCLGAZ7FVLSmbKmJCVFJCTmIzFJdlpHpWAxelq3iuXtDdROUnJlZClsAQaBRcVNbkgOxOtVWL2h5uRlKTNSoJVMUnJQNlzGhC8jpKmakU4naykqWCARNVmQtKaZkOliP7iRdtAeobXD4iUiaVIUVFYVRSgdADlWCDUZeQJMOdk4sFJAeqRlVxb8JUKcPzjFyNoqUSqZJEtSt8KJzpYtQUDAkJuVEEiCsbtEy5QVMmhCUq8tRSakqJIWQ1E69AbUcNgrGf4t2/8AaPRkZfilTBp8ogUfK7tR3j0AVs+URLS5vWoH60EF4KXWZYOATfjYP7xVgXVLt6Utd31Ny9o5hMZLkqUFqyggbyiyQz0dRvy4CAPnq45jp+R6dI9LlC4r30eltYIRNQtiCkjiC7cAWpwvEVpLUJ5/7gKmD1HYdIikZjulwBvVHeOSiQ5LubCz/MeWGUEhxqeWsBYmZmDtugFgQ/zGe8KzPLM2QXJStRQmxKVHOOwJZ40KphZzQWHPhGVVNVK2mtwn+tLASc1ilz2JgNLMIURXWw48zrWHPhjHsVSVHUqQOGqktw/EOphKqYGdF0s6iNfaB50xSVCYDlbeD6KHHg9Q3OA+itCrbeyhNSksXQSQ2vEdDBuzscJ0pMwWUPY2I7F4vVAfIdozpSJE3zyT/UDMgBSSDbNQVhJtGaZqcyZgVKUQrMSEkJSN8ZUkAlLPxrR7x9D/AIheGfPksjddQzEB+Ts4e8fNpGzpsgLkI8uZvGkz01cFq7tA7jSAR43H+ZO8w/1XqUgM4fKA7OkgZa3eOIm5x5a8yCtQymYXukpdRvRQBBbQveCUIEtBCZZVNG5nlLP+LHduQdaPFm2p6Rh0Z0qE9j5nmZgVapWNKEiutoCtWNzGUopSpEtSkhSnBUlsyn3mBFS/FnMe2Ni5iETWKymYVJTQmoDqvrlLF+NYHTileVLlkILOsrTdILhlH+47teYBiM3FKkoCEzQpwpglSlBOdOVSWUm5D2rW4aAIE5KCpEsoPmISHf00dTKt7aUakT/+UK5qSQ4KUyhvMCRZmFnhRjUSzLllFCE7wNyRcvrBkic82WFBQQjeCWaglhQUx1IANmrQtAXY5apbLKRlDS1gF2/EOhuQesMsXt/z5ktSEFBSk5mUVDNxFXJXlA69YS7U2oiapwkgE5iHO8Woa6i0SwuKCEqVKCkkrFlJSWCgRQuFBxbi0A2k7WIKTOWFlikZT6EszFTvmbQnWBsVtIOACCkelKQwSU1FWzBTl3cgvrCTG4vNMUzB1EtQAO5LNataNwgb+aUC7kFgKHTQQG02XtsLISUpWCxQFEqWLuzBsrh8jN8wZ4iCk4cbstTrpmAUctNxBy/RukYTC49UteZBZQsq5eHeP2gnySk5lk5CFngD6akhw7UaAfy8fQbq0NTLkFGoL9I9CWTNnrGYrQSSaqobtYJIj0BvMJiQtFHBbg3HUjhHsUlapSgE5qboIvSj86R7AS2VlUEqZ2uKWHy8HzcMCkqQ6WANKG3LrAfJ52Km4ScfKUqUoH8BIdw9QXBoxYjjH0nwv4gnz5f9WUxSkEzB6VuzH/lyqOkYfxds3y1AvmEwuHvVqGjaOWj6ZhMEJchKRQqAUSKaMBbQADtAWyVuokiiQyTz1NYkuWxaj6m8WEZUJeo+vMx1Mh3PEN9X+kAOkPzA468zGP8AHUvKuVMy+mYGINa0uPdv1jZTFFyDXSM548DyFCzJ9i94BlJxIUEszFqGw5kteCpiX05Oemg484z3h3EqXISSWGVLgUvRulIepkhg5J4v9Og4QDLwptUy5vlrYIWWTeiwKVOirc2EbUp/ePl//WD1SE6A9WI5iNz4Y2ucRh0rX6gShR4lP4u9/eAPxYGQqVYBz0AJ7xgdr7H86eF5FIWAWStLOlTBRSX0NeO7zj6KtAIIIcEVHI0MLFbLUZksrmBSZZJQMjK9JTvKzFxU2AekB8hT4TXhjOSpC5qWqUmv9yVI+3+kYzamME9ZDl0mhUpnSlxQEnKpmoCx4PH6E8VzBIws+elIzJllutkns8fmTEneI5/Sl2EAwVtVWRYUPXlINXASCgNyrApnJyGgCqN7kk/IHaKEmh/a/wCl4jNltSAKkzglCrEkNwI5ivL5iKJ4J3jwqS9qcDpQPwgdqPHAIAzC51ZggOCwsCzlhpQ2twiucou1iCdA3As36tFgkhiQA1C2tSKP3+IpUsFizUZrj7oT7QEFmwcHpz4844Ul2IbX844o1jpVWlBAXy5Dhx9QO3F/rzic2a6ADcGl7UNXpV7DhEJZASq9uRq7VJFukVKnAm1Gs+rM/vWA02ydoL8pNCamrq/uJ0DR6ANnN5ab668zyjsB/9k=
0
compadrito
(03.02.14)
compadrito'nun destandan yola cikarak engels diyoruz.
0
modlar bu benim feykim silebilirsiniz
(03.02.14)
(6)

küçük bir ingilizce çeviri yine

feykalade
olması gereken de bu zaten/normali de bu (ya ne olacağıdı manasında) nasıl derim?
olması gereken de bu zaten/normali de bu (ya ne olacağıdı manasında) nasıl derim?
0
feykalade
(03.02.14)
It already had to be like that.
0
oddyseus
(03.02.14)
it is supposed to be like this, this is the normal way.
0
compadrito
(03.02.14)
this is what supposed to be şeklinde olsa gerek.

not: ing bildiğimi iddia etmiyorum, kesin yamuluyorumdur.
0
avkatbey
(03.02.14)
ya daha çok kullanılan bir kalıp vardı of course it will miydi neydi
0
🌸feykalade
(03.02.14)
Londra'lı bi herif geldi Cuma günü. Toplantı yaptık. İlk cümlesi, It has been raining every day since December 2nd. oldu...

ikinci cümlesi de gülerek, it is supposed to rain, it is London!

oldu... Tam bir ya ne olacağıdı durumu yani...
0
compadrito
(03.02.14)
Gerçi olmak gerceklesmek anlaminda olmak burda. Emin olmamakla birlikte. "Already, It supposed to take place like that." Olabilir
0
oddyseus
(03.02.14)
(13)

Excel ile ilgili muhtemelen kolay bir sorun için tavsiye

edip
Linki aşağıya koydum göz atmak isteyen olursa diye. 10000 satırlık bir excel dosyası, üniversitelerin lisans için öğrenci seçme bilgilerini içeriyor. Yapmak istediğim kırmızı ile yazılmış olan üniversite isimlerini diğer satırların sağına yazacak bir yöntem, yani onlarca kez kopyala yapıştır yapmama
Linki aşağıya koydum göz atmak isteyen olursa diye. 10000 satırlık bir excel dosyası, üniversitelerin lisans için öğrenci seçme bilgilerini içeriyor.
Yapmak istediğim kırmızı ile yazılmış olan üniversite isimlerini diğer satırların sağına yazacak bir yöntem, yani onlarca kez kopyala yapıştır yapmamak için. Fotoğraf da ekledim, ordaki V sütününa kırmızı üniversite isimleri ile doldurmak istiyorum. bu işi klavye hamallığı yapmadan nasıl kotarablirim?
Excel Dosyası
docs.google.com
0
edip
(03.02.14)
dosyayı açamadım da renk filtresi işini görmüyor mu?
0
zahmet
(03.02.14)
şimdi renk filtrelemesi yapsam da asıl hedefim; filtreleme yaptığımda misal "mf-2" seçtiğimde yan tarafta üniversitelere de ulaşabilmek.
0
🌸edip
(03.02.14)
duyurudaki 3 excel canavarına meşaz attım bu soruyu, birinden biri cevap verir ama yarın da kontrol edin cevapları...

bibip: tüylerim tikenni tel oldu lan! nası bi ülke bu bööle!!! helal size aslanlar!!!
0
compadrito
(03.02.14)
compadrito'nun mesajı üzerine geldim. dosyayı indirip inceliyorum. biraz zaman alabilir ama cevap vereceğim. umarım yaparım.

edit 1: sanırım şunun gibi bir şey istiyorsun değil mi? Yanlış yapmayalım.

i.imgur.com

bir de şunu sorayım; balık tutmayı mı öğreteyim, balık mı tutayım :D

çünkü makro ile yapacağım. sorgulama komutunda da kırmızı renk farkını kullanacağım.
0
himmet dayi
(03.02.14)
Bizi bugün burada compadrito tek bir amaçla topladı.
Şöyle ki:
1. Tüm tabloyu seçeceksiniz.
2. Data veya veri kısmına gideceksiniz.
3. Orada Filtre veya Filter kısmını seçeceksiniz.
4. Filtre geldiğinde, oradaki oka basınca Filter by Color veya Renge Göre Fİltrele seçeneği olacak.
5. Kırmızı rengi seçeceksiniz.
6. Voila

(Tablonun bir kopyasını çıkarın ve kopyada işlem yapın ki kafanız karışmasın, sonra geri alma sıkıntısı olmasın)
0
aychovsky
(03.02.14)
3 uzmandan(!) biri olarak çözümü mail attım :)
0
cakabo
(03.02.14)
@himmet dayi Teşekkürler @zahmet şimdi halleti. Umarım yormamışımdır yok yere.
@cakabo seninki de tam istediğim şey olmuş teşekkürler.
0
🌸edip
(03.02.14)
@aychovsky

bu yöntemle sadece kırmızı ile yazılı satırlar kalır ama. amaç o değil ki.
0
himmet dayi
(03.02.14)
oğlum nasıl yaptınız merak ettim :D

yoksa oturacam 2 saat kod yazmakla uğraşacam.
0
himmet dayi
(03.02.14)
Aşağıda kalan satırları silerek istediğim listeyi elde etmiş olurum. 150 üniversite varsa, İlk 150'de listeler halinde üniversiteler olacak, sonrasındakileri tutup silebilirim.

Edit: Obavvv, ben olayı tamamen başka anlamışım. Kırmızıları seçip sağ sütuna olduğu gibi yapıştırıyoruz sandım liste şeklinde. Bir yandan MATLAB'e hallenince olmamış. Ben de bunu macro ile yapardım.
0
aychovsky
(03.02.14)
Benim yöntem şu oldu:

filtrelemeden =+EĞER(V3="";"";V3) yazıp aşağı çek, sonra filtreleyip filtre altında =+A3 yazıp aşağı çek :)
0
zahmet
(03.02.14)
@zahmet'in formülleri gördüm ama @cakabo hiç iz bırakmamış :)
0
🌸edip
(03.02.14)
ben de düşündüğümü yazayım düşündüğüm boşa gitmesin :)

makro ile:

for i=1 to 10000

if Cells(1,i)'deki yazı kırmızı ise
gecici = cells(1,i)
end if
cells(9,i)=gecici // burada 9, yazmak istediğin sütünün sırası
next
0
himmet dayi
(03.02.14)
(8)

araba alırken full boyalı?

eskiden buralar hep entrydi
direkt es mi geçmek lazım?
direkt es mi geçmek lazım?
0
eskiden buralar hep entrydi
(02.02.14)
takla atmamışsa yani tavan ve direkler sağlamsa alınabilir...
0
mahsusmahal
(02.02.14)
ben direkt es geçerim.
0
marla is in my head
(02.02.14)
Full boyalı = full kazalı
0
Sskywalkeremre
(02.02.14)
compadrito
(02.02.14)
full boyali: taklali(%70)
0
nekodunlangafana
(03.02.14)
Kimse zevk icin arabayi tumden boyatmaz, boyatsa da satmaz. Taklalidir buyuk ihtimal.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(03.02.14)
gidip görmek için bile zamanını harcama.
0
just d
(03.02.14)
yaw şu full boyalı=full kazalı zihniyetine ne diyim e mi?

otopark boya gibi bişe damlattı, biz de gittik temiz olsun diye orjinal rengine boya pasta cila yaptık. araba da çiçek gibi oldu.

şimdi satamıyoruz arabayı boyalı diye :)

la olm boyadık mis gibi yaptık suç oldu. bi de adam diyo ki "keşke öyle bıraksaydınız abi". la havle
0
brkylmz
(03.02.14)
(4)

döküntü

guzellige inancimi sarsan simgeler var
selamlar, kol bileğimde nerdeyse iki üç haftadır geçmeyen birleşik, minik sivilceler tarzı döküntüler var.. kaşıntı veya ağrı yapmıyor. ne olabilir?
selamlar, kol bileğimde nerdeyse iki üç haftadır geçmeyen birleşik, minik sivilceler tarzı döküntüler var.. kaşıntı veya ağrı yapmıyor. ne olabilir?
0
guzellige inancimi sarsan simgeler var
(02.02.14)
keps yok mu? annerci olabilir.
0
compadrito
(02.02.14)
resim koydum.
0
🌸guzellige inancimi sarsan simgeler var
(03.02.14)
mantar veya alerji olabilir.

başka hiçbişiy yok mu?
0
compadrito
(03.02.14)
hayır benim bildiğim mantar kaşıntı yapar.
0
🌸guzellige inancimi sarsan simgeler var
(03.02.14)
(3)

Türkçe gramer sorusu

kallesnikof
Orta seviye Türkçesi olan iki Rus arkadaşımla Türkçe çalışıyoruz. Genelde kitap okuruz ve bilinmeyen kelimeleri açıklarım. Zaman zaman dil bilgisi sorularıyla da muhatap olabiliyorum. Dil bilgisi konusunda ise izah edecek yeterliliğim malesef yok. Bir soruyla karşılaştım. Aynen şu sordu; "-Nereden,
Orta seviye Türkçesi olan iki Rus arkadaşımla Türkçe çalışıyoruz. Genelde kitap okuruz ve bilinmeyen kelimeleri açıklarım. Zaman zaman dil bilgisi sorularıyla da muhatap olabiliyorum. Dil bilgisi konusunda ise izah edecek yeterliliğim malesef yok. Bir soruyla karşılaştım. Aynen şu sordu;
"-Nereden, nereye, hangi gaye ile geldiğimi, getirildiğimi unutuyorum. -Nereden, nereye, hangi gaye ile gelmemii, getirilmemi unutuyorum. olabilir mi? sadece bu iki formdan, boyle durumda yani anlamak istiyorum"

Birinci cümledeki geldiğimi, getirildiğimi ile ikinci bozuk cümledeki gelmemi, getirilmemi arasındaki yapısal fark nedir? Bunu en basit haliyle nasıl anlatabilirim.
0
kallesnikof
(02.02.14)
yapısal fark zamandır.

ilki doğrudur çünkü gelmiş, getirilmiştir. olay bitmiştir. dolayısıyla geçmiş zamanla ifade edilmesi gerekir.

hangi gaye ile gelmemi, getirilmemi unutuyorum cümlesi dil bilgisi açısından hatalı olur.

I forget for what purpose I came, I was taken from where to there

acemice ingilizceye çevirmeye çalıştım ama idare edin. ingilizcesinde de past tense ile ifade edildiğini görürsünüz.

I forget for what purpose I come, I am taken from where to there

demeyiz yani.
0
compadrito
(02.02.14)
evet ikinci cümle bozuk bir cümle. zaten bu cümlelerdeki sıkıntı zaman değil. yani arkadaşımın anlamadığı ve benim anlatamadığım o değil. fiilimsinin cümle içindeki göreviyle alakalı bir sıkıntı var. elli tane örnek verebilirim. hiç sıkıntı yok. ama açıklayıp karşıdakine anlatabilmek büyük problem. anadili rusça olduğundan ingilizceyle de açıklayamıyorum.
0
🌸kallesnikof
(03.02.14)
sorunuzu duyurunun en canavar iki Rusçacısına meşaz attım. birinin ana dili Rusça zaten...

3 vakte kadar bi daha kontrol edin cevapları...
0
compadrito
(03.02.14)
(14)

kucagima gelip masturbasyon yapan kedi

letheavendangered
Erkek arkadasimin erkek bir kedisi var. 5 ay sonra evine ziyarete geldim, kedinin tavirlari degisti. onceden hareketli olan hayvan simdi bi koseye cekilip yatip duruyor. esas olaylarsa soyle;bu hayvan hareketlerinden anladigim kadariyla beni sevmiyor. ama gecenlerde ben evde tekken geldi kucagima ot
Erkek arkadasimin erkek bir kedisi var. 5 ay sonra evine ziyarete geldim, kedinin tavirlari degisti. onceden hareketli olan hayvan simdi bi koseye cekilip yatip duruyor. esas olaylarsa soyle;

bu hayvan hareketlerinden anladigim kadariyla beni sevmiyor. ama gecenlerde ben evde tekken geldi kucagima oturdu, ben de oksadim bi guzel. hatta sevgilime fotograf bile gonderdim cunku hic yapmadigi bir seydi. Hemen sonra hayvan sepetine kosup masturbasyon yapti, igrendim be resmen.
1-2 gun sonra, daha once hic yapmadigi halde gitti yatak odasinin kapisinin onune isedi. sevgilim kizdi, goturdu zorla cisinin oldugu yeri koklatti falan.
bugun sevgilim ise gitti, bu kedi yine tam aybi yere isedi. temizlemeden once ben de zorla koklattim orayi, sonra gun boyu beni gordugu yerden kosarak kacti hayvan. az once de sepetinden uzun uzun beni izledi, kalkti kucagima geldi. bu kez oturmadi, kokladi kokladi, kendi etrafinda 3-5 tur atti, sonra yine sepetine kosup masturbasyon yapti.

Ne istiyo be bu hayvan benden? Sevgilime anlattim simdi, daha once hic boyle bir sey yaptigini gormemis. neden bana yapiyor boyle?

Kedi 4 yasinda. ben kedilere cok yabanciyim. ve su anda yine sepetinde gozlerini kismis beni kesiyo lan bu?!
0
letheavendangered
(02.02.14)
kediyi kendi dışkısının içine gömerek yaptığını anlamasını sağlayamazsınız, hatta daha da büyük davranış bozukluklarına yol açarsınız.

garip hayvanlar bunlar, çoğu annesiz büyüdüğü için de acayip acayip huyları oluyor, o yüzden fazla takılmayın, kedidir o yapar yani.

benim evdeki kedi cam açtığım zaman pvcnin en tepesine çıkıp oraya yatıyor mesela, sürekli saç yemeye çalışıyor, oyuncaklarını mama kabına saklıyor..

en son dün gece bi gümbürtüye uyandım, tam 'aha hırsız girdi iyi olan kazansın' dedim bi baktım koca ahşap sandalyeyi devirmiş, ders notları ortalığa saçılmış, kitaplığın üzerine de çıkmış muzaffer komutan edasıyla bana bağırıyor.

kedi bu, garip bi hayvan yani kesinlikle yaptığı hareketlerde mantık aranmamalı zira kendisi bile ne yaptığını bilmiyor.

ben ki beslediğim her hayvana orjinal isimler koymuşumdur bugüne kadar, bu kedinin adı 'kedi', sen hesapla artık.

ayrıca sana bakarak mastürbasyon yaptığını hiç mi hiç sanmıyorum, bence siz kedi nedir, hangi davranışını ne için yapar bunları bi araştırın zira hayvanlar konusunda pek bir bilginiz yok gibime geldi.
0
Mackinaw
(02.02.14)
Hayvanin zamani gelmis. Ostrojeni algiliyor.
0
grid
(02.02.14)
Kısırlaştırılmamışsa davranışları, özellikle de idrarını oraya buraya yapması gayet normal.
0
auroraaurora
(02.02.14)
kedilerde cinsellik zevk üzerine kurulu değildir. cinsellikte zevk alan nadir hayvanlar var ve onlardan biri kedi kesinlikle değil. yani seni odak haline getirip mastürbasyon yaptığını hiç sanmıyorum. ayrıca mastürbasyon yaptığını da sanmıyorum, bu sonuca nereden vardığını merak ettim açıkçası. kaldı ki içgüdüsel davranan bi hayvandan rasyonel davranışlar bekleyemezsin. kedi, kedidir. kafasına göre davranır. zorla işediği yeri koklatmak gibi davranışlarla eziyet edecekseniz beslemeyin, iki taraf da rahat etsin. zira ne sizin kızdığınızı anlar, ne de oraya işememesi 'gerekliliğini' ona anlatabilirsiniz. kuma işemeleri de yine içgüdüsel bir davranıştır. dışarıda da sokak kedileri genelde kum birikintilerine işer.
0
icim urperiyor
(02.02.14)
Ben erkek arkadasim koklattigi icin koklatmistim, bildigimden degil, oyle yapilmasi gerektigini sandigimdan. zaten belirttim kedilerle ilgili bir sey bilmedigimi ve zaten kendi evimde bir kedi hayatta beslemem, solunum problemlerim var.

Daha once erkek arkadasim "masturbasyon yapiyor" diyerek bir videosunu gostermisti (hayvan pornosu izlemiyoruz :D) sepetinin kenarini isirip icerde debeleniyor ve inliyor resmen. yine aynisini yaptigi icin anladim ne yaptigini.
0
🌸letheavendangered
(02.02.14)
kediye köpeğe işediği sıçtığı yeri koklatmak eziyetten başka bir şey değildir. hayvan o şekilde oraya yapmaması gerektiğini anlamaz ayrıca iğrenmez de. sadece zorla tutulup kafası eğildiği için canı yanar. kızgınlaşmış sağa sola işaret bırakıyor, normaldir.
0
r_u_h
(02.02.14)
kendi tuvaleti dışına işemesinin iki anlamı var: 1. sizi kıskanıyor. Yani arkadaşınızın size gösterdiği ilgiyi kıskanıyor. Sıçarım sizin ilişkinize diyor. 2. Buraların erkeği benim, ahan da bu işediğim yer benim mekânım. Dişi kedilere selam olsun diyor.

Kedinin latincesi felis domesticus. domesticus ne demek? evcil demek. Kedi kheywanının evcilleştirilmiş olması, köpeğinkine nazaran çok yeni. Dolayısıyla, adının felis domesticus ma non troppo olması gerekir. Latincesini bilemedim, İtalyancasınnan idare edin. Evcil ama o kadar da demedik yani.

Kediyi dört duvar arasında beslemeye, tabiatına karşı gelmeye kalktığınızda bunnar oluyo. Kedi bahçeye yakışır. Dört duvar arasında da bunnar olur.
0
compadrito
(02.02.14)
Evet, konuyu bu kadar alaya alan bir tavır; davranış bozukluğudur asıl. Kedi 4 yaşına gelene kadar aklınız nerdeydi? Hayvan kızgınlık dönemine girmiş ve karşı cins olduğunuz için sizi kokluyor. Mastürbasyon yapması da doğal. Ama bu durumu kişisel algılamak ise tabii ki yanlış. Çiftleşme zamanı geldiği için içgüdüsel bir şekilde davranıp doğal olan şeyi yapıyor. Çiş koklatmakmış, falanmış filanmış. İnsan olmayı öğrenin biraz, sonra en azından internetten konu hakkında bir şeyler araştırmayı. Kızgınlık dönemi bittikten sonra kediyi kısırlaştırın. Hayvan kumunun dışına işeyerek sadece, yerini işaretliyor. Bu hareket; dişilerin dikkatini çekme ve onları etkileme yöntemlerinden biridir. Farkındalığınız o kadar körelmemişse, işediği yerin çiş değil de daha ağır bir şey koktuğunu farkedersiniz. Hatırladığım kadarıyla sirke ile temizlemeniz gerekirdi, oraya kimyasal şeyler değdirmeyin. Ve gerçekten bu kadar cahil gelip cahil gidecekseniz evde kedi falan beslemeyin.
0
entre
(02.02.14)
Kediye işediği yeri koklatmanız kedinin hatasını anlamasını sağlamaz bilakis inatlaşır daha çok işer hayvana eziyet etmeyin boşuna.
Kısırlaştırırsanız sorun çözülür, kolay kolay işemez etrafa.
0
legolasin son oku
(02.02.14)
mackinaw +bimilyon
deli misiniz yahu kediye çişini koklatmak nedir?

ayrıca kedi mastürbasyon yapar bal gibi de. senin feromonlardan etkileniyordur, gayet normal. bende de bir adet kızgın kedi var şu an, yan yana sevgilimin ve benim kazakalrımız duruyorsa benimkini alıp mastürbasyon yapıyor onunla. ya da direkt kolumla falan. sürekli dolabımın içine girip giyilmiş kıyafetlerimi aşırıyor.

tabi bunda iğrenecek bir şey yok. kedi o. pipisi mercimek kadar bir şey ve o pipinin emrinde oluyor kızgınlık döneminde. kısırlaştırmazsanız böyle gider.
0
mutevazi
(02.02.14)
bak mesela şuan da gayet sinsi ve yavaş bir şekilde avlanma moduna girmiş, birazdan perdeye atlayıp sallanacak orda biliyorum yani.

kedi çünkü o, o an ne yapmak isterse onu yapıyor.

kısırlaştırın o hayvanı ayrıca yazıktır, hem dilinden anlamıyosunuz hem de hayvanın acı çekişinden kendi egonuza pay çıkarıyorsunuz.

bi de dalga geçmişler hayvanla 'aha bak mastürbasyon yapıyo' diye, oyuncak mı o arkadaşım ya.
0
Mackinaw
(02.02.14)
sevgiline 1 sana 2.

beslediğiniz yavrucağın ne olduğuna dair 2 satır bişey okuyun.
acıdım lan kediye. hale bak.
0
nudistadam
(02.02.14)
Duzgunce verilmis cevaplar icin tesekkurler. sacma salak yorumlar yapanlar, siz de o yorumlarinizi yapmadan once bi okuyun hele ne yazmisim. kediyi ben beslemiyorum bu bir, benim evimde ya da surekli gelip yasadigim yerde degil bu iki, zaten kedilerle ilgili hicbir sey bilmedigimi de yazmisim bu da uc. hayvanseversiniz anladik, bakip beslemeyi bilmesem de ben de bir hayvanseverim ama bu sizin, baska bir evdeki bir hayvanla bir sure zaman geciren ve o hayvanin hareketlerinin anlamini bilmeyen birine cikisma hakki vermez. ben hayvan beslemeli miyim diye de sormadim ayrica. "neden boyle yapiyor" diye sordum. cok degerli ogutlerinizi, ogut almak isteyenlere veriniz ve gozunuzle okuyunuz.
0
🌸letheavendangered
(02.02.14)
Kediler bazı insanların kokusuna karşı duyarlı olabiliyorlar. Bir arkadaşımızın kedisi eve gelen başka bir arkadaştan etkilenip kızışıyor mesela, benim kedim de benim ter kokuma bayılıyor. Bunlar normal şeyler kedidir takmamak gerek.

Duyuru'da hayvanlarla ilgili bir şey sorulduğunda nedense herkes en hayvan sever benim moduna geçip birbirini fırçalamaya başlıyor, ben de anlamıyorum bu durumu. Sizin kötü niyetiniz olmadığı gibi onların da kötü niyetli olmadığını düşünüyorum biraz fazla duyarlı oluyorlar bu konularda, bunu da takmamak gerek sanırım.
0
creepy
(03.02.14)
(4)

Sıvı El Sabunuyla Tıraş Olunur Mu? (Jiletim Blue 2 Plus)

ack3000
Tıraş jelim bitmiş. Çok da üşeniyorum gidip almaya... Bildiğiniz sıvı sabunla tıraş olsam edward scissorhands e döner miyim? Deneyeniniz vardır sanırım
Tıraş jelim bitmiş. Çok da üşeniyorum gidip almaya... Bildiğiniz sıvı sabunla tıraş olsam edward scissorhands e döner miyim? Deneyeniniz vardır sanırım
0
ack3000
(02.02.14)
Ben el sabunuyla denedim oldu, sonuçta orda kullanacağın madde (sabun, jel ya da krem) sakalların yumuşaması içindir. Sıkıntı olmaz.
0
yazgisiz infaz
(02.02.14)
şampuanla oldum bi 2-3 kere. daha iyi olur sabuna göre bence. sabun çabuk kuruyo.
0
c1b2k3
(02.02.14)
sabun kurur. saç kremi tarzı bir şey daha iyi iş görür.
0
zazazaraeta
(02.02.14)
compadrito
(02.02.14)
(6)

havaya sıkılan kurşun

kutukcu
yere düşerken birine gelse, normal sıkılmış kurşun hasarını verir mi?
yere düşerken birine gelse, normal sıkılmış kurşun hasarını verir mi?
0
kutukcu
(02.02.14)
bin metre yüksekten serbest düşme ile düşen bir mermi çekirdeğinden bahsediyoruz. kendi ekseni etrafında dönerek ilerleme hareketini kaybetmiş olsa bile, kafatasını deler herhalde.

(bkz: serbest düşme/@dreamer)

Firearms expert Julian Hatcher studied falling bullets in the 1920s and calculated that .30 caliber rounds reach terminal velocities of 300 feet per second (90 m/s).[7] A bullet traveling at only 200 feet per second (61 m/s) to 330 feet per second (100 m/s) can penetrate human skin.[8]

en.wikipedia.org

Notable incidents[edit]

Middle East[edit]
November 21, 2012: Following a cease-fire ending fighting with Israel, celebratory gunfire in the Gaza Strip killed a man and wounded three others.[14]
October 30, 2012: Twenty-three people were fatally electrocuted after celebratory gunfire brought down a power cable during a wedding party in eastern Saudi Arabia.[15]
August 2012: A Kuwaiti bridegroom was killed when a friend of his accidentally shot him as he charged his gun to fire into the air in celebration.[16]
August 2010: 2 people were killed and 13 were injured in Jordan, as part of the yearly celebration of the announcement of the result of Tawjihi.[17]
July 29, 2007: At least four people were reported killed and 17 others wounded by celebratory gunfire in the capital city of Baghdad, Iraq, following the victory of the national football team in the AFC Asian Cup.[18][19] Celebratory gunfire occurred despite warnings issued by Iraqi security forces and the country's leading Shiite cleric, Grand Ayatollah Ali al-Sistani, who forbade the gunfire with a religious fatwā.[20]
July 22, 2003: More than 20 people were reported killed in Iraq from celebratory gunfire following the deaths of Saddam Hussein's sons Uday and Qusay in 2003.[13]
United States[edit]
July 4, 2013: A 7-year old boy, Brendon Mackey, was struck in the top of his head and killed while walking with his father shortly before 9 p.m. amid a large crowd prior to the fireworks display over the Swift Creek Reservoir. [21]
July 4, 2012: A 34-year woman, Michelle Packard, was struck in the head and killed while watching the fireworks with her family. The police believe the shot could have come from a mile away.[22]
January 1, 2010: A four-year-old boy, Marquel Peters, was struck by a bullet and killed inside his church The Church of God of Prophecy in Decatur, GA. It is presumed the bullet may have penetrated the roof of the church around 12:20AM.[23]
December 28, 2005: A 23-year-old U.S. Army private on leave after basic training fired a 9mm pistol into the air in celebration with friends, according to police, and one of the bullets came through a fifth-floor apartment window in the New York City borough of Queens, striking a 28-year-old mother of two in the eye. Her husband found her lifeless body moments later. The shooter had been drinking the night before and turned himself in to police the next morning when he heard the news. He was charged with second-degree manslaughter and weapons-related crimes,[24][25] and was later found guilty and sentenced to four to 12 years in prison.[26]
June 14, 1999: Arizona, A fourteen year-old girl, Shannon Smith, was struck on the top of her head by a bullet and killed while in the backyard of her home. [27] This incident resulted in Arizona enacting "Shannon's Law" in 2000, that made the discharge of a firearm into the air illegal[28]
December 31, 1994: Amy Silberman, a tourist from Boston, was killed by a falling bullet from celebratory firing while walking on the Riverwalk in the French Quarter of New Orleans, Louisiana. The Police Department there has been striving to educate the public on the danger since then, frequently making arrests for firing into the air.[29][dead link]
South Asia[edit]
February 25, 2007: Five people were killed by stray bullets fired at a kite festival in Lahore, Pakistan, including a six-year-old schoolboy who was struck in the head near his home in the city's Mazang area.[30]
December 1859: An autopsy showed that a native servant in India, who suddenly fell dead for no apparent reason, was mortally wounded from a bullet fired from a distance too far for the shot to be heard. The falling bullet had sufficient energy to pass through the victim's shoulder, a rib, a lung, his heart and his diaphragm.[31]
June 6 2013: a 42 year old Pakistani woman was hit by a stray bullet from celebratory gunfire. The gunfire was allegedly in celebration for the election of Pakistan's prime minister Newaz Sharif. Her 19 year old niece was also hit, and rushed to hospital in critical condition.[32]
Europe[edit]
January 1, 2005: A stray bullet hit a young girl during New Year celebrations in the central square of downtown Skopje, Macedonia. She died two days later. This incident led to the 2006 IANSA awareness campaign in that country.[2]
South America[edit]
December 25, 2012: A stray bullet killed a three-year-old girl in Asunción, Paraguay.[33]
0
compadrito
(02.02.14)
elbette.

düğün dernekte hasta magandalar tarafında havaya sıkılan silahlarla bir sürü genç, çocuk filan ölüyor ya :(
0
mea maxima culpa
(02.02.14)
ufak tefek yaralanmaya sebebiyet verebilir ancak hedefe ateş etmek kadar etki yaratmaz. normalde serbest düşüş ve kinetik potansiyel enerjileri hesaba katarsan çıktığı hızda düşme ihtimali yüksek fakat hava direnci, sürtünme kuvveti olduğu için ciddi anlamda yavaşlar. normal şartlarda öldürücü etkisi yoktur. comadrito nun da dediği gibi ekseni etrafında dönme hareketini kaybetmiş olduğu için de öldürücü etkisi yoktur. ayrıca hedefe ilerlerkenki sivri tarafı yukarda kalır.
0
sehpa fx350
(02.02.14)
ak-47'nin ilk mermi hizi 715 metre/saniye.
90 derece aci ile ak-47den havaya atilan merminin yere dusme hizi ise 94 metre/saniye imis.

yani yuzde 13'u.
0
she was my baby
(02.02.14)
denemesini yapmışlar:

kwc.org

silahın namlusunu, yere tam 90 derece olacak şekilde ateşleyebilmek neredeyse imkânsız. ateşli silah kullanmış olanlar iyi bilir. tetiği her çekişinizde, parmağınızın tetiğe uyguladığı kuvvet, namlunun açısında sapmaya neden olur. ayrıca, silahın geri tepmesi de bu sapmayı arttırır. silahın namlusu yere paralel olacak şekilde nişan alıp hedef tahtasını vurmak istediğinizde, silahın geri tepmesi, namluyu ''şaha kaldırır''. değil hedefi 12'den vurmak, koc-ca hedef tahtasını bile tutturamazsınız. üstelik bahsettiğimiz mesafe de, sadece 25 metredir.

havaya ''güyâ'' nişan alındığında ise, namlunun yere olan açısındaki minimal sapma, merminin erişebildiği noktaya gidildiğinde çok daha büyük bir sapma hâline gelir. zaten, kutlama maksadıyla havaya kurşun sıkanlarda böyle bir kaygı yoktur. silahı gelişi güzel tutar ve gelişi güzel sıkarlar. dolayısıyla, serbest düşmeden değil, ancak eğik atıştan bahsedebiliyoruz. O eğik atış da, insana denk geldiğinde öldürücü oluyor. çünkü mermi çekirdeği hâlâ kendi ekseni etrafında dönerek ilerlemeye devam ediyor ve namludan çıkış hızı azalmış olsa bile, merminin serbest düşme hızından hâlâ çok daha fazla oluyor.

öte yandan,

she was my baby'nin cevabı ''90 derece aci ile ak-47den havaya atilan merminin yere dusme hizi ise 94 metre/saniye imis.'' ile

(61 m/s) to 330 feet per second (100 m/s) can penetrate human skin.[8] Ateşli silahlar uzmanı Julian Hatcher'in bulgularını birleştirelim:

yani mermi çekirdeğinin insan derisini delmesi için saniyede 60 metreden hızlı hareket etmesi yeterli.
0
compadrito
(02.02.14)
yıllar önce polisiye dizilerinden birinde izlemiştim. aynı bahsettiğiniz şekilde oluşan bier vakanın incelemesi yapılıyordu. dizide, bahsi geçen kurban ölmüştü.
0
dahinnotha
(02.02.14)
(2)

Bir cümle

Allahin Sopasi
when yo feel like giving up, remember why you held on for so long in the first place.en güzel nasıl ifade edilir türkçe
when yo feel like giving up, remember why you held on for so long in the first place.

en güzel nasıl ifade edilir türkçe
0
Allahin Sopasi
(02.02.14)
İçinden vazgeçmek geldiğinde, ilk önce neden bu kadar uzun beklediğini hatırla.
0
compadrito
(02.02.14)
compadrito'nun çevirisi iyi ama "beklediğini" yerine "dayandığını" kullanırsan anlamı daha iyi verir bence..
0
ianism
(02.02.14)
(12)

Pilavla ilgili özgün slogan ihtiyacım var

muratback
Başlıkta belirtmiş olduğum gibi bir slogan arıyorum pilavla ilgili olarak.Yardımcı olabilirmisiniz?
Başlıkta belirtmiş olduğum gibi bir slogan arıyorum pilavla ilgili olarak.
Yardımcı olabilirmisiniz?
0
muratback
(01.02.14)
pilava kaşıkla gel

pilavdan dönenin kaşığı kırılsın

kaşığı kıran lezzet mratback pilavcısı

annenizin pilavi gibi
0
exlibris
(01.02.14)
anladigim kadariyla pilavci dukkani aciyorsun.

pilav yapmayin pilav, biz sizin yerinize yapariz?

linc edilecegim :/
0
1195
(01.02.14)
pilav reklama ihtiyaç duymaz ulan!!1 yanına da koy kadir abimizin resmini.
0
semender
(01.02.14)
Eskişehirdeki pilavcının sloganı tek rakibimiz anneniz idi.
0
armagan
(01.02.14)
Tane tane lezzet
0
filipis
(01.02.14)
patladı gitti!
0
compadrito
(01.02.14)
spirit crusher
(01.02.14)
pilav sevilmez miyav (yanina da sevimli kedi yavrusu fotografi)
sdkjfh tamam lan. vurmayin.
0
bohr atom modeli
(01.02.14)
eppek yoksa pilav yiyin
0
bass solo take one
(01.02.14)
"pilav aynı pilav, bence siz malsınız"

kaynak: zaytung.
0
ya ben lan neyse
(01.02.14)
pilav yapmayınn pilaav, pilav tutmaz eeevinizde

pilavın sloganı da insana garip geliyor vallahi bulamadım, denedim yani
0
justinial
(01.02.14)
taneden haneye
0
Solem
(01.02.14)
(7)

glikoz ve mısır şurubu

tonoto
çikolata ve benzeri ürünleri tüketmeyi seven biriyim, dolayısıyla merak ettiğim birtakım şeyler var. bazı abur cubur markaları alırken glikoz ve mısır şurubu içerip içermediğine dikkat ediyor musunuz? dikkat edilmeli mi? zarar bakımından şekerle ne denli fark vardır? bu maddeler, ürünlerin içindekil
çikolata ve benzeri ürünleri tüketmeyi seven biriyim, dolayısıyla merak ettiğim birtakım şeyler var.

bazı abur cubur markaları alırken glikoz ve mısır şurubu içerip içermediğine dikkat ediyor musunuz? dikkat edilmeli mi? zarar bakımından şekerle ne denli fark vardır? bu maddeler, ürünlerin içindekiler kısmında şeker ya da tatlandırıcı adı altında da yazılabilir mi? yoksa tam olarak ismiyle belirtilmesi zorunlu mudur?
0
tonoto
(01.02.14)
Dikkat ediyorum. Mekanizmayi bilmiyorum ama sekerle surubunun sindirimi sirasinda aciga cikan maddeler farkliymis o yuzden glikoz surubu zararli diyolar.
Tadelle, sarelle ve nestle seker kullaniyomus.
0
instant crush
(01.02.14)
(bkz: yüksek fruktozlu mısır şurubu)

(bkz: insülin direnci)

(bkz: insülin direnci/@compadrito)

amblaja yazmadı ama kullanıyo. kim bilecek?

sen üretiyosun ve kullanmıyosun, rakibinin kullandığını biliyosun. rakibin maliyetlerini çok düşürmüş olduğu için piyasayı ele geçirmeye başladı. naaparsın?

diğer bir soru: fabrika senin babana ait. dolayısıyla biliyosun ki, sizin fabrikanın kapısından dahi içeri giremez, glikoz ve mısır şurubu. Allah korkusu olan insanlar olduğunuzçün, siz sadece sakkaroz kullanırsınız. yani beyaz şeker. peki sakkaroz iy bi şey mi?

diğer bir soru: asla ve kat'a çükületa-goflet-püskevit-vuvutella yemen, asla ve kat'a kola, gazoz, aysti içmen. sadece ve bol bol meyve yen, bol bol ve sadece taze sıkılmış meyve suyu içen. çünkü meyvelerde tabii şeker olan fruktoz var. peki fruktoz iy bi şey mi?
0
compadrito
(01.02.14)
yemeyin öyle abur cubur. ne güzel ballı ekmek yiyin kuruyemiş yiyin kuru meyve yiyin

olay fruktozda değil, modifiye edilmesinde
0
patricia kitten
(01.02.14)
patricia kedicanı, sen (bkz: insülin direnci/@compadrito)'daki vidyoyu seyrettin ni hiç? olay nası früktozda diil? onu bize bi izah etsen de aydınnansak.
0
compadrito
(01.02.14)
teşekkürler compadrito, görmemiştim o başlığı. daha doğrusu araştırma çabasına girişmemiştim hiç, ne acı değil mi? kendimi bildim bileli bağımlıyımdır abur cuburlara. yalnızca kola ve benzeri içeceklerle ya da cipslerle falan pek aram yoktur, çok su içerim, bir yere gitmek istediğimde elimden geldiğince oraya yürüyerek ulaşırım. obezlik durumum yok, hatta zayıfım diyebiliriz. ama böyle de devam edecek değil tabii, bel bölgesi genişliyor, o başlıkta yönlendirilen sayfada da yazıyordu bu hatta. zararlı olduğunu bilerek yediğim bu değersiz ürünleri hayatımdan bir şekilde çıkarmam gerektiğini bugünlerde oldukça ciddi düşünmeye başladım. birazdan çıkıp kuruyemiş ile lindt alacağım. kahvenin ya da şarabın yanında tüketilen az bir lindt çikolatanın masum olabileceğine inanıyorum. yavaş yavaş olacak, bakalım.

bu arada videoyu henüz izlemedim, bugün izleyeceğim.
0
🌸tonoto
(01.02.14)
bu işler obezlik durumuna hiç bakmaz sevgili hocam. insülin direnci başlar, azalan glukoz toleransı başlar sonra hop! bi bakmışın, pre-diyabet olmuşun. anaaaaa? nerden çıktı la bu? bizim ailede hiç şeker hastası yoktu la!!! diye kalakalırsın.

diyabet yani şeker hastalığı, ennnnnn sinsi, ennnnnnn saman altından su yürüten ve vücudun her yerini, beyni, kalbi, gözleri, böbrekleri, ayakları, ennnn çok ve ennnn iyi tahrip eden hastalıktır...

o zehirli yiyecekler ve o zehirli içecekler ile birlikte hareketsizlik de, diyabete yaldızlı ve 5 yıldızlı davetiye çıkarmak demektir.
0
compadrito
(01.02.14)
@comp günde iki üç porsiyon meyvemizi de mi yemiyah? doğal yoldan dengeli beslenerek alınan fruktozun zararlı olabileceğine inanmıyorum. ha işlenmiş gıdalara sonradan eklenenlerin amk.
0
patricia kitten
(01.02.14)
(7)

rus doktorlar hakkında bilgisi olan

zarha
medipol üniversite hastanesinde rus, kadın doğum uzmanı op. doktor var (bayan). rus doktorların mesleki açıdan kalite durumu hakkında bilgim hiç yok. internette de böyle bir bilgi yok. bilgisi olan var mıdır acaba?
medipol üniversite hastanesinde rus, kadın doğum uzmanı op. doktor var (bayan). rus doktorların mesleki açıdan kalite durumu hakkında bilgim hiç yok. internette de böyle bir bilgi yok. bilgisi olan var mıdır acaba?
0
zarha
(01.02.14)
rusların eğitimi iyidir genelde. bizim üniversitelerden kesin iyi yani onu söyleyeyim.
0
fikir muhendisi fikri
(01.02.14)
eger sovyetler birligi zqmaninda diplomasini almissa kalitelidir. simdi rusvetle diploma almak cok kolay cunku rusyada.
0
thracian
(01.02.14)
şöyle söylüyüm geçen yıl 3 bin dalır verdiğinde istediğin diplomayı alabiliyordun.
0
bal dok yala
(01.02.14)
rusya da eğitim almış, tr de çalışan birkaç doktor tanıdım. özellikleri, çok ilkel bir tıbbi yaklaşım içinde olmalarıydı. ilkelden kastım, ameliyatlara önceden gerekli tetkikleri yapmayıp vakaya paldur küldür girmeleri ameliyatta zor durumda kalmaları ve gereksiz girişimler yapmalarıydı.

bahsettiğiniz hekim uzun yıllardır tr deyse denklik sınavı vs. ile uğraşmıştır zaten. denklik sınavı da kolay bir sınav değildi. ama son 2 yıl içinde geldiyse, denklik falan kalmadı zaten. biliyorsunuz sağlık bakanı dışarıdan adam davet ediyor. nerede, ne eğitimi aldığı umursanmadan direkt hekim olarak çalışabiliyorlar. çok tehlikeli. en son dil bilme zorunluluğu kalmıştı sadece.
0
sumuklu asilzade
(01.02.14)
Türk doktorları hakkında bilgisi olan?? diye bi soru sorsam, ne cevap gelir? Türk doktorları arasında iy olannar var mıdır? Peki kötü olannar var mıdır?

Genel olarak Türk doktorları, o coğrafyada meşhurdur. Bilgi ve becerileri nedeniyle... Coğrafyadan kasıt, Akdeniz, Karadeniz, Ege, Ortadoğu, doğu Avrupa, kara çiçek, sıtma, yürek enfarktı, kanser filan...

10 senedir amarigadayım, ortalama bi Türk doktoru, ortalama bi amariken doktorunun havada karada eline verir...
0
compadrito
(01.02.14)
sonuç: 3,5 haftalık hamile eşimin ahmile olduğunu anlayamadı :)
0
🌸zarha
(09.02.14)
hocam genel olarak, bir milletin doktorlarını kötülemek ya da göklere çıkarmak doğru olmaz. ama şu gerçeği gözardı edemeyiz: Sovyet rejiminin o coğrafyayı ne hâle getirdiğini, oralarda biraz yaşamış olanlar iyi bilirler. Özellikle de doksanlı yıllarda oraları görmüş olanlar... Sovyetler Birliği yıkılalı, şunun şurasında yimbeş yıl oldu. Yimbeş yıl, bir ülkenin ömründe, yimbeş dakka bile değil. Ben size diyorum ki, anlı şanlı ABD eğitimi bile, bizim doktorlar gibisini yetiştiremiyo. Nerde kaldı, âhı gitmiş vâhı kalmış bir sistemin yetiştirdiği doktorların bizimkilerden iyi olması! Ben bi kaç hastane gördüm o coğrafyada, oturur ağlarsınız lan! Bi kaç da doktor gördüm...
0
compadrito
(12.02.14)
(9)

28 yaşında üniversiteye başlamak

mutlu muyuz vincent
günaydın duyuru sakinleri ben 6 yıl once önlisanstan mezun oldum bu senede DGS ye girip lisansa geçmek istiyorum şimdi bir işim ve düzenim var geçeceğim lisans programının yaptığım işle pek alakası yok. askerliğimi de yapmadım. her halukarda sınavı kazanırsam gideceğim ama 30 lu yaşlarda yeni bir i
günaydın duyuru sakinleri

ben 6 yıl once önlisanstan mezun oldum bu senede DGS ye girip lisansa geçmek istiyorum şimdi bir işim ve düzenim var geçeceğim lisans programının yaptığım işle pek alakası yok. askerliğimi de yapmadım.

her halukarda sınavı kazanırsam gideceğim ama 30 lu yaşlarda yeni bir işe başlama konusunda sizin düşünceleriniz nelerdir merak ediyorum.
0
mutlu muyuz vincent
(01.02.14)
eğer yeni seçtiğin bölüm hayalindeki meslekse, her şartta doğru olan peşinden gitmek. Ama eğer öylesine 4 yıllık olsun diye geçeceksen, saçmalıktan ibaret. iş tecrübesi diplomadan çok daha geçerli bir şey.
0
alaimisema
(01.02.14)
hayalimdeki meslek değil ama şimdiki çalıştığım işle bir ömür geçiremeyecekmişim gibi geliyor.
0
🌸mutlu muyuz vincent
(01.02.14)
hayatın boyunca sevmediğin bir işi yapmak kendine yapacağın en büyük işkence. yeni seçtiğin bölümde de aynı durum olacaksa, ben başka bölümlere yönelmeni öneririm. sevdiğin bölümden mezun olman da daha kolay, hevesli olduğundan çalışman da daha kolay.
0
alaimisema
(01.02.14)
Düşünme bile, düzenli çalış ve kazan.
30lu yaşlarda yeni bir işe başlamak asla gözünü korkutmasın. 30lu yaşlarda ne var ki? Hatta bence kendine uygun işi bulmak, seçmek için tam vakti.

ekonometri mezunu bir arkadaşım gayet iyi paraya çalıştığı fakat sevmediği işinden ayrılıp 30 küsur yaşında iken bir bankaya callcenter görevlisi olarak tam sıfırdan başladı. şindi çok mutlu.

Şüphesiz başla.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(01.02.14)
@cosmicstring askerlik sorun değil bi şekilde giderimde, işe başlarken 30 lu yaşlarda olacağım için belirttim onu
0
🌸mutlu muyuz vincent
(01.02.14)
Yaşı düşünmeyin bence, geç diye bir şey yok. Zararın neresinden dönülse kar. Yakınlarımda da çok 35-40'tan sonra yeni işe başlayan, hayatını tamamen değiştiren.
0
aychovsky
(01.02.14)
geçen gün bunu düşündüm. ben o kadar büyük değilim ama kesinlikle yapılabilir bir şey olduğuna karar verdim. hatta bu sene ben de sınava girmeyi düşünüyorum.
0
fauxhumanitas
(01.02.14)
klavyemin tuşları silindi yaza yaza...

55 yaşında tıp fakültesi bitiren, 60 yaşında tıp fakültesine giden insanlar gördüm ben...

etmeyin, eylemeyin, bööle şeylere takılmayın. takın kafaya bişey ve onu olun!
0
compadrito
(01.02.14)
sizin durumunuza benzer bir öğrencim olmuştu. iyi bir üniversitenin iyi bir bölümünde okuyor şimdi. bir kadın. boşanmış. 2 çocuğu var. büyük olanı kronik hasta sürekli hastaneye götürülüyor. kocasından nafaka falan istememiş bütün bağını koparmış. 40 yaşındaydı benim dersine girdiğim zamanda. bu kadın çocuklarını okutabilmek için bu bölümü bitirmek zorunda olduğunu düşünüyordu. temizlikçilik falan yapıyor kadın okula gelmediği zamanlarda. haftasonlarında. ev yemeği yapıp kaçak kaçak satıyor. muhtemelen okulu da bitirmiştir.


ama eğer bu kadar kuvvetli bir motivasyonunuz yoksa kurulu düzeni bozup risk almaya değmez diye düşünüyorum. hayalimdeki meslek değil demişsiniz. bir şeyde başarılı olmak için aklıma gelen 3 temel şey var. ya doğuştan o konuda yetenekli olmalısınız (ilkokulda otomasyon programı yazan veletler gibi), ya o konuya karşı inanılmaz bir öğrenme isteği duymalısınız (bölüm dersleri başlayana kadar vasat olan ama bölüm dersleriyle birlikte ortalaması tavan yapan öğrenciler gibi) ya da bu konuda başarılı olmak sizin için ölüm kalım meselesi haline dönmüş olmalı ( bahsettiğim kadın gibi ). şimdi bence siz kendi kendinize düşünüp gerçekçi karar vermelisiniz. sizi sizden daha iyi kimse tanıyamaz. romantik fikirler yerine biraz daha gerçekçi düşünmeyi başarabilirseniz bence en doğru kararı verirsiniz.
0
godsparticle
(01.02.14)
(7)

Dikkat çekmek

roket adam
Dikkat çekmekten hoşlanmayan biri daha var mı aramızda? Ben pejmürde, salaş giyinirken daha mutlu oluyorum insanlar arasında, muhahah bu mu anlatıcak / yapıcak / bu malı alıcak diye baktıklarında ve o şeyleri yaptığımda daha bi iyi hissediyorum kendimi. İnsanların beni bu konuda aşağılaması rahatsız
Dikkat çekmekten hoşlanmayan biri daha var mı aramızda? Ben pejmürde, salaş giyinirken daha mutlu oluyorum insanlar arasında, muhahah bu mu anlatıcak / yapıcak / bu malı alıcak diye baktıklarında ve o şeyleri yaptığımda daha bi iyi hissediyorum kendimi. İnsanların beni bu konuda aşağılaması rahatsız etmiyor, kaale alınmamak da. Gerektiğinde dikkat çekip 'o adam' olabiliyorum, çok seyrek gerekiyor, bunu da bildiğim için kafam rahat.

Ama insanlar çok önyargılı yaklaşıyorlar ya. Siyah tişört + kotla gidince stajyer çocuk, ceketle gidince patron muamelesi görmek gerçekten çok garip. Ben aynı ben, değişen hiç bişi yok, sadece görünüş değişiyor, biraz çeki düzen veriyorum, hop böyle. Benim gibi düşünen birileri var mı gerçekten de? Çevremde herkes yakışıklı ve güzel olma yarışına girmiş gibi. Halbuki tipimden, giyimimden önce ne yaptığımla, ne düşündüğümle ilgilenseler daha iyi olmaz mı? Bok gibi bir ilk intiba olsun sıkıntı değil ve sonradan artsın saygıları. Salaş, kötü görünümlü olduğumu bilerek bana gelsinler, sonra asıl yüzümü göstereyim. Sanki böylesi daha iyi gibi.

Amerika'da özellikle teknoloji startuplarına başvururken 'CV'lere koyacağınız takım elbiseli şık fotoğrafınız, yaptığınzı işten ziyade görünüşünüze önem verdiğinizi gösterebilir' diyorlar mesela. Onun yerine free takıl geç. Bizde niye tam tersi? Niye görünüş %95 etkiliyor?
0
roket adam
(01.02.14)
bizde liyakat kültürü yoktur.
bizde estetik duygu yoktur.
bizde gösteriş vardır.
bizde içerik yoktur.
bizde isim vardır.
bizde kalite yoktur.
bizde zahir vardır.
bizde öz yoktur.

kıyafetten farklı ama bişey anlatmak istedim.

biz pederle beraber çalışıyoruz. iş yerimize gelen adamlar! önceleri beni normal eleman! sanıyordu. selamsız geçmeler, telefonda kölesine konuşurmuş gibi konuşmalar falan. bi şekilde oğlu olduğumu öğrendiklerinde öyle bi değişiyorlardı ki anlatamam. iğrenmiştim onlardan.
0
cemiyetin unlu simasi
(01.02.14)
ye kürküm ye kardeşim. power suit diye bir şey var.

sırf giyimimle duruşumla o kadar iş hallettim ki, inanılmaz.
0
[silinmiş]
(01.02.14)
Aklıma Semih Yalman - Sakal Kitap geldi. Bi arkadaşım bahsetmişti. Yazar 10 ay boyunca sakal bırakıp, insanların algılarını ölçmeleriyle ilgili. İncele merak edersen.
0
solenkol
(01.02.14)
en salas ve eski kiyafetleri giyip sokakta dolasmaktan hoslaniyorum. disa icten daha fazla onem verenleri fazla cevremde tutmuyorum.
0
f_d
(01.02.14)
imaj ve etiket caginda yasiyoruz. @cemiyetin unlu simasi da guzel ozetlemis.

sekilci bir bakis var. ha neden amerika'da oyle, burda degil; cunku birincisi amerikan insani genel itibari ile cok zevksiz ve gercekten bir sey moda olunca onun pesinden kosma egilimi gosteren bir anlayislari var, cunku ne giyeceklerini bilmiyorlar.
ikincisi de, rusya veya atiyorum ukrayna ya da gurcistan gibi ulkelere bak. giyinme ve zevk anlayisi cok acayip. birbirine uydurma gibi bir sey var ama mesela bizim avam dedigimiz tarzda giyiniyorlar. laleli modasi denen bir sey onun icin var mesela. ve gurcistan'da ise insanlar abiye kiyafetlerle falan gidiyorlarmisti 90larda. yani ulkenin fakirlik duzeyinden ve commercial hale gelmemis olmasindan da kaynaklaniyor olabilir. ama bizde de belli donemlerde ise giderken insanlar abiyeye yakin seyler giydiler. ben progress'e yani ilerlemeye inanan bir insan degilim, ama klasik ilerleme teorilerine bakinca, toplumun modernlesmesi ile 'duzgun' giyinme arasinda dogru oranti kuran evrimciler de mevcut. hem de cok. hatta bu insanlar amerika'daki esnekligi de bunun bir sonraki asamasi olarak alabilirler. cunku olaylara ilerlemeci bakarlar. bir asamadan bir asamaya gecer gibi. ve bireysel hak ve ozgurluklerin korunmasi cercevesinde (bu dediklerim sosyal degisim konusuyla ilgiliydi)

benim kendi gorusum ise turkiye'nin modelleme tabanli bir anlayisa sahip bir ulke olusuyla alakali. cumhuriyet kuruldugunda da "Bati"'daki kiyafet normlari enjekte edilmis. su anda da daha arabik tarzda normlar enjekte ediliyor.
ha mesela dersin ki araplar amerika'da nasil giyiniyor? senim benim avam diyebilecegim tarzda giyiniyor. cogu acik, hatta baya acik giyiniyor. kim kardashian gibi giyiniyor. hatta gozlere renkli lens takip, soguk havada mini etek asiri topuklu falan giyip cikiyorlar. ve bunu haftanin bir degil, her gunu yapiyorlar. cok tuhaf ve abartililar. ama kimse vay ne igrencsin demiyor. onlar da kendi hedef kitleleri ile yasiyor.
simdi neyi nasil modelledigine ve nerde olduguna bagli olarak cok komik durumlar olusuyor. bulgar bir arkadasimin kiyafet 'uyumu' ile cok dalga gecerdi baska bir amerikan arkadasim. cok avam bulurdu. laleli style'in biraz daha mango-zara etrafinda gezeni gibiydi. yani uyumlu olmak, mavi pantolon giyince beyaz kazakla 'navy modu' yapmak degil mesele. cunku o da sakil duruyor. ama avrupa'dan bu tarafa dogru da insanlar bence daha temiz giyiniyor. bunlar icinde ingiltere'yi tenzih edebilirim. ingilizlerin (moda demiyorum bak) giyim anlayisini severim. zaten genel olarak seviyorum da. neyse onlar daha pis giyiniyorlar ama pislik de yakisiyor. simdi amerika'da sorun salas gozukmek degil, amerika'daki insanlar nasil giyineceklerini bilmeyen tipler. ben turkiye'de azcik temizligine falan ozen gosteren, hayati bosvermemis giyinme tarzini daha cok seviyorum. cunku amerika'da insanlarin umutsuz ve sabah 9 aksam 5 yasamlarindaki hapsolmusluklari beni cok geriyor. bizde hayat var. fikirler ve renkler ve kiyafetler surekli tartisma konusu ve hali. bu cok verimli geliyor. tartisma ve aktif sorgulama alanini sevviyorum. su anda senin de yaptigin gibi. yani turkiye amerikalilara, ise giderken abiye giyen gurculer gibi gozukuyor mu? sanmam. cunku turkler gayet casual giyiniyor amerika'da. yani hani neyle karsilastirdini bil istedim. dogu avrupa diyemesem de bulgarlar, ruslar, ukraynalilar, falan filan daha farkli.

amerika'da bir de con manlik diye bisey var. mesela the wolf of wall street'teki gibi adamlar gercek. hayal satan tipler her zaman ulkede belli sektorlerde var. adamlar ondan dolayi boyle bir onyargiya sahip olmus olabilir. bizde de sacini boyatan erkek politikaci ya da dislerini jiletbeyaz yaptiran insanlar var. bu onun gibi bir sey. aslinda kimse kimseyi yargilamamali. takim elbise giyen adami yargilamak falan da bana cok lame geliyor acikcasi. sana ne abi? adam istedigini giysin.

cv'mi bugun hazirladim, bugun islere basvurmaya basliyorum. ve inan ki samimi bakan bir yuz fotografimi koydum. bu benim kendi tercihim. plazada is gorusmesine gitmistim 1 sene oncesinde, beni basvurdugum gecici pozisyondan daha sabit bir pozisyona almak istediler. her ne kadar uluslarasi bir firma olsa da bana cok yapay geldi. sikilirim ben o odalarda yuksek binada gibi geldi, baska nedenlerim de vardi (y.disina gidecektim, kisa sureli bi is istiyordum); sonuc olarak onlar beni sabit ise almak istediyse de ben kabul etmedim, reddettim. ayni sekilde bi reklam ajansinda da "cok rahat giyiniyor bunlar, hep kot-kazak" diye de baska biri o isi begenmeyebilir, buna da saygi duyarim. senelerce patron kizi oldum, hicbir zaman patron kizi muamelesi gormedim. gormeyi de istemezdim. kasinti bir insan degilim. ama bunun nasil bir ailede yetistiginle de alakasi var. mesela bir arkadasim ekonomik olarak dezavantajli, fakir, hatta esra erolla izdivac klasmaninda bi aileden geliyordu fakat bu kiz sosyal zekasi yuksek bir kizdir, senelerdir "kombin" kelimesini kullanan moda anlayisi ile kendini ilerletti. bunu ayri bisey olarak aliyorum, kombinci moda bakisi, moda tarihi bakisindan farkli. ister istemez belli bir kulturden ya da birikimden gelmiyor. aristokrasi ve yeni burjuvazi gibi dusun. beyaz yakalar yeni burjuvaziye yukseldi, kendi is yerleri olmadigi halde. toplumsal katmanlarda ve tabakalasma modellerinde degisimler cok oluyor bizim gibi sosyal gundemi hareketli ve sosyal degisimi bol ulkelerde. simdi ben onun adina cok mutluyum. neden? kiz amacina ulasti. akilli kiz, gozlemledi ortami simdi plazada mutlu. onu ben niye asagilayim basit moda anlayisindan? ki bu bulgar arkadasimla da ayni zevk mekanizmasindan besleniyor aslinda. ama benim umrumda degil. guzel bir sey cesitlilik. beni dusunce yapisindaki kultursuzlukler ve kapaliliklar baglar.
tabi aga aga insaat firmalari, plaza firmalari, 'kurumsalcilik' oyunlari beni de rahatsiz ediyor, ben onlara saygi duyuyorsam, ben de deri ceketim ve skinny 'kotumlan' gidebilmeliyim o isyerine ve onlar da saygi duyabilmeli. ama bunun degismesi ve oturmasi zor gibi tr'de cunku insanlar moda anlayislarini dissal olarak edinmis durumdalar. avrupa'daki gibi tarihsel bir arkaplan yok. apartma var.

dediklerinde su dikkat cekme kismina katilmiyorum: bir adam vaktinde 'kiyafetlerde semboller tasinmasindan ve kiyafetlerle bir ifade verilmesinden hoslanmiyorum demisti' ama bunu olumsuz elestirel anlamda demisti. buna da cok sinir olurum. sana ne lan? sana ne? ya da saklanayim, tarzim belli olmasin diye kendini bastirmayi dogru bulmuyorum. o zaman da 'onlara ne?!' oluyor. sirf milletin tepkisiyle oynasmak icin bu urunu/mali almak falan bana gereksiz, sinsice ve zorlama geliyor. bana gore insanin kendine biraz ozgurlestirici ve kendini kabul edici sekilde bakmasi gerek. bak amerika'da insanlar sana doner "aa pantulun cokzelmis" ya da "vay gozluk cok orjinal" falan der. olumsuz bir sekilde yorum yapilmaz. eger bir fark arayacaksan, oradan bak bence. cunku tr'de insanlar ne giyersen giy elestirmeyi severler.kotu bakislar ve yargilar havada ucusur. guzelsen, yakisikliysan, zekiysen, herhangi bir seysen daha da goze batar. ve bu durum sadece giyim kusam icin de gecerli degildir. dusunceler de ilk olarak anlatmaya calistigin seyi acmaya, buyutmeye ve anlamaya yonelik sorularla zenginlesmez, elestirilerle kisirlastirilir. bence amerika'nin en (belki de tek?) iyi yani bu.
0
fauxhumanitas
(01.02.14)
roket sen akıllı bi adamsın, ne fotoğrafından bahsediyon hocam? ABD için hazırlıycaan özgeçmişe sakın foto moto koma, doğrudan çöp sepetine gider o özgeçmiş.
0
compadrito
(01.02.14)
Güzel bi beyin fırtınası olmuş gerçekten de, hepinize teşekkür etmem gerek. Tek bir doğru yok tabii bu konuda, birkaç tane doğru olabilir, farklı görüşler olması sevindirici bi konu.
0
🌸roket adam
(01.02.14)
(7)

Beni ozlediniz mi?

coconel
Soru baslikta
Soru baslikta
0
coconel
(31.01.14)
burnumun direği sızım sızım *burnunugösterir*
0
Celestial
(31.01.14)
ben seni hep cocodancer la karistiriyorum.
0
rentts
(31.01.14)
sen gitmiş miydin ki?
e hoşgeldin..
0
basond
(31.01.14)
Bir güneş gibi doğdun.
0
quanche
(31.01.14)
sen kimsin ve hayır
0
madeleine elster
(31.01.14)
sen şööle 19 yaşlarında bunalım bi apla mıydın? pek özlememişsim... sorunca farkettim.
0
compadrito
(01.02.14)
bro nerdesin olm? buralar sensiz hiç cekilmio amk.
0
all girls dream
(27.05.14)
(22)

Bir erkekte mutlaka şu da olmalı dediğiniz neler var?

john
herşey olabilir baylar bayanlar karakteristik bir özellikten tutunda cüzdana kıyafete arabaya kadar
herşey olabilir baylar bayanlar
karakteristik bir özellikten tutunda cüzdana kıyafete arabaya kadar
0
john
(31.01.14)
kimse söylemeden söyleyeyim hadi: zeka. ve sosyal olmalı bence. bi ortama girdiği zaman insanlarla nasıl konuşması gerektiğini bilmeli. bir de kendine güven.
0
interview with the vampire
(31.01.14)
y kromozomu.
0
vfgerty
(31.01.14)
interview with the vampire +1
aynilarini yazacaktim
0
kucukharfler
(31.01.14)
Bir de ne giydiği çok mühim değil ama temiz olmalı ve güzel kokmalı.
0
interview with the vampire
(31.01.14)
bir de parası olmalı, esprili olmalı. tipi olmalı, kaslı olmalı vs.... bu böyle gider.
0
baldur
(31.01.14)
Yazım kurallarına uyması, uymayanları uyarması.
0
pandispanya
(31.01.14)
zeki olsun
kendi kendine yetebilsin, "bu makineyi nasıl çalıştırıyoz" diye sormasın
kadınına anne muamelesi yapmasın
hayattan zevk alsın

bu kadar yeter :)
0
kül
(31.01.14)
o bilindik uzuv afedersin.
0
ssge
(31.01.14)
penis

edit: oha tik yok. olmasın mı?
0
ermanen
(31.01.14)
Yarrrak
0
bunlarolmaz
(31.01.14)
özgüven ve dürüstlük
0
kakao
(31.01.14)
sadece karakteri düzgün olmalı.
0
rock n roll
(31.01.14)
omuz ve adonis. bi de elleri güzel olmalı.
0
yogapants
(31.01.14)
Konusurken goz temasindan gerekmedikce kopmasin ve teni misler misi koksun ve disleri ve saclari temiz derkeeeeeeen TEMIZ OLSUNda anlasalim.
0
d for domates
(01.02.14)
kizlarin en bayildigi soru bu bence.
ben sonradan fark ettim ki bu kriterleri (ne olursa olsun) oyle ya da boyle saglayan adamlarda da ariza cikabiliyor. o nedenle cok kilit birkac sey buldum insan dogasi ile ilgili. bu romantik ya da seksuel iliskiler icin degil, tum iliskiler icin gecerli bence:

insanlarla iletisim kurmayi bilecek: sinsi ve yalanci olmayacak, gercekten etrafina saygili bir insan olacak. bir gun olecek oldugunun bilincinde yasayacak, etrafindaki insanlarin da olecek olduklarini bildigi icin kisitli zamanlarina saygi ile yaklasacak ve zehir etmeyecek.
alpha male olacak: bu isin sakasi aslinda (ama bi yandan da icten ice savunuyorum). ama kendisiyle sorunlari olan insanlarin iliski yasarken karsilarindaki insani tukettiklerini ve onlarin etrafini zehirlediklerini gordum. o nedenle psikolojik sikintisi bulunmayacak, artik tedaviyle ugrasmiyorum.

onun disinda zeka, para, tip gibi seyler hep kisiye gore degisir. ama kendi aile gecmisimle bagdasan bir aileden ve kulturden gelmesi benim icin onemli. bu arkadasliklar icin de cok gecerli. umarim herkes kendi seviyesine ve mentalitesine ve degerlerine uygun insanlar bulur.

p.s. kendimle celiserek cok tatli ironi yaptim hahahah
0
fauxhumanitas
(01.02.14)
işte mesela 'erkekte neler olsun?' yazıyorsun herkes bir şekilde duhul etmek veya koluna takmak isteyeceği erkeği düşünüyor. ama aslında sen erkekte ne olsun diyorsun yani y kromozomlu basit (hehe) bi canlıdan bahsediyoruz ve erkek olmak için y kromozomu yeterli. ama söylem böyle bişey işte.
0
blossom
(01.02.14)
kendini kontrol edebilmesi. sosyal, kişisel her konuda.
0
retronology
(01.02.14)
sevgilisi dışındaki tüm kadınları birer oruspu olarak görmeli
0
madeleine elster
(01.02.14)
vicdan mühim
0
kirazıseviyorum
(01.02.14)
@madeleine elster

anası ve bacısı da dahil mi buna?

@john

1. Allah korkusu
2. Çalışkanlık ve sebatkârlık
3. Helal süt emmiş olma
4. Hakkaniyet ve adalet duygusu
5. Merhamet

Bunların olmadığı bir erkek, Tom Ford giysin, Bugatti Veyron'a binsin, Beverly Hills'te yaşasın, Tom Cruise, George Clooney, Brad Pitt olsun ve kendine güven konusunda Don Kişot olsun isterse...
0
compadrito
(01.02.14)
oha sebat dedi.

Sebat: Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme
0
slm
(01.02.14)
@compadrito, değil. kız kankalar işte.
0
madeleine elster
(01.02.14)
(1)

Ameliyathane Zemin Kaplamaları ile ilgili

rafet el morad
Ameliyathanelerde Homojen Grup-T PVC malzemeleri dışında hangi zemin kaplamaları kullanlılr? Özellikle altında kurşun levha olan döşemelerde kurşun üzerine epoksi bazlı ürünler mi kullanılıyor?Teşekkürler
Ameliyathanelerde Homojen Grup-T PVC malzemeleri dışında hangi zemin kaplamaları kullanlılr? Özellikle altında kurşun levha olan döşemelerde kurşun üzerine epoksi bazlı ürünler mi kullanılıyor?

Teşekkürler
0
rafet el morad
(31.01.14)
Bazı anestezik gazlar yanıcı, patlayıcı, parlayıcı, alev alıcı özellikte olduğu içün, vücudun statik elektrik yüklenmesi istenmez. Aksi takdirde, kıvılcımlar, yangına sebep olabilir. Epoksinin tercih edilmesinin önemli sebebi, bitişme yerinin olmamasıdır. Karo, seramik, vinil (vinyl) gibi zemin kaplama malzemesinin bitişme çizgilerinde bakteri birikir. Neden?Çünkü ameliyat salonunda, yere kan, idrar, cerahat ve diğer patolojik sıvılar dökülür. Bunları paspasladığınız zaman, o aralıklarda birikir. Mekanik temizliği sağlayamazsınız. Epoksi, bu derdi ortadan kaldırır. Baştan başa eklentisiz boyar, geçer gidersiniz. Süpürgelikleri de doksan derece değil, yukarı doğru yuvarlayarak dönersiniz ki, oralarda da mevzular birikmesin. Bu bağlantısızlık, eklentisizlik çok büyük önem taşır! Ayrıca, ameliyathanede yaya trafiği yoğundur ve koşuşturma çok olur. Sallana sallana iş yapılmaz. Aceledir bütün işler. Acil ameliyat diye bi laf var mesela. Bu yüzden, o koşuşturma sırasında, personelin ayağının kaymaması, ameliyat masasında steril örtüler altında yatmakta olan hastanın üstüne kapaklanmaması ya da yere düşüp çömleği kırmaması gerekir. Antibakteriyel, antimikrobik, antifungal, antistatik dedik.
0
compadrito
(01.02.14)
(8)

İlk İşime Başlıyorum, Akıl Verin

bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
Selamlar.Yazın okulu bitirdiğimden beri süren çileli iş arama sürecimin sonuna geldim. Az önce aradılar, iş başvurum kabul edilmiş. Şimdi işin kurtları bana biraz yardımcı olsa ne güzel olur.Aradılar, kabul edildi başvurunuz, şu departmanda şu ünvanla başlıycaksınız dediler. Tamam dedim. Hazırlamanı
Selamlar.

Yazın okulu bitirdiğimden beri süren çileli iş arama sürecimin sonuna geldim. Az önce aradılar, iş başvurum kabul edilmiş. Şimdi işin kurtları bana biraz yardımcı olsa ne güzel olur.

Aradılar, kabul edildi başvurunuz, şu departmanda şu ünvanla başlıycaksınız dediler. Tamam dedim. Hazırlamanız gereken evrakları maille göndericem dedi, tamam bekliyorum dedim. Maaşı falan söyler diye bekledim de, hemen atlayıp "önce maaştan haber ver" der gibi olmasın diye bir şey de sormadım. Bir yarım saat oldu hala mail bekliyorum ama, bu tip şeyler hangi aşamada konuşulur acaba? Mailde falan mi söyler? Yoksa imzalamaya gittiğimde falan mı yani nerede konuşulur? Şirketin baya büyük, kurumsal bir yer olduğu bilgisini de vereyim, ona göre değişiyordur belki.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(27.01.14)
mail'de yazmazsa şirkete ilk gittiğin gün konuş. yoksa ay sonu hayal kırıklığı yaşayabilirsin.
0
fuck is a four letter word
(27.01.14)
İş görüşmesinde konuşulmuş olması lazımdı aslında. Telefonla sormak da pek doğru olmaz gidince sorarsın. Kurumsal sa zaten fiyat politikaları kişiye göre değişmez. Öyle çok düşük bir şey olacağını sanmıyorum.
0
sehpa fx350
(27.01.14)
kurumsal yerler simdiye kadar halletmis olmasi gerekirdi. genelde ikinci görüsmede hadi olmadi ücüncü görüsmede belirtirler maasi. "su kadar maas arti prim esittir aylik ortalama maasla ise baslayacaksiniz" gibi bir yazi olmasi gerekmekte.
0
hosein
(27.01.14)
Sözleşme imzalayacaksın, orada yazar.
0
[silinmiş]
(27.01.14)
Bana mail'de gelen teklif vardı. Orada sözleşmedeki ana maddeler yazıyordu. Ben öyle görmüştüm işe başlamadan.
Bu arada görüşmede ben sormuştum ne kadar diye. Söyledikleri ile teklifteki aynıydı.

Bu arada sözleşme imzalamadan kabul etmiş olmuyorsun işi tam olarak. Ama ay sonuna bırakma derim. Sonuç olarak para için çalışıyoruz. Zam istemek ayrı bir tartışma konusu ama başlangıçta maaş sorulmaz kadar saçma bir kural olamaz.
0
burfak
(27.01.14)
sorduğun soru ile direkt ilgili değil ama, sana faydası olabilir. ekşi sözlük' ten compadrito' nun yeni başlayanlar için iş hayatı başlığı atındaki entrylerini oku bir zahmet. yeni işe başlayanlara gayet güzel önerilerde bulunmuş, oldukça işine yarar. hayırlı olsun işin, bol kazançlar. hadi kolay gelsin.

soruna cevap; maili bekle, orada yazmıyorsa, evraklarla gittiğinde öğrenirsin zaten.
0
oinone pe
(27.01.14)
Maasini ogrenmeden evrak bile toplamana gerek yok. Arayip sor, oyle sacma bir sey olamaz, olmamali.
0
prodeq
(27.01.14)
Hayıllı ossun fitbolcu!

@oione pe, tam elimi attım cevap yazıyodum ki, sizin cevâbı gördüm!
0
compadrito
(28.01.14)
(8)

Gitar çalmak

roket adam
24 yaşındayım. Birkaç kez denedim internetten bulduğum eğitim şeysileriyle ama el alıştırmaları kısmında hemen sıkıldım. Devamı gelmedi. Notaların yerlerini aklımda tutamıyorum. Sizce tekrar başlamalı mıyım? Nerede yanlış yaptım önceden? Öğrenme eşiğini nasıl düşürürüz de 'oha bir şeyler oluyo lan'
24 yaşındayım. Birkaç kez denedim internetten bulduğum eğitim şeysileriyle ama el alıştırmaları kısmında hemen sıkıldım. Devamı gelmedi. Notaların yerlerini aklımda tutamıyorum. Sizce tekrar başlamalı mıyım? Nerede yanlış yaptım önceden? Öğrenme eşiğini nasıl düşürürüz de 'oha bir şeyler oluyo lan' hissini kısa sürede yakalarız?
0
roket adam
(27.01.14)
Başlangıç aşamasında bulabildiğiniz deneyimli bir kişiden/kurumdan kurs almanızı öneriyorum. Yanlış öğrenmekten de kaçınmış olursunuz ve öğrenme süreci hızlanır. Birşeyler oluyor hissi her gün elinize gitarı alıp parmak çalışması yaptığınızda 1 ayda bile gelebiliyor, fakat yetenek ve isteğinizle alakalı daha çok.
0
fretboard
(27.01.14)
bir yandan da basit akorlara bakin. duz nota bayabilir. dinlediginiz sarkilarin tab'larini bulun ordan yapabileceginiz yerlerini calisin. misal metallica one, fade to black girisleri ya da nothing else matters'in en basi. sarki calismaniz sizi motive eder.
0
badseed
(27.01.14)
tablar ile bir kaç parça öğrenip hevesinizi arttırabilirsiniz.
0
necrolyte
(27.01.14)
asla vazgeçme hacı ağbiy, asla! hiç olmazsa günde 15 dakka çalış ama her gün çalış.
0
compadrito
(27.01.14)
26 yaşındayım, 7 aydır keman 1 yıldır da piyanoyla uğraşıyorum, bir şeyler oluyor çalışmaya devam et bence, sonra çok iyi geliyor, kendini seviyorsun yeni bir parçayı çaldıkça vs.
0
ekaterina
(27.01.14)
müzik ve müzik enstrumanı çalmak, uzaktan görüldüğü gibi kolay ve eğlenceli değildir arkadaşlar. öncelikle mantık olarak yanlışı düzeltmek isterim.
eğer basit bir şey olsaydı zaten notayı matematikçi icat etmezdi sanırım...
öncelikle çalmak istediğiniz enstruman, her mutlaka zaman ayırabileceğiniz, hiç sıkılmadan, usanmadan büyük bir sabırla saatlerinizi geçirebileceğiniz bir enstruman olmalı.
yani, o daha kolay onu çalarım, o zaten gıy gıy sorun yok dediğiniz noktada yanılıyorsunuz.
ayrıca bir enstrumanı en iyi öğrenebilmenin yolu, birebir ders almaktan geçer.
bunda da eve alışveriş yaparken nasıl bozuk tavuk/et, tarihi geçmiş meşrubat veya coca cola yerine rc cola almıyorsanız aynı mantıkta iyi bir hocadan edinmelisiniz dersi. zira, ortalıkta hoca olduğunu iddia eden tonla soytarı var.
hocayı isim soyisim eidnip araştırdıktan sonjra bakın bakalım nerelerde ne çalmış, eğitimi neymiş vs. ud öğrenip keman dersi veren tiple tanıştım ben internette...
son söz olarak, enstrumanı evde tek başına, internetle ve kitapla vs öğrenmek yakın gelecekte hezeyana yol açabilir, hayli risklidir.
bilginize...
0
jeanluc
(27.01.14)
@jeanluc+1 ben de ders alarak ilerleme kaydettim bir hocan olmazsa o disiplin gelmiyor hiç, aletlerde kenarda atıl durumda kalıyor. 4 yıldır piyanom var aslında hocamdan ders alana kadar hiç ilerleyemedim.
0
ekaterina
(27.01.14)
pratik şart, ders şart

saati 3 biradan ders veririz hocam
0
veilofsin
(28.01.14)
(2)

bel iptal

namus ninjası
günlerdir bilgisayar karşısındayım. işe el atayım dedim, evi temizledim ama makineye çamaşır atarken eğildiğim gibi kaldım. bel kilit. hareket ettim az. etmem lazımdı, su da dökülmüştü yere, onu temizledim. güç bela, eğil doğrul, sonra az oturdum ama geçmedi. şimdi bu geceki dinlenmeyle yarına geçme
günlerdir bilgisayar karşısındayım. işe el atayım dedim, evi temizledim ama makineye çamaşır atarken eğildiğim gibi kaldım. bel kilit. hareket ettim az. etmem lazımdı, su da dökülmüştü yere, onu temizledim. güç bela, eğil doğrul, sonra az oturdum ama geçmedi.

şimdi bu geceki dinlenmeyle yarına geçmezse ne yapılabilir, gecikmiş bir ilk müdahale olaraktan?
bir de hastaneye gideyim mi? yakında üniversite hastanesi zaten sabah giderim.
gidersem şey için; bu ağrı raporluk olur mu? kalkamıyorum zaten yerimden. bari rapor alayım, lazım olabilir.

:(çiğnetecek kimse yok bu arada:(

esenlikler dilerim, sabah cevaplarınızı görmeyi ümit ederim.
0
namus ninjası
(27.01.14)
compadrito
(27.01.14)
bugün gittim bi ağaç dalına asıldım birkaç defa. iyi geldi. sağ olun.
0
🌸namus ninjası
(27.01.14)
(4)

Niyet Mektubu

met
Merhabalar, 2 gün sonra yüksek lisansa başvuracağım. İnternette biraz araştırma yaptım fakat düzgün bir şey bulamadım. Elinde niyet mektubu örneği olanınız varsa lütfen paylaşır mısınız? Örnek görmeden yazmak istemiyorum.
Merhabalar, 2 gün sonra yüksek lisansa başvuracağım. İnternette biraz araştırma yaptım fakat düzgün bir şey bulamadım. Elinde niyet mektubu örneği olanınız varsa lütfen paylaşır mısınız? Örnek görmeden yazmak istemiyorum.
0
met
(27.01.14)
gugıla 'motivation letter master' yazdım, epey bir şey çıktı, işine yarayan vardır belki
0
fallopian
(27.01.14)
conrad moricand
(27.01.14)
compadrito
(27.01.14)
hala kayıt alan üni var mı? yani tarih olarak. varsa bana da söyle. =)
0
uckac
(27.01.14)
(6)

Erkek kedi erkek kediye halleniyor ?!?

marty turco
Şimdi bizim burda erkek kedi erkek kediye halleniyor. gözünü dikmiş ona ayırmıyor. hatta sırtına çıkıp ensesini ısırmaya çalışıyor ama öteki erkek kedi istemiyor.Nedir bu durum yahu?Olur mu böyle şeyler?
Şimdi bizim burda erkek kedi erkek kediye halleniyor. gözünü dikmiş ona ayırmıyor. hatta sırtına çıkıp ensesini ısırmaya çalışıyor ama öteki erkek kedi istemiyor.

Nedir bu durum yahu?

Olur mu böyle şeyler?
0
marty turco
(27.01.14)
Olağan bir şey bu, endişelenmeyin. Köpeklerde de olur arada sırada.
0
iorveth
(27.01.14)
bizimkiler de yapıyo bu ara aynını. normal.
0
mutevazi
(27.01.14)
vay arkadas kedı kedıye yapınca normal, erkek erkege yapınca anormal haaa.heehhehe
0
anti silence
(27.01.14)
köpeklerde de oluyor o. komşunun köpeğine kaç defa hallendi de tam tövbe estağfurullah G noktasına gelince diğer köpek kaçıyor bi şey olmuyor :)
0
pomaklar
(27.01.14)
www.thecatsite.com

en.wikipedia.org

yani kediniz homoseksüel davranış gösterebilir doğal olarak. ikinci verdiğim linkte homoseksüel davranışların, seks olmak zorunluluğu olmaması koşuluyla, 1500 türde görüldüğü bruce bagemihl'in çalışmaları tarafından gösterilmiş, 500 tanesinde de belgelenmiş.

ama her davranışı homoseksüelliğe yoramayız. bölgeyi domine etmeye çalışıyor olabilir biri.
0
empati kuramayan psikolog
(27.01.14)
Dün bi gastede vardı. Sırf bu sebepten, kediyi sokağa atmışlar.
0
compadrito
(27.01.14)
(4)

Gömleklerinizde polyester oranı nedir?

dibini gor
%100 pamuk mu yoksa?
%100 pamuk mu yoksa?
0
dibini gor
(27.01.14)
genelde %100 pamuk evet
0
bir ileti paylastim
(27.01.14)
0.
%100 pamuk.
0
kyha
(27.01.14)
pammık
0
denizrocket
(27.01.14)
Sıfır! Allah etmiye! Aazından yel assın!
0
compadrito
(27.01.14)
(1)

mozambik

trento
Sevgili arkadaslar,Tanidigim bir cift onumuzdeki hafta mozambik'e gonullu calismaya gidecekler. Onlara, orada ihtiyac duyabilecekleri bir hediye almak istiyorum. Sizce ne alabilirim? Ayrica aranizda daha once orada bulunan birileri varsa sunu sormak isterim: orada yasayan cocuklar icin ulasilmasi gu
Sevgili arkadaslar,

Tanidigim bir cift onumuzdeki hafta mozambik'e gonullu calismaya gidecekler. Onlara, orada ihtiyac duyabilecekleri bir hediye almak istiyorum. Sizce ne alabilirim? Ayrica aranizda daha once orada bulunan birileri varsa sunu sormak isterim: orada yasayan cocuklar icin ulasilmasi guc yiyecek, oyuncak ya da kirtasiye malzemesi vs olarak bildiginiz birseyler var mi? Tesekkurler
0
trento
(26.01.14)
cibinlik alın.

mozambik dünyanın en fakir ülkelerinden biri. bebelere ne verseniz olur.
0
compadrito
(26.01.14)
(6)

ilacını almayıp delirdi

olivia ofrenda
Panik atak/anksiyete için kullandığı ilaçtan bayıp hazır yanına almayı da unutmuşken içmeyi bırakan bir arkadaşım var. En son yine böyle birkaç gün ilacını içmeyip de bir konuda sıkıştığında delirmişti. Delirme krizi geçirmişti yani eheh. Şimdi bir haftadır falan almıyor. Arada üstüne çöken mallığı
Panik atak/anksiyete için kullandığı ilaçtan bayıp hazır yanına almayı da unutmuşken içmeyi bırakan bir arkadaşım var. En son yine böyle birkaç gün ilacını içmeyip de bir konuda sıkıştığında delirmişti. Delirme krizi geçirmişti yani eheh. Şimdi bir haftadır falan almıyor. Arada üstüne çöken mallığı ve düşünememe halini buna mı yorsun?

Başka hiçbir rahatsızlığı yok. İlacı bıraktığından beri arada başı dönüyo ama ağır bi ilaç da değil yani kullandığı ilaç. Plasebo etkisidir bence. Doktora gidince hiçbi şeyi de çıkmıyo zaten bu arkadaşın. Eşşek gibi sağlam. Sağır oldum diye gidiyor, testte bir şey çıkmayınca doktor dalgınlıktandır deyip gönderiyor. Ne bileyim panik atağı da zaten ay kalp krizi derken kardiyosunun aşırı sağlam çıkmasıyla anlaşılmıştı. İlacı da popisine güvenerek bıraktı. Sıkılmış falan. Neyse fiziksel hiçbir sorunu, hormonlarında kan, idrar testlerinde bir şeyciği yok. Sorduk, depresyonda da değilmiş. Sizce dövmeli miyiz?

Not: Bir yıl kullandı bıraktığı ilacı. Prozac.
0
olivia ofrenda
(26.01.14)
rebound effect diye bir gerçek var. antidepresanı küt!!! diye bırakınca, depresyon katlanarak, şeddeli geliyo bu defa!
0
compadrito
(26.01.14)
Antidepresanı ani olmayan şekilde bırakmak nasıl oluyor onu da anlamıyormuş ki arkadaş. Günde bir kapsül alıyodu işte. Nasıl azaltarak bırakıcaktı? Onu da hiç anlamıyoruz :(
0
🌸olivia ofrenda
(26.01.14)
düşük dozu varsa düşük dozuna düşürerek, ya da yarım alarak, daha sonra da iki günde bir üçgünde bir şeklinde alarak bırakmak gerekiyor. bu süre toplamda 3 ay filan olmalı.
0
nilmiye
(26.01.14)
doz düşürerek bırakmalıydı fakat bu doktor kontrolünde yapılacak bir şey, doz düşürme diyince direk türk mantığı 'şunu ortasından böleyim de yarım içeyim' diye bir şey yapmamalı, zira ilaçlar kırıldıkları zaman emilim dengeleri bozulur ve çok ağır şeylere yol açabilirler.

sakın ola ki ağrı kesiciyi bile kırıp yutmayın, her ilaç bütün yutulması gereken şekilde tasarlanıyor.

edit: bazıları kırılıp içilebiliyormuş fakat bu yine de kaideyi bozmaz, kapsüllü ilaçları da kapsülünden çıkarıp içmeyin mesela, yapmayın böyle şeyler.
0
Mackinaw
(26.01.14)
prozacta azaltarak bırakmaya gerek yok diyenler var gerçi ama bilmiyorum
0
kosun lan mevzu var
(26.01.14)
@Mackinaw yanlışın var. Bazı ilaçlar ortasında çentikli olarak üretiliyor. Bunlar başlama ve bırakma dozu olarak yarım kullanılabilmesi için çentikli ilaçlar.
0
nilmiye
(27.01.14)
(7)

bavul tavsiyesi

istenmeyen_adam
merhaba.. kız arkadaşım sevgililer gününde bavul hediye edeyim diyorum. şu 4 tekerlekli olanlardan düşünüyorum. hangisi iyidir, kalitelidir? nereden alabilirim?tavsiyelerinizi bekliyorum.
merhaba..

kız arkadaşım sevgililer gününde bavul hediye edeyim diyorum. şu 4 tekerlekli olanlardan düşünüyorum. hangisi iyidir, kalitelidir? nereden alabilirim?


tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
istenmeyen_adam
(26.01.14)
kalitelisini bilmem ama Mudo'da img-mudo.mncdn.com şu var. Hala varsa alın derim, 1 tane kalmışsa almayın ben alacağım hehe
0
sharon and hope
(26.01.14)
göt yırtacak derecede para harcıycaksan tumi
makul mantıklı para harcıycaksan samsonite, delsey
hesaplı para harcıycaksan no name bişey
0
compadrito
(26.01.14)
delsey +1

hesaplı bir şey bakıyorsanız bir seçenek de tchibo, delsey hastası olan bünyem bile almayı düşünmüyor değil.
0
mocha
(26.01.14)
eastpak'in travel mi transfer mi ne diye bir modeli var. Çok hafif ve çok çeşitli renkleri var, ayrıca sağlam. En büyük boyunu almayın ama. ARada markafoni'ye falan geliyor.
0
whoosie
(26.01.14)
milletin bu paraları bunlara vermesi çok komik.
0
🌸istenmeyen_adam
(26.01.14)
Değişir o kişiden kişiye. 50 liraya bavul alabilirsin, en iyi ihtimalle 3-5 sene kullanabilirsin. Ben 200 liraya aldım, 30 sene garantisi var ve gık demeden değiştiriyorlar ya da tamir ediyorlar. İyi markaya para vermenin bir sebebi var elbet.
0
whoosie
(26.01.14)
compadrito
(26.01.14)
(9)

Eski müzik kayıtları

spitzer
Dinlenildiğinde neden ses şimdikilere göre çok daha sıcaktır? Lütfen soruyu bu konuda cidden bilgili arkadaşlar cevaplarlarsa sevinirim. Hatta direkt tonmaysterler filan varsa onlarda öğrenmek isterim cevabını.
Dinlenildiğinde neden ses şimdikilere göre çok daha sıcaktır?

Lütfen soruyu bu konuda cidden bilgili arkadaşlar cevaplarlarsa sevinirim. Hatta direkt tonmaysterler filan varsa onlarda öğrenmek isterim cevabını.
0
spitzer
(26.01.14)
soğutma teknolojisi o zaman çok gelişmiş değildi. kayıtlar daha çok ısınıyordu.
sıcak kavramı ile teknik olmayan bir soru yöneltip prof cevap istemek enteresanmış, biz de cevap yazmak istiyoruz belkim.
0
hasmetizm
(26.01.14)
O zaman hislerin değeri vardı, teknoloji daha geriydi ve insanlık daha saftı. Henüz ruhlarımız bu kadar kirlenmemişti. O yüzden şimdiki şarkılarda ya da insanlarda bulamadığımız bütün duyguları, hala eski şarkılarda buluyoruz.
0
acelemvar
(26.01.14)
Çok basit olacak ama, analog - dijital ayrımıyla alakalı olabilir. Hani mesela plak'tan dinlediğimizde hissedilen, mp3 player'da dinlediğimizden daha değişik gelir ya.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(26.01.14)
haşmet öncelikle cevabım sana değil, merak edenlere.

şu kayıt sıcaktır; www.youtube.com

şu kayıt sıcak değildir; www.youtube.com
0
🌸spitzer
(26.01.14)
evet analog-dijital elbette işin içinde, ama tam olarak ne değişti onu merak ediyorum.
0
🌸spitzer
(26.01.14)
cigerdelen'in topa girdiği bi ortamda cevap yazmam dallamalık olsa da, şansımı bi deniyim.

verdiğiniz iki örnek arasındaki sıcaklık - sıcak değillik farkını gene de tam annadığımı söyleyemem. ama ilk kayıt mono. ikinci kayıt Müzeyyen'in kaydı üzerine Tarkan'ın kaydının ve muhtemelen kötü çalınmış bir sazın bindirilmesi.

ilk kayıttaki saz heyetinin, sazların kombinasyonu hoş.

mono kayıtın rûhumuzda yarattığı nostaljik etki hoş.

DSP'ciler de bi kaç kelâm etmek isteller heralde.
0
compadrito
(26.01.14)
anahtar kelimeleri vereyim sen ara bul. uzun ve derin bi mevzu çünkü.

analog saturation
tape saturation
tube saturation
ribbon microphone
tape overdrive
analog mixing
0
alperz
(26.01.14)
alperz aradığım cevabı verdi. teşekkür ederim araştırmaya geçeyim.
0
🌸spitzer
(26.01.14)
eklemeyi unuttuğum bir detay daha var. araştırıp anlatacağım sonuca ulaşman biraz uzun süreceği için burada anlatayım;

şimdi, ses dalgaları mikrofonlar ya da çeşitli alıcılar(magnetik ya da piezo falan) vasıtasıyla elektrik dalgasına çevirilip o şekilde kaydediliyor. buna analog kayıt deniyor. genelde 2 - 24 kanal arası magnetik teyplere kayıt yapılır.

analog kayıtta, ekipmanların kendi ürettiği elektrik gürültüsü ve satürasyon hariç sinyalde bir bozulma olmaz. yani sinyalin yumuşaklığı korunur.

80'lerden itibaren, özellikle 90'lardan itibaren, analog-dijital çeviricilerin kalitelerinin artması, non-lineer edit imkanları ve kapasite durumları neticesinde analog kayıt yavaş yavaş terk edildi.

analog-dijital çeviriminde sesi oluşturan sinüs dalgaları, kendinden daha küçük kare dalgalar şeklinde ifade ediliyor. örnek için eklediğim resme bakın. ( git: www.penstarsys.com )

bu kare kare olma durumu, seste kesinlikle istenmeyen bir durum. hiçbir enstrümanın üretemeyeceği bir sinyal. doğal değil ve genelde kötü duyulur.

analog-dijital çeviriciler ne kadar kaliteli olsa da, o kareler ne kadar küçülse de yine de varlar. dolayısıyla bahsedilen o soğukluk ve sertliğe biraz da bu sebep oluyor.

babaanneye anlatır gibi anlattım sanırım.
0
alperz
(26.01.14)
(5)

Diş ipi kullanmak

roket adam
Lan çok zor bunu kullanmak, her dişe ayrı ayrı yapmak falan. Ki bazı dişlerimin aralarına girmiyor adi it. Çat diye girince de kanatıyor. Hele Uzmantv'de gördüm adam diş etinin altına sokuyor diş ipini, korkunç. Nasıl kullanıyorsunuz bunu, alışıyor mu insan zamanla? Her akşam değil de haftada 3 defa
Lan çok zor bunu kullanmak, her dişe ayrı ayrı yapmak falan. Ki bazı dişlerimin aralarına girmiyor adi it. Çat diye girince de kanatıyor. Hele Uzmantv'de gördüm adam diş etinin altına sokuyor diş ipini, korkunç. Nasıl kullanıyorsunuz bunu, alışıyor mu insan zamanla? Her akşam değil de haftada 3 defa falan yapsam olmaz mı?

Oral B satin tape aldım. Ondan mı acep.
0
roket adam
(26.01.14)
kürdana takılı diş ipi mi kullanıyorsun?
0
rock n roll
(26.01.14)
Zamanla alışıyor insanın eli. İlk zamanlar bir vampir, bir zombi gibi ağzım kanla dolaştığım oldu. Hatta evdekileri korkutmak için röööğaar diye bağırdığım da oldu. Sonradan alıştım.

Yalnız bir arkadaşım "Onlar kanserojen" dedi. Ben de "Olmasa şaşardım" dedim ama doğruluğu nedir, bir bilgim yok.
0
aychovsky
(26.01.14)
diş hekimi dedi ki, en son ne vakıt gördüydüm sizi?

utana utana, 7 sene önce dedim.

ellerinize sağlık dişlerinize çok güzel bakmışsınız!

dedi

kürdan faydalı bi eser mi? dedim

doğrudan diş etinize batırıp kanatmadığınız takdirde faydalı dedi.

çoğiy bakmışsınız dediği şeyin sırrı, işsizkene sürekli kürdannan dişimi karıştırıyodum. araları iyce temizliyodum. mekânik temizlik önemli biliyon.

diş ipi kürdandan daha keskin olduğu için etleri kanatıyo. ama kürdanın bile giremiycee yellere de iy giriyo.

fırçalama yeterli mekânik temizlik sağlayamıyo, onu da biliyon zaten.

aslolan da macun mucun değil, mekânik temizlik, onu da biliyon. macunu pirinç tanesinden daha büyük koyma ve extra soft fırça gullan dedi bana diş hekimi.
0
compadrito
(26.01.14)
oral b satin tape en iyisi aslında. yassı olduğu için dişleri çok sık olanlar için ideal.
0
quasiromantic
(26.01.14)
Aksattıktan sonraki ilk kullanımlarda kanama olabiliyor ama sonradan geçiyor bende o.

Bir de dişlerinin arasında taş varsa diş ipi kullanımından çok verim alamayabilirsin, kanamayı da artırabilir bu durum. Diş taşı temizliği yaptırdıktan sonra kullanmakta fayda var.

Oral b satin tape diş araları için bence fazla geniş. Almıştım ama hiç memnun kalmadım. Beyaz yuvarlak kutudaki bence en iyi diş ipi.
0
Lethe
(26.01.14)
(14)

Sizce kötü mü?

Barbaros59
Ben kitap okumayı sevmiyorum. Şimdiye kadar çok fazla kitap bitirmişliğim yok. Zorlasam 1 veya 2 kere kitap bitirmişimdir. Onun yerine film, bulabilirsem tiyatro seyretmeyi daha çok severim.Sizce bu çok kötü birşey mi? Kötüyse neden kötü olduğunu söyleyebilir misiniz?
Ben kitap okumayı sevmiyorum. Şimdiye kadar çok fazla kitap bitirmişliğim yok. Zorlasam 1 veya 2 kere kitap bitirmişimdir. Onun yerine film, bulabilirsem tiyatro seyretmeyi daha çok severim.

Sizce bu çok kötü birşey mi? Kötüyse neden kötü olduğunu söyleyebilir misiniz?
0
Barbaros59
(26.01.14)
kötü değil, eksik dersen daha doğru olur. sonuçta bu iş genel kültür ile alakalı ve hepsini belli bir seviyede tutmak lazım. yarın öbür gün hangi ortamda kimlerle karşılaşacağını bilemez insan.
0
pluto the planet
(26.01.14)
Kitapların okuyucuyla daha özel bir bağı var. Ve çok sağlam öyküler/durumlar var henüz filmleşmemiş ya da tiyatrolaştırılmamış.

Çok kötü bir şey mi? Yooo, dünya bunca kötülükle doluyken.
Ama kitap okumak zihni eğitiyor, konsantrasyonunuzu, o süreçte daha derin düşünmenizi sağlıyor. Artıları fazla.
0
sharon and hope
(26.01.14)
önce neden sevmediğine bakmak lazım. kitap okumak maalesef küçüklükten kazanılan bir alışkanlıktır.

yazıları aklında görsel birer imgeye dönüştürme kısmında insanlar sıkıntı yaşar. bunun nedeni ise hayal kurmamalarından kaynaklanır. ayrıca okumak için meraklı olmak gerekir. kitap sevmek herkesin edinebileceği bir duygu değildir evet, ama kitap okumayı sevmemek çok iyi olmayan bir düşüncedir ve üzerine gidilmelidir.
0
thracian
(26.01.14)
compadrito
(26.01.14)
@sharon and hope
Peki bu dediklerinizi filmle, tiyatro ile yapamaz mıyız? Yani filmle zihnimizi eğitemez miyiz, konsantrasyonumuzu, derin düşenmemizi sağlayamaz mıyız?
0
🌸Barbaros59
(26.01.14)
gün gelir, kendinizi yüzeysel hissedersiniz. sizi rahatsız eder bu yüzeyselliğiniz. bi türlü sebebini de bulamazsınız, bilemezsiniz. kendiniz üzerinde bi deney yapın. bir kaç kütüphane gezin. biraz zaman geçirin kütüphanelerde. ne hissedeceğinize bi bakalım. sonra gene konuşuruz.
0
compadrito
(26.01.14)
@Barbaros kitap filmden çok daha yavaş ilerliyor. O sebeple daha derinleştiriyor düşüncelerinizi, sindire sindire. Film size sunulan bir şey, zihinde anlamlandırmanız gereken şeyler kitapta olduğu kadar fazla değil.

Ayrıca kitaptan kastedilen sadece roman mıdır? Ben en son Sartre'ın biyografisini okumuştum, yaptığım sadece kitabı okumak değildi tabii ki, metinler arası gezinip durmuştum. Arada ilgili belgesel bulmuştum, arada bağlantı kurduğum bir film olmuşsa onunla ilgili araştırmalar yapmış ve filmi tekrar izlemiştim.
0
sharon and hope
(26.01.14)
Kotu oldugunu dusunuyorum epey. Dah dogrusu keske hemen sevmiyorum diyip kapatmasaniz da okusaniz diye temenni ediyorum.

Kelime hazmesi kisitlayan, genel kulturu setleyen ve kendini dogru ifade edebilme yetisini bastiran bir durum kitap okumamak. Bir de kacirdiginiz oyle dunyalar var ki, izlemekle olacak gibi degil yani asla esdeger olmaz zihninizdeki insaa ettiginize benzemez.

Zamanla eksikligini hissedersinir muhakkak bir de, sevmemeniz de ilgi duydugunuz bir konuda bir kitap okumamisliginizdandir diyorum. Zorunluluk da degil elbette ama okusaniz iyiydi.
0
elmali kurabiye
(26.01.14)
kitap okumak kötü veya iyi bir şey olarak adlandırılamaz, kitap okumadan kendini geliştirebiliyorsan eğer ya da kültür seviyeni artırabiliyorsan, düşünebiliyorsan çok da büyük bir eksiklik değil.

ama sadece kitaplardan öğrenebileceğin çok fazla şey var, onları nasıl edinirsin bilemiyorum.

mutlaka ilgini çeken bir tür vardır, emin ol kitap okuyan çoğu kişinin derdi 'oturayım kendi kendime psikoloji konusunda eğitim vereyim, felsefenin dibine vurayım' değil, sevdiğin bir tür olur mesela fantastik kurgu, açar okursun bu senin iç dünyana bir renk katar, misal ben post apokaliptik şeyleri seviyorum, bunu okumak da bana bir yükümlülükten ziyade bir zevk gibi geliyor, açıyorum okuyorum bu kadar basit yani.

elime örneğin bir das kapital versen 'bu ne lan benim ne işim var ekonomiyle filan' der atarım bi kenara.

ama işte das kapital okuduğun zaman harbiden çok şeyi anlarsın, en azından dünyanın niye böyle olduğunu ve bu dünyanın alternatifinin nasıl olabileceği gibi şeyleri.

şöyle genel bir örnek vereyim, trainspotting'i çok yüksek bir ihtimal izlemişsindir, ben de izledim, sonra açtım kitabını okudum ve şunu farkettim ki filmi, kitabının trailerı gibi bir şey, çok kısa ve bir çok şey atlanmış, gösterilmemiş.

kitap kısıtlamaların dışında sunar her şeyi, film ve tiyatro hiç bir kısıtlamaya takılmasa bile zaman kısıtlamasına takılır ve kitap kadar güzel yansıtamayabilir.

bir de kitap insanın zihnine daha çok işler ama bir film bu kadar kalıcı olmaz, uçar gider kafandan.
0
Mackinaw
(26.01.14)
@Machinaw
Ben de onun gibi birşey söylüyordum. Yani insan kitap okumadan da kendini geliştiremez mi? Konunun dışına çıkmak gibi birşey olacak ama yani mesleğiyle ilgili bir kitap okuyorsa aynı bilgiyi görsel yayınla elde edemez mi?
0
🌸Barbaros59
(26.01.14)
abi işte elde edersin etmesine de, bi kitaptan elde edebileceğin kadar elde edemezsin.

sonuçta derinlik açısından dağlar kadar fark var bi film ve bi kitap arasında, kitap daha sağlam anlatır derdini ama aynı kitabın filmi bu kadar güzel anlatamayabilir, yüzeysel kalabilir, konudan uzaklaşabilir, ticari çıkarlar doğrultusunda hareket edebilir vs vs daha bir çok etken var.

kitap daha bozulmamış bir şey, ama bir film öyle değil.

tiyatro bile kitap kadar verimli olamaz, bir hayvan çiftliğini izlemekle, okumak harbiden çok farklı şeyler.

okumadan izlersen eğer anladığını sanıyorsun, çok güzel icra edildiğini sanıyorsun ama okuyup da izlediğin zaman yanlış replikleri, kötü oyunculukları, konudaki sapmaları görebiliyorsun, en basitinden bunu katıyor sana.
0
Mackinaw
(26.01.14)
Kötü bir şey. Çok okuyan bilir güzel kardeşim. Film, tiyatro bunlar güzel şeyler ama günlük hayatta işe yarayacak bilgiler sunan film ve tiyatro oyunu sayısı kaç tanedir?
0
roket adam
(26.01.14)
ben kötü bir şey diyemezdim ancak kitap okumakla kitaptan edineceklerini film/tiyatro gibi görsel kaynaklardan edinme arasında şöyle bir fark var: kitapta sen kendi hayal dünyanı, tecrübelerinden ve karakterinden de yararlanarak oluşturuyorsun. kitapla sana sunulan bir cümle senin zihninde milyonlarca renk, ses, koku, dokunuş olarak canlanıyor. ve sen bundan keyif alıyorsun çünkü senin zihninde oluşan artık senin dünyan oluyor, yazarın dünyası değil. halbuki görsel sanatlarda senin zihninde herhangi bir şey canlandırmana gerek kalmıyor, yönetmen sana kendi dünyasını dayatmış oluyor. sen de "ben bu sahneyi zihnimde nasıl canlandırırdım" diye düşünmüyorsun. ya da hiç düşünmüyorsun. sırf bu nedenle, yani acaba önümdeki bir metni ben kendi hayal dünyamda nasıl var ederdim sorusuna cevap vermek için bile, kitap okumak çok değerli benim gözümde.
0
imla kilavuzu
(26.01.14)
Sinemaya asigimdir ancak soyle bi gercek var ki filmde gozunden kacan seyler veya sure kisitlamasindan derinine inilememis seyler cok daha fazladir eger bi kitap filmi izliyosan ozellikle bu yuzden kitap okumak da sinema da tiyatro da hepsi cok onemlidir. Borges abimizin dedigi gibi bi kitabi begenmediysen birak okuma ama baska kitaplarda sansini denemekten de cekinme o kitabi sevmedin diye. Herkese hitap edecek kitap vardir emin ol sadece baslangici yakalaman lazim bitanesiyle
0
ozymandias10
(26.01.14)
(4)

Çeviri Yardımı?

birfincankahvedahaisteyenadam
Zamanında elimize ulaşmayan bir ürün ve bizi "ufak sorunlar var,en kısa sürede halledip size ürünü ulaştıracağız" diyen bir satıcı var. Benim ingilizcem bunları anlamaya yetti fakat hesap soracak kadar ingilizce bilmiyorum. Rica etsem,birileri bana bu adama hesap sormamda yardımcı olabilir mi? Evet
Zamanında elimize ulaşmayan bir ürün ve bizi "ufak sorunlar var,en kısa sürede halledip size ürünü ulaştıracağız" diyen bir satıcı var. Benim ingilizcem bunları anlamaya yetti fakat hesap soracak kadar ingilizce bilmiyorum. Rica etsem,birileri bana bu adama hesap sormamda yardımcı olabilir mi? Evet diyorsanız,editleyip ne soracağımı yazacağım.

Edit: Ürünün şu an ne alemde olduğu,kargoya verilip verilmediği önemli bizim için. Kargoya verildiyse ne ile geliyor gemi,uçak vs., akabinde takip numarası da lazım olacak,onu da öğreneceğiz. Ve son olarak yaklaşık 300$ ödendi,kargo parası da içinde,gümrükte sorun çıkmaması için bilgilendir istiyoruz satıcıyı. Çok çok teşekkürler.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(26.01.14)
Ne demek istiyorsanız, yardım etmeye çalışırım.
0
aychovsky
(26.01.14)
We have a couple more questions, could you inform us further on the situation? We need to know where the product is now and when it will get here. Is it shipped and by which means are you sending it? We also need a number by which we can trace the product on its way. Lastly, we have paid $300 including the shipment, our customs have to know this information for the product to be delivered without any interruption. Could you inform them?

Çeşitlendirilebilir. (Gümrükte kime haber verileceğini ve süreci (kim nasıl bilgilendirilecek, ürünün üzerinde bir not mu yazacak, ürün gönderildiyse nasıl haber verilecek) hiç bilmiyorum. Orada biraz saçmaladım aslen. Bunu açıklığa kavuşturmam gerek.
0
aychovsky
(26.01.14)
Valla bu kadarı bile yeterli aslında,arkadaş google translate ile çevirmeye çalışıyordu en son :D
Tekrardan teşekkürler :)
0
🌸birfincankahvedahaisteyenadam
(26.01.14)
What is the current situation regarding shipment?

Please update.

If you have already shipped the product, please advise the tracking number / airway bill number and the courrier.

As you know, we transferred USD 300 including shipping costs previously .

Please contact seller and inform them to prevent any problems during customs clearances.
0
compadrito
(26.01.14)
(9)

öğretmen olan şu arkadaşınıza bir yardım edin hele

thracian
Yeni ingilizce öğretmeniyim. bu işte daha çok başlarda olduğumun farkındayım. girdiğim sınıflar ise anaokulu,1,2,3,4ler. yani başım belada. yıllarca bilişimci kuramdan uzak ezbere dayalı sistemde okuduğum için okullardaki sistemden bunalan biri olarak, ben aynı şeyi bu çocukların üzerinde uygulamak
Yeni ingilizce öğretmeniyim. bu işte daha çok başlarda olduğumun farkındayım. girdiğim sınıflar ise anaokulu,1,2,3,4ler. yani başım belada.

yıllarca bilişimci kuramdan uzak ezbere dayalı sistemde okuduğum için okullardaki sistemden bunalan biri olarak, ben aynı şeyi bu çocukların üzerinde uygulamak istemiyorum. kitaplar falan herşey belli ama ben işin içine aktivite, etkinlik falan katmak istiyorum. daha onların oyun zamanı. bir yandan da ingilizce öğretmek amacım. konuşabilmelerini istiyorum, sadece kelime öğretmekle olmuyor.

mesela anaokulundakiler renkleri ve sayıları biliyor, bazı cisimlerin isimlerini söyleyebiliyorlar. ama komutları anlayamıyorlar. (listen, see, read, play, sit down gibi)

bu kazanımları elde etmelerine yardımcı olabilecek ve bana da yol gösterebilecek kaynaklara ihtiyacım var.

ana sınıfında bu tarz aktivitelere yönelik kitap tavsiyesine çok çok açığım. ilkokul da olur. ve ayrıca bu yaşlardaki (5 ila 11 yaş arası) çocukların psikolojisi ile ilgili kitaplar edinmeliyim. yine bu tarz kitaplara da ihtiyacım var.

benim de güzel rol model olmam gerekiyor. öğretmenlerin de davranışlarının nasıl olması gerektiğini, belli konularda nasıl tepki verilmesi gerektiğini anlatan kitaplara çok ihtiyacım var. isim verin bana :)

ayrıca ödüllendirme, cezalandırma, ve oyun oynarken birbirilerini domine etmemelerini sağlayacak bu tarz akıl verecek insanlar her zaman buraya yazabilir. anaokulu öğretmeni varsa aranızda lütfen kısa mesaj yoluyla da ulaşsın bana.

iki haftadır çok iyi gittik, fakat yine de bazen tıkandığım durumlar oluyor. öğreneceğim çok şey var. hepsi o kadar sevecen ve bilgiye aç ki. yanlış bir hareket yapacağım diye çok korkuyorum

şimdiden teşekkür ederim!
0
thracian
(26.01.14)
Kitaplar için kesinlikle ve kesinlikle oxford'un start readingleri bir harika.
Kitaplar şu şekilde ; elt.oup.com

Youtube'da onlarca video çıkıyor "songs for children learn english" yazınca,
linki şu şekilde;
www.youtube.com
internet bu açıdan bir nimet, akıllıca kullanırsanız, akıllıca arama yaparsanız,bunları download edebiliyorsunuz youtube'dan. Bilmiyorsanız yardımcı olabilirim nasıl yapacağınız konusunda.
Daninonun sitesi;
Anne -Babalara yönelik bir site ama siz de faydalanabilirsiniz;
Danino'nun hazırladığı kapsamlı bir site:
www.danino.com.tr
Kolay gelsin hocam ;))
0
neosphere
(26.01.14)
umarım zamanla heyecanını kaybetmezsin ve bir şeylerin hevesini kaçırmasına, cesaretini kırmasına izin vermezsin; böyle idealist öğretmenlere ihtiyacımız var :)
0
mezzosprite
(26.01.14)
Ben de çok mutlu oluyorum böyle öğretmenleri görünce. Genelde belli bir kelime seviyesine eriştiğinde şöyle bir oyun oynatıyordu bizim öğretmenimiz, zevkli idi: Biri bir kelime söylüyor, başka biri önceki kelimenin son harfi ile başlayan başka bir kelime söylüyor. Böyle devam ediyor. O oyun güzeldi ama işte, bir birikim gerektiriyor.
0
aychovsky
(26.01.14)
benim de ilköğretim 1. sınıfa giden bir kız öğrencim var. kendisi özel okula gidiyor. kitapları pearson - longman serilerinden. boyama kitapları var. dinleme kitapları var. ve bu kitaplar oldukça işe yaramış gözüküyor ki kız daha 1. sınıfta olmasına rağmen bayağı bir kelime biliyor ve doğru sesletim yapıyor. sınıfta bilgisayar kullanarak ancak görsellik katabilirsin. devletteysen eğer kimsenin sana neden derste laptop kullanıyorsun diyeceğini sanmıyorum. ama mutlaka yazı yazdır. çünkü herkes görerek, işiterek anlayamayabilir. hem konu işlediğine kanıt olur.
0
hohoya
(26.01.14)
bir de öğretmenlik içten gelen bir şeydir. kesinlikle yapmacık olmayın. giyiminize, temizliğe çok dikkat edin. kitap olarak ben de okumadım ama kütüphanede bir kitap görmüştüm. adı becoming a teacher tarzında bir şeydi. bu tip yayınlar çok var ama ingilizce hepsi. türkçe pek yok bildiğim kadarıyla. kolay gelsin. biraz da işin içine drama katın. çocukları konuşturun. iyi gözlem yapın. sorunları şak diye tespit edin ve çözün.
0
hohoya
(26.01.14)
çizgi film ve animasyonlar olabilir. okuma bilenler için türkçe, ayrıca ingilizce altyazılı olarak izletilebilir. özellikle komut olayını zihinde oturturlar diye düşünüyorum, çocuk zihni görerek ve duyarak bağdaştırır bunları.

görsellik ve gündelik yaşamdan benzetmeler konuşmalarına ve öğrendiklerini pekiştirmeye yardımcı olur. yerli malı günü yapıp yiyecekleri tanıtmak gibi mesela, kabaca.

komut olaylarında ayrıca mimiklerinizi kullanabilirsiniz, hitabetlerimizde çok kullanıyoruz, mimiklerinizler sürekli ifade etmeniz pekiştirici olur. see derken gözleri, listen derken kulakları işaret etmek, sit derken ellerle otur işareti yapmak vs.

genele hitap ederken de, karşılıklı bir öğrenci ile konuşurken de 2. çoğul şahıs kullanın hep. teşvik edici vurgu yaparak soru sorun, komutu siz vermeyin, onları teşvik etmeye çalışın soruyla. teşvik edici vurguyla "yapalım mı, ne yapalım, şunu mu oynasak acaba?" vs. kararı sanki onlara bırakmış gibi soru sorun.

hata yaptığınızda, yanıldığızda bunu ifade edin "aa ben de yanlış yaptım :), aa nasıl da unuttum" gibi veya bilerek böyle hatalar kurgulayabilirsiniz. bu durum onlar hata yaptığın zaman uyardığınızda, doğrusunu göstermeye/söylemeye çalıştığınızda kabullenmelerini ve doğruya yönelmelerini kolaylaştıracaktır.
0
uykusunu yakalayan adam
(26.01.14)
Ben sizin yerinizde olsaydım, YouTube'u didik didik eder ve bulduğum filmleri çocuklara seyrettirirdim. Ya da orada gördüğüm öğretmenleri taklit ederdim.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com
0
compadrito
(26.01.14)
Benim kızımın geçen yıl gittiği okulda, çok şeker bir ing. öğretmeni vardı. Pijama partisi düzenliyordu ve ingilizce çizgi film. izliyorlardı o partide. Toy Story, Ice Age vb. Her biri, meyve, kuruyemiş filan getiriyordu. O gün pijama ile gelip en sevdikleri birer oyuncakları ile minderlere uzanıp o filmi izliyorlardı. Çok mutlu oluyorlar. Tabi bunu yılda en fazla iki kere yaptılar.

Bir de, Cambridge'nin Playway to English setiyle çalışıyorlardı ve orada Max diye bir karakter var ve onun oyuncağını, her hafta en katılımcı ve dersi dinleyen öğrenci kazanıyor ve o hafta sonu eve götürüyordu.Hafta başı tekrar getiriyordu. Bu çocukları çok motive ediyor.

Ayrıca bilmiyorum, ödül sistemine yaklaşımınız nasıl ama dersi dinleyen öğrenciler her gün birer çıkartma kazanıyordu. Öylesine hırslanıp öğreniyorlar ki şaşırıp kalıyordum. Bütün hayvanları, vücuttaki uzuvları , meyveleri, sebzeleri hepsini öğrendi benim kızım.
0
old possum
(26.01.14)
seviye bir miktar fazla gelebilir fakat wallace and gromit izlemeden ingilizce öğrenilmez bence :D
0
susamli cubuk
(26.01.14)
(6)

osmanlı'da okuma yazma oranı

sari pipi camasir ipi
merhaba sözlük,osmanlı'da okuma yazma oranına ilişkin kemalist ya da neo-osmanlı zırvası olmayan düzgün bir kaynak arıyorum. yardımcı olabilecek birisi çıkarsa çok sevinirim.şimdiden teşekkürler.
merhaba sözlük,

osmanlı'da okuma yazma oranına ilişkin kemalist ya da neo-osmanlı zırvası olmayan düzgün bir kaynak arıyorum. yardımcı olabilecek birisi çıkarsa çok sevinirim.

şimdiden teşekkürler.
0
sari pipi camasir ipi
(26.01.14)
şöyle bişey var, yazarından yola çıkarak farklı kaynaklara ulaşılabilir belki, bağımsız olarak zannediyorum ki istiklal marşı derneğinin bu konuda yazıp çizdiği bişeyler vardır mutlaka:

gizlenentarihimiz.blogspot.com.tr
0
dafaiss
(26.01.14)
Efendim bildiğim kadarıyla bu oran bilinmiyor bilinmeme sebebi de böyle bir kaydın tutulmamış olması. Gelire dayalı bir nüfus kayıt sistemi olduğu için tam nüfus bile bilinmiyor. Dolayısıyla devletin işine yaramayan okuma oranıyla ilgili bir kayıt tutulmadığı düşünülüyor. Nitekim dediğim gibi bununla ilgili hiçbir kayıt da bulunamamış. Bunun kaynağını arıyorsanız da ben yardımcı olamam o konuda.
0
onexey
(26.01.14)
kaynak bilmiyorum ama osmanlıdaki okuma yazma oranı aslında bu iki düşüncenin birleşimi.osmanlıda okuma yazma oranı düşüktü evet.ancak latin alfabesine geçilince osmanlı arşivi bi günde ıskartaya çıktı.o değişime ayak uydurulunamadı.
0
katusha
(26.01.14)
dafaiss arkadaşımızın verdigi site tam bir neo-osmanlı yazısı. beyler adam yanlı olmayan bir kayank istiyor. ben kütüphanede göz gezdiririm. bulursam kaynak ismi paylaşırım.
0
limonlu eksi
(26.01.14)
www.beyazportal.com

www.irfanerdogan.com

web.firat.edu.tr

www.haberturk.com

hakaretyokhakikatvar.wordpress.com

1927'de Türkiye'de okuryazarlık oranını %8.1 olarak veren sayım rakamları doğrulanmaya muhtaçtır. 1895 yılına ait Osmanlı istatistiklerinde Anadolu ve Rumeli'nde 5-10 yaş kız ve erkek İslam çocuk nüfusunun %57'si ilkokul öğrencisi gözükür (Devlet-i Aliye-i Osmaniyenin 1313 Senesine Mahsus İstatistik-i Umumisi; ayrıca bak. Soru 26). Aynı düzey eğer 1914'e kadar korunmuşsa, 1927'de 20-42 yaş kuşağı Türk nüfusunun aşağı yukarı yarısının az çok ilkokul eğitimi görmüş, dolayısıyla eski yazıyla okuryazar olması gerekir. Bu da, 1914'ten sonra eğitim sisteminin iflas etmesi ve savaş telefatı gibi etkenler hesaba katılsa bile, toplam nüfusta en az %30 civarında okuryazarlık demektir. Dolayısıyla ya Osmanlı istatistiklerinin, ya 1927 sayımının gerçekleri tahrif ettiğini kabul etmek zorundayız.
2. Resmi sayımlara göre nüfus ve okuryazar sayıları şöyledir:
Nüfus (bin) Okuryazar (bin)
1927 13,650 1,106
1935 16,157 2,453
1960 27,755 8,901
1970 35,605 16,455
İki zaman noktası arasında okuryazar oranının "kaç kat arttığı", anlamlı bir istatistik olmaktan uzaktır. Önemli olan, toplumda okuma-yazma bilmeyen insanların ne kadarının, belirli bir dönemde, okuma-yazma öğrenme ihtiyacını duymuş veya imkânını bulmuş olduklarıdır. Yukarıdaki sayılara göre (ölüm ve muhaceret faktörlerini hesaba katmazsak) 1927'de okuma-yazma bilmeyen 11,544,000 kişiden 1,347,000'i, bunu izleyen sekiz yılda okuma-yazma öğrenmişlerdir.
Normal zekâya sahip insanlar azami üç ayda okuma-yazma öğrendiklerine ve aşağı yukarı her köyde okuryazar birkaç kişi 1920'lerde bile bulunacağına göre, okuryazarlık artışı bir imkân ve organizasyon (arz) sorunundan çok bir istek ve ihtiyaç (talep) sorunu olarak görünmektedir. Dolayısıyla, 1928'i izleyen alfabe seferberliğinin uğradığı başarısızlık, "kadro yetersizliği, olanak yokluğu" vb. gerekçelerle açıklanamaz. Anlaşılan memlekette 1928 itibariyle okuryazarlık isteği ve ihtiyacı yaygın değildir.
3. 1908-1914 döneminde Türkçe İstanbul basınının günlük tirajının - kesin rakamlar bilinmemekle beraber - 100,000'in epeyce üzerinde olduğu anlaşılıyor; ayrıca dönemin taşra basını da son derece canlıdır. İstanbul ve Ankara'da yayınlanan Türkçe gazetelerin toplam tirajı 1925'te 40,000'e (bin kişide 3.2), 1928 sonunda 19,700'e (bin kişide 1.4) düşecek ve 1940'ların sonuna kadar, mutlak sayıdaki tedrici artışa rağmen, binde 4-5 düzeyini aşamayacaktır.

www.nisanyan.com


Cumhuriyetíin, Osmanlıídan devraldığı beşeri sermaye de nitelik aÁısından Áok d ̧ş ̧k seviyedeydi. Osmanlı Devletiínde okuma yazma oranı % 5-7 civarındaydı. Eğitim gˆrenler iÁinde M ̧sl ̧manların oranı gayrim ̧slimlere gˆre daha kˆt ̧ durumdaydı. XIX. y ̧zyıl sonlarında lise ˆğrencilerinin % 22ísi, ortaokul ˆğrencilerinin ̧Áte birinden azı M ̧sl ̧manlardan oluşmaktaydı. M ̧sl ̧man okullarının nitelik aÁısından diğerlerinden daha kˆt ̧ durumda olması M ̧sl ̧man T ̧rklerin eğitim alanındaki yetersizliğini daha da belirgin hale getirmekteydi.14

Oktay Yenal, Cumhuriyetíin İktisat Tarihi, T ̧rkiye Sınai Kalkınma Bankası yay., İstanbul 2001, s. 55.


Daron Acemoğlunun “Why Nations Fail” ,2012, kitabındaki şu bilgi ; “ 1460 yılında Avrupada başlamış olan Matbaa ancak 1720 yılında Istanbula gelebilmiş ve ondokuzuncu yüzyılda Hollandada %60 olan okuma yazma oranı Osmanlıda %2 seviyesinde kalmışdır. Yani Osmanlının en önemli batma nedeni eğitimsizlikdir. Bugün bile halk kütüphanelerimizdeki toplam kitap sayısının nüfusa oranı 50000/1 dir.


>>

b) Avukatlık
Osmanlı Devleti'nde, avukatlığa benzer bir işlevi gören ilk gurubu arzuhalcilerin oluşturduğu ifade edilmektedir. Okuma-yazma oranının çok düşük olması, halkın istek ve şikayetlerini resmî makamlar önünde yazılı olarak ifade etmesinin önemli bir aracı olarak arzuhalcilere duyulan ihtiyacı artırmıştı. Herkesin arzuhalcilik yapmasına izin verilmemiş, arzuhalcilik için ocaktan yetişmek ve çavuşbaşıdan ruhsatname almak gerekli kılınmıştır.16 Yani arzuhalcilik yapabilmek izne ve dolayısıyla devlet denetimine tâbi idi. Ayrıca yukarıda savcıların bazı görevlerini yaptığı ifade edilen muhzırlara da, davaların kişiler adına takibi için vekâlet verilmeye başlandı. Benzer şekilde alış-veriş dolayısıyla kadılarla tanışıklığı olan mahalle bakkalları da dava takibi için tercih edilen bir gurup oldu.17
12 Bu Nizamnamc'nin Divan-ı Temyiz'e ilişkin bölümündeki 19. maddesinde "...işbu mecliste umur-i hukukiyye ve kanuniyyeye vâkıf taraf-ı devletten mansup bir memur-i mahsus bulunacaktır" ibaresi yer aldı. Bkz.,Üçok, Savcılıkların Avrupa Hukukunda Gelişmesi.... s.46.
" Üçok. Savcılıkların Avrupa Hukukunda Gelişmesi...,s.46; Bozkurt, Batı Hukukunun Türkiye'de Benimsenmesi, s.105-106.
l4DüsturI,C.4.s.235 vd.
l5Düsturl.C.4,s.l31 vd.
16 Ali Haydar Özkent, Avukatın Kitabı. İstanbul 1940.s.46-49; Fahrettin Tanju, Avukatlık ve Vekâlet. Adana 1954.s.5-7.

>>

dergiler.ankara.edu.tr

>>

1928 yılı sonuna doğru gerçekleşen Harf İnkılâbı’nın iktisadi açıklamasını Kazganlar birlikte yaparlar. Onların düşüncesine göre yazı değişmiştir, ama tek başına bu değişiklik Türkiye’de kısa zamanda okuma yazma öğrenilmesine yol açmayacaktır. Çünkü Kazganlar’ın hesabına göre herkes okuma yazma öğrenmek için kaleme ve kağıda sarılsa ülkede yeterince kalem ve kağıt bulmak olanaksızdır.21 Eğitim istatistiklerine göz atınca karşılaştığımız manzara da Kazganlar’ı destekler niteliktedir. 1927-1928 öğretim yılında Türkiye’de ilk öğretimde 6.000 dolaylarında anaokulu ve ilkokul, 12.000 civarında bu okulların öğretmeni ve 430.000 civarında öğrencisi vardır.22 Okuma yazma bilenlerin oranı İstanbul’da %40’ın, İzmir’de %20’nin altında, Türkiye genelinde de %10’un altındadır. Siyasi irade harf devrimini başarıyor, entelektüel tartışmalar bu gelişme etrafında gelişiyor. Oysa harfler değişince problem de değişmiş, bu hareketin finansmanı yeni bir problem olarak karşımıza çıkmıştır.

kaynak: www.isl.itu.edu.tr
0
compadrito
(26.01.14)
sorunuza yanıt değil belki ama eski yazı okumak pek de kolay bir iş olmadığı için dönemin münevverlerinin ermeni alfabesi öğrenip bu yazıyla yazılmış türkçe metinleri okuduklarına dair güzel bir yazı:

www.agos.com.tr

ha bir de meraklısına bir not daha: latin alfabesine geçiş, abdülaziz ve ii. abdülhamid'in uygulamaya koymayı düşündüğü bir şeydi. azeriler bizden önce davrandılar ve önce onlar latin alfabesine geçtiler.

edit: compadrito'nun uyarısı üzerine fark ettim. agos.com.tr sitesini yenilemey almışlar. bu yüzden link şu anda açılmayabilir. sitenin yeniden yapım süreci bitince bir daha denemenizi öneririm. eğer yine açılmazsa, bana mesaj atın, ben bulmaya çalışırım ilgili makaleyi.
0
microfiction
(26.01.14)
(5)

makyaj temizleme hakkinda-hatun kisilere

balli borek
yaptigim makyaj genelde sadece biraz pudra ve alliktan ibaret, goz makyaji yapmiyorum. geceleri yuzumu sadece yuz sabunuyla yikiyorum. yeter mi?
yaptigim makyaj genelde sadece biraz pudra ve alliktan ibaret, goz makyaji yapmiyorum. geceleri yuzumu sadece yuz sabunuyla yikiyorum. yeter mi?
0
balli borek
(26.01.14)
hatun değilim de, yüzüne sabun sürme. yüzünü suynan yıka
0
compadrito
(26.01.14)
cildini genel olarak temizlemek için tek yüz sabunu yetmez ki zaten, makyaj yapmıyor olsan bile? öncelikle iyi bir makyaj temizleyici ile çıkar, sonra da cildine uygun bir temizleme sistemi bul, derim. çünkü temizledim sanıyorsun, ama sonra siyah nokta oluşuyor. gerçi az/çok sorunlu bir cildin olduğunu varsaydım, siyah nokta oluşumuna müsait bir cildin yoksa -yani genel olarak karma/yağlı + iri gözenekli bir cildin yoksa- , makyaj temizleyici + cilt temizleyici + nemlendirici işini görür sanırım, tonik falan kullanmana gerek olmayabilir. cilt tipini de yazaydın iyiydi :) gene de cilt doktoru değilim, fikrimce söyledim, disclaimer'ımı yapayım da.
0
pasp
(26.01.14)
konu dışı olarak; @pasp şu dediklerini her makyajdan sonra yapıyorsanız eğer siz gerçekten kafayı yemişsiniz kadınlar olarak.
0
pain of liberation
(26.01.14)
@pain: valla kadınlar yapıyor da ben yapmıyorum, mühendisim ben :)

ayrıca yapmak gerekiyor ne yazık ki, eğer cildim temiz olsun diyorsan. bir de, çok vakit alan bir şey değil, düzenli yapılırsa 5 dakikanı alacak bir iş. ben makyaj yapmıyorum, laboratuvarda çalıştığım için ve cildim hassas olduğu için, ama normalde de temizlemek gerektiğinden yapılması gerekir. bir de şehir hayatında yaşayan insanlar olarak, havadaki kir ve toz gözenekleri tıkar -ki benim üzerinde çalıştığım malzeme yüzünden, benim kesinlikle temizlemem gerekiyor, maske bile kullanıyor olsam- , mesela hassas ciltliysen mecburen temizlemek zorundasın cildini. yani işin kozmetik tarafının yanısıra, sağlık tarafı da var. o yüzden, bir daha bir insan grubuna "kafayı yemişsiniz." demeden önce, araştırmanı yaparsan iyi olur, iki dakika içinde de şu bilgileri alabilecek kadar araştırma yaptığını sanmıyorum.
0
pasp
(26.01.14)
sabun sürmeyin. önce yüzünüzü bir makyaj temizleyiciyle silin. isterseniz ardından doğal gül suyunu tonik gibi kullanabilirsiniz. sonra da nemlendirici sürün tamamdır. içinde parabenler, alüminyum, SLS gibi maddeler barındırmayan doğal ürünler kullanırsanız daha sağlıklı olur. veya bütün bunları atlayıp yüzünüzü argan yağıyla silebilirsiniz, hem makyajı çıkarır, sivilce yapmaz, güzelce de nemlendirir sabaha duru bir ciltle kalkarsınız.
0
quasiromantic
(26.01.14)
(9)

domuz yağı, katkısı vs.

nickimin hakkini veremedim
hanımlar beyler yurtdışından ülkeye dönerken eşe dosta adettendir diyerek adet adet çikolata götürmeyi planlıyorum. fakat ben böyle donuzdur, at, eşektir katkı maddesidir kafama takmayıp bunca zaman tadını beğendiğim her şeyi yediğim için şimdi millete çikolata alamıyorum.muhafazakar kesime hediye e
hanımlar beyler yurtdışından ülkeye dönerken eşe dosta adettendir diyerek adet adet çikolata götürmeyi planlıyorum. fakat ben böyle donuzdur, at, eşektir katkı maddesidir kafama takmayıp bunca zaman tadını beğendiğim her şeyi yediğim için şimdi millete çikolata alamıyorum.

muhafazakar kesime hediye edilecek çikolata arıyorum kısaca. soracaklar bana "bunda domuz yağı var mı?" diye yok amk diyemeyeceğim aile büyüklerine o yüzden açıklamam lazım. yok çünkü almanca'da o madde xxx demek bak arkasında yazmıyor, ya da (polonya'da olduğumdan kelli arkasında lehçe yazan çikolata da alırım)lehçe'de xxx demek bak o da yazmıyor. bana bu bilgiler lazım arkasını okuyup anlayabileyim ki onlardan hediye etmeyeyim(gerçekten domuz şeysiyle yapılan çikolata varsa bu arada ondan bile emin değilim)

teşekkür ederim.
0
nickimin hakkini veremedim
(26.01.14)
abi ben sirf dikkat edip aldim, cikolatanin icindeki aroma ek$i diye likorlu bu cikolata deyip yemediler. sen gotur, yerse yer ya.
0
bohr atom modeli
(26.01.14)
Domuz yagli cikolata ilk defa duyuyorum. Kakao yagi ya da palmiye yagi ile yapiliyor genelde, yaniliyor muyum ben? Kakao yagi ile yapilmamis bir cikolatayi da hediye etmeyin kimseye derim, o yuzden kakao yagi yazisini bulun kafi.
0
dnznc
(26.01.14)
üzerine halal yazan şeylere bak işte, varsa eğer.

domuz yağı kılı yünü meselesi genelde eser miktarda bulaşma falan gibi de oluyor. olur mu olur.
0
namus ninjası
(26.01.14)
aldilerdeki nussbeisserlerde yokmuş mainzdeki bi cemaat toplanıp fabrikalarına gidip aşamaları izlemiş. kuzenim de o cemaatten o dedi bana. bir de oradaki nescafe fabrikasında domuz jelatini olduğu için kahve kreması barındıran şeyler kullanmıyorlardı bilgine. kahvede bir şey yok da kremasında varmış.
0
rubiks cube
(26.01.14)
orda bi bilene sormak en sağlamı. onun haricinde belli kodları var onların o maddeler olmaması gerekiyor.
0
rancho
(26.01.14)
icinde jelatin(gelatin) olan hic bisey alma. bizde jelatin baliktan uretiliyor ama dunyanin %90'i domuz kullaniyor.
0
schizo
(26.01.14)
al! sana kosher certified çükületa!

www.lindtusa.com

hoca deden 'goşer ne la?' derse, helalin gâvurcası de, geç!
0
compadrito
(26.01.14)
google image'a udk kosher yazinca ilk cikan resimlerdeki o karakterden birini bile goruyorsaniz urunde kosher dir. museviler de domuz yemediginden kosher urunleri muslumanlarin da yiyebilecegini duymustum. ben alirken ona dikkat ederim. bu karakterler paketin kiyisinda kosesinde, bazen de kucucuk olurlar.
0
balli borek
(26.01.14)
denildiği gibi kosher ürünleri gönül rahatlığı ile alabilirsin. onun dışında al kardeşim boşver ya. yok domuz yağı de. alt tarafı çikolata işte. ayrıca %80'inde domuz yağı yoktur çikolataların. bunların dışında benim tavsiyem; zaten dünyada geçerli ve ünlü olan çikolata markalarını değil de, yerel çikolata markalarından almanı tavsiye ederim. hem daha ucuz hem daha lezzetlidir.
0
escaperope
(26.01.14)
(5)

Hayatın ipinin ucunun kaçması

justinho26
Yahu benim gelecekle ilgili çok büyük problemlerim var. Her işimi herkes yaptıktan bir süre sonra tamamlamış oluyorum. Üniversiteye bir sene rötarlı girdim sonra bir sene hazırlıkta kaldım bu sefer okul uzatmam derken millet mezun oldu ben hala okuyorum. Benim yaşımdakiler askere gitmiş gelmiş çalış
Yahu benim gelecekle ilgili çok büyük problemlerim var. Her işimi herkes yaptıktan bir süre sonra tamamlamış oluyorum. Üniversiteye bir sene rötarlı girdim sonra bir sene hazırlıkta kaldım bu sefer okul uzatmam derken millet mezun oldu ben hala okuyorum.

Benim yaşımdakiler askere gitmiş gelmiş çalışıyoken yurtlarda sürünmek çok koyuyo. 4 sene önce 70 kiloydum 90 a kadar çıkardı beni bu dert.Niye böleyim ben? Bi tavsiye neyin verin.
0
justinho26
(26.01.14)
bi iki sene için canını hiç sıkma. hayat öyle ya da böyle geçiyor. bu kadar telaşa gerek yok.
0
orpheus
(26.01.14)
Ben de oyleyim. Bizim de zamanimiz gelir elbet. Napalim.
0
damdanakan
(26.01.14)
sen bir bireysin kimse gibi olmak zorunda değilsin. istersen 30'unda bitir üniversiteyi. her şey sana, öz güvenine ve azmine bağlı.

bozma moralini.
0
halitkin
(26.01.14)
en fazla kac yıl kaybetmiş oluyorsun? 2-3 sene bir şey değil, göz acıp kapayıncaya kadar biter, bende geçen yaz normalde fransada iyi bir hukuk fakültesinden mezun olabilecekken yarıda bırakıp bilkentte bambaska bir bölüme girdim. en az 2 sene kaybım var, ama takmıyorum. nasıl olsa 24 25 civarı calısmaya baslarsın, dert etme bu kadar amk öğrenciliğğin tadını cıkarmaya calıs sosyalsen, ben onuda yapamıyorum bak mesela ortam kuramadım ;P
0
fransızkalanadam
(26.01.14)
(bkz: garantili zayıflama yöntemi/@compadrito)

senin şu anki tek derdin, 4 sene sonra 70 kiloya geri inmek olsun. gerisini siktiret! ağar ağar, yelleştire yellerştire geliyon, en güzelini yapıyon!
0
compadrito
(26.01.14)
(9)

profesorlerin maastan baska geliri var mi ?

babamasoliimbananickaldirsin
adam/kadin 20 sene calisiyor profesor oluyor sacma sapan bi para veriyorlar. tamam idealistler falan da bu kadar da olmaz lan. baktigim kadariyla yurtdisinda da boyle sadece turkiye'de degil. bu insanlarin baska geliri var mi? okulda hem ders verirken hem arastirma yaparken bir de disarda danismanli
adam/kadin 20 sene calisiyor profesor oluyor sacma sapan bi para veriyorlar. tamam idealistler falan da bu kadar da olmaz lan. baktigim kadariyla yurtdisinda da boyle sadece turkiye'de degil. bu insanlarin baska geliri var mi? okulda hem ders verirken hem arastirma yaparken bir de disarda danismanlik vs yapabiliyorlar mi? yapmaya zamanlari kalyor mu ya da? bilmem ne odulu vs yaziyor cv lerinde bazilarinin. onlar para veriyor mu?

tesekkurler
0
babamasoliimbananickaldirsin
(25.01.14)
Fabrikalara, laboratuvarlara, finans kurumlarına danışman olurlar, televizyona çıkarlar, kitap yazarlar, aklını kullanan iyi paralar alır..
0
bigfishar
(25.01.14)
bilginin para ettiği düzenlerde iy para kazanan hocalar olur. hepsi değil ama kazananı da çoğiy kazanır.
0
compadrito
(25.01.14)
kendi aldığı maaş dışında, ders ücretleri oluyor, idari görevleri oluyor,araştırmalarda danışmanlık yapabiliyor, hazırlanan projelerden kazancı oluyor, yayımlanan eserlerine karşılık ücret alıyorlar vs vs ve bunlar hep para. :)
0
bokmuhendisi
(25.01.14)
danışmanlıktan deli gibi para kazanabiliyorlar.

çalıştığım şirketin yangın danışmanı diye bir profa 70.000$ verdiğini biliyorum. zemin ile ilgili bir profa 5.000 TL vermiştik adam ile sadece bir kez görüşüp veriler hakkında yorum yapması için.
0
bira sisesi kapagi
(25.01.14)
bizim hocalardan 3 tanesi, batmakta olan bir kimya fabrikasının sorununu çözmüşler. fabrika da bunlara 300 bin tl vermiş. bizim hocalar kabul etmemiş onun yerine fabrikaya bizden 3 tane öğrenci alın demişler. böyle böyle oluyor heralde.
0
malibug
(25.01.14)
istanbul da aylık geliri 10 bin liranın altında profesör yoktur.(net gelir)
bakmayın siz o gazetelerde çıkan devletin verdiği profesör maaşlarına...
0
ne nicki be
(25.01.14)
ben bi olay biliyom da, detayını annatamam.

işi halletmek içün 1 milyon dolar istedi hoca.

şirket kabul etmedi ama herifin dediğini dinnemediği içün de gümledi...

bunnar uç örnekler!
0
compadrito
(25.01.14)
Başka gelirler şöyle olabilir:

İdari görev - dekan, rektör yard, rektör
Projelerde yürütücülük - Avrupa birliği çerçeve programları, TÜBİTAK vb
Patent
Danışmanlık
0
puc
(25.01.14)
o degil de cok iyiymis ya.. ben de bakip aciyordum helal diyordum.

peki profesor oluncaya kadar? asistanlar docentler vs. onlarda bu tarz danismanlik olanaklari var mi yoksa profesorlugu alacak kadar tecrube olmali mi?
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(25.01.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.