Giriş
(7)

Şu an seni hangisi doğru yola daha çok getirir?

Lh12
Aşk mı para mı?
Aşk mı para mı?
-5
Lh12
(12 saat)
Sabah sabah kafa açma duyurusu mu bu.
Paranın çözmeyeceği şey yoktur
+8
artıküyeolmakistiyorum
(10 saat)
2/5 para ve 3/5 aşk
0
kendimefotograflarim
(8 saat)
Para.
+2
mutekebbir
(8 saat)
aşk diyenin akli melekeleri yerinde değildir.
+2
my fault
(7 saat)
parayla saadet olup olmayacağı, çok yanlış değerlendirilen bir ikilem. parayla saadeti ya da aşkı satın almayacaksınız. hayattaki angaryaları, saadetle aşkla uğraşırken elinize ayağınıza dolanan şeyleri para ile ayağınızın altından uzaklaştırıp, aşkla saadetle daha rahat uğraşacaksınız.
+1
co2s2
(7 saat)
valla piyangodan bana 1 milyar tl çıksın, sırf ben değil tüm sülalemle doğru yolu buluruz :))
0
art cat chocolate
(6 saat)
aşk sadece romantik komedi filmlerinde doğru yola götürür. reel yaşamda para her kapıyı açıyor.
0
kondansator
(6 saat)
(12)

30 yaş erkek 23 yaş kız erkek ilişkisi olur mu?

thawne
Çok ayrıntı vermeyeyim statümüz aynı ikimizin de. daha önce hiç sevgilim olmadı, kızın bana ilgisi varmış, olur mu sizce?
Çok ayrıntı vermeyeyim statümüz aynı ikimizin de. daha önce hiç sevgilim olmadı, kızın bana ilgisi varmış, olur mu sizce?
-3
thawne
(19 saat)
olur baya heyecanlı bir dönem yaşarsın 23 yaşın enerjisi ile.
+1
orpheus
(19 saat)
olur
+1
redlinetheturk
(19 saat)
İlk sevgili tecrübeni merak ediyorsan olur
-2
arbre
(19 saat)
Biraz çocuk grlebilir
0
gadlemler
(18 saat)
Bence olmaz.

Kizin gözünü acilinca su an icin gözünp boyayan seyler bir anda değersizlesip bir anda birakma ihtimali yüksek bence.

Ama olmaya da bilir. Bilemeyiz
0
Purple life
(18 saat)
Olur kaçırma kızı
-1
messina123
(18 saat)
Kervan yolda duzulur brocum keyfine bak ama dikkat et 6 ayda kelepçeyi takıp nikah masasina oturtmasın 35 e kadar yolun var acele etme tecrubeye odaklan
-4
apocalipy
(18 saat)
Sapla geç aga sanki evleneceksin. Ha evleneceğim diyorsan da sorun yok bayanın küçük olması daha iyi
-11
artıküyeolmakistiyorum
(10 saat)
denemeden bilemezsin.
0
co2s2
(7 saat)
tabii ki olur. kadınların prime dönemleri, enerjileri bol, güzel seks, kavga az....28'den sonra herşey tersine dönüyor :)
-1
monicapp
(7 saat)
Bir kişi de kızdan hoşlanıyor musun, uyumlu hissediyor musun diye sormamış. Sorunun altı ekşi duyuru kertenkeleler sıralı tam liste
+1
sekizdokuzon
(6 saat)
23 yaşında olup 30 yaşındaki herife bakan kızın ağzına işeyeyim
-2
kullaniciadimvar
(2 saat)
(12)

sorum iphonedan baska telefon kullanamayanlara

ala09
partneriniz iphonedan vazgeçip dandirik bi androide geçmek istese engel olur musunuz samsung falan kullanmasina saygi duyabilir mi apple bagimlilari? bi fotografimizi videomuzu cekse zangir zangir android olcak. yoksa ozgurlukler kisitlanilamaz mi?
partneriniz iphonedan vazgeçip dandirik bi androide geçmek istese engel olur musunuz samsung falan kullanmasina saygi duyabilir mi apple bagimlilari? bi fotografimizi videomuzu cekse zangir zangir android olcak. yoksa ozgurlukler kisitlanilamaz mi?
-26
ala09
(20 saat)
1/10. Yeterince kafa yorulmamış.
+2
redlinetheturk
(19 saat)
Bana ne yav kim ne kullanırsa kullansın ama özel video görüntü vs varsa dikkat marketten her siki indirme diye nazik bi dille bilgillendirirdim Twitter sayfalarına düşmemek için.
0
kizil karga
(19 saat)
banane derim.

istediğini yapsın.
0
gurur
(19 saat)
Keyfi bilir.
0
Mirket
(18 saat)
Durumu yoksa al bir iPhone hediye. Fakir misin?
+4
hububrad
(17 saat)
Ben iphonecuyum eşim huawei, çektiği fotoğrafları hiç beğenmiyorum ama banane? Kendi bileceği iş.
0
ekimoloji
(17 saat)
herhangi bir insan android kullanabilir. ama partnerim kullanamaz. bu ilişkiyi ciddi şekilde dezenforme eder. ikna edemezsem ayrılma sebebidir. çocuklarım varsa velayetlerini rahatça alırım. erkeksem nafaka tazminat vermem, kadınsam donuna kadar alırım. böyle saçmalık olmaz!!!
+2
ground
(13 saat)
Oooo epple adam 2 de buradaymış
0
artıküyeolmakistiyorum
(10 saat)
sevgilim android telefonu bırakıp dandirik bir ayfona geçerse artık eski sevgilim olur.
0
my fault
(7 saat)
"zangir zangir android olcak" ne demek? ve isteyen istediği telefonu kullanır. size ne?
0
co2s2
(7 saat)
aga siz apple fanboyları tedavi görün ciddiyim bak. geçen gün iphone air diye bir telefon gördüm. özelliklerine bakayım dedim, 3000 mah batarya ve mono hoparlörü görünce bastım kahkahayı. sözlüğe baktım her zamanki gibi övmüşler. 75 bin tl'lik şu özelliklere sahip telefonu da övmezsin aq.
+1
nothing in my way
(6 saat)
@artıküyeolmakistiyorum alter egom mustafa sozenmis megersem
0
🌸ala09
(6 saat)
(4)

Çalışmayan Iphone’dan fotoğrafları kurtarma

but that was just a dream
Herkese merhaba,Iphone 15 Pro, düştü ve ekran tamamen gitti. Hala titriyor ve şarj oluyor. Bugün bir servise götürdüm, yeni ekran taktılar ama sorun düzelmedi. Onlar da sorunun anakartta olduğu sonucuna vardılar. Telefondan zaten vazgeçtim de, içindeki fotoğrafları kurtarmak istiyorum. Yaşadığım ülk
Herkese merhaba,

Iphone 15 Pro, düştü ve ekran tamamen gitti. Hala titriyor ve şarj oluyor. Bugün bir servise götürdüm, yeni ekran taktılar ama sorun düzelmedi. Onlar da sorunun anakartta olduğu sonucuna vardılar. Telefondan zaten vazgeçtim de, içindeki fotoğrafları kurtarmak istiyorum. Yaşadığım ülkedeki servis çok yüksek bir ücret çıkarttı, anakart değişimi için. Türkiye’de bu işi daha uyguna yapacak güvenilir bir yer var mıdır?

Cevaplar için teşekkürler
0
but that was just a dream
(21 saat)
Tecrübe etmedim ama fppro gibi bir yerin reklamını çok gördüm benzer işler için.
+1
kisa
(21 saat)
Direk bilgisayara bağlayıp bir bakarmısın sağ altta resimleri al seçeneği çıkacak mı,benim öyle resimleri kurtarmışlığım var.
+1
duptıs
(21 saat)
@duptıs

Maalesef, benzer birçok yöntem denedim ama olmadı. Icloud’da da kaydedilmemiş.
0
🌸but that was just a dream
(21 saat)
ben gsmiletişim'in çok methini duyuyorum. bir kere iPhone pili değiştirttim. çok profesyonel düzgün bir yere benziyor.
0
co2s2
(7 saat)
(5)

startup -> kurumsal iş geçişi sonucu mesleki tatminsizlik

biseysorcaktim
tldr: bir kaç ay önce kurumsal şirkette çalışmaya başladım. buranın önceki işlerimden farklı ve biraz memur uyuşukluğuna sahip olacağına kendimi hazırlamıştım ama işler düşündüğüm de köreltici çıktı. dertleşmek amacıyla yazdım. startup'larda yorulmuş insanlar kurumsal yerlere geçince adapte sorunu y
tldr: bir kaç ay önce kurumsal şirkette çalışmaya başladım. buranın önceki işlerimden farklı ve biraz memur uyuşukluğuna sahip olacağına kendimi hazırlamıştım ama işler düşündüğüm de köreltici çıktı. dertleşmek amacıyla yazdım. startup'larda yorulmuş insanlar kurumsal yerlere geçince adapte sorunu yaşıyorlar mı? sizin tecrübeniz nedir bu konuda?

----

yaklaşık 10 yıllık yazılım geliştiriciyim. çoğunlukla web-mobil (react, react-native) ve js odaklı olarak startup/scale-up firmalarda ve projelerde çalıştım yıllardır.

bir kaç ay önce ismi havalı, binlerce çalışanı olan bir kurumsal şirkette işe başladım.

işler nasıl yürüyor, bu şirketler nasıl ayakta anlamadım. yürüyor mu emin değilim gerçi. gerçi ben starup refleksiyle değerlendiriyorum ve kurumsal hayatta beklentiler ve metrikler bambaşka, bunun farkındayım. muhakkak işini düzgün yapan projeler / takımlar vardır ama gözlemlerim bunun pek nadir olduğunu gösteriyor.

yöneticiler işleri hakkında pek bir şey bilmiyor. çalışanlar öylesine iş yapıyor, herkes sürekli ai kullanıyor, işler vibe-coding ilerliyor. dökümanteyi geçtim, önceki kişi işten çıkınca ekipte diğer kalanlar release bile yapamadılar. tüm proje tek kişiye bağlı olmasından daha kötü olan bir şey yoktur diye düşünürdüm. varmış: projeye önüne gelenin AI ile bir şey eklemesiymiş. o durumda proje bir kişiye bile bağlı değil.

"ai ile çalışıyoruz madem, şuraya ai-agent'lar için bir kural seti oluşturalım" demek de akıllarına gelmemiş.

tepe yönetimden bir müdür bir şey söyledi/istekte bulundu diye tüm iş planları değişiyor ve aslında şirkete milyonlarca liraya mal oluyor (çalışanların emeğinin doğru yönetilememsi sebebiyle) falan filan işte. sonra istediklerini bile unutuyorlar. sözleri altın(!) değerinde olan bu kişilerin yardım almadan email atabileceklerini bile düşünmüyorum. son cümlemdeki düşüncemde ciddiyim.

son günlerde işle ilgili olarak canım biraz sıkkın bu konulardan ötürü. hiç heyecanımın olmamasını geçtim, ülkeye ve insanlara hatta mesleğe bakışım da kötü yönde değişti.

onca yıl startup sonrası böyle memur kafasında bir yer mutlu etmedi beni. bu arada yaptığım işte "ille de şöyle yapıcan" diye diretilmiyor hatta bilgime saygı da duyuluyor ama iş bilmeyen ve bildiğini sanan insanlarla çalışmak yormaya başladı. o kadar çok şey yanlış ki, buradaki kaynağın bir kısmı önceki çalıştığım yerlerde olsaydı şahane işler yapardık diye düşünmeden edemiyorum. bu "kaynak israfının yarattığı acıyı" en son askerde deneyimlemiştim. bir gün bile askerlik yapmış olanlar ne dediğimi anlar.

aslında beni üzen de bu liyakatsizliği (ya da verimsizliği) görüyor olmak ve seyirci kalmak ya da bir parçası olmak. çalıştığım projede bazı şeyleri yenileme kararı aldık ve burada aktif rol aldım. insanlar genelde uyumlu. makul sebeplerle "böyle yapmalıyız" deyince itiraz etmediler ve uyumlandık. ama proje yönetimiyle ilgili meselelerde önümüzdeki günlerde içime sinmeyen şeyleri söyledikçe "off her şeye itiraz ediyorsun, sürekli bu böyle olmaz deyip durma amk" diye düşünecek insanlar, bunu hissediyorum. her şeye itiraz etmiyorum üstelik, görmezden geldiğim şeyler de az değil. ekipteki insanlar da bazı yanlışların farkında ve "ama bizim yapabileceğimiz bir şey yok" diyorlar. oysa ki 10 yanlışın 5'i bizle ilgili değilse, diğerleri bizle ilgili ve en az 3'ü düzeltilebilir. yanlışları görünce "söylesen dert söylemesen dert" gibi olacak.

proje yöneticisi AI olmadan git'teki branch'ini bile değiştiremedi geçen gün. projede project manager, project owner, analist falan her şey var ama olmasalar biz ekipte iki-üç kişi çok daha iyi iş yaparız. en azından kendi aramızda tartışır hatalı bile olsa tartışılmış bir çözüm buluruz. şimdi ise "tamam ya boşver uğraşma, ver chatgpt'ye yapsın işte" şeklinde yürüyor. üç-beş ay sonra o kararın acısı feci şekilde çıkacak. haftalara mal olacak. projedeki non-dev kişiler iş bilmiyor, sprint planlayamıyor, öncelik analizi yapamıyor, "şu işin yapılması" diye 4-5 kelimelik bir cümle ile açılıyor tasklar. işi alan kişi kafasına göre ve ai agent'in yönlendirmesine göre yapıyor. ürünün kimliği, misyonu, ortak dil, kod'da temel DRY prensipleri şunlar bunlar yok. güvenlik, kaynak yönetimi, erişilebilirlik, projenin bakım maliyeti falan filan gibi kavramlar zaten yok. "günü kurtaralım, sonrasına bakarız" durumu olsa ona da şükür diyecem.

kurumsal yerler azıyla çoğuyla böyle midir?
bendeki bu duyguyu startup -> kurumsal geçişi yapan herkes yaşar mı?

belki zamanla başka projelere geçme imkanım olur. belki onlarda durum farklıdır ama büyük oranda sorun üst yönetimde ve kurum kültüründe.

burada avantajım şu: mesaim bittiği gibi iş bilgisayarını kapatıp kendime odaklanabilirim diye düşünüyorum. en azından bu bir kaç ayda çok az mesai sonrası gereksinim oldu. salla başını al maaşını kafasında olmak benlik değil ama biraz buna çaba göstereceğim. önceki işlerimi seviyordum ama her zaman çok mutlu değildim çünkü onlarda da iş-özel hayat dengesi yoktu ya da ben o dengeyi beceremedim. zaman zaman burnout hissettim üstelik. ama mesleki olarak tatmin ediyor ya da haz veriyordu. buranın avantajı mesai bitince bilgisayarı kapatıp ertesi güne kadar işe dair hiç bir şey yapmamak. bu da günümüz için büyük nimet ama bu paslı ve uyuşuk organizmanın parçası olmak da ayrı bir dert.

maaş ve yan haklar sektör ortalaması, iş yükü fazla değil, ortam şimdilik rahat. şirket genelinde turn-over çok düşük. gelenler genelde gitmeyip buradan emekli oluyorlarmış. "yarak gibi iş yapıyorsunuz" şeklinde ağzımdan kaçırmazsam burada kalırım kimse git demez. daha ne istiyorsun diyorum kendi kendime. ama mesleki manada iş tatmini hiç yok. arkadaşların genel kültürü, hayat görüşü, hayattan beklentileri hiç daha önceki çalıştığım insanlar gibi değil. her şey yavan ve sıradan. bu iş bir şey katmaz, büyütmez, ileri götürmez. sadece teknik değil iş ortamı olarak da ne entelektüel bir katkısı olur, ne bir kitaptan-filmden konuşulur. kimsenin bir hobisi falan yok. ama öte yandan "zaten 35'e geldi yaşım, yap işini al maaşını işte" diyorum.

bu metni yazarken farkettim: sorun sadece işte değil, benim iş kavramını algılayışımla da ilgili. işi biraz kimlik'le eşleştiriyorum. sosyal hayatımı da işe yıkıyorum. günün neredeyse yarısının geçtiğini düşününce ister istemez kimlikleşiyor işlerimiz. sosyal tatmin beklentisi de oluşuyor. hem mesleki hem de insani manada bir gelişim ortamının olmadığını görünce keyfim azaldı. belki de "işini yap, keyif almayı ve entelektüel tatmini mesai dışına bırak" diyebilmeliyim. ama farkettim ki, sevgilimden ve yıllarca beraber yaşadığımız evden ayrılmanın da etkisi ile iş dışında bir hayatım yokmuş.

iş konusunda biraz dertleşmek istemiştim ama yazarken kendi kendime iş sorunun aslında yanıltıcı bir maske olduğunu farkettim.
+1
biseysorcaktim
(16.07.26)
Söyledikleriniz çelişiyor biraz. Eğer uzun zamandır AI slop bir codebase ile devam ediliyorsa sürekli prod'un patlaması ve düzenli olarak oncall'da mesai yapmanız gerekirdi, belli ki böyle bir durum yok. Yaptığınız işe olması gerekenden fazla anlam yüklediğiniz için bulunduğunuz ortamı doğru değerlendiremiyor olabilir misiniz? Anlattığınız şirketin batması lazım normalde ama belli ki sektöründeki en büyük firmalardan biri, çalışan bir şeyler var ki devam edebiliyorlar.

Bunun dışında; sizi anlıyorum elbette sektör AI ile bir dönüşüm içinde ve inanın her firma az veya çok bu durumu yaşıyor; arstechnica.com

Sizin concern'leriniz o şirketin iş yapma concern'leri değil, o şirketin para kazanması için gereken de sizin concern'leriniz değil gibi duruyor. Bir teknoloji firmasına geçmenizi tavsiye ederim.
+1
montreal
(16.07.26)
bu tarz firmalarda yönetici konumuna getirilen, iş bilmeyen yöneticiler maalesef çalışanları çok yoruyor.
biraz daha çalışıp çalışma ortamını ve insanları tanıdıkça yükselme şansın olacaktır.
0
duyuruuser
(16.07.26)
yurtdışında iş bak diyeceğim de türkiyedeki maaşları veremiyor çoğu avrupa ülkesi güncelde yazılımcılara. sponsorluklar da azaldı.

boş takılıyorsan freelance remote yurtdışı işler bak part time.

ek gelir yaratmaya çalış, çevre edin türkiyede de sektöründe. kurumsal şirket zırhı bunu sağlayabilir.

işler tıkırına girerse kendi işini kurarsın. ürün geliştirir + hizmet verirsin. türkiyede kurma estonyada vb kur, türkiyede çok masraflı şirket işleri.

kurumsallık da belli bi yaştan sonra bence sana iyi gelecek hep aynı tempoda yılarsın, ve de yükselme şansın yok, bunu da bir challenge olarak gör. ama kurumsal şirketler de boka sardı türkiyede sürekli layofflar oluyor.
+1
kveldulv
(16.07.26)
bu sistemin böyle yürümeyeceğinde eminseniz, bir iş planı oluşturun. öncelikli değişmesi gerekenleri ve sonrasında değişmesi gerekenleri not edin. sonra yavaş yavaş bunları üst yönetime sunmaya başlayın, hatta gerekirse bir bütün olarak sunun. bu yeni sisteme geçişin de yöneticisi siz olun.
0
co2s2
(16.07.26)
Bu tarz şirketler de işler çalışan birkaç adamın yüzü hürmetine döner.

bahsettiğiniz liyakatsizler torpil/nepotizm ile mi girmişler yoksa arkaplanları sağlam ama sistem içinde körelmiş insanlar mı? Eğer ikincisi ise sorun yok, ana yönetici değişince işler yoluna girer. Ama birincisi ise o zaman can sıkıcı.
+3
Orkun_
(16.07.26)
(2)

Adapazarı’nda kat karşılığı inşaatta 2 daire + nakit istemek mantıklı mı? İstanbul’da neden oranlar farklı?

mahmuttt
Adapazarı’nda yaklaşık 6,4–7,2 milyon TL değerinde bir arsamız var. İmar durumuna göre 3 katlı, her katta 2 adet 2+1 olmak üzere toplam 6 daire yapılabiliyor.Görüştüğümüz müteahhit, 2 daire bize, 4 daire kendisine kalacak şekilde teklif verdi. Yani yaklaşık 1/3 bize, 2/3 müteahhide.Merak ettiğim iki
Adapazarı’nda yaklaşık 6,4–7,2 milyon TL değerinde bir arsamız var. İmar durumuna göre 3 katlı, her katta 2 adet 2+1 olmak üzere toplam 6 daire yapılabiliyor.

Görüştüğümüz müteahhit, 2 daire bize, 4 daire kendisine kalacak şekilde teklif verdi. Yani yaklaşık 1/3 bize, 2/3 müteahhide.

Merak ettiğim iki konu var:

1. Bu teklifte siz olsanız 2 daireye ek olarak nakit para da istemeli miyiz? İstenmesi makul haklıysa yaklaşık ne kadar talep makul olur?

2. Sürekli duyuyorum; İstanbul’da kat karşılığı projelerde çoğu zaman %50-%50 paylaşım konuşulurken, Adapazarı’nda neden genellikle 1/3 arsa sahibine, 2/3 müteahhide veriliyor? Bunun temel sebebi arsa değeri mi, daire satış fiyatları mı, inşaat maliyeti mi, yoksa başka bir etken mi?

Bu işi yapan müteahhitlerin, emlakçıların veya kat karşılığı tecrübesi olanların yorumlarını özellikle merak ediyorum.

Çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(15.07.26)
adet olarak oranlarsak %33 yapıyor. nadirdir ama çok fazla da örneği var. çevreden emsal araştırması yaparak öğrenebilirsiniz. ek olarak para talep edin sonuçta pazarlık sayılır. fakat sözleşmeye muhakak sadece 2 adet daire yazmayın. oransal olarak da belirtin. sadece sizin arsaya 6 daire çıkıyor olabilir. yan arsa veya arsaları da alıp birleştirirse sizin arazinize düşecek daire sayısı da otomatik olarak artar. sonra yıllarca mahkemelerle uğraşmayın.
0
ground
(15.07.26)
çok kabaca

daire satış bedeli = arsa bedeli + müteahhit karı + inşaat maliyeti

bu denklemde inşaat maliyetini ve müteahhit karını sabit kabul edebiliriz. daire satış bedelini piyasa belirler. arsa bedeli de daire satış bedeline göre iner ya da çıkar.
+1
co2s2
(15.07.26)
(15)

Dunya kupasini kim alsin?

banach
Filistin icin en onurlu durusu Ispanya gosterdi, bu sebepten onlari destekliyorum. Ayrica tas gibi top oynuyorlar. Finalde Arjantin'i yenerler insallah. Siz kimi destekliyorsunuz?
Filistin icin en onurlu durusu Ispanya gosterdi, bu sebepten onlari destekliyorum. Ayrica tas gibi top oynuyorlar. Finalde Arjantin'i yenerler insallah. Siz kimi destekliyorsunuz?
-1
banach
(15.07.26)
futbol sadece futbol olmalıdır. din, siyaset vs olmamalıdır. zaten her yerde sinir, stres yükleniyoruz. bir de futbolda bir şey söylemek zorunda olmasın kimse, samimiyet testi olmasın, politik doğruculuk olmasın. karıştırmayın filistin'i falan.

bugün Türkiye'de sokağa çıkın, 25 yaşındaki çocuklarla konuşun, hamaset yapmadan Filistin'de neler olduğunu doğru düzgün anlatacak bir kişi bulamazsınız. teeee Arjantin'de, ingiltere'de, Fransa'da, ispanya'daki top peşinde koşan çocukların Filistin'le ne alakası var?

bırakın çocuklar sadece top oynasın. mal gibi, herhangi bir düşünce olmadan, bomboş kafalarla 90 dakika topun peşinde koşsunlar. 10 yaşındaki çocuk sokakta topa vurup gol atınca "ronaldoooo vurdu gol oldu" diye bağırdığında, "sus bakayım sen, Ronaldo filistin'i destekleyen instagram post'u paylaşmadı" mı diyeceğiz?
+2
co2s2
(15.07.26)
İspanya kazansın isterim ama Messi’ye vericekler sanki.
0
ezkaza
(15.07.26)
Finalde Arjantin'i mi yensinler? Ben finalde Ingiltere'yi yenmelerini isterdim. Kalecisinden midir bilinmez Arjantin'e acayip gicik olmaya basladim.
0
mbond
(15.07.26)
Filistin falan hikaye. Filistin kimsenin zerre kadar umrunda değil. Amerika ya da israil i, istediklerini alamayan ülkeler sıkıştırmak için filistin i koz olarak kullanıyor.

Kendi çıkarları için filistin i maşa olarak kullanıyorlar.

Futbol son 50 yıldır spor olmaktan çıktı. Kapitalizmin borazanı, dev sponsorluklar, kara para aklama, kumar... gibi şeyler için var futbol.

Ben yeşil bruno yu destekledim. Az çok turist belki ülkeleden haberdar oldu.
0
Lh12
(15.07.26)
onurlu duruşla futbolun alakası yok. adamlar milyon dolar kazanıp çok rahat yaşıyorlar, onur monur onları bağlamaz. fransa zaten afrika uluslar ligi takımı gibi, ispanya futbolu guardiolalaştırıp sıkıcılaştırdı. messi ve arkadaşları çete. ingilizler 60 senedir hasret. ben ingiltereyi destekliyorum, alamazsa messigiller alsın, ronaldo çatlasın.
0
mikahakkinen
(15.07.26)
İngiltere.


Küçüklüğümden beri Hem İngiltere'ye hem Arjantin'e sempatim vardır. İki ülke arasında hem siyasi/askeri (falkland savaşı) hem futbol (Tanrı'nın eli ve yüzyılın golü) olarak büyük bir rekabet var. Final karşılaşmasını isterdim açıkçası.

Arjantin'in Dünya Kupası şampiyonluğunu gördük. Birde İngiltere'nin Dünya Kupasını aldığını görsek canlı canlı.

2020'lere futbolda çok şey sığdı. Nice yıllar sonra ilkler yaşandı. İngilire'de ayak üstü alsın birde Major kupa
0
put it in your appropriate place
(15.07.26)
final,
ispanya- ingiltere olur,
ispanya kupayi alir.
0
designer
(15.07.26)
@co2s2; football against the enemy (futbol asla sadece futbol değildir), simon kuper. okuyalim, bilinclenelim.

@Lh12; buyuk oyunu gordunuz, tebrikler.
-1
🌸banach
(15.07.26)
İspanya'yı destekliyorum. Ve ilk yoruma katılıyorum. Spor'a siyaset, din, görüş karıştırmamalı yalnızca top oynamalılar
0
gadlemler
(15.07.26)
İngiltere almalı!
0
halitkin
(15.07.26)
@banach : sanırım öncelikle sizin tartışma adabı öğrenmeniz gerekiyor. filistin meselesine sonra bakarız.
0
co2s2
(15.07.26)
@co2s2; hic zahmet etmeyin, siz topdan devam.
-1
🌸banach
(16.07.26)
ispanyadan raziyiz la ligaaaa holaa como estas lamine yamal 🇪🇸 🇵🇸 🇪🇸 🇵🇸
+1
ala09
(16.07.26)
Gazzedeki insanların Arjantin maçı izleyip gollere sevindiği videolar var ama Gazze'dekiler, Türkiye'de oturduğu yerden yorum yapan çok bilmişler kadar bilmiyor tabii Arjantin siyonist mi değil mi.

Yarı finalde şampiyon olmasını istemeyeceğim tek takım Fransa'ydı. O da ülkeyi sevmediğimden değil de son yıllarda çok başarılılar ve güçlü bir takım diye.

Arjantin'i Messi faktörüyle zaten tutuyorum turnuva başından beri. Bu turnuvada yarı finale çıkmasını başarı olarak görüyordum, dünkü finalde yaptıkları inanılmazdı. Finalde de çok beklentim yok ama kazanırlarsa tabii ki çok sevinirim.

İngiltere'nin de şampiyon olmasını isterdim football is coming home muhabbetinin gerçekleşmesini istiyorum ve maç sonu Wonderwall ritüelleri falan hoşuma gidiyor ama çok kötü bir maç çıkardılar, karşılarında Portekiz falan da olsa hak etmediler derdim yani.

İspanya'ya da zaten 2000'lerin başından beri sempatim var. Normal şartlar altında kazanmalarına çok okeyim. Ama işte şimdi karşılarında Messi olduğu için tabii ki gönlüm Arjantin'den yana. Yoksa ülke olarak da futbol kültürü olarak da çok okeydim.
0
nundu
(16.07.26)
@nundu; sizi suclayan yok, gonul rahatligiyla arjantin'i destekleyebilirsiniz :)
-1
🌸banach
(21 saat)
(2)

Everybody Hates Chris

duster
Bu muhteşem dizi herhangi bir stream platformunda var mi?
Bu muhteşem dizi herhangi bir stream platformunda var mi?
0
duster
(15.07.26)
türkiye'de resmen yok bildiğim kadarıyla.
0
co2s2
(15.07.26)
Dizipal?
0
Lh12
(15.07.26)
(14)

saygi duydugunuz meslekler

Purple life
neler?extra özel bir saygidan bahsediyorum.
neler?

extra özel bir saygidan bahsediyorum.
-1
Purple life
(14.07.26)
Ogretmenler. Kendilerini hic sevmem, ne bilim teknik okuyan fizik öğretmeni kaldi, ne edebiyat dergisine abone olan edb ogretmeni. Tarih ogretmeni dediğin history channel gibi olmali ama bunlar tugrali yuzukle geziyor. Kisisel gelisime onem verem ogretmen 20 senedir gormedim.

Neyse konu o değildi, bu devirde bu dallama ogrenci kitlesi ile kapali ortamda günde 8 saat kaldiklari için saygi duyuyorum. Ben bir tanesine katlanamam.
+6
duster
(14.07.26)
doktor, baska da yok.
+4
lemmiwinks
(14.07.26)
doktor ama spesifik olarak cerrahlar benim gözümde başka seviye. ya diş ağrısından aklını kaybeder insan, onun çekilmesi bile inanılmaz geliyor bana. veya düşünsene sabah poğaça yiyip meyve suyu içiyosun sonra ALTI SAAT beyin ameliyatı yapıyosun. hayatın, rutinin bu. sorumluluğu, ağırlığı, üstüne üstlük direkt olarak insan hayatına önemi filan bence korkunç bi şey. kasap gibi insan kesip biçiyosun ve ölüyolar, iyileşiyolar, etrafında sürekli hastalar ve yakınları... hem müthiş bi şey hem de manevi yükü çok ağırdır diye düşünüyorum. bana milyonlar versinler ben 3-5 sene sonra "yeter lan böyle hayat mı yaşanır" diye bırakıp kaçarım herhalde naled olsun ameliyatına da profesörlüğüne de deyip.
+4
der meister
(14.07.26)
Tozlu, pis, gurultulu, cok sicak, cok soguk vs zor ortamlarda calisan, calismak zorunda kalan emekciler, agir kaldiranlar, uzun sure ayakta duranlar vs
+2
freedonia
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var. üniversite sınavında tıp yazdı diye saygıyı hak etmez kimse.
+9
co2s2
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var +1

işine saygısı olan, kaytarmayan, işini olması gerektiği gibi yapan herkese saygım var. meslek ayırmıyorum. ayırmayı doğru bulmuyorum
+3
abelardo
(14.07.26)
Acı bir deneyim oldu benim için bu duyuru. Ağzımın ucuna kadar gelse de ne "doktor" diyebildim, ne "asker". Ne " imam" diyebildim, ne "öğretmen"...

Sanırım, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatleri inatla icra edenlere ekstra saygı duyuyorum. Bir de milli savunma sanayiinde çalışan yetenekli ve özverili teknik personele...
0
yadigar
(14.07.26)
ben sadece doktorlara saygı duyuyorum. burada sabah akşam kendini öven beyaz yaka tayfaya ise antipati duyuyorum.
+2
nothing in my way
(14.07.26)
Günümüzde itfaiye att hariç genelleme yapmak zor.
0
topkapiaksaray
(14.07.26)
doktor ama kesip bicen tayfa, oyle aile hekimi falan kurtarmaz. dalak bobrek dalanlara hayranim, arada acip ameliyat izlerim..

mansiyon olarak muhendisler derim, uc kurus paraya ciddi olarak kendini adayip her sabah daha iyi seyler yapmak icin uyanan onlarca muhendis taniyorum. tok evin ac kedileri.
-1
cooperr
(15.07.26)
Öğretmenler, birine bir şey öğretebilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum bu yüzden bunu yapabilenlere ekstra bir saygım var.
0
mutekebbir
(15.07.26)
Çöpçüler + doktorlar + öğretmenler ve de ilaç geliştirmede çalışanlar
0
gadlemler
(15.07.26)
Öğretmenler. Millet çok sövüyor da çoluk çocuk ve ebeveynleriyle uğraşmak yapılacak iş değil.
+2
halitkin
(15.07.26)
Cerrahlar +1

Abim cerrah. Çocuklarla ilgili bir alanda.
Hepimiz gün sonunda iş nasıldı neler yaptın diye ailecek konuşuyoruz. Kimse abimi dinlemek istemiyor lütfen sen anlatma diyoruz. Bizim duymak istemediğimiz detayları her gün yaşıyorlar. Kutsalın da kutsalı.
0
yenibirgüzelnick
(16.07.26)
(17)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(14.07.26)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
+1
pro9it9is9
(14.07.26)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+4
baldur2
(14.07.26)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(14.07.26)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+3
co2s2
(14.07.26)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+4
Hallegadola
(14.07.26)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14.07.26)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14.07.26)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
+1
msb
(14.07.26)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14.07.26)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Enayiyim verdim
+2
messina123
(15.07.26)
hiç vermedim. haluk'u 90'larda ne beğenirdim ne de şarkılarını severek dinlerdim. sadece deprem zamanı içimden aferin yardım ediyor diye kendimce takdir etmiştim ama deprem öncesi de dahil sevdiğim ya da samimi bulduğum biri değildi.
0
exlibris
(15.07.26)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
+1
guitarissimo
(15.07.26)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
+1
mutekebbir
(15.07.26)
Hep güvenilir geldi ama vermedim
-1
gadlemler
(15.07.26)
Vermedim ama verene de "neden verdin?" demem. Ben Lösev'den devam.
0
halitkin
(15.07.26)
Açıkaçık’ta listelenmeyen hiçbir stk’ya bağış yapmam prensip olarak.
-1
kullanıcıadımbuolsun
(15.07.26)
(6)

Whatsapp son görülme saati farkli

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor. Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.Teşekkürler
Merhaba,

Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor.
Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
galerisinden göndermiştir whatsappa girmeden belki
+1
jelly bear
(14.07.26)
Galeriden whatsappa giriş yapmadan nasıl gönderebilir ki?

Fotografi seçip paylaş dediğimizde whatsapp'a girip kişi secmemiz gerekiyor. Her türlü giriş yapılmış oluyor. Ben mı bir şey kaçırıyorum?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
Modlu whatsapp bunu bir araştır
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.07.26)
Hani giriş yaptığı saat 15:09 olup fotoğrafı 15:00de göndermiş olsa tuhaf gelecek de bunda ben bi tuhaflık göremedim :D

Whatsapp web sekmede açıktır, fotoğrafı da telefondan yollamıştır mesela.
0
truf
(14.07.26)
galeriden fotoyu seçip paylaş dediğinde üstte sık mesajlaşılanlar çıkıyor, onlardan birine tıkladıysa app'i açmadan paylaşmış olabilir.
0
co2s2
(14.07.26)
uçak modoundayken mesaj atıp whatsappı kapatın. sonraki zamanlarda uçak modunu kapatın. gönderim, kapattığınız zamanda yapılacaktır. muhtelen bu şekildedir.
0
ground
(15.07.26)
(15)

Neyin özlemini yaşıyorsun?

Lh12
Kendi adına, ülke adına?
Kendi adına, ülke adına?
0
Lh12
(14.07.26)
Bir haftadır sağlık, iki aydır düzenli gelirin özlemi içerisindeyim.
0
sekizdokuzon
(14.07.26)
kafa rahatlığı, yarın ne olacak diye düşünmeme...
+1
co2s2
(14.07.26)
Kadıköy'ün hareketliğini ve Haldun Taner Tiyatro Sahnesini.

Gene hareketli ama kendimi de dahil ederek sanki NPC'e dönüşmüş gibi. Haldun Taner Tiyatro Sahnesini kalmadı zaten.
0
put it in your appropriate place
(14.07.26)
Eski neşemi çok özlüyorum
0
liynet62
(14.07.26)
Dört mevsim.
Hep yaz insanıyım derim ama aslında bahar insanıymışım, sonbaharı olsun ilkbaharı olsun, ne kadar güzel günlermiş yaşarken hep yaz yolu gözlediğim için kıymetini bilememişim.
0
mutekebbir
(14.07.26)
Kendimi çok özlüyorum.
0
apocalipy
(14.07.26)
uzun vadeli plan yapabilme
0
bartholomew87
(14.07.26)
kesinlikle eski kendimi...
0
sweetoffice
(14.07.26)
Pek çok şeyin özlemini yaşıyorum ama şu an en baskın olan kış özlemim, bahar da olur, ülke adına birşeylere özlem duyamayacak kadar karamsarmışım bu soru ile farkına vardım.
0
(14.07.26)
2000'lerdeki interneti özlüyorum ben. Sadece biz çoluk çocuklar, arkadaş çevreleri ve arada da çevresinden farklı entel dantel yetişkinler vardı. Baya nezih ve güzel bir ortamdı. Artık iyice kamusal alana döndü. Her yer reklam, her şey ücretli, botlar ve kalitesiz ai içerikler her yerde. Üzücü bir şey.
+3
akhenaten
(14.07.26)
bayramlardaki boş ve sakin istanbul'u
0
alester
(14.07.26)
Subat ayindaki vietnam gezim :(

Keske böyle bazi seylerin cok güzel olacagini o ani yasamadan bilsek :)
0
Purple life
(14.07.26)
Eski internet olabilir. Bize sürekli bir şeyler satmak üzerine olmayan. Bir de hayatımızda telefonun yeri keşke bu kadar olmasa diyorum.
+1
logisticsmanager
(14.07.26)
19 yıl önce kaybettiğim canım dostumu ve yakın zamanda kaybettiğim muhabbet kuşumu çok özlüyorum. Keşke ikiside hayatta olsalardı.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(15.07.26)
(bkz: paypal)
0
halitkin
(15.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-2
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(1)

Hukuki görüşe ihtiyacım var, sanırım dolandırıldım.

rammyroo
Merhaba,Mayıs ayında Ayvalık'ta bir eğlence mekânında ses teknisyeni olarak 10 gün (22 Mayıs - 31 Mayıs arası) çalıştım. İstanbul'dan özellikle bu iş için gittim. Konaklamamı onlar ayarladı ve otelde kaldım. Can Gox, Murat Mermer gibi müzisyenlerle çalıştım. Çalıştığım süre boyunca SGK girişim hiç y
Merhaba,

Mayıs ayında Ayvalık'ta bir eğlence mekânında ses teknisyeni olarak 10 gün (22 Mayıs - 31 Mayıs arası) çalıştım. İstanbul'dan özellikle bu iş için gittim. Konaklamamı onlar ayarladı ve otelde kaldım. Can Gox, Murat Mermer gibi müzisyenlerle çalıştım.

Çalıştığım süre boyunca SGK girişim hiç yapılmadı. Ücretim de hiç ödenmedi. Yazılı bir iş sözleşmesi yok. WhatsApp'ta ücret miktarının konuşulduğu bir yazışma da yok; benim mesajlarım var ama karşı taraf bunlara cevap vermedi ve hep telefon görüşmeleriyle ilerledik.

Buna karşılık elimde çalıştığımı destekleyebilecek bazı deliller var: Mekânda çalışırken ufacık göründüğüm bir video, beni orada çalışırken gören kişiler, işi bana sağlayan arkadaşım, teknik yazışmaların olduğu whatsapp grubu... Avukat aracılığıyla noter ihtarnamesi gönderdim, şu an sonucu bekliyorum.

Aslında organize bir şekilde dolandırıldığımı düşünüyorum, detaylarla boğmayacağım ama benim merak ettiğim şu:

SGK'ya sigortasız çalıştırıldığım yönünde şikâyette bulunursam bu delillerle inceleme başlatılabilir mi?
Çalıştığımın tespiti açısından elimdeki deliller yeterli görülebilir mi?
Benzer bir süreç yaşayan veya uygulamayı bilen varsa deneyimini paylaşabilir mi?

Teşekkür ederim.
+1
rammyroo
(11.07.26)
bu tarz şikayetler, doğrudan çözüm bulmak için değil de, işverene "bak sizinle uğraşacağım" mesajı vermek için işe yarar. ıvır zıvır mahkemeyle uğraşıp avukat vs ücreti ödemek yerine sizinle anlaşırlar mahkeme dışında.
+1
co2s2
(11.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-3
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(14)

Özel sağlık sigortası mı?

benimkibu
annem için yaptırmak istiyorum ama bu konuda HİÇ fikrim ve bilgim yok. normalde çok ucuza halledebilecekmişim ama hiç anlamadığım bir iş olduğu için kesin kazıklanacakmışım gibi bir his var içimde.Nereye bakmamı önerirsiniz?Poliçeleri karşılaştırdığımda nelere dikkat etmem gerekir? Özel sağlık sigor
annem için yaptırmak istiyorum ama bu konuda HİÇ fikrim ve bilgim yok. normalde çok ucuza halledebilecekmişim ama hiç anlamadığım bir iş olduğu için kesin kazıklanacakmışım gibi bir his var içimde.

Nereye bakmamı önerirsiniz?

Poliçeleri karşılaştırdığımda nelere dikkat etmem gerekir?

Özel sağlık sigortası için ne kadar öderim?

İmdat.
0
benimkibu
(10.07.26)
Şirketim Bupa Acıbadem yaptırıyor. Fiyat bilmiyorum ama çoğu hastanede geçerli. Tavsiye ederim.
-6
arbre
(10.07.26)
Anneninizin yaşına bağlı olarak yapmayabilirler, belli bir yaşın üzerinde yapmıyorlar. Öncelikle bunu öğrenip kafa yormanızı öneririm
0
gadlemler
(10.07.26)
nippon tamamlayıcı var sağlık sorunu olsa da yapıyorlar daha pahalı tabi normale göre, belli hastanelerde geçiyor
0
monicapp
(10.07.26)
Tamamlayıcı sağlık sigortası var, SGK varsa yapılabiliyor ancak geçmişten gelen rahatsızlıklara bağlı durumları ödemiyor. Geçmiş hastalıkları da kapsayan sağlık sigortaları için 70-80k gözden çıkartmak lazım. Belli bir yaşın üzerine de yapılmayabiliyor 75 ya da 80 yaş üzeri poliçeden poliçeye değişebiliyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.07.26)
allianz ya da anadolu hayat’a bakın.
0
eileengray
(10.07.26)
Teyzemin SGK sı varsa tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırın.
Öncelikle hangi hastanelere gideceğinize bakın. O hastanelere telefon edip hangi sigorta şirketleriyle anlaşmalı olduklarını öğrenin.
Bir yılda Yatarak tedavilere ek olarak kaç ayakta muayene düşündüğünüze karar verin. 3 ayakta tedavili poliçe ile 10 ayakta tedavili poliçe farklı fiyatlıdır.
Eskiden beri var olan hastalıkların kapsam dışı olduğunu bilin.
Sigortam.net vs benzeri yerlerden teklif alın, o teklife uygun yürüyün.

Ayrıca Ekşi Duyuruda Sigorta ve Reasürans adlı bir grup var. Grubun kurucusu @erty_ksk bu konunun profesyonelidir ve çok yardımcıdır. Ona ulaş bence.
+1
Mirket
(10.07.26)
Sgk varsa tamamlayici ama onun da yaşı var.
Bu arada genelde çok şikayet görüyorum; özel ve tamamlayicida önceden olan hiçbir hastalık, ameliyatla alakalı komplikasyonlar vs hiçbiri karşılanmaz.
Kısacası bir olay oldu da sigorta yapalım diyorsanız malesef çok geç. Galiba bir tane var (nippon) geçmiş hastalıkları karşılıyor da tahminen çok çok yüksek bir para çıkar.
Ben anneme (0 hastalik) 61 yasinda 13 bin lira ödüyorum, sadece yatarak, axa sigorta.
0
logisticsmanager
(10.07.26)
@logistic benimki de 60 yaşında ve ciddi bir hastalığı yok çok şükür. Sadece 10 yıl kadar önce bir kere bi kitleden şüphelenildi ama temiz çıktı.
0
🌸benimkibu
(10.07.26)
Firma tavsiyesi bir işe yaramaz. Çünkü herkes kendi sigortasına göre yorum yapıyor. Ama herkesin hastalık geçmişi yaş gibi biyolojik özellikleri farklı. Dolayısıyla siz sigorta yaptıracağınız kişinin yaşı hastalıkları ve ihtiyaçları ile birlikte firmalarla konuşup fiyat almalısınız. Şu iyi bu iyidense tek tek araştırmanız daha doğrusu sonuç verir.
+1
mor oje
(10.07.26)
Eğer arzu edersen benim sigortacımın numarasını gönderiyim. Bizler hala mahalle insanıyız, kazıklama diye bişey yok.
-2
gobekliraki
(10.07.26)
Önemli olan poliçenin içeriği.
Bir çok yerden fiyat alıp karşılaştırma işini yapay zekaya yaptırabilirsiniz.
Sigortacılara ulaşıp fiyat teklifi isteyin, onlar size ihtiyac duyduklari bilgileri soracaklar zaten. Yaş ilerledikçe hastalık riski de artar. Kesinlikle yatarak tedavi de olsa yaptırın. Annem kanser tedavisi görürken çok masraf oldu ama özel sağlık sigortası hepsini karşıladı. Hastalık iste bir anda çıkabiliyor.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.07.26)
yıllık 100bin lira ve üstünde bir şey ödeyebilirsiniz. yaptırın.
0
co2s2
(11.07.26)
Önceden yazılmış, birkac kisi doğruyu anlatmiş, belki aklınıza yatmadi diyerek dikkate almanizi tavsiye edeyim.

Eskiden kalma bilinen tetkikleri tespitleri varsa sigortadan faydalandirmazlar. Hatta ilk sigorta yapar yapmaz ileri derece bir tedavi gerekirse sigortanızı iptal bile ederler. Çok yuksek meblağlarla belki sigorta edilir ve sigorta imkanlarindan faydalanilabilir ama başımıza cok geldi, ya hic sigorta yapmazlar, yahalihazirdaki hastaliklar ya da sigorta peşinden oluşan gelismelerde fayda saglamazlar, sigorta iptal bile edilir
0
covered
(12.07.26)
onceden olan hastaliklar konusunda dgru yazilmis.
ablam Allianz acentesi isterseniz telefonunu verebilirim, sizi yonlendirir.
0
65 derece
(12.07.26)
(5)

iphone şarj kabloları

günaha davet
yaklaşık 15 gündür takılı haldayken şarj etmedikleri oluyor, ters yüzünden takınca düzeliyor, orjinal olmayan kablolarla ilgili apple bir şeyler mi yaptı?
yaklaşık 15 gündür takılı haldayken şarj etmedikleri oluyor, ters yüzünden takınca düzeliyor, orjinal olmayan kablolarla ilgili apple bir şeyler mi yaptı?
0
günaha davet
(10.07.26)
Kablodan degil de telefonun soketine biriken tozdan oluyor bu genelde. Guzelce temizlerseniz duzelmesi lazim.
0
sertac akin
(10.07.26)
Kararan Pinler: Şarj kablolarının uçlarındaki sarı/altın renkli temas noktalarından (pinlerden) güç taşıyanlar, şarj sırasında oluşan ufak elektrik atlamaları veya nem nedeniyle zamanla kararır ve aşınır.

Çift Yönlü Tasarım: Kabloyu telefona taktığınızda aktif olarak sadece tek bir yüzeydeki pinler telefonla temas eder. Kararmış ve aşınmış yüzeyi taktığınızda elektrik iletilemediği için şarj almaz. Ancak ters çevirdiğinizde, henüz sağlam olan diğer yüzey devreye girdiği için şarj işlemi başlar.

Malzeme Kalitesi: Orijinal veya kaliteli olmayan kablolarda iletken malzeme çok ince ve kalitesiz olduğu için, bu kararma ve aşınma maalesef çok kısa sürede (bazen birkaç haftada) gerçekleşir.
-1
anathemamen666
(10.07.26)
Sanırım kablodan değil de telefondan. Yıllardır kullandığım iPad ve Mac de asla şarj problemi yaşamıyorum. Telefonumu bu cihazlardan sonra aldım ve doğru düzgün şarj olmuyor.

Kablo bile tutmuyor kolayca çıkıyor. Sanırım içindeki tozlardan. Temizlemeye çalıştım ama tam olmadı sanırım.

Benimki yurt dışı cihazı olduğu için Apple bakmadı. Ama sizinkinin garantisi varsa genuis bara götürün, orada ücretsiz toz temizliği yapıyorlardı. Böyle temizlik hamuru var onla yapıyorlardı en son.
0
substituent
(10.07.26)
kesinlikle içindeki tozlardan.. kendiniz temizleyemezsiniz, köşedeki telefoncuya gösterin, 30 saniyede temizler hemen.
0
co2s2
(10.07.26)
hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(10.07.26)
(4)

The odyssey hangi sinemada (İstanbul)

put it in your appropriate place
Nerede izleyim? Anadolu Avrupa fark etmez
Nerede izleyim? Anadolu Avrupa fark etmez
0
put it in your appropriate place
(10.07.26)
Atlas Sineması, tercihen L21 ya da L24
0
mutekebbir
(10.07.26)
film imax için çekilmiş olduğu için imax'te izlemek daha iyi olur.

akasya, Hill Town, marmara park, marmara forum, İstinye park
0
co2s2
(10.07.26)
saatleri garip biraz imgyukle.com
0
ala09
(10.07.26)
Laser imax öncelik olmalı bence. O da Marmara forum’da
Hilltown’daki falan eski nesil imax
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.07.26)
(9)

istanbul otel önerisi

monicapp
yurtdısından arkadasım gelecek eşiyle, güzel bir otel önerisi...bütçe günde 13.000 tl civarı...konumu avrupa yakası olursa daha iyi olur, bebek sultanahmet gibi yerlere götüreceğim
yurtdısından arkadasım gelecek eşiyle, güzel bir otel önerisi...bütçe günde 13.000 tl civarı...konumu avrupa yakası olursa daha iyi olur, bebek sultanahmet gibi yerlere götüreceğim
0
monicapp
(09.07.26)
swissotel mantıklı bence. bütçenize uygun, merkezi ve de kurumsal (sürpriz çıkarmayacak) bir otel.
+1
eileengray
(09.07.26)
Arkadaşın niye geliyor önce o bilgi lazım Gezmeye mi geliyor
-2
gobekliraki
(09.07.26)
Bence bir yabancı için en tatlı bölge tünel ile karaköy arası
Orada çalışıyorum zincir bir otel istersen dm

13k bütçeye boğaz manzaralı bir şey de bulunur gecelik olarak düşünüyorum :)
0
croswell
(10.07.26)
gecelik 13bin liraya neredeyse her otelde kalırsınız. çırağan, jw marriot, peninsula ve bazı butik oteller hariç her otelde kalırsınız. (swissotel'den emin değilim)

taksim onlar için daha anlamlı olabilir. yürüyerek çıkıp bir şeyler yapabilecekleri bir lokasyon olur. divan otel olabilir mesela.
0
co2s2
(10.07.26)
Karaköy-Tünel arasi en iyi bölge.
Novotel ve MGallery iyi oldukca. (Ikisinde de misafirlerim kaldi, Novotelde ben de kaldim) Bir de Karaköyde butik oteller de var. Yorumlari okuyabilirsiniz
0
kuehles blondes
(10.07.26)
Yurtdışından gelen biri için merkezi yerde kalmak önemli.
Meydandan ziyade tünele yakın yerler daha iyi bence.
Marmara Pera'da güzel manzaralı oda olabilir, hem her yere ulaşımı kolay hem de şık güzel bir otel.
0
mutekebbir
(10.07.26)
yeni bir soruya yelken açmadan bu sorunuzdaki cevaplara tik atabilirdiniz aslında. insanlar zaman ayırıp yazıyor.
0
eileengray
(15.07.26)
@eileengray yıllardır burada soru soruyorum, elimden geldiğince de yanıtlıyorum. 1 kere gözümden kaçmış tik atmamışım, hemen saldırıya geçmişsiniz. teşekkür ediyorum :)
0
🌸monicapp
(15.07.26)
saldırı yok, keşke var .)
0
eileengray
(15.07.26)
(3)

Araç satış sözleşmesini kaç sene saklamak gerekir? Saklamazsak ne olur?

durme
Ben çok fazla belge saklamış biri olarak minimal eşyaya sahip olma istediğimden gereksiz belge yükünden kurtulmaya çalışıyorum. Geçen sene bir araç sattım açık arttıyma usulü ihaleyle araç satan bir firma aracılığıyla. MTV borcum bilmemne yok, sattığımda her şeyi kontrol ettim, tamamladım. Bu belgey
Ben çok fazla belge saklamış biri olarak minimal eşyaya sahip olma istediğimden gereksiz belge yükünden kurtulmaya çalışıyorum. Geçen sene bir araç sattım açık arttıyma usulü ihaleyle araç satan bir firma aracılığıyla. MTV borcum bilmemne yok, sattığımda her şeyi kontrol ettim, tamamladım.
Bu belgeyi saklamak sırtıma yük gibi hissettiriyor. Bilmek istiyorum, bunu saklamazsak ne olur? Babamın kafasıyla her ödediğim verginin makbuzunu sakladım senelerce evim çöp eve döndü, fazla eşya eya belgeyle başa çıkamıyorum, ya kaybediyorum ya kafam karışıyor yerini unutuyorum.
Gerçekten gerekli mi? Bilenler anlatsın lütfen. Ama lütfen bilenler bilgisini paylaşsın, bilgiden emin değilseniz kendi deneyiminizi paylaşın elbette ancak nesnel bilgi gibi olmasın. Teşekkürler
0
durme
(09.07.26)
Araç satış sözleşmesinden kastınız noterdeki satış sözleşmesi ise Dijital Vergi Dairesi'nde araç alım satım bilgilerim kısmında ilgili noterliği tarihi ve yevmiye numarasını görebiliyorsunuz. Bu da ihtiyaç duyduğunuzda ilgili noterlikten ücreti karşılığında bir suret edinebilmenizi sağlar.
Tarayıp dijitale aktarmak, gerektiğinde noterden mühürlü suret almak her türlü sorununuzu çözer.
0
Smithsonian
(09.07.26)
ruhsat varsa gerek yok. bir nevi geçici belge sayılır aslında.
0
ground
(09.07.26)
atın gitsin. noterler 10-15 sene saklıyor bir kopyasını.
0
co2s2
(10.07.26)
(8)

Sosyallikten eskisi kadar zevk almıyor muyuz?

mahmuttt
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi? Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi?


Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
0
mahmuttt
(08.07.26)
ben ve çevremdeki yakın bir arkadaşımla dönem dönem aynı konuşmayı yapıyoruz. evdeki özgürlük alanı, yalnız kalma, eşle çocukla vakit geçirmek daha keyifli geliyor.

bunun baz nedenini biz aslında iş yaşam yüküyle bağdaştırıyoruz. çünkü işteki vakit kayıp zaman gibi görülüp, sosyal yaşama ayırılan zaman da kayıp zamanının kazandırdığı parayı harcamak gibi olunca büyük bir ikilemde kalıyor insan.

yaklaşık iki aydır işsizim ve son iki ayda belki de iki senede görüşmediğim arkadaşlarımla görüşüp buluştum. ben kesinlikle iş yaşam dengesi diyorum.
+1
kablelvuku
(08.07.26)
iş yüzünden. zaman da enerji de yok. sabah 7.30'da iş için kalıyorum eve eve geldiğimde de en erken 19.30 oluyor. evde pineklemeye bile enerjim kalmıyor bazen sızıyorum.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
normalde sosyalleşmek, gidip birileriyle bir şeyler konuşmak, bir şeyler paylaşmak değil mi en temelinde? ama instagram - WhatsApp vs derken, arkadaşlarınızdan bol bol haber alıyorsunuz artık. konuşacak bir şey kalmıyor. konuşacak bir şey olmayınca, sosyalleşmeye gerek kalmıyor.
0
co2s2
(08.07.26)
benimkini mevcut ekonomik durum azalttı. bir kahve içelim diyorsun 200-300 lira, bir bira içelim diyorsun 300-400 lira. yemek ekledin mi ucu yok.
artık sadece belturda buluşalım diyenlerle sosyalleşiyorum.
0
my fault
(08.07.26)
ekonomik durumdan dolayı zevk almıyorum ben de.
işsizim.
geleceğimi ve 2 ay sonra nerede olacağımı bilmiyorum.
bilsem inan köpekler gibi eğlenip, her akşam dışarı çıkardım.
0
rain when i die
(08.07.26)
yer, zaman ve butcenin onemsiz oldugu, dengim ve benzer beklentilerdeki insanlarla sosyallesmekten cok zevk aliyorum enerji depolayip desarj oldugumu hissederek ayriliyorum. ama bazen gorev gibi gidip dunya kadar hesaplar odeyip, bittikten sonra of bi durup scrollayayim hissi oluyo. onlar olmasa hayat daha yasanir bi yer olurmus
0
ala09
(09.07.26)
hafta sonları evde oturup premiere lig maçlarını izlemek çok daha keyifli.
0
edgenabby
(09.07.26)
Bende tam tersi. Bunun sebebi Lise ve üniversite yıllarımın asosyal geçmesidir. Çalışmaya başlamamla birlikte seneler içerisinde sosyalliğim artı. Pandemi sonrası etkinlikler, cafeler, pub, gezilerim çok oldu.
0
put it in your appropriate place
(09.07.26)
(10)

Goretex ayakkabıyı yazın giymek

issiz karga
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
0
issiz karga
(08.07.26)
Abi nasıl ki suyu yağmuru içeri almıyor tersine de aynı şekilde çalışır diye tahmin ediyorum, yazın giyilmez yani.
0
kizil karga
(08.07.26)
Sporda değil de günlük ayakkabı olarak İzmir sıcağında bir gün giymek zorunda kaldım. Ayaklarımın içinde eridiğini, birkaç numara birden küçüldüğünü hissedip tövbe etmiştim.
0
Mirket
(08.07.26)
goretexin çalışma mekaniği içerideki nemi dışarı atma şeklinde. dış katmandan da suyu içeri almayacak şekilde.
ben olsam adidasın goretex modellerini tercih etmem. koşu içinse koşu markalarının goretex modelleri var.
0
my fault
(08.07.26)
işin uzmanları daha doğru anlatır ama goretex membranlı ayakkabılar bir kere al, sorunsuz kullan değil. bunların belli aralıklarla özel temizleme mazlemeleri ile temizlenmesi gerekiyor, aksi durumda goretex membran hava alma özelliğini yitiriyor. hava alma özelliği gidince de ayak teri buharla dışarı atılmadığı için pişme olayı oluyor. ayakkabınız yeni ise rahatsız edeceğini zannetmiyorum ama 1 yıldan (hatta 6'dan) eski ise hava alma özelliğini yitirmiş olabilir.
0
shadowfollower
(08.07.26)
Tam doğrusu şu:
Gore-Tex membranındaki gözenekler, su damlasından yaklaşık 20.000 kat daha küçük, su buharı molekülünden ise yaklaşık 700 kat daha büyüktür. Bu hassas yapı, yağmurun içeri girmesini imkansız hale getirirken ter buharının dışarı çıkmasını mümkün kılar. Sonuç, gün boyu kuru kalan ve nefes alabilen bir ayak ortamıdır.

Yani buhar haline gelmiş nemi geçirdiği doğru ama içerden dışarı diye bir mantık yok. Her iki yönde de su molekülü geçemez ama buhar geçer. Olayı bu.
0
himmet dayi
(08.07.26)
ben giyiyorum 5 yıldır salomon un, bir sıkıntı yaşamadım. ayağım terlemiyor. Çok hafif, dayanaklı, rahat... hoşuma gidiyor.
0
ananiyimioguz
(08.07.26)
Su geçirmezlik = ısı

O bahsedilen goratex'in nefes alması vs olayları kendi benchmarkları arasındaki kıyasa istinaden söylenen rakamlar. O yüzden ayaklarım ısınır mı? evet abi cayır cayır ısınır ayakların.

Bu arada koşu ayakkabılarında sadece trail yani arazi koşu ayakkabılarında goratex seçeneği olur. Onu kullanan koşucu sayısı da çok çok az oluyor. Sadece belli koşullarda kullanmak mantıklı. Hava çok soğuktur ya da yerler çok nemlidir, çiğ yemiştir, çamurlu patikalar vardır vs. Onun dışında koşucular da pek tercih etmez çünkü bu istisna durumlar yoksa ayaklar cayır cayır ısınır.
+1
thracia
(08.07.26)
yıllardır su geçirmezlik üzerine kafa patlatıyorum. "su geçirmesin ama hava geçirsin" ya da "su almasın ama terletmesin" gibi bir şey mümkün değil. su geçirmeyen malzeme terletir. deliklerin boyu ne kadar iyi ayarlanmış olursa olsun malzemenin tabiatı gereği terleme yapıyor. tecrübeyle sabit.
+1
co2s2
(08.07.26)
Selamlar

runrepeat.com adlı bir site var, burada bir ayakkabının aklınıza gelen gelmeyen her koşulda denemesi yapılıyor, tüm özellikleri test ediliyor. Hatta ayakkabıları ortadan ikiye keserek dahi inceliyorlar. Bence bir bakın, aradığınız modelin incelemesini okuyun. Sorduğunuz sorulara ilişkin kafanızda çok daha net oturacaktır, teknolojileri (goratex vb.) açıklayarak anlatıyorlar.
+2
burka
(08.07.26)
goretex nefes aliyor muhabbeti hikaye. terletir. suda, camurda kosmayacaksaniz goretex gereksiz. marketing palavralarina dusmeyin.
0
antikadimag
(08.07.26)
(6)

Kreş öncesi ve süreci tavsiyeleri

wild honey suckle
Selamlar.O gün geldi çattı ve ben işe kızım okula başlıyor. Kendisi hemmmmmen evin dibindeki kreşe gidecek. Grup 2-2,5 yaş grubu. Kahvaltısını uykusunu öğlen yemeğini orada yapacak akşam 4:30 gibi alacağım. Sabahları maalesef ben bırakamıyorum. İlk günler için hayat kurtarıcı bir tavsiyeniz var mıdı
Selamlar.
O gün geldi çattı ve ben işe kızım okula başlıyor. Kendisi hemmmmmen evin dibindeki kreşe gidecek. Grup 2-2,5 yaş grubu. Kahvaltısını uykusunu öğlen yemeğini orada yapacak akşam 4:30 gibi alacağım. Sabahları maalesef ben bırakamıyorum. İlk günler için hayat kurtarıcı bir tavsiyeniz var mıdır? Bir hafta iyi gitti sonra bozulur der misiniz mesela? Ya da baktın ağlamadı bundan sonrası miss der misiniz?
Bizimki gün sayıyor şu an çok hevesli ama sonrasını kestiremiyoruz.
Sadece uyku kafamda soru işareti evde karanlık odada beyaz gürültüyle uyuyan çocuk okulda 10 kişi yan yana nasıl uyuyacak acaba?
0
wild honey suckle
(08.07.26)
Benim kiz da oyleydi, krese birakilma konusunda hic bir zaman sikinti yapmadi. Ama mesela orada daha once gormedigi birine denk gelince bir anda aglamaya baslamis baya siddetli, anlasilan diger tanidik yuzlere az cok guvenmis ama yeni bir yetiskin gorunce korkmus olmali. Birkac kez daha gun icinde aglamalar oldu, onun disinda bir problem yasanmadi. Bir sure sonra birakmak isteyip tamamen birakti ama cok zorluk oldugundan degil.
0
mbond
(08.07.26)
ilk günler kademeli olarak bırakmanız iyi olabilir. önce bir saat sonra yarım gün, birkaç gün sonra tam gün gibi. zamanla alışıyorlar ilk zamanlar daha zorlu geçer. genelde bir ay süre veriyorlar tamamen alışmasına. uyku konusunda da kendiliğinden uykuya dalıyorsa çok dert değil zamanla alışır ona da. diğer arkadaşları uyuyunca çok bir şansı yok. kalkmaları yasak çünkü mecbur uyuyacak bir noktada
0
pide
(08.07.26)
çocuklar hızlı alışır. 1 haftada alıştı bizim kızımız.
Ama ilk günler biraz zor oldu. Size önerim direk tüm gün vermeyin. ilk gün 2 saat ikinci gün 3 saat böyle böyle 1 haftada alıştırdık biz. bizde faydalı olmuştu.

uyur onlar merak etmeyin. Arkadaşlarının uyuduğunu görünce o da uyuycak. Sürü psikolojisi.

söyleyebileceğim tek problem kış aylarında biraz daha fazla hastalık yaşayacaksınız. ki gerçi bu da iyi bişey bağışıklık sistemi için
0
nuevo
(08.07.26)
Öncesinde oryantason süreci olmadı mı?

Biz önce iki üç saat, sonra yarım gün, sonra ilk öğle uykusunu orada uyuyacak şekilde bir hafta bi süreç yürütmüştük. Çocuğun durumuna göre iki haftaya da sarkabilir demişlerdi. Bizimki hevesli olduğu için kısa sürdü. Direkt tam günden başlatırsanız çocuk için yıpratıcı olabilir.

Onun dışında genelde hevesli çocuklarda iki hafta ya da belki bir ay sorun yaşayamayıp ilk heves geçtikten sonra kreşe gitmek istememe durumu olabiliyor demişlerdi. Bizde de öyle oldu. Ama bu inkar süreci de kısa sürdü.

Ben de benim kız nasıl uyuyacak diyordum. Babasında bile uyumazdı çünkü. Ama ilk uykusunda dahi asla sorun yaşamamış ve hemen uyumuştu. Çok şaşırmıştım. Ama kreşten görüştüğüm her yetkili zaten bunu söylüyordu yani kreşi ev gibi düşünmeyin, burada düzene çabuk alışıyorlar demişlerdi. Gerçekten de öyle oluyor, hiç korkmayın.

Kreşe başladıktan bir süre sonra bi hasta olacak ve bu eski hastalıklarından biraz farklı olacak. Bir de ilk kış dönemi hastalıkları sizi zorlar. Onun dışında korkacak bir şey yok.


Çocuk ağlıyor gelin alın tarzı bir kreş değilse ve oryantasyon da yaptılarsa süreci onlara bırakın. Pek sizlik bi durum olmuyor aslında.
-1
elorelia
(08.07.26)
bir kaç hafta kendinizi bir yere bağlayacak bir şey yapmayın. evden çok uzaklaşmayın. akşamları alırken geç gitmeyin. kendini orada bırakılmış hissetmesin. akşam diğer arkadaşlarından daha geç alındığı için kendini istenmiyor gibi hisseden çocuklar oluyor(muş)
0
co2s2
(08.07.26)
Bizim kızda o yaşta başladı. Başlamadan 2 hafta önce alıştırma süreci vardı. İlk önce öğleye kadar anneden ayrı kaldı, sonraki hafta öğle uykusunu kreşte yaparak devam etti. Her çocuk farklıdır, 3 yaşına kadar her gün bırakırken ağladı duygusallaştı.
Eğer çocuk ilk başladığında ağlamıyorsa belki 2. Veya 5. Ayda farklı tepki verebilir. Bu normal bir şey ayrılık o yaş için zor. İlla ki tepki vericek.
0
mikahakkinen
(08.07.26)
(7)

5 yıl sonra neler yasayacağını tahmin ediyorsun?

Lh12
Nerede olacak, ne iş yapacaksın? Evlenir misin yoksa bekar mı devam edersin? Türkiye de neler olacak?
Nerede olacak, ne iş yapacaksın? Evlenir misin yoksa bekar mı devam edersin? Türkiye de neler olacak?
0
Lh12
(08.07.26)
bekarlığa devam ederim. aynı mesleğin belki diğer dallarından devam ediyor olabilirim. umarım avrupa veya abd'de olurum.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
Ülkede iyi şeyler olacağına dair inancım sıfır.
Umarım beş yıl sonra da aynı iş yerinde debeleniyor olmam, işimi seviyorum aynı işi yapabileceğim daha iyi bir yere gitmiş olursam şu an olduğumdan biraz daha iyi durumda olurum.
Bekarlığa devam,
İstanbul'da da devam ederim herhalde, gönlüm ister farklı bir şehre geçiş yapmak ama bunun için adım atmadığımdan bilemiyorum şu an.
0
mutekebbir
(08.07.26)
Valla beş sene uzun bir süre. Yani ölmüş bile olabilirim o zamana kadar. Ama ölmez de hayatta kalırsak, umarım önce iyi bir gelirim olur. Sonra evlilik olmasa bile güzel bir ilişkim olur inşallah. Borcum olmaz umarım. Türkiye'ye dair de umutluyum. Aslında sürekli bir şeyler değişiyor. Yüzeyde hiçbir şey değişmiyor gibi görünse de ya da her şey çok karanlık görünse de dipte bir sürü dalgalanma var. Yani her an her şey olabilir diye umut ediyorum.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
yaptığım iş sürprizlere çok açık bir iş. 5 yıl sonra Ferrari'yle de gezebilirim, hiç arabam da olmayabilir.
0
co2s2
(08.07.26)
mikahakkinen
(08.07.26)
su an 1 yil sonrasini tahmin edemiyorum. 5 yil sonrasi cok zor. umarim kendi isimi yapiyor olurum.
0
antikadimag
(08.07.26)
Artık 41 yaşında olacağım ozaman, muhtemelen çocuksuz ve bekar olurum. Daha olgun, daha pozitif ve sakin olurum (çünkü 5 sene öncesine kıyasla şuan öyleyim)
Umarım daha büyük bir evim olur.
Kilo almayayım nolur, amin.
0
megalomaniac
(08.07.26)
(9)

Evlilik için uzun bir ilişki şart mı?

stefano
Çevrenizde tanıştıktan 6 ay sonra evlenenler oldu mu? Olduysa evlilikleri nasıl gidiyor
Çevrenizde tanıştıktan 6 ay sonra evlenenler oldu mu? Olduysa evlilikleri nasıl gidiyor
-1
stefano
(07.07.26)
sart degil. evlenip aile kurmaya niyetli insanlar hizlica evlendi ve coluk cocuga karisti. mutlular.

uzun iliski anca arada baska biseyler varken mantikli zaten (okul bitsin, is bulayim, askerden geleyim vs), beklerken otomatikman uzun oluyor. bekleyecek bisey yoksa, niyet belliyse, kafa uyuyorsa evlenip gidin.
0
taurina
(08.07.26)
2-3 ay beraber yaşayınca zaten anlıyorsun nasıl gideceğini
hayatta sınanmak başka bir şey tabii kimsenin başına gelmesin öyle bir şey geldiğinde 50 yıllık eşin bile değişebiliyor ona yapacak bir şey yok.

İş güç hayat düzeni yerindeyse iki taraf için de soru işareti kalmamışsa 1 ayda da evlenirler 10 yılda da
0
croswell
(08.07.26)
bence şart. birbirini her yerde, her şekilde, her muhabbette tanımak lazım. neden acele edesiniz ki? ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşamaya karar vereceğiniz kişiyi seçiyorsunuz.

en az 1 yıl geçsin. 1 yılda çok şey olur çünkü. farklı olaylara nasıl tepkiler verdiğini görürsünüz. beraber bir iki tatile gidersiniz ve oradaki halini görürsünüz. beraber dışarı çıkarsınız, çevresine karşı nasıl olduğunu görürsünüz. arkadaşlarını tanırsınız. iş yeriyle/ailesiyle/çevresiyle yaşadığı sorunlara nasıl tepki verdiğini ve nasıl çözdüğünü görürsünüz. hatta bence 1 yıl da beraber yaşanmalı. evdeki düzenini görürsünüz, neyi seviyor, neye katlanamıyor onu görürsünüz.

ilk birkaç ay iki taraf da çok toleranslı ve özenli oluyor. birbirinize alışıp rahat edince gerçek kişiliğinizi göstermeye başlarsınız. o zaman, o gerçek kişilikleriniz de birbirinizle anlaşabiliyor mu bakmanız lazım. hatta aşk heyecanı hafifleyince, tamam bu kişi hep yanımda deyince sıkılıyor musunuz yoksa hala bağlı mısınız onu görmeniz için de uzun ilişki şart.

birbirini yeterince farklı senaryoda, yeterince rahat bir seviyede tanımadan evlenmek çok büyük bir risk bence.

ben erkek arkadaşımı 3 yıldır tanıyorum ve beraber aynı evde yaşayamayacağımızı anladım. ikimiz de 10 yıldır yalnız yaşayan insanlarız, ev düzenlerimiz hiç uyuşmuyor bunu görmüş oldum. bunu hemen 3 ayda görmedim.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
değil bence.

evlilik şans işi. biraz karpuz gibi. içini açmadan bilemiyorsun.
0
kveldulv
(08.07.26)
En az 1 yıl birliktelik diyorum ve evliliğin şans işi olduğuna inanmıyorum
+1
gadlemler
(08.07.26)
"uzun" nedir? aynı evde yaşamadan, iyisiyle kötüsüyle vakit geçirmeden, bayram seyran geçirmeden, tatile gitmeden evlenmek riskli bence.

örnek veriyorum. bir yakınınız vefat etti, nasıl tepki veriyor? bayramda sizin ailenizin yanına giderken laf ediyor mu? bir arkadaşınızın doğumgününe giderken ne yapıyor? ya da hiç tanımadığı kişilerle aynı ortama girince ne oluyor?

işinizden ayrıldınız. ne yapacak?
+1
co2s2
(08.07.26)
6ay riskli bir süre bence, ben "bu kızdan olur" dediğimde daha senemiz dolmamıştı ama akışına bırakıp 1 sene sonunda evlendim.
0
kimlanbu
(08.07.26)
2-3 yıl tanımak iyi olur ama böyle olup boşanan da var, 2 ayda evlenip hala mutlu olan arkadaşım da var. Biraz şans(uyum ve iyi insanla karşılaşmak ve iyi insan olmak)

Yıllarca tanıyıp sonra aldatılan da var.
0
nhk ni youkosu
(08.07.26)
Bence evlilik için duygusal olgunluk şart.
Konuşabilmek sohbet edebilmek, salt bedensel haz dışında toplumsal kimliklerimizle de benzer yerlerden anlamlı işler yapmaya çalışmak şart.
rahat hissetmek güven duymak bu benim arkamdan kuyumu kazmaz duygusu ile hareket edebilmek, yumuşak karnını gösterdiğinde oradan yumruk yemediğinden emin olmak şart.
hem yan yana hem de ayrı ayrı olabilmek her ikisinde de boğulmamak saygıyla sevgiyle devam etmek şart.

bunlardan birine tik atmak eksik kalmışsa biraz daha zaman şart.
:)))
0
mavipenguen
(12.07.26)
(6)

Bayiler arası buzdolabı fiyat farkı

nathanieltroy
Selamlar, marka ismi verebilir miyim bilmiyorum ama Türkiye’nin en ünlü beyaz eşya markalarından birinde kendi sitesinde 48.000 TL olan ürün, 35.000, 40.000, 45.000 gibi farklı fiyatlara satılıyor. Revizyonlu veya teşhir ürün değil diyorlar. Hatta bir satıcı bir online alışveriş sitesinde 40.000’e s
Selamlar, marka ismi verebilir miyim bilmiyorum ama Türkiye’nin en ünlü beyaz eşya markalarından birinde kendi sitesinde 48.000 TL olan ürün, 35.000, 40.000, 45.000 gibi farklı fiyatlara satılıyor. Revizyonlu veya teşhir ürün değil diyorlar. Hatta bir satıcı bir online alışveriş sitesinde 40.000’e sattığı aynı ürünü başka bir sitede 35.000’e satıyor. Bu fiyat farklarının nedeni ne? Yetkili bayi olarak görünüyorlar bu arada, markanın sitesinden kontrol ettim.
+1
nathanieltroy
(07.07.26)
Kendi karı + aracıların karı eklendiği için duruma göre farklı fiyat verebiliyorlar. Sürüm yüksekse karından kısabilir. Normal.
+1
orient blue
(07.07.26)
türkiyede satılan ürünlerin çoğu zaten yetkili servis garantili. bu konuda bir sıkınt yok. böyle çok ucuza ürün almışlığım var. hiç sorun yaşamadım. yani ellerindeki stok durumu, mağazanın bulunduğa ile göre konumu ya da ucuza temin etme durumlarından kaynaklanabiliyor.
0
Rondak
(07.07.26)
Mağaza ya gidip internette bu fiyat, daha ucuz dediğimde aldığım cevaplar :

1) Tamam abi o fiyattan yardımcı oluruz
2) Teşhir, defolu veya iade ürün satıyorlar
3) İnternetten alın o zaman

Genellikle bayiden bayiye bile değiştiği için gidip internet fiyatına veya yakın fiyattan bayileri tek tek araştırıp almayı tercih ediyorum.
0
kimlanbu
(08.07.26)
trendyol %20 komisyon alıyordur, hepsiburada %10 komisyon alıyordur. adamlar da komisyonu fiyatlarına yansıtıyorlar, ceplerinden verecek halleri yok.

markaların kendi websitelerinde rakamlar hep biraz yüksek oluyor.
0
co2s2
(08.07.26)
Gönül rahatlığıyla en ucuzunu alabilirsiniz. Türkiye'de ticaret böyle maalesef. Bir de kural uydurmuşlar "yerine koyamayacağın fiyata satamazsın" diye.

Adam 3 yıl önce almış koymuş ürünü deposuna. Şimdi güncel fiyattan satıyor. Onları zaten 10 bine almış. Bakıyor bugünkü fiyatına. 45 bin ise o da 40'a satmaya çalışıyor. Satmıyorsa 35'e iniyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(08.07.26)
arçelik'in sitesinde 50bin olan makine, internette 37-40bin.

burada önemli nokta satıcının arçelik bayisi olması. ismini araştırın google'da eğer yetkili bayi ise düşünmeden alın. Siparişler yüzde 90 fabrikadan geliyor zaten, servis getirip kurulumunu yapıyor.

spotçu falansa ya da alakasız bir şirket ve al sat yapıyorsa bunlardan almıyorum.
0
brkylmz
(09.07.26)
(8)

Bir tanıdığım bitcoin vb cinde 7 milyon kaybettim diyor?

darkwizard
Arkadaşlar coin değer kaybeder mi 7 milyon batırdım diyor doğru olabilir miBir tarladan 20 milyon kazandı ve yarısını coin e yatırdım demişti.
Arkadaşlar coin değer kaybeder mi 7 milyon batırdım diyor doğru olabilir mi
Bir tarladan 20 milyon kazandı ve yarısını coin e yatırdım demişti.
0
darkwizard
(07.07.26)
yatırma kısmı doğruysa kaybettiği de doğrudur.
+2
eurhka
(07.07.26)
Coin değer kaybeder mi? Her şey değer kaybedebilir. Kaldıraçlı işlemle borçlu bile kalabilir.
0
orient blue
(07.07.26)
deger kaybetmeyen bir sey olsa herkes coin alirdi, herkes zengin olurdu.
+1
Sour
(07.07.26)
Eğer bitcoin almış ve daha çıkmamış/zararına satmamış ise sabretsin derim. Bu bitcoin ileride tekrar yükselme eğilimine girebilir. Ytd
0
bonaparte
(07.07.26)
Hırs yapıp kaldıraç oynarsa hayatını bile kaybedebilir
Spot girmişse de coin delist olmuş olabilir
Ondan çıkıp buna girmiştir böyle böyle de kaybetmiş olabilir
Mümkün yani
0
yakalayamadığın.ışıklar
(08.07.26)
Değer kaybedebilir,sıfırlanabilir.her şey mümkün.özellikle bitcoin dışındaki kriptolar extra riskli.
Basit bir örnek,internette gördüm.
Bir kripto paraya 10 dolar mı ne yatırıyor birisi,kriptolu oluşturan kişi kısa süre sonra kriptonun değerini sıfırlıyor ve adamın parayla aldığı kriptolar da değersiz olmuş oluyor böylece.
Bitcoin için bile söz konusu olabilir aslında bu,ama tabi göz ardı ediyoruz topluca
0
denizciman
(08.07.26)
sürekli olarak 10 liralık coin alıp 9 liraya sattıysa (ya da benzeri bir şey yaptıysa) tabii ki kaybedebilir. neden olmasın?
0
co2s2
(08.07.26)
Coin'le de kaybedilir tabi ama daha yüksek ihtimalle kumar da oynamıştır.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(08.07.26)
(10)

Şoför Nebahatler kolum çok ağrıyor önerilerinize ihtiyacım var.

a perfect lie
Sorum kadınlara çünkü belki erkeklerde böyle olmuyordur. Olanlar varsa onların da önerilerini alabilirim. 2 saatten uzun yolculuklarda yalnızca sağ kolum çok ağrıyor. (Sağlak insanım) Omzumdan düşecekmiş gibi ağrıyor. Yani bazen mecbur kalıp duruyorum. Siz uzun yolculuklarda elinizi kolunuzu nereye
Sorum kadınlara çünkü belki erkeklerde böyle olmuyordur. Olanlar varsa onların da önerilerini alabilirim.

2 saatten uzun yolculuklarda yalnızca sağ kolum çok ağrıyor. (Sağlak insanım)
Omzumdan düşecekmiş gibi ağrıyor. Yani bazen mecbur kalıp duruyorum.
Siz uzun yolculuklarda elinizi kolunuzu nereye nasıl koyuyorsunuz?

Ben bazen sol elimle tutup sol kolumu dızıme dayıyorum sağ elimi de bacağımın altına sıkıştırıyorum ama hızlı gidiyorsam bu olmuyor tabii.

Koltuğum mu çok aşağıda, direksiyonum mu çok yukarda. Bence bunlar ideal yerlerde ama belki de değil. Ne yapayım. Yoksa bunlardan bağımsız kolumun mu bi problemi var.

araç subaru xv otomatik bilmem fark eder mi.
-1
a perfect lie
(07.07.26)
"Subaru XV Kol Dayama / Kolçak Yükseltici" şeklinde bir arama yaparak uygun ürünü alın ve kullanın. Sürüş esnasında kolunuz bu aparatla yüksekte kalırsa bu ağrılar kaybolur.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.07.26)
Uzun mesafede kol ağrıtıyorsa arabayı bir rot balanstan geçirmek lazım. Tabi önce lastikler ne durumda ona bakmak gerek. Sağ sol lastikler aynı mı, aşınmaları eşit mi, hava basınçları eşit mi ve mevsime uygun mu, ona bakmak lazım.
Kazalı bir arabaysa şasede ya da kaportayı oturtmada bir yamukluk varsa da lastiğe falan bile bakmaya gerek yok, araba bi tarafa asılıyodur, sen yoldan çıkmasın diye farkına varmadan öbür tarafa çekiştirmekten kol kası yaparsın.

Denemeyi de şöyle yapabilirsin. Düz olduğundan emin olduğun bir yol bul. Trafiği de az olsun. Yollar genelde su tutmasın diye balık sırtıdır ve sağa doğru eğimlidir. Öyle bir yol olmamasına dikkat et. Hızlanıp direksiyonu bıraktığında düz gitmeyip hep bir yana ve ağrıyan kolunun aksi istikametine doğru gidiyorsa, o zaman ilk paragrafta söylediğim bir sorun var demektir.
+1
Mirket
(07.07.26)
Fark etmeden direksiyonu çok sıkıyor olabilir misiniz?
Ben de aynı sorunu yaşıyorum. Hızım arttıkça sanki direksiyonu daha sıkı tutmam gerekiyormuş gibi hissediyorum arabaya hakimiyetimi artırmak için. İki kolum da ağrıyor uzun yolculuk sonrası. Normal kısa süreli kullanımlarımda böyle bir sıkıntım yok.
Siz de duruşunuzdan mı tutuşunuzdan mı olduğunu bir gözlemleyebilirsiniz.
+2
umutt
(07.07.26)
Araç kendi servisinde bir ay önce bakıma gitmişti, lastikler yaz lastiği ve bir yıl oldu daha alalı, kaza filan gibi şeyler olmadı, bunlardan olabileceğini de hiç düşünmemiştim bu arada ama her zaman için aklımda olsun teşekkür ederim,
Testi de yapacağım mutlaka
+1
🌸a perfect lie
(07.07.26)
direksiyon derinliği, yüksekliği (ayarlanabiliyorsa)
sürüş pozisyonunuz
koltuğun yüksekliği ve ileri / geride olması
direksiyon döndürürken kolu ağrıtabiliyor.
sürüş pozisyonunuzun düzgün olduğundan emin olun.
sonra mirketin dediğinden devam.
+1
rain when i die
(08.07.26)
Sürücü kadınsa muhtemel problemler:

1) Direksiyon yükseklik ve derinlik ayarı yapılmamış

2) Koltuk çok yakın ve sürüş pozisyonu uygun değil

3) Kol dayama hatalı sürüş pozisyonu yüzünden çok geride kalmış ve kol devamlı direksiyonda

Uzun yolda devamlı 9:15 pozisyonunda, koltuk ön cama dayanmış şekilde araba kullanırsanız en kral şoför bile acı çeker.

Ben aracın rot balansında bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum, hem titreşimi farketmemek imkansız hem de aracı bırakırsanız bir tarafa doğru gitme eğiliminde olur, bunu da farketmemek imkansız. Zaten düz yolda bile ip gibi gidemezsiniz. devamlı ufak duzeltmeler yapmak gerekli.
+2
kimlanbu
(08.07.26)
Aslında surecegim zaman en aşağı indiriyorum direksiyonu. Koltuğun ileri geri ayarıni da yapıyorum ama bence dirsek dayama uzakta evet. Bu hareket ediyor mu acaba, buraya kolumu koyamiyor olmamı da düşünmemiştim,
Boyum mu yetmiyor nedir 😅 inince bir kurcalayacagim bunu da, teşekkürler
0
🌸a perfect lie
(08.07.26)
xv'de kol dayama ileri geri aşağı yukarı hareket etmiyor ne yazık ki. ben sol kolumu cam eşiğine koyup sol elimle saat 9 gibi bir yerden tutuyorum. kol dayama yerinin önündeki bardaklığa da 1.5 litrelik su şişesi koyuyorum, sağ kolumu da ona dayıyorum.
+1
co2s2
(08.07.26)
Direksiyon sadece aşağı yukarı hareket etmez, kendinize doğru çekerseniz size doğru da hareket eder bilginiz olsun.
+1
kimlanbu
(08.07.26)
Torasik outlet sendromuna bağlı kol ağrısı olabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne muayene olmanızı öneririm
0
Solaris1
(08.07.26)
(15)

Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

renegade
sb
sb
📊 Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

Bu anket sona erdi. 72 oy kullanıldı.

0
renegade
(07.07.26)
Doğru insanla evlenirdim. Ben evlendiğimde ikimiz de çok toyduk, çocuktuk neredeyse o yüzden ona bişey diyemem.
-2
gobekliraki
(07.07.26)
bekarım.
şimdiki aklım olsa 2018'deki sevgilimle hemen evlenirdim.
0
rain when i die
(07.07.26)
34 e ,bekar.
Mümkün olsa askere gitmeden evlenirdim.bıktım arayış içinde olmaktan,saçma insanlardan.
+3
denizciman
(07.07.26)
Esimle yas, sehir is her seyden bagimsiz hemen evlenirdim.
Esimi hic tanimamis olsaydim da birini bulur yine evlenirdim.

Bence evliligi seven biriyle evli olmak cok güzel.
-4
Purple life
(07.07.26)
başka biriyle evlenirdim
0
barisa
(07.07.26)
Eşime geç rastladım. 20lerin başında birbirimizi bulup daha çok gezmek takılmak isterdim
+1
Hallegadola
(07.07.26)
Bekarım, şimdiki aklım olsa 25’te evlenirdim.
0
ezkaza
(07.07.26)
Evlilik güzel şey de toplumumuzda bu çok abartıldığı için farklı yerlere gidiyor
0
liynet62
(07.07.26)
Çok geç tanıştım. 13 senedir beraberiz. Keşke lisede tanissaydim diyorum
0
topkapiaksaray
(07.07.26)
doğru insan diye bir şey kesinlikle yok. her insan yanlış yapma ve kafayı yeme potansiyeline sahip. bugünkü aklım olsa en en en doğru kişiyle bile ilişkime devleti karıştırmazdım.
0
loch ness
(07.07.26)
Evlenmeme ve devleti karistirmama kismini uzatabildigim kadar uzatıp 35 de evlendim.
Üstelik evli olduğumuz durumda onun şirketinde faydalanabileceğimiz çok büyük bir avantaj vardı ve ben senelerce direndim. Bunun için evlenecek değilim herhalde diye.
Ne oldu yıllar boşa gitti ;)

Beraber yaşadığımız evde her şey sevgilimin uzerineydi o yurtdisindayken ben anahtarımi unutup çilingir çağırdım site güvenliği cilingiri içeri almadı. Yasal olarak kiracı o diye. 😅 O gün yaşadığım sinir harbinden sonra sokarım deyip bı adım daha yaklaştım.

Yani ülkede partnerlik de yasal olarak kabul görüp bazı seylerin önünü açsa evlenmezdik bence ama bu durum yok.

Arada keşke daha erken evlenseydim dediğim oluyor ama bu konudan konuya değişiyor bazen de iyi ya zamanında evlendik işte diyorum.

Her şeye eşit uzaklıkta yım sanırım.
0
a perfect lie
(07.07.26)
30 sonrasında evlilik kararı almak çok zor. Ama ben yine de evlenmezdim. Evliliğin her koşulda deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum ama Türkiye'de evlilik ve boşanma süreci erkek için çok zor. Beklentiler çok yüksek.

Ek olarak tanıştığım kadınların çoğu evliliği kendi ailesinden kaçmak ve eşinden maddi destek olarak alabilmek olarak görüyordu. Maddi açıdan kendine yetebilecek ve sorumluluk alabilecek bir kadınla tanışsam evlenirdim, evlenirim.
0
stefano
(07.07.26)
Evliliğimin 5. , birlikteliğimin 8. yılı. Ara ara eşime de söylerim keşke 20lerimde çıksaydı karşıma evlenirdim
0
gadlemler
(07.07.26)
her şey zamanında güzel .. 10 yıl sonra olacaklar için o günden hazırlık yapmaya gerek yok. kimi seviyo5rsanız kiminle evlenmek istiyorsanız evlenin.
0
co2s2
(08.07.26)
Evlenirdim ama ikinci bir evlilik yapmazdım sanırım.
0
kendimefotograflarim
(23 saat)
(6)

müşteki olduğum davaya zorla getirilme_avukatlar yardım

jimjim
selamlar,aprtmana giren bir hırsız nedeniyle 5 yıl önce bir dava açtık. zamanında, karakola gidip ifade verdim. benim gibi 2 kişi daha bu şekilde davacı olup ifade verdi. daha sonra hırsızı yakaladılar. Ben yurt dışına taşındım o sıralarda bana duruşma var gelin/bekleniyorsunuz diye haber gelmişti a
selamlar,
aprtmana giren bir hırsız nedeniyle 5 yıl önce bir dava açtık. zamanında, karakola gidip ifade verdim. benim gibi 2 kişi daha bu şekilde davacı olup ifade verdi. daha sonra hırsızı yakaladılar. Ben yurt dışına taşındım o sıralarda bana duruşma var gelin/bekleniyorsunuz diye haber gelmişti ama bunlar 2yıl önce oluyor. ben de gitmedim sanırım zorunluluk yoktu o zaman hatırlamıyorum.

sonra dava kapanmış fakat bu yılbaşında yeniden açılmış (ben de e devlette gördüm) şimdi de bana -önce muhtarlığa- daha sonra da bugün sms ile "şu tarihte davanız vardır, gelmediğiniz takdirde ZORLA getirileceğiniz ihtar olunur" diye sms geldi. dava da 2 gün sonra!!!

delireceğim panikten. ben böyle dava mava işlerinden aşırı uzak bir insanım ne yapabilirim. yarın konsoloslğa gideceğim ama buradaki avukatlar da uyap'a üye mi onu da bilmiyorum. hakkımda davaya katılmadı diye cezai işlem başlar mı? 1 gün kala davadan çekilebilir miyim? çok mu geç? ne yapacağım? :(
0
jimjim
(06.07.26)
Git karakola ifadeni ver bitti gitti
-5
topkapiaksaray
(06.07.26)
@topkapiaksaray, adam yurtdisinda, hangi karakola gidip ifade verecek?

Konsolosluga gidip adres beyani yapmadiysaniz devlet sizin yurtdisinda oldugunuzu takip edememistir. Konusmaniz gereken merci konsolosluk, onlar sizi yönlendirir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.07.26)
Avukata veriyorsunuz bir vekalet o sizin yerinize takip ediyor ne kadar da güzel bir hizmet değil mi hazır konsolosluğa gitmisken halledin rahatlayın
0
apocalipy
(07.07.26)
Avukata vekâlet vererek halledemezsiniz. Bizzat gitmeniz lazım. Yalnız zorla getirme kararı kelime olarak sizi korkutmasın. Sadece telefonla arayıp şu saatte duruşmanız var diye hatırlatırlar. “İhzaren celbine” derse o zaman kapınıza dayanırlar, gümrükte falan giriş yaparken sıkıntı olabilir. Ama müşteki olduğunuz için biraz zor bu durum. Şikayetten vazgeçmek için de mahkemeye gelmelisiniz.bulunduğunuz ülkedeki konsolosluktan “istinabe” yolu ile ifadenizin alınmasını talep etmeniz lazım. Ancak bunu da Türkiye’de bir avukatla yapabilirsiniz. Kısaca; mahkemenin bulunduğu şehirde bir avukat tutun, o avukata vekaleti konsolosluktan gönderin, avukat; ya istinabe yoluyla dinlenmenizi istesin ya da yurda kesin olarak geleceğiniz bir tarih varsa duruşmayı o tarihe erteletsin.
+2
ground
(07.07.26)
korkacak bir şey yok :D @ground +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.07.26)
sanık değilseniz korkacağınız bir durum olmaz. en fazla "şikayet sahibi ortalıkta yok, şikayet sahibi kendi şikayetini takip etmiyorsa biz neden edelim? şikayeti dinleyemediğimiz için sanığı salıyoruz" gibisinden bir şey olur.
0
co2s2
(08.07.26)
(31)

Eşimin yaptığı çocukça şımarıklık mı yoksa bende mi sıkıntı var.

hakyememyemekyerim
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı bi
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı birbirimize hediyeleşiyorduk, evlendikten sonra borcumuz var demeye başladı, halbuki daha düğün falan da yapmadık kuru bi nikah yaptık ve ben onun bekar evine hiçbir eşya dahi almadan yerleştim, neyse sorun bu değil, bana bi kaç ay önceden sakın bana doğum günümde bi şey alma, gerçekten her şeyim var paranı harcama vs vs gibi şeyler söyledi kafamda alacağım şeyler listeliydi ama o kadar çok beni bastırdı ki ben de iyi madem sonra bi şeyler düşünürüz o halde dedim,

bu sabah kalktım, işte başka bi muhite gittim işte bi hediye alayım en azından böyle kuru kuru da olmaz dedim ve tatlış bi oyuncak beğendim karı koca figürlü böyle komik de buldum onu aldım sonra bizim mahallede satılan pekala da fiyatları fahiş ama oldukça da hakeden bi yerden pasta aldım daha önce rastgele aldığımda beğenmişti o nedenle orada işimi şansa bırakmak istemedim ve güzel de bi çiçek aldım, bi de akşam ona yemek hazırlarım diye söylemesi ayıp et aldım, neyse eve gittim ve hediyelerimi falan verdim ama yüzü düştü suratı asıldı. neden diye sordum senle ilgili değil dün geceden kalmayım vs dedi.. sonra öğle yemeği için dışarı çıktık ama suratı gerçekten de sirke satıyordu sonrasında zorladım ve şey dedi "evet hayal kırıklığına uğradım, bana bi doğum günü kartı bile yazmamışsın, üstelik ben peluş oyuncakları sevmem neden benle bağlantısı olmayan bi şey aldın anlamadım 5 poundluk lego alsaydın daha iyiydi" dedi ben de bu oyuncağı gördüğümde bizi hatırladım oldukça da sevimli buldum ondan aldım beni gülümsetmişti böyle düşünceğini bilmiyordum daha önceden çok lego aldığım için almadım dedim. sonra bastırmaya devam etti, aylar önce haftalar önce düşünmüş olman gerekirdi, son dakika koşturup alman hoşuma gitmedi dedi.. ben de benim bi şeyler almamam için bana çok baskı yaptın ben de o nedenle basit tutmak istedim, çiçek ve pastayı da 1 hafta önceden alamam dedim. açıkça bana aldığım hediyeyi beğenmediğini söyledi, sonrasında lafı dolandırıp hızlıca düşünülüp alınmış bi şey dedi, ben de 1 hafta önceden de alsaydım bi şey değişmeyecekti olay bi kaç zaman önce almam değil hediyeyi basbayağı beğenmedin ve bahane uyduruyorsun daha önce de sana kart falan yazmadım ama hediyelerden başın dönmüş olsa gerek hiç kart bahanesiyle gelmedin dedim.. bugün gerçekten hediye aldığıma ve alacağıma pişman oldum, ilk defa ağladım hediyeyi aldığıma da pişman oldum.. siz olsanız naparsınız? bugün doğum günü ama kütüphaneye geldim ve gerçekten onunla vakit geçirmek istemiyorum.


www.ebay.co.uk
-1
hakyememyemekyerim
(06.07.26)
bu arada ben kadın 31, eşim 35 erkek
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
ayriyetten şey dedi ablam da bana geçmişte aynısının farklı bi versiyonunu son dakika almıştı ve kendimi kötü hissetmiştim bla bla dedi ama anlamadığım şey benim birincisi bundan haberim yoktu ikincisi güzel tatlı bi şey bulmak için gerçekten epey dolandım, üçüncüsü de temsili bi şey aldım tamamen o alma diye baskıladığı için.. ama asıl iki yüzlülük şurada sonradan hatırladım kendisi de aynı serinin siyahını kendi yeğeni için almıştı...
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
oha. ben sizi erkek sanmıştım.
eleman baya şımarıkmış. cidden kötü. hediyeye kötü denir mi? ayrıca kendisi ısrar etmiş. resmen dengesiz tripli olgunlaşamamış bi erkek.
+2
jelly bear
(06.07.26)
Gerçekten düşüncesizmiş. Önemli olan düşünüp emek vermiş olmanız. 5 yaşında çocuk gibi hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmak çok immatür bir davranış.
+4
tekdir ile uslanmayan kiz
(06.07.26)
Eskiden böyle düşünmezdim. Bana ne oldu bilmiyorum ama erkekleri bu kadar şımartmamak gerekiyor bence. Ayrıca eşin biraz ılık mı desem ne desem bilemedim. Erkeğin aşırı duygusal olmayanı makbuldür brnce ya. Okurken o kadar çok daraldım ki. Sana gelecek hayatında başarılar diliyorum, zor biriyle berabersin.

Hediye alma diye ısrar ettin diye bastırır üste çıkar daha da uğraşmazdım heralde ben. Zaten çiçek filan ne alaka valla anlam veremedim.
+5
elorelia
(06.07.26)
baya kötü. ben de hediye alma dedigi halde hediye almana bozuldum. kocan gözünü boyamis flört döneminde su anda gercek yüzünü görüyorsun.

sen haklisin.
+2
Purple life
(06.07.26)
Duyurunun sonuna kadar ben de sizi erkek sanmıştım.
Olgunlaşamamış.
"Sakın bana doğum günümde bi şey alma" sözüne güvenip almasaydınız, ona da tavır yapacaktı bence.
Henüz çocuğunuz yoksa, biraz daha izleyin bence. Teyze tavsiyesi.
+4
pro9it9is9
(06.07.26)
Ben de cinsiyetler farklı sanmıştım…
Son dk hediyeleri beni de önemsenmemiş hissettirir yalan yok ancak kendisi alma alma diye darlamış, ee daha ne? Siz yine de hazırlık yapmışsınız kutlamışsınız, karta takılmak tartışmak günü berbat etmek için bahane gibi geldi. Niyet o olmasa da dışarıdan öyle görünüyor.
+3
ekimoloji
(06.07.26)
pahalı bir şey alsaydın da bu sefer ben sana alma demedim mi diyecekti. başka bir şey var. oturup konuşmanız lazım. mesele hediye falan değil (onun için). ha itiraf eder etmez bilemem.
+2
brkylmz
(06.07.26)
Ben okurken rahatsız oldum, hediyede maksat düşünmektir. Hediyeyi beğenmeyebilirsin, sorulursa usulünce çok bayılmadığını da söyleyebilirsin ama yine de sevinirsin. Ama surat asılıp trip atılması çok itici geldi bana. Biri bana böyle davransa ciddi ciddi kestirip atar, saçmalamamasını söyler, bir şey diyecek olursa da "ben böyle saçma sapan bir şey duymadım" deyip babaanne tribi atarak kendine gelmesi için yalnız bırakır ve bu konuyu asla tartışmazdım.
+1
akhenaten
(06.07.26)
kalbim çok kırıldı, tartışmadan sonra eve gidip laptop'u alıp çıktım, kütüphanede çalışıyorum ve eve hiç gidesim yok ama bu sefer de beni doğum günümde yalnız bıraktın da diyebilir..
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
Seni erkek eşimi kadın sandım ahahaha

Benimki de yalvarıyor nolur hediye alma paramız gitmesin diye.

Bu kadar narin erkek de görmedim sorun sende değil.
-1
Hallegadola
(06.07.26)
bosver eve gitme hatta mumkunse gunu bitir oyle git, bir dogum gununu yalniz gecirsin belki biraz olgunlasir.
0
korkut
(06.07.26)
Anlattıklarınıza bakılırsa burada meselenin hediye ya da doğum günüyle pek alakası yok. Bence Oturup konuşmamız gereken şeyler var. Kocanız sizden boşanmak istiyor olabilir
+1
Rondak
(06.07.26)
altında yatan başka bi konu var gibi geldi bana da, ya da gerçekten dengesiz biri hem hediye istememek hem de hediyeyi beğenmemek biraz tuhaf. fazla harcamanızdan rahatsız olduysa rahatsız olmakta haklı bence ama bunu normal bi şekilde ifade etmediği için yine haksız sonuçta.
cinsiyetle ilgili yorumlara katılmıyorum, toksikliğin cinsiyeti mi var?
kendinizi üzmeyin evlilik insanları değiştirebiliyor bunu yaşamışsınız siz de. dünyanın sonu değil. konuşulabilecek makul biriyse sakin bi zamanda konuşur çözersiniz. değilse de çok güzel bi söz gördüm geçen: yanlış trende ne kadar uzun süre kalırsanız eve dönmek o kadar pahalıya patlar. sevgiler
0
mezzosprite
(06.07.26)
Eşşek kadar herife peluş ve çiçek almak ne ya adam haklı.
+5
kullaniciadimvar
(06.07.26)
Ayrıl da gel
0
gabe h coud
(07.07.26)
Nerd tiplerle sevgililik zamanı güzel geçer fakat konu evlilik sorumluluk ve gerçek insani bağlar olunca ergenlikte takılı kalmış oluyorlar
+2
grimavi
(07.07.26)
Valla ben de sizi erkek sandım. Ben de er kişiyim. Erkek tarafının nazlısı, küseni çekilmez. Ben bir erkek olarak hiç bir zaman doğum günün kutlansın hediye falan alınsın istemedim.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
ben de cinsiyetleri tam tersi anladim. Karakterler tersine dönmüş gibi bu nasıl bir nazdir anlayamadım. Çok simarikca. Nasıl olup da hediyeyi beğenmeyip trip atmak. Kadin yapsa hadi bir nebze anlasilir belki ama bir erkeğin bunu yapması çok irite edici cidden.Taviz vermeyin, siz düşünüp ne guzel pastasına kadar almissiniz. Çok ayıp etmiş.
-1
acelaacedebela
(07.07.26)
Kadın sandım prenses erkek çıktı. Niye çiçek aldın ki erkekleri bu kadar şımartmayın. Bunu kötülük için söylemiyorum erkeklerin beklentisi de içgüdüleri de buna uygun değil. Doğada her zaman maddi şeyleri erkek verir kadın alır. siz terse kürek çekip durmuşsunuz. Bırak kocan alsın hediyeyi çiçeği sen de bi öpücükle kutla geç. Emin ol çok daha mutlu olacaksınız.
Ya da bundan boşanıp alfa bir erkekle evlen o da bir seçenek.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Kusura bakma da prenses kocanız tam bir minik kuş. Burada değerli olan şey zaten heves etmiş olmanız, bundan daha fazla değer gösterdiğinizi belli edecek ne var zaten? 35 yaşına gelmiş adam kadın denilen varlığın hevesini kırmamak gerektiğini öğrenemediyse işiniz zor.

Ayrıca bu hediyeleşme işlerinde aklıma hep O. Henry nin Noel Hediyesi isimli hikayesi gelir karşılıklı heves ve aşkın en güzel tasvirlerinden.
+2
apocalipy
(07.07.26)
yengeç burcu erkeği olarak dönem dönem doğumgünlerimde inanılmaz saçma sapan bir alınganlık bir kırılganlık bir mutsuzluk çöküyor bana da. Sizinle alakası olmaksızın bu burç zımbırtısal dönemsel şeylerden olabilir. Yengeç burcunun doğumgünü kutsaldır herkes yanında olsun herkes onu sevsin sürekli kutlansın hiç bir arkadaşı unutmasın ister. Bulunduğunuz yerde pek arkadaşınız yoksa biraz fazla kendiyle kaldıysa bu sebeplerden olabilir. Prenseslik mi ? evet ancak anlaşılacak bir yanı da yok. Yengeç kendini demoralize etmeye mutsuz etmeye ve oradan cıkarttığı kaos ile takılıp tüm dünyanın onun mutsuzluğunu istediğini düşecek kadar da yeri gelince saçmalayabilir.. kendi haline bırakın o kendini toplar. en güzelini yapmışsınız alan tanıyarak.
-2
denizmaniaherif
(07.07.26)
35 yaşında bir erkeğin böyle tepki vermesi. Çok acayip.

Baya prenses gibi büyümüş diyorum ben de. Bildiğin yaptığı da hödüklük.

Beğenmesen bile hediye gelen şeye beğenilmezlik yapılmaz ve surat da asılmaz. Valla bazı insanlar bu yaşa nasıl gelmiş ben anlamıyorum böyle terbiye ile.
0
drako
(07.07.26)
bu ilişkinin sonunda sen ilişkinin erkek tarafı olacaksın o kadın tarafı.
0
rayde
(07.07.26)
eşiniz büyüyememiş maalesef. 35 yaşında hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmaz insan, karşıdakinin düşünüp, emek harcaması mutlu olmak için yeterli bir sebeptir. Beğeneceği bir hediye de almış olsanız ona da muhtemelen başka bir kulp takacaktı. Burada problem hediye de değil bence, başka bir şeye kızıp/kafasına takıp hıncını hediye meselesinden çıkarmış gibi.
0
ciagra
(07.07.26)
@denizmaniaherif evet kendisi de yengeç burcu..
0
🌸hakyememyemekyerim
(07.07.26)
hocam olayı şımarıklık veya prenses erkek olarak görmeyin bence. bir yengeç erkeği olarak eşinizi ben çok rahat anlayabiliyorum: adama kendini değersiz hissettirmişsiniz sadece. bilerek yapmadınız bunu ama adam kendini değersiz hissetmiş sonuç olarak. şöyle detaylandırayım, "maddi durumumuz yok, hediye alma" demesi "pahalı bir şey alma" anlamına gelir. adamın bakış açısından bakınca siz ona son anda, hem de hiç sevmeyeceği türden bir hediye almış oldunuz. hediyenin son anda alınması ona önem vermediğinizi, sevmediği türden bir şey almanız da onu tanımadığınızı gösterir karşı taraf için.

ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim, kadınlar olarak hem erkeklere duygularını göstermedikleri için kızıyorsunuz, hem de bu şekilde duygu gösterdiğinde aşağılayıp zorbalıyorsunuz (doğum gününde yalnız bırakma önerileri için diyorum bunu, duyuruyu açan kişi için spesifik değil yani). burç olaylarına pek inanmasam da gerçekten yengeç erkekleri duygusal oluyoruz. ama bu duygusallığın da partnerimiz için şöyle bir riski var, eğer duygularımıza aynı yoğunlukta karşılık alamazsak bu sefer duygusal açıdan en yıkıcı tipler olabiliyoruz. bu yüzden eşinizin bu yaşananlara üzülmesine, moralinin bozulmasına açıkça tepki gösterir ve kendisini anlamaya çalışmazsanız psikolojik olarak sizi mahvedecek bir canavar yaratabilirsiniz kendisinden. bunların olmaması için hazır karşısında açık iletişim kurabileceğiniz biri varken birbirinizi doğru anlamaya çalışın.

neyse, burçdaşımın da geçmiş doğum günü kutlu olsun. umarım birbirinizle doğru iletişim kurarak mutlu bir ömür geçirirsiniz birlikte.
+1
shadowfollower
(07.07.26)
ister yengec olsun ister akrep olsun ister lamba olsun; 35 yasinda biri icin boyle davranis mi olur? biri, "bisey yapmayalim gerek yok" denmesine ragmen dusunmus planlamis yolunu degistirmis oyuncagi pastasi yemegi vs hepsini ayarlamis gelmis bana hediye begenmiyor. YUH. hadi hediyeyi begenmedi, pastayi, cicegi, eti; onun icin harcanmis bu emegi de mi begenmedi? istememis bi de guya. istemedigi halde biseyi "aylar haftalar oncesinden dusunecektin" ne demek, boyle ayarsizlik mi olur? cok mu zor yani "tesekkur ederim karicim bu kadar ugrasmissin, ellerine saglik" demek? tutarli olsa sonrasinda "hediyeye de hic gerek yoktu istememistim zaten bisey, cok da begenmedim zaten ama canin sag olsun dusunmen yeter" diyebilir; aylar oncesinden planlasaydin demez.

rica ediyorum koca koca yetiskinler olarak eksik kalmis insanliginizi "ben zencefil burcuyum yeaa ondan hep" diye sahiplenmeyin. adam %100 haksiz. hediyeyi gercekten begenmemis olabilir, ama bu kendisi icin yapilmis tum diger seyleri gormezden gelmeyi, cocuk gibi saatlerce trip atmayi gerektirmez.

imza: dun 35 yasina girmis birisi.
-1
taurina
(07.07.26)
Erkekler prensesliği geçti kezbanlığa kadar ilerledi demek. Siz para kazanmıyor musunuz sadece onun geliriyle mi geçiniyorsunuz? Eğer öyleyse, yaptığı bunca baskının ardından düşük bütçeli hediye alınmasına bozulmaması lazım. Kendi paranızı kazanıyorsanız da yine önceki baskılaması yüzünden böyle bir hediye seçmeniz gayet mantıklı, hiçbir şey demeye hakkı yok. Oyuncak gayet sevimli. Yemek de şık olmuş. Sanırım regl gününe denk gelmiş, özür diler muhtemelen.
0
megalomaniac
(07.07.26)
"ben bu hediyeleri beğendim de aldım, beğenmediysen git kendi hediyeni kendin al"

çok da uzatmayın, yıllar sonra gülüp geçeceğiniz anılar oluyorlar.
0
co2s2
(08.07.26)
(10)

Kardese verilen borc nasil istenir ?

sirius
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?Enflas
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.
2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.

Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?

Enflasyon farki ise ayri bir problem tabi.
0
sirius
(06.07.26)
kardeşimi tatile çıkacağız biraz sıkıştım plan yapamıyorum. borcunu kapatabilecek durumun var mı?
+6
kisa
(06.07.26)
sende ihtiyacın olduğunu söyle, ödemen olduğunu söyle iste. sen istemedikçe o üstüne yatacaktır.
faiz olayı tefeciliğe girer. bunu dert ediyorsan o zaman en başta altın, dolar olarak verecektin. ki bence bu bile bir nevi tefeciliktir. borç ne verdiysen o alınır.
-1
my fault
(06.07.26)
enflasyon oranı tefeciliğe girmez. bu bir faiz getirisi değildir, paranın değer kaybının korunmasıdır.
başta konuşulmadıysa kardeşten faiz alınmaz bence ancak baştan 1 ay diye konuşulup 1 yıl sonra ödüyorsa yasal enflasyon oranında artış makul kabul edilir bence ama yine de buralar bence detay. önce konuşup borcu iste.
0
kisa
(06.07.26)
tatile çıkıcam param yok borcunu öde.
-1
jamswety
(06.07.26)
2 senenin farkı evet var ama karşınızdaki kişi ne olursa olsun kardeşinizdir.
ilk entry'ye +1 veriyorum. bir sebep ile hatırlatılabilir. söylemediğiniz durumda olur olmadık zamanlarda aklınıza gelecek ve rahatsız olacaksınız.

kardeşinizle konuşabilmeniz gerekiyor.
unutmuş olabilir, ödediğini bile düşünüyor olabilir.
+1
eurhka
(06.07.26)
Borcunu iste. Zaten hakkın .
Üstüne özür dilemesi de lazım.
İnsanımız borç alma ile harçlık alma konusunu karıştırıyor.
Ben olabildiğince paranın azına
çoğuna bakmadan pekte "utanmadan" hatırlatıyorum. Borç alanın kasten bilerek unutmaya meyilli olduğu , başka yerden para beklediği , kaçtık mı ? demeye hazır olduğu bir zamandayız .

En son bir yerde otururken yanımda pekte samimi olmadığım biri bana da ısmarlayıp çay söyledi .
Yaşı benden biraz büyük ama düşünce hususunda anladım ki kıt. Parasını ödemeden de gitti.
Ben ayıp olmasın diyerek işyerine çayların parasını ödedim .
O kişiye yeri geldiğinde, ısmarlayan kişinin hesabı ödemesi gerektiğini hatırlatacağım.
Böyle beleşçi beyinlerin hayta dair ince hususları ölmeden önce öğrenmesi lazım.

Kısacası senin 80bin TL hayli hayli utanmadan geri istenecek bir para . Taksit vs. falan da kabul etme durumu zorla . Malum 2 yıl geçmiş aradan.
0
diyecevaplandı
(06.07.26)
Kardeş diyorsun, borç harç olmaz benim nezdimde.
-3
gobekliraki
(06.07.26)
birisi tatile çıkıp borcunu ödemezse gerçekten aşırı rahatsız edici.

birisi borç istiyor diyebilirsiniz.

yatırım yapacağım diyebilirsiniz.

2 sene önce borç olarak mı aldı, belki de yardım olarak düşünüyordur?

2 sene önceki 80 bin bugün sadece enflasyon yürütülse 130 bin yapar.

altın alsaydınız 250 bin yapar.

ne diyeyim geçmiş olsun.
+1
gurur
(06.07.26)
Anne baba kardeşe borç olmayacağı için benim nezdimde onlar da benden büyük para istemezler. Beş on bin lazım olursa atarım geri de istemem ama burada meblağ fazla.

Arkadaşlar da demişler tatile gideceğim param yok de bu kadar
0
Hallegadola
(07.07.26)
"tadilat için benden borç alıyorsun, sonra gidip yurtdışında tatil planı yapıyorsun"

bunun ayıbı olmaz. dan diye söyleyin.
0
co2s2
(08.07.26)
(14)

Stüdyo dairede yaşayan/yaşamış olanlar

gobekliraki
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
0
gobekliraki
(06.07.26)
yaparsın
yalnız yaşayan biri için 1+1 gereksiz tatmin yatak separatör falan gibi ayrılabiliyorsa daha da güzel olur
+2
croswell
(06.07.26)
Mental açıdan yoruyor bir süre sonra yatak, yaşam alanı, evden çalışıyorsan çalışma alanı, mutfak... Hepsi aynı yerde.
+1
salihdt
(06.07.26)
Ben full dışarıdayım ya işimden dolayı, eve sadece uyumaya gidiyorum diyebilirim.
-1
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Hiç stüdyo tipi evde yaşamadım ama senin durumunda olsaydım stüdyo tipi tercih ederdim.
+1
rock n roll
(06.07.26)
Ben de öyle yaşıyorum, 2 kedim var, gayet güzel memnunum. Sadece yatılı misafir gelirse biraz zor oluyor tek banyo içerisinde tek wc olduğu için.
Camlara taşınmadan önce kedi teli yaptırmıştım, kediler de sıkılmıyor.
+2
megalomaniac
(06.07.26)
Heyecanlandım yorumları görünce :d E ben taşınayım o zaman
0
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Kısa bir süre yaşadım bence stüdyo daire insanlık suçu olmalı. Tek yaşamakla misafir gelmemesiyle ilgili bir şey değil bu, kişisel konfor için uygun bulmuyorum stüdyo daireleri.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Oda sayısından ziyade metrekare önemli diye düşünüyorum. Duvarlar üzerinize üzerinize gelmeyecekse ve eşyalar sıkış tepiş olmayacaksa yaşanır. Aksi durumlarda mutekebbir +1.
+1
auroraaurora
(06.07.26)
Yaklasik 10 senedir yurt disinda yasiyorum ve 4, 5 ulke degistirdim (keyfi olarak). Bunlarin bir kisminda studyoda yasadim, bir kisminda da 1+1. Hicbir problem yasamadim. Bu biraz karakter ve aliskanlik meselesi. Genelde expat'ler expat'lerle takildigi icin cogu arkadasim da benim gibi baska ulkelerden gelmis insanlardi ve studyoda yasiyorlardi. Sikayet edeni hic duymadim. Esyam zaten hic yok, bir bavulum var o kadar. Hepsinde esyali tuttum.
+1
Sour
(06.07.26)
Ben yasamazdim.

Her sey 1 tane odada yapilmaz.
0
baldur2
(06.07.26)
1 senenin üzerinde oturma planım varsa kesinlikle tercih etmezdim.
0
duyuruuser
(06.07.26)
Ben üç sene yaşadım, o evden sonra 2+1'e çıktım ama o stüdyo evimin ruhu yok. her arkadaşım da bundan bahseder. bence yapabilirsin, pinteresti falan kurcala çok güzel dekorasyon fikirleri var. temizliği de çok kolay.
0
penceredengorunenmorbina
(07.07.26)
1+1 tuttum. Kedim rahat etsin diye. Yarın taşınıyorum inşallah.
0
🌸gobekliraki
(07.07.26)
güle güle oturun
0
co2s2
(08.07.26)
(1)

Yapay zeka-hukuk

herkul poyraz
Hukuki anlamda destek maksadıyla, kullanabileceğim yapay zeka modülü ne olabilir? Eklenti ile kullananlar varmış sanırım ancak avukat değilim o alanda bir mesleğim yok. Hangi eklenti ile ne kullanılmalı?
Hukuki anlamda destek maksadıyla, kullanabileceğim yapay zeka modülü ne olabilir? Eklenti ile kullananlar varmış sanırım ancak avukat değilim o alanda bir mesleğim yok. Hangi eklenti ile ne kullanılmalı?
0
herkul poyraz
(06.07.26)
lexpera'da yapay zeka var.
0
co2s2
(08.07.26)
(11)

Araba Önerisi

itsonlyhumannature
Merhaba,Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroe
Merhaba,

Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.
Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroen C3 Aircross, Dacia Sandero tipi araçlar bakıyoruz. Sizin önerebileceğiniz, şunu al gözün arkada kalmaz ya da manyak mısın bu araç alınmaz diyebileceğiniz varsa önerilerinizi beklerim.

Gözümüzde öyle çok büyük bir konfor yok. Aşırı hız yapma hevesi vs de yok. 130-140'ı gördüğünde araba acı çekmesin yeter.

teşekkürler.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
Hocam bu arabalar B segment ufacık arabaların yerden 5-6 cm yükseltilmiş halleri. Bunlar aşırı ufak. İlla SUV olacak diyorsanız bile C-SUV'lara bakmanız lazım. Bu arabalar 2 kişi için bile ufak.
+1
himmet dayi
(02.07.26)
Bu saydığım araçlardan sadece 500L'yi inceleme fırsatım oldu. Onun genişliği yeter bize. Bir de dediğim gibi 1.1m bütçem var. c-suv nedir bilmiyorum ama internetten şimdi baktım da onların kazasız, görece düşük km'lileri için en az 1.5m falan bütçeye ihtiyaç var sanırım
0
🌸itsonlyhumannature
(02.07.26)
500L boyut olarak hepsinden ciddi anlamda daha büyük. hele hele c3'ten, sandero'yla karşılaştırılmaz bile. ecosport'un bagajının yana doğru açılması saçmalığını sevmemiştim.

500L boyut olarak size yeterli gelecektir.
0
co2s2
(02.07.26)
crossland nası ufak ya. her binen ne kadar büyük bu diyor.
0
jelly bear
(02.07.26)
Artık ticari araçlarda kalite arttı. Psa grubunun ürettiği opel combo citroen berlingo pejo rifter partner hatta toyota procity aynı fabrikadan çıkıyor. Gayet konforlu araçlar. Citroen berlingo bence bu grubun en hoş olanı. Düşük kmde bulabilirsiniz.
Ford ecosport kronik sıkıntılı bir araç yanaşmayın.
0
mikahakkinen
(02.07.26)
verdigin listede bence en zayif halka 500L, ben olsam bulasmam.
arabalardan anlamiyorsaniz japon almanizi oneririm. honda/toyota, bonus mazda.
-1
cooperr
(03.07.26)
model ve yıl önerir misiniz
0
🌸itsonlyhumannature
(03.07.26)
2023 sonrası 2. El citroen berlingolara bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
vitara, sx4, s-cross.

tercihen hibrid olmayan 1.4 turbo 140'lıklara bakın.

aisin 6 ileri otomatik şanzıman var.

combo, rifter vesaire sakın almayın (k9 platformu diye geçer). hepsi aynı araba. elektronik problemler + adblue + dpf problemleri.

c3 aircross ile crossland aynı araba. opel'İn ürettiği en kötü arabalardandır. yine geçin.
0
rain when i die
(03.07.26)
biri bonus mazda yazmış :) türkiyeden çekildi ona göre. yapay zekadan fikir alsanız daha iyi olur diye düşündüm yorumlara bakınca :D

c-suv bakın demişler ama maalesef bütçeniz c-suvda aradığınız yılı vermez. kadjar c-suvda bakabileceğiniz en uygun araçtır ama 1.1 milyona en iyi ihtimalle 2016-2017 bulursunuz.
-1
ofelia
(03.07.26)
mazdayi "biri" degil ben yazdim.
piyasadan cekilmis olmasinin cok onemi yok zira arkadas ikinci el arac bakiyor. :D
500L alacagima piyasadan kalkmis mazda'yi alirim.
bonuslara bu kadar takilma delugaaanli, aklinizi da surekli yapay zekaya emanet etmeyiniz..
0
cooperr
(04.07.26)
(1)

İstanbul a yakın yüzmeli tekne turu yapılacak yer önerisi

egerbiryolcu
Haftasonu gidilebilecekDenizi temiz güzelYakın bir yer var mı?Ben yüzme bilmiyorum bir tek teknede can yeleği ile yuzebiliyorum o yüzden bu konsepti araştırıyorum:/
Haftasonu gidilebilecek
Denizi temiz güzel
Yakın bir yer var mı?

Ben yüzme bilmiyorum bir tek teknede can yeleği ile yuzebiliyorum o yüzden bu konsepti araştırıyorum:/
0
egerbiryolcu
(02.07.26)
doğrudan boğazın kendisi.
0
co2s2
(02.07.26)
(13)

ingiltere-ne alıyorsunuz ki?

kojonotsuki
londraya gideceğim. İlk seferim değil. Bugüne kadar clark’a uğrayayım, biraz markete dadanayım tarzı alışveriş yaptım. Millet barbour’a gidiyor onu biliyorum. Apple watch alayım dedim trden daha pahalı.Ne alıyorsunuz? Havalimanından bi viski alıp döneyim mi
londraya gideceğim. İlk seferim değil. Bugüne kadar clark’a uğrayayım, biraz markete dadanayım tarzı alışveriş yaptım.

Millet barbour’a gidiyor onu biliyorum. Apple watch alayım dedim trden daha pahalı.

Ne alıyorsunuz? Havalimanından bi viski alıp döneyim mi
0
kojonotsuki
(01.07.26)
ms fooddaki paketli tereyağlı kurabiyeler çok iyi. bi onlardan almıştım.
-1
jelly bear
(02.07.26)
ben olsam irlandaya gider şu vapelerden alırdım canapufflikit.com

türkiyede 2-3 kat para vermek yerine oraya git gel daha ucuza gelir
-5
birdirbir
(02.07.26)
premier league maci izlerim, west end'te tiyatro izlerim. baska yerde bulamayacagim bir yemek yerim. pub'a gidip bira icerim. ingiltere'de gidip alinip getirilecek bir urun oldugunu sanmiyorum. yani almanya, japonya, italya gibi urunler gelmiyor aklima.
+1
antikadimag
(02.07.26)
arkadaşım dyson süpürge getirmişti aşırı uyguna geldi demişti bir bakın..
-1
denizmaniaherif
(02.07.26)
güneş kremi, kokteyller için bitter, blackcurrent reçeli
0
benaslinda
(02.07.26)
türkiyede bulunmayan kıyafet markaları.

vitaminler.
0
kveldulv
(02.07.26)
boots
tk maxx
primark

ben londra'ya gidince aklımda spesifik bir şey yoksa bile illa bu mağazalara giriyorum.
-1
co2s2
(02.07.26)
dyson türkiye'de 6-9 taksitle satılıyor. orada tek çekim olacak. fiyat farkını öyle düşünün.
+1
gabe h coud
(02.07.26)
ordinary urunleri getiriliyor genelde.
teknolojik urunlerde pek bi ucuzluk yok.
0
fakyoras
(02.07.26)
ingiltere’de tabak çanak çok uygun oluyor özellikle christmas döneminde çok indirimler oluyor ekstra. bavul ticareti yapan çok kişi var, tr’de beymen’de satılıyor markalar (spode, pip studio gibi, royal porcelain). ayrıca tr’de satılmayan markalar da var yine aynı kategoride, dekorasyonla ilgilenenler için. aklıma ilk bu geldi. smeg gibi markalar da benzer.
0
deartheodosia
(02.07.26)
The ordinary TR'de Sephora'da var. Aynı fiyatlar.
-1
gabe h coud
(02.07.26)
liberty’e gidince mutlaka bir sürü şey buluyorum.
0
eileengray
(02.07.26)
Abi aklina alacak bir sey gelmeyecek kadar bir ihtiyacin bulumuyorsa herhangi bir sey alma. Paran cebinde kalsin.

Misal sirf iki kurus ucuz olacak diye Ingiltere'den paldir kuldur dyson supurge getirmek, sonra omur boyu onun adaptoruyle falan ugrasmak asiri amelelik.

Yukarida gordugum Ingilterede bulunan Turkiye'de erisim gorece kisitli tek gecerli ornek kavanozlarda vitamin tabletleri ama o da yani ozel bir eksikligin yoksa elzem degil.
0
hot potato
(02.07.26)
(3)

Ibana para atma

bussuru1
Bizim mahalle berberine normalde nakitim yoksa iban hesabına atarak ödeme yapıyorum. Bugün dedi ki bende para var yatıramadım hesabıma sen bana tıraş ücreti olan 600 değil de 2000 at ben sana 1400 vereyim. O an boşluğa geldi attım. Açıklama da yazmadım dekonta. İçime kurt düştü şimdi. Sorun olur mu
Bizim mahalle berberine normalde nakitim yoksa iban hesabına atarak ödeme yapıyorum. Bugün dedi ki bende para var yatıramadım hesabıma sen bana tıraş ücreti olan 600 değil de 2000 at ben sana 1400 vereyim. O an boşluğa geldi attım. Açıklama da yazmadım dekonta. İçime kurt düştü şimdi. Sorun olur mu bu işlem
0
bussuru1
(01.07.26)
2000 lira para değil artık, hiçbir şey olmaz. Saç sakal olmuş berberde 1000 lira. Belki üstüne bir de ilave bişey satın aldın. Berberin kendi hesabıysa hiç düşünme bile.

Açıklamasız havaleler, kişiye borcunu geri ödemek olarak kabul ediliyor. Berbere borcunu ödedin. Bitti gitti.

Başkasına yollasan başkasından gelse falan risk var tabii ki. Ona asla girme. Berberi salla.
0
lazor
(02.07.26)
hiçbir şey olmaz, adam gidip para yatıracağına işini gördü.
0
enteg
(02.07.26)
berberinin ismi soyadı olan hesapsa bir problem olmaması lazım. fatura vesaire ödemesi gerekiyormuş, elinde nakit varmış ama bankasında para yokmuş. gidip para yatırmak yerine sizi kullanmış.
0
co2s2
(02.07.26)
(7)

Cannabis ile ilgili okuduğum bir tweet hakkında yorumları merak ediyorum

birdirbir
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanl
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?

"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanların bir araya gelmesinden, birbirini sevmesinden ve ırkçılığı unutmasından korkmasıyla ilgili.

1920 ve 30'ların amerika'sını hayal edin. siyahiler ve beyazlar kanunen tamamen ayrı dünyalarda yaşıyor, otobüste bile yan yana oturamıyorlar. inanılmaz katı ve ırkçı bir sistem var. ama bir yer hariç: caz kulüpleri.

bu kulüplerde siyah ve beyaz müzisyenler, sanatçılar, gençler bir araya geliyor. cannabis tüketip müzik yapıyorlar, eğleniyorlar. cannabis'in getirdiği o empati ve rahatlama hissi, devletin yıllardır kurduğu o nefret bariyerlerini patır patır yıkıyor.

insanlar birbirini rengi, ırkı ya da dini yüzünden ötekileştirmemeye başlıyor. tam bir "biz hepimiz biriz" kafası oluşuyor yani. işte otoritelerin kabusu tam olarak burada başlıyor. çünkü sistemi yönetmek için düşmanlığa ihtiyaçları var.

dönemin federal narkotik bürosu başkanı harry anslinger resmen çıldırıyor bu duruma. adamın kayıtlara geçen şöyle bi lafı var: "marijuana içenlerin çoğu zenciler, hispanikler ve caz müzisyenleridir. bu meret, beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor."

yani adamların derdi sağlık falan değil. insanların cannabis içip birbirine sarılması, ırkçılığı reddetmesi ve düzene başkaldırması. uyuşturucuyla savaş dedikleri şey aslında her zaman toplumsal kontrol ve ırkçılık savaşıydı."
-3
birdirbir
(01.07.26)
meseleye böyle bakmak çok naif olmuş. çok romantik bir bakış açısı.
+1
co2s2
(02.07.26)
içerik tamamen esrar güzellemesi yapmak için yazılmış. ama altında yatan başka gerçekler var

-caz mekanlarında insanları buluşturan uyuşturucu değil, müzikti
-insanları birbirini sevmesi, sarılması vs gibi benzetmeler günümüzde herhangi bir barda alkolden sonra yaşanabilen şeyler, uyuşturucu ile alakalı değil tamamen atmosferden kaynaklanıyor.
-uyuşturucuyu savunan kişiler kendilerine dayanak olarak ırkçılığı kullanmaya çalışıyorlar.
-anslinger denen adam ırkçı ve uyuşturucu karşıtı ama "beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor" diye bir söz söylediği tartışmalı.
-çok fazla ortama girmişimdir ama uyuşturucudan sonra siyahi arayan bir kadın görmedim.
-son olarak da uyuşturucular libidoyu düşürüyor.
0
bravoteam
(02.07.26)
Devletlerin, bireylerin ahlakını veya yaşam tarzını dikte etmek için bilimi ve hukuku manipüle etmesi çok kullandıkları bir yöntem. belirttiğiniz ötekileştirme ve korku, kitleleri yönetmenin en kolay yoludur.

Sonuç olarak; yasaklama mantığının bilimsel değil, ideolojik ve kontrol odaklı olduğu ortada. Günümüz dünyasında bu konunun bir suç olmaktan çıkarılıp; devlet denetimi, tıbbi kullanım, doğru vergilendirme ve halk sağlığı politikalarıyla şeffaf bir zemine oturtulması hem hukuki mantık hem de etik adalet açısından en makul yoldur.
+2
galahad reloaded
(02.07.26)
Göründüğü kadar masum değil, herkeste aynı etkiyi yapmaz, panik ataktan şizofreniye kadar uykuda bekleyen psikolojik rahatsızlıkları katalizör gibi güçlendirip kişinin ruh halini çok kötü duruma sokabilir. Kalp rahatsızlığı olanları tansiyonunu yükseltip zora sokabilir.

Bu yüzden serbest bırakılacaksa bile tıbbi kullanım denilen kontrollü bir serbestlik olursa bundan keyif alan kişiler bir sağlık engellerinin olmadığını bilerek, kontrollü ortamlarda, ne yediğini içtiğini bilerek tüketebilir. Misal yakın zamanda Yunanistan'a gittim, orada bile serbest bırakılmış, hatta havaalanında pasaport kontrol öncesi reklamları dönüyordu ve afişleri vardı, sloganı da : "Yes you CANN!"
+2
kimlanbu
(02.07.26)
@kimlanbu yunanistanda esrar ya da marihuana serbest değildi ve hala serbest bırakmadı da, yanlış bilgi. bahsettiğiniz muhtemelen cbd.
0
zozjotejmnk
(02.07.26)
sadece bu değil, birçok konuda otoritelerin kitleleri yönetmek için korkuyu kullanmasıyla ilgili öfkem artıyor ve gördüğüm kadarıyla bu konuda çok da başarılılar. insanların kendine olan saygısını yitirdiği abuk subuk u*uşturucuları dışarıda bırakarak, bu konudaki korkunun artık abartıldığını düşünüyorum.

zararları kadar faydalarını da konuşacaksak duyurudan bir arkadaşın paylaştığı websitesini iliştirmek isterim: engindusun.com
0
🌸birdirbir
(02.07.26)
1960' larda yaygın olan uyuşturucu kullanımını cinselliği insanların istediği gibi yaşamasını savunan Hippilerin kökeni oralara uzanıyor gibi .

"hepimiz biriz " in çıkış noktası kafayı, aklı yitirmeye sebep olan şeyler olmamalı

İnsanlar bir araya uyuşturucu gibi sebeplerle de gelse uyuşturucunun yokluğunda veya kıtlığında silahlar patlayabilir. Nitekim uyuşturucunun yaygın olduğu yerlerde şuç oranları da
daha fazla .
İslam dininde ise Allah celle celaluhu n rızası için bir araya gelinir ve bu sayede şeytani hastalık olan ırkçılık vs. de kalmaz.
Doğduğumuzda tercihini yapamadığımız şeylerden biri olan ırk sebebiyle insanların birbirine bu sebeple düşman olması kadar akılsızca bir eylem yok gibidir.
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
(2)

istanbul’a yakın denize girmek

asap raki
hafta sonu istanbul’dan maks 3 saat uzaklıkta denize gitmek istiyoruz. insanları kazıklamayan güzel bir işletme, kum plaj ve hemen derinleşmeyen deniz istiyoruz. tavsiyeniz olur mu acaba? istanbul yağmurlu gösteriyor bu nedenle istanbul istemiyoruz.
hafta sonu istanbul’dan maks 3 saat uzaklıkta denize gitmek istiyoruz. insanları kazıklamayan güzel bir işletme, kum plaj ve hemen derinleşmeyen deniz istiyoruz. tavsiyeniz olur mu acaba? istanbul yağmurlu gösteriyor bu nedenle istanbul istemiyoruz.
0
asap raki
(01.07.26)
En son gumuşyaka ya da marmara erağlisi, sonrası şarköy ve ötesine taşlı çakıllı, çatalca tarafından karadeniz derseniz de bu defa hırçın deniz, çatalcanin bazı yerlerinde akıl almaz otopark ve geçiş ücretleri, ortada bir tesis olmaması da cabası, onu kabullenseniz rezil bir tost sıcak bir kolaya olmayacak hesaplar gelmesi. Ben denk gelemedim tarifinizdeki yerlere, bilen varsa söyler umarım.

Bu arada marmara ereglisi sonrası zaten yok kaptanlar sitesi yok anasının nikahı tatil sitesi mevzusuna sahiller girilebilir degil, her taraf kapatılmış, sonrası Tekirdağ zaten bir numara yok. İlerisi dediğim gibi şarköy kızılcaterzi vs gidilecek gibi degil

Çakıl taş dert degil derseniz mürefte şarköy arasında şarköye yakın tarafta kimsecikler olmadan denize girersiniz

Giremeseniz de en azından uçmakdere virajlarını ve manzarasini yaninizdakiler görür, siz göremezseniz.

Siz manzaraya bakarsaniz o virajlarda arabanız sağlam kalmaz

Belki kumbağ diyen çıkabilir, kumbağ Esenyurtun deniz olanı diyeyim siz hesaplayın.
0
covered
(01.07.26)
marmara denizi'nde denize girilmez. kesin bilgi.

saros'a Erikli'ye gidin. 3 saat falan sürer.
0
co2s2
(02.07.26)
(3)

İlam incelmesi

egerbiryolcu
E devletten Yargıtay'daki dosyama baktığımda durum "ilam incelmesinde" yazıyor.Ne düşünmeliyiz. Karar çıktı mı çıkacak mı inceleniyor mu?Ve ne kadar surer?Karar çıktıysa içeriği ogrenmemin bir yolu var mı?Ceza dosyasıydi
E devletten Yargıtay'daki dosyama baktığımda durum "ilam incelmesinde" yazıyor.
Ne düşünmeliyiz. Karar çıktı mı çıkacak mı inceleniyor mu?
Ve ne kadar surer?
Karar çıktıysa içeriği ogrenmemin bir yolu var mı?

Ceza dosyasıydi
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
karar çıkmış aslında. yazılıyor, gönderecekler gerekli yerlere. 3-5 güne gönderirler.

çok yüksek mevkilerde tanıdıkların yoksa öğrenemezsin bence.
+1
co2s2
(01.07.26)
Peki gerekli yerlere gidince benim öğrenmeme de az kalacak o zaman değil mi?
0
🌸egerbiryolcu
(01.07.26)
çıktığında uyap'tan görebiliyor olman lazım
0
co2s2
(01.07.26)
(3)

doların seyri

janderzel zartanyan
arkadaşlar,dolarla birkaç kitap alacağım. düşme ihtimali var diye okudum googledan. bu konuyu takip eden varsa bilgi verebilir mi? düşme ihtimali var mı?
arkadaşlar,

dolarla birkaç kitap alacağım. düşme ihtimali var diye okudum googledan. bu konuyu takip eden varsa bilgi verebilir mi?

düşme ihtimali var mı?
-1
janderzel zartanyan
(01.07.26)
direk rakamsal olarak düşmeden soruyorsan düşme ihtimali yok. artar ama az artar.
dolardaki sıkıntı: dolar enflasyondan az artıyor son 3 yıldır. Dolayısıyla ihracat yapan şirketler zor durumda kalıyor.
0
nuevo
(01.07.26)
doların, bir kaç kitap alırken hissedilecek bir fark yaratacak kadar düşeceğini zannetmiyorum.
+2
co2s2
(01.07.26)
dolar diğer para birimleri karşısında biraz değerlendi. yani eur vs. gibi paralara karşı değerlendi, değer kaybederse bu para birimleri karşısında olur. ama bizim merkez bankamız her gün aynı oranda dolar'a karşı değer kaybeden bir politika izlediği için lira karşısında düşme imkanı ihtimali yok.
0
awlmi
(01.07.26)
(7)

çift terapisi hakkında

biseysorcaktim
gittiniz mi, ne oluyor nasıl oluyor?çift olarak kavga etmeden konuşabilsek sorunlar çözülecek, terapistin yanında da kavga etmeyiz diye düşündük.bir isim bulduk seans bilgi istedim, 60 dk'lık seans 9000 tl dedi (istanbul, şişli) bu fiyat bana çok saçma geldi? böyle mi gerçekten fiyatlar? değildir
gittiniz mi, ne oluyor nasıl oluyor?
çift olarak kavga etmeden konuşabilsek sorunlar çözülecek, terapistin yanında da kavga etmeyiz diye düşündük.

bir isim bulduk seans bilgi istedim, 60 dk'lık seans 9000 tl dedi (istanbul, şişli)

bu fiyat bana çok saçma geldi? böyle mi gerçekten fiyatlar? değildir bence.

edit: başka yere sordum 4.5 dedi. üstelik aynı konum.
+1
biseysorcaktim
(01.07.26)
Bu konuya kadınlar daha hevesli oluyor. Merak ediyorum bu terapiler sayesinde iliskisini düzeltebilen oldu mu hiç? Pardon sorumla araya kaynadım
-7
Sattva
(01.07.26)
Fiyat sacma demeye geldim. Ustelik belki de banka, kredi karti falan da karistirmiyorlardir ise, direk canliyi masada istiyorlardir.
+1
mbond
(01.07.26)
düşünceniz doğru. kavga etmeden konuşabilmek bile bir çok problemi çözecektir. kaldı ki terapist size "sen haklısın, sen haklı değilsin" demeyecek. aslen birbirinizi anlamınızı, birbirinizi ön yargısız bir şekilde anlamaya çalışmanızı temin edecek.

9000 liraya gelince, daha yüksek fiyatlar da duyduğum için yüksek diyemiyorum ama az da değil.
+3
co2s2
(01.07.26)
Şehir neresi?
0
mikahakkinen
(01.07.26)
Çift terapistiyim seans ücretim 3000 tl ve para kazanıyorum, bu ay 3500 olacak ancak bir zamla. 9 nedir bana çok abartı geldi. Yani bireysel terapide başka bir konu ama çift terapisi daba yapılandırılmış ve çoğu terapistin daha kolay yardımcı olduğu bir alan fakat gerçek trde uzman sayısı az belki ondan bu fiyatlar söylenmiştir bilemiyorum. Tabii ben bir sahil kasabasındayım ama yine de ofis için kiralar falan izmirle ankarayla aşağı yukarı aynıdır. Direkt bu alanda yüksek lisansım has çift terapistiyim, 15 yıl önce top üçte olan psikoloji bölümlerden birinden mezunum, bir yüksek lisansım daha var, iki yüksek lisansım da çok bilindik bir devlet üniversitesinden)
+2
kullanıcıadımbuolsun
(01.07.26)
fiyat saçma bence ama var tabi çok talep gördüğü için böyle fiyatlar veren ve yine talep görmeye devam eden.. ama bu her zaman en iyisi demek değil, deneyimle sabit, dönemin uç fiyatlarını alan biri nerdeyse evliliğimi bitiriyordu.

çift terapisi yetkin ve duyarlı kişilerin rehberliğinde yapıldığında mükemmel bi şey. sağlıklı bir şekilde iletişim kurmak zorunda kalınıyor bi kere, zaten en önemli şey bu. gerisi uzlaşabilecekler mi uzlaşamayacaklar mı ona kalıyor, uzlaşamayacaklarsa da sağlıklı bir şekilde ayrılma kararı alınabiliyor göz arkada kalmadan.
0
mezzosprite
(03.07.26)
çift terapisini bir ara düşündüm ancak evde çözemediğimizi bir başkasının yönlendirmesi ile de çözemeyeceğimizi düşünüyorum açıkcası. bizim tarafta konular çok daha net ve ortası bulunmuyor. yalnız her halükarda 9k çok
0
kondansator
(03.07.26)
(8)

Altyapısız internet

houseinorleans
Altyapısı olmayan yerleşimlerde hangi şirketi önerirsiniz? Uydu üzerinden vs internet çözümleri oluyordu. Şimdi bulamadım.Memnun oldugunuz veya bildiğiniz seçenekleri benim ile paylaşır mısınız?
Altyapısı olmayan yerleşimlerde hangi şirketi önerirsiniz? Uydu üzerinden vs internet çözümleri oluyordu. Şimdi bulamadım.
Memnun oldugunuz veya bildiğiniz seçenekleri benim ile paylaşır mısınız?
0
houseinorleans
(29.06.26)
Superbox 5 G var. 900 lira. Detayını bilmiyorum.
0
Mirket
(29.06.26)
altyapı olmamasından kastınız nedir? düz sabit telefon da mı gelmiyor? ADSL kullanamıyor musunuz?

uydu internet çok pahalı bir şey. GSM varsa superbox alın. kotalı ama olduğu kadar.
0
co2s2
(29.06.26)
@co2s2 evet bazi mahallelerde telefon hatti olmuyor ve yanlisiniz var uydu internet o kadar da pahali degil.

Eskisehirde kardesim feniks kullaniyor. ayda 600 tl oduyor. Gayet ortalama bir fiyat. ama pingi yuksek oluyor video-toplanti vs problem olmaz da rekabetci oyun oynuyorsan sikinti yasarsin. Ek olarak bu tarz uydu cozumleri bolgesel oluyor. feniks sadece eskisehir ve istanbulun belli bolgelerinde var mesela. bolgenizdeki sirketi bulmaniz gerekir.
0
nuevo
(29.06.26)
@nuevo
Fenix uydudan internet bağlantısı sağlamıyor. Kendilerindeki karasal bağlantıyı güçlü antenlerle kablosuz olarak yayıyorlar. Access point alıp kullanıyorsunuz, ondan ucuz.
0
orient blue
(29.06.26)
@orient blue hocam oyle dusunursen turkiyede uydu interneti hizmeti alabilecegin kurum yok ki. starlink var viasat var onlar da turkiyede yok zaten. onun disinda sirketlerin turksat araciligiyla kullanabilecegi uydu interneti var. ama bireysel kullanici icin birsey yok.

halk arasinda millet fenix gibi seylere uydu internet diyor.
0
nuevo
(29.06.26)
Fenix gibi şeylere uydu internet deniyor olması onları gerçekten uydudan bağlantı sağlayan servis sağlayıcı yapmıyor. Yanlış bilgi veriyorsunuz.
0
orient blue
(29.06.26)
Artık her bölgede bu tarz sağlayıcılar var. Yaşadığın yeri yazıp çanakla internet uydudan internet diye aratırsan, aramalarda çıkıyor.
0
mikahakkinen
(29.06.26)
seçenekleriniz;
1-superbox
2-radiolink
3-uydu
0
duyuruuser
(30.06.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
0
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(5)

Mülakata sakalsız mı gitmek gerekir?

psipsipsi
Selamlar. Ceza ve Tevfikevlerinin (CTE) bir mülakatına gideceğim bir dahaki ay. Sakalımı sinek kaydı kesmesem "Sakalını bile kesme zahmeti göstermemiş ele gitsin" derler mi? Sakalsız halimi beğenmiyorum ve düzelmesi zaman alıyor da.
Selamlar. Ceza ve Tevfikevlerinin (CTE) bir mülakatına gideceğim bir dahaki ay. Sakalımı sinek kaydı kesmesem "Sakalını bile kesme zahmeti göstermemiş ele gitsin" derler mi? Sakalsız halimi beğenmiyorum ve düzelmesi zaman alıyor da.
0
psipsipsi
(28.06.26)
Adalet bakanlığında memur olarak söylüyorum. Mülakata sinek kaydı ve kravatlı takım elbiseli gitmelisin. Memur olunca istediğini yap.
+4
mikahakkinen
(28.06.26)
20 yıl kadar önce ben de gitmiştim Ankara adliyesine bu sebeple.
Kılık kıyafet önemli.
Takım elbise normal bir şey olsun.
Damat veya Beymen vs dolaşmana
gerek yok .
Hukukla ilgili temel ve kısmen
güncel konuları da gözden geçir.
0
diyecevaplandı
(28.06.26)
Sakın sakallı gitme baştan elenirsin.
+1
rodeocu
(28.06.26)
ben her mulakata sakalli gidiyor ve alinmiyorum :)
+2
banach
(28.06.26)
tabii ki sakalsız gidin.
0
co2s2
(29.06.26)
(6)

Posta yolu ile Kira Gönderme

sislerrr
Merhabalar, Temmuz ayı itibariyle kiramı zamlı ödeyeceğim. Ev sahibim beni aradı ve hesabında bloke oldugunu bu nedenle kirami posta yolu ( PTT ) ile göndermemi istedi. ( 81 yaşında ve emekli ) Dediğini yapayım mı ? Emin olamadım.Not: 1 yıldır kiracıyım
Merhabalar, Temmuz ayı itibariyle kiramı zamlı ödeyeceğim. Ev sahibim beni aradı ve hesabında bloke oldugunu bu nedenle kirami posta yolu ( PTT ) ile göndermemi istedi. ( 81 yaşında ve emekli ) Dediğini yapayım mı ? Emin olamadım.
Not: 1 yıldır kiracıyım
0
sislerrr
(28.06.26)
yapmamalısın. mutlaka yardımcı olan eşi dostu vardır bir şekilde banka yoluyla göndermelisin. ödemedi kirayı dese ne olacak
-2
biseysorucam
(28.06.26)
Olur. Mümkün. Sıkıntı yok. Makbuzları saklayın.
0
Mirket
(28.06.26)
Sen hem millete borçlan hem de borcunu ödememek için ahlaksiz yollara başvur! Direk hangi hesaba yatiriyorsam ona yatiririm geçerim, o adamın alacaklısı ben de olabilirdim çünkü . Bu dolandırıcılara acıma sakın yarın sana da yapar pisliğini.

Edit: eğer kira zamanıni 6 ay erteleyecegini yazılı taahhüt ederse, belki ama belki düşünebilirim
-7
Sattva
(28.06.26)
Size ilgili ayın kirasını elden aldığını belirten bir dilekçeyi noter onaylı verirse gönderin.
-2
kimlanbu
(28.06.26)
Ptt ile kişiye para gönderimi yapabilirsin. Bunda sorun yok. Hatta bu şekilde gönderim yasal. Sanırım pttbank üzerinden gönderiliyor karşı taraf adına otomatik olarak hesap açılıp. Alıcı postaneye gidiyor kimlik ile çekiyor parayı görevliden. Eskiler bu şekilde gönderirdi paraları hep. Dedemin bu şekilde para, harçlık gönderdiğini hatırlıyorum. Ama en son hatırladığım 2008 falandı.

Ama posta yoluyla gönderim işi sıkıntı. Yani parayı zarfa kutuya koyup gönderme işi riskli. Zaten içinde para var derseniz görevli de almaz gönderiyi.

Eğer icralık bir durum yoksa başta bahsettiğim şekilden bahsetmiştir amca. Zaten parayı gönderirken kira gönderiyorum falan dediğinde bunu sisteme ekleyip öyle veriyor postanedeki görevli makbuzu. Makbuzda da her şey yazıyor.
-1
jackyr
(28.06.26)
zarfa para koyup göndermek değildir o. PTT'ye gidip isimle, TC kimlik no ile para göndermektir. bildiğim kadarıyla gayet yasal bir yöntem. hatta babam (kendisi hukukçudur) bir arkadaşıma bunu önermişti. arkadaşımın ev sahibi kirayı almamak için hesap numarasını falan değiştirmişti. babam da "postaneden isme göndersinler" demişti.

yine de hesaptaki bloke sizi ilgilendirmez. bugüne kadar nereye gönderdiyseniz oraya gönderin.
0
co2s2
(29.06.26)
(13)

Sizce arabamın motoruna ne oldu bugün? (Ani arıza ve gaz almama)

la traviata
Araç:Dizelİstanbul'dan Balıkesir'e doğru yola çıktım. (bu detayı neden verdiğimi söyleyeceğim)Önce İstanbul'da boş depomu fullledim. Sonra osmangazi'ye gittim yarım saatte. Zaten pazar pazar yol boştu. Osmangaziyi geçtiğim anda birden araç "motor arızası" verdi ve gaz kesmeye başladı. 100le giderken
Araç:Dizel

İstanbul'dan Balıkesir'e doğru yola çıktım. (bu detayı neden verdiğimi söyleyeceğim)

Önce İstanbul'da boş depomu fullledim. Sonra osmangazi'ye gittim yarım saatte. Zaten pazar pazar yol boştu. Osmangaziyi geçtiğim anda birden araç "motor arızası" verdi ve gaz kesmeye başladı. 100le giderken 80lere 70 lere düştü ve gaz almamaya başladı. Ben de o şekilde ilk oksijene kadar yavaş yavaş gittim ve benzinciye girdim.

Alfa romeo yol yardımı aradım. Bursa'ya çekici ile getirilmesini ve yarın bakılmasını tavsiye etti. Zaten Balıkesir'de servis yok sakın gitmeyin Balıkesir'e dedi. Ama benim servisim ve ustam bostancı'da olduğu için ve o sırada bir tık daha İstanbul'a yakın olduğum için İstanbul'a dönme kararı aldım. Bursa'da günlerce kalmak anlamsız olacaktı diye düşündüm ve adamı biraz dinlememiş oldum.

Dönüş yolunda ara ara yine gaz almadı/aldı, kafasına göre. Yarın bakılacak ama sizce bu neden oldu, yaşayan var mı?

Kötü bir mazota mı denk geldim? Yoksa bir anda gaz ile alakalı bir hortum vs. bişeyler mi çıkmış olmalı? Usta, egzozdan siyah duman geliyor mu diye sordu ama İstanbul'a kadar öyle bir şey olmadı. En kötü ne olmuş olabilir? En iyi ne olmuş olabilir?

Başka herhangi bir uyarı vermedi. (Start stop'lar iptal oldu tabi arıza verince ama o olurmuş zaten.)
0
la traviata
(28.06.26)
turbo arızası olabilir. turbo devreye girmezse araba güçten kesilip gaz almıyor gibi görünür. turbo arızasıysa çok basit bir şey de olabilir, komple turbo da değişebilir. problemi çözmek isteyen bir ustaya denk gelmek önemli.

aynı anlattığınız şeyi yaşadım. yetkili servise girdim yol üstünde, arabaya bakmadan "turbo değişecek 600 lira" demişlerdi. yanlış hatırlamıyorsam ikinci zeytinli festivalinden dönüyordum, demek 20 yıl falan olmuş. çıktım oradan Bosch servisine girdim, adam "abi burada çamaşır makinesi bulaşık makinesi tamir ediyoruz, sen yanlış geldin" dedi. yan tarafta Bosch car service'e girdim, adam baktı etti, hava müşürü tıkanmış, hava tuttu temizledi, araba düzeldi, 20 lira aldı.

yan bilgi: müşür -> ölçmek anlamında ingilizce kelime measure'dan (ya da Fransızca'sı neyse) geliyor. hava müşürü, "hava ölçücü, sensörü" anlamında. turboya ne kadar hava geldiğini ölçüyor, turbo ona göre çalışıyor. çalışmazsa, ölçmezse, hava gelmediğini düşünüp devreye giremiyor, araba çekişten düşüyor.
+1
co2s2
(28.06.26)
Eski bir aracımda başıma gelmişti, turbonun orada bir hortum çıkmıştı (inna neydi hatırlamıyorum) yerine takınca sorunsuz devam etmişti. Kisfmet
0
kisa
(28.06.26)
@co2s2 aslında bursa'da yol yardım aldığım orijinal servisteki adamın da ilk söylediği şey turbo arızası gibi duruyor gibi bir şey idi.

yarın kendi ustam bilgisayara bağladığında direk görür sanırım neyden kaynaklandığını değil mi?

peki en en kötü senaryoda ne olabilir bu değilse?

@kisa umarım benzer bir şeydir.
0
🌸la traviata
(28.06.26)
araç kaç model ?

yeni nesil araçlarda bazen bir sensör hatası, kablo hatası vs olduğunda motoru koruma amaçlı güçten düşürüyor. 3 vites ve 60-70km hız üstüne izin vermiyor. aracı diagnostik cihazına bağlayıp bakana kadar birşey söylemek mümkün değil.
0
orpheus
(28.06.26)
2017 çıkışlı. yeni değil.
0
🌸la traviata
(28.06.26)
ucuz yollu bir obd cihazı alın veya bir tamircide hata kodlarını okutun. Gaz yememesi "limp mode" denen koruma moduna geçmesi sebebiyledir.

bir sensör arızası olması kuvvetle muhtemel.
0
kimlanbu
(28.06.26)
Sabah 9'da bakacak usta bilgisayara bağlayıp. Umarım ucuza ve sağlıkla çıkarım bu işten. Teşekkür ederim.
0
🌸la traviata
(28.06.26)
%90 turbo
0
jackyr
(28.06.26)
En kötü ihtimal benim başıma daha önce gelen turbo yaptırman gerekebilir
0
mirty
(28.06.26)
qashqai aracımda turbo hortumu yırtılmıştı. aynı şeyleri yaşamıştım. daha sonra iyi niyet garantisi kapsamında ücretsiz değiştirilmişti.
0
renegade
(30.06.26)
gelişmeler:

dün bilgisayara bağlandı araç. yağ pompasının üstündeki valf hata verdi. yenisiyle değiştirildi. istanbul içi biraz turladım.

ve tekrar balıkesir'e yola çıktım. susurluk civarında tekrar araba motor arızası verdi aynı şeyler tekrar yaşandı. üstelik en az 1 ay buradayım. ne yapacağımı bilemedim.
0
🌸la traviata
(30.06.26)
aracı uzun yolda düşük vites sürekli yüksek devir kullanıyor olabilir misin ?
0
orpheus
(02.07.26)
@orpheus

hayir. kullandigim tek uzun yol istanbul-izmir otoyolu ve ekseriyetle 6. viteste. otomatik zaten ben müdahale etmiyorum hiç. 10 yıldır kullanıyorum.
0
🌸la traviata
(03.07.26)
(2)

1 kg zeytinyağı 400 TL, sizce fiyat nasıl?

dikisci nuviye teyze
Son zamanlarda zeytinyağı alanlar kendi bölgelerinde ne kadar ödedi? 400 TL/kg makul bir fiyat mı?Görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkürler.
Son zamanlarda zeytinyağı alanlar kendi bölgelerinde ne kadar ödedi? 400 TL/kg makul bir fiyat mı?
Görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkürler.
0
dikisci nuviye teyze
(24.06.26)
normal bir fiyat bence. geçen yaz 50 litre kadar zeytinyağı alırken litresine o kadar ödedim.
+1
co2s2
(24.06.26)
geçen senelerde iyi yağ için taban fiyattı. bu sene normal fiyat.
+1
inheritance
(24.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.