Giriş
(7)

odisse'yi iki boyutlu izlemek

lil siztah
yakın zamanda imax salona gitmeye vakit ayıramayacağım. iki boyutlu izlesem çok şey kaybeder miyim; yoksa bekliyeyim mi?
yakın zamanda imax salona gitmeye vakit ayıramayacağım.
iki boyutlu izlesem çok şey kaybeder miyim; yoksa bekliyeyim mi?
-1
lil siztah
(26.08.26)
imax salonları da iki boyutlu zaten. sadece daha büyük ekran ve daha iyi görüntüler var.
+2
co2s2
(26.08.26)
@co2s2, aa vallahi bu bilgi ufkumu açtı. imax deyince direkt 3 boyutlu düşünmüştüm ben. teşekkürler!
0
🌸lil siztah
(26.08.26)
www.reddit.com

imax standarı ışık, netlik, ebat vb gibi şeylerde belirleniyordu yanlış hatırlamıyorsam (şimdi bakamaycağım) co2s2+1
+1
kisa
(26.08.26)
The Odyssey için şöyle bir kırpma söz konusu: i.imgur.com

İzleme kalitesini ne kadar etkiler? Bence çok değil. Görselden çok konuya odaklanılacak bir film. Zaten Avrupa'da sadece birkaç salonda IMAX var. İnsanların büyük bölümü kırpılmış olarak izledi.
+1
himmet dayi
(26.08.26)
odyssey zaten 2d bi film? nolan hiçbir zaman 3d film yapmadı, asla da yapmaz nefret ediyor.

imaxte 3d film de izlenebiliyor ama filmin öyle çekilmiş/düzenlenmiş olması lazım. bu film öyle değil.
+1
jelly bear
(26.08.26)
vallahi destan gibi film yapmışlar, bitmek bilmedi :/
@himmet dayı'nın söz ettiği gibi görüntünün kırpılmış olduğu, çok sahnede karakterlerin kafasının üst yarısının olmamasından veya uzaktan verilen deniz manzaralarına gökyüzünün girmemesinden falan bariz anlaşılıyor ve rahatsız ediyor.
imkanı ve sabrı :p olan imax'e gitsin.
+1
🌸lil siztah
(26.08.26)
imax de izlenmezse boşa gider paran.
çok iyi film
0
jamswety
(27.08.26)
(15)

Hakkı olmayan parayı isteyen galerici hakkım deyip tehdit ediyorsa ne yapalım?

psmstc
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık. Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık. Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin. İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş. Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri ge
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık.

Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık.

Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin.

İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş.

Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri geri konuşuyor.

Ne yapalım?
+2
psmstc
(25.08.26)
engel, blok.
+4
antikadimag
(25.08.26)
Üstüne yatabilirsiniz ama hak da yemiş olursunuz.
Yakın zamanda emlakçıya evinizi verdik. Bizim disimizda evi satarsaniz da emlakçı ücretini ödemeniz gerekiyor biliyorsunuz değil mi dedi? Biz sözleşme yaptık ama yapmasamda kabul ettik durumu. Böyle bir durum varmış bu arada.
-11
hacirotti
(25.08.26)
Sözleşme yapmadınız ama yine şifahen :
- 160bin lirası satılsa da satılmasa da senindir. dedin ise (tehdit hususu hariç) haklı olabilir.

Böylelerini aracı yapmak yerine, alıcıya 160bin TL'lik indirim yapmak çok daha iyi olur ama kimin ne olduğu çıkar çatışması olduğunda belli oluyor
+3
diyecevaplandı
(25.08.26)
yazili bisey yoksa babayi alir.
yazili bisey varsa, sozlesmeye ne diyorsa o.
+4
cooperr
(25.08.26)
İlan parasını ver başka 5 kuruş verme. Sakın gidip görüşme. Bu adamlara güven olmaz. Telefonda konuşma, WhatsApp üzerinden yazışma yap.
0
Topalordek
(25.08.26)
selamlar, ne konuştunuz ne ettiniz bilmem ama 160 binliralık masraf yapcak ne yapmış? araba satıcam diye pavyona mı gitmiş?

hani dese kardeşim bak bu kadar zamanımı aldın hadi onu sineye çekiyorum, ben 3 binlira ilan parası verdim bari bunu öde tamam. atarsın 5 10 lira konu kapanır. 160binlira nedir?

ben sizin yerinizde olsam bu elemana para vereceğime avukat tutarım ve kendisi ile görüştürürüm. derdi neymiş avukata anlatsın. sanki maybach sattınız 35 milyona da 160 binlik masraf yapacak.

ha şunu da diyebilir ben arabana detaylı temizlik yaptırdım 10 lira ona verdim. boya koruma yaptırdım ona da şu kdar verdim, şu kadar da ilan param var. bunları yaptırırken de size sorması lazım. sonuçta
+2
omer460
(25.08.26)
Gorusmeye kesinlikle gitme. Ne yapar eder ya para alır ya bela çıkarır. Bu saatten sonra yapılacak şey engellemek ve geri çekilmesini beklemek.

Ama anlamadığım şu, araba satarken ya kendin alıcı bulup satarsın ya da satmakla uğraşmaz galericiye daha düşük fiyattan verirsin. O da üzerine kar koyup satar başkasına.
Emlakci gibi ilana koyması için galericiyle anlaşmak bana saçma geldi. Galerici zaten komisyon alacak ve senin eline yine kesilmiş para geçecek.
0
abelardo
(25.08.26)
Jsjsj
Abi Türkiye gibi her gün adam öldürülen, dövülen ülkede galerici gibi mafya olduğu her yerde duyulmuş adamlarla görüşmeye gitme yani.
+1
logisticsmanager
(26.08.26)
Şu ülkede hala galericiler ile iş yapanları görmek üzücü.
-görüşmeye gitme
-galericinin kapısın çaldığın için suçlusun. sırf bu yüzden 5-10 bin tl eft yapabilirsin.

cimer'e yazı yazabilirsin. başın belaya girerse öneden kanıtın olur.
+1
HellKeePer
(26.08.26)
@hacirotti, "bizim disimizda evi satarsaniz gene parayi ödemelisiniz" dedi ve bunu kabul ettiniz öyle mi? cok afedersiniz ama siz enayi misiniz?
emlakci o halde her gelenle sözlesme yapsin, kilini kipirdatmasin, siz aylardir satilmayan evi ama paraya sikisarak ama is bitmedigi icin can sikintisindan kendiniz satinca da emlakciya parasini kendi elinizle gidip verin?
resmen "sen calisma, sen yat, isini ben yapip sana parani ödeyecegim" demis oluyorsunuz.
neden bunu herkesten bekleyip bir de hak yemek falan diye rasyonalize etmeye, insanlar üstünde ahlaki baski kurmaya calisiyorsunuz ki? böyle bir enayilik yapsam ortamlarda anlatmaya utanirdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
galerici tabi ki para kopartmak için atıp tutacaktır.

evi kiraya verirken önce ben ilana koymuştum, sonra emlakçıya vermiştim.
benim ilanımdan beni arayip evi kiraladılar. emlakçıya da teşekkür ettik para vermedik.

çok üstünüze giderse tehdit edildiğim için polise gideceğim diyebilirsin.
0
duyuruuser
(26.08.26)
160bin lira iyi para. galerici 5 dk ileri geri konuşup, "benim hakkım var bu parada" diyip 160bin lira kazanacak. uğraşsız tertemiz para.

3-5 bin lira ilan parası istese anlarım. avukat bir arkadaşınızdan rica edin, galerici bir daha sizi ararsa "avukatım XXX bey/hanım, kendisiyle irtibata geçebilirsiniz" diyin, kapatın telefonu.
0
co2s2
(26.08.26)
ilan parasını ver
hocam de kusura bakma de ben kendi tanıdıgıma verdim de
senin arkandan bir iş yapmadım de
daha da bir şey derse avukatla konustur bir daha da muhattap olma
0
kingcyrax
(26.08.26)
merhaba , olan biteni, ne karar verdiğinizi ve neler olduğunu merak ediyoruz. saygılar.

ediyoruz diyorum da ben ediyorum, muhtemelen diğer arkadaşlar da ediyordur.
+2
omer460
(27.08.26)
Sistem o şekilde mis. Sözleşme imzaladık biz. Standart sözleşme . (Matbu kağıt). Orada da öyle yazıyor ..
Biz kendimiz satmıyoruz zaten. Bize ulaşanları da emlakçıya yönlendirdik.
0
hacirotti
(28.08.26)
(3)

Boşananlara bir soru

noren
Boşanmaya nasıl karar verdiniz? Karar vermenizle uygulamanız arasında ne kadar zaman geçti? Ve bunu karşı tarafa nasıl söylediniz? Ben sanki karar verdim ama devamında nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum, yaşayanların tecrübesini öğrenmek istedim.
Boşanmaya nasıl karar verdiniz? Karar vermenizle uygulamanız arasında ne kadar zaman geçti? Ve bunu karşı tarafa nasıl söylediniz? Ben sanki karar verdim ama devamında nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum, yaşayanların tecrübesini öğrenmek istedim.
+1
noren
(25.08.26)
bir cumartesiyi pazara bağlayan gece karar verdim, pazartesi günü boşanma davasını açtım, salı günü akşam nüfusta medeni durumum değişti. :)
-6
loch ness
(25.08.26)
boşanma kararı karşılıklı alınması gereken bir karar bence. öncelikle çift terapisine gitmenizi öneririm.
+1
co2s2
(25.08.26)
kafamda kesinleştirdikten sonra avukata vekaleti verdim, karşı tarafa da o zaman söyledim. boşanma fikri kanser gibidir, ne zaman nüksedeceği bilinmez. çift terapisine de gitseniz, başka çözümler de deneseniz bu fikir bir süre sonra tekrar beyninizi kemirecek.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(26.08.26)
(16)

Yaşını göstermeyenler?

egerbiryolcu
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?

Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu
(25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.

şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye...
Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.

Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.

çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.

23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18

Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis

Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.

Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm

Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar

İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı

Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum

Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor

Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.

Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.

şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.

bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd

halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.

minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d

sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d

ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.

hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım.
Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e

sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;

İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir.
bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre.
bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma.
şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım.
son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.

Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.

Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
0
trixi
(26.08.26)
(8)

Erkek dışarı terliği?

ananiyimioguz
Dışarı terliği derken öyle outdoor bir şey kastetmiyorum, günlük kullanım için arıyorum.Birkenstock kullandım uzun süreler ama bu meret illa ki bi suya falan değiyor mahvoluyor.O yüzden suyla ilgili bir derdi olmaması lazım.O zaman diyeceksiniz ki aynı markanın plastik gibi olanları var. Veya crocks
Dışarı terliği derken öyle outdoor bir şey kastetmiyorum, günlük kullanım için arıyorum.

Birkenstock kullandım uzun süreler ama bu meret illa ki bi suya falan değiyor mahvoluyor.
O yüzden suyla ilgili bir derdi olmaması lazım.

O zaman diyeceksiniz ki aynı markanın plastik gibi olanları var. Veya crocks gibi seçenekler var...

Fakat onlarda da ayağım terlerse içinde kayıyor, gıcık bir his oluşuyor sevemiyorum.

Derdime çare bir terlik yok mudur piyasada a dostlar?
+2
ananiyimioguz
(25.08.26)
hayatım boyunca nasıl bir terlik almam gerektiğini düşünmedim. terlik almam gerektiğinde de düşünmeden aldım. bir erkek terliği bu kadar düşünmemeli.
+4
messina123
(25.08.26)
terlik konusunda ben de şansızım.
marka diye aldıklarım ya ciddi rahatsız etti ya da sağı solu kopuyor.

şuan pazardan alınma ucuz bir terliğim var, şekli şemali(tasarımı) kötü ama aşırı rahat.
+2
duyuruuser
(25.08.26)
bence bir erkek terliği ev harici bir yerde iki şekilde giymeli. birincisi işi gereği terlikle gezmesi daha rahat olan bir mesleği vardır, doktor, hemşire vs gibi. ikincisi de yazlık yerdedir. yoksa ankara'da istanbul'da günlük olarak şortun altına terlikle sokağa çıkmak pek yakıştırdığım bir şey değil. tabii yine de insanların kendi tercihi.

günlük kullanımda dışarıda giyilecek terlik crocs'tur bence. şahsen sevdiğim bir tasarım değil. hele sulu ortamda (plaj, deniz vs) moda diye, rahat diye herkes giyiyor ama plaj kullanımı için çok yanlış bir tasarımı var. içi çukur, su doluyor. terliği parmağının ucunda tutarak suyun altına sokup kumunu akıtayım diyemiyorsun, önü kapalı. illa ayağından tam çıkarıp, eline alıp yıkaman ve çevirip suyunu dökmen lazım. sonrasında squidward gibi vart vort diye gezmek de cabası. ama hastanede koştururken giyen doktor, hemşire için ultra rahat.

ben yazlıkta bütün yazı kalın bantları olan parmak arası bir terlikle geçirdim. özel bir markası yok, sokak arasında terlik satan sıradan bir mağazadan aldım.
0
kibritsuyu
(25.08.26)
@ messina123, hocam ben ev terliğini bile düşünüyorum ortopedik olsun, ses yapmasın, terletmesin, şık olsun vs. diye.

O yüzden dışarıyı niye düşünmeyeyim. Ne bileyim don değil ki bu önemsemeyim, kaldı ki onu bile önemseyen var.

Köpeğimi gezdirmeye çıkıyorum, acil markete pazara çıkıyorum, ayakkabı giymek istemiyorum.

Tuvalet terliğiyle mi çıkayım? Evde bir plaj terliğim var onunla mı çıkayım? Komik duruyor.

Nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum belki büyük şehirde abes kaçıyordur ama sıcak iklimlerde terlik şart. E estetiğine ve kullanımına da önem vereyim bir zahmet.

Mesela şunları seviyorum ama su değince dağılıyorlar. O yüzden eledim artık almayacağım:

encrypted-tbn0.gstatic.com
www.enderspor.com

Edit: Parmak arası sevmiyorum
0
🌸ananiyimioguz
(25.08.26)
birken arizona eva (çift bantli acik olduğu için ayaklariniz terlemez).
teva ve keens’de de modeller olabilir. salomon’un da onu kapali bir terligi var.
0
eileengray
(25.08.26)
www.ortoplus.com.tr

şundan giyiyorum.
-3
Jazz
(25.08.26)
anam babam usulü ortadan tek bant geçen terlik.

örnek : adidas adilette
0
co2s2
(26.08.26)
Skechers kullanıyorum,şu model.
amzn.eu

2 senede bir sol ayak bandı sökülüyor,benim hatamdan dolayı.Yenisini alıyorum.Ama memnunum,tabanı rahat,ev terliği olarak ta kullanılır, ses çıkarmıyor.
0
arenas
(26.08.26)
(3)

Notlarımı düzenleme konusunda yardım?

mikahakkinen
ara ara izlediğim okuduğum şeyleri parça parça not almışım. bunları bir deftere yazıp düzenlemek mi? internete excele aktarmak mı mantıklı? 40 yaşında eski kafalı birine öneri sunar mısınız?
ara ara izlediğim okuduğum şeyleri parça parça not almışım. bunları bir deftere yazıp düzenlemek mi? internete excele aktarmak mı mantıklı? 40 yaşında eski kafalı birine öneri sunar mısınız?
0
mikahakkinen
(25.08.26)
resimleri yapay zekaya yaz ne istediğini söyle istediğin gibi ayırıyor istersen excel yapar istersen pdf yapar
ben telefonda colornote app ile takip ediyorum her başlığı ayırıyorum
+1
eja
(25.08.26)
Google ın Notebook Lm diye bir ai aracı var.

Oraya elinizdeki belgeleri, görselleri, internet adresini vs. kaynak olabilecek her türlü şeyi atıyorsunuz;

O da size broşür, sunum, video, test, çalışma kartlar vs. hazırlıyor.

O da kullanılabilir.
+1
ananiyimioguz
(25.08.26)
excel değil de, telefonun "notlar" uygulamasına yazdırmak daha mantıklı geldi.
0
co2s2
(26.08.26)
(22)

ben ekleyeyim mi?

inspired by a true story
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :) bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozg
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :)
bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozge, bana uygun oldugunu dusundugunu bir arkadasini davet etti, adi arda olsun. arda'ya once fotografimi gondermis, arda beni cok begenmis. bir saat sonra kalkti oturdugumuz yere geldi. o gelene kadar ozge bana arda hakkinda bir suru sey anlatti, butun temel bilgilere sahiptim diyebilirim. arda gelince ben de onu begendim, 1-2 saat kadar hep birlikte takildik, sohbet ettik. ama maalesef sunu sonradan fark ettim ki, sohbet sirasinda arda surekli bana bir seyler sordugu halde, ben cevabini bildigim icin ayni sorulari ona sormadim. onunla ilgilenmedigim icin degil, ozge bana onden bilgi verdigi icin sormak aklima gelmedi. birinden hoslaninca boyle mala baglama huyum vardir.
gecenin sonunda arda'nin bizden biraz erken ayrilmasi gerekiyordu mekandan, vedalasirken bana "sen eve nasil doneceksin, ben birakayim mi seni?" diye sordu. bu soruya cok hazirliksiz yakalandim. "metro vardir ya, metroyla donerim, son metroya daha var" diye bir seyler sacmaladim. biraz da arkadaslarimin yanindan yeni tanistigim bir adamla erken ayrilmaya utandim. arda'ya tesekkur ettim, umarim gitmeden tekrar gorusuruz dedik ve vedalastik. arda gittikten sonra arkadaslarim bana sen bir malsin dediler :D ozge ne dusundugumu sordu, "cok sempatik, cok canayakin birine benziyor, neden olmasin. tek dusunduren konu sigara icmesi oldu." dedim. masada 2 saat icinde sanirim 9-10 tane sigara icmistir. ben sigara kullanmiyorum. her ne kadar arda'ya onunla ilgilendigimi acikca gosteren bir davranista bulunmamis olsam da, ozge'ye soyledim. arda'dan bir hareket bekliyordum acikcasi.
aradan 2 hafta gecti, tekrar gorusmedik. gorusebilecegimiz bir imkan olmadi, ozge'yi de tekrar gormedim. kemal'e sordum, o hicbir sey bilmiyordu. arda beni instagram'dan eklemedi. yasadigim yere geri dondum. acaba ben mi onu eklesem diye dusunuyorum. ama eger benimle ilgilenmiyorsa ya da bir sebepten fikri degistiyse boyle bir adim atmis olmak istemem. cok kararsizim, ne yapayim?

edit: ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-2
inspired by a true story
(25.08.26)
özge ve kemalden ses çıkmadıysa da ekle. hoşlanmışsın, muhtemelen hoşlanmış. belki efendi çocuk sende bir şey yok diye rahatsız etmek istemedi vs.

fikri değiştiyse de iki satır konuşmuş olursun netleşir. bu kadar yazıp ekleyip denememen büyük hata değil mi sence
+1
kisa
(25.08.26)
çocuk niye eklesin ki seni? ilgilenmediğinize dair bir sürü işaret almış. o da beni beğenmedi heralde demiştir.

instagram'dan ekleyin niyetinizi belli edin bence geç kalmadan.
+5
elektr10
(25.08.26)
ekleme.

kemal le özgenin konusmama ihtimali yok gibi bir sey bence. sen niyetini bildir ama geri dönüs gelmiyorsa zorlama derim.

özge gereksiz yere konusmus ve büyüyü bozmus biraz. ben böyle durumda hicbir sey anlatmazdim. birak arda kendini anlatsin yani.
0
Purple life
(25.08.26)
Kemal hiçbir şey bilmiyorsa, Özge seni arayıp darlamadıysa, o iş olmamış demektir.

Boşver, Hem sigara içiyormuş zaten.
+1
Mirket
(25.08.26)
sigara bence büyük sorun onu düşünerek ekle.
sen ona sorular sormadıysan, eve bırakmasına da hayır dediysen benle ilgilenmiyo diye düşündü muhtemelen.
+1
jelly bear
(25.08.26)
en hayirlisi olmus.
yurtdisindan iki saatte 10 sigara icen bagimli icin neden döneseniz? adam chain smoker resmen.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
bence ekleyin.

sigara konusunda bir not: ben cok sigara iciyordum, esimle sevgili oldugumuzda onun istegiyle biraktim, cok rahatsiz oluyordu. o zamandan beri icmiyorum, 12 yil oldu. benim icin de iyi oldu, simdi ben de sigaradan ayni sekilde rahatsiz oluyorum :)
+2
lemmiwinks
(25.08.26)
Tabii ki ne istiyorsan onu yapacaksin, bu tip konularda akil almak buyuk hata. Sadece kendini dinle, istiyorsan ekle istemiyorsan ekleme.

Sahsi arastirmalarim sonucu ilk adimi atmayan kizlarinin %86sinin mutsuzluktan öldüğünü tespit ettim. Ekleyeceksen mesaj da pesinden gelsin, dönüyorum bir kahvelik zaman yaratalim mi vb??? Eklemeyeceksen de hayatta basarilar.
+4
duster
(25.08.26)
%1 ihtimali deniyorsun şu anda. Yaşadığın yerde, sana uygun başka birileri mutlaka vardır.
0
gabe h coud
(25.08.26)
ekle gitsin ya. hatta izah et durumu.

böyle şeyleri bu kadar düşünüp "ya şöyle olsaydı?" demeye gelmez. açık olun, net olun. en fazla ne olacak ki, adam "ben o ışığı görmedim bizden olmaz" der bitti gitti.

hoşlanmak, bunu söylemek ayıp değil. bi de siz yani özellikle tanıştırılmış insanlarsınız öyle rastgele birine dan diye yazmıyorsun.

bence ekle veya yaz gitsin. pekala çocuk senden ilgi görmediğini düşünüp rahatsız etmemek istemiş olabilir. ne düşündüğünü ve istediğini söyle kafan rahat olsun.
+3
der meister
(25.08.26)
nasıl egolar var böyle yahu :) adam sana bir sürü sorular soracak, seni beğendiğinin haberini uçuracak , eve bırakmayı teklif edecek , hiçbir tepki alamayacak, ama sen onu eklediğinde gururun incinecek öyle mi? çok kasıyorsun bence, çok hem de.
+5
loch ness
(25.08.26)
Bulusmus olmak icin bulusmussun cocuk ideal cikinca da pisman olmussun.
+2
baldur2
(25.08.26)
Abla Türkiye'de erkek mi kalmadı, bu nasıl fikir. Normal dön. Zamanla bulursun birini nasibinde varsa. Liseli muhabbeti bu.
-7
arbre
(25.08.26)
ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-1
🌸inspired by a true story
(25.08.26)
"sigara"dan sonrasını okumadım.
herkesin hayatına kimse karışamaz ama sigara kırmızı çizgim.
+1
late viper
(25.08.26)
Koştura koştura arkadaşlarını çağıracaklar, sonra da karışmayacaklar. Gerçekçi gelmedi. Arda bir sebeple sizle devam etmek istememiş. Ben zorlamazdım. Yine de denemek istiyorsanız ekleyin.
+3
asteriks
(25.08.26)
Olumlu olsa arkadaşına söylerdi bence. Ben karışmam ne alaka başta karışırlen iyiydi.
+1
pembe mezarlık
(26.08.26)
Eğer o geceki davranışım beni rahatsız ettiyse eklemez ama kısa bir mesaj atar, açıklardım hatta güzel bir akşamdı derdim. Zaten vereceği cevapta ne hissettiği belli olurdu.
Arkadaşlarınızın kaçak oynaması hoş olmamış, ki siz neden olmasın da demişsiniz. Ben onları karıştırmadan Eğer gerçekten hoşlandıysam bir kere mesaj atardım cevabına göre geri çekilirdim.
-1
mslny
(26.08.26)
Önce aranızı yapmaya çalışıp iş biraz karmaşıklaşınca "ben karışmam" diyen Ayşe'yle de aramdaki ilişkiyi gözden geçirir, biraz mesafe koyardım.
+6
himmet dayi
(26.08.26)
ekleyin, en kötü ne olabiliR?
+1
co2s2
(26.08.26)
Çocuk sizin onunla ilgilenmediğini düşündüğü için+ arkadaşın Özge ye sempatik dediğin için(beğenilmeyen erkekler için denir bu) ve elbette sigara içiyor dediğin için senin fikrini olumsu değerlendirmiş o halde ben de hiç istememem demiştir . Bence ekle.. ve sen sohbet başlat. Gidişattan anlarsın.
Ayrıca arkadaşlarına da güvenme. Seni biri ile tanistirirken iyi olumsuz sonuçlandı diye ölü numarası yaparken kötü. Açık ve net çocuğun fikrini söylemeleri gerekirdi
+1
hacirotti
(28.08.26)
Adamla ilgilenmediginizi gosteren her seyi yapmissiniz, sonra da niye olmadi... En azindan gecenin guzel gectigine dair kisa guzel bir mesaj atsaydiniz. O da yok. Rahatsiz edecegini dusunup birakmistir pesini. Ben mesela kimsenin pesinden kosmam. Niyetimi gosteririm, tepki gelmiyorsa ceker giderim. Onunla mi ugrasicam? Cok pasif kaliyorsunuz.
0
synesthesia
(31.08.26)
(6)

tamam mı devam mı?

ercu cozer
karşı cinsle tanışma konularında çok muhafazakarım normalde sosyal medyadan, olmaz date app olmaz gibi büyük konuşmuşluklarım var. geçen (aynı muhitte olduğumuzu profilinden tahmin ettiğim bir hanıma ) birine instadan bir şey sordum aslında hesabı kapalıydı ve görsel yoktu ama profili çok hoşuma git
karşı cinsle tanışma konularında çok muhafazakarım normalde sosyal medyadan, olmaz date app olmaz gibi büyük konuşmuşluklarım var. geçen (aynı muhitte olduğumuzu profilinden tahmin ettiğim bir hanıma ) birine instadan bir şey sordum aslında hesabı kapalıydı ve görsel yoktu ama profili çok hoşuma gitmişti ve sohbet açacak konum da vardı; biraz konuştuk sohbetin devamı geldi. işte ortak arkadaşlar , karşılıklı sokaklarda oturduğumuz vs çıktı (ortak arkadaşlardan teyit de aldım) bir güven oluştu. sonra muhabbete sesli , görüntülü devam derken de yarın da buluşup bir kahve içeceğiz.

kız da görsel olarak tam beğendiğim tarz da biri (sosyal hayatın içinde denk gelmem mümkün değil anca aynı iş yeri olacak da bağ kurulacak) o da beğendi ki görüşmek istedi. ama bunları konuşmak için çok erken birkaç date , birkaç ortak aktiviteden sonra belli olur bunlar neyse; muhabbetimiz de çok akıyor ama sosyal medyadan tanışmadan hayır gelmez ilerletme bırak mı dersiniz? yoksa tanışmanızda eksi bir yan görmedim önünüze bakın deneyin bir devam mı dersiniz?
-4
ercu cozer
(24.08.26)
Sosyal medyadan tanışıp evlenen de var, saçma sapan şeyler yaşayan da.
Bence kendini karşı tarafa çok kaptırma birkaç görüş , hemen güvenme. Bende hemen güven oluşmazdı mesela. Çok özelini açmamanı tavsiye ederim.
0
gadlemler
(24.08.26)
yok abi çok temkinliyim bir şey paylaştığım yok zaten , ortak arkadaşlarımızdan teyit aldığımı için ve aynı muhitte olduğumuz için görüşeceğim bir de. düzgün biri ise ne ala.
+1
🌸ercu cozer
(24.08.26)
Sosyal medyadan tanışacaksanız böyle tanışın. Tabloda olumsuz bir şey göremedim.
+2
yadigar
(25.08.26)
muhabbetinizin aktigi, kafanizin uyustugu birini sirf sosyal medyadan tanistiniz diye niye eliyorsunuz yahu? kendinizi sabote etmeyin.
+2
taurina
(25.08.26)
sosyal medyadan tanıştığım biriyle 2009'dan beri beraberim, 2018'den beri de evliyim ve çok mutluyum. karşındaki insan düzgün biriyse ve sen de öyleysen ne sakıncası olacak ki? hepimiz sosyal medya kullanıyoruz zaten. ama genelde sosyal medyadan tanışınca sohbet akıyor buluşunca tıkanıyor biraz ittirmek gerekiyor bazen. gönlünüz varsa sürer yoksa fark etmez sosyal medya ya da değil.
0
matilda
(25.08.26)
sosyal medyadan tanıştığınız birine güvenmemek ile, muhallebicide yan masada oturan biriyle konuşup güvenmek arasında nasıl bir fark var?
0
co2s2
(26.08.26)
(7)

Kirayı elden getiren kiracı nereye şikayet edilir

yadigar
Nasıl bir yaptırım uygulatabilirim? Yarısına yakınını resmi yatırıyor. Kalanını elden getiriyor. Hepsini resmi hesaba yatırmasını istediğimde de kabul etmiyor. Ne yapmalı, nasıl mecbur etmeli? (Dükkan)
Nasıl bir yaptırım uygulatabilirim? Yarısına yakınını resmi yatırıyor. Kalanını elden getiriyor. Hepsini resmi hesaba yatırmasını istediğimde de kabul etmiyor. Ne yapmalı, nasıl mecbur etmeli? (Dükkan)
0
yadigar
(24.08.26)
kira stopajından kaçmak için bunu yapıyor. ödediği kira miktarının %20'si kadar devlete stopaj ödüyor. uzun süredir böyleyse maliyeye gidip şikayet etseniz size de geliri düşük beyan etmekten ceza çıkar :D
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(24.08.26)
Elinde kira kontratı yok mu? İcraya ver düşük kira ödüyor diye. Elden verdiklerinin kanıtı var mı?
0
Mirket
(24.08.26)
Size de bir miktar ceza çıkar. Fakat buna razıysanız maliyeye gidip şikayet edebilirsiniz. Naçizane tavsiyem bir daha böyle elden ödemeli toplara girmemeniz.
+1
nejdet c
(24.08.26)
Zaten kabul etmiyorum. Önceki mal sahibine öyle yapıyormuş. Bir nevi dayatıyor.
0
🌸yadigar
(24.08.26)
patron sensin.
+1
designer
(25.08.26)
elden kesinlikle kabul etmeyin. eksik yatırdığı için icraya vermekle tehdit edin.
0
co2s2
(25.08.26)
Şu fikir nasıl:

Noter aracılığıyla bir ihbarname göndersem ve “sözleşmemizdeki falan maddeye istinaden kiranın her ayın şu tarihine kadar mülk sahibinin banka hesabına yatırılması gerekmektedir. Anlaştığımız kira ücretinin şimdiye kadar tahakkuk eden toplam x tl tutarındaki miktarının y tl kadarını elden teslim aldık. Kalan ayların kiralar ödenirken aylık kira miktarının tamamının banka havalesiyle ödenmesini talep eder, 2026 yılı vergi dönemi için 2027 yılında vereceğimiz g.v. beyannamesinde, yıllık kira miktarını, elden alınan + bankadan yatırılan toplam z tl şeklinde beyan edeceğimizi bildirir, sizlerin de zorluk yaşamamanız adına, aylık taahhüt eden stopaj miktarını ödenen toplam kirayı baz alarak yatırmanız gerektiğini tarafınıza ihbar ederiz.” gibisinden bir şey yazsam, mart ayında da beyannamede 2026 için elden+bankadan yatan neyse hepsini de toptan beyan etsem, adam stopajı eksik yatırmışsa bile stopajı ben olması gerektiği şekilde beyan etsem, olur mu? Nasıl olur?

Ya da avukata biraz para verip, buna göndersem, oturup bu taleplerimi kendisine tek tek anlatsa daha mı iyi? (Ben p.zev..kle muhattap olmak istemiyorum, sinirlerim zıplıyor)
0
🌸yadigar
(27.08.26)
(17)

2 milyona sıfır araç öner

intern in the house
Merhaba, daha önce aracımı burdan önerilerle almıştım. Memnun kaldım dua ettim :)2 milyon ve biraz üstüne çıkacak bütçem var. 2 çocuk var genelde İstanbul içi sürüyorum nadir uzun yol.Elektrikli istemiyorum
Merhaba, daha önce aracımı burdan önerilerle almıştım. Memnun kaldım dua ettim :)

2 milyon ve biraz üstüne çıkacak bütçem var.

2 çocuk var genelde İstanbul içi sürüyorum nadir uzun yol.

Elektrikli istemiyorum
0
intern in the house
(20.08.26)
Kia - Sportage
Bütçeyi az biraz aşman lazım
+3
HellKeePer
(20.08.26)
kia nin da biraz daha uzeri
toyota CHR olabilir.
istanbul trafigi icin birebir.
0
designer
(21.08.26)
Xceed
0
mirty
(21.08.26)
doplo mutlujet
0
omer460
(21.08.26)
Hibrit olmayan toyota corolla
Renault megane/boreal/duster (benzin)
Dacia stepway/logan
Fiat doblo/toyota proace/peugeot rifter

Ben olsam doblo türevlerini alırdım (elektrikli olmaz ve sıfır dediğiniz için, yoksa bu paralar bu arabalara verilmez).

edit: hibrit olmayan corolla'nın vites kutusu logistics'in söylediği gibiyse en ucuz hibrit daha mantıklı. ama Corolla da ne bileyim..
0
orient blue
(21.08.26)
herhangi bir toyota hibrit sehir ici icin en guzel secenek
0
The_Lollok
(21.08.26)
renault duster,

biraz üstüne çıkabilirsen boreal
0
bravoteam
(21.08.26)
Çok net cevap vereceğim bi soru. Toyota corolla benzinli. Üstelik kampanyalı şu an. Kafanızda tek soru işareti olmaz. Araba işi rahatlık, lüks değil; güven işidir.
0
Lh12
(21.08.26)
Golf 8.5 life dsg derim aslında ama 2 çocuk diyorsunuz o yüzden bilemedim
0
niyazi mısri
(21.08.26)
Corolla araçlarda indirim sebebi motorun 3 silindir olması.
3 silindir alacaksan 1.5 yerine, 1. 0 tercih edersen yakıttan tasaruf edersin ayrıca 1.5 'lik hp gücü 3 silindiri daha çok sıkıştrır, motoru zorlar.

B SUV küçük gelebilir ama yine de inceleybilirsin;
Ford Puma
Skoda Kamiq
Nissan Juke
0
HellKeePer
(21.08.26)
tabii ki corolla
0
co2s2
(21.08.26)
Açıkçası hybrid olmayan, düz cvtli corolla ile hybrid ecvt corolla iki alakasız araba. Birincisini alacağıma başka araba alırdım. Ikinciyse iğrenç İstanbul trafiği için en ideal araba.

ikinci el hybrid corolla bakardım ben. Sahibindende 1.8e 2ye falan mis gibi var. 2025 model. Yani hybrid Corolla'da 1 yıl hiçbir şey.
Bunun benzinli 1.5 Corolla ile alakası yok. Özellikle vites konusu apayrı.
Edit: chr fiyati daha yüksek beklerdim ama iyi. Sıfırsa ben de chr derim. 1.8 hybrid+ ecvt
0
logisticsmanager
(21.08.26)
Chr a bakmalisin,
0
designer
(21.08.26)
2 çocuğa chr önerenleri anlayamıyorum. o arka camlar ve 2 çocuk olmaz.

corolla muhtemelen en temiz öneri.

bütçe biraz esneyebiliyorsa variant olabilir.

sportage 2.1 miş liste fiyatı, aslında sorento olsa çocuklarla iyi olur ama onun fiyatı arşa çıkmış. sportage de güzel alternatif olur hem de biraz yüksek...
0
gurur
(21.08.26)
1.8 Hybrid Toyota'ları denemeden almamanızı öneririm. Şehir içi için çok güzel arabalar ama yokuş gördüğü anda araba acı çekmeye başlıyor. Bir tane 2019'u 160.000 Km kadar, bir tane 2022 modeli de 135.000'de alıp üzerine 25.000 Km. kadar kullandım. Düz yol için süper ama uzun yol için yorucu araçlar.

Elektrikli istenmiyor ise Skoda Octavia güzel bir alternatif olabilir ama bütçenin biraz üzerinde, Golf belki değerlendirilebilir. Sıfır araç fiyatlarına internet sitesindeki fiyatlardan bakmamalı, bayilerde ciddi kampanyalar oluyor.
0
en bi orijinal
(21.08.26)
corolla, chr dan daha dardir,
chr in otonom daha guzel çalisiyordu.
ve guvenlik ekipmanlari,
sürüş destekleri
toyotada en alt donanimda full geliyor.
sıkışık trafikte diger otomatik araçların sanzimani ısınir mi
hata verir mi derdi varken,
toyota hybridlerin e-cvtsi
sıfır problem ,
sıfır masrafdir,

istanbul trafigi için
ya elektrikli,
yada toyota hybrid.
0
designer
(22.08.26)
Skoda kamiq premium kullanıyorum 2 yıldır gayet mutluyuz. Chr dan daha ferah ve geniş olduğu kesin.
0
rodeocu
(22.08.26)
(8)

Erenköy mü Göztepe mi

awlmi
Aynı özelliklerde aynı fiyata iki ev var diyelim. Birisi Erenköy'de, diğeri Göztepe'de, ikisi de Minibüs ile Tren arasında, ikisi de marmaray'a 8 - 10 dk yürüme ve işinize de aynı uzaklıkta. Erenköy'ün avantajı caddeye daha yakın, Göztepe'de ise ulaşım bir tık daha iyi sanki. Hangi lokasyondaki evi
Aynı özelliklerde aynı fiyata iki ev var diyelim. Birisi Erenköy'de, diğeri Göztepe'de, ikisi de Minibüs ile Tren arasında, ikisi de marmaray'a 8 - 10 dk yürüme ve işinize de aynı uzaklıkta. Erenköy'ün avantajı caddeye daha yakın, Göztepe'de ise ulaşım bir tık daha iyi sanki. Hangi lokasyondaki evi kiralamak/satın almak isterdiniz? İki lokasyon bırakıyorum.

Erenköy: maps.app.goo.gl
Göztepe: maps.app.goo.gl
0
awlmi
(20.08.26)
Göztepe
Parka yakın
ulaşım daha kolay
Suadiye tarafında yoğun saatlerde ciddi trafik de oluyor
Şahsi keyfi fikirdi
Not: park yeri durumu ayrı bir kriter
0
kisa
(20.08.26)
Erenköy
metro - marmaray - dolmuş hepsi dibinde
Sahile daha yakın dolayısıyla caddeye de daha yakın
hem caddenin hem de sahilin suadiye tarafını daha çok beğeniyorum.

Biraz şahsi tercihine bağlı bir durum nereye yakın olmanız gerektiğine göre değişir.
+1
nuevo
(20.08.26)
tam ortalarında oturan biri olarak benim tercihim kaptan arif sokak olurdu. siz zaten olumlu-olumsuz yanlarını saymışsınız. bulunduğu muhit açısından bana kaptan arif civarı daha canlı ve daha keyifli geliyor, yoksa ikisi de oturmak için güzel noktalar.

caddeye yürüyerek ulaşmak önemli bir kriter bence.
0
anlamlihatalar
(20.08.26)
Doğma büyüme Erenköy civarlı biri olarak Göztepe'yi seçerdim. Neden? Çünkü merkeze daha yakın. Merkeze yakınlık önemli bir şey bence.
0
msb
(20.08.26)
erenköy, sosyal imkanları daha geniş.
0
orpheus
(21.08.26)
bu bölgelerde sabah ve akşam çok acayip trafik olabiliyor. bence 1-2 gün boyunca trafik durumlarına bakın, öyle karar verin.
0
co2s2
(21.08.26)
ne kadar oturmayı planladığınıza ve sosyalliği nerede yaşadığınıza göre değişir. ama göztepe bence bir adım önde. toplu taşıma alternatiflerine bir de otobüsü eklemiş olursunuz. trafiğin rahat olduğu saatlerde minibüs caddesinden 10-15 dakikada rıhtıma gidebilirsiniz. hatta canınız isterse yürüyebilirsiniz de. bir de aracınız varsa göztepe bir yerlere gitmek için daha uygun konumda.

erenköy çarşıya, marketlere ve perşembe günü kurulan semt pazarı sebepli gündelik alışverişe daha yakın. erenköy-şaşkınbakkal-suadiye 15 dakika yürüme mesafesinde.
göztepe'nin dezavantajı kağıt üstünde duraklara yakın, alışveriş olanakları çeşitli ama sokakların yapısı sebepli erişim daha uzun, sonuç olarak her şeyin ortasında kalıyor.

kaptan arif inşaat kamyonlarının sıklığı sebebiyle gürültülü ve toz toprak içerisinde olur. göztepe kentsel dönüşüm hareketliliğini atlatmış sayılır. daha sakindir. bölgedeki tek gürültü kaynağı meslek lisesi'nin okul zili olabilir. onun dışında evin aydınlığı ve esinti olması önemli kriterler. daire konumuna bakmak lazım.

"ne kadar oturmayı planladığınız" ile kastettiğim ise şu: evler aynı özelliklere sahipse normal şartlarda erenköy'ün daha pahalı olması lazımdı. kaptan arif'teki ev bu gözle bakınca "fırsat"mış gibi gözüküyor.
0
tnz
(21.08.26)
caddede yaşayan biri olarak caddeden ne kadar uzaktaysa ve alternatif ulaşım güzergahlarına yakınsa o kadar iyi. Bağdat caddesi artık istanbulun en leş caddesi oldu, üstüne de toplu taşıma sadece sahil aksında var, sahile gidilmeyecekse daima kadıköye gidilmesi gerekiyor.
0
denizgonen
(22.08.26)
(25)

şekersiz soğuk içecek

kibritsuyu
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğ
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğuk çayı niye illa şekerli üretiyorsunuz? kola mesela, şeker koymayınca çok mu iğrenç oluyor acaba, tadını seviyorum, şekerini sevmiyorum.

içinde doğal olarak şeker bulunan meyve sularına yapacak bir şey yok tamam. mesela file market'te sorbe marka içecekler var mesela, sıradışı detoks, vitamin deposu falan diyor. ama neymiş, hurma suyuyla tatlandırılmış, güya sağlıklı. sorbedrink.com

yav tatlandırmasak? tatsız olsun. şeker tadı verecek, benim tatlı isteğimi dürtecek bir madde olmasın? gerçekten yok mu böyle içecek? kışın demlediğim ıhlamuru soğutup, buz atıp içiyorum mesela, mis gibi oluyor. ama ben marketten de girip alıp içebilmek istiyorum. hepsi mi tatlı, hepsi mi şekerli?
+3
kibritsuyu
(19.08.26)
ayran
sekersiz limonata
sekersiz kola
sekersiz ice tea da vardir diye dusunuyorum.

bunlar olmaz mi?
-6
baldur2
(19.08.26)
PİN diye bi şey bence sikimsonik bi tadı var ama şeker hissi vermiyor pek.
0
kizil karga
(19.08.26)
şekersiz limonatada tatlandırıcı var. şekersiz kolada da tatlandırıcı var. şekersiz ice tea zaten hiç görmedim. ha istersem onun da tatlandırıcılı olanı var. ama ben tatlılık istemiyorum. tatlı olmasın.

ayranı bu tarz soğuk içeceklerle aynı sınıfa koymak istemedim.
+2
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
yav limonlu soda alıyorum dümdüz olmasın biraz aromalı olsun diye, o da şekerli.

lan şeker tadı veren şeyi koymadan sadece limon tadını koysan olmuyor mu? beypazarı sade sodaya bildiğin sarı limonu ortadan kesip sıkmışlı içeceğin hazır şişede olanı mesela. tamam limon aromasına da razıyım, hakiki limon sıkacak halleri yok. marketten alıp dikeyim.

derdim sağlıklı olsun falan diye değil, aromaya şekere karşı da değilim. sadece tercih meselesi, bazen de içtiğim şey tatlı olmasın istiyorum.
+3
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
teakina (macro’da var)
0
eileengray
(19.08.26)
züber'in ice tea'si olmaz mı? koruyucu, şeker ve tatlandırıcı yok diyor.
0
orient blue
(19.08.26)
maalesef bu duruma ben de sinir oluyorum. markete girdiğimde önüm arkam sağım solum şeker. hızlıca tüketebileceğim ne varsa şeker.
ayran, maden suyu, şalgam alternatifler ancak.
0
rayde
(19.08.26)
ice latte içiyorum şu an. evde kendim yapıyorum şekere de ihtiyaç olmuyor mis.
geçen gün canım çok latte çekti dedim bakkalda teneke kutuda benzer bişiler oluyor. nescafeninkini aldın 2 yudum sonra çöpe attım böyle kötü bir şey olamaz.
0
neira
(19.08.26)
evde kendim yapıyorum zaten, limonlu soda istersem soda açıp limon sıkıyorum, yeşil nane atıyorum, tarçınlı karanfilli zencefilli zerdeçallı ıhlamur kaynatıp soğutup buz atıp içiyorum, kahvaltıdan artan çaya limon sıkıp, sulandırıp buz atıp içiyorum falan.

ama insan sokakta sıcaklayınca da markete gidip alıp içmek istiyor.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
Yurtdışında şekersiz ve tatlandırıcı olmayan tek içecek meyveli soda. Yüzde 99.9 su geri kalanı meyve aroması (perrier, st pellegrino, badoit falan).

Ben de açıkçası Türkiye'de olmasını isterim. Ben çok severek içiyorum bu limonlu, misket limonlu, greyfurtlu falan sodalari.
Onun dışında büyük markalar için bahsettiğiniz şeyin mantığı yok. Içinde şeker olmayan ve tatlandırıcı olmayan ürünü içmek isteyen niş bir kitle var.
Sodalarda olmama sebebi de çoğu kişinin onu su yerine içmesi.
Biraz arz talep meselesi.
0
logisticsmanager
(19.08.26)
dünya sağlık örgütü bile ilaçların, takviyelerin içinde belli bir oranda şeker olması gerektiğini şart koşuyor.

bağımlılık yaratmak için bunlar.
ayrandan başka seçenek yok sanki ama onun da etiketini okumanızı tabsiye ederim. şalgamda doğal şeker var.

şeker orucuna girdikten sonra şeker oranlarının korkunç boyutta olduğunu anlayabiliyorsunuz. salça bu konuda başı çeker.

sizinle aynı nedenden sadece su içiyorum senelerdir.
-3
janderzel zartanyan
(19.08.26)
@janderzel; abi salçada olan domatesin sekerinden bahsediyor olmayasin? Merak edip baktım, içine şeker katılmış salça bulamadım.
Yüz gram domateste 3-4 gr şeker varmış. Baktım 100 gr salça için 500-600 gr domates lazım. Etti sana 14-15 gr şeker 100 gr salçada.
Bir de WHO'nun ürünlere şeker koyun dediği yeri okumak isterim. Google'de çıkmıyor.
+1
logisticsmanager
(19.08.26)
Sizinle aynı dertten mustaribim seçenekler sınırlı ne yazık ki, gazlı içeceklerde maden suyu ve soda dışında çok bir şey yok, soğuk kahveler var, bira ve türevi içecekler var (bunlarda baya şeker var aslında ama ben tada göre konuşuyorum), süt grubu var; süt, ayran, kefir. Eğer varsa marketlerdeki diyabetik gıda reyonlarında da bir şeyler oluyor illa ki ama bunlara da her zaman denk gelmek zor bunların da büyük kısmı tatlandırılmış zaten ve ayrıca buz dolabında da olmuyorlar. Bir keresinde cidden şekersiz bir limonataya denk gelmiştim ama şimdi marka hatırlayamıyorum ne yazık ki, ama var böyle bir şey. Yine denk gelmesi zor gurme marketlerde hurmasız falan da detoks içecekleri oluyor.

Tonla şey saydım ama çoğuna denk gelmek zor, hepsini aynı yerde bulmaksa imkansız gibi bir şey ne yazık ki. Çok saçma bir iş gerçekten.
0
akhenaten
(19.08.26)
dediğim gibi. sıkıntım şeker içeriği ile değil. sıkıntım o "tatlı" dediğimiz tat ile. yani coca cola zero'da hiç şeker yok, ama tatlı. salçaya gelene kadar, sodaya sıktığım limonda bile şeker var ona bakarsan, ama o tatlı değil. içerdiği şeker miktarı problem değil, tadı tatlı olmasın.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
meyan kökü serbeti. adanada çok yaygın gün içinde denk gelmemek mümkün değil. izmirde sabit bir yerde satan yok. seyyarlar da çok az ve denk gelemiyorum bir türlü. adının şerbet olduğuna bakma şekersizdir kendi doğal bir tatlı tadı vardır ama belli belirsizdir. inanılmaz da faydalıdır. ayrıca buzzz gibi satılır. çok kısa bir videosu:
www.youtube.com
0
ground
(19.08.26)
eksisozluk.com
aradiginiz seyin adi mugicha. türkiye'de markette satilmiyor ama evde yapmasi cok kolay. ister kendiniz kavurun, ister poset seklinde alip demleyin, cok basit sekilde litre litre icecek hazirliyorsunuz. sonra termosa doldurup yanima aliyorum ben.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Maden suyuna sallama mangolu yeşil çay koyuyorum güzel oluyor, şekersiz hafif aromalı.
+2
ekimoloji
(20.08.26)
Ben aynı sorunu şekeri iyice azaltıp beslenmeme dikkat ettiğim zamandan beri yaşıyorum. Özellikle cin ile kokteyl yapabilecek şekersiz bir hazır içecek bulamıyorum. Cola zero'nun tadını seviyorum ama piyasada şekersiz diye satılan diğer tatlandırıcılı soğuk çay, limonata gibi ürünler aşırı şekerli geliyor içemiyorum. Ben çözüm olarak koruk suyu buldum köylerden bulamadığımda erik suyu alıyorum. Soda ile karıştırıyorum biraz zero tonik ekliyorum. Sırma maden suyunun erikli olanını da yeni keşfettim o da al iç ürün arıyorsanız iş görür.
0
creepy
(20.08.26)
içinde şeker olması ok ama şeker tadı baskın olmasın istediğim zamanlarda avşar'ın değişik maden suları var onları içiyorum.

sirkeli
tuzlu erik
volkanik vs.


benzer değil ama benim de içecek konusunda en çok istediğim şeylerden birisi: lipton ice tea'nin sparkling ice tea'leri geldi türkiye'ye. yurtdışında bunların şekersiz (sizin istemediğiniz şekilde tatlandırıcılı) versiyonları var. ama türkiye'ye bu şekersizler gelmedi. olsa bu yaz en çok tükettiğim içecek olurdu muhtemelen.
0
a darkness coming
(20.08.26)
bira var?
+1
co2s2
(20.08.26)
Kombucha, soğuk kahve vb.
Şalgam
(Alkolsüz yahut light) Bira
Turşu suyu
Ayran (Ekşi, Naneli, fesleğenli, acılı, semizotlu, sodalı vb.)
Churchill
Biyam var şeker ilavesiz ama meyan kökünden ötürü şeker içeriyor.
Soğuk arpa çayı.
Aromalı sular.

Bunlardan bazılarını çiğköftecilerde, bazılarını kahvehanelerde, bazısını coffee shoplarda, bazısını marketlerde bulabiliyorsunuz. Şanslıysanız, sokakta satılanına da denk gelebilirsiniz belki…
0
yadigar
(20.08.26)
yanıtları okumadım ama ben soğuk buzlu çay ya da ice latte/americano içiyorum.
0
deartheodosia
(21.08.26)
Obsesso'nun sade siyah kahvesi var.
0
peki madem
(21.08.26)
BİM’e kuzukulağı ve limonlu bi içecek gelmiş 2 gündür alıyorum. Tadını ben çok beğendim. Karbonhidrat ve şeker 0 yazıyor etiketinde. Biraz pahalı bi şişesi 25 tl ama bence değer güzel gidiyor.
0
naksidil
(21.08.26)
Soda makinesi ve tupu alip suya gaz basip ufaktan aroma atabilirsiniz, ornegin limon suyu, demlikten biraz cay, ne bileyim tarcin vs
0
The_Lollok
(21.08.26)
(7)

Yıllık izin süresi hesaplama

niyazi mısri
Merhabalar 7 Eylül 2021'de işe başlamış birisi olarak 7 Eylül 2026'da 14 gün mü yoksa 20 gün mü yıllık izine hak kazanacağım? Teşekkürler
Merhabalar 7 Eylül 2021'de işe başlamış birisi olarak 7 Eylül 2026'da 14 gün mü yoksa 20 gün mü yıllık izine hak kazanacağım? Teşekkürler
0
niyazi mısri
(18.08.26)
14 gün
0
elorelia
(18.08.26)
14 gün.

bi sonraki sene 20 gün olacak.

edit:
20 gün diyenler yasayı tam anlamamış heralde. neyse eylül gelince görürsün.

şöyle düşün işe başlayınca 14 gün izin verilmiyor. tam 1 sene sonra veriliyor. bu da aynı mantık.
0
jelly bear
(18.08.26)
Yasaya göre 1-5 yıl arası (5. yıl dahil) 14 gün izin hakkı oluyor. Yani 5 kez 14 gün izin hakkı olacak, sonra 20 olacak. 7 Eylül 2026'da 5. kez 14 günlük izni hak edecek.

Cevap 14.
0
himmet dayi
(18.08.26)
Ben beş yıl dolduğu için 20 diye düşünüyordum ama şirkette sizin gibi diyor üzdü neyse teşekkürler
0
🌸niyazi mısri
(18.08.26)
20 değil mi yahu. ben 15 mart 2021 de işe başladım 15 mart 2026 da 20 gün iznim geldi? Yani bu olayı bir kaç ay önce yaşadım. Şirket kıyak mı geçmiş bana
0
rayde
(19.08.26)
7 eylül 2022'de 1 yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2023'te 2. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2024'de 3. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2025'te 4. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2026'da 5. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün

bundan sonra 20 gün olacak.
0
kibritsuyu
(19.08.26)
hizmet süresi beş yıldan fazla olanlara 20 günden az olamaz diyor. işyerinde 5 x 365 gün çalıştıysanız 20 gün izin kullanmanız lazım bence.

Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri
Madde 53 - İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
Az olamaz.
0
co2s2
(19.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-2
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(16)

Emlak satis isi

lina
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.

Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini satar satmaz komisyonla o ulkede villaya tasinmis... tek bir evin satisindan kalacak para olarak 600, 700 binden (tl olarak) bahsediliyor.

Birikim yakip bu yola girer miydiniz?

Buradaki kosullariniz ise 60 binle maasli calisansiniz. Ev yok, araba yok, anca hayatta kaliyorsunuz.

Ama gidip 3. Ay hala satis yapamazsaniz geri gonderileceksiniz ve dondugunuzde bu 60 binlik isi de bulamayabilirsiniz bi daha. Nitelikten bagimsiz konusuyorum bu konuda, hemen aranan eleman degilsinler gelmesin lutfen, piyasa berbat, ne kalifiye tanidiklarima 40 bin teklif ediliyor 40 yilin basi cikan is firsatlarinda.

Konuya donersek ulke bir avrupa ulkesi degil. Ve bu paralar kazaniliyor mu gercekten bu iste? Illa satilir gibi de geliyor aslinda bir ev. Ayrica Is teklifi sadece bana gelmedi, koca bir grup goturulecek, tutunabilen tutunacak seklinde.
0
lina
(14.08.26)
Kazanılıyor maalesef
0
Cezcez
(14.08.26)
kazanılır şöyle düşün 500 bin dolara ev satsan yüzde 3 komisyon alsan 15 bin dolar eder. az para değil.
denenebilir bence.
0
jelly bear
(14.08.26)
Bir körfez ülkesinden bahsediyorsak, zamanlama olarak çok da hevesli olmazdım.
0
Mirket
(14.08.26)
Burada kilit kelime villaya taşınmış.

Herhangi bir şemada size lüks arabalı aynı işi yapan,villaya taşındı denilen ,köpürtülüp iştah kabartan sunum yapılıyorsa bunun sonunda ya ponzi çıkar ya dolandırıcılık.

Kısaca seni dubai ,gürcistan vb.ne götürecekler,ordaki projeyi birilerine pazarlamanı bekleyecekler.olursa olur suyu olmazsa pilav suyu olacak.eskiden bu işlerin ahlağı vardı giderkende iyi paralar ödüyorlardı,artık onuda kaldırmışlar.

Gitttiğin yerde yaşayacakların çok ahlaklı olmayacak.
+3
duptıs
(14.08.26)
ilk komisyonla villaya taşınmış olmak yanıltıcı bir ifade bence. villada oturmaya devam edebilmek önemli.

bu tarz "şu işte acayip para varmış" şeklindeki tevatürlere, hele hele emlak satışı gibi eğitim gerektirmeyen (tıp okumak, mühendislik okumak gibi) işler için, "o halde neden herkes bu işi yapmıyor?" diye bakmak lazım.
0
co2s2
(14.08.26)
Aman, dolandırıcılık olmasın... Çin mafyasının Kamboçya gibi uzak doğu ülkelerindeki modern köle ticaretinden haberdar mısınız? "Viila" ve "Komisyon" anahtar kelimeler. Bir araştırın internetten, tuzağa düşmeyin, maazallah hayatınız kaymasın.

Linkteki olayı mutlaka okuyun:
eksisozluk.com

Yine konuyla ilgili:
home.treasury.gov
freetheslaves.net
link.springer.com

Laos, myanmar, filipinler, kamboçya gibi uzak doğu ülkelerinde çinli mafyatik oluşumların böyle tuzakları var.
0
yadigar
(14.08.26)
Calisanina deger veren firmalar yurt disi yer degisimi istedigi calisanina bu sartlardan iyi imkanlar teklif ediyorlar. Sizin teklifte bu deger olmadigi gibi muhtemelen calisan bile sayilmayacaksiniz. Calisan degilseniz araci size ne katacak bunu iyi degerlendirmek lazim. Daha da onemlisi calisan olmayip "geri gonderilecek" biri iseniz pasaportunuza el koyuyor olabilirler, bu da her turlu suistimale acik bir durum olurdu. Belirsiz bir "cok para" bir havuc olarak sunulduysa daha da dikkatli olmak lazim.
0
osssy
(14.08.26)
Abi acayip dolandırıcı işine benziyor.
Yani yanlış anlama da dolandırıcıların tam aradığı insan modelisin; az maaştan bıkmış, ancak hayatta kalıp kaçış yolu arayan.
En basiti ilanları senin adın soyadınla açıp parayı senin üstünden döndürüp sonra polisle senin basının derde girmesi.
Misal sallıyorum proje ev olur, evin emlakçısı sensin, evi satan sensin. Para senin hesabından döner ve hop o ev verilmediği zaman sana patlar.

Sen 60 bin lira alan biri olarak yurtdışında emlakçı olacaksın ve vaadlerden biri "o kadar para var ki villaya geçti" olacak.
0
logisticsmanager
(14.08.26)
Hepinizi katilmakla birlikte, o ulkede cok iyi bilinen bir sirketmis bu. Orada bir sure yasamis kisilerden bizzat duydum. Adi sani var. Logistics o tarz bir sey degil. Ama hala red flag benim icin de. Ama bir yandan yoksa ciddi bir firsat mi kaciyor diye dusundum. Ama en onemlisi neden ben mesela? :) su ilan senin adina acilir hic aklima gelmemisti, olabilir her sey haklisiniz
0
🌸lina
(14.08.26)
Abi peki anlamadığım şey;
Bu şirketin olduğu ülkede adam yok muymus?
Misal dubai'de adam olmadığı için fabrikada çalışmalık insani hindistan, filipinlerde falan arıyorlar. Onu anlarım.
Sen sana deli paralar kazandıracak emlakçılık işi için Türkiye'den adam mı getiriyorsun?
Buna ek olarak şirket çalışanı olmadan (sigorta yok) nasıl o ülkede çalışacaksın onu da anlamadım. Böyle rastgele kapısı açık olup adam alan hangi ülke var?
+2
logisticsmanager
(14.08.26)
60binlik işi emlak satış işinin yürümeyeceğini biliyor olsam dahi sadece deneyim edinmek bir şeyler öğrenmek için bile düşünmeden yakarım. Emlak kendi alanınsa eğer ve yeteri kadar idare edecek birikimin varsa yapmalısın bunu. Hangi ülke bu? Tek başına da değilsin ekipce gidiliyor. Daha ne kadar iyi olabilir ki.
0
beyfendi
(14.08.26)
ortada tuhaf bir seyler var. yazildigi gibi boyle bir is imkani varsa neden baskasi yapmiyor onu anlamak lazim. boyle firsatlar icin hayrina adam toplayip goturmezler. sana gelene kadar ese dosta paslanir gercek bir firsat olsa.

bir de ulke de onemli burada. her ulkenin hukuku farkli. ulkeye nasil gireceksin? turist olarak girip mi calisacaksin? parayi yatiracaklari ne malum hicbir kaydin kuydun yoksa. sigortasiz orada calistigin icin nezarete atilip deport edilme ihtimalin bile var.
+1
antikadimag
(14.08.26)
bahsettiğiniz büyük para orası için çok büyük olmayabilir. mesela 3 ayda ev satması gerekiyor demişsiniz; o zaman 3 ayı bir ev satmak için frekans olarak baz alırsak mesela 600bin tl nyc’de 3 ay geçinebilmek için iyi bir para değil. ülke önemli diyorum ve bu iş oranın yerelleri tarafından neden yapılmıyor +1.
0
eileengray
(14.08.26)
ek is olarak emlakcilik yapiyorum. zaten insaat sektorundeydim, emlaga ordan bulastim. 3 senedir kovaliyorum ama isler kesat.

yasadigim sehirde 10bin emlakci var, ve bunlarin sadece %5i bu isten fulltime gecimini saglayabiliyor. %95'inin ya ek isi, ya da acliktan agzi kokuyor.

cunku ev satmak da, ev alacak musteri bulmak da o kadar kolay degil. parasi olan asiri nazli, gercekten ev almak isteyende de para yok.

tek evin satisindan 600-700bin tl alabilirsin ama onun icin milyon dolarlik ev satman lazim, onu da satacak adam neden daha ulkeye yeni gelmis birine guvensin, sen daha evin oldugu muhitin ismini bilmiyorsun, adam iki soru sorsa kitlenip kalacaksin??

belese peynir fare kapaninda olur, bobrek.avi.
bulasma
0
cooperr
(15.08.26)
Öncelikle işin hangi ülkede olduğuna göre işler değişir. Mesela dubai ise bombalar yüzünden işler kesattır. Afrika ülkeleri ise dolandırıcılık çetesi kaçırabilir size illegal işler yaptırmak için. Özetle sıkıntılı ülkelerden biri ise uzak durun.
0
filipis
(15.08.26)
ülkeyi niye gizli tutuyorsun ki?
0
parka
(15.08.26)
(7)

herkesin AI uzmanı olması

xportant
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI enginee
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI engineer, strategist, enthusiast, expert, consultant. Bu kişiler örneğin bir AI projesi yapıp teslim edebiliyorlar mı yani?
0
xportant
(14.08.26)
LinkedIn'de aktif olan kişilerin genel bir stereotipi var: O dönemde ne popülerse onun üzerinden kendi profillerini parlatma çabası içindeler. Bir ara hepsi data engineerdi, sonra blockchain uzmanı oldular ve uzun uzun nasıl da dünyayı değiştireceğinden falan bahsettiler, ardından NFT geldi ve bize hemen sanatın ve medyanın nasıl değişeceğini anlattılar... Şimdi de herkes AI uzmanı işte.
+8
salihdt
(14.08.26)
Eskiden nft'ci, bitcoinci, blockchainci olan herkes ai'ci.
+1
logisticsmanager
(14.08.26)
herkes her seyci zaten baba. bosver.
0
baldur2
(14.08.26)
Artik ucretsiz kurslar da cok fazla. Bir giris kursu aliyorsunuz, sertifika veriyorlar. Ayrica Linkedin'de o sertifikalari paylasmak onemli (sanirim). Eskiden herkesin blockchain'ci oldugunu dusunmuyorum. Belki datayla ilgili bir sey olabilir. Bunun nedeni AI yatay kesen bir sektor. Yani her sektoru, sirketi, pozisyonu etkileyen bir sektor. Biraz Internet kullanmayi bilmek veya Excel bilmek gibi bir sey oluyor. Blockchain oyle degil.
-1
Sour
(14.08.26)
ben de AI uzmanıyım. dün chatgpt'ye girdim. sallamak bedava.

referans sorsan yok.
0
co2s2
(14.08.26)
Baktim cok nadir tek tuk kiside var, yani profile baksam daha fazladir ama baglantilarim sayfasinda durum boyle. Yaptigi isi bildiklerim de var, teknik destek veriyor gorece basit meselelerde mesela, belirtmis ama bu bir nevi sirket politikasi gibi birsey olmali. Sirket kendi adinin yanina ek bilgi olarak AI eklemis zaten, o da oradan eklenmis olmali.
0
mbond
(14.08.26)
Ai danışmanı/consultant diye bi iş kolu olması ve bunu kendine yakıştırmak çok komik değil mi.

ai ye zaten ne sorsan söylüyor araya bir kişi daha girince ne değişiyor ki. benim kaçırdığım başka bir şey mi var.
0
duyuruuser
(14.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(13)

kuzenimin kezbanliginin sebebi ne

Purple life
kuzenimi anlamaya calisiyorum. kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile
kuzenimi anlamaya calisiyorum.

kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile tarafindan empoze edilmez ama cok karisilmaz da. maddi acidan cok rahat büyümüs de birisi.

hoslandigi tipler: ataerkil, dindar, yetisme tarzi maddi olanaksizliklarla gecmis (yargilamiyorum, benim de öyle gecti), kuzenimin kiyafetlerine karisan ve asiri anneci tipler. bizim ailemizde arabaya hic önem verilmez mesela. hatta yüksek kalite araba potansiyel masraf gözüyle bakilir. bu cocuklar sonradan görmelik mi yoksa genc erkek olduklari icin midir nedir hep gelirlerine göre asiri pahali araba aliyorlar. buna mi tav oluyor nedir anlamadim.

kuzenim saf saf bu cocuklardan cok etkileniyor. alkol icmiyor. instagramda islami seyleri takibe aliyor ve likeliyor falan. kaynanasiyla oturuyor sosyallesiyor falan ben sok icindeyim.

bu kiz bunlarda ne buluyor? gercekten anlamak istiyorum.
-1
Purple life
(13.08.26)
Meseleye tek açıdan yaklaşıyor olabilir misiniz acaba,tam bilemedim.
Adamların tam olarak nesine kapılıyor bilemiyorum,belki sadece " kontrol altına alınmış olmak" onu cezbeden.
İslami gönderi vs ye gelince,soyut ve aslını ispatı zor meseleler,göstermelik olabilir.öyle de muhtemelen.
0
denizciman
(13.08.26)
@deniz, kontrol altina alinmayi neden seviyor? dizilerden, tiktoktan falan mi görüyordur?

göstermelik yaptigini sanmiyorum. bence beyni yikaniyor. duygularinda samimi bence ama bir derinligi yok. simdi yine ayrilsa hop eski hayatina döner.
-1
🌸Purple life
(13.08.26)
Rabbim onu islamla şereflendirdi belki de biliyorsun
-1
Hallegadola
(13.08.26)
@halle, oha hic bu acidan düsünmemistim.
-1
🌸Purple life
(13.08.26)
Kuzenini net kıskanıyorsun. Çekemiyorsun. Sadece sosyal medya paylaşımlarına göre çomar tipler diyorsun tanımadığın adamlar hakkında. Önyargıların var. Burada da bizden kuzenin şöyle böyle dememizi bekliyorsun.
-8
Cezcez
(13.08.26)
@cez, cevabin ne yani
0
🌸Purple life
(13.08.26)
Kalp kelimesi köken olarak "kalebe" den gelir. Döner durur. İnsanın iradesine göre döner durur bir hal içinde değişir. Son noktada doğru yerde durması ümidiyle diyelim .
Sevgi işlerinde kişiler kendileri gibi olmayan birine ilgi duyabilir. Örneğin dağınık kadın, hali tarzı düzenli bir erkeğe bağlanabilir.

Zamanında İzmir'den, yurt dışı görmüş , iş gereği sürekli hareket halinde olan bir bayan tanıdım. Osmanlı devletine kültürüne de ilgisi vardı.
-2
diyecevaplandı
(14.08.26)
Tamamen varsayımsal konuşacağım: Bence kuzeniniz orta-alt zekâ seviyesine yakın, dümdüz bir yurdum insanı. Muhtemelen çok da kaliteli olmayan bir eğitim almış, kendini geliştirmek için de pek zahmete girmemiş. Hayatı magazinel yaşıyor; ünlüleri, sosyal medya akımlarını takip ediyor. Yurt dışı gezilerini dakika dakika instada yayınladığına da eminim. Gittiği yerlerin neresi olduğuyla pek ilgilenmeyip bol bol fotoğraf çektirmiştir muhtemelen.

Pek kitap okumadığını, okusa da sosyal medyada popüler olan tırışka şeyleri okuduğunu tahmin ediyorum. İlişkilerinde mantıksal düşünmüyor; zaten genel olarak da duygularını mantığının önüne koyuyor gibi geliyor. Partner seçiminde önceliğinin fiziksel görünüm olduğunu düşünüyorum. Dışarıdan çift olarak nasıl göründükleri muhtemelen onun için her şeyden önemli. Bu yüzden karşı tarafın beyninin içinde ne olduğuyla da pek ilgilenmiyordur.

Bunları eleştirmek ya da küçümsemek için söylemiyorum. Belki de hiç böyle biri değildir ve ben tamamen sallıyor olabilirim. Ama dünyaya bir daha gelecek olsam böyle gelmek isterdim. Kuzeniniz için endişeleniyorsanız hiç endişelenmeyin; muhtemelen hayattan sizin aldığınızdan çok daha fazla keyif alıyordur...
+2
fatihdr
(14.08.26)
Kuzeninin bu tiplere olan hoşlantısı devam edegelen bişeyse eğer, ki yazım şeklinden o anlaşılıyor, kaynanasının olmaması lazım. Ya da ona kaynama dememen lazım.

Kuzenin bence aile profiline uygun hareket ediyor.
0
beyfendi
(14.08.26)
başka bir forumda da erkek tarafının kuzeni de 'kuzenim bu kızlarda ne buluyor?' diye sorguluyodur belki.

size ve bize saçma gelebilir ama demek ki hoşlandığı şey bu.
0
elorelia
(14.08.26)
hep bunlardan hoşlanıyor derken kaç kişiden hoşlandı böyle? 2-3 kişiyse belki denk gelmiştir.
0
co2s2
(14.08.26)
25 yasinda kac tane iliskisi olmus olabilir? Benim bildigim iki uzun iliskisi var iste.
Sonuncusuyla da evleniyor.
0
🌸Purple life
(14.08.26)
@purple bu şekilde bir psiko bozukluk olacaktı,ama üşendiğimden bulup yazamıyorum şu an. Anormal bir durum zaten.
0
denizciman
(14.08.26)
(4)

Kiracı ev sahibi sıkıntısı

metal69
Geçen sene Eylül başında 30 bin liradan girdim, Mart 2026 da Temmuz gibi çıkacağımı söyledim fakat haziranda devam etmek istediğimi belirttim. Devam edeceksen yeni dönemde 45 bin isterim dedi. Ben de Tefe Tüfeden (39-40 bin) gidelim diyince ben 45 bin liraya müşteri bulmuştum, ya 45 verirsin ya çıka
Geçen sene Eylül başında 30 bin liradan girdim, Mart 2026 da Temmuz gibi çıkacağımı söyledim fakat haziranda devam etmek istediğimi belirttim. Devam edeceksen yeni dönemde 45 bin isterim dedi. Ben de Tefe Tüfeden (39-40 bin) gidelim diyince ben 45 bin liraya müşteri bulmuştum, ya 45 verirsin ya çıkarsın diyor.

Ne yapayım ben, bu konuda haklarım var mıdır kiracı olarak?
0
metal69
(13.08.26)
Sözleşmeniz yok mu? Aktif Sözleşmeniz varsa ve eğer anahtar teslim tutanağı yapmadığınız müddetçe veya tahliye taahhütnamesi vermediğiniz müddetçe ev sizin.
0
nuevo
(13.08.26)
çıkacağınızı nasıl belirttiniz? yazılı olarak ev sahibinize bir şey gönderdiniz mi? yazılı olarak bildirdiyseniz ve ev sahibi gerçekten de bir kiracı bulduysa, bunları da kanıtlayabiliyorsa, hakime anlatabileceği bir derdi var demektir.

ancak işin adil tarafına bakalım. ev sahibine çıkacağınızı söylemişsiniz, sonra da boşver demişsiniz. burada problemi siz çıkartmışsınız. kira artış oranından bir miktar yukarıda yapmak adil olabilir. 45 olmasa bile, iyi niyet göstergesi olarak, 41-42 bari teklif edin adama sözlü olarak
+4
co2s2
(13.08.26)
43'e anlaştık, kiracılık zor iş.
0
🌸metal69
(13.08.26)
eşyalı ev mi?
0
sivri_sinek
(14.08.26)
(10)

remote çalışırken kamera açtığınızda ne giyiyorsunuz

xportant
evden çalışırken ve işte kamera açacağınız zamanlar ne giyiyorsunuz? gömlek gibi daha resmi kıyafetler mi tercih ediyorsunuz yoksa daha rahat mı?
evden çalışırken ve işte kamera açacağınız zamanlar ne giyiyorsunuz? gömlek gibi daha resmi kıyafetler mi tercih ediyorsunuz yoksa daha rahat mı?
0
xportant
(13.08.26)
yatarken giydigim tisort. kisin ustune sweatshirt.
+2
lemmiwinks
(13.08.26)
görüşmenin niteliğine göre, resmiyet sıralamasında

ceket, gömlek, siyah tshirt, ev tshirtü
0
duyurukullanıcısı
(13.08.26)
çok önemli bi toplantıysa gömlek. pandemiden sonra ev içerisinde yatağa yattığım kıyafetle dolaşmayı bıraktım. uyanır uyanmaz ev içinde rahatlığı ön planda ama günlük dışarıda giyime uygun kıyafetler giyiyorum ve önemli toplantılar hariç toplantılara ve görüşmelere onlarla giriyorum.
0
a7x
(13.08.26)
alt boxer - üst gömlek
0
HellKeePer
(13.08.26)
çok sık evden çalıştığım için tüm pijamalarımın üzerine beyaz sıfır yaka t-shirt giyiyorum :D hem çok rahat hem de kamerada jilet gibi duruyor.
0
theseachange
(13.08.26)
lemmi+1, günlük giyiniyorum. remote çalışıp bi de gömlek mi giyicem wtf

önemli bi toplantıysa şu tarz baskılı tişörtler:
teeturtle.com
0
aguen
(13.08.26)
aşırı salaş. spor tişörtü ya da normal ev tişörtü. hayatta özen göstermem. normalde evde atletle takılıyorum da kamera açarsam mecbur tişört.
0
jelly bear
(13.08.26)
normal gündelik bir tişört. işim ve şirketim gömlek/ceket giymeyi gerektirmiyor. ofiste de giymiyorum zaten.
0
art cat chocolate
(13.08.26)
işinizi bilmemekle birlikte, polo yaka bir tişört giymek çoğu durumda kabul edilebilir gibi geliyor.
0
co2s2
(13.08.26)
her gün en az 2-3 casual toplantim oldugu icin düz tisört. bazen yattigim tisörtü bile degistirmeyi unutuyorum.
0
sir gawain
(13.08.26)
(12)

2. el arabada km

Purple life
2.el araba alirken su iki araba arasinda (diger kalan tüm özellikler ayni olsa bile) fark olur mu?yani kisa sürede yeni ama yipranmis araba vs daha eski model ama daha genis zamanda kullanilmis arabaA arabasi 2021 model 30.000kmB arabasi 2026 model 30.000km
2.el araba alirken su iki araba arasinda (diger kalan tüm özellikler ayni olsa bile) fark olur mu?
yani kisa sürede yeni ama yipranmis araba vs daha eski model ama daha genis zamanda kullanilmis araba

A arabasi 2021 model 30.000km
B arabasi 2026 model 30.000km
0
Purple life
(12.08.26)
5 yılda bi arabada çok şey değişir. fiyat farklı çok makul olmalı ki a'yı tercih edesin.
+1
jelly bear
(12.08.26)
@jelly, tesekkürler ama ne degisebilir ki?

benim sormak istedigim daha cok ay kmyi 2-3 seneye yayarak yapmak vs arabanin yasi yeni de olsa cok aktif kullanmak. ikincisi birinciden daha cok yorar mi arabayi yoksa km nin ne kadar sürede yapildigi önemli degil mi?
0
🌸Purple life
(12.08.26)
tabi ki fark olur. 5 yılda kasa değişmese bile makyaj yemiştir o araba muhtemelen. Makyaj da yememiş olsun hadi, birebir aynı araba olmuş olsun.

-Birinin garantisi bitmiş, birinin devam ediyor bir kere önemli burası.
-1 yılda 30bin yapan araba uzun yolda yapmıştır o km'yi, 5 yılda yapan muhtemelen şehir içi daha dur kalk trafikte yapmıştır. Malzemenin yaşlanması ve daha uzun süre çalışması vb etkilerden çok daha eskimiş olur 5 yıllık araba.
- İki arabanın iç tasarımında (koltuk, direksiyon simidi, konsol vb.) yıpranmalar eşit olmaz kesinlikle. 5 yıllık araba daha çok aşınmış olur.
+1
bobinhoo
(12.08.26)
yeni daima iyidir. hiç hareket etmediklerini düşünelim. malzeme ömrü bile önemli faktör.
0
lazpalle
(12.08.26)
5 yılda ne olursa olsun fark olur. @konetsu reis bu işi çözer.
0
mikahakkinen
(12.08.26)
Fark olur fiyata göre daima yeni tercih edilmelidir
0
basond
(12.08.26)
Hocam bu öyle ezbere cevaplanacak bir soru değil kesinlikle.

Bir kere araçların modelleri ne? Kim kullanmış nasıl kullanmış... İkisi de ikinci el diye varsayıyorum. İlla yenisi iyidir diye düşünmemek lazım.

Atıyorum biri 2021 model toyota'dır, öbürü 2026 model opel'dir. Ben 2021 toyotayı alırım.

Biri 2021 modeldir ama düzenli yetkili servis bakımı görmüştür. Pırıl pırıldır.
2026 hor kullanılmıştır bir senede eskiyi alırım.

2021 model 2026 model bir araçla aynı fiyat aralığındaysa, muhtemelen daha üst donanım özelliklerine sahiptir, donanım benim için önemliyse eskiyi tercih ederim.

Eski araç daha dayanıklı bir markadır, yeni araç daha kronik sorunlarıyla bilinen bir araçtır eskiyi alırım.

Yani yenisi her zaman iyi diye düşünmemek lazım. Araçlar ne? Modelleri ne? Özellikleri ne...

Ona göre bakılır eskisi mi daha iyi yenisi mi diye
-2
anten
(12.08.26)
yeni araba her zaman daha iyidir. eski arabanın değer kaybı daha hızlı olacaktır.

arabalar her yıl aynı üretilmiyor. her yeni model yılında yenileniyorlar. araç bir yandan iyileştiriliyor, sıklıkla problem çıkartan parçalar daha sağlamları ile değiştiriliyor. 2021 model arabadaki bazı parçalar ile 2026 modeldeki bazı parçalar aynı değil.
0
co2s2
(12.08.26)
2021 modelin 30 bin olması bence şaibeli.
0
ground
(12.08.26)
Sadece verdiğiniz özellikler baz alındığunda (diğer detayları bilmiyoruz) her zaman eşit km'de yeni olanı tercih etmek mantıklı. Bir aracın bir yılda 30bin km yapmış olması, 5 yıllık bir araçtan daha fazla yıprandığı anlamına gelmez.
0
yadigar
(12.08.26)
@ground, yooo bizim ailenin arabasi 2017 model ve 30k kmde. emekli arabasi. yazliga gitmek icin kullaniliyor sadece o da 70km uzaklikta.
-1
🌸Purple life
(12.08.26)
arabanin aksamlari durdugu yerde de eskir. o yüzden arac ne kadar yeniyse o kadar iyi.
0
sir gawain
(13.08.26)
(3)

Camper / Hotiç / Greyder?

eisberg
Greyder ayakkabıları seviyorum ama son zamanlarda fiyatlar uçtu gitti. Şimdi deri bir sneaker alacağım Camper ve Hotiç Amazon'da iyi fiyatlara denk geliyor. Deri sneaker özelinde taban kalitesi, yürüyüşlerde - ayakta durma vb. durumlarda nasıl sizce bu iki marka?
Greyder ayakkabıları seviyorum ama son zamanlarda fiyatlar uçtu gitti. Şimdi deri bir sneaker alacağım Camper ve Hotiç Amazon'da iyi fiyatlara denk geliyor. Deri sneaker özelinde taban kalitesi, yürüyüşlerde - ayakta durma vb. durumlarda nasıl sizce bu iki marka?
0
eisberg
(12.08.26)
Camper için konuşursam modelden modele değişiyor, denemeniz lazım.
+1
orient blue
(12.08.26)
camper'da rahatsız ayakkabı görmedim daha.
0
co2s2
(12.08.26)
camper bu işe kendini vermiş bir marka. hotiçte öncelik görünüm. hotiçin bir argesinin falan olduğunu düşünmüyorum.
hotiç camper kalitesine çıkamaz.
+1
mikahakkinen
(12.08.26)
(14)

Tüplü Dalış

faberkastelli
Hiç tecrübesi olmayanlar için 4-5 metreye kadar dalış yaptıran yerler var. Denizde yüzerken şnorkelle balıkları izlemeyi falan çok seviyorum, o yüzden de denemek istiyorum. Aranızda amatör bu şekilde dalış yapan oldu mu? Tehlikesi var mı? Bir de Antalya'da tavsiye edebileceğiniz yer var mı bunu dene
Hiç tecrübesi olmayanlar için 4-5 metreye kadar dalış yaptıran yerler var. Denizde yüzerken şnorkelle balıkları izlemeyi falan çok seviyorum, o yüzden de denemek istiyorum. Aranızda amatör bu şekilde dalış yapan oldu mu? Tehlikesi var mı? Bir de Antalya'da tavsiye edebileceğiniz yer var mı bunu deneyimleyebileceğim?
0
faberkastelli
(12.08.26)
bireysellere değil de dalış okullarına gidin köklü
discovery dalış diye geçiyor 15 dakika 4-5 metrede geziniyor. bence bunun yerine direkt 1 yıldız bröve almaya çalışın 18 metreye kadar dalabiliyorsunuz keyfi o zaman başlıyor.
0
croswell
(12.08.26)
Bu konuda benim de merakım var ama maliyet konuları canımı sıkıyor. Birkaç 10000 tl den başlıyor galiba yapay zekadan aldığım cevaba göre.
0
denizciman
(12.08.26)
tehlikesi yok gayet rahat olabilirsin. 5 metre hiçbir şey zaten. 3-4 kere daldım iyiydi gayet. tek sıkıntı basıncı düzgün ayarlayamazsan kulakların ağrıyabilir.
0
jelly bear
(12.08.26)
4-5bindir fiyatı 10bin değil, tehlikesi yok, antalyanın neresinde olduğunuza göre öneriler değişir
+1
jülsezar
(12.08.26)
tehlikesi şöyle yok; dalış öncesi gerekli eğitim ve tanıtım yapılıyor. dalış sırasında kontrol tamamen hoca'da oluyor ve sizi sırtınızdaki tüpten tutuyor. haa oldu ki, panik vs bir sıkıntı hissederseniz, bir palet vurduğunuzda yüzeydesiniz zaten. o derinlikte deko (yüzeye çıkmadan önce bekleme zorunluluğu) falan olmadığı için, buna bir engel de yok. 4-5 m derinlikte hoca sizi gezdirip, balıklara falan baktıracak; isterseniz hatıra fotosu çekecek. olayı bu.
dalışa merakınız varsa bunu bir yapın, sonra sertifika alıp almak istemediğinize karar verirsiniz. tek sıkıntılı yanı, dalış çok keyifli ve fakat ne yazık ki pahalı bir hobi ve insan sürekli fazlasını istiyor :/

antalya'nın herhangi bir beldesindeki turistik limandaki teknelerden birine sabah erken gidip direkt olaya girebilirsiniz. siz deneme dalışına katılacaksınız; aynı teknede yıldızlı dalıcılar da olacağı ve onlar öö ve ös iki dalış yapacağı için, günün kalanında çok güzel koylarda denize girip teknede vakit geçirme imkanınız da olacak. yani tatilinizin bi günü bu aktiviteyle son derece keyifli geçebilir. tekneler çoğunlukla basit öğle yemeği de veriyor; içecekleri satıyorlar. daha fazla bilgi isterseniz, önceki akşamki liman geziniz sırasında, teknelerin önüne kurulan standlardan bilgi alabilirsiniz. standartlar ve fiyatlar aşağı yukarı aynıdır ve bunu korumayanı camia içinde barındırmıyor zaten.
keyifli dalışlar.
+4
lil siztah
(12.08.26)
kısa bilgiler,
tehlikesi yok (yani yolda yürümek kadar tehlikeli ancak)
yine de şunu söylemek isterim, ilk kez tüplü dalış yapacak birisi için beklediğiniz dünyaya giremeyeceksiniz.
bir kere şöyle yarım saat sessiz huzurlu şekilde dipte durur balıkları izleyeyim hali olmayacak. normal maskeyle dalışta nefesi tutuyorsun ama tüplü dalışta sıklıkla nefes alıyorsun ve bu yüzden çok gürültülü. sürekli bılıbılı bılıbılı diye baloncuk sesi olacak. ha sakin kontrollü biriysen bunu azaltabilirsin.
yapamamaniçin söylemiyorum sadece bilgi olsun diye yazdım. bence dene, çok keyifli bir şey.
0
kisa
(12.08.26)
ilker ayrık kanalında son videolarında var kendisi yapıyor vlog olarak çekmiş altında da yaptığı yerin linki var izleyip kendinizde görürsünüz süreci.
0
eja
(12.08.26)
4-5 metreye tehlikesi yok diyenler yanlis soyluyor. Dalis her zaman basinc tehlikesi barindirir. Tehlike yok diyenler basiniza bir saglik problemi gelirse o sende zaten varmis diyeceklerdir, bilgin olsun.
-2
osssy
(12.08.26)
tehlike yok , tehlike var diyenler yanlış söylüyor.

o bahsedilen durum kulak eşitleme vs, zaten seni şaşks diye 5 metreye indirmiyorlar 20 cm altta bile kulaklarını eşitledin mi sorun var mı diyorlar.
0
jülsezar
(12.08.26)
@ossy, boş konuşma lütfen.
dalışta derinlere inildikçe, artan basınçla, solunan azotun fazlası kanda çözünür. ani çıkışta basınç hızla düştüğü için, bu gaz kabarcığa dönüşüp dolaşımda sorun yaratabilir. bu sebeple, çıkarken belli derinliklerde belli sürelerde bekleme duraklamaları yapılması gerekir. son bekleme durağı da 5 metrededir mesela. 5 metrede 15 dk gezinen adam, nerede neyin basınç tehlikesini yaşayacak? sanki bana günde 5 tane teknik dalış yapıyor..

normal eğlence yüzüşü sırasında, nefesini tutarak insan boyunda dalıp-çıkanlar bile, inerken kulak eşitleme yapmazsa ve hızlı çıkışta nefesini tutarsa, rahatsızlık yaşayacağını bilir mesela. bunlar da tehlike değil, anlık ve ufak rahatsızlıklardır sadece.
kısacası boş korkular salmanın manası yok.
+2
lil siztah
(12.08.26)
10m derinlikte basınç iki katına çıkacak. orta kulaktaki havanın hacmi yarıya inecek ve kulak zarı içe doğru vakumlanacak (pv=nrt) sizin de orta kulağa hava verip orta kulaktaki basıncı arttırmanız gerekecek.

bu kadar teknik göründüğüne bakmayın. uçağa bindiğinizde, dağa çıktığınızda, dağdan indiğinizde kulaklarınızda oluşabilen problemin aynısı aslında.

dalış öncesinde hoca size 1-2 teknik anlatacak. aşağı inerken yavaş yavaş inip, bu teknikleri uygulayıp kulaklarınızı eşitlediğinize emin olursanız ve genel olarak da panik yapmazsanız hiç bir problem olmaz.
0
co2s2
(12.08.26)
@lil, terbiyesizlik yapma.
Daha once bahsetmedin, simdi ufak rahatsizlik demeye basladin. Ufak rahatsizlik diye kucuk gordugun sey baska biri icin buyuk rahatsizlik seklinde tezahur edebilir.
-1
osssy
(13.08.26)
terbiyesiz bir durum yok ortada; bilmeden konuşup gereksiz korku salıyorsan, bunun türkçe'deki karşılığı boş boş konuşmadır: içi boş, bilgi içermeyen, amaca hizmet etmeyen vd.
dalıştan önce dikkat etmesi gerekenleri hoca anlatacak ve bu rahatsızlıkları yaşamayacak işte, bahsetmediğim nedir? boş yapmaya devam ediyorsun ne yazık ki..
0
lil siztah
(13.08.26)
Bir sey olmaz dedikten sonra bir sey oldugunda yaninda olacak misin arkadasin? Sen oyle dedin ben farkli soyledim. Konuyu bile anlamadan hakaret ediyorsun. Arkadasin kulak gecmisini biliyor musun? Tibbi tavsiye verebilecek kalibrede misin? Arkadasin mustakbel dalis hocasina kefil misin? Bakin iste bu cahillik.
0
osssy
(13.08.26)
(7)

ebeveynler, nasıl güveniyorsunuz?

mezzosprite
çocuğum kreşe başladı. gün içinde birkaç fotoğraf geliyor ama bunun dışında neler yapıyorlar, çocuğumun ruh hali nasıl, bunları bilmeden nasıl yaşıyoruz?daha önce bakıcıyla evde bıraktığımda aklıma geldikçe göz ucuyla kameradan bakıyordum içim rahatlıyordu, bazen hiç bakmıyordum bile. ama aklıma gel
çocuğum kreşe başladı. gün içinde birkaç fotoğraf geliyor ama bunun dışında neler yapıyorlar, çocuğumun ruh hali nasıl, bunları bilmeden nasıl yaşıyoruz?
daha önce bakıcıyla evde bıraktığımda aklıma geldikçe göz ucuyla kameradan bakıyordum içim rahatlıyordu, bazen hiç bakmıyordum bile. ama aklıma gelince bakabilmek aşırı iyi bi histi.
kreşlerde tabi böyle bi şey yok. bence olmalı, farklı görüşler var biliyorum en azından seçenek sunulmalı bence, isteyen ebeveynler kameralı sınıfa versin istemeyenler kamerasız. bi sapığın çocuğumun sınıfını izlemesi çocuğumun bütün gün benim göremediğim bi ortamda olmasından daha korkutucu gelmiyo bana.
tamam güvenmeliyiz emanet ettiğimiz kişilere ama nasıl güvenebiliriz? yeri geliyo biz bile sinirlenebiliyoruz kendi çocuğumuza, elin insanı hergün bütün gün kendi çocuğu bile olmayan 10 tane bebeyle uğraşıyo. nerden bilicez sinirlenmeyeceğini?
tamam mecburuz güvenicez bunlar profesyonel insanlar, işleri bu, kendilerini kontrol etmenin de en iyisini yaparlar diyelim. buna da varım. ama insan özlüyo ya bi göz ucuyla bakıvermek içimizi rahatlatırdı. poz vermediği bi anda nasıl duruyo, nasıl görünüyo, ne yapıyo, kiminle oynuyo, bunları bilmeden nasıl duruyoruz?
kontrol delisi miyim, fazla mı kaygılıyım, güvensiz miyim, benim gibi düşünen kimse yok mu?
-4
mezzosprite
(11.08.26)
kreşler her bakımdan daha güvenli. bir çocuğu asıl 1 kişi ile yalnız bırakmak çok büyük risk. her şeyi geçtim kadın ölse bayılsa kalp krizi geçirse bile sonuçları vahim olabilir. öğretmenler için 10 çocuğa bakmak 1 çocuğa bakmaktan inanın 10 kat daha kolay. pedogojik kısmına girmiyorum bile. çocukları iyi gözlemleyin. olumsuz bir durumda mutlaka belli eder. suskunlaşır, içe kapanır, korkaklaşır. gözlerini kaçırır. buna benzer bir şey yoksa işler yolunda demektir.
+5
ground
(11.08.26)
1. çocuğu iyi gözlemleyceksiniz. bi şekilde belli eder 2. diğer velilerle muhabbetiniz olsun kulağınıza bir şey gelir olumsuz durum olursa. 3. nispeten oto kontrol mekanizmasının olacağına inandığınız yerlere vereceksiniz müdürün rehberlikçinin vs nin ister istemez birbirini denetlediği 4. merdivenaltı ya da apartman altı kreşlere vermeyin. devlerin bu kreş işini ciddiye alıp kendisinin açması ve el atması lazım ama nerede... ancak kadınlara çocuk yapın diye nashiat ederler.. çocuk sayısının artmasını isteyen devlet bu kreş gibi çok önemli bi konuyu özel sektöre bırakmayacak kendi açacak.
+2
iwillsee
(11.08.26)
Anksiyetinin hafifi hayatta tutar fazlası paranoid eder. Siz sınırdasınız zaten tüm ömrünüzde çocuğunuzu görebileceğiniz zaman dilimi onun ömrünün çok kısa bir bölümü olacak. Siz kamerada izlerken allah korusun kreşte bir şey olsa ömür boyu vicdan azabı çekersiniz. Hayatı olağan akışına bırakmazsak bir olağan dışı oluruz. Kamera yorumunuz anormal bir düşünce.
+1
mikahakkinen
(11.08.26)
kameralı yorumu eleştirenlere bakma benim de 2 yaşında oğlum var aynı şeyi düşünürdüm. kameralı olmasını istiyorum çünkü sınıftan birinin velisinin sapık olma ihtimali çocuğumun gün içinde kötü bakılıyor olma ihtimalinden daha az geliyor bana.

ben bakıcıya baktırıyorum ve çok da güveniyorum neden bakıcıya güvenmediklerini de anlamıyorum insanların. evde kamera var her an bakabiliyorum zaten bir süre sonra insan anlıyor çocuk bu kadını sevdi mi sevmedi mi diye. ama kreşte böyle olacağını sanmıyorum.
şu an çocuğun kaç yaşında bilmiyorum ama ben 3 yaş sonrası kreşe gönderme taraftarıyım çünkü kendisini daha iyi ifade edebilir. o zaman da doğru sorular sorarak anlarım herhalde o şekilde güvenirim kreşe diye düşünüyorum.
-3
yenibirgüzelnick
(12.08.26)
Akıllı saatler var böyle ses kaydeden onlardan alma şansınız olur mu? Çocuğun bileğine takıyorsun ve kulaklıkla çocuğunun sesini ve etrafındaki sesleri duyabiliyorsun.

Çocuğun ne konuşuyor, arkadaşları ve öğretmenleri ne konuşuyor bunları dinleyebiliyorsun. Benim bir tanıdığım çocuğunu bu şekilde takip ediyordu.
-2
rock n roll
(12.08.26)
alışacaksınız. çok çok merak edeceksiniz bir süre. sonra çocuğunuzun genel olarak mutlu olduğunu görüp, siz de mutlu olacaksınız. ama biraz süre geçmesi gerekecek.
+3
co2s2
(12.08.26)
Oğlum kreşe giderken şansımıza özel kreş karşı binaydı direkt, annesi devamlı kontrole giderdi, çocuğun devamlı halini hareketini gözlemlerdik ve bizim korumamızda olduğunu kimsenin zarar vermeyeceğini anlatırdık.

Gün içinde yemek yedi mi, bir problem var mı diye geri bildirim gelirdi.

Esas dikkat edilmesi gereken ortam ne kadar güvenli, misal her zili çalana kapıyı açıyorlar mı, dış kapıyı açık bırakıyorlar mı, oyun saati bahçede çocukları başı boş bırakıyorlar mı.

Bence en önemlisi sınıftaki diğer çocuklar, üst yaş gurupları zorbalık yapmaya çalışabiliyor, agresif uyumsuz çocuklar olabiliyor. Bunların önlemini de birisi fiziksel temas sınırınıbaşarsa ağzının üstüne vurma yetkisi vererek çözdük, sıkıntı çıkarmaya çalışan çocuklar şamarı yiyince sınırlarını öğrendiler.
0
kimlanbu
(12.08.26)
(9)

İlkokula başlayacak çocuğa akıllı saat alınır mı?

boyalı kuş
Arkadaşımın çocuğuna hediye olarak almak istiyor. Fiyat yüzünden almamı istemeyecektir o yüzden ona soramıyorum. Çocuklar için olan akıllısaatlerden almayı düşünüyorum yaş olarak erken mi olur yoksa okula başlayacağı için iyi mi olur? Ürün öneriniz olursa sevinirim.
Arkadaşımın çocuğuna hediye olarak almak istiyor. Fiyat yüzünden almamı istemeyecektir o yüzden ona soramıyorum. Çocuklar için olan akıllısaatlerden almayı düşünüyorum yaş olarak erken mi olur yoksa okula başlayacağı için iyi mi olur? Ürün öneriniz olursa sevinirim.
0
boyalı kuş
(11.08.26)
Nerde ne amaçla kullanacak? Okula giderken kullanmak yasak bizim okulda mesela
0
mavibalık
(11.08.26)
bence çok erken, o yaştaki okul bebelerinin akıllı saatleri konum paylaşan şeklinde çok basit modeller var ondan olabilir. basınca anasını babasını aradıkları vs. normal kullandığımız tarzdakiler çok abartı olur çocuğun da anlayacağı bir hediye olmaz. ben anne babası olsam taktırmam o yaşta, hediye de boşa gider kabul etmezdim.
+1
erty_ksk
(11.08.26)
Bence de daha erken.
+1
cccbehzatccc
(11.08.26)
akıllı saatten kastınız TCL MT42 gibi çocuk saatleri mi? yoksa Apple Watch, samsung watch gibi şeyler mi?
0
co2s2
(11.08.26)
O yasta cocuk akilli saati napicak… gereksiz bence.

Ailesi de onaylamayabilir sonucta. Cocuk hediyeyi görse takicam ben diye tutturacak. Olmaz o is.
0
Purple life
(11.08.26)
Tcl marka almayı düşünmüştüm. Okulda yasak olabileceği aklıma gelmemişti.
0
🌸boyalı kuş
(11.08.26)
Telefon bağlantısı gerektiriyor. Alınmaz.
-6
arbre
(11.08.26)
Tlc marka var bizimkinde ama site bahçesinde oynarken takıyor, hem arayabiliyor hem haritadan konum bakılıyor
0
mavibalık
(11.08.26)
İlkokulda alınır ama ilk senede değil bence.

Bizim kızda var TLC nin bir modeli.

- Sim kart gerekiyor evet ama aylık çok komik paralara alıyorsunuz çocuk için sim kartı. hatta sizin numaranızın bir rakamının değişiğini veriyorlar.
- Gps'ten takip edebilmeniz, belirlediğiniz alan dışına çıktığında bildirim göndermesi güzel.
- Çocuk dilediğinde sos gönderebiliyor bi tuşa basılı tutarak.
- Acil durumda sizi hızlıca arayabilmesi sesli ve görüntülü olarak güzel bir şey. Görüntü kalitesi berbat tabii ama konu o değil burada malum.
- Sadece belirli kişileri arayabiliyor ve arama alabiliyor rehberdeki. Başkaları bu numarayı arayamıyor siz rehbere eklemedikçe.
- Saatin kendi uygulaması var oradan hem aile bireyleriyle bireysel, hem de grup yazışması yapabiliyor çocuk.
- Okullarda ve sınıflarda yasak evet ama çantada durmasında sakınca yok.
- Sadece gps'ten takip için airtag gibi çözümler/hediyeler daha mantıklı olabilir.


Özetle bence güzel bir hediye. Şu an kullanmasalar bile illa kullanırlar ilkokul sürecinde.
0
la traviata
(12.08.26)
(7)

Kaza Yaptım. Şimdi ne olacak?

depresif çocuk
Dün bir araç, hatalı biçimde benim arabama arkadan çarptı. Polis çağırdıl ve tutanak tutuldu. Kim hatalı konusunda net bir ifade olmasa da çizilen krokiden ve fotoğraflardan karşı tarafın kusurlu olduğu anlaşılıyor. Bu nasıl karara bağlanacak bilemedim. Sigorta ve kaskom var. Şimdi ne yapmalıyım? Se
Dün bir araç, hatalı biçimde benim arabama arkadan çarptı. Polis çağırdıl ve tutanak tutuldu. Kim hatalı konusunda net bir ifade olmasa da çizilen krokiden ve fotoğraflardan karşı tarafın kusurlu olduğu anlaşılıyor. Bu nasıl karara bağlanacak bilemedim. Sigorta ve kaskom var. Şimdi ne yapmalıyım? Servise mi götüreyim doğrudan? Bir de benim cebimden para çıkar mı bu iş için? Ayrıca değer kaybını almam mümkün olur mu?
0
depresif çocuk
(10.08.26)
Servise götürün. Kaskonuzun anlaşmalı olduğu servise götürmeniz daha iyi olacaktır. Karşı tarafın sigortası, ruhsatı ve ehliyeti de gerekli. Danışman dosya açacak, eksper gelecek falan. Kime ne yazdılar falan ufak tefek şeylere takılmayın, ama takip edersiniz arkadan çarpan araca kusur vermemişler gibi absürd bir rapor çıkarsa itiraz edersiniz.
0
malheiros
(10.08.26)
@malheiros ek yapayim, eksper gelecek demissiniz, neye bakacak? ondan once servise goturmek dogru olur mu veya dosyadan once?
0
Sour
(10.08.26)
direkt yetkili servise götürün tutanakla. onlar halleder. kaskonuzun yetkili servisi kapsadığını varsayıyorum.

birkaç ay sonra hasara göre değer kaybı alabilirsiniz karşının sigortasından. tutanağı en geç 5 günde falan teslim etmen gerekir. eksperle falan siz ilgilenmiyorsunuz siz tutanağı teslim ediyorsunuz servis her şeyi halleder. arkadan çaprtıysa kusur büyük ihtimalle %100 karşıdadır zaten
0
jelly bear
(10.08.26)
kaskonuz varsa kim hatalı vb bunları dert etmeyin. kaskonuzu arıyorsunuz, size yakın anlaşmalı bir servise yönlendirirler. ıslak imzalı tutanak(e-tutanak değilse), karşı tarafın trafik sigortası, karşı tarafın ehliyet ve ruhsat kopyaları, kaza fotoğrafları ile servise gidersiniz. aracı teslim ettikten sonra 2-3 gün eksper bekleme süresi olabilir. eksper tutanakta yazılanlar ile araçtaki hasarın uyumlu olup olmadığına(sigorta dolandırıcılığına karşı), aracın hasar durumuna, tamir edilip edilmeyeceğine karar verir(yüksek hasarlı kazalarda tamir yerine perte çıkarabiliyor), nadir olsa da ek bilgi almak için eksper sizi arayabilir. dosya açıldıktan sonra dosya numaranız ile kaskodan ikame araç talep edebilirsiniz, ikame araç süresi tamir süresinden bağımsız kaskonuzun kapsamına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. arada servis ile görüşüp tamir ile ilgili bilgi alabilirsiniz. bu süreçte cebinizden para çıkmaz. kusur karşıdaysa kasko karşının trafik sigortasından ücreti temin eder, sigorta teminatından yüksek/karşılanmayan bir şey ise de karşıyı mahkemeye verir masrafı rücu eder.
0
late viper
(10.08.26)
@sour
eksper için serviste servis danışmanı dosya açıyor. bu dosyaya eksper atanıyor gibi düşünün. siz kendi başınıza evinize eksper çağıramıyorsunuz diye biliyorum veya yanlış biliyorsam bile bu işin usulü ve herkesin yaptığı serviste dosya açtırmak şeklinde...
+1
malheiros
(10.08.26)
Kendimizi haklı gördüğümüz kazalarda hakli taraf karşı taraf cikabilir. Kasko varsa bunun önemi yok, kafaya takmaya değmez, kasko olmasaydi anlamı olabilirdi. Siz fotolari dogru cekmekle yükümlüsünüz, gerisi trafik kazasını inceleme heyeti denen kişilerde. Haklılığınıza guvenmeyin, raporda yazilanlarin anlami yok, karşı taraf “tüm eseklik bende, gittim adamin arabasina dan diye vurdum” yazabilir, önemi yok, fotolar onemli
+1
covered
(10.08.26)
@covered +1

hiç beklemediğiniz / fark etmediğiniz bir detay kimin kusurlu olduğu konusunu komple değiştirebiliyor. hız sınırı gibi. yoldaki şerit çizgilerin düz mü kesikli mi olduğu gibi.

yıllar önce, her kaza tutanağını polislerin hazırladığı bir dönemde, soldan ikinci şeritteyken döneceğim sokağı gördüm, cart diye döndüm, arkadan gelen taksi bana arabama çarptı. aslında ben %100 suçluyum. indik, geçmiş olsun dedim, özür diledim, arabalarda hasar var, ama kişilerde bir şey yok. polis geldi, anlattık durumu. taksinin şöförü ile herhangi bir anlaşmazlığımız vs yok. "soldan ikinci şeritteyken döneceğim yeri son dakikada gördüm, cart diye döndüm, arkadaki de duramadı bana çarptı" özetiyle anlattım. adam da anlattı, şu hızla geliyordum, cart diye döndü, ben de çarptım vs şeklinde. polis herşeyi not etti, iki gün sonra gelin şu karakoldan raporu alın dedi, arabasına bindi. ben de pencereden polise "memur bey, suç komple bende, aman taksiye kusur yazmayın, komple benim sigortamdan tahsil etsin hasarını".. bunu taksici de duyuyor. polis de dedi ki, "sana komple suç yazamam, 50'yle gidilmesi gereken yerde taksi 80'le gidiyormuş. en az %80 o suçlu"
+3
co2s2
(11.08.26)
(15)

35 yaş üstüne bu hobilerden birini önerecek olsanız veya asla onermeyecek olsanız neden?

egerbiryolcu
1. Piyano2. Yan flüt 3. Buz pateniÜçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirimYan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok
1. Piyano
2. Yan flüt
3. Buz pateni

Üçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirim
Yan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok hoşuma gidiyor ama benim nefes yonetimim berbat neredeyse yaşamak için olan nefesi bile zor alıp veriyorum iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyorum
Piyano için bı olumsuzluk da el ayak koordinasyonu yönetmek belki zorlar bilmiyorum ama diğerlerine göre sanki uğraşması daha az zahmetli gibi (uzaktan böyle gorumuyor işin içine girince eminim çok zordur ama en azından keman gibi tutuşu dert edilecek bir enstrüman değil)
0
egerbiryolcu
(10.08.26)
birincisi herhangi bir enstruman çalmak için yeteneğin var mı buna nasıl karar verdin?

hedefin şu seviyeyse olabilir

youtu.be

özel hoca bir maaliyet, enstruman almak da bir maaliyet. bunların dışında enstrumana çalışmak lazım. bunun için zaman lazım. öyle yani haftada 2 saat ders alıp akşamları yarım saat çalayım diye düşünüyorsan bu şekilde enstruman öğrenmek pek mümkün değil.

ha dersen ki bunlar benim için problem değil. bi deniyeyim. en kötü iki şarkı çalar eğlenirim ona bişey demiyorum.

tabi yan flüt çalmak için evinin de müsait olması lazım. komşular veya evdekiler rahatsız olabilir.. piyano dersen dijital piyano alırsın, kulaklık takarsın falan

hadi onu da geçtim. buzpateni nedir arkadaş? ulaşabildiğin kaç tane buz pateni alanı var? fiyatları nedir? kanada amerika falan olsa, binbir tane vardır. buz hokeyi oynuyolar falan diye ama onu da bilemedim.
+1
omer460
(10.08.26)
Piyano +1

Yan flüt çalıyorum. O kadar emeği piyanoya verseymişim :) ya da gitar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
artistik burgular hareketler olmayacaksa, derdini anlatacak kadar buz pateni öğrenirsin gibime geliyor.

piyano mu flüt mü? piyano başlaması ve kavraması daha kolay bir enstrüman. sonuç alması, akşam iki tıngırdatıp stres atması daha kolay. açık ara piyano.
0
co2s2
(10.08.26)
bence sizin yeterince hobiniz var, dün hobinizle alakalı instagram hesabı açmayı sormuştunuz hatta. burada fotoğrafçılık yaptığınızı da yazmıştınız. maddi/manevi bunlara hiç girmeyin derim. kolay sıkılan biriyseniz enstrümanlar uygun değil; yıpratıcı süreçleri var. paten için de o kiraladıkları korkunç patenlerle sakatlanırsınız, doğru düzgün paten ve ders almanız gerekir. ben sizin yerinizde olsam tüm eforumu çalıştığım okulun yakınında bir daire kiralamaya harcarım. önce sıkıntıları çözmenizi öneririm. sizin o derde ben dertlendim, o derece.
+1
eileengray
(10.08.26)
35 yaşında boş işler. Spora başlayıp ağırlık kaldırmaya başlasan daha çok tatmin eder
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.08.26)
1 ve 3 küçükken başlanması gereken şeyler. buz pateni eğlencesine belki. ama kıçı başı kırmadan yapın direkt engelli olursunuz belli yaşlardan sonra çok riskli. yan flüt daha soft bir aktivite gibi.
0
ground
(10.08.26)
illa üçünden biri olacaksa piyano derim.
1-elektronik piyano alırsan çalışırken kimseyi rahatsız etmezsin
2- flütte süper babayı çaldıktan sonra sıkılabilirsin.
3-bu yaşta yorulursun. hem gidip gelmek için plan yapman lazım, çalışmak için hocaya ayrı piste ayrı ödersin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
Kadınsan saksafona yönel
-6
stefano
(10.08.26)
Şöyle düşünmek lazım: Bugün 35 yaşındayım, on yıl sonra 45. Şimdi piyano çalmaya başlasam 45 yaşında on yıllık piyano icracısı olacağım.

Ha tabi ki işin şöyle bir handikapı var: çocuk yaşta bu işe başlayanlar gibi olmak... çok çok zor. İmkansız demiyorum. Ama gerçekten zor. Yine de enstrüman biraz repetuar işidir. Ben de 30 yaşından sonra enstrümana başladım. Sadece sevdiğim şeyleri çalışıyor ve çalıyorum. Bazen aile toplanıyor, şarkı istiyorlar, bilmiyorum, bilmeyince de iyi çalamıyorsun diyorlar, benim çaldığım şarkıları da onlar dinlemiyor :)

Neyse bence enstrüman orta yaş üzeri için en ideali. Kendi kendine oturup çalınca keyifli oluyor.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(10.08.26)
Genel cevap yazayım
Ev çok müsait enstrüman ortamına. Yani hiçbir yakınımızda başka ev komşu vs yok. Rahmetli babam akrabalar az saz geceleri yapmazdık. (Maalesef ailedeki müzik gemi bana pek aktarilmamis)

Ama çok seviyorum. Yetenek de şöyle kendi cabamla gitarda basit akor ve ritim öğrenip birkaç şarkı çalma seviyesine gelmiştim. Ama bir ritmi öğrenip başka ritme geçme olayında elim ve kafam karışıyor. Belki kursa gitseydim ya da öğrenmeye devam etseydim onlara da alisirdim. (Su an gitarım yok belki tekrar buna da donebilirim)

Yan flüt zorlayıcı gibi geldi benzer yorumlar da yazilinca.
Piyanoda karar kıldım.

Buz pateni bence aşırı estetik bir uğraş. Ama tabi sakat iş bir yandan. İlerde hala denemeyi düşüncem. Tabii çok yaşanmadan.

@eileengray gerçekten ilgilenmek istediğim o kadar çok şey oluyor ki çünkü hepsi gerçekten keyif veriyor. Okul-mesafe konusu da şoyle saka maka beş ay kaldı sürecin sona etmesine sanırım daire tutmadan bu şekilde devam edicem.
0
🌸egerbiryolcu
(10.08.26)
1 ya da 2

Buz pateni tehlikeli, daha bu hafta kuyruk sokumu kemiği kırmış biri olarak söylğyorum.

Müziğe yönel derim, risksiz
+1
cccbehzatccc
(10.08.26)
'Ev çok müsait enstrüman ortamına.'

işte bu duymak istediğim şey :)

1 ufaktan şan eğitimi alıp vokal olabilirsin. yani bir enstrumanı kontrol etmektense sesini kontrol etmeni öğrenmen nispeten daha kolay. ikincisi kadın vokallere ilgi çok yüksek. ufak bi ses kartı , bi mikrofon alıp, bilgisayarda kayıt yapabilirsin. hem eğer instagram vb uğraşıyorsan ses kartı ve mikrofon işine de yarayacaktır bundan hariç.

ha vokal istemem dersen, ikinci ve güzel olanı davul öğren. hem öğrenmesi ve çalması daha eğlenceli.
0
omer460
(11.08.26)
Hedefinize göre değişir. Enstrüman çalmak basit bir iş değildir. Zamanım yok, haftada anca iki üç saat çalışırım diyorsanız sadece bir iki şarkı ezberler onları da hata yapa yapa çalar hale gelebilirsiniz. Doğru düzgün çalabilmek istiyorsanız her gün birkaç saat çalışmanız gerekiyor. Yanlış hedefleriniz varsa hevesiniz baştan kırılırsa zaman kaybetmemiş olursunuz.
+1
synesthesia
(11.08.26)
Üçünü de öneririm, çünkü bunların üçünü de istiyorsun. Sadece nefes alıp verme konusunda sorun yaşadığın için flüt belki zorlayabilir ama denersin. Belki de nefes alıp verme konusunda seni zorlamayacak ancak deneyerek anlayabilirsin. Hoca da zaten sana tüyolar verir.

Maddi imkanın varsa hepsini yap. Harikalar yaratmak zorunda değilsin zaten hobi amaçlı yapacaksın, keyif aldığın için.

Ben olsam denerdim hepsini sonra bunların içinde eleme yapabilirdim belki ya da imkanım olursa zaman ve maddi olarak hepsini yapardım.
0
rock n roll
(11.08.26)
piyano ve flüt için müzik kulagınızın olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.
piyano über bir yeteneksizlik ve müzik kulagı yoklugu yok ise kesinlikle yapıalbilir, ancak her hafta periyodik bir disiplin göstermeniz lazım, bunu istiyor musunuz emin olmak lazım, ilk balşarda sıkıcı olabilir.
flüt için ağız yapısı da uygun olmalı diye biliyorum, ama çok bilgim yok.
buz pateni çok zevkli görünüyor, 35+ bir arkadaşım da cok güzel yapıyor, ama bilgim yok.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
(2)

Selimiye/Söğüt mekan tavsiyesi

en bi orijinal
Merhaba,Gelecek hafta Selimiye’de üç gün geçireceğiz. Akşam yemeği için önereceğiniz restoranlar varsa çok sevinirim. Beklentimiz güzel meze, huzurlu ortam azıcık da rakı.
Merhaba,

Gelecek hafta Selimiye’de üç gün geçireceğiz. Akşam yemeği için önereceğiniz restoranlar varsa çok sevinirim.

Beklentimiz güzel meze, huzurlu ortam azıcık da rakı.
0
en bi orijinal
(09.08.26)
söğüt'te octopus
0
co2s2
(10.08.26)
söğütte octopus dışında her yer olur. Octopus iğrenç bi işletme
0
rentts
(11.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+7
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+4
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(2)

Instagram sayfası açmak

egerbiryolcu
Şu an ne durumda bu işler,?Ben üç yıldır Instagram kullanmayı bırakmıştım hobi amaçlı bir sayfa acasim geldi ama kuru kuru da kimse takip etmezse hevesim kaçabilir:dArtık her yer içerik çöplüğüne dönmüş gibi geliyor bana insanlar daha mı çok izliyor yoksa biktirici mi oldu anlayamiyorum
Şu an ne durumda bu işler,?
Ben üç yıldır Instagram kullanmayı bırakmıştım hobi amaçlı bir sayfa acasim geldi ama kuru kuru da kimse takip etmezse hevesim kaçabilir:d

Artık her yer içerik çöplüğüne dönmüş gibi geliyor bana insanlar daha mı çok izliyor yoksa biktirici mi oldu anlayamiyorum
-1
egerbiryolcu
(09.08.26)
Aç ben takip ederim.

Hevesin kaçarsa kapatırsın okur biter.
0
kisa
(09.08.26)
açmadan bilemezsin. en kötü kapatırsın.
0
co2s2
(10.08.26)
(13)

Apartman havalandırma boşluğu ve sigara hakkında

art cat chocolate
Size odaların konumunu çizdim. Linkten bakabilirsiniz. https://ibb.co/xxPZmXwGördüğünüz gibi apartmanın sağ taraf olarak arkalı önlü tek cepheyiz ve birer odalarımız havalandırma boşluğuna bakıyor. Birer banyolarımız da o havalandırma boşluğuna bakıyor.Banyo havalandırma penceremiz menfez şeklinde,
Size odaların konumunu çizdim. Linkten bakabilirsiniz. ibb.co

Gördüğünüz gibi apartmanın sağ taraf olarak arkalı önlü tek cepheyiz ve birer odalarımız havalandırma boşluğuna bakıyor. Birer banyolarımız da o havalandırma boşluğuna bakıyor.

Banyo havalandırma penceremiz menfez şeklinde, pimapen cam değil yani.

Bir veya birden fazla komşum, o havalandırma boşluğuna bakan odasındaki pencereyi açarak sigara içiyor. Haliyle banyom sürekli sigara kokuyor. O odamın penceresini açarsam da o odam ve tüm evim sigara kokuyor.

Tek cephe evlerimiz. Cephe sayılmaz yani o havalandırma boşluğu. Onu da açmazsam hiç havalanmayacak evim. Mecburen arada açıyorum.

Yöneticiye söyledim, insanlar evinde sigara içiyor, bir şey diyemeyiz diyorlar. Nasıl diyemeyiz ya? Millet apartmanında balık kızartmayı bile yasaklıyor kokusundan. Ben pasif içici olmak zorunda mıyım? Evimde sigara solumak zorunda mıyım?

Dairelerimiz 2+1 bu arada. Sigara içebilecekleri başka odaları ve balkonları mevcut.

Banyonun menfezini kapatırsam o banyo nasıl havalanacak?

Ne yapacağım? Sizce haksız mıyım?
0
art cat chocolate
(09.08.26)
Menfezi kapatın, fan taktırın. Havalandırmak istediğinizde Manuel olarak fani açın banyodaki havayı alıp dışarı üflesin.
+6
emcekare olmadi einstein olsun bari
(09.08.26)
Kesinlikle menfeze fan. Üst cevap +1
+1
kisa
(09.08.26)
5-7 aya taşınacağım masraf yapamam. kiracıyım. :/
-2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
Ne kadar bir masraf olacağını düşünüyorsun?
bütçe, menfez ölçüleri ve menfez fotosunu atarsan belki düşündüğün kadar yüksek bir maliyeti olmayabilir.
0
kisa
(09.08.26)
bilmem. 2 bin lira bile vermek istemem açıkçası.

havalandırma boşluğu apartmanın ortak alanı. nasıl ki kapıyı açıp koridora doğru sigara içemiyorlarsa, aynı şekilde havalandırma boşluğunda da sigara içememeliler bence. zaten üstü de yarım kapalı kuşlar giriyormuş diye kapatmışlardı.

havalandırma boşluğu 5 kişilik asansör boyutlarında bir şey. öyle geniş ferah hava ve ışık alan bir boşluk değil. karanlık da zaten.
-2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
İstememeye imkana bir şey diyemem. Geçmiş olsun bu durumda.
0
kisa
(09.08.26)
çok basit banyo menfezine bir fan takıyorsunuz, düşük devirde sürekli dışarıya doğru pozitif basınç oluşturuyor. hem banyodan kokuyu nemi hızla atar hem de dışarıdan koku gelmez.
0
orpheus
(09.08.26)
haklısınız ve aşırı sinir bozucu bir durum.

apartman whatsapp grubu vs. varsa buranın ortak alan olduğunu, sigardan çok rahatsız olduğunuzu yazabilirsiniz.

yönetici varsa konuşabilirsiniz.

ai ile hukuki olarak neler yapabileceğinize bakabilirsiniz. ancak ihtar çekmek vs. maliyetli olur.

ayrıca fan da meseleyi çözmez.

ancak içerideki havayı atabilir, zaman alır ve tam atamaz.
0
gurur
(10.08.26)
birinin kendi evinde sigara içmesi sonrasında alt üst yan dairelere duman koku gitmesi, gri bir alanda kalır gibime geliyor. yöneticiniz haklı, komşunuz evinde sigara içiyorsa nasıl içme diyeceksiniz? menfeze fan koymak çok maliyetli olmaz ama işe de yaramaz.
0
co2s2
(10.08.26)
balık pişirmenin yasak olduğu siteler var. sigara da gayet yasaklanabilir. yani tüm evinde içmesi yasaklanmayacak. daireler 2+1 ve balkonlu hepsi. hatta en üsttekiler dublex. gitsinler diğer odalarda içsinler. orası dar karanlık ve kapalı ortak alan.

banyoların havalandırmaları mecburi olarak oraya bakıyor.

o zaman ben de 5 farklı tütsü yakarım o pencereyi de açarım. herkesin evi yoğun ve ağır şekilde tütsü koksun. soranlara da evimde yakıyorum size ne diyeyim.
0
🌸art cat chocolate
(10.08.26)
öncelikle derdinizi anlıyorum ve haklı olduğunuzu düşünüyorum ancak bildiğim kadarıyla balık pişirmeyi yasaklamak mümkün değil. yasaklanabilen şey, balkonda mangal yapılması. (yangın riski nedeniyle) mevzuatta sadece "komşuları rahatsız etmemek" gibi çok muğlak bir ibare var yanlış hatırlamıyorsam. balık pişirmek ya da sigara içmek gibi şeylerin yarattığı rahatsızlıklar, ölçülebilir olmadığı için ve genel anlamda "hak" olduğu için (insanlar evlerinde sigara içebilirler) yönetim bunu nerede nasıl neye dayanarak yasaklayacak?

örnek veriyorum. sizin apartmanda, üst komşunuz sigara içiyor ön tarafta. ama rüzgar tersten geliyor, dumanı alıp yine hava boşluğuna veriyor. "rüzgar ters esiyorsa, ön tarafta da sigara içilmez" mi diyeceksiniz?

kesinlikle haklısınız ama uygulaması ne yazık ki çok çok zor. bunu ancak birebir konuşarak çözebilirsiniz.
0
co2s2
(10.08.26)
öyle tabii de benim istediğim sadece o havalandırma boşluğuna duman gelecek şekilde içilmemesi. evinde içmesin demiyorum. başka odada içebilir. balkonda içebilir. 2+1 ve balkonlu evlerimiz.

o havalandırma boşluğunu kullanmak mecburiyetindeyim. camdan da geliyor tabii dediğiniz şekilde ama onu o camı kapatarak önlüyorum da zaten açık alan olduğu için o kadar evin içi dumanla dolmuyor. cidden çok dar ve full kapalı o havalandırma boşluğu. banyom ıslak kalır eğer o menfezi kapatırsam.

sonuçta apartman koridorunu da dumana boğamazlar. ikisi de ortak alan. :/
0
🌸art cat chocolate
(10.08.26)
maalesef pratikte kanunen yapabileceğiniz çok bir şey yok, bizde de benzer problemler var fakat teoride bir şeyler görünsede pratikte işlemeyen veya çok uzun sürelerde sonuç alınabilen durumlar mevcut, en kısa çözebileceğiniz şey menfeze fan olur.
0
mysql34
(11.08.26)
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(8)

Abartı tepki mi verdim sizce?

egerbiryolcu
Çok ağır yorucu bir haftanın ardından sabah erken kalkıp kendimce güzel bir kahvalti hazırladım öncesinde bulaşıkları hallettim kedilerin mamasını verdim iş guc de yaptım. Bir iki çeşit de pisirmeli kahvaltiliklar hazirladim çayı demledim.Hava da çok sıcak baya ben de pistim. Hevesli hevesli güzel t
Çok ağır yorucu bir haftanın ardından sabah erken kalkıp kendimce güzel bir kahvalti hazırladım öncesinde bulaşıkları hallettim kedilerin mamasını verdim iş guc de yaptım. Bir iki çeşit de pisirmeli kahvaltiliklar hazirladim çayı demledim.Hava da çok sıcak baya ben de pistim. Hevesli hevesli güzel tabaklari hazırladım her şey hazır tam yiyeceğiz derken telefon çaldı annemin. (Saat 10) Ben de annemin huyunu bildiğim için (ayıp olmasın diye kendi pek bitirmez konuşmayı) meşgule at kahvaltidan sonra dön dedim. Öyle yapicam deyip ama WhatsApp tan ariyomis deyip acıvermis bulundu. Bir akraba ariyo laflamak için.

Ben hemen sinirlenmeye başladım çünkü biliyorum o konuşma uzayacak anneme kahvaltı yaptini soyle dedim onu da söylemedi ilk açarken. Ben yalnız yemek istemiyorum annem için de her şey soğumuş olacak. Baktım gerçekten uzuyo konuşma annemin yanında bekliyorum kaş göz yapıyorum ayıp bir şey de değil üstelik müsait olmadığını söylemek. Annem de kapatmak istiyor tamam canım kız da beni bekliyo diyecek karşıdaki kadın lafa giriyo uzattıkca uzatiyo. Bir ara annem kahvaltı lafını etti kadın yine üstüne konuştu. En son nihayet lutfetti karşıdaki kadın siz kahvaltinizi yapın dedi ama bı on dakika da bana hayırlı kısmet duası yaptı.

Baya bı moralim bozuldu iştahım kaçtı zaten tek başıma yemiş gibi oldum. Her şey sogufu. Annem de napiyim kızım haklısın keşke acmasaydim vs dedi ama bunu benim sevmediğimi biliyo üstelik bence sabah uyku kahvaltı iş güç saati içinde de kimseyi sohbet için aramaazsın. Çok ofkenenmemin sebebi bu daha önce de çok arayan olmuştu böyle.

Annemi de belki üzmüş oldum bana saygı duymuyorum başkalarına öncelik veriyosun onlar daha önemli vs soylendim de soylendim ama gerçekten günüm böyle bir şey için zehir oldu ( duygusal ve fiziksel olarak yiprandigim bir dönem olduğu için de daha çok dokundu,)
0
egerbiryolcu
(08.08.26)
Daha eski zamanın insanları meşgul olduklarını, müsait olmadıklarını söyleyemiyorlar, ayıp gibi geliyor onlara. Benim annem de öyle. Karşı tarafın konuşmayı böyle durumda uzatmaması gerekir.

Sen de haklısın annenle kahvaltı etmek istemişsin ama herkes senin için benden daha öncelikli diye abartmışsın biraz.
+2
rock n roll
(08.08.26)
Abartmamin bir sebebi de hayır demeyi en azından benzer durumlar için öğrenmeye çalışsın. Bundan sonra dikkat eder diye düşünüyorum. Çünkü abartı tepkilerden sonra bir şeyler fark ediliyo maalesef.
0
🌸egerbiryolcu
(08.08.26)
Kac yasinda kadin, bu saatten sonra boyle koklu bir karakter degisimini ogretmeniz cok zor. Bilalis o an kas göz yaparak kadincagizi strese sokmussunuz.
0
duster
(08.08.26)
ben de bunu jenerasyonla alakali bir durum gibi algiladim. denildigi gibi eski donem insanlarinda musait olmadigini belirtmek ayip karsilaniyor, karsi taraftan da oyle algilaniyor. ha acmasaymis daha iyiymis ama yapacak bir sey yok, acmamak bile problem olabilir.
-1
Sour
(08.08.26)
normal
0
co2s2
(08.08.26)
Haklısın ve bence böyle bir insana doğru tepkinin ben tabağına yemeğini alıp içeri başka bir yere geçmek olduğunu düşünüyorum.
O an bulunduğu ortama saygı duymayan insana ben de saygı duymam.
-2
denizgonen
(08.08.26)
benim annem de aynısını yapardı ben de anneme sinirlenirdim aynı durumda, sonra da pişman olurdum kesin. anneler çocuklarına karşı biraz daha dişli olmalı ya, o kadar emek ve fedakarlıkla büyütmüşün biraz ağırlığınızı koysanıza be..

Özellikle bu tip anneler tüm hayatlarını maalesef "idare etme", çekme çevirme modunda yaşadıkları için hayır deme, haklı olsalar bile insanlara karşı kırılacağı tepkiler verme yetilerini kaybediyorlar. hele söz konusu çocukları olunca max fedakarlık modu açılıyor. Siz de aslında onun iyiliği için biraz tepkisini insanlara karşı koyabilsin istiyorsunuz ama olmuyor. Belli ki anneniz de bu profilde biri, ben kendimi son zamanlarda frenliyorum anacığıma karşı, siz de üzmeyin teyzemi böyle şeyler için :)
+2
fatihdr
(08.08.26)
Sinirlenmenizi anlıyorum. ben de birçok konuda anneme kızıyordum hayatını zorlaştırdığı sınırlarını koruyamadığı için ancak bir noktada annenizin tüm yaşamını böyle geçirdiğini ve değişmeyeceğini, kendisinin en azından sizin kadar bundan şikayetçi de olmadığını kabullenip hayatınıza ona göre devam etmeniz gerekiyor.
+1
sparky
(09.08.26)
(6)

Yasal olarak ne yapabilirim?

messina123
Ev sahibim apartman yöneticisine asansör bakım ücretini ödemedi. 1500-2000 lira arası bir ücret. Bunun üzerine de apartman yöneticisi enerji odasına girip benim şalterimi indirdi. Ben eve geldiğimde binada elektrik vardı ama benim dairemde yoktu. Dairemdeki şalterlerde atan olmamış. Enerji odasına b
Ev sahibim apartman yöneticisine asansör bakım ücretini ödemedi. 1500-2000 lira arası bir ücret. Bunun üzerine de apartman yöneticisi enerji odasına girip benim şalterimi indirdi. Ben eve geldiğimde binada elektrik vardı ama benim dairemde yoktu. Dairemdeki şalterlerde atan olmamış. Enerji odasına bakmaya gittim kapısı kilitlenmiş. Yöneticiyi kapıyı açması için aradım. Paramı vermezseniz kapıyı açmayacam diyerek beni tehdit etti. Şalteri kendisinin indirdiğiniyse kesinlikle inkar ediyor. Düne kadar açık olan kapı ne tesadüf ki benim şalterim indiğinde kilitlenmiş.

Neyse bir şekilde ev sahibini ikna edip yöneticinin parasını kiradan düşmek şartıyla ben üstlendim. Yalnız yöneticiye maaşımı alınca gönderecem bu ay hiç nakitim kalmadı dedim. Sana nasıl güvenecem dedi en son benim devrelerim orada yandı. Telefonda bağıra çağıra kapıyı açtırıp elektriğime kavuştum. Babamdan 2000 lira isteyerek de parasını ödedim. Tüm süreci de apartman whatsapp grubuna yazdım rezil olsun diye.

Yalnız benim için soğumuyor. Öyle bir kinlendim ki şerefsize ben bu adama yasal olarak bir şey yapabilir miyim? Şalterimi onun indirdiğini hiçbir şekilde ispat edemem ama %99 değil %100 o indirdi.
0
messina123
(01.08.26)
Evine yemeksepetinden feyk hesap acip 12 lahmacun yollattir.
-1
duster
(01.08.26)
yasal olarak elektriğinin kasıtlı kesilmesiyle yaşadığın bir zarar varsa bunu tazmin edebilirsin ama süreci bir avukat aracılığı ile yürütmen delilleri toplaman elektriğini keseni ispat etmen lazım. tüm bu işlere harcayacağın süreyi ve alacağın sonucu veya takipsizliği düşününce değer mi değmez mi iyi hesap etmek lazım.
+2
orpheus
(01.08.26)
bir daha böyle bir şey yaparsa, sakın tartışmaya girmeyin. yöneticinin böyle bir hakkı olmadığı aşikar. doğrudan şöyle bir mesaj atın WhatsApp grubuna:

dairemin elektriği daha önce olduğu gibi kesilmiş durumdadır ve enerji odasının kapısı kilitlenmiştir. kimsenin benim elektriğimi kesme hakkı yoktur. can ve mal güvenliğim riske atılmaktadır. enerji odası derhal açılmaz ve elektriğim 5 dk içinde derhal açılmazsa, kimseyle diyaloğa girmeden doğrudan polis çağırıp tutanak tutturacağım.

eğer 5-10 dk içinde gerçekten bir hareket yoksa, "112'ye dairemin elektriği kitlendi, kapı kitlendi, can ve mal güvenliğimden endişe ediyorum" derseniz en kısa süre içerisinde gelirler.
+11
co2s2
(01.08.26)
@ co2s2 +1
En baştan bunu yapmak dururken, gereksiz yere üzmüşsün kendini.
+1
Mirket
(01.08.26)
ben senin yerinde olsaydım. yönetici açmaycağım dediği an polisi arardım. ilgilenmezlerse savcılığa gider suç duyurusunda bulunurdum.

polis geldiğinde de kesinlikle şikayetçi olurdum. bu işin peşini de asla bırakmazdım.

olay ev sahibi ile yönetici arasında, demirbaş bakım ücreti ev sahibine ait. seni ilgilendiren en ufak bir nokta bile yok. buna karşın sana böyle yapılıyorsa ben pek sessiz sakin durmazdım. kesinlikle dünyayı başına yıkardım. bir daha orada bile yaşamaya cesaret edemezdi.
+1
omer460
(01.08.26)
apartmanda kamera yoksa ve enerji odası da artık açıksa; yeni bi kilit alın, enerji odasına inin, yöneticinin elektriğini kesin, yeni kilitle kitleyin, telefonunuzu kapatın, çekirdeğinizi alın, evinizde beklemeye başlayın... kapı çalarsa evde yoksunuz.
belki yöneticinin elektrik için sağa sola koşturması içinizi soğutabilir.
0
barankovan
(03.08.26)
(12)

(Güney) Marmara'da denize girilmez efsanesi yıkılıyor mu?

renegade
Son 2-3 senedir etrafımdaki çok sayıda kişi özellikle Güney Marmara'da denize girmeye/tatil ayarlamaya başladı. Şimdi baktım Erdek'te, Avşa'da hatta Bursa ve Yalova'da bile mavi bayraklı plajlar var.Sizin görüşünüz nedir? Marmara'da deniz keyfi yapılır mı?ek: marmara'da nerelerde denize girdiğinizi
Son 2-3 senedir etrafımdaki çok sayıda kişi özellikle Güney Marmara'da denize girmeye/tatil ayarlamaya başladı. Şimdi baktım Erdek'te, Avşa'da hatta Bursa ve Yalova'da bile mavi bayraklı plajlar var.

Sizin görüşünüz nedir? Marmara'da deniz keyfi yapılır mı?

ek: marmara'da nerelerde denize girdiğinizi de yazar mısınız?
📊 Marmara'da denize...

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

-1
renegade
(01.08.26)
Zaten girilmiyor muydu? Mavi bayrak olmasa da insanlar giriyordu diye biliyorum.
+1
bumbum
(01.08.26)
böyle bir efsane olduğu şimdi öğrendim. canakkaleden bursaya kıyı şeridinde çok güzel yarler var. benim favorim Kapıdağ yarımadasının kuzey tarafları
+2
wu
(01.08.26)
öyle efsane mi varmış? ben kuzey marmarada bile denize giriyorum.
+1
abelardo
(01.08.26)
eskiden giriyordum, artık girmiyorum. bir şey biliyorum da konuşuyorum.
0
co2s2
(01.08.26)
yıllarca erdekte denize girdim. 5 yıldır gidemedim. son zamanlardaki durumunu net bilmiyorum.
erdekten çok köylerinin denizi daha güzeldir. ocaklar, turanlar, doğanlar, büyük ova hem daha tenha olur hemde deniz daha güzeldir.
özellikle erdek in bazı dönemleri vardır. bu zamanlarda deniz anası çok yoğun olur. rüzgar durumu da çok belirleyici olur.
0
my fault
(01.08.26)
Avşa’nın denizi ve sahilini beğenmiştim ben. Ada da gayet güzel. Şarköy’ün denizi ise çok kötüydü bence. Rengi, bulanıklığı… Güzel yerleri vardır belki, bilmiyorum.
0
auroraaurora
(01.08.26)
ilk defa duydugum efsane. ustelik dededen istanbulluyum.

soruya cevap: yapilir.
0
Sour
(01.08.26)
20 yil once falan gemlik/kumla'da her yaz girerdim. en son 10 yil once yelkenkaya'da girdim, fena degildi yine de. bi arkadasim sarkoy/silivri'de ara sira giriyor fena degilmis. tabi akdeniz/ege beklememek lazim.

hayalim hep caddebostan sahilde denize girmekti :) ama gelen insan demografisi saolsun girilmiyor.
0
fakyoras
(01.08.26)
Avşa adasındayım, aktif sezonda deniz biraz kirleniyor. Gelen gemi ve tüm insanlığın içine etmesiyle yosunlar kalkıp denizanası olabiliyor. Buna rağmen deniz suyu bulanmaz kolay kolay, dibini net görürsünüz. Bölgenin hala en iyi deniz-plajlarındandır.
0
menon
(01.08.26)
körfezde bok kokusunun burun direklerini kırdığı zamanlarda gölcük'te insanların denize girdiğini hatırlıyorum ki bu dediğim 99 depreminden çok sonrası değil.

bir de naçizane şöyle bir gözlem paylaşmak isterim: eskiden bu mesele bu kadar yoğun değildi. ben çocukluğumda maddi imkanımız da el verdiği halde deniz-güneş-kum tatili yaptığımızı hatırlamıyorum. bu kadar konuşulduğunu da. artık parası olan olmayan herkes "özel" tatil yapmak istiyor. plaj sayısı artmış, aynı kaldıysa bile görünürlüğü artmış olabilir.

söylediğim yanlış anlaşılmasın, "fakire deniz yok" demiyorum. tam aksine keşke her vatandaş güzel tatil yapabilse. bence bu çalışan herkes için insanlık hakkı olmalı zaten, allahın denizini kumunu elitler için kapatıp üstüne bundan kâr devşirmek bence teröristlik de oraya girmeyeyim şimdi. bahsettiğim daha ziyade beyaz yaka çılgınlığı. eskiden bunlar ev-araba-tarla filan alır, güzel giyinir, kaliteli yiyip içerdi. şimdi beyaz yakanın öyle bir imkanı yok... statü, somut kazanımdan daha önemli. o yüzden insanlar HAKLI OLARAK "ulan ben de plaja gidicem" deme eğiliminde. hiçbir şey alamıyor çünkü, en azından o tatili yapabilmek istiyor.

bence son 20 senedeki algı değişimi de önemli bu açıdan. belki denizler aynıdır, plajlar aynıdır ama bunları çok daha fazla duyuyor ve görüyoruzdur.
+1
der meister
(01.08.26)
güney marmarada girilmez diye bir efsane yoktu ya da ben duymadım hiç.
"istanbul'da denize girilmez" ya da "marmarada denize girilmez" efsaneleri vardı, ikisi de marmara'nın kuzeyini ifade ediyordu aslında. ikisi de hala doğru olabilir. riva'da ve adalar'da yüzdüm ve güzeldi ama yine de deniz trafiğinin ve şehrin kalabalığı insanın denize girme iştahını azaltıyor deniz temiz görünse bile .

marmara adası ve balıkesir'de yüzdüm zamanında. çok da güzeldi.
hatta erdek en keyif alarak yüzdüğüm yerlerden biriydi. tertemiz ve berraktı (10-11 yıl önce gitmiş idim). istanbul çıkışlı haftasonu kaçamağı olarak değerlendirilebilir.
0
biseysorcaktim
(01.08.26)
Erdekte giriyorum her yaz
0
cccbehzatccc
(02.08.26)
(12)

Bu adamın sesi sizce iyi mi?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Kızların hayranlıktan ölüp bittiği kadar var mı sizce de? Bana sesi pek hoş gelmediği gibi orgazm oluyor gibi söylemesi de itici geldi açıkçası ama benim göremediğim bir şey de olabilir kendisinde tabii ki. https://x.com/pinariisko/status/2083243883362939017
Kızların hayranlıktan ölüp bittiği kadar var mı sizce de? Bana sesi pek hoş gelmediği gibi orgazm oluyor gibi söylemesi de itici geldi açıkçası ama benim göremediğim bir şey de olabilir kendisinde tabii ki.

x.com
+2
seni tanıdığım güne lanet olsun
(31.07.26)
Gırtlak numarasından başka bir özelliği yok. Daha uzun bir videosunu izlemek gerek. Bu adamın adı nedir
0
grimavi
(31.07.26)
Buna mı ölüp bitiyorlar? Ses yok böğürüyor sadece.
0
ekimoloji
(31.07.26)
korkunc.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.07.26)
Bir başka bilgi, kendisini aşırı yakışıklı ve çekici bulan çok sayıda aşığı bile mevcut.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(31.07.26)
Yokluk zor :)
0
ekimoloji
(31.07.26)
Ossuruk sesi gibi.
0
mikahakkinen
(31.07.26)
herhangi bir yerde şarkı söylese, oradan ayrılamıyorsam kulaklıklarımı takardım. gençken, ses yüksekliği kulaklarıma zarar vermesin diye(haftanın 3 ya da 4 günü bu şekilde geçiyordu) tıkaçlarla dolaşıyordum, çok da sevmediğim ya da gereksiz bulduğum şarkılarda takıveriyordum.
bu kişide direkt takardım mesela.
0
asue
(31.07.26)
Valla net bişey demek imkansız çünkü adamın video boyunca söylediği tek şey 'ölemiyorum'. Hani sağlam bir şarkıya cover yapsa insan bişeyler düşünebilecek ama bişey yok ortada.
0
j r r tolkien hayrani
(31.07.26)
Şöyle bir şarkı çıkartmıştı geçen aylarda, bu söylediğini de yakında çıkartacakmış. Öncekisi için Teoman taklidi yapıyor falan demişti bir kesim, bu yorumlara çok alınıp ben sadece old school rock yapıyorum demişti hatta. open.spotify.com
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(31.07.26)
Valla açıkçası şu şarkı sonrası ben de hayır diyorum. Hani şarkıyla falan bütün olabilse ya da ona göre duyguyu aktarabilmeye falan çalışsa neyse dersin de tek amaç kendini göstermek olunca dinlemek cidden yoruyor insanı.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.26)
kötü bir sesmiş.
0
co2s2
(01.08.26)
Çakma Kaan Tangöze
0
rachel
(02.08.26)
(2)

Kayıp airtag

mavicorap
Kaybolan airtag im bir devlet kurumunun içinde gözüküyor. İlk başta içeride bana bakınmama yardımcı oldular fakat sonra amirleri geldi olmaz. Biraz da teknolojiden anlamayan eğitimsiz bir tipe benziyor. İstersen polis eşliğinde gelebileceğimi söyledi. Şimdi aşrtag kaybeden var mı? Polis deneyimi nas
Kaybolan airtag im bir devlet kurumunun içinde gözüküyor. İlk başta içeride bana bakınmama yardımcı oldular fakat sonra amirleri geldi olmaz. Biraz da teknolojiden anlamayan eğitimsiz bir tipe benziyor. İstersen polis eşliğinde gelebileceğimi söyledi.
Şimdi aşrtag kaybeden var mı? Polis deneyimi nasıl? Bir de yarın iki haftalığına yurtdışına çıkıcam bugün bulup bu meseleyi halletmek istemiştim ama boşa 2 saat vaktim gitti.
Birisi size ait kayıtlı mesela akıllı saat gibi bir şeyi alıp daha sonra buraya bakamazsın buraı özel mülk diyebilir mi?
-2
mavicorap
(31.07.26)
e der polisle gitmen lazım.
+1
jelly bear
(31.07.26)
AirTag neye bağlıydı? ortada bir hırsızlık durumu mu söz konusu? bir polise gidip "benim bir ekipmanım çalındı, artık burada" derseniz tepki göstermesi gayet normal. daha doğrusu, kime böyle bir şey deseniz tepki gösterir.
0
co2s2
(01.08.26)
(3)

Neden zincir kolejler öğrenci değişiminde kanada ya gönderiyor?

Lh12
Bahçesehir, ted, sınav kolejiyle görüştüm. Lisede öğrenciyi 1 dönem ya da daha uzun sürelerde kanada ya gönderiyorlar. Neden avrupa değil? İngilizce konuşulan ülkeyle anlaştık.Neden uk değil? Üstelik yakın.Merkez kanada ile anlaştı.Deyip kıvırıyorlar. Sahi neden uk değil? Ve ya var mı uk ile anlaşıp
Bahçesehir, ted, sınav kolejiyle görüştüm. Lisede öğrenciyi 1 dönem ya da daha uzun sürelerde kanada ya gönderiyorlar.
Neden avrupa değil?
İngilizce konuşulan ülkeyle anlaştık.
Neden uk değil? Üstelik yakın.
Merkez kanada ile anlaştı.

Deyip kıvırıyorlar. Sahi neden uk değil? Ve ya var mı uk ile anlaşıp gönderebilecek kolej?
Hepinize sevgiler.
0
Lh12
(31.07.26)
Kanada'daki liselerin yapısı türkiye'ye daha çok benziyor. ingiltere'yle denklik çok zor.
+2
co2s2
(31.07.26)
ingiltere’den türkiye’ye ve türkiye’den ingiltere’ye taşınan çocuklu kişiler tanıyorum. çocukları asla olmaları gereken döneme kaydettiremiyorlar, eğitim sistemleri ve içerikleri sanırım çok farklı ilerliyor.
0
deartheodosia
(31.07.26)
Cevabı tam bilmiyorum ama kanada açık bu işlere. Şimdi türkiyeden bile kanada onaylı lise diplomasi veren yerler var. İnanmadım sordum kanadaya, cidden akrediteler. Oraya gidip lise okuyan öğrencilerim oldu. O iş de çok zor değil. Sebebini bilmiyorum ama muhtemelen bürokratik kolaylık falandır.
0
bumbum
(01.08.26)
(9)

tatil önerisi

euteamo
acemi bi sürücü, köpeğiyle birlikte ağustos sonu gibi İstanbul'a yakın 3-4 saat en fazla, nereye gidebilir?kamp yeri önerilerine de açığım.köpek ve hatun kişisi yalnız tatil
acemi bi sürücü, köpeğiyle birlikte ağustos sonu gibi İstanbul'a yakın 3-4 saat en fazla, nereye gidebilir?

kamp yeri önerilerine de açığım.

köpek ve hatun kişisi yalnız tatil
0
euteamo
(31.07.26)
assos tabii ki
Istanbul çeperi keyif alacak yer yok o yüzden en ulaşılabilir en yakın yer assos. Yol 5-6 saat sürer ama izmir yolu olduğu için rahat bir yol. Balıkesir'den edremit sapağı. Yalnız navigasyona direkt assos diye yazarsan çanakkale üzerinden verir, köprüden sonra dünyanın en keyifli yollarından biri ama acemi için zor bir yol.
assos'ta pek çok yer kabul ediyor

favorim;
mavi zeytin - pek çok köpekli insan geliyor ben de akbaş oğluşumla giderdim artık yok maalesef :( profili de iyidir epey oldu gerçi
narissa glamping
Kozluyalı

tabii benimkisi 35kg idi büyük ırk her yer kabul etmiyor ama küçük ırksa her yer var.
+1
croswell
(31.07.26)
Gelibolu, Canakkale rotasi. Saroz'un oralari bir arastirin
0
narod
(31.07.26)
Assos +1 neverland camping
0
amelie poulain
(31.07.26)
az uzatıp yolu assos tarafına gitmek en mantıklısı. çok güzel glamping tesisleri var. çoğunluğu da köpek kabul ediyordur.
0
co2s2
(31.07.26)
@croswell Çanakkale üzerinden gitmek neden zor, sanki daha kolay gibi gözüküyor haritada
0
🌸euteamo
(31.07.26)
yol meselesinde croswell'e katılmıyorum. çanakkale köprüsü üzerinden gitmek daha kolay. izmir otobanından ayrıldıktan sonra bir dolu saçma sapan viraj var.
0
co2s2
(31.07.26)
ezine ayvacık çok kamyon var kavşaklarda ışık yok zor yoldur.
balıkesir edremit yolu işleyen sakin bir yol hız sınırı da var edremitten sonra zaten yazlıkçı yolu
0
croswell
(31.07.26)
Cuppa Beach & Glamping diye bir yerde kaldık biz de köpeğimizle assos tarafında. Çok memnun kaldık. gündüz beach kısmından denize girdik gece de kamping alanını kullandık. kendi restoranı da çok başarılı.
0
zozjotejmnk
(31.07.26)
Ada tercih ederseniz gemiyle az sürüş ile Avşa adası. Hayvan dostudur, ucuz pansiyon ve evler vardır. Gelmek isterseniz yardımcı oluruz, küçük alt katımızı uyguna kiraya veriyoruz.
0
menon
(01.08.26)
(1)

voleybolcu forması

dali dili havali korna
yeğenime alacağım, tvf markettekiler tükenmiş, bunlar da resmi koleksiyondan mı: https://www.trendyol.com/puma/turkiye-kadin-siyah-voleybol-forma-70639503-p-765781156?boutiqueId=61&merchantId=505720
yeğenime alacağım, tvf markettekiler tükenmiş, bunlar da resmi koleksiyondan mı: www.trendyol.com
0
dali dili havali korna
(31.07.26)
kadın voleybol takımı adidas giyiyor, sizin gönderdiğiniz puma.
0
co2s2
(31.07.26)
(14)

Instagram storyleri..

selenophile
..bize gizli hayranlar, beklemede olanlar vs ile ilgili gerçekçi bi data sağlıyor mu? Yoksa anlamsız bi veri diyebilir miyiz?Örneğin taa üniversiteden çok da muhabbetinizin olmadığı biri (erkek) gördüğü story’lerinizin nerdeyse %80’ini like’lıyorsa (hiç mesaj yazmıyor ama) bu bişey ifade ediyor mu?
..bize gizli hayranlar, beklemede olanlar vs ile ilgili gerçekçi bi data sağlıyor mu? Yoksa anlamsız bi veri diyebilir miyiz?

Örneğin taa üniversiteden çok da muhabbetinizin olmadığı biri (erkek) gördüğü story’lerinizin nerdeyse %80’ini like’lıyorsa (hiç mesaj yazmıyor ama) bu bişey ifade ediyor mu? Zamanında (hatta belki hala) bu kıza bişeyler hissediyormuş demek ki diyebilir misiniz?

Yoksa her gördüğü story’i kim olursa olsun sıralı like’layan insanlar var mı hakkaten:) Böyle tek seferde 4 story’e sıralı 4 like gibi mesela..

Bu arada kadın kişisi öyle pek kendi resmini falan da koymuyor ya da siyasi içerik vs de yok. Öyle manzara, konser, mekan, günbatımı, yolda gördüğü bi çiçek, küçük yeğeni vs.. O da üç beş günde bir story koyuyordur anca..

Ben mesela anca gerçekten içerik olarak ya da foto/video olarak çok çok beğendiğim bişey varsa like’lıyorum. O da öyle samimi olmadığım biriyse 40-50 story’sinden birine ikisine denk gelir herhalde. Kankalarıma da 10 story’den 3-4 üne denk geliyodur yani bi kalbi esirgeyen biri de değilim de ne bileyim senelerce konuşmamışsınız sürekli bi kalp gönderme hali:)
Seviyorsa gitsin konuşsun bence di mi, o da yok
Ne diyorsunuz?
📊 Instagram story’lerde devamlı like’layan adam

Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.

0
selenophile
(30.07.26)
Bir ilişkinizin olup olmadığını anlayamıyorsa harekete geçemiyor olabilir. Sevgilinizin ya da eşinizin olduğunu görüp de yapıyorsa zamanında sevip açılamamış ve şimdi de içinde kalmış olabilir.

Bilemiyorum başka türlü öyle herkesin her şeyini layklamak enerji işi, pek kimse boşu boşuna uğraşmıyordur hele 30+ yaşı da geçtiyse bence.
0
su olsam ates olsam
(30.07.26)
Storylerinizin sanatsal ilgi çekici olma ihtimali var mı? Saçma sapan storylerinize de atıyor mu?
0
benaslindayohum
(31.07.26)
ben arkadaşlarımın storylerini elimden geldiğince likelamaya çalışırım, bu yüzden soruyu okuyunca yanlış mı anlaşılıyorum diye bir acaba dedim ama sizin durumunuzda beğeni de olabilir. örümcek hislerinize güvenin bence. hiç yorum yapmıyor mu storylere?
+1
eileengray
(31.07.26)
Niyet okumamak en iyisi
+3
gabe h coud
(31.07.26)
Tanıyarak eklediğim insanların hem. Her postunu beğeniyorum. Bir çok kişinin hoşuma gidiyor, sevinsin ya da etkileşim istiyordur etkilessin diye. Boş geçmem pek.
Ama öyle bir soru ki her seçeneği yapan insan vardır
+1
kisa
(31.07.26)
Bu beğendiğinin bir belirtisidir. Ama belirtidir sadece. Sonuçta her durum gerçek olabilir. Ben yakın arkadaşlarımın saçma sapan bile olsa her hikayesini beğenirim gördükçe. Ama muhabbetimin olmadığı, yıllar önce üniversiteden arkadaşım olan birinin hikayelerinin büyük bölümünü beğenmem. Orada bir anlam olabilir. Ama kesin beğeniyordur demek için bu veri tek başına yeterli değil.
0
himmet dayi
(31.07.26)
@benaslındayohum; doğru sanatsal açıdan ilgisini çekiyor olabilir, güzel bi günbatımı arkaya bi şarkı, manzara vs evet. Öyle pek saçmasapan story atmıyorum, çok alakasız olanlara da like atmıyor (kalan %20lik kısım)

@eileengray; hiç yorum yok. Açıkçası böyle neredeyse her story’mi like’layan iki kişi var (yakın arkadaşlarım dışında) o yüzden dikkat çekici durumda..

@gabe h coud; sen niyet okumazsan, ben niyet okumazsam, biz niyet okumazsak, nasıl çıkar bu karanlıklar aydınlığa :)

@kisa; post beğenme konusu kafamı karıştırmıyor da ısrarla üstüste story beğenmede bi gizem var bence..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
Bu arada hiç yorum yapmıyor mu diye düşünürken hatırladım, mezun olduktan sonra ilk 3-4 yıl, facebook zamanlarında gönderilerime uzun uzun yorum yapardı. Havaların soğukluğundan şikayet etmişim mesela, ona bile bi paragraf yazardı.. Ama açık bi flört yok, telefon numarası istemek yok.. Bişey sorucam gibi bi bahane uydurmak yok.. Sadece bikaç kere ortak arkadaşlarla toplanma organizasyonu yapmıştı, katılamamıştım. O da benim doğumgünüme gelememişti tatilde olduğundan (yine ortak arkadaşların organize ettiği) Sonra yurtdışına taşındı, geri geldi ama başka bir şehirde şu an..

Bu veriler ışığında belki anketi tekrar değerlendirirsiniz:D

Gerçekten profile kim kaç kere girip bakıyor, en önemli veri bence bu. Kabak gibi ortaya çıkar bütün gerçekler hahhaaasddjsh
Ama bunu sahiden yapabilen bi uygulama var mı bilemedim..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
ya ben de arkadaşlarımın storilerine like atıyorum bazen sıralı güzel bi konser vsde. yanlış anlaşılabilir mi böyle hareketler ya?
+2
euteamo
(31.07.26)
@euteamo; yakın arkadaşsa ya da iyi bi konserse vb olabilir tabii bence yanlış anlaşılmıyordur da..
Normalde birbirinizi aramadığınız, yazışmadığınız, görüşmediğiniz biri neredeyse her story’e like atınca dikkat çekiyor o kesin..

Yani binlerce takipçili bi hesapta farkedilmiyordur da, storileriniz küçük bi gruba açıksa (70-80 kişi) ve hep aynı insanlar devamlı like’lıyorsa gözünüze çok çarpıyor..

Ama dediğim gibi çok takılmadan genel olarak her şeye like atan küçük bi kesim de var gibi..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
story için bir şey diyemem ama her gördüğü post'u sıradan otomatik like'layan bazı arkadaşlarım var. sordum bir kaç tanesine neden böyle yaptıklarını. bir ikisi "like'lasam elime mi yapışır" dedi. evli bir arkadaşım da, "sıradan herkesi like'lıyorum ki, karım yarın öbür gün "sen bu kızın post'unu nasıl like'larsın?" diye soramasın" dedi. bunlara bakınca çok da anlam yüklememek lazım gibime geliyor.
0
co2s2
(31.07.26)
ben beğendiğim storiyi layklarım, evli kız arkadaşlarımın storilerinide layklıyorum. ne var ki bunda. alev atmam sadece like.
bundan rahatsız olan o zaman story falan paylaşmayacak.
0
my fault
(31.07.26)
Velev ki ilgi duyuyor hoşlanıyor hatta gizli aşık.. üstüne bu kadar uzun düşünüp ölçüp tarttığına göre muhtemel ilgisi üzerine planların var. Storylerin yüzde 80ine kalp atması bir mesaj atıp yoklamak için iyi bir bahaneyken bunu yapmak yerine neden etrafından dolaşıyosun bence bunu düşün biraz. Yetersizlik düşüncesi mi, özgüven issues mu, kaygı mı..
+1
beyfendi
(31.07.26)
@beyfendi; aslında ne hissettiğinden emin olamadığımdan oluyor. Tek mesaj atsa devamı gelicek o konuşmanın da bu kadar yıldır bişey yazmadıysa ya da harekete geçmediyse bişey yok demek ki hissi de ağır bastığından..

Ama haklısın, sonuçta dünya kadar like’a ben de tek kelime yazıp harekete geçmedim hiç.. belki de herkes karşı taraftan bekliyor daha çok böyle durumlarda..

Biraz da some of yengeç burcu problems sanırım, direkt bodoslama gitmek yerine yanyan yürümeye alışmışız:(
0
🌸selenophile
(31.07.26)
(2)

İstanbul kısa dönem kiralama seçenekleri

egerbiryolcu
Mesela iki üç ay kiralık yer ne gibi seçenekler olabilir?Bildiğiniz önerebileceginiz herhangi bir fikir var mı?Lokasyon Anadolu yakası veya merkezi bir Avrupa yakası bölgesi.Metrobüs metro ulaşımı kolay olabilecek.Bir aciliyet yok ama böyle bir duruma ihtiyacım olacak o yüzden alternatif düşünmem ge
Mesela iki üç ay kiralık yer ne gibi seçenekler olabilir?
Bildiğiniz önerebileceginiz herhangi bir fikir var mı?

Lokasyon Anadolu yakası veya merkezi bir Avrupa yakası bölgesi.
Metrobüs metro ulaşımı kolay olabilecek.

Bir aciliyet yok ama böyle bir duruma ihtiyacım olacak o yüzden alternatif düşünmem gerekiyor.
Teşekkürler.
-1
egerbiryolcu
(30.07.26)
düzgün bir 1+1 ev olsun dersen tahmini 50-60K arası.
ucuz olsun dersen hostel, pansiyon, yurt odası mantığında yerler var
genelde merkezi lokasyonlarda olur 15-20K
0
orpheus
(31.07.26)
istediğiniz bölgeyi trivago'dan ya da başka bir otel bulma sitesinden araştırın. sonunda "suites" yazan otelleri biraz inceleyin. telefonla "2-3 ay kalacağım, nedir bu işin oluru" diye sorun. bu otellerin bir kısmı, bu tarz uzun süreli konaklamalar için özel indirimler yapıyorlar.
0
co2s2
(31.07.26)
(7)

Türkiye'de ingilizce mülakatta şov yaparlar mı :)

klardtt
Merhaba,Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade e
Merhaba,

Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade edebiliyorsanız yetiyordu, kimse de çok zorlamıyordu.

Hatta bir kere kore firmada girmiştim, ik bana sadece ingilizce kendini tanıtır mısın dedi. Kendisi hiç konuşmadı/soru sormadı. ik'da öyle çok değil sanırım ama genel olarak ingilizce kullanabiliyor mu ona bakıyorlar.

Şimdi abd merkezli bir firmanın Türkiye firma kısmında mülakata gireceğim. Yine ik kendimi ingilizce tanıtmamı istedi, biraz konuştuktan sonra kendisi ingilizceyle şov yaptı :) (ik türk, en azından ismi.) Manyak ingilizcesi vardı, telaffuzu akıcılığı... adını görmesem yabacı zannederdim. üniversitem de bu kadar iyi ingilizce konuşan hoca hatırlamıyorum neredeyse.

Şimdi teknik ekiple teknik mülakata gireceğim. ilk kendimi anlatan ingilizce sunum yapacakmışım. Sonrası teknik mülakat olacakmış, bundan sonrasının ingilizce ya da türkçe olması mülakatı yapan kişilere kalmış.

Şahsen çok gerildim, oradaki mühendislerin (onlar da Türk) de öyle ingilizcesi var mıdır? Yoksa ik'da yapısı gereği öyle kişiler mi çalışıyordur? Herkesin İngilizcesi öyleyse rezil olurum valla
0
klardtt
(30.07.26)
bence herkesin öyle değildir. bu firma global ve kurumsal bir firmaysa zaten bu tip şeylere takmaz. ingilizcenizin mükemmel aksanlı olmasına gerek yok. gerçekten de derdinizi anlatmanız, onları doğru anlamanız yeterli olacaktır. hiç gerilmenize gerek yok. bol şans.

bir ekleme daha yapayım. mülakatı yapan ik bu tip görüşmeleri belki de 100 kere yaptı. zaten bu case'lere çoktan çalışmış, defalarca tecrübe edinmiş biri. elbette makyajını yapacak yeterli zamanı da olmuştur :)
+3
elektr10
(30.07.26)
Muhtemelen yurtdışında yaşamış birisidir o İK yoksa trde çok zor öyle insana rastlamak. Ayrıca ingilizce ogretmeni olmayacaksın işini gördüğü kadar bildiğini göstermen yeter
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Bence de hepsi oyle degildir. Bugune kadar Turkiye'de yasadigi halde, organik bir sebebi olmayip bu sekil ingilizce konusan sanirim sadece 1 kisi tanidim.
0
mbond
(30.07.26)
malesef turkler bu konuda asagilik kompleksine giriyor. baska bir dili ogrenmek ve baska bir kisiyle o dilde iletisim kurmak cok degerli bir olay. ben de bu konularda hep ayni ornegi veriyorum; hindistanlilar. kime sorarsan sor bu elemanlarin konusmasinin cok zor anlasildigini soyler, fakat isler bir sekilde zor da olsa yuruyor. bir ingiliz aksanina ihtiyacin yok, karsidaki seni anliyor sen onu anliyorsan bir mimikle bile iletisime devam edebilirsin. zaten yeni mezunsun kimseye rezil olmazsin merak etme. yani 40 yasinda olsan da rezil olmazsin burasi tamamen ayri bir konu. :)) mesela ben daha cok yazisma kismindan ilerledigim icin ingilizce konusurken en basit bir kelimeyi unuttugum bile oluyor, fakat dedigim gibi bir sekilde akista ilerliyor her sey.
0
arakaali
(30.07.26)
uzundur yurtdisinda muhendislik ekosistemindeyim.

teknik elemanlarin cok iyi ingilizce konusmasina pek gerek yok, evet/hayir/gunaydin disinda konus(a)mayan cok asyali gordum.

IK baska, ingilizcesi kotu olani IK'ye almazlar zaten ki soyle bir dusundum, pek gocmen IKci gordugumu bile hatirlamiyorum, cogu zaten edebiyat mezunu falan oluyor.
0
cooperr
(30.07.26)
türkiye'de doğru düzgün ingilizce mülakat yapan tek kurum kuruluş gördüm.
o da whirlpool manisa fabrikasıydı.
ik'ları bilkent mütercim tercümanlık mezunuydu.
şimdi zaten ingiltere beko global hr'da.
mülakatı yapan da doğrudan abd'liydi.
2017 aralık civarı.
(not: makina mühendisiyim)
0
rain when i die
(30.07.26)
tüm İK'cıları karşıma almak pahasına bir yorum yapıyorum.

İK'cıların işi genel olarak şov yapmaktır. her fırsat bulduklarında şova başlarlar. teknik personelden beklenen karşısındaki doğru anlamak, kendini de akıcı bir şekilde doğru anlamaktır. kimse gramere, aksana bakmaz.
+1
co2s2
(31.07.26)
(2)

İpad pro dokunmatik çalışmıyor

italiano
Merhabalar. İPad Pro 12.9 inç 6.nesil tabletim var. Cihaz yurtiçi cihazı, hiçbir şekilde darbe, sıvı teması ve/veya alındığından beri bir sorunla karşılaşmadım. Önceki gün İpad os 26.6 yazılım güncellemesi sonrasında cihazın dokunmatiği tamamen devre dışı kaldı. Face ID, fiziksel tuşlar, Bluetooth (
Merhabalar. İPad Pro 12.9 inç 6.nesil tabletim var. Cihaz yurtiçi cihazı, hiçbir şekilde darbe, sıvı teması ve/veya alındığından beri bir sorunla karşılaşmadım. Önceki gün İpad os 26.6 yazılım güncellemesi sonrasında cihazın dokunmatiği tamamen devre dışı kaldı. Face ID, fiziksel tuşlar, Bluetooth (magic kayboard) çalışıyor. Cihaza hard reset, bilgisayara bağlayıp kurtarma modu, sıfırlama her şeyi yaptım ancak çalışmıyor. Cihazın garantisi biteli baya oldu. Apple destek servise göndermeniz gerek dedi. Ne yapılabilir servis dışında?
0
italiano
(30.07.26)
Servise götürün, en azından problem nedir onu söylesinler. İşin kötüsü ipad'lerde hiçbir şekilde tamir yapmıyorlar, sanırım eski cihazı verince indirim de yok, saçma sapan; ama mesela ekran değişmesi gerekiyorsa onu bilirsiniz ve dışarıda bir tamircide değiştirirsiniz.
0
malheiros
(30.07.26)
garantisi bittiyse, daha uygun fiyatlı olabilecek bir servis deneseniz? mesela gsmiletisim var Kadıköy'de
0
co2s2
(30.07.26)
(11)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+3
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+3
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
sağ olun arkadaşlar. özellere ben de hiç güvenmiyorum. aslında yazmam lazımdı. tıp fakültelerini uzman doktorların olduğu şehir/devlet hastaneleriyle kıyaslamak istemiştim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.26)
şöyle, insan hayatı hiç bi zaman tehkileye atılmıyor ama bir şekilde yeni doktorların da yetişmesi lazım. siz gidiyorsunuz benim ameliyatımı x profesör yapsın diyorsunuz. o ameliyatı yüzde 90 asistanlar yapıyor ama bu demek değil ki yanlış ya da sorumsuzca yapılan şeyler var. hocaları da başında oluyor. herhangi bir durumda kendisi devam ediyor. ameliyat trafiği de çok yüksek olduğu için asistan falan demeyin. bir çok özel kurumdan kat kat ameliyat ve cerrahi tecrübeleri olıyor. özel hastanelerden çok korkarım.

bu arada bu ameliyatların bir kısmının video kaydına alındığını biliyorum ama istatislik bilgisine sahip değilim.

ha bir de, 3 doktora gittim devlet hastanesi ve özel. hepsi ameliyat dedi, tıp fak. gittim ne ameliyatı hiç alakası yok.şöyle böyle yap 15 güne toparlarsın dedi hoca. aynen de öyle oldu. sen asıl bu tarz doktorlardan kork.
0
omer460
(13.08.26)
Hep tıp fakültesine gider hoca randevusu alırım, hamileyim doğumumu da bu şekilde gerçekleştireceğim doçent hoca takipliyim.

Özele oranla daha ucuz ve yüzde yüz güvenli geliyor.

Özel hastanelerden ben de çok korkuyorum zaten Allah korusun durum kötüye gidince kendini Bilkent şehir hastanesinde ya da fakülte hastanesinde buluyorsun özelller böyle gönderiyorlar hastayı

Bir de bir defa grip bir defa da ishal salgınına yakalandım beni hemen yatırdılar özel ilgilendiler asistanlar pır dönüyor etrafımda zaten her anımı hocayla paylaşıyorlar hocam da geliyor benimle ilgileniyordu.

Ben çok memnunum yani kötü olduğum zamanlarda direkt gidiyorum randevusuz düşünün hocamı ya da bir asistanı buluyorum hemen benimle ilgileniyorlar
0
Hallegadola
(13.08.26)
(14)

yatılı misafiri geri çevirme

yenibirgüzelnick
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız bu
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı?
müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız buna?
-1
yenibirgüzelnick
(29.07.26)
Bu soruya bir kayınvalide ile empati kurup cevap verebilecek biri var mı burada bilmiyorum genelde belli bir yaşa gelen insanlarda ekstra alınganlık olabiliyor.
Birine yatılı bir misafir için o dönem müsait olmadığını söylemek ve daha sonrası için davet etmek ayıp bir şey değil, müsait olmadığın halde çağırıp layığıyla ağırlamamak daha ayıp olurdu herhalde.
Ben böyle bir şeye darılmazdım ama yaşlanınca darılır mıyım bunu bilemem...
+1
mutekebbir
(29.07.26)
Aile büyüklerine saygı konusundaki düşüncelerim, bu site sakinlerinin geneliyle çok ayrı noktalarda.

Benim asla yapmayacağım bir şey. Bence o misafir değil baş tacıdır. Ne zaman isterse gelir.
-12
Mirket
(29.07.26)
Ben darılmam. Ben zaten yatılı kalmayı istemezdim, evimde her zaman daha rahat olurum.

Kabul etmemen için zaten gerekçen var kaldı ki gerekçe bazen gerçekten istememek de olabilir bu da çok normal. İnsanın bazen kafası kaldırmayabilir. Yorgun olabilirsin, canın sıkkın olabilir kendi içinde zor bir dönemde olabilirsin. Evde sadece eşini ve çocuğunu görmek isteyebilirsin.
0
rock n roll
(29.07.26)
Abi şehir dışında olacaksaniz zaten ne yapacaksiniz yani; ya anahtari vereceksiniz kendisi gelecek ya da gelemeyecek.
Sanırsın çok yorgunum diye reddettin. Evde insan olmayacaksa nasıl olacak yani kayınvalide gelecek diye de bütün hayat değiştirilmez.
+1
logisticsmanager
(29.07.26)
yani sehir disinda olacaksaniz zaten nasil bir cozum bekleniyor ki, anahtari verin o zaman? O da ok bence. ama yani burada sizden beklenen planinizi degistirip kayinvalideyi agirlamak mi?

ben kendi aileme de 'musait degilim su zaman gelin' diyebildigim icin bir sorun gormuyorum acikcasi. onceden haber vermenin amaci da bu degilmidir zaten? boyle durumlarda genellikle sorun, ciftler arasinda, kendi ailemize yapmadigimiz/yapamadigimiz seyi baskasina yapinca cikiyor.
+1
kassiopeia
(29.07.26)
Bence ayıp , 1.5 ay çok uzun bir süre. 1 hafta , 2 hafta falan da değil.
0
drako
(29.07.26)
1,5 ay boyunca şehir dışında mı olacaksınız?
0
elorelia
(29.07.26)
bir iki hafta arayla 3 farklı şehire gitmemiz gerekiyor sürekli bavul topla yerleştir filan misafir ağırlamak mümkün olmayacak
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.07.26)
müsait değilsen değilsindir de 1.5 aylık ara nedir? vandan istanbula mı gelecekler?
0
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu durumda ayıp olacak bir şey göremedim. Kafaya takmaya değmez
0
elorelia
(29.07.26)
yatılı misafir başka bir şey, kayınvalide başka bir şey. evliyken, kayınvalidem geleceğini söylediğinde hiç geri çevirmedim.
+1
co2s2
(29.07.26)
Net ayıp
+1
Cezcez
(29.07.26)
vicdan yaptıysanız bu size yanlış geliyor demektir. ancak cevaplarda verdiğiniz açıklama ile bunda üzülecek bir durum yok. yarım yamalak ağırlamak kadına daha ayıp olurdu. açıklama yaptıktan sonra sıkıntı olmamalı. artık büyükler de değişti. kendisi hakkında bilgimiz yok. vereceği tepkiyi siz biliyorsunuz. ezilmeden açıklamanızı yaparsanız bu duygulara gerek kalmaz.
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
@ hacirotti
Aslında evet tatilimi erteleme şansım vardı ama ertelemek istemedim. Ya tatil erteleyecektim ya da çok kalmadan 1 hafta sonra gitmesini isteyecektim ikincisi ayıp geldi.
Gelince 15-20 gün kalır çünkü.
0
🌸yenibirgüzelnick
(30.07.26)
(13)

arkadaşıma para yönetimi tavsiyesi

adwokat
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.öncelikle ön bilgiyaş: 30 - bekarşehir: istanbulaylık 50.000 TL kira ödüyormaaş: 200.000malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araçşimdi sorum
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.

öncelikle ön bilgi
yaş: 30 - bekar
şehir: istanbul
aylık 50.000 TL kira ödüyor
maaş: 200.000
malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araç

şimdi sorumuza gelelim;
elemanın elinde 8 milyon var (yarısı altın yarısı döviz)

A ŞIKKI
bu parayla 2 tane 1+1 alıp 25'er binden kiraya vermek mi? (daireler istanbul dışında ve seçilmiş vaziyette hazır kiracılı)

B ŞIKKI
bu parayla istanbulda güzel bir konumda site içinden 1+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

C ŞIKKI
Ortalama bir konumdan 2+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

D ŞIKKI
Altını tutmaya devam edip 2.5 milyona çocukluğundan beri hayalinde olan motosikleti almak mı?

E ŞIKKI
25 bin lira getirili 1 adet 1+1 alıp, kalanla da hayalindeki motosikleti almak mı?
📊 cevapları alalım

Bu anket sona erdi. 25 oy kullanıldı.

0
adwokat
(28.07.26)
Bu arkadaş kendisi kirada otururken neden ev alıp kiraya vermeye takılmış?
+2
malheiros
(28.07.26)
yakın zamanda evlenmeyi planlamıyorsa, kendine ev alsın.
0
co2s2
(28.07.26)
kiradaki evine kendi geçsin veya o evi satıp kendine ev alsın öncelikle. madem parayı betona gömecek kendine gömmüş olur en azından.

8 milyonun yarısını dövizde cayır cayır eritmiş zaten. anladığım kadarıyla risk toleransı 0 olan bir insan. dövizi de altına çevirsin hiç olmazsa. ama yine de para erimeye devam edecek bu şekilde.

motor konusu mevzubahis bile olmamalı.
-6
televole0
(28.07.26)
kendisinin şu an kirada oturduğu yere sıfırdan girse kiralar 70-80 bin, satılık fiyatına bütçesi yetmiyor. satılık fiyatına bütçesinin yettiği yerlerde de oturmak istemiyor....
-1
🌸adwokat
(28.07.26)
bu kişinin ölmeden önce 500 milyon lirasını tskya bağışlayan amcalarla bi akrabalığı var sanıyorum.

ben olsam motoru alır keyfime bakarım ne kiracısı ya.
-2
elorelia
(28.07.26)
halihazirda 1 tane evim var ve kendime ev alamayacak durumda isem, ev almazdim. aldigi diger ev de oturabilecegi bir sey olmayacak cunku.
dovizdeki paranin yarisini bozar, TL yatirim fonuna yatirirdim. dovizden daha cok getirme olasiligi yuksek. boylelikle oradaki para kirayi oder, ben de biraz daha fazla biriktirebilirim diye dusunurdum. (memur kafasindayim ben)

motoru da gercekten cok istiyorsam alirdim.
0
65 derece
(28.07.26)
arkadaşın ev alarak kiracılarla uğraşmak istiyor sanırım, ev fiyatları son 1 senede reel olarak %6-7 oranında düşüşte, kira getirisi de çok düşük kalıyor. bugün 8 milyonu aptal bir yatırımcı gibi faize yatırsa aylık 250bin tl civarı faiz alır. 4 ayda kiradan gelecek olan getiriyi 1 ayda faizden alıyor.

2.5 milyona da motor almazdım, türkiye'de artık yatırım araçları değişmeye başladı. eve, arabaya(motorlu araçlara) para gömme devri bitiyor. enflasyonist ortam kiracıların da ahlakını bozdu. uzun zamandır problem yaşamadığımız kiracı ile bu sene problem yaşıyoruz artık.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.07.26)
Size çok basit bir finansal veri sunayım. Bu sevdadan vazgeçin.

2016'da Bostancı gibi bir bölgede ortalama bir 2+1 ev fiyatı 550.000 TL, gram altın fiyatı ortalama 120 TL. Yani bir evin altın bazında ederi 4.583 gram altın kadarmış.

Şu an ise ortalama bir 2+1 ev yaklaşık 15.000.000 TL civarında ve gram altın an itibariyle 6.171 TL. Yani bu evin altın bazında ederi 2.430 gram altın.

Özetle 10 yıl önce gidip bostancıdan bir ev alsaydı bu arkadaş mesela, 2.153 gram altını çöpe atmış olacaktı. Üstelik altın iyi bir yatırım aracı bile değil.

Betona para gömme işi asla yatırım olarak düşünülecek bir şey değil. Nedense bizim ülkede ev almak akıllı bir yatırımmış gibi her orta sınıf bireyin hayalini süslüyor. O kadar parayı bir depremde yerle bir olabilecek bir şeye gömmek mantıklı değil.

İkinci olarak, ekşi duyuru gibi bir yerden yatırım tavsiyesi beklemek de mantıklı değil. O yüzden "paranızı şurada değerlendirin" gibi bir tavsiye vermeyeceğim. O kadar parası var adamın, bir tane finansal danışmana 3 kuruş vermiyor olması komik.

Son olarak, motor sevdasından da vazgeçin. 2,5 milyona motor nedir?

edit: 2016'da alınan evin kira gelirini de hesaba katalım da akıllarda soru işareti kalmasın.
Bir evin aylık kira bedelini [Ev Fiyatı]/250 olarak hesaplarsak 2016'da aylık kira 2.200 TL, yıllık kirası da 26.400 TL yapar. Bu tutarı gerçekçi olmayan bir şekilde her yıl evin fiyatının 1/250'si olacak şekilde artırsak bile toplam kira geliri 3.7 milyon yapar. Bu olabilecek en iyi senaryo kira ile ilgili. Buna rağmen kira geliriyle birlikte evin şu anki fiyatı 3 bin gram altın ediyor. Hala 1.583 gram içerdeyiz.

Bir de gerçekçi kira senaryosuna bakalım: 2016'da 2.200 TL olan aylık kirayı her yıl TEFE/TÜFE ve (ve 2019 itibariyle TÜFE 12 aylık ortalaması) oranlarına göre hesaplarsak toplam kira geliri 10 yılda 920.000 TL yapıyor. Bu da 10 yıl boyunca kiracının değişmediği ve yasal maksimum orana göre zam yapıldığı kötümser senaryo. Covid dönemindeki %25'lik üst limiti hesaba katmıyorum bile. Onu da katarsak iyice felaket.

Sonuç olarak kira geliriyle birlikte bu evin güncel ederi 16M ila 19M arası değişiyor. Altın hesabına göre yine büyük zarar var.
0
himmet dayi
(28.07.26)
Yaş 50 deseydiniz motor diyebilirdim ama yaşı daha genç motoru her zaman alır. Ben a şıkkını işaretledim.

Ev kirası da yaptığınız açıklamaya göre makul, o evde kirada oturmaya devam, kira gelirlerini arttırmaya devam, finansal emekliliğe yaklaştıkça motor her zaman alınır düşüncesindeyim.
0
kumandanim
(28.07.26)
Eğer yaptığı işi seviyorsa, ben emekli olana kadar seve seve çalışırım diyorsa motoru alsın direkt. Maaşı falan iyi, yaşlandıkça artacaktır da zaten. Nispeten rahat bir hayat var önünde, gençliğinde binsin bari motora ileride 60 yaşında bineceğine.

Tersi durumda, bir an önce finansal olarak emekli olmak istiyorsa, motoru siktir etsin.

Ayrıca 30 yaşında, burada akıl vereceklerin %95inden fazla birikim yapmıştır muhtemelen, buradan akıl alacağına yatırım konusunda bildiğini yapsın :)
-1
bobinhoo
(28.07.26)
parayı eve vermek bence yapılacak en büyük hata. %42-44 faiz varken parayı betona gömüp 50 bin kira almak enayilik. 3 kuruş kira için kiracıyla uğraşmaya değmez.
evin varken kirada oturmakta ayrıca saçma.
eğer 2,5 milyona alacağı motor goldwingse değer bence alsın.
0
my fault
(28.07.26)
En başta 50.000 TL kira vermeyi bıraksın.
Çocukluğundan beri 2,5 milyona motor alma hayalıni bıraksın .
Onunla bir Köy yoluna girdği an doğan veya şahin seviyesinde ilerleyecek.
Arkadaş grubum/çevrem bunları yapıyor ben de yapmalıyım türünden hırsları bıraksın .
Duyuruda durumu zayıf bir kaç üye
kimse vardır muhakkak. onlara da
yardım etmeyi düşünsün .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
2.5 milyon yerine 250 bine motor alıp hevesini alsın
0
mirty
(28.07.26)
(2)

Ofis sandalyesi önerisi

sapere aude
Selamlar haftanın 4 günü evden çalışan biriyim ve bel fıtığı problemim var dolayısıyla bir ofis sandalyesi almaya karar verdim. Nelere dikkat etmeliyim veya direkt önerebileceğiniz bir sandalye var mıdır? Ek olarak boyum 191, dolayısıyla boyuma göre bi sandalye mi seçmek lazım?
Selamlar haftanın 4 günü evden çalışan biriyim ve bel fıtığı problemim var dolayısıyla bir ofis sandalyesi almaya karar verdim. Nelere dikkat etmeliyim veya direkt önerebileceğiniz bir sandalye var mıdır?

Ek olarak boyum 191, dolayısıyla boyuma göre bi sandalye mi seçmek lazım?
0
sapere aude
(26.07.26)
Ikea Markus
0
co2s2
(27.07.26)
Oyuncu koltuğu
0
Unde bach canim
(27.07.26)
(8)

Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

renegade
Soru başlıkta.İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
Soru başlıkta.
İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
📊 Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

+1
renegade
(25.07.26)
%99 bırakmam.
+5
jelly bear
(25.07.26)
mekana ve arabaya göre değişir.
0
lazpalle
(26.07.26)
çok mecbur kalırsam bırakıyorum ve kesinlikle aklım kalıyor
+2
a7x
(26.07.26)
bırakmamak için ibret olacak bir sürü haber var internette.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.07.26)
valeye hiç bırakmadım, bıraksam aklım kalır. otoparkçıya bıraktığım oldu ama genelde kendim bırakırım, otopark alanı sıkışıksa anahtarı teslim ederim.

bende eski araba var. kimse alacak gidecek değil. çarpıp zarar verecek olsalar muhtemelen ben karlı çıkarım. buna rağmen aklım kalır valeye versem.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
Taksim ilkyardım hastanesinin aciline gittim birkaç kere. Bilen bilir oralarda park yeri yok gibi bi şey. Bi şekilde bulup koysan da ya vururlar ya çizerler. O yüzden mecbur hastanenin dibindeki otoparka bırakıyorum anahtarı da veriyorum. Aklım kalmıyor çünkü arabada kamera var, yoğun oluyor genelde adam benim arabayı sürekli bi arkaya koyuyor yenisi geldikçe. Öyle alıp gezeyim diyeceği bir ortam yok pek.

Valeye ise asla vermemeye çalışırım. Önceden biliyorsam mekanda sadece vale park seçeneği var ya yakına bi yere kendim park ederim (genelde onlar da aynı şeyi yapıyor) mekana yürürüm ya da mekanın otoparkı varsa valeye ben park ederim derim kendim koyarım. Şimdiye kadar bir istisnası oldu onda da şirket yemeğine gitmiştik mecbur kaldım gibi bi şey oldu. Boğaz hattında bi mekanda verdim valeye ama aklım da kaldı valla. Bmw seviyorlar malum.
0
chicha_v2
(26.07.26)
hayatımda valeye 2 yada 3 kez bırakmışımdır araba, 5 yıldır araba sahibiyim, bırakışlarımın oteldi, arabamla gezecek durumları da pek yok gibiydi. otopark olarak da istanbul fatihde bir yer var yılda 3-4 kez yolum düşer otoparka bırakırım anahtar ile yaşını almış adamlar oluyor yani güven verdikleri için değil de alıp gezmezler onu biliyorum zaten hemen çekip arkamdan geleni alıyorlar. Cadde valelerine falan asla bırakmam ama, mekana yürümemek için falan yok yani.
0
atom karincanin torunu
(27.07.26)
ara sokakta değnekçiye anahtar vermem. ama yeri yurdu belli olan, her gün orada iş yapan valeye anahtar veririm. hiç de aklım kalmıyor.
0
co2s2
(27.07.26)
(6)

Neden bazı dizi filmleri insan izledikçe izleyesi geliyor?

psmstc
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın. Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın.

Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
0
psmstc
(25.07.26)
Hikayesi kurgusu
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.07.26)
Konuları bence hızlı bir şekilde işleyip her bölümde bir sürü dopamin basacak konu işlemesi.
0
denizgonen
(25.07.26)
sinemayla daha cok ilgilendikce bu soruyu daha cok soruyorum. bazi filmler insani icine alirken bazilari akmiyor. sanirim editingle alakali.

bir de bazi genrelarin akmasi daha kolay. ornegin thriller drama'ya gore akici yapmasi daha kolay.
0
antikadimag
(25.07.26)
sanırım maharet kurguda.
kastettiğin dizilere örnek mi bilmiyorum ama akasya durağı sanırım ülkede herkesin bir şekilde denk gelip izlediği bir film.

onlarca kez izlediğimiz kemal sunal filmleri ile ortak temalar/saçmalıklar var. hafif, yormuyor, düşündürmüyor, temposu belli bir ayarda.

kendini tekrar tekrar izleten hikayelerin ortak noktası gevşetiyor olması belki de.
0
biseysorcaktim
(25.07.26)
Valla bence olay sadece kurgu, çekim tekniği ya da hikayenin ne kadar iyi olduğu değil. Kişinin izlediği film ya da diziyle nasıl bir bağ kurduğu önemli.

Film ya da dizi en başta senaristin, yönetmenin, oyuncuların düşüncelerine göre çekilip yayınlanıyor. Yani anlatmak istediği, nasıl anlattığı, mesajı vs en baştan belli gibi duruyor. Ama tüketiciye ya da izleyiciye ulaştığında iş değişiyor. Çünkü herkes kendi hayat tecrübesine, bilgisine, düşüncesine, anılarına vs göre izleyip değerlendiriyor. Yani, değişime uğrayıp izleyici sayısına göre yeni anlamlar kazanabiliyor.

Bu yüzden verilmek isteneni direkt almıyoruz hep. Kendimize göre yorumlayıp buna göre değerlendiriyoruz. Bazen sıradan bir sahne bize çok daha derin gelebiliyor, bazen bir diyalog başka bişeyleri bize hatırlattığı için daha anlamlı gelebiliyor, bir karakterde kendimizi buluyoruz ya da kendi kendimize olmadık şeylerden anlam çıkarıyoruz. Ya da tam tersi.

Her neyse, bence bu yüzden bazı filmleri tekrar tekrar izliyoruz. Çünkü kendimizden biseyler buluyoruz onlarda.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
izlediğimiz şeye inanmak. bunu gerçekçilikle alakalı olarak söylemiyorum. kendini kaptırmak, izlediğin şeyi benimsemek anlamında söylüyorum. örneğin "star Wars'ta lazer tüfekleri tabancaları varken ışın kılıcıyla düello yapmak nedir?" ya da "5 tane robot birleşip voltron'u oluşturuyor ama koca megarobot elinde kılıçla savaşıyor, saçmalık" gibi bir gerçekçilik ya da gerçekdışılık değil. film sana onu satıyor, inanıyorsun, anlatıyor sana derdini. kurgusundaki hız mı dersin, anlatımındaki dil mi dersin, oyuncuların iyiliği mi dersin, kameranın açısı mı dersin, efektlerin güzelliği ya da müziğin uyumluluğu... bunların hepsi birleşiyor, seni "inandırıyor"
0
co2s2
(27.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.