Giriş
(5)

Hangi oyun konsolu?

kljgslsdkjsd
Selam romalılar.Bir oyun konsolu alasım var. Hani çok oyun oynayan bir kisi değilim. Stardew valley oynuyorum eycof oynuyorum herhangi bir futbol oyunu oynuyorum falan. Hani tüm bilgim bu kadar. Baktım son zamanlarda nintendo diye bisi varmış cok populermis. Sonra dedim xbox da olabilir falan hani a
Selam romalılar.
Bir oyun konsolu alasım var. Hani çok oyun oynayan bir kisi değilim. Stardew valley oynuyorum eycof oynuyorum herhangi bir futbol oyunu oynuyorum falan. Hani tüm bilgim bu kadar. Baktım son zamanlarda nintendo diye bisi varmış cok populermis. Sonra dedim xbox da olabilir falan hani alsam mı almasam mı diye de düşünüyorum alsam hangisini alırım diye de düşünüyorum. Neyse aklim karışık yardırın siz.

Ps: iyi bir televizyonum olmamakla beraber (eski ledlerden) bir sure yenileme ihtimalim de yok.
-1
kljgslsdkjsd
(18 saat)
aynı paraya pc'ni upgrade edip güzel bir ekran alsan başka işler içinde kullanırsın
+1
duyurukullanıcısı
(18 saat)
özel oyunları ve bu sene çıkacak gta 6'yı hesaba katarsak ps5 diyorum ben.
+1
unalub
(16 saat)
ben ps5 aldım ama sanki xbox game pass ile psnplus aboneliklerini karşılaştırınca xbox daha ağır basıyor
0
co2s2
(16 saat)
Olm adamın sorusunu niye eksilemişsiniz lan, hasta mısınız :D

Usta TR'de yaşayan birine ben konsol almasını önermem çünkü konsolu bir şekilde edinsen bile oyunlar servet değerinde oluyor. Öyle GamePass, PSN+ gibi yan aplikasyonlardan da hayır gelmez, dandik oyunları iteleyip duruyorlar. Adam gibi bir oyun tecrübe etmek istersen de ya kesenin ağzını açıcan ya da birkaç yıl evvelki AA oyunlara bakıncan. Oyunları dijital alacağın için fazla bir maddi sorun yaşamazsın bana göre.
+1
RaiseThySword
(14 saat)
en guzel konsol tartismasiz switch. ancak oynanacak oyunlar kisitli. yani cok oyun oynayan biri degilsen seni oyalar. nintedo oyunlari cok guzel, platform ve adventure oyunlari icin ideal. ama buyuk aaa oyunlari oynamak istiyorsan ps5 lazim.

yani ps5 daha cok alan cover eder. tek alinacaksa ps5.
+1
antikadimag
(11 saat)
(9)

kablolar ucuzlar mı?

kibritsuyu
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94 tempra'ya 5 metre yeter mi şeklinde. kablonun 5 metresi de 700 lira falan.

şimdi bunlar yasaklandı, ceza yiyorlar ya, arabasına döşetenler bitecek.

kablo ucuzlar mı sizce? çok acelem yok bekleyeyim mi?
0
kibritsuyu
(21 saat)
ucuzlamaz söker bakırını satarlar. hoparlör kablolarından bahsediyorsan mesafe aşırı uzun ve güçler 1-2kw değil ise aşırı kalın kablolara ihtiyacın yok. sürekli maksimum güçte çalıştırmıyorsun zaten. 14GA için 5 metresi 300tl gibi gördüm.

www.trendyol.com

bu mesela hem daha kalın hem de daha ucuz 12GA - 5 metre - 235 tL
www.trendyol.com

14ga - 50 metre - 1300 tl. bu tam bakır değil ama işini de fazla fazla görecektir.
www.trendyol.com
0
orpheus
(21 saat)
ben chatgpt'nin yalancısıyım.

amfi şöyle:

Power consumption: 550 W

Continuous power
8 Ohm: 2x 58 W / 0,008%
4 Ohm: 2x 75 W

Dynamic power
4 Ohm: 2x 105 W

kolonların empedansı 6 ohm, amfiye mesafeleri 5'er metre.

chatgpt 16ga minimum, 14ga ideal dedi. %100 bakır ve ofc (oxygen free copper) olsun dedi.
0
🌸kibritsuyu
(20 saat)
ya chat gpt en ideailini hesaplıyor. seste %0.01 bozulmayı kabul ediyorsan 16-18 awg bile kullanabilirsin. çünkü zaten ses sisteminde anfide-hoparlörün kendisinde falan bu kabloda olan kayıptan data fazası mevcut. ultra high end yüz bin dolarlık bir sistem toplamıyorsan kafaya takılacak mevzular değil.

futurism.com
+2
orpheus
(20 saat)
Buradaki kıstasın fiyattan öte kablonun ve konektörlerin iyi olması.amacın iyi müzik dinlemek,film seyrederken kaliteli bir surround yakalamaksa fiyata çok takılmamalısın.

Güncel olduğu için isyan videolarında gördüğüm ürünler genelde çöp malzeme gözüküyor.kaliteli bir kablo bu fiyatlardan yukarıdır.14 lük bir kablo işini görür ama bunların ofc-oxygen free olması uzun dönemde oksitlenmesini engeller.kötü bir konektör verimi düşürür.uzun yıllar kullanacağını düşünürsek fabrikasyon konektörü takılmış hazır bir kablo senin için iyi olur.teknomarketlerde bulacağın mümkünse avrupa imalatı bir kabloyu alsan daha iyi edersin.
+2
duptıs
(20 saat)
konnektör ihtiyacım yok. amfinin arkası da kolonların arkası da bu şekilde klemensli: www.direnc.net

www.trendyol.com

şundan düşünmüştüm. verilmeyecek fiyat değil de cezalar artınca 700 liralık şey 300 liraya düşerse üzülürüm.
0
🌸kibritsuyu
(20 saat)
yapay zekanın 3 soylediğinin 2.5u yanlış çıkıyor ona güvenip alma, diafonu değiştirmek için sordum var olan marka model yazdığım halde gidip farklı alt yapı sistemli diafon önerdi, bunun gibi zibilyon hatası var.
flash indirim gibi şeyler oluyor çok acil değilse 1ay takip et ben ne zaman bu düşmez desem 1 ay sonra %30 düştü ya:/
+1
eja
(19 saat)
10 liradan 9 liraya düşmez ama 6 ay sonra hala 10 lira olabilir.
0
co2s2
(19 saat)
ucuzlamaz. 700 lira iyiymiş, stereo 3.5tan 1m y kablo ve 3er metre xlr için 700 ödemiştim kaç zaman önce. sizin aradıklarınızın maden değeri de var.
0
klassno
(12 saat)
@orpheus onlar cca, bakır kablo değil. üçüncüde özellikle belirtmişsin de ilk ikisi de bakır değil.
cca kablolar zaten ucuz, bakır kabloda da fiyat zor düşer. zorlamayacaksa al geç yıllaaaarca kullanılacak şey sonuçta.
0
konetsu
(10 dk)
(5)

Yeme İçme yerleri rehberi

kumandanim
Merhaba,Her gün tonla mekan açılıyor, Intagram' dan fln denk gelince " aa gideyim buraya " diyorum sonra haftasonu nereye girtsek nereye girsek diye düşünüyoruz. Ya da genelde uğramadığım bi' semte yolum düştü diyelim orada da denemek istediğim bi' yer var zamanında görmüşüm ama aklıma gelmiyor o an
Merhaba,
Her gün tonla mekan açılıyor, Intagram' dan fln denk gelince " aa gideyim buraya " diyorum sonra haftasonu nereye girtsek nereye girsek diye düşünüyoruz. Ya da genelde uğramadığım bi' semte yolum düştü diyelim orada da denemek istediğim bi' yer var zamanında görmüşüm ama aklıma gelmiyor o anda sonrasında farkediyorum falan neyse.
Şimdi ben ne yaptım Iphone haritalar uygulamasında ayrı bi' rehber açtım Yeme İçme diye mekanları orada işaretliyorum. Bu mantıklı mı yoksa sizin kullandığınız daha efektif bi' şey var mı merak ettim.
0
kumandanim
(21 saat)
İnsta face ve tiktokta beğendiği videoları kaydederken ayrı bir dosya oluşturabiliyorsun. Ben deneyeceğim yemekleri, müzikleri, bu tip mekanları ayrı ayrı klasörlüyorum.
0
ground
(20 saat)
@ground; bu da olabilir ama harita bazlı bi' format daha iyi sanki.
0
🌸kumandanim
(19 saat)
instagram'da falan mekan öneren sayfaların / kişilerin %99.99'u bunu para karşılığı yapıyorlar.
0
co2s2
(19 saat)
Yaklaşık bir yıldır ajanda ve not defteri tutmaya başladım. sürekli yanımda taşıdığım ve aklıma her geleni yazıp çizdiğim bir not defterim var. Zaman geçtikçe kullanma ve açıp bakma alışkanlığım da arttı. manuel bir şekilde yazınca, yazmaya değer olmayan şeyleri kafadan elemiş de oluyorsun daha en başında. tavsiye ederim.
0
thracia
(17 saat)
google mapste işaretliyorum, her işaretimin açıklama kısmına da nereden gördüğümü ve önerilen ürünü yazıyorum. bu açıklama kısmı çok önemli çünkü işaretlediklerim arttıkça karışmaya başlıyor. uygulamada tüm listeyi görme kısmına girince de en güncelden en eskiye kadar bookmarkladıklarımı görebiliyorum. o bölgede gezerken işaretlediğim mekanlara açıp bakıyorum. deneyip beğenmediğim varsa da listeden çıkarıyorum.

instagramda da şehir şehir kaydediyorum ama genelde unutuyorum sonradan.
+2
eileengray
(16 saat)
(3)

Sorum ik’cılara

oldz
Çalışma şekli; 5 gün çalışılıp 2 gün izin yapılıyor, diğer hafta 5,5 gün çalışılıp 1,5 gün izin yapılıyor. (Cumartesi 13.30a kadar) (mağaza her hafta cumartesi açık, çalışan kişiler hafta hafta aralarında değişiyor)5,5 gün çalıştığım haftadaki yarım günüm bayram tatiline denk geliyor. Bu durumda son
Çalışma şekli; 5 gün çalışılıp 2 gün izin yapılıyor, diğer hafta 5,5 gün çalışılıp 1,5 gün izin yapılıyor. (Cumartesi 13.30a kadar) (mağaza her hafta cumartesi açık, çalışan kişiler hafta hafta aralarında değişiyor)

5,5 gün çalıştığım haftadaki yarım günüm bayram tatiline denk geliyor. Bu durumda sonraki hafta 5 gün + 2 izin şeklinde mi devam ediyorum?
0
oldz
(21 saat)
Hafta tatilinin bayrama denk gelmesi bir şey değiştirmez eski düzenden devam edilir.
0
Gradient_tabanlı_mor
(21 saat)
yani sorun benim izin günümle bayram tatili aynı gün, çakışıyor. o yüzden o izin günümü ekstra kullanacak mıyım diye soruyorsan cevap hayır.
ama senin 5,5 gün çalıştığın haftadan sonraki çalışma şeklin zaten 5 gün olduğu için yine değişen bir şey olmuyor ki.
umarım doğru anlamışımdır.
0
elorelia
(20 saat)
herhangi bir şey fark etmez. şöyle düşünün, hep 5+2 çalıştığınızı varsayın. bayram haftasonuna denk geldiğinde bir şey değişir mi?
0
co2s2
(18 saat)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-4
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-1
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
-1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
0
elorelia
(23 saat)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+1
iwasbornonamountainside
(18 saat)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(17 saat)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(15 saat)
(4)

Uber ya da BiTaksi indirim kodu?

blackgirl00
Dostlar selam, 450 tllik uzak bir yere gitmem gerekiyor , şu an çalışmadığım için cok büyük mebla, toplu tasım gitmiyor . İndirim kodunuz ya da ilk kullanım 1 tl gini promosyonunun varsa yazar mısınız? Çok sağolun
Dostlar selam, 450 tllik uzak bir yere gitmem gerekiyor , şu an çalışmadığım için cok büyük mebla, toplu tasım gitmiyor . İndirim kodunuz ya da ilk kullanım 1 tl gini promosyonunun varsa yazar mısınız? Çok sağolun
0
blackgirl00
(10.03.26)
hocam masterpass ile 350 tl bitaksi indirimi alabilirsin.

www.masterpassturkiye.com
0
spirit crusher
(10.03.26)
ah ne de güzel indirimmiş ya, baktım şimdi ama tek kartım var o da visa :(((
0
🌸blackgirl00
(10.03.26)
bankanızın websitesinden Mastercard sanal kart oluşturun.
0
co2s2
(10.03.26)
hizliresim.com

Bana şöyle bir mail gelmisti Samsung'dan. Şartlari sagliyorsaniz deneyin
0
narod
(10.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-1
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(23 saat)
(4)

iPhone video boyutu küçültme

buenas
İPhone’dan bilgisayara yüklediğim 18.6 gb lik video nun boyutunu video kalitesini bozmadan nasıl küçültebilirim? USB ye atmaya çalışıyorum videoyu boyut çok büyük.
İPhone’dan bilgisayara yüklediğim 18.6 gb lik video nun boyutunu video kalitesini bozmadan nasıl küçültebilirim? USB ye atmaya çalışıyorum videoyu boyut çok büyük.
0
buenas
(09.03.26)
Video kalitesini bozmadan küçültmeniz mümkün değil. Bir miktar kaybı göze alacaksınız. www.capcut.com veya www.adobe.com adresinden ücretsiz/deneme sürümünü bilgisayara indirip kolayca yapabilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.03.26)
h.265 (hevc) ile kodlayabilirsin, çevirirken benzer kaliteyi seçersen boyut azalır.
0
iustitia omnibus
(09.03.26)
ben youtube'a yüklüyorum. youtube küçültünce indir diyorum. kalite değişiyor tabi.
0
renegade
(09.03.26)
handbrake ile H265'e çevirin
+2
co2s2
(09.03.26)
(2)

bina müteahhitini bulmak

xephyr
selamlar,2003'de iskan almış bir bina var. belediyeye gidip mimari projeyi aldım. statik proje malesef yokmuş. inşaatı yapan firmayı buldum. ama 2018'de fesh olmuş. bu firmanın sahiplerine nasıl ulaşabiliriz ? ticaret sicilden baktım ama isimleri aratınca bir bilgi çıkmadı. statik projeye ihtiyacım
selamlar,

2003'de iskan almış bir bina var. belediyeye gidip mimari projeyi aldım. statik proje malesef yokmuş. inşaatı yapan firmayı buldum. ama 2018'de fesh olmuş.

bu firmanın sahiplerine nasıl ulaşabiliriz ? ticaret sicilden baktım ama isimleri aratınca bir bilgi çıkmadı. statik projeye ihtiyacım olduğu için onu sormak amacıyla bulmaya çalışıyorum.

teşekkürler.
0
xephyr
(09.03.26)
ticaret sicilden şirketi buldunuz, ortaklarını da buldunuz ama isimleri aradığınızda bir şey çıkmadı. doğru mu anlıyorum?

aklıma gelen tek şey, binadan gayrimenkul satın alan ilk kişilere ulaşmaya çalışmak. örneğin şu andaki ev sahiplerinin hepsi sonradan aldıysa, onların satın aldıkları kişilere ulaşmak onlara sormak, böyle böyle evleri ilk alanları bulmak / bulmaya çalışmak.
0
co2s2
(09.03.26)
Ticaret sicildeki en son adresi neresi ise oraya gidin, kapıyı çalın. Orası eskiden ve şimdi de kendi mülkleri olabilir. Değilse, taşınmışlarsa, eski kiracıysa, yönetici/kapıcı falan yardımcı olabilir.
0
malheiros
(09.03.26)
(5)

Telefon hat kablosu nereden bulunur

grimavi
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR3t29-XFSEEcftMat_E70L3uY2VWQmmFtD7w&usqp=CAU
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
grimavi
(09.03.26)
satar
0
jelly bear
(09.03.26)
tabii ki satar.
0
co2s2
(09.03.26)
Elektrikçi satar. Koçtaş ve Bauhaus'taki fiyat daha uygun olabilir.
0
cosmicstring
(09.03.26)
elektronikçiler de satar. iki tarafında da soket olacak mı? bazısı bir tarafı soket diğer tarafı yarım ay pabuç şeklinde de olabiliyor. tam ihtiyacınıza göre alın. köken kablo alacağım deyin işten anladığınızı bilsinler. :D
+2
lazpalle
(09.03.26)
iki tarafı da aynı olacak
encrypted-tbn0.gstatic.com

Şu adaptör ile kabloyu uzatıp modemin evdeki yerini değiştirmek için
+1
🌸grimavi
(09.03.26)
(2)

İyi bir baharatci?

etna
Online den baharat alıp da memnun kaldığınız yerler var mı?
Online den baharat alıp da memnun kaldığınız yerler var mı?
+1
etna
(09.03.26)
Hayfene
+1
sadakatsiz
(09.03.26)
https://www.kocabiyikbaharatlari.com/

doğrudan kendi sitelerinde satmıyorlar ama ne yapın ne edin bunların ürünlerini alın.
0
co2s2
(09.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(15)

kaç dil biliyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.03.26)
Turkce, Ingilizce, Fransizca.

Duyuru disinda duzenli Turkce konustugum bir ortam yok. Ingilizce ve Fransizca is yerinde mecburi iki dil. Gun icinde iki dilde de is yapiyoruz. Je suis Canadien.
0
thetruenorthstrongandfree1
(09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor.
turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor.
fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil
ingilizce akıcı
rumence başlangıç

ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil
İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum.
İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.

ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs.
master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.

türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.

ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.

bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.

hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.

hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.

turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.

bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
ingilizce ve türkçede eşit derecede rahatım. hayatımın yarısından fazlası ingilizce konuşulan bir ülkede geçti, bu yüzden iki dile de hakimim. orta seviye italyancam var (lisede italyanca gördüm ve sonra 2 yıl italya’da yaşadım). ayrıca bizim şu anki okulda 2 tane reading comp yapmak zorunlu; o yüzden almanca ve fransızca reading proficiency sertifikalarım var. ortaokulda ayrıca almanca görmüştüm, a2 gibiyim. bir de osmanlı türkçesi okuyabiliyorum. matbu zaten çok rahat, rika eh seviye. siyakat falan okuyamıyorum tabii. geniş ailede yahudi bireyler var, onlar da arada bana ibranice kelimeler öğretiyorlar.

dillere çok merakım var, o yüzden her dili kullanmaya gayret ediyorum fırsat buldukça.
0
eileengray
(10.03.26)
türkçe ana dilim.

ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum.
fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir.
ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim.
eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce
+ Vardır B2. En azından yakındır.

+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım.
+ Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
+1
put it in your appropriate place
(10.03.26)
(2)

Yönetici Mülakatındaki Şu Sorulara Cevabınız Ne Olurdu?

lapetitemort
Herkes 1 soru için tüyo verse yeterli :)1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?3. İş yapmak istemeyen, zıtla
Herkes 1 soru için tüyo verse yeterli :)

1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.
2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?
3. İş yapmak istemeyen, zıtlaşan ve geri bildirim almayan bir çalışanla nasıl mücadele edersin?
4. Düşük performans sergileyen bir çalışana yaklaşımın ne olur?
5. Yüksek performanslı ama toksik bir çalışanın var. Ne yaparsın?
6. Çok acil bir iş için çalışanına mesai yaptırman gerekti. Nasıl idare edersin?
7. Birbiriyle geçinemeyen iki tane çalışanın var. Ne yaparsın?
8. Çalışanların giriş-çıkış saatlerini görebiliyorsun. Bu bilgi senin için önemli mi?
9. Üslubunuzla ilgili geçmişte bir takım geri bildirimler almışsınız. Bunu nasıl düzelttiniz veya düzeltebildiniz mi?
10. Bu pozisyona tepki olarak mı başvurdun? (düşük performans puanı ve mevcut lider ile anlaşamamaktan dolayı)
11. Hangi durumları müdürüne taşırsın, hangilerini kendin halledersin?
12. Teknik bilginin zayıf olduğu yeni bir alanda liderliğe başvuruyorsun. Çalışanların konuya senden daha fazla hakim olacak. Durumu nasıl idare edeceksin?
13. Şeflerden biri toplantıda çalışanına yapmak istemediği bir iş verdi. Tepkin ne olur?
14. Sihirli bir değneğin olsa şirkette neyi değiştirirdin? (Hemen akabinde, bu konuda değişiklik yaratmak için ne yaptın sorusu geliyor).
15. İçedönük birisi olarak liderlik sürecinde zorlanmayacak mısın?
0
lapetitemort
(08.03.26)
1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.
- Teknik alanda ilerleyeceğim daha az alan, yöneticilik alanında ise daha çok alan var. İnsan ilişkilerime güveniyorum ve önümüzdeki dönemde kariyerimde bu yönde ilerlemek istiyorum.
2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?
- Ekibin deadlinelara uymamasının sebebini öğrenmeye çalışırım. Daha çok dirsek temasında olurum, takıldıkları alanda hem bireysel destek veririm hem de önlerini açabilmek için kendi networkümle nüfuzumu kullanırım.
3. İş yapmak istemeyen, zıtlaşan ve geri bildirim almayan bir çalışanla nasıl mücadele edersin?
- Tek başına yaptığı işleri başka biriyle birlikte çalışmasını isterim. Bu diğer kişi şirkete bağlı, iş etiği olan, yüksek performanslı çalışan biri olur.
- İş yapmak istememesinin kök nedenine inerim. Bunun için 5 kere neden (the 5 whys) sorusunu sorarım.
4. Düşük performans sergileyen bir çalışana yaklaşımın ne olur?
- Pls see question 3.
5. Yüksek performanslı ama toksik bir çalışanın var. Ne yaparsın?
- Toksikliğine neden olan etmenleri ortamından uzaklaştırırım. Bu bir kişi, bir ortam olabilir.
6. Çok acil bir iş için çalışanına mesai yaptırman gerekti. Nasıl idare edersin?
- Konunun pazarlık yapılamaması için mesainin kesin olduğuyla başlarım. Bu mesaiyi huzurla yapması için ne gerekiyor, bunu sorgularım.
7. Birbiriyle geçinemeyen iki tane çalışanın var. Ne yaparsın?
- Önce 1-1 görüşme yaparım. Kök nedenini öğrenirim. (Bu tür tüm soruların cevabı kök nedenine inmek olmalı) Sonra üçlü görüşme yapar ve aralarını yaparım. Şirket içinde çalışmak zorundasınız, arkadaş olmasanız da medeni olmak zorundasınız temalı bir konuşma yaparım. Bu görüşmeyi milat kabul ediyorum. Bundan sonraki ilk sorunda geçmişle bağlantısız sorunu çıkaranı mesul tutacağımı ifade ederim.
8. Çalışanların giriş-çıkış saatlerini görebiliyorsun. Bu bilgi senin için önemli mi?
- Önemli. Bazı insanlar sabah uyanamaz ama akşam performans gösterir. Belki geç gelip geç giden insanlar var. Ya da gün içinde arazi olanlar var. Ekibi tanımak için önemli. Üçün beşin hesabını yapmam ama öncelikle işyerinde olması gerekirken dışarıda olan birinin sorumluluğu konusu gündemimde olur. Diğeri de adalet duygusunu tüm ekibe yaymak için herkesin ekiple uyumlu çalışması önemli. Herkes birbirini gözlüyor. Biri erken çıkıp diğeri vaktinde çıkıyorsa, bu alışkanlık haline gelmişse, boş yere çalışanların arası açılabilir, gruplaşmalar başlayabilir. Fırsat vermemek lazım.
9. Üslubunuzla ilgili geçmişte bir takım geri bildirimler almışsınız. Bunu nasıl düzelttiniz veya düzeltebildiniz mi?
- Bununla ilgili etkin aksiyonlar alıyorum. Çatışma yönetimiyle ilgili sorunlarımı çözebilmek için eğitimlere katıldım ve mentor olarak gördüğüm kişilerin geri bildirimlerini aldım.
10. Bu pozisyona tepki olarak mı başvurdun? (düşük performans puanı ve mevcut lider ile anlaşamamaktan dolayı)
11. Hangi durumları müdürüne taşırsın, hangilerini kendin halledersin?
12. Teknik bilginin zayıf olduğu yeni bir alanda liderliğe başvuruyorsun. Çalışanların konuya senden daha fazla hakim olacak. Durumu nasıl idare edeceksin?
13. Şeflerden biri toplantıda çalışanına yapmak istemediği bir iş verdi. Tepkin ne olur?
14. Sihirli bir değneğin olsa şirkette neyi değiştirirdin? (Hemen akabinde, bu konuda değişiklik yaratmak için ne yaptın sorusu geliyor).
15. İçedönük birisi olarak liderlik sürecinde zorlanmayacak mısın?


Çok uzunmuş, şimdilik bu kadar.
+1
gabe h coud
(09.03.26)
1- küçük örneklerle gördüm ki, kendi işimi iyi yaptığım kadar, başkalarını yönlendirmede başarılıyım. verdiğim öneriler, gösterdiğim yollar hep doğru çıkıyor. bunu daha genele yaymak istiyorum.

2- işin gecikme sebebini doğru anlamaya çalışırım. beklentiler yüksek olabilir. iletişim eksik olabilir. ekip zayıf/küçük/yetersiz olabilir. eğer gerçekten de ekipte bir problem olduğunu hissedersem, ekip içi iletişimi arttırıp çözüm yolları bulmaya çalışırım. yöntemleri değiştirmeye çalışırım. bunu yaparken projede en çok ben çalışırım, örnek olmaya çalışırım. eğer olmuyorsa, zaman kaybetmeden üst yönetime taşırım.

3- kişisel bir sorunu olabilir, motivasyon kaybı olabilir, yanlış bir pozisyonda çalışıyor olabilir. birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim.

4- kişisel bir sorunu olabilir, motivasyon kaybı olabilir, yanlış bir pozisyonda çalışıyor olabilir. birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim.

5- birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim ama uzun süre müsamaha gösteremem.

6- gönüllülük esasına göre mesai ayarlarım. eğer mırın kırın ediliyorsa, ben de kalırım ve yardım ederim. önceden söz vermem ancak bu mesainin bir karşılığını vermeye gayret ederim (idari izinlerde daha esnek davranma gibi)

7- ayrı aryı konuşurum. mesele kişiselse, profesyonelce çalışıp kişisel meseleleri dışarıda bırakacakları bir ortam yaratırım. mesele işin yapılma yöntemiyse, süreçleri/görevleri yeniden tanımlarım.

8- giriş çıkış saatleri tek başlarına benim için bir şey ifade etmiyor. toplu ahengi bozmadığı sürece meseleye kişi kişi bakmaya çalışırım.

9- aldığım geri bildirimler doğrultusunda farkındalık geliştirmeye çalışıyorum.

10- "tepki" pozisyon değiştirmek için doğru bir motivasyon değildir. ben bu pozisyonda başarılı olacağımı düşündüğüm için başvurdum.

11- yetkim doğrultusunda kısa süre içerisinde yapabileceğim her türlü durumu kendim çözmeye çalışırım. yetkimi aşan ya da zaman alacak şeylerle ilgili müdürümü derhal bilgilendiririm.

12- ben își değil, insanları idare etmeye geliyorum. karşılıklı güven ile her türlü teknik sıkıntı çözülür.

13- anlık tepkiler vermek doğru olmaz. toplantı sonrasında çalışanla görüşürüm, neden yapmak istemediğini anlarım.

14- çalışanlardan daha fazla geri bildirim almaya çalışırdım. işi yapan onlar, işi nasıl daha iyi yapılacağını bilenler de onlar.

15- içedönük olmam iletişim kurmayacağım anlamına gelmez. tam tersine daha iyi gözlem yapıp, süreçleri daha doğru yürütebilirim.
+1
co2s2
(09.03.26)
(2)

Bad Bunny'nin tarzını oluşturan janrlar hangileri

sekizdokuzon
Reggaeton diyorlar. Başka hangi anahtar kelimelerle Bad Bunny'nin yaptığı şarkıların benzerlerine ulaşırım?Teşekkürler.
Reggaeton diyorlar. Başka hangi anahtar kelimelerle Bad Bunny'nin yaptığı şarkıların benzerlerine ulaşırım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.03.26)
trap,pop
+1
Purple life
(08.03.26)
"latin trap" diye bir şey duymuştum.
+1
co2s2
(09.03.26)
(2)

İdrar kültürü sonucunun gecikmesi normal mi

egerbiryolcu
Bir hastamız için idrar kültürü tahlili istendi. Salı günü verdik hafta içi sonuç çıkmadı. Araya haftasonu girdi. Bu defa yarın da çıkmazsa diye endişelendim. E nabizda bilgi yok. Normalde üç günde çıkıyor diye biliyorum.Detaylar: idrarda bakteri var. Bu kesin çünkü önceki kültür sonucunda da çıkmış
Bir hastamız için idrar kültürü tahlili istendi. Salı günü verdik hafta içi sonuç çıkmadı. Araya haftasonu girdi. Bu defa yarın da çıkmazsa diye endişelendim. E nabizda bilgi yok. Normalde üç günde çıkıyor diye biliyorum.

Detaylar: idrarda bakteri var. Bu kesin çünkü önceki kültür sonucunda da çıkmıştı. Bazı sebeplerden tekrar istendi. (Farklı hastanelerden dolayı)

Doktorun tahlili istediği gün pazartesiydi. O gün veremeyip ertesi gün salı gunu verdik aynı barkodlu tüpü. Tarih ertesi gün olduğu için işleme alınmamış olabilir mi.(Tabii ki idrarı salı günü aldık bekletilmesi idrar)

Ameliyat günü için tarih alınacaktı fakat doktor demiş ki idrar kültürü sonucu çıkmasi lazım. Ama bu istenilen idrar için mi yoksa işleme alınan idrar için mi sistemde ne gördü bilmiyorum. İşleme alınani kastettiyse o zaman sorun yoktur beklemeye devam deriz ama emin olamıyoruz.

Yarın bu bilgiye erkenden ulaşmamız gerekiyor ihtimalleri öğrenmek istedim.
0
egerbiryolcu
(08.03.26)
normalde kültür negatifse sonuç erken çıkar. pozitifse süreç uzuyor. ne üredi ve nelere dirençli onlara da bakılıyor çünkü.
+2
nolmus yani
(08.03.26)
benim bildiğim önce en standart antibiyotiklere bakıyorlar, eğer bakteri onlara dirençliyse alternatif antibiyotiklere bakıyorlar. süre uzayabiliyor.
+1
co2s2
(08.03.26)
(11)

Çekirdek kahveyi online nereden alıyorsunuz?

sonhakan
Internetten önereceginiz bir yer var mı?
Internetten önereceginiz bir yer var mı?
0
sonhakan
(08.03.26)
Illy marka çekirdek alıyorum, kendi sitesinden, zaman zaman güzel indirimler de yapabiliyorlar.
0
mechtech
(08.03.26)
uzun denemeler sonucunda gerek tat gerek f/p olarak benim için en iyisi tchibo barista edition oldu. tabi bunu moka pot için söylüyorum, espresso için de benzer sonuç verecektir (git: www.tchibo.com.tr )
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
otomatik kahve makinesi için kahve dünyası espresso çekirdek kahve alıyorum, genelde trendyol üzerinden daha uyguna geliyor. her zaman aynı dolgun tat.

filtre kahve için de nitelikli çekirdek alıyorum. farklı 3.dalga kahvecilerden hangisini denk getirirsem.
0
MtKrt
(08.03.26)
Sanalbaharat
0
yeahbutso
(08.03.26)
coffetropic'ten alıyorum ben
0
belkider
(08.03.26)
fotrsapka
(08.03.26)
2 al 1 öde, 2 al 1'i money iade gibi kampanyalar oldukça migros'tan ki şuan da kampanya var. 3 saati kaldı, dünden beri devam ettiğinden sizin şubede seçenekler azalmış olabilir tabi www.migros.com.tr
0
konetsu
(08.03.26)
kafeingo'dan abonelikle alıyordum düzenli.
0
co2s2
(08.03.26)
Sanalbaharat.com’dan memnun kaldım.
0
biseysorcaktim
(08.03.26)
filtre kahve için deal'dan espresso için tchibo'dan alışveriş yapıyorum. daha önce null'dan da almıştık, ondan da memnun kaldık.
0
another satisfied lover
(10.03.26)
thracia
(10.03.26)
(9)

Eve temizlikçi nasıl buldunuz? Armut dışında bir yol var mı?

uzdeniz
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
0
uzdeniz
(08.03.26)
Muhtar
+1
yeahbutso
(08.03.26)
Arkadaş ve konu komşuları.

Sitedeysen güvenlik ve temizlik çalışanlarına da sorabilirsin.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
ilk kez bu hafta armut'tan cagirdik, sansimiza cok memnun kaldik. bundan sonra kendisiyle devam edecegiz.

eger istikrarli giderse armuttan pisman olan ve bizimkini cagirmak isteyen 2-3 arkadas var ama simdiden.
0
aguen
(08.03.26)
benim çok eski bir temizlikçim var, ona sorduğumda bana illa birini buluyor.

komşulara sorun.
etraftaki bakkala çakkala sorun.
varsa kapıcıya sormak çok mantıklı.
0
co2s2
(08.03.26)
Site giriş kapılarındaki güvenliklere sorun
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
bakkala dukkanlara bile sorabilirsin esnafın kulağı delik olur bu konuda
0
eja
(09.03.26)
sahibinden yardımcı ilanları
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
eleman yönlendir diye bir siteden çağırıyorum. ucuz değil ama arada kod verip indirim sağlıyorlar. genelde türki cumhuriyetlerden gelen kadınlar geliyor. memnun musun derseniz, bazen iyisi denk geliyor, bazen üstünkörü iş yapan denk geliyor. ama ihtiyaç duyduğum günde gelmesi açısından benim işimi görüyor bu site.
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
facebooktan buluyorum ben böyle şeyleri. "*şehir* iş ilanları" diye aratıyorum, çıkan gruplarda işin ne olduğunu ve nasıl birini aradığımı yazıyorum. dönüş yapanlardan seçiyorum
0
mezzosprite
(10.03.26)
(13)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
yorumsuz
0
sivri sinek
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(9)

Otostop

yurtsuz john
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
0
yurtsuz john
(06.03.26)
öğrenciyken çok çekerdim. üniversite bölgesinde içinde çevresinde çeken olursa her seferinde alıyorum. hatta bazen otostopçu almak için yolu uzattığım oluyor.

edit: 3 kere de blablacar yaptım. şoför olarak.
+2
jelly bear
(06.03.26)
sadece üniversite bölgesi +1. onun haricinde hiç almadım. sadece bir de kendi memleketimdeki köyde aldım ama köy ahalisi yani.
0
awlmi
(06.03.26)
Uzun zaman önce İzmir'de yaşarken Manisa'ya gidip gelmem gerekirse otostopçu alıyordum, geneli ekonomi yapmaya çalışan öğrencilerdi. Sonrasında olası bir kazada başıma gelebilecekleri öğrenince ve günümüz şartlarında kimseye güven olmayacağı için otostopçu almıyorum.

Otostop çekmiyorum, umarım gerek de kalmaz.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Bir kere yaptik sanirim, benim yapacagimdan degil de arkadas yapmisti. Kisa mesafe gittik. Adam silahi oldugu icin korkmasi gerekmedigini yanindaki arkadasina soylemisti. Otostopcu eskiden aliyordum, tek olsam ayni ulke icerisinde belki gene alirim.
0
mbond
(06.03.26)
eskiden 20-30 kere almışımdır ama artık kimseye güven olmaz diyip alamıyorum.

bir kaç kere de zaruretten ötürü ben otostop çektim.
0
co2s2
(06.03.26)
bobrekler fazlalik bu vucutta evet.
0
warrior princess
(06.03.26)
Yapmamda aracıma almamda
-2
basond
(06.03.26)
Uzun yolda blablacar ile bayağı bi kişiyi götürdüm getirdim ama birkaç senedir güvenlik ve milletle uğraşmamak için kimseyi almamaya başladım.

Zaten sonrasında da bir terörist bu şekilde arabasına bindiği birini katlettiğinden daha da hayatta kimseyi almam.
0
chicha_v2
(06.03.26)
üniversite yıllarında neredeyse türkiyenin tamamını dolaşacak kadar otostop çektim. artık benden geçti.

Vaktinde otostop çekerken arabasına bindiğim insanlara da dediğim gibi tipi gözünüzü tutmayan kimseyi arabanıza almayın. bu ben olsam dahi almayın. bu fikrim halen geçerli.

kendi adıma şuan arabama otostopçu alırken genelde yine tipine bakıyorum ve ayrıca çantasına bakıyorum, 50lt çanta ve kamp yüklü birisini görürsem genelde alıyorum ama yine de tip önemli.
0
belkider
(07.03.26)
(19)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüslerin ve durakların boş, yaşımın en fazla 25 olması, işimin de yorucu olmaması gerekir.
+2
cosmicstring
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(5)

Bu herif için davulda iyi bi usta diyebilir miyiz?

halk
Yoksa ortalama biri mi?https://youtu.be/MUX9sU58Mx4?si=Q3wqKtrpSagM6HEANerden buldun? Şarkı harikaydı. Ordan denk geldi.
Yoksa ortalama biri mi?
youtu.be
Nerden buldun? Şarkı harikaydı. Ordan denk geldi.
0
halk
(05.03.26)
Adam düzgün çalmış. Ancak bu şarkı davul için zor bir eser değil. Yani bu şarkıyı çalan adam çok iyi davulcudur demez kimse :)
+1
makbur
(05.03.26)
şarkı düz bir şarkı, çok zor değil. nota ile çalan herkes çalabilir bunu.

iyi biri için ;

(bkz: el estepario siberiano)
0
galahad reloaded
(06.03.26)
Ortalamanın üstü bir davulcu. Öncelikle bir yanlışı düzeltelim; sultans of swing davulları öyle kolay falan değildir. Basitleştirilmiş versiyonlarını çalabilirsiniz ancak bu adamın çaldığı gibi orjinal versiyonunu çalmak için hi-hat hassasiyetinizin, kontrolünüzün çok iyi olması gerekir. Bu metronom hızında saat gibi sekmeyen hi-hat hassasiyeti, trampette ghost note falan, şarkının başından sonuna metronomda dalgalanmadan çalmak için ortalama üstü olmanız gerekir. Kendine güvenen açsın notalarını, bu rpm'de notaları kaçırmadan çalabiliyor mu kendini deneyip görsün :)
+2
thracia
(06.03.26)
sadece bu videoya bakarak bu davulcuya usta demek mümkün değil. doğru düzgün çalmış evet ama bu şarkının davulları çok zor değil. biraz pratikle ortalama bir davulcunun çalabileceği bir şarkı.
0
co2s2
(06.03.26)
usta görmek istersen Joey Jordison u bi gör dinle.gelmiş geçmiş en iyi ilk 5 deydi çocuk sinir hastalığından vefat etti.
-1
jamswety
(06.03.26)
(6)

Dondurulmuş meyve

egerbiryolcu
Bir pastaya dondurulmuş meyve ekleyeceğim. Meyveler pisirilmeyecek. Dondurucudan ne kadar süre önce çıkarılmalı ve bu şekilde tadı güzel oluyor mu?Hazır market ürünü pek kullanmamıştım. Kek üstüne krema krema üstüne meyve meyve üstüne ganaj olacak.
Bir pastaya dondurulmuş meyve ekleyeceğim. Meyveler pisirilmeyecek. Dondurucudan ne kadar süre önce çıkarılmalı ve bu şekilde tadı güzel oluyor mu?
Hazır market ürünü pek kullanmamıştım. Kek üstüne krema krema üstüne meyve meyve üstüne ganaj olacak.
0
egerbiryolcu
(04.03.26)
Meyve donduktan sonra çözülünce tadı kötü oluyor imkan varsa taze alıp koymak dondurucudakileri hoşaf vb şwklinde değerlendirmek.
İmkan yoksa 2 saatte çözülür bence
+1
basond
(04.03.26)
Tadının kötü olması ayrı bir de su salıyorlar ve görseli bozuyorlar ben de önermiyorum illa kullanacaksanız önceden çözdürüp çözüldükten sonra da süzgeçte ya da peçete yardımıyla tüm suyu çıkana kadar bekletin.
+1
mutekebbir
(04.03.26)
tadı muhteşem olur. krema + meyve + ganaj.. off

ancak bu dondurulmuş meyveler ciddi su salacak. bu meyveleri 30-40 dk önce çıkartıp suyunu iyice salmasını sağla.
+1
co2s2
(04.03.26)
Çok su verir ve çözülünce kıvamları kötü olur. Azıcık şekerle 10 dakika pişirerek kıvam aldıktan sonra krem şanti ya da pastacı kremasıyla beraber çok güzel olur. İstediğiniz şey dondurulmuş meyveyle olmaz maalesef.
0
kobuzchu kiz
(04.03.26)
Ben de pişirmeyi yazmaya gelmiştim. Pişirdikten sonra blenderla çekip marmelat kıvamında eklemek daha iyi olur.
0
ekimoloji
(04.03.26)
Çözdürürken üstte süzgeç (mümkünse metal) altta suyunun akacağı şekilde yaparsanız çözülürken yumuşama olmaz.

Buzluktan direkt oda sıcaklığında çözdürmek gıda güvenliği açısından uygun değil normalde. Buzluktan buzdolabına alıp çözdürülüyor ama çok zaman yoksa dışarı alabilirsiniz, bikaç saate çözülür tabii.

Ennn olmadı akan suyun altına tutup çözdürürsünüz ama biraz tat kaybı olur illa.
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
(6)

Şirket için fiş fatura toplama

yetkili birine benzeyen abi
Kendi şirketiniz için bir yakınınızın, arkadaşınızın getirdiği restoran fişlerini kullanıyor musunuz?
Kendi şirketiniz için bir yakınınızın, arkadaşınızın getirdiği restoran fişlerini kullanıyor musunuz?
0
yetkili birine benzeyen abi
(04.03.26)
ben kullanmam ama kullanan bir dolu tanıdığım var.
0
co2s2
(04.03.26)
Kullanıyorum, hatta şirketi olmayan arkadaşlarıma da söylüyorum yedikleri yemeklerin fişlerini alsınlar getirsinler diye, bi şekilde lazım olabiliyor.
0
ebeş
(04.03.26)
kullanıyorum ama abartmadan. aynı tarihe bin tane yemek fişi göndermiyorum.
0
scudman1
(04.03.26)
mükellef şirketten gider yazmam için gönderilen evraklar içinde aynı güne fiş numarası takip eden 70 tane fiş varsa, anlamsız derecede fazla yemek gider fişi varsa, evine yaptığı belli olan (çamaşır deterjanı, yumuşatıcı, şampuan falan alınmış) market fişi varsa hop hepsi çöpe gidiyor.

mali müşaviriniz de gelen her fişi cayır cayır gider yazmıyor.
0
kibritsuyu
(04.03.26)
maliye benim bildiğim 1 senedir fişleri kabul etmiyor. sadece faturaları gider olarak kabul ediyor.

eskidendi o . sizin topladığınızı da kuvvetle muhtemel muhasebeciniz çöpe atıyordur.
+2
drako
(04.03.26)
@drako çöpe atması mümkün değil. çünkü beyanlarda görebiliyorum ve KDV’den mahsup edildiği de anlaşılıyor.

ben de kullanmıyorum normalde ama bazı tanıdıklarım fiş uzatıyor al vergiden düşersin diye. fişte isim yazmıyor falan bu mümkün mü diye merak ettim.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(04.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-8
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-3
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
0
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
0
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(10)

Yabancı dilde eğitim çok saçma değil mi?

michael_knight
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi. Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay. Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?
Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi.

Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay.
Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir yılda öğretemeyiz ki.

Neden böyle yapıyoruz?
Diğer ülkeler de böyle mi yapıyor?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Nası soru bu hocam :)

İngilizce, küresel internetin de bilimin de baskın dilidir. Bilimsel yayınlar, teknik dokümantasyon, akademik içerikler hepsi ingilizce. İnternetin %60’ı ingilizce iken türkçe %1-1,5 civarında. Ortalamanın biraz üstüne gidecek bi proje çalışma vs yapmak isteyen türkçe kaynak bulamıyor çaresi İngilizce oluyor. Daha bu öğle bi kurulum ve entegrasyon işinde, ki dünyada çok yaygın bir sistemdi, türkçe video sıfırdı youtube’da, yabancılardan izleyip yaptım mesela.
+7
avatar is back
(26.02.26)
Haklısın ve bu gibi konulara bütün olarak bakmak lazım .
Zorunlu eğitimin süresi , hazırlık sınıfları, ve yabancı dilde eğitim hepsi bir arada düşüldüğünde ülke için büyük kayıp.
Kalifiye iş gücü, istihdam konusunda büyük oranda kayba ve gecikmelere sebep oluyorlar. Beyin göçü de hızlanıyor . Konu bu kadar tartışmalıyken o halde yapılması gereken zorunlu eğitimin tarihine inmek ve sürecini anlamaktır.

İngilizce dünya dili falan değil , sömürgeci emparyalistlerin dilidir. Bir şeyin dünyada kabul edilmesi kapsamı ve temelinde iyilik niyeti ve insani fayda taşıması gerekir .
Dayatmalarla, siyasi zorlama ve entrikalarla sadece bir kaç yüzyıllık kombine edilmiş bir dil dünya dili olamaz.

Yabancı dil öğrenirken neredeyse hiç dile getirilmeyen sorunlardan bazısı , öğrenilen yabancı dilin ana yurtdunun da bizle olan tarihinin göz ardının edilmesi .
Mesela Fransızca öğrenen biri , Fransa'nın da ne olduğunu, tarihte bizle olan siyasi ilişkilerini veya bizi bölmeye çalışan terör örgütlerine yardım yapmalarını, Afrika'daki onlarca yıl çevirdiği dolapları ve oranın fakir insanına yıllardır nasıl kan kusturduğunu da bilmelidir.
Yoksa sadece demir yığını olan eiffel kulesiyle romantik empatiler kurmakla yetinilir.

Bu manada ABD yi de zaten uzun uzun söylemeye pek gerek yok. Günümüzden örnek verecek olursak İngilizcesini geliştirmek isteyen , sözde dünyadaki kimi elitlerin(!) ne karanlık işler çevirdiklerini biraz olsun anlamak 3 milyon civarındaki epstein belgelerine göz atabilir.

Kısacası sadece yabancı dil öğrenmekle, öğrenim ve o dili geliştirme sürecinde zihnen onlardan biri olmak arasındaki fark iyi anlaşılmalı. Yoksa yabancı dili sadece iş ve para kazanma için değil, "kendimizi kaptırmadan " onları da tanıma anlama açısından öğrenmek gerekir diye düşünüyorum.
-2
diyecevaplandı
(26.02.26)
köşede bakkallık yapıp sadece gelen geçene ekmek sigara satacaksanız yabancı dil öğrenmeye gerek yok.

ama örnek veriyorum. cep telefonu tamirciliği yapıyorsunuz. öğreneceğiniz, takip edeceğiniz tüm kaynaklar ingilizce.

ticaret, bilim, sanayi vs -> bunları yabancı dil olmadan yapmayı düşünmemek lazım.
0
co2s2
(26.02.26)
Bence eğitimin türkçe verilmesi saçma. Türkçeyi seçmeli dil yapsınlar yeter. En azından fen bilimleri böyle olmalı. Üretmediğin şeyin tercümesini yaparak işi daha da zorlaştırıyorsun, orjinalinden öğret ve bu alanları okuyabilmek için her üniversite bölümünde dil bilme şartı/hazırlık sınıfı koy. Tüm dersler de ingilizce olsun, akademisyenler de bu noktada kaliteli hale gelmeye başlar.
0
Unde bach canim
(26.02.26)
dezavantajli taraflari var ama avantajli taraflari da cok. ozellikle bazi alanlarda litaratur (kitaplar, tezler vs.) hep ingilizce. bu iceriklerin turkceye cevrilme orani cok dusuk. ornegin bilgisayar muhendisligi veya tip alaninda kitaplara baktigimizda ancak cok populer olmus kitaplar turkceye ceviriliyor, cevriler de birkac yil geriden geliyor. boyle olunca da bir meslegi sadece turkce kaynaklardan takip eden bir kisi cok geriden takip ediyor, neyin guncel neyin artik gecersiz oldugu tamamen karisiyor. Ayrica egitim alan kisiler kuresel rekabete girecek kisiler ayni zamanda, bu da buyuk dezavantaj olusturuyor.

1 yillik hazirlik egitimi de sifirdan baslayan biri icin cogu zaman yeterli oluyor, ama elbette bu ekstra caba gerektiriyor. zaten egitim sirasinda ya da mezun olduktan sonra da bu caba devam ediyor.

Bunun disinda bilgi akisi farkli ulkelerle entegre olundugunda verimli oluyor. Bu konuda hindistani iyi bir ornek olarak gosterebiliriz. hindistanda ingilizce egitim yaygin, bu nedenle yurt disinda bircok yetismis kisi gonderiyorlar. ama bu kisiler is gucunun yurt disinda kacmasi olarak dusunmemek gerek. ayni zamanda bu kisiler yurt disinda ulkeleri ve kulturleri icin bir temsilci oluyor. uygun pozisyonlarda yatirimlari kendi ulkelerine tasiyorlar, bilgi ve birikimi de yine kendi ulkelerine tasiyorlar. yani iki ulke arasinda karsilikli entegrasyon o ulkeleri diger ulkelere karsi avantajli hale getiriyor. ornegin buyuk IT firmalari ucuz is gucu icin hindistana ofis aciyorlar, ayni zamanda hindistan da elindeki is gucunu yatirim cekme araci olarak kullaniyor.

Turkiye olarak bizim elimizde de iyi egitimli, buyuk bir is gucu var. eksik olan ulkede yatirim ve is yok. yani yabanci dil egitimi almis kisilerin bir kismi yurt disina gidip oradan bilgi ve yatirim transferi yapacak ki turkiyede bir ekosistem olusacak.

kendi icine kapandiginda is gucu kaynagini kendine saklamis oluyorsun ama peki bu is gucunu yeterince verimli kullanabiliyor musun? gencler issiz.
+1
emrahday
(26.02.26)
Siyasi içerikli birçok şey söylenmiş.

Ama bir iş yapılacaksa bunların etkisi 0. Neticede ne kadar yetkin olabileceğiniz o alandaki çalışmaları ne kadar güncelden takip edebildiğinizle, ne kadar içinde yer alabildiğinizle ilgili. Dünyada sürekli bir şeyler oluyor, elinizde bugün için tam bir veri seti olsa bile yarın bu set artık tam olmayacak.

Bu açıdan eğitimde ingilizceye ihtiyaç duymamak için önce ingilizceye ihtiyacınız var. Çünkü önce güncele yetişmelisiniz. Ancak sonra o alanda atılım yapıp odak haline gelebilirsiniz.

Bakın sizin önerdiğiniz şey gelişim değil, yutdışına çıkışı engellemek için bir yetenek edinmenin önüne geçilmesini öneriyorsunuz. Bu yurtdışına çıkışı engellemez, aksine daha iyi bir eğitim için daha temelden yurtdışına çıkışı artırır. Beyin göçü bağlamında, insanlar ingilizce bildikleri için yurtdışına gitmiyor, insanlar yeterli yetkinlikte olabildiği için yurtdışına gidebiliyor. İngilizce bilen herkesi almıyorlar değil mi? Bu yetkinliği kazanamayan insana sizin de gereksiniminiz olmaz, önemli olan yetkinleşen insanı elinizde tutabilmek.
+2
akhenaten
(26.02.26)
Daha cok ing bolumler ozellerde var. Bence goz boyamak icin. Daha fazla para almak icin belki de. Ingilizce bolum mezunuyum, hazirligi atladim. Birinci sinifta millet dehsetle bakiyordu bana nasi atlamis diye. Ve hazirlik okumalarina ragmen sinifin yuzde 90i okudugu bolumden bi sey anlamiyordu, ezberleyip geciyordu. Aslinda yabanci dilde hazirlik sinifi kadar sacma bir sey yok. Cok gereksiz bir sey. Isteyen kursa gitsin ama iste bu da yine ekstra egitim ucreti kazanmanin bir yolu okul acisindan.
Universite disinda ise mantikli bir sey. Sonucta ingilizce global bir dil. Babamin zamaninda da fr ogretilirmis mesela. Bu zamanin dili de ing.
0
Kittie
(26.02.26)
bizim insanimiz yabanci dil ogrenmek ile yabanci dilde egitim gormek arasindaki farki ya bilmiyor ya da kaciriyor.

egitim turkce olmali, ingilizce olmasinin bence avantaji yok dezavantaji cok. kendi dilini iyi kullanamayan zaten yabanci dil falan ogrenemez.
ingilizce yabanci dil olarak ogretilmeli, ama o bambaska bir mufredat.
0
cooperr
(26.02.26)
@diyecevaplandı, ne demek istediğini anlayamadım. Fransa ve ABD kötü ülkelermiş ama dil öğrenmekle ilgisini tam kuramadım ben.
Bir dili öğrenirken o dili üretmiş olan topluluğun tarihini, alışkanlıklarını ve bakış açısını bilmek elbette önemli bir farkındalık.

Dünya’da en çok ilerleyenler diğer milletleri en çok dövenler, sömürenler oluyor ve bu çok doğal değil mi?

Ülke, il, mahalle, sülale, aile şeklinde topluluğu küçülttüğümüzde en refah içinde yaşayanlar genelde diğerlerine baskın gelenler değil mi?
Sülalede birisi vardır, birçok mala çökmüştür ve en refah içinde yaşayan odur. Hangi sülale veya sosyal sınıf güçlüyse diğerlerini sindirip ülke kurar.
Kibarlık ve nezaketle kurulup büyümüş bir imparatorluk gelmiyor aklıma.
0
🌸michael_knight
(26.02.26)
yabancı dilde öğretim programları arttırılmalı. hatta ilkokuldan başlayarak 3 4 yabancı dil, ağır edebiyat ve stem dersleri, yoğun yaşam becerileri, vergisi algısı odası şusu busu her şeye değmeli. eğitim öğretim yılı 10 aya çıkarılıp günde 4 saat ders, geri kalanı yaşam becerisi / iş öğrenme şeklinde planlanmalı.

dünyalıların ne kadar aptal, türk halkının ne kadar zeki olduğunu görürsünüz. bir de kuyu kazma işini bitirirsek viyana'yı bile fethederiz.
+1
klassno
(26.02.26)
(9)

Munih Havalimaninda ucakta mahsur kalan yolcular ne kadar tazminat alir?

tantamount_to_equivalent
Bilmeyenler icin haber bu: https://x.com/dw_turkce/status/2025938219208962115 Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye. Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar
Bilmeyenler icin haber bu: x.com

Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye.
Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar, simdi tazminatla 400 euro kazanirlar ucak firmasindan" diyor. Dogru mu, claim falan yapsalar her bir yolcu 400 euro falan alabilir mi hava yolu firmasindan?
+1
tantamount_to_equivalent
(25.02.26)
rötar olarak sayılıyorsa alırlar gayet evet. 3 saat üzeri rötarlarda mesafeye göre tazminat hakkı var. ama yine de sakince beklemeleri normal değil. 400 euroya çekilecek eziyet değil.
0
jelly bear
(25.02.26)
400-500 eurodan fazla bir şey geçmez ellerine, max Lufthansa PR olsun diye iki şov yapar yolculara sonra hadi simdi bakın dalganıza diye yolu gösterir. Dava açsalar da Almanya'daki hukuk sistemi manevi tazminata çok sıcak bakan bir sistem değil bir şey geçmez ellerine.
0
nahtoderfahrung
(25.02.26)
kafa basi 400-500 avro alirlar max.
havayolu sirketleri devletler tarafindan kollaniyor, daha fazla para koparmalari icin 500 kisi bir araya gelip class action falan islerine girmeleri lazim, o da cok zor.
-1
cooperr
(25.02.26)
asdhfjsdhf olaya gel. 1000 Euro'dan aşağısı kurtarmaz.
+1
gabe h coud
(25.02.26)
bunun kuralı kaidesi var. normal şartlarda bu tarz mücbir sebeplerde, yani mesela kötü hava koşulları nedeniyle uçak kalkmazsa, 600 euroya kadar tazminat alabilirler. (600 eurodan eminim) bunun yanında da havayolunun konaklama ve yiyecek sağlaması gerekiyor. ama uçakta bırakılmaları olayı bambaşka bir yere çekiyor. bu bambaşka bir tazminat konusu olabilir.
0
co2s2
(25.02.26)
burada büyük bir mağduriyet var. uçakta o soğukta mahsur ve aç bırakılmak 400-500 euro ile çözülmez. zaten avukatlar yolcularla çoktan iletişime geçmiştir ben bakayım davanıza diye... birkaç bin euro + 1 yıl sınırsız avrupa seyahati filan vermeleri lazım. anca öyle kurtarırlar.
+1
elektr10
(25.02.26)
bunu havalimaninda rotarla bir tutmak nedir. ucagin icinde bir gece gecirilir mi :)

havayolu kaynakli 3 saat delay ile 300 euro alabiliyorsunuz zaten. burada kisi basi 1000 euro'dan asagi bir sonuc rezalettir. muhtemelen class action sonucu lufthansa settlement'a gidip 1000 civari credit verir.

bir deli cikip emergency cikisini acmamis. hic normal degil ucagin icinde bir gece gecirmek. klimadan sicakligi halletmislerdir ama kesin yeterli yemek stogu yoktur. ac ac orada bir gece cok kotu bir senaryo.
0
antikadimag
(25.02.26)
Gerçekten sadece mental retard almanların yapacağı bir şey bu asdfsf
Bu cimrilerden 300 euro bile koparırlarsa kar saysınlar.
0
huladancer
(25.02.26)
Ucakta mahsur kalmak buyuk rezaletmis gercekten. antikadimag +1

Biz yanlis hatirlamiyorsam kisi basi 800er euro almistik Munih'te havalimaninda mahsur kalinca. Ucak 5 saat rotardan sonra gece 1de iptal edilmisti, havalimani da kapanmisti. Vize pasaport vs yuzunden cikamadik geri (kucuk cocuklu bir aile vardi onlar yaygara koparinca sadece onlara otel ayarladilar sonra). Ucak ertesi sabah 7de filan kalkti anca.

800 euro 2 ayri 400 euroluk tazminattan gelmisti:
1. 11 saat rotar
2. otele yerlestirirlmeme

her iki konu icin ayri ayri dilekcelerle sikayet etmistik; ilkini Istanbul'a varista havaalaninda odediler. ikincisi 1-2 ay sonra mail ile sonuclandi.

Bu arada bu sikayet sureci gayet bireysel biseydi, kimse gelip de "bakin haklariniz bunlar bunlar, simdi soyle yapacaksiniz" filan demedi.

bunu duyan arkadaslarim "oha bu paraya ben 1 hafta havaalaninda yatarim" demisti ahahah :D
+1
taurina
(26.02.26)
(3)

Özel hastane ve tahliller (detay üroloji)

egerbiryolcu
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemle
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemlerin hızlı sürmesi için daha fazla zorlanmaması adına merak ediyorum.

İkincisi, fikir almak adına özel hastaneye gidip ben hastanın durumunu doktora anlatabilir miyim yoksa normal danismanla görüşülüp doktor görüşmesi için randevu ve hastayı görmeleri mi gerekiyor?

İstanbul'da hastane veya doktor önerisi de alabilirim. Bölüm üroloji, TUR ameliyatı gerekli gibi bir durum var hasta çok yaşlı ve kamburu var bazen devlet hastaneleri kabul etmeyebiliyormus emin değilim.(Ama hasta daha önce iki defa bu işlemi geçirdi)
0
egerbiryolcu
(24.02.26)
Yeditepe koşuyolu - faruk hoca ve ekibi
0
co2s2
(24.02.26)
Medipol koşuyolu bülent altay. Mesane ameliyatı oldum, sağolsun kendisi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
0
bumbum
(25.02.26)
elinizdeki sonuçlar ile sadece danışmak amaçlı gidebilirsiniz. tahlil ve tekkikler yeni yapıldığı için doktor aynılarını bir daha istememesi lazım. onun haricinde ekstra birşey varsa onu ister.
0
gercekdunya
(25.02.26)
(6)

ilk bebek ve panik?

la mort heureuse
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis yapiyormusum hissi var bende.

uykuya gecisi tam beceremiyoruz gibi geliyor, kundaksiz kendisini uyandiriyor, kundak yapip pispis ya da beyaz gurultu aciyoruz, hafifce sallayip uykuya gecirmeye calisiyoruz. bu emzirmede mayistiysa ise yariyor ama bazen cin gibi ve 40 dk falan suruyor uykuya gecis. bu sure normal degil gibi geliyor, cunku aralarda hafifce mizmizlaniyor cok da rahat degil gibi. onun disinda emzirirken uyuyakalirsa rahatca uyuyor tabii ama yatagina koyarsak yine ayni durum var. bakiyorum sanki diger yenidoganlar hep uyuyor gibi hissediyorum. sizde durumlar nasildi?

bir de 23-24. gunlerde daha huzursuz bi bebek olmaya basladi, bi anda garip ciglik cigliga aglamalar basladi, memeyi bazen istememe basladi. 4. Hafta atagi mi diye dusunduk ama tarihinden emin olamadik, 1 haftadir da suruyor, bazen sakinlesmiyor. gaz sancisina da benzemiyor, 4. Hafta ataginiz nasildi?
0
la mort heureuse
(24.02.26)
3. hafta tam kolik ataklarinin basladigi ve 4. hafta ile zirve yaptigi dönem.
eger emmesinde sikinti yoksa kolik icin bir degerlendirirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Bizim oğlan (şu an 17 yaş) 2 buçuk ay boyunca günde yirmi saat ağladı. Abartısız. Her gün. 20 saat. 2 buçuk aylıkken bir günde bıçak gibi kesildi ağlaması. Şu anda da gayet sağlıklı bir 11. Sınıf öğrencisi. Gitmediğimiz doktor, denemediğimiz yöntem kalmamıştı. O 2 buçuk ay bize 20 sene gibi geldi.

Özetle, gerçekten de zamanla düzeliyor böyle şeyler. 2 evlat, 19 yeğen, 4 de yeğencik sahibi, sürüyle bebeğin büyümesine şahit olmuş bir insan olarak, sadece verdiğiniz bilgiler ışığında konuşacak olursak bir problem yok. Geçmeye geçecek, ne kadar sürer, belli olmaz. Kolik için ana örüntü haftada 3 gün 3 saat ağlama gibi… Sizin o kadar değil zannımca. İnternet öneri doludur zaten. Sadece bir tek söylediklerinize göre endişelenmeniz gerekmediğini söyleyeceğim ben. İlk bebekte biraz panik olunur, normal. Allah analı babalı, sağlıklı büyütsün.
+3
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
Öncelikle Allah bağışlasın güle güle büyüsün :)
Ağlayacak, kucak dışında, meme dışında hiçbir yerde uyumayacak. Sürekli temas halinde olacaksınız.
Biz sürekli ayakta kucağımızda yürüme titreşiminde hafif sallanarak uyutup oturuyorduk öylece kıpırdamadan :)
40 ı çıksın 3 ayı geçsin diye diye şimdi 8 yaşında beni en çok güldüren en güzel yanım kendisi. Ben doğurdum diye diye mutlulukla doluyorum çoğu zaman :)
Biz de doktora götürdük neden ağlıyor diye sebep yok bilinen. Hep temas gak mem guk meme dışında bir çözüm bulamadık.
Meme reddinde vazgeçmeyin. Uyku sersemliğinde falan yapıştırın yine.
Kolay gelsin, sevgiler.
+4
duhan
(24.02.26)
bebenizin uzun sağlıklı ömrü olsun sizlerle birlikte.

inanın, hepsi geçiyor. hiç dert etmeyin. ilaçla bir haftada, ilaçsız 7 günde geçiyor.
0
co2s2
(24.02.26)
1.5 yıllık bir kız babasıyım. 4. Hafta atağı kavramını ilk defa duydum. Buna benzer 37 farklı kalıp duymuşumdur heralde. 2. Ay krizi, 5. Ay bilmem nesi vs, her hafta için bir şeyler yazıyorlar. Ben şahsen ikna edici bulmuyorum bu sınıflandırmaları. Türkiye’de çok meşhur bir çocuk doktoru var, sürekli videolar vs atıyor, inanılmaz izleniyor. 3 yaşından önce kreşe gitmemeliymiş çocuklar, böyle anlatıyor mesela sanki bilimsel bir bilgiymiş gibi. Oysa Hollanda ve Avrupa’nın bir çok yerinde 4 aydan başlatıyorlar genellikle kreşe. Bizim kız da 6 aydan beri kreşe gidiyor, çok şükür faydasını gördük zararını görmedik. Bu kadar lafı uzattım, ama demek istediğim şey şu ki; bu çocuk büyütme işinde en önemli şey her şeyin, her dönemin geçici olduğu. Çocuk çok mu ağlıyor? 2 hafta sonra geçer. Uykuya geçişi mi zor? Bakmışsın 10 gün sonra kendiliğinden uyuyor. Yemesi mi kötü? Biraz sabır, düzelir.
+1
but that was just a dream
(25.02.26)
40 ı çıkmaya yakın zamanlarda bunlara bi uykusuzluk bi delirme geliyo :) sadece kolikle ilişkilendirmemek lazım. gaz sancısı varsa hareketlerinden anlarsınız bacaklarını sürekli karınlarına çekiyorlar. bizimkinde cadı saati dediklerinden vardı. yahu yenidoğan bebek öğlen 2 den gece 11 e kadar uyumaz mı yok uyumuyodu.
sabırlı olun, sakin olun. geçecek bu günler.
eğer yatağa koyamıyorsanız kucağınızda uyusun yapacak bir şey yok. uykusunu almayan bebek daha kötü oluyor. ben bazen emzirirken yürüyordum daha kolay uyuyordu hem de memeyi reddetmiyordu, ya da yatakta hafif zıplayarak varsa pilates topu üzerinde de emzirebilirsiniz.
0
rayde
(25.02.26)
(8)

Çağrı cihazı ya da onun gibi bir şey

deniz kiyisi ve papatyalar
Şimdi şöyle ki annem kısmi felçli. Birinin yardımı olmadan tuvalete gidip gelemiyor. Ben Bazen dışarı çıkmak zorunda kalıyorum ya da işte binada işim oluyor , vs.Özetle şunu soracağım, kısa mesafelerde kullanılabilecek bir cihaz arıyorum. Biri bende, biri annemde olacak. Annem cihazın düğmesine bast
Şimdi şöyle ki annem kısmi felçli. Birinin yardımı olmadan tuvalete gidip gelemiyor. Ben Bazen dışarı çıkmak zorunda kalıyorum ya da işte binada işim oluyor , vs.

Özetle şunu soracağım, kısa mesafelerde kullanılabilecek bir cihaz arıyorum. Biri bende, biri annemde olacak. Annem cihazın düğmesine bastığında bana uyarı gelecek. Böyle tek tuşlu, basit bir cihaz arıyorum. Alzheimer başlangıcı var, dolayısıyla öyle akıllı cihaz falan kullanamaz.

Bu arada, öyle internete bağlanmasına gerek yok, atıyorum işte 100 metre mesafede kendi aralarında basit düzeyde iletişim kuracak iki cihaz, sorduğum şey bu. Telsiz gibi bir şey yani.

Var mı böyle bir şey.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(24.02.26)
Mirket
(24.02.26)
çağrı cihazı eskide kaldı. en uygunu bas konuş telsiz görünüyor. babaannem için ben de almıştım.

sesli güvenlik kamerası da kurabilirsin.
0
yurtsuz john
(24.02.26)
Bulmazsan Esp32 ile (basit bir elektronik kart) düğmeye basılınca sana Telegramdan mesaj atacak bir şey yapabilirim. Elbette evde WiFi a İnternete ihtiyaç duyar. Bir kutuya koyarız üzerine bir düğme ekleriz vs.
Ama şık olmayacağı için son çare olarak aklında olsun.
+4
kisa
(24.02.26)
Teyzem de felçli, akıllı saat takmışlar. Onla olmuyor mu?
0
Kahvedesu
(24.02.26)
Zil.
Kablosuz kapı zilleri var, sizin işinizi görür galiba.
0
michael_knight
(24.02.26)
Hepsini değerlendireceğim. Telsizler benim de aklıma geldi, belki daha basit bir cihaz vardır dedim, ama yokmuş anladığım kadarıyla. İlk olarak telsizlere bakacağım.

Kapı zili fena fikir değil, ama ünitelerden birini fişe takmak gerekiyormuş. O handikapı var. Yine de ona da bakacağım.

Çok teşekkürler dostlar.

@kisa, muhtemelen bunlarla hallederim, olmazsa yazarım, eyvallah çok sağol.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(24.02.26)
nahtoderfahrung
(24.02.26)
kapı zillerinin iki tarafı da pilli olanları var. her yapı markette ya da internet sitesinde bulabilirsiniz
0
co2s2
(24.02.26)
(5)

Hesaba düzenli yüksek nakit girişi olması?

bobinhoo
Diyelim ki neredeyse her ay 20-25 bin dolar civarı bir nakit parayı döviz bürosunda bozdurup, hesabıma TL olarak yatırıyorum.Birileri gelip de hesabını sorar mı bu paranın hayırdır kardeşim nereden geliyor diye? yoksa hesap sormak için ciddi bir miktar değil mi?Sordukları senaryoyu varsayacak olursa
Diyelim ki neredeyse her ay 20-25 bin dolar civarı bir nakit parayı döviz bürosunda bozdurup, hesabıma TL olarak yatırıyorum.

Birileri gelip de hesabını sorar mı bu paranın hayırdır kardeşim nereden geliyor diye? yoksa hesap sormak için ciddi bir miktar değil mi?

Sordukları senaryoyu varsayacak olursak, velev ki "yastık altı dolarım vardı kısım kısım bozdurup TLye geçiyorum, kime ne?" gibisinden savuşturabilir miyiz?
0
bobinhoo
(24.02.26)
Sorabilirler. Karşında meraklı komşu değil devlet var. Banka sisteminde düzenli yüksek para girişleri olursa kaynağı sorulur. “Kime ne” demek de geçerli bir açıklama sayılmaz.
0
buenosdias
(24.02.26)
iran ile çalıştığımız için düzenli olarak sarraf dan para gelir dolar-euro hesaba yatırırız. şimdilik bir sorun olmadı ama bizim hacimler daha büyük olduğu için olası kabul ediyor olabilirler. devlet bankaları çok sormuyor. özel bankalar kaynağını sorar. takibe alınırsın.
0
gercekdunya
(24.02.26)
izahate cagirabilirler. bir kısım insan sadece bu yuzden ev aliyor.
hem de 2 farkli kurum sorgulayabilir. masak ve gib ayri ayri. ikisi de bu aralar zirve yapti zaten. kara para-kumar olaylari cokca duyuluyor. hazine desen artik taşın suyunu sıkıyor para bulmak için. dolayısıyla evet sorgulanma ihtimalin var. hem de 2-3 yıl sonra bile geriye dönük sorgulayabilirler.

"yastık altı dolarım vardı kısım kısım bozdurup TLye geçiyorum, kime ne?" demen de yemez. çünkü yastık altı doları olan adam genellikle her ay düzenli olarak bu kadar yüksek para bozdurmaz. bahsettiğiniz para yıllık 250 bin dolar yapar bu da ciddi para. Yastık altı doların varsa derseniz de bu para nerede vardı ne zaman vardı nasıl aldın kim verdi diye sorgulamaya devam ederler.
+1
nuevo
(24.02.26)
Büyük ihtimal sormaz. Yaptım daha önce.
0
gabe h coud
(24.02.26)
yavaş yavaş sormaya başladılar. eskiden daha az soruyorlardı.
0
co2s2
(24.02.26)
(5)

Veraset intikal'den sonra banka hesabı

lasttrain
Annemin vefatından sonra veraset intikal başvurusunda bulunup bütün varlıklarına ait vergiyi ödedik. Zaten mirasçı olarak babam ve ben varız.Şimdi annemin bankada ki varlıklarını onun İnternet bankacılığı üzerinden babamın üzerine atarsak bir sorun çıkar mı ilerde cezai işlem gibi?Bankaya gidip o pr
Annemin vefatından sonra veraset intikal başvurusunda bulunup bütün varlıklarına ait vergiyi ödedik. Zaten mirasçı olarak babam ve ben varız.
Şimdi annemin bankada ki varlıklarını onun İnternet bankacılığı üzerinden babamın üzerine atarsak bir sorun çıkar mı ilerde cezai işlem gibi?
Bankaya gidip o prosedürlerle uğraşmak istemiyoruz çünkü biraz uzun sürüyormuş.
Bunu merak ettim.
Şimdiden teşekkürler.
0
lasttrain
(23.02.26)
Ben de burada sormuştum aynısını, sorun olur demişlerdi.
Hesabın olduğu şubeye belgeleri götürünce bir yazı veriyorlar, onunla vergi dairesine gidiyorsun. Hesapta ne varsa onun vergisini ödüyorsun, sana belge veriyorlar onunla bankaya geri gidiyorsun, transferi yapıyorlar.
Bankadaki iş uzun sürmemişti ama hesabın olduğu şubeye gitmen lazım.
0
Bruce
(23.02.26)
başınız sağolsun :(

bankaya sorduğumda sakın yapma demişlerdi. gerçekte tespiti cezası vs nasıl oluyor deneyimim yok ama yapmadım ben de öyle dedikleri için.

bütün varlıklarına ait vergiyi ödediyseniz bankadan mal varlığı yazısını alıp vergi dairesine gittiniz diye anlıyorum. bu aşamada birincisi zaten bloke koymuşlardır, bu işlemi yapamazsınız; ikincisi zor olan kısmı zaten yapmışsınız, sadece vergi dairesinden aldığınız yazıyla gideceksiniz bankada oturduğunuz yerden hesabınıza aktaracaklar. yani evet özellikle farklı şekillerde (altın fon vs) varlık mevcutsa uzun sürebiliyor ama risk almaya değmez bence.
0
mezzosprite
(23.02.26)
Biz yaptığımızda problem olmadı ama tavsiye etmem, bize denk gelmemiş olabilir.
0
mirty
(23.02.26)
başınız sağolsun. veraset intikal işlemlerine başladıysanız zaten internet bankacılığına girip işlem yapamıyor olmanız lazım. benzer işlemleri yakın zamanda yaptım. paraya bloke konmuştu.

kendi e-devletinizden girip annenizin hangi bankalarda hesabı varmış öğrenin. sonra tek tek bu bankalara gidip, mirasçılık belgesi ile birlikte (noterden çıkan yeterli) "bu bankada şu kadar parası vardır" diye yazı alıyorsunuz. beyanname hazırlıyorsunuz. sonra vergi dairesine... sonra tekrar bankaya. onlar nakit verecekler ya da EFT yapacaklar
0
co2s2
(24.02.26)
başınız sağolsun.

uzun sürecek prosedür kısmını zaten halletmişsiniz. asıl prosedür, bankadan, belediyeden evrak alıp, beyanname doldurup veraset intikal vergisi ödeyip borcu yoktur kağıtlarını almak. bunları yaptıysanız uzun sürecek prosedürlük bir şey kalmamış zaten.

vergi dairesi zaten her bankaya/belediyeye/tapuya verilmek üzere ayrı ayrı kağıtlar hazırlayıp vermiştir. o kağıtla bankaya gidip parayı çekeceksiniz, banka da hesabı kapatacak. normal gişeden para çekme işleminden bir farkı yok. çektiğiniz parayı sonra isterseniz tekrar kendi hesabınıza yatırabilir, ya da cebinize koyup gidebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(24.02.26)
(5)

altyapımın desteklediği en yüksek mbps’yi nasıl öğrenirim?

denizzz
merhaba,şu anda evde fiber altyapı üzerinden 35 mbps internet kullanıyorum. 50 mbps ya da 75 mbps pakete geçmeyi düşünüyorum ancak adresime ulaşabilecek maksimum hızın ne kadar olduğunu bilmiyorum. altyapının desteklediği en yüksek mbps değerini net olarak nereden ve nasıl sorgulayabilirim?
merhaba,

şu anda evde fiber altyapı üzerinden 35 mbps internet kullanıyorum. 50 mbps ya da 75 mbps pakete geçmeyi düşünüyorum ancak adresime ulaşabilecek maksimum hızın ne kadar olduğunu bilmiyorum. altyapının desteklediği en yüksek mbps değerini net olarak nereden ve nasıl sorgulayabilirim?
0
denizzz
(23.02.26)
ttnet'i arayarak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.02.26)
fiber altyapı hangi firmanınsa, websitelerinde altyapı sorgulama linki vardır.
0
co2s2
(23.02.26)
her issde altyapı sorgulama var
0
jelly bear
(23.02.26)
her hizmet sağlayıcının kendi web sayfasında altyapı sorgulama var, ancak santralden / bölgenizdeki kutudan uzaksanız maksimum verebildiklerini söyledikleri hızda kullanmak sorunlu olabiliyor. bunu da deneme yanılma yoluyla veya kuruluma gelen teknisyenlerin incelemesi sonrası anlayabiliyorsunuz.
0
gkhncnzdgn
(23.02.26)
tpc.net.tr

Şu anda kullandığın modemin arayuzden dsl bilgilerini bularak oradan altyapının ne kadar desteklediğini öğrenebilirsin.
0
kaiserr76
(23.02.26)
(14)

Aşk/ilişki hayatınız..?

darthvader
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
0
darthvader
(23.02.26)
beni sürekli arkadaş olarak görüyorlar bu durum canımı sıkıyor
0
rajkoothrapali
(23.02.26)
1 yılı geçti sevgilimin olmaması. Bir taraftan kafam rahat. Evlilik, çocuk istemiyorum. Bir taraftan kötü çünkü hayatım ev iş arasında geçiyor. 6 gün çalışıyorum. Yeni bir kız tanımanın heyecanı çok yok açıkçası. Bütün kızlar aynı geliyor. Bu saatten sonra olmaz bence.
-9
arbre
(23.02.26)
gitmiyor :-P
0
euteamo
(23.02.26)
alayının friendzone'uyum.
çok dışarı çıkarım ama eve olaysız dönerim.
zaten aşk ve ilişkiden daha önemli ve büyük problemlerim var şu hayatta.
0
rain when i die
(23.02.26)
En son dört ay önce biriyle bu anlamda muhatap olmuştum. Olmasa da olur bir şey haline geldi benim için gönül işleri. Hatta bence olmasa daha iyi.
0
sekizdokuzon
(23.02.26)
hayatımı mahveden çoooook uzun bir ilişkiden çıkmıştım. hemen sonrasında benim iyiliğimi benden çok düşünen biriyle uzun bir süre, muhteşem bir ilişkim oldu. sayesinde hayatın ne kadar muhteşem olduğunu fark ettim. ikimizin de hatası olmayan sebepler yüzünden bu ilişki yeni bitti. bundan sonraki ilişkilerimde de, mutsuz olduğum ilk anda bitiririm. hiç uzatmam.
0
co2s2
(23.02.26)
evlenmelik geri zekalı erkek modeli olduğuma kanaat getirdim. çok üzülüyorum kendime.
+4
loch ness
(23.02.26)
@loch ness, nasil bir modelmis o?
0
Purple life
(23.02.26)
@purple life, yaptıkları kötü seçimlerle, kötü kariyer planlamasıyla vs. ile hayatlarını berbat etmiş kadınların son dakika golü gibi bütün hatalarını tek seferde telafi edecekleri , "ben bu salakla evlenir hayatımı kurtarırım" diye düşündükleri erkek modeli.
+4
loch ness
(23.02.26)
beni seven kadınları en son üniversite öğrencisiyken gördüm. 20 sene oldu. ondan sonra herkes vücudumu sever oldu.
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Kiminle görüşsem "sen gerçekten çok iyi bir insansın ama" diye kapanışı yapıp şutluyor. Artık görüşmek bile istemiyorum. Sevdiğim bir kız vardı, iki kere reddetti ama aklım hala onda.
0
efreet sultan
(23.02.26)
7 yıllık ilişkide evlenlim mi, ayrılalım mı aşamasındayız.
0
orpheus
(23.02.26)
neredeyse 1 yıl olacak ansızın terk edileli. korkunç bir darbeydi. birini arama motivasyonundan eser yok. sevdiğim ama ötelediğim uğraşlara kafa yoruyorum bu aralar.
0
lüzumsuz adam
(23.02.26)
Çok ilginçtir iyi gidiyor bu aralar, ben de şaşkınım.
0
tiredofwaiting
(24.02.26)
(1)

YouTube kanalı hedef kitle

egerbiryolcu
Animasyon kanal için çocuk kanalı seçeneği işaretlemek zorunlu sanırım peki aynı kanalda ekstra yetişkinleri ilgilendiren içerik de üretmek istersek bunu nasıl ayarlayabiliriz? Yapay zeka o bölüm için farklı bir oynatma listesi oluşturup o bölümün hedef kitlesini farklı secebilirsin dedi ama bilgim
Animasyon kanal için çocuk kanalı seçeneği işaretlemek zorunlu sanırım peki aynı kanalda ekstra yetişkinleri ilgilendiren içerik de üretmek istersek bunu nasıl ayarlayabiliriz? Yapay zeka o bölüm için farklı bir oynatma listesi oluşturup o bölümün hedef kitlesini farklı secebilirsin dedi ama bilgim yok.
0
egerbiryolcu
(22.02.26)
bildiğim kadarıyla hayır. kanal çocuk kanalıysa, videoları yetişkin videosu olarak işaretlemek mümkün olmuyor. oynatma listesiyle de olmuyor. kanalı çocuk kanalı olarak işaretlemezsen de, tahminen algoritma kafayı yer, videoları kime önereceğini şaşırır.

ayrı ayrı yapmak daha mantıklı olabilir.
+1
co2s2
(23.02.26)
(1)

Ta-daaaa!

compumaster
Birisine süpriz yaptığınız zaman söylediğiniz ta-daaaaa nasıl yazılır?
Birisine süpriz yaptığınız zaman söylediğiniz ta-daaaaa nasıl yazılır?
📊 Nasıl yazılır?

Bu anket sona erdi. 58 oy kullanıldı.

+4
compumaster
(22.02.26)
bence nasıl istersen öyle yazılır
+1
co2s2
(22.02.26)
(7)

Oda içinde duş/tuvaletin üstünün açık olması

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/ohbbg3bŞu tarz apart odalarının bazılarında oda içinde banyo var ama üstleri açık. Böyle odalarda kalınır mı (uzun süreli değil) kalınmaz mi neden?
hizliresim.com

Şu tarz apart odalarının bazılarında oda içinde banyo var ama üstleri açık. Böyle odalarda kalınır mı (uzun süreli değil) kalınmaz mi neden?
0
egerbiryolcu
(19.02.26)
kalmayı tercih etmem. banyo olarak ayrılan alanda havalandırma yok muhtemelen. bunlardaki gibi şeffaf cam ile ayrılması çok kötü.
+1
inheritance
(19.02.26)
koku yapar sıkıntı. kısa süreli kalınabilir. banyonun buharı da odaya dolar.
0
jelly bear
(19.02.26)
Havalandırma iyiyse 2 /3 gün kalınır.
0
luluki
(19.02.26)
kalmadan önce duvar kenarlarına, kuytu köşelere iyi bir bakmak lazım, küf olabilir. küf varsa bir gece bile kalınmaz.
+1
orpheus
(19.02.26)
ses yapar
koku yapar
0
co2s2
(19.02.26)
Banyo havalandırması olmadığından böyle yapılmışsa aman aman, evlerden ırak. Bütün koku içeri gelir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.02.26)
Tek kalınacaksa bir sakıncası yoktur.
Uzun olur, kısa olur, her şekil kalırım.
0
Mirket
(20.02.26)
(1)

ramazan bayramında gökçeada

penceredengorunenmorbina
çok mu sakin olur? tavernalar vs. açık olur mu sizce?
çok mu sakin olur? tavernalar vs. açık olur mu sizce?
0
penceredengorunenmorbina
(19.02.26)
her yer açık oluyor.
0
co2s2
(19.02.26)
(7)

type c adaptör

duyuru
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörde
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.

şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörden almalıyım? doğrudan link de verebilirseniz güzel olur.
0
duyuru
(11.02.26)
Orijinal Apple dışında; belkin, anker, spigen, ravpower’dan şaşmayın. Ucuz tarafta da baseus ve belki ugreen. Kuntik marka almayın yani.
+1
orient blue
(12.02.26)
anker ya da belkin
+1
co2s2
(12.02.26)
apple, orcinal dışında hepsini -kendi sitesinde sattıklarını daha geç vakitte- yazılımla tespit edip zulüm oluyor.
-1
klassno
(12.02.26)
apple'ın kendi adaptörünü alın. çok fark ediyor gerçekten.
-7
elektr10
(12.02.26)
adaptörü yazılımla tespit etme diye bir şey yok. kendi adaptörünü almanıza gerek yok. anker spigen falan alın geçin.
kablo da orijinal olmak zorunda değil type c kablo alt tarafı. bir sürü kaliteli marka var.
+2
jelly bear
(12.02.26)
Apple'ın telefon adaptörleri çok dandik(ti). iPhone 4 (5,5 sene) ve iPhone 6S Plus (7,5 sene) kullandım. iPhone 4'te bir sürü orijinal adaptör bozuldu. Bozulma serisi iPhone 6S'te de devam etti. Kötü kullanmak diye bir durum da söz konusu değil. Düşürmedim. Telefon dışında bir şey şarj etmedim. Bir noktada bıktım ve yan sanayiye geçtim, ardından rahatladım.

Bu arada kardeşim de aynı telefonlarda aynı sorunları yaşadı. O da eşyalarını gayet iyi kullanır ve alayı bozuldu.

Üzerinde elma logosu var diye telefon adaptörünü Apple almazdım, almadım da. Şu anda 15 PM kullanıyorum ve Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen vs farklı markalardan adaptörler aldım. Sadece Baseus'tan memnun kalmadım, birkaç günde bozuldu ancak diğerlerinden memnunum. Bence Apple falan almanıza gerek yok, bilinen bir markanın (Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen, McDodo, Belkin vs) size uygun modelini alın geçin. Bunlar sürekli indirime giren şeyler, Amazon ve Hepsiburada'da takip ederseniz mutlaka indirimli bir şeyler bulursunuz.

Önemli not: Bu söylediklerim Macbook adaptörleri için geçerli değil, onların adaptörleri gerçekten kaliteli.
0
10551037
(12.02.26)
Apple 30 W USB-C Güç Adaptörü öneririm .
0
devilone
(12.02.26)
(8)

14 Şubat date lik mekan

artkbc
Biz 10 yıl aradan sonra beraber İstanbulda olacağız. Nerede yiyelim içelim. Instagram mekanları kafamızı karıştırdı. Orta halli insanlarız. İstanbul’un prime dönemlerinde kafe pi de takilirdik. O tip insanlarız yani. Bir de Fine dining falan anlamayız. Mekan değişmeden gece de takılabilelim.
Biz 10 yıl aradan sonra beraber İstanbulda olacağız. Nerede yiyelim içelim. Instagram mekanları kafamızı karıştırdı. Orta halli insanlarız. İstanbul’un prime dönemlerinde kafe pi de takilirdik. O tip insanlarız yani. Bir de Fine dining falan anlamayız. Mekan değişmeden gece de takılabilelim.
0
artkbc
(11.02.26)
Aida moda
+3
Bruce
(11.02.26)
semt lokasyon nereler olur?
0
co2s2
(12.02.26)
Beşiktaş Karaköy Sarıyer Kadıköy olabilir
0
🌸artkbc
(12.02.26)
maps.app.goo.gl manzarası ve ortamı hoş.
0
(12.02.26)
kafe pi'den yola çıkarak karaköy gümrük diyorum. hemen hemen aynı yaşlardayız sanırım üniversite zamanı çok giderdik kafe pi'ye.

burası ne fine dining, ne de salaş. fiyat olarak istanbul fiyatları kadar diyeyim. ama ortam gerçekten çok enfes. ama rezervasyonsuz gitmeyin.
0
elektr10
(12.02.26)
galataport'ta muutto
0
co2s2
(12.02.26)
Kafe pi jenerasyonu olarak bir araya geldiğimize göre ben de kadıköyden biri ki yer önereyim.
Aralık
Aida +1
il sud
+1
cay koy geliyorum
(12.02.26)
Any Arnavutköy önceden akşamüstü/akşam restoran, gece dansa dönerdi, hala öyle mi veya güzel mi bilmiyorum ama bakılabilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.02.26)
(2)

Sahibinden premium ofis

egerbiryolcu
Bu ilanların olayı nedir? Daha mı güvenilir oluyor? Özellikle apart ilanları için merak ediyorum.
Bu ilanların olayı nedir? Daha mı güvenilir oluyor? Özellikle apart ilanları için merak ediyorum.
0
egerbiryolcu
(09.02.26)
Sahibindene daha çok para ödemiş oluyor, güven ne zamandır etiketlenebiliyor?
-2
artıküyeolmakistiyorum
(09.02.26)
sahibinden'de ilan vermek emlakçılar için ciddi para. yıllık 100binlerce lira para veriyorlar ama bu sadece emlakçı olarak ilan verebilmeleri ve birden fazla ilan verebilmeleri için. bu dümdüz kurumsal üye. tüm emlakçılara mecburi.

daha da fazla verip premium olunca ilanlar daha üstte gösterilebiliyor. illa güvenli oldukları anlamına gelmez.
+1
co2s2
(10.02.26)
(4)

Ticaret Sicil Gazetedi ile ilgili bir soru

dedeminhirkasi
Bir kooperatifin kurulus ilanına bakıyorum ama ana sözleşmesine ait maddelerin yarısı yok. 22. Maddeden 30. Maddeye geçmiş gazetede. Bu durum neden olur, tamamini kooperatif haricinde nasıl temin edebiliriz?
Bir kooperatifin kurulus ilanına bakıyorum ama ana sözleşmesine ait maddelerin yarısı yok. 22. Maddeden 30. Maddeye geçmiş gazetede. Bu durum neden olur, tamamini kooperatif haricinde nasıl temin edebiliriz?
0
dedeminhirkasi
(09.02.26)
ticaret sicil gazetesi halka açık bir gazete.

www.ticaretsicil.gov.tr

ticaret sicil müdürlüğü ve sicil numarası ile sorgulayabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(09.02.26)
İşte oradaki sorgulamada zaten kuruluşa ait tüm maddeler yok.
0
🌸dedeminhirkasi
(09.02.26)
kooperatif bilgi sistemine de bakabilirsiniz, fakat ben şimdi baktım, sistemi taşımışlar ve kooperatiflere belgelerini yüklemeleri için zaman vermişler. benim üye olduğum kooperatif henüz yüklememiş. sizinki için bakın belki yüklemişlerse görürsünüz.
0
malheiros
(09.02.26)
çok düşük bir ihtimal de olsa, sizde o sayfa çıkmıyor olabilir. kooperatifin sicil müdürlüğünü ve sicil numarasını gönderin, bir de ben bakayım sicil gazetesinden
0
co2s2
(10.02.26)
(6)

İgdaş dogalgaz faturası

egerbiryolcu
Arkadaşlar Ocak ayı faturasının son ödeme tarihini unuttum ama süresi dolmadan 25 ocakta odemistim. Üstelik ikinci bir fatura daha gözüküyordu bankadan bakınca. Onun da son ödeme tarihi 2 şubatti. Bugün bari onu da odeyeyim dedim. Bu defa ikinci bir fatura daha gözüküyor onun son ödeme tarihi de 17
Arkadaşlar Ocak ayı faturasının son ödeme tarihini unuttum ama süresi dolmadan 25 ocakta odemistim. Üstelik ikinci bir fatura daha gözüküyordu bankadan bakınca. Onun da son ödeme tarihi 2 şubatti. Bugün bari onu da odeyeyim dedim. Bu defa ikinci bir fatura daha gözüküyor onun son ödeme tarihi de 17 şubat ve ilk defa fiyat da çok gelmiş.

Bu tarihler normal mi ayda üç kere fatura ödüyorum gibi hissettim.
Ocaktaki 2 bin TL
Şubat 2 deki 1500 TL
Şubat 17 deki 4000 TL gelmiş.

Kullanım degisikligimiz de olmadı.
0
egerbiryolcu
(09.02.26)
gecikme faizi almış derdim ama bu kadar olmaz.

2 ocak ve 2 şubat normal ama 2 Şubat'ta fatura varken, 17 Şubat'ta neden bir daha fatura geliyor? faturanın ayrıntısına bakma şansın var mı?
0
co2s2
(09.02.26)
Şimdi baktım. 2 Şubat tarihli olan da gün sayısı 16, 17 şubat tarihli faturada gün sayısı 31 yaziyor
0
🌸egerbiryolcu
(09.02.26)
2 ocak tarihli olan kaç günlük?
0
co2s2
(09.02.26)
2 Ocak değildi onun tarihi 16-25 ocaklı bir şey olması lazım..ama onun kağıdını bulamadım.
0
🌸egerbiryolcu
(09.02.26)
internetsubesi.igdas.com.tr bu siteye e devlet şifresiyle giriş yapıp faturalarını görüntüleyebilirsin.
0
spirit crusher
(09.02.26)
@sivrisinek
Doğalgaz kesilmedi ödeme yapmayı da unutmadım ki.
Anladığım şu. Şubat 2 de 16 günlük kesilmiş belki ocaktaki de 16 gunluktu ona ulaşamadım.
17 subattaki de 31 günlük yazılmış.
Yani yarım donemler sonucu belki bu kadar üst üste gelmiş gibi oldu.
0
🌸egerbiryolcu
(09.02.26)
(4)

ihtarname biz elle mi yazıyoruz

plastic_angel
yoksa noter hazır şablon mu veriyor bize
yoksa noter hazır şablon mu veriyor bize
-2
plastic_angel
(09.02.26)
konunun ne olduğuna göre, genelde noterde hazır şablon oluyor.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
siz yazacaksınız.

İHTAR EDEN:
MUHATAP:
KONU:
AÇIKLAMALAR: aramızda şöyle bir ticari ilişki bulunmaktadır. biz de size şu faturaları kestik ama hala ödemediniz. 3 gün içinde ödemezseniz, icraya gideceğiz.
İMZA

NOTERE: bu ihtarnamenin bir nüshasının muhatapa tebliğini, bir nüshasının dairede saklanmasını, bir nüshasının da tarafıma verilmesini rica ederim.

gibi bir şey yazacaksınız.
+1
co2s2
(09.02.26)
noterlik dediğiniz; yazılan bir yazıya, gönderilen evraka, kopyası çıkarılan belgeye resmiyet kazandıran bir kurum. bomboş kağıdı resmi belgeye çeviriyor, görevi bu güveni vermek.

ihtarname dediğiniz şey ise bir uyarı yazısı. dümdüz mail atmak, postayla göndermek yerine ne zaman gönderildiğinin, ne gönderildiğinin resmi kanıtı olarak noter üzerinden gönderiliyor.

yani isterseniz kendi yazdığınız bir yazıyı gönderebilirsiniz, avukatınızın yazdığı, bir başkasının yazdığı bir yazıyı gönderirsiniz, hatta merhaba naber şu tarihte sana yemeğe geliyorum yazdığınız dümdüz kağıdı bile gönderirsiniz.

ya da ben uğraşamam derseniz kolaylık olsun diye şablonları vardır. konuyu anlatır, göndereni, alıcıyı, içeriyorsa para miktarını söylersiniz, hazır şablona sadece sizin bilgilerinizi yazıp onaylar.

sadece ihtarname değil, vekaletnamede de, uğraşmayıp şu konuda vekalet vermek istiyorum dersiniz, verirsiniz. yada spesifik bir vekalet verecekseniz madde madde yazar, hangi konularda vekil tayin ettiğinizi belirtir, kendi metninizi onaylatarak vekalet verebilirsiniz.
+3
kibritsuyu
(09.02.26)
Genelde hazırlarsınız o gönderir. Ancak bazı şablonları da hazırlıyorlar. İşten çıkış için fesih bildirimi, kiracıya tahliye ihtarnamesi gibi. Bilgileri verin onlar yazıp gönderir. Ama karışık bir konuysa ileride dava konusu olacaksa hazırlamanız gerekir.
0
ground
(09.02.26)
(4)

5 yıl dolunca tapu hemen değişiyor mu?

xephyr
Selamlar, evi satacağım. 5.yılı 9 Şubat'ta doluyor. (2021.02.10 tarihinde aldım) 10 Şubat 2020'da satış yapsam, vergiden muaf olurum değil mi? Tapu kayıtlarında bir değişiklik vs. beklememe gerek yok heralde?Teşekkürler.
Selamlar, evi satacağım. 5.yılı 9 Şubat'ta doluyor. (2021.02.10 tarihinde aldım) 10 Şubat 2020'da satış yapsam, vergiden muaf olurum değil mi? Tapu kayıtlarında bir değişiklik vs. beklememe gerek yok heralde?

Teşekkürler.
0
xephyr
(07.02.26)
1 hafta geçsin.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(08.02.26)
tapuda bir şey değişmiyor. beyanname verirken 5 yıl önce aldım diye muaf olduğunu belirtiyorsun
+2
co2s2
(08.02.26)
@co2s2 muaf olduğunu belirtmek için beyanname vermek gerekiyor mu? Direkt beyanname vermesen olmuyor mu? Eskiden öyleydi.
+2
koskoca kirpi
(08.02.26)
beyanname vermekte fayda olduğunu düşünüyorum. ama yine de bir mali müşavir ile görüşmeniz daha iyi olur
0
co2s2
(08.02.26)
(7)

3 duruşma sonunda usulden dava kaybetmek

sezercik yavrum benim
selamlar. kiracımla tahliye davamız vardı. özetle şöyle oldu:2022'de ev aldım. kiracıma ihtar çektim, evden çıkmadı. 2023 mart'ta dava açtım.2024 sonuna kadar 3 duruşma oldu. belgeler sunuldu, tanıklar dinlendi. karar: usulden ret. dava açmadan önce çektiğim ihtar hatalıymış.bu nasıl mümkün olabiliy
selamlar. kiracımla tahliye davamız vardı. özetle şöyle oldu:

2022'de ev aldım. kiracıma ihtar çektim, evden çıkmadı.
2023 mart'ta dava açtım.
2024 sonuna kadar 3 duruşma oldu. belgeler sunuldu, tanıklar dinlendi.
karar: usulden ret. dava açmadan önce çektiğim ihtar hatalıymış.

bu nasıl mümkün olabiliyor? hata varsa daha erken reddedilmesi gerekmez miydi? madem usulden dava kaybedecektim, 3 duruşma görülmesi normal mi? mesela niye benim tanığım dinlendi, ortada dava yokmuş ki? hakkım yenmiş olmuyor mu? kimi nereye şikayet edeceğim?

meraklısına detay: kiracım avukat. zorunlu uets kullanıcısı ama kişisel kullanımına kapalıymış. çektiğim ihtar uets hesabına gitti, o da bu benim kişisel kullanımıma kapalı dedi. noter ekranlarında bu bilgi görünmüyormuş, zorunlu olarak uets'ye yolluyoruz diye cevap verdiler mahkemeye. sadece ptt ekranlarından görülebiliyormuş. noterle ptt arasında bi iletişimsizlikten dolayı mağdur oldum yani ama artık buraya takmıyorum.

buraya kadar okuduysanız ve avukatsanız: şu an avukatım yok, görüşebiliriz.
+4
sezercik yavrum benim
(06.02.26)
abim avukat, "avukata ev kiralanmaz" dedi geçenlerde.
+4
co2s2
(06.02.26)
Davanin 3 duruşma sonrası usulden reddedilmesi hakim için büyük sıkıntılı bir durum aslında. O dosyayı müfettişler teftişte görürler ve yazdıkları rapora eklerler mutlaka. O husus başta görülmeliydi. Evet bu tarz şeyler oluyor ama o hatayı başta yakalaması gerekiyordu.
+2
dedeminhirkasi
(06.02.26)
Kiracili ev yari fiyatina degilse alinmaz.

Avukata ev kiralanmaz.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(07.02.26)
Merak ettim, chatgbt'ye sordum.

Önce şunu söyleyeyim: yaşadığın durum hukuken sinir bozucu ama maalesef mümkün olan bir şey. Bu tür “usulden ret” kararları özellikle kira davalarında oldukça görülür. Sana mantığını, neden erken reddedilmediğini ve gerçekten hakkın yenmiş mi kısmını açık ve gerçekçi şekilde anlatayım.

(Bu bir avukatlık danışmanlığı değil, ama Türk usul mantığını doğru şekilde açıklıyorum.)

⚖️ 1️⃣ “Usulden ret” ne demek?

Mahkeme şunu demiş oluyor:

👉 “Esasa (haklı mı haksız mı) girmiyorum, çünkü dava baştan usul şartlarını taşımıyor.”

Yani:

Haklı olsan bile

Kiracı gerçekten çıkması gerekiyorsa bile

mahkeme diyor ki:

👉 “Usul yanlış → davayı inceleyemem.”

🧠 2️⃣ Peki hata varsa neden en başta reddedilmedi?

Bu en çok sorulan soru.

Cevap: Çünkü bazı usul eksiklikleri ancak süreç ilerledikçe netleşir.

Özellikle:

Tebligatın geçerliliği

İhtarın hukuken doğru kişiye ulaşması

Tebligat şekli

ilk bakışta sistemde “tebliğ edilmiş” görünebilir.

Ama:

👉 karşı taraf itiraz edince
👉 teknik detaylar incelenince

sonradan ortaya çıkabilir.

Önemli nokta:

Hakim dosyayı açtığında:

ihtar gönderilmiş ✔️

tebligat yapılmış gibi görünüyor ✔️

Ama:

👉 “kişisel kullanıma kapalı UETS” detayı
çok spesifik teknik bir mesele.

Bu tür şeyler:

savunmalar

bilirkişi

yazışmalar

sonrasında netleşebilir.

🧾 3️⃣ Peki dava yoksa neden 3 duruşma yapıldı?

Bu seni en çok rahatsız eden nokta, anlıyorum.

Ama usul şöyle işler:

Mahkeme:

👉 önce davayı yürütür
👉 delilleri toplar
👉 sonra usul şartlarını nihai değerlendirir.

Yani:

Tanık dinlenmesi

belge sunulması

otomatik olarak “esas inceleniyor” anlamına gelmez.

Bazen:

👉 süreç ilerler
👉 sonra usul hatası kesinleşir.

❗ 4️⃣ Bu normal mi?

Evet.

Adil mi? Tartışılır.

Ama hukuken mümkündür.

⚠️ 5️⃣ Hakkın yenmiş mi?

Şöyle ayıralım:

❌ Hukuken:

Her zaman “hak kaybı” sayılmaz.

Çünkü:

Usul şartı senin dava açma sorumluluğuna dahil kabul edilir.

😤 Fiilen:

Zaman + masraf + stres → evet mağduriyet hissi çok normal.

📬 6️⃣ Noter – PTT – UETS karmaşası

Bu kısmı özellikle dikkatle okuyorum.

Sen diyorsun:

Noter → UETS’ye gönderdi

Ama kişinin UETS kişisel kullanımına kapalıymış

Bu bilgi noter ekranında görünmüyor

PTT ekranında görünüyormuş

Bu çok kritik.

Burada potansiyel sorun:

👉 Tebligatın geçerliliği teknik olarak hatalı olabilir.

Ama:

mahkeme genelde der ki:

Tebligatın doğru şekilde yapıldığını kontrol etmek dava açanın sorumluluğundadır.

🧾 7️⃣ Kimi nereye şikayet edebilirsin?

Gerçekçi cevap:

✅ Kararı istinaf edebilirsin

(en güçlü yol)

Çünkü:

Usulden ret kararına karşı istinaf hakkı olur genelde.

⚠️ Noteri şikayet etmek?

Zor.

Çünkü:

Noter genelde “sistem ne diyorsa onu yaptık” savunması yapar.

PTT?

Teknik hata varsa teorik olarak mümkün ama pratikte zor.

💬 8️⃣ Sana dürüst tavsiyem

Şu an en önemli soru:

👉 “Karar kesinleşti mi?”

Çünkü:

İstinaf süresi kaçırılmamalı.

⭐ 9️⃣ Sana çok önemli bir içgörü (çoğu kişi bilmiyor)

Usulden ret:

👉 yeni ve doğru ihtarla yeniden dava açılmasına engel olmayabilir.

Yani:

Bu sonsuz kayıp olmayabilir.

İstersen bana şunu söyle:

Kararın tam yazımı ne? (kısa hali)

Tahliye davası mıydı?

Hangi sebebe dayanıyordu? (ihtar, ihtiyaç, kira borcu vs.)

Buna göre:

👉 gerçekten haksızlık mı var
👉 istinaf mantıklı mı
👉 yeniden dava mı açılmalı

çok net söyleyebilirim.
-6
Kahvedesu
(07.02.26)
Usulden ret tam olarak bu değil. İhtarname çekmek davanın esası ile ilgili bir şey. Karar doğru gibi görünüyor.
0
ground
(08.02.26)
ihtarı çekerken avukatım yoktu ama hakim, savcı, avukat çok tanıdığım var, onlarla beraber yürüttüm süreci. davayı avukat tutup açtım.

evi kiracılı aldım, ben aldığımda 2 yıllık kiracıydı, şimdi 5 yıllık oldu ve bir de kira tespit davası açtım.

öneri ve cevaplarınız için teşekkürler.
0
🌸sezercik yavrum benim
(08.02.26)
Avukat yürüttüyse işlemleri, yanlış yapmak ve sizi zarara sokmaktan sorumlu olmuyor mu?
0
Kahvedesu
(08.02.26)
(4)

Davetiye gönderme/davet etme?

egerbiryolcu
Çok yakın olduğunuz ama arada yer yön olarak mesafe olan birini özel bir gününüze nasıl davet edersiniz? Kesin geleceği garanti aksi düşünülemez biri diye geçistirilmesi doğru mudur? Yoksa daha özenli mi davranirsiniz?
Çok yakın olduğunuz ama arada yer yön olarak mesafe olan birini özel bir gününüze nasıl davet edersiniz? Kesin geleceği garanti aksi düşünülemez biri diye geçistirilmesi doğru mudur? Yoksa daha özenli mi davranirsiniz?
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
özenli davranırım tabi.
+1
gobekliraki
(06.02.26)
özenli davranıp arkadaşımın da kendisini özel hissetmesini sağlarım. özenli davranmak bedava.
+1
co2s2
(06.02.26)
kesin telefonla ararım davet bilgisini telefonda iletirim. davetiye varsa adresine posta ile gönderirim. en son dijital olarak whatsapp olarak iletirim. ama önce telefon ile bizzat davet.

zaten bu tarz davet, kutlama, baş sağlığı falan sadece yazılı olarak hiç şık değil. hele ki yakınınızsa...
0
exlibris
(06.02.26)
telefonla arardım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.