Giriş
(3)

Boşa çıkan evimi napsam

goodyes
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu ben
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu beni. Kiracı aradı, tayini çıkıyormuş evi iki ay sonra boşaltacakmış.

Tekrar kiraya versem şuan ortada birşey yok ama evlendiğimde içindeki kiracıyı doğal olarak çıkartmak mümkün olmaz. boş kalsa üstüne bir de aidat masrafım olacak.

Sizce ne yapsam? Sarı siteden ikinci el temiz eşya bulup airbnb ya da sezonluk kiraya verme gibi birşey mümkün mü? Yoksa boş mu kalsa. Bu konuda tecrübem ve fikrim yok, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
goodyes
(21.05.26)
Ufukta evlilik var mı, yok mu, orasını anlamadım.
yoksa, belirsiz bir gelecek için, -gelen kira da sizi rahatlatıyorken- boş bırakmak çok anlamlı olmayabilir. bana kalırsa, illa yakın vadede evlenirim diyorsanız -ki biri yoksa vs, min 2 sene veriyorum-, kiracı almak, airbnb için döşemekten daha makul olurdu. ayrıca airbnb için apartman imzası lazım, işletmek ya da işlettirmek lazım, ev daha hızlı eskiyecek vs.. özetle, bu senaryoda en mantıksızı airbnb bence.
0
lil siztah
(22.05.26)
yine tayini çıkacak birine kiraya ver.
0
babilfish
(22.05.26)
evliliği ben de anlamadım. bir sözlünüz nişanlınız mı var? yoksa çeyiz gibi ev mi aldınız?

sözlünüz nişanlınız varsa, 1-2 yıl içinde evleniyorsanız, "1 yıllığına kiralık, sonra ben kendim oturacağım" diye ilan verin sarı sitede. illa bir kiracı çıkar. okulda son yılı olan bir öğrenci, ya da geçici görevle oralara giden birileri. anlatsınlar dertlerini, tahliye taahhütnamesi de alın.

eğer çeyiz gibi aldıysanız, o zaman sarı siteye süresiz koyun, rayiçlerinden de pahalıya koyun. kiraya verdiğinize değsin, hemen kiralayamayacaksanız da kiralayamayın.
0
co2s2
(22.05.26)
(4)

Araba Kullanma Korkusu

burnley
Merhaba arkadaşlar. Yıllardır hiçbir şekilde yenemediğim araba kullanma korkum var. Bir anlık hatamla bir kaza yapıp ölürsem veya birine çarpıp öldürürsem diye çok korkuyorum. Öte yandan araba kullanabilmeyi çok isterdim. Herkes de yapıyor yani. Araba kullanamadığım için kendimi eksik hissediyorum.
Merhaba arkadaşlar. Yıllardır hiçbir şekilde yenemediğim araba kullanma korkum var.

Bir anlık hatamla bir kaza yapıp ölürsem veya birine çarpıp öldürürsem diye çok korkuyorum. Öte yandan araba kullanabilmeyi çok isterdim. Herkes de yapıyor yani. Araba kullanamadığım için kendimi eksik hissediyorum. Yıllardır ehliyet var ama bir şeye yaramıyor.

Ne önerirsiniz? Ve bu korkusunu aşabilenler var mı?
0
burnley
(21.05.26)
yıllar önce ilk ehliyet aldığımda ben de çok korkardım. yanınızda mutlaka birisi olsun. görece trafik yoğun olmayan saatlerde sokak aralarında tın tın kullanın arabayı. sonra gündüzleri yine çok yoğun olmayan saatlerde yanınızda yine biri ile kısa mesafeler yapın. zamanla yeniyorsunuz korkuyu. sonra araba kullanmak çok keyifli hale geliyor.
yanınıza alacağınız kişi arabakullanmayı bilen ama size çok müdahale etmeyecek biri olmalı.
+1
exlibris
(21.05.26)
Korkuyla ilgili profesyonel destek almak iyi olur. Ben motor kullanıyorum ama araba süremiyorum, neden bilmiyorum, oysa orta okulda öğrenmiştim ve sürüyordum da aslında. Denizin ortasında yüzerim ama asla bi yerden suya atlayamam, ortaokulda sandaldan atlayınca kafam dibe değdi ondan sanırım. Araba sürmemek ve suya atlamamak bi problem teşkil etmediği için üzerine gitme gereği hissetmedim. Ama hissedecek olursam destek alırdım sanırım.
+1
bumbum
(22.05.26)
önce gidin boş bir alan bulun, sokak falan değil, top sahası gibi, pazar yeri gibi, büyük bir otopark gibi. (mesela istanbul'daysanız, üçüncü köprü yolundaki dinlenme tesislerinin otoparkları bomboş oluyor) bir kaç gün gidin, bu kaza riski kesinlikle olmayan yerde arabayı bir kurcalayın. gaza ne kadar basınca araba ne kadar gidiyor, direksiyonu ne kadar çevirince ne kadar dönüyor, frene ne kadar basınca ne zaman duruyor, ayağınızı gazdan frene ne kadar hızlı geçirebiliyorsunuz, bir görün. ne yaptığınızda araba size nasıl tepki veriyor, alışın. 2-3 gün üst üste 1'er saat bunu yapsanız fazla fazla yeter. sonrasında ıssız ama geniş bir ara sokakta, sonrasında evinizin etrafında çok iyi bildiğiniz sokaklarda caddelerde... tabii bunları yaparken de yanınızda canınızı teslim edebileceğiniz birisi olsun, illa sakin olmasına ya da iyi bir öğretmen olmasına gerek yok. bu kişi için "gaza bas diyorsa vardır bir bildiği" cümlesini kurmanız gerekiyor.

bu korkuyu aşamayan görmedim sanırım.
+1
co2s2
(22.05.26)
Ben şunu düşünmüştüm. Değer verdiğim birine bir şey olursa ve ben onu hastaneye götüremezsem kendimi daha kötü hissederim. Pişmanlık olur. Bu yüzden cesur olmayı seçtim.

Bir de uçak gemisine savaş uçağı indiren pilotlar var. Bu tip insanlardan cesaret alabilirsin. Eğitimle mümkün.
-2
arbre
(22.05.26)
(2)

Videoda arka fonda çalan müziğin adı ne?

mertumursamaz
Videoda arka fonda çalan müziğin adı ne? https://youtu.be/4Z6KuXkoyuI?si=b12xU4YrNbkMgwUXDaha öncede birçok videoda bu müziği duydum vardır illaki adı bilip yazan olursa çok sevinirim şimdiden teşekkürler.
Videoda arka fonda çalan müziğin adı ne?

youtu.be

Daha öncede birçok videoda bu müziği duydum vardır illaki adı bilip yazan olursa çok sevinirim şimdiden teşekkürler.
-1
mertumursamaz
(21.05.26)
piano fantasia - song for denise
+1
co2s2
(21.05.26)
Çok teşekkürler
0
🌸mertumursamaz
(21.05.26)
(10)

Macbook pro için mouse tavsiyesi

titanic kemancısı
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor y
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor ya da tavsiyeniz ne yönde olur? İlk defa Mac kullanıyorum detay kırpma vs işler için lazım oldu. Yardım ve yorumlarınız için teşekkür ederim şimdiden.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
Magic Mouse’un pili bitmiyor, trackpad’in de öyle. O yüzden şarj olurken kullanamamak problem olmaz bence. Bu arada MacBook’un kendi trackpadi zaten mükemmel olduğu için bence haricen mouse’a gerek yok ama sizin bileceğiniz iş tabii.
Bence Apple’dan şaşmamak lazım. Pahalı derseniz logitech falan klasik bir mouse, kırpma isleri için yeterli bana kalırsa.
+1
orient blue
(20.05.26)
Trackpad varken mouse gereksiz +1 ama illa oyun yazılım için vs gerek varsa logitech'in mx serisi Mac ile uyumlu olanlardan seçin.
+2
Mcfly
(20.05.26)
f/p: A4 tech
kalite ve uzun ömür: Logitech mx master

ek olarak şunu söylemeye geldim: ücretsiz indirebileceğiniz 'mac mouse fix' uygulaması ile mac'te mouse verimi inanılmaz artıyor.
+1
suicmeyenadam
(21.05.26)
Logitech MX Master 3S

UI&UX designer arkadaşım bunu kullanıyor.

Logitech MX Anywhere 3S

bu da daha minik, kolay taşınır.

ben grafik&motion designerım; photoshop, illustrator, after effects, figma, rive vs. kullanıyorum ve mouse kullanmıyorum. macbook'un trackpad'i gayet yeterli oluyor.
+1
art cat chocolate
(21.05.26)
windowslu bilgisayarlarda kullandığınız farelerin %99.99'u Mac'te de aynı şekilde çalışır. mac'e özel fare diye bir şey yok. sol tık sağ tık ortada tekerlek. 150 liralık fareyle de aynı işi yaparsınız. Windows'ta kaç liralık fare alıyorsanız, gidin o fareyi alın. bluetoothlu alsanız sanki daha iyi. mesela benim macbook'ta toplam 2 usb portu var. birine şarj bağlıyorum. bir tane usb portumu da fareye vermeyeyim.
+2
co2s2
(21.05.26)
philips spk7448 kullanıyorum, 400 lira falan bluetooth üzerinden bağlantı olması yeterliydi benim için.
+1
prezarlatif
(21.05.26)
Logitech bu işin en iyilerinden tabii, bunu asla göz ardı edemeyiz. Ben microsoft donanımlarını da çok beğeniyorum. Ancak Logi MX serisine kıyasla daha bütçe dostu ve bir o kadar da kaliteli bir mouse önermeye geldim:
HP 480 Comfort Bluetooth

Hem ergonomi açısından çok iyi, ele tam oturuyor, hem de bluetooth ile bağlandığın için macbook'un sınırlı sayıda olan USB girişlerini bir dongle ile kapatmamış oluyorsun. Ayrıca 3 farklı cihaza bluetooth ile bağlanabildiğin için ben iş bilgisayarı, şahsi PC'm ve macbookta tek mouse kullanıyorum. Altındaki tuşla da cihazlar arası geçiş yapabiliyorsun ve anında geçiyor. Tekrar bağlantı vs. yok yani.

Sevdiğim iki ek özelliği daha var:
1- Scroll tekerini sağa sola tıklayarak yatayda da scroll yapabiliyorsun. Özellikle Excel'de bulunmaz nimet.
2- Tabii ki olmazsa olmaz ileri/geri tuşları. Bunlarla web sayfasında ya da windows gezgininde ya da mac os Finder'da önceki/sonraki sayfaya gidebiliyorsun.
+1
himmet dayi
(21.05.26)
yine kimse kullanmadığı mouseları önermiş.

Logitech MX Master 3S alırsan hayatının hatasını yaparsın.
0
plastic_angel
(21.05.26)
Magic mouse için fare kullanım alışkanlığınızı değiştirmeniz lazım. Farklı şekilde tutmanız gerekiyor, eliniz terleyince fare üzerindeki cam alanda kaymıyor vs.

Ben sürekli scroll tekerleğini bozuyordum, o yüzden Magic Mouse edindim ama kullanamıyorum. Tutuş ergonomisi çok kötü. Yoksa kırk yılın başı şarjı bitiyor, kısa bir süre şarja takıyorsunuz kullanmaya devam ediyorsunuz. Şarjla ilgili bir sorun yaşamazsınız.

Ama tutuşu, kavrayışı tam bir felaket. Aynı paraya 200 liralık 15 tane fare scrollu bozardım daha iyiydi. Mac'te farenin ekrandaki hareketi de bir saçma, Windows'taki kadar akıcı hissettirmiyor bir türlü. Tamamen trackpad'e göre ayarlamışlar gibi. Ücretsiz araçları denemekte fayda var. Ben mos kullanıyorum.

Bluetooth fareler deneyebilirsiniz. Ben ucuza Microsoft'un faresini almıştım, 2-3 ay sonra scroll tekeri bozuldu ama onun dışında çok iyi iş gördü. (Makale vs. derken çok sayfa kaydırıyorum ondan bozuluyor tekerler.)
0
throw down the sword
(21.05.26)
Kullandığım fareyi önereyim: Logitech MX Master 3S. Bütçe yeterliyse Logitech MX Master 4 de düşünebilirsiniz. Ancak ikisi de oldukça pahalı fareler, fareyi kullanırken para kazanmıyorsanız bence fazla.

Yerinizde olsam, haricen bir fare satın almak yerine Magic Trackpad alırdım. Trackpad bence fareden her şekilde çok daha iyi bir cihaz. Magic Trackpad çok pahalı, Logitech MX Master 3S işimi görür diye düşündüm ancak hata yapmışım, devamında Magic Trackpad almak zorunda kaldım.
0
10551037
(22.05.26)
(5)

yemeğin eksik kısmını ayrıca pişirip içine katsam olur mu sizce?

kibritsuyu
şimdi normalde kıymalı ıspanak yemeği için soğanı ve kıymayı kavururum, içine salça baharat koyarım, ıspanağı koyup öldürdükten sonra da pirinç koyar pişiririm.geçen gün ıspanaklı börek yaptım. sadece soğan ve ıspanak ile yaptığım börek içi epey arttı.farklı bir tencerede kıyma, salça kavurup haşlan
şimdi normalde kıymalı ıspanak yemeği için soğanı ve kıymayı kavururum, içine salça baharat koyarım, ıspanağı koyup öldürdükten sonra da pirinç koyar pişiririm.

geçen gün ıspanaklı börek yaptım. sadece soğan ve ıspanak ile yaptığım börek içi epey arttı.

farklı bir tencerede kıyma, salça kavurup haşlanmış pirinç katsam ve ıspanaklı içle karıştırsam kıymalı ıspanak yemeği olur mu?
0
kibritsuyu
(20.05.26)
olur bence
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
Olur elbet. Biraz koyu yapıp üzerine sarımsaklı süzme yoğurtla servis edin.
0
ground
(20.05.26)
ıspanak riskli bir sebze. pişmiş halde bekletilmesi risk oluşturur.
+1
mikahakkinen
(20.05.26)
neden olmasın? yoğurdu basarsan illa ki yenir.
0
co2s2
(21.05.26)
olur haftalik/aylik yemek hazirligi yaparken mantik bu sekilde isliyor cogu zaman zaten.
0
warrior princess
(21.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(4)

Hatalı park halindeki arabaya sürttüm

lideraydin
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?https://hizliresim.com/ge73olmhttps://h
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?
hizliresim.com
hizliresim.com
0
lideraydin
(20.05.26)
kaza kısmında sen suçlusun duran araca çarpmışsın. adam sadece hatalı parkdan ceza alabilir.
+2
gercekdunya
(20.05.26)
suçlu sen olursun muhtemelen bir etkisi olacağını sanmam.
-1
biravekahve
(20.05.26)
hem adama çarpıp hem ödemesini mi bekliyorsun?
adam hatalı park etmiş tamamda gidip çarpan sensin. hata senin.
0
mikahakkinen
(20.05.26)
vurduğunuz araba duruyor. evet yanlış park etmiş ama duruyor. oradan dönüp dönemeyeceğinizi hesaplayabiliyor olmanız lazım. hatalı mı park etmiş? evet. ama vurdunuz diye haksız mı? hayır. en fazla hatalı park etmekten ceza yer.

şunun gibi düşünün. ışıklara geldiniz. arabalara yeşil yanıyor, yayalara kırmızı yanıyor. bir yaya da karşıdan karşıya geçiyor. "bana ne lan, bana yeşil yanıyor" diyip gaza basıp yayaya çarpma hakkınız yok.
+2
co2s2
(21.05.26)
(8)

İstanbul'da mutlaka görmelisin dediğiniz yerler nereler?

umutt
Neredeyse on beş yıldır burada yaşıyorum, görmediğim gezmediğim çok yer var. Özellikle İstiklal, Beşiktaş taraflarında görülmesi gereken müze, cami, kilise, sergi vs gezmek istiyorum. Bayram tatilinde yedi günlük boşluğumu değerlendirmek istiyorum, araç var, sadece İstanbul içi olsun istiyorum. İnst
Neredeyse on beş yıldır burada yaşıyorum, görmediğim gezmediğim çok yer var. Özellikle İstiklal, Beşiktaş taraflarında görülmesi gereken müze, cami, kilise, sergi vs gezmek istiyorum.
Bayram tatilinde yedi günlük boşluğumu değerlendirmek istiyorum, araç var, sadece İstanbul içi olsun istiyorum. İnstagram'da çok fazla öneri var ama daha objektif bakış açılarına ihtiyacım var.
Klasik Sultanahmet, Ayasofya, Süleymaniye vs gezdim. Arkeoloji müzelerine üç defa filan gittim ama sanırım yine oraya bir gün ayıracağım. Onun dışındaki önerileriniz nelerdir?
0
umutt
(19.05.26)
Yerebatan Sarnıcı
St Antuan kilisesi
Adalar
+1
ekimoloji
(19.05.26)
mısır apartmanına gidin
st antuan kilisesi
pera müzesi
Beşiktaş'ta deniz müzesi
yine Beşiktaş'ta resim müzesi
yıldız saray ve içindeki köşk
aya yorgi
patrikhane
kanlı kilise
atlı köşk
beylerbeyi sarayı
kariye cami
tekfur sarayı
zeyrek cami
+5
co2s2
(19.05.26)
Saffet Emre Tonguç'un İstanbul Hakkında Herşey adlı kitabı var.
101 yer özetlemiş, haklarında kısa bilgiler vermiş. Önce okuyup sonra gidildiğinde rehber eşliğinde gezmiş hissi veriyor. Kısa süreler için uygun değil ama İstanbul'da yaşayanların, İstanbul'a doyması için güzel bir etkinlik olur.
Bir de kitabın fiyatı ne olmuş öyle. Kitabı alsan gezmeye zaman kalmaz. İyi ki elimi çabuk tutmuşum.
0
Mirket
(19.05.26)
süleymaniye cami
kariye kilise&cami&müze
taksimden başlayıp istaklalden devam edip galata kulesinden karaköye inip dolmabahçe sarayının ordan ortaköye kadar yürümeyi çok seviyorum ben best rotamdır istanbulda
+2
dedim ben sana
(19.05.26)
@ Mirket, kitap önerisi için teşekkürler. Tüm kitaplar artık çok pahalı maalesef, mecburen kabullenip almaya devam ediyoruz.
Bu şekilde önceden bilgilenip gezmek güzel olur, sindire sindire gezmiş olurum böylece.
+1
🌸umutt
(19.05.26)
İstiklal'de Atlas Pasajısının içerisinde İstanbul Sinema Müzesi var. Bugün sinemaya gittiğimde gördüm. Sinema ilgini çekip ve vaktiniz varsa bakarsınız.
+1
put it in your appropriate place
(19.05.26)
istanbul'da bir çok insan topkapı sarayına gider ama sarayın ilk girişinden aradaki soğukçeşme sokağı'nı pek bilen olmaz. çok kısa bir sokak ama çok güzel. sultanahmet'e yeniden gidecekmişsiniz madem, buraya da uğrayın
+1
exlibris
(20.05.26)
Co2s2 nin söylediklerine ek olarak sarnıçları önerebilirim, Yerebatan'dan bahsedilmiş, ek olarak Şerefiye Sarnıcı ile Gülhane Parkı'nın içindeki ve Nakkaş Halı'nın altındaki sarnıç görmeye değer, güncel durumu bilmiyorum ama dönemsel sergiler oluyor buralarda.

Şehzade Camii Mimar Sinan'ın sevdiğim eserlerinden tavsiye ederim.

Balat tarafına gitmişken Bulgar Kilisesi'ni de gezebilirsiniz, Fatih ve Yavuz Sultan Selim Camiileri de o taraflarda görmeye değer yerler.

Nuruosmaniye Camii benim beğendiğim camilerden biridir.

İstanbul Modern'de güncel olarak hangi sergiler var bakabilirsiniz, oraya gitmişken Nusretiye Camii de önereceğim bir yer.

Beşiktaş civarı demişsiniz ama boğaz tarafına açılmak isterseniz Küçüksu ve Mecidiye Kasrı'na gitmenizi öneririm, kültürel aktivite olarak tatmin etmeyebilir ama manzaraları mükemmel.
+2
(20.05.26)
(10)

sahis sirketinde baskasinn kredi kartini kullanmak

aloneinthedark
merhaba XYZ sahis firmasi urun alirken baskasinin kredi kartini kullanabilir mi? Fatura XYZ firmasi adina kesilecek odemeyi baskasinin karti yapacak. Muhasebesel olarak 3. bir sahistan borc almak gibi degil midir, sonrasinda bu sahsa borcu geri odeyecek ve kar XYZ firmasinin olacak vergiyi de XYZ od
merhaba

XYZ sahis firmasi urun alirken baskasinin kredi kartini kullanabilir mi? Fatura XYZ firmasi adina kesilecek odemeyi baskasinin karti yapacak.

Muhasebesel olarak 3. bir sahistan borc almak gibi degil midir, sonrasinda bu sahsa borcu geri odeyecek ve kar XYZ firmasinin olacak vergiyi de XYZ odeyecek. muhasebe oalrak sorun gozukmuyor ama ai lar bu denetim devlet acisindan sorun olusturabilir diyor

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(19.05.26)
anonim şirkette bir maaşlı çalışan başkasının kredi kartını kullanarak masraf yapıyor, sonra da "nakit masraf yaptım" diyerek bunu şirketten tahsil ediyor. şahıs şirketinde bunun olmaması için bir sebep göremiyorum.
0
co2s2
(19.05.26)
@co2s2 muhasebel acidan sikinti yok sanirim sadece masak ve vergi denetim acisindan kara para aklama gibi konularda radara takilir inceleme geciririsin diyor yorumlarda , herseyin duzenli ise sorun olmaz diyorlar
0
🌸aloneinthedark
(19.05.26)
ne kadarlık bir satın almadan bahsediyoruz?
0
co2s2
(19.05.26)
Muhasebem odeme yapilan kart sahibi ile fatura kesilen tc arasinda fark olursa diye surekli beni korkutuyor.
0
duster
(19.05.26)
Bu dediginiz gecen sene gelen bir kanunla yasaklandi. Sirkete ait olmayan karttan yapilan alisverisler sirkete fatura edilemez. Cezasi var.
0
matilda
(19.05.26)
@matilda, bu şahıs firmalarında bilanço usulune tabii olanalrda mı yoksa 2. sınıf defter tutanlar için de geçerli mi?

ilgili tebliği bulabilirsen paylaşabilir misin.
0
liberal
(20.05.26)
@matilda -> bu dediğini ilk kez duydum. doğrudur olabilir. detaylarını öğrenmek isterim.

peki başkasının kartını geçtim, kendi kartımı da mı kullanamıyorum?!?
0
co2s2
(20.05.26)
@matilda senin yorumundan sonra baktım ama başkasının pos cihazını kullanmak yasaklanmış ve cezası büyük. Ama başkasının kredi kartini kullanmak yasak değil ama yüksek hacimde vergi dairesi denetiminden geçersin diyorlar
0
🌸aloneinthedark
(21.05.26)
yahu ne alakası var? biz tedarikçiye olan borcumuzu zaman zaman alacaklı olduğumuz müşterinin kartından çektiriyoruz. hiç bir şey olmaz.
0
faberkastelli
(21.05.26)
@faberkastelli burada şu durum önemli bence. Şimdi sen tedarikçiye borcunu alacaklıdan çektiriyorsun tamam, yalnız sen a firmasına tedarikçisine b firmasından alacak yerine ödeme yaptırtıyorsun ve b'nin kartından 500.000 TL çektin, fakat sen b firmasına 400.000 TL kdv dahail satış yaptıysan işler karmaşıklaşıyor. Şimdi açık hesap çalışıyoruz vb gibi durumlar işin içine giriyor ama gelir idaresi bunlara hep bakıyor.

Zaten bu şekilde alacaklı oldugun firmadan kart çektirmek yine bir derece normal gelebilir peki hiç çalışmayan kişilerin kartlarından çektirmek daha vahim. Burada satış yapılmış fakat faturalandırma yapılmamış buna karşın tahsilat yapılmış gibi anlaşılacak ve ilgili cezalar kesilebilir.

İş hayatında vergi mükellefleri bunu yapıyor ama firma zaten kart çektirmeye okey ise sen firmadan kart ile tahsil et kendi kartınla tedarikçine ödeme yap hiç başın agrımaz.
0
liberal
(25.05.26)
(4)

Turk Telekom vs Turkcell

baldan kaymak
Turk Telekom 40 gb + 3000 dk + 250 sms620 tlTurkcell 25 gb + 1000 dk + 250 sms550 tlSizce hangisi, turkcell de de çok şikayet okudum çekimle ilgili ve hızlı bitmesi ile ilgili.
Turk Telekom 40 gb + 3000 dk + 250 sms
620 tl

Turkcell 25 gb + 1000 dk + 250 sms
550 tl

Sizce hangisi, turkcell de de çok şikayet okudum çekimle ilgili ve hızlı bitmesi ile ilgili.
0
baldan kaymak
(18.05.26)
Turkcell de kullandım Türk Telekom da. İkisi de iş görüyor. Turkcell bariz daha hızlı internette, çekim gücünde ama sade vatandaş olarak bana o kadar barizliği fark yaratmıyor o yüzden Türk Telekom kullanıyorum çünkü daha ucuz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.05.26)
Turkcell'in toplam çekim alanının bir miktar daha iyi olduğu söylenebilir ama günlük kullanımda ciddi fark ettirmiyor.
0
co2s2
(19.05.26)
Turkcell tabiki. Eğer şehrin tam merkezinde yaşıyorsan farketmiyor denilebilir. ama biraz uzağa çıkınca direk farkı anlıyorsun. Mesela 5g ihalesinde en kaliteli 2 bandı Turkcell aldı. O yüzden ben olsam gereksiz maceraya koşmam.
0
nuevo
(19.05.26)
Turkcell
0
ezkaza
(19.05.26)
(7)

kiracı seçerken neye dikkat ediliyor

xportant
mesafe sebebiyle yalnızca emlakçının tanışabildiği durumlarda kiracı seçerken kriterleriniz var mı? kendi işini yapması ya da bir şirkette çalışıyor olması, memur olması, ya da finteks skoru vs. gibi özellikle dikkat ettiğiniz bir konu var mı? sorum Türkiye’de evini kiralayanlara.
mesafe sebebiyle yalnızca emlakçının tanışabildiği durumlarda kiracı seçerken kriterleriniz var mı? kendi işini yapması ya da bir şirkette çalışıyor olması, memur olması, ya da finteks skoru vs. gibi özellikle dikkat ettiğiniz bir konu var mı? sorum Türkiye’de evini kiralayanlara.
0
xportant
(18.05.26)
Memur olması ya da çok kurumsal bir yerde çalışıyor olması.
-1
ebeş
(18.05.26)
Kiracidan dilim yandigi icin muhtemelen evimi yasalar iyilesmeden tekrar kiraya vermem. Ama verecek olsam memur/kurumsal sirket + findeks raporu + "bu imza benim degil" senaryolarina karsi noterde imzalanmis tahliye taahhutnamesi + memur kefil isterim.
+1
sertac akin
(18.05.26)
sadece laflara güvenip kiraya vermeyin. memursa memuriyetini kanıtlayan belge isteyin ve kontrol edin. ya da bordro isteyin. esnafsa vergi levhası isteyin. kiracının söylediği her şeyi ispatlamasını isteyin.

sadece laflara güvenip iş yapmayın. örnek veriyorum. evli bir çifte kiraya veriyorsunuz. erkek olanın iyi bir işi var, para kazanıyor, kadın da ev hanımı. son dakikada şu sebepten bu sebepten kira sözleşmesi kadının üzerine olsun dediler. hiç kimse kusura bakmasın, kabul etmeyin. erkek imzalıyorsa sözleşmeyi imzalasın, yoksa boşverin. "ama kocası çok para kazanıyormuş" demeyin, boş yere kadın imzalamıyor o sözleşmeyi.

mevzuat iyi niyetli kiracıyı kötü niyetli ev sahibinden korumak üzere tasarlanmış ancak iyi niyetli ev sahibini kötü niyetli kiracıdan korumuyor. bu konuyla ilgili de yapabileceğiniz tek şey, ilk günden itibaren işleri çok ciddiye almak. örneğin:

1- kira ayın 1'i ile 5'i arasında yatacaksa 6'sında kira neden yatmadı diye WhatsApp mesajı atın, 10'unda ihtar çekin. kiracı bir sözleşme döneminde iki kere temerrüde düşerse (yani kirayı geç yatırırsa) derhal tahliye davası açabiliyorsunuz ancak kirayı geç yatırdığını dekontla kanıtlayamıyorsunuz, ihtar çekmiş olmanız lazım.

2- sakın "ya bu ay şöyle oldu böyle oldu, kirayı 3-5 gün geç yatırsam nasıl olur?" laflarına inanmayın. siz arasınız kiracıyı "ya sevgili kiracım, bu ay ben biraz sıkışığım, kirayı 3-5 gün önden yatırsan nasıl olur?" diye sorduğunuzda kabul ededecek mi?
-1
co2s2
(18.05.26)
Babam çok çekti kiracılardan. Ödeyebilmesinin yanında çıkabilmesi daha önemli bence. O yüzden 3-4 yılda bir tayini çıkacak bir memur, çocuğunun üniversitesi için gelmiş bir aile, düğün altınlarıyla yakın zamanda ev alma ihtimali olan yeni evli bir çift.

Meslekten daha önemlisi bu bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(18.05.26)
mümkün merkebe kiraya vermeyin. boş kalsın.
illede kiraya verilecekse co2s2 güzel anlatmış.
bunların dışında olmazsa olmaz usulüne uygun tahliye taahhütnamesi. evliyse eşinede imzalatılacak.
ayrıca kefil olayında kefilin sorumluluğu sadece ilk kira yılı için geçerli. sonrası için bir sorumluluğu yok.
0
my fault
(18.05.26)
Ödemeyi sorun etme. Zammi sorun etme diyen tipler.
Ödemeyecegi icin zaten böyle ayrintilari önemsemiyor. Fazla kira vereyim yeter ki evi bana ver diyenlere düsünerek yaklasmak lazim.
-1
Purple life
(18.05.26)
Ben de kiracı olarak yazayım. İlk önce mesleğine ve eğitim durumuna bakılır, geliri sorulur, mevcut işinde ne kadar süredir çalıştığına bakılır ki tutarlı birisi mi anlarsınız. Peşinden haline tavrına bakılır, atar gider yapan uyumsuz, agresif biriyse hiç bulaşmazsınız. Mümkünse eski ev sahibinden referans olmasını istersiniz.

Ev sahibime işimi gücümü, gelirimi, önceki ev sahibim ile olan kira artış tutarlarını anlattım. Pandemi dönemi durumu olan bile %25 arkasına saklandığı zamanlarda %100 artışlara tamam dedim. Bu demek değil ki arıza çıkaracağım artışı umursamıyorum, sadece hakkaniyetli olacağımı belirttim. Ev sahibine de uzun seneler oturmak istediğimi belirtip yarın bir gün almanya'dan oğlum geldi, çık kızım oturacak dersen baştan konuşalım sonra sıkıntı çıkmasın diye belirttim.

Benden tahliye taahhütnamesi isteyene de bir şeyler yapıp çay koymasını isterim, keyfi çıkarmak için kullanmayacağının garantisi yok, ben dünya masraf edip ev taşıyacağım sonra 5 ay sonra çık diyebilecek ? Arkadaşımın başına geldi, kiralık eve çıktı, bir kaç ay sonra ev satılacak çık dediler...Kendisine saygısı olan kimse gidip imzalamaz.
+1
kimlanbu
(19.05.26)
(2)

Emlak satisi sonrasi ekstra tapu harci masrafi cikmasi

baldur2
Ev satmistim 6 ay once, evin degerini fazla hesaplamislar ve benden aradaki farkin tapu harcini odememi istiyorlar. Neyse onu aldim ve dogru meblagi belirttim tapuda. Gidip itiraz etsem iptal olur mu bu? Niye boyle varsayima istinaden ekstra para istiyorlar ki?
Ev satmistim 6 ay once, evin degerini fazla hesaplamislar ve benden aradaki farkin tapu harcini odememi istiyorlar. Neyse onu aldim ve dogru meblagi belirttim tapuda. Gidip itiraz etsem iptal olur mu bu? Niye boyle varsayima istinaden ekstra para istiyorlar ki?
0
baldur2
(18.05.26)
devlet şu anda herkesin satışları gerçeğinden düşük gönderdiğini düşünüyor. sadece siz değilsiniz.

itiraz yolu açık.
0
co2s2
(18.05.26)
Herkesi yalanci hirsiz olarak varsaymak da gercekten iyiymis. Hirsiz olmadigimizi kanitlamakla mi ugrasacagiz.
0
🌸baldur2
(18.05.26)
(5)

Yurt dışına taşınacak kişiye hediye önerisi

egerbiryolcu
Tek kriterim valizde ağırlık yapmayacak büyükçe bir şey olmaması.Kendisi gezmeyi sosyalleşmseyi sanatı dansı seven biri.Uzunca bir süreliğine İspanya ya gidecek.Bir hediye vermem gerekir gibi hissettim. Ama ne?
Tek kriterim valizde ağırlık yapmayacak büyükçe bir şey olmaması.
Kendisi gezmeyi sosyalleşmseyi sanatı dansı seven biri.
Uzunca bir süreliğine İspanya ya gidecek.

Bir hediye vermem gerekir gibi hissettim. Ama ne?
0
egerbiryolcu
(18.05.26)
güzel bir türk kahvesi cezvesi ile 2 fincan.
+1
co2s2
(18.05.26)
Harika bı fikir! Teşekkürler
Bir de şunlar aklıma geldi

Bez çanta
Hikaye/ roman (Türkçe kitap bulmak zormuş orada)
Kitap ayracı ve not defteri

Hepsini bir set yapabilirim
0
🌸egerbiryolcu
(18.05.26)
airtag 2
0
paudi
(18.05.26)
istanbuldan gidiyorsa ve kedi seviyorsa istanbul kedi muzesinin bu city of the cute-istanbul bez cantalarini tavsiye ederim. ben cok severek kullaniyorum. www.instagram.com
0
65 derece
(18.05.26)
yurtdışına taşınma ve geri dönme sürecini birkaç kez yaşamış biri olarak arayışınızı çok tatlı bulsam da yapmayın diyorum :) o kadar ince eleyip sık dokumak zorunda kalınıyor ki o valizler hazırlanırken, bir kartı bir mektubu bile fotoğrafını çekip atmak zorunda kalmışlığım var. daha büyük hediyelerden bahsetmiyorum bile, içim acıya acıya bıraktığım çok şey oldu ve bunlar da gitmeyi zorlaştıran şeyler. bez çanta bile fazlalık olabilir. burdan bi şey olmayacak biliyorum ama yine sizi hatırlatacak ve onu düşünmüş olacağınız ve muhtemelen daha makbule geçecek bi fikir: yeni adresini alıp oranın amazonundan ya da hangi alışveriş siteleri varsa oralardan adresine bi şey yollayın.
+3
mezzosprite
(18.05.26)
(2)

IST Havalimanı Toplantı

erty_ksk
Bir taraf izmirden istanbula uçacak, iç hatlardan gelecek, diğer taraf istanbuldan londraya uçacak haliyle dış hatlar gidişe yakın olmak isteyecekler. bu kapsamda bu iki tarafı en uygun nerede buluşturabiliriz? toplantı odalarına baktım ancak yerlerini göremedim. nerede konuşlanmış bunlar bilen var
Bir taraf izmirden istanbula uçacak, iç hatlardan gelecek, diğer taraf istanbuldan londraya uçacak haliyle dış hatlar gidişe yakın olmak isteyecekler.
bu kapsamda bu iki tarafı en uygun nerede buluşturabiliriz?
toplantı odalarına baktım ancak yerlerini göremedim. nerede konuşlanmış bunlar bilen var mı?
ya da sessiz sakin bir restoran ya da kafede buluşabilir miyiz?
ne önerirsiniz.
0
erty_ksk
(18.05.26)
mecburen terminal içinde buluşturacaksınız. istanbul airport websiteisnde yeme içme kısmına girin ve restoranları listelerken kara tarafını seçin. ortak alanınız burası. burda uygun iki üç yer var gibi görünüyor, komyuniti iyi sanki. ist havalimanında iç hat dış hat farklı bina değil, gidiş terminal içindeki her yer uygun olur. izmir'den gelenler, gidiş katına çıkmalı sadece.
0
awlmi
(18.05.26)
toplantı odası otelde vardır.
+1
co2s2
(18.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(5)

Anadolu Yakası Kasap

twelfth
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
0
twelfth
(18.05.26)
daha spesifik bir bölge var mı? anadolu yakası kocaaaa bir bölge.

soğanlık'ta ünlüer tertemiz bir kasaptır.
aydınevler'de gümrükçüoğlu vardır, tertemiz bir kasaptır.
0
co2s2
(18.05.26)
küçük kemirgen, şifa olsun yediği :))

soğanlık ünlüer +1

bir de pahalıdır, lükstür ama istanbul butcher iyidir.
theistanbulbutcher.com
0
galahad reloaded
(18.05.26)
macrocenter
0
gadlemler
(18.05.26)
lokasyon olarak soğanlık Aktan Et iyidir. ünlüer gibi gereksiz isim pahalılığı da yoktur. sahibi mehmet ali bey çok kalender bir esnaftır.
0
since1907
(18.05.26)
Kasabımız Göztepe Solmaz Kasap. Eski yerinin tam karşısına taşındı kentsel dönüşümden dolayı. 50 yıllık dükkandır. Çalışanlar bile yıllardır aynı.
0
awlmi
(18.05.26)
(4)

2-3 aylik araba kiralamak

Purple life
nerden kiralanir? direkt internetten bakinca x gün sayisi olarak hesapliyor.miktarlar ucuyor o zaman tabii. 2-3 aylik araba kiralamak istesem daha ucuza kiralayabilir miyim yoksa internette ne yaziyorsa o mu gecerli olur?
nerden kiralanir? direkt internetten bakinca x gün sayisi olarak hesapliyor.
miktarlar ucuyor o zaman tabii.
2-3 aylik araba kiralamak istesem daha ucuza kiralayabilir miyim yoksa internette ne yaziyorsa o mu gecerli olur?
-1
Purple life
(17.05.26)
Havalimanından kiralamak daha uygun olabilir. Yüz yüze konuşma şansınız olur. Fiziksel para (IBAN olmadan) olarak tümünü ödediginizde indirim olma ihtimali yüksek.
-5
arbre
(17.05.26)
zeplincar
0
gercekdunya
(18.05.26)
"rent a car" ya da "araç kiralama" diye aratıp bulduğunuz neredeyse tüm firmalar ya günlük kiralama yapar, ya da yıllık kiralama yapar. neredeyse de hepsi kurumsal firmalardır.

sahibinden'de kiralık araçlara bakın. daha az kurumsal ve daha esnek yerlerdir.
0
co2s2
(18.05.26)
o kadar süre için kurumsal olmayan önermem. süreçte araba arıza yaşarsa üzerinize kalabilir durum
0
gadlemler
(18.05.26)
(8)

20 binlik ürün ikinci eli ne olur?

yenibirgüzelnick
Bebek karyolası vardı evde hiç kullanmadım kullanmayı da düşünmüyorum diye satayım dedim. Orijinali 20k ben de 4 bine letgoya koydum çok fazla yazan oldu. Çok mu az demişim?
Bebek karyolası vardı evde hiç kullanmadım kullanmayı da düşünmüyorum diye satayım dedim. Orijinali 20k ben de 4 bine letgoya koydum çok fazla yazan oldu.
Çok mu az demişim?
0
yenibirgüzelnick
(17.05.26)
Bence az, çünkü letgo’da genelde ürünü teslim almaya geldiklerinde son dakika pazarlığına giriyorlar; iki kez başımıza geldi. Ama msj kutunuzun patlamasını istemiyorsanız artık değiştirmeyin; bi dahakine aklınızda olsun, pazarlık payı ekleyin.
0
lil siztah
(17.05.26)
Sıfıra yakın kondisyondaysa, yenisinin en ucuzu 20bin liraysa, 15bin yazıp, 12-15 arası bir fiyata satmaya çalışır, 10bin'den aşağıya vermezdim.

Normal kondisyonda ve birkaç yıllık ürünse ve problemsizse, 8-10 arası bir fiyata ilana koyardım. 4 çok ucuz olmuş.
0
yadigar
(17.05.26)
20 Binlik bir ürüne 10.000 lira vermem ben.
Ürün için anlaşacaksın, fiziki olarak görüp seçme şansın yok,
Gitmek bir dünya külfet. Gidip beğenmeme, gizlenmiş bir defosunu görme ihtimalin yüksek, nasıl bi adamla karşılaşacaksın belli değil,
Eve getirdin, kuracaksın, bir vida eksik, karşında muhatap yok.
Garanti belgesi yok.
Kredi kartıyla ödeme şansın yok.
Taksit imkanın yok.
+1
Mirket
(17.05.26)
Çok az demişsiniz bence 10-11-12 olmalı
+1
gadlemler
(17.05.26)
8-10k

Ama turkiye'deki 2. El kulturune gore 25k'ya koyman gerek.
+1
baldur2
(17.05.26)
Sadece sıfır fiyatına göre ikinci el fiyatı belirlenmez, elektronik bir üründür (ps5 vs) daha fazla eder, giyim eşyasıdır daha az eder.

Sizin durumunuzda ben oğluma alt tarafı çalışma masası olan, üstü yatak olan ranza benzeri bir şey almıştım, kullanamadı, 3'te bir fiyatına ilana koydum, 2 gün sonra gelip birisi çocuğuna aldı gitti.
-1
kimlanbu
(17.05.26)
4 bin çok az. 8-10k için +1 ama genel olarak bir yorum yapmam gerekirse bir ürünü kaça satmak istiyorsanız o fiyatın üstünde bir fiyat yazmak gerek.

İstisnasız ''en son kaça olur'' mesajını göreceksiniz çünkü. Karşınızdaki de siz fiyatı düşürmeden asla kabul etmeyecek. 10'a satmak istiyorsanız 12'ye koyun mesela ''en son kaça olur'' dendiğinde de 10'a bırakın gitsin.

He ayrıca 4 bin için yazanların çoğu da al satçı muhtemelen. Ondan makul yüksek bir fiyata yazın ki gerçekten ihtiyacı olan birine gitsin.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(17.05.26)
4bin için "çok" yazan kişi 4bin yazdığına bakmadı bile, otomatik olarak her fiyata çok diyecek kişiler bunlar.

gerçekten hiç kullanmadıysanız, 20binlik ürüne 15bin yazıp 11-12'ye bırakmanız gayet iyi olur bence. 4 çok çok az bence.
0
co2s2
(18.05.26)
(3)

Kentsel dönüşüm çoğunluk kararına katılmıyorum ama evim satılsın istemiyorum

informatics
Merhaba,Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza a
Merhaba,

Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza atıyor. Ne kadar dil döktüysem de umursamadılar. Ayrıca ortada bariz bir kötü niyet var.

Evim satılmasın diye imza atmak zorundayım çoğunluk sağlanınca ancak çoğunluğun kararıyla beni zarara sokan bu anlaşma için devamında şerefiye (tazminat) davası açacağım.

Mahkemede elimi güçlü tutmak için başta imzaya gitmemek ve sonrasında tebligat geldiğinde "zorunlu olarak" imzalayarak sözleşmeye katılıp (evim satılmasın diye) sonradan da şerefiye için denkleştirme davası açmak istiyorum.

Sorum şu: Çoğunluk anlaştıktan sonra 15 günlük bildirim süresi var, "gel imza at yoksa evin satışa çıkacak" diye bina riskli ilan edildikten sonra, bu süreyi kaçırmak istemiyorum. Apartmandakiler iyi niyetli değil, süreci gizli gizli yürütüyorlar. E-devlet'ten şu sayfalardan her gün kontrol ediyorum:

1. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/e-tebligatlarim)

2. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/ptt-uets-e-tebligat-islemleri)

Başka takip etmem gereken bir yer var mıdır? Benden gizli evimin satılmasını istemiyorum. Başka nelere dikkat etmem gerekir? Bu 15 günlük süreyi kaçırmamak için nereye bakmalıyım başka?
+1
informatics
(17.05.26)
Sorunuza cevap değil ama bu kadar riskli ve dezavantaj doğurma ihtimali olan bir süreçte hak kaybına uğramamak için avukata başvurmanız zorunlu görünüyor.
+2
lil siztah
(17.05.26)
Kentsel dönüşüm konularında çalışan avukatlar var. size tavsiyem onlarla çalışmanız yönünde. sizinle benzer durumda olup komşularıyla ayrışan tanıdıgımın evi satışa çıkmıştı ve oldukça dip rakamdan evi satılmıştı.
0
limonlu eksi
(18.05.26)
derhal bir avukata gidin.
benim görüşüm-> siz proaktif davranın. "ben bunu kabul etmiyorum, kötü niyetle işler yapılıyor, evimin satılmasına rızam yok, siz benim evimin değerini hiç ederek kendi lehinize işler çeviriyorsunuz" vs şeklinde bir ihtar çekin. mümkünse de bunu avukatla yapın.
0
co2s2
(18.05.26)
(6)

Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

mertumursamaz
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorilerihttps://youtu.be/OHlxkAePurc?si=_A0y1Pz2dKwfqdtUNeden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?https://youtu.be/UC2FDECQ_Mk?si=TWrb5md1d-IM13mPÖlümsüzlük Bir Sinekle Başladıhttps://youtu.be/B2A6_734rGU?si=ugz92kN01PbmYtfRGerçe
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorileri
youtu.be

Neden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?
youtu.be

Ölümsüzlük Bir Sinekle Başladı
youtu.be

Gerçek Beyinli Dijital Sinek
youtu.be

Sinek Beyni Dijital Dünyaya Aktarıldı!
youtu.be

Peki sizler ne diyorsunuz 10 yıl sonra 50 yıl sonra 100 yıl sonra ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?
-1
mertumursamaz
(17.05.26)
Akp dönemi bittikten sonra inşallah.
+8
kizil karga
(17.05.26)
20 mart 2103 tarihinde bulunur diye düşünüyorum.
+1
fobfilm
(17.05.26)
Sadece bir hayal olarak kalacak.
Asla bir çare bulunmayacak.
yaşlanmayı , cilt kırışıklığını önleyici uygulamalar vs ilaçlar ile ölümle araya mesafe koyduğumuz, ölümden uzak kaldığınızı sandığımız bir inançla kozmetiğe cilt ameliyatlarına para harcamaya devam edilecek .

İnançta asla
şüphe olmaz. Olduğu şekilde kabul edilir.
Bilim ise şüphedir . Yer ve zaman değiştiğinde sarsılmaz denen bilimsel kurallar değişebiliyor.

Zaman geçtikçe artan bir iç gerilim ile Ölümsüzlüğü aramak yerine rahat bir şekilde ölmeye hazırlıklı olmak çok daha güzel yol olmalı bizim için .
0
diyecevaplandı
(17.05.26)
içinde yaşadığın evrenin sonu gelecek ne ölümsüzlüğü ya
0
deranzo1
(17.05.26)
hiçbir zaman. daha genetik saç dökülmesinin bile çaresi bulunamadı.
0
ercu cozer
(17.05.26)
aslında ölümsüzlük bulundu ancak makro-ekonomik dengeler, ekolojik sürdürülebilirlik gibi engeller nedeniyle kitlelerin erişimine henüz açılmıyor. yaşamsal kaynaklar sabit kalırken ölüm oranı sıfırlanır, nüfus çok hızlı artarsa küresel ekosistem 5-10 yıl içinde çöker. bu yüzden ölümsüzlük, bazı elitler haricinde kimsenin bilmediği bir sır olarak kalmaya devam edecek.
-1
co2s2
(18.05.26)
(8)

Hislerimi anlamiş olabilir mi?

egerbiryolcu
Öncelikle biraz goygoy bir soru olacak baştan belirteyim.Hoşlandigim kişiyle çok güzel ve soğuk yapılı bir kedi hakkında bir sohbet geçti. O en son dedi ki güzel bir çocuk tanış mama ver ben de dedim ki açılcam bir gün bakalım inşallah patilemez dedim.Aslında ona açilmayi kast ettim bunu anlamis ol
Öncelikle biraz goygoy bir soru olacak baştan belirteyim.

Hoşlandigim kişiyle çok güzel ve soğuk yapılı bir kedi hakkında bir sohbet geçti. O en son dedi ki güzel bir çocuk tanış mama ver ben de dedim ki açılcam bir gün bakalım inşallah patilemez dedim.

Aslında ona açilmayi kast ettim bunu anlamis olabilir mi:d
İkincisi erkekler gerçekten imalar üzerinde hiç düşünmez mi yoksa işlerine mi gelmez:d (cevap olarak sadece gulen emojiler attı)
0
egerbiryolcu
(15.05.26)
ashhas
buu söylerken ellerini tutup gözlerine bakıp imalı imalı gülerken yanında kankası çocuğun dirseğine vurup "hacım senden bahsediyor" demediyse zor
+5
kisa
(15.05.26)
Çok dolaylı bir ima olmuş; anlamamıştır.
0
lil siztah
(15.05.26)
anlamaz.
0
antihero
(15.05.26)
yarın sabah " günaydın pisicik" mesajı işi bitirir.
+1
kumandanim
(15.05.26)
direkt bu söylediğinden anlaşılmaz ama sürekli mesajlaşma halindeyseniz, sürekli bir muhabbet buluşma planı vs yapılıyor ortak konular hakkında uzun uzun konuşuluyor şakalaşılıyor vs o zaman elbette anlarsınız aranızda bi etkileşim olduğunu. sen de anlarsın o da anlamıştır.
+1
Sadece soruyorum
(15.05.26)
hayır
0
co2s2
(15.05.26)
Bazı erkekler gerçekten imadan anlıyorlar. Sırf bu imayi anlamış olması bile bence nikahına almak için yeterli. Hayırlısı olsun inşallaah
-2
sekizdokuzon
(15.05.26)
nası bi dörti tolk olm bu? ya da değil mi. biri böyle bişey dese ne dendiğini bile anlamam.
+1
gurur
(16.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(2)

Fotoğraf düzenlemesinden anlayan arkadaslar

sibertenik
https://hizliresim.com/1dhaujpBuradaki harfler sonradan eklenmiş gibi durmuyor mu??
hizliresim.com

Buradaki harfler sonradan eklenmiş gibi durmuyor mu??
0
sibertenik
(11.05.26)
evet
+1
baldur2
(11.05.26)
bence de evet. ama bunu foto ile ilgili bir şeyden dolayı söylemiyorum. dikişin üstüne baskı yapılmaz.
0
co2s2
(12.05.26)
(5)

Eşin Anneler Gününü Kutlama?

eisberg
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
0
eisberg
(10.05.26)
Daha napacaksın ki?
0
ekimoloji
(10.05.26)
Eşin seni biliyor sen eşini biliyorsun, gariban style olsa ne olur olmasa ne olur, önemli olan senin ona olan sevgin ve ilgin bence. Dışarı çıkılacaksa, bu aralar ihtiyacı olan türde bir mekan seçilebilir... ne yapmayı seviyorsa ve neye ihtiyacı varsa artık.
0
cigerdelen
(10.05.26)
anneler gününde pasta ilginç geldi bana. onun yerine başka bir tatlı alın. geç kalmış da olabilirim :)
0
co2s2
(10.05.26)
daha ne olacak hocam, abartmayın.

hediye alacaksanız başka bir gün alın. sonra standart günler çileye dönüyor.

ha çocuğunuzun annesi bol bol hediye alın farklı günlerde.
0
gurur
(10.05.26)
çocuğu al, 3-4 saat evden uzaklaş. kadın az kafayı toplasın, dinlensin. veya çocuğa ben bakacağım sen arkadaşlarınla vakit geçir de.

genç annelere bundan kral anneler günü hediyesi yok.
-4
galahad reloaded
(11.05.26)
(4)

3-4 aylık yazlık arayışındayım

1837837
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
0
1837837
(10.05.26)
Gitmek istediğiniz ilçeyi tespit edip o ilçenin facebook gruplarına üye olun, en uygun fiyatlıları orada bulursunuz.
0
Mirket
(10.05.26)
devremülklere de bakabilirsiniz
0
mantık
(10.05.26)
Keşan mecidiye diye bakın. Akrabalarımın sezonluk kiralık villaları var orada. Hoşunuza giderse yönlendiririm.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.05.26)
sahibinden'e de bakın. emlakçılara sorun. sezonluk ev arıyorum diye bakmaya başlarsanız, airbnb'den hallice sitelerle muhatap olmaya başlıyorsunuz.

bölge olarak da Çanakkale - Edirne gayet mantıklı olabilir. mesela Çanakkale'de Dalyan tarafları (Bozcaada'nın tam karşısı) gayet makul bir yer olabilir.
0
co2s2
(10.05.26)
(1)

Telefonum tuş kaynaklı mı şarj kaynaklı mı bozuk olabilir?

egerbiryolcu
Bir süredir telefonum kendi kendine kapanıyordu ve geri açilmasi uzun sürüyordu. Sürekli güç tuşuna uzun süre birkaç defa basınca anca açılıyordu. Açıldığı zaman da bazen sanki ben dokunmusum gibi kapa yeniden başlat menüsü ekrana gelip yine kapata basmisimi gibi kapanıyordu. Ben de güç tuşu temas e
Bir süredir telefonum kendi kendine kapanıyordu ve geri açilmasi uzun sürüyordu. Sürekli güç tuşuna uzun süre birkaç defa basınca anca açılıyordu. Açıldığı zaman da bazen sanki ben dokunmusum gibi kapa yeniden başlat menüsü ekrana gelip yine kapata basmisimi gibi kapanıyordu. Ben de güç tuşu temas etmiyor/bozuldu diye düşünüp mümkün olduğunca bu tuşu kullanmamaya başladım. Ekran açma için parmak izi kullanımı ayarladım vs ama tabi yine çoğu zaman bu süreç devam etti şarj bitip kapanınca zaten yine sorun oldu.

Neyse geçen gün telefoncuya gidip durumu söyledim direkt tuşu bozuk dedim hatta. Fiyat aldım zaman bulunca gelip yaptıracağını söyledim. Ondan sonra da şarjım da çabuk bitiyor diye (üstelik şarj kablom da kopmak üzereydi) yeni bir şarj alayım dedim. Türk Telekom bayine gittim orijinal ya da orijinale yakın hızlı şarj eden bir ürün istedim. 800 TL ödedim çıktım. 25 w'likti. Oturdum bir yerde telefonumu şarja taktım. Öncelikle hemen güç tuşuna basar basmaz açıldı. Açılır açılmaz da o takılmalar geri kapanmalar asla yaşanmadı ve yarım saat boyunca da hiç bir şey olmadı.

Şarjı taktiğim yer bı kafede koltuk altındaydı. Artık kalabalikta gelip geçen birinin ayağı mi çarptı noldu bilmiyorum telefonu şarjdan çıkardığımda bı baktım telefona takılan kablo kısmının ucu kırılmış. :////
Sonra arkadaşım dedi ki bu hızlı şarj önemli olan adaptöru. Bende yedek kablo var onu kullanırsın aynı hesaba gelir dedi. Onu kullanmaya başladım ama eski sorunlar geri döndü yine kendiliğinden kapanıyor yine güç tuşuna uzun süre basınca anca açılıyor falan. Baya vaktimi alıyor bu durum.

Sorum şu:
Ben bu telefonu tamir mi ettirmeliyim?
Yoksa aldığım adaptörün aynısının sadece kablosunu tekrar satın mi alayım?
0
egerbiryolcu
(10.05.26)
pilini değiştirdin mi?
0
co2s2
(10.05.26)
(7)

İlk kez klima taktırıcam

turk kizi
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konu
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konuyla ilgili. Bilmem gereken bir şey var mı böyle yoksa alıp geçeyim ve gerisini servis halleder mi? Masraf çıkmasın istiyorum, sadece klimayı ödeyebilirim su an.
0
turk kizi
(08.05.26)
motor balkona konacaksa vinçe gerek yok. klimacı elektrik bağlantısını yapmaz elektrikçiyi ayrı çağırman lazım. marka olarak arçelik vestel alacağına gree veismann tarzı bir marka almanı öneririrm.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
Yeni bina klima takma borusunu kullanacaksanız önce boruyu temizletmenizi de önerebilirim. Bizim öyle motor yandı inşaat pisliğinden :( Benim bildiğim bağlantı için değil eğer sigorta paneli istiyorsanız elektrikçi lazım. Yoksa her şeyi takıp, çalıştırıp, çalıştığına emin olup gidiyorlar. Bu arada Haier markasına da bakabilirsiniz, app'den kontrol edilebiliyor, program yaptırılabiliyor. Aklınızda olsun.
0
charbiel
(08.05.26)
klima için bağlantı ve ayrı sigorta gerekiyor. direkt prize takılmaz güvenlik için. ha takılır ama takılmaz.
bakır boru soğutma için daha verimlidir tercih edilir. arçelik bakır boru kullanmaz.
vakumlama borunun içindeki kir toz vb kurtulmak içindir. gereklidir. yapılmazsa verim düşer başka sorunlar da çıkabilir sonrasında.
dış ünite bina dışına klimacının ulaşamayacağı bir yerdeyse vinç gerekir onlar karşılaşamaz. ama balkon-fransız balkon vs varsa onlar takabilir.
0
jelly bear
(08.05.26)
Arçelik'teki adam daha önce sizin binaya montaj yapmış mı? sizin bina özelinde mi konuşuyor, yoksa atıp tutuyor mu?
dış ünite nereye monte edilecek? balkonsa kolay, yoksa vinç gerekebilir gerçekten.
binada klima taktıran başkası var mı? onlarla konuşsanız, bu soruların büyük bir kısmına zaten cevap bulursunuz.
0
co2s2
(08.05.26)
arçelik kötünün iyisi, yani vestel ve vestelin alt markaları kadar en en dip kalite değil ama yine kötü. japonlar ve çinliler bu işin en iyisi. arçelikten daha ucuza daha iyi klima alabilirsin.
örneğin bende airfel annemde kaira var, bu iki marka da daikin'e ait ama uygun fiyatlı ürün sunuyor üretimini çinli midea'ya yaptırıyor. daikin servisi bakıyor. ikimizin kliması birebir aynı ürün, airfel'i genelde bayiler satıyor kaira'yı kendisi online platformlarda satıyor direkt daikin depodan kendi gönderiyor. değişmediyse bunlar ayrıca bakır boruyla geliyor.
"kaira türkiye" resmi mağazası daikin: i.imgur.com

yeni modeller eklenmiş şimdi onlara detaylı bakmadım hala üretici midea mı ne seviyedeler bilemiyorum... ama bizim modellerde tek farkı kaira'da wifi vardı airfel'de yoktu. annem kullanmıyor diye onun wifi modülünü alıp benim airfele taktım.

vakum işi şart! ve vakum tozu pisliği değil daha çok havayı/nemi temizlemek için. pislik zaten olmamalı borularda. hem soğutucu akışkana hem de ekovat yağına o nem karışırsa dış ünite değişimi gerekiyor ve vakumsuz kurulumda hakkınızı ararsanız değiştirmek zorundalar. sadece verim/arıza meselesi değil patlamaya kadar gidebilir olay oksijen ve sistem basıncının yükselmesinden dolayı. www.youtube.com klima gazı yanıcı/patlayıcı bir madde.

vakum konusunu özellikle vurgulayın kurulumda. başında durun, manometreye bakın, pompanın sesini dinleyin. vakumsuz kurulum ne yazıkki çok sık yapılan büyük bir yanlış. bir de sigma klima almıştık buradaki iklimsa servisi vakumsuz kuruyormuş, araya tanıdık sokup bayağı da tartışıp zorla vakumlu kurulum yaptırdık. kendi resmi eğitim videoları önemini ve risklerini anlatırken adam bana vakumun gereksizliğini anlatmaya çalışıyor saçma önermelerle. ortak tanıdıkla akşam evinden alıp keşife getirdik oturduk konuştuk filan :D
sen özellikle bilgili olduğunu belli etmezsen ya hiç vakum pompası manometre vs. bile getirmeden kurup geçiyorlar ya da resmi olarak merkez vakumu kanıtlamalarını istiyorsa camı sökülmüş bi manometreyi bağlayıp ibreyi eliyle oynatıp fotoğraflıyorlar vakum yaptık bu da kanıtı diye sunmak için.

adem helvacı bayağı detaylı anlatıyor birçok konuyu ama biraz fazla detaylı :D normal birini sıkar muhtemelen videoları www.youtube.com
ek olarak klima konusunda en fazla bilginin bulunduğu forum da burasıdır inceleriz.com

elektrik bağlantısı klima servisinin işi değil, yapmazdan öte elektrikçi değilse aslında yapmamalı. ama biz rica ettik malzememiz hazırdı kırmadılar. özellikle fişli yaptırttım ikisini de. yukarıda biri olmaz demiş ama güvenlik sıkıntısı için bir sebep yok.

inverter klima devamlı çok fazla akım çeken bir şey değil... ayrıca buattan hat çekti 16a sigorta taktı diyelim. e buata gelen o hat zaten panoda 16a sigortaya bağlı? aynı linyede başka bir yük varsa klima için takılan sigorta hiçbir durumda atmaz çünkü panodaki daha önce atmış olur aşırı yüklenilirse. klimaya özel sigorta en çok klimada bir işlem yapılacaksa sadece klimada gücü kesmek için kolaylık sağlar.

kaliteli bir fiş de priz de o tesisatta kullanılmış olması gereken 2.5mm kablo da klimanın çekeceği akım için yeterli. klima kullanımıyla sorun çıkıyorsa o tesisatta çok büyük problem vardır :D 10-15 yıllık gevşemiş bi prize bağlarsan tabiki ark yapabilir yanmaya sebep olabilir. ama aynı prizde bi cep telefonu şarjı da ark yapabilir tehlike yaratabilir :D priz kaliteliyse yıpranmamışsa sorun olmaz. eski veya kalitesizse klima bağlamayacaksanız da değiştirin olm o prizleri ucuz şey zaten.
+2
konetsu
(08.05.26)
geçen hafta arçelikten klima alıp bağlattım.

önce keşif için usta gönderiyorlar. usta şuraya bağlarız diyor. onlar en uygun bağlanacak yerleri size söylüyorlar. eğer uygun bir yer bulamazlarsa vinç isteyebiliyorlar ama genelde camın altına uygun bir yer bulurlarsa bağlıyorlar. evinizde balkon varsa motoru balkona da bağlayabilirler. iki klimam var, motorlarından biri camın altında diğeri de balkonda. komşularınızda klima motoru nereye bağlanmış sorabilirsiniz.

bağlantısı yapıldıktan sonra elektrikçi çağırmanız gerekecek. onlar elektrik işine karışmıyor. elektrikçiyi arayıp klima bağlatcam derseniz sigorta anahtarıyla beraber bağlıyorlar.

vakumlama işini yapıyor arçelik. gelen ustalara da sorun yapacak mısınız diye eğer gerek yok derse montaj yaptırmayın.
0
false pretension
(08.05.26)
zaten arkadaşlar gerekli bilgileri vermiş de uzun yıllar klimalar ile haşır neşir olduğum için bir şeyler söyleyeyim biraz da genel bilgi olsun

bölgenizde yer alan bir klimacıya muhakkak gidin. arçelik maalesef elektrik işine karışmıyor ama bölgede yer alan dükkanlar genelde personel olarak elektrikçi de çalıştırır. ayrıca isterseniz vakum ve basınç testi de yaparlar. vakum temizleme basınç testi de sistemde kaçak olup olmadığını görmek için

diğer markalardan veya internetten gördüğünüz fiyatlardan da bahsedebilirsiniz onlar da elinde geleni yapmaya çalışırlar. markalar elektrik gibi riskli konularda sorumluluk almamak için böyle bir hizmetimiz yok diyor ama dükkanlarda bu hizmet sunulur. yani bir seferde bütün işi bitirirsiniz.
0
bravoteam
(09.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(18)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(34)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(5)

Aylık max 25k kira ile ev var mı?

1837837
Denize yakın ve istanbula göre nispeten daha sıcak bir şehrimizin hangi ilçesi? Balıkesir burhaniye, izmir urla, aydın kuşadası(attım bunları) gibi nereye taşınılır? Spesifik yer söylerseniz şu mahalle vs. 1+1 yeterli. 2 emekli anne baba.
Denize yakın ve istanbula göre nispeten daha sıcak bir şehrimizin hangi ilçesi? Balıkesir burhaniye, izmir urla, aydın kuşadası(attım bunları) gibi nereye taşınılır? Spesifik yer söylerseniz şu mahalle vs. 1+1 yeterli. 2 emekli anne baba.
0
1837837
(04.05.26)
izmir'de çok var.
0
runaway
(04.05.26)
Mersin ama sıcak aşırı
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
çanakkale merkezde 25k'ya yeni 2+1, eski 3+1 bulabilirsiniz.
0
co2s2
(04.05.26)
emekli anne babaysa izmir'de gaziemir en uygun yer. 25bin tl'ye kiralık ev bulabilirsiniz.
0
false pretension
(04.05.26)
yaşlılar için çok sıcak ve kuru havalar iyi değil bence istanbul olmasa da yine kuzeyde bir şehirden bakın mesela yalova merkez olabilir o bantta 3+1 bile bulursunuz
0
alester
(04.05.26)
(17)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
-1
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(5)

Marsilya ve Napoli şehrinin birbirine benzerliği?

mikahakkinen
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
0
mikahakkinen
(04.05.26)
İzmirspor'un da mavi beyaz renkleri olduğunu kabul edersek İzmir de benziyor. Klasik akdeniz liman şehirleri işte. Üç aşağı beş yukarı hepsi ortak özelliklere sahip. Antik döneme kadar gidilir benzerlikler açısından
+1
nundu
(04.05.26)
benim bildiğim, doğrudan bir bağları yok ama ikisi de "fakir" liman şehri.
+2
co2s2
(04.05.26)
walter benjamin'in şehir portrelerinden naples ve marseilles yazılarına bakabilirsiniz. porosity üzerinden bir karşılaştırma bulunabilir. akdeniz'in liman şehirleri için de ben olsam direkt braudel okurdum. sadece bu ikisi benzer değil çünkü.
+1
eileengray
(04.05.26)
@nundu antalya neden kırmızı beyaz?
0
🌸mikahakkinen
(04.05.26)
Antalyaspor logosunu ben beğenmiyorum pek ama konuyla çok alakası yok çünkü Antalya, bu saydığın iki şehir ve İzmir gibi net bir ticaret limanı kenti değil pek. Bu üç şehirde de eski zamanlardan beri farklı kültürler beraber yaşadı benzer sosyokültürel yapı geliştirdi. Ha bu arada hem Marsilya hem de Napoli'yi Yunan denizciler kurdu. Marsilya'yı kuranlar direkt Foçalı hatta
+1
nundu
(04.05.26)
(9)

evinizde komşuların konuşma sesi duyuluyor mu?

asap raki
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
0
asap raki
(03.05.26)
Duyuyorum ve bazen kafalarını gürzümle ezmek istiyorum.
+1
kizil karga
(04.05.26)
normal konuşma duyulmuyor, kavga duyuluyor. rahatsız olmak gibi değil de polis aramak falan gerekir mi diye dinliyorum
0
mezzosprite
(04.05.26)
eski evimde daha çok duyuyordum. apartman yaşamı deyip geçiyorum maalesef.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Apartman yaşamı değil bu. Ne hikmetse 30 yıllık binalarda böyle bi sorun yokken son 10 yılda falan yapılan binaların çoğunda duvarlar direkt muhabbeti dinleyebileceğin kadar ses geçiriyor.
+2
nhk ni youkosu
(04.05.26)
evet maalesef.
0
inheritance
(04.05.26)
Normal konuşma -misafir gelmesi ya da tartışma gibi özel bir durum yoksa- duyulmuyor (apartman 50 senelik, her katta tek daire var).
Ancak ben de bu aralar gece 2’ye kadar süren ve sabah 5’te tekrar başlayan kapı çarpma ve eşya çekme sesinden muzdaribim.. Bu aralıkta uyuyabildiğimle kalıyorum çoğunlukla.
0
lil siztah
(04.05.26)
takribi 17 yaşında bir evdeyim. alttan üstten yandan ses gelmiyor.
0
co2s2
(05.05.26)
Duyulmuyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Kavga varsa yan komşuyu duyabiliyorum.
0
kimlanbu
(05.05.26)
(5)

Oda sıcaklığında margarin eritmenin en kısa yolu ne olabilir?

egerbiryolcu
Bir tarif yapmam gerek ve yağ kaskatı kendi halinde iki saatte anca yumuşar. Hızlandırmak için ne yapabilirim?Aklıma fırını ısıtıp kapatıp biraz içinde bekletmek geldi ama olur mu?
Bir tarif yapmam gerek ve yağ kaskatı kendi halinde iki saatte anca yumuşar. Hızlandırmak için ne yapabilirim?

Aklıma fırını ısıtıp kapatıp biraz içinde bekletmek geldi ama olur mu?
0
egerbiryolcu
(03.05.26)
Tencereye su koy altını aç içine başka bir tas koy o tasın içine de margarini
0
kisa
(03.05.26)
Mikrodalga
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.05.26)
grimavi
(03.05.26)
küçük parçalara ayır. kalıp halinde zor erir.
+1
ground
(04.05.26)
hamur yoğurmaksa mesele, at unun içine mıncıklamaya başla, 1-2 dk içinde erir. ama bu kadar basit bir şey olmadığını tahmin ediyorum.
0
co2s2
(05.05.26)
(4)

Kartal'da nerede kalınır?

suicmeyenadam
selamlar. kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.duyurunun insanıbol istanbu
selamlar.

kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.

duyurunun insanıbol istanbul gurmelerine sesleniyorum, nerelere bakayım dostlar? mahalle, semt, site ismi ya da şuralardan uzak dur çizerler kestaneyi gibilerinden anahtar bilgilere ihtiyacım var.

duyuruyu yenileye yenileye bekliyicem kıymetli cevaplarınızı. hanemize şimdiden hayırlı olsun.
0
suicmeyenadam
(03.05.26)
kartaldan uzak dur:d yurume messfesi yerlere bakabilir hicbiri olumcul degil cok muhtesem de degil. ben o bolgenin rezidanslarini sevmiyorum resmen iklimi bozan bi yapilasma. kartalin cevizlisisini bi turlayabilir. çinar caddesibolgenin cazibe merkezidir kucuk sehirden gelenler sever çarşı gibi bi yer. benim cevizlidedikkat edecegim en onemli sey evin camiye uzakligi olur cunku ezan sesi ust duzey. diger dikkat edilecek sey hastanenin cok da dibinde olmamak orada da ambulans ses ve isiklari evin konforunu kacirtabilir. kartal ici otobus verimsizdir minibus kullanirsa kullanir arabasiz oldugu icin atalar diyemedim ama genel olara kartalin iyi ilceleri kordonboyu>petrolis>atalar>cevizli>esentepe derdim yine benim icin bulundugu sokak bile fark eder. petroliste yasayan biri cevizlide kultur soku yasayabilir. kisi kadin olsaydi cevizliyi listeye eklemezdim ama kentsel donusumler biraz ortalamaya getirdi. yazarken dusundukce su sonuca vardim mesafeyi goze alirsa(15dk) atalarda esenkent, esentepe minibusunun gectigi lokasyonu tercih ederdim
ek olarak soganlik yakacik bolgelerine cok uzagim degerlendirme disidir.
0
ala09
(03.05.26)
Uplife Park.
Kartal metroya yürüme mesafesinde, e5 üstünde. Güzel site.
3 yıl yaşadım. Yakın arkadaşım, kız 7-8 yıl tek başına yaşadı.
Öncelikle buraya bi gidip bakın.

Kartal, hastane-adliye-soğanlık durakları çevresinde benzer özelliklerde çok site var.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.05.26)
minibüs hatları üzerindeki evlere bakın.
mesela doğu caddesinde bu bütçede ev bulunabilir. hastaneye minibüsle 10 dk mesafede.
0
plastic_angel
(03.05.26)
uplife park (ve etrafı)
0
co2s2
(04.05.26)
(3)

Yunan adaları kapıda vize hk.

drako
Tatilde yazın adalardan birine gitmek istiyoruz ama süreç nasıl ilerliyor anlayamadım. Başvuru için öncesinde mi başvuruyoruz? Ücret karşılığı bu işleri yürüten aracı şirketler var mı? Teşekkür ederim şimdiden.Bir de rezervasyonu yapmamıza rağmen atıyorum o gün gidememe gibi bir durum oluyor mu? Ada
Tatilde yazın adalardan birine gitmek istiyoruz ama süreç nasıl ilerliyor anlayamadım. Başvuru için öncesinde mi başvuruyoruz? Ücret karşılığı bu işleri yürüten aracı şirketler var mı? Teşekkür ederim şimdiden.

Bir de rezervasyonu yapmamıza rağmen atıyorum o gün gidememe gibi bir durum oluyor mu? Adaya kabul edilmeme gibi durum.
0
drako
(29.04.26)
bayram seyran dönemlerinde yoğunluk oluyor. o dönemde tavsiye etmem, feribottan çok geri çevrilen gördüm.
+1
kveldulv
(29.04.26)
feribot bileti alıyorsunuz, sonra bileti aldığınız firmaya evrak ve pasaportunuzu gönderiyorsunuz. onlar sizin adınıza işlemleri hallediyor, sonra feribot öncesinde gidip pasaportunuzu teslim alıyorsunuz ofisten. sonra feribotla geçiyorsunuz hemen.
+1
co2s2
(29.04.26)
@co2s2;

Önerebileceğiniz aracı kuruluş var mıdır? Sorunsuz şekilde süreci halledebileceğimiz? Yoksa uğraşmadan direkt jolly tur vs. ile alıp geçmek mi lazım?
0
🌸drako
(30.04.26)
(5)

Kendi adıma aldığım otele eşim girebilir mi?

dizicolleague
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
0
dizicolleague
(29.04.26)
tek kişi, çift kişi ayrı fiyat olabiliyor. resepsiyondakiler extra ufak bir ücret talep edebilirler. başka bir problem yok.
+2
awlmi
(29.04.26)
Normalde sorun olmaz, bazı otellerde ufak bir fark alırlar. Çok cins, ilginç bir otel değilse sorun yok yani.
Kahvaltı, yemek veya her şey dahil bir tesis için geçerli değil bu elbette.

Bu arada eşinizin kimlik fotokopisini alıp emniyetin sistemine ekleyeceğini de ekleyeyim.
0
michael_knight
(29.04.26)
kayıt yaptırdığınız resepsiyon ile eşinin giriş yapacağı resepsiyondaki kişi aynı olmasın.
+2
HellKeePer
(29.04.26)
Rezervasyon ayrı bir şey konaklama ayrı bir şey. Ben de başkası adını arayıp rezervasyon yaptırdığım çok oldu. Sonuçta odada kalacak olanın kimlik bilgileri lazım, rezervasyon yaptıranın değil.
Sıkıntı yok yani
+1
etna
(29.04.26)
alırsınız. belki minik bir ücret farkı çıkar (kahvaltı için mesela)
+2
co2s2
(29.04.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+7
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+20
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
-1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+6
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+6
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-3
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(4)

İstanbul'da görülecek yerler

bakur basur rojava rojhilat
Merhaba, yurtdışından gelecek olan yabancı bir arkadaşım ile İstanbul'u gezmek istiyoruz. Toplu ulaşım kullanacağız. 7 günümüz var. Şunu da yapın, yiyin, burayı da görün diyebileceğiniz önerilere ihtiyacım var. İkimiz de İstanbul'u pek bilmiyoruz. Teşekkürler.
Merhaba, yurtdışından gelecek olan yabancı bir arkadaşım ile İstanbul'u gezmek istiyoruz. Toplu ulaşım kullanacağız. 7 günümüz var. Şunu da yapın, yiyin, burayı da görün diyebileceğiniz önerilere ihtiyacım var. İkimiz de İstanbul'u pek bilmiyoruz. Teşekkürler.
0
bakur basur rojava rojhilat
(25.04.26)
dk eyewitness'ın istanbul rehberinin pdf'ini indirip, ortak ilgi alanlarınıza göre bir program yapın. bana kalsa, 7 günün 7'sini tarihi yarımada'da harcasam da, görecek şeyleri bitiremem; başkası bir günde arkeoloji-topkapı-ayasofya gezip üstüne boğaz turu yapar..
vakit ayırmak isterseniz, bir gün, üsküdar'dan kalkıp anadolu kavağı'na giden paralel boğaz hattı'na binebilirsiniz. normal vapur biletiyle, bir saatten fazla süre, boğaz yalılarını yakından izleyerek gezinti yapmış olursunuz. kavak'a varınca, balık yiyebilir; kaleye çıkıp, karadeniz'e bakış atabilirsiniz. yalnız vapurun dönüş saatine bakmanızı tavsiye ederim; çünkü akşam trafiğine kalırsanız, otobüsle o yolu iki saatte geri dönemezsiniz.
başka bir tavsiyem de, müze işlerine çok meraklı değiseniz, çamlıca'daki yeni caminin içindeki müze'de, bir kaç saatte, istanbul müzelerinin özeti gibi bir deneyim yaşayabilirsiniz. turistler manzarasına da bayılıyor; bir taşla iki kuş.
iyi gezmeler.
+2
lil siztah
(25.04.26)
Çok teşekkürler, sağolun.
0
🌸bakur basur rojava rojhilat
(25.04.26)
her satır 1 gün olacak şekilde düşünün:

- Ayasofya, Yerebatan, Sultanahmet, Topkapı sarayı
- Kapalıçarşı, mısır çarısı, Süleymaniye camii, Eminönü, balık ekmek
- galata kulesi, istiklal, taksim, Dolmabahçe
- vapur sefası, Kadıköy, moda, kalamış
- beşiktaş, Ortaköy, bebek, Emirgan
- balat, fener, Eyüp sultan, Piyer loti
- bir tane ada
0
co2s2
(27.04.26)
mutlaka hafta ici olmak kaydiyla bir gun mutlaka adalara gidin hatta bir gunu buyukada-burgaz birlikte gecirebilirsiniz.
0
bay b
(27.04.26)
(6)

Aklımda güzel bir app projesi var

havadakarada
Yapılışı zor olmaz bence ve muhtemelen buna benzer bir uygulama yok, direkt bir boşluğu kapayacak niş bir alanda. Bu sebeple düzgün pazarlama uygulanırsa başarıya ulaşır diye dusunuyorum. Özetle tecrübemi gelistiriciye aktarıp bir uygulama yaptıracağım. Yine bildiğim alan olduğu için uygun sekilde p
Yapılışı zor olmaz bence ve muhtemelen buna benzer bir uygulama yok, direkt bir boşluğu kapayacak niş bir alanda. Bu sebeple düzgün pazarlama uygulanırsa başarıya ulaşır diye dusunuyorum.

Özetle tecrübemi gelistiriciye aktarıp bir uygulama yaptıracağım. Yine bildiğim alan olduğu için uygun sekilde pazarlamasını yapacağım.

Uygulamayı hayata geçirip pazarlama için de cüzi bir meblağ ayırabilecek, sonrasında ise bana her sene gelirden mesela %25 pay verecek şekilde bir yerle anlaşarak hayata geçirmek mümkün olabilir mi? Böyle işleyen bir hizmet/sistem var mı? Tamamen mantıki soruyorum bu alanın içinde olmadığım için.
0
havadakarada
(23.04.26)
Bu arada uygulama doğrudan ücretli olacak 1 deneme kullanımı harici. Jeton yukleme gibi yükleyip kac hakkı varsa o kadar kullanacak. Devamı icin tekrar yukleme yapacak vs. Sadece uygulama kullanımına yönelik bir proje degil yani doğrudan gelir getiren bir yapı.
0
🌸havadakarada
(23.04.26)
App yerine mobil uyumlu website de olabilir.
0
🌸havadakarada
(23.04.26)
niye siz yapmiyorsunuz uygulamayi? en azindan bunun musterisi oldugunu, product-market fit'i gosterecek basit bir versiyonu ai asistanlari da kullanarak siz yapmadiktan sonra bu isi ciddiye alacak kimsenin bu sartlarda calisacagini sanmam.
+1
ghilleinthemist
(23.04.26)
hepimizin aklında güzel app projeleri var. hatta hepsi çok güzel para kazanabilir. mesele yeterli kullanıcıyı bulmakta. eminim sektöre hakimsinizdir ama bir app için en çok para harcanan kısım, yeterli kullanıcıyı bulmakla uğraştığınız süreç. pazarlama süreci.

sizin biraz para yatırmanız lazım.
+1
co2s2
(23.04.26)
vibe coding öğren ve bir poc yap bir dene bakalım fikir düşündüğün kadar iyi mi.
-1
orpheus
(23.04.26)
app yapmak bir şey ama tutturmak başka şey. ne kadar bütçeniz var? koyacaksanız 8-10 bin dolar bi yere gelir (belki)
0
gurur
(25.04.26)
(2)

İleri vadeli kira tespiti

nwnd
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.Sözleşmede 18 ay inşaat s
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.
Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.

Sözleşmede 18 ay inşaat süresi bitiminde çevredeki emsal kira bedellerine göre rayiç kira belirlenecek ve yarısı ödenecek gibi pazarlığa açık konu bırakmak istemiyoruz.

Konuya bahis mülk bugün tam teşekkürlü yenilenmiş durumda olsa 10 birim kira bedeli var. Bu 10x bedeli 18 ay sonrası için neye endekslemek mantıklı olur?

Amaç sözleşmede ona göre; 2026 nisan ayında 10x olan kira bedeli 18 ay sonra ………….oranına göre güncellenip bu bedelin yarısı kira olarak ödenecektir gibi daha net yazılsın.

Aklımızda bir kaç seçenek var ama akıl akıldan üstündür demişler. Emlak piyasasında olanlar, finansçılar vs tavsiyelerinize açığım.

Teşekkürler
0
nwnd
(20.04.26)
18 aylık efe-üfe'ye göre hesaplamak en doğrusu gibi geldi.
+1
co2s2
(20.04.26)
co2s2 +1

Sözleşmeyi şimdiden yapın. Yıllık kira miktarını 10 birim olarak belirleyin. Artış oranı olarak da üfe+tüfe mi yoksa 12 aylık tüfe endeksi mi hangisini seçiyorsanız sözleşmede belirtin, sözleşmeyi imzalayın, kiralama başlasın. Ek madde ile yahut ek protokolle, "inşaat süresine tekabül eden ilk 18 ay boyunca kira bedeli x tl (cüz'i miktar) olarak alınacaktır" yazın.
0
dilemma of subscribtionability
(20.04.26)
(1)

Bu şirketin faaliyetleri hakkında düşünceniz nedir?

havadakarada
Körfez GYO diye bir sirket var. Hisse çoğunluğu KuveytTürk'te. KuveytTürk'ün de sermayesi büyük çoğunluğu Kuveyt'in bir kismi da Turkiye'nin.Bu şirketin belli yatırımları var arsa alıp satıyor, üstüne site dikiyor veya isyeri vs farklı projeleri var tam hakim değilim. Küçük sirket sayılır, borsada d
Körfez GYO diye bir sirket var. Hisse çoğunluğu KuveytTürk'te. KuveytTürk'ün de sermayesi büyük çoğunluğu Kuveyt'in bir kismi da Turkiye'nin.

Bu şirketin belli yatırımları var arsa alıp satıyor, üstüne site dikiyor veya isyeri vs farklı projeleri var tam hakim değilim. Küçük sirket sayılır, borsada da var.

Siz bu sirketi yabancı sermaye Türkiye'ye yatırım yapmış güzel diye ki bakarsınız yoksa yabancıya arsa konut satışı gibi konularla ilişkilendirir miydiniz? Biraz milliyetci bakış açısına göre yorumlamanızı isterim.
0
havadakarada
(20.04.26)
arsa alma satma, ev ofis yapma satma konularından para kazanmak ayrı, yabancıya arsa konut satışı ayrı bence. bunu milliyetçi bir bakış açısıyla yorumladığın anda, yabancı sermayeye komple düşman olursun.

halbuki şöyle bakmak lazım. Kuveyttürk finans işinden para kazanıyor. Toyota otomobil üretiminden para kazanıyor. körfez gyo da inşaat işinden para kazanıyor.

kaldı ki yabancılara arsa konut satışına karşı değilim ama 3 kuruşa arsa ev vs satıp vatandaşlık verilmesine karşıyım.
0
co2s2
(20.04.26)
(5)

Portbagaj tavsiyesi

ananiyimioguz
7 kişilik suv aracın tüm koltuklarını açınca 190lt falan alan kalıyor. O da 7 kişinin eşyalarına yetmiyor.Bu gibi durumlar için takması çıkarması pratik (çünkü her zaman 7 kişi değiliz) bir portbagaj arıyorum.Fakat neye göre alınır bilmiyorum. Daha önce de hiç kullanmadım nelere dikkat edilir onu da
7 kişilik suv aracın tüm koltuklarını açınca 190lt falan alan kalıyor. O da 7 kişinin eşyalarına yetmiyor.

Bu gibi durumlar için takması çıkarması pratik (çünkü her zaman 7 kişi değiliz) bir portbagaj arıyorum.

Fakat neye göre alınır bilmiyorum. Daha önce de hiç kullanmadım nelere dikkat edilir onu da bilmiyorum.

Araçta hali hazırda yan çıtalar var. Ama onlara birbirine dik 2 çıta daha çekiliyor sanırım. Bu aparat portbagajın içinden mi çıkıyor?

Aerodinamiğini falan nasıl bileceğim? Yani hava direnci, sürtünmesi, ses yapıp yapmaması falan bunların bir standartı sertifikası falan var mı ne sormam lazım?

Sonra bunun içine konulan eşyalar sıcakta pişmiyor mu güneşin altında? Ona göre ısı yalıtım gibi bir şeyleri oluyor mu onun için neye dikkat etmem lazım?

Kaç litre olsun 400-500-600lt diye gidiyor. Almışken büyük olsun mantığı doğru mudur? Zaten sanırım 50-75 kg geçilmemesi gerekiyor ama en azından hacmi büyük, ağılığı az olan şeyler koyulabilir.

Bu işin piri thule sanırım genelde onu görüyorum yurt dışında veya gurbetçilerde. Fakat o kadar pahalı bir şey olmasına da gerek yok bence.

Ama işte 5bin liraya da var 200bin liraya da var neye göre seçicez bilmiyorum kullanıp memnun kaldığınız f/p ürünler var mı?

Direkt tavana konulan bezimsi şeyler de gördüm de şimdi yukarısı komple cam tavan, patlar matlar o riski alamam.
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
İlk temel soruyu sorayım.

aracın üzerine kim çıkıp bavulları alacak?
0
galahad reloaded
(20.04.26)
ablama cruz marka almıştık tamamen aynı sebeplerden. markayla ürünle ilgili bir problem yok ama portbagaj meselesinin iki problemi var:

arabanın modeline ve portbagajın modeline göre kapalı otoparklara girmekte sorun yaşayabilirsiniz. mesela ablam o zamanki evinin kapalı otoparkına portbagajla giremiyordu. arabayı dışarı çıkartıp portbagaj montajını ve içine eşya koymayı dışarıda yapıyordu.

diğer problem de, portbagajı nerede muhafaza edeceksiniz? evde bir dolabın üstüne arkasına koymak mümkün değil. balkon vs lazım.

aracın üzerine çıkıp bavul almak problem değil. kapının iç kısmına doğru basıp bir şekilde yapıyorsunuz. kapının içine, kilit mekanizması olan yere monte edilen basamakçıklar da vardı yanlış hatırlamıyorsam. aerodinami çok dert olmaz diye düşünüyorum, zaten hepsi birbirine benziyor. evet uzun yolda ses çıkartıyor. yapacak bir şey yok.

elimdeki son bilgi : portbagaja sert bavul değil de, yumuşak torbalarla bir şeyler koyarsanız hacmi maksimum kullanmış olursunuz.
0
co2s2
(20.04.26)
@galahad reloaded, yani evet kapıyı açıp iç kısmına basıp koyar alırım ya o sıkıntı değil 2 metre boy var biraz işe yarasın.

@co2s2, teşekkürler aparmanın açık otopark tarafında bisikletleri ve motosikletleri koyduğumuz kapalı depo gibi bir alan var. hem oraya koyulabilir hem de giriş katta iş yerimiz var oraya da koyulabilir yani saklama yeri sıkıntımız yok. sitede kapalı otopark da yok şimdilik, yükseklik sıkıntı yaratmaz. ancak avm de falan denk gelirse... ki onda da dışarıya veya açığa park ederiz artık ne yapalım.

Ve evet yükte hafif hacimde büyük şeyleri tıkıştırcam. ama işte yine de güneşin altında içeriyi nasıl koruyor, ses sorunu olursa iade etmek için geç olur vs. gibi konuları bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(20.04.26)
ses olacak ama rahatsız etmeyecektir.

güneşi ışık olarak içeri geçirmeyecek, ama içerisi cayır cayır yanacak.
0
co2s2
(20.04.26)
Ben bir süre kullandım, açıkçası çok mecbur değilseniz kullanımı biraz sıkıntılı, benimkinin özellikle ara atkı çitalarından ıslık sesi geliyordu, bir şekilde delikleri kapatıp hallediyordum sonra yolda tekrar başlıyordu. Özellikle bu sebepten kullanmayı bıraktım, bunun dışında da bir şey yükleyip almak zor oluyordu. Güneşten boyası da kötüleşti beyaz bagaj yer yer krem oldu vs.
0
creepy
(20.04.26)
(13)

Dizi tavsiyesi

yadigar
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
0
yadigar
(19.04.26)
su an succession izliyorum.

ne zaman cekildi bilemiycem. ama coook iyi.
0
Purple life
(19.04.26)
peaky blinders
sharp objects
the night of
the night manager
22.11.63
when they see us
-3
baldur2
(19.04.26)
Battlestar Galactica
The Expanse
dexter
sons of anarchy
scrubs
Lucky Louie
Louie
+2
late viper
(19.04.26)
sopranos
the wire
band of brothers
+3
orpheus
(19.04.26)
Person of interest
+3
etna
(19.04.26)
The Sopranos, The Wire ve Better Call Saul'u izledim ve kesinlikle öneririm.

Henüz izlemesem de listemde olan ve çevremde zevklerini bildiğim ve güvendiğim herkesin şiddetle tavsiye ettiği Succession da ekleyebilirim buraya.
+3
10551037
(20.04.26)
Spartacus 1. sezon
0
yurtsuz john
(20.04.26)
Klaiskleri sıradan sayarım.

GoT
Lost
Prison Break
OZ
Behzat Ç
HIMYM
...
0
matematisyen
(20.04.26)
bir sonraki bölümü merak etsin, izlemeye devam etsin diyorsanız Lost'la başlasın.

aşk, entrika, aksiyon, gizem her şey olsun derseniz Game of Thrones.

gülsün derseniz how I met your mother ve friends.

genel olarak süper bir dizi derseniz breaking bad ve better call Saul.
0
co2s2
(20.04.26)
Sherlock
Six Feet Under
Dark
Oz
Fringe
Twin Peaks
The X-Files
Vikings
Nip/Tuck
0
auroraaurora
(20.04.26)
Breaking Bad
Narcos
Bron|Broen
The Serpent
0
amelie poulain
(20.04.26)
Sopranos
Oz
Breaking Bad
The Wire
House of Cards
Person of Interest
Prison Break
Fargo
Narcos
Peaky Blinders
+3
iwasbornonamountainside
(20.04.26)
person of interest
fargo
dexter
black sails
lost
the wire
dark

mini diziler
1883
11.22.63
chernobyl
+1
tabii lan manyak mısın
(20.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(8)

Bankanın yatırılan paraya eft zaman sınırı koyması

duster
Bugün Ziraat Bankası şubesine gittim bir arkadaş ile. Araba alacağı için hesabına 1.5 milyon yatırıp parayı firmaya yollayacaktı. Şubedeki gişeci arkadaş yüklü miktar para yatırılınca 3 gün eft yapamazsınız dedi. Sakin birisiyim ama gerildim "Ne alaka arkadaşım, ticaretime engel mi olacaksın, böyle
Bugün Ziraat Bankası şubesine gittim bir arkadaş ile. Araba alacağı için hesabına 1.5 milyon yatırıp parayı firmaya yollayacaktı. Şubedeki gişeci arkadaş yüklü miktar para yatırılınca 3 gün eft yapamazsınız dedi. Sakin birisiyim ama gerildim "Ne alaka arkadaşım, ticaretime engel mi olacaksın, böyle bir hakkınız olduğunu düşünmüyorum" diye yükseldim ama sorunu çıkartan kendisi olmadığı için de fazla ileri gitmedim. "Yüklü miktar dediğin ne kadar, mesela kaç para yatırsam bu limite takılmayacaktım?" diye sordum kemküm etti. Ardından özel bir bankayı aradım, gel yatır sonra atarsın parayı nereye istiyorsan dedi.

Konu bana aşırı saçma geldi, bana böyle dangalakça sınırlar konmasını hazmedemiyorum. Bankacı arkadaşlar varsa lütfen açıklama getirebilirler mi?
0
duster
(13.04.26)
ticari faaliyetin yoksa ve şahıs olarak bu para hareketin olağan bir durum değilse parayı araştırmak isteyebilir ama önceliği bunun beyandır ve 1,5 milyon için bu uygulama anlamlı değil.
çok yüksek rakamlarda bunu uyguladıklarını biliyoruz ancak onda da böyle esir almak gibi değil. özel bankalarla işinizi çözebilirsiniz.
+1
erty_ksk
(13.04.26)
ziraat bankası gayet normal. allah kimsenin işini düşürmesin.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(13.04.26)
İşbankasında, buna benzer bir başka durum için, hesabı kasa gibi kullanamazsın demişti gişedeki lavuk. (Maaşım yattığı gibi işbankasına yollayıp çekip, fiziksel euro alıp işbankasına geri yatırıyordum. Maaşın yattığı bankayı firma belirlemişti ve lalelideki döviz bürolarına en yakını işbanktı ama euro makasları çok açıktı. Neyse, o parayı çekme kısımlarını görüp dövizleri yatırmamışım gibi davranınca çektim tüm parayı teb’e yatırdım. Halbuki peyderpey yatırılan o döviz uzun vadede işbankasında duruyordu ve duracaktı)

Maalesef devlet ortaklı bankalarda müşteri memnuniyeti umurlarında değil. Memurlar zaten.
0
filipis
(13.04.26)
soracağın 2. soru eft limiti olsun, uygulamadan bak ne kadar eft limiti var günlük , şubeden arttırıyor çoğu banka birde şuna emin ol yuksek para gönderince süpheli işlem diye app erişimini kapatıyorlar
+1
eja
(13.04.26)
Rezalet iş. Geçmiş olsun.

Burgan Bank'ta bile gün içinde 2 milyon döndürdüm. Sıfır sıkıntı
+1
HellKeePer
(13.04.26)
bu sınırlar çoğunlukla "aşılabilen" ve aslında keyfekeder bazı sınırlarmış gibime geliyor benim.
+1
co2s2
(13.04.26)
Bildiğim bir konu değil ama Twitter’da okumuştum.
Banka şubeleri bunu engellemek istiyormuş çünkü mesela siz oraya bir milyon tl kağıt para verdiğinizde onları saymakla, depolamakla, akşam zırhlı araçla merkezdeki kasaya göndrmekle, o paranın sigortasıyla uğraşacaklar ama parayı bir gece bile kullanamamış olacaklar. Yani şubeye tamamen zarar veriyor bu işlem. O yüzden engellemeye, taş koymaya, sorun çıkarmaya, kural uydurmaya kalkıyorlarmış.
+3
michael_knight
(13.04.26)
michael_knight +1

Devlet bankalarında da aynı hesap var mı bimiyorum ama mesela özel bankalarda her şubenin kâr - zararı ayrı tutulur. Şube nakit tuttuğunda da genel müdürlük belli bir faiz oranı üzerinden ona zarar yazar, o yüzden de şubeler yüklü miktarda nakit tutmak istemezler. Şubedeki kişi "Madem bu nakitle uğraşacağız, bari 3 gün şubeye kâr yazsın, zararı çıksın" d,ye düşünmüş olabilir.
+2
salihdt
(13.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.