Giriş
(12)

Beyin işleyişi ve bilinçaltı ilişkisi

muhayyer divan
SelamHani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye. Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne s
Selam

Hani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye.

Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne sütü alamadığımı dayatıyor bana, neden şu an 43 yaşımda olduğumu görmezden geliyor, neden bana sürekli "açsın, yeterince görülmüyorsun, doyurulmuyorsun, kenarda köşede yiyecek bişeyler bulundur, şimdi ye, biraz sonra bir daha ye çünkü açsın" gibi şeyler dayatıyor? Bunu neye göre yapıyor bunu bulmam lazım. Beyni buna iten sebep ne. Beyin niye bilinçaltı denen soyut kavramla çalışıyor, bu soyut kavram beynin neresinde çalışıyor, beyin kendisi madde olduğu halde neden cisimsiz ve bir anlamdan ibaret bir şeyi bu kadar önüme getirme ihtiyacı duyuyor.

Bunu hangi kaynaktan okurum, inceleyen mutlaka olmuştur ama avama anlatanlar olmuş mudur? Kimdir nedir ne değildir?
0
muhayyer divan
(30.10.25)
insan beyninin merkezinde hayvani beyini var,
onun üzerindede ust beyin,
birey egitimli olunca bu ust beyin daha aktif oluyor, üst beyini gelismiş olan insanlara,
bilincalti, telkin vs ile istedigini yaptiramazsin.
+1
designer
(30.10.25)
Birine istediğini yaptıramazsın ama beyin insana neden hep bilinçaltını dikte ediyor onu anlamak istiyorum. Bütün yaşanan hadiseler bilinçaltını oluşturuyor, tamam. Bilinçaltını harekete dönüştüren ne onu merak ediyorum. Beyin somut, bilinçaltı soyut diye düşünüyorum, bir köprü olması lazım. Bilinçaltı nasıl soyut oluyor ayrıca, şimdi yabancıladım bu lafı.
+1
🌸muhayyer divan
(30.10.25)
somut ve soyut olan kavramlar bizim algilarimizla ilgili,

aslinda maddenin cekirdegine dogru gittikce arada boşluk oldugunu biliyoruz,

ama bizim duyularin, çözünürlüğü ölçegide elle tutulana somut, tutulamayana soyut diyoruz.

göz görüyor, elektro kimyasal iletimle beyine gidiyor, yine orada bir amino asite bağlaniyor ve kayit edilmis oluyor.
+1
designer
(31.10.25)
Bilinçaltını oluşturan şeyler duygular olabilir mi peki? Bilgi yani hatıra değil de o hatıra yaşandığı andaki duygular. O anın duygusu bugün tekrarlandığında o ana göre mi cevap veriyor beyin? Biz farkındalık ve irade halinde olmadığımız için mi bilinçaltının emrinde yaşıyoruz? Onun için mi "mânen terk edildiğimde" kilo almaya yani yaşamaya çalışıyorum, annemi bi görüp bi göremediğim için, beslenip beslenmeyeceğim garanti altında değil diye algıladığım için, ölmekten korktuğum için mi?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
özellikle son bir kaç yüz yılda çok hızlı bir düşünce evrimi gerçekleşmiş durumda. vücudumuzun, beynimizin fiziksel olarak ayak uyduramadığı bir evrim bu. sonuç olarak insan bir hayvan ve bilinç altında hayatta kalma içgüdüleri var.

beyin toplamda harcadığımız enerjinin çok önemli bir kısmını harcayan bir organ. (yanlış hatırlamıyorsam, toplam enerjimizin 1/4'ü kadar) toplam enerjimizi verimli kullanmak adına, hayatta kalmak adına sinir sistemimiz çok fazla düşünmeye gerek kalmadan hızlıca karar vermek durumunda. beynimizin nasıl çalıştığı halen çok iyi bilinmiyor. çoğu refleksimiz omurilikte veya omurilik soğanımızda işletiliyor. beyin devre dışı. böylelikle daha hızlı ve daha verimli tepki veriyoruz. bunun sınırı nasıl çiziliyor? ne kadar hareketimizi işin içine beyin girmeden yapmamız lazım? bunu bilmiyoruz. üzerine düşünmek istediğimiz ama düşünmeden yaptığımız bazı şeyler de bu şekilde geçiyor gidiyor.
+1
co2s2
(31.10.25)
kayit edilen bilgi,
duygu ile beraber kayit edilirse
daha cabuk hatirlarsin,
ama vucud,doğumdan,ölüme dek herseyi kayit ediyor,
sadece beyinde degil tum organlarinda,
her canli yapinin,
kendi hafizasi var diyebiliriz.
+1
designer
(31.10.25)
kendini yemek ile oyalama,
ve sonucunda kilo alımı,
beyindeki ödül merkezini tatmin etmekle alakali.
0
designer
(31.10.25)
@designer

Yok o dediğine katılmıyorum, sadece ödül merkezi olduğunu düşünmüyorum. Bir yıkım yaşadığımda, terk edildiğimi hissettiğimde, yok sayıldığımı hissettiğimde, şu veya bu şekilde şiddet gördüğümde vs... kilo alıyorum ben. Bunların ödülle ilgisi yok. Bunlar çok büyük çoğunlukla var olmak ve savunma mekanizmaları ile ilgili. Ödülle işi yok bu konuların.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
psikanalizde “yer edinme çabası” olarak inceleniyor bu. beden büyüdükçe dünyada daha çok yer kaplama ve varlığını güvence altına almak gibi.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
@deartheodosia

Evet bunun böyle olduğunu amarigada "innerspeak" diye bahsedilen ve bunun varlığını bilmeden kendi kendime çok uzun zamandır yaptığım bir içsel konuşmadan öğrendim. "Niye bu kadar büyük" diye sordum "oturacak yerim olsun" dedi içimdeki. Olan yetmiyor mu niye büyüyor dedim, görmüyorlar ki, yok sayıyorlar dedi. Bu bilgi kesin yani, doğru.

Sadece beyin bilinçaltına neden bilinçten çok daha fazla tutkun, neden bilinçaltının dediği oluyor, nasıl oluyor. O veriyi bilinçaltı beyne nasıl dayatıyor. Aminoasitlerle mi, duygularla mı, hormonlarla mı, nedir o soyutu somut hale getiren itki. Bunun peşindeyim.

Bebekken anneyi göremediği için anne sütü alamamak, annesini kendisinin uzantısı zanneden bebeğe ne yaşattı ki o bebek 43 yaşında hâlâ bebek o beyne göre. Niye bugünün bilincini ve durumunu, bugünkü gücünü yeterliliğini görmüyor o beyin, neden hep o dönemi dayatıyor. Bitti gitti yahu daha ne olsun, neyin peşinde bu?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
nedeni beynimizin ilk yaşam yıllarındaki tecrübelerimizi işlemesi ve hypervigilance ile amigdalanın tetiklenmesi ve beynin haritalandırarak kendini gelecek tecrübeler için savunma moduna alması şeklinde çok kısa özetleyebilirim. nöroplastisiteyi araştırın :)
0
deartheodosia
(01.11.25)
ayrıca ilgiliyseniz bir kitap önerisi: sue gerhardt, “sevgi neden önemlidir? şefkat bir bebeğin beynini nasıl şekillendirir”
+1
deartheodosia
(01.11.25)
(11)

Kadınlar Seksten Sıkılır Mı?

carnalflower
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
-2
carnalflower
(30.10.25)
Bu nasıl bir genellemedir
Bu nasıl bir sorudur?

Seksten sıkılan insan vardır evet. Kadın da vardır erkek de vardır.
sıkılacak kadar yapamayan da vardır.
vardır her türlüsü yani de sorunun asıl amacını söyle de doğru yere ulaşalım.
Bir kaç görüşme sonrasında Seksten sıkıldım diyorsa seni istemiyordur.

Edit: soru, genelde böyle bir şey var mıysa, böyle bir genelleme yok.
+2
kisa
(30.10.25)
Sizin sorularin gidisati iyi degil :)

Erkek olarak kesin bilgiye sahip olma sansim yok ama anladigim kadariyla adet bitimi sonrasinda baslayan 3-5 gunluk verimli bir surec var, o aralar fiziki olarak istekli olunuyor sanirim. Kalan zamanlar biraz iliski dinamiklerine bagli. Bir kadin biriyle birlikte olmak istemiyorsa, mide de kalkar, istemez de, bas da agrir, ozetle seks yapmamaya calisir. Bir gorev olarak istemiyorsa da yapabilir ama gozden cikarmissa artik olabildigince kacar.
-1
mbond
(30.10.25)
Hiçbir sağlık sorunu ve psikolojik sıkıntı yaşamadığı halde seks sevmeyen, biyolojik olarak cinsel enerjisi çok düşük kadınlar var, aynen bu şekilde olan erkekler de var. Yani seks, sevişmek, cinsel yaşam hiçbir şekilde genellenebilecek bir alan değil. Şu şekilde genellenebilir, kadınlar da erkekler de cinselliği psikolojik odaklı yaşarlar. Karşısındakine gerçekten değer veren ve seven taraf eğer ondan olumsuz yaklaşımlar olumsuz davranışlar ve sözler görüyorsa, mesela güvenemiyorsa, güvenme ihtiyacının önemsenmediğini görüyorsa, aşağılanıyorsa vs.. karşısındakine karşı cinsel enerjisi düşer, zamanla soğur, kadınlarda mesela vajinismus, kuruluk, ağrı, erkeklerde ereksiyon sorunu, iktidarsızlık, erken boşalma vs sorunları olarak ortaya çıkar.

Bu anlattığım şey, karşısındakine gerçekten değer veren, seven her insanda vardır. Onun dışında cinsellik genellenebilecek bir alan değil.
0
muhayyer divan
(30.10.25)
yetişkin bir kadın haftada 3-4 kez seks yapar.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
Bazı insanların libidosu düşüktür, sekse düşkün değildir. Yine de karşısındaki insanı çok sevebilir. Seks yapmak istememe durumu her zaman doğrudan karşıdaki insanı sevmemekle, ona bir şey hissetmemekle bağlantılı değildir. Böyle insanların işi zordur, karşısındakinin de. Yani böyle bir durum da var diye yazdım, yoksa karşıdaki kişiye ilgi azalmış, heves bitmiş, bir şeyler tükenmiş de olabilir tabii ki.
+2
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.10.25)
neden sıkılmasın ki bir şey çekiciliğini kaybederse sıkılınır.
@karim içerde hangi yetişkin kadın onlar ya?
0
mikahakkinen
(30.10.25)
midenin kaldırmaması mı? nasıl bir durumdan bahsediyoruz, seks yapılmıyor muydu?

istekli olan kadın kendi de seksi başlatır. ama birinin midesi kaldırıyor mu diye şüphe noktasına gelindiyse, konuşmakta fayda var
-1
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Kimisi aynı insandan sıkılır. Kimisinin libidosu düşüktür. Mümkün.

Bazı dönemlerde de stres, hormonlar vb. faktörler libidoyu düşürebilir. Ancak, sağlıklı bir insanın cinsel isteği bir müddet sonra bitmiyor. Evet, 19 yaştaki gibi olmuyor belki ama kırklı-ellili yaşlarda bile, kadın/erkek haftalık ya da daha sık cinsel istek oluyor genellikle.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Seks yaptığı kişinin tavırları, sözleri ya da başka bir seyinden sıkılma ihtimali daha yüksek.
+1
pembediken
(30.10.25)
soruyu tam anlamadım. bir gün içinde üst üste seks sonrası sıkılmadan mı bahsediyoruz? yoksa ilişkinin başlarında çok seks yapıp sonra sıkılmak mı?

benim bildiğim, anladığım kadarıyla kadınların sekse hazır olması ile erkeklerin sekse hazır olması arasında çok ciddi fark var. sosyolojik alışkanlıklardan bahsetmiyorum. erkek için 2+2=4 basitliğinde bir kimyasal denklem söz konusuyken, kadının hazır olması, istemesi için maddi manevi bir dolu kriterin sağlanması gerekiyor. bu kriterler sağlanmasa bile ilk sekste karşısındaki tatmin etme fikri vardır, ama ikinci de "ee yeter, ilkinde tatmin oldun, daha ne?" mantığı olabilir. sekse dümdüz bakmayın, erkek hazır, o zaman bu iş olur demeyin.

zaten siz sevgilinizle 7/24 görüşmüyor muydunuz? sık görüşünce daralıyor mudur acaba gibi bir sorunuz vardı. o sorunuz ile bu sorunuz bence çok paralel ve birlikte ele alınabilecek sorular.
0
co2s2
(31.10.25)
Midenin kaldırmaması diye bir şey yok. Ama şu var çocuk olduktan sonra dünyanın en gereksiz işi haline geliyor. En azından benim için öyle oldu. Keşke seks diye bir şey olmasa alksksjsjhj
+1
sadakatsiz
(31.10.25)
(3)

api anahtarı nedir?

Rondak
yapay zeka ile yapılan işlerde kullanılan `api anahtarı` tam olarak nedir?biz bunu nereden alabiliriz? bir kere almak yeterli mi yoksa abonelik sistemi falan mı var. sürekli görüyorum ama hiç anlamadım olayını :)
yapay zeka ile yapılan işlerde kullanılan api anahtarı tam olarak nedir?

biz bunu nereden alabiliriz? bir kere almak yeterli mi yoksa abonelik sistemi falan mı var.

sürekli görüyorum ama hiç anlamadım olayını :)
0
Rondak
(30.10.25)
Normalde sen chatgpt claude gemini gibi sitelere girip chatleşip kod yazdırabilirsin ama bununla uğraşmamak için direkt kod yazdığın platforma (ideler) api bağlayarak kodunu güncelleyebilirsin. Api ile senin yapay zeka hesabına bağlanır platform ve oradan konuşur. Ne kadar soru sorarsan ve cevap alırsan ona göre hesabından para kesilir
+1
avatar is back
(30.10.25)
api -> application programming interface demek. yani ilgili programa bağlanmak için bağlantı uçları demek.

mesela, eski tip bir video görüntüleyicisinin arkasında bir sürü giriş çıkış yerleri vardır, farklı türde kablolar takardık. kiminden görüntü aktarır, kiminden ses aktarırdık. işte api için bu bağlantı giriş/çıkış kanalları dersek çok isabetsiz bir analoji yapmış olmayız.

chatgpt'yi düşünelim mesela. android, ios, macos, windows, web ve belki daha başka platformlarda çalışan bir program bu. işlemleri yapan ana mekanizma uzakta bir yerde devasa sunucularda çalışıyor. internet sayesinde o sunuculara elimizdeki ios, android ya da web cihazlarından istekte bulunuyoruz. bunlar sadece istemci (client, arayüz, frontend) asıl işi yapan ise bahsettiğim uzak sunucular. işte bu ana mekanizmaya bağlanma işi api.

sen dersen ki "ben chatgpt uygulamasının kendisini değil, onun da kullandığı mekanizmayı kullanmak isterim" işte o zaman o apilere bağlanabilirsin. zaten openai şirketinin büyük geliri de o apiler üzerinden oluyor.

api anahtaro denilen şeyse, bu api'lere bağlanmana verilen izin anahtarı. çoğunlukla ücret karşılığında verilir ve kullandığın kadar ödersin.

chatgpt için (git:platform.openai.com ) claude için buradan (git: www.claude.com) erişebilirsiniz.

neredeyse her büyük platformun api hizmeti vardır.

çok genel ifade ile böyle.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
bir websitesi var, chatgpt altyapısı kullanarak bir şeyler üretiyor ama chatgpt kullanmak paralı, hatta pahalı. bu websitesi size diyor ki "paşam ben bu işi yaparım ama chatgpt paralı, senin chatgpt hesabın üzerinden yaparsam bana para vermene gerek kalmaz (ya da çok daha az para verirsin)"

siz de gidip chatgpt'ye abone oluyorsunuz, chatgpt'ye para veriyorsunuz. chatgpt'den de bir kod alıyorsunuz, uzuuuuuuuuun bir kod. bu kodu gidip diğer websitesini veriyorsunuz, "al benim kodum bu, bu kodu chatgpt'ye verirsen, orada benim adıma yaptığın işler için senden para kesmeyecek" demiş oluyorsunuz.
0
co2s2
(31.10.25)
(10)

Akşam yemek saatiniz kaç oluyor?

egerbiryolcu
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle yarım saat oturup kalkmiyolsr en az bir iki saat vakit geçiriyorlar.
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ortalama 6 diyelim.
0
biravekahve
(30.10.25)
17-19 arası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
eşim ve ben ikimiz de çalışıyoruz, saat 19.30da evde oluyoruz. 20.00'de yemek yiyoruz. ama annemle babam emekli ve genelde evdeler, onlar 17.00-18.00de yiyolar
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
dördüncü ve son öğünüm akşam saat 9'da.

idman yaptığımdan dolayı böyle. yoksa ne bileyim tatildeyimdir, en geç 8'de yerim.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
20-21.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
19.30-20.00
0
mikahakkinen
(30.10.25)
18.30-19.00. Bu arada komşu mevzusunu ben kabul etmezdim
0
pembediken
(30.10.25)
saat kaç ki yemek vaktiniz?

ben günde tek öğün yiyorum, onu da akşam 20:00-21:00 arasına sabitledim.
0
co2s2
(31.10.25)
18 civarı
0
sadakatsiz
(31.10.25)
18-19 arası
0
inheritance
(31.10.25)
(1)

saçlarımı jiletlerken traş jeli balm vs sürmek işimi uzun vadede kolaylaştırır mı?

northern eagle
Merhaba. Ben her gün saçlarımı jiletle kesiyorum (zira üstler çok seyrek olduğundan uzarsa at nalı görüntüsü olabilir) ama hem saç tellerim çok kalın olduğundan jileti hemen tıkıyor, hem cildim aşınıyor vs. Bunlarla ilgili kafasını sürekli tam kel tutan abilerimin/kardeşlerimin tavsiyeleri var mı bu
Merhaba. Ben her gün saçlarımı jiletle kesiyorum (zira üstler çok seyrek olduğundan uzarsa at nalı görüntüsü olabilir) ama hem saç tellerim çok kalın olduğundan jileti hemen tıkıyor, hem cildim aşınıyor vs. Bunlarla ilgili kafasını sürekli tam kel tutan abilerimin/kardeşlerimin tavsiyeleri var mı bu işi sabahları hızlıca halletmemi sağlayacak?
0
northern eagle
(30.10.25)
jel balm vs değil de, az önce masada iki kel arkadaşım benzer bir konuyu konuştu. biri jilet dedi, biri de düzgün bir traş makinesi ile 2-3 günde bir aldığını söyledi. makine düşündünüz mü?
0
co2s2
(31.10.25)
(4)

kiracı ile anlaşmazlık

bay b
zam zamanı kafasına göre zam yaptı, eksik yatırdığı için ihtar yollandı.sonra yine eksik ve geç yatırdı, tekrar ihtar yollandı.iki ihtar sonrası tahliye davası hakkı doğunca arabulucuya gidildi kabul etmedi.sonrasında tahliye davası açıldı adli tatil vs derken hala duruşma tarihi bekleniyor.aylardır
zam zamanı kafasına göre zam yaptı, eksik yatırdığı için ihtar yollandı.
sonra yine eksik ve geç yatırdı, tekrar ihtar yollandı.
iki ihtar sonrası tahliye davası hakkı doğunca arabulucuya gidildi kabul etmedi.
sonrasında tahliye davası açıldı adli tatil vs derken hala duruşma tarihi bekleniyor.
aylardır kira ödenmiyor.
tahliye davası duruşma beklerken aylardır ödenmeyen kira için yapılacak bir şey var mı? avukat yok diyor ben bakıyorum icra yolu var aslında.
kanun haricinde siz olsanız ne yapardınız. kendimi hepten sinire kesmek istemiyorum bir salak yüzünden ama hiçbir şey yapmadan da oturmak sinirimi bozuyor.
0
bay b
(30.10.25)
Sırf bu yüzden 'yatirimlik' ev almiyorum. Kiracı bildiğin kumar oynamak gibi bir şey odemiyorsa bir şey yapamıyorsun.
Cevabım da bu yasal olarak beklemekten başka çareniz yok.
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
gidip adamı tehdit edip zorla paranı almayacaksan, beklemekten başka çaren yok.
+1
gercekdunya
(30.10.25)
tahliye davası dem ederken bir yandan da her ay muaccel olan kira alacaklarını ödemiyorsa bunları da icra takibine konu edebilirsiniz. bu konuda bir engel yok
+1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
elinizde sözleşme varsa, zam miktarı vs belliyse şakır şakır icraya verebilirsiniz. öyle saçmalık mı olur?

haaa şöyle bir şey vardır. tahliye davası vs açıldığında icraya veremiyorsunuzdur, bunun için bir şey diyemem. bence en başta yapılması gereken doğrudan icraya vermekmiş.
0
co2s2
(31.10.25)
(8)

Zihnimin ayıkken stresle çok da baş edememesi

sekizdokuzon
Alkol ve sigarayla arama mesafe koydum, çoğunlukla ayık ve tertemiz geziyorum fakat fark ettim ki benim zihnimin strese toleransı epey düşmüş. Stresle baş etmenin alternatif yollarını siz değerli duyuru kullanıcılarından öğrenmek isterim. Selam ve dua ile.Teşekkürler.
Alkol ve sigarayla arama mesafe koydum, çoğunlukla ayık ve tertemiz geziyorum fakat fark ettim ki benim zihnimin strese toleransı epey düşmüş. Stresle baş etmenin alternatif yollarını siz değerli duyuru kullanıcılarından öğrenmek isterim. Selam ve dua ile.

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(30.10.25)
Spor, çünkü hem kasları çalıştırmakla enerji harcar ve enerji metabolizmasının "işleyen demir ışıldar" vecizesindeki gibi ışılmamasına sebep olur hem de stres hormonları zaten "ya kaç ya savaş" emri vererek sana enerji harcatmak için salgılanır, enerjiyi harcadığın zaman stres hormonları seviyeleri düşer, serotonin ve dopamin yükselir. Bu bedensel çözüm.

Stresi aşağı çeken en iyi yöntem bence gece uykusunu vaktinde, yeterli ve sağlıklı alabilmek. Bizzat yaşadığım için söylüyorum, bende depresyon da anksiyete de kalmamıştı 6 günde. Tatlı krizi yok oldu, iştah dengesizliği falan hiç kalmamıştı o dönemde. Sadece gece en geç 11.30'da uykuya dalmıştım, sabah güneş doğmadan uyanıp güneşin doğuşunu çıplak gözle izlemiştim her gün. Yaz mevsimi olduğu için camı açıp temiz hava alarak izliyordum. Günün geri kalanında çok daha sakin, çok daha huzurlu yaşar olmuştum.

Biraz da yogadır meditasyondur, ne bileyim, iyi gelen zihinsel inançsal uygulamalar da faydalı olur, belki psikoterapiler etkili olur eğer çok bunalıyorsan. Belki psikiyatriye gidip bu sıkıntıyı biraz rahatlatabilmek adına bilgi almak veya hafif ufak minik destekler almak mümkün... ama bu yaptığın şey muazzam bir şey, gerçekten merakla ve sevinçle takip ediyorum, çok seviniyorum senin adına 🥰🥰 helal olsun, tebrik ederim. Destek olabilmeyi çok isterim her zaman 🤗🌷🐞🩷
+1
muhayyer divan
(30.10.25)
spor +1

güzel oyalar hem. nefesin de açılır.

üstteki arkadaşın dediklerine katılıyorum.

ek olarak kitap okumak ve dizi film izlemek de bir süreliğine rahatlatan aktiviteler olur.

bir kursa da yazılabilirsin. dans? seramik? tenis? piyano? şan? keman?

resim yapmak ve yazı yazmak da stresi azaltır.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
www.instagram.com

Güzel bir teknik buldum, bu kadın psikologdur ve çok sağlam paylaşımları vardır tavsiye ederim. Belki çok işine yarayabilir bu teknik.
+1
muhayyer divan
(30.10.25)
Spora yazıldım, iki ay bitti sanırım. Yalnız ayın 17'sinde yazıldığım ve ayın ortasında ödeme yapamadığım için ayın yarısı spora gidebiliyorum. Bu ay 17 de 17 yapicam. Cidden doğal yollardan rahatlamayı öğretmem lazım beyin organına. Yıllardır yalnızca alkol, sigara, antidepresanla rahatlayan bir kütle, onu da anlıyorum tabii.
+1
🌸sekizdokuzon
(30.10.25)
belki toleransın azalmış değildir de alkol ve sigarayı bırakmak ekstra stres yükü getirmiştir, o yüzden böyle hissediyosundur.

benim de toleransım çok düşük, dediğin gibi ilaç ile bir yere kadar. bu akşam kendime mi manifesto hazırlayıp her sabah onu okuyacağım :) bakalım böyle işe yarayacak mı.

örnek; bugün kimsenin kalbini kırmayacağım, kimseye yüksek sesle veya gerginlikle bir şey söylemeyeceğim, birine bir şey söylemeden önce daha ılımlı olabileceğim bir cümle bulabilir miyim diye düşüneceğim, ... vsvs
+2
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Yürümek ve su içmek.
Çok gerildiğim anlarda bardak bardak su içiyorum içtikçe sakinleşiyorum sanki arkasından da bir yürüyüş, gayet iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(30.10.25)
stres yapacağınız şeyi düşünmediğiniz kaliteli vakit geçirmeniz lazım. bol bol hareket. spor olur, başka bir şey olur. film dizi , başka bir hobi olmaz gibi gibi. kafanızı gerçekten meşgul edecek bir şey olması lazım.
0
co2s2
(31.10.25)
@sekizdokuzon

Senin için yapabileceğim bir şey varsa yapmaktan zevk duyarım. Konuşmak iyi gelecekse konuşmak, sadece dinlememi istersen dinlemek, ne bileyim aklıma gelmiyor şimdi, sen daha iyi bilirsin.
0
muhayyer divan
(31.10.25)
(6)

mersin ve adana hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
bu iki şehirde yaşamak ister miydiniz? mersin ve adana denilince aklınızda ne canlanıyor? hiç gittiniz mi gitmediyseniz ön yargılarınız var mı?
bu iki şehirde yaşamak ister miydiniz? mersin ve adana denilince aklınızda ne canlanıyor? hiç gittiniz mi gitmediyseniz ön yargılarınız var mı?
0
messina123
(30.10.25)
Adana mersin deyince aklıma sıcak ve nem geliyor, kültürel özelliklerinden çok ben bu iklimde yaşayabilir miyim diye düşünürdüm
0
grimavi
(30.10.25)
Ikisine de hic gitmedim. Ilk aklima gelen asiri sicak olmalari. Adana'nin cok farkli yerleri vardir eminim ama kafamda hep pek tekin olmayabilir seklinde bir algi kalmis. Cok cesitli nufusu var gibi geliyor. Daha dogulardan gocenler, turk, cingene vs.
Mersin guvenli bir yer olarak kalmis aklimda, hic buyuk olay duymadim. Merkez haric (ya da sadece merkezdi sanirim) cok kurt gocu almis diye biliyorum. Bu negatif bir anlama gelmek zorunda degil tabii.
Ikisinin de denize kiyilari olmalarina ragmen neden pek yaz tatili/deniz kum gunes tatili denince akla gelmediklerini hep merak etmisimdir.
0
mbond
(30.10.25)
daha önce nerelerde yaşadınız bilmiyorum ama "istanbul geceleri" dışında bir hayatınız varsa mersin kesinlikle türkiyenin yaşanacak az sayıdaki şehrinden biri.

adana da güzel ama adana'nın gidilecek güzel semtleri ve mekan alternatifi bir tık daha kısıtlı mersin'e göre.

gerçi özellikle istanbulluysanız adana-mersin arası asya-avrupa arası gibi bir mesafe, bir ayağın her zaman diğerinde olabilir. bu da bu şehirlerin güzel avantajlarından bir tanesi. hem sosyal çevre hem aktivite hem de alışveriş anlamında birbirlerini besliyorlar, aslında 1 büyük kent yerine 2sinde birden yaşıyormuşsunuz gibi.

ekstra merak ettiğiniz bir şey varsa sorabilirsiniz.
0
patronaj1
(30.10.25)
mersin merkezde çok vakit geçirmedim ama ilçelerinde çok vakit geçirdim. Adana'nın hem merkezinde, hem de ilçelerinde vakit geçirdim. istanbul ve çanakkale ile karşılaştırayım:

istanbul : dünya şehri
adana : bölgenin merkezi
mersin ve çanakkale : kendi hallerinde şehirler.

istanbul pahalı, çanakkale çok daha ucuz, adana daha da ucuz, mersin daha daha ucuz.

istanbul genel olarak çok keşmekeş, adana biraz daha derli toplu, mersin daha sessiz sakin, çanakkale hepten sessiz sakin.

istanbul'da trafik var. Adana fena değil, mersin daha iyi. çanakkale'de araba kullanmanıza gerek yok.

istanbul'da iş imkanı var. Adana'da eh, Mersin'de daha da düşük, Çanakkale'de yok.

istanbul'da her mevsim var. adana yazları çok sıcak oluyor, Mersin de sıcak oluyor. çanakkale çok ideal bir iklim. (rüzgarı hariç)

istanbul'un sosyal ve kültürel hayatı hiç birinde yok.
+1
co2s2
(30.10.25)
ben herhangi bir anadolu şehrinde mecbur değilsem yaşamayı tercih etmem. çünkü böyle yerlerde dedikodu vs çok oluyo. insanlar genel hayat mücadelesini bırakıp birbirlerinin ne yaptıklarına daha çok odaklanmış oluyolar. adana da şiddet kültürünün çok yüksek bir şekilde nesiller arası aktarıldığı bir yer bu yönü ile yaşanılası bir yer değil bana sorarsan.

adanada yaşarken lisenin çıkış saatinde parkta oturamazsın mesela. liseli çocuklar hayal dünyamızı aşan nitelikte yaratıcı binbir türlü küfrü birbirlerine bağırarak söylerler ve bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmezler. aileleri de bu durumu yadırgamaz. ben olsam mecbur değilsem orada yaşamayı tercih etmem. mersinde yaşamadım bilmiyorum orayı ama adana kadar sıcak, adananın sadece adı çıkmış bu konuda.
-1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Mersin'den bikdiriyorum;
Sıcak çok sıcak... Sıcak daha da sıcak olacak.... Bu geceeee... Yarın sabah.... Öğlen daha fena....

Şaka bir yana ben ilçedeyim. Ankara'lı bir bozkır bebesi olarak klima ile ısınıp/soğuma kısmına hala alışamadım. Nem beni mahvediyor. Yazları genellikle akşam 8e kadar kendimi bilmez şekilde yaşıyorum.
Ama deniz kenarında yaşamaktan, içime mayomu giyip canımın istediği yerde ve anda suya atlamaktan, balık tutmaktan, toroslarda kamp yapmak için sadece 5 dakika gitmenin yeterli olmasından, toprağın bereketinden... Çok memnunum.
0
strawberry first
(31.10.25)
(24)

Ekşi Duyuru'da Yeni Özellik: Kullanıcı Tagleme

fraise
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz. Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz.

Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.

Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
+11
fraise
(30.10.25)
Hayırlı tagler
Benim mesaja da cevap verirseniz sevinirim

Düzenleme: mesajıma cevap ricasını mod arkadaşa yazdım. Özel mesaja cevap vermedi yanlış anlaşılmış
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
Hayırlı olsun :) Biri compu'yu durdursun... (Biri de beni etiketlesin, böyle tagleye tagleye gidelim mi bu duyuruda?)
+4
yadigar
(30.10.25)
tag'lenince uyarı mı gidiyor?
0
co2s2
(30.10.25)
ben de merak ediyorum. geldi mi bir uyarı?
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
Tag’lemek güzel fakat bi de duyuru yorumlarına cevap özelliği gelse mük olur.
0
olaylar olaylar
(30.10.25)
sağ taraftaki bildirimlerde başında etiket işareti ile birlikte çıkıyor.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
Boş işlerde bugün :)

bknz aylak bakkal
-14
Rondak
(30.10.25)
deneme 1-2
0
art cat chocolate
(30.10.25)
hmm sağ altta bildirimler kısmında gözüküyormuş ve taglendiğimiz cevap sarı oluyor.

bu hayal ettiğim şey değildi. yine de iyi. teşekkürlerrr.

bir de lütfen bildirimler ve son cevaplar sekmeleri otomatik kapanmasın, hep açık kalsın ya. bir duyuruyu okuyorum cevaplıyorum, başka şeylere bakmak için her seferinde onları açmam gerekiyor. saniyelik bir iş de olsa sinir bozucu :')
+1
batlegolas
(30.10.25)
Madem sözlük hesaplarımızla ikinci cevabı giriyoruz, ben de öyle yapmış olayım.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Bunu ben talep etmiştim, teşekkürler.

Bir talep hakkım daha var mı? Eğer varsa bir talebim daha var.

Karanlık mod kullanıyorum ve etiketin rengi ile etiket içindeki fontun rengi birbirine çok yakın, okumak çok zor. Etiketin rengi böyle kalacaksa, etiket içindeki fontun rengini koyulaştırmak mümkün mü acaba?
0
10551037
(31.10.25)
Etiketlenecek yazar sayısına bir sınır mı getirilse? Biraz suistimale açık bir uygulama olmuş sanki...
+4
yadigar
(31.10.25)
Allam yarabbim
+8
compumaster
(31.10.25)
bastim eksiyi compu, $ikayet yok :D
0
cooperr
(31.10.25)
çıkarın beni bu mentiondan :))
0
false pretension
(31.10.25)
şu günleri göreceğim aklıma gelmezdi 18 yıl olmuş oldlar... boomerlar..compu kalp sözlük
+1
eja
(31.10.25)
insan insanı hiç tagler mi yeaö...
0
Fodera
(31.10.25)
deneme 1-2-3 deneme
0
rakicandir
(01.11.25)
Elinize sağlık! Karanlık moddaki etiketleme renklerine de bir el atabilir miyiz?
0
nawar
(01.11.25)
bu durumda bir cevap silinme gerekçesi olan iki kişi arasında diyalogun da kaldırılması gerekmez mi?
0
Whily
(01.11.25)
çoktan kaldırdık bile. artık "teşekkür ederim, iki kişi arasında diyalog" diye bir entry silinme gerekçesi yok. hakaret, aşağılama, küfür, kısacası saygı sınırları dışında kalan diyaloglar dışında istediğiniz gibi teşekkür edebilir, diyaloğa girebilirsiniz.
+3
kibritsuyu
(01.11.25)
olmuyor rakı hocam. bahsettiğim sıkıntı o. zaten duyuruya cevap vermişsem bildirimlerde çıkıyor. etiketleyince ayrı bir bildirimi yok, bildirimlerde de etiketlendin diye çıkmıyor. deneme deneme diye etiketlediğini gözümle etiketi görmesem anlamazdım mesela. çünkü zaten altına yazılanlardan dolayı bildirimlere girmiş. etiketlendiğime dair bir bilgi yok.
+1
kibritsuyu
(01.11.25)
Su özellikler bizim Prime zamanda gelseydi ya… o zirveleri yaptigimiz zamanlar… herkesin birbirini tanidigi zamanlar…

Yine de Yetmez ama evet ile devam ediyoruz 🍻👍🏼
+3
c1b2k3
(01.11.25)
Çok iyi olmuş ama görsel ekleme de gelsin mobil için
+1
cemallamec
(01.11.25)
(9)

Bahane bulmam gerekiyor

dedeminhirkasi
Bazen işyerinde araç yetersiz kaldığında, arkadaşlardan ya da yöneticilerden şahsi aracımı kullanmam yönünde talepler geliyor. Bu durumu onların yaptığı gibi ben de salağa yatar şekilde ne gibi bahane söyleyebilirim
Bazen işyerinde araç yetersiz kaldığında, arkadaşlardan ya da yöneticilerden şahsi aracımı kullanmam yönünde talepler geliyor. Bu durumu onların yaptığı gibi ben de salağa yatar şekilde ne gibi bahane söyleyebilirim
0
dedeminhirkasi
(30.10.25)
Hanımın arabasında sorun çıktı ona verdim, kayınpedere lazımmış aldı, serviste; köpekler ön kaportayı parçalamış onu yaptırıyorum.
+1
tiredofwaiting
(30.10.25)
hanım yoksa kardeşe verdim, o da yoksa anneme babama verdim, o da yoksa kuzenime verdim, o da yoksa arkadaşımın eşi hamile onlara verdim... uydur uydur ipe diz.

arabalardan hiç anlamam, her hafta bir parçası bozulsun :d lastikleri kesmişler falan de
0
art cat chocolate
(30.10.25)
Bahaneye gerek var mı cidden açıkça veremem demelisin
+1
messina123
(30.10.25)
Bunun bir formülü olması gerekiyor. Gidilen km başına bir ücret olacak şekilde.
Bunu öner, bir kurala bağlayalım de.
Bu tabii ki yalnızca yakıt gideri değil.
Bildiğim bir şirkette 100km için 15 litre benzin maliyet gibi hesaplanıyor tüm amortisman dahil.

Bu arada iş için gittiğiniz bir yoldu kaza olması durumunda hukuki olarak da oldukça karışıklık çıkacaktır. Bence önerilen durumun yasal olarak da bir çerçeveye oturtulması gerekli.
0
burfak
(30.10.25)
arabada artık hanımda.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Direkt söylemek en iyisi
0
suicides underground
(30.10.25)
benzin yok, motor bitik, arabanın bağlama emri var, trafik sigortası yok. her seferinde başka bişey söyle zaten eşek değllerse anlarlar.
0
Fodera
(30.10.25)
eğer doğru anlıyorsam şahsi arabanızla işe gidiyorsunuz ama gün içinde sağa sola gitmeniz gerektiğinde "kendi arabanla gidiver işte" gibi bir şey diyorlar. durum buysa, diğer arkadaşların söylediği gibi arabanın bozulduğunu söylemeniz, ya da başka birisine verdiğiniz gibi bahaneler işe yaramayacaktır.

dimdirek söylemeniz lazım.
0
co2s2
(30.10.25)
depoyu fulleyip fişini şirkete ver. Onlar ödemezse sen de sorun var de.
0
liberal
(13.11.25)
(7)

Duş Başlıkları Arasında Çok Fark olabilir mi?

eisberg
İşin tasarım/renk tarafını bir tarafa koyarsak mekanizma/sağlamlık/verim açısından markalar arasında aşırı fark olabilir mi? Sabit/Tepe duş başlığı alacağım evdeki baya kötü oldu. Artema buldum bir tane 1300 tl ama mesela 8k'ya da artema var. 3500e Grohe var ama 10k'ya da grohe var. Vitra da aşağı y
İşin tasarım/renk tarafını bir tarafa koyarsak mekanizma/sağlamlık/verim açısından markalar arasında aşırı fark olabilir mi? Sabit/Tepe duş başlığı alacağım evdeki baya kötü oldu. Artema buldum bir tane 1300 tl ama mesela 8k'ya da artema var. 3500e Grohe var ama 10k'ya da grohe var. Vitra da aşağı yukarı bu şekilde. Tabii 400-500 TL'ye de bir sürü marka var ve Amazon yorumları iyi gibi.

Artema benin bildiğim iyi marka, 1300e onu mu almak lazım yoksa? siz nasıl seçiyorsunuz bu tip ürünleri?
0
eisberg
(30.10.25)
bu ürünleri koçtaşa gidip ortalama fiyat bir şey alıyoruz. ya da ordaki görevliler söylüyor mesela bunu alırsan en az 5 yıl kullanırsın vs diye. bazı ürünlerde zaten belli bi garanti süresi oluyor. ucuzunu alınca birkaç ay içinde ya bir yere değip kırılıyor da bir yerinden su fışkırtmaya başlıyor.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
ortalama insanlarız. ortalama grohe işimizi çözer.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
sadece "ahize" kısmından ya da tepeye asılan şeyden mi bahsediyoruz? musluk tarafı değil.

eğer aynı şeyden bahsediyorsak, dış başlığı dediğimiz şeyde bir mekanizma yok. dümdüz boru. hele hele elde tutulan değil de, tepede sabit duran şeyse hiç bir özelliği olmayan düz boru. yıllar içinde içindeki contayı değiştirmek kaydıyla hepsi bozulmadan çalışır. çünkü hareketli bir şey yok. ben Amazon'dan ucuz bir ürün aldım arkadaşımın önerisiyle, kaç yıldır mis gibi çalışıyor.
0
co2s2
(30.10.25)
soruna cevap değil ama kısa sürede kireçlenmeye başlıyorlar, yani çok kaliteli çok süper olması kireçlenmeyeceği manasına gelmiyor.
0
Fodera
(30.10.25)
el tipi olanlardan kullanıyorum ben yukarı da askısına asıp kullanılan tip, sabit yukarıda bi başlık yok. ama bunlarda bence bayağı farkediyor... öyle pahalı üst model bişey de değil sevdiğim. öyle 3 fonksiyonlu 5 fonksiyonlu türlerden bile değil sabit, ayarsız.

artema'nın alt markası punto. ilk kez üniversitede kaldığım otelde bundan vardı kullanınca lan bu çok iyiymiş dedim daha önce evdeki duş başlıklarla asla bu kadar rahat etmiyordum. su çıkışı bence idealdi ve hiç mod aratmadı aa şimdi şu moda alayım dediğim olmadı. tatillerde arada eve gidince duş alırken rahat edemedim diye eve de aynısından aldım, sonra anneme de aynısından aldım...

4 yıl otelde hiç sıkıntı çıkarmadı, 10 yıllık filan evde kullandığım geçenlerde düşürdüm ufak bi çatlak oldu kullanılmaz durumda değil ama rahatsız etti oradan su sızdırması annemdekini aldım artık bundan bulunmuyor diye, annem eski çıkma duş başlığını takınca bana bu çok kötü dedi :D su basıncı bile sabit gelmiyor sıcaklığı değişiyor vs. dedi. nasıl böyle bi etkisi oluyor bilemiyorum sonuçta tamamen pasif bişey, değişken şekilde anlık basınca müdahale eden bişeyi yok ama yıllarca puntoyla sıkıntı yaşamayıp tam da bu değiştiği anda sorun yaşaması sadece tesadüf mü bilemiyorum...

babama gittiğimde ondaki duş başlığı da kötü geliyor. o da fonksiyonsuz tip ama bunun gibi değil sapında o saçma sapan taş maş dolu olan "filtreli" diye geçenlerden. çok daha az su veriyor. daha ince şekilde az az su çıkıyor deliklerinden. durulanmak vs. eziyet bence.

ayrıca hortumu da sağlam, otelde de evde de annemde de hortum patlamadı bunca yıldır. daha önce marka ürün kullanmıyorduk ok ama bi seneyi çıkaran pek olmuyordu bozuldukça marketten esnaftan ne denk gelirse hortum alıyorduk. babamdaki de dipten su kaçırıyordu ben bi tamir ettim ama yine kaçırır mı ileride bilmiyorum. özetle uzun kullanımda hortumu patlamayan kullandığım tek duş seti de punto oldu :D

10 yıldır özellikle kireç temizliği de yapmadım bi kireçlenme tıkanma vs. olmadı. içinde kireçlenme var mıdır bilmiyorum ama delikleri silikonumsu şeyli olduğundan orada kireç tutunup tıkatamıyor. suyun akışında vs. sıkıntı çıkaran bi kireçlenme durumu yok...
0
konetsu
(30.10.25)
bahsettiğim linkteki gibi bir şey arkadaşlar;

ibb.co
0
🌸eisberg
(30.10.25)
Fiyat uçurumu kullanılan malzemeyle doğru orantılı. metal görünümlü plastik mi yoksa gerçek paslanmazdan mı üretilmiş fiyatı belirliyor. 1000-1500TL altı olanlar komple metal görünümlü plastik. Silince bir süre sonra kaplaması atıyor, çöp oluyor.

Ben gidip yerinde inceledim, metal olandan aldım, esas fark yaratan ise "termostatik batarya" oldu. Komple metal olanları uçuk fiyata sahip ben ikea'dan aldım "VALLAMOSSE", tavsiye ederim.
0
kimlanbu
(30.10.25)
(2)

araba anahtarı kabı nerede satılır

biseysorcaktim
araçla ilgili talihsizliğim devam ediyor, anahtar elimde kaldı, metal kısmı ile plastik gövdesi ayrıldı. içinde devre kartı olduğu için metal kısmı tek başına çevirerek aracı çalıştıramıyorum. güç-bela kutusunu parmağımla bastırarak çalıştırabiliyorum ama olmaz öyle.internette bu plastik kabı satıyo
araçla ilgili talihsizliğim devam ediyor, anahtar elimde kaldı, metal kısmı ile plastik gövdesi ayrıldı. içinde devre kartı olduğu için metal kısmı tek başına çevirerek aracı çalıştıramıyorum. güç-bela kutusunu parmağımla bastırarak çalıştırabiliyorum ama olmaz öyle.

internette bu plastik kabı satıyorlar, elimdeki devreyi ona koyarak kullanabilirim. ama ürün 2-3 güne elimde olacak.

istanbul, avrupa yakası. nerede satılır araba anahtarı kabı? internetten uğraşmayım, gideyim dükkandan alayım.

şöyle bir şey
www.hepsiburada.com
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
çilingirlerde oluyor genelde.
0
co2s2
(30.10.25)
çilingir +1
1 milyoncularda da bulabilrsiniz.
0
cisimcik golgi
(30.10.25)
(5)

Kedi doyurma

egerbiryolcu
Altı tane bahçe kedimiz var. (Portakal, mızmız, komiksurat, dana, smokin ve kolpa)Bir sabah bir akşam yemek veriyoruz ama artık kış geldi diye mi bilmiyorum sanki istahlari artmış öğlen erkenden kapıya dayaniyolar hepsi hiç yemek yememiş gibi acınası gözlerle ve miyavlama sesleriyle taciz ediyolar
Altı tane bahçe kedimiz var. (Portakal, mızmız, komiksurat, dana, smokin ve kolpa)
Bir sabah bir akşam yemek veriyoruz ama artık kış geldi diye mi bilmiyorum sanki istahlari artmış öğlen erkenden kapıya dayaniyolar hepsi hiç yemek yememiş gibi acınası gözlerle ve miyavlama sesleriyle taciz ediyolar resmen bizi. Ben bunlara kasaptan ucuz olan ne alabilirim suyuna haşlayıp ekmekle versem kaç günlük yemek çıkar. Şu an maddiyatim da mama almaya uygun değil. Bazen şaşırıyorum artık ne vereceğimi. Ki mama aldigimizda da şoyle oluyordu. Mamayı yiyorlar çerez gibi v ekstra ev yemeği istiyorlardı yine.
0
egerbiryolcu
(29.10.25)
tavuk ciğeri ya da en ucuzundan kemikli dana eti olabilir. aslında bunu kasaplara sorsanız, en iyi onlar akıl verir. kemikli eti bol suda haşlasanız, kabak ve havuç ekleseniz, sonra eti kemiğinden ayırıp bol bol ekmekle ıslatıp verseniz olur sanki. ara ara içine yumurta da kırın. ara ara ekmeği sütle suyla ıslatıp verin.

ama ne olursa olsun pahalı bir iş.
+1
co2s2
(29.10.25)
makarna çuvalla satılanlar var, gross marketlerde bulursun internette bulursun, kemik suyuna ile haşlarsan daha iyi tabi
köyde böyle alıp kuru mama ile karıştırıyoruz köyde 40 dan fazla kediyi böyle besliyoruz
+1
eja
(29.10.25)
sürekli sakatat vermeyin, ağır gelir. haşlanmış kemikler boğazlarına batabiliyor. tahıl, ekmek, makarna, bunlar da sürekli zararlı; bilginiz olsun.
emekli maaşıyla 100'e yakın kedi besleyen bir teyze ile tanışmıştım; kasapların akşam çıkma etleri çöpe bıraktığını söyledi. öyle bir dükkandan istenilebilir sanıyorum.
+1
lil siztah
(29.10.25)
101 de tavuk ciğeri ve taşlık var. Bayılıyorlar. Pişmiş makarnanın içine pişMEmiş olarak karıştırıyorum. etin suyu kokusu falan iyice siniyor makarnaya ya da pilava. Ucuz ve sağlıklı
+1
luluki
(29.10.25)
Yaklaşık yirmi kediye baktım sokakta. Çareyi kasaptan çorbalık tavuk ve fırından bayat ekmek almakta buldum. Çünkü ikisi de sürdürebilirdi hem benim hem onlar için. Kediler etçil hayvanlar ve günümüz mamaları onlar için çıtır çerez. Emine beder mode on: Çorbalık kemik iyice haşlanıp, kemiklerinden ayrılır ve bayat ekmekle karıştırılır. Ilıyıp, kedilerin yiyebileceği bir hale geldiğinde servis edilir. Fırında ekmek kalmadığında luluki+1(tek farkla yine pişmiş olarak)
+1
xururuca
(29.10.25)
(6)

gitar secimi

aloneinthedark
merhaba yegenim gitar istiyor ve trendyoldaki su gitari gondermis pek yorum yotu gvenemedim bu sekilde renkli ve kaliteli gitar nereden alabilirim. be tavisye edersiniz tesekkurlerhttps://www.trendyol.com/midex/cg-395prp-klasik-gitar-4-4-sap-ayarli-kesik-kasa-full-set-canta-aski-tuner-metod-pena-p-9
merhaba
yegenim gitar istiyor ve trendyoldaki su gitari gondermis pek yorum yotu gvenemedim bu sekilde renkli ve kaliteli gitar nereden alabilirim. be tavisye edersiniz tesekkurler

www.trendyol.com
0
aloneinthedark
(29.10.25)
"Böyle renkte özel üretim olmayan düzgün bir gitar piyasada bulunmaz sanıyorum"
+1

Öncelik renk şekilse al geç, ilerlemek isterse düzgün bişi alırsın.
Ben olsam yeğenime barcelona lc 3900 alır, sticker al kişiselleştir derim.
0
Bruce
(29.10.25)
midex, donner falan hayatında görüp görebileceğin en kötü markalar.

şekli şuklu bir kenara bırakırsan alınacak en uygun gitar yamaha c30 ve c40tır. bunun altı alınmaz.


ha istanbulda falan bir lutihere götüreyim genel bakım yaptırayım(alt eşik üst eşik ayarı ufaktan bozuk fretlerin tesviyesi vb) tel değiştireyim derseniz de tel hariç 1500 falan isterler ortalama.


dandik enstruman insanı müzikten soğutur. ben en kalitelisini alın tabi demiyorum ama şu mor gitarı alıp luthier kapasından girsen. luthierin vereceği fiyat gitarın sıfır fiyatını geçer ve hiç bi şekilde güzel netice alamazsınız.
0
Fodera
(29.10.25)
Bence ya online yada elinde iyi miktarda stok bulunduran bir ikinci el dükkanına gidin çalışanlarla konuşun. www.ikincielim.com letgo, sahibinden falan bakin. Yeni almaya hic gerek yok.
0
compumaster
(29.10.25)
Oyuncak gibi, evde oynamak için istiyorsa alınabilir hayır kursa gidecek ya da müzik öğrenecek diyorsanız düzgün bişey alın derim
0
edaddy
(29.10.25)
Müzik aletleri fiyatları çok arttı her şey gibi. Fiyat marjınız ölçüsünde kaliteli bir şeyler almaya çalışın. Zira ortalık çer çöp.
0
dolantindr
(30.10.25)
ikinci el temiz Yamaha gitar alın.
0
co2s2
(30.10.25)
(13)

Fenerbahçe ve Beşiktaş neden tüm enerjisini masabaşına harcıyor

messina123
Günlerdir hakemlerin bahis oynaması üzerine ikisi de Galatasaray’a yüklendiler (ne alakaysa). Ancak gelinen noktada görüyoruz ki Galatasaray’ın 2021 şampiyonluğu elinden alınmış.
Günlerdir hakemlerin bahis oynaması üzerine ikisi de Galatasaray’a yüklendiler (ne alakaysa). Ancak gelinen noktada görüyoruz ki Galatasaray’ın 2021 şampiyonluğu elinden alınmış.
-5
messina123
(29.10.25)
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bu verileri takım ismi vermeden, iskoçya liginde böyle bir durum var normal mi desem herkes burada açıkça bir kollanma görür de ondan
-1
grimavi
(29.10.25)
Beşiktaş bitik onu geçelim de FB'nin GS'ye yüklenmesi çok doğal zira en çok şampiyonluğu GS kazandı. Bu tabii ki mantıklı bir yüklenme değil mesela var kararları çok konuşuluyor oysa yabancı var geldikten sonra gs lehine daha çok karar verilmeye başlandı. ya da zorbay'dan en fazla puan alan takımın fb olması vs...
-3
eisberg
(29.10.25)
Cunku turkiye'de hicbir sey sadece calisarak kazanilmiyor. Besiktas ve fenerbahce de aptalca yonetildikleri icin masa basi oyunlari disinda ellerinde koz yok. Galatasaray nispeten daha iyi yonetiliyor ama genellikle gunu kurtaran hamleler yapiliyor.

Kisacasi ne turkiye ligi ne de turkiye ligindeki herhangi bir takim ben cok temizim diyebilir. Akli basinda herkes bunu gorebilir aslinda ama aptal olmak ya da sucu disarda aramak her zaman daha kolay.

@grimavi'nin paylastigi istatistik ise komik tum bunlarin bir ornegi gibi. Iskoc liginde bu istatistigi paylassan bu tabloyu hangi matematik bilmez hazirladi diye sorarlar adama. Kaynaksiz olduguna adim gibi eminim ustelik.
-3
bosver nicki
(29.10.25)
başarısızlıklarına kılıf bulmak için masabaşı oyunlara enerji harcıyorlar.
masabaşı oyunlara enerji harcadıkça daha da başarısız oluyorlar.
her iki klup de kısır döngüye girdi, çıkmaları zor.
fenerbahçe uzun yıllar ali koçta ısrar etmeseydi belki çıkardı bu döngüden ama artık çok geç. çoluk çocuk galatasaraylı oldu.
-4
abelardo
(29.10.25)
simdi paylasilan gorselde galatasaray 37 faulde bir kart goruyor. super ligda genelde mac basina bir takimin yaptigi faul miktari 10-20 arasinda oluyor. yani bu gorsele gore galatasaray iki macta bir kart goruyor demektir. ama gercekte bu sene galatasaray 10 macta 20 ye yakin kart gordu, diger takimlarla aradaki fark da ciddi oranda degil. hele gorseldeki gibi yaklasik 8 kat fark yok.

ama cok rahat bir sekilde bu gorselin kaynaksiz ve dayaniksiz oldugunu internette cesitli, kendi guvendiginiz, bircok farkli kaynaklardan gorebilirsiniz. internet herkesin elinin altinda, gorsel hazirlayarak inandirici olmuyor bazi seyler.

www.transfermarkt.com.tr
0
emrahday
(29.10.25)
Kart sayılarıyla ilgili şu da var. Galatasaray gördüğü kırmızıyı derbinin 34. dakikasında görmüş. Yani direkt skora etki edecek şekilde görmüş.

Fenerbahçe 85. dakikada üstelik rakip de 10 kişiyken yani 11’e 10 oynanırken kırmızı görmüş.

Beşiktaş aynı şekilde rakibinin 10 kişi mücadele ettiği maçta 90+8’de kırmızı görmüş.

Her kulvarda rezil rüsva oluyorlar. Amaç şu biz başarısızız Galatasaray başarılı. Biz başarılı olamıyoruz o halde Galatasaray’ı da kendi çöplüğümüze çekelim. Kafa yapısı bu yani
-3
🌸messina123
(29.10.25)
bu iş siyaset gibi. başarısızsan dış etkenlere bağlarsın. kılıçdaroğlu bir kere olsun hatasını kabul etti mi? kollama ayrı konu ama gs takım kalitesi ve istikrar olarak son 5 senedir fb ve bjkdan daha başarılı. dış etkenlere gelirsek kollama 4 büyük takım ve anadolu takımları arasında oluyor. türk futbolunda bir tane temiz takım yok varım diyorsa net yalandır.
+1
mikahakkinen
(29.10.25)
dün bugün çıkan hakemlerin bahis oynama meselesi çok yüksek ihtimalle gs lobisi tarafından ortaya atılmıştır. tamamen bir cambaza bak durumudur.

gs, formasına yasa dışı bahis sitesi reklamı almıştır. aynı yasa dışı bahis sitesinin sahibinin çocukları gs maç önü seremonisine çıkmıştır. söz konusu bahis sitesi sahibi, hasta gs taraftarıdır.

bu yasa dışı bahis baronlarının hakemlere para verdikleri biliniyor. asıl hikaye burada. burası biraz eşelenirse gs'nin çok canı sıkılır.
0
co2s2
(29.10.25)
fetö'ye platin sponsor olup, fetöcü topçuyu senelerce kaptanı ve efsanesi ilan eden, tesislerinde fetö savcılarına çift kale maç yaptıranın senelerdir fetööö diye bağırması gibi, bahis şirket sahibi olan adamı apar topar başkanı ilan edip şirketten sahipliğinin düşürülmesi telaşına giren takımın yine başkalarını bahisle suçlaması. ve bunları yaparken de türkiye ve avrupa'da şike denince akla gelen ilk takım olması.

kısacası birtakım komiklikler, şakalar, vapurlar.
+1
lifeisopeth
(29.10.25)
cooperr
(29.10.25)
AKP ve cemaatin hukum surdugu son 25 yilda basarili olmus, zenginlesmis, isleri tikirinda kim varsa istisnasiz yargilanmalidir. GS maalesef sicili en kabarik kulup olarak goze carpiyor. Ben gs taraftari olsam bu kadar basaridan, dominasyondan rahatsiz olurdum sahsen. Arada da yandas Trabzon ve akraba Gumusdag'in takimina sampiyonluk verilmis:) Guler misin , aglar misin? Bursa'yi da unutmayalim cemaatin altin yillarinda genelkurmay baskanini dahi iceri aldiklari yillarda tum Turkiye'nin cemaatci ertugrul olarak bildigi adamin takimi sampiyon oluyor, tesadufe bakin:) Ama GS taraftari cok baska kafada, 20-25 hafta bu sene gene feneri sampiyon yapacaklar, fener ayarlamis, ligi fener dizayn ediyor diye ciddi ciddi konusurlar:) Hadi eskiden Hincal vardi ilgi cekmek, kufur yemek, cok konusulmak icin boyle seyler ortaya atardi, o degil akli basinda bir tane mi gs taraftari olmaz ya:) Sorsan hep magdurdur, ama kupadan yer kalmamis muzede:) Nasil oluyor, hep size kumpas, herkes size karsi ama en sonda hep siz kazaniyorsunuz, Allah misiniz siz?
-1
speedy
(29.10.25)
@speedy

90-00 arasinda 6 gs sampiyonlugu var, fenerin tek sampiyonlugu var. ortada akp yok.

hadi onu gectik..

00-10 arasinda 3 gs sampiyonlugu, 4 fener sampiyonlugu var.
yani akp'nin ilk 10 senesi fenere mi yaradi diyecez?

ben cimbomlu olarak bu dominasyondan rahatsizim evet, cunku ortada rakip kalmadi... ic kavgalariniz dedikodunuz bitse de artik bir odaklansaniz, bir iki sene sampiyon olsaniz cok isterim ki biz de biraz hirslanalim.
0
cooperr
(29.10.25)
@cooperr: 90-00 arasinda akp yok belki ama donemin Agar, mesut yilmaz gibi baska guc odaklari vardi ne tesaduf ki onlara da yanasmissiniz, onlar da sizdendi ki Agar etkisi hala daha suruyordur, adam godfather'daki Marlon Brando'dan daha guclu halen Turkiye'de. Gs'in her seferinde Anadolu'dan bu derece kayipsiz, sorunsuz cikmasi hayret verici. Fenerbahce ise dusmancasina muamele goruyor her sehirde. Herkes en cok Fener'i yenmek istiyor. Gs yeni yeni derbi galibiyeti gormeye basladi, sampiyonluklarinin yuzde 80'i falan Anadolu'dan gelen puanlar ve Fener'e anadolu'dan gelen celmeler sayesindedir. O yuzden zaten getirelim play-off'u dendiginde Gslilar ofkeden deliye donuyor. Play off'da da biz sampiyon olduk derler ama o sampiyonlugun nasil ikina ikina guc bela geldigini en iyi kendileri bilirler.

AKP'nin ilk yillarinda nasil soft oldugunu bilmeyen yok, 9 16 kulerini traslamadi, darildim ben seviyesindeydi akp o ara. zaten o arada aldik o sampiyonluklari. Turkiye'nin en buyuk winnerini en buyuk loseri yapti AKP. Kadikoy, Fenerbahce denince kizli erkekli, laik, bogaza karsi viski yudumlayan, din, ahlak dusmani, chpli olarak kodlanmisiz biz akp'nin kafasinda. Sizse tam tersi. Tum mesele o zaten.
+1
speedy
(29.10.25)
(6)

Lost dizisi

Mirket
Lost dizisinin bu kadar ünlü olup, hiçbir oyuncusunun Dünya çapında ünlü olamaması çok ilginç değil mi?
Lost dizisinin bu kadar ünlü olup, hiçbir oyuncusunun Dünya çapında ünlü olamaması çok ilginç değil mi?
+1
Mirket
(29.10.25)
şimdi isimleri tek tek hatırlamıyorum ama kate'i oynayan kız, Benjamin'i oynayan eleman, koreli eleman, zenci eleman, yine koreli bilim adamı, Charlie'yi oynayan eleman falan ünlü ciddi ciddi. atladıklarım da vardır.
+1
co2s2
(29.10.25)
dünya çapında ünlü olamaması büyük iddia. bence ünlüler:

evangelin lilly: marvel filmlerinde defalarca oynadı. wasp rolü ile
michael emerson: person of interest diye bir dizide senelerce başrol oynadı
dominic monaghan: daha öncesinde yüzüklerin efendisinde oynamıştı
+1
abelardo
(29.10.25)
Sana katılıyorum hepsi iyi oyuncu ama alfa oyuncu olmadı hiçbiri hep yan rollerden yürüdüler.
0
basond
(29.10.25)
Zaten oyuncuların çoğu Lost ile ünlü oldular ve başka projelerde yer alsalar projeleri ses getirmedi. Ben’i oynayan oyuncunun iyi bir dizisi daha oldu ama Juliet, Jack, Kate, Sawyer, Locke gibi karakterleri canlandıranlar pek iyi işler yapamadı. Yani ses getirecek rollerde dizilerde oynamadılar.
+2
cemallamec
(29.10.25)
gerçekçi olmak gerekirse tabi ki her oyuncunun seçilmesinde tip de önemli olsa da söz konusu dizide ben tip olayına ortalamadan çok daha önem verildiğini düşünüyorum. Gerekse kadınlar gerekse erkekler a+ klasmanında kalıyor ortalama üstü değiller direkt yarışmaya sok seviyesinde ana karakterler.

dizi boyunca kötü bir oyunculuk sergilediklerini söyleyemem ama bir dizide iyi oynamış olmaları o karaktere uyum sağlamış olmaları diğer yapımlarda da başarılı olacakları anlamına gelmiyor bence.

üstüne bir de 6 senede 120 bölüm dizi çektiler bölümleri 40 dakikadan bence insanı yoracak bıktıracak ve de üstüne maddi olarak oldukça doyuracak bir durum söz konusu bence...
+1
denizgonen
(29.10.25)
aşırı doğru bi tespit bu konuda bi video da izledim, şimdi ne yapıyorlar diye, ama şöyle bir şey var dizi onların isminin önüne geçti, ne yapsalar o diziyi aşamayacaklarını bir şekilde bilinçli ya da bilinçsiz farkındalar.dizi kült oldu.oyuncular afalladılar, buna çok örnek var.
0
the fisherking
(29.10.25)
(3)

Telefon seçimi

kararsızataletfilozofu
Şuanki telefonum iphone se2,Çok fazla fotoğraf çekmesemde işimi görsede daha iyi fotoğraflar elde etmek için değiştirmeyi planlıyorum,( profil fotoğrafı yapacak düzgün poz bile bulamıyor yapay zekayla mı üretsem bilemiyorum)Seçeneklerİphone 16pro veya 17proÇok farkı yoksa ucuz olanı almayı planlıyor
Şuanki telefonum iphone se2,
Çok fazla fotoğraf çekmesemde işimi görsede daha iyi fotoğraflar elde etmek için değiştirmeyi planlıyorum,
( profil fotoğrafı yapacak düzgün poz bile bulamıyor yapay zekayla mı üretsem bilemiyorum)

Seçenekler
İphone 16pro veya 17pro
Çok farkı yoksa ucuz olanı almayı planlıyorum,
Yılbaşından sonra ne kadar zam gelir ?
Ne önerirsiniz ?
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.25)
Düz 17
Yılbaşından sonra bende alacağım ama muhtemelen zamlı olacak. Stoklar gelince 73'e satıyormuş Amazon takip etmek lazım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.10.25)
düz 17, amazon +11
0
ala09
(28.10.25)
17 pro
0
co2s2
(29.10.25)
(4)

Şundan Tv Ünitesi olur mu?

Ovic
Salondaki vitrini tv ünitesi olarak kullanmak mantıklı mı sizce? Vitrinin yüksekliği 85 cm. Uzunluğu 200 cm. Tv ile koltuk arasında 2 metre var.Vitrin için bakınız https://hizliresim.com/eqh0oi2
Salondaki vitrini tv ünitesi olarak kullanmak mantıklı mı sizce? Vitrinin yüksekliği 85 cm. Uzunluğu 200 cm. Tv ile koltuk arasında 2 metre var.

Vitrin için bakınız hizliresim.com
0
Ovic
(28.10.25)
bar taburesinden izlemeyecekseniz mantıksız. tv göz hizasında olur.
+2
brkylmz
(29.10.25)
öncelikle bu bir vitrin değil, bu bir büfe. sağ taraftaki camlı şey vitrin.

bence bu büfe, 2 metre izlemek için çok yüksek .. bu arada 2 metre bence tv izlemek için çok yakın.
0
co2s2
(29.10.25)
nahtoderfahrung
(29.10.25)
ben denedim koltuk biraz uzak olmasına rağmen olmadı geri çevirdim düzeni eski üniteye taşıdım sonra. arkadaşlara +1 o yüzden
0
greenshadow
(30.10.25)
(6)

Amatörler için senaryo nasıl yazılır film nasıl çekilir ücretsiz ama efektif ortam?

denizmaniaherif
3 tane kendi çapımda kısa film çektim epey amatörler.. ama boş zamanlarımda kendimi geliştirmek istiyorum.. Ücretli olacaksa da en az tuzsuz yöntem? bilen yeşillendirebilir mi?teorik kitabi bilgi değil de atıyorum şehirlerde şöyle oluşumlar var ücretsiz dahil olup, ücret beklemeden de boş zamanlarda
3 tane kendi çapımda kısa film çektim epey amatörler.. ama boş zamanlarımda kendimi geliştirmek istiyorum.. Ücretli olacaksa da en az tuzsuz yöntem? bilen yeşillendirebilir mi?

teorik kitabi bilgi değil de atıyorum şehirlerde şöyle oluşumlar var ücretsiz dahil olup, ücret beklemeden de boş zamanlarda yardım etmeye hazırım gibi bir ortam.. topluluk vs?
0
denizmaniaherif
(28.10.25)
Ben de kısa film çekmeye merak saldım araştırma içindeyim. Telegramda senaryo/kısa film diye bir grup var. Onun dışında iienstiude kısa film yapımı diye ücretsiz online bir kurs var. Cook verimli oldu diyemem ama temel konulara başlangıç gibi bir şeydi. Ama gerçi zaten siz çekmissiniz hakimsinizdir.

Bence genel olarak büyük bir eksiklik var. Kısa film kulübü gibi bir şey olsa ayda belli zamanlarda toplanilsa çok güzel olur.
0
egerbiryolcu
(28.10.25)
hemen bakayım kursa teşekkürler. açıkcası antalyada vardı bir kısa film topluluğu ama hiç bir şey yapmıyorlar üye toplamak dışında. cüzzi bir rakama girmiştim istifa ettim sonra..
0
🌸denizmaniaherif
(28.10.25)
Youtube Flu tv film çekmek diye göz atabilirsin. Uzun uzun ve detaylı anlatımlar var ders gibi. Ben çok faydasını gördüm.
0
luluki
(28.10.25)
@egerbiryolcu : telegram linkini paylaşma şansınız var mı?
0
co2s2
(28.10.25)
merhaba. ben sinema tv mezunuyum & yüksek lisansını da yaptım. türkiye de zor iş. hepimiz birbirimize benzer bok gibi işler ortaya çıkartıyoruz. flu benim de her videosunu takip ettiğim bi kanal yıllardır, yine de ilker'in de kendi ortaya çıkarttığı işleri bulup izlemeni isterim. eskiden benimsinemalarim.com diye bi site vardı. herkes yükler birbirinin filmini izlerdi. işler güçler sadi'nin filmlerini çok beğenirdim. bence türkiye'de çekilmiş filmleri dışlayıp yurtdışı kısa işleri çok fazla izlemeniz size bakış açısı kazandırır. son zamanlarda bi şey değişti mi acaba diye mubi'de kısa metraj türk filmlerini izliyorum, hala kötüyüz.

ben okurken ezbere bazı denklemler vardı "çamur görüntüde en iyi senaryo bile izlenmez, kötü senaryo iyi görselde izlenir, ses bir filmin %80'idir, bir filmin ilk 5 dakikasında seyirciyi yakalayamazsanız tekrar ilgisini çekemezsiniz, mitik yapı'dan çıkabilen film yoktur vs. bugün bakınca bu kalıpların hepsi kırıldı, iyi bir edebi diliniz olsun (konuşan, karşılıklı konuşan karakterlerin diyalogları inandırıcı olsun, çok fazla detay plan çekin) açıkçası çok ilgi çeken bir alan değil artık. herkes değişen algılarla beraber dikine çekiyor, eskiden bu tabuydu.

sinema eseri tabi ki değil ama "sözeltim" diye dikini youtube için kısa içerikler çeken genç arkadaşlar var çok başarılılar. renk, ışık, dialoglar tekrar söylüyorum sinema dili değil kullandıkları ama yatay çekip süreyi iki katına çıkartsalar kimse bu sinema değil diyemez eğer tartıştığımız tek şey yatay/dikeyse.

kısaca ben evrensel kısa metraj/orta metraj film dilini öğrenmek istesem kurslara falan gidip akademik bakış açısına maruz kalmaktansa ayak diremeden yeni izleyicilerin sinema dilini anlamaya çalışırdım. ara güler fotograf çekerken eğilmez, bakış açısını değiştirmez açıklamasına da benim gördüğüm bu, fotograf budur diyor, şu an geçerli olabilir mi?
+2
libertine
(01.11.25)
@libertine çok kıymetli yazdıkların teşekkür ederim. farklı bir işim var mühendisim ama gönlüm hep görsel sanatlarda.. ürete ürete kazanacağız yerine değişe değişe kazanacağız mottosuna geç diyorsun sanırım özetle :) işin o kısmında geçen altın portakal film festivalinde Gain'in dikey sinema forumuna katılmıştım.. sanırım ilgimi çekmedi.. çünkü benim para kazandığım yer farklı.. yeni izleyici tiktok üzerinden dikey kadrajlarla milyonlarca izleme alıyor.. ben oldschool devamke.. ve evet kısa filmlerde hala kötüyüz.. bu senenin kısa film birincisi ölüm bizi ayırana kadar çok güzeldi bu arada. bulursan bir yerlerden izle..
+1
🌸denizmaniaherif
(03.11.25)
(5)

Hayatınızda kendinize göre büyük bir borcunuz oldu mu?

egerbiryolcu
1. Psikolojiniz ne durumdaydı2. Dertleseceginiz birileri oldu mu3. Nasıl ödediniz/toparladiniz veya hâlâ çabalıyor musunuz4. Bunu düşünmekten hayatınızı ertelediniz mi
1. Psikolojiniz ne durumdaydı
2. Dertleseceginiz birileri oldu mu
3. Nasıl ödediniz/toparladiniz veya hâlâ çabalıyor musunuz
4. Bunu düşünmekten hayatınızı ertelediniz mi
0
egerbiryolcu
(28.10.25)
evet eşimle ikimiz ev borcuna girmiştik, evi akrabamızdan aldığımız için bize indirim yapmıştı, borç öyle büyük bir borç değildi ama bize göre fazlaydı.

1. psikolojim normaldi
2. eşimle ortak derdim olduğu için onunla konuşuyorduk
3. bir miktar kredi çektik, kalanı çalıştığımız paradan biriktirdik ödedik
4. bu yüzden hayatımızı erteledik evet. neredeyse hiç dışarı çıkmadık, hep evde yemek yedik, tatile vs gitmedik, para harcanacak ortamlardan genelde uzak durduk. evet gençliğimizden gidiyordu ama yapabileceğimiz de bir şey yoktu ailemizden bize miras kalmadığı için bir şeyleri kendi kendimize halletmek zorundaydık ve hallettik, bitti borcumuz.
+1
Sadece soruyorum
(28.10.25)
evet oldu. eşim kartlarını yapılandırma yapmak zorunda kalmış üstelik söylemeden. cidden çok tartışmıştık ve kızmıştım nasıl bu hale geldi diye. çünkü çok masraf yapmıyorduk gerçekten. normal hayatımız vardı. en son artık kredi kartının asgarisini dahi ödeyemiycek konuma gelmiştik. atıyorum 15.000 asgari ama bizim elimizde suyunu da çıkartsan 13.000 var o 2000'i bulma şansımız yok.
çok bunaldığım bi gün anneme söyledim artık dayanamıyorum ben böyle hayat yaşamadım hiç diye. annem tabii benim ağladığımı duyunca tansiyonu fırladı, sinir krizleri geçirildi. babamla koalisyon kurup ondan biraz dolar borcu alıp birazını benim köşedeki az miktarda altınımla kapatıp kalanını da kredi çektik 2 senemiz gitti ama.
şimdi yine ev taşıdık babamdan euro aldık borç, geçen seferki gibi olmasa da sıkışık durumdayız ama ocak zamlarına güveniyoruz, bakalım. bu borç da tahmini 1-1.5 yılda bitecek gibi.
0
matilda
(28.10.25)
Bu yaşıma kadar her zaman kenardaki param borçlarımdan fazlaydı ve güven veriyordu.
Fakat geçen hafta araba aldım,
Teorikte ödeme planına göre ödenebilir borç ama harici masrafları kısmam gerekiyor yemek, gıda takviyeleri, kahve, ıvır zıvır filan bakalım ilerleyen günlerde göreceğiz.

Borcu yaparken psikoloji biraz bitik seviyedeydim,
Annem destek olacağını söyledi,
Henüz ödemeler tam anlamıyla başlamadı güzel taksitlere böldüm,
Hayatı hep erteledim zaten bu da çok fazla etkilemeyecek,
Yurtdışı hayalleri filan biraz ötelenir,

Umarım mutluluğum uzun sürer çok konforlu meret.
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.25)
leasing ile araba aldık yanlış hesap yapmışız ve baya zorluyor:/ satılmıyor da gerçekten bütün hayatımızı etkiledi baya zorlanıyoruz. Dertleşiyoruz evet ama kimse anlamıyor satın gitsin diyorlar ama bir yıldır ilanda araba arayan bile olmadı. Buralarda bu işler kolay değil. Hayatı baya erteliyoruz bitse de kurtulsak.
0
suicides underground
(28.10.25)
birinin iftiraları sonrasında işimden çıkartıldım. para kazanmadığım bir dönemde çok saçma sapan para harcadım, ve sonra fark ettim ki kendime bir borç yaratmışım. tekrar benzer bir iş bulabileceğimi sanıyordum, o arada bizim sektörde piyasa çöktü.

1- psikolojim hala berbat durumda. önümüzdeki bir kaç sene harcadıklarıma çok dikkat etmem gerekiyor.
2- kimsenin beni anlamasını bekleyemiyorum. hem de oluşan borç tamamen benim ihmalim yüzünden olduğu için, kimseye dert anlatabileceğimi zannetmiyorum. kimseyle dertleşmiyorum.
3- kimseden borç almadım. ailemin durumu iyi olmasına rağmen çok zaruri bir durum haricinde kuruş para almadım. kendim çabalıyorum.
4- eskiden olduğu gibi para harcayamadığım için, eski hayatımı yaşayamadığım için otomatik olarak ertelenmiş oluyor. örnek veriyorum, eskiden en pahalı restoranlara mekanlara çok rahat giderken, şimdi mekan seçerken 2 kere düşünüyorum.
0
co2s2
(28.10.25)
(4)

trafik cezası hakkında

steve rogers
edevlette görünmüyorsa ceza alınmadığı anlamına gelir mi? sms ile bilgilendirme var mı trafik cezalarında?
edevlette görünmüyorsa ceza alınmadığı anlamına gelir mi? sms ile bilgilendirme var mı trafik cezalarında?
0
steve rogers
(27.10.25)
E-devlete yansıması zaman alabilir. Olay nedir tam olarak? Ceza yediğini düşünüyorsun ama hiçbir yerde bulamıyor musun?
0
himmet dayi
(27.10.25)
e-devlette görünmüyorsa daha tebliğ edilmemiş demektir.
0
co2s2
(27.10.25)
Eline kağıt gelmeden e-devlette görünmüyor, orada görünmedikçe de ödeyemiyorsun zaten. Bizde şu anda öyle bir durum var.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ceza üzerinize yazılmış sisteme düşmemiş olabilir. Zaman alabiliyor
0
basond
(28.10.25)
(9)

müziğe başlamak için org

hoot
merhaba millet, hayatımda hiç müzik aletim olmadı desem yeridir. flüt dahil. müzik dersinde müzik öğretmenimiz olmamasından kaynaklı...bundan 4-5 sene önce kızıma 32 tuşlu `casio sa-47` org almıştım. , o zaman yeni doğmuştu yerde emeklerken gidip tuşlarına bassın diye. ben de kendim öğreneyim diye b
merhaba millet,
hayatımda hiç müzik aletim olmadı desem yeridir. flüt dahil. müzik dersinde müzik öğretmenimiz olmamasından kaynaklı...

bundan 4-5 sene önce kızıma 32 tuşlu casio sa-47 org almıştım. , o zaman yeni doğmuştu yerde emeklerken gidip tuşlarına bassın diye.
ben de kendim öğreneyim diye bu orgu öğrenmeye niyet ettim. telefonuma simple piano uygulamasını yükledim ama sağ elimi koyduğum yeri simply piano uygulaması tanımıyor. ses ince kalıyor. octave ayarlaması da yokmuş.

şimdi ben kendime bir org almayı düşünüyorum. biraz zorlansam da simply piano ile yapabilirim gibi geliyor.

simply piano ile öğrenmek için bluetooth ile tablete telefona bağlanabilen ileride kızım öğrenmek isterse onun da işine yarayacak bir şey almak istiyorum ama bütçe olarak da çok açılmak istemiyorum.

sizin tavsiyeniz ne olur?
0
hoot
(27.10.25)
Bizde Casio SA-78, Simply Piano destekli olarak uzun zamandır kullanılıyor.

www.casio.com

Bundan sonrası zaten Kawai KDP75, yani duvar tipi dijital piyano...
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(27.10.25)
Simply Piano'yu verimli kullanabilmek için bluetooth'la bağlanan değil, USB arayüzüyle bağlanan bir cihaz daha iyi olur. Bluetooth'ta gecikme olur ve Simply Piano'da notalar akarken yakalamak imkansıza döner. USB ile bağlarsan piyanodan sıfır ses çıksa da Simply Piano tuş basmalarını algılar ve kulaklıkla çalarken bile notalar algılayabildiği için kimseyi rahatsız etmeden öğrenirsin.

Ancak bundan daha önemli bir noktaya değineceğim. O da tuş hissi. Eğer tırt bir org alırsan piyano gibi çekiç sistemine sahip olmaz. Orgda öğrenip piyanoya geçersen eşekten düşmüşe dönersin. Çünkü epey farklı bir hissi var. O yüzden 88 tuşlu, çekiç aksiyonlu klavyeye sahip dijital piyano öneririm.

Tabii 88 tuşlu, çekiç aksiyonlu klavyeye sahip ürünlerin fiyatları 15 bin TL civarından başlar. Ancak sıfır almaya hiç gerek yok. Sarı site bir heves piyano alıp 2-3 denemeden sonra piyanoyu evinde dekora dönüştüren insanlarla dolu. Sıfırı 15 bin olan ürünü 6-7 bine alırsın rahatlıkla.

Son olarak, piyanonun markası da önemli. En bilinen markalar Kawai, Roland, Casio ve Yamaha. Bunların her birinin farklı özellikleri var. Çok da önemli detaylar değil çoğu. Ancak en önemlisi tuş sertliği birbirinden farklı ürünler. Bunun için de önerim büyük bir müzik markete gidip (Akasya'daki Zuhal dev gibi mesela) oradaki piyanoları deneyerek hangisinde en rahat hissediyorsan o marka/modele yönelmen olur.

edit: Son bir ekleme daha yapacağım. Zuhal'de Kozmos diye bir markanın ürünleri de var. Fiyat olarak yukarıda söylediğim markalara göre daha uygun fiyatlı. Başlangıç olarak iş görür. 88 tuşlu, çekiç aksiyonlu ve USB arayüzüne sahip bir piyanosu var (KHP-164)
+4
himmet dayi
(27.10.25)
SA-78'i benim oğlana 2-3 yaşındayken oyuncak diye almıştım.

casio'nun ct-s1 diye bir modeli var. onu alın.
0
co2s2
(27.10.25)
@himmet dayi benim de hevesim geçer diye onlardan almıyayım diye düşündüm aslında. casio ct-s1 org yeterli olur mu?
www.do-re.com.tr
yoksa
Casio CDP-S110 gibi bir piano mu alayım
www.do-re.com.tr

@zaman ilac degil ve @co2s2 SA-78'i görünce hatırladım, aslında ben de onu almayı düşünmüş, büyük diye almamıştım.

teşekkürler tavsiyeler için

peki yamaha psr e383 nasıl? bir youtube videosunda gördüm, 200 dolar altı en iyi başlangıç orgu diye ama türkiye fiyatı 300 dolar, fiyatları anlamak da gerçekten güç
0
🌸hoot
(27.10.25)
@hoot : yıllarca yamaha kullandım, roland kullandım. en son döndüm dolaştım eve casio piyano aldım. bence casio alın geçin.
0
co2s2
(27.10.25)
piyano ve org cok baska iki enstrüman. tuslu oldugu icin benzer zannediyorsunuz ama org ile piyano calisamazsiniz. tus yapisi ve tepkisi bambaska iki enstrüman. piyano telli perküsyonlu bir alet, yani söyle diyeyim, piyanoda bir tusa bir defa basin ve parmagi basili tutun, ses devam edecektir. orgda bu mümkün degil. ciip diye bir ses verir ve o ses söner.
org size solfej ve teoriyi verebilir, ama piyano teknigi (dokunma, pedallar, ton kontrolü) orgdan direkt ögrenilemez. bazi dijital orglarda piyano voice oluyor ama bana kalirsa asiri sacma cünkü voice evet oluyor ama tus yapisi gene olmuyor ve en basit bir parcayi etüt ederken tus yapisini da calisiyorsunuz.
eger piyano istiyorsaniz, gercekten piyano alin, tercihen elektronik olsun.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.10.25)
Müzik kulağının olduğundan emin olarak bunu konuşuyorsan hiçbir diyeceğim yok, ama emin değilsen önce müzik kulağının olup olmadığını tespit etmek gerekir. Eğer müzik kulağı yoksa her şey boşa gider çünkü, boşa masrafa e çabaya girmeyesin.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
@konusma_ben_konusuyorum, benim niyetim aslında biraz bu solfej filan öğrenmek. çünkü kızım da kursa gidecek, haftasonu bir okula gittik, bir çok müzik aleti çaldı öğretmen, hangisini beğenirsen ondan başlasın dedi kızıma, ben piyano der diye düşündüm ama kızım keman dedi :)

amacım kızım öğrenirken eşlik edeyim. başlarda eşlik edersem daha destekleyici olur diye düşünüyorum.. tabi içimde istek de var ama piyano olsa da elektronik alacağım çünkü meslek dolayısıyla sık sık tayini çıkan insanlarız, ev taşıyanlar piyanoyu hurdaya çevirebilir
0
🌸hoot
(27.10.25)
tekrar merhaba, casio ctx700 aldım, dün indirime girdi amazonda, piyano alma işini müziği biraz öğrendikten sonra, sarı sitede uygun fiyatlı bir şey bulana kadar erteledim.

burada cevap yazan herkese teşekkürler
0
🌸hoot
(31.10.25)
(6)

Televizyon ünitesini nereden alayım?

put it in your appropriate place
65linçlik Tcl marka televizyon aldım ama tv ünitesi hasıl oldu. Ne kadar alakalı bilmiyorum ama ev İstanbul Kadıköy bilgisini vereyim.Nereden alayım?Edit: televizyon sağdan sola 145 cm bilgisini de vereyim.
65linçlik Tcl marka televizyon aldım ama tv ünitesi hasıl oldu. Ne kadar alakalı bilmiyorum ama ev İstanbul Kadıköy bilgisini vereyim.

Nereden alayım?

Edit: televizyon sağdan sola 145 cm bilgisini de vereyim.
0
put it in your appropriate place
(27.10.25)
Ben olsam ikea’dan alirdim.
+1
orient blue
(27.10.25)
kadıköyse ikea diğer ilçeler için istikbal kelebek mobilyada fln klasik/spor modeller mevcut
ikea istikbale göre falan pahalı genelde
+1
eja
(27.10.25)
Yakın zamanda Koçtaş'tan aldım, ikea'dakiler gereksiz pahalı. 1 hafta içinde eve teslim edildi.
0
kimlanbu
(27.10.25)
ikea'da dümdüz, sıfır estetik, kalitesiz, bir kere monte edebildiğiniz, tekrar demonte etmeniz mümkün olmayan bazı ürünler çok çok ucuz.
0
co2s2
(27.10.25)
5 sene önce trendyoldan random bir şey almıştım hala kullanıyorum.
0
nolmus yani
(27.10.25)
bende bundan var ama keşke bi tık uzununu alsaymışım dedim. 65inç televizyona tam oldu. bence 1.80 değil 2m uzunluğundakilere bakın.

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(27.10.25)
(2)

Babaya hediye almalık tablet

AWD
Babam haberlere bakacak, köşe yazısı okuyacak, YouTube da gezecek. babaya almalık tablet ne tavsiye edersiniz? Rami düşük olmasın, uzun yıllar kullanabilsin.Marka: Apple olmaz, dandik bir şey de olmaz. Samsung Lenovo vs olabilir.
Babam haberlere bakacak, köşe yazısı okuyacak, YouTube da gezecek. babaya almalık tablet ne tavsiye edersiniz? Rami düşük olmasın, uzun yıllar kullanabilsin.Marka: Apple olmaz, dandik bir şey de olmaz. Samsung Lenovo vs olabilir.
0
AWD
(27.10.25)
Samsung galaxy tab a9+
+2
grimavi
(27.10.25)
@grimavi +1
0
co2s2
(27.10.25)
(8)

İnsan yetişkinken lise veya üniversite zamanları kadar mutlu ve relax olabilir mi?

mahmuttt
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü? Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü?

Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
+1
mahmuttt
(27.10.25)
evlenmeyerek
0
eja
(27.10.25)
mutlu kalmak mümkün. seni mutsuz eden şeyleri iyi tespit etmen, tespit ettiğin şeyleri iyi analiz edip onlardan kurtulman gerekiyor. başka bir yolu yok.

basit gibi görünüyor ama insan kendisini mutsuz eden şeyleri doğru tespit edemiyor, tespit etse de bunlardan kurtulmak her zaman kendi elinde olmuyor. örnek veriyorum, işinizden çok mutsuzsunuz ama cebinizde beş kuruş para yok, işsiz kalmanız mümkün değil. sizi mutsuz eden şeyden kurtulmanız imkansız hale geliyor. evet kısırdöngü. ama işini bırakıp, başka bir işe geçebiliyorsan mutlu olma şansın oluyor.

relax kalmak mümkün değil.
0
co2s2
(27.10.25)
Olamaz. Evlilik ve çocuk çok büyük sorumluluk. Evli ve çocuklu olup içinden rahatça çok mutluyum diyen görmedim. Bekâr, parası olan insan lise ve üniversiteden daha mutlu olabilir.
0
arbre
(27.10.25)
bence bu çok göreceli bir şey. lise ve üniversitede öyle aman aman mutlu olduğumu hatırlamıyorum. ben kendi paramı kazanmaya başladığım dönemde mutlu oldum mesela. evlilikte tavan yaptı. evliliğin neden bu kadar kötülendiğini anlayamadım. evliliğin getirdiği sorumluluklar olumsuz şeyler değil ki. sadakat yükümlülüğüm olmasın filan diyorsanız onu bilemeyeceğim tabi. ama bence evlilik bekarlıktan çok daha güzel bir şey. çocuk için aynı şeyi söyleyemeceğim :D
+4
elorelia
(27.10.25)
Kafayı rahatlatmak için spor diyorum. Benim için mental açıdan faydası fiziksel faydasından daha çok diyebilirim.
0
kumandanim
(27.10.25)
muhtemelen mesleğe ve ekonomik tatminkarlığa, haliyle de özgürlüğe bağlı.

şahsen en mutlu olduğum zaman dilimi üniversite zamanlarımmış. şu an milyarlarca liram olsa o anın birkaç gününü yaşama ihtimalim yok, sıfır.

daima bir hesap verme, sorumluluğu yerine getirme, haftanın iki günü için 5 günü harcama, senenin en güzel zamanlarından 14 gün boşa çıkabilmek için tüm sene çalışmak vs vs mutluluk mu getirecekti zaten?
0
m e b
(27.10.25)
ben lise ve üniversite zamanlarımdan bir tık daha mutluyum ama tam olarak da mutluyum diyemem. nefret ettiğim bir işi yapıyorum ve yeni bir iş şu an ortalıkta gözükmüyor. yalnızım ama lise / üniversite zamanlarından bile daha fazla sosyalim.
0
rain when i die
(27.10.25)
Lisede mutlu olanların hepsinin zorba olduğunu düşünüyorum. Bir yığın insan halen daha lise travmasını atlatamadan yaşamaya çalışıyor. Üniversitede de çok varoş insanlarla karşılaştım bizim bölüm öyleydi galiba ya da. Eli yüzü düzgün bi mühendislik bölümünde böyle tipler yoktu bence. İibf pişmanlıktır.
0
Hallegadola
(28.10.25)
(10)

Türkiye'de yasayan biri olarak, Yunanistan'a 2-3 aylık yazılımhizmeti vereceğim. lehime en karlı olacak sekilde nasıl fatura kesebilirim?Ya da en ucuz maliyetle nasıl kesebilirim?

Hifa
Yunanistana 2-3 aylık kısa süreli yazılım hizmeti vereceğim. Sahıs şirketim yok. Invoicing (faturalandırma ) ya da freelancer setup denmiş iş tanımında.Bunun için yunanistandaki yetkililere lehime olacak sekilde nasıl bir teklif etsem güzel olur.
Yunanistana 2-3 aylık kısa süreli yazılım hizmeti vereceğim.
Sahıs şirketim yok. Invoicing (faturalandırma ) ya da freelancer setup denmiş iş tanımında.
Bunun için yunanistandaki yetkililere lehime olacak sekilde nasıl bir teklif etsem güzel olur.
0
Hifa
(27.10.25)
Ben bunu çok anlattım bir kez daha anlatayım.
aşağıdaki şartlar geçerliyse fatura kesmene, firma kurmana gerek yok.

1-Yaptıgın iş yurt dışı firmasına mı? (evet)
2-Para yurt dışından döviz olarak mı gelecek? (evet)
3-Yurt dışındaki firmaya yaptıgın işin daha sonra Türkye'de faydalanmayacak.

Burada en karmaşık iş 3. adım.

Örnek vermek gerekirse siz bir yazılım yaptınız veya tsarım sonra bu yazılım veya tasarımı Türkiye'de bir firma kullanırsa sizin yaptıgınız iş biraz muvazaalı olarak görülüyor.

Yai Türkiye'deki firma bunu direkt sizden alıp kdv ve sizin de elde edilen kârınızdan vergi ödememek adına Yurt dışı firmasına faturasız iş yapmış gibi gözüküyorsunuz.

Burada asıl amaç ülkeye döviz girdisi saglamakken siz kulagı tersten göstermiş oluyorsunuz. Firma işi Türkiye ile alakasız olacaksa hiç fatura falan işlerine girmeyin.

Bu anlattıklarım vergi kanunlarında yer alan istisnadır.
0
liberal
(27.10.25)
firma yurtdışında,
gelirin döviz ise yaptığın şeyin adı yazılım ihracatı.

kurumlar vergisinden %80 istisnası var, kdv'si de yok.

limited şirketinizden faturanızı kesince 5000 usd kazanacaksanız, normalde bunun 1250 usd'sini kurumlar vergisi olarak ödemeniz gerekirken (hiç gider yapmadığınız düşünürsek), bunun %80'ini istisnaya sokuyorsunuz. ve 250usd kurumlar vergisi ödüyorsunuz.

tamamı bundan ibaret.
+1
tchuck
(27.10.25)
bu arada şirketim yok demişsin.
oradan bu parayı fatura kesmeden asla alamazsın.
ya maaşlı çalışanı olacaksın ya fatura keseceksin. 2-3 aylık iş olduğu için maaşlı olamazsın zaten.

o yüzden faturayı kesmek zorundasın. şirketi kurmak zorundasın.
+2
tchuck
(27.10.25)
@liberal'in yazdıklarına katılamıyorum. söylediği şartlar kdv kanununun 11.maddesindeki şartlar. bu şartları sağlıyorsan faturayı kdv'siz kesiyorsun. vergi ödemiyorsun diye bir şey yok. kurumlar vergisi her türlü ödüyorsun.

yazılım özelinde başka istisnalar var. @tchuck'ın söylediği şekilde kazancın %80'ini indiriyorsunuz. sonra da kurumlar vergisinden de %5 düşüp, %25 yerine %20 ödüyorsunuz. yani @tchuck'ın hesabından devam edersek, ödeyeceğiniz meblağ 200 oluyor.

5000 dolar para gelecek, 200 vergi ödeyeksiniz. bence çok iyi oran. ekstra bir şey ayarlamaya beklemeye gerek yok.
0
co2s2
(27.10.25)
liberal'in dedigi dogru.
burada daha önce konusulmustu, ben de o duyuru sayesinde ögrenmistim böyle bir sey oldugunu ve ufkum acilmisti.
o duyuruyu bulursam size linkini göndereyim.
oradaki kisi türkiye'de yasayan ama türkiye ile hicbir ilgisi olmayan bir firmaya uzaktan sözlesmeli olarak alinmis bir elemandi ve gelir vergisi ödemiyordu. belki o bilgiler de isinize yarayabilir. simdi ariyorum.

edit: soru da bu duyurudaki tchuck'un sorusuymus. www.eksiduyuru.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim : @liberal'in dedikleri ve @tchuck'ın yazdıkları maaş ile ilgili. duyuru sahibi @hifa, fatura kesmekten bahsediyor. ikisi farklı şeyler. türkiye'de bir şirket ile ya da şahıs olarak yurtdışındaki bir şirkete fatura keserseniz vergi verirsiniz.
0
co2s2
(27.10.25)
bunlar farklı statüler 1-maaşlı eleman olmak - sözleşmesini imzalar, maaşından doğan vergileri o ülkeye öder vs. 2-şirket olarak (isterse şahıs şirketi olsun) yazılım yani "hizmet ihracı" yapma- herkesin anlattığı şey bu zaten
3- duyuru sahibi ne maaşlı eleman ne şirket, (ne de kurmak istiyor) bu durumda kesebileceği tek şey var o da "gider makbuzu" ama onun için de serbet meslek mensubu olarak kaydolmak gerekiyor. yazılım özelinde olan istisnalar gider makbuzunda nasıl uygulanıyor, onu bilen varsa buyursun, yazılımcı olmayıp serbest meslek erbabı olanlar gider makbuzu kesiyor:

www.verginet.net
+1
subcomponent
(27.10.25)
Payoneer uzerinden ilerleyebilirsiniz, parayi oradaki bir hesabiniza atacaklar ve siz TR bankaya cekeceksiniz. Komisyon oranlarina bakmaniz iyi olabilir. Ben debit card istedim, TR bankaya cekmeden atmden cekiyorum gelen giden olursa. Is grafik tasarim.

Ille de is icin kayit olsun derseniz herhangi bir freelance platformundan (freelancer, upwork vs) ilan acsinlar, isi oradan versinler. Yurtdisindan TR'deki platformlarda ilan acilip acilamadigindan emin degilim.
0
klassno
(28.10.25)
Cevaplayanlarda muhasebeci varsa diye soruyorum, aklima geldi:

Yurtdisina bu adam faturayi excelden kesecek neticede. Sahis olarak hazirlayip altina banka bilgileri olarak kendi ibanini yazsa, Ad-Soyad Adres seklinde de kase yaptirip imza kase yapsa ne olacak?
Vergi Dairesi anlarsa oyma olasiligi var ama yurtdisindan para getirmis adam, sahsi hesabina gelmis, bunun pesine mi dusecekler?
0
kartonpiyer
(28.10.25)
@kartonpiyer : teorik olarak evet. kafana göre para getiremezsin

not : muhasebeci değilim. yıllardır yurtdışına hizmet ihracatı yapan firmalarda yöneticilik yapıyorum.
0
co2s2
(28.10.25)
(5)

Google map bana neden saçma bir rota çıkarıyor?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Görselde de görebileceğiniz üzere gitmek istediğim yer aslinda 7-8 dk ötede. Ama google map beni ormanın içinde bir rota ile oraya götürüyor. Allahtan etrafta baska insanlar vardı da sorarak yolu bulabildim. Böyle saçmalıklar yapmaması için nasıl bir ayar çekmem gerek? Zira gene
Merhaba arkadaşlar,
Görselde de görebileceğiniz üzere gitmek istediğim yer aslinda 7-8 dk ötede. Ama google map beni ormanın içinde bir rota ile oraya götürüyor. Allahtan etrafta baska insanlar vardı da sorarak yolu bulabildim. Böyle saçmalıklar yapmaması için nasıl bir ayar çekmem gerek? Zira genelde yalnız seyahat ediyorum.

hizliresim.com

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(27.10.25)
İki nokta arasında yaya olarak direkt bir yol olmadığını düşünmüş Google nedense. Ayarlarda gördüğüm kadarıyla bunu etkileyebilecek tek seçenek "Tekerlekli Sandalyeye Uygun Rotayı Seç"; sizde bu aktifse ve görüntüdeki iki nokta arasında merdiven vb. varsa alternatiflere yönelmiş olabilir. Diğer türlü Google Maps hatası olsa gerek.
0
salihdt
(27.10.25)
edit: haritayı yanlış görmüşüm. aşağıda yazdıklarım geçersiz. gerçekten google maps'te bir sıkıntı var.

tüm yaya yolları tanımlı olmadığı için, arsaların etrafındaki sınırları bilmediği için, nerelerden yürümek mümkün, nerelerde yolun karşısına geçmek mümkün tam olarak bilemediği için Google Maps'in yayalar için böyle hatalar yapması gayet normal.

sizin durumunuzda Google Maps, bulunduğunuz nokta ile gideceğiniz nokta arasında yürünebildiğini bilmiyor. öyle bir yaya yolu tanımlanmamış. bu sebeple yürünebildiğine emin olduğu yollardan götürmek zorunda.
0
co2s2
(27.10.25)
ayarlarda en hızlı rota aktifse böyle yapıyor ana yolları kullanda açık olmalı.
0
eja
(27.10.25)
google maps açıkken bir kaç kez gezinse biri muhtemelen orayı yol olarak öğrenebilir (tahmin)
0
kisa
(27.10.25)
Arkadaşlar görselde görebildiğiniz beyaz alan kampüs. lokasyonları sildiğim için aradaki gri çizgiler pek belli değil ama oralar yolun olduğu yerler nitekim. Kampüste de binalar var hatta çok kez kampüs içinde haritaları kullandım ve sorunsuz her binayı gösterdi. Keza engelli yolları, yaya yolları vs hepsi var ve tanımlı.
@eja en hızlı yol açık olsa bile bana önerdiği rota en hızlı değil ki?
0
🌸Amaranta ursula
(27.10.25)
(7)

Bu tür kelimelere ne deniyor?

avatar is back
İngilizce de press hem basın mensubu anlamı taşıyor hem de basmak anlamına geliyor. Aynı şekilde türkçede de basın kelimesi hem medya ile ilişkili hem de basmak fiiliyle. Türkçe-ingilizce bu kelimeler gibi olan başka ne var? Bunların bir adı var mı?https://x.com/spleendistanbui/status/19823757674526
İngilizce de press hem basın mensubu anlamı taşıyor hem de basmak anlamına geliyor. Aynı şekilde türkçede de basın kelimesi hem medya ile ilişkili hem de basmak fiiliyle. Türkçe-ingilizce bu kelimeler gibi olan başka ne var? Bunların bir adı var mı?

x.com

2-3 senelik bir video ama ne zaman izlesem aklıma geliyor bu. Tesadüf mü yoksa böyle başka kelimeler de var mı
0
avatar is back
(27.10.25)
“False cognate”, “parallel semantic shift” bunlara bir bak
0
compumaster
(27.10.25)
Why was 6 afraid of 7?
- Because 7, 8, 9! seven "ate" nine

aklıma bu geldi. Onlarda 8(eight) "ate" yedi gibi.

Bizde 7 sekizi yedi gibi bi şakaya dönüştürülebilir. İki dilde de bir sayının yemek fiiline denk gelmesi ilginç.

edit: bu arada press ve basın çok mantıklı aslında, eskiden harfler boyanıp kağıda basılıyormuş yani baya baskı işi bu. Sonra oraya haber yapanlara da basın mensubu deniyor işte. Çok ilginç bişey olmayabilir bu.
www.alamy.com
0
nhk ni youkosu
(27.10.25)
Mother tongue- anadil buna uyuyor gibi?
0
suicides underground
(27.10.25)
merhaba. balayı (honeymoon), ayçiçeği (sunflower), şarlatan (charlatan [bu bana çok ilginç gelir]), two birds with one stone - bir taşla iki kuş, naive/ naif benzerliği de güzel denk gelmiş. naifle şarlatan başka dilden ortak aldığınız kelimeler. deyim ilginç, aklın yolu evrensel :P
-1
libertine
(27.10.25)
arkadaşın bahsettiği şey direkt çevirinin tutması değil bence, o zaten direkt batıyı görüp gelen birinin getirdiği bir kelime/çeviri olabilir. Yan anlamları ve eş sesli kullanımlarının da benzemesi ortak bi kafa yapısını yansıtıyor, ilginç olan bu bence.
+1
nhk ni youkosu
(27.10.25)
bunun doğrudan bir adı olduğunu düşünmüyorum. kök olarak kullanılan kelimeler aynıysa, türetilen kelimeler de benzer anlamlara gelecektir.
0
co2s2
(27.10.25)
(bkz: Calque)
0
yedigimiztavuk
(28.10.25)
(3)

Ankara Amerikan Vizesi nereden aliniyor

gavurun tohumu
Merhabalar, yarin Ankara’da Amerika vizesi icin randevum var ve butun dokumanlarda VFS Global’in adresi var fakat Amerika vizesi icin her zaman konsolosluga gidiliyor bilgisi var bende.Yakin zamanda bu sistem degisikligi sonrasi vize alan kimse varsa yesillendirebilir mi?Tesekkurler
Merhabalar, yarin Ankara’da Amerika vizesi icin randevum var ve butun dokumanlarda VFS Global’in adresi var fakat Amerika vizesi icin her zaman konsolosluga gidiliyor bilgisi var bende.

Yakin zamanda bu sistem degisikligi sonrasi vize alan kimse varsa yesillendirebilir mi?

Tesekkurler
+1
gavurun tohumu
(26.10.25)
dökümanlardan kastınız nedir? işyerinizden aldığınız dökümanlarda yanlışlıkla vfsglobal yazmış olabilirler mi? bir önceki dökümanlardan kopyala yapıştır yaparken öyle kalmıştır. ben de vfs ile alakası yok gibi hatırlıyorum.
0
co2s2
(26.10.25)
Vize yenileme için evrakları vfs global e veriyorsun ilk başvuru için yüzyüze konsolosluğa gitmen gerek yakın zamanda yenileme için vfs ye gittik bu işte bir anormallik var gibi seçerken zaten vizem var gibi birşey mi seçtiniz acaba?
0
basond
(27.10.25)
Cevaplar icin tesekkurler. Basvuru sonrasi aldiginiz butun dokumanlarda VFS adresi var fakat elcilige gitmeniz gerekiyormus. Konsolosluk bu kafa karisikligi nedeniyle bir bilgi notu da yayinlamis. Asagidaki adresten ulasabilirsiniz.

www.ustraveldocs.com
0
🌸gavurun tohumu
(27.10.25)
(4)

dogum izninde saglik sigortasi

la mort heureuse
dogum iznine cikacagim icin merak ediyorum, ucretli ve ucretsiz izin sureclerinde ozel saglik sigortalariniz devam etti mi? yasal haklarimiz nedir tam olarak
dogum iznine cikacagim icin merak ediyorum, ucretli ve ucretsiz izin sureclerinde ozel saglik sigortalariniz devam etti mi? yasal haklarimiz nedir tam olarak
0
la mort heureuse
(26.10.25)
ücretli olan kısımda arkadaşımınki devam etmişti. bence ücretsiz kısımda da devam eder. bağımsız olduğunu düşünüyorum. çünkü eski şirketimden çıkmış olmama rağmen hala sigortam devam ediyordu ve kullanabilmiştim.
0
art cat chocolate
(26.10.25)
Özel ss diyorsunuz. Tamamlayıcı değil de özel ise sgk şartı yok.
Poliçenizde yazıyordur bu hususlar.
-2
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.10.25)
öss zorunlu değil tamamen şirket insiyatifinde. Eğer priminiz ödenirse devam eder. Poliçenizde bunun cevabını göremezsiniz doğru cevabı size ik verebilir.

Örnek isterseniz benim devam etmişti, doğduğu gibi bebek bile sigortalandı ama başka bir arkadaşıma ücretsiz izin alırsanız poliçe primlerinizi siz ödemek zorundasınız diyen şirket de biliyorum.
Bu poliçe ücretleri bizim dışarıdan yaptırmamıza göre çok çok ucuz. Sineğin yağını çıkaracak seviyede değillerse devam ettirirler.
+1
cilekli pasta
(26.10.25)
özel sigorta - ücretli ücretsiz izin dinlemeden devam eder. ama çok küçük bir ihtimal de olsa, ücretsiz izin döneminde işyerinizin poliçeyi durdurma ihtimali olabilir. en güzeli insan kaynaklarına sormak.
0
co2s2
(26.10.25)
(8)

Omuzdaki sorun ne olabilir

egerbiryolcu
Geçen yıl genel omuz sırt agrilarim için doktora gitmiştim. Film çekildim fibromiyalji teşhisi koydu doktor. Gerçekten sıklıkla durduk yere (ağir kaldirmasam vücudumu yormasam da) şiddetli daha doğrusu hayattan soğutan ağrılar oluyor.Fakat mesela geçen gün markete gittim iki elimde aynı agirliklarda
Geçen yıl genel omuz sırt agrilarim için doktora gitmiştim. Film çekildim fibromiyalji teşhisi koydu doktor. Gerçekten sıklıkla durduk yere (ağir kaldirmasam vücudumu yormasam da) şiddetli daha doğrusu hayattan soğutan ağrılar oluyor.
Fakat mesela geçen gün markete gittim iki elimde aynı agirliklarda poşet tasidim. Şimdi sağ omuzum bastırınca baya aciyor ama sol taraf çok küçük bir alan azıcık ağrı oluyo. Bazen sırt tarafımda da dokununca hissettigim ağrılı bi bolge oluyordu. Bu dokununca bir şey varmış gibi hissedilen ağrılar ağırlık taşımaktan mi fibromiyaljiden mi yoksa daha farklı bir soruna işaret eder mi filmde belli olmaz miydi?

Çok ağır şeyler taşımasam da demek ki ince bir omuz askılı çanta bile belki beni etkiliyor ve anlamsız bulduğum ağrıların sebebi burdaki sorun mudur. Muhtemelen tekrar doktora gideceğim ama benzer durumda olan varsa merak ettim.
0
egerbiryolcu
(26.10.25)
Çok geçmiş olsun.

Röntgen romatolojik kas sorunlarını göstermiyor maalesef. Fibromiyalji ise romatizmal bir sendrom (hastalık olup olmadığının kararını verdiler mi bilemiyorum), bildiğim kadarıyla görüntüleme teknolojileriyle görüntülenen bir şey de değil. Doktorun vücudundaki çeşitli noktalara bası yapıp şikayetlerini değerlendirerek teşhis koyduğu bir şey.

Ben de fibromiyalji teşhisi konmuş biriyim, kendi tecrübem de böyle, ağrımıyor sandığım noktalara doktor hafif basıverince ağrıdan zıplamıştım. Çok saçma sapan yerleri ağrıtan bir sendrom bu. Ne zaman neren ağrır bilemezsin. Durduk yere bir elimin yan tarafının ağrıdığını, bir parmağımın ucunun ağrıdığını bilirim mesela.

Yanlış anlamıyorsam vücuttaki d vitamini ve magnezyum eksikliği fibromiyalji oluşumuna çok etkili oluyor. Ben de d vitamini, magnezyum ve omega 3 beraber kullanıyorum, ayrıca bir de beslenmemdeki şeker ve beyaz un yükünü hiç değilse yarı yarıya azaltınca ağrıların çoğundan kurtuluyorum. Bi denemekten zarar gelmeyeceğini düşünüyorum, balığa alerjiniz yoksa omega 3 ve diğerlerini kullanın derim.
0
muhayyer divan
(26.10.25)
Yatış pozisyonu, yayılarak sağa sola meyilli oturma, sırt omuz boyun kas güçsüzlüğü gibi çok faktör olabilir. Düzenli spor ya da en azından gün içinde yarım saatlik ısınma, açma-germe antremanları kesinlikle iyi gelecektir. Tabi en doğrusu, daha kötüye gidiyorsa başka bir ortopedi uzmanına görünmek
0
lüzumsuz adam
(26.10.25)
@muhayyer divan teşekkür ederim o zaman mr çektirmem gerekebilir. Belki de sadece dediğimiz gibi fibromiyaljidendir. Bazen öyle ağrıyla uyanıyorum ki o günüm zehir oluyo. Şeker ve un nasıl azaltirim bilmiyorum şeker bağımlısıyım diyebilirim;(
0
🌸egerbiryolcu
(26.10.25)
@egerbiryolcu

Şeker evet bağımlılık yapar ve narkoz etkisi olan bir maddedir. İki yüz yıl önce ameliyatlarda hastaların çok yüksek yoğunluklu şeker verilerek uyutulduklarını öğrenmiştim. Şekerli şeyler yediğinde uykun gelir tansiyonun oynar. Aynı şey unlu gıdalar için de geçerli. Yaptığı tek şey vücudu çürütmek, çöp oluşturmak, enerji metabolizmanızı bozmak. Belli bir seviyeden sonrası dümdüz böyle çalışıyor.

Ama beyin plastisite özelliği olan bir şey, kendini niyetler ederek ve bunları tekrar ederek şekerli gıdadan uzaklaştırabilirsin, %80 soğutabilirsin mesela. Bunu ben yaşadığım için söylüyorum, bizim evdeki şeker bağımlılığı ve şeker hastalığını bilen bilir, buna rağmen zaman içinde yaşadığım soğuma açık ve net. Niyetler edip bol bol tekrar et, bilgi edin, oku, bilgi olmayınca zihin ikna olmaz çünkü, bilgi en önemli araç. Oku, her yerden bilgi almaya çalış, kendini anla, metabolizmayı anla... ne yapman gerektiğini daha iyi göreceksin. Doktora da git elbette.
0
muhayyer divan
(26.10.25)
annemde rotator kaf yirtigi olusmus. doktorlarin tani koymasi 20 sene sürdü.
0.8 cm. gectigimiz baharda ameliyat oldu. kadina o agriyi 20 sene cektirdiler. belki 20 tane doktor gezdi bu esnada. bir de ukalalik yapiyordu doktorlar ve fizyoterapistler, kadin kolumun burasi agriyor, kolumu öyle yukari kaldiramiyorum diyor, elini tam olarak agriyan yere koyup gösteriyor, fizyoterapist denen agzimi bozmak istemedigim yasam formu, yok sen bilmiyorsun buranin agrisi o, diye bambaska yerlere ve hic uygulamamasi gereken fizyoterapiyi uyguluyordu. kadin, omzumun burasi agriyor diyor, isaret ediyor, yasam formu kürek kemiginin altina fizyoterapi uyguluyor. hastasini dinleyecek beyni olsa, ben ne yapiyorum amk, derdi bir.
ben artik söylüyorum, mr cektirin, film degil. filmde bir halt gözükmüyor.
cok gecmis olsun.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim,
Rotator cuff yırtığı, donuk omuz sendromuna dönüşmeden 20 sene sürer mi? 20 sene de, donuk omuzla idare edilebilir mi konularında benim tereddütüm var. Aralarda doğru tedavilerle sorun çözülüyor da daha sonra tekrar nüks oluşuyorsa bilemem de Bildiğim kadarıyla bir şeylerde bir yanlış anlaşılma var gibi geldi bana.
0
Mirket
(26.10.25)
bir yalis anlasilma yok maalesef. 20 sene tani konulamamis bir hasta var cünkü mr'a gerek yok diyip gönderiyorlardi. donuk omuz sendromu olusmadi. baharda ameliyat olduktan 6 hafta sonra fizyoterapi basladi ve uzun süre fizyoterapi gördü, fizyoterapi bittiginden beri her gün yüzüyor, sikayetleri bitti.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.10.25)
geçmiş olsun. çok çok yakın bir arkadaşım nedeniyle muhatap olmuştum bu durumla.

tam anlaşılabilen bir şey olmadığı için yanlış tanı konma ihtimali çok yüksek. yokken var diyebiliyorlar, varken de yok diyebiliyorlar. mümkünse uzmanlığı bu konu olan başka bir doktora daha gidip konuyu teyit etmenizde fayda var gibi.

bir de şekeri, daha doğrusu genel olarak karbonhidratı bu durumunuzdan bağımsız bırakın zaten. hayat kalitenizi inanılmaz yukarı taşırsınız. nasıl yaparsınız bilmiyorum. bekara karı boşamak kolay, ben tatlı zaten sevmiyorum. ekmek de yemiyorum. arada sadece annemlere uğradığımda, annecim kendi elleriyle poğaça, börek, çörek yaptıysa onları yiyorum.
+1
co2s2
(27.10.25)
(5)

numaramın kayıtlı olmadığı android telefonlarda eski şirketimin ismi çıkıyor

co2s2
numaramın kayıtlı olmadığı android telefonları ararsam, arayan olarak eski şirketimin ismi çıkıyor. şirkette çok uzun çalıştığım ve uzun dönem şirketin tek kontak noktası ben olduğum için sağda solda numaramı şirketin ismiyle kaydetmeleri beni şaşırtmaz.google maps'te şirketin numarası olarak benim
numaramın kayıtlı olmadığı android telefonları ararsam, arayan olarak eski şirketimin ismi çıkıyor. şirkette çok uzun çalıştığım ve uzun dönem şirketin tek kontak noktası ben olduğum için sağda solda numaramı şirketin ismiyle kaydetmeleri beni şaşırtmaz.

google maps'te şirketin numarası olarak benim numaram yok.

bunu nasıl düzeltebilirim? ismim çıksın istemiyorum. daha doğrusu herhangi bir isim çıkmasın. dümdüz numara çıksın.
0
co2s2
(25.10.25)
Ekstra bir uygulama yoksa Samsung Android hiya diye bir altyapı kullanıyor sanırım arayan kimliği için. Oraya bakmak lazım numara sildirme ya da kayıt düzeltme var mı.
0
anon1m
(25.10.25)
Şu numara kime ait uygulamalarda senin numaran en çok nasıl kaydedildiyse ve karşı tarafta o programlardan biri yüklüyse o şekilde çıkıyor ekranda.
0
Phoebe
(25.10.25)
@phoebe +1
aşağıdaki bağlantıları kullanarak, telefon numaranızın ilgili uygulamaların listelerinden çıkarılmasını talep edebilirsiniz.
www.truecaller.com
hiyahelp.zendesk.com
www.robokiller.com
0
tnz
(25.10.25)
şu numara kime ait uygulaması nedeniyle olmayabilir.

benim bir mali müşavirlik ofisim var, "soyadım mali müşavirlik" diye de bir google işyeri hesabım var. sabit numaram görünür şekilde, cep telefonum görünmez şekilde orada kayıtlı. nasıl ilişkilendirip okuyor, hangi uygulama bunu yapıyor bilmiyorum ama ben de kayıtsız bir samsung'u aradığımda ekranında "soyadım mali müşavirlik" şeklinde çıkıyorum.

kimse beni "soyadım mali müşavirlik" diye uzun uzun kaydetmiş olamaz. ya adımla soyadımla kaydederler, ya da maasebeci bora abi, bora abi masebe, bora bey (soyadsız şekilde) falan diye kaydediyorlar genelde. öyle "soyadım mali müşavirlik" diye kurumsal şekilde kaydeden yoktur. büyük ihtimalle google'dan çekiyor.

eğer uzun süre çalıştıysanız, google'ın bir yerlerinde de telefonunuz işyeri telefonu olarak işaretlendiyse oradan çekiyordur.
0
kibritsuyu
(25.10.25)
araştırdım, gerçekten de Samsung'un smart call app'inde hiya altyapısı varmış. hiya'nın websitesinde yanlış bilgi bildirim bölümü var. mesaj attım, geri döndüler, "veriyi sildik, Samsung smart call'dan silinmesi de bir kaç günü bulur" dediler.
+1
🌸co2s2
(29.10.25)
(3)

Konferans için vize türü

matlii
Merhaba, sorum özellikle duyurunun akademik insanlarına :) Bilimsel konferans için vize alt türünü ne seçmeliyim karar veremiyorum. Kısa süreli olduğu için C Tipi oluyor. Ama sonrasında Business, Turistik, Cultural vb. kısmında neyi tercih etmeliyim? Farklı ve resmi olmayan bilgiler bulabildim sadec
Merhaba, sorum özellikle duyurunun akademik insanlarına :) Bilimsel konferans için vize alt türünü ne seçmeliyim karar veremiyorum. Kısa süreli olduğu için C Tipi oluyor. Ama sonrasında Business, Turistik, Cultural vb. kısmında neyi tercih etmeliyim?

Farklı ve resmi olmayan bilgiler bulabildim sadece. Vize randevusunu buna göre almak gerektiği için çok önemli. Fark ediyorsa, Avusturya - VFS özelinde soruyorum. Teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(25.10.25)
turistik seçmeniz gerekiyor.
+1
co2s2
(25.10.25)
Hollanda icin ticari seciliyor. Zaten vfs hollandada ticari secerken yaninda konferans-is toplantisi vs diye detaylandirmislar bu da benzer olmali yine iyice arastirin. yazin hollandadan bu sekilde ticari vize basvurdum ve aldim.

zaten ticari amacli kisa donem vize de turistik ile ayni geliyor. O da C tipi. turistikden bir farki yok.
+1
nuevo
(25.10.25)
Bazı yerlerde C tipinin altında cultural'a dahil yazanlar da olmuş. Ülkesine göre de değişiyor sanırım.
0
🌸matlii
(25.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(17)

Yabancı Arkadaşlar Hep Böyle mi?

the man with no name
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım o
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım oluyor. Başlangıçta isteğim daha duygusal bir ilişkiydi ama o kafaya yakın olmadığı ya da en azından benimle olmadığını hissettiğim için hiç o yönde yaklaşmadım. Sonra dışarıda görüşmeye hep devam ettik, birlikte çevreyi keşfettik. Dışarıda tüm masrafları ben karşıladım. Çünkü herhangi bir şekilde yönelmedi bile, çalışmadığına verdim. Dert etmedim gerçekten. Kendisine bir arkadaş olarak dahi oldukça ince davranıyorum, zaten karakterim de böyle. Örneğin bir arkadaşım gelmişti, üçümüz birlikte gezdik. Arkadaşımın arabası olduğu için onu da aldık, normalde gidemediğimiz yerlere götürdüm evde tıkılı kalıyor diye. Ama kendisinden bir arkadaş olarak hiç incelik almıyorum. Tamamen canı istediği gibi hareket ediyor. O öyle oldukça ben de öyle olmaya başladım. Çünkü birlikte olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyor bence. Bireyselliği ve canının istediği gibi davranması beni biraz sinirlendiriyor. Ama saygı duyuyorum kültür farkıdır diye.

Kendi ev sahibi ilçeye geldiği için dört gündür bende kalıyor. Ona kendi yatağımı verdim rahat etsin diye, ben koltukta yatıyorum. Sadece canı istediğinde oturup konuşuyor, psikolojiyle ilgilendiği için sürekli birilerini dinliyor telefondan. Ben ilk gün ona da kahvaltı hazırladım, ben onu öyle yemem, şimdi değil diye yemedi. Normaldir dedim. Sonra kendine hazırladı. İlk günden beri toksik ev arkadaşı gibi tavırları var. Ben kendi başıma ev almışım, ev kurmuşum. Evde sürekli bir yerleri eleştiriyor. Şunu neden böyle yapıyorsun, her gün çöp atılır mı, ayakkabıyı neden içeri alıyorsun? Herkes elektrikli şofbenle ısınıyor, neden gün ısı taktırdın falan gibi. Ama bunları kibirli bir tavırla soruyor. En ilginci de yemek pişirdiği tencereyi suya tutup tekrar kullanabileceğini söylemesi. Ben makineye atmayı tercih ediyorum, benim normalim bu dediğinde de kibirli bir tavır hissediyorum. Beni yetersiz gördüğünü hissettiriyor. Her şey ok ama odadan çıkmaması filan çok ilginç geliyor bana. Sonuçta burası bir hostel değil, ben de onun hosteldeki arkadaşı değilim. Biraz kuruldum ama bu kadar bireysel takılması normal mi? Örneğin ben bir şey göstermek istiyorum telefonda filan, şimdi değil diyor haha. Asla kendi ritminden taviz vermiyor.

Bilmiyorum, anlatmak istediğimi anlatabildim mi? Tüm yabancılar mı böyle, ilk kez yabancı biriyle arkadaşlığım oldu ve kültür şoku gibi bir şey yaşıyorum. Ya da ingilizcem süper olmadığı için ve burada kimseyi tanımadığı için sadece beni kullanıyor, bilemedim. Aslında burada çokça Rus da var ama onlarla asla iletişim kurmuyor.
0
the man with no name
(25.10.25)
Yabancı = Türk olmayan kastediyorsunuz sanırım. Niye milyar tane insan aynı olsun? Onlarca kültür var, kültürün içinden onlarca altkültür, normlar, toplumsal kurallar var. Birey düzeyinde binlerce farklılık var, kişilik özellikleri var, kişisel deneyimler var.

Sormak istediğiniz soru şu sanırım:

Bu kişinin bu davranışları geldiği kültürden mi kaynaklanıyor yoksa bu kişide mi bir tuhaflık var?

Anlattığınız şeyler bilinçi davranış seçimleri. Kadınların hesap ödememesi mesela Avrupa’da çok yaygın değil, Rusya’yı bilmiyorum. Ama anlattığınız çoğu şey kişiden kişiye değişebilecek örüntüler. Yani kısacası söyledikleriniz temelinde bence bu kişi biraz tuhaf.
+3
but that was just a dream
(25.10.25)
hem evet, hem hayır.

yabancılar çoğunlukla daha birey merkezli bir hayat yaşıyorlar. herkes kendini esas görüyor, kendine uymayan şeyle ilgilenmiyor. ama sizin arkadaştaki bir tık fazla sanki.
-1
co2s2
(25.10.25)
Sevişmediniz mi daha?
0
Cezcez
(25.10.25)
cezcez +1. sevişmiyorsan böylece win win durumu oluşmuyorsa def et gitsin. ne uğraşıyorsun. bunun yabancı yada türk olmakla alakası yok. karakteri bozuk karşıdakinin.
+1
gercekdunya
(25.10.25)
Hayır yabancılar hep böyle değil. Hiç bir şeyin hepsi öyle ya da böyle değildir zaten.

(bkz: The sexless innkeeper)
+2
anon1m
(25.10.25)
Neden sırf arkadaşlığı devam etmek adına her şeyi yapabilecek gibi davranıyorsun ki? Sana eziyet bu kadın resmen, okurken sinirlendim. Sevgililik ümidi, cinsel beklenti falan da yok.. ee neden arkadaşsın sen onunla? Zorunda mısın?
+1
antihero
(25.10.25)
Belki inanmayacaksınız ama onunla sevişmek istemiyorum. Sevişseydim de bu tavırlarının hissettirdikleri değişmeyecekti. Ben belki kültür farkıdır diye karakterine yormak istemedim ama anlaşılan kullanılıyorum anon1m’in işaret ettiği gibi. Ben sadece incelik görmemem normal mi diye sorgulamak istedim.

@antihero ben de yeni taşındım. Burada pek arkadaşım yok. Bazen oturup sohbet etmek güzel oluyor. Ama oturduğumda da bunları hissediyordum. Sanırım dediğin gibi mesafe koymalıyım artık.
-2
🌸the man with no name
(25.10.25)
kişinin yaşı kaç? evine geri döndükten sonra böyle böyle yapılırsa böyle böyle karşılık ver, şunu yap, şunu yapma diye nasihat vermeniz gerekebilir. insanlarla nasıl yaşanılacağını gerçekten bilmiyor olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
tüm yabancılar böyle değil. çok aklı başında, duyarlı rus arkadaşlarım oldu. ruslar biraz odundur ve çıkarcıdır ama bu ne yabancılık ne de kültürle alakalı birşey.

tavsiyem etrafında tutma. ama mesafe koyduğunda da sana vicdan yaptırıp seni kötü hissettirecek oyunlara girecek. işte o aşamada duruşunu koruman lazım.

bu insan beni hak ediyor mu, ona harcadığım emeğin, ilginin karşılığını alıyor muyun ? cevabın hayır ise bir saniye bile durma.

şunu da düşün bu insanla vakit geçirdikçe kendi özdeğerini de kaybedeceksin ve bu bir sonraki ilişkine-iletişimine de yansıyacak. yani zehirli bir durum.
+1
orpheus
(25.10.25)
hocam sen kendi kendine modern köleye dönüşmüşsün. yakında bu arkadaş bu ev benim sen git dısarda kal der :)

kusura bakma da seninki sevgi veya iyilik değil. enayilik.
+4
koela
(25.10.25)
arkadaşlar tamam, daha vurmayın :) herkese teşekkür ederim yorumları için. sorulara yanıt vereyim.

burası çok küçük bir ilçe ve başka bir arkadaşım olmadığı için birlikte dışarıda epey vakit geçirdik. buradaki tek arkadaşımdı. kendisi 33 yaşında. ev sahibi olayını ben de sorguladım. ev sahibi evrak işleri için ilçeye geldi. ev sahibi de yabancı. ve bu kız da çok ucuza kaldığı için ev sahibine "bu ev benim" demek istememiş. aralarında resmi belge de yokmuş. zaten ülkesine dönmemek için zorluyor, çünkü çalışmak da istemiyor. ben hayır desem orada kalacaktı, ama evde fazla yatacak bir yer yok.

aslında ben işaretleri çoktan aldım, daha mesafeliydim. dışarıda görüşmek için hep o arıyordu genelde. ama böyle bir ricada bulununca da bir şans daha vermek istedim. evdeki tavrından sonra ve bunun kültür farkı olmadığından sizlerin sayesinde emin olduktan sonra zaten daha görüşmeyi düşünmüyorum.
-1
🌸the man with no name
(25.10.25)
Iki Rus arkadaşım var. Ikisi de kadın, 45-55 yaş aralığında. Ikisi de aşşşşırı cömert. Ikisi de benim bildiğim doğrucu ve bu konuda çok inatlar. Genç olan sürekli kız kardeşiyle, kuzeniyle saatlerce telefonda konuşur, daha bireysel takılır. Diğerini bir Türk ev hanımından ayıramazsın.

Bunun haricinde bana söylenen: erkek kazanır maaşını kadının eline sayar, kadın kraliçe arı gibi hem yönetici hem işçi. Çalışmıyorsa ev ve çocukların sorumluluğu tamamen kadının üzerinde. Benim gözlemlediğim: erkek şunu yapalım, bunu yiyelim der, kadın istemiyorum dediği zaman karar verilmiştir. Diretme, ikna çabası vs olmaz.
0
beetlejuice
(25.10.25)
Bir gün bile bekleme. Bu akşam yollarını ayır. Biraz burnunun sürtmesi ya da başkasına bulaşması gerekiyor.
0
gabe h coud
(25.10.25)
benim gördüğüm (uzun süre doğu blokuyla haşır neşir bir işte çalıştım)
benim neslim ve üstü Rus kadınlarda pek bir sorun yok, hatta baya baya benziyoruz (42 yaşındayım)

ama genç nesil ortalamada aşırı maddiyatçı derim ona şaşmadım hiç- ama yine de toplamda huyları ortalamya göre fazla kötü, evi beğenmemesi tencereyi yıkamaması ohoo yani size fazla kıl bir tip denk gelmiş bence.
yabancılar içinde de ben avrupadaki Çinli kızlar kadar benmerkezci, şımarık, aşırı toksik insan görmedim, Ruslar bu ortalamanın altında kalır normalde.
0
subcomponent
(26.10.25)
hayır bence çok tırt ve öküz birine denk gelmişsiniz. elbette bu bireysel bazda bile değişebilen bir şey, sonuçta her türk de aynı değil ama ruslar kültürel olarak bize aslında batı avrupalılardan filan çok daha yakındır. yani gelene bir şeyler ikram etme, samimi davranma vb. konularında daha iyi anlaşabileceğimiz insanlardır ki rus diyorsun mesela belki tatar asıllıdır, çeçen asıllıdır, orta asya taraflarındandır onlar daha bile yakın bize bu konularda.

kültürel farklılık muhakkak olabilir ama bu yaşadıklarınızın bence kültürle alakası yok, anlattıklarınızdan hareketle karşınızdakinin düşüncesiz ve görgüsüz bir insan olduğunu düşündüm. pek çok yabancı arkadaşım oldu. bir fransız arkadaşımla bir sene ev arkadaşlığı yaptım, hırvat sevgilimle altı ay beraber yaşadım. hiç bu tür şeyler görmedim hatta yabancı insanlarla muhatap oldukça ben daha ziyade "ulan birbirimize ne kadar benziyoz ha" diye düşünmeye başladım. misal fransızda yediğinden ikram etme ya da markete bakkala çıkarken "bi şey ister misin" diye sorma huyu yoktu. bana göre bu bir kültürel farktır ama zararı yok. nitekim adam bizimle birkaç ay geçirdikten sonra bunları da yapmaya başlamıştı. yapmasa yine yadırgamazdım ama benim gözümde kültürel fark dediğimiz şeyler bunlardır, bir nevi milletten beslenip üstüne onlara ders vermek kültürle ilgili bir şey değil düpedüz ayılık.
+1
der meister
(26.10.25)
yıllarca yurtdışında kaldım ve farklı memleketlerden dostlarım oldu, şu anda da türkiye'de couchsurfing üzerinden evimde düzenli olarak insan ağırlıyorum. anlattığın profil artık rus kadınlarını ağırlamama sebebim. her millette, her komünitede her tip insan vardır ve hiçbir insan grubu genellenemez, bunda hemfikiriz fakat bugüne kadar 11-12 rus kadın ağırladım (toplamda ağırladığım kadın-erkek insan sayısı 100'den fazla) ve bu 12 kişiden (biri kazak, sovyet zamanı doğmuş, kazakça bilmiyor, anadili rusça) 10 tanesi tam olarak anlattığın gibi davrandı. hiçbir bağımız olmamasına ve evimde konaklamasına rağmen sıfır minnet (lafta teşekkür, ilginin ve çıkarlarının devamı gelsin diye), onlar için yaptığım her şey bir zorunluluk, kendi yaptıkları her şey doğrusu ve benim yaptıklarım ”saçma” vs. vs.ydi. Ben aşırı ilgiye ve insan kullanmaya alıştıkları çıkarımını yapmış ve rus kadını ağırlamaktan vazgeçmiştim, hiçbir sıcaklık görmediğim için. Couchsurfing'de başka onlarca milletten çoook güzel iletişim kurduğum insanlar ağırladım, hala da dostluk ediyorum kendileriyle. Yani cevabım, yaşadığın durum yabancılarla ilgili değil ama böyle bir rus tipi var
+1
tejeve
(26.10.25)
(bkz: kiyakciligin sonu ayakciliktir)

atasozlerini cok seviyorum ya, herseyin cevabi var.
0
cooperr
(27.10.25)
(4)

Araba aksesuar

kararsızataletfilozofu
Arabayı aldım bir hayırlı olsun alırım:)Çok memnunum, kullandığınız aksesuar ıvır zıvırlar işinizi rahatlatan çok işe yarayan şeyler neler ?Marka model bilgiside verirseniz nokta atışla alırım.Bir ufak sorum daha var,Telefonum eski magsafe şarj özelliği yokArabada o bölüme telefonu koyunca sürekli u
Arabayı aldım bir hayırlı olsun alırım:)
Çok memnunum, kullandığınız aksesuar ıvır zıvırlar işinizi rahatlatan çok işe yarayan şeyler neler ?
Marka model bilgiside verirseniz nokta atışla alırım.

Bir ufak sorum daha var,
Telefonum eski magsafe şarj özelliği yok
Arabada o bölüme telefonu koyunca sürekli uyarı veriyor. Bu uyarıyı almamak için üstüne bir şey mi koymam lazım bölmenin ?
0
kararsızataletfilozofu
(25.10.25)
Hayırlı olsun güle güle kullanın.

Böyle sorularda öncelikle siz marka model verirseniz oma göre öneri yapabiliriz.

Benim aracımda kablosuz şarj ünitesinin düğmesi var mesela, basıp açmayınca dümdüz konsoldan farkı yok. Şimdi düğmesine basıp kapatın diyecem, düğmesi yok diyeceksiniz.
0
kibritsuyu
(25.10.25)
hayırlı olsun.

telefonun kılıfı çıkartıp koyun, şarj olur🤷‍♂️

marka veremeyeceğim, çok eskiden aliexpress'ten almıştım. koltukla orta konsol arasına ince uzun yastık gibi bir şey almıştım, arasına bir şey düşmesini engelliyordu.
0
co2s2
(25.10.25)
hayırlı olsun, otomobil olarak aracım olmadığı için bir fikrim yok. sadece hayırlı olsun demek istedim. güle güle kullanın.
0
Fodera
(25.10.25)
hayırlı olsun kaça aldıysan ucuza almışsın.
0
mikahakkinen
(25.10.25)
(2)

Evimizi anlık olarak su basıyo, nereye taşınalım acil anadolu yakası

turk kizi
Gece yağan yağmuru kaldıramadı bina, her yerden su geliyor şu an. Kadıköy’deyiz, burdan umudu kestik artık. Maltepede en makul nereye taşınabiliriz marmaraya yakın? Çok ince eleyip sık dokumaya vaktimiz yok, hemen halletmek istiyoruz.
Gece yağan yağmuru kaldıramadı bina, her yerden su geliyor şu an. Kadıköy’deyiz, burdan umudu kestik artık. Maltepede en makul nereye taşınabiliriz marmaraya yakın? Çok ince eleyip sık dokumaya vaktimiz yok, hemen halletmek istiyoruz.
0
turk kizi
(25.10.25)
idealtepe'yi öneririm. hem sakin, hem metro'ya hem de marmaray'a yakın bölgeleri var. minibüs caddesi altı marmaray'a, üstü metro'ya yakın. 50. yıl parkı'nın oraları çok sakindir, eğer sakinlik arıyorsanız.

marmaray'a yakınlık olarak Küçükyalı 63 denilen bölge de yaşanılabilir bir yer. Bostancı'ya da yakın hem. Altıntepe biraz daha buraya göre bence marmaray'a daha uzak kalıyor yürüyerek.
0
the man with no name
(25.10.25)
maltepe'nin kadıköy sınırı. adı bostancı geçen ama aslında altıntepe olan bir bölüm var. derenin hemen kenarı. eski evim.
0
co2s2
(25.10.25)
(3)

Kurultay davası sonrası chp akibeti ?

Rao
Herkese merhaba, Hepimizin malumu üzere chp kurultay davası iptal edildi. bu kararla chp üzerinde bir yumuşama sinyali gibi okumalıyız ? Yoksa olası butlan kararının ekonomik sonuçlarını göze alamamaktan dolayı verilen mecburi bir karar mıydı ? size göre İktidar ve chp arasındaki çatışma konuların
Herkese merhaba,

Hepimizin malumu üzere chp kurultay davası iptal edildi.
bu kararla chp üzerinde bir yumuşama sinyali gibi okumalıyız ?
Yoksa olası butlan kararının ekonomik sonuçlarını göze alamamaktan dolayı verilen mecburi bir karar mıydı ?
size göre İktidar ve chp arasındaki çatışma konularında bundan sonra bizleri neler bekliyor olacak ?

şimdiden Çok teşekkürler.
0
Rao
(25.10.25)
yumuşama sinyali kesinlikle değil. herhalde tam olarak kılıfına uyduramadılar. tekrar başka bir isimle ve yöntemle deneyeceklerdir. çünkü chp'nin zayıflatılmadan gireceği herhangi bir seçimi kazanamayacaklarını biliyorlar.

ekonomik sonuçları kimsenin umurunda olmaz. seçimi kaybetmek akp'nin sonu demek.
0
co2s2
(25.10.25)
yumuşama sinyali değil. bir tane geçerli kanıt olsa chpyi kapatırdı adamlar. aziz ihsan aktaşın tahminleriyle suç çetesi kuruldu, kanıt olsa neler olur.
bu karar reisin cb rakibini belirlerdi. reis özgür özelle kapışacak. iktidar şu an dış politikayı sabitleyip sonra içeriye gelecek. şu an filistinde yer kapma savaşı ve ukrayna rusya savaşında türkiyenin etkin olma durumu olduğu için hükümetin aklı orada.

şu an afyon, kütahya ve bursa belediyelerinin akpye geçmesi için baskı var. iktidar buralara saldırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.10.25)
Bazı arkadaşlar aşağıdaki yorumlarıma sinirlenecekler fakat,
Chp’yi istedikleri çizgiye çektiler zaten. Kılıçdadoğlu dönemindeki gibi olmasa da bir yine de onların istediği dizayn ve yolda politika üreten CHP neden herhangi bir iktidar için demokratik ve meşru yollarda siyasi rakip olsun ki? İktidarın istediği tam olarak buydu ve başardı. Daha fazlasını yapmaya güçleri yetmez zannedenlere ancak gülerim. Gülerim çünkü, bugünkü cb hükümet sisteminin vermiş olduğu hak ve yetkileri (meclis çoğunluğunu da düşünürsek) tam olarak idrak edemememiş olmaları. Ekonomi? Euro, Dolar ve Altın endeksleri kendi başlarına fırlamadı ya hani? Yani bu durumu düşünürken ekonomik etkilerinden ötürü bu olayı daha fazla kaşımadılar tezi de kendi kendini yalanlıyor.
Kıssadan hisse;
Akp, CHP’yi kendi istediği, sınırlarını kendi çizdiği alanda siyaset/politika yapmaya ikna(!) etti.
+1
ulukayin
(25.10.25)
(6)

İstanbul’da en iyi elmayı hangi marketten alırım?

gabe h coud
Büyük kırmızı elma istiyorum. Bulduklarım da hep bir yeri ezik, geçmiş.
Büyük kırmızı elma istiyorum. Bulduklarım da hep bir yeri ezik, geçmiş.
-1
gabe h coud
(24.10.25)
marketten değil de manavdan ya da pazardan almanız daha doğru olmaz mı?
+1
co2s2
(24.10.25)
manav ya da pazar da olur. en iyisi nerededir acaba?
0
🌸gabe h coud
(24.10.25)
Panayır Gourmet -Ataşehir.

Neler var neler
0
ırene adler
(24.10.25)
sabah erken hale git. marketlerde göremeyeceğin her şey orada
0
topkapiaksaray
(24.10.25)
hal +1 kasa kasa alabilirsiniz.

anadolu yakası için içerenköy tarafında bir hal var, avrupa yakası için ise esenler otogarın yanında. bunlar dışında da vardır ama ben bu ikisini biliyorum.
0
cisimcik golgi
(25.10.25)
Macera arama. Bayrampaşa hali aradığın yer..
0
xururuca
(25.10.25)
(1)

Kredi kart borcu

egerbiryolcu
Geçen ay asgari ödeme gecikmişti. Maaş yatınca tam borç miktarı otomatik çekildi. Şimdi üç kasimdaki asgari ödemenin önünde eksi ibaresi var. Nedeni ne olabilir. Us üste iki üç gecikme yaptığım için nakit çekme veya alışveriş yapma durumu da bayadir yoktu. Bir de mesela borç odendikten sonra da kull
Geçen ay asgari ödeme gecikmişti. Maaş yatınca tam borç miktarı otomatik çekildi. Şimdi üç kasimdaki asgari ödemenin önünde eksi ibaresi var. Nedeni ne olabilir. Us üste iki üç gecikme yaptığım için nakit çekme veya alışveriş yapma durumu da bayadir yoktu. Bir de mesela borç odendikten sonra da kullanılabilir nakit limiti aynı miktar yazıyo mesela 17 bin. Bu sayı da değişmedi diye hatırlıyorum.
0
egerbiryolcu
(24.10.25)
fazla mı ödediniz acaba? bu sebeple bir eksi ibaresi çıkabilir.
+1
co2s2
(24.10.25)
(3)

Kooperatiften ev alma sürecini bilenler bakabilir mi?

dedeminhirkasi
Merhaba,Kooperatife üye olup, şu aşamada taksitlerini ödüyorum. Ocak gibi taksitler bitmiş olacak. Sormak istediğim, kooperatif süreci nasıl işliyor.Benim için resmiyete ne zaman dökülecek bu işlemler. Mesela ilk başta kat irtifakı tapusu daha sonra normal tapu mu alınacak. Kat irtifakı tapusu ne za
Merhaba,

Kooperatife üye olup, şu aşamada taksitlerini ödüyorum. Ocak gibi taksitler bitmiş olacak. Sormak istediğim, kooperatif süreci nasıl işliyor.

Benim için resmiyete ne zaman dökülecek bu işlemler. Mesela ilk başta kat irtifakı tapusu daha sonra normal tapu mu alınacak. Kat irtifakı tapusu ne zaman alınır vs. Bu tarz süreçler hakkında bilgi verir misiniz?
0
dedeminhirkasi
(24.10.25)
inşaat başladı mı? siz neyin taksidini ödüyorsunuz?

kooperatif dediğiniz şey, herkesin birleşip hep birlikte hareket ettiği bir yapı. normalde tek başınıza alamayacağınız bir arsayı toplaşıp hep birlikte almış oluyorsunuz. daha sonra da müteahhitten inşaat yapmasını istiyorsunuz. (kat karşılığı da olabilir, parasıyla da olabilir)

şu anda kooperatif ne için para topluyor? topladıkları para ile ne yapacaklar? arsa mı alacaklar?

ama tahminen şöyle olacak. toplanan para ile arsa alacaklar. sonra bir müteahhit bulup, bu arsaya inşaat yaptıracaklar. binanın projesi onaylandıktan sonra, inşaat başlarken kat irtifakı tapunuz olacak. inşaat bitecek, iskan alınacak, sonra kat mülkiyeti tapunuz olacak.
0
co2s2
(24.10.25)
Arsa alindi, müteahhit ile anlaşma yapıldı. İnşaata başlanacak.. ben şuanda üye olurken kabul ettiğim 2+1 daire için taksiti ödüyorum
0
🌸dedeminhirkasi
(24.10.25)
müteahhit ile anlaştıysanız zaten çok geniş bir vekaletname de vermiş olmalısınız. ya da eğer yetkisi varsa bunun kooperatif yönetimi de yapabilir. bu şekildedir yani. yoksa mevzuat çok fazla detaylı ve karışık. siz sedece kat irtifakları yapılıp oturma raporu da alındığında size ait bağımsız bölüm için tapuda devir için gidersiniz. kalan işler yüklenici yeni müteahhittedir.
0
ground
(24.10.25)
(7)

altın fonu mu fiziksel altın mı?

messina123
chatgpt altın fonu olarak al dedi. sizce yatırım yaparken fiziksel altın mı fon mu?
chatgpt altın fonu olarak al dedi. sizce yatırım yaparken fiziksel altın mı fon mu?
0
messina123
(24.10.25)
Altın fonu ile fiziksel arasındaki farkı biliyor musun? Önce bunu bi öğren hoca
-7
avatar is back
(24.10.25)
chatgbt ye güven o ne diyosa onu al
-1
Başka
(24.10.25)
Fizikseli güvenli saklama imkanın varsa; fiziksel.
0
kumandanim
(24.10.25)
fizikisi varken neden sanalını alıyorsun ki?
-1
co2s2
(24.10.25)
@avatar is back bilsem niye sorayım bilader?
+1
🌸messina123
(24.10.25)
kazanç/kayıp olarak pek farkı yok. fiziksel altını saklaması büyük dert. Mesela hırsız girse alır götürür. deprem,afet olsa kaybolup gidiyor.
altın fonunda şöyle bir sıkıntı va. mesela şuan para lazım olsa fizikseli hemen götürüp nakite çevirebilirsin. fakat fonda satış emri verdikten birkaç gün sonra hesabına para geçiyor. artı ve eksilerini kıyaslayıp ona göre tercihte bulunmak lazım
0
limonlu eksi
(24.10.25)
cevabi bilmiyorum ama chatgpt'ye asla guvenme. ona chatgbt diyen birini kaale bile alma.
0
buenosdias
(24.10.25)
(10)

Neden insan iş ve sosyal arkadaşlarıyla yüz göz olmuyor da eşiyle, sevgilisiyle kavga gürültü ediyor? Yüz göz oluyor.

mahmuttt
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz. Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor. Bu neden böyle oluyor? Ayn
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz.

Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor.

Bu neden böyle oluyor?

Aynı ev içinde olmaktan mı, yoksa konuya duygusal taraf olmaktan mı?

Ve bunu hangi bilinçle değiştirebiliriz
0
mahmuttt
(24.10.25)
Beklentilerden ötürü.
+1
osssy
(24.10.25)
diğer insanları aslında iplemiyoruz. dinliyormuş gibi yapıyoruz. yorum yapmamaya çalışıyoruz. yargılamıyoruz. ama yakınlarımıza yapmamız lazım.
0
ground
(24.10.25)
yakın olduğumuz insanlara müdahale etme yönetme kızma bağırma hakkını elimizde görüyoruz. çünkü gidemezler uzaklaşamazlar vs diye.

ama uzak insanlara kötü davranırsak müdahale edersek direkt hayatımızdan kolayca çıkıp gidebilirler bu yüzden daha temkinli yaklaşıyoruz
+3
jelly bear
(24.10.25)
muhtemel bir sebebi de yakınlarımızla organik/kan bağı var. biliyoruz ki ne kadar vurdulu, kırdılı davransak da o bağ hemen kopmayacak, nazımız geçecek, kaprislerimize veya en üst seviyedeki sinirli çıkışlarımıza tolerans gösterecek. ama elin kızı/adamı "sen kim oluyorsun da..." ile başlayan had bildirme veya seni silme aşamasına kolayca geçecek. ne sen, ne de o "gerektiğinde sinirlenme" hakkına tahammül edebilecek...
+3
m e b
(24.10.25)
kavga edecek 1500 kulvarınız eşinizle sevgilinizle:

şu fatura neden ödenmedi? çocuğu okuldan neden sen almıyorsun? akşam neden patlıcan yiyoruz? o kıza neden baktın? bu kim? annene gitmeyelim. maça gidemezsin. çok para harcıyorsun.

iş arkadaşınızla kavga edecek ancak 1 (bir) kulvar var, o kulvar da belli kurallar ile düzenlenmiş olduğu için ve ikinizin de işten atılma korkusu olduğu için çok fazla kavgaya sebebiyet vermiyor.

(iyi ki boşanmışım. yukarıda bir iki sorum yazdım ya, kanım çekildi resmen)
0
co2s2
(24.10.25)
Çok bilmediğin, tanımadığın biri sana bir şey söylediğinde arkasındaki niyeti kestiremediğin için tedbirli yaklaşıyorsun. Savunmaya geçip geçmemek konusunda bir fikrin olamıyor. Çünkü karşıdan gelen yorumun/sorunun ardında başka bir niyet var mı bunu anlayamıyorsun. Çok samimi olduğun, her şeyini bildiğin bir arkadaşın, eşin veya sevgilin bir şey söylediğinde söyleme biçiminden, ses tonundan, ufacık mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyorsun (ya da anladığını sanıyorsun) o yüzden ne karşılık vereceğin daha net.

Biri sana bir laf edince gerçekten sana mı laf etti bilemediğin için bilinçaltında "belki de bana laf etmemiştir, kendimizi rezil etmeyelim durduk yere insan içinde" düşüncesi oluşuyor ve tartışmaktan, kavga etmekten geri duruyorsun.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
o kadar da umursamıyoruz içten içe ya. ben en yakın arkadaşımın derdini dert edinirim ama iş arkadaşımın derdini dert edinmem mesela. anlık olarak konuşur geçersin. paylaşımın daha az çünkü hem duygusal hem genel olarak. ama aile, sevgili, yakın arkadaşla ortak paydan ve çatışma için cephen çok :)
0
chanandler bong
(24.10.25)
başkalarını olduğu gibi kabul edebiliyorum, çünkü beğenmesem bile bana ne ailesi düşünsün, eşi, çocukları düşünsün diyebilirim.

ama yanımdakiler, ailem eşim beni bağlar ve ben onlarla bir şeyleri düzeltmeleri konusunda kavga edebilirim. çünkü onların yaptığı bir yanlış bana dokunuyor veya kendisine dokunuyor, onları önemsemek zorundayım.

hiç bişey olmasa benim hayatımı etkiliyorsa kavga ederim tabii ki. hiç kavga etmediğim arkadaşımla da uzun süre aynı evde yaşasam onla da kavga edebilirim.

diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(24.10.25)
İnsan değer verdiğinden alınır, değer verdiğine kızar kırılır gücenir vs. Ama şu var, en çok evdekilere, en yakınlarına, aile bildiklerine karşı nazik ve hassas olmak gerekiyor, en çok onların kalplerini kırmamaya özen göstermek gerekiyor çünkü zor zamanda kimse yanında olmuyor ailen oluyor. Zor zamanda sana destek olmayı onlar için bir "mecburiyet" hatta "mahkumiyet" haline getirmemek gerekiyor. Bu hem kendine hem onlara saygı ve sevginin bir gereği.

Dışarıdakine daha iyiyiz çünkü ondan zarar gördüğümüzde ona zarar veremeyeceğimizi düşünüyoruz, eller iyisi olmakla kendimizi koruyoruz aslında. Ama içimizde biriken öfkeyi tepkiyi isyanı evdekilere boşaltınca evler ağusu (ağu=zehir) oluyoruz. Bu modeli çok uzun yüzyıllardır babanın anneye olan öfke kusma seanslarından öğrendik, bunun üzerinden yürüdü. Kadınlar doldu taştı, evlilik içi tecavüzdür çünkü bu, sadece şiddet değil tecavüzdür.

Beyin plastisite özelliği olan bir varlık. Değişime uyum sağlar, tam da bu sebeple evrim gerçekleşmiştir. İnsan her şeyi zihninde çözer ve başarır. İstersek bu kalıbı rahatlıkla değiştirebiliriz yani. Adım adım bile olsa kaplumbağa yavaşlığında bile olsa değişim mümkündür.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
eşimi umursuyorum çünkü diğerleri figüran.
0
Hallegadola
(24.10.25)
(8)

Ofiste odaklanma problemi

harmanyeri
Ofiste diğer çalışanların aralarında fazlaca sohbet etmesi sebebiyle odaklanma problemi yaşıyor olsanız,kendilerine söylemeniz durumunda mutlaka alınacaklar ve kendileriyle ilişkiniz bozulacaksa,konuyu yöneticiye açmanız durumunda onlar kadar konuşmayan olarak sizin söylediğiniz anlaşılacaksa,kulakl
Ofiste diğer çalışanların aralarında fazlaca sohbet etmesi sebebiyle odaklanma problemi yaşıyor olsanız,
kendilerine söylemeniz durumunda mutlaka alınacaklar ve kendileriyle ilişkiniz bozulacaksa,
konuyu yöneticiye açmanız durumunda onlar kadar konuşmayan olarak sizin söylediğiniz anlaşılacaksa,
kulaklık takma veya başka bir yerden çalışma imkanı yok ise
ne yapardınız?
0
harmanyeri
(24.10.25)
"Tanrım lütfen daha az konuşsunlar" diye yalvarırdım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.10.25)
tak kulaklığı aç müziğini podcastini bak keyfine bro
+1
messina123
(24.10.25)
Başkalarını rahatsız edecek derecede fazlaca konuşma, genelde boş kalmaktan kaynaklanıyor. İş yerinde verimlilik açısından onlara yeni görevler verilmesi hususunda plan , projeler yapar üstlere sunulabilir mesela.
Ama bunları yönetime birden ardı ardına bildirimlerle değil geniş zaman aralığına yayın.
Amacımız tabi ki bu gürültücü kimselere eziyet, yağcılık, kişisel maddi bir menfaat değil, kurumumuza biraz faydanın dokunması.
O kimseler ilkokul hayatlatında öğretmenden ödev isteyen çalışkan öğrenciye de karşı çıkmışlardı.
imgflip.com
0
diyecevaplandı
(24.10.25)
o saçma muhabbetlere katılıyormuş gibi yapar içten içe gülerdim. ciddiye aldıkça büyür bunlar kafada çünkü. mottomuz "çok da fifi" yani
0
Improbable
(24.10.25)
eğer sevmediğim insanlarsa, katlanamayacak kadar kötüyse istifa ederdim. bu çözüm için ağırsa yerinin değişmesini de isteyebilirsin.
-1
Başka
(24.10.25)
@Improbable +1

siz sanki zaten konsantre olamayacakmışsınız da, başkalarını bahane ediyormuşsunuz gibi geldi. kafaya takmazsanız rahatlarsınız. takın kulak üstü bir kulaklık, rahatlayın. hem duymazsınız, hem de kulaklık taktığınız belli olur. soran olursa, çok ses oluyor, o yüzden takıyorum dersiniz. yoksa gidip amirinize "amirim bunlar çok konuşuyor" diye ilkokul 3'teki gibi şikayet mi edeceksiniz?
0
co2s2
(24.10.25)
verdiğiniz problem tarifi "iletişim kurmadan derdimi nasıl anlatırım?" gibi bir ifadeye dönüşüyor.
i-le-ti-şim kur-ma-lı-sı-nız
0
Etanglement
(24.10.25)
kulak tıkacı tak. soracaklardır. çok konuşma var odaklanamıyorum dersin. mesaj iletilir.
0
archmeister8
(24.10.25)
(8)

Kariyer ikilemi

kiminromeosu
Merhaba,Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum. Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaş
Merhaba,
Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum.
Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.
Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaşamıyoruz ve bu durum düzelmeyecek gibi. Ciddi mobbing yiyorum, yolum uzatıldıkça uzatılıyor.

Kaçış yolları ararken Ivy Lig'deki bir okula, proje taslağı gönderdim ve çok ayrıntılı, heyecan verici bir geri dönüş aldım. Proje beğenildi ve aslında doktora sürecinin tamamına yayılabilecek kadar kapsamlı olabileceği söylendi. Maddi destek alınabilecek bir projeymiş ve gel doktoranın tamamını burada yap diyorlar.

Benim kadrom şu anda çakılı. ABD'de de beşeri bilimler alanında kadro bulmak da çok zor. Okulum beni 1 yıllığına bile bırakmıyor, gitmek istiyorsam istifa etmem gerek.

Bir tarafım, kendine güven, güncel ve rekabetin çok yüksek olmadığı bir alanda uzmanlaşacaksın, bunu avantaja çevirebilirsin derken diğer tarafım bunun hayalperestlik olduğunu söylüyor.

Burada çok mutsuzum. Hangi yolu tercih etmek lazım dersiniz?
0
kiminromeosu
(24.10.25)
Mutsuzluk gayet normal. Yüzyıllara yayılan anadolu nun ruh hali. Orda bi tuhaflık yok.
Anladığım kadarıyla yurtdışına gidecek kadar cesur biri de değilsin.
Mutsuzluk meselesini hallet burda kuzu kuzu devam et.
Ya da cesur ol.
0
luluki
(24.10.25)
böyle durumlarda insan garantici olmak istiyor ama belki de gelen fırsatları kaçırıyoruz.
eğer orada yapamazsan tr ye döndüğünde zaten işsiz kalmazsın.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Yıllar önce benzer bir durumdayken istifa edip gitmeyi tercih ettim. Gittiğim yer de öyle Ivy falan değildi, Almanya olmayan bir Orta-Doğu Avrupa ülkesiydi. Doktorayı bitirince Türkiye'de köklü üniversitelerden birinde kadro buldum. Ha dönünce bambaşka mobing zırvalarıyla uğraştım ama kalsaydım her şey çok daha kötü olurdu. O yüzden bu koşullarda cesaret göstermek önemli. Ama karşı tarafı garanti altına almadan istifa etmeyin. Parayı buluruz ederiz deyip sonradan patlayan da çok oluyor, hele de şu an Amerikan akademisinin durumu malum.
0
evrim halkasi
(24.10.25)
istifa etmeden önce diğer alternatifleri iyice araştırın. tübitak ın doktora araştırma bursları var, onlara bakın, almaya hak kazanırsanız üniversite izin vermek zorunda zaten.

veya doğrudan rektörden randevu alıp fakültenizdekileri kötülemeden, eğitim için ücretli veya ücretsiz izin almak istediğinizi söyleyin. kabul ederse 1-2 yıl arasında izin alabilirisiniz. yurtdışında işler kötü giderse geri dönebilirsiniz böylelikle.

bütün alternatifleri inceleyin, araştırın, hatta anakaraya gidip yökteki ve tübitaktaki ilgili birimlerle konuşun. kimsenin haberi olmayan çok sayıda destek, uyugulama vs. var.
+1
yemrem
(24.10.25)
iş arkadaşlarınızla aranız kötü, mobbing var, önünüzü tıkıyorlar ve bu hikaye bitmeyecek. başka okula da gidemiyorsunuz. yurtdışını bilmem ama mevcut yerde durmamanız gerekiyor.
+2
co2s2
(24.10.25)
Seni biliyorum. Sakın istifa etme. Atıyorsa onlar atsın.
+1
Kahvedesu
(24.10.25)
ben de üniversite çalışanı olarak söyleyeyim, gidin. aile ile ilgili sorunlar vs dışında, gidin. yolunuz bahtınız açık olsun.
0
klassno
(24.10.25)
eileengray +1 once sureci olusturun, sonra karar asamasinda dusunursunuz.

abd'de sosyal bilimlerde hic para yok, stipend bile vermiyorlar. ben business school'da aldigim stipend'i soyleyince humanities'teki arkadaslarin gozu aciliyordu nasil ya hangi departman o diye. ucu ucuna yetecek bir para veriliyor. elbette phd'nin amaci para kazanmak degil ama yine de belirteyim dedim.

mezuniyet sonrasi da pek ic acici degil. cok ragbet goren biri olmadigin surece cok uzucu dusuk maaslara calisiyor profesorler bile. yani 50-60 yasindaki hocanin 22 yasindaki ogrencisi ozel sektorde hocasinin 2-3 kati ile baslayabiliyor. cok uzucu. ve bu is bulabildigin zaman gecerli. akademide is bulmasi da cok ciddi dert. fundinglere cok ciddi darbeler geliyor.
0
antikadimag
(25.10.25)
(1)

Galatasaray - Bodø/Glimt maçı full video

prole
Özet değil ama tüm maç videosu bulunabilir mi?
Özet değil ama tüm maç videosu bulunabilir mi?
0
prole
(24.10.25)
var ama rusça:

soccerfull.net
0
co2s2
(24.10.25)
(10)

Kombin önerisi

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/sftlwax*Ufak farklar var kararsız kaldım*1'de çizme var pek belli olmamiş*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
hizliresim.com

*Ufak farklar var kararsız kaldım
*1'de çizme var pek belli olmamiş
*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi
*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
0
egerbiryolcu
(23.10.25)
Bence 3 şahane gözükmüş kombin olarak. Üstüne giydiğin gibi beyaz bir palto yerine varsa siyah ya da gri bir palto daha hoş durur, görüntüyü tamamlamış olur. Havalar da artık serinledi nerede yaşadığını bilmiyorum ama saat 17.00'dan sonra iyice soğuyor her yer bence sıcaktan da pişirmez gibi.
+2
mermaidd
(23.10.25)
Çorap şart mı?
0
gabe h coud
(23.10.25)
@gabe h coud
Evet çorap kesin olacak
0
🌸egerbiryolcu
(23.10.25)
Ben maşallah deme hakkımı kullanıyorum. 3 iyi.
+2
arbre
(23.10.25)
Kesinlikle 3 bu arada hangi şehir 😂
0
olaylar olaylar
(23.10.25)
2
Birden takip ete tiklayanlar artacak
0
kisa
(23.10.25)
3 ile ciddi düşünürüm.
0
late viper
(24.10.25)
3
0
cooperr
(24.10.25)
no3 sokakta karşımdan yürüyerek gelse, kaldırım bitmeden evlenme teklif ederim
0
co2s2
(24.10.25)
Calvino da 3 derdi.
0
thracia
(24.10.25)
(5)

Taşeronu oldugumuz firmaya başvurma

WithWorth
Savunma sanayi ana oyunculardan birinin taşeronuyuz. Binlerce kişilik firmalar.Üstümüz olan firmada benim pozisyon için ilan açılmış. O roldeki adamlarıyla toplantı falan yapiyoruz sürekli, bizi hiç beğenmiyorlar 🤦‍♂️ başvuram mı ?Adam taşeronundan adam çeker mi ¿ Toplantıda "cv'ni beğendim" falan d
Savunma sanayi ana oyunculardan birinin taşeronuyuz. Binlerce kişilik firmalar.
Üstümüz olan firmada benim pozisyon için ilan açılmış. O roldeki adamlarıyla toplantı falan yapiyoruz sürekli, bizi hiç beğenmiyorlar 🤦‍♂️ başvuram mı ?
Adam taşeronundan adam çeker mi ¿ Toplantıda "cv'ni beğendim" falan der mi ?
0
WithWorth
(23.10.25)
muhtemeln gizlilik anlasmasi geregi alt yukleniciden ise alim yapmazlar, conflict of interest olabilir.
eger boyle bir engel yoksa o buyuk firmadan en yakin hissetiginiz kisiye usulca sokulup merhaba diyiniz....gelen feedback e gore devam eder yada iptal edersiniz.
+1
cairo
(23.10.25)
başvurabilirsin kaybedeceğin birşey yok.
0
orpheus
(23.10.25)
Ben daha önce yaptım. Donörümüz olan bir kurumda başka bir projeye başvurmuştum alındım. Aynı proje değilse ve @cairo'nun da dediği gibi çıkar çatışması yoksa değerlendirilirsiniz. Bence başvurun.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
ne kaybedersiniz ki?
0
co2s2
(24.10.25)
ben de aynı şekilde ana firmaya geçmiştim. ana firma olarak taşerondan aldığımız da olmuştu. firmanın yapısını beğenmeseler de şahsen yaptığınız işi beğeniyor olabilirler.

bazı sektörlerde bu kesinlikle yasaktır. önce bunu öğrenmeniz faydalı olabilir.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(8)

şehirlerarası otobüsler uzayı mı büküyor

kibritsuyu
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşl
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?

benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşluk yok. arka koltuğa da anca üç kişi göt göte oturuyor. ve benim aracım yoldaki bir şeridi neredeyse tamamen kaplıyor. yani iki araba yan yana gidemezsin.

ama şehirlerarası otobüse bakıyoruz, solda iki tane koltuk, sağda iki tane koltuk, her iki kişi de birbirine temas etmeden rahatça oturabiliyor, ortada da servis arabası bile sürülebilecek geniş bir koridor var. ve bu otobüs de yoldaki bir şeridi kaplıyor, yan şeritlere taşmıyor.

nasıl oluyor lan bu?
+6
kibritsuyu
(23.10.25)
arabanın koltuğu daha geniş, aynı say yine de. arabada kapı tarafında et kalınlığı daha fazla otobüs ie daha kübik, net. o geniş koridor dediğin her halde 2.5 karış falandır.
+2
kisa
(23.10.25)
gemi suyun üstünde nasıl duruyorsa, otobüste karayolunda öyle duruyor.

mercedes e kasa genişlik 2 m, mercedes travego genişlik 2,5 metre ateistler bunu da açıklayın.
+2
mikahakkinen
(23.10.25)
Biraz göz yanilsamasi, biraz da kisa’nin dediği gibi ölçülerin farklı olmasından kaynaklanıyor.

Şerit genişliği 3,5 metre falan. Ortalama bir araba 1,80 desek otobüsün genişliği de 2,50 civarında olsa gerek. Arada devasa bir fark yok, otobüsün koltukları dar, yan paneller ince. Arabada tam tersi. Aslında şerit geniş. Bakış açımız sebebiyle olduğundan dar görünüyor.
+1
orient blue
(23.10.25)
otobüs daha geniş. travegonun genişliği 2550 mm imiş. megane sedan 2058 mm. (otobüs genişliği / araba genişliği diye aratınca çıkan ilk sonuçlar bunlar)
+1
inheritance
(23.10.25)
Abi onu soruyorum işte. Megane 2 metre, travego 2.5 metre, arada 50cm fark var. 50 santime +2 koltuk ve koridoru nasıl sığdırdık?
+3
🌸kibritsuyu
(23.10.25)
koltuk ölçüleri farklı. arabada koltuk için sağda solda boşluk var, otobüste iki koltuk için sadece cam kenarında boşluk var neredeyse 0. otobüste koridor tarafında aslında koltuk boşluğu yok, o koridor ve omuz tarafındaki pay paylaşımlı kullanılıyor.
otobüste et kalınlığı az.
araba koltuğunda insan daha da genişliyor ama otobüste daha bi, nasıl desem yarış koltuğu gibi, adamı topluyor aslında.
3 ordan 5 burada sığmış işte :D
+2
kisa
(23.10.25)
megane'ın genişliği 2 metre değil. megane'ın genişliği aynalar hariç 176 cm, aynalar dahil 205 cm. otobüslerin karoser kalınlığı daha az. ve otobüslerin koltukları daha dar.
+1
co2s2
(23.10.25)
Megane'ın aynalar hariç, karoserin en geniş yerinden genişliği ölçülünce 1.875 mm geliyor. Ancak bu genişliğe kapılar da dahil. Kapıların haliyle açılır kapanır olması, genişlikten bir miktar kayba neden oluyor. Lastiğin ortasından izdüşüm alınarak genişlik ölçüldüğünde ise 1.600 mm civarı geliyor ki bu ölçü bence iç mekanın genişliğinin kullanılabilir alanında çok daha gerçekçi bir rakam. Ancak bu genişlik bakımından da kayıplar oluyordur, lastiğin ortasından alınan ölçüye dik bir şekilde hayali bir dikme çekin, kullanılabilir genişliğin 1.600 mm'den de az olacağını göreceksiniz. Arabanın ölçüleri: 0-100.ro

Travego'nun genişliği 2.550 mm. Koltuklar karosere olabildiğince sıfır. Karoserde kayıp çok daha az çünkü koltuklar kapıların yanında değil, düz sac ve camın yanında. Bu nedenle otobüs bu genişliği çok düşük kayıplarla kullanabiliyor. Ölçüler dikkatli incelendiğinde kullanılabilir alan farkının 1 metreye yaklaştığı görülecektir. Otobüsün ölçüleri: www.scribd.com

Otobüsün koltukları çok daha dar ve iki iri erkeğin omuzlarının birbirlerine temas etmemesi mümkün değil. Boyum 1.80 civarında ve erkeğim, koridor tarafında otururken omzumu çekmezsem küçük bir çocuk ya da çok minyon bir kadın geçmediği sürece temas kaçınılmaz oluyor. Herkesin birbirine sürttüğü bir alanda 4 kişi ve bir koridor mümkün oluyor böylece.

Özetle, fizik her zaman her yerde çalışıyor ve kazanıyor. Otomobilin ölçülerini doğru okursanız aradaki inanılmaz boyut farkını görürsünüz.
+1
10551037
(23.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.