Giriş
(4)

Moda sahilde yüzülür mü?

monseur thenardier
Hava çok iyi ama yüzülecek bir yer mi bilmiyorum. İstanbul a yeni geldim uzmanlarına sorayım isterim.
Hava çok iyi ama yüzülecek bir yer mi bilmiyorum. İstanbul a yeni geldim uzmanlarına sorayım isterim.
0
monseur thenardier
(10.10.26)
isteyen her yerde yüzer.
-2
co2s2
(10.10.26)
Istanbul'da yuzmeyi, hele sehir icinde cok makul bulmuyorum. Eskiden istanbul denizi cok kirliydi, su aralar veriler ne soyluyor hic bilmiyorum. Ama yuzmek benim icin elzem degil sizin icin oyle ise, bogaz da bile yuzenler varken moda'da yuzulur. Cok nadir denk geldim fakat, yuzulur her turlu.
0
lumpen proletarian
(10.10.26)
maps.app.goo.gl
Şurası yaz boyu yüzen insanlarla doluydu.

Adaların Marmara denizine bakan plajları daha iyi olabilir.
0
kobuzchu kiz
(10.10.26)
Gittim yüzdüm yelken kulübünün yanındaki koyda. Su temizdi ama denizanası vardı. Su sıcaklığı da iyiydi. Gidilirmiş gayet. Arz ederim.
0
🌸monseur thenardier
(10.10.26)
(6)

delirmelik ses

klassno
şu linkteki ses nereden gelir? ev 7. katta ve yarım saattir kesintisiz devam ediyor. araba alarmı değil galiba.https://voca.ro/1lEMVOgHRMIp
şu linkteki ses nereden gelir? ev 7. katta ve yarım saattir kesintisiz devam ediyor. araba alarmı değil galiba.

voca.ro
-1
klassno
(29.09.26)
Geri viteste kalmış kamyon sesine benziyor. Yük mü indiriyorlar acaba?
+1
yadigar
(29.09.26)
forklift sesi?
0
HellKeePer
(29.09.26)
Kendi evinizden mi geliyor, konu komşudan mı geliyor, sokaktaki arabadan ta 7.kata mı duyuluyor?

Biraz detay alabilirsek beyin fırtınası yapalım.
+1
kibritsuyu
(29.09.26)
bazı buzdolapları da böyle sesler yapıyor
0
co2s2
(29.09.26)
selamlar,
Gece yarısı aralıksız en az 45 dakika sürdü, sonra pencereyi kapatıp yattım. ben sokaktan geldiğini düşünüyorum. Diğer dairelerden gelen bir sese benzemiyordu. Burada tam da duyulmuyor ama çok tiz ve kulak delen bir ses.

O saatte civarda kamyon, forklift vb bir şey göremedim sokakta.
0
🌸klassno
(29.09.26)
Dükkan alarmı olabilir.
+2
kibritsuyu
(29.09.26)
(15)

Müstakil Eski Ev vs Apartmanda Yeni Ev

depresif çocuk
Ev alma arafesindeyim dostlar. İki tip ev arasında kararsızım. Size birer örnek göstereyim.1) https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-eslider-gayrimenkulden-porsuk-evlerinde-satilik-3-plus1-1341200034/detay2) https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-emek-mh-tarih-bulvari-dibi-
Ev alma arafesindeyim dostlar. İki tip ev arasında kararsızım. Size birer örnek göstereyim.

1) www.sahibinden.com
2) www.sahibinden.com

İlk ev müstakil, daha geniş ama hem muhiti biraz sosyo-ekonomik anlamda düşük hem de iç mimarisi eski. İkinci ev ise daha modern, şehir merkezine yakın ama apartman dairesi biçiminde ve küçük.

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz?
0
depresif çocuk
(28.09.26)
çok öznel bence bunun yanıtı, ben mesela bundan önceki evim olsa apartmanı seçerdim o zaman komşu gürültüm yoktu, şimdi müstakili seçerim.
müstakilinde içi kötü değil o kadar beklediğimden iyi, mis gibi balkonu var önü açık, sürekli apartmanda güneşlik kapalı şekilde oturmak zorunda kalmayacaksın
0
eja
(28.09.26)
hocam müstakil ev böyle bir şey değil, bunun neresi müstakil? kat kat yapmamışlar da yan yana yapmışlar. ne bahçesi var, ne yanında yöresinde bir boşluk var. yatay apartman bu. müstakil dediğinin bahçesi olur, verandası olur, yanı yöresi açık olur.

apartman olana göre tek avantajı üst katta tepinen çocuk olmaz, kendin tepinirken aşağı ses gitme derdi olmaz.

onun dışında bence olacaksa yeni olsun, merkeze yakın olsun, modern olsun.
+12
kibritsuyu
(28.09.26)
Müstakil ev dediginiz ev öylr çok müstakil bir yapıda degil sagındaki solundaki komşunun gürültüsü yine evinin içinde. Ancak müstakilde şöyle bir durum var. Eger böyle bir evdeyseniz elinizden her işin gelmesi lazım her şeye usta çagırırsanız giden paraların haddi hesabı olmaz. Mesela çatıda bir sıkıntı var. Her masrafı her şeyi sizde,dış duvarda bir şey mi olacak sizde altyapıda bir sıkıntı mı oldu hepsi sizde ama apartmanda olsan zaten herkes para koyuyor her şey ortak yapılıyor cebinden minimum para çıkıyor. İlanı paylaştıgınız ev ferah bir şey olsa bahçesi olsa bunlara katlanılır dersin ama İlandaki ev böyle de degil. Ben olsam apartman derdim
+1
limonlu eksi
(28.09.26)
Buradaki müstakil değilde apartmandan bağımsız gibi. Eskişehir merkez için mantıklı olan apartman dairesi.
+1
mikahakkinen
(28.09.26)
normalde tabi ki bahçeli küçük şirin bir müstakil ev tercih ederim ama bu iki örnekten apartman dairesi daha iyi.
0
gercekdunya
(28.09.26)
selam, bu ev müstakil değil. bitişik nizam müstakil ev olmaz. ayrıca park sorunu var. müstakil olmanın da bütün kötü yanlarını taşıyor. çatın aksa kendin yaptıracaksın, tadilata girsen konu komşu rahatsız olur, önünde dar bir yol var araç parkı için sıkışık, teras vari bişey var ama konuştuğun sağ ve sol taraftan duyulur. keyifli gözüküyor olabilir ama inan bana biraz cins bir komşuya denk gelirsen hiç bir iyi yanı kalmayacaktır. daha kötüsü, gürültü yapan bir komşuya denk gelsen. sürekli terasta müzik açan, mangal yapan, eziyete dönüşür. 20 30 sene sonra yıkayım yenisini yapayım desen de yapamazsın, bitişik nizam.

ikinci ev ise, çok sıkışık, Balkonu küçük, balkon denemez ama ıvır zıvır koyulur, belki ufak bir masa atılır sigara çay içilir. ayrıca iki evin de önü kapalı. ikinci evin fayansları falan çok kötü, uzun vadede rahatsız eder. fayans mı tam emin olamamakla birlikte evin her odasına döşenmiş. odalara fayans üzerine parke döşetirsen ve mutfaktaki bordo renkli yerleri normal bi renge çevirirsen olabilir ama yine antre, banyo, tuvalet ve mutfak zemini çok iç açıcı olmayacaktır.


b planı, ev gelecekte değer kazanacak bir muhitteyse, ufak tefeğini yaptırır otururum, parke de döşetirim, ilerde günü geldiğinde satar üzerine de para koyar bana daha uygun daha güzel bir ev alırım diyorsan yeni olan ev düşünülebilir.

son olarak ev almak için nakit vb bişeyler varsa elinde, çok avantajlı bir zamandasın. bütün kozlar senin elinde. kredi falansa yine avantajlı durumdasın. bu da çok daha fazla seçenek araştırıp kendine en uygun olanı bulman demek. illa sıfır daire diye bakma. 10 sene 15 sene bişey değil onlara da bak.

bir de evlerde girişin üstü ve onun üstü makbüldür. 2 ev 4. kat gibi gözüküyor. asansör var deme taşınma masrafı falan ciddi artıyor. bir eşya indireceğin çıkartacağın zaman adam tutmak zorunda kalıyorsun. 4.5. katlardaki ev fiyatları 2. kattakilerden ucuzdur bu yüzden.

müteahitten ev alıyorsan, kesinlikle şu taktiği yapacaktır. önce elindeki satmak istediği 4. 5. kat. , içi çok güzel olmayn evleri satmaya çalışacaktır. sen 2. kat vb sorduğunda veya güzel cepheden ev istediğinde yok diyecektir. o yüzden uyanık olmalısın. tamam sağol, şu katta, şu cephede ev olsaydı alacaktım, hadi hayırlı işler deyip gitmelisin. paraya sıkışmışsa peşinden koşacaktır. yaa aslında şurası da var bir miktar peşinat aldım ama henüz satılmadı vb
0
omer460
(28.09.26)
aynı müstakilden eşimin ailesinde var. istediğimiz zaman mangal yakmak dışında bir artısı yok bence. temizliği vs zor. sürekli in çık yapmak gerekiyor. bir de altta salon harici bir oda olmalı bence. yoksa mutfak salon arasında aşırı bunalıyorsun. eş çocuk durumu nedir bilmiyorum ama mesela çocuğun bezini değiştireceksin yukarı çık, üzerini değiştireceksin yukarı çık, tuvalet mi dolu yukarı çık..

ikinci evde ise gözlerim yoruldu desenden. bir de bana net 90 metrekare gibi de gelmedi sanki daha küçük. balkon yok gibi bir şey.

ha illa bu ikisinden biriyse ben yeni olan daireyi seçerdim. ama mecbursam. mecbur değilseniz aramaya devam edin.
0
elorelia
(28.09.26)
muhitleri bilmiyorum ama ilk ev hoşuma gitti. geniş geniş balkon var, yazın açık havada oturmak büyük keyif. evde tıkılmazsınız.
+1
co2s2
(28.09.26)
emek mahallesi de çarşıya pek yakın değil ki hocam. aralarında merkezilik anlamında pek bir fark yok sanki. muhit olarak da pek iç açıcı bir yer değil diye biliyorum. piyasadan uzak kaldım ama seçenekler pek f/p gelmedi gözüme
0
glamdr1ng
(28.09.26)
çamlıca hoş bir mahalle değil. eğer o mahallede doğup büyümediysen zorlanırsın. emekte çok hoş bi yer değil. ama çamlıcaya göre daha iyi olabilir.

müstakil olarak verdiğin örnek başına çok dert açar. eğer tamirat tadilat işlerinden anlıyorsan veya bu işleri yaptırmak için bütçe ve usta denen yamuklarla uğraşacak sabrın varsa neden olmasın.

orhangazi mahallesine de bakabilirsin.
0
scudman1
(28.09.26)
konudan bağımsız fiyatlar ne kadar uygun ya. ankara'da bizi öpüyorlar.
0
summerjam0306
(28.09.26)
Normalde müstakil derim ama bu ikisi arasında kesinlikle apartman olan.
+1
megalomaniac
(29.09.26)
Linkteki apartman dairesi güzel değil. Aşırı boğucu.

Müstakil olanı tercih ederdim. Bahçesi olmasa da balkonu çok güzel.
Odaları da ferah, aydınlık.

Tadilatlar zamanla yapılır.
0
anaphylacticshock
(29.09.26)
Müstakil dediğiniz ev çok yaşlı. Yakında kentsel dönüşüme girebilir. Ben Eskişehir'den 2014'de ayrıldığımda o evler zaten en az 15 yıldır oradaydı. Zaten çamlıca'da kentsel dönüşüm başlamıştı. Ben 1.5 yıl dönüşümden sonra yapılan yeni bir apartmanda oturdum Çamlıca'da. Ayrıca evin metrekaresine teras, Balkon vb de giriyor, ev küçük.

İkinci evi tavsiye ederim. İkinci ev de küçük olmasına rağmen daha derli toplu. İleride satılma ihtimalinde el değiştirmesi kolay, yaşı genç. Masraflar apartmanla ortak... Vb.
0
strawberry first
(04.10.26)
Bu evler elma ile armut durmunda, ayrıca ikincinin muhiti de pek farklı diyemem sadece daha yeni.
0
yeninesiltupcu
(04.10.26)
(1)

Claude'nin tüm sohbeti okuması sorunu?

eisberg
Pro plandan ücretsize geçtim. Aynı sohbette yeni bir şey sorduğumda tüm sohbeti yeniden okuyor ve bu yüzden (sanırım) 3 - 5 soru sonra hakkım bitiyor. Bunu pro hesap almadan aşmanın bir yolu var mı?Teşekkürler
Pro plandan ücretsize geçtim. Aynı sohbette yeni bir şey sorduğumda tüm sohbeti yeniden okuyor ve bu yüzden (sanırım) 3 - 5 soru sonra hakkım bitiyor. Bunu pro hesap almadan aşmanın bir yolu var mı?

Teşekkürler
0
eisberg
(28.09.26)
tüm sohbeti yeniden okumazsa size yanlış cevaplar verecektir. konuşmanın gidişatından kopacaktır. ne hakkında konuştuğunuzu unutacaktır. daha önceki konuşmalarınız önemli değilse, her defasında yeni chat penceresi açarak aşabilirsiniz..
+1
co2s2
(28.09.26)
(6)

Tişörte baskı yaptırmak

kullanicadi
SelamlarTişört üzerine baskı yaptırdığınız, memnun kaldığınız bir yer var mı? Hem tişörtün kumaş kalitesi hem de baskının kalitesi iyi olsun istiyorum. Daha önce deneyip memnun kaldığınız yerleri önerirseniz çok sevinirim🫶
Selamlar
Tişört üzerine baskı yaptırdığınız, memnun kaldığınız bir yer var mı? Hem tişörtün kumaş kalitesi hem de baskının kalitesi iyi olsun istiyorum. Daha önce deneyip memnun kaldığınız yerleri önerirseniz çok sevinirim🫶
0
kullanicadi
(28.09.26)
istanbul'da bir kaç yer denedim baskı güzeldi tişörtü sevmedim . başlığı takip edeceğim .
0
devilone
(28.09.26)
basmatik.com buradan yaptırmıştım ve memnun kalmıştım
+1
kisa
(28.09.26)
tişörtü kendin almak da bir seçenek.
0
co2s2
(28.09.26)
Ben Ümraniye'den bir yere yaptırıyordum ekibim için. Geçtiğimiz hafta yine yaptırmak istedim, Bodrum'da oldukları için beni Kadıköy'de bir yere yönlendirdiler. Nüfus müdürlüğünün üst sokağında. İki kere yıkadım şu an için sorun yok onunda da.

Piyanistim olan kızın annesi ise, yine aynı şekilde aynı sayıda tişört baskı yaptırdı Kağıthane'de bir yerde. 10 tane tişörtü tanesi 200 tl'den yaptırdı. Ve çok memnun kaldılar. Hatta tişört de satıyorlar onlar 200 tl'ye.

İlgilenirseniz isimlerini veririm ve baskı fotolarını paylaşırım.

Ek:
Duyuruda benzer soruma cevaplar
www.eksiduyuru.com
0
la traviata
(28.09.26)
Beğenmezsen de güncelle ki bilelim :)
0
kisa
(28.09.26)
Baskı çok iyi görünüyor, tişörtün kumaşı azıcık sert ve kalın geldi bana ama yine de güzel. En azından tok duruyor. Birkaç kez yıkanınca baskı nasıl olur bilmiyorum ama şimdilik gayet beğendim <3
+1
🌸kullanicadi
(01.10.26)
(5)

Yarınki İstanbul hava durumuna göre nasıl giyineceğiz?

egerbiryolcu
Hepmizin ortak derdi buymuşçasına sorar gibi oldum ama...Bugün ben evde bile çok üşüdüm. Yarın hava bugünden de soğuk gözüküyor ve yine yağışlı olacak. Tasarladigim kombin şu şekilde, siyah boğazlı body, üstüne gri kalınca bir hirka üstüne de mont. Ama emin olamıyorum çok mu pişirir ideal mi olur di
Hepmizin ortak derdi buymuşçasına sorar gibi oldum ama...

Bugün ben evde bile çok üşüdüm. Yarın hava bugünden de soğuk gözüküyor ve yine yağışlı olacak. Tasarladigim kombin şu şekilde, siyah boğazlı body, üstüne gri kalınca bir hirka üstüne de mont. Ama emin olamıyorum çok mu pişirir ideal mi olur diye. Çünkü yaşadığım yer diğer ilçelere göre ekstra daha soguk. Cumartesi günü montla çıktım evden, bakırköy civarına gelince hep elimde tasidim montu.

Kat kat kalın kazak mont hırka giyme dönemine girdik mi kesin olarak:/
0
egerbiryolcu
(27.09.26)
Girmedik henüz.
Üsküdar’da dışarıda tişörtle takıldım bu saate kadar. Yağmurlu hava ekstra nemli olduğundan mont giymek falan Allah muhafaza.. Bu hava, tişört üstüne ince hırka, ele de rüzgarlık/yağmurluk havası benim için.
+1
lil siztah
(27.09.26)
bot/çizme şart oldu. ince uzun kollu üstüne çok da kalın olmayan bir mont giyerim. yanıma da hırka alırım. tüm gün ofiste olacağım zaten, çok aşırı üşümem bence.

şemsiyeleri unutmayalımmm.
0
art cat chocolate
(28.09.26)
en düşük 17 derece diyor. 17 derece 3 kay giyilecek bi hava değil ya. 2 kat yeter. 17 derecede bunlar giyen biri 0 derecede ne giyer hayal edemedim. ben olsam uzun kol üstüne üstüne yine ince bi montumsu bi şey uygun olur.

tabii kişiye bağlı bu çok üşüyen biriyseniz başka.
+3
jelly bear
(28.09.26)
3 kat giymeyeceğim ya :d hırkayı ofiste üşürsem diye yanıma alıyorum. bazen havalansın diye camları açıyoruz, o sırada giyerim.
0
art cat chocolate
(28.09.26)
ben hala tişörtle geziyorum ama arabamda her daim bir yağmurluk vardır.
0
co2s2
(28.09.26)
(9)

5 yaş fark ve aynı işte flört nasıl olur?

ezkaza
Aynı firmada çalıştığım bir kız var. Aslında aynı işleri yapmıyoruz farklı ekipteyiz ama aynı direktöre bağlıyız öyle düşünün. Yaklaşık 1.5 yıldır tanışıyoruz ve gözlemliyorum kendisini… Son zamanlarda kendisinden hoşlandığımı farkettim. O farketmese de sürekli ona bakıyorken buluyorum kendimi. Hatt
Aynı firmada çalıştığım bir kız var. Aslında aynı işleri yapmıyoruz farklı ekipteyiz ama aynı direktöre bağlıyız öyle düşünün. Yaklaşık 1.5 yıldır tanışıyoruz ve gözlemliyorum kendisini… Son zamanlarda kendisinden hoşlandığımı farkettim. O farketmese de sürekli ona bakıyorken buluyorum kendimi. Hatta evlenme hayali bile kuruyorum içten içe. Uzun zaman sonra İlk kez böyle bir şey yaşıyorum. Asansörde koridorda vs kaderin cilvesi adeta her gün başbaşa olacak şekilde karşılaşıyoruz, genelde tek cümle ile sonuçlanıyor bu süreç. ilginçtir ben kafamda aslında çok şey kurabilen bir tipim ama buna rağmen konuşmuyorum. Hep Tek cümle. Tutukluk gibi bir şey belki de. Yani eminim biraz konuşmaya başlasam o da karşılık verecek. Bence Bir çekim var aramızda.
5 yaş büyüğüm. Ben doksan beşliyim. O ise ikibinli. Aradaki 5 yaş Çok mu sizce? En son üniversitedeyken bu flört işleri olmuştu epeydir böyle bir şey hissetmemiştim. Ne yapacağımı da bilemez bir haldeyim dolayısıyla.
Bir de ben bu hoşlanma durumunu çok kendi içimde yaşayabilen bir tip değilim muhakkak karşı tarafa bir noktada hissetiricem. Aynı işte olunca bu durumlar nasıl oluyor? Hay Allah. Başıma ilk kes geliyor böylesi. Olursa eğer kimseye söylememek mi gerekir?
0
ezkaza
(26.09.26)
25 ve sonrası için 5 yaş sorun değil.
+3
asue
(26.09.26)
Yaşı çok küçük olmadığı için 5 yaş fark normal ama aynı iş yerinde olması sıkıntı. Aynı iş yerinde sorunsuz bir ilişkiye ben bu yaşıma kadar şahit olmadım açıkçası.
+2
mutekebbir
(26.09.26)
@mutekebbir +1 yaş farkı sorun değil aynı işte olması ileride sorun olabilir. bence 2 yöntem var nasıl ilerleyeceğinle ilgili.

birincisi kızla havadan sudan konuşursun ve aldığın karşılığa göre ilerlersin. yani ne tam hoşlandığını belli edersin ne de tamamen ilgisiz kalırsın. bu daha profesyonel bir yaklaşım (bence) dolayısıyla iletişim becerilerinin çok iyi olması gerekir ya da içgüdülerinin hoşlanmandan bağımsız bir şekilde güzel çalışması gerekir ki "güldü, devam" saflığında ilerlemesin.

ikincisinde direkt kıza gidip dersin ki dışarıda kahve içelim mi, burada onunla ilgilendiğini direkt belli etmiş olursun kabul ederse denersin etmezse unutursun.

sen şimdiden hayaller falan kurmaya başlamışsın dolayısıyla bu hayal kırıklığının boyutu süresiyle doğru orantılı olacağı için ilk seçeneği seçersen ve her şey düzgün ilerlemezse bugün olduğundan daha fazla üzülebilirsin. bence ikincisini seçmen gerek.
+2
tabii lan manyak mısın
(26.09.26)
yaşlar ideal. ancak muhakkak hissettiririm, kontrol edemem diyorsanız, acil bir plan yapıp süreci düzgün bir şekilde yönetmenizde fayda var.
milletin köle gibi sabah akşam işyerinde olduğu bir devirde "aa iş yerinden biriyle assla olmaz" romantikliğine girmeyeceğim. olursa olur. ancak iş ortamında flörtleşmenin bana kalırsa en büyük sakıncası, ola ki red yerseniz, sonra sürekli bir arada olmak -hele ki burası ekmeğinizi kazandığınız yerse- can yakıcı olabilir. ancak kimi insan buna fazla takılmıyor. siz de meşrebinize göre verin kararınızı. yolunuz açık olsun!
+2
lil siztah
(26.09.26)
Ya denemeden bilemezsin. Yürü gitsin. Yok yas farki, yok aynı isyeri vs. dert etme. Olacak olan olur..
-4
primetime
(26.09.26)
aynı işte flört iyi olmaz.

5 yaş bişi değil.
+3
gurur
(26.09.26)
kadın erkekten 20 yaş küçük olabilir.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.09.26)
Algıda seçicilik var,dikkat edin.
Sürekli karşılaşıyoruz vs, deniyor ama kızın tepkisi ne mesela,gülümsüyor mu,,mesela?
Kapılıp gidiyorum ben de bazen bu şekil,ama aslında kızın benle pek alakası yokmuş meğer.
0
denizciman
(27.09.26)
5 yaş olur da, aynı iş yerinde olur mu acaba? bilemedim. çok dikkat etmek gerek. rahatsız etmemek gerek.
0
co2s2
(27.09.26)
(13)

Yalan Söylemiş Eski Sevgiliyi Özleme

askingforafriend
Merhaba, kötü bir ayrılık hikayesi anlatıp tavsiyenizi soracağım.2 gün once kız arkadaşımdan ayrıldım, ben 30 o 26, kız Alman. 10 aylık ilişkiydi, birlikte yaşıyorduk, (ufak istisnalar dışında) nerdeyse 24 saat birlikte geçirdiğimiz, problemleri olan, ama birbirine çok uyumlu ve çok bağlı bir çiftti
Merhaba, kötü bir ayrılık hikayesi anlatıp tavsiyenizi soracağım.

2 gün once kız arkadaşımdan ayrıldım, ben 30 o 26, kız Alman. 10 aylık ilişkiydi, birlikte yaşıyorduk, (ufak istisnalar dışında) nerdeyse 24 saat birlikte geçirdiğimiz, problemleri olan, ama birbirine çok uyumlu ve çok bağlı bir çifttik. Şu da vardı ki, kızın geçmişindeki bazı şeyler beni rahatsız ettiğinden ciddi bir gelecek göremiyordum kızla ve bunu ona da söylüyordum, buna rağmen ayrılamıyorduk. absürt bir ilişkiydi. ikimiz de birbirimize bağımlı gibiydik.

Derken, geçen hafta telefonunu karıştırdım.. net bir aldatma mesajı görmedim; fakat, net yalan ve aldatma ihtimali gördüm:

-bana eski sevgilisiyle 2025 temmuz ayında bitirdiklerini söylemişti. halbuki bizim ilk kez buluştuğumuz günlerde whatsapp'ta buluşmak için yazışmışlar. (yazışmalardan bu buluşma sanki ayrılmak üzere/ayrılmış çiftin oturup sorunları konuşma temalı gibi göründü.) buluştular mı bilmiyorum. net olan, kız, adamla buluşmak istiyor kötü ayrılmamak ve problemleri konuşmak için. (kız talepte bulunmuş)

ayrıca, 2025 ekim-kasım ayında da date'e çıktıları yazılmış.

- doğum günü (yani 2 ay öncesi) adam buna sade bir kutlama mesajı atmış, cevap şu: "thank you!!! :) what a surprise. Thank you for thinking of me." adam da "When you messaged me, I was really happy about it, so it was important to me. :)"

Yani, hem biz birlikteyken adamın doğum gününü kutlamış, hem de böyle bir mesajlaşma olmuş.

-bana bir etkinlikte tanıştık demişti, adam komşusu gibi bir şeymiş, mesajlardan anladığım ve tanışma öyküsü de farklı çıktı.

-aldatma ihtimali 1 şey hariç yok (çünkü hep birlikteydik). aile evine gidiyordu başka şehre ayda 1-2 kez. emin değilim ama eğer adam burada yaşıyorsa belki aldatma öyle söz konusu olabilir.

Ayrılmaya karar verdim. 3 gün önce dedim ki ver telefonunu bir şeye bakacağım. bir baktım (o ara anladı mı bilmiyorum) bu doğum günü mesajlaşması silinmiş. dedim bazı şeyler yok burda sildin mi? hayır dedi. emin misin dedim, neyden bahsediyorsun dedi. konuşmanın çektiğim fotosunu gösterdim, "orada kötü bir şey yok, sadece doğum günü kutlaması...." falan dedi. ben burda patladım ve çok ağır hakaretler ettim kıza (aldatıldığımı falan da düşündüm) o kadar ağır hakaretler ettim ki şiddetle en ufak alakası olmayan insan tüm gücüyle kulağıma ve kafama gelecek şekilde yumruk attı..

son olarak evden siktir git dedim ve giderken son kez dönüp seni hiç aldatmadım dedi. kapıyı yüzüne kapattım.

özetle; hayatında yaşadığı en büyük acıyı yaşatmış oldum kıza sözlerimle. çok berbat şeyler söyledim. en sevdiği insandan en ağır lafları işitti. pişmanlık duyuyorum. aldatıp aldatmadığından emin değilim. onunla gelecek istediğimi düşünmüyorum ama şu an gece olana dek eve gidemiyorum, evde oturamıyorum, işime odaklanamıyorum, aşırı özlüyorum.


beni engellemiş whatsapp'tan. eşyaları hala duruyor. eşyaları verme bahanesiyle son kez görmeye çalışmak geliyor içimden.

2 ay içinde ülke değiştireceğim bu arada, yeni ülke, yeni ev, yeni iş. bunu o da biliyor, birlikte taşınmayı falan düşünüyorduk..
-6
askingforafriend
(25.09.26)
düşündüklerin ve bunun sonucunda aldığın karar doğru. aldatmak sadece fiziksel olarak birlikte olmak değil ayrılınan eski sevgiliye doğum günü mesajı atıp flörtleşir gibi konuşmak hiçbir zaman kabul edilebilir değil. sen sadece kıza çok sert yaptığından dolayı şimdi için tam olarak rahat etmiyor. hatta tekrar okudum da hakaret kısmı hoş olmamış. neyse, tekrar başlamayacağın şekilde ne yapmak istiyorsan yapabilirsin yani eğer iyi ayrılmayı umursuyorsan. yoksa gerek de yok. yani kararın doğru olsa da her zaman arkasında durması kolay olmayabiliyor, bir şekilde böyle biriyle devam etmeyeceğine kendini ikna etmelisin. bir de sosyalleşmeyi unutma yoksa özlemeye devam edersin, yanlış yaptığını falan düşünüp kendini hırpalarsın. gerek yok yani.
0
tabii lan manyak mısın
(25.09.26)
haklısın. nefret ve öfke dolmuştum ilk mesajları okuduğumda ama şu an o hisler sanki zayıfladı ve özlem arttı gibi, ama biliyorum ki yine birlikte olsam bile o mesajları ve aldatma ihtimalini unutamam kabullenemem.

önümüzdeki her gün biriyle dışarı çıkacağım, dün eve gelince uyumadan önce 2 saat ağladım. evde duramıyorum, sanki o olmadan ev, ev değilmiş gibi geliyor.
-2
🌸askingforafriend
(25.09.26)
Okuyamadim durumum yoktu.
Ama okusam da fikrim degismezdi bence.

Biten bitmis bosver. Önündeki gelecek güzel günlere odaklan.
-1
Purple life
(25.09.26)
geçmişini yargılayıp yüzüne karşı da seninle bir geleceğim yok dediğiniz birinden gördüğünüz sadakat yoğunluğu bana oldukça dengeli geldi aslında.
+3
asue
(25.09.26)
ben de birini aldatsam bütün bu hikayeler yaşansa, kapıdan çıkarken dönüp "ben seni hiç aldatmadım" derim. ribaund erkeğiymişsiniz. işler iyi gitmiş bir dönem, kalıcı olmuşsunuz ama tam da olamamışsınız. boşverin gitsin.
+1
co2s2
(25.09.26)
bence biraz fazla drama yaratmışsınız. zira bulduğunuz veriler arasında dikkat çekici bir sorun yok bence (timeline'da bir hata/eksik yoksa). saydırmanız aşırı gereksiz olmuş; insan gibi konuşsanız belki bazı şeylerin arka planını net bir şekilde öğrenirdiniz. anlattıklarınıza bakılırsa, kızın azıcık kendine saygısı varsa, eşya alma işini sizinle karşılaşmadan halleder. çektiğiniz acı zamanla geçer; taşınma, yeni iş derken olması gerektiğinden daha kolay atlatırsınız, bişey olmaz. kızı da rahat bırakınız.
+1
lil siztah
(25.09.26)
@lil bana bu kadar yalan söylemesi ve eski sevgilisiyle mesajlaşmaları normal mi sizce? ve mesajları silip bunu gizlemeye çalışması. başka mesajlaşmalar da olmuş ve silmiştir diyorum. gördüklerim sanki buzdağının ucuymuş gibi hissediyorum.
-1
🌸askingforafriend
(25.09.26)
Lan oğlum ne biçim adamsın ya? Ne bu duygusal tripler? Kız başkaları ile sevişiyor işte. Sevgilisin alt tarafı. Sevgili bile değilsin daha doğrusu…
0
benaslindayohum
(25.09.26)
bir kere yalancıysan her zaman yalancısın. liars gonna lie.
0
kobretti
(25.09.26)
@askingforafriend, sizin anlattıklarınıza göre yorum yaptım. ben mesajlarda sıkıntılı bişey göremedim. herkes ayrıldığı kişiyle kanlı bıçaklı olacak diye bir kaide yok. ancak sizin hisleriniz iletişimin bununla sınırlı olmayabileceğini düşündürüyorsa orasını bilemeyeceğim; olayların içinde olan sizsiniz neticede. zaten bana göre sorun olmasa da size göre sorun ise bitmiştir zaten..
ancak olan bitenlerden sonra, hazır gelecek de göremiyorken neyin derdindesiniz, onu da anlamadım. bu durumda özleminizi bastımanızı öneririm. aklınıza geldiğinde mutlu anlarınızı değilde, sizi soğutan konuları düşünürseniz süreç kolaylaşacaktır.
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(25.09.26)
Yani aranızdaki olayın bütünü veya senin/onun tepkilerinin doğruluğu hakkında bir yorum yapmayacağım ama eski sevgiliye doğum günü mesajı atmak benim için tek başına bir ayrılık sebebidir
0
niyazi mısri
(25.09.26)
aldatmak illa cinsel birliktelik kurmak olmuyor, ayrıca aldatmış olup da aldatmadım diyebilir. kanıtlarla 100% ortada olmasına rağmen ben öldürmedim diyen insanlarla dolu hapishaneler.

ikiniz de aşırı toksik insanlarmışsınız; sen kıza onunla gelecek görmediğini söylüyorsun, kız sen ona hakaret ederken seni yumrukluyor vs. şimdi de aşk acısı (!) çekiyorsun.

kıza geri dönmeye çalışmak yerine gelecekteki ilişkilerine bu toksikliğini yansıtmama üzerine çaba göstermeni öneririm. bu kızla bir araya gelseniz de bu olayları aşamazsınız, şimdi yaşadıklarınızdan daha kötü olur her şey. sağduyulu olmaya ihtiyacın var.
0
deartheodosia
(26.09.26)
ben pişmanım bazı davranışlarımdan ve ayrılırkenki sözlerimden. daha önce 2 kez ayrıldım kızdan (7 ve 9 ay önce) fakat 1 hafta sonra gittim barışalım dedim anında barıştık.

bana yalan söylemiş olması ve attığı mesajlar ilk öğrendiğimde beni çıldırtmıştı. şu an özellikle düşünmezsem aklıma sadece onunla ne kadar güzel vakit geçirdiğimiz geliyor. keşke yanımda olsa diyorum. evlerimiz çok yakın, yanına gitmemek için zor duruyorum. böyle bir şey yapmamalıyım değil mi?
-6
🌸askingforafriend
(26.09.26)
(37)

Üzüntüden uyuyamadım kocam abartma diyor

Gradient_tabanlı_mor
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim geri dönüp almayı teklif etti ama git gel 12 saat sürüyor diye istemedim.

Abartıyorsun tekrar alırız elbise diyor. 1 gün içinde her şeyi tekrar alıp tadilat yaptırıp nasıl yetişeceğim ayrıca bir sürü para verdim boşa gitti onbinlerce yani. Hamilesin diye hormonlardan bu kadar abarttın diyor. Tüm gece ağlamakta haklı değil miyim? Kendisi unuttuğu için suçu benim hormonlarıma atıyor gibi hissediyorum.
📊 Sizce?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-9
Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
tanımadan söylemek bize düşmez ama anlattığınız olay dahilinde kocanız haklı. hormonal durumları olayın boyutunu arttırmış gibi. nasip deyip devam edin. üzücüden ziyade can sıkıcı, sinir bozucu.

adam telafi etmek için gidip alayım bile demiş. bir günü yolda geçecek. o bir günde yenisi de alınır. ama iki seçeneği de sunmuş size. daha napsın.

bir dahakine unutma demekten başka bir şey denemez bu saatten sonra.
+2
biseysorcaktim
(25.09.26)
Evinizin anahtari kimsede yok mu. Otobuse versin
+5
üğpoıuy
(25.09.26)
@üğpoıuy, yok maalesef:(
Çilingirle açtıralım dedik ama yakın arkadaşlarımız şehir dışında hep
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Eşinizin anası babası kardeşi vs. Baksa eve girip diyecektim,herhalde onlar da müsait değil sanırım.sizin akrabalar zaten düğünde,arkadaşlarınız da şehir dışında diyorsunuz. Zor olsa da nasip deyin artık.ama küsüp de gözükmeyeyim resim video çekilmeyeyim falan demeyin sakın.emin olun ilerde gülüp geçeceğiniz hoş anılara dönüşecek bunlar.ortalama rahat edeceğiniz bir kıyafet seçip alıp devam edin sadece
+1
denizciman
(25.09.26)
Elbiseye ne kadar para verdiğime göre değişir. yol masrafından pahalıysa gitsin alsın, değilse senisini alayım.

Üzülmekten ziyade üzerdim, burnundan getirirdim insan valizi nasıl unutur?
-7
kuzey li
(25.09.26)
Valiziniz kaybolmamış sonuçta, evde kalmış. O abiyeyi başka bir davete giyersiniz. Gidip kendinize güzel 3-5 parça kıyafet alın. Bir de tatlı yiyin keyfiniz yerine gelsin.
+10
anaphylacticshock
(25.09.26)
dünyanın sonu değil. bi seçim yapın yenisi mi alınacak yoksa geri gidip elbise mi alınacak diye. bence yenisini alın ama siz bilirsiniz. üzülüp dövünmenin alemi yok artık
0
jelly bear
(25.09.26)
uçakla gitsin gelsin eşiniz bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Maalesef böyle şeyleri ben de çok büyük yaşarım, başıma gelse öfkeden delirirdim herhalde.

Ama artık yapacak bir şey yok, gidin güzel bir alışveriş yapın evdeki de başka bir zaman kullanılmak üzere kalsın.
Hem kendinizi hem etrafınızdakileri strese sokmayın, yakınınız için özel bir zamanda böyle dertlerle bunalmaya ve bunaltmaya gerek yok.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(25.09.26)
Bana her şey olmuyor bunun tadilatı da yetişmez ben kocamı yollardım herhalde. Adam gitmek istemezse de haklı. Ama kocama da güvenmez kendi bavulumu teyit ederdim.
0
kestane gürgen palamut
(25.09.26)
uçak veya arabayla, kaç saat sürerse sürsün gitsin alsın. kardeşinizin düğünüymüş, özenle o elbiseyi seçip hazırlatmışsınızdır. başka bir akraba olsa neyse...

hamile halinizle aldığınız kıyafeti başka zaman giyemezsiniz. ek tadilat gerekir. belki normalde zevkinize çok uymayan ama hamileliğinize uygun diye aldığınız bir elbisedir. hem doğum süreci ve sonrası kişiliğiniz ve zevkleriniz bile değişebilir. insan zaten o elbiseyi gördükçe sinirlenir giymek istemez.

her şeyi tekrar almaya çalışmak 20 binden aşağı tutmaz zaten. hatta belki daha fazla, sizin maddi durumunuza göre yani bilemem. vakit de yok, 1 günde ne alacaksınız, nasıl tadilat yapılacak? imkansız.

ben olsam ben de çok sinirlenirdim ve üzüntüden değil sinirden ağlardım :d hamilesiniz bir de yani çok haklısınız bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Adam unutmuş tamam ama telafi etmeyi tekli etmiş, kabul etmemişsiniz. sizin için tek çözüm kocanızın zamanda geri gitmesi mi nedir :) Nasıl çözsün adam :)
+10
kumandanim
(25.09.26)
kocaniz esseklik etmis, esim bavullari yerlestirirken benim bavulumu da koydu mu diye teyit etmem valla, o kadar da guvenemeyeceksek her isini kontrol edeceksem ne alaka yani. yani uzulurdum ama yasinizi bilemiyorum, sunu da unutmamak lazim, hakkaten ilerde kim ne giymis, resimde nasil cikmis bi anlami olmuyor, orada gecirdigimiz vakit ve sevdiklerimizle anilarimiz bize baki kaliyor, sonra insan kendini uzuyor neden tadini cikarmadim, hem kendimin hem etrafimdakilerin burnundan getirdim diye. hayatta sagliktan baska her seye care var. cok takilmamaya calisin.
tum gece aglamakta hakli degil miyim demissiniz, yani bunun hakli olup olmakla alakasi yok hocam, deger mi diye dusuneceksiniz, dunya donmeye devam ediyor - dunyamin durmasina sebep olacak baska olaylar yasadim kendi adima, tum bir gece agladiginiza kendinizi hirpaladiginiza bir elbise icin deger mi, bence soru bu. bana degmez gibi geldi.
+5
kassiopeia
(25.09.26)
Gece boyu ağlamakta haksızsınız .
Aile içinde olan geçici bir zaman sonra önemi olmayacak bir meseleyi buraya yansıtmakta normal değil .
Burada kocanıza söylenen kimi olumsuz sözleri onaylayıp tik atmakta hiç normal değil.
Referandum anket oluşturmakta hiç normal değil .

Eşiniz haklı. bir yerden sonra abartmışsınız. Dünyevi çoğu işler böylece aklımızı esir alıyor .
0
diyecevaplandı
(25.09.26)
o valiz gidip alınmazsa o kocanın yıllarca çekeceği laf tahmin edilemez. çok yanlış bir tercih. o valiz gidip alınıp gelinmeli.
+3
mikahakkinen
(25.09.26)
Canınızı sıkmayın, sağlık olsun; gerisi hallolur. Şimdi işin oluruna bakmak lazım. Gidip alması, şu aşamada teklif edebileceği tek şeydi; onu da siz kabul etmemişsiniz. Ben olsam, bunu güzel bir alışveriş fırsatı olarak değerlendirir, eşime güzel bir fatura çıkarırdım.
+4
lil siztah
(25.09.26)
Kiyafetin basina bi sey gelmemis. Baska yere giyersin artik. Tadilat gerekmeyecek bir seyler arardim. Illa bulunur. Bilemedim ben cok da onemsemedigim icin boyle bakardim. Ama aglamak falan abarti olmus. Bi ölene care yok derler ya oyle aslinda. Ne kendini ne esini uz bence
0
Kittie
(25.09.26)
Ben karimin esyalarini unutsam gider alir gelirim ya da bir sekilde organize eder getirtirim.

Uzulmekte ziyadrsiyle haklisiniz, ama madem bu kadar uzuluyorsunuz adamin gidip alayim teklifini geri cevirmeyecektiniz. Ama tabii yeterince icten teklif etmedigini dusunup reddetmiste olabilirsiniz.

Neyse, yine de butun gece aglamak biraz fazla bir duygusal tepki olmus, bavul unutuldu, esinizi gondermediniz, ne yapacaginizi dusunup onunuze bakmaniz gerekir. Es zamanli biraz uzulmeye devam edersiniz, bundan bes on yil sonra bu da boyle bir aniydi diye ese dosta anlatirsiniz.
+1
lumpen proletarian
(25.09.26)
Ben olsam önce eşimin bavulunu koyardım. Çünkü eşim hamile ve onun konforu benim için öncelikli olmalı.

Hamile bir insanın kıyafet bulması onu tadilat yaptırması zahmetli işler. Kıyafetle düğün boyunca rahat etmesi lazım, sıkmayacak, fazla bol olmayacak. Sonra ayakkabı meselesi de var. Hamile bir insanın ayakkabı bulabilmesi de kolay değil. Ayağın şişer, ayak bileklerin şişer ona göre ayakkabı bulacaksın, çok yüksek topuklu ve çok alçak topuklu giyemezsin, kıyafetine de uyduracaksın. İç çamaşırın hamilelere göre olacak falan. Gerçekten zor işler, şimdi alışveriş yapmak istesen yorulmadan bu işi halletmen lazım.

Bu arada eşine de kızma o da belki gerçekten boş bulundu, aklına gelmedi. Ama erkekler de bazen hatalarını kabul etmek yerine yok hamilelik hormonları yok regl mi olacaksın, ruh halin değişken diyebiliyorlar buna da gerek yok.
+1
rock n roll
(25.09.26)
@ mikahakkinen +1
+1
Mirket
(25.09.26)
İnsanlık halidir. Olabilir. Ben geçen düğünde kim ne giydi hatırlamıyorum bile. Ama kim geldiyse onu hatırlarım. Sima ve varlığınızla orada bulunmanız yeterlidir.
Kocanızı geri yollamamanız takdire şayan. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var.
+2
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.26)
Ay hallettik çok şükür bir çilingir kapıcı eşliğinde girecek otogara bırakacak ücreti mukabilinde :)))
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
derdini seveyim butonu olsaydı da bassaydık keşke. kolayca halledilebilecek bir şey sonuçta bu kadar büyütmeye gerek yok. nitekim halletmişsiniz de

neyse allah başka dert vermesin.
+4
gercekdunya
(25.09.26)
dert var.. dert var..
başka türlü dertleriniz olmasın. ölümlü dünya kıyafet işte altı üstü. çözmüşsünüz neyse ki ama her insan hata yapar. kızarsın geçer biter. bkz. şemsiye
ancak kızmanı yetmemiş tüm gece ağlamışsınız o da yetmemiş kızgınlığına bir de gelip forumlarda başlık açmışınız. umarım cocuk doğduğunda adamın hatası hiç olmaz böyle sıfır hata gezer yanınızda.
0
denizmaniaherif
(25.09.26)
Esim bavullari yerlestirirlen benimkini unutmus ne demek?

Mesela 3 valiz kapinin önüne geldi ve 2sini aldi sizinkini mi birakti. Yoksa siz valizi yatak odasinda biraktiniz ve o asagiya indirir nasilsa mi dediniz? Bu iki olay baya farkli. Ikinci gibi bir sey varsa siz haksizsiniz sonucta cocuk degilsiniz esiniz de hamilesiniz diye usaginiz degil. Ama birinci gibi bir durum varsa ben gönderirdim valla eve fkfkf

Sorun oldugunda sorunu kücümsemegi de hic anlamiyorum. Cözüm bulmak yerine sorunu yok saymaya calisiyor.
+1
Purple life
(25.09.26)
bence o kadar çok sinirlenin ki, hem kocanıza hem de kendinize düğünü zehir edin. ne demek sizin bavulunuzu unutmak? ben sinirlendim burada adama. boşasanız yeridir. kardeşiniz kaç kere evlenecek? oldu olacak kendini de unutsaydı adam. derhal binsin arabaya bavulu alsın gelsin. 12 saat gitsin gelsin. akılsız başın cezası. zaten ayağınızın altında dolaşsa sizi daha çok sinir edecek. ortalıkta fazlalık da yaratmamış olur. bu arada, siz yine de işinizi şansa bırakmayın, gidin kendinize kıyafet alın düğünde giyecek. sizin bavulunuzu bir kere unutan adam, bir kere daha unutabilir. eğer bu seferde de unutursa, kesin boşayın.
0
co2s2
(25.09.26)
koca haksız, ayrıca kalpsiz ve hödük.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.26)
Çözüldüğüne samimiyetle çok sevindim. İyi eğlenceler. Abi de vicdan azabından kurtulmuştur ( samimi söylüyorum, kinaye yok )
+2
kumandanim
(25.09.26)
adamin yerinde olsam gidip bavulu alir gelirim.
cunku bu tarz hatalar evliliklerde tekrar onune konur, kacarin yok
geberene kadar bununla ugrasacagima bir gece uykusuz kalir cozerim.
ustune bir de hanim hamile, abbbooovv diyorum :D
+2
cooperr
(25.09.26)
Ömür törpüsüsün.
0
anon1m
(25.09.26)
Benim eşim yapsa parçalar, o bavulu getirttiririm. :) Kadınlar için 1 günde bavul düzmek çok zor bence, kolaylıklar diliyorum, eşinizle de bol sabır
-2
cccbehzatccc
(25.09.26)
çözülmüş konu hayırlı olsun iyi eğlenceler dilerim öncelikle,
ancak kocanız istemeden hata yapmış telafi etmek de istemiş siz olmaz demişsiniz sonra sabaha kadar ağladım vs demişsiniz adamın neler yaşadığını düşündünüz mü peki? Hatasını bu şekilde gözüne sokup gözyaşı döküp aman çözmeni istemem demeniz olayı nereye getiriyor? yani ne olsun istediniz acaba adam ışınlansın mı?
özetle hata yapan kocanıza çok acımasızca hatası yüzünden acı çektirmişsiniz sonra haksız mıyım diye bize soruyorsunuz.
haksızsınız.
0
basond
(25.09.26)
@basond, kocam üzülsün acı çeksin diye ağladığımı mı düşündün :D sadece kendi üzüntümden dolayı ağladım tabi ki. Tutamadım kendimi yani. Ama gitmesini de istemedim 12 saat çok geldi.
@purple life, benim bavul yatak odasında kalmış diğerleri koridordaydı o yüzden unutmuş ama benim bavulumu da görmüştü daha önce yani haberi vardı unutmasa alırdı :/
@kumandanim, teşekkürler :) benden çok o sevindi zaten hallolmasına
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Hadi geçmiş olsun, bir şekilde hallolmuş işiniz...

Friends dizisinin bir bölümü var. Arkadaşı phobe'nin düğününde nikahını kıyacak olan joey türlü aksaklıklardan ötürü kıyafetini getiremiyor. Otelin hediyelik eşya dükkanından aldığı şort ve tişörtle düğünde gitmek zorunda kalıyordu.

Sizin için de bu aksaklığın ileride komik bir hatıra olarak kalması gerekirdi aslında. Hayatta aksaklıklar olur. Rabbim ciddi dertler vermesin. Bazen gülüp geçmeyi öğrenmek lazım. İleride fotolara bakılır ve "ahahah, gradient da elbisesini unutmuştu, di mi?" denirdi en fazla...

Hayatı kendinize zorlaştırmayın, zaten yeterince zor. Gözyaşlarınıza değmez yani...

Neyse, sorunun bir şekilde üstesinden gelinmiş. Gençlere mutluluklar...
+2
dilemma of subscribtionability
(26.09.26)
başka derdiniz mi yok gerçekten ya. gider güzelce yeni alışveriş yapardım, daha keyifli.
0
deartheodosia
(26.09.26)
@gradient bacim sen kendi valizimi takip etmemissin Fkfkfkf sorry ama adama kizamayiz
0
Purple life
(26.09.26)
ne güzel işte bu vesileyle alışveriş yapın bol bol :)
0
gurur
(26.09.26)
(10)

Sağlıklı Yaşam Takıntısı

rock n roll
Bu konuda takıntılı insanları sıkıcı bulur musunuz?Düzenli egzersiz yapan, uyku saati belli olan, yiyecek ve içeceklerini kendi hazırlayan, yediklerinde ve içtiklerinde miktarına dikkat eden ve bu konularda taviz vermeyen. Sizce bu insanlar yorucu mu?
Bu konuda takıntılı insanları sıkıcı bulur musunuz?

Düzenli egzersiz yapan, uyku saati belli olan, yiyecek ve içeceklerini kendi hazırlayan, yediklerinde ve içtiklerinde miktarına dikkat eden ve bu konularda taviz vermeyen. Sizce bu insanlar yorucu mu?
0
rock n roll
(22.09.26)
gözüme sokup bana dayatmadıkları sürece ve benim ne yaptığıma karışmadıkları sürece umrumda değil :d

böyle biriyle sevgili olmak çok zor olur benim için. sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuşum
+3
art cat chocolate
(22.09.26)
hiç kolay değil, irade ve disiplinlerine saygı duyarım. Kendim de bu kadar iradeli olmak isterdim.

Profesyonel sporcu değilsen sporun ve sağlıklı yaşamın hayatın akışına sekte vurmaması gerektiği kanaatindeyim. Arada alkol, tatlı falan tarzı durumlara uyum sağlayamıyorsan hayat da biraz zehir oluyor sanki. Esnek bir sağlıklı yaşam takıntısı kıvamında sanki
+2
kojonotsuki
(22.09.26)
pasta yerim diye dogum gunune gitmiyorsa kafayi yemistir mesela. onun haricinde sorun yok.
+1
baldur2
(22.09.26)
ben de boyle bir insan oldugumdan bulmam. fakat ara ara kacamak da yaparim. zihin sagligi, hayattan zevk alma ve sosyal iliskilerin saglikli olmasi icin ayda bir de olsa buna ihtiyac duyuyorum.
+1
Sour
(22.09.26)
Bu kadar dikkatli insanlarla uzun süreli ilişki sürdüremiyorum birbirimize ayak uyduramadığımız için.
Ama içten içe hep kıskanırım bu iradeyi, yorucu bulmam gittiği yere kadar saygı da duyarım ama ben bu kadar çizgileri olan biri olmadığım için ilerleyemiyoruz.
+1
mutekebbir
(22.09.26)
bu yaptıkları benim hayatımı etkilemiyorsa, ne mutlu onlara...
+1
co2s2
(22.09.26)
bazilari "uzun yasamak" adina hic yasamiyor. onlardan tiksiniyorum.

hani tum gunleri spor, diyet, spor hakkinda muhabbet, spor icin diyet. baska hicbir sey yok. herhangi bir konuda sohbet etmeye calisinca konu saglikli yasama donuyor.

umarim kafana goktasi duser gorursun sagligi diyesim geliyor.


bunun disinda ve bana karismadiklari surece saygi duyarim
0
aguen
(23.09.26)
Takdir ederim.
+1
kumandanim
(23.09.26)
aguen çok sinirlenmiş 😂
0
🌸rock n roll
(23.09.26)
Bana müdahale etmiyorsa sorun etmem ben. Kim nasıl mutluysa öyle. Ama evde falan sürekli birlikte zaman geçirdiğim biriyse ve yemek konusunda kendinden hiç taviz vermiyorsa bu durum sıkıcı olabilirdi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(23.09.26)
(7)

Problem Biziz ?

eisberg
Şimdi hangi konu olursa olsun "problem bizde" deniyor. Fon olayı patlıyor "biz xxx olayında bile ses etmedik bunu hak ettik" diyorlar. Belediye başkanlığı gidiyor "ekrem alındığında ses etsek böyle olmazdı", seçimle ilgili bir şey oluyor "pusulasız oylar", pkk'ya özgürlük apo'ya villa oluyor "andımı
Şimdi hangi konu olursa olsun "problem bizde" deniyor. Fon olayı patlıyor "biz xxx olayında bile ses etmedik bunu hak ettik" diyorlar. Belediye başkanlığı gidiyor "ekrem alındığında ses etsek böyle olmazdı", seçimle ilgili bir şey oluyor "pusulasız oylar", pkk'ya özgürlük apo'ya villa oluyor "andımız kaldırıldığında ses etmedik şimdi bunu yaparlar".

yani geçmişte yeteri kadar tepki verilmediği için daha beterinin olması durumuna bağlanıyor her şey. e tepki verenler de diyor ki kardeşim yalnız kalıyoruz, tutuklanıyoruz, işimizden olduk vs.

problem bizde ise o zaman bize her şey müstehak mıdır?
0
eisberg
(22.09.26)
müstehak değildir çünkü problem bizde değil. her olayı protesto edemezsiniz ama sürekli bir enayilik varsa, problemin sahibini değiştirebilirsiniz.
0
co2s2
(22.09.26)
bu tepki işi 80 darbesinde ağır darbe aldı. 90'lardaki karanlık dönemde de aynı tepki verilseydi belki devlet erkanı daha dikkat ederdi ancak gezi olaylarından sonra artık toplumsal hareketler sönümlenmeye gitti. bize her şey müstahak değil, onlara oy verenlere müstahak olabilir ama biz muhaliflere değil. biz bu düzende olmak istemiyoruz ama ailemiz var diyor herkes. bu düzeni istemeyenlere müstahak olamaz.
0
mikahakkinen
(22.09.26)
İktidar gündemi istediği gibi belirliyor, üstüne de elinin altında tüm devlet kaynakları var. Muhalefetin etrafında birleşeceği bir ülkü ya da lider ortaya çıkmıyor, çıkamıyor... Haliyle de ülkedeki muhalefet fazlasıyla parçalı ve hareket alanı kısıtlı.

Bireysel ya da küçük gruplarla yapılan her türlü muhalefetin bedeli çok yüksek ve üstelik hemen hiçbir getirisi yok.

Böyle bir ortamda şahsen birine "Bu sana müstehak" diyebilmem için ona bir çıkış yolu da söylemem lazım; ne diyeyim, en fazla "Gel gidelim anayasal protesto hakkımızı kullanalım" derim, onda da yukarda söylediğim üzere gözaltına alınmamız taş çatlasın 15 dakika sürer, bırakın haber olmayı hakkımızda tweet bile atılmaz, 2 ay iddianame bekleriz.
+1
salihdt
(22.09.26)
su oy verenlere mustehak mantigindan kurtulmak da iyi bir baslangic. ne yapacaksin akp'ye oy verenleri ve vermeyenleri ayirip yasalari ona gore yapip uygulayacaksin?

toplum bilinci olusturulmali da iste hayal kuruyoruz.
+1
baldur2
(22.09.26)
siz pirom aşağı pirom yukarı fanatiklik yapmış, muharrem ince'ye vatan haini demiş, sinan oğan'a oy vermiş bir grupsunuz. siz azad özel'e, erkan baş'a, ümit özdağ'a oy veriyorsunuz. siz temel karamollaoğlu, ali babacan ve ahmet davutoğlu ile ittifak yaptınız. siz azad özel ile kemal kılıçtaroğlu kavgasında bile yanlış ata oynayarak azad'ın tarafını tutuyorsunuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.09.26)
problemin sende olduğu algısı günümüz kapitalist sistemi tarafından bilinçli olarak dizayn edilmiş bir propaganda aracıdır. kitleler bireyci olursa başkasını umursamaz, herhangi bir konuda sürekli kendini sorumlu tutarsa da sisteme kusur bulmaz. bu demek değildir ki bireysel olarak hiçbir şeyi düşünmemeli ve her şeyden başkalarını sorumlu tutmalıyız... kişisel hatalar, sistemsel çarpıklıktan farklıdır. yalnız temelde "kişisel" gördüğümüz pek çok şeyin de sistemsel olduğuna inanıyorum. benim görece iyi koşullarda büyümüş olmam şahsi başarım değildi; babamın imkanı vardı ve düzgün muhitlerde yarınımı düşünmek zorunda kalmadan iyi okullarda okuyabildim. bir aşağı mahallede 14 yaşında balici olan çocuk eğer benim imkânlarıma sahip olsa belki benden çok daha ahlaklı, düzgün ve güzel bir hayat sürebilirdi.

tam olarak bu algı insanları çok somut ve temel problemlere yönlendirmek yerine açıklamayı başka yerlerde arıyor. mesela insanların çalışmayı sevmemesi, bilgisayar oyunlarının şiddete yönlendirmesi gibi zırvalıklar.

insanlar kendi akranlarını "geçerek" başarılı olacağı bir sistemde yaşıyor. insanlar bir tane iş için 5 bin aday olduğunu görüyor. insanlar o işe girse de yoluyla birlikte günde 10 saatini verip her türlü manyakla muhatap olup içtiği kahvenin bile "lüks" sayılacağını biliyor. kaliteli besleneyim dese imkânı yok, yaşadığı şehir şehir değil, sokağa çıksa eve sağ döneceğinin garantisi yok.

bunlara "çözüm" ürettiğini iddia eden bireyler ya dünyanın gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalmamış varlıklı ve algıları da bir o kadar kapalı kimselerdir ya da kendilerini izole ederek problemleri çözebileceklerine inanan hayalperestlerdir.

genetik veya istisnai durumlar haricinde hiçbir insan bu dünyaya "sorunlu" gelmez. toplumca "kötü" addettiğimiz hemen her şeyin garibanlardan çıkmasının bir sebebi var.

problemin bizde olan kısmı buna karşı kolektif bir yanıt verememek ve kurbanlık koyun gibi yaşamayı sürdürmek, bu çarpıklığı ve sorunu yaratan sistemin içinde uslu durmak.

yoksa "problem" dediğin şey eğitimsizlik, parasızlık. o dünyaya doğmuş bir çocuğun da bunu şahsi çabasıyla değiştirmesini beklemek delilik. yüzde bir olur, onu da bize mucize başarı hikâyesi diye pazarlayıp "isterse herkesin böyle yapabileceğini" anlatırlar. gerçekte öyle olmaz. ceo'nun çocuğu da ceo olur, bu pek değişmez. uyuşturucu bağımlısı olsa gider dünyanın en iyi uzmanlarıyla çalışır, en iyi terapistlerine gider yine oradan dönebilir. garibanın oğlu çocuk yaşta 2+2 işlemini bile kafası rahat yapamaz, etrafında kendisi gibi insanlar olur. büyüdüğünde de kendisine "her şeyden sorumlu olduğu" anlatılır. çünkü aksi takdirde otoriteyi zorlar, gücü elinde tutanları rahatsız eder.

herkesin istediğini yaptığı ve istediği gibi yaşayabildiği bir teletabiler dünyasında evet problem biz olabilirdik. şu an bence değiliz. "problem" olduğumuz yerler zaten anlamsız... yani senle ben problem olduğumuzda en fazla aramız açılır bir daha görüşmeme fikri alırız ama sistem problemli olduğunda milyonlar ölüyor veya aç kalıyor işte.
+1
der meister
(22.09.26)
Sarı öküzün verilmiş olması temel problem.
Tek çözüm seçimde oynanacak oyunları sezip uyanık olmak ve iktidarı değiştirmek: iptal edilen ibb başkanı seçimindeki gibi.
0
santimantal
(22.09.26)
(13)

ozel saglik sigortasi veya tamamlayici saglik sigortasi

baldur2
yaptirilir mi sizce arkadaslar? degiyor mu? normal sigortam var. sabit bir saglik sorunum yok yasim 36, erkek bireyim.
yaptirilir mi sizce arkadaslar? degiyor mu? normal sigortam var. sabit bir saglik sorunum yok yasim 36, erkek bireyim.
0
baldur2
(22.09.26)
en azindan ameliyat ve yatarak tedaviyi karsilayacak bir sigorta iyi olur. acil durumda tani icin muayeneyi kendiniz karsilarsiniz ama ameliyat ve yatarak tedavi bel bukebilir. bu da devlet hastanesinde cok uzun zaman sonraya gun verme ihtimalinden oturu, yoksa devlette de ameliyat/tedavi olma sansiniz olur tabi. bir de ozelde hastanede yatis daha konforlu.

sik hasta olmuyorsaniz ayakta tedavi gereksiz olabilir.
+1
lemmiwinks
(22.09.26)
Selamlar,

Sigorta doğası gereği risk oluşmadan önce edinilmesi gereken bir ürün, öncelike bunu belirtmek isterim.

Herhangi bir sağlık sorununuz olduğunda sigorta şirketi o hastalığı karşılamayacaktır.

İkinci olarak en son ne zaman devlet hastanesine gittiniz? Sağlık konusunda beklerek, doktorda muayene süresi beş dakikayı geçmeyecek şekilde hizmet almak sizi memnun eder mi?

Etmezse ÖSS veya TSS Ürününü seçmek sizin daha kaliteli ve huzurlu sağlık hizmeti almanızı sağlayacaktır.

ÖSS VE TSS Farkı nedir?

ÖSS sgk sisteminden bağımsız, tüm risklerinizin sigorta şirketi tarafından üstlenildiği, ve sgk anlaşması olmayan vip segment hastanelerde de geçen bir sigorta türüdür.

TSS İse sizin sgk güvencenizin üzerine yapılır, ve gideceğiniz sgk anlaşmalı özel kurumda devletin sizin için ödediği tedavi masrafına ek arada çıkan farkı da ödeyerek özel hastanelerden masrafsız bir şekilde yararlanabileceğiniz sigorta türüdür.

Tüm sigortalarda 3 seneden fazla zaman geçirmeniz durumunda ise ömür boyu yenileme garantisi hakkı kazanırsınız, bu da o sigorta şirketinin artık riskleriniz ne olursa olsun sizin hastalıklarınızı karşılayacağınıı taahtüt etmesidir.

Yaptırmalı mısınız? Bence kesinlikle, kafanız rahat sağlık hizmeti alabilmek büyük lüks günümüz şartlarında.

Daha detaylı bilgi ve teklif almak için bana dm'den yazabilirsiniz, kafanızdaki soruları karşılayabilceğimiz bir görüşme yapabiliriz. (Allianz adına teklif sunabilirim)
+4
hayaletimsi
(22.09.26)
ailem ve kendim için uzun yıllardır yatarak tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırıyorum.çok sık doktora gitmediğim için ayakta yaptırmayı da düşünmedim hiç.

ne zaman ihtiyaç olacağı belli olmaz. bu yüzden bence imkanın varsa yaptır .
+1
gercekdunya
(22.09.26)
şirket tamamlayıcı yapıyor bize. özel hastanelerde senede 10 kerelik falan para ödemiyorum. senede sadece 2-3 defa kullanıyorum ama kullandığımda işe yarıyor. parasına bağlı. senede 10 kere falan kullancaksan okey ama 2-3 için değmez. ama sağlık meselesini bilemezsin.

bi de sıfırdan yaptırınca geçmiş hastalıkları karşılamıyor genelde o kötü.
+1
jelly bear
(22.09.26)
benimkini işyeri ödüyor, eşiminki için de biz para ödeyip aynı poliçeye dahil ettik.

fiyatına göre değişir ama ben o kadar mutluyum ki. kafam rahat. hastaneyi de hastaneye gitmeyi de sevmem ama gitmem gerekirse de hiç stresim olmuyor.
0
aguen
(22.09.26)
herkese, en azından TSS kesinlikle öneriyorum.
0
co2s2
(22.09.26)
Şu anda kronik hastalığınız yoksa düzenli sigorta yaptırmaya başlamak ilerleyen yıllarda büyük avantaj sağlar. Aynı şirketten birkaç yıl (3? 5? Öyle bir şey) üst üste sigorta yaptırdığınızda ömür boyu yenileme garantisi kazanırsınız. Bu olmazsa iler yaşlarda veya kronik hastalıklar çıkması durumunda sigorta yaptırmanız zorlaşır.
0
kobuzchu kiz
(22.09.26)
Parsm olduğunfa ilk fırsatta yaptıracağım, mutlaka siz de yaptırın.
Hayat bu. Ablam kanser teşhisi aldı, özelde tedavi görüyor. Ameliyat, muayene, testlerin çoğunluğunu sigortası karşıladı
0
cccbehzatccc
(22.09.26)
Gerek olduğunu düşünmesem de 2 sene önce TSS başladım, geçen sene menisküsümü yırttım, devlette minimum 6 ay dedikleri ameliyatı özelde gayet güzel, konforlu bir hastanede 1 hafta sonra oldum. Geçen ay poliçemi yeniledim, 3. senem başladı bu sene bitince ömür boyuna hak kazanıcam.

TSS kesinlikle.
Bu memlekette maalesef lazım, imkan varsa tabi.
0
kumandanim
(22.09.26)
kamuda çalışıyorsanız TSS ÖSS olunca onun gider makbuzunu idareye verirseniz vergi diliminden düşen paradan bir kısım geri iade alıyorsunuz.
Aynı sigorta şirketinden yaparsan araba KASKO düşüyor.
Özel hastaneler her zaman daha kolay ulaşılabilir oluyor.
at ile deve değil bence yaptırılabilir.
0
denizmaniaherif
(22.09.26)
her şey için doktora giden biri olduğumdan bana fayda sağlıyor. bazı tahlilleri karşılamasa da masrafın çoğundan kurtarıyor. benimkini şirket yaptı. geçen aylarda 20 bin tl'lik uyku testini karşıladı medipol'de. çok iyi.
0
art cat chocolate
(22.09.26)
Açılın ben geldim. :) size ÖBYG öneririm!
ÖBYG : Özel Sigortanı Başkasına Yaptırmadan Görüşme

Neden?
Kulaktan dolma bilgi değil, profesyonel destek,
Taraflı kullanıcı deneyimi değil, objektif karşılaştırma,
Tüm şirketlerin alternatiflerini uygulamalı anlatım ve dahası.

Gerçek ÖBYG nedir?
Öbür boyu yenileme garantisi :)
Yani sağlık sigorta sisteminden çıkmadan kazanılan haklarda korunma garantisi. Harika peki nasıl ediniliyor,
Normalde 3 yıl kesintisiz sigortalılık şartı var.
Bizde 1 yılda verebileceğimiz alternatifler var.

Milletin 3 yılda hak ettiğini, ilk yıl sonunda alma hakkı sağlayan poliçeler var.

Tamamlayıcı ya da özel sağlık sigortalarına mutlaka yaş geçmeden başlayın, avantajlarını gelecek yıllarda KESİN göreceksiniz.

www.unionib.com.tr
-2
erty_ksk
(23.09.26)
bence "imkanın varsa" tamamlayıcı yaptır. 40'dan sonra arızalar başlıyor yavaş yavaş. zaten kullanmayınca hasarsızlık indirimi alıyorsun. bir gün kayar ayak bileğini kırarsın (ki eşime oldu) sonra pişman olursun. her sigorta gibi ne zaman lazım olacağı belli olmaz.
+1
merhum
(23.09.26)
(14)

Kahve makinesi

kumandanim
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen meselahttps://www.amazon.com.tr/Philips-LatteGo-Otomatik-Espresso-Makinesi/dp/B0GCZGMSDT?ref_=Oct_d_obs_d_13511576031_0&pd_rd_w=EFpwQ&content-id=amzn1.sym.3d1902
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.
Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen mesela

www.amazon.com.tr


şöyle bişey. 20 bin civarı tamamım da daha fazlasını da vermek istemem, yok daha neler.
bunlar cortado yapıyor mu mesela?
Sizin kullandığınız, tavsiye ettiğiniz var mı?

Edit:

Haftaiçi her gün 3-4
Haftasonu her gün 4-5 bardak diyelim.
0
kumandanim
(22.09.26)
1-2 fincan kahve yapacaksanız, şu makina otomatik kahve yapacak diye doldurmak ve temizlemek manuel makina ile kahve yapmaktan daha zor. Ben eve eski tip kahve makinası aldım, kafam daha rahat.
0
babilfish
(22.09.26)
aynı makineden var. cortado yapmıyor diye hatırlıyorum fakat flat White'ın ml ayarı ile oynarsanız cortado elde edebilirsiniz. ayda bir temizlik eziyeti var evet. çok aşırı sıcak vermiyor kahveleri. fakat pratik ve misafir vs geldiğinde rahatlık tabii

yaptığı kahve çeşitleri de şöyle

Espresso, Kahve, Cappuccino, Latte macchiato, Sıcak su, Americano, Caffè crema, Caffè latte,
Buzlu kahve, Seyahat Fincanı, Espresso Lungo, Ristretto, Flat white, Café au lait, Buzlu latte, Buzlu cappuccino, Buz küpleriyle Americano, Buz gibi caffè crema, Buz gibi café au lait, Buzlu coffee latte, Buz küpleriyle Espresso, Köpüklü süt
+1
kablelvuku
(22.09.26)
Uzun zamandır linkteki makineyi kullanıyorum çok memnunum, öneririm.
İçinde olmayan kahvelerden biri istediğinde de ölçülerine bakıp kendi yöntemimle yapıyorum zorlamıyor, cortado yok galiba.
0
mutekebbir
(22.09.26)
Kapsül kahveye devam. Bende nespresso var. Yurtdışından çok ucuza almıştım. Sizin tchibo ile aynı aşağı yukarı. Bir de filtre kahve makinesi var. İkisinde de çok memnunum.

Bu Philips makinelerin kahvelerini hiç sevmiyorum. Hem evde çok yer kaplıyor hem de kahveyi yakıyor. İçtiğim kahveden aroma alamıyorum. Arkadaşlarım da var. Farklı farklı çekirdek denedik. Hepsi aynı. Sütle yumuşatırsanız içilebilir oluyor.
0
jackyr
(22.09.26)
Philips Baristina Espresso'ya da bakın derim. tam otomatik makinelerde temizlik sıkıntısı oluyor, içim rahat etmiyor. en azından benim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(22.09.26)
harici haznede süt işini çok sıkıntılı buluyorum. hazneye taze süt koy kahve yap çıkar temizle ya da dolaba kaldır yapmak gerekiyor. bir gece unutsanız bozulur.

ben sütsüz bir modelini aldım. süt kullanmıyorum ama kullanacak olsam o süreci manuel yapar elle eklerdim.
0
orpheus
(22.09.26)
Ofiste kullandığımız makine, çok memnunuz. Cortado menüsünde yok ama yukarıda yazdığı gibi ml ayarları rahatça değişiyor. oradan bakılabilir. temizlik kısmı büyük sıkıntı yaratmadı şimdiye kadar ama temizlik önemli.
0
kisa
(22.09.26)
sutle ilgili sorun ne bu makinede? sadece ihtiyac kadar sut koysak?
0
baldur2
(22.09.26)
İki senedir kullanıyorum. Sütle ilgili sorun denilen süt haznesine gerekenden fazla süt koyup hazinede bırakırsanız bir günde bozuluyor. hazneyi temizlemeniz gerekiyor. Ya dolaba koyacaksınız ya da fazla sütü boşaltacaksınız. Makinadan memnunum. Kaliteli kahve yapıyor. Buzlu çeşitlerinin de dahil olması ektrası
0
sonhakan
(22.09.26)
Süt ayrı bir hanede kutuda duruyor. Biz dolapta tutuyoruz
sütlü bir şey yapacağımız zaman takip çıkartıyoruz (iş değil. Bardak koymakla aynı)
0
kisa
(22.09.26)
Direkt cortado seçeneği yok ama kahve sertliği, süt köpüğü vs ayarlarsanız elde edersiniz.
Yıllardır kullanıyorum, gayet memnunum. F/p ürünü.
0
mor oje
(22.09.26)
peki bunun pahali modelleri icin ne diyorsunuz?
deger mi aradaki farka? yoksa bu iyi mi?
0
baldur2
(22.09.26)
@baldur2 bence yeterli fiyatı arttırmak lezzetti arttırmıyor kendi yorumum tabii bu. makinenin fiyatı arttıkça bu seride, sadece kahve çeşitliliği otomatikleşiyor. aslında basit kahve demleme bilgisiyle her tür kahveyi bu makine ile yapabilirsiniz. bir alt modelleri de yeterli olacaktır hatta.
+2
kablelvuku
(22.09.26)
1- tchibo'nun kapsüllüsünden sonra taze çekilmiş kahve çok daha güzel gelecektir. (bende ikisi de var)

2- cortado - flat white - cappuccino - latte - macchiato vs bunlar aslında çok farklı kahve çeşitleri değil. içindeki kahve hepsinde standart. sütü ne kadar ve ne sırada koyduğunuza göre isimleri değişiyor.

örnek veriyorum:

1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
1 ölçü kahve - 2 ölçü süt -> flat white
1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
2 ölçü kahve - 1 ölçü süt -> macchiatto

bütün tam otomatik makineler kahveyi ve sütü ayrı ayrı hazırlamanıza / koymanıza izin veriyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(9)

spk'da bu işin içinden çıkabilecek bir uzman var mı?

duyurukullanıcısı
kadrolarda işi çekip çevirebilecek bir kişi var mı? özgeçmişine bakabiliyor muyuz?
kadrolarda işi çekip çevirebilecek bir kişi var mı? özgeçmişine bakabiliyor muyuz?
-4
duyurukullanıcısı
(21.09.26)
öncelikle çekip çevirmek istiyorlar mı, yoksa devletteki pasta küçüldüğü için halkın cebine mi göz dikildi bunu anlamak gerekiyor. yiyici tayfa elbetteki bir kaynak bulmak zorundaydı. bunu artık devletten alamıyorlarsa en güzel kaynak halktan alınmalıydı.

şimdi diyorlar ki paramızı ppf ye yatırdık, devlet kurumuna da mı güvenmeyeceğiz. devletin hangi kurumuna güveniyorsun ki buna güveneceksin. en basitinden çocuğunu, imkanın varsa devlet okulu yerine özel okula gönderiyorsun. yine imkanın varsa devlet hastanesi yerine özel hastaneye gidiyorsun. başına bir iş geldi mi adaletin sağlanmayacağını derdini anlatıncaya kadar içeride aylarca yatacağını biliyorsun.

35 yıllık diplomayı iptal edenler, kaybettiği belediyeleri bir şekilde geri alanlar, espri yaptı diye komedyeni içeri atanlar mı sana güven veriyordu. yoksa bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mı diyordun.
+7
gercekdunya
(21.09.26)
Yalnız soru çok ilginç.
Bu işin içinden niye çıksınlar?
Bu işin içinde olduklarını mı düşünüyorsun? :))
0
Mirket
(21.09.26)
bu duruma goz yuman zaten spk degil mi? bu fonlar dunden bugune var olmadi, zaten saibeli fonlardi. ayrica fonlarin yonetiminde eskiden hukumette gorev almis isimler de vardi.
0
Sour
(21.09.26)
Spk da uzman mı kaldı çaycısı hademesi uzmandan daha fazla maaş alıyor, nitelikli uzman özele geçti hep
0
Hallegadola
(21.09.26)
Kadrolar niteliksiz kaldigi icin mi mudahale edilmedigini dusundunuz?
+2
osssy
(21.09.26)
Mehmet Simsek dahil herkes biliyordu Niteliksizlikle bi alakasi yok durumun
+1
Altana
(21.09.26)
emniyetin içinde sinan ateş cinayetini çözebilecek uzman var mı? bence cevapları ortak.
+5
anon1m
(21.09.26)
SPK'da bu işin içinden çıkacak uzmanlar var.

Bu iş o uzmanlara bırakılır mı? Sanmam.
0
babilfish
(22.09.26)
SPK'da bu işi çözebilecek çok kişi vardır ama->

1- yetkili bir abi "bilader bizim Recai abilerin firmaya bu kadar sert davranmayalım" derse, bu iş çözülmeyebilir.
2- "suçlu" olması beklenen firmalardan birinin patronu, SPK'da uzmanlardan birine "bu işi çözerken çok da üstümüze gelmezsen, seni hilmi abinin şirketinde 1milyon lira maaşla işe başlatırım" derse, bu iş çözülmeyebilir.

(isimler uydurmadır)

kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyorum ama bu dediklerim Türkiye'de yaşanmış şeyler gibime geliyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(5)

Apartman kamera sistemi hakkında

tahtakafa
Merhaba duyuru ahalisi, biraz garip bulduğum bir durumu sormak istiyorum. Daha önce benzer bir durum yaşayan ya da konu hakkında bilgisi olan biri varsa fikir verebilirse çok sevinirim.Apartman yöneticisi, binada bulunan güvenlik kameralarına kendi dairesinden internet üzerinden erişebilmek için bir
Merhaba duyuru ahalisi, biraz garip bulduğum bir durumu sormak istiyorum. Daha önce benzer bir durum yaşayan ya da konu hakkında bilgisi olan biri varsa fikir verebilirse çok sevinirim.

Apartman yöneticisi, binada bulunan güvenlik kameralarına kendi dairesinden internet üzerinden erişebilmek için bir Ethernet hattı çektirmiş. Bunun ücretini de diğer yapılan işlerle birlikte daire başına bölerek bizden talep ediyor.

Ancak kameraların internete bağlanması veya uzaktan erişilebilir hale getirilmesi konusunda apartman sakinlerine önceden herhangi bir bilgi verilmedi ya da karar alınmadı.

Benim asıl çekincem de burada başlıyor. Kameraların amacı güvenlik ise, normalde kayıtların apartmandaki cihaz üzerinden tutulması ve ihtiyaç olduğunda yetkili kişiler tarafından incelenmesi bana daha makul geliyor. İnternete açıldığında ise sistem, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde, uzaktan sürekli erişilebilen bir gözetleme sistemine dönüşebilir.

Apartmanımız 10 daireli küçük bir apartman. Güvenlik amacıyla ortak alanların tamamına kamera taktırmıştık ve zaten bu kameraların kullanılmasına kimsenin itirazı yok. Sorguladığımız konu, mevcut kamera sisteminin herhangi bir kat malikleri kararı olmadan internete bağlanması ve bunun maliyetinin de tüm dairelere yansıtılması.

Bu durumda yöneticinin, kat maliklerine danışmadan böyle bir işlem yaptırıp masrafını ortak gider olarak yansıtma yetkisi var mı?

Bir de işin KVKK ve güvenlik tarafı var. Kameraların uzaktan izlenebilmesi durumunda kimlerin erişebileceği, kayıtların nerede tutulduğu, ne kadar süre saklandığı, internet üzerinden erişimin nasıl güvence altına alındığı gibi konuların da belirlenmesi gerekmiyor mu?

Konu hakkında bilgisi olanların görüşlerini merak ediyorum.
📊 Apartman kameralarına internet üzerinden erişilebilir

Bu anket sona erdi. 27 oy kullanıldı.

0
tahtakafa
(21.09.26)
bilgim yok ama bizim apartmanda büyük bir giriş var. orada da tek kamera vardı. bu kamera her dairenin televizyonundan izlenebiliniyordu. tabi dediğim şey eski sistem kablo tv zamanları kutu falan yokken.
0
omer460
(21.09.26)
kendi dairesinden internet verdiyse internet ücretini masrafa yazmaması gerekiyor. yöneticiye söyleyin data paketli bir hat yada apartmana ayrı internet alsın.

kayıtların uzaktan erişimi ile ilgili de şifreleme sistemi yeterince güvenliyse hiç bir yasal sakınca olduğunu düşünmüyorum. zira güvenlik kamera sisteminin genel amacı bu şekilde uzaktan izleyebilmektir.
+1
gercekdunya
(21.09.26)
İnternet için müstakil bir hat çekilmiş ise bunun ayrıca bir ücreti olabilir. Ancak kendi kullandığı modem üzerinden kablo ile bağlantı yapıldıysa, kendi kullandığı interneti apartmana ödetiyor olabilir.

İnternet üzerinden izlenebilir olması, kimlerin erişeceğine göre değişir. Herkes için erişim olacak mı, yoksa sadece yöneticinin erişimi mi olacak? Burada herkes için ayrı ayrı kullanıcı adı ve şifre belirlenmesi talep edilebilir.

Buradaki çekince ise mahremiyet açısından 7/24 izleme imkânı, kişi ve araç takibi vb. konular olabilir. Bunlar sorulabilir. Alternatif olarak cihazın kapalı devre çalışması ve istenildiğinde DVR/NVR üzerinden bir monitör aracılığıyla kontrol sağlanması tercih edilebilir.

Kamera kayıtları %99 oranında yerel olarak kamera kayıt cihazı üzerinden tutulur. Mobil veya PC uygulaması üzerinden ise canlı görüntü ve kayıt izleme yapılabilir.
+1
sealth
(21.09.26)
Benim oturduğum apartmanda 5-6 tane kamera var bu kameraların kayıtları 45 gün civarında tutuluyor daha sonra siliniyor telefonumuza indirdiğimiz bir uygulamadan hem anlık hem de geriye dönük 45 gün boyunca tutulan kayıtları izleyebiliyoruz böylece bir sorun yaşandığında dönüp kamera kayıtlarına rahatlıkla bakabiliyoruz Ama bu kayıtlar bir gözetleme sistemine dönüşür mü Bilemiyorum hiç bunu düşünmemiştim
+1
santimantal
(21.09.26)
verdiğiniz bilgiler doğrultusunda kameraların internete açıldığını söylemek mümkün değil. kameralardan yöneticinin dairesine çekilen kablo, kameraların internet üzerinden değil, yerel ağ üzerinden izlenmesini sağlamak için çekilmiş.

"internete kesinlikle gitmiyor" demiyorum ama yönetici illa izleyecekse bu şekilde doğrudan yerel ağ üzerinden izlemesi daha doğru.

izlemesi doğru mudur, emin değilim.
0
co2s2
(22.09.26)
(14)

Şu an hükümet hukuktan üstün mü?

dokunmakalbime
Son günlerde kafamı kurcalayan bir soru bu. özellikle kaybolan 128 milyar $ ya da bu son fon haberleri. Sanki şu an hükümet ya da tepedekilerin İsviçre bankasında milyarlarca dolarlık hesapları çıksa bile hiçbir şey olmayacakmış gibi bir algı var sizce ülke bu anlamda tamamen hukuksuz bir yere mi dö
Son günlerde kafamı kurcalayan bir soru bu. özellikle kaybolan 128 milyar $ ya da bu son fon haberleri. Sanki şu an hükümet ya da tepedekilerin İsviçre bankasında milyarlarca dolarlık hesapları çıksa bile hiçbir şey olmayacakmış gibi bir algı var sizce ülke bu anlamda tamamen hukuksuz bir yere mi dönüştü? basın haber yapmaz sosyal medyayı da işte ailem güvendi operasyonları gibi ya da ünlülere uyuşturucu operasyonu gibi suni gündemlerle meşgul edip unutturacaklarmış gibime geliyor. Aslında merak ettiğim bunun sınırı nereye kadar.
-3
dokunmakalbime
(21.09.26)
sınır seçimler.
0
co2s2
(21.09.26)
Negatif olmayan herhangi bir büyüklük sıfırdan büyüktür. Limit sonsuza giderken adalet sıfıra yakınsıyorsa, cevabı siz bulun.
0
yadigar
(21.09.26)
Toplum hasta. Bu hastalığı hiçbir kanun, hiçbir siyasetçi, hiçbir parti ve kurtarıcı iyileştiremez. Böyle bir beklenti içinde olmamak gerekir.

Ahlak, dürüstlük, adalet gibi yüce insani değerler toplumda yok. Eğitimle de düzelmiyor zira son fon skandalı meselesinde aktörlerin en iyi okullardan mezun olmuş eğitimli kişiler.

Burada insan kendini tartmalı. Kişide başlar. İnsan kendi içinde ahlaklı mı? Dürüst mü? Adaletli mi? Çevresindeki insanlarla olan ilişkisinde bunları görebilir.
+4
Leonardo~Da~Vinci
(21.09.26)
son gunlerde mi? 20 senedir neredeydiniz? komada falan miydiniz?
+12
Sour
(21.09.26)
doğru düşünüyorsun. eminim ki öyle varlıkları vardır.
bunun meşruyetini de her seçimi kazanmalarından arayabilirsin ve artık devletleştiler.
+1
stay with me
(21.09.26)
Ülke bir kişinin ağzının arasında. Sınır koyan şey hukuk falan değil. Ekonomi, ekonomi izin verse en ağır şeriat bile gelir. Sınır halkın tepkisine kadar. Halkta tepki yeteneği olmadığı için gittiği yere kadar.
+1
mikahakkinen
(21.09.26)
son 20 yildir komada miydin gibi asagilik satasma kulturu de hukumetin ürettigi, sabah akşam twitterda, sosyal medyada sokakta siyaset, ekonomi, politika konuşup birbirini gazlayan pasif agresif muhalif takimin nadide örneklerinden biri olmuş. 5 kisi de begenmis.

ben 20 yıldır yurtdışındaydim siz 20 yıldır napiyordunuz? market raflarinda ekonomi, siyaset konusup kuzu gibi biat etmek dışında?

boyle ust notadan konusan sovenist tiplere zerre tahamulum yok. tamamen 20 yıllık mafyaci, reisci, devlet babaci politikanin eseri bu tipler. her ne kadar karşı cenahta olduğunu iddia etseler de durum aynen böyle.

muhtemelen bu yorum da cok eksi alacak ama inanin hiiiic umurumda değil.
-8
🌸dokunmakalbime
(21.09.26)
Türkiye bir hukuk devletidir :))
Elbette ki hukuk diye bir şey yok. Üsküdar Belediyesi olayina bakmaniz yeterli.
Sınır bicagin kemiğe dayanmasidir. İmamoglu tutuklaninca ist univ.de ogrencinin barikatı aşması, sarachaneye yiğilan yüz binlerin kayyimi engellemesidir.
Sırbistan olsa imamoglu birakilana kadar sokaklar bosalmazdi. Hukuk un boyutunu toplumun refleksleri belirliyor.
+1
santimantal
(21.09.26)
@dokunmakalbime benim turkiye'de yasadigim kanisina nasil vardiniz? ayrica olcut bu mu olmali?
+5
Sour
(22.09.26)
@sour; sizi 20'de durduran ne oldu merak ediyorum. o 20 senenin icinde e-muhtira ve akp'nin sadece bir oyla kapatilmaktan kurtuldugu dava da var. bu ulkede akp oncesinde hukukun olduguna inananlarin ya yasi ya akli yetmiyordur.

soruya cevap: maalesef su an bu ulkede "hukuk" bir kifayetsiz muhterisin iki dudagina bakiyor.
+2
banach
(22.09.26)
hukukun gucu enforcement kadardir. hukuka uymayan adami kulagindan tutup ciktigi delige sokamiyorsan hukuk mukuk yoktur orada. simdi birak tayyip erdogan'i herhangi bir akp'li milletvekilini hukuka uymaya zorlayacak ne var? eskiden hic olmazsa asker bunlarin defterini duruyordu, beyinsiz liboslarla beraber dincisi, kurdu hepsi bir olup onun da fisini cektiler. gg.
+3
antikadimag
(22.09.26)
@sour; yok nerden biliyormusum yok olcut neymis...basta cins cins konusup, sonra tepki alinca gereksiz detaylara sarılman tam bir manipülatif davranış örneği.

ayrıca bu arkadasi tamamen primitif güdülerle (bizim adama saldırıyorlar destek verelim motivasyonu) beni eksileyen onu artılayan 5 kişi. isterseniz 1000+, 1000- olun. bu bende asla bir baski olusturmaz, bu rage click'ler toplum psikolojisinin ne kadar kotuye gittigini gösterir.
-4
🌸dokunmakalbime
(22.09.26)
@dokunmakalbime, gereksiz detaylara sarilmadim, tam tersi sizin gereksiz detaylara deginmenize cevap verdim. yurt disinda yasadiginizi ve benim turkiye'de olup bir sey yapmadigimi belirttiniz. ben de turkiye'de yasamiyorum, olcut de bu olmamali dedim.

@banach bu cok daha karmasik bir konu. kismen katiliyorum, yani turkiye'de her zaman hukuki problemler vardi. fakat sivillerin (yani siyasetcilerin) sistematik bir sekilde hukuku cignedigi bir donem hatirlamiyorum. bana birkac ornek verebilir misiniz? hangi cumhurbaskani, basbakan ne yapti? ak parti'nin kapatilma davasi anayasanin ikinci maddesi olan turkiye laik bir devlettir hukmune ve partilerin bu konuda yapmasi gerekenlere dayaniyor. sizin soylemek istediginiz sanirim hukuk degil demokrasi cunku bu dava hukuki zemini olan bir davaydi, fakat demokratik degildi. sonuca "demokratik" bir sekilde karar verildi, o ayri.
+1
Sour
(22.09.26)
gereksiz detay çünkü yurtdışında yaşıyorsun demedim. buna sarılıp konuyu başka yerlere çekme çabasıdır bu. ayrıca ölçüt müdür? daniskasıdır. durumdan bu kadar rahatsız olup suçu birbirinde arayan/sadece çenesine vuran bir halk tarihte nadir görülmüştür. yukarıdaki sataşman da bunun nadide örneklerinden biri.
-2
🌸dokunmakalbime
(22.09.26)
(8)

ekim sonu nereye gidilir?

matilda
selamlar, izmir'den yeni geldik efes'i gezdik, şirince'yi gezdik. harikaydı. şimdi ekim'de 29 ekimi de bağlayıp 4 gün daha kaçalım diyoruz. izmir'e gidilir mi yine? arabamız yok ama benim şahsen böyle alsancak, kordon falan izmir'i gezesim geldi çok beğendim ilk kez gitmiştim. seferihisar'ı falan da
selamlar,
izmir'den yeni geldik efes'i gezdik, şirince'yi gezdik. harikaydı.
şimdi ekim'de 29 ekimi de bağlayıp 4 gün daha kaçalım diyoruz.
izmir'e gidilir mi yine? arabamız yok ama benim şahsen böyle alsancak, kordon falan izmir'i gezesim geldi çok beğendim ilk kez gitmiştim. seferihisar'ı falan da görmek isterim.
bunun dışında şart değil ama denize de girebileceğimiz ama arabasız da toplu taşıma, taksi falan ulaşabileceğimiz neresi olabilir yurtiçinde?
+1
matilda
(21.09.26)
izmir'e gitmek isterseniz toplu taşıma ile denize girebileceğiniz ücretsiz plajlar çok kolay
aliağa , yeni foça , eski foça , çeşme ,urla olabilir .
ekim sonu serin olabilir diye düşünürsek fethiye'ye gidebilirsiniz . yine minibüs ile ölüdeniz'de ya da çalış plajında yüzebilirsiniz . oralarda deniz daha sıcak
0
devilone
(21.09.26)
Deniz için Antalya.
0
kumandanim
(21.09.26)
ekimde izmir tarafları keyifsiz olabilir. antalya ya da mersin düşünmeniz gerekir.
+1
co2s2
(21.09.26)
Denizse antalya.
0
mikahakkinen
(21.09.26)
29 ekimde kaş baya canlı oluyor.
0
awlmi
(21.09.26)
Kordon alsancak falan gezerseniz İzmir den kaçmak isteyebilirsiniz.
+2
benaslindayohum
(21.09.26)
28 ekim 2013'te ılıcada denize girmiştim ben akşam 7'de.
denenebilir.
ulaşılabilir deniz için de arabam yok demişsiniz antalya'ya gidin.
0
rain when i die
(21.09.26)
29 ekim sonrasi ceket,montlar kulanilmaya başlar egede.
0
designer
(22.09.26)
(8)

Mobilyayı söküp kurmak için usta

yaren
SelamlarEvde daha önceden modüler olarak getirilip kurulmuş 5 kapılı gardırobu diğer odaya aktaramadık, gardırop çok büyük, kapı küçük geçmedi vs. Bunu söküp diğer odaya taşıyıp birleştirecek biri lazım. 1. Yeni gardırop gelecek, onun ustalarından rica edilir mi? Arıyorum, asla açmıyorlar, amirlerin
Selamlar

Evde daha önceden modüler olarak getirilip kurulmuş 5 kapılı gardırobu diğer odaya aktaramadık, gardırop çok büyük, kapı küçük geçmedi vs. Bunu söküp diğer odaya taşıyıp birleştirecek biri lazım.

1. Yeni gardırop gelecek, onun ustalarından rica edilir mi? Arıyorum, asla açmıyorlar, amirlerini aradım bakalım ne olacak.
2. Diyelim ki bu olmadı, bu tarz çalışabilecek usta nereden bulunur? Yer Ankara Etimesgut tarafları.

Bi yardım edin lütfen nasıl yapıcam bilemedim, nerden aldığımı da hatırlamıyorum. Kaldım mı öyle..?

Ek bilgi: kör itin öldüğü yerde yaşıyoruz, henüz mobilyacı nalbur gibi iş grupları buraya yerleşmedi, mahalle tarzı bir yerde değiliz yani, bu çözümler beni rahatlatmıyor maalesef...
0
yaren
(21.09.26)
armut'dan ilan açabilirsiniz.
+1
orpheus
(21.09.26)
Kurulum için gelen ustalar götürü çalışıyorlar genellikle. Eğer ellerinde çok iş varsa bakmayabilirler. Ama geldiklerinde kaça yaparlar sorun, aklınıza yatarsa taşıttırın.

Yoksa mahallenizi ve çevre mahalleleri dolaşın, mutlaka bir mobilyacı vardır. O halleder.
0
malheiros
(21.09.26)
Çevrenizdeki nalburlara sorun o bölgede bu işi yapan ustalar vardır yönlendirir sizi
0
Rondak
(21.09.26)
komşu ya da arkadaşlardan rica edilebilir.

www.starwoodyapimarket.com
Bağlabtı elemanları buna benziyorsa tornavida ile sökmeniz mümkün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.09.26)
yeni gardrop için gelecek ustalar hayrına yapmaz. 5 kapılı dolabın söktakı ciddi süre alır. yetişmeleri gereken bir dolu yer vardır. bir miktar nakit karşılığında yapabilirler, yapmayabilir de.
0
co2s2
(21.09.26)
gardrobu tamamen boşaltın, yeni kurulacak yeri de tamamen boşaltın, ustaların çalışacağı temiz bir alan olsun.

geldiklerinde söyleyin, önce fiyat sorun ve anlaşın. muhtemelen ya zaten buraya kadar geldik. 3 5 paramızı da alırız zaten sürse sürse 1 saat sürer demeleri çok olası.
0
omer460
(21.09.26)
Zaten ücretsiz çalıştırmak gibi bir niyetim yok, ben zalim değilim, bencil de değilim. Sadece doğru çalışanı nasıl bulurum diye endişe etmiştim.
0
🌸yaren
(21.09.26)
kimsenin zalim bencil diye düşündüğünü sanmıyorum, basit bir iş gibi görünüp iki dakikada yapabilirler diye düşünmüş olmanıza karşı söylenmiş ek bilgi cümlesi o bence.

dolabı boşaltıp hazır tutma işi çok mantıklı. nalbur vs bulamazsanız, gelen ustalar yapmazsa armut yoksa vs çevredeki elektrikçi, kapıcı da yapabilir. tek kişiyse ucundan tutmaya yardım edebilirim vs diyebilirsiniz .
0
kisa
(21.09.26)
(8)

2 yaş kreş bebesi bağışıklık destekleyiciler

wild honey suckle
Sevgili duyuru,benim sıpa 2 aydır kreşe gidiyor ve abartısız söylüyorum iki aydır hasta. 1-2 gün düzeliyor sonra apayrı şeyler olup geliyor. faranjit, uçuk, üsye zaten allahın emri, adeno falan allah ne verdiyse oldu ve bu yeme içmemizi, uykumuzu, modumuzu ve huzurumuzu inanılmaz etkiliyor. Acilinde
Sevgili duyuru,
benim sıpa 2 aydır kreşe gidiyor ve abartısız söylüyorum iki aydır hasta. 1-2 gün düzeliyor sonra apayrı şeyler olup geliyor. faranjit, uçuk, üsye zaten allahın emri, adeno falan allah ne verdiyse oldu ve bu yeme içmemizi, uykumuzu, modumuzu ve huzurumuzu inanılmaz etkiliyor. Acilinden kullanıp yararını gördüğünüze inandığınız kürler, takviyeler, dualar artık ne varsa ihtiyacımız var. Yoksa ben bu seneyi mental olarak çıkartamayacağım.

Ha bir de sümkürmeyi nasıl ve ne zaman öğreniyorlar, sırf şu sümük olayından dolayı uyuyamıyor çocuk.
0
wild honey suckle
(21.09.26)
Berroxin Defense önermişti bizim doktorumuz. Faydalı olduğunu düşünüyorum
0
kablelvuku
(21.09.26)
sümkürmeyi üç yaşa doğru öğrenmişti sanırım bizim kız. pipetle filan deneyebilirsiniz şimdiden, belki öğrenir. günlük temizlemeniz lazım serum fizyolojik ile. okyanus sulu spreyler var diye biliyorum, onlardan alınabilir belki doktora danışarak. gece üzerine 15-20 adet karanfil batırılmış yarım soğan koyabilirsiniz yastığının yakınına. bunun da faydası oluyor burnu için.

onun dışında vicdan rahatlatma amaçlı takviye kullanabilirsiniz tabi ki :D ama ben bi faydası olduğunu düşünmüyorum. her çocuğun kreşe başlangıç dönemi böyle oluyor. biz de yaşadık. hatta bunu atlatırsanız bile her kışa giriş döneminde yeniden üst üste hasta olma ihtimali yüksek.
d vitamini en önemlisi. o konuda doktora danışın bence.
ha illa kullanacağım diyorsanız üstteki tavsiye de olur, zaten o bitkisel tamamen diye hatırlıyorum. bir de ocean gummyler var.
0
elorelia
(21.09.26)
Öncelikle piyasada satılan bağışıklık takviyelerinin büyük bölümünün amacı beyaz yaka silkelemek. Yani işe yaramıyorlar demiyorum. Ama inanılmaz bir etki yok.
Kızım 4 yaşında. 2 yaşında kreşe başlamıştı ve ilk sene sizin gibi zorlu geçti. Bir hastalığı bırakıp diğerine yakalandık. Eğer alerjik değilse çok yapacak birşey yok. İyileşe iyileşe bağışıklık sistemi gelişecek. Biz sadece umca kullandık takviye olarak. onun hariciinde takviye edici gıda tercih etmedik.

Bir de size önerim çocuğunuzu alerji doktoruna da bir götürün. Belki de bir şeye alerjisi vardır. Siz farketmiyorsunuzdur. Bu durum da yaşanabiliyor bazen.

Sümkürmeyi 3 yaş civarı öğrendi bizimki
0
nuevo
(21.09.26)
sürekli gittiğiniz bir çocuk doktoru vardır. kendisine sorun. gerek yok diyecektir ya da şunu alın diyecektir.
+2
co2s2
(21.09.26)
az önce yazıyordum, eksik kaldı. bazen çocukların azıcık da hasta olmaları gerekir. vücutlarının genel olarak bağışıklık kazanmaları gerekir. hiç hasta olmadan da olmaz. ben de babayım. en minicik hastalık bile insanı çaresiz bırakıyor, sinir bozuyor, en iyi şekilde bakmak istiyorsunuz, anlıyorum. ama bazen de olayları rotasında bırakmak gerekir. ıvır zıvır "suni" destekler vermek yerine, doğru ve yeterli gıdayı aldığına emin olmak gerekir.
+6
co2s2
(21.09.26)
oglum 15 ayliktan beri gidiyor krese gidiyor su an 2.9 yasinda. Hala 2 haftada bir hasta. Sanirim krese gittigi donemlerde maks uzunlugumuz 3 hafta hastaliksiz.
arada ulke degistirdik falan ama doktorlar ulkeler degisse de normal demeye devam ediyor. Hatta bir doktor hasta olur iyilesir bir gun gider aksam tekrar ateslenir yani cok normal diye aciklamisti.

Biz vitamin vs. immunity arttirici urunler kullaniyoruz ama daha cok esimin arzusuyla ben, sonucta bagisiklik guclenecekse hasta olup iyilesince guclenecegi gercegini savunuyorum.
0
wallcan
(21.09.26)
İmkanınız varsa kreşe göndermeyin. Evde biriniz baksın. En güzel ve işe yarayacak ilaç budur.
-4
Leonardo~Da~Vinci
(22.09.26)
Açılın tecrübeli baba. İki çocuğum da 8 aylıktan beri kreşe gidiyor.

1- Hastalığa en iyi gelecek şey, çocuğun her gün bir saat açık havada oynaması. Her gün kar yağmur demeden bir saat açık havada vakit geçirecek.

2- Bağışıklık güçlendiriciler var ama pek işe yaramaz. Şu damla damla verilen mürver çiçeği mi ne zıkkımsa onun özü vardı, biraz işe yarıyordu. Düzenli vitamin kullanımı işe yarıyor.

3- 2 yaş çocuğu sümkürmeyi rahat öğrenir. göstererek öğretirsiniz.

4- Gece sıcak tutun. Uyku tulumu giysin. Gece üşüyen çocuk her türlü hasta oluyor maalesef. Bir de odası nemli olsun. Kuru havada uyuyan çocuk daha sık hasta oluyor.

5- Çocuk ilk yıl hasta olacak. Buna yapacak bir şey yok. Şimdi göndermeseniz seneye, seneye de göndermeseniz okula başlayınca yaşayacak. Bir sürü yeni virüs / bakteri ile tanışıyor. İlla ki kapacak. Elden çok da bir şey gelmez.

Kolay gelsin.
0
babilfish
(22.09.26)
(1)

İstanbul Avrupa yakasındaki en iyi sinema hangisi?

egerbiryolcu
Konfor olarak?Gidecegim filmin görselligi de ön planda buna göre de mekan onerebilirsinizTeşekkürler
Konfor olarak?
Gidecegim filmin görselligi de ön planda buna göre de mekan onerebilirsiniz

Teşekkürler
0
egerbiryolcu
(21.09.26)
ben odyssey için marmara forum'daki imax'e gitmiştim. koltuklar gayet genişti ve diğer sinemalara göre gayet ucuzdu.
+1
co2s2
(21.09.26)
(12)

Yüklü market alışverişi için tavsiye

kel aynak kusu
Selamlar, mutfağı sıfırdan (hakikaten sıfırdan, baharattan kıymaya ve patates soğana kadar) dizmem gerekiyor, ortalama 15-20k'lık alışveriş olacakÖnerdiğiniz, çeşitli avantajları olan ya da fiyat olarak nispeten makul bir market var mıdır? Not: anadolu yakası
Selamlar, mutfağı sıfırdan (hakikaten sıfırdan, baharattan kıymaya ve patates soğana kadar) dizmem gerekiyor, ortalama 15-20k'lık alışveriş olacak

Önerdiğiniz, çeşitli avantajları olan ya da fiyat olarak nispeten makul bir market var mıdır?
Not: anadolu yakası
0
kel aynak kusu
(21.09.26)
her üründe farklı markette farklı kapanya olur. 3-5 hesabını takip etmek zor olur. onun yerine kredi kartı veya online kampanyalara bak.
0
merhum
(21.09.26)
toptan marketler daha iyi olabilir sanki. ben genelde metro dan alıyorum.
0
gercekdunya
(21.09.26)
(git: marketisleri.com) büyük alışverişler öncesi bu tip sitelerden broşürlere bakmak bazen işe yarıyor.
0
scudman1
(21.09.26)
zırhlıoğlu olabilir.
-5
televole0
(21.09.26)
gross marketlere git bence.
bi de bu alışverişi tek seferlik değil de parçalı yapmak avantajlı olabilir. her kredi kartında market kampanyaları oluyor genelde onlara bak kaç tlye kaç puan veriyor diye.
0
jelly bear
(21.09.26)
Kredi kartının market kampanyası mutlaka vardır. Alışverişten önce mobil bankacılıktan o kampanyaya katıl.
0
Mirket
(21.09.26)
Bim ve benzeri ucuz marketlerden standartlariniz uyan urunler alinir. Sonrasinda Anpa Gross gibi ya da ne varsa bu tarz cevrenizde buyuk markete gidilir. En son bulunamayan urunler icin Metro'ya gidilebilir. Ben sahsen yeni eve cikip alisveris yaparken bir hevesle Metro'ya bastan gitmistim, yanlis hatirlamiyorsam cok birsey alamadi. Pahali gelmisti.
0
mbond
(21.09.26)
neler alacağının bir listesini çıkar ondan sonra carrefour, migros uygulamalarından bak, bim-a101,şok broşürlerine de bak hangi ürün nerede ucuzsa oradan al.
her ürün farklı markette indirimde oluyor.
metro market ve macro gereksiz pahalı. mopaş ve çağrı market varsa bazı ürünler daha uygun oluyor. yemek kartı varsa o da geçiyor. özkuruşlar hep pahalı. orada da yemek kartı geçiyor ama komisyonu ürünlere bindiriyorlar.
0
my fault
(21.09.26)
Kartal tarafına yakınsanız kardeşler toplu tüketim. Sadece kasap reyonu yok, market fiyatlarının en az %20-25 altına alışveriş yapabilirsiniz.
+1
obscure
(21.09.26)
Anpagross veya bizim toptan gibi yerlerde diğer marketlerden daha uygun fiyatlı ürünler bulunabiliyor, Anadolu yakasında çoğu yerde var.
0
Uncle Sam
(21.09.26)
Tek seferde yapmak zaten mümkün olmaz belki ama yine de... Tek seferde yapmayın.kredi kartı ile olacaksa onun kampanya koşullarına bakın önce.harcama limiti vs. Acil olan ihtiyaçları önce alırsınız,kalanları yerel ve zincir marketleri inceleyip 3 4 postada alırsınız indirimleri takip edip. Mesela migrosta yağ indirimdeydi,yağ şeker vs. Temel ihtiyaçları alıp limite göre 2000 tl falan neyse o a tamamlayıp çıkardım ben olsam 1 gün için.ertesi gün farklı bir şey,farklı bir market. Çarşamba şok perşembe a101 vs.
Yerel zincirler de özellikle İstanbul da indirim yaptıkları oluyor, o da takip edilmeli dediğim gibi.ama et vs alırken dikkat edin,sıkıntı çıkmasın
0
denizciman
(21.09.26)
ıvır zıvır indirimleri saymazsak bim her zaman en ucuz market. alabildiğiniz her şeyi bim'den alın, sonrasını metro'dan alın.
0
co2s2
(22.09.26)
(5)

Instagram sayfası için ekipman ve yapılması gerekenler

egerbiryolcu
Ellerin yakim çekimde olacağı masa basinda çekilecek videolar için hem fiziki ekipman hem video editlemek için mobil uygulamalar için neler gerekli?Özellikle profesyonel çekim gözüken ama ev ortamında hazırlanan çekimlerin arka planında neler var?Ben eğlencesine açacağım sayfayı ama ozenmek istiyoru
Ellerin yakim çekimde olacağı masa basinda çekilecek videolar için hem fiziki ekipman hem video editlemek için mobil uygulamalar için neler gerekli?

Özellikle profesyonel çekim gözüken ama ev ortamında hazırlanan çekimlerin arka planında neler var?
Ben eğlencesine açacağım sayfayı ama ozenmek istiyorum. Sayfa büyürse de motive eder beni. Bunun için bireysel hesap veya ticari hesap açma gibi ayrım var mı (ben üç yıldır Instagram kullanmiyordum o yüzden değişikliklere de çok hakim değilim)

Bendeki malzemeler
Yari profesyonel fotoğraf makinesi var ve iki lens var biri standart biri 50 mm lens.
Masa başı PC
Kamerası kötü olan bir telefon

Planladiklarim
Hafıza kartı
Cupcut uygulamasi pro versiyon
Tripod (ama hangi ozellikerde)
0
egerbiryolcu
(20.09.26)
ellerin yakın planda olacağı derken ne kast ettiğinizi belirtirseniz daha iyi fikir verebilirim.

ders soru çözme videoları gibi tepeden yalnızca ellerin göründüğü videolar ise tripod başının ya da telefon tutacağının ona göre seçilmesi uygun olur.

bunun dışında ışıklandırma çok önemli. düşük ışıkta yarı profesyonel kamera da telefon da "içerik" olarak tatmin etmeyebilir.
0
anon1m
(20.09.26)
Nail art oje konsepti olacak. Masada arka planda dekor ve malzemeler de gözükebilir. @anon1m
0
🌸egerbiryolcu
(20.09.26)
bir kaç saniye youtubedan baktım :) çoğu çok profesyonel durmuyor zaten. telefonla çekin. potansiyel sorunlar yansıma olabilir.
telefon önüne ya da kamera lensi önüne halka ring flash kesintisiz ışık tarzı bir şey takılsa tırnaklarda yuvarlak hare bırakabilir önüne aydınger kağıt falan konur ışığı yayar çözülür. bir kaç noktalı aydınlatma / yansıtıcı yüzey ile de yapılabilir. ışık çadırı gibi bir şey ile daha yumuşak olması sağlanabilir.

fotoğraf makinesinde sorular çoğalıyor. çok düşük diyafram çalışsanız 1.4. 1.8 gibi alan derinliği çok sığ olabilir ama siz çok yakına odak yapmak isteyeceksiniz.
lensin de makro özellikli olması gerekiyor 50mm lenste olabilir. odak uzaklığı da 50-60cm yeterli olacaktır.
+1
anon1m
(21.09.26)
ışık ışık ışık
0
co2s2
(21.09.26)
Nokta atışı bir ışık ürünü almam lazım ilk olarak öyleyse.
0
🌸egerbiryolcu
(21.09.26)
(4)

Brüt maaş sorusu

Uncle Sam
Brüt 85.000TL ve 95.000TL maaşlar net olarak ne kadar yapar?
Brüt 85.000TL ve 95.000TL maaşlar net olarak ne kadar yapar?
-1
Uncle Sam
(19.09.26)
ebeş
(19.09.26)
cevabi vermis,
verginet.net
/ brütten nete maaş hesapla.
-1
designer
(20.09.26)
ekşiduyuru balık tutmanın öğretildiği bir yer olmayacaktı. ekşiduyuru doğrudan balığın verildiği yer olmalı.

85 brüt -> ele geçen 65'le başlar, 57'e düşer. yılda toplam 723bin
95 brüt -> ele geçen 72'yle başlar, 64'e düşer, yılda toplam 797bin
+1
co2s2
(20.09.26)
Bu brütten nete hesaplamada bordroya işleyen yan haklar ve özel kesintiler hesaba katılmıyor. şirket tss yapıyor, yol yardımı veriyor veya sandık kesintisi gibi şeyler varsa vergi hesaplaması değişir, net ücret de değişir. küçük farklar ama yapılan hesabı biraz değiştirip can sıkabilir. özellikle gelir vergisinin değiştiği ay bi ay erkene gelse tat kaçırıyor.
0
klassno
(20.09.26)
(12)

İnstagramdan yazmak sapıkça mı?

inte17
Küçük bir şehirde yeni sayılırım ve arkadaşım ile takıldığım bir cafe var. Cafe kimi takip ediyorsa geri dönüş yapıyor bu yüzdende algoritmama düşmüş hoşlandığım biri var.Sorun o kişi ile hiç ortak tanıdığım yok beni tanıştırsın veya inte seni beğenmiş diye haber yollasın. Daha önceden sosyal medyad
Küçük bir şehirde yeni sayılırım ve arkadaşım ile takıldığım bir cafe var. Cafe kimi takip ediyorsa geri dönüş yapıyor bu yüzdende algoritmama düşmüş hoşlandığım biri var.

Sorun o kişi ile hiç ortak tanıdığım yok beni tanıştırsın veya inte seni beğenmiş diye haber yollasın.

Daha önceden sosyal medyadan tanımadığım birine bu tarz bir niyetle mesaj atmadım ve açıkçası sapık damgası yemektende korkuyorum tanımadığım için.

Arkadaşım illa yazacaksan selam diye girme, merak uyandıracak bir şey yaz dedi. İyi tamam zaten en başta beni beğenmeyebilir ve cevap vermeyebilir, veya konuşmaya başlarız fakat ben kişiliğini sevmem konuşmayı bitiririm veya yukarıda korktuğum olay gerçekleşir.

Yaş 30 oldu bu sene, ciddi niyetlede birini arıyorum ama 15 senedirde burada yaşamıyorum o yüzden çevre edinmemde zor. Sizce kötü bir fikir mi yapmak istediğim şey?
0
inte17
(19.09.26)
kötü fikir, bu şekilde tanışma olması ve bir yere doğru ilerlemesi için karşıdaki kişinin seni epey beğenmesi lazım. ortalama ve ortalama üstü kızlara hafta en az 5 tane ekleme istegi ve benzer mesajlar geliyor. yani arada kaynar gidersin.

kafede karşılaşma olasılığın varsa yüzyüze tanışmayı denemelisin. instagramdan yazmaktan bin kat fazla şansın olur. tanışırken de amacın tanışmak olmamalı, gündelik bir sohbet tadında bir diyalog yakalamalısın. yani yanına gidip merhaba tanışabilirmiyiz veya bu minvalde bir anlam çıkacak diyalogların hiçbiri olmaz.
+2
orpheus
(19.09.26)
Benlik degil ama bircok insan o şekilde iliski yapiyor.
Dating app bana göre daha iyi. Sonucta instagrama ben birileriyle tanismak için girmiyorum. Dm yazmak asiri creepy. Ama Dating appte zaten likeladigim birinin bana yazmasi beni sevindirir.
-2
Purple life
(19.09.26)
@Purple life
Keşke uygulamaları kullanan biri olsaydı ama gerçektende kullanan birisi yok şehirde. Denedim ve en yakın mesafe Adana çıktı.
(Benim konumum Hatay)
0
🌸inte17
(19.09.26)
"Normalde sosyal medyadan tanımadığım birine yazma cesaretim pek yoktur ama [Kafe'nin adı]’nın algoritması haklı çıktı galiba. Ortak tanıdığımızın olmaması büyük eksiklik ama en azından ortadan başlama şansımız var. Tanışalım mı, yoksa bunu dijital bir tesadüf olarak bırakıp geçelim mi?"
+1
jamswety
(19.09.26)
ben de artık mesaj işinin zavallıca olduğunu düşünüyorum. özellikle izlediğim abdli bir yayıncı var laps elini uzatıp mevzuya giriyor. türkiye'ye de geldi benzer sonuçlar aldı. bir sürü ret de yiyor ama usanmadan şut çekmeye devam ediyor. süper özgüvenli ve güleryüzlü bir utanmaz olmak gerekiyor.

uzat elini tanışabilir miyiz? de tipi beğenirse devam edersin yoksa elin havada kalır hemen önündeki maçlara bakarsın
-1
deranzo1
(19.09.26)
2010 yılından beri yürümeler resmi olarak instagram üzerinden yapılıyor. İnstagramdan yaz. Reddederse kenara çekip takip isteğimi reddetmişsin diye hesap sorarsın.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.09.26)
Yaz kral. Sorun yok. Tanışmalar çoğunlukla artık instagramdan ilerliyor. Tanışmak istemek sapkınlık değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(20.09.26)
sapıkça değil.
ama karşı taraf ilgilenmiyorum dedikten sonrası sapıklık.
+1
co2s2
(20.09.26)
bence yazma, sapıkça değil ama tanışma şansını azaltır. küçük şehirlerde açık profil şeklinde içerik üreten birini sadece takip etmek bile bir sorun, hiçbir şey yazmasan bile seni takipten çıkarabiliyor. hatta engelleyebiliyor bile. kaç kere denk geldim. küçük yerlerde değişik kafalar var. fiziken tanışmaya çalışmak gerek.
-2
the man with no name
(20.09.26)
önce takip et sonra eski fotolardan bir kaçını beğen ki seni fark etsin. sonra yazdığında iyi kötü cevap alma olasılığın artar. bu arada yaz tabi çekinme.
0
gercekdunya
(21.09.26)
İnstagramdan yazılır hem de çok güzel yazılır. Sen burdakilere bakma, cevaplara “ay olur mu öyle şey” der ama duyuruda herkese mesaj atarlar.(bkz: swh)
+1
Rondak
(21.09.26)
Reis olayın sapıklık olup olmaması tamamen senin tipine bağlı. Böyle kızın hoşuna gitmeyecek bodur bir tipsen 5 senedir tanıdığın hatuna yazman bile sapıklık olarak değerlendirilebilir. Şöyle boylu boslu, eli yüzü çok az düzgün bi char' san bir instagram mesajı ile yıllar sürecek bir ilişkiyi başlatabilirsin. Zaten kızların ilgilendiği bir tip değilsen de hiiiiç kafanda hayaller filan kurma. Kız ortalama olsa bile mesaj kutusu zaten doludur.
+2
trixi
(21.09.26)
(6)

Fon Sorunu - TLY DFI

optimistbakunin
16 eylul saat 12bucuk gibi tly ve dfi icin satis emri verdim, eyatirimcida da gorunuyor. Ama dun normalde yatmasi gereken tutar ikisi icin de yatmadi. Ziraatbank ve isbankasindan takasbanktan da aciklama yok. Spk bu iki bankayi gorevlendirmisti. Her neyse bundan sonra ne olacak, bizim 1 gunluk yani
16 eylul saat 12bucuk gibi tly ve dfi icin satis emri verdim, eyatirimcida da gorunuyor. Ama dun normalde yatmasi gereken tutar ikisi icin de yatmadi. Ziraatbank ve isbankasindan takasbanktan da aciklama yok. Spk bu iki bankayi gorevlendirmisti. Her neyse bundan sonra ne olacak, bizim 1 gunluk yani 17 eylulun belirlenen fiyati ile tutarlari almamiz gerekmiyor mu?
0
optimistbakunin
(19.09.26)
Şu an seni rahatlatıcı olanlar dışında söz söylemek yasal olarak sıkıntılı.
SPK tebliğlerini KAP haberlerini, Bankadan ve Aracı kurumundan gelecek haberleri takip et.
0
Mirket
(19.09.26)
hocam nasıl açıklama yok, 3 gündür ortalık yıkılıyor. tera pp fonları (yani tly) önce temerrüde düştü, sonra spk tera ve atlas (yani dfi) de dahil olmak üzere birçok portföy hakkında tasfiye kararı verdi.

bunları biliyor ve süreç ne olacak diye mi soruyorsunuz, yoksa hiçbirinden haberiniz yok da 16 eylül'de verdiğim emin niye gerçekleşmedi diye mi soruyorsunuz? yani "dün normalde yatması gereken tutar yatmadı" diyorsanız olan bitenden hiç haberiniz yok gibi.
+3
kibritsuyu
(19.09.26)
Spk aciklamasini okudum konuyu biliyorum. Ama tarihsel olarak tasfiye kapsamindaki tarihte degilim. O yuzden nasil olacak diye sormustum
-1
🌸optimistbakunin
(19.09.26)
0
co2s2
(19.09.26)
3 ay içinde parça parça yatacakmış.
0
gercekdunya
(19.09.26)
spk.gov.tr
bunu chatgptye yapıştır, tüm cevaplar orda. 3 ay içinde parça parça yatacak falan deniyor da sen bunu 1 sene olarak düşün. türkiye burası.

ülkede milyonlarca kişi dolaylı etkilendi bu olaydan. az buz bir sayı değil bu.

bizim gibi tüm varlığı 500K doları geçmeyen adamların aklı yetmez. şu an 5-6 senedir feci bir varlık transferi var papua yeni ginede. yeri geliyor kriptodan, çiftlikten, arsalardan, dijital cüzdanlardan, derneklerden, bahisten haberler duyuyoruz. yeni yapılar kuruluyor, kocamışların paraları, varlıkları hortumlanıyor vs. biz tabi kulağımıza gelen kırıntılarla çıkarımlar yapıyoruz, neler neler dönüyordur arkada. ne senaryolar.

bu ders olsun herkese. paranızı nereye yatırmamanız gerekir daha dikkatli düşünürsünüz artık.
+1
plastic_angel
(19.09.26)
(7)

aksiyel kesitli dana karkas görseli

kibritsuyu
çok saçma bir sorum olacak. debe'yi okurken aklıma geldi."hangi et hayvanın neresinden çıkar" görsellerinde hep şu paylaşılır: https://eksisozluk.com/img/4yguab78sığır yan durur, hangi etin hangi bölgeden çıktığını YANDAN görürüz.ben istiyorum ki tıpta "aksiyel kesit" olarak adlandırılan, yani sığır
çok saçma bir sorum olacak. debe'yi okurken aklıma geldi.

"hangi et hayvanın neresinden çıkar" görsellerinde hep şu paylaşılır: eksisozluk.com

sığır yan durur, hangi etin hangi bölgeden çıktığını YANDAN görürüz.

ben istiyorum ki tıpta "aksiyel kesit" olarak adlandırılan, yani sığırı tam karşıdan ve kafasından kuyruğuna kadar dilim dilim görelim. hangi et nereden çıkıyor KARŞIDAN görelim bir de. yapay zekaya ne şekilde soracağımı bilemedim, daha doğrusu bulamadı böyle bir şey. acaba hiç yok mudur?

mesela t-bone steak'in hayvanın üstünde hangi konumda nasıl durduğunu görmek istiyorum ama bu yukarıdaki görselde t-bone'u yandan görüyoruz. karşıdan göreyim ki neresine denk geliyor, nasıl gözüküyor anlayayım. elime t-bone steak alınca lan bu kemik hayvanın neresi diye gözümde canlandıramıyorum.
-1
kibritsuyu
(18.09.26)
türkçe değil ama şu olur mu?

virtualbeefandlamb.ahdb.org.uk
0
co2s2
(18.09.26)
yeni evet tek görselde bir şey ifade etmez, dilim dilim her kesitin ayrı gösterilmesi lazım. aradığım da bunun gibi bir şey. ya da e-nabız'da tomografi görüntüne bakıyor gibi böyle bir kaydırma çubuğu ile önden arkaya ilerleyebileceğimiz yapay bir görsel oluşturulabilir.
0
🌸kibritsuyu
(18.09.26)
ingilizce olması önemli değil, ama bu eti dikey eksende değil de yatay eksende döndürebiliyorsak tam aradığım şey olur.

meat trade view diyorum, hayvanı dikiyor, dikine çeviriyor döner gibi. farmer view diyorum, hayvanı yatırıyor enine çeviriyor kuzu çevirme gibi.

karşısına geçemiyorum.
0
🌸kibritsuyu
(18.09.26)
apps.apple.com

bu var ama paralı. eti istediğin gibi evir çevir. android için galiba yok.
0
co2s2
(18.09.26)
co2s2
(18.09.26)
open.lib.umn.edu

etten çok organ görünüşe giriyor :)
+2
eileengray
(18.09.26)
Tam olarak istediğiniz materyal değil ancak istediğiniz şeyi "kafamda daha iyi yerleştirmek istiyorum" diye yorumladım. Eğer öyleyse;

Direkt bunu;
youtu.be

Ve arkasından şunu;
youtu.be

Kuzu için de bunu izleyin;
youtu.be
+1
akhenaten
(19.09.26)
(10)

ben şu an iş kartım sayesinde aslında hiç para harcamıyor muyum?

hakyememyemekyerim
selam özet geçicem şimdi ben ingilterede yaşıyorum ama işim türkiyede, freelance olarak çalışıyorum ve fatura kesiyorum, serbest tüccar olarak geçiyorum neyse, bi aylığına türkiyeye geldik şu an geldiğimizden beri tüm masrafları ben karşılıyorum otel, yemek taksi aklınıza ne gelirse, eşim ise nerede
selam özet geçicem şimdi ben ingilterede yaşıyorum ama işim türkiyede, freelance olarak çalışıyorum ve fatura kesiyorum, serbest tüccar olarak geçiyorum neyse, bi aylığına türkiyeye geldik şu an geldiğimizden beri tüm masrafları ben karşılıyorum otel, yemek taksi aklınıza ne gelirse, eşim ise neredeyse hiç harcama yapmıyor hatta geçen gün sen bana iş kartını apple pay'ime ekle ben harcadıklarımı da biriktireyim dedi ve benim iş kartımı yani maaşımın geldiği ve sadece iş ile alakalı ödemelerimi yaptığım kartımı istedi bana da diyor ki işte aslında şu an cebinden para hiç çıkmayacak her şeyi vergiden düşücez aslında şu an para harcamıyoruz gibi konuştu ben de bi bok anlamıyorum bu işlerden biri bana anlatabilir mi? keriz yerine mi konuyorum yoksa gerçekten doğru mu diyor? çünkü ben bu 1 ayda çok harcama yaptım biraz bana para ödemen gerekiyor dedim o da vermeme gerek yok çünkü devlet sana e devlet sana geri ödeme yapıyor.

Sana yemeğin fiyatının yarısını versem bile para kazanıyorsun.

10 sterlinlik bir burger alıyorum.
Sana 5 sterlin ödüyorum.
Sen 10 sterlin vergi iadesi alıyorsun.
Ve 5 sterlin kâr ediyorsun. gibi bi mesaj çekmiş de :D
0
hakyememyemekyerim
(18.09.26)
Tabii uzman değilim ancak benim bildiğim kadarıyla kandırılıyorsunuz. Şahıs firmasının en üst gelir vergisi dilimi %40.

Yaptığınız işi bilmiyorum ama %20 KDV üzerinden fatura kesiyorsunuz desek;

KDV dahil tutar 120 TL desek;

(120 - KDV - masraflar) * 0.4 : max gelir verginiz olur. Kalan 0.6 lık kısım net kazancınız olur en kötü seneryoda.

Bahsedilen otel, yemek, ulaşım ve diğer masraflar bu kısımdan düşer. Masraflar kısmı ne kadar yüksek olursa vereceğiniz gelir vergisi o oranda düşük olur. Ancak 1e 1 değil tabii. İki seneryoda örneklendirelim

120 - 20(KDV) - 40(masraflar toplamı) * 0.4 : 24 TL vergi verirsiniz net kazancınız 36 TL olur.

Masraflarınızı artırırsanız

120 - 20(KDV) - 60(masraflar toplamı) * 0.4 : 16 TL vergi verirsiniz net kazancınız 24 TL olur.

Yani yaptığınız fazladan 20 TL KDV hariç masrafın sadece 12 TL si direkt sizin cebinizden çıkmış gibi olur, 8 TL si vergiden düşülür. Ancak öyle kara geçmek falan çok olacak şeyler değil. Bir de her masrafınız vergisel olarak giderleştiremezsiniz. Muhasebecinize danışmak en iyi yöntem.
0
yercekimini kendine ceken adam
(18.09.26)
vergiden düşme tam olarak öyle değil.

100 tl kazandın diyelim. normalde kazanç gelir üzerinden veriliyor.
30 tl de harcama yaptın iş için bunu gider olarak gösterdin. 30 tlnin içinden de 5 tl kdv ödedin diyelim.
gelir vergisini 75 tl üzerinden ödersin. vergi öderken de daha önce ödediğin 5 tl vergi ödeyeceğin kdv tutarından düşer.

yanlışsam düzeltin.
0
jelly bear
(18.09.26)
Abi muhasebeciye sormak en iyisi de yüzde 99 şöyle bir olay yaşanıyor gibi;
youtu.be

10 sterlinlik harcamada siz nasıl 10 sterlin geri iade alıyorsunuz hangi vergi sistemi size böyle herşeyi yüzde yüz ödüyor dünyada.
O ödediğiniz 10 sterlinden sallıyorum 2.4unu falan vergiden "düşersiniz", vergi iadesi olmaz. Kısacası ileride 10 sterlin vergi çıkarsa 2.4 düşer 7.6 ödenir.

Harbiden attığım video olayı yaşanıyor gibi. Eşiniz tax write off ile write offu karıştırmış gibi =d yani eşinizin mantığı ile yarın şirkete diye ferrari alırsanız devlet iade edecek size parayı=d
Bir de misal muhasebeci çok merak ettim sizin otel harcamalarını falan devlete ne diye yazacak? Freelance olarak konferans vardi, seminer vardı falan mi diyeceksiniz?
Yani çok bilgim yok ama yapay zeka bile güldü olaya. Bence ciddi sıkıntı var =d vergi işleri Türkiye'de ciddilesmeye başladı, ben olsam hemen muhasebeci ile görüşürüm.
0
logisticsmanager
(18.09.26)
Ustune para da veriyor mu kartin?
0
osssy
(18.09.26)
parayı iş kartından harcamanın bir önemi yok, fatura veya fiş alarak bunu masraflaştırmak gerekiyor. bu masraflar içinde kabul edilen ve edilmeyenler var.

bildiğim kadarıyla ingilterede zaten belli bir limite kadar vergi yok. türkiyede ise kardan artan oranlı vergi alınıyor. %15-%40 arası bu dilimler değişiyor.

özet para harcamıyor değilsiniz. ama harcadığınız para masraf olarak ödenecek. verginin bir kısmını (%10-20) düşürüyordur) muhasebeciniz en net yanıtı ve hesabı çıkarabilir.
0
orpheus
(18.09.26)
TR için anlatıyorum. UK'de de yaklaşık aynıdır. normalde, masraflar düştükten sonra şirket 100 lira kar eder ve bunun %40'ını, yani 40 lirasını devlete vergi verirsiniz, 60 lirasını da cebinize atarsınız. sonra gidersiniz bu 60 liranın 10 lirası ile hamburger alırsınız. elinizde hamburger yedikten sonra 50 lira kalmış olur.

eğer doğrudan şirket üzerinden alırsanız bu hamburgeri, şirket 100 lira değil, 90 lira kar etmiş olur (vergi öncesi) sonra bu 90 liranın %40'ını, yani 36 lirayı vergi olarak verirsiniz ve kalan 54 lirayı cebinize atarsınız. hamburgeri zaten yemiştiniz, cebinizde 54 lira kalmış oldu. (KDV meselesine hiç girmedim)..

yani harcadığınız paranın %100'ünü geri alamazsınız, sadece matrahtan düşersiniz, vereceğiniz vergi azıcık düşer. %40'ını geri alabiliyorsunuz gibi düşünebilirsiniz.
0
co2s2
(18.09.26)
Eğer bu kart gerçekten işletme hesabınsa ve sen sonradan muhasebecine bütün restoran, otel ve tatil harcamalarını "iş gideri" diye verirsen, muhasebeci bunların önemli kısmını reddedebilir veya açıklama isteyebilir.

Benim dışarıdan gördüğüm şey şu:

Eşin seni dolandırmaya çalışıyor gibi bir sonuç çıkaramam.
Ama vergi mantığını yanlış biliyor olabilir.
Ya da "nasıl olsa bir kısmı vergiden düşüyor" gerçeğini "devlet bütün parayı geri ödüyor" şeklinde aşırı basitleştiriyor olabilir.

Şu cümlesi özellikle alarm veriyor:

"Aslında şu an para harcamıyoruz."

Hayır, para harcıyorsunuz.

Vergiden düşülebilen bir masraf bile olsa para harcanıyor. Sadece vergi yükü biraz azalıyor.

Ben olsam şunu sorardım:

"Tam olarak HMRC'nin hangi kuralına göre Türkiye'deki bu otel, yemek ve taksi masraflarının tamamı iş gideri sayılıyor?"

Buna net ve teknik bir cevap veremiyorsa, büyük ihtimalle konu vergi bilgisinden çok varsayım seviyesindedir.
-1
jamswety
(18.09.26)
sSence böyle bir sey olsaydi herkes sirket karti üstünden yasamaz miydi? vergi iadesi öyle bir sey degil ki siz fisleri gider olarak gösterdiginizde muhasebeci wtf diyecek. uzun zamandir sirket kartiyla ödenmis gercek is yemekleri bile masraf olarak yazdirilamiyor artik.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.26)
harcadigin 100 lirayi gider olarak gostermek, 0 lira harcadigin anlamina gelmiyor asuhdaushda.

vergilenebilir gelirinden dusuluyor o 100 lira. bu kadar. atiyorum 80 bin lira uzerinden vergilenecegine 79900 lira uzerinden vergilendiriliyorsun.
0
baldur2
(18.09.26)
Mizojeni yapmak istemiyorum o yüzden genelleştirmeyeyim ama hanımınızın finansal tavsiyeleri ile devam ederseniz görünüşe göre kredi kartı ekstresi geldiğinde acaba tatil yapmasa mıydık diyeceksiniz.

Önceki cevaplarda da açıklanmış. Gider göstermek demek vereceğiniz verginin düşmesi anlamına geliyor. Yani tüm harcamalarınız şirket gideri olarak kabul edilse bile en iyi ihtimalle yüzde 40 gibi bir indirimle almış olursunuz. Ki bu da mümkün değil aslında.

Aslında para harcamıyoruz, üstüne bir de para alıcaz olayı Türkiye’deki kanunlara göre yok. İngilterede var mıdır, hiç sanmıyorum.
0
biseysorcaktim
(19.09.26)
(6)

Dün borsada noldu?

Purple life
Takip edemedim. Neler olmus simdi?
Takip edemedim. Neler olmus simdi?
-4
Purple life
(17.09.26)
fon krizi nedeniyle battı daha da batacak
0
croswell
(17.09.26)
Fon krizi ne demek?
-3
🌸Purple life
(17.09.26)
yapay zekaya tera ve pusula fonlarındaki olay nedir diye sorman yeterli. piyasa hakkında olumsuz yorum yapmaya da çekinir oldum.
-2
lazpalle
(17.09.26)
yapay zekaya sorma, ben anlatayım 2 cümle ile. eğer her şeyi yapay zekaya soracaksak, bu site kapanır.

tera ve pusula, portföy/yatırım firmaları ve bunların oluşturdukları fonlar var. fon nedir? amatör yatırımcıların parasını bir havuza atıyorlar, profesyonel bir firma bu parayı işletiyor. her fonun içeriği var. birinde borsa hisseleri daha çok oluyor, birinde altın ve gümüş oluyor, birinde sadece altın oluyor, birinde rapo - tahvil oluyor. fonun içeriğinin kazancına göre, fonun fiyatı da düşüyor çıkıyor ve normal şartlarda manipülasyona açık değil çünkü fonun içeriği belli. teorik olarak, fonun içerdiği enstrümanları tek başına alan satan amatör yatırımcı da aynı kazancı elde edebilir.

ancak tera ve pusula ne yapıyor? fonlarına koydukları hisseleri, bazıları da doğrudan kendileri ile ilgili bazı hisseler anladığım kadarıyla, suni olarak şişiriyorlar. (fonlar genel satışa açık değilken) 1 koyan 5 almış gibi görünüyor. ama aslında gerçekte 1 koyup 5 alan kimse yok. sonra fonları genel satışa açıyorlar. herkes haldır haldır bu fonlardan almaya başlıyor. halbuki fonun içi boş. fonun fiyatı, manipüle edilmiş bazı hisseler / enstrümanlar yüzünden şişmiş. o arada pusula batıyor. herkes parasını geri istiyor. bunlar geri veremiyor. bu arada tera'nın da aynı yolun yolcusu olduğu anlaşılıyor. ama pusula nispeten küçük bir firmayken, tera devasa bir firma. tera'nın da parayı geri ödeyemediği, şişirdiği hisseleri satamadığı vs görülünce, bu da doğal olarak borsaya yansıyor. (yatırımcı falan değilim, bir şeyleri yanlış da anlamış ve anlatmış olabilirim)
+12
co2s2
(17.09.26)
piyasadaki fon muabbeti katılım evimin ortada kalmasıyla patladı. milleti parasız pulsuz bırakıp fakirleştiren maliya bakanımız 9 ay önce bunlar istediği gibi at oynatıyor dedi ama müdahale etmeyince patlama oldu.
0
mikahakkinen
(17.09.26)
kisacasi bahsedilen tera ve pusula fonlari yan tahta denilen cok az alinip satilan hisselerden yuklu miktarda alarak hisseleri sisiriyorlar. yani normalde 10 milyon tl'lik bir fabrika dusunun, siz bu hisseye gidip 100 milyon tl yatirim yaparsaniz hisse fiyati bir anda firlar. bunu duyan vatandas da o hisseye kosar, onlar da alir. boylelikle hisse gercek degerinden (yani sattigi mala karsilik gelen karindan vs.) cok daha degerli gozukur diyelim. daha sonra fon sirketi o aldigi hisseleri yavas yavas satar. boylelikle cok yuksek kar elde eder. hisse de sistigiyle kalir (cunku vatandas da aliyor). bu yillardir boyle devam ediyordu. fakat surekli kazanan fon, gectigimiz hafta gunluk bazda eksi yazdi, yani zarar yazdi. o satisi iyi yonetemediler ama sorun o kadar da buyuk degildi. zira birkac gun zarardan bir sey olmaz. fakat bu fon yatirimcilarinda panik yaratti, eyvah, fon patladi diye ki zaten uzun suredir bu tarz manipulasyonlarla kazandigi ve sistigi icin konusuluyordu. herkes fonu satmaya basladi. yani parasini istemeye basladi. fakat soyle bir durum oldu, fon o sisirdigi fabrika hisselerini satamadi cunku satabilmesi icin alici olmasi lazim. yani kimse o sismis, gercegi yansitmayan fabrika hissesini artik 100 milyon degerlemeden satin almak istemiyor. cunku borsada elinizde bir hisse varsa ve onu satmak istiyorsaniz alici olmasi gerekiyor. e alici olmayinca ne oluyor? mecburen hissenin fiyati dusuyor ve hem hisse hem fon zarar yazmaya basliyor. tabii buradaki kariniz ve zarariniz hisseye veya fona ne zaman girdiginize gore degisiyor. yani ilk alanlardansaniz karinizdan zarar ediyorsunuz, fakat yeni almissaniz zarariniz cok buyuk. dusunsenize, o fabrika hissesi ucuyor diye tum paranizi yatiriyorsunuz, ama hisse elinizde kaliyor, satici bulamiyorsunuz. fon da bunu diyor. siz (yatirimcilar, halk) paranizi geri istiyorsunuz ama ben veremem (temerrude dusmek) cunku bu sismis hisseyi satacagim kimse yok, hisse elimde kaldi. yasanan kisaca bu. insanlarin parasi hala fon icinde ve fon surekli zararina satis yapmak zorunda, bu surecte de vatandasin yatirdigi para erimekte.
+3
Sour
(18.09.26)
(12)

beyaz tabanlı ayakkabı temizliği

kojonotsuki
yan tabanları beyaz olan ayakkabıların beyaz bölümlerini neyle temizliyorsunuz?
yan tabanları beyaz olan ayakkabıların beyaz bölümlerini neyle temizliyorsunuz?
0
kojonotsuki
(16.09.26)
Sert diş fırçası ve beyaz sabun ile
0
chicha_v2
(16.09.26)
silgi sünger diye bir şey var ben gratisinkini aldımdı. çok güzel temizliyor. hem ıslak hem kuru kullanabiliyorsun.
ayrıca sitil ayakkabı temizleme solüsyonu diye bir üründe var ara ara bime geliyor. o da güzel temizliyor. tüm spor ayakkabılarımı bu iki ile temizliyorum.
+1
my fault
(16.09.26)
Sihirli sünger +1

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(16.09.26)
www.rossmann.com.tr

güzel bir fırçayla yapılacak, daha inatçı lekeler için selülozik tiner.
0
bay b
(16.09.26)
diş fırçası ve macunu
0
jelly bear
(16.09.26)
diş fırçası + cif krem
0
eja
(16.09.26)
sonradan temizlemek çok zor oluyor. günlük, hatta anlık temizlemek en doğrusu. kafama esince bir ıslak mendille siliyorum hemen.
0
co2s2
(16.09.26)
Ayakkabı satan mağazalarda (flo vs.) Ayakkabı temizlik köpükleri oluyor, onlar özellikle toprak lekeleri için baya iyi sonuç veriyor. Ben kullanıyorum, baya hiç kirlenmemiş gibi yapıyor.
+2
akhenaten
(16.09.26)
Ne yaparsan yap çıkmayan kirler varsa beyaz spor ayakkabı boyası. İlk günkü gibi oluyor.
+1
himmet dayi
(16.09.26)
Islak havlu ile siliyorum. Tabii cok uzun süre temizlemeyince kirler kalıcı hale geliyor Tabana nüfuz ediyor ıslak havlu ile çıkarılması zorlaşıyor
0
santimantal
(16.09.26)
beyaz spor ayakkabı boyası (sunger uclu)
0
sttc
(16.09.26)
en iyi çözümü şöyle elde ediyorum.

1. www.hepsiburada.com bu fırçayı ıslatıp ayakkabının dışını az nemlendiriyorum.
2. www.hepsiburada.com bu spreyi tüm ayakkabının etrafına sürüyorum.
3. fırçanın plastik kısmıyla kumaş yerlerini, fırça kısmıyla da deri ve taban kısımlarını çitiliyorum.
4. Su geçirmeyen bir ayakkabıysa, musluğun altına tutarak yıkıyorum. Su geçiriyorsa da yarı ıslak bir toz beziyle (ıslak mendil değil, eski kıyafet gibi pamuklu bezle) tüm ayakkabıyı siliyorum.
5. Ayakkabıyı balkon veya pencere önüne koyup güneşte kurumasını bekliyorum.
6. www.hepsiburada.com Ayakkabı kuruduktan sonra bu boya ile gerekli yerleri boyuyorum. Eğer kısmi boyayacağım alan kuruyunca renk değişimi görünecek yerlerdeyse, o zaman ayakkabının o parçasını tamamen boyuyorum.
7. Eğer ayakkabının bağcığı da kirliyse; temizlemekle uğraşma www.hepsiburada.com bu gibi bağcıklardan alıp takabilirsin. Ayakkabının bağcığı sık sık kirleniyorsa, bağcığını koyu renk de alabilirsin, beyaz şart değil. Ayakkabında ikinci bir renk varsa, o renk alabilirsin daha işin kolaylaşır.
0
sinematematikci
(17.09.26)
(16)

yurtdışı uçuşlarda ne kadar önce gidiyorsunuz (online checkin yapıldı ama bagaj verilecek)

semaforo de medianoche
başlıkta da yazdığım gibi online checkinin yapıldığı ama kontuara bir bagajın teslim edileceği bir senaryodan bahsediyorum. yurtdışı için 3 saat öncesi tavsiye ediliyordu bir kere öyle yapmıştım ben de ama çok gereksiz olmuştu 3 saat önceden gitmek işimi hızlıca halledip epey gereksiz beklediğimi ha
başlıkta da yazdığım gibi online checkinin yapıldığı ama kontuara bir bagajın teslim edileceği bir senaryodan bahsediyorum. yurtdışı için 3 saat öncesi tavsiye ediliyordu bir kere öyle yapmıştım ben de ama çok gereksiz olmuştu 3 saat önceden gitmek işimi hızlıca halledip epey gereksiz beklediğimi hatırlıyorum. sonra bir kere daha gittim onu hatırlamıyorum tam ne kadar kala gittiğimi. şimdi 2 saat önceden gitmeyi düşünüyorum da emin olamadım. siz ne kadar önceden giderdiniz bu senaryoda?
0
semaforo de medianoche
(15.09.26)
2 saat.
0
jelly bear
(15.09.26)
ben yurtiçine bile 2 saat önce gidiyorum, sabah 5 te gittiğimde bile giriş sırası ya da bagaj verme sırası çok oluyor, yurtiçinde zaten artak kiosklardan kendin yapıyorsun(millet yapamadığı için sıra çok), görevlinin yaptığı yerde de sıra oluyor bayağı. ayrıca biletten sonra tekrar valiz kontrol var orada da sıra oluyor, havalimanı uygulaması var gişelerin ne kadar yoğun olduğunu gösteren ordanda takip edebilirisniz
hiç strese sokmam kendimi gider beklerimciyim son gittiğimde 6.45 uçağına saat 4.30 te gitmiştim bavul vermeye 5.20 gibi girdim sanırım sıra çoktu görevli geç kalmışsınız demişti.
0
eja
(15.09.26)
min 2 saat önce bagaj verilecek yerde olmak lazım
0
iwillsee
(15.09.26)
gözen’den geçeceksem 3-3,5 saat önce gidiyorum.
0
eileengray
(15.09.26)
bagaj yoksa 2 saat yetiyor.
0
scudman1
(15.09.26)
Bagaj verecekseniz hiç olmazsa 2,5 saat önce gidin. Aman hep boş oluyor, biraz geç gitsem de olur dediğim Adnan Menderes'te çılgın pasaport kuyruğuna denk gelip (epasaport geçişi çalışmıyordu) uçağa son anda yetiştiğim oldu benim.
0
kobuzchu kiz
(15.09.26)
3 saat.
0
Amaranta ursula
(15.09.26)
2.5-3
0
cooperr
(15.09.26)
bazen 20 dk bile yetiyor ama bazen de 2.5 saat gerekiyor. tamamen şans meselesi.
-2
co2s2
(15.09.26)
Su ana kadar hep min 3 saat once olacak sekilde gittim cunku genelde bir gecikme oluyor ya gumrukte ya bagaj teslimde. hepsinden hizli gectigim de oldu, cok uzun bekledigim de oldu.

bu tabii havaalani ve ucusun olcagi saate de bagli.
0
truf
(15.09.26)
bagaj verceksem 2 saat.
boarding pass'im varsa ve el bagajiyla gidiyorsam 1.5 saat.
-1
king lizard
(15.09.26)
3 saat öncesi.
0
put it in your appropriate place
(15.09.26)
4 saat önce gittim (IST), bomboştu. Online check-in vardı, bagajı makineden verdim. Kendi hatam yüzünden 10 dk falan sürdü (2 parçayı aynı anda tarttım), hata yapmasam 2 dk anca sürerdi. Pasaport kontrolünden de e-pasaport ile 1 dakikada geçtim. Pasaport bankolarında çok sıra vardı ama e-pasaport bomboştu.
0
inheritance
(15.09.26)
sabiha ise 2 saat döke saça yetiyor, pasaport öncesi ve sonrası içmeye vakit bile kalıyor genelde. Epasaport geçişinde alan çok camlı, bazen boş olanı görmek zor olabiliyor.
0
klassno
(15.09.26)
ben havalimanlarindan da orada vakit gecirmekten de nefret ederim. o yüzden 1,5 saat - 2 saat arasi. simdiye dek hic ucak kacirmadim.
0
sir gawain
(15.09.26)
cevaplar geldi, super.
simdi en dusuk ve yuksek birer tanesini ele ve ortalama al.
aradigin cevap o.
0
cooperr
(16.09.26)
(14)

Evinizde su sebili kullanıyor musunuz?

chicha_v2
Dün metro markette gördüm bi heveslendim de sonra vazgeçtim.Öyle buz yapmasına, sıcak su vermesine gerek yok düz soğuk ve oda sıcaklığında su versin yeter düşüncesindeyim. Ama temizliği ve kullanımı kolay mı bilemedim.
Dün metro markette gördüm bi heveslendim de sonra vazgeçtim.

Öyle buz yapmasına, sıcak su vermesine gerek yok düz soğuk ve oda sıcaklığında su versin yeter düşüncesindeyim.

Ama temizliği ve kullanımı kolay mı bilemedim.
0
chicha_v2
(15.09.26)
yeriniz varsa alın. neden olmasın? temizliğinde bir şey yok. yıllarca dokunmuyor kimse: )
0
co2s2
(15.09.26)
riskli, temizlik yapmak lazım şirkette her ay düzenli temizleniyor temizlerken bayada uğraşıyorlar, durulama içinde baya su harcıyorlar ve uğraşıyorlar..
herşeyim olsa yinede sebilim olsun demem heralde ya
+1
eja
(15.09.26)
Bana cok pis geliyorlar.
-1
Purple life
(15.09.26)
temizliği üşendirir.
0
summerjam0306
(15.09.26)
kullanmıyorum. gereksiz bence.
0
gabe h coud
(15.09.26)
1.5 ltlik petlerden alıp dolaba at. uğraşma
0
jelly bear
(15.09.26)
Lavabo altı filtre var bende 25 senedir bir zararı olmadı
0
mirty
(15.09.26)
Su arıtma cihazı kullandığım için Sebile gerek duymuyorum su içeceğimiz zaman musluğun yanındaki arınmış su musluğundan bardağı dolduruyorum bu su zaten oda sıcaklığında oluyor genellikle Ben de oda sıcaklığında su içmeyi seviyorum soğuk su sağlığa pek yararlı değil Özellikle de kış aylarında
0
santimantal
(15.09.26)
Çok yer kaplaması ve temizlik süreci sayesinde eve almadım
0
kondansator
(15.09.26)
ben yaz aylarını sebilsiz düşünemiyorum. şu an damacanalı kullanıyoruz, öncesinde arıtmayı da sebile bağlı kullanıyorduk.
0
dfn4
(16.09.26)
eğer evde herkes buzdolabından su içiyor ama boşalan şişeleri kimse geri doldurmadığı için o iş size kalıyorsa değer, yoksa değmez.
0
halanne
(16.09.26)
Aile evimizde yıllardır kullanıyoduk, kendi evimde eksikliğini çok hissediyordum ama eşyalı evlerde yaşadığım için yer yoktu. Xiaomi'nin masa üstü sebili var ondan aldım. Deposuna suyu dolduruyorsun, 7-15 derece arası soğuk su, oda sıcaklığında su, 50-75 arası sıcak su ve 95 derece kaynar suyu istediğin hacimde veriyor. Yaz kış istediğim sıcaklıkta su içebilmek müthiş kolaylık. Kalıcı yaşayacağım eve geçince de şu buz yapanlardan kaliteli bir sebil alırım
0
nundu
(16.09.26)
kullanıyoruz olmazsa olmazımız çünkü evdekiler kış yaz soğuk su içiyor ve dolapta devamlı sopuk su tedarik etmek yoruuc sebil iyidir. normalde sıkıntı yok ama bi süre nemli biri şehirde yaşamıştık o dönemde içi küflenmişti. limon tuzlu su ile doldur boşalt yaparak halletmeye çalıştık. sonra olmadı.. bence ara ara temizlenmesi lazımama üşeniytoruz malesef.
0
iwillsee
(16.09.26)
15 senedir kullaniyoruz, 5 senede bir bozuluyor, su anda 3. sebil.
isitma/sogutma. 18 litrelik damacana var altinda.
nesi pis geliyor insanlara onu anlamadim.
0
cooperr
(16.09.26)
(6)

Avukatlik sorusu

skoylu
Boşanmak için cekislmeli olarak bir avukatla anlaştık. Şuan karsilikli dilekçe dönemindeyiz ama ev üzerindeki ipotekle ilgili ilk celse dava görüldü benim gelmeme gerek olmadığı söylendi ama şöyle bir sorun var. UYAP üzerinden kontrol ederken başka genç bir avukat arkadaşa da vekalet verilmiş ve cel
Boşanmak için cekislmeli olarak bir avukatla anlaştık. Şuan karsilikli dilekçe dönemindeyiz ama ev üzerindeki ipotekle ilgili ilk celse dava görüldü benim gelmeme gerek olmadığı söylendi ama şöyle bir sorun var.
UYAP üzerinden kontrol ederken başka genç bir avukat arkadaşa da vekalet verilmiş ve celseye o katılmış. Benim anlaştığım avukat katılmamış bu avukat camiasında normal bir durum mu işi sıkı tutmak adına bunu söyleyim mı avukatima?
Çünkü bütün konuları o biliyor başkası katılacak diye birşey söylemedi bana aramızda bir sözleşme falan da yapmadı. Zaten sıkıntılı durumdayım avukatla da ters dusmek niyetinde değilim ama telefonla çok zor ulaşıyorum halı hazurda bir de davaya başkası girmesi normal mi?
0
skoylu
(15.09.26)
öncelikle bu duruma tevkil deniyor. avukatlar işleri duruşmaları çakıştığında kendisi yerine bir başka avukatı görevlendirebiliyor. bu hakkı da verdiğiniz vekaletname ve aranızdaki avukatlık sözleşmesinden alıyor. mesela ankarada duruşma günleri çoğunlukla salı - perşembe, salı gününe 3 duruşmam denk gelmişse (adliyeler de uzak olduğundan) gidemediğim diğer ikisine ücret karşılığında başka bir meslektaşı görevlendiriyorum, dosyadan bahsedip ne talep etmesi gerektiğini söylüyorum, o da benim adıma duruşmada söylüyor.
+1
yap desem yapmazsin he
(15.09.26)
Bu büro dışından bir avukat değil bu arada. Aynı büroda çalışan daha genç bir arkadaş. Diğer celseler için kendisi ilgilnecek mı bunu sormak kötü bir durum oluşturur mu?
+1
🌸skoylu
(15.09.26)
öncelikle geçmiş olsun, keşke anlaşabilip boşansanız. çekişmeli boşanma çok yıpratıcı ve sinir edici bir süreç.

avukatların birden fazla yerde duruşması ya da başka önemli bir işleri olması halinde, yerlerine başka bir avukat görevlendirebiliyorlar. normal bir durum. yüksek ihtimalle, duruşmada önemli bir gelişme olmayacaktı ya da en azından avukatın müdahale edeceği bir gelişme olmayacaktı. memlekette duruşmaların çoğunun içeriği ve sonucu önceden belli oluyor. dilekçeler verilmiş oluyor, talepler verilmiş oluyor. hakim de bir karar verip açıklıyor.
0
co2s2
(15.09.26)
Evet gerçekten çok zorlu ama talepler çok fazla maaşımın %65 i talep ediliyor daha bir sürü maddi manevi tutar talepleri var ben de çok isterdim anlaşmalı olmasını... Çok teşekkürler.
+1
🌸skoylu
(15.09.26)
konu ile ilgili avukat arkadaşlar daha doğru bir görüş bildirebilir ama kimse sizin maaşınızın %65'ini nafaka vs olarak karşı tarafa bağlamaz. (ekstra bir geliriniz yoksa)

maaş haricinde ekstra geliriniz varsa (kira gibi mesela) o durumda toplam geliriniz dikkate alınabilir.
0
co2s2
(15.09.26)
bizde usul yazılı yargılamadır. yani dilekçeler üzerinden yürür her şey. duruşmalarda pek bir şey yapılmaz. hatta sizin ilk duruşma dediğiniz şey teknik olarak duruşma da değil "ön duruşmadır" burada daha çok tamam mı devam mı konusu konuşulur. ayrıca son bir eklenecek iddia vs var mı o sorulur. uzlaşma barışma durumu sorulur. sorunuzdaki başka bir vukatın girmesi durumu gayet normal bir durumdur. ancak çekişmeli boşanmalarda tanık dinlenen duruşmalar çok önemlidir. davanın seyri tamamen değişebilir. avukatınızı şu şekilde uyarabilirsiniz. arada bir diğer avukatlar girebilir ama genel olarak sizin takip etmenizi istiyorum.
0
ground
(15.09.26)
(17)

Alışveriş Tercihleriniz

rock n roll
Selam Alışveriş yaparken bir şeyi ihtiyacınız olmasa bile sırf beğendiğiniz için alır mısınız yoksa ihtiyacım yoksa asla almam mı dersiniz?Bir diğer sorum da ikinci el ürün alır mısınız?
Selam

Alışveriş yaparken bir şeyi ihtiyacınız olmasa bile sırf beğendiğiniz için alır mısınız yoksa ihtiyacım yoksa asla almam mı dersiniz?

Bir diğer sorum da ikinci el ürün alır mısınız?
0
rock n roll
(15.09.26)
bütün alışverişlerim sadece beğeni üzerine kurulu. bu sebeple tonla ihtiyacım olmadığı halde olan ve ihtiyacım olduğu halde olmayan eşyam(?!) mevcut (ya da değil).
ağır okb geçmişim olduğu için ikinci ele çok uzun zaman mesafeli oldum (yıkanabilir şeyler ve nadir kitaplar bunun istisnası) ama şimdilerde daha sıcak bakıyorum.
+1
lil siztah
(15.09.26)
Bazen ihtiyacım olmasa bile alırım. Bunun 2 nedeni var;
1- Çok beğenmişimdir
2- market ürünlerindense; stoklarım. İndirim vs durumu varsa.

İkinci el ürüne biraz mesafeliyim. Öok tercih etmiyorum.
0
mor oje
(15.09.26)
İki sorunun cevabı da ürüne bağlı.

Hiç ihtiyacım yokken sadece beğendim diye binlerce liralık ürün almam. Ama makul fiyatlı bir şeyse alırım.

İkinci elde de fiyattan bağımsız olarak hijyenle ilgili bir şeyse mesafeli yakaşırım. Özellikle ayakkabı ya da kıyafet 1 kere giyilmiş olsa bile almayı düşünmem. Ama örneğin teknoloji ürünlerinden "yeni gibi" olanları değerlendiririm. Dijital bir piyanom var. Gidip asla sıfırını almam mesela. Çünkü online ikinci el pazar yerleri "aldım ama hevesim kaçtı" ya da "çocuğa aldık çalmak istemedi" diyen, neredeyse hiç kullanılmamış piyano sahipleriyle dolu. Tabii bu diğer müzik aletleri için de geçerli.

Aldığım piyanonun sıfırı 1.000 euro civarındayken ben 360 euroya aldım. Sadece kapağında ufacık bir çizik var. Bu tarz cihazlarda sıfır alınmasına karşıyım. O derece.
0
himmet dayi
(15.09.26)
1- o an param varsa alırım
2- ikinci el ürün almam. ancak araba alırsam mecburiyetten ikinci el alırım, sıfıra param yetmez :d
0
art cat chocolate
(15.09.26)
alışverişlerimi genel olarak ihtiyaç üzerine yapıyorum. alışveriş yapmayı hiç sevmem.

ikinci el ürün de (araba ev vs hariç) almam.
0
co2s2
(15.09.26)
Ihtiyaclarimi indirim sezonuna kadar bekletiyorum. İndirim sezonunda fiyata göre ihtiyacimin üzerinde aldigim da oluyor.

Ikinci el ürün görürsem begenirsem alirim o sekilde aldigim oldu ama uygulamalarda arayip da bir sey almam.
0
Purple life
(15.09.26)
sürekli kullandığım bozulmayacak ürünler konusunda stokçuyum evde 10 tane de olsa fiyatı düşükse bir 10 tane daha alırım . örnek duş jeli , şampuan , ıslak mendil , kedi maması , çamaşır deterjanı gibi
ikinci el ürünlere hiç bakmıyorum bile
0
devilone
(15.09.26)
Almam, sonraki maaşa kadar beklerim, halen almak istiyorsan alırım ama genelde almıyorum
0
mirty
(15.09.26)
ihtiyacim olmayan ne varsa aliyorum.
0
baldur2
(15.09.26)
İhtiyacım olsa bile almadığım oluyor arada.
0
kumandanim
(15.09.26)
Artık ihtiyaç durumuna göre alışveriş yapıyorum.
Çok fazla beğendiğim bir şeyse sık kullanacağımı biliyorsam ihtiyacım yoksa da alırım ama (bu genelde kıyafet için geçerli).

Elektronik eşya ve kıyafette ikinci el almam, kitap alabilirim başka aklıma gelen olmadı yazdığım iki şey dışında ikinci ele karşı tavrım katı değil.
0
mutekebbir
(15.09.26)
Alışveriş yapmamaya çalışıyorum. İhtiyacım olsa bile olanla idare ediyorum. Çünkü tece çok pahalı.

İkinci el almam
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.09.26)
Dürtüsel satın almadan muzdaribim maalesef. Bir dönem işte bilgisayarı açar açmaz bugün ne alsam diye düşünüyordum. Kargo paketleri gelince ne olduğunu hatırlayamıyordum. Büyük bir borcun altına girince iyileşiverdim. :)
0
auroraaurora
(15.09.26)
ihtiyacim yoksa almiyorum. evde kalabalik sevmiyorum cunku. her yerin tiklim tikis dolu olmasi boguyor. Ikinci el almiyorum. cok iyi kullanilmis bile olsa birinin o urunu benden once kullanmis olmasi tiksindirici geliyor.
0
truf
(15.09.26)
benim için öncelik fiyatı. ne kadar çok beğenmiş olsamda o ürün için ayırdığım fiyatın 1 lira bile üstündeyse almam. indirime girmesini veya ekstra kupon olmasını beklerim. ihtiyacım yoksa zaten almam. bu giyim için geçerli. market alışverişinde bütün marketleri gezerim hangisinde ucuzsa oradan alırım.
ikinci el ürün tercih etmem.
0
my fault
(15.09.26)
1. Almam. İhtiyacım olanı bile düşünerek alıyorum. Yoklukta buyumekten muhtemelen. Ama çok beğenirsem de alırım hemen. Yavaş yavaş değişiyorum galiba bu konuda.

2. Almam. Sadece paranın yetmeyeceği araba, otomatik saat gibi şeyleri ikinci el alırım.
0
antikadimag
(16.09.26)
alisveris yapmaktan nefret ederim. zorunda olmadikca da yapmam. ihtiyacim olmayan hicbir seyi almam. ikinci el urun alirim hic dert etmem. her seyi bozulup kullanilmayacak hale gelinceye kadar kullanirim. esya bana yuk geliyor resmen. tam anlamiyla minimalist, cevreci ve surdurulebilir bir hayat idealindeyim.
0
banach
(16.09.26)
(9)

Akademi hakkındaki sorudan geliyorum

tuborg yesili
sadece merakımdan soruyorum, çevrenizde kendi emeği ile kadro alabilmiş akademisyen var mı yoksa çoğu/ hepsi torpilli mi?Hani torpil ne denli dönüyor, mesela dr öğretim üyesi kadrosunu alabilen kişi ( torpilsiz) çok mu başarılı veya şanslı sayılıyor?Benim çevremdeki kısıtlı örnek hep torpilden yürüd
sadece merakımdan soruyorum, çevrenizde kendi emeği ile kadro alabilmiş akademisyen var mı yoksa çoğu/ hepsi torpilli mi?
Hani torpil ne denli dönüyor, mesela dr öğretim üyesi kadrosunu alabilen kişi ( torpilsiz) çok mu başarılı veya şanslı sayılıyor?

Benim çevremdeki kısıtlı örnek hep torpilden yürüdü, hatta en yakından bildiğim kişi baya baya torpiliyle kadroya kendini aldırtıp bunu dışarı başarı olarak lanse etti.

Ps: akademiyle ilgim alakam yok, sadece merak özellikle bu akademiklink vs olaylarından sonra.
0
tuborg yesili
(13.09.26)
yurtdisinda bile torpil donen sikko bir ortam yahu.

bir ara ciddi ciddi doktora falan yapmayi dusundum, sonra baktim universite dedigin yetiskinler icin bir anaokulu gibi birsey, dedikodu var, cekemezmezlik var, kiskanclik, giybet, sirtindan bicaklama, celme takma ne ararsan var.

ben bu ortamda birini doverim kesin dedim bulasmadim. iyiki de bulasmadim diyorum simdi geri donup bakinca.
+1
cooperr
(13.09.26)
Benim de var tanıdığım baya. Oluyor bazen ama yüzde 10-20 diyelim.
0
jangbogo
(13.09.26)
benim acimdan 3 sey varsa basarilidir; 1- dertliyse; hocasindan, okuldan vs mobbing gibi. 2-alani ile ilgili konusabiliyor mu? 3- tek isim veya ilk isim yayinlari var mi? bazi bolumler cok yayin yapar bu yuzden aldatici olabilir ama. yoksa herkes cok basarili yersen.
0
Ley
(14.09.26)
Sadece devlet kadroları mı kastediliyor? Vakıf üniversite oluyorsa bir arkadaşım var, torpili yok. Çalışma saatlerine göre fena para almıyor.
+1
mbond
(14.09.26)
Kardeşim yüksek lisansını yapmış ve hem elektrik hem de elektronik mühendisliği diplomalarına ayrı ayrı sahip olmuş bir şekilde 2019 ile 2021 yılları arasında tam olarak 26 kere özel üniversitelerde kadro sınavlarına başvurdu. Bunların yaklaşık 17 kadarında zaten yazılı sınavı 1 kişi 100 puan ile tamamlayıp, kalanlar 60-70 puanları geçememiş oldu. Cevapları önden verilmiş sorularla karşılaştı herkes, elendiler. 8 kadarında yazılı sınavı geçti, bu sefer de sözlü mülakatta kaldı. Diğer adaylar 90-100 falan almışken kardeşim 20-30 ile döndü mülakatlardan. (Bu arada her seferinde lan kustun mu önlerinde, bu ne düşük puan dedim. O da abi kusursuz geçti, ama işte yandaşını almak için eliyorlar, klasik dedi).

1 tane sınavı kazanabildi sadece. O da iki yıllık bir bölümün öğretmenliği içinmiş. Ders sayısı da az, maaşı da diplerde bir ders olduğu için, terfi yolu da pek açık olmadığı için kimse başvurmamış. Sadece 2 kişi olarak girdiler sınava, bir de kız varmış.

Kız yazılı sınavdan 20 civarı almış, kardeşim 80 almış. Sözlü sınavda kardeşim 60 almış, kız da 80 almış. Haliyle kardeşim kazandı ve iki sene akademisyen olarak çalıştı. Kız tam bir embesilmiş, yine de kadın hocalar "erkek değil de, kadın olsun diye buna bol puan vermişler mülakatta. bunu da o adaya söylemişler"

Velhasıl, ancak bir yandaş başvurmamışsa ve dağın başındaki saçma bir bölümse kazanma olasılığınız var.

Bugün yan gelip yatarak profesör olunuyor ve aylık 150.000 lira maaş ve yeşil pasaport hakları oluyor. Anadolu üniversitelerinde lojman ve döner sermaye gibi ek haklar da oluyor. Böyle bir işi heralde yalaka olmayan birine vereceklerini sanmıyorsunuz değil mi?

Hakkıyla girenler sadece %10 civarı, onlar da anlık olarak atanacak boşta yandaş olmadığı durumlarda işe alınanlar veya "liyakatle de adam alınıyor bu ülkede" diyebilsinler diye göstermelik işe alınan bir avuç alt pozisyonlarda iş kitlenecek ezik kadrolara konulanlar gibi.
+2
sinematematikci
(14.09.26)
Torpilden ziyade referans olmadan yurt dışında bile lisans üstü eğitim yapmak zor.

Boğaziçi üni yl başvurularında genelde 2 tane referans istiyor.

Von karman enstitüsüne (akışkanlar dalında dünyanın en önde gelen kurumlarından biri) referans olmadan başvuramıyorsunuz bile.
+2
substituent
(14.09.26)
Hocaların kendi adamları vardır ve kadrolara bunlar yerleşir.
Hakkıyla girdiğini düşündüğünüz, çok başarılı kişiler bile bir hocanın işine yaradığı için alınır. Kadroya almadan önce bu kişilerin iyice bir posasını çıkarırlar. Ağzı sıkı mı, ayak işlerini de yapıyor mu mesela, bunlar önemlidir.
+1
pro9it9is9
(14.09.26)
Özel üniversiteler için bile torpil gerekiyor düşünün bir akrabamın torpil yetmedi özele uğraştı da bayağı olmadı
+1
Hallegadola
(14.09.26)
torpilden kastınız nedir? iki tür "torpil" var.

rektörü, dekanı, bölüm başkanını arayıp/arattırıp "bizim fikriye teyzelerin kızı var, onu sizin bölüme alsanıza" şeklinde torpil de olabilir. bu net bir şekilde torpildir. etik değildir. hak yemektir.

bir de, hocanın seçtiği ve bu arkadaşla devam etmek istiyorum dediği, yıllardır beraber çalıştıkları kişiler vardır. bu kişilere özel açılan kadrolar var, dışarıdan kimse başvuramıyor bile. bu torpil değil.
0
co2s2
(15.09.26)
(4)

Malını mülkünü akrabalarından gizleyebilen/gizleyen var mı?

asue
Bir iki evden ne bileyim pahalı bir villadan bahsetmiyorum. Benim deli param var ve kimsenin de haberi yok diyen var mı?
Bir iki evden ne bileyim pahalı bir villadan bahsetmiyorum. Benim deli param var ve kimsenin de haberi yok diyen var mı?
0
asue
(10.09.26)
kobilerin neredeyse tamamı bunu akrabalarına yapar.
işler yok, eskisi gibi değil, sıkıntıdayız, bir sürü alacaklar var ödemiyor batıyor derler 1 ay sonra en iyi otelde tatilde görürsün, 6 ay sonra arabayı yenilemiştir.
+4
duyuruuser
(11.09.26)
kiradaki evlerini neden ve nasil akraban, arkadasin bilsin mesela? ya da maasini? ya da üstündeki arsayi? sen söylersen bilirler, ama söylemezsen merak eder dururlar anca.
bizi taniyan kimseye surada da su evimiz var dememisizdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.09.26)
10-20-30 villadan bahsediyorsak, gizlemek çok zorlaşıyor.
0
co2s2
(11.09.26)
Ne gizle,ne göster,orta karar iyidir.kendi yağında kavruluyor imajı yeterli.yoksa ya adamdan saymazlar, ya duruma göre borç harç vs istekleri gündeme gelebilir,belki.tabi her insan aynı değil,ama akraba var akrep var,öyle diyeyim.
0
denizciman
(12.09.26)
(13)

37 yaş neler için geç, neler için erken?

put it in your appropriate place
Diş doktorum; daha yaşın genç diyor ama 37 yaş şimdi ne kadar genç? Gerçi 37imde olduğumu bilmiyor mu bilmiyorum.Tamam 37 genç, 50ye göre. Tam olarak ne için genç, ne için iş geçti çözemedim.Şu saatten sonra birkaç kişilik arkadaş grubuyla bar gezmesi yapmak için yaşlıyım mesela ama arkadaş grubuyla
Diş doktorum; daha yaşın genç diyor ama 37 yaş şimdi ne kadar genç? Gerçi 37imde olduğumu bilmiyor mu bilmiyorum.

Tamam 37 genç, 50ye göre. Tam olarak ne için genç, ne için iş geçti çözemedim.

Şu saatten sonra birkaç kişilik arkadaş grubuyla bar gezmesi yapmak için yaşlıyım mesela ama arkadaş grubuyla 2-3 saat boyunca kafe, pub ve benzer yerlerde oturup bir şeyler içmek (içkisiz veya ağız içiyorsa içki) halen geçerli.

20li yaşlar konserlerde geçmiş ise 37 yaşında konserde deli dana gibi eğlenmek normal ama hiç gidilmediyse konserde deli dana gibi eğlenmek 37 yaşında birine pek yakışmıyor.

Üniversitede Burger King ile sinema alışkanlığım vardı. Şimdi ise Burger King'in yerini daha eli yüzü düzgün restoranlar aldı.


Ortalama 30bin adım attığım 4 günlük gezilerim oluyordu. Vücut sinyal yapıyor hafiften beni bir sal diye. 5.gün ülkeme döner, ertesi gün işbaşı yapardım ama şimdi ise ertesi gün evde oturayım ya, oluyor. He çok şükür, gene 30bin atacak güç ama var, yani var işte.
-4
put it in your appropriate place
(10.09.26)
37 yasinda deli dana eglenmek niye yakismasin yahu bu kurallari kim koyuyor? Evet 20li yas enerjisi olmayabilir dogru 33den bildiriyorum ben de ama yasa bu kadar takilmak sacma geliyor bana. Gec kalmislik bence surekli bize pompalanan bir iluzyon.
+2
tuborg yesili
(10.09.26)
Valla boyle o yasa su yakisiyor, bu yasa su yakismiyor kafasi bana cok sacma geliyor ne yalan soyleyim, kime gore neye gore? Yas bir sayi hocam, altina siz ne koymak isterseniz onu koyarsiniz. 37 yasinda hayatinizin bittige inaniyorsaniz bitmistir.

Oncelikli sorunuz ben bunu yapmak/yapmamak icin genc miyim degil miyim olmamali. Soru ben bunu yapmak istiyor muyum, istemiyor muyum ve fiziksel, maddi, manevi olarak yapabilir miyim olmali. Bence yasam tam olarak bu yaslardan sonra basliyor, hala fiziksel olarak guclu olunan, ne istedigin bilindigi, kimin ne dusundugunun zerre umrumda olmadigi ve maddi ve manevi imkanimin oldugu yaslar. Iyi ki 20lerim bitti gitti, sacma salak seyler icin omrumu yiyordum.
+1
kassiopeia
(10.09.26)
yani vucudun performansi degisiyor bi kere. 32-33 gibi artik genc olmadigimi anladim ben. vucudu korumak icin efor sarketmek gerekiyor cunku yikima gidiyor yavas yavas. sigara, alkol hep zararli.

yani 30 yasindan sonra profesyonel sporcu olamazsin cardio gerektiren hicbir sporda.

masabasi isler icin hicbir zaman gec degil. insan olene kadar bir seyler uretebilir, yapabilir. gordugum kadariyla 90'a kadar gidiyor. 90'dan sonra cok hizli cokus var ama.
0
antikadimag
(11.09.26)
Hiçbir şey için geç değil. Senin kendine ve yaşıtlarına ayrıca 37 yaş üzerine yasakladığın ve yakıştıramadığın hiçbir şey için geç değil.

Şu hayata bir kere geliyoruz ve yapmak istediklerimiz için bu yaştan sonra olmaz deyip kendi kendimizi sabote ediyoruz. Yap işte ne kaybedersin, git konserde eğlen.

Daha ölmeden üzerine toprağı atmışsın, sadece kendinin değil, mezar taşını da dikmişsin.
+2
rock n roll
(11.09.26)
Ya halit ergençin Travis konserindeki halini görmediniz heralde

www.instagram.com

Ne istiyorsan onu yap panpa
0
Hallegadola
(11.09.26)
Etrafını görünmez bariyerlerle çevreleyip ölümü bekleyerek hayatını ziyan etmek istiyorsan doğru yoldasın. Yok istemiyorsan bir an önce -bu yaştan sonra- diye başlayan aptalca klişe fikirleri hemen bir kenara bırakmalısın. Ormanda 120 km'yi 13 saatte koşan 60 yaş üstü insanlar var ve bu öyle dünyada 3 kişinin yapabildiği bir şey de değil. Türkiyedeki herhangi bir ultra trail yarışının yaş kategorilerine bir bak, bu insanları göreceksin. Sen 30 bin adım attım vücut beni sal dedi diyorsun. Beni sal diyen ne vücudun ne de yaşın, bunu sana diyen toplumda yerleşmiş aptal klişe fikirler. Toplumun geneli gibi 40 yaşından sonra oturup ölümü de bekleyebilirsin ya da yepyeni şeylere başlayarak sınırlarını genişletebilir ve hayatını dolu dolu yaşamayı da seçebilirsin. Evet seçebilirsin çünkü bu bir tercih meselesi yaş değil.
+2
thracia
(11.09.26)
hocam sen kafanda yaşlanmışsın.
finansal özgürlüğünü kazandıysan asıl hayat 40dan sonra başlıyor.
+2
duyuruuser
(11.09.26)
37 yaş, herhangi bir şeye geç demek için erken bir yaş.

Son paragrafta yazdıkların, yaşlı olduğun için değil ham olduğun için oluyor. Spora başla.
0
Mirket
(11.09.26)
Bunların hiçbiri yaşla ilgili değil aslında. Daha çok yaşam tarzı ve karakterle alakalı.

37 yaşında birinin illa ki artık karakterine işlemiş bir çalışma ortamı vardır. Örneğin başka herhangi bir değişkenin dikkate alınmadığı 37 yaşındaki muhasebeci, 37 yaşındaki bir öğretmen ve 37 yaşındaki bir sanat tarihçisi arasında karakter farklılıkları oluşmuş olabileceğini varsaymak çok absürt olmasa gerek. Birine uyan diğerinde eğreti duruyor olabilir. Ayrıca gerçekte mesleğe ek olarak aile, çevre, yaşanmışlıklar, politik bakış açısı vb. birçok etken de işin içine karışıyor.

Demem o ki, siz ne seviyorsanız onu yapın. Bu tür şeyler yaşla değil, ilgiyle alakalı. Yaşıma göre davranayım derken de eğreti durabilirsiniz.
+2
akhenaten
(11.09.26)
17 yaşınızdaki enerjiniz olmadığına göre, bazı şeyler tabii ki farklı olacak. ama bu yaşlandığınız anlamına gelmiyor. 17 yaşındayken 2-3 saat boyunca deli danalar gibi koşup maç yapabiliyordum. 27 yaşımda 1 saatlik halı saha sonrasında dilim dışarıda geziyordum. o halde 27 yaşında da yaşlanmıştım ben.

37 çok güzel bir yaş. eskiden yaptığınız her şeyi yapmaya devam edebiliyorsunuz sonuç olarak. sadece bazı şeyleri daha ölçülü yapmanız gerekebilir. sabah 5'e kadar da barlarda dolanmayıverin.
0
co2s2
(11.09.26)
evlen gardaş. bol bol çocuk yap. Rahman'ın izniyle insan üretip yetiştir. 37 yaş için çok ideal davranış olarak bunu ben sayarım.
gezmek, konsere gitmek, eğlenmek, dışarda para harcamak bana göre çok gereksiz ve bir o kadar da boş. bunlar hem enerji hem de para israfı.
kötü günler için birikim yapmalı.
-1
Leonardo~Da~Vinci
(11.09.26)
aslında yaşa göre değil, tamamen kişiye göre değişen bir durum bu.

50li yaşlarda bir arkadaşımız var, boşandı, bir süre ailesi ile yaşamış. şimdi ayrı eve çıktı, mesleği dışında bir işe girmiş, farklı bir plan çizmiş. tabi bu maddi yeterlilikle de alakalı. adam yaşından da genç gösteriyor fiziken, yeni çıkan tüm spor aktivitelerine dahil olur. günü birlik alakasız ve yorucu planlar yapabilir. yeni ortamlara girmeye çekinmez. tek başına gezer vb vb. dolayısı ile sınırlarımızı kendimiz belirliyoruz.

30 lu yaşların ortasını geçmiş birisi olarak da bana göre yeni çevre edinmek için geç, ama bana göre. benim asosyalliğim, yeni insanların arasına girememem gibi sorunlarım sayesinde asla yeni bir çevre oluşturamıyorum.
+1
kondansator
(12.09.26)
Tek başına yapılacak çoğu şey için geç sayılmaz,başla piyano çalmaya mesela,ne zordur halbuki.2 el ile beyin koordinasyonu falan. Ama basit şarkılar işe de olsa ,ya da kafana göre spontane,gene olur. Ama topluluk işleri sıkıntı olabilir.yaşı veya kondisyonu denk kişiler bulunmazsa o da
+1
denizciman
(12.09.26)
(2)

Mayış pazarlığı

kekobey
Merhaba duyurunun yetişkin kitlesi. Patrondan zam isticem ama söze nasıl girmeliyim bilmiyorum. Önümüzdeki ayın 7sinde görüşmemiz var. Siz bu olaylarda nasıl konuşuyorsunuz? Lafa nasıl girip nasıl söylüyorsunuz?
Merhaba duyurunun yetişkin kitlesi.
Patrondan zam isticem ama söze nasıl girmeliyim bilmiyorum. Önümüzdeki ayın 7sinde görüşmemiz var. Siz bu olaylarda nasıl konuşuyorsunuz? Lafa nasıl girip nasıl söylüyorsunuz?
+1
kekobey
(08.09.26)
bogazimiza dogru parmagimizla trink trink yaparak, 3-5 daha atesle be usta nefesimiz koktu diyoruz
+3
pasaklıpepee
(09.09.26)
"bu para bana yetmiyor" değil, "pozisyonun ederi bu değil, piyasada farklı maaşlar var" gibisinden bir şey söylemek lazım.
+2
co2s2
(09.09.26)
(6)

Tarıma elverişli arazi nasıl bir şey?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"Boomerlar tarıma uygun yerleri oğlanlara bıraktı, tarım yapılamayacak yerleri de kızlara verdiler egi egi" muhabbetini hepimiz biliyoruz ama bu tarıma uygunluk mevzusu neye göre belirleniyor? Eskiden damla sulama yok, her yerde kükürt, kireç yok, amonyumlu fosfatlı gübre yok, vitamin, mineral hak g
"Boomerlar tarıma uygun yerleri oğlanlara bıraktı, tarım yapılamayacak yerleri de kızlara verdiler egi egi" muhabbetini hepimiz biliyoruz ama bu tarıma uygunluk mevzusu neye göre belirleniyor? Eskiden damla sulama yok, her yerde kükürt, kireç yok, amonyumlu fosfatlı gübre yok, vitamin, mineral hak getire, topraktan örnek almak bile fantastik bir şey. Hal böyle olunca bir arazinin tarıma uygun olup olmadığının takdiri neye göre yapılıyordu? Peki bugün neye göre yapılıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
tamamen farazi olarak sallıyorum, tarlanın çok taşlı veya taşsız olması, düz veya eğimli olması, ulaşımının kolay olması, etrafında su kaynağı olup olmaması. muhtemelen bunlara bakılıyordur.
+5
omer460
(08.09.26)
il ve özellikle ilçe tarım nerede ise parsel parsel bu ayrımları yapıyor düzenli olarak. oradan direkt öğrenebilirsiniz. eski boomer muhabbeti ise egede kıyı bölgelerin kızlara verilmesi iç tarafta kalan tarım arazilerinin ise oğlanlara verilmesi ile ilgili bir rivayet ya da hikaye.
+1
ground
(08.09.26)
Ektiğin tutup oluyorsa,tarıma uygundur.düz mantık.çorak toprak olmayacak bir de.
+4
denizciman
(08.09.26)
Dağdan akan derenin geçtiği yerler sulak olur, bitki yetişir. Denize yakın olan yer ise kumlu ve tuzludur. Dolayısıyla denize yüzmeye girmek gibi bir niyetiniz yoksa (ki köylülerin denizle işi olmaz) deniz kıyısı cazip olmaz. Boomer olmaktan çok tarım eksenli olmakla ilgisi var galiba.
+1
firez
(09.09.26)
tarım sadece yağmur suları ile yapılmıyor.
+1
co2s2
(09.09.26)
Düz alansa, taşlık kayalık azsa, su kaynağına yakınsa, hele bir de delta üstündeyse tarıma uygundur. Bu bahsettiğiniz muhabbet daha çok muğla civarları için yapılıyor. o bölge menteşe yöresi, çok engebeli. Akarsu kenarlarında olup da çok sık rastlanmayan düz alanlar üretim yapsın diye erkek çocuklara bırakılıyor. Deniz kenarı, taşlık, tuzlu, engebeli koyların bol olduğu ya da buralara yakın araziler kızlara veriliyormuş. Bu kesin bir kural değil, kıyıya yakın olup verimli olan alan da vardır, ama genel eğilim daha verimli alanı erkek evlada bırakma yönünde geliştiği ve belki de bazı verimsiz alanlar ekonomik açıdan çok daha karlı hale geldiği için böyle bir muhabbet ortaya çıkmış.
+1
akhenaten
(09.09.26)
(18)

Görüşülmeyen Kişilerin Telefonu

rock n roll
SelamUzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
Selam

Uzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
0
rock n roll
(08.09.26)
son 1-2 senedir görüşmediğim/yazışmadığım, görüşme ihtimalimin de olmadığı insanları silerim.
+4
jelly bear
(08.09.26)
kimseyi silmedigim icin telefonum altin rehber gibi oldu. silmek en iyisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
Silmiyorum
0
anon1m
(08.09.26)
silmiyorum, özel bir sebebi yok.
0
kisa
(08.09.26)
Uzun zaman sonra birini aradığımda telefonumu silmemişse mutlu oluyorum. Kendim de silmiyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
Eskiden silmezdim ama son 2-3 yıldan beridir siliyorum. Bir daha konuşma/görüşme ihtimalim yoksa ne gerek var kalmasına diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(08.09.26)
silmem. rehberde durması niye sorun olsun ki.
böyle tipleri hiç anlamıyorum hemen instagramdan bile siliyorlar. kavga etmemişsin bir şey olmamış. sadece uzaklaşmışsınız birbirinizden.
çok ergence hareketler geliyor bana.
+1
my fault
(08.09.26)
Silmem.

Aklimda durmuyor ki rehberda duruyor. Silmek ya da silmemek bir sey degistirmez. Yarin bir gün bir sey sorucak olsam tel numarası bulunmasi benim avantajim olur.
0
Purple life
(08.09.26)
neden sileyim ki? telefon rehberleri artık sınırsız sayıda kişi içerebiliyor.
0
co2s2
(08.09.26)
Telefonum altın rehber gibi +1
0
kobuzchu kiz
(08.09.26)
Telefon rehberlerinin sınırsız sayıda kişi içermesi mevzusu değil aslında. O kişiyle olan bağını koparma isteği, sembolik bir şey.
0
🌸rock n roll
(08.09.26)
Ben de silmiyorum. Bu sebeple 15 senelik numaralar var, hala o kisilere ait oldugunu bile dusunmuyorum. Ama benimki sirf usengeclikten :)

Onun disinda rahmetli anneannem ve dedemin numaralari da var. 4 sene gecti ama onlari silmeye elim gitmiyor henuz.
0
truf
(08.09.26)
kalabalık sevmiyorum. kaydırdıkça sonu gelmeyen rehber benim sinirimi bozar. :d

silmezsem, sırf rehberimde kayıtlılar diye exlerim, eski iş arkadaşlarım veya yöneticilerim whatsapp profil fotoğrafımı falan görürlerrrr. :d bunu şimdi düşündüm ahahha

yani sonuç olarak konuşmadığım veya konuşmayacağım insanın numarası neden dursun ki? rehberin amacı iletişim kurmak.
0
art cat chocolate
(08.09.26)
numara silmem için bi 10 yıl geçmesi lazım ve sıfır bağ.
Görüşmediğim insanların mesajlarını tutmam genelde
0
kestane gürgen palamut
(09.09.26)
silmiyorum. ama üşengeçliğimden. silmek lazım

edit: aklıma geldi de benim yılllllaaaarrrrdır wp konuşmalarım bile duruyo. baktım da 2017 den yazışma kayıtları var fiyuvv
0
chanandler bong
(09.09.26)
isimlerini değiştiriyorum. artık başka bir kişi oluyorlar. eski sevgilim, eski arkadaşım vs olmuyorlar.
0
co2s2
(09.09.26)
uzun zamandır görüşmediysem ve görüşme ihtimalim yoksa siliyorum. akraba vs ise silmemeye çalışıyorum. vefat eden kişileri silemiyorum. rehberimde onlarca vefat eden kişi mevcut (rahmetli babam dahil)
0
exlibris
(09.09.26)
Silmiyorum
0
gadlemler
(09.09.26)
(2)

Esnaf muafiyet belgesi ile mum satışı

gokank4
Yakın bir arkadaşım değişik tasarımlar ile mum yapıp satmayı hedefliyor. Kendisi hali hazırda beyaz yaka. Esnaf muafiyet belgesi alıp instagram vs satış yapabilir mi,Bir masrafı vs oluyor mu sigorta vs ?Dikkat edilmesi gereken bir konu varsa bilenlerden destek rica ediyorum
Yakın bir arkadaşım değişik tasarımlar ile mum yapıp satmayı hedefliyor. Kendisi hali hazırda beyaz yaka. Esnaf muafiyet belgesi alıp instagram vs satış yapabilir mi,
Bir masrafı vs oluyor mu sigorta vs ?
Dikkat edilmesi gereken bir konu varsa bilenlerden destek rica ediyorum
0
gokank4
(08.09.26)
esnaf muafiyet belgesi eğer düşündüğüm şeyse, tek geçimi evde ufak tefek şeyler yapıp satmak olan bazı zanaatkarlar faydalanabiliyordu. zaten maaşı olan birinin yararlanması mümkün değildi. eğer bu dediğim gibiyse ve arkadaşınız belli bir miktarın üzerinde satış yapacaksa, şahıs şirketi kurmasında fayda var. belli bir miktarın ne kadar olduğunu bilmiyorum. @kibritsuyu bilebilir.
+1
co2s2
(08.09.26)
Mirket
(08.09.26)
(8)

Mutfak alisverisi

baldur2
Hangi online/telefon uygulamasindan yapiyorsunuz genelde ve neden?
Hangi online/telefon uygulamasindan yapiyorsunuz genelde ve neden?
0
baldur2
(08.09.26)
migros. sürekli indirim oluyor. bim a101den daha ucuza geliyor.
internet kampanyalarından da yararlanıyorum
0
jelly bear
(08.09.26)
migros&carrefour. ikisinde de sürekli indirim (gerçekten indirim) ve hediye kuponları var.
-4
televole0
(08.09.26)
Migros, Yemeksepeti market.
0
kumandanim
(08.09.26)
marketlerin her ürünü online satışa koymadıklarını gördüğümden beri online alışveriş yapmıyorum.
0
co2s2
(08.09.26)
yemeksepeti market. pro üyeliğim de var epey bir avantajlı oluyor. çok da hızlı geliyor.
0
awlmi
(08.09.26)
hiçbir online uygulamayı kullanmıyorum. yok getirme ücreti, yok kargo ücreti, yok kurye ücreti yok şu kadar ücreti geçmeniz gerekiyor diye bir sürü ek ücret kitliyorlar. ayrıca fiyatları da marketlerden pahalı oluyor. bir tek migros sanalmarket ile fiziki markette fiyatlar aynı.
çıkar marketleri gezerim hangi ürün hangi markette ucuzsa oradan alırım.
ayrıca amazonu sürekli takip etmek lazım bazı ürünlerde marketten çok daha ucuza geliyor.
+2
my fault
(08.09.26)
pestisit analizi yaptırdığı için (ve öyle filtrelenebiliyor) sebzeleri gidip alamıyorsam artık getir büyük’ten alırım. onun dışında migros ve macro sanal marketi kullanıyorum. carrefour benim için bitmiştir (zaten tr’de tamamen yasaklı bir pestisit çıktı ürünlerinde, hem a101 hem de carrefourda).
0
eileengray
(08.09.26)
migros hemen, macro sanal

kolay. daha kaliteli ve çeşitli ürünler
0
art cat chocolate
(08.09.26)
(23)

manzarali ev mi buyuk ev mi

antikadimag
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. d
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. digerinin yatak odasi iceride.

dag ve deniz manzarasi icin daha kucuk evde yasanir mi? ne dersiniz? boydan boya cam ve deniz manzarasi var oldukca guzel. fiyatlar ayni.
-1
antikadimag
(07.09.26)
Benim için manzaralı ev. Baktıkça içimi daraltan ev büyük olsa ne yazar.
+3
Amaranta ursula
(07.09.26)
Hiç manzaralı evde yaşamadım. Bi yaşayıp görmek için onu seçerdim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(07.09.26)
ikiside problemli bence. manzarali olanda yatak odasinda cam olmamasi buyuk handikap. oburunun de baska binaya bakmasi sikinti.
ikisini de almam, beklerim.
buyuk binalar ise yakin zamanda baskalari da mutlaka satisa cikacaktir.
+1
cooperr
(07.09.26)
kiralik evler @cooper. zaten ikisini de tasiyan evler var ama bu sefer de cok pahali oluyor. bina zaten sehrin tam merkezinde luks ve yeni bir rezidans. ama butceme gore ya kucuk ya da manzarasiz kiralamak durumundayim.
0
🌸antikadimag
(07.09.26)
building code’a göre ABD’de yatak odalarinda disariya acilan bir pencere bulunmak zorunda. bu kucuk daire studyo mu? Ya da odanin kapisi yok mu? Planda ne diye geciyor?

Onun disinda kisa bir sureligine kirada oturacaksam ve layout beni cok etkilemeyecekse manzarayi secebilirim. yillar once manzarali bir dairede yasadim ve gercekten her gundogumu sihirliydi. hala arada dusunurum.
+1
eileengray
(07.09.26)
kiraliksa o zaman manzarali olan.
0
cooperr
(07.09.26)
@eileen, open bedroom diye geciyor ve oda bir paravanla koridordan ayriliyor. studyo ile 1 bedroom arasinda bir konsept. amac yatak odasini oturma odasindan ayirmak.
0
🌸antikadimag
(08.09.26)
tahmin ettim. o tip dairelerde genelde closet space sorun oluyor. eger yeterli closet alani varsa tutulur. bence buyukluk haricinde closet space olarak da karsilastir.
0
eileengray
(08.09.26)
Camiye veya kiliseye gercekten o kadar yakinsa hicbiri.

Manzaraya insan doyuyor ya da alisiyor. O yüzden daha kullanışlı olani secerdim ben.
-1
Purple life
(08.09.26)
büyük ev çünkü büyük manzaralı evi olanlar manzaraya vakit ayıramıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
manzarası olan evde uzun süreler yaşadım.
layout'u düzgün olan evi tercih ederim.
+1
rain when i die
(08.09.26)
Bu ikisi arasında büyük olan ev. Yatak odasının camı olmaması ne demek?
0
etna
(08.09.26)
her sekilde manzarali ev.
önceki evimizin harika bir manzarasi vardi. öyle mimari ya da agac magac olarak falan degil ama önü cok acikti ve muazzam güzel günbatimlari izlerdik. telefonum, orada yasadigimiz 3.5 sene boyunca neredeyse her gün cektigim günbatimi fotolariyla dolu. o evden cok kücük oldugu icin ciktik. 60 m2'ydi ve sahiden artik yetmiyordu.
yeni eve gecerken hem büyük hem manzarali olsun istemistim. istedigim de oldu, simdi de harika bir dag ve orman manzaramiz var ama o ilk evimizdeki gün batimlari inanilmaz büyülüydü. 4 sene aradan sonra bile aklima geliyor. filtresiz, photoshop'suz, alt kismini kesip gönderebilirim bunu, her aksamüstü böyleydi: ibb.co ve hayir, alismiyorsunuz. ben alismadim yani, her gün ayni heyecanla izliyordum. su an yasadigimiz yerde daglar gökyüzünü biraz sikistiriyor, o sebeple eskisi gibi acik alandan göremiyoruz artik günbatimlarini. os ebeple hele önü de aciksa bence manzaraliya gecin. büyük evde her zaman oturulur ki bunun da kibrit kutusu kadar olmadigina eminim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
manzara ilk girdiğiniz zamanlarda önemli. daha sonraları belki 6-7 ay o manzaraya dönüp bakmayacaksınız bile. haa misafirer için iyi bak. onlar bayılıyor ilk defa gördükleri için. bu arada %20 de pek önemli bir fark değilmiş yani. sayın alacaksanız küçük de olsa olsa manza kirada oturacaksanız diğeri.
0
ground
(08.09.26)
ev ferah olcak seni darlamıcak.
0
mikahakkinen
(08.09.26)
Kiralıksa ucuz olanı seçerim, satın alıncaksa büyük olanı.
0
ezkaza
(08.09.26)
kısa bir süre oturacaksanız manzaralı ev

uzun süre oturacaksanız gelecekteki planlarınızı da içine katarak düşünmenizi tavsiye ederim. örneğin bir çalışma masası, çocuk odası, hobi köşesi gibi şeyleri düşünerek manzaralı eve sığıyorsanız yine manzaralı ev. ama sığmıyorsanız yeri geliyor 3-5 metrekare bile insanın ihtiyacını çok iyi gideriyor.
0
bravoteam
(08.09.26)
camsız oda olmaz. manzara güzel bir artıdır ama evin içinin kullanışlı olması temel şeydir.
0
co2s2
(08.09.26)
Manzaraya kısa sürede alışınır / doyulur bence.

Çok misafirim geliyorsa, manzaraya karşı kahvaltı, çay kahve içme vakitleri olacaksa belki...

Ama onun dışında evin kullanışlılığı ve ferahlığına doyulmaz, aksine alışınır ve aranır. Şahsi fikrimdir.
0
ananiyimioguz
(08.09.26)
80 m2'den 60 m2 eve geçtim kısa zaman önce. Evin en sevdiğim yanı iki balkonum. Çayımı kahvemi alıp orman manzarasını seyretmeyi ve gökyüzüne bakmayı çok seviyorum. Uzun yıllardan beri ilk defa sadece apartman manzarası olmayan bir eve taşındığım için memnunum. Daha kullanışlı bir evi tercih ederdim tabii, ama bütçem dahilinde doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
manzaralı evde yaşadım, ve kesinlikle geniş ev tercih ederim.

en fazla 2-3 hafta sonra gözünüz manzaraya alışıyor, ancak bi misafir geldiğinde hatırlıyorsunuz. istanbul'da köprülerden geçerken kimsenin manzaraya bakmaması en iyi örneği bence.
+1
duyuruuser
(08.09.26)
senelerce istanbul şartlarında, muazzam bir manzara ile yaşadım. boğaz manzarası değildi ama istanbul'da bulunabilecek en iyi manzara idi.
inanın bir yerden sonra manzara bir şey ifade etmiyor ve evin ne kadar kullanışlı olduğu daha öne çıkıyor. bazı günler eve gelince o manzarayı görmüyorsun bile.
0
stay with me
(09.09.26)
Manzaralıyı tercih ederdim
0
gadlemler
(09.09.26)
(5)

Şu daire kiralanır mı?

walterwolf
https://shbd.io/s/sqkacKPCKonumu ve büyüklüğü itibariyle fiyatı bana uygun geldi sanki fakat bir süredir takip ediyorum ama kiralanıyor hiç.Yaşlılar için asansör olmaması dezavantaj ama gençler veya orta yaş için zorlayıcı olur mu?Ya da başka benim göremediğim hangi dezavantajları olabilir?
shbd.io
Konumu ve büyüklüğü itibariyle fiyatı bana uygun geldi sanki fakat bir süredir takip ediyorum ama kiralanıyor hiç.
Yaşlılar için asansör olmaması dezavantaj ama gençler veya orta yaş için zorlayıcı olur mu?
Ya da başka benim göremediğim hangi dezavantajları olabilir?
0
walterwolf
(07.09.26)
mecidiyeköyde o bölgelerde zenci nufusu çok(duyduğum kadarı ile problemsizler) birde çekik gözlü sınıf var onlar baya sorun gürültü çıkartıyormuş. gülbağ tarafında da çingene nufusu mevcut.
arkadaşım işe yakın ve hızlı evlendi diye oralarda kiraladı 6 aya taşındı.

edit. izzetpaşa ve doğru konum ise biraz daha iyi olabilir en azından o civarda sokak esnaf kültürü var etrafta çokça tekstil atölyesi var ses yapabilir karşı binada varsa(çekik gözlüler burda da var)
0
eja
(07.09.26)
O kadar imar barışına falan rağmen hala Arsa tapu olarak kaldıysa, Neden diye bir sorgulamak lazım.
6. kat gençleri pek zorlamaz ama hastalığı, sakatlığı da düşünmek gerek. Trafik kazası geçirip taburcu olan bir arkadaşı evine çıkarışımız vardı, o geldi aklıma.
Odalardan biri karanlık oda, penceresi tuhaf bir yere açılıyor, nedir diye bakmak gerek.
Odalardan birinin duvarında bir sorun var. Dış cephe rutubetlenmesiyse büyük sorun.
Mutfakta hem davlumbaz yok ve hem de havalanmaya çok müsait değil gibi duruyor. Bakmak lazım.
0
Mirket
(07.09.26)
muhtemelen birkaç ay sonra kentsel dönüşüme girecektir. Bu arada boş kalmasın ufaktan damlasın diye kiraci sokmaya çalışıyorlardır. Tahliye tahahütmanesi imzalatırlar.
0
paudi
(07.09.26)
bence de kentsel dönüşüm sebepli ucuz.

karanlık oda pişmanlıktır. havalandırma boşluğuna doğru sigara içen, parfüm sıkan, yemek kokusu çıkartan bir sürü insan var. 1 kere 2 kere değil her gün oluyor her gün. rutubet kokuyor zaten bunlar kokmasa bile.

karanlık odası olan bir ev tutmayın.
0
art cat chocolate
(07.09.26)
şu yazıyı isteyin ev sahibinden:

Kentsel Dönüşüm ve Tazminat Taahhüdü:

1. İşbu sözleşmeye konu taşınmazın, kiralama tarihinden itibaren 5 (beş) yıl boyunca kentsel dönüşüm, riskli yapı tespiti veya yıkım/yenileme süreçlerine dahil edilmeyeceği kiralayan (ev sahibi) tarafından beyan ve taahhüt edilmiştir.

2. Bu 5 yıllık süre içerisinde taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamına girmesi, riskli yapı ilan edilmesi veya kiralayanın iradesi doğrultusunda yenileme sürecine sokulması halinde; kiracının tahliye edilmek zorunda kalması durumunda kiralayan, kiracıya taşınma masraflarını karşılamak üzere güncel aylık kira bedelinin 6 (altı) katı tutarında cezai şart / taşınma tazminatı ödemeyi kabul ve taahhüt eder.

3. Bahsi geçen bu ödeme, kiracının taşınmazı tahliye edeceği tarihten en geç 15 (on beş) gün önce kiracının banka hesabına defaten (tek seferde) yatırılacaktır.
+2
co2s2
(07.09.26)
(16)

Arabanızı arkadaşınıza vs. ödünç verir misiniz?

renegade
daha önce de benzer bir soru sormuştum (git: 1625358). yine benzer bir soru.soru başlıkta
daha önce de benzer bir soru sormuştum (git: 1625358). yine benzer bir soru.

soru başlıkta
📊 ?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

0
renegade
(04.09.26)
Kimsenin arabasını ödünç almam, kimseye de aracımı vermem. Yani bazı şeyler kişiye özeldir istenmemeli. Çok lazımsa araç kiralarım kafam rahat olur.
+2
mor oje
(04.09.26)
Sadece bir tane arkadaşıma veririm. Karşılıklı güvenimiz mevcut, onun dışında kimseye vermem kesinlikle.
0
umutt
(04.09.26)
daha önce bir arkadaşıma bir kaç haftalığına ödünç araba verdim. ne olduğunu unuttuğum bir trafik cezası yemiş. aracı satarken fark ettim. bir kaç kere hatırlatmama rağmen ödemedi.
+2
co2s2
(04.09.26)
bu esnada bizim arabayı kullanmayan bi' muhtar kaldı :)
0
charbiel
(04.09.26)
bir aracim pert oldu, o yuzden artik cok cok guvendigim biri olursa, yine de endiselenerek veriyorum.
+1
cooperr
(04.09.26)
İhtiyacı olan birisi olursa ben götürüp getirmeyi teklif ediyorum, kabul etmezse vermiyorum.
+2
antihero
(04.09.26)
benim çevremde gördüğüm olumsuz durumlar neticesinde arabanın verilebilen birşey olmadığına karar verdim.
1 trafik cezası, hgs geçişi problemleri. trafik cezası yeniyor. hgsden geçiliyor ne hikmetse ödemek unutuluyor faiz faiz faiz, ısrar ısrar ısrar ödenmiyor kalıyor.
2 yakıt koymak, araba yakıtı yakıyor ama diğer şeyleri tüketiyor, motor yağı, fren balataları, debriyaj balatası vb gibi. yani yakıtını koyarız olayı de benim için geçerli değil.

3 gözle görülmeyen küçük kazalar, arabanın altını vurmak vb. genelde söylenmiyor. belki farkında bile olmuyor kullanan kişi. mesela arkadaş arabasını bir arkadaşına verdi. araba doblovari bişey. arkada alet edevat ne varsa üstüste binmiş. bi baktık arabanın altına bütün şanzıman bağlantı yerleri kırılmış. kasis gibi bir yerden uçmuş.

4 arabanızı verirsiniz ama karşı taraf bu sorunların bir tanesiyle karşılaşır ve siz de söylerseniz kesinlikle kötü olursunuz. o yüzden gerek yok.

olabilecek en mantıklı şey, işin yoksa senin arabayla şuraya gidebilir miyiz tarzında bir durum olmalı.

bunun daha cana zarar vermeli kazası, alkollüsü osu busu var.
+1
omer460
(04.09.26)
Kimsenin direksiyonuna oturmam.
Benim arabamı benden başka, eşim ve çocuğum kullanabilir.
Çevremdeki herkes de bunu böyle bilir.
+2
Mirket
(04.09.26)
Ödünç araba verince verdiği araba götüne kaçan bi elemanın hikayesi vardı sözlükte, ödünç araba veren o hikayeyi okusun sonra versin. Ben vermem de istemem de, ihtiyacı olan araba kiralasın.
+1
kizil karga
(04.09.26)
Riskli. Cezadan tut kazaya kadar pek çok şey olabilir. Olası bir zararı karşılayabilecek adamın zaten arabası olur veya taksi tutar veya araba kiralar. Birinden araba isteyen adam parasızdır.
+1
runaway
(04.09.26)
Kesinlikle vermem. Benim için önemli biriyse kendim götürür getiririm üşenmem ama arabamı vermem.
Cezadan falan çekinmiyorum açıkcası. Yediği cezayı ödemeyecek birine de niye vereyim zaten. Araba da umrumda değil. Başına bir şey gelirse şu an yenisini alamayacağım için üzülürüm o kadar. Hatta bugün bi amca aynama çarptı, ayna kırılmadığı için kontrol etmedim bile. O kadar umrumda değil.
Konu şu ki araba bana özel bir şeymiş gibi geliyor. Diş fırçamla telefonumla aynı şey. Kimse ölmüyorsa başkasının arabasını da kullanmam hatta.
Hastane gibi durumlar hariç arabası olmayan başkasının arabasıyla gezmesin yani artık. Sağlığı ayrı tutuyorum.
+1
asue
(05.09.26)
arabayi al git seklinde sadece en guvendigim 1-2 arkadasima veririm.
0
antikadimag
(05.09.26)
güvendiğim insanlara veririm tabi ki. eşyadır neticede, sevdiğim insanın gönlünden daha değerli değil. bir de "iki gün sonra olur da benim ihtiyacım olursa" diye düşünerek empati yaparım.
0
faberkastelli
(05.09.26)
Benden daha iyi şoför olan tüm arkadaşlarıma veririm.
Gerçi bu kümede şu anda 3 kişi var.
0
etna
(05.09.26)
Veririm.
0
duster
(05.09.26)
İsteyen herkese veririm.
0
gabe h coud
(05.09.26)
(10)

Böyle Bir Müdürle Çalışır Mıydınız?

depresif çocuk
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.

Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim de işten çok anlamadığı için bana teslim ederdi. Liderlik pozisyonu boşalınca haliyle ilk akla gelen isim ben oldum. Ben de yapabileceğimi düşünüyorum açıkçası.

Tabi hemen gidip müdürüme bu pozisyona talip olduğumu söyledim. O da bana ilk düşündüğü kişinin ben olmadığımı, şirket içi ilan açıp diğer adayları görmek istediğini söyledi. Bu süre zarfında da kendisi vekaleten bakacak. Neden beni düşünmediğini sorduğumda ise kendince gerekçeleri oldu. Hisleri size net aktaramayacağım için, özetle şunu söyleyebilirim ki ben yapabileceğime ve hakettiğime gönülden inanıyorum ama o biraz benim yapımı sevmiyor.

Tabi aradan 2 hafta geçti. Bu süreç zarfında gözüne kestirdiği 1-2 tane, tamamen farklı ekiplerde çalışan alakasız adamı odasına çağırıp motivasyon yoklaması yaptı. Liderlik teklif etti. Gelin görün ki bu 2 aday da farklı birimlerde, kendi yetkinliklerine daha yatkın pozisyonlar açılınca lider oldular bu süreçte. Her şey çok hızlı gerçekleşti ve şu an elinde bu pozisyon için benden başka uygun bir aday bence yok. Mecburen ilana çıkacak ve gelen adayları inceleyecek. Ama ikinci hatta üçüncü öncelik olarak gördüğü kişiler başvuracaktır. O gelen kişinin işi öğrenmesi, ekiple uyumu, ekibe kendini kabul ettirmesi vs. biraz zor işler.

Şimdi, şunu yapmasını bekliyorum. İlanı açacak ve benim de başvurmamı isteyecek. Veya tekrar bana gelip liderlik teklif edecek (gurur yapmaz ise şayet).

Siz olsanız böyle bir durumda, gelen teklifi kabul eder miydiniz?
+1
depresif çocuk
(04.09.26)
Ben müdüre tavır almadan gelen teklifi kabul ederim, en nihayetinde senin dediğine gelmiş olacak.
+3
kumandanim
(04.09.26)
zaten istediğiniz bir pozisyona öyle veya böyle teklif geldiğinde terfi olmak önemlidir tabii ki edilir, iş hayatında gurur yapmanın manası yok. ayrıca yöneticiniz iyidir kötüdür, ya da siz iyisinizdir değilsinizdir bunu bilemeyiz ama böyle durumlarda çalışanın da bir kendini sorgulaması lazım. varsa giderilebilecek eksikleriniz veya toparlanacak durumlar bunlar üzerine çalışın ve yöneticinizin geri bildirimine karşılık yapıcı bir aksiyon aldığınızı hem sözlü hem davranışsal olarak gösterin. insan bazen kendine toz konduramayabiliyor, hepimiz yaşadık böyle durumlar.
+4
awlmi
(04.09.26)
ben sirkette kalmayi dusunuyorsam kesin kabul ederdim, cunku gurura gerek yok isi zaten yapiyormussunuz. yeni gelen lider de size soracak muhtemelen.

mesele daha cok mudurun sizin yapinizi sevmemesi, o da onun sorunu. neticede isler aksamiyorsa sevmesine gerek yok universite kafeteryasinda degiliz.

ayrica ileride yoneticinizin ya da sizin baska ise yahut sirket ici baska pozisyona gecis yapmayacaginizin garantisi yok, sorun kendi kendini de cozebilir :)
+3
adrianapole
(04.09.26)
kabul ederim +1

bir de "kendince gerekceleri oldu" kismiyla ilgili nacizane tavsiyem, bu gerekceleri mumkun oldugunca duygularinizdan arindirip degerlendirmeye calisin. hakli oldugunu dusundugunuz noktalar varsa bunlari fark etmek cok isinize yarayabilir.
0
sanxis
(04.09.26)
ben müdür olsam şöyle düşünürüm;
sen iş bitiren değerli bir elemansın sen lider olunca senin yerine kim bakacak.
+1
duyuruuser
(04.09.26)
müdürünüzün size şahsi bir husumeti yoksa, sunduğu kendince gerekçeler doğru gerekçelerdir ve sizi liderliğe terfi ettirmemek için haklı gerekçeleri vardır. müdürünüzün bu olumsuz görüşlerini, siz tabii ki kendinize konduramayacaksınız, "ne alakası var" diyeceksiniz ama benim görüşüm müdür boş yere böyle bir şey söylemiyordur. terfi etseniz de, etmeseniz de müdürünüzün söylediklerinin doğru olduğunu kabul edin. bunları illa düzeltmeniz gerekmiyor. bazıları düzelecek şeyler olmayabilir. yapınızı sevmiyormuş ya, insanın yapısı değişmiyor.

bu arada teknik anlamda ne kadar bilgili tecrübeli olursanız olun, liderlik bambaşka bir şey. teknik bilginiz bir ekibi kontrol edip, onları yönetebileceğiniz, bildiklerinizi onlara aktarabileceğiniz anlamına gelmiyor.

kendi alanında türkiye'nin açık ara en tepesinde olan bir kişiyle çalıştım yıllarca, hala da çalışıyorum. normalde bu kişinin kendi şirketini kurması, deliler gibi para kazanması gerekiyor ancak şirket işletmekten kesinlikle anlamıyor, bir kaç kere şirket kurmuş, kurdu. hepsini batırdı. teknik bilgi ile liderlik, yönetim vs bunlar farklı şeyler.
+1
co2s2
(04.09.26)
Bence başka birisini lider yapacak
+1
Hallegadola
(04.09.26)
Senin konuşmandan ve potansiyel diğer adaylarla da görüşmesinden sonra daha da ilan açıyorsa seni muhtemelen yapmayacaktır panpa. Üzgünüm. Bu saatten sonra ilanı açıyorsa da formaliteden açtığını sana söyleyip görevin senin olduğunu söylemesi lazım. Sana böyle bir şeyi söylemediğini varsayarsak seni o göreve düşünmüyor demektir.
+2
ezkaza
(04.09.26)
Orada o Müdür için çalışmıyorsun ki.
İlerde 'Engellemek için çok uğraştı ama hakkımı söke söke aldım' diyebileceğin şekilde gelişsin olaylar.
Gayretin o yönde olsun.
Aksi durum için bir atasözümüz var. Tavşan dağa küsmüş falan diye.
0
Mirket
(04.09.26)
müdür bu yorumu kafasına göre yapmamış olabilir, ekibinizde gerçekten sizin altınızda çalışmayacak müdürün de vazgeçmek istemediği birkaç kişi de olabilir. çok yönlü düşünmek lazım. hepimizin gönlünde aslan yatıyor ama hepimiz kapitalizmin harcanabilir insanlarıyız.

sorunun cevabı, tabi kabul edin.
0
enteg
(05.09.26)
(1)

Satılan aracın HGS'si hakkında

Buddrick
Aracı 6 ay önce sattım. HGS'yi iptal ettirmeyi unuttum, şimdi aracın HGS ihlalleri bana mesaj olarak geliyor. Ben mi ödemem gerekiyor bunu?
Aracı 6 ay önce sattım. HGS'yi iptal ettirmeyi unuttum, şimdi aracın HGS ihlalleri bana mesaj olarak geliyor. Ben mi ödemem gerekiyor bunu?
+1
Buddrick
(03.09.26)
HGS'yi nereden aldıysanız aracın satış evrakı ile birlikte başvurun. ödemeniz tabii ki gerekmiyor.
0
co2s2
(04.09.26)
(11)

Carrefour anketi

eileengray
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
📊 Alışverişe Carrefour’a gider misiniz?

Bu anket sona erdi. 41 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.09.26)
Benim için otopark belirleyici oluyor. Önünde boş yer varsa migrosta yoksa girebilirim.
0
kisa
(03.09.26)
Market seçmem, alacağım ürünün markasına ve fiyatına bakarım.
0
Mirket
(03.09.26)
şıkların hiçbiri tam geçerli değil benim durumum için.

evet artık daha soğuk bakıyorum, ama zaten carrefour konum olarak çok tercih ettiğim bi yerde olmadığından neredeyse hiç gitmiyordum.

genelde tercih etmesem de indirim durumunda, daha yakın/kolaysa veya migrosta stok vs kalmadıysa a101 bim gibi marketlerden nadiren de olsa alışveriş yaparım katı şekilde "asla" gitmem durumum yok.

yakınıma carrefour açılsa mesela duruma göre uyguna geliyorsa yine gidebilirim.

özetle boykot yapacağım diye kendimi maddi zarara uğratamam. ülker de mesela hiç sevmediğim bi markadır kendim tüketmem ama dükkanda ikram olarak müşteriye verilecek bişeyler bulunsun dediğimizde ülker indirimdeyse ülker de alırım. normal şartlarda fiyatlar eşit veya yakınsa ilk tercih eti olsa da ülkeri "asla" almam demem.

ayrım yaparım ama katı şekilde değil. ha eskiden carrefour'a gitsem mesela indirimli ürünlerle beraber normal fiyatlı ürünleri de oradan alıp geçebilirdim, ama şuan bariz avantajlı veya acil ihtiyaç duyduğum bişey varsa alır kalanları oradan almak yerine ayrıca migrostan alır veya sanal market/hemen'den söylerim. yani ek avantaj sağlamadığı sürece oradan harcamamı minimize ederim.
0
konetsu
(03.09.26)
eskiden a101'e gitmemek gibi bir kararım yoktu. carrefour'a da giderim ama ne a101, ne de carrefour evimin etrafında yok.
0
co2s2
(03.09.26)
Zorda kalsam bile gitmem.
+2
gabe h coud
(03.09.26)
"Gitmiyordum, gitmemeye devam edeceğim. Bir şey değişmedi yani." seçeneği yok. Tercihimi cevap olarak bırakayım.
+5
yadigar
(03.09.26)
ben çok sık gidiyordum, çünkü ufak tefek market elışverişi buna sebze meyve de dahil ve tekel alışverişimi bir yerden yapıp çıkıyordum.

şimdi tekel alışverişi yapamadığım için, oraya gitme ihtiyacı da duymuyorum çünkü ne fiyatları çok uygun, ne aradığım şeylerin çoğunu bulabiliyorum. tekel satmayan ama çok daha iyi sebze meyve reyonları olan yakın başka marketler var.

101 de öyledir, şoka bime giderim ama a101 kapısından girdiğim çok nadirdir. markaları ve ürün gamı bana hitap etmiyor.
+1
omer460
(03.09.26)
asla gitmem. kendileri gibi olanlara satsınlar b.klu mallarını.
+2
scudman1
(03.09.26)
En son ne zaman kapısından girdiğimi bile hatırlamıyorum. Ne eve ne işe yakın şubesi var. Online’da ise Migros’a alışkınım. Denk gelirsem giderim; boykot etmiyorum.
-2
auroraaurora
(03.09.26)
balık ve kedi kumu için gidiyordum. kedim artık yok. balığı da halden alacağım. yine de bunlar söz konusu olursa giderim çünkü en hesaplısı oluyorlar. boykot ürünlerine devam ama beslenmemin kolaylığı daha önemli.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Genelde balık ve alkol için gidiyorduk zaten anlamı kalmadı, balığı da Migros’tan alırım.
0
ekimoloji
(03.09.26)
(12)

yaya geçitinde yol vermek üzerine

biseysorcaktim
eskiye oranla farkındalık ya da bir düzelme var mı?ben olumlu gözlemliyorum."türkiye'de genelde araçlar yayalara yol verir" gibi bir çıkarıma gitmiyorum ama geçen bir kaç yıla oranla yaya geçitlerinde yayalara yol verme oranının arttığını düşünüyorum. belki cezalar, belki başka farkındalıklar etkili
eskiye oranla farkındalık ya da bir düzelme var mı?
ben olumlu gözlemliyorum.

"türkiye'de genelde araçlar yayalara yol verir" gibi bir çıkarıma gitmiyorum ama geçen bir kaç yıla oranla yaya geçitlerinde yayalara yol verme oranının arttığını düşünüyorum. belki cezalar, belki başka farkındalıklar etkili olmuştur.

sizce nasıl gözlemleriniz, yavaş da olsa düzeliyor mu?
+3
biseysorcaktim
(03.09.26)
Evet benim de gözlemim bu yönde. Önceki yıllara göre daha çok yol veriliyor.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Kesinlikle muthis bi degisim var
0
üğpoıuy
(03.09.26)
Bence de bu konuda olumlu yonde gelismeler var. Devlet biraz kassa aslinda baya fark eder. Suleyman Soylu ic isleri bakaniyken bu konuda birseyler soylemisti, o zaman bile aninda bir fark ortaya cikmisti. 90'lar ve 2000'lerin basinda yaya gecidi neredeyse yok hukmundeydi.
0
mbond
(03.09.26)
her sabah kadıköy rıhtımın orada sabahları yaya geçidinden geçiyorum ve sabahları düzenli olarak o yolu kullananlar arasında ciddi bir yaya geçidinde yol verme kültürünün oturduğunu gözlemleyebiliyorum, fakat aynı yerin 700-800 metre ötesinde yer alan numune hastanesinin orada karşıdan karşıya geçmek istediğimde ise tümsek olsa da şoförler direkt üstüne gazlayarak geliyor.
genel olarak eskiye göre bir gelişme olsa da hala çok yol alınması gerekiyor, zira benim gözlemim bölgesel olarak işlediği ve farklı bölgelerden gelenlerin umursanan bölgede terör estirmeye devam ettikleri yönünde.
+1
denizgonen
(03.09.26)
@edmond +1

Müthis bir degisim yok ama herkese daha cok ceza yazilirsa o ufak akillar ufak baslara gelebilir.
-1
Purple life
(03.09.26)
Kesinlikle var.
yaya geçinde yol vermedeki gelişme kadar, yayaların kırmızıda durma beceri gelişmedi bence. (özellikle kadıköy içi, rıhtım, kuşdiline çıkan vişne sokak ve moda havuzunun orası)
+1
kisa
(03.09.26)
evet, kesinlikle bir duzelme var. mesela siraya girme kulturu de eskiye gore epey iyi durumda. bir onceki gicik nesil azaliyor sonucta yerini bir sonraki nesil dolduruyor. bir de polis drone kontrolu yapiyor artik, suruculer ceza yememek icin sartlanmis olabilir. :))
+2
arakaali
(03.09.26)
bu iş en güzel balıkesir merkezde oturdu. birkaç yıl öncesi kavşaklarda geçiş önceliğine riayet etmeyen ve yaya yolunda durmayanlara 250'şer lira ceza yazdılar. hemen hemen her binada ceza yiyen birisi oldu, miktar düşük olsa da çok kişiye ceza yazıldı. şimdi ise gelişmiş bir avrupa kenti gibi hem geçişe hem yaya yoluna dikkat ediliyor, adımını attığın esnada herkes duruyor. farklı illerden arkadaşlarım geldiğinde inanamıyorlar.

edit: hatta farklı şehirden gelenler balıkesir'de yol vermiyor diye haber yapmışlar. :D
www.instagram.com

bu da başka bir haber
www.habercigazetesi.net
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Kesinlikle iyiye gidiyor. Hele sürücüyle anlık göz teması kurulabilirse sürücü anında duruyor.

Kısa süredir Balıkesir’deyim ve önceki yollara göre bu durumu ben de fark ettim ancak yayaların ısrarla kaldırım kullanmamaları ve inatla yoldan yürümeleri ile karşıdan karşıya geçerken yola bakmama sorunları son 20 yolda hiç de iyiye gitmemiş.
0
10551037
(03.09.26)
Artık yayaya yol verince daha az korna yiyorum. Demek ki bir değişimden bahsedebiliriz.
0
yadigar
(03.09.26)
neredeyse araba kullanmaya başladığımdan beri, yani yaklaşık 30 yıldır, yaya geçidinde yayaya yol veriyordum. 10 yıl kadar önce, geniş ama tek şeritli bir yolda yol verdim, yaya geçiyor, bekliyorum. sağdan aynama bir baktım, arkadan bir dallama sağımdaki boşluktan geçecek şekilde hızlıca geliyor ama yayanın görmesi mümkün değil. kornaya bastım, yayaya elimle dur işareti yaptım, yaya durdu. tam o anda da sağdan araba geçti. yaya işaretle teşekkür etti. ben tabii sağımdan geçen dallamaya ağır saydırdım içimden. bu olay sonrasında, "doğru şeyi yapsan da, bu tarz dallamalar kurala uymadığı için olan yine yayaya olacak, o zaman ben de uymayayım, durduk yere başımıza bela almayalım" diye düşündüm. yol vermemeye başladım.

3-5 yıl geçti. ufak ufak tekrar yol vermeye başladım. bir gün iki git iki gel, dört şeritli bir yoldayım. yaya geçidi var. yolun ortasında biri bekliyor. arkamda da kıyamet gibi araba var, hepsi benim gibi sol şeritte. "yol vermezsem bu adam daha çok bekler" dedim durdum. yaya geçişine başladı. o arada sağ şeritten bir dallama, o yolda kesinlikle yapılmaması gereken bir hızla (ben diyeyim 80, sen de 90) geldi, geldiğini göremedim bile. yaya da göremedi, ben de uyaramadım. bu dallama frene basamadı bile, yayaya vurdu. yaya biraz sürüklendi. ölümle sonuçlanabilecek bir kazaydı ama kısmet, yayada kırık çıkık bile yoktu. sadece sürüklenmeden sebep yara bere vardı.

indik arabalardan, vuran dallama titreye titreye indi. gittik yayaya baktık, çok önemli bir şeyi yok, bir oh çektik. ortalık az sakinleşti. bu arada ben de inceden endişelendim. trafik kuralları çok ilginçtir, doğru şeyi yaptığını sanıyorsundur ama çok acayip teknik bir detaydan dolayı suçlu çıkarsın. yayaya yol vermem doğru hareket olsa bile, baktığında ben yol vermesem kaza olmayacaktı. o arada dallama şöför, "solda durup da yol veren, benim adama çarpmamı sağlayan şöför kimdi, durulur mu öyle?" gibisinden saçma sapan bir çıkış yaptı, suçu üstünden atmaya çalışıyor. daha polis gelmemişti. benim bir şey dememe kalmadan, 10-15 şöför birden adama "sen manyak mısın, biz gerizekalı mıyız burada duruyoruz, baksana burası yaya geçidi. hiç mi düşünmüyorsun bu kadar adam neden durdu diye, alemin tek akıllısı sen misin, biz bilmiyor muyuz geçmeyi. burada yaya geçidi olmasa bile zaten hızlı gidiyorsun, kimseye suç atmaya çalışma, buradaki tek suçlu sensin, az daha adamı öldürüyordun" falan diye bağırmaya başladılar. (bu arada, kimsenin günahına girmek istemem ama dallamayı net suçlu bulan şoförlerin çoğunluğu belki de o yayaya yol vermezdi) sonra polis geldi. tutanakta benim ismim plakam falan kesinlikle geçmedi. en son polis ayrılırken, çaktırmadan sordum. polis de "sen en doğrusunu yapmışsın, senlik bir durum yok, yol vermeye devam et" dedi.

ancak işin bir de vicdani boyutu var. verilmesi gerektiği gibi yayaya yol verdiğim için az kaldı yaya ölüyordu. bu olay sonrasında her yaya geçicinde her yayaya yol vermeyi bıraktım.
+1
co2s2
(03.09.26)
Bence de eskiye nazaran daha bir artis var fakat bir sofor olarak her zaman yayaya yol vermek en makul yol gibi gelmiyor bana. Turkiye'de malum hiz siniri hak getire sehir icinde 40 50 ile gitsen bazi yollarda adami doverler, bazen cift seritli yollarda 60 70 ile giderken aniden yaya gecidine denk gelince durmak cok mantikli olmuyor, hem arkadaki mesafeyi koruyor olmuyor hem de sag veya sol seritte arkadan gelen arac yaya gecidini cogu zaman kaale almiyor. Bu da ozellikle yaya icin fazlasiyla tehlike arz ediyor bence. Yaya gecidi gordugum zaman once hafif bir frenle aynalarimi kontrol ediyorum ve ortam musaitse mutlaka yol vermeye ozen gosteriyorum. Ama degilse de maalesef basip geciyorum, icimden kusura bakma hocam diyerek.

Bunun disinda hiz sinirlarinin tabelalarla daha ciddi belirtilmesi ve yaya gecitlerinden once ozellikle cift seritli yollarda kasis konulmasi gerekli.
0
bosver nicki
(03.09.26)
(6)

gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi?

mertumursamaz
gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi? 🧊blok evren teorisi: her şey her yerde aynı andahttps://youtube.com/shorts/csgt0bcatia?si=dig1xudc-ksnpy9mmatrix’e giden yol çoktan başladı mı?https://youtube.com/shorts/yetyjkflxle?si=a0fzz6wtr4ujsamfbu dünya gerçek m
gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi?

🧊blok evren teorisi: her şey her yerde aynı anda
youtube.com

matrix’e giden yol çoktan başladı mı?
youtube.com

bu dünya gerçek mi, simülasyon mu? planck sınırı ve kodun görünmeyen duvarları
youtube.com

cern'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

yani sen aslında yoksun sen sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki bir karaktersin
youtu.be
-4
mertumursamaz
(03.09.26)
tamam.
+3
baldur2
(03.09.26)
Felsefi sorulara meraklı olmak güzel ama burada Caps lock açık bağıra bağıra yazılan başlıkları kimsenin ciddiye almayacağı gerçeği, sizin öğrenme maceranızda çok daha iyi bir başlangıç olacak gibi gözüküyor.
+3
thracia
(03.09.26)
hayır.
0
co2s2
(03.09.26)
ya o sonsuz bilinç sensen ve herkes senin bir aynan ise. teksen bu dünyada ve gelişimin için diğer herkes sana hizmet ediyorsa.

ayrıca ya aslında zamanda ileri değil de geri gidiyorsak? kazanılmış savaşta yaptığımız kötülükleri iyiliğe çevirme hakkı verilmişse? zaman lineer değil evet bu durumda geri gitmek diye bir kavram olur mu?

gerçekten merak ediyorsanız tek adres verebilirim
Üstad Djwhal Khul
Master DK diye de biliniyor.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Bilmiyorum da, ölüm sonrası hayatı kafam almıyor.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Bunları yazman

ya o sonsuz bilinç sensen ve herkes senin bir aynan ise. teksen bu dünyada ve gelişimin için diğer herkes sana hizmet ediyorsa.

Solipsizmi çağrıştırıyor

Solipsizm (tekbencilik), yalnızca kişinin kendi zihninin ve bilincinin kesin olarak var olduğunu, dış dünyanın ve diğer zihinlerin ise kanıtlanamayacağını ya da sadece bu zihnin birer tasarımı olduğunu savunan felsefi bir görüştür. [1, 2]

Temel Özellikleri

Yalnızca "Ben" Vardır: Bilinç sahibi olan bireysel "ben", var kabul edilen tek gerçekliktir.

Dış Dünya Şüphelidir: Diğer insanlar, nesneler, evren ve fiziksel beden, kişinin kendi zihninin birer yansıması veya ürünü olabilir.

Bilgi Kesinliği Yoktur: Dış dünyanın gerçekliğinden veya bağımsız varlığından asla tam anlamıyla emin olunamaz. [1, 2, 3, 4, 5]

Solipsizm Türleri

Metafizik (Ontolojik) Solipsizm: Dış dünyanın ve diğer kişilerin bağımsız bir varlığı olmadığını, her şeyin sadece zihnin birer temsili ve ürünü olduğunu öne sürer. [1, 2]

Epistemolojik Solipsizm: Kişinin kendi zihni dışındaki hiçbir şeyin kesin olarak bilinemeyeceğini, dış dünya hakkında tam bir bilgiye ulaşılamayacağını savunur. [1]

Yöntemsel Solipsizm: Felsefi bir araştırma yaparken kesin bir başlangıç noktası bulmak için her şeyden şüphe edip yalnızca "ben"i ve düşünceyi temel alma yöntemidir (Descartes bu yaklaşımın izlerini taşır). [1]

Solipsizm

öznenin tek gerçek olduğundan emin olduğu felsefi ve metafizik form

Solipsizm (ya da tekbencilik), "Ben" felsefesi olarak bilinen, varlığı ben'in tasarımları olarak dile getiren felsefi görüş. Kuramsal bencilik olarak da belirtilir, buna göre bilinç içerikleriyle birlikte öznel ben varlık olarak kabul edilen tek gerçekliktir. Yöntemsel bakımdan başlangıç noktası olarak ben'i alması durumunda yöntemsel tekbencilik olarak belirir. Bu yönüyle Descartes felsefesi bir yöntemsel tekbenciliktir. Etik anlamda ise Stirner'in örnek olarak alındığı kendi ben'inin yaşamın ve gerçekliğin merkezi yapan düşünce biçimi (ahlaksal bencillik).

Solipsizm: Her Şey Zihninin Bir Ürünü Olabilir mi?
youtu.be 
0
🌸mertumursamaz
(04.09.26)
(7)

odisse'yi iki boyutlu izlemek

lil siztah
yakın zamanda imax salona gitmeye vakit ayıramayacağım. iki boyutlu izlesem çok şey kaybeder miyim; yoksa bekliyeyim mi?
yakın zamanda imax salona gitmeye vakit ayıramayacağım.
iki boyutlu izlesem çok şey kaybeder miyim; yoksa bekliyeyim mi?
-1
lil siztah
(26.08.26)
imax salonları da iki boyutlu zaten. sadece daha büyük ekran ve daha iyi görüntüler var.
+2
co2s2
(26.08.26)
@co2s2, aa vallahi bu bilgi ufkumu açtı. imax deyince direkt 3 boyutlu düşünmüştüm ben. teşekkürler!
0
🌸lil siztah
(26.08.26)
www.reddit.com

imax standarı ışık, netlik, ebat vb gibi şeylerde belirleniyordu yanlış hatırlamıyorsam (şimdi bakamaycağım) co2s2+1
+1
kisa
(26.08.26)
The Odyssey için şöyle bir kırpma söz konusu: i.imgur.com

İzleme kalitesini ne kadar etkiler? Bence çok değil. Görselden çok konuya odaklanılacak bir film. Zaten Avrupa'da sadece birkaç salonda IMAX var. İnsanların büyük bölümü kırpılmış olarak izledi.
+1
himmet dayi
(26.08.26)
odyssey zaten 2d bi film? nolan hiçbir zaman 3d film yapmadı, asla da yapmaz nefret ediyor.

imaxte 3d film de izlenebiliyor ama filmin öyle çekilmiş/düzenlenmiş olması lazım. bu film öyle değil.
+1
jelly bear
(26.08.26)
vallahi destan gibi film yapmışlar, bitmek bilmedi :/
@himmet dayı'nın söz ettiği gibi görüntünün kırpılmış olduğu, çok sahnede karakterlerin kafasının üst yarısının olmamasından veya uzaktan verilen deniz manzaralarına gökyüzünün girmemesinden falan bariz anlaşılıyor ve rahatsız ediyor.
imkanı ve sabrı :p olan imax'e gitsin.
+1
🌸lil siztah
(26.08.26)
imax de izlenmezse boşa gider paran.
çok iyi film
0
jamswety
(27.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.