Giriş
(3)

En uygun depolama hizmeti nerede?

deepest
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?teşekkürler.
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?
teşekkürler.
0
deepest
(10.04.26)
çok daha uygunları var ama en f/p google bence. ai falan da içinde geliyor. yoksa oracle cloud'da ücretsiz sunucu açıp bi drive uygulaması kurup 200gb ücretsiz kullanırsınız da uğraşmanıza değmez.
0
aguen
(10.04.26)
hazır depolama hizmeti alırken yan hizmetlerden de faydalanmak çok mantıklı oluyor. bu yüzden de:

aylık 57 liraya 1tb onedrive ve full office programları veren microsoft 365 aboneliği. ama yanınıza 5 kişi daha bulmanız lazım.
0
co2s2
(10.04.26)
200 GB i aylik 0.25$ a amazon glacier de sakliyorum. daha ucuzu yok ama kullanmasi biraz ugrastirici.
0
sttc
(10.04.26)
(2)

Thy ücret iadesi hakkında bilgi

dali dili havali korna
İptal edilen bir uçuşumla ilgili olarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü kanalıyla yaptığım başvuru sonuçlandı ve 100 euro'luk bir tazminata hak kazandım. İade için Euro hesabıma ait IBAN numarasını gireceğim sırada banka kaynaklı kesintiler olabileceği gibi bir uyarı ile karşılaştım ve işlem swift k
İptal edilen bir uçuşumla ilgili olarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü kanalıyla yaptığım başvuru sonuçlandı ve 100 euro'luk bir tazminata hak kazandım. İade için Euro hesabıma ait IBAN numarasını gireceğim sırada banka kaynaklı kesintiler olabileceği gibi bir uyarı ile karşılaştım ve işlem swift kapsamına gireceğinden muhtemelen en az 700-800 liralık bir kesinti olacaktır bu durumda. Tutarı TL cinsi talep etsem bu kez de kuru nasıl hesaplıyorlar onu bilemiyorum.

THY ile iade süreci yaşayanlar varsa onların tavsiyelerini alabilir miyim bu konuda?
0
dali dili havali korna
(09.04.26)
kuru 7-8 lira aşağıdan görmeyecekleri kesin. TL olarak almanız daha mantıklı bence. en fazla 100-150 tl oynar toplamda.
0
faberkastelli
(09.04.26)
merkez bankası kurları ile TL karşılığını gönderirler. herhangi bir kaybınız olmaz.
0
co2s2
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(2)

Çalışan sirkülasyonu,iş mi kötü işçi mi

denizciman
Merhaba arkadaşlar,selamlar.Ocak ayından beri işsizim,piyasaları tarıyorum ve düzgün iş bulmaya çalışıyorum.İstanbul için konuşuyorum, bölgesel istihdam ofisleri özelinde hatta. Eski ilanlara da baktığım zaman bazı firmalar sık sık mülakat düzenleyip işçi alıyor bünyesine,sürekli büyümüyor ya bunlar
Merhaba arkadaşlar,selamlar.
Ocak ayından beri işsizim,piyasaları tarıyorum ve düzgün iş bulmaya çalışıyorum.
İstanbul için konuşuyorum, bölgesel istihdam ofisleri özelinde hatta. Eski ilanlara da baktığım zaman bazı firmalar sık sık mülakat düzenleyip işçi alıyor bünyesine,sürekli büyümüyor ya bunlar. Acaba gelen işçi durmuyor mu,beğenmiyor mu,yoksa işyeri 1 2 ay çalıştırıp(destek prim vs alabilmek için) çıkarıyor mu adamları.özellikle esenyurt,avcılar,beylikdüzü ve bu civar semtler, sanayi işçiliği üzerine . Ne diyorsunuz?
0
denizciman
(08.04.26)
teşvik meselesi doğrudur, olabilir.

bu tarz yerlerde tamamen vasıfsız eleman gerekiyordur. çok ucuza ve çok ağır şartlarda çalıştırırlar personeli, personel 1-2 ay içerisinde istifa eder.
0
co2s2
(08.04.26)
kıdem tazminatı birikmesin diye 11. ayda çıkarıyor olabilirler.
0
babilfish
(08.04.26)
(5)

sigortacının fonksiyonu

denizzz
kasko, sağlık sigortası vb yaptırırken sigortacıyla çalışmanın avantajı ne oluyor? bir de, örneğin kasko yenilirken kendiniz de teklif alıyor musunuz yoksa sigortacının sunduğu tekliflere göre mi yapıyorsunuz seçiminizi?
kasko, sağlık sigortası vb yaptırırken sigortacıyla çalışmanın avantajı ne oluyor? bir de, örneğin kasko yenilirken kendiniz de teklif alıyor musunuz yoksa sigortacının sunduğu tekliflere göre mi yapıyorsunuz seçiminizi?
0
denizzz
(07.04.26)
sigorta sirketleri aracisiz calismiyorlar, sigortaciya mecburuz.
0
lemmiwinks
(07.04.26)
trafik sigortası ve kasko yenilerken önce sitelerden fiyat alıyorum sonra sigortacıyla konuşuyorum. her seferinde en başta yüksek fiyat çekiyor. klasik sözü "abi senin arabaya en düşük bu çıkıyor daha da ucuzunu bulamazsın" diyor. her seferinde bak şuradan bu teklifi aldım dediğimde ben bir bakayım deyip sonra ne hikmetse benim bulduğum fiyattan o da bulabiliyor.
en son zorunlu trafik sigortasında en ucuz bulduğunu yaptır dedi. bende hem taksit avantajı hemde hediye çeki olan bir siteden yaptırdım.
+1
my fault
(07.04.26)
Sağlık hariç diğer tüm sigortlarımızı aynı firma yapıyor.şimdiye kadar hiç ayrıca fiyat almadım.onlar zamanlamısını takip ediyor,biten kaskoyu,sigprtayı arayıp haber veriyor ve tüm sigort şirketlerinin teklifini liste halinde sunup avantaj,dezavantaj karar veriyoruz.burası olması gereken kısmı.

Kaza vs durumunda sadece sigortacıyı arıyoruz.gereken tüm organizasyonu onlar hallediyor.çekici geliyor,servisle onlar muhatap oluyor.çoğu ufak kazalar mini onarımdan hallediliyor.kimseyle uğraşman,başını ağrıtmn gerekmiyor.seni arayan olursa buyur burayla konuş diyprsun.
+1
duptıs
(07.04.26)
Şirketler için ekstra hizmetler veriyorlar ama şahsen bireysel olarak günü geldiğinde hatırlatma ve abi valla en ucuzunu ayarladım demeleri dışında pek bir faydaları yok, kaza falan olunca bireysel destek veren ajenta görmedim.
0
creepy
(07.04.26)
sigorta acentesinin / brokerinin şunları yapıyor olması lazım:

1- birden fazla teklif sunmak
2- teklifler arasından en mantıklı olanın seçilmesinde yardım etmek
3- ödemeleri takip etmek
4- sigortayı kullanmanız gerektiğinde size yardım etmek

enucuzsigortabizde.com üzerinden bir kaç teklif bulup, en ucuz teklifi vermiş olan "İGD Sigorta" üzerinden sigorta yaparak 1-2-3 'ü çok güzel çözersiniz. ama sigortayı kullanmanız gerektiğinde, websitesinde telefonda robotlarla uğraşıp durursunuz. İGD'nin de "İyi Gün Dostu" anlamına geldiğini öğrenirsiniz.

sigorta brokeri hasar anında size yardım etmeli. hatta gerektiğinde sigorta şirketine baskı yapabilmeli. "aaaa öyle mi demişler, demek prosedür böyleymiş" dememeli. online sigortalar tabii ki daha ucuz olacak ama ucuzluğun bir sonucu var. sırf ucuz diye sigorta yaptırmayın, doğru sigortayı yaptırın.
-1
co2s2
(08.04.26)
(5)

bilgisayardan anlayanlar: aldığım şu makine iyi mi?

der meister
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),https://www.amazon.com.tr/Lenovo-i5-12600HX-RTX4050-Freedos-83GS00P6TR/dp/B0DW95KM8Dbenim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşl
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),

www.amazon.com.tr

benim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşladı. temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim. gamer'lığım yoktur da insan özlüyor bazen, elinin altında bilgisayar var tarayıcıya zor giriyor... almışken azıcık performans da versin dedim.

f/p olarak makul bi seçim olmuş mu sizce? en zayıf noktası sanırım hard disk küçüklüğü ama o da bana çok lazım bi şey değil açıkçası bunda oynayacağım 2-3 tane oyun var en fazla, büyük dosyam filan da yok. ram'i olsun işlemcisi olsun akar mı ne diyonuz?

dediğim gibi temelde amaç külüstürü yenilemek, almışken çok yeni olmayan oyunları da en azından 2-3 sene daha fazla baş ağrıtmadan yanıp kül olmadan oynatabilecek bi şey almaktı. fiyatı da değerlendirerek tartışınız. teşekkürler.
0
der meister
(07.04.26)
www.technopat.net

Üzgünüm, sizin de söylediğiniz gibi, almadan önce bir bilene sormalıydınız. "temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim." demişsiniz.Bu yüzden daha ağır oyunlarla sistemi uzun süre ağır yük altında tutmadan kullanmaya ve iyi bir şekilde serin tutmaya özen gösteriniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.04.26)
ülkeyi bölemeyeceksiniz, ezanı susturamayacaksınız :((

soğutucu aldım hocam, onu aktif kullanmıyorum ama fan açıkta kalsın diye platformu yukarı kaldırıyorum. o kadar üzerine titredim ki şu ana kadar ets 2 oynamak dışında dokunmadım bile bilgisayara, işimi gücümü eskisinden görüyorum hâlâ. yalnız ets 2'de bile az buz ses çıkarmıyor, benim de canımı sıkan ilk nokta bu oldu. takırtı tukurtu yok ama sinek vızıldaması gibi.

daha çok yeni diye aktif soğutucu kullanmak istemedim ama açsam mı? oyundayken veya çıktıktan hemen sonra herhangi bir problem yaşamıyorum bu arada, aynı hızda aynı akıcılıkta devam ediyor. gerçi cpu ısısına filan bakmadım onu da bir kontrol edeyim.
0
🌸der meister
(07.04.26)
son fiyatlara hakim değilim ama makina kötü değil. özellikle hx işlemci olması iyi, bunlar yüksek performanslı işlemciler ve browserda 20-30 tab açsan da alet kasmayacak. 24gb ram aslında yeterli ama bir iki sene sonra ram fiyatları ucuzlayınca (şu an aşırı pahalı) 32 hatta 64 yaparsın. DDR5 olması iyi, en güncel teknoloji bu. rtx4050 öyle 150fps alma derdinde değilsen tüm oyunları oynatır tabi bu bir laptop. kompakt cihaz yani ısı sorunu olacaktır onu da laptop altına koyulan fanlı soğutucular ile çözersin. LOQ serisinin ekranlarını ve renklerini ben beğeniyorum göz yormuyor parlama yapmıyor. 512ssd seni en az 1 sene götürür sonra dolarsa boştaki slota 1tb ekler devam edersin.
0
orpheus
(07.04.26)
Vallaha tadını kaçırmak istemiyorum ama gerçekten sorunlu bir seriye benziyor bence 14 gün dolmadıysa iade hakkını kullan. Gündelik kullanımı artık her türlü bilgisayar kaldırıyor telefon işlemcili macbook neo bile köpek gibi çalışıyor.
0
denizgonen
(08.04.26)
olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu
0
co2s2
(08.04.26)
(6)

dosya numarası

günaha davet
elimizde dosya numarası varsa davaya (sallıyorum e-devlet üzerinden) girip bakabiliyor, inceleyebiliyor muyuz?
elimizde dosya numarası varsa davaya (sallıyorum e-devlet üzerinden) girip bakabiliyor, inceleyebiliyor muyuz?
0
günaha davet
(06.04.26)
uyap'tan hepsine bakabiliyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
dosyanın tarafı sensen, UYAP üzerinden bakabilirsin.
+1
co2s2
(06.04.26)
tarafı değilim?
0
🌸günaha davet
(06.04.26)
tarafı olmadığınız dava dosyasını ne internet (e-devlet, uyap vs) ne de fiziki olarak (adliye, icra dairesi vs) inceleyebilirsiniz.

diyelim ki dava dosyasının avukatını tanıyorsunuz, onun ofisine giderek incelemek istediniz, KVKK sebebiyle avukatın da göstermesi yasak...
+1
arpaci kumrusu
(07.04.26)
gizlilik kararı yoksa sadece avukatlar inceleyebilir. ama adliyeden, fiziki dosya üzerinden.
+1
ground
(07.04.26)
teşekkürler
0
🌸günaha davet
(08.04.26)
(9)

inşaat yapılırken demirler niye telle bağlanıyor

kibritsuyu
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın d
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.

inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın diye olduğunu düşünüyorum. beton dökülüp kuruyunca zaten betonun içinde sabit kalacak.

peki niye telle bağlanıyor? adam her köşeye teli geçiriyor, kesiyor, etrafına doluyor, penseyle sıkı sıkı buruyor, fazlasını kesiyor.

al bir kaynak makinesi, her köşeye bir bzzt yap tamam bitti gitti 2 saniyede.

tel olmasının bir özelliği mi var?
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
inşaat mühendisi değilim ama 2 olası sebep sayayım. ilk olarak, inşaat demirine (adı demir, aslında çelik bu) kaynak yapmaya kalktığınızda, kaynak yerinden çeliği eritirsiniz bir miktar. bu da dayanıklılığın düşmesine neden olur. ikinci ve müteahit için daha önemli olan neden ise maliyet. düz ameleye kaynak yaptırılmaz, kaynak ustasının da yevmiyesi düz ameleden fazla olur. kaynak makinesi, çubuğu, elektrik gibi giderleri saymasak bile tel bağlamak daha düşük maliyetli.

edit: aşağıda da yazmışlar benzer şeyleri

tr.centalltech.com
+2
shadowfollower
(06.04.26)
inşaatçı değilim öncelikle belirteyim. ama benim de merak ettiğim bir konuydu bu.

sütunların etrafına geçirdikleri bilezik gibi olan demirleri yukarı aşağı oynatmaları gerekebiliyor. ayrıca bir pense bir miktar tel ile kolayca bağlayabiliyorlar. bızt bızt kaynak yapmak o kadar kolay değil, makineyi taşı, elektriği ile uğraş, maske tutsan dert tutmasan göz dayanmaz.

kaynak değil de, inşaatlarda neden böyle telleme makinaları kullanılmıyor asıl garip olan o bence. ya da kullanılıyorsa ben görmedim.
www.youtube.com
böyle bir makinanın ne maliyeti olacak ki?
+1
biseysorcaktim
(06.04.26)
1- inşaat yaparken elektrik her zaman her yerde olmuyor. oraya buraya kablo çekip durmakla mı uğraşacak ustalar?

2- ustanın o tel için kullandığı pense bozulmayan bir ekipman. kaynak makinesi ve elektrik kablosu her inşaatta 80 kere bozulacak, sürekli inşaat duracak.
+2
co2s2
(06.04.26)
Kaynakta esneme olmaz. Kırılır.

www.youtube.com
+2
Mirket
(06.04.26)
evet, beton dökülürken oynamasın diye.
1- emin ol telle bağlamak her noktaya kaynak makinesi çıkarıp nokta şeklinde kaynak atmaktan daha kolay.
2- kaynak demirin mekanik özelliklerini bozar. hata kötüleştirir diyelim.
3- bağ teli makinaları var. oldukça ucuz. yakında yaygınlaşır diye düşünüyorum.
www.facebook.com
0
renegade
(06.04.26)
beton dokulurken ya da dokulmeden once uzerinde gezinirken oynamasin diye.
insaat demiri kaynaga uygun degil.
tel makinalari cikti.
0
cooperr
(06.04.26)
ben de im değilim ama o kafes formunu koruması için bağlıyorlar. bağlama yapmazlarsa parçaları sabitleyemezler. kayma olmasın diye tellerle düğüm atıyorlar. çıtalı uçurtma yaptınız mı bilmiyorum ama çıtaların aralarını iple bağlamazsanız sabitleyemezsiniz. onun gibi...
0
exlibris
(06.04.26)
bugün biraz oturup milli sporumuz olan inşaat izleme faaliyeti gerçekleştirdim.

dediğiniz gibi adam gerçekten halı dokur gibi teli geçirip büküp kesiyor. geçiriyor, büküyor, kesiyor. iki demiri bağlaması 2 saniye bile sürmüyor. ben penseyle teli büküp kesmesi uzun sürer gibi düşünmüştüm. çat çat çat bağladı geçti hepsini.
0
🌸kibritsuyu
(06.04.26)
Birkaç sebebi var, yukarıda sebepler söylenmiş.

Şantiyelerde inşaat demirine kaynak yapılması bu demirin kesitini küçülttüğü gerekçesiyle her yerde izin verilmez. Vinçle indirilmesi gereken yüksek tonajlı işlenmiş demirlere bile sadece vinç halatlarının bağlanacağı demirler kaynaklanıyordu.

Kaynakçı daha maliyetli ve süreden aman aman bir şey kazanılmayacaktır totale bakıldığında. Teli bağlayan da amele olmuyor genelde, inşaatta en yüksek yevmiye alanlardan olan demirciler yapıyor yine.

Bu arada her ne kadar yaygın olmasa da şarjlı tel atma makineleri var artık.

Telin amacı inşaat demirlerinin beraber çalışmasını sağlayacak şekilde sabitlemek beton dökümüne karşın.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(10)

MHRS randevusu doluysa o gün hastane bankodan sıra alınır mi

egerbiryolcu
65 yaş üstü hasta için bir bölümden randevu bulamadık. Hastaneye başka bölümden randevumuz için gittiğimizde diğer bölüm için direkt bankodan sıra alabiliyor muyuz ve çok geç olmadan sıra gelir mi?Bölüm psikiyatri
65 yaş üstü hasta için bir bölümden randevu bulamadık. Hastaneye başka bölümden randevumuz için gittiğimizde diğer bölüm için direkt bankodan sıra alabiliyor muyuz ve çok geç olmadan sıra gelir mi?

Bölüm psikiyatri
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
Doktoruna bağlı.
Yani doktor randevusuz hasta bakmayı kabul ederse sıra verilir.
Yok randevusuz hasta bakmıyorum derse, muayene için barkod vermezler.
0
wilhelmwasmuss
(29.03.26)
bazı hastanelerde bazı doktorlarda evet
0
jelly bear
(29.03.26)
muhtemelen kayıt açmazlar. mhrsyi devamlı takip edin randevusunu iptal edenler oluyor. belki denk gelirsiniz.
+1
my fault
(29.03.26)
O zaman bu direkt bankodan sıra alanlar mhrsde boşluk olan bölümler için mi acaba
Bazı hastanelerde denk geldiğimi hatırlıyor gibiyim. MHRS olunca çabuk sıra geliyor banko olunca çok bekleniliyor diye biliyordum.
0
🌸egerbiryolcu
(29.03.26)
bazı durumlarda o doktorun az hastası oluyor, bazı doktorlarda böyle randevusuz gelen hastaları alabiliyor. ama çok düşük ihtimal. özellikle randevusu zor bulunan göz, cildiye vb gibilerde imkansız gibi.
bazende doktorun polikliniği sisteme sonradan ekleniyor. genelde asistanlar oluyor öyle randevusuz gelen veya kons için gelen hastaları ona veriyorlar.
bir şansınızı denersiniz ama olmazsada çok ısrar etmeyin.
mhrs takibi e mantıklısı ve bulma imkanı yüksek.
ayrıca aynı günün sabahı tekrar mhrs takibi yapın o gün için bile 2-3 saat sonrasına boşalan randevu olabiliyor.
+1
my fault
(29.03.26)
bilmediğim için soruyorum:

bir doktora gittim, bana dedi ki "seni şu bölümün de görmesi lazım" dedi. yine en baştan MHRS'den randevu mu alıyoruz, yoksa oraya sevk ediyor, aynı gün gidiyor muyuz?

en baştan MHRS'den randevu alıyorsak, o işin sonu gelmez sanki.
0
co2s2
(29.03.26)
sevk yok. mhrs'den almanız lazım. bazı alanlara doğrudan randevu alınamıyor zaten, doktor o seçeneği açınca aktif oluyor. şanslıysanız belki aynı güne mhrs'den bulursunuz.
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Aile hekimlerinin ekranlarında ekstra kontenjan oluyor. Aile hekiminizden rica edin, sizin adınıza randevu alsın.
+1
en bi orijinal
(29.03.26)
@co2s2 eğer önemli bir durumsa doktor konsültasyon için bir form yazıyor onunla gittiğinde sana kayıt açıyorlar. ama "tahlilde şekerin yüksek çıkmış bir dahiliyede görün" gibi durumsa genel de ona randevu alıp gitmek lazım.
hastaneden hastaneyede değişiyor. lütfi kırdarda ameliyat için anesteziden randevu alın diyorlar. kendileri sevk etmiyor. 2-3 güne zor randevu bulunuyor. göztepe süleyman yalçında ameliyat yapacak doktor doğrudan anesteziye yolluyor o gün hallediyorsun.
0
my fault
(29.03.26)
Her gün 10’da randevular açılıyor bu arada, bilginize
0
osmanyueksel
(30.03.26)
(2)

Rusya da 1 nisanda oil export unu durduracakmis

lapaz
Neler bekliyor bizi?
Neler bekliyor bizi?
0
lapaz
(28.03.26)
Benzin zamları.
+2
kizil karga
(28.03.26)
petrol ihracatını durdurmuyor Rusya, sadece işlenmiş petrol ürünleri ihracını durduruyor. tahminim kendi iç piyasasını dengelemeye çalışıyor. zaten bir süredir Rusya'nın petrol ve işlenmiş petrol ürünleri ihracatı ile ilgili sıkıntılar var. yaptırımlar vs var. bu yüzden dünyayı çok sarsacak bir şey değil.
+1
co2s2
(28.03.26)
(3)

Hukuki dilekçe için yapay zeka aracı

Rao
Merhabalar, Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ? Çok teşekkürler şimdiden.
Merhabalar,

Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
Rao
(27.03.26)
ücretli olarak yapay zeka değil de, doğal zeka aracı var. ben onu tavsiye ederim.

(bkz: avukat)
-5
kibritsuyu
(27.03.26)
Avukatım. Konuyu bilmiyorum ama tavsiye etmem. Hele sanık konumundaysanız yapay zekadan şener şen gibi koşarak kaçmanızı tavsiye ederim. En basit dilekçelerin başında anlaşmalı boşanma dilekçesi gelir. Adı üstünde karşılıklı her konuda anlaşmışsınız, hakim de onayacak o kadar. Lakin o kadar değil. En baba yapay zeka dilekçesini getirin kesinlikle açık bulurum. Ama siz şikayetçiyseniz “şikayetçiyim” demeniz yeterli zaten.
0
ground
(28.03.26)
avukatlar sadece dilekçe yazmıyorlar.
0
co2s2
(28.03.26)
(4)

Kuaförlere veya saç şekillendirme ürünleriyle ilgili olanlara bir soru

egerbiryolcu
https://www.amazon.com.tr/Beavorty-dif%C3%BCz%C3%B6r-ba%C5%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-kurutma-makinesi/dp/B0C5LQL2NLŞu saç kurutma makinesine takılan tarak gibi minik aparatlar oluyor. Bunlar normalde yurtdışında yaygın. Malum artık Türkiye satışı yok. Varsa da bulamadım. Hani böyle Eminönü gibi yerlerde
www.amazon.com.tr


Şu saç kurutma makinesine takılan tarak gibi minik aparatlar oluyor. Bunlar normalde yurtdışında yaygın. Malum artık Türkiye satışı yok. Varsa da bulamadım. Hani böyle Eminönü gibi yerlerde bazı mesleklerle ilgili toptan satış yerleri vardır ya, oralarda bulunur mu?

Bu ürün benim saçima iyi gelen tek aparat. Saç düzleştirici makinelerinden çok daha pratik ve orijinal fön havası veriyor. Saçın tepe kısımları çok rahat pürüzsüz duzlesiyor. Yani benim için dünyadaki en mükemmel ürün olabilir. Keske stok yapsaydim. Daha önce sipariş ettiğimin plastiği kötüydü çok az kullanabilidim sıcaktan eridi. Sağlam olani ise yıllar önce arzumun böyle kendinden aparatli bir makinesinde kullanmıştım ama benim değildi makine. Onun aparatı sağlamdı asla tarak dişleri erimiyordu.

Bu aparatı nasıl bulabilirim veya siz artık Türkiye'de bulamadığımız ürünleri ne şekilde temin edeceksiniz?
0
egerbiryolcu
(26.03.26)
ısı ayarlı saç düzleştirici tarak al.
0
yurtsuz john
(26.03.26)
@yurtsuz John saç fırçası şeklindeki saç düzleştiricilerini kastcediyorsan onlara saçlar dolanıyor ve genelde olumsuz yorum okudum. Düz plaka düzleştiricilerden çok farkı yok bir de sanırım. Temizliği de sıkıntı.
0
🌸egerbiryolcu
(26.03.26)
@yolcu

hocam buyur aşağıdaki işte. dolanma, tıkanma falan olmuyor benimkinde.

www.arzum.com.tr
0
yurtsuz john
(26.03.26)
zazahan'da yoksa hiç bir yerde yoktur.
0
co2s2
(27.03.26)
(3)

istanbuldan çanakkaleye giderken yol üzeri kahvaltı nerede yapılır

boo
kuzey otobanından kaptırıp çanakkaleye gideceğim. yoldan sapmadan iyi bir kahvaltı dinlenme tesisi de olur 3-4 dakikalık sapma da olur var mı öneri?
kuzey otobanından kaptırıp çanakkaleye gideceğim. yoldan sapmadan iyi bir kahvaltı dinlenme tesisi de olur 3-4 dakikalık sapma da olur var mı öneri?
0
boo
(21.03.26)
Tekirdağ'a gelmeden yol üstünde trak restoran. biraz geç kalmış olabilirim : )
0
co2s2
(21.03.26)
Gelibolu'ya ugrayin. Çarşısındaki her yerde yapabilirsiniz
0
evimin paspasi
(21.03.26)
biz hep UNAL peynircilikte duruyoruz.
tostu, cayi harika. bahcesi var. peynir kalitesi yuksek, ozellikle dil peynirini mutlaka oradan aliriz.
Camiatik Mh. Londra Asfaltı Cd. No: 73, Tekirdağ Türkiye
0
cooperr
(21.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(8)

İnternet?

purplee
Merhaba herkese,Yeni taşınacağım ev için internet aboneliği araştırıyorum.Benim için en önemli kriterler: yüksek hız + kesintisiz bağlantı + ulaşılabilir müşteri hizmetleri.Kullandığınız ve gerçekten memnun kaldığınız internet sağlayıcıları hangileri?Özellikle arıza durumlarında hızlı destek veren f
Merhaba herkese,

Yeni taşınacağım ev için internet aboneliği araştırıyorum.
Benim için en önemli kriterler: yüksek hız + kesintisiz bağlantı + ulaşılabilir müşteri hizmetleri.

Kullandığınız ve gerçekten memnun kaldığınız internet sağlayıcıları hangileri?
Özellikle arıza durumlarında hızlı destek veren firmalar varsa duymak isterim.

(İstanbul için öneriler özellikle çok işime yarar)
0
purplee
(18.03.26)
varsa kablonet yoksa türk telekom. diğerlerine ulaşmak zor, ulaşılsa çözmeleri de zor.

tt'nin prime kampanyalarını takip ederseniz masrafını bile çıkarıyor ek olarak.
+1
aguen
(18.03.26)
TT prime fiber kullanıyorum 1000 MB ve hızı gerçekten aliyorum. 875 kagat ben memnunum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
evinizde hangi altyapı olduğu önemli.

sadece eski usül bakır kablo mu var?
kablonet mi var?
superonline fiber mi var?
ya da türk telekom fiber mi var?
+2
co2s2
(18.03.26)
Çok doğru bir soru ve ben bunu nasıl öğrenebilirim? @co2s2
0
🌸purplee
(18.03.26)
Her servis sağlayıcının sitesinde altyapı sorgulama var ama gibir.net’ten bakarsanız daha detaylı gösterir. Altyapı kiminse ondan alın.

Eve/binaya kadar fiber varsa en iyisi o, yoksa kablotv. Ondan sonra mecburen xdsl olacak, onda da altyapı Telekom’un.
0
orient blue
(18.03.26)
Türk.netten altyapı sorgula fiber mi VDSL mi yazıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
@purplee : kapıcıya sorun, komşuya sorun. en kolay öğrenme yöntemi budur. bir diğer yöntem de tek tek firmaları aramak. zaten altyapı yatırımı yapan 4 tane firma var:

1- Türk Telekom -> bakır kabloların hepsi ve fiberin büyük kısmı bunların
2- Superonline -> Fiberin önemli bir bölümü bunların
3- Türksat -> Kablonet bunların
4- Türknet -> Fiber döşediler bir yerlere ama sınırlı miktarda

fiber hizmeti veren, adsl hizmeti veren firmaların hepsi bunlardan altyapı hizmeti satın alıyor.
+1
co2s2
(18.03.26)
son cümlemi açayım biraz: firmaların websitelerinde altyapı sorgulama kısmı var. orada "adresinizde fiber var" vs demesi, o firmanın altyapısı olduğu anlamına gelmiyor. mesele millenicom'un sayfasında altyapı sorguluyorsunuz, fiber var diyor ama aslında altyapı superonline'ın. kabloyu çeken superonline. (ya da turk telekom)
0
co2s2
(18.03.26)
(7)

Telefon depolama alanınızda nasıl yer açiyorsunuz?

egerbiryolcu
Nasıl temizlik yapıyorsunuz?İse yarar taktikler var mı şu klasörlerde şu dosyaları silin gibi veya önemli bir veri kaybı yaşanmadan şunları yapabilirsin gibi hayat kurtarıcı (!) pratik taktikler.Veya düzenli olarak uyguladığıniz aliskanliklar.Benim telefon 128 GB 126 si dolu. Fotoğraflar videolar uy
Nasıl temizlik yapıyorsunuz?
İse yarar taktikler var mı şu klasörlerde şu dosyaları silin gibi veya önemli bir veri kaybı yaşanmadan şunları yapabilirsin gibi hayat kurtarıcı (!) pratik taktikler.
Veya düzenli olarak uyguladığıniz aliskanliklar.

Benim telefon 128 GB 126 si dolu. Fotoğraflar videolar uygulamalar (WhatsApp chatgbt en büyük olanlar sanırım)

İşe koyulmaya korkuyorum.
0
egerbiryolcu
(17.03.26)
Telefon ne iyos mu androyid mi
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
whatsapp'ın kendi ayarlarında depolama gibisinden bir yer var. oradan tek tek silmek mümkün .. özellikle bazı kalabalık gruplarda çok foto vs birikiyor, çok şişiyor.
0
co2s2
(17.03.26)
Google 1tb'lık depolama alanı + notebook llm + gemini sadece 100 TL.

Not: rekLam değildir.
0
rakicandir
(17.03.26)
Whatsapp’ta foto/videoları otomatik indirmiyorum, manuel olarak indirip bakıyorum, onları da galeriye kaydetmiyor zaten, saklamak istediğim varsa kaydedip whatsapp’tan anında siliyorum yoksa bir süre sonra çöplüğe dönüyor. Web’den erişebildiğim servislerin uygulamalarını kurmuyorum, örneğin Amazon uygulaması yok, browserdan girip alışveriş yapıyorum.

Ama asıl fark yaratan foto/videoların bulutta durması. Her şey iCloud’da duruyor, telefon tertemiz.
0
orient blue
(17.03.26)
Telefon android

@rakicandir
Evet depolama alanı ile ilgili üyelikler var ama ben bu alışkanlığı yer edemedim bir türlü.
Ve sanırım zaten 1 TB olmasa da daha az bir hafızalık üyeliğim vardı.
0
🌸egerbiryolcu
(17.03.26)
Android için "derin temizlik " e girin
Micro thumbnail blob,
Photo blob 0 ,
Thumbnail blob 0
gibi dosyaları hiç düşünmeden silin .
Bazısının boyutu yüzlerce MB olabiliyor
Bu dosyalar fotoğraf galerisinde gezindikçe yeniden oluşur ve boyutu büyür.

Bir de sürekli kalite meraklısı
olduğumuzdan çektiğimiz resimleri olduğu gibi kabul ederiz . Halbuki resim /video boyutunu düşüren uygulamalar ile çok büyük oranda boş alan tasarrufu yapılabilir. Oluşan düşük kalite kaybını ise gözlerimiz nerdeyse hiç farketmez.
Dönüştürme için kullanılacak uygulamadaki ayarlamalar da önemli tabi .
0
diyecevaplandı
(18.03.26)
yüklü uygulamaların boyutu çok büyük değilse bile önbellek (cache)leri büyük olabilir.
youtube, spotify, netflix (bu uygulamalar yoksa bile bu türde uygulamalar) büyük cache'lere sahip.

videolar genelde çok yer kaplar.
whatsapp'tan gelen resimler çok büyük değildir. oradan gelen videolar da ölçeklendirilmiş oluyor ama binlercesi varsa yine büyük yer tutar.

128gb bu çağ için küçük.
ama datalarınızı cloud'da tutup telefondan büyük kısmını silebilirsiniz. not: cloud uygulamaları senkron çalışır. telefondan silerseniz saklandığı yerden de silinir. ona dikkat edin, ayarları var öyle şeylerin.
0
biseysorcaktim
(18.03.26)
(2)

SSK saç ekimini karşılar mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
soru başlıkta. teşekkürler.
soru başlıkta. teşekkürler.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.03.26)
%0
+1
authorize
(17.03.26)
olur mu canım öyle şey?
+1
co2s2
(18.03.26)
(4)

Sabiha Gökçen'den çıkış

inveniam viam
sabiha gökçen dış hatlar'dan çıkmak ne kadar zaman alır? (uçağın piste inişinden dışarıda taksi çevirmeye kadar)
sabiha gökçen dış hatlar'dan çıkmak ne kadar zaman alır? (uçağın piste inişinden dışarıda taksi çevirmeye kadar)
0
inveniam viam
(17.03.26)
45 dk
0
messina123
(17.03.26)
25-30 dk max.
0
jelly bear
(17.03.26)
En aşağı 45
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
bagaj yoksa 20 dk
0
co2s2
(17.03.26)
(9)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(17.03.26)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.

kulacoglu.av.tr
-1
Mirket
(17.03.26)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(17.03.26)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
+1
my fault
(17.03.26)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
+3
tahtakafa
(17.03.26)
bu soruyu kendi içinizde muhakeme edip sormak için türkiyede yaşamıyor olmanız gerekiyor. sanırım hiç türkiyede bulunmadınız.
0
plastic_angel
(17.03.26)
evden çıkmadan depozitoyu neden iade ediyor ki ev sahibi? bana ilginç geldi. kiracı evden çıkacak, eşyalar taşınacak, evde hasar olup olmadığı o zaman anlaşılır.
+2
co2s2
(17.03.26)
depozito bedeli olarak kontrata ne yazmışsan onu talep edebilirsin. en önemli durum şurası aslında diyelim ki 2022 ocak ayında bir depozito bir kira olarak 10000 tl den girdin.
2026 da 40000 tl oldu kiran 3 kira ödedin nisan ayında ben çıkıyorum dedin.zurnanın zırt dediği nokta burası .depozitonu almayı bırak ev sahibi senden Makul Süre Tazminatı adı altında 3 ay ( eğer evi kiraya veremezse ) x 40.000 tl alır.
bunu da göz önünde bulundur.
0
jamswety
(17.03.26)
dovizle sozlesme yapmak yasak, dogru.
ama dandik ekonomi yonetimi yuzunden de insanlar kendilerini saglama almak zorundalar.
bu kadar basit.
-1
cooperr
(17.03.26)
Sözleşme dediğin şey, konuyu aranızda çözemezseniz mahkemeye sunacağınız belge değil mi?
Sunduğunda savcının hakkında 3 bin ila 25 bin lira arası idari para cezası uygulayacağı, muhtemelen de geçersiz sayacağı belgeyi mahkemeye niye sunasın ki?
Paylaştığım linkteki 5. maddeyi okusana.
Kendini nasıl sağlama almak bu?
+1
Mirket
(17.03.26)
(4)

Araç Muayene tarihi geçerse noluyor?

messina123
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
0
messina123
(15.03.26)
yakalanmadığın ya da kaza yapmadığın sürece bir sorun olmaz.
0
co2s2
(15.03.26)
Bir de araç muayene gecikme bedeli ödersiniz.
0
Mirket
(15.03.26)
Çevirmeye denk gelirsen ceza yersin, sana 1 haftalık süresi olan bi kağıt verirler o aralıkta tekrar çevirmeye girersen sorun yaşamazsın ama biraz daha sallayıp tekrar çevirmeye denk gelirsen aracın bağlanır.
0
kizil karga
(16.03.26)
bende bir ay sonra farkına varmıştım. hemen randevu aldım ama ertesi günü aksilik polis çevirmesine girdim. daha polis plaka sorgulaması yapmadan, durumu anlattım , randevuyu gösterdim sağolsunlar anlayış gösterdiler.
0
delidir yakalayin
(16.03.26)
(10)

tek cocuklarin askere alinmamasi gerekliligi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum. aklima gene tarik tarcan geldi. https://pbs.twimg.com/media/Fn-KXZeWIAE9Ki8.jpgbir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.bunu kimse düsünmüyor mu?suriye'de ev
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum.
aklima gene tarik tarcan geldi. pbs.twimg.com
bir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.
bunu kimse düsünmüyor mu?
suriye'de evin tek erkek cocugu varsa askere alinmiyorlarmis mesela, suriyeli arkadaslarimdan ögrenmistim. iki veya daha cok erkek cocugu varsa da sirayla askerlik yapiyorlarmis.
zorunlu askerlik fikri rahatsiz edici ama bunu degistirmiyorlarsa bari tek cocuk kuralini getirsinler. siz ne düsünüyorsunuz?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
İlber Hoca'nın Türk halkının asker millet olduğuna dair sözleri vardı. Haklıdır.
Ailelerin tek çocuğu ölmesin, ikincisi ölebilir mantığı çok saçma geldi bana.

Bir de Asker kardeş varsa askerliğin ertelenmesi uygulaması bizde de var.
-1
Mirket
(15.03.26)
asker kardes varsa askerligin ertelenmesi uygulamasi bizde de varsa, iki kardesin ayni anda sehit düsüp evi evlatsiz birakma riskini almak istememisler. o halde tek cocuk sehit düsünce evin cocuksuz kalacagini neden düsünememisler? mantik ayni.
ikinci cocuk da ölmesin elbet ama tek cocuk ölüp bos duvarlarla basbasa kalmak versus ikinci cocuktan güc bulmak arasinda bence muazzam fark var.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
bildiğim kadarıyla eskiden gerek türk devletlerinde gerek osmanlıda bile tek oğulu almamak bizde de varmış
ya da kulağına küpe takılıyormuş o geri göreve veriliyormuş filan

askerlik tımar sisteminden vs. çıkıp düzenli merkezi askere almalar başladıktan sonra bu tek oğul istisnası kalkmış gibi duruyor

o zamanlarda da biz maalesef sürekli savaşıp sürekli kaybeden taraf olmuşuz, zaten gerekli asker yok, teknolojide çok geriyizi askerden kaçanı bile takip edemiyormuşuz doğru düzgün
olan da biner biner ölmüş
yani istisna uygulayamamışlardır herhalde...
+1
subcomponent
(15.03.26)
Size katılmıyorum. Tek çocugun askere alınmaması veya alınsa bile cephe hattına sürülmemesi gibi uygulamalar tarihte bizde olmuş ama bu uygulamaların sebebi duygusal sebepler değil. Eski dönemlerde savaş, çatışma şimdikinden çok daha olağan durumlardı ve birinin askerde savaşta ölmesi şimdiki zamanlara kıyasla çok daha fazla yaşanıyordu. Günümüz Türkiye'sinde birinin askerlik esnasında hayatını kaybetmesi haber değeri taşıyan olağan dışı bir durum. Eskiden nüfus çoğunlukla kırsal da yaşıyordu ve üretim toprağa dayalıydı, tarımda makineleşme falan olmadığı için ailede genç erkek kalmaması ülkenin üretim gücünü doğrudan tehdit eden bir şeydi ayrıca sadece savaş değil askerde salgın hastalık gibi sebeplerle de ölüm olayı yaygındı. Tifo dan falan askerin ölmesi günümüzde vaki değil mesela. Yani askerin pisi pisine hayatını kaybetmesi durumu hiç yaşanmıyor mu ülkemizde evet yaşanıyor ama bir yıl içinde askere alınan kişilerden askerde hayatını kaybeden oranı herhalde yüzde 0,bilmem kaç gibi çok çok az bir durumdur. Bir de artık ailenin tek çocuğu olması çok rastlanan/bi 10-20 yıl sonra ülkede tek çocuk olmak çok sıradan bir durum olacak devlet böyle bir kanun çıkarsa ileride asker bulamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(16.03.26)
kız çocğu çağırıp çözüm bulabilir, ne de olsa çocuk yapmıyorlar
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim : tek çocuk musunuz?
-2
co2s2
(16.03.26)
tek çocuk olarak hakkari'de yedek subaylık yaptım (meslek kurasına tabiydim gerçi) 11 yıl önce.

not: baba ve dede emekli albaydı ayrıca.
-1
rain when i die
(16.03.26)
Haklısın ama yukarıda da yazılmış birkaç on seneye çoğu aile tek çocuklu olacak. En iyisi zorunlu askerlik diye bir şeyin olmaması da işte.
+3
sadakatsiz
(16.03.26)
Askerlik vazifesi bağlıklı erkeklerden alınan deli dumrul vergisine döndü. Tek erkek için düşünceniz çok nazik kalıyor.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.03.26)
Tek cocuk degilim.
Ayrica kadinim.
Türk vatandasligim da yok.
Yani kendime pay cikarmak icin actigim bir soru degil.
Ölene ayri, geride kalana ayri acidigim icin sordum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
(4)

ekonomiler neden kötü

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
bence bu insanlarin topluluk halinde neye inandigiyla alakali. yarin bugunden kotu olacak inancina sahip olunca kimse adim atmiyor. hatta varliklarini ve kaynaklarini riske atmamakla kalmayip daha da tutuyorlar. cokus hizlaniyor.

topluluk halinde yarin daha iyi olacak diyince de daha guzel bir gelecek kuruyorsun. bazen bu inanca sahip olmak icin dibe vurmak gerekiyor. yani savastan sonra 1950'ler ve 60'larla baslayan optimizm insanlara cok guzel bir yarim yuzyil yasatti.
+1
antikadimag
(15.03.26)
buna ekonomist ve sosyologlar daha iyi cevap verir tabii ki ama gene de bir şeyler söylemek lazım. artık kapitalizmin sıkıştığını ve tüm kaynakları tüketttiğini düşünüyorum. eskiden devletlerin gelecek planları olurdu artık onlarda tutmuyor. üretimin artık otomatiklemesi ve tüketiminde çok çabuk değişen trendlerle tıkandığını düşünenlerdenim. yeni üretim alanları yarıtalamadığı için yeni pazarlar aranıyor, bu pazarlarda kapalı ekonomiler. bu ülkere demokrasi benzeri yönetimler getirilip oralarda sömürülecek ancak onlarda bitince, belirsiz bir dünya olacak. işte üretmeme ve satın almama bu tarz şeylere bağlı.
+1
mikahakkinen
(15.03.26)
Arz çok fazla. Mesela dizilere çok para harcanıyor. İzleyen az ya da çok izleniyor ama 3 ay sonra unutuluyor.
Sermaye artık korkak haklı olarak. Pasif kazancı seçiyor.
+1
mimikikili
(16.03.26)
döviz kurları çok düşük olduğu için ihracat zor, ithalat kolay.

kolayca ithal ediyorsan üretim durur.
ürettiğin şeyi ihraç edemiyorsan üretim durur.
+1
co2s2
(16.03.26)
(6)

Esnaflardan en az kazık yiyerek nereden perde alabilirim?

jackyr
Evin yakınlarında bi perdeci ölçü yaptı. Sadece salon tülüne 10k küsür dedi. Sadece tül fiyatı. Mt2si 520tl civarıymış. Bana inanılmaz pahalı geldi bu fiyat. Ve istediğim ölçülerde de yapmayacaktı ucuz tutsun diye. Nereden daha ucuza ve kaliteli mal edebilirim. İstanbul Avrupa yakası. Beylikdüzü/Bü
Evin yakınlarında bi perdeci ölçü yaptı. Sadece salon tülüne 10k küsür dedi. Sadece tül fiyatı. Mt2si 520tl civarıymış. Bana inanılmaz pahalı geldi bu fiyat. Ve istediğim ölçülerde de yapmayacaktı ucuz tutsun diye. Nereden daha ucuza ve kaliteli mal edebilirim. İstanbul Avrupa yakası. Beylikdüzü/Büyükçekmece tarafları.
0
jackyr
(15.03.26)
3+1 evin tüm tüllerini 8bine yaptırdım maltepe’de bir perdeciden. ortalama 250*270 ölçülerinde.

sanki seçtiğiniz perde biraz pahalı. ayrıca bence trendyoldan almayın dikişleri vs baya kötü geliyor.
0
melodi
(15.03.26)
h&m home’dan aldığım tül perde çok iyi çıktı. tavsiye ederim. alırken sadece ölçülerine dikkat edin.
0
eileengray
(15.03.26)
Online istediğiniz mağazada Keten tül olarak aratın, o zaman çok şık, tok ve kaliteli duruyor
0
blackgirl00
(15.03.26)
eminönü ve mercan taraflarda birax dolaşıp beğendiğiniz bir yerden ince kumaş, tül almak olabilir. Arkadaşıma yaptık, perdeci fiyatının onda biri fiyatına geldi.
0
klassno
(15.03.26)
imç perdeciler çarşısı. dükkan dükkan gezip fiyat alıp pazarlık yapabilirsin. öncesinde evinin perde yaptıracağın yerin ölçüleri elinde olursa çok daha kesin fiyat alırsın.
0
dude and mate
(15.03.26)
Zeytinburnu'nda prof dr turan güneş caddesine bak. trilyon tane perdeci vardı. bu işin adresi orasıdır.

olmadı PERSAN diye ara, nerede şubesi varsa oraya git. kurumsal firmadır, kazık olmaz.
0
co2s2
(16.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(2)

Tekirdağ tarafından Anadolu yakası

jackyr
Üsküdar tarafında işlerim var arefe günü akşamı. Ama karşıya araçla gelmek istemiyorum. Genelde geldiğimde Yeşilpınar tarafına aracımı bırakıp metro+metrobüs+metro yapıyorum. Ama perşembe günü 7/24 metro da yok. Yetişemeyebilirim araca. Yeşilpınar tarafına koyma sebebim Arnavutköy yolundan trafiğe t
Üsküdar tarafında işlerim var arefe günü akşamı. Ama karşıya araçla gelmek istemiyorum. Genelde geldiğimde Yeşilpınar tarafına aracımı bırakıp metro+metrobüs+metro yapıyorum. Ama perşembe günü 7/24 metro da yok. Yetişemeyebilirim araca. Yeşilpınar tarafına koyma sebebim Arnavutköy yolundan trafiğe takılmadan kaçabiliyor olmam.

Alternatif bir güzergah öneriniz var mı? Nereye park etsem aracı şehir curcunası ve trafikten yırtarım. Bir de perşembe arefe günü. İyice trafik mi olur? Saçma mı olur İstanbul içine girmek?
0
jackyr
(15.03.26)
hacıosman'a arabayı koyup-> Hacıosman-yenikapı-üsküdar yapabilirsiniz.

ya da halkayı'ya koyup marmaray'la tek vasıta yapabilirsiniz.
0
co2s2
(16.03.26)
ben halkalıya koyup, tek vesait üsküdara gidiyorum. daha az yorucu oluyor.
+1
delidir yakalayin
(16.03.26)
(6)

beyaz yaka neden hala tasfiye edilmedi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yapay zekanın yaptığı ve beyaz yakanın yapamadığı tek bir iş bile yok. patronlar neden hala bu kişilere para ödemeye devam ediyorlar?
yapay zekanın yaptığı ve beyaz yakanın yapamadığı tek bir iş bile yok. patronlar neden hala bu kişilere para ödemeye devam ediyorlar?
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
Sen bu sorulari neden ai ya degil de bize soruyorsan ondan zhaaa xdxd
+9
Purple life
(15.03.26)
Çalışanlar devam eder. İş sayısı ai sonrası azaldı. yeni işe girecekler için iş bulmak zor. AI bu hızda ilerliyorken beyaz yaka kariyer planı riskli
0
runaway
(15.03.26)
hacım yapsana mesela ai'la 200 kişinin işini bizde görelim nasıl oluyor. bi sen bi de pc.
0
duyurukullanıcısı
(15.03.26)
Bilgi olsun, okumak istersen;
www.pwc.com

Bu soruyu böyle her ay soracak biri heralde.
Bir bu soru, bir de her sene başında "bu sene fener şampiyon di mi??" Sorusu.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
buzun erimesi izler gibi gibi izlemeliyiz bu süreci. şu an -20 derecedeyiz, -19, -18 diye ilerlerken buzda gözle görülür pek değişiklik olmaz. ama sıfıra ulaştığımızda o dramatik değişim başlar.

bu yaklaşma apaçık ortadayken, sıfır noktasına ulaştığımızda, ai bizim yerimizi alamaz diyen senior beyaz yakalılar "her şey bir anda oluverdi" falan der.
0
birdirbir
(15.03.26)
her şey yapay zeka ile yapılamaz da ondan. bir insana kendini zengin/değerli hissettirmek için yapay zeka çaresiz. birebir insan etkileşimi gerekiyor.

5000 ya da 10000 liralık bir şeyi trendyol'dan ya da hepsiburada'dan alırken yapay zeka işin içine girsin, tamam ama 10milyon dolarlık bir şeyin satın alınması sırasında bir zahmet bir insan ilgilensin.

evet 10milyon dolarlık şeyi satmak için de websiteleri, robotlar, onlar şunlar bunlar yapabilirsin ama karşındaki insan kendini değersiz hisseder. bir rakip gelir, müşterinin sırtını sıvazlar, bir yağlama çeker, işi halleder. sıcak etkileşim her şeydir.
0
co2s2
(16.03.26)
(7)

Süpermarkette anonimlik

WithWorth
Migrostan söylemesi ayıp iki ferrero rocher aldığımdan beri işyeri bilgisayarımda ferrero rocher reklamı izliyorum.Anonimliği migros kartımı okutunca mı kaybettim ?Yoksa banka kartı ile ödeme yaptığım için mi ?Nakite bulaşmadan anonimlik mümkün mü süpermarket alışverişlerinde ?
Migrostan söylemesi ayıp iki ferrero rocher aldığımdan beri işyeri bilgisayarımda ferrero rocher reklamı izliyorum.
Anonimliği migros kartımı okutunca mı kaybettim ?
Yoksa banka kartı ile ödeme yaptığım için mi ?
Nakite bulaşmadan anonimlik mümkün mü süpermarket alışverişlerinde ?
0
WithWorth
(14.03.26)
Yanına belli olmasın diye başka şeyler ekle, tuz ruhu, domestos falan 😁
0
olaylar olaylar
(14.03.26)
ferrero alana neden ferrero reklamı gösteriyorlar, bence saçma olan bu. gideyim biraz daha alayım mı diyeceksiniz?
+2
malheiros
(14.03.26)
Uzuuun zamandır almadım, bana da sık sık reklamı çıkıyor.
0
ekimoloji
(14.03.26)
Migros kartından tabii ki
0
osssy
(14.03.26)
Önceden nette aratmışsınızdır, stoğuna, fiyatına bakmışsınızdır vs. ondandır.
0
orient blue
(14.03.26)
Google migros alışverinizi pek takip edebilir değil, yani migros dijital olarak saklıyor ne aldığınızı ama o bilgi migros'un cüzdan uygulamasında son alışverişlerimde görünüyor, bunu da google'ın takip edebildiğini zannetmiyorum. Sizin ve bir çok insanın durumu algıda seçicilik kaynaklı oluyor, belki o reklamı zaten görüyordunuz ve o sebepten aldınız, aynı zamanda ferrero bu ay galiba ekstra reklam kampanylaarı da yapıyor galiba, instagramda sabancı ailesinden biri ile influencer reklam falan da vermişti, yani bu sebeple olup algıda seçicilik olmuş olabilir. Hepimiz sık sık cola içiyoruz tv'de gördüğümüzde nereden biliyorlar demiyoruz :)
+3
atom karincanin torunu
(14.03.26)
Migros'un bunu google paylaşmadığına emin miyiz?
0
co2s2
(16.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(13)

bebek sonrası yaşam

kondansator
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator
(13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.

artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:

www.youtube.com

Belki böyle bir yöntem deneyebilirsiniz?
+1
peki madem
(13.03.26)
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün.
İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor.
Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.

Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:)
Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor.
Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz.
Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz.
Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.

Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.

Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.

Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
0
elorelia
(13.03.26)
Mutlu anne-baba mutlu bebek. Kendinize zaman yaratmaya çalışın yoksa stresten birbirinize sararsınız.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın.
Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.

bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
0
darthvader
(14.03.26)
(6)

Elektrlikli otomobiller

baldan kaymak
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.

Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?

Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
Şarj işlerinde ayrı istasyona bağımlılık olması şart değil ki. Evlerin önünde de olabiliyor. Türkiye'de ne kadar yaygın bilmiyorum ama yaygın olan yerler var. Bildiğimiz istasyon düzeni olsa yetmezdi tabii.
0
mbond
(13.03.26)
Şarj süreleri gittikçe kısalıyor. Elektrikli istasyon kurmak benzin istasyonu kurmaya göre daha kolay, tehlikesi ve teknik altyapısı daha uygun. Bütün otoparklara uygulanabilir bir sistem ayrıca.

Ki hepsinden bağımsız, benzine göre en fark yaratan avantajı mobil şarj istasyonu diye bir şey var. Yolda kaldığında geliyor dolduruyorsun.

Bunların hepsinin maliyeti zamanla azaldığında akaryakıta göre daha avantajlı olacak. Benzinin olmadığı yer çok, elektriğin olmadığı yer mi var?
0
Bruce
(13.03.26)
Talep kadar arz oluşur. Kimse zarar etmek için boş bekleyen istasyon kurmaz. Piyasadaki EV araçların oranı yükseldikçe istasyon sayısı da artacak. Akaryakıt istasyonları gibi güvenlik kısıtlamalarının bir çoğundan muaflar ve çok daha az yer kaplıyorlar. Aslında sayıları şaşırtıcı derecede büyük bir hızla artıyor.
0
mikro patlama
(13.03.26)
En kötü evin penceresinden kablo uzatır şarj ederiz.
0
kaptan maydanoz
(13.03.26)
uzun yollarda bu sıkıntı olabilir. babam elektrikçi bir çok iş yerine ve eve şarj istasyonu kurdu. türkiye geç adapte olur dendi ancak gayet hızlı adapte olduk. ayrıca evin penceresinden kablı uzatıp şarj edende çok.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
kısa vadede tüm araçların elektrikli olacağını ve her yerde kuyruklar olacağını düşünmüyorum. ben yılda 20 kereye yakın istanbul-çanakkale arası gidip geliyorum, 2-3 kere istanbul-antalya, 1-2 kere de istanbul-marmaris yapıyorum.

elektrikli araçlar hala uzun yola uygun değiller. ortalamanın altında bir hızla gitmek durumundalar ve sık sık durumundalar. acil bir durumda istanbul-çanakkale arasını hızlıca gitmek mümkün değil.

ancak yavaş yavaş menziller artıyor, şarj süreleri kısalıyor, şarj istasyonu sayısı artıyor.
0
co2s2
(13.03.26)
(7)

Sadettin Saran'ın Okul Gezmek İstemesi?

eisberg
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan" diyecek? Çok amatörce, düşünülmemiş bir hareket değil mi?
0
eisberg
(12.03.26)
Galatasaray lıyım

Şayet söylediğiniz gibi pozitiflik varsa: Fenerbahçe başkanının geldiği duruma bak, Gs de böyle birşey olsa sonraki gün ışığını göstermez cemiyet.

Yine o söylediğiniz gibiyse: Bırakın danışmanları kendi kabul etmemeli veya bu teklifi veren danışmanı gözden geçirsin bir zahmet.

Amatörce yönetilen kulüplerin, amatör başkanlarından herhangi bir gün herhangi bir olayı böyle zaten.
0
baldan kaymak
(12.03.26)
icardi ve osimhen etkisiyle galatasaray çok daha fazla taraftar toplamaya başladı. ilkokul sınıflarının %70'i falan galatasaray'lı. ailesi koyu fb veya bjk taraftarı olan bir sürü galatasaray'lı çocuk tanıyorum.

bu durum uzun vadede fb için büyük sorun olacak gibi görünmüş olsa gerek ki, çocuklar fb'li olmuyor diye bir söylem türedi, aziz yıldırım başı çekti.

saran da, popüler bir isim. karizmatik de. bu karizmasını ve popülerliğini kullanarak fb'yi çocuklar arasında tekrar popüler yapmaya çalışıyor.

ilk başlarda buna ses etmediler, birkaç okul gezdi böyle. sonrasında kamuoyunda şikayetler gelmeye başlayıca, sanıyorum aileler de meb'e yazmış olabilirler, izin verilmemeye başlandı. zaten mantıklı olan da bu. adam fb'ye zarar vermemek için sezon sonuna seçim ve aday olmama kararı aldı. bunun gerekçesi de kendi açıkladığı kadarıyla fb'ye zarar vermemek. yani kendini kamuoyu gözünde fb'ye layık görmüyor, ama çocuklarımıza örnek olabileceğini düşünüyor. bu son derece saçma bir davranış.

daha çok, talisca, asensio, kerem falan gitse okullara daha çok faydası olur. ayrıca benim çocuğumun okuluna gelse saran, sırasıyla okul yönetimine, ilçe ve il müdürlüklerine kadar giderim şikayet etmek için. çarşaf çarşaf uyuşturucu ve fuhuş haberleri kamuoyunu meşgül etmiş birinin okul ziyaret etmesi kadar ahmakça bir şey olamaz.
0
emfuzi
(12.03.26)
okul gezmek ne ya. sacmaladilar.

her dügmeye basiyorlar.
-1
Purple life
(12.03.26)
Deli saçması işler bunlar. Kulüp başkanı neden okul geziyor arkadaş kimse de bunu sorgulamıyor.
Ne yapacak misyoner gibi okul okul gezip, çocuklara forma dağıtıp, fenerbahçe hoşgörü takımıdır falan mı diyecek
-1
cay koy geliyorum
(12.03.26)
Bu gs taraftari niye boyle oldu ya? Sosyal sorumluluk projesi kardesim. Hademesi, sabunu olmayan okullara gidip yardim yapiyorlarmis, cocuklari Kadikoy'de maca davet edip agirliyorlarmis arada engelli, hastalara da yardim ediyorlarmis. Asalim bence. Ulan iceri alinmamis ne sanatci ne oyuncu kaldi zaten, ne malum 4-5 sene sonra simdinin savcisinin, bakaninin kandirildik, ahmagiz demeyecegi? Adalete guven mi kaldi? 200 yil hapis isteniyor dedikleri kisi aliyorlar 10 gun sonra tahliye oldu, beraat etti diye okuyoruz.

Ulan fethullah'in dizinin dibinde oturan adamlar var. Kandirildim, aptalim, salagim da demiyor adam. Cik acikla, ozur dile canli yayinda agla, ikna olalim. Ne malum yarin bir gun devlet erkanina suikast yapacak belki, ajanlik yapiyor hala belki. Bunlarin beraber saf tuttuklari adamlar bomba yagdirmadi mi?
-1
freedonia
(13.03.26)
okullarda fenerli çocuk kalmadığından rezil olmasın adamcağız diye izin vermemişlerdir.
-2
Hallegadola
(13.03.26)
sadettin saran her deplasmana gittiğinde bir okul ziyareti yapıyor. ilk kez yapılmadı, çok alakasız bir sebepten dolayı iptal edildi, denildiği gibi veli şikayeti falan değil. gidilen okullarda yanlış hatırlamıyorsam kütüphaneye kitap götürülüyor ve bir dernek de çocuklara fenerbahçe ürünleri dağıtıyor.

benim anlamadığım galatasaray taraftarının tutumu. türkiye'nin gördüğü en ahlaksız futbolcu üzerinden prim yapmaya çalışan galatasaray taraftarı, sadettin saran'ın kütüphanelere kitap götürdüğü, çocuklara hediye dağıttığı ziyaretlerden şikayet ediyor. bahis baronunun çocuklarını maç önü seremonisine çıkarttılar, hala çıkmışlar "çocuklarımız çocuklarımız" diyorlar. çok ilginç.
-1
co2s2
(13.03.26)
(9)

Çok uzun süre home office sonrası full ofise geçen oldu mu?

silverleaf
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
-1
silverleaf
(12.03.26)
cidden böyle mi düşünüyorsunuz? benim eşim 6 yıldır evden çalışıyor ve ofis bulsa koşarak gidecek. o kadar bunaldı.
-6
summerjam0306
(12.03.26)
ben geçtim de alışamadım ya, cidden full yorgunluk, trafik, insanlar, pislik. Bi de sürekli dışarı çıkınca çok fazla kıyafet giyiliyor, çok fazla çamaşır ve ev işi de çıkıyor. Sağlıklı besleneyim, kendi yemeğimi yapıp getireyim dersen iyice zorlaşıyor. Üzgünüm olumlu bişey söyleyemedim, çok zor cidden.
sonra hybride geçti şirket 2 gün ev 3 gün ofis, biraz rahatlattı. Ama şimdi iş değiştiriyorum, gittiğim yerde ayda 4 gün ev. Yine zorlanıcam, ben de üzgünüm.
+2
turk kizi
(12.03.26)
Aman evde oturup ne yapacaksın boşver dışarıda olmak güzeldir. İnsan hayatı kaçırıyor gibi hissediyor evden çalışırken. Öğle yemeklerine çıkarsın arkadaşların olur vs. Güzel aslında.
-1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
home office'e alıştıkça bence daha çok asosyal oluyorsun ve bence daha çok çalışıyorsun. evdeki işleri bir yandan hallet, asıl işine çalış derken bir bakıyorsun akşam olmuş hala çalışıyorsun... öğle yemeği kaçırdığım günler bile oluyor. hatta çoğu zaman dışardan söylüyordum yemek pişirmeye vakit bulamadığım için.

ofis ortamı çok iyi bence. ilk zamanlar tabii ki zorlanırsın ama sonra iyi ki ofise geçmişiz dersin.

hee tabii keşke haftada 2 gün evden çalışma, 3 gün ofis olsa her yer. o zaman çok daha verimli çalışırdı herkes.
+1
elektr10
(12.03.26)
bir kaç senedir neredeyse full time evden çalışıyorum ve fark ettim ki, evde sadece ve sadece minimum yapmam gerekenleri yapıyorum ve sonrasında "oh tamam bitti işler" diyorum, yatışa geçiyorum. ama ofisteyken kendime sürekli ekstra iş yaratabiliyorum. son iki full time ofis çalıştığım yerde, üzerime vazife olmamasına rağmen program yazdım boş vakitlerimde. iki şirket de hala kullanıyor programları.

bir de ben çok kurumsal yerlerde çalışmadım, çalışmıyorum. ofisteki birine mail atıp 3 saat cevap beklemek yerine yanına gidip 10 sn soru sormak ve hemen cevap almak işleri çok kolaylaştırıyor. bu arada ofise gitmek ne olursa olsun sosyal bir iş. çayı kahvesi yemeği sigarası derken zaten 8-9 mesainin 2-3 saati lak lakla geçiyor.

şimdi ufak ufak ofise dönmeye başladım. trafiği ulaşımı saymazsan, herhangi negatif bir tarafını görmedim. la zaten ben yöneticiyim, ofis olacak ki insanları yöneteyim.
+1
co2s2
(12.03.26)
uzun uzun yazdım da sildim. postpandemi dönemi bi ara dile getirdiler işyerinde, çekmecemde hazır bulunan istifa dilekçemi salladım.

şu an 40% ofis 60% remote'uz. 80% remote yavaş yavaş devreye alınıyor.

2 güne kadar ofise okayim ama gerçekten 5 gün ofis tüketiyor insanı. mecbur kalsam ve istifa edebilecek şartlarım olmasa, işyerinde kendimi yormamaya çalışıp yandan iş ararım.
0
aguen
(12.03.26)
2 hafta full gittikten sonra alisiyorsun
+1
cilgin fantezilerin adami
(12.03.26)
6 yildir evden calisiyorum. ayda bir insan gormek icin gitmeye okim de her gun gitmek inanilmaz kulfet gibime geliyor. yagmuru, camuru, karanligi, vuran ayakkabisi, giysisi, utusu cok buyuk eziyet. calistigim sirkette kalmamin tek nedeni evden calisiyor olmak, bu hakki iptal ederlerse aninda baska yerden is bakarim. evden calistigim icin yedigim ictigim seyler de epey duzgun, kahvaltilarim duzenli filan. ofise giderken pogaca ile gecistirirdim cunku.

sosyal acidan izole ediyor, orasi dogru; ama is bittikten sonra biryerlere gidip biseyler yapmak cok daha kolay oluyor, butun gun evdeydim zaten bari biseyler yapayim hissi bastiriyor.
0
taurina
(12.03.26)
pandemide full home office çalıştım, kısa bir süre sonra kendi işimi kurdum, yine uzun bir süre home office devam ettim ardından ofise de geçince hibrit çalışmaya başladım, bence en optimali hibrit diye düşünüyorum. işi işte bırakmak açısından ve sosyalleşme açısından ofis daha olumlu bir yerde duruyor, ayrıca iş akışında hızlı aksiyon almak da dirsek temasında daha mümkün belki bunlar biraz motivasyon yaratabilir.
0
darthvader
(13.03.26)
(7)

Hangi oyun konsolu?

kljgslsdkjsd
Selam romalılar.Bir oyun konsolu alasım var. Hani çok oyun oynayan bir kisi değilim. Stardew valley oynuyorum eycof oynuyorum herhangi bir futbol oyunu oynuyorum falan. Hani tüm bilgim bu kadar. Baktım son zamanlarda nintendo diye bisi varmış cok populermis. Sonra dedim xbox da olabilir falan hani a
Selam romalılar.
Bir oyun konsolu alasım var. Hani çok oyun oynayan bir kisi değilim. Stardew valley oynuyorum eycof oynuyorum herhangi bir futbol oyunu oynuyorum falan. Hani tüm bilgim bu kadar. Baktım son zamanlarda nintendo diye bisi varmış cok populermis. Sonra dedim xbox da olabilir falan hani alsam mı almasam mı diye de düşünüyorum alsam hangisini alırım diye de düşünüyorum. Neyse aklim karışık yardırın siz.

Ps: iyi bir televizyonum olmamakla beraber (eski ledlerden) bir sure yenileme ihtimalim de yok.
-1
kljgslsdkjsd
(11.03.26)
aynı paraya pc'ni upgrade edip güzel bir ekran alsan başka işler içinde kullanırsın
+1
duyurukullanıcısı
(11.03.26)
özel oyunları ve bu sene çıkacak gta 6'yı hesaba katarsak ps5 diyorum ben.
+1
unalub
(11.03.26)
ben ps5 aldım ama sanki xbox game pass ile psnplus aboneliklerini karşılaştırınca xbox daha ağır basıyor
0
co2s2
(11.03.26)
Olm adamın sorusunu niye eksilemişsiniz lan, hasta mısınız :D

Usta TR'de yaşayan birine ben konsol almasını önermem çünkü konsolu bir şekilde edinsen bile oyunlar servet değerinde oluyor. Öyle GamePass, PSN+ gibi yan aplikasyonlardan da hayır gelmez, dandik oyunları iteleyip duruyorlar. Adam gibi bir oyun tecrübe etmek istersen de ya kesenin ağzını açıcan ya da birkaç yıl evvelki AA oyunlara bakıncan. Oyunları dijital alacağın için fazla bir maddi sorun yaşamazsın bana göre.
+1
RaiseThySword
(11.03.26)
en guzel konsol tartismasiz switch. ancak oynanacak oyunlar kisitli. yani cok oyun oynayan biri degilsen seni oyalar. nintedo oyunlari cok guzel, platform ve adventure oyunlari icin ideal. ama buyuk aaa oyunlari oynamak istiyorsan ps5 lazim.

yani ps5 daha cok alan cover eder. tek alinacaksa ps5.
+1
antikadimag
(11.03.26)
ps5 tabii ki bambaşka bir oyun deneyimi controller bile farkediyor.

xbox serie s de gamepass çer çöp oyunları için alınabilir. PSN kütüphanesi kaliteli oyunlar için yeterince geniş.

pc varsa serie s'e de gerek yok zaten.

switch bilmiyorum bütçe fazlam olursa onu da alırım yurtdışında bulunca.
0
croswell
(12.03.26)
nintendo switch: ister televizyona bağla oyna, ister elde oyna. stardew valley gibi oyunlar ile pil süresi de epey gider. ben bazen günübirlik gidiş - dönüş toplam 14 saat yol yapıyorum. %100 şarjla çıkıp %50 ile döndüğüm çok oluyor. yolda oyun sürem rahat 6 saati görüyordur. tabi oynadığım oyunların işlemciyi yorma miktarı da pil süresi için bir etken. yollarda hollow knight, blasphemous gibi oyunlar oynuyorum. dolayısıyla stardew valley ile de benzer bir pil ömrü alınır diye düşünüyorum. yetmezse de powerbank ile çok rahat takılınabilir. çipletince oyun masrafı sıfır. çipletilmezse her oyun 60 dolar. indirim dönemlerinde daha uyguna düşüyor ama yine de diğer konsollar kadar değil.

playstation 5: kendine özel oyunları, özellikle hikaye odaklı oyunları güzel. 15-20 saat arası çıtır çerez biter genelde. görsel şölen sunar. ama oyun fiyatları felaket. playstation plus deluxe abonesi olursanız (yılda 5000 TL'ye yaklaştı sanırım) iyi bir kütüphaneye sahip olabilirsiniz. ama oradan oyunlar eklenip siliniyor. yine de playstation'ın kendine özel oyunları kütüphanede duruyor genellikle. oyun fiyatları için psdeals.net 'i kullanabilirsiniz. bunun dışında, nintendo switch yılların cihazı. grafik performansı olarak ps5 oldukça iyi ve tatmin eder.

xbox series s/x: xbox tarafının en güzel tarafı geriye uyumluluk. red dead redemption next-gen güncellemesi almadan önce bile 30 liraya xbox 360 sürümünü alıp oynuyordum. öte taraftan xbox series s, next-gen güncellemesi almayan oyunlarda xbox one sürümünü indirirken; xbox series x, xbox one x sürümünü indiriyor. bu ne demek? örneğin red dead redemption 2'yi xbox series s cihaza indirirseniz, bu cihazın performansı rahat rahat oyunu kaldırabilecek olmasına rağmen gider xbox one sürümünü indirir ve düşük çözünürlükte oynatır. xbox series x olsa, daha yüksek çözünürlüklü sürümünü indirir. gamepass güzeldi, ama artık o da geçti. aylık 500 lira civarına alınıyor.

son düşünceler: stardew valley ve futbol oyunları için switch idare eder. age of konsolda playstation'a geldi mi emin değilim. xbox'ta var. ama bu tarz oyunları konsoldan oynamak epey sıkıntılı geliyor bana.

switch tam bir indie canavarı; playstation ve xbox ise grafik olarak düşünülebilir. sizin oynadığınız oyunları göz önüne alınca sanki swtich daha çok mutlu eder gibi geldi bana. ayrıca xbox series cihazların fiyatları kafayı yemiş. xbox series s fiyatına playstation 5 alınıyor neredeyse. dolayısıyla konu switch mi playstation 5 mi olmalı.
0
throw down the sword
(12.03.26)
(10)

kablolar ucuzlar mı?

kibritsuyu
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94 tempra'ya 5 metre yeter mi şeklinde. kablonun 5 metresi de 700 lira falan.

şimdi bunlar yasaklandı, ceza yiyorlar ya, arabasına döşetenler bitecek.

kablo ucuzlar mı sizce? çok acelem yok bekleyeyim mi?
0
kibritsuyu
(11.03.26)
ucuzlamaz söker bakırını satarlar. hoparlör kablolarından bahsediyorsan mesafe aşırı uzun ve güçler 1-2kw değil ise aşırı kalın kablolara ihtiyacın yok. sürekli maksimum güçte çalıştırmıyorsun zaten. 14GA için 5 metresi 300tl gibi gördüm.

www.trendyol.com

bu mesela hem daha kalın hem de daha ucuz 12GA - 5 metre - 235 tL
www.trendyol.com

14ga - 50 metre - 1300 tl. bu tam bakır değil ama işini de fazla fazla görecektir.
www.trendyol.com
0
orpheus
(11.03.26)
ben chatgpt'nin yalancısıyım.

amfi şöyle:

Power consumption: 550 W

Continuous power
8 Ohm: 2x 58 W / 0,008%
4 Ohm: 2x 75 W

Dynamic power
4 Ohm: 2x 105 W

kolonların empedansı 6 ohm, amfiye mesafeleri 5'er metre.

chatgpt 16ga minimum, 14ga ideal dedi. %100 bakır ve ofc (oxygen free copper) olsun dedi.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.26)
ya chat gpt en ideailini hesaplıyor. seste %0.01 bozulmayı kabul ediyorsan 16-18 awg bile kullanabilirsin. çünkü zaten ses sisteminde anfide-hoparlörün kendisinde falan bu kabloda olan kayıptan data fazası mevcut. ultra high end yüz bin dolarlık bir sistem toplamıyorsan kafaya takılacak mevzular değil.

futurism.com
+2
orpheus
(11.03.26)
Buradaki kıstasın fiyattan öte kablonun ve konektörlerin iyi olması.amacın iyi müzik dinlemek,film seyrederken kaliteli bir surround yakalamaksa fiyata çok takılmamalısın.

Güncel olduğu için isyan videolarında gördüğüm ürünler genelde çöp malzeme gözüküyor.kaliteli bir kablo bu fiyatlardan yukarıdır.14 lük bir kablo işini görür ama bunların ofc-oxygen free olması uzun dönemde oksitlenmesini engeller.kötü bir konektör verimi düşürür.uzun yıllar kullanacağını düşünürsek fabrikasyon konektörü takılmış hazır bir kablo senin için iyi olur.teknomarketlerde bulacağın mümkünse avrupa imalatı bir kabloyu alsan daha iyi edersin.
+2
duptıs
(11.03.26)
konnektör ihtiyacım yok. amfinin arkası da kolonların arkası da bu şekilde klemensli: www.direnc.net

www.trendyol.com

şundan düşünmüştüm. verilmeyecek fiyat değil de cezalar artınca 700 liralık şey 300 liraya düşerse üzülürüm.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.26)
yapay zekanın 3 soylediğinin 2.5u yanlış çıkıyor ona güvenip alma, diafonu değiştirmek için sordum var olan marka model yazdığım halde gidip farklı alt yapı sistemli diafon önerdi, bunun gibi zibilyon hatası var.
flash indirim gibi şeyler oluyor çok acil değilse 1ay takip et ben ne zaman bu düşmez desem 1 ay sonra %30 düştü ya:/
+1
eja
(11.03.26)
10 liradan 9 liraya düşmez ama 6 ay sonra hala 10 lira olabilir.
0
co2s2
(11.03.26)
ucuzlamaz. 700 lira iyiymiş, stereo 3.5tan 1m y kablo ve 3er metre xlr için 700 ödemiştim kaç zaman önce. sizin aradıklarınızın maden değeri de var.
0
klassno
(11.03.26)
@orpheus onlar cca, bakır kablo değil. üçüncüde özellikle belirtmişsin de ilk ikisi de bakır değil.
cca kablolar zaten ucuz, bakır kabloda da fiyat zor düşer. zorlamayacaksa al geç yıllaaaarca kullanılacak şey sonuçta.
0
konetsu
(12.03.26)
2x75mm bitişik kablo fazlasıyla işini görecektir.

farklı uzunlukta ve renklerde var.
www.hepsiburada.com
0
duyuruuser
(12.03.26)
(5)

Yeme İçme yerleri rehberi

kumandanim
Merhaba,Her gün tonla mekan açılıyor, Intagram' dan fln denk gelince " aa gideyim buraya " diyorum sonra haftasonu nereye girtsek nereye girsek diye düşünüyoruz. Ya da genelde uğramadığım bi' semte yolum düştü diyelim orada da denemek istediğim bi' yer var zamanında görmüşüm ama aklıma gelmiyor o an
Merhaba,
Her gün tonla mekan açılıyor, Intagram' dan fln denk gelince " aa gideyim buraya " diyorum sonra haftasonu nereye girtsek nereye girsek diye düşünüyoruz. Ya da genelde uğramadığım bi' semte yolum düştü diyelim orada da denemek istediğim bi' yer var zamanında görmüşüm ama aklıma gelmiyor o anda sonrasında farkediyorum falan neyse.
Şimdi ben ne yaptım Iphone haritalar uygulamasında ayrı bi' rehber açtım Yeme İçme diye mekanları orada işaretliyorum. Bu mantıklı mı yoksa sizin kullandığınız daha efektif bi' şey var mı merak ettim.
0
kumandanim
(11.03.26)
İnsta face ve tiktokta beğendiği videoları kaydederken ayrı bir dosya oluşturabiliyorsun. Ben deneyeceğim yemekleri, müzikleri, bu tip mekanları ayrı ayrı klasörlüyorum.
0
ground
(11.03.26)
@ground; bu da olabilir ama harita bazlı bi' format daha iyi sanki.
0
🌸kumandanim
(11.03.26)
instagram'da falan mekan öneren sayfaların / kişilerin %99.99'u bunu para karşılığı yapıyorlar.
+1
co2s2
(11.03.26)
Yaklaşık bir yıldır ajanda ve not defteri tutmaya başladım. sürekli yanımda taşıdığım ve aklıma her geleni yazıp çizdiğim bir not defterim var. Zaman geçtikçe kullanma ve açıp bakma alışkanlığım da arttı. manuel bir şekilde yazınca, yazmaya değer olmayan şeyleri kafadan elemiş de oluyorsun daha en başında. tavsiye ederim.
0
thracia
(11.03.26)
google mapste işaretliyorum, her işaretimin açıklama kısmına da nereden gördüğümü ve önerilen ürünü yazıyorum. bu açıklama kısmı çok önemli çünkü işaretlediklerim arttıkça karışmaya başlıyor. uygulamada tüm listeyi görme kısmına girince de en güncelden en eskiye kadar bookmarkladıklarımı görebiliyorum. o bölgede gezerken işaretlediğim mekanlara açıp bakıyorum. deneyip beğenmediğim varsa da listeden çıkarıyorum.

instagramda da şehir şehir kaydediyorum ama genelde unutuyorum sonradan.
+3
eileengray
(11.03.26)
(3)

Sorum ik’cılara

oldz
Çalışma şekli; 5 gün çalışılıp 2 gün izin yapılıyor, diğer hafta 5,5 gün çalışılıp 1,5 gün izin yapılıyor. (Cumartesi 13.30a kadar) (mağaza her hafta cumartesi açık, çalışan kişiler hafta hafta aralarında değişiyor)5,5 gün çalıştığım haftadaki yarım günüm bayram tatiline denk geliyor. Bu durumda son
Çalışma şekli; 5 gün çalışılıp 2 gün izin yapılıyor, diğer hafta 5,5 gün çalışılıp 1,5 gün izin yapılıyor. (Cumartesi 13.30a kadar) (mağaza her hafta cumartesi açık, çalışan kişiler hafta hafta aralarında değişiyor)

5,5 gün çalıştığım haftadaki yarım günüm bayram tatiline denk geliyor. Bu durumda sonraki hafta 5 gün + 2 izin şeklinde mi devam ediyorum?
0
oldz
(11.03.26)
Hafta tatilinin bayrama denk gelmesi bir şey değiştirmez eski düzenden devam edilir.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.03.26)
yani sorun benim izin günümle bayram tatili aynı gün, çakışıyor. o yüzden o izin günümü ekstra kullanacak mıyım diye soruyorsan cevap hayır.
ama senin 5,5 gün çalıştığın haftadan sonraki çalışma şeklin zaten 5 gün olduğu için yine değişen bir şey olmuyor ki.
umarım doğru anlamışımdır.
0
elorelia
(11.03.26)
herhangi bir şey fark etmez. şöyle düşünün, hep 5+2 çalıştığınızı varsayın. bayram haftasonuna denk geldiğinde bir şey değişir mi?
0
co2s2
(11.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(3)

iPhone video boyutu küçültme

buenas
İPhone’dan bilgisayara yüklediğim 18.6 gb lik video nun boyutunu video kalitesini bozmadan nasıl küçültebilirim? USB ye atmaya çalışıyorum videoyu boyut çok büyük.
İPhone’dan bilgisayara yüklediğim 18.6 gb lik video nun boyutunu video kalitesini bozmadan nasıl küçültebilirim? USB ye atmaya çalışıyorum videoyu boyut çok büyük.
0
buenas
(09.03.26)
Video kalitesini bozmadan küçültmeniz mümkün değil. Bir miktar kaybı göze alacaksınız. www.capcut.com veya www.adobe.com adresinden ücretsiz/deneme sürümünü bilgisayara indirip kolayca yapabilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.03.26)
h.265 (hevc) ile kodlayabilirsin, çevirirken benzer kaliteyi seçersen boyut azalır.
0
iustitia omnibus
(09.03.26)
handbrake ile H265'e çevirin
+2
co2s2
(09.03.26)
(4)

Telefon hat kablosu nereden bulunur

grimavi
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR3t29-XFSEEcftMat_E70L3uY2VWQmmFtD7w&usqp=CAU
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
grimavi
(09.03.26)
satar
0
jelly bear
(09.03.26)
tabii ki satar.
0
co2s2
(09.03.26)
elektronikçiler de satar. iki tarafında da soket olacak mı? bazısı bir tarafı soket diğer tarafı yarım ay pabuç şeklinde de olabiliyor. tam ihtiyacınıza göre alın. köken kablo alacağım deyin işten anladığınızı bilsinler. :D
+2
lazpalle
(09.03.26)
iki tarafı da aynı olacak
encrypted-tbn0.gstatic.com

Şu adaptör ile kabloyu uzatıp modemin evdeki yerini değiştirmek için
+1
🌸grimavi
(09.03.26)
(2)

İyi bir baharatci?

etna
Online den baharat alıp da memnun kaldığınız yerler var mı?
Online den baharat alıp da memnun kaldığınız yerler var mı?
+1
etna
(09.03.26)
Hayfene
0
sadakatsiz
(09.03.26)
https://www.kocabiyikbaharatlari.com/

doğrudan kendi sitelerinde satmıyorlar ama ne yapın ne edin bunların ürünlerini alın.
0
co2s2
(09.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(14)

kaç dil biliyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor.
turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor.
fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil
ingilizce akıcı
rumence başlangıç

ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil
İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum.
İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.

ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs.
master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.

türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.

ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.

bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.

hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.

hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.

turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.

bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
ingilizce ve türkçede eşit derecede rahatım. hayatımın yarısından fazlası ingilizce konuşulan bir ülkede geçti, bu yüzden iki dile de hakimim. orta seviye italyancam var (lisede italyanca gördüm ve sonra 2 yıl italya’da yaşadım). ayrıca bizim şu anki okulda 2 tane reading comp yapmak zorunlu; o yüzden almanca ve fransızca reading proficiency sertifikalarım var. ortaokulda ayrıca almanca görmüştüm, a2 gibiyim. bir de osmanlı türkçesi okuyabiliyorum. matbu zaten çok rahat, rika eh seviye. siyakat falan okuyamıyorum tabii. geniş ailede yahudi bireyler var, onlar da arada bana ibranice kelimeler öğretiyorlar.

dillere çok merakım var, o yüzden her dili kullanmaya gayret ediyorum fırsat buldukça.
0
eileengray
(10.03.26)
türkçe ana dilim.

ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum.
fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir.
ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim.
eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce
+ Vardır B2. En azından yakındır.

+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım.
+ Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
+1
put it in your appropriate place
(10.03.26)
(2)

Yönetici Mülakatındaki Şu Sorulara Cevabınız Ne Olurdu?

lapetitemort
Herkes 1 soru için tüyo verse yeterli :)1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?3. İş yapmak istemeyen, zıtla
Herkes 1 soru için tüyo verse yeterli :)

1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.
2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?
3. İş yapmak istemeyen, zıtlaşan ve geri bildirim almayan bir çalışanla nasıl mücadele edersin?
4. Düşük performans sergileyen bir çalışana yaklaşımın ne olur?
5. Yüksek performanslı ama toksik bir çalışanın var. Ne yaparsın?
6. Çok acil bir iş için çalışanına mesai yaptırman gerekti. Nasıl idare edersin?
7. Birbiriyle geçinemeyen iki tane çalışanın var. Ne yaparsın?
8. Çalışanların giriş-çıkış saatlerini görebiliyorsun. Bu bilgi senin için önemli mi?
9. Üslubunuzla ilgili geçmişte bir takım geri bildirimler almışsınız. Bunu nasıl düzelttiniz veya düzeltebildiniz mi?
10. Bu pozisyona tepki olarak mı başvurdun? (düşük performans puanı ve mevcut lider ile anlaşamamaktan dolayı)
11. Hangi durumları müdürüne taşırsın, hangilerini kendin halledersin?
12. Teknik bilginin zayıf olduğu yeni bir alanda liderliğe başvuruyorsun. Çalışanların konuya senden daha fazla hakim olacak. Durumu nasıl idare edeceksin?
13. Şeflerden biri toplantıda çalışanına yapmak istemediği bir iş verdi. Tepkin ne olur?
14. Sihirli bir değneğin olsa şirkette neyi değiştirirdin? (Hemen akabinde, bu konuda değişiklik yaratmak için ne yaptın sorusu geliyor).
15. İçedönük birisi olarak liderlik sürecinde zorlanmayacak mısın?
0
lapetitemort
(08.03.26)
1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.
- Teknik alanda ilerleyeceğim daha az alan, yöneticilik alanında ise daha çok alan var. İnsan ilişkilerime güveniyorum ve önümüzdeki dönemde kariyerimde bu yönde ilerlemek istiyorum.
2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?
- Ekibin deadlinelara uymamasının sebebini öğrenmeye çalışırım. Daha çok dirsek temasında olurum, takıldıkları alanda hem bireysel destek veririm hem de önlerini açabilmek için kendi networkümle nüfuzumu kullanırım.
3. İş yapmak istemeyen, zıtlaşan ve geri bildirim almayan bir çalışanla nasıl mücadele edersin?
- Tek başına yaptığı işleri başka biriyle birlikte çalışmasını isterim. Bu diğer kişi şirkete bağlı, iş etiği olan, yüksek performanslı çalışan biri olur.
- İş yapmak istememesinin kök nedenine inerim. Bunun için 5 kere neden (the 5 whys) sorusunu sorarım.
4. Düşük performans sergileyen bir çalışana yaklaşımın ne olur?
- Pls see question 3.
5. Yüksek performanslı ama toksik bir çalışanın var. Ne yaparsın?
- Toksikliğine neden olan etmenleri ortamından uzaklaştırırım. Bu bir kişi, bir ortam olabilir.
6. Çok acil bir iş için çalışanına mesai yaptırman gerekti. Nasıl idare edersin?
- Konunun pazarlık yapılamaması için mesainin kesin olduğuyla başlarım. Bu mesaiyi huzurla yapması için ne gerekiyor, bunu sorgularım.
7. Birbiriyle geçinemeyen iki tane çalışanın var. Ne yaparsın?
- Önce 1-1 görüşme yaparım. Kök nedenini öğrenirim. (Bu tür tüm soruların cevabı kök nedenine inmek olmalı) Sonra üçlü görüşme yapar ve aralarını yaparım. Şirket içinde çalışmak zorundasınız, arkadaş olmasanız da medeni olmak zorundasınız temalı bir konuşma yaparım. Bu görüşmeyi milat kabul ediyorum. Bundan sonraki ilk sorunda geçmişle bağlantısız sorunu çıkaranı mesul tutacağımı ifade ederim.
8. Çalışanların giriş-çıkış saatlerini görebiliyorsun. Bu bilgi senin için önemli mi?
- Önemli. Bazı insanlar sabah uyanamaz ama akşam performans gösterir. Belki geç gelip geç giden insanlar var. Ya da gün içinde arazi olanlar var. Ekibi tanımak için önemli. Üçün beşin hesabını yapmam ama öncelikle işyerinde olması gerekirken dışarıda olan birinin sorumluluğu konusu gündemimde olur. Diğeri de adalet duygusunu tüm ekibe yaymak için herkesin ekiple uyumlu çalışması önemli. Herkes birbirini gözlüyor. Biri erken çıkıp diğeri vaktinde çıkıyorsa, bu alışkanlık haline gelmişse, boş yere çalışanların arası açılabilir, gruplaşmalar başlayabilir. Fırsat vermemek lazım.
9. Üslubunuzla ilgili geçmişte bir takım geri bildirimler almışsınız. Bunu nasıl düzelttiniz veya düzeltebildiniz mi?
- Bununla ilgili etkin aksiyonlar alıyorum. Çatışma yönetimiyle ilgili sorunlarımı çözebilmek için eğitimlere katıldım ve mentor olarak gördüğüm kişilerin geri bildirimlerini aldım.
10. Bu pozisyona tepki olarak mı başvurdun? (düşük performans puanı ve mevcut lider ile anlaşamamaktan dolayı)
11. Hangi durumları müdürüne taşırsın, hangilerini kendin halledersin?
12. Teknik bilginin zayıf olduğu yeni bir alanda liderliğe başvuruyorsun. Çalışanların konuya senden daha fazla hakim olacak. Durumu nasıl idare edeceksin?
13. Şeflerden biri toplantıda çalışanına yapmak istemediği bir iş verdi. Tepkin ne olur?
14. Sihirli bir değneğin olsa şirkette neyi değiştirirdin? (Hemen akabinde, bu konuda değişiklik yaratmak için ne yaptın sorusu geliyor).
15. İçedönük birisi olarak liderlik sürecinde zorlanmayacak mısın?


Çok uzunmuş, şimdilik bu kadar.
+2
gabe h coud
(09.03.26)
1- küçük örneklerle gördüm ki, kendi işimi iyi yaptığım kadar, başkalarını yönlendirmede başarılıyım. verdiğim öneriler, gösterdiğim yollar hep doğru çıkıyor. bunu daha genele yaymak istiyorum.

2- işin gecikme sebebini doğru anlamaya çalışırım. beklentiler yüksek olabilir. iletişim eksik olabilir. ekip zayıf/küçük/yetersiz olabilir. eğer gerçekten de ekipte bir problem olduğunu hissedersem, ekip içi iletişimi arttırıp çözüm yolları bulmaya çalışırım. yöntemleri değiştirmeye çalışırım. bunu yaparken projede en çok ben çalışırım, örnek olmaya çalışırım. eğer olmuyorsa, zaman kaybetmeden üst yönetime taşırım.

3- kişisel bir sorunu olabilir, motivasyon kaybı olabilir, yanlış bir pozisyonda çalışıyor olabilir. birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim.

4- kişisel bir sorunu olabilir, motivasyon kaybı olabilir, yanlış bir pozisyonda çalışıyor olabilir. birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim.

5- birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim ama uzun süre müsamaha gösteremem.

6- gönüllülük esasına göre mesai ayarlarım. eğer mırın kırın ediliyorsa, ben de kalırım ve yardım ederim. önceden söz vermem ancak bu mesainin bir karşılığını vermeye gayret ederim (idari izinlerde daha esnek davranma gibi)

7- ayrı aryı konuşurum. mesele kişiselse, profesyonelce çalışıp kişisel meseleleri dışarıda bırakacakları bir ortam yaratırım. mesele işin yapılma yöntemiyse, süreçleri/görevleri yeniden tanımlarım.

8- giriş çıkış saatleri tek başlarına benim için bir şey ifade etmiyor. toplu ahengi bozmadığı sürece meseleye kişi kişi bakmaya çalışırım.

9- aldığım geri bildirimler doğrultusunda farkındalık geliştirmeye çalışıyorum.

10- "tepki" pozisyon değiştirmek için doğru bir motivasyon değildir. ben bu pozisyonda başarılı olacağımı düşündüğüm için başvurdum.

11- yetkim doğrultusunda kısa süre içerisinde yapabileceğim her türlü durumu kendim çözmeye çalışırım. yetkimi aşan ya da zaman alacak şeylerle ilgili müdürümü derhal bilgilendiririm.

12- ben își değil, insanları idare etmeye geliyorum. karşılıklı güven ile her türlü teknik sıkıntı çözülür.

13- anlık tepkiler vermek doğru olmaz. toplantı sonrasında çalışanla görüşürüm, neden yapmak istemediğini anlarım.

14- çalışanlardan daha fazla geri bildirim almaya çalışırdım. işi yapan onlar, işi nasıl daha iyi yapılacağını bilenler de onlar.

15- içedönük olmam iletişim kurmayacağım anlamına gelmez. tam tersine daha iyi gözlem yapıp, süreçleri daha doğru yürütebilirim.
0
co2s2
(09.03.26)
(2)

Bad Bunny'nin tarzını oluşturan janrlar hangileri

sekizdokuzon
Reggaeton diyorlar. Başka hangi anahtar kelimelerle Bad Bunny'nin yaptığı şarkıların benzerlerine ulaşırım?Teşekkürler.
Reggaeton diyorlar. Başka hangi anahtar kelimelerle Bad Bunny'nin yaptığı şarkıların benzerlerine ulaşırım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.03.26)
trap,pop
0
Purple life
(08.03.26)
"latin trap" diye bir şey duymuştum.
+1
co2s2
(09.03.26)
(2)

İdrar kültürü sonucunun gecikmesi normal mi

egerbiryolcu
Bir hastamız için idrar kültürü tahlili istendi. Salı günü verdik hafta içi sonuç çıkmadı. Araya haftasonu girdi. Bu defa yarın da çıkmazsa diye endişelendim. E nabizda bilgi yok. Normalde üç günde çıkıyor diye biliyorum.Detaylar: idrarda bakteri var. Bu kesin çünkü önceki kültür sonucunda da çıkmış
Bir hastamız için idrar kültürü tahlili istendi. Salı günü verdik hafta içi sonuç çıkmadı. Araya haftasonu girdi. Bu defa yarın da çıkmazsa diye endişelendim. E nabizda bilgi yok. Normalde üç günde çıkıyor diye biliyorum.

Detaylar: idrarda bakteri var. Bu kesin çünkü önceki kültür sonucunda da çıkmıştı. Bazı sebeplerden tekrar istendi. (Farklı hastanelerden dolayı)

Doktorun tahlili istediği gün pazartesiydi. O gün veremeyip ertesi gün salı gunu verdik aynı barkodlu tüpü. Tarih ertesi gün olduğu için işleme alınmamış olabilir mi.(Tabii ki idrarı salı günü aldık bekletilmesi idrar)

Ameliyat günü için tarih alınacaktı fakat doktor demiş ki idrar kültürü sonucu çıkmasi lazım. Ama bu istenilen idrar için mi yoksa işleme alınan idrar için mi sistemde ne gördü bilmiyorum. İşleme alınani kastettiyse o zaman sorun yoktur beklemeye devam deriz ama emin olamıyoruz.

Yarın bu bilgiye erkenden ulaşmamız gerekiyor ihtimalleri öğrenmek istedim.
0
egerbiryolcu
(08.03.26)
normalde kültür negatifse sonuç erken çıkar. pozitifse süreç uzuyor. ne üredi ve nelere dirençli onlara da bakılıyor çünkü.
+2
nolmus yani
(08.03.26)
benim bildiğim önce en standart antibiyotiklere bakıyorlar, eğer bakteri onlara dirençliyse alternatif antibiyotiklere bakıyorlar. süre uzayabiliyor.
+1
co2s2
(08.03.26)
(11)

Çekirdek kahveyi online nereden alıyorsunuz?

sonhakan
Internetten önereceginiz bir yer var mı?
Internetten önereceginiz bir yer var mı?
0
sonhakan
(08.03.26)
Illy marka çekirdek alıyorum, kendi sitesinden, zaman zaman güzel indirimler de yapabiliyorlar.
0
mechtech
(08.03.26)
uzun denemeler sonucunda gerek tat gerek f/p olarak benim için en iyisi tchibo barista edition oldu. tabi bunu moka pot için söylüyorum, espresso için de benzer sonuç verecektir (git: www.tchibo.com.tr )
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
otomatik kahve makinesi için kahve dünyası espresso çekirdek kahve alıyorum, genelde trendyol üzerinden daha uyguna geliyor. her zaman aynı dolgun tat.

filtre kahve için de nitelikli çekirdek alıyorum. farklı 3.dalga kahvecilerden hangisini denk getirirsem.
0
MtKrt
(08.03.26)
Sanalbaharat
0
yeahbutso
(08.03.26)
coffetropic'ten alıyorum ben
0
belkider
(08.03.26)
fotrsapka
(08.03.26)
2 al 1 öde, 2 al 1'i money iade gibi kampanyalar oldukça migros'tan ki şuan da kampanya var. 3 saati kaldı, dünden beri devam ettiğinden sizin şubede seçenekler azalmış olabilir tabi www.migros.com.tr
0
konetsu
(08.03.26)
kafeingo'dan abonelikle alıyordum düzenli.
0
co2s2
(08.03.26)
Sanalbaharat.com’dan memnun kaldım.
0
biseysorcaktim
(08.03.26)
filtre kahve için deal'dan espresso için tchibo'dan alışveriş yapıyorum. daha önce null'dan da almıştık, ondan da memnun kaldık.
0
another satisfied lover
(10.03.26)
thracia
(10.03.26)
(9)

Eve temizlikçi nasıl buldunuz? Armut dışında bir yol var mı?

uzdeniz
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
0
uzdeniz
(08.03.26)
Muhtar
+1
yeahbutso
(08.03.26)
Arkadaş ve konu komşuları.

Sitedeysen güvenlik ve temizlik çalışanlarına da sorabilirsin.
+2
gabe h coud
(08.03.26)
ilk kez bu hafta armut'tan cagirdik, sansimiza cok memnun kaldik. bundan sonra kendisiyle devam edecegiz.

eger istikrarli giderse armuttan pisman olan ve bizimkini cagirmak isteyen 2-3 arkadas var ama simdiden.
0
aguen
(08.03.26)
benim çok eski bir temizlikçim var, ona sorduğumda bana illa birini buluyor.

komşulara sorun.
etraftaki bakkala çakkala sorun.
varsa kapıcıya sormak çok mantıklı.
0
co2s2
(08.03.26)
Site giriş kapılarındaki güvenliklere sorun
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
bakkala dukkanlara bile sorabilirsin esnafın kulağı delik olur bu konuda
0
eja
(09.03.26)
sahibinden yardımcı ilanları
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
eleman yönlendir diye bir siteden çağırıyorum. ucuz değil ama arada kod verip indirim sağlıyorlar. genelde türki cumhuriyetlerden gelen kadınlar geliyor. memnun musun derseniz, bazen iyisi denk geliyor, bazen üstünkörü iş yapan denk geliyor. ama ihtiyaç duyduğum günde gelmesi açısından benim işimi görüyor bu site.
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
facebooktan buluyorum ben böyle şeyleri. "*şehir* iş ilanları" diye aratıyorum, çıkan gruplarda işin ne olduğunu ve nasıl birini aradığımı yazıyorum. dönüş yapanlardan seçiyorum
0
mezzosprite
(10.03.26)
(12)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-2
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(18)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.