Giriş
(3)

kış lastiği kullanımı hakkındaki tebliğ

bay b
bu alttaki şekilde bir tebliğ zaten daha önce de yok muydu?eğer herkes için zorunluluksa araç kiralama firmalarının kış lastiğini opsiyonel sunup ek ücret istemesi usulsüz değil mi?https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/10/20251004-3.htm
bu alttaki şekilde bir tebliğ zaten daha önce de yok muydu?
eğer herkes için zorunluluksa araç kiralama firmalarının kış lastiğini opsiyonel sunup ek ücret istemesi usulsüz değil mi?

www.resmigazete.gov.tr
0
bay b
(10.10.25)
eskisini aramadım kıyaslamak için ama küçük bi google araması 4 aydan 5 aya çıkarıldığını söylüyor. sıfırdan yeni bir şey gelmemiş olan güncellenmiş muhtemelen.
0
konetsu
(10.10.25)
yolcu ve yük taşıyan araçlar için zorunlu, onun dışındakiler için zorunlu değil. Bu süre de 4 aydan 5 aya çıktı.
Kiralama şirketleri de zorunlu değil diye ek özellik olarak satıyorlar.
0
burfak
(10.10.25)
bu yıllardır var olan bir şey. ticari olarak kullanılan (yolcu ya da yük taşımak gibi) araçlar için geçerli. evden işe işten eve gittiğiniz kendi aracınız ya da şirket aracınız için geçerli değil.

kaldı ki çoğu kiralama firması zaten kış lastiğini fiyata dahil veriyor. en azından benim bugüne kadar kiraladığım tüm filo firmaları öyle vermişti.
0
co2s2
(10.10.25)
(12)

Pilotluk gereksiz abartılmıyor mu sizce de?

messina123
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berbe
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berber>eczacı=manav=kasap>bankacı>araştırma görevlisi=muhtar>kasiyer>kadın kuaförü>diyetisyen gibi bir sıralama yaparım
0
messina123
(09.10.25)
Hosteslerde çaycı zaten. Özel sektörde çalışsalar asgari ücret olacaklar.

Ama asgari ücret verdiğin birini, müşterilere karşı gülümsetemezsin. Her zaman alttan alan kişinin sen olacağına ikna edemezsin.

Ona yüksek maaş teklif edersin, hele yolculara gülümsemesin bakalım, direkt işten atarlar.

Uçak dediğin milyonlarca dolarlık taşıt. İçinde yüzlerce insan var. Hata yapma ihtimalin düşük değil hiç olmamalı. Pilotu tam olarak işe kendisini verebilmesi için büyük bir motivasyon gerek. Oda maaş işte.

Kapitalizm bu. Hatta bir araştırma vardı, insanların maaşı arttıkça verimliliği de artıyordu, işleri daha çabuk bitiriyorlardı. Kişi aynı işi yapmasına, aynı pozisyonda olmasına rağmen.

Şunu da ekleyeyim; pilot hata yaparsa, yaptığı hatayı düzeltemez. Velev ki uçağı düşürdü, paramparça etti. Firma ne yapacak milyon dolarlık uçağın faturasını pilota mı kesecek? Kesse pilot ödeyebilir mi? Mahkemeyle pilotun hayatını mahvedersin, ama uçak paramparça olduğuyla kalır.

Diğer yandan otobüs şoförünün yaptığı kazanın bedelini ödemesi daha olabilir bir şey. Otobüs şoförünün hata yapması kabul edilebilir yani
0
substituent
(09.10.25)
Aslında insanları mesleklerine göre değil de o meslekteki yetkinliklerine göre değerlendirmek lazım.
Benim için en “kutsal” meslek öğretmenlik, birini eğitiyorsun bunun kıymeti o kadar büyük ki belki ancak doktorlukla falan yarışabilir.
Ama işinde kötü olan öğretmenler yok mu vardır işte bilemiyorsun.

Pilotluk da cool bir meslek, bir de “üniforma etkisi” diye bir gerçek var, havalılar, yoksa iş olarak bilemedim şimdi.
0
mutekebbir
(09.10.25)
Birinde sorun çıkarsa uyglulanacak yönergeler kitabı tuğla kalınlığında.

Diğerinde bir satır: Sağa çek Stop et.
0
Mirket
(09.10.25)
Öeh. En zor mesleklerden biri.
0
arbre
(09.10.25)
pilotlara önyargılıyım çünkü casanova edalarında çoğu. kesinlikle abartılıyorlar. maaşları yüksek olduğu için bi grup tapıyor ve “avlamaya” çalışıyor, durum bundan ibaret.
0
deartheodosia
(09.10.25)
Hayır abartılmıyor bence.

Pilotların sürekli girmek zorunda olduğu testler ve sağlık süreçleri var. Öncesinde aldıkları eğitim birkaç sene sürüyor ki başarısız olma ihtimalleri var. Koskoca uçağı kaldırmak ve indirmek kolay değil. İşin içine çeşitli risk faktörleri de var ayrıca.

Son birkaç senedir sıklıkla yurtdışına gidebilme fırsatım oldu. Bu süreçte fark ettim; Kabin memurların da işi zor. Pilot yolcuyla pek muhattap olmuyor iş gereği. Kabin memurları iş gereği sürekli yolcuyla muhattap olmak zorunda ve yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hem giderken hem dönerken.

Herkes siz biz gibi anlayışlı ve yapıcı insanlar değil ki. Saçma sapan bitmeyen istekleri olan, kural tanımayan, saçma sapan garip garip nedenlerden dolayı sorun problem çıkartan nice yolcu var. Sürekli muhattap oluyorsun bu tür cins insanlarla.
0
put it in your appropriate place
(09.10.25)
"Pay to play" bir iş haline geldi.
0
runaway
(09.10.25)
Ben pilotluğun değil de havayolu sektör kurallarının artık çok gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Yani sene 2025 oldu her sektör gelişti. Yani neden 3 saat önce havalimanında olmak zorundayız ya. Artık şartlar gelişti yani.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
evet haklısın abartılıyor. zannedildiği kadar zor bir iş de değil ayrıca. evet dikkat gerektiriyor ve hatayı affetmiyor. bin kere en zor şartlarda uçağa indirir, ölümden döndürürsün insanları, ama bir kaza her şeyi bitirir.

türkiye'de maaşlı çalışılabilecek en yüksek getirili işlerden biri. amerika'da millet 18 yaşında girince uçuş okuluna girip pilot alıyor.

savaş pilotu olsa neyse de yolcu uçağı pilotu olmak ve bunu sürdürmek çok zor bir iş değil.
0
tabudeviren
(10.10.25)
Bazı açılardan evet abartı kısımlar var ama buna sebep gene pilotlar kimisi pilot olunca dünya kendi çevresinde dönüyor sanıyor. Lakin kurallar katı eğitimler sürekli ve sıkı başarısız olma lüksün yok.

her iş zor ama insan olan yerde her türlü saçmalık oluyor maalesef.
0
basond
(10.10.25)
otobüs şöförü daha yorucu bir iş yapıyor, o açıdan daha zorlu. pilotlar bu anlamda yorulmuyor. otopilot denen bir şey var, sürekli direksiyon sallamıyorlar.

ANCAK

1- ben bugün bir otobüsün koltuğuna oturayım, iyi kötü kullanırım. konforlu bir yolculuk olmaz, ya da çok yavaş giderim, manevra zor yaparım ama otobüsü hareket ettirmek için teorik bilgiye sahibim. her gün bindiğim arabadan hallice bir araç. ama uçak öyle değil, kokpite girdiğimizde 1500 tane düğme var, mal gibi bakarız.

2- otobüste bir problem olsa, tehlikeli bir durum olsa, frene basıyorsun duruyor. motor patlasa, kendi kendine duruyor. acil durum prosedürleri yok gibi bir şey. "frene bas, dur, araçtan in." ya da dikkatsizlik yaptığında sonuçları çok büyük olmuyor. ama uçak öyle mi? en ufak bir hatada bir kaç yüz kişi ölebilir. "frene basarsın, durur" gibi bir durum yok. karmaşık sistemlerle, ani karar vermen gerekiyor. bu yüzden herkes pilot olamıyor, bu yüzden uçaklar ticari olarak kullanılana kadar 10 yıl testten geçiyor.
+1
co2s2
(10.10.25)
Abartıldığını düşünenlerdenim.

İnsanlar kullanmayı bilmedikleri kompleks bir cihaz gördüklerinde onu anlamlandıramayınca yapılan şeyin ekstrem zor bir iş olduğu algısına düşüyorlar. 2 sene boyunca eğitimini aldığın herhangi bir aracı geri zekalı değilsen ve motor becerilerin yerindeyse kullanabilirsin. Bir de şu "sürekli eğitim alıyorlar. sürekli sınava" giriyorlar diye savunan kitle var. İyi bir mühendisin kendini güncel tutabilmesi için kendini sürekli eğitmesi ve durmadan öğrenmesi gerekiyor. Sürekli teste giriyor olmak, sürekli öğrenmek bir kriter değil. Aldıkları ücretler tamamen arz talep dengesizliğinden dolayı yüksek. Ücretli çalıştığınız kapitalist sistemde kimse sizin yetkinlikleriniz ve aldığınız sorumluluklarla ilgilenmez. Daha fazla kişi pilotluğa ilgi duysun ve arz fazlası oluşsun, bak bakalım o aldıkları ücretler ne oluyor.

Bu işin benim için tek görünen zorluğu düzensiz çalışma saatleri. Gece uykumdan uyanıp saçma saatlerde işe gitmeyi istemem şahsen. Sürekli o hayatı sürdürmek çok yorucu.
0
synesthesia
(10.10.25)
(2)

sahibinden.com dolandırıcı ilanları

runaway
Bazen kapora isteyen dolandırıcılar denk geliyor. IBAN'a para atın evi size gösterelim falan diyorlar. Bunlara para kaptıranlar illa ki vardır. Polise şikayette bir şey yapılmıyor mu bu kişilere?
Bazen kapora isteyen dolandırıcılar denk geliyor. IBAN'a para atın evi size gösterelim falan diyorlar. Bunlara para kaptıranlar illa ki vardır. Polise şikayette bir şey yapılmıyor mu bu kişilere?
0
runaway
(09.10.25)
kullandıkları IBAN'lar kendilerinin değildir.
telefon numaraları da kendilerinin değildir. sık sık da değiştiriyorlardır.

işin üzerine düşerseniz bir şeyler olabilir belki. ama çok uğraşmak gerekebilir. türkiye'de hukuk çok çok yavaş işliyor.
0
co2s2
(09.10.25)
Yeni bir şey yapmışlar, para gönder derken para iste seçenegi de var ya, abi sana para gönderdim onayla onu diyip hesaptaki parayı alıyorlar. Bir videoda izledim.

bilginize.
0
liberal
(10.10.25)
(7)

Ehliyet yenileme ile ilgili soru

orta buyuklukte bir ulkenin krali
MerhabaKısa süreliğine farklı bir şehirde yaşıyorum ikametim hala İstanbulda. Gitmişken ehliyeti de yenileyeyim diye randevu da aldım ama 1 hafta kalacağım sadece. Bu süreç içinde ehliyet gelmezse diye ehliyeti şu an bulunduğum şehire yollatma şansım var mı yoksa illa ki ikamet adresine mi yollanıyo
Merhaba

Kısa süreliğine farklı bir şehirde yaşıyorum ikametim hala İstanbulda. Gitmişken ehliyeti de yenileyeyim diye randevu da aldım ama 1 hafta kalacağım sadece. Bu süreç içinde ehliyet gelmezse diye ehliyeti şu an bulunduğum şehire yollatma şansım var mı yoksa illa ki ikamet adresine mi yollanıyor ?
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(09.10.25)
Hatırladığım kadarıyla başvuru esnasında teslimat adresi belirtebiliyorduk.
0
yadigar
(09.10.25)
farklı adres alıyor olabilirler. sormanızda fayda var. ancak ehliyet yeniletmek için illa ikamet ettiğiniz şehirden başvurmaya gerek yok diye hatırlıyorum.
0
co2s2
(09.10.25)
@yadigar annem geçenlerde yeniletti ikamet adresi demişler illa ki sanırım ama o da emin değil

@co2s2 evet, ancak istanbula gittiğim için hazır gitmişken oradan halledeyim istiyorum zira ikamet adresim istanbulda taa başka şehre gitmesin gereksiz yere bir de ekim ayı sondu sanırım (yine vazgeçmezlerse) ekim bitmeden yaptırmış olurum.
0
🌸orta buyuklukte bir ulkenin krali
(09.10.25)
benim ehliyetim de kimliğim de ikamet adresime gelmedi, iş adresimi verdim oraya geldi. ama ikisi de aynı şehirde. farklı şehre yollarlar mı bilemedim.
0
kibritsuyu
(09.10.25)
@kibritsuyu anladım neyse artık orada bi sorarım olmadı başka bi yol bulurum almak için 1 hafta içinde gelmezse. annemin ehliyeti 2 günde gönderdiler. bakıcaz artık.
0
🌸orta buyuklukte bir ulkenin krali
(09.10.25)
benim ikametim istanbulda. kimliği balıkesirde yeniledim teslimat adresi olarak da balıkesirdeki yazlığı verdim sorun olmadı.
0
inheritance
(10.10.25)
@inheritance ikamet dışında yolanabiliyor demek ki umarım bende de sorun olmaz o zaman teşekkürler.

@sivri sinek randevuyu değiştirmem mümkün değil maalesef şu an bulunduğum şehirde gitmeye vaktim yok o yüzden istanbuldan aldım rendevuyu. teşekkürler yine de.
0
🌸orta buyuklukte bir ulkenin krali
(10.10.25)
(5)

Tv tavsiyesi

damacana
Şu iki tv arasında kaldım:https://www.epey.com/televizyon/toshiba-43uv3463dt.htmlhttps://www.epey.com/televizyon/grundig-43-gju-7500-b.htmlÖncelikle bütçem 20 bin tl'ye kadar. Tv izleme amaçlı almıyorum, daha çok ps5 ile kullanılacak ve youtube, tod prime video vs izleyeceğim. Salonda daha büyük bir
Şu iki tv arasında kaldım:
www.epey.com
www.epey.com

Öncelikle bütçem 20 bin tl'ye kadar. Tv izleme amaçlı almıyorum, daha çok ps5 ile kullanılacak ve youtube, tod prime video vs izleyeceğim. Salonda daha büyük bir samsung tv var, bunu ise odama alıyorum o yüzden fazla büyük olsun istemiyorum. Samsung'un arayüzü çok ağır mesela. Bunlarda ise Grundig'te andoid arayüzü mevcut, Toshibada ise vidaa var. Hangisi iyidir akıcıdır bilemedim internette farklı birşey söylemiş. Yeri geldiğinde telefondan da kontrol etmek istediğim için android tv daha iyi olabilir diye de düşünüyorum ama android tv çok yavaş diyenler de var.
0
damacana
(09.10.25)
bu seviyede performans anlaminda cok birsey bekleme. isini gorur mu gorur. ama oled kalitesi de yok yani. her iki urun de en baslangic panel. ama odaniza aliyorsaniz yeterli yine.

ben olsam google tv li olani alirim. grundig yani. ya da alternatif baska google tv li urun bakin. play store daki her uygulamayi yukleyebilirsin uygulama cesiti cok daha fazla olur. android tv yavas da olsa uygulama var mi var. bazi uygulamalar lg de ve samsungda vidaa da olmazken google play store da hepsi var.
0
nuevo
(09.10.25)
google tv olan +1
0
kornisch
(09.10.25)
toshibayı türkiyede vestel üretiyor. grundigde arçelik üretimi. bunları alacağına google tv tlc al. annemlere aldım gerçekten fp çok iyi.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
google tv'll olması sebebiyle Grundig
0
co2s2
(09.10.25)
şunu al seninkiler çöp
www.amazon.com.tr
+1
deepex
(09.10.25)
(5)

Alınganlık vs kuruntu/paranoya

encokbenisevinnolur
Bu ikisinin birbirinden ayrıldığı noktalar nasıl anlaşılıyor? Ya da illa uzman gözü mu gerekir?Mesela kendisine söylenilen bir şeyi, geçmişteki alakasız bir konuyla bağlantılı algılayıp üzerine alınan kişi, alıngan mıdır paranoyak mıdır, bunu ayırt etmek mümkün mü? Olaya göre mi değişir?Ya da intern
Bu ikisinin birbirinden ayrıldığı noktalar nasıl anlaşılıyor? Ya da illa uzman gözü mu gerekir?

Mesela kendisine söylenilen bir şeyi, geçmişteki alakasız bir konuyla bağlantılı algılayıp üzerine alınan kişi, alıngan mıdır paranoyak mıdır, bunu ayırt etmek mümkün mü? Olaya göre mi değişir?

Ya da internette rastladığı bir yazı paylaşım vs.'yi kendisiyle ilişkilendirip "bana diyor" diye okuyan biri ne oluyor?
0
encokbenisevinnolur
(09.10.25)
mesela biri ortaya kötü bir laf salladı, "kesin beni kastetti" düşüncesi narsistik bir düşünce aslında. narsistik kişilik demiyorum düşünce diyorum farkındaysan. özgüvensizlikten kaynaklanıyor ama aslında özünde "herkes ve her şey benle alakalı olmalı"ya bağlanıyor. bu bilgiyi bi cebe atalım.

bu düşünce biçimi kişinin gerçeklikle bağını koparmaya başladığında paranoya oluyor. yani alınganlıkta içten içe aslında öyle olmadığını, "alındığımızı" veya kendimizi fazla önemseyip gereksiz kuruntu yaptığımızı biliriz. paranoyada ise o lafın gerçekten bize söylendiğine inanırız, söyleyen kişinin de bizi küçük düşürmeyi kafasına taktığına da.
0
nolmus yani
(09.10.25)
Alınganlık azımsanmayacak kadar yanlış anlaşılan bir şey bence. Bir konuda sana söylenen şeye olumsuz veya üzülerek cevap vermen veya yanlış anlaman alınganlık değildir, konuyu farklı anlamandır, nedense alınganlık derler. Bence böyle diyenler üste çıkmak için böyle diyorlar.

Alınganlık, sana söylenmemiş bir sözü sana söylenmiş gibi algılayıp üzülmen yani üzerine alınmandır. Çoğunlukla olumsuz anlamda olur ama olumlu anlamda alınma olayı da vardır, onlara alıngan denmiyor nedense.

Kuruntuda herhangi bir tetikleyici yeter, illa birinin bir şey söylemesi gerekmez. Mesela biri dışarıdan geldi üzerinde kırmızı bir atkı vardı aynı seninkine benziyordu ve sana kıl olduğunu bildiğin biri. İçinde biri bu atkıyı gördü, yeni olduğunu fark edince başladı konuşmaya "yeni atkı almış, aynı benim atkım gibi. Benimkinin aynısını almış. Aynı renk almış. Kesin beni kıskanıyor. Bu kadar olmaz canım, hem bana sebepsiz gıcık ol hem git benimkiyle aynı atkıyı al bu ne ya..."

Bu kuruntudur işte. Çünkü asılsız bir şeye aslı varmış gibi yapışıp didiklemektir kuruntu. Halbuki o dışarıdan gelen muhtemelen senin böyle bir atkın olduğunu bilmiyor. Sen onun bu bilgiye sahip olup olmadığını bilmiyorsun, bu net. Bilmediğin konu hakkında neden olumsuz hatta kötü fikirler üretiyorsun, hem de durduk yere? Çünkü kendini ondan yana güvende hissetmiyorsun.

Paranoya olayları konuşmaları durumları çok büyüterek kötüye yormaktır. Mesela deminki dışarıdan gelen kişi seninkinin aynısı atkıyı almakla bir şekilde sana zarar vermenin peşinde diye düşünüyorsan bu paranoyadır. Ama sadece kıskanç olduğunu düşünüyorsan bu kuruntudur. Paranoya her şeyi büyük çapta kötülüklere yorma işidir. Bir ileri adımı psikopatlıktır.
0
muhayyer divan
(09.10.25)
paranoya aşırı kuşkuyla başlayıp artık hayatını devam ettiremiyecek şekilde seni meşgul eden düşünceler. alınganlık etkisi 1 2 saat sürüp geçebilecek bir şey. bunun net bir yorumu yok ancak paronaya net olarak belli olur.

internettekini bana diyor diyen bir kişinin tavrı hareketleri gözlemlenmeli uzaktan yorumla fark edilebilecek bir durum değil.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
her gün her gün alınganlık yapıyorsa paranoyadı bence. ayda yılda bir yanlış anlama sonucu alınganlık yapıyorsa, hoşgörürsünüz, geçer gider.
0
co2s2
(09.10.25)
""Ya da internette rastladığı bir yazı paylaşım vs.'yi kendisiyle ilişkilendirip "bana diyor" diye okuyan biri ne oluyor?""

Bunu sonradan eklemişsin, ben cevap yazdığımda yoktu. Bu dediğinle ilgili şöyle bir durum var;

Normal hayatında alıngan olmadığı halde sadece bir konuda hayatla/Allah'la/Yaradan'la/vs arasında kalan bir "bana mesaj veriyor" alışkanlığı geliştirenler var, hiç de az sayılmazlar diye düşünüyorum. Spiritüellerin hayatı seyran etme, gelişmeleri olanı biteni okuma alışkanlıkları var mesela, bu okuma anlayışı çok mantıklı bir bakış açısından son derece mantıksız, hayal ürünü bir bakış açısına kadar geniş bir yelpazede gerçekleşiyor. İşte sağda solda "melek sayıları" görmek, bunu kendine mesaj olarak algılamak, ya da ne bileyim, renkler üzerinden bir anlam çıkarmak ona göre hareket etmek gibi.

Bu tarz şeyler de var ve bunlara alınganlık denebilir, ilk cevabımda bahsettiğim "konuşmalardan olumlu bir anlam çıkaranlara alımgan demiyorlar nedense" cümlesine bunlar dahil mesela.

Tamamen materyalist bir bakış açısıyla değerlendirilirse bu davranışlar paranoya veya psikopati olabilir. Ama kişilerin tamamen bilinçli ve kimseye zarar vermeden yaptıkları bir davranışsa paranoya veya psikopati olarak adlandırılamaz. İşin bu tarafı da var. Her şeye dümdüz ve %100 materyalist bakmak taraftarı değilim, insanoğlu envai üssü envai çeşit, her birinin kendine göre bir tarzı var. Her şey alınganlık olmayacağı gibi her şey illa bir şekilde adlandırılmak zorunda da değil bence.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
(10)

Annem dikey süpürge istiyor. ne almalıyım?

xu
bir tane dikey süpürgemiz vardı 5 bin tl'ye almıştık geçen sene ama bozuldu, kendi kendine çalışıyor, şarjı hemen bitiyor filan tamire gönderdik hala aynı dengesizlikleri yapıyor.O yüzden yeni dikey süpürge istiyor daha iyi biley alayım istiyorum ama ne alayım bilmiyorum.Işığı olsun istiyor. gecede
bir tane dikey süpürgemiz vardı 5 bin tl'ye almıştık geçen sene ama bozuldu, kendi kendine çalışıyor, şarjı hemen bitiyor filan tamire gönderdik hala aynı dengesizlikleri yapıyor.

O yüzden yeni dikey süpürge istiyor daha iyi biley alayım istiyorum ama ne alayım bilmiyorum.

Işığı olsun istiyor. gecede temizlik yapıyor çünkü.. 10-15 bin civarında olabilir.

var mı tavsiyesi olan ?
0
xu
(09.10.25)
arkadaşım bosch aldı, bosch matkabı da var, aküleri bir biri ile uyumlu olsun istedi. süpürgenin ışığı var, şarj konusunda batarya alternatifi hep olacağı için bosch üzmez diye düşünüyorum.

bu arada memnun süpürgesinden, robot süpürgesi de var. bu arada matkap filan diyince erkek olduğu sanılmasın.

ama geçen sene badilerimden birisi bir markayı önermişti onun da seveni çok, sözlüğe bakıp gelicem
(bkz: #164403188)
0
hoot
(09.10.25)
ben elektrolux kullanıyordum çok memnundum taa ki akordeon borusu yırtılana kadar :( sonra motoru ve toz torbası üstte olan aldım hiç memnun değilim çünkü aşırı ağır bir kullanımı oluyor. tavsiyem haznesi aşağıda olan bir şey alın. mesela annemde dyson v8 var o herkesin bayıldığı ürün fakat o da aşırı ağır ve sağ sola hareket ediyor yani sıfırdan bisiklet öğrenmek gibi :D
0
neira
(09.10.25)
@hoot'un arkadaşıyla aynı sebepten ben de einhell aldım memnunum genel olarak ama bu fiyatlara veya az üzerine süpürge olarak performansı daha iyi olan ürünler vardır. tercih sebebim, önceliğim farklıydı. bu bana yeter dedim ve batarya kısmı karar vermemde etkili oldu...
www.amazon.com.tr
ister 2.5ah akü alırsın hafif olur ister 4ah alırsın şarjı uzun gider istersen daha büyüğünü de alırsın... istersen çoklu akü alırsın biri biter de işin yarım kalırsa diğeriyle devam edersin.
ki bunlar gömülü bataryalı modellere göre çok daha hızlı şarj oluyor.


değiştirilebilir batarya ilk önceliğimdi, gömülü bataryalı ürün sevmiyorum...
değiştirilebilir olup da bataryayı bulamayacağın veya fiyatının çok yüksek olacağı ürünler de kötü bence. mesela philips yeni modellerde değiştirilebilir ama sadece bataryası 7000 filandı son baktığımda. ve philips o modeli ne kadar süreyle üretecek? yeni seride aynı standart batarya mı olacak belirsiz... einhell/bosch vs. markalarda yıllar sonra da uygun aküleri bulma ihtimalin çok yüksek.
0
konetsu
(09.10.25)
Bu cihazlarda en güçlü modda 15 dk.dan fazla çalışan marka yok mu? bu süre çok kısa geliyor temizlik bitmeden şarj bitiyor..
0
🌸xu
(09.10.25)
Arcelik marka kullanıyoruz gayet iyi ama gideceğimiz için ev eşyalarını satıyoruz. Düşünürseniz 2. El almayı fotoğraflarını gönderebiliriz.
0
Mükü
(09.10.25)
Dyson en ucuz modeli aldım ben çok güçlü meret memnunum.
0
kararsızataletfilozofu
(09.10.25)
rowenta almıştım yıllar önce, gayet mutluydum. geçen ablama kuzenler toplanmış philips almışlar. en iyisi oymuş.
0
co2s2
(09.10.25)
@xu ben 3+1 evi full turbo modda süpürüyorum bahsettiğim einhell süpürge ile 4ah akü takılıyken. 22dk demiş çalışma süresine 4ah ile ecoda 50dk. 8ah ile 44dk turboda 100dk ecoda çalışabiliyor. ve dediğim gibi yine çoklu batarya sistemi ile biri biterse diğer bataryaya geçip devam etme imkanı sunuyor.
0
konetsu
(09.10.25)
@xu bosch'lar normal süpürmede 45 dakika şarjı veriyor diye biliyorum. (arkadaşımın dediğine göre) ben de evi baştan sona süpürürken 45 dakika süpürüyorum yani tüm ev 45 dakika sürüyor. en üst güce göre değerlendirme, normal güç bence yeterli
0
hoot
(09.10.25)
şarjla kullanıma süresi ile ilgili : ben dikey süpürgeyi, klasik süpürge ikamesi gibi görmüyorum. yere bir şey mi döküldü, ya da bir yeri az kirli/tozlu mu gördüm, hemen dikey süpürgeyle çıtçıt süpürüyorum, o arada sağını solunu, odanın kalanını da süpürüyorum. her gün böyle bir oda süpürünce, haftalık ekstra süpürmeye gerek kalmıyor.
0
co2s2
(10.10.25)
(10)

Yeni doğan bebeğimiz için uzun vadeli getirisi yüksek en iyi yatırım nedir

su eve bi peynir alamadin diyen fare
SB. Ne önerirsiniz? Her ay aylıktan bir miktar bütçe ayırıp düzenli olarak yatırım yapacağım kızım için. Bazı arkadaşlar altın fonu falan yazıyorlar ama çok bilgim olmadığı için sizlere sormak istedim. Ne önerirsiniz, nasıl bir yatırım yapmalıyım sizce ? Her türlü öneriye açığım, zahmet eden yazan h
SB. Ne önerirsiniz? Her ay aylıktan bir miktar bütçe ayırıp düzenli olarak yatırım yapacağım kızım için. Bazı arkadaşlar altın fonu falan yazıyorlar ama çok bilgim olmadığı için sizlere sormak istedim. Ne önerirsiniz, nasıl bir yatırım yapmalıyım sizce ?
Her türlü öneriye açığım, zahmet eden yazan herkese teşekkür ederim.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(09.10.25)
yakında ben de aynısını yapmaya başlayacağım ve amerikan hisse senetleri, kripto, altın ya da gümüş fonuyla bir sepet oluşturup her ay düzenli olarak ekleme yapacağım.
0
sir gawain
(09.10.25)
en güzeli sepet yapmak, tek bir şeye bağlanmamak
0
sweetoffice
(09.10.25)
etrafımda bir kaç kişi bes yapıyor çocuklarını, bazı bankaların kampanyaları oluyor 5k gibi bir peşinatıda kendileri yatırıyorlar çocuklar için, fon takip edebiliyorsan yatırım danışmanın iyi ise düşünülebilir.
ben besi kenardaki para olarak görüyorum önem atfetmiyorum
0
eja
(09.10.25)
Bes yapin ama cocuga degil kendinize. Siz 65 yasiniza gelip emekli oldugunuzda biriken para cocugun olur.

Besin mantiksiz oldugunu soyleyen cok var altin al koseye koy diyorlar. ama problem basin sikistiginda ya da bir araba ev alacaginda o altini bozman aslinda. beste kayip vs oldugu icin dokunamiyorsun bu da birikime zorluyor. benim icin boyle en azindan.
0
nuevo
(09.10.25)
En iyisi fon diye düşünüyorum. Tefaş sitesinde fon karşılaştırma kısmında inceleyip seçebilirsiniz, ister sepet ister bir ikisine bağlı kalırsınız. En garantici yaklaşım da para piyasası fonları oluyor fon işlerinde.
0
encokbenisevinnolur
(09.10.25)
Ağaç dikin sirke kurun ekşi maya başlayın altın ve/veya gümüş alın.

Nasıl diye sormayın, hayal edin, zaten sizin olurlarınız size gel gel eder. Günde 20 lira bile kenara atmak çok fark yaratabilir. Onunla ayda bir gümüş granül alırsınız mesela.
0
muhayyer divan
(09.10.25)
Tek para birimi var. Altın! Her şey ona göre fiyatlanır. Kardeşi de gümüştür. 1000 yıldır değişmedi.
0
luluki
(09.10.25)
öncelikle bebeğiniz ömrü uzun olsun, annesiyle babasıyla mutlu bir hayat geçirsin.

uzun vadeden kastınız nedir? altın, fonlar, BES güzel seçenekler ancak bana göre açık ara en iyi yatırım arsa almaktır. 15-20 sene sonra imara açılması beklenen arsayı bugün komik paralara alırsınız. şöyle diyeyim. zamanında babam komik bir paraya (yanlış hatırlamıyorsam, bir aylık kazancından biraz fazla bir paraya) bir tarla almıştı. yıllar geçti, müteahhite verdik, 34 tane dairemiz oldu. böyle 2 tane daha arsa almıştı, birinden 5 tane villamız oldu, biri hala bekliyor. bebeğin geleceğini garantiye alırsınız. hatta kendi emekliliğinizi de garantiye alırsınız.
0
co2s2
(09.10.25)
sürekli alım olunca risk olmuyor.

abd borsası, kripto, altın, borsa alın.

her ay örneğin 10 bin mi koyacaksınız, abd borsası 3, kripto 1,5, altın 4, borsa 1,5 gibi dağıtabilirsiniz.

ama sürekli takip gerekiyor.
0
gurur
(10.10.25)
çocuğunuzun kişisel gelişimine yatırım yapın. bilingual (çift anadilli) yetiştirin. biriktireceğiniz para ile 2. dil kazandıracak bir bakıcı tutun. hayatın ilk 7 yılı için en sağlam yatırım.
0
runaway
(10.10.25)
(5)

Araba alıyorum vol2

kararsızataletfilozofu
sıfır araba almayı planlıyorum tavsiye ve önerilere açığım, daha önce hiç araba almadım muhtemelen bir daha da almam :)Volkswagen T-Cross Style dolu opsiyonlu tahmini 1.800.000 filan olacak.kredi findeks notum 1734 ( iyi seviyede )Eldeki para 500.000Araba 400.000İşbank kredi 250.000 ( 24 ay vade 17.
sıfır araba almayı planlıyorum tavsiye ve önerilere açığım, daha önce hiç araba almadım muhtemelen bir daha da almam :)
Volkswagen T-Cross Style dolu opsiyonlu tahmini 1.800.000 filan olacak.
kredi findeks notum 1734 ( iyi seviyede )

Eldeki para 500.000
Araba 400.000
İşbank kredi 250.000 ( 24 ay vade 17.000tl ödemeli )
Doğuş kredi 350.000 ( 12 ay vade 32.000tl ödemeli )
Vakıf kredi 250.000 ( 24 ay vade 21.000tl ödemeli-3ay ertelemeli )

Hesaplayınca 70 bin tl ödeme olacak maaşımda o civarda.
Kira, benzin, yemek, faturalar gibi giderleri annem halledecek.
3 ay ertelemeden dolayı da biraz maaştan para kalacak 3 ay boyunca.
ocak ayında 10-15 arası zam ve 100 bin tl ye yakın promosyon gelecek.
haziranda yine zam ve eylül gibi toplu bir para gelme ihtimali var.

Bu hesabın patlama ihtimali var mı bilmiyorum göremediğim bir şey var mı, yada başka fikir ?
Bankalar hop kardeşim ne bu tantana ne bu krediler demez diye tahmin ediyorum.

Bir sorum var aslında, 100-200 bin tl kasko-alım satım masrafı olursa;
ilave bir kredi daha çekeyim mi yoksa kredi kartıyla halledip 2-3 ay asgari ödeyip yavaş yavaş ödemek mi mantıklı ?
0
kararsızataletfilozofu
(09.10.25)
Gözden kaçan ayrıntılar,
kredileri (toplumumuz genelinde olduğu ve gelenek olduğu üzere) kurtarıcı görmen,
i.hizliresim.com
daha önce hiç aracının olmaması,
bir de son ödeme zamanında kadar hayatın getirebileceği başka olumsuz şeyleri hesaba katmamak.

Araç ilanlarına alacağımdan değil ama bazen bakarım.
sıfır aldıktan bir kaç hafta, bir kaç ay sonra satanlar oluyor. Paraya başka sebeplerden acil ihtiyacı olan kimseler mesela .

İyi düşünün ama şu halde krediye vs bulaşmadan 700-900bin aralığında ikinci el bir araç size yeter. Hem arabaları genel olarak tanıma ve tecrübe sahibi olmuş olursunuz. Arızası bile çıksa, sıfır aracın verdiği olumsuz hissi vermez.

İkinci el araçta olabildiğince sahibini tanıdığınız birinden alınmalı.
Çünkü mal sahibine benzer.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
kişisel tercih tabii ama bu kadar zorlanarak sıfır araba almanın finansal bir mantığını göremiyorum bu yüksek faiz ortamında. safi zarar bir işlem olur. bütçeniz kadar araba alın.
0
awlmi
(09.10.25)
bence al ayrıca sana ekstra bir taktik vereyim. örneğin 4-5 ay sonra eline bir miktar para geçti veya biriktirdin bir şekilde. fiyatları atıyorum, örneğin 100 bin tl. üstüne hemen 3 ayda ödemeli faizsiz yeni müşteriye özel 60k kredi çekiyorsun ve üstteki yüksek faizli kredilerin birini kapatıyorsun. bu şekilde yaparak daha hızlı düze çıkarsın.

kendine bir döküman hazırla her ödemeni not al 2 senelik 3 farklı krediyi daha az ödeyerek 1-1.5 seneye kapatırsın. benim örnek;
hizliresim.com
0
messina123
(09.10.25)
ben olsam bu şartlarda bu arabayı almazdım. ne olursa olsun insanın cebinde para kalması lazım.
0
co2s2
(09.10.25)
Ya şimdi bin tane senaryo kurabiliriz, biri gelir arabaya çarpar, sıfır arabaya çarptı değer kaybı istiyorum diye mahkemeyle uğraşırsınız.

Sizin boş anınıza gelir siz kaza yaparsınız, yaptığınızla kalırsınız.

Tüm bankalardan kredileri çekene kadar çektiğiniz kredilere dokunmayın. Başka banka kredi vermezse sorun olmadan iade edebilirsiniz en olmadı. Kredi çektiğiniz parayı hesaptan oynatınca iade işi kesintili oluyor
0
substituent
(09.10.25)
(6)

.h uzantılı kamera görüntüsü

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
bir kurumun kamera görüntülerini usb ile gönderdiler fakat dosyalar .h uzantılı elimdeki bilgisayarlar kısıtlı olduğu için açamıyorum. bu uzantı normal mi hatalı mı göndermişler? nasıl açabilirim? uzantıyı manuel olarak değiştirmeyi denedim işe yaramadıteşekkürler
bir kurumun kamera görüntülerini usb ile gönderdiler fakat dosyalar .h uzantılı elimdeki bilgisayarlar kısıtlı olduğu için açamıyorum. bu uzantı normal mi hatalı mı göndermişler? nasıl açabilirim? uzantıyı manuel olarak değiştirmeyi denedim işe yaramadı

teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(09.10.25)
kameraların markasını sor sonra o markanın kendi çıkardığı video oynatıcı var mı diye bak, bunun dışında pcde ffmpeg varsa "ffprobe dosya.h" yapınca ffmpeg dosyayı analiz etmeye çalışır belki ordan anlarsın nası bi video dosyası olduğunu
0
nahtoderfahrung
(09.10.25)
Görüntüleri kayıt cihazından USB ye aktarırken ilgili oynatıcı programını da otomatik kaydedilmesi lazım. Daha önceden PC ye kayıtlı dosyayı USB ye aktardılar ise bu ayrıntı gözden kaçmış olabilir.

Yine de bu haliyle bilgisayarda açmak için ise bu uygulamayı kurup (ilgili dosya üstünde sağ tıkla görünür) özelliklerine bakıp fikir yürüterek başka uygulamalarda açmayı deneyin.

mediaarea.net
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
Çok amele bir çözüm olacak ama uzantıyı .avi olarak değiştirip bir dener misiniz?
0
kibritsuyu
(09.10.25)
.h dosyası header dosyasıdır yani video değil. muhtemelen yanlış bir işlem yaptılar ondan dolayı böyle bir sorun oldu.
0
bravoteam
(09.10.25)
Dosya boyutu nedir ?
0
kimlanbu
(09.10.25)
hiç uğraşmadan dosyaları aldığınız kuruma sorun.

dosya adı ve boyutu ne bu arada?
0
co2s2
(09.10.25)
(3)

Bu sarkinin Turkce versiyonu var mi? (Gloria Estefan)

hot potato
https://www.youtube.com/watch?v=5SXX-pWzOY8Sanki 90larda yapilmis gibi geliyor Turkce sozlerle. Boyle Seden Gurel falan belki? Veya unutulmus basla bir sarkici.
www.youtube.com

Sanki 90larda yapilmis gibi geliyor Turkce sozlerle. Boyle Seden Gurel falan belki? Veya unutulmus basla bir sarkici.
0
hot potato
(08.10.25)
dinlemeyi kaçırmadıysam türkçe versiyonu (aranjman) yok. zaten yapması da çok zor. çok hareketli ve çok hızlı sözleri var. cesaret bile edememişlerdir. ajda pekkanıın palavra veya her yerde kar var şarkıları gibi yavaş ve az sözleri olan şarkılar tercih edilir genelde. ama müziğin bir kısmı kullanılmış olması kuvvetle muhtemel.
0
ground
(09.10.25)
türkçesi yok. hülya avşar show'da bi kere dans etmişti bu şarkıda hülya avşar belki onu hatırlıyor olabilirsin.
0
sozluk abisi
(09.10.25)
benim bildiğim yok. en azından ünlenmiş bir şarkı, ya da ünlü biri tarafından söylenmiş bir şarkı yok.
0
co2s2
(09.10.25)
(11)

Aylar sonra date'e çıkıyorum, ne öneriyorsunuz?

sekizdokuzon
Kendim gibi mi olayım?Teşekkürler.
Kendim gibi mi olayım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.10.25)
"Hayır, biraz cilve yap. Arada dudaklarını ısır karşısında."
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(08.10.25)
Karşı tarafın dudaklarını ısırsam jdksl düz adamım
0
🌸sekizdokuzon
(08.10.25)
kendin gibi olmaya çalış. bu zaten başlı başına zor bir şey. becerebildiğin müddetçe başarılısın.
0
fyodor fyodorovic
(08.10.25)
Sevişme ihtimali var mı
0
benaslindayohum
(08.10.25)
O zaman bakımını yap:)
0
benaslindayohum
(08.10.25)
Düz adamsan kendin olmaktan başka çaren yok ki zaten...
0
muhayyer divan
(09.10.25)
Nasıl geçti? Güncelle bizi
0
kullanicadi
(09.10.25)
Adam bir tık cahildi, arkadaş olduk.
0
🌸sekizdokuzon
(09.10.25)
gabar dağının zirvesinde, mum ışığında romantik bir yemek canlandı gözümün önünde
0
bobinhoo
(09.10.25)
öneri yok, ne gerekiyorsa kendiliginden gelir o islerde :)
0
sweetoffice
(09.10.25)
arkadaş olmak nedir ya?!
0
co2s2
(09.10.25)
(3)

İPad ekran nasıl sabitlenir

darkwizard
Merhaba İPad üzerine kâğıt koyarak bir çizim taslağı çizmem gerek ama ekrana kalemle çizmeye başlayınca ekran sağa sola vb oynuyor nasıl laptop gibi sabitleyebilirim.
Merhaba İPad üzerine kâğıt koyarak bir çizim taslağı çizmem gerek ama ekrana kalemle çizmeye başlayınca ekran sağa sola vb oynuyor nasıl laptop gibi sabitleyebilirim.
0
darkwizard
(08.10.25)
duvar kağıdı yapın, ekranı kitleyin, tekrar açar gibi yapın ama açmayın. kilit ekranında kalsın.
0
co2s2
(08.10.25)
Hocam denedim ama olmuyor yani kilit ekranı hemen kararıyor
0
🌸darkwizard
(08.10.25)
google'a sordum, guided access diye bir şey varmış. iPad'deki bazı fonksiyonları o anlık kısıtlıyormuş. mesela ekrana dokunmak gibi. bunu arayın, nasıl yapıldığını bulun, işinizi çözecek.
0
co2s2
(08.10.25)
(7)

Tarihi niteliği olan bir yapı satın alırken nelere dikkat edilmeli?

anaphylacticshock
Merhaba, Güney egenin meşhur ilçelerinden birinde satılığa çıkarılmış 3 katlı, 7 odalı, kocaman bir terası olan, büyük bahçeli, en az 100 yıllık tarihi bir ev bulduk. Ev dediğime bakmayın çok büyük gerçekten. Mimarisi falan çok güzel. Satan kişi burayı yaklaşık 2 yıl önce evin varislerinden satın al
Merhaba,

Güney egenin meşhur ilçelerinden birinde satılığa çıkarılmış 3 katlı, 7 odalı, kocaman bir terası olan, büyük bahçeli, en az 100 yıllık tarihi bir ev bulduk. Ev dediğime bakmayın çok büyük gerçekten. Mimarisi falan çok güzel. Satan kişi burayı yaklaşık 2 yıl önce evin varislerinden satın almış ve mimarisine, tarihi niteliğine uygun olarak restore ettirmiş.

Bu ev tapuda "2. Grup yapı, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" diye geçiyor.

Aslında aklımızda mülk almak yoktu ama evi görünce vurulduk. Kenarda altın olarak biraz birikimimiz vardı ve fiyat çok uygun olunca bu evi almayı düşünmeye başladık.

Fiyat konusunda şöyle diyeyim, bu evin fiyatıyla İstanbul'un biraz kalburüstü bir semtinde ara kat bir daire alınır ancak.

Bu ev küçük bir ailenin yaşaması için çok fazla büyük. (3 kat, 7 oda, 4 tuvalet banyo, 2 mutfak)

Alırsak nasıl değerlendirebiliriz, ne yapabiliriz diye düşündük. Aklımıza butik otel yapmak geldi ama biraz ürktük acaba baş edebilir miyiz diye. Buraya en yakın plaj minibüsle 35 dakika mesafede. Yaz tatili için burayı tercih eden olur mu bilemedik. Sonra dizi film çekimleri için kiraya vermek de aklımıza geldi ama buralarda şu zamana kadar sadece 2 dizi falan çekildi.

Ayrıca tarihi eser niteliğinde olduğu için otel yapmaya izin verirler mi emin olamadık.

Tapu kaydında buranın 2. grup yapı olduğu ve tarihi niteliği hakkında şerh var sadece. Başka bir şerh ya da beyan vs yok.

1) Siz olsanız durduk yere altın birikiminizi bozup böyle bir mülke yatırır mısınız?

2) Burayı alırken resmi prosedürlerde neye dikkat etmeliyiz? Fazla ucuz olması açıkçası biraz kıllandırıyor beni. Ya da bana mı öyle geliyor ve fiyatı aslında normal mi bilemiyorum. Buranın raicini, piyasasını nasıl öğrenebiliriz?

3)Tapunun üzerinde ipotek var mı nereden görebiliriz? ŞBİ olan tapu kaydı var elimizde. İpotek falan olsa bu kayıtta görünür mü?

4) Tapu kaydında ada ve parsel vs görünüyor. Tapu kaydı ve tapu fotokopisinde yazan evin birebir bu ev olduğunu nereden, nasıl teyit edebiliriz?

5) Yakın zamanda bir müteahhittin aynı daireyi birden fazla kişiye sattığına dair bir haber çıkmıştı. Bu nasıl mümkün olabiliyor? Böyle bir duruma düşmekten nasıl kaçınabiliriz?

6) Aklınızda hiç yokken böyle bir ev alsanız nasıl değerlendirirsiniz? Otel mi yaparsınız, başka bir şey mi? Biz açıkçası ne yapacağımızı bilemedik. (Ege'nin meşhur bir ilçesinde ama yabancı turist falan çok gelmiyor. Sadece yerli turist geliyor. Ev en yakın plaja minibüsle 35-40 dakika mesafede.)

Uzun yazdım biliyorum, kusuruma bakmayın. Bildiklerinizi yazabilirseniz çok sevinirim.
0
anaphylacticshock
(08.10.25)
Eve yükseldim ama anca yaşamak için alırdım. Otel kaldırmaz. Ege deprem bölgesi. Bir de tüm paranız buysa almayın bence.
0
arbre
(08.10.25)
aklima tam olarak su entry'm geldi: eksisozluk.com

evin bulundugu yerin statüsüne göre ne derece bir restorasyon mümkün, bu degisir. bu da pek sizin yapabileceginiz bir sey olmuyor. bürokratik islemler hayli uzun ve sac bas yolduran cinsten cünkü. üstelik koruma bölgesi olmasa dahi 2. grup yapi oldugu icin restoratörle calismak zorundasiniz.
ucuz olmasinin sebebi tapu üstünde ipotek olmasi falan degil, bürokrasi. eserin tespiti, koruma kurullarına basvuru, uygun proje hazirlanmasi, kurula projenin sunumu, ki eminim o proje asssla ilk seferde kabul edilmeyecek falan, derken muhtemelen evi alinca en az 3-4 sene bununla ugrasacaksiniz. bu sadece zaman degil, ayni zamanda her bir basamak ayri ayri para demek.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.10.25)
Biz de çok aşırı yükseldik eve. Hiç aklımızda yokken acaba alsak mı diye ciddi ciddi düşünmeye başladık. Ama çekirdek aile için çok aşırı büyük bir ev. Başka türlü değerlendirmeyi düşünüyoruz da işte ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Şu anda nakit olarak tüm paramız bu. Ama çok şükür satılmasını beklediğimiz 1-2 gayrimenkul var, 6-7 aya kadar gelecek meblalar var. Yani çok sıkıntıya girmeyiz diye düşünüyoruz.
0
🌸anaphylacticshock
(08.10.25)
Ev restore edilmiş zaten. Bize yapacak hiçbir şey kalmamış. Ev tepeden tırnağa restore edilmiş durumda.
0
🌸anaphylacticshock
(08.10.25)
en guzeli oralardan bir tanidik bulup sordurmak, dediginiz kosullarda butik otel vb cok kazandirmaz ve cok ugrastirir; dizi film vb kiraya vermek daha mantikli olur
0
sweetoffice
(08.10.25)
butik otelle basedebilirsiniz ama tapuda bir sikinti var mi diye avukatla görüsün. ayni zamanda yapi restore edildiyse dahi otel olabilmesi imar durumuna, mevzuata uygunluguna ve ilgili izinlerin alinmasina bagli. restorasyon tek basina otel olması icin yeterli degil. yapinin bulundugu arsanin imar planinda otel, turizm, ticaret veya konaklama amacli kullanima uygun olmasi lazim. yangın yönetmeligi, saglik, güvenlik ve diger otel isletme standartlarina uygun olmali. eger bunlar gözardi edilerek restore edildiyse otel olarak kullanamazsiniz, binayi tekrar bunlari saglayacak kriterde restorasyona sokmaniz gerekir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.10.25)
1. Deniz uzakta olduğu için almam gibi geliyor. Yazlık desem yazlık değil, kışlık desem kışlık değil. Yapılan restorasyonun içeriğini ve derinliğini de bilmiyorsunuz. Sadece görsel bir şeyler mi yapıldı? Yarın su boruları patlayacak mı, yoksa hepsi en iyi şekilde tamir edildi ya da yenilendi mi? Elektrik tesisatı ne durumda? Otel yapmak için de uygun değil gibi geldi. Odalarda banyo tuvalet olmadığı sürece otel olmaz. Ama bahçe varsa ve havuz yapılıyorsa, komple villa olarak kiraya verirsiniz belki.
2. Hem resmi prosedürler anlamında hem de rayici öğrenmek adına bir değer belirleme eksperi ile konuşsanız daha iyi olur. Özellikle de eski mülklerden anlayan bir eksper bulabilirseniz muhteşem olur. Bölgede tanıdık başka emlakçı var mı? Onlara sorabilirsiniz.
3. Eksper bunu öğrenir ama ipotek varsa zaten size satış yapılmaz.
4. Bu soruyu anlamadım. Bu evin arsasının tapudaki ada parselle aynı olduğunu soruyorsanız, parsel sorgu uygulamasından girin bakın, arsanın sınırları ile birlikte gösterecek. Evin o arsada olduğunu teyit etmiş olursunuz. Eğer sorunuz, evdeki tüm tadilat, ekleme vs gibi şeylerin tapuda kayıtlı olup olmadığını öğrenmek ise, eksper ile devam etmek daha doğru olur.
5. Elden para vermediğiniz sürece mümkün değil. Tapuya gideceksiniz, oradaki memurlar satışı yapabileceklerini, herhangi bir mani olmadığını teyit edecekler, siz de paranın %100’ünü BANKADAN göndereceksiniz. Memurlar da tapuyu size verecek. Parayı gönderirken, açıklamaya sığdığı kadar ada parsel vs bilgileri yazarsınız.
6. İlk soruda cevaplamış oldum aslında. Komple villa olarak kiralayın.

Bu arada ev tire’de mi?
0
co2s2
(08.10.25)
(3)

diyetisyen numarasına ulaşmak

dedim dedim de kime dedim
bir diyetisyen e ulaşmak istiyorum ama instagramına bakmıyor, yada bana dönmüyor. maillerine de bakmıyor. zaten biraz dolu müşteri olarak.acaba telefon numarasına nasıl ulaşabilirim?
bir diyetisyen e ulaşmak istiyorum ama instagramına bakmıyor, yada bana dönmüyor. maillerine de bakmıyor. zaten biraz dolu müşteri olarak.

acaba telefon numarasına nasıl ulaşabilirim?
0
dedim dedim de kime dedim
(08.10.25)
websitesi vs yok mu? ismi cismi nedir? ben de arayayım, numarası olmaması ihtimalini görmüyorum açıkçası.
0
co2s2
(08.10.25)
doktorsitesi, doktortakvimi vb. sitelerde de yok mu?
0
inheritance
(08.10.25)
devletteyse ulaşmak zor.

özeldeyse çalıştığı kliniğe ulaşın.
0
jelly bear
(08.10.25)
(7)

Hybrid mi elektrikli mi?

naksidil
Otomobil alacağım. Hybrid mi elektrikli mi? Fikrinizi ve neden böyle düşündüğünüzü açıklar mısınız?
Otomobil alacağım. Hybrid mi elektrikli mi? Fikrinizi ve neden böyle düşündüğünüzü açıklar mısınız?
0
naksidil
(08.10.25)
şehirler arası yol çok yapmıyorsan, özellikle evinde ya da iş yerinde şarj imkanın varsa elektrikli olabilir
bayramda bodruma giderim, tatillerde memlekete giderim şeklinde bir düşüncen varsa hibrit.

temelde yoğun dönemlerde şarj etmek ciddi problem. şarj cihazına erişiminiz kolay olmalı. (ev ya da ofis) gidip avm de şarj ederim diye düşünüyorsan sürdürülebilirliği zor.
0
kisa
(08.10.25)
Elektrikli pek istemiyorum ama altini dolduracak fazla argumanim yok. Yeni seyler ogrenmek istemiyorum, fazla moda olan seyleri istememe takintim var nedense, sarj beklemek istemiyorum. Bir de tabii nadir durumlardir falan ama arac yaniyor, bazi durumlarda kapiyi acamadiklari icin cikamiyorlar. Herhangi bir elektronik cihaz gibi birsey, sonucta siradan insanlariz ama isteseler arabayi kapatirlar bile.

Hibrit konusuna gelirsek. Toyota (Lexus dahil) ve belki Honda haric markalara guvenmiyorum. Mesela VW grubunda dinamo falan korkunc masrafli seyler duydum, bizzat tanidigim kisiler de dahil buna, kucuk bir grup ama son zamanlarda 3-4 kisi VW grubundan hibrit arac aldi, hepsi buyuk sorunlarla karsilasti. Hatta sifir Multivan alan biri var, araba aylarca serviste tamir edilmeye calisildi. Garantisi oldugundan para cikmadi sonucta ama ugrastirdi ve uzun vadede gene ayni durumlar olur diye dusunuyorum. Diger markalarda duzgun araclar vardir belki ama bilgisizlikten hic bulasmazdim.
0
mbond
(08.10.25)
ikisi de henüz oturmamış, gelişmeye devam eden teknolojiler. hangisinin alınması gerektiği ise aracı kullanacağınız koşullara göre değişim gösteriyor. en temelden gelelim.

elektrikli araçlar özellikle düşük süratlerde, dur kalkta çok verimliler. uzun yolda, yüksek süratte de verimliler ancak araçta taşıyabildiğimiz pil miktarı, ağırlık nedeniyle sınırlı. bir de pili şarj etmek zaman alıyor. bu sebeple uzun yolda kullanmak zor. pili şarj etme meselesi, pratikte elektrikli araçların tek dezavantajı. bir de elektrikli araçlar daha az bakım istiyor. daha çevreci. ve çoğunlukla çok güçlüler.

benzinle dizelle çalışan motorlar, aracın kalkışında ve düşük süratlerde verimsizler. yani şehir içinde, dur kalkın bol olduğu durumlarda verimli değiller. uzun yolda, yüksek süratte, sabit hızda daha verimliler. daha doğrusu, verimli demeyelim, kullanışlı diyelim. elektrikli araçlar uzun yolda da daha ucuzlar ama kısıtlı pil/menzil ve uzun şarj süreleri nedeniyle uzun yolda keyif kaçırabiliyorlar.

hibrit araçlar ise, elektrikli araçların ve benzinli araçların avantajlarını bir araya getiriyor. kısa mesafede, düşük süratlerde, dur kalkta elektrik motoru kullanarak verimi arttırıyor. yüksek hızlarda, sabit hızlarda, uzun mesafede benzin motoru kullanarak menzilinizi arttırıyorlar. bu arada araçtaki pil miktarı azalıyor, ağırlık da azalıyor.

şarj meselesi haricinde elektrikli araç almamak için bir sebep yok gibi. örneğin kendi evinizde şarj etme şansınız varsa, kesinlikle elektrikli araç ya da sabah işe gittiniz, hemen yan tarafta şarj etme şansınız var, kesinlikle elektrikli araç. yılda 1-2 kere tatile gidiyor olmanız sizi çok korkutmasın, onları da bir şekilde çözersiniz.

eğer sürekli olarak uzun yol yapıyorsanız, ancak o zaman benzinli araçlara dönebilirsiniz. bu durumda da saf benzinli araç yerine, hibrit araç yine daha mantıklı. tabii hibritlerin de bir kaç çeşidi var:

hafif hibrit: (mild hybrid falan diyorlar) bunlar genelde çok küçük bir elektrik motorla aracın kalkışına destek veriyorlar, benzin sarfiyatını ciddi düşürüyorlar.

tam hibrit: daha büyük bir elektrik motoru oluyor ama daha az pil oluyor. standart bir elektrikli araç yüzlerce kilometre gidebilirken, bu hibritler 3-5 kilometre falan gidiyor. şehir içinde yeterli oluyor. yüksek hızda ya da uzun mesafede benzin motoru devreye giriyor. (pili şarj etmek ve/veya doğrudan tekerlekleri çevirmek için)

şarj edilebilir hibrit: tam hibritle neredeyse aynı şey ama daha fazla pili var ve bu pilleri dışarıdan şarj etmek de mümkün. bana göre en gerçek muazzam süper hiper hibrit bu. çünkü pilleri dışarıdan şarj ederek, daha da ucuz kullanmış oluyorsunuz.

menzil arttırıcılı arabalar : şarj edilebilir hibritlerden farkı, bunlardaki benzin motoru sadece jeneratör olarak çalışıyor. yani tekerlekleri hep elektrikli motor çeviriyor. aslında benzin motorunun en verimli çalıştığı bir devir var. ara ara bu devirde çalışarak pilleri şarj ediyor. uzun mesafe gitmenizi sağlıyor.
0
co2s2
(08.10.25)
elektrikli alıpta uzun yolda bayramlarda sarj sorunu çok yaşayan var, mesela eskiden eve giderken benzin alıp giderken şimdi kim elektrikliyi doldurcak diye aile içinde sen doldur ben doldurayım olayı yaşanıyor. arabayı aldıklarına pişman oldular sadece bu küçük olay yüzünden
0
eja
(08.10.25)
kesinlikle hibrit. ama plug-in ya da mild değil, japonların tam hibrit modelleri.
0
sir gawain
(08.10.25)
hbyrid hakkı verilmeyen bir teknoloji ve en verimlisi.
0
mikahakkinen
(08.10.25)
hibrit tam bir saçmalık.
ya tam elektirkli ya da tam içten yanmalı alın.
-1
late viper
(08.10.25)
(5)

yapay zeka hisseleri

OgutucuRecep
yurt dışı borsalarında yapay zeka ile ilgilenen firmaların hisselerinin daha da artacağını düşünüyorum. bu konuyla ilgisi olan var mı? örneğin güçlü, yeni, primlenmemiş ama sağlam firmalar hakkında nasıl bilgi edinebilirim?
yurt dışı borsalarında yapay zeka ile ilgilenen firmaların hisselerinin daha da artacağını düşünüyorum. bu konuyla ilgisi olan var mı? örneğin güçlü, yeni, primlenmemiş ama sağlam firmalar hakkında nasıl bilgi edinebilirim?
0
OgutucuRecep
(08.10.25)
güçlü ve sağlam firmaların primlenmemiş olmasını beklemek zor. Nvidia mesela uçtu gitti. primlenmemiş firma, henüz çok güçlü ve sağlam olmayan, gelecekte atılım yapması beklenen ama kesinlik arz etmeyen firmadır. bu da riskli. bu tarz firmaları da halka açık borsalarda bulmak mümkün değil.
0
co2s2
(08.10.25)
Bahsettiğin tarzda firmaları bulmak imkansız. Güçlü ve yeni zaten aynı anda zor. Primlenmemiş ama sağlam konusu imkansız olan kısım. Yani yurt dışı borsalarında yer alan bir şirket düşün ki piyasa simsarları bu şirketin gücünü henüz tespit edememiş ama EKŞİ DUYURU KULLANICILARI bunun farkında. Mümkün mü böyle bir şey?

Bu tarz firmalar dışında, güçlü ve eski firmalar arasında Apple'ın yapay zeka konusunda çok geride kaldığını ama bunun Apple açısından sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum. Haliyle Apple yapay zeka konusunda büyük bir atılık yapabilir ve yapmak zorunda. Zaten yıllardır amiral gemisi telefonlarına ufak tefek güncellemeler getirerek devam ettiler. Ancak yapay zeka gibi devrimsel bir konuyu görmezden gelemezler. Siri şu an mesela yapay zeka desteği aldı. Ama karmaşık sorularda ChatGPT kullanıyor. Bu bir sorun mu? Tabii ki değil. Ancak ben Apple'ın Mac'lerde Intel'den kendi ARM çipine geçerken yaptığı gibi devrimsel bir atak bekliyorum bu konuda. Böyle bir şey olur ise Apple epey bir değer kazanır.
0
himmet dayi
(08.10.25)
bunu kestirmek çok ama çok zor; bulan biri de zaten paylaşmaz. biraz araştırma yapıp küçük firmalara dağıtarak ve risk alarak yatırım yapmak gerekir. o da tamamen şans işi; bir şey %1000 artmışken bunu önceden bilmek çok zor
0
sweetoffice
(08.10.25)
primlenmemiş bir amd vardı o da geçen gün epey yükseldi ama bence hala gideri var.
0
denemeyanilma
(08.10.25)
open ai’ın kurduğu ekosisteme giren firmalar çok yükseldi. en son iki
gün önce amd bir günde %30 yükseldi open ai anlaşmasıyla. ben iki yıldır amd yatırımcısıyım, sabırla bekledim ve hisse nihayet bir ayda %50 zıplayarak yüzümüzü güldürdü. ona rağmen hala gideceği çok yol olduğunu düşünüyorum. zaten call opsiyonlarım da var amd için.

amazon’u da hem spot olarak hem opsiyonla longluyorum.

mag7 firmalarında amazon ve alphabet bence hala cazip ve nispeten diğerleri kadar değerlerine ulaşmadılar. hepsi de yoğun olarak ai ile ilgileniyor.

bunun dışında small cap yüzlerce ai firması var. ama birçoğu bu yarışta elenecek. o yüzden araştırmadan yatırım yapmamak gerek.

youtube’da amerikan borsalarıyla ilgilenen bora özkent gibi yayıncılar var. katıl’a üye olarak onlardan faydalanabilirsiniz.
+1
sir gawain
(08.10.25)
(2)

Metabolizma hızı ne kadar hızlı artar?

tchuck
2200 kalorilik metabolizma hızınız var ve 35 yaşındasınız.uzun zamandır hiç spor yapmıyorsunuz ve haftada 3-4 gün spor, 7 gün yürüyüş yapmaya balşadınız.metabolizma hızınız ne kadar hızlı artar? bunun bir hesaplaması bir şeyi var mıdır?mesela 2200den 2700e ne kadar sürede gelir?
2200 kalorilik metabolizma hızınız var ve 35 yaşındasınız.
uzun zamandır hiç spor yapmıyorsunuz ve haftada 3-4 gün spor, 7 gün yürüyüş yapmaya balşadınız.

metabolizma hızınız ne kadar hızlı artar? bunun bir hesaplaması bir şeyi var mıdır?
mesela 2200den 2700e ne kadar sürede gelir?
0
tchuck
(08.10.25)
Metabolizma hızı öyle bir şey değil hocam metabolizma hızını insanlar hep yükseldikçe çok süper oluyormuş gibi algılıyor ama öyle değil metabolizma hızı seni hayatta tutmak için kütlene göre tiroidlerinin salgıladığı hormonlarla belirlenen bir kalori miktarıdır; kütlen arttıkça artat kütlen düştükçe düşer, 2700 kalorilik metabolizma hıızına çıkman için kütlenin yağ ya da kas cinsinden artması gerekir, yani 2700 kalorilik metabolizma hızına erişmen için ortalama 120-150 arası bi kiloya ulaşman lazım ama dediğim gibi metabolizmanın hızlı olması da süper bir şey değil metabolizma hızı kütlene göre arttığı için kalori ihtiyacın da artar en basitinden gerekli enerjiyi sağlayamazsan kas kayıpları yaşanır bu islelet kas sistemini etkiler kas kayıpları yaşarsın kas kayıpları bağışıklık sistemini düşürür ayrıca hücre içi enerji döngüsünün artması hücre yenilenmesini arttırır bu da serbest radikallerin çoğalmasına neden olur hücrelerin agresif yenilenmesi kanser riskini arttırır yüksek metabolizma testosteronu ve östrojeni baskılar kan basıncın her zaman yüksek olur taşikardi artar saçın dökülür tırnağın kırılır vs vs hızlı metabolizmanın da yavaş metabolizmanın da onlarca olumsuz etkisi var ama sen metabolizma hızını arttırmak yerine hareket miktarını arttırarak günlük kalori ihtiyacını yükseltebilirsin eğer diyet yapıyorsan, günlük kalori ihtiyacın ne kadar yüksekse kalori açığı verme limitin de o kadar yüksek olur.

Bu arada 2200 kalorilik metabolizma hızı da sağlıksız bir skor eğer günlük kalori ihtiyacı skoruyla karıştırmıyorsan, bu metabolizma hızında olmak için (kas kütlesi yüksek değilse) halihazırda yüksek kiloda olmak gerekir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.10.25)
biraz yanlış anlamışsınız gibi geldi. günlük kalori harcaması ile metabolizma hızı farklı şeyler. çok hareket ederseniz, spor yaparsanız o günlük yüksek kalori harcamanız olur ama BİLDİĞİM KADARIYLA bu sonraki günlere etki etmez. metabolizma hızı dediğiniz bence BAZAL metabolizma hızıdır ve kilonuz, özellikle de kas kütleniz, artmadıkça anlamlı bir şekilde artmaması gerekir.
0
co2s2
(08.10.25)
(7)

Trafik sigortası

epitaf
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı? Herhangi birinden yaptır gitsin mi?Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi oku
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı?
Herhangi birinden yaptır gitsin mi?

Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)
Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi okuyorum :)
0
epitaf
(08.10.25)
Fark etmez, en uygun fiyati en çok taksite bölen hangisi ise o iyidir.

Ayrica " imm " de düşün..
0
designer
(08.10.25)
@designer'ın dediği gibi yaptım ben de. ankara sigorta 6 taksit geçti. gerçekten ciddi teminatı olacak bişey lazımsa ayrı kasko yapılır ama amaç zorunlu sigortayı yapıp geçmekse en ucuz en iyidir dedim.
0
konetsu
(08.10.25)
trafik sigortasında fiyatlar yaklaşık aynı çıkıyor ve genel olarak da alacağınız hizmet aynı. sonuçta eğer sizin kusurlu olduğunuz bir durum varsa, mecburen ödüyorlar ancak limitleri düşük. eğer limit üzerinde bir hasar varsa karşı tarafta, o zaman size rücu edilmesi durumu var. bu durumlar için ihtiyari mali mesuliyet sigortası gerekebilir (imm) eğer kasko yaptıracaksanız, bu imm'yi de içeren genişletilmiş kaskolar oluyor. onlara da bakın.

bunlar için de mümkünse bir acente / broker üzerinden ilerleyin. fiyat bir miktar artabilir ancak sigortayı kullanmanız gerektiğinde karşınızda bir muhatap bulmak çok önemli. sizin yanınızda olan, sigorta firmasını değil sizi koruyan birisi illa ki olsun. bunun yanında da trafik sigortasında olmasa bile, kaskoda düzgün bir firma seçin. bugün 3-5 kuruş daha az ödemek için yarın milyarlardan olmayın.
0
co2s2
(08.10.25)
trafikte çok fiyat farketmez, o yüzden en uygunu seçip gidebilirsiniz; ancak kaskoda dikkat etmenizi öneririm
0
sweetoffice
(08.10.25)
@co2s2 @sweetoffice fiyat farkı var ya, dün yaptırdım daha... 15k'dan 27k'ya kadar filan değişiyordu sigorta şirketleri arasında. gittiğim sigortacı çıkan tekliflerin hepsini gösterdi zaten ekrandan, kendisi de tanıdık.
0
konetsu
(08.10.25)
eskiden trafik cok az oynardi (max. %5), sasirdim dogrusu; o zaman bilindik bir firma secmekte fayda var @konetsu ; bilinmedik firmalarla sorun yasanabiliyor cunku
0
sweetoffice
(08.10.25)
Trafik sigortasının yaptırana bir faydası yok. O yüzden sigortacının attıklarından en ucuz olup en çok taksit yapanı seçiyorum ben. Son sefer hiçbiri taksit yapmadı.

Kaskoyu değil, zorunlu trafik sigortasını sorduğundan emin olduğumu kabul ederek cevap verdim.

Ayrıca kasko yaptırmayacaksan, kendi arabanda olabilecek hasarlara karşı önlem almamayı düşünüyorsan, bu defa İMM sigortası diye bir şey var onu yaptırmanı tavsiye ederim. Trafik sigortası karşı tarafa da çok uyduruk bir şey ödüyor. Kendi araban belki ucuz olur masrafı gözünde olmaz ama mesela gidip dumanı üstünde bir Mercedes’e bindirecek olsan al başına belayı. Kasko yoksa İMM yaptır kafan rahat olsun.
0
lazor
(11.10.25)
(3)

sigortanın başka firmaya devrinde hak kaybı olamaması için

matilda
Merhaba, Bizim ofis limited şirketine bağlı o da tek bir kişiye ait. bütün ofisin sigortalarını yine aynı kişiye ait ama başka bir firmaya devretmek istiyor (adres de farklı). ben 9 yıldır burada çalışıyorum. hak kaybımın olmaması için nelere dikkat etmem gerekir?
Merhaba,
Bizim ofis limited şirketine bağlı o da tek bir kişiye ait. bütün ofisin sigortalarını yine aynı kişiye ait ama başka bir firmaya devretmek istiyor (adres de farklı). ben 9 yıldır burada çalışıyorum. hak kaybımın olmaması için nelere dikkat etmem gerekir?
0
matilda
(07.10.25)
eğer işveren, iş sözleşmenin aynı şekilde, aynı haklarla devam ettiğini sana yazılı olarak teyit ediyorsa bir problem olmaması gerekir.
0
co2s2
(07.10.25)
ltd veya aş olan şirketlerde hisse devri yapar işçilerin de hakları korunur. İşçi şirket patronu shaibi dğeişti diye kıdem ve ihbar talep edemez ama ldt vey a.ş. değil de şahıs firması olsaydı, sicil dosyası kapanıp yeni sicil açılacagı için kıdem ve ihbar alırdınız.

Sizin kaybınız yok.
0
liberal
(07.10.25)
@co2s2 hayır yanlış. öyle bir şey yok. bunun yasal geçerliliği de yok. işverenin sözüne güveniyorsanız, "iyi adamdır haklarımızı yemez" diyorsanız sadece sözüne güvenebilirsiniz.

sadece ve sadece aynı vergi numaralı şirkete ait başka bir şubeye gün kaybı olmadan nakil yapılabilir. bu durumda hakkınız kaybolmaz.

onun dışında limited şirket tüzel kişiliktir. sahibi aynı da olsa, adresi aynı bile olsa, ismi bile aynı olsa, o şirket bambaşka bir şirkettir. eski şirket, çalışanların tazminatlarını ve yasal haklarını vermekle yükümlüdür. yeni şirkette de sıfırdan başlatacak.

eğer haklarınızı vermeden bir şirketten çıkış, yeni şirkete giriş yapıyorsa bütün tazminat haklarınızı kazanırsınız ve talep edebilirsiniz. işveren "o şirket de benim, aynen devam ettireceğim, yazılı taahhüt de verdim" diyemez. kanunda öyle bir şey yok.
0
kibritsuyu
(07.10.25)
(2)

webistesi tasarlamak icin onerebielceginiz ai var mi

aloneinthedark
chat gpt sanirim bu konuda yetersiz kaliyorarkadasin beklentisi su bunu karsilayacak ai var midir bilmiyorum da - booking.com benzeri bir design yap - luxury , gothic style diyecem bisey yapacak chatgpt duz beyaz veriyor ya da renkle boyutla surekli ugrastiriyortesekkurler
chat gpt sanirim bu konuda yetersiz kaliyor

arkadasin beklentisi su bunu karsilayacak ai var midir bilmiyorum da

- booking.com benzeri bir design yap
- luxury , gothic style diyecem bisey yapacak

chatgpt duz beyaz veriyor ya da renkle boyutla surekli ugrastiriyor
tesekkurler
0
aloneinthedark
(06.10.25)
stitch.withgoogle.com yardımcı olacaktır.
0
false pretension
(06.10.25)
chatgpt işin teknik kısmında yardımcı olabilir. "stil" olarak çok yardımcı olmayacaktır.

bu arada, çoğunlukla istediğiniz şeyin zaten yapılmış olanı vardır. hele hele altyapı anlamında. tam olarak istediğiniz nedir? sitenin ne yapmasını istiyorsunuz?
0
co2s2
(06.10.25)
(12)

Arkadaşlık aşka dönüşür mü?

egerbiryolcu
Klişe bir soruyla giriş yapayım ama ilk defa bu durumu merak ediyorum. Hoşlandığım biri var. ( Onun cinsiyet e) Bana ilgisi ilk zamanlar yuzeyseldi. Fakat zamanla paylaşımlarımız arttı sohbetimiz derinleşti ve artık bana değer verdiğine eminim. Ama kanka gibi bir durumda da değiliz. Benim hissettiği
Klişe bir soruyla giriş yapayım ama ilk defa bu durumu merak ediyorum. Hoşlandığım biri var. ( Onun cinsiyet e) Bana ilgisi ilk zamanlar yuzeyseldi. Fakat zamanla paylaşımlarımız arttı sohbetimiz derinleşti ve artık bana değer verdiğine eminim. Ama kanka gibi bir durumda da değiliz. Benim hissettiğim ondan hoşlandığımı illaki hissediyor ya da biliyordur kendisi de ciddi bir şey düşünse bunu açardi sanırım ama ondan böyle bir adım gelmiyor. Birbirimizin hayatından da çikmiyor ya da çikamiyoruz.

Ya da bilmiyorum ki belki de benim ciddi olduğumun farkında olmayabilir de. Böyle bir durum nereye evrilebilir sizce?
0
egerbiryolcu
(06.10.25)
bir çok kez yaşadım :) nereye gideceği belli olmaz. 3 yıl süren de oldu, 2 hafta süren de
0
sweetoffice
(06.10.25)
konuş, ne olacaksa olsun.
0
antihero
(06.10.25)
film izlemeye filan çağır
0
hoot
(06.10.25)
dönüşmez.
0
Algorix
(06.10.25)
yedekte tutuyordur?
0
eja
(06.10.25)
konuş, birbirimize karşı ilgimiz olduğunu hissediyorum, ama yanlış hissediyorsam arkadaşlığımızı da kaybetmek istemiyorum de.
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
Dönüşür. Ama hepsi dönüşür diyemeyiz ya da dönüşen güzel bir ilişki olur da diyemeyiz sonucunda arkadaşlığı da kaybetmek var. dikkatli düşünmek gerek :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.10.25)
dönüşür. evlendim. mutluyum.
0
awlmi
(06.10.25)
erkekler çekingendir, sen konuşursan o da açılır.
0
mikahakkinen
(06.10.25)
@mikahakkinen +1
0
co2s2
(06.10.25)
Bunlar boş işler. Olur mu'yla zaman kaybetme.
0
arbre
(07.10.25)
@arbre benim laflarımı çalıyorsun, farketmedim sanma.

KonuşaRRak çözülecek şeyler.
0
Shepard
(07.10.25)
(12)

Bu kız red flag mi?

baldan kaymak
1 hafta kadar konuştuk, her ikimiz de çok iyi vakit geçirdik. Sonra bi an'da bu hatun 'arkadaş kalmak daha iyi' dedi. Bende dengesiz bir davranış olarak nitelendirip, tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek tek mesajda uzaklaştım - uzatmadım. Aynı şekilde dönüş aldım, o da memnun olduğunu paylaşmış.
1 hafta kadar konuştuk, her ikimiz de çok iyi vakit geçirdik. Sonra bi an'da bu hatun 'arkadaş kalmak daha iyi' dedi. Bende dengesiz bir davranış olarak nitelendirip, tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek tek mesajda uzaklaştım - uzatmadım. Aynı şekilde dönüş aldım, o da memnun olduğunu paylaşmış. Gayet tabi takipten vs çıktım.

1 hafta kadar oluyor susalı. Dün akşam ortak arkadaşlar vasıtası ile 'instagramında yazışmalarlı reelsleri var, onlar kafamı karıştırdı, tek limanı ben değildim' vari şeyler söylemiş. Oysa ben edit yapıp atmayı sevdiğimi ona söylemiştim, onunla tanıştıktan sonra ya da birkaç ay öncesine kadar da birşey atmamıştım hatta insta telefonumda yüklü bile değildi. Ha bir de story atmış bi kadınla yanak yanağa gibi bir muhabbet dönmüş - 60+ yaşında çok sevdiğim bir anne figürü insan. - Duysa bunu kahrolur kadın, ben çok üzüldüm bu düşünceye.

Bu kız red flag değil mi ya da ben mi birşeyi göremiyorum. Kızla tekrar konuşmamı, yazmamı istediler. Gerçekten anlamıyorum: Ya bu çağın insanı değilim ya da ben mi göremiyorum. Bir fikrinize talibim. Konuşmalısın diyen old school'lardan bir de mentalite açıklaması rica edersem anlayacağım, örtüştüremiyorum.
0
baldan kaymak
(06.10.25)
ilk haftadan kıskançlık krizi denmez. ilişkinin geleceğine dair garantici yaklaşmış denebilir. ben olsam yazarım tekrar. gayet güzeldi diyorsunuz ilk döneme. yazın bir kendini açıklasın. ikna olursanız devam etmek için çaba sarfedersiniz.

edit: bir de bu saatte buraya yazacak kadar önemsemişsiniz :)) yazın yazın :)
0
summerjam0306
(06.10.25)
yedirememiş bence bu kadar kolay gitmeni. asla yazma.o kadar konuşası varsa kendisi yazsın.
0
Hallegadola
(06.10.25)
Instagram kısmını hiç anlamadım ama ben yazmazdım. Ben olsam herkesle arkadaş olmuyorum deyip giderken laf sokardım.

Bir de hareketlerini yorumlama. Herkes istediği gibi anlar. Çocukça şeyler.
0
arbre
(06.10.25)
hallegadola +1
sen yazma. iyice yapışkan bi şey olacaksın ve burun kıvıracak yazarsan.
0
deartheodosia
(06.10.25)
Ben olayı çok anlayamadım kim reels paylaşmış, kim edit yapmış, anne figürü olan kadın ne alaka karıştı bende hepsi.

Önemsediğim birisiyse, o bir haftalık iletişimin duygusu bana işlediyse bir kez daha yazıp her şeyi net olarak konuşmak isterdim yanlış anlaşılma kalmasın diye uğraşırdım. Pek önemsemediğim bir insan için bunu yapmazdım direkt no contact
0
kullanicadi
(06.10.25)
red flag ne :D
0
koela
(06.10.25)
kadın sende sadakatsiz ve cıvık bir profil ihtimali sezmiş. muhtemelen bu yönde bir travması var. anne figürüyle yanak yanağa pozlar senin için "olmazsa olmaz" değil ise, uzatmadan bu tür paylaşımları kesebilirsin. kaldırabilirsin. kızda bir problem yok. insanlar çok cıvık ve güvenilmez bu devirde.

ben 60+ bir abinin kız arkadaşımla sarmaş dolaş abuk sabuk bir samimiyette olmasına asla katlanmam mesela. dibine kadar kavga ederim. anne figürü ise bayramda elini öpersin, nasılsınız efendim? diye hatrını sorarsın. teyzecim bir ihtiyacın var mı? diye sorarsın, yanak yanağa fotoğraf çekinip story atmazsın :)
0
loch ness
(06.10.25)
başka kızlarla olan yazışmalarını videolaştırıp reels olarak mı atıyorsun?

eğer cevabın evetse: bu edit yapmayı sevmek değil. bakın ben de bir sürü kızla konuşuyorum diye gösterme ezikliği. sırf bir sürü kıza yürüdüğün için değil, böyle ezik reelslar paylaştığın için de gitmiş olabilir.

eğer cevabın hayırsa: ne editi o zaman onlar, ne yazışması? biraz daha bilgi ver. neyi kıskanmış, neden güveni kırılmış görelim.

her türlü sonuç: bu işten olmaz gibi geldi ya. kızın da senin de çok ilginiz yok bence. zorlamayın. başka kızlarla yazışmalarını paylaşan biri olarak sen kendin red flagsin zaten. o kızın red flag olup olmadığını değerlendirmek için başka bir olaya tepkisini görmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
yazışmalı reels ne demek, keşke onu da açıklasaydın. yani başkalarıyla yaptığın yazışmaları reels olarak mı atıyorsun? eğer durum buysa kız değil sen red flag’sin.
0
sir gawain
(06.10.25)
yine ucuz kurtulmuşsun, bazı kız arkadaşlarım salak ediyor karşısındaki çocuğu aynen böyle yaparak, köpek gibi eğitmek deniliyor buna kızlar arasında.
geri dönersen yine bu gibi salakça bir duruma maruz kalıcaksın, sonra böyle durumlara maruz kalmamak için ot gibi hayat yaşamaya başlayacaksın kavga çıkmasın diye.
0
eja
(06.10.25)
takılmak istiyorsan takıl da gönül bağlama.
seni yedeğe attığı kişi bunu salmış bu da hem ona hem sana bir şeylere sallıyo belli işte.
0
OgutucuRecep
(06.10.25)
2-3 yıllık ilişkidir, kendinizi anlatmanız gerekir, anlarım. ama 1 haftalık ilişki için neden birilerine laf anlatasınız ki? ne gerek var?
0
co2s2
(06.10.25)
(2)

İngilizceden türkçe'ye çeviri

anti-kahraman
Merhaba,Akademik ve uzun bir metni ingilizce'den türkçe'ye en kaliteli biçimde çevirebilecek hangi uygulamayı kullanabilirim? Premium ödemeye de hazırım. Ben zaten kontrol edeceğim sonrasında. Google Translate ve deepl'da karakter sınırlaması var ve toplamda 100 sayfaya yakın bir metin.
Merhaba,

Akademik ve uzun bir metni ingilizce'den türkçe'ye en kaliteli biçimde çevirebilecek hangi uygulamayı kullanabilirim? Premium ödemeye de hazırım. Ben zaten kontrol edeceğim sonrasında. Google Translate ve deepl'da karakter sınırlaması var ve toplamda 100 sayfaya yakın bir metin.
0
anti-kahraman
(05.10.25)
Deepl pro'da oluyor diye biliyorum ama pakedine gore degisiyordu aylik karakter sınırı hatirladigim kadariyla, hiç dediginiz kadar uzun bir metin denemedim; paket içeriklerine bir bakın isterseniz.
0
encokbenisevinnolur
(05.10.25)
en iyisi deepl. 10 dolar falan verdiğiniz paket ile 100 sayfayı çevirmek mümkün olacaktır.
0
co2s2
(06.10.25)
(13)

30'larda aşk ve sevgi durumları?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Sorum 30 ve 30 üstü bir ilişkiye başlayan kişilere yönelik. 30 sonrası yeni bir ilişkiye başlayan arkadaşlar cevaplarsa mutlu olurum. Tanışma, buluşma ilişkiye başlama ve ilişki döneleriniz 20'lerdeki gibi heyecanlı, tutkulu, sabahlara kadar birbirini tanımak için konuşmalarla mı
Merhaba arkadaşlar,

Sorum 30 ve 30 üstü bir ilişkiye başlayan kişilere yönelik. 30 sonrası yeni bir ilişkiye başlayan arkadaşlar cevaplarsa mutlu olurum.

Tanışma, buluşma ilişkiye başlama ve ilişki döneleriniz 20'lerdeki gibi heyecanlı, tutkulu, sabahlara kadar birbirini tanımak için konuşmalarla mı geçti?

Yaş aldıkça bu tansiyon azalıyor mu? Bunun (yeterince? kime göre neye göre?) yüksek olmaması bir sorun mudur? Hani o "onu düşünülmeyen zamanın olmadığı", gece uyurken hep akılda, hayallerde o kişinin olma durumu, onu göreceğin için gün sayma, buluşunca heyecanlanma durumları 30'larda yaşanmıyor mu? Bu hislerin duyguların 30'larda olmaması yanlış ilişki/kişi demek midir?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
-1
Amaranta ursula
(05.10.25)
Heyecan yaşanıyor eğer kişi bunları yaşamıyorsa ilişkiye daha çok mantıksal yaklaşıyor olabilir. Kendime uygun birini buldum işte çok başımı ağrıtmaz bununla bi ilişki yaşar giderim gibi

Yanlış demeyelim de karşılıklı değil diyelim. Eğer iki kişi de böyle daha sakin ise bu da karşılıklı bir durum olur sorun çıkmaz.
0
grimavi
(05.10.25)
Bu konu benim için iki kısma ayrılıyor.

1. Duygusal, cinsel olarak tecrübeli bir insan olsam da aşık olduğum kız için her şey heyecanlandırıyor. Bu aşkın doğasından kaynaklı. Küçük şeyler mutlu ediyor, küçük anlar kafada 100 kez dönüyor. Görmek istemek, görünce mutlu olmak bu kısma giriyor.

2. Aşık değilsem ilgi görmenin, cinsel olarak bir şey yaşama ihtimalinin heyecanı oluyor ama sürekli düşünme olmuyor. Aşkın yaşa bağlı olduğunu düşünmüyorum. 30 üstüyüm ve hâlâ olabiliyorum. Ama sorun şu ki aşk da bitebiliyor.

Sevgi bambaşka bir konu.

Bu işin teorisine kafa yormayı önermiyorum. Hayatta pratiklik daha önemli. Heyecan yoksa, akmıyorsa olmuyordur. Bunu yaşa bağlamak doğru değil. Millet 60 yaşında başkasına aşık olabiliyor.

Ama bazı insanlar da aşktan anlamaz. Duygusuzdur. Donuktur. Robot gibidir. Karakteri bu olabilir. Yani bir noktada sana da bağlı olabilir.

Bunu tespit etmek için kendini analiz etmen gerekiyor.
0
arbre
(05.10.25)
Bu durumlarla ilgili şöyle bir benzetme var

"Elma ağacına sana çilek vermediği için kırılıyorsun ve diyorsun ki beni sevseydi ne yapar eder o çileği bana sunardı. Ama o elma ağacı tohumuyla büyüdü, bugüne kadar elma ağacıydı ve çilek ağacı olmak bile istemiyor. Sen hayatın boyunca sana verilmeyen çileğin hesabını ona soruyorsun.O ağacın altından kalkıp gitsen gezsen o çileği bulacaksın ama o ağacın altında oturup ağlıyorsun."
0
grimavi
(05.10.25)
Benim için hiç bir şey değişmedi. Heyecamlı, tutkulu, sabahlara kadar muhabbet. Tansikyon azalmıyor, yüksek olmaması sorun mudur değil midir onu sizler bileceksiniz çünkü herkesin ilişkisi ve kırakteri kendine. Sürekli akılda olması, hayallerde olması vs işleri de herkesin kendine. Sonraki sorularına da cevabım evet herkesin şeyi kendine.

Bende taksiyon azalmıyor, tutku, heyecan, hayal, düşünmece vs. hepsi mevcut. Ama bunları yaşamadığım kişiler de olmuştu. Öyle olan ve olmayan bir süre yürüdü sonra, bitti. Yani kesin bir cevvabı yok. 1000 değişken var, zamanla doğru mu yanlış mıyı ilişki içerisinde anlıyorsun.
0
Shepard
(05.10.25)
Ben verdiğiniz örnekleri yapıyor olanı sorun görmeye başladım (yaş 33) o tansiyon çünkü karşılıklı bir ritim sorunu da yaratabiliyor. Örnek isabetli mi emin değilim de, mesela, bir taraf tango yaparken diğer tarafın vals yapması gibi alakasızlaşabiliyor.

Misal, işte diyor ki bugün içimden hep seninle konuştum, şimdi ne desen olmayacak çünkü henüz tanıştığımız için ben o yoğunluğu hissetmiyorum, e karşılık vermeye kalksan iş yalan dolana dönecek vb.

Yanlış ilişki deyip dememek de muğlak, aslında söylediklerin ve yaptıkların bir karşılıklılık oluşturduğu kadar yürüyor, oluşturmadıği kadar yürümüyor. Ama burası da muamma, çünkü bazı insanlar da aldım verdim defteri tarzında yaklaşıyor ilişkilere (duygusal konulari kastediyorum). Orası da çıkmaz sokak çünkü yüzde yüz bir eşitlik mümkün değil, sorun hesaplayanin gözünde de olabilir...

Dediğinizin bana kalırsa yaşı yok. Olmaması da kesin sorundur denemez. Hic olmadıysa belki o zaman "bu bir sorun mu" tarafına bireysel olarak bakilmak istenirse bakılabilir. Bu da "belki", o haliyle iyiyse neden sorun icat etsin kendine yani.
0
encokbenisevinnolur
(05.10.25)
Kapılmak daha zor oluyor ama birine kapıldıktan sonrası yirmilerdekinin aynısı.
0
sekizdokuzon
(05.10.25)
5 yıllık ilişkimi gözüm kapalı bitirdim, bi halt olacağı yok hiçbir şeyden. Kimseyi de istemiyorum.
0
shadex
(05.10.25)
1991'li olarak 1988'li bir kızla flört ediyorum. ben terazi burcuyum ve yükselenim ikizler. o ikizler burcu, yükselenim terazi. yanında liseli aşıklar gibiyim. yarın gel evlenelim dese hemen evlenirim ve 90 yaşına gelince de hala kendimi liseli gibi hissederim. yani kiminle olduğuna göre çok değişiyor durumlar ve senin kendini ne hissettiğine göre.
0
rain when i die
(05.10.25)
80 yaşında da aşk ve şehvet bitmiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
30umda aşık oldum , 32 evlendim....Yolda yürürken sırıtırken yakalamıştım kendimi, sabahlara kadar otururduk. 6.5 sene oldu ayrı yatıyor ve doğru düzgün sohbet edemiyoruz maalesef...

Cevap: oluyor, havalara uçuyorsunuz ama 35'ten sonra olması bence zor
0
gadlemler
(05.10.25)
bu biraz karşındakiyle arandaki uyum ve elektriğe bağlı.

40 yaşımdayken 34 yaşındaki bir hatuna aşık olmuştum. uzun zaman sonra ve o yaşta böyle bir şey yaşadığıma ben de inanamamıştım. tanıştık ve aynen yazdığın gibi yüksek bir enerji ve heyecanla ilişkimiz başladı. ama sonra... kan ve gözyaşı :)

bu sene marmaris ve rusya'da çok daha genç ve afet insanlarla tanıştım ama onunla olan heyecanın onda biri yoktu. olsalar da olurdu, olmasalar da...

o elektrik olmayınca birsi hayatında oluyor ama öylesine oluyor. kuru bir ekmek gibi.
0
tabudeviren
(05.10.25)
heyecan var ama sürekli onu düşünüyorum yok, işimiz gücümüz var, kendimize ve başkasına karşı sorumluluklarımız da var o yaşlarda, patron hesap sorunca ne diyeceğiz? yeni biri var hep onu düşünüyorum ondan dolayı işleri yetiştiremedim mi? kovulma nedeni bu :) faturaları nasıl ödeyecez sonra? sabahlara kadar konuşma da yok eğer hafta sonuna denk gelmiyorsa bir yere kadar, hafta sonu yardırma tabii. o yaşlarda ki insanların işi gücü oluyor, o işler ne olacak? çamaşırı bulaşığı nasıl halledecek? sabah nasıl işe gidecek? hasta anasına babasına nasıl bakacak?

buluşmak için gün sayma, heyecanlanma tabii ki var, ancak gençlik dönemi gibi yoğun değil, hiç yoğun değil demiyorum aynı şey değil diyorum, zira şartlar ve koşullar aynı değil, o zamanki kadar boş vakti olmuyor insanın, o kadar çok enerjisi de. yoruluyor mesela insan, uykusu geliyor, gençken iki gün uykusuz kalabilirken 30'unda bir günü devirirsen iyi, 40'da bir günü görebilirsen süper. zihin aynı değil, sorumluluklar aynı değil, hiç bir şey aynı değil ki aynısı olsun.
0
selam
(06.10.25)
1- yaş olarak 30 sonrası için çerez kasesi teoreminin devreye girmesi gerekebilir. yani çerez kasesinde önce antep fıstıkları, kajular, bademler, fındıklar.. sonra fıstıklar, leblebiler, mısırlar biter. insanlar ve ilişkiler de böyledir.

2- genel olarak insanlar 30'a kadar, özellikle üniversite döneminde ve hemen sonrasında çok heyecanlı şeyler yaparlar. çalışmaya başladıktan sonra, geçim derdiyle birlikte aynı heyecanlara koşmaları zorlaşır.

böyle bakınca, insanların 30'dan sonraki ilişkilerinde mantığa daha fazla yer verdiklerini düşünmek yanlış olmaz.
0
co2s2
(06.10.25)
(3)

Şu ürünün fiyatı sitesine göre 1350 TL - 5667 TL. En ucuz olan sahte midir?

santimantal
https://www.akakce.com/erkek-bakim-seti/en-ucuz-remington-pg6130-fiyati,6016455.html?_gl=1*c5jrut*_up*MQ..*_gs*MQ..&gclid=CjwKCAjwi4PHBhA-EiwAnjTHubBwuuVsAAYEZljWFf5hlzEQNZYRhvl-Cq3wh1mViUOKeHA6n4vl0RoCcc8QAvD_BwE&gbraid=0AAAAADsWTCwUlmiGyOqGyNPMOQmRcIGYoBöyle bir durumda, ürünü almadan önce en ucuz
www.akakce.com

Böyle bir durumda, ürünü almadan önce en ucuz olan ürünün sahte olup olmadığını anlamak için ne yapabiliriz?

Ne gibi kontroller yapabiliriz? Mesela maliyetini nasıl anlayabiliriz. Mesela eğer maliyetin 1500 TL olduğunu anlarsak 1350 fiyatlı olanın sahte olduğunu söyleyebilir miyiz? Yoksa zararına satış diyebilir miyiz?

Ürün elimize ulaşınca orijinalliğini nasıl sınayabiliriz?
0
santimantal
(04.10.25)
En ucuz olanla en pahalı olanı kıyaslayarak bu sonuca varamazsınız. ortalama değer kullanın. mesela ürüne bakıyorum amazon,hb,media Markt,pazaramada ortalama 1500 lira. 1350'ye de satılabilir gayet doğal.

Kime maliyetini anlamak istiyorsunuz ? Üreticiye mi distribütöre mi ? Bunları fiyatlara bakarak anlayamazsınız bunları anlamak da size yardımcı olmaz.
0
billythefridge
(04.10.25)
Amazon 1500 liraya satiyorsa 1350 falan sahte olmaz.
Amazon kendi 3 bin satarken 1350 olsa o zaman düşünürdüm.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
genel olarak fiyatlar 1300-2000 bandında. iki tane saçma sapan yüksek fiyat var, onları ciddiye almayın.
0
co2s2
(05.10.25)
(5)

Değersiz dolar ve bunun türkiyeye etkileri

Rao
Amerikanın borcunu eritmek istemesi buna sebep zayıflatılmak istenilen dolar senaryosuna göre. Bu durum kontrollü kur sistemi uygulayan merkez bankasını elini güçlendirmesi beklenmez mi ? ülkemiz açısından Zayıf doların orta ve uzun vade etkileri neler olabilir ? Teşekkürler.
Amerikanın borcunu eritmek istemesi buna sebep zayıflatılmak istenilen dolar senaryosuna göre.
Bu durum kontrollü kur sistemi uygulayan merkez bankasını elini güçlendirmesi beklenmez mi ?
ülkemiz açısından Zayıf doların orta ve uzun vade etkileri neler olabilir ?

Teşekkürler.
0
Rao
(03.10.25)
değersiz dolar, ithalatı arttırır. ihracatı düşürür. halbuki bir devlet ne yapmak ister? ithalatı düşürüp, ihracatı arttırmak ister. tabii bu sadece doların nispeten değersiz olması ile ilgili. bir de kurun genel olarak bizim ve Amerika'nın enflasyonlarıyla paralel bir şekilde artıyor olması lazım. yoksa dolar satıp TL'ye faize koyup, faizi alıp kaçanlar yüzünden, reelde dolara anlamsız yüksek bir faiz vermek gibi iktisadi intihar etmiş olursunuz.
0
co2s2
(03.10.25)
dövizin ucuzlaması ithalatçıyı ve vatandaşı (enerji vs.) kısa vadede rahatlatsa da ihracatçı zaten kötü durumdayken daha da kötü duruma düşer, yerli üretici uzun vadede biter, her şey ithalata dönerse (ki döner) dış ticaret açığı daha da artar, artan döviz talebi mb'nin rezervini eritir, global ölçekte usd değer kaybetse de bizde artar. yani mb'nın elini güçlendirmez, tersine zayıflatır.
0
orient blue
(03.10.25)
fabrikası olan ve ihracat yapan bir arkadaşım var. en çok zorlandığı konu çaycı gibi basit bir çalışanın net maliyetinin 1500-1600 dolar olması. işçi, teknisyen veya mühendisleri sen hesap et. bu maliyetlerle rekabet etmek durumunda.

bu arkadaşımın işi görece kolay çünkü yüksek nitelikli özel ürünler yapıyor. ama genel türk sanayicisi bu güne kadar orta karar ürünler yapıp maliyet avantajı ile malını satardı.

bu sanayicilerin bir günde yüksek teknolojiye dönüp, marka değeri yaratması mümkün değil bu yüzden birer birer iflas ediyorlar.
0
orpheus
(03.10.25)
Değersiz dolar ithal tüketimi artırır.
İthalat artarsa cari açık artar.

Doların yüksek olması da düşük olması da sorun. Esas mesele piyasalar için rekabetçi kur olabilmesinde.
0
ezkaza
(03.10.25)
değersiz dolar olmaz. dolar global bir varlık ve karşılığı belli.

tl değerli.

ama tl'nin daha değerli olduğu zamanlar da oldu.

kabaca ne olur, üretmek yerine dışarıdan almak makul olur.

ihracatta satarkenki fiyat sabit, ancak üretikenki maliyetler tl üzerinden olduğu için kar çok azalır veya zarara döner. sonuçta şirketler batabilir. şu an bu olmadı ama ağlıyolar.

başka etkiler de var ama başkaları yazar zaten.
0
gurur
(04.10.25)
(11)

2. Dünya savaşından sonra büyük devletler ne oldu da bu işin birbirini vurmakla çözülmeyeceğini anladılar?

mikahakkinen
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
0
mikahakkinen
(03.10.25)
kapitalizm egemen ekonomik düzen oldu. Bu yüzden daha çok.
0
adivar
(03.10.25)
2.dünya savaşında belki 100 milyon kişi öldü.
avrupa'da büyük şehirlerde taş üstünde taş kalmadı.
ekonomiler allak bullak oldu.
yahudi soykırımı çok bir büyük savaş suçu.
ingiltere'nin fransa'nın sömürge düzeni çöktü.
bir dolu sebep var ama asıl sebep japonya'ya atılan atom bombalarının gücü herkesi korkuttu. benzer bir savaşta karşılıklı atom bombası atmaya başlarlarsa bildiğimiz anlamda insanlığın sonu gelebilir.
0
co2s2
(03.10.25)
Nazi hareketi olmasa bugünkü İsrail devletini kurmak için gerekli politika oluşur muydu ya da gecikir miydi diye tarihçiler tartışıyor. Dolasıyla kan dökme olayı elbette bitmedi; “herkesin kanı dökülmesin ama bazılarının kanı dökülebilir” aşamasına geldi. İsrail’in kurulmasında da yine İngiliz hükümetinin destekleri var nereyi kazısan İngilizler çıkıyor. Sömürecek işçilerin hepsi savaşta ölmesi kapitalist düzene kar getirmiyor; canlı kalsınlar ama itaat etsinler boyutuna geçti.
0
titanic kemancısı
(03.10.25)
Atom bombası ve nükleer caydırıcılık.

Büyük devletler büyük kayıplar vererek kendi ekonomilerinin zarar göreceği şekilde savaşmalarına gerek kalmadan da istediklerini elde edebildiklerini gördüler. Uluslararası şirketler üzerinden istedikleri gibi sömürebiliyor ya da pazara girebiliyorlar. Vekalet savaşları sayesinde doğrudan savaşmak yerine başka ülkeleri ya da örgütleri finanse ederek yıpratma yoluna gidebiliyorlar. Sonra da bunları birleştirip kapitülasyonlar imzalatıyorlar.
0
nawar
(03.10.25)
1. Dünya savaşında Almanlar büyük yenilgiye uğradığında kazanan taraf çok ağır faturalar kesti.

O zamanların bir ekonomisti, bunun doğru olmadığını, yıllık gelirlerinin %30’unu almanın makul olduğunu söylemişti. Hatta bu süreçte almayanın ekonomik kalkınması için yardım edilmesi gerektiğini söylemişti.

Peki ne oldu? Almanya borçları ödeyemedi. Milliyetçiliğin gazı ile naziye dönüştüler.

Kazanan taraf bir daha savaşa sürüklendi, borçlarını alamadan.
0
substituent
(03.10.25)
2.dünya savaşında, savaşın maliyetinin, savaş ile ulaşılmak istenen kazanımları aştığını yani maliyetini kurtarmadığını yaşayarak gördüler.

bir yeri işgal etmek, oradaki insanları beslemeyi, öyle veya böyle oralara hem insan kaynağı ayırmayı, hem altyapı yatırımı yapmayı vs. gerektiriyor.

bugün olduğu gibi politik yollarla sömürgeleştirmek çok daha az maliyetli ve yönetilebilir bir durum. ha buna rağmen, diğer büyük devletlerle paylaşım krizi veya çıkar çatışmaları politik güç ile dengeye ulaşamıyorsa, fiilen savaş yaşanmaya devam ediyor.

sadece bir örnek: bakınız ukrayna-rusya savaşı.
0
wilhelmwasmuss
(03.10.25)
sınırsız kaynak ve ucuz iş gücü ihtiyacının sebep olduğu global yıkımların kapitalizm sayesinde sonlandığını iddia etmek de enteresanmış. tam aksine dünya savaşlarının temelinde kapitalizmin egemen ekonomik düzen olması yatar. kapitalizmi savunanlar "30 sene önce cep telefonu yoktu bugün var" diyen akp'lilerden farksız. dünyadan koskoca nesilleri, yüzlerce seneyi çaldı bu sistem ama hala sanki bugün dünya barış içinde yaşıyormuş gibi kapitalizm güzellemesi yapıyorlar haha. bugün de zaten savaş meselesi kapanmış değil, üçüncü dünya savaşının önündeki tek engel nükleer caydırıcılık ve teknolojinin gelişmesiyle beraber coğrafi kontrol faktörünün eskisi kadar önemli olmaması. yani artık türkiye'yi işgal etmek için yarım milyonluk orduyla gelmene gerek yok. başına "demokratik" şekilde istediğin adamı koyuyorsun, bütün kaynakları o sana peşkeş çekiyor zaten. yok baktın işler istediğin gibi değil hop bu sefer darbe yapıyorsun.

bi şey değiştiği yok yani sadece artık aynı sömürü seviyesi için o kadar çaba sarf etmek gerekmiyor, illa savaşılacaksa yine demokrasi şöleniyle göreve gelmiş şahıslar aracılığıyla onların ülkesini savaşa sürüyorsun.
0
der meister
(03.10.25)
büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşünmediler aslında. abd ve sovyetler birliği birbirleriyle savaşmaya hazırlardı. ama atom bombası herkesi korkuttu. kimse cesaret edemedi büyük savaş çıkarmaya, hep kenarından dolaştılar. soğuk savaş yaptılar.
0
abelardo
(03.10.25)
merhaba. aslında büyük ülkeler birbirini vurmakla bu işin çözülmeyeceğini kavramakla beraber sikko devletleri bir şekilde sömürürüz kendi işimize yaradığınca destekleriz, yakar yıkar ele geçiririz sonra satranç tahtası gibi karşının hamlesine göre karar alırız dediler. doğrudan kimse birbirini yok etmeyi göze alamadı.

abd vietnam'da tökezledi, rusya yı küba destekledi, birbirlerinin hamlelerine karşı türkiye bile bir piyon olarak rusyayı vurabilecek nükleer füzelerin durduğu en ileri abd karakoluydu. sen çek ben de çekeyim diye küba/rusya vs turkiye/abd olarak kullanışlı aptal bir dönemimiz o yıllarda da oldu.

herkes çıkmasa girdi, afganistan demir leblebi gibiydi. oyunum sistemini değiştirdiler. aslında sorunuzun cevabı "proxy war" olarak günümüzde de devam ediyor. sonuçlanmış değil.

çok kısa cevap olarak: ben doğrudan hedef olacağıma karşı tarafı caydırıcı kullanışlı maşa bir ülkeyi kullanırım doğrudan hedef ben olmam. tek bir sorun vardı, iki kutuplu dünyada bunu tek aklına getiren abd olmadı.
0
libertine
(03.10.25)
insanlık yüzlerce yıl savaşmış, şimdi mi akıllanıp bırakmış:D işin şekli değişti sadece, özü aynı.

üçüncü dünya savaşı için de önce bağımsız bir almanya lazım. tarifteki ilk malzeme eksik.
0
kesmekes laleler
(03.10.25)
Şimdi uluslararası ilişkiler bölümüne çöp diyorlar işte biz de bir şeyler biliyoruz.

Cevap Mutual assured destruction ve Second strike capacity

Tabi bunlar soğuk savaş kavramları. Artık ülkeler ve kurumlar birbiriyle o kadar çok iş birliği halinde bağlandılar ki en kötü barış, savaştan daha hayırlı geldi. Bu da işte kapitalizmin zaferi neoliberal kurumsalcılık.

Ha bana kalırsa bence hiçbir zaman savaş bitmedi ve bitmeyecek hak ve batılın savaşı devam ediyor. Siyonizm vs diğerleri.
0
Hallegadola
(05.10.25)
(33)

Evinize yatılı gelen kayınpederiniz şunları yapsa ne yapardınız?

mahmuttt
İki yaşında çocuğunuzun Odasında camı açıp camda sigara içiyor fakat duman kokusu çocuğun odasına vuruyor. Eşime söylüyorum salonda içse olur mu diye çocuk odasındaki eşyalara sinmesini istemiyorum diyorum. O diyor ki bunu söyleyemem saygısızlık olur. O zaman annene söylet diyorum annem de söylemekt
İki yaşında çocuğunuzun Odasında camı açıp camda sigara içiyor fakat duman kokusu çocuğun odasına vuruyor.

Eşime söylüyorum salonda içse olur mu diye çocuk odasındaki eşyalara sinmesini istemiyorum diyorum. O diyor ki bunu söyleyemem saygısızlık olur. O zaman annene söylet diyorum annem de söylemekten çekinir diyor.

En son sigara içerken adam çaktırmadan arkası dönükken hava temizleyiciyi arka köşeye koydum açtım mecburen. 8-10 metre kare oda. Rüzgar vurdukça odanın içi kokuyor leş gibi çünkü.

Adam tabi farketti benim koyduğumu. Sen mi koydun diye sordu ben de evet dedim. Çok fazla açıklama yapmadım.
Bana diyor ki babama saygısızlık yaptın.


Babasının yanındayken de bu lafa açıyor işte mahmut rahatsızlığını belirtmek istemedi falan diye ben de yok hayır olur mu öyle şey filan dedim çok da fazla aşırı cevap vermedim.

Biraz da çünkü adam anlasın istiyorum rahatsızlığımı direk de söylemek istemiyorum saygısızlık olmasın diye.
0
mahmuttt
(03.10.25)
döverim net döverim. evden bile kovarım. 2 yaşındaki çocuğun yanında sigara içen insan görünce bile tepem atıyor.
0
mikahakkinen
(03.10.25)
Sorun kayınpederde değil, eşinizde. Saygısızlık olarak söylediği hiç bir şey, saygısızlık değil. Usturuplu bir şekilde söylerse kayınpederin ne kadar yumuşak olduğunu göreceksiniz.
0
etna
(03.10.25)
Koca koca insanlar olarak başka koca koca insanlarla kendi evimizde yaptıkları ve hoşumuza gitmeyen şeyler hakkında medenice konuşabilmeliyiz. Bunun saygıyla bir alakası yok.

Ayrıca konudan bağımsız; saygı kavramını anlamayan, bu nedenle de yerli yersiz bu kavramı kullanıp onu anlamsızlaştıran bir toplumuz. Bundan da vazgeçmemiz lazım.
0
salihdt
(03.10.25)
sigara içen insanın kendisine saygısı yoktur zaten siz neyin saygısını göstereceksiniz ya? sigar içenler bunu dünyanın en normal şeyi olarak gördükleri için içip çocuğun ağzına üflese de sorun yoktur onun için. direkt uyarmanız lazım alınırsa da alınsın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.10.25)
Evden kovarım. Evimin hiç bir köşesinde sigara içilmesini istemiyorum derim. İçmek isteyen varsa çıksın dışarı 5dk içip gelsin derim. Bunu isteyince saygısızlık etmiş olmuyorsun tam aksine çocugun odasında sigara içerek o size saygısızlıgın alasını ediyor. Bu arada eşiniz de tam dayaklık
0
limonlu eksi
(03.10.25)
Doğrudan olmasa da dolaylı uyarmalarınız böylece devam etsin.
Bu, saygıda kusur falan değildir.
Gittiği yer kızının ve damadının evi de olsa her istediğini
yapamayacağını anlaması lazım.

Eşiniz de belli ki babasının
kendisine tepkisinden çekiniyor.
0
diyecevaplandı
(03.10.25)
Ya saygısızlığı, siz aşirette mi yaşıyorsunuz? "Baba burada içme, çocuk odası burası, balkonda iç, hem de gel çay da içeriz iki laflayalım" de mesela...
0
malheiros
(03.10.25)
Sigara içen biri olarak bile ne evimde sigara içerim ne de çocuğumun görmesini isterim. Dışarı çıkarim balkona orada içer gelirim. -20 derecede olsa yine orada içerim.

Yaşadığınız şeyi yasayan bir arkadaim var onun kayınpederi salonda iciyormus. Dedim konus, eşiyle konuşmuş söyleyemem ayıp olur demiş. Dedim Allah yardımcın olsun.

Sizin de Allah yardımcınız olsun.

Balkonu olan bir evde balkona çıkmadan sigara içen kişinin ne aileye ne de torununa saygısı yoktur. Kendi evinde istedigim haltı ye, çocuklu evde yapma bunu.

Ufak çocuğunun her şekilde yanında sigara içen adamlari da dovesim geliyor.
0
blue eyes white dragon
(03.10.25)
ben anlamadım bir anne çocuğunun sigara dumanını her an solumasına nasıl razı olabilir?

saygısızlık mı kalmış artık. suç eşinizde. derhal uyarmalı babanızı.
0
Hallegadola
(03.10.25)
Saygısızlık falan yapmadınız, iki yaşındaki bebenin olduğu odada sigara mı içilir, cahil midir nedir yahu? Ben olsam "burada sigara içmeyin, çocuk astım olur, kokusu da siniyor, en iyisi balkonda ya da başka müsait bir yer varsa orada için" derim. Kayınpeder mafya falan mı neden korkuyorlar ki?
0
lamborcini
(03.10.25)
sigara balkonda içilir. saygısızlık değil. babam geldi eve balkonda içirttim. balkon yoksa camda içilmez. çocuğun odasında hele hiç içilmez. bu saygısızlık değil. sigara içen saygısız asıl.
0
jelly bear
(03.10.25)
Döverim kovarım diyenler ne yaşıyor acaba ya komiksiniz. Kendi babanız gelse döveceksiniz sanki sigara içti diye. Medeni insanlar konuşarak anlaşabiliyor, tavsiye ederim yani baba salonda iç diyebilirsiniz, hiç de tepki göstereceğini ve yok illa torunum odasında içicem diyeceğini sanmam.

Konudan bağımsız, eşin doğulu mu?
0
Gradient_tabanlı_mor
(03.10.25)
zamanında dedem aynısını yapmış (ben yenidoğanken). aradan neredeyse 40 yıl geçmiş babam hala bir şey diyemedim diye söyleniyor. saygısızlık falan demeyin, dolaylı yollarla uğraşmayın direkt söyleyin.
0
inheritance
(03.10.25)
ya onun yaptığı saygısızlık olmuyor da, size bu kadar kendinizi kötü hissettirmeye hakkı var da, 2 yaşındaki çocuğun odasını leş gibi zehirlemeyi kendinde hak görüyor da, ıkına sıkıla "ya içmeseniz mi" bile diyemiyorsunuz da siz mi saygısız oluyorsunuz? bi gitsinler ya, çok sinirlendim. hikayede çocuğunu korumak isteyen sizden başka herkes aymaz ve haksız ve saygısız.
0
ofelia
(03.10.25)
bu esiniz anneniz hasta diye cocuga bakmasin diyen ayni esiniz mi?
cok enteresan kafalar gercekten. olaya dahil olan herkes, siz de, esiniz de, annesi ve babasi da cehalet ve sacmalik akiyor. boyle bir durumda esinize ;babana soyler misin' diye sormaniz bile abes, soz konusu olan cocugunuz, esiniz kadar siz de sorumlusunuz ve yetki sahibisiniz.
0
kassiopeia
(03.10.25)
anamıza, babamıza saygıda kusur etmeyelim tabi.

amaa!

s.kerim böyle babayı.
kendisi bunu sorun olarak görmüyor olabilir, buna bir şey diyemem.

bence eşinizi araya koymadan direkt iletişim kurun uygun bir dil ile.
0
stay with me
(03.10.25)
nasıl hayatlar bunlar amk çocuğumun sağlığını düşünmeyen kayınpederi de eşimi de siktir ederim
kendi babamı sigara içerken tekmeyle atarım aşağıya yallah siktir git mağarana
0
croswell
(03.10.25)
bence hepinizin iletişimi problemli.
sigara içen insanın kokuyu fark etmemesi normal.
üstelik önceki nesiller çocuk yanında sigara içilmesi konusunda bizim kadar hassas olmayabiliyor, muhtemelen cama çıkmasının yeterli olacağını düşündü.

bunu eşinizden sektirip söyletmeye çalışmanıza gerek yok.
madem oraya hava temizleyici koyabiliyordunuz, ki bu çok daha sert bir hareket, "baba ya rüzgarla duman içeri giriyor, gel biz senle balkonda oturalım rahat rahat iç sen de" ya da "baba ya gel salon camında iç, buradan rüzgarla içeri giriyor, sana ben çay da koyayım" falan gibi bir üslupla uyarabilirdiniz gayet güzel bir şekilde.

asıl şimdi bu yaptığınız biraz ayıp olmuş.
abartılacak bir şey yok.
0
blatta hiberna
(03.10.25)
Eşinizi araya koyma sebebiniz nedir?
Alın adamı karşınıza güzel güzel anlatın konuyu.
0
Mirket
(03.10.25)
asıl saygısız olan kayınpederiniz. söz konusu çocuğunuz olunca kimseye karşı pasif davranmayın lütfen. gerekli yerlerde tepkinizi kibarca koyun eşiniz darılsın gerekiyorsa. o da düşünsün çocuğunu bi zahmet.
0
rayde
(03.10.25)
eşin ne kadar pısırık ya. söylemek çok mu zor? saçmalık.
0
summerjam0306
(03.10.25)
döverim, kovarım diyen arkadaşlar yavaş gelin.

dövmem, kovmam ama açık açık söylerim. baba gel şu tarafta iç, duman içeri giriyor çocuğun odası kokuyor diye. yeni evliysem çekiniyorsam eşime söyletirim.

eşiniz maaşallah sizin annenize "anne hastaysan gelmeseydin dinlenseydin, çocuğa da hastalık bulaştıracaksın" falan diyor. saygısızlık falan da olmuyor. aynı çocuğun odasında sigara içilmemesini söylemek niye saygısızlık olsun?
0
kibritsuyu
(03.10.25)
oğlunuzun odasında sigara içmesini istemediğinizi söylemenizi saygısızlık kabul eden birisi zaten bu saygıyı hak etmiyordur. ince düşünecek bir durum yok. "bu odada sigara içme, hatta bu evde sigara içme" netliğinde bir cümle kurun. hiç evirip çevirmeye, kıvırmaya gerek yok. doğrudan söyleyin. belli ki anlayışlı birisi değil.
0
co2s2
(03.10.25)
Eşine sorma. Sen söyle. Saygısızlık yapmıyorsun.
@rayde +1
Darılıyorsa da darılsın. Bu ne ya ben gerildim. Bu kadar düşünmenize sebep olan eşiniz suçlu. Manipüle ediliyorsunuz.
0
sevilen progressive türkücü
(03.10.25)
Bu adam kizini karisini doven bir baba herhalde. Korkuyla her seyi saygisizlik goruyorlar. Ben evime gelen herkese balkonu gosteriyorum. Balkon ardiye gibi oldugundan apartmanin onune inip icen bile oluyor. Kimse de bozulmuyor, saygisizlik olarak gormuyor. Senin durumun bir de bebek odasi yani. Direkt soyle bir daha yapma de.
0
Kittie
(03.10.25)
baba salonda rahat rahat iç diyemediniz mi?
yalnız adamda pes yani onca oda içinde neden çocuğun odasında içiyor herkes ayrı bi manyak olmuş ya iyi dayanmışsınız ben burda sinirendim.
0
eja
(03.10.25)
aynısını senin baban yapsa eşin acaba böyle davranır mı? bence davranmaz. babana niçin söylemiyorsun diye sana kızar, bu yaşa geldin babana ağzını açamıyorsun diye aşağılar, sonra tutar kendisi babana söyler.
misafire her türlü saygı gösteririm ama benim evimde benim kurallarım geçerlidir. benim kurallarıma uymayana saygı göstermem.
yaşlı insanlar için sigara çok aşırı normal bir şey. bence ne yaptıgının farkında değil. o yüzden kibarca söylenebilir. iki yaşında çocugun duman solumasından iyidir.
0
abelardo
(03.10.25)
senin ve eşinin anne babaya saygı konusunda garip bi takıntınız var. sizi nasıl böyle büyüttüler anlamadım. geçen gün de eşin annene hasta isen gelmeseydin demişti sen de onun için eşine yüklenmiştin :) kadın da şimdi sana yapıyor aynısı bak hak ediyosun bence.

neyse sigara konusunu eşiniz değil siz de söyleyebilirsiniz, biz evimizde çocuk olmadığı halde sigara içilmesine izin vermiyoruz annem geldiğinde balkonda içiyor. siz de bunu söyleyin balkonda içebilir misin, çocuğun eşyalarına koku sinmesin yazık diye.
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
Bence boşan usta, eşin çok garip şeyler yapıyor. Başka bir duyuruda dolaylı olarak anneni evden kovduğunu anlatmıştın. Kendi babasına gelince maşallah, çocuk falan tanımıyor sağlığını umursamıyor. Annene gelince cinayet işlemiş muamelesi yapmıştı..
0
dawsonscreek
(03.10.25)
iki yaşında çocuk olan evde değil şu oda bu oda, evin hiçbir yerinde içirmem. gitsin binanın önünde içsin. ya da balkon varsa balkonda.

bu arada çocuk odasında sigara içmek nasıl bir farkındasızlıktır, çüş dedim. eşinizin babası karşısındaki ezikliği de hayret verici.

sabır diliyorum size bu aileyle.
0
sir gawain
(03.10.25)
çok kalmayacaksa idare edin. iyice havalandırın. bir süre sonra koku geçer belki. geçmesi için başka güzel kokular kullanırsınız.

adama demek sizi geriyorsa çok, kendinizi germeyin o kadar. söyleseniz adam bozulacaksa bu sefer de siz yine üzüleceksiniz. ne gerek var...
0
santimantal
(03.10.25)
İnsan en yakını olan annesine babasına -oldu da onlar düşünemedi- çocuğun yanında sigara içerse başka yerde için annae/baba çocuk rahatsızlanır vs diyebilmeli. Bu saygısızlık falan değil. Bunu demekten kaçınmak da normal değil. Anne baba böyle şeyden niye kırılsın veya niye saygısızlık olsun bu.
Onlarda sizin kadar çocuğun sağlığını düşünür. Yaşlı olunca belki bazı şeylere ehemmiyet gösteremeyebilirler. Bu konu gayet anlayışlı bir şekilde hiçbir şekilde gerilmeden halledilir.
0
ezkaza
(03.10.25)
kaç gün kalacak?

aile işleri dert. bikaç günse sallayın, saçma da olsa karınız bunu unutmaz bin defa getirir.
0
gurur
(04.10.25)
(4)

emlakçı tapunun fotoğrafını çekti

asap raki
bugün ev aldım. tapuyu alıp çıkınca baktım emlakçı tapunun fotoğrafını çekmiş. bu bana sıkıntı yaratabilir mi ilerde? sadece fotoğrafla bir şey yapamaz sanırım?
bugün ev aldım. tapuyu alıp çıkınca baktım emlakçı tapunun fotoğrafını çekmiş. bu bana sıkıntı yaratabilir mi ilerde? sadece fotoğrafla bir şey yapamaz sanırım?
0
asap raki
(02.10.25)
yapamaz. Hayırlı olsun. Belki yaptığı satışları not edecektir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.10.25)
Bir şey olmaz.
0
ground
(02.10.25)
hiç bir şey yapamaz.

bu arada evinizde güle güle oturun.
0
co2s2
(02.10.25)
çok teşekkürler
0
🌸asap raki
(02.10.25)
(8)

yeni pasaport basvurusu ve iptal edilebilen ucak

kaputt
selamlar, schengen vize basvurusu icin belge hazirliyorum da, iki sorum olacak:- yakin zamanda yeni pasaport basvurusu yapan oldu mu, basvuru gününden sonra kac günde elinize gecti?- vize basvurusu icin iptal edilebilen bir ucak rezervasyonu yapacagim. bu zamana kdr hep gercekten aliyordum. siz bu d
selamlar, schengen vize basvurusu icin belge hazirliyorum da, iki sorum olacak:

- yakin zamanda yeni pasaport basvurusu yapan oldu mu, basvuru gününden sonra kac günde elinize gecti?
- vize basvurusu icin iptal edilebilen bir ucak rezervasyonu yapacagim. bu zamana kdr hep gercekten aliyordum. siz bu durumda hangi havayolundan aliyorsunuz? iptalde dikkat etmem gereken bir sey var mi, sorun yasar miyim?

tesekkürler
0
kaputt
(02.10.25)
İlk soruyu bilmiyorum ama ikincisi için her hava yolunun İptal-iade koşulları farklı olabiliyor. Bu koşullar bilet türü, lokasyon ve en geç kaç gün öncesinde iptal edilebilir gibi şartlarda değişkenlik gösterebilir. Örneğin thy için; ecofly biletler iptal/iade/değişim olmaz genelde. Primefly bilette ise iptal/iade/değişim oluyor ancak şartlarını okumak önemli elbette, spesifik detaylar önemli çünkü. Standart bir yanıt yok bu soru için.
0
ezkaza
(02.10.25)
genelde 1-2 haftada elimde oldu hep. pardon pasaport demişsin. 2-3 günde elinde olur.

pegasus flex alıyorum. sadece flex ücreti kesiliyor.

ya da alıp seyahat belgesi alıp 24 saat içinde ücretsiz de iptal edebilirsin. daha önce pegasusun fiyat sabitleme özelliğiyle rezerve alıp ekran görüntüsü paylaşmıştım sorun olmamıştı.
0
jelly bear
(02.10.25)
tabii her havayolu farklidir, o nedenle bu islemi yapip önerebileceginiz bir havayolu kategori vs varsa direkt ona bakayim. ücretsiz yapmasi mümkün olmuyor mu?

Pasaportla ilgili de pasaport basvurusunu bir ilcede 6 ekimde yapacagim, ve idata randevuyu 16sina verdi. yani cok dar bir aralik var. 1-2 hafta demek, birinde hepsi yanacak, birinde yetisecek demek :(
0
🌸kaputt
(02.10.25)
pasaport normal şartlarda, büyük bir aksilik olmadıkça en geç 2-3 gün içinde elinizde olur. ben cuma günü başvurmuştum salı gelmişti.
0
inheritance
(02.10.25)
thyde sanırım en dolu paketi olunca tam iade oluyor.
0
jelly bear
(02.10.25)
pasaporta cuma başvurdum, pazartesi elimdeydi.
iptal edilebilir uçak için THY
0
co2s2
(02.10.25)
iptal edilebilen biletin mantığı, herkes bileti iptal etmeyeceği için toplamda aynı veya daha fazla para kazanabiliyor. hele hele bileti iptal edenler son dakikada iptal etmiyorsa, THY'nin o biletleri tekrar satabileceği kadar vakit kalıyorsa, iyice kara geçiyorlar.

bir örnekle anlatayım. rakamları sallıyorum.

iptal edilemeyen biletler 10 lira. 10 tane satınca 100 lira para kazanıyorlar.
havayolu biliyor ki, iptal edilebilen biletlerin %20'si iptal ediliyor. yani 10 biletin 2'si. biletleri 14 liradan satarlarsa, 2'si iptal edilse bile 8 x 14 liradan = 112 lira para kazanıyorlar. ellerinde hala 2 bilet var. onları da sattıkları zaman, iyiden iyiye para kazanıyorlar.
0
co2s2
(03.10.25)
tesekkürler cevaplar icin. oturdu kafamda bu iptal etme mevzusu. bu arada thy primefly alarak tamamen ücretsiz iptal yapabiliyorum. öyle hallettim.

bekleyenler icin de pasaporta ptesi basvurduk. destek ekibine ([email protected]) mail attik bir de basvururken müdüre rica ettik (ilcedeki nüfus müdürü ankara'ya etkisi var midir bilemem), ama carsamba pasaportlar geldi. gercekten isik hiziyla oldu.
0
🌸kaputt
(10.10.25)
(17)

Bakıcıyı göndereyim mi?

rayde
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın beğenmedi. İşte 22 günden hesaplaman lazımdı da ben 9 gün geldim ona göre vermen lazım diye söylendi biraz. Halbuki 22 günden hesaplarsam 7 gün geldi bu sefer 7 günlük vermem lazım. Neyse baya bi karşılıklı konuştuk tartışma olmadı ama sonuçta hesabı yanlış. Onun hesabıyla maaş verirsem 9 gün için yarım ay maaşına denk geliyor.

Daha sonra eşiyle telefonda konuşurken annem duymuş "alamıyosak madem bu ay da avokado yemeyiveririz" falan demiş. Sabah kahvaltıda avokado yedirmiştim çocuğa onda mı gözü kaldı öylesine mi söyledi anlamadım.
Bir de sürekli önceki işverenim kutu kutu sevdiğim çikolatadan alırdı, vay efendim yol parasını bazen bin lira fazla verirdi e bu fazla derdim olsun derlerdi gibi şeyler anlatıp duruyor. Ay ödemelerim var, kızımın yurt taksidi var, borçlarım var diye aralara da serpiştiriyor.

Bu konular beni çok rahatsız etti. Yolun başındayken baybay mı desem acaba? Henüz işe başlamadım başlamama 3 hafta var başka birini bulurum belki :/
En başta anlaşırken pazarlık bile etmedim ne maaş ne yol istediyse tamam dedik.

Her sabah kahvaltı sofrası öğle yemeği hazırlayıp koyuyorum aslında o yapacak diye anlaşmıştık ama henüz çalışmadığım için ben yapıyorum. Yine çalışmıyorum diye çocuk uyuyosa erken çık sorun olmaz falan diyorum. Yüz mü verdim noldu?
0
rayde
(02.10.25)
evet uğraşılmaz. kov gitsin.
0
jelly bear
(02.10.25)
yolla gitsin şimdi sorun cıkaran ilerde daha cok sorun cıkarır
0
koela
(02.10.25)
yol verin bence de uzun süreli bir ilişki olmayacak gibi görünüyor. hesabı yanlış bu arada. anlaştığınız maaş/30*9 olması doğru.

siz işe başladıktan sonra anlaşmazlıklar büyürse o zaman daha çok sıkıntı olur. ayrıca eski iş yeri bu kadar iyiyse çıkmasaymış :)
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
Bu tip isleri yapanların kafasi basmiyor. O yüzden işinden memnunsaniz konuşun, anlatın, orta yolu bulun.

Bunlar beni tutuyorsa para bok
Yolu da isteyem nolcak ki, önceki vermedi belki bu verir
Cukulat pizza vs isteyeyim alirlar onlara koymaz
Masraflarimi soyleyem acıyıp para versinler para coktur

Mesela sizin maas hesabiniz daha cok para veriyor olsaydi hep oyle hesaplardi. Hakkaniyet yok cogunda. Ama yuzde 99unun matematigi yok. Mesela ayin 5 maas diyorsun. Ayin 5inde 5 gunluk para eksik yatti diyorlar...

Ne kadar güzellik yaparsan o kadar iyi, sonucta cocuk emanet. Ama hepsi gorev olacak bir yerden sonra. Memnunsan konus duzelt degilsen next
0
Shepard
(02.10.25)
Şu tarafı var bence, eğer o 9 gün tartışması uzlaşmayla sonuclansaymis bir bakilabilirmis de, o kendini haklı gördüğü halde istediğini alamamis. Telefon konuşması buna işaret etmiyor olsa bile, gözü kalabilir evet ve çocukla ilgilenen biri sozkonusu olunca riske girmeye değmez.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Duyuruda bakıcıdan benim kadar çeken yoktur. :D

Ben böyle şeylerde hep fazladan verme taraftarıyım, sonuçta çocuğuna bakıyor yani çikolata da alınır yol parası ekstra da verilir sorun etmem ama bunu dile getirip durması yüzsüzlük yapması çok itici.

Ayıptır sorması ne kadar veriyorsunuz?
0
yenibirgüzelnick
(02.10.25)
40+yol+ sigorta seklinde veriyoruz.

Ya yaptigi isten memnun kalsam soyle uc bes ay gecse mesela hem guzel zam yaparim hem arada biseyler veririm bayramlarda seyranlarda sonucta cocugu emanet ediyoruz ama ise girer girmez olunca bilemedim.
Referanslari da iyiydi hatta tanidik referans da var. O sebeple kafam karisti baska birini arama konusunda.
0
🌸rayde
(02.10.25)
o iş daha iyiye gitmez. konu sadece para mevzsusu değil. etrafında sürekli negatif, talepkar ve dırdırcı bir insan olması senin hayat kaliteni de etkiler.

hiç uzatmaya gerek yok.
0
orpheus
(02.10.25)
bu tiple uğraşılmaz gerçekten, bulmak çok zor değilse böyle kıyaslama yapan sürekli fazla para isteyenle çalışmamanı tavsiye ederim çünlü isteklerinin sonu gelmiyor, izinde de para istemeye başlıyorlar sonra evden yemek götürme isteği geliyor sonra kızıma şunu alırmısın diyor.. diyorda diyor.

lütfen onun yükümlü olduğu hiç birşeyi yapma ve görevini hatırlatmaktan çekinme. iş veren gibi davran arkadaş gibi değil yolun başındayken böyle davranırsan sonrasında üzülmezsin
0
eja
(02.10.25)
sigorta ödediginiz icin 30 gün bazindan hesaplamaniz normal. sigortali calisan bu, gündelikci ya da parca basi is yapan birisi degil. siz sigortasini sonucta cumartesi pazar icin de yatiriyorsunuz. sigortayi yatirirken 30 günden, maasi alirken 22 günden, yok ya!
kadin haksiz. ugrasamam diyorsaniz yol verin gitsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.10.25)
sadece sunu demek icin yaziyorum, bu onceki isverenin alip verdikleri, ekstra paralar falan filan, bunu annemin 20 yillik temizlikci kadini da yapiyor inanin, yani sorsaniz annem disinda herkes birlik olmus kadina binlerce lira veriyorlar ekstradan ve bu hep boyleydi. annem hic takmaz, aa ne guzel diyip gecer. zira hem verebilecek durumu yok emekli zaten hem de sonu yok yani, elbette bayramda seyranda unutmayiz, aile gibi olduk artik ama muhtemelen digerlerine de annem icin ayni hikayeyi anlatiyor. kendisinin de de inekleri, tavuklari, ekstra evi tarlasi, her cocugunun birer evi filan var yani. herkes bir turlu oluyor iste, aliskanlik mi diyeyim, ne koparirsam mi diyeyim. en azindan bu konuya sanirim fazla takilmamak gerekiyor.
0
kassiopeia
(02.10.25)
Kesin @yenibirguzelnick bacım sormuştur diyerek tıkladım ama ters köşe oldum:p

Neyse soruya cevap: bakıcı bulmak kolay değil. Referansı da varmış, biraz beklentileriniz hakkında konuşun bir de "şartlar ve haklar bunlar" diyerek sınır çizin net olun diyorum. Bir süre deneyin öyle karar verin. isterseniz bir yandan başka bir bakıcı daha bulmaya çalışırsınız. Önemli olan çocuğa nasıl baktığı
0
kullanicadi
(02.10.25)
söz konuus bebek. uzatmadan yol verin lütfen.
0
summerjam0306
(02.10.25)
orpheus +1

dırdırcı ve kıyaslayan birine iş vermek istemem, çocuğuma bakması için evime ücretsiz almam. çocuğun yediği avokadoda bile gözü kalmışsa korkarım.
0
deartheodosia
(02.10.25)
Çok yüz vermişsin. Hem pazarlık yapma hem de onun iş tanımı olan şeyi sen yap, elbette yüz bulur, biraz da yapı olarak fazla bencil biriyse tamam. Bence sal gitsin. Gider birisi gelir daha iyisi.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
6 bakıcı değiştirmiş biri olarak fazla yüz vermişsiniz diyebilirim. En baştan en ince detayına kadar konuşulması gerekirdi. Bu kişiler rahatlıkla iş değiştirebiliyorlar ve benim gördüklerimde en azından çok iş ahlakı olmadığından önceden haber verme gibi huyları da yok. ben bugün bırakıyorum deyip gidebilirler. çocuğu emanet ettiğiniz için hoş tutmaya çalışırsınız ancak tepenize çıkma potansiyelleri yüksek olur genellikle.
içiniz rahat değilse çok alışmadan teşekkür edilip başka birine bakılabilir. Tabi bakıcı bulma işi kolay değil ama içinize sinmesi gerekir.
0
ucurulmamak umidiyle
(02.10.25)
öncelikle kızınızın ömrü anasıyla babasıyla mutlu huzurlu sağlıklı uzun olsun.

işin doğası gereği, moral motivasyonu yukarıda tutmak için işveren ne kadar sert olması gerektiğini, ne kadar müsamaha göstermesi gerektiğini çoğunlukla ayarlayamıyor. bakıcılar da bu iyi niyeti suistimal edebiliyor. hatalı olduğunuzu söylemek mümkün değil.

şunu unutmamak lazım. bu sonuçta bir iş sözleşmesi. bakıcı sizin için bir şey yapıyor, siz de para veriyorsunuz. biraz kurallı olmakta fayda var. bu bakıcı ile ya da başka bir bakıcı ile her şeyi önceden konuşun. çok taviz vermeyin. hatta siz taviz / yüz verdikçe tepenize çıkacağını unutmayın.

biz her ayın son günü para veriyoruz. çok fazla hesap kitap yapmaya gerek yok 9/30 ya da 7/22 verin geçin. pazarlık vs en baştan yapın. insan yavaş yavaş öğreniyor. hiç hediye, çikolata vs kulak asmayın. isterseniz verirsiniz. ekstra para vermenize gerek yok.

ama baybay demek için de, kızınıza nasıl davrandığına, nasıl baktığına bir bakın. eğer iyi bakıyorsa, saydığınız dertlerin, soru işaretlerinin hepsini zaman içinde çözersiniz. işini iyi yapan bakıcı bulmak kolay değil.
0
co2s2
(02.10.25)
(6)

Evlilikte zamanla İlginin ve yakınlığın azalması doğal bir süreç mi?

psmstc
Ve bunu canlı tutmak korumak Mümkün mü ve nasıl?
Ve bunu canlı tutmak korumak Mümkün mü ve nasıl?
0
psmstc
(02.10.25)
bence bu doğal süreç. canlı tutmak nasıl olur bilmiyorum. çocuk olduktan sonra bu ilgi daha da azalıyor.
0
mikahakkinen
(02.10.25)
Tabii ki... Sürekli canlı tutulamaz. Anlık heyecanlar yaşanır. O anlar kıymetli. Evlilik mutluluktan ziyade bir araya gelip güçleri birleştirip zorluklarla birlikte mücadele şeklinde devam etmeli.

Yoksa çok problemli.
0
luluki
(02.10.25)
Evet hatta konu hakkında reddit'de bile başlık var: www.reddit.com
0
limonlu eksi
(02.10.25)
bence bu "azalma" değil normalleşme. evet normal bi süreç. nasıl yeni bir bilgisayar alınca hep başında oturursun, evlilik de öyle biraz. başlarda her şey yeni olduğu için canım cicim oluyo, zamanla normalleşiyo. canlı tutmak tabi ki mümkün tarafların niyet-istekleri ile.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
yakınlıktan ne kastettiğine bağlı. giderek uzaklaşıp birbirini görmek istemeyen, tahammül edemeyen insanlara dönüşüyorsanız. içeride stres birikiyorsa bu normal değil.

diğerleri herkesin de dediği gibi doğanın kanunu.
0
orpheus
(02.10.25)
bu gayet yaygın bir durum ve çok sinsi sinsi ilerleyen bir süreç
0
co2s2
(02.10.25)
(6)

Kontrol dışındaki şeylerin stres oluşturması

arbre
Günaydın. Son zamanlarda bu var bende. Ayrıntılı yazayım.Bir yakınımın sağlık sorunu var diyelim. Bu bana stres yaratıyor. Ben özel hastaneye gitmeyi, ücretini ödemeyi öneriyorum bu sorunu çözmek için.İşle ilgili bir konuda birileri yanlış yapıyor. Onların yanlışlarını ben düzeltiyorum. Benim işimi
Günaydın. Son zamanlarda bu var bende. Ayrıntılı yazayım.

Bir yakınımın sağlık sorunu var diyelim. Bu bana stres yaratıyor. Ben özel hastaneye gitmeyi, ücretini ödemeyi öneriyorum bu sorunu çözmek için.

İşle ilgili bir konuda birileri yanlış yapıyor. Onların yanlışlarını ben düzeltiyorum. Benim işimi az etkiliyor bu yanlışlar. Ama onları da kontrol etmek istiyorum.

Yani bazı insanların cahil ve yönetilmeye muhtaç olduklarını düşünüyorum. Onlar yaptıklarını umursamıyor, belki çoğunun farkında değil ya da sonuçlarını bilerek yapıyor.

Ben de rahat bir insan olmak istiyorum ama olamıyorum.

Bir de çok büyük boyutlu düşünmeye odaklıyım. Atıyorum evde bir şey bitti, azaldı. 1 kg gerekiyor. Ben gidip 3 5 kg alıyorum daha çok para harcayıp. Temelinde bu şey bana stres oluşturmamalı. Stok yeterli olmalı. İşle mi kafayı bozdum acaba.

Bunu yaşayan var mı, ne önerirsiniz, sağ olun.
-2
arbre
(02.10.25)
Kafayı meşgul edecek yeterli iş olmayınca insan kıla tüye kafayı takıyor. Sorun yoksa sorun vardır.
0
luluki
(02.10.25)
kontrol gudusel acidan tatmin etse bile seni icten curuten birsey. cunku tamamen duygusal tatmin ile calisan bir gudu. fakat soyle bir gercek var ki diktator bile olsan bi yere kadar kontrol edebilirsin hayati. o aliskanligini birakmalisin. ayrica cocukluk travmalariyla da alakali. kucukken sen sunu yapamazsin, sen beceriksizsin, yetersizsin ve minvalinde benzer seyler duyan kisilerde oluyor. surekli bir kendini kanitlama, hayatin ve olaylarin kontrolunu ele alma hali oluyor. en azindan bende oyle. bunu idrak edince hayati daha kucuk perspektiften yasamaya basladim.
0
buenosdias
(02.10.25)
Her şeyi üzerine alan birisin izlenimi aldım verdiğin orneklerden. Anan baban kardaşın değilse (ki bazen duruma göre onlarsa bile) bırak hastaneye kendileri gitsin, ya da senden istenecek bir yardım varsa bırak önce onlar söylesin.

İs yeri için de, seni etkilemeyecekse elleşme o yanlışlara.

Bir fıkra vardı, tamamını net hatirlamiyorum, üç tel saçı kalmış adam berbere gidiyordu da, her düzelt diyisinde bir tel kopuyordu tararken, adam son gidişinde berbere "bırak dağınık kalsin" diyordu. O mantık.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
bu bir noktaya kadar normal. ama başkaları senin onların işine burnunu sokacak kadar fazla empati yaptığını düşünüp rahatsız olurlarsa üzülürsün.

ben bi ara kardeşlerime çok karışıyodum mesela. onların hayatı laylaylom yaşamaları çok garibime gidiyodu, bunları bi yola getirmem gerek sağlıklı düşünemiyolar vs diye düşünüyodum. ama sonra baktım ki ben onların annesi değilim, onlara bu kadar karışmaya hakkım yok ve ben karıştıkça aramız bozuluyo. bıraktım sonra.

işyerinde de bazen biri eziliyormuş gibi geliyordu, onu korumak için birilerine bir şeyler söylüyordum sonra baktım ki hem o kişi ile aram bozuluyo hem de korumaya çalıştığım kişi "ne karışıyosun" diyo. onu da öyle bıraktım.

ev için aldığın fazla eşyaları da bozulmaması için az alman gerektiğini bozulduklarında çöpe atmak zorunda kaldığında öğrenirsin.

sonuç olarak bazı şeyleri olumsuz tecrübelerle öğreniyor takmamaya başlıyorsun.

ama tabi bu takıntıların hayatını yaşanmaz-çekilmez kılma noktasına geldiyse psikolojik yardım almak gerekiyor ki ben de hayatımın bir döneminde almıştım.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
(bkz: mükemmeliyetçilik) hastalığı.
0
orpheus
(02.10.25)
"kontrol dışındaki şeyler" diye kulp uydurmaya gerek yok. son bir kaç aydır takip ettiğim kadarıyla sen genel olarak stres yapmak için kendine yer arıyorsun. ilaçlarını aksatma, psikolog ve/veya psikiyatrist randevularını aksatma.
0
co2s2
(02.10.25)
(4)

şifreli kapı kilidi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
pil gibi bir şeyle mi çalışır yoksa şebekeden elektrik mi çekmek lazım?
pil gibi bir şeyle mi çalışır yoksa şebekeden elektrik mi çekmek lazım?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.09.25)
İkisi de var
0
messina123
(30.09.25)
çoğunluğu pil.
0
co2s2
(30.09.25)
Genel olarak hibrit bir sistem var. Elektrik olmayınca pil devreye giriyor hatta pil bitmiş elektrik de gitmişse normal anahtarı var onu açmanız gerekiyor.
0
ground
(30.09.25)
kale kilit markasının kilitleri şebekeden besleniyor

daha modern, uzaktan kontrollü ve parmak izi olan kilitler pille çalışıyor, acil durumlar için cihazı powerbank veya manual anahtar ile açabiliyorsunuz.
0
bravoteam
(01.10.25)
(1)

ios 18 yüklü telefonda şöyle birşey oldu

dudek
hem chrome da hemde whatsapp da yazarken veya arama yaparken altta siyah ikinci bir arama çıkıyor nasıl kapatabilirim yardım lütfen https://hizliresim.com/3ewjewphttps://hizliresim.com/qxr5ep6
hem chrome da hemde whatsapp da yazarken veya arama yaparken altta siyah ikinci bir arama çıkıyor nasıl kapatabilirim yardım lütfen
hizliresim.com
hizliresim.com
0
dudek
(30.09.25)
klavyenizi başka bir klavyeye değiştirin, sonra tekrar geri değiştirin. yaşadığım benzer bazı saçmalıklarda işime yarıyor.
0
co2s2
(30.09.25)
(9)

Bu 3 ayakkabıdan hangisi? (VEJA)

makarnavodka
günaydın dostlar, bu 3 ayakkabıyı gözüme kestirdim birini alacağım. sizce hangisi?https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-10-beyaz-yesil-erkek-deri-sneaker_1740967https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-82-grained-haki-beyaz-erkek-deri-sneaker_1760540https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-82-grained-beyaz-erkek-d
günaydın dostlar, bu 3 ayakkabıyı gözüme kestirdim birini alacağım. sizce hangisi?

www.beymen.com

www.beymen.com

www.beymen.com

teşekkürler,

profil: 30/e
0
makarnavodka
(30.09.25)
Bunlar arasinda en guzel renk uyumu 3 numara diye dusunuyorum.
0
mbond
(30.09.25)
1, 3, 2 siralamam
0
sey mi dostum
(30.09.25)
3
0
deartheodosia
(30.09.25)
VEJA hastası olarak 3 diyorum.
0
elektr10
(30.09.25)
3>2>1
0
Bruce
(30.09.25)
3
0
logisticsmanager
(30.09.25)
veja çok rahatsız değil mi ya 1 kere denedim inanılmaz rahatsızdı
en uygunu krem gibi herşeyle giyilir ama biraz erkek modeline uymuyor 3
0
eja
(30.09.25)
2 kötü
0
ala09
(30.09.25)
belki 1.
0
co2s2
(30.09.25)
(27)

Gs avrupada neden bu kadar kötü?

avatar is back
Süper ligde 2-3 senedir yenildikleri bir maç var heralde o da ismail kartallı samiyendeki maçtı. Pek izlemiyorum futbol, derbiden derbiye bir de avrupa maçları. Ama gs avrupada o kadar çok maçta o kadar çok gol yiyor ki artık bunun mantıklı bir açıklaması olmalı. Neden böyle? Türkiye’de hakemler vs
Süper ligde 2-3 senedir yenildikleri bir maç var heralde o da ismail kartallı samiyendeki maçtı. Pek izlemiyorum futbol, derbiden derbiye bir de avrupa maçları. Ama gs avrupada o kadar çok maçta o kadar çok gol yiyor ki artık bunun mantıklı bir açıklaması olmalı. Neden böyle?

Türkiye’de hakemler vs demeyin lütfen.
0
avatar is back
(18.09.25)
Ama hakemler :( Yoksa tokatlanıp tokatlanıp göndermezler avrupadan, okan buruk teknik bilmez taktik bilmez oyun bilgisi sıfır, türkiyede hakem camiası ve okan hocanın malum geçmişi ortak bir bağlantı, bu sayede her sene şampiyon oluyorlar ama avrupaya çıkınca böyle oluyor.
0
kizil karga
(18.09.25)
pbs.twimg.com

Gs türkiyede neden bu kadar iyi diye soralım o zaman, neredeyse maç başı 3 puan ortalamayla oynayacak
0
grimavi
(18.09.25)
türkiye liginin kalitesi çok ama çok kötü. bir kaç takım dışında zor gecebilir denebilir maç bile olmuyor. avrupada da şampiyonlar liginde düzgün, kaliteli top oynayan takımlar olduğu için lastik patlıyor.

fener vs diğer takımlarda şl de oynasa, gene aynı şey olur. uefa ve konferans liginde defolar bu kadar ortaya çıkmadığı için gs nin avrupa başarısızlığı daha göz önüne çıkıyor.

işte, olabilecek en en en pahalı kadro bile frankfurt gibi şl için üst seviye olmayan bir takımdan şu an 5 yedi. maalesef şampiyonlar ligi türk takımları için yarışılabilir bir alan değil.
0
wilhelmwasmuss
(18.09.25)
Çünkü bizim insanımız hiç bir işte iyi değil. Disiplin yok. Geleni de bozuyoruz. Bugün bildiğin dünkü bizim halısaha maçında oynayanları gördüm. Düzensiz, ayakta top tutamıyorlar, allaha emanet paslar vs.
0
Shepard
(18.09.25)
gs normalde kötü zaten, ama tr'deki takımlar daha kötü. sonuçta lokalde gs iyi illüzyonu, avrupa'da da bunun içyüzü...
0
kesmekes laleler
(19.09.25)
Onlarin koruyup kollayan hakemleri olmadigi icin :(((
0
sonsuz
(19.09.25)
Okan buruk yerel bir teknik direktör, tr futbolunun anahtar noktalarını buldu ve fb gibi psikozlu bir rakibi olduğu için sorun yaşamıyor.

Avrupada Sorun yaşadığı maçlarda ise eli ayağına dolanıyor, düşmeyi bilmiyor çünkü takım.
Ligler arası seviye farkı çok ama hasbelkader 3-1 geri düştüğün maçı ölüm kalım maçı gibi kumara çevirip ya herru ya merru dersen ölürsün.
0
Bruce
(19.09.25)
Haftalardır yorumcular diyor ki frankfurt tarzı takımlara topu bırakmak gerekir. topu alıp yüzde 62yle oynarsan adamlara istediğin ortamı yaratırsın. Sen türkiyedeki oynadığın gibi oynarsan frankfurt gibi takımlar gelir seni beşler. Gs defans hattının yaptığı hataları azerbeycan takımları bile yapmıyor. Problem tamamen okan hocada. Kesinlikle oyun planından taviz vermiyor. Okan avrupada nasıl oynanacağını bilmiyor bu çok net. Aynı hataya montellada düştü, çıkarım ispanyaya ben oyunumu kabul ettiririm dedi. Al sonuç. Ayrıca 2 maçta 11 gol yiyen uğurcanın hatası yoktu ama fark yaratan kurtarışıda yoktu. Açıkcası avrupada langır lungur oynamakla maç kazanılmaz.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
Türkiye ligi ve rakipleri Çok dandik. Oyuncu ile maç kolay kazanabiliyor çünkü dandik işte. Dandik olmasa zaten takımlar sürekli ön elemelerde elenmez. Sonuçta bilmem kaç yıldır sl'ne ayak basmamis bir ikinci büyük var.

Avrupa'da neden; çünkü Okan hoca yetmiyor. Kutsal kitapta yazıyor gibi yenik duruma düşünce orta saha bosaltiyor. Zamanında mancini ceyhun Gülselam'i avrupa maçında orta sahaya aldığında gelen eleştirilere "sahaya hücumcu atmak hücum futbolu oynamak değildir" demişti. Okan hoca bilmem kaç yıldır bunu öğrenemedi.
Malesef türk liginin dandikligi ile gelen başarı sebebiyle kendisine camia ve genel taraftardan tepki yok ama gs'yi klasik türk takımı haline getirdi.

Türk futbolundaki kafayi yemişler biraz azalirsa rekabet artacaktir ama şu anki dandik rakipler ile gelişme ihtiyacı Görmüyorlar gibi.
0
logisticsmanager
(19.09.25)
Sadece hakemler demeyelim Gsye yatan Türk takımlarını es geçemeyiz.
0
olaylar olaylar
(19.09.25)
Mental oldugunu dusunuyorum. Gol yedi mi, geriye dustu mu hemen komple dagiliyoruz. Gecen yil da aynisi olmustu. Maalesef hocanin da bu mentali yonetemedigini dusunuyorum, duygusal milletiz, hoca araciligiyla takima da yansiyor.
0
lallala
(19.09.25)
Esas sorulması gereken soru Türkiye'de nasıl bu kadar iyiler? Yandaş oldukları için saray tarafından korunuyorlar. ToRreira mertens rüzgar esse düşüyorlardi, saniyesinde düdük hazır, barış alper diye bir oyuncuları var tam bir komedi, adam tekme tokat dirsek girişiyor herkese, ağzını açıp bir şey diyen bile yok, normalde gerginlik olur, kavga olur, tüm lig bu adamı biliyor, kimse bulaşmıyor, kemal sunal filmindeki mazlum gibi dayak yiyip oturuyor koca adamlar
0
freedonia
(19.09.25)
Lallala+1
0
gobekliraki
(19.09.25)
Uğurcan cakira siyasi nedenlerle 30 milyon verirsen sadece turkiyede is yaparsın.özet bu
0
essoist
(19.09.25)
okan rezalet bir td. adam ligi çözmüş diyorlar neyi çözmüş pardon. önde basıp gol atalım diye taktik mi olur? gol yesek de bir o kadar gol de atıyoruz yeniyoruz olayı tr'de olur sadece. frankfurt alkmaar genç oğlanlar gibi sistem takımları elekten geçirir böyle.

montella da aynısını yaptı demişler doğru. her maça ayrı bir taktik çıkacaksın haddini yerini bileceksin

ama asıl sorun ülkede her yere sirayet eden yolsuzluk, ahlaki çöküntü ve torpilin futbolun tam ortasında olması. altyapıda adam yok, haksızlık hak getire. yetenekli çocuklara yazık oluyor. ozan tufan barı malper bunlar topçu mu
0
Hallegadola
(19.09.25)
bütün takımlar avrupa ortalamasının çok çok altında. gs ye özel bir durum yok ortada. lise 1 i ıslahiyede okudum. yan sınıfta bir çocuk ıslahiyesporda oynuyordu. lise sınıfları futbol turnuvasında hep o çocuğun sınıfı şampiyon oluyordu. ama ıslahiye amatör kümede bile sonuncu oluyordu.
0
ground
(19.09.25)
Tr'de kollaniyorlar cunku. Sumudica gibi sovmen, dusuk karakterli bir t.direktor vardi, mesela takimi GS stadinda takimi gol atti, yuzunde 5 karis surat, "sevinmeyin iceri gecin" diye yedek kulubesindeki oyunculara bagiriyordu. Ayni adam Fener'in maclarinda tac icin itiraz ederken eroinman gibi sinir krizi geciriyor mesela:) bunun gibi binlerce olay var. Az cok birazcik takip eden biliyor zaten neler dondugunu uzun uzun yazmaya gerek yok GalataSARAY'i:)
0
speedy
(19.09.25)
sadece hakemler ya da teknik direktörlükten anlamayan bücür falan değil mesele. mesele çok basit. ülkede adalet yok.

çok alakasız gelecek ama galatasaray yasa dışı bahis sitesi reklamı aldı. ceza almadı. kara borsa yaptılar, belki hala yapıyorlar. ceza almadılar.

eğer galatasaray bu hikayelerden ceza almış olsaydı, avrupa'da bu kadar kötü olmayacaktı çünkü avrupa'da olmayacaktı.
0
co2s2
(19.09.25)
ligin seviyesi yüzünden. hakem siyaset bahis reklamı diyen beyni olmayan fenerlidir o yüzden o yorumlara takılma.
0
koela
(19.09.25)
Ligin seviyesi çok düşük ama bu sadece gese şampiyon oluyor demek ahahahah geseyi dün gece 5'ledikleri maç türkiye liginde olsaydı frankfurtun attığı ilk 2 golden önce faul verilir barışın attığı gol de verilirdi gese en kötü 3-1 alırdı maçı ama avrupada fetöcü hakemler olmadığı için fetöcü takımları 5'leyip gönderiyorlar :)
0
kizil karga
(19.09.25)
yorumları okudum varsa yoksa tr ligi kötü, gs tr de kayrılıyor, doğru düzgün teknik analiz yok.

okanın taktik bilgisi maalesef kısıtlı.
aslında şu anki kadro 3lü için çok daha uygun fakat yıllardır 4 lü oynayan ve sezona bu şekilde hazırlanan takım ve çalıştırıcılar sisteme alışık değiller, sistemi geriden değiştirince ileride de etkileri oluyor.

günümüz futbolunda artık topa sahip olmak, ileride oynamak bunların bi anlamı yok. bir çok teknik adam rakip takımı üzerine çekip orta sahada boşluk yaratarak pozisyon bulmaya oynuyor, bizim Okan'da tam da onları istediğini yapıyor ileride bi sağ kanada bi sol kanada top yuvarlatıyor. burada kaptırdığın her top potansiyel gol oluyor.

Maç sonunda top yüzdesi tabelada yüksek çıkması senin daha iyi oynadığın anlamına gelmiyor. Kendisini hiç sevmesemde mourinho'nun bir sözü var "isterse topu eve götürsünler maçı biz kazandık"
0
duyuruuser
(19.09.25)
sebebi: OKAN BURUK
0
baldan kaymak
(19.09.25)
okan buruk'un avrupa hocası olmaması etkisi ile birlikte ligin çöp takımlardan oluşması da etkili.

en baştaki çöp takım fb mesela. kendi elleriyle beceremediklerini el şeyine sarılıp gariban anadolu takımlarından beklerler. düşün şut çekemedikleri benfica kendi sahasında 2-0'dan azeri takımına maç verdi.

ligde de en baba ikinci takım çöp fb olduğu için ve rekabet de olmadığı için test yok. gs yine bu çöp takımları ezmeye devam eder ama avrupa için başka hoca lazım
0
deranzo1
(19.09.25)
lig kalitesizmis:) Yatin kalkin ligin kalitesiz olduguna sukredin siz. Lig zor olsa atiyorum pazar gunu saglam bir rakiple oynamis olacaksin, ustune Frankfurt deplasmanina git bakalim, 10 falan yiyin de akillanin:)
0
tantamount_to_equivalent
(19.09.25)
ha bu arada op ligin leşliğini şuradan anla, herhangi bir adama 99 puan toplattırılıyor bunu bildikleri için bu adamı kovuyorlar. sonra bu adam iran'a falan gidiyor oradan da kovuluyor. süper lig'den iş dahi bulamıyor.

güncelde ise bir tanesi avrupanın üçüncü sınıf kupasında lozan diye bir takıma daha eleme aşamasında eleniyor. ki bunlar iki oyuncuya 45 milyon bonservis bağlamışlar.

diğerini söylemeye gerek yok. her sezon kendi sahasında bok attıkları rakibe karşı ikişer üçer şeklinde kaydıraktan kayıyor. her maç sonunda 5 6 yemedik diye dualar eşliğinde bitiyor. sonra da mesela rizespor'un falan taş koymasını bekliyorlar :) ulan senin yapamadığını o garip nasıl yapsın :)
0
deranzo1
(19.09.25)
Macin özetini ve golleri izledim. Hayal ettigimden de kötü.
Rakiplere laf sokmaya calisacaginiza biz bu performansla nasil her sene birinci oluyoruz diyin bence. Yata yata sampiyonluk alinca böyle rezil oluyorsunuz disarida.
0
sonsuz
(19.09.25)
Orası şampiyonlar ligi, şampiyon yapılanlar ligi değil.
0
onheil
(21.09.25)
(13)

sevgili bahis severler

respect
bu duyurudaeintracht frankfurt - galatasaray maçı bahislerimizi yazıyoruz.
bu duyuruda

eintracht frankfurt - galatasaray maçı bahislerimizi yazıyoruz.
0
respect
(18.09.25)
kırmızı kart
4.58 oran
0
lazpalle
(18.09.25)
İlk yarı 1, ikinci yarı 2.
Skor tahmini frankfurt 1, gs 2.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Normal oran istiyorsan 2,5 üst
Biraz yükselsin diyorsan ilk yarı 1,5 üst
0
etna
(18.09.25)
1,5 üste arsa satılıp basılır
2,5 üste bilezik satılıp basılır
3,5 üste kumbaradaki para basılır

Param cebime fazla geldi diyene frankfurt 3-1 gs öneririm.
0
Bruce
(18.09.25)
Davinson gol atar - 11.65
Yunus asist yapar - 3.60
Toreira isabetli şut çeker - 2.85
0
eisberg
(18.09.25)
Frankfurt'un 2 farklı kazanması 4,95 veriyor.
0
co2s2
(18.09.25)
galatasaray ilk yarıyı kazanır.
0
elektr10
(18.09.25)
Ben de sallayım kg var.
0
anon1m
(18.09.25)
frankfurt alır.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
iy0.

beklentinin aksine okan hoca sığırpressle başlamaz, frankfurt boş alan bulamaz, galatasaray da ilk yarıda çok üstünlük sağlayamaz diye düşünüyorum.
0
der meister
(18.09.25)
Franfurt maçına Kırmızı kart da oynanabilir ama ben sistem 3,4 şu kuponu yaptım. Bugün gollere değil, kart ve penaltılara gittim.

Kopenhag - B. Leverkusen
Kart Puanı (4,5) - Üst - 1.92

Club Brugge - Monaco
Penaltı Olur Mu? - Evet - 2.35

E. Frankfurt - Galatasaray
Kart Puanı (5,5) - Üst - 2.92

Sporting CP - K. Almaty
Penaltı Olur Mu? - Evet - 2.29
0
ir10
(18.09.25)
Ms 1-3

galatasarayimiz 3 golle
0
duster
(18.09.25)
Bilen abiler ablalar başka kupon da verin (:
0
anon1m
(19.09.25)
(30)

Çevrenizde oyun oynayan yetişkinler var mı?

Gradient_tabanlı_mor
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
home office.

bir de herhangi bir seyi gercekten yapmak istiyorsan "zaman yok" diye bir sey yok. o zamani illa ki yaratiyorsun.
0
sonsuz
(18.09.25)
wc, servis, mola, yatak keyfi vs.

edit: sonsuz +1 istedikten sonra her şeye zaman var.
0
lazpalle
(18.09.25)
Ben varım, evet uzaktan çalışıyorum.
0
mirty
(18.09.25)
bu yetişkin kişi 1730'da işten çıksa, 1800'da evde olsa, 1930'a kadar soyunsa sökünse, yemek falan yese, 1930'dan sonra ne yapacak? 2300'da yatacak olsa önünde 3-4 saat vakit var. kızılcık şerbeti izlese zaten 2-3 saat sürüyor. dizi izlemek yerine oyun oynuyordur.
0
co2s2
(18.09.25)
Ben oynuyorum ama her gün değil. Hafta sonları 3-4 saat oynuyorum.
0
gnosis
(18.09.25)
Ben oynuyorum. Yapmak isteyince vakit bulunuyor. Valorant, fifa, aoe. Veterinerler ve iş sahibi patronlarla oynuyorum. Kafeye, puba gitmek gibi ama daha evcimeni.
0
Shepard
(18.09.25)
Evden çalışınca oynanıyor. İşim gereği kullandığım programda işlemler bazen uzun sürebiliyor. Yani benim dikkatimi vermemin gerekmediği arkaplan işlemleri olabiliyor. O sırada mobil oyunlara vakit ayırabiliyorum. Bilgisayardan oynamak için zaman çok az kalıyor. Pek oynayasım da olmuyor açıkçası. Olsa zaman bulurdum.
0
himmet dayi
(18.09.25)
Düzenli olarak ya da her gün 2+ saat olmasa da ben oynuyorum. Çevremde birçok kişi de kadın ve erkek oynuyor. Yarışma programları ya da dizi izlemek yerine oyun ile geçiriyoruz/geçiriyorlar o süreyi. Hatta arkadaşlar ile oynayunca sosyalleşmiş de oluyoruz. Herkesin dinlenme aktivitesi farklı.
0
nawar
(18.09.25)
Her gün düzenli oynamıyorum yani genelde oynadığım oyunlar hikayeli ve bir sonu olan oyunlar ve her bittiğinde hemen yenisine başlamıyorum ama sık sık oynuyorum günde 2 saatten de uzun olacak şekilde. Mobil oyunları da sayarsan hele ohoo oyun oynamayan yetişkin yok neredeyse.

Home office çalışmıyorum, doktorum. Saat 5 gibi evde oluyorum. Gece 1 gibi uyuyorum. 8 saat var yani arada. 1-2 saat nişanlımla telefonda konuşma desek, yemek falan da düşünce kalan yaklaşık 5 saatlik sürede full oyun oynadığım çok gün olmuştur. Bu süreyi telefonda ya da dizi izleyerek geçirdiğim günler de var. Ne yapıcam ki evde zaten tek başımayken. Arada da puzzle yapıyorum işte. Bu kadar şok olmanızı anlayamadım oyun oynayan yetişkin nasıl olur diyerek. Oyun denince aklınıza ne geliyor öncelikle onu merak ettim?
0
nundu
(18.09.25)
40 yaşındayım oynuyorum çocuğum ailem olsa yine oynardım çevremde de oynayanlar var keşke daha fazla vakit bulsam da daha fazla oynasam. Sabahlasam, oyun için yıllık izne çıksam falan ama sosyal hayal ve iş maalesef izin vermiyor. Yaşlanınca kafam basarsa tüm yaşlılığımı birkaç saat oyun deniz ve doğa ile geçirmek isterim
0
croswell
(18.09.25)
denildigi gibi bu durum onlar icin bir rahatlama yolu. yani kimi insan dizi izler, film izler, kitap okur, muzik dinler, spora gider, bir seyler yapan yani, onlar da oyun oynuyor.
0
Sour
(18.09.25)
Yani bunun için ayrıca zaman ayırmak mi gerekiyor gibi bakiyorsunuz siz, onu tam anlayamadım. Benim tanıdığım ortalama insanlar evli olsun çoluk cocuklu olsun bekar olsun, mesai bitimi eve geçip yemek vs faslını bitirince, çoğunlukla oturup televizyon, dizi, film vs izliyor. Onun yerine oyun koyunca aynı şey işte.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Ben çocukluk ve ergenlikte bilgisayar oyunları hep oynadım, benim için çok normal bir şeydi. İşe başlayınca etrafımdaki profil hiç böyle olmayınca "artık oynanmamalı mı" gibi bir algı oluşmuştu bende, garipserler diye bahsetmiyorum bile. Sonra birgün iş değişikliği yaptım, ekibindeki hemen herkes oyun oynuyor. Yani tamamen çevre profili ile ilgili bir olay. Ben geceleri oynuyorum, 12 sonrası 2 ye kadar falan. Çalışma şeklim hibrit. Ofise gittiğim günler bazen oynuyor bazen oynamıyorum uyku durumuma göre. Oyun oynamayı seviyorum, bu dünyadan kopma hissi çok iyi. Bir arkadaşım var gece full oyun oynuyor, gündüz mesai, mesai sonrası gece 12'ye kadar uyuyor. Sonra yine devam ediyor :D Bazıları için tutku.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
var, kitap okumak veya film-dizi izlemek gibi bir eğlence aracı bu da.
0
unalub
(18.09.25)
Çevremde de var. Ben de varım. ha ben çalışmıyorum şu an ama çalışan arkadaşlarım da oynuyor sürekli.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(18.09.25)
var tabi. ne demek nasıl vakit bulunuyor? e o zaman yetişkin, iş güç sahibi insanlar film, dizi de seyretmesin. spor da yapmasın. hatta hiç bir şey yapmasın. nasıl vakit bulunur ki
0
benarrivo
(18.09.25)
yetişkinlerin çoğu günde 2 saatten fazla TV yayını izliyor. neden vakit bulunamasın ki?
0
loch ness
(18.09.25)
Ben varim. Cocuklugumdan beri gamer'im. Ama yas ilerledikce ve son zamanlarda azaldi. Bazen oyun oynamaya uzun aralar da veriyorum. Sonra tekrar donuyorum vs.
+1
ermanen
(18.09.25)
kendim varım

ekimde 34

düzenli olarak forza horizon 5 ve gran turismo 7 oynuyorum.

2 direksiyon setim, simülatör koltuğum, ps5 ve xbox series s'im var.

bekarım.

zaman buluyorum.

home office.
0
rain when i die
(18.09.25)
evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde oynamıyorum. dışarı çıkmaya film vs izlemeye nasıl vakit ayırabiliyorsa yetişkinler, buna da ayrılabilir sonuçta. eşim de oynuyor.
0
nolmus yani
(18.09.25)
Benim var. Butun islerini karisi goruyor, annesi gibi.
0
hot potato
(18.09.25)
Benim çevremde hiç yok ama benim çevrem geniş değil, ondan olabilir.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
40 yaşına yaklaşmış arkadaşımın oyun bilgisayarı var. Haftasonu bazen tüm gün oyun günü ilan ediyor. Hergün oynamıyor ama oynuyor.
0
1917
(18.09.25)
var, e herkes akşam 2-3 saat tv, dizi veya film izliyor yav? Bunu yapmayıp oyun oynadıklarını düşün işte. Kimi de instagram twitter vb.nde vakit geçiriyor. Tercih insanların.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
benim bu. şu ara işsiz ve sıkıntılıyım. kadınım. emekli dayılar gibi telefondan 3-4 sat okey oynuyorum. playstation alırsam araba yarışı ve dövüş oynamayı planlıyorum.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
düzenli olmasa da ben de oynuyorum. şirkette yaş ortalaması 40 olan ekibimde de hemen herkes oynuyor. hatta daha bugün borderlands 4 muhabbeti döndü toplantıda.
0
sir gawain
(19.09.25)
var tabi, bu da bir hobi en nihayetinde. çevrende dizi izleyen yetişkin var mı? aynı şey, oyunları da interaktif dizi gibi düşünebilirsin.
0
robokot
(19.09.25)
benim çevremde de çoğu kişi oynuyor.
eşim ve kardeşim, tanıdığım erkekler oynuyor.

ben de sims 4, sims medieval falan oynuyorum

tabletten de batak,king,çanak oynuyorum
0
Hallegadola
(19.09.25)
benim yok ama arada arkadasla pes atiyoruz. aslinda beraber oynayinca cok keyifli de tek basima acip oyun oynamayali 8-10 sene olmustur.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
Ben. Disco Elysium diye bir oyun oynuyorum son bir haftadır mesela günde en az 2 saat, bazen 3-4. İşten sonra eve gelip oynuyorum akşam olana kadar işte, sonra uyuyorum vs.
0
vedatchilipeppers
(19.09.25)
(12)

Özel Sektör Torpil Yüzdesi

Batuhanolabilir
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?

X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.

Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin öğrencisini İŞE SOKMASI da torpil diyeceksek

yüzde kaç


Edit: Torpille işe girenler alınmış sanırım. Evet bu dediklerim de torpil sayılıyor çünkü o işe başvuranlar arasında birinin bir şeysi olmak vasfı dışında diğer tüm nitelikleri eşdeğer bir kişi varsa ve bu iki kişiden birini birinin bir şeyi olmak öne geçirdiyse bu torpildir. Hatta geçiniz eşdeğeri daha niteliklinin de önüne geçirmesi söz konusu olabilir. Referans kelimesi eskort kelimesi gibi biraz.
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
%30-40 arasındadır. Büyük şirketlerde oran daha düşük.

"X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır" demek torpil değil referanstır. Söylenen kişinin verdiği güven katsayısı ile çarpılır ve her zaman iyi bir şey değildir. Kötü performanslı birinin önerdiği bir insan direkt ret edilir.

Özellikle kurumsal şirketlerde öyle milletvekili, ceo vs tanıdığı olmadığın sürece birinin tanıdığı olmak en fazla seni ik mülakatından geçirir.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(18.09.25)
Her işe girini torpilli sayalım da oran yüzde yüz olsun.

Bazı kademelerde bu düşünce ile zaten 100%
Önemli olan liyakat, işi yapabilme becerisinin olup olmaması (ki aslında işin tanımı basitçe işin etiketinin karşılığı bile değildir)

ofise temizlikçi alacağım, birisi derse ki "abi, ayşe abla var, çalıştığı iş yeri kapandı, namuslu dürüsüt işini düzgün yapan biri" alırsın denersin devam edersin, bu torpille girdi mi sayılmalı işe şimdi?

Bilmemne holding CFO alacak, kariyer.net e ilan mı veriyor? zaten sektör içerisindeki tanışıklıklar, tavsiyeler ile görüşmeler yapılıyor.

Temizlikçi ile CFO (hatta CEO) örneğini neden verdim, yelpazeyi geniş tutmak için. en alttan en üste kadar referans sistemi çok çok önemli ama torpil bu değil.

Torpil şu, personel müdürüyümdür, şirketin hesabını kimse kontrol etmiyordur, kuzeni işe alıp yüksek maaş bağlamışımdır, iş yapmıyordur, yapamıyordur. Bunu da her kademeye uygularsınız.
0
kisa
(18.09.25)
Benim çalıştığım şirkette içeriden birini tanıyor musun diye zarf atarlar. Torpil iyi bir şey gibi geldiği için çoğu insana, onlar da varsa dökülür. İçeriden tanıdığı, yakını olan birini ne kadar işinde iyi de olsa almıyorlar ki doğrusu da bu.

Kurumsal firmalarda müdür altı pozisyonlarda ve işi doğrudan etkilemeyecek pozisyonlarda, örneğin idari işler sorumlusu gibi, %20 olabilir. Diğer pozisyonlar için %5 bile değildir.

Kurumsal olmayan birmalarda %30-40 ve %20 olabilir.
0
gabe h coud
(18.09.25)
torpille referansı bir tutarsan bu oran %50'lere kadar çıkabilir ama bir değil.

çalıştığım 5. şirket, hiçbirisine referansla girmedim. dümdüz linkedin'den başvurup sürecin doğal akışında ilerlemesiyle girdim ama torpil ve referans aynı şey değil.

çok matematiksel düşünüyorsun. yani diyorsun ki bir iş ilanı var, 100 kişi başvurdu. bu 100 kişinin vasıfları var, işte matlab biliyor +5, ingilizce biliyor +3 falan gibi, ve birisi referansla girdiğinde; ondan daha vasıflı birisine haksızlık olmuş haliyle "torpil" yapılmış gibi değerlendiriyorsun.

oysa beyaz yaka dünyasında (çoğu mühendislik de dahil), aşırı teknik bazı işler dışında, nerdeyse bütün işler averaj bilgi sahibi birisinin işe girip 3-5 ay içerisinde öğrenip yapabileceği ve uyum sağlayabileceği şeyler.

o yüzden referans o matematiksel vasıf hesaplarından çok daha kıymetli oluyor. benim çalışkanlığına güvendiğim bir takım arkadaşımın "bizim x şirketinde ahmet/ayşe vardı, çok azimli çalışkandı çok memnunduk bak o da iş arıyormuş onu da düşünelim bu pozisyona" demesi çok kıymetli bir şey. çünkü bu güvendiğim arkadaş, halihazırda nasıl bir iş yaptığımızı ve refere ettiği kişiyi tanıyor ve kafasında eşleyebilmiş. burdan çıkan başarılı işe alım oranı inanılmaz yüksek oluyor.
0
gitdaddy
(18.09.25)
Bugüne kadar iş çevresinden tanıdığım 500 kişi varsa tamamen torpili olmayan kişi 30'u geçmez. Gururla söyleyebileceğim konulardan biri de budur benim hiç torpilim olmadı ama bazen keşke olsaydı diyorum çünkü bir noktadan sonra tıkanıp kaldım.
0
mirty
(18.09.25)
eğer o işi iyi yapıyor diye önerilmesi de torpil olarak sayılıyorsa rahat %80'ler vardır. Özel sektörde alt kademelerde daha az torpil olduğunu bizzat gördüm ben.

onun haricinde en basitinden 3-4 yıl o alanda deneyimi biri başvurduğunda sektör içi herkes birbirini öyle ya da böyle tanıyor illa bir telefon ediliyor neden başvurduğu ve halihazırda/ eski çalıştığı yerde performansı hakkında bilgi alınıyor.
0
denizgonen
(18.09.25)
Referans’ın ne olduğunu bilmeden bu sorunun cevabını öğrenemezsin.

Yukardakiler +1
0
respect
(18.09.25)
100 bin kişilik amerikan forbes 500 şirketi. Şirketin kendi referans sistemi var, bu şekilde biri işe alinirsa sirket sana para değerinde puan vs veriyor (bazı pozisyonlar için birkaç bin euro bile). Bana ik'nin dediği bir ilana yüzlerce başvuru geliyor, bunun yerine bana logistics'in "bak bu eleman bizim şirketin değerlerine uygun biri demesi benim en azından o etabi dusunmememi sağlıyor" demişti.

Sen de kendi kafanda kurmussun bu torpil diye.
0
logisticsmanager
(18.09.25)
çok daha iyi adaylar varken, işi yapamayacak birisinin işe alınmasına torpil denmesi lazım bence. aynı seviyedeki iki adaydan tanıdık olanının işe alınması torpil olmamalı.
0
co2s2
(18.09.25)
Birini işe alma olayını tecrübe etmediysen böyle düşünmen normal.

Alacağın kişi kalır mı gider mi, öylesine mi girdi yoksa gerçekten burada kariyer yapmaya mı girdi, hırlı mı hırsız mı, sorumluluk sahibi mi vs gibi şeyleri işe alırken anlayamıyorsun çünkü herkes gibi en iyi hallerini sunuyorlar.

Ama biri şu kişi olur derse onunla çalışmak en azından bu saydıklarımı ve fazlasını düşünme derdini yok ediyor. Aynı zamanda referans olan kişiyi de biraz zan altında bırakacak bir durum. Kendisini zor duruma düşürecek adamı refere etmez kimse. Buradaki güven büyüktür dışarıdan sıfır bilinen kumar ile alınan.

Buradan sonrası kişisel tecrübelerim.

Ama ben şöyle yapıyorum işe alım sürecinde. Tanıdık mesela, refere edene abi şöyle ederim böyle ederim bak şu olursa bu olur diye göz korkutuyorum. Süreci uzatıyorum. Abi noldu diye arıyorlar ve bazen bir şeyler söylüyorlar. Mesela ya abi bu kızın çocuğu var ona bakmalı dul. Para lazım, her gün çocuğu okula götür getir yapıyor. Hızlıca halledelim. Abi işe girince nasıl halledecek okulu? Zaten uzaktan çalışma, o kadardan bir şey olmaz. Okulu 15 dakika uzaklıkta. Bunu başta da söyleyebilirdi. Veya abi haftada 3 gün hastaneye gidiyorum para lazım. Veya abi midye satıyorum bu işe ihtiyacım var.

Başka örnek, süreç 3-5 gün bile uzasa hemen arayan noldu niye cevap alamıyorum neyi bekliyoruz diye darlayanlar oluyor. Tanıdık biri var arada ama bu yüzsüzlük.

Benim bu kişi aracılığı ile sizi aradığımı biliyorsunuz değil mi?

Tanıdıklardan da deliler çıksa da büyük konforu yok sayamam.
0
Shepard
(18.09.25)
Patron şirketi diye tabir edilen küçük şirketlerde çok fazla.
0
runaway
(18.09.25)
yukarida yazilanlara ek olarak: torpilden kastin ne oldugu da onemli. mesela referans sistemi sadece ozel sektorde degil her sektorde var. sadece turkiye'de degil dunyanin her yerinde var. referans=torpilse oran %99 falandir. sizin soylediginizi ben torpil olarak gormuyorum. su an avrupa'nin en onemli kurumlarindan birinde calisiyorum, torpille girdim o zaman cunku daha once calistigim kisilerden referans aldim. iki kisinin ayni oldugu durum hemen hemen hic yasanmiyor. herkesin bazi artilari var, bazi eksileri var. bu durumda elbette tanidik olani seciyorlar. mesela burada karakter var. cok daha kalifiye biri olabilir ama bu kisiyle calismak nasil olur bunu hic degerlendirmiyorsunuz. bu cok cok onemli bir faktor. sadece kalifiye olmaya odaklanirsaniz calisma sureciyle ilgili olan kismi, karakter, sosyal yonleri kacirirsiniz. mesela calistigim kuruma cok kalifiye olan biri geldi, cok iyi okullar, sirketler ama referanssiz. is verildiginde ofleyip pofluyordu, bunu acikca belli ediyordu, bu nedenle kurumdan bazilari hastalik izni aldi. sonra da kovuldu zaten. bu kisiyle nasil calisabilirsin ki? insan iliskileri gelismemis, sosyal yonu gelismemis, takim calismasi yok, sabir yok, ogrenme istegi yok, iste bunlari veren genelde referanslar oluyor, cv degil.
0
Sour
(18.09.25)
(9)

Christian Bale gibi sakallarım var bana yakışıyor mu sakal?

darkwizard
Arkadaşlar maksimum bu seviye sakallarım var çene çene altında var yanakta yok. Mesela biyik da böyle. Sadece benimki koyu kahva kızıl renk yerine siyah. Açtırmak istiyorum rengini.Sizce keseyim mi ya sa uzatmayayayım mi sakalları.https://hizliresim.com/6ctgwrz
Arkadaşlar maksimum bu seviye sakallarım var çene çene altında var yanakta yok. Mesela biyik da böyle. Sadece benimki koyu kahva kızıl renk yerine siyah. Açtırmak istiyorum rengini.
Sizce keseyim mi ya sa uzatmayayayım mi sakalları.
hizliresim.com
0
darkwizard
(17.09.25)
Christian Bale'e de yakışmıyor ki.

Sana gelirsek. Senin bıyıkların çok ince, bıyık ince ve dudaklar gözüküyorsa kafada bi cihatcı algısı oluşuyor, bıyıklarını hafiften dudağının üstüne gelecek şekilde uzat dudağın çok fazla gözükmesin ama yemeğe batacak kadar da uzun olmasın orada ince bir ayar var onu öğren. Onun dışında sakalı olduğu gibi uzatmaya bırakma bıyık ince sakal da böyle köşeden yuvarlak olduğunda o istenilen maskülen havayı vermiyorsun sakal uzatmaya niyetliysen hipster bireylerin sakalına bıyığına bak öyle bir tarz oluşturabilirsen yakışabilir, ayrıca saç sakal bıyık giyiminle tarzınla bir bütün olduğunda anlamlı oluyor. Son olarak sen bu renk olayına çok takıyorsan ama sen sakalını böyle kızıl falan yapmaya çalışırsan Christian Bale olmazsın sakalına kına yakan Afgan sofulara benzersin o toplara hiç girme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.09.25)
Abi ona da yakışmamış ama o oyuncu, ne yapsa ıyyy demezsin. Ama biz sıradan halk işidli olabiliyoruz senin fotoya bakınca. Hazır uzunken kısalta kısalta farklı modeller dene
0
Shepard
(17.09.25)
Ufaktan bir mücahit havası yok değil gerçekten. Renk değiştirmeye hiç girmeyin +1
0
kobuzchu kiz
(17.09.25)
Sakalı kes saç modelini değiştir daha dağınık bir model kestir
0
grimavi
(17.09.25)
Rengini açtırma. Sakalı kısalt. Böyle kara büyücü gibi değil, kara imam gibi olmuşsun.
0
nawar
(17.09.25)
Christian Bale'e yakisiyor gibi algilaniyorsa bembeyaz tenli Anglo Sakson yuzu icin yakisiyor.

Ten rengi ve kuzgun siyah, isid sakal denetiminden piril piril bir not alacak uzunlukta sakal maalesef iyi bir kombinasyon degil.

Sakal olsun illa dersen uzun ile kisa arasi birsey olabilir tamamen kazimadan bir de oyle at bakalim nasil duracak. olmazsa hepten kesersin.
0
warrior princess
(18.09.25)
Sakalı kısaltırsan daha iyi olur gibi.
0
kumandanim
(18.09.25)
Saç modeli ile uyuşmuş bence.
Sakalın ağız çevresi kısmı biraz daha serbest bırakılabilir, bu haliyle çember sakalı anıştırıyor tam çember sakal olmasa da.

Saç rengi değişmeden sakal rengini değiştirmek yok sanki ya abes olur gibi.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
gözlüğü çıkart, sakalı kısalt, rengiyle oynama
0
co2s2
(18.09.25)
(6)

Kuruyemiş harici tuzlumsu atıştırmalık olarak neler yiyorsunuz?

ekimoloji
Akşamları ara sıra gelen tuzlu krizine çare atıyorum
Akşamları ara sıra gelen tuzlu krizine çare atıyorum
0
ekimoloji
(16.09.25)
Eti gong.
0
hububrad
(16.09.25)
gong benzeri misir patlaklari + 1
cubuk kraker
tursu
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.09.25)
eti lifalif domatesli bar.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
nadiren cips ve patlamış mısır.
ama kuruyemiş en sağlıklısı gibi.
0
jelly bear
(16.09.25)
eti gong süper.
patlamış mısır iyi oluyor.
tuzlu ayran ya da cacık gibi bir şey yapın.
0
co2s2
(17.09.25)
Çavdarlı grissini ile eski kaşar
Yulaftan tuzlu, peynirli poğaçalar yapıyorum minik minik

www.nefisyemektarifleri.com

Kuru domates, zeytin, kekik, peynir kafana göre zenginleştirirsin
0
kullanicadi
(17.09.25)
(3)

Yurt dışında şirket kurmak istiyorum ama

kisa
Aması şu, public yöntemlerle şirketin gerçek sahibinin adına soyadına ulasilsin istemiyorum.Mümkün mü böyle bir şey?
Aması şu, public yöntemlerle şirketin gerçek sahibinin adına soyadına ulasilsin istemiyorum.
Mümkün mü böyle bir şey?
0
kisa
(16.09.25)
tabii ki..

offshore şirketler / paravan şirketler bu işe yarar.
0
co2s2
(16.09.25)
Her offshore şirketin geçerli değil sanırım.

Avrupa da yapabilsem daha iyi olur, sanırım dubaide şirket sahibi bilgileri gizliymis.
0
🌸kisa
(16.09.25)
dubai'de nerede nasıl bir şirket kurduğuna bağlı olması lazım.

"company global" gibi bir firmayla konuşun.
0
co2s2
(17.09.25)
(5)

Tarcanlar gibi otomobil lastik işinin de bir merkezi var mı?

msb
İstanbul'da, gidince kazık yeme korkusu olmayacak, tarihi geçmiş ürün vb satmayacak güvenilir bir merkez var mı?
İstanbul'da, gidince kazık yeme korkusu olmayacak, tarihi geçmiş ürün vb satmayacak güvenilir bir merkez var mı?
0
msb
(16.09.25)
fiyatları internetten ya da etraftaki diğer mağazalardan karşılaştırırsanız kazık yemezsiniz.

ürünün tarihi de zaten üzerinde yazıyor, tarihi geçmiş ürünü nasıl satsınlar size?
0
co2s2
(16.09.25)
Lastikcim
0
messina123
(16.09.25)
Bir merkez mi bilmiyorum ama Levent lastik İçerenköy tavsiye ederim. Cumartesi günü Michelin Crossclimate 3 lastiği, lastikcim.com’a göre 1300 tl ucuza verdi. Michelin yetkili servisi zaten. Michelin düşünüyorsan bakabilirsin.
0
kaptan memo
(16.09.25)
www.cemotolastik.com

share.google

Ben 4 tane sıfır lastik aldım, istanbul avrupa yakasında 4.900,00 iken tanesini 4.500,00 TL'den verdiler.

Lastik geçen patladı sandım gittim baktılar sadece inmiş dediler, içerde oyalanıp gelselerdi yapabilirlerdi.

Ustalar.
0
liberal
(17.09.25)
internetten araştırabilirsiniz hocam. karşılaştırma siteleri var, ne kalitede istediğinizi oradan seçersiniz.

yönlendirme lastikte çok iyi değil

takmasının pek bi olayı yok zaten. rot balans olan bi yer yapar.
0
gurur
(17.09.25)
(6)

Ankesörlü telefonlar bitti mi

encokbenisevinnolur
Epeydir hiçbir yerde görmedim.Kaldırıldı mı tamamen?
Epeydir hiçbir yerde görmedim.

Kaldırıldı mı tamamen?
0
encokbenisevinnolur
(16.09.25)
askerde var hala.
0
sarper361
(16.09.25)
üsküdarda görüyorum. çalışıyor.
0
yurtsuz john
(16.09.25)
çok var etrafta.
0
my fault
(16.09.25)
turuncu kutu jetonlu telefon nesli olarak 2019 yılında askerde deneyeyim dedim. postaneden aldığım kartı taktım kart girmiyor. ulan bu eskiden cart diye içine doğru çekmiyor muydu diye düşünürken kartı inceledim belki kod mod tarzı sisteme geçmişlerdir diye ama ı ıh. bu kadar rezillik yeter dedim millete sormadan kartı buruşturup attım. bi nostalji yapalım dedik o da kursağımızda kaldı

soruna cevap: askerde var. ama kimse yok başında
0
deranzo1
(16.09.25)
Bizim okulda var. Geçen bi baktım çevir sesi var. Kart taksan muhtemelen çalışır.
0
rodeocu
(16.09.25)
iyi kötü sağda solda görüyorum.
0
co2s2
(17.09.25)
(6)

velayet hakkında 2

yansitmayan ayna
velayeti bende olan çocuğumu babası okul saatlerinde gidip okulda bana haber vermeden görebilir mi?hafta sonu cumartesi günleri alma hakkı var. mesela o günler görmüyor. şimdi çocuk yeni 1. sınıfa başladı. okul saatlerinde habersiz çocuğun yanına gitmiş. habersiz olması canımı sıkıyor? bunu uyarabi
velayeti bende olan çocuğumu babası okul saatlerinde gidip okulda bana haber vermeden görebilir mi?
hafta sonu cumartesi günleri alma hakkı var. mesela o günler görmüyor. şimdi çocuk yeni 1. sınıfa başladı. okul saatlerinde habersiz çocuğun yanına gitmiş. habersiz olması canımı sıkıyor? bunu uyarabilir miyim? böyle bir hakkı var mı?
0
yansitmayan ayna
(16.09.25)
Baba çocuğun velayet sizdeyken, mahkemenin tanıdığı gün ve saatler dışında sizin onayınız olmadan okulda veya başka yerde görüşemez. Siz uyarma hakkına sahipsiniz. Hatta okul yönetimine dilekçe verebilirsiniz "benim iznim olmadan çocuğu ziyaretine müsaade edilmemesi" yönünde.
0
mustafakesekci
(16.09.25)
mustafakesekçi +1
mutlaka okula bildirin ve sadece sizin bildirdiğiniz kişilerin çocuğu okuldan alması/çocuğu görmesine izin verdiğinizi belirtin.
0
wendyangelamoiradarling
(16.09.25)
sorunuzun cevabı, evet uyarabilirsiniz. görüştürmeme hakkına sahipsiniz. gerekiyorsa okul yönetimine ve sonrasında adalet bakanlığını şimdi ismini hatırlamadığım birimine haber verin.

ancak bunu neden yapmak istediğinizi anlamış değilim. habersiz olması neden canınızı sıktı? kötü bir şey yapacağını mı düşünüyorsunuz?

ancak benim görüşüm, bu işlerin hukukla, yazılı haklarla değil de, karşılıklı diyalogla çözülmesi gerektiği yönünde. eski duyurularınıza da bir göz attım. eski kayınvalideniz, çocuğu yatılı almaya da hakları olduğunu söylemiş. bence haklı. neden kalmasın? aynı şekilde babasında da kalsın bazı dönemler. mesela eski kayınvalidenize "aslında hukuki olarak sizin yatılı alma hakkınız yok ancak çocuğun yüksek menfaatlerini gözeterek, bana da uygun olan tarihlerde, önceden planlayarak sizde yatılı kalması bence de uygundur" deseniz, hem istediğiniz mesajı vermiş oluyorsunuz, hem de çocuğunuza iyilik yapmış oluyorsunuz. eski eşinize de "kafana estiği gibi gidip çocuğu görmen uygun değil, bunları konuşarak yapalım, görme demiyorum. istediğin kadar gör, hatta haftanın bir kaç günü çocuğu okula götür ve/veya okuldan al. haftasonları yatılı da kalabilir" deseniz, çok daha iyi olmaz mı?

babasının çocuğu görme hakkı olduğu kadar, (bir kağıtta yazılı olan kuraldan bahsetmiyorum) çocuğunuzun da babasını görme hakkı ve hatta zorunluluğu var.

bence diyalogla çözün. çözmediğiniz sürece daha da sarpa sarar.
0
co2s2
(16.09.25)
@co2s2

Bunları düşünmemin elbette ki bir sebebi var. Sadece boşandık, eski eşe inat sorduğum şeyler değil bunlar.

en özet haliyle;

çocuk doğduğu günden beri çocuğu ile ilgilenmeyen, maddi manevi hiç bir katkısı olmayan , işine gelmeyince ben ortadan kaybolurum bana güvenmeyin diyen, ama sadece benim kendi ayakları üzerinde durmamı kıskandığı için çocuğumu onların evine almaya gittiğimde saçma sapan sebebi (çocuğun gözünün üstünde kaşı var) bahane ederek bana 2 defa saldırmış bir aile. son saldırmalarından sonra sadece devletin göstereceği kadar görebileceklerini ve asla benim alıp bırakmayacağımı keskin bi şekilde söyledim.
o güne kadar 4-5 yıldır babası çocuğu görmüyor, almıyor götürmüyor ve dedesi babannesi almaya gelemiyor diye çocuğu kapılarına bırakıp aldım. hatta daha 1,5-2 yaşındayken zamanımın çoğunu onlarla geçirdim.(baba ortada yokken) en azından dede babanne bilsin diye. sonuçta ne gördüm? çocuk benden soğutulmuş. bana gelmek istemiyor. annen şunu yapmıyor, bunu yasaklıyor diye benim koyduğum kuralları çiğneyip sonsuz özgür bir ortam sunmuşlar ve muhtemelen manipüle etmişler. vs gibi.
sanıyorum buradaki insanlara yalan söyleyeceğimi düşünmüyorsunuzdur. yaptığım iyiliklerden kötülük gördüm ki seviye davranıyorum artık.
olsun onlar da dede babanne demek olmuyormuş çok net gördüm. ki bu yazdıklarım hiçbir şey. detaya girsem sen ne salak saf bir şeysin diye yorum gelir.
velhasılı kelam bunca şeye rağmen cumartesi görüş günlerinde dede-ve babanneye teslime tmek zorunda olmama rağmen(baba gelmezse vermeme hakkım var) yine de dede ve banneye teslim ediyorum. kızımı düşündüğüm için o da. çünkü baba o görüş günlerinde almaya gelmiyordu, onlarda göremeyeceklerdi.
0
🌸yansitmayan ayna
(16.09.25)
mustafa+1 yalnız bu konuya gerekçe olabilecek kayıt altında bir durum yoksa, uzun vadede velayet de dahil babaya koz vermiş oluyor olabilirsiniz, o yüzden dikkatli hareket edin ve/veya hukuki mahiyetini duyuru dışında ilgili kişilerden teyit edin yapmadan önce.

Okula söylersiniz ama sorumluluk almayabilirler, veya alsalar bu defa babası olaya dönüştürebilir vb. Bunların hepsinde kafası karışacak olan duygusal zarar görecek olan yine çocuk olacak. Bu taraflarını da hesap edin.
0
encokbenisevinnolur
(16.09.25)
@yansitmayan ayna : anladım, işiniz çok zor. umarım kızınız için en iyi olacak sonuca ulaşırsınız.
0
co2s2
(16.09.25)
(5)

ikinci el bilgisayar almak sıkıntılı mı?

Rondak
artık ülke öyle bir hale geldi ki kıpırdayamaz olduk.mesela satan kişi kullandığı pc ile illegal işler yapmış olsa sonra biz alsak o pc yi bu bize sıkıntı yaratır mı?yoksa ip değişmiş olması kurtarıyor mu?
artık ülke öyle bir hale geldi ki kıpırdayamaz olduk.

mesela satan kişi kullandığı pc ile illegal işler yapmış olsa sonra biz alsak o pc yi bu bize sıkıntı yaratır mı?

yoksa ip değişmiş olması kurtarıyor mu?
0
Rondak
(16.09.25)
temiz bir format atıp IP'sinin değiştiğine emin olursanız problem olmaması lazım bence.
0
co2s2
(16.09.25)
illegal işlerde genelde ip adresi üzerinden ilerlenir yasal problem ihtimali düşük... ip değişmesi için format filan da gerekmez ip dediğin internet bağlantısına ait oluyor yerel ip adresinin önemi yok ve neredeyse her sistemde 192.168.1.xxx diye oluyor varyasyonları var tabi 192.168.0.1 192.168.2.1 diye veya kendin modem ayarlarından farklı bişey belirleyebilirsin. bu yerel ip adresi üzerinden bi takip vs. olmuyor haliyle ^^ public ip önemli olan... mac adresi desen yine kolayca gizlenebilen/değiştirilebilen bişey gidip mac adresinden aa bu mac ile suç işlenmiş denmez. ki bunu tarayıcı web siteleriyle paylaşmıyor, gidip o pc ile public wifida dışarıda suç işlediyse de orada tutulan logda mac adresi görüldüyse vs. anca ama dediğim gibi mac adresinden takip edilip de bişey yapılması imkansıza yakın.

temiz formatı tabi yine at da co2s2'nin dediği gibi ip adresi değiştirmek için değil bu :D
bilerek veya bilmeyerek sisteme virüs bulaştırmış olabilir ayarlarında sıkıntı olabilir bloatware olabilir... temiz başlamak hep en iyisidir. sıfır hazır sistem veya laptop vs. aldığında bile temiz windows kurulumu yaparak başlamak en iyisi.

ama şimdi competitive oyunlarda hardware ban olayı arttı o sıkıntı yaratabilir. oynadığın/oynayacağın bi oyun varsa dene. tpm'in valorant/lol anti cheat'i vanguardda zorunlu tutulmasının sebebi hw ban atmakta kullanmaları temel olarak. formatlasan da farklı hesapla da denesen o cihazla tekrar oyuna giremiyorsun. cpu'nun ftpm'ini devre dışı bırakıp harici tpm modülü alırsan çözülür sanırım o ancak... tpm'i temizleme seçeneği var o banı kaldırır mı bilmiyorum, hiç hile yapıp banlanmadığımdan denemedim.
0
konetsu
(16.09.25)
satıcı ile aranızda alışveriş yaparken bir kağıda tarih ve imza alın. 1234 seri numaralı bilgisayar xx tarihinde Rondak kişisine satılmıştır diye. hatta varsa faturası üzerinde yapın bu işlemi.

alacağınız bilgisayar eğer hard disk değişimine izin veriyorsa hemen değiştirin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(16.09.25)
hiçbir şey olmaz.
0
loch ness
(16.09.25)
Faturasız almazsaniz bir şey olmaz. Fatura alınca, o bilgisayarın mülkiyetinin o tarihte ödeme sonucu size geçtiği ve kimin sattığı vs belli olur.

Diğer seçenek refurbished bilgisayarlar olabilir.

Dediğiniz düzeyde bir şeyin ya ayarlanmış olması lazım ya da bilimkurgu filminde olması lazım, veya son ihtimal cidden kriminal türden hacker vs birinin bilgisayarının ikinci el size denk gelmesi lazım.
0
encokbenisevinnolur
(16.09.25)
(7)

Tapu iptal davası riski

fobfilm
12 milyon değerinde bir ev alacağız ama evi satan şahıs, kendi üzerine alalı henüz 2 yıl olduğu için tapuda evi değerinde gösteremiyor. Gösterirse 3-4 milyon civarı gelir vergisi çıkması söz konusu. Bu yüzden evi 1.5-2 milyon civarı gösterebiliyor. Biz resmiyette bu evi 2 milyondan alırsak ve kalan
12 milyon değerinde bir ev alacağız ama evi satan şahıs, kendi üzerine alalı henüz 2 yıl olduğu için tapuda evi değerinde gösteremiyor. Gösterirse 3-4 milyon civarı gelir vergisi çıkması söz konusu. Bu yüzden evi 1.5-2 milyon civarı gösterebiliyor. Biz resmiyette bu evi 2 milyondan alırsak ve kalan 10 milyonu elden verirsek, ilerde bir gün aile içi bir dava açılması durumunda başımız epey ağrıyabilir değil mi?
Eğer tapuyu bir şekilde bizden alma kararı çıkarsa sanırım sadece resmiyette ödediğimiz parayı geri alabiliyoruz.

Maalesef herkes tapuda düşük gösterdiği için şuan resmi değerinde gösterebileceğimiz ev bulamıyoruz ve bu tapu iptal davası riski yüzünden ev alamıyoruz. Ne yapılması gerekir bu durumda? Hukukçular veya net bilgisi olanlar yardımcı olursa çok sevinirim.
0
fobfilm
(16.09.25)
Tapu iptal davası riski için aranızda sözleşme yapın. Gerçi bu muvazaa sözleşmesi oluyor geçersiz sayılabilir ama en azından size karşı bir şey kullanamaz. Yine paranın. elden alındığına dair evraklar imzalatın. Parayı bankadan çekecekseniz çektiğinize dair dekontları saklayın. Bir de yaptığınız sözleşmede cezai ŞART koyun. İleride aile içi bir dava çıksa bile mahkemesinin alış fiyatına bakmaz. Bu tip davalarda her zaman dava konusu bilirkişiye yeniden tespit ettirilir. Yani 2 milyonu aldın diye 2 milyon vermek zorunda değilsiniz.
0
ground
(16.09.25)
Kesinlikle girmeyin bu işlere net söylüyorum çok başınız ağrır
0
basond
(16.09.25)
son aylarda özellikle istanbul'da rayicinden düşük gösterilen ev satışları için vergi dairesi alım-satım yapan kişilere tebligat gönderiyor. rayici şu olması lazım ama siz bu kadar ödemişsiniz, cezaya tabi olabilirsiniz ona göre beyan verin diye. sizin de bahsettiğinizi 2M vs 12M arasında ciddi fark var, vergi dairesi bunu kesin yakalar.
0
birak bu isleri
(16.09.25)
basond +1

daire sahibi evi alıp 5 yıl içinde sattığı için gelir vergisi çıkacak. bundan kaçınmak istiyor.
tapu işlemlerinde, bir mülk satın alırken rayiç bedelin biraz üstünde rakam göstererek düşük vergi ödenebiliyordu (burası gri alan).
ama şimdi hem son satışlarda denetim sıklaşırken, son 5 yılki satışlara da inceleme geldi. çok kişinin başı ağrıyacak.
herşey sorunsuz olsa bile tapu aldıktan 2 hafta içinde vergi dairesinden tebligat gelecek, düşük tutar gösterildiği için güncel pazar fiyatına uygun / satın aldığınız tutarı bildirmenizi isteyecekler ve onun üzerinden yine bir vergi hesaplaması yapılacak.

ne alıp veriyorsanız onu gösterin, resmi şekilde ilerleyin.

saygılarımla,
duyurunun emlakçısı....
0
MtKrt
(16.09.25)
@birak bu isleri +1
0
co2s2
(16.09.25)
gAYRİMENKULÜ KAYBEDEBİLİRSİNİZ

- Değeri düşük gösterilen bir gayrimenkulün elden gitmesi mümkün mü? Gayrimenkul üzerinde paydaşlık olduğu takdirde gayrimenkulün satılması aşamasında bu paydaşın kanundan kaynaklı önalım (şufa) hakkı bulunuyor. Bu hak, gayrimenkulün üçüncü bir kişiye satılması yerine gayrimenkulün bir diğer paydaş tarafından satın alınmasına öncelik sağlıyor. Tapuda evin değerinin düşük gösterilmesi halinde ise paydaşların, gösterilmiş olan düşük bedel üzerinden önalım hakkını kullanarak gayrimenkulü satın alması mümkün hale geliyor. Bu çok önemli bir tehlike. Yani gerçekte 6 milyon TL’ye satılan gayrimenkulü 1 milyon TL’ye kaybetmek mümkün. Üstelik gerçek alıcı bu işten zararlı çıkmış oluyor. Bir diğer sakınca da ‘tasarrufun iptali’ bakımından. Gayrimenkulün değeri düşük olarak gösterilerek satıldığında satış gerçekleştiren tarafın alacaklıları, borç için takip yaptıklarında değerin düşük gösterilmesi sebebiyle satış işleminin iptalini talep edebilir. Hatta gayrimenkulün üzerine tedbir de koydurabilir.
0
jamswety
(16.09.25)
Duyurudakiler iyi niyetli lakin piyasanin icinde olmadiklari cok belli. 100 evin 99 u bu sekilde satiliyor. Duzen bu sekilde ilerliyor.
0
die fetten jahre sind vorbei
(16.09.25)
(3)

Akilli Saat

krmzbvl
5.sinif cocuk icin alacagiz. Var mi oneriniz? Saglam, kaliteli.
5.sinif cocuk icin alacagiz. Var mi oneriniz? Saglam, kaliteli.
0
krmzbvl
(16.09.25)
mi band serisi kaliteli ve sağlam en son 10 çıktı galiba.
ayrıca çocuğun kolunda televizyon gibi de durmaz.
0
duyuruuser
(16.09.25)
akıllı saatten kastınız çocuklar için olanlardan mı? yetişkinler için olanlardan mı?
0
co2s2
(16.09.25)
Cocuklar icin olanla, yetiskinler icin olan farki ne bilmiyorum. Sim kart takilabilsin, arama alip-yapabilsin bi de gps'si falan olsun yeterli. Cocuk kullanacagi icin saglam olmali. Akilli saatlerle arama yapabiliyorsun ama sms atabiliyor musun emin degilim.
0
🌸krmzbvl
(08.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.