Giriş
(3)

Kentsel dönüşüm çoğunluk kararına katılmıyorum ama evim satılsın istemiyorum

informatics
Merhaba,Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza a
Merhaba,

Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza atıyor. Ne kadar dil döktüysem de umursamadılar. Ayrıca ortada bariz bir kötü niyet var.

Evim satılmasın diye imza atmak zorundayım çoğunluk sağlanınca ancak çoğunluğun kararıyla beni zarara sokan bu anlaşma için devamında şerefiye (tazminat) davası açacağım.

Mahkemede elimi güçlü tutmak için başta imzaya gitmemek ve sonrasında tebligat geldiğinde "zorunlu olarak" imzalayarak sözleşmeye katılıp (evim satılmasın diye) sonradan da şerefiye için denkleştirme davası açmak istiyorum.

Sorum şu: Çoğunluk anlaştıktan sonra 15 günlük bildirim süresi var, "gel imza at yoksa evin satışa çıkacak" diye bina riskli ilan edildikten sonra, bu süreyi kaçırmak istemiyorum. Apartmandakiler iyi niyetli değil, süreci gizli gizli yürütüyorlar. E-devlet'ten şu sayfalardan her gün kontrol ediyorum:

1. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/e-tebligatlarim)

2. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/ptt-uets-e-tebligat-islemleri)

Başka takip etmem gereken bir yer var mıdır? Benden gizli evimin satılmasını istemiyorum. Başka nelere dikkat etmem gerekir? Bu 15 günlük süreyi kaçırmamak için nereye bakmalıyım başka?
+1
informatics
(17.05.26)
Sorunuza cevap değil ama bu kadar riskli ve dezavantaj doğurma ihtimali olan bir süreçte hak kaybına uğramamak için avukata başvurmanız zorunlu görünüyor.
+2
lil siztah
(17.05.26)
Kentsel dönüşüm konularında çalışan avukatlar var. size tavsiyem onlarla çalışmanız yönünde. sizinle benzer durumda olup komşularıyla ayrışan tanıdıgımın evi satışa çıkmıştı ve oldukça dip rakamdan evi satılmıştı.
0
limonlu eksi
(18.05.26)
derhal bir avukata gidin.
benim görüşüm-> siz proaktif davranın. "ben bunu kabul etmiyorum, kötü niyetle işler yapılıyor, evimin satılmasına rızam yok, siz benim evimin değerini hiç ederek kendi lehinize işler çeviriyorsunuz" vs şeklinde bir ihtar çekin. mümkünse de bunu avukatla yapın.
0
co2s2
(18.05.26)
(6)

Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

mertumursamaz
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorilerihttps://youtu.be/OHlxkAePurc?si=_A0y1Pz2dKwfqdtUNeden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?https://youtu.be/UC2FDECQ_Mk?si=TWrb5md1d-IM13mPÖlümsüzlük Bir Sinekle Başladıhttps://youtu.be/B2A6_734rGU?si=ugz92kN01PbmYtfRGerçe
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorileri
youtu.be

Neden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?
youtu.be

Ölümsüzlük Bir Sinekle Başladı
youtu.be

Gerçek Beyinli Dijital Sinek
youtu.be

Sinek Beyni Dijital Dünyaya Aktarıldı!
youtu.be

Peki sizler ne diyorsunuz 10 yıl sonra 50 yıl sonra 100 yıl sonra ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?
-1
mertumursamaz
(17.05.26)
Akp dönemi bittikten sonra inşallah.
+8
kizil karga
(17.05.26)
20 mart 2103 tarihinde bulunur diye düşünüyorum.
+1
fobfilm
(17.05.26)
Sadece bir hayal olarak kalacak.
Asla bir çare bulunmayacak.
yaşlanmayı , cilt kırışıklığını önleyici uygulamalar vs ilaçlar ile ölümle araya mesafe koyduğumuz, ölümden uzak kaldığınızı sandığımız bir inançla kozmetiğe cilt ameliyatlarına para harcamaya devam edilecek .

İnançta asla
şüphe olmaz. Olduğu şekilde kabul edilir.
Bilim ise şüphedir . Yer ve zaman değiştiğinde sarsılmaz denen bilimsel kurallar değişebiliyor.

Zaman geçtikçe artan bir iç gerilim ile Ölümsüzlüğü aramak yerine rahat bir şekilde ölmeye hazırlıklı olmak çok daha güzel yol olmalı bizim için .
0
diyecevaplandı
(17.05.26)
içinde yaşadığın evrenin sonu gelecek ne ölümsüzlüğü ya
0
deranzo1
(17.05.26)
hiçbir zaman. daha genetik saç dökülmesinin bile çaresi bulunamadı.
0
ercu cozer
(17.05.26)
aslında ölümsüzlük bulundu ancak makro-ekonomik dengeler, ekolojik sürdürülebilirlik gibi engeller nedeniyle kitlelerin erişimine henüz açılmıyor. yaşamsal kaynaklar sabit kalırken ölüm oranı sıfırlanır, nüfus çok hızlı artarsa küresel ekosistem 5-10 yıl içinde çöker. bu yüzden ölümsüzlük, bazı elitler haricinde kimsenin bilmediği bir sır olarak kalmaya devam edecek.
-1
co2s2
(18.05.26)
(8)

Hislerimi anlamiş olabilir mi?

egerbiryolcu
Öncelikle biraz goygoy bir soru olacak baştan belirteyim.Hoşlandigim kişiyle çok güzel ve soğuk yapılı bir kedi hakkında bir sohbet geçti. O en son dedi ki güzel bir çocuk tanış mama ver ben de dedim ki açılcam bir gün bakalım inşallah patilemez dedim.Aslında ona açilmayi kast ettim bunu anlamis ol
Öncelikle biraz goygoy bir soru olacak baştan belirteyim.

Hoşlandigim kişiyle çok güzel ve soğuk yapılı bir kedi hakkında bir sohbet geçti. O en son dedi ki güzel bir çocuk tanış mama ver ben de dedim ki açılcam bir gün bakalım inşallah patilemez dedim.

Aslında ona açilmayi kast ettim bunu anlamis olabilir mi:d
İkincisi erkekler gerçekten imalar üzerinde hiç düşünmez mi yoksa işlerine mi gelmez:d (cevap olarak sadece gulen emojiler attı)
0
egerbiryolcu
(15.05.26)
ashhas
buu söylerken ellerini tutup gözlerine bakıp imalı imalı gülerken yanında kankası çocuğun dirseğine vurup "hacım senden bahsediyor" demediyse zor
+5
kisa
(15.05.26)
Çok dolaylı bir ima olmuş; anlamamıştır.
0
lil siztah
(15.05.26)
anlamaz.
0
antihero
(15.05.26)
yarın sabah " günaydın pisicik" mesajı işi bitirir.
+1
kumandanim
(15.05.26)
direkt bu söylediğinden anlaşılmaz ama sürekli mesajlaşma halindeyseniz, sürekli bir muhabbet buluşma planı vs yapılıyor ortak konular hakkında uzun uzun konuşuluyor şakalaşılıyor vs o zaman elbette anlarsınız aranızda bi etkileşim olduğunu. sen de anlarsın o da anlamıştır.
+1
Sadece soruyorum
(15.05.26)
hayır
0
co2s2
(15.05.26)
Bazı erkekler gerçekten imadan anlıyorlar. Sırf bu imayi anlamış olması bile bence nikahına almak için yeterli. Hayırlısı olsun inşallaah
-2
sekizdokuzon
(15.05.26)
nası bi dörti tolk olm bu? ya da değil mi. biri böyle bişey dese ne dendiğini bile anlamam.
+1
gurur
(16.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(39)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(2)

Fotoğraf düzenlemesinden anlayan arkadaslar

sibertenik
https://hizliresim.com/1dhaujpBuradaki harfler sonradan eklenmiş gibi durmuyor mu??
hizliresim.com

Buradaki harfler sonradan eklenmiş gibi durmuyor mu??
0
sibertenik
(11.05.26)
evet
+1
baldur2
(11.05.26)
bence de evet. ama bunu foto ile ilgili bir şeyden dolayı söylemiyorum. dikişin üstüne baskı yapılmaz.
0
co2s2
(12.05.26)
(5)

Eşin Anneler Gününü Kutlama?

eisberg
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
0
eisberg
(10.05.26)
Daha napacaksın ki?
0
ekimoloji
(10.05.26)
Eşin seni biliyor sen eşini biliyorsun, gariban style olsa ne olur olmasa ne olur, önemli olan senin ona olan sevgin ve ilgin bence. Dışarı çıkılacaksa, bu aralar ihtiyacı olan türde bir mekan seçilebilir... ne yapmayı seviyorsa ve neye ihtiyacı varsa artık.
0
cigerdelen
(10.05.26)
anneler gününde pasta ilginç geldi bana. onun yerine başka bir tatlı alın. geç kalmış da olabilirim :)
0
co2s2
(10.05.26)
daha ne olacak hocam, abartmayın.

hediye alacaksanız başka bir gün alın. sonra standart günler çileye dönüyor.

ha çocuğunuzun annesi bol bol hediye alın farklı günlerde.
0
gurur
(10.05.26)
çocuğu al, 3-4 saat evden uzaklaş. kadın az kafayı toplasın, dinlensin. veya çocuğa ben bakacağım sen arkadaşlarınla vakit geçir de.

genç annelere bundan kral anneler günü hediyesi yok.
-4
galahad reloaded
(11.05.26)
(4)

3-4 aylık yazlık arayışındayım

1837837
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
0
1837837
(10.05.26)
Gitmek istediğiniz ilçeyi tespit edip o ilçenin facebook gruplarına üye olun, en uygun fiyatlıları orada bulursunuz.
0
Mirket
(10.05.26)
devremülklere de bakabilirsiniz
0
mantık
(10.05.26)
Keşan mecidiye diye bakın. Akrabalarımın sezonluk kiralık villaları var orada. Hoşunuza giderse yönlendiririm.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.05.26)
sahibinden'e de bakın. emlakçılara sorun. sezonluk ev arıyorum diye bakmaya başlarsanız, airbnb'den hallice sitelerle muhatap olmaya başlıyorsunuz.

bölge olarak da Çanakkale - Edirne gayet mantıklı olabilir. mesela Çanakkale'de Dalyan tarafları (Bozcaada'nın tam karşısı) gayet makul bir yer olabilir.
0
co2s2
(10.05.26)
(1)

Telefonum tuş kaynaklı mı şarj kaynaklı mı bozuk olabilir?

egerbiryolcu
Bir süredir telefonum kendi kendine kapanıyordu ve geri açilmasi uzun sürüyordu. Sürekli güç tuşuna uzun süre birkaç defa basınca anca açılıyordu. Açıldığı zaman da bazen sanki ben dokunmusum gibi kapa yeniden başlat menüsü ekrana gelip yine kapata basmisimi gibi kapanıyordu. Ben de güç tuşu temas e
Bir süredir telefonum kendi kendine kapanıyordu ve geri açilmasi uzun sürüyordu. Sürekli güç tuşuna uzun süre birkaç defa basınca anca açılıyordu. Açıldığı zaman da bazen sanki ben dokunmusum gibi kapa yeniden başlat menüsü ekrana gelip yine kapata basmisimi gibi kapanıyordu. Ben de güç tuşu temas etmiyor/bozuldu diye düşünüp mümkün olduğunca bu tuşu kullanmamaya başladım. Ekran açma için parmak izi kullanımı ayarladım vs ama tabi yine çoğu zaman bu süreç devam etti şarj bitip kapanınca zaten yine sorun oldu.

Neyse geçen gün telefoncuya gidip durumu söyledim direkt tuşu bozuk dedim hatta. Fiyat aldım zaman bulunca gelip yaptıracağını söyledim. Ondan sonra da şarjım da çabuk bitiyor diye (üstelik şarj kablom da kopmak üzereydi) yeni bir şarj alayım dedim. Türk Telekom bayine gittim orijinal ya da orijinale yakın hızlı şarj eden bir ürün istedim. 800 TL ödedim çıktım. 25 w'likti. Oturdum bir yerde telefonumu şarja taktım. Öncelikle hemen güç tuşuna basar basmaz açıldı. Açılır açılmaz da o takılmalar geri kapanmalar asla yaşanmadı ve yarım saat boyunca da hiç bir şey olmadı.

Şarjı taktiğim yer bı kafede koltuk altındaydı. Artık kalabalikta gelip geçen birinin ayağı mi çarptı noldu bilmiyorum telefonu şarjdan çıkardığımda bı baktım telefona takılan kablo kısmının ucu kırılmış. :////
Sonra arkadaşım dedi ki bu hızlı şarj önemli olan adaptöru. Bende yedek kablo var onu kullanırsın aynı hesaba gelir dedi. Onu kullanmaya başladım ama eski sorunlar geri döndü yine kendiliğinden kapanıyor yine güç tuşuna uzun süre basınca anca açılıyor falan. Baya vaktimi alıyor bu durum.

Sorum şu:
Ben bu telefonu tamir mi ettirmeliyim?
Yoksa aldığım adaptörün aynısının sadece kablosunu tekrar satın mi alayım?
0
egerbiryolcu
(10.05.26)
pilini değiştirdin mi?
0
co2s2
(10.05.26)
(7)

İlk kez klima taktırıcam

turk kizi
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konu
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konuyla ilgili. Bilmem gereken bir şey var mı böyle yoksa alıp geçeyim ve gerisini servis halleder mi? Masraf çıkmasın istiyorum, sadece klimayı ödeyebilirim su an.
0
turk kizi
(08.05.26)
motor balkona konacaksa vinçe gerek yok. klimacı elektrik bağlantısını yapmaz elektrikçiyi ayrı çağırman lazım. marka olarak arçelik vestel alacağına gree veismann tarzı bir marka almanı öneririrm.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
Yeni bina klima takma borusunu kullanacaksanız önce boruyu temizletmenizi de önerebilirim. Bizim öyle motor yandı inşaat pisliğinden :( Benim bildiğim bağlantı için değil eğer sigorta paneli istiyorsanız elektrikçi lazım. Yoksa her şeyi takıp, çalıştırıp, çalıştığına emin olup gidiyorlar. Bu arada Haier markasına da bakabilirsiniz, app'den kontrol edilebiliyor, program yaptırılabiliyor. Aklınızda olsun.
0
charbiel
(08.05.26)
klima için bağlantı ve ayrı sigorta gerekiyor. direkt prize takılmaz güvenlik için. ha takılır ama takılmaz.
bakır boru soğutma için daha verimlidir tercih edilir. arçelik bakır boru kullanmaz.
vakumlama borunun içindeki kir toz vb kurtulmak içindir. gereklidir. yapılmazsa verim düşer başka sorunlar da çıkabilir sonrasında.
dış ünite bina dışına klimacının ulaşamayacağı bir yerdeyse vinç gerekir onlar karşılaşamaz. ama balkon-fransız balkon vs varsa onlar takabilir.
0
jelly bear
(08.05.26)
Arçelik'teki adam daha önce sizin binaya montaj yapmış mı? sizin bina özelinde mi konuşuyor, yoksa atıp tutuyor mu?
dış ünite nereye monte edilecek? balkonsa kolay, yoksa vinç gerekebilir gerçekten.
binada klima taktıran başkası var mı? onlarla konuşsanız, bu soruların büyük bir kısmına zaten cevap bulursunuz.
0
co2s2
(08.05.26)
arçelik kötünün iyisi, yani vestel ve vestelin alt markaları kadar en en dip kalite değil ama yine kötü. japonlar ve çinliler bu işin en iyisi. arçelikten daha ucuza daha iyi klima alabilirsin.
örneğin bende airfel annemde kaira var, bu iki marka da daikin'e ait ama uygun fiyatlı ürün sunuyor üretimini çinli midea'ya yaptırıyor. daikin servisi bakıyor. ikimizin kliması birebir aynı ürün, airfel'i genelde bayiler satıyor kaira'yı kendisi online platformlarda satıyor direkt daikin depodan kendi gönderiyor. değişmediyse bunlar ayrıca bakır boruyla geliyor.
"kaira türkiye" resmi mağazası daikin: i.imgur.com

yeni modeller eklenmiş şimdi onlara detaylı bakmadım hala üretici midea mı ne seviyedeler bilemiyorum... ama bizim modellerde tek farkı kaira'da wifi vardı airfel'de yoktu. annem kullanmıyor diye onun wifi modülünü alıp benim airfele taktım.

vakum işi şart! ve vakum tozu pisliği değil daha çok havayı/nemi temizlemek için. pislik zaten olmamalı borularda. hem soğutucu akışkana hem de ekovat yağına o nem karışırsa dış ünite değişimi gerekiyor ve vakumsuz kurulumda hakkınızı ararsanız değiştirmek zorundalar. sadece verim/arıza meselesi değil patlamaya kadar gidebilir olay oksijen ve sistem basıncının yükselmesinden dolayı. www.youtube.com klima gazı yanıcı/patlayıcı bir madde.

vakum konusunu özellikle vurgulayın kurulumda. başında durun, manometreye bakın, pompanın sesini dinleyin. vakumsuz kurulum ne yazıkki çok sık yapılan büyük bir yanlış. bir de sigma klima almıştık buradaki iklimsa servisi vakumsuz kuruyormuş, araya tanıdık sokup bayağı da tartışıp zorla vakumlu kurulum yaptırdık. kendi resmi eğitim videoları önemini ve risklerini anlatırken adam bana vakumun gereksizliğini anlatmaya çalışıyor saçma önermelerle. ortak tanıdıkla akşam evinden alıp keşife getirdik oturduk konuştuk filan :D
sen özellikle bilgili olduğunu belli etmezsen ya hiç vakum pompası manometre vs. bile getirmeden kurup geçiyorlar ya da resmi olarak merkez vakumu kanıtlamalarını istiyorsa camı sökülmüş bi manometreyi bağlayıp ibreyi eliyle oynatıp fotoğraflıyorlar vakum yaptık bu da kanıtı diye sunmak için.

adem helvacı bayağı detaylı anlatıyor birçok konuyu ama biraz fazla detaylı :D normal birini sıkar muhtemelen videoları www.youtube.com
ek olarak klima konusunda en fazla bilginin bulunduğu forum da burasıdır inceleriz.com

elektrik bağlantısı klima servisinin işi değil, yapmazdan öte elektrikçi değilse aslında yapmamalı. ama biz rica ettik malzememiz hazırdı kırmadılar. özellikle fişli yaptırttım ikisini de. yukarıda biri olmaz demiş ama güvenlik sıkıntısı için bir sebep yok.

inverter klima devamlı çok fazla akım çeken bir şey değil... ayrıca buattan hat çekti 16a sigorta taktı diyelim. e buata gelen o hat zaten panoda 16a sigortaya bağlı? aynı linyede başka bir yük varsa klima için takılan sigorta hiçbir durumda atmaz çünkü panodaki daha önce atmış olur aşırı yüklenilirse. klimaya özel sigorta en çok klimada bir işlem yapılacaksa sadece klimada gücü kesmek için kolaylık sağlar.

kaliteli bir fiş de priz de o tesisatta kullanılmış olması gereken 2.5mm kablo da klimanın çekeceği akım için yeterli. klima kullanımıyla sorun çıkıyorsa o tesisatta çok büyük problem vardır :D 10-15 yıllık gevşemiş bi prize bağlarsan tabiki ark yapabilir yanmaya sebep olabilir. ama aynı prizde bi cep telefonu şarjı da ark yapabilir tehlike yaratabilir :D priz kaliteliyse yıpranmamışsa sorun olmaz. eski veya kalitesizse klima bağlamayacaksanız da değiştirin olm o prizleri ucuz şey zaten.
+2
konetsu
(08.05.26)
geçen hafta arçelikten klima alıp bağlattım.

önce keşif için usta gönderiyorlar. usta şuraya bağlarız diyor. onlar en uygun bağlanacak yerleri size söylüyorlar. eğer uygun bir yer bulamazlarsa vinç isteyebiliyorlar ama genelde camın altına uygun bir yer bulurlarsa bağlıyorlar. evinizde balkon varsa motoru balkona da bağlayabilirler. iki klimam var, motorlarından biri camın altında diğeri de balkonda. komşularınızda klima motoru nereye bağlanmış sorabilirsiniz.

bağlantısı yapıldıktan sonra elektrikçi çağırmanız gerekecek. onlar elektrik işine karışmıyor. elektrikçiyi arayıp klima bağlatcam derseniz sigorta anahtarıyla beraber bağlıyorlar.

vakumlama işini yapıyor arçelik. gelen ustalara da sorun yapacak mısınız diye eğer gerek yok derse montaj yaptırmayın.
0
false pretension
(08.05.26)
zaten arkadaşlar gerekli bilgileri vermiş de uzun yıllar klimalar ile haşır neşir olduğum için bir şeyler söyleyeyim biraz da genel bilgi olsun

bölgenizde yer alan bir klimacıya muhakkak gidin. arçelik maalesef elektrik işine karışmıyor ama bölgede yer alan dükkanlar genelde personel olarak elektrikçi de çalıştırır. ayrıca isterseniz vakum ve basınç testi de yaparlar. vakum temizleme basınç testi de sistemde kaçak olup olmadığını görmek için

diğer markalardan veya internetten gördüğünüz fiyatlardan da bahsedebilirsiniz onlar da elinde geleni yapmaya çalışırlar. markalar elektrik gibi riskli konularda sorumluluk almamak için böyle bir hizmetimiz yok diyor ama dükkanlarda bu hizmet sunulur. yani bir seferde bütün işi bitirirsiniz.
0
bravoteam
(09.05.26)
(18)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracınızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(32)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(5)

Aylık max 25k kira ile ev var mı?

1837837
Denize yakın ve istanbula göre nispeten daha sıcak bir şehrimizin hangi ilçesi? Balıkesir burhaniye, izmir urla, aydın kuşadası(attım bunları) gibi nereye taşınılır? Spesifik yer söylerseniz şu mahalle vs. 1+1 yeterli. 2 emekli anne baba.
Denize yakın ve istanbula göre nispeten daha sıcak bir şehrimizin hangi ilçesi? Balıkesir burhaniye, izmir urla, aydın kuşadası(attım bunları) gibi nereye taşınılır? Spesifik yer söylerseniz şu mahalle vs. 1+1 yeterli. 2 emekli anne baba.
0
1837837
(04.05.26)
izmir'de çok var.
0
runaway
(04.05.26)
Mersin ama sıcak aşırı
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
çanakkale merkezde 25k'ya yeni 2+1, eski 3+1 bulabilirsiniz.
0
co2s2
(04.05.26)
emekli anne babaysa izmir'de gaziemir en uygun yer. 25bin tl'ye kiralık ev bulabilirsiniz.
0
false pretension
(04.05.26)
yaşlılar için çok sıcak ve kuru havalar iyi değil bence istanbul olmasa da yine kuzeyde bir şehirden bakın mesela yalova merkez olabilir o bantta 3+1 bile bulursunuz
0
alester
(04.05.26)
(17)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
-1
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(4)

Marsilya ve Napoli şehrinin birbirine benzerliği?

mikahakkinen
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
0
mikahakkinen
(04.05.26)
İzmirspor'un da mavi beyaz renkleri olduğunu kabul edersek İzmir de benziyor. Klasik akdeniz liman şehirleri işte. Üç aşağı beş yukarı hepsi ortak özelliklere sahip. Antik döneme kadar gidilir benzerlikler açısından
+1
nundu
(04.05.26)
benim bildiğim, doğrudan bir bağları yok ama ikisi de "fakir" liman şehri.
+2
co2s2
(04.05.26)
@nundu antalya neden kırmızı beyaz?
0
🌸mikahakkinen
(04.05.26)
Antalyaspor logosunu ben beğenmiyorum pek ama konuyla çok alakası yok çünkü Antalya, bu saydığın iki şehir ve İzmir gibi net bir ticaret limanı kenti değil pek. Bu üç şehirde de eski zamanlardan beri farklı kültürler beraber yaşadı benzer sosyokültürel yapı geliştirdi. Ha bu arada hem Marsilya hem de Napoli'yi Yunan denizciler kurdu. Marsilya'yı kuranlar direkt Foçalı hatta
+1
nundu
(04.05.26)
(5)

Oda sıcaklığında margarin eritmenin en kısa yolu ne olabilir?

egerbiryolcu
Bir tarif yapmam gerek ve yağ kaskatı kendi halinde iki saatte anca yumuşar. Hızlandırmak için ne yapabilirim?Aklıma fırını ısıtıp kapatıp biraz içinde bekletmek geldi ama olur mu?
Bir tarif yapmam gerek ve yağ kaskatı kendi halinde iki saatte anca yumuşar. Hızlandırmak için ne yapabilirim?

Aklıma fırını ısıtıp kapatıp biraz içinde bekletmek geldi ama olur mu?
0
egerbiryolcu
(03.05.26)
Tencereye su koy altını aç içine başka bir tas koy o tasın içine de margarini
0
kisa
(03.05.26)
Mikrodalga
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.05.26)
grimavi
(03.05.26)
küçük parçalara ayır. kalıp halinde zor erir.
+1
ground
(04.05.26)
hamur yoğurmaksa mesele, at unun içine mıncıklamaya başla, 1-2 dk içinde erir. ama bu kadar basit bir şey olmadığını tahmin ediyorum.
0
co2s2
(05.05.26)
(4)

Kartal'da nerede kalınır?

suicmeyenadam
selamlar. kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.duyurunun insanıbol istanbu
selamlar.

kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.

duyurunun insanıbol istanbul gurmelerine sesleniyorum, nerelere bakayım dostlar? mahalle, semt, site ismi ya da şuralardan uzak dur çizerler kestaneyi gibilerinden anahtar bilgilere ihtiyacım var.

duyuruyu yenileye yenileye bekliyicem kıymetli cevaplarınızı. hanemize şimdiden hayırlı olsun.
0
suicmeyenadam
(03.05.26)
kartaldan uzak dur:d yurume messfesi yerlere bakabilir hicbiri olumcul degil cok muhtesem de degil. ben o bolgenin rezidanslarini sevmiyorum resmen iklimi bozan bi yapilasma. kartalin cevizlisisini bi turlayabilir. çinar caddesibolgenin cazibe merkezidir kucuk sehirden gelenler sever çarşı gibi bi yer. benim cevizlidedikkat edecegim en onemli sey evin camiye uzakligi olur cunku ezan sesi ust duzey. diger dikkat edilecek sey hastanenin cok da dibinde olmamak orada da ambulans ses ve isiklari evin konforunu kacirtabilir. kartal ici otobus verimsizdir minibus kullanirsa kullanir arabasiz oldugu icin atalar diyemedim ama genel olara kartalin iyi ilceleri kordonboyu>petrolis>atalar>cevizli>esentepe derdim yine benim icin bulundugu sokak bile fark eder. petroliste yasayan biri cevizlide kultur soku yasayabilir. kisi kadin olsaydi cevizliyi listeye eklemezdim ama kentsel donusumler biraz ortalamaya getirdi. yazarken dusundukce su sonuca vardim mesafeyi goze alirsa(15dk) atalarda esenkent, esentepe minibusunun gectigi lokasyonu tercih ederdim
ek olarak soganlik yakacik bolgelerine cok uzagim degerlendirme disidir.
0
ala09
(03.05.26)
Uplife Park.
Kartal metroya yürüme mesafesinde, e5 üstünde. Güzel site.
3 yıl yaşadım. Yakın arkadaşım, kız 7-8 yıl tek başına yaşadı.
Öncelikle buraya bi gidip bakın.

Kartal, hastane-adliye-soğanlık durakları çevresinde benzer özelliklerde çok site var.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.05.26)
minibüs hatları üzerindeki evlere bakın.
mesela doğu caddesinde bu bütçede ev bulunabilir. hastaneye minibüsle 10 dk mesafede.
0
plastic_angel
(03.05.26)
uplife park (ve etrafı)
0
co2s2
(04.05.26)
(5)

Kendi adıma aldığım otele eşim girebilir mi?

dizicolleague
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
0
dizicolleague
(29.04.26)
tek kişi, çift kişi ayrı fiyat olabiliyor. resepsiyondakiler extra ufak bir ücret talep edebilirler. başka bir problem yok.
+2
awlmi
(29.04.26)
Normalde sorun olmaz, bazı otellerde ufak bir fark alırlar. Çok cins, ilginç bir otel değilse sorun yok yani.
Kahvaltı, yemek veya her şey dahil bir tesis için geçerli değil bu elbette.

Bu arada eşinizin kimlik fotokopisini alıp emniyetin sistemine ekleyeceğini de ekleyeyim.
0
michael_knight
(29.04.26)
kayıt yaptırdığınız resepsiyon ile eşinin giriş yapacağı resepsiyondaki kişi aynı olmasın.
+2
HellKeePer
(29.04.26)
Rezervasyon ayrı bir şey konaklama ayrı bir şey. Ben de başkası adını arayıp rezervasyon yaptırdığım çok oldu. Sonuçta odada kalacak olanın kimlik bilgileri lazım, rezervasyon yaptıranın değil.
Sıkıntı yok yani
+1
etna
(29.04.26)
alırsınız. belki minik bir ücret farkı çıkar (kahvaltı için mesela)
+2
co2s2
(29.04.26)
(24)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+7
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+20
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
-1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+6
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+6
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(6)

Aklımda güzel bir app projesi var

havadakarada
Yapılışı zor olmaz bence ve muhtemelen buna benzer bir uygulama yok, direkt bir boşluğu kapayacak niş bir alanda. Bu sebeple düzgün pazarlama uygulanırsa başarıya ulaşır diye dusunuyorum. Özetle tecrübemi gelistiriciye aktarıp bir uygulama yaptıracağım. Yine bildiğim alan olduğu için uygun sekilde p
Yapılışı zor olmaz bence ve muhtemelen buna benzer bir uygulama yok, direkt bir boşluğu kapayacak niş bir alanda. Bu sebeple düzgün pazarlama uygulanırsa başarıya ulaşır diye dusunuyorum.

Özetle tecrübemi gelistiriciye aktarıp bir uygulama yaptıracağım. Yine bildiğim alan olduğu için uygun sekilde pazarlamasını yapacağım.

Uygulamayı hayata geçirip pazarlama için de cüzi bir meblağ ayırabilecek, sonrasında ise bana her sene gelirden mesela %25 pay verecek şekilde bir yerle anlaşarak hayata geçirmek mümkün olabilir mi? Böyle işleyen bir hizmet/sistem var mı? Tamamen mantıki soruyorum bu alanın içinde olmadığım için.
0
havadakarada
(23.04.26)
Bu arada uygulama doğrudan ücretli olacak 1 deneme kullanımı harici. Jeton yukleme gibi yükleyip kac hakkı varsa o kadar kullanacak. Devamı icin tekrar yukleme yapacak vs. Sadece uygulama kullanımına yönelik bir proje degil yani doğrudan gelir getiren bir yapı.
0
🌸havadakarada
(23.04.26)
App yerine mobil uyumlu website de olabilir.
0
🌸havadakarada
(23.04.26)
niye siz yapmiyorsunuz uygulamayi? en azindan bunun musterisi oldugunu, product-market fit'i gosterecek basit bir versiyonu ai asistanlari da kullanarak siz yapmadiktan sonra bu isi ciddiye alacak kimsenin bu sartlarda calisacagini sanmam.
+1
ghilleinthemist
(23.04.26)
hepimizin aklında güzel app projeleri var. hatta hepsi çok güzel para kazanabilir. mesele yeterli kullanıcıyı bulmakta. eminim sektöre hakimsinizdir ama bir app için en çok para harcanan kısım, yeterli kullanıcıyı bulmakla uğraştığınız süreç. pazarlama süreci.

sizin biraz para yatırmanız lazım.
+1
co2s2
(23.04.26)
vibe coding öğren ve bir poc yap bir dene bakalım fikir düşündüğün kadar iyi mi.
-1
orpheus
(23.04.26)
app yapmak bir şey ama tutturmak başka şey. ne kadar bütçeniz var? koyacaksanız 8-10 bin dolar bi yere gelir (belki)
0
gurur
(25.04.26)
(2)

İleri vadeli kira tespiti

nwnd
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.Sözleşmede 18 ay inşaat s
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.
Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.

Sözleşmede 18 ay inşaat süresi bitiminde çevredeki emsal kira bedellerine göre rayiç kira belirlenecek ve yarısı ödenecek gibi pazarlığa açık konu bırakmak istemiyoruz.

Konuya bahis mülk bugün tam teşekkürlü yenilenmiş durumda olsa 10 birim kira bedeli var. Bu 10x bedeli 18 ay sonrası için neye endekslemek mantıklı olur?

Amaç sözleşmede ona göre; 2026 nisan ayında 10x olan kira bedeli 18 ay sonra ………….oranına göre güncellenip bu bedelin yarısı kira olarak ödenecektir gibi daha net yazılsın.

Aklımızda bir kaç seçenek var ama akıl akıldan üstündür demişler. Emlak piyasasında olanlar, finansçılar vs tavsiyelerinize açığım.

Teşekkürler
0
nwnd
(20.04.26)
18 aylık efe-üfe'ye göre hesaplamak en doğrusu gibi geldi.
+1
co2s2
(20.04.26)
co2s2 +1

Sözleşmeyi şimdiden yapın. Yıllık kira miktarını 10 birim olarak belirleyin. Artış oranı olarak da üfe+tüfe mi yoksa 12 aylık tüfe endeksi mi hangisini seçiyorsanız sözleşmede belirtin, sözleşmeyi imzalayın, kiralama başlasın. Ek madde ile yahut ek protokolle, "inşaat süresine tekabül eden ilk 18 ay boyunca kira bedeli x tl (cüz'i miktar) olarak alınacaktır" yazın.
0
dilemma of subscribtionability
(20.04.26)
(5)

Portbagaj tavsiyesi

ananiyimioguz
7 kişilik suv aracın tüm koltuklarını açınca 190lt falan alan kalıyor. O da 7 kişinin eşyalarına yetmiyor.Bu gibi durumlar için takması çıkarması pratik (çünkü her zaman 7 kişi değiliz) bir portbagaj arıyorum.Fakat neye göre alınır bilmiyorum. Daha önce de hiç kullanmadım nelere dikkat edilir onu da
7 kişilik suv aracın tüm koltuklarını açınca 190lt falan alan kalıyor. O da 7 kişinin eşyalarına yetmiyor.

Bu gibi durumlar için takması çıkarması pratik (çünkü her zaman 7 kişi değiliz) bir portbagaj arıyorum.

Fakat neye göre alınır bilmiyorum. Daha önce de hiç kullanmadım nelere dikkat edilir onu da bilmiyorum.

Araçta hali hazırda yan çıtalar var. Ama onlara birbirine dik 2 çıta daha çekiliyor sanırım. Bu aparat portbagajın içinden mi çıkıyor?

Aerodinamiğini falan nasıl bileceğim? Yani hava direnci, sürtünmesi, ses yapıp yapmaması falan bunların bir standartı sertifikası falan var mı ne sormam lazım?

Sonra bunun içine konulan eşyalar sıcakta pişmiyor mu güneşin altında? Ona göre ısı yalıtım gibi bir şeyleri oluyor mu onun için neye dikkat etmem lazım?

Kaç litre olsun 400-500-600lt diye gidiyor. Almışken büyük olsun mantığı doğru mudur? Zaten sanırım 50-75 kg geçilmemesi gerekiyor ama en azından hacmi büyük, ağılığı az olan şeyler koyulabilir.

Bu işin piri thule sanırım genelde onu görüyorum yurt dışında veya gurbetçilerde. Fakat o kadar pahalı bir şey olmasına da gerek yok bence.

Ama işte 5bin liraya da var 200bin liraya da var neye göre seçicez bilmiyorum kullanıp memnun kaldığınız f/p ürünler var mı?

Direkt tavana konulan bezimsi şeyler de gördüm de şimdi yukarısı komple cam tavan, patlar matlar o riski alamam.
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
İlk temel soruyu sorayım.

aracın üzerine kim çıkıp bavulları alacak?
0
galahad reloaded
(20.04.26)
ablama cruz marka almıştık tamamen aynı sebeplerden. markayla ürünle ilgili bir problem yok ama portbagaj meselesinin iki problemi var:

arabanın modeline ve portbagajın modeline göre kapalı otoparklara girmekte sorun yaşayabilirsiniz. mesela ablam o zamanki evinin kapalı otoparkına portbagajla giremiyordu. arabayı dışarı çıkartıp portbagaj montajını ve içine eşya koymayı dışarıda yapıyordu.

diğer problem de, portbagajı nerede muhafaza edeceksiniz? evde bir dolabın üstüne arkasına koymak mümkün değil. balkon vs lazım.

aracın üzerine çıkıp bavul almak problem değil. kapının iç kısmına doğru basıp bir şekilde yapıyorsunuz. kapının içine, kilit mekanizması olan yere monte edilen basamakçıklar da vardı yanlış hatırlamıyorsam. aerodinami çok dert olmaz diye düşünüyorum, zaten hepsi birbirine benziyor. evet uzun yolda ses çıkartıyor. yapacak bir şey yok.

elimdeki son bilgi : portbagaja sert bavul değil de, yumuşak torbalarla bir şeyler koyarsanız hacmi maksimum kullanmış olursunuz.
0
co2s2
(20.04.26)
@galahad reloaded, yani evet kapıyı açıp iç kısmına basıp koyar alırım ya o sıkıntı değil 2 metre boy var biraz işe yarasın.

@co2s2, teşekkürler aparmanın açık otopark tarafında bisikletleri ve motosikletleri koyduğumuz kapalı depo gibi bir alan var. hem oraya koyulabilir hem de giriş katta iş yerimiz var oraya da koyulabilir yani saklama yeri sıkıntımız yok. sitede kapalı otopark da yok şimdilik, yükseklik sıkıntı yaratmaz. ancak avm de falan denk gelirse... ki onda da dışarıya veya açığa park ederiz artık ne yapalım.

Ve evet yükte hafif hacimde büyük şeyleri tıkıştırcam. ama işte yine de güneşin altında içeriyi nasıl koruyor, ses sorunu olursa iade etmek için geç olur vs. gibi konuları bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(20.04.26)
ses olacak ama rahatsız etmeyecektir.

güneşi ışık olarak içeri geçirmeyecek, ama içerisi cayır cayır yanacak.
0
co2s2
(20.04.26)
Ben bir süre kullandım, açıkçası çok mecbur değilseniz kullanımı biraz sıkıntılı, benimkinin özellikle ara atkı çitalarından ıslık sesi geliyordu, bir şekilde delikleri kapatıp hallediyordum sonra yolda tekrar başlıyordu. Özellikle bu sebepten kullanmayı bıraktım, bunun dışında da bir şey yükleyip almak zor oluyordu. Güneşten boyası da kötüleşti beyaz bagaj yer yer krem oldu vs.
0
creepy
(20.04.26)
(13)

Dizi tavsiyesi

yadigar
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
0
yadigar
(19.04.26)
su an succession izliyorum.

ne zaman cekildi bilemiycem. ama coook iyi.
0
Purple life
(19.04.26)
peaky blinders
sharp objects
the night of
the night manager
22.11.63
when they see us
-3
baldur2
(19.04.26)
Battlestar Galactica
The Expanse
dexter
sons of anarchy
scrubs
Lucky Louie
Louie
+2
late viper
(19.04.26)
sopranos
the wire
band of brothers
+3
orpheus
(19.04.26)
Person of interest
+3
etna
(19.04.26)
The Sopranos, The Wire ve Better Call Saul'u izledim ve kesinlikle öneririm.

Henüz izlemesem de listemde olan ve çevremde zevklerini bildiğim ve güvendiğim herkesin şiddetle tavsiye ettiği Succession da ekleyebilirim buraya.
+3
10551037
(20.04.26)
Spartacus 1. sezon
0
yurtsuz john
(20.04.26)
Klaiskleri sıradan sayarım.

GoT
Lost
Prison Break
OZ
Behzat Ç
HIMYM
...
0
matematisyen
(20.04.26)
bir sonraki bölümü merak etsin, izlemeye devam etsin diyorsanız Lost'la başlasın.

aşk, entrika, aksiyon, gizem her şey olsun derseniz Game of Thrones.

gülsün derseniz how I met your mother ve friends.

genel olarak süper bir dizi derseniz breaking bad ve better call Saul.
0
co2s2
(20.04.26)
Sherlock
Six Feet Under
Dark
Oz
Fringe
Twin Peaks
The X-Files
Vikings
Nip/Tuck
0
auroraaurora
(20.04.26)
Breaking Bad
Narcos
Bron|Broen
The Serpent
0
amelie poulain
(20.04.26)
Sopranos
Oz
Breaking Bad
The Wire
House of Cards
Person of Interest
Prison Break
Fargo
Narcos
Peaky Blinders
+3
iwasbornonamountainside
(20.04.26)
person of interest
fargo
dexter
black sails
lost
the wire
dark

mini diziler
1883
11.22.63
chernobyl
+1
tabii lan manyak mısın
(20.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(8)

Bankanın yatırılan paraya eft zaman sınırı koyması

duster
Bugün Ziraat Bankası şubesine gittim bir arkadaş ile. Araba alacağı için hesabına 1.5 milyon yatırıp parayı firmaya yollayacaktı. Şubedeki gişeci arkadaş yüklü miktar para yatırılınca 3 gün eft yapamazsınız dedi. Sakin birisiyim ama gerildim "Ne alaka arkadaşım, ticaretime engel mi olacaksın, böyle
Bugün Ziraat Bankası şubesine gittim bir arkadaş ile. Araba alacağı için hesabına 1.5 milyon yatırıp parayı firmaya yollayacaktı. Şubedeki gişeci arkadaş yüklü miktar para yatırılınca 3 gün eft yapamazsınız dedi. Sakin birisiyim ama gerildim "Ne alaka arkadaşım, ticaretime engel mi olacaksın, böyle bir hakkınız olduğunu düşünmüyorum" diye yükseldim ama sorunu çıkartan kendisi olmadığı için de fazla ileri gitmedim. "Yüklü miktar dediğin ne kadar, mesela kaç para yatırsam bu limite takılmayacaktım?" diye sordum kemküm etti. Ardından özel bir bankayı aradım, gel yatır sonra atarsın parayı nereye istiyorsan dedi.

Konu bana aşırı saçma geldi, bana böyle dangalakça sınırlar konmasını hazmedemiyorum. Bankacı arkadaşlar varsa lütfen açıklama getirebilirler mi?
0
duster
(13.04.26)
ticari faaliyetin yoksa ve şahıs olarak bu para hareketin olağan bir durum değilse parayı araştırmak isteyebilir ama önceliği bunun beyandır ve 1,5 milyon için bu uygulama anlamlı değil.
çok yüksek rakamlarda bunu uyguladıklarını biliyoruz ancak onda da böyle esir almak gibi değil. özel bankalarla işinizi çözebilirsiniz.
+1
erty_ksk
(13.04.26)
ziraat bankası gayet normal. allah kimsenin işini düşürmesin.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(13.04.26)
İşbankasında, buna benzer bir başka durum için, hesabı kasa gibi kullanamazsın demişti gişedeki lavuk. (Maaşım yattığı gibi işbankasına yollayıp çekip, fiziksel euro alıp işbankasına geri yatırıyordum. Maaşın yattığı bankayı firma belirlemişti ve lalelideki döviz bürolarına en yakını işbanktı ama euro makasları çok açıktı. Neyse, o parayı çekme kısımlarını görüp dövizleri yatırmamışım gibi davranınca çektim tüm parayı teb’e yatırdım. Halbuki peyderpey yatırılan o döviz uzun vadede işbankasında duruyordu ve duracaktı)

Maalesef devlet ortaklı bankalarda müşteri memnuniyeti umurlarında değil. Memurlar zaten.
0
filipis
(13.04.26)
soracağın 2. soru eft limiti olsun, uygulamadan bak ne kadar eft limiti var günlük , şubeden arttırıyor çoğu banka birde şuna emin ol yuksek para gönderince süpheli işlem diye app erişimini kapatıyorlar
+1
eja
(13.04.26)
Rezalet iş. Geçmiş olsun.

Burgan Bank'ta bile gün içinde 2 milyon döndürdüm. Sıfır sıkıntı
+1
HellKeePer
(13.04.26)
bu sınırlar çoğunlukla "aşılabilen" ve aslında keyfekeder bazı sınırlarmış gibime geliyor benim.
+1
co2s2
(13.04.26)
Bildiğim bir konu değil ama Twitter’da okumuştum.
Banka şubeleri bunu engellemek istiyormuş çünkü mesela siz oraya bir milyon tl kağıt para verdiğinizde onları saymakla, depolamakla, akşam zırhlı araçla merkezdeki kasaya göndrmekle, o paranın sigortasıyla uğraşacaklar ama parayı bir gece bile kullanamamış olacaklar. Yani şubeye tamamen zarar veriyor bu işlem. O yüzden engellemeye, taş koymaya, sorun çıkarmaya, kural uydurmaya kalkıyorlarmış.
+3
michael_knight
(13.04.26)
michael_knight +1

Devlet bankalarında da aynı hesap var mı bimiyorum ama mesela özel bankalarda her şubenin kâr - zararı ayrı tutulur. Şube nakit tuttuğunda da genel müdürlük belli bir faiz oranı üzerinden ona zarar yazar, o yüzden de şubeler yüklü miktarda nakit tutmak istemezler. Şubedeki kişi "Madem bu nakitle uğraşacağız, bari 3 gün şubeye kâr yazsın, zararı çıksın" d,ye düşünmüş olabilir.
+2
salihdt
(13.04.26)
(3)

En uygun depolama hizmeti nerede?

deepest
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?teşekkürler.
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?
teşekkürler.
0
deepest
(10.04.26)
çok daha uygunları var ama en f/p google bence. ai falan da içinde geliyor. yoksa oracle cloud'da ücretsiz sunucu açıp bi drive uygulaması kurup 200gb ücretsiz kullanırsınız da uğraşmanıza değmez.
0
aguen
(10.04.26)
hazır depolama hizmeti alırken yan hizmetlerden de faydalanmak çok mantıklı oluyor. bu yüzden de:

aylık 57 liraya 1tb onedrive ve full office programları veren microsoft 365 aboneliği. ama yanınıza 5 kişi daha bulmanız lazım.
0
co2s2
(10.04.26)
200 GB i aylik 0.25$ a amazon glacier de sakliyorum. daha ucuzu yok ama kullanmasi biraz ugrastirici.
0
sttc
(10.04.26)
(2)

Thy ücret iadesi hakkında bilgi

dali dili havali korna
İptal edilen bir uçuşumla ilgili olarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü kanalıyla yaptığım başvuru sonuçlandı ve 100 euro'luk bir tazminata hak kazandım. İade için Euro hesabıma ait IBAN numarasını gireceğim sırada banka kaynaklı kesintiler olabileceği gibi bir uyarı ile karşılaştım ve işlem swift k
İptal edilen bir uçuşumla ilgili olarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü kanalıyla yaptığım başvuru sonuçlandı ve 100 euro'luk bir tazminata hak kazandım. İade için Euro hesabıma ait IBAN numarasını gireceğim sırada banka kaynaklı kesintiler olabileceği gibi bir uyarı ile karşılaştım ve işlem swift kapsamına gireceğinden muhtemelen en az 700-800 liralık bir kesinti olacaktır bu durumda. Tutarı TL cinsi talep etsem bu kez de kuru nasıl hesaplıyorlar onu bilemiyorum.

THY ile iade süreci yaşayanlar varsa onların tavsiyelerini alabilir miyim bu konuda?
0
dali dili havali korna
(09.04.26)
kuru 7-8 lira aşağıdan görmeyecekleri kesin. TL olarak almanız daha mantıklı bence. en fazla 100-150 tl oynar toplamda.
0
faberkastelli
(09.04.26)
merkez bankası kurları ile TL karşılığını gönderirler. herhangi bir kaybınız olmaz.
0
co2s2
(10.04.26)
(54)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(5)

sigortacının fonksiyonu

denizzz
kasko, sağlık sigortası vb yaptırırken sigortacıyla çalışmanın avantajı ne oluyor? bir de, örneğin kasko yenilirken kendiniz de teklif alıyor musunuz yoksa sigortacının sunduğu tekliflere göre mi yapıyorsunuz seçiminizi?
kasko, sağlık sigortası vb yaptırırken sigortacıyla çalışmanın avantajı ne oluyor? bir de, örneğin kasko yenilirken kendiniz de teklif alıyor musunuz yoksa sigortacının sunduğu tekliflere göre mi yapıyorsunuz seçiminizi?
0
denizzz
(07.04.26)
sigorta sirketleri aracisiz calismiyorlar, sigortaciya mecburuz.
0
lemmiwinks
(07.04.26)
trafik sigortası ve kasko yenilerken önce sitelerden fiyat alıyorum sonra sigortacıyla konuşuyorum. her seferinde en başta yüksek fiyat çekiyor. klasik sözü "abi senin arabaya en düşük bu çıkıyor daha da ucuzunu bulamazsın" diyor. her seferinde bak şuradan bu teklifi aldım dediğimde ben bir bakayım deyip sonra ne hikmetse benim bulduğum fiyattan o da bulabiliyor.
en son zorunlu trafik sigortasında en ucuz bulduğunu yaptır dedi. bende hem taksit avantajı hemde hediye çeki olan bir siteden yaptırdım.
+1
my fault
(07.04.26)
Sağlık hariç diğer tüm sigortlarımızı aynı firma yapıyor.şimdiye kadar hiç ayrıca fiyat almadım.onlar zamanlamısını takip ediyor,biten kaskoyu,sigprtayı arayıp haber veriyor ve tüm sigort şirketlerinin teklifini liste halinde sunup avantaj,dezavantaj karar veriyoruz.burası olması gereken kısmı.

Kaza vs durumunda sadece sigortacıyı arıyoruz.gereken tüm organizasyonu onlar hallediyor.çekici geliyor,servisle onlar muhatap oluyor.çoğu ufak kazalar mini onarımdan hallediliyor.kimseyle uğraşman,başını ağrıtmn gerekmiyor.seni arayan olursa buyur burayla konuş diyprsun.
+1
duptıs
(07.04.26)
Şirketler için ekstra hizmetler veriyorlar ama şahsen bireysel olarak günü geldiğinde hatırlatma ve abi valla en ucuzunu ayarladım demeleri dışında pek bir faydaları yok, kaza falan olunca bireysel destek veren ajenta görmedim.
0
creepy
(07.04.26)
sigorta acentesinin / brokerinin şunları yapıyor olması lazım:

1- birden fazla teklif sunmak
2- teklifler arasından en mantıklı olanın seçilmesinde yardım etmek
3- ödemeleri takip etmek
4- sigortayı kullanmanız gerektiğinde size yardım etmek

enucuzsigortabizde.com üzerinden bir kaç teklif bulup, en ucuz teklifi vermiş olan "İGD Sigorta" üzerinden sigorta yaparak 1-2-3 'ü çok güzel çözersiniz. ama sigortayı kullanmanız gerektiğinde, websitesinde telefonda robotlarla uğraşıp durursunuz. İGD'nin de "İyi Gün Dostu" anlamına geldiğini öğrenirsiniz.

sigorta brokeri hasar anında size yardım etmeli. hatta gerektiğinde sigorta şirketine baskı yapabilmeli. "aaaa öyle mi demişler, demek prosedür böyleymiş" dememeli. online sigortalar tabii ki daha ucuz olacak ama ucuzluğun bir sonucu var. sırf ucuz diye sigorta yaptırmayın, doğru sigortayı yaptırın.
-1
co2s2
(08.04.26)
(5)

bilgisayardan anlayanlar: aldığım şu makine iyi mi?

der meister
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),https://www.amazon.com.tr/Lenovo-i5-12600HX-RTX4050-Freedos-83GS00P6TR/dp/B0DW95KM8Dbenim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşl
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),

www.amazon.com.tr

benim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşladı. temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim. gamer'lığım yoktur da insan özlüyor bazen, elinin altında bilgisayar var tarayıcıya zor giriyor... almışken azıcık performans da versin dedim.

f/p olarak makul bi seçim olmuş mu sizce? en zayıf noktası sanırım hard disk küçüklüğü ama o da bana çok lazım bi şey değil açıkçası bunda oynayacağım 2-3 tane oyun var en fazla, büyük dosyam filan da yok. ram'i olsun işlemcisi olsun akar mı ne diyonuz?

dediğim gibi temelde amaç külüstürü yenilemek, almışken çok yeni olmayan oyunları da en azından 2-3 sene daha fazla baş ağrıtmadan yanıp kül olmadan oynatabilecek bi şey almaktı. fiyatı da değerlendirerek tartışınız. teşekkürler.
0
der meister
(07.04.26)
www.technopat.net

Üzgünüm, sizin de söylediğiniz gibi, almadan önce bir bilene sormalıydınız. "temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim." demişsiniz.Bu yüzden daha ağır oyunlarla sistemi uzun süre ağır yük altında tutmadan kullanmaya ve iyi bir şekilde serin tutmaya özen gösteriniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.04.26)
ülkeyi bölemeyeceksiniz, ezanı susturamayacaksınız :((

soğutucu aldım hocam, onu aktif kullanmıyorum ama fan açıkta kalsın diye platformu yukarı kaldırıyorum. o kadar üzerine titredim ki şu ana kadar ets 2 oynamak dışında dokunmadım bile bilgisayara, işimi gücümü eskisinden görüyorum hâlâ. yalnız ets 2'de bile az buz ses çıkarmıyor, benim de canımı sıkan ilk nokta bu oldu. takırtı tukurtu yok ama sinek vızıldaması gibi.

daha çok yeni diye aktif soğutucu kullanmak istemedim ama açsam mı? oyundayken veya çıktıktan hemen sonra herhangi bir problem yaşamıyorum bu arada, aynı hızda aynı akıcılıkta devam ediyor. gerçi cpu ısısına filan bakmadım onu da bir kontrol edeyim.
0
🌸der meister
(07.04.26)
son fiyatlara hakim değilim ama makina kötü değil. özellikle hx işlemci olması iyi, bunlar yüksek performanslı işlemciler ve browserda 20-30 tab açsan da alet kasmayacak. 24gb ram aslında yeterli ama bir iki sene sonra ram fiyatları ucuzlayınca (şu an aşırı pahalı) 32 hatta 64 yaparsın. DDR5 olması iyi, en güncel teknoloji bu. rtx4050 öyle 150fps alma derdinde değilsen tüm oyunları oynatır tabi bu bir laptop. kompakt cihaz yani ısı sorunu olacaktır onu da laptop altına koyulan fanlı soğutucular ile çözersin. LOQ serisinin ekranlarını ve renklerini ben beğeniyorum göz yormuyor parlama yapmıyor. 512ssd seni en az 1 sene götürür sonra dolarsa boştaki slota 1tb ekler devam edersin.
0
orpheus
(07.04.26)
Vallaha tadını kaçırmak istemiyorum ama gerçekten sorunlu bir seriye benziyor bence 14 gün dolmadıysa iade hakkını kullan. Gündelik kullanımı artık her türlü bilgisayar kaldırıyor telefon işlemcili macbook neo bile köpek gibi çalışıyor.
0
denizgonen
(08.04.26)
olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu
0
co2s2
(08.04.26)
(6)

dosya numarası

günaha davet
elimizde dosya numarası varsa davaya (sallıyorum e-devlet üzerinden) girip bakabiliyor, inceleyebiliyor muyuz?
elimizde dosya numarası varsa davaya (sallıyorum e-devlet üzerinden) girip bakabiliyor, inceleyebiliyor muyuz?
0
günaha davet
(06.04.26)
uyap'tan hepsine bakabiliyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
dosyanın tarafı sensen, UYAP üzerinden bakabilirsin.
+1
co2s2
(06.04.26)
tarafı değilim?
0
🌸günaha davet
(06.04.26)
tarafı olmadığınız dava dosyasını ne internet (e-devlet, uyap vs) ne de fiziki olarak (adliye, icra dairesi vs) inceleyebilirsiniz.

diyelim ki dava dosyasının avukatını tanıyorsunuz, onun ofisine giderek incelemek istediniz, KVKK sebebiyle avukatın da göstermesi yasak...
+1
arpaci kumrusu
(07.04.26)
gizlilik kararı yoksa sadece avukatlar inceleyebilir. ama adliyeden, fiziki dosya üzerinden.
+1
ground
(07.04.26)
teşekkürler
0
🌸günaha davet
(08.04.26)
(9)

inşaat yapılırken demirler niye telle bağlanıyor

kibritsuyu
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın d
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.

inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın diye olduğunu düşünüyorum. beton dökülüp kuruyunca zaten betonun içinde sabit kalacak.

peki niye telle bağlanıyor? adam her köşeye teli geçiriyor, kesiyor, etrafına doluyor, penseyle sıkı sıkı buruyor, fazlasını kesiyor.

al bir kaynak makinesi, her köşeye bir bzzt yap tamam bitti gitti 2 saniyede.

tel olmasının bir özelliği mi var?
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
inşaat mühendisi değilim ama 2 olası sebep sayayım. ilk olarak, inşaat demirine (adı demir, aslında çelik bu) kaynak yapmaya kalktığınızda, kaynak yerinden çeliği eritirsiniz bir miktar. bu da dayanıklılığın düşmesine neden olur. ikinci ve müteahit için daha önemli olan neden ise maliyet. düz ameleye kaynak yaptırılmaz, kaynak ustasının da yevmiyesi düz ameleden fazla olur. kaynak makinesi, çubuğu, elektrik gibi giderleri saymasak bile tel bağlamak daha düşük maliyetli.

edit: aşağıda da yazmışlar benzer şeyleri

tr.centalltech.com
+2
shadowfollower
(06.04.26)
inşaatçı değilim öncelikle belirteyim. ama benim de merak ettiğim bir konuydu bu.

sütunların etrafına geçirdikleri bilezik gibi olan demirleri yukarı aşağı oynatmaları gerekebiliyor. ayrıca bir pense bir miktar tel ile kolayca bağlayabiliyorlar. bızt bızt kaynak yapmak o kadar kolay değil, makineyi taşı, elektriği ile uğraş, maske tutsan dert tutmasan göz dayanmaz.

kaynak değil de, inşaatlarda neden böyle telleme makinaları kullanılmıyor asıl garip olan o bence. ya da kullanılıyorsa ben görmedim.
www.youtube.com
böyle bir makinanın ne maliyeti olacak ki?
+1
biseysorcaktim
(06.04.26)
1- inşaat yaparken elektrik her zaman her yerde olmuyor. oraya buraya kablo çekip durmakla mı uğraşacak ustalar?

2- ustanın o tel için kullandığı pense bozulmayan bir ekipman. kaynak makinesi ve elektrik kablosu her inşaatta 80 kere bozulacak, sürekli inşaat duracak.
+2
co2s2
(06.04.26)
Kaynakta esneme olmaz. Kırılır.

www.youtube.com
+2
Mirket
(06.04.26)
evet, beton dökülürken oynamasın diye.
1- emin ol telle bağlamak her noktaya kaynak makinesi çıkarıp nokta şeklinde kaynak atmaktan daha kolay.
2- kaynak demirin mekanik özelliklerini bozar. hata kötüleştirir diyelim.
3- bağ teli makinaları var. oldukça ucuz. yakında yaygınlaşır diye düşünüyorum.
www.facebook.com
0
renegade
(06.04.26)
beton dokulurken ya da dokulmeden once uzerinde gezinirken oynamasin diye.
insaat demiri kaynaga uygun degil.
tel makinalari cikti.
0
cooperr
(06.04.26)
ben de im değilim ama o kafes formunu koruması için bağlıyorlar. bağlama yapmazlarsa parçaları sabitleyemezler. kayma olmasın diye tellerle düğüm atıyorlar. çıtalı uçurtma yaptınız mı bilmiyorum ama çıtaların aralarını iple bağlamazsanız sabitleyemezsiniz. onun gibi...
0
exlibris
(06.04.26)
bugün biraz oturup milli sporumuz olan inşaat izleme faaliyeti gerçekleştirdim.

dediğiniz gibi adam gerçekten halı dokur gibi teli geçirip büküp kesiyor. geçiriyor, büküyor, kesiyor. iki demiri bağlaması 2 saniye bile sürmüyor. ben penseyle teli büküp kesmesi uzun sürer gibi düşünmüştüm. çat çat çat bağladı geçti hepsini.
0
🌸kibritsuyu
(06.04.26)
Birkaç sebebi var, yukarıda sebepler söylenmiş.

Şantiyelerde inşaat demirine kaynak yapılması bu demirin kesitini küçülttüğü gerekçesiyle her yerde izin verilmez. Vinçle indirilmesi gereken yüksek tonajlı işlenmiş demirlere bile sadece vinç halatlarının bağlanacağı demirler kaynaklanıyordu.

Kaynakçı daha maliyetli ve süreden aman aman bir şey kazanılmayacaktır totale bakıldığında. Teli bağlayan da amele olmuyor genelde, inşaatta en yüksek yevmiye alanlardan olan demirciler yapıyor yine.

Bu arada her ne kadar yaygın olmasa da şarjlı tel atma makineleri var artık.

Telin amacı inşaat demirlerinin beraber çalışmasını sağlayacak şekilde sabitlemek beton dökümüne karşın.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(10)

MHRS randevusu doluysa o gün hastane bankodan sıra alınır mi

egerbiryolcu
65 yaş üstü hasta için bir bölümden randevu bulamadık. Hastaneye başka bölümden randevumuz için gittiğimizde diğer bölüm için direkt bankodan sıra alabiliyor muyuz ve çok geç olmadan sıra gelir mi?Bölüm psikiyatri
65 yaş üstü hasta için bir bölümden randevu bulamadık. Hastaneye başka bölümden randevumuz için gittiğimizde diğer bölüm için direkt bankodan sıra alabiliyor muyuz ve çok geç olmadan sıra gelir mi?

Bölüm psikiyatri
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
Doktoruna bağlı.
Yani doktor randevusuz hasta bakmayı kabul ederse sıra verilir.
Yok randevusuz hasta bakmıyorum derse, muayene için barkod vermezler.
0
wilhelmwasmuss
(29.03.26)
bazı hastanelerde bazı doktorlarda evet
0
jelly bear
(29.03.26)
muhtemelen kayıt açmazlar. mhrsyi devamlı takip edin randevusunu iptal edenler oluyor. belki denk gelirsiniz.
+1
my fault
(29.03.26)
O zaman bu direkt bankodan sıra alanlar mhrsde boşluk olan bölümler için mi acaba
Bazı hastanelerde denk geldiğimi hatırlıyor gibiyim. MHRS olunca çabuk sıra geliyor banko olunca çok bekleniliyor diye biliyordum.
0
🌸egerbiryolcu
(29.03.26)
bazı durumlarda o doktorun az hastası oluyor, bazı doktorlarda böyle randevusuz gelen hastaları alabiliyor. ama çok düşük ihtimal. özellikle randevusu zor bulunan göz, cildiye vb gibilerde imkansız gibi.
bazende doktorun polikliniği sisteme sonradan ekleniyor. genelde asistanlar oluyor öyle randevusuz gelen veya kons için gelen hastaları ona veriyorlar.
bir şansınızı denersiniz ama olmazsada çok ısrar etmeyin.
mhrs takibi e mantıklısı ve bulma imkanı yüksek.
ayrıca aynı günün sabahı tekrar mhrs takibi yapın o gün için bile 2-3 saat sonrasına boşalan randevu olabiliyor.
+1
my fault
(29.03.26)
bilmediğim için soruyorum:

bir doktora gittim, bana dedi ki "seni şu bölümün de görmesi lazım" dedi. yine en baştan MHRS'den randevu mu alıyoruz, yoksa oraya sevk ediyor, aynı gün gidiyor muyuz?

en baştan MHRS'den randevu alıyorsak, o işin sonu gelmez sanki.
0
co2s2
(29.03.26)
sevk yok. mhrs'den almanız lazım. bazı alanlara doğrudan randevu alınamıyor zaten, doktor o seçeneği açınca aktif oluyor. şanslıysanız belki aynı güne mhrs'den bulursunuz.
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Aile hekimlerinin ekranlarında ekstra kontenjan oluyor. Aile hekiminizden rica edin, sizin adınıza randevu alsın.
+1
en bi orijinal
(29.03.26)
@co2s2 eğer önemli bir durumsa doktor konsültasyon için bir form yazıyor onunla gittiğinde sana kayıt açıyorlar. ama "tahlilde şekerin yüksek çıkmış bir dahiliyede görün" gibi durumsa genel de ona randevu alıp gitmek lazım.
hastaneden hastaneyede değişiyor. lütfi kırdarda ameliyat için anesteziden randevu alın diyorlar. kendileri sevk etmiyor. 2-3 güne zor randevu bulunuyor. göztepe süleyman yalçında ameliyat yapacak doktor doğrudan anesteziye yolluyor o gün hallediyorsun.
0
my fault
(29.03.26)
Her gün 10’da randevular açılıyor bu arada, bilginize
0
osmanyueksel
(30.03.26)
(2)

Rusya da 1 nisanda oil export unu durduracakmis

lapaz
Neler bekliyor bizi?
Neler bekliyor bizi?
0
lapaz
(28.03.26)
Benzin zamları.
+2
kizil karga
(28.03.26)
petrol ihracatını durdurmuyor Rusya, sadece işlenmiş petrol ürünleri ihracını durduruyor. tahminim kendi iç piyasasını dengelemeye çalışıyor. zaten bir süredir Rusya'nın petrol ve işlenmiş petrol ürünleri ihracatı ile ilgili sıkıntılar var. yaptırımlar vs var. bu yüzden dünyayı çok sarsacak bir şey değil.
+1
co2s2
(28.03.26)
(3)

Hukuki dilekçe için yapay zeka aracı

Rao
Merhabalar, Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ? Çok teşekkürler şimdiden.
Merhabalar,

Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
Rao
(27.03.26)
ücretli olarak yapay zeka değil de, doğal zeka aracı var. ben onu tavsiye ederim.

(bkz: avukat)
-5
kibritsuyu
(27.03.26)
Avukatım. Konuyu bilmiyorum ama tavsiye etmem. Hele sanık konumundaysanız yapay zekadan şener şen gibi koşarak kaçmanızı tavsiye ederim. En basit dilekçelerin başında anlaşmalı boşanma dilekçesi gelir. Adı üstünde karşılıklı her konuda anlaşmışsınız, hakim de onayacak o kadar. Lakin o kadar değil. En baba yapay zeka dilekçesini getirin kesinlikle açık bulurum. Ama siz şikayetçiyseniz “şikayetçiyim” demeniz yeterli zaten.
0
ground
(28.03.26)
avukatlar sadece dilekçe yazmıyorlar.
0
co2s2
(28.03.26)
(4)

Kuaförlere veya saç şekillendirme ürünleriyle ilgili olanlara bir soru

egerbiryolcu
https://www.amazon.com.tr/Beavorty-dif%C3%BCz%C3%B6r-ba%C5%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-kurutma-makinesi/dp/B0C5LQL2NLŞu saç kurutma makinesine takılan tarak gibi minik aparatlar oluyor. Bunlar normalde yurtdışında yaygın. Malum artık Türkiye satışı yok. Varsa da bulamadım. Hani böyle Eminönü gibi yerlerde
www.amazon.com.tr


Şu saç kurutma makinesine takılan tarak gibi minik aparatlar oluyor. Bunlar normalde yurtdışında yaygın. Malum artık Türkiye satışı yok. Varsa da bulamadım. Hani böyle Eminönü gibi yerlerde bazı mesleklerle ilgili toptan satış yerleri vardır ya, oralarda bulunur mu?

Bu ürün benim saçima iyi gelen tek aparat. Saç düzleştirici makinelerinden çok daha pratik ve orijinal fön havası veriyor. Saçın tepe kısımları çok rahat pürüzsüz duzlesiyor. Yani benim için dünyadaki en mükemmel ürün olabilir. Keske stok yapsaydim. Daha önce sipariş ettiğimin plastiği kötüydü çok az kullanabilidim sıcaktan eridi. Sağlam olani ise yıllar önce arzumun böyle kendinden aparatli bir makinesinde kullanmıştım ama benim değildi makine. Onun aparatı sağlamdı asla tarak dişleri erimiyordu.

Bu aparatı nasıl bulabilirim veya siz artık Türkiye'de bulamadığımız ürünleri ne şekilde temin edeceksiniz?
0
egerbiryolcu
(26.03.26)
ısı ayarlı saç düzleştirici tarak al.
0
yurtsuz john
(26.03.26)
@yurtsuz John saç fırçası şeklindeki saç düzleştiricilerini kastcediyorsan onlara saçlar dolanıyor ve genelde olumsuz yorum okudum. Düz plaka düzleştiricilerden çok farkı yok bir de sanırım. Temizliği de sıkıntı.
0
🌸egerbiryolcu
(26.03.26)
@yolcu

hocam buyur aşağıdaki işte. dolanma, tıkanma falan olmuyor benimkinde.

www.arzum.com.tr
0
yurtsuz john
(26.03.26)
zazahan'da yoksa hiç bir yerde yoktur.
0
co2s2
(27.03.26)
(3)

istanbuldan çanakkaleye giderken yol üzeri kahvaltı nerede yapılır

boo
kuzey otobanından kaptırıp çanakkaleye gideceğim. yoldan sapmadan iyi bir kahvaltı dinlenme tesisi de olur 3-4 dakikalık sapma da olur var mı öneri?
kuzey otobanından kaptırıp çanakkaleye gideceğim. yoldan sapmadan iyi bir kahvaltı dinlenme tesisi de olur 3-4 dakikalık sapma da olur var mı öneri?
0
boo
(21.03.26)
Tekirdağ'a gelmeden yol üstünde trak restoran. biraz geç kalmış olabilirim : )
0
co2s2
(21.03.26)
Gelibolu'ya ugrayin. Çarşısındaki her yerde yapabilirsiniz
0
evimin paspasi
(21.03.26)
biz hep UNAL peynircilikte duruyoruz.
tostu, cayi harika. bahcesi var. peynir kalitesi yuksek, ozellikle dil peynirini mutlaka oradan aliriz.
Camiatik Mh. Londra Asfaltı Cd. No: 73, Tekirdağ Türkiye
0
cooperr
(21.03.26)
(37)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(8)

İnternet?

purplee
Merhaba herkese,Yeni taşınacağım ev için internet aboneliği araştırıyorum.Benim için en önemli kriterler: yüksek hız + kesintisiz bağlantı + ulaşılabilir müşteri hizmetleri.Kullandığınız ve gerçekten memnun kaldığınız internet sağlayıcıları hangileri?Özellikle arıza durumlarında hızlı destek veren f
Merhaba herkese,

Yeni taşınacağım ev için internet aboneliği araştırıyorum.
Benim için en önemli kriterler: yüksek hız + kesintisiz bağlantı + ulaşılabilir müşteri hizmetleri.

Kullandığınız ve gerçekten memnun kaldığınız internet sağlayıcıları hangileri?
Özellikle arıza durumlarında hızlı destek veren firmalar varsa duymak isterim.

(İstanbul için öneriler özellikle çok işime yarar)
0
purplee
(18.03.26)
varsa kablonet yoksa türk telekom. diğerlerine ulaşmak zor, ulaşılsa çözmeleri de zor.

tt'nin prime kampanyalarını takip ederseniz masrafını bile çıkarıyor ek olarak.
+1
aguen
(18.03.26)
TT prime fiber kullanıyorum 1000 MB ve hızı gerçekten aliyorum. 875 kagat ben memnunum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
evinizde hangi altyapı olduğu önemli.

sadece eski usül bakır kablo mu var?
kablonet mi var?
superonline fiber mi var?
ya da türk telekom fiber mi var?
+2
co2s2
(18.03.26)
Çok doğru bir soru ve ben bunu nasıl öğrenebilirim? @co2s2
0
🌸purplee
(18.03.26)
Her servis sağlayıcının sitesinde altyapı sorgulama var ama gibir.net’ten bakarsanız daha detaylı gösterir. Altyapı kiminse ondan alın.

Eve/binaya kadar fiber varsa en iyisi o, yoksa kablotv. Ondan sonra mecburen xdsl olacak, onda da altyapı Telekom’un.
0
orient blue
(18.03.26)
Türk.netten altyapı sorgula fiber mi VDSL mi yazıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
@purplee : kapıcıya sorun, komşuya sorun. en kolay öğrenme yöntemi budur. bir diğer yöntem de tek tek firmaları aramak. zaten altyapı yatırımı yapan 4 tane firma var:

1- Türk Telekom -> bakır kabloların hepsi ve fiberin büyük kısmı bunların
2- Superonline -> Fiberin önemli bir bölümü bunların
3- Türksat -> Kablonet bunların
4- Türknet -> Fiber döşediler bir yerlere ama sınırlı miktarda

fiber hizmeti veren, adsl hizmeti veren firmaların hepsi bunlardan altyapı hizmeti satın alıyor.
+1
co2s2
(18.03.26)
son cümlemi açayım biraz: firmaların websitelerinde altyapı sorgulama kısmı var. orada "adresinizde fiber var" vs demesi, o firmanın altyapısı olduğu anlamına gelmiyor. mesele millenicom'un sayfasında altyapı sorguluyorsunuz, fiber var diyor ama aslında altyapı superonline'ın. kabloyu çeken superonline. (ya da turk telekom)
0
co2s2
(18.03.26)
(7)

Telefon depolama alanınızda nasıl yer açiyorsunuz?

egerbiryolcu
Nasıl temizlik yapıyorsunuz?İse yarar taktikler var mı şu klasörlerde şu dosyaları silin gibi veya önemli bir veri kaybı yaşanmadan şunları yapabilirsin gibi hayat kurtarıcı (!) pratik taktikler.Veya düzenli olarak uyguladığıniz aliskanliklar.Benim telefon 128 GB 126 si dolu. Fotoğraflar videolar uy
Nasıl temizlik yapıyorsunuz?
İse yarar taktikler var mı şu klasörlerde şu dosyaları silin gibi veya önemli bir veri kaybı yaşanmadan şunları yapabilirsin gibi hayat kurtarıcı (!) pratik taktikler.
Veya düzenli olarak uyguladığıniz aliskanliklar.

Benim telefon 128 GB 126 si dolu. Fotoğraflar videolar uygulamalar (WhatsApp chatgbt en büyük olanlar sanırım)

İşe koyulmaya korkuyorum.
0
egerbiryolcu
(17.03.26)
Telefon ne iyos mu androyid mi
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
whatsapp'ın kendi ayarlarında depolama gibisinden bir yer var. oradan tek tek silmek mümkün .. özellikle bazı kalabalık gruplarda çok foto vs birikiyor, çok şişiyor.
0
co2s2
(17.03.26)
Google 1tb'lık depolama alanı + notebook llm + gemini sadece 100 TL.

Not: rekLam değildir.
0
rakicandir
(17.03.26)
Whatsapp’ta foto/videoları otomatik indirmiyorum, manuel olarak indirip bakıyorum, onları da galeriye kaydetmiyor zaten, saklamak istediğim varsa kaydedip whatsapp’tan anında siliyorum yoksa bir süre sonra çöplüğe dönüyor. Web’den erişebildiğim servislerin uygulamalarını kurmuyorum, örneğin Amazon uygulaması yok, browserdan girip alışveriş yapıyorum.

Ama asıl fark yaratan foto/videoların bulutta durması. Her şey iCloud’da duruyor, telefon tertemiz.
0
orient blue
(17.03.26)
Telefon android

@rakicandir
Evet depolama alanı ile ilgili üyelikler var ama ben bu alışkanlığı yer edemedim bir türlü.
Ve sanırım zaten 1 TB olmasa da daha az bir hafızalık üyeliğim vardı.
0
🌸egerbiryolcu
(17.03.26)
Android için "derin temizlik " e girin
Micro thumbnail blob,
Photo blob 0 ,
Thumbnail blob 0
gibi dosyaları hiç düşünmeden silin .
Bazısının boyutu yüzlerce MB olabiliyor
Bu dosyalar fotoğraf galerisinde gezindikçe yeniden oluşur ve boyutu büyür.

Bir de sürekli kalite meraklısı
olduğumuzdan çektiğimiz resimleri olduğu gibi kabul ederiz . Halbuki resim /video boyutunu düşüren uygulamalar ile çok büyük oranda boş alan tasarrufu yapılabilir. Oluşan düşük kalite kaybını ise gözlerimiz nerdeyse hiç farketmez.
Dönüştürme için kullanılacak uygulamadaki ayarlamalar da önemli tabi .
0
diyecevaplandı
(18.03.26)
yüklü uygulamaların boyutu çok büyük değilse bile önbellek (cache)leri büyük olabilir.
youtube, spotify, netflix (bu uygulamalar yoksa bile bu türde uygulamalar) büyük cache'lere sahip.

videolar genelde çok yer kaplar.
whatsapp'tan gelen resimler çok büyük değildir. oradan gelen videolar da ölçeklendirilmiş oluyor ama binlercesi varsa yine büyük yer tutar.

128gb bu çağ için küçük.
ama datalarınızı cloud'da tutup telefondan büyük kısmını silebilirsiniz. not: cloud uygulamaları senkron çalışır. telefondan silerseniz saklandığı yerden de silinir. ona dikkat edin, ayarları var öyle şeylerin.
0
biseysorcaktim
(18.03.26)
(2)

SSK saç ekimini karşılar mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
soru başlıkta. teşekkürler.
soru başlıkta. teşekkürler.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.03.26)
%0
+1
authorize
(17.03.26)
olur mu canım öyle şey?
+1
co2s2
(18.03.26)
(4)

Sabiha Gökçen'den çıkış

inveniam viam
sabiha gökçen dış hatlar'dan çıkmak ne kadar zaman alır? (uçağın piste inişinden dışarıda taksi çevirmeye kadar)
sabiha gökçen dış hatlar'dan çıkmak ne kadar zaman alır? (uçağın piste inişinden dışarıda taksi çevirmeye kadar)
0
inveniam viam
(17.03.26)
45 dk
0
messina123
(17.03.26)
25-30 dk max.
0
jelly bear
(17.03.26)
En aşağı 45
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
bagaj yoksa 20 dk
0
co2s2
(17.03.26)
(9)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(17.03.26)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.

kulacoglu.av.tr
-1
Mirket
(17.03.26)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(17.03.26)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
+1
my fault
(17.03.26)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
+3
tahtakafa
(17.03.26)
bu soruyu kendi içinizde muhakeme edip sormak için türkiyede yaşamıyor olmanız gerekiyor. sanırım hiç türkiyede bulunmadınız.
0
plastic_angel
(17.03.26)
evden çıkmadan depozitoyu neden iade ediyor ki ev sahibi? bana ilginç geldi. kiracı evden çıkacak, eşyalar taşınacak, evde hasar olup olmadığı o zaman anlaşılır.
+2
co2s2
(17.03.26)
depozito bedeli olarak kontrata ne yazmışsan onu talep edebilirsin. en önemli durum şurası aslında diyelim ki 2022 ocak ayında bir depozito bir kira olarak 10000 tl den girdin.
2026 da 40000 tl oldu kiran 3 kira ödedin nisan ayında ben çıkıyorum dedin.zurnanın zırt dediği nokta burası .depozitonu almayı bırak ev sahibi senden Makul Süre Tazminatı adı altında 3 ay ( eğer evi kiraya veremezse ) x 40.000 tl alır.
bunu da göz önünde bulundur.
0
jamswety
(17.03.26)
dovizle sozlesme yapmak yasak, dogru.
ama dandik ekonomi yonetimi yuzunden de insanlar kendilerini saglama almak zorundalar.
bu kadar basit.
-1
cooperr
(17.03.26)
Sözleşme dediğin şey, konuyu aranızda çözemezseniz mahkemeye sunacağınız belge değil mi?
Sunduğunda savcının hakkında 3 bin ila 25 bin lira arası idari para cezası uygulayacağı, muhtemelen de geçersiz sayacağı belgeyi mahkemeye niye sunasın ki?
Paylaştığım linkteki 5. maddeyi okusana.
Kendini nasıl sağlama almak bu?
+1
Mirket
(17.03.26)
(4)

Araç Muayene tarihi geçerse noluyor?

messina123
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
0
messina123
(15.03.26)
yakalanmadığın ya da kaza yapmadığın sürece bir sorun olmaz.
0
co2s2
(15.03.26)
Bir de araç muayene gecikme bedeli ödersiniz.
0
Mirket
(15.03.26)
Çevirmeye denk gelirsen ceza yersin, sana 1 haftalık süresi olan bi kağıt verirler o aralıkta tekrar çevirmeye girersen sorun yaşamazsın ama biraz daha sallayıp tekrar çevirmeye denk gelirsen aracın bağlanır.
0
kizil karga
(16.03.26)
bende bir ay sonra farkına varmıştım. hemen randevu aldım ama ertesi günü aksilik polis çevirmesine girdim. daha polis plaka sorgulaması yapmadan, durumu anlattım , randevuyu gösterdim sağolsunlar anlayış gösterdiler.
0
delidir yakalayin
(16.03.26)
(10)

tek cocuklarin askere alinmamasi gerekliligi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum. aklima gene tarik tarcan geldi. https://pbs.twimg.com/media/Fn-KXZeWIAE9Ki8.jpgbir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.bunu kimse düsünmüyor mu?suriye'de ev
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum.
aklima gene tarik tarcan geldi. pbs.twimg.com
bir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.
bunu kimse düsünmüyor mu?
suriye'de evin tek erkek cocugu varsa askere alinmiyorlarmis mesela, suriyeli arkadaslarimdan ögrenmistim. iki veya daha cok erkek cocugu varsa da sirayla askerlik yapiyorlarmis.
zorunlu askerlik fikri rahatsiz edici ama bunu degistirmiyorlarsa bari tek cocuk kuralini getirsinler. siz ne düsünüyorsunuz?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
İlber Hoca'nın Türk halkının asker millet olduğuna dair sözleri vardı. Haklıdır.
Ailelerin tek çocuğu ölmesin, ikincisi ölebilir mantığı çok saçma geldi bana.

Bir de Asker kardeş varsa askerliğin ertelenmesi uygulaması bizde de var.
-1
Mirket
(15.03.26)
asker kardes varsa askerligin ertelenmesi uygulamasi bizde de varsa, iki kardesin ayni anda sehit düsüp evi evlatsiz birakma riskini almak istememisler. o halde tek cocuk sehit düsünce evin cocuksuz kalacagini neden düsünememisler? mantik ayni.
ikinci cocuk da ölmesin elbet ama tek cocuk ölüp bos duvarlarla basbasa kalmak versus ikinci cocuktan güc bulmak arasinda bence muazzam fark var.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
bildiğim kadarıyla eskiden gerek türk devletlerinde gerek osmanlıda bile tek oğulu almamak bizde de varmış
ya da kulağına küpe takılıyormuş o geri göreve veriliyormuş filan

askerlik tımar sisteminden vs. çıkıp düzenli merkezi askere almalar başladıktan sonra bu tek oğul istisnası kalkmış gibi duruyor

o zamanlarda da biz maalesef sürekli savaşıp sürekli kaybeden taraf olmuşuz, zaten gerekli asker yok, teknolojide çok geriyizi askerden kaçanı bile takip edemiyormuşuz doğru düzgün
olan da biner biner ölmüş
yani istisna uygulayamamışlardır herhalde...
+1
subcomponent
(15.03.26)
Size katılmıyorum. Tek çocugun askere alınmaması veya alınsa bile cephe hattına sürülmemesi gibi uygulamalar tarihte bizde olmuş ama bu uygulamaların sebebi duygusal sebepler değil. Eski dönemlerde savaş, çatışma şimdikinden çok daha olağan durumlardı ve birinin askerde savaşta ölmesi şimdiki zamanlara kıyasla çok daha fazla yaşanıyordu. Günümüz Türkiye'sinde birinin askerlik esnasında hayatını kaybetmesi haber değeri taşıyan olağan dışı bir durum. Eskiden nüfus çoğunlukla kırsal da yaşıyordu ve üretim toprağa dayalıydı, tarımda makineleşme falan olmadığı için ailede genç erkek kalmaması ülkenin üretim gücünü doğrudan tehdit eden bir şeydi ayrıca sadece savaş değil askerde salgın hastalık gibi sebeplerle de ölüm olayı yaygındı. Tifo dan falan askerin ölmesi günümüzde vaki değil mesela. Yani askerin pisi pisine hayatını kaybetmesi durumu hiç yaşanmıyor mu ülkemizde evet yaşanıyor ama bir yıl içinde askere alınan kişilerden askerde hayatını kaybeden oranı herhalde yüzde 0,bilmem kaç gibi çok çok az bir durumdur. Bir de artık ailenin tek çocuğu olması çok rastlanan/bi 10-20 yıl sonra ülkede tek çocuk olmak çok sıradan bir durum olacak devlet böyle bir kanun çıkarsa ileride asker bulamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(16.03.26)
kız çocğu çağırıp çözüm bulabilir, ne de olsa çocuk yapmıyorlar
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim : tek çocuk musunuz?
-2
co2s2
(16.03.26)
tek çocuk olarak hakkari'de yedek subaylık yaptım (meslek kurasına tabiydim gerçi) 11 yıl önce.

not: baba ve dede emekli albaydı ayrıca.
-1
rain when i die
(16.03.26)
Haklısın ama yukarıda da yazılmış birkaç on seneye çoğu aile tek çocuklu olacak. En iyisi zorunlu askerlik diye bir şeyin olmaması da işte.
+3
sadakatsiz
(16.03.26)
Askerlik vazifesi bağlıklı erkeklerden alınan deli dumrul vergisine döndü. Tek erkek için düşünceniz çok nazik kalıyor.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.03.26)
Tek cocuk degilim.
Ayrica kadinim.
Türk vatandasligim da yok.
Yani kendime pay cikarmak icin actigim bir soru degil.
Ölene ayri, geride kalana ayri acidigim icin sordum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
(4)

ekonomiler neden kötü

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
bence bu insanlarin topluluk halinde neye inandigiyla alakali. yarin bugunden kotu olacak inancina sahip olunca kimse adim atmiyor. hatta varliklarini ve kaynaklarini riske atmamakla kalmayip daha da tutuyorlar. cokus hizlaniyor.

topluluk halinde yarin daha iyi olacak diyince de daha guzel bir gelecek kuruyorsun. bazen bu inanca sahip olmak icin dibe vurmak gerekiyor. yani savastan sonra 1950'ler ve 60'larla baslayan optimizm insanlara cok guzel bir yarim yuzyil yasatti.
+1
antikadimag
(15.03.26)
buna ekonomist ve sosyologlar daha iyi cevap verir tabii ki ama gene de bir şeyler söylemek lazım. artık kapitalizmin sıkıştığını ve tüm kaynakları tüketttiğini düşünüyorum. eskiden devletlerin gelecek planları olurdu artık onlarda tutmuyor. üretimin artık otomatiklemesi ve tüketiminde çok çabuk değişen trendlerle tıkandığını düşünenlerdenim. yeni üretim alanları yarıtalamadığı için yeni pazarlar aranıyor, bu pazarlarda kapalı ekonomiler. bu ülkere demokrasi benzeri yönetimler getirilip oralarda sömürülecek ancak onlarda bitince, belirsiz bir dünya olacak. işte üretmeme ve satın almama bu tarz şeylere bağlı.
+1
mikahakkinen
(15.03.26)
Arz çok fazla. Mesela dizilere çok para harcanıyor. İzleyen az ya da çok izleniyor ama 3 ay sonra unutuluyor.
Sermaye artık korkak haklı olarak. Pasif kazancı seçiyor.
+1
mimikikili
(16.03.26)
döviz kurları çok düşük olduğu için ihracat zor, ithalat kolay.

kolayca ithal ediyorsan üretim durur.
ürettiğin şeyi ihraç edemiyorsan üretim durur.
+1
co2s2
(16.03.26)
(5)

Esnaflardan en az kazık yiyerek nereden perde alabilirim?

jackyr
Evin yakınlarında bi perdeci ölçü yaptı. Sadece salon tülüne 10k küsür dedi. Sadece tül fiyatı. Mt2si 520tl civarıymış. Bana inanılmaz pahalı geldi bu fiyat. Ve istediğim ölçülerde de yapmayacaktı ucuz tutsun diye. Nereden daha ucuza ve kaliteli mal edebilirim. İstanbul Avrupa yakası. Beylikdüzü/Bü
Evin yakınlarında bi perdeci ölçü yaptı. Sadece salon tülüne 10k küsür dedi. Sadece tül fiyatı. Mt2si 520tl civarıymış. Bana inanılmaz pahalı geldi bu fiyat. Ve istediğim ölçülerde de yapmayacaktı ucuz tutsun diye. Nereden daha ucuza ve kaliteli mal edebilirim. İstanbul Avrupa yakası. Beylikdüzü/Büyükçekmece tarafları.
0
jackyr
(15.03.26)
3+1 evin tüm tüllerini 8bine yaptırdım maltepe’de bir perdeciden. ortalama 250*270 ölçülerinde.

sanki seçtiğiniz perde biraz pahalı. ayrıca bence trendyoldan almayın dikişleri vs baya kötü geliyor.
0
melodi
(15.03.26)
Online istediğiniz mağazada Keten tül olarak aratın, o zaman çok şık, tok ve kaliteli duruyor
0
blackgirl00
(15.03.26)
eminönü ve mercan taraflarda birax dolaşıp beğendiğiniz bir yerden ince kumaş, tül almak olabilir. Arkadaşıma yaptık, perdeci fiyatının onda biri fiyatına geldi.
0
klassno
(15.03.26)
imç perdeciler çarşısı. dükkan dükkan gezip fiyat alıp pazarlık yapabilirsin. öncesinde evinin perde yaptıracağın yerin ölçüleri elinde olursa çok daha kesin fiyat alırsın.
0
dude and mate
(15.03.26)
Zeytinburnu'nda prof dr turan güneş caddesine bak. trilyon tane perdeci vardı. bu işin adresi orasıdır.

olmadı PERSAN diye ara, nerede şubesi varsa oraya git. kurumsal firmadır, kazık olmaz.
0
co2s2
(16.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(2)

Tekirdağ tarafından Anadolu yakası

jackyr
Üsküdar tarafında işlerim var arefe günü akşamı. Ama karşıya araçla gelmek istemiyorum. Genelde geldiğimde Yeşilpınar tarafına aracımı bırakıp metro+metrobüs+metro yapıyorum. Ama perşembe günü 7/24 metro da yok. Yetişemeyebilirim araca. Yeşilpınar tarafına koyma sebebim Arnavutköy yolundan trafiğe t
Üsküdar tarafında işlerim var arefe günü akşamı. Ama karşıya araçla gelmek istemiyorum. Genelde geldiğimde Yeşilpınar tarafına aracımı bırakıp metro+metrobüs+metro yapıyorum. Ama perşembe günü 7/24 metro da yok. Yetişemeyebilirim araca. Yeşilpınar tarafına koyma sebebim Arnavutköy yolundan trafiğe takılmadan kaçabiliyor olmam.

Alternatif bir güzergah öneriniz var mı? Nereye park etsem aracı şehir curcunası ve trafikten yırtarım. Bir de perşembe arefe günü. İyice trafik mi olur? Saçma mı olur İstanbul içine girmek?
0
jackyr
(15.03.26)
hacıosman'a arabayı koyup-> Hacıosman-yenikapı-üsküdar yapabilirsiniz.

ya da halkayı'ya koyup marmaray'la tek vasıta yapabilirsiniz.
0
co2s2
(16.03.26)
ben halkalıya koyup, tek vesait üsküdara gidiyorum. daha az yorucu oluyor.
+1
delidir yakalayin
(16.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.