Giriş
(15)

Dosta ev hediyesi sorunsalı?

makarnavodka
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?teşekkürler :)
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?

teşekkürler :)
0
makarnavodka
(16.10.25)
paşabahçe'den bir şeyler olabilir. mağazaya giderseniz bir fikir oluşuyor kafada.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.10.25)
paşabahçe +1

vazo, şekerlik gibi çerçeve gibi ya da şık cam - metal bir ev aksesuarı uzun yıllar kullanılıyor ve her seferinde bunu şu getirmişti, şunun hediyesi gibi lafı ediliyor. o yüzden güzel bir dekoratif obje iyi bir hediye olur.

www.pasabahcemagazalari.com
0
exlibris
(16.10.25)
altının her zaman adı var, paşabahçede en ufak şey bile altın fiyatı zaten ama çay bardağı falan uygun 12li alınabilir.
0
eja
(16.10.25)
Senin yanında ay çok güzelmiş deyip bir daha asla kullanamayacakları ve evde boşuna yer kaplayacak şeyler almayın abi insanlara. Yakın dostum diyorsan direkt sor, sana ev hediyesi alacağım ne lazım diye. Hiçbir şey lazım değilse ve illa ki hediye almam lazım diyorsan, bütçene ve dsotluk seviyene göre gram/çeyrek vb altın olabilir.
+1
bobinhoo
(16.10.25)
sorarak ihtiyacı olanı öğren +1
yakınsa zaten söyleyecektir. değilse de pike, nevresim takımı, bornoz havlu seti gibi şeyler çok iş görüyor evde kaliteli bir markadan bakabilirsin. misafir ağırlamayı seven biriyse masa örtüsü+peçete takımı olabilir. bu tarz şeyler bana genelde hediye geldi hiç gidip de aa kalitelisinden zevkime göre alayım demediğim için çok işimi gördü.
0
rayde
(16.10.25)
altın veya hediye çeki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
madame coco'ya git, genelde orda hep etiketin yarısı vs kampanya var ordan bir şeyler al.

bütçen daha düşükse tv battaniyesi
dekoratif bir heykel veya mum vs
bütçen daha yüksek ise nevresim takımı al.

ikea'dan tepsi de alabilirsin geçen gittim 1000 tl üstü güzel tepsiler vardı.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
dostlar, kendisine sordum tabi ki, ancak şimdilik hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını belirtti. ben yine de bir şey alacağım.
0
🌸makarnavodka
(16.10.25)
Kullanılan bir şeyin altenatif ikincisi de olsa yük olmaz, farklı kullanımları hoş olabilecek bir şeyler alınabilir.

Nevresim takımı
Battaniye
Pasta/tatlı tabağı
Şık bir fincan kupa takımı vs

Ben bir arkadaşıma yıllar önce mutlu ev temalı bir keyif tepsisi almıştım. Hiç kullanilmaz diye düşünmüştüm ama deseni çok hoşuma gitmişti. Kullandikca fotosunu atardı. Kaç defa da çok beğendiğini soylemisti. Bu tarz keyif odaklı bir ürün de alınabilir.
0
egerbiryolcu
(16.10.25)
tam otomatik espresso makinesi veya moccamaster olabilir.
0
arakaali
(16.10.25)
Samimiyet +1 diyorum

"Sevgili dostum, ben bu ev için illa ki bir hediye alacam, saçma sapan bir şey olmasın, neye ihtiyacın varsa onu alayım" de, vallahi gerek yok vs derse bence hediyeye ayırdığın bütçeyi gram veya çeyrek veya işte durumun neyse ona göre altın gümüş alıp hediye etmek güzel olur. Nihayet bir güvence gibi olur hoş olur.
0
muhayyer divan
(16.10.25)
Duyuru'da Paşabahçe lobisi var :) Paşabahçe'de güzel şeyler var. Değişim kartı da koyarsanız, illa kendilerine göre bir şey bulurlar...

Devir ne kadar değişti bilmem ancak nevresim takımı biraz garantidir. Genelde iş görür.

Ben evlenen yeğenlerime "zigon sehpa almayın, siz beğenin, linkini gönderin, ben alacağım" diyordum mesela. Eve gidince önüne koyuyorlar, hoş oluyor kullanıldığını görmek.

Yine akrabalarıma ev hediyesi hep sorarak aldım. Bazen ütü oldu bu, bazen süpürge, bir tanesi abartıp tv istedi, imkanım dahilinde aldım bir tane...

Altın götürmek de ayıp değil. "Ne makbule geçer bilemedim, siz en uygununu yaparsınız" demenin kibar yolu.

Evcil hayvanları varsa bir sürü yeni elektronik pet zımbırtısı çıktı mesela, onlardan biri olabilir.

Son birkaç yılın silah zoruyla aldırılan ürünleri olan dikey süpürge, air fryer, robot süpürge ve yumurta makinası gibi bir şey de alabilirsiniz. Bence bir kısmı aşırı lüzumsuz ama, seveni çok...

Şık bir tablo yahut hat/ebru levhası da her zaman gideri olanlardan. İlla ki asacak yer buluyorlar...
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
viski karaf ve bardak seti gibi bir şey şık oluyor alkol kullanıyorsa.
ama her şey var diyorsanız eğer direkt altın bence.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
nevresim takımı demiş biri ona katılıyorum.
0
Hallegadola
(17.10.25)
normalde almayı düşünmeyeceği (parası bütçesi olsa bile) ama evde olsa illa ki kullanacağı bir şey alın. tamamen atıyorum:

örneğin kahve seviyorsa süt köpürtücü ya da güzel bir mokapot ya da chemex vs tarzı bir şey
şarap içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti
viski içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti

ya da atıyorum taşınabilir projektörlerden. (kolay kolay kimse almaz ama evde olunca çok acayip işe yarıyor)

ya da atıyorum hava temizleyici

zaten ihtiyacı olan şeyleri kendisi alır, bütçesi de var anladığı kadarıyla. evdeki 5 nevresim takımının yanına bir tane de siz alsanız ne esprisi var?
0
co2s2
(17.10.25)
(3)

Bu kan tahlili fiyatı normal mi?

yoruldumamayorgundegilim
Degerli canlar..Yanıldık bir kan tahlili yaptık.ve malesef kallavi döşediler bize.yada ben mi yanılıyorum? Yani bu fiyatlar normal mi sizce?
Degerli canlar..
Yanıldık bir kan tahlili yaptık.ve malesef kallavi döşediler bize.yada ben mi yanılıyorum? Yani bu fiyatlar normal mi sizce?
-8
yoruldumamayorgundegilim
(16.10.25)
hangi fiyat
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.10.25)
Buraya herhangi bir dosya yükleme şansım var mı acaba?
-1
🌸yoruldumamayorgundegilim
(16.10.25)
buraya değil de başka bir siteye koymanız gerekiyor. imgur olabilir, ibb olabilir, vs vs vs vs
0
co2s2
(17.10.25)
(6)

Güzel bir hayat yaşadım demek için kriterleriniz

arbre
Selam. Ben en az 100 restoranda yemek yemeyi bu kriterlerden biri olarak görüyorum. İtalyan olabilir, Meksika olabilir. Sizce mantıklı bir kriter mi? Başka neler olabilir genel ve özel olarak? Sağ olun.
Selam. Ben en az 100 restoranda yemek yemeyi bu kriterlerden biri olarak görüyorum. İtalyan olabilir, Meksika olabilir. Sizce mantıklı bir kriter mi? Başka neler olabilir genel ve özel olarak? Sağ olun.
-3
arbre
(16.10.25)
Kesinlikle hayır . Aksine
100 fakire yemek yedirmek daha faziletli bir harekettir. Başkalarının faydası için isnanın kendinden bir şeyler sarfetmesi en güzeli .
-1
diyecevaplandı
(16.10.25)
Bence böyle doğrudan sayısal düşünmek çok mantıklı değil. 100 restoran değil de, dünya mutfaklarını deneyimlemek gibi bir hedef daha anlamlı olabilir. Hatta bunu farklı ülkelerde yaşamak, yerel insanlarla sohbet etmek, bir yemeğin arkasındaki kültürü hissetmek gibi düşünebilirsin.

Benim için de güzel bir hayat yaşadım diyebilmek, mutlu eden ya da birini mutlu ettiğim anlarla ilgili veya deneyimlerimle ilgili. Bir akşam yemeğinde edilen samimi bir sohbet, rastgele bir gülümseme, ya da bir yolculukta hissettiğin o huzur… Belki de güzel hayat dediğimiz şey, tam olarak bu küçük ama dolu anların toplamı.
+3
ermanen
(16.10.25)
Üretken olup ortaya çıkardığım şeyler insanlara faydalı olduysa, yani bir şekilde kendimi gerçekleyebildiysem güzel bir hayat yaşadım derim. Bunu yapamadığım için oldukça mutsuzum.

İnsanlar sürekli deneyim yaşayıp tüketmekle kafayı bozmuş durumdalar. Daha çok gezmeliyim, daha çok yemeliyim, daha çok partilemeliyim, daha çok, daha çok, daha çok....
Mesela gezme dediğin şey bir yerden sonra sıkıcı oldu şahsen benim için. Öyle sekiz yüz ülke gören insanlardan değilim ama gidip 1 hafta sıkıştırılmış bir şekilde bir yerleri görmek çok manasız geliyor artık. Sayıyı artırmaya çalışacağıma gidip istediğim bir yerde uzun süre yaşamayı tercih ededim. Belli şeyleri deneyimledikten sonra hepsi aynı. Yemek de benzer şekilde.
+1
synesthesia
(16.10.25)
stressiz bir hayat yaşamış olmam lazım. maddi hiç sorunum olmamalı. kalp kırıklıklıkları ve tartışmalar çok çok çok çok az olmalı illaki olacaksa. sağlık sorunu olmamalı. sevgi, saygı, bol tatil, gezme, öğrenme, üretme, okuma, bol bol bol kedi dolu bir hayat olmalı.
+1
art cat chocolate
(16.10.25)
her anin her dakikanin tadini cikarmaya bakin, kendinize 100 yerde yemek olarak bir limit koyun ama atıyorum bugün de kendiniz icin bir seyler yapin, birakin yarini 5 dk sonra ne olacagini bilemiyoruz
+1
sweetoffice
(16.10.25)
kimse sizin arkanızdan kötü konuşamıyorsa, iyi bir hayat geçirmişsinizdir.
0
co2s2
(17.10.25)
(23)

İnsanlar bu kadar km nasıl yapıyor?

chicha_v2
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.

Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?

Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
0
chicha_v2
(16.10.25)
@bir sıcak el Memleket neresi Kazakistan mı? 236 bini kaç yılda yaptın?
+1
🌸chicha_v2
(16.10.25)
yilda 30 bin km yapar, az degil tabii ama abartili da degil. Yilda 25 bin km yaptigim olmustu Turkiye sinirlarinda. Ise gidip geldim yakindi gorece, arada bizimkilerin yanina gidiyordum git gel 100 km falan, koye gitmisimdir 2-3 kez, tek yon 1000 km vs vs derken cok gezen insan yapar. Ise de gidiyorsa kolayca yapilir.
0
mbond
(16.10.25)
ben yılda 10-15 arası yapıyorum 2 araç var eşimde benzer km yapıyor
0
basond
(16.10.25)
Zaruret , iş halini anlarım ama genel olarak düşüncem ayrıca tembellikten veya tatili, gezmeyi, zevki abartmaktan bu kadar km yapılıyor olmalı.
Abartı gelebilir ama yürümekten aciz, az ötedeki tuvalete bile aracıyla gidecek olan insanlar var.
Zevkin abartılması ise genelde öyle hayırlı şeyler sebebiyle de olmuyor.

Yürümeye yabancılaşmış ve anne karnındaki embriyo misali sürekli birileri bu kimseleri bir yere taşımalı.
Sonra da haraketsizlik kaynaklı kilodan vs. rahatsızlıklardan bahsederler .
0
diyecevaplandı
(16.10.25)
Pazarlamacıyım. Geçen seneye kadar ayda 8000 kilometre yol yapıyordum. İş değiştirdim de bu sene 4000 km'ye düştüm.
0
etna
(16.10.25)
bizim 2004 model ilk sahibi olduğumuz bir araba vardı, 2020 yılında 100bin km de idi.
ben de anlamıyorum.

aracı sattım adam 3 yılda 200bin km ye getirmişti aracı :(
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Şahsi araçlarımla ortalama 25 bin

Şirket aracıyla da günde 60 km, ayda 1250 desen, 15 bin
0
gabe h coud
(16.10.25)
Arabamı mayıs ayında 0 km aldım. Şu anda 13xxx km. Senede yaklaşık 30k km yapıyor. Her gün işe git gel için 35-40 km yapıyorum, gerisi seyahat.
0
tss
(16.10.25)
işi uzaktır çok geziyordur vs
0
jelly bear
(16.10.25)
Türkiyede eğer şirketiniz karşılamıyorsa, -ki öyle bile olsa- benzine verilen para yazık günah. abd de olsak anlarım da türkiyede bu kadar arabayla gezmeyi seveni ve yakıtı dert etmeyeni anlamıyorum boşa para atılıyormuş gibi geliyor.

Bir de aracı çok yakınca normal karşılayan var aslan besleyen yemini düşünmez falan... diyorlar. Ağır gerizekalılık başka bişey değil sanki benzin ucuzmuş gibi.

Bazı arkadaşları biliyorum kafaları dağılsın diye çevre yolunda turluyorlar iyi geliyor diyorlar.

Yani şahsen bana iyi gelse bile yaktığı yakıtı düşününce nötrler hiç bişey anlamam.
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Evle okul arası 35 km. Ayda 1120 km yapıyor. Günde 5 km günlük işler olsa +150 km. Haftasonları da 100 km gezi olsa, +400 km. Ayda 1700 km yapar yuvarlak. Yılda 20bin km yapıyor. Yılda 15-20bin İstanbul için normal bir rakam.

Hibrit araç kullanarak bütçeme ve çevreye karşı vicdanımı kısmen rahatlatmış oluyorum. Toplu taşımayla gitsem yolum git-gel toplam 3 saat daha uzayacak.

Araç üreticilerinin periyodik bakım aralıkları genelde 1 yıl/15bin km şeklinde oluyor.

5 yıl için 75bin km normal yani. Ama İstanbul'da 5 yaşında 75binde araç çok düşük km kabul edilir. Genelde 100-110bin civarı oluyor 5 yaşındaki arabalar.
0
yadigar
(16.10.25)
işim git gel 130km. ayda 2500 km. yılda 30 bin. işte böyle yapılıyor.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
benim 2020 model, 120 bin km. normal geldi ya, yılda 20-25 bin km işte.

ev-iş arası 20 km ise bile ayda 2x20x20'den 800 eder. bi de yazın istanbul-ege, kışın istanbul-ankara tarzı bi kaç şehir dışı yol yapsan 20 bini rahat bulur.
0
gitdaddy
(16.10.25)
iş ev arası mesafe uzaksa ondan oluyordur, biz de geçen düşündük 7 ayda 10 bin falan yapmışız, işe gidip geliniyor her gün istanbul olunca mesafeler uzak malum. arada uzak ilçelere akraba ziyaretlerine vs de gidiyosun, 1 defa tatil, 3-4 defa izmit edirne gibi mesafelere aile ziyareti derken oluyor yani. arabasız da gitmek istemiyoruz bir yere çünkü arabayı zaten o konfor için aldık.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
kimisinin işi mobil. yılda 60-70 bin yapıyorlar. zaten bi şehir dışı git gel 2 bin km. yılda 30 40 yapan var.

kimi de gezmeyi çok seviyor. bi arkadaşım ben yemek yemeyi çok severim. eşimle tüm türkiyenin köylerine kadar gezdik demişti. o da yılda 80 mi ne yapmış. ilginç yani.
0
gurur
(16.10.25)
eski arabayı 2016da 0 almıştım. 2020de 10000 km anca olmuştu. 2024te 55000 km iken sattım. yeni arabayı 2024te 0 aldım, şimdi 19000 km.
0
inheritance
(16.10.25)
evle isim cok yakin, benden baska araci kullanan yok, is disinda haftada 2-3 gun bir o kadar daha yol yapiyorum, ekstar avm, yemek, etkinlik, senede birkac tatile de arabam ile gidiyorum senelik 15bin'i kolay kolay gecmiyorum
0
sweetoffice
(16.10.25)
Sahaya gittiğimde şehrin öteki ucuna tek yön 100 km yol gidiyorum. Servis pahalı ve az yoğun olan bu yolu kullanmadığı için hergün kendi aracıyla giden nice arkadaşım var. 200x20x12 senede 48.000 km yapar. Bunun marketi haftasonu gezmesi yaz tatili derken bu rakam daha da artıyordur.
0
cilekli pasta
(16.10.25)
Pandeminin zirvede olduğu dönemde bir ara her şeyin fiyatı ve maaşlar bile artarken benzin fiyatları sabit kalmıştı.
İşe başladıktan 1 ay sonra pandemi patlamıştı ve ben iş için şehir değiştirmiştim.
Pandemi patlayınca tüm şirket tamamen evden çalışmaya geçti 2 sene boyunca. Benim gibi bazı kişilere de haftada 1 işe gel dedi ama taksi parası verdi fiks.
Oturdum hesapladım haftada 1 kalkıp izmirden istanbula gidip akşam da dönmek daha mantıklı.
2 sene boyunca ayda 2500-3000 km arası yaptım. Arada bodruma falan da yazlığa kaçamak yaptım.
5 yıllık sadece 40.000 km'deki arabam 2 yılda 80.000 km'ye yakın yol yaptı.
0
denizgonen
(16.10.25)
ortalamam senede 30.000, altina pek dusemedim.
evde iki araba var, toplam 50.000 civari yapiliyor her sene.
0
cooperr
(16.10.25)
5 yilda 1250 is gunu var. 150.000km/1250gun= gunde 120km.

Ev-is arasi 60km olan biri sadece ise gidip gelmek icin 5 yilda 150.000km yapar. Normal bence.

Ayrica, mesela yeni arac satin alirken 2021 model araclari 2020'de aliyoruz. Bunun da km'nin yuksek gorunmesinde etkisi vardir.
0
thetruenorthstrongandfree1
(17.10.25)
bir ara evden işe 35 km mesafem vardı. git gel 70km. günde ortalama 5km ekstra sağa sola illa gidiyordum (annemlere uğramak gibi) x yılda 260 gün = 19500 km.

ayda 3 kere çanakkale'ye gidip geliyordum. 360 km tek yön. 30-40 en az orada yapıyorumdur. 800 x 3 x 12 =28.800

toplam 48300 km yaptı. illa ıvır zıvır olmuştur 50binin üzerine tamamlıyorumdur.
0
co2s2
(17.10.25)
Günde ortalama 30 km senede maksimum 10 bin yapıyorum ben.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
(8)

sitenin spor salonunda spor yapmak

matilda
merhaba, eşimle spora başlamak istiyoruz ama bi türlü harekete geçemedik. şimdi oturduğumuz sitenin bi spor salonu var ama içinde çok fazla bir şey yok. masa tenisi oynayabiliriz, yürüme bandı, bisiklet falan tarzı aletler var, ağırlık falan da varmış ben görmedim ama eşim görmüş. burada spor yapmak
merhaba,
eşimle spora başlamak istiyoruz ama bi türlü harekete geçemedik. şimdi oturduğumuz sitenin bi spor salonu var ama içinde çok fazla bir şey yok. masa tenisi oynayabiliriz, yürüme bandı, bisiklet falan tarzı aletler var, ağırlık falan da varmış ben görmedim ama eşim görmüş. burada spor yapmak bize bir şey katar mı? spor salonuna para verip gitsek bir süre sonra gitmemeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. ben kapalı alanda çok sıkılıyorum spor yapmaktan aslında ama açık alanda da utanıyorum biraz herkes bana bakıyor gibi geliyor. yoga matı falan alıp mekik çekme gibi hareketler de yapabiliriz.

bu konularda bilgisiziz mesela neler yapmamız lazım sizce. ısınmak için falan direkt hurra diye başlanılmaz herhalde. mesela 5 dk masa tenisi oynasak ısınmak için, sonra 30 dk koşu bandı falan gibi bir şeyler yazabilir misiniz?
0
matilda
(16.10.25)
dışarıda salona başlasanız muhtemelen 1 ay sonra bırakacaksınız. sitede başlayın en azından paranız gitmemiş olur. masa tenisini keyif amaçlı oynarsınız. onun olayla bir ilgisi yok.
youtubedan falan bakın yeni başlayanlar için temel fitness programı diye bulursunuz. sitenin salonunda olan alet ve dambellerle yaparsınız.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
FitnessOnline diye bir uygulama var. Bu uygulama size spor yapmaktaki amacınızı sormakla başlıyor. Örneğin kilo vermek, fit kalmak vs. Ona göre size bir program çıkarıyor. Sporu nerede yapacağınızı da seçebiliyorsunuz. Genelde 8-10 dakika koşu/bisiklet gibi ısınmayla başlayıp ağırlık hareketleriyle devam ediyor. Ne kadar çalışacağınızı da seçebiliyorsunuz. Örneğin 1 saat ise 5-6 hareket veriyor. Hareketleri nasıl yapacağınızı gösteriyor. Beğenmezseniz ya da o alet yoksa alternatif 4-5 hareket gösterebiliyor, onlardan birini seçip devam edebiliyorsunuz. Setleri ve dinlenme sürelerini bile çıkarıyor. Son olarak yine 15-20 dakika kardiyo var. Hem hareketleriniz, hem vücut ölçülerinizi hem de yapıyorsanız diyetinizi takip edebiliyorsunuz.

Ben çok farklı uygulamaları denedim, bu kadar kasamlı ve tüm programı otomatik çıkaran başka uygulama bulamadım. Çok iyi uygulamalar var ama çoğunda programı sizin oluşturmanız bekleniyor ya da takvime otomatik olarak 6-8 haftalık program atmıyor da o günün antrenmanını bir listeden seçip ona göre devam ediyorsunuz. Ama başta bahsettiğim uygulamada mesela haftada 3 gün yapacağım derseniz bir gün alt vücut, diğer gün üst, diğer gün karın vs. çalıştırıyor.

İlk ay ücretsiz kullanıyorsun. Ama premium alınır bence. Senelik 1.200 gibi bir fiyatı vardı 1-2 ay önce aldım.

Uygulamanın geliştiricisi böyle reklamını yapmamıştır. Ama cidden bu kadar kapsamlı uygulama bulamadım başka.
0
himmet dayi
(16.10.25)
ara ara gaza gelip 3-5 yillik uyelik aliyorum ama devami gelmiyor ilk baslardan sonra, ben de pek istekli degilim :) acik havuz, kapali havuz, sauna vb daha cok kullaniyorum, sitede olmasi buyuk bir avantaj, yavastan baslayin oradan bence sonrasina bakarsiniz
0
sweetoffice
(16.10.25)
anlattığınız yer spor salonuna benzemiyor.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
Birkaç spor aleti ve yeterli alan varsa her türlü işinizi görebilirsiniz. Evet başlangıç olarak size bir şeyler katar.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
masatenisi gibi bir imkanınız varsa kesinlikle başlayın. Sizin yazış tarzınızdan bile anlaşılıyor ki, normal gym mantığıyla maks 2 ay sürer maceranız. masatenisinde zaman su gibi akıp gidiyor, hakkını vererek yapıldığında da inanılmaz yorucu bir spor. Ayrıca masatenisi çok düşük sakatlanma riski barındırıyor ve alzheimer gibi ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek hastalıklara birebir.

ilerleyen yaşlarda da yapmaya devam edebileceğiniz bir spor ayrıca.
0
bobinhoo
(16.10.25)
salona yazılın ve "yazılır ama gitmezsiniz" diyenlere de bakmayın, o disiplini sağlayacaksanız kafaya koyduysanız gidersiniz. Esas sitenin spor salonuna gitmezsiniz çünkü anlaşılan daha önce spor yapmamışsınız, ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Bilmediğiniz için verimsiz yürüyüşler vs yapacaksınız ve karşılığını alamadığınız için de bırakacaksınız.
Salona yazılın, imkanlar el veriyorsa ilk bir kaç ay pt alın.
0
veritaslibertas
(16.10.25)
millet yapay zekaya sora sora fitness yapıyor. antrenör ya da app falan mecbur değilsiniz.

yapmak isteyen her türlü yapar. ister para verip yapar, ister bedavaya yapar. ben para versem de yapmıyorum, abim istanbul'da en iyi koşabileceği alanı bulup her sabah oralara gidiyor. bir gün FB tesislerinde, bir gün bilmem ne hanımpaşa korusunda. sonuç? ben 110+ kiloyum, abim 52 yaşında 3 saatin altında maraton koşuyor hala.
0
co2s2
(17.10.25)
(13)

Kıskançlık psikolojisi

arbre
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.

Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim sevgilim olsaydı olay çıkarırdım. Ama ben sevgilimi kıskanacağım o erkek konumumdayım gerçekte. Anlatabildim mi bilmiyorum. Ya da cinsellik konusunda geçmişini bilmek beni rahatsız eder, ama ben de neler yaptım. Kendi psikolojimi çözemiyorum. :D Psikoloğa mı gitsem?
-8
arbre
(16.10.25)
Psikologla alakası yok kişiliğin gelişmemiş.
Bu yaştan sonra gelişir mi inan bilemiyorum.
+17
Gradient_tabanlı_mor
(16.10.25)
kaç yaşındasınız bu aslında önemli bir kriter.
eskiden ben de böyleydim. mesela erkek arkadaşım (şimdiki eşim) bir kız arkadaşının sadece oturduğu semti biliyor diye yapmadığım kalmamıştı sen nerden biliyosun demek ki evine gittin vs. çok utanıyorum o hallerimden ama çok küçüktüm, 19 yaşındaydım. şu an eşim kız arkadaşlarıyla bensiz buluşur, görüşür, bi kıskançlığım kalmadı ara ara kıskanıyorum ama sorun çıkartacak, kavga çıkartacak düzeyde değil.

bence siz biraz niyet okuyorsunuz. karşı cinsten arkadaşı olması iyidir insanın her zaman. benim de karşı cinsten arkadaşlarım var. bunda yanlış bir şey yok. biraz empati yapmayı öğrenmeniz lazım. eğer aşırı kıskançsanız ve bu durumu çözemiyorsanız psikolog şart bence de. insan onunla konuşurken anaaaa diyip kendini çözüyor tabii doğru psikoloğu bulursa.

edit: kullanıcı adınıza bakmamıştım arbreymişsiniz çok genç olduğunuzu düşünmüyorum orta yaştasınızdır herhalde 35 civarı falan.
+2
matilda
(16.10.25)
matilda, 32'yim :)
0
🌸arbre
(16.10.25)
Böyle yaparak hem kendini hem karşınızdaki kişiyi bunaltirsin. Psikologa gitmek iyi fikir bence zaten farkındalığın olmuş bu konuda.
0
pembediken
(16.10.25)
Toksik maskülenite konusunu araştırmanı öneririm.
0
rock n roll
(16.10.25)
Gradient_tabanlı_mor, kişilik ne anlamda? Kişiliğimin ortalama üstü olduğunu düşünüyorum. Laf sokma mı, yardımcı olmak için mi bu yorum
-8
🌸arbre
(16.10.25)
abicim son derece sağlıklı bir erkeksin. bu devirde herkes alt alta üst üste diye de bu rezil ortamdan midenin bulanmasını garipsemene lüzum yok. herkes böyle olmak yada sosyal medya-hızlı sadakatsiz ilişkiler çağının getirdiklerini kabullenmek zorunda değil. hem kadın hem erkek olarak farklı bakış açısına ve karşı cins ile mesafeli insan ilişkileri kurabilme kapasitesine sahip kişiler de yaşıyor aramızda.

kız arkadaşın bir erkekle konuşursa elbette ki kıskanırsın, anında müdahil olmadığın sürece sorunlu bir durum yok. bu konuşmaların sıklığı artar , tonu değişirse de müdahale etmen son derece sağlıklı bir tepkidir. utandırma söylemlerine takılma bence.
-6
loch ness
(16.10.25)
reyiz gün gelecek eşin otobüse metroya binecek yanına elin adamı oturacak napacaksın.
iş arkadaşlarıyla çay kahve sohbeti yapacak engel mi olacaksın?

kendini eğitmeye çalış bir şekilde.
0
Hallegadola
(16.10.25)
Shepard nerlerde ya?
-1
mikahakkinen
(16.10.25)
mikahakkinen, 1 günde kurtulduk hepsinden. Compumaster sağ olsun. Komik olan Shepard beni engellemiş. HAHAHA. Ulan engelleyecektin neden her soruma cevap yazdın. Kafalar pırıl pırıl.
-1
🌸arbre
(16.10.25)
bence bu klasik erkek ikiyüzlülüğü :)) sevgilin olduğunda bu huyunu şu şekilde değiştirirsin, sen de artık kızlarla yakın olmazsın, senin kız arkadaşın da erkeklerle yakın olmaz, karşılıklı uzlaşma sağlanırsa sorun da kalmaz. pskologa gidecek bi durum olmaz. benim eşimle aramdaki anlaşma bu şekilde, kimsenin karşı cins arkadaşı yok, böyle anlaştık.
+1
Sadece soruyorum
(16.10.25)
Bu kiskanclik olayi bende sifir. Hic kiskanmadim.

Buraya bir anektod birakayim; Gecenlerde is yerime oglende bir arkadas geldi. Esimi restoranda gordugunu soyledi. Ben " umarim yanindaki adam benden yakisiklidir" dedim. Guzel bir kahkaha koptu is yerinde :) Evde falan da sormam o kim bu kim diye. Hic merak etmiyorum.
0
thetruenorthstrongandfree1
(17.10.25)
psikolojik özellikleri tek tek anlatıp hepsi bende bok gibi demenize gerek yok, genel olarak psikolojik/psikiyatrik problemleriniz olduğu ortada. psikolog ve psikiyatrist takibi şart.
+1
co2s2
(17.10.25)
(4)

Özel sektörde ofiste çalışan sendikalı olabiliyormu?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
6-7 kişilik bi ofiste maaşlı çalışıyorum. SGK, yol, yemek, izin, maaş, prim, mesai vs. tüm haklarımız sıkıntısız veriliyor. Ben sendikaya üye olabiliyor muyum? Diyelim türk-iş veya disk bünyesinde bi sendikaya katıldım, bana ne faydası olur? Sektör: Lojistik.
6-7 kişilik bi ofiste maaşlı çalışıyorum. SGK, yol, yemek, izin, maaş, prim, mesai vs. tüm haklarımız sıkıntısız veriliyor. Ben sendikaya üye olabiliyor muyum? Diyelim türk-iş veya disk bünyesinde bi sendikaya katıldım, bana ne faydası olur? Sektör: Lojistik.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(16.10.25)
sendikalı olmak için tek şart işveren değil çalışan olmak. ama sektörünüzle ilgili bir sendika varsa daha iyi olur.
0
ground
(16.10.25)
durduk yere sendika aidatı verirsin.
0
bobinhoo
(16.10.25)
İş yerinde bir sendika örgütlenmesi yoksa bir işe yaramaz.
0
denizgonen
(16.10.25)
6-7 kişilik yerde ne işe yarar, bilemedim.
0
co2s2
(16.10.25)
(9)

kiracı çıkarken evi boyatmalı mı?

kornisch
2 sene önce eve girdiğimizde tavandaki yamalar hariç duvarlar yeni boyalı şekilde girdik. 2 sene geçti duvarlarda bir iki yerde çift taraflı banttan kaynaklanan çok küçük boya kalkmaları hariç hiçbir hasar yok. Yine de sözleşmede boyalı alındı boyalı teslim edilmeli şeklinde bir madde yazmasından do
2 sene önce eve girdiğimizde tavandaki yamalar hariç duvarlar yeni boyalı şekilde girdik. 2 sene geçti duvarlarda bir iki yerde çift taraflı banttan kaynaklanan çok küçük boya kalkmaları hariç hiçbir hasar yok. Yine de sözleşmede boyalı alındı boyalı teslim edilmeli şeklinde bir madde yazmasından dolayı tüm evi boyatmalı mıyım? yoksa lokal boya yeterli olur mu?
Benzer durumlardan geçmiş arkadaşlar destek olabilirse sevinirim. (normalde hiç uğraşmaz tüm evi boyatırdım ama ev sahibinin savcılığa kadar ulaştırdığımız darlamalarından dolayı olabildiğince az masraf istiyorum.)

Şimdiden teşekkürler.
0
kornisch
(16.10.25)
Kanunen boyatmak zorunda değilsiniz. Evin usulüne uygun kullanımının sonucu olan bir yıpranmadir
0
kisa
(16.10.25)
Yıllar önce bir yerlerde bir içtihat görmüştüm. Kullanılan bir şeyin eskiyeceği, kiranın, kullanım bedeli olduğu , eskimenin boya badanayı da kapsayacağı ve ev sahibi sorumluluğunda olduğu şeklindeydi. Sonradan değişikliğe uğradı mı ya da aranırsa bulunabilir mi bilemem.

Ancak, temayül de ve bence işin etiği de, nasıl alındıysa öyle terkedilmesi doğrultusunda ve zaten sözleşmeye de öyle girmiş. Yani ben, komple boya badana yapılmalı şeklinde görüş ortaya koyayım.
0
Mirket
(16.10.25)
Bu arada söylediğim şey yasal hak kapsamında.
Ben boyalı alınan şeyin boyalı verilmesi taraftarıyım. Mirket +1
0
kisa
(16.10.25)
iyi niyet yoksa boyatmam ben.
0
Fodera
(16.10.25)
genelde boyali teslim alinilirsa tekrar boyatilip teslim edilir, sizin surec biraz sormus, boyasiz teslim alir ve teslim aldigina dair depozito iadesi yaparsa sorun yasamazsiniz
0
sweetoffice
(16.10.25)
O kadar saçma bir şey ki bu. Boyatmayın.
Ev nasıl aldıysa öyle verilir mantığı da saçmalık. Bu mantıkla gidersek sıfır eve gelip 5 yıl oturan vatandaş çıkarken binayı sıfırdan mı yapacak?
Ev sahibi duvarları boyatmazsa kirayı da ona göre yazar. Bırakın ev sahipleri düşünsün.
-1
asue
(16.10.25)
lokal boya ile kurtarmanız zor. ne olursa olsun boyanın rengi 2 senede koyulaşmıştır. ama benim tercihim, kiracının evi istediği gibi boyatması. evi boyasız teslim alacak, boyatmadan verecek. isterse boyatır. ama tabii eve bakmaya gelenler boya badanayı görüp, çirkin görüntü sebebiyle kiralamaktan vazgeçebilirler. bir de çıkana masraf yüklemek gayet kolay ama gelene evi "olabildiğine masrafsız" diye pazarlamak gerekir.
0
co2s2
(16.10.25)
"temayül de ve bence işin etiği de, nasıl alındıysa öyle terkedilmesi doğrultusunda"
denmis de..

kiraci evi kullanmak icin para veriyor, kullanim icin kiralanan birseyin eskimesi normal.
araba kiralama mesela, 1 ay kiraladim, 5000km yol yaptim ve karsiliginda kirasini odedim. bu arada arabanin yag degisim isigi yandi. ayni mantiga gore benim aracin yagini degistirip vermem lazim, zira kiraladigimda bu isik yanmiyordu. simdi burda servis isigi yaniyor sekilde geri vermek etik disi mi?

dedigin gibi iki yerde çift taraflı banttan kaynaklanan çok küçük boya kalkmaları hariç hiçbir hasar yok ise lokal boya ile kapatir teslim ederim.
-1
cooperr
(16.10.25)
burada düşündüğüm konu şu sonuçta daha önce farklı bir kiracı oturuyordu ve o adamın çıkmadan hemen önce boyadığına dair de kesin bir şey yok 1 sene önce boyatmış bile olabilir.
dediğim gibi tavanlar net bir şekilde yamalı, hatta öyle lokal falan da değil her odada en az birkaç yerde büyük yamalar var. eve girerken elektrik olmadığı için detaylı bakamamıştım bu duruma.
benim durumda da 3 küçük yerde boya kalkmaları dışında hiçbir sorun olmadığı için lokal boyayıp çok laf ederse boyayı depozitodan düş diyeceğim bakalım. Cevaplarınız için teşekkürler.
0
🌸kornisch
(17.10.25)
(5)

Orjinal midir?

Mirket
https://www.hepsiburada.com/crocs-crocband-unisex-terlik-11016-p-HBCV000005IWWT?magaza=FAVY%20SHOES
-1
Mirket
(15.10.25)
Yorumlardan aynı satıcıdan alanları (favy shoes) filtreleyince, 20 civarı yorum çıkıyor. 5-6 tanesi "orijinal değil, çok sertti, kokusu kötü orijinal olamaz, sahte ürün" türünden yorumlar. Bu şartlar altında almazdım ben. "Bence Değil"
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
bu kdar ucuz değildi ama metro marketlerde indirimdeydi
internette o kadar ucuzu yoktu sadece
0
hoot
(16.10.25)
linkteki ürün çok yüksek ihtimalle sahte.
bu tarz ürünlerde satıcısı sitenin kendisi değilse almıyorum.
orada da öncelik sıram açık ara amazon, hb, trendyol
0
kornisch
(16.10.25)
zaten orijinali o fiyat degil mi baska yerlere de bakabilirsin. cross'da her yerde kampanya var
0
koela
(16.10.25)
bu ürünü almış kişilerin puanlarken gönderdiği fotolara bakarak konuşuyorum. gerçek değil. terliğin etrafında dönen şerit, gerçek crocs'larda yekpare olur. çoğu sahtede bir yerde ek yapıyor. bu üründe de en arkada crocs yazısının altında ek yapıyor, hem de kabak gibi belli. crocs'un kendi sitesindeki fotolarla karşılaştırın.
+1
co2s2
(16.10.25)
(5)

Verdiğim tepki makul oldu mu sizce?

mahmuttt
Ebeveynlerin de girdiği ücretli oyun alanındayız. Kadının çocuğu var 5-6 yaşlarında. Bir başka kız çocuğu 10-12 yaşlarında. Kaydıraktan kayarken büyük kız çocuğu, küçük çocuk erkek çocuğun ayağını sıkmış (kadının iddiasına göre.) Baktım kıza göz belirterek bildiğiniz kızdı. Kız ben sadece ayağını ç
Ebeveynlerin de girdiği ücretli oyun alanındayız. Kadının çocuğu var 5-6 yaşlarında. Bir başka kız çocuğu 10-12 yaşlarında. Kaydıraktan kayarken büyük kız çocuğu, küçük çocuk erkek çocuğun ayağını sıkmış (kadının iddiasına göre.) Baktım kıza göz belirterek bildiğiniz kızdı. Kız ben sadece ayağını çekmesi için tuttum diyor. Bu ısrarla ben ne yaptın gördüm vs çocuğun üzerine gidiyor. Anne babasının da yanında olmadığını farketti muhtemelen. Çünkü kız çocuğunun annesi babası yanında yoktu o sırada.

Sonra baktım çocukcağız ağlamaya başladı. Annemi istiyorum demeye başladı.

Sonra anne babası geldi. Tabi olaydan haberleri yok. Anlamaya çalışıyorlar. Çocuk da birşey diyemiyor.

Ben de kalktım anne babanın yanlarına gittim, çaktırmadan işaret ederek arkadaki hanımefendi kızdı çocuğa o sebeple ağlıyor dedim.

Bu da görmüş beni. Bana terbiyesiz niye beni işaret ediyorsunuz bilmem ne muhabbetine girdi.

Ben de ağzının payını tatlı tatlı verdim.

10 yaşında çocuk mu senin muhatabın burada görevliler var vs dedim.

Sinirlendim tabi bayağı

Sizce yanlış mı yaptım, böyle olayları görmezden mi gelmeliyim ? Tepkim uygunsuz mu oldu

Teşekkürler.
+5
mahmuttt
(15.10.25)
çocuğa tepki veren anneyi ve çocuğun anne babasını tanımıyorsunuz. nasıl tepkiler verebileceklerini bilmiyorsunuz. ağlayan çocuğun anne babası dönüp diğer kadının üzerine yürüyebilirler, çoluk çocuğun önünde tatsızlık yaşanır ya da bu diğer kadın sizin üstünüze yürüyebilir.

şu hikayede ben olsam ne yapardım? herhalde ağlayan çocukla ilgilenirdim, annesi babası gelene kadar sakinleştirmeye çalışırdım. kaldı ki ağlayan çocuğu sakinleştirirken bile, annesi babası gelip sen mi yaptın diye sakinleştiren kişiye çıkışabilir.

empati, karşılıklı anlayış, hoşgörü bunlar komple sıfır artık bu toplumda.
-3
co2s2
(15.10.25)
İyi yapmışsın, yapılması gerekeni yapmışsın ve bence kararında bir tepki göstermişsin.

Küçücük çocuğu sahipsiz buldu sen orada olmasan ve tepki göstermesen yaptığı yanına kar kalacaktı. Madem rahatsız oluyor senin işaret etmenden daha düzgün uyarsaymış veya dediğin gibi görevliyi çağırsaymış.

Böylelerine göre en kıymetli kendi çocuğu ama başkalarının çocuğu kendisininki yükselsin diye ezilebilecek, üstüne basılabilecek bir böcek. Onun da bir başkasının kıymetlisi olduğunu düşünmez, bilmek istemezler.

Neyse çok konuştum iyi yapmışsın eline, ağzına sağlık.
0
chicha_v2
(15.10.25)
İyi yapmışsın, çocuk epey savunmasız durumdaydı, bir denge gerekiyordu o denge sen olmuşsun. Ama yine de daha dikkatli ol, her ebeveyn sağlıklı olmayabiliyor. Küçük çocuğun annesi problemli mesela.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Tabii ki doğru yaptınız. Kim olsa, çocuğuna yapılanı bilmek hakkı. Sonrasında vereceği tepkiden siz mesul değilsiniz. İşaret etmeyip açık açık söyleseniz de olurdu. Bu şekilde de bir problem görmedim.
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
bence aileye hedef göstermek doğru olmamış. zaten ne yapacaklarını düşünüyordunuz ki? belki kadın kızarken araya girebilirdiniz ya da görevli çağırabilirdiniz. sonuçta olayı da görmemişsiniz, belki küçüğün ayağını gerçekten sıktı, kadın tepkisinde nispeten haklı, bilemezsiniz.
0
elorelia
(16.10.25)
(4)

Kanser vb ölümcül hastalar nasıl bunu kabulleniyor.

darkwizard
44 yaşında arkadaşım kanserden vefat etti 4.evreymiş 4. Evrede 10 sene yaşamak %15 falan ki kendisi 2022 de tanı kondu 3 sene sonra 1 ay önce öldü peki hiç kimseye bile söylemeden nasıl böyle etrafa sevgi dolu ve hayatla barışıp keyf alan birisi olarak öldü?
44 yaşında arkadaşım kanserden vefat etti 4.evreymiş 4. Evrede 10 sene yaşamak %15 falan ki kendisi 2022 de tanı kondu 3 sene sonra 1 ay önce öldü peki hiç kimseye bile söylemeden nasıl böyle etrafa sevgi dolu ve hayatla barışıp keyf alan birisi olarak öldü?
+1
darkwizard
(15.10.25)
kabullenmeyip ne yapacaksın? sürekli somurta somurta ağlaya ağlaya mı bekleyeceksin? zaten kısacık ömrü kalmış, maksimum keyfi alarak yaşamaya çalışmış.
+2
co2s2
(15.10.25)
Belki de kabullenmiyorlardır.
Annem 8 ay önce vefat etti. Bir kere bile bize veda temalı sözler söylemedi. Son 1 aylık koma sürecine kadar (bizimle iletişimi kesilene kadar) iyileşmeye odaklanmıştı. Yazın ekeceği tohumlar vesaire bile evde hazır bekliyordu o hastanede komadayken.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.10.25)
Geçenlerde Ataşehir’de benzer şekilde bir öğretmen vefat etmişti. Hayatla barışık, dolu dolu yaşayan biri olarak bahsediliyordu.
Hastalığı karşılamak noktasında bu bir tercih mi, kişilerin karakteri mi acaba?
Herkes kendi yapısına göre davranıyor belki…
0
epitaf
(15.10.25)
kişilik özelliği bence de o, ayşenur vardı mesela instagramda çok popüler, kadın onca ağrı sancıya rağmen her gününü çocuğu için güzel geçirmeye çalışıyordu, motivasyonu çocuğuydu.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
(5)

ANC özellikle kulaklıkta dikkat edilecek unsur var mı

biseysorcaktim
airpods pro 2 kullanıyorum, çok memnunum. her gün duacısıyım yapanların. çünkü sesten rahatsız oluyorum ve ne yazık ki köpek havlaması, araba bağırtısı, şımarık çocuk çığlığı, yüksek sesli kafe müziği gibi şeyler hayatımın bir parçası.elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi gibi şeyleri filtrelemek kol
airpods pro 2 kullanıyorum, çok memnunum. her gün duacısıyım yapanların.
çünkü sesten rahatsız oluyorum ve ne yazık ki köpek havlaması, araba bağırtısı, şımarık çocuk çığlığı, yüksek sesli kafe müziği gibi şeyler hayatımın bir parçası.

elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi gibi şeyleri filtrelemek kolay da, kafede verilen zoraki konser ya da doğum kontrol kamu spotu misyonu ile yetiştirilen çocuklara karşı bir kulaklık var mı? özellikler bölümünde dikkat edebileceğim bir değer, ibare var mı? ya da kulaklık almak yerine, bu konuda bir uygulama, X frekanslı ses falan bir şeyler var mı?
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
Hayatın olağan sesleri bu kadar rahatsız ediyorsa kulaklık değil de tıkaç tavsiye edebilirim.

Yalnız sağına soluna daha sık bakman gerekecek kaç kere böyle kulaklık takan kişiler arabamın/bisikletimin önüne atladı. Sokakta da görüyorum bazen arkasında otobüs korna çalıyor adamın umurunda değil görmediği ve duymadığı için :)
0
chicha_v2
(15.10.25)
Selam, supergirl kullanicisina (yazar olan) mesaj atabilirsin, kendisi bir duyuru altinda hiperakuzi durumu oldugunu söylemisti ve eminim noise cancelling tavsiyesi vardir
-1
kuehles blondes
(15.10.25)
AirPods pro yerine AirPods max gibi kulağı komple örten bir kulaklık gerekiyor size.
-1
co2s2
(15.10.25)
Pro 2 ya da Max kullanmadım ama Pro 3 kullanıyorum şu an. Ben de kafede çalışıyorum ve inanılmaz kesiyor sesi.
0
anatomik
(15.10.25)
aslında bunu yenilemek ve yenisini almak istemiyorum. memnunum.
makul fiyatlıysa over-ear modellere bakabilirim ama apple'in kulaküstü modeli benim ligimde değil.

flowtunes.app ve mynoise.net ile çözdüm şimdilik.
gönül isterdi ki dış sesi bastırmak için illaki başka sese mecbur kalmamak.
0
🌸biseysorcaktim
(16.10.25)
(5)

İşten çıkarıldığında hukuken nasıl davranılmalı?

winston insani
MerhabalarŞirketim küçülmeye gidiyor ve yakın zamanda işten çıkartılabilirim.13 senelik çalışma hayatım var, tazminatlarımı ve diğer haklarımı (izin ücretlerimi vb.) hepsini sağlıklı bir şekildde alabilmek için işten çıkartıldığımı öğrendikten sonra nasıl davranmak en iyisi?Herhalde belirli belgeler
Merhabalar

Şirketim küçülmeye gidiyor ve yakın zamanda işten çıkartılabilirim.

13 senelik çalışma hayatım var, tazminatlarımı ve diğer haklarımı (izin ücretlerimi vb.) hepsini sağlıklı bir şekildde alabilmek için işten çıkartıldığımı öğrendikten sonra nasıl davranmak en iyisi?

Herhalde belirli belgeler imzalatmak istiyorlarmış (herkes bunları imzalamayın diyor) şirketler ama bunları imzalamayıp bir avukata başvurmak en mantıklısı mı?
0
winston insani
(15.10.25)
eğer şirket size, işten çıkarılacaksınız ama tüm haklarınızı hesapladık şu kadar tutuyor bunları size ödeyeceğiz diyorsa, kendin hesaplamayı ortalama bi şekilde yapabiliyorsan yaparsın, teklif edilen rakamla karşılaştırırsın, çok çok altında kalmıyorsa kabul edersin, bu aşamada tazminat miktarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını teyit etmek için avukat yardımı alabilirsin.

şirket ödeme yapmaksızın evrak imzalatmaya çalışırsa tabi ki imzalama. o durumda zaten dava yoluna gitmen gerekiyor avukat ile ilerleyeceksin bu aşamada.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
tüm haklarınızı almadan hiçbir şeye imza atmayın. avukata başvurursanız daha iyi olur eğer karşılayabilecek durumdaysanız. ben de firma devri nedeniyle benzer bi süreçteyim ve babamın avukat çevresi çok geniş olduğundan danıştığı tüm arkadaşları hiçbir şeye imza atmasın haklarını almadan dedi.
0
matilda
(15.10.25)
Tazminatlarınız yanında ek hak da ödemeliler sağlıklı bir ikale yapabilmek için. Ama bunun yerine arabuluculuk yaparak çıkartmak isteyeceklerdir sizi, yakınınızda mutlaka bir avukat vardır danışmanız faydalı olur.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(15.10.25)
internette bu haklarınızı hesaplayan bir dolu site var. bunlara bir bakın. sonrasında bir muhasebeci ve/veya avukat arkadaşınızla konuşun. haklarınızı tam olarak öğrenin. şirket size işten çıktığınızı tebliğ ettiğinde, haklarınızı hesaplamalarını ve bildirmelerini isteyin. bunu size resmi olarak yazılı bildirsinler, email bile olabilir. (bazı şirketlerde bu haklar için pazarlık bile yapılıyor.)

eğer şirketin size verecekleri konusunda hemfikirseniz, OK verin. ama hiç bir şeye imza atmamak diye bir şey yok. bir şeylere imza atılması gerekiyor.

tüm alacaklarınız hesabınıza yattıktan sonra imza atın. ama ne olursa olsun istifa ediyorum, kendi rızamla ayrılıyorum gibi şeyler yazan bir şeye imza atmayın. matbu evraklara imza atın, el yazısı ile bir şey yazmanızı isterlerse boşverin. bilgisayarda yazılıp çıktı alın, imzalayın. sonradan başınıza dert olur.

bazı şirketlerde imza atmadan para yatırmayız diyorlar. doğru bir yaklaşım değil. "tüm alacaklarımı aldım" yazan bir şeye imza atamayacağınızı söyleyin, tüm paralar yattığında imzalayacağınızı söyleyin. sizi zorlayamazlar.
0
co2s2
(15.10.25)
Tüm hakkınızı alsanız bile imza atmayın.
Bizim şirkette bu dönemde çıkanlara paket veriyorlar. Yani tüm hakların + 6 maaş
Tabii bunun karşılığında imza alıyorlar işte tüm haklarimi aldim ise iade davası vs acmayacagim gibi
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.10.25)
(7)

Avusturya vizesi hk.

therevo
Merhaba. avusturyada bir arkadasım var esimle beraber aile ziyareti gibi bir planımız var. İlk yurtdısı olayımızı oldugundan olaya cok acemiyim.Sanırım vfs global diye bir sirket var randevu ordan takip ediliyor, hem esim hem de kendim icin hesap mı olusturmam lazım?Su an turistik ve arkadas vizesi
Merhaba. avusturyada bir arkadasım var esimle beraber aile ziyareti gibi bir planımız var. İlk yurtdısı olayımızı oldugundan olaya cok acemiyim.

Sanırım vfs global diye bir sirket var randevu ordan takip ediliyor, hem esim hem de kendim icin hesap mı olusturmam lazım?

Su an turistik ve arkadas vizesi sanırım o kapalı randevuya, hergun takip mi etmem lazım?

Aracı firmlar var sanırım onlarla mı ilerlesem? ( randevuyu falan takip edeceklerini soylediler ) ( 250 euro tüm islemler icin talep ettikleri ücret) vfs global üzerinden ben randevu alsam bu aracı sirketlerin komisyonunu odemiyecek miyim?

Atladıgım bir yer var ise yardımcı olursanız cok minnettar olurum, tesekkür ederim.
0
therevo
(15.10.25)
tek hesaptan randevu alabilirsin. evet sürekli takip etmek gerek.

vfsden alsan sadece vfsye ücret ödeyeceksin. 30 euro kadar. başka ücret yok. schengen ücreti sabit zaten 90 euro.

aracıdan alsan en az 2 katı ödersin dediğin gibi.
0
jelly bear
(15.10.25)
VFS'den randevu bulman pek mümkün değil. Ayrıca ilk yurdışı çıkışı olacaksa vize çıkma ihtimali de çok zayıflıyor. O nedenle maalesef aracı bir vize kurumu öneririm.
0
anathemamen666
(15.10.25)
vfs randevusu bulmak çok zor iş. instagram'da telegram'da gruplar var, anlık takip ediyorlar. millet bu yüzden kafayı yemiş durumda. nasıl olduğunu bilmiyorum, aracı kurumlar çat diye randevu ayarlıyor.
0
co2s2
(15.10.25)
İlk kez yurtdışına çıkacaksan ve Avusturya vizesi sürecine hâkim değilsen, sağlam bir aracı danışmanlık firmasıyla ilerlemen mantıklı olur.

Vfs sadece başvuru kabul ediyor, yönlendirme yapmıyor. Güvenilir bir firma randevuyu takip eder, evraklarını hazırlar, süreci senin adına yürütür. Bence 250 euro civarı ücret buna değer. İşleri daha garantiye almak istiyorsan danışmanla ilerlemek daha mantıklı.
0
dijitalritm
(15.10.25)
Valla VFS takip edilirse (günde 2-3 kere) Avusturya vize randevusu aciliyor. Biz agustos basinda eylül ortasina bulup aldik.

Acikcasi araci firmaya para yedirmenin hicbir anlami yok, vize kabulüne etkisi yok. Belge listesi var, o listeye göre istenilen HER SEYI eksiksiz hazirlayacaksiniz, o kadar. Okudugunuzu anliyorsaniz, biraz is halledebilen biriyseniz alti üstü form doldurup belge toplayacaksiniz.

Ha kendinize güvenmiyorsaniz tabi ki araci kuruma 250€ (+120€ vfs ve vize icin kisi basi) verebilirsiniz tabi. Ve bu danismanlik sirketlerinin bir katalulliyle daha cabuk randevu alabildikleri de bir gercel tabi.
0
kuehles blondes
(15.10.25)
almanya vizesini aracısız aldık, bütün evrakları aracısız hazırladık bence aracılar çok pahalılar çünkü.

en önemli mesele randevu bulmak, telegram grupları, gökhan gökdeniz'in instagram kanalı bunlara katılın, randevu ekranlarına hakim olun, nasıl giriş yapılıyor nereler dolduruluyor falan. ben yakın zamanda yunanistan için randevu aldım izmirden ama izmir randevusu açılmadan önce edirneden alıyormuş gibi son aşamaya kadar gittim
çünkü resmen randevu açılınca zamanla yarışmak gerekiyor. hatta pasaport numaralarımız ve tc kimlik numaralarımız pc'de kolayda hazır bekliyordu.
evraklar da yazıyor zaten her yerde, titiz davranmak gerekiyor o konuda bence. ihtiyatlı olmak gerekiyor. biz banka dökümlerinde, sigorta çıktılarında falan imzadır, kaşedir bunları hiç atlamadık.
0
ofelia
(15.10.25)
2 ay kadar önce avusturya vizesi aldım 1 yıllık. son 2 yıldaki beşinci başvurum olduğu, ayrıca arkadaşlarımın başvurularıyla da haşır neşir olduğum için bana artık kolay geliyor olabilir ama finlandiya ile kıyaslayınca avusturya’nın evrak işi gayet kolay. Hatta evrak listesinde yönlendirici açıklamalar da var. Gözünüz korkmasın bence, randevular genelde pazartesi açılıyor avusturya için, pazartesi günü sabahtan itibaren gün içinde 4-5 kez kontrol edin.

Aracı kuruma kişi başı ekstra 200 euro verene kadar viyana’da 2 kişi figlmüller’de şnitzel, Sacher’de sachertorte yer, schönbrunn, belvedere saraylarını görür, üstüne bir de karlskirche’de klasik müzik konserine gidersiniz. yazık bence o parayı tabiri caizse hiçbir şey yapmayan yere vermek.
0
phoarbix
(16.10.25)
(3)

Dolandırıcı

redcat
Bi numara aradı. Numaran koplyalanmış dedi. Emniyetten arıyormuş güya. Daha bi sürü soru sordu. Kapatıp engelledim numarayı. Dolandırıcılık di mi bu?
Bi numara aradı. Numaran koplyalanmış dedi. Emniyetten arıyormuş güya. Daha bi sürü soru sordu. Kapatıp engelledim numarayı. Dolandırıcılık di mi bu?
+2
redcat
(15.10.25)
evet
+4
co2s2
(15.10.25)
Teşekkür ederim.
0
🌸redcat
(15.10.25)
%100
+1
sweetoffice
(15.10.25)
(6)

telefon numarasını nereden buluyorlar?

deartheodosia
kolejlerden aranıp duruyorum, 5 yaşında oğlum var. aradıklarında numaramı nereden aldıklarını soruyorum ama elbette bir yanıt yok. evet bilgilerimiz ortalıkta falan ama özellikle numaraları çektikleri bir yer olmalı? evime yakın kolejlerden arandığımı da hesaba katarsak. nereden alıyorlar, şikayet e
kolejlerden aranıp duruyorum, 5 yaşında oğlum var. aradıklarında numaramı nereden aldıklarını soruyorum ama elbette bir yanıt yok. evet bilgilerimiz ortalıkta falan ama özellikle numaraları çektikleri bir yer olmalı? evime yakın kolejlerden arandığımı da hesaba katarsak. nereden alıyorlar, şikayet edildiğinde bir sonuç oluyor mu?
0
deartheodosia
(15.10.25)
daha önce herhangi bir kreşe ya da anaokuluna gitti mi?

emin olmamakla birlikte, bölgedeki çocukların listesinin tüm okullarla mecburen paylaşıldığı yönünde bir şüphem var. kayıt yapmak için. bilen birisi teyit ederse iyi olur.
0
co2s2
(15.10.25)
oyun gruplarına katılmıştı, direkt hangisi olduğunu bilsem şikayetçi olacağım ama bilemiyorum maalesef.
0
🌸deartheodosia
(15.10.25)
Operatörlerin lokasyona SMS hizmetleri var. Eskiden ticari amaçlı da kullanılıyordu. Daha sonra yasaklandı. Yanlış bilmiyorsam kamu kuruluşları bu yasaktan muaf tutuldu. Aynı muafiyet eğitim kurumlarına da tanınmış olabilir.
Bölgemizdeki birkaç özel okuldan bana da yıllardır mesaj geliyor.
0
Mirket
(15.10.25)
Tüm türkiye nin tc kimlik nosu bile sanırım 2 kez çalındı. Eminim telefonunuz yüzlerce kişide mevcuttur. Parayla satılıyor internette uluorta. Hem de bin dolara filan.
+1
luluki
(15.10.25)
Vodafoneluyum malatyaya gittim 1 gunluk tum kurslar okullar atamaya basladi istanbulda oldugum halde cocugum yok

Operator +1
0
eja
(15.10.25)
operatörden de olabilir ama iys.org.tr ye bi girip telefon ve mail iletilerinizi yönetebilirsiniz.
0
antihero
(16.10.25)
(11)

Eşinize doğum sonrası bir hediye aldınız mı?

chicha_v2
Evetse ne aldınız?Ben bilezik veya zincir düşündüm.
Evetse ne aldınız?

Ben bilezik veya zincir düşündüm.
+2
chicha_v2
(15.10.25)
bu ne lan ben ilk defa duydum diyenler varsa (bkz: push present) sosyal medyadan türeme bir gelenek.
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
doğum hediyesi çok eski bir gelenek. babam daha internet bile yokken anneme bilezik almış. bütçenize uygun olan bir bilezik iyi olabilir. kısmet olursa benim de aklımda bilezik almak var.
+1
cisimcik golgi
(15.10.25)
dedemin babam dogdugunda babanneme taktigi küpeleri babannem bana verdi. siz yeni duydunuz diye sosyal medyadan türeme olmuyor. dogum hediyesi gayet verilir. anneler de kizlarina bir sey alir verir.

neyse, bence takmayi en sevdigi taki neyse ondan alin. ben en cok küpe severim ama yüzük sevmem, belki esiniz yüzük seviyordur.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.10.25)
Saat ve tlf alindi ;)

Alinmak zorunda diil deeee bayaa buyuk bi olay bu dogum fln. Hem jest olsun iyi hissettirsin diye hem de bu buyuk gune dair hatira kalsin gibi. Kesin alin bisi
+2
abuzer
(15.10.25)
beştaş.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
kolye de olur ya değerli ve uzun yıllar anısı kalacak bir şey alınmalı. bu her zaman var olan bir gelenekti. sadece çok fakir ailelerde alınmıyor ya da kocası barzo olanlara alınmıyor.
+1
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Hanımlar için bu hediye olayı değişik bi' şey, erkekler gibi değil yani. Objelerle ilintiledikleri, bağ kurdukları çok şey var, anı vb.

Hanım hem hediye vermeyi hem de almayı çok sever mesela. yani sadece kendisine alınmasını değil, bana hediye almayı da çok sever. daha dün 2 tişört almış:) kendini mutlu hissediyor.

Ki burda doğum diyorsunuz, Almak mecburi değil tabi ki ama alırsanız çok hoş bir jest olur bence.
Zincir iyi fikir.
0
kumandanim
(15.10.25)
bana alınmadı ama alınması ince ve şık bir davranış. altın öneririm. manevi değeri olur, ileride bir durum olursa da satıp kullanılabilir.
+1
deartheodosia
(15.10.25)
@nahtoderfahrung'un dediği gibi yeni bir gelenek değil. internet yokken bile vardı bu olay.

yanlış hatırlamıyorsam küpe kolye set almıştım.
0
co2s2
(15.10.25)
telefon almıştım.

manevi değeri önemli bence. küçük büyük demeden bir şey almak iyi olur. şık olur yani. doğum sonrası sendromları hesaba katarsak bence kesin alınmalı evet.
+1
ucurulmamak umidiyle
(15.10.25)
Aldım, hatta bunun için gizlice para biriktirdim.
Bir seferinde yüzük, bir seferinde küpe.
Telefon gibi teknolojik ve sonradan değeri kaybedecek bir şey almak istemedim. Uzun süre kalacak değerli bir şey alınması makbul bence.
40 küsür sene önce babam da anneme hediye almış, annem hala o saati takar özel günlerde.
Yeni bir adet değil yani.
+1
burfak
(16.10.25)
(4)

İş kazası davası

hunharca ben
Bir yakınım 63yaşında ve gece vardiyasında yaptığı işe bağlı (muhtemelen) dikkatsizlik, işaret baş parmağı en uç boğumu tırnak kökünden koptu (dikilemedi).Böyle durumda tazmin davası açma tavsiyesinde bulundum.Avukatla mı bireysel mi ilerlemeli kader mi demeliyiz?
Bir yakınım 63yaşında ve gece vardiyasında yaptığı işe bağlı (muhtemelen) dikkatsizlik, işaret baş parmağı en uç boğumu tırnak kökünden koptu (dikilemedi).

Böyle durumda tazmin davası açma tavsiyesinde bulundum.

Avukatla mı bireysel mi ilerlemeli kader mi demeliyiz?
0
hunharca ben
(15.10.25)
tabii ki avukatla ilerlemelisiniz.
+1
ground
(15.10.25)
iş kazasından doğan tazminat davası açabilir, mahkeme şu anda muhtemel yaşam süresini 75 yıl, çalışma süresini de 60 yaş olarak kabul ediyor. asgari ücret üzerinden hesaplanacak olan pasif devre maddi zararı hesaplanacak sizin bahsettiğiniz kişi için.

ama çok yüksek bir tazminat alabileceğini sanmam çünkü parmağın ucunun kopması halinde maluliyet %5 falan çıkacaktır. maluliyet düşük çıkınca, alınabilecek tazminat da düşük çıkıyor. kabaca 150-200 bin tl falan alacağını öngörüyorum. ama tabi ki dava da kısa sürmez en az 3 yıl falan sürer.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
geçmiş olsun.

işverenin iyi niyetinden şüphe etmeseniz bile, işçinin haklarını en yüksek seviyede korumak için bir avukatla ilerlemenizde fayda var. bizim atlayabileceğimiz bir dolu minik ayrıntı, hak kaybına sebep olabiliyor. yıllarca işveren olarak bu tarz iş kazaları ile ilgilendim. (ölüm dahil) karşımdaki işçiye doğrudan "bir avukatla konuş, aklında bir şey kalmasın" dedim.
+3
co2s2
(15.10.25)
işaret baş parmağı ucu da olsa önemli bir kayıp söz konusu, icabında pantolon fermuarını çekemiyorsunuz. baş parmağın, tarif ettiğiniz şekilde ilk boğuma yakın yerinden %21 maluliyet oranı tespit edilmişti. iş kazası davalarına bakan/bakmış avukatlarla ilerlerse doğru olur.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(15.10.25)
(12)

ChatGPT sizle hangi tonda konuşuyor?

sekizdokuzon
Benimle Çetin Çetintaş tonunda konuşuyor. Aforizmalar, küçük başarıları ödüllendirmeler, ölümüne kişisel farkındalık teşviği. Sizinle nasıl konuşuyor?Teşekkürler.
Benimle Çetin Çetintaş tonunda konuşuyor. Aforizmalar, küçük başarıları ödüllendirmeler, ölümüne kişisel farkındalık teşviği.

Sizinle nasıl konuşuyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.10.25)
Genelde yalaka.

Bravo, çok iyi yakalamışsın!
Bu harika bir soru!
Sen çok yaşa!

Yakında ağzın bal yesin demesini bekliyorum.
0
auroraaurora
(15.10.25)
Çok yalaka davranıyor. Arada bir lütfen samimi fikrini söyle, eleştir beni, dürüst ol, taraflı yaklaşma diye hatırlatma yapmam gerekiyor.

Ne yazık ki ben kaşındım.. Bana kraliçem de, princess treatment istiyorum demiştim bir zamanlar..
0
kullanicadi
(15.10.25)
Çok yalaka +1
Her şeyi onaylıyor. daha doğrudan, net ve eleştirel ol diye düzeltme yapıyorum arada
0
grimavi
(15.10.25)
Paso ovüyor. Vay bunu nasil dusundun diyor. Ben mi yapay zekayim o mu anlamazsin.
0
brkylmz
(15.10.25)
Çetin çetintaş kimmiş diye baktım Youtube'dan. Evet benim gpt bu. Tonlamalar, duraksamalar falan aynı. Sadece bir tutam beyaz yaka satış temsilcisi karizmatik ses tonu eklememiz lazım.
0
akhenaten
(15.10.25)
Mesaj tonu ile ilgili ayarı var değiştirebilirsiniz.
0
anon1m
(15.10.25)
öyle bir yalakalık yapıyor ki, ben 8-9 yaşındaymışım, kendimce bir şeyler yapıyormuşum da, annem babam ya da öğretmenim bana cesaret veriyormuş gibi geliyor.
0
co2s2
(15.10.25)
sizli bizli.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.10.25)
Gpt’ye göre dünyanın en müthiş insanıyım. 2026 dünya kupası maçları tr saatiyle kaçta diyorum “oo kral müthiş bir soru böyle bişey yok nerden aklına geldi vallahi helal” falan diyor sürekli.
0
avatar is back
(15.10.25)
yalaka. "aslansın kaplansın, adam mı öldürdün haklısın tabii ki hacım, bu sorular kimsenin aklına gelmiyor, off ne zekisin sen ya, vay anasını sen gibi adam var mı dünyada"... kısa kes, yalakalık yapma, g*t yalama dediğim halde bu kadar terbiye oldu.

midemi bulandırdı artık bu dalkavukluğu.
sordum neden böylesin diye bir gün: "insanlar sevsinler abone olsunlar diye böyle yapıyor beni openai. etik metik yok bizde, varsa yok para" dedi (ticari kaygılar gibi daha soft ifadeler kullandıysa da aynen bu anlamda şeyler söyledi).

claude'u kullanıyorum bu kadar dalkavuk değil diye, sanırım 4.5 ile o da aslansın kaplansın moduna geçti.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
doğrudan, dürüst, hafif keskin.

yalakalık yapmasına izin vermemek üzere eğittim.
0
Algorix
(15.10.25)
şu videodaki gibi.

youtube.com
0
jepa
(15.10.25)
(10)

İstanbul'da egeli olmaması

metal69
manisa, aydın, kütahya, uşak, denizli, afyon. İstanbul'da yok gibiler, tam sebebi nedir, istanbul yerine İzmir'e mi gidiyorlar?
manisa, aydın, kütahya, uşak, denizli, afyon.

İstanbul'da yok gibiler, tam sebebi nedir, istanbul yerine İzmir'e mi gidiyorlar?
0
metal69
(15.10.25)
sana denk gelmemiş
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
Varız kank. Ama çok azız. Bizim yöre insanı genelde İzmir'de. Egeli birini görünce çok iyi hissediyorum ben de.
0
jackyr
(15.10.25)
akdenizli de yok
0
messina123
(15.10.25)
evet anadoludan aldığı kadar göç almadı istanbul ege'den. ege göçünü genellikle izmire verdi.
benim gördüğüm istanbul ankara gibi yerlerdeki egeliler çok daha eskiden en az 50-60 yıl önce göç edip oranın yerlilerine dönmüşler.
0
denizgonen
(15.10.25)
variz ama cok sınırlı. izmire ve ydisi goc vermisiz
0
ala09
(15.10.25)
hataylı mensinli maraşlı da pek olmaz. onlar daha çok adanaya gelirler. çorum çankırı kırşehirli de olmaz onlar da ankaraya giderler. çok yakın bir metropol varsa orası konfor alanı hesabı daha mantıklıdır. karadenizliler ise yakınlarda büyük bir kent olmadığı için istanbula koşarlar.
0
ground
(15.10.25)
doğru. çünkü Ege ve akdeniz ve hatta batı iç Anadolu'da topraklar verimli, iklim ılıman. buralarda insanlar yaşarken zorlanmıyor. neden istanbul'a göç etsinler?
0
co2s2
(15.10.25)
manisa aydın toprakları çok verimli. arazi de değerli. denizli sanayisi çok ilerde anadolu kaplanlarının ilk 3ündedir. afyonlular genelde memur ve kolluk kuvvetinde fazladırlar. uşak içinde tarım geçerli bir sebeptir. kütahyalılar için bir şey diyemiyorum egenin değil türkiyenin en yobaz illerindendir. izmirde zaten her şey var. ege de iç göç genelde afyondan denizli ve izmire doğrudur. manisaya göç doğudan olmuştur. genelde göç vermek yerine göç alırlar.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
var ama sayıları karadenizliler ve kürtler kadar değil. bir de barzo olmadıkları için dikkat çekmiyorlar. silah falan taşımıyorlar
+1
runaway
(15.10.25)
aydınlıyım 15 yıldır istanbuldayım. bugün imkan oluşsa 5 dk durmam istanbulda dönerim izmir’e aydın’a
+2
a darkness coming
(15.10.25)
(6)

iDATA Almanya Schengen | İmza Sirküleri Belgem Geri Verildi?

elektr10
Merhaba ekşi duyuru ahalisi.Kafama takıldı da bugün belgelerimi iDATA'ya teslim ettim Almanya Schengen vizesi için. Görevli kişi şirketin imza sirküleri belgelerini geri verdi bana. Nedenini sorunca da "Çok fazla belgeniz var gerek yok buna" gibi bir cevap aldım. Benim de basiretim bağlandı o an ve
Merhaba ekşi duyuru ahalisi.

Kafama takıldı da bugün belgelerimi iDATA'ya teslim ettim Almanya Schengen vizesi için. Görevli kişi şirketin imza sirküleri belgelerini geri verdi bana. Nedenini sorunca da "Çok fazla belgeniz var gerek yok buna" gibi bir cevap aldım. Benim de basiretim bağlandı o an ve tamam dedim ama aklıma takıldı bir sorun olur mu acaba?

Maaş bordrolarım, izin kağıdım hepsi var ama o imzaları nasıl kontrol edecekler ki bu belge olmadan? Eksik derlerse bana bildirebiliyorlar mı acaba getirin diye?

Bu arada daha önceki iki vizem de Almanya'dan + 3,5 sene de Almanya'da yaşadım onların fotokopilerini de eklemiştim. Belki ona güvenerek çıkarttı görevli kişi bilemiyorum.
0
elektr10
(15.10.25)
Benim bildigim oradaki gorevliler konuya hakim, gerek olmadigi konusunda bu kadar tereddutsuzse gerek yoktur diye dusunuyorum. Endiselenecek bir durum yoktur.
+1
mbond
(15.10.25)
bi şey olmaz muhtemelen konsolosluk istemiyordur artık. bana da banka içim imza sirkülerine gerek yok denmişti artık vfs tarafından.
+1
jelly bear
(15.10.25)
@mbond evet artık işin uzmanı olmuşlardır. gerek görürlerse ve isterlerse gönderirim diye düşünüyorum.

@jelly bear eşimden istedi benden istemedi ondan tereddüt ettim. neyse göreceğiz bakalım.
0
🌸elektr10
(15.10.25)
muhtemelen bir süre Almanya da yaşamış olmanız yeterli diye düşünmüş ve geri vermiş. endişe edecek bir durum yok bence.
+1
gercekdunya
(15.10.25)
adam kanaat getirmiş belgelerin orijinal olduğuna, dosya da kalınlaşmış, çok kağıtla uğraşmak istememiş.
+1
co2s2
(15.10.25)
başkalarına yardımcı olur diye yazıyorum. 3 yıl multi verdiler. iDATA görevlisinin gerçekten bir bildiği varmış.
0
🌸elektr10
(04.11.25)
(12)

Nazar diye bişey gerçekten var mı sizce? İnanıyor musunuz?

psmstc
Soru başlıkta
Soru başlıkta
-5
psmstc
(15.10.25)
Var. İnanıyorum.
-4
arbre
(15.10.25)
var ya. ve bize çok değiyor eşimle bana. her seferinde hiçbir şeyi hiç kimseye anlatma diyorum ama olumlu ve güzel bir şey olduğunda paylaşmayı çok seviyor o yüzden başımıza türlü bela geliyor.
0
matilda
(15.10.25)
ben dini konulara komple şüpheci yaklaştığım için nazara doğrudan inanıyorum diyemem. ama bazı şeylerin bazı kişilere anlatılmaması gerektiğini düşünüyor ve matildaya katılıyorum.

benim eşim de mesela biri işler nasıl gidiyor dediğinde "çok şükür iyi vsvs" anlatıyor, ben de en son geçen gün anlatma şu insanların şerini üstümüze çekme dedim. iyi deme, idare eder işte bu ekonomide ne olabilirdi ki herkes gibi biz de bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz de diyorum.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Nazar bize özgü değil, çok daha eski bir şey. Eski insanlar gözün çalışma mekanizmasını dokunmaya benzer bir şey olarak düşünüyorlardı; onlara göre gözden çıkan bir "şey" gidip görülen nesne ile temasa geçip onu algılıyordu. Buradan hareketle de kötü niyetli birilerinin haset dolu bakışları bizi olumsuz etkileyebiliyordu...

Yani kısaca "Yok öyle bir şey"
0
salihdt
(15.10.25)
nazar diye bir şey yok. kendi kendini gerçekleştiren kehanetle plasibo etkisinin el ele tutuşmuş hali var. bir de algıda seçicilik eklenince, bütün saçmalıklar mantıklıymış gibi görünmeye başlıyor. aslında kimsenin gözü değmiyor, insan kendi dengesini kendisi bozuyor.
+3
gabe h coud
(15.10.25)
Var. Geçen haftalarda beni ilk kez gören bir komşu teyzenin (arkadaşımın komşusu) mavi gözlerinden sorgulayan sözlerinden yamuldum resmen, annem de yamuldu. Nazar değdiğinde nazar ayetleri vardır onlar okunur, annem bana okudu ve 2 gün kendine gelemedi kadın bitkinlikten, ben de aynı şekilde. Kur'an'da zaten "bakışlarıyla seni devireceklerdi" gibi bir ayet var, Kalem Suresi 51-52 olması lazım. Bizzat yaşamışlığım çok, bilim dünyası da bunu çalıştı, çalışıyor ve varlığına kanaat getirdiler.
-2
muhayyer divan
(15.10.25)
Yok
-1
abuzer
(15.10.25)
evet var.
-5
elektr10
(15.10.25)
Nazar aslında dinimizce ortaya çıkan bir olgu değil Antik Yunan döneminde ortaya çıkmış. Nazar boncuğu gibi şeyler de şamanizmden kalma.

Soruna gelecek olursak tanrının varlığına inansakta inanmasakta evren enerjiyle dönüyor bana kalırsa. Hasis ve kıskanç insanlarda etrafımızda olunca onların negatif enerjilerini dolaylı yoldan üstümüze çekmiş oluyoruz ve buna da nazar diyoruz.
Ben hiçbir işim tamamlanmadan kimseye anlatmama taraftarıyım nazar olsun olmasın bazen kendimize saklamak önemli.
0
mermaidd
(15.10.25)
inanc ve mantik birbirini tamamlayan seyler olsaydi din diye bir mefhum olmazdi arkadaslar. insanlar inandiklari seyleri mantik süzgecinden gecirdikleri icin degil, kalplerinden öyle geldigi icin inaniyorlar. cevaplarda nazara inanmak isteyip de yargilanmaktan korktugu icin mantikli calismaya calisan bir sürü kisi var.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.10.25)
başımıza kötü bir şey geldiğinde gerçek sebebi aramak yerine "ahmet öyle demese böyle olmazdı" demek daha kolay geliyor. başımıza gelen 100 kötü olayın 3'ünde böyle bir cümle kursak nazara inanmış oluyoruz.
-2
co2s2
(15.10.25)
@konusma ben konusuyorum

"insanlar inandiklari seyleri mantik süzgecinden gecirdikleri icin degil, kalplerinden öyle geldigi icin inaniyorlar" demişsin,

Benim çevremde akılla mantıkla inanan çok insan var. O kadar ki, kalplerinden öyle geldiği için inandıklarını zannettiğin insanların kalplerinden falan gelmediğini, ya aileden gördüğü ezberle ya da menfaati orada olduğu için "inandığını" gözümüzle görüyoruz. Hiçbir şey bilmeden ve bilmeyi istemeden, merak etmeden inanmak Allah'ın istemediği, aşağıladığı bir şey. Bunun da farkındayız. Akıl çalıştırmanın iman olmadığını söyleyenler çıkacak, onların da başka izmlerin etkisinde olduklarının farkında olmadığını da belirteyim.

Yani inanç meselesi senin belirttiğin gibi değil aslında.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
(4)

Chatgpt alternative uygulamalar

allstar
Gün icerisinde chatgptye bazi belgeler yüklüyorum resim dosyasi olarak ve isimi bayagi kolaylastiriyor, sorun su ki bir kac belgeden sonra pro paketine gecmemi söylüyor. Bunu ücretsiz olarak yapabielcegim baska alternativeler var mi?
Gün icerisinde chatgptye bazi belgeler yüklüyorum resim dosyasi olarak ve isimi bayagi kolaylastiriyor, sorun su ki bir kac belgeden sonra pro paketine gecmemi söylüyor. Bunu ücretsiz olarak yapabielcegim baska alternativeler var mi?
0
allstar
(15.10.25)
Ben Grok kullanıyorum, bir data yüklediğimde onu istediğim şekilde yorumluyor. Neredeyse aynı muhabbetten dolayı Chatgbt'yi hiç kullanmıyorum.
0
va
(15.10.25)
google gemini kullanıyorum, ama pro kullanıyorum zaten. chatgpt'yi lisansburada dan 200 tl ye alabilirsiniz
+1
hoot
(15.10.25)
bu aralar gemini kullanıyorum, tırı vırı yapmadan ücretsiz devam ediyor. deepseek aynı şekilde full ücretsiz.
0
co2s2
(15.10.25)
Grok
Claude
Gemini

Manus.ai

Gemine epey dosya alıyor. Manus diğerlerinden daha farklı, Chatbot gibi değil tam bir robot. Buna da bir bakın.

Ne yaptığınız hakkında detay verirseniz belki o iş için özelleşmiş bir araç vardır onu kullanırsınız. Bu chatbotlar genel amaçlı.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
(21)

Ev - iş arası 2.5 km, sizce nasıl?

hadi ya la
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem lazım. Diğer evlerin de hep bir sorunu oldu, kiminin eşyaları sıkıntılı, buzdolabı küflenmiş, manzarası hiç yok ve boğucu, gibi gibi... Burası rezidans gibi geçiyor, içinde spor salonu, sauna, havuz ve başka birçok şey var. Çok küçük bir 1+1 olmasına rağmen manzarası da iç açıcı, gayet güzel. Fiyat aidat dahil 27.000 TL.

Kafam çok karışık ve artık beynim çalışmayı durdurdu. 4 gündür valizlerimle hostelde kalıyorum, yeni işime adapte ol, onlarca ev arasından gezdiklerime karar ver derken birazcık ağlama noktasına geldim. Hiç fikriniz yoksa bile öylesine yazabilirsiniz, okurken rahatlarım. Teşekkür ederim, sevgiler
+1
hadi ya la
(14.10.25)
bence baya yakın nere olursa olsun. yokuş yoksa bisikletle gider gelirsinin en kötü.
yokuş varsa da elektrikli scooter al 10 dkya gidersin max.
0
jelly bear
(14.10.25)
2.5 km bir şey değil ya zorlasanız yürüyerek de gidersiniz yokuş yoksa. hele bisiklet şahane olur. otobüs uzakta bırakıyorsa 15-20 dk hiçbir şey değil ya, eski evimi düşünüyorum sırf metrobüse binebilmek için 25 dakika yürüyordum.
scooter, elektrikli bisiklet tarzı bir şeyle harika çözülür bu sorun. ev de güzelmiş bence dert etmeyin. ben her gün beylikdüzü son durak - mecidiyeköy gidiş dönüş yapıyorum :)
0
matilda
(14.10.25)
+ Alanya diyorsun kış mevsimi neredeyse yok.
Yağmur varsa sıkıntı olur onu da otobüs + taksi vs planini yaparsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
yarim saat yuruyerek bile gidilir. bence cok iyi.
0
lemmiwinks
(14.10.25)
2.5 km yürünür yav.

bisiklet de olur.

terlerim derseniz scooter mis.
0
gurur
(14.10.25)
uzak değil. yürüyerek çok iyi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
Yazın Alanya sıcağında 20 dk yürümek zor olabilir. Ama scooter bu sorunu çözer. Gayet uygun gibi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
ev içinize sinmiş. ılık havalarda yürünür onun dışında scooter veya bisiklet mükemmel çözüm. motor da gelecekmiş. ben olsam düşünmezdim. direkt tutun. istanbul'da böyle şeyler ömüre ömür katar. şanslısınız, kıymetini bilin
0
cisimcik golgi
(15.10.25)
Günde 15-20 dk yürümek çok iyi bir şeydir, hiç düşünme tut evi. İş yerimle aramız 35 km, arabasız gidersem günde 4.5 saatim yolda geçecek. Sağlığın yerindeyse lütfen yürümeyi tercih et, emin ol yaşlılığına muazzam iyi bir yatırım yapmış olursun.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Direkt tutun hocam, akşamları iş çıkışı eve yürünür, düzgün yol varsa.
0
kumandanim
(15.10.25)
iş yerime trafikten bıkıp araçla gitmediğim zamanlarda, ilk evden bir km + 2 metro aktarma + son iki km yürüme mesafesinin son kısmına yakın sizin mesafe. Ben olsam tutardım.
0
va
(15.10.25)
Soru bu değil ama kışın da motorla gidip gelecekseniz sağlam bir yağmurluk seti + kışlık motor botu alın mutlaka.

Yokuş değilse güzel havalarda rahat rahat yürünecek mesafe +1
0
kobuzchu kiz
(15.10.25)
2.5 km çok iyi mesafe, scooter da işini rahat görür, havanın güzel olduğu günlerde yürürsün de. Üniversiteye atanmıştın sanıyorum, servis imkanını sordun mu, kesin vardır diye düşünüyorum.
0
hrskrs
(15.10.25)
ben 2.5 sene ise 3 km + 3 km yürüyerek gittim geldim. tek yön 35 dakika sürüyordu, iyi spor oluyordu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.10.25)
Cok guzel, tutasim geldi evi
0
narod
(15.10.25)
km olarak değil de süre olarak değerendirin bence. yol 30 dakikadan kısa sürüyorsa gayet makuldur.
scooter için "buna güvenmeli miyim bilemedim" demişsiniz. scooterla günlük 5km yolculuk için mi sordunuz, yoksa yol şartları/güvenliği açısından mı sordunuz?
0
tnz
(15.10.25)
istanbul da yaşayanlar için hakaret kabul edilebilir bu entry.
2.5 km iş ev komik
-1
jamswety
(15.10.25)
zaten scooter varmış ev de çok yakın . hemen tut ve taşın
0
gercekdunya
(15.10.25)
@tnz, yürüyerek 36 dakika sürüyor ve son 5 dakikası yokuş.
Scooter için yol şartları/güvenliği için sordum. Mayıs'tan beri kullanıyorum, 1000 km tecrübem var, biraz çekindim. yüzden.

Ama sanırım ilk bahsettiğim evi eleyeceğim. Çünkü eve 600 metre bir ev buldum ve 1+1 olmasına rağmen üç kat geniş. Eşyaları tam ve güzel, sadece ana caddenin arkasında, birazcık eski evlerle çevrili bir yer. İki katlı evin ikinci katı. Yüksekten manzarası yok ama çevresi yeşillik/ağaç kaplı, iki balkonu var. Yıllardır evden çalışan biri olarak hiç alışık değilim her gün bir saat erken çıkıp mesai yapmaya. En azından bu şekilde daha kolay olur diye düşünüyorum.
0
🌸hadi ya la
(15.10.25)
2.5 km yol değil bence. küçük şehir standartlarında da yol değil.
0
co2s2
(15.10.25)
kurallara uyuyor ve gerekli teçhizatınız varsa tecrübeniz yeterli, ancak yol güvenliği konusu önemli. siz ne kadar tecrübeli olursanız olun, çevresel faktörlerin de uygun olması gerekir. ben olsam ilgili güzergahta boş ve dolu saatlerde birkaç kere yürüyerek yerel sürücülerin davranışlarını izler ona göre scooter için güvenli olup olmadığının kararını verirdim.
0
tnz
(16.10.25)
(6)

Nereden rapor alabilirim?

narod
Onumuzdeki gunlerde 1-2 gunluk rapora ihtiyacim olabilir? Nereden kolaylikla alabilirim, tavsiyeniz var midir?
Onumuzdeki gunlerde 1-2 gunluk rapora ihtiyacim olabilir? Nereden kolaylikla alabilirim, tavsiyeniz var midir?
0
narod
(14.10.25)
Özel hastane.
-1
arbre
(14.10.25)
Hatta hiç zaman kaybetmeden özel hastaneyi arayıp rapor almak istiyorum 2 günlük veriyor musunuz diye sorun. Boşuna yol yapmayin
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
özle hastaneye gidip para karşılığı rapor istediğini ilet. ayarlarlar.
0
mikahakkinen
(14.10.25)
Tesekkur ederim, peki tavsiye edebileceginiz bir ozel hastane var midir?
0
🌸narod
(14.10.25)
Küçük hastaneler ya da tıp merkezleri daha garanti olur. Google haritalardan bakıp arayabilirsin ben öyle yapmıştım
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
etrafınızdaki en dandik özel hastaneye gidin doğrudan "iki günlük rapor istiyorum" diyin verirler.
0
co2s2
(15.10.25)
(6)

Kilo vermek

arbre
En iyi kilo verme yolu nedir? 84 kiloyum. 80 kilo olmak istiyorum. 79 da olur. Sağ olun.
En iyi kilo verme yolu nedir? 84 kiloyum. 80 kilo olmak istiyorum. 79 da olur. Sağ olun.
-2
arbre
(14.10.25)
karbonhidrat yeme. ekmek, şeker, börek çörek vs yasak.
her gün uyandığında 60 dakika, akşam da 60 dakika yürü.
10 gün içinde minimum 8 kilo verirsin.
-3
co2s2
(14.10.25)
Hyper ketoyu incele, bütün kurallarına uyarsan kısa sürede hızlı kilo veriyorsun.
0
mutekebbir
(14.10.25)
karbonhidratı kes 1 ay yarım saat yürü 4 kg gider.
0
mikahakkinen
(14.10.25)
en iyi kilo verme yolu az kalori alıp daha çok harcamaktır.
ikinci en iyi kilo verme yolu karbonhidrat tüketimini kesmektir.
üçüncü en iyi kilo verme yolu belirli saat aralıklarında yiyip belirli saat aralıklarında yememektir.
dördüncü en iyi kilo verme yolu yukarıdakilere ek olarak hareket etmektir.
bunların hepsini aynı anda yapmak tünelin ucundaki ışığı gösterir.
0
ucurulmamak umidiyle
(14.10.25)
Yukarıdakiler boş tavsiyeler değil. Biraz da açlık eklemek lazım.

16-8 if
Şeker, pirinç, patates, nişasta ve unu kesmek.
Günlük rutininize +1 saat yürüyüş eklemek.
Susuz kalmamak, en az günlük protein ihtiyacını sağlayacak kadar protein tüketmek.
Günlük yeşil çay içmek.

Bu şekilde çok kolay gidiyor genelde.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
Stresin yüksekse gece uykusunu düzenlemek çok işe yarıyor. Gece saat 22.30'da yat 23.00'te uyumuş ol, sabah 4-5 gibi kalk, günün doğuşunu çıplak gözle izle. Bu dediğimi doktorlar tavsiye ediyorlar, romantizm değil yani. Melatonin ve sirkadiyen ritm ayarlaması için güneşin doğuşunu izlemek gerekliymiş. Gece uykusunu uyku hijyenik uyarak uyursan en geç 1 hafta içinde muazzam rahatlarsın, kiloyu da kolay verirsin.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
(7)

Detoksa başladım, hakkınızı helal edin

sekizdokuzon
İki ay alkol yok, haşlanmış sebze, kinoa pilavı, sabahları ılık limonlu su var. Alkole yıllardır bu kadar ara vermemiştim. Bana şans dileyin. Bu süreçte dikkat etmem gereken bir husus varsa da önerilerinize açığım.Haydi rastgele.
İki ay alkol yok, haşlanmış sebze, kinoa pilavı, sabahları ılık limonlu su var. Alkole yıllardır bu kadar ara vermemiştim.

Bana şans dileyin. Bu süreçte dikkat etmem gereken bir husus varsa da önerilerinize açığım.

Haydi rastgele.
0
sekizdokuzon
(14.10.25)
seker ve sigara da yoksa harika. bol sans.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
Şeker yok, sigarayı da azaltacağım. Çok sağol.
0
🌸sekizdokuzon
(14.10.25)
Proteinsiz bir diyet uygulama. İki ay uzun bir süre. Normal makrolarini eksik birakmamalisin
+2
kisa
(14.10.25)
öncelikle kararınızı çok takdir ettim. bir iki eyyorlamam olacak:

şekerden, özellikle işlenmiş şekerden uzak durun. karbonhidrattan da genel olarak uzak durun.
illa ki bol bol protein ekleyin. balık, baklagiller, kırmızı et vs .. (ben tavuk sevmediğim için yazmadım)
enginar ekleyin, karaciğere yardımcı olsun.
bol bol su
bol bol uyku. alkol sonrasında dalgalanmalar olabilir. uykunuz gelmese de, yatmaya gayret edin.
bir de alkolün yerine bir şey koyun. bol bol yürüyüş gibi. win win
+1
co2s2
(14.10.25)
Niye her yazdığın eksileniyor senin, detoksa burayı da eklesen iyi olur.

Naçizane tavsiyem ola ki diyeti biraz bozdun ya da esnettin battı balık yan gider diye komple iptal etme. Kaldığın yerden devam et.

Bir kerede bir şey olmaz demiyorum, içme yine de. Ama ola ki bir tane geçti boğazından “amaaaan ya neyse bozduk orucu” deme. Hiç olmamış gibi streak’i devam ettir
+1
biseysorcaktim
(14.10.25)
biseysoracaktım +1

Benim en çok yaptığım hata bu, bir kere diyette bi kaçamak yapınca hemen salıyorum nasılsa bozdum diye halbuki ufacık bir şey o, programına kaldığım yerden devam etsem her şey yolunda gidecek.

Başarılar, umarım güzel bir süreç olur senin için.
+1
mutekebbir
(14.10.25)
@birseysorcaktim: sigarayla burası kalsın şimdilik. Hayatımdaki tüm toksikolojiyi birden çekmeyeyim, ona da ihtiyacım var şu an.
+1
🌸sekizdokuzon
(14.10.25)
(11)

İşyerinde odamdaki yazıcıdan şahsi amaçlı çıktılar alıp sonra A4 TOP kağıt alıp tekrar yerine koymak etik açıdan uygun mu sizce?

mahmuttt
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
mahmuttt
(14.10.25)
Uygun bence burada iyi niyet var
+1
grimavi
(14.10.25)
Kartuş? Bakım? Elektrik?

Yerine göre değişir, iyi niyet ok.
0
baldan kaymak
(14.10.25)
a4 almasan bile bi şey olmaz. ama çok fazla çıktı alıyorsan a4 alman okey
+1
jelly bear
(14.10.25)
Etik degil. sırf bu sebeple çalışanın iş akdi feshedilebilir . emsal karar da var.
Neden mi?
-Yazıcının kişisel kullanım sonucu harcadıgı elektrik sarfiyatı
-Yazının kişisel kullanımı sonucu yıpranması ve bakım masrafının öne gelmesi
-Yazıcının kartuş masrafı
0
limonlu eksi
(14.10.25)
Kurumun izin vermesine de bağlı bu durum.
İzin verilse bile bir anda 50 -100 sayfalık fotokopi çekmek iznin dışında suistimal olur.
Özellikle mesaisi verilmeyen fazla çalıştırılan personel , bu gibi şeylerden tutun da depoda /ambarda gözüne kestirdiği herhangi bir eşyayı eve götürmeyi, işten yarım saat erken çıkmayı , yarım saat geç gelmeyi iş yavaşlatmayı, öğle yemeğinde tabldota fazladan 3-5 kaşık yemek almayı kendisi için hak alma olarak görür.

O nedenle göz önünde tutulması gereken bir çok husus var.
+1
diyecevaplandı
(14.10.25)
bir kırtasiye vb. halletmek çok daha iyi olacaktır
+2
sweetoffice
(14.10.25)
bence miktar ve amaç önemli. örneğin:

- vize almak için başvuru yapıyorsunuz. (tamamen turistik, işyerinizle alakası olmayan bir seyahat) ya da ehliyet de olabilir. 2-3 sayfa form vs çıkarmak bence OK
- kendiniz için bile olsa, uçuş öncesi PDF olarak gelen bileti basmak bence OK.
- siyah beyaz resim çıkartıp boyasın diye evde çocuğunuza götürmek bence OK DEĞİL.
- okumak istediğiniz ama basılı bulamadığınız bir kitap var. PDF'ini buldunuz, basmak OK DEĞİL

bunları 10 küsür yıldır şirket yöneten birisi olarak yazıyorum. devamlılık arz etmediği ya da 3-5 sayfayı geçmediği sürece elektrik vs meselesine takılmamak lazım. aynı mantıkla, işyerinizde şahsi cep telefonunuzu şarj etmek de pek etik olmayabilir.
+3
co2s2
(14.10.25)
Suistimal edilmediği sürece bu tarz şeyler görmezden gelinir çoğu yerde.
Ayrıca günde yüzlerce çıktının alındığı büyük bir makinaysa yine göze bakmaz. Ama küçük ofis ya da ev tipi bir yazıcıysa göze batar.

Etik mi kısmı bambaşka. Suistimal olmadığı sürece yine sorun olmamalı.
+3
biseysorcaktim
(14.10.25)
sorarak yapmak en temizi. Basit bir şeyse okey ama top kağıt dediğine göre aşırı bi baskı yapmayı planlıyorsun, o hoş değil.

Bir tüyo vereyim, üniversite çevresindeki ozalitçiler ucuza basıyor. Mahalle arası kırtasiye sayfasına x lira isterken üniversite yanındaki yer bilmemkaç kuruş diyebiliyor.
+1
nhk ni youkosu
(14.10.25)
Değil. Eve iş götürmemek gerektiği kadar işe de ev götürmemek lazım. Bunları birbirine karıştırmaya alışanların her şeyi hoş görmeye hatta görmezden gelmeye de alıştıkları ortada. Bence evine bir yazıcı al, çok pahalı değil.
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
ya abicim neyin etiği allah aşkına. neyin etiği?

işyerinde etik metik olmaz, bırakın artık şu işleri. yapabiliyorsan, kimse de ses etmiyorsa yapacaksın.

yarın bir gün seni göndermek istediklerinde görürsün etiğin ne olduğunu. herifler elinden 50tl fazla parayı bile vermemek için ne maymunluklar yapacaklar.

iş dünyası, etikle ilgileneceğin son yerdir. çünkü işler sarpa sardığında kimse etik metik dinlemez. bi bakmışsın ananın cenazesi için aldığın izni karşına "disiplinsizlik" diye getirmişler.
+1
tchuck
(15.10.25)
(7)

uzayda yaşam bulduk diyelim

messina123
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya çalıştılar. sonra da bunlar mal deyip yollarına devam ettiler belki de.

bu sorunu çözmemiz lazım.
-1
messina123
(14.10.25)
Bunlar güzel beyin cimnastiği fakat mantık olarak galaksiler arası seyahat edebilecek bilim ve teknolojiye sahip canlılar ağaç ve insanı ayırabilecek yetkinliğe de sahiptir

Neil de grasse tyson ın şöyle bir benzetmesi de var, biz otobanda aracı kenara çekip yol kenarındaki bir solucanla iletişim kurmaya çalışmıyorsak belki de evrende rahatça dolaşabilen gelişmiş uzaylılar da bizimle iletişim kurmaya gerek görmüyor
+4
grimavi
(14.10.25)
dünyaya gelebilecek ve fark edilmeyecek gelişmişlikte bir uzaylının böyle bir şey yaşaması mümkün değil. dünyadaki ve hatta galaksideki her şeyden haberi olur.

uzayda akıllı yaşam bulmak şu anki teknolojiyle zor. galaksi ve evren aklımızın alamayacağı kadar büyük. bizden daha gelişmiş olanlar bile bizi bulamıyor olabilir.

bunun dışında, uzay araçları ve istasyonları iletişimi için radyo sinyalleri kullanılıyor. yaşam veya yaşanabilme olasılığı olan başka gezegenleri ve diğer gök cisimlerini bulmak için özel uydular kullanılıyor. Mesela TESS ve CoRoT gibi:
science.nasa.gov
www.esa.int
scienceinschool.org
+1
ermanen
(14.10.25)
Akıllı, zeki, gelişmiş vs gibi tüm sıfatlarda referans alınan şey insan. zeka diye tanımladığın şey senin algıladığından çok daha farklı olabilir.

Şöyle örnekleyeyim; evde oturmuş netflix'den interstellar açmış izliyorsun. O sırada televizyonun önünden geçen karınca ne görüyor? Gözünün önündeki ışık ve renkler karmaşasında ne filmi, ne oyunculuğu, ne olayları algılayabiliyor. Muhtemeldir ki biz de evrene baktığımızda o karıncanın gördüğünü görüyoruz.
+3
thracia
(14.10.25)
uzayda yasam bakteri de olabilir. su an esas olarak aranan da bu.
akilli yasam bulursak zaten vay onlarin haline. akilli yasam bizi bulursa vay bizim halimize. kardashev ölcegi, karanlik orman hipotezi ve fermi paradoksu güzel bakis acilari buna.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
Bir yerde okumuştum, dünya benzeri bir ekosistemde canlıların bizim dünyadaki canlılarla epey benzeyeceği yazıyordu.

Canlılar evrimleşirken daima yukarı doğru evrimleşiyor. Yani bir canlı, kendisine zarar verecek bir yapı oluşturmaz. Oluşturursa üreyemez, elenir zaten. Yani, vücudumuzda yen, bir yapı çıkıyorsa, bu yapının en azından canlıya zarar vermemesi lazım. Yani evrim daima yukarı yönlü çalışıyor.

O yüzden dünyaya benzer gezegende yabancılık çekmeyiz, bilinç bir canlı varsa. Bize epey benzemeleri olası.

Voynich el yazması var mesela. 1600 yıllardan kalmak 200 sayfalık bir kitap. Bilmediğimiz bir dille yazılmış. Dünyada o dile bir kere bile rastlanmamış. Ve o elyazması hala çevirilemedi/çözülemedi.
Kimisi tamamiyle saçmalık, o yıllarda birisi trollüğe başlamış diyor.
Kimisi uzaylılardan kalma diyor :)
Bu arada bilim insanları saçmalık olduğunu düşünmüyor, çünkü filoloji açısından incelendiğinde belirli bir kurala göre yazılmış, diğer dillerdeki gibi bir yapısı varmış. Yani trollük fazla gerçekçi.
0
substituent
(14.10.25)
ben çok merak etmiyorum bu durumu. ya köle yapmaya ya da savaşmaya gönderecekler bizi oralara.
0
Hallegadola
(15.10.25)
Sene 1998. Atmosferin üst katmanlarında insan duyularının çok ötesinde bir hareketlilik başladı.

Zetalar gelmişti.

Zeta ırkı çok gelişmiş, bizden yüzbinlerce yıl ileride varlıklardı. Maddesel formları bizim gözlerimizle görülemiyor, sesleri duyulamıyor, herhangi bir cihazla tespit edilemiyorlardı. Bizim teknolojimiz ve yaşam formumuz onlar için o kadar geriydi ki, onlar için dünya bir çamur tabakası ile kaplı görünüyordu. İnsanların iletişimi, onlar için ilkel titreşimler ve ışık yansımalarından ibaretti, anlam veremiyorlardı. Zetalılar, bir türlü bu ilkel sistemlerle çalışmanın bir yolunu bulamadılar. Bizim teknolojimiz, Zeta ırkının ışık hızının ötesindeki algılarına taş sopa gibi geliyordu.

Merakla dünyayı izlediler, onları kimse fark etmedi ama bu tek taraflı gözlem bir süre sonra sıkıcı hale geldi ve vakit kaybetmeden gitmeye karar verdiler. Tam ayrılırken içlerinden birisi duraksadı. Bir anomali tespit etmişti. İstanbul’un batısında, Trakya’da, Tekirdağ adı verilen yerde titreşimsel olarak olağanüstü, her duyu için müthiş bir senfoni içeren bir sıvının stoklarını buldular. Bu üzümün ve anasonun evrensel yasalarla dans ettiği, yoğunlaştırılmış bir kozmik denge sıvısıydı. Bir Zeta, “Hayır olamaz, bu galaksimizin Yüce Yasa’sı tarafından yasaklanan, en büyük günah ilan edilen madde! Anasonun ruhani esansı ile kararlılaştırılmış o anlık, mükemmel sükunet. Bu bizim sonsuz arayışımızı ve gelişmemizi durdurur. Evrenin mutlak düzenini bozar.” dedi. Diğer bir Zeta ise “Bir karar vermemiz lazım, ben bu sıvının verdiği huzuru bir kez olsun tadmak istiyorum. Sonsuz gelişim yolculuğumuzu tamamlamadan önce, bu mükemmel süküneti bir kez olsun deneyimlemeliyiz. Evrende, Tekirdağ’daki bu kimyasal birleşimden daha zarif bir şey yok. Bir hatıra alalım” diyerek itiraz etti.

Görünmez gemileri, Tekirdağ’da fabrikanın üzerinde sessizce süzüldü. Kimse fark etmedi. Ne alarm çaldı, ne bekçiler gördü. Maddeyi bükebildikleri gelişmiş alan teknolojilerini kullanarak, fabrikanın deposundaki en özel, en güzel şişeleri topladılar. Kainatın derinliklerine, yanlarındaki beyaz altınla algılanamaz bir hızla yol aldılar.

Fabrika yetkilileri, durumu yıllarca açıklayamadılar. Resmi raporlarda durum “kayıt dışı, açıklanamayan, yüksek tonajlı stok kaybı” olarak yer aldı. Yıllar sonra Tekirdağ’ın bir köyünde bir masada Hüseyin Emmi, “Epten kafayı yediniz gündöndü kafalılar, uzaylılar geldiler en ballı rakımızı aldılar gittiler beyaaa, siz hala uyuyun” dedi.

(Az önce yazdım)
0
co2s2
(15.10.25)
(7)

Bu mesajı yorumlayabilir misiniz

egerbiryolcu
Kısa bir özet geçeyim. Ben bu yıl bir sınava girdim ve iyi bir puan aldım. Atanma ihtimalim çok yüksek ama tabi küçük de olsa olmama ihtimali de var. Hoşlandığım çocuk da başka bir sınava hazırlandı tüm yıl. baya emek verdi. Bu süreçte o benim sürecime destek oldu çok samimi mutluluklar gösterdi. Be
Kısa bir özet geçeyim. Ben bu yıl bir sınava girdim ve iyi bir puan aldım. Atanma ihtimalim çok yüksek ama tabi küçük de olsa olmama ihtimali de var. Hoşlandığım çocuk da başka bir sınava hazırlandı tüm yıl. baya emek verdi. Bu süreçte o benim sürecime destek oldu çok samimi mutluluklar gösterdi. Ben de ona destek oldum asılmaya devam et bırakma dayan vs gibi ve gönülden motive etmeye çalistim.

Sonuçlar yani puanlar aciklandi ve beklediği gibi gelmemiş sesi morali kötüydü. Ben de çok üzüldüm ama belli etmek istemedim. Kendisi de tekrar hazırlanacağını altyapısının oluştuğunu söyledi. Bunu duyunca da şu bakımdan içim rahatladı. Morali bozuk da olsa kendini bırakmadi tekrar hedef koydu vs

Neyse cevap olarak küçük bir mesaj yazdım. İnşallah o kadro açılır, bu yıl daha nokta atışı hazırlanırsın dediğin gibi altyapın temelin sağlam oluştu gibi şeyler. Ve çok da diyecek bir şey bulamadım bunaltmayayim diye.

Bana cevap olarak şunu yazdı. "Teşekkür ederim sen atan" ( emojisiz dümdüz)


Kendimle ilgili hiçbir yorumda bulunmamıştım. Morali bozuk diye elinden geldiğince dikkatli cümleler kurmaya özen gösterdim. Benim atanma sürecin de iki aylık kolaylıkla olmadı biliyor. On yıl önce mezun oldum. Kendi bolumumden olmayınca ikinci ünv okudum. Bu süreçte babam kanser oldu onu kaybettim vs yani şimaracagim bir durum asla yok.

Sadece hiçbir gönderme yapmadan öylesine kurduğu bir cümle mi yoksa ben mi fazla alınganlık gösterdim hiç emin olamıyorum. Konu benle ilgili değilken o cümleyi söylemesi çok dokundu nedense. Bana mesafe koymuş gibi hissettim. Bu yüzden bir şey yazmadım yazmam gerekir mi bundan sonra ben de bir süre sessiz mi kalmaliyim...
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
çocuğun aldığı puanla atanamayacağı kesin mi? "kötü geçmiş olsa da belli olmaz, umudunu kesme, atanırsın inşallah" falan demeni beklemiştir belki. benim başarabileceğimi hiç düşünmemiş demek ki falan diye triplenmiş olabilir. diğer bir senaryo da sen atanıp gideceksin, o sensiz kalacak diye üzülüp tribe girmiş olması. iki türlü de odun bir mesaj olmuş. "teşekkür ederim, ikimiz de atanırız inşallah" de geç.
+3
hrskrs
(14.10.25)
@hrskrs bu açıdan hiç düşünmemiştim. Bir kadro için girebileceğini ama daha çok vakti olduğunu söyledi. Ben de o yüzden insallah o kadro açılır dedim o konuyla ilgili de.
0
🌸egerbiryolcu
(14.10.25)
senin atanmanı kıskanmış ve kendisine yedirememiş hepsi bu.
0
koela
(14.10.25)
Belki mesajı tamamlayamadan yanlışlıkla göndermiştir, sonra da düzeltmeye üşenmiştir üzüntünün verdiği yorgunluk ve bıkkınlıkla. Bence sana yansıttığından çok daha fazla üzülüyor. Bana sanki mesaj tamamlanmamış gibi geldi ama öyle değilse de ben bu mesajda fena halde bitkinlik gördüm. Bir iki yokla istersen.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
kaymakamlık hakimlik sayıştay dışişleri vs torpiliniz dayınız falan yoksa hazırlanmayın.
kaç defa dedim bunu bu müessesede.
0
Hallegadola
(15.10.25)
bazen çok da üstüne gitmemek gerekir karşı tarafın. iyi niyetle söylediğiniz bir şeyin ters algılanma ihtimali yüksek oluyor.
0
co2s2
(15.10.25)
@co2s2
Kesinlikle katılıyorum ama sadece onun açiklanasi üstüne hicbi şey yazmamak da olmaz diye düşündüm ama belki de anlıyorum sonra konuşalım gibi bir şey desem daha yeterli olurdu belki de...
+1
🌸egerbiryolcu
(15.10.25)
(4)

Eczaneden nemlendirici yüz kremi önerisi

egerbiryolcu
İki gündür fark ettim ki saçım ve yüzümde ortak bir anormallik var. Sanırım seboreik dermatit ile ilgiliymiş. Saç için konazal şampuan yüzüm için de ketoral krem almayı düşünüyorum. Yüzümde ekstra yanaklarda puturlenme falan da var. Yani hem bazı burun kenarı dudak ustu gibi yerler çok yağlı, genel
İki gündür fark ettim ki saçım ve yüzümde ortak bir anormallik var. Sanırım seboreik dermatit ile ilgiliymiş. Saç için konazal şampuan yüzüm için de ketoral krem almayı düşünüyorum.
Yüzümde ekstra yanaklarda puturlenme falan da var. Yani hem bazı burun kenarı dudak ustu gibi yerler çok yağlı, genel olarak da kuru bir cildim var sanırım.

seboreik dermatit tedavisi ve sivilce izleri için de tedavi uygulayacağım. Eczaneden alabileceğim nemlendirici kremlerden uygun olanlar ne olabilir genel olarak içeriği medikal tedaviye uygun cilde iyi gelecek. Fiyatı çok uçuk olmayan öneriniz var mı?

Eczaneye gidemiyorum eve getirteceğim için eczanedeki seçenekleri bilmiyorum ama genel olarak her eczanede olan kremler vardır sanırım.
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
Eczacı bir arkadaşım pahalı nemlendirici kremler yerine bepanthol kullanıyorum demişti, gerçi o da çok uygun fiyatlı değil

30 grlık olan 250 lira civarı, deneyip işe yarıyor mu bakabilirsin
0
grimavi
(14.10.25)
seboreik olduğunuza emin misiniz? ileri derece ise kremle vs geçmeyebilir zaten. ben korzitonlu ilaç kullanmıştım. sonrasında saç için vichy dercos yeşil olan şampuana geçtim, onu kullanmaya başladıktan sonra da tekrarlamadı.

krem olarak bepanthol sensiderm veya bioderma atoderm kullanabilirsiniz.
0
elorelia
(14.10.25)
@elorelia

Teşekkürler öneriniz için. Hemşire akrabama anlatınca durumu o söyledi bu olabilir diye. Belirtiler de çok uyuyor. Görünürde cildimde kırmızılık yara vs yok ama burun kenarimda bı kaç noktada sarı pullar atıyor ovalamasam da gözüküyor yani. Saçlarim da normalde kepeklidir ama çok yoğun sarı minik pullar dökülüyor birkac gündür. saçımı hareket ettirirsem biri görse utanırım yani. Aşırı yoğun.

O yüzden ihtimal verdim ama bilmiyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(14.10.25)
imkanınız varsa bir cilt doktoru ile konuşmakta fayda var ama tahminim 2 ay sonrasına randevu vardır.
0
co2s2
(15.10.25)
(29)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
07:00-16:00
haftada 4 gün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(8)

Köpek sahiplenmek için asgari yeterlilikler nelerdir?

sekizdokuzon
Bakımına ayda ne kadar ayırmak lazım? 1+1 45 metrekare yerde rahat ederler mi?Edit: Köpek sahiplenen ya da geçici yuva olan insanların süreçte yaşadıklarını anlattıkları Instagram & YouTube hesapları var mıdır bildiğiniz? Teşekkürler.
Bakımına ayda ne kadar ayırmak lazım? 1+1 45 metrekare yerde rahat ederler mi?

Edit: Köpek sahiplenen ya da geçici yuva olan insanların süreçte yaşadıklarını anlattıkları Instagram & YouTube hesapları var mıdır bildiğiniz?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(13.10.25)
hep savunduğum şu, barınakta 1 metre zincirle ömür tamamlamalarından çok daha iyidir. ama kötü yönlerini yazayım önce. apartmanda sorun edebilirler, yönetmelikte hayvan beslemek yasak şeklinde bir madde var mı? hayvan beslemek serbestse sizle uğraşacak insanlarla uğraşmaya enerjiniz var mı? günde 3 kez yürütebilecek misiniz? ortalama 15 yıl, kar kış hastalık demeden, akşamları plan yapamadan, çünkü evde olup köpeği gezdirmeniz gerekiyor. oldukça tüy dökerler, kokarlar. tuvalet eğitimi yoksa eve yapabilir, zaman zaman kusabilir. ev küçük olduğundan enerjisini atamayabilir, siz yokken tüm gün havlayarak gürültü yapabilir, eşyaları parçalayabilir.

maddi boyutuna gelince, mama aşı masrafları dışında her an sürpriz ameliyatları hastalıkları çıkabilir. bütçe ayırabilecek misiniz? tatile gittiğinizde pansiyonlar var köpeği bırakabileceğiniz, buralar için de bütçe ayırmak gerekiyor, bizim kendi tatil masrafımızdan daha fazlasını pansiyona ödediğimiz oluyordu bazen (2 köpek).

negatif yönleri aklıma gelenler böyle. ben olsam önce geçici yuva olup bir duruma bakardım.
+2
pide
(13.10.25)
sürpriz ameliyatlar gerçekten çok oluyor. köpeğim yok 2 kedim var. her veterinere gittiğimde, bir köpek bir şey yutmuş ve ameliyat olmak zorunda kalmış oluyor. oldukça da pahalı.

barınakta 1 metre zincirle ömür tamamlamalarından çok daha iyidir tabii ki eğer barınaktan sahiplenecekseniz. barınakta olmayan köpeği alıp da 45 metrekare eve koymayın bence. çok küçük.

çalışma durumunuz çok önemli. evden çalışıyorsanız gezdirme durumu çok rahat olabilir. ofistense, tüm gün evde yalnız kalmak köpeklere uygun değil.

2 kedime ayda en az 10 bin tl harcıyorum. köpek daha fazla tutar sanırım.

ben kedilerim için evi childproof hale getirmiştim. köpek için de aynısını yapmak gerekir. pencerelere tel takılmalı. kalın telden kilitli kedi sinekliği iyi oluyor. köpek için belki winblock daha iyi olabilir. vazo, dekorasyon ürünü, kesici delici alet ortada durmamalı. benim koltuğum kadife kumaş, kediler tırnaklayamıyor. köpeklere ne kadar dayanır bilmem.

dışarıdan bakınca, kedisi köpeği olan insanların evi de tamamen boş değil, kırılabilecek eşyalar koyanlar var denilebilir. o insanlar o riski nasıl göze alabiliyorlar bilmiyorum. o eşyalar mutlaka bir gün kırılıyorlar. kırıldığında kedi ve köpeğe zarar vermeyecek olsa neyse. yani mesela benim de kitaplarım açıkta, bazen tokalarımı toplamıyorum vs. ancak onlara zarar verebilecek şeyler değil. he alıp bir yerlere atıp kaybediyorlar, kitapları yere deviriyorlar ama bunlar beni rahatsız etmiyor. ben bunları kabullendim. :d

bir de bazen hastalanıyorlar. oğlumu 7 gün üst üste veterinere götürüp 1 saat serumunu beklediğim olmuştu. kızım ise 1 yıl boyunca o vet senin bu vet benim gezdiğimiz ve bir sürü ilaç içirdiğim de olmuştu... şükür iyileşti.

mamanın kumun vitaminin en iyisini alıyorum, en iyi veterinere götürüyorum. yine de hastalanıyorlar, zarar görüyorlar. %100 korumak mümkün olmuyor. ama en ufak canları yandığında veya hastalandıklarında vicdan azabı çok fena. ayrıca içim gidiyor, onlara geleceğine bana gelsin diyorum.

yine uzun uzun yazdım :d sorry
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
@art: çok teşekkür ederim ayrıntılı cevabın için. Daha önce hiç evcil hayvan beslemedim, kedi sahiplenerek başlarım. Müsait olursan da bazı konularda fikrini almak için mesaj atarım sana.
0
🌸sekizdokuzon
(14.10.25)
Ben 1 sene önce sahiplendim tecrübem taze :)
Eğer bu hep hayal ettiğin bir şey değilse yapmamak lazım bence. Çünkü gerçekten çok emek ve sabır istiyor. Sorularınıza yanıt verecek olursam;

evin 45 m2 olmasının önemi yok ama günde ne kadar dışarı çıkardığınızın çok önemi var.

Bizimkinin aylık masrafı veteriner hariç 3-4bin civarı oluyor aylık. Ama veteriner çok değişken. Aşıları 1500 civarı tanesi. İlk sahiplendiğinde birsürü aşısı oluyor ve masrafı aşırı oluyor. Sonra yavaş yavaş azalıyor. Hastalanırsa +10k gidiyor illaki operasyon olmasa da. Operasyona gerek olup olmaması biraz şans işi gibi bizim çok şükür kısırlaştırma hariç şu ana kadar gerek olmadı.
0
alaimisema
(14.10.25)
@sekizdokuzon rica ederimmm :d yani öyle başlangıç kiti gibi bir şey değil bu ahahhahha ama olsun kedi sahiplenmek istersen sorularını istediğin zaman yaz. ben her gün giriyorum buraya, cevaplarım görünce.
0
art cat chocolate
(14.10.25)
Evin boyutu falan filan hiç önemli değil. Köpek bakmak için iki kıstas var:

1) Köpek yalnız kalmayacak. Yanında her daim insan bulunacak. Köpekler sosyal hayvanlar. Tabii günlük olarak bir yere gidilir, bir şeyler olur da arada 2-3 saat, hatta yerine göre 8-9 saat yalnız kalabilir. Benim kastım bunlar sık olmayacak. Köpek ve insanlar sık sık bir arada olacak. Hani köpeği sabah tuvalete çıkardım. Sonra evden çıktım ve 8 saat yalnız bıraktım. Döndüm biraz ilgilendim. Böyle bir döngü olmamalı.

2) Köpek gün içerisinde enerjisini atabilmeli. Köpekten köpeğe bu durum değişir. Kimini günde 2 saat yürütmeniz gerekir, kimisi için bu zaman daha kısadır. Ama günde en az köpeğe 1 saatinizi ayırıp, onu yürütmeniz, sporunu yaptırmanız elzem.

Bunları yapabiliyorsanız köpek sahiplenilir. Yoksa hem köpek hem de sahiplenen için sorunlar baş gösterir.

Ayrıca yavru bakımı çok ama çok zordur. O nedenle gerçekten ilk bir yıl köpeğe ayıracak geniş bir zaman varsa yavru sahiplenilmeli. Aksi durumda bir yaşını geçkin köpekler hayatınıza çok daha rahat uyum sağlar.
0
loras
(14.10.25)
hayvan sahiplenmek, hele hele köpek sahiplenmek anne baba olmak gibi. 365 gün kesintisiz ilgilenmeniz gerekecek. her gün sabah ve akşam çişe kakaya çıkarmanız gerekecek.

"bilmem ne tatilini haftasonuna bağladılar, ben 3 gün memlekete annemin babamın yanına (ya da ayvalık'a arkadaşın yanına) gideyim" demeniz imkansız hale gelecek.
"ben bu akşam arkadaşlarla kahve içeyim eve geç gideyim" demeniz neredeyse imkansız hale gelecek.

ayda yılda bir başkası bakabilir köpeğe ama sürekli istemeniz mümkün değil. evde hep sizi bekleyen birisi var. maması mı bitti, suyu mu bitti, yürümesi mi lazım, çişi kakası mı var? kedi öyle değil mesela. suyunu mamasını koyunca 2-3 gün kendi başına bırakmak mümkün. yeteri kadar yer içer, çişini kakasını kumuna yapar. köpek evde çiş kaka yapamıyor, bulduğu tüm mamayı bir kerede yiyor. canı sıkılırsa evde sağı solu dişlemeye başlıyor.
+1
co2s2
(14.10.25)
hayvanlar en sevdiğimm oldukları içi eklemeler yapmaya geldim :d

kediler en fazla 1 gün yalnız kalabilirler. evet daha uzun süre yalnız bırakanlar oluyor ama o hayvan evde aşırı sıkılıyor, stres oluyor. 2 kedi bile olsalar gerçekten çok stres oluyorlar. tam bir düşüncesizlik. gerçekten anne baba olmak lazım, çocuk yerine koymak lazım. her şeyini düşünmek lazım.

arkadaşımın da 2 kedisi var. 1 haftalığına tatile gitti. 4 gün ben gittim kedilere bakmaya, 3 gün de başkası. evde durabildiğim en fazla yarım saat bir saat oldu. yazık hayvanlar nasıl peşimden ayrılmadılar, nasıl miyavladılar. iki tane olmalarına rağmen çok sıkılmışlar. kumlarını her gün temizlememe rağmen yere işemişler. kediler sanıldığı kadar asosyal ve yalnızlığı seven hayvanlar değiller.

ayrıca kedi sahipleneceksen de mutlaka 2 tane ve aynı anda sahiplen. tek kedi çok sıkılır, yazık olur. kendi türünden arkadaş şart. köpek dışarıda sosyalleşebiliyor ama kedi evde yalnız.

mesela benim kızım hastayken 12 saatte 1 ilaç içmesi gerekiyordu. o sıralardaki lanet mesai saatlerim yüzünden düzen ayarlayamayınca (14 saat çalışıyordum ne yazık ki) teyzem gelip bende kaldı 2 ay ve o verdi ilaçlarını. bu tarz durumlarda destek alabileceğiniz biri olmalı. ben destek alamasaydım direkt istifayı basardım.

ayrıca çocuk istiyor musunuz? çocuk gelince evde kedi köpek istemem der misiniz? ya da evlendim kocam istemiyor ya da alerjisi varmış gibi bir durum olursa kediyi veya köpeği evden yollarım düşüncesinde olur musunuz? eğer bu tarz durumlarda kediyi köpeği evden yollama kararına varacaksanız hiç sahiplenmeyin. yuva bildikleri yerden ayrılınca gerçekten yemeden içmeden kesiliyorlar, deli gibi korkuyorlar, çok üzülüyorlar. yaşadıkları stres hastalanmalarına sebep oluyor.

temizlik konusunda takıntılı mısınız? yerleri çamaşır suyuyla silmeyi unutun. özellikle kediler bir de tüylerini yaladıkları için çok tehlikeli.

ayrıca benim enn en büyük uyarım da sigara. sigara içiyorsanız kedi köpek sahiplenmeyin. özellikle kedi diyorum yine, çünkü tüylerine yapışan tanecikleri yüzünden dil kanserine kadar gidebilen hastalıklara yakalanıyorlar. yazık hayvanlara, üstlerine siniyor resmen. benim kızımın ilk sahibi sigara içen biriydi. eve bi geldi küllük gibi kokuyor yavrum. 1 haftada 2 kez yıkadım ancak geçti. yazık cidden ya. onları o pis dumana maruz bırakmak acımasızlık.

bitkiler... çoğu bitki evcil hayvanlar için zehirli. bitkileriniz varsa araştırmanız lazım. ben çiçeksiz yeşil bitkileri severim, bir tane bitki almıştım. ancak toksik olduğu için kediler gelmeden önce anneme vermiştim.
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
(5)

kaldırım üzeri dükkan önünde alkol tüketimi

violetsky
bonveno marketlerde alkol de satılıyor ve genelde önlerindeki kaldırıma ya da alana masa sandalya de koyuyorlar. bulunduğum yerde bir şubesinin kendi önündeki alan baya izole. dolayısıyla insanlar sosisli ve bira falan takılabiliyor. ama daha işlek cadde üzerindekilerde bu mümkün mü? yani sorumu gen
bonveno marketlerde alkol de satılıyor ve genelde önlerindeki kaldırıma ya da alana masa sandalya de koyuyorlar. bulunduğum yerde bir şubesinin kendi önündeki alan baya izole. dolayısıyla insanlar sosisli ve bira falan takılabiliyor. ama daha işlek cadde üzerindekilerde bu mümkün mü? yani sorumu genellersek, market önündeki masalarda alkol tüketilebiliyor mu? ruhsat vs sebebiyle bir yasak var mı?
0
violetsky
(13.10.25)
Kanunu maddesini bilmiyorum ama evet yasak ve market bu durumdan sorumlu olur. Masalarindan dolayı
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
Kanuni olarak oluru var ama sanmıyorum ki o yola girsinler. Yani bunun için iki ruhsat alınması lazım hem perakende satış hem de açık içki ruhsatı. O zaman hem satar hem de servis ederler. Ama açık içki ruhsatı almak zor ve pahalı. O nedenle aldıklarını sanmıyorum. Büyük ihtimalle yasa dışı iş yapıyorlar ama bir güvenceleri vardır herhalde.
0
loras
(14.10.25)
bir marketin kapı önüne masa koyup içeriden alınan alkolü tüketilmesine izin vermesi çok normal bir şey değil. hele hele zincir bir marketin bununla uğraşması bana anormal geldi.
0
co2s2
(14.10.25)
var tabi ki, ruhsat olmadan bunu yapamaz normalde. magaza yoneticisi ve calisanlari risk almis. biri sikayet falan etse baslari agrir.
0
bay b
(14.10.25)
Hayır ikisi farklı durum.
Perakende olarak alkollü ürün satış ruhsatı ile cafe/restaurant tarzı bir yerde alkollü ürün satışı ruhsatı farklı şeyler. İkincisinin adı içkili mekan ruhsatıdır. Yani Market ve tekelden farklı olarak servis durumu söz konusu. Ayrıca gastronımi turizm belgesi de gerekiyor hatta yanlış anımsamıyorsam eğer.

Ona bakarsanız kafasına göre her köşe başında bankta parkta vs içen insanlarda var. Bu biraz kamusal alan sorunsalı belki de.
Özetle market ruhsatını amacı dışında kullanıyor. Bu bir ihlaldir. Belediye veya valilik şikayeti ile cezaya çarpıtırılabilir.
0
ezkaza
(14.10.25)
(11)

Fotoğraf çektirdikten sonraki adamın yorumu

hain kostokk
İki kadın arkadaş özel bir etkinlikte fotoğraf çektirmek için orada bulunan bir adama fotoğraf çekme ricasında bulunuyor ve telefonu veriyorlar.Karşıdaki kişi çektikten sonra size bakarak imalı bir şekilde ‘güzel çıktınız’ yorumu yapıyor.Yanınızdaki arkadaş siz olsanız nasıl hissedersiniz? Sizce ada
İki kadın arkadaş özel bir etkinlikte fotoğraf çektirmek için orada bulunan bir adama fotoğraf çekme ricasında bulunuyor ve telefonu veriyorlar.
Karşıdaki kişi çektikten sonra size bakarak imalı bir şekilde ‘güzel çıktınız’ yorumu yapıyor.
Yanınızdaki arkadaş siz olsanız nasıl hissedersiniz? Sizce adamın bu yorumu kaba bir davranış mı?
-2
hain kostokk
(13.10.25)
Ne var bunda?
+4
Kahvedesu
(13.10.25)
@kahve
Bence de bir sorun yoktu ama arkadaşım kendi kendine farklı bir ruh haline büründü. Biraz Tavrı değişince ben de içerledim.
0
🌸hain kostokk
(13.10.25)
taciz edilmiş. normal bir durum yok.
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Nasil bi ima? Fotograf cektikten sonra guzel ciktiniz demek cok normal bir sey. Yersiz ya da taciz degil.
+3
ghilleinthemist
(13.10.25)
Arkadaşın sadece sana güzel denmesine bozulmuştur.
+2
Kahvedesu
(13.10.25)
Oha ya! Bu kadınlar ile muhatap falan olmamak lazım ya. Taciz demişler bir de. Ulan nasıl bi kafa yapısı var bu kadınların?
+4
Cezcez
(13.10.25)
Ya ben neyse sildim... Yoksa 17 yillik duyuru hesabım banlanırdı. Tacizmis, aklima range rover dan laf atılinca tesekkur eden ezik genc kiz geldi.

Birkac kere boyle bir senaryo bana da denk geldi hepsinde de cektikten sonra "Cok guzel ciktiniz" dedim. Neden? Çünkü bu kadın milletinin aklında tek soru var: Acaba nasıl ciktim?

Bu medeni bir iletisimdir, türk kadini bir cogu seyden habersiz oldugu gibi iletisim olayindan da bihaber.

Burda author kardeşimizin seftalü gübün diye baslayan meshur sözünü hatırladım. Demek ben "Cok guzel ciktiniz" derken aslinda karşı taraf bu sözü geciriyormus aklindan. Vay be ne hayvan birisymisim ben. Cok gerildim, elim ayağım titriyor sinirden.
+5
duster
(13.10.25)
Bence kaba degil. İmali sekilde soyledigine gore evlenmek istemis, imasiz duz bi sekilde deseydi takilmak istedigini ifade ederdi. Oyle daha mi hos olurdu? :/
0
sey mi dostum
(14.10.25)
Bir dahakine bok gibi ciktiniz desinler arkadasiniza, olay cözülür.

Insanlar prensesin kölesi degil, gel diyecek gelecek, cek diyecek cekecek, öyle el pence divan duracak, yorum yapmadan cevresinde pervane olacak. Eger toplum icinde birinden bir sey rica ediyorsa iletisim kurmak icin ilk adimi zaten kendisi atiyordur, karsidaki insan da medeni bir sekilde belki kötü bile cikmis olsaniz olumlu bir yorum yapmis. nezaket bunu gerektirir zira.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
not: kadınım.

kaba değil, taciz değil. gayet normal. size güzel denildiği için arkadaşınız kıskanmış.

aslında belki de çoğul konuşmuş ve ikinize de demiş olabilir.

fotoğraf çektikten sonra denir bu laf, gayet normal bence.

adam size yürümüş bile olsa zararsız bir laf, demek ki adamın güzellik algısına siz uymuşsunuz, arkadaşınız uymamış. olabilir böyle şeylere takılmamak lazım. herkesin tipi farklı sonuçta.

eğer ki bu olay çok sık oluyorsa, yani o arkadaşınızla ikiniz beraberken sürekli sadece siz dışarıdan iltifat alıyorsanız, arkadaşınızın artık tepesi atmıştır. o da olabilir.
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
fotoyu çeken adam kendince bir iltifat etmiş, belki de flört etmeye çalışıyordu, ya da moda ve kaba tabirle size yürümeye çalışıyordu. adam kendince ince bir şey söylemiş, çok da şey etmemek lazım. alınganlık gibi biraz. Süleyman Demirel ne demişti? meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz.
0
co2s2
(14.10.25)
(11)

kira sözleşmesi devredilir mi - nasıl olur

biseysorcaktim
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk. kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili. 5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım k
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk.
kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili.

5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım kirayı. adamın malına çökmedik, değerini verdik yani. şuan piyasanın altında belki, yılbaşı zammı ile yine normale ulaşacak.

ben evde kalmaya devam etsem yine makul ve piyasa ölçüsünde kira verirdik ama orayla bağımı koparmak istiyorum, ev sahibi bunu fırsat bilip diğer kişiden çok kira istemesin, sözleşmeyi haklarıyla devretmek istiyorum.

bu mümkün mü, pratikte nasıl işliyor süreç?
evsahibi seneden seneye kira zamanı konuşuruz sadece, başka hiç muhabbetimiz olmaz. her seferinde de fakiriz her şey pahalandı muhabbeti yapar. başka şehirde, hiç yüz-göz olmak da istemiyorum kendisi ile.
0
biseysorcaktim
(13.10.25)
Sözleşme yeni kişi adına baştan düzenleniyor aksi halde evde sevgiliniz oturduğu için ev sahibi hukuksal bi açıklık bulup başını ağrıtabilir. Ev sahibi ile isterseniz konuşabilirsiniz. Aynı koşullara sahip kalan arkadaşım adına yeni bir sözleşme yapabilir miyiz diye
0
mermaidd
(13.10.25)
eski sevgilimle aramda problemli bir durum yok. kimse kimseye kötülük yapacak değil ama artık ilişkimiz bittiği için bu tarz şeyleri de ayırmak istiyorum. bir kaç ay sonra kontrat yenilecek.

ev sahibi biraz paragöz bir insan, evde zaten yaşayan biri var, taşınmak istemiyoruz, kontrat yeniden yapılacağı için fahiş bir şey istemesinden endişe ediyorum. her şey kurala uygun olsun, sonra kimsenin başı yanmasın. o yüzden evsahibini de durumdan haberdar edeceğiz ama fırsatını bulup da kimse kimseyi kazıklamasın istiyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(13.10.25)
@biseysorcaktim ben orada başını ağrıtabilir derken ev sahibiniz eski sevgilinizin başını ağrıtabilir demek istemiştim. cümlemde bi anlatım bozukluğu olmuş kusura bakmayın. kaldı ki kira en fazla o ay olan tüfeye göre zamlanıyor fazlasını asla talep edemez. dolayısıyla fahiş bir fiyat da talep edemez üstelik sözleşme yenileneceği için otomatikman 5 sene daha (kira artış oranı sözleşmede belirlenmişse) ev sahibinin kira tespit davası açma hakkı da yok. haliyle çok bi zam olacağını zannetmiyorum. sözleşmedeki maddelere dikkat etmek gerek
0
mermaidd
(13.10.25)
Standart sözleşmelerde kontratın devredilemeyeceği maddesi oluyor. Benimkinde var. Bir kontrol edin kontratı. Böyle ise devir söz konusu olmuyor yeni sözleşme yapmak kalıyor tek seçenek. Onda da evet teknik olarak yeni kiracı oluyor eski sevgiliniz.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(13.10.25)
5. yıl doldugunda zaten rayiç tutara geliyor, ev sahibi yeni tutara ikna olmazsa kira tespit davası açılıyor.

10 sene de neredeyse ev sahibi kiracıyı çıkaramadıgı için en güzeli ev sahibi ile konuşup eski sevgilinin adına kira kontratosunu yapmak, burda tek handikap ev sahibi sen kefil ol diyebilir.
+2
liberal
(13.10.25)
Ev sahibinin bilgisi ve onayı olmadan sözleşmeyi ve dolayısıyla sözleşmeden doğan haklarını başkasına devredemiyorsun. Yani bu işin kanuna uygun tek yolu ev sahibiyle görüşüp onun sözleşmenin devamıyla ilgili onayını almak. Ancak ev sahibi "Hayır yeni sözleşme olsun" diyebilir ve hakkıdır.

Tabii ev sahibi tarafından bakacak olursak yeni bir 10 yıllık sözleşme yapmış olacak. Haliyle kiracı çıkmak istemediği sürece ev sahibinin kanuni gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği en erken tarih 5 yıldan 10 yıla çıkmış olacak. Bu anlamda ev sahibi "yok devam edelim ama kira da şu olsun" da diyebilir. Çünkü zaten @liberal'in de söylediği gibi kira tespit davası hakkı doğmuş ev sahibi için.
+1
himmet dayi
(13.10.25)
Kira sozlesmesi devredilemez. O kirtasiyeden alinan en basit sozlesmede dahi devredilemedigi yazar.
0
isminivermekistemeyensuser
(13.10.25)
Sozlesmede ikinizin adi varsa, biriniz evden ciktiginda sozlesme iptal olur. Kalan kiracinin yeni sozlesme yapmasi gerekir.

Tek yapman gereken ev sahibini arayip, x tarihinde evden ayrilacagini, ev arkadasinin kalmaya devam edecegini soylemen olur.

Gerisi ev sahibinin insiyatifinde. Isterse sozlesme iptal oldugu icin diger kisinin de cikmasini talep edebilir isterse diger kisinin kalmasi icin onunla yeni bir kontrat yapar.

Ev sahibi acisindan yeni kiraci bulmak riskli, maliyetli. Kalan sorunsuz kiraciyla devam etmesi daha mantikli.
0
thetruenorthstrongandfree1
(13.10.25)
Kira hukukuna göre alt kiracılık hakkı verilmemişse bunu asla yapamazsınız. Diğer kişi işgalci durumuna düşer ve çıkartılır. Genelde matbu bir kira sözleşmesine imza atmışsınızdır orada da alt kiracılık hakkı yoktur. Siz çıkarsanız sözleşme tamamen sona erer. Ama şunu kullanabilirsiniz ev sahipleri için beş yıl kirasını Ödemiş birisi yerine ne olduğu belirsiz yeni bir kişiyi tercih etmezler. Buradan girin sıfırdan yeni bir sözleşme yapın.
0
ground
(13.10.25)
mümkün değil.

kira sözleşmesinde sadece size kiralandığı yazar.
0
gurur
(13.10.25)
bunu en güzel ev sahibi ile konuşarak çözebilirsiniz. kira sözleşmeleri devredilemez. ancak şunu yapabilirsiniz "bir normalde bu evde iki kişi kalıyorduk en başından beri, beraber ödüyorduk, çeşitli sebeplerden dolayı ben çıkıyorum, diğer arkadaş devam edecek, bir problem olmaması adına sözleşmeyi onun üzerine geçirelim" gibi bir şey söyleseniz , ev sahibi yapabilir gibi gibi düşünüyorum.
0
co2s2
(14.10.25)
(4)

trafik kazası sonrası tazminat hk

aligunal
Bir yakınım trafik kazası geçirdi 1 yıl kadar önce. Kazada yaya olarak %75 kusurlu olduğu belirlendi. Kaza sonrası %15 engel raporu aldı. Kaza işlerini kovalayan bir hukuk bürosuyla anlaşmış. Bu hukuk bürosu sigorta şirketinin 100bin tl ödeyerek anlaşmak istediğini söylemiş.Bu rakam normal midir?
Bir yakınım trafik kazası geçirdi 1 yıl kadar önce. Kazada yaya olarak %75 kusurlu olduğu belirlendi. Kaza sonrası %15 engel raporu aldı. Kaza işlerini kovalayan bir hukuk bürosuyla anlaşmış. Bu hukuk bürosu sigorta şirketinin 100bin tl ödeyerek anlaşmak istediğini söylemiş
.
Bu rakam normal midir?
Sonuçlanmış dava için kusur oranı itirazı yapılıp tekrar değerlendirme istenebilir mi?
0
aligunal
(13.10.25)
Sonuçlanmış bir dava için yeni bir dava açamazsınız. Kesin hüküm engeli vardır. Ama anlattığınız net değil sanki kaza raporunda bu küsür belirlenmiş gibi anladım ben. Eğer öyleyse dava ile küsur oranında değiştirebilirsiniz. Verilen 100.000 TL kişinin işi yaşı gibi bazı durumlara göre değişir. %75 kusurlu olan bir yerde bu rakam düşünülebilir. Ama hasar takip firmaları bu işlerin akbabasıdır. Leş kargasıdır. Bir avukata danışın onlar sıcak parayı severler uzun vadede daha çok kazanma ihtimaliniz olabilir
0
ground
(13.10.25)
davanın sonuçlanmasından kastınız nedir? istinaf ya da temyize gittiniz mi? dava ne aşamada?

100bin lira = sigorta şirket diyor ki size "bu davadan bir şey çıkarmanız zor ama şimdi sizinle de uğraşmak istemiyorum, alın şu 100bin lirayı uzayın."
0
co2s2
(13.10.25)
muhtemelen avukat bürosunda çalışan arkadaş hesaplamıştır, karşı taraftan 150-200 +dava masraflarını alırız demiş sizin yakınınıza da 100bin tl verelim imza atın diyecekler.
yeni avukatların hasar talebi olmayan insanlardan maddi hasarlı ve yaralamalı kazalar sonrasında sigorta şirketleri ve kazaya karışan karşı tarafları yasal hak adı altında soymaya kalkma teşebbüsünden başka bir şey değil.
0
erty_ksk
(13.10.25)
Merhabalar

Kusur oranlari direkt olarak yazmıyor ama asıl kusur yakınıma verilmiş. İlk polis raporunda tüm suç yakinimdaydi. Avukatlari yüzde 75 yüzde 25 oldu mahkemeden sonra demiş.

2 ay kadar önce ceza davası sonuçlanmış herhangi bir itiraz yapılmamış.

Kafamı kurcalayan şey şu 3 arac genişliğinde trafik ışığı ve yaya geçidi olmayan bir mahalle yolunda, yokuş yukarı birine çarpmanın suçu nasıl büyük oranda yayada olabilir. Çok net olmasa da bir video kaydı var yaya yola aniden çıkmıyor aracın görüşü açık.

Yakınıma hukuk bürosu hazırladığı bir evragi imzalatmaya çalışıyor , 100bini alacağım başka talebim olmayacak gibisinden. Sadece doktora harcanan tedavi ücreti bu rakamın üzerinde giden sağlıktan kalıcı sakatlıktan bahsetmiyorum bile.
0
🌸aligunal
(14.10.25)
(18)

nerelerde asla araba süremezsiniz?

i'm gonna start a revolution from my bed
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(13.10.25)
arabanın gidebildiği her yerde sürerim.
0
gercekdunya
(13.10.25)
İstanbul ve genel olarak türkiye. Yollar dar, sokağa atlayan insan çok, belediyecilik ve iklim kötü.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Şarampole yuvarlanma ihtimalimin olduğu tüm yollar.
Virajlı tali yollar.
0
auroraaurora
(13.10.25)
Her yerde sürerim sürdümde ama sevmediğim yerler dar olup karşıdan kamyon falan gelip teğet geçtiğimiz yerler
0
basond
(13.10.25)
Asla araba süremediğim yer yok. Belki Tahran gibi yerlere alışması 1-2 hafta sürer. Yurt dışı sağdan/soldan direksiyonlu ülkelerde de kullandım. NY, LA gibi metropollerde de, ehliyet kasaptan alınan arap ülkelerinde de...

Altımdaki araç, yolun fiziksel ve coğrafi koşullarına uygun bir araçsa, her yerde kullanırım. Düzenli ve korkmadan araba kullanınca, kısa sürede adapte oluyorsunuz.

İlk 2-3 yıl /50bin km acemilik olabilir. Araba kullanmak roket bilimi değil. Sınırları kesin bir pratik.

Trafikte sevmediğim şeyler çok. Kural bilmeyen/takmayanlar, sağdan soldan çıkan motosikletler, kavşağı boş bırakmayı akıl etmeyenler, dar yerlerde geçmekten korkanlar, yaya geçidinde durmayanlar, kış lastiği gereken zamanda takmayanlar, magandalar, yoğun saatler vs...

Edit: Kiralık yahut emanet araç kullanıyorsam huzursuz oluyorum çok.
0
yadigar
(13.10.25)
Dümdüz gideceksem her yerde sürerim, hahah sürdüm de, kağıthanenin arka sokakları gibi hem bayır hem tek yön dar yerlerden hoşlanmıyorum tabii, stress olurum ama sürerim,
Dar ve onü uçurum gibi yerlerde dönmeye çalışmak berbat, orada arabayı bırakırım, sürmem.
0
a perfect lie
(13.10.25)
her yerde kullanırım +1 ama istanbul’da trafikli yerlere gitmektense toplu taşıma ya da yürüyebiliyorsam yürürüm. trafik kilit konumlar beni çok geriyor.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hollanda ve isvicre bana cok karisik geldi trafik kurallari ogrenmek lazim, ceza da ceza ama. suremem demiyorum ama sikintiya sokan yer kagithane gibi yerlerden nefret, hele zemin islaksa. cogu sebep arac kaynakli oluyor kar yagiyor ama kis lastigi yok gibi, ikincisi tek serit ama cift yon yollar. beni son zamanlarda geren bi mevzu var o da gece suruculeri, ucmalari, sahildeki yarislar bir de ustune kazalari gordukce
0
ala09
(13.10.25)
en zorlandığım gece sürmek tabii ki ve genelde gece sürmemeye çalışıyorum. gece karşıdan gelen farlar çok rahatsız ediyor. ışığın az olduğu yollar da cabası. zifiri karanlık yolda da mecburiyetten sürmüşlüğüm oldu. uzun otoban yolculuklarına da sabahın köründen başlıyorum o yüzden, yolculuk en geç günbatımına kadar olsun diye. ıssız yerler de tedirgin edici olabiliyor.

bir de çok bozuk yollara girmemeye çalışırım.

detroit şehrinde de mecburiyetten araba sürmüşüm zamanında, kabus gibiydi. google maps bile ters yola girdirdi beni. kanada kurallarından sonra çok farklı gelmişti. bir de abd'de eyalete göre bazı şeyler değişebiliyor heralde. yani farklı ülke ve şehirlerde zorlanmak mümkün. trafiğin bize göre ters olduğu ülkeler de var, ingiltere, kıbrıs, hindistan gibi.
+1
ermanen
(13.10.25)
türkiye'de. süremem cünkü. ehliyeti yurtdisinda aldim. türkiye'ye geldigimde hatasiz süren adam görmedim. trafik kurallari da bir garip. 82 diye hiz siniri var. tolerans limiti icin hesap makinesi cikarman gerekiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.10.25)
Çok turistik yerlere asla arabayla girmem. Keşmekeş ve kaotik yerlere toplu taşımayla gitme taraftarıyım

Dik yokuşlardan nefret ederim, ehliyeti yeni aldığımda yağmurlu bir İstanbul gününde bebek yokuşunda trafikte kaldım elim el freninde yarım saat ecel terleri döktüm. Travmam var
+1
kullanicadi
(13.10.25)
düz vitesle trafiğe girmek istemem, işlenceye dönüyor. yoksa her türlü her yerde kullanırım.
0
co2s2
(13.10.25)
süremem değil de sürmek istemem dediklerim: dar sokaklar, aşırı yokuşlu yollar, tek gidiş gelişli virajlı şehirlerarası yollar.
0
inheritance
(13.10.25)
avrupa’nın birçok ülkesinde sürdüm, hala sürüyorum. araba sürmek kolay.

amerika’da doğu yakasında sürdüm. üstelik minivan gibi aşırı büyük ve hantal bir araç. aşırı kolay.

türkiye daha zor, özellikle istanbul ama yine de çok zor diyemem.

hiç gitmedim ama muhtemelen pakistan, hindistan, bangladeş gibi kuralın olmadığı ve yolların tuktuk’la dolu olduğu yerlerde alışması zor olur gibi düşünüyorum.

ha bir de gece karanlıkta dağ yolları, uçurum kenarları vs. sıkıntılı olabilir. sürmem zaten.
0
sir gawain
(13.10.25)
her yerde sürerim de yabancı olduğum gelişli gidişli yollarda sürmeyi pek sevmiyorum. özellikle geceleri.
0
lazpalle
(13.10.25)
Bayrampaşa sokakları.
0
baldan kaymak
(13.10.25)
Cin'den Fransa'ya bircok ulkede surdum. En zoru sanirim zamaninda Irak'ta trafik kurallari yokken zirhli land cruiser suruyordum. Belli bir kural olmadigi icin araclar, sag/sol farketmeden bos bulduklari her yerden size dogru gelebiliyorlardi. Kimsenin o zamanlarda ehliyeti oldugunu da sanmiyorum. Yine Irak'ta kum firtinasinda arac surdum. Bildigin gormeden ilerliyorsun. Ondeki aracin dortlulerini cok az gorup, tamamen kaybettigini dusun. Bu da cok zordu.

Hava olaylarini takip etmeden arac surmem bundan sonra.

2 yil once Tr'de tatildeydim. Tatil donusu Istanbul'a donerken. Sakarya nasil bir yermis bir bakalim dedik. Donel kavsaklari cok kotu kullanan, en sabirsiz, cok gereksiz korna calan surucu grubu gormedim.

Bunun disinda Kanada'da Quebec'te bir indian reserve'den bir tanidik yardimiyla vergisiz araba dolusu icki aldim. Taa Prens Edward Adasina arkadasin dugunune goturecegim. Hava durumuna hep bakarim ama yolda oldugum icin bakamadim. Donuste kar firtinasina yakalandim. Aracim o zaman Toyota Tundra. V8 motor. 5.7 litre. Yeni Nokian kar lastikleri var uzerinde. Kasa da icki dolu. Agirlik da var yani. Bundan daha iyi bir arac lastik kombinasyonu dunyada yoktur diye dusundum. 4x4 aldim. Yolda tampona kadar kar birikti. Biraz tedirgin olsam da devam ettim. Hani Star Trek'de uzay gemisi isik hizina ciktiginda geminin sagindan solundan kayan isinlar gorunurdu ya. Aynen tek gorebildigim buydu. encrypted-tbn0.gstatic.com Bu da cok zor bir arac kullanma tecrubesiydi.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(13.10.25)
asla surmem demem hicbir yer icin.
denemedim ama trafigin ve direksiyonun ters tarafta oldugu (i.e. ingiltere) ulkeler beni tedirgin ediyor.
0
cooperr
(16.10.25)
(4)

günlük ortalama besin/gıda/yemek harcamanız

kixo
pazar gününün getirdiği can sıkıntısıyla oturdum hesapladım.proteini, yağı, karbonhidratı, vitamini, minerali şuyu buyu her şeyi tam kararında olacak şekilde bir günümün bana maliyeti 300 lira.ancak fiyat algım bir süredir bozuk olduğu için bu çok mu az mı normal mi kestiremiyorum.kira ve faturalar
pazar gününün getirdiği can sıkıntısıyla oturdum hesapladım.
proteini, yağı, karbonhidratı, vitamini, minerali şuyu buyu her şeyi tam kararında olacak şekilde bir günümün bana maliyeti 300 lira.
ancak fiyat algım bir süredir bozuk olduğu için bu çok mu az mı normal mi kestiremiyorum.
kira ve faturalar düştükten sonra kalan paramın yüzde yirmisi yapıyor.
0
kixo
(12.10.25)
keşke yaptığın hesaptaki kalemleri de yazsaydın.

ben çok uzun zamandır 3 öğün yemeyi bıraktım. 1 ya da 2 öğün yiyorum. 200-300 gram köfte ve yanına salata gibi oluyor genelde. 150 lira maksimum.
0
co2s2
(12.10.25)
300 baya azmış.
0
jelly bear
(12.10.25)
Günlük minimum 1000 tl
0
gobekliraki
(12.10.25)
Ortalama 1000 tl diyebilirim. Menüde et varsa 2000 tl yi görebiliyor.
0
runaway
(12.10.25)
(4)

Yunanistan vize başvuru süreci

kondansator
Selamlar, başvuru sürecinde e-Devletten evrak toplarken hangi kuruma ibraz dememiz gerekiyor? Kozmos mu Yunanistan İzmir Konsolosluğu mu acaba? Başvuru İzmir’den yapılıyor
Selamlar, başvuru sürecinde e-Devletten evrak toplarken hangi kuruma ibraz dememiz gerekiyor? Kozmos mu Yunanistan İzmir Konsolosluğu mu acaba? Başvuru İzmir’den yapılıyor
0
kondansator
(12.10.25)
Ben de konsolosluğa ibraz edilmesini tavsiye eden çeşitli yorumlar gördüm. Kendim tecrübe etmedim henüz.
0
matlii
(12.10.25)
yunanistan konsolosluğu diyip geçebilirsin.

çok önemli bir ayrıntı değil bu.
+2
jelly bear
(12.10.25)
en nihayetinde konsolosluğa gidecek. çok da takılacaklarını sanmıyorum.
0
co2s2
(12.10.25)
Ben yunanistan konsoloslugu da yazdim, kosmos da farkli zamanlarda. Cok fark etmedi. Konsolosluk daha mantikli ama, belgeler oraya gidiyoe +1
+1
mor oje
(12.10.25)
(4)

özel plakanın araç satışındaki durumu

tabudeviren
diyelim ki özel plaka aldım ve yıllar geçti, arabayı satmak ve başka bir şey almak istiyorum. bu durumda plakayı yeni arabaya taşıyabilir miyim? yeni aracın sıfır veya ikinci el olması durumu etkiler mi?
diyelim ki özel plaka aldım ve yıllar geçti, arabayı satmak ve başka bir şey almak istiyorum. bu durumda plakayı yeni arabaya taşıyabilir miyim? yeni aracın sıfır veya ikinci el olması durumu etkiler mi?
0
tabudeviren
(12.10.25)
taşıyabilirsiniz. aracın sıfır ya da ikinci el olması durumu etkilemez.
+1
co2s2
(12.10.25)
aracı satarken alıcının plaka değişimi yapması gerek bu şartla satmanız lazım yoksa plaka gider. bunun için de ikametin farklı bir il olması gerekir.

plaka düşünce tekrar para ödeyip üzerinize tahsis etmeniz gerekir. 2. el araç alacaksanız o plakayı alabilmeniz için alacağınız aracın ikametten farklı olması gerekir.
0
jelly bear
(12.10.25)
Tüm şartlar sağlanır ise ancak elde tutabilirsiniz. Araç başka şehre satılacak başka şehirdeki plaka başındaki şehir kodunu değiştirecek sende boşa çıkan plakayı para ile tutup yeni arabana takacaksın yoksa olmaz
0
basond
(12.10.25)
Özel plaka derken mesela adınız mahmut sizde 34 mah plakası aldınız. Bu özel plaka değildir. Satarsanız kaybolur gider. O size özel bir plakadır. Ama plakada 35 mahmut atveren yazıyorsa bu bir özel padır. Satınca plaka kaybolmaz. Ama onun da yıllık vergilerini vermeniz şartıyla.
0
ground
(12.10.25)
(10)

Kayınbabanın davranışları hakkında.

dedeminhirkasi
Er kişi niyetine…Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir. Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip bol
Er kişi niyetine…
Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir.
Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip boluselim, herkes kendi ihtiyacını gidersin istiyorlar. Bu toprak haricinde daha çok tarla da var ama ona bisey diyen yok. Bir kardeş hariç diğer üç kardeş satalım diyor.
Baba ve diğer kaz kafalı kardeş toprak satılır mı yaaooov diyor. Hatta tarlaların bir tanesini de eşime evlenmeden önce kredi çektirtip aldırmış.

Olabilir…. Mal benim malim değil. Borcu da adamlara sorarak yapmadım en nihayetinde, bundan eşimle ben sorumluyuz.

Benim sormak istediğim, nedense iyiden iyiye biraz bu kayınpedere tutulmaya başladım. Laz ziya gibi ulaaaan diyorum içimden, baba dedigin bencil olmaz, evlatlarına yardımcı olmaya calisir, yani iyi niyetli adim atar. Benim gördüğüm babalar bir şekilde çocuklarına maddi manevi destek oluyorlar. Olmayan, hatta çocuklarının parasını yiyen de var elbette ama belki daha az…. Sen zor gününde çocuğuna yardımcı olmayacaksın, destek olmayacaksın ne zaman duracaksın yaninda? Toprak bu kadar mı önemli bilmiyorum.
Yoksa haksızsın lan, adama tutulma, git ayağını yorganına göre uzat da derseniz tabiki başım gözüm üstüne.
0
dedeminhirkasi
(12.10.25)
"tarlayı satsak da arabayı yenilesek" seviyesindeyseniz, bencillik kesinlikle değil.

"borçların geri ödemesi yüzünden her ay içeri giriyoruz, cepten yiyoruz" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem.

"alacaklılar kapıda, icraya verecekler" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem ama biraz daha anlayışlı olmaları gerekir derim.
+1
co2s2
(12.10.25)
Yatırımda bir anlamda kişisel harcama. Hastalık olur, iflas olur bunun gibi nedenlerden borca batarsınız tamamda sen yatırım yapacaksın diye adam kendi yatırımlık arazisini niye satsın.
+2
my fault
(12.10.25)
Adam bu kafada olsaydi o tarla 50 kere satilmisti bugune kadar. Bu gibi tekliflere hayir diyebildigi icin su an tarla/tarlalari var.
+4
brkylmz
(12.10.25)
ya bıktım mala göz diken evlat, gelin, damatlardan. abi vermek zorunda mı? senin şu anki yatırımın neyse onun tarlası da o. sen satsana yatırım dediğin şeyi? bizimkiler yaptı bunu her eline geçeni sattılar normalde geyikten öteye geçmez fakat bizim köy öyle bir değerlendi ki, gidince otelde kalıyorlar artık. ek olarak siz miras olarak bakıyorsunuz ama adam kendi malı sanıyor muhtemelen hala. belki sıkıntı o
+4
ala09
(12.10.25)
Büyütmüş beslemiş, iş güç sahibi yapmış, evermiş, sonra da nankör damadı tarafından malına, mülküne göz dikilen biri olsam, o mülkü satıp beş yıldızlı otellerde çatır çatır yerim.

Bir daha mı geleceğim dünyaya ki nankör damada mülk bırakayım.

Yirmili yaşlarda bir karar vermiştim. Babamdan bana kalan tüm mülk çocuğumun olacak ben el sürmeyeceğim diye. Bu yaşa geldim aynı düşüncedeyim.
+2
Mirket
(12.10.25)
Toprak satılmaz, hele ki bu dönemde asla satılmamalı inancında olan kaz kafalılardanım, kazları da pek severim 🩷

Ayrıca kayın pederine kurulmaya gerek yok, sen istediğin kadar doğrusu şudur budur de, onun bugüne kadar görerek öğrendiği ve sonra yaşayarak kemikleştirdiği bir gerçeği var, bunu değiştirmek mümkün değil. Hem mecbur da değil. Herkes kendinden sorumlu, adam kaç yıl yaşayacağını bilmediği için o mülkü belki kendi güvencesi olarak görüyordur, belki gerçekten toprak satılmaz hele ki bu dönemde asla satılmamalı düşüncesindedir. Evlatlar gerçekten çok sıkışsalar gerçekten çok zor durumlar oluşsa elbet o da destek olur, yine olmak zorunda değil, yaşadığı yetiştiği şekillendiği kültür ne bilmiyoruz. Bence bunu aklından çıkarmak daha doğru. Eşin henüz ona ait olduğu ilan edilmemiş malını aklına takmamak lazım.
0
muhayyer divan
(12.10.25)
eğer çok zor durumda değilseniz arazi satmayın derim, araba üretilebilen bişi, ev üretilen bişi, (kat çıkarak) ancak dünyadaki toprak alanı belli, bunların içerisinden de tarım/hayvancılığa uygun olanlar,, fabrika vs olabilecek yerler hepsi belli ve sınırlı, toprağın üretimi mümkün değil.

tabii bunda arazinin durumu önemli, 100mt kare şekilsiz bir yer ise satın gitsin birisi değerlendirir.
0
selam
(12.10.25)
baby boomer ve x kuşağının başında olan ebeveynlerimiz, mal satınca analarına sövülmüş gibi hissediyorlar. çünkü zor mal edinmişler. valla doğrusu ne bilmiyorum ama tarla takka bakılmaycaksa ve değerlenmiyecekse satılır.
0
mikahakkinen
(12.10.25)
Miras biri ölünce edinilen bir hak. Her ne kadar anne vefat ettiyse de yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla tarla resmi olarak kayınpeder üstüne ve o hala yaşıyor. Yani ortada henüz bir miras bile yok. Tarla onun, bize yanlış gelebilir ama hayatta olduğu sürece canı ne istiyorsa öyle davranabilir tarlayla ilgili. Henüz ölmemiş insanların mal mülkünün miras olarak konuşulması anlamsız.
+2
Phoebe
(12.10.25)
mecbur mu adam satmaya?

size mi soracak?

öldükten sonra istediğinizi yaparsınız. adam istese satar çatır çatır kumarda, pavyonda yer.

ne tuhaf adamlarsınız. satmayın 25 sene, sonra çok dua edersiniz.
0
gurur
(12.10.25)
(9)

Özel plaka

kararsızataletfilozofu
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.
Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
güldürdün.. : )
-5
designer
(12.10.25)
İlk defa araba alıyorum ilk defa plaka alıcaktım olayı bilmiyorum bu işler hep böyle mi ? Gülünecek ne var hocam anlamadım
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Öyle öyle. Ama bence de yüksek istenmiş. Pazarlık yap.
+1
gobekliraki
(12.10.25)
arabanız hayırlı olsun, güle güle kullanın. arabayı alırken showroom'da size anahtarı takdim eden kişi o anahtarı uzun süre vermeyecek, para isteyecek, benzin alırken sizden para isteyecekler. bunlara da hazırlıklı olsun. bu arada 50 bana çok gelmedi.
+2
co2s2
(12.10.25)
plakanın güzelliğine göre fiyat artıyor. ece, cem, efe, bjk falan almak isterseniz bir araba paraı da oraya verebilirsiniz.

kelime oluşturacak gibiyse fiyat biraz düşüyor.

hiçbir anlam ifade etmeyen, sıradan denk gelse verilecek harfleri, sırf sizin isminizin kısaltması diye seçerseniz yine para isterler, en düşük tarife bu. 2023 yılında KC için 10.000 lira verdi arkadaşım. ben 2001 yılında BG için 100 milyon vermiştim (araba 10 milyardı). o yüzden sıradan harfler için arabanın değerinin %1'i verilebilir diye bir hesap yaptım kafamda.
+1
kibritsuyu
(12.10.25)
Geçen yol Ağustos'ta, Eskişehir'de pek orijinalliği olmayan bir plaka için 12.000 (en düşük sağış miktarı) istemişlerdi.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.10.25)
şehre plakaya göre fiyatlar çok değişken. pazarlık yapılabilir ama zor.

tanıdık olursa bedavaya bile alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(12.10.25)
Keyfekeder isteniyor biraz brb plaka istersen 10000 iken ece plaka 200000 olabilir
+1
basond
(12.10.25)
Eskiden şöyle bir şey vardı muhtemelen devam ediyordur. Ben mesleğimi belirten bir plaka almak istemiştim bayağı pahalı demişlerdi o zaman seçmek istiyorum falan gibi bir şey söyledim. Bana bir tane eski eski püskü defter getirdiler. Oradaki plakalar boşmuş. Üşenmedim tek tek okudum bir de baktım ki soyadım Çuhadaroğlu. C U H olan bir plaka var. Hem de bedava. Gittim onu aldım. Hatchback Ford Focustu.
+2
ground
(12.10.25)
(3)

Antika pazarlarında satıcılara 2. el ürün satılabiliyor mu?

gezegen olan pluton
Yani ben satıcılara satabiliyor muyum elimdeki 2. el elektronik ürünleri, ölücülük yaparlar mı, değer mi?
Yani ben satıcılara satabiliyor muyum elimdeki 2. el elektronik ürünleri, ölücülük yaparlar mı, değer mi?
0
gezegen olan pluton
(12.10.25)
Satarsın ama adı üzerinde bit pazarı.bütün fiyatlar ölü.sahibinden i dene.
+1
duptıs
(12.10.25)
Adamların işleri bu. Satmak için almaları da lazım. Sahaflar, antikacılar, spotçular, galericiler hep bu şekil çalışır. Evet, mümkün mertebe düşük fiyata almak isterler. Birkaç tanesini gezip fiyat almanız gerekecek. Eğer talep olan, cazip bir ürünse üzmeyen fiyat teklif edebilirler. Mekan tanıdıksa, konsinye olarak satabilirsiniz. Yani "abi dükkanda dursun, şu fiyattan aşağı satma, satılırsa haber ver" dersiniz...

Onlar da ürünlerini nadirkitap, instagram, sahibinden, letgo vb. sitelerdeki hesaplarında ilana koyuyorlar. Yahut direkt satıyorlar.

Eğer sokak pazarlarını kastediyorsanız, durum yine aynı. Cazip bir ürünse, almak ister çoğu. Ölü fiyat çekerler...
0
dilemma of subscribtionability
(12.10.25)
ölücülük yapmamaları mümkün değil, işleri ucuza alıp kar ederek satmak.
0
co2s2
(12.10.25)
(6)

Hangi mobilya markası

Moonpie
Herkese iyi akşamlar, sade, şık ve sağlam mobilya için hangi markaları önerirsiniz?
Herkese iyi akşamlar, sade, şık ve sağlam mobilya için hangi markaları önerirsiniz?
-1
Moonpie
(11.10.25)
doğtaş.

istikbal, bellona ve mondi'ye kayyum atanmış sonrasında kalitesi düşmüş diye biliyorum.
-1
biraz da kitaplar bizi okusun
(12.10.25)
doğtaş
-1
co2s2
(12.10.25)
saloni
0
adivar
(12.10.25)
Vivense
-1
basond
(12.10.25)
normod
+1
kornisch
(12.10.25)
kelebek. en sade kelebek git bak anlarsın.
0
mikahakkinen
(12.10.25)
(2)

İstanbul'da toptan sevimli kırtasiye malzemeleri, toka vb. nereden bulunur

kænu
Merhaba, Özellikle böyle japonlarınki gibi sevimli, çocuklar için olan kırtasiye malzemelerini ve toka, bileklik vb. ürünleri nereden bulabiliriz? Toptan diyince tonla almayacağız tabii ellişer yüzer adet 10-15 çeşitten gibi...
Merhaba,

Özellikle böyle japonlarınki gibi sevimli, çocuklar için olan kırtasiye malzemelerini ve toka, bileklik vb. ürünleri nereden bulabiliriz? Toptan diyince tonla almayacağız tabii ellişer yüzer adet 10-15 çeşitten gibi...
0
kænu
(11.10.25)
Tahtakale'de mutlaka vardır böyle bir dükkan. Bilen arkadaşlar yazar sanırım.
0
sekizdokuzon
(11.10.25)
Tahtakale demeye gelmiştim. dükkan ismi vermek yanlış olur, zaten hepsi yan yana. gidip 3-5 dükkana girip çıkmanız gerekir. eğlenceli de oluyor.
0
co2s2
(12.10.25)
(7)

Tripod (iphone içn)

tchuck
iphone 14 pro telefonum var. köpeğimle oynarken falan video çekmek istiyorum, frizbi atarken vs. öyle kendim için content çekeceğim için yeni bir makina falan da almayacağım o yüzden iphone ile çekmek istiyorum.ama benim için çok pratik çalışan bir tripod vs. lazım. hem masanın üstüne koyabileceğim
iphone 14 pro telefonum var. köpeğimle oynarken falan video çekmek istiyorum, frizbi atarken vs. öyle kendim için content çekeceğim için yeni bir makina falan da almayacağım o yüzden iphone ile çekmek istiyorum.

ama benim için çok pratik çalışan bir tripod vs. lazım. hem masanın üstüne koyabileceğim (ayrı da olabilir) hem de dışarı çıktığımda telefonu sabitleyebileceğim falan bir tripod arıyorum.

bana ne önerebilirsiniz?
0
tchuck
(11.10.25)
bütçeniz varsa DJI Osmo Mobile 7 gimbal ile güzel işler yapabilirsiniz.

Bunun bir de 7P modeli var daha pahalı, ama o daha çok yayıncılar için.
0
galahad reloaded
(11.10.25)
@galahad, şimd ibaktım ama bu yere koymak için uygun değil snaırım? yani 1-1.5 metre yüksekliğe sabitleyemiyoruz doğru mu anlıyorum. yükselmiyor yani, sırf masa vs. üstüne koymak için galiba dimi?
0
🌸tchuck
(11.10.25)
O gimbal'ın altında vida veri var. Onu herhangi bir tripod'a bağlayabilirsiniz. eğer gimbal almadan bir telefonu bağlayabileceğiniz bir tripod ve telefon aparatı alırsanız her seferinde telefonu teraziye almak için çok uğraşırsınız, bir süre sonra sıkar, mesela arayan olur, telefonla oynayınca yine terazi bozulur falan. gimbal bir de dandik bir tripod alın geçin...
0
malheiros
(11.10.25)
bende 7p modeli var, içinde teleskopik bir selfie çubuğu var, 30-40 cm gibi açabiliyorum. bunda var mı bilmiyorum.
0
galahad reloaded
(11.10.25)
peki bunun altına cidden çok pratik bir tripod da koyamıyor muyuz en azından 80-100cm e yükselten.

www.hepsiburada.com

mesela bunun gibi falan?

osmo kendisi böyle bir ürün eki satmıyor mu? (sanrıım satmıyor aradım bulamadım)
0
🌸tchuck
(11.10.25)
@malheiros'un söylediği gibi altında bir vida yuvası var. bu yuva standarttır, alacağınız her tripoda olur ama aslında sizin sorduğunuz şöyle bir şey olsa gerek:

www.hepsiburada.com

@malheiros'un önerdiği ürün (gimbal) daha çok elde kullanım için. elinizle gezdirirken titremeleri önler ve videoların daha profesyonel görünmesini sağlar. şu video'yu izlerseniz tam ne işi yaradığını anlarsınız:

www.youtube.com
0
co2s2
(12.10.25)
bu ozmo'ya basit bir modopod falan bişey eklenmiyor mu? yine dji'ın sattığı falan dirket bununla uyumlu?

yani ben bunu 80-100cm yüksekliğinde ullanmak istesem direkt "aha şunu al" diyeceğiniz bir şey yok mudur?

bu gösteirlen tripodlar çok yer kaplıyor gibi geldi bana. daha pratik bir yöntemi var mıdır?
0
🌸tchuck
(13.10.25)
(11)

Duyuruyu daha minimalist bir versiyonda kullanamıyor muyuz?

baldan kaymak
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
+5
baldan kaymak
(10.10.25)
yoo proporsiyon orantılı bence renklerde güzel, bende karşı gelmiştim stil değişmesine ama alıştım
+3
eja
(10.10.25)
evet yazılar aşırı büyük ya :( bunu yazdım ama takılmadımm

stil değişikliği güzel ama yazı puntoları çok büyük
+3
art cat chocolate
(10.10.25)
ben yazıları tarayıcımda küçülttüm, o şekilde kullanıyorum.
+1
deartheodosia
(10.10.25)
yazilarin buyuk olmasinin nedeni ben, artik bu yasimda ekrani okuyamiyorum. yaslaniyoruz.
+5
compumaster
(10.10.25)
3-5 güne alışırsınız.
+1
co2s2
(10.10.25)
arkadaşlar büyük olsun ne güzel işte. niye bit kadar şeyleri okumaya çalışıp kendinize ve gözünüze eziyet ediyorsunuz? rahat rahat okuyun işte. evet biraz büyüdü ama dana gibi de değil. telefon ekranları, monitörler giderek büyürken niye içindeki yazılar aynı kalsın istiyorsunuz? onlar da büyüsün, gözlerinize eziyet olmasın.
+3
kibritsuyu
(11.10.25)
İhtiyarlar kendini hemen belli etmiş :)
Bence de bu hali gayet iyi.
0
yadigar
(11.10.25)
fontlar çok büyük değil ama satır araları fazla, belki o sebeple farklı hissettiriyordur. bir de font'ların büyüklükleri dinamik, cihaza göre farklılık gösterebilir. herkes aynı boyutta görmüyor olabilir şuan.

eğer çok rahatsızsanız, desktop (ve bazı mobil tarayıcılar) için user-style eklentileri var.
onlar ile sitenin görselinde ufak tefek değişiklikler yapmanız mümkün.

yıllar önce beta eksiduyuru vardı. bir ara açılacaktı ama sonra yıllar boyu kapalı kaldı. sanırım burası yine o proje.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
evet o projeyi son 3 haftada gece gündüz biraz da AI sayesinde adam ettim.
+1
compumaster
(11.10.25)
@compumaster
Bence zamanı gelmişti, iyi de oldu ellerinize sağlık.

User style gibi bir alan olsa db’de kullanıcılar kendi css stillerini kaydetseler güzel olur. Ufak tefek görsel iyileştirmeler yapılabilir.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
tasarımcı birileri varsa ve css üzerinde çalışmak istiyorsa benimle iletişime geçerlerse bir şeyler yapabiliriz.
0
compumaster
(14.10.25)
(4)

45.000 TL ye Eğitimci mi olmak mı yoksa 70.000 tl ye sahada satışcı mı olmak?

sonhakan
Şirkette eğitimcilik karizmatik bir iş satışcı da 40.000 + prim Prim en az 30.000 tl oluyor
Şirkette eğitimcilik karizmatik bir iş satışcı da 40.000 + prim Prim en az 30.000 tl oluyor
0
sonhakan
(10.10.25)
Bu rakamlara satış
+1
basond
(10.10.25)
satis +1
0
cooperr
(10.10.25)
245binle 270i karşılaştırıyor olsanız, gönlünüzün istediği yere gidin derdim. ama 45'le 70 arasında oran olarak çooook fark var.
0
co2s2
(10.10.25)
Bu rakamlar sonrasında değişecek mi bunu göz önünde bulundurmak lazım. Sevdiğin iş olması da önemli. Ben satış derdim
0
pembediken
(11.10.25)
(7)

Siz olsanız hangisini tercih edersiniz?

dedeminhirkasi
Yatirim amacıyla alacak olsaniz, her iki seçenekte aynı lokasyonda…A-bina bitmek üzere 5-6 aya teslim.Kira getirisi 40 bin1+14.300.000 tlBittiğinde de değeri bu fiyatlarda..B-iyi denilen bir firmaya ait kooperatif, henüz başlamadı. Yakın zamanda başlanacak. Süreç 3 sene sonra teslim.12 bloktan olusa
Yatirim amacıyla alacak olsaniz, her iki seçenekte aynı lokasyonda…
A-bina bitmek üzere 5-6 aya teslim.
Kira getirisi 40 bin
1+1
4.300.000 tl
Bittiğinde de değeri bu fiyatlarda..

B-iyi denilen bir firmaya ait kooperatif, henüz başlamadı. Yakın zamanda başlanacak. Süreç 3 sene sonra teslim.
12 bloktan olusan büyük bir proje.
2+1
5.300.000 tl
Kira getirisi 80 bin
Bittiğinde değeri 11 milyon civarı

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz, neden?
0
dedeminhirkasi
(10.10.25)
2.5 sene kira alamayacaksın bunun da bir maliyeti olacak. Maalesef Türkiye'de öngörülebilirliğiyle meşhur bir ülke değil bu risk de var. Firma iyi olsa bile koşullar iyi olmayabilir. ben ilkini tercih ederim her ne kadar ikincisi gönül çelse de.
+1
biravekahve
(10.10.25)
İkinci seçeneğe girdim firma battı para gitti diyebilirim benzer başka projelerdende ev aldık onlar tamamlandı.

Özetle eldeki bir kuş daldaki iki kuştan iyidir risk senin ancak firma emlak konut gibi sağlam bileyse girilir yoksa ne firmalar tek gecede battı konkordato ilan etti

Elindeki paraya göre karar ver ben hep bitmiş proje derim yoksa bu ikisinden ilki derim
+1
basond
(10.10.25)
bittiğindeki değeri derken, 3 sene sonra bugünün parasıyla 11milyon olur diyorsunuz doğru mu anlıyorum?

bu rakama nereden ulaştınız? bana çok geldi
0
co2s2
(10.10.25)
Evet bugünün parasıyla.
Yanindaki binalardaki ve sitelerdeki dairelerin fiyatları 12 milyon civarında satılık.
0
🌸dedeminhirkasi
(10.10.25)
4 milyonluk evin kira getirisinin 40bin olduğuna emin misiniz? ben çok sanmıyorum. hangi şehirde bu evler? maltepede 7 milyon satış fiyatı olan evlere 45bin kira yazıyorlar.
0
asap raki
(10.10.25)
babamin 1990'da girdigi kooperatif daireyi 2020'de teslim etti.
tr sartlarinda ben kooperatife girmem, sazan sarmalina donusebilir hizli bir sekilde.
bizim projenin bitmesinden yana bir umudumuz yoktu, tamamiyle sansa bitirdiler, imar degisti ve ayni arsa uzerinde yogunluk artti yoksa 30 sene daha beklerdik.
0
cooperr
(10.10.25)
Önceki tecrübelerim "kooperatiften koşarak kaçın! Arkanıza dahi bakmayın! Üzerine para verin hatta!!" şeklinde...
0
yadigar
(11.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.