"kendini okuduğun bölüme bir şeyler katan, o bölümü genişleten, kitapların yeniden yazılamsına sebep olan bir kişi olarak görüyorsan haklısın" sözü tam da senin dediğin çürütme tezini destekliyor. böyle şeyler yapmıyorsam haklı değilim yani.
bir filmde hoca, muhalif bir öğrenciye(muhaliften kasıt da bir şeyleri değiştirmeye veya daha ileri götürmeye çalışan kişi) "çok biliyorsan sen anlat o zaman dersi" diyordu; öğrenci de karşılık olarak "hocam ben sizin ne anlatacağınızı bilemem, sizin kadar tecrübeli ve bilgili de olamam, sadece dersi nasıl anlatmanız gerekti konusunda yardım edebilirim, tavsiye verebilirim" diyordu. çünkü dersi nasıl anlayabileceklerini en iyi öğrenciler bilebilir ya da öğrencilerden alınan bilgileri değerlendirerek bir ders anlatım şekli oluşturabilen kişiler.
bir de ressam hikayesi var: ressam 30 dakikada resim yapmış, resmi alacak kişide fiyatını sormuş, ressam da yüksek bir rakam söylemiş. adam: "yahu ressam demiş, topu topu 30 dakikada yaptım, bu bu kadar para eder mi hiç" demiş. ressam da "hayır demiş hiç 30 dk olur mu, 30 dakika + 30 yıl" demiş.
yani altyapı olmadan hiçbir şey olmuyor. tüm bilimler düşünmekten çıktı. önce bir düşünme yetisini kavrayalım gerisi gelir, insanlar önce düşünme altyapısını kursunlar. sen diyorsun ki resim altı üstü 30 dakikada yapıldı, ben de hayır diyorum bu kadar değerli olması altyapısından dolayı; fakat sen bunu savını çürütme olarak görüyorsun.
ben çöplerin çöpe atılması, sırada nasıl duruması, çocuklara, hayvanlara nasıl davranılması gerektiği vs. konularda insanlara bazı yerde uyarılarda bazılarında tavsiyede bulunuyorum ancak elit oluyorum nedense. komşuya çocuğu için ingilizcenin önemli olduğunu ve nasıl geliştireceğini söylüyorum elit oluyorum. mesai 8 saati aşınca saatlik ücretin 1,5 kat olması gerektiğini söylüyorum "sen bilmezsin, işe girince anlarsın" diyor. iş güvenliğinin önemini, gerekliliğini en anlayacağı şekilde anlatıyorum, "yavvv" diyor.ne yapayım mına koyim. iyi şeylere sebep olmaya çalışıyorum yine haklı olamıyorum, tez çürütücü, ideolojik oluyorum.
sen diyorsun ki "madem çok biliyorsunuz siz yapın bir şeyler de görelim". güzel kardeşim yapılması gereken şeyleri güç ve yetki sahibi kişi yapar veya yapılmasını teşvik eder, ön ayak olur. hıı, biz de yukarıda verdiğim örnekler ve daha birçok şeyle küçük küçük şeyler yapmaya çalışıyoruz, lokal farkındalıklar yaratabilir miyiz diye bakıyoruz. yoksa geri zekalı mıyız biz, bilmeyene hiçbir şey öğretmeyip üzerinden pekala geçinebiliriz.
sonra yetki sahibi kişi bir şey yapmayınca biz mahalle forumları vs. oluşturuyoruz, var olan sorunlar nasıl çözülebilir diye tartışıyoruz, elitist, ideolojik oluyoruz ama. sen diyorsun ki "anca boş tartışma, ortaya bir şey koyun da görelim". bu senin çürütme şeklin, senin düşüncen ama ne dedik tüm bilimler düşünmekten çıkar ve altyapısı budur. biz de biliyoruz ki bu tartıştıklarımızdan bir şey çıkmayacak şimdilik. ancak yaygınlık ve birikimin sonucu bir şeyler elde edilebileceğine de eminiz.
edit: "kendini okuduğun bölüme bir şeyler katan, o bölümü genişleten, kitapların yeniden yazılamsına sebep olan bir kişi olarak görüyorsan haklısın" ancak yerinden memnun, koltuğu sıcak bir hoca veya "koskocaman prof yahu" diyen öğrenciler, bölüm sekreteri, bilumum tepeden inme bürokrat falan diyebilir.
hıı, illa ki haklılık kriterine uyacaksa, o dediğin şeyi çokça yaptım, bir tane komisyon, 2 tane aktivite birimi kurdurdum, sadece kitapların yeniden yazılmasına katkım olmadı. hıı, ne oldu kimse taşın altına elini sokmadı, herkes "evet çok güzel, çok faydalı, zaten bugüne kadar olması gereken şeyler" dedi, fakat gram destek çıkmadı. çünkü bunlar daha eşitlikçi, daha özgürlükçe, öğrenciye daha yetkinlik kazandıracak şeylerdi, koltukta g.t büyütmeye vakitleri olmayacaktı hocaların, asistanların dedikodu süresi çok kısalacaktı; hadi bunları geçtim öğrenciler destek çıkmadı. neden çıkmadıkları konusunda kendilerini hiç suçlu bulmadım. çünkü onlar hocalar tarafından sindirilmeye alışmış, yer yer korkan kişiler ve hazıra, tembelliğe alışmışlar. burada itici güç yetki ve güç sahibi olan bölüm ve hocalar; böyle bir kültür ve bunun altyapısını oluşturması gereken onlar, çünkü öğrenci geçici onlar kalıcı. bir süre sonra zaten kendi işlemeye başlayacak bir şeydi ve tüm ayrıntısını işleyişini zaten ben yazmış, belirtmiştim.
0