[]

İsviçre'de asgari ücret oylaması, saat başına 25$

bir çok kişinin bildiği gibi, isviçre halkının, işverenlerin yüksek ücret dolayısıyla kaçmaması bir yana, aslında alt sınır olursa işverenler asgari ücreti çalışanları için yeterli görüp fazla para ödememe moduna girebileceği için reddetiğini biliyoruz.

anlamadığım durum isviçre gibi bir ülkeyle türkiye'nin kıyaslanması.

Sen, isviçre gibi küçük bir ülke bile olamadık diyen arkadaş; kendini okuduğun bölüme bir şeyler katan, o bölümü genişleten, kitapların yeniden yazılamsına sebep olan bir kişi olarak görüyorsan haklısın.

Daha detaya da girebilirim ama zaman ne yazık ki el vermedi.

edit: Türkiyede insanlar başkalarının savlarını çürütmek için zaman harcıyor, ki çoğunlukla ideolojik muhabbetler bu bahsettiklerim. kimseye bir yararı yok.
yazılım, kimya, fizik için savları çürütmeye çalışan yok. odtu, itu, ... ne iş yapar bunlar?

 
Cesario Casillas kendi meslektaşlarıyla kıyaslarsak çok iyi bir kaleci idi. Sonradan cozutmuş galiba izlemiyorum. Türkiye'nin iyi olduğu bir dal neredeyse bulunmadığından teşbihte hata yapmış oluyorsun.

Kimya, fizik savları çürütürlerse aç kalacaklar çünkü. Gidip gelişmiş ülkelerde bilime katkı sağlıyor idealist olanlar, orada emeklerinin karşılığını alabiliyorlar. Burada çalışmaları için önce yöneticilerin kafasının değişmesi gerek. Ara eleman ülkesiyiz dersen ara eleman ülkesi olursun. Temel bilimler okumaya kimse bu yüzden gitmiyor.

Edit: He.
  • Lim5  (21.12.14 00:40:55 ~ 04:51:05) 
Sen ilkokulu dahi imam hatip yap. Sonra gel bana fizik kimya de. Yerler anam yerler. Senin o saati 25dolar dediğin parayı millet dört günde kazanıyor. Kimse şikayetçi mi? Hayır. Neden? Çünkü bunu fark edecek kadar gözleri görmüyor. Neden? Karanlıkta yaşamaya alıştıkları için.


  • cetoxim  (21.12.14 01:14:42) 
mantıklı cevap bekliyorum.. halen bu anlattığım olayın üzerinden kendilerini zeki çocuk , geri kalanları aptal yerine koyumaya çalışanlar var, ağzım açık izliyorum. olm söz zekisiniz amk. tamam.

ne yazıkki ben bunları konuşup bu tarz tepkiler alıyorsam, 500 sene geçse bu arkadaşlar aslında tam demek istediğim kişilik olduklarının farkına varmıyacaklar.

Bizim insan olduğumuz için bir farklılık yaratmamız lazım ama okumuş insanlar işidden farklı birşey konuşamıyorlar aslında.

sadece nefret. sen okumuş kişisin ve bana nefreti, faşizmi sen istemeden anlatıyorsun. senin aklın fikrin nefret, faşizm olmuş ama farkında değilsin. bütün derdin birilerinden nefret etmek olmuş, çevrende de herkes aynı düşündüğü için doğru ve yanlışı sadece gördüğün kadarıylan biliyorsun.

birisi(tv olur, facebook olur ) bu doğrudur diyor ve sen ona itaat ediyorsun yada, güveniyorsun.

bu bir intihar bombacısından daha fazla etki ediyor. neden mi? çünkü intihar eden ölüyor ama sen yaşıyorsun ve nefretini paylaşıyorsun senden küçüklerle, onları ne suçu vardı seni dinleyip "akp çok kötü çünkü bana öyle öğrettiler" diyecekler, sorunca neden olduğunu kimse bilmeyecek. Öğrenilmiş çağresizlik deyip geçemeyiz.
  • vapurlarfalan  (21.12.14 03:43:20 ~ 05:04:57) 
Zeki arkadaşım, senin bu bahsettiğin sorunun çözümüne ulaşabilmek için temele inmek gerek. Doğrulamak için soruyorum, senin isteğin, insanlar okumuş olmasına rağmen neden bu kadar nefret dolu, neden bu kadar fikirden uzak, ezbere yakın mı diye soruyorsun?


  • cetoxim  (21.12.14 11:18:30) 
"kendini okuduğun bölüme bir şeyler katan, o bölümü genişleten, kitapların yeniden yazılamsına sebep olan bir kişi olarak görüyorsan haklısın" sözü tam da senin dediğin çürütme tezini destekliyor. böyle şeyler yapmıyorsam haklı değilim yani.

bir filmde hoca, muhalif bir öğrenciye(muhaliften kasıt da bir şeyleri değiştirmeye veya daha ileri götürmeye çalışan kişi) "çok biliyorsan sen anlat o zaman dersi" diyordu; öğrenci de karşılık olarak "hocam ben sizin ne anlatacağınızı bilemem, sizin kadar tecrübeli ve bilgili de olamam, sadece dersi nasıl anlatmanız gerekti konusunda yardım edebilirim, tavsiye verebilirim" diyordu. çünkü dersi nasıl anlayabileceklerini en iyi öğrenciler bilebilir ya da öğrencilerden alınan bilgileri değerlendirerek bir ders anlatım şekli oluşturabilen kişiler.

bir de ressam hikayesi var: ressam 30 dakikada resim yapmış, resmi alacak kişide fiyatını sormuş, ressam da yüksek bir rakam söylemiş. adam: "yahu ressam demiş, topu topu 30 dakikada yaptım, bu bu kadar para eder mi hiç" demiş. ressam da "hayır demiş hiç 30 dk olur mu, 30 dakika + 30 yıl" demiş.

yani altyapı olmadan hiçbir şey olmuyor. tüm bilimler düşünmekten çıktı. önce bir düşünme yetisini kavrayalım gerisi gelir, insanlar önce düşünme altyapısını kursunlar. sen diyorsun ki resim altı üstü 30 dakikada yapıldı, ben de hayır diyorum bu kadar değerli olması altyapısından dolayı; fakat sen bunu savını çürütme olarak görüyorsun.

ben çöplerin çöpe atılması, sırada nasıl duruması, çocuklara, hayvanlara nasıl davranılması gerektiği vs. konularda insanlara bazı yerde uyarılarda bazılarında tavsiyede bulunuyorum ancak elit oluyorum nedense. komşuya çocuğu için ingilizcenin önemli olduğunu ve nasıl geliştireceğini söylüyorum elit oluyorum. mesai 8 saati aşınca saatlik ücretin 1,5 kat olması gerektiğini söylüyorum "sen bilmezsin, işe girince anlarsın" diyor. iş güvenliğinin önemini, gerekliliğini en anlayacağı şekilde anlatıyorum, "yavvv" diyor.ne yapayım mına koyim. iyi şeylere sebep olmaya çalışıyorum yine haklı olamıyorum, tez çürütücü, ideolojik oluyorum.

sen diyorsun ki "madem çok biliyorsunuz siz yapın bir şeyler de görelim". güzel kardeşim yapılması gereken şeyleri güç ve yetki sahibi kişi yapar veya yapılmasını teşvik eder, ön ayak olur. hıı, biz de yukarıda verdiğim örnekler ve daha birçok şeyle küçük küçük şeyler yapmaya çalışıyoruz, lokal farkındalıklar yaratabilir miyiz diye bakıyoruz. yoksa geri zekalı mıyız biz, bilmeyene hiçbir şey öğretmeyip üzerinden pekala geçinebiliriz.

sonra yetki sahibi kişi bir şey yapmayınca biz mahalle forumları vs. oluşturuyoruz, var olan sorunlar nasıl çözülebilir diye tartışıyoruz, elitist, ideolojik oluyoruz ama. sen diyorsun ki "anca boş tartışma, ortaya bir şey koyun da görelim". bu senin çürütme şeklin, senin düşüncen ama ne dedik tüm bilimler düşünmekten çıkar ve altyapısı budur. biz de biliyoruz ki bu tartıştıklarımızdan bir şey çıkmayacak şimdilik. ancak yaygınlık ve birikimin sonucu bir şeyler elde edilebileceğine de eminiz.

edit: "kendini okuduğun bölüme bir şeyler katan, o bölümü genişleten, kitapların yeniden yazılamsına sebep olan bir kişi olarak görüyorsan haklısın" ancak yerinden memnun, koltuğu sıcak bir hoca veya "koskocaman prof yahu" diyen öğrenciler, bölüm sekreteri, bilumum tepeden inme bürokrat falan diyebilir.

hıı, illa ki haklılık kriterine uyacaksa, o dediğin şeyi çokça yaptım, bir tane komisyon, 2 tane aktivite birimi kurdurdum, sadece kitapların yeniden yazılmasına katkım olmadı. hıı, ne oldu kimse taşın altına elini sokmadı, herkes "evet çok güzel, çok faydalı, zaten bugüne kadar olması gereken şeyler" dedi, fakat gram destek çıkmadı. çünkü bunlar daha eşitlikçi, daha özgürlükçe, öğrenciye daha yetkinlik kazandıracak şeylerdi, koltukta g.t büyütmeye vakitleri olmayacaktı hocaların, asistanların dedikodu süresi çok kısalacaktı; hadi bunları geçtim öğrenciler destek çıkmadı. neden çıkmadıkları konusunda kendilerini hiç suçlu bulmadım. çünkü onlar hocalar tarafından sindirilmeye alışmış, yer yer korkan kişiler ve hazıra, tembelliğe alışmışlar. burada itici güç yetki ve güç sahibi olan bölüm ve hocalar; böyle bir kültür ve bunun altyapısını oluşturması gereken onlar, çünkü öğrenci geçici onlar kalıcı. bir süre sonra zaten kendi işlemeye başlayacak bir şeydi ve tüm ayrıntısını işleyişini zaten ben yazmış, belirtmiştim.
  • uykusunu yakalayan adam  (21.12.14 12:32:28 ~ 12:50:22) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.