Giriş
(12)

otobüs şöförü tartışma

black mamba
az önce kardeşim geldi ağlıyordu. 3 yaşındaki çocuğuyla otobüse binmiş. otobüste 10 kişi varmış. çocuk maske takmamış. şöför "abla çocuğa maske tak" demiş. kardeşim takmaya çalışmış ama çocuk istememiş ve ağlamış. şöför de "o zaman sizi indiricem" demiş ve arabayı durdurmuş. bunun öncesinde otobüs h
az önce kardeşim geldi ağlıyordu. 3 yaşındaki çocuğuyla otobüse binmiş. otobüste 10 kişi varmış. çocuk maske takmamış. şöför "abla çocuğa maske tak" demiş. kardeşim takmaya çalışmış ama çocuk istememiş ve ağlamış. şöför de "o zaman sizi indiricem" demiş ve arabayı durdurmuş. bunun öncesinde otobüs henüz kalkmadan (ilk durakta binmiş) adam çocuğu sevmeye çalışmış kardeşim de "maske takın" demiş. adamın çocuğu maskesiz sevmesine izin vermediği için onlara kafayı taktığını ve gıcıklığına indirdiğini söylemiş. otobüsten inerken de bağırarak adama bunu söylemiş zaten.

sizce kim haklı? adam haksızsa şikayet edebilir miyiz? en azından bir uyarı alsın. bir de indirdiği yer hiç olmayacak bir yer. sanayinin olduğu taraflarda indirmiş.
0
black mamba
(09.09.20)
Çocuk da olsa maske takmak zorunlu sonuçta, o yüzden şoför her türlü haklı görünür.
0
gazozailacatmauzmani
(09.09.20)
2 yaşına kadar çocukların maske takması zararlı zaten, genelde kaynaklar 2 yaşına kadar takmayın diyor. Dünya sağlık örgütü 5 yaşına kadar takmamalı diyor.

www.who.int

In general, children aged 5 years and under should not be required to wear masks. This advice is based on the safety and overall interest of the child and the capacity to appropriately use a mask with minimal assistance. There may be local requirements for children aged 5 years and under to wear masks, or specific needs in some settings, such as being physically close to someone who is ill. In these circumstances, if the child wears a mask, a parent or other guardian should be within direct line of sight to supervise the safe use of the mask.

THY'de 6 yaşına kadar kullanmayabilirler demiş.

www.turkishairlines.com

Pandemi sürecinde bebek ve çocuk yolcular için maske zorunluluğu var mıdır?

Seyahatlerin başlangıcından bitimine kadar (bilet satış, check-in, boarding, uçuş, iniş ve bagaj alımından terminali terk edene kadar) yolcularımızın cerrahi maske takması gerekmektedir. Bebeklerde (0-2 yaş) boğulma riski nedeniyle maske kullanılmamalıdır. 6 yaşın altında olan çocuk yolcular maske kullanmayabilirler.

Şoför ben maskesizim diye laf ettin , sen çocuğuna takmıyorsuna getirmiş mevzuyu. İndirmesi hoş olmamış.

Edit: kardeşiniz burada küçük çocuklara takmak zararlı diye kendini savunabilirdi, bu bilgiyi ebeveyn olarak bilmesi gerektiğini düşünüyorum.
0
fezagezgini_4
(09.09.20)
bu arada belediye otobüsü. şehirlere arası değil.
0
🌸black mamba
(09.09.20)
İki olay alakasız gibi geldi bana. Dün başlayan yasaklarla bayağı sıkı alıyorlar işi. Polislerde sık sık belediye araçlarını danetledikleri için şoförler risk almak istemiyorlar.
0
etna
(09.09.20)
@jrr tolkien sevmek derken temas yok. böyle dibine kadar gelip agucuk falan diye konuşmak. o kadar yakınlaşınca maske takın demiş kardeşim.
0
🌸black mamba
(09.09.20)
unutun olayı. yeni alınan kararları sıkı tutmaya çalışıyorlar demek ki. adam abartmış gerçi. ama birşey çıkmaz.
0
alicandan
(09.09.20)
@kuco kesinlikle haklısın. dostlar alışverişte görsün hesabı. amaç biz önlem aldık demek.

şöyle bir şey var. ağzına kadar dolu minibüs ama maske hassasiyeti var.

twitter.com

sorun diğer noktada maske takılması da değil. kendisinde var zaten. ancak 3 yaşındaki çocuk laftan anlamaz zaten. ağlamaya falan başlamış maske takmaya çalışınca. bu durumda aptal gibi maske diye diritmesi egosunu tatmin etmek. çünkü kardeşim çocuğa yaklaştığı için uyarınca gurur yaptı sanırım.
0
🌸black mamba
(09.09.20)
şoför haklı , zorunlu diyorsa takacaksanız ya da inip yürüyebilirsiniz gideceğiniz yere.
0
atacaksinfinke
(10.09.20)
@atacan emredersiz yürürüm istediğim yere. 3 yaşındaki çocuk bu. laftan anlar mı? kaç yaşındaki insanlar takmıyor. 3 yaşındaki çocukla inatlaşıyor gibisin.

@sivrisinek kendisi neden söyleyemesin? zaten çocuğa yaklaştığı için söylemiş. çocuğu sevdirmek istememiş adam da takmış kafayı. çocuğunu sevdirmek zorunda değil. ayrıca çocuğun ailesi takıyor zaten sürekli.
0
🌸black mamba
(10.09.20)
iki olay alakasız ve ikisi de haksız. cacık olmaz bu mevzudan
0
bahele
(10.09.20)
alakasız olduğunu sanmıyorum. ardı ardına olan olaylar zaten.
0
🌸black mamba
(10.09.20)
Şoför haklı,zira çocuklar da corona oluyor hatta çocukların da süper bulaştırıcı olduğu söyleniyordu yanlış hatırlamıyorsam.
0
drako
(11.09.20)
(6)

Karıncalardaki olağan dışı artış...

msb
10 senedir kullandığım uzun çalışma masasında bugüne kadar tek bir tane görmemiş olmama rağmen bugün en az 25-30 tane geçti önümden. Hayır masada şeker, yiyecek vb de yok. Sizde bu yönde güncel bi değişiklik oldu mu?Genel olarak evde karınca artışı vb gibi...
10 senedir kullandığım uzun çalışma masasında bugüne kadar tek bir tane görmemiş olmama rağmen bugün en az 25-30 tane geçti önümden. Hayır masada şeker, yiyecek vb de yok. Sizde bu yönde güncel bi değişiklik oldu mu?
Genel olarak evde karınca artışı vb gibi...
0
msb
(07.09.20)
Sadece yazlıkta karınca görebiliyorum, orda her şey normal gibi görünüyor.
0
orient blue
(07.09.20)
Bizim evde de aynı durum var. Değişik karıncalar gelip duruyor. Ayrıca tatildeydik bu hafta. Baya lüks bir oteldeydik son gün yatakta karıncalar geziyordu oda değiştirmek zorunda kaldık.
0
sta
(07.09.20)
Bir yerlerde saglam gida deposu patlatmislardir. Biz karincalarla savasirken seker kavanozumuzun cok hafif acik kaldigini fark etmistik. (Bosaltip yikadik sonra tabi)
0
cleric
(07.09.20)
olmadi.
0
bahele
(07.09.20)
@cleric, yok valla çalışma masamda bir şey de yemiyorum. Evde şekerli namına pek bişey yok zaten. Mutfak da masaya epey uzak. Anlamadım bu işi...
0
🌸msb
(07.09.20)
Bu sene karıncalardan da eve giren minik meyve sineklerinden de yıldım desem yeridir. 5 yıldır aynı evde oturuyoruz (yeşilliği bol bir site); hiç böyle olmazdı. Evdeki temizlik düzeni vs gibi konularda da değişiklik yok aksine corona yüzünden bir ara temizlik robotu gibi dolaşıyordum etrafta. Bütün bir yaz karıncalar ve meyve sinekleriyle uğraştım resmen. Sinekler gitti de karıncalar hala ortalıkta.
0
fraise
(07.09.20)
(21)

Sinemaya gider misiniz

the real brad pitt
Selam. Full maske. 22 seansı. Hafta içi.Tşk.
Selam.

Full maske. 22 seansı. Hafta içi.

Tşk.
0
the real brad pitt
(02.09.20)
Ben şu anda gitmem çünkü artık hastalık riskinden çok maske takmak öldürüyor beni. Sırf maske takmamak için evden dışarı çıkmıyorum gerekmedikçe. Kapalı ortamda minimum 2 saat maskeli oturma fikri çok korkunç geldi şu an.
0
ms brownstone
(02.09.20)
Gittim, 9 buçuk seansı, tenet.
0
Bruce
(02.09.20)
Maske takmamak için dışarı çıkmıyorum. Gitmezdim.
0
dissendium
(02.09.20)
gitmem
0
anais
(02.09.20)
Gitmezdim çünkü kapalı ortam. Artı ortaklık şu an salgın başlangıcına kıyasla daha karışık.
0
superfluid
(02.09.20)
Gitmem.
0
wish i could find a way to disappear
(02.09.20)
Gitmem...
0
huzunbaz palyaco
(02.09.20)
gidecektim ama rezervasyon gerekiyormuş. bir de işim çıktı erteledim.
0
bohr atom modeli
(02.09.20)
belki sabah ya da öğle saatlerinde, salon boşsa olabilir ama 22 seansına gitmem.
0
blatta hiberna
(02.09.20)
gitmem, normalde de gitmiyorum:)
0
neverletyougodown
(02.09.20)
Pandemiden önce bıraktım sinemayı
0
all girls dream
(02.09.20)
Valla ben genel olarak festival filmler ya da çok beklediğim bir film harici sinemaya gitmiyorum. O yüzden bu süreçte de gitmem.
0
Amaranta ursula
(02.09.20)
Çok tehlikeli bir lüks oldu. Ben gitmem . Çevremde gidecek insan yok.
0
ycaycayca
(02.09.20)
Sinemayi uzun süredir boykot ediyorum. Bir de bu şartlar altında.

İmkansız.
0
westblack
(02.09.20)
gitmem
0
basond
(02.09.20)
gittim 6 kişiydik salonda, maskeyi de takmadım bi süre sonra
0
Coyote
(02.09.20)
tenet'i sinema perdesinde izlemeyi çok istiyorum ama bu dönemde asla gitmem. malum ortamlara kaliteli versiyonu düştüğünde evde projektörle izleyeceğim.
0
scudman1
(02.09.20)
Gitmem. Pandemiden once de gitmiyordum zaten, sinema kitlesi asiri malozlastigi icin(son 7 yilda 3 kere anca gitmisimdir)
0
bahele
(02.09.20)
Gittim hem Cinemaximum 10 liraya düşmüş hemde salon bomboştu geçen cuma.
0
Northern Mariner
(02.09.20)
normal dönemde bile gitmiyordum.

mısır yiyip ambalaj şangırdatanlar, full ışıklı ekranla telefonla oynayanlar, telefonda konuşanlar (yuh) falan oluyor.

haftaiçi 22 seansının kalabalık olmayacağını ve bu yüzden güvenli olacağını düşünüyorum. ama izlenmeye değer bir film olduğunu düşünüyorsanız muhakkak sizin gibi düşünenler olacaktır.

böylesi bir durumda gitmezdim.
0
biseysorcaktim
(03.09.20)
ben normal dönemde de gitmezdin, şimdilerde hiç gitmem!
nedense sinemaya gitmenin artık bir espirisinin, bir tadının kaldığını düşünmüyorum.
keyif vermiyor artık.
0
pangea
(03.09.20)
(9)

Covid pozitif olanlar kan grubunuz nedir?

iwasbornonamountainside
Pozitif olduysanız sizin veya biliyorsanız yakınlarınızın kan grubu nedir? Benim bildiklerimin arasında en çok ab grubu var ve 0 hiç yok. Çevrenizde de böyle bir genel durum var mı merak ettim.
Pozitif olduysanız sizin veya biliyorsanız yakınlarınızın kan grubu nedir? Benim bildiklerimin arasında en çok ab grubu var ve 0 hiç yok. Çevrenizde de böyle bir genel durum var mı merak ettim.
0
iwasbornonamountainside
(02.09.20)
Kardeşim, dayım ve teyzem 0 rh+; üçü de corona geçirdi.
0
fraise
(02.09.20)
Pozitifim ab
0
primetime
(02.09.20)
B negatif.
0
ms brownstone
(02.09.20)
ailem gecirdi, 0+
0
anais
(02.09.20)
Soruya kaynak yapabilir miyim?

Kan grubunun yanında bir de ne kadar ağır geçirildi ve semptomlar neydi diye de eklesek cevaplara olur mu acaba?
0
superfluid
(02.09.20)
Babam geçirdi a+. Yüksek ateş, aşırı halsizlik, yorgunluk ve kemik ağrısı vardı. 1.5 aydan fazla geçti üstünden, yeni yeni toparlanıyor.
0
ciagra
(02.09.20)
Şöyle bir çalışma var: www.ncbi.nlm.nih.gov

Ölüm ya da hastalığı daha ağır geçirmekle bir ilişkisi olmamakla beraber, testin pozitif çıkmasını etkileyebiliyormuş. 0 grubu daha az pozitif gösteriyormuş. Yine de çalışmalarda görece az birey var. Biraz daha fazla örnek bulunanlara bakmak lazım. Şimdi hızla mobilden bakınca tam araştıramadım.
0
evrim halkasi
(02.09.20)
Yakin arkadasim gecirdi:

0 rh +
0
bahele
(02.09.20)
0 rh +
0
kanlakarisikyagmur
(02.09.20)
(17)

0 aracı nasıl alıyorlar?

ya ben lan neyse
dünyada en pahalı otomobiller bu ülkede.yılda 700 bin araç satılıyor. kim bu insanlar? meslekleri ne? nasıl kazanıyorlar o paraları? yaş 33. 8 yıldır asgari ücretin 2,5 katına çalışıyorum, sigara, gezme-tozma-aile, son 3 yılda kira yok. 70 bin anca tasarrufum var. illa ayda 20 bin falan mı almak laz
dünyada en pahalı otomobiller bu ülkede.

yılda 700 bin araç satılıyor. kim bu insanlar? meslekleri ne? nasıl kazanıyorlar o paraları? yaş 33. 8 yıldır asgari ücretin 2,5 katına çalışıyorum, sigara, gezme-tozma-aile, son 3 yılda kira yok. 70 bin anca tasarrufum var. illa ayda 20 bin falan mı almak lazım?

edit: satış sayıları 2017'ye ait. ben geçen yıl sanıyordum. geçen yıl 400 küsür bin.
0
ya ben lan neyse
(28.08.20)
benim aklıma buralardan örnek olarak şu geldi (bkz: erkam yildirim)
bir sürü örnek vardır. tabi hakkıyla kazanan varmıdır. bilmiyorum gözümle görmeden pek inanmam.
0
morcivert
(28.08.20)
o paralar maaşla kazanılmıyor. Aylık kazanç dersen hala yanlış yere bakıyor olursun.

Bir ihaleye bir işe giriyorlar, toptan milyonlar kazanıyorlar. Aktörleri düşün, bir reklamdan yüz binler hatta milyonlar alıp işine bakıyorlar.

Kimisinin sermayesi var (bildiğim bi örnek), oyun şirketi kurup iş yapıp deli para kazanıyor. Tabii fikrini iyi yönetmesi, uygulaması bir yetenek, ama sende de o yetenek olsa da başlangıç için paran yok mesela. "yeaa işte 100 bin lira ile başladık yolumuza baktık" diyip o parayı riske edebiliyor o. Sonra yatırım alıyor vs.
0
nhk ni youkosu
(28.08.20)
O 700bin rakamı nereden geliypr bilmiyorum da şirket araçları, kiralık araç sunan şirketler de varsa sayı artıyor tabii.

Öte yandan şöyle düşün, tüm nüfusu hane geliri olarak yüzdelik dilimlere ayıralım. İlk yüzde 10, yüzde 10-20 arası vs. Hah burada sen mesela kendini nereye yerleştirirsin. Bir dükkanı olan esnafı, 3-5 dairesi olan adamı, fabrikası olan adamı, koç holding ailesini vs herkesi yerleştirelim şöyle bir kafada. O zaman 700bin yeni araç 80 milyonda çok olmuyor aslında. Aile olarak 5-10 arabası olanlar falan var.
0
senolll
(28.08.20)
Çalışarak(yani sadece çalışarak) hiç bir sosyal ve ekonomik düzende “zengin” olamazsın.
Senin ve aileden gelen sınıfsal mirasın yeri; “çalışan” olmak. Bir firmada sigortalı mümkünse geliri iyi konforlu bir iş sayesinde karnın doyar, ufak tefek giderlerini hobilerini karşılarsın, mutlu gibi sanarsın kendini, biraz oyalanırsın yani. Sonra yaşlanır ve ölürsün, yerine yenileri gelir.
İş kurmak, yatırım yapmak, kazanç elde etmek, birikim yapmak;

Aile avantajı
Önceden bir varlık (zengilinlik demiyorum varlıklılık diyorum)
Kaçak kazanç (müslümanların haram dediği şey)
nispeten adil bir ülkede yaşamak
Risk almak
Şans
Kendi işin için çok çalışmak, uğraşmak
Alanında iyi bir donanım/strateji .....

yukarıdakilerin bir veya birkaçı lazım. Yoksa yani işe uğraşır belki o arabayı alırsın bu sefer de sepet gibi hayatın olur, gezip görmeden yani bi şekilde yine yeterli olmaz falan.
0
rewlack
(28.08.20)
En pahalı otomobilleri alanlar elbette maaşlı çalışanlar değil, ticaret yapanlar ya da konusunda işini iyi yapanlar, kendilerini iyi paralara satanlar.

Yılda satılan 700 bin aracın fiyat ortalaması senin alamayacağın tutarda değildir.

Kusua bakma ama 8 senede 70 bin birikim yapman biraz da senin kusurun, ne demişler "işten artmaz, dişten artar"

Maaşın kötü değil, idareli kullansan her türlü krediye girilir ve ödenir.
0
John Bloor
(28.08.20)
Alayi insaat, rant zengini. Buyuk sehirlerde bos arsa kalmamis, kumes gibi evlerde alt alta ustte oturulunuyor, iste bu binalarin sahipleri var sasilacak bir durum yok kac milyonluk ulkede
0
neverletyougodown
(28.08.20)
yılda satılan 700 bin aracın belki de neredeyse 650 bini standart orta halli arabadır. bunlar da en kötü bir kaç yıllık krediyle alınır. illa inanılmaz zengin olmaya gerek yok.

diğer pahalı arabalar için zaten gerekli açıklamayı diğer arkadaşlar yapmış.

bu arada asgari ücretin 2.5 katını alıp kirada vermeden 8 yılda anca 70 bin biriktirmekte biraz beceriksizlik.
0
biergarten
(28.08.20)
Satılan arabaların çok çok yüksek kısmı en düşük segmentlerde (clio, symbol, dacia falan yani) Lüks araba sayısı çok değil yani.
İnsanlar çok ciddi borçlara giriyorlar. 70 bin tasarrufun varsa ve bir yerde değerlendirmiyorsan o para durduğu yerde duruyor, ama 3 ay önce 70 bine dandik bi araba bile alsaydın şu an o para 100 bin olacaktı.
Yani işin özeti borca girmen lazım hocam.
0
roket adam
(28.08.20)
Turkiye nin nufusu 80 milyon. hic mi zengin insan olmasin? Sen ve ya cevren orta halli diye herkesin mi ayni sekilde olmasini bekliyorsuun ? instagramda bir foto paylasip/story atip 50 bin alan insan da var mesela..
0
bahele
(28.08.20)
Mesela fiyatı 1.5m usd ev var. Adam tekstil ihracatçısı. Adamın a8 long u ve 12000 m2 üzerine fabrikası var. Bakmayın, orta ve üst ölçek işletmeler iyi kazanıyor. Ya da adam iki inşaat yapıyor altına range rover çekiyor tüm kazancıyla. Sırf piyasada zengin müt. gözüksün de daha iyi yerlerden iş gelsin diye.
0
Unde bach canim
(28.08.20)
Bir senede 60 bin biriktirdim 100 bin kredi çektim aldım. Çok sorun olmadı. 4 sene önce evimi de öyle aldım. Zengin değilim
0
top_secret
(28.08.20)
200 bine sıfır araçlar var. türk insanı da gerekirse aç kalır ama araba alır. o yüzden krediyle falan alıyorlar. bunun için çok büyük paralar kazanmaya gerek yok. ama insanların çoğuna göre 4 yıl araba kredisin ödenir. bunda bir sıkıntı görmüyorlar.
0
black mamba
(28.08.20)
calisarak o paralar kazanilir, kafasi calisan düzgün bir devlet lisesi + devlet universitesi mezunu aylik ortalama 15.000 tl ile işe başlayabilir ve 8,9 senelik çalışma sonrasında aylık kazancınız 40.000 tl nin üzerine çıkıyor. mckinsey ,bain ,microsoft ,bcg ,birçok güvenlik danışşmanlık firması gibi firmalar rahatlıkla bu rakamlara çıkıyor. dolayısı ile 700bin kişiden biri olmak o kadar da zor değil.
0
akiskan
(28.08.20)
düzgün devlet okulu mezunu aylık ORTALAMA 15 bin lirayla işe başlayabilir mi? ahahahaha bu duyuru ne güzel yer, her gün yeni şeyler öğreniyorum.
0
der meister
(28.08.20)
@der meister benim gonderdiğim firmaların çalışanlarının cvlerine linkedin den erişebilirsin, maaşlar konusunda da glassdoor, indeed gibi siteleri kontrol edebilirsin
0
akiskan
(28.08.20)
@akiskan 90'lar çocuğu belli. Evet eskiden devlet okulları iyiydi fakat artık o kalmadı. Şu an devlet lisesinden mezun olanların çoğu ne yazık ki çok kötü, devlet üniversitelerinin de çoğu çok kötü. Düzgün demişsin tabii, ama onun yerine Koç, Bilkent vb. mezunu demek daha mantıklı şu an.

O şirketler o maaşı veriyor olsa bile yılda kaç kişi alıyorlar? Ortalama tam tersini söylüyor. Çoğu şirket eskiden ilk girene 1000 dolar verirken şimdi 600 dolarlara kadar düşürdü. Arkadaşlarla konuştuğumuzda yıllar önce 2500 liralarla işe başlayıp (o zamanın 1000 doları falan) şimdi hala 1000 dolar veya altı maaş aldıklarını görüyoruz.
0
nhk ni youkosu
(28.08.20)
@akiskan
15binle işe başlamak mı hahahahah iyi güldük sağol valla.
soruya gelecek olursak.bankalar eskisi kadar katı olsa kredilerde memlekette araba alımları yarıya düşer direk. suan yoldan 10 kişiyi çevir 9'u bankaya borçludur.
0
adventchant
(29.08.20)
(18)

İstanbulda herhangi bir yerde otutma şansınız olsa

mg3929
nerede oturmak isterdiniz?
nerede oturmak isterdiniz?
0
mg3929
(24.08.20)
Boğazdaki yalılardan birinde.

Bütçe azsa caddebostan, suadiye, etiler, levent gibi yerler olabilir.
0
himmet dayi
(24.08.20)
Depreme dayanıklı bir yapı bulursam yeniköy ve civarini hep çok sevmişimdir.
0
fraise
(24.08.20)
moda ile göztepe arası sahil yolu üzerine fitim:)
ama emirganı da çok seviyorum, koruya bakan ve boğazı gören güzel bi daire de olabilri.
0
red g
(24.08.20)
Zorlu Center. Zincirlikuyu mu oluyor o taraf bilmiyorum ama konumunun çok iyi olduğunu düşünüyorum.

Motorun, araban varsa istediğin zaman köprüden kaç karşıya geç.
Metrobüs desen var.
Minübüs desen var.
Metro desen var.
Otobüs desen var.
Bisikletle 5dk vapur desen var.
E avm zaten altında.

Denizin dibinde trafiğin sürekli kilit olduğu, toplu taşımanın pek olmadığı yerleri istemezdim :/

Edit: Şehri sürekli kullandığım için bu böyle tabi.

@mg3929 sdfshgh öğrenci modum açık kalmış. Öyle deme ama zorludaki ev fiyatlarından haberin var mı :(
0
ananiyimioguz
(24.08.20)
@oguz bu nasıl bi vizyonsuzluk :(
0
🌸mg3929
(24.08.20)
Yeniköy. Huzur yoksa istemem o ayrı.
0
ruhen hastayim ben
(24.08.20)
Zorlu Center'da oturup metrobüse binmek hayali de bi garip cidden :D
0
himmet dayi
(24.08.20)
fb, kalamış
0
anarsika
(24.08.20)
Selamiçeşme, göztepe, erenköy bazı noktaları. fb, kalamış civarı da güzel bak. buraların zıttı olarak diğer seçeneğim Üsküdar sultantepe ama manzara şart. Manevi değeri çok fazla. bir de kısıklı, küçük çamlıca tarafları güzel. Limite göre sıralanmıştır. Hadi diğerleri apartman dairesi düşündüm ama Kısıklı tarafı olursa bahçeli olması şart:)
0
halboyle
(24.08.20)
Tek bi yer:
Nisantasi, yuksek tavanli eski bi apartman dairesi
Eski evler herkesin dilinde bu ara ama deprem falan aklima gelmez orda olebilirim o derece begeniyorum
Yeni daire istemem
0
Kittie
(24.08.20)
25 yildir modadayim, gayet memnunum burdan.. Lokasyonu degistirmezdim ama evimin biraz daha buyuk olmasini ve otoparkli olmasini isterdim mumkunse.
0
bahele
(24.08.20)
ay kittienin cevabı görünce aklıma geldi ben de galatada yüksek tavanlı taş duvarlı tavan süsü olan bir dairede oturmak isterim.
0
red g
(24.08.20)
çengelköy, vaniköy, bebek
0
ankarakecisi
(24.08.20)
semt olarak acibadem olabilir

mekan olarak sorarsan istanbuldaki en iyi yer "padisahlar isini biliyormus" dedigim topkapi sarayinin bulundugu alan

bir de sepetciler kasri evim olsaydi iyi olurdu
0
exlibris
(24.08.20)
özel otoparkı olan bir yalıda tabi. istanbul'da en üst nokta budur.

kendine zengin diyen herkes yalıda oturur.
0
ozdek
(24.08.20)
bu konuda karışık duygularım var. bir yanım merkezi bir yerde loft daire istiyor, bir yanım KOCAMAN bahçesi olan müstakil bir ev... topağacında deniz gören ve arkasında bahçesi olan müstakil bir loft olsaydı böbreğimi satıp oturabilirdim...
0
Bruce
(24.08.20)
otopark sorunu olmayacak sekilde

kuzguncuk
moda
0
la traviata
(25.08.20)
Çok zengin olup yalılarda oturmak falan istemezdim. Şimdi bir şeyi çok isteyip, hayalini kurup almak veya alamamak daha heycanlı oluyor :D Yalıda oturup, her istediğimi alabilen zengin biri olsaydım ben kesin uyuşturucu bağımlısı olur, bir süre sonra sıkılıp intihar ederdim :D

O yüzden moda diyorum :)
0
eazy
(25.08.20)
(9)

Duyuru kullanıcılarıyla ilgili bir soru

üç gün gündüz
Merhaba. Duyuruda herhangi bir konuda fikrine güvendiğiniz, bu demişse doğru demiştir diyebileceğiniz hangi kullanıcılar var?
Merhaba. Duyuruda herhangi bir konuda fikrine güvendiğiniz, bu demişse doğru demiştir diyebileceğiniz hangi kullanıcılar var?
0
üç gün gündüz
(24.08.20)
blatta hiberna.sekmezz.
0
since1907
(24.08.20)
angelus, arnold, emrahday ilk aklıma gelenler. Yıldızı yeni parlayanlar var onları dahil etmedim.
0
IncredibleMau
(24.08.20)
Aychovsky biraktiktan sonra kimse kalmadi oyle birisi
0
bahele
(24.08.20)
IncredibleMau'nun cevabina ek olarak basond diyorum.
0
the end of time
(24.08.20)
bu demişse doğrudur kadar değil ama alperz, sir gawain, kibritsuyu
0
burntfirefighter
(24.08.20)
fraise
john bloor
SiyamkedisiZorro
angelus
aychovsky <3
Northern Mariner
kobuzchu kiz
arnold schwarzeneger
elorelia
0
dedim ben sana
(24.08.20)
baldan kaymak
aychovsky
basond
kibrit suyu
kobuzchu kiz
arnold schwarzeneger
der meister
elorelia
0
baldan kaymak
(24.08.20)
Ugpoiuy
Angelus
Arnold
Pati
Kobhuzcu
0
kisa
(24.08.20)
Yazılım hatta genel olarak cs konusunda emrahday, pluton. Sporda angelus.

Üşenmez uzun uzun da yazarlar yani. Sormadığın aklına gelmeyen şeyleri bile anlatırlar. Seviyorum.
0
Giovanni Pipitto
(25.08.20)
(8)

15 sene önce bayramlarda TV'de gösterilen filmler

havadakarada
Birçoğunun adını unuttum, bunları tekrar izlemek istiyorum. Genelde şu an 25 yaş ve buna yakın olanlar iyi bilir. Hatırladıklarınızı yazarsanız bir liste çıkartabiliriz.1- Evde tek başına.2- Bebek firarda.3- 101 Dalmaçyalı.4- Lassie.5- Beethoven.6- Jumanji.
Birçoğunun adını unuttum, bunları tekrar izlemek istiyorum. Genelde şu an 25 yaş ve buna yakın olanlar iyi bilir. Hatırladıklarınızı yazarsanız bir liste çıkartabiliriz.

1- Evde tek başına.
2- Bebek firarda.
3- 101 Dalmaçyalı.
4- Lassie.
5- Beethoven.
6- Jumanji.
0
havadakarada
(22.08.20)
101 Dalmaçyalı
Lassie
0
lancelot du lac
(22.08.20)
Beethoven
0
deer hunter
(22.08.20)
Ace ventura
0
brkylmz
(22.08.20)
Chuckie.
0
drako
(22.08.20)
Free willy
Richie rich
Space jam
0
exlibris
(22.08.20)
Dumb and dumber
0
exlibris
(22.08.20)
My Girl (1991)
(20 sene oncesi de olabilir bu emin olamadim, kanal d paso yayinlardi sabahlari)
0
bahele
(22.08.20)
zor hedef fare
hot shots (turkcesi sıkı atışlarmış ama hep hot shots ismiyle yayinlanirdi)
ciplak silah
polis akademisi
0
in vino veritas
(22.08.20)
(5)

Youtuberların çocuklar üzerindeki etkileri

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,2 tane erkek yeğenim var. İkisi de akşama kadar mal gibi aptal saptal oyunlar oynuyor ve saçma sapan Youtube videoları izleyip duruyorlar.Bunlar kuzen. Birisi annesi babası işe gittiği için kardeşiyle tatilde bizde kalıyor. Yanımızda kaldığı için de bu aptal Youtuberların falan on
Merhaba arkadaşlar,

2 tane erkek yeğenim var. İkisi de akşama kadar mal gibi aptal saptal oyunlar oynuyor ve saçma sapan Youtube videoları izleyip duruyorlar.

Bunlar kuzen. Birisi annesi babası işe gittiği için kardeşiyle tatilde bizde kalıyor. Yanımızda kaldığı için de bu aptal Youtuberların falan onda yarattığı etkiyi gözlemleme imkanım oluyor. Yeğenim nerede gerizekalı bir Youtuber var gidiyor onu izliyor, Enes Batur, Yorekok gibi. Başka hangi kanalları izlediğini bilmiyorum ama o izlerken kulak misafiri olduğum kadarıyla kalitesiz, leş bir kanal olduğunu anlıyorum. Çocuk, o yaşta (10) bir çocuğun bilmemesi gereken veya benim acayip nefret ettiğim kelimeler öğrenmiş. Bizden, çevresinden asla duyamayacağı kelimeler.

Dün babaannesine yani anneme hiç sebep yokken "cenabet" dedi. 10 yaşındaki çocuğun böyle bir kelime kullandığını düşünebiliyor musunuz? Her ne kadar artık kendimi "deist" olarak görsem de duyunca kan beynime sıçradı. Sonuç olarak bu aşağılayıcı bir hakaret özünde. Çok sert bir biçimde kızdım ve ne anlama geldiğini açıkladım. Ne anlama geldiğinden bihaberdi zaten. Eminim tepkimden sonra bir daha kullanmayacaktır ama yarın başka bir şey öğrenecek. Çocuk daha bu yaşında, bu gerizekalı Youtuberlardan pornoyu falan öğrense ne yapacağım? Belki de öğrenmiştir. Annesi babası diğer yeğeniminkilere kıyasla oldukça disiplinliler. Ama iş dolayısıyla pek ilgilenemiyorlar. Ama yanlarında bir saygısızlık yaparsa ikisi de deyim yerindeyse canına okuyor.

Sadece bu da değil, büyüklerine karşı çok saygısız davranmaya başladı. Ergenlerin ağzına sakız olmuş, laçka kelimeleri de öğrenmiş. Dünkü olaydan sonra iyice sabrım tükenme noktasına geldi. Youtube'u engellemeyi düşünüyorum. Ama evlerine gidince oradan devam edecek. Babasına falan söylesem mi? Annesi babası ben değilim, bana düşmez ama içim el vermiyor. Ya bi beyin yıkama operasyonu olsa ancak bu kadar olur. Ne yapılır bilmiyorum ama böyle Youtuberlara yaptırım uygulanması şart. Sokakta görsem bir kaşık suda boğarım hepsini de. Siz ne düşünüyorsunuz? Ne yapılmalı? Kendi çocuklarınızdan da bahsederseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(20.08.20)
Ebeveyn Kontrolleri dediğimiz sistemlerle çocukları bu tip şeyleri izlemekten uzak tutmak mümkündür, eğer ebeveynler çocuğun bebekliğinden itibaren neleri izleyip izleyemeyeceğini kontrol ederse o şeyleri görmeden büyüyebilir çocuk, tabi okulda etrafından duyacaktır ama bir yere kadar limitlenebilir bu tip şeyler, bana göre ebeveynelerin en büyük hatası kendi cihazlarını kullandırtmaları, eğer çocuğa bir cihaz verilecekse kendisine özel alınıp ebeveyn kontrolleri ile yönetilmeli.
0
atom karincanin torunu
(20.08.20)
Guvenli internet vs var. Anne - babasi hangi siteleri girebilecegini ayarlayabilir.

Kaldi ki 10 yasinda cocuk bu. o yastaki cocuk salak olur, hepimiz salaktik o yaslarda. Asil cocugu senin gibi begenmedigim her sey sansurlensinci zihniyetten uzak tutsalar daha hayirli olur gibi
0
bahele
(20.08.20)
Youtube sayfasını toptan engelleyin derim. Annesine babasına da söyleyin. Yalan söylemiyorsunuz sonuçta, neden kötü hissediyorsunuz?

IQ kaybı ve ahlak yozlaşması yaşayan tek yeğen sizinki değil. Dün annemle görüşürken arkadan duydum, 10 yaşındaki yeğenim Enes Batur izliyordu. Sürekli herkese 'ezik' diyerek dolanıyormuş, saçma sapan laflar ediyormuş. Dediğiniz tipte aynen. Birçok Youtube içeriğinde, porno kaynaklı içerikler kullanılıyor zaten. Engellemeden önce, youtube geçmişine de iyice bakın derim. Tehlikeli bulduğunuz içeriği ekstra olarak anne babasına bildirin.

Sonuç olarak, sizin yapacağınız şeyler çok kısıtlı. Annesi babası tehlikenin farkına varıp önlem almak zorunda.
0
buf-e kür
(20.08.20)
Esas soru 10 yaşındaki çocukta tabletin işi ne. Alın elinden bir daha izleyemesin.
0
sta
(20.08.20)
"Çocuk, o yaşta (10) bir çocuğun bilmemesi gereken veya benim acayip nefret ettiğim kelimeler öğrenmiş. Bizden, çevresinden asla duyamayacağı kelimeler."

Benim yeğen de böyle. Çocuk son geldiğinde 8 yaşındaydı, epey akıllı bir çocuktu. Aradan 2 yıl geçti, bu yaz yine geldiler, aradaki fark korkunç. Çocuğun zihni körelmiş.

Annesine babasına durumu anlatın. Ben bizimkilere anlattım, anlamadılar, bir de çocuğun üzerine gitmeye gerek yok, izlesin eğlensin diye geçiştirdiler. Belki sizinkiler anlar.
0
hayirsiz
(20.08.20)
(10)

kedim bana tıslıyor ve ısırıyor.

the man who fell to arcturus
10 yaşında british-tekir kırması dişi bir kedim var. 1 ay oldu sahipleneli. eski sahipleri kendisinin aşırı canavar, saldırgan, dokundurtmayan biri olduğunu vs söylemişti. bizim aramız bir haftadır baya iyi. soğukluk geçti. gelip karnıma yatıyor. her yerini sevdiriyor. gurul gurul böyle, çok tatlı.
10 yaşında british-tekir kırması dişi bir kedim var. 1 ay oldu sahipleneli. eski sahipleri kendisinin aşırı canavar, saldırgan, dokundurtmayan biri olduğunu vs söylemişti.

bizim aramız bir haftadır baya iyi. soğukluk geçti. gelip karnıma yatıyor. her yerini sevdiriyor. gurul gurul böyle, çok tatlı. korkmasın diye hafif seviyorum, kısa tutuyorum. kendisi devam etmemi istiyor ve kafasıyla elime sürtüyor falan. sonra birden çılgınca miyavlayarak elimi, kolumu sertçe ısırıyor. başka kedi gördüğü zaman yaptığı gibi "kıhhhhh" diye tıslıyor sinirli sinirli. bir beş dk sonra falan gelip özür dilercesine bacaklarıma sürtünüyor ama.

sizce bunu neden yapıyor? araştırdım biraz ve yabancı kaynaklardan gördüğüm kadarıyla kedim bipolar galiba.
0
the man who fell to arcturus
(20.08.20)
tamamen psikolojik bence. biraz daha vakit geçtikçe alışacaktır muhtemelen.
0
foolrules
(20.08.20)
Bu kedinin karakteri olabilir maalesef. Ablamın kedisi böyle. Hadi bende sadece yazları kalıyor ama ablama karşı da tokatını sakınmaz, ısırık, pihleme, ne arasanız. Karakteri uyuz kedinin.
0
SiyamkedisiZorro
(20.08.20)
Zaten normal kedi davranışı bu değil mi? Bugüne kadar üç kedim oldu hepsinde bu davranış vardı bence çok normal.
0
sta
(20.08.20)
benim kedi bu aynııı :D çözümü yok bağrına basacaksın ve kollarındaki yaralarla barışık olmayı öğrenceksin..
0
theseachange
(20.08.20)
Hahahah benim rahmetli kedim de boyleydi. Yukarida da dendigi gibi kolumda, bacagimda cizmedigi yer kalmamisti. insanlar gibi bunlarin karakteri de farkli farkli iste.

Beyaz renkli kediler boyle dengesiz oluyor genelde(beyaz mi sizinkki de?)
0
bahele
(20.08.20)
10 yaşında kedi azıcık yaşlı değil mi, ömrünün 3te2 sini doldurmuş neredeyse. Karakteri de oyunculuktan sakinliğe kaymıştır çoktan. Bu saatten sonra karakteri değişmez. Belki yanlış bir yerine dokunuyorsunuzdur, özellikle sırtından kuyruğun başladığı yere doğru dokunduğunuzda bu agresif hareketleri görmeniz normal.

Aynı şekilde doğduğundan beri sizde olmadığı için karnına dokunmanızdan da pek hoşlanmayacaktır. Güven oturana kadar tehlikeli bölgelere dokunmayın, haşin sevmeyin.

belki eski sahipleri dövüyordu veya kızıyordu, hayvandaki dengesizlik bundan da olabilir.
0
kimlanbu
(20.08.20)
benim 10 yıllık kedim de böyle. ezelinden beri böyleydi. kolumun yarasız geçirdiği tek bi gün.
0
spirit crusher
(20.08.20)
@bahele: bende van yöresinden gelme yaşlı bir teyze var, @kimlanbu'nun dediği şekilde kuyruğunun başladığı yere özellikle dokunmadığımız sürece tırmalamaz. zaten paso uyuyup, pissssmi diye tesbih çekiyor XD hatta küçükken bir van kedimiz daha vardı, o daha bile sakindi, bir keresinde önüne top attık oynasın diye, atlamak için kıçını sallarken uyuya kaldı XD ben de mesela sarı kedileri çok oyuncu manyak diye bilirdim, sakinleri de oluyormuş :D biraz renk-karakter ilişkisi var elbette, ama yine de karakterleri binbir türlü bunların.

soruya gelince, kedilerde doğal gördüğümüz davranışlar bunlar, ama benim hiçbir kedim böyle davranmadı. iki tane van, iki tane tekir, bir sarı beyaz, bir siyah beyaz, bir de tekir beyaz kedim oldu, hepsi de sokaktan geldi, hepsi de farklı yaşlardaydı, aralarında yetişkin de vardı, yavru da, yaşlı da ve hepsinin de karakteri farklıydı, ama hart hurt atlayıp ısıran kedim olmadı hiç. umarım da olmaz :( belki de kediye çok kötü davrandılar o da olabilir :( umarım böyle birşey gelmemiştir başına. siz böyle sakin sakin sevmeye devam edin, belki davranışları azalır.
0
pasp
(20.08.20)
@bahele: evet beyaz ankara kedisi benimki :D demek genetik bişey?
0
theseachange
(20.08.20)
her kedinin yaptığı bir şey değil bu aslında.
0
lenin benim amcam olur
(20.08.20)
(8)

Diyarbakır ve Kürt güzellemesi

mg3929
son zamanlarda sosyal medyada bu tarz videolar çoğaldı. Sizce bilinçli mi yapılıyor?
son zamanlarda sosyal medyada bu tarz videolar çoğaldı. Sizce bilinçli mi yapılıyor?
0
mg3929
(16.08.20)
hayır
0
cern de cayci olmak vardi
(16.08.20)
tam ben diyecektim. tabi ki de bilinçli yapılıyor.
0
nothing in my way
(16.08.20)
Öncekiler rastlantısaldı belki ama son video viral kokuyor. Pembe mavi tableti kim satıyorsa...
0
pass
(16.08.20)
Buyuk resim gorulmus yine. 10 yil once de vardi ayni tarz videolar. Nope, nein
0
bahele
(16.08.20)
son video viral kesin zaten. sponsor vardı ama özel olarak bir yeri güzelleme amacı olduğunu sanmıyorum. videoyu çekenler oralı olabilir belki ama büyük bir kampanya falan yok. yarın da edirneli bir grup edirneyi güzelleyebilir.
0
black mamba
(16.08.20)
İnsanı sevmek, yardımcı olmak güzel tabi. Yalnız durduk yere Böyle videoları tweeterda ve diğer sitelerde parlatanların profiline bakmak gerekiyor.
Çünkü bir çok şey, siyaset eksenli düşünülüyor Türkiye'de.

Böyle durumlarda konu, çocuklar üzerinden yürütüldüğü için insan genel olarak art niyet aramıyor.
0
Erva
(16.08.20)
kugudur daha once cast kullanimina rasladim cunku o adi'nin kanalinda
0
neverletyougodown
(16.08.20)
Diyarbakır Sivas Giresun Kırklareli hepsinde bu şekilde yardım istediğinde benzer tepki ile karşılaşırsın. 30 yaşındayim yanıma biri yaklaşıp selam verdiğinde korkuyorum İstanbul'da.
0
allah yazdiysa bozsun
(16.08.20)
(16)

Matematik... Kaçımız biliyor?

dakota
Çevremde dikkat ettiğim bir şey var. Son zamanlarda sıklaştırdım ve çoğu insana soruyorum: “Üslü ve köklü sayılar problemlerini çözebiliyor musunuz?” Cevap; % 15-20 “evet”. Ama çoğu kişi bilmiyor ve bilmese de biliyorum diyor. Soruyu sorduğum insanların yaşı 20’den büyük. Yani üniversite mezunu çoğ
Çevremde dikkat ettiğim bir şey var. Son zamanlarda sıklaştırdım ve çoğu insana soruyorum: “Üslü ve köklü sayılar problemlerini çözebiliyor musunuz?” Cevap; % 15-20 “evet”. Ama çoğu kişi bilmiyor ve bilmese de biliyorum diyor. Soruyu sorduğum insanların yaşı 20’den büyük. Yani üniversite mezunu çoğu. Üniversite mezunu İnsanlar bu problemleri yapamadan nasıl hayatta kalabiliyorlar? Çok şaşırıyorum.
0
dakota
(16.08.20)
Üslü köklü sayıları geçtim de basit yüzde hesabını bile bilmiyorlar. Bir insan 100 liranın %25'ini hesap makinesiyle hesaplar mı? Hesaplıyor adam. Onu geçtim bir çoğu 2'şer, 3'er say de 50'ye kadar gelemez.

Galaksimizin adı nedir, sorusuna telefon mu diye cevap veren, dünya diye cevap veren adamlarla yaşıyoruz. Ben bu saatten sonra kimseden herhangi bir konuda sağlıklı düşünmesini beklemiyorum. Yüzdeyi de ben hesaplarım.
0
pass
(16.08.20)
Mühendislik fakültesinde dört işlem, üslü köklü yeteneğini kaybediyorsun her adımını hesap makinesi ile atmaktan

Günlük hayatta da köklü sayılarla ilgili bir hesap yapmam gerekmedi
0
freebird5406_2
(16.08.20)
"Üniversite mezunu İnsanlar bu problemleri yapamadan nasıl hayatta kalabiliyorlar?"

mezun olduktan sonra herhangi bir üslü veya köklü sayı problemi çözmem gerekmedi. üniversitede de her şeyi bilgisayarla yapıyorduk zaten
0
king lizard
(16.08.20)
matematik bilimsel olarak üzerinde çalışmayacaksanız gündelik pratik hesap dışında hayatta kalmak için gerekli bir alan değil. analitik düşünmeyi geliştiren bir araç sadece. neyini abartıyorsunuz? mühendislerin kendini önemli hissetme çabası mı bu? kafadan hesap yapınca "bilgili" misiniz?

not: matematiksporlu.
0
ala09
(16.08.20)
İşim köklü sayılari uslu sayilari içermiyor/kullanmami gerektirmiyor, hesaplamalarimi da hesap makinesi ile yapiyorum ancak hala her türlü matematik problemlerini cozebiliyorum. Neden yaptigimi biliyorum. Hesap makinesi kullanmakl korelmeye inanmiyorum.
Ama is arkadaslarimda, genellikle meslekte yeni olanlar, onceden yapilmis hesaplamalara bakarak hesap yapan çok gördüm. Ne yaptigini bilmiyor. Sordugunda soylediginde de bunu sorun gibi görmüyor ne yazik ki. Yaptim işte ordan diyor.
Maalesef bizim okullarda da böyle yaklasiliyor, ogrenmekten ziyade dersi gecmeye filan bakiliyor. Netice dolarla maas mi aliyorsun da endiseleniyorsun oluyor.
0
a perfect lie
(16.08.20)
üslü ve köklü sayılar normal bir insanın hayatında ne kadar yer eder ki?
bu arada bende çözemem. matematiğim sahiden kötüdür. dört işlem dahil.
0
sutlu nescafe
(16.08.20)
Yukarıda bi arkadaş günlük hayatta ne işime yarayacak mantığında. Bunu okuyunca Platon’un akademisinin girişinde “ Geometri bilmeyen giremez.” yazısı aklıma geldi.
0
🌸dakota
(16.08.20)
ben makine mühendisiyim ve söylediğiniz aşırı saçma. hayatta kalabilme yeteneğini ölçmek için köklü sayı problemi mi soruyorsunuz? aç kalınca da köklü sayı yersiniz artık. ahaha.
0
bohr atom modeli
(16.08.20)
matematikten hep nefret etmisimdir. baskasi ayni bilgiye vakif diye asagilamak tam bir gerizekali davranisidir. isterse title'i matematik dehasi olsun. bu dunyaya gelme amacimiz matematik ogrenmek degil. kaldi ki, 2000 yil once matematik ile din cakissaydi su an evrim teorisi gibi cok az insanin ilgilendigi birsey olabilirdi.
0
buenosdias
(16.08.20)
matematik'ten oldum olası korkmuşumdur,hatta bir zamanlar en nefret ettiğim dersti.okullarda ezbere,formüle dayalı matematik olduğu için hep matematiğe karşı ön yargılı oldum,ama hayatın içinde formül,köklü sayı,polinom vb şeyler yok.hesabımı,kitabımı,işimi hesaplayacak kadar matematik bilgisine sahip olmak bana yetiyor,bazı hesapları kafamdan bile yapabiliyorum,sağolsunlar matematik hocalarımız zamanında ezbere dayanarak,kimisi sizi bu derste bırakırım diyerek matematiğe karşı antipatik bakmamızı sağladılar.şunu da itiraf etmeliyim ki matematikte en iyi olduğum konu hesap,sayı problemleri konusuydu.kısacası hayatta kalacak kadar matematik bilmek oldukça yararlı ve elzemdir.
0
super gazi
(16.08.20)
Is yerinde onlara verilen talimatlari yerine getirebiliyorlar ve hayatta kalanlari taklit edebiliyorlar.
0
dunal
(16.08.20)
Su an denesem yaparim diye dusunuyorum ama 30 yasini asmis ve de en son matematik dersini lise 1. sinifta gormus insanlarin cozememesi hic de abuk bir durum degil.. Kendini degerli hissetmek istiyorsan baska bir arguman bulman lazim yani, Platon'un sozunun konuyla zerre alakasi yok ayrica..
0
bahele
(16.08.20)
Uslu ve koklu sayiyi ev metrekaresi/kenar/yukseklik/alan/cevre hesaplamasivs disinda son 6yildir ne zaman kullandim hatirlamiyorum.

Hayatta kalmak icin ihtiyacim da olmadi. Polinomlar, turev, diferansiyel (turkcesini bilmiyorum bunlarin) hepsini de universitede gordum.
Isime yarayanlar olasilik hesaplamalari oluyor genelde. Bir de isim geregi yine KPI formulleri uretmem gerekiyor. Onun disinda beyin jimnastigi tarzi sorulari elbette cozebiliyorjm ama henuz hayatta kalmak icin ihtiyacim olmadi.

Bu arada yabanci lisede okudum, liseden itibaren hesap makinesi kullandik, hatta formul de ezberlemezdik, “formelsammlung” denilen, butun formullerin yazili oldugu kagitlar vardi, sinavlara onlarla girerdik.
Konuyu anlamayinca formulu de kullanamiyorsun zira.
0
kuehles blondes
(16.08.20)
Üslü sayılarda bölme işlemi yapılırken üsler çıkarılıyor diye hatırlıyorum. Aklımda kalan bu. Son zamanlarda yaşadığım nefes darlığını biraz buna bağlıyorum.
0
IncredibleMau
(16.08.20)
Bir şeyleri ölçüp biçerken temel geometrik hesaplamalar için bazı sayıların karesini/küpünü almak dışında günlük hayatta üslü ve köklü sayılarla bir sorunu çözmem gerekmedi. Çok zor koşullar altında hayatta kalabiliyorum...
0
wish i could find a way to disappear
(16.08.20)
Ben üslü sayı problemlerini çözemem. Kareköklerde de çok zorlanırım. Bu yüzden pek çok kere ölüm tehlikesi atlattım. Ölmemek için geçen sene on seans özel ders alıp kendimi geliştirmem gerekti. Kayınpederim de karekök Ve üstü problemlerini çözemeyene Benim verecek kızım yok dedi. Babam matematik öğretmenidir. Beni evlatlıktan reddedecek noktaya geldi. Psikolojik bunalımlara girdim. Evsiz kaldım. Sokaklarda yaşıyorum. Sözelden ALESe girdim 90 puan yaptım ama kesmedi. İçimdeki boşluk duygusu ortadan kalkmadı. Özel dersten sonra ancak kendime geldim. Artık hayata umutla bakıyorum. Her adımda “artık öleceğim artık öleceğim artık öleceğim hiçbir şey kalmadı ölmeme” diye düşünmüyorum. Neden. çünkü ben artık karekök ve üslü sayılar problemlerini çözebiliyorum.
0
i ve been mistreated
(16.08.20)
(3)

story nedir neden atilir?

buenosdias
whatsapp ve instagram'da dokunursam zehirlenecekmisim gibi hic tiklamaiyorum. amaci nedir bu story'nin?
whatsapp ve instagram'da dokunursam zehirlenecekmisim gibi hic tiklamaiyorum. amaci nedir bu story'nin?
0
buenosdias
(15.08.20)
nerede ne yaptığını, ne yediğini, ne içtiğini, ne dinlediğini, nereyi gezdiğini diğer insanlara anlık olarak gösterme merakı/ihtiyacı. gönderiler biraz daha özenli oluyor, hikayeler ise anlık olduğu için üzerinde çok düşünülmüyor ve uğraşılmıyor zaten yirmi dört saat sonra kayboluyor. en başta snapchat'in olayı buydu, daha sonra instagram, whatsapp, facebook kullanmaya başladı.
0
black holes in the sky
(15.08.20)
Çare instagramı kapatmak. İnsanlar utanmasa sıçarken story atacak. Öğ geldi, 10 gündür kapalı ve huzurluyum.
0
kumulatifvergimatrahi
(16.08.20)
Amaci insanlarin caninin istemesi, bos bos instagram elestirisi yapmak da bu tiplerden daha sacma hale geldi artik . Ayrica haftada 2-3 defa instagrama bakiyorum ve ne takip ettiklerim ne de tanidiklarim arasinda hic de gunde 20 foto/story paylasan birisini goremiyorum. Sorun sizin cevrelerinizde ve sizde sanki..
0
bahele
(16.08.20)
(9)

RTE neden mahkeme kararıyla entry sildirtmiyor?

Costanza
Meltem Banko bile istediği zaman entry sildirtebilirken RTE neden hakkında yazılan tüm entry'leri sildirtmiyor. Sonuçta başlığına yazılan entry'lerin yarıdan çoğu eleştiri odaklı ve hukuken bunu yapabilecek güçtedir herhalde.Bilal, damat vs. için de aynı soru geçerli.
Meltem Banko bile istediği zaman entry sildirtebilirken RTE neden hakkında yazılan tüm entry'leri sildirtmiyor. Sonuçta başlığına yazılan entry'lerin yarıdan çoğu eleştiri odaklı ve hukuken bunu yapabilecek güçtedir herhalde.

Bilal, damat vs. için de aynı soru geçerli.
0
Costanza
(14.08.20)
Ekşi Sözlük diye bir şeyin olduğunu bile bilmiyordur, biliyorsa da ciddiye almıyordur. Tahminim klasik medyada bir şeyler çıkmadığı sürece umurunda olmuyordur. Sildirtmek istese mahkeme kararı mı çıkartmaya çalışır.
0
angelus
(14.08.20)
Bence de bir fikri yoktur. Danışmanları kendi faydalarına olduğunu düşündüğü için göz yumuyordur. Manipülasyon yapmak için kıymetli bir platform sonuçta.
0
baal
(14.08.20)
Ekşiyi muhakkak biliyordur. Hakkında yazılanları da biliyordur. "Bak ben diktatör değilim ki" modunda takılıyordur biraz. Ayrıca silinse ne, yine yazılır. Sözlük olmaz başka bir yer olur. Bunlarla baş edilmeyeceğini biliyor.

Meltem Banko ile kıyaslanamaz RTE. Meltem bir de Elif sözlüğün demirbaşları. Sözlük dışında bu kadar ünlü oldukları başka bir mecra yok.
0
biseysorcaktim
(14.08.20)
çokomel reyiz ve eşi emine sildiriyor. hatta bilal de sildiriyor.

(bkz: bilal'e anlatır gibi anlatmak)

(bkz: emine erdoğan'ın çantası)

(bkz: berat albayrak'ın entry sildirmesi)

(bkz: berat albayrak'ın entry sildirmesini sildirmesi)
0
aziz dostum jack
(14.08.20)
aziz dostum jack+1
RTE daha çok hakaret davasını tercih ediyor. ki bu sayı da her yıl binlerle ifade ediliyor.
2016'dan haber: Some 46,193 legal procedures were carried out in cases of “insulting” the president last year, with the Justice Ministry reportedly allowing 4,936 cases to go ahead.
bu da 2018'den: The Turkish Justice Ministry’s “Judicial Statistics 2018” stated that 26,115 criminal investigations were conducted last year under Criminal Code Article 299, which punishes offenders with up to four years in prison.

Of these cases, Turkish courts convicted 2,462 individuals, including 19 children and 12 foreigners. Only 687 of these individuals received prison sentences, however.

2020 itibariyle toplam: Lawyers for the Turkish president have sued more than 17,000 people for what they describe as insults to the president, with more than 5,000 convicted.
0
ganbatte
(14.08.20)
Eskiden eksi sozluk gundem olusturabiliyordu nadiren de olsa. ama 2011- 2012 sonrasi bu ozelligini tamamen twittera kaybetti.Ha hiti azaldi demiyorum, gavurlarin tabiriyle artik relevant olma durumu yok yani(klasik medya falan kaale almiyor burayi coktandir). Sozlukculerin kendi calip, kendi oynadigi bir yer oldugu icin bence de pek umursamiyordur danismanlari.
0
bahele
(14.08.20)
Bırakın Rte mevkisindeki veya meşguliyetindeki birini, o kuşaktaki çoğu insan ekşi sözlüğün varlığından bile bihaberdir büyük ihtimalle. Rte sürekli diline doladığı Twitter'ın bile tam olarak ne olduğunu bilmiyordur. Danışmanları falan anlatmıştır, açıklamalarını da metin olarak danışmanları yazıyor zaten. Sizin yaşadığınız dünyayla o insanların yaşadığı dünya çok farklı.
0
fobfilm
(14.08.20)
Haberi yok, çevresi de ciddiye almıyor muhtemelen.

Videosu da vardı bu konunun ama Alkışlarla Yaşıyorum kapanınca linkler ölmüş, konu şurda: eksisozluk.com

Sözlük çok ziyaret alıyor olabilir ama genelde yazanların öfkelerini kustukları, küfrettikleri veya hiç komik olmayan esprilerini internet kullanıcıları ile paylaştıkları; okuyanların da gündem olan şeyleri Whatsapp gruplarına atıp ilgi çekmeye çalıştıkları bi site oldu aslında. Özellikle birkaç tane iş arkadaşı grubunda dikkatimi çektiği kadarıyla nerde oturup sohbet açamayacak, sürdüremeyecek, anca ordan burdan dedikodu taşıyacak tip var; o gün popi olan başlıktaki videoyu, twiti vs paylaşıyor. Bir Twitter değil yani kendini ifade aracı olarak Ekşi Sözlük.
0
gayda
(15.08.20)
sildiriyor.
0
baldur2
(15.08.20)
(10)

Ekşisözlük'te arka arkaya entry silinememe neden gelmişti

mete kudur
Bunun sebebnini kullanıcıların entry'lerini silip gitmelerini engellemek olmadığını anlatmıştı galiba bi' ara sedet. Bu kısıtlama neden gelmişti, neden 2 entry silerken sanırım 1 dk ya da daha fazla bir zaman geçmesi gerekiyor.Bonus soru: sedet'ın sözlük yönetiminde yola çıktıktan sonra sözlüğe katk
Bunun sebebnini kullanıcıların entry'lerini silip gitmelerini engellemek olmadığını anlatmıştı galiba bi' ara sedet. Bu kısıtlama neden gelmişti, neden 2 entry silerken sanırım 1 dk ya da daha fazla bir zaman geçmesi gerekiyor.

Bonus soru: sedet'ın sözlük yönetiminde yola çıktıktan sonra sözlüğe katkı sunanlarla uzlaşmazlıklarını çözme yöntemi de tayyip'e benzemiyor mu. yani herkes gidiyor ama sedet mal sahibi olduğu için hep kalıyor. Gidenlerin trip atıp kendilerinin ayrılmasını mı bekliyor ? çünkü sanırım moderasyon dağılırken, moderasyon ekini sedetle iletişim kuramadıklarını belirtmişlerdi.

o da aklıma takıldı, mesela ilk moderasyon oluşurken; sedet arkadaşlarından alıyor ya bu desteği. teo armoni polisi guru filan bunlardan sonra gelen moderasyonu seçerlerken moderasyon mu karar veriyor yoksa kendi aralarında mı hikaye dönüyor. aklıma şuradan geldi kanzuk mesela süprizden çıkmış gibi, sonradan dahil oluyor ama sözlüğün ortağı da oluyor.

ama sözlüğü sözlük yapan, gerçek anlamda kanzuktan fazla mesai harcadığını düşündüğüm kişiler ise uzaklaştırılmış. küslük gibi değil de zamanları dolmuş gibi bir izlenim var insanlarda ama bu kişiler hepi topu 40 küsür yaşlarındalar. lan sedet, gece gece işsizliğimi anımsattın.
0
mete kudur
(13.08.20)
kanzuk, webrazzi'deki dalavereci arkadasini korumak icin yazar atip ve tekpi koyanlarin entrilerini hic gecerli sebep olmadan silmisti. millette ayaga kalkip entri silme protestosu yapti. o arada cikti bu salak sey.

basit bir script yazmistim o donem. sifresiz otomatik olarak catir catir silebiliyordu. istek olursa yine yazabilirim (tum entrileri ya da entri id'lere gore silmek gibi.).
0
rm
(13.08.20)
script ile entry silmeler nedeniyle sisteme yük biniyormuş, o yüzden bu kuralı getirdiklerini söylüyorlardı.

yeni moderatörleri aktif moderatörler seçiyordu. google mail grupları üzerinden yürüyordu bu işler. ispiyonları modlar değerlendirdiği için sedat'ın çok etkisi yoktu sonraki mod seçimlerinde. bu olsun mu diye konu açmışlığı var ama.

moderatörlerin bırakma sebebi gönüllü olarak verdikleri emeğin bu işe değmediğini düşünmeleriydi. sözlüğün aldığı halden memnun olmama gibi başka sebepleri de vardır elbette. fakat iletişimle ilgili bir sorun olduğunu sanmıyorum. mail grupkarında ilgili, anlamaya çalışan, sorun çözmeye odaklı bir hali vardı diye hatırlıyorum, uzaktan öyle olması beklenmiyor olsa da.

kanzuk hukuki hizmetler karşılığında yüzde 6 hisse ile girdi bu işe. daha sonra da tamamen yönetimi ona bırakıp gitti bildiğiniz gibi. şu an herhangi bir şeye karışmıyor diye biliyorum, öyle değil mi?

son kısma da katılıyorum. ekşi sözlük internetin hayatımızdaki yeri ile paralel olarak hayvan gibi büyüdü, para bastığı için umursanmıyor ama başka ellerde kalitesini koruyan harika bir yer olarak kalabilirdi.
0
bruges
(13.08.20)
bonus soruya cevap; yillar once (2013 sonlari falan) dedigine benzer bir entry yazilip en begenilenlere girmisti(yanlis hatiramiyorsam); sitenin konseptini olusturan formati asiri esnetmesi; kurumlarin islevsizlestirmesine, onune gelenin yazar olmasi da ulkeye dolan suriyelilere benzetmisti yazan arkadas.. Guzel, uzun bir entry idi.. Ayrica Sedat in bir kac tivitini gordum de kendini savunma ve arguman uretme tarzi da ayni erdogan..
0
bahele
(13.08.20)
digiturk'un, vodafone'un abonelik iptali icin faksi zorunlu tutmasi gibi dusun.
0
baldur2
(13.08.20)
mevzu bu

eksisozluk.com
0
duyurukullanıcısı
(13.08.20)
eksisozluk.com

Moderasyonun işi bırakıyoruz açıklaması.
0
gayda
(13.08.20)
duyurukullanıcısı +1

sözlüğün baştan aşağı saçma sapan bir yer haline gelmesi sonucu ben de 2000'e yakın entry'mi silmiştim o vakit. o gün bu gündür de hayalet hesap oldu hesabım, en son login olduğum tarihi bile hatırlamıyorum tam olarak.

biz erken davranıp sildik ama baktılar millet böyle binlerce entry siliyor, hemen bu entry silememe olayını getirdiler kaybı azaltmak için.
0
avianthem
(13.08.20)
ben geçen o scriptle 4000 entry silmeye kalktım 24 saat sürdü abv
0
nahtoderfahrung
(13.08.20)
* millet entryleri silip kaçmasın diye teknik zorluk falan deyip bu kısıtlamayı getirdiler.
* ssg mahkemede ceza alıp hükmü açıklaması geri bırakılınca korkup iş yapıcam falan deyip amerikaya kaçtı.
0
prizmatik
(13.08.20)
eğlencesine açtığım bu başlığa yönetimde yer almasına rağmen samimi açıklamaları sebebiyle bruges'e teşekkür ediyorum. ben crown'dan bi cevap gelir diye düşünüyordum ama o sanırım es geçti.


bonus soruya cevap olarak da; duyuru kullancısı'nın verdiği başlıkta, ssg'nin açıklamasını da buldum (#30069753)

moderasyonun yüzyüze iletişim isteğini orada belirtmiş, oradan aklımda kalmış.

tıpkı sayın cumhurbaşkanımız tayyip erdoğan gibi bu sedet, kendisine karşı yapılan bi' hamle olmadıkça sessiz kalıyor ve sürecin kendiliğinden ilerlemesini sağlıyor.

:) Ya şimdi aklıma geldi, sanırım esg anlatmıştı, sağcılar böyledir koruma içgüdülerinden dolayı direkt karşı karşıya gelmezler solcular ise hemen ayrılır, ayrışır demişti.
bu sedet gizli sağcı olabilir, bilmiyorum harun daha iyi bilir gerçi.

kanzuk hukuksal sürecide %6 hisse karşılığında almıyordu önce diye bi' yerde rastlamıştım ama; önce yarım ekmek dönere fit oluyordu. e tabi nusret yok o zamanlar. Döner de en kötü, cici piknikten filandır.
0
🌸mete kudur
(13.08.20)
(10)

Kocaeli'nin yaşanılası mahalleleri;

rumeli beylerbeyi
merhaba,kocaeli'ne yerleşme gibi bir planımız var. ilçeleri hakkında henüz yeterli bilgiye sahip değiliz. mutaassıp olmayan, rahat ve huzular yaşayabileceğimiz, kocaeli'nin en yaşanılası mahallesi hangisidir?
merhaba,


kocaeli'ne yerleşme gibi bir planımız var. ilçeleri hakkında henüz yeterli bilgiye sahip değiliz. mutaassıp olmayan, rahat ve huzular yaşayabileceğimiz, kocaeli'nin en yaşanılası mahallesi hangisidir?
0
rumeli beylerbeyi
(12.08.20)
değirmendere
0
war of the world
(12.08.20)
Kesinlikle yahya kaptan +1.
0
bahele
(12.08.20)
Yahyakaptan +1

Değirmendere sahil olarak güzel ama hiçbir şey yok orada. Ayrıca İzmit'e uzak.

Kent Konut da tavsiye ederim.
0
dissendium
(12.08.20)
Sadece bunlar isteniyorsa bence de degirmendere baya guzel. Biraz yukarilarda guzel bi daire bulursaniz keyifli keyifli yasar gidersiniz. Egede sahil kasabasinda gibi yasarsiniz.
Yahya kaptan da guzel ama bence ddere ye göre sıkıcı. Normal sehir hayati.
0
a perfect lie
(12.08.20)
yuzbasilar diye bir yer var kordonun yandan carklisi. ben karamursele.bayiliyorum
kocaelindeyim 7 aydir golcukte. daha once 2018 de otogarin orada 2019 da da basiskele tarafindaydim santiyelerim oradaydi cunku. esnafi insani vs en iyisi yuzbasilarin orasi. dinlenme yeri olarak da karamursele.bayiliyorum.
0
turbo sadık
(12.08.20)
kocaeli mi izmit mi?

Kocaeli ise değirmendere

izmit ise yahya kaptan - kent konut falan yalan
0
sunriseee
(12.08.20)
Mutaassıp olmayan --> yahyakaptan
0
roket adam
(12.08.20)
+ yahyakaptan

ek olarak başiskele tarafı acayip güzel ve modern. yeni y.kaptan gibi hatta.
0
iste o kavunici balik
(12.08.20)
Yahyakaptan çok söylenmiş ama herkes böyle düşündüğü için kiralar aşırı yüksek. Yenikent var orası da gayet iyidir. Merkezde Orhan mahallesi de iyidir.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.08.20)
yahyakaptan tarafı iyidir ancak binalar çok yeni değiller. Bahçecik tarafında güzel evler mevcut ancak izmit merkeze araç ile 15-20 dk sürebilir ama daha yeşil ve huzurludur.

yeni yapılar olmak koşulu ile plajyolu taraflarına bakabilirsin.
0
kraldan cok kralci
(13.08.20)
(9)

ytd yazmayınca ne oluyor

owaki
sözlükte vs.sb
sözlükte vs.

sb
0
owaki
(11.08.20)
“Yatırımcılar, herhangi bir hak kaybına ve mağduriyete uğramaması için, SPK tarafından yetkilendirilmiş yatırım danışmanlığı ve benzeri sermaye piyasası faaliyet izni olmadan sosyal medyada yer alan tavsiye ve telkinlere itibar etmemesi gerekir.”

“Sermaya piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.”

koinbulteni.com
0
fezagezgini_4
(11.08.20)
savcılar tetikte bekliyor ytd yazmadan yatırım tavsiyesi verenleri gözaltına alıyorlar hemen.
0
signore
(11.08.20)
bisey olmuyor, eblehlikten baska birsey degil.
0
cooperr
(11.08.20)
ytd

sonra bana ağlama demek
0
duyurukullanıcısı
(11.08.20)
Yok, ytd yazmanın bi bağlayıcılığı var mı onu sordum.
0
🌸owaki
(11.08.20)
Mesela birisine 2 paragraf kufur yazdiktan sonra sonuna --terbiyem musade etse sana bunlari soylerdim ama el vermiyor-- diye eklmede bulunmak sana hukuk onunde nasil bir koruma saglarsa bu da o sekil.. South Park evreninde yasamiyorsan bir ise yaramaz.. Biraz da kendini onemli gormekten ileri gelen bir mekanizma.
0
bahele
(11.08.20)
Dediği çıkınca "ben demiştim ama" diyecek kişinin dediği çıkmayınca yine "ben demiştim ama" demesini sağlıyor.

Başına gelenin hesabını uçan kuştan sormaya kalkan hasta ruhlu insanlar varken "ytd" çok haklı bir uyarı.
0
IncredibleMau
(11.08.20)
ytd ben de yazıyorum ama ytd yazmanın hukuki bir kaynağı yok.

sen gelip "yarın altın al yükselecek ytd" yazsan bile suçlu olursun.
0
false pretension
(11.08.20)
"Yalancıysam tutup dövün" demenin kısaltılmışı bu, yani dediğimi yapın kesin kazanırsınız demek istiyor!

Sözlüğün kalitesini belli eden bir kaç göstergeden biri bu aptalça kısaltma.
0
John Bloor
(12.08.20)
(14)

günümüz ilişkilerinde bir gariplik yok mu ?

wiekannich
Er kişiyim baştan belirteyim,Aşırı garibime giden tavırlar görmeye başladım yakın zamanda artık ben mi yeni fark ediyorum bilmiyorum.- Evlenme arifesinde arkadaşım var, herifin tek derdi ukraynaya gitsemde bar bar gezip önüme gelenle kırıştırsam. Bu laflarını duyana kadar melek gibi çocuk derdim. Kı
Er kişiyim baştan belirteyim,
Aşırı garibime giden tavırlar görmeye başladım yakın zamanda artık ben mi yeni fark ediyorum bilmiyorum.

- Evlenme arifesinde arkadaşım var, herifin tek derdi ukraynaya gitsemde bar bar gezip önüme gelenle kırıştırsam. Bu laflarını duyana kadar melek gibi çocuk derdim. Kızla 6 yıllık ilişkisi var. Abi diyorum niye evleniyorsun o zaman, ya diyor bu kadar yaşanmışlık var alışmışlık var bu saatten sonra bidaha nasıl bulucam böylesini.
- Ev sahibimin evliliğine 1 gün var. 1 gün ya. Herif geldi, alkolü alınca döküldü. Abi şu kızı ayarladım şöyle yapıcam böyle edicem. Ulan yarın düğünün var be kitapsız diyemedim tabi.
- Evlenmiş tonla arkadaşım var, hepsinin cebinde 2. bir tuşlu telefon. Eşten gizli yapılan tonla kaçamak, eşlerinin yüzlerine nasıl bakıyorlar merak ediyorum. Çocuğu olan var. Birini çektim sordum, yüzüne yüzüne ulan dedim sen utanmıyor musun eşin hamile olacak bide. Verdiği cevap evlen sen de anlarsın. Ulan ben bekarım senin kadar zamparalık peşinde koşmuyorum.
- En bombasını yakın zamanda duydum. Evlenme arifesinde çok zengin bir arkadaşım var, çocuk aldatmayı marifet zannediyor. Ne kadar efendi bi çocuktu halbuki lisede, ya kızların falan yüzüne bakmaya çekinen bir adamdı. İşin acı tarafı kız bunun farkında defalarca kez yakalanmasına rağmen parası için gözardı ediyor. Çocuğa neden böyle yapıyorsun abi sana yakışıyor mu diyorum neden evleniyorsun o zaman diyorum. Cevap benim böyle aldatmamı başka kadın çekmez oluyor, he bide seviyormuş ?
- Yakın zamanda hanım hanımcık diye bildiğim bir arkadaşım evlendi, çocuk hali vakti yerinde iyi kazanıyor vs. aman allahım neler duyayım bu mutasıp çiftin erkek tarafı taş üstünde taş bırakmıyormuş, kız da yine yukardaki örnekte olduğu gibi hediyelere, değerli eşyalara boğulup göz ardı ediyormuş (direk sahibi olduğu iş yeri ortağından dinledim)

Bunlar ciddi ilişkisi olan taraflar, birde bekar arkadaşlar var.

Önceden futbol, siyaset, ekonomi geyiği dönerdi masalarda. Şimdi kimi arasam kimin halini hatrını sorsam iş dönüp dolaşıp buraya geliyor. Abi şuna şöyle yaptım kanka buna böyle yaptım moruk 3 günde 3 kızla rekora çıktım vs.

Derdim kimseyi yargılamak değil (evliler hariç), ama bu adamlar böyle değildi, en azından yakın zamana kadar böyle değillerdi. Yaşça büyük gösterdiğim için kendimden önceki jenerasyonla da çok vakit geçiririm, hiçkimseden böyle şeyler duymuyorum. Evliliğinden mutsuz olduğunu dile getirenler bile var ama hiçbirinin cebinde 2. tuşlu telefon yok. Mesele bu 90 sonrası doğanlarda.
Acaba böyle şeyler hep vardı dile getirilmesi mi normalleşti ?
0
wiekannich
(11.08.20)
valla bu yeni neslin ilişki anlayışı midemi bulandırıyor. ben de 96'nın sonunda doğmuş biriyim ama uyum sağlayamıyorum, keşke eski zamanlarda yaşasaymışım diyorum çokça.
0
tabirimekruh
(11.08.20)
Bunun nedeni de yine odaklanma sorunu olabilir. Yani hayatındaki insana kendini ne tam olarak acabiliyorsun ne de onu tam anlamıyla tanıyorsun. Ki bana göre ikili ilişkilerdeki sadakatin dinamosu budur. Hayatındaki insan hep kafanın bir yerinde olmalı, hala kesfedemedigin, merak ya da hayranlık uyandıran gizemli tarafları olmalı. İşten eve giderken "Bugün ne yaşadı, neye ne tepki verdi?" diye dusunmelisin. Bu da derinlikli bir paylaşımla sağlanabilecek bir şey, başka türlü uyaranlara maruz kalmadan karsindaki insanı biricik gorebilmeni saglayacak bir süreçten bahsediyorum.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Asagi yukari boyleydi hep(80 lerde dogdum) Sen yeni farketmissindir.

Ha artik insanlarla tanismak cok daha kolay iletisim imkanlari hayvani gelistigi icin. Ask, iliski vs hic bir zaman kutsal, buyulu degildi eskinin kitaplarinda/filmlerinde anlatildigi gibi. insan oturdugu yerden Papua yine gine de yasayan birisiyle dahi flort edebiliyorken eski jenerasyondaki dinamikleri bekleme. Dunya degisiyor, bazi gelenkeler oluyor, yeni dinamikler doguyor. Gariplik vs yok.
0
bahele
(11.08.20)
Ucuz kadınlarla birlikte olan ucuz erkekler. Adamla Parası için evlenen kadınlar. Genel bi durum yok. Takıldıgım adamlar zengin. Evli oldukları ise kolay kadınlar. Yoksa kadınlar göz yummazlar, bosanirlardi.
0
luluki
(11.08.20)
Jenerasyonla ilgisi yok bence. Arkadasimin sevgilisi 81li. Sevgiliyken cok aldatti,cift maasi oldugu icin birakmadi. Asgari ucretli kizin yedigi ictigi, evi, her seyi markaydi. Kiz depresyon tedavisi gordu yine de birakmadi. Evlendiler.
0
banacevaplazım
(11.08.20)
Türkiye'de çoğu ilişki bu şekilde. Evlilikle de alakası yok aynı aldatma olayları sevgililer arasında da yaygın. Bir ilişki yaşamanın sorumluluğunu alamamış, aciz, korkak karakterdeki insanlar aldatır sadece. Büyük bir zavallılık örneği. Adam eşinden/sevgilisinden ayrılmayı göze alamıyor, korkuyor ama sayısız yalanla onu aldatıyor.

Türkiye'de zaten sağlıklı ilişkiler yok denecek kadar az. Sevgililerin ayrılmamasının en büyük nedeni yaşanmışlıklar diye bahane ediliyor. Uzun süren sevgililiğin evlilikle sonuçlanması bekleniyor çevreden. Çoğu evlilikte kadın çalışmadığı için eşine muhtaç, çocuklarına babalık yapsın, eve yemek parası getirsin yeter gözüyle devam ediyor evlilikler. Kadın çalşıyor olsa bile boşanmaya kalkması, boşanması çok zor.

Evli/sevgilisi olan erkeklerin bu kadar çok aldatmasının nedeni de doyumsuzluk. Adam, evlenince/sevgilisiyle ilişkisi uzun sürmeye başlayınca "ben ömrümü tek kadınla mı geçireceğim, dışarıdaki dişi sinekler ne olacak?" stresine giriyor, ilişkisini de bitirmeye cesaret edemiyor aldatıyor eşini/sevgilisini. Yaptığı ortaya çıksa ne olacak? Eşi/sevgilisi ilişkisini mi bitirebilecek? Aman kızım görmezden gel, bir kadın için yuva mı bozulur, erkek milleti yapar böyle diye diye ilişkiyi sürdürüyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
var.
eskiden de varmış ya da vardı.
ama artık ortam çok laçka bir hâle geldi ve bazı şeyler çok normalleşti.

eskiden toplumda karısını aldatan adamın ya da kocasını aldatan kadının bir haber değeri vardı hiç değilse.
birileri bir şeyleri gizlemeye çalışırdı.
artık gizlemese de onu kabul edip, kendini boşamayacak kadınlarla evlenerek kendilerini garantiye alıyorlar.
dışarıda da "e olur öyle" gibi düşünülüyor.

karşı cinse ve sekse ulaşmak da tek bir tıka bakıyor neredeyse.
dolayısıyla güçlü olmayan iradeler hemen fire verebiliyor.
neden vermesin ki zaten?
şartlar o kadar konfor sunuyor ki, kimse kendi doğasıyla ya da içinden gelen isteklerle mücadele etme ihtiyacı hissetmiyor zaten.

daha uzun süreli ilişki ağları, aşklar, iki kişi arasında kalmalar, bir şekilde "ilişki" olan ilişkiler değil de, sadece seks için tinder'dan ya da sağdan soldan birilerini bulmaktan bahsediyorum.
ilişkilerin hikâyesi farklı olabiliyor, onları kendi içinde değerlendirmek lazım.
yani o ayrı bir tartışma konusu bence.

ama daha basit, seks amaçlı olan aldatmalardan konuşacak olursak, bunun toplumsal bir yönü de var.
insanlarda bir yandan hâlâ olan "evlenmek lazım" kafası, diğer yandan aslında yaşamak istediği rahatlık ve özgürlüğün arasına sıkışmışlık oluyor.
geriden, aileden, çevreden, toplumdan, gelenekten gelenle, çağın getirdiğinin arasına sıkışmanın da etkisi.
hem "hayat kaçmasın", hem de "kök salayım" düşüncelerinin arasında bir yerler.
yani gidip bir rus'la, bir escortla, tek gecelik bir ilişkiyle iki saat geçirecek diye, eve gittiğinde onu karşılayacak, yemeğini yapacak, çocuğunu doğuracak kadından, bunun sunduğu konfordan, yaşlılığındaki yalnız kalmama garantisinden vazgeçmek istemiyor çoğu erkek.

tabii ki ikiyüzlülük, insan bir seçim yapmalı.
ama yapmıyorlar ve yapmaları için prensipleri olmadıkça pek fazla neden de yok.
kadınlar da bunu görmezden geliyor.
daha geçen gün en yakın arkadaşlarımdan biri, erkek arkadaşından şüphelendiği hâlde (ki muhtemelen gerçekten bir şeyler vardı) sadece biraz bozuk attı ve bir şey olmamış gibi ilişkisine devam etti.
bu kız aileden zengin, adama aşık değil, bunu kabullenmek için hiçbir nedeni yok ama üzülse de sesini çıkartmıyor.
insanlar davranışlarının sonucunu görmeyince, yaptıklarının karşı taraftaki kişi tarafından bir şekilde onaylandığını düşünüyorlar.
yani buna tepki vermeyen kadının karşısındaki erkeği bir dahaki sefere ne durdurur ki?ve neden durdursun zaten?
tepki verenler ya da vereceği tahmin edilenler de artık tercih edilmiyor işte bu sebepten.
çünkü bir yerlerde, bunu kabul edecek, ses çıkartmayacak kadınlar var.
adamlar neden zora soksun ki kendilerini?
zincirleme gelişen şeyler bunlar.
bu kadınların da psikolojik açıdan kendi içlerinde ses çıkartmama nedenleri var tabii ki ama sonuçta yansıması bu şekilde oluyor.

ama gerçek şu ki, iki taraf için de karakter sorunu tabii.
yani insan sadece karşısındakinden korktuğu için kendini frenlememeli, bazen de bir şeyi yapmaması gerektiği için yapmamalı.
içinde bulunduğu şartlar buna uygun olmadığı için de durabilmeli.
toplumsal olarak yetişkin olamamanın da etkisi fazla.
ergen erkekler, çocuk kadınlarla evleniyorlar, böyle oluyor.

bir çocuk hiçbir zaman annesi babası ona yatmasını söylemedikçe yatması gereken saatte yatmaz.
yetişkin insan "şu saatte yatmam lazım, yarın şu saatte kalkacağım" der.
aslında teknik olarak benzer davranış modeli.

ama herkesin ya da en azından her erkeğin aldattığına da asla inanmıyorum.
beraber olduğu insanı seven ya da sevdiği insanla düzgün bir ilişkisi olan, evine koşa koşa giden, evli ve mutlu insanlar da var.
arkadaş çevremde bunlar çoğunlukta neyse ki.
0
blatta hiberna
(11.08.20)
Valla bir kısmı cinselliğin doğru düzgün yaşanamaması, bir kısmı karaktersizlik.

Normal değil elbet ama değiştirmek de bizim vazifemiz değil. Yolumuza bakıcaz.
0
lcha
(11.08.20)
Bence bu işin en garip kısmı bu insanlara iyi insan denilmesi, arkadaşlık ilişkilerinin sürdürülmesi. Konusunca mangalda kül bırakmayan, çok iyi, samimi adam on numara adam denen tipler sevgilisini karisini aldatıyor, iki üç kızı bir arada idare ediyor.

Bir insan eşini sevgilisini aldatıyorsa ve bununla yaşayabiliyorsa iyi insan falan değildir. Insanlari dolandiran biriyle ama iyi insan diye arkadaşlık eder mi kimse? Ama aldatanla ediyorlar iyi adam bunun dışında diye.

Esas sorun bu aldatmanin böyle normalleşmesi, kinanmayan, yapanın hala iyi adam! olup bu yüzden arkadaş, çevre kaybetmediği bir şey olması.
0
nick dedigin
(11.08.20)
Eskiden de vardı ama gizli kapaklı, az yapılırdı. Şimdi sosyal medyadan, internetten, atlayıp Ukrayna'ya bir kaç saatte gitmenin çok kolaylaşmasından kaynaklı; bu işler çok çoğaldı.

İnsanların çoğu maddiyata, rahatlığa ve zevke önem veriyor artık. Dolayısıyla hem evleniyim rahat ediyim, hem de tüm zevkleri tadıyim diyorlar.

Bence de sağlıklı ve doğru değil.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.08.20)
dedem 82 yaşında, bir ara bi hastanede çalışmış istanbul'da. adamın anlattıklarını duysan aklın durur. arkadaşı imamın karısıyla falan yatmış böyle bir sürü şey. bunun nesille hiç alakası yok. kişilikle var.
0
bohr atom modeli
(12.08.20)
Ben böyle değilim, böyle arkadaşlarım da yok. Yapan olursa arkadaşlığı keserim, eşini aldatan bana ne kazıklar atar :)
0
hayirsiz
(12.08.20)
yanlışın var, 85 sonrası doğumlularda başlıyor sıkıntı. onun dışında anlıyorum derdini.
0
snape i başından beri tanırım
(13.08.20)
konunun ilişkilerle ilgili kısmı zaten yeterince açıklanmış ancak ben biraz da toplumsal kısmına değinmek isterim. öncelikle belirteyim, sektörüm mühendislik. özellikle erkeklerin bu aldatma bağımlılığını, toplumda kaybetmeye başladıkları cinsiyet sebepli iktidarın bir yansıması olarak görüyorum. özellikle son yıllarda sırf erkek diye işe kabul edilen, yönetici yapılan, daha yüksek maaş alan vs. insan sayısı iyiden iyiye azalıyor ve bu erkekleri hayatta rahatsız ediyor. kendileri gibi beyaz yakalı ve makul üniversitelerden mezun kadınların hem sayısı arttı hem de gözü açıldı. o yüzden bu kafa yapısındaki erkekler zaten dengi kadınlarla olamıyor, olunca da artık eziklikten midir nedir gözünün yaşına bakmadan sürekli aldatıyor. herhalde kendini hayatındaki kadından ancak arkasından iş çevirdiği zaman bir adım önde görüyor. dediğim gibi burada sadece iktidar hırsına sahip ve hayatına giren herkesi aldatma hevesi içinde olan bir kısım erkekten bahsediyorum. hepsi öyle değil elbette. bir kısım erkek de zaten ilişkilerle ilgili primitif güdülerini çoktan kontrol etmeyi öğrenmiş ve daha farklı (kariyer, aile kurma, dünyaya açılma vs.) dertlere sahip erkekler.
0
little celebration
(16.08.20)
(13)

Fiziksel ya da psikolojik olarak şiddet görmemiş kadın yoktur

mimo
Olsa olsa yaşadıklarını şiddet olarak tanımlayamayan kadın vardır. diye devam ediyohttps://twitter.com/tugbacoskuner/status/1287736210815942662Bu doğru mu?kendi gözlük hikayesiyle benzeşme kurması, argümanlaştırmada zirve zaten, bunu bi kenara koyarsak, tüm anne babaları, erkekleri, kardeşleri töhme
Olsa olsa yaşadıklarını şiddet olarak tanımlayamayan kadın vardır. diye devam ediyo
twitter.com

Bu doğru mu?
kendi gözlük hikayesiyle benzeşme kurması, argümanlaştırmada zirve zaten, bunu bi kenara koyarsak, tüm anne babaları, erkekleri, kardeşleri töhmet altında bırakmıyor mu bu söz
0
mimo
(10.08.20)
ben de çok psikolojik şiddet gördüm.
not: erkeğim
0
blackpen
(10.08.20)
Hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm. Erkeğim. Bunu diyen nerede yaşıyor bilmiyorum ama bu cinsiyetten bağımsız bir şey. Türkiye gerçeği.
0
Gaip
(10.08.20)
Boş ve biliçsizce söylenmiş laf. Fiziksel ya da psikolojik olarak şiddet görmemiş insan yoktur denebilir.
Nihayetinde bir çocuğa, yaşlıya veya yetişkine zayıflığından yararlanarak kötü davranmak da psikolojik şiddettir ve her zaman sokakta, işte, okulda vs. yaşanır.
0
mikro patlama
(11.08.20)
bir kadın olarak fiziksel şiddet görmeseniz dahi mutlaka psikolojik şiddet görüyorsunuz diyebilirim. burada bütün erkekler şerefsizdir demiyoruz tabii ki ama bütün kadınlar bir şekilde birilerinden şiddet görüyor. kadınlardan da.
0
rose parks
(11.08.20)
Verdiği örnekle söylediği şeyi tam bagdastiramadim. Çevresindekiler gözlerinin iyi gormediginin farkında oldukları halde yardım mi etmemisler? Burada söylenmek istenen şey son cümle, punchline o ama verdiği örnek pek uygun düşmemiş sanki. Ya da ben anlamadım.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Fiziksel ya da psikolojik şiddet görmemiş kadın var mıdır, bilmiyorum açıkçası. Aşırı iddialı görünse de başarılı bir tartışma başlangıcı. Gerçi Twitter'da söylenen şeylerin tartışmaya açık olduğunu sanmıyorum, manifesto oluyorlar genelde, tartışmaya kapalı. Herkes çok iddialı bu konuda.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
aynı mantıkla erkek de yoktur.
0
duyurukullanıcısı
(11.08.20)
Bu konu bayağı ilgimi çekti çünkü aslında o kadar da dislanmayan, hor görülmeyen, görece avantajlı gruptaki kadınların cinsiyet eşitsizliği üzerinden orantısız şekilde yukselttikleri sesleri toplumdaki mizojeni damarını daha çok kaşiyor. Yani kadınları savunan birinin argümanlari eksiksiz ve kusursuz olmalı, en ufak bir yapmaciklik barindirmamali ki "Ya ablacım bir süs, Doğu'da sekiz çocukla tarlada çalışan kadından bu kadar ses çıkmıyor" denmesin. Bu durumun bir de böyle bir handikabı var. Cidden güzel yerlere götürüyor tartışmayı.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
fiziksel ya da psikolojik şiddet görmemiş insan yoktur +1

@epis kadın ilk kez gözlük takana kadar kendi görme yetisinde sorun olduğunun farkında değil ve normalin bu olduğunu sanıyor ama taktıktan sonra anlıyor yanıldığını. yani aslında içinde bulunduğumuz durum ne kadar kötü olsa da aksini bilmeyene ya da görmeyene kadar bunun normal/olağan olduğunu sanıyoruz demek istiyor gözlük örneğinde.
0
rusalka
(11.08.20)
Burda ne zaman konu kadina siddet/kadin cinayetleri olsa tartismanin --ama erkekler de siddet goruyooo, olduruluyorlar- eksenine gelmesine hastayim. Gormek isteyene nice hikmetlerin oldugu bur arguman adeta..
0
bahele
(11.08.20)
peki ben bu mahkemeden nasıl kaçabilirim? yargılanmak istemiyorum.
erkeğim ve verilen hükme göre suçum sabit.
0
🌸mimo
(11.08.20)
Şiddetin olmadığı steril bir dünya henüz yok. Kadın ya da erkek olmakla alakası yok. Hatta erkekler toplamda daha fazla şiddet görür.
0
arnold schwarzeneger
(11.08.20)
“Bu doğru mu?”

Doğru.

Bütün insanlar için geçerli olduğunu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(11.08.20)
(5)

Toplumda şiddetin arttığını, artacağını düşünüyor musunuz?

GoodMorningTeacher
Son yıllarda sıkça kadınlara, çocuklara, hayvanlara şiddet olaylarını duyuyoruz bunlara ek olarak trafikteki en ufak tartışmalar bile silahla yaralanmalarla hatta ölümle sonuçlanabiliyor, aynı durum komşular arasında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddette de geçerli. Şiddet olaylarının eskiye göre ç
Son yıllarda sıkça kadınlara, çocuklara, hayvanlara şiddet olaylarını duyuyoruz bunlara ek olarak trafikteki en ufak tartışmalar bile silahla yaralanmalarla hatta ölümle sonuçlanabiliyor, aynı durum komşular arasında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddette de geçerli. Şiddet olaylarının eskiye göre çok daha fazla olduğunu hatta artacağını düşünüyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Sizce önceden yaşadığımız toplumda şiddet olayları bu kadar çok muydu, yoksa hep böyleydi de sosyal medya sayesinde mi haberdar oluyoruz? Ek olarak, siz şiddet olaylarının artacağını düşünüyor musunuz?
0
GoodMorningTeacher
(09.08.20)
Şiddet=Yoksulluk

Yoksulluk arttıkça şiddet de artar. Her geçen gün yoksullaşan bir ülkede şiddetin yaygınlaşması normal. Bu ülkede insanları iyiliğe sevk edecek "dışarıdan" hiçbir sebep göremiyorum.
0
alfred
(09.08.20)
Hep böyle miydi, bilmiyorum ama insanların birbirine sistematik bir şekilde uyguladıkları psikolojik şiddet son zamanlarda dikkatimi çekmeye başladı. İnsanlar genel olarak kaba, bencil, konforuna düşkün olmayı yegliyorlar gozlemledigim kadarıyla. Bu süreçleri doğuran nedenleri bilemiyorum, herkesin keskin bir tarafı var ve bunu göstermeye eskisi kadar çekinmiyor gibiler. Erkeğin kadına, kadinin erkeğe, bizden olmayana, farklı olana karşı koşulsuz bir yadsima söz konusu. Ben bu konuda büyük hayalkirikliklari yaşıyorum son zamanlarda. Zihinsel denetimin ortadan kalktığı durumlarda da iş fiziksel şiddete kadar varıyor olabilir. Trafikte ve internette insanların icinde birikmiş digerlerine duyulan emsalsiz öfkeyi ve horgoruyu çok net görebiliyorum. Yan yanayken, birbirlerimizin yüzlerine bakarken medeni olmak zorunluluğundan bu öfkeyi baskiliyoruz fakat kimsenin bize ulaşamadığını düşündüğümüz zamanlarda hiçbir kontrol mekanizmasina, filtreye başvurmadan olduğu gibi saliyoruz. Bu beni ciddi anlamda korkutuyor ve insanlarla iliskilerime etki ediyor.
0
epistemic_regress
(09.08.20)
Cocuklugumda yasadigim ilk travma evimize 15-20 dakika uzalikta olan bir evde yasanan tecavuz olayiydi. 5 kisi 15 yasinda bir kizi kaciirip 2 hafta boyunca tecavuz etmisti. ya 94 sonu,ya 95 basi). Bunu da aksam haberlerinde, ucuncu sayfa haberi verir gibi sunup gecmislerdi sadece. Su an boyle bir sey yasansa(benzerlerinde gordugumuz gibi) sosyal medya yikilir. Tahmin edeceginiz uzere boktan bir yerde gecti yani cocuklugum; neden yan baktin diye islenen cinayetler, adam kacirmalar, hirsizliklar vs bir ton olay var hafizamda.. Eskiden sadece yerel halk bilip, konusurken bunlari simdi sosyal medya sayesinde herkesin haber oluyor..

Kadinlarin bilinclenmesi sayesinde siddet haberlerini daha cok duyuyoruz., Yani eskiden oldugu gibi kocamdir, babamdir, ne yapsa yeridir demiyorlar neyse ki. Twitterdan vsden de olsa duyuruyorlar..

Ayrica 30 sene onceki nufusla simdiki arasinda daglar kadar fark var mesela. Ulke silme insan doldu, duze cikmadigimiz surece(yakin gelecekte pek mumkun degil gibi) artmaya devam edecegini gormek zor degil.

Eskiden hic boyle degildi, huzurlu bir ulkeydik diyenlerin korunakli bir cocukluk gecirdiklerini, sadece kendi cevrelerine bakip yakip genelleme yaptiklarini dusunuyorum..
0
bahele
(09.08.20)
bahele +1

Şiddet olaylari eskiden de vardi ama sosyal medya vb gibi mecralar yoktu ve kucuk bi gazete kosesinde yitip gidiyordu cogu.

Arti olarak nufus oranindan bahsetmis arkadas. Evet nufus artis orani ve sosyal medya birlesince su anki tablo cok daha karamsar gorunuyor ama bu her zamanki tablonun gorunur hali sadece.
0
msb
(10.08.20)
Duymuyoruz, medya onları gözümüze sokuyor. Bir artış ya da azalma olduğunu zannetmiyorum, sadce daha fazla sık ve kolay haberimiz oluyor
0
encokbenisevinnolur
(10.08.20)
(9)

Türk youtuberların alayının uyuşturucu müptelası olduğunu düşünüyorum

inancsiz deve
yani kanıtlayamam ama yüzde 100 eminim gibibelki de benim kuruntumdur ama çok belli oluyor bencesiz ne düşünüyorsunuz?
yani kanıtlayamam ama yüzde 100 eminim gibi
belki de benim kuruntumdur ama çok belli oluyor bence

siz ne düşünüyorsunuz?
0
inancsiz deve
(09.08.20)
sanmıyorum. geneli çoluk çocuk.
0
black mamba
(09.08.20)
Sacma bir genelleme oldugunu dusunuyorum.
0
bahele
(09.08.20)
barış özcan falan da mı? yoksa sadece "hıyar soktum" videosu çekenler mi? neticede cübbeli falan da youtuber.
0
ya ben lan neyse
(09.08.20)
Neye ve/ve ya hangi belirtilere dayanarak bu çıkarımı yaptığınızı söylerseniz merak ettim.

Ben de doğru olmadığını düşünüyorum
0
fezagezgini_4
(09.08.20)
Sacma
0
müptezel dostoyevski
(09.08.20)
tümü diyerek genellemek doğru değil ama trendlerdeki youtuber'ları ve saçma sapan içerikleri görünce ben de sizin gibi düşünmüyor değilim.
0
biseysorcaktim
(09.08.20)
yutubırlarla çalışıyorum, oksijen müthiş kafa yapıyor tavsiye ederim.
0
ahmet oturum cerezi
(09.08.20)
ulan iyi ki bi alayı yazdık tabi ki barış özcan'ı falan kastetmedim.

isim veremiyorum da anlayın işte bebelerden, rapçilerle takılanlardan parayı hızlıca bulanlardan falan bahsediyorum.

çoğu videoda gözleri kızarık, saçmalayan, hiperaktif hareketler, uzunca kahkahalar anlıyoruz yani. geçtik hepimiz o yoldan.
0
🌸inancsiz deve
(09.08.20)
youtube'un kendisi bir uyusturucu zaten.

katiliyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.08.20)
(9)

Online kavgalara ne sıklıkla katılıyorsunuz?

epistemic_regress
Whatsapp ta yakin ya da uzak biriyle tartışmak olabilir, sosyal medyada tanımadığıniz insanlara laf anlatmak olabilir. Gelen mesajlara cevap vermek olabilir. Eskiden uzun uzun tartisirdim, sonra sağlıklı bir tartışmayı yürütecek sağduyu ve bilgi birikimine sahip olmadigimi, isin acı tarafı çoğunlukl
Whatsapp ta yakin ya da uzak biriyle tartışmak olabilir, sosyal medyada tanımadığıniz insanlara laf anlatmak olabilir. Gelen mesajlara cevap vermek olabilir.

Eskiden uzun uzun tartisirdim, sonra sağlıklı bir tartışmayı yürütecek sağduyu ve bilgi birikimine sahip olmadigimi, isin acı tarafı çoğunlukla karşımdaki insanın bu anlamda benden de beter durumda olduğunu fark ettim. Beni o karmaşanın içinden çekip alacak direkt ve çoğunlukla kaba addedilen basit birkaç şey söyleyip ortamdan ayrılıyorum artık. Sabahtan beri beni görüşmeye ikna etmeye çalışan bir tip vardı mesela. "İlgilenmiyorum" dedim. Adam sinirlenmeye başladı, "Bu sadece sevisme teklifi değil, arkadaş da olabiliriz" falan dedi. Niyetinin arkadaş kazanmak olduğunu sanmıyorum dedim. Son koz olarak psikolojimi analize girişti, "Çok kırılmışsin, ofkelisin. Ama bunların nedeni ben değilim" dedi. Beni analiz ederek yorma kendini, dedim. Devam etti örtük ikna çabalarına. Vaktim olacak gibi değil, düşündüğümü direkt söyledim. "Bence çok sıkıcısin" dedim. Bayağı saldırdı, yüzeysel, donuk zekalı olduğumu belirtti, kendisinin akademik ve entelektüel birikiminin yanina bile yaklasamazmisim. Cevap vermedim.

Siz bu işi nereye kadar götürüyorsunuz? Sonunda tatmin olmuş hissediyor musunuz?
0
epistemic_regress
(04.08.20)
hayatımdan çıkaracağım birisi ise engelleyip geçiyorum, yakın arkadaşlarımla siyasi tartışmalara girmiyorum, yabancılarla da hiç bir konuda tartışmaya girmiyorum.
0
nahtoderfahrung
(04.08.20)
Artık herkese he he diyorum.
0
passion rules the game
(04.08.20)
Ergenligimi ve universite yillarimi forumlarda ve sozlukte(sosyal medya yoktu o zaman) milletle sabah aksam tartisarak gecirdim. bokuyla kavga eden adam dedikleri bendim yani. Sanirim o zaman tum enerjimi tukettim, simdi zerre tartismiyorum. Zaten sosyal medyayi gundem takip etmek disinda kullanmiyorum. He deyip gecenlerdenim ben de, milleti engellemek de gayet mukemmel bir secim..

2010 sonrasi Turkiyede onune gelen internet kullanmaya basladi. Normalde suratina bakmayacagim bir insanla niye tartismaya gireyim zaten.
0
bahele
(04.08.20)
üff eskiden çok fena yapardım bunu artık yapmıyorum. işin garibi daha yüce falan da olmadım ha herkesi direkt gerizekalı yazıktır olarak görüyorum kafası basan akıllı bir tip olduğuna emin olana kadar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.08.20)
wpde arkadaşlarımla tartışmayı seviyorum. farklı alanlarda gelişmeye açık insanlar oldukları için genelde ufuk açıcı oluyor.

yabancılarla tartışmaktan kaçınırım ama bu anlattığınız durumda ben olsam kendimi kaybeder, freni patlamış gibi tartışırdım büyük ihtimalle. okurken bile sinirlendim.
0
rusalka
(04.08.20)
Adam o kadar sıkıcıydı ki, son sözleri canımı sıkmasina rağmen sohbet uzamasin diye ses çıkarmadım. Sozelci dallamanin teki, sahaflarda çalışıyormuş. C.kun bile kurtlanmistir, diyebilirdim. Dememeyi tercih ettim.
0
🌸epistemic_regress
(04.08.20)
adam aptalsa benim de boş vaktim yoksa hiç yanıt vermiyorum. boş vaktim varsa dalga geçiyorum. hadi yavvv öyle miymiş??? falan gibi. bunlarla uğraşarak vaktimi çöpe atmak saçma geliyor. dünyayı ben mi kurtaracağım...

bazı arkadaşlarım siyaseten, bazıları dinen sürekli tartışıyor ve onlardaki bu azmi hayretle karşılıyorum. eskiden böyleydim ama 5-6 yıldır herkesi kucaklıyorum. aptalsa bile bir nedeni vardır diyorum. nasıl ki bir köpek birini öldürmek için ısırıyorsa bile mantığını sorgulamıyoruz çünkü onun doğası o, bu aptalların doğası da bu...
0
bohr atom modeli
(05.08.20)
Hiç katılmıyorum kavgalara. Bir cevap yazmıştım buradaki duyurudan birinin altına. Eğitim ve iş durumuyla ilgiliydi. Biri özelden mesaj atmış "hiç inanmıyorum böyle bir işte çalıştığına" diye. İnan-inanma, bana ne? "maldır kendisi" dedim geçtim. Ne cevap vereceğim elin işsiz adamına? (Çalışmamak / çalışamamak değil buradaki işsizlik)
0
SiyamkedisiZorro
(05.08.20)
genelde sosyal medyada okumuyorum bile. gelen mesajlarda da tanımadığım biriyse anlamsız bir kavga için cevap vermiyorum.
0
siradam
(06.08.20)
(17)

30 yaşında ideal bir insanın

duyurukullanıcısı
bankada ne kadar cash parası olması gerekir?
bankada ne kadar cash parası olması gerekir?
0
duyurukullanıcısı
(04.08.20)
İdeal kavramı kişiden kişiye değişeceği için cevaplara çok güvenme bence.

Benim cevabım farketmez.

Sevgiler
0
paramolacak
(04.08.20)
jrr +1
0
hopp
(04.08.20)
turkiye sartlarinda 50 bin
0
baldur2
(04.08.20)
1 milyon dolar
0
lcha
(04.08.20)
değişir,evli misiniz bekar mi?arabanız var mı yok mu?

eğer hiçbir şeye sahip değil ve evli de değilseniz bence en az 100 bin tl.

ama bu tarz şeylere sahipseniz evli+araba o zaman 30 bin tl derim.
0
drako
(04.08.20)
22'sinde üniversiteden mezun olup işe başladığını düşünürsek,

ilk üç yıl kazandığını harcasa.

son 5 yıl boyunca her ay kenara 1-2 bin atabiliyor olması lazım. 2 bin diyelim.

2000*12*5 = 120 bin tl

tabii bu faizsiz hali + arabası yok + evi yok + evli değil + öğrenim kredisi borcu olabilir + erkekse bedelli askerlik parası.
0
aziz dostum jack
(04.08.20)
Ne guzel hesaplar ne guzel sayilar massallah.

Sorunun başlığındaki ideal insan ifadesi de pek güldürdü.

Idealdan fazla bir insan olduğumu dusunmekler beraber 30 yasindayim ve bankada param yok :) olsa olsa 200 dolarim vardir. Bir de babamin aldığı arabanin odemelerine yardim ettigim olmuştu.
0
a perfect lie
(04.08.20)
En az 10 milyon euro...

hahaha ideal insan ne be.
0
bahele
(04.08.20)
kim için ideal zengin koca arayan kadın için mi? soru tam açık değil.
0
bohr atom modeli
(04.08.20)
banka + gayri menkul + araba
toplam en aşşağı 100.000lik bir mal varlığı olmalı nakite çevrilecek.
0
Corc
(04.08.20)
ideal insan sigara içmeyen insandır bence, bu yüzden;

18 yaşından itibaren sigara içmeyeceği için her gün kenara bir paket sigara parası atsa,

12*365*10 = 43.800 tl min parası olması lazım zaten.
0
aziz dostum jack
(04.08.20)
en az 6 ay boyunca para kazanmadan yaşayabilecek parası olması lazım. bu kimisi için 60bin TL 'dir, kimisi için 120bin TL'dir.
0
co2s2
(04.08.20)
Biraz kişiye özel bir soru bence, yani kimi için 50 bin iyi birikimdir ve başarıdır, kimi için 500 bin yetersizdir, o yaştaki ortalama bir insanın 100 bini olmalı bence.
0
alfred
(04.08.20)
evet genjler

30 yaşında 100k kenarda olması lazımmış. anketlerden bunu anlıyoruz.
0
🌸duyurukullanıcısı
(04.08.20)
cevaplardan da göreceğin üzere çok ucu açık bir soru.

ben mesela 23 yaşımdan beri çalışıyorum ve kira ödüyorum. ailemle yaşamıyorum. benim biriktireceğim parayla 23 yaşından beri çalışıp ailesinin yanında kalan birinin biriktireceği para arasında haliyle uçurum var.

Hangisi ideal tartışılır? Paranın karşılığında ben kendi özgürlüğümü satın alıyorum mesela bu örnekte. O nedenle ideal sınıfına giriyor muyum mesela?

Aileden zengin olanlar var,çok küçük yaştan itibaren çalışanlar var, iş bulamayanlar var.

o nedenle 30 yaşında nasıl bir hayat istediğine bağlı o kişinin.
0
tuborg yesili
(04.08.20)
eğer iş için pc almışsa, kamera almışsa, yani bir çeşit ekipmana yatırım yapmışsa aslında çok düşük de olabilir. Mesela millet araba aldı ama ben belki de araba parasına pc + kamera + başka şeyler aldım. Bunları kullanarak yeterince para kazanabildim mi? Hayır o üzücü.

Yani varlık edinmek de dahil olmalı bence yine de. Yani sen aşçısındır çok iyi bir bıçak tencereye 10 bin lira veriyorsundur, başkası biriktirir araba taksitine girer.

Fakat 30 yaşında biri (İstanbul'da) şu an en az aylık 5000 lira (net) kazanmalı bence. Ne yazık ki bu bile zorlaştı.
0
nhk ni youkosu
(04.08.20)
"ne kadar cash parasi olmasi gerekir"

3 ay yetecek kadar cash parasi olmasi gerekir. ne eksik ne fazla. fazlasini yatirim araclari yerine cash olarak tutuyorsa enayidir ve ideal degildir.
0
hot potato
(04.08.20)
(17)

gerçekten insanlar 90'lar - 2000'lerin ortalarına kadar daha mı mutluydu?

borat
ne zaman 90'lardan eski bir video,reklam,fotoğraf görsem insanlar hep gözüme daha farklı daha mutlu gözüküyor.deniz bile daha farklı geliyor renkleriyle.acaba gerçekten böyle bir düşünce sadece ben de mi var merak ediyorum.belki o dönemler çocukluk zamanım olduğu için böyle bir düşünceye kapılıyor
ne zaman 90'lardan eski bir video,reklam,fotoğraf görsem insanlar hep gözüme daha farklı daha mutlu gözüküyor.deniz bile daha farklı geliyor renkleriyle.acaba gerçekten böyle bir düşünce sadece ben de mi var merak ediyorum.belki o dönemler çocukluk zamanım olduğu için böyle bir düşünceye kapılıyor olabilirim belki bazılarının en zor zamanları bu dönemler olabilir ama gerçekten o zaman 30 yaşında olsam daha mutlu hissederdim gibi geliyor.
0
borat
(31.07.20)
mutluluk değilde insanların dertleri başkaydı

90lar 2000lerde eu'ya girdik girecez kafasındaydık

bugün vize ofisleri bile kapalı.
0
duyurukullanıcısı
(31.07.20)
Evet, ne yazıkki kesinlikle doğru.
Dertler tabiiki vardı ama şimdikilerle kıyaslanınca ne kadar küçük/basitmiş.
İnsanlar daha huzurluydu, major ülke problemleri yoktu, kutuplaşma azdı ya da yoktu. Alım gücü yüksekti. Birbirini sevmeyen insanlar, kitleler bile şu ana nazaran kim biriktirmiyordu. He he diyip geçiliyordu.

Sizin nesil için de avantaj daha erken yurt dışına gitmek olur belki.
0
rewlack
(31.07.20)
Bizim mahallede musluklardan şu akmiyordu, iki günde bir tanker gelirdi. Yollarda asfalt yoktu, çamura bata çıka eve şu taşırdik. Annem geceleri elinde baltayla fare kovalardi. Dertlerimiz daha farklıydı ama daha az değildi. Kesinlikle özlemiyorum o zamanları. Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses gibi tipler TV de program yapardı düzenli ya. Ozlenecek bir tarafı yok gerçekten.
0
epistemic_regress
(31.07.20)
Boyle seylerin analizi fotograftan yapilmaz. Ayrica Turk insani mi kastettigin, dunyadan mi bahsediyorsun yoksa?Neyse insandan insana degisir bu, misal cocuklugum kotu gectigi icin o zamanlardan guzel bahsedemem ben. En mutlu oldugum donem 2005 - 2015 arasiydi.
0
bahele
(31.07.20)
Kutuplaşma az değildi bu arada. Madımak katliamından sonra Alevi olduğumuz için komşular bizle selamı sabahı kesmişti. Her gün şehit haberi duyardık TV de.
0
epistemic_regress
(31.07.20)
Çok farklı değildi. Sadece sosyal medya yoktu.
0
pass
(31.07.20)
Sovyetler dağıldıktan sonra ABD tarafından kültürel kanallarla yaratılan umutlu bir dünya havası vardı. Temeli budur, soğuk savaşın son bulması. Tabi ikinci Körfez savaşı ile bu dönem son buldu.
0
eksisozlukokuryazari
(31.07.20)
nerede yaşadığınıza göre değişebilir belki ama genel olarak rewlack+1.

bugünler asla sonradan güzel olarak hatırlanacak zamanlar değil.
her şeyden önce, bugün herhangi bir şeyin ruhu yok.
o zamanlarla şimdinin arasındaki en büyük fark bu.
bu kadar kalitesiz ve avam bir ortam da yoktu, insanlar da öyle değildi.
toplumun seviye olarak nispeten daha düşük olan kesimi de düzgündü.
en azından çoğunluğu böyleydi.
0
blatta hiberna
(31.07.20)
Ben açıkçası bir teraziye koyarsak ilerleme kaydetmediğimizi düşünüyorum.

Sadece yönetici kısmı artık doğrudan seviye düşük kitleye hitap ettikleri için bu kitle daha öne çıkmaya başladı.

Yoksa eskiden de hiç de toplumu yansıtmayan bir kitle öne çıkıyordu. (Mesela bugün eski bir reklam gördüm, bayramda ikram için verilecek likör reklamı) yani gerçek türkiye o da değil bu da değil.

Yoksa kalitesiz ortam o zamanlar da vardı. Kaliteli ortam da o zamanlar vardı.

Eskiden de her gün şehit haberleri gelir, hep aynı mevzular tartışıp dururdu (sadece tartışmayı yöneten kesim görüşü daha farklıydı) şimdi de aynı şey.

Değişen tek şey teknolojinin kolaylaştırdıklarının kattığı ilerlemeler (özellikle altyapı ve ev elektroniği)
0
kindarfil
(31.07.20)
insanlar daha özgürdü, bence güzel zamanlardı, geri gelmesini isterim. ayrıca asfalt, fare, balta falan yoktu, olan yerde yine vardır emin olun. mıcırlı yol suların kesilmesi vs fakirlikle ilgili 90-2000lerle değil.
0
semitika
(31.07.20)
Rewlack +1

Dertler yine vardı ama böyle değildi.
Kalitesiz ortam yine vardı ama kaliteli ortam daha kaliteliydi.
Aynı şey insanlar için de geçerli. Vasatlar, kötüler vs yine vardı tabiiki ama iyi eğitimli, görgülü, nazik, entelektüel açıdan hem nitelik hem nicelik açısından büyük fark var.
Bir de hem sosyal hem ekonomik anlamda birşeyin karşılığını alabiliyordun. Çok çalışınca iyi eğitime ulaşabiliyordun, iş yerinde nispeten daha iyi alıyordun emeğinin karşılığını.

İyileşen şeyler de var ama totale vurunca ve dünyayla kıyaslayınca tam bir fiyasko türkiye için.
0
jimjim
(01.08.20)
Ben buna asla katılmıyorum. Her zaman için bir üçüncü dünya ülkesiydi Türkiye. Bu yaşanan ilüzyon, sadece şu anki boktan vaziyetten dolayı geçmişi yüceltmekten ibaret. Yani Tv'de dansöz oynatılabiliyor diye o dönemleri modern falan sanıyoruz. Halbuki beyaz Torosları, faili meçhulleri, madımak'ı unutuyoruz.

Yoksa sadece 32. Gün arşivini izlemek bile 90'ların matah bir zaman dilimi olmadığını anlamak için yeterli.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(01.08.20)
ayniydi. ekonimi de gene rezildi.
ben her halti hatirliyorum.
bir is yerine 20 tane amele lazimdi mesela. 4 otobus isci gelmisti bizi ise alin diye 4 otobus. adamlar otobus tutmus sirketin onune gelmisti.
rusvet desen girtlaga kadar batmis durumda. hicbir is yapamiyorsun.

devletin hicbir yapisi 1-2 senede bitmiyor. seneden senede hakedis veriliyor devam ettiriliyor 5-10 sene surerdi yapilar.

komsuluklar daha fazla idi. o baska da. bir cacik yok.
0
turbo sadık
(01.08.20)
Teknolojik olarak günümüzle mukayese edilmez ama yaşam biçimi olarak bence daha güzeldi..

Sokaklarda sabahtan akşama kadar misket, gazoz kapağı (biz öyle diyorduk), basketbol, futbol oynar, tüftüfle kağıttan yaptığımız külahları üfleyerek fırlatma gibi envaye çeşit oyun oynar bir de üstüne gece karanlığında saklambaç oynardık. komşuların bahçelere dalardık. Günümüzde bir çocuğun sokakta cep telefonsuz akşama kadar oyun oynaması kafayı yeme sebebidir herhalde ailesi için..

Devlet okullarında gayet kaliteli eğitim verilirdi, özel okul diye bir kavram yoktu (ya da ben çevremden hiç duymadım) anadolu lisesinde, fen lisesinde daha da nitelikli eğitim verilirdi. 19 mayısları, 23 nisanları stadlarda kutlardık.. özellikle 19 mayısa hazırlık süreci çok keyifli olurdu..

Tv'de rahmetli kemal sunalın bol eşşşoleşşek laflı filmleri dönerdi ama ahlakımız bozulmazdı.. vs vs vs..

İnsanın yaşadığı koşullara göre değişir ama ben çok şükür mutlu bir ailede büyüdüm ve çevremde de mutlu insanlar vardı

ben özlüyorum geçmişi
0
Oscar
(01.08.20)
yeni nesil son yirmi seneyi türkiyenin normali zannediyor ama o iş öyle değil. bence en büyük fark insanımızın eskiden cahilliğinin farkında olmasaydı. bilgisizliğini bilir ona göre konuşurdu ya da konuşmazdı. şimdi cahillik prim yapıyor. cahil özgüveni diye birşey oluştu. hadsiz, bilgisiz, cahil yığınlar oluşturdular.
0
hepbiarayisicinde
(01.08.20)
geçmişin daha mutlu gözükmesinin sebebi tamamen psikolojik bence. Her konuda böyledir, sözlük eskiden daha güzeldi, eski müzikler daha iyiydi falan filan, örnekler çoğaltılır. Ülkenin de eskiden daha güzel gözükmesinin birinci sebebi o bence.

Onun dışında bakarsak da bu ülke hiçbir zaman öyle çok güzel bir ülke olmadı. Her zaman ekonomik ve sosyal problemleri olan bir ülkeydi, bundan sonra da öyle olur. hükümet de değişse öyle çok efsane değişimler olacağını sanmıyorum, aynı hukuk problemleri falan devam eder.
0
icerden cikan adam
(01.08.20)
İnsan psikolojisi geçmişi genelde daha pozitif olarak hatırlama egilimindedir. 90li yıllarda da faili meçhul cinayetlerı, madımak olaylarını, uğur mumcuya yapılan suikastlar gibi suikastlari konuşuyordu bu ülke. Ekonomi de öyle ahım şahım değildi. Babam hep 'türkiye hep böyleydi kızım. İnsanlar hep gecim sıkıntısı çekerdi, siyasi gerginlik hep vardı. 70lerin sonlatonda güpegündüz çocuklar yollarda oldurulurdu' der. Bence de öyle. Bu ülkenin hiçbir zaman 'iyi bir dönemi' olmadı.

Egitim vs konusunda da Anadoludaki o kötü şartların 90li yıllarda nasıl olduğunu bilmeden konuşmamak gerek. Kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri yeni artmış gibi konusuluyor mesela hep. Halbuki o zamanlar da aynıydı, insanlar kendi cevrelerinde yoksa haberdar olmuyordu. Şu anin çok daha kötü olduğunu düşünüyoruz zira şu anı yaşıyoruz. Ayrıca şu anda bilgiye çok çabuk erisiyoruz. 90larda bir nebze daha kapalıydı her şey.
0
fraise
(01.08.20)
(2)

Duyuruda bir kullanıcıyı mallara ekleyebiliyor muyuz?

pass
Sorularını da cevaplarını da görmemek için.
Sorularını da cevaplarını da görmemek için.
0
pass
(31.07.20)
Sadece mesaj atmasını engelleyebiliyorsun diye biliyorum
0
clones
(31.07.20)
Troll detected appi var, onu kullanarak yapabilirsin(pek basarili sayilmaz ama) . Onun disinda maalesef yok, cidden en les forumlarda bile olan bir ozelligin burada olmamasi epey enetersan.
0
bahele
(31.07.20)
(7)

Bayramda bir yasak olacağını düşünüyor musunuz?

nhk ni youkosu
Henüz bir haber yok, şehir dışına gidecek bir sürü insan var ama bu hükümeti de biliyoruz, yarın çıkıp İstanbul'da Ankara'da haftasonu sokak yasağı var derlerse şaşırmam. Bir bilgisi duyumu olan var mı sormak istedim.Haber sitelerine baktığımda sayılara göre karar alınacak diyor. Ayasofya'da sağda s
Henüz bir haber yok, şehir dışına gidecek bir sürü insan var ama bu hükümeti de biliyoruz, yarın çıkıp İstanbul'da Ankara'da haftasonu sokak yasağı var derlerse şaşırmam.

Bir bilgisi duyumu olan var mı sormak istedim.

Haber sitelerine baktığımda sayılara göre karar alınacak diyor. Ayasofya'da sağda solda bu kadar insan bir araya gelmişken bayramda da her şey serbest olur gibi geliyor bana ama bilemiyorum.
0
nhk ni youkosu
(28.07.20)
kurban işi var. yasak olsa da dinleyen sayılı olur.
0
sutlu nescafe
(28.07.20)
karar çıksaydı duyurulurdu. çarklar dönsün, sürü bağışıklığı devam
0
burya
(28.07.20)
olen olur kalan saglar bizimdir. oyna dewamke moruq.
0
baldur2
(28.07.20)
İmkansız
0
elorelia
(28.07.20)
Burdakilerin bilgisi, duyumu nasil olabilir ki hahahah.

Dusunmuyorum.
0
bahele
(28.07.20)
köprülerden geçiş ücretsiz yapıldı. bu size bi fikir verir.
0
antikadimag
(28.07.20)
4-5 gün önce altyazı geçiyordu haberlerde. sağlık bakanı çok koklaşmayalım, ziyaretleri sınırlı tutalım gibisinden mesajlar veriyordu. oradan belliydi yasak olmayacağı.
0
lazpalle
(28.07.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.