Giriş
(6)

Memurlar farklı mı?

michael_knight
Bebek bakıcımız çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı. Ben de iş görüşmesine gitme ihtimali olduğunu düşündüm. Öğretmen arkadaşıma sordum o dediği işlem bu aylarda yapılıyor mu diye.Öğretmen arkadaşım da dedi ki "başka bir iş için görüşmeye gitse size söylerdi. Neden söylemesin ki?"Benim a
Bebek bakıcımız çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı. Ben de iş görüşmesine gitme ihtimali olduğunu düşündüm. Öğretmen arkadaşıma sordum o dediği işlem bu aylarda yapılıyor mu diye.

Öğretmen arkadaşım da dedi ki "başka bir iş için görüşmeye gitse size söylerdi. Neden söylemesin ki?"
Benim arkadaşım mı böyle saf yoksa genel olarak memurların iş hayatıyla ilgili düşünceleri geri kalan insanlardan çok mu farklı?
0
michael_knight
(29.05.24)
"çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı" konuda burada kapanmış. siz hem kuruntu yapıp güvenmeyip bir açık arıyorsunuz, hem arkadaşınıza sorup onu yargılıyorsunuz, hem de alakasız şekilde mesleği sorguluyorsunuz :)

şimdi ben şirket çalışanı olarak "kesin iş görüşmesine gitmiştir arabayla takip edin" desem, "özel sektör çalışanları farklı mı" diye mi soracaksınız? :)
0
avatar is back
(29.05.24)
abi bir kişiden nasıl genelleme olabilir. arkadaşın iyi niyetli diyelim.
0
jülsezar
(29.05.24)
bir memur olarak düşüncemi yazayım: çocuğunun okulu da sebep olabilir, gezmeye de gider, iş görüşmesi de olabilir. çalışan izin aldıktan sonra işverenin arkasını araması falan çok kötü geliyor bana. şüpheleniyorsanız açık açık sorun, işi bırakacaksa size zaman versin yerine başkasını arayın. böyle çok fazla izin alıyorsa da yine başka bakıcı ile anlaşabilirsiniz.
0
gnosis
(29.05.24)
benim memurlarla ilgili gözlemim şu. beyaz yakadan farklı bakıyorlar olaylara.

öncelikle, izin konusu memurlar için pek problem değil. özel sektörde çalışan birisi için izin almak büyük bir olay iken memurlar için öyle değil. özel sektördeki kişilerin zor izin almaları onlara garip geliyor ve hatta bu durumun farkında bile değiller.

ikinci olarak memurlar için mobbing denen olay neredeyse tümüyle siyaset ile ilgili. siyasi görüş veya bir stk, sendika üyeliği onlar için mobbing, torpil veya yalakalık ile daha ilişkili iken, özel sektörde bütün bunlar siyasetten bağımsız oluyor.

iş hayatı ile ilgili biraz daha iyi niyetli olduklarını düşünüyorum ben de. sizin verdiğiniz örnekte anlamaması bu yüzden kaynaklanıyor olabilir. saf diyemem ama özel sektördeki olayları anlamıyorlar. mesela memurlar belki kendi aralarında konusuyorlardır kurum değiştiricem diye ama özel sektörde iş değiştireceğim diye konuşulmaz genellikle.
0
abelardo
(29.05.24)
Arkadaşlar ben memurların iş hayatına ne şekilde farklı baktıklarını öğrenmek için sormuştum ama siz bakıcının haklarını savunur bir konum almışsınız nedense.

@avatar konu orada kapanmadı benim için. Patronu veya yöneticisi olduğunuz bir şirket gibi düşünmeyin bakıcı konusunu. Bir çalışan var. Onun yokluğunda diğer iş arkadaşları idareten de olsa işleri yürütür gibi bir durum yok. Özel sektörde de bu şekilde izin aldığınızda yöneticiniz kendi içinden "acaba mı" diye düşünür ama bir kişinin gitmesi şirketi yok etmez.

@gnosis açık açık sormak ilişkimizi zedeler. Bu sektörde genelde işi bırakacak kişiler zaman vermiyor, bir anda gidiyor. Bu gidiş de maaş alınan gün oluyor. Bu ay bizi bıracaksa buna 2 gün kaldı. Yanlış anlamayın bakıcıları suçlamıyorum, durumu tarif ediyorum.
0
🌸michael_knight
(29.05.24)
Öğretmen arkadaşınız saf olabilir ama genel olarak memurların bakış açısı bu şekilde değil bence. Hatta arkadaşınızı ileri derecede saf buldum. "Neden söylemesin ki" sorusu çok saçma. Dediğiniz gibi işi bırakacaksa hemen bırakır bunlar. O yüzden pek yapacak bir şey yok gibi. En fazla gideceğini önceden tespit edebilirseniz maaş konusunda terslik yapabilirsiniz. Ben de genel olarak bakıcı ve temizlikçilerin bu tok satıcı tavırlarına gıcık olurum o yüzden "öyle bir anda yüzüstü bırakıp gidemezsin" tavrı yapardım sanırım.
0
bhhs
(29.05.24)
(4)

İş hayatında kabuğuna çekilmeniz neden insanları bu kadar rahatsız eder?

psmstc
İyi kötü bir görüşme sıklığınız olan iş arkadaşları üstlerle biraz (20-25 gün) az görüşünce hemen görüşemiyoruz ya sen nerelerdesin?! vs deniyor hemen.. Halbuki sıkıntılar, zorluklar yaşıyorsunuz belki de kişisel hayatınızda o sebepten kabuğunuza çekilmişsiniz, bunu tabi söyleyemiyorsunuz da karşı
İyi kötü bir görüşme sıklığınız olan iş arkadaşları üstlerle biraz (20-25 gün) az görüşünce hemen görüşemiyoruz ya sen nerelerdesin?! vs deniyor hemen.. Halbuki sıkıntılar, zorluklar yaşıyorsunuz belki de kişisel hayatınızda o sebepten kabuğunuza çekilmişsiniz, bunu tabi söyleyemiyorsunuz da karşı tarafa…


İnsanları böyle “rutin dışı”lıklar, iletişim azalması niçin bu kadar tedirgin ediyor?

Bir de iş hayatında herkes dışa dönük, sosyal arkadaş canlısı olmak zorundadır diye gizli kuralı kim koydu acaba?

Teşekkürler…
0
psmstc
(29.05.24)
Kötü niyet yok ki burada. Nen de bir iş arkadaşımı uzun süredir görmezsem sorarım nerelerdesin, her şey yolunda mı diye. İnsanız sonuçta kötü bişi olduysa, başında bir dert varsa duyarsız kalmak istemem. Ki ben de sosyal ve arkadaş canlısı biri değilim.
0
playing star again
(29.05.24)
Çoğunlukla nezaketen söylenen içi boş laflar bunlar. Ben de otomatik cevap veriyorum: "Ayy haklısınız bu aralar hiç denk gelmiyoruz. x ile çok meşgulüm, yoruluyorum. Evden işe işten eve...Sizin de müsait olduğunuz bir zaman mutlaka görüşelim ama..."
0
gnosis
(29.05.24)
Görüşemiyoruz ya nerelerdesin diye sormaları tedirgin oldukları anlamına gelmiyordur bence. Bir süredir görüşmediğiniz biriyle konuşacak şeyiniz azalmıştır, kalıp olarak böyle bir şeyler dersiniz.

Aranızdaki yakınlığa göre siz de ister konuyu anlatırsınız, isterseniz de "evet ya bi ara bakalım" falan der geçersiniz.

Normal olan bu zaten, bir süredir insanlardan uzaklaştıysanız insanların bunun farkında olması iyi bir şey. 20-25 gün diyorsunuz. Bu dikkat çekecek bir süre. 3-5 gün sonra hemen damlıyor olsalar bi nefes aldırmıyorlar diyebilirsiniz belki ama 1 ay olmuş nerdeyse.

İnsanları da anlamak lazım. Kimi sizin gibi ilişilmek istemez, kimi de "bak hiç sormadılar bile" der. Hayatın akışı içerisinde böyle bir orta yol mecbur oluşuyor işte. 20-25 gün bence yeterli bir süre olmuş.
0
akhenaten
(29.05.24)
öylesine söylenmiş bir söz oldugunu düşünüyorum ben de. uzun süre görmediğin kişiye böyle dersin.

ama diğer söylediklerinize katılıyorum. iş hayatında herkes dışa dönük olmak zorunda gibi davranılıyor. eğer dışa dönük değilse kesin bizi beğenmiyor diye düşünüyorlar.

geçenlerde bir duyuru vardı. duyurudan birisine üst yönetimden eleştiri gelmişti. işleri yoğunken kimseyle sosyalleşmiyor diye :)
0
abelardo
(29.05.24)
(12)

RTE - Ozel gorusmesindeki bos koltuk

speedy
https://www.tr724.com/kritik-zirvede-bos-koltuk-krizi-ozgur-ozel-erdogana-rahatsizligini-iletmis/Ya bu olay RTE icin epic faillerden biri degil mi Allah askina? Adam resmen sadece ben yonetmiyorum, baska bir guc odagi var arka planda anlamina gelecek bir resim vermis:) 100 kisinin 99'unun bu sekild
www.tr724.com

Ya bu olay RTE icin epic faillerden biri degil mi Allah askina? Adam resmen sadece ben yonetmiyorum, baska bir guc odagi var arka planda anlamina gelecek bir resim vermis:) 100 kisinin 99'unun bu sekilde dusunmesi lazim. CHP'ye giren cikan yok. AKsine RTE icin epic fail, rezil olma durumu bu. RTE'nin gucu bolustugunu gosteriyor arka plandaki biriyle, guc odagi ile.

Ama Ozgur Ozel bos koltuktan rahatsiz olmus, CHP niye buna niye izin vermis falan diye muhabbet donmus bizim medyada, kamuoyunda:) Saka gibi resmen.

Ben mi yanlis dusunuyorum?
0
speedy
(28.05.24)
neden 100 kişinin 99'unun bu şekilde düşünmesi lazım.

senin dengin koltuk var ama ben oraya oturmuyorum , en başa oturuyorum onu kast etmiş bence. avusturya arşidükü osmanlı sadrazamına denk sayılacak gibi olmuş.

dediğiniz gibi olması için diğer boş koltuğun rte ile eşit pozisyonda olması gerekmez miydi ?
0
jülsezar
(28.05.24)
jülsezar +1
0
cek
(28.05.24)
Koltukları iyi incelersen özel'in oturduğu koltukla boş koltuk aynı RTE'nin oturduğu koltuk ise farklı ve daha havalı.
0
parka
(28.05.24)
@jülsezar medyanin manipulasyonundan oyle dusunuyorsunuz bence. Muhatabi CHP ile arasina bir masa koymus ama orda goz ardi edemecegimiz birinin de orada olmasi lazim diyor, Bahceli mi kimse artik. Ben evsahibiyim ama X'i varligini gozardi ederek burada muzakere edemeyiz diyor. Muhalif medya cok yetersiz maalesef. Hic olmadi RTE, Bahceli'nin koltugunu hazirlamis, cumhur ittfaki dagiliyor diye bas yaygarayi ama nerde.

@parka: neresi havali hocam, RTE'nin koltugu daha alcak daha dandik, gosterissiz gibi geldi hatta bana
0
🌸speedy
(28.05.24)
jülsezar+1

Epic faillik bir durum söz konusu değil. Bence 100 kişiden 99’u sizin dediğiniz gibi anlıyorsa şayet mutlaka o 99 kişide bir absürtlük olmalı.
Mesaj gayet açık. Üstelik bu ilk kez yapılmıyor. Erdoğan pek çok kez bu tarz fotoğraf verdi yeni bir durum da değil yani.
0
ezkaza
(28.05.24)
hocam neden düşündüğümü öyle yazdım, koltukların pozisyonundan ötürü. bence net. daha önce de farklı şekillerde farklı liderlerin koltuk ile bu tarz güç gösterileri yaptıklarını biliyoruz.
medya manüplasyonu vs demek doğru olmaz.

dediğiniz gibi anlaşılacak olsa zaten (rezillik boyutunda) rte , hadi diyelim çevresindekiler buna izin vermez. çoğunluk maalesef sizin düşündüğünüz gibi düşünmez.
0
jülsezar
(28.05.24)
tam tersi. rte diyor ki ben senden üstünüm. ben ortada oturuyorum. sen ise benim yanımdasın. daha aşağı konumdasın diyor yani.
buna benzer şeyleri yapıyor rte. örneğin ab komisyonu başkanına da böyle bir şey yapmıştı.
0
abelardo
(28.05.24)
Yanlış düşünüyorsun.

@jülsezar +1

diplomasi ve mantık açısından düşünürsek, Erdoğan'ın aksine aslında özgür özel için uygun olmayan bir durum ortaya çıkmış sanırım.
yani özel'in kendisi, protokolde boş koltukla eşit durumda görünür olmuş.

Putin den bir örnek:
www.trthaber.com
0
diyecevaplandı
(28.05.24)
büyük resim kursundan kalanı da ilk defa görüyorum.
chpye giren çıkan ha sen ha şu boş koltuk.
0
Efoody
(28.05.24)
Yanlış düşünüyorsun. Bahçeli ile ya da epic fail, rezil olma vs. gibi bir durum yok. Protokol belirlenmiş onlara göre oturuyor gelenler de. Kişi sayısı sebepli geniş açı çekildiği için oradaki boş koltuk gözükmüş. Yani konum itibarıyla yerleşim gerçekleştirilmiş. Misafirlikteki boş ve yakın koltuğa gidilmemiş.

www.tccb.gov.tr

cdnuploads.aa.com.tr

devlet başkanları oturduğunda ise neredeyse her zaman bayraklar ile birlikte iki koltuklu olarak forsun önünde yer alınmış. 2-3 fotoğrafta yani nadir olarak da yine aynı üç koltukta benzer iki oturma düzeni gerçekleşmiş. Her halde protokolde başkaları da vardı o sırada.

isbh.tmgrup.com.tr

haber.sol.org.tr

img.tv100.com
0
nawar
(28.05.24)
Yine de sen bilirsin de bu malum örgütçü haber kaynaklarından kaçınmakta fayda görüyorum.
0
anon1m
(28.05.24)
Arkadaslarin aksine kismen katiliyorum CHP'lik bir durum yok ortada. Direk Bahceli'ye mesaj var. Muhalefete geciyorsan buyur, yerin hazir diyor. Bilmemkac tur suren Yargitay secimleri, Sinan Ates cinayeti, Ayhan Bora Kaplan olayi, Abdulkadir Selvi'nin Kavala birakilmali cikisi vs birseyler donuyor. Zamaninda AKP-cemaat kavgasina bile aylarca uyanamamisti millet. Bu olayi halka cumhurda kavga diye yansitmak varken, ki dogru bence, sacma sapan kendi karizmalarini cizip, yok Ozgur Ozel rahatsizligini iletmis, yok bir dahaki sefer bos koltuk olmayacakmis gibi sozlerle berbat ettiler, Ozel su ana kadar gercekten cok basarisiz gidiyor.
0
freedonia
(29.05.24)
(3)

Kafama göre tomografi çektirebilir miyim?

dedeminhirkasi
Merhaba, yakın zamanda ailemde sağlık problemleri arttı. Hal böyle olunca da hastane işleriyle ister istemez ilgilenmek zorunda kaldık. Mesela annemdeki 4 damar tikanikligini 10 dklik ilaçlı tomografi dedigimiz bir işlemle tespit ettiler. Babamda ki midesinde yer alan kitleyi de tüm vücut tomografi
Merhaba, yakın zamanda ailemde sağlık problemleri arttı. Hal böyle olunca da hastane işleriyle ister istemez ilgilenmek zorunda kaldık. Mesela annemdeki 4 damar tikanikligini 10 dklik ilaçlı tomografi dedigimiz bir işlemle tespit ettiler. Babamda ki midesinde yer alan kitleyi de tüm vücut tomografi ile gördüler. Yani iş buralara gelmeden senede bir belki fazla olur ama örneğin 2 senede bir bu işlemleri yaptırsak nasıl olur. Devlet hastanesi bir şikayetin yoksa yapmıyor sanırım ama özel yapar mı ben böyle evhamliyim desem. Mesela metin ucanin ölümüne neden olan şah damar tıkanıklığı çok basit bir işlemle tespit ediliyor.
0
dedeminhirkasi
(28.05.24)
tomografi hele ilaçlı olanı vücut için yararlı bir şey değil.
bunun yerine düzenli olarak doktora gitmenizi ve gerek görülürse çektirmenizi tavsiye ederim. Devlet hastanesinde doktorun kolay kolay siz istediniz diye tomografi yazacağını sanmam. özel de mümkün.
0
gadlemler
(28.05.24)
doktora gideceksin, gerekli görürse kan ve idrar tahlili isteyecek. tüm değerler normalse tomografi çektirmeye gerek yok. durup dururken ilaçlı tomografi çekilmek normal bir şey değil.
0
abelardo
(28.05.24)
Bazı özel hastanelerin check up paketleri oluyor. Cinsiyetine, yaşına, aile hikayene, kronik hastalığına uygun paketi alıyorsun. Tepeden tırnağa kontroldan geçiyorsun. Babanınki tomografide görüldü diye tomografi herşey demek değildir ve zaten anneninki ayrı ve özel bir şey.

Sen Check up paketlerini bir incele.

Ayrıca babana uygulananı bilemedim de annene uygulanan tomografi 10 senelik normal bir ömürde alınacak radyasyonu bir anda bünyeye yüklüyor. Ayrıca da böbrekleri zorlayan bir uygulama. Sağlıklı bir insanın zorunlu olmadıkça istemeyeceği bir şey.
0
Mirket
(28.05.24)
(6)

Altın tl ikilemi

kondansator
oldum olması altın bozmam modundayım. Çevremde pek çok kişi altından tl ye geçip vadeliye atar oldu. Sizin bakışınız nedir ?
oldum olması altın bozmam modundayım. Çevremde pek çok kişi altından tl ye geçip vadeliye atar oldu. Sizin bakışınız nedir ?
0
kondansator
(17.05.24)
cevrendeki insanlarin senden fazla bir sey bildigi yok. herkes oyle rasgele bir seyler yapiyor.

benim bakisim surekli oynamak faydadan cok zarar getirir.
0
hot potato
(17.05.24)
dincilerin bile faize kilif buldugu ortamda (enflasyon alti faiz helaldir seklinde), tl'ye gecmemek zor. son 3 aydir dolar bazinda 50-55 oran faiz veriyor turkiye, dolari basan amerika'da bu faizi 10 senede alirsin. bunun sonu hayir olur umarim :).

risk alinabilecek bir oran %50 ama tam bir kumar, ekonomistimizin tek bir sozune bakiyor tepe taklak olmasi, tum parasini kriptoda tutan birisi olarak giremedim bu kumara altini sectim umarim haksiz cikarim 1 sene sonra.

ayrica ben girdiysem altin da biter, ytd :)
0
gule gule
(17.05.24)
Cari açık, turizm, döviz beklentisi. Son 3 ayda ki gelişmeler, fed’in duruşu ve 2024 için ne yapacağı kısımlarının tamamını düşünüp kendin karar verebilirsin. Sadece bir üstteki her duyuruya “bir gece de %50 malımızı çalacaklar, bir gecede dolar %50 artacak” gibi cevaplar yazanları takip etme yeter.
0
avatar is back
(17.05.24)
Alakasiz gelebilir ama gecen sene nisan ayinda otomobil piyasasi ucuyordu uzunca bir suredir. El altindan para vermeler, sifirindan daha pahaliya araba almalar, asiri pahali eski arabalar vs. Temmuz-Agustos aylarina gelindiginde bir anda durum degisti, yatirimlik diye alanlarin elinde patladi. Belki de faiz icin de boyle bir doneme yaklasiyoruzdur.
0
mbond
(17.05.24)
Göürüşm şu: Türkiye'de insanlar yatırım yapmayı bilmiyorlar. Genelde geleneksel şekilde çoğunluk nasıl hareket ediyorsa ona göre hareket etme eğilimindeler ve bu yığınlar hiçbir altyapısı olmadığı için çok kolay manipüle ediliyorlar sonra zarar edince veya dolandırılınca kendilerini sorgulamak yerine şikayet etme eğilimdeler oysa kendi düşen ağlamaz. Tavsiyem yatırım yapmadan önce iktisat okur yazarlığı ve muhasebe eğitimi alınması yatırım yaparken statüsü ne olursa olsun hiç kimsenin söylemine, tavsiyesine itibar edilmemesi saçma sapan gruplardan (borsa grupları vesaire) uzak durulması metot öğrenip analiz yapıp bireysel hareket edilmesidir.
0
doharkoman
(17.05.24)
sene basından bu yana altın vadeliden daha çok kazandırdı.
0
abelardo
(17.05.24)
(15)

Uykuya dalmadan önce düşünür müsünüz?

sonhakan
Kafanızdan neler geçer?
Kafanızdan neler geçer?
0
sonhakan
(16.05.24)
"uyku çok güzel" diye telkin verip uyumaya çalışıyorum sürekli. işe de yarıyor.
0
summerjam0306
(16.05.24)
önemli bir iş, satın alma, seyahat falan yoksa hiç bişey düşünmem direkt uyurum +1
0
ananiyimioguz
(16.05.24)
Belki birilerine faydali olur diye yaziyorum

Onceden dusunmekten saatlerce uyuyamazdim geceleri 50 defa uyanirdim

Agirlik egzersizi ve kardiyolara basladim. Dinlenme gunlerinde full kardiyo seklinde. Sabahlari yapsrsan harika oluyor.

Beslenmemi degistirdim saglikli besleniyor aksam yemeginden sonra cok acikirsam sebze hasliyip yogurtluyorum

Bilgisayar ve telefon ekranina mavi isik filitresi koydum ama yataga girince telefonu direk sessize alip kaldiriyorum

Bu sekilde arkadaslar artik kafami koydumu zaten yorgun oluyorum cat diye uyuyor sabaha kadar bebek gibi oluyorum

Bol sans
0
Zetnikov
(16.05.24)
o gün neler oldu kisa özet.
yarin sabah neler olacak kisa fragman.
sabah olsun da kahve iciyim yemek yiyim tarzi obur düsünceler ve uykuya dalis genelde
0
robert bosch
(16.05.24)
Ruh halime, nasil bir gun gecirdigime bagli olarak dusunceler mutlaka ucusur kafamda.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
Düşünmemek için podcast dinliyorum her gece.
0
peki madem
(16.05.24)
Haftanin cogunda spor yaptigim icin cok uyanik kalmiyorum yataga yatinca, uykum gelmis oluyor tatli tatli. Ammavelakin uyku bastirmasina bagli olarak aklimdan gecenler sunlar; gun icinde onemli bir sey olduysa gozden gecirme, ertesi gun ve full hafta heyecanli bir sey varsa dusunup heyecanlanma, must yapmam gerekenler.
0
mor oje
(16.05.24)
düşünmem.
0
abelardo
(16.05.24)
Nefes alışverişime odaklanır ve nefesimi yavaşlatırım. Odak nefesteyken düşünceleri duymaz insan.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Herhangi bir an düşünmeyi bırakamadığım için de düşünürken uykuya dalıyorum. Yani bir insan nasıl bi şey düşünmez hayal edemiyorum. Bende o konsept yok. Birkaç ay önce bi tweet okumuştum, kadınlar bilmiyor ama erkekler olarak süper gücümüz istediğimiz zaman hiçbir şey düşünmeden durabilmek diye. Ben erkek değil miyim acaba diye kendimi sorgulamıştım :d

Uyumadan önce de gün içinde olanlar, yarın olacaklar, 10 sene önce olmuş bir olayın iç değerlendirmesi vs derken uykuya dalıyorum. Podcast değil de youtubeda sevdiğim birkaç kanal var pokemon falan oynuyolar genelde shdhsh onları açıyorum ses tonları ve konunun akışı içinde masal gibi geliyor uyutuyor.
0
nundu
(16.05.24)
hic dusunmem. 5 dkda hemen uykuya dalmis olurum.
0
buenosdias
(16.05.24)
Gecenin bir yarısı gürültü yapan komşuyu nasıl evrenden silerim onu düşünürüm
0
limonlu eksi
(16.05.24)
+1 Komşuyu evrenden silme
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.05.24)
Uykuya dalmam genelde 1-2 dakika sürdüğü için pek düşünmeye fırsat olmuyor. Ama genelde günü düşünüyor, ya da aklımdaki beyi düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(16.05.24)
"ne bicim soru bu tabi ki herkes dusunuyodur" diye actim ama sasirdim acikcasi

uykudan gozlerim aksa gene bi suru sey dusunuyor olurum. ya iste olan bir seyi dusunuyorum, ya sevgilimin yaptigi bir seyi, ya ozlediklerimi, kaybettiklerimi.... sirf bu yuzden sleep hypnosis filan sinliyorum. onu dinleyince kolay dalabiliyorum.
0
supergirl
(16.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(7)

Maç kaydetme

kumandanim
Merhaba,Bazen izlemek istediğim maçların saati programıma uymuyor, bu gibi durumlar için maçı kaydetmek ve sonra izlemek istiyorum. Daha önceden Windows + G tuşu ile bunu yapıyordum ama niyeyse son bi' kaç seferde sadece ses var ve siyah ekran şeklinde kaydediyor.Todtv özelinde konuşuyorum, acam pla
Merhaba,

Bazen izlemek istediğim maçların saati programıma uymuyor, bu gibi durumlar için maçı kaydetmek ve sonra izlemek istiyorum. Daha önceden Windows + G tuşu ile bunu yapıyordum ama niyeyse son bi' kaç seferde sadece ses var ve siyah ekran şeklinde kaydediyor.
Todtv özelinde konuşuyorum, acam platformun maç kaydı yapılmasın diye bi' önlemi falan mı bu?


Ben bu maçı nasıl kaydederim? Ekran kaydi gibi düşünün, video şeklinde. Bunun bi' programı fln var mı?
0
kumandanim
(15.05.24)
obs studio programi ile kayit yapabilirsin.

Ayrica bazi uygulamalar ekran kayit alinmasina izin vermeyebilir. Boyle bir secenek mumkun fakat bu standart kullanicilari engelleyen bir yontem.

size onerdigim program ile sorunsuz kayit yapabilirsiniz. nasil kullanilacagi konusunda bir cok bilgilendirme videosu var.
0
kaiserr76
(16.05.24)
todtv uygulamasında eski maçları gösteriyor 90 dakika
0
sizofren06
(16.05.24)
@sizofren06 ; basket maçlarını göstermiyor maalesef.
0
🌸kumandanim
(16.05.24)
ne maçı? sportscult torrent sitesini kullanabilirsin.
0
abelardo
(16.05.24)
NNormal lig maçı hocam. Bugün mesela playoff maçı var 18de, maalesef seyredemiyorum, bari kaydedeyim akşam seyredeyim diyorum.
obs studio da denedim, canlı yayını kaydedemiyorum, ses var görüntü yok, anlamadım bu işi.
0
🌸kumandanim
(16.05.24)
drm denen olay var. uygulama içeriği bu şekilde koruyorsa ekran kayıt uygulamalarında görüntü olmuyor. kırılamaz bişey değil, zaten korsan olarak neredeyse her içeriğin bulunuyor oluşundan belli :) çok zor bile değil ama sıradan bir kullanıcı için yeterince uğraştırıcı olduğundan caydırmaya yetiyor. netflixde vs. de vardı benzer bi durum yanlış hatırlamıyorsam.
0
konetsu
(16.05.24)
geçen sene fln kaydedip seyrediyordum, yaklaşık son bi' senedir olmuyor. Parasını verip aldığımız şeyi de seyredemiyoruz, hayır bari kendi arşivinize koyun ordan seyredelim,o da yok.
0
🌸kumandanim
(16.05.24)
(3)

kredi faizi ile mevduat faizi arasındaki fark ?

ramazanali
Arkadaşlar herkese iyi akşamlar. Faiz hesabıyla ilgili mevduat faizini soruyorum bankaya %57 faiz diyor. Aylık yatırıyorum parayı bankaya bana ne kadar yansıyor? Bunu bulmam için 57'yi 12'ye mi bölmem gerekiyor?Kredi çekicem mesela %3,5 faiz diyor. Bunun yıllık eşleneğini bulmak için 12 ile mi çarpm
Arkadaşlar herkese iyi akşamlar. Faiz hesabıyla ilgili mevduat faizini soruyorum bankaya %57 faiz diyor. Aylık yatırıyorum parayı bankaya bana ne kadar yansıyor? Bunu bulmam için 57'yi 12'ye mi bölmem gerekiyor?
Kredi çekicem mesela %3,5 faiz diyor. Bunun yıllık eşleneğini bulmak için 12 ile mi çarpmam gerekiyor?
Mevduat faizini söylerken yıllık söylüyorlar kredi faizini aylık faiz olarak söylüyorlar. İkisini de aynı rakamlarla ifade etmeyince kafamda net bir rakam oluşturamıyorum.
Bilen varsa bu konuda bilgisini paylaşabilir mi?
0
ramazanali
(14.05.24)
kredi faizi az gözüksün diye aylık söylüyorlar.
mevduat faizi çok gözüksün diye yıllık söylüyorlar

aylık faizi 12 ile çarparsan sonuç az çıkar. her ay bileşik olarak katlanarak artıyor
yani 100 lira ay sonunda 103.5 oluyor. bir sonraki ay ise 103,5 üzerinden 3,5 faiz işliyor.
0
abelardo
(14.05.24)
garip bir sistem var. bileşik faiz çalışmıyor, düz oranda çalışmıyor.

işbank 100 bin lira, 12 ay vade, 4.75% aylık faiz kredide toplam geri ödemeye 144,500 lira diyor kendi sitesindeki araçta.

bileşik faiz uygulamayıp aylık 4.75% alsak -> 157,000 lira,
bileşik faiz uygularsak toplamda -> 174,521.27 lira ödüyoruz.

ya ben bir şeyi kaçırıyorum ya da bankanın uyguladığı kural farklı.
0
gule gule
(14.05.24)
Mevduat faizini hesaplamanın en kolay yolu günlük faize çevirmek

Örneğin 100000 liranızı %57 yıllık faizle 32 gün vadeyle bankaya yatırırsanız

((57/365)*(100000/100)*32)*(1-0,075) = 4.622,47 lira getiriniz olur. İşlemin sonundaki (1-0,075) kısmı %7,5 stopaj oranını kazancınızdan düşmek için. Stopaj oranları değişir buna dikkat edin.

Kredi faizi çok daha farklı. Buraya olayın mantığını yazıyorum ki hem merakınız giderilsin hem de neden bu konuya çok kafa yormamanız gerektiğini gösterebileyim.

Kredi faizleri bileşik olarak hesaplanır. Bileşik faiz için üretilen formüller var. İlk iş olarak aylık taksit tutarını hesaplamalısınız. Sonra bu aylık taksite göre geri ödeme tablosu oluşturabilirsiniz. Bu hesaplama basit faiz hesabından çok farklı. Geri ödeme konusunda kafanız karışıyor anladığım kadarıyla. Bir kredi faiz oranına bakıp aylık taksit oranını hesaplamak istiyorsunuz muhtemelen.

Aylık taksit hesaplama formülünün kendisi çok karmaşık.

Örneğin yukardaki @gule gule'nin örneğinden gidersek %4,75 faiz ve 12 aylık vadeyle 100.000 lira kredi aldığınızda bunun aylık taksit tutarını şu şekilde hesaplarsınız;

Aylık taksit = (100000*((12*0,0475)/12))/(1-(1+((12*0,0475)/12))^(-12))

Ancak bunu böyle hesaplarsanız yanlış sonuç alırsınız çünkü bir de işin içinde vergiler var. Faiz hesaplanan her ay hesaplanan faiz miktarına oranlanmış iki tane vergi ödersiniz. Bunlar güncelde %15 olarak ödenen BSMV ve KKDF vergileri. Dolayısıyla geri ödeme hesaplanırken bunları da faiz olarak düşünüp yukardaki formüle eklemeniz gerek. Yazdığım şeyi okurken benim de kafam karıştığı için burada tüm formülü tekrar yazmayacağım ama sadece aylık faiz oranını güncelleyeceğim

%4,75*(%15+%15+1) = %6,175 çıkar. Bu sizin gerçek kredi faiz oranınızdır, vergiler dahil hali yani. Yukardaki formüle de 0,0475 yerine 0,06175 girmelisiniz kısaca. Normalde vergi faiz olmadığı için faiz oranı içinde verilmez ancak borçlu olarak sizin için faizle aynı şeye sebep olduğundan, yani ödediğiniz toplam miktarın artışına sebep olduğundan faizmiş gibi hesaba katılır.

Her neyse, meşakkatli bir iş kısaca. Bunun yerine aylık taksit hesaplamak için excel'de ingilizcesi pmt ve türkçesi devresel_ödeme olan bir formül var bizim kredimiz için onu şöyle kullanacağız

=devresel_ödeme(0,06175;12;100000)

kolay değil mi?

Buradan aylık taksit tutarınız 12.042,40 çıkar. 12 ay sonunda da 144.508,84 lira ödeme yapmanız gerekir.

Şimdi aylık ödeme tutarınızı ve toplam geri ödemenizi gördüğünüzden mevduat mantığına oturtabilirsiniz. Buna rağmen bu ham kredi hesaplamasıdır. Burada ulaştığınız sonuca ek masraflar olabilir. Örneğin kredi tahsis ücreti ve sigortalar en yaygın olanları. Bunları da geri ödeme miktarınıza eklemeniz gerekir, ancak fark küçük olacaktır.

Ama neden böyle yapalım? @kartallar yuksek ucarın dediği gibi bu hesapları yapan siteler var
0
akhenaten
(15.05.24)
(9)

muğla gibi turistik yerlerde insanlar nasıl kışın para kazanıyorlar?

Zetnikov
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış. kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum. bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?bu olaydan ayrı bide adam
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış.
kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.
ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum.

bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?

bu olaydan ayrı bide adam garson yada otelde calısıyor mesela elemanlar kısın memleketlerine gidiyorlar galiba bildigim kadarıyla.
otel sonbaharda bi sure açık oluyor sanırım. acaba otel soyle bı teklıf sunuyor mudur seni begendik sen as kadroda ol gel 12 ay calıs bizle vs.

bu tarz şeyleri merak ediyorum bilgisi olan aydınlatsın
0
Zetnikov
(14.05.24)
fethiye'ye hic gitmedim ama marmaris o kadar kucuk bir yer degil ki. kisin da kendine gore nufusu var. gozlukcu de kuyumcu da kendi capinda is yapabilir.
0
hot potato
(14.05.24)
kışın da para kazanıyorlar ama yazdan çok daha az
0
abelardo
(14.05.24)
gözlükçü, kuyumcu, takıcı, turistik eşya dükkanları, birçok restaurant genelde sezonluk kiralanıyor, 6 ay iş yapıp gidiyorlar.

onun harici buralarda yerleşik bir nüfus var esnaf kışında iş yapıyor.
özellikle pandemi sonrası yerleşik nüfus sayısı çok arttı.

otel sektöründe genel durum şu şekilde 12 ay kalan küçük bir çekirdek kardo oluyor, bunun haricinde ki çalışanlar sezonluk bulunuyor, nisan-kasım gibi düşünebilirsin. Sezon harici daha düşük ücret verip, eline personel tutanda oluyor.

Sezon harici büyükşehirlerde ki otellerde, restaurantlarda çalışanlarda oluyor. Turizm sektöründe personel sirkülasyonu inanılmaz yüksektir.

Turizm işi ülkemizde çok sıkıntılı maaşlar düşük kaldı, tatil beldelerinde iş sürekliliği yok, hemşericilik çok, bu ve benzeri sebeplerden birçok tanıdığım körfez ülkeleri ve uzak doğu ülkelerine gittiler, gençlikte iyi ancak yaş alınca, aile kurunca sezonluk çalışma işi insanlara çok zor geliyor.
0
sealth
(14.05.24)
tatil köylerini bilmiyorum, ama bodrum merkez ve gündoğan'da kışın oteller çalışıyor, odalarda tadilatlarını yapıyorlar ve kalan odaları da kışın iş yapmaya gelenler olursa diye satıyorlar. personel çok az, housekeeping olarak zaten bodrum'un yerlileri günlük geliyorlar, ön büroda da müdür veya otel sahibi gibi insanlar oluyor. yani personel sıfıra yakınsıyor, ama işletme kapanmıyor.
0
malheiros
(14.05.24)
Fethiyenin yerlisi baya fazla. Kendini döndürecek kadar fazla.
Bir çok tatil yerinin yerlisi var aslında.

Ama restaurantlar falan daha çok sıkıntı çekiyor kışın. Yazın kazanıp kışın cepten yiyor köklü restaurantlar.
0
zimbirik
(14.05.24)
Bodrum 200 bin
Fethiye 180 bin
Marmaris 100 bin

Kalıcı nüfusları yaklaşık bu şekilde. Hiç de ufak yerler değil yani, kendilerini döndürecek kadar iş yapıyorlardır.

Bu kış kasım sonu gibi Muğla'da değil ama Antalya Beldibi'nde bir otelde kongremiz olmuştu. Otel yabancı turistlerle doluydu, personelle konuşunca kışın da neredeyse full dolu olduklarını, pek çok yabancının kışı otelde geçirdiğini söylemişti. Ülkedeki tüm otellerde durum bu değildir tabii ama pek çok otelde kışın da yaşlı İngilizler falan kalıyor kendi ülkelerinde evlerinde harcayacakları paraya denk geliyor neredeyse diye haberler vardı
0
nundu
(14.05.24)
Plaj, beach clup, eğlence yerleri gibi mekanlar kepenk kapatıyorlar. Karınca gibiler. Yazın kazanıp kışın yiyorlar.

Otel ve restoran gibi yerlerin yazlık ve kışlık personel sayıları farklı. Yazın dışardan gelen mevsimlik personelle iş yaparken kışın çekirdek kadro ile faaliyete devam ediyorlar. O bölgelerde kış mevsimi de ılıman olduğu için yakın mesafeden gelen günübirlikçilerle değirmen dönüyor.

Bu arada yazlıklarda 12 ay boyunca yerleşik hayata geçiş de her geçen yıl artmakta. Bu da o bölgeleri kış mevsiminde de hareketli hale getiriyor.
0
Mirket
(14.05.24)
eskiden yazin yaptiklarini yerlerdi, kisin yatarlardi.
bir de kisin yazlik yerlerde insaat sezonudur, oradan beslenirlerdi.

simdi zaten emekli tayfa ve buyuk sehirlerden oraya tasinip online calisanlar sayesinde tahminen butun sene stabil takiliyorlardir.
0
cooperr
(15.05.24)
Sayfiye yerlerinde genelde sezonluk kazandıkları para kışında yetiyor. Turizmde güzel kazanç var. Otel çalışanları ise genelde asgari ücretli olarak sezonluk üniversite öğrencileri veya sigorta için çalışmak isteyen civar köylerden gelen çalışanlardan olur.
0
doharkoman
(15.05.24)
(12)

Dikkatli besleniyorum ama yine de ağırlık çöküyor

noxie
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine de bir şey değişmiyor.

Bakın size yediklerimi sıralayacağım, bir bakın:

Sabah - bir kahve, sonrasında su
Öğle arası - burada kahvaltı yapıyorum. domates, salatalık, biber, maydonoz (yağsız tuzsuz hepsi), zeytin (5-6 tane), beyaz peynir, kaşar, ceviz (2 adet), bir haşlanmış yumurta, tam buğday ekmek 1,5 dilim, bir kupa çay, bir tatlı kaşığı ev yapımı reçel (bunda işlenmiş şeker var ama bu kadarı da etkilerse bilemiyorum).

hepsi normal porsiyonlarda, abartılı bir şey yok.
yedikten sonra çok iyiyim ama 1 saat sonrasında görseniz, öyle ağırlaştım ki sanki bir tabak mantı yemişim gibi.

şu an çay-kahve içsem kendime gelirim biraz ama demir seviyem de düşük olduğu için çok içmek istemiyorum.

daha sağlıklı nasıl beslenebilirim allah aşkına?
0
noxie
(14.05.24)
gluten etkiliyor olabilir. ekmek yemeyin bir gün öyle deneyin.

gluten dışında diğer yiyecekler de dokunuyor olabilir.

annem keçi sütünden yapılmış peynir yiyebiliyor inek sütü ürünleri dokunuyor vs.

benzer bir şekilde geçici (edit: geçirgen) bağırsak sendromu da olabilir ama tek belirtisi bu değil , amacım internet doktorluğu değil ama sadece sağlıklı görünen yiyecekler ile çözülemiyor olabileceğini ifade etmek istedim.
0
jülsezar
(14.05.24)
protein yok mu?
0
numlock
(14.05.24)
Kahvaltıda protein ağırlığı aşırı az. Hemde düz şeker, ekmek falan da yiyorsunuz, o yüzden olabilir belki.
0
zimbirik
(14.05.24)
ben de bu konudan şikayetçi idim. 1 porsiyon pilav uyutuyormuş meğer.
ekmeği yarım dilime indirebiliyor musunuz ? bi deneyin isterseniz.
0
WithWorth
(14.05.24)
yumurtayı unutmuşum ekledim, peynir de var protein olarak.

salam, sosis gibi işlenmiş gıdaları bıraktım. sucuğu da olursa hafta sonları yiyorum.
0
🌸noxie
(14.05.24)
1 yumurtadaki protein diğer yediklerinizin yanında pek bir şey değil.
0
zimbirik
(14.05.24)
1 yumurtada olan protein hiçbir şey. Aksam iyi yemiyorsaniz low protein diet olmus.

Eğer bu diyet ise yaramiyorsa tam tersini yapıp deneyin (high protein). Cinsiyete göre ideal protein alimini examine.comdan falan bulabilirsiniz.

Olay yedikleriniz ile mi alakalı denemek isterseniz o öğlen yemeginiz yerine dümdüz salata ve ızgara tavuk yapın. Ekmek yok, yağ yok (yağ umrumda değil de böyle olsun simdilik). Sadece sebze ve tavuk. Bundan da ağırlık çökerse o zaman bir baktırın. Hayatımda salata ile ağırlık çökmedi.

Buna ek olarak ben yemekten sonra limonlu sıcak su iciyorum, bilimsel yani ne bilmesem de mideme iyi geliyor.

Her şeyi deneyin ama sadece tek bir seye odaklanmayin (glutenden oluyor, bundan oluyor, sundan oluyor diye. Deneyerek bulun. Herkesin bünyesi farkli. Yıllardır gluten yerim bir derdim yok).
0
logisticsmanager
(14.05.24)
yediklerin sadece bu kadar mı? kaç kilosun? burada pek bir şey yok ki. pek bir şey yemediğin için yorgun hissediyor olabilirsin.

ayrıca ağırlık çökmesi şunlardan olabilir:
bir hastalık olabilir, doktora gidebilirsin.
kan değerlerin düşük olabilir, bu ihtimal var çünkü az yiyorsun, doktora gidip kan tahlili olabilirsin.
gün içinde çok yoruluyor olabilirsin.
uykunu alamıyor olabilirsin.
son olarak alışkanlık olabilir. her akşam yemekten sonra uykun geliyorsa vücut artık buna alışmış ve o saatte uyumak istiyor olabilir.

bence asıl sebep bu:
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(14.05.24)
Bağırsaklarımda işlev bozukluğu vardı, yemek sonrası çöken ağırlık da belirtilerinden biriydi. Sizde de böyle bir şey var demiyorum ama, doktorum yemek sonrası ağırlık çökmesinin normal olmadığını, yemekten sonra ağırlaşmak yerine aksine enerjik olmanın beklendiğini söylemişti. Sindirim sisteminize bir baktırabilirsiniz.
0
amelie poulain
(14.05.24)
1. Kan değerlerine baktır. Özellikle şekerine

2. Bir hafta süreyle glutensiz beslen.
İçinde gluten olan gıdalar ile gluteni taklit eden gıdalar diye arat ve onları hiç yeme. Azıcıktan bir şey olmaz mantığı yanlış. Hiç yeme. Öyle bir dene.

Yine olmazsa safra kesene falan baktır. Bir gastroentorologa görün.
0
Mirket
(14.05.24)
Sağlıklı beslenmede reçel yüksek şeker ierdiği için olmaması gerekir. Ekmekte bir süre çıkarılabilir proteine ağırlık verebilirsiniz. Sağlık sorununuz için hekime görünün.
0
doharkoman
(15.05.24)
Ekmegi tam bugday yap az ye
Sekeri sifirla

Spora basla
0
Zetnikov
(15.05.24)
(1)

filtreyi arıyorum

patronaj1
Selamlar. Bunu nerede yapıyorlar tiktok mu? Nasıl bulabilirim acaba https://x.com/yasoligbi/status/1789245551743041990?s=46
Selamlar. Bunu nerede yapıyorlar tiktok mu? Nasıl bulabilirim acaba x.com
0
patronaj1
(11.05.24)
tiktokta pek çok filtreyi art arda kullanıyorlar.
funface, incinmiş, conehead, frog face, neanderthaler, bir sürü böyle filtre var.
0
abelardo
(12.05.24)
(16)

Şu loafer nasıl nasıl sizce?

we are floating in space
Şık mı? https://www.tamertanca.com.tr/tamer-tanca-erkek-hakiki-deri-siyah-floter-driver-ayakkabi-3566
0
we are floating in space
(10.05.24)
Hic degil :(
0
mor oje
(10.05.24)
ay hayır iğrenç
0
elorelia
(10.05.24)
Çok şık. Hemen al knk
0
sorularimicinfeykhesap
(10.05.24)
baruthane pilavcısı değilsen alma
0
numlock
(10.05.24)
Sorun kişi zaten bu tür ayakkabılar giyiyor ki sormuş.
Niye pilavcı, iğrenç falan...

Al knk.
0
sorularimicinfeykhesap
(10.05.24)
ayakların küçük ve taraksızsa bence güzel ve şık. yazın giyilir
0
exlibris
(10.05.24)
üstüne düdük gibi dar paça pantolon giyilmeyecekse, keten bir pantolonla giyilir al.
0
anthemis nobilis
(10.05.24)
bi numarasi yok..
0
cooperr
(10.05.24)
Kafamda direkt bir tipleme oluştu çorapsız ayaklı şu loaferı görünce. Bir de deseni de mest mi mesh mi şu abdestle ilgili olan ayakkabı gibi geldi. Bence kötü.
0
nawar
(10.05.24)
loafer giymek ne büyük yükmüş arkadaşlar ya. 5 mesajda 55 çeşit şekilde etiketlendim. pek giymediğim için anlamıyorum loaferden. ama öyle dar gömlekli, kısa paçalı nargileci tayfa stili giyinmiyorum. casual ve basic giyinen biriyimdir.

alternatifi de şu: derimod.com.tr
0
🌸we are floating in space
(10.05.24)
iyi de bu tarz ayakkabi israrindaki amac ne? herkes kotu demis. sen de zaten halihazirda giymiyorum anlamam demissin. yani illa ki almak istiyorsan al gitsin de bence laf olsun diye alisveris yapasin gelmis zira bu ihtiyac olsa ihtiyac degil, tarzin olan bir sey degil, moda hic degil.
0
hot potato
(10.05.24)
arkadaşlar heves ettim loafer almak istedim ve siz yılmaz'ın vatkalı ceket mevzusunda maruz kaldığı mahalle baskısını iliklerime kadar hissettirdiniz. ama duruşumu bozmayacağım, geri adım atmayacağım. loafer alacağım.
0
🌸we are floating in space
(10.05.24)
Dar paça giymeyeceksen yakışır olumsuz eleştirilere bakma gayet şık bir parça doğru kullanılırsa
0
olaylar olaylar
(10.05.24)
Giydiğim tek loafer şuna benziyor ama rengi böyle değil ve dizaynı ise çok az farklı:
www.instreet.com.tr

Gören herkes beğeniyor onu da. Ben de beğeniyorum. Tabii seri köz çektiren, dar pantolonlu, çorapsız, ayak bileği açık şekilde giymedim hiç. Bu paylaştıklarında herkeste oluşan ilk izlenim o. Bence şunlardan bir tanesini normal bir pantolon ile çorap giyerek paylaşmış olsaydılar fikrimiz farklı olabilirdi. Belki de deri değil süet ya da bez olsa aynı algı oluşmazdı bilemedim. Hevesini de parçalamak istemezdim ama...
0
nawar
(10.05.24)
sorudaki ayakkabı hiç güzel değil.

şu linkteki daha iyi.
derimod.com.tr

ama bu da her tarz ile hoş olmaz. çok az giyilebilir yani. benim de var böyle bir ayakkabım. 15 yıldır duruyor. senede bir kez giyiyorum.
0
abelardo
(10.05.24)
Abi bence al, şu duruşunla ve hoşgörünle bu ayakkabıyı hak ettin. Ama o seni hak etti mi bilmiyorum. Ayakkabıyı beğenmedim ama sana saygı duydum, ne giysen kabulümüzdür.
0
curukturpkokusu
(10.05.24)
(16)

Haç kolye takılmasını garipsiyor musunuz?

morca
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu t
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu tarz kolye veya küpe kullanması? Hristiyan değiller yani dini bir amaç yok kesinlikle. Doğrudan yargılamaktan kaçınma çabasıyla birlikte zihnimde onlarla ilgili bir miktar ilginç bir profil çizilmesine sebep oluyor açıkçası bu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yaştan, olgunluktan bağımsız olarak gayet normal mi?
0
morca
(08.05.24)
Türkiye oksimoronluk merkezi olduğu için garipsemiyorum.
0
ferenc
(08.05.24)
22 yasimda erasmustayken, bir gece tren istasyonunda sabahlarken, evsiz bi bulgar teyze onu diger serseri evsizlere karsi korudugum icin bana boynundaki hac ve isa kolyelerini vermisti. Isa kayboldu da haci takarim hala arada. Boyle bi anlami olmasaydi da takardim pasa keyfim oyle istedigi icin. Takanlara karsi bi fikir de belirmiyor. Taki iste süs püs gayet normal. Dini sebeple takilmasindan cok daha anlasilir buluyorum ve bence estetik bi tarafi da var. 30k
0
nic cage
(08.05.24)
Komik geliyor. He isteyen istedigini yapar tabi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Normal bir ülkede olsam garipserdim. @ferenc çok güzel özetlemiş.
Ama garipsemem sadece beni ilgilendirir. Takmak istiyorsa taksın tabi.
0
Mirket
(08.05.24)
Müslüman için asla olmayacak bir şey haçlı kolye takmak.
Müslüman olduğunu söyleyen ama bunu takanın daha İslam hakkında bilmediği bir çok şey daha vardır.

Hristiyanlık için olmasa bile öylesine veya şekil olsun takmak bir bahane olamaz ve bu şekil hristiyanlıkla özdeş ve onun alametlerinden biri haline gelmiştir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
inancindan dolayi takiyorsa hic sikinti yok, insanin bir dinin mensubu olarak dogmasi sacma, sonradan din degistirmek istemek normal.

pbur taraftan sadece estetik kaygisi ile takiliyorsa bu zaten oncelikle dini onemi olan bir objeye saygisizlik. ayrica bence dangalaklik, hersey oyuncak degil.

bunu yapan bir arkadasim vardi, yurtdisinda hatun avina ciktiginda oltadaki yem olarak kullaniyordu mesela. gidip en satafatlisini almisti. partiye gore takip cikartiyordu. araplarin partisine gittiginde osmanli tugrasi falan takardi. te allam..
0
cooperr
(09.05.24)
garipsemiyorum. inançsız birisinin takmasını da garipsemiyorum. inanıp taksa daha çok garipserim hatta. cool görünüyor bence. yakıstırıyorsa takabilir. güzel bir şekil bence haç
0
abelardo
(09.05.24)
Bunu takan Z kuşağının bir çogu ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bunu sadece bir aksesuar sananlar bence çoğunlukta. Mesela K-pop denilen akımın peşinden koşturanlarda epey çok kullanılır bu haçlı kolyeler. Sebebi de K-pop grupların boynunda haçlı kolye görmeleri. Özenip bulup aksesuar niyetine takıyorlar. Yaşı yüksek olup da aslında takan dayı ve teyzelerin marjinal görünmek amacıyla taktıklarını düşünüyorum tabi ( Hristiyan degilseler tabi)

Bir ara gamalı haç kolye takan bir z kuşağına bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bana şunu söylemişti.

Bilgisayar oyununda görmüştüm hoşuma gitti ondan takıyorum demişti.

O sebeple bence çok anlam yüklememek lazım. Bence isteyen kafasına huni de takıp gezebilir.
0
limonlu eksi
(09.05.24)
Hıristiyan olmayabilir ama hıristiyanlığa sempati besliyor olabilir. şartlar kendisi için olgunlaşsa belki hıristiyan olacak olabilir. bence milletin ne taktığını kafaya takmayı bırakırsak daha iyi olacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.05.24)
Valla ben garipseyemiyorum ya :D Ha ama şu var, yansıtmaya çalıştığı tarzı taşıyamıyorsa garip geliyor gözüme evet. Bu her türlü tarz için geçerli. Ama hem karakter olarak, hem görünüş olarak tamamen "o şey" olmuşsa garipsemiyorum. Dinle alakalı hiçbir düşüncem de yok bu arada bunları söylerken, çünkü zaten sizin de fark ettiğiniz üzere dini sembol olarak kullanılmıyor bu. Aklıma bile gelmiyor açıkçası dini açıdan bunu düşünmek.

Haç dini bir sembol olmaktan çok, dini teması olan bir sembol. İçine çok fazla ekstra anlam yükleniyor yıllar boyunca. Örneğin gotik akımlarda haç temelde dini bir simgeden ortaya çıkmış olsa da artık farklı bir ambiyansın parçası aynı zamanda. Şimdi bunu başka neyle anlatacaksınız? Ya da neden buna bu kadar kafa patlatasınız ki? Ortada yıllar boyu içine bir ton imge eklenmiş bir kalıp sembol var zaten. Örneğin aynı durum yin yang sembolü için de geçerli. Bunun gibi tonla şey var. Ama bence burada en önemli nokta haçın imaj anlamında bu kullanımını Hristiyanlar oluşturmuyor zaten. Hatta hristiyanlar bunun böyle kullanılmasına karşı. Yani bu hususu görmezden gelerek yapılacak her türlü çıkarım konuyla alakasız kalıyor bence. Haliyle o haç sembolü hristiyanlık kökenli olsa da "hristiyanca" bir şey asla değil. Olsa da fark etmez de, değil yani.

İnsanların olağan şekilde yaşarken bir felsefi manifesto gibi de dolaşması gerekmiyor bence. Bazı şeyleri sadece yaparsınız. Bizde nedense insanlar her yapılan şeyin derin felsefi bir altyapısı olması gerektiğine inanıyor. Ben uğraşamam şahsen :D ilham öyküleri kitabında yaşamıyoruz sonuçta. Biraz da keyif almaya bakmak gerek.
0
akhenaten
(09.05.24)
Peki o gördüğün insanlar gerçekten hristiyan ise, nasil bu kadar emin olabiliyorsun olmadiklarina sirf bakiş atarak? Hepsiyle tek tek konuştun mu? Sordun mu hayir

Bana sanki senin haç takanlara kıl olma durumun varmış gibi geldi
0
Zetnikov
(09.05.24)
Birleşik Krallık bayraklı tişörtler falan da yer yer moda oluyor. Herhangi bir ülke bayraklı kıyafet giymek için o ülke vatandaşı olmak gerekmiyorsa, haç kolyesi de bence öyle. İnsanları ne giydiği/ne taktığı üzerinden yargılamam pek fazla. Beğenmiştir takmıştır der geçerim
0
nundu
(09.05.24)
muhtemelen bos adamdir der muhabbeti fazla uzatmam. hatta yurtdisinda da oyle. kiyafetinde dini sembol kullanan hangi dinden olursa olsun bos insandir benim icin.

ayrica gercekten hristiyan bir turke bir kez universitede denk gelmistim. bir daha da gelmedim. genelleme yapmak cogu zaman hayat kurtarir.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
garipsemiyorum. garipseyenleri garipsiyorum.
0
paintov
(09.05.24)
Hristiyan olup takanlar için okay gayet normal diyorum ama hristiyan değil de özentilikten takıyorsa bana aşırı basit ve sığ biri izlenimi veriyor.
Ciddiye aldığım insanlar kategorisine sokmam mesela.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.24)
Liseden beri takarım ben, o zamanlar kolye takardım şimdi hem küpem hem kolyem var.
İnançsızlığım lise öncesine kadar gider, görsel olarak hoşuma gittiği için takıyorum gayet de seviyorum, hatta asıl en sevdiğim formu ters haç ama bununla yapılmış küpe ve kolyeye denk gelmedim hiç, gelirsem onu da alır takarım.
0
mutekebbir
(09.05.24)
(7)

İş hayatında üst ile samimiyetle dertleşmek olumsuz bir durum mudur?

psmstc
Amirim yaşça on beş yaş büyük bayan. Ben erkek. Sistemin insana değer vermemesi, özel piyasanın durumları, zam süreçlerinde yeterli artışların olmaması gibi genel kronik problemler hakkında karşılıklı samimi bir şekilde dertleşmek sizce olumsuz bir durum mudur? Ve samimi biçimde içinden gelenleri k
Amirim yaşça on beş yaş büyük bayan. Ben erkek.

Sistemin insana değer vermemesi, özel piyasanın durumları, zam süreçlerinde yeterli artışların olmaması gibi genel kronik problemler hakkında karşılıklı samimi bir şekilde dertleşmek sizce olumsuz bir durum mudur?

Ve samimi biçimde içinden gelenleri karşılıklı sohbet esnasında konuşmak, karşı tarafın yakınmalarını, özel bazı kişisel itiraflarını, düşüncelerini dinlemek bu sizce iş hayatı profesyonelliği ve sürekliliği açısından eksi bir şey midir? Yani oldukça samimi, insan insana iletişimlerden bahsediyorum..

Bunlar profesyonel iş hayatı adına negatif şeyler midir?

Sormamın sebebi her samimi konuşmanız dedikodu malzemesine de dönüşebiliyor veya size karşı kullanılabiliyor da sonra zira. Malum yani…


Şimdiden çok teşekkürler.
0
psmstc
(08.05.24)
değil ama günün sonunda bu diyalog sana bişey kazandırmaz, aksine kaybettirir. bil istedim.
0
numlock
(08.05.24)
cevabını sen vermişsin zaten: "her samimi konuşmanız dedikodu malzemesine de dönüşebiliyor"

iş hayatı = rol yapmak

sana verilen rol ne ise onu oynaman lazım.

bu yüzden iğreniyorum iş hayatından. beyaz yakalılar bu ülkenin en sömürülen ve en değersiz kitlesi. bu değersizliği hak etmiyorlar diyemem.
0
abelardo
(08.05.24)
bunları konussan ne olacak ki. yakın arkadaslarla konusulacak konular bunlar.
0
sizofren06
(08.05.24)
Çok enteresan ki ben bu sorulara ne zaman cevap versem duyuru ile ayri noktada oluyorum.
Ben kendi iş yerimde iki müdürümle de bu şekilde konuşuyorum. 6 yil bitecek ve iş hayatıma sadece pozitif etkisi var.

Tabiki böyle firmaya sokayim demiyorum ama misal "verilen ortalama zam enflasyon altinda, bu şekilde elimizde nasıl tutmayi planlıyoruz" diyorum ya da "verilen bonus ile rakip firmalar arasında fark var" gibi. Gene iş hayatının yoruculugu, sirketin son yillardaki degisimleri vs.

Ben mudurlerimin hayatlarini çok dinledim, yaptıkları hatalar misal. Ha ama ben de müdürüm ayrı konu. Bir de tabi ülke fransa. Bu kişilere müdür gibi değil mentor gibi bakarim.

Belki ben çok güzel yerde çalışıyorum bilmiyorum ama ben calisanlarimla rahatça konuşuyorum yani. Kimsenin bana anlattigini kendisine karşı kullanmam ya da başkasına söylemem.
Neyse yani mudurunuzu taniyorsaniz bunun profesyonel olmayan bir tarafı yok. Profesyonel profesyonel diye diye insanliktan olduk.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
@logisticsmanager burası türkiye
0
abelardo
(08.05.24)
genelleme yapmak gerekirse olmasa daha iyi ama karşındaki samimi doğru dürüst bir insansa dert dışında başka şeyler de dinlersin ve çok olumlu da olabilir. sana mentörlük yapabilir, önünü açabilir, hiç farkında olmadığın konuları gündeme getirebilir.
0
gabe h coud
(08.05.24)
ben ust olarak altimdakilerle pek dertlesmek istemiyorum, cunku sonra kovmasi zor oluyor basima geldi.

ayni sekilde ustumdeki adamla da pek dertlesmek istemiyorum ki beni kovmasi gerektiginde zorlanmasin.

isyerinde duyguya yer yok, herkes sonucta para kazanmak icin bir araya geliyor, mevzu gayet net ve basit.
0
cooperr
(08.05.24)
(10)

Usain Bolt dünya rekorunu antrenmanlarda geçmiş midir?

nundu
Birkaç aydır bu soru aklımda, Usain Bolt burda örnek tabii de yüzme, yüksek atlama, halter vs herhangi bir branştaki rekortmen atlet olarak düşünebiliriz. Hatta halter, yüksek atlama gibi barı kendin belirlediğin branşlar için daha da geçerli.Şimdi Usain Bolt'a ait 100 metre rekoru 9,58 malum 2009'd
Birkaç aydır bu soru aklımda, Usain Bolt burda örnek tabii de yüzme, yüksek atlama, halter vs herhangi bir branştaki rekortmen atlet olarak düşünebiliriz. Hatta halter, yüksek atlama gibi barı kendin belirlediğin branşlar için daha da geçerli.

Şimdi Usain Bolt'a ait 100 metre rekoru 9,58 malum 2009'da dünya şampiyonasında kırmıştı. Şimdi dünya şampiyonasında o an 9,58 koşan kişi antrenman pistinde yaptığı koşularda bunun üstünü koşmalı gibi geliyor bana. Hayatının en en en iyi performansını direkt dünya şampiyonası finalinde yapmış olması biraz olasılık dışı geliyor.

Ama internette konu hakkında okuyunca da antrenmanda kendisini korumak için fazla zorlamayacağı, yarış anındaki adrenalin salgılanmasının ekstra yardımcı olduğu gibi önermelerle karşılaştım. Bu önermeler de makul gibi yine de evinde sallıyorum 9,55 falan koşmayan biri direkt gidip finalde 9,58 koşabilir mi yav?
0
nundu
(08.05.24)
Tam bir dan johnizim insanı oldum gene ondan vereceğim bilgileri.
Dan john track and field eski sporcusu 30 yıldır da antrenör (buna ek basket, amerikan futbolu vs de calistirmis strength training olarak)

Kendisinin dediği şu. Ne yaparsan yap sahnede olmak aynı şey değil. Yani o yüzden sporcularini misal sandalyede bekletiyor, farkli kosullarda bekletiyor çünkü misal yarismada çok bekliyorsun ve buna alisman lazım diyor. Yani bir şeyi kendi kendine yapmak ile sahnede yapmak arasinda deli fark var. Ben misal 235 kg deadlift yaptim. Ama bana desen ki "yarışma var". Ona özel beslenirim, uyurum, antrenmanda yaparim, psikolojimi hazirlarim ve gider 250+ denerim çünkü antrenmanda kendimi asla sıfır noktasina kadar zorlamam ama sahnede zorlarim.
orada psikolojik olarak da fiziksel olarak da en top nokta yapiyorsun. Ve üstüne binen o yük aslında öyle kolay bir şey değil. Misal usain bolt onu yapması için belki aylar öncesinden özel antrenmana baslayip özel diyet yapıp psikolojik olarak kendini hazırlaması gerekiyor. Ve bütün dünyasi sadece 10 saniye altında bir şeye bağlı oluyor. Bu noktada kendisinden aynı şeyi antrenmanda beklemek mantıklı olmaz evet çünkü antrenmanda böyle bir risk alinmaz.

Evinde 9.55 koşan yaris aninda daha iyi kosar. Çünkü evinde madalya yok, seni izleyen milyonlar yok, rakip yok, öncesinden sadece o ana özel çalışma yok. Misal hangi sporcu "14 Eylül'de evimde rekor deneyeceğim ondan simdiden ona özel çalışayım, yiyeyim, psikolojimi hazirlayayim" der? Hiçbiri.

Misal gene bu tarz yarismalar öncesi kişiyi hazırlamak için yapilan enteresan yöntemler;
James george (olympic halter) antrenörü her hareketinde patlayici güç kullanmasını istemiş. Misal koltuktan kalkarken, yataktan kalkarken.
Sonra koşu ekibinde her yere koşun yürümeyin diyen varmis.

Neyse dan john yazdığı bir paragraf, ağırlık için bu ama olsun;
"First, never, never, never fail in training.

Make every lift. Don’t miss lifts. Stay within yourself. Perfect practice makes perfect.

Missing lifts can damage you, true, but more important is that missing lifts costs you a lot of energy. For a hurdler, crashing down to the ground is going to mean bad things sooner or later.

Simply dealing with a miss is energy consuming, but worse is the mental effort in psyching yourself up for the next attempt. Keep within yourself in training!

Remember this? Performance should be BETTER than practice!"

Bir de bahsettiğim gibi kişileri yarışmaya hazirlamak ile alakalı yazi (burada antrenmanda çok iyi olup yarışmada kötü olmak konusulmus);
www.akersofstrength.com

Neyse yani ben misal maximum agirligimin yüzden 80-90i ile çalışıyorum. Yüzde 100 denedigim ya da üstünü denedigim zaman kaç gün öncesinden kendimi hazırlıyorum. Bunu olimpik atlete uygularsan onlar da eminim aylar öncesinden böyle yapiyordur :)
0
logisticsmanager
(08.05.24)
hayatının en iyi performansını dünya şampiyonası finalinde yapmış olması tam aksine çok olası bir şey. adam antrenmanda nasıl şampiyona finalinde gibi koşabilsin?

bir de rüzgar faktörü var. +0.9m/s arkadan gelen bir destek rüzgar var dünya rekoru kırdığında. maksimum 2m/s rüzgar desteğine izin veriliyor. rekor kırdığında epey bir destek de almış.

maraton mesela. 2 saatin altında koşan Kipchoge, antrenmanda daha iyi mi yapıyordur? gerçek yarışlarda yarışçı sakatlanma pahasına en iyi performansını sergiler. karşılığında alacağı fayda ile antrenmanda rekor kırmasının karşısında alacağı sıfır faydayı düşün.
0
gabe h coud
(08.05.24)
bence kırmıştır ya. yarış dediğin tek sefer, antrenman dediğin sürekli. illa ki kırmıştır. filmlerde bile görüyoruz antrenmanlarda rekor süreleri (koşu, araç, uçak vs.) önemli olan yarış ama.
0
numlock
(08.05.24)
100 metre koşusu çok anlık bir güç patlaması sonuçta o yarış anında bir adımı yanlış atsa birkaç saliseye malolabilir tamamen "perfect race"'i yaptığı yüzlerce antrenmandan birinde yakalaması daha olası gibi geliyor bana. Fiziki olarak zorlamasını bilemem profesyonel sporcu olmadığım için ama olimpiyat altını hedefleyen sporcu antrenmanda da kendini zorlamalı gibi düşünüyordum
0
🌸nundu
(08.05.24)
Usain bolt antrenmanda kırmış olsa zaten duyardın. Adamın paylaşılan koşu antrenmanı şu şekilde;
"Track Work

Training on the track was obviously a major part of Bolt’s preparations for 100m and 200m races and he split his sessions into four key areas. We’ve highlighted these below with example workouts.

Starting Blocks:10×2 point starts for 10-20m (rest: 2mins), 6×3 point start for 10-20 m (rest: 3mins), 4×2 block starts for 10-30 m (rest: 5mins)

Acceleration: 10×20m with weight vest (rest: 4mins), 5×15m 2-point start using weight sleds (5mins recovery)

Top End Speed: 5×30m acceleration, 75 per cent speed for 15-20m, sprint for 10-15m (rest: 4-5mins)

Deceleration: 2×100m (2-3 reps), 95 per cent of 200m pace (rest: 2-3mins between reps, 5-8mins between sets)

Speed endurance work would also get regular attention including sessions such as 6-8 reps of 150m at 80-90% of 200m pace with 3-4 minutes rest."

Hiçbir atlet antrenmanda yüzde yüz vermez. Elit atlet böyle risk almaz. Ha bu arada atış yapılan sporlarda olabilir çünkü rüzgar falan etkili ama koşu, yüzme, ağırlık falan yani rekor kıracak performans demek gelmiş geçmiş en iyi performansı antrenmanda vermeye çalışmak demek.

Usain bolt kendi açıklamasına göre o 9 saniye için 4 yıl çalışmış.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
nundu seni çok iyi anlıyorum ve sana laflar hazırladım. lojistik menajer zaten oldukça detaylı bir şekilde açıklamış, pro sporcuların antrenmanları hiç ana yarışmaları gibi olmuyor. hüseyin bolt illa ki 100mt o tip koşular atmıştır ama antrenman programını yazmış üstte zaten. seni anladığım ise, eğer denerse, sallıyorum 1 yıl boyunca haftada 3 kere denerse ve öyle yarışmaya çıkarsa, muhtemelen çoğu sporcu için en iyi skor, yarışmaya son bir kaç hafta kala ki antrenmanlardan biridir çünkü antrenman performansı ile iyice tavan olduğu o zaman illa birinde daha iyi bir puan almışlardır.

soru özelinde bence zaten usain bolt o yarışta daha iyi bir puan alabilirdi, tekrar izlersen son 10 metrede falan adam neredeyse sevinç kutlamasına başlamış sağa solu izleyip güldüğünü göreceksin. full konsantrasyon gitseydi 9.58 değil de 9,5 belki daha altı bile olabilirmiş
0
avatar is back
(08.05.24)
bazı spor branşlarında dediğin gibi antrenmanlarda daha iyi derece olabilir ama 100 metre sprint için sanmıyorum ki antrenmanda daha hızlı koşsun. bu gibi büyük müsabakalar öncesi her şey ayarlanıyor. yani adamın kilosu, kan değerleri, moral motivasyonu, ıvır zıvırı hep final günü için ayarlanmış. bütün bir sene boyunca bu seviyede fizik kondisyonu olamaz zaten. final günü o yıl için her anlamda zirve. o yüzden en iyi koşusunu final günü yapmıştır. zaten antrenmanda daha hızlı koşsa haberimiz olurdu +1
hatta bazı ufak turnuvalardaki yapılan dereceler de dünya rekoruna dahil ediliyor. dikkat ederseniz o turnuvalarda pek rekor olmuyor. çünkü atletler tüm performansını dünya veya olimpiyat şampiyonalarına saklıyor.
florence griffith joyner bunun dışındaki bir turnuvada dünya rekoru kırdı. o da zaten yüksek ihtimalle dopingliydi. 100 metre sprint rekoru 40 senedir kırılamıyor.
0
abelardo
(08.05.24)
Cevaplar çok açıklayıcı oldu teşekkür ediyorum.

Peki örnek değiştirip Armand Duplantis'e bakarsak, 2022'den beri 6 kez dünya rekoru kırdı sanırım. Şimdi kendisinin belirlediği bir yüksekliği aşmaya çalıştığı bir spor yapan biri. Antrenmanda başarılı şekilde atlamadığı bir yüksekliği yarışmada deniyor mudur rekor olarak? Yani yarışmada dünya rekoru kırdığı o an kendi bireysel en iyisi mi oluyor sprint yarışı için belirttiğiniz aynı sebeplerle? Yoksa antrenmanda önceden atlamıştır zaten onun güveniyle mi deniyordur?

Soruda da belirttiğim gibi, standardı kendin koyup başarmaya çalıştığın halter, yüksek atlama, sırıkla yüksek atlama vs sporlarda hep zaten başardıkları ağırlıkları yarışmada deniyorlardır gibi düşünüyordum yani çocukluktan beri. Bu Usain Bolt örneği bi iki ay önce aklıma takıldı da öncesinde düşünmemiştim :D

Eğer Duplantis de yarışma anında "Ulan iyi hissediyorum, bi üstüne çıkarım gibi" diyip zorlayıp geçiyosa ekstra şok olacağım ahahaha
0
🌸nundu
(08.05.24)
Aklıma bir örnek daha geldi. Bu sene yüzme dünya şampiyonasi ve olimpiyatlar aynı seneye denk geldi (covid yüzünden takvim sastigi için)

Katie ledecky Şubat ayindaki yüzme şampiyonasına katılmadı. Olimpiyatlara katılacağını söyledi. Şubat ayı ve ağustos ayında bu kadar uzun süre kondisyonunu üst düzey tutamazdi çünkü. Buradan da anlıyoruz sporcuların zirvesi yarışın yapılacagi dönem oluyor.

Uzun atlamayı bilmiyorum ama halter için bence finalde kaldırdığı kiloyu antrenmanda kaldırmıyor. Finaldeki gerilimi izleyenler bilir. Kaç kilo kaldırılacağı rakibin kaldırdığına göre çok değişiyor. Eğer önceden kaldırmış oldukları bir kilo olsa daha rahat olurlardı kilo seçiminde. Uzun atlama da benziyor aslında buna.
0
abelardo
(08.05.24)
Bransina gore degisir ama sirikla uzun atlamada antrenmanda kirdiklarini garanti edebilirim.Sergey Bubka santim santim ilerletti dunya rekorunu.Bazen dusunurum.Top seviyede en iyisini denese kac kirardi acaba? para icin yavas yavas gelistirmeyi secti
0
turkuaz
(08.05.24)
(9)

Arabayı çekiciden düşüren şoförün para isteyip hakkım haram olsun demesi?

dejame
Geçen gün Kılıçdaroğlu misali böyle bir şey olabilir mi şekilde bir duyuru açmıştım fakat asıl soruyu sormayı unutmuşum telaştan.Mevzu şöyle:Arkadaşımın aracı bozuluyor, çekiciye biniyorlar ve şehre doğru yol alıyorlar. Arabanın içinde üç kişiler, çekicinin üstünde yol alıyorlar. El freni çekili, yo
Geçen gün Kılıçdaroğlu misali böyle bir şey olabilir mi şekilde bir duyuru açmıştım fakat asıl soruyu sormayı unutmuşum telaştan.

Mevzu şöyle:
Arkadaşımın aracı bozuluyor, çekiciye biniyorlar ve şehre doğru yol alıyorlar. Arabanın içinde üç kişiler, çekicinin üstünde yol alıyorlar. El freni çekili, yokuşta halat kopuyor ve araba yola düşüyor. Arkadaşın aracı ağır hasar aldı. Kendileri de canından olabilirdi otobanda.

Şoför olay anında sürücüyü suçlayıp kavga ediyor, el frenini çekmediğini iddia ediyor fakat üç kişi şahit, el freni çekildi. Zaten asıl problem çürüyen halatın kopması, yani çekicinin sorumluluğunda olan bir olau. Ardından aracı sanayiye götürüp yaptırıyor ama ilk andan beri para istiyor. Üstüne hakkım haram olsun diyor.

Bu durumda arkadaşım ne yapmalı?

A. Normal çekici hizmetinin bedeli neyse ödesin, kaza bu, olabilir.
B. Sadece yakıt parasını ödesin, 20 km kadar bir mesafede taşıma yaptı.
C. Araca o kadar hasar vermiş, üstelik canlarından da olabilirdi. Üstüne o kadar kavga etmiş ve hiç özür dilememiş, geçmiş olsun bile dememiş. Hiç ödeme yapmasın.
0
dejame
(04.05.24)
C
0
grimavi
(04.05.24)
Kaza müşterinin sorumluluğunda değil. Çekici, vermesi gereken hizmeti doğru dürüst veremediği gibi bir de kazaya neden olmuş. Normalde sigorta şirketinin bile araçta oluşan hasarı çekici firmasından tahsil etmesi lazım, en azından teorik olarak. Ben olsam para falan vermezdim.
0
salihdt
(04.05.24)
D. Bilirkişiye gidilsin. Bahsedildiği gibi halattaki hasar ile olduysa çekiciden araca gelen hasar için para istensin ve konu ilgili mahkemeye sevk edilsin. Aracın periyodik kontrolünü yapmak müşterinin sorumluluğunda değil.
0
nawar
(04.05.24)
E. şıkkı çekici şöforunu sizden bunu isteyecek kadar kendimi ezik duruma getirmezdim.
normal şartlarda o şoforun sizin isminizi gördüğü yerde gerilmesi mahcup olması lazım.
0
nuisance2
(04.05.24)
Çekiciden aracın hasar masrafı talep edilsin. Ödemezse yargıya gidilsin.

Bildiğim kadarıyla çekiciye yüklenmiş araçta yolculuk edilmez, bunu sağlamak ve el freninin çekili olmasını sağlamak çekicinin sorumluluğunda.

Aracı teslim ettiğiniz gibi teslim alma hakkınız var.

Bir avukatla görüşün.
0
Mirket
(04.05.24)
D hiç birisi. çekici araca hasar verdiyse bedelini ödemek zorunda. tam bir köylü kurnazlığı çekicinin yaptığı.
0
abelardo
(04.05.24)
Aracı kim tamir ettirdi, Cekici mi arkadaşınız mı?

Cekiciye araç içinde binmek yasak hemde 3 kişi araç içinde. Bu konu hakkinda oncesinde yasak vs denildigi halde birsey olmaz denilsi mi?


Halatın kopması araç+3 kisi yuzundense arkadaşinız haksız.
0
Fritz-X
(04.05.24)
Hata arkadaşınızda kanuni olarak hakkını aramak yerine (burada ihmal olduğu anlaşılıyor ) saçma sapan polemiklere giriliyor kavga ediliyor forumlarda çözüm aranmaya çalışılıyor Allah bilir arabanın sigortası kaskosuda yoktur bu kafayla daha çok sıkıntı yaşarsınız. Kaza yok ihmal var suç duyurusunda bulunun ayrıca hasar için tazminat talep edin.
0
doharkoman
(04.05.24)
araba çekici üstüne çıktığı anda çekicinin sorumluluğu başlar, arabanın bütün önlemlerini almak onun sorumluluğunda. ayrıca arabanın içinde de sizi taşımamalıydı siz başka bir şekilde gelmeliydiniz. kural,sistem olmayan güzel ülkemde bu işlerle ilgili mevzuat olduğunu da düşünmüyorum. ben olsam dava açardım, çekicinin iş bilmezliği yüzünden niye arabam zarar görsün. çekici ilk önce kendini garantiye alıp çalışmalı, çocuk oyuncağı değil bu işler.
0
firavunfaresi
(05.05.24)
(6)

Birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

dedeminhirkasi
1 milyonunuz varsayalım, bunun yuzdesel olarak dağılımı nasıl olmalıYani %50 hisse senedi % 30 altın %20 doviz gibi. Temkinli fakat yavaş yavaş sağlam ilerlemek isteyen birisi için bunun dağılımı nasıl olur
1 milyonunuz varsayalım, bunun yuzdesel olarak dağılımı nasıl olmalı
Yani %50 hisse senedi % 30 altın %20 doviz gibi. Temkinli fakat yavaş yavaş sağlam ilerlemek isteyen birisi için bunun dağılımı nasıl olur
0
dedeminhirkasi
(03.05.24)
Haftadan haftaya değişmiyorsa zarar edersin.
0
Mirket
(03.05.24)
Herkesin yatırım stratejisi farklıdır fakat olması gereken kullanacağınız para ile yatırım yapmayın kenara atıp unutacağınız para ile yatırım yapın. tavsiye olarak yatırımı en az 5 yıl olarak düşünün bana kalsa tamamı ile hisse senedi alırdım kısa sürede biri beş yapardım. Döviz bir yatırım aracı değildir.
0
doharkoman
(03.05.24)
XBANK yani Bankacılık endeksi:
1 Kasım 2010 tarihinde 996,31 Dolarmış
Bugün, 412,97 Dolar.

Yani bankacılık endeksine yatırılan para 14 yılda Dolar bazında %50'den fazla erimiş.

TCELL 3.12.2007 tarihinde 5,72 Dolarmış.
Bugün, 2,54 Dolar.

Yani o tarihte TCELL'e yatırılan para 17 senede Dolar bazında %50'den fazla erimiş.

Uzun vadede Hisse mi Dolar mı diye bir kez daha düşünmek için iki tane örnek. Yorumsuz örnek.
0
Mirket
(03.05.24)
%100 borsa (turkiye hisseleri degil). nakit/faiz'de para hic yok, tum para birimleri dahil. maasimin buyuk bir kismi ev odemelerine gidiyor su siralar, bir sure daha boyle olacak gibi. o yuzden borsa yatirimim her ay ufak bir miktar artiyor sadece. her ay ayni fonu aliyorum, uzun suredir herhangi bir satis islemi yapmadim.
0
hot potato
(04.05.24)
tüm parayı altcoinlere yatırıp batırıyoruz
0
abelardo
(04.05.24)
1-2 aylık ihtiyacım olabilecek kadar döviz; az az para piyasası fonu/mevduat, eurobond fonu, altın-emtia fonu/altın-döviz byf/altıns1; biraz yabancı hisse fonları; kalan çoğunluk yerli hisse senedi veya hisse senedi fonları. Şu an birikimimden para çekme ihtiyacım yok. Öyle olursa borsa ağırlığını azaltıp altın-döviz-para piyasası fonu ağırlığını artırırım.
0
perferil
(04.05.24)
(3)

Hangi dating appi kullaniyorsunuz

Kittie
Uzun suredir beraberligim yok.Cok uzak kaldim bu konulara.Yani zor geliyor artik tanisma fasli mesela.Gozumde buyuyor.Cok olumsuzluk yasadim bu beraberligim yyok dedigim donemde.Soyle kullanmasi kolay, kitlesi duzgun bir oneriniz var mi?Fark eder mi bilmiyorum ama kadinim.
Uzun suredir beraberligim yok.
Cok uzak kaldim bu konulara.
Yani zor geliyor artik tanisma fasli mesela.
Gozumde buyuyor.
Cok olumsuzluk yasadim bu beraberligim yyok dedigim donemde.

Soyle kullanmasi kolay, kitlesi duzgun bir oneriniz var mi?
Fark eder mi bilmiyorum ama kadinim.
0
Kittie
(03.05.24)
Hinge ve Bumble
0
king lizard
(03.05.24)
Eksi Sözlük diyecegim de müthis toksik bir yer. Ayni anda birden fazla kisiyi idare edip, en varliklisi seçiliyor falan..
0
Yourcousinmarvinberry
(03.05.24)
Ekşi sözlük
0
abelardo
(03.05.24)
(10)

2-3 saat icinde gecen filmler

robert bosch
örnek var mi?benim bildigim sanirim testere sadece
örnek var mi?
benim bildigim sanirim testere sadece
0
robert bosch
(01.05.24)
Tüm zamanların en güzel filmlerinden

www.imdb.com
0
Mirket
(01.05.24)
Yani tek mekan filmlerinin bir çoğu böyle sanki.

Buried www.imdb.com
Locke www.imdb.com
Bence Rezervuar Köpekleri de sayılır, tamam flashbackler vs. var ama esas olay depoda birkaç saat içinde geçiyor.

Die Hard'ların hepsi böyle birkaç saat içinde geçiyordu diye hatırlıyorum. Buna çok güzel örnek olur mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.05.24)
Victoria (2015) - sağlam film
Die Hard'ın hepsi
Retribution (2023) - dandik
Man on a Ledge - fena değil.
0
prole
(01.05.24)
man from earth
0
pide
(01.05.24)
(bkz: The Man from Earth)
(bkz: Phone Booth)
(bkz: The Strangers)
(bkz: Captain Phillips) biraz daha uzun bir süre ama dikkate değer
(bkz: The Invitation)
0
10551037
(01.05.24)
Son of saul'ü de ekleyelim
0
prole
(01.05.24)
En kisa hikaye zaman dilimi "run lola run" olabilir. 20 dakika sadece. Ama 3 farkli senaryo gosteriliyor filmde.

"Vantage Point" gibi coklu perspektif filmleri de guzel ornek. Bunda hikaye zaman dilimi 23 dakika ama 8 farkli perspektiften anlatiliyor.

Bunlar gibi hikayesi kisa zamanli, bikac saatli veya bikac gunlu bicok ornegi burda bulabilirsin:
tvtropes.org

Not: time loop, ruyada olma veya birinin dusunceleri vb. senaryolu filmleri haric tutuyoruz tabii. Onlarda zaman dilimi anlik, bikac saniyelik veya anlamsiz olabilir.
0
ermanen
(01.05.24)
tepedeki psychedelic adam
(01.05.24)
yukarıdakilere ilaveten benim aklıma gelenler

www.imdb.com bullet proof - trende geçiyor
www.imdb.com cebimdeki yabancı- yemekte geçiyor
www.imdb.com triangle -gemide geçiyor

gemi demişken titanic de 2-3 saat içinde geçiyor :)
0
abelardo
(02.05.24)
Bird Man
Non stop
Unstoppable
0
iwasbornonamountainside
(02.05.24)
(11)

Özgeçmiş Hobi Kısmına Şunları Yazmak Saçma Mı?

depresif çocuk
1) parfüm koleksiyonerliği2) ikinci dünya savaşı tarihibunlar takıntı seviyesinde meraklı olduğum konular. Ama biraz saçma durur gibi geldi.
1) parfüm koleksiyonerliği
2) ikinci dünya savaşı tarihi

bunlar takıntı seviyesinde meraklı olduğum konular. Ama biraz saçma durur gibi geldi.
0
depresif çocuk
(01.05.24)
artı veya eksi etkisi olmaz.
0
gabe h coud
(01.05.24)
artı veya eksi olabilir.

artı: aaa ben de bu konuları seviyorum diyebilecek hr, patron

eksi: saçma bunu niye yazmış ki diyebilecek hr, patron.
0
buenosdias
(01.05.24)
Eksi etkisi olur herhalde. Kurumsal is kulturunden uzak oldugun dusunulebilir. Bilmemne korosunda tenorum gibi somut veya yazlari akdeniz sahillerini temizleyen gonullu grubunu organize ediyorum gibi begeni uyandiracak seyler de degil yazdiklarin.
0
hot potato
(01.05.24)
"İkinci Dünya Savaşı Tarihi"
demeseniz de mesela "Churchill Doktrini" filan deseniz güzel olur. Tabii bu anlamda bilginiz varsa (bilmiyorsanız uçmayın sakın).

"Parfüm Koleksiyonerliği" yerine de, "Parfüm ve Duygular" deseniz, açıklarken de Şarap Kolleksiyoncusu gibidir deseniz mesela.

Günümüzde ilgi çekmek ve popülizm önemli. Detaylar ise önemsiz.
0
alfired
(01.05.24)
Hot potato +1

Bir de cok ergence buldum ben. Stajyer yazsa hos olabilir anca.
0
Kittie
(01.05.24)
hobi kısmı olmasın cv'de +1
0
kurbanlik koyun
(01.05.24)
hangi iş ve meslek yazılmamış ancak ikinci dünya savaşı geek bir izlenim veriyor bence. alakalı bir meslek değilse yazmamak daha doğru olur.
parfüm koleksiyonerliği iyi olabilir. özellikle satış pazarlama falansa dış görünüşüne önem gösteren, kokudan anlayan birisi diye düşünülebilir.
0
abelardo
(02.05.24)
Abi şimdi herkesten farklı bakacağım ben cv'de hobileri görmeyi seviyorum ve özellikle hayatında farklı şeyler olanlar ilgimi çekiyor. Yani parfüm koleksiyonu diyorsun, misal 20 tane varsa farklı ama bana basenotes'ta hednic var. Bu herif gibiysen o zaman bu gerçekten bir hobi.
Tarih konusunda da misal sana soru geldiğinde buna olan ilginin gösteriyorsan gene güzel.

Hobiler aslında kişiler hakkında ise alan kişiye bilgi verebilir. Misal bak ben fitness hobi derim ama bazı kişiye göre fitness yürümek, koşmak, iki hareket yapmak. Benim için 230 kg deadlift yapmak, 50 kg çantayı alıp taşımak, 20 kg yelek ile dağda yürümek, kitaplarını okumak, arastirmalara bakmak.

Yani aslında sen hobi diyince biz bundan ne anlamayiliz buna bakmak lazım. Sen ikinci dünya savaşı diyince bu konuda elinde 30 kitap varsa, misal Avrupa'da bu alanlarin gezmissen vs bu bize senin hakkında bilgi verir aslında.

Neyse yani benim kendi muhattap olduğum sirketler ve roller seviyesinde ben hobi kismini severim. Yöneticiler falan kendi tanitimlarini yaparken hobilerini de koyuyorlar o PowerPointlere ve gerçekten aklımda kalan şeyle hep hobileri, nerede calismislar, nerede okumuslar umrumda değil. Adamın hobisi misal hobi trenleri falandi. Çok ilgimi çekmişti.

Neyse çok konuştum :)
0
logisticsmanager
(02.05.24)
1 belki kurtarır da 2 saçma.
0
hrskrs
(02.05.24)
yazmak istiyorsan yaz, saçma olsun ne olacak. benim ilgimi çekerdi mesela. ama insanlar o kadar düz ki komik ve salakça algılayacak kişiler olacaktır tabii.
0
deartheodosia
(02.05.24)
Genellemeler kötüdür kabul ediyorum ama mesleği bu olmadığı halde ikinci dünya savaşına takık biri 15 yaşında bir ergen değilse çok olumlu düşünmem. Gavurların red flag dediği zımbırtı yani benim için bu ikinci dünya savaşı takıntısı. Ha bu red flag iş vermeye engel olmaz benim için ama çok da muhabbet etmeyi tercih etmem kendisiyle lol
0
nundu
(02.05.24)
(10)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait ve neydi?

tabudeviren
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
0
tabudeviren
(30.04.24)
4 yas, 99 depremini hatirliyorum ve sonrasinda ev saglam olmasina ragmen cadirda kaldigimiz gunler.
0
gule gule
(30.04.24)
3 veya 4 yaş. Giriş kattaki evimizin pencere korkulugunda ağladığımi hatırlıyorum. sokakta ayı oynatiyorlardi.
0
cukur
(30.04.24)
3-4 yas, video olarak degil ama cogunlukla fotograf olarak.
video 5-6 yasindan sonra basliyor.
0
cooperr
(30.04.24)
2 yaş. Babam ve bir arkadaşı pinpon oynuyorlardı. Düşen topun peşinden koşuyordum.
0
Bluesque
(30.04.24)
13-14 aylık evdeyken dışarı bakıp su akıyo demiştim. aaa çocuk konuştu diye evdekiler sevinmişti bunlar neye seviniyor diye bakmıştım.

daha net olan bir anı da 2.5 yaşındayken kardeşimin doğumu, bir süre annanemlerde kalmamız ve eve dönerken kardeşimin metal beşiğini söküp arabanın bagajına yüklememiz. ama asıl net olan kısım uzun süre sonra ilk defa eve girince hissedilen yabancılık ve bunu daha önce tecrübe etmediğimi fark etmem. sonra büyük bir kahverengi örgü sepet içinden oyuncaklarımı çıkarıp bir radyo ile oynuyorum.

bunlar gibi çok var ama bir süre sonra çoğu anının kendisi değil de hatırlaya-hatırlaya oluşan kopyaları gibi.
0
orpheus
(01.05.24)
Yaşı bilmiyorum ama annemin beni ayağında salladığını hatırlıyorum, bir de ablamın bana karyoladan nasıl çıkılacağını öğrettiğini hatırlıyorum.
0
mirty
(01.05.24)
dört yaş, babamı evin penceresinden bekliyordum, yağmur yağıyordu , nasıl eve gelecek diye ağladığımı hatırlıyorum.
0
peri harfler narla
(01.05.24)
3-4 yas. Bana yeni bir ayakkabi almislar ancak yagmur yaginca alti camur oluyor, merdiven basamaklarinin girisinde yere ters bir bicimde bir kurek demiri sabitlenmis, bizimkiler bana ayakkabimi orda nasil temizlemem gerektiginiz anlatiyorlar.

Bir de, otobuse biniyoruz, yan koltukta oturan kadin cocuguna muz veriyor, ben de ona bakiyorum, kadin dayanamayip bana da veriyor. Babam ona tesekkur ediyor.
0
va
(01.05.24)
2 yasimi hatirliyorum. dedemle birlikte uyurken kalp krizi gecirmis. uzerine beyaz carsaf serdiklerini ve bicak koyduklarini hatirliyorum

bi allahin kuluda bu cocuk burada ne yapiyor deyip uzaklastirmamis
0
foster
(01.05.24)
4 yaşımı hatırlıyorum. meşhur 87 istanbul kışını hatırlıyorum. çatı tamamen kar dolmuştu
0
abelardo
(01.05.24)
(13)

türkiye'de hiç bir şeyin yetmemesi

avatar is back
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın 2-3 günü dolmuş kalanlarda da az yer var fiyatlar uçmuş, otellere baktım ailemi götürsem mi dedim, oteller tıklım tıklım. bunları geçtim, konut yetersiz araç yetersiz neye baksam ya yetersiz ya da çok talep görüyor.

abi bu nedir ya? gerçekten ülke nüfusu 2010'da 30 milyondu da biz mi bilmiyorduk yoksa şimdi 150 milyon mu? bir arkadaşla tartıştık bu konuyu, ben biz türklerin çok ciddi tüketim düşkünü olduğumuzu ve aşırı sosyalliğe bağladım o ise, yüksek istihdam ve yüksek maaşlara bağladı, köyden kalkıp gelen hastanelerde sağlıkçı okullarda öğretmen kamuda memur, öyle ya da böyle 1500$ maaş alıyor herkes neredeyse.

cidden nedir bu ya?
0
avatar is back
(30.04.24)
Boş şeylere vaktimiz çok.
Bu bir gerçek.
Kütüphanelerin boş olduğu bir toplumda sorun da çoktur.
0
diyecevaplandı
(30.04.24)
istanbulda?
0
abuzer
(30.04.24)
bence türkiyenin en büyük problemi ve her şeyin sebebi kalabalık olması. bu yazdıklarının sebebi de kalabalık olması. hindistan, bangladeş olma yolunda ilerliyoruz
0
abelardo
(30.04.24)
İstanbul için nüfus yoğunluğu problem
0
jülsezar
(30.04.24)
Doğru cevap, tüketimin artması.

Mesela bakın, 2020’de kişi başı harcama 8.5k dolar iken 22 de 10.5k dolar olmuş.
data.worldbank.org

Bunun sebebi para basılması, bunun sonucu enflasyonun artması, enflasyon artmasına rağmen faizlerin düşük tutulması.

Türkiye’yi yokuşa süren 3 olay bu. Para basmak deyince fiziki parayı düşünmeyin sadece. Seçimden önce, toplamda 1000 dolar tutarında kredi çektiğinizi düşünün, enflasyondan dolayı geri ödediğiniz miktar 600 dolar olsun mesela. Aradaki 400 dolar para basılarak karşılandı.

Son yıllarda para basılmasının sebebi, millete para dağıtmak. Bayağı bayağı para dağıltıdı kredi ile. Sebebi ise, seçimi kazanmak. Belliki başarılı oldular.

Bu grafikte dağıtılan paranın büyüklüğünü gösteriyor mesela, kredi genişlemesini: eksisozluk.com
0
substituent
(30.04.24)
Türkiye'de yüksek istihdam ve yüksek maaş mı varmış?

İstanbul nüfusu 16 milyon, anlık insan sayısı minimum 20 milyondur öğrencisiyle göçmeniyle turistiyle, bunun %1'i dışarda olsa 200 bin insan ediyor. 200 bin insan da İstanbul'da her türlü mekanı doldurur zaten. Bu kadar basit matematiği yok sayıp "Madem ekonomik kriz var, niye her yer dolu" diye konuşmak çok tuhaf geliyor bana
0
nundu
(30.04.24)
Sen de bu kalabalıkta +1 sin. Farkında olman seni o kalabalıktan ayırt etmiyor. Gel taşraya bu kalabalık yok
0
olaylar olaylar
(30.04.24)
Bu işin çözümü cem uzan'ın dediği gibi doğu illerine kumarhane açıp hem istihdam yaratıp hem de para getirisi sağlamaktır.
0
ferenc
(30.04.24)
Arz asil problem.
0
aloha snackbar 3
(30.04.24)
birinci sebep kalabalık ve nüfusun şehirlere dengesiz dağılımı. ikincisi ise insanların boş vakit geçirmekten tek anladığı şeyin kafeye restorana gitmek olması. biz türkler para harcamadan eğlendiğimizi anlamıyoruz. illa bir şeylere para ödenmeli, hizmet alınmalı, şımartılmalı, o tatmin duygusu yaşanmalı. insanlara da hak veriyorum, büyük şehirlerde yapacak bir şey yok. doğru düzgün doğa yok, doğa olsa ulaşım yok, ulaşım olsa her yer tesisleşmiş, vs. vs.
0
sir gawain
(30.04.24)
Vallaha paris'e gittiğimde ben de kalabalık diyorum, bunun gibi bir de lyon dedim onun dışında demedim. Oralarda da her yer dolu. Bunun sebebi nüfus yani. İstanbul'a bakan birinin herhangi bir şekilde araştırma yapmasına gerek yok, gereksiz kalabalık yer. Yaşanacak bir tarafı yok.

Bu sebepten buraya yigilmamaliydi ama hükümetler bu yolu seçti. Her şey oraya yigdi malum inşaat. Yoksa İstanbul'daki hayat biraz başka şehirlere yayilsa bu sorun olmayacakti.

Ha bu arada Türkiye gibi enflasyon tavan ülkelerde harcamanin artmasi da normal. Bugün 100 liraya yediğini 2 ay sonra 150 liraya yiyeceksin. E zaten ne araba ne ev alinabiliyor, hobi desen para, yurtdışı gezmek para. Yani insanlar ya eve tikilacak ya elinde olup bir şeye yetmeyen parayi harcayacak.

Türkiye'de çok para var diyen kendi çevresine bakıp bunu söyler. Yüksek istidham ve yüksek maaş. Maşallah sanırsın almanya. Şu an devlet para alıyor o kadar.
0
logisticsmanager
(30.04.24)
turkiye kaldirabileceginden cok nufusa sahip. sehirler korkunc. allah askina ankara kalesine cikip etrafa bir bakmanizi tavsiye ederim. manzara hindistan'in aynisi.

cayyolu'na guya varliklilar gitti tasindi. gidin google maps'ten bir uydu goruntusune bakin. parsel parsel arsa ceviren site dikmis, hicbir mantigi olmayan butunluksuz cirkin yapilasmalar olusmus. bunun fakirlikle alakasi yok. 1930'da turkiye alman sehir planlamacilarina sehir tasarlatiyordu. simdi ise kolay ve hizli rant kapisi aralandi. mafyalasma her yerde. ulke en son bir plana gore yonetildiginde 2002 sonrasi kemal dervis planlari takip ediliyordu.

biz 10-15 sene once universitede bunlari tartisirdik ve kalbim sikisirdi uzuntuden. korkarak anlattigimiz her sey oldu.

ileride ne olur? turkiye ayni iran, pakistan gibi devletin guclu oldugu ama halkin fakirlikten agzinin koktugu bir yer haline gelecek. kendini devlete hizalayan guclenecek, alip yuruyecek. memurluk ve mafyalik ulke gencligine sunulan opsiyonlar olacak.
0
antikadimag
(01.05.24)
Genelde büyükşehirlerde bu şekilde sebeplerini yorumlamak haddim değil fakat gözlemlerim ve tecrübelerime göre Türkiye'de insanların ekonomik durumu iyi yemeyi içmeyi ehli keyfi lüksü ve gösterişi seviyorlar insanlarda gereksiz bir araba sevdası var kadınlar estetik ve para düşkünü ve sokaklarda çıplak gezerek bedenlerini teşhir ediyorlar yazdıklarım gözüme batanlar genel gözlemler istisnalar kaideyi bozmaz. Benim tahminime göre Türk halkı sosyal medyadan, dizilerden , sosyal platformlardan kontrolsüz bir şekilde etkileniyor bunların hepsi pr'ın etkileri. Bu durum aynı zamanda istatistiki bir veri olmasa da Türk ekonomisinin ne kadar canlı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. İstanbul yaşanacak bir yer değil Bu arada köyden kente göç 90'lı yıllarda bitti.
0
doharkoman
(01.05.24)
(7)

olimpik/milli sporcuların gerçek mesleği bu mu?

kibritsuyu
yani geçimlerini yaptıkları spordan mı sağlıyorlar, parayı yaptıkları spor ile mi kazanıyorlar?sorum futbolcular falan değil. artistik buz patencisi mesela. anca kış olimpiyatları oluyor, belirli bir turnuva oluyor, ona gidip yarışıp dönüyor. bu adamın mesleği bu mu, yoksa normal herkes gibi işe gid
yani geçimlerini yaptıkları spordan mı sağlıyorlar, parayı yaptıkları spor ile mi kazanıyorlar?

sorum futbolcular falan değil. artistik buz patencisi mesela. anca kış olimpiyatları oluyor, belirli bir turnuva oluyor, ona gidip yarışıp dönüyor. bu adamın mesleği bu mu, yoksa normal herkes gibi işe gidip, mesleğinden parasını kazanıp müsabaka olunca da ona mı gidiyor? gerçek işi mühendis ama artistik buz pateni müsabakası olunca kalkıp ona mı gidiyor?

mete gazoz mesela. işi gücü mesleği okçuluk mu, yoksa normal üniversitesini okuyup, mesleğini eline alıp çalışıyor da okçuluk ile ilgili müsabaka olunca mı kalkıp gidiyor?

hadi mete gazoz rekortmen, popüler bir kişi, sponsorla reklamla falan kazanıyordur da sıradan bir okçu için durum ne? mete'nin rakipleri için mesela?
0
kibritsuyu
(26.04.24)
Olimpik sporcu olmak için amatör olmak, bu sporu profesyonelce yapmıyor olmak şartı var.

Ancak geçimi için bir işte çalışmak zorunda olanların bu denli başarılı sporcu olamayacağı herkesçe malum.

Bu kural şu şekilde deliniyor. Büyük holdinler kendi adlarıyla spor klüpleri kuruyor. Örneğin atletizm takımı için bir sporcuyu transfer ediyor. Sporcu holdingin bir atölyesinde işçi olarak çalışırken (!) antrenmanlarına da devam edip holdingin takımında koşuyor.

Şu an çok gündemde olan 'ATM memurluğu' konusunun spora uyarlanmış hali. Ve bütün dünyada da bu şekilde.
0
Mirket
(26.04.24)
diploması vardır yoktur bilmiyorum ama yaptıkları spor kendi işleri. zaten aksi durumda olimpik sporcu olabileceği gerçekçi gelmiyor.

özellikle sponsor bulunma şansı az sporlarda ya meslek ya spor oluyor, örneğin satrançta türkiye'nin bir numarası oyuncu ki bizim ülkenin olimpiyatlarda 6. olmasını sağlayan sporcumuz satranç ekonomik olarak zorluyor diye profesyonelliği bırakıp amerika'da üniversite okumaya gitti.
0
gule gule
(26.04.24)
çok rekabetçi olmayan bir branş değilse evet gerçek mesleği sporculuk oluyor. aksi taktirde başarılı olamaz zaten
0
abelardo
(26.04.24)
amatörlük meselesini tam anlamıyorum. basketbol, futbol ya da voleybol gibi branşlarda katılan sporcular gayet takımlarından maaş alıyorlar, yani profesyoneller.
0
co2s2
(26.04.24)
@co2s2 olimpiyatların sloganı önemli olan kazanmak değil katılmaktı ilk başladığı zamanlar.

1936'da tek olimpiyatta 4 madalya alan ilk kadın yüzücü olimpiyatlardan sonra yüzme hocalığına başladığından amatörlükten çıkıp diğer olimpiyatlara katılamadı mesela.

ya da hatırlamadığım bir branşta bir sporcu madalya kazanıyor fakat daha önceleri spordan maaş aldığı ortaya çıktığından madalyasını geri iade ediyor..örnekler var.

tabii günümüzde(1984 sonrası) sponsorlar turnuvayı finanse ettiğinden dedikleri oluyor, bunun yanında profesyonelliğin olimpiyatlara girmesi daha ikinci dünya savaşından önce siyasi şekilde başlıyor. kızıştıkça kızışıyor..
0
gule gule
(26.04.24)
@mirket; bu kuralın olduğundan emin değilim. Senin bahsettiğin eski kurallar olması lazım.
www.rulesofsport.com

1980lerde degismeye basladi, haliyle cogu bugun profesyonel atlet.
0
logisticsmanager
(26.04.24)
yurtdışındaki sistemi bilmiyorum ancak örneğin hollandalı artistik cimnastikçi epke zonderland esasında doktordur mesela. fakat günde 6-8 saat antrenman yaptığını düşünürsek ne derece mesleğini icra ediyordu bilemiyorum.

türkiye'de ise şöyle... profesyonel branşlar, amatör branşlar ve olimpik branşlar var (olimpik branşlar tüm dünyada olimpik tabii). profesyonel dallarda mücadele eden (futbol, basketbol, voleybol vs.) profesyonel lisansa sahip sporcular zaten kulüplerinden yeterince maddi destek alıyor. amatör branşlarda ise eğer kulüple bir anlaşman yoksa ücret söz konusu değil ya da cuzi bir miktar alabilirsin. amatör branşlardan aynı zamanda olimpik olanlar da var. mesela yine cimnastikten örnek verelim. hem amatör branş, hem olimpik. buradaki sistem de şu. sporcular türkiye olimpiyat hazırlık merkezi (tohm, gençlik ve spor bakanlığı'na bağlı) kotasını alırlarsa tamamen bu amaçla donatılmış tesislerde ücretsiz konaklıyor, antrenman yapıyor ve belirli bir maaş alıyor. buradaki sporcular ekseriyetle milli sporcu oldukları için ekstradan millilik maaşları da var. birçoğu üniversite'de besyo okuyor. okul bitince direkt millilik atamasından öğretmen, antrenör veya spor yöneticisi oluyorlar. eğer atandıktan sonra hala sporculuk yaşamları devam ediyorsa resmi izinli sayılıp antrenmanlarına/yarışmalarına katılıyorlar. bazı sporcular ilgili federasyonlardan da maaş alabilir.

kısacası eğer milli ve olimpik sporcuysan geçimini sağlayacak kadar para kazanırsın. hele ki dünya/avrupa/olimpiyat derecesi alırsan devlet ödülleri, yarışmaların kendi ödülleri, çeşitli sponsporluklar falan derken iyi para gelir. ama falanca kulübe gidip birkaç yarışma gördüysen nanay. :)
0
motosiklet burclu adam
(27.04.24)
(11)

ilişkimiz 2 hafta sürdü diyen birileri ne yaşıyor?

mr.goodcat
herkesin herkesle flörtleştiği bir dönemdeyiz. bazısına sorulduğunda ilişkimiz 2 hafta sürdü diyor mesela. bu kadar kısa süren bir ilişkinin başlangıç miladı mı oluyor o halde? zaten 1-2-3 hafta dediğin periyot flörtleşme periyodu. yani bir şey oluyor da o bir anda ilişkiye mi dönmüş oluyor, ne oluy
herkesin herkesle flörtleştiği bir dönemdeyiz. bazısına sorulduğunda ilişkimiz 2 hafta sürdü diyor mesela. bu kadar kısa süren bir ilişkinin başlangıç miladı mı oluyor o halde? zaten 1-2-3 hafta dediğin periyot flörtleşme periyodu.

yani bir şey oluyor da o bir anda ilişkiye mi dönmüş oluyor, ne oluyor yani?
0
mr.goodcat
(25.04.24)
onlar genelde hayatında birisi olsun diye beraber oluyorlar, diğer taraftan başkalırıyla görüşmeye devam ediyorlar. daha iyisini bulunca da ayrılıyorlar. bunu genelde yeni kuşak yapıyor. 38 yaşındayım, benim zamanımda böyle değildi. şimdi her şey çok hızlı gelişiyor ve her şey çok normal kabul ediliyor.
0
numlock
(25.04.24)
bunu diyen birinin görece daha uzun ya da daha derin bir iliskisi olmamistir herhalde. senin iliskiye yükledigin anlam belki daha uzun süren daha derin bir sey icin gecerli. ama o da bu duyguyu yasamak, bir seylere anlam yüklemek istedigi icin böyle diyor. biraz daha yasi kücük birinin yapacagi bir sey gibi bence de.
0
robert bosch
(25.04.24)
aslında sorumu tam doğru yöneltemedim.

ben ilişki neden 2 hafta sürüyor demiyorum. 2 hafta süren bir ilişki nasıl başlıyor. yani buna nasıl ilişki denebiliyor? bana göre 2 haftalık şey flörtleşmedir. yani ilişki demek için 2 haftanın öncesinde bir flört aşaması geçmesi gerekiyor.

yani;

flört --->> x --->>> ilişki --->> 2 hafta sonra the end

bu x'de ne oluyor yani?
0
🌸mr.goodcat
(25.04.24)
onu 2+2=4 mantığında düşünemezsin. evet anlıyorum demek istediğini ama belli bir süreç söylenemez. olsun olsun ortalama 20 gün olsun flört. başlangıç düdüğü yok bu işin.
0
numlock
(25.04.24)
flört yok bence direkt one night two night stand ama bir yandan da cok zaman da gecirmece sonra ayrilik. :(
0
robert bosch
(25.04.24)
bir ay bir yerde calisan da iki sayfa cv yaziyor su projeyi ustlendim, sunu cozdum, bunu hallettim vs, ayni hesap.
0
cooperr
(25.04.24)
Bir yerden kabul ediyorlar işte. Kimi dating uygulamalrını silince başladık sayıyor, kimi üstüne konuşup anlaşınca, kimi daha tanışır tanışmaz... Neticede insan bir noktada "evet benim artık bir ilişkim var" diyor, doğru olsun ya da olmasın. Çünkü bazen tarafların biri kendi kendine de gelin güvey oluyor.

İlişkiler söz konusuysa her şey mümkün. Çok anlamaya çalışmayın.
0
akhenaten
(25.04.24)
hiç bir şey olmuyor. sadece lafta 2 hafta. nereden sayarsan say
0
abelardo
(25.04.24)
Ben uzun süredir o dünyadan uzaktayım ama ilk sevişmeden itibaren sayıldığını düşünüyorum.
Yani sevişmişler, görüşmeye devam etmişler ve 14 gün sonra "bir daha görüşmeyelim" demişler.
0
michael_knight
(25.04.24)
Seni seviyorum dendiyse o ilişki başlamıştır benim için. Kriterim bu.
0
kaptan maydanoz
(26.04.24)
@kaptan maydanoz ilişkinin başlamasıyla "seni seviyorum" denmesi arasında ortalama 3-4 ay var benim tecrübelerimde.
Bence o çok büyük bir adım.
0
michael_knight
(26.04.24)
(9)

duygusal bir çöp kovası olmak

duyurukullanıcısı
sağolsun arkadaşlarım tüm negatif duygu ve düşüncelerini bana açıyorlar. beni aradıklarında anlıyorum ki bi 15-20 dk ne kadar kötü-negatif-anlamsız düşüncesi varsa bana anlatıyorlar.başlarda saf gibi bunun iyi bir şey olduğunu falan düşünüyordum. sonradan anladım ki bir adet duygusal çöp kovasından
sağolsun arkadaşlarım tüm negatif duygu ve düşüncelerini bana açıyorlar. beni aradıklarında anlıyorum ki bi 15-20 dk ne kadar kötü-negatif-anlamsız düşüncesi varsa bana anlatıyorlar.

başlarda saf gibi bunun iyi bir şey olduğunu falan düşünüyordum. sonradan anladım ki bir adet duygusal çöp kovasından farkım yok.

mesela şunu yapalım bunu yapalım diyorlar. yemek, gezi vs vs yapıyoruz da ama arkadaş günün sonunda ben cidden şişmiş oluyorum. başka eventlerine falan bakıyorum güle eğlene vakit geçiyorlar. gülmeli çoşmalı selfiler çekiliyorlar. bizim buluşmalarda tek bir selfi yok çünkü suratlar asık, moodlar düşük.

peki ben anlatıyor muyum negatif şeyleri? tabiki hayır.

biraz gibideki mektup gibi oldu ama çok kafam takıldı bu işe. gezmeye eğlenmeye x kişisi ile dert yanmaya dk'ya diye bir gidişat var.

ben mi abartıyorum yoksa cidden böyle bir şey var mı hayatta ?

yani bazı insanlara duygusal bir çöp kovası gibi davranmak gibi.
0
duyurukullanıcısı
(25.04.24)
"ben mi abartıyorum yoksa cidden böyle bir şey var mı hayatta ?

yani bazı insanlara duygusal bir çöp kovası gibi davranmak gibi."

karşısındakini yargılamayan ve dinleyen insanlara karşı böyle bir eğilim var ama bu bilinçli yapılmıyor bence (yine de kötü bir durum olduğunu değiştirmez)

siz yargılamadan vs dinlediğiniz için akıllara siz geliyorsunuz

şaka yollu takılın amk iyice ağlama duvarına çevirdiniz burayı birazda eğlenceli bir şeyler yapalım diye
0
jülsezar
(25.04.24)
var tabii ki, size spesifik olarak yapiliyor olabilir ya da bazi kisiler herkese oyle davraniyor, sazi eline alip ne var ne yok icini dokuyor. ikisi de kabul edilemez, ya da bir dereceye kadar kabul edilebilir diyelim. guzellikle sinir koymayi ogreneceksiniz zira aksi kendinize saygisizliktir.
0
kassiopeia
(25.04.24)
Var böyle bir durum maalesef.

Bazi insanlar mizaçlari gereği dertlerini sürekli başkalarıyla paylaşmayı, akıl almayı ya da sürekli sorunlarından bahsetmeyi severler. Arkadaş grubunuz bu insanlardan oluşuyor olabilir.

İkinci sebep de "sizi dert dinleyen" olarak konumlandirmis olmaları olabilir. Önceki deneyimlerinde onlara koşulsuz kabul, ilgi, sevgiyle yaklastiysaniz bu özellikle bizim toplumumuzda çok az rastlanır bir durum; biz genelde kendimizi anlatmayı severiz. Sizi zihinlerinde bu şekilde etiketlemislerdir. Ama bunu kabul etmek zorunda değilsiniz. Güzel bir dil ile açıklayabilirsiniz.

Ayrıca mesleğiniz de buna yakın bir meslekse (bende çok sık olur mesela), insanlar akıl alacak biri olarak görüyorlar. Ben de çok yakın arkadaşlarımin yanında olmaktan mutluluk duyuyorum ama bazen aylarca konuşmadığım biri WhatsApp tan mesaj atıp iki kelime sonra "bizim çocuğun da şu sıkıntısı var, annem de depresyon tanısı aldı" dediğinde biraz üzülüyorum. Eskiden onlara da yardımcı olmaya çalışırdım; şimdilerde "anliyorum, zor bir süreçten geçiyorsunuz. İsterseniz tanıdığım uygun bir terapiste yonlendirebilirim" deyip konuyu kapatıyorum. Siz de "ben kötü deneyimler dinledikçe sonrasında kendimi kötü hissediyorum. O yüzden sürekli bunlardan konuşmasak sevinirim" diyebilirsiniz.
0
fraise
(25.04.24)
Hayır demeyi deneyin ve sonrasında olacakları izleyin. Size zarar verdiğini karşı taraflara söylemediyseniz tahmin edip anlayış göstermelerini beklemeyin. Empati ile dinleme beceriniz olmadığı sürece de dert dinlemeyin. Size yüklenen tüm konforsuz duyguları sizin de başka yere aktarmaniz gerekir, aksi halde çöp kovası olarak etiketlersiniz kendinizi. Sempatik yönünüzü bastırıp empatik yönünüzü geliştirmeniz yararınıza olur ve hayatınızı güzelleştirir.
0
hasmetizm 2046
(25.04.24)
var tabiki. eğer dinleyen kişi olmak rahatsız ediyorsa dinleme.
0
abelardo
(25.04.24)
Diğer insanlar sizi bağlayıp ya da kafanıza silah dayayıp bunları yapmıyorsa değişim ve dönüşüm gereken alan sizde demektir. Hayır diyebilmek, sınır çizebilmek, bu açtıpınız alanı ortadan kaldırmak veya daraltmak, sürekli aynı senaryoyu yaşıyorsanız ben bu senaryodan besleniyor muyum acaba ve eğer öyleyse nedir bendeki karşılığı gibi sorular sorabilmekle başlayabilirsiniz.
0
Phoebe
(26.04.24)
ya iyi güzel akıl veriyorsunuz da ;

x kişisi çağırdı çay içelim dedi, ne diyeceğini biliyor muyuz? hayır.

oturdunuz bir yere bi 20dk güzel muhabbet geçti sonra
"geçen ne oldu biliyor musun?" diye konuya giriş yaptı
tam bu noktada

"baboli negatif bir şey anlatıcaksan anlatma yada ben gideyim"

diyebiliyor musun? elbette diyemiyorsun.

yani teoride, kağıt üstünde güzel akıl veriyorsun da duyuru, pratikte hayat senin yazdığın çizdiğin gibi olmuyor.

bu andan itibaren ölene kadar vurabilirsiniz. atış serbest. hazırım.
0
🌸duyurukullanıcısı
(26.04.24)
Tam o noktada baboli ya zor bir hafta geçirdim, anlıyorumki sende bunalmışsın, sadece geyik muhabbeti çevirelim de kafamız dağılsın beaaa dememek için bir sebep yok. Ya da kronik olarak size dert tasa kusan kişi aradığında canım sıkkın kanki, başka zaman çay içeriz deyip geçebilirsiniz. Ya da açık açık konuşacaksınız, böyleyken böyle, beni hiç sormuyorsunuz bile, sürekli kusuyorsunuz, ben de insanım, bunu dengeleyelim mi diyebilmeniz lazım. Ben daha iki gün önce eski eşini daha ne kadar anlatacaksın kanka, başka bişi konuşamıyoruz, bunaldım altı ay oldu hadi çıkalım artık bu döngüden dedim yakın bir arkadaşıma, o da haklısın ya hiç farkında değilim, iyi ki söyledin dedi. Bunlar niye böyle net konuşulamasın ki?
0
Phoebe
(26.04.24)
Verdiğiniz örnekler hayır diyememekle ilgili tamamen. Eğitim alırken en zorlandığım konulardan biri olmuştu hayır demeyi öğrenmek.
Kabul ihtiyacı ile ilgili genel olarak.
Sanırım kendi ihtiyaçlarından bahsedip anlaşılmayacağını düşünüyorsun. Ya da daha kötüsü anlaşılıp yalnız kalacağını. Kendini ifade edecek beceriye sahip ama isteğini ifade edecek cesarete sahip değilsin sadece. Denemeden bilemezsin. Korkunun cesaretini engellenmesine izin vermemeyi denemelisin. Geri bildirim almadığın sürece bu böyledir söylenemez gibi genellemeler yaparak kendini üzmeye devam edersin.
0
hasmetizm 2046
(27.04.24)
(14)

Muayene sırasında hemşirenin odada bulunması

bluewhale
Hemşirelere bir garezim yok ama, psikiyatri kliniğinde de özel bir durumu anlatırken hemşire olması bilemiyorum yani, en basit tabirle cahillik. Erkek hasta olarak bir çok hastanın rahatsiz olacağını düşünüyorum odanın içinde doktordan başka bir kişi olmasından.Ürolojiye henüz gitmedim ama orada da
Hemşirelere bir garezim yok ama, psikiyatri kliniğinde de özel bir durumu anlatırken hemşire olması bilemiyorum yani, en basit tabirle cahillik. Erkek hasta olarak bir çok hastanın rahatsiz olacağını düşünüyorum odanın içinde doktordan başka bir kişi olmasından.Ürolojiye henüz gitmedim ama orada da varsa şaşırmam. Siz ne düşünüyorsunuz ?
0
bluewhale
(25.04.24)
hasta beni taciz etti iftirasına karşı bi önem olarak yapıldığını okumuştum. muayenelerde normal karşılıyorum açıkçası.

psikiyatride olması biraz saçma olmuş ama yine aynı sebepten olabilir.
0
elorelia
(25.04.24)
doktor ile aynı şey bence.
0
duyurukullanıcısı
(25.04.24)
Haklisiniz. Zamaninda cok kavga ettim. "Doktor-hasta mahremiyeti" konsepti var kagit uzerinde. Guzel bir dille buna vurgu yapilirsa anlarlar saniyorum. Ben biraz sert anlattigim icin belki tartismislardi saniyorum. Yoksa doktor hasta mahremiyetini bilmiyor degiller.
0
WithWorth
(25.04.24)
Olması gereken bir durum. Spesifik olarak kaç kere "Hasta muayenesinde (özellikle kadın hastaysa) muayene odasında bir hemşire bulundurun" diye hocalar belirtti hatırlamıyorum bile. Hasta mahremiyeti olması ile odada hemşire olması birbiriyle çelişen durumlar değil, hemşire de hastaya bakım ile görevlendirilmiş biri, aynı mahremiyet onunla da var.

Bu olay hem hastayı rahatlatmak hem de doktorlara karşı gelebilecek taciz iddialarına karşı bir koruma. Psikoyatride de "Bana uygunsuz sorular sordu" diyebilecek pek çok kişi var. Hemşirenin olması bana tuhaf gelmedi
0
nundu
(25.04.24)
Psikiyatri servisinde terapi yapılmıyor, malum. Terapi odası değil yani orası. Hemşire de psikyatri hemşiresi oldugundan sorun değil gibi geldi bana. Sebebi yukarıda aciklanmks zaten.

Ayrıca devlet hastanesi ise psikologa gittiğinizde de yanında stajyerlerin olması çok muhtemel.
0
fraise
(25.04.24)
testis, alt bolge ultrasonuna girdim, radyolog(sonograf mi deniyor yoksa) da hemsire de kadindi.
NOT: y.disi
0
tantamount_to_equivalent
(25.04.24)
bilmiyorum niye ama tıp sektörüne inanılmaz bir düşkünlüğüm var. dışarıda beni kesseler utancımdan yapmayacağım şeyleri hastanede seve seve yapıyorum. siz de öyle olun bence. odadan çıktıktan 1 dakika sonra sizi kimse hatırlamayacak emin olun. tıbba güvenin :)
0
numlock
(25.04.24)
tibbi islerde ayip olmaz, benim kadin/erkek/marsli umrumda olmuyor.
0
cooperr
(25.04.24)
Nundu +1
Hasta mahremiyeti ile hemşirenin odada bulunması çelişen durumlar değil

Ortalık taciz iftirasında bulunan hastalarla dolu, birkaç ay ince Muğla'da bir çocuk doktoru bu sebeple kısa bir süre hapse girdi hatta
0
mey17
(25.04.24)
"Hemşirelerin Hasta Mahremiyetini Gözetme Durumlarının İncelenmesi"
"Namlı (2012)’nın mahremiyet ihlallerine ilişkin yaptığı çalışmada, katılımcıların %63’ü kendinin, %73’ü başkalarının mahremiyet hakkının korunmadığını ve %80’i mahremiyetleri ihlal edildiğinde haklarını arayamadıklarını belirtmiştir [14]."

dergipark.org.tr

Başka çalışmalar da var, çıkıyor.
0
WithWorth
(25.04.24)
taciz olaylarinin, iddialarinin önüne gecmek icin asil üroloji, jinekolojide olmasi lazim bence.
tr'deki ve su an almanya'daki jinekologum ikisi de erkek. tr'de hep hemsire beklerdi, almanya'da öyle degil ama doktorla bas basasin.

psikiyatri bana da gereksiz geldi. doktorla konusabilirsin aslinda bu durumu.
0
robert bosch
(25.04.24)
12 senedir devlette psikiyatri doktoru goruyorum sadece bir defa yaninda baska birisi vardi oda egitim goren biri oldugu belliydi
0
Zetnikov
(26.04.24)
Bu yuzden trip atmadim
0
Zetnikov
(26.04.24)
hemşireden rahatsız olmam. iğne vursun diye götümü açtığım profesyonel birisinden niçin rahatsız olayım? doktordan hiç bir farkı yok benim için. doktora yardımcı olmak için orada bulunuyor sonuçta.
ürolojiye gidiyorum ve kadın hemşire de oluyor ve rahatsız olmuyorum.
ancak geçenlerde bir doktor ziyaretinin orta yerinde odaya başka bir doktor girdi. benim doktor ona hocam hoşgeldiniz dedi, diğer doktor da geçti doktorun arkasında bir şeyler ile uğraşmaya başladı. benim işimin bitmesini bekler gibiydi. bu beni rahatsız etti mesela. ki tam o sırada doktora özel bir şey soracaktım. doktora yardım etmek için orada olan bir hemşire olsa rahatsız olmazdım ama alakasız başka bir doktor sırf muhabbet etmek için dan diye odaya girdi. ilgilenmiyor gibi davrandı ama tam da özel bir şey soracağım sırada oldugu için rahatsız ediciydi.
0
abelardo
(26.04.24)
(5)

Spor; sabah mı? Akşam mı?

spherical
Şimdi.. amacım kilo vermek. Grup derslerine katılıyorum akşam, sonra da aletlerle falan kendim takılıyorum.Bu dersler akşam 4, sabahta 2 tane ama bana ard arda ağır geldiği için akşam 1-2 tanesine katılıyorum.Akşam iş saatlerinde değişiklik oldu, arada kaldım sabah mı gitsem akşam mı diye. Akşam yin
Şimdi.. amacım kilo vermek.
Grup derslerine katılıyorum akşam, sonra da aletlerle falan kendim takılıyorum.
Bu dersler akşam 4, sabahta 2 tane ama bana ard arda ağır geldiği için akşam 1-2 tanesine katılıyorum.
Akşam iş saatlerinde değişiklik oldu, arada kaldım sabah mı gitsem akşam mı diye. Akşam yine giderim ama geçe kalacağım,
sabah derslerine katılım oluyor mu bilmiyorum.
Sabah kahvaltı yapmıyorum diyetle ilgili değil alışkanlığım böyle. Sporda bu yüzden zorlanmam.

Diyet listem var.
0
spherical
(16.02.24)
Sporun şu saatte olanı daha faydalı, bu saatte olanı faydasız diye bir şey yok. Sana hangisi uygunsa o saatte git. Akıllı saatin varsa ve derdin zayıflamaksa daha çok kalori yakılan derslere katıl.
Sabah yapacağın sporda yoğun tempolu bir şeyler yapılıyorsa aç olacağın için zorlanabilirsin.
0
Mirket
(16.02.24)
öğleden sonra 4 seçerdim. uzun seneler sabah 6-7 gibi ağır kardiyo ve ardından ağırlık antrenmanı şeklinde spor yaptım. stresimi artırdığını, cildime iyi gelmediğini kendi tecrübelerimle söyleyebilirim. araştırmalar da böyle yazıyor. akşam 8'den sonrası da uyku için iyi değil.
0
gabe h coud
(16.02.24)
Mirket +1
Kanitlanmis sekilde su saatte spor yapmak ideali diye bir şey yok.
Caniniz ne zaman isterse o zaman gidin.
0
logisticsmanager
(17.02.24)
bence sabah spor yapılmamalı. 4 çok iyi bir saat.
0
abelardo
(17.02.24)
kisinin kendini en iyi hissettigi zamandir, su iyi bu iyi diye kanitlanmis bir sey yok. ben sabah ve bos mide ile yapiyorum cunku kendimi en iyi o zaman hissediyorum mesela.
0
bay b
(17.02.24)
(5)

Vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler için youtube, tv app, android app?

ananiyimioguz
Pc başında oturmaktan hareketsizlikten hığğk deyip gideceğim.Spor salonuna gitmeyi deniyorum ama çok sıkıcı geliyor ortamını da sevmiyorum açıkçası. E hazırlanması giyinmesi soyunması da çok zahmetli geliyor. Hep başlayıp başlayıp 1-2 ay sonra bırakıyorum.Evde hiç denemedim. Evde 1 tane mat ve bir i
Pc başında oturmaktan hareketsizlikten hığğk deyip gideceğim.

Spor salonuna gitmeyi deniyorum ama çok sıkıcı geliyor ortamını da sevmiyorum açıkçası. E hazırlanması giyinmesi soyunması da çok zahmetli geliyor. Hep başlayıp başlayıp 1-2 ay sonra bırakıyorum.

Evde hiç denemedim. Evde 1 tane mat ve bir iki dambıl var.

Ama ne yapacağımı bilmiyorum. Fıtığım var 3 tane ellerinizden öper. Onu zorlamayacak şeyler yapmam lazım. Aynı zamanda da sırt kaslarımı geliştirmem lazım ki fıtığım ilerlemesin.

Boy: 191, KG: 110 benim acilen 95 lere inmem lazım. Aslında dışarıdan bakıldığında sadece göbeğim varmış gibi gözüküyor ama ben 90lardan buralara geldim. 90 olunca da baston gibi dolaşıyorum o da rahatsız ediyor.

Hangi adımları izleyebilirim evde?
0
ananiyimioguz
(16.02.24)
Google "you are your own gym". Her seyi anlatıyor.

Ama fıtık demissiniz. Bu biraz sıkıntı çünkü youtube ya da kitap size fıtığa sorun yaratmayan diye anlatmaz. O kısım biraz zorlu.
0
logisticsmanager
(16.02.24)
Kilo vermek için diyet yapman lazım. Sağlıklı ve dengeli beslenirsen kilo verirsin, sporla değil.

Fıtığın varsa web'den ya da uygulamadan spor seçip yapmanı önermem. Bir gün iki büklüm kalabilirsin.

Bir reformer pilates salonuna yazılmanı öneririm. Hem postürün düzelir 2-3 ayda, hem sırt kasların güçlenir.
0
Mirket
(16.02.24)
Better me diye bir app var, on gündür kullanıyorum. Ufak bir ücret karşılığı (indirimde 100 küsur liraydı sanırım) beklentiniz, hedefiniz doğrultusunda size üç aylık program hazırlıyor. Keyifli memnunum şimdilik, bakabilirsiniz indirip
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(16.02.24)
Soruna tam cevap değil ama spor salonuna gitmeye zorla kendini. Yoksa bu tembellik usengeclik ile evde de pek verimli ve düzenli spor yapacagini zannetmiyorum. Kilo fazlan var ve disiplinli şekilde sedanter yaşamdan çıkmalısin. Spor salonuna hazırlanmaktan bile useniyorsun. Bu usengecligi yenmek için üzerine gitmeli ve salona düzenli gitmelisin. Bir zaman sonra usenmeyeceksin.
0
abelardo
(16.02.24)
Youtube => walk at home.

Hiç bir alet gerektirmeyen her yaşta ve seviyede insanın kolaylıkla yapabileceği kardiyo egzersizleri.

iyi bir diyetle birlikte düzenli uygularsan kilo vermek garanti. Tarafımdan denendi onaylandı.
0
zikardo
(17.02.24)
(10)

İşyerinde evli olanların çarpık ilişkileri

meraklitursucu
2 evli ve çocuklu bireyin aynı ekip içinde ilişki yaşadığını farkediyorsunuz Bu durum sizi rahatsız eder mi? Beni ilgilendirmez işime bakarım mı dersiniz?
2 evli ve çocuklu bireyin aynı ekip içinde ilişki yaşadığını farkediyorsunuz
Bu durum sizi rahatsız eder mi? Beni ilgilendirmez işime bakarım mı dersiniz?
0
meraklitursucu
(15.02.24)
İlgilendirmez aslında ama tüm kadınların ve birkaç meriçin, sağlam bir dedikodu çıktığı için kutlama yapacakları da bir gerçek. Rahatsızlık duygusu da kişinin kendisi ile ilgilidir. Kimse başkasının duygusundan sorumlu değildir.
0
hasmetizm 2046
(15.02.24)
Iki çocuklu evli biri başkasıyla ilişki yaşıyorsa ve eşinin haberi yoksa eşini aldatıyordur. Yani her gün aynı eve girdiği, ayni yatagı paylaştığı insanı kandırıyordur. Ama büyük kandırma yani, öyle at yarışına gitmek falan değil, yuva yıkan cinsten. Bir süre beklerim ama baktım boşanma da yok, "karısını aldatan bize ne yapar..." diye düşünürüm. Zira ekibimde güvenilmez insan istemem. Haliyle rahatsız olurum. Doğal.
0
prole
(15.02.24)
Bizim okulda da benzer ilişkiler zaman zaman oldu/oluyor. Ben ailelerine ulaşmayı, ifşa etmeyi falan düşünmem üzerime vazife değil ama o kişilere karşı ister istemez bir güvensizlik duyup rahatsız oluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.24)
Çok rahatsız eder. İş yerinde evli insanların cıvık cıvık iletişim kurmasından da rahatsızım. Eşinin yanında o şekilde davranmıyorsa eşi yanında değilken de öyle davranmamalı.
Bunu normalleştiremeyiz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.02.24)
Ben rahatsız olamıyorum açıkçası. İnsanlar sürekli birilerini aldatıyor zaten. Beklentimi baya düşürdüm, kendi çevremin içine kapandım böyle mutluyum.

Fikrimi alırlarsa uygun bulmadığımı söylerim, ama niye fikrimi alsınlar? Eşlerinden biri şirkete gelir de olayı anlamaya çalıştığını hissettirirse ipuçlarını görmesine yardımcı olurum.

Ama durduk yere bir şey yapmam, gözüme de batmaz. Bana ne? Benle ilişki yaşamıyorlar ki? Benim hayatımı etkileyen en ufak bir yönü yok.
0
akhenaten
(15.02.24)
İki kişinin rızasının olduğu herhangi bir şey beni ilgilendirmez ama eşini aldatan kişiye güvenmeyeceğim için arkadaş da olmam.
0
jazzabel
(15.02.24)
rahatsız eder. aldatmasına da gerek yok,
"İş yerinde evli insanların cıvık cıvık iletişim kurması" +1

cinsiyet yazmamışsınız ama kesin erkektir.
bi çakma hesap ile eşine durumu iletirim. mümkünse görsel de temin ederim..
0
tabudeviren
(15.02.24)
Eşe durumu bildiririm. +1

Şahısla da aynı ekipte olmak istemem. Eşini aldatan ekip arkadaşına ne yapmaz.
0
Mirket
(16.02.24)
Hic isim olmaz. Bu tip seyleri takip edip mudahil olacak kadar para almiyorum. Calistigim yer de asiri kurumsal, insanlari ozel hayatina gore degerlendirmeye yer yok. Saat 17:00'da koridorda koridorda asansor bekleyen bir calisanim. Diger elemanlarin dramasini kendime ek yuk olarak almak gibi bir istegim yok. Is arkadaslarimdan tek beklentim islerini duzgun ve cabuk yapmalari ve benim isimi aksatmamalari.

Eslerine falan ulasmam zaten elbette ki eslerini tanimiyorum. Altimdaki ekipten de boyle bir mudahale yapan olursa otomatik kovulur.
0
hot potato
(16.02.24)
Beni ilgilendirmez. Isime bakarim.
0
abelardo
(17.02.24)
(9)

Plakanız XX ASS XXX şeklinde olsa değiştirir miydiniz?

ananiyimioguz
Bulunduğum şehirde çok görmeye başladım komik geliyor ama insanlar takmıyor sanırım
Bulunduğum şehirde çok görmeye başladım komik geliyor ama insanlar takmıyor sanırım
0
ananiyimioguz
(12.02.24)
hayır degiştirmezdim. Çünkü istek harfli özel plakalar büyük paralar. onun dışında araç plakalası alırken bunun dışında sana seçim hakkı vermiyorlar
0
limonlu eksi
(12.02.24)
Hayır.
AM (ki vermezler), GOT, SIK ise değiştiririm de yabancı dil ise kimse takmaz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.02.24)
Neden değiştireyim ki, özellikle tutarım :D
0
akhenaten
(12.02.24)
Yani degistirmek isteyebilirdim. Plakada da her seyi begenmiyorum ben, buna gore araba secmemisligim var :)
0
mor oje
(12.02.24)
ass varsa boşta alırım. değiştirmem.
0
mikahakkinen
(12.02.24)
Değiştirmem
0
abelardo
(12.02.24)
değiştirmem
0
black holes in the sky
(12.02.24)
Ben tepesine "i like big", "give me your" vs bile yazardım :) Kesinlikle tutardım.
0
kimlanbu
(12.02.24)
alirim+1
0
ala09
(12.02.24)
(4)

Kriptoların rekor tazelemesi ne zaman olur sizce?

ananiyimioguz
veya tazeler mi?
veya tazeler mi?
0
ananiyimioguz
(03.02.24)
fed faiz indirip piyasaya da bol para verirse olur

faiz indirim başlangıcı mayıs gibi görünüyor, öncesinde bir şey olmaz
belki 2024 sonu belki 2025 belki de hiç :)
0
gurur
(03.02.24)
geçtiğimiz dönemlere bakınca halvingten bir sene sonra rekor geliyor, sonra düşüyor.
0
abelardo
(03.02.24)
YTD.

mayıs-haziranda güzel seviyeler görürüz. Orada balinalar sağlam satışlar yapar.

Sonrası dump. Temmuz dip.

YTD
0
adwokat
(03.02.24)
2021 gibisini zor görürürüz. abd'de tüm gençlere esnafa herkese zarf içinde 2-5-10k$ lar verildi. adam var biliyorum, çalışıyordu, remote'a döndü, ulaşım+öğle yemeği parası + sosyal harcamaları %80 düştü baya birikim oldu üstüne devletten para aldı. böyleleri bastılar ethereum'a solanaya. bir daha zor ama sakin sakin artışlar fed faizi düşürüp para bastığında olur gibi
0
avatar is back
(03.02.24)
(9)

kardeşlere tapu devri

abelardo
2 erkek 2 kız kardeş ve bir anne var. babalarından kalan ev 20 yıldır hepsinin üzerine hisseli.erkek kardeşlerden birisi hakkını iki kız kardeşe devredecek.nasıl yapılıyor tam olarak? imza vermeye hazır kendisi.anne de hakkını kızlara vermek istiyor ama 90 yaşında ve zor yürüyor. bu nasıl yapılır?di
2 erkek 2 kız kardeş ve bir anne var. babalarından kalan ev 20 yıldır hepsinin üzerine hisseli.
erkek kardeşlerden birisi hakkını iki kız kardeşe devredecek.
nasıl yapılıyor tam olarak? imza vermeye hazır kendisi.

anne de hakkını kızlara vermek istiyor ama 90 yaşında ve zor yürüyor. bu nasıl yapılır?

diğer erkek kardeş inat ediyor vermiyor.
0
abelardo
(29.01.24)
- erkek kardeş tapuda hissesini istediği oranda kız kardeşlere (kız kardeş 1 %50 - kız kardeş 2 %50 veya %40-%60 nasıl isterse) bağış yapacak ve rayiç bedelin devrettiği hissesi oranındaki tutarının %6'sı kadar vergi ödeyecekler. kız kardeş 1 için %6, kız kardeş 2 için %6 ayrı ayrı ödenecek.
- anne de böyle bağış yaparsa, vermek istemeyen erkek kardeş sonradan itiraz edebilir.
- anne için sağlık raporu falan isteyebilirler, ama bizim hiç başımıza gelmedi, nasıl ve nereden alıyorlar hiç bilmiyorum.
0
malheiros
(29.01.24)
@malheiros teşekkürler. peki tapu dairesine mi gidilecek? öncesinde bir şey yapılıyor mu? rayiç bedel için bir şey yapılıyor mu? siz yaptıysanız detaylıca prosedürü anlatır mısınız?
0
🌸abelardo
(29.01.24)
Detaylı prosedür: www.axasigorta.com.tr

Annenin yaşı gereği rapor isterler, Google'da "fiil ehliyeti" ya da "hukuki ehliyet" diye ararsanız detaylı bilgi veren sayfalar var.
0
kobuzchu kiz
(29.01.24)
- belediyeden rayiç alacaksınız
- belediyeye borcu olmayacak
- imzaya gelemeyecek kişi varsa, başkasına noterden vekalet verecek, notere anlatırsınız tapuda şu gayrimenkulun bağış işlemi yapılacak diye. şuna dikkat edin: mesela kız kardeşlerden biri gelemeyecek ise, devredecek erkek kardeşe vekalet veremez, ama diğer kız kardeş gelecekse ona verebilir (veya tamamen başka birine mesela dayıoğluna). yani alıcı-satıcı aynı kişi imza atamıyor vekaleti olsa bile. kız kardeşler a kişisine, erkek kardeş de b kişisine vekalet verebilir; hepsi birden a kişisine veremez.
- webtapu'dan devredecek kardeş kendisi giriş yapıp, gayrimenkulu seçip bağış için başvuru yapacak, orada zaten adım adım istenenler yazar. vekaletname olacaksa onları da tarayıp başvuruda ekleyeceksiniz. orada açıklama falan oluyor, oralara varsa not eklersiniz falan.
- sonra zaten cep telefonlarına mesaj geliyor, şu tarih/saatte tapuya gelin diye. belediyeden alacağınız rayiç belgesini de yanınızda ötürün.
0
malheiros
(29.01.24)
Anne'nin hissesini devretmesi konusu için de Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) konusunu bir araştırın.
Diğer kardeş bu konuda baş ağrıtabilir daha sonra.
0
Mirket
(29.01.24)
@malheiros teşekkürler detaylı yazmışsın. dask yapılmış olması gerekiyor mu devir için?
rayiç belgesini alan kişi devredecek kişi mi olmalı? yoksa alıcılardan birisi de olabilir mi? bunları da cevaplarsan çok sevinirim.
0
🌸abelardo
(30.01.24)
Evet dask da olacak, rayici herhangi biri alabilir
0
malheiros
(30.01.24)
Rayiç belgesini (ve vergi borcu yoktur belgesini) ilçe belediyesi veriyor. Kayınbabanınkini ben almıştım belediyeden.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.01.24)
Devirlerinizi bağış adı altında yaptırın.
Anne için mutlaka akıl baliğ raporu isterler, ve bu raporun geçerlilik süresi 1 gündür. 65 yaştan sonra istiyorlar bunu. Devreden ve devir alacaklar arasında 65 yaş üstü varsa onlar da bu raporu alacaklar.

Annenin ölümünden sonra diğer kardeş tenkis davası açabilir, çünkü saklı payı var.
0
iustitia omnibus
(30.01.24)
(14)

Kredi kartı meselesi

adwokat
Merhaba hayatımda hiç kredi kartı kullanmadım. Bunu duyan arkadaşlarım çok şaşırıyor ve kredi kartı çıkartmam için beni ikna etmeye çalışıyor.Ben her şeyi nakit almayı seven bir insanım. Ancak yatırım kafası olan arkadaşlar onun yanlış olduğunu söylüyor. Hatta bir arkadaşım internetten üç taksitle a
Merhaba hayatımda hiç kredi kartı kullanmadım. Bunu duyan arkadaşlarım çok şaşırıyor ve kredi kartı çıkartmam için beni ikna etmeye çalışıyor.

Ben her şeyi nakit almayı seven bir insanım. Ancak yatırım kafası olan arkadaşlar onun yanlış olduğunu söylüyor.

Hatta bir arkadaşım internetten üç taksitle altın bilezik alıp kenara atmanın çok mantıklı olduğunu söylüyor. Ben ise hayatım boyunca altınımı vakıfbanktan alıp Biriktirmiş bir insanım :)

Siz ne düşünüyorsunuz? Kredi kartı yatırımcı için olmazsa olmaz mıdır...
0
adwokat
(24.01.24)
Nakitle alışveriş mi yapılır ya enflasyon ortamında? Mesela aralık ayında vade farksız 9 taksitle spor ayakkabı aldım, hiç enflasyon olmasa bile ocakta ve temmuzda maaşıma iki kez zam geleceğini düşünürsek yine kârdayım. Ben yanımda 100 liradan fazla nakit taşımıyorum bile, herhangi bir alışverişimi maaş kartıyla yapalı da birkaç yıl olmuştur. Kârlı olmasını geçtim, sadece kolaylığı bile apayrı.

Ha hiç taksitle altın falan almadım. Alınır tabii de ben altını fiziksel olarak sevmiyorum, yapacaksam sizin gibi banka üzerinden alırım. Ama onun dışındaki her şey için kredi kartı. Faturalardan, market alışverişine, kılık kıyafetten, kişisel harcamalara her şeyi kredi kartıyla yapıyorum. Ödeyebilsem kiramı bile kredi kartıyla öderim dsjdsj
0
nundu
(24.01.24)
Kart ile yatırımın doğrudan bağlantısı yok fakat şu an olduğu gibi yüksek enflasyon dönemlerinde peşin fiyatına taksitle alışveriş yapmak finansal açıdan daha doğru. Örneğin 10 lirayı 5 taksitle ödemek varken neden peşinen veresiniz?

Altın konusu ayrı mesele, bireysel kartlara altında taksit yapılmaz, ticari kart olması lazım ama aldıktan sonra taksitlendirme seçeneği varsa onu bilemem. Taksit olsa bile peşin fiyatına yapmazlar, kredi kartıyla taksitsiz alımda bile fark koyar kuyumcular. Dolayısıyla ilk golü en başta yiyorsunuz, borç ödenene kadar altının değeri ödediğiniz toplam bedelin üstüne çıkıyorsa (enflasyonu da ekledikten sonra) kardasınız ama altının artacağının garantisini kimse veremeyeceği için o riski almış oluyorsunuz.
0
orient blue
(24.01.24)
Kredi kartı kullanmamak ve avret yerini incir yaprağı ile örtmek hemen hemen aynı şeyler.
0
allah yazdiysa bozsun
(24.01.24)
Bu biraz gelirle de alakalı. Kredi kartının 2 büyük faydası var:
1. peşin almaya paranız yetmeyen ürünleri taksitle aldırabilmesi.
2. internetten alış veriş. Bunun için sanal kart çıkartabilirsiniz.

Evet bir dönem Kredi kartı faizleri çok düşüktü ve güzel avantajları vardı ama şu an o kadar da yok. 3 taksitle altın alan arkadaşınız, %4-%8 komisyon ödüyor.

Eğer paranız yetiyorsa, hiç bulaşmayın kredi kartına.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
benim şaşırdığım kısım hiç mi pahalı istediğiniz bişey olmadı, atıyorum bir beyaz eşyadır ne bileyim yemek yiyorsun dışarda en az 2000 tl, kim yanında 1000-2000 tl taşırda nakit verir belki dedem yapar bunu.
0
eja
(24.01.24)
Ben de çok çok nadiren taksitli alışveriş yapıyorum genelde sadece bilgisayar, telefon gibi ürünler alırken taksit yapıyorum onlar da 3-6 taksit arası oluyor.

Ancak sakıza kadar tüm harcamalarımı sadece kredi kartından yapıyorum. Bunun bence faydası büyük.

Tüm harcamalarınızı görüp bütçenizi buna göre ayarlamak çok daha kolay. Nerelerde gereksiz harcama yapmışsınız, maaşınızın tam olarak ne kadarını harcamışsınız gibi istatistiki şeyleri rahatça görüp plan yapabiliyorsunuz. Ödeme günü geldiğinde de o aya ait tüm harcamalarınızı tek seferde ödediğiniz için harcama konusunda daha farklı bir bilinç gelişiyor. Tüm harcamalarınızı tek bir yerde görmek sandığınızdan daha ufuk açıcı bir durum.

2.si para taşımamak büyük rahatlık. Pandemi başından beri nadiren elime para değmiştir. Önceden sadece otobüs kartı yüklemesi için para kullanıyordum ancak artık o da uygulamadan yapılıyor. Nakit paraya uzun zamandır dokunmadım. Kredi kartımı unutsam bile telefondan karta ait tüm özellikleri kullanabiliyorum.

3.sü nakitle sadece yüz yüze alışveriş yapabilirsiniz ancak kredi kartları dijital ortamın tek ödeme yöntemi olmasa da en genel-geçer hali. Her türlü ürün satış sistemi başka diğer yöntemlerin yanında kredi kartlarına da tamamen entegre edilmiş halde olduğu için herhangi bir yöntem düşünmenize gerek kalmıyor.
0
akhenaten
(24.01.24)
kredi kartı matematiksel olarak çok mantıklı, enflasyon ortamında her türlü kara giriyorsun, taksit yapmasan şimdi alıp ay sonu ödeyince bile kara geçiyorsun artı bonuslar kampanyalar vs. tek kötü yanı psikolojik, cebinden para çıkıyor gibi olmadığından ayarsız harcayabiliyorsun.
0
hobarey
(24.01.24)
Şu an çok farkında değilsiniz belki ama herkes kredi kartına fark koymaya başladı, ya da yakında koyacak. Peşine ne olur dediğiniz zaman daha düşük fiyat teklif edecekler.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
mesela arkadaşlarınla bulustunuz yemek yediniz, kahve içtiniz, mağazada uzun zamandır ihtiyacınız olan bir eşya /giysi gördünüz ve indirimde almaya karar verdiniz. 10 bin lira harcadınız. bu kadar nakit mi taşıyorsunuz her defasında?

cep telefonu almaya karar verdiniz 40bin lira. bankadan 40bin lira çekip telefoncuya mı gidiyorsunuz?

hiç internetten alışveriş yapmadınız mı?

çamaşır makinesi, buzdolabı nasıl alıyorsunuz?

ve son soru aileniz memur mu?

hiç kredi kartı kullanmamış olmak için 18 yaşında olmak veya memur çocugu olmak lazım

kredi kartı kullanmak hem pratik hem de enflasyonist ortamda karlı.

insanlar kredi kartı ile geçtiğimiz sene motorsiklet falan alıyordu sırf yatırım olsun diye
0
abelardo
(24.01.24)
-kredi kartı harcamaya çok seven, iç kontrol mekanizması zayıf kişiler için büyük tehlikelidir.
-Bilinçli olup, gerektiği kadar harcama ve yatırım yapan kişeler için ise türkiye gibi enflasyonist ülkelerde kullanılması avantajdır.

alışveriş yapacağınız yer nakite yeterli indirimi yapıyorsa k.kartı kullanılmayabilir. Çünkü bir çok işyeri k.kartı pos masraflarını ürün fiyatına yedirdikleri için nakitte özel bir indirim yoksa k.kartı kullanmak yerinde olur.
0
Rao
(24.01.24)
bu kadar enflasyonun oldugu bir ulkede KK kullanmamayi aklim almiyor ne yazik ki, benim 4 tane kartim var 3'unun hesap kesimleri 1-10-20 olacak sekilde her ay. kesileni kullaniyorum ki boylece her odemem min 30 max 40 gun vade ile odemis oluyorum. piyasada hicbir tuccar pesin parayla calismaz mumkun mertebe vadeli alir her seyi. sizi ticaret yapanlardan farkli kilan ne o zaman? pesin fiyatina taksit firsatlari da cabasi.
0
bay b
(24.01.24)
(bkz: kredi puanı)
sırf şunun için bile gerekirse az limitli bi kart alıp kullanmak lazım. İleride kredi alman gerekse bu yüzden alamayabilirsin.

www.hangikredi.com
0
nhk ni youkosu
(24.01.24)
Arkadaşlar banka kartım var tabii ki. Kredi kartım yok :)
0
🌸adwokat
(24.01.24)
Eğer banka kartı ile döndürebiliyorsan harika.
Sayısal olarak kredi kartı avantajlı gibi duruyor (taksitle geç ödeme enflasyonist ortamda daha ucuza ürün almak demek oluyor, bunun yanında ek bonuslar, ki bonuslar bence kara sokmuyor, daha çok harcamaya itiyor), ancak bence kredi kartı kesinlikle tüketimi körüklüyor.

Kredi kartı, eğer bugünkü tüketim alışkanlıklarını koruyacaksan senin için de faydalı olacaktır, ama ben alışkanlıkları değişmeyip, nakit olarak almayacağı şeyi kredi kartıyla da almayan kimse görmedim.
0
burfak
(25.01.24)
(2)

alt coinler

yetkili birine benzeyen abi
2 sene önce binance hesabı açmıştım. ilk bir haftada %50 kar yapınca daha da para yatırdım. toplamda 14 bin yatırmışım. 2 senedir de hiç bakmıyordum. dün baktığımda çeşitli alt coinlerden toplamda %50 karda olduğumu gördüm. başka bir şeye yatırsam (altın, döviz) 2 senede çok daha kar ederdim.şu an 2
2 sene önce binance hesabı açmıştım. ilk bir haftada %50 kar yapınca daha da para yatırdım. toplamda 14 bin yatırmışım. 2 senedir de hiç bakmıyordum. dün baktığımda çeşitli alt coinlerden toplamda %50 karda olduğumu gördüm. başka bir şeye yatırsam (altın, döviz) 2 senede çok daha kar ederdim.

şu an 21 bin ana param. kar oranını mı çeksem tamamını mı çeksem?
hisse senedi falan mı alsam? eskisi gibi karlı durmuyor sanki bu coin işleri.
0
yetkili birine benzeyen abi
(20.01.24)
coin alıp 2 sene bakmamak çok yanlış. coinlere uzun vadeli yatırım yapılmaz. boğa piyasası geliyor birkaç ayda çok kazandırıyor, sonra 2-3 sene çakılıyor. yeni boğa piyasası gelince eski coinlerin yüzüne kimse bakmıyor, yeni coinler artıyor. 2 sene alıp unutacaksan altın veya eregli al. coin işi sürekli takip gerektiriyor.
0
abelardo
(20.01.24)
evet öyle bir sürekli bakma durumum yok.
başka bir yatırım aracı alsam ona da sürekli bakmam.

o yüzden şimdiye kadar alıp unutup en çok kar ettiğim altın oldu.
ama şu an iş durumum da stabil olmadığı için kısa vadede getirisi olan bir yatırım aracı da arıyorum.

bu coin'lerin bir kısmını ya da tamamını satarsam sonra pişman olur muyum diye düşünüyorum. etherium vs. gibi sağlam olanları bırakmak belki bir seçenek.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(20.01.24)
(18)

Kendinize sevginiz, sayginiz var mi?

Kittie
Benim yok. Terapistim kendine cok sert davraniyorsun diyor. Hakli olabilir. Kendimi sevmiyorum ve ben saygi da duymuyorum bence kendime. Kendini seven sayan insanlar neler yapiyor mesela?Kiloma, dis gorunusume dikkat ediyorum.Mental olarak sevgi, saygiya ornekler verir misiniz daha cok?Ben genel ola
Benim yok. Terapistim kendine cok sert davraniyorsun diyor. Hakli olabilir. Kendimi sevmiyorum ve ben saygi da duymuyorum bence kendime. Kendini seven sayan insanlar neler yapiyor mesela?

Kiloma, dis gorunusume dikkat ediyorum.
Mental olarak sevgi, saygiya ornekler verir misiniz daha cok?
Ben genel olarak kendimi cok degersiz de goruyorum .
0
Kittie
(17.01.24)
Bence sen değersiz değilsin öyle düşünme. Ben de mesela kendime karşı çok hoşgörülü değilimdir hatta kendimi en çok ben eleştiriyorum ama başkalarına daha hoşgörülü davranıyorum. Belki de mükemmelliyetçiyimdir. Bu arada ekleme yapayım, bence sen kendini değersiz görmüyorsun sadece potansiyelinin üzerine çıkmaya çalışıyorsun o yüzden sert davranıyorsun. Kendini kusursuz görseydin o düşüncenin arkasında değersizlik duygusu yatıyor olabilir. Çünkü kendini aşırı değerli görmek aslında hissedilen değersizlik duygusunu maskelemekmiş.
0
rock n roll
(17.01.24)
var var, çok. narsist olabilirim.

gerektiği zaman sesini çıkarabilmek, hakkını savunabilmek mental olarak sevgi ve saygıya en güzel örnektir. dexter gibi belli prensiplerle yaşayan insanın kendine saygısı vardır, denilebilir.

bunlar olumlu pekiştirmelerle mümkün. bir ortama girdiğinde zekanla, konuşmalarınla sivriliyor musun? bir sınava girdiğinde kolaylıkla ilklerde yer alıyor musun? bazılarına göre çok zor olan konular senin için çok kolay mı? disiplinli bir şekilde amacına ulaşana kadar çalışabiliyor musun? hepsi olmasa da buna benzer kendin ile gurur duyabileceğin tecrübelerin varsa, başka bir konu önüne geldiğinde, herkes yapıyorsa ben daha iyisini yaparım de. buna bir çok örnek verebilirim. araba kullanmam gerektiğinde, bunu herkes yapıyorsa ben daha iyi yaparım dedim. şimdi çok iyi araç kullanıyorum. yabancı dilde de böyle, işte de böyle. örneğin yüzmek. koşmak. hayatın her alanına yetişip bir de haftada 70-100 km koşuyorum, mesela. yapman gereken adım atmak, çalışmak. çoğu insan hiç bir konuda istikrarlı bir şekilde çalışmaz. yaparsan, emek verirsen, olur. bu mottoyla, kendine güvenerek giriş hayat önüne ne çıkarırsa.
0
gabe h coud
(17.01.24)
kendime hayranım
0
abelardo
(17.01.24)
Kendini sevmemek nasıl oluyormuş yav böyle psikologlara da ayar oluyorum. Bence bir insana kendisinin verdiği değerin hiçbir anlamı yok çevre size değer verse siz de kendinizi değerli hissedersiniz, yani insan kendi kendini nasıl üzebilir ki
0
olaylar olaylar
(17.01.24)
Gabe h coud anlamadim ne dedigini.
Basariyla alakali bir konu degil ki bu. Oyle olsa kendimi sevmem gerekirdi.
0
🌸Kittie
(18.01.24)
Konusma ben konusuyorum: evet oyle bi durumum var. Bence de kaynagi o.
0
🌸Kittie
(18.01.24)
Kendimi seviyorum, kendimi tanıyorum. Ne iyi geliyor, ne iyi gelmiyor biliyorum. Bazen rahatımın yerinde olması yüzünden daha fazlasına kavuşabilecekken gereksiz bir gevşemeyle yerimde sayıyorum ama olsun.

Önce kendini tanıman lazım. Dışardan bakan birisi seni senden iyi görebilir ama en az onlar kadar kendini görebilmen lazım.
0
kimlanbu
(18.01.24)
seviyorum kendimi. hatamla doğrumla, sevabımla yanlışımla :)
saygım büyük ölçüde var gibi ama yer yer kendime yeterince dikkat etmediğim zamanlarda başta kendime saygımı sorgulayıp toparlanmaya gayret ediyorum. ikili ilişkilerde taviz verdiğim, alttan aldığım durumlardan sonra düşündüğüm oluyor. ama ilerleyen süreçte başımın ağrımaması için yaptığımı söyleyerek kendimi telkin ediyorum...
0
black holes in the sky
(18.01.24)
Kendisine sevgisi ve saygisi olan insan sinir koyabilen, ona neyin iyi gelip gelmedigini bilen ve buna gore tercih yapan, kendine verdigi sozu tutan, kendini koruyan ve kollayan insandir. Bunlar baskasinin size verdigi degerden bagimsizdir, zaten siz bunlari yaptikca ve tercihleriniz bilincli oldukca yani sizi kendinize iyi davranip, oz sevgi ve sayginiz arttikca size boyle davranmayan insanlardan da dogal olarak uzaklasirsiniz. Kendi ozgun/otantik benligini bilir ve sahip cikar, toplumun dayattigi inanclari degil kendi degerlerini ve inanclarini belirler ve ona gore yasar.
Kendi degerini, baskasinin ona verdigi deger uzerinden tanimlayan insan gucunu baskasina teslim etmis olur, herkesi memnun etmeye calisan bir bukalemun haline gelir, boyle insanlara da kimse pek saygi duymaz ztn. Insanlar otantik insanlara saygi duyarlar. Bunun patalojik narsisizmle bir alakasi yoktur, saglikli ego dedigimiz seydir.
0
kassiopeia
(18.01.24)
Ultra elestirel birisiyim, kendimi de cok elestiririm.
Kendimi pek sevdigim soylenemez, cikis noktama bakilirsa kendimi baya basarisiz birisi olarak goruyorum zaten.
Su anda cok farkli bir noktada olmam gerekirdi.
Bununla nasil basa cikiyorum? Kismet degilmis diyip kendimi rahatlatiyorum arada. Bir de cymbalta 60mg bu aralar iyi geliyor.
0
cooperr
(18.01.24)
Kendime karşı sevgim ve saygım var.
Elimden geleninin en iyisini yapmaya çalışıyorum olmuyorsa da nerede eksik kaldığımı tespit etmeye çalışıyorum.
En sevmediğim huyum insanları kırmak pahasına da olsa daha fazla hayır diyememem. Onun haricinde kendimle aram oldukça iyi :)
0
bartholomew87
(18.01.24)
kendine güven yoksa kendine sevgi ve saygı da yoktur, diye düşünüyorum.
0
gabe h coud
(18.01.24)
Sevgim de saygım da var. Bunlar benimle ilgili olan pek çok şeyi şekillendiriyor.
0
Amaranta ursula
(18.01.24)
Karar almam gerektiğinde kendime danışırım :)
Şaka gibi gelse de böyle bir durum var. Kararım anlık rahatlığımı mı destekliyor veya uzun vadeli mi olacak? Neler olmasını bekliyorum ve neden gibi kendine karşı içten ve sorumlulukla hareket etmek. Kendimi dinlerken yargılamamak ve sınırlarımı bilerek oluşabilecek olumsuz dönemlere hazır olacağımı ve gerçek sorunları anlık huzursuzluklarla maskelemeyeceğim konusunda öngörü ve kabul oluşturmak için kendime vakit ayırırım.
0
sadegazoz
(18.01.24)
Evet canım kendim.

Ben de kendimi çok eleştiriyorum ama üstüme de çok fazla gelmiyorum. Düzeltmeye çalışıyorum, daha iyi olmaya çalışıyorum, hedefim neyse ona ilerlemeye çalışıyorum.
0
jazzabel
(18.01.24)
Bir zamanlar pek yoktu. Bu aralar normal.

Geçen sene acayip kendime karşı bir sevgim ve saygım vardı. 10 üzerinden 9'du kendime olan sevgim ve saygım.

Dediğim gibi normal bu aralar. Standart diyebilirim.
0
put it in your appropriate place
(18.01.24)
hacırotti +1
douchebag -1

oysa sorun kendi içinde +1
suç başkalarındadır demiyorum, bazı süreçler-sebepler neticesinde insan bi tuzağa düşüyor, takılı kalıyor orada. kendi başına çıkan çok az

kendine güven yoksa kendine sevgi ve saygı da yoktur -1
kendime güvenim çok. kendime saygım yok. çalışmadı formül.

mizaç bence. üstteği 2 örneğin 2şer versiyonunda da mizaçları, ırsi mirasları ve onların akıp yolunu bulmasını kounşuyoruz. bence.
0
lambırcek
(18.01.24)
Bence yok ya şimdi de başka birinin peşinden gidiyorum.
0
Kahvedesu
(18.01.24)
(4)

En saglikli seker

duyurukullanıcısı
tamam seker kotu ama iclerinde en iyisi hangisi? Bitter mi? Kuru meyve mi?
tamam seker kotu ama iclerinde en iyisi hangisi? Bitter mi? Kuru meyve mi?
0
duyurukullanıcısı
(11.01.24)
Bitter çikolata %80 mi vardı en çoğu. En iyisi o.
Meyvede fruktoz var. Bitter daha iyi
0
Mirket
(11.01.24)
www.nhs.uk

"Sugar found naturally in milk, fruit and vegetables does not count as free sugars."

Meyve, sebze içerisinde bulunan şeker ile katılmış şeker aynı şekilde kabul edilmiyor.
Kendi cikarimlarinizi yapabilirsiniz ama bu kabul edilen bir gerçek. Bu şekilde meyveninki en sağlıklısı denilebilir.
0
logisticsmanager
(11.01.24)
şekerin hepsi aynıdır. iyi şeker kötü şeker yok. hepsinin vücuda verdiği etki aynı.
yukarıdaki örnekte free sugar kavramı yazılmış. free sugar da sonuçta şeker ve etkisi farklı değil.
ancak şeker kötü bir şey diye sebze meyve yemekten veya süt içmekten vazgeçemeyiz. dolayısıyla illa ki vücudumuza şeker girecek.
bu şekeri vücudumuza almaya değer mi ona bakmak lazım
meyve sebzeden gelen şeker (çok fazla olmamak kaydıyla) elbette alınabilir.
bitter çikolatadaki şeker ise bana göre çok gereksiz. bitter çikolata besin değeri olmayan bir abur cubur. dolayısıyla yenmese daha iyi olur.
ayrıca sadece şekeri kesmek yetmez. lifli gıdalar tüketmeliyiz. yoksa pek anlamı yok.
0
abelardo
(11.01.24)
Meyvenin şekeri, normal toz şekerden daha sağlıklı sayılmaz aslında aynı miktarda tükettiğinizde.
Meyve şekeri dışındaki şekerleri kalori açığı olarak kullanabiliriz, yani açsanız ve kaloriye ihtiyacınız varsa vücut enerji olarak kullanır. ama meyve şekeri direk yağ olarak depolanır. Kalori açığınız olsa bile kullanmazsınız vs.

Size kuru meyvenin sağlıklı sayılabileceğini düşündüren ne oldu?

Fruktoz şurubu, mısır şurubu dediğimiz şeylerde zaten meyve şekeri olduğu için normal pancar şekerinden daha zararlı.

Ama ekstra pancar şekerini tüketeceğiniz diğer ürünler paketli ürünler olacak, işlenmiş paketleri ürünlerin şeker dışında başka zararları da olacak.
Meyvedeki tek sorun ise fruktoz. Yani daha kötü bir şeker içeriyor. Lif dışında bir faydası yok, enerji olarak kullanılamıyor ama paketli değil, ekstra kimyasal içermiyor vs.
Onun kar zararını siz kendiniz hesaplayın. Ama kuru meyve nedir ya. Normal meyve yiyin yiyecekseniz de. Gidip şeker bombası kuru meyveyi tüketmeyin.
0
zimbirik
(12.01.24)
(3)

5000 doları faize yatırmak?

siyasil
sizce mantıklı mı? hangi banka şu an iyi mevduat veriyor acaba?
sizce mantıklı mı? hangi banka şu an iyi mevduat veriyor acaba?
0
siyasil
(02.01.24)
dolar olarak mı faize yatırmak?
tlye çevirip mi faize yatırmak?

bence ikisi de mantıksız :)
0
abelardo
(02.01.24)
bomboş durmasından mantıklı.

binance usdt'ye 11.16% veriyor, banka olarak bilmiyorum.
0
gule gule
(02.01.24)
Binance'e yatırılabilir ama binacein veya tetherin öyle veya böyle riski diğer şeylere göre,
Midas %4 veriyor, stopaj yok ama yıllık bu tip yurtdışı kazançlarda yıllık bir muafiyet üstüne vergi var muhtemelen 5000 doların getirisi başka bir yabancı hisse geliri falan yoksa muafiyeti aşmaz en güzel bu seçenek olur.
Ek olarak burgan bank %3.5 veriyor ama %25 stopaj kesilir gerçek oran %2.62 olur
0
atom karincanin torunu
(02.01.24)
(7)

foto cekecek arkadasi olmayanlar ne yapiyorsunuz?

duyurukullanıcısı
Uzun zamandir foto cekilen, gec seni cekeyim falan diyen arkadasim yok. Dolayisi ile soyle boydan veya karsidan falan neredeyse hic fotom yok.Bu durumda ne yapiyorsunuz?
Uzun zamandir foto cekilen, gec seni cekeyim falan diyen arkadasim yok. Dolayisi ile soyle boydan veya karsidan falan neredeyse hic fotom yok.

Bu durumda ne yapiyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(02.01.24)
Selfie ya da çekinmiyorum. Ben arkadaşıma gel seni çekeyim dedim. Buradan mana çıkarıp ondan hoşlandığımı sanmış. Çeksek bir dert çekmesek bir dert.
0
Kahvedesu
(02.01.24)
Abi ağaç kovuğundan çıkmadığımız için etrafımızda çevremizde illa ki biri olur, canım çok boydan fotoğra çektirmek çekerse onlardan rica ederim böyle bir durum olursa. Kaldı ki çok arkadaşın olsa da kimse gel seni çekeyim demez bence ya.
0
Bir ben var benden şurada
(02.01.24)
fotoğraf çekilmeyi zaten sevmiyorum, o yüzden 100 senelik fotoğraflarımı kullanmaya devam :D
0
candide
(02.01.24)
oradan geçen birine çektiriyorum. beş on tane çekiyor . birinden biri iyi çıkıyor.

bu arada yüksek çözünürlüklü kaliteli fotoğraf istiyorsan fotoğrafçıya git. onların stüdyosu fena değil. düşük ücrete bir sürü poz verirsin.
0
yurtsuz john
(02.01.24)
sultanahmet'e gelmiş yalnız bir italyan benden rica etmişti, fotoğraflarını çekmiştim. bi de özenmiştim bak, öyle her açıdan çekmiştim, adam bayağı memnun olmuştu:) siz de italyan gibi yapabilirsiniz. yalnız, düzgün giyinimli, aylak birini gözünüze kestirin ve fotoğrafınızı çekmesini isteyin.

fotojenik olamadığımdan fotoğraf çektirmeye de hiç hevesim olmadı benim:)
0
kesmekes laleler
(02.01.24)
yolda geçen birisinden iste çeksin
0
abelardo
(02.01.24)
aynadan.

arkadaşın niye gel seni çekeyim desin hocam sen çeker misin dersin istiyosan
0
ala09
(03.01.24)
(5)

Fed olası faiz indirimin türkiye üzerine olan muhtemel etkileri

Rao
Merhabalar, Araştırma yapınca çok kaynak bulumadım bir konuya cevap arayarak sorularım,Türkiye ekonomi tarihinde fed in faiz indiriminin ekonomimiz üzerinde naslı etkiler oluşturdu.Aynı şekilde muhtemel faiz indirimesi ve mevcut ekonomi yönetimi ve ekonomi politikaları düşünüldüğünde ülkemiz üz
Merhabalar,

Araştırma yapınca çok kaynak bulumadım bir konuya cevap arayarak sorularım,


Türkiye ekonomi tarihinde fed in faiz indiriminin ekonomimiz üzerinde naslı etkiler oluşturdu.

Aynı şekilde muhtemel faiz indirimesi ve mevcut ekonomi yönetimi ve ekonomi politikaları düşünüldüğünde ülkemiz üzerine beklenen etkileri neler olabilir.

Çok teşekkürler.
0
Rao
(01.01.24)
fed faiz indirimi genelde türkiyeye olumlu etki ediyor
0
abelardo
(01.01.24)
Çok büyük fonları yöneten adamlar var. Mesela adam 100 milyar dolar yönetiyor. Diğerinde Arapların 1 trilyon doları var. Bu adamlar çeşitli ülkelerde yatırım yapıp parayı büyütüyor.

Fed faiz indirirse bu adamlar Amerikan faizindeki paralarının bir kısmını başka yerlere kaydırır. Hazır bizde de faizler artarken neden olmadın?
0
iddaaci
(01.01.24)
1- Döviz kuru ve sermaye akışları açısından; doların değeri düşeceği için kur baskısı azalır, risk iştahı artar, sıcak para gelir. ayrıca dolar ile mal alıp euro ile satan bir ülke olduğumuz için lehimize olur.

2- faiz ve yatırım: global faizlerin düşüşünü sağlar, tr gibi ülkeler için yatırım maliyetini çok azaltır.

3- tr daha rahat borç para bulabilir, daha ucuza maliyetlenir.

genellikle olumludur. ancak faiz oranları düşük ülkelere bunun enflasyon etkisi de olabilir, tr şu an böyle değil, olacak gibi de durmuyor. hızla düşmeyecek ama fed hızla düşürürse faizleri tr'de varlık fiyatları (borsa dahil) bir şişikliğe sebep olabilirdi.

15-18 sene aradan sonra son 3 senede fed deli gibi faiz artırınca abd'de çok para toplandı bankalarda. faiz azalırsa, evet bu para dünyanın dört bir yanına dağılacak.
0
avatar is back
(01.01.24)
FED faiz indirirse Dolar'ın değeri düşer.
Türkiye ithalatını Dolar ile, ihracatını Euro ile yapan bir ülke. Dolar/Euro paritesindeki düşüş bizim cari açığımızı azaltıcı etki yapar.
0
Mirket
(01.01.24)
2008'de olan şeyi söylüyorsunuz sanırım.

Basit bir mantığı var: paranızı kendi ülkenizde faize yatırıp güzel bir gelir elde ediyordunuz diyelim. Ama sonrasında faizler indiriliyor ve sizin paranızı faize koymanın bir anlamı kalmıyor. Siz de faizi yüksek olan ülkelere gidiyorsunuz (tabii bunları genelde en az milyon dolarları olan insanlar yapar). Türkiye %50 faiz veriyor diyelim. 100 milyon dolar ile geldiniz, dolarınızı 30'dan bozdurdunuz, 3 milyar liranız oldu. Paranızı bir sene vadede tuttunuz, oldu size 4,5 milyar lira.

Dolar yavaş yavaş 35 lira oldu diyelim ve bir yılın sonunda faizler de indirildi diyelim. Faizler indirildiği için Türkiye'den çıkmaya karar verdiniz, 3,5 milyar liraya 100 milyon dolarınızı geri alıyorsunuz, üstüne 1 milyar lira da kârınız oluyor. Onu da dolara çevirirsek 28 milyon dolar kâr.

Yani bir senede dolar bazında %28 kâr demek. Olay tamamıyla budur. Bu da müthiş bir kâr oranıdır. Herkes çıktığında da dolar kuru fırlar.
0
ahm1
(01.01.24)
(3)

Borsaya yatırılan paranın o şirkete faydası oluyor mu?

havadakarada
Halka arz kısmında şirket bu parayı alıyor, bu tamam. Ondan sonra ise o hisse fiyatının yükselmesi, insanların alması veya satması givi durumlar o şirketi etkiliyor mu? Biz o şirketin hisse senedini alınca (halka arz değil) bu parayı o şirket değerlendiriyor mu yoksa olay farklı mı?
Halka arz kısmında şirket bu parayı alıyor, bu tamam. Ondan sonra ise o hisse fiyatının yükselmesi, insanların alması veya satması givi durumlar o şirketi etkiliyor mu? Biz o şirketin hisse senedini alınca (halka arz değil) bu parayı o şirket değerlendiriyor mu yoksa olay farklı mı?
0
havadakarada
(31.12.23)
hayır olmuyor. en fazla aşağıdaki iki şey olur
1. artan fiyat ve işlem hacmi sayesinde şirketin reklamı olur
2. artan fiyat patronun bir miktar hisse senedi satmasına ve şirkete nakit sokmasına sebep olur.
0
abelardo
(31.12.23)
@abelardo peki borsadan halka arz dışında yapılan alım satimlardan şirketlerin karı yoksa kimin var?
0
🌸havadakarada
(31.12.23)
İlk soruya cevap: Borsada işlem fiyatı, şirketin büyük ölçekli el değiştirme durumunda emsal teşkil eder. Bu yüzden önemlidir.

İkinci soruya cevap: Borsa İstanbul'un, takas ve saklama bankasının, aracı kurumların, bankaların, ucuza alıp pahalıya satanların, Türkiye'de çok da oturmuş bir sistem olmamasına rağmen temettü ile geçinenlerin
0
Mirket
(31.12.23)
(6)

"o seni sevdigi icin sana satasiyor"

ahm1
Eski gunleri huzunlu bir sekilde dusunurken annemin, abim bana satastigi zaman bunu soyledigi aklima geldi. Bazen ciddi kavga ederdik, o zaman da bunu soyluyor muydu bilmiyorum ama bu laf mantikli mi sizce? Bu laf size de soyleniyor muydu?"İnsan, sevdigiyle ugrasirmis" lafi da var ama bu baska, bu r
Eski gunleri huzunlu bir sekilde dusunurken annemin, abim bana satastigi zaman bunu soyledigi aklima geldi.

Bazen ciddi kavga ederdik, o zaman da bunu soyluyor muydu bilmiyorum ama bu laf mantikli mi sizce? Bu laf size de soyleniyor muydu?

"İnsan, sevdigiyle ugrasirmis" lafi da var ama bu baska, bu romantik seyler icin soyleniyordu.
0
ahm1
(20.12.23)
40 yaşında adamım. bunu genelde yeğenlere yapıyorum. (yeğenim yok. kuzen çocukları.) küçük bir ilçede baba tarafı sülale (yörüğüz) bir arada yaşıyoruz. 4-5 sokak olduğu gibi aynı soydan.

ben kız kardeşimle 10 seneden fazla konuşmuyorum. babam vefat ettiğinden beri mal-miras mevzuları haricinde de konuşmadım. borç isterse veriyorum. vakti gelince ödüyor.

bana ciddi bir konuda yalan söylemişti. kendisine "bana herkes yalan söyleyip kandırabilir ama ailem bunu yapmamalı. ne kadar kızsam da sövsem de bunu yapmamalı" demiştim.

birkaç yıl sonra duyduğu ve yanlış anlamış olduğu bir konu hakkında kendisi bana ağır sözler söylemişti. duyduklarının doğru olmadığını evrakla ispatlayınca özür dilemişti.

zamanla ona karşı olan kızgınlığım geçti. artık kırgın da değilim. benim için sokaktaki herhangi bir insan.

nazını çeken insanın sınırı zorlamak her daim tatlı bir uğraşıdır.
0
phonex
(21.12.23)
Normal değil, sevgisinden olduğunu varsayaak bile insan sevgisini sevgi dolu şekilde göstermeli. Bunu sağlamak da yetişme çağında ailenin görevi.

Ne yazık ki birçok anne baba bu konuda çok da başarılı sayılmaz. Kendinizi yormayın, istemediğiniz sevmediğiniz şeyleri söyleyin. Bazen insanların değişmesi gerekir; normal olan bu.
0
akhenaten
(21.12.23)
"Abinin seninle sataşması sorunu ile ilgilenecek vaktimiz/takatimiz yok veya ilgilenmek istemiyoruz bu nedenle seni sataşılmanın aslında iyi bir şey olduğuna ikna ederek aradan çıkıyoruz" anlamına geliyor bence.
0
peki madem
(21.12.23)
"sevdiği için sana sataşıyor" lafı sataşılan kişiyi idare etmek içindir ve çoğu zaman şu anlama gelir
"onun nazını çekeceğini bildiği için sana sataşmakta sorun görmüyor veya biz sana gıcık oldugu için sataştığı ihtimalini düşünmek istemiyoruz"
0
abelardo
(21.12.23)
@abelardo: heh aynen, cevap bu sanirim. "nazini cekecegini bildigi icin sana satasiyor"
0
🌸ahm1
(21.12.23)
aslında alıp karşılarına konuşmaları ve çözülmez bir sorunsa profesyonel yardım almaları gerekir ama bir taraf diğer tarafa kin gütmesin diye anne-babalar böyle şeyler söyleyebiliyor. bu gerekçe tabii ki kabul edilemez ama çocuğun çözemediği bu sorunu aileler de çözemeyecek kadar bilinçsiz genelde.
0
anna sun
(22.12.23)
(5)

faiz sorusu

vss
az önce bir ilan gördüm. %47 hoş geldin faizi veriyormuş 90 gün boyunca. vov diye bir şey.şimdi ben 100.000 yatırırsam 147 bin mi alacağım. çok cahilim bu konu da üzgünüm :/
az önce bir ilan gördüm. %47 hoş geldin faizi veriyormuş 90 gün boyunca. vov diye bir şey.

şimdi ben 100.000 yatırırsam 147 bin mi alacağım. çok cahilim bu konu da üzgünüm :/
0
vss
(19.12.23)
47bin x 90/365 olması lazım dörtte biri yani
0
gece abisi
(19.12.23)
%5 stopaj da kesilicek
0
condom kurşunu
(19.12.23)
arkadaşlar çok teşekkürler cevap için ama ortalık karışmış biraz :)

www.alternatifbank.com.tr

şu linkte ayrıntı var.

@4'ün hesabına göre 90 günde 22 bin lira getiriyor sanırım. doğru mudur?
0
🌸vss
(19.12.23)
90 günde 11bin lira getirisi olur
0
abelardo
(19.12.23)
92 gün sonunda 11.254TL faiz geliri alacaksınız. Yalnız 100.000 ile 150.000TL arasında bir miktar yatırdığınız zaman banka 12.500TL'nizi vadesiz hesaba alcak (verdiğiniz linkte yazıyor) yani fiiliyatta 112.500TL yatırıp 92 gün sonunda net 11.254TL faiz alacaksınız.
0
pispinti
(19.12.23)
(4)

B hatchback - C hatchback şehir içi kullanım kolaylığı

duguit
Sorum çok farklı araçlar kullanmış olanlara. 5 yıl B hatchback araba kullandıktan sonra 3.5 yıldır C hatchback bir araba kullanıyorum ve özellikle son zamanlarda gereksiz büyük gelmeye başladı, ben mi abartıyorum yoksa gerçekten de kağıt üzerinde küçük gözüken farklar pratikte cidden düşündüğüm kada
Sorum çok farklı araçlar kullanmış olanlara. 5 yıl B hatchback araba kullandıktan sonra 3.5 yıldır C hatchback bir araba kullanıyorum ve özellikle son zamanlarda gereksiz büyük gelmeye başladı, ben mi abartıyorum yoksa gerçekten de kağıt üzerinde küçük gözüken farklar pratikte cidden düşündüğüm kadar fark ediyor mu?

4 yıl 1999 model polo, 1 yıl 2010 model punto kullandıktan sonra 3.5 yıldır 2013 model Citroen c4 kullanıyorum. Boyutları arasında inanılmaz bir fark gözükmüyor, Polo 3.7 m, Punto 4 m, C4 ise 4.3 m. 30'ar cm uzuyor araçlar. C4 ikisine göre 10 cm daha geniş bir de.

Ama şehir içinde özellikle park yeri ararken ya da dar sokaklarda iki araba arasından geçerken vs. ciddi ciddi eski arabalarımı özler oldum. Ya da kaldırımda evin önüne park ederken vs. çok fazla manevra yapmam gerekiyor. Özellikle merkezde park yeri ararken de arabanın o "bi tık" büyüklüğü bazı yerleri denememi bile engelliyor.

Otomobilden çok anlamayan insanlar b hatchback c hatchback farkını bile bilmiyor, polo ile golf aynı araba çoğuna göre.

C4 alırken de hep b segmenti bakıyordum ama aynı paraya c segmenti daha dolu dizel araba alabiliyorum diye almıştım.

Benzer şeyler yaşayıp B segmentine geri dönen oldu mu? Abartıyor muyum?
0
duguit
(15.12.23)
çok dar sokakları olan mahallelerde cidden fark ediyor. manevra yapmak, park etmek daha kolay oluyor. bence mahalle çok fark ediyor. geniş sokakları olan mahallede d suv kullanılır ama dar sokaklarda b hatchback.
0
abelardo
(15.12.23)
yani evet b hatchback daha iyidir dar yerlerde ama biraz abartıyorsun gibi geldi. bu biraz avrupalı işi. bizde genelde imkan elverdikçe önce b sonra c-d diye gider. ben dönmezdim. ama sana sıkıntı oluyorsa dönmende problem yok. hem model yılını da yükseltirsin
0
paintov
(15.12.23)
abartıyorsun. golf ve poloya bakalım.
golf polodan 3.8 cm daha geniş.
golf polodan 20 cm daha uzun.

yani 20cm uzunluk ölümcül bi fark değil. genişlik farkı ise serçe parmak kadar bile değil. önemsiz yani. 20 cm dediğin bi karış. sana öyle geliyor sadece. daracık arabalardan ne zevk alıyorsunuz anlamıyorum.. sanki d suv.
0
jelly bear
(16.12.23)
B sınıfa dönerseniz de eski bi b sınıfı olmalı. Şimdiki b hatchbackler eski c hatchbacklerden daha büyük. Ben uğraşmazdım ama araba değiştirmekle falan
0
glamdr1ng
(16.12.23)
(11)

Bu durum nasıl yorumlanır? saygısızlık/yersiz şaka/taciz

le petit bonheur
Olay Avrupa’da geçiyor. Olayın kahramanlarından kadın türk, diğer ikisi başka milletlerden. A ve B iki yakın arkadaş, ikisi de erkek. Birlikte dolaşmaya çıkıyorlar ve A, B’nin nişanlısına (K) bir video gönderiyor:Videoda A, kadının nişanlısının boynuna montundan sökülmüş bir ip geçirmiş “buraya gel,
Olay Avrupa’da geçiyor. Olayın kahramanlarından kadın türk, diğer ikisi başka milletlerden.

A ve B iki yakın arkadaş, ikisi de erkek. Birlikte dolaşmaya çıkıyorlar ve A, B’nin nişanlısına (K) bir video gönderiyor:

Videoda A, kadının nişanlısının boynuna montundan sökülmüş bir ip geçirmiş “buraya gel, hey, cici köpek” deyip kahkaha atıyor. B durumundan hoşnutsuz görünse de boş gözlerle A’ya bakmak dışında bir tepki vermiyor.

Kadın kişisi videoyu görünce küplere biniyor, “Bu nasıl bir saygısızlık ve sen, sana bunun yapılmasına nasıl izin verdin! Bir de bunu ne diye videoya alıp bana gönderiyor?”

Aynı tepkiyi kadın, A’ya da gösteriyor. B ve nişanlısı A’yla görüşmeme kararı alıyor ve özür dilemesine rağmen A’yı düğünlerine davet etmiyorlar.

Aradan zaman geçiyor, A ve B arasındaki buzlar eriyor. K da “Belki kültürel farklılıklardan kaynaklanan bir durumdu. Bir daha yapmaz belki böyle saçmalıklar. Belki onun kültüründe erkekler arasında böyle şakalaşmalar normaldir” diye umuyor. İyi niyet göstermeye çalışıyor. İki arkadaşın arasını bozan eş durumuna düşmek istemiyor.

Ardından A, çifti birkaç kez evlerinde ziyaret ediyor.

Son ziyaretinde 3 gün çiftin evinde kalıyor. Son gün akşam kadın mutfakta yalnızken A, kadının yanına gidiyor.

A: Salata mı yapıyorsun?
K: Evet.
A: (Tezgahtaki rokayı göstererek) Bizde buna roka derler. Siz ne diyorsunuz? Biliyor musun rokayı?
K: Biliyorum rokayı evet. Bizde de roka denir.
A: Cilde çok yararlıdır. Bir de 18+ faydaları vardır, neyse söylemeyeyim.

Kadın cevap vermiyor, ciddiye almıyor.

A kapıya doğru yöneliyor ve sonra; “B bunu yesin, sonra daha iyi” diyip elinin ayasıyla kapıya hırıltılı sesler eşliğinde tak tak tak vurup başka odaya geçiyor.

Kadın şok. Ağzı gerçek anlamda açık kalıyor, ne diyeceğini bilemiyor. Orada donup kalıyor. Olayın şokuyla tepki de gösteremiyor.

Kadın son yaşananın taciz olduğunu düşünüyor ve A’yı bir daha evde görmek istemiyor.

B, A'nın yersiz bir şaka yaptığını ve çok kötü cinsiyetçi bir mizah anlayışı olduğunu söylüyor. B yaşanan durum için eşinden özür diliyor ve A’yla konuşacağını söylüyor. Konuşalım ki yaptığının rahatsız edici olduğunun farkına varsın, gibi bir düşüncesi var.

Kadın, A’nın bunu zaten tasarlayarak yaptığını, yani ne yaptığının son derece bilincinde olduğunu düşünüyor. Bu yüzden B'nin A'yla bir daha görüşmesini istemiyor.

A'nın bu davranışların ne kadarı kültürel farklılıklardan olsa gerek diye yorumlanabilir? Yurtdışında yaşayan duyurucuların yanıtlarını özellikle merak ediyorum.
0
le petit bonheur
(15.12.23)
Bazı insanlar böyle gevşek olabilir. Rahatsız oldularsa görüşmesinler madem ama kadının eşinin arkadaşlıklarına karışması ve görüşmemesine karar vermesi bana saçma geldi. Demek ki bu adamın (A) karakteri böyle, uymuyorsa B kendi karar versin ve görüşmesin. Bana kadın çok dominant, B ise umursamaz geldi. İlk baştaki video onu rahatsız etmemiş bile.
0
birgumuspeni
(15.12.23)
3gün kalınca farklı beklentilere girmiş
B fazla geniş
0
mantık
(15.12.23)
"Videoda A, kadının nişanlısının boynuna montundan sökülmüş bir ip geçirmiş “buraya gel, hey, cici köpek” deyip kahkaha atıyor."

A B'nin boynuna mi ip geciriyor?
0
tantamount_to_equivalent
(15.12.23)
@tantamount_to_equivalent, Evet. İpi dolamak gibi değil de boynuna atmış ipi, köpek muamelesi yapıyor. B, o sırada başını çevirip boş gözlerle A'ya bakıyor. Hoşnutsuzluğu belli, gülümsemiyor mesela ama aynı zamanda başka tepki göstermiyor. Rahatsız ama ciddiye almıyor gibi bir tavrı var.

A bu videoyu, B'nin nişanlısına gönderiyor.
0
🌸le petit bonheur
(15.12.23)
A gevşek bir adam
K, A ile irtibatı kessin, ailece görüşmeye son versinler. Eve davet olmasın.
A, B'nin kiminle arkadaşlık edeceğine karışmamalı.
0
Tina
(15.12.23)
A ingiliz mi? Ingilizlerde var bu sinir tanimayan espri, sululuk olayi, alinganlik edersen sadece banter'di derler, banter'dan anlamiyor diye de dislarlar sonra.

A ve B yakin arkadasmis ama enseye saplak derecesinde, sulu bir arkadaslik sanirim bu. Sayet oyle ise dugune cagirmamak falan ilk olayi cok fazla buyutmussunuz, eglencesine bir video cekmisler sizi kizdirmak icin de A size atmis.

Ikinci olay biraz olcusuz olmus ama isin icinde alkol varsa normal bu tarz sulu arkadasliklarda. 3 gun baskasinin evinde yatiya kalmak daha absurt geldi bana yalniz, bayagi bir sulu ya da koklu bir arkadaslik A ve B nin anlasilan. Normalde Avrupali anasini babasini istemez evinde 3 gun
0
tantamount_to_equivalent
(16.12.23)
@tantamount_to_equivalent, Yok ingiliz değiller. A kişisi Arap, alkol almıyor. B de bir avrupalı.

B kişisi daha ziyade sakin bir adam. A dahil olmak üzere kimseye öyle şakalar yapmıyor. A haricinde ona böyle şakalar yapan bir arkadaşı da yok.
0
🌸le petit bonheur
(16.12.23)
@le petit bonheur Yol verin o zaman. Cunku bir musluman ekstra daha dikkatli olur, arkadasinin esinin yaninda ne konusacagina nasil davranacagina, aile kurumuna saygi gosterir. Onda bu hassasiyetler yok. Avrupali simariktir, serbest buyumustur, genistir falan diye kredi vermistim basta ama ici pis gozukuyor arkadasin
0
tantamount_to_equivalent
(16.12.23)
K esinin kiminle gorusup gorusmeyecegine karar veremez, evine alip almamak ve kendisi gorusup gorusmemeye karar verir. K kisisi istemiyorsa gorusmemek ve evine almamak konusunda haklidir.
Ancak tavirlarindan rahatsizsaniz, rahatsizliginizi sahiplenin buradan destek almakla olacak sey degil, hoslanmiyorsaniz hoslanmiyorsunuzdur, kendiniz disinda kimseye bir aciklama yapmakla yukumlu degilsiniz. K kisisi esini kontrol etmeye calistigi icin buradan destek ariyor sanirim.
B kisisi de bu sakalari kaldirip kaldirmak istemedigini, A kisisinin dostlugunun ona ne kazandirdigini nelerinden hoslanip hoslanmadigini kendi dusunup tartip karar vermeli. Bunun icin de kendini tanimali, kendi sinirlarini bilmeli. Ancak bunun farkinda degil sanirim.
0
kassiopeia
(16.12.23)
kültürel tabi. türkiyede hangi erkek bu durumu normal görebilir? siz de türkiyede büyümüş bir kadınsınız ve size de anormal geliyor haliyle.
ayrıca evli bir çiftin yanında böyle bir adamın 3 gün kalması anormal. hangi türk izin verir elin herifinin üç gün karısının yanında kalmasına, hem de yalnız kalıyorsunuz evde.
0
abelardo
(16.12.23)
Milliyetleri sözleyince olay daha oturdu. Arap işin farkında, önce B'yi kadının gözünde küçük düşürüp sonra kadına saracak. kültürel fark ama bu kültürden cacık olmaz. Ailece görüşmeyi kesinlikle kessinler, B'de A ile mümkün olduğunca az görüşsün.
0
SiyamkedisiZorro
(18.12.23)
(9)

Yöneticilik - Adil Olma ile İlgili

french lover
Merhaba.Diyelim ki bir şirkette yöneticisiniz.Ekibinizde X ve Y diye iki çalışan var.X çok başarılı ve terfi almayı hak ediyor ancak veremiyorsunuz çünkü bir takım prosedürel engeller var (IK'nın şart koştuğu tecrübe yılı yetersiz, belli sayıda tecrübesi sayılmamış vs). 1 yıl daha beklemesi gerekiyo
Merhaba.

Diyelim ki bir şirkette yöneticisiniz.
Ekibinizde X ve Y diye iki çalışan var.

X çok başarılı ve terfi almayı hak ediyor ancak veremiyorsunuz çünkü bir takım prosedürel engeller var (IK'nın şart koştuğu tecrübe yılı yetersiz, belli sayıda tecrübesi sayılmamış vs). 1 yıl daha beklemesi gerekiyor.

Y de fena bir çalışan değil, işini beklendiği seviyede yapıyor ancak asla X kadar fark yaratmıyor. Y'nin terfi almasının önünde bir engel yok, prosedürel olarak terfi verilebilir durumda.

Soru: Y'nin terfisini verir misiniz yoksa bekletir misiniz?
0
french lover
(15.12.23)
Y'ye terfi veririm. X ne kaybedecek ki bu durumdan? her durumda bir sene bekleyecek zaten. bir sene sonra ne olacağı belli değil. niçin Y'nin hakkını yiyeyim ki. iyi bir çalışanmış zaten
0
abelardo
(15.12.23)
Yöneticilik istisna yaptırabilme gücüdür, x'in de terfi alması için elimden gelenin fazlasını yapardım.
0
Bruce
(15.12.23)
çok benzer bir durumu yaşadık.
saçma sapan ik prosedürleri vs.

disssedum +1 x bir gün gidecek.
ama ben olsam, x varken SADECE y ye vermezdim. ik ya baskı yapardım, ikisine de veriridim. biz böyle yaptık.

ortada x gibi bi olmasa, elbette y ye ver geç.
0
neden beni sevmedin
(15.12.23)
Bruce + 1

Kurallar, bozulmak içindir. İK veya firma, isterse kuralı anında değiştirir. Yönetici olarak bu durumu dile getirin. X için terfi alamasanız bile prim veya yurtdışı eğitim vs bir ödül verin.
0
alfired
(15.12.23)
Burada Y, X'ten ayrı düşünülür ve terfisi verilir.

X için terfi olmasa da başka duruma uygun başka artılar düşünülebilir.
0
diyecevaplandı
(15.12.23)
Terfi verilmek zorunda mı? Yoksa yöneticinin isteğine bağlı mı?
Önce bunu sorgulamak lazım.
0
erty_ksk
(15.12.23)
zorunlu değil, yöneticinin değerlendirmesine bağlı.
0
🌸french lover
(16.12.23)
Y’ye vermelisiniz, X proseduru bilmiyorsa ona da durumu aciklamali ve farkli sekilde de olsa odullendirmelisiniz. Vermediginiz terfi yuzunden elinizdeki calisanlar kacabilir, seneye terfi verme sansi olmayabilir/kisitli olabilir.
0
ayheytmayselfenvanttuday
(18.12.23)
Hangisini kacirmak istemiyorsan terfiyi o alir, oburu memur kafali degilse istifa eder gider. Zaten istifa etmiyorsa terfiyi hakedecek bir tip degildir.

isveren kanunlar cercevesinde kaldigi surece kimseye adil davranmak zorunda degil, herkes kendi basinin caresine bakar.
0
cooperr
(18.12.23)
(12)

25 yaş kadın ve 40 yaş erkek ilişkisi hakkında düşünceniZ nedir?

madurumdamadurum
...
...
0
madurumdamadurum
(14.12.23)
EYT'li olmasına az kalmış biriyle işim olmaz. Bir yere gidicez arkadaş gibi 40 yaş üstü olacak. Kendimi burada 25 yaşında biri gibi düşündüm. Olmaz.
0
Kahvedesu
(14.12.23)
çok güzel olur.
0
tabudeviren
(14.12.23)
Böyle çok mutlu iki aile tanıyorum.
0
Mirket
(14.12.23)
Allah mesut etsin
0
mirty
(14.12.23)
Birlikte oldugunuz kisi sizin duygusal olgunlugunuzu yansitir, bu iki insanin duygusal olgunlugu uyumlu ise gayet olur. Duygusal olgunluktan kastim geziyoruz egleniyoruz degil bu arada; uyusmazliklara yaklasiminiz, degerleriniz, oncelikleriniz vs.
Yeni nesle bakis acim ne yazik ki biraz onyargili bu nedenle 25 yasindaki birinin, saglikli olgunlasmis 40 yasindaki biri ile etkilesimi ve paylasiminin cok sinirli olacagini, 40 yasindaki kisinin halletmesi gereken meseleleri oldugunu dusunurum.
Ama ben de dahil olmak uzere, o 2 kisi disinda, kimin ne dusundugunun bir onemi yok.
0
kassiopeia
(14.12.23)
bol manipülasyon soslu olur. afiyet olsun.
0
meyal
(14.12.23)
mis gibi olur, bence arada min. 10 yas lazim zaten.
iki tarafta yaslandikca oturur iliski. 40-55 mesela olmaz denebilir mi?
0
cooperr
(15.12.23)
Amerikalı yazar Paul Auster'dan gelsin. "25'inden sonra herkes yaşıttır."

Gayet normal yaş farkı.
0
kalemdefter
(15.12.23)
gayet uygun.
0
abelardo
(15.12.23)
Yaş farkı fazla.
0
rock n roll
(15.12.23)
Yaş farkı çok fazla. Adamın 40 yaşında 25lik kadına bakması da problem. 55-70 bile olsalar yaş farkı çok fazla, kapanmaz.
0
birgumuspeni
(15.12.23)
Yeri var
0
gece abisi
(15.12.23)
(5)

Konsollar ve GTA VI

AlsterWasser
Şimdi kullandığımız ps5 veya Xbox Series X ya da S ler GTA 6 yı kaldıracak mı?Seneye yeni oyun konsolu çıkmayacak sonuçta bu konsollara göre yapıyorlar değil mi?
Şimdi kullandığımız ps5 veya Xbox Series X ya da S ler GTA 6 yı kaldıracak mı?

Seneye yeni oyun konsolu çıkmayacak sonuçta bu konsollara göre yapıyorlar değil mi?
0
AlsterWasser
(11.12.23)
Evet. Ilk bunlara çıkacak.

Sonra bir iki yıl sonra pc.
0
logisticsmanager
(11.12.23)
evet
0
abelardo
(11.12.23)
4k 30 fps upscaled olarak kaldırabilir diyorlar
0
false pretension
(11.12.23)
2k 30 fps olacak deniyor mevcut konsollarda. PS5 Pro söylentileri var. P5 Pro ile 2k 60 fps ve 4k 30 fps modu gelebilir Pro'ya özel.
0
xenocidee
(11.12.23)
Seneye yeni oyun konsolu çıkacak aslında; PS5 ve X-BOX'ın daha güçlü versiyonları çıkacak. Hatta büyük ihtimalle Rockstar'ın elinde geliştirme kitleri de mevcuttur ve oyunu buna göre tasarlıyorlardır.
0
pangea
(11.12.23)
(9)

Ayrıldım pişmanım

FreSh
8 aylik bir ilişkim vardı ve son zamanlarda heyecanımı kaybettiğim, hiçbir şey hissetmedigim için 2 gün önce ondan ayrıldım. Işin garip tarafı ayrılırken sürekli ağladim ve şimdi de pişmanım. Onu aslında seviyor olduğumu fark ettim. Nasıl bir aptalliga düşüp de böyle davrandığımı inanın bilmiyorum.
8 aylik bir ilişkim vardı ve son zamanlarda heyecanımı kaybettiğim, hiçbir şey hissetmedigim için 2 gün önce ondan ayrıldım. Işin garip tarafı ayrılırken sürekli ağladim ve şimdi de pişmanım. Onu aslında seviyor olduğumu fark ettim. Nasıl bir aptalliga düşüp de böyle davrandığımı inanın bilmiyorum. Kendimi çözemiyorum, ne istediğimi bilmeyen biriydim hep zaten. Ama bu kez çok iyi, yanında huzurlu hissettigim, mutlu olduğum birini bulmuşken onu bırakarak gerçekten salakça davrandığımı kanıtlamış oldum. 2 gündür durmaksızın ağlıyorum, onu çok özlüyorum şimdi geri dönsem büyük bir hata yaptım desem dalga geçiyor gibi mi olur? Böyle bişey yaşayan oldu mu hiç bunu yapan ve karşı tarafın yaptığı?
0
FreSh
(11.12.23)
Çok fazla zaman geçmeden bu duygularınızı onunla da paylaşın, 2-3 gün içinde ağlayarak hata yaptığını söyleyen eski sevgiliye hemen hemen herkes inanır, hak verir, barışır.

Ama uzun süre ara verdikten sonra geri dönüş sinyali verilirse "benden daha iyisini bulamadı, denedi başkalarıyla, şimdi de bana geri dönüyor" sanar herkes.

Ben olsam gurur yapmam ve dayanırım kapısına.
0
John Bloor
(11.12.23)
+1 John Bloor.

Ne kadar süre geçtiği en önemli belirleyicilerden biri olur.
Sizi seviyorsa kabul eder.
0
crinix
(11.12.23)
Tavrınız çok güven verici olmasa da böyle konuşmaları sıcağı sıcağına yapmak en iyisi +1
0
akhenaten
(11.12.23)
Bence kafanız karışıkken daha da belirsizlik yaratmayın karşı tarafta. Önce kendi içinizdeki bu duygudurum değişikliğini çözmeye odaklanın, sonra karar verin.
0
lüzumsuz adam
(11.12.23)
lüzumsuz adam +1

kabul etse bile, daha sonra yine aynı şeyi yapıp bu sefer karşı tarafa da hasar vereceksiniz. bence şu anki durumunu kabullenmeye ve alışmaya çalışın.
0
MtKrt
(11.12.23)
pat diye ayrıldın yani öyle mi? bir süredir soğuk yapıyorsan ve sonrasında ayrıldıysan karşı taraf ta sogumus olabilir.
ama 2 gün önce pat diye "ben artık bir şey hissetmiyorum" deyip ayrıldıysa o zaman da dengesiz birisi gibi gözüküyorsun.
duygularından emin olmayan birisi hiç güven vermez. bence de bir an önce konuş ama yukarıda yazdıklarım önemli.
0
abelardo
(11.12.23)
@abelardo Bir süredir soğuk yapıyordum ve nedenini de bilmiyordum onun yanlış yaptığı bişey olmamasına rağmen. Ama insan bir insanın değerini kaybedince anlıyor ya o oldu bende ve belki de duygularimdan emin olmam için bunu yapmam gerekiyordu. En azından bırakmayıp ara vermeliydim maalesef akıl edemedim :(
Soguduysa ve affetmezse de hata yaptım dönüşü yok deyip kabullenecegim kendi düşen ağlamaz sonuçta

@akhenaten evet pek güven verici değil yaptıklarım haklısınız. Umarım güvenini tammaen kirmadan duzeltebilirim çok da geçmeden.
0
🌸FreSh
(11.12.23)
hiçbir şey demeden sadece seni özledim de yeter. başka açıklamaya gerek bile kalmaz.
0
OgutucuRecep
(11.12.23)
Rahat bırak sebepsiz soğuk yapıp dünyasını zindan etmişsin kafasından kim bilir neler geçti neler kurdu sonra anlamsızca ayrılmışsın şimdi pişmanım deme, gene darlayacaksın zindan edeceksin bir süre sonra hayatı.
Bırak ikinizde uzak durun birbirinizden
0
basond
(12.12.23)
(5)

Yatırım fonu getirisi hesaplama

denizzz
Ay ay devamlı alım yapan bir kişi yıllık bazdaki getiriyi nasıl hesaplayabilir? Yani şunu demek istiyorum, diyelim ben bir kerede 20.000 liralık fon aldım. 1 sene hiç oynama yapmadan beklersem ertesi yıl aynı tarihlerdeki bir yıllık değişim ne kadar olmuş net görebilirim. Ama her ay farklı tutarlard
Ay ay devamlı alım yapan bir kişi yıllık bazdaki getiriyi nasıl hesaplayabilir? Yani şunu demek istiyorum, diyelim ben bir kerede 20.000 liralık fon aldım. 1 sene hiç oynama yapmadan beklersem ertesi yıl aynı tarihlerdeki bir yıllık değişim ne kadar olmuş net görebilirim. Ama her ay farklı tutarlarda fon alıyorsam bunların yıllık getirisinin hesabını yapmanın yolu nedir?
0
denizzz
(08.12.23)
Tefas da aldığın fonun detaylar kısmında aylık 3 6 ve 1 senelik hatta 5 senelik getirileri gösteriyor. Yatırdığın parayı getiriye göre hesaplayabilirsin
0
dedeminhirkasi
(08.12.23)
Bir excell programı yazar, her aldığında maliyet ve miktarları kaydedersin. Toplam ve birim maliyeti gösterir.
0
Mirket
(08.12.23)
tefas sitesinde günlük aylık 3 aylık yıllık ve YTD olarak getirileri görebiliyorsunuz
ayrıca istediğiniz tarih aralığında da getiri görebilirsiniz. fon karşılaştırma sekmesinde istediğiniz tarih aralığını girerseniz yine getiri oranı görünüyor

ben şöyle yapıyorum. aldığım tarih, adet ve alıkş fiyatını excel'de tutuyorum. ne kadar getirdiğini hesaplamak için
= (anlık toplam tutar - alım tutarı)/ alım tutarı yüzde olarak görebiliyorum. (kısaca kar/maliyet şeklinde hesaplayabilirsin)
0
exlibris
(08.12.23)
Bu anlamda gelecegi tahmin edebilmek icin varsayimlar yapmaniz lazim. Cunku her alimda fon fiyati farkli olacagindan bu varsayimlarin agirligi bile yillik kazanci cok degistirir.Verdiginiz sekilde banka vadesi gibi kesini olacagi hesaplayamazsiniz. Ancak olduktan sonra bunu gorebilirsiniz.

Neden farkli varsayimlar farkli sonuc getirir.
Ornegin fon un her ay %1 getiri getirecegini sizin de aylik 1000 lira yatirdginizi dusunelim. Sizin yatirdiginiz para sabit ama urun fiyati surekli artacagindan getiriniz yilda %12 yerine %6-7 olur.

Baska bir senaryoda yine ayni verilerle 11 ay hic artmadigini son ay %12 arttigini dusunsek getiriniz yillik getiriniz %11 olur.

Farkli tutarlarda aldik diyelim yada sayi olarka aldik diyelim parasal karsiligina bakmadan yine onu ona gore bir varsayim senaryosunda hesaplamak gerekir.
0
wallcan
(08.12.23)
excel kullanmayı biliyorsan yaparsın
0
abelardo
(08.12.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.