Giriş
(9)

şehir bazlı toplum tespitlerine/klişelerine inanıyor musunuz?

m e b
selam.mesela "samsunlular zaten şöyledir", "karslı değil miydi o, ne bekliyordun sanki?", "tokatlı dedin mi kaç" gibi yargılara sahip misiniz ve buna göre davrandığınız oluyor mu ya da "zaten x'li değil mi? tam oralı gibi davrandı" gibi nedenselleştiriyor musunuz olumsuz durumları?
selam.
mesela "samsunlular zaten şöyledir", "karslı değil miydi o, ne bekliyordun sanki?", "tokatlı dedin mi kaç" gibi yargılara sahip misiniz ve buna göre davrandığınız oluyor mu ya da "zaten x'li değil mi? tam oralı gibi davrandı" gibi nedenselleştiriyor musunuz olumsuz durumları?
0
m e b
(4 saat)
Var maalesef çok gelişmiş bir zihnim olmadığı için. Genellemeler hayat kurtarıyor benim küçük dünyamda. Karadenizlilere gıcığım mesela. Karadenizlilerin yoğun olduğu bir mahallede büyüdüm, halleri, tavırları, yaşama şekilleri bana çocukken bile çok yabancı gelirdi. O kalıp düşünce öyle kaldı, üzerine hiçbir şey eklemedim, deneyimle yeniden şekillendirmedim.
0
sekizdokuzon
(4 saat)
evet. çünkü çevrenin insan davranışlarının şekillenmesinde çok önemli bir etken olduğunu gözlemliyorum. hatta sadece il değil, kişinin o şehrin hangi ilçe ve mahallesinden olduğu bile önemli bu konuda bence.
ancak tabi bu durum, karşı komşunu bile tanımadığın sitede yaşama düzeninin geldiği 90'lardan önce geçerliydi daha çok. 90 sonrası büyükşehir nesilleri için bunun bir kriter olmayabileceğini düşünüyorum.
0
lil siztah
(4 saat)
Şöyle bir kendimi yokladım. Her ne kadar önyargılarımla taban tabana zıt insanlarla yolum kesişmiş olsa da malum cenah yüzünden kafamda bir Trabzon, Rize ve Orta Anadolu insanı profili var. Şanlıurfa ise medyaya yansıyan birkaç vaka nedeniyle turistik gezi dışında yolumun düşmesini isteyeceğim bir yer değil.
0
auroraaurora
(4 saat)
İnanıyorum, doğru da. Bir örnek de ben vereyim, plaka bazlı araba kullanmayı bilmeyen tehlikeli iller diyeyim kibarca.
0
kimlanbu
(4 saat)
“Şu memleketin insanı şöyledir zaten” türünden çok şey var benim de öyle düşünüp inandığım. Yine aynı şekilde “her memleketin iyisi de var, kötüsü de…” klişesini de tam gaz savunanlardanım. Örnek memleket verip kavga çıkarmayacağım.
0
yadigar
(3 saat)
Evet.

Üniversitede iç anadoludan gelmiş arkadaşlar kadınlara bakıp "askılı giyiyorlar" diyordu. Durup durup askılı giyiyorlar diyordu.

Askerde Urfalılar teyzenin kızıyla evlenmezsen geçmişi bozuktur diye akraba evliliği savunuyordu

Bunları batıda yaşayan insana anlatamazsın
+1
stefano
(3 saat)
Kesinlikle doğru önerme. Bilimsel olarak da hava iklim şartları bu önermeyi destekliyor
0
benaslindayohum
(3 saat)
Evet. More often than not.
0
gabe h coud
(3 saat)
evet. önyargı hayat kurtarır. sadece şehir veya bölge değil, dış görünüş, fiziksel özellikler, giyim tarzı, ufak detaylar, dövme veya aksesuarlar, bindiği araba, oturdugu semt, ufak davranışlar ve reaksiyonlar. bunların hepsine yönelik yargılarım var.
0
abelardo
(6 dk)
(23)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
80'den sonra tam bebek olacaklar. İşin kötüsü o zaman gerçekten daha sık yanlarında olmanız gerekebilecek. Şimdi yokluğunuza, daha doğrusu her gün yanlarında olmamaya alıştırdınız alıştırdınız. Yoksa onlar gidince siz de bocalarsınız. Size de yazık. Onlarsız bir hayat hem hakkınız, hem ihtiyacınız. Psikoloğa gidilecekse siz gidin, bu ayrılmayı en sorunsuz nasıl yapabileceğinizi danışın.
+1
cosmicstring
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(4)

Sevmediginiz bir siyasetci, gazeteci vs. gorseniz protesto eder misiniz?

Sour
Ornegin hic sevmediginiz, Turkiye'ye cok zarar verdigini dusundugunuz bir siyasetci, gazeteci vs. gordunuz sokakta, restoranda vs. O kisiyi protesto eder misiniz? Protesto etmekten kastim bir cift laf etmek, laf sokmak vs. Yani uzun uzadiya degil...
Ornegin hic sevmediginiz, Turkiye'ye cok zarar verdigini dusundugunuz bir siyasetci, gazeteci vs. gordunuz sokakta, restoranda vs. O kisiyi protesto eder misiniz? Protesto etmekten kastim bir cift laf etmek, laf sokmak vs. Yani uzun uzadiya degil...
📊 Sevmediginiz bir siyasetci, gazeteci vs. gorseniz protesto eder misiniz?

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

+1
Sour
(29.05.26)
Türkiyede ederseniz direkt hapis. Bu kk da olsa aynı rte de. Gerçi en son takım arkadaşı oldular
0
filipis
(29.05.26)
hayır etmem. zaten siyaset te aktivizm de bana göre değil.
0
abelardo
(29.05.26)
etmem, hepsi paranın peşinde. kimse farklı değil bence zaten. dürüst, onurlu insan sayısı çok çok çok az.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Bunlar tek gezmedikleri için arkasından havlayan çok oluyor. Kürşat tüzmen bakan iken kadınlar gününde çiçek uzatmıştı almamıştım bozulmuştu, yanındaki elemanları laf atmıştı epey.
0
ekimoloji
(30.05.26)
(10)

Otel odasına misafir çağırınca sorun olur mu?

runaway
Tek kişi kalacağımızı söylediğimiz odaya misafir gelse sıkıntı olur mu?
Tek kişi kalacağımızı söylediğimiz odaya misafir gelse sıkıntı olur mu?
0
runaway
(29.05.26)
Bayramlaşmak için mi? Sorun olmaz
Kimlik alırlar, ekstra misafir ücreti alırlar
0
kisa
(29.05.26)
Genelde kabul etmezler. Hatta kurumsal oteller yemek getiren kuryeyi bile yukarı göndermiyor.
Bir gece kalacaksa yukarıdaki arkadaşın dediği gibi iki kişilik ücret alırlar.
+1
etna
(29.05.26)
otel fiyatlandırması oda bazlı ise problem olmaz zaten 2 kişilik veya oda kapasitesi neyse o ücreti ödemişsindir.

eğer kişi bazlı ise fiyat farkı çıkar. ama kaçak göçek sokmaya çalışıp da belli ederseniz kara listeye girersiniz. aile oteliyse sizi çıkartabilirler.
+1
bravoteam
(29.05.26)
Şu anda kaldığım otelde ziyaretçiler katlara çıkamaz. Ziyaretçileriniz ile 1. katta görüşün yazıyor.

Ama kontrol ediyorlar mı, ne kadar sıkı denetliyorlar bilmiyorum.
0
inheritance
(29.05.26)
Şirketin ayarladığı konaklamaysa eğer bence gidip konuşun resepsiyonla sonradan tatsız şeyler olabiliyor.

Şayet siz ayarladıysanız zaten yüksek ihtimal oda ücreti ödemişsinizdir.
0
Mcfly
(29.05.26)
bir iki saat gir çık yapacaksa sorun olmaz ama gece konaklayacak ise kayıt edilmesi gerekiyor. bütün oteller o gün giriş yapanların bilgilerini her akşam emniyete bildiriyor.
0
orpheus
(29.05.26)
Otelden otele değişiyor. Örneğin aksarayda flamingo hotel odayı daha tutmamışsan bile odayı bakmaya bile ikinci kişiye izin vermez.

Ama Topkapı'da eresin hotel odaya sonradan gelen misafire müdahale etmez.

Ekonomik oteller izin vermez diye düşünüyorum. (İş gereği çok otel kullanıyoruz)
0
hebanon
(29.05.26)
Normalde yasaktir, kayit gerekir. Ama buyuk bir otelde caktirmadan girilip kalinabilir, farkina varmayabilirler, her turlu beyan etmek daha dogru olur.
0
mirafiori
(29.05.26)
yukardaki cevaplara hayret ettim. misafirine söyle, resepsiyona uğramadan konaklayan birisi gibi doğrudan asansöre binsin ve senin kata gelsin. gece kalsa bile kimsenin ruhu duymaz. ruhu duysa bile kimse ses çıkarmaz. ekstra ücret falan diyenler olmuş. nasıl otellerde kalıyorsunuz abi siz. küçük dandik otel değil ise dediğim gibi yapabilirsin. ben onlarca defa yaptım
-3
abelardo
(29.05.26)
büyük otellerin çoğunda kartla aktive etmeden asansör yukarı katlara çıkmaz, hatta bazı otellerde odanızın bulunduğu kat dışında bir kata da ulaşamazsınız kartınızla dolayısıyla misafir gelsin kafasına göre yukarı çıksın yapamayabilirsiniz.

odalarda kişi başı ücret ödendiyse ve misafir de konaklayacaksa ek masraf çıkarabilirler, çok bir şey olmayabilir bu 30-40 euro tutar tahminimce ama kahvaltı dahil konaklama filansa masraf çıkarma ihtimalleri çok yüksek. onun haricinde resepsiyonla görüşüp misafirinizin olacağını söylerseniz onlar yönlendirir zaten. saçmasapan bir durumla uğraşmamak için konuşmanızı tavsiye ederim.
+1
in vino veritas
(29.05.26)
(20)

Kız beni terk etti

deniz kiyisi ve papatyalar
Gerekçesi de şu: Şimdi benim kardeş gibi gördüğüm bir dostum var, Ahmet. Ahmet'in bir süredir Leyla'yla ilişkisi var. Ara ara Ahmet kızın evine gidince beni de çağırıyorlar yemeğe falan. Bizimki burdan bir taktı bu Leyla'ya, ama çok hissetmemiştim.Neyse bu Leyla'nın çok yakın bir arkadaşı var Semra
Gerekçesi de şu:

Şimdi benim kardeş gibi gördüğüm bir dostum var, Ahmet. Ahmet'in bir süredir Leyla'yla ilişkisi var. Ara ara Ahmet kızın evine gidince beni de çağırıyorlar yemeğe falan. Bizimki burdan bir taktı bu Leyla'ya, ama çok hissetmemiştim.

Neyse bu Leyla'nın çok yakın bir arkadaşı var Semra diye. Ben bu Semra'yla bir iki ay önce tanıştım ama çok hazzetmedim kendisinden. Bunu da benim kıza söylemiştim.

Geçen gün gene Leyla'nın evine gittik bizim Ahmet'le. O gün de Leyla dedi ki Semra bizi evine davet ediyordu, hazır gelmişken beraber gidelim. O gün de benim kız yoldaydı, memlekete gidiyordu, öncesinde bana dedi ki yolculukta beni yalnız bırakma, o gün konuşalım yazışalım falan. Hal böyle olunca ben Semra'nın davetini kabul etmedim.

Neyse akşam oldu, bizim kızla zaten aramız limoniydi. Ben de gönlünü alırım diye salak gibi gidip bu Semra'nın davetinden bahsettim. Dedim ki bak insanlar beni çağırıyor ama ben zamanımı sana ayırıyorum, sana sözüm olmasa oraya giderdim.

Bu olayı duyunca benim kızda şalter attı. "Sen böyle bir şeye normal mi bakıyorsun"dan girdi, "ben seni Leyla'yla Semra'nın evinden mi toplayacağım"a kadar geldi.

Sonuçta ilişkiyi bitirdi.
İşlemediğim suçtan ceza yedim, ama ona göre benim içimde böyle bir şey varmış, ben başka kadınların evine gitmeyi normal görüyormuşum, bu da ona tersmiş.

Dışarıdan bakınca nasıl duyuluyor, ben kızı aldatmış mı oluyorum?

(Bu arada: uzak mesafe ilişkisi yaşıyorduk)
-7
deniz kiyisi ve papatyalar
(25.05.26)
Bi de cinsiyetleri değiştirip okumayı deneyebilirsiniz, o zaman biraz daha "ayrılan taraf haklı"ya kayacak bence cevaplar.
+7
mezzosprite
(25.05.26)
Semra’nın evine gitmemişsin ama kıza sözün olmasa gidecekmişsin. Kız arkadaşın hoşlaşmamış işte dörtlü takılmalar hele rahatsız ediyor demek. Niye uzaktan acı çeksin. İkinize de ayrı ayrı mutluluklar diliyorum.
+2
cilekli pasta
(25.05.26)
Biraz bahanesi olmuş gibi geldi bana, ben bunu konu edebilirdim ama ayrılık sebebi olmazdı...Zaten uzak ilişki diyorsun, gözden ırak gönülden ırak. İkiniz için de hayırlısı olsun
+4
gadlemler
(26.05.26)
Kız haklı. Grup yaptığınızı düşünmüş. Yapmıyorsanız da siz de sıkıntı var
-4
benaslindayohum
(26.05.26)
uzak ilişki etkisi sanki biraz, yoksa bu tek başına ayrılık sebebi olmaz kanaatindeyim.

Öte yandan, tek başına bu sebep de olmayabilir. İlişkide huzursuz, güvensiz hissettirdiyseniz bu harekete geçiren olay olmuş olabilir
0
kojonotsuki
(26.05.26)
Kardeşim senden bir yol olmaz, kız haklı
-8
arbre
(26.05.26)
Çoğunluk getiriyor ama baktıklarını görmedim hiç. Şayet bir iş/okul için kabul mektubu vs varsa ona bakabilirler belki onun dışında binde bir ihtimal. Her şey beyan.
0
ezkaza
(26.05.26)
kız arkadaşınız, en yakın arkadaşının sevgilisinin arkadaşı olan Mehmet'in evine gitse ne düşünürsünüz?
+3
co2s2
(26.05.26)
yahu ne aldatması.
sen de bu konulara kız arkadaşın gibi bakmıyorsan, ömür geçmezmiş zaten. manipüle de olma. farklı kafalardasınız. geçmiş olsun.
bence başka bir arkadaşınızın evine gitmeniz normal, ama senin de bunu normal görüyorum diyebilmen için @co2s2'nin yazdığı duruma arıza yapmaman gerekiyor. her sey karsılıklı.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.05.26)
Şimdi genşler şunu belirtmeyi unuttum: bu semra'nın sevgilisi de orda olacaktı, ayrıca evlilik planları yapıyorlar, yani semra bekar falan değil. Şimdi semra bekar olsa tamam diyeceğim, bekar kadının evinde ne işim var falan. Ama durum öyle değil.

Ben onun gitmesine ne derdim? Aynı durum olsaydı bir şey demezdim. İşin doğrusu bu.
-1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(26.05.26)
İşlemediğiniz suç; "semranın evine gitmek"

İşlediğiniz suç "kendi sevgilinize, alakasız, arkadaşınız falan bile olmayan başka bir kadının evine gitmemiş olmayı lütuf olarak sunmak ve başka bir seferde (örneğin sevgilinize sözünüz olmasaydı) oraya gidebileceğinizi söylemek"

Kadın da buyur git ben engel olmayayım demiş haliyle.

Ben çok tutucu bir insan değilim, hatta hiç tutucu bir insan değilim. Ama bir ilişki, ilişkidir. Partnerimin beni bir eş olarak görmesini isterim, "manita" olarak değil. Bu bir tercih meselesi.

Benim anladığım şu, arkadaşınız ve onun sevgilisiyle izole takılmaya başlamışsınız bir demiş. sonra bu gruba arkadaşınızın sevgilisinin arkadaşını eklemişsiniz, iki demiş. En son arkadaşınızın sevgilisinin arkadaşının evine gidebilme ihtimaliniz gündeme gelince "e yeter ama" demiş. Bence çok haksız sayılmaz açıkçası.
+6
akhenaten
(26.05.26)
Hakli yada haksiz orasini bilmem ama siz de cok bosbogaz, nerede ne konusacagini bilmeyen biriymissiniz
+4
turkuaz
(26.05.26)
biraz bahane gibi olmuş.
zaten aramız limoniydi demişsin, niçin limoniydi? zaten uzak mesafe ilişkisi yaşıyorsunuz ve aranız limoni ise bu olay bahane olur.
asıl olay şu. kız senden uzakta. sen ise ahmet-leyla ve semra-sevgilisi 3 çift beraber takılıyorsunuz. kız da dışarda kalıyor. durum gerçekten normal değil.
boşver bu grup zaten sana yeni birisini bulur beraber takılırsınız.
ha bu arada bu kadar sık evlere gitmeler falan bana hiç normal gelmedi. ahmetin seni leylanın evine çağırması bile anormal.
+2
abelardo
(26.05.26)
"Dedim ki bak insanlar beni çağırıyor ama ben zamanımı sana ayırıyorum, sana sözüm olmasa oraya giderdim."
Bu cümle o kadar kötü ki Semra'nın daveti olmasın, akraba daveti olsun yine de söylenmez. Buna sinirlenip bütün öfkesini kusmuş.
Hak verdim kendisine.
+3
mutekebbir
(26.05.26)
Benim Semra'ya gitmeyip bunu lütufmuş gibi dile getirdiğimi söylemişsiniz. Öyle midir, öyledir evet, gayet de lütuftur bu. Anlayış meselesidir bu dostlar, ama ben şöyle bakıyorum: İlişki dediğiniz olay "doğal" bir şey değil, bir doğa olayı değil, iki insan uzlaşırlar ve hayatlarını buna göre şekillendirirler, bu da ilişkilerin bir feragat olduğu anlamına geliyor. Sonuçta başkasına bakmayacağım, başkasına daha fazla değer vermeyeceğim, başkasına daha fazla zaman ayırmayacağım. Dolayısıyla ilişki dediğiniz şey bir feragat etmedir.

Bunu dile getirince tuhaf geliyor biliyorum ama gerçek bu. Benim bunu dile getirmem de belki şık olmadı, ama bunu durup dururken söylemedim. Yaptığı şeyler görülmeyince insan görülsün istiyor doğal olarak. "Sen bana değer vermiyorsun, bana zaman ayırmıyorsun" dediği için ben de bunu dillendirdim.

Burda onu da suçluyor değilim, ortada bir suç yok. Beklentilerimiz, ilişki anlayışımız, hayata bakışımız vs. farklıymış demek ki.
-1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(26.05.26)
Leyla seni Semra'ya ayarlamaya çalışıyordu. Ufak ufak aranızı yapmaya çalışıyordu.

Kız arkadaşın durumu farketmiş.
Rahatsız olması çok normal.

Siz erkekler olaylara fazla düz bakıyorsunuz.

Niyetleri, amaçları, imaları vs anlamıyorsunuz.

Leyla ile de Semra ile de artık görüşme.

Ahmet'le görüşeceksen de dışarıda tek takıl.

Sevgilinin gönlünü al.
0
anaphylacticshock
(26.05.26)
Uzak mesafe için üzülmeye değme bro
0
genki
(26.05.26)
Bahane olmuş, uzak mesafeden ilişki olmaz zaten
+1
mirty
(26.05.26)
çok sık eve gitmeler vs o konuda haksızsın arkadaş grubun okuduğumuz kadarıyla bana itici geldi. ancak ayrılmayı gerektirecek bir durum yok o konuda seni suçlayamam belli ki yenge ayrılmayı kafaya koymuş bahaneyi de bulmuş.
0
ercu cozer
(26.05.26)
sen haksızsın cunku Semra ile Leyla'nın niyetini bilmene rağmen, onlarla görüşmeye gidebilirdin...sadece kız arkadaşının biraz izin vermesine bakardı.

kız arkadaşın haksız, çünkü seni yeterince isteseydi, böyle bir durumdan dolayı ayrıldıktan sonra bile yine de biraz çabalardı.

aslında ne sen ne kız arkadasın birbirinize o kadar bağlı değilsiniz belli ki. semra ile leyla da çakallık yapıyor. en iyisi git semra ile tanış belki daha mutlu olursun arkadasının ortamında oldugu için, ne kaybedeceksin ki
0
monicapp
(27.05.26)
(2)

Şimdi ne olacak?

sekizdokuzon
Mutlak butlan kararı sonrası önümüzdeki günlerde neler yaşayacağız?Teşekkürler.
Mutlak butlan kararı sonrası önümüzdeki günlerde neler yaşayacağız?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.05.26)
her şeye alısıldıgı gibi buna da alışılır
+4
abelardo
(22.05.26)
Dün bist fonlari 10% mu ne düsmüstü bugün 5% artmis geri.
Kimsenin umrunda degil.
-4
Purple life
(22.05.26)
(9)

Yağışları en doğru tahmin eden platform hangisi?

duyuruuser
8 saat sonrasını bilemeyen ios default hava durumu uygulaması hem sabah hem de akşam %85 ihtimalle yağmur gösterdiği için motor yerine toplu taşımayla işe geldim. Sabah hiç yağmur yoktu, şimdi de yok. Doğru sonuçlar veren bir platform var mı?
8 saat sonrasını bilemeyen ios default hava durumu uygulaması hem sabah hem de akşam %85 ihtimalle yağmur gösterdiği için motor yerine toplu taşımayla işe geldim.

Sabah hiç yağmur yoktu, şimdi de yok.
Doğru sonuçlar veren bir platform var mı?
+2
duyuruuser
(21.05.26)
www.ventusky.com

ben buna bakıp çıkıyorum genelde. mutlaka tutmadığı zamanlar da oluyodur. hava durumu çok değişken olabiliyor.
0
spirit crusher
(21.05.26)
ben de ventusky kullanıyorum senelerdir. çok iyi uygulama. 2018'den beri yıllık ücreti 9.99 TL idi, anca bu sene uyandılar, 450 lira mı ne yaptılar.
0
efreet sultan
(21.05.26)
chrome'a hava durumu yazıyorum, en üstte google hava durumunu saatlik gösteriyor. hangi saatte yağış var ve sıcaklık ne kadar görebiliyorsun. ben buraya bakıyorum ve hep tutuyor. hiç bir siteye girmeye gerek yok. siteler hep yanlış.

detaylı bilgi: support.google.com
+1
abelardo
(21.05.26)
Meteorolojinin kendi app'i var. Ben onu kullanıyorum, ayrıca bulut hareketliliğini gösteren canlı ekranı ve meteorolojinin yayınladığı uyarılar için bildirimi de var.
+1
akhenaten
(21.05.26)
windy
+2
orpheus
(21.05.26)
buluttan kullanıyorum.
+1
klassno
(21.05.26)
Wunderground
0
Zulm
(21.05.26)
mgm.gov.tr
0
kedikolik
(22.05.26)
Ben sürekli olarak poseidon kullanıyorum. Yunanlar denizcilik için kullanıyor. Sekmedi şimdiye dek valla
0
wild honey suckle
(23.05.26)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-10
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
+1
jepa
(21.05.26)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
+1
peki madem
(21.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(22.05.26)
(9)

Basur şikayeti için kolonoskopi istenmesi

benaslindayohum
Tamam saygım var doktorlara da “bi de kolonoskopi yapalım bi bakalım” diyor. Bi bakalım dediği kolay bir operasyon işlem değil ki?
Tamam saygım var doktorlara da “bi de kolonoskopi yapalım bi bakalım” diyor. Bi bakalım dediği kolay bir operasyon işlem değil ki?
-3
benaslindayohum
(13.05.26)
Yaş kaç?
0
kisa
(13.05.26)
33
0
🌸benaslindayohum
(13.05.26)
Daha erken ama zaten 40 - 45 sonrasında her şekilde arada baktırmak lazım.
Doktor belki kanamadan polipten vs şüphelenmiştir, kafadan silmek istemiştir.
Çok da diretme bence, basit bir şey bulur iki dakikada halleder büyük dertten kurtarır.
Geçmiş olsun
0
kisa
(13.05.26)
Kolonoskopi'nin kendisi epey kolay, hazirlik yapmasi zor.
+1
compumaster
(13.05.26)
soru nedir? soru işareti koymuşsun ama sorun yok.
basur var, kolay bir işlem değil ama doktor bir kolonoskopi yapalım bakalım demiş.
gayet normal bir durum. soru nerede?
-6
abelardo
(13.05.26)
Hiç de normal değil . Asla yaptırmanı tavsiye etmem.
0
hebanon
(13.05.26)
33 yasında aynı anda endo+kolon oldum hicbir sey hissetmedim. Cıkısta araba kullanıp eve döndüm. Hastaneye göre değişir iş.
0
HellKeePer
(13.05.26)
yaptır çıksın aradan, işlemin kendisi çok kolay, sedasyon altında yapılıyor hiçbir şey hissetmiyorsun. compumaster ın dediği gibi hazırlığı biraz dert. doktor crohn yada kolit ihtimallerini elemek için istemiştir.
0
korkut
(14.05.26)
içeriden kanama geliyor mu, geliyorsa kronik mi, diye bakıyorlar.
eğer varsa onun ayrı tedavisine başlanılıyor, çünkü bu durumun daha ciddi sonuçları olabiliyor.
kontrol edilmesinde fayda var.
+2
duyuruuser
(14.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?
-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(7)

2016 civic mi 2021 clio mu?

summerjam0306
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.hangisi ve neden?
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.

hangisi ve neden?
0
summerjam0306
(11.05.26)
yeni her zaman yenidir. ben clio seçerdim.
0
HellKeePer
(11.05.26)
yeni araba daha iyidir.
0
mikahakkinen
(11.05.26)
Genis alana ihtiyac varsa Civic daha iyi olur muhtemelen ama 5 yas fark var, onu yorumlamak zor. Sonucta sifirlari ayni paraya satilan araclar degil, yani fiyatlarin yakin olmasi cok garip degil ama detaylari bilmeden birsey soylemek zor.
0
mbond
(11.05.26)
2016 civic, çünkü japon
0
kveldulv
(11.05.26)
İlan olursa daha iyi olur. Kaç KM, değişen var mı, kaza var mı, bakım yapılmış mı. 200 bin KM'de Honda almak yerine 150 bin KM'de Renault alırım. 50 bin KM fark seni 5 yıl götürür. Daha az yorulmuştur.
-5
arbre
(11.05.26)
2016 dediğin araba 10 senelik.
ayrıca clio kötü değil.
0
duyuruuser
(11.05.26)
ihtiyaca göre değişir. civic c sınıfı sedan. clio b sınıfı hatchback.
0
abelardo
(11.05.26)
(6)

Kardiyolog akıllı saati dikkate alır mı?

yenibirgüzelnick
Daha önce doktora akıllı saat verisi sunduğunuz oldu mu? Ben kalbimde ağrı, çarpıntı vs hissettiğim için daha önce holter taktırmıştım ama onun yeterince sağlıklı ölçüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü orda 150 oluyor ritim ve bu efor altında olan ritim zannediliyor. Ama akıllı saat verisi gösterebilirs
Daha önce doktora akıllı saat verisi sunduğunuz oldu mu?

Ben kalbimde ağrı, çarpıntı vs hissettiğim için daha önce holter taktırmıştım ama onun yeterince sağlıklı ölçüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü orda 150 oluyor ritim ve bu efor altında olan ritim zannediliyor.

Ama akıllı saat verisi gösterebilirsem; uyurken 80, uzanırken 110, kıyafet değiştirirken 157 hatta makineye çamaşır atarken 180 ritim olduğunu gösterebilirim. Sonuçta orda dinlenirken uyurken diye ayrım oluyor.

Ne diyorsunuz? Akıllı saat verisi gösterebiliyor muyuz?
0
yenibirgüzelnick
(06.05.26)
Çarpıntım var deyince dikkate alacaktır, niye ayrıca kanıt sunman gereksin ki.
Ayrıca, tetkik sonucuymuş gibi değilse de dikkate alıyorlar.
Yalnız ben antrenmanlarda akıllı saati ve göğüs bandını birlikte kullanıyorum. Arada 20-25 atım falan fark olabiliyor. Akıllı saati tam referans almamanda fayda var.
0
Mirket
(06.05.26)
Bende ayakta olusan sebepsiz damar tıkanması sonucu damar doktorundan kalp doktoruna vs her yeri gezdim. Kalp doktoru holter vs taktı ve saati görünce hiç saat size yüksek kalp atışı bilgisi verdi mi vs diye sordu, yok diyince ok genel olarak su formülü kafanizda tutun, bu noktalara gelirse bakmak gerekebilir dedi.
Spor yaparken kaça çıktığım falan saatten söyledim.
0
logisticsmanager
(06.05.26)
doktorun holterde nabız 150 olduğu her zaman efor altında oldugunu düşündüğünü zannetmiyorum.
siz yine de anlatın kendi gözleminizi ve gösterin tabi ki akıllı saat verilerini. dikkate alacaktır.
+1
abelardo
(06.05.26)
Mirket, daha önce bir iki kez gittim doktora ve doktor heyecanıdır, yoğun bir gündü sanırım filan dediler yani dikkate alınmadı.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.05.26)
kafası milattan öncesinde kalmadıysa evet akıllı saatlerden gelen veriyi dikkate alıyorlar. elbette %100 güvenilmemeli ama soruna ilişkin referans değerler veriyor ve doktor buna göre dikkate alıyor.

1,5 yıldır hipertiroide bağlı çarpıntı sorunum var. apple watch kullanıyorum. çarpıntıyla birlikte coşan anksiyete sorunum için saatin çok faydasını gördüm.
+2
scudman1
(06.05.26)
Bir dönem çok çarpıntım vardı, ama ne hikmetse egk çekilirken hiçbir şey olmuyordu. Haliyle doktor göremiyordu.

Ben de saatle birkaç farklı zamanda ekg aldım. Tam çarpıntımın olduğu saniyeleri de işaretledim. Bunların çıktılarını aldım, ekgyi göstereceğim zaman bunlar da saatten, ekgde çarpıntım olmamıştı, belki faydası olur diye önüne koydum. İyi yapmışsın bakalım dedi, evet çarpıntın var dedi, türünü tipini falan söyledi şimdi hatırlamıyorum. olur arada sorun değil dedi bitirdik. En azından rahatladım :D

Ama doktora göre değişir heralde. Kafamdan EKG'de bir türlü görünmeyen şeyi silmiş oldum.

Ama sizin durumunuzda holter varmış ve holterin sağlıklı ölçüm yapmadığını neye dayanarak söylediğinizi biraz somutlaştırmanız gerekebilir, çünkü normal şartlarda insan saatin holtere uyduğunu görmek ister, holterin saate değil. Holter ölçümleri için de gününüzü anlatabilirsiniz sonuçta. Ayrıca saatte anlık sapmaların payı daha yüksek olur, kordon bilekte sabit kalmayabiliyor.
0
akhenaten
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(9)

Michael jackson cocuklari istismar etmis mi?

Purple life
Pedofili oldugu belli zaten ama cocuklari istismar etmis mi?Ben takip edemedim olaylari.
Pedofili oldugu belli zaten ama cocuklari istismar etmis mi?
Ben takip edemedim olaylari.
-15
Purple life
(04.05.26)
Belli derken neye dayanarak söylüyorsunuz?
Öyle olmadığını düşünüyorum, koskoca mj yapmaz öyle şeyler
-2
rhan
(04.05.26)
Evinde cocuklarin yatili kalmasindan.
-3
🌸Purple life
(04.05.26)
Pedofili olduguna eminsen istismar etmistir iste?
+3
baldur2
(04.05.26)
Filmini izlemedim, fanı olan bir arkadaşım filmle alakalı aklandığına dair bir şeyler yazmıştı ilgimi çekmediği için dikkat etmemiştim. Aklanmamış mı?
0
ekimoloji
(04.05.26)
pedofili olduguna nereden eminsin orasını anlamadım. eğer çocuklar evinde kalıyor diye pedofili ise, o zaman evinde kaldıkları zaman istismar da etmiştir. istismar etmediyse zaten pedofili olmaz, çocukların evinde kalmasından memnun olan normal birisi olur.
+5
abelardo
(04.05.26)
Adam tüm suclamalardan aklanmış durumda hatta geçenlerde o eve sıkça giden evde tek başına çocuk. Michael sadece bizlerle oyun oynardı dünya özür borçlu tarzi bir konuşma yaptı.
bence MJ 5 yaşında ünlü olduğu için sadece çocukluğunu yaşayamamış bir peterpan.
+2
kuzey li
(05.05.26)
Hala kesin değil, bunu aydınlatabilecek tek isim Macaulay Culkin ama susmayı tercih ediyor.
0
halitkin
(05.05.26)
ispatlanmış bir suç yok. bildiğim kadarıyla iki dava açılmış. birisi karşı tarafla anlaşıp düşürülmüş, diğerinden aklanmış.
yıllarca adamla dalga gectik kendini beyazlatıyor diye, meğerse adamda hastalık varmış, cildi yer yer beyazlıyormuş, onu kapatmak için tüm yüzünü beyaz yapıyormuş. gerçi hepsini siyahla da kapatabilirdi. o da ayrı konu.
0
parka
(05.05.26)
eksisozluk.com Bu entry dün debede idi, burada yazılanlara göre etmemiş.
0
(06.05.26)
(6)

Telegramim yok, soru bankasi pdf indirmek icin acayim mi

narod
Galiba telegram gruplarinda kitaplarin pdfleri oluyormusLise ve universite hazirlik kitaplari icin telegram acmali miyim?Instagram ve whatsapp ikilisiyle mutlu mesut yasadigim dunyama yeni appler ekleme konusunda muhafazakarim biraz. Acmaya deger mi?Acarsam bu gruplara nasil ulascam?
Galiba telegram gruplarinda kitaplarin pdfleri oluyormus
Lise ve universite hazirlik kitaplari icin telegram acmali miyim?
Instagram ve whatsapp ikilisiyle mutlu mesut yasadigim dunyama yeni appler ekleme konusunda muhafazakarim biraz. Acmaya deger mi?
Acarsam bu gruplara nasil ulascam?
0
narod
(04.05.26)
İndirdiğinizde doğrudan girmek istediğiniz sınavın ismini arama kısmına yazarak ilgili gruplara ulaşabilirsiniz. Örneğin IELTS yazdığınızda onlarca grup çıkacak birine girip bakarsınız.
Telegram whatsap gibi bir nevi, isterseniz sadece kitabı indirip çıkarsınız, zamanınızı çalacak bir uygulama değil pek sadece kitap için kullanacaksanız.
Başarılar dilerim
0
umutt
(04.05.26)
Telefonumda yok ama pdf kitaplar için tablete telegram kurup birkaç gruba üye oldum sadece bunun için kullanıyorum
0
grimavi
(04.05.26)
başka gruplara eklenme özelliğini kapatın. arada bir gruptan bulup yazanlar olabiliyor. onun dışında vakit harcayacağınız bir yer değil zaten belli gruplara girin işinizi görün çıkın.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Sanki bir iş yapacaksin anasını satayim sanki mapusa düşecek bir işe giriseceksin. Yükle yükleme ne farkeder sanki büyük bir şey
-2
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
alt tarafı telegram. whatsapptan sonra ülkemizde en popüler yazılı mesaj uygulaması. biraz fazla mı düşünüyorsun acaba. aç gitsin amk
+1
abelardo
(04.05.26)
yükleyin. rehberinize erişim vermeyin.
endişeniz varsa gizlilik ayarlarından başka gruplara eklenme, yakınlardaki gösterme, konum özelliklerini kapatın.

endişe edilecek bir şey yok.

telegram'ın anonimlik özelliği özelliği ve numara paylaşma zorunluluğu olmadığı için çirkin işler için kullanıldığı doğru ama bu telegram'ı kötü ya da kötü niyetli bir app yapmıyor.

whatsapp/instagram'dan daha tehlikeli bir uygulama değil.
0
biseysorcaktim
(05.05.26)
(7)

şehir kumrularının kahverengi/sarımsılaşması?

mikahakkinen
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Ben adanalıyım. Adanada kumrular ben kendimi bildim bileli kahverengiydi.
0
nuevo
(30.04.26)
güvercinler gri, kumrular kahverengi. 90larda çocuk olan birisi olarak benim için hep böyledir.
+4
abelardo
(30.04.26)
Ben de hiç gri kumru görmedim, belki farklı bir tür kuşa daha kumru deniyordur yetiştiğiniz çevrede o kalmıştır aklınızda. "Gu guuu guk" diye öten canlıdan bahsediyoruz değil mi?
0
akhenaten
(30.04.26)
40 yıllık istanbulluyum güvercinler gri ve hafifi iri kumrular bordo-kahverengi ve cılız olur.
+3
orpheus
(30.04.26)
işin uzmanına sordum böyle diyor :) i.imgur.com

daha saçma cevap vermiyor muydu bu ya şakalı cevap olsun demiştim çok boş yapmamış. yine de o kadar uğraşmışken planı bozmadım attım...

ben de gri gördüm hep, hala kumru diyince aklıma gri kuş gelir kahverengi gördüm mü bilmiyorum. şu değil mi kumru işte? i.imgur.com

özellikle kahverengi kumru olarak arayınca (bkz: küçük kumru) diye başka bi tür çıkıyor genelde.
+1
konetsu
(30.04.26)
denizli ve egede b en çocukken hep griydi. ankarada okudum. hep griydi. yaş 40 a geldi bu kurumlar sarardı. yapay zekanında dediği gibi kumrularda göç almış.
0
🌸mikahakkinen
(30.04.26)
Güneydekiler gri olup ötüşü bile farklıdır
0
Mistyimage
(01.05.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+1
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(8)

Kankadan sevgili olur mu?

darkwizard
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?Almanyaya gitm
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?


Almanyaya gitmek icin ben kankamla anlaşmalı evlilik yapardım aslıda ya da herhangi bir uzak akraba kızı.
-3
darkwizard
(02.04.26)
Mükemmel olur
-6
arbre
(02.04.26)
Karşı cinsten kanka olmaz ki
0
olaylar olaylar
(02.04.26)
Olur tabii, etik olarak sorun yok. Sorun ne kadar yalniz ya da zor durumda olabilirsin ki kankan sevgilin olsun?
+3
duster
(02.04.26)
tabi ki olur. karşı cinsle kanka falan olmaz ayrıca
+1
abelardo
(02.04.26)
friends with benefit diyorlar, oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
kanka ayağı göt ayağıdır. eskiden bahar şenliklerinde kankasına kayardı millet
+4
runaway
(02.04.26)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Ne_diye_yedekliyoruz_bu_insanları

Kanka demek, zor an dostu demekti ortamlarda, çok şükür uzağız.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
(7)

çayı kahveyi bırakan var mı?

yurtsuz john
bıraktıktan sonra neler yaşadınız? ben kahve içmem ama artık çayı da bırakmayı düşünüyorum. anksiyete ve stresi tetiklediğini düşünüyorum.
bıraktıktan sonra neler yaşadınız?
ben kahve içmem ama artık çayı da bırakmayı düşünüyorum. anksiyete ve stresi tetiklediğini düşünüyorum.
-1
yurtsuz john
(02.04.26)
Kafein tüketmem tıbben yasak. Kafeinsiz kahve seçenekleri yine var da, memleketin hiçbir yerinde kafeinsiz çay yok. Roybos falan öneriyorlar, decaf siyah çay hiçbir yerde yok. Ne kafelerde, ne mağazalarda, ne de internette…

Buna rağmen, bu süreçte, çayı değil, kahveyi bıraktım. 2000’li yılların başından beri her gün filtre kahve içerdim. Bazen 3-4 kupa günde. Çocuk diyeceğimiz yaşlardan beri kahvaltı sonrası bir fincan türk kahvesi içerdim. Haftada 3-4 de espresso ve türevleri (latte vs.) içerdim. Ara ara da mırra, arap kahvesi yapıp zevkle içiyordum. Evde 3 çeşit kahve makinesi, french pressler, v60’lar, moka potlar, cezveler, değirmenler, çeşit çeşit harmanlar hep aktif olarak kullanılıyordu. Eşim de sıkı bir kahve tüketicisi. Hatta bağımlısı… Kafein yasaklanınca, dışarıda kafeinsiz kahve az olduğundan (arada espresso lab, juan valdes gibi birkaç zincir yerde bulabiliyordum) çoğu gittiğim yerde kahve içemez oldum. Eve çeşit çeşit decaf çekirdekler aldım. Hazır çekilmiş paket satılan türk kahvesinin kafeinsizi in tadı berbat geldi. Önce türk kahvesini bıraktım. Zamanla, otomatik espresso makinesine kafeinsiz kahve koymak zor geldi falan. Birkaç ay sonra baktım, hepten kahve içmez olmuşum… Şu anda, ayda 1-2 Türk kahvesi istisna yapıyorum. Kırk yılın başı decaf latte içiyorum. Günlük hayatımdan kahve tamamen çıktı.

Alışınca hiç eksikliğini hissetmez oldum. Bir de, ilginç bir şekilde, kahve tüketimini bırakınca, müzmin boğaz iltihabı/üsye şikayetlerim belirgin bir şekilde azaldı…

Çaysız yapamadım. Yapmak da istemem. Çay içmeyeceksem niye yaşayayım diyorum… Uzun müddet yurt dışından kafeinsiz çaylar getirtiyorum. Sık sık da bildiğimiz normal çaydan içiyorum yasak olmasına rağmen. Çaysız bir dünya düşünemiyorum…
0
yadigar
(02.04.26)
günde 1er bardağın zararı olmaz
0
mantık
(02.04.26)
kahve zaten sevmem, ayda bir filtre kahve veya sbx içerim o kadar. türk kahvesi senede bir içerim.

çay her gün içerim, çok demli içmem. çok zararlı oldugunu düşünmüyorum.
yeşil çay ve bitki çayları daha zararlı.
0
abelardo
(02.04.26)
10 yaşında falan çayı bıraktım. 40'a merdiven dayadım hiç içmedim. tadı kokusu hiç çekici gelmiyor. ama her gün 2 tane filtre kahve içerim. onu bırakamam.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
Çıldırasıya çay kahve tüketen birisiyim. Onu da içmeyeceksek ne içicez kardeşim
0
cay koy geliyorum
(02.04.26)
Arada deniyorum ben. 1-2 hafta kafeini kesiyorum. İlk hafta yoksunluk oluyor. Yoğun baş ağrısı atakları oluyor. Sonraki hafta epey geçiyor ve aramıyorum. Ama asıl sorun kahvaltıda eşlik edecek bir şey bulamamam. Meyve suyu aşırı şekerli, su da tam o hissi vermiyor. Bitki çayı sevmem. Mecburen çay içiyoruz.

Normal şartlarda günde 10 bardak çay. 1 Türk kahvesi, 1 de espresso/filtre kahve içerim.
0
jackyr
(03.04.26)
Çay içmeyince başım ağrıyor benim. Biraz da sinir yapıyor. İçince rahatlıyorum.
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
(6)

Ömer Üründül hakkında ne düşünüyorsunuz?

yadigar
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.

Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep tamamen duygusal. Nostaljik nedenlerle…
📊 Ömer Üründül’ün milli maçlara yorumcu olarak katılmasını
Destekliyorum, çünkü mevcutlar içinde en iyisi. / En iyilerden biri. %30.8 (4)
Nostaljik duygular sebebiyle destekliyorum. %38.5 (5)
Fark etmez. %0 (0)
Başkası yorumlasa daha iyi sanki. / Ömer Üründül mümkünse yorumlamasın artık. %30.8 (4)
0
yadigar
(01.04.26)
Boomer olarak nostaljiden nefret ederim ama 2000 uefa cup finalinden dolayi bende kredisi sonsuz. O muhtesem gece onun sevincini hatirlamadan eksik.
+1
duster
(02.04.26)
maç yorumladığı filan yok ki, spiker ona bir şey söylesin diye pas atıyor, cevap 'evet'
illa bişey söylemesi gerektiğini hissedince söylediği cümle 'bilmem neye çok dikkat etmek lazım...'

hmmm.

açıkçası ben izlerken dalga geçiyorum kendisiyle.
0
amelie poulain
(02.04.26)
ömer üründülü seviyorum, o yorumlasın maçları isstiyorum

sebepler:
nostaljik,
beyefendi oluşu,
çok boş konusmuyor,
futbolu biliyor ve dünya futbolunu en iyi takip edenlerden birisi,
tecrübeli
0
abelardo
(02.04.26)
alternatifi de şu muhtemelen: yapma volkan yaaa, oyuncu değişiklik hakkımız da dolduuaaaa oync hak değ dolduuuaaa

ben kendisinden razıyım.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
ben de seviyorum kendisini. az ama oz konusuyor.
0
baldur2
(07.04.26)
yorumcu olarak rahatsız olmuyorum ama insan olarak sevmem. çok zengin kimseyi sevmem. üründül de "tonton dede" filan değil milyonların emeğinden elde edilmiş kârı cukkalayıp dünyayı gezen, maç izleyen/yorumlayan bir adam. maç yorumları konusundaki tavrı ben biraz aşırı buluyorum. oturup 90 dakika top izleyeceğiz. bu biraz da konfor alanıdır, günlük sıkıntıdan kaçıştır. o açıdan tanıdık olduğumuz bir ses. beni rahatsız etmiyor. ama yorumculuk bağlamı dışında ele aldığın zaman öyle sempatim filan da yoktur, olması da anlamsız. burger king'de çalıştım bir ara. biz 400 liralık siparişi taş çatlasa iki dakikada toparlıyorduk. akşam 8-9 saatlik mesai bitişi cebimize giren para 800 liraydı amk. tab gıda'nın sahibiydi diye biliyorum, hepsi bunlara gidiyor işte. zengini sevmem, seveni de sevmem. öyle zannedildiği gibi hep üniversite öğrencisi gençler filan da çalışmıyordu beli kopuncaya kadar yer silen 40-50 yaşında ablalar vardı aç karnını doyurabilmek için o boktan işe ihtiyaç duyan. o insanların her biri 10 biner lira fazla kazansa rahat ederdi, firmaya hiçbir şey olmazdı, fiyatları bile değiştirmelerine gerek yoktu. 5 milyon yerine 4.5 milyon kâr ederlerdi, yine kılçıksız kârdan söz ediyorum. ama yok. yaparlar mı? tabii ki yapmazlar.
0
der meister
(07.04.26)
(9)

Bazı tipler nasıl yükselebiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl m
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl mümkün olabiliyor?
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Aslında ilginçtir narsisistik sosyopatik ve psikopatik özellikleri olan kişilerin daha iyi lider gibi görülmesi gibi açıklamalar var.
Tabi her kişiyi kendine has tarihi dönemin yarattıığını da göz ardı etmemeliyiz. Yani toplum psikolojisi Hitler, Trump gibi adamları da çağırıyor bir yerde..
+1
anon1m
(02.03.26)
amerikan medyasının "zararlı" gördüğü herkesi aptal, deli, palyaço vs. olarak görmeyi ne zaman bırakırsınız tahminen? bunlar siyasetçi neticede çok iyi oldukları, hak ettikleri için gelmiştir diyemem ama 2026 yılında yaşıyoruz yani konulara bu kadar sığ ve tek taraftan bakmasak mı artık? kaddafi ve saddam küçük işletmede kapıdan sokulmayacak adamlar he mi? allah allah.
+9
der meister
(02.03.26)
Gerçekten devlet yönetmek için iyi üniversite mezunu olmak, dil bilmek, yazılım bilmek vs mi lazım zannediyorsunuz :)

Gece kör karnalık bir sokaktan geçerken bile 80 kere arkamıza dönüp bakıyoruz tas kafalı korkusundan, bu adamların gözü kara, ölürler de öldürürler de. Zannettiğin şeylerden çok daha fazlası var bunlarda. Yolun en başından bu yana rakiplerini eleye eleye geliyorlar, gücü kendileri elde ediyorlar birileri tarafından sunulmuyor o güç onlara. Biraz belgesel izleyin anlarsınız :)
+1
ebeş
(02.03.26)
Özgür Demirtaş twiti gibi olmuş gerçekten. Tebrikler.
+2
thracia
(02.03.26)
özel sektör ile devlet ne alaka? Milyonlarca memur var özel sektörde 2 aylık deneme süresini bile geçemeden şutlanacak.
İktidara gelmek güç sahibi olmak gerçekten büyük bir sanat. Şans işi de değil. Sağcılar bu konuda daha iyidir çünkü tabandan yükselirler. Hem kitlesi daha çoktur hem de daha gözü karadır. Üstlere asla dokunmazlar, tehdit etmezler zamanı gelince aşağı indirirler.
+1
croswell
(02.03.26)
saydıgın tiplerin işletmelerde kapıdan içeri sokulmayacaklarını düşünmüyorum. iş dünyasında bu tarz adamlarla çokça karşılaştım. ayrıca bu insanlar özel sektörde yükselen kişiler değil ki. niçin özel sektör ile devleti bir tuttun? kaddafi ve saddam zaten asker. bu girişken ve haddini aşan kişilikleri sayesinde genç yaşta darbe ile yönetimi ele geçiren acımasız kişiler. trump ise babadan zengin birisi, özel sektör çalışanı değil, türkiyede de bolca örneğini gördüğümüz işveren.
özel sektörde yıllarca çalışıp pısırık ve patron yalakası yöneticilerden devlet adamı çıkacağını mı düşünüyordun? aksine saydığın kişilerden devlet adamı olur.
+1
abelardo
(02.03.26)
asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Diplomasız nasıl yükseldi, incelersen anlarsın.
+1
parka
(02.03.26)
"asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor." derken benim yazıma cevap verdiğini zannediyorum. çünkü ben yazımda saddem ve kaddafinin asker olduklarını, özel sektörden gelmediklerini vurgulamıştım.

anlamadıgım şey şu. kaddafi ve saddam'ın sevilmediklerini hele de saygı duyulmadıklarını nereden çıkarıyorsun? her ikisi de çokça saygı duyulan insanlar. tekrar aynı şeyi söylüyorum; özel sektörde patrona yalakalık yapan pısırık yöneticilerden daha çok sevilip saygı duyuldukları kesin.
+1
abelardo
(02.03.26)
(5)

TEB'den aldığım hisseleri çekememek

istenmeyen evlat
Merhaba. Hisse alırken ya da halka arzlara katılırken TEB kullanmak gibi bir hata ettim. Sattığım hisseler varlıklarda gözüküyor fakat yatırım hesabından vadesize çekmek mümkün değil. Böyle bir sorun yaşayan oldu mu? Ne yapmak gerekir?
Merhaba. Hisse alırken ya da halka arzlara katılırken TEB kullanmak gibi bir hata ettim. Sattığım hisseler varlıklarda gözüküyor fakat yatırım hesabından vadesize çekmek mümkün değil. Böyle bir sorun yaşayan oldu mu? Ne yapmak gerekir?
0
istenmeyen evlat
(18.02.26)
ne zaman sattın?
0
abelardo
(18.02.26)
satış günü + 2 gün gerekir. geçti mi bu zaman?
0
summerjam0306
(18.02.26)
evet geçti bir hafta bile olmuştur
0
🌸istenmeyen evlat
(18.02.26)
uygulamada şu menüye girin: Yatırım → Portföy Detayı / Fonlarım -- burada ise satın hesabınıza geçirin.

burda da değilse müşteri hizmetlerini arayın. kafam bu kadar bastı :)
0
summerjam0306
(18.02.26)
Siz sattığınızı sanıyorsunuz ama söylediğiniz fiyata satış işlemi gerçekleşmemiş

olabilir mi acaba?
0
Mirket
(18.02.26)
(7)

Okan Buruk 2. Yarı Motivasyonu

eisberg
Dünkü maçta ilk yarı sonunda yorumcusundan tutun da ekşi sözlükteki yorum yapan kullanıcılara kadar herkes ikinci yarıya Lang'ın ve Yunus'un başlamaması gerektiğini söylüyordu. Dinlediğim/İzlediğim/Okuduğum herkes... Okan hoca gitti aynı kadro ile başladı ve Lang iki gol attı. Yunus biraz sırıtmaya
Dünkü maçta ilk yarı sonunda yorumcusundan tutun da ekşi sözlükteki yorum yapan kullanıcılara kadar herkes ikinci yarıya Lang'ın ve Yunus'un başlamaması gerektiğini söylüyordu. Dinlediğim/İzlediğim/Okuduğum herkes... Okan hoca gitti aynı kadro ile başladı ve Lang iki gol attı. Yunus biraz sırıtmaya devam etse de adam A planını bozmadı hiç.

Bunun arkasında nasıl bir motivasyon var sizce? İlk yarıdaki futbolu mu farklı okudu, rakibi mi farklı analiz etti yoksa tesadüf vb. bir şey mi? Nedir sizce?
0
eisberg
(18.02.26)
Juventus kendi liginde inter ile maç yapıp geldi, okan buruk juventusun ikinci yarıda fiziksel olarak düşüş yaşayacağını planlayıp taktiğini sürdürmeyi tercih etmiş olabilir
+1
grimavi
(18.02.26)
ekşide yazılanları okumuş olabilir. zira konu ne olursa olsun ekşicilerin düşündüğünün aksini yapmak gerekir.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
Motivasyon değil de mecburiyet diyelim. Barış, Sane, Yunus 3 tane sağ açık olmasına rağmen kadrodaki tek sol açık yeni gelen Lang ve yedeği yok. Aynı şekilde tek 10 numara İlkay ama o da çok formsuz olunca mecburiyetten Yunus oynuyor ve kolay kolay değiştiremiyor.

@lifeisopeth Barış'ın sol açıkta verimliliği en az %50 düşüyor dün de Lang yerine orada oynasaydı ne onların sağ bekine üstünlük kurabilirdi ve ne de kart aldırıp eksik bırakabilirdi. Ayrıca Sane de yeni sakatlıktan çıktı daha erken oyuna girme şansı yoktu maç kondisyonu eksikliği sebebiyle. 10 numara için de Asprilla daha önce oynadığında zaten bu seviyelerin oyuncusu olmadığını gösterdi. İlkay'a da daha önce çok şans verdi ama kullanamadı. En yakın üst seviye maç örneğinde M.City deplasmanında yenilen 2 golde de hatası vardı. Yunus kötü de oynasa hiç değilse defansif olarak alan kapatmaya ve prese dolayısıyla takım savunmasına katkı sağlıyor bu sebeple oynaması mecburi.
+1
iwasbornonamountainside
(18.02.26)
lang'ın 2 golü de beleş. barış alper ve osimhen'e yazar onlar.
-1
summerjam0306
(18.02.26)
@iwasbornonamountainside,

öyle bir mecburiyet yok. barış lang öncesi senelerdir sol kanatta oynuyordu, lang'ı çıkarıp barış'ı sola çekip sağa da sane'yi daha erken çekerdi isteseydi. yunus da mecburiyetten değil, istese yerine formsuz da olsa ilkay ya da asprilla'yı çekebilirdi. belli ki oyunda fark yaratacaklarına inanmış ve devam etti.

@summerjam0306,

lang'ın beleş dediğin 2. golünü bu kadar temiz şekilde gole çevirecek türk oyuncu arasan bulamazsın. türk takımları genelde o tip beleş görünen pozisyonları değerlendirememesiyle ünlüdür. ilk gol hadi neyse. değme santrafor dahi o kadar rahat atamazdı o 2. "beleş" golü.
0
lifeisopeth
(18.02.26)
durum su: o yazanlar taraftar. okan buruk ise teknik direktor. kadrosundaki adamlarin performans dusuklugu/artislarinin gecici oldugunu bilecek kadar tecrube sahibi. bu durum futbolcu icin zaten zor. bunu en iyi bilen kisi oldugu icin olabildigince destek veriyor.
+1
buenosdias
(18.02.26)
yorumcular ve ekşisözlükteki hiç kimse takımı okan buruktan daha iyi tanıyamaz. dün ilk yarı sonunda herkes galatasarayı ve okan hocayı kötüledi ilk yarı sonunda. ama maç bitiminde hepsi entri silmek zorunda kaldılar. okan hoca her gün futbolcularla birlikte ve hepimizden daha çok dersine çalısıyor ve başarı istiyor. ayrıca üç yıldır şampiyon oluyor. ekşi sözlükteki bir ergenin daha iyi bilmesi mantıklı geliyor mu size?
+1
abelardo
(18.02.26)
(11)

Maaş artışı olmadan müdürlük.

Mcfly
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek m
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek mümkün değil :)
+1
Mcfly
(16.02.26)
o şirketten 1 yıl içinde ayrılıp pozisyonu koruyarak daha iyi maaş ile devam edebileceksen olur.
+8
orpheus
(16.02.26)
Sorsalar istemezdim, çoğu kimse istemez.
Ama mecburiyse, durumu yani maaşı değiştiremeyeceğinize yüzde yüz eminseniz boşuna kendinizi de, yöneticilerimizle ilişkinizi de yıpratmayın.

Yeni title’ınızla birlikte hem başka işlere bakmaya başlayın hem de şirkette maaşı yükseltebileceğiniz fırsat ne zaman olur diye bekleyin.

Elbette sorumluluk artıyor, baş ağrısı artıyor ama mecbursa bu durumdan kazançlı, keyifli çıkmak için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(16.02.26)
sen müdür olduktan sonra ekibe bir kişi daha katılacak mı? öyleyse yeni iş bakmak için iyi bir fırsat. almayacaksalar da yeni bir işe geçene kadar sabredilebilir, işleri biraz da diğer arkadaşlara aktarmanız gerekecek.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.26)
istemezdim
0
abelardo
(16.02.26)
Yaparım. Yaptım. Bir sene sonra ya piyasa fiyatına getirirler ya da başka iş bulursun. Mis.
+2
gabe h coud
(16.02.26)
İmza yetkisi vericeklerse araba+iyileştirme isterdim. İmza yetkisi demek sorumluluk demek.
0
love and trust
(17.02.26)
Eğer "Müdür" ünvanı kısa sürede daha iyi şartlarda başka bir şirkete geçmemi sağlamayacaksa istemezdim. Aynı işi yapan üç çalışandan biri olmak varken neden durup dururken neden arkadaşlarımın performansının sorumlusu olayım?
0
salihdt
(17.02.26)
Hiçbir şekilde yönetici olmak istemiyorum o nedenle hayır.
0
peki madem
(17.02.26)
İstisnai olarak yöneticisi seviyesinde maaş alan çalışanlar olabiliyor. Onlardan biriysen olabilir.
Bir sonraki zam döneminde yeni pozisyonuna göre değerlendirme yapılacaksa neden olmasın.
0
burfak
(17.02.26)
burfak iyi bir noktaya barnak basmış. kariyerinde ilerlemek isteyenler için iki yol var beyaz yakada. sme olacaksın, subject matter expert ya da mödür. sme olan bir kişi örneğin sap basis için, canavar gibi para alır. direktör maaşı bile alır ama ekiple beraber çalışır, emrinde kimse yoktur. sor soruyu al cevabı insanıdır. müdürlerin de her konuyu uzmanı gibi bilmesi gerekmez (bazı saykolar bilir ama onlar istisna) onların da ekibi yönlendirmesi, eğitim ihtiyacı varsa aldırması, verilen hedefi verilen kaynaklarla yakalaması gerekiyor. gerekirse kolları sıvayacak ama gerekiyorsa ya müdürlüğü yapamıyor ya da şirketin eksik bir yanı var. neyse olay bu değildi. aklıma gelmişken yazdım. mansplaining gibi de duruyor. silmiyim dursun bari. bitti tamam.
0
gabe h coud
(17.02.26)
Kabul ederdim.Turkiyede isler title ile ilerliyor. O title'i almak onemli gelecegin acisindan.Bir de istemiyorum dersen ne olacagini dusundun mu? Belki basina yeni biri gelecek daha kotu olacak.
0
turkuaz
(17.02.26)
(7)

ishal

ted
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
-2
ted
(16.02.26)
Keşke sadece yağ kalitesiz olsaydı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Alakası yok bence. Ev yemeği full yağ ve ishal riski çok daha yüksek
-7
michael harddd
(16.02.26)
sindirim sistemin orada kullanılan bir koruyucu maddeye karşı aşırı hassas. o maddeyi hızlıca uzaklaştırmak istiyor. kötü yağ da tabi bir seçenek ama çok fazla patates kızartması yemiyorsan kötü-yanık yağa maruz kalma ihtimalin düşük. bir de en önemli şüphelilerden biri mayonez.
+2
orpheus
(16.02.26)
Fast food mideyi bozabiliyor yıllar önce b.king marka olan yerden yediğimde istisnasız bunu yaşardım ama gençlik işte tekrar gidip yerdik. Sebebini bilmiyorum sindirim sistemine iyi gelmiyor işte
0
grimavi
(16.02.26)
alışkın olmadığın için öyle oluyor.
eskiden bir arkadaşım vardı. ne zaman dışarda yemek yesek midesi bozulur, ishal olurdu. çok çok özenle seçerdi yiyeceği yerleri. sendeki durum da bu olmalı.
bu arada ne kadar özenirsen o kadar daha hassas oluyor bünye. çocukken ve gençken ne kadar hindistanvari abuk subuk yerlerde yemek yersen bünye o kadar alışıyor ve kolay kolay bozulmuyor.
+1
abelardo
(16.02.26)
Laktoz intöleransın var
0
bir demet ben
(17.02.26)
@bir demet ben laktoz intoleransım var gerçekten ama bununla ilgili olduğunu sanmıyorum çünkü laktoz içeren ürünlerle birlikte laktaz enzimi alıyorum
0
🌸ted
(02.03.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(20)

Özgür Özel de gazımızı alıyor olabilir mi?

ananiyimioguz
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi ge
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi genel profilim dışında davrandığımı gördünüz mü? Nickim mi farklı geliyordur nedir bu yeni gelenler bi ön yargılı davranıyor, hayır olsun bakalım. 3 kuşak chp li aile, dedemin ecevitle fotoğrafı var mk. sülale solcu zaten. gelmiş bana yok işte troll, kimin uşağısın, seçim kampanyanız hayırlı olsun falan... Hasta mısınız nesiniz eleştiremeyecek miyiz? Diğer tarafta allah ile kuran ile aldatan var da, bu tarafta atatürk ile aldatan yok mu yani? Diğer taraf satılmış da, bu tarafta olamaz mı yani? Özgür Özel'in performansını ben de çok beğeniyorum özellikle Kılıçtardan sonra fakat içimde ister istemez hep bi şüphe, hep bi acaba var. Onu anlatmaya çalıştım. Demediğinizi bırakmadınız. Sanki gelin akp ye oy verelim dedim. Sanki gelin oy kullanmayalım dedim. Sadece ne düşünüyorsunuz, böyle bir şey olursa şaşırır mısınız veya farkında mısınız ülke siyasetinin ne kadar pis olduğunu... demek için sordum.

Paranoyaklığımı mazur görün ama sanki abd + akp, yoluna çıkabilecek her şeyi aşağı çektiği veya pist dışına ittiği için, ya da yıllardır her dediğini yapan kılıçtar gibi bir casusu oynattığı için...

Artık benim mantığım şöyle diyor: Aday Ekrem İmamaoğlu idi, içeri aldılar.
Aday Mansur Yavaş deseler onu da bir şekilde içeri alırlar.
E Özgür Özel arkasına rüzgarı aldı gidiyor ne zamandır. Bu adamı durdurmuyorlarsa...

Demek ki sanki yine amaç kitleyi onun arkasına takıp, muhalif tarafı oyalayıp, yine son anda yanlış bir hareket yaparak herkesi yine uçuruma sürüklemeyi amaçlıyorlar gibi geliyor.

Yoksa bu adama bu kadar miting yaptırmaz, bu kadar konuşturmazlardı gibi geliyor.

Ne diyorsunuz?

Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim, Muharrem İnce zamanında dillendirmeye çalışıyordu ama çok da net söyleyemiyordu. Ama sanki gücünün yetmeyeceğini veya suikaste gideceğini falan da biliyordu. Yine de bu oyunu oynamaya devam ediyordu.

Sanki tüm siyasiler (yakın gördüklerimiz, iyi bildiklerimiz bile) onlara biçilen görevi oynuyor, biz de oyalanıyoruz, bir yandan soyuluyoruz, sömürülüyoruz... Gibi geliyor.

Aksini ispatlayabilecek veya düşünen var mı?
-8
ananiyimioguz
(10.02.26)
Tabi ki gazımızı alıyor, Eko içeri alınınca hemen Amerika'ya baktılar sarı kafa ne diyecek diye, sarı kafa, sayın cumhurbaşkanımız ile ortadoğu konusunda anlaşınca, 'sen dışarda benimle ol, içerde ne yaparsan yap karışmayacağım' deyince iş bitti zaten.

Ayrıca özgür özel sosyalist bilmemneler birliğinden de çok öyle bi destek falan göremeyince anladı bişey olamayacağını.

İşim gereği her partiden epey siyasi tanırım, ilçe başkanından ta en yukarılara kadar, temiz insanın siyasetle işi olmaz, siyasetin de temiz insanla işi olmaz :)

Mitingler vs sizi yanıltmasın, burası ortadoğu burada senelerdir yazılmış tezler, analizler vs hepsi bi gecede çöp olur, seçim, seçim zamanı sandıkta kazanılır.
-7
ebeş
(10.02.26)
öyle zaten. muhalifler nihayet biraz olsun gerçeği görmeye başladılar galiba.
özel gaz alıyor ve parti başkanı olmaktan memnun. iktidar chpye bir takım tavizler veriyor, karşılığında chp muhalif rolu yapıyor ve halkın gazını alıp aşırıya kaçılmamasını sağlıyor. bu danısıklı dövüş yıllardır devam ediyor. kılışdar gitti özel geldi, aynı rolü devam ettiriyor. ekrem baktı ki oy oranı yüksek, biraz risk aldı, hapsi boyladı. sittin sene çıkamaz. durum chp üst yönetiminin de işine geliyor. bir süre eylem falan yaptılar gaz alındı, artık umursamıyorlar.
-6
abelardo
(10.02.26)
Oo seçim çalışmanız hayırlı olsun kanziler
+8
kullaniciadimvar
(10.02.26)
Gunaydin, ustune ekleme yaparsam ekrem iceride degil
-8
lapaz
(10.02.26)
Soda bizim gazımızı alıyor.
0
mikahakkinen
(10.02.26)
Ya ne trollü ne secim calismasi aw sizin kafalar da iyice gitmis.

Kac kusaktir chp ye oy veriyoruz. Yillardir muhalefet halinden memnun dediler, hadi ordan pirom kazanacak dedik.

Yetti savunup durdugum veya pesinden kostugum. Artik baya baya orta doguya ve ulkeye cizilen kader dogrultusunda her parti kendi tarafini pohpohluyor belli ki gün gibi ortada.

Bir yanim inancini kaybetme bu sefer olacak diyor. Diger yanim, ulke ustunden, 80 milyonun ustunden oyle paralar donuyor ki bu duzen degisecek olsa bozacak kim varsa indirirler asagi gibi gelmeye basladi. Ha indirmiyorlarsa da demek ki oyle istiyorlar gibi geliyor.

Hani bir soz var ya secimler bir seyi degistirecek olsa yasaklanirdi... diye. O hesap.

Paranin dondugu hic bir seye inancim kalmadi.

@ lapaz, i.makeagif.com
-10
🌸ananiyimioguz
(10.02.26)
Hapiste değilse AKP'ye çalışıyordur.
0
parka
(10.02.26)
Sizin kahvehanedeki dayılardan ne farkınız var? Bir de madem öyle kime oy verelim? durun tahmin edeyim kimseye. Oy verecek parti yok aslında dimi? Ben de sizlerin dolaylı yoldan akpye hizmet ettiğinizi düşünüyorum, alın size teori.
0
ekimoloji
(10.02.26)
@ ekimoloji, ya havle... dostum secim olsa yine chp ye vericem tabi neye vericem.

Bölmeye veya uzaklastirmaya calismiyorum. Sozlukteki chp li gibi gozukup akp li troller gibi ters psikoloji falan yapmaya da calismiyorum.

Beni tanimadigimiz icin ön yargilarinizi anlayabiliyorum.

Fakat sizin de anlamadiginiz, nasil ki akp tarafina koyun diyoruz,

Her ne kadar kendimize yediremesek de bizde de var ve biz de saglam yonlendiriliyoruz ve bu iyi niyetli degil, sanki bu da bizim tarafi kontrol ve oyalama icin diyorum. Duzen yine bir sekilde devam ediyor diyorum.

Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.

Hani bazi seyleri üstten üstten yok canim olur mu oyle sey, varos muhabbetleri bunlar diye savusturuyorsunuz da... olabiliyor yani.

Akp nin proje olduguna inaniyorsunuz da, chp nin neden ele gecirilip projelestirilmis olabilecegine inanmiyorsunuz?

Ekmeleddini aday cikardilar, aa bak guzel oldu muhafazakar kesime de hitap eder dedik savunduk. Ziki tuttuk.
Muharrem ince aday oldu, iste bilim, iste cesaret dedik az kalsin olacakti adama parti sahip cikmadi yine ziki tuttuk.
Kilictar aday oldu demokrat dede dedik, temiz adam dedik, seccadeye basti fotograf cektirdi, yanlis olmustur dedik... ulan adam akp ye calisiyormus.
6 li masa dedik birlestirici guc dedik... ulan chp nin olmadigi dogudaki koy ve kasabaslarda bu 6li masadaki diger partiler komple akp ye muhurlu pusula karistirdilar. Chp nin dogrulama datasina girmedi oralardan gonderen olmadigi icin.
Yani her sey planli, her sey kilifina uyduruluyor.
Onan parayi aldi gorevini yapti oy böldü siyasetten cekildi.
Aksener parayi aldi gorevini yapti masayi böldü siyasetten cekildi.
Bahceli desen fildir fildir...

Ulan bu ortamda chp mi temiz kaldi buna inaniyorsaniz elimde satilik kopru var.

Istanbulu alan turkiyeyi alir dedik, ulan apar topar 18 milyonluk sehrin belediye baskanini iceri aldilar, diplomasini iptal ettiler. Kimse bisey yapamadi, hala da yapamiyor saka gibi mk.

Ozgur özel de simdilik aldi kalabaligi gidiyor bakalim. O da adayligini koysun izle bak senligi neler oluyor.

Simdi sorarım size akpliler mi mal yoksa biz mi daha malız?

Bir de gelmis agzinizi yaya yaya eeeee napicaz oy mu kullanmayalim yeeeaaani bolucu it diyosunuz bana saldırıyorsunuz.

Ulan derdim o degil suan oy kullanmasam da akp ye yarar, chp disinda birine oy atsam da akpye yarar....

Fakat Chp ye atinca da ona yaramiyor degil bu sekilde kendimizi avutmasak mi diyorum sanki o türlü de ona yarıyor bir sekilde diyorum.

Biraz farkindaligi mi artirsak diyorum... öf ne zormus yabanciya laf anlatmak ya.

Ulan en cok da troll diyene bozuldum benim burada ne trollugumu gordunuz yeni misiniz nesiniz buralarda?

Ne geliyorsa basimiza sizin gibi fanatiklerden geliyor. Az bi elstirel bakin inandiginiz sey bile olsa.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
“Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.”
Ya ahahagagag hadi abicim yaa, git eşine vakit ayır yine hemcinsim haklı çıktı.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, sen bu son zamanlarda duyurunun yıldığı, çoklu hesabı ve grupları olan tayfadan biri çıkıcan ya du bakalım...

ya da chp nin yıllarca Atatürk diye sömürdüğü bir kesime dahilsin. chp ye en çok zararı siz veriyorsunuz. peygamberine laf etmişim gibi savunduğunuza göre, bel altı vuracak kadar düştüğüne göre... aklıma başka bir şey gelmiyor.

o kadar şey yazmışım ona mı takıldın. kahvedeki dayıları savunacak kadar düşmek istemezdim ama bakış açınızı değiştirmiyorsunuz diyorum. yani onlar haksız ve mantıksız da, bu yaşadıklarımız çok mı mantıklı? Onları nasıl açıklıyor çok övündüğünüz beyniniz?
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Olabilir neden olmasin... ama bence lakin ki oyle degildir. Gazimizi almasa napicaz sanki? Napicaktin mesela? Benim max yapabildigim hala Ekrem imamogluna dair hikaye paylasmak... Tamamen elimiz kolumuz bağli. Gercek bir aksiyon alacak olanlar da zaten Özgür Özel'i dikkate alarak hareket etmiyordur
0
üğpoıuy
(11.02.26)
Bu da diğer teorilerin gibi çürük be Oğuz, tek hesabım var duyuruda yeniyim nerden engellenir açılır onu bile yeni çözdüm. Senin aksine tek işim buralarda goygoy yapıp teori sıkmak değil. Okudum ama saçma bulup cevap verme gereği duymadım o yüzden en komiğine alıntı yaptım.
Senin gibi sığ birine daha fazla cevap vermeyeceğim zira zaten eşinle ilgili olan duyuruda satır aralarında ne olduğunu belli ediyordun.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, tam olarak nerelerde goygoy yapıp teori sıkmışım geçmiş duyularımdan bir tane örnek gösterir misin? diğer teorilerim neymiş? yılda 1 kere bu tarz yoruma açık soru ya soruyorum ya sormuyorum. ayrıca şundan birkaç sene önce kılıçtar hakkında benzer bir şey sorsam, ananızı babanızı savurunur gibi savurunurdunuz. Ki benim de çok içime sinmese de ben de savunurdum büyük ihtimalle.

Ama şimdi ne oldu? Çürük müymüş?

Ahahah ne oldugummuş.... Çok tanımışsın belli. Sen de ilişki kur da seni de görelim, seçtiğin insanı da görelim. kolaydı sanki iki farklı insanın ilişki yürütmesi.

Asıl sen burada yazılan çizilenden analiz yapacak kadar sığsın. Belli ki eşime bir yorumumdan veya ilişki içerisindeki bir şeyden nem kapmışsın gelmiş burada nefretini kusuyorsun. Tanımadan insanları yargılamaya devam et sen.

Duyuruyu da bok ettik ikili tartışmalardan... kusura bakmayın romalılar. Bunların derdi başka belli ki.
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
özgür özel hangi rüzgarı arkasına aldı? bence bayağı düşük bir profil sergiliyor. muhtemelen yine hezimetle sonuçlanacak seçimler
0
Hallegadola
(11.02.26)
@ Hallegadola, sdfksgh dur şimdi sen de zaten ortalık karışık bir de oradan yürürsen seni de linçlerler.

Bence Kılıçtaroğlu vasıfsızlığından sonra gayet iyi ya. Arada kürt falan deyip batıyı triggerlasa da güzel konuşuyor, enerjisi yüksek...

Ama onu da eleştiren çok. Herkes kendine göre haklıdır orasına bişey diyemem ama ben daha büyük resmi :3 görmek adına adam iyi de olsa kötü de olsa günün sounda fareli köyün kavalcısı rolünü üstlenip yine bir şekilde oyalanmış olursak... kısmını kafamdan atamıyorum.

O yüzden fikirleri merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
oğuz hocam goyim tayfaya iyi dayanıyorsun. uzun uzun açıklama filan yaparak. elemanların düşünme ve akıl yürütme yeteneği olsa goyim olmazlar zaten. iyi sabırmış sendeki. özgür müko arkadaşlar, bu sefer kesin kazanıyooooruuuuzzzz diyeceksin.

ha zaten sonucu baştan belli yarışı kazamazsa vay hain, demek bizi aldatmış, halbuki çok zekiydik biz, nasıl aldandık dersin. her duruma cevabın cepte.
-3
lifeisopeth
(11.02.26)
@ lifeisopeth, :( maalesef şöyle bir durumları var.

www.youtube.com

Otomatik açılmazsa dk. 5.03
-2
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Sobee bana diyene bak lifeof bilmem ne engellediğim zıkkım hesap meğer senin başka bir hesabınmış be Oğuz gerçekten kişi kendinden biliyormuş işi :) yazmayayım dedim ama en çok sinir olduğum şey akıllı geçinip başkalarını salak yerine koyan tipler olduğu için dayanamadım. Kendi kendine başka hesaplarla hak verip + vermeye utanmayan senin adına ben utandım. Kim bilir kaç tane hesap açmışsındır. Umarım aynı siyasi görüşte değilizdir gerçekten.
0
ekimoloji
(13.02.26)
@ ekimoloji, ne anlatıyosun kardesim sen, ne diye kendi kendine tribe giriyorsun akıllı geçiniyormuşuz da milleti salak yerine koyuyormuşuz falan...

benim sosyal medyalarda bile fake hesabım yok bir de gelmiş burda fake hesapla milletle mi uğraşıcam bi git allasen. duyuru ne biçim bi hal aldı 70ler 80ler türkiyesi gibi herkes birbirinden şüphe ediyor. rahat rahat takılamıyoruz şurada.

yetiş ya @compumaster ya @kibrisuyu, çok zor olmasa gerek aynı lokasyondan girilen birden fazla tekrarlı hesapların uçurulması... biriyle tartışırken bir yorum yazıyorum 2dk sonra -5 oylanıyor. duyuruda hasımlarımız oluştu. birine laf atınca kuruluyorlar resmen. artık çoklu hesapları mı var, grupları mı var bilemiyorum...

gerçi @ekimoloji, sen kendini nasıl iyi hissediyorsan ona inan, belli ki böyle kimse kimseyi tanımadan, anonim hesaplarla yazışarak falan kimse kimseye bir şeyi inandıramıyor. O yüzden hiç birbirimizi yormaya gerek yok.

Benim bir sürü fake hesabım var, ben akp için çalışıyorum, evlilikten de ilişkilerden de anlamayan rezil herifin tekiyim... tamam mı sen sıkma güzel canını. Herkes kendi yakınları ile güzel geçinsin yeter, burada özellikle yeni gelenler ortamı baya bi bozmuş belli ki. Kim takar artık yabancı nickleri...
0
🌸ananiyimioguz
(13.02.26)
(9)

Yüzme öğrenmek

metal69
İstiyorum. İstanbul'dayım. 30 yaşında bir adamım. Nereleri önerirsiniz bana?
İstiyorum. İstanbul'dayım. 30 yaşında bir adamım. Nereleri önerirsiniz bana?
0
metal69
(10.02.26)
Hiç bilmiyorsan havuzda öğrenmek daha zor olur. Yazın uzun bir tatil yap. Kolluk veya simit kullanarak suyun üzerinde durmaya çalış. 1-2 ayda öğrenirsin. Tenha bir yere git rahatça antreman yapmak için.
0
michael harddd
(10.02.26)
Havuzda öğrenirseniz daha güvenli bir şekilde ilerlersiniz. Denizde başladığınızda kolayca panikleyebilir ve korku geliştirebilirsiniz. Bunu yenmek daha zordur. Bu riski bir yüzme öğretmeni ile havuzda çalıştığınızda minimuma indirirsiniz. Ben yetişkin birine havuz öneririm.
+1
alice in potatoland
(10.02.26)
tabi ki havuzda pratik yapıalcak ama yputube videoları da beynin içselleştirmesi için çok faydalı oluyor
0
iwillsee
(10.02.26)
Derse, kursa gitmeden önce bence bir arkadaşınızdan rica edin Şile Akçakese plajı gibi sığlık bir alanda kendinizi bir görün.

Yüzmeyi öğrenmenin önemli bir kısmı sudan korkmamak olarak düşünüyorum. Orada kendinizi test ettikten sonra bakın duruma.

Yüzmeyi öğrenmek daha doğrusu suyun üzerinde batmadan kalmayı öğrenmek bence 30-40 dakikalık bir iş. Az ve yavaş da olsa ilerleyebilmeyi öğrenmek de olsun olsun birkaç saat.

Suda batmayacağınızı bildikten ve kendinize güvendikten sonra gerisi kolay zaten. Bir insan boyu suda batmamakla yüz metre derinlikte batmamak aynı eforu gerektiriyor.

Hele bir de sırtüstü yatarak batmadan ve hiç yorulmadan suda dinlenebileceğinizi keşfedince hiçbir zorluk kalmaz.

Çoğumuz sporcu gibi pek nizami yüzmüyoruz, ilerlemeyi beceriyoruz sadece.
(Çok küçükken yüzmeyi öğrendiğim için konuyu çok yanlış biliyor olabilirim eğer öyleyse şimdiden özür dilerim. )
0
michael_knight
(10.02.26)
istanbul belediyesinin yüzme kursları var seansı 50 TL , internetten gün seçerek rezerve ediyorsunuz
bir bak istersen yakın bir yerde varsa deneyebilirsin .
0
devilone
(10.02.26)
armut'dan özel yüzme hocası tut. fiyatları çok yüksek değil.
0
potsdamer
(10.02.26)
yukarıdakileri dinleme. denize falan da gitme. git adam akıllı bir yüzme havuzuna, grup yüzme dersine git, bir kaç derste öğrenirsin.

devilone doğru demiş. ibbnin yüzme havuzlarına kayıt olup gidiyorsun. ben bilmiyorum öğrenmek istiyorum diyorsun hocalar bilmeyenlere topluca öğretiyor.
0
abelardo
(10.02.26)
25 seneden fazla yüzen biriyim. Havuza girdiğimde ben bile 2 kat efor sarfediyorum. Şunu yapma bunu dinleme diyenlerin dayanakları ne acaba merak ediyorum.

Tuzlu suyun kaldırma kuvveti havuz suyundan fazla ve bu yüzden hareketsiz dursan bile suya batman zor oluyor. Denizde yüzmek havuzda yüzmekten kolay. Bu bir fizik kuralı. En cahil insan bile bilir bunu.

İkincisi yüzmek bisiklet sürmek gibi pratikle kazanılan bir beceri. Üniversite sınavına hazırlanmıyorsun bir beceri kazanıyorsun.

Yıllar önce stil falan öğreneyim ve lisans çıkartıp yüzücü olayım diye beni kursa yazdırmak istediler. Hoca deneme yapalım falan dedi. Havuza balıklama atlayıp birkaç tur atıp çıktım. Adam dedi ki suyun üzerinde durabiliyor :) o zamanlar bile 4 senedir yüzüyordum.
0
michael harddd
(10.02.26)
michael, niyetim munakasa değil ancak yazdıkların çok boş. sen 25 senedir yüzen birisi oldugun için yeni başlayan birisi gibi düşünemiyorsun. yoksa dünyadaki herkes deniz suyunun daha fazla kaldırdıgını biliyor. bu bir tek senin bildiğin çok gizli bir bilgi değil. bu arada havuzdaki hoca doğru demiş. büyük ihtimalle 4 senedir yanlış yüzüyordun. sen bir kaç tur atıp çıkmış olabilirsin ama bir çok hata yaptın. muhtemelen hala yapıyorsun çünkü artık alıştın ve sana normal geliyor.

yüzme havuzda hoca ile öğrenilir. kolluk veya simit takarak 1-2 ayda hiç bilmeyen birisi denizde yüzme öğrenemez. öğrenemediği için de hevesi kaçar güveni kalmaz ve bırakır.

soran kardeşim sen dediğimi yap, havuza git hoca sana öğretir. istanbulun neresindesin özelden bana yaz. sana gidebileceğin bir havuz bulmaya çalışayım
0
abelardo
(11.02.26)
(11)

Aynı anda endoskopi ve kolonoskopi olan var mı?

truew
Biraz süreçten bahseder misiniz? Nasıl zorluklarla karşılaştınız? En önemlisi galiba full anestezi yapılıyormuş ayıldıktan sonra araç kullanılabilir mi?
Biraz süreçten bahseder misiniz? Nasıl zorluklarla karşılaştınız? En önemlisi galiba full anestezi yapılıyormuş ayıldıktan sonra araç kullanılabilir mi?
0
truew
(24.01.26)
Araç kullanmayın. Ayılmış oluyorsunuz hastaneden çıkarken, ama risk almaya değmez.
Kolonoskopinin tek sıkıntılı yanı diyeti. Açlık zorlamıştı beni.
İkisini birlikte aradan çıkarmak daha iyi. Ekstra bir zorluğu yok.
0
auroraaurora
(24.01.26)
geçen ay amcam devlet hastanesinde yaptırdı ikisini beraber. narkoz verilmemiş (yaşlı adam hiç gerek yok)
30 dakika yatıp bekliyorsun zaten ama sonrasında kendine zor geldi arabayla götürdük (yine yaşlılık farkı olabilir)
bir kaç gün sıvı diyeti var bir de
0
neira
(24.01.26)
Hastane başka bi yerde araçla gitmeyi düşünüyordum. Peki toplu taşımayla gitsem tek başına dönecek kadar halim, aklım olur mu?
0
🌸truew
(24.01.26)
Operasyon sonrasi zaten ayilma odasina aliniyorsunuz, bir sure sonra kendinize gelirsiniz ama yine de yalniz olmayin.
0
duster
(24.01.26)
Yanınızda biri olsun, anestezi de olsa sedasyon da olsa sonrasında kendinize geldiniz derken aniden tansiyon düşebiliyor, tek başınıza olmaz. Bir de bunu hastaneden söylemiş olmaları gerekiyordu, eşim için gittiğimizde kesinlikle yanında biriyle gelmesi gerektiğini söylemişlerdi bize.
0
kobuzchu kiz
(24.01.26)
Bildiğim kadarıyla hastaneler refakatçiniz olmadan kabul etmiyorlar.

Diyet kısmı dışında herhangi bir zorluğu yok.

Bir yarım saatte kendinize geliyorsanız da bir gün süreyle araç kullanmak sizin ya da trafiktekilerin can güvenliği açısından sakıncalı olabilir ki zaten o şekilde de ikaz ediyorlardır. Ben işlem bitiminde araba kullanıp eve gittim diyenler olabilir. Onlara itibar etmeyin. Sarhoşken de araba kullananlar var sonuçta.
+2
Mirket
(24.01.26)
babam aynı anda endoskopi ve kolonoskopi oldu. aynı anda olması zaten da iyi. tek seferde diet ve tek seferde anestezi oluyor bitiyor. yarım saatte kendine gelirsin ancak araba kullanılması tavsiye edilmez. toplu tasıma ile git, taksi ile dön mümkünse.
0
abelardo
(24.01.26)
Bütçeden tasarruf için kolonoskopiyi genel anestezi altında yapmıyorlar yaşadığım ülkede. Kesinlikle aklınız kalmasın, Türkiye'deki sistem çok daha konforlu.
Refakatçiniz olsun. Toplu taşıma ile dönmeyin. Şahsi araç yoksa taksi tutun.
0
alice in potatoland
(24.01.26)
refakatçiyle gidin, araba kullanmayı da düşünmeyin.
devlet hastanesinde mide endoskopisi yaptırdım. bir kere ben, bir kere de hastane randevumu erteledi; iki ay falan ileri attı öyle olunca. Bana refakatçi gerektiği söylenmediğinden, üçüncü randevuya işten çıkıp sap gibi gittim.
refakatçisiz anestezi yapamayacaklarını söylediler. ben de bir kez daha erteletmek istemediğimden, ayık olarak yapabiliriz tekliflerini kabul ettim (hemşirelerin tezahüratlarından da anlamadım olayı..). tek gidebilme ve arabayla dönebilmenizin tek yolu ancak bu olabilir. ben nasıl bişey olacağını araştırmamış olduğumdan atladım.
şahsen ağrıya, sızıya, mide bulantısına falan çok dayanıklıyımdır fakat asla, asla, asla kimseye tavsiye etmiyorum. aklınızdan bile geçirmeyiniz. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(24.01.26)
Şimdi aklıma geldi, anestezinin üzerine bir de iki günün açlığı olacak, onu da hesaba katın. İşlem biter bitmez hemen yemek yiyemiyorsunuz, anestezi etkisini atsanız bile bitkin olacaksınız.
0
kobuzchu kiz
(24.01.26)
refakatçi olmali,
anestezi sonrasi neler gelisir kesin olmuyor.
0
designer
(25.01.26)
(17)

neden herkes benimle iletisimi kesmis olabilir?

dokunmakalbime
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar. bu durum c
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar.

bu durum cok anormal geliyor.
-1
dokunmakalbime
(20.01.26)
hayatın acı yüzü maalesef. gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Arkadaşlıkların temeli ortak yaşanmışlıklardır. Ortak yaşanmışlıklar eskidikçe ve yerine yenisi eklenmedikçe zamanla uzaklaşmalar kaçınılmaz. Bireysel algılamayın bence.
+2
biravekahve
(20.01.26)
İşyerinde her sabah telefonlaştığım adam artık farklı departmana geciyorum diye numaramı sildi hiçbir şey söylemeden. Normal oldu artık bu işler herkesin ne kadar işini goruyorsan
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
ben de yaşadığım şehirden başka bir şehre taşındım ve arkadaşlarım arayıp sormayı kesti. ben aramadıkça arayıp yazmıyorlar da... maalesef böyle bir durum var
0
isimsizbiri
(20.01.26)
merak etme, yurtdışından bir şeye ihtiyacları oldugu zaman arayıp sormaya başlarlar, gelirken getirsene derler.
+5
abelardo
(20.01.26)
Bazı insanlar yurtdışına çok anlam yüklüyor sizinle iletişime gecerlerse sizin oradaki hayatınızı dinlemeyi kendi hayatlariyla kiyaslayip kiskanmis olabilirler. Kariyer yükseliş gibi bir sebeple gittiyseniz bu ihtimal gerçekten vardır.
+1
egerbiryolcu
(20.01.26)
yurtdışına taşınınca çoğu insanın gözünde bi elin yağa bi elin bala giriyor, zorda olan biziz, senin bizi arayıp halimizi hatrımızı sorman lazım fikrine kapılıyorlar.
+4
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Bu kadar bunu takıyorsan niye yurtdışına gittin ki?
-2
runaway
(20.01.26)
insanlar sevgilileriyle farklı şehirlerde kalmak zorunda kaldıklarında bile yani birbirinin hayatında olan insanların, aynı ülkede farklı şehirlerdeki uzak mesafe ilişkisi yürümüyor. sen bunu arkadaş ve akrabadan üstelik yurt dışına gitmene rağmen bekliyorsun :)

benim de yurtdışında akrabam ve arkadaşlarım var. binde bir görüşürüz.

erişim alanında olmayan birisiyle arkadaşlık veya başka bir şey yürütülemez. birisi tek taraflı çırpınır.

olayın bir de şu boyutu var. yurtdışına giden bir arkadaşım ikide bir beni arasa, gittiği yere alışamadığını ve benimle görüşerek sakinleşebildiğini düşünürüm.
+3
tabudeviren
(21.01.26)
yurtdisina tasininca herkesin basına gelen durum budur. Çok samimi olsanız bile artık ayni seyleri paylasamadiginiz icin iletişim zamanla ayni seyler uzerinden dönmeye baslar , azalarak da biter. Ama bir diger grup ise sadece burada olduğumuzdan dolayı iletişimi direk keser. Yurtdisina taşınmak bu konuda turnusol kagidi gibidir.
+1
acelaacedebela
(21.01.26)
Çok basit aslında, gözden uzak gönülden ırak. Benim de var arkadaşlarım yurt dışında, her gün en az yarım saat konuşuruz. Seninle iletişimi kesenler, artık senden fayda/yarar gelmez diyen kişiler o yüzden boşver.
0
gobekliraki
(21.01.26)
gozden uzak gonulden ırak +1
eger bu isler size dokunuyorsa gocmenlik size gore degildir..
0
cooperr
(21.01.26)
Çok anormal bir şey değil. Sizin hayatınızda çok büyük bir değişiklik oldu çünkü bir anda bütün sosyal çevrenizden uzaklaştınız halbuki herhangi bir arkadaşınızın hayatında görece çok daha küçük bir değişiklik oldu çünkü o hala kendi sosyal çevresinin içinde ama bir arkadaşı, yani siz, artık uzaktasınız.
0
salihdt
(21.01.26)
gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor. artık boomerların etkisi azaldığı için hatır sorma ritüeli sonlanıyor. eskiden analar babalar gazlar ara hatır sor derdi; sende herkes böyle yapman gerektiğini düşünürdün. artık tetikleyici olmayınca davranışta sönümlendi. uzaktaysan en kral arkadaşın bile aramaz artık. anormal bir şey yok.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
saat farkından dolayı veya seni rahatsız etmek istememelerinden kaynaklı olabilir. kişisel algılama. senin araman sorman her zaman daha doğru olur çünkü değişiklik yapan kişi sensin onlar değil. sen aramaz sormazsan da "gördün mü ibneyi bi gitti yurt dışına huyu, suyu değişti aramaz oldu" derler.
0
elektr10
(21.01.26)
cevaplar için teşekkürler. bu durumu normalleştirenler yada amacı üzüm yemek olmayıp bağcı dövmeye gelenlere özellikle tik atmadım.

sürekli görüştüğünüz kişi sırf başka ülkeye taşındı diye uzaklaşmak isteyebilirsiniz. ama hem arayınca eski günlerdeki gibi konuşayım hem de ben hiç aramayayım tavrı çok nezaketsiz. varsa bir problemin, derdin, mazaretin açıkca söylersin adı konur ona göre hareket edilir. nezaket diye birşey var. dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir.
0
🌸dokunmakalbime
(21.01.26)
Benim öz ablamla bile muhabbetim azaldı, ben burada ay sonunu getiremezken onun villasına yaptırdığı ahşap merdiveni dinlemek ilgimi çekmiyor.
+1
mirty
(21.01.26)
@dokunmakalbime

haklisin kardesim, neden tik atmadigini acikladigin icin de ayrica tesekkur ederiz.
sapkayi onumuze alip dusunecez artik.
devir farkindalik devri.
0
cooperr
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(8)

Ev satışında emlakçı kullanma

adivar
Kendim güzelce bir ilan girmeme, makul bir fiyat yazmama rağmen emlakçılardan başka arayan yok. Bunlardan birine yetki verirsek de kendimiz satarsak cezası var biliyorum. Bir yandan da yeni ev bakarken aynı evin 7-8 farklı emlakçıdan ilanını görüyorum.Görülüyor ki bu insanlara emlakçı aracılığıyla s
Kendim güzelce bir ilan girmeme, makul bir fiyat yazmama rağmen emlakçılardan başka arayan yok. Bunlardan birine yetki verirsek de kendimiz satarsak cezası var biliyorum.
Bir yandan da yeni ev bakarken aynı evin 7-8 farklı emlakçıdan ilanını görüyorum.
Görülüyor ki bu insanlara emlakçı aracılığıyla satış yapacağız.
Peki bu emlakçılarla nasıl dans edeceğiz?
Tecrübeliler yazarsa sevinirim.
+1
adivar
(17.01.26)
şu an piyasa çok kötü. hiç öyle emlakçı falan aramayın. müşterim var, networkümüz var falan sallayın; emlakçı size eninde sonunda düşük fiyatlı bir alıcı getirip, sattırıp komisyonunu alacak. eğer kendiniz randevu verip evi gösterecek zamanınız olmayacaksa, verin bir emlakçıya, ama diğer türlü müşteri varsa bulur merak etmeyin. evin dışına sahibinden satılık afişinizi de koyun. sitelere ilan da verin tamam.
+2
malheiros
(17.01.26)
Emlakçı olayında ben de önyargılıyım ama tavsiyem kurumsal bir emlak şirketiyle anlaşman senin için daha iyi olur. İstediklerini peşin peşin söylersin. Bazı çakal semt emlakçıları satıcıyla ayrı, alıcıyla ayrı fiyat üzerinden anlaşma yapıyor.. Fiyat çalışması yaparlar, ellerindeki bütün ilanlara istinaden bir emsal değer belirlerler falan filan.
0
yankee jumping
(17.01.26)
Emlakçı ile anlaşırken belli bir süre koyun ve anlaşmanızda bu yazsın.
Mesela evi 6 ay sonunda satamazsa yetkisi iptal olsun gibi. Başka emlakçıya geçin.

Evi sizin bir tanıdığınız satın almaya karar verirse komisyon ödemek zorunda kalıp kalmayacağını sorun mümkünse yazılı cevap versin.
0
michael_knight
(17.01.26)
makul bir fiyat yazmıyor olabilir misin? fiyatları sarı sitedeki muadillere bakarak yazıyorsun muhtemelen ama o fiyatları emlakçılar şişiriyor zaten. şu an emlak piyasası durgun. emlakçıya versen de o "makul" dediğin fiyattan satamayacak.
+3
abelardo
(17.01.26)
Emlakçı bana satış garantisi vermiyor, bana satamadığı süre için bir avantaj (kira alıyormuşum gibi) sunmuyor, ama 'kurumsalım' ayağına sözleşme imzalatıp satmama engel oluyor. Bu durum bana makul gelmiyor. Müşteri adayı, emlakçıyı pas geçmesin diye benim ilan vermemi istemiyor, ki buna lafım yok, emeğinin karşılığını almasından yanayım.
İkimizin ilanı da dursun, müşteri önce kimi bulursa onun kısmeti olsun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.01.26)
ben de aylarca uğraştım satamadım. bir emlakçıya verdim 2 haftada gitti.
0
summerjam0306
(17.01.26)
Fiyat makulse ilanda bekleyin. Gayrimenkul satisi uzun surebilir. Fakat benim gordugum genelde sahibinden ilanlar yuksek yazip uygun yazdigini dusunuyor. Uzun suredir arayan yoksa veya hizli satmak istiyorsaniz fiyati dusurmeniz gerekli. Emlakci da zaten size gelen teklifi size iletecek, istediginiz fiyati degil. Belki gelen tekliften daha iyi faydalanmayi bilebilir ama gelmeyen ilgiyi getirtemez.
0
osssy
(17.01.26)
Şans işi 3 ay arayan olmadı vazgeçtik kaldırdık ilandan sonra 1 yıl sonra çok daha yükseğe koydum (enflasyon oran orantı olarakda yüksek) ikinci günde satıldı.
Birazda şans işte. İmkanın varsa Emlakçıdan uzak dur +1
0
basond
(17.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-17
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(11)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(6)

demir takviyesi

deartheodosia
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
0
deartheodosia
(08.01.26)
o nasıl bir takviye?
+2
mikahakkinen
(08.01.26)
O nasıl takviye cidden???
+1
kisa
(08.01.26)
Serum sanırım. En iyisi aynı teşhisi bir devlet hastanesi doktorundan alıp ona yazdırmak. Geçen bi arkadaşım devlette 3 bin lira ödedim demişti, markaya ve içeriğe göre değişiyordur tabi.
0
lil siztah
(08.01.26)
serum takviyesi.

@lil, 3 bin çok iyiymiş :/
0
🌸deartheodosia
(08.01.26)
ilaç inferject galiba. sgk'nın karşılaması için oral demir emiliminizin olmaması, mide küçültme ameliyatı olmuş olmanız, gebelik vs. gibi şartlardan birini karşılamanız gerekiyor.
0
fenoksibenzamin
(08.01.26)
vay be. babam midesini tamamen aldırdı. ona bedava verdiler bu demir takviyesinden. ama hala yaptırmadık. çünkü her yerde yapılmıyor. bu kadar pahalı oldugunu bilmiyordum. eğer devlet hastanesine gidersen, mide ameliyatı olduysan belki oradaki doktor bunu yazabilir.
0
abelardo
(08.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(7)

venezuela olayı bizi ne kadar etkileyecek?

biseysorcaktim
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı. bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülk
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı.
bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.
altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.
bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülke ile.

ucu bize muhakkak dokunacak da, nasıl ne şekilde dokunacak?
0
biseysorcaktim
(05.01.26)
siyaseti bu kadar derinlemesine takip edenleri anlayamıyorum ya. soruya cevap; hayırlısı diyebilirim.
-28
abelardo
(05.01.26)
Peynir fiyatları artabilir.
+4
anon1m
(05.01.26)
pudra şekeri fiyatları artar
+6
nahtoderfahrung
(05.01.26)
valla dünya çok kutuplu o olmaz bu olmaz derken turuncu reis ters köşe yaptı. sadece bizi değil bu durum herkesi etkiler. bunu tahmin etmekte zor.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
@abelorda
abi bu derinlik değil, en yüzeyi, en satıhı.
tüm dünyanın ortak düşüncesine göre deli olan bir herif, iyi ya da kötü bir başkanı ülkesinden iki saatte uçakla aldı, kendi ülkesine götürdü ve burayı artık biz yönetiyoruz dedi.

kaldı ki bu götürülen kişi rte ile yakın ilişkilere sahipti, bir ara arkadaşlardı.
rte'nin diğer arkadaşlarına nolduğunu biliyoruz malum. her seferinde bizi de etkiledi olaylar.
+2
🌸biseysorcaktim
(05.01.26)
bilmiyorum ama kesin en cok bizi etkiler. belki venezuela bile bizim kadar etkilenmez.
0
Sour
(05.01.26)
Çok mantıklı bir cevap olmayacak, duygusal cevap veriyorum:
Rusya-Ukrayna savaşında Türk lirası Rus rublesinden de da Ukrayna grivnasından da daha fazla değer kaybetti. Taraf olmadığımız bir savaşta baya baya hasar aldık. O yüzden ciddi anlamda etkilenebiliriz bence.
+1
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
(4)

Ligdeki devasa ara / Kupa programı?

eisberg
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?

bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai aklıma ilk gelenler. kupa tarihini seçerken afrika kupasının böyle olacağı belli değil miydi ? bu şekilde çok saçma, hem takımlar plan yapamıyor hem seyir zevki yerlerde.

son olarak afrika kupasının aw nereden çıktı bu sezonun zırt pırt yerlerinde adamları maça çağırıyorlar ya.
0
eisberg
(05.01.26)
kendin yazdıgın gibi arada süper kupa oldugu için lig arası uzadı.
afrika uluslar kupası bu tarihlerde oluyor çünkü afrikanın yarısı kuzey yarımkürede yarısı güneyyarımkürede.
bu tarihlerde afrika kupasının olacağı biliniyordu. buna rağmen süper kupa yapıldı. çünkü süper kupa o kadar önemli bir şey değil. bu kadar dert etme bence. herkes halinden memnun
0
abelardo
(05.01.26)
Galatasaray'ın Afrikalıları ligde oynasınlar diye bu kadar ara verip araya sikindirik bi kupa organizasyonu sıkıştırdılar, ligde olsunlar da kupayı kim ipler gibisinden.
-10
kizil karga
(05.01.26)
lig yıllar sonra yeniden 18 takıma düştü. eskiden zaten böyleydi.

en son 18 takımla oynanan sezon 19-20 sezonu. o sezon da ve öncesinde de böyleydi.
+4
messina123
(05.01.26)
dünya kupası başlayacak, afrika kupası aradan çıktı. yoğun maç programı derken federasyonlar amal oldu. zaten afrika kupasıda 4 senede bir olarak düzenlendi. futbol artık yayıncılar ve bahişçilerin elinde. ne kadar çok maç o kadar çok para.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(1)

En sevdiğim pantolonum %100 polyestermiş

kanepeee
Genellikle kot giyiyorum çünkü chino tarzı pantolonlar üzerimde giyer giymez buruşuyor ve şekli bozuluyor. Esnek pantolonlar da pijama gibi görünüyor ben giydiğimde. En sevdiğim pantolon ise hiç esnemiyor, ütü gerektirmiyor, rengi solmuyor. Yıllar sonra aklıma esti, bakayım dedim neymiş bunun kumaşı
Genellikle kot giyiyorum çünkü chino tarzı pantolonlar üzerimde giyer giymez buruşuyor ve şekli bozuluyor. Esnek pantolonlar da pijama gibi görünüyor ben giydiğimde. En sevdiğim pantolon ise hiç esnemiyor, ütü gerektirmiyor, rengi solmuyor. Yıllar sonra aklıma esti, bakayım dedim neymiş bunun kumaşı, %100 polyester yazıyor, kotondan almıştım.

Napalım demek ki kaliteli bana uygun değil. Sorum şu ki: esnek olmayan, buruşmayan pantolonu google'da nasıl ararım nerede bulurum? "esnek olmayan" yazıyorum, esnekler çkıyor karşıma.
0
kanepeee
(01.01.26)
polyester kötü bir şey değil ki.
"kaliteli" derken ne kastediyorsun mesela?
eğer buruşmayan, ütü gerektirmeyen, kırışmayan, rengi solmayan kumas istiyorsan zaten polyester tercih edilebilir.
polyester diyince kötü diye düşünmek yanlış.
pamuk ter çeker, bu açıdan iyidir. polyester ise daha dayanıklıdır. bu arada polyesterin de pamugun da farklı türleri var. sen sana hangisi uyuyorsa onu giymeye devam et bence
-1
abelardo
(01.01.26)
(7)

buluşmaya habersiz gelmemek

parcaliham
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün mü
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün müydü' cevabı aldı. sinema salonuna gitmeden önce yola çıkarken mesaj attı. cevap gelmedi. salona girmeden fuayede mesaj attı ve film başladıktan 10 dakika sonra: ah biz onu unuttuk gibi bir cevap geldi. bu bana çok saygısızca geldi. ama diğer yandan bu kişiler taşınmayla ilgili bir dert olduğunda bize gelen, araba kullanarak yardımcı olan insanlar. yılbaşını birlikte kutlamak için teklifte bulunan insanlar. yıllara yayılmış bir dostluk var. filme gelmek istemeyebilirlerdi ve bunu söyleyebilirlerdi bence ve bu konuda sorun olmazdı.

neyse, ben bu olayla birlikte tavır koymamız gerektiğini düşünüyorum. ama bir şey demeden tavır koyarsam bunu anlamayacaklar gibi hissediyorum. ayrıca kız arkadaşım tavır koyma taraftarı değil.

sizce açık açık bu konuyu konuşmalı mıyım yoksa arama mesafe mi koymalıyım? neyse çok basit bir durum belki ve burada zamanınızı çalıyorsam affedin.
0
parcaliham
(31.12.25)
bu işler biraz davet usulü olur, filmi sorarsınız, gitmek istiyorlarsa, siz onlarında da biletlerini alacaktınız. mesela dediğiniz bir devlet tiyatrosu olsaydı, arkadaşlarınız gelmek isteseler bile siz onlara bilet almadığınız için büyük ihtimalle kapıda kalacaklardı. yani bundan sonrasını size bırakıyorum.
0
malheiros
(31.12.25)
@malheiros
evet ama bu ortak verilen bir karardı. bir masada iki taraf da gitmek istediğini söyledi ve iki taraf da kendi biletini alacağını söyledi. bir davet yoktu, karşılıklı bir anlaşma vardı. bilet almayıp kapıda kalmaları yine onların hatası olurdu çünkü erkenden bilet alıp, bu bileti aldığını/bileti nereden aldığını gösteren bir taraf var. demek ki biri daha önem veriyor, diğeri sallamıyor gibi bir izlenim oluşuyor bende.
+1
🌸parcaliham
(31.12.25)
o zaman ben açıp bir şey demezdim ama biraz ghost'lardım. yani onlardan yeni bir aktivite fikri/gelmeden adım atmazdım.
0
malheiros
(31.12.25)
Bazen çiftler kendi aralarında gerilim, tartışma vb yaşayınca ve başkalarıyla aynı ortamı kotaramayacaklarsa karşı tarafa bunu nasıl söyleyeceğini bilemiyor, söylememeyi tercih edebiliyor. Bu tarz bir durum olabilir. Kaldı ki yıllara dayanan bir arkadaşlık ilk defa sergilenen bir davranışa kurban edilmemesi, tavır konulmaması gerekecek kadar kıymetli, hele ki günümüzde.

Benzer davranışlar tekrarlarsa o zaman mesafe konulabilir.
+3
Phoebe
(31.12.25)
@phobe+1 kendi aralarında sorun/kavga yaşamış olabilirler. bence tavır yapmayın böyle bir şey için ufak sitem belki olabilir bir araya gelindiğinde.
+1
archmeister8
(31.12.25)
sohbet ederken öylesine konusulmuş ve siz bu olayı fazla ciddiye almışsınız gibi bir izlenim edindim ben. o filme gidelim dendi ama ne zaman gidileceği konuşuldu mu? siz kendi kendinize gün ve seans planlamışsınız, karşı tarafa bilet fotosunu atmışsınız diye anlıyorum ben. ne diyeceklerini bilememişler gibi sanki. saçma sapan bir durum olmuş. bir yandan pek sallamamışlar gibi, çünkü bilet saatine gününe bakmamışlar.
bir yandan da oldu bittiye gelip ne yapacaklarını şaşırmışlar gibi.
hem lise öğrencileri gibi topluca filme gitmek gibi aktivite mi olur yahu. film seyretmek sosyal bir iş değil ki.
+3
abelardo
(31.12.25)
kavga etmişlerdir.biri de bugün hasanlarla sinemaya gidecektik demiştir.diğeride başlarım sinamasına diye bir saatlik hikaye yazarım burada sana.
salla gitsin.
0
jamswety
(31.12.25)
(4)

sevdiğimiz birine para vermek?

baldan kaymak
yaşça benden büyük bir abim var.bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
yaşça benden büyük bir abim var.

bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.

Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
0
baldan kaymak
(29.12.25)
ondan da yaşlı bir ortak arkadaş bulun o versin. o bilir ne diyeceğini.
0
esmer
(29.12.25)
Geçen gün bir hisseye yatırım yaptım. Kazanırsam kazandığım parayı bi sevdiğimle kırışacağım diye söz verdim. Al Abi, bu yarısı senindir.
-3
Mirket
(29.12.25)
Borç olarak ver, müsait olduğunda ödersin de.
Ayrıca mirket -1, hiç samimi değil.
+1
mikro patlama
(29.12.25)
esmer -1, ben bir iyilik yapıyorsam niye puanı başkası alsın, bu kadar saçma öneri duymadım. para kiminse o verir tabi ki. araya adam koymak saçmalık. iş saçma sapan yerlere gidebilir

mirket -1, gereksiz yalan, hisse misse kar mar, hava atar gibi sadaka verir gibi.

en güzeli şöyle diyeceksin. sana değer veriyorum, seni bir abi gibi görüyorum, kenarda biraz param vardı, sana vereyim müsait oldugun zaman ödersin, ödemesen de aramızda bu paranın lafı olmaz zaten. diyeceğin şey bu
+5
abelardo
(29.12.25)
(3)

Amazon Prime Yapımlarını İzleme

eisberg
Başta Pluribus olmak üzere birçok prime yapımında "Bu video şu anda kullanılamıyor" hatası alıyorum. Sanırım bunlar başka ülkelerin primelarına açık, TR'ye kapalı. Bunları TR Prime Video hesabımızla tablette ya da smart tv'de izlemenin bir yolu var mı sevgili arkadaşlar? Teşekkürler
Başta Pluribus olmak üzere birçok prime yapımında "Bu video şu anda kullanılamıyor" hatası alıyorum. Sanırım bunlar başka ülkelerin primelarına açık, TR'ye kapalı. Bunları TR Prime Video hesabımızla tablette ya da smart tv'de izlemenin bir yolu var mı sevgili arkadaşlar? Teşekkürler
0
eisberg
(27.12.25)
Pluribus Apple TV'de.(Apple TV de Türkiye'ye açık değil diye biliyorum) Bazı ülkelerde Amazon üzerinden Apple TV, Paramount vb.ne üye olma özelliği var belki onu görüyorsundur.

izlemenin en kolay yolu eski usül torrent bence.
0
nhk ni youkosu
(27.12.25)
galiba bu amazon primeın bir çakallığı. kendisinde hiç bir ülkede olmayan filmler için de bunu yapıyor bence ciddiye alma
0
abelardo
(27.12.25)
O amazonun türkiye pazarlama stratejisi galiba. Türkiyede olmayan apple plus yapımlarına bile bu ülkede kullanılamıyor yazıyor. @abelardo +1
0
mikahakkinen
(28.12.25)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(12)

50 bin suclunun salinmasi

die fetten jahre sind vorbei
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(25.12.25)
apoyu bile salmayı düşünüyorlar. 50 bin kişi ne ki?
+3
michael harddd
(25.12.25)
cezaevleri full dolu, bir sürü bekleyen dosya var. ülkede adalet, kanun, istikrar olmayınca ve toplumda dolaylı beklentiyi artırınca af yasasını çıkarıyorlar. coronadaki af çakıcı affıydı, bu da demirtaş affı gibi olacaktı ama galiba anlaşamadılar. daha 11. yargı paketi kabul edilmeden 12. yargı paketini planlmaya başladılar.
-1
mikahakkinen
(25.12.25)
Açılım kaçılım neyse o gündeme gelince toplum genelinde pekakalılar affedilecekse biz neden affedilmiyoruz sorusu belirdi. Onun giderilmesi gerekiyordu. Zaten bu teknik olarak af falan da değil bu arada. İnfaz hukuku düzenlemesi. Gazlar alınacak sonra pekeke afları gündeme alınacak.
0
ground
(25.12.25)
düşüncelerimi küfürsüz ve sonucu silivri'siz ifade edemiyorum. o yüzden çok iyi olmuş, pek güzel olmuş diyorum.
+3
scudman1
(25.12.25)
Harika
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
45 bine dusmus, hadi gozumuz aydin
0
narod
(26.12.25)
45-50 bin, ilk etapta hemen çıkacakların sayısı. 100 bini aşacak sayı...

.
0
kartallar yuksek ucar
(26.12.25)
doğru bulmuyorum; adelete güveni zayıflattığını düşünüyorum bu tip uygulamaların. hoş, gerçi adelete güven, zayıflamaktan kunta kinte'ye döndü ya neyse...

niye yapıyorlar? çok büyük ihtimalle kendi çıkarları için.
bu kadarcık oya bile muhtaçlar mı? öyle görünüyor...
0
pangea
(26.12.25)
Düzenli olarak af çıkıyor zaten. Müge Anlı'da şu an bir konu var. 3 çocuğuna tecavüz eden ve bir çocuğu da tecavüz edip öldüren adam toplamda 5 sene yatıp çıkmış. Daha önceki olaylarda bir kişiyi öldüren 2.5 sene, 2 kişiyi öldüren sadece 6 sene yatıp çıkmış. Devlete karşı ya da siyasi bir suç işlemediyseniz cezalar böyle. Yetmiyor gibi bir de cezaları indire indire kuşa çeviriyorlar. Işyerinde güvenlik önlemleri almayan ve bu yüzden çalıştırdığı mesemli öğrenci iş kazasında ölen işverene 2 yılın altında ceza vermişler. Yatarı yok. Böyle cezaların caydırıcılığı yok. Biraz kafa dinleyip çıkıyorlar. Kendileri gibi insanlarla aynı koğuşta kaldıkları için kötü muamele de görmüyorlar. Hatta birbirlerinden tüyo alıyorlar. Ödül gibi cezalar.
+2
gnosis
(26.12.25)
Korkunç olay.
Cinayet, hırsızlık olayları artacak. Yere çöp atmayan, hayatı düzgün yaşamaya çalışan insanlar mezara girecekler yada hastanelik olacaklar.
+1
HellKeePer
(26.12.25)
açıkçası takmıyorum. zaten 20 tane suç kaydı olan adamlar sokakta yanımızdan geçiyor.
zaten herkes bir suç işlediği zaman doğru düzgün yatmayacağının farkında.
o yüzden umurumda değil. sadece kimseyle göz göze gelmeden, tartışmadan, güvenli şekilde evime gitmeye çalışıyorum.
0
matilda
(26.12.25)
matilda kafan güzelmiş güle güle kullan. sen kimseyle göz göze gelmeden tartışmadan evine gitmeye çalısınca bu tipler sana bulaşmayacak mı sanıyorsun? zaten sokata var yenisi gelse de sorun olmaz demek nasıl bir kafa gerçekten anlamak mümkün değil.

duyuruya cevap olarak da tabi ki olumsuz. zaten ben bildim bileli bu ülkede af oluyor bir kaç senede bir. ülkenin bir normali oldu. zaten her yıl biraz daha biraz daha suç işlemenin normal oldugu, iyi bir vatandaş olmanın enayilik oldugu bir düzen var. böyle devam ediyor. iyi vatandaşlar suskun oldukça, bir olamayıp zayıf kaldıkça kötüler daha da güçlenmeye devam edecek.
0
abelardo
(26.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(11)

İyi bir projeksiyon mu yoksa iyi bir televizyon mu

fildirfildir
Sb.
Sb.
0
fildirfildir
(22.12.25)
Ortama ve bütçeye göre değişir ama genel olarak bence iyi bir TV. Aydınlık ortamda daha parlak, fiyatı görece makul, bağlantı seçenekleri muhtemelen daha çok, estetik açıdan daha iyi (kabloları gizlemek vesaire), sessiz, daha düşük enerji tüketir.
0
orient blue
(22.12.25)
Eger ayni boyda olacaklarsa iyi bir tv.

Eger tv kucuk (mesela 65 inch) ama projeksiyon ekrani buyukse (mesela 100 inch) o zaman iyi bir projeksiyon.
0
sertac akin
(22.12.25)
Tv düşünme bile
0
avatar is back
(22.12.25)
Tv, düşünme bile yani projeksiyon falan boş iş. Karanlık 480p izlemek istiyorsan al ama
0
avatar is back
(22.12.25)
projeksiyon bana hiç bir zaman cazip gelmedi. evinde odanda bir şey seyredeceksen tabi ki tv almalısın. projeksiyon sinema salonu gibi büyük görüntü sağlamak için var. evde projeksiyon ne alaka yani
0
abelardo
(22.12.25)
Projeksiyon tâbi ki, ama ultra kısa mesafe olan. Bende Xiaomi var, 6 yıldır çok memnunum üstelik ampul ömrü yok laser.
0
mirty
(22.12.25)
büyük ekran, iyi bir televizyon
0
black holes in the sky
(22.12.25)
TV
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.12.25)
Soru bu haliyle eksik ve cevaplanamaz. Bu soruyu böyle soran birinin projeksiyon hakkında en ufak bilgiye sahip olabileceğini düşünmüyorum, bu nedenle hiç uğraşmayın gidin TV alın.

Ben bir ipucu vereyim: ALR perde denen şeyi bir araştırın. Aydınlık odada parlak bir TV'yi aratmayacak bir projeksiyon deneyiminin mümkün olduğunu görün. Bu sırada bütçenizi de yoklayın. Ona göre karar verirsiniz.
+2
10551037
(22.12.25)
Ben bir hevesle projeksiyon aldım bir sıkıntım yok memnunum hatta tahminimden fazla kullandığım için sinevizyon kağıdını söküp iyi bir de perde aldım ama bence televizyon daha mantıklı ya, uğraştırıyor. Şimdiki aklım olsa hiç bulaşmazdım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
OLED'ler cikana kadar projeksiyon diyordum ama mutlaka perde ile.
OLED sonrasi TV diyorum..
+1
cooperr
(22.12.25)
(8)

"kargoyu asansöre bıraksak?" meselesi

nohut
merhaba dalmaçyalılar.uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gö
merhaba dalmaçyalılar.

uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.

şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gösterip, evden çıkıp yürüyüp teslim almak bir miktar enayilik gibi geliyor. yanlış anlaşılmasın burada mesele iki adım yürümek değil, karşılığında orantısız fazla para ödediğin bir hizmeti almak için bir de ekstradan amelelik yapmak. birilerinin "ulan ne hayvan herifsin, azıcık anlayış göstersen ne olur!" dediğini duyar gibiyim ama o anlayışı hep gösterdim zaten ve sonra bu iş standarda bindi. ayrıca o anlayışı müşteri gösterdiğinde bundan asıl faydalanan kişinin gariban kurye değil de fırsatçı patronları olacağı çok açık. ee, müşterinin suçu ne ki bu sistemde o düdüklenmek zorunda kalıyor?

öte yandan evet, kuryelerin zor şartlarda çalıştığının farkındayım ama bence ricada bulunmaları gereken kişiler müşteriler değil, sineğin yağını hesap eden fırsatçı patronları. ben kendi işimde hiç kimseden kolaylık isteyemiyorum. "hakettiğimi kazanmıyorum" diyerek işimi noksan bırakma hakkını kendimde görmüyorum. ayrıca bana hiç kimse "tamam bu sefer biz kolaylık yapalım sorun değil" demiyor.

neyse. yine de kesin fikir beyan ediyor değilim. belki de kuryenin teklifini kabul etmek ve asansöre bırakılmış kargoyu +60 derece sıcakta ya da sibirya soğuğunda çıkıp almak gerekiyordur. duyuru sakinlerinin fikrini merak ettim sadece.

ne diyorsunuz?
-1
nohut
(22.12.25)
Bana hiç bu teklifte bulunan olmadı. Olsa idi de kabul etmezdim. Zira kargolar artık ucuz değil gerçekten pahalı. Yeri geliyor bir ürün alıyorum ama kabul etmiyor min 2 ürün istiyor.

Dolayısıyla eve teslimat isterim. Yine ileride kargoda problem olabilir kırık vs. Bu durumda siz iade etmek istediğinizde ispatta bile sıkıntı yaşarsınız.

Elden almak en mantıklısı.
+2
drako
(22.12.25)
bizde asansor yok. sepet var mı diye soruyolar. yok deyince sanki analarına sövüyormusum gibi bi zahmet yukarı cıkarıyolar.
0
koela
(22.12.25)
bence de kabul etmemek lazım. kabul ettikçe bu olay normalleşiyor ve üstüne daha da ekstra istekler oluyor. veya bir kaç kişi kabul etti diye kabul etmeyenlere kötü muamele ediliyor.
kuryeler veya diğer hizmet sektörü çalışanları zor koşullarda çalışıyorlarsa bunu işverenleri ile çözmeleri gerekiyor. son kullanıcı olarak biz fedakarlık yaptıkça asıl kazançlı olan patron oluyor. patron belki çalışana daha az iş yükleyecekken, daha çok eleman istihdam edecekken, bizim fedakarlıgımız sayesinde daha az çalışan ile iş döndürebiliyor. çalışanlara yardımcı olmak aslında çoğu zaman patronlara yardımcı olmak anlamına geliyor.
şimdi bu duyuru altına kesin şöyle yazanlar olacaktır "ne var kardeşim asansöre kadar yürüdün de ne oldu ne var bunda" bu tür insanlar oldugu müddetçe bu yanlışlar devam eder.
0
abelardo
(22.12.25)
kabul etme. 8. katta otururken 100lerce kargo aldım bir kez bile teklif edilmedi.
0
jelly bear
(22.12.25)
Oturdugum siteye gelen her kargoyu guvenlige birakiyorlardi, cok kargo geliyor evimize, hepsine tek tek cok net sekilde kargo eve gelecek dedim. Buna herkes uyum saglamadi hemen.

Guvenlige birakmaya devam edenlerin kargolari teslim almadim diye kayit acmaya baslayinca mecbur eve getirmeye basladilar.

Cok acil isim var diyen biri olursa, acelem yok, yarin isin olmayinca getir diyorum.

Taviz yok.

Kargocularla cok zit gitme, ben tedbirliyim sert cikislar yapiyorum, cok sabikali kargocu var, sorunlu insanlar cogu.

Esnaf kuryeler ile sorun yasamazsin zaten.

Sorunu subedeki asgari maasli ile yasarsin. Onlar dert
+1
die fetten jahre sind vorbei
(22.12.25)
Hayvani ücretler ödedikten sonra bir kaç adım yürümek asla zor gelmemeli.
Fazladan para ödediysek biraz alış veriş konularında kendimizi sınırlandırmamız gerektiği anlamına da gelebilir.

Bir konu sebebiyle bugün araçla gidebileceğim yere, gidiş geliş toplamda yaklaşık 3 km olan mesafeyi bugün ayrıca "spor olsun" diyerek yürüme gittim geldim.
O nedenle kapı önüne bir şey almak için çıkıp yürümeyi siz kalori yakmak olarak görün . Tabi o anki duruma göre değişen şeyler ama enayilik falan da değil bu .
0
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bıraktırsan bile “pakette herhangi bir sorun var mı” diye sormayı ihmal etme. Önemli bir şey geliyorsa da bırakmalarına müsaade etme.

Ben eski mahallemde bundan 10 sene önce sepetle alırdım. Kendim söylerdim çıkma diye. Bir süre sonra kendileri sepet sormaya başladılar. İnsan kendi verdiğiyle, kendisinden istenene aynı gözle bakmıyor :)

Kargoların çok pahalı olmasıyla bunun arasında pek ilgi kurmuyorum ben. Teslimatın bu son adımı Kuryeyle aramdaki mevzu. Firma “kargolarınızın kapıya kadar gelmesi gibi bir taahhüdümüz yok” dese ödenen paranın karşılığını sormak doğru ama bu firmanın değil bireyin mevzusu. Parayı da bireye değil firmaya verdiğim için ben o açıdan bakmıyorum.

Söylendiği gibi, bunu standart kabul edip, yok diyenlere tavır yapmak yahut yarın öbür gün asansör yerine bina kapısına bırakmayı talep etmek gibi şeyler gerçekten de olabilir. Arada bir “hayır çıkamıyorum daire kapısına bırakır mısınız” demek iyi olabilir. Fazla geçimli olmak da eşek yerine konmakla sonuçlanabiliyor.

Hasılı; sorun edeceksen kabul etme. Birkaç kez de şubeyi arayıp şikayet et “her sefer her sefer bunu soruyorlar bu nedir ya” diye.
0
lazor
(23.12.25)
bugune kadar belki 1000 kargo almışımdır hiç kimse "asansöre bırakayım" demedi bugüne kadar, ilginçmiş. hatta 3-5 kere diyafondan ben asansöre bırakabilirsiniz dedim de (saçma ağır ama pahada hafif şeyler için, kedi kumu falan.. asansörle kapımın arası 2 adım yok sonuçta) bırakmadılar hiç. ya duymadılar, ya anlamadılar, ya da bırakmak istemediler.
0
robokot
(23.12.25)
(6)

Sözlük ve duyurunun eskisine göre aktif kullanıcı sayısı gerçekten düştü mü?

psmstc
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
0
psmstc
(22.12.25)
bir önceki formatta bir çok troll duyuru oluyordu. büyük ihtimal bunları engellediniz veya siz engellemediyseniz de başkaları engelleyince izole kaldıklarından ve etkileşime giremediklerinden daha az yazmaya başladılar.

sözlükte de benzer bir şekilde engelleye engelleye çok daha az bir içerik görüyor olabiliriz.
+4
gabe h coud
(22.12.25)
herkes herkesi engellediği için kimse yok gibi gözüküyor :)
0
koela
(22.12.25)
sub-etha'ya ulaşmayı bile bilmeyen yazarlar var. eskiden kabak gibi ortada olurdu herkes her yere girerdi. ah ah nerede o eski sözlükler :P
modası geçti burasının bence.
+2
neira
(22.12.25)
Bu platformların bu kadar süre ayakta kalması bile mucize gibi bir şey, kendi alanında faaliyet gösteren aynı dönemin projelerinden hiçbiri kalmadı, sözlük ve uzantıları zombi gibi bir şekilde hayatta kalmayı başarabiliyor, bu arada sözlükte kullanıcı sayısının düşmesi gibi bir şey olduğunu sanmıyorum ben tam tersi katlanarak artmıştır ama duyuruda gak desen engelleyen guk desen dünyayı yok et butonuna basan aşırı konformizm düşmanı bir kitle var, sen de böyle biriysen sana da o nedenle kullanıcı sayısı düşmüş gibi gelebilir.
+1
kizil karga
(22.12.25)
duyuru kesinlikle azaldı. sözlük ise ne azaldı ne arttı. bunlar benim öznel düşüncelerim.
0
abelardo
(22.12.25)
Sözlüğü bilmiyorum ama duyuru trafiği tabii ki azaldı. Böyle miydi burası?
0
lazor
(23.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.