Giriş
(5)

Yatırımlık altın için Tam altın mı çeyrek altın mı

dedeminhirkasi
Hangisi mantıklı?
Hangisi mantıklı?
0
dedeminhirkasi
(15.06.24)
Tam.
0
Amaranta ursula
(15.06.24)
Alabiliyorsan tam.
Ufak ufak bozdururum ben bunu diyorsan çeyrek.
0
Mirket
(15.06.24)
farketmez
0
abelardo
(15.06.24)
farketmez
0
jülsezar
(15.06.24)
Gram altin (iar)
0
brkylmz
(15.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(18)

En köylü önyargınız nedir?

sekizdokuzon
Ben kısa boylu insanların sinsi, anasının gözü olduğunu düşünüyorum. Sizde neler var?
Ben kısa boylu insanların sinsi, anasının gözü olduğunu düşünüyorum. Sizde neler var?
0
sekizdokuzon
(13.06.24)
Beyaz tenlilerin zengin, sarışınların züppe, uzun boyluların genelde aptal olduğunu düşünüyorum. Ama köylü değil, yedi cetten şehirliyim.
0
prole
(13.06.24)
Büyük memeyi daha güzel buluyorum.
0
gabe h coud
(13.06.24)
Erkeklerin sorumsuz ve ben merkezci olduklarına inanıyorum.
0
muhayyer divan
(13.06.24)
dövmeli insanların hedonist olduğunu düşünüyorum.
0
biravekahve
(13.06.24)
Burca göre insan kategorize ediyordum, o bayağı geçti.
0
🌸sekizdokuzon
(13.06.24)
Bı seksüelliği hedonistçe buluyorum.
0
Amaranta ursula
(13.06.24)
ben genel olarak önyargılı bir insanım zaten. bir insanın bakışları, kıyafeti, memleketi, mesleği, ailesi ile olan ilişkileri, okuduğu okul, güzellik derecesi, boyu, kilosu, her şeyi benim için kriter.

bunların hiç birinin köylülükle alakalı oldugunu sanmıyorum. şehirde doğdum büyüdüm, köylüleri sevmem. avam önyargısı dersen belki kabul ederim :) ama bence asıl önyargı asilzadelerde var. önyargı o kadar kötü bir şey değil bence.
0
abelardo
(13.06.24)
Mühendislik, mimari, tıp gibi teknik konular dışında kısa mavi/yeşil saçlı + septum halkalı gördüğüm ya da bıyıksız uzun sakallı birinin fikirlerini ciddiye alamıyorum. Işid sakallıların fikirlerini teknik konularda da ciddiye alamıyorum. Bunlar dışında da tipe göre inanılmaz insan ayırırım. Yanılma oranım çok düşük.
0
nawar
(13.06.24)
Somon füme ve havyar yemem, gereksiz bulurum.


Bir de kendimde asla çözemediğim ve bu konudan utandıgim şey: kapalı birini görünce otomatik olarak AKP'li olduğunu düşünüyorum. İnsanlar kizabilir, haklılar. ben de düzeltmeye çalışıyorum.
0
fraise
(13.06.24)
Bu başlıkta kimseye kızmıyoruz :) @fraise
0
🌸sekizdokuzon
(13.06.24)
Alt çenesi üst çenesine göre önde olan insanlara güvenmiyorum. Belli komedyenlere gülen insanları avam buluyorum, bu insanlarla muhabbeti kesiyorum. Belli el ve tırnak yapıları belli özellikler çağrıştırıyor (mesela kesin iyi yemek yapıyordur ya da kesin sinsidir gibi) ama bunu tam olarak açıklamaya kelimelerimin gücü yetmedi sdfgd.
0
inawen
(13.06.24)
ateist biri olarak, alevilere direkt "iyi insandır" diyorum. 2,3-0 önde başlıyorlar skalamda.
0
hops
(13.06.24)
üst dudağı ince olan insanlar sinsi değil mi? hatta incelik ile ters orantılı.
Bir de uzun boylular : (
ve daha, rasyonel bir seviyeye indirebildiğim halde enerji, astroloji, burç konuşan insanlar : (
0
sparkle kiddle
(13.06.24)
Nazara çok inanıyorum :)
0
numlock
(14.06.24)
Kadın düşmanlığı yapan erkeklerin iktidarsız veya küçük pipili olduğunu düşünüyorum. Redpillciler dahil.
0
kaptan maydanoz
(14.06.24)
ferrari kullanan hırsız orospu çocuğudur falan :)
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
şöyle düşününce utanç verici olduğunu farkedip yazmaktan vazgeçtim :)
0
foolrules
(14.06.24)
Cep telefonunu ön cebinde taşıyanlar
Cüzdanını göt cebinde taşıyanlar
Akp' liler

bu şahıslara karşı önyargım var.
0
kumandanim
(14.06.24)
(8)

Gamsız insanlar itici midir?

slm ben yalnız komando yasin
Çevrenizde vardır ya böyle gamsız ve rahat insanlar.Dünya yansa umurlarında olmaz. Hiçbirşeyi kafaya takmazlar sevgilisinden ayrılır, işten kovulur ya da istifa eder, kaza geçirir arabası pert olur kafaya takmaz. rahat insanlardır.bu tip insanlar itici midir size göre? böyleleri ile arkadaş olmak is
Çevrenizde vardır ya böyle gamsız ve rahat insanlar.Dünya yansa umurlarında olmaz. Hiçbirşeyi kafaya takmazlar sevgilisinden ayrılır, işten kovulur ya da istifa eder, kaza geçirir arabası pert olur kafaya takmaz. rahat insanlardır.

bu tip insanlar itici midir size göre? böyleleri ile arkadaş olmak ister misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(13.06.24)
gamsız olmayı istiyorum ben de . bence itici değiller. arkadaş olabilir niye olmasın
0
jülsezar
(13.06.24)
Bayılıyorum ben böyle insanlara.
0
sekizdokuzon
(13.06.24)
Ama abuk sabuk, sorumsuzca davranıp sonra dert yanıyorsa başka. Onu hiç çekemem.
0
sekizdokuzon
(13.06.24)
bence gamsız insanlar daha sempatik bulunuyor genel olarak
0
abelardo
(13.06.24)
imrenilesidir. ne güzel kafalar rahat, ölümlü dünya diyor bakıyor dalgasına.
0
hops
(13.06.24)
dışarıya yansıtmama rolü yapıyorlar sadece
ya da tuzları kuru
0
bir soru sorcam
(13.06.24)
Bir yerde rahatsız edici oluyor. Çünkü seni de gevşekliğe itiyorlar. "Bir şey olmaz", "sakin ol" tavırlarına uyum sağlarsan nihayetinde işler senin götünde patlıyor. Bu noktada sorumluluğu onlar almıyor tabii ki.
0
stronzo
(14.06.24)
Değildir
0
doharkoman
(14.06.24)
(4)

sıcak havada spor

blackkmamba
bu havada ağırlık çalışıyor musunuz? salonda klima var mı? açıyorlar mı? en uygun saat hangisi olur? bu sıcakta spor yapmak tehlikeli olur mu?
bu havada ağırlık çalışıyor musunuz? salonda klima var mı? açıyorlar mı? en uygun saat hangisi olur? bu sıcakta spor yapmak tehlikeli olur mu?
0
blackkmamba
(13.06.24)
Ben çalışıyorum. Zor oluyor tabii ama gittiğim salon klimalı. Yine de kontrollü gitmekte fayda var, çok zorlamamak lazım.
0
sekizdokuzon
(13.06.24)
Yıllardır çalıştım, çalışılır. Çalıştığım salonların hepsinde klima vardı. Olmasa da olurdu.

Kalp damar sağlığın yerindeyse, terlemeni kontrol altında tutup sıvı alımını ihmal etmiyorsan, terleme-sıvı alımı oranını bozup elektrolit dengeni bozmazsan bir sıkıntı yok.
0
Mirket
(13.06.24)
valla ben azalttım. klima var ama etkisi çok olmuyor bizim salonda. kış gibi değil yani. bence tehlikeli. haftada 2-3 gidiyordum, haftada 1 gidiyorum artık. 2 gün de havuza gidiyorum, oh mis.
0
abelardo
(13.06.24)
Ağırlık antrenmanı derken yani ronnie colemanlik yapmiyorsaniz çok ciddi bir etkisi olmasa gerek.
Sıkıntı olacak şey kardio aktiviteleri, onlari azaltmak ya da en azından çok zorlamadan yapmak ideal olabilir.

Kişi yeterli uyuduysa, elektrolit orani iyiyse (ben hep su, tuz, limon icerim spor salonunda) ve özel bir kalp rahatsızlığı falan yoksa sorun olmamasi lazım.
0
logisticsmanager
(14.06.24)
(11)

Diyanet niye erkek hayvan istiyor?

osssy
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum. Bugünkü haberde vardı. https://www.sozcu.com.tr/diyanet-ete-doymuyor-tasarruf-tanimiyor-p56797
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum.

Bugünkü haberde vardı. www.sozcu.com.tr
0
osssy
(12.06.24)
hocam çok emin olmamakla birlikte durum şöyle olabilir. süt veren hayvanın kesilmesi mekruh olarak kabul ediliyor. dişi hayvanın kesim sırasında sütü olup olmadığının belirlenmesi sonradan mümkün olmayacağından bunun riskini almak istemiyorlar sanırım kendilerince. dişi/erkek hayvan eti de renkten anlaşılıyormuş sanırım.
0
shadowfollower
(12.06.24)
Lezzetinden hacı. Lezzetli olsaydı dişi de alırlardı farketmezdi onlar için.
0
rodeocu
(12.06.24)
dişiler, yani düve veya inek zorda kalmadıkça kesilmez. çünkü yavru verme ve süt verme potansiyeli vardır. dana veya tosun kesilir.

bir tane boğa bütün inekleri hamile bırakabilir. o yüzden geri kalan erkeklere ihtiyaç kalmaz. ama tüm dişiler değerlidir.

insan için de aynısı geçerli aslında. en verimli çağında erkekleri savaşa gönder ölsünler. kalan kızlarla çiftlecek az sayıda erkek kalsa bile sorun olmaz.
0
abelardo
(12.06.24)
Bunlar tam anasının gözü.
Şöyle ki, normalde dişiler kesilmez, yavrulatılır, süt alınır. Dişi hayvan kesiliyorsa muhtemelen yaşlıdır (karttır). Yaşlı hayvanın eti sert olur. Bu yüzden dişi tercih etmemişler. Adamlar bunu bile düşünmüş.
0
parka
(12.06.24)
Öte yandan kimse erkek hayvanı uzun süre beslemek istemez. Büyütülüp hemen kesime gönderilir. Bu yüzden erkek hayvann eti genelde daha yumuşak olur.
0
parka
(12.06.24)
yukarıdakilere ek olarak hamile olma ihtimalleri de olabilir.
0
paintov
(13.06.24)
2 tane beş vakit namazında insan hatta biri cemaatçi biri dişi kesiyor biri dişi kesmem diyor. restauranta gittiğinde yediği etin ne olduğunu nerden bilebiliyorlar? kesmedikleri için sorumluluk onlarda değil mi?
sene 2024 kafa aynı. erkek kesme sebepleri mekruh muabbeti ama cemaatten cemate değişiyor bu.
0
mikahakkinen
(13.06.24)
hamile olma ihtimali, yavrularının olması ihtimali vs.

tamamen merhamet ile alakalı bir durum.

yoksa lezzeti tadı tuzu değil.
0
OgutucuRecep
(13.06.24)
@parka +1

Tabii ki dişiler ekseriyetle yaşlı ve kart olduğu için. Bu kadar çoluk çocuğun, fakir fukaranın hakkını çekirdek gibi çitler gibi yiyen bu güruhun merhamet için, yok sütü var vs diye mi erkek tercih ettiğini sanıyorsunuz. Çok naifsiniz.
0
thracia
(13.06.24)
yukarıdaki sebeplerle daha lezzetli olması için
ama denetimi zor

keşke tüm kamu yemekhanelerinde kaliteli yemekler olsa
0
bir soru sorcam
(13.06.24)
@lambırcek ben o örneği hayvanı dişi erkek diye ayıran kafa için dedim. ayrıca mekruh mekrup vs. türkçe anlamadığım bir kelime pek de önemsemedim.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(6)

hyundai bayisinde 0 km renault satılması

inheritance
Telefon rehberinde hyundai satış temsilcinin numarası kayıtlı. whatsapp durumu olarak şu arabada kampanya var diye paylaşıyor arada. geçen gün 0 km 2023 model clio joy (birden fazla, en az 10 tane vardı) var diye paylaştı. bugün de 2022 model 0 km taliant (yine birden fazla) var diye paylaştı. bu 0
Telefon rehberinde hyundai satış temsilcinin numarası kayıtlı. whatsapp durumu olarak şu arabada kampanya var diye paylaşıyor arada. geçen gün 0 km 2023 model clio joy (birden fazla, en az 10 tane vardı) var diye paylaştı. bugün de 2022 model 0 km taliant (yine birden fazla) var diye paylaştı.

bu 0 km renaultlar hyundai bayisine nasıl gelebiliyor? birileri fiyatların sürekli yükseldiği günlerde alıp zamanında elinden çıkaramadığı arabaları şimdi elinden çıkarmaya mı çalışıyor?

bir de 2023 ü bir nebze anlarım da, 2022 model 0 km nasıl kalabiliyor? stokçuluğun itirafı değil midir?

fiyatları soracak olanlar için: clio 660.000TL, taliant 690.000TL yazmıştı.
0
inheritance
(11.06.24)
hyundai araç da paylaşıyor mu? iş değiştirmiştir belki. değilse de arkadaşı falan vardır reno satışı yapan onun için paylaşıyordur.

yeni düzenlemeyle bayiler temmuza kadar standartlara uymayan araçları ellerinden çıkartmaya çalışıyor çünkü bu araçların satışı için temmuzdan sonra sınırlama olacak.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(11.06.24)
0 km renaultlar 2. el takas olarak hyundai bayisine girebilir, bayiler takasla sıfır araç satıyorlar.
0
gezegen olan pluton
(11.06.24)
aynı firma iki markanın birden bayisi olabiliyor. benim ilçemde aynı aile hem toyota hem de renault bayisi.
0
hrskrs
(11.06.24)
aynı firmaya/kişiye ait hem Hyundai, hem de Renault bayii vardır, ya da ikinci el galerisi vardır. Hyundai'nin resmi ikinci el programı var mı bilmiyorum ama atıyorum Renault'un resmi ikinci el programında başka markalar da satılabiliyor.
0
co2s2
(11.06.24)
bana da stokculuk gibi geldi. 2022 ve 2023 model sıfır araba diyorsun. stokculuk yapmışlar, direnmişler ama artık satmak istiyorlar. piyasayı bitiren bunlar işte
0
abelardo
(11.06.24)
@kanatlı kontun müşfik öpücüğü, hyundai da paylaşıyor. hatta paylaştığı renault larınn fotoğrafı çalıştığı hyundai bayisinin önünde çekilmiş.

@hrskrs, sadece hyundai bayisi.

@co2s2, sadece hyundai bayisi. hyundai promise diye bir şey varmış. ama bu eleman hep sıfır tarafında çalıştı tanıdığımdan beri.
0
🌸inheritance
(11.06.24)
(21)

erkekler olarak kollardaki kılları almalı mıyız?

duyurukullanıcısı
çok olur az olur fark etmezhangisi daha estetik ?normal, doğal kıllı kol ?traş edilmiş, tertemiz cillop gibi deri gözüken kol ?
çok olur az olur fark etmez

hangisi daha estetik ?

normal, doğal kıllı kol ?
traş edilmiş, tertemiz cillop gibi deri gözüken kol ?
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Kendini nasıl iyi hissediyorsan onu yap. Kılları almak ya da almamak evrensel bir kural değil.
0
rock n roll
(09.06.24)
Rock n roll+1
Canın nasıl isterse onu yap.
Türkiye'de göğüs kılları vs dert. Fransa'da aksine erkeksi bulunuyor (hanımın arkadaşı keşke benim kocamda da olaydi diyormus misal). Yani başka insanlari mutlu etmeye calisarak olmaz sürekli. Hayatımda bir kadinin ya da erkegin yapmasını isteyeceğim son şey (ha misal örümcek gibiyse kişi o zaman olabilir).
0
logisticsmanager
(09.06.24)
İsteyen istediğini yapsın o ayrı da efemine bir hareket olduğunu düşünürüm.
0
Mirket
(09.06.24)
kollarını cillop gibi yapan bir erkek vurdurur da
0
abelardo
(09.06.24)
Bu soruyu kadın duyuru kullanıcıları cevaplasa daha iyi tabi ama benlik bi iş değil. cillop gibi sıfatını traşlı kol için kullanıyorsan bence kes gitsin. Cillop gibi olursun
0
kel aynak kusu
(09.06.24)
Erkek kıl almamalı kasık ve koltukaltı hariç
0
Cezcez
(09.06.24)
Kollar dahil makine ile alıyorum.

Ama zaten kıllı değilim.
0
gabe h coud
(09.06.24)
tabi ki imkan varsa aldırmalı.

eskidendi o yok erkek dediğin kıllı olacak muhabbeti.

soğuktan korunurum, yazın da güneş yakmaz dersen bişi diyemem.

ama terleyince koku yapmaya katkıda bulunan, sağa sola dökülüp duran bir yapıyı da elden geliyorsa lazerle aldırmak en iyisi.
0
joooper
(09.06.24)
Bir kadın olarak, kol kıllarını aldıran erkeklerden bunu fark ettiğim anda buz gibi soğuyorum. Öyle 'erkek dediğin kıllı olur' gibi saçma düsturlara da sahip değilim esasında fakat kol ve bacak kılı aldırmanın şahsen feminen olduğunu düşünüyorum. Zaten erkek birey dağ ayısından hallice değilse kol kılı neden terleyince koku yapsın veya sağa sola dökülsün?
0
moonie
(09.06.24)
görüldüğü üzere çok bıçak sırtı bir konu :/
0
🌸duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Valla kıl var kıl var. Derini kapatacak kadar yoğunsa bence aldırmak değil de seyreltme işlemi yapılabilir. Komple kılsız kol da ne bileyim. Sevgilimin kollarının benim kollarımdan daha kılsız olmasını istemezdim:D
0
Amaranta ursula
(09.06.24)
bence alma. cok acayip fazla kil yoksa alinmis kolu bir kadin olarak begenmiyorum ki normalde kildan nefret ederim.

1-zaten kilsiz kol, mesela seyrek ve acik renkli kil ama koyu tenden dolayi kamufle olmus gibi yani
2-killi kol
3- alinmis kol

kilsiz kadin kolu da kötü bence. deniz anasi gibi olmak hos degil
0
robert bosch
(09.06.24)
Dökülüyorsa ve çoksa alınabilir tras yerine tüy dökücü krem kullanılabilir. Bazı sporcular kılsız ve feminen görünmüyor. Kadın gözüyle tertemiz olabilir diyorum.
0
pembediken
(09.06.24)
bunu sorduguna o sekilde geribildirim almis olman buyuk ihtimal. kollar sikintiliysa al gitsin bence.
0
hot potato
(09.06.24)
Köse olup da kılsız olan veya sarışınlıktan az kıllı olanlar hiç itici gelmezken kıllı olduğu halde kılını alan erkeği aşırı itici ve feminen görüyorum maalesef.
0
yenibirgüzelnick
(09.06.24)
yenibirgüzelnick+1
0
Kahvedesu
(09.06.24)
yazın daha çok problem kışın gömlek kamufle ediyor
0
bir soru sorcam
(09.06.24)
ALMAMALIYIZ.
0
doharkoman
(09.06.24)
kıl var, kıl var.

mesela benim kol ve bacaklarım normal kıllı olmasına rağmen sırtımda, omzumda, üst kolumun arka tarafında fazlasıyla kıl mevcut. hem çok kötü gözüküyor, hem de çok rahatsız ediyor, terletiyor. o yüzden ben omuz, sırt ve üst kolumdaki kılları makine ile alıyorum. göğsümü de dereceli tarak kullanarak kısaltıyorum. ama dirsek altı ve bacaklarımı almıyorum.

kaldı ki ciddi ölçüde yüzüyorum. yani vücudu cillop gibi yapsam yüzerken çok daha rahat edeceğim ama o kadarı bana da biraz ılık geliyor. ben sadece çıkmaması gereken yerden çıkan, olmaması gereken kılları alıyorum. hem konforum için, hem estetik açıdan.

lakin recep ivedik gibi kollar gözükmeyecek derecede kapkara kılla kaplıysanız orangutan gibi gezmektense bir miktar alınabilir.
0
kibritsuyu
(09.06.24)
Kıl erkekte çekici bir şey, kadın gözü ile alınmamalı diyorum.

Kılsızlık=feminen
0
ruhen hastayim ben
(10.06.24)
gabe h coud
(13.06.24)
(11)

Ali Koç mu Aziz Yıldırım mı iyi di?

sonhakan
Fikrini değiştiren var mi?
Fikrini değiştiren var mi?
0
sonhakan
(09.06.24)
Ali koç kaldığı sürece sırtımız yere gelmez.

Not: hedef 25
0
birmilyonunvarmi
(09.06.24)
gsliyim, aziz yıldırım daha iyi başkan olur diye düşünüyordum fikrim değişmedi. aziz yıldırım fena olgunlaşmış. tehlikeli gs için
0
paintov
(09.06.24)
ikisi de basarisiz oglu basarisiz. ali koc daha basarisiz hatta. al birini vur otekine.

keske ucuncu bir kisi bulabilseydik.
0
baldur2
(09.06.24)
ali koç ne yaptı ki, full başarısızlık.
0
ferenc
(09.06.24)
galiba dün geceki tartışma özelinde sordun. yani genel olarak hangisi başarılı değil, tartışma programında hangisi daha iyiydi diye sordugunu tahmin ediyorum

bence aziz yıldırım daha iyiydi. ali koçta hep bi gizemli haller, bir kibir var. karşı tarafın açığını bulmuş gibi lafı gediğine koymuş gibi konusuyor ama ortada bir şey yok. zaten aziz yıldırım da bir kaç defa dalga geçti, "ne garip adamsın" gibi bir şeyler dedi. "her şeyi yanlış anlıyorsun" dedi

seçimi büyük ihtimalle ali koç kazanacaktı zaten, bu tartışma aziz yıldırıma seçim kazandıracak kadar fark yaratmaz bence, ama aziz yıldırım gibi bir tecrübe bu şansı da değerlendirmek istedi
0
abelardo
(09.06.24)
ali koç,

aziz yıldırım sadece sermayeden yedi maalesef
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
ikiside değil
ikiside başarısız.

fakat dün akşam gördük aziz yıldırım canlı yayına iyi niyetle gelmiş, kongreyi,taraftarı birleştirmek için. oysaki ali koçun nefret kusmak için geldiği çok belliydi. konuşması, hal ve hareketleri ne kadar terbiyesiz olduğunu gösterdi.

zaten en büyük sorun koskoca kulüpte bunlardan başka aday çıkmaması.
0
my fault
(09.06.24)
gsliler ali koc'un finansal konularda ve kadro kalitesinde sahip oldugu ivmeden asiri cekiniyorlar fakat kazanacagini bildiklerinden "azizden korkuyordum" diyorlar.

aziz yildirim futboldan anlasaydi ismail koybasilarla alper potuklarla ucer senelik sozlesmeler yapmazdi. ali koc'un aldigi kadroya bakmak yeterli ikisinin arasindaki farki gormek icin.

eskiden iyi kadro kurmak kolaydi. euro dusuktu, parayi basip aliyorlardi. ffp yoktu. simdi olay cok farkli noktalara geldi. zaten ilk defa aziz yildirim bunla karsilastiginda kadro degeri 75 milyon euroya kadar dusmek zorunda kaldi cunku hicbir fikri yoktu ffp ile ilgili.

simdi de kulubun basina gecip olan kaynaklari sacma sapan transferlerle harcayacak kazanirsa. ali koc buraya adim adim geldi. bu yuzden de saglam bir temeli var. boyle devam ettigi surece yillarca surecek ambargo ve avrupada basari kacinilmaz. mourinho'yu oyle herhangi bir takimin basina getiremezsin. adam da goruyor bu ivmeyi.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
Fikrim degismedi, ikisi de Fenerbahçe seviyesinde başkan adaylari. Hangisinin 5. Yildizi kutlamalarini tvden izleyecegini merakla bekliyorum.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
Son 20 senede rakibin 10 sen 6 kez şampiyon olduysan başarısızsın demektir. Aziz yıldırım kabadayı olduğu için hakemler üzerinde daha etkili. Ali koç zengine bebesi gibi para harcıyor. Olay sistemsizlik net. Bence fb başkanları soyunma odasına gsdan daha çok karışıyor ve daha sistemsiz bir yapılanma içinde ondan kaybediyorlar.
0
mikahakkinen
(09.06.24)
ikisi de cok kötü. ali koc un kisilik bozuklugu oldugundan emin oldum gibi bir sey ama.
0
robert bosch
(09.06.24)
(5)

Anneler neden hayırsız evlatlarını daha çok severler?

the sound and the fury
Bilimsel bie açıklaması var mı. İşe yaramaz hayırsız annesine bakmayan hatta kendini acındıran bazen parasına göz koyan Evlatlara acır kendisine bakmamasına rağmen onları düşünür üzülürler. Hayırlı olanların da kıymeti bilinmez
Bilimsel bie açıklaması var mı. İşe yaramaz hayırsız annesine bakmayan hatta kendini acındıran bazen parasına göz koyan Evlatlara acır kendisine bakmamasına rağmen onları düşünür üzülürler. Hayırlı olanların da kıymeti bilinmez
0
the sound and the fury
(08.06.24)
stokhölm sendrom
0
pavlis
(08.06.24)
Kendilerini suçlu olarak görürler çünkü, düzgün yetiştiremedim, onun aslında kalbi çok iyi diye.
0
numlock
(08.06.24)
Daha çok sevmiyorlar aslında. Sadece sorun çıkaran çocuğu koruma iç güdüsüyle yaklaşıyorlar. Bu çocuğum sıkıntılı onu korumam lazım gibi düşünüyorlar. Ama sıkıntısı olmayan çocuğa daha az ilgi göstermesi adaletsizlik yaratıyor. Sorun yaratan çocukla ilgilenmekten diğeriyle ilgilenemiyor. Onun korunmaya muhtaç olduğunu düşünüyor. Ben bu konuda uzman değilim sadece tahmin yürütüyorum.
0
rock n roll
(08.06.24)
eşisözlüğün en meşhur başlığı
eksisozluk.com
0
abelardo
(08.06.24)
Bence anneler özellikle hayırsız evladı değil de o evladın belirli bir özelliğini seviyor. Hayırsız evlat aynı zamanda zengin, araba sahibi, iyi bir konumda iş sahibi olabiliyor ya da sadece cinsiyetinden ötürü seviliyor.
0
gnosis
(08.06.24)
(23)

Türk yemekleri berbat ve de sagliksiz degil mi ?

Yourcousinmarvinberry
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.Lokantalardaki sulu yemekle
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.
Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).

Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.

Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Çok sağlıklı değil fakat berbat değil. Geleneksel şekilde yapılırsa daha sağlıklı hale getirilebilir.
0
doharkoman
(08.06.24)
Berbat kesinlikle değil.
Aynı şekilde sağlıklı da değil, bunda hem fikir olabiliriz.

Bu arada birçok mutfak da sağlıklı değil. Fransız, italyan mutfakları da öyle Çok sağlıklı değil.

Benim türk mutfağında gördüğüm bir sıkıntı şu; hayat pahalılığı ve bazı ürünlerin kısıtlı olması sebebiyle karbonhidrat dayatilmis. Misal annem geldiğinde yemek yapiyor, kiyma siparişi veriyor adam başı azıcık. Diyorum bu ne? E alismislar Türkiye'de az kıyma ile yapmaya pilavla makarna ile doymaya.

Malesef Türkiye'deki sağlık sorunlarının sebeplerinden biri mutfak bence. Ama tadlari Çok güzel.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Turkiye'de sebze kulturu tabii ki sifir degil. Sen iki tane birbirine cok benzeyen mutfak (antep ve hatay, komsu sehirler zaten) secip bunlarda sebze kullanimi az demek ki Turkiye'de sebze yenmiyor demissin.

"Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret."
gene yanlis genelleme var burada. turk mutfagi kalitesiz lokantalarda gordugun yemeklerden ibaret degil ki.

bu analiz metoduyla fransiz, italyan, hatta cin mutfagi falan da gayet sagliksiz bulunabilir.
0
hot potato
(08.06.24)
hayır değil. bolca sebze yemekleri var. zannetmiyorum ki başka ülkelerde bizdeki gibi ıspanak, beyaz lahana, kara lahana, yaprak, taze fasulye, barbunya, patlıcan, bezelye, mercimek, enginar, börülce, kuru fasulye, vb çeşit çeşit yemekler yapılsın.
iranlı birisi demişti, türkiyede bir sebzeden çeşit çeşit yemekler yapılıyor. bizde örneğin patlıcandan bir çeşit yemek yapılır, sizde çeşit çeşit patlıcan yemeği var.
0
abelardo
(08.06.24)
Kesinlikle hayır.

@logisticsmanager ve @hot potato +1 Hatta üstüne Meksika, ABD, Almanya, İspanya, Macaristan, Avusturya da eklerim.

Yani en basit hali ile düşününce kuru fasulye pilav ikilisi pizza, lazanya, calzone, arancini, panzerotto, spagetti ve diğer 75 makarna çeşidinden daha sağlıklı mesela. Aynı lezzette değil bu iki yemek dersen de yakın lezzetteki vereceğin herhangi iki yemek birbiri ile aynı derecede sağlıklı zaten. Genelde lezzetli dediklerimizi, lezzetli yapan şeyler aşağı yukarı aynı çünkü.

Deniz ve sebze kültürü sıfır değil. Sadece deniz ürünleri ile yapılanlar çok standart. Orası doğru. Akdeniz'de Yunanistan dışında öyle geniş deniz ürünü yelpazesi yok. Deniz ürününde geniş mutfağı olanların mutlaka ya bir yerde okyanusa kıyısı var ya da okyanusa yakınlar. Sebze kültürü de hayvan besiciliğinin topluma oranla kısıtlı olduğu yerlerde gelişen bir şey zaten. Türkiye'nin coğrafyası da çoğunlukla hayvancılığa uygun. Haliyle et daha zengin olacak tabii ki.
0
nawar
(08.06.24)
sebze kültürü gayet iyi.
0
ferenc
(08.06.24)
değil.

dünya üzerinde "yemek kültürü" sağlıksız olan belki de ülke abd'dir. o da çok geç kurulmasından kaynaklı.

sebze, et, tereyağı, zeytinyağı, baharat vs. olan yemek sağlıksız olmaz.

bence sizin "sağlık" algınız bozulmuş.

sağlıklı dediğiniz şey sebzedir, meyvedir, ettir, yağdır. bunlar düzgün kullanıldığı sürece yararlıdır.

yağ için margarin, sebze için şeker basılmış domates salçası kullanılırsa tabii ki kötü olur ama olması gerektiği gibi olan çoğu "geleneksel" tarif sağlıklıdır. en azından zararlı değildir.

kebabı zararlı bulup "yağsız" ama 300 ton şeker basılmış yoğurtları sağlıklı bulan biriyseniz kendi aklınızı gözden geçirin derim.
0
mark greg sputnik
(08.06.24)
bana da baharatli ve agir geliyor kesinlikle mola verilmesi gereken tarifler. duzenli olarak annemde yemek yedigimde midem ters duz oluyo. bir de asil sorun kahvalti bence sadece aksam yemegi agir olsa neyse diyecegin sabah kahvaltisi agir aksam yemegi agir is yerinde oglen yemegi. bazen yalandan sofra kalabalik gozuksun diye herkesin bildigi seyler yapiyorum carpiliyorum yemekten sonra. bir de yogurtlu mezeler of of hem yemek yiyosun yanina da yogurt direkt bayil. ulkede zaten gida denetimi, organiklik vs de olmayinca saglikli diye salatalik yiyosun saman cikiyo iyy turkiyede yemekler=kotu ama bunu sadece geleneksellerden soylemiyorum genel itibariyle sadelikten cok uzak geldigimiz noktada kaliteden de uzak. gunde 3 doz gavisconla dostluk baslasin
0
ala09
(08.06.24)
Açıkçası bunu pejoratif bir şekilde ifade etmeyi gereksiz buluyorum. Her toplum içinde bulunduğu şartlara göre şekilleniyor. Bu sağlıklı beslenme hikayesi çok çok yeni dahil oldu gündemimize. Hem Türkiye farklı bölgelerde farklı iklimler ve farklı haklarla kaynaşma dolayısıyla çeşit çeşit yemek bulunuyor.
0
anon1m
(08.06.24)
Hamur dediğin şey undur, buğday kaynaklıdır, eski buğdaylarla şimdikiler bir değil, 14 kromozomlu buğday bugün genetiği değiştirile değiştirile 49 kromozomlu olduğu söyleniyor. Ayrıca gluten problemi de genetiğin değiştirilmesi meselesi. Yani bugünkü Türk mutfağının temellerini bugünkü genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tarım ilaçları içine işlemiş buğdaylar oluşturmuyor. Bu bir.

İkincisi, şeker için de aynı şeyler geçerli, bir yığın kimyasal ve mekanik işlemlerden geçiriliyor bu malzemeler, eski şeker ile bugünkü şeker de bir değil. Eski toprak dahi bugünkü toprak değil.

Üç, deniz kültürü sıfır demişsin, Karadeniz yemekleri hakkında Karadenizlileri çeşitsizlikle suçlamak neyin nesi anlamıyorum. Bizim ülkemizde deniz ürünü olarak %98 oranında balığın tercih edilmesi kötü bir şey değil, bu senin bakış açın sadece. Ayrıca denizlerin kirlilik oranı ve av yasağı gibi konular yine eskiden bugünkü gibi değildi, yine Türk mutfağını sağlıksızlıkla suçlayamazsın. Berbatlıkla hiç suçlayamazsın.

Ayrıca kanserojen yiyecek dediğin mesela margarindir, yanmış sıvı yağdır, yani malzemelerin kötü kullanılmasıdır, kullanmazsın olur biter.

Bütün derdin sağlık ve lezzetse senin elinde yani, doğaya %100 saygılı davranıp doğru düzgün yemek yaparsan sağlıklı beslenirsin. Bu. Sorun senin sorunun yani, Türk mutfağının değil.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
yörükler dağdan yeni indi. tabii ki balıkla işleri yok. istanbul rumu değil ki iri yağlı balık olsun sofrasında. karadenizde bile anca hamsi

sebze var. hangi sebze ve ot varsa o yörede, sofrada da var.

şeker yeni icad edildi. rafine şeker.
şeker yokken pekmez, meyve özütü(ekşide burun kıvrılan tübitak projesi) vs kullanıyordu

saydıkların fast food. sofra yemeği değil.
0
lambırcek
(08.06.24)
Berbat diyemeyiz, sağık konusu da değişiyor. Türk mutfağı baya zengin bir mutfak, her türlü yemek var. Sizin biraz isyan edesiniz varmış, buradan çıkmış.
0
akhenaten
(08.06.24)
hiç mi ege'ye, akdeniz'e gitmedin çocuğum?

türk mutfağına berbat diyebilmek nasıl bir kompleksin neticesidir şaşkınım.

türk mutfağı gibi zengin kaç tane mutfak kaldı dünyada?
0
adivar
(08.06.24)
Genellemeler akıllı adamın işi değildir. Bin tane yemeği içeren mutfak için toptan sağlıksız nasıl denebilir. sağlıklı yemekten kasıt buharda Brokoli vb yemeklerse ülkemiz Akdeniz ve Ege mutfağı çoğunlukla sağlıklıdır. Börülce salatalar patlıcan çığırtma vb çok fazla sağlıklı yemekler yine Karadeniz ege iç Anadolu da da böyle sebze ağırlıklı tencere yemekleri de sağlıklıdır.
0
psmstc
(08.06.24)
Berbat mı?!!?? yok artık daha neler. Kurban olurum türk mutfağına ya. Çok merak ettim burası berbatsa neresi iyi sizce? Onu da yazsaydınız keşke.
0
Kediyi üzdün
(08.06.24)
Soru bahane, kebap şahane.

Bence bu kadar cevap gelince amaca ulasildi sanirim.
0
ermanen
(08.06.24)
değil.
0
gurur
(08.06.24)
aslında dünyanın en iyi lokal mutfaklarına sahibiz. hiç bir ülkede bu kadar fazla lokal mutfak yok. fakat pazarlayamıyoruz. fransızlar, italyanlar çok daha iyi olduklarını yüzyıldır iddia ediyorlar, filmlerini yapıyorlar, kitaplarını yazıyorlar, turizmini pazarlıyorlar. fakat bence öyle değil durum.
akdeniz mutfağının hası, ege, hatay, antep, karadeniz, hatta Çorum, Kastamonu bile Fransız mutfanından iyidir. :-)
0
ankarakecisi
(08.06.24)
30 yıldır londrada yaşayan amcam ve eşi antep e yanımıza geldi

2 sinin de mide bozuldu 2 günde.

bu nedir ya basıyorlar yağı salçayı biberi baharatı veya şerbeti, sonra güzel diyorlar afedersin bokuma karıştırsam o da güzel olur zaten diye dolanıyordu kalan günlerde hiç bişey yiyemedi sdfksgs

bu arada londrada restoranı var yani yemekten anlamıyor değil.

bana kalırsa türk mutfağının çoğu ağır ve sağlıksız evet bu konuya katılıyorum.

ama lezzetsiz diyemeyiz. bence gayet lezzetli. biz bazı yemek veya tatlıları yerken orgazm oluyoruz burada. varsın ağır olsun.

öte yandan genelleme yanlış, ege mutfağı diyetisyenlerin de önerdiği gayet sağlıklı ve hafif bir mutfak, onu niye hiçe sayıyorsunuz
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Ulkenin 3 tarafi denizlerle cevrili deniz urunu yiyemiyoruz bu konuda haklisin
0
Zetnikov
(08.06.24)
@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
@logisticsmanager bana sakin ol diyeni ....
Halk bilim okudum. belgesel yönetmeniyim ve abartmayayım ama bu memleketi kasaba kasaba + 40 ülke gezdim desem yeridir. Lise yıllarında dayımın lokantasında her aşamada çalıştım. şimdi emekliyim ve gastronomi 2. sınıf öğrencisiyim. 2 kelam edecek kadar konuya hakimim.

@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.


@logisticsmanager
0
ankarakecisi
(06.07.24)
Türk mutfağındaki lezzetler sağlıklı ve kaliteli malzemeler ile yapılabilecek yemekler fakat özellikle gıda sektörünün kalitesizliği işletmelerin düşük maliyet yüksek kâr amacı sağlıksız yapmalarına sebep oluyor, birçok yemeği evimizde sağlıklı ve lezzetli yapabiliyoruz, bol yağ bol salça bol tuz yerine daha dengeli koyup lezzet elde edilebiliyor, tabi hamur ağırlıklı yiyecekleri doğrudan sağlıksız görebiliriz.

Yöresel mutfaklar hakkında fikrim kısıtlı olsa da antep yöresel yemekleri daha çok sebze ağırlıklıydı aslında ki bir çoğunu beğenmemiştim.
0
atom karincanin torunu
(07.07.24)
(17)

kahvaltı ediyo musunuz? kahvaltıda ne tüketiyorsunuz?

krax
Selam evdeyseniz ve yalnızsanız kendinize kahvaltı hazırlıyor musunuz? bazen çok güzel kahvaltı hazırlarken bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor kahvaltı sizin için gerekli mi?
Selam evdeyseniz ve yalnızsanız kendinize kahvaltı hazırlıyor musunuz? bazen çok güzel kahvaltı hazırlarken bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor kahvaltı sizin için gerekli mi?
0
krax
(06.06.24)
gerekli ve her sabah hazırlarım acil dışarı çıkmam gerekmiyorsa. evden çalıştığım için de rahat oluyor. evden çalışmasaydım hafta içi uğraşmazdım.

reçel-peynir-zeytin-domates/salatalık/maydanoz standart
yanına da bir sıcak genelde
omlet
menemen
krep
sucuklu yumurta
kuymak
peynir kavurması vb

çook nadiren de tost-çay yaparım.

ek: kahvaltıyı öğlen saatinde yapıyorum 11-12 gibi. sabah kalkınca ben de yiyemem.
0
jelly bear
(06.06.24)
Güzel kahvaltı hazırlarım hiç üşenmem bu yüzden artık vedat abimin dediklerini uygulayacam :)

youtube.com
0
grimavi
(06.06.24)
haftalik yesillik yapiyorum. dereotu, maydanoz, roka, kuzu kulagi vs..

yikayip, kesip, kurutup, havasini alip dolaba atiyorum. 1 hafta boyunce domates, salatalik, yumurta, peynir, zeytinle hizlica hazirliyorum.
0
buenosdias
(06.06.24)
Evdeyken kahvaltıyı öğle saatinde yaparım. Haşlanmış yumurta, zeytin, tulum peyniri, üç beş ot

Ofisten çalışırken sadece espresso içerim.
0
gabe h coud
(06.06.24)
evden çalıştığım günler öğlen kahvaltı ediyorum.

yulaf, lor, salatalık, kırmızı - yeşil biber, beyaz peynir, haşlanmış yumurta, zeytin, varsa yeşillik.
0
inheritance
(06.06.24)
kahvaltı hazırlamada ne var ki. buzdolabında kahvaltılık devamlı hazır olur. iki üç çeşit peynir, zeytin. yanına bir domates-salatalık doğrarsın, bir de tercihe göre sahanda veya rafadan veya da omlet yumurta. maks 15 dakika hazırlaması. bir de çayını koyarsın mis.
bunların yanına tercihe göre fıstık ezmesi, bal veya reçel. çok aşırıya kaçmamak gerek.

ben kahvaltı etmeden dışarı adımımı atmam. gerekirse yarım saat erken kalkar yine ederim kahvaltımı.
0
my fault
(06.06.24)
Kahvaltı çok nadir yaparım. Zaten çok erken yemek yiyemiyorum. Genelde kahveyle geçiştiriyorum. Direkt öğlen yemeği yiyorum.
0
rock n roll
(06.06.24)
Kendi çapımda diyet yapıyorum. Zaten mutfakta zaman geçirmekten nefret ettiğim için en kolay kahvaltıyı yapıyorum.
2 haşlanmış yumurta
Yulaf, yoğurt, muz, şeftali, kuruyemiş karışımı (blenderda).
Mis gibi oluyor valla. Hem şişmiyorum, hem kahvaltıya ekstra zaman ayırmıyorum ve çok uzun süre tok kalıyorum.
0
pianeta
(06.06.24)
Eşim kahvaltı aramıyor, ben kahvaltıyı çok seviyorum. Hafta sonu bazen güzel omletler, salatalar, reçellerle kahvaltı hazırlıyoruz, bazen üşeniyoruz. İş günleri (ikimiz de evden çalışıyoruz) kim ne zaman acıkırsa bir şeyler hazırlayıp masa başında kahvaltı yapıyor.

Genellikle lavaş içine peynir çeşitleri, hindi füme, bazen çırpılmış yumurta, bazen haşlanmış bakliyatlar, salça vs sarıp kahvaltı dürümü yapıyoruz. Ya da bazen dümdüz tost yapıyoruz. Yanına domates, zeytin, yeşillik gibi şeyler, o sırada evde ne varsa.

Ara sıra geceden iki kap overnight yulaf hazırlıyorum (standart tarifim: süt, yulaf, chia tohumu, muz, buzluktan çilek/yaban mersini) sabah buzdolabından çıkarıp yiyoruz, özellikle yaz sıcağında çok iyi gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(06.06.24)
Uyanır uyanmaz yemek yemek bana biraz tuhaf geliyor. Yediğim zaman enerjim düşüyor, tekrar uyumak istiyorum. Sanırım iki yıldır kahvaltı yapmıyorum, uyanınca kahve içiyorum. İlk öğünü öğleden sonra, karnım iyice acıkınca yiyorum.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
Hafta ici bazen chia puding, bazen haslanmis/cirpilmis yumurta, peynir, zeytin, otlar
Hafta sonu bazen sucuklu yumurta, bazen de patatesli yumurta vs vs.
0
mor oje
(06.06.24)
olagan disi durumlar disinda yillardir etmiyorum, yilda en fazla 5-10 kere o da es dost aile arkadasla vs. asiri gereksiz bir ogun oldugunu dusunuyorum, eksikligini de hissetmiyorum.
0
bay b
(06.06.24)
Sabah kahvaltısı çok uzun zamandır hayatımda yok. öğlene kadar sadece kahve yetiyor. sonra direkt öğle yemeği. Hafta sonları ise öğle yemeğinin saatinde kahvaltı hazırlıyorum.
0
thracia
(06.06.24)
kahvaltı çok severim. bence kahvaltıda püf nokta yenen şeylerin damak tadınıza uygun olması. mesela herkes her peyniri, her reçeli sevmez. sevdiğiniz şeylerden alın.
ben ezine peyniri ve kaşar peyniri severim. eski kaşar sevmem. lor peyniri, çeçil peyniri de yerim.

zeytin
peynir
yumurta (genelde haşlanmış, bazen sahanda ve menemen)
çilek reçeli
simit
ekmek üzerine fındık kreması
tahin pekmez
helva
süt ve yulaf ezmesi
ve yeşillik
0
abelardo
(06.06.24)
o gün calisiyorsam ve erken kalktiysam iki adet yumurta yerim. evdeysem öğle saatlerinde klasik kahvaltı; yumurta, bazen bir dilim ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillik. canım bunları istemediğinde yumurta, yeşil soğan, maydanoz, nane, dereotu ve marulla yumurta salatası yapıyorum. tatlı ve ılık bir şeyler yemek istersem pişmiş yulaf ve meyve yiyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.06.24)
En pratigi tavaya yumurta kiracaksin

Bi seviye ilerisini istersen

Kare tam bugday ekmegi ve kaşar ile tost hazirlarsin yag surmezsin
Yaninada pul biberli zeytin
Vaktin varsa domates kesersin fantezi olarak beyaz peynir

Afiyet olsun
0
Zetnikov
(06.06.24)
Gün içerisinde son öğünümü çok erken saatte yaptığım için (saat 15-16 gibi) aç kalkıyorum ve direkt soluğu mutfakta alıyorum. Bütün gece de su içtiğim için susuz kalmışlık da olmuyor. Kahvaltıda yumurta mutlaka var, haşlanmış veya sahanda. Yazın pembe domates, salatalık, sivri biber, çok az peynir. O an evde farklı ne varsa o: Bazen bir iki ince dilim pastırma, bazen avokado, bazen sucuk canım çekerse. Kahvaltı bu kadar. Kahvaltıdan sonra genelde canım çektiği için mevsim meyvesi... Bu kadar. Gece genelde aç yattığım için çoğu zaman bir an önce sabah olsa da kahvaltı yapsam diyorum :)
0
silverleaf
(06.06.24)
(21)

Çok ilginç dolandırıldım

ananiyimioguz
Bir ilan gördüm aradim pazarligimi yaptimGazianteyim adam hatayda. Numarasini istedim konustuk falanWhatsapptan mesajlastik bana konum atti.2 saat yol gittim konuma geldim adam beni engelledi.Ariyorum mesgul caliyor.Burada berber var ona arattim suan, acti, Arda bey mi dedi hayir dedi.Klima icin ara
Bir ilan gördüm aradim pazarligimi yaptim

Gazianteyim adam hatayda. Numarasini istedim konustuk falan
Whatsapptan mesajlastik bana konum atti.

2 saat yol gittim konuma geldim adam beni engelledi.

Ariyorum mesgul caliyor.

Burada berber var ona arattim suan, acti, Arda bey mi dedi hayir dedi.

Klima icin aramistim dedi suratina kapatti onu da engelledi.

Benden kapora falan da almadi. Adami gun icinde 2 3 kere aradim ilanla ilgili soru sordum, yanitlari falan.

Konuma gidince de acti, ben geldim bim var burda dedim. Evet dedi kapatti. Kapatis o kapatis.

Ben hic bisey anlamadim. Para atsam dolandirdi diycem veya kapora istese yine ayni sekilde ama kapora falan da atmadim.

Polisi aradim, adam belki vazgecmistir ne icin sikayetci olacaksiniz diyor.

Yanu olur mu dedim mesela araba alicam istanbuldan ciktim geldim adamlara ulaşamıyorum, bu dolandiricilik olmuyor mu dedim, oyleyse karakola bizzat gidin sikayette bulunun dedi.

Ama elimde sadece tel no var: +90 541 287 30 48

Ne yapsam bilemedim. Ilanda numara yazmiyor. Mesak atilmiyor. Soru sordan ulastim.

Numara atti oradan konustuk.

Ilanda Sedat D. Yaziyor. Telefonda ardayim dedi. Suan getcontacttan bakiyoruz onda da Kazım D. Yaziyor.

Ne yapsam bilemedim hic bisey anlamadim bu isten.
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
O kadar kafadan kırık insan var ki. Sırf iptal ettiğini, veya başkasına sattığını vs söyleyemiyor bile olabilir, direkt ghostlamış. En azından para kaptırmadın. Her ihtimal var bu arada, bağımlıdır para bulmuştur falan filan
0
numlock
(05.06.24)
geçmiş olsun.

değmez bence uğraşmaya evet kötü olay ama
0
jülsezar
(05.06.24)
Hocam buradan sanki belanı arıyormuşsun gibi görünüyor :)

etrafta güzel bi pideci ya da meşhur bir yer varsa otur pideni ye dinlen sakinleş, soğuk meşrubatını iç serinle, sonra da dönüş yoluna çıkarsın
0
grimavi
(05.06.24)
Uğraşılacak bir şey değil. Dolandırmadan çok aldatmaya benziyor. Polisi de zamanına yazık
Hatay'dan 2. el klima mı alacaksınız? sürüden ilan var bu konuda face ve WhatsApp gruplarında.
0
diyecevaplandı
(05.06.24)
Olm polis gayet haklı ya. Afedersin ama aptal aptal şeyler ile bizi meşgul etmeyin de diyebilirmiş:)
Dolandırma değil bu bence ya
0
benaslindayohum
(05.06.24)
İyi de ben adamı öğlen aramışım, 2 saat sonra tekrar aramışım ürünle ilgili baska bisey sormusum o da var demiş,

Yine 2 saat sonra yola cikarken haber vermisim, yani gelene kadar haberlesiriyoruz vazgectiyse insan yola cikmadan demez mi vazgectim veya senden once satildi vs.

Isin garibi adam ismim arda diyor, odandaki baska. Baska numaradan ariyoruz arda beyle mi gorusuyoruz diye, hayir diyor.

3 4 yerden arayinca adam en son telefonunu kapatti shdhf

Neyse işin garibi polis dedi ki gelmisken buralarda bakin klimacilara antep e gore uygundur.

Şu urun normalde 15-30bin tl electrolux exp34u338hw

Ben 2.el 7000 e bulmustum işte burada sifir kapali kutu 10.500 buldum adam cok onceden aldim kaldi 1 tane, senin olayi de dinledim kâr koymuycam dedi.

Valla nasip sifir urun almis oldum nerdeyse 2.el fiyatina
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
dolandırma değil ki bu.

satmaktan vazgeçti veya başkasına sattı. sen o kadar yol geldikten sonra sana bunu diyemiyor, onun yerine engelleyip ghostluyor. ikinci el alışverişte dolandırılma ihtimali her zaman oldugu gibi bu yaşadığın ihtimal de var. polislik bir durum yok bence. uğraşılacak bir durum da değil.
0
abelardo
(05.06.24)
suç değil ki, sadece kabalık bu. polis ne yapsın buna? diyelim ki internetten bir kızla tanıştın, randevulaştın gittin hatay’a, kız telefonunu açmıyor. yine mi polise gideceksin?
0
sir gawain
(05.06.24)
Ya ilanı aramamla yola cikmam arasinda günler yok ki 4 saat var. Yola cikarken de haber vermisim. Bu adam 2 saat icinde (yolculuk sürem) birine satmis olabilir mi allah askina ben sattigini dusunmuyorum baska bir is var ama anlamadim.

Mesaj ve arama kayitlari oldugu icin ben hala bir aldatma/dolandirma oldugunu düşünüyorum. Mesafe ve tutar cok olmadigi icin size onemsiz geliyor olabilir.

Ama amerikada oldugunuzu ve marmaristen sahibinden yazlik icin gorustugunuzu dusunun.

O kadar masraf yapiyorsunuz geliyorsunuz ne orada oyle bir ev var ne de muhattap bulabiliyorsunuz.

Bu durumda siz dolandirilmamis mi oluyorsunuz herhangi bir para odemediniz diye.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
Hocam senin bu kadar kafaya takmanın sebebi yine kelepir mal peşine düşüp onu da elinden kaçırmışsın hissi :)

Adamı bulsalar ne olacak zorla mı alacaksın, dolandırılmamışsın ama kıyısına gelmişsin :) yani bu adamın sana sorunsuz bir ürün vereceğinden %100 eminsin, kim bilir sana anlattığı hikayeyi de sıkmıştır, ürün arızalı, çalıntı olabilir vs

10.500lük ürünün arkasından koşacağına 15-16 bine sıfırını alsan daha mantıklıydı
0
grimavi
(05.06.24)
Sıfırı 20bin üstü.

Ben 7bin e buldum niye koşa koşa gitmeyim 1 yıllık garantili cihaz yazmış.

Sonra bir esnafta eski bir stok buldum burada şans eseri de sıfır aldım. Sadece adam fatura kesemem çünkü 4 tane santiyeye almistik 4ü gitti 1 taneyi almadilar elimde kaldi dedi. Daha kutunun koli plastik ipleri duruyor acilmamis bile.

Yine 20+ urun icin kardayim sorun degil tabi bi sekilde dolandirilmadiysam yine dhdjfj ama civardaki esnaflara sordum kazim abi eskidir ya guzel yerden almissin, alis fiyatına verdiyse normal dedi yari fiyatına denk gelmesi.

Antepteki servisi de aramis seri numarasini vermis kurarken sen söyle o zaman baslatirlar garantiyi dedi, eyi dedim.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
"Şu urun normalde 15-30bin tl electrolux exp34u338hw"

Yazmışsın ondan dedim
0
grimavi
(05.06.24)
hocam bu etik değil zaten haklısın isyanda. aadam belki seni dolandıracaktı vazgeçti. adam kötü niyetli , en azından kaba bunda hem fikiriz.

ama bir şeyin etik olup olmaması ile, suç olup olmaması arasında fark var.
0
jülsezar
(05.06.24)
Dolandırıcılık bir durum yok.
0
doharkoman
(05.06.24)
ayak üstü bakmıştım 20 bin üstü normalde hep fiyatlar. Altına gözükenlerde de stok yok yazıyormuş.

benim anlamadığım adamın attığı konum terk edilmiş bir bina idi ve etrafında başka yapı yok, arsa.

ona ne diyeceksiniz?

bir de son duyuruma bakar mısınız ayrıca.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
Adamın telini escort sitelere ver, güzel hatun resmi koy, sadece klimalı yerlerde sevişirim diye not düş intikamını al
0
fistikthecat
(05.06.24)
perde arkasından bakıp gülmüştür- geldi bir tane daha
0
jamswety
(05.06.24)
@ fistikthecat, sfgsdfg birden fazla no ve hesap var ellerinde.

www.sahibinden.com

Bir tanesinde tel no alabilir miyim dedim hemen bir numara attı 2dk içinde.

Teşekkür ederim ben başka dolandırıcılara bakıcam dedim, ona cevap vermedi.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
bi tanidigin da basina geldi. boyle yapanlar cok, bence bi urunu dusuk fiyata koyup insanlarin kapora vermeyi teklif etmesini bekliyorlar. isteseler belli olacak cunku. kimisi oyaliyor, teklif ettiginiz saatte bulusamam mesgulum falan diye. bizim tanidiga oyle oldu, bulusmayi ayarlayamayinca bari o surede baskasina verme kapora atayim diye teklif etti. sonra engel. adamin adi soyadi belli, calistigi yer belli, numarasi belli ama polis bisey yapmiyor. neden dolandirmasin ki bu insanlar? gunde 5-10 mesajla 300-500 kapora gelse ne guzel ek gelir. benim kisisel tahminim bu. kapora istemeden kaporalik ortam yaratip kaporanin ustune yatma dolandiriciligi.
0
icim urperiyor
(06.06.24)
adam satmaktan vazgeçmiş ya da başkasına satmış.
yol parası vb istersin diye uğraşmak istememiş.
öküzlük ama suç değil.
0
parka
(06.06.24)
@ parka, sır perdesi biraz aralandı. olayın aslı öyle değil çete bunlar ya.

Bkz: www.eksiduyuru.com
0
🌸ananiyimioguz
(06.06.24)
(9)

Tesettürlü insanların neden el ve ayakları açık?

ananiyimioguz
Yaz gelince sürekli kafamda bu soru dönüyor. Sanırım bileklere kadar örtünün buyurulmuş ama el ve ayaklardan da tahrik olunabilir, bu iki taraf için de günah olmaz mı?Şimdi diyeceksiniz ki, e bakmasınlar kardeşim. Ama bakılmayınca çözülüyor madem, bu irade ile çözelim o zaman, yani örtünmeden de bak
Yaz gelince sürekli kafamda bu soru dönüyor. Sanırım bileklere kadar örtünün buyurulmuş ama el ve ayaklardan da tahrik olunabilir, bu iki taraf için de günah olmaz mı?

Şimdi diyeceksiniz ki, e bakmasınlar kardeşim. Ama bakılmayınca çözülüyor madem, bu irade ile çözelim o zaman, yani örtünmeden de bakılmayabilir.

Neden her yeri kapatalım ama bazı yerler açık kalabilir gibi bir esneklik tanınmış?

Hadi her yeri kapattın, gözler açık diyelim. Gözden de insan tahrik olabilir.

Komple kara çarşaf kapandın diyelim, ruh emici gibi geziyorsun, içindekini hayal edip de tahrik olunabilir.

Yani erkeğin tahrik olma sınırı yok ki. Örtünün nasıl bir faydası olabilir.

Muhafazakar bir arkadaşım hollandaya gitti mesela, ya biz gavurlara ahlaksız derdik ama bunlar bizden ahlaklı kimse kimseye bakmıyor diyor.

Bizim orada istersen komple kapan, en ufak bir yerin açılsın, veya dar giyin, hatta komple örtün yine bakıyorlar dik dik diyor.

Yani örtünmenin amacı ve pratikteki sonucu hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Din emreder, dindar kişi o emrin gereğini yerine getirir. Sorgulamanın, fikir yürütmenin, söyle olsaydı daha mantıklı olmaz mıydı demenin dinde yeri yoktur NOKTA

EK: Herşeyi anlama, kavrama yetisinin bize bahşedildiği mantığından hareketle bu soruları soruyorsun ama öyle bir şey yok.

Ha, Bu arada inançlısındır ya da değilsindir, o ayrı bir konu. Ama ben inançlıyım ama sorgularım konusu mantıken hatalı.
0
Mirket
(05.06.24)
hocam o sorunun sonu yok.

kadınların varlığından da tahrik olunuyor, o zaman kadınlar niye yaratıldıya kadar gider konu.

dine inanıyorsan sorgulamaman lazım. o konuda mirket +1
0
jülsezar
(05.06.24)
El, ayak ya da gözden tahrik olan, çarşafın altını merak eden insan sayısı bambaşka bir şey düşünürken göz hizasından ilerleyen göğüs dekoltesine dikkati kayan ve bir nevi manipüle olan insan sayısının yanında ihmal edilebilir seviyede.
0
sekizdokuzon
(05.06.24)
kuranda nereye kadar örtüneceksin diye bir şey yok zaten örtünme diye bir şeyde yok.
bunlar yahudi geleneğinin devamı hareketler.
günümüz sıkma baş türbanda kadınları belli bir kısıtlama altına almak için dayatılan bir şey. fakat tam tersi tepki olarak sadece başını kapatıp kısa kollu, kısa paça pantolonla dolaşıyorlar.
kafa kapalı mı, saç görünmüyor mu olay tamam.
0
my fault
(05.06.24)
Din böyle emrediyor. İzin verilen yerler hususlar var izin verilmeyen yasak olan hususlar var.
Akla göre din olmuyor.
Akla göre uygun görünen bir çok şey var ki, dinen uygun değil.

Hollanda vs ülkelerde insanlar cinsel manada istediklerinin fazlasını ve her tür sınırı aşmış halde buluyorlar ki bakmak bile normal görülür olmuş.


Kadını hatırlatan en ufak bir hususta tahrik olmak diyorsun ama diğer yandan bstıdaki ülkelerde de bu noktada cinsel fetiş denen nesne vs şeyleri de hatırlamak gerek.

Bir yerdeki insanların bakış ve tavırları ortak olabilir.
Evlerin birbirine kırsalda da uzak olduğu yerlerde insanlar genelde soğuk tavırlı olurlar.
Bizim Anadolu köylerinde ise evler birbirine oldukça yakın olduğundan komşuluk ve akrabalık bağları güçlü olduğundan insanlar da sıcak sevecen olurlar.
Ama aynı tavır ve yakınlıklar herhalde norveç isveçin denize yakın kırsal yerlerinde görülmez.

Bu sebeple Anadoludan kırsal gezintileri içeren TV programlarında gittikleri her yerde bir şeyleri mideye indirmeyi adet edinenler aynı durumda İskandinav ülkelerinde aç kalabilirler.
0
diyecevaplandı
(05.06.24)
Bende su sorunun cevabini merak ediyorum

Neden kadinlar carsaf giyiyor erkekler giyinmiyor mesele tahrik olmak yada gunahsa neden erkekler carsaf giyinmiyor ozellikle gozu dahi kapatanlar var o derece tahrik oluyorlar

Erkekler neden bu kadinlarin yaninda şort ve parmak arasi terlik sifir kol geziyorlar?

Bayanlarda erkeklerden tahrik olmuyor mu?

Kapişin şimdi
0
Zetnikov
(05.06.24)
@ Zetnikov, sanırım erkeklerin de bir giyiniş kuralı var. Bol kıyafetler, sakal falan.

Fakat dinlerin kadınlar üzerinde bu kadar kuralcı olması büyük ihtimalle erkek egemen bir dönemde dinlerin oluşmasından kaynaklanıyor.

Konu neden kadın peygamber yok a kadar gider...
0
🌸ananiyimioguz
(06.06.24)
islam alimlerine göre ayakların da kapalı olması gerekir zaten.
el ise bileklere kadar açık olabilir, çünkü el ve parmaklar kullanılıyor.
kaldı ki türkiye dahil pek çok ülkede el ve yüz de kapatır bazı tesettürlü kadınlar.
0
abelardo
(06.06.24)
Valla bence inananlar, nefsine hakim olabildiği ölçüde yaşıyor inancını. Başı açık namaz kılan ve oruç tutan da var mesela. Alkol alıp camiye giden de.
0
Amaranta ursula
(06.06.24)
(12)

dışkılama sonrası kanama

semaforo de medianoche
bir haftadır falan dışkılama sonrası peçetede ve tuvalette kan görüyorum az da değil miktarı. diyeceksiniz ki böyle bir şey varsa doktora git hemen. doğru yorum da bu olur tabi ama şöyle bir şey var bende başka hiçbir rahatsızlık yok. yani öyle çok ağrılı, acılı bir şey falan yaşamıyorum normal tuva
bir haftadır falan dışkılama sonrası peçetede ve tuvalette kan görüyorum az da değil miktarı. diyeceksiniz ki böyle bir şey varsa doktora git hemen. doğru yorum da bu olur tabi ama şöyle bir şey var bende başka hiçbir rahatsızlık yok. yani öyle çok ağrılı, acılı bir şey falan yaşamıyorum normal tuvaletimi yapıyorum hayatıma negatif bir etkisini görmeyince de hastaneye gitmeye üşeniyorum açıkçası. 1-2 sene önce de böyle bir şey yaşamıştım sonra kendiliğinden geçmişti. bir sorayım dedim tıbbi bilgisi olan biri veya benzer bir şey yaşayan, kendi yaşamasa da çevresinde duyanların yorumları varsa belki karar vermeme yardımcı olur negatif bir etkisi olmasa bile gene gitmeli miyim doktora?
0
semaforo de medianoche
(04.06.24)
Her halükarda doktora git. Dışkıda kan, hele ki 1 haftadır çok ciddi şeylere sebep olabilir.
0
numlock
(04.06.24)
Hiç ağrı sızı olmadan bol kanamalı hemoroid atakları yaşayan bir arkadaşım ameliyat oldu, hayat kalitesi yükseldi. İleride belki sıklığı artacak, rahatsızlık vermeye başlayacak, tedavisi de daha zor olacak bir şeyi ihmal etmeyip doktora gidin bence. (Genel cerrahi ilgilenir.)
0
kobuzchu kiz
(04.06.24)
@kobuzchu kiz: gastroenterolojiden randevu almak daha doğru olmuyor mu öyle düşünmüştüm ben de bilmiyorum detayını. bir de arkadaşınızın hiç ağrısı sızısı yoksa hayat kalitesini yükselten ne oldu ki onu da anlamadım tam.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.06.24)
Doktora gidin. daha iyi olur.
0
diyecevaplandı
(04.06.24)
Ağrılı olmasına gerek yok. Sürekli bir kanama varsa her seferinde birkaç damla gibi görünen kan akışı, hızlıca kan değerlerinizi düşürmeye başlar. Kan değerleriniz düştüğünde kendinizi daha yorgun, bitkin hissetmeye başlarsınız. Vücudunuzdaki kan miktarı azaldığında, kalbiniz mevcut kanı organlarınıza daha hızlı pompalamak zorunda kalır. Bu da kısa vadede çarpıntı, eğer önlem almazsanız da aniden kalp krizi geçirmenize neden olur.

Özetle bu hiç hafife alınacak bir durum değil. Hemen doktora gidin ve duruma müdahale edin.
0
thracia
(04.06.24)
Doktora görünmek şart. Gastroenteroloji veya genel cerrahiye görünebilirsiniz. Tatsız bir muayenesi var ama yapacak bir şey yok. Geçmiş olsun.
0
pispinti
(04.06.24)
gastroenterolojiye gidin direk.

hemoroid veya makat çatlağı olabilir. Ya da inflamatuar bir bağırsak hastalığının başlangıcı olabilir. Ertelemeyin doktora görünün.
0
nuevo
(04.06.24)
çok ciddi bir durum. bir an önce doktora gitmelisin
0
abelardo
(04.06.24)
Acı var desen hemoroid veya fissür derdim ama bu başka bir şey gibi. Hemen git doktora.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.06.24)
Dur biraz gözünü korkutayım.
Hemoroidden ülseratif kolite, kolon Ca ya kadar her şey olabilir. Bağırsaklarda sinir olmadığı için ağrı sızı vermez. Allah korusun da bir gün tuvalette kan boşaltırsınız, acile yetiştirmekte zorlanırlar.

Hiç zaman geçirmeden bir Gastroentoroğa gidin. Acile gitseniz de ilgilenirler. Ciddi bir durumdur.
0
Mirket
(04.06.24)
dostum annemde boyle olmustu, dur bi kolonoskopi yaptirayim dedi (doktor kendisi), kolon kanseri cikti. o ana kadar da kanser bizim icin hep baskalarinin basina gelen bir seydi. sifir tip bilgisiyle bir sey diyemem, ama doktora gitmemen cok buyuk hata olur
0
lamartin
(04.06.24)
proctolog.
0
oldz
(04.06.24)
(17)

Sizce normal mi?

Cenk Daniels
Merhaba, yaklaşık 9 aylık bir ilişkim var. Sonrasında kendisinin eksisozluk hesabı olduğunu öğrendim. Yazdığı yazılara baktığımda önceki ilişkisine ait bit kaç tane güzelleme yaptığı ve eski erkek arkadaşına yazdığı güzel sözler var. Bunu ilişkimizin ilk başında görmüştüm, fakat sesimi çıkarmamıştım
Merhaba, yaklaşık 9 aylık bir ilişkim var. Sonrasında kendisinin eksisozluk hesabı olduğunu öğrendim. Yazdığı yazılara baktığımda önceki ilişkisine ait bit kaç tane güzelleme yaptığı ve eski erkek arkadaşına yazdığı güzel sözler var. Bunu ilişkimizin ilk başında görmüştüm, fakat sesimi çıkarmamıştım. Fakat aradan 9 ay geçmesine rağmen ve hala hesabını aktif kullanıyor olmasına rağmen bu yazıları silmemesini nezaketsizlik olarak yorumluyorum. Peki siz ne düşünüyorsunuz, konuşmalı mıyım bu konuyu yoksa görmezden mi gelmeliyim?

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(04.06.24)
unutmuştur belki.
benim de aktif kullandığım 10 senelik hesabımın içinde şu an okumaya utandığım şeyler var. okuyabilirsem silerim :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.06.24)
kıskanç olmadığın için aklına bile gelmemiş olabilir. Rahatsızlığını kibarca dile getirmek dünyanın en sağlıklı iletişimidir.
0
hasmetizm 2046
(04.06.24)
Yaptığı şey normal göründü bana.
Bu durumdan rahatsızsanız konuşmalısınız.
Ama unutmayın ki o yazıyı yazdığı gün hissettiği duyguları o gün yazmış. O gün o şekilde yaşandı. Sonradan ne olursa olsun o gün kayıtlara o şekilde girdi. Sonradan değiştirmeye gerek yok.
Birinin "bunları değiştir, beni rahatsız ediyor" demesi de kendine güveninin düşük olduğu izlenimini veriyor.

Yapabilirseniz en güzeli "bunları silmeni isteyemem ve sakın ha silme ama bunlar beni rahatsız ediyor. Gel bunu konuşalım, beni bu konuda sakinleştir, rahatsızlığımı gider. Rahatsız olmaktan rahatsızım" deyin.
0
michael_knight
(04.06.24)
görmezden gel. sacma bir takinti yapmissin.
0
robert bosch
(04.06.24)
Bu kişisel bir alan, silmeyi unutmuş da olsa silmeyi tercih etmemiş de olsa o omun geçmişidir nihayet, oradan silse bile onun tarihinde öylece duracak bir gerçeklik bu. Bir internet sayfasından o yazıları silmesi, o duyguları düşünceleri kendi içinden de silmiş olmayacak.

Bence onu öyle kabul edin, aynı şey size yapılsa ne düşünür ne hissedersiniz bunu bir düşünün. Geçmişte olup bitenlerin hesabını size vermek zorunda değil, o sizi siz onu sevip istediğinizde "şimdi, şu an" idi var o anki halinizle benimsendiniz, sevildiniz.

Aldatılmaktan korkmanın anlamı yok bence. Daha az sevilmekten korkmanın da anlamı yok. İçinize hiç sinemiyorsa ayrılmanız, samimiyetsizce ilişki yürütmenizden daha doğru olur.
0
muhayyer divan
(04.06.24)
Silmemesi normal ilişkiye başlayınca partnerimizin tüm geçmişine reset atmıyoruz, bu kişisel bir alan silip silmemek ona kalmış, nezaketsizlik değil
0
grimavi
(04.06.24)
O yazılardan rahatsız olmanız normal değil. Görmezden gelmenizi ve bu konuyu açmamanızı öneririm.
0
pispinti
(04.06.24)
nezaketen silebilirdi ama silmemesi nezaketsizlik değil, nötr bir durum. seninle ilişkisi varken yazmadıysa hiçbir şey yapmamalısın.
0
hrskrs
(04.06.24)
Merhaba, 9 ay boyunca sizi rahatsız eden bir konuyu neden muhatabıyla konuşmadığınızı kendinize bir sorun. Ardından bunları ve mevcut durumu partnerinizle konuşun.
0
from where i ride
(04.06.24)
İkinci kez cevap yazıyorum ama bence konuşmayın. Ya da şöyle söyleyeyim, benim başıma gelse ve sevgilim bana dese ki "sen benden önceki sevgilin hakkında ekşi sözlük'te yazdıklarını silmemişsin bu bence çok nezaketsiz bikbikbik" direkt olarak sepetlerdim.
0
pispinti
(04.06.24)
unutmuştur. ayrıca uğraştırıcı bir şey geçmişe dönüp entiriyi bulup silmek. çok kafaya taktıysan bir ara münasip bir dille söyle ortamı germeden
0
abelardo
(04.06.24)
Niye sildin ki? Senden önceki anılarını yok sayıp silsin mi.
0
numlock
(04.06.24)
Senden önceki ilişkilerine ait güzellemeleri seninleyken yazdıysa konuş, senden önce yazdıysa tabii ki normal. Görmezden gelmekle kalma, kendine "Saçmalama CD" de bir de. Bir de 9 aydır bunu içinde biriktirirken ne gereksiz triplere girdin kim bilir.

Burayı günlük gibi düşün. İlişki bitince günlük sayfasını yırtıp çöpe atacaksa günlük tutmanın ne anlamı kaldı? İnsanların hayatı sizinle başlayıp sizinle bitmek zorunda değil. 12 yıllık hesabımda an itibarıyla 3788 tane entry'm var. Herhangi ilişki için gidip de inceleyemem ve silmekle uğraşamam. Kaldı ki "şunu siler misin?" dediğimde de eğer sileceksem sebebi nezaketsiz olduğunu düşündüğümden değil, tatava çekmemek için olacaktır :)
0
nawar
(04.06.24)
eski fotoğraflarını atmasını istemek gibi bir şey bu.

hayatının sen olmayan dönemindeki hatıraları neden yok etsin? belki sen ileride olmayacaksın, ama hatıraları hep onunla olacak. tıpkı seninle ilgili hatıraları gibi. belk sen de hatıralara karışacaksın..

eğer hayatında sen varken öyle yazılar yazıyorsa büyük ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(04.06.24)
Ekşisözlük biraz da günlük gibi bir yer, yazıldığı dönemki hisleri, düşünceleri anlatır.
Niye silsin? Kendi alanı, anıları. Buraya yazacak kadar rahatsızsanız konuşun söyleyin rahatsızlığınızı. Nihai kararı o verir yine.
0
crinix
(04.06.24)
silmemesini mi?

ben direk ayrılırım sevgilim böyle düşünse. silmemi düşünse ayrılırım. ne kendim silerdim ne ona sildirirdim. beni ben yapan birşey o.
0
baldan kaymak
(04.06.24)
geçmişi bahsi geçen şahsı ne kadar etkiliyor ve hatırlıyor? bunun dışında geçmişiyle hala yaşıyor mu? bunlara odaklanın. geçmişiyle yaşayan kimseyle olmaz. bu sadece ilişki aşk hayatı olarak bakmayın her konuda geçmişe takılı kalan insanla sağlıklı ilişkiler kurulmaz
0
100binZar
(11.06.24)
(6)

Cristiano Ronaldo Manchester'a ilk transfer olduğunda sağ bek miydi?

gezegen olan pluton
Öyle hatırlıyorum ilk geldiğinde sağ bek oynuyordu, şimdi hiç kaynak bulamadım bu konu ile ilgili, öyle değil miydi?
Öyle hatırlıyorum ilk geldiğinde sağ bek oynuyordu, şimdi hiç kaynak bulamadım bu konu ile ilgili, öyle değil miydi?
0
gezegen olan pluton
(04.06.24)
Sağ açık oynuyordu, hücumcuydu her zaman. Real Madrid'e gittiğinde Messi'yi en azından gol istatistiğinde alt edebilmek için tamamen skor odaklı oynamaya başladı bence. Ferguson onu hep kanatlarda kullandı diye hatırlıyorum. Maç esnasında bazen sola alıyordu duruma göre.
0
fobfilm
(04.06.24)
sağ bek değildi. sağ kanattı. zaten beckham'dan boşalan pozisyon için oynuyordu.
oynadığı ilk maçı hatırlıyorum, ilk maçından itibaren çok istekli ve etkiliydi.
bir dönem bir kanatta ronaldo diğer kanatta nani oynadılar.
sıklıkla sol kanata da geliyordu.
real madride gidince forvet gibi oynamaya başladı. ondan önce hep sağ ve sol kanat oynuyordu manu ve portekiz milli takımında.
forvet oynamaya başlamasının tek sebebi messi ile rekabet değildi bana göre. yaşı ilerlediği için kanat oynamasının zor olacağını düşündü, uzun yıllar futbol oynama planı vardı, bu yüzden forvet oynamaya başladı.
0
abelardo
(04.06.24)
Gareth Bale Tottenham'da ilk başladığında sol bekti mesela ama Ronaldo hep sağ açık oynuyodu.
0
nundu
(04.06.24)
ronaldo'nun bek oynadığını hiç hatırlamıyorum. hep kanat/forvetti.
0
co2s2
(04.06.24)
sağ açıktı diye hatırlıyorum. forvet olmasının messi ile bir alakası yok. bu yetenekte bir adam açıkta ziyan olmasın diye düşündüler bence. çok da iyi oldu zaten
0
paintov
(04.06.24)
Ronaldo hiçbir zaman bek oynamadı.
0
pispinti
(04.06.24)
(9)

"ekonomi iyiye gidiyor" haberleri

biseysorcaktim
ben vatandaş olarak cebime girene, çıkana, kredi kartı taksitlerini öderken çektiğim zorluklara ya da dışarı çıkarken bir sürü düşünüyor olmama bakıyorum ve "çektiğimiz zorluklar ve kamuda tasarruf meyvesini vermeye başladı", "bakın dış ticaret açığı azalıyor, bakın merkez bankası rezervleri artıya
ben vatandaş olarak cebime girene, çıkana, kredi kartı taksitlerini öderken çektiğim zorluklara ya da dışarı çıkarken bir sürü düşünüyor olmama bakıyorum ve "çektiğimiz zorluklar ve kamuda tasarruf meyvesini vermeye başladı", "bakın dış ticaret açığı azalıyor, bakın merkez bankası rezervleri artıya geçti" laflarına pek itibar etmiyorum.

ancak yine de tarafsız şekilde olayı yorumlamak istiyorum.

mesela enflasyon artış hızı azaldı şeklinde bir açıklama yapıldı bugün (enflasyonun kendisi değil, artışı). bu durum önü alınmayacak bir yangının artık kontrol altına alındığı anlamına mı gelir?

ekonomi konusunda az da olsa bi iyileşme var mı? yoksa artık zaten alıştık bu sürece, kanıksadık, o yüzden mi böyle geliyor bize.
0
biseysorcaktim
(03.06.24)
Şu an dövizi baskılayarak ekonominin doğal gidişatına engel olunuyor ve bu çok çok kötü sonuçlar doğrur. Bir anda olur ne olacaksa.
0
numlock
(03.06.24)
2023 Mayıs ayı itibariyle yıllık enflasyon %40 iken 2024 Mayıs itibariyle %75. Bunlar resmi rakamlar olduğu için 2 ile çarparak gerçek enflasyon değerini tahmin edebiliyoruz. İyiye gitmenin tam tersi yani. Ekonomi bakanı bile iyiye gitmenin başlayacağı tarih olarak 2026 ortasını "vadetmişti" zaten.
0
otonomo
(03.06.24)
1.dünyanın en yüksek faizini veriyoruz.
2.belli ki, birileri borcumuzu ödeyeceğimize ve devaluasyon yapmayacağımızın garantisini almış.
3.hal böyle olunca ülkeye sıcak dolar yağıyor. (carry trade)
4.halk fakirleştiği için ithal azaldı, cari açık kapanıuyor.
5)döviz düşük tutulduğu için ihracatta rekor kırıyoruz gözüküyor.
6)reel ekonomide bir iyileşme yok.
7.tefeci faizini biz (halk) ödeyeceğiz.
0
parka
(03.06.24)
Sonuçları henüz hissedilmedi ancak ekonomik program planlandığı gibi devam ediyor. Olumlu etkileri olacaktır, daha kötüye gitmeyiz diye düşünüyorum.
0
abelardo
(03.06.24)
Bakın diğer her şeyi bir kenara bırakın.
Ekonomide bir tane temel kural vardır.
Piyasada bir şey çoğalırsa değeri düşer.
Pazara gittiniz. Bütün tezgahlar domates doluysa domates ucuzdur.
Bakın şurada da ay ay Merkez Bankasının piyasada bulundurduğu TL nin grafiği var.
Para da bir maldır o da ne kadar bollaşırsa o kadar değersizleşir.

x.com
0
Mirket
(03.06.24)
"...dövizi baskılayarak.." , "Bunları yiyorsanız afiyet olsun."

bu kadar cehaletin, ergence konuşmanın olduğu yere cevap verilmez. youtube'da çeşitli ekonomistleri izleyebilirsiniz. atilla yeşilada vs ile başlayarak
0
avatar is back
(03.06.24)
mirty
(03.06.24)
Şimdi bunu size izah etmesi çok zor. Bu bakış açısını kazanıp konuyu kavramanız için en az 6 ay geçmesi lazım. Kısacası evet makro ekonomik veriler iyiye gidiyor zamana ihtiyaç var. vatandaşın hissettikleri bir kriter değildir. Verilen örneklerin çoğuda safsata. Vatandaş olarak yüzyılın felaketini yaşayan 11 şehri yıkılan 50 binden fazla insanı enkaz altında şehit olan bir ülkenin nasıl bu yükün altından kalktığınıda sorgulamanızı tavsiye ederim.
0
doharkoman
(03.06.24)
"Ekonomi iyiye gidiyor" çok genel bir ifade. Çünkü tüketici/vatandaş olarak bizim bir geçim-birikim-iş-sosyal devlet getirileri-belediye ve hükümetin yaptığı şeylerin pozitif dışsallıklarından yararlanma vs gibi bir çok şeyle ölçebileceğimiz (kimisini ölmenin zor olduğu) bir ekonomik faydalarımız var. Bunların bazılarında iyileşmeler, bazılarında kötüleşmeler olabilir. Ayrıca bunlar da yaşımıza, memur-emekli-özel sektör maaşlı çalışanı-esnaf-kobi sahibi-büyük şirket sahibi vb olmamıza, mevcut servet durumumuza, mevcut gelir grubumuza, yaşadığımız şehre vs göre değişiyor. Bir böylesine kompleks bir yapı olarak "vatandaşın ekonomisi" var.

Bunun yanında devletin/hükümetin bütçesi-geliri-ödemesi var. Ödemeler dengesi var. Yaptığı, yapmadığı, yapamadığı yatırımları var. İktidarını sürdürmesi için para harcayabilmesi, yatırım yapabilmesi gereken alanlar var. Dağıtılması gereken rantlar var. Bu rantların oluşabilmesi için yapılabilmesi gereken "projeler" var. Mutlu etmesi gereken çıkar grupları var. Buna da "devletin ekonomisi diyelim".

Sonra yatırımcılar var. Bunun yerlisi yabancısı var. Yerlisinin küçüğü, büyüğü, çok büyüğü, kurumsalı var. Yabancısının kısa dönemli düşüneni (sıcak para/carry trade etc.), orta vade düşünüp biraz daha "derin" alım yapanı ve uzun vade düşünen, direkt yatırım yapmış veya yapmayı düşünen, ülkede fabrikası olan veya almayı-kurmayı düşüneni var. Yatırımcılar yanında yine çıkarları yatırımcılara benzer olan sermaye kesimi/"iş dünyası" var. Buna da "iş dünyası ekonomisi" diyelim.

Son olarak da bu grupların hepsini ilgilendiren. Ülkenin total ekonomisi ile ilgili makro perspektif var. İstihdam-işsizlik, enflasyon, ithalat-ihracat-dış ticaret açığı, merkez bankası rezervleri, para arzı-krediler vb bir sürü makro parametre ile takip ediliyor. Buna da makro ekonomi+ekonomi politikası düzlemi diyebiliriz.

Şimdi, fark ettiğiniz üzere iyi deyince kim için, o kimlerin içindeki hangi alt-kimler için, o alt-kimler içindekilerin hangi vadeyi düşününleri için iyi diyoruz onu tartışmak gerekir. Ve her alt katmanda daha da kompleks bir yere gidiyoruz ama kabaca bazı tarifler yapıp, onlar üzerinden değişimi de konuşabiliriz. Buna göre de totalde iyiye mi kötüye mi gidiyor diye kabaca bir fikre sahip olabiliriz.

2023 seçimleri öncesinde Türkiye düşük faizle piyasaya TL arz eden, yani kabaca sürekli deli gibi para basan bir merkez bankasına sahipti. Merkez bankası Tayyip'in saçma sapan gerekçelendirmeli fikirlerine hiç itiraz edemeden ne derse yapıyordu. Faizin artırılaması ve deli gibi TL basılması döviz kurlarını artırıyordu (aslında TL'nin değerini düşürüyordu). Siyasi rejim sebepli instability, hukuk-demokrasi yokluğu, istihdamdaki bozulma vs vs gibi bir sürü şeyin de etkisiyle tl'nin değeri düşüyordu. Ara ara büyük kur şokları yaşıyorduk. Kuru tutmak için bu sefer merkez bankası rezervlerini yani dolar-euro-altınları "yaktılar". Rezervler eridikçe hem etkisi azaldı hem de kırılganlık daha da arttı.

Yine 2023 öncesi TCMB, ekonomi ve maliye yönetimi tamamen tutarsız, hiçbir bilinen kurala uymayan, şeffaf olmayan, kişilere bağlı, çok temel bilgileri inkar edip, bu bilgilere savaş açan, adeta dünya düz diyen ve buna göre davranan, yerli yabancı tüm paydaşlara tuzaklar kuran, şark kurnazlıkları yapan bir yönetimdi. Yani itibarları yoktu. Ekonomi beklentidir, itibardır. Merkez bankalarının en büyük gücü beklentileri yönetebilmeleridir. Bunu da tutarlı adımlarla, sinyallerle, bağlayıcı planlarla vs yapılır. Bizde bunlar yoktu.

Vatandaş olarak sürekli kur şoku yaşadığımız için fakirleştik. Devlet sürekli bedava, negatif reel faizli kredi dağıttı. Dolayısıyla alabilen ev kredisi, araba kredisi, ihtiyaç kredisi aldı. Alabilen beyaz eşya elektronik, tüketim ürünleri her şeyi aldı. Bunların hepsi savunma mekanizmalarıydı. Yapabilenler yapamayanlara göre daha az fakirleşti. Tabi hepsinin de komplikasyonları oldu. En büyüğü de enflasyon. İşsizlik düzelmedi, kötüleşti. Maaşlar kuş oldu.

Hem vatandaş hem de iş dünyası bu belirsizlik ortamında dolara yüklendi. bu da TL'yi daha da kırılgan yaptı. Daha kırılgan oldulkça daha fazla rezerv yaktılar. DAha fazla rezerv yakınca daha fazla kur şoku yaşadık. Böyle bi faist daireye girdik. Çünkü negatif faiz vererek ekonominin gerçeklerine uymamayı böyle şeylerle kompanse etmeye çalışıyorduk ama olmuyordu. Bu süreç sonunda rezervler eksiye indi. KKM ilan edildi, dövize fahiş faiz verildi. Döviz bulmak için her şey yapıldı. Katar, Suud ve BAE'den döviz dilenildi. Seçimlerde seçim ekonomisi uygulandığı yani maaş artışı, saçma yatırım harcamaları vs yapıldığı için de devlet bütçesi de gittikçe kötüleşmeye devam etti.

Tabi ki kronik problemlerimiz olan vergi adaletsizliği, gelir adaletsizliği, servet adaletsizliği, hukuk sorunları, istihdam-işsizlik-genç işsizliği, emeklilik ve sağlık sigortası sistemi vb gibi her şey düzelmek bi yana da da kötüye gitti.

Sürecin sonunda dış ticaret açığı ve rezerv düşüklüğü çok büyük bir sorun haline geldi. Artık ödemeleri yapamayacak duruma geldik. Katar-Suud vs paraları da geç geliyor veya çok daha büyük şeyler istiyorlardı karşılık olarak. Ve yetmiyordu birkaç milyar dolarlık enjeksiyonlar.

Ekonomide bir şeyleri değiştirmenin gerekliliğine Tayyip'i ikna eden en önemli şey bu döviz sorunu oldu. CDS puanımız zaten çok kötü haldeydi. Artık yukarıdaki fasit daire ile ekonomiyi çevirmenin sonuna geldiğini anladı.

Bu ve diğer etkenlerin de etkisi ile seçimden sonra direksiyonu kırdı ve yeni bir yöne döndü.

Kabaca Mehmet Şimşek'i getiriyorum, TCMB'ye az çok bu işi kitabına göre yapacak kişiler getiriyorum ve bunlara otonomi veriyorum dedi. Mehmet Şimşek ve TCMB de gelir gelmez saçma düşük faiz ısrarını bitireceklerini, artık işi kitabına göre yapacaklarını söyledi. Bunun yanında maliye tarafında da adımlar atacaklarını, vergileri artıracaklarını, kredileri kısacaklarını, bu gibi şeyler sayesinde de ekonomiyi soğutup enflasyonu azaltacaklarını söylediler. Şeffaf olacaklarını söylediler. Vs vs.

Tüm bunların temel amaçları döviz krizini çözmek, enflasyonu düşürmek, kurları stabilleştirmek, yabancı yatırımcı getirmekti. Yabancı yatırımcının geleceği ve kalacağı kurallara dayalı, birkaç ayda bi ters yüz olup bakanların vs değiştiği, Tayyip'in birilerine savaş açtığı vs tarzı bi ekonomi olmayan bir ortam olacağını vadediyorlardı.

İlk yaptıkları faizleri artırmak ve devam edeceklerini sürekli söylemek oldu. 1 yıldan kısa sürece 8'den 50'ye çıktı. Kredi musluklarını kapattılar. Taksit sınırlamaları, nakit avans sınırlamaları, kredi limit sınırlamaları vs gibi şeylerle tüketimi "dizginlemek" isteyen adımlar attılar. Bir sürü ek vergi getirdiler. Kurumlar vergisini artırdılar. Tayyip'i arkaplana çektiler, ekonomiyi biz yönetiyoruz dediler.

Bu süreçte rezervler arttı, kur stabilleşti, enflasyon düşmedi, istihdam düzelmedi, yabancı yatırımcı bekledikleri seviyede olmasa da az buçuk geldi, CDS primleri düştü. Kabaca yabancı yatırımcı ve kuruluşları az çok bir şeylerin değiştiğine ikna ettiler. Ama onlar da her seferinde kazık yedikleri için ve zaten global konjonktür karışık olduğu için hemen alın size milyarca dolar deyip girmediler. Ama 1 yıl içinde peyderpey para soktular. Bazı kuruluşlar not artırdı. Birçok farklı kanaldan olumlu raporlar geldi.

Tekrar söylemek gerekirse ilk amaçları olan döviz krizini engellemeyi başardılar gibi. Enflasyonu düşüremiyorlar.

Şimdi... Vatandaş olarak enflasyon düşmedi. Memurlar ve bi nebze asgari ücretliler hariç maaşlar kuş olmaya devam etti. Gelir adaletsizliği, işsizlik vsde düzelme olmadı. Kredi muslukları kapandı, bu da bizi daha da zor duruma soktu. Yani her zamanki gibi acı reçete vatandaşa kesildi. Enflasyon bi noktada düşerse, kur stabil kalmaya devam ederse faydasını görmeye başlayacağız bi noktada.

Devletin gelirleri bi nebze düzeldi. Kanal istanbul çeşitli sebeplerle yapılmadı. Deli gibi para yiyen KKM sönümlenmeye başladı. Garantili köprü, havalimanı, hastane vsler karadelik gibi para emmeye devam ediyor. Kabaca devlet/hükümet açısından geçen seneye göre daha iyi durumdalar. Tek sıkıntıları bu yerel seçimlerde seçim ekonomisi yapamadılar ve kötü oldu kendileri için. Ayrıca negatif reel faizli beleş kredilerle besledikleri müteahhit, yiyici takım vs ağlıyor ve bu gidişatı değiştirmek istiyorlar. Bir erken genel seçim senaryosu konuşuluyor 2025-26 için. Öyle bi seçimden önce tekrar faiz düşürüp para basma moduna geçebilmek isterler. Hala gidecekleri yol var.

İş dünyası vs açısından genel olarak iyileşme var olarak görülüyor. İşletme sermayesi az olan ve krediye bağlı olan şirketler, ihracatçı şirketler vs sorunlar yaşıyor ama genel olarak olabildiğince az maliyetle kaos ekonomisinden daha düzgün bi ekonomiye geçiyoruz diye düşünüyorlar ve şimdiden alınan meyvelerden -daha fazlasını beklemiş olsalar bile- memnunlar.

Ben kendi adıma genel bir değerleme yapacak olursam, totalde eski kuralsız, ona buna bedava kredi verilen, sürekli para basılan, bunların maliyetini de vatandaşa yükleyen, birkaç ayda bir ekonomi yönetimi değiştiren, en basit ekonomi kurallarına savaş açan yönetime göre bu yeni yönetimi ve gidişatını tercih ederim. Acı reçetenin her zamanki gibi vatandaşa patlaması, kalan çoğu paydaşın pek ırgalanmadan yoluna devam etmesi benim için olumsuz. Eğer AKP gitmezse eninde sonunda bir şekilde eski usule döneceklerini düşünüyorum, bu yüzden eğer sonunda AKP giderse bu 1 yıl ve önümüzdeki 1-2 yıl iyi sonuçlar üretecektir. Eğer AKP gitmezse bu 1-2 yıl krizleri çözmüş olur AKP açısından ama aynı krizleri doğuran yola yine girerler. Kabaca daha iyi bence ama iyi oldu, süper oldu, kurtulduk değil.
0
perferil
(04.06.24)
(14)

2024 Yılında hala niye böyleyiz?

Kediyi üzdün
Hep afganları hintlileri falan linçliyoruz ama gram farkımız yok. Trtden bu korkunç açıklama geldiyse sebebi aç gibi sanki internet çağında değilmiş hiç meme görmemiş gibi ve nasıl kabullendilerse yeni türkiyeyi "oo meme trtde gördük ağağğağa" diye yırtınan türk erkeği yüzündendir. İnanılmaz bir açl
Hep afganları hintlileri falan linçliyoruz ama gram farkımız yok. Trtden bu korkunç açıklama geldiyse sebebi aç gibi sanki internet çağında değilmiş hiç meme görmemiş gibi ve nasıl kabullendilerse yeni türkiyeyi "oo meme trtde gördük ağağğağa" diye yırtınan türk erkeği yüzündendir. İnanılmaz bir açlık inanılmaz bir iticilik.

(git: görsel )

Edit: işte böyle de sapık olarak dünyaya açılıyoruz. (git: görsel)
0
Kediyi üzdün
(03.06.24)
Biz (İran, Afganistan, Mısır ve Irak gibi) bir dönem Batılı olmaya çalışmış, diğerlerinden daha uzun süre ve daha köklü olarak bunda başarılı olmuş, ama tabanda tam karşılık bulamadığı için özüne dönmeye başlamış bir Ortadoğu ülkesiyiz. Tam özümüze döndüğümüzde 'Bayan Voleybol falan ne ki? Çıplak çıplak kadınlar.' diyeceğiz hep beraber.
0
Mirket
(03.06.24)
Meme olayı her ülkede ilgi çeker. Bence eğlenceli bir şeydi trt de gözükmesi.
Çok meme görünce erkekler umursamıyor mu zannediyorsunuz?
Olayı hemen cinsel açlığa bağlamamak gerek
0
Cezcez
(03.06.24)
Bu ülkede her şey uç noktalarda yaşanıyor. Denge diye bir şey yok. Spor, siyaset, din ...

Eşi benzeri yok bu toprakların
0
HellKeePer
(03.06.24)
TRT ile dalga geçmek kabullenmek mi bilmiyorum, ülkenin gidişatı ortada zaten. Ayrıca TRTde rakı görsem ben de dalga geçerim, memeyle çok ilgisi yok bence. Başka kanalda da rakı görsem ooo tvde rakı mı derim.


bir de O Türk erkekleri bir anda belirmiyor toplumda.

hep böyleydik ülkece. Sadece sosyal medya olunca herkesin ne yaptığını görüyoruz.
0
jülsezar
(03.06.24)
Trt nin memeyi biz çekmedik amerikalı yayıncı çekti, sonraki maçlar için onlara da uyarı yaptık demesi face palm
0
grimavi
(03.06.24)
Öz möz yok. Sağcı partiler ve askeri cuntalar eliyle itinayla islamcılaştırılmış ve ırkçılaştırılmış, bir garip medeniyetler beşiği anadoluyuz. Ha öz diyeceksek esasında binbir rengin açtığı bir kültürümüz var ama egemenlerin işine gelmiyor.
0
prole
(03.06.24)
Üzülerek belirtmeliyim ki o saydığınız ülkelerin halkları ve sığınmacılar yeni nesil Türklerden daha medeni ve daha ahlaklı ve dürüst dünya sosyal medyadan ibaret değildir. Türkiye'de başıboşluk otorite eksikliği var fazla "özgürlük" var herkes her istediğini yapabiliyor yozlaşma bu yüzden. Şimdi devlet sosyal medyaya için bir düzenleme getirmeye kalksa bu sefer "özgürlük yok baskı var" diye provokasyon yapacaklar bilindik şeyler.
0
doharkoman
(03.06.24)
Dönelim ya, tam dönelim ama. mağaraya geri dönelim. dinozorlar türesin yeniden yesin bizi bitelim bence. ben tamamım bu tersine medeniyet yolculuğuna, hayvandan bir farkımız kaldı mı ki giyinmekten başka?

motor sürüyorum pazar günü, viraj içinde adam motoru altına alırcasına üzerine sürüyor aynı şeritte arkandan gelip. çekilmeyince kornaya basıp ne diyorsun deyince de çekil diyor. adam motosikletin (ki teknolojisini bilmeye gerek yok adını da mı bilmiyorsun be cahil) motorlu bir taşıt olduğunu, aynı karayoluna tabi olduğumuzu hala idrak edememiş. Diğer arabaların da üzerinden geçemediği için üstüne sürmüyor bu durumda. Arabası az biraz daha yüksek, az biraz imkanı olsa, tank falan versen, altına ala ala yoluna devam edecek.

Adam öldürmeye teşebbüs ediyor sen MEME diyorsun.

O yüzden sene olmuş 2024, iki parmağınla dünyayı gezip, tüm yazılı kaynaklara ulaşabildiğin bir dönemde bu varlıklarla bir arada olmaktan ben memnun değilim.

Bu yüzden bence dinozorlar yeniden gelsin. (y/n) YES
0
erty_ksk
(03.06.24)
@Cezcez konu memenin ilgi çekip çekmemesi değil.
Ve evet çok meme görünce umursamıyor en azından insanların ig hesaplarını bulup kocasına gavat diyecek kadar umursamıyor. meme gördü diye kendinden geçmeyen ülkeler ve erkekler var hepsi de en az sizin kadar erkek.
o yüzden her erkek meme görünce ülkesinde gündem yaratacak seviyede olmadığı için burada olan bal gibi de cinsel açlığın göstergesidir.
0
🌸Kediyi üzdün
(03.06.24)
açlıktan ziyade haber değeri var.
trt gibi kanalda meme görmek:D
tabi başka bi kanal da olsa haber değeri olurdu, trt olunca katmerlendi.
geçtiğimiz senelerde bi kupada memelerinin arasına telefon yerleştiren kız fenomen olmuştu.

internette tonlarca meme görseli ve videosu var. böyle doğal ortamda denk gelmek daha eğlenceli oluyor. aç olmayla alakalı bir durum değil.
0
tabudeviren
(03.06.24)
bu arada dediğiniz gibi meme görünmesine olan goygoydan çok instagramını bulup paylaşmaları fecaat
0
jülsezar
(03.06.24)
Yalnız 21. yüzyılda bile hala özgürlüklerin fazla olduğunu söyleyenlerin burada bile olduğu bir ortamda, durumu medeniyetlerin beşiği ve binbir rengin açtığı kültürün olduğu yerde Askerler sayesinde bu halde olduğumuzu söyleyen @prole'nin iyiniyetinden ben de istiyorum mümkünse :)
0
Mirket
(03.06.24)
Çok özgürlükten bunlar. Misal eksiduyuruda çok özgürlük var, bence misal burada bir kişi hariç herkesin yazıları hakkında islem yapılmalı otorite gelmeli, bundan sonra fikirlerimizi söylemeden önce gerekli sosyal medya memurundan onay alınmalı.
0
logisticsmanager
(03.06.24)
mirket +1
ben de afganistandan pek farklı olmadığımızı, yalnızca daha batıda oldugumuz için daha uzun süre sekülerleşmeye çalışmış olduğumuzu, ama artık batılılaşma direncinin zayıfladığını, hızla afganistanlaştığımızı düşünüyorum
0
abelardo
(03.06.24)
(6)

ali koç'un hareketleri biraz garip değil miydi?

OgutucuRecep
jose'nin imza töreninde biraz böyle adama emir verir gibi hareketler falan yapıyor gibi geldi.aşırı gergin ve stresli gözüküyor. amk imza töreni var biraz mutlu ol be adam.bu adamın psikolojisi ağır bozulmuş gördüm öyle böyle değil ama çok fena.sizce?
jose'nin imza töreninde biraz böyle adama emir verir gibi hareketler falan yapıyor gibi geldi.

aşırı gergin ve stresli gözüküyor. amk imza töreni var biraz mutlu ol be adam.

bu adamın psikolojisi ağır bozulmuş gördüm öyle böyle değil ama çok fena.

sizce?
0
OgutucuRecep
(03.06.24)
milyar eurolarla oynayıp klüp başkanlığını geçtim holiganlığı seçmesi zaten psikolojisini gözler önüne seriyor bence.
0
wild honey suckle
(03.06.24)
Her zaman öyle biriydi. Hem yapısı alfa olmaya uygun (varlığı, yetiştirilmesi, ailesi) hem de futbol buna çekiyor insanları. Aynı şeyler bjk başkanları, gs başkanları tarafından da yapılıyor. Hatta düzenli maç izleyen her taraftar o hale dönüşüyor
0
avatar is back
(03.06.24)
inanılmaz bir kibir abidesi. aşırı başarısızlıktan kaynaklı psikolojisi de bitik bence. uçsuz bucaksız bir kibir ve bozuk bir psikoloji ile bu duruma düşmesi şaşırtıcı değil.

son zamanlarda yaptığı bütün açıklamalar fail. "ismail bir gün fenerbahçenin çocuğu bir gün ....", "at yalanı ..." küfürbaz haydoya dönüşmüş durumda. kapalı kapılı ardından 2 kelimesinden biri küfür muhtemelen de kameralar önünde bir tek sonunu getirmiyor.
0
ilgeru
(03.06.24)
bu adamın alfalık ile alakası yok bence
0
🌸OgutucuRecep
(03.06.24)
bana da normal gelmiyor. koç oğlu olduğu için üzerinde inanılmaz bir performans yükü var ve bunun altında çok ezildi. zaten koç ailesinin oğlunun türk futbolunda başkan olması baştan abesti. yalakalar gaza getirip başkan yaptı, yük ağır oldu onun için.
biraz yumuşak davransa "bakın zengin çocugu başkanlığı beceremedi" diyecekler diye abuk subuk davranmaya başladı. bazıları da buna alfalık demiş asdkajdo
0
abelardo
(03.06.24)
bir beşiktaşlı olarak bu adamın en başından beri başarısız olacağından adım gibi emindim. fenerliler her hareketine alkış tutuyordu. adam canlı yayına çıkıyordu. oo ne güzel slayt açıyor falan diyorlardı. fener taraftarını kandırmak çok kolay gerçekten. şimdi de mourinho'yu getirdi yine her şeyi unutturdu. ben yine şampiyon olacağına inanmıyorum fenerin.
0
nothing in my way
(03.06.24)
(21)

Vicdan sahibi Yahudiler

karanlik yanim
Vicdan sahibi, egitimli, entellektüel Yahudiler veya Israil vatandaslari Gazze saldirilari hakkinda ne düsünüyorlar? Yasanan zulüm o kadar cigrindan cikti ki artik aklim almiyor olan biteni. Acaba diyorum disaridan bakanlar olarak bizim göremedigimiz bir seyler mi var. Neden duymuyoruz bu insanlarin
Vicdan sahibi, egitimli, entellektüel Yahudiler veya Israil vatandaslari Gazze saldirilari hakkinda ne düsünüyorlar? Yasanan zulüm o kadar cigrindan cikti ki artik aklim almiyor olan biteni. Acaba diyorum disaridan bakanlar olarak bizim göremedigimiz bir seyler mi var. Neden duymuyoruz bu insanlarin seslerini? Karsi tarafin elinde hala düzinelerce Israilli rehineler oldugu icin mi sesleri cikmiyor? Ya da ben mi ulasamiyorum bu kaynaklara? Sansüre mi ugruyorlar?
0
karanlik yanim
(02.06.24)
İsrail'deki yayınlara bakıyorum hem tv hem sosyal medyadalarında.
Vicdan namına hiçbir şey yok.Muhalefet edenler niye asker gitti,niye havadan bombalamadık, batı şeria niye bombalanmıyor, hala hamas bitmedi, hizbullah bizi nasıl vurabilir vb.

Karşı çıktıkları tek şey o kadar uçak, bomba varken Gazze'de hala yaşayanların olması. Savaş kabinesi daha temkinli davranıyor israillilere göre.
0
hebanon
(02.06.24)
Oranlayınca sayıca çok az kalıyorlar haliyle sen denk gelmemişsin, akademisyen olarak norman finkelstein var çıkıp yıllardır konuşuyor, yine sıradan bireysel olarak karşı çıkan israilliler var twitterda

Üstteki yorumu görünce ekleyeyim, geçen twitterda savaş karşıtı bir israilli, haber tv programlarının, propagandanın nasıl yapıldığını gösterip anlatıyordu israil içinden, kapalı devre bir propaganda sistemi, haliyle kendini hep haklı görüyorlar
0
grimavi
(02.06.24)
Konuyu Yahudiler diye düşünme. İsrail devletinin kurulmaması gerektiğini düşünen Yahudiler bile var.

Şu an yapılanlar Hükümet kararıdır.

www.youtube.com
0
Mirket
(02.06.24)
ABD vb. yerlerde yaşayan eğitimli entelektüeller sessiz çünkü kendilerine bişey olmasını istemiyorlar. (ayrıca "echo chamber" diye bişey var, kendi okudukları izledikleri şeylere bakarak İsrail haklı da diyor olabilirler)

Fakat İsraildeki aşırı dinci Yahudiler (sanırım bizdeki karşılığı Fatih'teki tarikatlar falan) en başından beri İsrailin bu hamlelerine karşı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.24)
sana zulüm gelen seyler onlar icin vatan müdafaasi.
ayni seyi türkiye'de yasasaydik "vicdan sahibi türkler" vatan haini olurdu.
0
arkadakiadam
(02.06.24)
İsrail'deki siyonist ve siyonist hükümetin tutumuna aksi yönde yine İsrail'deki yayın organı Haaretz gazetesi biraz daha gerçekçi yorumlar yapar.
Ayrıca istediklerinin biraz fazlasına örnek ,alt yazılı olarak buradaki videoda:

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(02.06.24)
israil'in tamamen haksız olduğu tartışılmaz bir gerçekmiş gibi sormuşsun. acaba biraz da israil'in acaba haklılık payı olabilir mi diye düşünsen mi?
0
abelardo
(02.06.24)
şuan israilde operasyonlara karşı çıkanlar netanyahu karşıtları ve siyonizm karşıtı katı ultra-ortodoks yahudiler. bizim televizyonlar devamlı halk tepkili diye veriyor ama bunlar küçük topluluklar.

sonuçta terörle mücadele söz konusu ve birçok israillide bunu destekliyor. hatta yurt dışından ülkelerine dönüp orduya katılanlar var.
0
my fault
(02.06.24)
@abelardo Eh yani peki Israil tamamen haksiz olmasin (terörle mücadele, rehineler vs), ama bu bir soykirim midir degil midir tartismalarina yol acan bir insan trajedisi yasaniyor (soykirimdir veya degildir ayri konu). Lan biz ne yapiyoruz diye sorgulayan baskin bir ses, ya da onu gectim bakin bu trajedi yasaniyor ama bizim gözümüzden de duruma söyle bakmaniz lazim diye uluslararasi kamuoyuna sagduyulu bir aciklama yapacak birileri cikmayacak mi diye sordum.
0
🌸karanlik yanim
(02.06.24)
İsrailliler ne düşünüyor için yakın zamanda bir araştırma:
www.pewresearch.org

Spoiler: yahudilerin sadece %4’ü İsrail’in çok ileri gittiğini düşünüyor, %96’sı öyle böyle olanlara ok yaniz

İsrail’e karşı yahudiler: x.com
0
but that was just a dream
(02.06.24)
yapilan seyin dogru/yanlis olduguna bakmaksizin her tezin bir antitezi cikar ortaya. Ama bu yahudilerin ezici cogunlugunun bu mevzunun arkasinda oldugu gercegini degistirmez. dogru/yanlis saglamasi yapilacak cizgi asilmis vaziyette.

musluman/yahudi kavgasini bir kenara birakalim. senin yasadigin x ulkesine 3000 kisi top tufek dalip, evlere kadar girip yaklasik 1200 kisiyi kursuna dizerek oldurdu diyelim, bunlardan 50 kadari coluk cocuk. Bunun disinda yaklasik 3500 kisinin de yarali kurtuldugunu, 250 kisinin de kacirildigini dusunelim.

boyle bir durumda eger mevzubahis bir ulke ise, kabile falan degilse, var gucuyle karsiya dalar haritadan siler. birinin senin evine dalip anani babani kardesini kursuna dizdigini dusun, sonra ben karsina cikip vicdan falan desem ne yaparsin?
0
cooperr
(02.06.24)
Haaretz'de IDF'i ve yöneticileri eleştiren makalelere sıklıkla rastlayabilirsiniz. Bunlar dışında isim isterseniz Louis Fishman'ın twitter hesabına göz atabilirsiniz. Noam Chomsky'nin 7 Ekim öncesine ait İsrail eleştirilerini okumuştum, güncel olarak da eleştiriyordur herhalde.
0
zihua
(02.06.24)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Cenevre İnsan Hakları Sözleşmesi var. Savaş esirlerinin günlük kalori ihtiyacının bile karşılanması uluslararası anlaşmalarla teminat altındadır.
Savaşta sivil öldürülmez. Çocuk hiç öldürülmez. Savaşta siviller yerlerinden edilemez falan
Bunlar yapılıyorsa gerekçe olarak savaş gösterilemez.
Kaldı ki savaş iki ülke arasında ve ilan edilerek yapılan bir faaliyettir.
Yani ortada bir savaş yok.
0
Mirket
(02.06.24)
yok cenevre insan hakları sözleşmesi, yok kalori ihtiyacı falan görüldüğü gibi devletlerin kendi ulusal güvenlikleri tehdit altında olduğunda gayet de rafa kalkıyor. israil de kendi güvenliğini tehdit eden unsurlarla savaşacağını ilan etti. yaşanan olayları da terminolojiye bağlı kalarak savaş olarak niteleyememek sadece israil'in işine yarayacak bir durum olur. ne diyelim? filistin tatsızlığı mı?
israil'e şu an yaptıklarının bedelini belki bir noktada cenevre menevre dedirtilerek ödetilir ama olan olmuş, ölen ölmüş, elde edilen topraklar israil bayrağı altına girmiş olacak o noktadan sonra kim takar cenevre'yi. savaş tam olarak budur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.06.24)
Öncelikle bu konuyu açtığınız için teşekkürler. Gazze'de ki soykırım sürekli gündemde tutulamlı. Yahudilerin hepsi eğitimli ve entellektüel (bizdeki asimile olmuş kesime benzemez hepsi dindar ve muhafazakar kendi değerlerini savunuyorlar) fakat onlarda vicdan merhamet yok yahudi olmayanları hakir görüyorlar. sizin anlamlandırdığınız şeylerler onların anlamlandırdıkları şeyler çok farklı. Gazze'de soykırım yapılırken Çocuklar katledilirken hastaneler okullar bombalanırken kutlama yapıyorlar bu onlar için çok sıradan bir şey. Bu katliamlarda yeni değil 80 yıldan beri devam ediyor adamların tarihi katliam ve işgal üzerine kurulu fakat artık bu işin sonu gelmek üzere bu terör devleti i*rail bu yaptıklarının bedelini ödeyecek dünyada günden güne yalnızlaşıyorlar kuzey kore gibi olacaklar hatta yahudiler sokağa bile çıkamayacak tarih onları affetmeyecek bu durum hollywood'a ısmarlama Holocaust yalanlarına benzemeyecek gerçek soykırımcının kim olduğunu bütün dünya gördü. Şimdi dünya devletleri teker teker Filistin'in bağımsızlığını tanımaya hazırlanıyor deamı gelecek. Sadece Ortodoks yahudiler işgal devletinin kuruluş zamanı konusunda ihtilaflı oldukları için antisiyonistler ve siyaset gereği Filistin'i destekliyorlar. Sansür konusuna gelirsek medyanın, finans sisteminin küresel şirketlerin ezici çoğunluğu siyonistlerin elinde adamlar neredeyse bütün dünyayı kontrol ediyor istedikleri gibi algı yönetimi yapıyorlar. ABD'de ve avrupanın çeşitli yerlerinde her gün protestolar var batılılar ortadoğu, İslam dünyası ve Müslümanlar hakkında doğru bilgiye sahip değiller batı medyası (medya derken her türlü medya, yazılı, basılı, görsel, sosyal, ajanslar, intermedia... aklınıza ne gelirse) tamamen sansür, ırkçılık ve İslam düşmanlığı üzerine kurulu tek taraflı olarak İsrail propagandası yapıyorlar (medya çoğunlukla siyonist lobinin kontrolünde asıl mesele bu) gerçeği öğrenen batılıların tepkisi radikal oluyor (bkz. Özgür Filistin için kendini yakan ABD askeri, Filistin direişinden etkilenip Müslüman olan batılılar) Siyonizm insanlığın en büyük düşmanıdır. Görüyorsunuz adamlar dünyayı esir almış durumda hiç kimse sesini çıkaramıyor siyonizme karşı çıkmak bütün insanlığın görevidir. Sözde demokrasi beşiği ABD'de soykırımı prostesto eden üniversite öğrencilerine yönetimin cevabı keskin nişancı gönderip yaka paça göz altına aldırmak oluyor soykırıma karşı çıkan veya yeteri kadar destek vermediği düşünülen rektörler görevden alınıyor google israili protesto eden çalışanını işten çıkarıyor adamlar yapay zeka ile Gazze soykırımını içeren içerkleri tespit edip özel olarak sansürlüyorlar. Bir tek Çin merkezli Tiktok bu sansürün dışında kaldı ki şimdide ifade özgürlüğü kavramının içini boşaltıp soykırım protestolarını ''antisemitizm'' kapsamında ceza hukukuna yerleştirme hazırlığı yapıyorlar. Bu konular gündeme gelmiyor çünkü gündemide algıyı yöneten siyonistler belirliyor fakat ne yaparlarsa yapsınlar siyonistler Filistin'in altında kalmaya mahkum. Şimdiden bağımsız Filistin'i tanıyan ülke sayısı 147'ye ulaştı.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com
0
doharkoman
(03.06.24)
evvela filistin bizim toprağımız
filistin daha bizimken, britanya, yahudilere vaadetmişti bile o toprakları (balfur deklerasyonu)
düşün liverpoolu vaadediyorsun samsunlulara şimdi. ne garantilemişsindir bu vaat için?
700bin filistinliye karşın 3bin çeteci, 3 kolordu içinden 2 kolordu osmanlı askeri yendi hikayesine inananları bi kenara alırsak, ki filistinden daha çok asker topladığımız garanti, ingilizler 2 kolordumuzu bertaraf etti.
biz oradan çok adi bi şekilde kovulduk
halebi şamı bile itiş kakış hariç savaşmadan terkettik. tam ingilterenin kendisi için arzu ettiği sınırlara çekildik.
ingilizler için bir haçlı seferidir. tekmeyi yiyen de bizleriz
i.hizliresim.com

bunu hafızadan silmekle kalmayıp bizden bile alık siyonistler yeşerttiler

sansüre bizdekiler bile uğruyor. öyle ki yahu bu insanlar o duvarın ardına nasıl sıkışmış diye soracağına neden o duvarı yıkmaya çalışmış o halde israil de haklıdır diye işgale peçete tutuyor.

1900lerin başından beri, yani biz idare ederken bile suikastlerle başlayıp, bugüne dek ne tecavüzler ne katliamlar olmuş, bunları israil ve onun terör çeteleri niye yapmış diye sormazlar.
işte burada ait olduğun esas kimlik ortaya çıkıyor

üstelik dolaşımdaki anlatının tamamı bağrı açılmamış yalan. rehineleri bile raid'de öldürenler israil askerleri. hayatta kalanlarla röportajlar açık kaynaklarda var. dramatik anlatılar kurşunlamalar tamamen hükümet sözcüsü metni. üstelik ölenler de asker. zaten duvarın ardında işgalci olmayan yok. panayırdakiler bile idf. tamamen idf sözcüsü gibi konuşuyorlar. bi de yanına bebeklere t.cavüz edildi eklerlerse tam olur. bu insanların çocuğu falan var, nasıl yüzlerine bakıyorlar anlamıyorum

bu anlatıyı sadece fox seyircisi yahudilerden değil, solcu seküler yahudilerden de işitiyorsun. ingilterede bi tanesi -ama kan revan içindeyken 2 dk sonra gülüşüyorlar- şeklinde internette gördüğü klipi filistin gerçeği diye anlatıyor. bu en ayıkları.
0
lambırcek
(03.06.24)
Bu tür konularda pek yorum yapmıyorum genelde ama buna sessiz kalamadım.

Şöyle bir senaryo düşünelim. Yahudiler yıllardır ortadoğu'da yaşayan bir unsur olsun ve bir grup arap sonradan burada bir bölgeye getirilmiş olsun. Başka büyük güçlerin de desteğiyle devletini kurmuş vs. Zaten burada yaşamakta olan bir grup yahudi, sonradan gelen arapların kurduğu devletin sınırlarını aşıp saldırsa, sivilleri öldürse, gene bildiğimiz hamas gibi terörist mi olacaklardı yoksa kendilerine yapılanlara karşılık direnen bir grup mu?

Türkiye'nin PKK ile savaşında belki tek seferde bu kadar büyük bir saldırı olmadı ama toplamda özellikle 90'lı yılları düşünürsek çok büyük saldırılar oldu. Az veya çok destek de bulmuş olabilirler. Tabii bunların suyunu taşıyan belki de devletin daha önceki politikalarıdır ama konu o değil. Devlet ne yapsaydı o zaman hedef gözetmeksizin sivilleri de bile isteye hedef alarak öldürse miydi?

Burada İsrail kendi güvenliğini sağlıyor diyenlerin çoluğu çocuğu yok herhalde. Bu saldırılarda çocuğu ölen bir babanın terörize olmasından daha tabii ne olabilir. İsrail kendi teröristini yaratıyor. Zaten 7 Ekim meselesi de biraz şaibeli.

Ayrıca İsrail hadi gitti yaktı yıktı komple aldı Gazze ve Batı Şeria'yı diyelim. Orada duracaklar mı sanıyorsunuz. Yarın Lübnan'dan bir "terörist" saldırı gelir oraya dadanırlar. Yıllar sonra bir bakmışız Türkiye'de İsrail'in güvenliğine tehdit olur.

Mesela tehdit oluşturduk İsrail'in güvenliğine "haklı olarak" Mersin'i işgal ettiler. Neyse güvenli bölge ilan edildi bir yer Adana sınırında, ve gelip bombaladılar direk orada kalan insanları, "savaşta olur öyle şeyler" mi gene?

Hadi hepsini geçtim, Gezi olaylarında 6 kişi öldü sanırım. Türkiye bunu kendi güvenliğine tehdit görüp direk sivillere ateş açsaydı normal mi olurdu?
0
mbond
(04.06.24)
Bu seri ilginizi çekebilir belki

7 Ekim ve Sonrasına Dair: Türkiyeli Yahudiler Anlatıyor

www.avlaremoz.com
0
peki madem
(04.06.24)
Mevzunun geziyle zaten bir alakasi yok, onu geciniz.

PKK ile benzerlikleri var denebilir. Bizim Irak'ta yapamadigimizi adamlar yapiyor cunku global olarak bizden cok cok daha gucluler. Oyle olmalari da bana garip gelmiyor zira birkac yahudi ile calisma firsatim oldu, para ile bambaska bir baglantilari olan bir guruh. Ticaret yapan herkese gidip bir yahudinin yaninda calismayi siddetle tavsiye ederim.

Bence tek care buffer zone, kibristaki gibi. 3-5km lik bir alan bosaltilsin iki taraftan da, dipdibe yakin zamanda yasayamayacaklari belli, belki 50 sene sonra farkli olur.
0
cooperr
(04.06.24)
İsrailli Yahudilerde bunun oranı daha düşük. Bu da aslında çok inanılmaz bir şey değil.

7 ekim'de gerçekleştirilen terör saldırısı sonrası festival alanında ve sınırdaki banliyölerde öldürülenler (özellikle sivil kadınlar, çocuklar ve erkekler), kaçırılanlar, tecavüze uğrayanlar, çıplak halde kamyon arkasında gezdirilenler oldu. Bunlar yaşanırken Gazze'de kutlamalar yapılıp sokakta göbek atıyordu insanlar. ABD ve Avrupa gibi 40 yılda bir terör yaşayan ülkeleri geçtim, bugün Türkiye'de bir terör eylemi sonrası random 2-3 hesap kutlama yapsa komple o Kürtlere ya da müslümünalara yönelik sövenler oluyor, o dönemde suçlu ya da suçsuz başlarına ne gelirse sevinenler çıkıyor.

Terör eyleminden başını kaldırıyorsun, bölge seni yok etmek isteyen Araplarla doluyken Arap olmayan en yakın ülke olan Türkiye, Hamaslı teröristleri barındırdığını onların sağlık giderlerini halkına kitlediğini gururla anlatıyor ve o teröristlere halk kahramanı diyor. Halkın belirli bir kesimi terörist elebaşlarından birinin fotoğrafını her yere asıyor.

Üzerinden 7 ay geçmesine rağmen kaçırılan vatandaşlarının bir kısmına hala ulaşabilmiş değiller. Bizim ülkede 2015 yılında Gara'ya kaçırılan 13 evladımızla ilgili doğru düzgün haber yapılmadı, IŞİD tarafından yakılarak öldürülen 2 askerimize sahip çıkılmadı. Bütün bunlar siyasi çıkar amacı ile gizlendi ama orada bunlar gizlenmiyor, aksine hatırlatılıyor. Olması gereken de hatırlatılması ama İsrail yönetimi de bunu olması gerektiği için değil, siyasi çıkar amacı ile yapıyor.

Gizleme-Hatırlatma derken Gazze'de olanlar ile ilgili internetteki haberlerin %1'i doğru. Türkiye'ye yine birçoğu ulaşmıyor ama açıklanan sayılara ve haberlere bakarsan 3-5 tane Filistinli Arap erkek öldü. Geri kalan hepsi bebek ve kadın. Günde binlerce kadın ve bebek ölüyor propagandaya göre. Hastane otoparkına düşen ve 2 metre ötedeki aracın camını bile kıramadığı görülen patlayıcı yüzünden 500 ile 1000 arası kişinin öldüğü (evet, yine neredeyse hepsi bebek ve kadın) haberi yapıldı. Ekşi Sözlük'te de sayfalarca konuşuldu. Bölgeden videolar paylaşılıyor sürekli. Ben 2 kere doktor olarak, 2 kere savaş muhabiri olarak, 1 kere de sıradan vatandaş olarak ölen(!) Filistinli Arap gördüm mesela. 1 tane de sedyede ölü olarak yatan ve arkadaşları çevresinde ağıt yakarken annesi geldiği anda üzülmesin diye canlanan Filistinli Arap gördüm. Böyle gerçek dışı saçma sapan propagandaları görünce o taraftan gelen hiçbir bilgiye inanmıyorlar.

Öte yandan bazı İsrailli hesaplarına baktığımda sanki TSK inceliğinde operasyon yürütüyorlarmış hiç yardım kamplarının ortasına bomba atmamış, halk arasındaki konvoyu vurmamış, korku taktiklerine başvurmamış, sivil katletmemiş gibi haberler yapıyorlar. Haliyle kendi haber kanallarında kendi propaganda yayınlarını izlerlerken, çok fazla asılsız konular temelli propaganda yayına denk geldikleri için hepsine yalan muamelesi yapıyorlar.

O yüzden Filistinli Arapların yurtlarından edilip sürgün halinde olmasını, zaten Hamas'ı seçip onları desteklemeleri ve yukarıdaki diğer konulara bakarak kah umursamıyor kah sanki tüm Araplar teröristmiş gibi tehlikeyi ortadan kaldırdığı için keyifle izliyorlar. Bunu yaparken de masum sivillerin çok az sayıda ve kazara öldüğünü düşünerek yapıyorlar. Bir şekilde bir yere yerleşerek hayatta kalmayan insanlara birkaç saat önceden haber verip bombaladıklarında sorumluluklarını yerine getirmiş sayıyorlar kendilerini. ABD ve Avrupa basınındaki İsrail lobilerinin gücü de uluslararası medyada konunun bir yöne yönlendirilmeye çalışmasına çabaladıkça ve ciddi bir uyarı gelmedikçe kendilerini de haklı görüyorlar. Rusya'ya Ukrayna üzerinden yapılmayan kalmadı, sonra Rusya'ya muhtaç olunduğu için orta yol bulunup ilerlendi. İsrail bunların hiçbirini yaşamadı. Eurovision'a katılıp 5. bile oldular (yapıldılar).

Onların kafalarında Gazze'nin temizlenmesi, bizim Suriye'nin kuzeyinde YPG'nin işgali ile yurdundan edilenler sonrasında oluşturulan terör koridorunu dağıtmak için yaptığımız pençe kalkan harekatı ve güvenlik koridoruna yakın görüyorlar.
0
nawar
(04.06.24)
Buraya Arap İsrail kokelrine sahip ve yıllardır bu alanda mücadele eden birini birakayim:
www.linkedin.com
0
Amaranta ursula
(05.06.24)
(9)

Erkekler yaslanmamak icin ne yaptiniz

lapaz
Su ana kadar? Gunes kremi ile gunu gecistiriyotum ama daha fazlasini yapabilirim diye hissediyorum
Su ana kadar? Gunes kremi ile gunu gecistiriyotum ama daha fazlasini yapabilirim diye hissediyorum
0
lapaz
(02.06.24)
Yaşlanmayı kafaya takmayabilirsin. Ben takmıyorum.
0
prole
(02.06.24)
hiçbir şey yapmadım.
spor olabilir. onu da yaşlanmamak için değil fit olmak için yapıyorum.
0
tabudeviren
(02.06.24)
Çok yememek, stresten kaçınmak, sigara ve alkol kullanmamak, spor, bol su, şekerden uzak durmak, botoks, mezoterapi, regenera

Çok gülmek, modunu değiştirmek.
0
gabe h coud
(02.06.24)
Önce kafanın yaşlanmaması lazım. Farkındalık ve bol bol okumak gerekiyor.
Abartısız ve ömür boyu sürdürebileceğin bir dalda spor
Sigara kullanmamak ve kullanılan ortamlardan uzak olmak
Alkolde sosyal içicilik (Ki bu benim yumuşak karnım oldu.)
Sağlıklı, dengeli beslenmek,
Cozur cozur yanmayı kapsayan deniz tatillerinden uzak durmak
Sağlık konusunda bilgili olmak
Bol su tüketimi
İyi bir güneş kremi ve yazın kapalı kıyafetler
Çepeçevre kenarlıklı şapka (Bunu uygulamadım ama cilt doktoru illa ki diyor)
Dikkatli seçilmiş arkadaşlar ve mümkün olduğunca stresten uzak yaşamak
Yoga iyi bir öneri olabilir de yapmadım. Soft bir dindarlık da olabilir.
0
Mirket
(02.06.24)
*evlenmemek (uyumlu bir eş ile evlilik ömrü uzatabilir ancak günümüzde çoğu kadın fettan ve memnuniyetsiz)
*sigara kullanmamak (bu çok önemli. sigara içen birisinin başta cildi olmak üzere tüm organları çabuk yıpranıyor)
*alkolden uzak durmak (azı karar çoğu zarar)
*gece hayatından uzak durmak (gençkten tamam ama 25-30dan sonra bünye kaldırmaz)
*düzenli ve yeterli uyumak (bu da çok önemli, 6 saat uyuyorum yetiyor diyenler haksız)
*stresten uzak durmak (vücudun gizli katili)
*toksik insanlardan uzak durmak (böyle insanlar vücudu çok yıpratır, hastalık sebebidir)
*çok düşünmemek (düşünmek ve kafaya takmak, kafada kurmak yıpratır)
*düzenli spor (hayatın bir parçası haline getirmek gerekir, aksi halde bağışıklık düşüyor)
*en önemlisini unutmuşum. çok fazla çalışmamak. çalışmak yıpratır ve yaşlandırır
0
abelardo
(02.06.24)
Yaslanmamak kısmını bilmiyorum ama yaslanirken de sağlıklı olmak icin;
Haftada 4 gün strength training.
Iki ya da üç gün yürümek (1 saat +)
8-9 saat uyumak
Simdi bir de akdeniz diyetine bakıyorum.
0
logisticsmanager
(02.06.24)
hiç bir şey yapmıyorum. genetiğim sayesinde 10 yaş küçük gösteriyorum.
0
benibulmanlazim
(02.06.24)
bana geçende birisi 34 yaşında gibi durmuyorsun 25-26 yaşında gibisin demişti. aynı şey annem için de geçerli. yaşından daha genç gösteriyor. genetik çok önemli.

ben hiçbirşey yapmadım dersem yeridir. öyle kremler vb. hayatımda olmadı. çok fit birisi değilim ama hayatımda arada sırada spor olmuştur.

stressiz yaşamaya, kafaya takmamaya çalıştım.
çok su içen birisiyim.
sigara içmiyorum.
alkol de çok nadiren.
0
false pretension
(02.06.24)
Herkes kafaya takmamak yazmış ama nasıl kafaya takılmadığını söylememiş. Yahu o kadar boktan insan ile iç içe yaşıyoruz ki illa biri sinirimizi bozuyor, kafaya takıyoruz.
0
morfeus emmi
(02.06.24)
(6)

"Rampaya girin" sözünden ne anlıyorsunuz?

kukuleta
Google Maps bazen kafayı yedirtecek duruma getiriyor beni.Anayoldan sapağa girmişsiniz, sonrasında aynı açıda, aynı eğimde, birbiriyle tamamen denk görünen yolda sadece "rampaya girin" diyor.Yav bari "sağdaki rampaya gir" falan de, yön belirt.Kaç defa yolu kaçırdım bu yüzden.Sonunda Yandex'e geçicem
Google Maps bazen kafayı yedirtecek duruma getiriyor beni.

Anayoldan sapağa girmişsiniz, sonrasında aynı açıda, aynı eğimde, birbiriyle tamamen denk görünen yolda sadece "rampaya girin" diyor.

Yav bari "sağdaki rampaya gir" falan de, yön belirt.

Kaç defa yolu kaçırdım bu yüzden.

Sonunda Yandex'e geçicem.

Siz ne yapıyorsunuz bu durumda?

Haritaya zoom yapıp sağ mı sol mu acaba diyecek serbestlik de olamıyor bazen yollarda.
0
kukuleta
(31.05.24)
google hanım'ın "rampa" dediği şey bağlantı yolu.

rampaya girin'den önce "üç yüz metre sonra rampaya doğru sağa dönün" gibi bir şey diyor. sağ kısmını oradan alıp, rampaya girin dediği yerde de giriyorum ben.

yandex'in de aynı saçmalıkta ifadeleri var.
0
kibritsuyu
(31.05.24)
Ses kapali kullaniyorum ben, gozumle bakiyorum saga mi sola mi verdigine. (Bir de sol ustteki oklar baya yardimci oluyor kritik donemeclerde.)
0
brkylmz
(31.05.24)
ses kapalı kullanırım. görselden anlaşılıyor zaten. görselden anlamıyorsan sorun sende..
sağ mı sol mu olduğunu gösterir

ayrıca sesli derken de rampaya doğru sağa sola dönün diyor. ya da düz ilerleyin vs diyor
0
jelly bear
(31.05.24)
google maps konuştuğunda mutlaka ekrana bir göz atıyorum. orada sağa mı sola sapacağın ya da düz mü gideceğin hatta hangi şeride geçmen gerektiği oklarla gösteriliyor zaten. benim kafamı karıştırmıyor hiç.
0
sir gawain
(31.05.24)
yandexin navigasyonu da konusması da daha iyi bence.
0
abelardo
(31.05.24)
bu yüzden yandex'e geçtim. önümde yol 3'e ayrılmış, sol yokuş aşağı, orta rampa, sağ rampa. ekrandan bakınca rota kalın mavi olduğu için hangi ayrımdan derken yolu kaçırıyordum.

Ters yöne sokmaya çalışıyor, u cekilmesi yasak yerden u çektirmeye çalışıyor, ortada refüj varken sola döndürmeye çalışıyor, düz yolda giderken boş yere yan yola sokuyor, illallah dedirtti artık.
0
kimlanbu
(31.05.24)
(4)

Alkollü ortamda video çeken arkadaş

Mirabel
2 haftada bir iş çıkışı bişeyler içtiğimiz eğlendiğimiz bir arkadaş grubumuz var. İş yerinden. Bazen 2 kadeh içip ayrılırız bazen sabaha kadar eğleniriz. Dün birinin evindeydik haliyle eğlence uzun sürdü. Sarhoş kafayla dans ediyorsun, şarkı söylüyorsun vb.. bi kız bunları videoya alıyor ve bu beni
2 haftada bir iş çıkışı bişeyler içtiğimiz eğlendiğimiz bir arkadaş grubumuz var. İş yerinden. Bazen 2 kadeh içip ayrılırız bazen sabaha kadar eğleniriz. Dün birinin evindeydik haliyle eğlence uzun sürdü.
Sarhoş kafayla dans ediyorsun, şarkı söylüyorsun vb.. bi kız bunları videoya alıyor ve bu beni çok rahatsız ediyor. Sarhoşken videoya alınmak istemiyorum. Ölçüp tartmadan da konuşuyoruz genellikle.
Bir kere anesteziden uyanırken başımda duran arkadaşım videomu çekmiş ondan bile çok soğumuştum.
Sizce çok mu abartıyorum? İş yerinden olmasına gerek yok normal arkadaşım da olsa rahatsız olurum sarhoşken video alınmaya.
Düzgün bir dille nasıl söylenir bunu istemediğim?
0
Mirabel
(31.05.24)
haklısın.

bir dahakine esprili bir dille "videoya almayın ama tüm modum düşüyor" falan de.
0
numlock
(31.05.24)
haklısın. vegasta olan vegasta kalır.
0
abelardo
(31.05.24)
Çok sorunlu bir durum.
Hatta başa bir çok bela alınabilir.

Toplumda bazı teamüller vardır ki yapılan olumsuz bir fiilde failin alkollü olmasına hiç bakılmaz.
Bu türden haberlere dayalı sosyal medyaki yorumlar da ortada.
0
diyecevaplandı
(31.05.24)
çeken samimi arkadaşımsa sorun yok. ama öyle iş arkadaşım falansa (iş arkadaşlarım genelde samimi arkadaşlarım olmuyor) ben direkt "video vs. olunda modum düşüyor" deyip engellerdim çekmesini.
0
eisberg
(31.05.24)
(6)

Memurlar farklı mı?

michael_knight
Bebek bakıcımız çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı. Ben de iş görüşmesine gitme ihtimali olduğunu düşündüm. Öğretmen arkadaşıma sordum o dediği işlem bu aylarda yapılıyor mu diye.Öğretmen arkadaşım da dedi ki "başka bir iş için görüşmeye gitse size söylerdi. Neden söylemesin ki?"Benim a
Bebek bakıcımız çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı. Ben de iş görüşmesine gitme ihtimali olduğunu düşündüm. Öğretmen arkadaşıma sordum o dediği işlem bu aylarda yapılıyor mu diye.

Öğretmen arkadaşım da dedi ki "başka bir iş için görüşmeye gitse size söylerdi. Neden söylemesin ki?"
Benim arkadaşım mı böyle saf yoksa genel olarak memurların iş hayatıyla ilgili düşünceleri geri kalan insanlardan çok mu farklı?
0
michael_knight
(29.05.24)
"çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı" konuda burada kapanmış. siz hem kuruntu yapıp güvenmeyip bir açık arıyorsunuz, hem arkadaşınıza sorup onu yargılıyorsunuz, hem de alakasız şekilde mesleği sorguluyorsunuz :)

şimdi ben şirket çalışanı olarak "kesin iş görüşmesine gitmiştir arabayla takip edin" desem, "özel sektör çalışanları farklı mı" diye mi soracaksınız? :)
0
avatar is back
(29.05.24)
abi bir kişiden nasıl genelleme olabilir. arkadaşın iyi niyetli diyelim.
0
jülsezar
(29.05.24)
bir memur olarak düşüncemi yazayım: çocuğunun okulu da sebep olabilir, gezmeye de gider, iş görüşmesi de olabilir. çalışan izin aldıktan sonra işverenin arkasını araması falan çok kötü geliyor bana. şüpheleniyorsanız açık açık sorun, işi bırakacaksa size zaman versin yerine başkasını arayın. böyle çok fazla izin alıyorsa da yine başka bakıcı ile anlaşabilirsiniz.
0
gnosis
(29.05.24)
benim memurlarla ilgili gözlemim şu. beyaz yakadan farklı bakıyorlar olaylara.

öncelikle, izin konusu memurlar için pek problem değil. özel sektörde çalışan birisi için izin almak büyük bir olay iken memurlar için öyle değil. özel sektördeki kişilerin zor izin almaları onlara garip geliyor ve hatta bu durumun farkında bile değiller.

ikinci olarak memurlar için mobbing denen olay neredeyse tümüyle siyaset ile ilgili. siyasi görüş veya bir stk, sendika üyeliği onlar için mobbing, torpil veya yalakalık ile daha ilişkili iken, özel sektörde bütün bunlar siyasetten bağımsız oluyor.

iş hayatı ile ilgili biraz daha iyi niyetli olduklarını düşünüyorum ben de. sizin verdiğiniz örnekte anlamaması bu yüzden kaynaklanıyor olabilir. saf diyemem ama özel sektördeki olayları anlamıyorlar. mesela memurlar belki kendi aralarında konusuyorlardır kurum değiştiricem diye ama özel sektörde iş değiştireceğim diye konuşulmaz genellikle.
0
abelardo
(29.05.24)
Arkadaşlar ben memurların iş hayatına ne şekilde farklı baktıklarını öğrenmek için sormuştum ama siz bakıcının haklarını savunur bir konum almışsınız nedense.

@avatar konu orada kapanmadı benim için. Patronu veya yöneticisi olduğunuz bir şirket gibi düşünmeyin bakıcı konusunu. Bir çalışan var. Onun yokluğunda diğer iş arkadaşları idareten de olsa işleri yürütür gibi bir durum yok. Özel sektörde de bu şekilde izin aldığınızda yöneticiniz kendi içinden "acaba mı" diye düşünür ama bir kişinin gitmesi şirketi yok etmez.

@gnosis açık açık sormak ilişkimizi zedeler. Bu sektörde genelde işi bırakacak kişiler zaman vermiyor, bir anda gidiyor. Bu gidiş de maaş alınan gün oluyor. Bu ay bizi bıracaksa buna 2 gün kaldı. Yanlış anlamayın bakıcıları suçlamıyorum, durumu tarif ediyorum.
0
🌸michael_knight
(29.05.24)
Öğretmen arkadaşınız saf olabilir ama genel olarak memurların bakış açısı bu şekilde değil bence. Hatta arkadaşınızı ileri derecede saf buldum. "Neden söylemesin ki" sorusu çok saçma. Dediğiniz gibi işi bırakacaksa hemen bırakır bunlar. O yüzden pek yapacak bir şey yok gibi. En fazla gideceğini önceden tespit edebilirseniz maaş konusunda terslik yapabilirsiniz. Ben de genel olarak bakıcı ve temizlikçilerin bu tok satıcı tavırlarına gıcık olurum o yüzden "öyle bir anda yüzüstü bırakıp gidemezsin" tavrı yapardım sanırım.
0
bhhs
(29.05.24)
(4)

İş hayatında kabuğuna çekilmeniz neden insanları bu kadar rahatsız eder?

psmstc
İyi kötü bir görüşme sıklığınız olan iş arkadaşları üstlerle biraz (20-25 gün) az görüşünce hemen görüşemiyoruz ya sen nerelerdesin?! vs deniyor hemen.. Halbuki sıkıntılar, zorluklar yaşıyorsunuz belki de kişisel hayatınızda o sebepten kabuğunuza çekilmişsiniz, bunu tabi söyleyemiyorsunuz da karşı
İyi kötü bir görüşme sıklığınız olan iş arkadaşları üstlerle biraz (20-25 gün) az görüşünce hemen görüşemiyoruz ya sen nerelerdesin?! vs deniyor hemen.. Halbuki sıkıntılar, zorluklar yaşıyorsunuz belki de kişisel hayatınızda o sebepten kabuğunuza çekilmişsiniz, bunu tabi söyleyemiyorsunuz da karşı tarafa…


İnsanları böyle “rutin dışı”lıklar, iletişim azalması niçin bu kadar tedirgin ediyor?

Bir de iş hayatında herkes dışa dönük, sosyal arkadaş canlısı olmak zorundadır diye gizli kuralı kim koydu acaba?

Teşekkürler…
0
psmstc
(29.05.24)
Kötü niyet yok ki burada. Nen de bir iş arkadaşımı uzun süredir görmezsem sorarım nerelerdesin, her şey yolunda mı diye. İnsanız sonuçta kötü bişi olduysa, başında bir dert varsa duyarsız kalmak istemem. Ki ben de sosyal ve arkadaş canlısı biri değilim.
0
playing star again
(29.05.24)
Çoğunlukla nezaketen söylenen içi boş laflar bunlar. Ben de otomatik cevap veriyorum: "Ayy haklısınız bu aralar hiç denk gelmiyoruz. x ile çok meşgulüm, yoruluyorum. Evden işe işten eve...Sizin de müsait olduğunuz bir zaman mutlaka görüşelim ama..."
0
gnosis
(29.05.24)
Görüşemiyoruz ya nerelerdesin diye sormaları tedirgin oldukları anlamına gelmiyordur bence. Bir süredir görüşmediğiniz biriyle konuşacak şeyiniz azalmıştır, kalıp olarak böyle bir şeyler dersiniz.

Aranızdaki yakınlığa göre siz de ister konuyu anlatırsınız, isterseniz de "evet ya bi ara bakalım" falan der geçersiniz.

Normal olan bu zaten, bir süredir insanlardan uzaklaştıysanız insanların bunun farkında olması iyi bir şey. 20-25 gün diyorsunuz. Bu dikkat çekecek bir süre. 3-5 gün sonra hemen damlıyor olsalar bi nefes aldırmıyorlar diyebilirsiniz belki ama 1 ay olmuş nerdeyse.

İnsanları da anlamak lazım. Kimi sizin gibi ilişilmek istemez, kimi de "bak hiç sormadılar bile" der. Hayatın akışı içerisinde böyle bir orta yol mecbur oluşuyor işte. 20-25 gün bence yeterli bir süre olmuş.
0
akhenaten
(29.05.24)
öylesine söylenmiş bir söz oldugunu düşünüyorum ben de. uzun süre görmediğin kişiye böyle dersin.

ama diğer söylediklerinize katılıyorum. iş hayatında herkes dışa dönük olmak zorunda gibi davranılıyor. eğer dışa dönük değilse kesin bizi beğenmiyor diye düşünüyorlar.

geçenlerde bir duyuru vardı. duyurudan birisine üst yönetimden eleştiri gelmişti. işleri yoğunken kimseyle sosyalleşmiyor diye :)
0
abelardo
(29.05.24)
(12)

RTE - Ozel gorusmesindeki bos koltuk

speedy
https://www.tr724.com/kritik-zirvede-bos-koltuk-krizi-ozgur-ozel-erdogana-rahatsizligini-iletmis/Ya bu olay RTE icin epic faillerden biri degil mi Allah askina? Adam resmen sadece ben yonetmiyorum, baska bir guc odagi var arka planda anlamina gelecek bir resim vermis:) 100 kisinin 99'unun bu sekild
www.tr724.com

Ya bu olay RTE icin epic faillerden biri degil mi Allah askina? Adam resmen sadece ben yonetmiyorum, baska bir guc odagi var arka planda anlamina gelecek bir resim vermis:) 100 kisinin 99'unun bu sekilde dusunmesi lazim. CHP'ye giren cikan yok. AKsine RTE icin epic fail, rezil olma durumu bu. RTE'nin gucu bolustugunu gosteriyor arka plandaki biriyle, guc odagi ile.

Ama Ozgur Ozel bos koltuktan rahatsiz olmus, CHP niye buna niye izin vermis falan diye muhabbet donmus bizim medyada, kamuoyunda:) Saka gibi resmen.

Ben mi yanlis dusunuyorum?
0
speedy
(28.05.24)
neden 100 kişinin 99'unun bu şekilde düşünmesi lazım.

senin dengin koltuk var ama ben oraya oturmuyorum , en başa oturuyorum onu kast etmiş bence. avusturya arşidükü osmanlı sadrazamına denk sayılacak gibi olmuş.

dediğiniz gibi olması için diğer boş koltuğun rte ile eşit pozisyonda olması gerekmez miydi ?
0
jülsezar
(28.05.24)
jülsezar +1
0
cek
(28.05.24)
Koltukları iyi incelersen özel'in oturduğu koltukla boş koltuk aynı RTE'nin oturduğu koltuk ise farklı ve daha havalı.
0
parka
(28.05.24)
@jülsezar medyanin manipulasyonundan oyle dusunuyorsunuz bence. Muhatabi CHP ile arasina bir masa koymus ama orda goz ardi edemecegimiz birinin de orada olmasi lazim diyor, Bahceli mi kimse artik. Ben evsahibiyim ama X'i varligini gozardi ederek burada muzakere edemeyiz diyor. Muhalif medya cok yetersiz maalesef. Hic olmadi RTE, Bahceli'nin koltugunu hazirlamis, cumhur ittfaki dagiliyor diye bas yaygarayi ama nerde.

@parka: neresi havali hocam, RTE'nin koltugu daha alcak daha dandik, gosterissiz gibi geldi hatta bana
0
🌸speedy
(28.05.24)
jülsezar+1

Epic faillik bir durum söz konusu değil. Bence 100 kişiden 99’u sizin dediğiniz gibi anlıyorsa şayet mutlaka o 99 kişide bir absürtlük olmalı.
Mesaj gayet açık. Üstelik bu ilk kez yapılmıyor. Erdoğan pek çok kez bu tarz fotoğraf verdi yeni bir durum da değil yani.
0
ezkaza
(28.05.24)
hocam neden düşündüğümü öyle yazdım, koltukların pozisyonundan ötürü. bence net. daha önce de farklı şekillerde farklı liderlerin koltuk ile bu tarz güç gösterileri yaptıklarını biliyoruz.
medya manüplasyonu vs demek doğru olmaz.

dediğiniz gibi anlaşılacak olsa zaten (rezillik boyutunda) rte , hadi diyelim çevresindekiler buna izin vermez. çoğunluk maalesef sizin düşündüğünüz gibi düşünmez.
0
jülsezar
(28.05.24)
tam tersi. rte diyor ki ben senden üstünüm. ben ortada oturuyorum. sen ise benim yanımdasın. daha aşağı konumdasın diyor yani.
buna benzer şeyleri yapıyor rte. örneğin ab komisyonu başkanına da böyle bir şey yapmıştı.
0
abelardo
(28.05.24)
Yanlış düşünüyorsun.

@jülsezar +1

diplomasi ve mantık açısından düşünürsek, Erdoğan'ın aksine aslında özgür özel için uygun olmayan bir durum ortaya çıkmış sanırım.
yani özel'in kendisi, protokolde boş koltukla eşit durumda görünür olmuş.

Putin den bir örnek:
www.trthaber.com
0
diyecevaplandı
(28.05.24)
büyük resim kursundan kalanı da ilk defa görüyorum.
chpye giren çıkan ha sen ha şu boş koltuk.
0
Efoody
(28.05.24)
Yanlış düşünüyorsun. Bahçeli ile ya da epic fail, rezil olma vs. gibi bir durum yok. Protokol belirlenmiş onlara göre oturuyor gelenler de. Kişi sayısı sebepli geniş açı çekildiği için oradaki boş koltuk gözükmüş. Yani konum itibarıyla yerleşim gerçekleştirilmiş. Misafirlikteki boş ve yakın koltuğa gidilmemiş.

www.tccb.gov.tr

cdnuploads.aa.com.tr

devlet başkanları oturduğunda ise neredeyse her zaman bayraklar ile birlikte iki koltuklu olarak forsun önünde yer alınmış. 2-3 fotoğrafta yani nadir olarak da yine aynı üç koltukta benzer iki oturma düzeni gerçekleşmiş. Her halde protokolde başkaları da vardı o sırada.

isbh.tmgrup.com.tr

haber.sol.org.tr

img.tv100.com
0
nawar
(28.05.24)
Yine de sen bilirsin de bu malum örgütçü haber kaynaklarından kaçınmakta fayda görüyorum.
0
anon1m
(28.05.24)
Arkadaslarin aksine kismen katiliyorum CHP'lik bir durum yok ortada. Direk Bahceli'ye mesaj var. Muhalefete geciyorsan buyur, yerin hazir diyor. Bilmemkac tur suren Yargitay secimleri, Sinan Ates cinayeti, Ayhan Bora Kaplan olayi, Abdulkadir Selvi'nin Kavala birakilmali cikisi vs birseyler donuyor. Zamaninda AKP-cemaat kavgasina bile aylarca uyanamamisti millet. Bu olayi halka cumhurda kavga diye yansitmak varken, ki dogru bence, sacma sapan kendi karizmalarini cizip, yok Ozgur Ozel rahatsizligini iletmis, yok bir dahaki sefer bos koltuk olmayacakmis gibi sozlerle berbat ettiler, Ozel su ana kadar gercekten cok basarisiz gidiyor.
0
freedonia
(29.05.24)
(3)

Kafama göre tomografi çektirebilir miyim?

dedeminhirkasi
Merhaba, yakın zamanda ailemde sağlık problemleri arttı. Hal böyle olunca da hastane işleriyle ister istemez ilgilenmek zorunda kaldık. Mesela annemdeki 4 damar tikanikligini 10 dklik ilaçlı tomografi dedigimiz bir işlemle tespit ettiler. Babamda ki midesinde yer alan kitleyi de tüm vücut tomografi
Merhaba, yakın zamanda ailemde sağlık problemleri arttı. Hal böyle olunca da hastane işleriyle ister istemez ilgilenmek zorunda kaldık. Mesela annemdeki 4 damar tikanikligini 10 dklik ilaçlı tomografi dedigimiz bir işlemle tespit ettiler. Babamda ki midesinde yer alan kitleyi de tüm vücut tomografi ile gördüler. Yani iş buralara gelmeden senede bir belki fazla olur ama örneğin 2 senede bir bu işlemleri yaptırsak nasıl olur. Devlet hastanesi bir şikayetin yoksa yapmıyor sanırım ama özel yapar mı ben böyle evhamliyim desem. Mesela metin ucanin ölümüne neden olan şah damar tıkanıklığı çok basit bir işlemle tespit ediliyor.
0
dedeminhirkasi
(28.05.24)
tomografi hele ilaçlı olanı vücut için yararlı bir şey değil.
bunun yerine düzenli olarak doktora gitmenizi ve gerek görülürse çektirmenizi tavsiye ederim. Devlet hastanesinde doktorun kolay kolay siz istediniz diye tomografi yazacağını sanmam. özel de mümkün.
0
gadlemler
(28.05.24)
doktora gideceksin, gerekli görürse kan ve idrar tahlili isteyecek. tüm değerler normalse tomografi çektirmeye gerek yok. durup dururken ilaçlı tomografi çekilmek normal bir şey değil.
0
abelardo
(28.05.24)
Bazı özel hastanelerin check up paketleri oluyor. Cinsiyetine, yaşına, aile hikayene, kronik hastalığına uygun paketi alıyorsun. Tepeden tırnağa kontroldan geçiyorsun. Babanınki tomografide görüldü diye tomografi herşey demek değildir ve zaten anneninki ayrı ve özel bir şey.

Sen Check up paketlerini bir incele.

Ayrıca babana uygulananı bilemedim de annene uygulanan tomografi 10 senelik normal bir ömürde alınacak radyasyonu bir anda bünyeye yüklüyor. Ayrıca da böbrekleri zorlayan bir uygulama. Sağlıklı bir insanın zorunlu olmadıkça istemeyeceği bir şey.
0
Mirket
(28.05.24)
(6)

Altın tl ikilemi

kondansator
oldum olması altın bozmam modundayım. Çevremde pek çok kişi altından tl ye geçip vadeliye atar oldu. Sizin bakışınız nedir ?
oldum olması altın bozmam modundayım. Çevremde pek çok kişi altından tl ye geçip vadeliye atar oldu. Sizin bakışınız nedir ?
0
kondansator
(17.05.24)
cevrendeki insanlarin senden fazla bir sey bildigi yok. herkes oyle rasgele bir seyler yapiyor.

benim bakisim surekli oynamak faydadan cok zarar getirir.
0
hot potato
(17.05.24)
dincilerin bile faize kilif buldugu ortamda (enflasyon alti faiz helaldir seklinde), tl'ye gecmemek zor. son 3 aydir dolar bazinda 50-55 oran faiz veriyor turkiye, dolari basan amerika'da bu faizi 10 senede alirsin. bunun sonu hayir olur umarim :).

risk alinabilecek bir oran %50 ama tam bir kumar, ekonomistimizin tek bir sozune bakiyor tepe taklak olmasi, tum parasini kriptoda tutan birisi olarak giremedim bu kumara altini sectim umarim haksiz cikarim 1 sene sonra.

ayrica ben girdiysem altin da biter, ytd :)
0
gule gule
(17.05.24)
Cari açık, turizm, döviz beklentisi. Son 3 ayda ki gelişmeler, fed’in duruşu ve 2024 için ne yapacağı kısımlarının tamamını düşünüp kendin karar verebilirsin. Sadece bir üstteki her duyuruya “bir gece de %50 malımızı çalacaklar, bir gecede dolar %50 artacak” gibi cevaplar yazanları takip etme yeter.
0
avatar is back
(17.05.24)
Alakasiz gelebilir ama gecen sene nisan ayinda otomobil piyasasi ucuyordu uzunca bir suredir. El altindan para vermeler, sifirindan daha pahaliya araba almalar, asiri pahali eski arabalar vs. Temmuz-Agustos aylarina gelindiginde bir anda durum degisti, yatirimlik diye alanlarin elinde patladi. Belki de faiz icin de boyle bir doneme yaklasiyoruzdur.
0
mbond
(17.05.24)
Göürüşm şu: Türkiye'de insanlar yatırım yapmayı bilmiyorlar. Genelde geleneksel şekilde çoğunluk nasıl hareket ediyorsa ona göre hareket etme eğilimindeler ve bu yığınlar hiçbir altyapısı olmadığı için çok kolay manipüle ediliyorlar sonra zarar edince veya dolandırılınca kendilerini sorgulamak yerine şikayet etme eğilimdeler oysa kendi düşen ağlamaz. Tavsiyem yatırım yapmadan önce iktisat okur yazarlığı ve muhasebe eğitimi alınması yatırım yaparken statüsü ne olursa olsun hiç kimsenin söylemine, tavsiyesine itibar edilmemesi saçma sapan gruplardan (borsa grupları vesaire) uzak durulması metot öğrenip analiz yapıp bireysel hareket edilmesidir.
0
doharkoman
(17.05.24)
sene basından bu yana altın vadeliden daha çok kazandırdı.
0
abelardo
(17.05.24)
(15)

Uykuya dalmadan önce düşünür müsünüz?

sonhakan
Kafanızdan neler geçer?
Kafanızdan neler geçer?
0
sonhakan
(16.05.24)
"uyku çok güzel" diye telkin verip uyumaya çalışıyorum sürekli. işe de yarıyor.
0
summerjam0306
(16.05.24)
önemli bir iş, satın alma, seyahat falan yoksa hiç bişey düşünmem direkt uyurum +1
0
ananiyimioguz
(16.05.24)
Belki birilerine faydali olur diye yaziyorum

Onceden dusunmekten saatlerce uyuyamazdim geceleri 50 defa uyanirdim

Agirlik egzersizi ve kardiyolara basladim. Dinlenme gunlerinde full kardiyo seklinde. Sabahlari yapsrsan harika oluyor.

Beslenmemi degistirdim saglikli besleniyor aksam yemeginden sonra cok acikirsam sebze hasliyip yogurtluyorum

Bilgisayar ve telefon ekranina mavi isik filitresi koydum ama yataga girince telefonu direk sessize alip kaldiriyorum

Bu sekilde arkadaslar artik kafami koydumu zaten yorgun oluyorum cat diye uyuyor sabaha kadar bebek gibi oluyorum

Bol sans
0
Zetnikov
(16.05.24)
o gün neler oldu kisa özet.
yarin sabah neler olacak kisa fragman.
sabah olsun da kahve iciyim yemek yiyim tarzi obur düsünceler ve uykuya dalis genelde
0
robert bosch
(16.05.24)
Ruh halime, nasil bir gun gecirdigime bagli olarak dusunceler mutlaka ucusur kafamda.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
Düşünmemek için podcast dinliyorum her gece.
0
peki madem
(16.05.24)
Haftanin cogunda spor yaptigim icin cok uyanik kalmiyorum yataga yatinca, uykum gelmis oluyor tatli tatli. Ammavelakin uyku bastirmasina bagli olarak aklimdan gecenler sunlar; gun icinde onemli bir sey olduysa gozden gecirme, ertesi gun ve full hafta heyecanli bir sey varsa dusunup heyecanlanma, must yapmam gerekenler.
0
mor oje
(16.05.24)
düşünmem.
0
abelardo
(16.05.24)
Nefes alışverişime odaklanır ve nefesimi yavaşlatırım. Odak nefesteyken düşünceleri duymaz insan.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Herhangi bir an düşünmeyi bırakamadığım için de düşünürken uykuya dalıyorum. Yani bir insan nasıl bi şey düşünmez hayal edemiyorum. Bende o konsept yok. Birkaç ay önce bi tweet okumuştum, kadınlar bilmiyor ama erkekler olarak süper gücümüz istediğimiz zaman hiçbir şey düşünmeden durabilmek diye. Ben erkek değil miyim acaba diye kendimi sorgulamıştım :d

Uyumadan önce de gün içinde olanlar, yarın olacaklar, 10 sene önce olmuş bir olayın iç değerlendirmesi vs derken uykuya dalıyorum. Podcast değil de youtubeda sevdiğim birkaç kanal var pokemon falan oynuyolar genelde shdhsh onları açıyorum ses tonları ve konunun akışı içinde masal gibi geliyor uyutuyor.
0
nundu
(16.05.24)
hic dusunmem. 5 dkda hemen uykuya dalmis olurum.
0
buenosdias
(16.05.24)
Gecenin bir yarısı gürültü yapan komşuyu nasıl evrenden silerim onu düşünürüm
0
limonlu eksi
(16.05.24)
+1 Komşuyu evrenden silme
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.05.24)
Uykuya dalmam genelde 1-2 dakika sürdüğü için pek düşünmeye fırsat olmuyor. Ama genelde günü düşünüyor, ya da aklımdaki beyi düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(16.05.24)
"ne bicim soru bu tabi ki herkes dusunuyodur" diye actim ama sasirdim acikcasi

uykudan gozlerim aksa gene bi suru sey dusunuyor olurum. ya iste olan bir seyi dusunuyorum, ya sevgilimin yaptigi bir seyi, ya ozlediklerimi, kaybettiklerimi.... sirf bu yuzden sleep hypnosis filan sinliyorum. onu dinleyince kolay dalabiliyorum.
0
supergirl
(16.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(7)

Maç kaydetme

kumandanim
Merhaba,Bazen izlemek istediğim maçların saati programıma uymuyor, bu gibi durumlar için maçı kaydetmek ve sonra izlemek istiyorum. Daha önceden Windows + G tuşu ile bunu yapıyordum ama niyeyse son bi' kaç seferde sadece ses var ve siyah ekran şeklinde kaydediyor.Todtv özelinde konuşuyorum, acam pla
Merhaba,

Bazen izlemek istediğim maçların saati programıma uymuyor, bu gibi durumlar için maçı kaydetmek ve sonra izlemek istiyorum. Daha önceden Windows + G tuşu ile bunu yapıyordum ama niyeyse son bi' kaç seferde sadece ses var ve siyah ekran şeklinde kaydediyor.
Todtv özelinde konuşuyorum, acam platformun maç kaydı yapılmasın diye bi' önlemi falan mı bu?


Ben bu maçı nasıl kaydederim? Ekran kaydi gibi düşünün, video şeklinde. Bunun bi' programı fln var mı?
0
kumandanim
(15.05.24)
obs studio programi ile kayit yapabilirsin.

Ayrica bazi uygulamalar ekran kayit alinmasina izin vermeyebilir. Boyle bir secenek mumkun fakat bu standart kullanicilari engelleyen bir yontem.

size onerdigim program ile sorunsuz kayit yapabilirsiniz. nasil kullanilacagi konusunda bir cok bilgilendirme videosu var.
0
kaiserr76
(16.05.24)
todtv uygulamasında eski maçları gösteriyor 90 dakika
0
sizofren06
(16.05.24)
@sizofren06 ; basket maçlarını göstermiyor maalesef.
0
🌸kumandanim
(16.05.24)
ne maçı? sportscult torrent sitesini kullanabilirsin.
0
abelardo
(16.05.24)
NNormal lig maçı hocam. Bugün mesela playoff maçı var 18de, maalesef seyredemiyorum, bari kaydedeyim akşam seyredeyim diyorum.
obs studio da denedim, canlı yayını kaydedemiyorum, ses var görüntü yok, anlamadım bu işi.
0
🌸kumandanim
(16.05.24)
drm denen olay var. uygulama içeriği bu şekilde koruyorsa ekran kayıt uygulamalarında görüntü olmuyor. kırılamaz bişey değil, zaten korsan olarak neredeyse her içeriğin bulunuyor oluşundan belli :) çok zor bile değil ama sıradan bir kullanıcı için yeterince uğraştırıcı olduğundan caydırmaya yetiyor. netflixde vs. de vardı benzer bi durum yanlış hatırlamıyorsam.
0
konetsu
(16.05.24)
geçen sene fln kaydedip seyrediyordum, yaklaşık son bi' senedir olmuyor. Parasını verip aldığımız şeyi de seyredemiyoruz, hayır bari kendi arşivinize koyun ordan seyredelim,o da yok.
0
🌸kumandanim
(16.05.24)
(3)

kredi faizi ile mevduat faizi arasındaki fark ?

ramazanali
Arkadaşlar herkese iyi akşamlar. Faiz hesabıyla ilgili mevduat faizini soruyorum bankaya %57 faiz diyor. Aylık yatırıyorum parayı bankaya bana ne kadar yansıyor? Bunu bulmam için 57'yi 12'ye mi bölmem gerekiyor?Kredi çekicem mesela %3,5 faiz diyor. Bunun yıllık eşleneğini bulmak için 12 ile mi çarpm
Arkadaşlar herkese iyi akşamlar. Faiz hesabıyla ilgili mevduat faizini soruyorum bankaya %57 faiz diyor. Aylık yatırıyorum parayı bankaya bana ne kadar yansıyor? Bunu bulmam için 57'yi 12'ye mi bölmem gerekiyor?
Kredi çekicem mesela %3,5 faiz diyor. Bunun yıllık eşleneğini bulmak için 12 ile mi çarpmam gerekiyor?
Mevduat faizini söylerken yıllık söylüyorlar kredi faizini aylık faiz olarak söylüyorlar. İkisini de aynı rakamlarla ifade etmeyince kafamda net bir rakam oluşturamıyorum.
Bilen varsa bu konuda bilgisini paylaşabilir mi?
0
ramazanali
(14.05.24)
kredi faizi az gözüksün diye aylık söylüyorlar.
mevduat faizi çok gözüksün diye yıllık söylüyorlar

aylık faizi 12 ile çarparsan sonuç az çıkar. her ay bileşik olarak katlanarak artıyor
yani 100 lira ay sonunda 103.5 oluyor. bir sonraki ay ise 103,5 üzerinden 3,5 faiz işliyor.
0
abelardo
(14.05.24)
garip bir sistem var. bileşik faiz çalışmıyor, düz oranda çalışmıyor.

işbank 100 bin lira, 12 ay vade, 4.75% aylık faiz kredide toplam geri ödemeye 144,500 lira diyor kendi sitesindeki araçta.

bileşik faiz uygulamayıp aylık 4.75% alsak -> 157,000 lira,
bileşik faiz uygularsak toplamda -> 174,521.27 lira ödüyoruz.

ya ben bir şeyi kaçırıyorum ya da bankanın uyguladığı kural farklı.
0
gule gule
(14.05.24)
Mevduat faizini hesaplamanın en kolay yolu günlük faize çevirmek

Örneğin 100000 liranızı %57 yıllık faizle 32 gün vadeyle bankaya yatırırsanız

((57/365)*(100000/100)*32)*(1-0,075) = 4.622,47 lira getiriniz olur. İşlemin sonundaki (1-0,075) kısmı %7,5 stopaj oranını kazancınızdan düşmek için. Stopaj oranları değişir buna dikkat edin.

Kredi faizi çok daha farklı. Buraya olayın mantığını yazıyorum ki hem merakınız giderilsin hem de neden bu konuya çok kafa yormamanız gerektiğini gösterebileyim.

Kredi faizleri bileşik olarak hesaplanır. Bileşik faiz için üretilen formüller var. İlk iş olarak aylık taksit tutarını hesaplamalısınız. Sonra bu aylık taksite göre geri ödeme tablosu oluşturabilirsiniz. Bu hesaplama basit faiz hesabından çok farklı. Geri ödeme konusunda kafanız karışıyor anladığım kadarıyla. Bir kredi faiz oranına bakıp aylık taksit oranını hesaplamak istiyorsunuz muhtemelen.

Aylık taksit hesaplama formülünün kendisi çok karmaşık.

Örneğin yukardaki @gule gule'nin örneğinden gidersek %4,75 faiz ve 12 aylık vadeyle 100.000 lira kredi aldığınızda bunun aylık taksit tutarını şu şekilde hesaplarsınız;

Aylık taksit = (100000*((12*0,0475)/12))/(1-(1+((12*0,0475)/12))^(-12))

Ancak bunu böyle hesaplarsanız yanlış sonuç alırsınız çünkü bir de işin içinde vergiler var. Faiz hesaplanan her ay hesaplanan faiz miktarına oranlanmış iki tane vergi ödersiniz. Bunlar güncelde %15 olarak ödenen BSMV ve KKDF vergileri. Dolayısıyla geri ödeme hesaplanırken bunları da faiz olarak düşünüp yukardaki formüle eklemeniz gerek. Yazdığım şeyi okurken benim de kafam karıştığı için burada tüm formülü tekrar yazmayacağım ama sadece aylık faiz oranını güncelleyeceğim

%4,75*(%15+%15+1) = %6,175 çıkar. Bu sizin gerçek kredi faiz oranınızdır, vergiler dahil hali yani. Yukardaki formüle de 0,0475 yerine 0,06175 girmelisiniz kısaca. Normalde vergi faiz olmadığı için faiz oranı içinde verilmez ancak borçlu olarak sizin için faizle aynı şeye sebep olduğundan, yani ödediğiniz toplam miktarın artışına sebep olduğundan faizmiş gibi hesaba katılır.

Her neyse, meşakkatli bir iş kısaca. Bunun yerine aylık taksit hesaplamak için excel'de ingilizcesi pmt ve türkçesi devresel_ödeme olan bir formül var bizim kredimiz için onu şöyle kullanacağız

=devresel_ödeme(0,06175;12;100000)

kolay değil mi?

Buradan aylık taksit tutarınız 12.042,40 çıkar. 12 ay sonunda da 144.508,84 lira ödeme yapmanız gerekir.

Şimdi aylık ödeme tutarınızı ve toplam geri ödemenizi gördüğünüzden mevduat mantığına oturtabilirsiniz. Buna rağmen bu ham kredi hesaplamasıdır. Burada ulaştığınız sonuca ek masraflar olabilir. Örneğin kredi tahsis ücreti ve sigortalar en yaygın olanları. Bunları da geri ödeme miktarınıza eklemeniz gerekir, ancak fark küçük olacaktır.

Ama neden böyle yapalım? @kartallar yuksek ucarın dediği gibi bu hesapları yapan siteler var
0
akhenaten
(15.05.24)
(9)

muğla gibi turistik yerlerde insanlar nasıl kışın para kazanıyorlar?

Zetnikov
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış. kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum. bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?bu olaydan ayrı bide adam
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış.
kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.
ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum.

bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?

bu olaydan ayrı bide adam garson yada otelde calısıyor mesela elemanlar kısın memleketlerine gidiyorlar galiba bildigim kadarıyla.
otel sonbaharda bi sure açık oluyor sanırım. acaba otel soyle bı teklıf sunuyor mudur seni begendik sen as kadroda ol gel 12 ay calıs bizle vs.

bu tarz şeyleri merak ediyorum bilgisi olan aydınlatsın
0
Zetnikov
(14.05.24)
fethiye'ye hic gitmedim ama marmaris o kadar kucuk bir yer degil ki. kisin da kendine gore nufusu var. gozlukcu de kuyumcu da kendi capinda is yapabilir.
0
hot potato
(14.05.24)
kışın da para kazanıyorlar ama yazdan çok daha az
0
abelardo
(14.05.24)
gözlükçü, kuyumcu, takıcı, turistik eşya dükkanları, birçok restaurant genelde sezonluk kiralanıyor, 6 ay iş yapıp gidiyorlar.

onun harici buralarda yerleşik bir nüfus var esnaf kışında iş yapıyor.
özellikle pandemi sonrası yerleşik nüfus sayısı çok arttı.

otel sektöründe genel durum şu şekilde 12 ay kalan küçük bir çekirdek kardo oluyor, bunun haricinde ki çalışanlar sezonluk bulunuyor, nisan-kasım gibi düşünebilirsin. Sezon harici daha düşük ücret verip, eline personel tutanda oluyor.

Sezon harici büyükşehirlerde ki otellerde, restaurantlarda çalışanlarda oluyor. Turizm sektöründe personel sirkülasyonu inanılmaz yüksektir.

Turizm işi ülkemizde çok sıkıntılı maaşlar düşük kaldı, tatil beldelerinde iş sürekliliği yok, hemşericilik çok, bu ve benzeri sebeplerden birçok tanıdığım körfez ülkeleri ve uzak doğu ülkelerine gittiler, gençlikte iyi ancak yaş alınca, aile kurunca sezonluk çalışma işi insanlara çok zor geliyor.
0
sealth
(14.05.24)
tatil köylerini bilmiyorum, ama bodrum merkez ve gündoğan'da kışın oteller çalışıyor, odalarda tadilatlarını yapıyorlar ve kalan odaları da kışın iş yapmaya gelenler olursa diye satıyorlar. personel çok az, housekeeping olarak zaten bodrum'un yerlileri günlük geliyorlar, ön büroda da müdür veya otel sahibi gibi insanlar oluyor. yani personel sıfıra yakınsıyor, ama işletme kapanmıyor.
0
malheiros
(14.05.24)
Fethiyenin yerlisi baya fazla. Kendini döndürecek kadar fazla.
Bir çok tatil yerinin yerlisi var aslında.

Ama restaurantlar falan daha çok sıkıntı çekiyor kışın. Yazın kazanıp kışın cepten yiyor köklü restaurantlar.
0
zimbirik
(14.05.24)
Bodrum 200 bin
Fethiye 180 bin
Marmaris 100 bin

Kalıcı nüfusları yaklaşık bu şekilde. Hiç de ufak yerler değil yani, kendilerini döndürecek kadar iş yapıyorlardır.

Bu kış kasım sonu gibi Muğla'da değil ama Antalya Beldibi'nde bir otelde kongremiz olmuştu. Otel yabancı turistlerle doluydu, personelle konuşunca kışın da neredeyse full dolu olduklarını, pek çok yabancının kışı otelde geçirdiğini söylemişti. Ülkedeki tüm otellerde durum bu değildir tabii ama pek çok otelde kışın da yaşlı İngilizler falan kalıyor kendi ülkelerinde evlerinde harcayacakları paraya denk geliyor neredeyse diye haberler vardı
0
nundu
(14.05.24)
Plaj, beach clup, eğlence yerleri gibi mekanlar kepenk kapatıyorlar. Karınca gibiler. Yazın kazanıp kışın yiyorlar.

Otel ve restoran gibi yerlerin yazlık ve kışlık personel sayıları farklı. Yazın dışardan gelen mevsimlik personelle iş yaparken kışın çekirdek kadro ile faaliyete devam ediyorlar. O bölgelerde kış mevsimi de ılıman olduğu için yakın mesafeden gelen günübirlikçilerle değirmen dönüyor.

Bu arada yazlıklarda 12 ay boyunca yerleşik hayata geçiş de her geçen yıl artmakta. Bu da o bölgeleri kış mevsiminde de hareketli hale getiriyor.
0
Mirket
(14.05.24)
eskiden yazin yaptiklarini yerlerdi, kisin yatarlardi.
bir de kisin yazlik yerlerde insaat sezonudur, oradan beslenirlerdi.

simdi zaten emekli tayfa ve buyuk sehirlerden oraya tasinip online calisanlar sayesinde tahminen butun sene stabil takiliyorlardir.
0
cooperr
(15.05.24)
Sayfiye yerlerinde genelde sezonluk kazandıkları para kışında yetiyor. Turizmde güzel kazanç var. Otel çalışanları ise genelde asgari ücretli olarak sezonluk üniversite öğrencileri veya sigorta için çalışmak isteyen civar köylerden gelen çalışanlardan olur.
0
doharkoman
(15.05.24)
(12)

Dikkatli besleniyorum ama yine de ağırlık çöküyor

noxie
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine de bir şey değişmiyor.

Bakın size yediklerimi sıralayacağım, bir bakın:

Sabah - bir kahve, sonrasında su
Öğle arası - burada kahvaltı yapıyorum. domates, salatalık, biber, maydonoz (yağsız tuzsuz hepsi), zeytin (5-6 tane), beyaz peynir, kaşar, ceviz (2 adet), bir haşlanmış yumurta, tam buğday ekmek 1,5 dilim, bir kupa çay, bir tatlı kaşığı ev yapımı reçel (bunda işlenmiş şeker var ama bu kadarı da etkilerse bilemiyorum).

hepsi normal porsiyonlarda, abartılı bir şey yok.
yedikten sonra çok iyiyim ama 1 saat sonrasında görseniz, öyle ağırlaştım ki sanki bir tabak mantı yemişim gibi.

şu an çay-kahve içsem kendime gelirim biraz ama demir seviyem de düşük olduğu için çok içmek istemiyorum.

daha sağlıklı nasıl beslenebilirim allah aşkına?
0
noxie
(14.05.24)
gluten etkiliyor olabilir. ekmek yemeyin bir gün öyle deneyin.

gluten dışında diğer yiyecekler de dokunuyor olabilir.

annem keçi sütünden yapılmış peynir yiyebiliyor inek sütü ürünleri dokunuyor vs.

benzer bir şekilde geçici (edit: geçirgen) bağırsak sendromu da olabilir ama tek belirtisi bu değil , amacım internet doktorluğu değil ama sadece sağlıklı görünen yiyecekler ile çözülemiyor olabileceğini ifade etmek istedim.
0
jülsezar
(14.05.24)
protein yok mu?
0
numlock
(14.05.24)
Kahvaltıda protein ağırlığı aşırı az. Hemde düz şeker, ekmek falan da yiyorsunuz, o yüzden olabilir belki.
0
zimbirik
(14.05.24)
ben de bu konudan şikayetçi idim. 1 porsiyon pilav uyutuyormuş meğer.
ekmeği yarım dilime indirebiliyor musunuz ? bi deneyin isterseniz.
0
WithWorth
(14.05.24)
yumurtayı unutmuşum ekledim, peynir de var protein olarak.

salam, sosis gibi işlenmiş gıdaları bıraktım. sucuğu da olursa hafta sonları yiyorum.
0
🌸noxie
(14.05.24)
1 yumurtadaki protein diğer yediklerinizin yanında pek bir şey değil.
0
zimbirik
(14.05.24)
1 yumurtada olan protein hiçbir şey. Aksam iyi yemiyorsaniz low protein diet olmus.

Eğer bu diyet ise yaramiyorsa tam tersini yapıp deneyin (high protein). Cinsiyete göre ideal protein alimini examine.comdan falan bulabilirsiniz.

Olay yedikleriniz ile mi alakalı denemek isterseniz o öğlen yemeginiz yerine dümdüz salata ve ızgara tavuk yapın. Ekmek yok, yağ yok (yağ umrumda değil de böyle olsun simdilik). Sadece sebze ve tavuk. Bundan da ağırlık çökerse o zaman bir baktırın. Hayatımda salata ile ağırlık çökmedi.

Buna ek olarak ben yemekten sonra limonlu sıcak su iciyorum, bilimsel yani ne bilmesem de mideme iyi geliyor.

Her şeyi deneyin ama sadece tek bir seye odaklanmayin (glutenden oluyor, bundan oluyor, sundan oluyor diye. Deneyerek bulun. Herkesin bünyesi farkli. Yıllardır gluten yerim bir derdim yok).
0
logisticsmanager
(14.05.24)
yediklerin sadece bu kadar mı? kaç kilosun? burada pek bir şey yok ki. pek bir şey yemediğin için yorgun hissediyor olabilirsin.

ayrıca ağırlık çökmesi şunlardan olabilir:
bir hastalık olabilir, doktora gidebilirsin.
kan değerlerin düşük olabilir, bu ihtimal var çünkü az yiyorsun, doktora gidip kan tahlili olabilirsin.
gün içinde çok yoruluyor olabilirsin.
uykunu alamıyor olabilirsin.
son olarak alışkanlık olabilir. her akşam yemekten sonra uykun geliyorsa vücut artık buna alışmış ve o saatte uyumak istiyor olabilir.

bence asıl sebep bu:
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(14.05.24)
Bağırsaklarımda işlev bozukluğu vardı, yemek sonrası çöken ağırlık da belirtilerinden biriydi. Sizde de böyle bir şey var demiyorum ama, doktorum yemek sonrası ağırlık çökmesinin normal olmadığını, yemekten sonra ağırlaşmak yerine aksine enerjik olmanın beklendiğini söylemişti. Sindirim sisteminize bir baktırabilirsiniz.
0
amelie poulain
(14.05.24)
1. Kan değerlerine baktır. Özellikle şekerine

2. Bir hafta süreyle glutensiz beslen.
İçinde gluten olan gıdalar ile gluteni taklit eden gıdalar diye arat ve onları hiç yeme. Azıcıktan bir şey olmaz mantığı yanlış. Hiç yeme. Öyle bir dene.

Yine olmazsa safra kesene falan baktır. Bir gastroentorologa görün.
0
Mirket
(14.05.24)
Sağlıklı beslenmede reçel yüksek şeker ierdiği için olmaması gerekir. Ekmekte bir süre çıkarılabilir proteine ağırlık verebilirsiniz. Sağlık sorununuz için hekime görünün.
0
doharkoman
(15.05.24)
Ekmegi tam bugday yap az ye
Sekeri sifirla

Spora basla
0
Zetnikov
(15.05.24)
(1)

filtreyi arıyorum

patronaj1
Selamlar. Bunu nerede yapıyorlar tiktok mu? Nasıl bulabilirim acaba https://x.com/yasoligbi/status/1789245551743041990?s=46
Selamlar. Bunu nerede yapıyorlar tiktok mu? Nasıl bulabilirim acaba x.com
0
patronaj1
(11.05.24)
tiktokta pek çok filtreyi art arda kullanıyorlar.
funface, incinmiş, conehead, frog face, neanderthaler, bir sürü böyle filtre var.
0
abelardo
(12.05.24)
(16)

Şu loafer nasıl nasıl sizce?

we are floating in space
Şık mı? https://www.tamertanca.com.tr/tamer-tanca-erkek-hakiki-deri-siyah-floter-driver-ayakkabi-3566
0
we are floating in space
(10.05.24)
Hic degil :(
0
mor oje
(10.05.24)
ay hayır iğrenç
0
elorelia
(10.05.24)
Çok şık. Hemen al knk
0
sorularimicinfeykhesap
(10.05.24)
baruthane pilavcısı değilsen alma
0
numlock
(10.05.24)
Sorun kişi zaten bu tür ayakkabılar giyiyor ki sormuş.
Niye pilavcı, iğrenç falan...

Al knk.
0
sorularimicinfeykhesap
(10.05.24)
ayakların küçük ve taraksızsa bence güzel ve şık. yazın giyilir
0
exlibris
(10.05.24)
üstüne düdük gibi dar paça pantolon giyilmeyecekse, keten bir pantolonla giyilir al.
0
anthemis nobilis
(10.05.24)
bi numarasi yok..
0
cooperr
(10.05.24)
Kafamda direkt bir tipleme oluştu çorapsız ayaklı şu loaferı görünce. Bir de deseni de mest mi mesh mi şu abdestle ilgili olan ayakkabı gibi geldi. Bence kötü.
0
nawar
(10.05.24)
loafer giymek ne büyük yükmüş arkadaşlar ya. 5 mesajda 55 çeşit şekilde etiketlendim. pek giymediğim için anlamıyorum loaferden. ama öyle dar gömlekli, kısa paçalı nargileci tayfa stili giyinmiyorum. casual ve basic giyinen biriyimdir.

alternatifi de şu: derimod.com.tr
0
🌸we are floating in space
(10.05.24)
iyi de bu tarz ayakkabi israrindaki amac ne? herkes kotu demis. sen de zaten halihazirda giymiyorum anlamam demissin. yani illa ki almak istiyorsan al gitsin de bence laf olsun diye alisveris yapasin gelmis zira bu ihtiyac olsa ihtiyac degil, tarzin olan bir sey degil, moda hic degil.
0
hot potato
(10.05.24)
arkadaşlar heves ettim loafer almak istedim ve siz yılmaz'ın vatkalı ceket mevzusunda maruz kaldığı mahalle baskısını iliklerime kadar hissettirdiniz. ama duruşumu bozmayacağım, geri adım atmayacağım. loafer alacağım.
0
🌸we are floating in space
(10.05.24)
Dar paça giymeyeceksen yakışır olumsuz eleştirilere bakma gayet şık bir parça doğru kullanılırsa
0
olaylar olaylar
(10.05.24)
Giydiğim tek loafer şuna benziyor ama rengi böyle değil ve dizaynı ise çok az farklı:
www.instreet.com.tr

Gören herkes beğeniyor onu da. Ben de beğeniyorum. Tabii seri köz çektiren, dar pantolonlu, çorapsız, ayak bileği açık şekilde giymedim hiç. Bu paylaştıklarında herkeste oluşan ilk izlenim o. Bence şunlardan bir tanesini normal bir pantolon ile çorap giyerek paylaşmış olsaydılar fikrimiz farklı olabilirdi. Belki de deri değil süet ya da bez olsa aynı algı oluşmazdı bilemedim. Hevesini de parçalamak istemezdim ama...
0
nawar
(10.05.24)
sorudaki ayakkabı hiç güzel değil.

şu linkteki daha iyi.
derimod.com.tr

ama bu da her tarz ile hoş olmaz. çok az giyilebilir yani. benim de var böyle bir ayakkabım. 15 yıldır duruyor. senede bir kez giyiyorum.
0
abelardo
(10.05.24)
Abi bence al, şu duruşunla ve hoşgörünle bu ayakkabıyı hak ettin. Ama o seni hak etti mi bilmiyorum. Ayakkabıyı beğenmedim ama sana saygı duydum, ne giysen kabulümüzdür.
0
curukturpkokusu
(10.05.24)
(16)

Haç kolye takılmasını garipsiyor musunuz?

morca
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu t
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu tarz kolye veya küpe kullanması? Hristiyan değiller yani dini bir amaç yok kesinlikle. Doğrudan yargılamaktan kaçınma çabasıyla birlikte zihnimde onlarla ilgili bir miktar ilginç bir profil çizilmesine sebep oluyor açıkçası bu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yaştan, olgunluktan bağımsız olarak gayet normal mi?
0
morca
(08.05.24)
Türkiye oksimoronluk merkezi olduğu için garipsemiyorum.
0
ferenc
(08.05.24)
22 yasimda erasmustayken, bir gece tren istasyonunda sabahlarken, evsiz bi bulgar teyze onu diger serseri evsizlere karsi korudugum icin bana boynundaki hac ve isa kolyelerini vermisti. Isa kayboldu da haci takarim hala arada. Boyle bi anlami olmasaydi da takardim pasa keyfim oyle istedigi icin. Takanlara karsi bi fikir de belirmiyor. Taki iste süs püs gayet normal. Dini sebeple takilmasindan cok daha anlasilir buluyorum ve bence estetik bi tarafi da var. 30k
0
nic cage
(08.05.24)
Komik geliyor. He isteyen istedigini yapar tabi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Normal bir ülkede olsam garipserdim. @ferenc çok güzel özetlemiş.
Ama garipsemem sadece beni ilgilendirir. Takmak istiyorsa taksın tabi.
0
Mirket
(08.05.24)
Müslüman için asla olmayacak bir şey haçlı kolye takmak.
Müslüman olduğunu söyleyen ama bunu takanın daha İslam hakkında bilmediği bir çok şey daha vardır.

Hristiyanlık için olmasa bile öylesine veya şekil olsun takmak bir bahane olamaz ve bu şekil hristiyanlıkla özdeş ve onun alametlerinden biri haline gelmiştir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
inancindan dolayi takiyorsa hic sikinti yok, insanin bir dinin mensubu olarak dogmasi sacma, sonradan din degistirmek istemek normal.

pbur taraftan sadece estetik kaygisi ile takiliyorsa bu zaten oncelikle dini onemi olan bir objeye saygisizlik. ayrica bence dangalaklik, hersey oyuncak degil.

bunu yapan bir arkadasim vardi, yurtdisinda hatun avina ciktiginda oltadaki yem olarak kullaniyordu mesela. gidip en satafatlisini almisti. partiye gore takip cikartiyordu. araplarin partisine gittiginde osmanli tugrasi falan takardi. te allam..
0
cooperr
(09.05.24)
garipsemiyorum. inançsız birisinin takmasını da garipsemiyorum. inanıp taksa daha çok garipserim hatta. cool görünüyor bence. yakıstırıyorsa takabilir. güzel bir şekil bence haç
0
abelardo
(09.05.24)
Bunu takan Z kuşağının bir çogu ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bunu sadece bir aksesuar sananlar bence çoğunlukta. Mesela K-pop denilen akımın peşinden koşturanlarda epey çok kullanılır bu haçlı kolyeler. Sebebi de K-pop grupların boynunda haçlı kolye görmeleri. Özenip bulup aksesuar niyetine takıyorlar. Yaşı yüksek olup da aslında takan dayı ve teyzelerin marjinal görünmek amacıyla taktıklarını düşünüyorum tabi ( Hristiyan degilseler tabi)

Bir ara gamalı haç kolye takan bir z kuşağına bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bana şunu söylemişti.

Bilgisayar oyununda görmüştüm hoşuma gitti ondan takıyorum demişti.

O sebeple bence çok anlam yüklememek lazım. Bence isteyen kafasına huni de takıp gezebilir.
0
limonlu eksi
(09.05.24)
Hıristiyan olmayabilir ama hıristiyanlığa sempati besliyor olabilir. şartlar kendisi için olgunlaşsa belki hıristiyan olacak olabilir. bence milletin ne taktığını kafaya takmayı bırakırsak daha iyi olacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.05.24)
Valla ben garipseyemiyorum ya :D Ha ama şu var, yansıtmaya çalıştığı tarzı taşıyamıyorsa garip geliyor gözüme evet. Bu her türlü tarz için geçerli. Ama hem karakter olarak, hem görünüş olarak tamamen "o şey" olmuşsa garipsemiyorum. Dinle alakalı hiçbir düşüncem de yok bu arada bunları söylerken, çünkü zaten sizin de fark ettiğiniz üzere dini sembol olarak kullanılmıyor bu. Aklıma bile gelmiyor açıkçası dini açıdan bunu düşünmek.

Haç dini bir sembol olmaktan çok, dini teması olan bir sembol. İçine çok fazla ekstra anlam yükleniyor yıllar boyunca. Örneğin gotik akımlarda haç temelde dini bir simgeden ortaya çıkmış olsa da artık farklı bir ambiyansın parçası aynı zamanda. Şimdi bunu başka neyle anlatacaksınız? Ya da neden buna bu kadar kafa patlatasınız ki? Ortada yıllar boyu içine bir ton imge eklenmiş bir kalıp sembol var zaten. Örneğin aynı durum yin yang sembolü için de geçerli. Bunun gibi tonla şey var. Ama bence burada en önemli nokta haçın imaj anlamında bu kullanımını Hristiyanlar oluşturmuyor zaten. Hatta hristiyanlar bunun böyle kullanılmasına karşı. Yani bu hususu görmezden gelerek yapılacak her türlü çıkarım konuyla alakasız kalıyor bence. Haliyle o haç sembolü hristiyanlık kökenli olsa da "hristiyanca" bir şey asla değil. Olsa da fark etmez de, değil yani.

İnsanların olağan şekilde yaşarken bir felsefi manifesto gibi de dolaşması gerekmiyor bence. Bazı şeyleri sadece yaparsınız. Bizde nedense insanlar her yapılan şeyin derin felsefi bir altyapısı olması gerektiğine inanıyor. Ben uğraşamam şahsen :D ilham öyküleri kitabında yaşamıyoruz sonuçta. Biraz da keyif almaya bakmak gerek.
0
akhenaten
(09.05.24)
Peki o gördüğün insanlar gerçekten hristiyan ise, nasil bu kadar emin olabiliyorsun olmadiklarina sirf bakiş atarak? Hepsiyle tek tek konuştun mu? Sordun mu hayir

Bana sanki senin haç takanlara kıl olma durumun varmış gibi geldi
0
Zetnikov
(09.05.24)
Birleşik Krallık bayraklı tişörtler falan da yer yer moda oluyor. Herhangi bir ülke bayraklı kıyafet giymek için o ülke vatandaşı olmak gerekmiyorsa, haç kolyesi de bence öyle. İnsanları ne giydiği/ne taktığı üzerinden yargılamam pek fazla. Beğenmiştir takmıştır der geçerim
0
nundu
(09.05.24)
muhtemelen bos adamdir der muhabbeti fazla uzatmam. hatta yurtdisinda da oyle. kiyafetinde dini sembol kullanan hangi dinden olursa olsun bos insandir benim icin.

ayrica gercekten hristiyan bir turke bir kez universitede denk gelmistim. bir daha da gelmedim. genelleme yapmak cogu zaman hayat kurtarir.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
garipsemiyorum. garipseyenleri garipsiyorum.
0
paintov
(09.05.24)
Hristiyan olup takanlar için okay gayet normal diyorum ama hristiyan değil de özentilikten takıyorsa bana aşırı basit ve sığ biri izlenimi veriyor.
Ciddiye aldığım insanlar kategorisine sokmam mesela.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.24)
Liseden beri takarım ben, o zamanlar kolye takardım şimdi hem küpem hem kolyem var.
İnançsızlığım lise öncesine kadar gider, görsel olarak hoşuma gittiği için takıyorum gayet de seviyorum, hatta asıl en sevdiğim formu ters haç ama bununla yapılmış küpe ve kolyeye denk gelmedim hiç, gelirsem onu da alır takarım.
0
mutekebbir
(09.05.24)
(7)

İş hayatında üst ile samimiyetle dertleşmek olumsuz bir durum mudur?

psmstc
Amirim yaşça on beş yaş büyük bayan. Ben erkek. Sistemin insana değer vermemesi, özel piyasanın durumları, zam süreçlerinde yeterli artışların olmaması gibi genel kronik problemler hakkında karşılıklı samimi bir şekilde dertleşmek sizce olumsuz bir durum mudur? Ve samimi biçimde içinden gelenleri k
Amirim yaşça on beş yaş büyük bayan. Ben erkek.

Sistemin insana değer vermemesi, özel piyasanın durumları, zam süreçlerinde yeterli artışların olmaması gibi genel kronik problemler hakkında karşılıklı samimi bir şekilde dertleşmek sizce olumsuz bir durum mudur?

Ve samimi biçimde içinden gelenleri karşılıklı sohbet esnasında konuşmak, karşı tarafın yakınmalarını, özel bazı kişisel itiraflarını, düşüncelerini dinlemek bu sizce iş hayatı profesyonelliği ve sürekliliği açısından eksi bir şey midir? Yani oldukça samimi, insan insana iletişimlerden bahsediyorum..

Bunlar profesyonel iş hayatı adına negatif şeyler midir?

Sormamın sebebi her samimi konuşmanız dedikodu malzemesine de dönüşebiliyor veya size karşı kullanılabiliyor da sonra zira. Malum yani…


Şimdiden çok teşekkürler.
0
psmstc
(08.05.24)
değil ama günün sonunda bu diyalog sana bişey kazandırmaz, aksine kaybettirir. bil istedim.
0
numlock
(08.05.24)
cevabını sen vermişsin zaten: "her samimi konuşmanız dedikodu malzemesine de dönüşebiliyor"

iş hayatı = rol yapmak

sana verilen rol ne ise onu oynaman lazım.

bu yüzden iğreniyorum iş hayatından. beyaz yakalılar bu ülkenin en sömürülen ve en değersiz kitlesi. bu değersizliği hak etmiyorlar diyemem.
0
abelardo
(08.05.24)
bunları konussan ne olacak ki. yakın arkadaslarla konusulacak konular bunlar.
0
sizofren06
(08.05.24)
Çok enteresan ki ben bu sorulara ne zaman cevap versem duyuru ile ayri noktada oluyorum.
Ben kendi iş yerimde iki müdürümle de bu şekilde konuşuyorum. 6 yil bitecek ve iş hayatıma sadece pozitif etkisi var.

Tabiki böyle firmaya sokayim demiyorum ama misal "verilen ortalama zam enflasyon altinda, bu şekilde elimizde nasıl tutmayi planlıyoruz" diyorum ya da "verilen bonus ile rakip firmalar arasında fark var" gibi. Gene iş hayatının yoruculugu, sirketin son yillardaki degisimleri vs.

Ben mudurlerimin hayatlarini çok dinledim, yaptıkları hatalar misal. Ha ama ben de müdürüm ayrı konu. Bir de tabi ülke fransa. Bu kişilere müdür gibi değil mentor gibi bakarim.

Belki ben çok güzel yerde çalışıyorum bilmiyorum ama ben calisanlarimla rahatça konuşuyorum yani. Kimsenin bana anlattigini kendisine karşı kullanmam ya da başkasına söylemem.
Neyse yani mudurunuzu taniyorsaniz bunun profesyonel olmayan bir tarafı yok. Profesyonel profesyonel diye diye insanliktan olduk.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
@logisticsmanager burası türkiye
0
abelardo
(08.05.24)
genelleme yapmak gerekirse olmasa daha iyi ama karşındaki samimi doğru dürüst bir insansa dert dışında başka şeyler de dinlersin ve çok olumlu da olabilir. sana mentörlük yapabilir, önünü açabilir, hiç farkında olmadığın konuları gündeme getirebilir.
0
gabe h coud
(08.05.24)
ben ust olarak altimdakilerle pek dertlesmek istemiyorum, cunku sonra kovmasi zor oluyor basima geldi.

ayni sekilde ustumdeki adamla da pek dertlesmek istemiyorum ki beni kovmasi gerektiginde zorlanmasin.

isyerinde duyguya yer yok, herkes sonucta para kazanmak icin bir araya geliyor, mevzu gayet net ve basit.
0
cooperr
(08.05.24)
(10)

Usain Bolt dünya rekorunu antrenmanlarda geçmiş midir?

nundu
Birkaç aydır bu soru aklımda, Usain Bolt burda örnek tabii de yüzme, yüksek atlama, halter vs herhangi bir branştaki rekortmen atlet olarak düşünebiliriz. Hatta halter, yüksek atlama gibi barı kendin belirlediğin branşlar için daha da geçerli.Şimdi Usain Bolt'a ait 100 metre rekoru 9,58 malum 2009'd
Birkaç aydır bu soru aklımda, Usain Bolt burda örnek tabii de yüzme, yüksek atlama, halter vs herhangi bir branştaki rekortmen atlet olarak düşünebiliriz. Hatta halter, yüksek atlama gibi barı kendin belirlediğin branşlar için daha da geçerli.

Şimdi Usain Bolt'a ait 100 metre rekoru 9,58 malum 2009'da dünya şampiyonasında kırmıştı. Şimdi dünya şampiyonasında o an 9,58 koşan kişi antrenman pistinde yaptığı koşularda bunun üstünü koşmalı gibi geliyor bana. Hayatının en en en iyi performansını direkt dünya şampiyonası finalinde yapmış olması biraz olasılık dışı geliyor.

Ama internette konu hakkında okuyunca da antrenmanda kendisini korumak için fazla zorlamayacağı, yarış anındaki adrenalin salgılanmasının ekstra yardımcı olduğu gibi önermelerle karşılaştım. Bu önermeler de makul gibi yine de evinde sallıyorum 9,55 falan koşmayan biri direkt gidip finalde 9,58 koşabilir mi yav?
0
nundu
(08.05.24)
Tam bir dan johnizim insanı oldum gene ondan vereceğim bilgileri.
Dan john track and field eski sporcusu 30 yıldır da antrenör (buna ek basket, amerikan futbolu vs de calistirmis strength training olarak)

Kendisinin dediği şu. Ne yaparsan yap sahnede olmak aynı şey değil. Yani o yüzden sporcularini misal sandalyede bekletiyor, farkli kosullarda bekletiyor çünkü misal yarismada çok bekliyorsun ve buna alisman lazım diyor. Yani bir şeyi kendi kendine yapmak ile sahnede yapmak arasinda deli fark var. Ben misal 235 kg deadlift yaptim. Ama bana desen ki "yarışma var". Ona özel beslenirim, uyurum, antrenmanda yaparim, psikolojimi hazirlarim ve gider 250+ denerim çünkü antrenmanda kendimi asla sıfır noktasina kadar zorlamam ama sahnede zorlarim.
orada psikolojik olarak da fiziksel olarak da en top nokta yapiyorsun. Ve üstüne binen o yük aslında öyle kolay bir şey değil. Misal usain bolt onu yapması için belki aylar öncesinden özel antrenmana baslayip özel diyet yapıp psikolojik olarak kendini hazırlaması gerekiyor. Ve bütün dünyasi sadece 10 saniye altında bir şeye bağlı oluyor. Bu noktada kendisinden aynı şeyi antrenmanda beklemek mantıklı olmaz evet çünkü antrenmanda böyle bir risk alinmaz.

Evinde 9.55 koşan yaris aninda daha iyi kosar. Çünkü evinde madalya yok, seni izleyen milyonlar yok, rakip yok, öncesinden sadece o ana özel çalışma yok. Misal hangi sporcu "14 Eylül'de evimde rekor deneyeceğim ondan simdiden ona özel çalışayım, yiyeyim, psikolojimi hazirlayayim" der? Hiçbiri.

Misal gene bu tarz yarismalar öncesi kişiyi hazırlamak için yapilan enteresan yöntemler;
James george (olympic halter) antrenörü her hareketinde patlayici güç kullanmasını istemiş. Misal koltuktan kalkarken, yataktan kalkarken.
Sonra koşu ekibinde her yere koşun yürümeyin diyen varmis.

Neyse dan john yazdığı bir paragraf, ağırlık için bu ama olsun;
"First, never, never, never fail in training.

Make every lift. Don’t miss lifts. Stay within yourself. Perfect practice makes perfect.

Missing lifts can damage you, true, but more important is that missing lifts costs you a lot of energy. For a hurdler, crashing down to the ground is going to mean bad things sooner or later.

Simply dealing with a miss is energy consuming, but worse is the mental effort in psyching yourself up for the next attempt. Keep within yourself in training!

Remember this? Performance should be BETTER than practice!"

Bir de bahsettiğim gibi kişileri yarışmaya hazirlamak ile alakalı yazi (burada antrenmanda çok iyi olup yarışmada kötü olmak konusulmus);
www.akersofstrength.com

Neyse yani ben misal maximum agirligimin yüzden 80-90i ile çalışıyorum. Yüzde 100 denedigim ya da üstünü denedigim zaman kaç gün öncesinden kendimi hazırlıyorum. Bunu olimpik atlete uygularsan onlar da eminim aylar öncesinden böyle yapiyordur :)
0
logisticsmanager
(08.05.24)
hayatının en iyi performansını dünya şampiyonası finalinde yapmış olması tam aksine çok olası bir şey. adam antrenmanda nasıl şampiyona finalinde gibi koşabilsin?

bir de rüzgar faktörü var. +0.9m/s arkadan gelen bir destek rüzgar var dünya rekoru kırdığında. maksimum 2m/s rüzgar desteğine izin veriliyor. rekor kırdığında epey bir destek de almış.

maraton mesela. 2 saatin altında koşan Kipchoge, antrenmanda daha iyi mi yapıyordur? gerçek yarışlarda yarışçı sakatlanma pahasına en iyi performansını sergiler. karşılığında alacağı fayda ile antrenmanda rekor kırmasının karşısında alacağı sıfır faydayı düşün.
0
gabe h coud
(08.05.24)
bence kırmıştır ya. yarış dediğin tek sefer, antrenman dediğin sürekli. illa ki kırmıştır. filmlerde bile görüyoruz antrenmanlarda rekor süreleri (koşu, araç, uçak vs.) önemli olan yarış ama.
0
numlock
(08.05.24)
100 metre koşusu çok anlık bir güç patlaması sonuçta o yarış anında bir adımı yanlış atsa birkaç saliseye malolabilir tamamen "perfect race"'i yaptığı yüzlerce antrenmandan birinde yakalaması daha olası gibi geliyor bana. Fiziki olarak zorlamasını bilemem profesyonel sporcu olmadığım için ama olimpiyat altını hedefleyen sporcu antrenmanda da kendini zorlamalı gibi düşünüyordum
0
🌸nundu
(08.05.24)
Usain bolt antrenmanda kırmış olsa zaten duyardın. Adamın paylaşılan koşu antrenmanı şu şekilde;
"Track Work

Training on the track was obviously a major part of Bolt’s preparations for 100m and 200m races and he split his sessions into four key areas. We’ve highlighted these below with example workouts.

Starting Blocks:10×2 point starts for 10-20m (rest: 2mins), 6×3 point start for 10-20 m (rest: 3mins), 4×2 block starts for 10-30 m (rest: 5mins)

Acceleration: 10×20m with weight vest (rest: 4mins), 5×15m 2-point start using weight sleds (5mins recovery)

Top End Speed: 5×30m acceleration, 75 per cent speed for 15-20m, sprint for 10-15m (rest: 4-5mins)

Deceleration: 2×100m (2-3 reps), 95 per cent of 200m pace (rest: 2-3mins between reps, 5-8mins between sets)

Speed endurance work would also get regular attention including sessions such as 6-8 reps of 150m at 80-90% of 200m pace with 3-4 minutes rest."

Hiçbir atlet antrenmanda yüzde yüz vermez. Elit atlet böyle risk almaz. Ha bu arada atış yapılan sporlarda olabilir çünkü rüzgar falan etkili ama koşu, yüzme, ağırlık falan yani rekor kıracak performans demek gelmiş geçmiş en iyi performansı antrenmanda vermeye çalışmak demek.

Usain bolt kendi açıklamasına göre o 9 saniye için 4 yıl çalışmış.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
nundu seni çok iyi anlıyorum ve sana laflar hazırladım. lojistik menajer zaten oldukça detaylı bir şekilde açıklamış, pro sporcuların antrenmanları hiç ana yarışmaları gibi olmuyor. hüseyin bolt illa ki 100mt o tip koşular atmıştır ama antrenman programını yazmış üstte zaten. seni anladığım ise, eğer denerse, sallıyorum 1 yıl boyunca haftada 3 kere denerse ve öyle yarışmaya çıkarsa, muhtemelen çoğu sporcu için en iyi skor, yarışmaya son bir kaç hafta kala ki antrenmanlardan biridir çünkü antrenman performansı ile iyice tavan olduğu o zaman illa birinde daha iyi bir puan almışlardır.

soru özelinde bence zaten usain bolt o yarışta daha iyi bir puan alabilirdi, tekrar izlersen son 10 metrede falan adam neredeyse sevinç kutlamasına başlamış sağa solu izleyip güldüğünü göreceksin. full konsantrasyon gitseydi 9.58 değil de 9,5 belki daha altı bile olabilirmiş
0
avatar is back
(08.05.24)
bazı spor branşlarında dediğin gibi antrenmanlarda daha iyi derece olabilir ama 100 metre sprint için sanmıyorum ki antrenmanda daha hızlı koşsun. bu gibi büyük müsabakalar öncesi her şey ayarlanıyor. yani adamın kilosu, kan değerleri, moral motivasyonu, ıvır zıvırı hep final günü için ayarlanmış. bütün bir sene boyunca bu seviyede fizik kondisyonu olamaz zaten. final günü o yıl için her anlamda zirve. o yüzden en iyi koşusunu final günü yapmıştır. zaten antrenmanda daha hızlı koşsa haberimiz olurdu +1
hatta bazı ufak turnuvalardaki yapılan dereceler de dünya rekoruna dahil ediliyor. dikkat ederseniz o turnuvalarda pek rekor olmuyor. çünkü atletler tüm performansını dünya veya olimpiyat şampiyonalarına saklıyor.
florence griffith joyner bunun dışındaki bir turnuvada dünya rekoru kırdı. o da zaten yüksek ihtimalle dopingliydi. 100 metre sprint rekoru 40 senedir kırılamıyor.
0
abelardo
(08.05.24)
Cevaplar çok açıklayıcı oldu teşekkür ediyorum.

Peki örnek değiştirip Armand Duplantis'e bakarsak, 2022'den beri 6 kez dünya rekoru kırdı sanırım. Şimdi kendisinin belirlediği bir yüksekliği aşmaya çalıştığı bir spor yapan biri. Antrenmanda başarılı şekilde atlamadığı bir yüksekliği yarışmada deniyor mudur rekor olarak? Yani yarışmada dünya rekoru kırdığı o an kendi bireysel en iyisi mi oluyor sprint yarışı için belirttiğiniz aynı sebeplerle? Yoksa antrenmanda önceden atlamıştır zaten onun güveniyle mi deniyordur?

Soruda da belirttiğim gibi, standardı kendin koyup başarmaya çalıştığın halter, yüksek atlama, sırıkla yüksek atlama vs sporlarda hep zaten başardıkları ağırlıkları yarışmada deniyorlardır gibi düşünüyordum yani çocukluktan beri. Bu Usain Bolt örneği bi iki ay önce aklıma takıldı da öncesinde düşünmemiştim :D

Eğer Duplantis de yarışma anında "Ulan iyi hissediyorum, bi üstüne çıkarım gibi" diyip zorlayıp geçiyosa ekstra şok olacağım ahahaha
0
🌸nundu
(08.05.24)
Aklıma bir örnek daha geldi. Bu sene yüzme dünya şampiyonasi ve olimpiyatlar aynı seneye denk geldi (covid yüzünden takvim sastigi için)

Katie ledecky Şubat ayindaki yüzme şampiyonasına katılmadı. Olimpiyatlara katılacağını söyledi. Şubat ayı ve ağustos ayında bu kadar uzun süre kondisyonunu üst düzey tutamazdi çünkü. Buradan da anlıyoruz sporcuların zirvesi yarışın yapılacagi dönem oluyor.

Uzun atlamayı bilmiyorum ama halter için bence finalde kaldırdığı kiloyu antrenmanda kaldırmıyor. Finaldeki gerilimi izleyenler bilir. Kaç kilo kaldırılacağı rakibin kaldırdığına göre çok değişiyor. Eğer önceden kaldırmış oldukları bir kilo olsa daha rahat olurlardı kilo seçiminde. Uzun atlama da benziyor aslında buna.
0
abelardo
(08.05.24)
Bransina gore degisir ama sirikla uzun atlamada antrenmanda kirdiklarini garanti edebilirim.Sergey Bubka santim santim ilerletti dunya rekorunu.Bazen dusunurum.Top seviyede en iyisini denese kac kirardi acaba? para icin yavas yavas gelistirmeyi secti
0
turkuaz
(08.05.24)
(9)

Arabayı çekiciden düşüren şoförün para isteyip hakkım haram olsun demesi?

dejame
Geçen gün Kılıçdaroğlu misali böyle bir şey olabilir mi şekilde bir duyuru açmıştım fakat asıl soruyu sormayı unutmuşum telaştan.Mevzu şöyle:Arkadaşımın aracı bozuluyor, çekiciye biniyorlar ve şehre doğru yol alıyorlar. Arabanın içinde üç kişiler, çekicinin üstünde yol alıyorlar. El freni çekili, yo
Geçen gün Kılıçdaroğlu misali böyle bir şey olabilir mi şekilde bir duyuru açmıştım fakat asıl soruyu sormayı unutmuşum telaştan.

Mevzu şöyle:
Arkadaşımın aracı bozuluyor, çekiciye biniyorlar ve şehre doğru yol alıyorlar. Arabanın içinde üç kişiler, çekicinin üstünde yol alıyorlar. El freni çekili, yokuşta halat kopuyor ve araba yola düşüyor. Arkadaşın aracı ağır hasar aldı. Kendileri de canından olabilirdi otobanda.

Şoför olay anında sürücüyü suçlayıp kavga ediyor, el frenini çekmediğini iddia ediyor fakat üç kişi şahit, el freni çekildi. Zaten asıl problem çürüyen halatın kopması, yani çekicinin sorumluluğunda olan bir olau. Ardından aracı sanayiye götürüp yaptırıyor ama ilk andan beri para istiyor. Üstüne hakkım haram olsun diyor.

Bu durumda arkadaşım ne yapmalı?

A. Normal çekici hizmetinin bedeli neyse ödesin, kaza bu, olabilir.
B. Sadece yakıt parasını ödesin, 20 km kadar bir mesafede taşıma yaptı.
C. Araca o kadar hasar vermiş, üstelik canlarından da olabilirdi. Üstüne o kadar kavga etmiş ve hiç özür dilememiş, geçmiş olsun bile dememiş. Hiç ödeme yapmasın.
0
dejame
(04.05.24)
C
0
grimavi
(04.05.24)
Kaza müşterinin sorumluluğunda değil. Çekici, vermesi gereken hizmeti doğru dürüst veremediği gibi bir de kazaya neden olmuş. Normalde sigorta şirketinin bile araçta oluşan hasarı çekici firmasından tahsil etmesi lazım, en azından teorik olarak. Ben olsam para falan vermezdim.
0
salihdt
(04.05.24)
D. Bilirkişiye gidilsin. Bahsedildiği gibi halattaki hasar ile olduysa çekiciden araca gelen hasar için para istensin ve konu ilgili mahkemeye sevk edilsin. Aracın periyodik kontrolünü yapmak müşterinin sorumluluğunda değil.
0
nawar
(04.05.24)
E. şıkkı çekici şöforunu sizden bunu isteyecek kadar kendimi ezik duruma getirmezdim.
normal şartlarda o şoforun sizin isminizi gördüğü yerde gerilmesi mahcup olması lazım.
0
nuisance2
(04.05.24)
Çekiciden aracın hasar masrafı talep edilsin. Ödemezse yargıya gidilsin.

Bildiğim kadarıyla çekiciye yüklenmiş araçta yolculuk edilmez, bunu sağlamak ve el freninin çekili olmasını sağlamak çekicinin sorumluluğunda.

Aracı teslim ettiğiniz gibi teslim alma hakkınız var.

Bir avukatla görüşün.
0
Mirket
(04.05.24)
D hiç birisi. çekici araca hasar verdiyse bedelini ödemek zorunda. tam bir köylü kurnazlığı çekicinin yaptığı.
0
abelardo
(04.05.24)
Aracı kim tamir ettirdi, Cekici mi arkadaşınız mı?

Cekiciye araç içinde binmek yasak hemde 3 kişi araç içinde. Bu konu hakkinda oncesinde yasak vs denildigi halde birsey olmaz denilsi mi?


Halatın kopması araç+3 kisi yuzundense arkadaşinız haksız.
0
Fritz-X
(04.05.24)
Hata arkadaşınızda kanuni olarak hakkını aramak yerine (burada ihmal olduğu anlaşılıyor ) saçma sapan polemiklere giriliyor kavga ediliyor forumlarda çözüm aranmaya çalışılıyor Allah bilir arabanın sigortası kaskosuda yoktur bu kafayla daha çok sıkıntı yaşarsınız. Kaza yok ihmal var suç duyurusunda bulunun ayrıca hasar için tazminat talep edin.
0
doharkoman
(04.05.24)
araba çekici üstüne çıktığı anda çekicinin sorumluluğu başlar, arabanın bütün önlemlerini almak onun sorumluluğunda. ayrıca arabanın içinde de sizi taşımamalıydı siz başka bir şekilde gelmeliydiniz. kural,sistem olmayan güzel ülkemde bu işlerle ilgili mevzuat olduğunu da düşünmüyorum. ben olsam dava açardım, çekicinin iş bilmezliği yüzünden niye arabam zarar görsün. çekici ilk önce kendini garantiye alıp çalışmalı, çocuk oyuncağı değil bu işler.
0
firavunfaresi
(05.05.24)
(6)

Birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

dedeminhirkasi
1 milyonunuz varsayalım, bunun yuzdesel olarak dağılımı nasıl olmalıYani %50 hisse senedi % 30 altın %20 doviz gibi. Temkinli fakat yavaş yavaş sağlam ilerlemek isteyen birisi için bunun dağılımı nasıl olur
1 milyonunuz varsayalım, bunun yuzdesel olarak dağılımı nasıl olmalı
Yani %50 hisse senedi % 30 altın %20 doviz gibi. Temkinli fakat yavaş yavaş sağlam ilerlemek isteyen birisi için bunun dağılımı nasıl olur
0
dedeminhirkasi
(03.05.24)
Haftadan haftaya değişmiyorsa zarar edersin.
0
Mirket
(03.05.24)
Herkesin yatırım stratejisi farklıdır fakat olması gereken kullanacağınız para ile yatırım yapmayın kenara atıp unutacağınız para ile yatırım yapın. tavsiye olarak yatırımı en az 5 yıl olarak düşünün bana kalsa tamamı ile hisse senedi alırdım kısa sürede biri beş yapardım. Döviz bir yatırım aracı değildir.
0
doharkoman
(03.05.24)
XBANK yani Bankacılık endeksi:
1 Kasım 2010 tarihinde 996,31 Dolarmış
Bugün, 412,97 Dolar.

Yani bankacılık endeksine yatırılan para 14 yılda Dolar bazında %50'den fazla erimiş.

TCELL 3.12.2007 tarihinde 5,72 Dolarmış.
Bugün, 2,54 Dolar.

Yani o tarihte TCELL'e yatırılan para 17 senede Dolar bazında %50'den fazla erimiş.

Uzun vadede Hisse mi Dolar mı diye bir kez daha düşünmek için iki tane örnek. Yorumsuz örnek.
0
Mirket
(03.05.24)
%100 borsa (turkiye hisseleri degil). nakit/faiz'de para hic yok, tum para birimleri dahil. maasimin buyuk bir kismi ev odemelerine gidiyor su siralar, bir sure daha boyle olacak gibi. o yuzden borsa yatirimim her ay ufak bir miktar artiyor sadece. her ay ayni fonu aliyorum, uzun suredir herhangi bir satis islemi yapmadim.
0
hot potato
(04.05.24)
tüm parayı altcoinlere yatırıp batırıyoruz
0
abelardo
(04.05.24)
1-2 aylık ihtiyacım olabilecek kadar döviz; az az para piyasası fonu/mevduat, eurobond fonu, altın-emtia fonu/altın-döviz byf/altıns1; biraz yabancı hisse fonları; kalan çoğunluk yerli hisse senedi veya hisse senedi fonları. Şu an birikimimden para çekme ihtiyacım yok. Öyle olursa borsa ağırlığını azaltıp altın-döviz-para piyasası fonu ağırlığını artırırım.
0
perferil
(04.05.24)
(3)

Hangi dating appi kullaniyorsunuz

Kittie
Uzun suredir beraberligim yok.Cok uzak kaldim bu konulara.Yani zor geliyor artik tanisma fasli mesela.Gozumde buyuyor.Cok olumsuzluk yasadim bu beraberligim yyok dedigim donemde.Soyle kullanmasi kolay, kitlesi duzgun bir oneriniz var mi?Fark eder mi bilmiyorum ama kadinim.
Uzun suredir beraberligim yok.
Cok uzak kaldim bu konulara.
Yani zor geliyor artik tanisma fasli mesela.
Gozumde buyuyor.
Cok olumsuzluk yasadim bu beraberligim yyok dedigim donemde.

Soyle kullanmasi kolay, kitlesi duzgun bir oneriniz var mi?
Fark eder mi bilmiyorum ama kadinim.
0
Kittie
(03.05.24)
Hinge ve Bumble
0
king lizard
(03.05.24)
Eksi Sözlük diyecegim de müthis toksik bir yer. Ayni anda birden fazla kisiyi idare edip, en varliklisi seçiliyor falan..
0
Yourcousinmarvinberry
(03.05.24)
Ekşi sözlük
0
abelardo
(03.05.24)
(10)

2-3 saat icinde gecen filmler

robert bosch
örnek var mi?benim bildigim sanirim testere sadece
örnek var mi?
benim bildigim sanirim testere sadece
0
robert bosch
(01.05.24)
Tüm zamanların en güzel filmlerinden

www.imdb.com
0
Mirket
(01.05.24)
Yani tek mekan filmlerinin bir çoğu böyle sanki.

Buried www.imdb.com
Locke www.imdb.com
Bence Rezervuar Köpekleri de sayılır, tamam flashbackler vs. var ama esas olay depoda birkaç saat içinde geçiyor.

Die Hard'ların hepsi böyle birkaç saat içinde geçiyordu diye hatırlıyorum. Buna çok güzel örnek olur mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.05.24)
Victoria (2015) - sağlam film
Die Hard'ın hepsi
Retribution (2023) - dandik
Man on a Ledge - fena değil.
0
prole
(01.05.24)
man from earth
0
pide
(01.05.24)
(bkz: The Man from Earth)
(bkz: Phone Booth)
(bkz: The Strangers)
(bkz: Captain Phillips) biraz daha uzun bir süre ama dikkate değer
(bkz: The Invitation)
0
10551037
(01.05.24)
Son of saul'ü de ekleyelim
0
prole
(01.05.24)
En kisa hikaye zaman dilimi "run lola run" olabilir. 20 dakika sadece. Ama 3 farkli senaryo gosteriliyor filmde.

"Vantage Point" gibi coklu perspektif filmleri de guzel ornek. Bunda hikaye zaman dilimi 23 dakika ama 8 farkli perspektiften anlatiliyor.

Bunlar gibi hikayesi kisa zamanli, bikac saatli veya bikac gunlu bicok ornegi burda bulabilirsin:
tvtropes.org

Not: time loop, ruyada olma veya birinin dusunceleri vb. senaryolu filmleri haric tutuyoruz tabii. Onlarda zaman dilimi anlik, bikac saniyelik veya anlamsiz olabilir.
0
ermanen
(01.05.24)
tepedeki psychedelic adam
(01.05.24)
yukarıdakilere ilaveten benim aklıma gelenler

www.imdb.com bullet proof - trende geçiyor
www.imdb.com cebimdeki yabancı- yemekte geçiyor
www.imdb.com triangle -gemide geçiyor

gemi demişken titanic de 2-3 saat içinde geçiyor :)
0
abelardo
(02.05.24)
Bird Man
Non stop
Unstoppable
0
iwasbornonamountainside
(02.05.24)
(11)

Özgeçmiş Hobi Kısmına Şunları Yazmak Saçma Mı?

depresif çocuk
1) parfüm koleksiyonerliği2) ikinci dünya savaşı tarihibunlar takıntı seviyesinde meraklı olduğum konular. Ama biraz saçma durur gibi geldi.
1) parfüm koleksiyonerliği
2) ikinci dünya savaşı tarihi

bunlar takıntı seviyesinde meraklı olduğum konular. Ama biraz saçma durur gibi geldi.
0
depresif çocuk
(01.05.24)
artı veya eksi etkisi olmaz.
0
gabe h coud
(01.05.24)
artı veya eksi olabilir.

artı: aaa ben de bu konuları seviyorum diyebilecek hr, patron

eksi: saçma bunu niye yazmış ki diyebilecek hr, patron.
0
buenosdias
(01.05.24)
Eksi etkisi olur herhalde. Kurumsal is kulturunden uzak oldugun dusunulebilir. Bilmemne korosunda tenorum gibi somut veya yazlari akdeniz sahillerini temizleyen gonullu grubunu organize ediyorum gibi begeni uyandiracak seyler de degil yazdiklarin.
0
hot potato
(01.05.24)
"İkinci Dünya Savaşı Tarihi"
demeseniz de mesela "Churchill Doktrini" filan deseniz güzel olur. Tabii bu anlamda bilginiz varsa (bilmiyorsanız uçmayın sakın).

"Parfüm Koleksiyonerliği" yerine de, "Parfüm ve Duygular" deseniz, açıklarken de Şarap Kolleksiyoncusu gibidir deseniz mesela.

Günümüzde ilgi çekmek ve popülizm önemli. Detaylar ise önemsiz.
0
alfired
(01.05.24)
Hot potato +1

Bir de cok ergence buldum ben. Stajyer yazsa hos olabilir anca.
0
Kittie
(01.05.24)
hobi kısmı olmasın cv'de +1
0
kurbanlik koyun
(01.05.24)
hangi iş ve meslek yazılmamış ancak ikinci dünya savaşı geek bir izlenim veriyor bence. alakalı bir meslek değilse yazmamak daha doğru olur.
parfüm koleksiyonerliği iyi olabilir. özellikle satış pazarlama falansa dış görünüşüne önem gösteren, kokudan anlayan birisi diye düşünülebilir.
0
abelardo
(02.05.24)
Abi şimdi herkesten farklı bakacağım ben cv'de hobileri görmeyi seviyorum ve özellikle hayatında farklı şeyler olanlar ilgimi çekiyor. Yani parfüm koleksiyonu diyorsun, misal 20 tane varsa farklı ama bana basenotes'ta hednic var. Bu herif gibiysen o zaman bu gerçekten bir hobi.
Tarih konusunda da misal sana soru geldiğinde buna olan ilginin gösteriyorsan gene güzel.

Hobiler aslında kişiler hakkında ise alan kişiye bilgi verebilir. Misal bak ben fitness hobi derim ama bazı kişiye göre fitness yürümek, koşmak, iki hareket yapmak. Benim için 230 kg deadlift yapmak, 50 kg çantayı alıp taşımak, 20 kg yelek ile dağda yürümek, kitaplarını okumak, arastirmalara bakmak.

Yani aslında sen hobi diyince biz bundan ne anlamayiliz buna bakmak lazım. Sen ikinci dünya savaşı diyince bu konuda elinde 30 kitap varsa, misal Avrupa'da bu alanlarin gezmissen vs bu bize senin hakkında bilgi verir aslında.

Neyse yani benim kendi muhattap olduğum sirketler ve roller seviyesinde ben hobi kismini severim. Yöneticiler falan kendi tanitimlarini yaparken hobilerini de koyuyorlar o PowerPointlere ve gerçekten aklımda kalan şeyle hep hobileri, nerede calismislar, nerede okumuslar umrumda değil. Adamın hobisi misal hobi trenleri falandi. Çok ilgimi çekmişti.

Neyse çok konuştum :)
0
logisticsmanager
(02.05.24)
1 belki kurtarır da 2 saçma.
0
hrskrs
(02.05.24)
yazmak istiyorsan yaz, saçma olsun ne olacak. benim ilgimi çekerdi mesela. ama insanlar o kadar düz ki komik ve salakça algılayacak kişiler olacaktır tabii.
0
deartheodosia
(02.05.24)
Genellemeler kötüdür kabul ediyorum ama mesleği bu olmadığı halde ikinci dünya savaşına takık biri 15 yaşında bir ergen değilse çok olumlu düşünmem. Gavurların red flag dediği zımbırtı yani benim için bu ikinci dünya savaşı takıntısı. Ha bu red flag iş vermeye engel olmaz benim için ama çok da muhabbet etmeyi tercih etmem kendisiyle lol
0
nundu
(02.05.24)
(10)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait ve neydi?

tabudeviren
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
0
tabudeviren
(30.04.24)
4 yas, 99 depremini hatirliyorum ve sonrasinda ev saglam olmasina ragmen cadirda kaldigimiz gunler.
0
gule gule
(30.04.24)
3 veya 4 yaş. Giriş kattaki evimizin pencere korkulugunda ağladığımi hatırlıyorum. sokakta ayı oynatiyorlardi.
0
cukur
(30.04.24)
3-4 yas, video olarak degil ama cogunlukla fotograf olarak.
video 5-6 yasindan sonra basliyor.
0
cooperr
(30.04.24)
2 yaş. Babam ve bir arkadaşı pinpon oynuyorlardı. Düşen topun peşinden koşuyordum.
0
Bluesque
(30.04.24)
13-14 aylık evdeyken dışarı bakıp su akıyo demiştim. aaa çocuk konuştu diye evdekiler sevinmişti bunlar neye seviniyor diye bakmıştım.

daha net olan bir anı da 2.5 yaşındayken kardeşimin doğumu, bir süre annanemlerde kalmamız ve eve dönerken kardeşimin metal beşiğini söküp arabanın bagajına yüklememiz. ama asıl net olan kısım uzun süre sonra ilk defa eve girince hissedilen yabancılık ve bunu daha önce tecrübe etmediğimi fark etmem. sonra büyük bir kahverengi örgü sepet içinden oyuncaklarımı çıkarıp bir radyo ile oynuyorum.

bunlar gibi çok var ama bir süre sonra çoğu anının kendisi değil de hatırlaya-hatırlaya oluşan kopyaları gibi.
0
orpheus
(01.05.24)
Yaşı bilmiyorum ama annemin beni ayağında salladığını hatırlıyorum, bir de ablamın bana karyoladan nasıl çıkılacağını öğrettiğini hatırlıyorum.
0
mirty
(01.05.24)
dört yaş, babamı evin penceresinden bekliyordum, yağmur yağıyordu , nasıl eve gelecek diye ağladığımı hatırlıyorum.
0
peri harfler narla
(01.05.24)
3-4 yas. Bana yeni bir ayakkabi almislar ancak yagmur yaginca alti camur oluyor, merdiven basamaklarinin girisinde yere ters bir bicimde bir kurek demiri sabitlenmis, bizimkiler bana ayakkabimi orda nasil temizlemem gerektiginiz anlatiyorlar.

Bir de, otobuse biniyoruz, yan koltukta oturan kadin cocuguna muz veriyor, ben de ona bakiyorum, kadin dayanamayip bana da veriyor. Babam ona tesekkur ediyor.
0
va
(01.05.24)
2 yasimi hatirliyorum. dedemle birlikte uyurken kalp krizi gecirmis. uzerine beyaz carsaf serdiklerini ve bicak koyduklarini hatirliyorum

bi allahin kuluda bu cocuk burada ne yapiyor deyip uzaklastirmamis
0
foster
(01.05.24)
4 yaşımı hatırlıyorum. meşhur 87 istanbul kışını hatırlıyorum. çatı tamamen kar dolmuştu
0
abelardo
(01.05.24)
(13)

türkiye'de hiç bir şeyin yetmemesi

avatar is back
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın 2-3 günü dolmuş kalanlarda da az yer var fiyatlar uçmuş, otellere baktım ailemi götürsem mi dedim, oteller tıklım tıklım. bunları geçtim, konut yetersiz araç yetersiz neye baksam ya yetersiz ya da çok talep görüyor.

abi bu nedir ya? gerçekten ülke nüfusu 2010'da 30 milyondu da biz mi bilmiyorduk yoksa şimdi 150 milyon mu? bir arkadaşla tartıştık bu konuyu, ben biz türklerin çok ciddi tüketim düşkünü olduğumuzu ve aşırı sosyalliğe bağladım o ise, yüksek istihdam ve yüksek maaşlara bağladı, köyden kalkıp gelen hastanelerde sağlıkçı okullarda öğretmen kamuda memur, öyle ya da böyle 1500$ maaş alıyor herkes neredeyse.

cidden nedir bu ya?
0
avatar is back
(30.04.24)
Boş şeylere vaktimiz çok.
Bu bir gerçek.
Kütüphanelerin boş olduğu bir toplumda sorun da çoktur.
0
diyecevaplandı
(30.04.24)
istanbulda?
0
abuzer
(30.04.24)
bence türkiyenin en büyük problemi ve her şeyin sebebi kalabalık olması. bu yazdıklarının sebebi de kalabalık olması. hindistan, bangladeş olma yolunda ilerliyoruz
0
abelardo
(30.04.24)
İstanbul için nüfus yoğunluğu problem
0
jülsezar
(30.04.24)
Doğru cevap, tüketimin artması.

Mesela bakın, 2020’de kişi başı harcama 8.5k dolar iken 22 de 10.5k dolar olmuş.
data.worldbank.org

Bunun sebebi para basılması, bunun sonucu enflasyonun artması, enflasyon artmasına rağmen faizlerin düşük tutulması.

Türkiye’yi yokuşa süren 3 olay bu. Para basmak deyince fiziki parayı düşünmeyin sadece. Seçimden önce, toplamda 1000 dolar tutarında kredi çektiğinizi düşünün, enflasyondan dolayı geri ödediğiniz miktar 600 dolar olsun mesela. Aradaki 400 dolar para basılarak karşılandı.

Son yıllarda para basılmasının sebebi, millete para dağıtmak. Bayağı bayağı para dağıltıdı kredi ile. Sebebi ise, seçimi kazanmak. Belliki başarılı oldular.

Bu grafikte dağıtılan paranın büyüklüğünü gösteriyor mesela, kredi genişlemesini: eksisozluk.com
0
substituent
(30.04.24)
Türkiye'de yüksek istihdam ve yüksek maaş mı varmış?

İstanbul nüfusu 16 milyon, anlık insan sayısı minimum 20 milyondur öğrencisiyle göçmeniyle turistiyle, bunun %1'i dışarda olsa 200 bin insan ediyor. 200 bin insan da İstanbul'da her türlü mekanı doldurur zaten. Bu kadar basit matematiği yok sayıp "Madem ekonomik kriz var, niye her yer dolu" diye konuşmak çok tuhaf geliyor bana
0
nundu
(30.04.24)
Sen de bu kalabalıkta +1 sin. Farkında olman seni o kalabalıktan ayırt etmiyor. Gel taşraya bu kalabalık yok
0
olaylar olaylar
(30.04.24)
Bu işin çözümü cem uzan'ın dediği gibi doğu illerine kumarhane açıp hem istihdam yaratıp hem de para getirisi sağlamaktır.
0
ferenc
(30.04.24)
Arz asil problem.
0
aloha snackbar 3
(30.04.24)
birinci sebep kalabalık ve nüfusun şehirlere dengesiz dağılımı. ikincisi ise insanların boş vakit geçirmekten tek anladığı şeyin kafeye restorana gitmek olması. biz türkler para harcamadan eğlendiğimizi anlamıyoruz. illa bir şeylere para ödenmeli, hizmet alınmalı, şımartılmalı, o tatmin duygusu yaşanmalı. insanlara da hak veriyorum, büyük şehirlerde yapacak bir şey yok. doğru düzgün doğa yok, doğa olsa ulaşım yok, ulaşım olsa her yer tesisleşmiş, vs. vs.
0
sir gawain
(30.04.24)
Vallaha paris'e gittiğimde ben de kalabalık diyorum, bunun gibi bir de lyon dedim onun dışında demedim. Oralarda da her yer dolu. Bunun sebebi nüfus yani. İstanbul'a bakan birinin herhangi bir şekilde araştırma yapmasına gerek yok, gereksiz kalabalık yer. Yaşanacak bir tarafı yok.

Bu sebepten buraya yigilmamaliydi ama hükümetler bu yolu seçti. Her şey oraya yigdi malum inşaat. Yoksa İstanbul'daki hayat biraz başka şehirlere yayilsa bu sorun olmayacakti.

Ha bu arada Türkiye gibi enflasyon tavan ülkelerde harcamanin artmasi da normal. Bugün 100 liraya yediğini 2 ay sonra 150 liraya yiyeceksin. E zaten ne araba ne ev alinabiliyor, hobi desen para, yurtdışı gezmek para. Yani insanlar ya eve tikilacak ya elinde olup bir şeye yetmeyen parayi harcayacak.

Türkiye'de çok para var diyen kendi çevresine bakıp bunu söyler. Yüksek istidham ve yüksek maaş. Maşallah sanırsın almanya. Şu an devlet para alıyor o kadar.
0
logisticsmanager
(30.04.24)
turkiye kaldirabileceginden cok nufusa sahip. sehirler korkunc. allah askina ankara kalesine cikip etrafa bir bakmanizi tavsiye ederim. manzara hindistan'in aynisi.

cayyolu'na guya varliklilar gitti tasindi. gidin google maps'ten bir uydu goruntusune bakin. parsel parsel arsa ceviren site dikmis, hicbir mantigi olmayan butunluksuz cirkin yapilasmalar olusmus. bunun fakirlikle alakasi yok. 1930'da turkiye alman sehir planlamacilarina sehir tasarlatiyordu. simdi ise kolay ve hizli rant kapisi aralandi. mafyalasma her yerde. ulke en son bir plana gore yonetildiginde 2002 sonrasi kemal dervis planlari takip ediliyordu.

biz 10-15 sene once universitede bunlari tartisirdik ve kalbim sikisirdi uzuntuden. korkarak anlattigimiz her sey oldu.

ileride ne olur? turkiye ayni iran, pakistan gibi devletin guclu oldugu ama halkin fakirlikten agzinin koktugu bir yer haline gelecek. kendini devlete hizalayan guclenecek, alip yuruyecek. memurluk ve mafyalik ulke gencligine sunulan opsiyonlar olacak.
0
antikadimag
(01.05.24)
Genelde büyükşehirlerde bu şekilde sebeplerini yorumlamak haddim değil fakat gözlemlerim ve tecrübelerime göre Türkiye'de insanların ekonomik durumu iyi yemeyi içmeyi ehli keyfi lüksü ve gösterişi seviyorlar insanlarda gereksiz bir araba sevdası var kadınlar estetik ve para düşkünü ve sokaklarda çıplak gezerek bedenlerini teşhir ediyorlar yazdıklarım gözüme batanlar genel gözlemler istisnalar kaideyi bozmaz. Benim tahminime göre Türk halkı sosyal medyadan, dizilerden , sosyal platformlardan kontrolsüz bir şekilde etkileniyor bunların hepsi pr'ın etkileri. Bu durum aynı zamanda istatistiki bir veri olmasa da Türk ekonomisinin ne kadar canlı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. İstanbul yaşanacak bir yer değil Bu arada köyden kente göç 90'lı yıllarda bitti.
0
doharkoman
(01.05.24)
(7)

olimpik/milli sporcuların gerçek mesleği bu mu?

kibritsuyu
yani geçimlerini yaptıkları spordan mı sağlıyorlar, parayı yaptıkları spor ile mi kazanıyorlar?sorum futbolcular falan değil. artistik buz patencisi mesela. anca kış olimpiyatları oluyor, belirli bir turnuva oluyor, ona gidip yarışıp dönüyor. bu adamın mesleği bu mu, yoksa normal herkes gibi işe gid
yani geçimlerini yaptıkları spordan mı sağlıyorlar, parayı yaptıkları spor ile mi kazanıyorlar?

sorum futbolcular falan değil. artistik buz patencisi mesela. anca kış olimpiyatları oluyor, belirli bir turnuva oluyor, ona gidip yarışıp dönüyor. bu adamın mesleği bu mu, yoksa normal herkes gibi işe gidip, mesleğinden parasını kazanıp müsabaka olunca da ona mı gidiyor? gerçek işi mühendis ama artistik buz pateni müsabakası olunca kalkıp ona mı gidiyor?

mete gazoz mesela. işi gücü mesleği okçuluk mu, yoksa normal üniversitesini okuyup, mesleğini eline alıp çalışıyor da okçuluk ile ilgili müsabaka olunca mı kalkıp gidiyor?

hadi mete gazoz rekortmen, popüler bir kişi, sponsorla reklamla falan kazanıyordur da sıradan bir okçu için durum ne? mete'nin rakipleri için mesela?
0
kibritsuyu
(26.04.24)
Olimpik sporcu olmak için amatör olmak, bu sporu profesyonelce yapmıyor olmak şartı var.

Ancak geçimi için bir işte çalışmak zorunda olanların bu denli başarılı sporcu olamayacağı herkesçe malum.

Bu kural şu şekilde deliniyor. Büyük holdinler kendi adlarıyla spor klüpleri kuruyor. Örneğin atletizm takımı için bir sporcuyu transfer ediyor. Sporcu holdingin bir atölyesinde işçi olarak çalışırken (!) antrenmanlarına da devam edip holdingin takımında koşuyor.

Şu an çok gündemde olan 'ATM memurluğu' konusunun spora uyarlanmış hali. Ve bütün dünyada da bu şekilde.
0
Mirket
(26.04.24)
diploması vardır yoktur bilmiyorum ama yaptıkları spor kendi işleri. zaten aksi durumda olimpik sporcu olabileceği gerçekçi gelmiyor.

özellikle sponsor bulunma şansı az sporlarda ya meslek ya spor oluyor, örneğin satrançta türkiye'nin bir numarası oyuncu ki bizim ülkenin olimpiyatlarda 6. olmasını sağlayan sporcumuz satranç ekonomik olarak zorluyor diye profesyonelliği bırakıp amerika'da üniversite okumaya gitti.
0
gule gule
(26.04.24)
çok rekabetçi olmayan bir branş değilse evet gerçek mesleği sporculuk oluyor. aksi taktirde başarılı olamaz zaten
0
abelardo
(26.04.24)
amatörlük meselesini tam anlamıyorum. basketbol, futbol ya da voleybol gibi branşlarda katılan sporcular gayet takımlarından maaş alıyorlar, yani profesyoneller.
0
co2s2
(26.04.24)
@co2s2 olimpiyatların sloganı önemli olan kazanmak değil katılmaktı ilk başladığı zamanlar.

1936'da tek olimpiyatta 4 madalya alan ilk kadın yüzücü olimpiyatlardan sonra yüzme hocalığına başladığından amatörlükten çıkıp diğer olimpiyatlara katılamadı mesela.

ya da hatırlamadığım bir branşta bir sporcu madalya kazanıyor fakat daha önceleri spordan maaş aldığı ortaya çıktığından madalyasını geri iade ediyor..örnekler var.

tabii günümüzde(1984 sonrası) sponsorlar turnuvayı finanse ettiğinden dedikleri oluyor, bunun yanında profesyonelliğin olimpiyatlara girmesi daha ikinci dünya savaşından önce siyasi şekilde başlıyor. kızıştıkça kızışıyor..
0
gule gule
(26.04.24)
@mirket; bu kuralın olduğundan emin değilim. Senin bahsettiğin eski kurallar olması lazım.
www.rulesofsport.com

1980lerde degismeye basladi, haliyle cogu bugun profesyonel atlet.
0
logisticsmanager
(26.04.24)
yurtdışındaki sistemi bilmiyorum ancak örneğin hollandalı artistik cimnastikçi epke zonderland esasında doktordur mesela. fakat günde 6-8 saat antrenman yaptığını düşünürsek ne derece mesleğini icra ediyordu bilemiyorum.

türkiye'de ise şöyle... profesyonel branşlar, amatör branşlar ve olimpik branşlar var (olimpik branşlar tüm dünyada olimpik tabii). profesyonel dallarda mücadele eden (futbol, basketbol, voleybol vs.) profesyonel lisansa sahip sporcular zaten kulüplerinden yeterince maddi destek alıyor. amatör branşlarda ise eğer kulüple bir anlaşman yoksa ücret söz konusu değil ya da cuzi bir miktar alabilirsin. amatör branşlardan aynı zamanda olimpik olanlar da var. mesela yine cimnastikten örnek verelim. hem amatör branş, hem olimpik. buradaki sistem de şu. sporcular türkiye olimpiyat hazırlık merkezi (tohm, gençlik ve spor bakanlığı'na bağlı) kotasını alırlarsa tamamen bu amaçla donatılmış tesislerde ücretsiz konaklıyor, antrenman yapıyor ve belirli bir maaş alıyor. buradaki sporcular ekseriyetle milli sporcu oldukları için ekstradan millilik maaşları da var. birçoğu üniversite'de besyo okuyor. okul bitince direkt millilik atamasından öğretmen, antrenör veya spor yöneticisi oluyorlar. eğer atandıktan sonra hala sporculuk yaşamları devam ediyorsa resmi izinli sayılıp antrenmanlarına/yarışmalarına katılıyorlar. bazı sporcular ilgili federasyonlardan da maaş alabilir.

kısacası eğer milli ve olimpik sporcuysan geçimini sağlayacak kadar para kazanırsın. hele ki dünya/avrupa/olimpiyat derecesi alırsan devlet ödülleri, yarışmaların kendi ödülleri, çeşitli sponsporluklar falan derken iyi para gelir. ama falanca kulübe gidip birkaç yarışma gördüysen nanay. :)
0
motosiklet burclu adam
(27.04.24)
(11)

ilişkimiz 2 hafta sürdü diyen birileri ne yaşıyor?

mr.goodcat
herkesin herkesle flörtleştiği bir dönemdeyiz. bazısına sorulduğunda ilişkimiz 2 hafta sürdü diyor mesela. bu kadar kısa süren bir ilişkinin başlangıç miladı mı oluyor o halde? zaten 1-2-3 hafta dediğin periyot flörtleşme periyodu. yani bir şey oluyor da o bir anda ilişkiye mi dönmüş oluyor, ne oluy
herkesin herkesle flörtleştiği bir dönemdeyiz. bazısına sorulduğunda ilişkimiz 2 hafta sürdü diyor mesela. bu kadar kısa süren bir ilişkinin başlangıç miladı mı oluyor o halde? zaten 1-2-3 hafta dediğin periyot flörtleşme periyodu.

yani bir şey oluyor da o bir anda ilişkiye mi dönmüş oluyor, ne oluyor yani?
0
mr.goodcat
(25.04.24)
onlar genelde hayatında birisi olsun diye beraber oluyorlar, diğer taraftan başkalırıyla görüşmeye devam ediyorlar. daha iyisini bulunca da ayrılıyorlar. bunu genelde yeni kuşak yapıyor. 38 yaşındayım, benim zamanımda böyle değildi. şimdi her şey çok hızlı gelişiyor ve her şey çok normal kabul ediliyor.
0
numlock
(25.04.24)
bunu diyen birinin görece daha uzun ya da daha derin bir iliskisi olmamistir herhalde. senin iliskiye yükledigin anlam belki daha uzun süren daha derin bir sey icin gecerli. ama o da bu duyguyu yasamak, bir seylere anlam yüklemek istedigi icin böyle diyor. biraz daha yasi kücük birinin yapacagi bir sey gibi bence de.
0
robert bosch
(25.04.24)
aslında sorumu tam doğru yöneltemedim.

ben ilişki neden 2 hafta sürüyor demiyorum. 2 hafta süren bir ilişki nasıl başlıyor. yani buna nasıl ilişki denebiliyor? bana göre 2 haftalık şey flörtleşmedir. yani ilişki demek için 2 haftanın öncesinde bir flört aşaması geçmesi gerekiyor.

yani;

flört --->> x --->>> ilişki --->> 2 hafta sonra the end

bu x'de ne oluyor yani?
0
🌸mr.goodcat
(25.04.24)
onu 2+2=4 mantığında düşünemezsin. evet anlıyorum demek istediğini ama belli bir süreç söylenemez. olsun olsun ortalama 20 gün olsun flört. başlangıç düdüğü yok bu işin.
0
numlock
(25.04.24)
flört yok bence direkt one night two night stand ama bir yandan da cok zaman da gecirmece sonra ayrilik. :(
0
robert bosch
(25.04.24)
bir ay bir yerde calisan da iki sayfa cv yaziyor su projeyi ustlendim, sunu cozdum, bunu hallettim vs, ayni hesap.
0
cooperr
(25.04.24)
Bir yerden kabul ediyorlar işte. Kimi dating uygulamalrını silince başladık sayıyor, kimi üstüne konuşup anlaşınca, kimi daha tanışır tanışmaz... Neticede insan bir noktada "evet benim artık bir ilişkim var" diyor, doğru olsun ya da olmasın. Çünkü bazen tarafların biri kendi kendine de gelin güvey oluyor.

İlişkiler söz konusuysa her şey mümkün. Çok anlamaya çalışmayın.
0
akhenaten
(25.04.24)
hiç bir şey olmuyor. sadece lafta 2 hafta. nereden sayarsan say
0
abelardo
(25.04.24)
Ben uzun süredir o dünyadan uzaktayım ama ilk sevişmeden itibaren sayıldığını düşünüyorum.
Yani sevişmişler, görüşmeye devam etmişler ve 14 gün sonra "bir daha görüşmeyelim" demişler.
0
michael_knight
(25.04.24)
Seni seviyorum dendiyse o ilişki başlamıştır benim için. Kriterim bu.
0
kaptan maydanoz
(26.04.24)
@kaptan maydanoz ilişkinin başlamasıyla "seni seviyorum" denmesi arasında ortalama 3-4 ay var benim tecrübelerimde.
Bence o çok büyük bir adım.
0
michael_knight
(26.04.24)
(9)

duygusal bir çöp kovası olmak

duyurukullanıcısı
sağolsun arkadaşlarım tüm negatif duygu ve düşüncelerini bana açıyorlar. beni aradıklarında anlıyorum ki bi 15-20 dk ne kadar kötü-negatif-anlamsız düşüncesi varsa bana anlatıyorlar.başlarda saf gibi bunun iyi bir şey olduğunu falan düşünüyordum. sonradan anladım ki bir adet duygusal çöp kovasından
sağolsun arkadaşlarım tüm negatif duygu ve düşüncelerini bana açıyorlar. beni aradıklarında anlıyorum ki bi 15-20 dk ne kadar kötü-negatif-anlamsız düşüncesi varsa bana anlatıyorlar.

başlarda saf gibi bunun iyi bir şey olduğunu falan düşünüyordum. sonradan anladım ki bir adet duygusal çöp kovasından farkım yok.

mesela şunu yapalım bunu yapalım diyorlar. yemek, gezi vs vs yapıyoruz da ama arkadaş günün sonunda ben cidden şişmiş oluyorum. başka eventlerine falan bakıyorum güle eğlene vakit geçiyorlar. gülmeli çoşmalı selfiler çekiliyorlar. bizim buluşmalarda tek bir selfi yok çünkü suratlar asık, moodlar düşük.

peki ben anlatıyor muyum negatif şeyleri? tabiki hayır.

biraz gibideki mektup gibi oldu ama çok kafam takıldı bu işe. gezmeye eğlenmeye x kişisi ile dert yanmaya dk'ya diye bir gidişat var.

ben mi abartıyorum yoksa cidden böyle bir şey var mı hayatta ?

yani bazı insanlara duygusal bir çöp kovası gibi davranmak gibi.
0
duyurukullanıcısı
(25.04.24)
"ben mi abartıyorum yoksa cidden böyle bir şey var mı hayatta ?

yani bazı insanlara duygusal bir çöp kovası gibi davranmak gibi."

karşısındakini yargılamayan ve dinleyen insanlara karşı böyle bir eğilim var ama bu bilinçli yapılmıyor bence (yine de kötü bir durum olduğunu değiştirmez)

siz yargılamadan vs dinlediğiniz için akıllara siz geliyorsunuz

şaka yollu takılın amk iyice ağlama duvarına çevirdiniz burayı birazda eğlenceli bir şeyler yapalım diye
0
jülsezar
(25.04.24)
var tabii ki, size spesifik olarak yapiliyor olabilir ya da bazi kisiler herkese oyle davraniyor, sazi eline alip ne var ne yok icini dokuyor. ikisi de kabul edilemez, ya da bir dereceye kadar kabul edilebilir diyelim. guzellikle sinir koymayi ogreneceksiniz zira aksi kendinize saygisizliktir.
0
kassiopeia
(25.04.24)
Var böyle bir durum maalesef.

Bazi insanlar mizaçlari gereği dertlerini sürekli başkalarıyla paylaşmayı, akıl almayı ya da sürekli sorunlarından bahsetmeyi severler. Arkadaş grubunuz bu insanlardan oluşuyor olabilir.

İkinci sebep de "sizi dert dinleyen" olarak konumlandirmis olmaları olabilir. Önceki deneyimlerinde onlara koşulsuz kabul, ilgi, sevgiyle yaklastiysaniz bu özellikle bizim toplumumuzda çok az rastlanır bir durum; biz genelde kendimizi anlatmayı severiz. Sizi zihinlerinde bu şekilde etiketlemislerdir. Ama bunu kabul etmek zorunda değilsiniz. Güzel bir dil ile açıklayabilirsiniz.

Ayrıca mesleğiniz de buna yakın bir meslekse (bende çok sık olur mesela), insanlar akıl alacak biri olarak görüyorlar. Ben de çok yakın arkadaşlarımin yanında olmaktan mutluluk duyuyorum ama bazen aylarca konuşmadığım biri WhatsApp tan mesaj atıp iki kelime sonra "bizim çocuğun da şu sıkıntısı var, annem de depresyon tanısı aldı" dediğinde biraz üzülüyorum. Eskiden onlara da yardımcı olmaya çalışırdım; şimdilerde "anliyorum, zor bir süreçten geçiyorsunuz. İsterseniz tanıdığım uygun bir terapiste yonlendirebilirim" deyip konuyu kapatıyorum. Siz de "ben kötü deneyimler dinledikçe sonrasında kendimi kötü hissediyorum. O yüzden sürekli bunlardan konuşmasak sevinirim" diyebilirsiniz.
0
fraise
(25.04.24)
Hayır demeyi deneyin ve sonrasında olacakları izleyin. Size zarar verdiğini karşı taraflara söylemediyseniz tahmin edip anlayış göstermelerini beklemeyin. Empati ile dinleme beceriniz olmadığı sürece de dert dinlemeyin. Size yüklenen tüm konforsuz duyguları sizin de başka yere aktarmaniz gerekir, aksi halde çöp kovası olarak etiketlersiniz kendinizi. Sempatik yönünüzü bastırıp empatik yönünüzü geliştirmeniz yararınıza olur ve hayatınızı güzelleştirir.
0
hasmetizm 2046
(25.04.24)
var tabiki. eğer dinleyen kişi olmak rahatsız ediyorsa dinleme.
0
abelardo
(25.04.24)
Diğer insanlar sizi bağlayıp ya da kafanıza silah dayayıp bunları yapmıyorsa değişim ve dönüşüm gereken alan sizde demektir. Hayır diyebilmek, sınır çizebilmek, bu açtıpınız alanı ortadan kaldırmak veya daraltmak, sürekli aynı senaryoyu yaşıyorsanız ben bu senaryodan besleniyor muyum acaba ve eğer öyleyse nedir bendeki karşılığı gibi sorular sorabilmekle başlayabilirsiniz.
0
Phoebe
(26.04.24)
ya iyi güzel akıl veriyorsunuz da ;

x kişisi çağırdı çay içelim dedi, ne diyeceğini biliyor muyuz? hayır.

oturdunuz bir yere bi 20dk güzel muhabbet geçti sonra
"geçen ne oldu biliyor musun?" diye konuya giriş yaptı
tam bu noktada

"baboli negatif bir şey anlatıcaksan anlatma yada ben gideyim"

diyebiliyor musun? elbette diyemiyorsun.

yani teoride, kağıt üstünde güzel akıl veriyorsun da duyuru, pratikte hayat senin yazdığın çizdiğin gibi olmuyor.

bu andan itibaren ölene kadar vurabilirsiniz. atış serbest. hazırım.
0
🌸duyurukullanıcısı
(26.04.24)
Tam o noktada baboli ya zor bir hafta geçirdim, anlıyorumki sende bunalmışsın, sadece geyik muhabbeti çevirelim de kafamız dağılsın beaaa dememek için bir sebep yok. Ya da kronik olarak size dert tasa kusan kişi aradığında canım sıkkın kanki, başka zaman çay içeriz deyip geçebilirsiniz. Ya da açık açık konuşacaksınız, böyleyken böyle, beni hiç sormuyorsunuz bile, sürekli kusuyorsunuz, ben de insanım, bunu dengeleyelim mi diyebilmeniz lazım. Ben daha iki gün önce eski eşini daha ne kadar anlatacaksın kanka, başka bişi konuşamıyoruz, bunaldım altı ay oldu hadi çıkalım artık bu döngüden dedim yakın bir arkadaşıma, o da haklısın ya hiç farkında değilim, iyi ki söyledin dedi. Bunlar niye böyle net konuşulamasın ki?
0
Phoebe
(26.04.24)
Verdiğiniz örnekler hayır diyememekle ilgili tamamen. Eğitim alırken en zorlandığım konulardan biri olmuştu hayır demeyi öğrenmek.
Kabul ihtiyacı ile ilgili genel olarak.
Sanırım kendi ihtiyaçlarından bahsedip anlaşılmayacağını düşünüyorsun. Ya da daha kötüsü anlaşılıp yalnız kalacağını. Kendini ifade edecek beceriye sahip ama isteğini ifade edecek cesarete sahip değilsin sadece. Denemeden bilemezsin. Korkunun cesaretini engellenmesine izin vermemeyi denemelisin. Geri bildirim almadığın sürece bu böyledir söylenemez gibi genellemeler yaparak kendini üzmeye devam edersin.
0
hasmetizm 2046
(27.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.