Giriş
(28)

Markette parası çıkışmayan çocuğa yardım edilmeli mi edilmemeli mi?

ananiyimioguz
Bazen markette kasada beklerken veya tam kasadan ayrılacakken kucuk bir çocuğun parasinin yetmediği durumlar oluyor. O da üzülüyor, ya bırakıyor ya da değiştiriyor falan. Araya girip üstünü ödemek istiyorum. Ama bu cocugun gelisimi acisindan saglikli midir bilemedim. Yani pedagojik acindan saglikli
Bazen markette kasada beklerken veya tam kasadan ayrılacakken kucuk bir çocuğun parasinin yetmediği durumlar oluyor. O da üzülüyor, ya bırakıyor ya da değiştiriyor falan. Araya girip üstünü ödemek istiyorum. Ama bu cocugun gelisimi acisindan saglikli midir bilemedim. Yani pedagojik acindan saglikli midir? Bu bir öğrenme süreci aşamasıdır ve karışmamak mı lazım? Ama yardim etsem mutlu olacak ve iyiliği de görecek, ileride o da birisine yardim edecek belki. Nasil davranmak lazim?
0
ananiyimioguz
(09.09.24)
Ben normalde vicdansız bir insanımdır sokak hayvanları dışında hiçbir şeyi düşünmem çocukları da sevmem ama markette öyle bir şey olunca otomatik olarak "kardeşim ben öderim" diyorum kasiyere niye öyle oluyor bilmiyorum ama sağlıklıdır sağlıksızdır çok da umurumda değil açıkçası.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.09.24)
İki kez yardım ettim.
Duygu sömürüsüyle dilenme sektörü oluşturacağına inandığımdan vazgeçtim.
0
Mirket
(09.09.24)
Bu kadar realist olmaya gerek var mı ya çocuk 2 ekmek almış canı çikolata çekmiş onu da almış ama parası çıkışmamış, bu çocuğun çikolata parasını ödeyince "vay keriz" deyip bir aşama ileriye götürerek "o zaman ben dilenip daha çok para kazanayım" diyerek dilencilik yapmayacaktır bence, paranız o kadar tatlı gelmez kimseye.
0
Bir ben var benden şurada
(09.09.24)
Eğer izin verirsen... minvalinde konuşmak lazım çocuklarla. Yani şu da ihtimal dışı değil, ödersiniz, gidip evde anlatır, azar işitir... sormasanız da bu ihtimal var da, mesela direkt odeyivermek bence biraz yok saymak da oluyor. Belki vazgececek, belki harçlığını biriktirmisti, yarın alacak, belki yanina para alirken yanlis saydi parayı... vb. bence en iyisi sormak ve izin istemek.
0
encokbenisevinnolur
(09.09.24)
Denk gelme sıklığına bağlı. Bunu mesleğe çevirip enayi parası yiyen çok. Gerçi öyle bir durum olsa sonrasında kasiyer kesin bir şey der. Onun dışında kesinlikle yanlış bir durum olduğunu düşünüyorum. 13+ olsa neyse ama aksi durumda çocuklara, yabancı büyük insanların maddi yardımcı olabileceğini gösteriyorsunuz. Bugün siz iyi niyetli olarak üstünü tamamlarsınız yarın benzer beklentide karşılığını isteyen bir "büyük" çıkar. Dünya hayalinizdeki kadar masum değil.
0
nawar
(09.09.24)
gereksiz. parasinin yetecegi aburcuburu alsin. hepimiz bu yasimizda dikkat ediyoruz butce, harcama vs.

bir de bu kac yasinda cocuk. normalde markette alisveris yapacak yastaki cocugun kasaya gelmeden once neyin ne kadar tuttugunu hesaplayabilmesi lazim.
0
hot potato
(09.09.24)
edilmemeli. paran yoksa alamazsin. bunu cocuk yasta ögrenemezse sonra daha cok üzülür. bu benim fikrim tabii sadece.

ona verilen parayla yetinmesi lazim. o para ona az geliyorsa da calismasi gerek.
0
robert bosch
(09.09.24)
Pedagoji falan, mahelle baskısı dinlemiyorum.
kanımızda var yardım etmek.
ben anında ödüyorum.
Bir kaç kez denk geldim böyle.

Çocuğın gelişimine yardımcı olacaksa bayramda da harçlık vermeyelim
Kazanmayı hayata tutunmayı kendi öğrensin o halde(!)

Burada çocuğun manen gelişime yardımcı olacak şey beleşe konması değil, büyüdüğünde onunda zorda kalan birine yardım etme hissinin şiödiden uyanmasıdır.
0
diyecevaplandı
(09.09.24)
hiç denk gelmedim ben ama gelsem öderdim.
0
floydian
(09.09.24)
Tabii ki. Büyüyünce bile insanın aklında kalıyor böyle şeyler. Sevgi dolu anıları olsun.
0
visnebahcesi
(09.09.24)
Yardım edilmemeli bence. Burada ben yardımcı olurum, parasını öderim diyen arkadaşlar sizler bence iyi insanlarsınız ama o çocuğun karşısına her zaman sizin gibi insanlar çıkmayabilir. O çikolatanın parasını ödemek yoluyla o çocukla iletişim kurup kandırmaya çalışan bir sapık da çıkabilir karşısına. Çocuk tanımadığı birisinin ona çikolata ya da herhangi bir ihtiyacını alabileceği fikrini kafasında normalleştirmemeli.

Annelerin ve babaların da özellikle çocuklarına her fırsatta tanımadığı kişilerle konusmamasını, soru sorarsa cevap vermemesini ve ona herhangi bir şey almayı teklif ettiğinde kabul etmemesi gerektiğini öğretmesi lazım.

Bir de istediğimiz bir şeye her istediğimiz anda sahip olamıyoruz. Bazen bunun için yıllarca mücadele etmemiz gerekiyor ve bazen ne yaparsak yapalım sahip olamıyoruz. Bu vesileyle bunu da öğrenmiş olur. Çünkü hayat o çocuğa da prens / prenses muamelesi yapmayacak.
0
rock n roll
(09.09.24)
Valla keşke bana da küçükken markette, bakkalda param çıkışmadığında yardım eden birileri çıksaydı, o zaman eve geldiğimde işçi babamı görüp üzülmezdim belki o kadar.
Eminim ki yıllar boyu gülümseyerek hatırlardım böyle yardım eden biri olsaydı. Bu tarz garibanlık hissettiren anlar bence daha travmatik bir çocuk için.
Ben o yüzden şu an markette denk geldikçe güzel bir üslupla yardımcı oluyorum gördüğüm çocuklara.

Şimdi geriye dönüp bakınca görüyorum ki, garibanlık anları çocukluk hatıralarında büyük yer kaplıyor ve aksine inanın sizin dediğiniz şey pedagojik yönden olumsuz etkilemez çocukları.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(09.09.24)
Anasının babasının sorunu beni ilgilendirmez. ben yardım etmem.
0
my fault
(09.09.24)
banane yav. ayrıca benim çocuğuma da yardım edilmesini istemezdim. bu sefer alışkanlık haline getirebilir. sezercik filmlerini azaltın amcalar
0
titanyum22
(09.09.24)
@ diyecevaplandı, evet hatta artık bazı çocuklar özellikle de bayramlarda akrabaları para olarak görmeye başladılar. akrabaları göreyim ziyaret edeyim değil para alalım kafasında olan çok çocuk var.

bir keresinde bir misafirlikteyim, kimsenin yanında nakit yokmuş. ziyarete gelen akraba çocuklar geldiler el öptüler falan, sonra kimse para vermedi diye ağladılar.

bunda yetişkinlerin de sıkıntısı var. sen sevgi verme, bağ kurma, sadece ne istiyorsa onu al, ayda yılda bir gördüğünde de sadece para ver, başka bir sorununu çözme, derdini dinleme, yanında olma... e çocuklar da seni para olarak görür tabi.

meraklı konuşkan çocuk da pek kalmadı. sohbet etmiyorlar, soru sormuyorlar. tüketim toplumu çocuklarından ne bekliyoruz ki.
0
🌸ananiyimioguz
(09.09.24)
gelişimsel açıdan annesi babası abisi yapsa sıkıntı, ama siz yapsanız sizdekinin tesiri tatlı bir anı olarak kalabilir. geilşimse derdiniz yapabilirsiniz, ama yapmazsanız da hayata dair güzel bir tecrübe öğrenecek çocuk, o da kötü bi senaryo değil.
0
damba
(09.09.24)
ben yardım etmem.
0
abelardo
(09.09.24)
Hayir etmem.

Biz de çocuk olduk ki çocukken market vs bilmezdik bile hiç. Ne aliyorsak ya hesabini yapardik(sonraki yaslarda) ya da veresiye yazdirirdik.

O yüzden kasada çocuklara yardim etmeyi vs çok cahilce buluyorum.
0
Yourcousinmarvinberry
(10.09.24)
olm ben yardim ederim diyecektim de yorumlari okudum, baya moralim bozuldu.

bence turkiye harbiden bombok bir yere dogru gidiyor, eskiden boyle seylerin mevzusu bile olmazdi.
0
cooperr
(10.09.24)
ben pinti biriyimdir ama bu durumda ederim. dilenciye para vermem asla. bu durumda süreç doğal ilerliyor. çok şüphelenmedikten sonra yardım ederim
0
ferenc
(10.09.24)
çingene çocukları hariç yardım ediyorum ederim.
neden çingeneler hariç? çünkü onlar o tarz işleri meslek olarak yapıyorlar.
0
nuisance2
(10.09.24)
Market alışverişlerini genelde uygulamalar üzerinden yaptığım için pek denk gelmiyorum ama denk gelirsem veririm ya o kadar da değil. Hayatımda bi tane bile dilenciye para vermedim de bi çocuğun alacağı çikolatadan duygu istismarı edileceksem de edileyim yani ki ben de çocukları pek sevmem
0
nundu
(10.09.24)
Ben yardım etmiyorum. farklı bir şey yapıyorum.
bakıyorum eğer sıradaki çocuk abur cubur almış, yani evden sipariş edilmiş bir şey almıyorsa, çikolata, cips, gazoz vb. şeyler varsa elinde soruyorum, sen mi yiyeceksin onları diye, evet derse tamam geç koy poşete para verme, harçlığın sana kalsın çok da bunlardan yeme deyip gönderiyorum çocuğu, kendi alacaklarımla birlikte kasiyerden geçmesini rica ediyorum. çoğunlukla okul çıkışı çocuklar eve gitmeden giriyor marketlere kalan harçlıklarını abur cubura yatırıyorlar. o saatlerde denk geliyorum ben.
dilenciye bir şey verirken bile başımın gözümün sadakası olsun tadında bir karşılık beklerken, bir çeşit beklentiye girerken, burada bir çocuğu mutlu etmek kadar anlık ve soyut bir beklentinin bu iş için yeterli olduğunu düşünüyorum. fazlası samimi değil, çıkar hesabı.
0
erty_ksk
(10.09.24)
Arkadaslar çok duygusal insanlarsınız ben de aşırı duygusal biriyim ama çocuklarımızı koruyabilmemiz için bazen duygusal değil de biraz daha katı olmamız gerekiyor. Çocuklar, kim iyi niyetli kim kötü niyetli bunu ayiramazlar. Senin iyi niyetli yaklaşımın o çocuğun kafasında herkes iyi niyetli algısı yaratabilir herkese guvenebilirler. İşte sıkıntı burada başlıyor. Hiç kimsenin çocuğunun çikolata, meyve suyu parasını ödemeyin. Annesi ve babası çikolata, meyve suyu alamiyorsa da bir zahmet dünyaya çocuk getirmesinler. Bunu aşağılama amaçlı söylemiyorum, bu hayatın gerçeği. Ben çocuğuma meyve suyu bile alamayacak durumdaysam dünyaya çocuk getirmemeliyim. Çünkü basit bir çikolata, meyve su vs. bunları bile alamiyorsam ben hiçbir şeyi alamam.

Çocuklarımızı koruyabilmemiz için bütün duygu ve davranış biçimlerimizi tekrar gözden geçirmeliyiz. Bazen katı olmak iyidir.
0
rock n roll
(10.09.24)
ben soyle yapiyorum.
posetlerimi doldurmama yardim etmen karsiliginda ben de sana yardimci olurum diyorum. kasadan posetlere doldururken posetimi tutarsa cikarip ustumde ne kadar bozuk varsa 30/40 veriyorum calistigin emegin karsiligi diye.
boylelikle bir seyler alabilmek icin para, o parayi da elde edebilmek icin karsiliginda emek/zaman vermesi gerektigini de ogrenmis oluyor.

bos dilenenlere asla bir sey vermem. ama su satan mendil satanlar olursa onlara da okeyim.
0
turbo sadık
(10.09.24)
rock n roll sen bizi neden ikna etmeye çalışıyorsun ki bizim için doğru olan bu senin doğrun oysa sen yardımcı olma insanlara, biz olmak istiyoruz bizim vicdanımız görmezden gelmeye izin vermiyor sanki ülkemizde her şey çok doğru çok süper de parası çıkışmayan çocuğa yardımcı olmak hatalı oldu hayret bişi.
0
Bir ben var benden şurada
(10.09.24)
@bir ben var benden şurada; bazı konularda ikna etmek zorundayız insanları. Çünkü bazı doğrular, pedofili denen sapıkların işine yarayabilir. O çocuk istediği şeyi alamayıp kasada bırakmak zorunda kaldığında emin ol ben de üzülüyorum ve senin zannettiğin gibi vicdansız değilim hatta tam tersi aşırı vicdanlı bir insanım. Hiçbir şeyi de görmezden gelmiyorum.

Sen iyi niyetli yaklasirsin çocuk bir yabancının ona gerektiğinde çikolata alabileceği algısını onda oluşturur yarın sapikla karşılaştığında onu da iyi zanneder.
0
rock n roll
(10.09.24)
İlkokuldayken bi kere dolmuşa param olduğunu sanarak binmiştim ve 50 kuruşum çıkışmamıştı. Yanimda oturan adam sağolsun tamamladı, neredeyse 30 sene geçmiş hala unutmam o anı. Çok utandım ama çok da minnettar kaldım. Bana denk gelse o anı hatırlayıp yardım ederim.
0
mirty
(10.09.24)
(10)

1 günlük çalışma ücretini isteyeyim mı?

fakat
Yani rasyonel olarak sanırım elbette denilecek ama sormadan da edemedim.:)Şimdi bir restoranda bir gün çalıştım, ortamı beğenmedim, yani personele 2.5 fanta bile çok görüldü, şaka değil bak sarı kola bile alınmadı. Verdikleri yemek de soğuk sandviç, ilk defa bu kadar değer vermemek gördüm, yani 9 sa
Yani rasyonel olarak sanırım elbette denilecek ama sormadan da edemedim.:)

Şimdi bir restoranda bir gün çalıştım, ortamı beğenmedim, yani personele 2.5 fanta bile çok görüldü, şaka değil bak sarı kola bile alınmadı. Verdikleri yemek de soğuk sandviç, ilk defa bu kadar değer vermemek gördüm, yani 9 saat çalışmaya bu mu?

Tabi ertesi gün gitmedim, mesaj attım, gelemeyecegim falan diyerek.

Şimdi sonuçta 1 gün çalıştım. Onun parasını isteyeyim mı, hiç verelim falan demedi. En geç önümüzdeki ay, 5-10 arası yatacakti.
0
fakat
(06.09.24)
Acayip ikilemde kaldim, ben istemezdim sanirim. Ancak sunu da soyleyeyim, isverenin bunu sorgusuz falan odemesi gerekir diye dusunuyorum. Bir riske girdi size ise aldi, 1 guncuk kaybi var, ki kayip bile sayilmaz calistiniz sonucta.
0
mbond
(07.09.24)
1 gün çalıştığım bir işyeri olmuştu. 1 günlük sgk primini yatırmışlardı. ücreti yatırmamışlardı. ben de istememiştim.
0
abelardo
(07.09.24)
bence rasyonel cevap burda evet degil ama sen bilirsin :)
0
cooperr
(07.09.24)
1 gunluk ucret icin agiz kokularini cekmeye degmez.
0
antikadimag
(07.09.24)
İşten mazeretsiz kaçmışsın. İstesen bile vereceklerinden emin değilim
0
etna
(07.09.24)
Mutlaka ara sor. Yıllar önce 3 gün bir firmada çalışup ani kararla ayrılmıştım.

İki ay sonra aradılar içerde paranız var niye almıyorsunuz diye.
0
hebanon
(07.09.24)
boyle sacma ikilemler sadece bizim cografyaya ozgu sanirim. ara sor. muhtemelen vermeyecekler ve arkandan suna bak 1 gunun parasini bile istiyor diyecekler ama bu tamamen ortadogulu comar kafasi. 1 saat calissan bile hakkini isteyeceksin. sonucta o kadar belge, emek vs.. harcamissin.
0
buenosdias
(07.09.24)
kesinkli iban atıp talep ediniz. Emeğinin karşılığını her türlü vermek zorunda deneme süresi diye bir şey var iş hayatında.
0
cancoskn
(07.09.24)
Sigorta yaptiysa zaten sigortadan cikmak icin kagit imzalamaya gidicen o sirada da verilir para. Benim de 1 gun calistigim yer olmustu.

Ama orada sigorta da yoktu herhalde ilk gunden. O yuzden arada yasal bi sey yok. Vermez oyle biri ama iste tabii ki. Istememen sacma olur. Hatta iste, vermem derse ustele. Gene vermiyorsa da hakkim haram olsun de cik.
0
Kittie
(07.09.24)
Oluru bence şu, mesajla:
Y tarihindeki 9 saatlik çalışmamın ücretini henüz gondermediniz, 9 saat çalıştım ve anlaştığımız asgari ücrete göre net ücret olan 75,56 TL'yi hesabıma göndermenizi bekliyorum. Aksi takdirde yetkili mercilere bildirecegimi bilmenizi isterim.
0
encokbenisevinnolur
(07.09.24)
(6)

Bir insan dunyaca unlu olunca nerede yasayabilir?

Zetnikov
Sorum su aslinda mesela adam messi yada michael jackson nereye gitse taniniyor nefes alma yokBu insanlar nereye tasiniyorlarYadaNerede takiliyorlarTum zenginler hergun birinin evinde mi bulusup parti yapiyorlarMerak ettimNot : fakirim
Sorum su aslinda mesela adam messi yada michael jackson nereye gitse taniniyor nefes alma yok

Bu insanlar nereye tasiniyorlar
Yada
Nerede takiliyorlar

Tum zenginler hergun birinin evinde mi bulusup parti yapiyorlar

Merak ettim

Not : fakirim
0
Zetnikov
(04.09.24)
Nerede yaşamak isterse orada yaşıyorlar. Malikane gibi bahçe içinde evlerde oturdukları için o eve giren çıkan arabaların hangisinde o ünlü var sen bilmiyorsun eğer ünlü görünmek istemezse. bu sayede her yere gidip geliyorlar istedikleri gibi. alışveriş vs zaten mağaza kapatıldığı için yine görmüyorsun arkadaşlar arka kapıdan girip çıkıp ne isterlerse ulaşıp yaşıyorlar. daha çok da yatlarda otellerde vs takıldığından ve onların otellerinde sen ben olmayıp multi zenginler olduğundan onlar da öyle messiiiieeeee diye bağırıp üstlerini başlarını yırtmıyor zaten. o yüzden elit ortam elit yaşam sen ben anlamayız. boşver yorma kafanı bu işlerle, ekmek kaç para sizin semtte :)

Not: nota gerek yoktu biz anladık onu :)
0
erty_ksk
(04.09.24)
los angeles, new york. burada yasiyorlar. sapka, gozluk ile cikinca taninmadan geziyorlar.
0
antikadimag
(04.09.24)
Evleri internette var görebilirsiniz

Evler güvenlikli oluyor zaten, muhitler de yine çok ulaşılabilir yerler değil. Gidilecek yerlere de yürüyerek veya toplu taşımayla gitmiyorlar (haliyle) arabalar vs. kullanılıyor. Gittikleri yerler de yine "exclusive" tabir edilen, herkesin ya maddi olarak karşılayamayacağı ya da zaten hiç giremeyeceği yerler, parklar, havuzlar, golf sahaları vs. aklınıza ne gelirse tarzında mekanlar. Bu tip yerlerde çok rahatsız edilmiyorlar zaten. Şehir görüleceği zaman da bol aksesuar kullanılarak gizlenme olayı gerçekten yapılıyor (gözlük, şal, bandana, şapka, kapüşon, atkı, bere vs.) arada birileri tanıyınca internete düşüyor hemen.
0
akhenaten
(04.09.24)
yine kafada büyütülmüş bir olay daha

messi miami ve barcelonada yaşıyor
www.magicbricks.com

michael jackson california'da yaşıyordu
www.wikiwand.com

Tum zenginler hergun birinin evinde mi bulusup parti yapiyorlar:
hayır tabi ki
0
abelardo
(04.09.24)
şapka ve gözlük taksa adamı tanıman çok zor.

bilerek magazincilere haber verenler var onlar dümen peşinde.
0
OgutucuRecep
(04.09.24)
bir de şöyle bir durum var. bir rock star tanıyorum, 65'in üstü.. türkiyede çok tanınmıyor. amerikada ingilterede ünlü.. baya beşiktaşta evi var eşiyle. konser turne vb olduğunda uçağa atlayıp gidiyor.. :)
0
jeanluc
(05.09.24)
(21)

Dusuk maas tekliflerinden ise giremiyorum

Kittie
Bir suru is buluyorum.En son buldugum iste sizinle mutlaka calismak isteriz, butun kriterlerimize uygunsunuz falan dediler. Unlu bir sirket ayni zamanda.Pozisyon da dusuk seviye degil.Maas beklentiniz ne dendi.Ucuk rakam bile soylemedim. Kit kanaat gecinebilecegim bir rakam soyledim.Ama bunlarin tek
Bir suru is buluyorum.
En son buldugum iste sizinle mutlaka calismak isteriz, butun kriterlerimize uygunsunuz falan dediler. Unlu bir sirket ayni zamanda.
Pozisyon da dusuk seviye degil.
Maas beklentiniz ne dendi.
Ucuk rakam bile soylemedim. Kit kanaat gecinebilecegim bir rakam soyledim.
Ama bunlarin teklifi 27 bindi :))
Hic oluru yok mu sizinle calismayi cok istiyoruz diyorlar bir de.
Dedim imkansiz. Isler cok durgun, ekonominin hali malum verebilecegimiz rakam bu dediler. Benim ekonomim nolacak?! Bi de dedi yeni yilda tekrar arayalim sizi, yeni butcemizle tekrar konusalim. E ben yeni yilda yeni rakam isticem zaten gene bulusamayacagiz ayni seviyede.

Baska bir yerle 2 gorusme yaptim. Her sey cok iyiydi.
Maas beklentisini de iceren bi form verdiler.
Bunu doldurun size donucez dediler.
Doldurdum. Donus olmadi. Aradim, baska adaya karar verdik dediler.
Formda ivir zivir yaziyordu, belirleyici tek sey maas beklentisiydi. Dusuk rakam yazan kazandi diye dusunuyorum.

Linkedinden basvuru yapiyorum. Yabanci firma. Salary: ulkenizdeki asgari ucret.
Saka mi bu?! Entry level ariyor sanki.
Ki entry levela bile asgari vermek ayip.

Napicam ben boyle? Is artik emegimi somurtmenin otesine gecmis. Gecinemeyecegim maaslar teklif ediliyor. Kit kanaat bile gecinilmez.

Bir de ise gitmek de para istiyor. Kiyafet, sosyallesme vs. Gercekten ise gitmek zarara sokacak nerdeyse.

Nasil bir yol izlemeliyim?
0
Kittie
(01.09.24)
Başlığa güldüm, işe ihtiyacın var mı yok mu onu anlaman lazım önce.
0
Bruce
(01.09.24)
Gerçekten haklı bir isyan. Aldığım para hiçbir şeye yetmiyor, eksiye girmeye devam ediyorum. Herkes için durum böyle. Geçinmeye yetecek paraları alanlar muhtemelen yurtdışına çalışıyor. Çevremde 70-80 yani geçinmeye yetecek parayı alan yok.
0
pavlis
(01.09.24)
Bruce: ise ihtiyacim var hem de cok ama ihtiyacim var diye de bunlara tamam mi demeliyiz? Galiba sen de bu tur bir isverensin.
0
🌸Kittie
(01.09.24)
Size bir iş için 27bin tl teklif ediliyorsa, o işi yapabilecek rasgele sokaktan bile çevrilebilecek milyon tane insan vardır.

Asgari ücreti şaka olarak niteleme vs. Bunlar biraz nahoş bir bakış açısı.

Bunu durumu idrak etmeniz için söylüyorum. Küçümsemek için değil. Çünkü bazı şeyleri objektif bir şekilde, kendinize samimi olarak kafanızda oturturanız muhtemelen hem iş bulma süreciniz hem de çoğu iş verene makul gelmeyen beklentileriniz daha makul seviyelere inecektir.

Ben olsam, bana en uygun işi kabul edip yükselmenin ve kendime birşeyler katmanın çabasına girerdim.
0
saturn
(01.09.24)
@Kittie, mülakata girdiğin şirketleri ve pozisyonları yaz, piyasadaki maaş aralıklarını söyleyeyim. Sonra yetkinliklerin üzerine konuşur, overqualified kaldığına karar verirsek daha üst pozisyon-şirketlere başvurman üzerinden plan yaparız.

Ya da bu adımların birinde takılırız, sonrası için @saturn'ün cevabına yönlendiririm seni.
0
Bruce
(01.09.24)
Biliyordum cevaplarin bu sekilde olacagini ama dusundugunuz gibi degil. Rastgele milyonlar falan... neyse evet ya ben niteliksiz olup kendini dahi sanan biriyim :(
0
🌸Kittie
(01.09.24)
Döngü kabaca şu: küresel ekonomik şartlar>bölgesel ekonomik şartlar>sektörel ekonomik şartlar> ikamet ettiğiniz şehirdeki sektorel ve bundan bağımsız (kira vb temel geçim masraflari) şartlar...

Buna göre herhangi bir pozisyon için bir piyasa fiyatı oluşuyor.

Şimdi sizin söylediklerinizin adresi işveren ya da sektör değil. Öyle sunuluyorsa (maalesef) ya kabul et ya terket durumunu oluşturan bir sistem var.

En mantıklısı maaşın artma ihtimali yüksek bir yerde çalışmak. Belki isyeri ortamının daha kurumsal daha huzurlu olanı. Kötünün daha az kötüsü.

Ötesine çözüm bulursanız lütfen buradan duyurun, ben de gidip o çözümü uygulayacağım.
0
encokbenisevinnolur
(01.09.24)
maaşlı bir çalışan olarak mevcut halime gelene kadar saçma sapan çok işte çalıştım, düşük maaşlara çalıştım, hayatı sorgulayacak hale geldim, lan dedim ya ben beceriksizim ya da çok şanssızım.

neyse ki şanssızmışım, bir yerde şansım döndü sonunda.

piyasada durgunluk var, yurtdışı ile iş yapmayan adam zaten zorda yalnız her zaman işi gerçekten bilen adam aranıyor.

asgari ücret zaten çok düşük kaldı, kendisini buna endeksleyen çoğu şirket zam yapmadı, haliyle size teklif edilen maaş 8 ay öncesinin maaşı olmalıydı en az.

bence bakışın salt maaş olmasın, çok kurumsal bir yer olmasın ama potansiyeli olsun. çok kurumsal bir yerde gelebileceğin yer belli. ya da böyle ucuz işgücüne dayanan şirketler, insan kendisini güvende hissedemez.
0
kimlanbu
(01.09.24)
Çok haklısın. Dengeler iyice şaştı. Ümit kaybetmeden denemeye devam. Kabul edebileceğin minimum şartları bulunca girip daha iyi şartlarda iş bulana kadar iş bakmaya devam edeceksin. Başka alternatifin olsa yapardın zaten.

Geçmiş olsun, umarım iyi gelişmeler olur.
0
gabe h coud
(01.09.24)
"Size bir iş için 27bin tl teklif ediliyorsa, o işi yapabilecek rasgele sokaktan bile çevrilebilecek milyon tane insan vardır"

daha saçma bir şey duyduğumu sanmıyorum. gayet yabancı dil ve eğitim gerektiren işlere komik paralar teklif ediliyor. ülkede hiçbir denetim olmadığı için patronlar fiyatları düşürdükçe düşürüyor, nasılsa ihtiyacı olan biri gelir işi alır diye düşünüyorlar çünkü insanlar arasında hastası olan borcu olan çok var. patronlar hamuduyla götürürken kalifiye elemana asgari ücret veriyor kuşa yem atar gibi. her zaman derim, bu ülkede işsizlik sorunı yok, aç gözlü patron sorunu var. üç kuruşa üç kişinin yapması gereken işi bir kişiye yükleyerek denetimsiz iş yapıyorlar. 100 milyonluk ülkede 500 bin mühendise de, 500 bin muhasebeciye de ihtiyaç var. ama patronlar ahlaksız olduğu için bunca işi 100 bin kişiye yığıp işsiz kalanları da iş beğenmemekle suçluyorlar.

z kuşağını çok gömüyorlar ama evde oturmayı seçen insanlar sonuna kadar haklılar. o yüzden sen haklısın kardeşim. devlet başa geçmedikçe bu kuzgunları leşlerden kaldıramayacağız.
0
titanyum22
(01.09.24)
Mesleğiniz nedir hocam ?
0
Yılmaz920
(02.09.24)
Çok iş arayan var ve bunu biliyorlar. Kimi sömürebiliriz diye bakıyorlar. Yaşamaya yetmeyen bir gelirle çalışmamak da mantıklı. Kendini geliştirmeye harca vaktini. Gerekirse bir ticaret öğren falan..
0
ferenc
(02.09.24)
Bu isverenlerin...

Vallaha kittie pek seçenek yok :/ ya bir is kabul edip o sıra yenisine bakacaksin ya da belki bir kariyer değişikliği. Yoksa şu an mevcut durumda ülkede sömürü var, karin tokluğuna çalıştırma var.
0
logisticsmanager
(02.09.24)
iş işteyken bulunur.
maaş hariç diğer şartlarını beğendiğiniz bir iş teklifini kabul edin.
sonra çalışırken tekrar iş ararsınız.
0
nuisance2
(02.09.24)
benim anlamadıgım şu: geçinemeyeceğini düşündüğün için maaşı beğenmiyorsun ama şu an çalışmıyorsun. peki çalışmadan nasıl geçiniyorsun?
eğer çalışmadan geçinecek kadar ek gelirin varsa bruce'ın cevabına geliyor olay. işe ihtiyacın olmayabilir.
eğer işe maddi olarak ihtiyacın varsa en optimum olan işi seçmelisin. çalışırken terfi alarak veya iş değiştirerek gelirini artırmayı denemelisin.
eğer işe maddi değil başka sebeplerle ihtiyacın varsa ona en uygun işi seçmelisin.
veya çalışmamaya devam etmelisin.
0
abelardo
(02.09.24)
Abelardo: eriyen bir birikimim var. Ama olay bu duzenin degismemesi. Her gecen gun ulke hepten somuruye gidiyor. Emegimi yedirmekten biktim. Ic dokme duyurusu bu biraz da.
0
🌸Kittie
(02.09.24)
@kittie anlıyorum, emeğin değeri hiç olmaması gerektiği kadar düşük maalesef. ben şöyle düşünüyorum, bu yalnızca özel sektör için geçerli. kamuda emek çok kıymetli, hatta hiç emek vermediği halde hem maaş hem statü olarak çok iyi durumda olan kamu çalışanları var. patronlar zaten emek sömürüsünden ve paradan para kazanıyor. tüm ülkenin yükü özel sektör çalışanlarına yüklenmiş durumda. herkes kendisini bir şekilde bu çıkmazdan çıkarmanın yolunu bulmalı. aksi halde özel sektör çalışanlarının birlik olup herhangi bir şekilde bunun değişmesi için baskı yapabileceklerini sanmıyorum.
0
abelardo
(02.09.24)
Bu iş arz talep meselesi. O işi daha ucuza yapan birisi varsa, o işe alınır. Çalışanda aranan nitelikler çok olabilir. Bu durumda:

1. ihtimal: Aranan kriterleri karşılayan ve 27 bin liraya çalışabilecek birilerini bulabiliyorlar.
2. ihtimal: Aranan kriterler aslında işi yapmak için gerekmiyor. Kriterleri sağlamasa bile gerçekte beklediklerini verebilecek seviyede gördükleri ve 27 bin liraya çalışacak birilerini bulabiliyorlar.


Kıyafet, sosyalleşme demişsin. Belki de 27 bin liraya işe giren kişi kredi ödüyor, kira ödüyor ve bir işe girmek zorunda. Her gün aynı şeyi giyecek ve hiç sosyalleşmeyecek vs. Bunu bilemeyiz. Kesin olan tek şey, 27 bin liraya o işi yapmayı kabul eden birileri var.

Eğer donanımlıysan ve benzer donanıma sahip kişiler piyasada daha yüksek ücretlere çalışıyorsa, gerçekten bu donanımı arayan işverenlere başvurmalısın.
0
cek
(02.09.24)
Kuzenimin arkadaşı bir şirkette iyi bir pozisyonda idi, aldığı maaş kıyafet, makyaj, yol, yemek cart curta gidiyor bana bişi kalmıyor diye istifa ettiydi seneler önce, evet, bu sosyalleşme yada presentable olabilme adına yapılan masraflar çok yüksek kesinlikle katılıyorum ancak iş, çalışırken aranır.

30 binle geçinemezsin doğru, anca yol parası, belki kiranın bir kısmını çıkartırsın ama iş işte aranır.

uzun süredir çalışmıyorum, çalıştığım dönemde istisnasız her ay mail atıp gelin görüşelim diyen firmalara işim var memnunum diyordum o dönemde, şimdi işsizim ben başvuru yapıyorum 2 hafta sonra başka adayla çalışmaya karar verdik diyorlar.

sen birinin ayağına gidersen değerini onlar belirler, onlar senin ayağına gelirse değerini sen belirlersin, bu oyunun kuralı böyle.

maaş az da olsa işe gir, sonra daha iyi firmalara başvuru yap, biraz kendini anlatan kurumsal dilde linkedin paylaşımları ile şansını arttır.

edit: linkedin dedim ama illaki linkedin diil tabii kendi alanında neresi varsa.
0
selam
(02.09.24)
Sektörünüzü, geçmiş deneyimlerinizi ve pozisyonunuzu bilsem biraz daha net bir fikrim olurdu, ama şunu önerebilirim. Filtrenizi biraz daha geniş tutmayı deneyebilirsiniz. Evet ekonomi çok kötü ve bunun için sizi sorumlu tutacak değilim, mevcut koşullarda en iyi işte çalışsanız bile hak ettiğiniz kadar kazanamayacaksınız maalesef, bu ülkenin sorunu bu. Yalnız 27 bin,asgari ücret vs bu dönemde nasıl ve kimler tarafından teklif ediliyor anlamadım. Sanıyorum beyaz yakalısınız. Geçen sene sektöründeki en hasis, sinekten yağ çıkartan ve çalışanını devamlı her koldan sömüren bir şirkette çalışıyordum, haziran 2023te maaşım 24 bindi orada bile. Birçok firma aynı pozisyon için 30-40 arası ödüyordu, bazı kalburüstü firmalar 55e kadar çıkıyordu sayıları az da olsa. Enteresan gerçekten.
0
@stubborn inferno
(02.09.24)
Şu an pek çok iş yeri, ekonomik olarak sıkıntılı. Adamlar açık açık söylemişler, "size verebileceğimiz miktar bu" diye.

"Tek kişiye 5-10 bin fazla vermekle ne olur ki?" diyebilirsiniz ama bu içerdeki tüm dengeleri değiştirir. Sizin pozisyonunuz başta olmak üzere, içerideki tüm kişilere zam yapması gerekebilir. Siz 20 bine çalışırken, aynı pozisyona, dışarıdan birinin 35 binle başlamasını kabul eder misiniz.

Mevcut ekonomik ortamda yaşamanın bir yolunu bulmanız gerekiyor. Farklı bir sektör, kendi sektörünüzde daha çok maaş alabileceğiniz bir alanda uzmanlaşma, şehir değiştirme vs. vs.


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.09.24)
(10)

Neden çalışıyorsunuz?

sekizdokuzon
Benim için en büyük neden para kazanmak, sonra kişisel gelişim geliyor. Yaptığın işte iyi olma ve tanımadığın onlarca insanın arasında kendini ifade etme mücadelesi insana çok şey katıyor. Param olsa çalışır mıydım, çalışır ama bugünkü tavrimla çalışmazdim. Daha gözü pek, daha az kontrollü ve daha f
Benim için en büyük neden para kazanmak, sonra kişisel gelişim geliyor. Yaptığın işte iyi olma ve tanımadığın onlarca insanın arasında kendini ifade etme mücadelesi insana çok şey katıyor. Param olsa çalışır mıydım, çalışır ama bugünkü tavrimla çalışmazdim. Daha gözü pek, daha az kontrollü ve daha fazla keyif odaklı ilerlerdim.

Sizin çalışma motivasyonunuz nedir?
0
sekizdokuzon
(31.08.24)
Herkesin motivasyonu para kazanmak/daha çok para kazanmak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.08.24)
4 haftadir tatildeyim. iyi güzel fakat insana mesgale de lazim. az az calissak herkes daha mutlu olur. su an calismak icin yasiyoruz.
0
robert bosch
(31.08.24)
Ben mesleğime aşığım. Çok yakın bir zamanda işten ayrıldım üzülerek. Mesleğimi yapmaya devam etmek istiyorum, uğraşıyorum bunun için. Çalışırken de hiç yorulmuyordum, hep çok dinamiktim.

Aslında mesleğim hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok yorucu ama çok mutlu oluyorum işimi yaparken. Hiç oturmazdım bana otur biraz derlerdi oturmazdım. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyordum.
0
rock n roll
(31.08.24)
Zorunluluk hocam. Haftada 3 gun calisabilcegim bi is bulsam ona gecerim. %40 maas kesintisine ok im
0
lapaz
(31.08.24)
çalışmıyorum. para için ve elalem işsiz demesin diye çalısıyordum. yeterli parayı kazandım, elalemin işsiz diyemeyeceği yaşa geldim 40, artık çalışmıyorum
0
abelardo
(31.08.24)
Para kazanmak. Parası olmasa bir dakka durmam. Mesleği seviyorum ama ülkemizde yapmayı hiç istemiyorum. Anestezi doktoruyum.
Sabit bir gelirim olsa finansal özgürlük gibi ülkeler gezip oralarda barmenlik falan yaparak yaşamak isterdim.
0
andlee
(31.08.24)
para kazanmak.
çalışmadığında sıkılmak.

işsiz kaldığın bir dönem de oldu.
kitap müzik film bir yere kadar.
çalışmayınca olmuyor.
0
tabudeviren
(31.08.24)
Aydan aya değişiyor. Bazen kirayı çıkarmak, bazen birikim yapmak, bazen zekat vermek için.
0
encokbenisevinnolur
(31.08.24)
Aileme ve sevdiklerime bakmak icin calisiyorum.
0
twelfth
(01.09.24)
Geçimi sağlamak elbette.

Buna "Parayı bulup, köşeyi vurmak" "erkenden emekli olmak" cevabını vermek isterdim. Fakat kamuda çalışıyorum ve bu kamuda aldığım maaşla mümkün değil. Ayda 3000-3500$ kazansan bile erken yaşta emekli olamazsın.

Erken yaşta emekli olmak için borsada param bekliyor.

8/5 işimi sadece geçinmek yani biyolojik ihtiyaçlarımı gidermek için yapıyorum.
0
arkady svidrigaylov
(01.09.24)
(16)

Şöyle hesapları takip eden biriyle iletişimi keser miydiniz?

duygusalatasi
https://www.instagram.com/p/C_REjBqxaCO/https://www.instagram.com/p/C_BNU7bsLbx/https://www.instagram.com/p/C_OKF9QMCI9/Pr filan değil. Abuk mesajlar atmayın lütfen. Yeni tanıştığım ve genel olarak sevdiğim bir arkadaşın bunları takip ettiğini gördüm ve hayal kırıklığına uğradım. Hobisidir, ilgi ala
www.instagram.com
www.instagram.com
www.instagram.com

Pr filan değil. Abuk mesajlar atmayın lütfen. Yeni tanıştığım ve genel olarak sevdiğim bir arkadaşın bunları takip ettiğini gördüm ve hayal kırıklığına uğradım. Hobisidir, ilgi alanıdır deyip normal mi karşılamalı? Bu şarlatanlara inananlara nedense hoşgörüyle bakamıyorum.
0
duygusalatasi
(31.08.24)
Gelip zorla anlatmiyorsa ilgimi çekmediği halde, iyi de anlastiysam öyle yapmam.
Dusundugunuzden başka bir takip amacı da olabilir. Instagram değil ama youtubeda gülmek için ara sıra izlediğim bu tür kanallar var mesela benim.
0
encokbenisevinnolur
(31.08.24)
kesinlikle keserim. net gerizekalilik belirtileri bunlar. astroloji, kuantum enerji menerji, secret, manifestlemek 777 falan sik sok, asi karsitligi, duz dunyacilar(bunlar en zararsizi gibi) vs diye gider. bunlarla mantik cercevesinde de tartisilmaz. zamaniniza yazik.
0
fearisthemindkiller
(31.08.24)
Senin kendi iç dünyan var, onun bir fikri ve tepkisi var. Niçin emin olamıyorsun kendinden?

Bunu deney olarak kullan, içinden geldiği gibi davranma da normal biriymiş gibi davran. Bakalım sınırlarını ne kadar zorlayacak, iç dünyan ne kadar haklı çıkacak.

@encokbenisevinnolur'a katılıyorum, zorla gelip anlatmıyorsa veya hayatının her alanına bunu uygulayan biri değilse daha bir çekilir olabilir. Ya da bu senin sınırın olabilir. Ben olsam öyle yaparım, bana zarar verebileceğini düşündüğüm noktaya kadar saygı gösteririm. Bence senin iç dünyan da böyle söylüyor.
0
muhayyer divan
(31.08.24)
kesinlikle keserim. sevdiğim biriyse ve bunları takip ettiğini görürsem o kişi gözümde sıfırlanır. geyiğine burç muhabbeti yapmayı aşan saçmalıklar bumlar, direkt -50 iq belirtisidir gözümde.
0
titanyum22
(31.08.24)
Sizin inandığınız bazı şeyleri ya da kıymet verip savunduğunuz fikirler de arkadaşlarınıza saçma gelebilir ama muhtemelen kimse bu yüzden size sırtınızı dönmüyor. Ben inanmıyorum konuşmak istemıyorum der geçersiniz lafı açılınca. Bir insanın bunlara inanması doğrudan gerizekalı yapmıyor ya kimseyi.
0
black holes in the sky
(31.08.24)
İletişim kesmek değil ama direkt etiketlerim ve o etiketin girişe engel olacağı yakınlık, samimiyet noktasını etkiler.
0
Jux
(31.08.24)
her arkadaşımızda kendimize zevkimize uymayan şeyler ararsak etrafımızda bir Allahın kulu kalmaz.
0
jamswety
(31.08.24)
İletişimi kesmesem dahi ciddi şekilde sınırlarım. İlişkinin merhaba merhabanın ötesine geçmesine izin vermem. Kendisinden kritik bir talepte bulunmam. Önemli konularda fikrini sormam.

Özetle, idare edilmesi gereken bir “hasta” olarak değerlendirir, ona göre muamele ederim.
0
10551037
(31.08.24)
O davşan kardeşin ensesine biraz reçel döküp tam üstüne şaplağı çakın ve acılarla dolu gerçek hayata bağlanmasını sağlayın.
İletişimi kesmek ayrı bir şey ama bu gibi şeylerin boş kimselerin uğraşısı olduğunu anlatın.

Burçlar vardır inanırım.bunların üstünden geleceği yorumlamak yanlış işler.
0
diyecevaplandı
(31.08.24)
Etiketlerim, yakınlık kurmam zorlaşır.

@featr +7
0
abuzer
(31.08.24)
Tabi ki etiketlerim.
Güzelse tolerans gösteririm
Burç yok astroloji yalan derim.
0
kisa
(31.08.24)
Astrolojiye takık biriyle iletişimimi belli noktada sürdürebilirim kendim zerre inanmasam da ama aşı karşıtı, düz dünyacı, saçma sapan komplocu insanlarla direkt keserim.
0
nundu
(31.08.24)
Bu tür konulara ilgi duyan, inanan, takip eden insanların hayatının geneline sirayet ediyor bu düşünceler. Hayatı bu pencerelerden yorumluyorlar ve bir noktadan sonra gerçeklik ve mantık algıları tamamen şirazeden çıkıyor. zaten zaman geçtikçe de onlar seni istemiyor çünkü verdiğin rasyonel yanıtlar, kurduğun mantıksal bağlamlar, pozitif bilim temelli açıklama istemen vb. onları öfkelendiriyor. Senin inanmıyor oluşuna inanamıyorlar ve senin zekanı sorgulamaya dahi cüret edebiliyorlar.

Zaman kaybı bu insanlar, hayat bu tür insanlara zaman ve enerji harcamak için ziyadesiyle kısa.
0
Phoebe
(31.08.24)
Şarlatan dedim diye sevgili adayımdan olmuşluğum vardır benzer durumda.

Çok bir şey kaybetmezsiniz.
0
kimlanbu
(31.08.24)
iletişimi kesmem.
0
abelardo
(31.08.24)
En komiği de bunların her şeyi bildiğini zannetmesi. Evet evet, o kimselerin bilmediği büyük sırrı bir tek sen ve saz arkadaşların çözdünüz. Astroloji neyse de komplo teorileri ve abuk sabuk dünya gizemleriyle kafayı kıranlardan koşarak kaçıyorum ben.
0
moonie
(31.08.24)
(12)

K.karti borcum yuzunden avukatlik duruma gelmisim

tantamount_to_equivalent
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan odemiyorum dedim, 40000'lik borc 45000 olmus 3-4 ayda, simdi de musteri temsilcisi aramis avukatlik duruma gelmis borcunuz diye odeme istiyor. Bundan sonraki surec nedir?
0
tantamount_to_equivalent
(29.08.24)
icra yoluna gidilir. trde bir malın, banka hesabın varsa onlara haciz gelir, kredi notun da düşmüştür. bence hemen öde bekletmeden yaptığın mantıklı bir iş değil.
0
jelly bear
(29.08.24)
Abi borç ödemiyorum dersen ve ödemezsen icra açarlar. O parayı alırlar. Banka hesaplarına haciz, malına mülküne, arsana, arabana vs. haciz koyarlar bir şekilde alırlar. Bundan sonraki süreç parayı ödemezsen kaybedeceğin bir savaşa girmek olur. Buradaki sorular da...
0
Shepard
(29.08.24)
Hocam yurtdışında olmanın verdiği özgüvenle "ben de borç falan ödemiyorum" demek çok mantıksız, yani bu senin borcun en nihayetinde ödemediğin her an sana zarar bankaya hiçbir şey olmuyor banka öyle veya böyle alacak senden bear anlatmış zaten nasıl olduğunu ama asıl rezillik dosyan avukatlara verildiğinde sadece seni taciz etmeyecekler anneni arayacaklar babanı arayacaklar halanın kızını amcanın oğlunu arayacaklar söyleyin borcunu ödesin diye, o arada borcun da katlanacak, pis bir süreç yani hiç o toplara girmeden öde geç sonra hesabını kapatırsın istiyorsan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
90 gün borç ödenmezse yasal takip aşamasına geçilir. Banka çeşitli kanallardan sana ve yakınlarına ulaşmaya çalışacaktır. Seninki bu noktada. Ödememeye devam ettiğinde işin içinde avukatlık vb. masraflar da girecek.

Birkaç ay daha ödemezsen bankalar alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satıyorlar. Seninki de satılırsa çooook rezillik çekersin. Tacizin bini bir para. Ayrıca bankaların kara listesine girersin ki yarın bir gün işin düşerse çok sorun olur. Mesela Türkiye'de para transferi yaparsın, bir de bakmışsın paraya bloke konmuş. Hiç önermem.

TR'de yaşamayan biri Türk bankalarındaki tüm kredili hesaplarını bence kapamalı, vadesiz TL ve USD-EUR hesapları bırakmalı. Yoksa uğraşır durursun. Bulunduğun ülkeden kredi kartını kullanmanı öneririm.
0
Lethe
(29.08.24)
Türkiyeye girerken sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
Ayrica kredin puanin düsmüstür. Ev kredisi vs durumlarinda sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
sirkete sinir olmak ile aldigin borcu ödemek arasinda nasil bir bag kurabildin ki? ben de kredi kartimi aldigim bankaya son alisverisimde sinir oldum. dedim, kapatin hemen. ben de o kapanacagi tarihe kadar su anki ben borcumu ödeyecegim, baska kullanim da yapmayacagim dedim. hemen pesine baska bankadan kart aldim.
borc ve sirkete sinir olmak baska seyler. sirkete sinir olduysan kartini kapatirsin ama borc senin borcun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
beni sinir ettiler ben de borc falan odemiyorum demek de ayri bir rahatlikmis, karsinizdaki finansal bir kurulus aman odemiyorsa odemesin demesini mi bekliyordunuz anlamadim?

avukat size ulasmaya calisir muhtemelen ulasamaz, sonra icraya gider muhtemelen ikametgah y.disindaysa nasil olur bilemiyorum bilen varsa yazar belki ogreniriz.

son tahlilde basiniza bela olur her sekilde ama.
0
bay b
(29.08.24)
Süreç; idari takip - yasal takip - icra takibi - haciz şeklinde ilerliyor.

Yasal takip sürecinde borcunuzu ödemeli ya da yapılandırmak için başvurmalısınız. Eğer yapmazsanız icradan ödeme emri gelir ve yine borcunuzu ödemeli ya da yapılandırma konusunda anlaşmalısınız dikkate almazsanız haciz için mal beyanı yapmanız gerekir. Haczedecek bir şeyiniz yoksa (mal varlığı, maaş) süreç orada sonlanır. Ancak siz de bir daha ülkeden kolay kolay kredili işlem yapamazsınız.

Yani bankaya kızıp kendinizi derde sokmaktan başka bir işe yaramamış yaptığınız. Üstüne bankaya yüklü bir de faiz ödeyeceksiniz. Ek olarak kredi notunuz düştüğünden ve ülkede bulunmadığınızdan geri toparlamanız da çok zor olacak ve ülkeyle alakalı her türlü kredili işlemde yıllar boyu sorun yaşayacaksınız. Bence çok mantıklı bir hareket olmamış. En azından icra takibine düşmeden ödemenizi yapın. Zararın neresinden dönülse kar. İşin daha kötü tarafı sizin borcunuzu ödememenizin bankaya etkisi sıfır. Tek zararı size.

Alakasız birine kızıp harakiri yapmaktan bir farkı yok bunun. Banka kocaman bir kurum, kimse siz borcunuzu ödemeniz diye zor durumda kalmadı, bu zincirin her aşamasında kendi işini yapıp mesaisini doldurmakla görevli insanlar çalışıyor, avukat da size dargın değil, müşteri temsilci de. Bankanın zaten hiç umrunda değil. Neden yaptınız ki böyle bir şeyi?
0
akhenaten
(29.08.24)
Bu arada soruna cevap değil ama senin gibi, benim de TR kredi kartına ihtiyacım olduğu için belirtmek istedim. Papara tarzı platformlardan dijital kart oluşturabilirsin ve çoğu yerde kullanabilirsin. Şimdilerde para yatırma işini de çözdüler. Yurtdışı kredi kartımdan dijital karta para yatırıp kullanabiliyorum.
0
VIPCH
(29.08.24)
herkes şirkete sinir oldugun için borcunu ödemeyişine yeterince laf etmiş zaten. o konuda saçmalığa değinmeyeceğim

sinir oldugun şeyler de saçma bence. yurtdışına niçin kredi kartı göndersin türkiyedeki banka? türkiyedeki kurye ile anlaşmaları var, amazon mu bu seni yurtdışında bulup teslim etsin. bunun için ekstra kargo ücreti ödemesi gerekiyor. böyle bir şey yapmamaları normal. sanal karttan devam edersin. borcunu da ödersin. bu işin doğrusu budur.
0
abelardo
(29.08.24)
Kara liste hayırlı olsun, 4-5 yıl türkiyede kredibiliten yok artık, bunda sonra söylendiği gibi icra işlemleri başlayacak, üstüne mal mülk en küçük bir şeye şerh koyacaklar, tapuda küçücük hissende şerh görünecek diğer hissedarlar bunu görecek, benim malım mülküm hiçbir şeyim yok dersen gün gelir miras kalır, gün gelir türkiyede bir şey satmak almak için para sokarsın sorun bunlar hep
0
atom karincanin torunu
(29.08.24)
(14)

İçki içmeyi sevmeyen insan

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Bu kişi benim, yani içki içmesini sevmiyorum, özel günlerde içmesini de sevmiyorum içki içmek benim için zevkli bir şey değil çünkü tadını lezzetini vs hiçbir şeyini sevmiyorum, bana yaşattığı ruh halini de sevmiyorum sarhoşluk çakırkeyif hali benim için hoş bir şey değil, ayrıca herhangi bir dini i
Bu kişi benim, yani içki içmesini sevmiyorum, özel günlerde içmesini de sevmiyorum içki içmek benim için zevkli bir şey değil çünkü tadını lezzetini vs hiçbir şeyini sevmiyorum, bana yaşattığı ruh halini de sevmiyorum sarhoşluk çakırkeyif hali benim için hoş bir şey değil, ayrıca herhangi bir dini inancım da yok yani beni engelleyen bir durumum da yok tek neden içkiyi sevmiyor oluşum. Tamam hiç içmiyor değilim kardeşimle falan bir araya geldiğimizde birkaç bira içerim ama 2-3 sene hiç içki içmediğim de oluyor ama insanların bunu anlamlandıramamasını anlamıyorum, neden oluyor bu?

Mesela arkadaşlarla dışarı çıkıyoruz, ben 1 tane bira alıp 10 saatte içiyorum bazen onu bile yapmıyorum, bana tip tip bakıyorlar içmiyorum diye, ulan beni 40 senedir tanıyan insanlar bunlar birader rahatsız oluyorsanız çağırmayın beni diyorum ertesi hafta yine çağırıyorlar yine aynı muhabbet kardeşim neden içmiyorsun derdin ne diye soruyorlar bana, böyle bir soru olabilir mi ya sanki su içmiyorum diyormuşum gibi bir tavır, neredeyse içki içmediğim için özür dileyecek hale geliyorum, bakın ben neredeyse 100 yaşında bir insanım ve içki sigara vs kullanmıyor oluşumun tek nedeni bunları sevmemek ve bu sosyal ortamda acayip tepki gören bir hale gelmiş, kardeşim bırakın ben de maden suyu içeyim hem böylelikle arabayı kullanacak ayık biri de oluyor herkes mutlu olacak ama "yok lan al sen de şunu iç" deyip burnuma dayıyorlar bira şişesini, sırf bu nedenle arkadaşlığımı bile kestim ama yine hayatımdan çıkaramadım bu insanları, niye böyle oluyor?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.08.24)
Bizim insanların bir alkol iki mangal muhabbeti hiç çekilmiyor.

Her alkol alındığında, her mangal yapıldığında bıkmadan usanmadan aynı muhabbetler yapılır, etraftaki insanlara aynı davranılır. Adet. Alkol içilen bir ortamda içmeyen tek kişiyseniz buna maruz kalırsınız. Başka nasıl davranılması gerektiğini bilmiyor insanlar.
0
akhenaten
(28.08.24)
Çoğunluk içiyorsa şaşırıyorlardır. Ben de alkol kullanmıyorum, sigara da içmiyorum. İş yerimde sigara içmeyen tek bendim, şaşıran olmuştu biliyor musun? :))
0
rock n roll
(28.08.24)
Reis parti kur, üye olalım kalabalikmisiz

Ama bı de gürcü şarabı denesen efso bisi? Zaaa xd
0
abuzer
(28.08.24)
içki içilen ortamda içmeyen olursa hoş olmuyor bence. herkes saçmalarken aklı başında bir kişi ortamı geriyor. ama evet arabayı kullanacak ayık birisi iyi bir şey.

sigara olayı hepten saçmalık. sigara kafa yapmayan bir şey sonuçta, içen de aynı içmeyen de aynı oluyor ortamda. sigara içmeyene garip davranmak mallık
0
abelardo
(28.08.24)
Dini sebepli ya da değil, içki içmeyen kişiye saygım var tabii ki önden belirteyim.

Ama şimdi içki çok geniş kültüre sahip bir mevzu. Şarabı ayrı viskisi ayrı kokteyli apayrı, bira desen en "ucuz" içki onun bile apayrı tarihi kültürü var antik mısıra kadar giden. Yani cine vodkaya ve bilimum başka içkiye girmedim de. Bu kültürün bir ucundan dahil olmak ve bu konuda meraklı olmak kaliteli bir zevk. Ama gidip barda şişe efes içerken "sen niye içmiyosun" demek saçma bence. Hiç ulaşılmayan bi şey değil sonuçta, canın istemiyorsa içmezsin. İçmiş olmak için içmek belli bi yaşta bitmeli de ülkemizde hem içkinin hâlâ sosyal ortamda tabu olmasına bağlı cool olarak görülmesi hem de gereksiz pahalı olmasından dolayı "gelmişken içelim" fikri yaygın oluyor.

Tadını sevmeme olayı bana biraz tuhaf geliyor ama ya. Her içkinin apayrı tadı var. Neyin tadını sevmiyorsunuz? Bira desek bin çeşit bira var, şarap zaten apayrı işte yukarıda saydım çeşitleri. Hepsinin tadı çok farklı, kendi içlerindeki çeşitleri de farklı. İnsanlar o yüzden "bunu dene seversin" demek istiyor olabilir. Bi yandan da @abelardo +1 herkes çakırkeyifken ayık insan olsun istenmiyor genelde. Yine de tabii ki arabalı ortamlarda içmeyen bir kişi olması gerekiyor :D

Mobilden yazdığım için çok karman çorman oldu da temel düşüncemi anlatabildim umarım
0
nundu
(28.08.24)
İçki içmeyi 25 yaşımda bıraktım. Müzisyenim ve barlarda da çalıyorum.
Neden içmiyorsun sorusu o kadar fazla geliyor ki ben de inanamıyorum. İnanılmaz kaba bir soru bu içki içmenin ön tanımlı gelmesini geçtim alkolizm atlatmış olabilirim, dindar olabilirim, böbreklerim rahatsız olabilir, bambaşka bir sağlık problemim olabilir bunları kimseye açıklamak zorunda olmamam lazım.

Hoş hiçbiri de değil bu sebeplerin iyi bir şey değil bu, sağlıklı da değil zaten deyip bırakmıştım sigarayla birlikte yıllar evvel.

Sakallarım bi dönem uzundu, içki de içmediğimi görenler fena halde mümin olduğumu varsayıyordu :D Ezbere yaşıyoruz.
0
hedep
(28.08.24)
dini sebep olunca ortada tartışmaya açık olmayan bir konu oluyor. dini sebebi yoksa da kişi biraz asosyaldir veya öyle olmasa bile bar, meyhane tarzı ortamlarda sosyalleşmeyi sevmiyordur başka yerlerdir onun ortamı. o zaman zaten tam tersi o kişinini içmemesine değil içmesine şaşırırsın. ama öyle sebepler, durumlar olmayınca barlarda marlarda arkadaşlarıyla takılan ve sağlık durumları, inanç vs. gibi net bir engeli olmayan bir kişinin içmemesi biraz garip bunu da kabul etmek gerek sanki. çok içmeyi sevmiyorum max 2 bira ya da 2 cin tonik falan der anlarım da sık sık barlı ortamda takılan veya öyle bir çevresi olan birinin içmemesini ben de garipserdim. insanlarda ufaktan alkol belirtileri başlayınca içmeyen için zor bir ortam oluyor bir kere ama sen de içersen tam tersi normalinden daha da keyifli bir ortam oluyor. bir nevi grup etkinliği aslında o yüzden öyle takılan birinin içmemesini garipserdim.
0
semaforo de medianoche
(28.08.24)
Aynıyız valla. 31 yaşındayım, sigarayı ilk kez geçen piknikte içtim:) Babamın en sevdiği şey içki olmasına rağmen ben ona hiç çekmemişim. Ne bileyim hayatta çok daha güzel şeyler var bana göre. Bunların tadını hiç merak etmedim, etmem de. Dindar da değilim.
0
nothing in my way
(28.08.24)
Ben de böyleyim. İçki içmek sanki bir sekülerlik veya kafa insan olma nişanesi gibi algılanıyor. İçki içilmediğinde direkt muhafazakar gibi kodluyor insanlar, uyuz oluyorum bu duruma. Ayrıca velev ki muhafazakarım sana ne..

Şimdiye kadar denediğim içkilerin tadını pek sevemedim, güzelleri vardır muhakkak ama hiç karşıma çıkmasa ölene kadar içki aramam. Hafif sarhoş olmak keyifli olabilir ama benim bedenimi genelde fiziksel olarak çok kötü etkiliyor. Midem ilk yudumdan itibaren cayır cayır yanıyor, belli bir süre sonra kendimi hasta ve yorgun gibi hissediyorum, başım dönüyor, midem bulanıyor, yer yer istifra ediyorum. Ertesi gün de bu etkilerin geçmesi çok zaman alıyor. Vücudum resmen bu maddeyi istemiyor ve derhal dışarı atmaya çalışıyor. İnsanlar bu etkileri nasıl tolere edebiliyor hayret ediyorum.
0
playing star again
(28.08.24)
Geçenlerde teyzemin tanıdığı benim hiç tanımadığım hiç görmediğim yaşlı bir karı koca teyzemi ziyarete geldi, teyzem istedi diye ben de ağırladım onları. Birkaç gün sonra doğum günümü kutlamaya gelmişler, hediye de almışlar. Sırf bir kez görüştük diye. Biraz menfaatperestlik de var çünkü teyzem statü olarak onların üstünde, teyzeme bir bağları var bu anlamda. Dolayısıyla ufak bir yaltaklanma söz konusu.

Kimse bana sormadı doğum günü kutlamak ister misin, ister isen bu insanlarla kutlamak ister misin, burada kutlamak ister misin vs. Bi alışmışlar doğum günü olan kişi doğum günü kutlar, biz de gidelim biz de kutlayalım. Bildiğin tepeden inme emrivaki şeklinde kutlama yapmaya kalkıştılar.

Teyzeme dedim ki ben istemiyorum, doğum günü kutlamayacağım, neden böyle bir şey yapılıyor ki? Teyzem de gitmiş konuşmuş, istemiyor vs. Kös kös geri dönmüşler.

Kabalık gibi duruyor ama o hareket bir hatır ve saygı hareketi değildi, bir göz boyama ve elde etme hareketiydi. Beni kullanmaya kalkıştılar kendimi kullandırmadım.

Senin durumla ortak tarafı, herkesin kafasındaki kemikleşmiş önyargılar, peşin hükümler. Bir şeyler içmek sevilir düşüncesi, dışarı çıkınca veya özel günlerde içilir yargısı. Sebep?? Sevmeme hakkım yok mu benim diye birkaç kişiye üzerine geldikleri takdirde çıkışıversen rahat edersin aslında. Tamam kırmamak hatır saymak vs iyi ama sevmediğin istemediğin hem de tamamen keyif ve hatta yerine göre lüks sayılabilecek şeyleri yapmaya da mecbur kılınmamalısın. Üstelik beden sana aitken.
0
muhayyer divan
(28.08.24)
yalnız değilsin. kırk yaşında adamım, dini inancım yok ve bir sene içki içmesem aklıma bile gelmez. tamamen sosyal içiciyim, sırf yanımdakilere eşlik etmek için içerim kendimi bildim bileli. hele rakı votka gibi ağır şeylerde hiç yokum, anca bir iki bira, şarap ya da kokteyl.

üstelik içki cenneti bir ülkede yaşıyorum, marketlerde uygun fiyata alabileceğim yüzlerce çeşit içki var, benim yerimde başkası olsa delirirdi herhalde. markete girdiğimde içki reyonunu direkt pas geçiyorum, bakmıyorum bile.
0
sir gawain
(28.08.24)
Kimse sevmek, içmek zorunda değil. Ama insanlar genelde içince gevşiyor, daha rahat bir ortam oluyor. İçmeyen biri o ortamı kaldıramayıp sohbete uyum sağlamayabiliyor. Böyle birini ben de içki masasında tercih etmem. Bu tarz bir uyumsuzluk yoksa içmemen sorun olmamalı, kime ne.
0
asteriks
(28.08.24)
Abi o yaslarda da böyle olması garip. Bizim bir grup var, 6 kişi falan. Bir kişi dininden, bir kişi çok icmediginden, biri de spordan icmiyor. Geri kalan 3 kişi iciyoruz. Vallaha bir farkini göremedim pek.

Alkol güzel şey misal bir old fashioned. Ama icmek öyle çok da önemli değil yani. Yas ilerledikce daha az iciyorum ama senin arkadaş grubunda öyle değil gibi :/
0
logisticsmanager
(28.08.24)
vay bee
bu yaşta alkol almayanlar da varmış. alkol sosyalleşmenin mesneti oldu.
tebrikler.

valla parti kurarsan ben de gelirim :)

ben üstelik çay, kahve de içmiyorum. bıktım insanlara sevmiyorum demekten.
0
janderzel zartanyan
(29.08.24)
(33)

Neden Kediniz Var? Neden Kediniz Yok?

Lubb
tldr;neden bir kedi sahiplenmeliyim ya da siz neden sahiplendiniz, pişman mısınız ?ya daneden kedi sahiplenMEMEliyim ya da siz sahiplenmedinizi, pişman mısınız?--------Selamlar bir kedi sahiplenme durumu hasıl oldu. ihtiyaç sahibi bir kedi. satın alma veya o tarz durum değil zor durumda bir kedi var
tldr;

neden bir kedi sahiplenmeliyim ya da siz neden sahiplendiniz, pişman mısınız ?

ya da

neden kedi sahiplenMEMEliyim ya da siz sahiplenmedinizi, pişman mısınız?


--------
Selamlar bir kedi sahiplenme durumu hasıl oldu. ihtiyaç sahibi bir kedi. satın alma veya o tarz durum değil zor durumda bir kedi var (tekir değil cins) ve sanırım benim evim onun en iyi alternatifi. linç edecekler burdan sonra çıkabilir.

asıl konuya gelirsek ben her zaman bir kedi sahiplenmek o duyguyu tatmak istemiş biriyim. ama bir yandan da bu işin sorumluluğunun ağırlığının farkındayım ama karar aşamasında tecrübeye ihtiyacım var. o yüzden hevesle ya da düşünmeden karar vermek istemiyorum.

bu konudaki tüm görüş, soru ve önerileri aşağıdaki iki kutuptaki soruda birleştiriyor ve katkılarınızı bekliyorum;

neden bir kedi sahiplenmeliyim ya da siz neden sahiplendiniz, pişman mısınız ?

ya da

neden kedi sahiplenMEMEliyim ya da siz sahiplenmedinizi, pişman mısınız?
0
Lubb
(27.08.24)
Sahiplenmemelisin çünkü bakimi da muhafazasi da oldukça güç bir hayvan.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.08.24)
Bro kedi sahibi olunca beynin serotonin reseptörleri kediye duyarlı hale geliyor ve kediyle olunca otomatik olarak mutlu oluyorsun, bu stres çağında muhteşem bir olay, o nedenle kedi sahibi olmalısın ama evde bi canlı beslemek en az bir çocuk büyütmek kadar masraflı ve zor mamasıydı vet. masrafıydı kılıydı yünüydü çok pahalı, ayrıca kafana göre bi tatile gideyim 2 gün bir yere kaçayım diyemiyorsun çünkü kedi her yere götürülebilen bi varlık değil tek başına bırakırsan da dönünce dünyayı sana dar eder ayrıca vicdanın izin vermediği için tek de bırakamazsın çok güveneceğin biri yoksa emanet de bırakamazsın, tüm hayatın kediye endeksli olur, zor yani ama kediler her şeye değer bence ben hiç pişman olmadım keşke dünyadaki bütün kedilere ben bakabilsem ama kedi bakmak çok zor ona göre düşünün karar ver minimum 10 sene sende olacak çünkü ama 15 de olur 20 de olur belli olmaz, eğer sahiplenip de 6 ay sonra ben buna bakamıyorum deyip sahiplendirme ilanı açarsan seni bulup döveriz şimdiden söyleyeyim ona göre karar ver.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.08.24)
kedi sahiplendim (tekir, sokak kedisi). oğlum yıllardır kedi beslemek istiyordu. çocuk şımarıklığı değil, severim sıkılınca da atarım gibi bir durum olmadığını biliyordum ama sorumluluğunu almaya da korkuyordum. gittiğimiz yazlıkta her sene yavru kediler oluyor, oğlan da çok seviyor, her sene acaba birini alıp götürsek mi, yapabilir miyiz diyip diyip vazgeçiyoruz. hatta 2021 yılında çok yaklaşmıştık vazgeçtik.

geçen sene kedinin biri, çok küçük yavru da değil 6-7 aylık eve geldi ve bir daha gitmedi. içeri almıyorduk kapıda yatıyordu, destursuz eve girip çıkıyordu. hiç diğer kediler gibi değildi. hepimizin o kadar kanı kaynadı ki dedik bu bizimle geliyor, bütün sorumluluğunu alıyoruz. iyi ki de getirmişiz.

neden sahiplenmelisin? mükemmel bir duygu. şu hayvana nankör diyenin allah cezasını versin. gelip yanına büzüşüyor, gorr gorr motor açıyor, karnına masaj yapıyor, en sıkkın anında iki sürünüp sırnaşıp mutlu ediyor. hoplaya zıplaya oynuyor neşe veriyor. canın sıkılınca gidip mıncıklıyorsun o da karşılık veriyor. acayip güzel bir duygu.

niye sahiplenmemelisin? her gün kumundan bok kürekleyeceksin, en geç ayda bir bütün kum kabını çamaşır suyuyla yıkayıp dezenfekte edeceksin. sabah akşam mama verilecek, haftada bir tüy taranacak. evin her tarafı tüy olacak, ağzından tüyü çıkacak, hele bir de uzun tüylüyse bütün koltuklar tüy olacak (sokak kedisi olmasına rağmen çok tüy dökmüyor, başka kedilere göre nispeten az benimki, sık sık taramakla da alakalı biraz). tırmalamak kedi için bir ihtiyaç, kedinin tırnakları içten dışa doğru uzuyor, tırmalayarak dış kabuğu atması gerekiyor. o yüzden ne kadar tırmalama direği de alsan o gidip halıları koltukları perdeleri tırmalayacak, eşyaların anasını belleyecek (benimki 1-2 şşşt yapma dedim, yapmıyor şimdi, nereyi tırnaklıyor bilmiyorum direğini de kullanmıyor. ama halılar koltuklar perdeler sağlam 1 yıldır). hasta olunca veterinere götürülecek, kavga dövüş ilaç içirilecek, ciddi hastalıklar epey masraflı, üzüntüsü de cabası (bu umarım hiç başımıza gelmez). en önemlisi tatile gidemeyeceksin, bayramda 1 hafta güneye kaçayım diyebilmen için şu dediklerimi yapacak birini bulman şart olacak. gezme tozma tayin yurtdışı işlerin varsa bakıcısını bulmadan yapamayacaksın, başına bela olacak. 1 aylık kuru maması 1500 lira, aylık kum 150-200 lira. bunun yaş maması var, maltı var, veterineri var, aşısı var (yıllık karma ve kuduz aşısı 900'er lira, iç dış parazit 3-4 ayda bir 600 lira), ilacı var, malzemesi (kum kabı, mama kabı, su pınarı, taşıma kutusu, tırmalama direği, tarama aleti, oyuncağı) var, var oğlu var, göçertmez ama biraz masrafı da var. bütün bu sorumluluğu peşin peşin kabul edip üstleneceksin, sonradan "yapamıyorum bana göre değilmiş" demeyeceksin.

ama böyle dertlerin yoksa, uzun seyahatlerde bırakabileceğim, bakabilecek biri var diyorsan, bok temizler, tüy tarar, mamasını suyunu veririm, halıya kusunca silerim, aşılarını aksatmam, masrafı da koymaz diyorsan mis gibi hayvan.

bokunu benden başka kimsenin temizlemeyeceğinden, veterinere götürme, ilaç içirme işlerinin bana kalacağından emindim. ne eşim yapar, ne oğlum yapar. ama ikisi de çok seviyorlar. ben hem seviyorum, hem bakıyorum. kedi de en çok beni seviyor. dibimden ayrılmaz. gece gelir koynumda yatar. çok kıpırdanırsam gider ayak ucumda yatar. sabah gelip öperek uyandırır. inanılmaz bir his var ya anlatamam. iyi ki sahiplenmişiz.
0
kibritsuyu
(27.08.24)
Valla bir canlının sorumluluğunu almak, hayatımı ona göre ayarlamak, temizliğiyle, mamasıyla, sağlık kontrollleri ile uğraşmak ve bu masrafa girmek istemiyorum.
0
Amaranta ursula
(27.08.24)
Yan apartmandaki komşu kedisini sokağa bıraktı, ben de sokakta bir iki kez sevip mama verdim buna, o ara kış geldi biraz mecburen sahiplendim vicdan ağır bastı, kedi 3 yıldır bende, bazı açılardan zorlukları olsa da kedi sahiplenmek iyidir aslında, bir zaman sonra evlat gibi oluyor.
0
blue rebel motorcycle club
(27.08.24)
Eksiden kedi besleyen biri olarak.

Kafana göre dışarı çıkıp uzun seyahat edemiyorsun. Bir evlat gibi sorumluluk gerekli.

Her yer tüy. Her 2 güne pislik temizliyorsun. Eşyaların anasını aglatıyor. Her taraf tırnak izi. Ayrıca masrafı da çok. Maması veteriner masrafları benim senede 1 tatil masrafım kadar. Eger doktor tavsiyesi degilse önermem. Ama yalnız yaşayan ve yalnız yaşamaktan kafayı kırmak üzereyseniz kedi çok iyi bir seçenek.
0
limonlu eksi
(27.08.24)
Benim tek bir yorumum olacak o da kedi sayısıyla ilgili. Kediler yaşlandıkça şikayetleri artıyor. TR'deki ekonomiyi düşünerek ne kadar sayıda kedi bakabileceğinizi iyi düşünün. Örneğin fip için tedavi çok ama çok pahalı, kaliteli bir mama alacaksanız bunun fiyatını araştırın.
0
rakicandir
(27.08.24)
Sorumluluğu yüksek olduğu için hiç girmiyorum o topa. Arkadaşlarımın kedileri ile gideriyorum evcil hayvan sevgimi. Bir yere gittiklerinde bakıyorum. Çiçek sulamak bile sorumluluk ama sen yokken çiçek kendi başını belaya sokmuyor. Kedinin ne yapacağı belli değil. Bir de depresyona falan giriyor bazıları sahibi gidince. Yapamam ama yapana engel olmam.
0
nawar
(27.08.24)
kedileri dışarıda severim ama evde asla. kedi kakasiyla uğraşmak iğrenç bir şey.
0
tabudeviren
(27.08.24)
Amaranta +1
0
jülsezar
(28.08.24)
uzun uzun yazdım ama tl:dr dersen özetlemiş arkadaşlar. ay kakası çok iğrenç, vay çişi çok kötü kokuyor, amanın her yer tüy oldu, abari eşyalar tırmık oldu, bu neymiş böyle ben hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim dayanamıyorum diyeceksen hiç ama hiç kedi beslemeyi düşünme. kedi besleyecek olanlar bunları en baştan kabul etsin.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
@jülsezar +1
0
Mirket
(28.08.24)
yalnız arkadaşlar herkes neden sahiplenmemesi gerektiğini yazıyor. böle olunca kedi beslemek çok iğrençmiş gibi bir şey oldu. "doğru lan şunu sokağa atayım da kurtulayım, 15 sene daha bununla mı uğraşılır" diyeceğim nerdeyse (şaka tabi).

birkaçınız da neden beslenmesi gerektiğini, olumlu güzel taraflarını yazsanız da tercih yapabilse, elinde "bütün bunlara razıyım", iyi tarafı benim için ağır basıyor" diyebileceği argümanlar olabilse.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
kibrit+1

benim icin nefes almak kadar hayati bir mesele. kedisiz evde hayat bulmuyorum ama!!!!! su sokaga atilan hayvanlari gordukce kriz geciriyorum. artilarini saymakla bitiremem evlat sevgisi denen sey iste agirlikla manevi yonu guclendiriyor merhameti taniyorsun

eksiler: kum kullanirsan evin her yeri kum olur. benim bebeler pelet kullaniyor tuvaletini kolayca alabiliyorum her gun temizlemek gerekir. bazen tam yemege otururken veya misafir kapidan girince bi yerden koku gelir:) benim icin tuvaletini guzel yapan kedi gazini cikaran bebek gibi sevindirici bir haber o yuzden komedi trajedi karisik o koku.

en buyuk eksi sen evde olmayacaksan hayvan ne yapacak? kediden anlayan bi cevre ihtiyaci onemli ve konum olarak yakin birileri lazim. olmayacaksan evine birileri gidebilmeli eger degilse hayvani baska kedili eve götürmek bir dert, kedisiz evde durmasi ayri dert.

maddi durum da saglik hizmetleri icin buyuk ihtiyac. mamasindan veterinere ucuza kacilinca kar edinilen hicbi durum görülmedi oyuncak haricinde

en nemrut kedinin bile duygulari vardir bi o kadar psikolojileri hassastir. ben yoksam baskasi ilgilenir demeyin cunku mhntemelen o hep sizi arayacak. ben sikildim bunlar zaten icguduleri var sokakta yasar diyemezsin cunku o ev bebesidir(hem de cins:'( )

yillarca ev arkadasi(ex bf) ile kedimiz oldugu halde kendi evime baska bi kediyi ilk sahiplendigim zamanlara gittim. bebenin huzursuz oldugu bi anini normal bi seymis gibi videoya cekmisim:( ne kadar bildigimi zannetsem de cahilmisim. her kedinin huyu farkli iyi tanimak gerekir. sahiplenirseniz kediler hk bolca bilgi edinin(su an yapmaya calistiginiz gibi), kedili bi evde zaman gecirin mesela

arkadasimla eve cikarken butce oldugu halde esya almakta cok zorlandik cunku kedilere uygun seyler secmek gerekiyordu. duz kumas bi koltugu hic etmek icin kedinin herhangi bir engeli yok, ona kizamazsin da. deterjanindan yatak basligina kadar her seyi "pati dost" almak durumunda kaliyorsun. mesela deri yatak basligi(nE?!) yerine ahsap seciyorsun

evladini camdan dusmesiyle kaybetmis biri olarak, butun cami kapiyi korumali hale getiriyorsun. aksi halde acilan gedikten sen de atlamamak icin zor tutuyorsun

yurt disi hayalin varsa ve onu goturemeyeceksen uzak duruyorsun

onu cok seviyorsun
0
ala09
(28.08.24)
Olumsuz taraflarına (veteriner masrafı, tuvalet temizlemesi, tüy dökmesi, eşyalara zarar vermesi vb.) arkadaşlar değinmişler zaten.

Ben 7 yaşındaki kedimizi sahiplenmeden önce "Bu eve hayvan girerse ben giderim." diyen 67 yaşındaki annemin yorumunu bırakıyorum: "Hayatımın 60 yılını böyle bir sevgiden mahrum geçirdiğim için çok pişmanım."
0
dark red
(28.08.24)
kedim yok çünkü uğraşamam.
0
abelardo
(28.08.24)
Ailemin evinde yaşarken kardeşim istedi diye alındı. Kedileri çok severim ama kendi evimde yok, sebepleri klasik :

1) Kısırlaştırmazsan evin her yerine işer, evden kaçar, camdan atlar, agresifleşir, sesiyle huzur vermez.

2) Her yer tüy olur, halılar, tişörtler, paçaların, çorapların.

3) Açıkta yemek bırakamazsın

4) Kumu leş gibi kokar ve devamlı temizlemek zorundasın.

5) Rahat bir şekilde seyehat edemezsin.

6) Evdeki eşyaların içinden geçer, dünyanın parasını verdiğin mobilyalar ve kumaşları, kablolar, çiçekler...

Özetle sorumluluğu çok büyük, bunları bilmeden arkadaşının evinde görüp kucağında iki sevdin, hoşuna gitti diye kedi beslenmez.
0
kimlanbu
(28.08.24)
Sokakta bahcede evet
Evde asla.
Kediler evcil degil vahşi hayvanlar. Ev onlara göre değil
0
halk
(28.08.24)
İlk kedimi sahiplenmeden önce hayvansever olduğumu bilmiyordum, gerçekten.
Cevaplarda da gördüğünüz gibi bakış açısına göre değişiyor.
Benim hayatıma çok şey kattı olumlu anlamda.
0
kumandanim
(28.08.24)
yazmayı unutmuşum. yukarıda sayılan olumlu ve olumsuz yorumların yanında, kedi alerjisi kısmını da atlama. alerjin olmadığından emin ol.

benim kediye alerjim vardı. ne zaman bir kedi sevsem, ev kedisi bile olsa ağzım yüzüm yamulur, gözüm burnum akmaktan, silmekten, hapşırmaktan kıpkırmızı olurdu. hatta misafirliğe gittiğimiz bir evdeki kediyi sevdim diye o kadar yamuldum ki acile götürdüler, iğnelerle toparladım.

kedi sahiplenmemdeki en büyük endişem de buydu, ya alerjim tutarsa ne yaparım diye. geçen sene yazlıkta gelen kediyi ankara'ya götürme konusunda yükselmeye başlayınca her gün sokakta gezen bu kediyi alıp her gün ağzıma yüzüme sürdüm. elimi kolumu tırmalatıp kanattırdım. kendi kendime hard bir alerji testi uyguladım, bir sıkıntı olmadığına emin olduktan sonRa sahiplendim, ankara'ya getirdim. hala da yakalayıp yumulurum, bir sıkıntısı yok. alerjiden de kurtulduk galiba.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
uzun yıllar kedi baktım. tüm kedilerim öldükten sonra küçük ırk bir köpek sahiplendim.

köpekle kurulan bağ kediden daha farklı oluyor. köpek ile daha bir karşılıklı iletişim kurulabiliyor.

o yüzden artık kedi bakmak istemiyorum. köpeği eğitebiliyorum artık eve pislemiyor, koltuk tırmalamıyor, eşyaları parçalamıyor, durduk yere havlamıyor. Ama kediler ne kadar kimi akıllı olsa da başına buyruk davranıyorlar.
0
ananiyimioguz
(28.08.24)
@kibritsuyu

Bu alerji denen hastalık, bir gün birden kaybolabildiği gibi tam tersi olup, bir gün birden ortaya çıkabilen bir illet.

Alerji ilaçlarının da ciddi yan tesirleri vardır.

Bir gün ciddi bir kedi alerjisi başlarsa ne yaparsın?
0
Mirket
(28.08.24)
@mirket

dediğin gibi aniden çıkıp aniden kaybolan bir şey. 1991-2004 yılları arasında da kedimiz vardı evdei onu da sokaktan tutup getirmiş, aileme zorla sahiplendirmiştim. 13 sene birlikte yaşadık, alerji falan olmadı. kedimiz öldü, birkaç sene sonra alerjim başkadı, ne zaman kedi sevsem yamuldum. etrafımdakiler de şaşırdı yahu 13 sene kediyle yaşadın bir şey yoktu, bu nereden çıktı diye.

bunu sahiplenirken de endişem oydu, testini yapıp getirdim, 1 senedir sıkıntımız yok.

aniden çıkarsa ne yaparım? bilmiyorum, ilaçla falan kesmeye çalışırım herhalde yan etkilerini göze alıp.

o risk her zaman her şey için var. sırf alerji de değil. yani her an her şey olabilir. ama bazı riskleri göze almak da gerekiyor. yoksa hiçbir şey yapamazsın, kavanozda tek başına yaşamak zorunda kalırsın.

babam hastanelik olup yatağa düşeceğini öngöremedi, köpek aldı. farklı şehirde hastanelik olunca, ben de yanına gidince (benden başka kimsesi yok) köpek yabancı şehirde sokakta kaldı. komşu, babamın el bebek gül bebek baktığı hayvana bahçede en fazla bir sokak köpeği kadar baktı. kimsenin aklına bu senaryo gelmemişti, olan köpeğe oldu. eğitimi, gelişimi her şeyi aksadı.geri aldık getirdik ama tekrar toparlayamadık. babamla mı ilgileneyim, hastanede refakatçi mi kalayım, köpeği mi eğiteyim de evde yalnız kalabilsin, kendi işime gücüme aileme mi bakayım derken köpekle yapamayacağımızı anladık, sahiplendirmek zorunda kaldık.

şimdi benim de ailem alır başını giderse, ben kedimle yalnız kalırsam, sonra ben de hastanelik olursam bu kedi evde tek başına ne olacak, kim bakacak diye düşünürsem hayat bana zehir olur. tüm ihtimalleri düşünüp en kötü senaryoları yazarsak hayatta hiçbir şey yapmadan fanusta yaşamam gerekir.

o yüzden bazı şeyleri de düşünmeden risk almak gerekiyor. gerisi kader kısmet.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
2,5 ay önce bende de bahsettiğiniz gibi bir durum oldu. Bence artıları ve eksileri kişiden kişiye değişir. mesela titiz biriyseniz kedinin her yere tüy dökmesini, veya banyo tuvalet vs dahil kedinin meraklı olması sebebiyle evin heer yerini dolaşıp sonra da yemek masasının üstüne çıkmasını kaldıramayabilirsiniz.

biz çok temizlk hastası bir çift olmadığımız için kedinn bu hareketleri gözümüze batmıyor. masrafları da karşılamakta sorun yaşamıyoruz. senin sahipleneceğin kedi kaç yaşında ise masrafı ona göre değişir. bizimki 5 aylıktı, 2 doz karma aşı 1 doz lösemi, 1 doz kuduz yaptırdık (1 doz daha lösemi yapılacak) aşının tanesi 1200 TL istanbulda. ama başka bir şehirde oturuyorsan miktarı değişir. kayseride bir tanıdğım karmayı 500e yaptırmış. kuduz 300 tl bakanlık yapıyor.

2 ayda 1 iç-dış parazit ilacı yaptırman lazım 800 tl

kum masrafı kullandığın markaya göre değişiyor, 1 ayda 1,5 kutu (yaklaşık 15 lt) kum kullanıyoruz. 1 kutusu 150 tl olan kum da var 750 tl olan kum da var. senin tercihine kalmış.

mama ise kaliteden ödün verilmemesi gereken bir şey, 5-10 kg olarak alınca ucuza geliyor ama 1,5 kg ya da 2 kg alınca aylık masrafı 1000-1500 TL. (toplu alımda ucuzluk bir avantaj ama bayatlama ve kedinin ishal olma durumu dezavantaj)

1 tüp vitamın 620 tl (2-3 ay gider)
1 tüp malt 340 tl (2-3 ay gider)

daha ucuza da var ben iyisini almıştım. Yani bu iş öyle ucuz değil. kedin hasta olursa tahlil yaptırmak zorunda kalırsan 5-6 bin tl paran gidebilir.

bunları karşılayabilecek misin? onu değerlendir. BENCE KEDİ BAKMANIN KÖTÜ TARAFI: evden ayrılamamak. biz çok gezenti tipler değiliz o yüzden sorun olmadı henüz ama 1 hafta 10 gün tatile gidecek olsak sıkıntı olur. kediyi evde bıraksan bi dert, birine emanet etsen bi dert. hayvancağız yer değiştirdiğinde stres oluyo. yalnız kalsa ayrı stres oluyor. stres olunca da tuvalete çıkamıyor ya da ishal filan oluyor hasta oluyor çocukcağız.

yani sanırım şimdiki aklım olsa almazdım ama aldığım için de pişman değilim. kendime iş çıkarmış oldum durduk yere.

KOKU KONUSUNDA GÜNCELLEME: Evimiz çok küçük değil, boş bir odamız vardı kedi kumunu ve mamasını oraya koyduk koku sadece o odada var. bizim burnumuz alıştığı için bize hiç bir yer kokmuyor. geçen hafta annemle teyzem geldiğinde sordum; o odada koku olduğunu ama diğer odalarda olmadığını söylediler. odadaki koku da çok ağır değilmiş. sadece fark ediliyormuş hayvan kokusu olduğu.
0
turuncu tonlarda
(28.08.24)
Misafirlige gitmistim

1 evleri pis kokuyor

2 heryer kedi kılı ve cekyata bile oturamadik ustumuz basimiz kıl oldu

Bu hayvanlar cok tuy dokuyor koku yapiyor evi leştibgittigim kisilerin
0
Zetnikov
(28.08.24)
arkadaşlar cevaplar için teşekkür ederim. çevreme de sordum sizlere de sanki durum şu :

kedi bakanların çoğu pişman olduğunu söyleyemiyor ama bir daha bu işe girişmezdim diyerek dolaylı bir itiraf yapıyor. istemeyenler de direkt söylüyor.

olumlu yönde çok az geri bildirim aldım bu @kibritsuyu ve birkaç kişi demiş ama genelde sanırım herkes geri dönülemez bir yola girmiş durumunda kalmış gibi.

hiç mi iyi yanı yok diye bakınca iyi yanlarından işte tatlı seviyorsun falan derken ardından çilesini yapıştırıyor herkes.

çocuğa karar vermek gibi. rasyonel düşünme ile olmuyor demek bu işler. duygusal içten geliyor sonrasını düşünmeden. karşılıksız iyilik yapmak işte. yaparsan yaparsın. yapmazsan yapmazsın.
0
🌸Lubb
(28.08.24)
yalnız şunu tekrar belirteyim. ben bu bahsettiğim sıkıntıların hepsinin farkında ve bilincinde olarak, tamamını kabullenerek gönüllü olarak sahiplendim, ilk kedim değil. kediyi sahiplendikten sonra sıkıntılarının farkına varıp, sonra da vicdanım sokağa atmaya elvermeyip mecburiyetten katlanıyor, iyi taraflarıyla da züğürt tesellisi gibi avunuyor değilim.

kendi özgür irademle, bütün zorluğunun farkında olarak kabullenip sahiplendim, bundan da asla pişman değilim, gayet memnunum.

yani kendi adıma "kedi bakanların çoğu pişman olduğunu söyleyemiyor ama bir daha bu işe girişmezdim diyerek dolaylı bir itiraf yapıyor" cümlesine kesinlikle katılmıyorum.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
Bu sorumluluğa giremem diyordum ama kedi resmen gelip benim evde yaşamaya başladı kendimi içinde buldum. Kedinin kendisi beni sahiplenmeseydi ben asla götümü kaldırıp da sahiplenmezdim sadece düşünürdüm herhalde. Şimdi yanımda yatmış mırlıyor o nedenle kararından pişman değil diye düşünüyorum. Bence de iyi oldu.
0
peki madem
(28.08.24)
"kedi bakanların çoğu pişman olduğunu söyleyemiyor ama bir daha bu işe girişmezdim diyerek dolaylı bir itiraf yapıyo"

Sonuna kadar katılmıyorum:)
0
kumandanim
(29.08.24)
Kedi bakanların çoğu pişmanım demiyor abi sen şu an zorluklarını anladığın için almamak için kendi kendini haklı çıkarmak adına herkesin pişman olduğunu ama söyleyemediği düşünmek istiyorsun ama öyle değil biz sana sadece kedi sahiplenmenin çok zor olduğunu bir anlık hevesle ya da sevgi patlamasıyla eve alınmaması gerektiğini bu işin çocuk büyütmekten daha zor olduğunu anlatmaya çalışıyoruz, pişman olanlar genelde bir anlık hevesle ve sevgi patlamasıyla alıp sonradan o zorluğu görüp kediyi başkasına kitlemeye çalışanlar oluyor, onlar da buraya yazmaz zaten. Kedi sahiplenmek kediyle yaşamak zaten mükemmel bir his bunu anlatmak saçma, önemli olan zorluklarını bilmek zorluklarını bilerek karar vermek, yoksa ben sana kediyle yaşamanın ne mükemmel olduğunu 15 paragraf yazarım ama kediyle yaşamanın zorluklarını ANLAMADAN kedi sahiplenirsen kedi seni sabahın beşinde boklu kumunu temizletmek için uyandırdığında bize küfredersin. Ayrıca senin kediden bi beklentin mi var abi sana ne anlatmamızı istiyorsun; sen eve gelmeden yemekleri yapar yemekten sonra da kahveni getirir su bitince su siparişi verir diyerek mi ikna edeceğiz seni içinde öyle bir sevgi varsa alır beslersin yoksa beslemezsin bu doğal bir içgüdü, kar/zarar performansına göre değerlendiremezsin, sen ikna olmaya çalışıyorsun ama ben sende öyle bir ışık göremedim kusura bakma, sen bu işlere girme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
Kedileri severim ama sahiplenmiyorum:
- Tüy sorunu
- Koku sorunu
- Tuvalet sorunu
- Eşya ve mobilyalara zarar verme sorunu
- Evde olmadığında, tatile çıkacağın zaman kimin bakacağı sorunu
- Sabahları erken saatte uyandırma sorunu
- İşin maddi boyutu
- Bir de çok alışma, başına birşey gelirse üzülme endişesi var.

Ayrıca duyduğum çeşitli konular var. Daha bu hafta birinden dinledim, kedisi musluğu açmış saatlerce su şarıl şarıl akıyor. Belki evi su basacak. Ötekinin kedisi zıplayıp kapıyı kulpundan açabiliyor, evin giriş kapısı açık kalıyor, kişi işinde veya dışarıda.

Bu nedenlerden hiç sahiplenmedim. Evim çok geniş/bahçeli olsaydı daha olumlu bakabilirdim.
0
Lethe
(29.08.24)
www.eksiduyuru.com

kedi sahiplenince düşen hayat kalitemden bahsetmiştim burada ve yol yordam istemiştim buradaki arkadaşlardan.

ben de bir yakınımın bakamadığı bir cins kediyi almak durumunda kalmıştım. ama şimdi 2 yıl geçmiş olacak neredeyse. gül gibi geçinip gidiyoruz. yalnız, sanırım ben uyum sağladım kediye, o bana değil slkfsf artık gürültülerini takmıyorum, yoksa benzer şeyleri hiç yapmıyor değil. az yapıyor ama devam ediyor gürültüleri.

hatta buraya yazmamışım ama eve kedi geldikten sonra 1 ay içerisinde 3 defa hasta olmuştum. doktor bile kedi alerjin var bakma hayvana dedi. onu bile atlattık.

benim gibi, eve kedi girince depresyona giren bir tip dahi yapıyorsa, herkes yapar bence.
0
akatreil
(29.08.24)
1. Herkes kum sorunu demiş ancak ben kedimin tuvaletini banyoya koydum, kendim banyoya işim düştüğünde ya da basitçe tuvalete gittiğimde toplamda 30 saniyede her gün kutusunu temizleyebiliyorum. Kum kabının dışında küçük, kum sıçratmayan bir kilim alıyorsunuz, o da tuvaletten çıktıktan sonra patilerinde kalan son kumları topluyor. Kumunda dert edecek ne var gerçekten anlamıyorum. Kum kaplarının kenarında köşesinde küçük poşet koymalık yerler oluyor, oradaki poşetlerden çekip kumunu 30 saniyede temizleyip çöpe atıyorum. Bitti gitti.

2. Tüy sorunu. Dönem dönem çok tüy döküyorlar ancak kedi sahiplenmeden önce Dyson aldım ve şu an iddia ediyorum ki herhangi bir kedi herhangi bir erkek kadar tüy ancak döküyor. Hatta evde erkek varsa kedi tüyü çok daha sevimli hale geliyor bile diyebilirim. Bunu eve ne zaman kardeşim, babam vs geldiği zaman anlıyorum. İnsan kılı, kedi tüyünden çok daha pis ve uğraşması tatsız bir şey.+ Kedi tüyü sorunu düzenli tarama ve bakım ile çok azalıyor.

3. Veteriner masrafları oluyor. Kediniz hasta olabilir, aşısı olur, tahlili olur vesaire. Maddi durumunuz el vermiyorsa kedi sahiplenmemelisiniz.

4. Kediyi evde bırakıp bir yerlere gitme konusu: Bu o kadar zor değil, hele düzenli çalışan insanlar için hiç değil. Ben ayda bir Ankara-İstanbul arası gidip geliyorum, 2 ayda bir de 3-4 günlük yurtdışı seyahatim oluyor. Ankara-İstanbul arası tren yolculuklarına kedim alıştı ve stressiz gidip gelebiliyoruz, yolda uyuyor. Yurtdışına giderken komşuma ya da bir arkadaşıma anahtarı bırakıyorum. Şu an 15 günlük uzak bir tatil yapmam için kedimi ailemin evine bırakmam gerekir (Ankara). Ama bunu, kedinin bana sağladığı psikolojik rahatlığa kesinlikle değer buluyorum.

5. Kediyi neden sahiplenmeliyiz? Çünkü, kedi insana evde bir arkadaş olduğu hissini çok iyi veriyor. Evde canlı kanlı, çoğunlukla sessiz, sizi mutlu etmek için hazır bekleyen muhteşem bir varlık var. Sizi yormuyor, kendi hayatı var ve size arkadaşlık ediyor. Bilhassa yalnız yaşayanlar için bir varlığı sevebilme kapasitesini kaybetmemeyi sağlıyor, şefkat ve merhamet hissi uyandırıyor. Bunlar çok değerli şeyler. İnsanlar bu tarz sevgi temelli duyguların ne kadar önemli olduğunu yok sayıyor, görmezden geliyor veya aşağılıyor. Ancak bir şeyleri sevince hayatta anlam ve keyif buluyorsunuz. İşte canım sıkılınca bazen kedimin fotoğraflarına bakıyorum. Kedimi bazen konuşturuyorum kendi kendime. Epey oyun oynuyorum. Beni canlı ve zinde tutuyor. Bir canlı için emek göstermenin ondan çok kendime iyi geldiğine inanıyorum. Sizi mutlu eden ve kedi her şeye değer diye düşündüren kısmı da bu oluyor. Emek veriyorsunuz ve o kendi çapında size karşılık veriyor. İnanılmaz bir bağ oluşuyor arada. Bunu maddi olarak açıklayamazsınız ancak çocuk sahibi olmak gibi, bir kere tattıktan sonra bir daha bırakamazsınız. Geri kalan ıvır zıvır temizlik derdi vs bana sadece tembel insan bahanesi gibi geliyor. Temiz insan hep temizdir. Evim kokmuyor, evim biraz tozlansa kedim hapşırmaya ve rahatsız olmaya başlıyor ve temizlik yapmamı bekliyor. Yatağımı toplamadığım zaman bile kızıyor -toplu haline alıştığı için düzgün olmasını bekliyor. Çocuk gibi, nasıl alıştırırsanız o şekilde bekliyor.

Son olarak, evdeki eşyalara zarar verme hikayesi... Hikaye diyorum çünkü evdeki eşyaları eskimesi için alıyoruz, eskisin ve yenisini alabilelim. Bir ömür boyunca aynı koltuğu kullanmak istemiyorum mesela. Aynı perdeyi de. İnsan her zaman farklılaşmak istiyor, sıkılıyor. Kedimin bunları eskitmesinden ziyan değil, keyif alıyorum. Eskisin ki yenisini alabileyim. Çünkü bu tarz eşyalar tek başına yaşayan bir insanın ömür billah eskitemeyeceği eşyalar. Eşyaya hizmet edeceğime, eşya benim ve kedimin keyfini yerine getirsin yeterli. 70 yaşında hala aynı perdeyi kullanmak isteyeceğinize emin misiniz? Hayır.
0
silverleaf
(29.08.24)
(5)

aile hekimine gitmedim ama gitmiş görünüyorum

abelardo
bugün enabıza girdim ve aile hekiminin dün saat 17.25te bilgilerime erişim sağladığını gördüm. beni şaşırtmadı, çünkü daha önce başka doktora gidince onun da aynı gün baktıgını görmüştüm.ama ziyaretlerime girince yine dün iki defa 17.25 ve 17.26da aile hekimimi ziyaret ettiğim görünüyor. detay veya
bugün enabıza girdim ve aile hekiminin dün saat 17.25te bilgilerime erişim sağladığını gördüm. beni şaşırtmadı, çünkü daha önce başka doktora gidince onun da aynı gün baktıgını görmüştüm.

ama ziyaretlerime girince yine dün iki defa 17.25 ve 17.26da aile hekimimi ziyaret ettiğim görünüyor. detay veya herhangi bir not yok.

bu normal mi?
0
abelardo
(27.08.24)
Bana da oluyor. Ben de merak ediyorum

Hatta hiç alakam olmayan başka bı il ve ilçeden muayenem görünüyodu. Biraz aradim vs. Ugrasamadm daha
0
abuzer
(27.08.24)
Bazen kontrol amaçlı rutin işlemler yapılıyor diye biliyorum aile hekimleri tarafından.

Edit: hatta şimdi baktım şöyle yazıyor: BELİRLENMİŞ ALT NÜFUSUN RUTİN GENEL SAĞLIK KONTROLÜ
0
playing star again
(27.08.24)
E nabızda o ziyaretin üzerini tıklayıp detay görüntüle deyin. Konan teşhise bakın. Sizinle ilgili olmadığından eminseniz il sağlık müdürlüğüne durumu mail ile bildirin.

En azından ilerde tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırırsanız o muayeneler karşınıza çıkacak.
0
Mirket
(27.08.24)
Konuyu iyi bilmiyorum ama üstteki yorumdan yola çıkarak, konan bir teşhis varsa ilaç vs. de yazılmış mı diye araştırın.
0
diyecevaplandı
(28.08.24)
@mirket @diyecevaplandı sorarken yazmıştım. tekrar yazıyorum. detay veya herhangi bir not yok. boş.
0
🌸abelardo
(28.08.24)
(13)

Size amerikan vatandaşligi verilecek ama Tr vatandaşliginiz silinecek

Zetnikov
Kabul eder misiniz. Tr vatandasligi hakkiniz bir daha olmayacak. Neden?
Kabul eder misiniz. Tr vatandasligi hakkiniz bir daha olmayacak. Neden?
0
Zetnikov
(24.08.24)
nereye başvuruyoruz
0
my fault
(24.08.24)
TR vatandaşlığının bir avantajı yok. Vatandaşlıktan çıkanlar mavi kart alabiliyor oy verme hariç Türk vatandaşlığından farkı yoktu. (gerçi bu sadece Almanya veya AB için çıkmış bişey mi emin değilim)

Mesela Hollanda çifte vatandaşlığa izin vermiyor, bir akrabam oranın vatandaşı olmak için TR vatandaşlığından çıktı.

ABD'de vergi sıkıntısı var diyorlardı, dünyanın neresinde yaşarsan para kazanırsan yine de ABD'ye vergi vermen gerekiyor. Seyahat özgürlüğü ve tehlikeli bi durumda devletinin arkanda durması açısından ABD vatandaşlığı iyidir.
0
nhk ni youkosu
(24.08.24)
@Mehmettheslim
Amerika'da yaşayacaksın dememiş.
vatandaşlığı alıp Türkiye'de mis gibi yaşarım ülkemiz yabancılar için cennet;)
(bkz: vatandaşı olmasan aslında eğlenceli ülke)
0
late viper
(24.08.24)
Amerikaya bebek katili diyip oradan vatandaslik alan cocuklarini okutanlar varken bazi yorumlar bana inandirici gelmiyor kankitolar
0
🌸Zetnikov
(24.08.24)
Olmaz.
Tabi tek neden bu değil ama özellikle bu seçimlerinden sonra ortalık daha da gerilecek oralarda. İdeolojik ayrışma var.
0
diyecevaplandı
(24.08.24)
tc kimliğinin bir avantajını 30 yaşıma kadar görmedim, bundan sonra da göreceğimi sanmıyorum.
0
Whily
(24.08.24)
Tabii ki kabul ederim. Devlet vatandasina nerde sahip cikiyor ki? Bi refah da saglayamiyor. Ulkede ikinci sinif vatandasiz zaten turkler olarak. E yurt disina gitsen vize kuyrugundasin. Ben hicbir avantajini gormuyorum tr vatandasliginin.
0
Kittie
(24.08.24)
akebeli dayı gibi konuşacağım ama kabul etmem, türk vatandaşlığımı silmeseler de etmem. burayı çok sevdiğimden değil abd'den nefret ettiğim için. pü pü allah korusun.

ayrıca tr vatandaşlığının silinmesi sıkıntılı bir durum. tamam abd vatandaşı birisi muhtemelen iyi kazanır, istediği zaman da pek sorun yaşamadan girip çıkar türkiye'ye ama bilmiyorum ya benim ailem, sevdiklerim vs. ülkenin durumundan memnun olmasam bile türkiye'de yani. doğup büyüdüğüm topraklara yabancı olarak girebilmeyi, işte oturum iznine başvurmadan ne kadar kalabilirim diye bakmak zorunda olmayı istemem. anam, kardeşlerim, yeğenim, arkadaşlarım vs. sağ olduğu sürece çok sevdiğim başka bir ülke vatandaşlık verse dahi tr vatandaşlığımı kaybetmek istemem. isterse dünyanın en berbat köşesi olsun, doğup büyüdüğüm ve neredeyse her şeyimi yaşadığım topraklara yalnızca bir yabancı olarak girebilmek benim zoruma gider, üzülürüm.
0
mark greg sputnik
(25.08.24)
Ruhumu bile satisa çikarabilirim USA için, vatandaslik ne ki.
0
Yourcousinmarvinberry
(25.08.24)
kabul ederim. sebebi çok basit. abd'de rahatça ikamet edip çalışabilmek için. abd'yi çok seviyorum
0
abelardo
(25.08.24)
asla. ben bu topraklara aitim ve önceliğim her zaman kendi ülkemin vatandaşlığı olur. söylediğiniz durum sanırım yalnızca iltica durumunda geçerli ki bu benim kabul edemeyeceğim bir durum.
2 yıl önce green card başvurum olumlu çıkmasına rağmen süreci hiç ilerletmedim bile. bi hevesle başvurmuştum zaten çıkmaz diye. gezip tozmalık gittim pek çok yere, gezmelik gidişler çok da güzeldi ama uzun süre başka bir yerde kalamıyorum ben ki amerika dışardan gözüktüğü gibi de değil pek çok konuda. gidip dönen de çok etrafımda. abd'de pek çok yeri gittim gördüm turistik olarak gayet güzel ama uzun süreli yaşam bana göre değil.
0
ezkaza
(25.08.24)
ABD pasaportu verilirse asimile olmam en fazla 10 dakikamı alır, 1,5 gün sonra falan belediye ile kavga edecek kadar oturduğum muhiti besinimseyip sorunlarıyla dertlenecek ve çözüm arayacak duruma gelirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.08.24)
Sirf bir zarari yok diye isteyebilirim ama cok da onemli degil. Bu arada hollanda cifte vatandasliga izin vermiyor denmiş ama bu nedir yeni birsey mi? Normalde izin veriyor çünkü.
0
mbond
(25.08.24)
(6)

Lost favori karakteriniz?

abelardo
benimkisi Desmond ! :)en samimi adam oydu. gizli ajandası olmayan, kasıntı olmayan, sorunlu olmayan.tek yaptığı şey tuşlara basmaktı :)sizinkisi hangisiydi? bir sebebi var mı?
benimkisi Desmond ! :)

en samimi adam oydu. gizli ajandası olmayan, kasıntı olmayan, sorunlu olmayan.
tek yaptığı şey tuşlara basmaktı :)

sizinkisi hangisiydi? bir sebebi var mı?
0
abelardo
(18.08.24)
sayid'ti diye kalmış kafamda. en mert adam oydu sanki.
0
gitdaddy
(18.08.24)
Shannon. Adada ilk haftadan günes kremi bitti diye cingar cikarmisti. Boone a valizlerden günes kremi arattiriyordu.
0
sonsuz
(18.08.24)
Hurley
0
numlock
(18.08.24)
john locke, desmond hume, daniel faraday. bunlar en klas karakterlerdi benim için. john locke'a facebookta sayfa açmıştım hatta o zamanlar (dizinin 3. veya 4. sezonu yayınlanırken). beğenmek için arattığımda bulamamıştım ve ben bir sayfa kurayım demiştim. en son baktığımda hala binlerce beğenisi vardı sayfanın dünyanın dört bir yanından.
0
semaforo de medianoche
(20.08.24)
@semaforo: john locke hiç sevmezdim ve onu sevenleri bbg evinden eray sevenlere benzetirdim hahahah
0
🌸abelardo
(20.08.24)
desmond hume kral adamdı brathaa
0
mysql34
(20.08.24)
(8)

Reformer Pilates için Ne Düşünüyorsunuz?

Bluesque
Yaklaşık 1 yıldır reformer pilatese gidiyorum, hocamdan da gayet memnundum ancak ketojenik diyete başladım ve kolumu kaldıracak enerjim yok. Bu karbonhidratsızlıkta spora da ara versem diyorum; ancak hocam devam etmem konusunda ısrarcı. Sizin yorumunuz ne olur? (Soru özellikle sporla ilgilenen ya da
Yaklaşık 1 yıldır reformer pilatese gidiyorum, hocamdan da gayet memnundum ancak ketojenik diyete başladım ve kolumu kaldıracak enerjim yok. Bu karbonhidratsızlıkta spora da ara versem diyorum; ancak hocam devam etmem konusunda ısrarcı. Sizin yorumunuz ne olur? (Soru özellikle sporla ilgilenen ya da ketojenik diyet hakkında bilgisi olanlar için)

Teşekkürler

PS. Fitness reformer'ı döver, diyetten sonra ona başla derseniz o da kabulüm :)
0
Bluesque
(17.08.24)
Kadın kişisi olduğunu varsayarak cevap veriyorum. Gerekirse diyeti bırak. Hocanla uyumu da yakaladıysan reformer platesi bırakma.
0
Mirket
(17.08.24)
Ben de pilatesten yanayım.
0
kirmizipilotkalem
(17.08.24)
Reformer pilates kas uyarımı konusunda oldukça etkili bir disiplin ama ben kendi adıma ketojenik diyet yaptıran hocaları bir miktar iş bilmez ve kolaycı kurnaz kişiler olarak görüyorum zira ketojenik diyet karbonhidrat alımını kısıtladığı için kaslarda su atımına neden olup ağırlık kaybı yaşatarak müşterisine karşı PT'de "bak sana kilo verdirdim" kozunun olmasına neden oluyor ama kaslarda su atımı yaşandıktan sonra insanlarda "çok kramp giriyor kaslarım ağrıyor vs" gibi şikayetler oluyor, çünkü su-elektrolit dengesi bozuluyor. Ayrıca karbonhidrat kesildiğinde enerji büyük oranda kaslardan da karşılandığı için kas kaybına da neden oluyor, bu da tartı ağırlığını değiştiren ama vücutta pozitif bir etkisi olmayan bilakis skinny fat'liğe götüren bir vücut proporsiyonuna neden olan bir süreç. Bir PT "ketojenik diyet yapalım" diye teşvik ediyorsa ben o elemanla bir ders bile yapmazdım. Eğer bir insan epilepsi hastası falan değilse ketojenik diyet yapması gerçekten çok saçma sana burada ketojenik diyetin zararlarını sabaha kadar anlatırım ama ketojenik diyet kötülemekten yorulduğum için yapmıyorum artık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
@Kaleci Saçlı
Teşekkürler cevap için, mobil'de olduğumdan edit'leyemiyorum. Hocam değil Ketojenik yaptıran, başka bir diyetisyen.
0
🌸Bluesque
(17.08.24)
O zaman hocayla devam diyetisyeni değiştir. Hadi ketojenik diyet veren PT'yi anlarım ama bir diyetisyen ketojenik diyet yaptırıyorsa o çok daha bilinçli bir kurnazdır. Ben burada çok insanın diyetisyen sonuçlarını okudum hepsi de 1 ayda muazzam kilolar veren ama verdikleri kilolar hep kastan olan insanlar, ben açıkçası diyetisyene verilen ücretlere çok üzülüyorum para vererek kas kaybediyorlar biz o kası alabilmek için hayvan gibi antrenman yapıp yemek yiyoruz da 1 ayda 200 gram kas alamıyoruz ama diyetisyen eşliğinde 1 ayda 2-3 kilo kas kaybeden insanlar var böyle diyetlerle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
Konunun uzmani degilim elbette ama guclu olmak zayif olmaktan daha iyi sanki.
0
hot potato
(18.08.24)
Ketojenik diyet sırasında enerjinizin düşmesi yaygın bir durumdur, çünkü vücut karbonhidratlardan yağ yakmaya geçerken bir adaptasyon süreci yaşar. Bu süreçte enerji eksikliği hissetmeniz normaldir, özellikle de yoğun egzersiz yapıyorsanız.

Hocanızın ısrarı, genellikle egzersizin metabolizmayı hızlandırdığı ve bu sayede keto diyetinin etkilerini daha iyi hissedeceğiniz düşüncesine dayanıyor olabilir. Ancak, vücudunuzun verdiği sinyallere dikkat etmek çok önemli. Enerji seviyeniz çok düşükse ve kendinizi zorluyormuş gibi hissediyorsanız, egzersiz yoğunluğunu azaltmayı veya kısa bir ara vermeyi düşünebilirsiniz. Yavaş yavaş enerji seviyenizin artmasıyla birlikte, egzersize geri dönmek daha iyi olabilir.

Bu süreçte, daha düşük yoğunlukta hareketler veya sadece yürüyüş gibi hafif aktivitelerle devam etmek, enerjinizi tamamen tüketmeden aktif kalmanızı sağlayabilir. Ayrıca, keto diyetini uygulayan bir diyetisyenle de görüşüp, beslenme düzeninizi gözden geçirmek ve enerji seviyenizi artırmak için stratejiler belirlemek faydalı olabilir.
0
goodz
(18.08.24)
hocaya devam, pilatese devam, diyetisyeni bırak.

diyetisyenler alınmasın ama gerçekten pek bir şey bildikleri yok. ketojenik duymuş bir yerden sana yap demiş. spor yapan birisi için karbonhidrat çok çok önemli bir şey. yapmayan için de önemli ya neyse.
0
abelardo
(18.08.24)
(4)

Evli ama çocuğu olmayanın mirası

abelardo
Evli ama çocuğu olmayanın mirası kime kalıyor? Mirasın tamamı eşe mi kalır, yoksa kardeşlere de bolusturulur mu? Anne baba hayatta değil.edit: yani yarısını eş alıyor. kalan yarısı kardeşler arasında bölüştürülüyor öyle mi?
Evli ama çocuğu olmayanın mirası kime kalıyor? Mirasın tamamı eşe mi kalır, yoksa kardeşlere de bolusturulur mu? Anne baba hayatta değil.

edit: yani yarısını eş alıyor. kalan yarısı kardeşler arasında bölüştürülüyor öyle mi?
0
abelardo
(17.08.24)
Yarısını eş alır diğer yarısını üstsoy (anne-baba) alır, üstsoy hayatta değilse ve altsoy olarak çocuk da olmadığı için yansoy (kardeşler, yeğen) arasında paylaştırılırır, hiyerarşi bu şekilde akıp gider.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
denktas.av.tr:~:text=%C3%87ocu%C4%9Fu%20olmayan%20e%C5%9F%3B,di%C4%9Fer%20k%C4%B1sm%C4%B1%20%C3%B6b%C3%BCr%20miras%C3%A7%C4%B1lara%20kal%C4%B1r.
0
plastik turambar
(17.08.24)
@kaleci saçlı forvet: yani yarısını eş alıyor. kalan yarısı kardeşler arasında bölüştürülüyor öyle mi?

@plastik turambar: o siteyi okumustum zaten ama anlamadım
0
🌸abelardo
(17.08.24)
Evet hocam yarısını eş alıyor diğer yarısı hayatta olan akrabaların yakınlık derecesine göre bölüştürülüyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
(4)

koşu bandı hk

sizofren06
merhaba suserler :)koşu bandında koşarken kalp atışım 150lere geliyor bu şekilde 5 dakika falan koşuyorum sağlığa zararı var mı 150de 5 dakika kalp atışıyla koşmak.? kalp krizi falan geçirmem demi?
merhaba suserler :)
koşu bandında koşarken kalp atışım 150lere geliyor bu şekilde 5 dakika falan koşuyorum sağlığa zararı var mı 150de 5 dakika kalp atışıyla koşmak.? kalp krizi falan geçirmem demi?
0
sizofren06
(14.08.24)
Kalp krizi geçirmeyeceğinin garantisi kimse veremez ama ben diz sinoviyal sıvı kaybının garantisini verebilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.24)
150 nabiz da 5 dakika da eger kardiyovaskuler bir rahatsizliginiz yoksa problem olacak seyler degil.
0
ghilleinthemist
(14.08.24)
Az önce 178 gördüm, ölmedim
0
salihdt
(14.08.24)
kaç yasında olduguna göre değişir. kaç yaşındasın
0
abelardo
(14.08.24)
(8)

Bisikletle bu kadar kilo vermek normal mi?

hayirsiz
Mayıs ayının sonunda bisiklet sürmeye başladığımda 68-69 kiloydum. Bugün tartılayım dedim, 63.5 kiloya inmişim. Günde 45 dk, her gün sürdüm. Sanki çok fazla kilo vermişim gibi geldi. Normalde akşamları da bir öğün yerdim ama bisiklete başlayınca onu kestim, sanırım ondan oldu.Sizce normal mi?cinsiye
Mayıs ayının sonunda bisiklet sürmeye başladığımda 68-69 kiloydum. Bugün tartılayım dedim, 63.5 kiloya inmişim. Günde 45 dk, her gün sürdüm.

Sanki çok fazla kilo vermişim gibi geldi. Normalde akşamları da bir öğün yerdim ama bisiklete başlayınca onu kestim, sanırım ondan oldu.

Sizce normal mi?

cinsiyet erkek, yaş 32
0
hayirsiz
(14.08.24)
Her gün 45 dakika kardiyo yapıyorsunuz, üstüne kalori kısıtlamasına da gitmissiniz.ayda 1.5-2 kilo vermişsiniz gibi görünüyor. Bana gayet normal geldi.
0
fraise
(14.08.24)
tabi ki normal aralıklı oruç yaparak 1 haftada 4 kilo verdim.
sende bir nevi aralıklı oruc + spor yapmıssın
0
sizofren06
(14.08.24)
Sporla kas kaybı sporla yağ kaybından çok daha kolay gerçekleşen bir süreç ve bu yolla kilo kaybı, özelikle düşük kalori ve düşük protein alınıyorsa, yağ kaybını da içeren ama çoğunlukla kas kaybı olan bir kilo kaybını gerçekleştirebiliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.24)
sadece bisiklet kullaninca ortaya cikan kilo verme semptomu olan ozel bi hastaliginiz oldugunu mu dusunuyorsunuz anlamadim. normal tabii ki
0
ghilleinthemist
(14.08.24)
üç aydır her gün 45 dakika kardiyo
üstüne akşam yemeğini kesmek = yaklaşık 700 kalori eksiği

5 kilo vermek gayet normal.
0
abelardo
(14.08.24)
45 dk bisiklette kendinizi paralamıyorsanız bence nedeni bisiklet değil akşam yemeğini atlamanızdır. Koskoca bir öğünü silip atmışsınız. Daha ne olsun. Kas da çalışmadıysanız hem yağlardan hem kaslardan hızlı bir düşüş kaçınılamaz.
0
zimbirik
(14.08.24)
zamanında sabah 25 akşam 25 ayda 1200km civarı yol yapıyordum. gençlik hariç sıfır göbekle gezdiğim tek zamanlardı. uzun lafın kısası evet normal.
0
lazpalle
(14.08.24)
normal.
ben de gym'e başlamadan evvel şöyle bir program izlemiştim: 45 gün bisikletle ulaşım (hafif tempo, ortalama 30 dk) + evde kaslara dönük hafif ağırlıklarla egzersiz + alkolü kesmek + yağsız/protein ağırlıklı beslenme = sonuç olarak 9 kilo kayıp. bunları bilinçli yaptım, üstüne de şimdi gym'de tam vücut çalışmaya başladım.
sizin kilo kaybınız da normal.
fakat sadece bisikletle muhtemelen kas kaybı da yaşadığınız için biraz antrenman işinize yarar.
0
helios
(14.08.24)
(7)

sizce galatasaray, young boya’u eler mi?

baldan kaymak
sb.
sb.
0
baldan kaymak
(14.08.24)
Gs kötü ama young boys da iyi değil bu aralar zor da olsa gs eleyebilir
0
olaylar olaylar
(14.08.24)
Bu sezon galibiyeti yok YB’nin fakat GS de hiç iyi değil. Rakip hafife alınırsa geçemez.
0
jackyr
(14.08.24)
gs eler
0
abelardo
(14.08.24)
topçular ciddiye alırsa eleriz. ama takımın yaş ortalaması baya yükseldi. fizik olarak alarm veriyoruz. veteranlarımız yarınlar yokmuşçasına koşmalı.
0
xrated
(14.08.24)
rahat eler. tek handikap sezon başı olması. ama oyuncular cl'nin tadını geçen sene aldılar ciddiyetten ödün vereceklerini sanmıyorum.
0
Improbable
(14.08.24)
young boys iyi bir dönemden geçmiyor. galatasaray'ın da 5-0'lık maçtan sonra bir silkelenip kendine geldiğini düşünüyorum. kolay geçmez ama gs eler.
0
brakgn
(14.08.24)
gs rahat eler ama futbol bu; %75 şansı var bence
0
sweetoffice
(14.08.24)
(15)

Abu Dhabi vs USA

erbium
Merhaba gençler,Abd'de fena olmayan bir işte çalışıyorum 6-7K USD net kazanıyorum. Abu Dhabi'den teklif geldi neredeyse iki katını ödüyorlar. Pek seveceğim bir iş değil gibi ama para aklımı çeliyor. ABD vatandaşlığına bir kaç ay kaldı, sonrasında gidebilirim gibi ama bi yandan da buraya alıştım, key
Merhaba gençler,
Abd'de fena olmayan bir işte çalışıyorum 6-7K USD net kazanıyorum. Abu Dhabi'den teklif geldi neredeyse iki katını ödüyorlar. Pek seveceğim bir iş değil gibi ama para aklımı çeliyor. ABD vatandaşlığına bir kaç ay kaldı, sonrasında gidebilirim gibi ama bi yandan da buraya alıştım, keyfim yerinde, doğa vs. harika, ortam da fena değil.İşimden de memnunum, uzun vadede paradan daha fazla getirisi olan bir imkan sağlıyor bana.

bekar 38 yaş.

Siz olsaydınız ne yapardınız?
0
erbium
(11.08.24)
çok değişken var evlilik işin kendisi çocuk yaş vs gibi ama vatandaşlıktan sonra gitmeyi düşünebilirdim.
0
basond
(11.08.24)
Abu Dabi'deki ev kiralarına ve dahi diğer masraflarının fiyatlarına bakarsan o iki katın komik bir para olduğunu görürsün. Kal bence olduğun yerde.

Hem çok sıcak.
0
Mirket
(11.08.24)
6-7k dan vergi ve sağlık sigortası düşüyorsan gidilir. greencardlıysan veya vatandaşlığı alabileceksen yine gidilir.
0
ferenc
(11.08.24)
Abi ben bu tarz spesifik sorulari duyuruda pek sormam.
Reddit abudhabi senin mekanın.
Misal bahsettiğiniz 36k aed'yse çok iyi yasarsin demisler;
www.reddit.com

www.reddit.com

Bekar kişiye böyle yerler iyi olabilir. Bana olmaz misal. Benim oralardan Avrupa'ya vs geçen tanidiklarim var çünkü hayat bir noktadan sonra yetmiyor yani.

Vatandaşlığı alıp birkaç sene çalışılabilir gibi bekarken.
0
logisticsmanager
(11.08.24)
Abd’de nerdesin?
Güzel bir eyaletteysen düşünmen bile sacma ama iowada falansan ve daha iyi bir eyalete gecmek zorsa düsünebilirsin.

Ben sahsi olarak degistirmem bu arada. Abd de olsa demokrasi ülkesini birakip uae ye falan gitmem.
0
sonsuz
(11.08.24)
florida'dayim.
0
🌸erbium
(11.08.24)
Florisayi birakip anca cali‘ye giderim:) sacmalama
0
sonsuz
(11.08.24)
abdye de abu dhabiye de gitmedim. ama abd vatandaşlığına bir kaç ay kaldıysa, floridada yaşıyorsam, keyfim yerindeyse, işimden memnunsam kalkıp ta abu dhabiye gitmezdim.
0
abelardo
(11.08.24)
Florida da uçak mühendisi olarak çalışan bir arkadaşım "çölde yaşıyorum sanki" demişti. Detaylı Bilgi sahibi olmadan yorum yapmak yanlış olur.
0
HellKeePer
(11.08.24)
her ikisinide gormus her ikisinde de yasamis biri olarak oraya vatandaslik alarak gitmek harika bir firsat.

dakika dusunmez vatadaslik aldiktaan sonra giderdim.

nedenlerini yazayim.

120 bin usd ye kadar amerika gelir vergisinden muaf olavacaksiniz.
hayat oldukca kolay ve guvenli.
sistem inanilmaz online duzenlenmis, tek tusla araba alip satabildiniz id degisebildiginiz bir sistem var.
turkiye ve asya ya cok yakin, 4 saate istanbul 5 saate taylandta ucup tatil yapabiliyorsunuz.
fazla fazla verilen yillik izin.
saglik sigortasinin sirket tarafindan odenmesi ( usa da genelde indirimli olarak maasinizdan kesiliyor)
dubaiye yakinligi ve dubainin muhtesem gece hayati.
bekar biri icin yillik 70-80 bin dirheme cok guzel evler bulunur.
vergi olmamasi
coklu kulturler ile calisip deneyim kazanma.
marketler falan emin olun usa'dan daha pahali degil.

ben olsam giderdim, vatandaslik aldiktan sonra.
0
cairo
(11.08.24)
kesin giderim, şahsi olarak yazdığımıza göre şahsen abd zerre ilgimi çeken bir yer değil. türkiye’ye ve avrupa’ya uzak. buna ek arada inanılmaz bi maaş farkı var. abd vatandaşlığını alıp, abu dhabiye gidip 3-4 sene para kasıp dönerim komple türkiye’ye daha da çalışmam. makas çok fazla.

cairo’nun dediği gibi bir çok artısı da var en başında güvenlik geliyor
0
garavel
(12.08.24)
Amerikadan bildiriyorum. 6 7 k amerika icin dusuk bir maas, saniriim bekarsiniz. Evli olsaniz 6 7 k ile amerikada guzel bir gelecek kurmak zor. Mortgage + araba finance faturalar fln derken elinizde pek birsey kalmaz. Bekar iseniz ben olsam vatandaslik alir giderdim
0
oscar
(12.08.24)
Florida için 6-7k maaş çok değil. Zaten normal yaşamak için minimum 3500 USD ye ihtiyaç var florida'da. Türkler için Abd rüya ülke olduğundan bu soruya direkt gitme derler ama abd ortasınıf için kötü bir ülke.

Abu Dhabi'nin bir artısı da sağlık hizmetleri olur. Florida sağlık sistemi çok kötü.
0
ferenc
(12.08.24)
Niçin git diyenlere tik atıp gitme diyenlere tik atmadin? İnsanlarin fikrini almak için mi yoksa onaylanmak için mi actin bu duyuruyu?
0
abelardo
(12.08.24)
soruya soruyla cevap vermek olacak ama hangi sektördesiniz?
0
iwillsee
(12.08.24)
(12)

Arkadasinizin durduk yere tatil video resimlerini atmasindaki amac nedir?

Zetnikov
Aylardir gorusmedigim bir arkadas var 2 gun once beni aramis bende geri aradim oyle sohbet ettik2 hafta sonra bana whatsapp tan tatil yaparken guneslenirken boyle etrafi falan cekmis video resim falan atmisYanlista gonderme durumu yokAmaç nedir sizceTatil yapiyorum sen calisiyorsun sicakta zuhahahah
Aylardir gorusmedigim bir arkadas var 2 gun once beni aramis bende geri aradim oyle sohbet ettik

2 hafta sonra bana whatsapp tan tatil yaparken guneslenirken boyle etrafi falan cekmis video resim falan atmis

Yanlista gonderme durumu yok

Amaç nedir sizce

Tatil yapiyorum sen calisiyorsun sicakta zuhahahah kafasi mi var anlamlandiramadim
0
Zetnikov
(11.08.24)
Soylemeyi unuttum herhangi bi yazi yorumda yok direk bu tarz video resim atiyor sadece
0
🌸Zetnikov
(11.08.24)
instagram kapalı. göremiyorsun, mahrum kalma arkadaşından diye atmış.
0
adivar
(11.08.24)
Bu duruma kötü niyetli bakmak icin gercekten baya kiskanc olman gerek
0
sonsuz
(11.08.24)
Çinlilerde böyle bir şey var. İş yaptığım çinliler günaydın ben bugün burdayım bak // diğer gün bak burdayım sen napıyorsun tarzı düzenli mesaj atıp hal hatır soruyorlar. Arkadaş çinli mi? :)

Şaka bir yana diyalogu devam ettirmek istiyor gibi geldi. Laf sokma vs algılamadım ben
0
kojonotsuki
(11.08.24)
@sonsuz

Kardes adam hic bisey yazmiyor sadece takildigi ortamlari atiyor direk olarak
zaten 8 aydir gorusmuyorduk bana ne adamin guneslenmesinden?
Video atip altina aciklama yapsa eyvallah bisey de yazmiyor.

Simdi ben kiskanc mi oldum?

İyi ozaman ozelden whatsapp numarani at arada bende sana atayim boyle videolar uyar mi sana
0
🌸Zetnikov
(11.08.24)
ben kötü niyetli bakarım. aylardır görüşmüyor, tatilden 2 gün önce arıyor, pat diye video resim atıyor :) sürekli görüştüğüm birisi olsa ne isterse atsın tabi ama hayırdır 2 gün önce ortaya niye çıktın şimdi niye bunları atıyorsun. instagrama resim koyamayınca ne yapacağını şaşıran birisi olarak düşünürüm ben :)
0
abelardo
(11.08.24)
@kojonotsuki

Hocam son cumleni okuyunca aklima geldi sanirim bunun dengesiz hareketlerinden herkes bikmis yol vermis arkadasi kalmamis oda bana sarmaya basladi diye dusunuyorum ama hoc kusura bakmasin ilgilenemeyecegim bana da yanlis yapmisti gecen sene
0
🌸Zetnikov
(11.08.24)
telefonda uzerinde konusmus olabileceginiz bir konu hakkinda bir sey demeye calisiyor olabilir mi?
0
in vino veritas
(11.08.24)
@in vino veritas

Gecen sene de ayni seyi yapmisti cevap vermemistim ama bu sefer "instagram kapandi ondan mi attin videolari hayirdir" yazdim bu sefer
0
🌸Zetnikov
(11.08.24)
Aylardır görüşmüyor olmasının sebebi büyük ihtimalle anlatacak bir şeyinin olmamasıdır, insanlar artık çok aktif hayatlar yaşayamıyor. Dert yanmak için arasa bu sefer arayıp dertleniyor hep denirdi.

Herhalde arkadaşınızın konuşacak pek kimsesi kalmadığından sıra size gelmiş. İyi vakit geçiriyor ve bunun üstüne birileriyle laflamak istiyor. Nispet yaptığını düşünmeniz bence abartı olmuş.

Bu kişiye zaten kıl oluyorsanız görüşmeyin, ama ortalama bir arkadaşınızsa konuşun geçin. Neden bu kadar olay olması gereksin ki?
0
akhenaten
(11.08.24)
senle aynı tepkiyi verirdim
ne alaka arkadaş ne oldu ki falan derdim kendi kendime
takılma geç cevap da verme derim yada gülücük at falan geç
0
basond
(11.08.24)
paylasacak arkadasi yok. senle biseyler paylasip arkadaslik kurmak istiyor. hava atma vs degil, bak ben bos adam degilim, paylasacak seyler yapiyorum, begenirsen yaz, hayatima dahil ol gibi
0
sttc
(11.08.24)
(6)

Ev fiyatlarının geleceğini nasıl görüyorsunuz?

namandigurai
3 ay, 6 ay ve 1 yıl sonra için İstanbul’da ev fiyatlarının ne kadarlık bir oranda artmasını bekliyorsunuz?
3 ay, 6 ay ve 1 yıl sonra için İstanbul’da ev fiyatlarının ne kadarlık bir oranda artmasını bekliyorsunuz?
0
namandigurai
(10.08.24)
Şu anki ekonomi politikaları devam ettiği, Japon merkez bankasının tekrar dellenmediği, İran'ın İsraile saldırmadığı, Trump seçilmediği, Fed makul zamanlarda faiz indirdiği, Lokallerin ani bir develiasyon korkusu kontrol altında tutulduğu taktirde konut fiyatlarında nominal artış ve reel düşüş devam eder kanısındayım.
0
Mirket
(11.08.24)
Ev demirbaştir. Her zaman her fiyattan alinir. Uzun vadede hep kazandirir. Paraniz varsa sormadan alin. 1-2 sene belki zarar ettirir ama uzun vadede kimse keske almasaydim demez.
0
halk
(11.08.24)
ben 1-2 sene daha reel ve dolar bazlı düşüşün devam edeceğini düşünüyorum. bu balon öyle böyle bir balon değil.

edit: aşağıdaki arkadaş hayretler içerisinde kalmış ve nedense inşaat maliyetlerini yazmış.
(konut fiyatı = inşaat maliyeti) değil ki
asıl balon arsa fiyatlarında

hatta şu an her şeyin fiyatının artmasının sebebi konut fiyatlarındaki balondur. bu balonun devam etmesi her şeyin fiyatının artmasının devam etmesi demektir. böyle devam edecek diyorsanız siz bilirsiniz
0
abelardo
(11.08.24)
Şunu söyleyeyim. Ev fiyatları Özellikle İstanbul için çok ucuz şu an. Kredi faizleri düştüğü anda da fırlayacak. Fırsatı olan kaçırmasın.

Diğer büyük metropoller gibi istanbulda ev kiralamak, ev almak vs. çok dert olacak ileride. Depreme dayanıklı bir ev bulursanız yapıştırıp geçin. Ev fiyatları düşecek balon vs. diyenlere de inanmayın. En son bütün ekşiciler, ekonomistler o şekilde söyledi. Ve beyaz yaka evsiz kaldı.

Carry trade bitmeden evinizi alın. Bu faiz oranları düştüğünde ve doları bıraktıklarında muhtemelen felaket zamlanacak ev ve araba fiyatları.

Ek olarak bunu neye dayanarak söylüyorum. İnşaat maliyetleri artıyor. Çevremde 1 sene arayla ev yaptıran insanlar oldu. Biz de ailemle bir inşaat işine girdik. Bu kış yaptırdığımız evi şu an yaptırmak istesek %30-40 daha fazla tutuyor. Demir, beton, usta-kalfa, diğer her türlü malzeme fiyatlarına dayanarak söylüyorum.

Nasıl düşecek diyor insanlar hayretler içerisindeyim gerçekten. Şu an 2+1 bi apartman dairesinin maliyeti ortalama 1.2m adi malzeme ve işçilikle yapılan bir daire için fiyat bu. Bu fiyat 3-4 ay önce 900 binlerdeydi. Bu enflasyon ortamında nasıl düşecek acaba ben de merakla bekliyorum. Umarım dediğiniz gibi olur.

Ancak şöyle de bir şey var. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama. Ev yapılmıyor artık. Yani orta sınıf ve alt sınıfa yönelik yapılan ev, apartman sayısı çok az. Genelde havuzlu siteler ve villamsı siteler revaçta. Bu sebeple de konut krizi acayip şekilde geliyor. Önleminizi alın. Özellikle İstanbul için.
0
jackyr
(11.08.24)
Şu anda krediyle alınır.
0
gabe h coud
(11.08.24)
son 8 aydır ben artan ev görmedim keza düşüyor 10 aydır satılmayan evler var iyi pazarlıkla alın, açıkçası 3 aya değişecek bişey yok eğer kredi vermeler açılmazsa, kredi çıkmıyor çoğu kişiye ve oranlar yüksek bu değişmedikçe ev fiyatları oynamaz gibi tahmin ediyorum
0
eja
(11.08.24)
(2)

Olimpiyat basketbol/futbol

tolgan
Selamlar. Olimpiyatlarda futbolda yaş sınırı ve a kadrodan oyuncu seçilmediği (sınırlı ) halde neden basketbolda bu kural yok? Misal ispanya euro şampiyonu oldu ama olimpiyat kadrosuna alınan sınırlı iken basketbolda abd nba yıldızlarını getiriyor.
Selamlar. Olimpiyatlarda futbolda yaş sınırı ve a kadrodan oyuncu seçilmediği (sınırlı ) halde neden basketbolda bu kural yok? Misal ispanya euro şampiyonu oldu ama olimpiyat kadrosuna alınan sınırlı iken basketbolda abd nba yıldızlarını getiriyor.
0
tolgan
(10.08.24)
Futboldaki sınır FIFA tarafından dikte ediliyor. Dünya kupasına rakip olmasın diye. Basketbolda FIBA zaten rezil bir kurum. Yani evet FIFA da çok pis ve yolsuz bir kurum ama en azından sporu organize etmede fena değil. Basketbolda Avrupa'daki ikiliği bile bitiremediler, NBA FIBA'yı takmıyor gibi durumlar var. Basketbol dünya kupası da futboldaki kadar büyük bir olay değil. NBA yıldızları olimpiyatları daha çok önemsiyor hatta. O yüzden orada bir sınırlama yok.

Bi de tabii 1992'de profesyonel sporcuların katılmasıyla oluşan dream team etkisinin devamı da var. İyi reklam oluyor işte her olimpiyatta yeni dream team diye
0
nundu
(11.08.24)
futbolda dünya kupasının prestijine erişmek çok zor artık bu saatten sonra. diğer branşlarda böyle bir şey yok. o kural kalksa bile olimpiyatları kimse takmaz herkes dünya kupasını önemser. konfederasyon kupasından bile daha az önemsenir yani.
0
abelardo
(11.08.24)
(7)

balı nereden alıyorsunuz?

jules
selamlar, anadolu yakasında düzgün bal satan bir yer bulamadım. internetten satış yapan güvenilir ve iyi bal üreten aldığınız yerler var mı? önceden teyzemler arıcılık işi ile uğraşırdı, memleketten isterdim. artık uğraşmıyorlar. doğal bal kokusunu bilen bilir. öyle bir bal arıyorum.
selamlar, anadolu yakasında düzgün bal satan bir yer bulamadım. internetten satış yapan güvenilir ve iyi bal üreten aldığınız yerler var mı? önceden teyzemler arıcılık işi ile uğraşırdı, memleketten isterdim. artık uğraşmıyorlar. doğal bal kokusunu bilen bilir. öyle bir bal arıyorum.
0
jules
(10.08.24)
Ben migrostan bal parmak denilen markadan aliyorum bence gercek bal senin aradigin tarzda ballari erzincanda satiyorlar cok
0
Zetnikov
(10.08.24)
bal almıyorum. hiç birine güvenmiyorum. çok mecbur kalırsam balparmak alıyorum. zaten bal çok seven birisi değilim. bence çok abartılan bir yiyecek
0
abelardo
(10.08.24)
Şeker vermeyen arıcı yok kışın çünkü arıların güçlü kalabilmesi için şeker vermek gerekiyor. Şeker vermek yerine bal da verebilir ama maliyeti arttırmış olur. O şekeri de arı bal yapmaz. Aç kalmamak için yer. Peteğe basmaz yani.

Onun dışında bu aylar arıcıların arıları çama götürdüğü zamanlardır. En azından Ege arıcıları için. Önceki sene yanan yerler Marmaris, akyak, Fethiye mevkii şu an arıcıların uğrak noktası yangına rağmen. Eskisi kadar iyi değil tabii ki. Bu arıcılar çiçek balı sağımını çoktan yapmıştır. Böyle bir yerel arıcı bulursanız yapıştırın.

İstanbul olayını bilemiyorum. Ama glikoz şurubu olmaması çok önemli. Onu arılar işlemeden direkt peteğe bastığı için iğrenç oluyor. Balderesi vs. Türevi bir ara ünlenen balların hepsi glikoz şurubu. Kokusundan anlarsınız zaten. Tamamen gdo ve kimyasal.
0
jackyr
(10.08.24)
fotrsapka
(10.08.24)
5 kavanoz bal 100 tl den alan tanıdık vardı
bizim köy bahçesinde kovanlar var biz oradan
0
baldan kaymak
(10.08.24)
alfired
(10.08.24)
www.arisim.com.tr çok memnunuz
0
mysql34
(10.08.24)
(18)

güzel bir kadının çirkin olduğunu söylemesi

deartheodosia
diyelim ki bir kadın var ve güzellik standartlarına göre açık bir şekilde güzel. ama kendisini beğenmiyor ve çekici görmüyor. ilişkide bunu erkeğe söylemesi erkekler için ne kadar dezavantajlı? güzel bir kadın bunu söyledikçe erkeğin kadına bakış açısı da değişir mi, değişiyor mu?kendim için sormuyo
diyelim ki bir kadın var ve güzellik standartlarına göre açık bir şekilde güzel. ama kendisini beğenmiyor ve çekici görmüyor. ilişkide bunu erkeğe söylemesi erkekler için ne kadar dezavantajlı? güzel bir kadın bunu söyledikçe erkeğin kadına bakış açısı da değişir mi, değişiyor mu?
kendim için sormuyorum elbette.
0
deartheodosia
(10.08.24)
Pick me girl. İçten pazarlıklı. Bunların modası geçti çoktan diye düşünürdüm.
0
ruhen hastayim ben
(10.08.24)
Kendisini begenmiyorsa ileride sacma sapan hareketler yapabilme potansiyeli yuksek

Bknz asiri makyaj yada botox estetik vs.

Ben olsam konusurduk hala ayniysa gelecegime katmazdim onu sorry kardes
0
Zetnikov
(10.08.24)
Aklıma bir Yiğit Özgür karikatürü geldi, nette bulamadım. Bayağı güzel, çekici, seksi bir kadın karşısındaki adama "Kendimi güzel bulmuyorum." diyordu, adam da kadının göğüslerine şaplak atıp "Bunlar ne lan, o zaman?" diyordu. Şimdi çizse o karikatürü sağlam zorbalanırmıs bu arada. :)

Kendini cidden güzel bulmayan güzel kadın başkalarını da buna ikna eder. Gerçek göreceli bir yerden sonra.
0
sekizdokuzon
(10.08.24)
ya ben pick me girl olup olmadığını sormuyorum ki. kendini gerçekten beğenmeyen ve kusurlarını büyüten kadının bunu paylaştıkça erkeğin bakış açısının da değişip değişmeyeceğini soruyorum. hani bi insan atıyorum ben çok inatçıyım der ve buna işaret edince karşı taraf da hmm inatçı gibi aklında kodlar ya.
0
🌸deartheodosia
(10.08.24)
insanlardan "yaaa hayır, sen çok güzelsin" lafını duymak istediği için böyle diyor olabilir.

kadına bakış açım değişir, güzel bulmaya devam eder miyim etmez miyim bilemiyorum ama sürekli "çirkinim" diye dolaşan insandan soğurum.

not: erkek.
0
ahm1
(10.08.24)
Kadınlar iyi hissetmek için kendilerini güzel olduklarına inandırırlar. Ancak duygusal olarak birine açıldıklarında, onaylanma ve ilgi açlığı nedeniyle "kendimi beğenmiyorum" gibi ifadeler kullanarak ters psikoloji ile iltifat beklerler.

Çok üzerinde düşünme derim. Yaradılışları böyle.
0
plastic_angel
(10.08.24)
Bence bakış değişmesi dışında kendini sürekli herhangi bir nedenden aşağılayan insanlar karşısındaki kişiye yorucu geliyor. Sürekli birisini telkin etmeye uğraşmak zorunda olmak bir süre sonra batmaya başlıyor. Bu ben çirkinim de olabilir, ben aptalım da, tembelim de vb. örnekleri çoğaltmak mümkün. Tabi hatalarımızı hiç görmeyelim ve her durumda en doğrusu biz olduğuma inanalım demiyorum ama bu tür düşüncelerin daha sağlıklı ve verimli şekilde üstesinden gelmenin yolunu bulmak lazım.
0
peki madem
(10.08.24)
İlk başta yürüme fırsatı olarak kullandığı için erkeğin biraz işine geliyor ama bir yerden sonra yoruyor ve sıkıyor. Övgü/ilgi kovalayıp tekrara düşüyor sürekli.

@8910 ibb.co

Bu, "hayır" denildiğinde ya da reddedildiğinde karşı taraf o cevaba göre hareket edince beni kovalamadı ikna etmeye çalışmadı diye tribe girme, 20 yaşını geçtiği halde fikrini insan gibi belli etmek yerine imayı bile dolaylı yolda yapıp sonra neden istediği olmadı karşı taraf anlamadı diye iletişim bozukluklarını tedavi etmesi gereken kişiler normali buymuş da "erkekler/kadınlar çok rerörerö" diye geziyorlar.

Geçen gün de bir duyuru vardı bu paragraftaki gibi iletişim sorunlu. Ondan sonra "Neden kimse ilişki istemiyor?" İnsanlar, ilişki yürüttükleri insanları yormasın artık.
0
nawar
(10.08.24)
gunes balcikla sivanmaz
0
foster
(10.08.24)
İlgi çekmek için bunu yapanlar dışında gerçekte böyle hisseden birinde özgüven eksikliği, değersizlik, beden imgesinde sorun vs vardır. Evet, karşıdakini de etkiler. Erkek ilk başta ilgisini korur, sonrasında yorulabilir, verdiği değeri azaltır, eleştirel olabilir gibi. Tek güzellik için değil, kişi iyi bir özelliğinden şüphe edince çevre de ediyor, ona göre davranıyor.
0
asteriks
(10.08.24)
Değersizlik hissi.

Erkeğe söylemesi yanlış çünkü erkek de bir zaman sonra onun çirkin olduğunu kabullenecek.
0
cemallamec
(10.08.24)
Güzel ama çirkin bir kadın olarak söylüyorum,

Bazı kadınlar güzel olduklarını gerçekten bilmiyorlar ya da bir türlü güzel bulamıyorlar kendilerini. Çünkü yetişirken annelerinden güzellikleri hakkında geri bildirim almamış oluyorlar, babalarından almamış oluyorlar, anneleri bakımsız biri oluyor, sosyal çevre içinde büyümüyorlar, kendine bakmasını söyleyen olunca ne demek istendiğini kavrayamıyorlar vs.

Güzel olduklarına inanacakları tutunca da, mesela benim gibi çok kilolularsa hemen saklanma ihtiyacı duyuyorlar çünkü güzel olmak suçmuş gibi gelebiliyor, güzel olmaya alışkın olmadıkları için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilemiyorlar, bazen de savunma mekanizması olarak ben çirkinim diyorlar. Başkaları demesin diye, ya da birileri onlara musallat olmasın diye, bir erkekten alabildiğine kaçmak için vs vs.

Sebebi çok olabilir yani. Ama erkeklerin kadınların kendileri hakkındaki görüşlerini blinçaltı seviyesinde hissedip kabul ettiklerini düşünüyorum. Normalde de böyledir, kişi kendini ne kadar değerli hissediyorsa o hisleri davranışlarına ve sözlerine yansıdığı için çevresi de onu o değerle kabul edip ona o değeri veriyor. Aynı şey karşı cins ilişkileri için de geçerli sanırım.

42 yaş bitiyor, hayat tecrübemin öğrettiği bu.
0
muhayyer divan
(10.08.24)
ben böyle kadınlara saygı duyuyor ve daha çok begeniyorum. buradaki cevaplara şaşırdım. türk insanı böbürlenmeyi marifet sanıyor aksini düşünemiyor bile. hayret.
0
abelardo
(10.08.24)
diger bir ihtimal de zarf atiyordur. ilgi manyagi kendini ovdurmeyi bekliyordur. oyleyse surekli problem cikarir. arkana bakmadan kac.
0
buenosdias
(10.08.24)
Bir süre sonra hayır olur mu öyle şey sen ne kadar güzelsin diyen başka birini arayışa çıkar, gibi gelirdi bana.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.24)
erkeğe göre değişir bu. her erkek farklı. karşı tarafla ilişkisi de farklı. yani kimi adam her gördüğüne karısı gözüyle bakıyor, kimisi çok affedersin vurup geçeyim kafasında. belli olmaz.

ama ben güzel olduğu halde çirkin olduğunu söyleyen birine pek enerji harcayamazdım ya açıkçası, uğraşamam. her insanın kendi sorunları, güvensizlikleri olur filan ama bariz biçimde güzel olduğu halde "güzel değilim" diyen birinin psikolojisi sağlam değildir diye düşünüyorum, onun tribiyle uğraşamam açıkçası ben kendi kafamı zor idare ediyorum
0
mark greg sputnik
(11.08.24)
erkeğin bakış açısı şöyle değişebilir; güzel bir kadın kendini gerçekten beğenmiyor ise ortada hem cazip hem de kolay bir av olarak dolaşıyor diye bakılır bu kadına. ortalama bir erkeğin gözünde uzun vadeli ilişki düşünülmeyecek kadınların başında kolay ve cazip av görünümlü kadınlar geliyor. onların akılları kolayca karıştırılabilir , kendi flört ve ilişki ligini bilemedikleri düşünülürse her ligden güvenli bağlanan veya vur-kaççı erkeklerin radarına girer. bence hiçbir erkek, çok sayıda erkeğin radarındaki bir kadına tam manasıyla güvenemez.
0
loch ness
(12.08.24)
ben kendimizle ilgili eksik bulduğumuz yanları karşı tarafa sürekli olarak aktarmama taraftarıyım. bir kere veya iki kere söylenir, "ben kendimde şu eksikliği görüyorum", ya da "şurayla ilgili sıkıntım var" diye, kendini anlatma amacıyla. ama sürekli olarak bunu karşıya yansıtmak bu eksikliği karşı tarafın doldurmasını bekleme eğiliminin belirtisi olabiliyor. ondan bu konuyla ilgili güvence alma isteği; bu da karşıdaki insanı çok yorar. ve hatta, eğer tam güvenmediğiniz ya da yanlış tanıdığınız biriyse, ileride bunu kullanma ortamı doğurur.

eğer bir konuda eksiğim varsa, bunu dile getirmek yerine "bununla ilgili ne yapabilirim?"e odaklanmalı. güzel görmediğim tarafları düzeltebilirim mesela, eğer yapamıyorsam, bakış açımı düzeltmem lazım gibi (ben de yapmaya çalışıyorum bunu)
0
mizore
(14.08.24)
(5)

Sizce ibrahim tatlıses bir şair midir?

jedijedi
Adamı sevmem ama 4-5 bildiğim şarkısını dinledim az önce, sözlerine de odaklandım. Güzel bir akış var, merak ettim, acaba sadece bana mı öyle geliyor diye sormak istedim.
Adamı sevmem ama 4-5 bildiğim şarkısını dinledim az önce, sözlerine de odaklandım. Güzel bir akış var, merak ettim, acaba sadece bana mı öyle geliyor diye sormak istedim.
0
jedijedi
(10.08.24)
İbrâhim Tatlıses'in kendi yazdığı şarkı veya şiir hangisi?
Zurnacı İbo dayı filan var,
0
etna
(10.08.24)
Adam Kürtçe şarkıları Türkçeye çevirip kendi adını ya da anonim yazıyordu zamanında.
0
cemallamec
(10.08.24)
Adam yıllarca birçok kürtçe şarkıyı türkçeye çevirdi/çevirtti ve bestesine bile kendini yazdı. Özgün biri değil.
0
cemallamec
(22.10.24)
Benim için ünlü bir düşünür.
0
Kahvedesu
(22.10.24)
şarkı sözü şiir değildir ki. söz yazarı diyebilirsin ama şair diyemezsin.
0
abelardo
(22.10.24)
(3)

Usain bolt 400 metre koşamaz mıydı?

birmilyonunvarmi
Baktım da hep 100 metre 200 metre koşmuş. Neden hiç 400 metre koşmamış. Tamam bir sprinter ama 400 metre o kadar da fazla değil sanki.
Baktım da hep 100 metre 200 metre koşmuş. Neden hiç 400 metre koşmamış. Tamam bir sprinter ama 400 metre o kadar da fazla değil sanki.
0
birmilyonunvarmi
(09.08.24)
ön not: google translate

Kendi itiraflarına göre "tembel" olduğu için.

Başlangıçta 200 m koşucusu olarak başladı.

Daha sonra daha kısa mesafelerde antrenman yapmayı tercih ettiği için 200 m ve 100 m'ye geçti.

400 m koşucusu olmak için daha uzun süre antrenman yapması gerekecekti ve bunu yapmak istemedi.

Hala inanılmaz derecede sıkı çalışıyor, ancak daha uzun mesafelerde pratik yapmak veya yarışmak istemiyor, 100 ve 200'de gayet mutlu.

kaynak ve diğer cevaplar www.quora.com
0
lazpalle
(09.08.24)
100 metre daha prestijli degil mi? bana hep oyle gelmistir.
0
bohr atom modeli
(10.08.24)
100-200-400 metre koşan var mı? genelde hep iki tanesinde başarılı oluyorlar. üçüncüde olamıyorlar. üçüncü bir şeyle uğraşmak istemedi bence. eğer üç farklı mesafe uğraşsa belki bu rekorları kırıp bu kadar başarılı olamazdı
0
abelardo
(10.08.24)
(9)

maaşı vermeyen işletmeye ne yapmalı?isteyen olursa sözlüğe de taşıyabiliriz

fakat
xxxxx bar diye bir yere girdim, girmez olaydım. 26 haziranda çalışmaya başladım, sigorta girişini 28 yapmış, 19 temmuz'da da beni çıkardı işten. nedeni de daha ucuza çalışan bir yabancı bulması. zaten içerisi mülteci kampı gibi. mesela normalde 50 bin alan şef yerine asgari ücretle çalışan filipinli
xxxxx bar diye bir yere girdim, girmez olaydım.

26 haziranda çalışmaya başladım, sigorta girişini 28 yapmış, 19 temmuz'da da beni çıkardı işten. nedeni de daha ucuza çalışan bir yabancı bulması. zaten içerisi mülteci kampı gibi. mesela normalde 50 bin alan şef yerine asgari ücretle çalışan filipinli alıyor, sonra o da yol parası isteyince onu da çıkarıyor, sahibi xxxx böyle biri yani.

beni çıkardı, ben de sözleşmede deneme süresi yazmadığı için ihbar tazminatı hakkımın olduğunu söyledim. burada işe başladığım için dört farklı iş yerine olumsuz cevap verdim, ve 19'undan beri de işsizim. burak balcı, bana gülerek dava aç 1,5 sene sonra davanın sonunda paranı alırsın dedi. zaten bodrum'a gezmeye gitmiş şimdi. anladığım kadarıyla bir işçinin parasını ödememenin bir cezası yok, dava sonuçlanınca şimdi zaten almam gereken parayı alacağım. bu çok saçma değil mi?

arabulucuya gittim, orada da benzer tavrı sürdürdüler. bugün baroya gittim adli yardım için, fakirlik belgesi istiyor. asgari ücret alıyorsan bile fakir değilsin ama. e ben parayı alamadım zaten, para yok o yüzden.

kısaca ben şimdi 20 gün köle gibi bedava mı çalıştırıldım bu devirde? cam çerçeve indirmekten başka bir yol yok mu acaba? zaten adam, türkiye-avusturya maçında avusturya'yı tutan biri, personeller sürekli neden türkiye düşmanı olduğunu sorup duruyor. tam kıl yani. alışmışlar pakistanlı, afganistanlı çalıştırmaya, bize hakkımızı vermek zor geldi.
0
fakat
(06.08.24)
Google uzerinden arkadaslarinizla organize olup pespese olmayacak sekilde birkac gun ara ile olumsuz yorumda bulunun paranizin odenmedigine mekan sahibinin ahlaksizligi uzerine vs.
0
bosver nicki
(06.08.24)
kaçak işçileri isim isim şikayet ettim, hem cimer'e yazdım, hem de alo 170'de kayıt oluşturdum ama şu an sadece sevk edildi olarak gözüküyor 19 unda yapmıştım zaten :(
0
🌸fakat
(07.08.24)
Siyasi ve Toplumsal sorunlarda olduğu gibi artık bireysel olaylar da olaylar yabancıların üstüne yıkılmaya başlandı.

Sana söylediği neden neydi? "Yabancı buldum sen çık" mı dedi?
0
hebanon
(07.08.24)
hiçbir neden söylemedi, senle çalışmak istemiyorum dedi. dışarıda da afgan tipli bekleyen vardı zaten. ben giyinip çıkarken bekleyene sordum, benim yerime sen mi başlayacaksın diye kafa salladı gülerek. kaldı ki içerisi zaten öyle, 7 kişiyi cimere yazdım. doğrudan avukat falan destek vermek isterse bildiririm. bunun dışında siyasi bir yere çekmek istemiyorum aslında, 20 gün ÇALIŞTIĞIM PARAYI istiyorum. adam resmen üstüne çöktü, dava et alırsın diyor pişmiş kelle gibi sırıtarak. yerime ister afgan alsın ister norveçli, bana böyle muamele yapamamalı. ama dava da açmak için dünyanın parasını istiyorlar, tabi onda keyifler yerinde.
0
🌸fakat
(07.08.24)
burak balcı kim?
0
abelardo
(07.08.24)
bu dediğini yapan çok işletme var. özellikle kobi tarzı yerler. 20-25 gün çalıştırıp çıkartıyor. çoğu mahkemeye gitmiyor. gidenlerde de dediği gibi 1 sene sonra alıyor parasını. senin yerine aldığı adamı da 20 gün sonra çıkartır. ona da para vermese 40 günlük iş gücünü beleşe getirmiş olur. yabancı çalıştırması yol, iz, kanun bilmemesi, kaçak çalışması nedeniyle. senden dolayı 20 günlük zarara uğrayabilir ama o adamı çıkarttığında full karda olur.
0
delidir yakalayin
(07.08.24)
maalesef başıma gelmez diyordum, şimdi uğraş dur bakalım. ama uğraşacağım, şunu bir kez daha anladım işçi bu memlekette tek başına
0
🌸fakat
(07.08.24)
20 gunluk maasi da vermedi?

elinizde bordro veyahut banka transferi vb, maas aldiginiza dair herhangi bir belge yok yani?
0
supergirl
(07.08.24)
20 günlük maaşı vermedi işte, soruyu anlamadım kusura bakmayın :) neyse, yarın kendim açacağım davayı, şimdi internetten belge hazırlıyorum kendi başıma, o parayı yedirmem ona. hiç olmadı her şeyin sonunda mekanı basacağım
0
🌸fakat
(07.08.24)
(20)

Babanız vefat ettikten sonra 75 yaşındaki annenizin evlenmesine

sonhakan
Karşı çıkar miydiniz?
Karşı çıkar miydiniz?
0
sonhakan
(04.08.24)
Babası evlenecek olsa kendi eliyle ve hatta onu bu isteğinde çok da haklı görerek -malum, o bir erkek ve kadına ihtiyacı var- evlendirecek insanlar konu anneleri olunca nedense dertten derde sürükleniyor, kafalarına soru işaretleri üşüşüyor. Kadıncağız 75 yaşına gelmiş ama kendi hayatı için karar verirken hala birilerinin iznine tabi olmak zorunda. Bu ülkede kadınlara ancak ölünce özgürlük var sanırım.

Annemin seçtiği adamın düzgün biri olmasını umar, mutlu olmasını dilerim. Ömrünün son döneminde yakalama ihtimali bulunan mutluluğa karşı çıkacak kadar bencil değilim.
0
moonie
(04.08.24)
kendinizde nasıl böyle haklar görüyorsunuz ya. hem de para için? 75 yaşındaki canım anamı başımın üstünde taşırım ister evlenir ister boşanır
0
ala09
(04.08.24)
Moonie yetişmiş bile imdadıma, kalemine sağlık
0
ala09
(04.08.24)
Karşı çıkmam, adayda sıkıntı yoksa desteklerim de.
0
Bruce
(04.08.24)
Benim babam erken yaşta öldü, bunu ben de çok düşündüm ve ilk gençlik yıllarımın getirdiği ayılıkla tabii ki "öyle bir şey olamaz" dedim ama sonradan biraz biraz medenileşince ve yontulunca hiçbir insanın yalnız kalmayı hak etmediğini ve mutlu olması gerektiği sonucuna ulaştım, aradan uzun yıllar geçti babam ve annem birbirlerine çok aşık oldukları böyle bir şey olmasını beklemedim ama şimdi bile olsa karşı çıkmam mutlu olmasıyla mutlu olurum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.08.24)
Önce bir dinlerim. Mantıklı gelmezse babama da anneme de karşı çıkarım. Mantıklı değilse arkadaşıma da kardeşime de kendime de karşı çıkarım aga...
0
prole
(04.08.24)
Annem erkek seçme konusunda çok kötü ve çok saf olduğu için izin vermem. Babam yaşıyor ama yaş farkları çok fazla. Allah inşallah sıralı ölüm verir de annem tek kalırsa yaşı kaç olursa olsun asla evlenmesine izin vermeyeceğim. Bunu yüzüne de söyledim.

Diyeceksiniz ki manyak mısın insan bunun hesabını mı yapar. Haklısınız. Fakat 7-8 yıl önce ben bunun rüyasını gördüm ki hiç rüya gören bir insan değilimdir. Hala gözümün önündedir. Tam annemin tipi Göksel Arsoya benzer bir herif gelmiş annemi tavlamış, her şeyi cukkalayıp kadını sokağa atmıştı. Direkt gittim konuştum annemle, beni de göm öyle evlenirsin anca dedim. Ben bıkmışım erkekten ne diyon be dedi, ne kadar doğru bilmiyorum.
0
titanyum22
(05.08.24)
30larımın başında 1 çocuklu insan olarak bi daha evlenmeyi düşünmüyorum. anneme de babama da izin vermem. böyle de bencil bi yaratığım. 75 yaşında ne evliliği ya. illa evlenicem derse de evlilik anlaşması yapılmasında aşşşşırı aşırı ısrarcı olurum.
0
deartheodosia
(05.08.24)
mutlu olacaksa karşı çıkmam. ben kimim ki başka bir insanın hayatına karışayım. çıkan da net köylüdür.
0
sir gawain
(05.08.24)
Çok mantıklı sebeplerle ikna etmesi lazım yoksa mümkün değil.
17 yaşındaki kızımın evlenmek istemesi ile aynı hisleri uyandırırdı muhtelemen. O yaşta kendini koruyamaz, eziyet çeker, rahat etmez. İçime de hiç sinmez.
Evlenmesinler öyle takılsınlar çok istiyorlarsa.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.08.24)
Gradient +1
0
kisa
(05.08.24)
"75 yasina gelmis bir insanin hayatina karismak ne haddime" diye yazanlar,

Bu yastaki birisi miras, alim-satim vs isleri yapmak istediginde akli dengesinin yerinde olup olmadigina dair heyet raporu almasi gerekiyor, hatirlatayim dedim.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.08.24)
karşı çıkmazdım, babam 19 yıl önce vefat etti, annem şu an 80 yaşında. isteseydi neden hayır diyeyim ki, hatta neden izin verme hak ve yetkisi bende olsun ki? ben evlenirken izin aldım mı ki o benden izin alsın. ama önceden sağlam bir istihbarat çalışması yapardım adam hakkında, devir kötü. sorunlu bir adamsa o zaman işler değişirdi.
bir kaç kere ağzını da aradım niyeti varsa ya da olursa çekinmesin söylesin diye ama asla dedi.
yalnızlık çok zor. gençken bile insan evde bir ses, bir nefes istiyor, hele ki yaşlılıkta elin ayağın tutmuyor, her gün ayrı bir yerin ağrıyor. bazen arıyorum telefonu kapalı ya da cevap vermiyor bir kaç saat, aklım çıkıyor düştü mü, kaldı mı inme mi indi, bin türlü senaryo geliyor aklıma. yanında birinin olmasını, birbirlerine destek olmalarını, birinin anneme yoldaş olmasını isterdim tabi ki, keşke babam olsaydı ama kader değilmiş. annemin yeniden evlenmesi, annemin babamı sevmediği veya unuttuğu anlamına gelmez ki. hayırlı biri olsun, düzgün, efendi bir adam olsun yeter. bir köroğlu bir ayvaz geçinir giderler.

şeklinde idi düşüncelerim. artık 80 yaşında, yemek yeme konusunda bile doğru kararlar veremiyor, evlilik konusunda aklı başında bir karar alması pek mümkün değil.

miras için benim daha çok hakkım var diyenlere, acaba babanız çalışıp o serveti yaparken anneniz ne yapıyordu siz ne yapıyordunuz ki kendinizde daha çok hak görüyorsunuz? anneniz evi çekip çevirmese sizin arkanızı toplamasa o servet olur muydu? çok servet meraklısı iseniz devretsin anneniz haklarını size ya da evlilik sözleşmesi yapsınlar da kadını rahat bırakın son demlerinde mutlu olsun bari.
0
halanne
(05.08.24)
Mirasın evleneceği adama geçmeyeceği şekilde ayarlayabilirsek evliliğini desteklerim.
O yaşlarda yalnız kalmak hiç güzel değil. Kendine bir hayat arkadaşı bulduğu için sevinirim.

Evlenmeden birlikte yaşamalarını öneririm ama mutlu olacaksa evliliğini desteklerim.
Fakat malları çocuklarına versin annem, hem karşı tarafın samimiyetinden de emin olmuş oluruz.
0
michael_knight
(05.08.24)
İzin vermem. Anneme de babama da. Miras aklıma bile gelmez ama o yaştaki biri, eşini kaybetmişken oturup evlenmeyi düşünmesi bile bana tuhaf geliyor, Ama daha genç yaşlarda olsa evet derdim.
0
cemallamec
(05.08.24)
annem asla evlenmez böyle bir durumda ona eminim

velev ki oldu

Gradient +1
0
Hallegadola
(05.08.24)
Arkadaş otur torun sev, 75 yaşında ne evliliği. Hele ki mal mülk varsa evlenen kişinin niyeti üç aşağı beş yukarı bellidir.
0
kimlanbu
(05.08.24)
evet
0
abelardo
(05.08.24)
Hala evlenmediyse 75 yaşındaki babamla evlendirelim.
0
nickini vermek istemeyen uye
(05.08.24)
Aday duzgun biriyse cikmazdim. Hatta mutlu olurdum annem icin.
0
Kittie
(05.08.24)
(10)

Size gore almam ve para tuzagi dediginiz seyler nelerdir?

Zetnikov
Urun olurHizmet olurBen urun olarak soyleyeyim1) Parfum : Kesinlikle artik parfume para vermem abi oejinali bile insanin ustunde ucup gidiyor 2 saatligine guzel kokucam diye bir daha para vermem. Zamaninda cok satin aldim pismanim. Ucuz diye cakma alip koleksiyon yapmisligimda var. Bence parfum cok
Urun olur
Hizmet olur


Ben urun olarak soyleyeyim

1) Parfum :

Kesinlikle artik parfume para vermem abi oejinali bile insanin ustunde ucup gidiyor 2 saatligine guzel kokucam diye bir daha para vermem. Zamaninda cok satin aldim pismanim. Ucuz diye cakma alip koleksiyon yapmisligimda var. Bence parfum cok gereksiz biseymis gec anladim. Baya para bayildim.

2) supplementler (sporcu takviyesi)

Hepsini kullandim tek tek nerdeyse tamamina yakinindan fayda gormedim. Bence tamamen reklam ve pazarlama stratejisi. Cok iyi beslendikten sonra hic para vermeye gerek yok.

3) pahali deodorant ve kullanimi

İse yaradigi tek bi alan var.anlatacagim.Artik gidiyorum en ucuz guzel kokani aliyorum zaten cogu kisi bu deodorant olayini bilmiyor.

Deodorant olan kokuyu baskiliyor sadece olmayan ve olacagi muhtemel kokuyu degil. Yani evden ciksrken sikmanin asiri bi faydasi olmuyor bi kac saate lessin gene.

Sadece spordan cikarken banyo yapamazsam kullaniyorum onun harici hic bi ise yaramaz
0
Zetnikov
(04.08.24)
supplement olarak weider kullandın mı, bende bayağı fark etti diğerlerine göre.

akıllı süpürge almazdım.
0
tabudeviren
(04.08.24)
Calgon. Zaten tum deterjanlarin icinde kirec cozucu var artik.
0
halk
(04.08.24)
parfüme katılıyorum. iyi bir sabun, duş jeli, deodorant, temiz giysiler kullandıktan sonra parfüme gerek yok bence. zaten güzel kokan ve kokusu bozulmayan parfümler ateş pahası

suplementler çoğu gereksiz. ama bazı minareller gerekli bence. öncesinde kan tahlili yaptırıp ona göre değerlendirmek gerekir.

deodorant tenime doğrudan temas ettiği için önemli. bazıları yakıyor. yakmayan alırım.

bence asıl para tuzağı yaşam koçları. faydasını geçtim üçkağıtçı ve dolandırıcı olduklarını düşünüyorum.

ayrıca twitterdaki paralı hesaplar para tuzağı.

yani kişiye özel danışmanlık veya abonelik işlerinin hepsi dolandırıcı bence
0
abelardo
(04.08.24)
Ayfon, 0 araba,
0
mirty
(04.08.24)
parfüm cidden şöyle bir şey sana bireysel olarak uyan bir koku vardır o üzerinde kalır diğerleri uçar gider,

onu bulana kadar bakar durursun

neden böyle oluyor bilmiyorum.
0
duyurukullanıcısı
(04.08.24)
Apple marka herhangi bir urun
0
isiaha
(04.08.24)
vermem dediğim herşeye bir şekilde para verdim. diyemem.
0
baldan kaymak
(04.08.24)
valla burayı okuyunca her şeyin ne kadar kişisel olduğunu tekrar anladım. Parfüm ve Apple ürünleri benim aldığım en performans/fiyat şeyler olabilirler. Mesela millet bi akım diye Airfryer alıp kullanmıyormuş, biz eşimle neredeyse her gün onunla bişeyler yapıyoruz her gün çalışıyor, yine güzel. Yani kişiye bağlı şeyler bunlar.

Benim para tuzağı dediğim şey ucuz tıraş makineleri. Ucuz aldığımda ya kablo girişi bişey oldu ya ucu kırıldı hep kısa sürede yenisini almak zorunda kaldım. Bu sebeple gidip gerekirse çok para verip iyisini almak lazım, öyle bir tercih yaptım ve uzun yıllardır kullanıyorum.
0
nhk ni youkosu
(04.08.24)
meyve sikacaklari
cin mali ya da dengi kalitede elektronik urunler
eski atari oyunlarini iddia eden ucuz konsollar
bilimum sus esyalari
0
foster
(04.08.24)
İphone+1

Android'e geçince bunca yıl eşek becermişim dedim
0
freedonia
(05.08.24)
(5)

İnternette okuduğunuz şeyleri arşivlemek

logisticsmanager
Şimdi yıllardır arada baktığım bazı spor yayınları var ama bunların sürekli erişilebilir olacağından şüpheliyim.Bunları ne yaparsam böyle arsivlerim de ileride risksiz dönüp bakarım?
Şimdi yıllardır arada baktığım bazı spor yayınları var ama bunların sürekli erişilebilir olacağından şüpheliyim.
Bunları ne yaparsam böyle arsivlerim de ileride risksiz dönüp bakarım?
0
logisticsmanager
(04.08.24)
ben ekran görüntüsü alıyorum.
0
tabudeviren
(04.08.24)
Yazdır deyip pdf yapmak da iş görür.
0
hububrad
(04.08.24)
herkesçe erişilebilir web sayfaları ise web.archive.org
0
inveniam viam
(04.08.24)
getpocket vardı bunun için
0
abelardo
(04.08.24)
Instapaper kullanıyordum eskiden. Paralı üyelik satın aldığım için süresiz ve sınırsız şekilde saklıyordu. Daha iyi hizmetler de mutlaka vardır.
0
michael_knight
(04.08.24)
(19)

Bazı insanların aşırı şanslı ve haketmedikleri hayatı yaşanması

Mcfly
Sizin de sinirinizi bozmuyor mu ? Nasıl başa çıkıyorsunuz ? Mesela tanıdığım biri hiç bir vasfı yok bu devirde İngilizce bile bilmiyor yazamıyor dahil. şansa bi is buldu brüt istediği maaşı karşı taraf net anlayıp kabul etmiş 3 haneli maaş alıp hiç çalışmıyor. Ben gotumu yırtıyorum onun kadar alamiy
Sizin de sinirinizi bozmuyor mu ? Nasıl başa çıkıyorsunuz ?

Mesela tanıdığım biri hiç bir vasfı yok bu devirde İngilizce bile bilmiyor yazamıyor dahil. şansa bi is buldu brüt istediği maaşı karşı taraf net anlayıp kabul etmiş 3 haneli maaş alıp hiç çalışmıyor.

Ben gotumu yırtıyorum onun kadar alamiyorum.
0
Mcfly
(31.07.24)
İstisnaları dikkate almıyorum. Genel olarak da kıyaslama yapmam. Benim hayatım da benzer şekilde. Eski işimde canım çıkardı, insomnia, anksiyete, depresyon gelişti. Şimdiki işim inanılmaz rahat, çok daha fazla kazanıyorum. O zamanki kendime göre şu anki kendim hak etmiyor mu? Hayır.
0
gabe h coud
(31.07.24)
Hiç kasmaz beni başkasının ekonomik durumu, kendi durumuma bakarım. Beyaz yakalı herhangi birini kıskanamam sanırım CEO vs dahil. Her gün işe geliyor bizim Türkiye’deki CEO neyini kıskanacağım :)
0
vedatchilipeppers
(31.07.24)
Yapmayın.
Sürekli kendimizi böyle başkalarıyla kıyaslarsak yaşayamayız.
Kendimize bakacağız, olabilecek en iyi seviyeye gelmek için uğraşacağız.
Evet bazı insanlar şanslıdır ama yapacak bir şey yok.
Çözümü olmayan şeyler için kendimizi üzmeyelim.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Kendini başkalarıyla değil kendi geçmişinle kıyasla.
O kendi payına düşeni alıyor sadece.
Başkalarının kazandığını/hayatını düşünmekle boşa zaman harcamamalısın.

Benim sinirimi daha çok liyakatsiz kişilerin çok maaş alması değil de iş bilmemezlikleri, bilgiye dayalı değil de hisse dayalı aldıkları ani kararlar yüzünden çalışma ortamında işlerin uzaması, sonuç almanın imkansızlaşması, üst üste hataların yapılması ve diğer 3. şahısların alınan bu yanlış kararlar yüzünden zaman kaybı yaşamaları ve zarar görmesi bozar.

Bir de bu tiplerin yakınlarında kendilerinin bu zaafiyetini bilen fırsatçı kişilerden akıl almaları işin tuzu biberi olur.

Alınan para, kağıt üstünde aslında çalışmanın karşılığı olarak bilinir.
Uygulamada ise o sadece makam/konumda olmanın karşılığı olmuş durumda.
0
diyecevaplandı
(31.07.24)
kişisel gelişim lafları ("takma kendine bak" gibi) çok da geçerli değil bence.

Maymunlar arasıda yapılan testlerde bile birine bişey verilip öbürüne verilmeyince verilmeyen sinirleniyor. İnsanlara yapılan anketlerde de "senin maaşını 2x yapıcaz ama hak etmeyen arkadaşınınki 3x olacak" veya "seni %50 artırıp ona hiç zam yapmayacağız" diyince insanlar %50 zammı seçmek gibi aslında mantıksız ama kendilerince hakkaniyetli olan tercihe gidiyorlar. İnsan sosyal bi varlık işte. Fakat yapacak bişey de yok, hayat böyle.
0
nhk ni youkosu
(31.07.24)
Bence onların başka alanlarda sınavları var bu dünyada. Kolayca zengin oluyorlarsa veya kolaycacık kazanıveriyorlarsa bence bunu ihtiyaçlılarla paylaşmayı öğrenmeleri gerekiyor, kazanç dengesi oluşturmaya katkı sağlamaları lazım. Bu örnek için böyle düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Türkiye'de kimseye özenmiyorum. Muhatap olduğun insan belli hangi pozisyonda olursan ol. Özellikle Türkiye özel sektörü leş gibi. Özelde çok kaymak işleri herkese yedirmezler. Git plazalara bir sürü taşra üniversiteli görürsün.

İlla birine özeneceksem odasının kapısını çekip pc'de oyun oynayan devlet memuruna özenirim.

Ayrıca 3 haneli rakam artık normal. Kamu'da öğretmenler 50binden fazla alıyor. Bunlar 3 ay yaz tatilinde çalışmıyorlar. Yıl içi tatillerle yılda 4 ayları full boş. Özel sektör beyaz yakası mülayim sert modunda
0
ferenc
(31.07.24)
kıskanç bir insan olmadıgım için sinirimi bozmuyor
0
abelardo
(31.07.24)
peşine düşersen sonu gelmeyecek bir düşünce bu, o yüzden en başta hiç üzerinde durmayıp kendime odaklanmaya çalışıyorum. hayat çocukken duyduğumuz masallardaki gibi değil. neredeyse her şey denk güçlerin kendi arasında "anlaşması" üzerine oluşur; güç dengesi bozulduğunda da güçlü olanın borusu öter. demek istediğim şu: sen bu akşam evinde rahat oturuyorsan, birisinin kapını kırıp seni öldürmek istemeyeceğini biliyorsan bunun sebebi toplumca yapılmış sessiz bir anlaşmadır, insanların ortak güvenlik ve sakinlik ihtiyacıdır. benzer şekilde adalet, hukuk, adliye vb. kavramların hayatımızda yer ediyor oluşunun başlıca sebebi biz "sıradan"ların yaşamlarının düzenlenmesi gerekliliğidir. gücü elinde bulunduranın, çok zenginin bunlara ihtiyacı olmaz; onlar bir sorun varsa kendi aralarında çözerler mesela, çağlayan'a gitmezler bunun için.

hayat çok fazla rastgelelikle dolu. dün belki bir alt sokaktan geçmiş olsaydın kafana kiremit düşecekti, felç geçirecektin. ne bileyim üç sene sonra belki bir karar alacaksın ve onunla hayatın tamamen değişecek.

haliyle "hak etmek" bence ucu çok açık bir kavram. kime göre, neye göre? hangi hayat iyidir, hangi hayat kötüdür? kim ne kadar şanslıdır? mesela oğlu 22 yaşında uyuşturucudan ölen bir holding sahibi senden daha şanslı birisi mi? adaleti, şansı sorgulamak çok spesifik olay ve örnekler dışında sana asla hiçbir şey kazandırmayacak ama seni üzecek, yere çalacak bir şey...

ben o yüzden olabildiğince uzak kalmaya çalışıyorum. bana bu el verilmiş, bunu en güzel nasıl oynarım sorusuna odaklanmaya çabalıyorum. "reva mı lan bu?" sorusu tabii ki çok doğal ve insani bir refleks ama bunu soran bazı adamlar devrim yaparken diğerleri (benim gibi) tımarhanelik olabilir. o yüzden insan kendi dengesini iyi ayarlamalı. ben bu işlerin bana fazla geldiğine kani oldum, kendime yönelmeye çalıştım o sebeple. söylemesi kolay elbet ama sana da onu tavsiye edeceğim. yoksa bu hesapların içinde boğulmak, moralini ve motivasyonunu tamamen yitirmek, amiyane tabirle kafayı yemek işten bile değil. peki bu dünyayı daha iyi, adil, şanslı mı yapacak senin için? hayır. o zaman ne ki?
0
mark greg sputnik
(31.07.24)
Peki aileden ev araba yazlik ve is yeri kalanlari izlemeside ayri bi zevk

Arkadasimin yazligi bodrumda mesela adam gitmiyor sıkıldim diyor agzina tekmeyi vurasim geliyor 40 derece sicaklikta

Hak veriyorum sana ve burada uyuz olmuyorum diyenler yalan konusuyor

Sirf amcasinin yaninda calisiyor diye mudur olup tek isi masada oturup beklemek olan 50bindennfazla maas alanlar var
0
Zetnikov
(31.07.24)
bu tarz hikaye duyduğum zaman hemen heyecanlanırım ve acaba ben nasıl girerim öyle bir işe diye yollar ararım. hiç sinir olmam çok mutlu olurum demek ki o yapıyor ben de yapabilirim.

baskasının başarısına mutsuz olan birinin bence bu hayatta başarıya kavuşması çok zor, bir kere enerjisi düşük. hemen kıskançlık ve yetersizlik duygularına çalışmaya başlaması lazım, hayat çok kısa.
0
kurcalamabozarsin
(01.08.24)
Ben de şeyi anlamıyorum, dünyada bakkal bile emanet etmeyeceğimiz adamlar milyar dolarları götürüyorlar resmen oyunda para hilesi yazmış gibi takılıyorlar gerçek dünyada. Onların çocukları torunları 7 sülalesi spor arabalarda koko partilerinde keyif yapıyorken

Onlar kimsenin umrumda değil, ama etrafınızdaki dötü poklu birkaç kişinin haksız bir şeyler kazanması zorunuza mı gidiyor gerçekten? Sana giren çıkan yoksa boşver kim nereye geliyorsa gelsin ne kazanıyorsa kazansın ama onlara kurulacağına insan kendi geleceğine etki edenlere kurulmalı bence.

Normalde eskiden en küçük haksızlığa bile sinirlenirdim. Ama haksızlık çıtasını o kadar yukarıya taşıdılar ki çoğu şey önemsiz geliyor artık.
0
ananiyimioguz
(01.08.24)
yaş ilerledikçe bu durum sinirimi bozmaya basladı.

onceden sanırım onlar boyle ama ben de emeğimle başarılı olucam diye saftiriklik vardı.

öyle olmadığını anlayınca insan daha zor hazmediyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.08.24)
o kadar çok var ki. ayrıca potansiyelli olup potansiyelini kullanamadan ortalama olarak yaşadıklarını da gördüğümde var. artık yeni dünya sindirme dünyası, kefir ve soda yardımcı oluyor.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Zenginliğin üst sınırı yok. Fakirliğin de alt sınırı yok. Hayatın size verdiklerine Şükretmek, memnuniyet duymak aradığınız huzuru verir. Kıskançlığa düşerseniz çok fazla insan bulabilirsiniz kıskanacak. Haset size can sıkıntısı kazandırır sadece. Elinizdeki ile de mutlu olabilirsiniz.
0
hasmetizm 2046
(01.08.24)
Çok güzel yorumlar var sağolun ancak bazıları “kıskançlık yapmam ben” sığlığında maalesef

Benim başarılı, donanımlı insanların başarısı ya da zenginliğiyle bi derdim yok aksine ilham veriyor. Buradaki kastım hiç bir vasfı olmadan şansa veya torpile dayalı bi yerlere gelen insanlara karşı öfke.
0
🌸Mcfly
(01.08.24)
Ben erkeğim çevremde bazı hemcinslerim var bazıları şerefsizin teki, kötü kalpli, yalancı, ikiyüzlü ama gel gelelim evlendikleri kadınlara bakıyorum dünya iyisi. hepsi kocalarına aşık, uyumlu, feminen, kötülük nedir bilmeyen hani derler her yönden dört dörtlük kadın diye işte onlardan.
bu adamlara nasıl aşık oldular bu adamlarla nasıl evlendiler anlayamıyorum
birde çok iyiler ticaret yapıyorlar. çalışanlarının paralarını vermez, sigortasını yatırmaz her türlü çakallığı yapıyorlar ona rağmen zenginler.

bunların bi eğitimide yok çoğu ilkokul mezunu konuşmasını bilmez.

Ben kıskanıyorum kardeşim yalan yok. hem zengin oldular hem de iyi kadınlarla evlendiler.

birde derler ya kalbin temiz olsun dünya ayağına gelir yalan amk.
0
komando kani var bende
(01.08.24)
Hissettin şey öfke ise eğer yaptığın şey kıskançlık olmasa da karşılaştırma yapmak oluyor. İsyan etmek oluyor dağlara taşlara. Bu öfkeyi adamın yüzüne vursan ne değişecek, o adam kumarda tüm parasını kaybedip hayatını mahvetse ne değişecek senin için? Eşit mi hissedeceksin? Adaletin sağlandığını mı düşüneceksin. Öfkelisin çünkü öfkelenmekte haklı görüyorsun kendini, çünkü tembel, çünkü şanslı çünkü vb. Başka insanlarla kendini karşılaştırmak kıskanmaktan çok da farklı değil senin üzerindeki etkisine baktığımızda. Tavsiye istersen eğer, hayatının sorumluluğunu eline almandır. Çok çalışıyorum ama hiç bir şeyim yok diyorsan neyi niye istediğini fark etme vaktin gelmiştir. Dinlemek mi istiyorsun? Tatil mi? Villa mı, spor araba mı? Bunlar hayatında ne değiştirecek sahip olsan? Başka insanlara öfke duymayı bırakıp kendine sorular sormaya başladığında netlik kazanır ve huzuru bulursun ancak.
0
hasmetizm 2046
(02.08.24)
o işlere girerseniz kendiniz için çok büyük kötülük yapmış olursunuz :) her zaman için sizden şanslılar da olacak şanssızlar da. ne taraftan bakmak istediğinize bağlı
0
sweetoffice
(02.08.24)
(16)

Dışardaki mekanlarda yalnız takılır mısınız?

slm ben yalnız komando yasin
Diyelim bir şehirdesiniz arkadaşınız yok. Akşamları evde de canınız sıkılıyor mesela bir mekana gidip yalnız başına birşeyler içer misiniz? bir pub'a gidiyorsunuz ve yalnız başınıza içiyorsunuz Böyle yapıyor musunuz? yapar mısınız?
Diyelim bir şehirdesiniz arkadaşınız yok. Akşamları evde de canınız sıkılıyor mesela bir mekana gidip yalnız başına birşeyler içer misiniz? bir pub'a gidiyorsunuz ve yalnız başınıza içiyorsunuz Böyle yapıyor musunuz? yapar mısınız?
0
slm ben yalnız komando yasin
(31.07.24)
Tek başıma aktivite yapmak en keyif aldığım şey.

Bir kafeye giderim, gidiyorum da zaten ama alkol olan bir yere gitmem yalnız. Ben kontrollü bir insanım ama saçma sapan tipler rahatsız edici olabilirler, keyfim kaçsın istemem.
0
rock n roll
(31.07.24)
kendi basima restorana kafeye falan giderim bol miktarda ama tek icmem kesinlikle.
0
hot potato
(31.07.24)
aksam cikmam.
yolumun üstünde bir yerde oturup alkollü bisi icerim ama aksam cikmam ya da gündüzden cafeye giderim gazete falan okurum diger insanlari izlerim fkdlkd
0
robert bosch
(31.07.24)
yapıyorum çoooook.

tek başıma içtim de dans da ettim seyahat de ettim.

aşın bunları sene 24 :D

not: boy
0
baldan kaymak
(31.07.24)
Yemeğe, konsere, sinemaya, tiyatroya vs yalnız giderim.
İçmeye de ancak bir iki bira içip kalkacaksam giderim.
Ama gece eğlencesine yalnız gitmiyorum, prensip meselesi değil de bilmem hiç olmadı böyle bir durum.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Yapabilirim ama genelde yalnız kalmıyorum,
0
gabe h coud
(31.07.24)
Yaparim tabii ya cok keyifli. Tek basima sinemaya/tiyatroya/konsere giderim, bira icmeye veya yemege giderim, tatile cikarim, uzun araba yolculuguna cikarim.
Asiri keyiflidir. Kendisiyle guzel vakit geciremeyen insan hayattan gercekten zevk alamaz
0
mor oje
(31.07.24)
Kendi evimdeysem %99 kendi evimde takılıyorum. İş ya da benzer sebeple başka bir şehre ya da ülkeye gidersem çıkarım ve tek başıma takılırım, takıldım ve takılıyorum da.
0
nawar
(31.07.24)
Yapıyorum, sürekli gittiğim mekanlar var müdavimcilik sevdiğim içün. Hatta şu anda o mekanlardan birinde biramı yudumluyorum. Güzel bir akşam, esiyo.
0
vedatchilipeppers
(31.07.24)
Tek gidip tek içiyorum. Personeller tanıyor beni.
0
put it in your appropriate place
(31.07.24)
tabi ki gider içerim.
0
abelardo
(31.07.24)
Tek basima alisveris, tatil, yemek, eskiden sinema cok sevdigim seyler. Ama aksam eglenmeye falan bi yerlere gitmem tek basima. Icmeye de gitmem tek basima. Benim icin icki muhabbet ortaminda guzel cunku. Teksem gunduz saatlerinde cikiyorum.
0
Kittie
(31.07.24)
Tek başıma çıktığım tatillerde yapıyorum. Bunun verdiği keyif de ayrı oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(31.07.24)
teksem yaparım tabi. tek başıma yapmadıgım şey azdır hayatta. enteresan şekilde bazen tek çıktığın tatil çok daha sosyal geçiyor çünkü tek olduğun için insanlarla muhabbet etme şansın çok artıyor.
0
kurcalamabozarsin
(01.08.24)
zorunda olmasam tuvalete bile yalnız başıma gitmem.
0
brakgn
(01.08.24)
hemen herkes yalnız takılıyormuş vayansnı.

tek başıma yaşadığım bi dönem evden sadece işe ve markete gitmek için çıkıyordum. bazen markete de gitmeyip getirden sipariş veriyordum ben ya ahsjks
0
oekuklu
(01.08.24)
(5)

Araba tavsiyesi

pianeta
350.000-400.000TL civarı ne araba alınır şu an?LPG olmayacak.400.000 civarına çıkmak istemiyoruz, mümkün olduğunca 350.000 civarında olursa daha iyi olur.Görsel olarak Mitsubishi Colt vb arabalar olmaması gerek. 2009 ve sonrası kasa Fiesta'lar güzel ama bu fiyatlara zor sanırım. Aynı şekilde Skoda F
350.000-400.000TL civarı ne araba alınır şu an?
LPG olmayacak.
400.000 civarına çıkmak istemiyoruz, mümkün olduğunca 350.000 civarında olursa daha iyi olur.
Görsel olarak Mitsubishi Colt vb arabalar olmaması gerek. 2009 ve sonrası kasa Fiesta'lar güzel ama bu fiyatlara zor sanırım. Aynı şekilde Skoda Fabia da fena değil görüntü olarak.
Bu şartlarda nelere bakmak gerekir?
0
pianeta
(29.07.24)
Bu şartlarda işin çok zor.
Olur da bulursan 50 kere şüphe et.
0
numlock
(29.07.24)
Fiat Linea ve Renault Clio doğru seçimler olur. Aşağıdaki Ford Fiesta örnek olsun:

www.sahibinden.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(29.07.24)
her araba alınır. bende çok temiz peugeot 206 otomatik var. 345e bırakırım.
0
abelardo
(29.07.24)
Butce bu kadar dusukse kisabildiginiz yerlerden kismaniz lazim. Mesela ayni ozellikteki manuel daha ucuz olur, ya da benzer araclardan "tutulmayan" olarak bilinenler daha ucuz olur. Bahsettiginiz araclar olabilir. Mazda 3 baktim LPG'li olmayan en ucuzu 375 bin. Honda veya Toyota olsa iyi olurdu ama onlarin en bitik haldekileri o fiyatlara olur anca.
0
mbond
(29.07.24)
japon alın.
0
gurur
(29.07.24)
(18)

Hangi Osmanlı padişahısınız?

sekizdokuzon
Ben sanırım 1. Mustafa'yım. Osmanlı hanedanının sonu gelmesin diye kardeşi tarafından öldürülmeyip sarayda bir kafese kapatılmış, gün yüzü görmemiş. Orada delirmiş, ilk kez tahta çıktığında 96 gün saltanat sürmüş. O esnada ne bir cariyeye bakmış ne bir reform ya da çıkartma yapmış. "Lan bu deli mi,
Ben sanırım 1. Mustafa'yım. Osmanlı hanedanının sonu gelmesin diye kardeşi tarafından öldürülmeyip sarayda bir kafese kapatılmış, gün yüzü görmemiş. Orada delirmiş, ilk kez tahta çıktığında 96 gün saltanat sürmüş. O esnada ne bir cariyeye bakmış ne bir reform ya da çıkartma yapmış. "Lan bu deli mi, ermiş mi?" diye milletin kafasını karıştırmış. Tahttan indirip Genç Osman'ı geçirmişler, bunu tekrar kafese yollamışlar. Genç Osman dört sene sonra çok afedersiniz hayaları sıkılmak suretiyle feci şekilde öldürülünce kimseyi bulamayıp yine bunu çıkarmışlar tahta, bir yıl sonra tekrar indirmisler. Çok yazık bir karakter.

Siz kim olurdunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
3. Selim'im, çok güzel bestelerim var ama bir o kadar da Fatih Sultan Mehmet'im, saçma sapan gevşekliğe gelemem.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Fatih gevşekliğe gelirdi aslında.
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.24)
Gevşekliğe gelmeyen yönü çoktu, ki kendisi de gayet ciddi ve müthiş eğitimlerle yetiştirilmiştir.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Eğitim şart tabii. Ama akşama kadar hokkabazlarla takılan, zamanının ötesinde bir zihne sahip insandan ben el şakası beklerim. Gemileri karadan yürütmek başlı başına büyük bir trollük değilse nedir?
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.24)
Hokkabazlarla takılan Fatih değil, yanlışın var
0
muhayyer divan
(27.07.24)
cem sultan yazacaktım :,)
0
deartheodosia
(27.07.24)
Sultan 3. Murat
Hem derviş hem padişah hem de müzisyen (bestesi var.

Gerçi padişahların hepsi seyri süluk görüyorlar ama 3. Murat’ı seviyorum
0
füt
(27.07.24)
@muhayyer divan,’ı okumamıştım:) şimdi gördüm selam ederim
0
füt
(27.07.24)
@füt

Selamlar sevgiler efendim :)
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Powerlifting yaptığı için 4. Murat olabilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.24)
Fatih oldugunu dusunmek istiyor insan tabi.

Biraz Koca Murad (dunya islerinden elini etegini cekip maneviyata yonelme istegi) ve 1. Mahmut (istanbul'u kutuphanelerle donatan kambur, aslinda cok is yapmasina ragmen degeri bilinmeyen padisah) var.
0
antikadimag
(27.07.24)
Pek padişahlık karakterim yok, ben padişah olsam yeniçeri beni devirirdi.
0
akhenaten
(27.07.24)
akhenaten +1
illa birini seçmem gerekiyorsa saraydan hiç çıkmayan bir padişah vardı kesin o olurum ben.

Üçüncü Osmanmış.
0
mutekebbir
(27.07.24)
II. Mahmut
Yavuz
0
gabe h coud
(27.07.24)
Şu zamanda ahtiyacımız olan temel şeylerden biri adalet.
O nedenle aklıma 4. Murat geliyor.

Kendisine bakıyorum da dönemine çok uygun düşmüş ve devlet için zorla da olsa gerekenleri yapmış.
Anadolu'dan İran'a sefere giderken bile halkın huzurunu kaçıranların anında cezasını vermiş.

Meselede haksız olduğu halde kasten birini öldürmek bu zamanda normal bir hal almış maalesef.
Böyle olmamalı.
0
diyecevaplandı
(28.07.24)
ii. mahmut.

arapların çok olduğu bir yerde yaşıyorum. anladınız siz onu.
ama mora katliamında hiçbir şey yapmadığı için çok kızgınım kendisine.
0
titanyum22
(28.07.24)
üçüncü osman
zaytung.com
0
abelardo
(28.07.24)
bi soruya daha böyle bir cevap vermiştim, padişah değilim bence ama ben tam bir pargalıyım. en tepede kelle koltukta geziyorum.
0
Hallegadola
(29.07.24)
(7)

Yatırım

hede hodo
Yaklaşık 60.000 dolarım var ve bu y.kredi hesabımda duruyor.Dün yapı kredi müşteri temsilcisi aradı. Eğer doları tl’ye çevirirsem 51% faiz oranıyla değerlendirilebileceği söyledi.Sizce düşünülebilir bi teklif mi bu?
Yaklaşık 60.000 dolarım var ve bu y.kredi hesabımda duruyor.
Dün yapı kredi müşteri temsilcisi aradı. Eğer doları tl’ye çevirirsem 51% faiz oranıyla değerlendirilebileceği söyledi.
Sizce düşünülebilir bi teklif mi bu?
0
hede hodo
(25.07.24)
%51 i 1m Tl için bile veriyorlar iyi bir oran değil, dolar birikimi için banka eurobond önermişti eğer faiz alamıyorsanız eurobbond araştırın
0
eja
(25.07.24)
tabi ki. yıl başından bu yana dolar hiç kazandırmazken türk lirası yüzde 25 kazandırdı bile.
0
abelardo
(25.07.24)
Eurobond düşünürseniz kafanızda bir vade oluşturun ve o vadeye uygun vade sonu olan eurobondlara bakın. Aksi taktirde bir sebepten CDSlerde bir yükselme olursa evdeki bulgurdan da olabilirsiniz.
0
Mirket
(25.07.24)
Evin yoksa ev alabilirsin. Bu secenegi dusundunuz mu
0
optimistbakunin
(25.07.24)
Şu an için bir evim var. İşte sadece ay sonuna doğru bozdurmak durumunda kaldığım mütevazı dolarım var(kredi kartı borcu vs).
Yatırımlık ev alsam, ki o da site içerisinde filan olmalı, İzmit’te yaşıyorum. En az 3 milyonu gözden çıkarmak gerek.
0
🌸hede hodo
(25.07.24)
Yatırımda "geçmiş getiri, gelecek performansı garantilemez/göstermez" diye bir laf vardır. Bu yıl dolar artmadı tl yüksek faiz verdi tlde duran kârlıydı, bu ne noktada terse dönecek bilmiyoruz. Fakat büyük risk büyük getiri işte. Herkes korkarken tlye geçenler para kazandı.
0
nhk ni youkosu
(25.07.24)
Eğer doların ne zaman adil değerine ulaşacağını kestirebiliyor isen kesinlikle çok mantıklı. Dolar üzerindeki baskı sonsuza kadar böyle gitmeyecek neticede. Bu durumdan kazançlı çıkmak mümkün. TL'ye geçip 51% mevduat faizini alıp, dolar benzer seviyelerde iken tekrar dolara dönülebilir. Çok riskli ama dolar bazında %50 yıllık kazanç demek. Bugün en iyi Eurobond 6% veriyor. Ancak asla 1 aydan fazla vade yapmamak gerekir diye düşünüyorum. Ve bu faizlerin ineceği sinyali alındığı anda tekrar dolara geçilmeli.
0
screamshot
(25.07.24)
(6)

B12 Vitamini İğnesi Hk.

digits
Merhaba,Aile hekimi iğne verdi ama iş yerinden izin alıp iğne olmaya gidemiyorum gündüz. Akşam devlet hastanesi aciline gitsem yapmazlar mı?
Merhaba,

Aile hekimi iğne verdi ama iş yerinden izin alıp iğne olmaya gidemiyorum gündüz.

Akşam devlet hastanesi aciline gitsem yapmazlar mı?
0
digits
(25.07.24)
@ mirket

var. rapor da verdiler. akşam deneyeceğim şansımı
0
🌸digits
(25.07.24)
@ bitirmedim

biz yapalım iğneni burda . sen yeterki izin alma kafasındalar.
0
🌸digits
(25.07.24)
e yapsınlar o zaman? yani iş yerinde hekim veya hemşire varsa yapsın. sen de uğraşmazsın.
yoksa kim yapacak? çaycıya falan yaptıralım diyorlarsa iş aramaya başla bir an önce :)
0
abelardo
(25.07.24)
Özellerin acili de yapıyor. Arayıp enjeksiyon fiyatını sorabilirsiniz.
0
marla is in my head
(25.07.24)
@marla

özellerin acili 150 tl istedi. bi kaç kere olsa sorun değil.
0
🌸digits
(25.07.24)
@abelardo

iş yerinde çaycı ile güvenlik var. ikisinin iq yu toplasan zar zor 3 rakamlı olur. :)

Hollanda da vatandaşlara bacaklarından kendi başlarına vurabilmeleri için eğitim veriyorlarmış. üst ön bacağın üst bölgesindeki kasın içine...

ama damara gelir kanatırım diye korktum biraz.
0
🌸digits
(25.07.24)
(18)

Kisinin memleketini sorup etiketi yapistirmak sizce dogru bisey mi?

Zetnikov
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlaraSimdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyorMisa A sehrinden gelenler genelde yalanciB sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldumCok az da belki h
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlara
Simdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyor
Misa A sehrinden gelenler genelde yalanci
B sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.

Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldum
Cok az da belki hemseri cikmak icin soruyordur belki

Memlekete gore etiketi yapistirir misiniz yorumlariniz nedir
0
Zetnikov
(25.07.24)
yapıştırmam. çünkü bolca istisnalar oluyor
0
jelly bear
(25.07.24)
Memleket çok sorarım ama etiket yapıştırmak için değil. Hatta insanların bu amaçla memleket sorduğunu çok yeni öğrendim ve üzüldüm ben de böyle mi anlaşılıyorum diye :')

Ben muhabbet olsun, gidip gördüğüm bi yerse muhabbetini yapmak; görmediğim bi yerse de orayla ilgili bi şeyler öğrenmek için soruyorum çünkü coğrafya, şehirler vs ilgi alanım yani severim bu muhabbetleri.

Ha bi de yüz hafızam çok kötü olduğu için tanıştığım insanları memleketine göre pinliyip kafamda tutuyorum :d


edit: mesela ilkokul/lisede öğretmeninin meslek sormasının altında yatan amaçları da yıllaaar sonra, üniversite okurken falan öğrenmiştim ve şok olmuştum. Benim için gayet masum bir soruydu ve her okul döneminde severdim yani yeni gelen öğretmenin tanışmak için sıradan sorduğu soruları. Çok saf bi çocuktum, bundan rahatsız olabilecek arkadaşlarım olduğunu da fark etmemiştim ki sosyoekonomik olarak kötü bir sınıfta okudum ilkokulda :(
0
nundu
(25.07.24)
Farklı bölgelerin farklı kültürleri var bu doğru, sonuçta bir yerde yetişen insan "büyük oranda" oranın hayata bakışını farkında olarak ya da olmayarak ediniyor. Ancak aynı şehirde bile bir mahalle diğerini tutmayabiliyor. Sosyal statü, kişisel değerler vs. gibi şeylerin de etkisi var kuşkusuz. O kadar istisna var ki "memleket fikir edinmek için etkilidir" demek yanlış geliyor bana.

Ancak bazı meslekler bazı şehirlerde yaygın, şehirlerin ötesinde o şehrin belli bir köyünde yaygın hatta; bu kadar daralabiliyor kapsam. Onun için bu tip mesleklerde böyle bir yanılgı oluşuyor bence. Adam "X'liler" şöyledir diyor ama halbuki X'liler diye tanıdığı herkes birbirinin köylüsü. Haliyle çok benziyorlar ve o meslek içerisinde X'li birisi denildiğinde az çok fikir oluşuyor.

Ben sormuyorum, özel bir hissasiyetim de yok :D sadece merak etmiyorum.
0
akhenaten
(25.07.24)
Aklıma 'Var Bunlar' dizisindeki şu diyalog geldi:

- arkadaşım, kardeşim bak uzatmayalım olur mu? tamam mı? yani ben adanalıyım sinirlenince çok iyi bir insan olamıyorum
- ben de izmitliyim, sanayileşiyorum. ne ki şimdi bu!?


Dünyanın her yerinde vardır bu indirgemecilik. Tabii ki sağlıklı değil ama yapıyoruz.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Etiket değil de az çok fikir sahibi olmak için öğrenmek isterim ama nerelisin diye sormam.

Örneğin çok belirgin bir olumsuzluk görmüyorsam üç şehrin insanına güvenirim.
0
hebanon
(25.07.24)
Bir de hayatımız boyunca onlarca kişiyle tanışıyoruz, çoğunu çok ayrıntılı tanımamıza, anlamamıza gerek yok. Öyle olunca da kaba bir sınıflandırma yapmak gerekiyor; cinsiyeti, memleketi, tuttuğu takım, burcu, boyu poşu vs. Genellikle insanla alakası olmayan izlenimler edinip sınıflandırıyoruz ama işte hayatımızı kolaylaştırıyor. Herkesi tanıyamaz, anlayamayız. İslevselse devam.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Olumlu anlamda yapıştırırım :)
0
gabe h coud
(25.07.24)
Yapıştırmıyorum ama nereli olduğunu sorarım, bir fikir edinmeyi severim. Bu insanları kafamda sınıflandırmak için değil içinde büyüdüğü kültür üzerinden karakter yapısını az çok anlamak için yaptığım bir şey. Ben de dahil istisnalar çok çıkıyor. Artık eskisi gibi kendi içine kapalı kültür nerdeyse kalmadı.
0
muhayyer divan
(25.07.24)
Ünivetsiteye kadar saçma bulurdum, üniversiteden sonra anladım ki haklılık ve doğruluk payı var maalesef. Tabi ki istisnalar var ve memleket insanı kötü de yapmaz ama belli tipik özelliklere sahip olunuyor.
0
black holes in the sky
(25.07.24)
Eğer mikro milliyetçilik yapıyorsa ya da anne-babası o memleketten ilgili kişi doğmadan yaklaşık 10 yıl önce ayrılmadıysa memleket üzerinden ön yargılı yaklaşmak çok büyük oranda tutuyor. Aksi halde doğru tespit ihtimali çok düşük. Her halükarda burç sorup genellemekten çok daha akıllıca bir hareket.

Ek bilgi: kimseye memleketini sormam.
0
nawar
(25.07.24)
Ben hiç bilmem ki nerenin insanı nasıldır.
Bir etiket yapıştıramayacağım için de sormam ve önemsemem.

Kafamda bazı cümleler var mesela;
Konya insanı çok kapalı dindardır.
Kayserili kesin pintidir...

Bunlar bana çok garip geliyor, bir karakter yapısını bir ille bağdaştırmak çok saçma bilmiyorum.
Kimseye nereli olduğunu sormam.
Bana sorulunca da garip karşılıyorum ne bileyim ben İstanbul'da doğdum ve burada yaşadım, ailemin kütüğü bir yerde diye oralı mı oluyorum saçma. Bunu kabul etmiyorlar illa soruyorlar baban nereli, annen nereli o zaman diye. Bu ısrar ne.

Ben bir de il milliyetçiliği sevmem, bunlar övünülecek gururlanılacak ya da tersi utanılacak şeyler değil. Anlamıyorum bu konuyu kafam çok karışık.
0
mutekebbir
(25.07.24)
çok saçma bence de. ben de afyonluyum ama önünden geçmişliğim yok. kütük orada yani.
yalnız nedense erkekler pek bir meraklı ve hakim memleket konularına. işte atıyorum "sivaslı mı aaa onunla çalışılmaz" veya "antepli mi aman onlar hırsız oluyor" şehirleri attım da böyle muhabbetler çok duyuyorum.
0
neira
(25.07.24)
ben yapıştırırım. memleket karakter ve yaşam tarzı konusunda ipucu veriyor
0
abelardo
(25.07.24)
Taksiciler cok yapiyor tam lafi sokucaklar memleket soruyorlar once bakiyorlar arkan saglam mi ondan sonra boşalmaya başliyorlar sana
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
ben yapıştırırım ve genelde de tutar
0
mantarliborekk
(26.07.24)
Ben çorumluyum :D ve yeterince naif, düzgün bir insanım, küfür dahi etmem. Muhafazakar da değilim. Babam da öyle.

Ama memleketi söyleyince bi garip oluyor.
0
ananiyimioguz
(26.07.24)
@ananiyimioguz

bizim burada "senin yaptıgını corumlu yapmaz" diye bi söz var. nedenini bilmiyorum. aydınlatabilir misin?
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
@ Zetnikov, bir sürü varyasyonu olsa da aslında kayserilere sallayacakken çorumlulara da denk gelmesi olayıdır.

Genelde hikayede biri birine ufak da olsa ihanet ediyor, aldatıyor, hırsızlık veya düzenbazlık yapıyor. Sonra aynı adam kayseriliye denk geliyor. kayserili daha beterini yapıyor ve diyor ki "pü senin ben anon senin yaptığını çorumlu yapmadı be!"

çorum olarak biraz kırıldım açıkçası www.youtube.com

yani "çorumdan zaten adam çıkmaz onu anladık da senden de bu kadarını beklemiyordum" gibi bir anlam çıkıyor.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
(10)

iş başvurularında neden maaş yazmıyor?

hsktr
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
0
hsktr
(24.07.24)
maliyeti düşürmek.
0
jelly bear
(24.07.24)
Mehmet hakli, calisanlarin maasinin paylasmasini da ayip/yasak olarak goren bircok yer var. Ayni sebep. Kimsenin gelip de, falanciyla ayni isi yapiyorum, neden daha az aliyorum sorusunu cevaplamakla ugrasmak isteyecegini sanmiyorum. Ozune inilince hep acik acik soylenmek istenmeyen seylerden kacinma goruyorum.
0
mbond
(24.07.24)
İşinize gelmeyen, sizi zarara sokacak bir şeyi yasal zorunluluk olmadıkça yapmazsınız çünkü, neden yapasınız ki bunu?
0
akhenaten
(24.07.24)
Bu biraz kültürle, biraz da ekonomiyle alakalı. Ekonomisi stabil, enflasyon oranı düşük ülkelerin bazılarında ilanlarda maaç aralığı yazıyor çünkü piyasadaki maaş belli. Bu maaş hiçbir zaman içerde aynı işi yapan insanlarından uçuk derecede yüksek olmuyor. Halbuki enflasyonun yüksek olduğu Türkiye gibi bir ülkede piyasadaki maaş ortalaması içerdeki maaşlardan daha hızlı artıyor. Maaş gizliliği geyiği biraz da bu "Mevcut çalışanların maaşını enflasyona ezdiriyoruz ama yeni aldığımız elemanlara piyasadaki yüksek maaşı veriyoruz, aman herkes çenesini tutsun da huzursuzluk çıkmasın" durumu. Ha işe yarıyor mu? Kimse salak olmadığı için yaramıyor tabi ki.
0
salihdt
(24.07.24)
Türkiye özel sektörü köle aradığı için asla yazmaz.
0
ferenc
(24.07.24)
Cunku yazacaklari maas cok dusuk olacak ve kimsede basvuru yapmayip s*k gibi ortada kalacaklari icin.

Bide sen basvurunca onlar seni secmis oluyor yada eliyorlar buda ayri bi zevksel döngü

Sen is ariyorken mecbur basvuruyorsun diyelim cagirdilar seviniyorsun gidiyorsun sana asgari ucret vericez diyorlar sende o kadar yorulmusun zaten kabul ediyorsun

WELCOME TO KÖLELİK OWWWW YEEEAH BRO
0
Zetnikov
(24.07.24)
1- Çalışanın maaş bilgisi de kişisel veridir. Siz o işe başvurup girdiğinizde, firmanın çalışanları ve ilanı görenler dahil herkesin maaşınızı öğrenmesi gibi durum ortaya çıkıyor.
2- Firmaların bazı pozisyonlar ve işlerde görece bazılarında ise net bütçeleri olur. Bunların bir kısmı başka ihtiyaçları karşılamak için ayrılan bütçeden geri döner. Kalan durumlarda ise firmaya kar olarak döner.
3- Mevcut çalışanların, benzer pozisyonlardayken farklı maaşlar almaları sebebiyle zam talebi ile gelmesinin önüne geçmek.
4- O pozisyona başlayan Olabildiğince düşükten maaş vermeye çalışmak. Bu da anlaşılabilir. Sonuçta burada da ilanlarını ve duyurularını gördüğümüz gibi herkes her işi en ucuza yaptırmaya çalışıyor. Hepimiz bir tamir işi olduğunda son derece kalifiye bir ustaya 50000 TL'den iş yaptırmak yerine 5000 liraya iyice öldürmeyecek usta arıyoruz sonuçta.

Vicdan ve mağduriyet sıralaması ile yazdım :)
0
nawar
(24.07.24)
çünkü düşük yazsa kimse başvurmaz, ayrıca aynı pozisyona sahip şirketler arasında açık bir rekabet olur ve maaşlar yükselir.

yüksek yazsa düşük maaşa razı olan adamları kandırıp düşük maaş veremez.
mesela o pozisyon için bütçesi 100bin lira olan şirkete başvuran adam bunu bilmezse 70bin lira isteyebilir, şirket 30bin lira daha düşük maaşla eleman çalıştırmış olur. köle arayan özel sektör için bulunmaz nimet
0
abelardo
(24.07.24)
yaklaşık 1 aydır yeğenimle almanya'da ilanlara bakıyoruz. bazı ilanlarda saat ücreti yazıyor bazılarında maaş aralığı brüt olarak tabiki. bazılarında ise hiç yazmıyor. zaten çalışanlar da birbiriyle maaş konuşmuyormuş hiç. türkiye'deki durum ise bambaşka yukarda arkadaşlar yazmış zaten.
0
izole
(24.07.24)
Isveren, isciyi daha iyi somursun diye.
0
Kittie
(25.07.24)
(20)

Abur cubur yiyor musunuz

Kediyi üzdün
Yiyorsanız neler? Önereceğiniz, görece piyasadaki en ünlü malum markanınki gibi sağlıksız olmadığını düşündüğünüz, arada derede kalıp adı duyulmamış ama über leziz olan junk foodunuz varsa paylaşıverir misiniz? Ben en son Eti burçak serisine taktım. Tatlı tuzlu hepsi çogzel geliyor bana. Abartmadan
Yiyorsanız neler?
Önereceğiniz, görece piyasadaki en ünlü malum markanınki gibi sağlıksız olmadığını düşündüğünüz, arada derede kalıp adı duyulmamış ama über leziz olan junk foodunuz varsa paylaşıverir misiniz?

Ben en son Eti burçak serisine taktım. Tatlı tuzlu hepsi çogzel geliyor bana. Abartmadan yemeye çalışıyorum arada bir. Probise obsesifimdir. Bir de yer fıstığı çok sevdiğimden bidolu gofretine hastayım.

Bunlar hep palm dolu ben yemiyorum diyorsanız alternatifleriniz neler?
0
Kediyi üzdün
(22.07.24)
Arada eti puf, sık sık çekirdek ve patlamış mısır yiyorum. çok tatlı krizim gelirse de coco star, tadelle veya gofrik. ama bu sıcakta çikolatalar eriyor o yüzden yiyesim gelmiyor.
0
oekuklu
(22.07.24)
Çoğu abur cubur aklımda yemek yokken aç değilken bir parça yemek beni birden acıktırıyor

Ama favori abur cuburum eti susamlı çubuk, uzun yola çıkacaksam gün boyu dışarıda olacaksam yanıma bir paket alırım, açlığımı çok güzel tutuyor resmen kurtarıcım
0
grimavi
(22.07.24)
Neredeyse her gün biraz gong yiyorum. Eti burçak da güzeldir dediğiniz gibi, en son sultaninin çikolata kaplısını denedim 10 numaraydı. Daha sağlıklı yemeye çalışıyorum bu aralar, onun için Tadım'ın hurmalı barını seviyorum.
0
peki madem
(22.07.24)
Yemem.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Kinder bueno ve ferrero rocher. Reglken bunlarla besleniyorum adeta. Bir de cola zerodan vazgeçemiyorum. Bu ürünler evime ayda bir giriyordur ama sürekli almam.

Sağlıklı atıştırmalık olarak meyve beni tatmin ediyor. Bazen dondurulmuş meyveden sorbe yapıyorum. Tuzlu olarak kruvasan sandviç kaçamaklarım oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Eti gong cips gibi olandan.
Daim cikolata ki cikolata bile degil galiba ama paketi ayni gun bitirmemek icin zor tutuyorum kendimi.
Bu kadar.
0
Kittie
(22.07.24)
Burcak bitter cikolataliya asiktim.
Tadelle, cekirdek, eti karam bitter, bazi rittersport cikolatalarina bayiliyordum hepsini biraktim.
Tek zaafim var reese’s cikolata
0
mor oje
(22.07.24)
@mor oje reeses ilk kez duydum. her markette var mı?
0
🌸Kediyi üzdün
(22.07.24)
Her sene kilo kilo aldığım blueberry :) buzlugu doldurup atıştırıyorum :)
0
kisa
(22.07.24)
abur cubur insanı sayılmam , ayda bir belki aklıma gelir, aç kalmışımdır ya da dışardayımdır ancak o zaman tüketiyorum. genellikle evde sade çubuk kraker ve susamlı çubuk kraker, ve altınbaşak bulundururum. çantamda altınbaşak mutlaka taşırım acil durumlarda işe yarıyor. cips olarak da sade, düz patates cipsi seviyorum ama yine ayda bir ancak tüketiyorum. tatlı sevmiyorum ama kan şekeri düşmesi, regl vs gibi durumlar için de eti fındıklı hoşbeş bulunduruyorum.
0
hypathia
(22.07.24)
Ülker Pötibör ve Eti Burçak dışında dışında aburcubur neredeyse hiç yemiyorum. Bu saydıklarımı da çok nadir. Arada da patlamış mısır yiyorum. Burada evde yaptığımız kek, kurabiye, poğaça gibi şeyleri değil ambalajlı ürünleri sayıyoruz bu arada değil mi?
0
nawar
(22.07.24)
Dondurma ve elmalı turtaya zaafım var, en hard diyet dönemimde bile önüme çıkarsa nefes almadan yerim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Dondurma abur cubur mu sayılıyor? Tatlılar da mı? Meyveler nasıl abur cubur yaa? :D Bence sayılmaz. Abur cubur alüminyum astarlı paketli ürünler bana göre.

Sayılanlara bakarsak, o zaman yerim. Dondurma yerim, çilek, muz, kayısı, karpuz. Dondurma demiş miydim?
0
gabe h coud
(22.07.24)
bu nasıl soru? abur cubur yemeyen var mı gerçekten? ben ayak kokulu peynirli doritosçuyum.
0
titanyum22
(22.07.24)
Her gün iki paket cips gömen biriydim. Artık elimden geldiğince sağlıklı yaşamaya dikkat ediyorum. Züber Noutos bence cips ihtiyacını gidermek için gayet başarılı, fıstıklı barlarının da tadını beğenmiştim. Bir de altınbaşak tahıl cipsi hoşuma gitmişti lays fırından gibi.
0
hrvl
(22.07.24)
bademli patlamis mısır yeni favorim.
kola içmeyi çok seviyorum. hergün içerim neredeyse
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
sakına benim gibi üstünde şekersiz yazan ürünleri alıp hunharca yiyip sonra neden kilo aldım demeyin. sonradan farkedip herşeyin kalorisi varmış amk diye ayar olunabilir.
0
Zetnikov
(22.07.24)
abur cubur yemiyorum.
0
abelardo
(22.07.24)
Abur cubur ortamlarda denk gelince yerdim aliskanlik degildi. Sonra kulagima birsey calindi, bitter cikolata iyiymis diye, dedim alim, baktim sade gitmiyor, bitterle birlikte antep fistigi yedim. Bunu cok az miktarlarda yiyordum ama duzenliydi, bu nedenle su an asiri siddetli bagimlilik oldu.

Adi duyulmamis ornekler verecegim ama bunlar tam abur cubur da sayilmaz aslinda. Ekmege falan surulebilir veya direk kasiklanabilir.

- Toros naturel markali Ermenek Helvasi, sadece susam ve keciboynuzu pekmezinden olusuyor.
- Patar marka findik ezmesi, digerleri de iyi genelde ama bu dehset-ul vahset.

Her yerde bulunamayacak da olsa bir kac ornek daha vereyim.

- tony's chocolonely cikolatalari,
- Lindt orange intense,
0
mbond
(22.07.24)
@kediyi uzdun: her markette yok ithal bir urun. Migros, macro ve carrefourlarda var ama hepsinde olmuyor. Biraz magaza gezmek lazim. Tuzlu, yer fistikli muhtesem bisi
0
mor oje
(23.07.24)
(17)

Neden Bu Kadar Nefret Dolular?

rock n roll
Gerçekten anlamak çok zor. Kadına düşman, hayvana düşman, ağaca, doğaya düşman, sanata düşman.Sevdiği hiçbir şey yok hayatta. Burada da var, bazıları troll ilgi çekme derdinde. Bazıları gerçekten düşman. Çok fazla bu tip insan var. Sevgi öğrenilen bir şey olduğu için mi böyleler acaba? Hiç sevilmedi
Gerçekten anlamak çok zor. Kadına düşman, hayvana düşman, ağaca, doğaya düşman, sanata düşman.

Sevdiği hiçbir şey yok hayatta. Burada da var, bazıları troll ilgi çekme derdinde. Bazıları gerçekten düşman. Çok fazla bu tip insan var.

Sevgi öğrenilen bir şey olduğu için mi böyleler acaba? Hiç sevilmedikleri için sevmeyi bilmiyorlar ama vicdan da yok.

Bunun sebebi nedir, sizce?
0
rock n roll
(21.07.24)
Nefret etmek daha kolay.
0
sekizdokuzon
(21.07.24)
Yaşlı amca gibi olacağım ama sosyal medya bence çok etkili.
Kisilerin bir nick ardına saklanip haykirabilmesi, sonrasında kendisi ile benzer tipleri bulup birbirini desteklemeleri, gelen tepkiler karşısında daha da radikalize olmalari.

Bir de tabi çoğunun hayatı kötü. Yani buradaki örneği biliyoruz, bu kadar kötü hayatlari olunca ve sadece sosyal medyada kendilerine bir yer bulunca burada cosuyorlar.

Kısacası tedavi edilmeyen bazı psikolojik sorunlar, günlük hayatlarinin kötü olması, sosyal medyanın malesef çoğu kisinin kötü yanını cikariyor olması vs hepsi birleşiyor.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
Bu şikayet ettiğiniz ve haklılık payınızın yüksek olduğu durum, sosyal medya için geçerli çünkü sosyal medyada "düzgün" şeyler yazar ve söylerseniz, bu durum ilgi çekmiyor. "Trol" denen insan müsveddeleri daima çok ilgi topluyor.

Bence gerçek hayatta durum böyle değil. Elbette söylediğiniz tipler mevcut ancak oranları çok düşük. Zaten sosyal medyadaki tiplerin dağılımı gerçek hayatla örtüşse gerçekten boktan bir yer olurdu dünya.
0
10551037
(21.07.24)
İfade edemedikleri ve boşaltamadıkları öfkeleri var. Reddedişlerini gösterememişler vaktiyle, olması gereken anda. Susturulmuşlar, yutturulmuşlar, varlıklarına saygı gösterilmemiş ve en temel ihtiyaçları karşılanmamış, aksine var oldukları için suçlu hissettirilmişler muhtemelen.

Bu insanlar sevmeyi bilemezler. Cana saygıları olmaz, hâli anlamazlar, hayatta kendilerinden başka hiçbir şey olmaz. Ne ki onların bir işine yarıyordur, işe yaramaz hale gelinceye kadar en iyisi odur, işe yaramaz hale geldiği an tu kaka ederler.

Cana saygısı olmamayı anlamıyorum ve merak da etmiyorum. Hadi her şeyi geçerim, her konuda yarayı anlarım ama cana saygısızlığı anlamam ve anlamayı da kesinlikle istemem.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Bence bu bilinçli bir çabanın sonucu. Tüm dünyada genel retorik insanları sürekli "Ya bu, ya o" üzerinden kamplaştırmaya yönelik, ne yazık ki genel ekonomik iklim de bunu destekler vaziyette. Başta ekonomi olmak üzere insanların özellikle geleceğe dair bir sürü kaygısı var ve. Dolayısıyla insanlar gündeme gelen herhangi bir problemi bütün dertlerinin kökeni olarak görme eğilimindeler. Burada yukarda da bahsedilen sosyal medya etkisi de işin içine giriyor ve belki pek de bir anlamı olmayan bir konu sırf gündemde olduğu için bir anda "Bir çözülse tüm dertlere son verecek şey" olarak algılanmaya başlıyor.

Diğer tarafta bu iki kutuplu konuların özellikle siyasetçilerin çok işine gelmesi konusu da var; yani herkes tarafını seçip onun üzerinden kitlesini mobilize ediyor, popüleritesini canlı tutuyor. Bu aşamada belki bir sonraki neslin geleceğini etkileyecek yasalar, kanunlar, uygulamalar çatır çutur yasalaşırken insanlar buna oranla anlamsız şeyler için kavga ediyor oluyorlar.

İşin nefret boyutu ise bence bir nevi hastalık belirtisi. Açıkçası ben bu noktada da bizim yanıldığımızı düşünüyorum. Ya da en azından umuyorum; yani bu konuları siyah - beyaz olarak gören ve karşılıklı nefret hisseden insan sayısı bizim sandığımızdan az. Ancak biz de sosyal medyaya, sözlüğe vb. bakıp sanki herkesin bu konunun içinde olduğunu düşünüyoruz.

Diğer yandan sunulan çözümler bazı durumlarda insanların içindeki kötülüğü dışarı çıkartıyor. Örneğin sokak hayvanları ile ilgili konu aslında teknik bir husus; ortalama bir insanın direkt olarak ortaya koyamayacağı bir sürü girdisi/çıktısı var. Ancak buna rağmen insanların fikir sahibi olmalarını ve bir kısım insanın "Hiç bir hayvan zarar görmesin" derken diğer kısmının "Hayır hayvanların bir kısmını öldürmek zorundayız" fikrini savunması da anlıyorum, açıkçası kendimi en azından bunlardan herhangi birini yargılayacak kadar bilgili hissetmiyorum. Ancak hayvanların öldürülmesi gerektiğini düşünmekle toptan hayvan düşmanı olmak arasında hiç de ince olmayan bir çizgi var. Keza aynı durum sığınmacılar üzerinden de dönüyor. Ülkede çok sığınmacı olduğunu ve bunların ekonomik ve sosyal sorunlar yarattığını düşünülebilir ancak yine bu fikirle ırkçılık arasında da çok ciddi bir fark var. Beni asıl üzen insanların bu fikirleri hiçbir rahatsızlık belirtisi göstermeden olabilecek en ekstrem seviyeye taşıyabiliyor olmaları. Ve işin kötüsü bunu öyle habersizce yapıyorlar ki hayvan düşmanı ya da ırkçı olduklarının farkında bile değiller.
0
salihdt
(21.07.24)
Bu arada sokak hayvanı konusunda yurtdışında zamanında Türkiye'de istenen çözümler yapıldığı için rahatça bu dert olmadan yaşayan biri olarak iki yüzlü olamam ve ben de malesef radikal çözüm dışında çözüm olmadığını düşünüyorum ve Türkiye'de olsam bana da sorun olurdu bu (zamanında çocukken 15 köpek etrafimi sarmisti, sabit durup hiç hareket etmemiştim koklayip gitmislerdi. Bu baya üçüncü dünya ülkesi haberi).

Ama ben bunu isteyen kişilerin dilini de doğru bulmuyorum. Özellikle sözlükte denk geldiğim yorumlar iki tarafi da radikallestiriyor. Bu gene sosyal medya etkisi bence.

Mirket'i verdiği örnek de aslında konuya medya ilgisi toplasa da ters tepki veriyor ve ilgi negatif oluyor. Bu da gene bence sosyal medya ile normal hayatında mutlu olmayanlarin radikal düşüncelere saplanmasi.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
Mesele köpek ise Ssokak köpeği hiçbir yerde yok Türkiye dışında.

Sokak köpeğinin nedeni iş yapmayan belediyelerdir. Türkiye'deki belediyeler yüksek maaşla akraba istihdam edilen kurumlar. Düzgün bir işe alım prosedürleri yok. Kimin ne kadar maaş aldığı belli değil. 100-150k para alıp oturuyorlar. Köpekleri ksıırlaştırmayı ihmal edince de sayıları çok arttı.
0
ferenc
(21.07.24)
Kim kadına hayvana doğaya düşman? Ortaya bir laf atmışsın ne bir somut örnek var ne bir şey. Kadına hayvana doğaya "düşman" insan sayısı milyonda bir falandır.
0
abelardo
(21.07.24)
Trafikte bi korna çaldı diye birini bıçaklayan kadına çoluğa çocuğa tecavüz eden hırsızlık yapan döven söven insanlar bence sokakta başıboş dolaşan köpekten daha tehlikeli.
0
Bir ben var benden şurada
(21.07.24)
"Sokakta hayvan olmaz", "başka hiçbir yerde yok" vs diyen arkadaşlar, sokaklarında kedi köpek olmayan büyük başkentlerde hem de büyük cadde küçük sokak fark etmeksizin lağım farelerinin sağa sola koşturduğunu biliyorsunuz da söylemiyorsunuz bence. Lağım faresiz fındık faresi yılan şu bu hayvan değil de kedi köpek mi hayvan ve sokaklarda yeri yok anlamıyorum.

Şu dünyada, bırakalım hayvanları, insanlar dahi kendilerine zarar verenden intikam alıyorlar, zarar verene zarar veriyorlar. Hayvanlar ise zarar verilmediği müddetçe sevgi arayan, hiç değilse kimsenin dokunmayacağı bir barınak ve yiyecek arayan yaratıklar.

Bizim insanımızın dönüp önce kendine bakması gerekir. Hayvan da insan gibi bitki gibi bir can taşıyor. Terörist gibi hatta. Teröristi öldürmeyip onları anlamayı düşünenler bir zahmet hayvanların da canlarına en az aynı saygıyı göstermek zorundalar. Eğer adaletli olduklarını söylüyorlarsa, kendi adalet anlayışlarına güveniyorlarsa.

Kediyi köpeği öldürmenin aksine, onların doğru düzgün zarar vermeden yaşayabilmesi için projeler geliştirip uygulamak gerekir, hem belediyelere hem tek tek insanlara düşecek görevler olmalıdır çünkü doğanın dengesi kedilerin de köpeklerin de varlığını gerektiriyor. Arıları yok ettiğinizde 4 yıl içinde yaşam bitiyor, kedi köpeği yok ettiğinizde olacakları tecrübe etmek istemeyeceğiniz halde üzerinde oturup daha ayrıntılı düşünmek yerine kısadan öldürmeyi seçmek, çocuklara da tahammülsüzlüğe yol açar, kadınlara da tahammülsüzlüğe yol açar, ağaca da tahammülsüzlüğe yol açar.

Ben öldürmeyi seçenleri anlamam. Anlamayı da kesinlikle kabul etmem.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Belki de sana öyle gelmiştir hep, zira bazı insanlar düşmanlaştırma fetişine sahip.
0
Yourcousinmarvinberry
(21.07.24)
Bir insanda bir çok şeye karşı yoğun nefret hisleri varsa; önce ailesine-yetiştirilme tarzına bakmak lazım, ebeveynlerde nefret varsa o da nefreti öğrenir, sevilmemişse sevmekte de zorlanır, ikinci sıradaki seçenek ise sağlıklı bir ruh sağlığına sahip mi sahip değil mi ona bakıyoruz.

Bunun yanında maalesef yaşadığımız ülkede bir çok alanda sürekli kutuplaştırma politikası izleniyor bilinçli bir şekilde ve bu da haliyle hayatın her alanına yansıyor.

Bu nefret dolu insanlar sayıca oldukça azlar ama sesleri çok çıkıyor özellikle sosyal medyada.
0
blue rebel motorcycle club
(21.07.24)
Neden onlara sormuyorsunuz? Toplumdan uzak kalmak ya da sağlıklı iletişim kuramamak başka insanlar hakkında böyle bir düşünceye sebep olabilir.

Bazen bakış açımızı değiştirip yeniden düşünmeliyiz. İnsanların eğer ırkçı olup zayıfları bertaraf etme gibi hayalleri yoksa başka insana, hayvana ya da kadınlara düşman olması kulağa anlamlı gelmiyor.
0
hebanon
(21.07.24)
Bu sorunun bile yine sokak hayvanları meselesine çekilmesi ne saçma. Sanırım patolojik bir problem var.
0
salihdt
(22.07.24)
Sebepleri düşük IQ + yetersiz eğitim + İslam
Cevap olarak üçünden biri de seçilebilir.
0
hurt
(22.07.24)
ne romantize etmişsin ya cıvık cıvık
0
puding
(22.07.24)
kimsenin nefret ettiği yok. insanların haklı tepkilerini beğenmediniz diye onları kafada ötekileştirip kendinizi kutsal meryem gibi pirüpak ilan etmeye bayılıyorsunuz.
0
sir william jones
(22.07.24)
(4)

Türkiye'de bir dönem memur alımının fazla olmasının nedeni neydi?

ferenc
Gerçekten ihtiyaç çok muydu? Günümüzde neden ihtiyaç yok
Gerçekten ihtiyaç çok muydu? Günümüzde neden ihtiyaç yok
0
ferenc
(21.07.24)
devlet issizligi azaltmak icin kullaniyor bazen. bkz bekcilik
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
Memur denince akla hemen masa başında oturan bilgisayarda oyun oynayan kişiler gelmesin. doktor, hemşire, anestesi uzmanı, profesyonel asker, polis, öğretmen, hakim, savcı v.b. kişilerde polis. Doktorların iş yükü fazla mesela yeni sağlık merkezleri açılıp doktor ataması yapsa yoğunluk düşer mesela.
0
komando kani var bende
(21.07.24)
seçim kazanmak.
0
nuisance2
(21.07.24)
Oy için tabi ki
0
abelardo
(21.07.24)
(4)

galatasaray’a sağ bek ve 8 numara transferi bekleyen kaç kişiyiz?

baldan kaymak
kuruduk yeminle.bizimkiler halen düşünme aşamasında sanırım.
kuruduk yeminle.

bizimkiler halen düşünme aşamasında sanırım.
0
baldan kaymak
(20.07.24)
"Galatasaray'da transfer bitmez" ehehe :(

Benim derdim biraz şu;
Yani neden her elimizi attigimiz adam 10-15 milyon yıllık 3 falan. Ya gene dünyada 4 futbolcu kalmış gibi hepsine odaklandik başka bir şey duyulmuyor.
Harbiden hiç duyulmayan biri gelirse tamam da ki sanmam çünkü transferi yapanların çapı belli, ama bu adamlara gidip 15-20 verip transfer diyip sonra da "para yoh:(" derlerse bozusuruz.

Bıktım artık döngü içinde olan takimdan; para harca, para yok, harcayama, sonra tekrar harca, para yok, harcayama...

Bence bizimkiler ne asamasinda; bunlar birini satarız diyordu. Satamadilar. Satamayinca elde cash yok, cash olmayınca transfer yok. Bence baris'i satacaklar sonra transfer yağınca tepki olmayacak.
0
logisticsmanager
(20.07.24)
Şu an florya arazisinin rantını yemeye çalışmakla uğraşıyor yönetim. Transfer umrunda değil kimsenin. Gelirse Belhanda, feguli zamanı gibi yüksek kontrat, bol bonservis, 4 yıllık, yıllık 4m sözleşmeyle birilerini getirirler. Çünkü nereden para yiyecekler. Zaten son açıklamaları kulübü menajerlerin eline verdiklerini gösteriyor.

2 sene unutun şampiyonluğu. Dursun da seneye mayısta ibra edilemez zaten.
0
jackyr
(20.07.24)
erden timur'u çok ararız gibi geliyor bana.

sağ bek için doue ile anlaşıldı diye haberler var. onun dışında tık yok duyduğum. lig başlamaya 1-2 hafta kala yaparız transferleri, sezonun ilk yarısı adaptasyon diye yalan olur.
0
mustafakesekci
(20.07.24)
Galatasaraylıyım, transfer beklemek dışında hayatta daha önemli önceliklerim var
0
abelardo
(20.07.24)
(14)

İstanbul’daki eski dairelerin alıcısı yok mu?

psmstc
İstanbul’da eski 30 yaş üstü bir eski dairemiz var. Satmak istiyoruz. Fakat hakettiği fiyatlardan ilana koyduk hiç arayan soranı yok. İstanbul’daki Eski dairelerin alıcısı yok mu?
İstanbul’da eski 30 yaş üstü bir eski dairemiz var. Satmak istiyoruz. Fakat hakettiği fiyatlardan ilana koyduk hiç arayan soranı yok. İstanbul’daki Eski dairelerin alıcısı yok mu?
0
psmstc
(20.07.24)
Ben daire alsam 30+ daire almazdim. Hocam zaten depremden insanlarin psikolojisi asiri bozuldu sen olsan bakar misin?
0
Zetnikov
(20.07.24)
Arazisi değerli bir yerde (maslak, bağdat caddesi civarı vb.) değilse ve kentsel dönüşüm ihtimali yoksa zor.
Bu dönemde kredi faizleri yüksek olduğu için ekstra zor.
0
merhum
(20.07.24)
bina yeni degilse adam ona o kadar para verecegine karacaahmetten mezar yeri alir. beklenen istanbul depremi dusunuldugunde ayni sey cunku. sahsen kelepir bile olsa icinde oturmak icin almam ben o evi.
0
bohr atom modeli
(20.07.24)
Aynı süreçten geçtim. Sarıyer’de eski binayı deprem riskinden dolayı eledim. Halbuki beğenmiştim.

Eski binayı hangi durumda alırım? Kentsel dönüşün ihtimali kesine yakındır, yeri de iyidir. Ve acil eve ihtiyacım da yoktur. Alırım, kentsel dönüşüm sonrasında da temize satarım/otururum.
0
kojonotsuki
(20.07.24)
kentsel dönüşüm olsa bile şuan 1,5-2 milyona yakın maliyet çıkıyor. hem daire parası hem kentsel dönüşüm ücreti çok mantıklı gelmiyor.
oturmak için alacaklarda zaten kendini zorlayıp yeni bina almak istiyor.
0
my fault
(20.07.24)
hiç arayan soran yoksa hak ettiği fiyatı fazla düşünüyor olabilirsiniz maalesef
0
ted
(20.07.24)
Var, Türkiye çoğunlukla kaderci bi ülke. Deprem dolayısıyla eleyen anca bizim çevremiz vardır. Mesela eski evler daha büyük olur, tavanı yüksek olur vs bu sebeple bile başka yerden sallıyorum 60m2 alacağına sizin evi almak isteyen çıkabilir. Fakat fiyat yüksek geliyordur.(son zamanlarda emlak krizi var galiba gerçekten)
0
nhk ni youkosu
(20.07.24)
Fiyat yüksek olmalı :)
0
gabe h coud
(20.07.24)
Hakettiği değer kime göre neye göre.İnanın tam değerinde koysaydınız 1 günde satardınız.Diğer ilanlara bakarak hakettiği değeri belirlemişseniz yanılırsınız
0
ayağiniza gelen overlokçu
(20.07.24)
şu an eski daire satmak için hiç iyi bir ortam yok. piyasa ölmüş, ev alan yok zaten. fiyatlar reel olarak daha da düşecek. illa satmak istiyorsanız fiyatı epey düşürmekten başka çareniz yok.
0
abelardo
(20.07.24)
varsayalım 5 milyon istiyorsunuz. benim de o param olsun. yenice bir binadan aylık 50bine kiralık bir daire tutuyorum. 5 milyonu bankaya atıp aylık 200bin civarı faiz elde ediyorum. 50binini kiraya veriyorum. 150bini anaparanın üstüne atıyorum ve devlet babanın müteahhit evlatlarını kollamak için çıkaracağı uygun faizli konut kredisini kolluyorum.

deprem gerçeği ve alım gücünün yok olması şu an dairenizi ancak arsa payı ederinde satabilmenizi sağlar. bu durum da imarın düşürülmemesi yahut arazinizin rezerv alan ilan edilmesi gibi bir ihtimali varsa dairenizi alacak kişi sadece ciddi bir risk satın almış olacaktır.

herkes parasını faize gömdü. nacizane tavsiyem takas seçeneklerine de açık olmanızdır.

edit: yazım hatası
0
phonex
(20.07.24)
hakettigini düşündügünüz fiyat gerçekte hakettigi fiyat degildir. o yüzden satılmıyor. Fiyatı daha hakettigi seviyelere indirirseniz rahatlıkla satılır.
ayrıca maraş depreminden de sonra eski binalar artık insanlara korku veriyor. beklenen büyük istabul depremi de cabası.
bu gibi durumlarda fiyatı daha da düşürürseniz canı kıymetli olmayan bir alıcı bulabilirsiniz
0
limonlu eksi
(21.07.24)
Genelde eski ev sahipleri fiyatlarını belirlerken kensel dönüşüm SONRASI alacağı fiyattan az düşüğünü istiyor. Halbuki bir sürü risk var. Deprem var, müteahhitle uğraşmak var, 1,5-2 sene kiraya çıkmak zorunda olmak var, 1-2 milyon arası ilaveten müteahhite para ayırmak zorunda olmak var. Bir de eskiden (bundan 10 sene önce) yeni daire stoğu yeterli değildi, artık yeni daire var epey, dolayısıyla maalesef fiyatınız yüksek kalmıştır sizin.
0
SiyamkedisiZorro
(22.07.24)
Link at, bir bakayim.
0
osssy
(22.07.24)
(10)

boşandım diye yalan söylemek

0zlem
bunu öğrenebilirler mi?Ne zaman evleneceksin gibi sorulara maruz kalmamak için bazen boşandım diyorum, konu kapanıyor ama yalan söylediğimi anlarlar mı?
bunu öğrenebilirler mi?

Ne zaman evleneceksin gibi sorulara maruz kalmamak için bazen boşandım diyorum, konu kapanıyor ama yalan söylediğimi anlarlar mı?
0
0zlem
(16.07.24)
Boşanmış biri evlenemiyor mu ki bi daha?
Vukuatlı nüfus kayıt örneğini görmedikleri sürece bilemezler.
0
Bruce
(16.07.24)
Ağzından kaçıracağın bir cümleye bakar.
0
diyecevaplandı
(16.07.24)
Bir zamanlar Ali ve Ayşe isminde iki çocuğum olduğunu ve boşanmış olduğumu söylemiştim. Şaka yollu başlamıştı olay. İlgi alaka tam tersine arttı, geri dönüşü problem haline geldi. Şirketteki İK bordro yanlış, çocuk farkı da olmalıydı deyince itiraf etmiştim.

Üfürmüyorum. Hiç tavsiye etmem. Doğruların er geç ortaya çıkacağı bir gün vardır.
0
alfired
(16.07.24)
asılan daha çok olur.
0
abelardo
(16.07.24)
konu şuraya gidebilir:
www.instagram.com

başka yol deneyin :)
örneğin, görüştüğüm biri var vs..
0
tabudeviren
(16.07.24)
Ortamlarda boşandım derseniz size salça olanı çok olur. Daha çok rahatsız edilirsiniz. Bilginize
0
limonlu eksi
(16.07.24)
Ne gereği var yalan söylemenin, ilk sorulduğu anda dişini gösterirsin olur biter.
0
muhayyer divan
(16.07.24)
Takmayın milleti bu kadar ya. Sana evlilik soranlara multi-milyarder akraban varsa çağır de. İkrah geldi insanlardan.
0
numlock
(16.07.24)
Bu milletin dul sevdası filmlere şarkılara konu olmuşken bence de daha çok asılan olur.

Malum şahıs öldüğü gün de bilenler gülsün, bilmeyenler kimden bahsediyor diye düşünsün dursun asfsdgh
0
chicha_v2
(17.07.24)
Biri var görüştüğüm ama memlekette. Diyin.
0
halk
(17.07.24)
(43)

Bir anda çocuk yapmak isteyen eş ve boşanma kararı

balllooon
Merhaba herkese, 3 aylık evli erkeğim. Eşimle 1.5 yıl önce tanışıp 3 ay önce evlendik. Bunun öncesinde 1 aylık arkadaşlık var. Birbirimizi tanımak için fırsat bulacak kadar birlikte vakit geçirdik diye düşünüyordum. Aile ve çocukluk öykümüz birbirine çok yakındı. Evlilikten çok önce çocuk istemediği
Merhaba herkese,
3 aylık evli erkeğim. Eşimle 1.5 yıl önce tanışıp 3 ay önce evlendik. Bunun öncesinde 1 aylık arkadaşlık var. Birbirimizi tanımak için fırsat bulacak kadar birlikte vakit geçirdik diye düşünüyordum. Aile ve çocukluk öykümüz birbirine çok yakındı. Evlilikten çok önce çocuk istemediğimi ve belki çok ilerde isteme ihtimalim olabileceğini ve kendisi istiyorsa ona mani olmak istemeyeceğimi söyledim. O da ben istemiyorsam benimle çocuksuz bir hayat geçirebileceğini söyledi.

Ben mantıkla hareket eden bir insanken o sevgisini de siniri de çok uçlarda yaşayan, tamamen duygularıyla hareket eden, çok kaygılı şüpheci biriydi. Sanırım bu da bizi yakınlaştırdı. Belli sabit tartışma konularımız olsa da aynı evi paylaşınca kaygılarının yersiz olduğunu anlayacağını düşünüyordu ve ben de buna inanıyordum. Sevgisinden ve dürüstlüğünden fazlasıyla emindim ve kendim de aşıktım. onunla bir hayat yaşamak istediğimden emin olduğum için evlenme teklif ettim ve evlendik.

Evlilikte çok tartışmalar olsa da çift terapisi alarak düzeltme yoluna girdik. Tam iyiye gittiğimiz dönemde yani 1 hafta önce vücudundaki miyomların ağrı yapması sonucu 1 yıl içinde çocuk sahibi olmazsa bir daha hamile kalabilme ihtimalinin zayıf olduğunu öğrendi. Burdan sonra başka bir insana dönüştü. Haberi aldığında boşanmak zorunda kalmaktan korktuğunu söyledi. "Aile dediğin en az 3 kişiden oluşur. Ben çocukken bile hep anne olmak isterdim. Anne olmak benim için çok önemli. Anne olamazsam içimdeki pişmanlık, mutsuzluk hiç geçmez" gibi şeyler söyledi. Ben çocuk istemiyorum biliyorsun deyince "Böyle bir durumda yanımda olmayacaksan bir daha olmana gerek yok" gibi şeyler söyledi. Kabaca boşanma resti gibi konuşmalar geçti. En son ailelere bu boşanma konusunu söyledik. Ben, terapist ve aileler bu konuyu rafa kaldırıp evlilikte mutlu bir süreç yaşamadan bu konuyu düşünmememiz konusunda hemfikirdik ama eşim sürekli ağlamaklı bir şekilde oturmaya başladı. Sürekli çocuk yapabilmek için ihtimalleri düşünmeye başladı. Hem benim hiç olmadığım bir senaryoya hazır değil hem de çocuğu hayatının amacı olarak görüyor.

Ben de bu stresli dönemde çok kilo verdim ve rahatsızlandım o yüzden bir süre uzak kalalım dedim kabul etti. Şimdi ne yapacağım bilmiyorum. Sürekli bir ağlama hissi var. Evi beraber dizdik herşey onu hatırlatıyor. Şehrin belli yerlerini onunla defalarca gezdik otobüslerde yolda hep ağlıyorum. Çocuk konusunda geri adım atsa tekrar bir araya gelmek isterim ama o da zor gibi.

Ben bunu nasıl atlatabilirim bilmiyorum. Tavsiyeler, yorumlar vs herşeye açığım.
0
balllooon
(15.07.24)
Bence yeni bir doktora gidip 1 yıl içinde hamile kalma mevzusunu gerçekten zayıf olup olmadığı hususunu netleştirin ve ona göre yol alın. Tamam eşinizle çocuk konusunda konuştunuz ama bir anda böyle bir kapının kapanacak olma ihtimali strese soktu demek ki. Ayrıca bu durumlar kadınlarda biraz da hormonal olduğu için net bir cevabı yok. Böyle bir hale girmiş sizinki de.
0
dedeminhirkasi
(15.07.24)
3 aylik evlilikte 3 yillik olay yasamissiniz.

cocuk konusunda farkli düsünmek bosanmak icin gayet iyi bir neden.
bosanan herkes sevmedigi icin bosanmiyor, hayatlari amaclari farkli oldugun icin de bosanmak saglikli bir durum.

bosanma meselesine aileleri karistirmak hata olmus. önce bosanip sonra haber vermeniz daha saglikli olurdu. süreci uzattiniz ve daha acili hala getirdiniz büyük ihtimalle. her kafadan bir ses cikacak.
0
robert bosch
(15.07.24)
@respect
Birlikte yaşamak ve hayatın devamını birlikte planlayacağımız için evleniyoruz sanıyordum. Eşimin "evlenelim ama çocuk yapmayı düşünmüyorum" dediğimde tamam demeden ileride isteme ihtimalini düşünerek hareket etmesi gerekmez miydi?
Ben keşke baştan hayallerini tam anlatsaydın hiç ilerleyip bu kadar acılı bir sürece girmezdik görüşündeyim.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@robert bosch
Evet o büyük hata oldu ama çok sıkışmıştım ve birilerine anlatıp ben mi abartıyorum veya bu şekilde bir reste üzülmem normal değil mi şeklinde bir cevap arayışındaydım. Her kafadan bir ses çıkmıyor aileler zaten sürekli tartışma olan bir evlilikte çocuk düşünülmemeli şeklinde düşünüyor.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Bir anda ciddi bir yol ayrımına gelince eşinizin ayarları bozulmuş. Bir de anlamadığım şey çocuk istiyor ama illa sizden mi olsun diye diretiyor yoksa bir an önce ayrılalım ben yeniden başkasıyla evlenip ondan çocuk mu yapayım diyor? İkincisiyse saçmaymış. Birini bulacak da sevecek de çocuğuna baba olacak kişiden bu stresli ruh halinde çocuk sahibi olacak da?

Kaçırdığım bir şey var ya da eşiniz de ne istediğini bilmiyor.

Bir de sizin çocuk istememe sebebiniz ezbere bir istek mi yoksa çok geçerli sebepleriniz mi var? Tanıdığım bazı kişiler de yıllarca çocuk istemiyorum asla diye gezdiler şimdi çocuk tuvaletteyken bile yanından ayrılmıyorlar.
0
brkylmz
(15.07.24)
@dedeminhirkasi
Evet hormonal birşey olduğu için bunu istemesine kızmıyorum. Her saniye bir sayacın çalıştığından bahsedip o üzüntüyle yaşayarak kendini de yıpratıyor.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@respect

Türkiye'de evlenmeden resmi olarak çift olduğun kabul edilmiyor. Herhangi bir hukuki hakkın olmuyor, yani sokaktan geçen A ve B kişisinden farkın yok istersen 30 sene birlikte yaşa. İnsanlara "Çocuk istemiyorsanız niye evleniyorsunuz" demek ve bu konudaki kendi düşüncelerini genel geçer kabul görmüş yasalar gibi dayatmak çok saygısızca ve yakışıksız. Kullanıcı adını kendine hayat ilkesi edinmeni ve başkalarına "respect" göstermeni temenni ederim.


soruya cevap olarak, zor bir durum ama bence de başka jinekologlara gidip iyice net sonuç edinin. Olmazsa boşanmayı düşünebilirsiniz
0
nundu
(15.07.24)
evlenen herkes cocuk icin evlenmek zorunda degil, ben buna katilmiyorum. gidin sevgili olarak ayni evde yasayin da herkes icin ayni degil. ayrica iyi gun var kotu gun var, basiniza bir sey geldiginde, hastane kapisinda 'sevgiliyiz, on yildir birlikte yasiyoruz' demeniz bir seye yaramiyor, ornegin sadece ailenin bilmesi gereken bilgileri, ya da ailenin almasi gereken kararlari alamiyorsunuz mesela. ona en yakin insansiniz ve o anda hicbir hukmunuz kalmiyor. dolayisiyla ben 'seviyorum, birlikte bir yasam gecirmek istiyorum ve evlenecegim ama cocuk istemiyorum' kararini gayet anliyorum.
ayrica cocuk yapmak icin evlenmeye de gerek yok mesela, bir de bu durum var bence. dolayisiyla evlilik ile cocuk karari, bence, dogrudan birbiriyle bagli degil.
bosanan herkes sevmedigi icin bosanmiyor +1 ve @robert'e fazlasiyla katiliyorum. ozellikle turk kulturunde aileler arkadaslar isin icine girince gercekten sacma bir hale geliyor olay. gerekirse terapist esliginde bu sureci yonetip bir karar vermeniz daha saglikli.
bunu su anda atlatabilmenizin bir yolu yok, once onu kabul etmek lazim. ne karar verirseniz verin zaman gerekiyor. ayrica bu tur kararlarin dogrusu ya da yanlisi da yok, o anda ihtiyaclariniz neyse ve yasam nasil gelisiyorsa genellikle o sekilde aliniyor kararlar. yani illa en dogru karari verecegim ve bu karar omrum boyunca ayni dogrulukta olacak seklinde de dusunmeyin. fikirlerimiz, dogrularimiz yanlislarimiz degisebilir, gelisebilir. yasamin kendinisi bir devinim zaten. boyle dusunmek kendi uzerinizde yarattiginiz baskiyi azaltabilir. yasam zaten siyah beyaz degil, grilerle dolu. su anda ihtiyaclariniz neler, hayat nasil bir surec sunuyor, sakin ve yavas hareket edin. ikiniz de olayin sicakligi ile bir karar almayin, buna bosanmak da cocuk yapmak da dahil.
0
kassiopeia
(15.07.24)
@brkylmz
Çocukla ilgili hevesim hiç olmadı. Çocuk sahibi olmanın sorumluluğu bana hep korkutucu geldi. İyi bir aile yaşamı ve çocukluk dönemi de yaşamadım. Herhangi bir sorun veya gerginlik beni çok korkutur. Çocuk zaten dünyanın en geri dönülmez kararı. Benim genlerimi taşıyan bir canlıyı dünyaya getirmek ve onu iyi bir birey olarak yetiştirmek bana heyecanlı gelmiyor.

Bir de eşim de ben de soğukkanlı değiliz. O çok çabuk şekilde en kötü ihtimali düşünür ve dünyası başına yıkılır onu öyle görünce ben de çok kötü etkilenirim. Ben moralman düşsem o belki kaldırabilir ama o sürekli düşüyor ve ben kaldıramıyorum.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@edmond honda
o tarz bir yorum sürpriz değil önceden konuştuğumda çocuk yapmayacaksan niye evleniyorsun diyen yakın arkadaşım da oldu. Her fikri duymak lazım :)
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@kassiopeia
evet bir anda köprüleri yakmak istemiyorum. O kadar hayal kurmuşken bunun bu kadar hızlı şekilde yok olmasını nasıl atlatacağım onu bilmiyorum.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@brkylmz
Eşim gerekirse başkasından yapmayı veya sperm bankasını da dile getirdiği için kötü bir noktaya gittik. Çocuğum olsa ben de severim bunu biliyorum ama çocuğun sorumluluğunu taşıyacak bir psikolojim yok. Hele ki kendimiz sürekli sürpriz tartışmalarla boğuşurken.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
anladım hocam. uzaktan ahkam kesmek istemem ama eşiniz fevri bir kararla kendi hayatını karartabilir şu an, birinin onu sakinleştirmesi lazım. miyom ameliyetı sonrası çocuk sahibi olan çok kişi var. yaygın bir durum miyom. 50 tane çeşidi var ve artık kapalı ameliyetla bile kolayca çözülebiliyor. öncelikle başka doktorlarla da görüşüp olay hakkında tam bilgi sahibi olun. (acıbadem maslak canan genim ve aynı hastanedeki bi prof hocası var. gerekirse randevu alıp ikisiyle durumu masaya yatırın)

ve evet şu an yapacağınız en büyük hata çocuk yapmak olur. çocuk yuva kurtaran bir şey değil; aksine sağlam temelleri olan aileler tarafından yapılması gereken bir 'şey'. diğer türlüsü daha büyük bir yıkım oluyor genelde.
0
brkylmz
(15.07.24)
Yahu çocuk marketten domates alır gibi yapılacak bir şey mi? O market olmazsa şuradan alırım. Hele ki bir kadın diyor bu lafı. Senden olmazsa başkasından yaparım demek bana normal gelmedi ustad. Sizin sorununuz çocuk değil gibi. Bir kadın sevdiği adamdan çocuk yapmak ister hadi erkekler daha odun bu konuda tamam ama senden olmazsa bir başkasından yaparım bunu anlamadım valla ben.
0
dedeminhirkasi
(15.07.24)
@thetruenorthstrongandfree
olayın dışında olunca öyle de içindeyken sevgi öyle hızlı bitmiyormuş ve karar çabucak verilmiyormuş :( .
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@arbre
Evet seçenekler bunlar ama risk alarak çocuk yapmak vs risk alarak boşanmak diye bakarsak boşanmak daha kabul edilebilir gibi geliyor ama karar vermek zor. Sonuçta anlaşabildiği kesin olmayan bir çift hamilelikte de ciddi gerginlik yaşayıp pişman olabilir.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@brkylmz
Aslında o alanda çok iyi olan iki doktora gittik. Sıkıntı şurda eşim sağlıkla ilgili travmalar sebebiyle ameliyat olamıyor çoğu muayeneyi bile zor oluyor. Çocuk olursa onun için dayanabilirim diyor. Ondan da emin değiliz tabii zamanı gelince krize dönebilir.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@brkylmz
Kapalı ameliyat ile çözülemeyeceği kesin gibi.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@dedeminhirkasi
bahsettiğim herşeyi uç noktalarda yaşama konusu bu tarz cümleler yaratıyor işte. Çocuğu o kadar çok istiyor ki benimle olmayacaksa başka bir yol arayacak kadar takıntı yapmış durumda. Konunun hormonal bir tarafı da olduğu için kınamıyorum ama bunları duymak üzücü oluyor.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
arbre +1

Çok benzer durumda kalmıştım geçen sene. Çocuk istemiyordum veya istiyordum ama hemen istemiyordum, doktorlar çocuğun olmayacak diyordu. Son şansın diyordu. Zaten tek yumurtalığım alınmıştı.
Çok çaresiz hissettim kendimi yani hangi kararı verirsem vereyim pişman olacağım diye düşünüyordum. Of baya kötüydü yani.
Şu an 8 aylık hamileyim :) ve doğru kararı verdiğimi düşünüyorum. Bir insan ömür boyu asla anne/baba olmak istemiyorum diyemiyorsa böyle bir durumda çocuk yapmalı. Yoksa onun pişmanlığı daha büyük olur.

Ki sen ilk başlarda çok net konuşmayıp ileride belki isterim vs demişsin. Daha kesin ve net konuşsan belki evlenmezdi seninle. Ona da yazık.
Şimdi sana tamam çocuk yapmayalım dese 10 sene sonra artık anne olma şansını tamamen kaybetmişken başka başka sebeplerden boşanıp sen başkasıyla çocuk yapsan bu senaryoda kadının hayatı kararır. Ki böyle bir tanıdığım var. Çiftlerden birinin çocuğu olmuyor diye diğeri kabullenip uzun seneler bekledi sonra adam aldatıp boşandı kadın boşu boşuna anne olacağı seneleri kaybetti.

Netice olarak kadına hak veriyorum. Çocuk hiç istemiyorsan boşan, kadına haksızlık etme ama en ufak bir ihtimali varsa da yap çocuk. Başta korkunç geliyor ama şu an çocuğum olacak diye heyecandan duramıyorum ben iyi ki yaptım :)
0
kaptan maydanoz
(15.07.24)
@nundu
şuan kafasında sadece miyomun büyümesini geciktirici veya küçültücü tedaviler var ki çocuk şansı yok olmasın. Aynı anda beni de kaybetmek istemiyor ve seviyor inanıyorum ama konu biraz sadece ben istediğim için çocuk yap gibi bir mevzuya gitmiş oldu.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@kaptan maydanoz
Bu konuda ileride düşüncem ne olur bilemem şeklinde söylemiştim. Üzerine 1 yıl boyunca konusu geçtiğinde istemediğimi belirtmiştim. Ben ona ilk sorduğumda çocuk sahibi olma ihtimaline mani olmak istemem diye sormuştum. Hala daha çocuk sahibi olması öncelikliyse boşanma konusunda zorluk çıkarmam. Günaşırı tartışma ve gerginlik olan evlilikte çocuk yapıp onun da boşanma sonrası sorun yaşamasını istemem.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Karşınızdaki insandan emin olsaydınız çocuk konusuna olumlu bakardınız. Asla çocuk istemiyorum, çocuklardan nefret ediyorum vs. demiyorsunuz çünkü. Her insanın az ya da çok yaşadığı duyguları yaşayıp, bir kere bile olsa hissettiği şeyleri yazmışsınız.
Siz eşinizden emin değilsiniz. Anladığım kadarıyla da haksız da değilsiniz. Çocuk dünyaya gelirse bir daha ayrılamazsınız bu arada. Boşanmaktan vs. bahsetmiyorum. Eşinizle o çocuk olduğu sürece iletişim kurmak zorundasınız bu birincisi. Eşiniz çok büyük bir yardım alıp, farklı bir insana dönüşmeyecekse de o çocuğun tüm ağır sorumluluğu sizde olacak bu da ikincisi.
Eşiniz gerçekten zor bir olay yaşıyor, umarım en kısa zamanda en hafif şekilde atlatıp daha iyi olur. Ama karşınızdaki insan farklı olsaydı eminim ki çocuk konusunda farklı düşünürdünüz. Kendinize fazla yüklenmeyin.
0
mrvln
(15.07.24)
daha dün eski kız arkadaşımı reddettim. en çekindiğim konu bu benim de.

tavsiye verebilecek durumda değilim ben. kararı kendiniz vermelisiniz.

ben olsam ihtimalleri kesinleştirirdim. gerçekten olamayacaksa ve 1 yılı varsa ve onu seviyorsam yapardım. nereden bilebilirim ki; hiç bilmediğim bir deneyimin bana kötü geleceğini? gerekirse gider terapi alırdım. psikoloğa görünürdüm. sorunun bende olup olmadığını da netleştirdikten sonra kesin bir adım atardım.
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Birbirinizi yeterince tanımamışsınız hocam. Partnerini travma anlarında ne tepki verdiğini bilecek kadar tanımak lazım. Bir de insanların beyanlarından çok yaptıklarına bakmak lazım. Probleminiz çocuk mevzsu değil. Kişiliğinin değişmesi, söylediği sözünün arkasında durmak istememesi. Keşke orta yolu bulunacak bir şey olsaymış ama kategorik şeylerde orta yol olmaz. Yolları ayırmak gerek.

Çocuk konusunda geri adım atsa ve bir araya gelseniz tekrar, yine de 1 sene sonra "senin yüzünden çocuk sahibi olamadım, sen istemiyorsun diye o hakkımı çöpe attım ben. hayatımda en çok istediğim şeydi. Senin yüzünden hiç anne olamayacağım" deme ihtimali çok yüksek. Şu anda söyledikleri, bir miktar o zaman yapacaklarının habercisi. Söylememe gerek yoktur, böyle anlarda senin haklı olman hiçbir işe yaramıyor. Ona geçmişteki sözlerini hatırlatıp tutarlılık talep etmek de boş. Alamayacaksın o tutarlılığı. Yıpratıp biteceğine, yıpratmadan bitsin.

Çocuk için dediğin gibi, evlilik de hayatın amacı değil. İnsan birbirini sevmenin evlilik için yeterli olduğunu sanıyor. Fakat Gerçek bu değil.
0
nejdet c
(15.07.24)
@ mrvln a katılıyorum. Ben ilişkim olmadığı zamanlar özellikle de yeni ilişkiden çıktıysam "yok abi ne ilişkisi ya" diye takılıyordum hatta görüştüğüm kadınlara da istemediğimi söylüyordum, ona göre görüşüyorsa görüşüyordu.

fakat sonra eşim karşıma çıktı. dedim ki bu kadın taşı sıksa suyunu çıkarır, fabrikadan çıkma gibi diğer kadınlara da benzemiyor. hayatımda ilk defa evlilik kararı kaldım.

belli özelliklere tav olmasaydım hala ilişki düşünmüyordum. o yüzden karşındaki insan düşüncelerini değiştirebiliyor. çocuk konusunda da "ya ben ölsem gitsem bile eşim bakabilir tek başına" gibi bir güven olsa bence bu kadar diretmezdiniz. demek ki bir şeyler tam sağlanmamış.

çünkü konu sadece sizin hazır hissetmemeniz olsa, karşı tarafın hatrı için bir şekilde düşünceler değiştirilebilirdi. Belki zaten kafanızda eşinizle ilgili bazı acabalar, korkular var. üstüne de bu son dönemde yaptıkları sizi iyice korkuttu. belki çocuk düşünmeme konusunda ne kadar haklı olduğunuzu falan düşünüyorsunuz.

öte yandan eşinizin tarafından bakarsak, zaten çocuk isteniliyor, sizi de seviyor, sizden olmasını istiyor... mu? orası biraz gri kaldı bende. konu sanki senden olmazsa başkasından yaparıma kadar gelmiş. yani derdi sizden olmasından çok çocuk olması gibi duruyor. gerçi o tıbbı haberin sonucunda çoğu insan mantıksız davranabilir şimdi çok da eleştirmeyelim eşinizi ama...

açıkçası ben evlilik meraklısı veya çocuk meraklısı bir insanla yapamazdım.
saçma sapan bir takıntısı var. ya doktor deseydi ki bırakın 1 yılı şuandan itibaren çocuğunuz olmaz artık, geçmiş olsun... o zaman ne olacaktı? intihar mı edecekti? Tıbbı bir sorun olsun olmasın ölene kadar çocuğu olmadan yaşayan insanlar var. Çok da absürt bir şey değil. Millet kendine vakit ayırıyor, gezmeye tozmaya ayırıyor vaktini.

o yüzden bence önce şu çocuk ile ilgili olan takıntıyı çözmekte fayda var.

olmuyorsa yolları ayırmakta fayda var.

eşim mesela hiç çocuk istemiyor. ölürüm de yapmam demiyor ama genel olarak istememiş hiç oldu olalı. Ben de ileride olsa güzel olur diye bakan taraftayım. Şu an hiç çocuk yapmamak konusunda da birbirimizi ikna edebiliriz, birimiz çocuk yapmak isterse de yapmak konusunda ikna edebiliriz. Çünkü ben bu tarz büyük düşünceleri önemsiyorum. Tek başıma yaşamıyorum ki bu hayatı.

Öte yandan size gelirsek, çok fazla "ya aslında olsun istemiyorduk da yanlışlıkla oldu işte" diye çocuk yapan baba duydum ve genellikle çocuk büyüdükçe, yıllar geçtikte, o ilk günkü pişmanlık yerini sevgiye bırakıyor.

Yani korktuğunuz kadar kötü olmayabilir. Ama siz çocuktan ziyade eşinizden tam emin değilseniz yazıldığı gibi... orasını bilemem.
0
ananiyimioguz
(15.07.24)
Çocuk isteyemeyen biri olarak yazıyorum. Bu durumu terapist ile konuşmalısınız. Çünkü bu kararınızın da nedenleri var ve çoğu zaman travmalara dayanıyor. Belki travmalarınızı aşabilirseniz gönül rahatlığı ile çocuk yapabilir ve sevdiğiniz insandan ayrılmak zorunda kalmayabilirsiniz. Eşiniz de siz de çok haklısınız ne yazık ki.
0
ruhen hastayim ben
(15.07.24)
bence sen bir adım at ve çocuk iste, sandığınız kadar zor bir şey değil. bir daha düşündüm de siz bu kadar kısa zamanda bu kadar sorun yaşadıysanız bu ilişki yürümez, bence ayrılın.
0
ravenudon
(15.07.24)
@ananiyimioguz ve @mrvln
önceki yorumlar da genel olarak doğru olmakla birlikte özet olarak sizin yazdığınız şeyi yaşıyorum. Benim ailemde ve çevremde hep kadınlar güçlüydü tek başına herşeyi hallederdi paniğe kapılmazdı düşmezdi. Ben hep annem bu kadar zor geçen bir hayatta nasıl çıldırmadı diye düşünmüşümdür. Babalar görev verilirse yapardı yani anneler o kadar güçlüydü ama babalar da eşi üzülüyor diye kafayı yiyen tipler değildi. Yani düşününce biz benim kafamdaki anne baba profiline uyamıyoruz o yüzden çocuk ihtimali imkansız geliyor.
Yazdığınızı okuyunca çocuk isteseydim eşimle evlenmezdim diye düşündüğüm anı hatırladım. O da çocuk istemediği için onunla evlenmekten şüphe etmemiştim. Yoksa böyle anne mi olur ben zor topluyorum beni kim toplayacak diye düşünmüştüm.


Teşekkür ederim herkese. Gerçekten bir terapi seansı gibi iyi geldi.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
yani isin icine zaman kisiti girince psikolojisini degistirmis ve "ya sansimi kaybedersem?" dusuncesine yenilmis gibi duruyor. oncelikli hedefiniz iyilesmesi olmali ve belki sure kisitinizi ortadan kaldirmak icin bir seyler yapmak mantikli olabilir. esinizi bir seyleri kacirmama psikolojisinden cikarmak icin, yumurta dondurmak mesela bir opsiyon olabilir. yumurtalar hazirda dururken acele etmem lazim dusuncesinden cikmis olur en azindan, tedavisine bakar. siz de kendinize cift olarak biraz zaman kazanmis olursunuz hem. bu surecte belki cocuk konusuna bakis aciniz da degisir cunku zaten asla istemediginizi dusunmuyormussunuz. ki bu cok anlasilabilir bir sey.

cocuk kesinlikle isteyerek sahip olunmasi gereken bir sey, evliligi kurtarmaz aksine bitirir. saglam temelli bir iliski yoksa gercekten gecmis olsun yani. psikolojisi kaldirmayacak insan kesinlikle kalkismamali. ama esinizin ilk adimi bir seyleri kacirmama psikolojisinden cikmak ve tedavisine odaklanmak olmali kesinlikle. her sey yoluna girdiginde hala isteyip istemediginizi anlamak icin bolca vaktiniz olacak zaten.
0
in vino veritas
(15.07.24)
@ruhen hastayim ben ve @ravenudon
kendi eksiklerimizi giderip çocuk konusunu tekrar konuşma konusunda adım atacağım. Kestirip atmak istemiyorum. Onunla mutlu bir gelecek ihtimali %1 olsa bile denemeye değer.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Ben bu olayda hanım kızdan yanayım.

Her kadın anne olmak ister. İçgüdüsel bir olay bu. Saygı duymak lazım. Olayı anlatırken kullandığın cümlelerden anladığım kadarıyla bir kapı kapamak olayı yok. Üstünkörü konuşmuşsunuz. Ben seninle ancak çocuk yapmamak şartıyla evlenirim diye bir cümle kurulmadıysa kadın kişisinin şu anki ruh haline ve talebine saygı duyulmalı diye düşünüyorum.

Ha uzlaşıldı ve çocuk oldu diyelim. Bu evlilik yürür mü? O da muamma.

Başı sonu düşünülmeden, evliliğin ne olduğu, karşı tarafa ne fedakarlıklar yapıp karşıdan neler beklenileceği düşünülmeden yapılmış bir evlilik.

Hiçbir şey düşünülmeden yapıldığı için de incir çekirdeğini doldurmaz sorunlarla daha 1,5'uncu yılda debelenirken, kocaman bir sorun çıkması da ilginç olmuş.

Pardon yaa 1,5 yıl da değilmiş, 3 aymış.
0
Mirket
(15.07.24)
tavsiyemi dinlemeni istiyorum kesinlikle yol yakınken dön bende 2 yıllık tanışma 4 yıllık evlilik.ve son dönemde çocuk isteyen biri tarafından hem iftiraya hemde boşanmak zorunda kaldım ayni sizin gibi bizimde kısa zaman içinde çok hızlı ve büyük sorunlar yaşandı bugün çocuk meselesi yarın başka inat o nedenle ne kadar hatıra eşya vs desende zarar kes uygula ve boşan yoksa büyük pişmanlıkların arkası kesilmeyecek
0
hhhh99
(15.07.24)
Bir kadın için çocuk yapamama ihtimalinin oluşmasının ne anlama geldiğini anlayamamışsınız. Sanki bu konuyu, eşinizin bu haber karşısındaki psikolojisini hiç düşünmemişsiniz gibi geldi. En çocuk istemeyecek kadın bile böyle bir haber aldığında ani bir şekilde fikir değiştirebilir, fevri olarak çocuk isteyebilir. Bekar, ilişkisi olmayan kadınlar bile regl olamadığında, regli geciktiğinde “ya ileride çocuk yapamazsam” korkusu yaşayabiliyor. Kadınlığın biyolojisinde olan bir şey bu. Ergenlikten beri vücudunuz her ay sizi çocuk yapmaya hazır hale getiriyor, aklınız reddetse bile bedeninizde bunun inkar edilemeyecek bir tarafı var. Ben maalesef eşinizi haklı buldum… Bir erkek olarak çocuk istemiyorum diyebilmek kolay ama bir kadının (kendi rızası dışında) çocuk sahibi olabileceği tek şansın elinden alınması ve üstelik böyle bir muamele ile karşılaşmak korkunç bir şey…
0
silverleaf
(15.07.24)
@silverleaf
kötü bir muamelede bulunduğumu sanmıyorum. Boşanmak zorunda kalacağım veya sprem bankası gibi seçenekleri değerlendirme cümlesi duyunca sinirli bir halde kaldım o da normal geliyor hala düşününce.

@Mirket
ben gerçekten evlilikten beklentilerimizi, hayallerimizi konuştuğumuzu sanıyordum. Sık görüşüyor ve ilişkilere dair birçok şeyi konuşuyorduk. Tartışma çıkan şeyler bana göre incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler olsa da karşı taraf için korkularını tetikleyen birşey olabiliyor. Çocuk konusundan önce de birçok tartışmada ayrılalım boşanalım cümlesi duydum ama yine de mutlu olabileceğimize inancım vardı.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Çocuktan nefret eden kendini asla ebeveyn olarak görmek istemeyen biri değilsiniz. Eğer şuan çocuk için olumsuz bakıyorsanız eşiniz hakkında soru işaretleri var demek bence.
Çocuk çok ama çok büyük bir sorumluluk ve eşinden gerçekten emin olmak gerekiyor.

Ben eşimden emin olmadan çocuk sahibi oldum. Allah da belamı verdi tek başına büyütürken anam ağlıyor en kısa böyle ifade edebilirim.

Aldığı tanı sebebi ile eşinizin düşüncesinin değişmesi normal ama bu birbirinizi kırma dökme hakkı vermiyor ne size ne ona. Birbirinizin gelecekten beklentileri uyuşmuyor ise boşanmaktan doğal şey yok. Sakin sakin kırmadan dökmeden düşünerek karar verin.
0
cilekli pasta
(15.07.24)
Evliliğinizde başka sorunlar da varmış; daha çok yeni bir evlilik aynı zamanda. Tüm bunlar olurken, eşinizin bu ani haberle dengesi şaşmış olabilir. Bu anlaşılır.

Fakat sağlam bir zemini olmayan evlilikte, üstüne bir de çocuk gelince işler iyice sarpa sarıyor. Çocuk çok büyük bir sorumluluk, istemeden de o topa girmek hiç doğru değil. Ne olacağı belli değil. Üstelik hiç yaşanmasın tabii ama çocuğun sağlık problemi/ bakıma muhtaç vs olduğu bir durumda herkesin hayatı bir anda değişiyor.

Evlilik için çocuk şart mı? Asla değil. Türkiye'de "çocuk yapmayacaksaniz niye evleniyrosunuz?" Argümanı gerçekçi değil zira evlenmediginiz durumda dış kapının, dış mandalı oluyorsunuz. İki kişilik aile olur mu? Bal gibi olur fakat buna iki kişinin de gönüllü olması gerekiyor. Aynı şekilde çocuk için de iki taraf da gönüllü olmalı. Sırf biri istiyor diye ya da onu mutlu etmek için çocuk yapmayın.


Velhasıl önce diğer sorunlarınızı çözüp sonra bu konuya odaklanmalisiniz bence. Eşiniz bunu hiç istemiyorsa, o zaman boşanmak da dünyanın sonu değil. Herkes boşanıyor.
0
fraise
(15.07.24)
Bu arada olayi esime anlattim. ( Iletisimi artirmak adina artik bireysel dedikodularimdan uzaklasip hanimciliga agirlik vermeye basladim shdfj :( )

Hic aklima gelmemisti dedi ki, eşi şimdiki kendi korkusunun dışında, ileride olur da eşi de cocuk isterse, verebilecek bir pozisyonda olamayacagi icin eşi zaten benden sogur, uzaklasir, baska kadinlara gider veya bosanir gibi de dusunuyor olabilir dedi.

Boyle bakinca da yine eşiniz hakli dedim. Ama bunu soylerdi gerci yazmamis oyle bisey dedim. Bilmiyoruz yani esiniz bunu da dusundu mu ama bana mantikli geldi. Yani ileride onu eksik görürseniz ne olacak zaten simdiden goruyorsunuz. Belki aileniz arkadaslariniz vs. bir laf getirecek kulaginiza falan. Bir kadin bunu da düşünüyor olabilir.

Ote yandan hala sizin acinizdan dusundugumde sirf boyle bir sey oldu diye mecburen cocuk yapmak da bana cok mantikli gelmiyor. Iki ucu şey yani umarim ortak bir kararla cozerseniz.

Ve ben bu arada ben de eski kiz arkadaslarimi cok eksik gordugum oldu. Ama insan istedikten sonra gucsuz yanlarini gelistirebiliyor. Kaldi ki annelik icgudusel olarak otomatikmen belli skiller getirebilir. Yani maymunlar bile bakiyor afadersiniz en mıymıy en hassas en sakar en beceriksiz kadın bile bir sekilde cocuk bakabilirmis gibi geliyor.

Siz kendi sorunlarinizi cozduyseniz, bir sekilde birlikte yasamak istiyorsaniz biraz sıcak bakmakta da fayda olabilir.

Ama mantiginiza hislerinize oturtmadan bence sakin mecburiyetten falan yapmayin yani kedi kopek sahiplenmiyorsunuz ki. Kaldi ki o bile bence deneme yanilmayla yapilmamasi gereken bisey.
0
ananiyimioguz
(15.07.24)
ben şu cümleye takıldım
"Ben mantıkla hareket eden bir insanken o sevgisini de siniri de çok uçlarda yaşayan, tamamen duygularıyla hareket eden, çok kaygılı şüpheci biriydi. Sanırım bu da bizi yakınlaştırdı."

bu nasıl bir yakınlaştırıcı sebep böyle anlamadım. çocukça bir şey. böyle ilişki olmaz. birbirinize hiç uyumlu değilsiniz, zaten hep kavga ediyor, çift terapisine gidiyorsunuz. çocuk isteği tek sebep değil. siz zaten uyumsuzsunuz.
0
abelardo
(15.07.24)
@abelardo
Cümleleri düzenlerken yanlış yere yapıştırmışım.

"Aile ve çocukluk öykümüz birbirine çok yakındı.Sanırım bu da bizi yakınlaştırdı."

Olacaktı orası. Böyle çok tutarsız olmuş.
0
🌸balllooon
(16.07.24)
Bence boşanmanız şu açıdan mantıksız. Şimdi boşansanız eşiniz gidip hemen evlenip çocuk yapacağı ve sevebileceği birini bulabilecek mi bir sene içinde? Bu akla, mantığa ve sevgiye ters bir durum. Eğer zaten bu tıynette biriyse onu kaybetmeniz sizin için daha hayırlı olur. Öyle biri değilse zaten gene çocuk sahibi olamayacak ve bir de üstüne sizi kaybedecek. Kendisine bu şekilde açıklarsanız belki mantıklı tek yol olduğunu görür.
0
inawen
(16.07.24)
Ben de kadın tarafı olarak şu an çocuk istemiyorum ne zaman isterim ya da ister miyim bilmiyorum ona göre evlenme isteğini düşün dedim erkek arkadaşıma o da her kararıma saygı duyacağını söyledi ama bugün doktorumdan aynı şeyi duysam koşa koşa gidip çocuk yapalım diyebilirmişim gibi hissettim.

Bir şeyi tercihle yapmakla zorundalıkla yapmak arasındaki farkın bünyede yarattığı stres, duygu değişimleri vs hepsi evliliğinizin kısa ömründe sizi bulmuş.

Haddim olmayarak evliliğiniz için çabalamaya hazır olmanız çok takdir edilesi. Umarım eşiniz de bu çabanızı görüp kıymetini anlayacak biridir de en az hasarla uzlaşırsınız.

En büyük pay size düşüyor, bu denge ilişkisinde sizin sağduyunuz ve fevri olmayan yanınız sayesinde çözebilirsiniz.

Son olarak değinmeden geçemeyeceğim ama @nundu +1. İnsanlara evlilik = çocuk denklemini hangi kafalarla yazar ki birisi. çok garip.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
eşin muhtemelen istemiyorum dedi ama ben onu her türlü ikna ederim diye düşünerek evlendi. ama sonra ikna süresi konusunda bi sürpriz yaşadı.

şu aşamada kadın çocuk istiyor mu evet. vakti kısıtlı mı, evet.

sen çocuk istiyor musun istemiyor musun? bence bu o kadar muallakta kalınacak bi durum değil.

çocuk asla istemiyorsun, ileride de istemezsin. o zaman herkes kendi yoluna.
şu an istemiyorsun, ileride istiyorsun. e bu şartlar altında beklemenin manası yok, çocuğu yaparsın.

aslında seçenekler belli. oyalanmanın bir manası yok. ha sen evliliğinden emin değilsen zaten o yola girme. bence asıl sorun burada. ikinizin de aileden kaynaklı problemleri var, bu da evliliğe yansımış. 3 aylık evlilikte hangi sorunu aşamadınız da terapiye gittiniz mesela? daha cicim aylarındasınız. bu dönemde aşamadığınız problemler varsa evlilik çok sağlam temelli değildir ki bu durumda zaten çocuk yapmanın manası yok.

bence bi evliliği ve kendi isteklerini gözden geçir.
0
elorelia
(16.07.24)
(12)

Trump Suikasti

Bir ben var benden şurada
Ne diyorsunuz 15 Temmuz gibi bir şey mi yoksa gerçekten öptüler mi kulağını?
Ne diyorsunuz 15 Temmuz gibi bir şey mi yoksa gerçekten öptüler mi kulağını?
0
Bir ben var benden şurada
(14.07.24)
Amerika gibi her ay silahli saldiri olan, politik kutuplasmanin her yıl arttığì, silaha ulasimin kolay olduğu ve psikolojik desteğin eksik olduğu bir yerde olmamasi beni sasirtiyordu.

Buna kurgu diyen de var sözlükte kureselci falan diyen de var. Bana ikisi de komik geliyor (sözlüğün yüzde 99u komik). Kafayi yemis birinin isi. Yani dünyada bir başkana/politikacıya yapılan ne ilk ne son saldırı.

Kendisini sevmesem de geçmiş olsun.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Yok ya, delinin biri gerçekten sıktı. Amerikada çok var böyle insanlar. Şans eseri kurtuldu resmen. Bireysel silahlanmayı da ölümüne savunan Trump için ilginç bir ironi oldu.
0
numlock
(14.07.24)
Sunu anlamadim kulagina mermi mi geldi? Arkada binsuru insan var onlar neden headshot yemedi
0
Zetnikov
(14.07.24)
Özal a yapılan suikaste benzemiyor mu? Onun da sadece parmağına denk gelmiş kanamisti <3
0
abuzer
(14.07.24)
@zeit, 1 kişi öldü
0
abuzer
(14.07.24)
0
Mirket
(14.07.24)
Kurgu değil. Kurgu diyenler az zekalı.
Gerçek ortaya çıkana kadar İsrail, Rus vs. oyunu denmesine bir şey demiyorum. Spekülasyon. Her şey olabilir.

Ama kulağını hedef almak üzere kurgu denilmesi spekülasyon değil, az zekalılık.
0
gabe h coud
(14.07.24)
tabi ki gerçek
0
abelardo
(14.07.24)
Kafasına sıktı kulağına geldi gibi
0
basond
(14.07.24)
Gerçekten öptüler. Bu Amerika için ne ilk ne de son: en.m.wikipedia.org
0
gnosis
(14.07.24)
ikisi de gerçek.
tiyatro yok.
0
janderzel zartanyan
(14.07.24)
Tiyatro
0
lapaz
(14.07.24)
(9)

Haberleri izler misiniz peki haberlere inaniyor musunuz?

Zetnikov
Ben izlemiyorum soylenen hic birseyede guvenmiyor inanmiyorum. Sanki toplu kontrol kutusu gibi geliyor haberler ve televizyon.Sizler ne dusunuyorsunuzİzleyenler kanal seciyorlar mi yada oyle sorayimHangi kanala guveniyorsunuz
Ben izlemiyorum soylenen hic birseyede guvenmiyor inanmiyorum. Sanki toplu kontrol kutusu gibi geliyor haberler ve televizyon.

Sizler ne dusunuyorsunuz

İzleyenler kanal seciyorlar mi yada oyle sorayim

Hangi kanala guveniyorsunuz
0
Zetnikov
(14.07.24)
Haberleri izliyorum, dünyada ne olmuş ne bitmiş dihe. Ama tartışma programları gibi şeyleri pek izlemem.
0
numlock
(14.07.24)
@numlock

Bende anti kontrol mekanizmasi var gercek hayattada biri beni kontrol etmeye calissin tepigi basarim agzina hocam. O yuzden boyle haber, reklam vs seylere hic gelemiyorum.
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Birde abi haberler full negatifliyor
Sabahlari uyanir uyanmaz insanlar gunes baslarken haberlere nasil bakiyorlar sasiriyorum. Sabah 7 tv bakiosun adamin kafasinin ustunden kamyon gecmis falan
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Haberleri izlemiyorum yaşadığımız sik gibi hayatı bir de haberlerden izlemeye dinlemeye gerek yok diye düşünüyorum.
0
Bir ben var benden şurada
(14.07.24)
haber seyretmiyorum
0
abelardo
(14.07.24)
Haberleri izleyen insanları izliyorum. Hazır yorumlanmış, filtrelenmiş bilginin tüketicisiyim. Çok canımı sıkan bir haberle karşılaşırsam "Yok canım, o kadar da olmamıştır, abartılıyor." deyip kendimi rahatlatıyorum. Bazen günlerce hiç takip etmiyorum. Bir haber bana geldiyse ciddi bir haber değeri tasiyordur, öyle bir dış halkayim ben bu konuda. Çocukken televizyonda akşam olunca eğlenceli programlar biter, haberler başlardı. O tansiyonu, gerilimi çocuk halimle hissederdim; ne demek istediklerini de anlamazdım. Hem keyfinin içine etmiş hem de beni bir anlam veremediğim bir gerilim hattının ortasına cekerlerdi. O zamandan beri haber sevmiyorum. Bir ara Sıdıka'dan sonra direkt Tansu Ciller'i falan veriyorlardı. Hayata küsüyorduk. Haberlerle ilişkim ektedir, bu da böyle bir an...
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
izlemiyorum.

zaten haberler saçma.

hindistanda motordan düşen adamı gösteriyor bazen tutuyor ağrı dağında arıcılık yapan adamı anlatıyor.
0
OgutucuRecep
(14.07.24)
Ben açık konusayim; bizdeki haberler kötü.
Çok fazla duygu sömürüsü var, çok fazla ana habere gerek olmayan şey var, çok uzun.

Ben özel olarak izlemiyorum ama izlersem fransa'da france 2 ve tf1'nin aksam 8 haberleri var. Genelde çok az konu oluyor daha uzun isleniyor. 30-40 dakika sürüyor. Yok şurada şöyle ölmüş yok biri trafik kazasi geçirmiş falan bunlar yok.

Hanım çok laf soylerdi bizim haberlere çok duygu sömürüsü var, ölen adamin fotolarıni koyuyorsunuz, sonra ailesinin feryadlarini koyuyorsunuz diye. Hakliymis, bunları görmenin bize bir yararı olmuyor aslında.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
@logisticsmanager

+1

Avusturalyadayken haberleri acan ev arkadasima eslik ediyordum.

En kotu haber suydu ; arabanin yavaslayip yavaslamamsina aldiris etmeden karsidan karsiya gecen kaykayli genc haberiydi.
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
(8)

Yurtdışındaki sağcı solcu kavramı

regina phalange
Fransada solcular kazandı biliyorsunuz. Sağcılar kazansa mültecileri yollayacktı diyorlar. Bizde ise tam tersi. İdeolojik olarak da farklı mı yani türkiyedeki sağcı solcu kavramı ile dışardaki durum?
Fransada solcular kazandı biliyorsunuz. Sağcılar kazansa mültecileri yollayacktı diyorlar. Bizde ise tam tersi. İdeolojik olarak da farklı mı yani türkiyedeki sağcı solcu kavramı ile dışardaki durum?
0
regina phalange
(10.07.24)
Şöyle düşün.
Sağcılar milliyetçi.
Bizde bu kategoride bir tek Zafer Partisi var gibi görünüyor. (Burada 'görünüyor' kelimesini büyük harflerle yazmak gerek. Herşeyin göründüğü gibi olmadığını defalarca gördük, gösterdiler çünkü.)

Diğerleri bir süredir bir garip oldular.

Olayın detayını kavramak istiyorsan da tee 1969 lara, Büyük Adana Kongresine falan gitmen gerekiyor.
0
Mirket
(10.07.24)
Evet, Türkiye'deki ve yurtdışındaki sağcı-solcu kavramı arasında ciddi fark var.

Ama bu konuda fark yok.
Türkiye'de de sağcı fikirler mültecilerin gitmesi yönünde, solcu fikirlerse onların entegre edilmesini önemsiyor.

Sağ parti olarak tanımlansa da Ak Parti'nin sol olarak değerlendirilebilecek pek çok politikası da var. O yüzden Ak Parti'yi sadece sağ veya sol diye tanımlamak doğru olmaz. MHP'nin durumunu anlamakta pek çok insan gibi ben de zorlanıyorum, Ak Parti ile farklılaştıkları noktaların neler olduğunu birisi mesaj atıp yazsa okurum.

O yüzden mülteciler konusunda Türkiye'de sağ-sol karmakarışık halde.
Bazı partiler de tüm politikalarını "Ak Parti ne diyorsa tam tersi" şeklinde yürütüyorlar. Onların da aslında mültecilerle ilgili fikri sadece bu karşıtlık sebebiyle.

Zamanın Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım'ın şu sözleriyle bitirmek isterim "Sistematik bir şey yok. Abur cubur dolduruyorsun, herkes ihtiyacını oradan alıyor ama hiç de karışmıyor. Bu bilişim, fazla kafa yorarsan sıyırırsın. Nimetlerinden yararlanıp işini göreceksin. Kafayı taktın mı o zaman işin kötü."
0
michael_knight
(10.07.24)
sağ diye bir şey yok

sol: sosyalist, sosyal demokrat, günümüzde bunlara sjw woke tayfa eklendi. sol denince akla bu geliyor.
türkiyede temsilcisi işçi partisi. işçi partisi entegrasyon savunuyor

chp sol parti değil. chp zaten göçmenler konusunda hiç bir zaman net olmadı. hala net değil. ne yapacağı belli değil yani. kendileri de ne yapacaklarını bilmiyorlar bence

sağ derken: muhafazakar dindar anlaşılıyor türkiyede. halbuki ateist faşist birisi sağ mı mesela?

türkiyedeki siyasi yelpaze islam yüzünden karışık. göçmenlerin tamamı müslüman oldugu için sağ partiler göçmenlerin kalmasından yana.

ama islami olmayan milliyetçi parti zafet gitmesinden yana.
0
abelardo
(10.07.24)
Sağcı ve solcu yurt dışında Türkiye'den farklı. Sağ sol olayları zaten sıkıştıkça arada kavramı bulanıklaştırılan, "gerçek x o değil" denilen ve değiştirilen konular.

Bu söylediğin noktada Türk sağı ile Fransa sağı aynı fikirde ama. Türkiye mültecileri değil, Arap ve/veya müslüman mültecileri istiyor. Uygur Türkleri gram umurlarında değil. Göçmenler Hristiyan balkan milleti olsalardı. Bu kadar kucaklayıp olası bir ırkçılığa uğrayan göçmenlerin dibine gidip özür dilemezlerdi. Aynı şekilde Filistin bir şekilde güçlenmiş olsa ya da 20 yılda bir denedikleri gibi Araplar İsraillileri yok etmeye çalışsa, Yahudi göçmenleri aynı şekilde kucaklamazlardı. Ümmetçilik oynuyor Türk sağı, halife hayalleri kuran cumhurbaşkanımızla el ele vererek.

Avrupa'da da konu benzer. Gelenler müslüman olduğu için istemiyorlar genelde. "Müslümanlar, müslüman ülkede kalsınlar Türkiye alsın" ve Suriyeliler ile olay çıkınca "Müslümanlar bile müslümanları istemiyor, biz niye alalım?" deme sebepleri o. Yani Fransız ırkçılıkğı 1. sırada değil. Göçmen karşıtlığı ve müslüman karşıtlığı ilk sıralarda.
0
nawar
(10.07.24)
Şimdi ilk önce Fransa'da sol koalisyon partisi en çok koltuğu aldı ama çoğunluk yok. Çoğunluk bulunması için koalisyon oluşması lazım (ben nedense çok karamsar değildim ilk bir iki günlük lider konusmalarindan ama bakalim).

Sagcilar milliyetciden öte ırkçı. Bunu neden diyorum; bunların babası zidane'a bile laf derdi, rengi sebebiyle viera'ya falan laf derdi. Bu adamlar fransizim diyor, hayatlari Fransız ama bunlarin ilk kurucusuna göre değil (baba le pen. Kızı daha ılımlı çünkü başka türlü oy alamazdi).


Türkiye'deki partiler ile fransa'daki partiler aynı seviyede sol ya da sağ değil (Aynisi abd için de geçerli. Misal abd demokrat parti Fransa'da Cumhuriyetci olurdu).

Misal Fransa'da mhp kapatilirdi, olamazdi bile.
Zemmour var, o bence tam mhp gibi. Ama çok ufak tabi.
Le pen partisi sağcı olsa da bakkal yonetemez. Adaylari falan çok dandik. Benim yaşadığı yerdeki adayi dinledim, çok komik yani düzgün konuşamıyor bile. Bazi yerlerde adaylarin tanitimi bile yoktu.
Cumhuriyetci parti tam bir chp. Yani CHP Fransa'da solcu değil sağcı olur.

Macron'un karşılığı Türkiye'de yok. Solcularda da bence yok çünkü Türkiye'de solcu olmak için solculuk dışında herhangi bir şekilde ülke yönetecek solculuk göremiyorum.

Türkiye'de yöneten parti göçmene bir şey yapmadığı için diğer partiler bu konuya yöneliyor. Fransa'da da iki konu var; ekonomi/isci haklari(bazen eski gazetelere bakıyorum taaa 70-80lerde bile aynı şeyler konuşuluyor) ve göçmen. Göçmen sorunu açıkçası böyle bütün fransa sorunu değil. Oy verilen yerlere bakarsan akdeniz/guney tarafi full rn vermis ki oralarda göçmen daha fazla, misal breton bölgesi sıfır rn çıkmış.

Bir de bu göçmen sorununu hiç görmeyip "tvde gördüm baska sehirlerde ondan rn veriyorum" diyenler de vardı.

Neyse, solculuk ile göçmen sorunu tartismamak gibi bir şey yaratılmaya calisilsa da aslında yok. Fransa bir iki tane var sol lideri; ekonomide solcu, sosyalde sagcilar. Yani ben açıkçası artık solcu olmanin lgbti ne derse dogrudur, göçmenler canimizdir seviyesinde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebepten ekonomik olarak solcu olanlar da kendini buraya koyamıyor bu sebepten.

Neyse yani aslında çoğu ülkede sagci/solcu aynı değil. Ama Türkiye ile Fransa kiyaslarsan apayri.
0
logisticsmanager
(10.07.24)
Kafalar o kadar karışık ki,

Milliyetçilik deyince hemen konuya din karıştırılıyor.

Sonra Müslüman olmayan Türk Türkten sayılmadığı gibi (Gagavuzlar, Yakutlar)
Müslüman Türkler de Arap olmadığı için Müslümandan sayılmayabiliyor ( Uygurlar)
0
Mirket
(10.07.24)
Sağ ve sol kavramlarının çok farklı olduğu görüşlerine katılmakla birlikte ilave etmeliyim ki Avrupa'daki mülteci kaeşıtlığının da buradakiyle bir benzerliği yok.

Türkiye'de Avrupa'daki sağ partilerin mültecilere bakışıyla ilgili komik yorumlar görüyorum.

Türkiye çok konuda uçlarda yaşıyor.
0
hebanon
(10.07.24)
gavurlar musluman olmadiklari icin onlarin sagcilari biz bu kara kuru musluman adamlari ulkemizde istemeyiz kafasindalar. gocmenler hristiyan olsalar ki aradan hristiyanlari zaten mis gibi ayiklayip aliyorlar, o zaman sikinti cikmazdi.

bizim sagcilar gelenler musluman oldugu icin, icine osmanlicilik da katarak, ummeti musluman yardim ediyoruz, bizim imparatorluk gelenegimiz ve dinimiz bunu grektirir kafasindalar.

bir de milliyetciler sag var yine iki tarafta da. onlar da yaw dindas isek gelsin kalsin, ama misafirligin bir siniri olur yerlesik duzene gecmesinler, zamani gelince cektirip gitsinler diolar.
0
cooperr
(11.07.24)
(6)

tüm anılar sonrası

patronaj1
aşkla ergenliğe girdiğinden yetişkinliğe kadar yıllar geçiriyorsun birlikte büyüyorsun, aşkla öğrencilik yaşayıp hayattaki her şeyi beraber keşfediyorsun, aşkla evleniyorsun, aşkla bebek taşıyorsun ilk testten doğumhaneye tüm heyecanını beraber yaşıyorsun, aşkla aile oluyorsun, aşkla çocuk büyütüyor
aşkla ergenliğe girdiğinden yetişkinliğe kadar yıllar geçiriyorsun birlikte büyüyorsun, aşkla öğrencilik yaşayıp hayattaki her şeyi beraber keşfediyorsun, aşkla evleniyorsun, aşkla bebek taşıyorsun ilk testten doğumhaneye tüm heyecanını beraber yaşıyorsun, aşkla aile oluyorsun, aşkla çocuk büyütüyorsun, aşkla hayatındaki 100 güzel anıdan 99'unu paylaşıyorsun sonra tüm bunların hiçbiri yaşanmamış gibi konu boşanmaya gelebiliyor.
bu kadar anı paylaştığın insan yerine başka birinden hoşlanılır başka birine bağlanılabilir mi?
yüz binlerce insan var bunları yaşayan, çok normal ama böyle bakınca da fazla uçuk geliyor.

not: kendim değilim, ben hayal bile edemedim.
0
patronaj1
(10.07.24)
olabilir tabii. neden ucuk olsun ki?
bence gayet mümkün.

ask bence hatta yaslandikca daha güzel yasaniyor. kendini anliyorsun, bencilligin törpüleniyor, korkular azaliyor...
0
robert bosch
(10.07.24)
bazı insanlar için kolay, bazı insanlar için zor. insan tek tip değil. erp değiliz, mal iade geldi, standart stok hareketi olsun.
0
gabe h coud
(10.07.24)
Evet hayatta bunlar da var, aslında piyasanın bize dayattığı ideal ilişki ve kutsal aşk kutsal aile kavramlarını yedirmesi. Bu ideale ulaşmaya çalışıyoruz, bu idealin sarsılmaz değişmez hakikat tek doğru olduğunu kabul ediyoruz ve bu ideal bir sürü romantik kılıfla birlikte veriliyor
0
grimavi
(10.07.24)
ask taniminizi nedir bilemiyorum ancak ozellikle uzun soluklu iliskiler emek ister ve farkindalikla (kendimize, karsimizdakine, iliskimize dair) yasanmadiklari takdirde gayet her sey olabilir. sevmek bir fiildir, eylemdir, her gun farkindalikla yaninda uyandiginiz kisiyi 'secmeniz' gerekir, iliskide bir ekip olmaniz gerekir. yani ben onu seviyorum o beni seviyor her sey super olacak teorisi bir copten ibarettir. ikili iliskiler, ozellikle partnerlerimizle olan iliskilerimiz, cocukluk travmalarimizin ve bunlarin sekillendirdigi kendimize ait bilinc alti inanclarimizin en cok tetiklendigi iliskilerdir, bunun ustune bir cogumuzun nedeninin bile farkinda olmadigi baglanma sekillerimiz eklendiginde, dunya nufusunun ciddi bir cogunlugunun bu konularda hic bir farkindaligi olmadan buyudugunu, buna ek olarak da insanlarin iletisim becerilerine iliskin yeterliligin ciddi derecede sinirli oldugunu dusundugumuzde ben aksine herhangi bir sorun ya da ayrisma olmadan bir iliski yurutulmesinin mucize oldugunu dusunuyorum. iliskilerin cogunlugu tek bir eylem neticesinde bitmiyor zaten, yillar icerisinde tek tek olan yuzlerce minik 'olay' neticesinde bitiyor.
0
kassiopeia
(10.07.24)
evet düşündükçe iyice insanı varoluşsal krize sokacak bir konu. belki romantik ve hassas olmanın getirdiği bir hastalıktır bu da.
diyalektik gereği evrenle birlikte biz de değişiyoruz. gitmek isteyebiliyor insanlar, belki kendinden de gitmek istiyor.
akışta kalıp, güzelliklerin tadını çıkarabilsek vs ne güzel olur
0
bahçedekisandal
(10.07.24)
bugün bir sebeple tam da buna benzer şeyler düşündüm

bazı insanlar senin gibi düşünüyor. bir kişiye bağlanmayı seviyor. her şeyi onunla yaşamayı, onunla büyümeyi. yanındaki insanla beraber büyüyüp değişiyor

bazı insanlar da değiştikçe yanındaki insanı da değiştiriyor, bir dönem beraber büyüdüğü insanı değiştirip yeni dönemde yeni insanla yaşıyor. bir insana bağlanmayı doğru bulmuyor

bu konuda tek bir doğru yok bence. kişiden kişiye göre değişen bir karar. herkes hayatını dilediğince yaşar.
0
abelardo
(10.07.24)
(17)

Jeff Bezos neden evleniyor/nişanlanıyor ?

Yourcousinmarvinberry
Sözlükteki "Jeff Bezos'un saniyede $2,5K kazanması" başlığına denk geldim de, bu kadar zengin, hatta zenginliğin de ötesine geçmiş bir insan neden tek eşli takılıyor ki ?O kadar tanrıça güzelliğinde pornocu kadınlar var mesela parası sayesinde kolayca elde edebileceği veya onlar gibi yaşayanlar, ned
Sözlükteki "Jeff Bezos'un saniyede $2,5K kazanması" başlığına denk geldim de, bu kadar zengin, hatta zenginliğin de ötesine geçmiş bir insan neden tek eşli takılıyor ki ?

O kadar tanrıça güzelliğinde pornocu kadınlar var mesela parası sayesinde kolayca elde edebileceği veya onlar gibi yaşayanlar, neden onlarla takılıp her güne yeni biriyle olmak varken tek bir kadınla nişanlı ?
0
Yourcousinmarvinberry
(10.07.24)
Kendisine ve karşısındakine olan saygısından olabilir. Sevgiye değer veriyor olabilir. Kadınları meta olarak görmüyor olabilir vs.
0
rock n roll
(10.07.24)
bence enayi. iş konusunda dünyanın en iyisi. aşk konusunda değil.

halbuki elon abi öyle değil mesela. cengizhan gibi adam
0
abelardo
(10.07.24)
60 yasina gelmis. Bitti o capkinlik isleri zaten. Merak etme evlenmeden once 80 sayfa sözleşme imzalatir karısına.
0
halk
(10.07.24)
en mantıklı cevabı tiklememişsin.

kadın dediğin sadece takılmalık sevişmelik meta mı ya? yani bana da sorsan mutlu bir evililik/sevgililik hayatı mı, yoksa her gün taş gibi kızlarla takılıp sevişmek mi desen, sevgililik derim. bu adam da onu diyor belki.

sosyal ve medeni statün nedir bilmiyorum ama paran sayesinde her gün değişik kadınlarla takılıp sevişmeyi güzel bir şey mi zannediyorsun? yani uzaktan güzel gözüküyor da bence anlık zevkler dışında mutluluk veren bir olay değil ya. bu adamın parası sınırsız denecek kadar çok, yemekle bitmez. ama azıcık parayı bulan ve bunu mutluluk zanneden nice keko, bütün parasını bu uğurda yiyip, anlık zevkler yaşayıp parası bitince götünü avuçluyor.
0
kibritsuyu
(10.07.24)
Hukuki anlamda parasını korumasının 1000 tane yolu var. Para hukuktan üstün bence
0
ferenc
(10.07.24)
Büyük ihtimalle "bunu da yaşamadım demeyeyim" diye düşünmüştür. Kendisi baya hedonist biri, en azından yansıttığı kadarıyla. O yüzden çok derin bir bağ kurmuş olsun falan sanmam. Kendisi öyle sanıyorsa bile hiç yaşamadığı bir yaşam biçimine duyduğu gelip geçici bir merak duygusundandır diye düşünürüm.

Adam bir oyunda bütün achievement'ları tamamlamaya çalışan biri gibi yaşıyor zaten hayatı. Yapılabilecek her şeyi yapacaktır daha.
0
akhenaten
(10.07.24)
En güzel cevabı tiklememişsin +1

Her gün başka kadınlarla takılmanın güzel bir sevgililikten, güzel bir ilişkiden daha iyi olduğunu kim söyledi ki başta.

Çok kadın hiç kadındır. Kadını hayatına sevişilecek bir meta yerine bir birey, bir hayat arkadaşı olarak alırsan o zaman bir kadınla ilişkinin nasıl olduğunu görürsün.
0
zimbirik
(10.07.24)
İnsan neye ulaşamıyorsa onu arar. Çevrende paran ünün için seninle birlikte olmak isteyen milyon tane kadın varsa öyle olmayan gerçekten aşık olan birini ararsın.

Zuckerbergin eşine de bi bak mesela.
0
nhk ni youkosu
(10.07.24)
Haz geçici, huzur kalıcı. En güzel kadınla birlikte olsan boşandıktan sonra anlamsızlaşır o varlığı. Ama güvendiğin, sevdiğin birinin yanında olmak, desteğini hissetmek bazen en büyük orgazmdan daha iyi hissettiriyor.
0
sekizdokuzon
(10.07.24)
20 yasinda olmadigi icin?

sen hic yasamamamissin galiba ama sürekli farkli kisilerle birlikte olunca kendine, bedenine yabancilasmaya basliyorsun. cok fazla insanla yüzeysel seyler paylasinca kimseyle derine inemiyorsun.

jeff bezos o kadinla derin bir sey yasiyor büyük ihtimalle. cocukluk travmalarini, gelecegi dair kaygilarini, cocuguyla eski esiyle problemlerini paylasir, ona güveniyor.
his olarak herhangi bir insanin karsisinda ne bekliyorsa onu bekliyordur, yasiyordur yani...
0
robert bosch
(10.07.24)
hayatta her şey para değil. özellikle zenginsen :)
0
gabe h coud
(10.07.24)
En güzel cevabı tiklememişsin +1

pornocu kadınlarla birlikte olmak güzel bir şey mi sence? türkiye gibi bir ülkede bile erkeklerin bir çoğu pornocu kadınlara yaklaşmaz bile. iğrenç çünkü, hem bedenen hem de fikren iğrenç.

her gün başka kadınla takılırsan da kimseyle özel bir yakınlık kuramazsın, insanların asıl haz kaynağı anlık orgazmlar değil, güvendiği sevdiği ve huzur bulduğu biriyle uzun vakir geçirmek.
hiç seks yapmamış ergen erkekler anlamaz, büyüyünce anlarlar ancak.

Edit: bu cevabı girdiğim için bana özel mesajdan "duyuruda tanışıp evlenmişsin ama duyuruda tanışan kadın duyuruda aldatır, cringe ve kezbansın" yazmış bu arkadaş. sonra da engellemiş :D yani arkadaşın büyük problemleri var. cevapları ona göre verin :D
0
kaptan maydanoz
(10.07.24)
insan cok hatun deneyimledikten sonra artık bi sakinlik istiyor. sevmek sevilmek saygı istiyor. takıldıgı kızların amacı zaten belli oda essek degil artık sıkılmıstır.
0
Zetnikov
(10.07.24)
En guzel cevabi tiklememissin+1
Cunku jess senden zeki. Bunu tikleme ama diyim.
0
halk
(10.07.24)
yazdığın şey tam fakir erkek akıl yürütmesi.
0
deartheodosia
(10.07.24)
çünkü jeff bezos dünyanın en zenginlerinden biri olsa da ezik bir beta.
0
tabudeviren
(10.07.24)
Dünya'nın en zengin 2. adam neden pornocu ya da OnlyFansçı falan kovalasın? Ayrıca her gün başka bir kadın kovaladığında 1 tanesinin hamile kaldığı anda çocuk paraları şu bu kovalaması gerekiyor. Vazektomi de nihai çözüm değil. Bir de onlardan bir tanesinde adamın bir şekilde kasetinin çıkması, şantaj kurbanı olması vs. ihtimali var. Hepsini geçtim kaç kişiyle birlikte olursan hastalık bulaşması ihtimali de o kadar artıyor.

Bir de her gün başka biriyle seks hayali, ayda bir bile seks yapamayan için aşırı cazip sanırım. Bir yerden sonra bir şeyler paylaşabileceği ve stabil bir ilişki arıyordur. Zengin olmadığımız için bilemiyoruz tabii.

Bu arada bu duyuru pasta olmasın hatta yıldızlayalım. Jeff Bezos boşanınca "parasının güvence altına almıştır" diyenler ve "en aşk güzel aşk cevabı aşk işaretlememişsin aşk çünkü aşk süper" diyenleri o boşanma davasında para kovalanırken görelim.
0
nawar
(10.07.24)
(22)

Nagehan Alçı'ya üzüldünüz mü?

sekizdokuzon
Bana bir tık yükselen kadın hakları hareketinin olumlu rüzgarını arkasına alıp itibarını temizlemeye çalışıyor, Amber Heard taktiği uyguluyor gibi geliyor. Rok'un sıkıntılı bir tip olduğu belli, anlattıklarını da yapmıştır kadına büyük ihtimalle ama resmin tamamı o değil gibi.Siz ne düşünüyorsunuz?
Bana bir tık yükselen kadın hakları hareketinin olumlu rüzgarını arkasına alıp itibarını temizlemeye çalışıyor, Amber Heard taktiği uyguluyor gibi geliyor. Rok'un sıkıntılı bir tip olduğu belli, anlattıklarını da yapmıştır kadına büyük ihtimalle ama resmin tamamı o değil gibi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Gram üzülmedim. Yüzünü her gördüğümde hala aynı derecede tiksinti duygusu geliyor. Herkese de biz üzülemeyiz ona da akepeliler üzülsün
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
Peki şeye ofkeleniyor musunuz? Ülkede binlerce şiddet gören kadın var, bahsettiğim kadın hareketi bu kadınların hayatını kolaylaştırmazken Nagehan'ı aklamaya yarıyor. Yoksa kaynağı ne olursa olsun bu meselenin konuşuluyor olması sizce olumlu bir gelişme mi?
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Nagehan sansasyonel bir tip, ne dese ses getiriyor dolayısıyla sesini duyurması kolay oldu. Bu hareketin de durduğu yer politik değil herkese eşit olacağından elbette bunu eleştirmek zor. Neden zor? Çünkü onları eleştirerek sesini duyurmaya ve yardıma ihtiyacı olana da engel olmak kötülük olur.

Güçlü olanın yanında olmak kolay ama yukarıda yazdığım sebepten dolayı da öfke duymak elini taşın altına koyan birilerine koyma demek gibi gelir bana. O yüzden hayır öfke duymuyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
su veren itfaiyenin hortumunu misalii :')
0
since1907
(09.07.24)
üzülmedim gerçekci bulmadım 2017 yılında ölecektim diyor 2024te boşanıyor. mantıklı mı?
0
sizofren06
(09.07.24)
İşleri yolundayken sesini çıkarmayıp şimdi gemiyi terk etmesi faydacı bir insan olduğuna işaret ediyor elbette ama yine de -bence- çok büyük ihtimalle söylediklerini yaşamış, belki Stockholm sendromundan, belki aşktan ya da akıl tutulmasından, kariyerinin de biteceğini öngörerek sesini çıkarmamıştır. Böyle gazeteci mi olur yazmış biri ekside. Cidden öyle. Yine de dayak yediği gecenin ertesinde kocasını öven demeçler vermesinin arkasında işte ciddi bir patoloji de var üzerine konuşmamız gereken. Zamanında benzer bir süreçten geçmiş biri olarak o delilik halini yaşamadan anlamak pek mümkün olmuyor.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Nagihan alçıya üzüleceğimi tahmin etmezdim ama tahmin ettiğim gibi üzülmedim

Şaka bi yana, nagehan alçı ile ayrı politik uçlardayız fakat öfkem bu yüzden değil, zamanında rahat rahat kadın düşmanı beyanlar vermiş olmasından, şimdi bu kazanımları kullanmaya çalışmasın

Nagehan kendini istanbulun varoşunda hayatta kalmaya çalışan, eğitim hakkı elinden alınmış kadınlarla ya da plazada çalışan buna rağmen ekonomik güvencesi olmadığı için işyeri tacizine karşı sesini çıkaramayan genç kadınlarla eşitlemeye çalışmasın, bu örnekler daha çoğalır gider
0
grimavi
(09.07.24)
Ne oldu bilmiyorum, zerre kadar olsun ilgimi çekmiyor.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
Kötü olduğuna emin olduğum kimseye üzülmem.


"Hainlere ve kalleşlere acımayacaksın"
Gırgır Ali
0
lüzumsuz adam
(09.07.24)
İçine sıçtığı ülkenin hukukuna ihtiyacı olmuş. Leoparların kendi yüzünü yiyeceğine hiç ihtimal vermemiş sanırım.
0
peki madem
(09.07.24)
hiç üzülmedim beter olsun.
ben böyle tiplere hiç üzülmüyorum. adamın ne olduğu 10km öteden belli. sanki bir anda değişip böyle davranmaya başladı. böyleleriyle bilerek isteyerek evlenip birde çocuk yapıyorlar. sonrada ağlayıp zırlıyorlar.
0
my fault
(09.07.24)
Onlarla ilgili hiçbir şeyi duymayacağım, görmeyeceğim bir dünya hayalindeyim.

Mideme iyi gelmiyor.
0
Mirket
(09.07.24)
kendini temizlemeye çalışıyor, arkasına 3-5 fanatik alsa başarı da olur,

o sebeple duygu sömürüsü modunu açmış
0
duyurukullanıcısı
(09.07.24)
yolda görsem hicbirini tanimam. hic ilgilenmedim o yüzden.
0
robert bosch
(09.07.24)
hayır üzülmedim.

genelde suçlu bile olsa mağdurlara üzülmek gibi bir huyum var. ancak bu kişi için en ufak bi hissiyat oluşmadı. beter olsun demiyorum ancak kendisini hiç samimi bulmuyorum.

ayrıca rok'un kim olduğu ne olduğu yıllardır ortada. nasıl bir ilişkileri vardı ki bunca yıl çift oldular. velhasıl, çiftlerdiyseler demek ki nagehan da rok'tan pek farklı değildi.

ayrıca ikisi de epey varlıklı ve bu varlıklarını nasıl oluşturdukları az çok ortada.
0
biseysorcaktim
(09.07.24)
neden üzüleyim ya, kadın yalancının teki bana göre. anlattıklarının doğru olduğuna bile inanmıyorum. kocasından eksiği yok.
0
deartheodosia
(09.07.24)
Olaya üzülme-üzülmeme gibi bir yerden bakmadim. Oh olsun da demedim. Nagehan'la ilgili kisisel kanimi dahil etmeden dinlemeye calistim. Rok'la birlikteyken sahip oldugu ya da sahipmis gibi göründügü güce imtiyaza su an sahip degil. Bu sayede ülkedeki islemeyen, kisiye özel isleyen hukuk sistemiyle tanismis.

Ailemde ve yakin cevremde, Nagehan'in anlattigi Rok profiline uyan erkekler var. Manipülatif, narsisist özellikleri cok baskin, Nagehan'in deyimiyle grisi olmayan erkekler. Tanik oldugum örneklerde fiziksel siddet egilimi yok ama bu adamlarla evli olan kadinlarin yasadigi duygusal siddet bambaska bir seviyede. Bu tarz adamlar devamli olarak kadinlarin özgüvenlerine, kisiliklerine saldiriyorlar. Zamanla ve artan manipülasyonlarla kadin, adamin bir uzantisi haline geliyor. Bu duruma tepki gösterdiginde ugradigi duygusal siddetin düzeyi artiyor. Bu adamlarla yasamak bir dert, bunlardan ayrilmak ayri bir dert.

Nagehan bu anlattiklarini yasamistir, hatta anlattigindan cook daha fazlasini yasadigini tahmin ediyorum. Nagehan dahil, hicbir kadin bunlari yasasin istemem.

Bunun disinda itibarini temizlemeye calisiyor mudur? evet.
Basarili olabilir mi? sanmam.
Devir dönüyor, yeni devre göre konumlanmak istiyor mudur? muhtemelen.
0
chihirovekohaku
(10.07.24)
SVIHS
0
cooperr
(10.07.24)
üzülmedim.
adamla 5 saniye geçirsen nasıl birisi oldugunu anlarsın zaten. e böyle birisiyle bile bile sırf statü için evlenen birisine niye üzüleyim.
zaten anlattıklarının yarısından çoğu yanlış veya eksik geliyor bana.
0
abelardo
(10.07.24)
asla üzülmüyorum. ama bu işi magazinsel olarak görüyorum bakalım rok neleri ortaya dökecek şimdi diye beklemedeyim ahahhaha dibine kadar kaos
0
Hallegadola
(10.07.24)
Kim olursa, ne yapmış olursa olsun yaşadığı karşısında dayanışmamız gerektiğini ama yaptıklarını ve söylediklerini de unutmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Buna üzülmüyorsak yarın öldürüldüğünde de üzülmeyip sevinecek miyiz yani.
Geldiğimiz duruma çanak tutanlardan biri de olsa üzüldüm galiba.

Bundan ders çıkarıp bundan sonra kadın dayanışması içinde yer alacak mı? Benim buna inancım sıfır, kendisini de eski kocasından farklı görmüyorum ben, al birini vur ötekine.

Bu konuda net bir görüşüm yok maalesef karışık biraz kafam.
Amber Heard ile aynı yerde görmüyorum mesela ikisi çok farklı mevzular benim için.
Amber konusunda kafam böyle karışık değil daha netim, bu hanımefendi çok daha farklı bir yerde çok daha kötü bir yerde.
0
mutekebbir
(10.07.24)
Amber Heard ile çok farklı konular bunlar.
NA büyük ihtimalle anlattığı şeyleri yaşamıştır. ROK çukur bir adam çünkü. Ama bunları yaşarken bir ekran figürü olarak durduğu çizgi, yaptığı açıklamalar kendisinin tasarrufudur, omurgası olan insana dışarıdan baskıyla söyletilebilir şeyler değil. Şu anda kadın hakları hareketine yanlaması da kadın hareketinin itibarını bozmaktan başka bir işe yaramaz. Boş yere demiyoruz "hukuk herkese lazım" diye. Kazanım kaynarken, bülbülüm oynarken en pespaye açıklamaları yap, sonra "ben de mağdurum". Neyse...
0
SiyamkedisiZorro
(10.07.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.