Giriş
(9)

Athena Gökhan'ı beğenir misiniz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yetenekli, entelektüel, kafası farklı çalışan bir sanatçı mı sizin için? Yoksa abuk sabuk çıkışlar yapan, alakasız her konuda fikrini belirten, muhalif mi iktidar yanlısı mı kestirilemeyen, çıkıntı bir magazin figürü mü sadece?
Yetenekli, entelektüel, kafası farklı çalışan bir sanatçı mı sizin için? Yoksa abuk sabuk çıkışlar yapan, alakasız her konuda fikrini belirten, muhalif mi iktidar yanlısı mı kestirilemeyen, çıkıntı bir magazin figürü mü sadece?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(26.02.25)
futbol, din ve siyaset tartışmak beyin hücrelerini öldürüyor.
0
g7mor
(26.02.25)
Son zamanlarda çok kendinde değil gibi, sanırım yakın zamanda eşinden boşanmış. Normalde sempatik, yetenekli, cana yakın gelir ama şu an bir buhranlı.
0
sekizdokuzon
(26.02.25)
Valla taraftar yanını sevmiyorum herkes bu konuda mala bağlıyor, film çektiğinde röportaj vermişti kadıköy yerine adana'da büyüsem yine buralara gelirdim çünkü bu tutku işi falan demişti, ben de içimden nah gelirdin demiştim :)

Politik yanı da ortalama kadıköylü, athena nın ilk ska dönemleri bile kopya adamı çok gömdüm ama yine de oturup müzik hakkında konuşmak isterim bir iki saat
0
grimavi
(26.02.25)
söylemleri mantıklı olmadığı gibi doğru da değil. ütopyalarda yaşıyor sanırım.
kısaca beğenmeyiz.
0
Improbable
(26.02.25)
Bir insandan ne kadar nefret edilebilirse o kadar nefret ediyorum. Kişilerin sanatçı kişiliği ile şahsi kişiliği ayrı değerlendirilmeli klişesinden oldum olası haz etmiyorum. Sanatını yaptığı kişiliği de en nihayetinde şahsi kişiliğinden geliyor bir insanın.

Kıssadan hisse, sevmiyorum.
0
ulukayin
(26.02.25)
Sanatçıları beğenmek veya beğenmemek bana çok saçma geliyor. Sevdiğim şarkısı varsa dinlerim. Gerisi ile ilgilenmem.
0
abelardo
(26.02.25)
Müziği iyi. Geri kalan şeyleri düz adam işte.
0
logisticsmanager
(26.02.25)
evet
0
ya ben lan neyse
(26.02.25)
Kahvedeki amcalar gibi geliyor. İmkanı varken kendini geliştirmemiş insanlara sempati duyamıyorum.
0
asteriks
(26.02.25)
(12)

Ekşi sözlük, duyuru vb. yerlerden insanlar nasıl tanışıp da evleniyor?

bobinhoo
Tipini falan hiç görmediğin biriyle muhabbet nasıl bu kadar ilerliyor? yani attığı entry'e veya duyuruya cevap yazdın diyelim, o konu hakkında karşılıklı fikir alışverişinde de bulundun, ee sonra? Buradan nasıl muhabbet dallanıp budaklanıyor da karşı tarafın telefonunu falan almaya devam ediyor? Tam
Tipini falan hiç görmediğin biriyle muhabbet nasıl bu kadar ilerliyor? yani attığı entry'e veya duyuruya cevap yazdın diyelim, o konu hakkında karşılıklı fikir alışverişinde de bulundun, ee sonra? Buradan nasıl muhabbet dallanıp budaklanıyor da karşı tarafın telefonunu falan almaya devam ediyor? Tam hayalimde canlandıramadım yani, karşı tarafın neye benzediğini de bilmiyorsun o muhabbetti sürdürmeye çalışmak için karşılıklı bir motivasyon olması lazım sanki.

Edit:

Sormak istediğim şeyi tam anlatamadım galiba, muhabbet sardıktan sonra tabi ki insanlar görüşüp sevgili/flört vb. olabilir. Benim tam sormak istediğim yer muhabbetin sarmasından önceki kısım.

random bir konu üzerinden karşılıklı bir iki mesajdan sonra, muhabbetin dallanıp budaklanması için en azından taraflardan birinin mesajlaşmayı sürdürmek için çabalaması gerekiyor sanki (en azından bana öyle geliyor).
0
bobinhoo
(26.02.25)
E sohbeti iyiymiş demek ki iletişimi sonraki aşamaya taşımak için motivasyon bulmuş insanlar. Tipten daha etkili bir motivasyon
0
her giriste sifresini unutan adam
(26.02.25)
Kanka biriyle konuşmak için illa yüzünü tipini görmen mi lazım konuşuyorsun işte geyik yapıyorsun, muhabbeti sararsa diğer iletişim araçlarına geçiyorsun buluşuyorsun vs ilerlerse de sevgili olursun evlenirsin boşanırsın, yani bu kuantum fiziği değil ki anlamayacak kafada canlandırılamayacak bir şey olsun.
0
Bir ben var benden şurada
(26.02.25)
muhabbet ediyorsun gerekirse fotoğraf istiyorsun. muhabbet sararsa da buluşuyorsun. sonrası gelişiyor zaten. bu kadar zor değil. yüzünü ilk buluşmada gördüğüm biriyle 1-2 sene birlikte olduğum oldu.
0
jelly bear
(26.02.25)
yazdıklarını okuyorsun. yazdıkların okunuyor. muhabbet ilerleyebilir, gerçek hayata taşınabilir, bunda şaşıracak bir şey yok. millet eğitimle ilgili forumlarda tanışıp evleniyor :)

haklı olduğun şey, konuşurken hayalinde başka bir şey var, fotoğraf alınıp verildiğinde hayal kırıklığı olabiliyor :) kişi kendini farklı göstermiş olabiliyor.
0
gabe h coud
(26.02.25)
Bir süre sohbet ediyorsun. Sohbet ederken karşındakinin tipi önemli değil ki zaten. Sohbet çok sardıysa numaralar veriliyor, biraz da oradan konuşuyorsun. Sonra aramalar oluyor, buluşma oluyor. Neden garip olsun?

Geçmişte kendime bir sevgili bulayım amacım olmamasına rağmen rastgele şekilde bir entry üzerinden konuşmaya başlayıp sonrasında buluştuğum ve sevgili olduğum iki kişi oldu. Kafalar çoktan uyuştuğu için sohbet de daha akıcı oluyor.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(26.02.25)
Bir entry ya da duyuru üzerinden yorum yaptıktan sonra konuşmaya başlıyorsun. Etkilenip konuşma sıklığını arttırıyor sonra WhatsApp'a falan geçiyorsun. Ardından sıradan süreç. Aslında ikisi de kolay. Sürekli şansını deneyenler olduğu için denemeyenler ya da aramayanlar da konsepte aşina. Sözlük'te de burada da erkek olduğumu öğrenince, keyifli giden sohbetleri bir anda kesen hemcinslerim, flört etmeyince konuşmayı kesen kadınlar var. Yani cafe'de tanışmaktan çok daha kolay. Tabii dış görünüş ve şehir konusu sorun oluyor(dur), doğru.

Duyuru'da fake hesap açmakla uğraşamayacağım için kimseyle flört etmedim. Aklıma da gelmedi. Bir flört/ilişki yaşayıp ayrılınca burada cevaplarıma dikkat etmekle uğraşmak istemiyorum açıkçası. Ya değecek ya da ayrılınca sorun yaratmayacak olmazsa arada burada takıldığım zamanı kaybedeceğim sonuçta. Burada ilişkiler konu olunca suratı yüzsüzlükten köseleye dönenler, drama queenler, ruh hastaları vs. de var. Mayın tarlası gibi biraz. Benim duyuru arkadaşlarım var. Onlardan razıyım ama flört bulmak, uzun süre sohbet edebileceğin arkadaş bulmaktan daha kolay burada.

Ekşi Sözlük'te böyle düşünmüyorum ama orada da henüz kimseye yazasım gelmedi. Konuşma ortasında alakasız bir konuda/şekilde fotoğrafını atanlar oldu. Hatta benim sohbet ediyoruz sanıyordum, karşı taraf flört sanıyormuş. Fotoğraftan sonra vites arttırıp yürümediğim için laf bile yedim.
0
nawar
(26.02.25)
yüzünü görmeye gerek yok ki. ben duyurudan bir sürü arkadaş edindim en son evlendim hatta.

benim bir duyuruya cevap yazmıştı o konuyla alakalı iletişimde kalalım diye instagram istedik öyle normal arkadaş gibi buluşalım denmişti. sevgili olur muyuz diye buluşulmuyor sonuçta 10 kişiyle buluşuyorsun bir tanesi hoşuna gidiyor.
kocacığımla da öyle olmuştu işte hiç sanaldan flört etmedik. arkadaş gibi buluştuk ama aşık olduk <3
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.02.25)
Evlenmeden önce sözlük sayesinde sayısız arkadaş edindim. Direkt "blind date" hiçbir zaman olmadı, muhabbet uyuştuktan sonra baktım ki iş ilişkiye doğru gidecek, karşılıklı fotoğraf vs gönderiliyor.

Muhabbet uyarsa ve beğeni eşiğimin altındaysa arkadaş çizgisinde devam ettim, bazen buluştuğunda online da aldığın elektriği alamıyorsun, gene arkadaşça devam ediyorsun.

Bazen öyle insanlar çıkıyor ki muhabbetin ilerlemesi için hiçbir çaba sarf etmene gerek kalmıyor, her şey o kadar doğal ve güzel ilerliyor ki uyku vaktin gelmesine rağmen muhabbeti bırakıp uyuyasın gelmiyor, tamamen karşılıklı bir uyum.

Bazen çakallık yapıp karşı tarafın bütün entrylerini okuyup karakter analizi yaptığım da oldu sldghlsdfhg.
0
kimlanbu
(26.02.25)
Sormak istediğim şeyi tam anlatamadım galiba, muhabbet sardıktan sonra tabi ki insanlar görüşüp sevgili/flört vb. olabilir. Benim tam sormak istediğim yer muhabbetin sarmasından önceki kısım.

random bir konu üzerinden karşılıklı bir iki mesajdan sonra, muhabbetin dallanıp budaklanması için en azından taraflardan birinin mesajlaşmayı sürdürmek için çabalaması gerekiyor sanki (en azından bana öyle geliyor).
0
🌸bobinhoo
(26.02.25)
Foto paylasiliyor zaten? Sonra bulusuyorsun görüşuyorsun. Daha ne olmalı?
0
abelardo
(26.02.25)
senelr once oda arkadasim online oyun oynamak icin site onerdi, bende birkac tavsiye verdim. eleman okeye dorduncu olarak bir masaya oturdu, o masadan da bir sene yerinden kalkmadan oynadi. diger uc kisi ilerde evlenecegi hatun, hatunun anasi ve babasi imis.

hayat garip, vapurlan filan
0
cooperr
(26.02.25)
Sözlüğün ayrı bir olayı yok ki, kabaca netten tanışma işte.

Mesela kadınlar canları kimi isterse kafesleyebiliyor anında internet üstünde. erkeklerin ise sahip olması gereken başlıca şeyler var.

Yalnız ilginç bir detay var. Pandemi öncesi sözlükten tanışma, flörtleşme, aylarca mesajlaşma vs gayet kolaydı ve işlevseldi. Şimdi herhalde z kuşağıın da her yerde bitmesinden olmuş olacak artık o kalite ve o profiller yok oldu gitti. Hepsi birbirinin kopyası sorunlu ergelerle veya boşanmış ablalarla doldu ortalık. Garip.
0
feastofthedamned
(01.03.25)
(5)

Seri katillere aşk mektubu yazma fenomeni

benim icin hic boyle suslenmemistin
Niçin var? Bazı insanlar bunları neden çekici buluyorlar?
Niçin var? Bazı insanlar bunları neden çekici buluyorlar?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(24.02.25)
Sadece seri katiller değil, genel anlamda sansasyonel suçlar işleyen kişiler çok zeki ya da ilgi çekici kişilikler olarak öne çıkartılıyor. Bir kişi bir şekilde pazarlandığı zaman halkın arasında ona ilgi duyan birileri illa ki çıkıyor, çok mantık aramamak lazım aslında. Mantığı yok çünkü, halkın önüne ne malzeme koyarsanız ona göre bir kitle çıkar, hazırda yoksa da oluşur. Arz talebi doğrurur meselesi gibi.
0
akhenaten
(24.02.25)
bakınız veremedim ama: kadınların efendi erkek yerine piç tercihi
bu sendrom erkeklerde de var tabii. insan doğası.

cem garipoğlu’na güzelleme yapan perihan mağden geldi aklıma. eğitimli, yaşlı başlı kadın. ya da sevgilisini öldüren umutcan’a instagram’dan ilanı aşk eden genç kızlar.
0
deartheodosia
(24.02.25)
bad boylari cekici bulmanin level 99u.

o herkesi öldürür ama bana gelince bisi yapamaz. cünkü bana cok asik :SS diye düsünmek, hayal kurmak.

bir de insanlar seri katilleri zeki saniyor ama cogu mal. yakalanamalarinin sebebi tuhaf rastlantilar, polisin kaytarmasi, kurbanin ailesinin olmamasi ya da isin pesine düsmemesi, kurbanlari tanimadigi icin ve suclular genelde tanidiklardan oldugu icin sucluyu yakin cevrede arayarak cok zaman kaybetmek vs
0
sonsuz
(24.02.25)
nedeni çok basit değil mi?
eksisozluk.com
0
abelardo
(25.02.25)
bonnie and clyde sendromu.

drama üçgeninde kurtarıcı konumunun ağırlıkta olması. bu hem piç adam tercihi hem de o adama analık yaparak onu değiştirme hayalini içeriyor.
e tabi bolca da cinsel bir çekim hissediyorlar. tam bir travma tepkisi çünkü onları ihtiyaçları olduğunda ana baba dahil kimse kurtarmaya gelmemiş!!!!

bu "fan"lar bir de gizliden bir hayranlık, "ben yapamadım o yapabildi" imrenmesi hissediyorlar.

monique olivier micheal'a hapiste iken mektup yazıyor ve öyle tanışıyorlar, suç ortağı oluyorlar.
0
janderzel zartanyan
(25.02.25)
(14)

erkekler favori boxer markanız nedir?

duyurukullanıcısı
nelerden ne alıyorsunuz? A markası ile B markası arasında devasa farklar var mı? yoksa hepsi aynı şey mi?
nelerden ne alıyorsunuz? A markası ile B markası arasında devasa farklar var mı? yoksa hepsi aynı şey mi?
0
duyurukullanıcısı
(24.02.25)
Şimdi daha önce bu espriler hiç yapılmamış gibi Seheryıldızı, Tutku diyen komikler gelir. Ben H&M seviyorum.
0
Bir ben var benden şurada
(24.02.25)
uniqlo. en az %95 pamuk (%5 bel lastigi oluyor) olduktan sonra cok marka ayirt etmiyorum ama en rahat ve dayanikli uniqlo oldu aldiklarim arasinda. mavi, h&m falan daha kolay eskiyor.
0
lemmiwinks
(24.02.25)
Seheryıldızı, Tutku diyenler espri mi yapiyordu? Bazi geyiklerde kullanildigini gordum ama tavsiye baglaminda soylenirken ben gercek saniyordum. Neyse Malabadi diye bir marka var cok ovuluyordu buralarda onlardan aldim giyiyorum. Diger yerli markalardan bir farki var mi bilmiyorum acikcasi. Saglamlik eh iste, rahatlik konusunda sikinti yok. Fiyatlari cok normal gelmedi, biraz ucuk.
0
mbond
(24.02.25)
Seheryıldızı, Tutku
0
abelardo
(24.02.25)
Uniqlo + hm. Uzun/medium long dışında giyemiyorum ondan her marka olmuyor.

Ama bundan sonrakileri Fransa'da ya da Portekiz'de üreten markalardan alacağım.
0
logisticsmanager
(24.02.25)
şu sıra wrangler ve tutku.

edit: cevapları tiklemeyenin donu osuruktan yırtılsın.
0
ahmet oturum cerezi
(24.02.25)
tabii ki devasa farklar var. kumaşından dikişine, kalıbına çok farklı olur hepsi.

markaya isme takılmayın. seheryıldızı ya da doğanyıldız ne amk dsahjdhasjdha diyenlere bakmayın. bunlar mis gibi %100 pamuklu üretim yaparlar, yüksek hacimli üretim yaparlar. canavar gibi ürünleri vardır.

ben şahsen marks and Spencer ve tercih ediyorum.
0
co2s2
(24.02.25)
ms
0
nuisance2
(24.02.25)
jack and jones alıyorum amazon'da indirime girdikçe. yıllardır kullanıyorum bir sorun yaşamadım. Marks and Spencer'ı da duydum baya, bi dahakine oradan bakabilirim. Uniqlo'yu da listeme ekledim.

Seher yıldızı, tutku falan isterse dünyanın en kaliteli boxer'ı olsun yine şüpheli yaklaşırım.

Ayrıca şort boxerlar aşırı rahatsız
0
nundu
(24.02.25)
penti
dagi nin kumaş kalitesi daha iyi ama kalıpları uymuyor ki bu kişiye göre değişir
0
mantık
(24.02.25)
Belki sevişirim donu : Doreanse

Günlük : Üsküdar çarşıdan aldığım herhangi bir don
0
yurtsuz john
(24.02.25)
arbre ondan sonra cinsel hayatım yok diye ağlıyorsun kanka nedeni Tutku boxer giymen olabilir mi acaba :)
0
Bir ben var benden şurada
(24.02.25)
Benim için bu işin piri Kom.
Trunk boxer giyiyorum diğerlerinde hiç rahat edemiyorum,
Kom Arsenal çok çok iyi boxer. Evet biraz pahalı gibi ama ucuz ne var ki artık.
0
kumandanim
(24.02.25)
eskiden jack & jones'du
sonra tbox, limon company vs boyner markalari
bir ara h&m (sonra hayvan gibi pahalaninca biraktim)
su anda mavi jeans

aldi mi toplu aldigim icin bir sonraki partide lcw denemeyi dusunuyorum.
0
bay b
(24.02.25)
(6)

Terminatör 2-3

fildirfildir
Terminatör 2’de; john connor terminatöre insan öldürmemeyi ve hastalavista beybiyi öğretiyor. Terminatör 3’te; terminatör hastalavistayı hatırlamıyor ama insan öldürmemeyi hatırlayıp sıfır insan zayiat diyor. Mantık mantıık diye yerlerde gezmiyorum cidden ben de uçan kurşunların peşinde olduğum için
Terminatör 2’de; john connor terminatöre insan öldürmemeyi ve hastalavista beybiyi öğretiyor. Terminatör 3’te; terminatör hastalavistayı hatırlamıyor ama insan öldürmemeyi hatırlayıp sıfır insan zayiat diyor. Mantık mantıık diye yerlerde gezmiyorum cidden ben de uçan kurşunların peşinde olduğum için terminatör izliyorum da, yine de, neden? Bunun açıklaması yapılmış mı bulamadım.
0
fildirfildir
(24.02.25)
Biz farklı modelleriz diye de söylüyor zaten de, o zaman o sıfır insan zayiatı olayı ne?
0
🌸fildirfildir
(24.02.25)
iki filmde de T-800'ü gelecekten gònderen kisi John ve dogal olarak onu yeniden programliyor ki hem görevi disinda kimseye zarar vermesin hem de olasi bir cinayet sebebiyle polisle baslarini derde sokmasin diye.
0
feastofthedamned
(24.02.25)
hastalavista bir anı olarak hafızasından silinmiş olabilir.ama insan öldürmemesi daha önemli olduğu için kayıtlı tutmuş olabilir.
0
8832ch78
(24.02.25)
ben böyle soruları chatgptye soruyorum. filmlerde anlamadığım veya hatırlamadığım yerleri sordugum zaman güzel cevaplar veriyor. bunu da sordum ve şöyle cevap verdi

Bu durum, "Terminatör 3: Makinelerin Yükselişi"nin (T3) genel olarak "Terminatör 2: Mahşer Günü" (T2) kadar detaylı bir senaryo devamlılığına sahip olmamasından kaynaklanıyor. Ancak bunu birkaç farklı açıdan açıklayabiliriz:

1. T-800’ün Bellek ve Öğrenme Yetisi
T2'de, John Connor’ın T-800’e insan öldürmemeyi öğretmesi ve bu programlamayı içselleştirmesi bir öğrenme süreciydi. T-800, nöral işlemcisi yazmaya açık hale getirilince öğrenmeye başladı ve zamanla John’a daha çok benzeyen, empati kurabilen bir yapay zekâya dönüştü.

Ancak T3'teki T-850 (bu modelin hafızası sıfırdan yüklendiği için), T2'deki olayları birebir hatırlamıyor. Yine de "insan öldürmeme" prensibi muhtemelen Skynet’in (veya direnişin) programladığı bir etik sınırlama olarak bırakılmış olabilir. Yani John’un ona öğrettiği şeyi değil, kendi varsayılan emirlerinden gelen bir etik kısıtlamayı uyguluyor olabilir.

2. Farklı Bir Model (T-850) ve Yeni Görev Programlaması
T3’te gördüğümüz T-850 modeli, T2’deki T-800’den farklı bir modeldir. John Connor’un öğrettiklerini hatırlamaması bu yüzden normaldir, çünkü fiziksel olarak farklı bir Terminator.

Ancak yine de insan öldürmeme prensibini uyguluyor, çünkü büyük ihtimalle John Connor gelecekte Skynet’in gönderdiği Terminator’ü ele geçirip kendi tarafına çevirirken ona bu kısıtlamayı getirdi. Yani T3’teki T-850, T2’deki T-800’ün birebir aynısı değil, ama benzer bir programlamaya sahip olabilir.

3. Senaryo Tutarsızlığı (En Basit Açıklama)
Gerçekçi olmak gerekirse, Terminator 3’ün senaryosunda bazı tutarsızlıklar var. T2'nin detaylarına çok fazla bağlı kalmadan, aksiyon odaklı bir hikâye anlatmak istediler. "Hasta la vista, baby" gibi detaylar unutulmuş olabilir, ancak "sıfır insan zayiat" gibi kuralları koruyarak karakterin temel yapısını aynı tutmaya çalıştılar.

Sonuç
T3'teki Terminator, farklı bir model (T-850) olduğu için T2'de öğrendiklerini birebir hatırlamıyor.
İnsan öldürmeme prensibini hatırlamasının nedeni, büyük ihtimalle gelecekte John Connor tarafından programlanmış olması.
"Hasta la vista, baby"yi hatırlamamasının nedeni ise kişisel öğrenmelerinin ve deneyimlerinin yeni modelde yer almaması veya basitçe senaryonun bu detayı unutturması.
0
abelardo
(24.02.25)
ChatGBT saçmalamis gene.

Ikinci ve üçüncü film arasinda devamlilik sorunu yok.

iki filmdeki model de farkli t800'ler. Sebep bu.
0
feastofthedamned
(24.02.25)
Update gelmis robota knk anlamicak ne var
0
Zetnikov
(24.02.25)
(33)

Düğüne 10 gün kala sizce vazgeçmeli miyim?

secretcode
Merhaba,hemen özet geçiyorum. 10 ay önce tanıştık. 10 aydır neredeyse en fazla 2 gün birbirimizi görmedik. sürekli yanyana geçti bu süreç. o daha önce 22 yaşında ve 30 yaşında kısa süreli evlilik geçirmiş. ilki cocukluk aşkıymış aldattığı için, ikincisi yanlız kaldığı için destek olan birisiyle evle
Merhaba,


hemen özet geçiyorum. 10 ay önce tanıştık. 10 aydır neredeyse en fazla 2 gün birbirimizi görmedik. sürekli yanyana geçti bu süreç. o daha önce 22 yaşında ve 30 yaşında kısa süreli evlilik geçirmiş. ilki cocukluk aşkıymış aldattığı için, ikincisi yanlız kaldığı için destek olan birisiyle evlenmiş adam şizofreni çıkınca boşanmış. ben daha önce hiç evlenmedim. ben 40 o 34 yaşında.

her neyse. söz nişan derken aynı evde kalmaya başladık. düğün 10 gün sonra arkadaşlarıyla kızkıza evde dansöz çağırıp eğlenmek istediğini söyledi bende tabiki bunu sorun etmedim. tek şartım sosyal medya paylaşımı yapmamasını rica ettim.Ben sosyal medya paylaşımlarını sevmiyorum. kendimde hiç paylaşım yapmayan bir insanım. sanki küfür etmişim gibi inatlaşarak ya ne olacak? arkadaşlarım beni paylaştığında bende paylaşırım ne var ki bunda? zaten kaç kişi takip ediyor beni? eğer annen veya kızkardeşinin görmesini istemiyorsan onları engellerim. bilmem ne inanılmaz bir inatlaşma oldu. benim onu kısıtladığımdan filan bahsediyor. sürekli anlık yükselmeler sinirlenmeleri filan vardı çok uyardım. yine aynı şeyle karşı karşıyayım.

halbuki aynı evde kalmak için a den z ye bir dünya masraf yaptım. işe gidip gelebilsin diye arabasını aldım. 5 yaşında köpeği rahat etsin diye bahçeli müstakil 2 katlı ev tuttum. yani maddi manevi inanılmaz fedakarlıklar yapmama rağmen sosyal medya paylaşımlarından oldum olası haz etmediğim için sadece bunu rica ettim. tartıştık şimdi içerde oturuyor. davetiyeler basıldı. insanlara haber verdik.

öyle bir yerdeyim ki... vazgeçme eşiğinin tam ortasındayım. oysaki o kadar severek başlamıştıki her şey...

ne yapmalıyım?
0
secretcode
(13.02.25)
Bu kadar sacma sapan bir seyden dolayi ayrilmayi dusunuyorsaniz bence de ayrilin ilerde sizle ugrasmak zorunda kalmasin.
0
matilda
(13.02.25)
abi böyle şeylerde ayrılma olayı aklına geliyorsa başlmadan ölü bir evlilik gibi görünüyor. sevdiğine emin misin?
0
asap raki
(13.02.25)
saka misin...
gecen sorunda da kizin elbisesine karismissin.

mal mal seyler söyleyip kizi delirtip sonra da BANA YÜKSELDI diye hakli cikmaya calisman. herkes instagram kullaniyor. kacinci yüzyilda yasiyoruz. lütfen troll ol.

arabasini aldim falan yazmissin bir de... bravo ya. kiz kölen olsun o zaman.
0
sonsuz
(13.02.25)
ayrılın, sizi anlamayan dinlemeyen insanla uğraşmak zorunda kalmayın.
'aileni engellerim' dediği an ayrılmalıydınız, yine de geç değil.
0
g7mor
(13.02.25)
Annem, nikaha bir saat kala 'Vazgeçmek istiyorsan asla geç değil.' demişti. Daha sonraki hayatımda 'Keşke dinleseydim onu.' diye başımı taşlara vurduğum çok olmuştur.
En ufak bir tereddütün varsa asla geç değil.
0
Mirket
(13.02.25)
evlilik sözleşmesi yap.
0
ya ben lan neyse
(13.02.25)
sen bence zor bir adamsın birader. biraz sal ya.
0
abelardo
(13.02.25)
yine "keşke troll olsa" dedirten bir soru. kadının elbisesi hakkında ithamlarda bulunduğun abuk sorun da "ya sabır"lıktı. bir de "masraf yaptım" muhabbeti falan tam komedi, asla gerçekçi gelmiyor. gerçekse... ayrıl kardeş, giyim kuşamı ve sosyal medya kullanımı üzerinden çıkarımlar yapıp kendisine emir veren herifin tekiyle evlenmesin kadıncağız.
0
potasyum bebek
(13.02.25)
İşte aradığım ekşın be

Ayrıl coco
0
respect
(13.02.25)
O kadar harcama yapmışsın. Kadın olarak sana saygı gösterip sözünden çıkmamalıydı. Hele ona araba alman beni derinden etkiledi. Buna rağmen nasıl senin 'rica'na uymaz ya?

Vazgeç hocam. Bu kadından sana hayır gelmez. Sen müstakil ev tutacağın, birey olamayıp senin kararlarına göre hayatını şekillendiren birini kolayca buluverirsin n'olacak?

Bu kadar boktan sebeplerden biten sevgi sevgi değildir zaten. Kimse uğruna para harcadı diye birinin tahakkümüne katlanmak zorunda değil.
0
derbeder ve süklüm
(13.02.25)
Yav sonrasında sürekli şöyle masraf yaptım, böyle para harcadım diye anlatcaksaniz almayın şu pringleslari, altın kolyeleri
0
abuzer
(13.02.25)
Sen besleme kole ariyorsun net hocam
0
Zetnikov
(13.02.25)
isi bu reddeye getirirken kaderin çizilmis zaten. Geçmis ola.
0
feastofthedamned
(13.02.25)
"aynı evde kalmak için a den z ye bir dünya masraf yaptım. işe gidip gelebilsin diye arabasını aldım. 5 yaşında köpeği rahat etsin diye bahçeli müstakil 2 katlı ev tuttum. yani maddi manevi inanılmaz fedakarlıklar yapmama rağmen "

bunlar güzel paylaşımlar fakat bir insanı bu sebeplerden dolayı sevmesini beklemek maddiyata giriyor çünkü parası olan herkes yapabilir
elbette konfor alanı sağlar ilişkiyi kolaylaştırır ama o kadar

hatta bazıları borçlu hissettiği için hırgür çıkartır
0
mantık
(13.02.25)
Kizin sosyal medyasina niye karisiyorsun ki? Sen sevmiyorsun diye o da sevmemeli mi? Ayrica yaptigin seyleri, boyle baska seylerde suratina vuramazsin. Bence kiz ayrilsin senden.
0
mor oje
(13.02.25)
yaşınız bir erkek için ideal, anladığım kadarıyla maddi durumunuz da iyi.

siz hiç evlenmemiş biri olarak niye evlilik konusunda feleğin çemberinden geçmiş, o tabiri kullanmak istemiyorum ama ilişkiler konusunda fazla tecrübeli ve yaşanmışlıkları olan biri?

normalde bu tip soruları büyütmeyin ya evlilik öncesi olur böyle kavgalar diye cevap veririm ama bu olay sizin için köprüden önce son çıkış uyarısı olmuş bence.
0
nuisance2
(13.02.25)
Karşınızdaki insanı “fedakarlık” yaparak kontrol edemezsiniz. Dinlemeyi ve saygı duymayı öğrenmelisiniz.
0
master of ceremonies
(13.02.25)
bu arada siz maddiyatı öne çıkarıyorsunuz diye cevap verenlere kulak asmayın. maddi gücünüz olmasın karşısınızdaki kişi bir dk bile kalmadan ayrılır sizden.
0
nuisance2
(13.02.25)
Her satirinda soklar icinde okudum. Her tarafi hatalarla dolu bir surec. Evlenmeden siz niye bu kadar para saciyorsunuz? Yazdiklarinda ciddiysen ayril coco ama siz hayata bu sekil yaklasiminizla kimseyle saglikli iliski kuramazsiniz gibi geliyor. Ben de cok farkli degilim kotulemek icin soylemiyorum ama biraz insanin aynaya bakip kendini objektif sekilde yorumlamasinda fayda var.
0
mbond
(13.02.25)
buna ananiyimi cevap vermeli

tavsiye==>evlilik nedir fln diye sorun chatgbtye 40a nasil ulastin heyret ettim
0
ala09
(13.02.25)
ayrıl coco +1
0
gabe h coud
(13.02.25)
Ayrıl coco
0
nawar
(13.02.25)
Peki benim asil sorum şu? Bu kişi sizi seviyor mu? Maddiyat bunun neresinde? Bu sorunun cevabini kendinize verebiliyor musunuz? Soylediklerinizi okuyunca, dengeler cok dengesiz.
Ve siz 3. kisi olup, karsi taraf uzun vadede 4. Kisiyle de evlenebilir. Boyle bir potansiyel var.
0
narod
(13.02.25)
nafaka konusunu bi araştır. evlilik sözleşmesi şart gibi geldi bana bu kızla.
0
ayseee
(13.02.25)
nuisance2 ve narod'a katılıyorum. uyumlu bir çift olduğunuzu düşünmüyorum.
0
Hallegadola
(13.02.25)
ayrıl +1

siz mantık evliliği yapmaya çalışıyorsunuz ama pek mantıklı bir evlilik olmayacak gibi. ablamız sizin ona sunduğunuz maddi imkanlara aşık olmuş gibi geldi bana. yoksa senin gibi birine katlanmasına hiçbir açıklama getirmek mümkün değil.
0
turuncu tonlarda
(13.02.25)
Siz sosyal medyada paylaşım yapmıyorsunuz diye müstakbel eşinizin de paylaşım yapmamasını beklemek makul değil. Bu eğlencede hoşlanmadığınız ne var onu düşünün? Sosyal medyada paylaşınca neye yol açacak da istemiyorsunuz?
Kimseyi tanımıyoruz ama muhafazakar aileniz var belki gelin dansözlü paylaşım yapsa anneniz kavga çıkarıcak ondan istemiyorsunuz. Anneniz müstakbel gelinin her haline karışma peşinde belki ileride büyük problemler çıkacak bu daha başlangıç.
Veya o partide açık giyinecek ve siz takipçilerin öyle giyindiğini görsün istemiyorsunuz gibi binlerce case olabilir. Haklı da olabilirsiniz, haksız da ama burada önemli olan birlikte mutlu olacak mısınız bunu anlamak. Sizi rahatsız eden asıl şeyi tespit edin. Evlenmek beş dakika çekişmeli boşanma davası beş sene sürüyor.
10 ay çok kısa bir süre, aceleci davranmayın.
0
cilekli pasta
(13.02.25)
umarım kız senden ayrılır. tek diyeceğim bu. senin gibi ömür törpüsüyle hayat geçmez.
0
Mossy
(13.02.25)
yazilanlarin pek coguna katilmakla birlikte ayni seyleri tekrarlamamak adina su noktaya deginmek istiyorum: sosyal medya paylasimi yapmamasi icin bir neden belirtmemissiniz. hatta bence bu nedeni kendinize bile itiraf edemiyorsunuz. yoksa ben sevmiyorum, dolayisiyla yapma gibi sacma bir neden olamaz. eger nedeniniz gercekten de buysa, yani sadece sizin sevmemeniz ise bencil, empati kuramayan, isgalci bir insansiniz. baska bir ihtimalle bu kisiyi zaten sevmemissiniz ve bahane ariyorsunuz. bence duyuruyu tekrardan acin veya editleyerek gercek nedenini belirtin. cunku gercek nedenin bu oldugunu dusunmuyorum. kiskanclik olabilir, ailenizin muhafazakar olmasi olabilir, her sey olabilir ki bunlar su soylediginizden cok daha mantikli, insancil olabilir, bir uyum saglanabilir.
0
Sour
(13.02.25)
40 yaşındasın gerçekleri konuşalım. Bu kısıtlamak değil. Bu konuda kısıtlandığını söylüyorsa kadın başka zamanlarda genel olarak kısıtlayıcılığından rahatsız olmuştur. Kısıtlamamış ya da kısıtlamakta haklı olabilirsin ya da olmayabilirsin. İki ek yapayım. Birincisi bırak iki evlilik sonrasını, ergenlik sonrası hala tırı vırı olayları kadın özgürlüğü üzerinden değerlendiren kadından iyi yar olmaz diye düşünüyorum. İkincisi sende de gariplik olabilir ve birbirinize uymuş olabilirsiniz. Ona göre değerlendir. Bu yaşlarda bu meseleler olmamalı.
0
osssy
(13.02.25)
inş troldür.

trol değilse nolur ayrıl kızın başını yakma.
0
art cat chocolate
(20.02.25)
Düğüne üç gün var, ne oldu son durum ?
0
rakicandir
(20.02.25)
(bkz: ayrıl coco)
0
paudi
(20.02.25)
(9)

en güvenli banka sizce hangisi?

OgutucuRecep
kredi kartını vs kullanıp memnun kaldığınız yer?
kredi kartını vs kullanıp memnun kaldığınız yer?
0
OgutucuRecep
(10.02.25)
Kullandığım ve güvensiz bulduğum banka yok. hepsi güvenli bence
0
abelardo
(10.02.25)
kredi karti konsunda asil sen güvenilir misin daha önemli :D
0
sonsuz
(10.02.25)
Hiçbiri tam olarak güvenli denemez, bunu banka özelinden çıkarıp dijital servislerin tamamını kapsayacak şekilde söylüyorum. Dijital servisler şifre, e-posta, telefon numarası onayı ile güvenliğinizi sağlamaya çalışırlar. Bankada ise işin içine paranız girdiği için 3D onay ve sık sık güncelledikleri kullanım koşullarıyla (kendi teknik sıkıntıları haricinde) olası bir sorunun sorumluluğunu müşteriye yüklemeye gayret ederler. Bunu da "biz uyarmıştık" cümlesi altına sıkıştırırlar. Çünkü arada bir "güvenlik bilgilendirmesi" başlığı ile SMS ve e-posta atarak "parolanızı sık sık değiştirin, tanımadığınız cihazlardan giriş yapmayın, web sitemize girerken tarayıcınızdaki adres çubuğuna bakın, sahanebanka.com.tr yazmıyorsa girmeyin" vb. yazarak sorumluluğu üstlerinden atmaya çalışırlar.

Peki müşterinin hiç mi sorumluluğu yok? Var elbette. Ücretsiz maç izleyeceksiniz diye SemihSport vb. ne idüğü belirsiz uygulamaları cihazınıza indirip telefonunuzu uzaktan kurcalatmazsanız, 0212 veya 444 ile başlasa dahi tongaya düşmeyip bankanın kendi numarası haricinde hiçbir aramayı yanıtlamazsanız, sanal kart kullanmayı alışkanlık haline getirirseniz, mümkün mertebe "mail order" kullanmazsanız, telefonda sizden SMS şifresi, onay kodu vb. isteyen ve bankacı/temsilci/avukat/asker/polis olduğunu söyleyenlere kanmazsanız, internet alışveriş ve para transfer limitlerinizi makul ölçülerde tutarsanız tüm bankalar güvenli olur, çünkü siz bilinçli kullanıcı olmuş olursunuz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.02.25)
Şu anda 6 bankada hesabım var. Altısından da kredi kartım var. Hesapları da kartları da mobil bankacılıkları da aktif olarak kullanıyorum.
Şimdiye kadar bir güvensizlik görmedim.
Son zamanlarda kırmızı bankayla ilgili sosyal medyada çıkan haberler ile e-devlet bilgilerinin sızması haberleri bir miktar huzurumu bozmuş durumda.
Ama yine de bir sıkıntı yok.
0
Mirket
(10.02.25)
işbank
0
mantık
(10.02.25)
en güvenli gördüğüm iş bankası bir tek onun mobil uygulaması dış kaynaktan yuklediğim applikasyonu şüpheli gördü kaldırın dedi, en kötüsüde denizbank sadece mobil güvenlik değil hakkında çıkan iddalarıda geçtim, kendim kendi paramı havale yapamadım süpheli diye sürekli beni engellediler bloke ettiler rezil oldum ürün aldığım yere param olmasına rağmen.
0
eja
(10.02.25)
akbanktan uzak durun. şuan en güvenilmeyecek banka o. hesapları boşaltılan, adına krediler çekilen yüzlerde mağdur var ve muhatap bulamıyorlar.
0
my fault
(10.02.25)
şimdiye kadar en güvenilir olarak işbankası diyebilirim.

ancak olası olumsuz bir durumda müşterisinin arkasında duran banka derseniz kesinlikle kuveytturk derim. olası bir dolandırıcılık durumunda diğer bankalar: "borcunuzu yatırın, biz gerekli işlemlere başlıyoruz, siz de savcılığa verin, itirazınıza olumlu yanıt verilirse ödediğiniz miktarı size geri iade ederiz" diyorlar. bu inceleme süreci bazen aylarca sürebiliyor, ve siz ödeme yapmak zorunda kaldığınız için aylarca mağdur olabiliyorsunuz.

kuveyt turk, olası dolandırıcılıktan kaynaklanan ödemeleri size yansıtmıyor. "biz inceliyoruz, siz de savcılığa verin. süreç olumsuz sonuçlanırsa o zaman sizden tahsil ederiz. böyle bir olumsuz tecrübe yaşadığınız için çok üzgünüz" diyorlar.
0
yemrem
(10.02.25)
İşbank ve Yapı Kredi güven veriyor ama ispatlayamam.
0
ananiyimioguz
(10.02.25)
(5)

ismail yk - allah belanı versin

biseysorcaktim
ironi ya da şakasız soruyorum, iyi bir şarkı değil mi bu? bir videonun arkasında görünce hatırladım, açtım dinledim baştan sona. bazı yerleri arabesk gibi olsa da, müziği çok iyi bence. ayrıca çok iyi gaza getiriyor.dilini bilmesem spor yaparken dinlerdim.ortadoğu metal gruplarının müziklerine benzi
ironi ya da şakasız soruyorum, iyi bir şarkı değil mi bu?

bir videonun arkasında görünce hatırladım, açtım dinledim baştan sona.
bazı yerleri arabesk gibi olsa da, müziği çok iyi bence.
ayrıca çok iyi gaza getiriyor.
dilini bilmesem spor yaparken dinlerdim.

ortadoğu metal gruplarının müziklerine benziyor.

bahsettiğim normal versiyon:
www.youtube.com

ama bir de rock versiyonu varmış. o da iyi.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(04.02.25)
ismail yk çoğu popüler şarkısı kendi türüne göre çok iyi zaten. kendisi çok iyi bir müzisyen. almancı tuhaflığı, çocuksu kişiliği ve dönemine göre değişik bir müzik tarzı olduğu için pek tutmadı. ama şimdiki şarkılarla kıyaslarsak fersah fersah önde şarkıları.
0
abelardo
(04.02.25)
nakarata gelene kadarki hazırlanış ve nakarattaki tırmanış efsane.

abelardo+1
0
brkylmz
(04.02.25)
işin sırrı melodide. ismail'in son 10 yılda çıkardığı parçalarda bu yok. bir iki tanesi sadece oynak. onun dışında hiçbiri kendini dinlettirmiyor ama 2000'li yıllarda saçma sözleri en akılda kalacak pazarlamayı iyi kotarıyordu.
0
derbeder ve süklüm
(04.02.25)
Bu türü çok yaratıcı buluyorum, İsmail yk, cankan özellikle muazzam işler yapmışlar zamanında. Arabeskle rnb karışımı işler baya özgün.
0
olaylar olaylar
(05.02.25)
Yurtseven kardesler turku albumu vardi o zamanlar cok iyiydi kardesleriyle sonrada ayrilinca ekran olarak diyorum sonra trubunlere oynayip saha fazla kazanma sekil semal degistirdi on plana bunu cikarttilar kitlesi vardi ama ben turku albumunu cok begenmistim
0
Zetnikov
(05.02.25)
(12)

Arkadaşın kız gibi trip atması ve borçlu kalmak

Unde bach canim
Olay önemsenecek bir şey olmasa da şu ara iş durumum sıkıntılı olduğu için böyle saçma diyalogları kaldıramıyorum ve karakterime ters.Yapı olarak rahat bir adamım. Çok düşünceli biri sayılmayıp düz adam olsam da kimseye bir zararım dokunmaz, sessiz sakin bir adamım. Ama şaka yollu dahi olsa hakaretv
Olay önemsenecek bir şey olmasa da şu ara iş durumum sıkıntılı olduğu için böyle saçma diyalogları kaldıramıyorum ve karakterime ters.

Yapı olarak rahat bir adamım. Çok düşünceli biri sayılmayıp düz adam olsam da kimseye bir zararım dokunmaz, sessiz sakin bir adamım. Ama şaka yollu dahi olsa hakaretvari şeylere ve küstahlığa tahammülüm yok.

Arkadaş ise (iki taraf da erkek) zamanlama konusunda ufak bir problem çıksa söylenmeye başlayan, hata sendeyse de gidip gelip lafını yapan laf sokmaya çalışan trip atan toksik bir durumu var. Sevgililerimde bile tripi çekemeyen adama trip atıp, bir de küstah bir şekilde cevap verince (sebep de telefonla konuşmama rağmen gelen mesaja bakıp cevap vermeye zahmet etmemişim gibi lüzumsuz bir detay). Öldüm mü kaldım mı haberin olmayacak diyor. Her neyse, anlatırken bile cringe mesele olduğundan dolayı en son intikam alır gibi milleti gazlayıp 3 yaşında çocuğun yapacağı shaming uygulamaya kalkınca öfkelendiğimi görüp sustu.

Bu adamla arkadaş olacağımı sanmıyorum artık. Ve bu adam ısrarla market alışverişimizin hepsini ödemişti istememe rağmen. Şimdi adama borçlu kalmak istemiyorum. Olay yeni olmasına rağmen, Üzerinden 3 gün geçti bu alışverişin. Ne kadardı deyip parayı atmak iyi fikir mi? Çünkü bunu dediğimde de saçma sapan bi diyalog gelişecek ve sinirlerim iyice zıplayacak. Çocuğun ibanı falan da yok ki direkt atayım
0
Unde bach canim
(01.02.25)
anladigim kadariyla bulusmaya gec kalmissin. adam da bundan rahatsiz olmus, söyleniyor diye "kiz tribi" atiyor olmus.

asil saygisiz ve garip kisilik bu hikayede sensin.
ayrica is ne alaka?
kiz tribi atmak, 3 yasinda cocuk bilmem ne. kadin ve cocuklardan nefret ederken sen yani.
0
sonsuz
(01.02.25)
@sonsuz haklı ama az söylemiş. Üslubunun çirkinliği beni benden aldı ve nasıl bir zihniyette olduğunu açıkça gösteriyor. Umarım cidden bu adamla daha fazla arkadaş olmazsın da kendini saygısız birinden kurtarmış olur.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.02.25)
Sana hak veriyorum. Erkek-erkek ya da kadın-kadın arkadaşlıklarında bu gibi naz, trip durumları seni manipüle etmeye çaluştığını gösteriyor. İkili ilişkiler dualite içerir.Kadın-kadın arkadaşlığında naz trip atan dişil konuma geçmek istediğini, bnu yaparak da diğer kişiyi eril konuma attığını göstermiş. Ben de nefret ederim istemediğim konuma atılmaktan. Benim de bu sebeplerden arkadaşlık bitirmişliğim çoktur. Gitsin kime atarsa atsın teibini. Asla gelemem toksikliğe. Çekemem yani. Vakit kaybı.

Soruna cevap olarak da; haklısın şimdi parayı verme sırasında gereksiz yine sinir zıplatıcı diyaloglar oluşacaktır. Ayyy düşüncesi bile gerdi şuan beni. Zeytinyağı gibi üste çıkması muhtemel. Senin yerinde olsam ikili görüşmeyi kesin bir dille keserm. Kalabalık ortamda karşılaşırsam da çok yüz vermem. Ama kesin bir dille yani. Bu konuyu yarım yaparsan senin naz yaptığını dşünür öfff
0
love and trust
(01.02.25)
sen haksızsın.
herkesin kızdıgı şeyler var. rahat adamım diyorsun ama olanları kafaya takmışsın. onun da kızdıgı başka şeyler var. insanlarla olan ilişkilerinde daha dikkatli olmalısın, kimseye zararım yok diyip umursamazlık yapamazsın.
detayları bilmiyorum ama sen daha çocuksu geldin bana
market alışverişine bu kadar kafayı takman doğru değil. senin deyiminle lüzumsuz bir detay bu.
0
abelardo
(01.02.25)
Ben de adama hak vermeye geldim, parayı da gönderme. Adam daha da haklı olsun :)
0
enteg
(01.02.25)
Biraz fazla tepki vermissin hocam."öldüm mü kaldım mı haberin olmayacak" demiş. Sen umursamamışsın adamı.
0
komando kani var bende
(01.02.25)
Kardeş sen çok yanlış yere sormuşsun bu soruyu
0
love and trust
(01.02.25)
cringe ve shaming kelimelerini gördükten sonra aklıma sana şöyle bir cevap vermek geldi.idare et.
www.youtube.com
0
jamswety
(01.02.25)
+1 jamswety

Adamın parasını ver. Üste yatma.
0
help im alive
(01.02.25)
@love and trust
bir grup toksik daha:)
Yeminle soru hariç her şeyi cevaplamışlar.
Ama kızmıyorum, okuduğunu anlamayan mı dersin, borçlu kalmak istemiyorum diyen adama paranın üstüne yatma diyen mi dersin. Türk halkı bütün kötülükleri bulur bu zeka seviyesiyle.
0
🌸Unde bach canim
(01.02.25)
Parasını ver. Silecek misin hayatından ne yapacaksan yap. Iki farklı olay. İban yok bilmem ne. Öğren?
0
help im alive
(01.02.25)
@help kafan mı güzel yoksa troll müsün bilmiyorum ama her şeyi dert edinme kendine :)
0
🌸Unde bach canim
(01.02.25)
(10)

Döviz gerçekten baskılanıyor mu?

HellKeePer
1)Teknik olarak cevap verebilecek kimse var mı? Bana 36 seviyesi bile çok yüksek geliyor "daha ne kadar yükselebilir" acaba diyorum2)"Evet" ise ne zaman serbets bırakılır?
1)Teknik olarak cevap verebilecek kimse var mı? Bana 36 seviyesi bile çok yüksek geliyor "daha ne kadar yükselebilir" acaba diyorum

2)"Evet" ise ne zaman serbets bırakılır?
0
HellKeePer
(31.01.25)
1- yurtdisinda euro dolar kazanip turkiye'ye gelenlere bircok sey pahali geldigine gore; evet doviz baskilaniyor. maaslar da oldukca yuksek euro dolar bazinda. ekonomisi kotu durumda olan bir ulke icin tl'nin yabanci paralara karsi bu kadar degerli olmasi normal degil.

2- tutabildikleri kadar tutarlar sanirim. cok fikrim yok. nasil yapiyorlar onu da bilmiyorum. ama bir yerde cok pis patlayabilir gibi geliyor.
0
lemmiwinks
(31.01.25)
baskılanıyor mu bilmem ama seçim öncesindeki gibi merkez bankası piyasadan dolar topluyormuş.
0
mikahakkinen
(31.01.25)
bence şu süreçte arka kapı yollarıyla baskılanmıyor. faiz oranları yüksek.

2) yabancı analist şirketlerin tahminleri genelde tutuyor. jp morgan vs bakabilirsiniz.
0
biravekahve
(31.01.25)
1. Bu işin teknik hesabı var. Türkiye'deki enflasyon ile ABD enflasyonu arasındaki fark kadar, doların artması lazım. Bu kadar artmıyor.

Hiçbir hesap vs. anlamam ben diyorsanız, Trump seçildiği zaman, dolar tüm para birimlerine karşı değerlendi. Bilin bakalım değeri değişmeyen tek para birimi neydi? Ya da tam tersi, göreve gelmeden bir süre önce dolar, tüm para birimlerine karşı değer kaybetti. Yine TL'ye karşı değeri değişmedi.

2. Hükümet ne zaman isterse, o zaman. Bence bir süre daha devam eder. Ciddi rezerv topladılar çünkü. Bir süre daha ufak ufak artırırlar...


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.01.25)
benim anlamadığım hem baskılanıyor, hem de merkez bankası rezerv topluyor denilmesi, rezerv toplamanın tersi yönde etkisi olması lazım sanki.
0
bobinhoo
(31.01.25)
baskılanmıyor. aksine merkez bankası epey döviz topladı ve topluyor.
0
abelardo
(31.01.25)
yüksek faiz başta olmak üzere çeşitli araçlarla(altın ithalat kotası, ithalata gümrük sınırı, yüksek ötv gibi) baskılanıyor.
0
nuisance2
(31.01.25)
döviz daha da düşecek merkez bankası o kadar çok dolar topladı ki piyasadan seçim zamanı salacaklarını düşünürsek 28 leri bile görebilir.
0
jamswety
(31.01.25)
@kartallar yuksek ucar güzel özetlemiş. Üstüne söylenecek pek söz yok.

Ancak, Merkez Bankasının Döviz rezervi falan diyenler olmuş
Şimdi Türkiye'nin, bu son yıllardaki borç stoğundaki artışı buluğ buraya koymaya üşendim. İsteyen Google'a sorsun.
Ben şöyle bir örnek vereyim. Senin 10 milyon borcun var diyelim. Tuttun bir milyon daha borç alıp borcu 11 milyon yaptın ve o bir milyonu da bankaya koydun diyelim.
Oooo Baby, Bir milyon lira rezerv biriktirdim der misin? Artık borç falan durumları koymaz bana, rezervim sağlam der misin?
Dersin belki. Bilemedim.

Ayrıca Merkez Bankası o rezervi elinde tutabilmek için bir faiz bedeli ödüyor. Ne kadar ödediğini birka cary trade makalesi okursanız çözersiniz. Peki o rezervi tutabilmek için o bedeli niye ödüyor. Çok yaşlı iki büyüğümüzden birine birşey olursa, bir komşuda bomba falan patlar işler karışırsa, Dünyada bir olay olup petrol fiyatları çıldırırsa vs. bizim para piyasası foncuları panikleyip Dövize koşuverirse, işte o an, merkez bankasının elinde bu yarım atımlık barut olmazsa, o zaman halimize Allah acısın bir durum ortaya çıkar da, ondan.
0
Mirket
(31.01.25)
2. kur korumalı mevduat bitmeye yakın veya bittikten sonra.
0
etna
(31.01.25)
(10)

Bizim Türkler sarışın köle aldı mı?

ya ben lan neyse
yabancı sitelerde sarışın bir Türk gören ecnebilerin ilk söylediği "tabi sarışın kadınları köle aldınız bunlar onların torunları" oluyor.türklerin en büyük boyu kuman türkleri için germenler bile bizden sarışın diyordu halbuki. eski çin kaynaklarında türklerin açık tenli ve renkli gözlü olduğunu söy
yabancı sitelerde sarışın bir Türk gören ecnebilerin ilk söylediği "tabi sarışın kadınları köle aldınız bunlar onların torunları" oluyor.

türklerin en büyük boyu kuman türkleri için germenler bile bizden sarışın diyordu halbuki. eski çin kaynaklarında türklerin açık tenli ve renkli gözlü olduğunu söyleyen kaynaklar var diye okudum. kaynağı görmedim.

ben demiyorum ki Türkler sarışın açık tenlidir. ama gayet de görüyorum etrafımda. bunların çoğunun soyu illa ki slavlara, avrupalılara falan mı dayanıyor? kuman Türkleri için de soylarının kuzeyli sarışın ırklarla yoğun şekilde karıştığını söyleyen kaynaklar var.

özet: osmanlılar'da kölelik vardı ama halk benim bildiğim köle alamayacak fakirdi. bu kadar sarışın hep köle soyu mu?
0
ya ben lan neyse
(30.01.25)
Hocam Osmanlı 500 sene Balkanlar'da kaldı halkın köle almasına gerek yok halkın kendisinin içinde de Slavlar vardı zaten, o dönemden bu döneme gen aktarımı olmuştur normal olarak, diğerlerinde de olduğu gibi. Ayrıca gidiyorsun mesela Sırp çocuklarını alıyorsun sarışın sarışın geliyorsun asker yapıyorsun devlet adamı yapıyorsun vs vs onlar büyüyor evleniyor çoluğa çocuğa karışıyor sarı sarı çocuklar oluyor, normal yani. Ha onun öncesine gidersek mecbur Orta Asya'ya gideceğiz, orada da pek mümkün değil gibi sarışın Türk boylarının olması, en makul yaklaşım Osmanlı dönemindeki karışma ki bu sadece Balkanlar'la olan bi karışma da değil buradaki Rumlar/Romalılar Kürtler Araplar herkesle ve her şeyle karışmışız haliyle her şey var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.01.25)
bu kada sarışın hep köle soyu değil. slav soyu.
olay balkanlardaki slavların müslümanlaşıp türkleşmeleri. ayrıca çerkezler/gürcüler de öyle.
türkiyede çok sayıda arnavut, boşnak, pomak, çerkez, vs var.
müslümanlığa geçen sarışın slavlar ve çerkezler türkleştiler, olay budur.
0
abelardo
(30.01.25)
İki üç Karaçay Türk'ü tanıdım, gayet beyaz tenli açık kumral saçlı ve mavi gözlüler. Boylu poslu olanları da var.
0
muhayyer divan
(30.01.25)
Şurada biraz bir şeyler anlatılıyor.

x.com

Osmanlı sonu yazar hikaye ve romanlarını okuduysanız, cariye ya da halayık lafını bol miktarda duymuşsunuzdur. Kulağı köle kelimesi kadar tırmalamıyorsa da köle demektir ve Osmanlının sonuna kadar varlığını sürdürmüştür.
0
Mirket
(30.01.25)
Yıllar önce bir yabancı ile sohbet ettiğim zaman bana türkiye'de sarışın olanların haçlıların torunları olduğunu söylemişti. Haçlı seferlerinde esir düşenler anadolu'da asimile olmuşlar. Günümüzde sarışın insanlar bunların soyundan geliyormuş. Bu iddiasında baya ciddiydi.
0
komando kani var bende
(30.01.25)
Bizim aile kızıl - sarışın kombinasyonu, baba tarafı Bulgar anne tarafı Türkmen göçmeni, kölelik falanda yok bildiğim kadarıyla. Binlerce insan var zamanında bu şekilde göçen.
0
mirty
(30.01.25)
Bizim sulale 7-8 nesil once Gumushane Kurtun'den gelme, anne tarafinin mazisi biraz daha eski, su anki koyumuz Karadeniz'e 10 km falan kestirmeden yurunurse. Sanirim 1840 onceleri biraz iclerde oldugumuz icin bu genler bize pek ugramamis. Anne tarafinda tek tuk sarisinlik var.

Koylerde cok eski hikayeler anlatilir geleneksel olarak, Ruslarla ilgili bazi anilar var ama hic cariye alma uzerine birsey duymadim. Belki 19. yuzyilda pek yayginligi kalmamistir. Tabii dogrudan anlatildigi gibi olmus mudur pesin pesin kesin oyledir demiyorum. Ben acikcasi sonradan musluman olmus, Rum, Ermeni, Laz vs irklarla evlilikler sonrasi boyle olmustur diye dusunuyordum.

Paylasilan metindeki su nokta dogru, hakkaten kiyiya nispeten yakin koylerde sarisinlik, kizillik var biraz, ama 50-60 km icerilere girildi mi daha bir esmer insanlar yogunlasiyor.
0
mbond
(31.01.25)
İnternette yazılanlara çok bakmayın, eski zamanlardan kalan kaynakları da doğrudan gerçek kabul etmeyin.

Anadolu'nun gen havuzu Türkler geldikten sonra karışmadı, yukarda dendiği gibi Osmanlı toprakları oldukça genişti ancak Osmanlı'dan çok daha öncesinde dahi Anadolu çok fazla sayıda irili ufaklı yerleşimlere sahipti. Bunlar sadece Hititler, Asurlar ve Yunanlar'dan ibaret de değil. Yine Osmanlı'nın öncesinde ve antik çağın sonrasında Roma diye bir gerçek var, bir ucu Britanya diğer ucu Levant'ta. Anadolu'nun göbeğinde Galatya diye bir yer var, kelt yerleşimi. Sadece siyasi yapılardaki değişimlerle değil, siyasi yapıyı etkilemeden tarih boyunca alınan göçler de bu bölgeyi etkiledi, mesele sadece yerleşik veya buraya yerleşip devlet kuran topluluklarla da ilgili değil yani. Kölelik de bunun bir parçası ama bu kadar şeyin yanında sadece küçük bir parçası.

Bu bölge tarihin hemen her anında yol geçen hanı gibi. Yalnızca kölelikle açıklanacak şey değil. Yalnızca Türklerin gelişiyle de açıklanacak bir şey değil.
0
akhenaten
(31.01.25)
Balkan göçmenlerinde sarışın populasyonu fazla. Gerçek Türk fenotipi hafif çekik gözlüdür. Asyalı bir görünümdür.

Anadolu'ya göç ile birlikte ermeniler, kürtler, araplar, yunanlar gibi milletlerle evliliklerle gerçek Türk fenotipi ortadan kaybolmuş.
0
wd40
(31.01.25)
Köleden de ziyade, Mustafa Akdağ, Türkiye'nin İktisadi ve İçtimai tarihinde, bu durumu Malazgirt öncesi dahi gelen Türkmen akınlarında genellikle ortalamada bizim bildiğimiz ortaasyalı türk tipinin aslında hakim olduğunu, ancak batıya doğru gittikçe evlilikler aracılığıyla, ki bunlar rum da olabilir, anadolu'nun o esnada karışmış başka halkları da olabilir, gen havuzunun genişleyip değiştiğinden söz eder.

Bunlar dışında balkan göçmenleri, karaman yöresinden taşınan yörüklerden olduğundan, onların da gen havuzunu toroslar'daki enteresan sarışın yörük çocuklarında görebilirsiniz. Tahmin edilenin aksine, balkanlar'da etnik karışma tahmin edildiği oranda olmamıştır. Buna istisnai sayabileceğim ancak, önceden düz ortodoks Sırplar olup sonradan vergi meselesinden müslüman olan Boşnaklar'la veya orada benzer şekilde müslüman olmuş halklarla karışma olabilir. Ama doğrudan köle alıp köle çocuğuyla kuşak kuşak renk açtırmak ve gayrimüslimle evlenmek gibi durumlar müthiş istisnai kalan durumlardır. Hepsinin, değil balkanlar'da, Edirne'de bile kendilerine ayrılmış mahalleleri vardır ve bayağı ayrıksıdır.

Karadeniz için söz konusu durum biraz farklı zira oradaki nüfusun genotipine bakmak lazım. Bir ihtimalle hatırısayılır kısmı sonradan müslüman olmuş Pontik Rumlar olabilir, onları genelleyemem, bilgim yok. Karadenizli varsa alınmasın lütfen, herhangi bir maksatla söylemedim. Zaten normal yunan halkı da öyle sarı sarı değildir pek.
0
sanal hayvan
(31.01.25)
(8)

İş veren mi haklı çalışan mı

a man alone
Yapılan iş önemli değil, mesela kuaför diyelim.Kuaför olmak isteyen bu kişi kendi kendini geliştiriyor, temel seviyeye gelince işi bir ustanın yanında öğrenmek için bir dükkan buluyor.Bulduğu dükkandaki ustanın asistanı günlük paraya çalışıyordu ve o da işi öğrenmeye çabalıyordu, olmadı ve ayrıldı.Y
Yapılan iş önemli değil, mesela kuaför diyelim.

Kuaför olmak isteyen bu kişi kendi kendini geliştiriyor, temel seviyeye gelince işi bir ustanın yanında öğrenmek için bir dükkan buluyor.

Bulduğu dükkandaki ustanın asistanı günlük paraya çalışıyordu ve o da işi öğrenmeye çabalıyordu, olmadı ve ayrıldı.

Yeni gelen kişi ise para almadan orada çalışmaya başladı. Dükkanın sahibi ona işi öğretiyordu ama para vermiyordu.

Haftanın 4-5 günü orada çalışan bu işçi kendini geliştirdi ve bulduğu müşterileri oraya getirmeye başladı.

Fakat çırak olduğu için piyasanın yarısından da ucuza iş yapıyordu.

4-5 ay sonra dükkan sahibi onun yaptığı işin parasının yarısını almaya başladı. Aynı zamanda dükkan sahibi de ara sıra ona kendi müşterilerini verdi.

Fakat paranın yarısını dükkana bıraktığı için bir süre sonra geçim sorunu yaşadı. Bu yüzden aynı zamanda evinde de bu işi ucuza yapmaya başladı.

İşveren; ona işi öğrettiğini, eleman yetiştirdiğini, yer sağladığını söylüyor ve kendisini haklı görüyor.
Çalışan ise; hem dükkanın işlerini yaptığını, aynı zamanda bunun için para almadığını, üstüne üstlük yaptığı işin yarısını dükkana bıraktığını söylüyor.

Ben dışarıdan bir gözle elbette işçinin haklı olduğunu düşünüyorum ama bir de size sormak istedim.
0
a man alone
(30.01.25)
Türkiyede işler bu şekilde yürüyor maalesef.


Adamın artık çıraklıgı kalmamış kendi başına da işi götürebilecek seviyede.
İşe ortaklık teklif etsin. Gelir de gider de 2ye bölüşülsün.

Karşı taraf kabul etmesse tam karşısına kendi işini kursun. Kendi çalışıp kendi yesin
0
limonlu eksi
(30.01.25)
Dükkanın sahibi benim arkadaş. O, işte yeni olmadığı için çevresi geniş, müşterisi var. Ama diğer işçi arkadaşın o kadar çevresi yok.
0
🌸a man alone
(30.01.25)
Tout travail mérite salaire. Old testamentta yaziyor "the labourer deserves their wages" diye.

Dükkan sahibi haksız. Hiçbir zaman da haklı olamayacak.
0
logisticsmanager
(30.01.25)
tabi ki işveren haksız. işveren iş öğretti diye ölene kadar kölesi yapmak istiyor çalışanı. gören de bedava iş öğretti sanacak, iş öğretirken çalıştırdı aynı zamanda.
ayrıca iş öğretiyorum diye bedavaya çalıştırmış. zaten bu başlı başına haksızlık ve kölelik.
ayrıca hangi çalışan olursa olsun bir yerde çalısırken zaten kendisini geliştirir. işin tabiatı bu. kendini geliştiriyor diye bedavaya çalıştırmak hak yemektir.
inşaat amelesi inşaatta çalısırken kendisini geliştirir, mühendis çalısırken kendisini geliştirir, futbolcu oynarken kendisini geliştirir, yönetici de yöneticilik yaparken kendisini geliştirir, öğretmen öğretmenlik yaparken kendisini geliştirir. o zaman kimse maaş almasın, bedava çalışıp kendisini geliştirsin.
0
abelardo
(30.01.25)
Ne olursa olsun parasini vermek zorunda o zaman tek calissin ne kafası bu
0
Zetnikov
(30.01.25)
ustalık-çıraklık ilişkisi hep böyle yürür. ayrıca ortada bir işveren-işçi ilişkisi zaten yok. maaş yok, sgk yok üstüne üstlük bir de kazandığının yarısını almış.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.01.25)
Çırak ücretsiz çalışıyorken, piyasanın yarısında ücret almaya mı başladı? Arada onu kaçırdım sanırım. Sonra da dükkan sahibi o yarının da mı yarısını almaya başladı? Herkes anladı da ben mi kaçırdım o kısmı? Yoksa herkes para vermedi kısmından sonra atlayıp sonuca mı geçti?

Çırak, iş öğrenmek için para almadan yanında çalışıp bir şeyler öğrenmek istediyse ve işveren de ihtiyacı olmadığı için ya da ihtiyacı olsa da maddi sebepler gereği düşünmediği halde iş öğretmek karşılığında yardımcı olarak aldıysa bu noktada işverene yönelik ücret ödememe konusu haksız bir yüklenme. Konunun devamında çırak kendi yan gelirini oluştururken bulduğu müşterileri çalıştığı dükkandan yönlendiriyor ya da çalıştığı dükkanın adına (ya da çırağın orada çalışmasına) güvenerek gelenleri müşteri olarak kabul ediyorsa bu durumda da çırağın elde ettiği yan gelirinde aslında işverenin hakkından söz edilebilir. Bu paragraftaki şartlar dışındaki diğeri her olasılıkta ise işçi/çırak haklı.
0
nawar
(30.01.25)
@nawar evet, çırak piyasanın yarısına iş yaparken arkadaş o paranın da yarısını alıyor. Mekanı kullandığı için.
0
🌸a man alone
(30.01.25)
(6)

Futbolda libero devri

Bir ben var benden şurada
Neden bitti ne oldu?
Neden bitti ne oldu?
0
Bir ben var benden şurada
(29.01.25)
Öncelikle söyleyeyim bence libero izlemesi ve sanırım oynaması en zevkli mevkidir ama zannediyorum savunma için ofsayt tatktiğinin nimetlerinden faydalanmak olsun dörtlü formasyon ile savunmayı biraz daha güçlendirmek olsun bu tür kaygılar nedeniyle bitti ama bence seyir zevki olarak en güzel zamanlar liberolu zamanlardı, umarım bir gün geri döner liberolarımız.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.01.25)
90larda ofsayt kuralı değişince bitti diye bir açıklama okumuştum/izlemiştim bi yerde ama kaynağı hatırlamıyorum şimdi. Bi de normal stoperlerin ve hatta kalecilerin top yapabilen oyuncular olması da bu mevkiye ihtiyacı azalttı tabii.

Edit: şimdi youtubeda baktım. Türkçe olarak hastalık bu futbol kanalının, ingilizce olarak da tifo kanalının açıklayıcı videoları var. Onlara bakabilirsiniz
0
nundu
(30.01.25)
guzel soru. net bir cevabi yok. sanirim zamanla sistemlerin oturmasi ve takim oyununun bireysel performansin onune gecmesiyle libero gibi serbest gezen elemanlarin yeri kalmadi.

libero beklentinin cok oldugu bir pozisyon hem defansi toparlayip hem geriden oyun kuran, ataga katilan bir eleman.
0
antikadimag
(30.01.25)
libero mevkisini açıklayabilen biri de yok.

DOSlar liberonun işini görüyor diyorlar da alakası da yok.
0
Hallegadola
(30.01.25)
basketbolu nasıl curry değiştirdiyse, futboluda guardiola değiştirdi. italyanların futbolda en önem verdiği libero artık 6 numaraya dönüştü. pas ve top saklama yeteneği olmayan oyuncular artık o mevkilere gelemiyor. şimdiki 6 numaralar neredeyse oyun kuruyor ki bu mevki geriden oyun kurmak isteyen takımlarda çok önemli.
örneğin galatasaraydan torreirayı çıkar gs sezonu mahvolur. daha çarpıcısı ise m.cityde rodrinin sezonu kapatmasının etkileri çok açık.

sonuç olarak top artık değerli kalecilerde bile kurtarıştan çok top hakimiyeti ve ayağı önem kazandı artık. liberolar sert orta yetenek adamlarken dos olarak değiştiler.

tardini.co
0
mikahakkinen
(30.01.25)
libero 90ların ortasında kalktı. guardiola 90larda devrimsel bir futbolcu değildi.

libero çok riskliydi. çok önceden libero son adamdı ve bu çok riskli görüldü. daha az gol yemek için rakibi orta sahada durdurmak ve ön liberoyu son adam gibi yapıp süpürücü görevi ona vermek istediler. yani liberonun yeri defanstan çıktı ve orta sahaya geldi.

kalkmasının diğer sebebi 3-5-2 sisteminden 4-4-2 ye geçişle alakalı bence.
libero 3lü defansın ortasındaydı. bu sistemde sağ açık sol açık vardı.
94te parreira brezilyası başta olmak üzere pek çok takım tandem yani çift stoper ve 4lü defans oyanamaya başladı. parreira bunu 95te fenere getirdi. 96dan itibaren terim bu sistemde ısrar etti ve türkiyede oturdu.
4-4-2 daha modifiye edilebilir bir sistemdi. sağ beklerin hücuma çıkması, kanat oyuncularının defansa gelmeme serbestliği, ön libero pozisyonunun icadı, orta sahayı ister kanatlı ister diamond şeklinde yapabilme olayı çok cazip geldi teknik adamlara

artık günümüzde teknik adamlar 3lü defansı da çok modifiye edebiliyorlar. ama libero oynamak riskli ve gereksiz geliyor. zaten kaleciler oyuna çok katılıyorlar ve ön libero bu ihtiyacı gideriyor.
0
abelardo
(30.01.25)
(12)

Talisca O Kadar Büyük Topçu mu?

eisberg
30 yaşında adam. Kasım ayından beri kadroda yok, maça çıkmamış. FB 2 aydır uğraşıyormuş almak için, en son ikna etmişler ve 1.5 yıllık ücreti 15 milyon euro civarında...Bu kadar önemli bir oyuncu mu nedir acaba kaçırdığım tam olarak?
30 yaşında adam. Kasım ayından beri kadroda yok, maça çıkmamış. FB 2 aydır uğraşıyormuş almak için, en son ikna etmişler ve 1.5 yıllık ücreti 15 milyon euro civarında...

Bu kadar önemli bir oyuncu mu nedir acaba kaçırdığım tam olarak?
0
eisberg
(28.01.25)
istatistiği iyi
0
grimavi
(28.01.25)
oynadıgı takımlar:
bahia
benfica
beşiktaş
guangzhou
en nasr

milli maç hiç oynamamış

bu oyuncu iyi falan değil. çinde arabistanda istatistiği iyi olsa ne olur. prime döneminde 22 yaşında beşiktaşta yetenekleriyle öne çıktı diye iyi hatırlanıyor, fener de sırf transfer yapmadı demesinler diye bunu aldı işte. şu an 30 yaşında ve paraya şöhrete doymuş birisi. çok fena patlayacak.
0
abelardo
(28.01.25)
degil tabiki. cin, arabistan vs.. ordan oraya savrulmus para duskunu bir futbolcu iste. mourinho biraz takintili adam. biraz hemserisi(dil ve kultur) biraz da oyun tarzini sevdigi icin mutlaka almalisiniz demistir. vaktinde szmanski icin de ayni takintisi vardi. szmanski de oyle pesinden kosulacak adam degil.
0
buenosdias
(28.01.25)
alınması için bu kadar uğraşılmasının sebebi maaşı. sdece parayla çalışan iyi bir topçu.
0
whatdreamsnevercome
(28.01.25)
Galatasaray almak için kapısında yattı muhatap bile alınmadı Beşiktaş'ta zaten para yok ama taraftarı Fenerbahçe'ye gelmesin diye ağlayıp durdu ama büyük futbolcu değil abi fjfjfjfj
0
Bir ben var benden şurada
(28.01.25)
Beşiktaş'ın en iyi oynadığı sezonlardan birinde çok iyi işler yaptı. Bizde o zamanlardan kalan bir imajı var. Nostaljik ülkeyiz, insanlarız.
0
gabe h coud
(28.01.25)
talisca büyük topçu değil ama süper lig de büyük değil. fenerbahçe'yle galatasaray'ın ölüsü zaten bu ligde 80-90 puan topluyor artık. talisca'nın 2-3 tane anadolu takımına karşı sıkışmış maçı çözmesi, şampiyonluğu fenerbahçe'ye getirmesi demek. onca sene sonra gelen şampiyonluk, üstüne şampiyonlar ligi geliri vs. derken talisca'yı çok iyi transfer yapar. ha bu olur mu olmaz mı orasını bilemem ama türk takımlarının (hele ki saçabilecek parası olanların) çok burun kıvıracağı bir topçu değil talisca. sadece mamasını verip oynayacağından emin olmak lazım.

milli takımda oynamamış olması bir ölçüt değil bence sözü edilen adam brezilyalı, geldiği takım fenerbahçe. brezilya milli takımında senelerce as oynayacak adamın türkiye'de ne işi var anca carlos gibi çok nadiren o da ihtiyarlığında gelirse gelir yani.
0
mark greg sputnik
(28.01.25)
Türkiye için büyük.
0
mikahakkinen
(28.01.25)
sıkışan birkaç maçı çözebilecek yetenekte futbolcu. geçen sene ziyech nasıl bazı maçlarda çıkıp hayal kurdurduysa talisca da o ayarda bir topçu. o paralar çok mu evet çok ama 10 yıldır şampiyon olamayınca tüm tuşlara basıyorsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.25)
Talisca'yı beğenmemeniz için takımınızda Hagi Alex ya da Sergen ayarında bi futbolcu olması lazım, yoksa eğer işin içine haset girer :)
0
Bir ben var benden şurada
(28.01.25)
Uzaktan şut ve frikik tehditi devam ediyorsa Fenerbahçe'nin çözemediği maçlar için çok iyi bir kilit açıcı olur. O para eder mi sorusu da şampiyonluk gelir mi gelmez mi sorusunun cevabına göre değişir. Beşiktaşa istemem çünkü tek başına takımı kurtaramaz ama fenerde üç maç çözse ve şampiyonluk kazandırsa yeterli olur
0
nundu
(28.01.25)
soruyu soran kişi sanırım cevabını artık biliyor ahhahaha
taliscayı öven fenerliler şu an ne yapıyor acaba
şu soru altına gelen cevapları oku oku gül
0
abelardo
(26.05.25)
(13)

iş yerinde böyle aptallıklarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

m e b
selamlar.böyle durumlarda ne yapıyorsunuz, nasıl yatıştırıyorsunuz kendinizi?-bilgisayarımda whatsapp web açık, tüm ciddiyetimle gelen mesaja cevap yazıyorum. yanımdaki arkadaş sandalyesini yanıma çekerek MESAJ YAZDIĞIMI GÖRMESİNE RAĞMEN çok alakasız ve yeryüzünün en boş bir yorumunu yapıyor.-telefo
selamlar.

böyle durumlarda ne yapıyorsunuz, nasıl yatıştırıyorsunuz kendinizi?

-bilgisayarımda whatsapp web açık, tüm ciddiyetimle gelen mesaja cevap yazıyorum. yanımdaki arkadaş sandalyesini yanıma çekerek MESAJ YAZDIĞIMI GÖRMESİNE RAĞMEN çok alakasız ve yeryüzünün en boş bir yorumunu yapıyor.

-telefondayım, işle alakalı hararetli bir şekilde bir konuyu izah ediyorum, zamanla yarışıyorum, o sırada çalışanlardan biri TELEFONLA KONUŞTUĞUMU GÖRMESİNE RAĞMEN dibime kadar gelip hiç ama hiç aciliyeti olmayan bir şey için bana el kol işareti yapıp "abi, geçen hafta ürünle alakalı istediğin bir broşür vardı ya, onu masana bırakıyorum, haberin olsun" diyor.

-yöneticimle önemli bir şeyi konuşuyorum, bir karar vermemiz gerekiyor, iki yol var ve ikisinin de artı ve eksilerini izah ediyorum, açık ofis olduğu için ne konuştuğumuz zaten duyuluyor, yan masadaki çalışan TÜM BUNLARI DUYMASINA RAĞMEN dan diye lafımı bölüyor ve "x bey, geçen hafta müşteri geldi ve bana hangi ürünleri istediğine dair listeyi iletti. size mail olarak ileteyim mi, masanıza bırakayım mı?" diyerek konuyu çok alakasız sebeple dağıtıp gidiyor.

-bir üründen ilk defa getireceğiz, malzemelerin tüm özelliklerini yazılı ve sözlü izah etmeme, daha önceden getirdiğimiz ürünün daha gelişmiş ve farklı prensipte çalışan hali olduğunu DEFALARCA SÖYLEMEME RAĞMEN gümrükçü gidiyor, daha önceden getirdiğimiz o ürünmüş gibi farklı beyan ediyor ve ben defalarca bu hatanın düzeltilmesi adına ek belgelerle uğraşmak, o istenilenleri zamana karşı yarışarak temin etmekle, yurt dışına günlerce izahat yapmakla uğraşıyorum.

buna benzer tonlarca örnek verebilirim herhalde. ya ben çok yumuşağım ve insanların salaklıklarını ben çekmek zorunda kalıyorum ya da bunlar olağan şeyler herhalde. siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?
0
m e b
(23.01.25)
profesyonellik, dogru iletisim ve birazcik da empati ile cozulebilecek seyler. sanki gecmiste travmatik biseyler yasamissin o yuzden herseyi kisisel tehdit, saygisizlik olarak goruyorsun gibi. (bkz: If you are always the victim, maybe you are the problem)
0
buenosdias
(23.01.25)
@buenosdias +1 konu kilit.

Abi çok alınıyorsun gibi görünüyor. İnsanlar hata yapabilir, kim bilir sen neleri doğru sanıp başkalarına yanlış gelen şeyler yapmışsındır.
0
Shepard
(23.01.25)
Buna aptallık denemez bence. Herkesin önünde yığınla iş var, seni görünce birini aradan çıkarıyor işte insanlar. Seni beklesin, onu beklesin, ötekini beklesin dersen işleri bitmez. Veya gayri ihtiyarı aklına gelen bir şeyi söyleyebilir insan. Konuşacağımız şeyleri sürekli düşünerek akşamı yapamayız iş yerinde. Böyle şeylere hoşgörülü olmak gerekli.

Sanemk biraz sert ifade etse de haklılık payı var. Kendinize acımasız davrandığınız ve çıtayı çok yukarı koyduğunuz gibi diğer insanlara da bunu yapıyorsunuz.
0
playing star again
(23.01.25)
1. Şikayet: O arkadaşa o davranışı yapabilme hakkını sen vermişsin, eğer sergilediği hareket sonrasında bir tepki vermiyorsan geçmiş olsun.
2. Şikayet: Sana haber veriyor, koyayım mı diye soru cümlesi yöneltip senden cevap beklemiyor.
3. Şikayet : O kadar önemli toplantılar açık ofiste yapılmaz, açık ofiste yapılıyorsa o sadece bir toplantı değildir, araya daldığında sen veya yöneticin 'Bi dakka kardeş bak burada başla iş yapıyoruz' minvalinde dönüş yapmıyorsanız geçmiş olsun.
4. Şikayet: E iş dünyası böyle bi yer zaten, birileri işini yapmayacak birileri o işler için daha fazla zaman harcayacak, teorik olarak haklısın ama teoriğin iş dünyasında hiçbir önemi yok.

Ben böyle durumlarda ne yapıyorum,
1- Hocam görmüyor musun özel bişey yazıyorum ayıp ama az geriye gider misin diyorum.
2-Eyvallah kanka sağol anlamına gelecek bir onaylama hareketi ya da mimiği yapıyorum.
3- Hocam şu an bir toplantı yapıyoruz şu işi bir çözelim x bey eminim sana da zaman ayıracaktır diyorum.
4- Sorun kimden kaynaklandıysa sorun kaynaklandığı andan itibaren sorunu yaratan kişiyi ve ilgili kişileri cc ye alıp anında mail çakıyorum.

İnsanlar kesinlikle salak değil, sen yumuşak değilsin sadece iş dünyasının kurallarını bilmiyorsun
0
ebeş
(23.01.25)
@sanemkk: bu ağır oldu ya :( normalde kibir ve hırsızlık en çok korktuğum iki şey. tam tersine kendimi öyle ahım şahım görmem hiç, etrafımdakiler de kendi potansiyelimi hafife aldığımı ve kendime hep haksızlık ettiğimi söyler. ama burada verdiğim izlenim böyleyse dikkat etmem lazım demek ki. etrafımdakilere rahatsızlık vermeyecek şekilde yaşamak için elimden geleni yapıyorum, saygısızlık da yapmıyorum. aynı şekilde saygı görmek istemiştim hep...

@playing star again: sorun salt iş değil ki. evrensel davranışları yok saymaları. birisi telefonda konuşurken veya iki kişi konuşurken araya pat diye girmek işten bağımsız bir saygısızlık değil mi?
0
🌸m e b
(23.01.25)
konu sanki sende bitiyor.

emeğinin ve çabanın karşılığını alamıyor olma hissi ile tüm insanlara karşı bilenmişsin. klasik bir beni anlamıyorlar - her şey beni buluyor durumu oluşmuş.

muhtemelen haklısındır da ama değiştiremeyeceğin konularda içinde biriktirmek de boşuna.
bir tatil ya da kafa dinlemek iyi gelebilir.
0
orpheus
(23.01.25)
diğerleri neyse de buna da kızılmaz ki. alt tarafı masana bir şey bırakıp gidecek. ne zaman biteceği belli olmayan bir telefon konusmasını beklemesi saçma olurdu. adam yapılması gerekeni yapmış. buna bile sinirlenmişsin.

-telefondayım, işle alakalı hararetli bir şekilde bir konuyu izah ediyorum, zamanla yarışıyorum, o sırada çalışanlardan biri TELEFONLA KONUŞTUĞUMU GÖRMESİNE RAĞMEN dibime kadar gelip hiç ama hiç aciliyeti olmayan bir şey için bana el kol işareti yapıp "abi, geçen hafta ürünle alakalı istediğin bir broşür vardı ya, onu masana bırakıyorum, haberin olsun" diyor.
0
abelardo
(23.01.25)
2. ve 3. maddede bir hata göremedim. İki kişi konuşurken kutsal bir koruma çemberi devreye girip dünyadaki diğer tüm insanları sessize almıyor. Çok kısa cevapla hallolabilecek şeyler anlattıklarınız. Günlük hayatta da, işte de iki kişi konuşurken üçüncüsünün kısa bir iş için sohbetin bitmesini beklemesi saçma yani.

İlk maddede, kişisel gizlilik söz konusu. Kibarca uyarabilir ya da aşşşırı acil değilse sekme değiştirebilirsiniz belki ama uyarmak daha mantıklı bu biraz izansızlık.

Son madde pek hakim olmadığım bir mevzu ama sehven bir hata da olabilir yani, bir uyarı maili falan atılabilir.
0
nundu
(23.01.25)
sana kötü bir haberim var bu tip insanlar sadece işyerinde değil her yerdeler. günümüz insan profili böyle. başkalarının kişisel alanına saygı duymak kimsenin aklına gelmiyor. yapacak fazla bişey yok belki sus işareti yapan hemşire gibi parmak göstermek faydalı olabilir. ben böyle tipleri bir süreliğine görmezden gelerek işin içinden çıkıyorum. başka yolu var mı onu da bilmiyorum. iş hayatında başarılar (biraz da sabır) dilerim.
0
izole
(23.01.25)
Dünya sizin etrafınızda dönüyor gibi hissettim.
0
kimlanbu
(23.01.25)
gümrükçü ile alakalı olarak, önden taslak beyanname isteyin.
0
lazpalle
(24.01.25)
kendimi yatıştırmak için ben bunu kimlere, nerede yapıyorum diye sorarım.

birazcık agresif bir tavrın varsa törpülemen için bunlar geliyor olabilir. buna bakarım. insanlarla iletişimime.

ha hiçbiri yok, yanlış işteyim derim.
0
mathilda.may
(24.01.25)
Bence buradaki maddelerde sorunlar birbirinden farklı. Temel sorunlar:

1. İnsanlar multitasking yapıyorlar, siz daha odaklanarak çalışmayı seviyorsunuz, aynı anda iki işi idare etmek dikkatinizi dağıtıyor.
2. İnsanların kişisel alanınıza girdiğinizi düşünüyor veya hissediyorsunuz. İnsanlar sınırlarınızı ihlal ediyor olabilir. Burada ifade etmeye çalıştığınız şey o olabilir: İnsanların sıklıkla bireysel alanınızı ihlal etmesi ve bunun dikkatinizi dağıtarak işlerinize de engel olması.
3. Sonuncu madde ise çok farklı. Burada işini doğru yapmayan bir insan var gibi duruyor ve sorun siz değilsiniz. Sizin kızmanız da gayet normal.
0
silverleaf
(24.01.25)
(16)

kizartma tabagi, sosis tabagi hakkindaki dusunceleriniz?

buenosdias
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
0
buenosdias
(23.01.25)
Bazen çok aç oluyorsun ve alkole "altlık" yapmak gerekiyor, barda yiyecek başka bir şey de olmayınca el mahkum.
0
kimlanbu
(23.01.25)
Tadını sevmem nedeniyle rahatlıkla yiyorum.
0
peki madem
(23.01.25)
Cok dandik olmadigini dusundugum bir yerde yarim metre sosis aliyorduk bazen. Tabii sosis piyasa mali sosis ayarindaysa igrenc bir durum ama oyle degilse bir sikinti goremiyorum. Tabii pisirilme sekli vs sagliksiz muhtemelen. Bira iceceksem bunu takmam acikcasi.
0
mbond
(23.01.25)
bu mantıkla tüm fast food dükkanlarının kapanması lazım
0
sizofren06
(23.01.25)
her gün yemedigin sürece okay bence.
0
sonsuz
(23.01.25)
sağlıksız yemek yemeyelim mi hiç ya öyle dünya mı geçer. Çok sık gitmiyorum öyle mekanlara artık ama gidince bi bira tabağı söylerim yani sosisini de patatesini de gömerim. hiç öyle takıntılarım yok yağını sosisini ne yapmışlardır diye.
0
nundu
(23.01.25)
Biranın yanında yağlı yağlı üf çok güzel gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(23.01.25)
yani biranın yanında şunu yeneyi sorgulayan da ne bileyim gitsin şekersiz gazoz içsin sorry
0
KidLazer
(23.01.25)
sosis yemem hayatta. ama diğerlerine okeyim. tavuk patates kroket falan.
0
jelly bear
(23.01.25)
Gittiğin yer bar. Sınırlı yiyecek var ve genelde en makul menu Kızartma tabağı vs gibi şeyler oluyor. Sosis de bu tabağın içinde oluyor çoğunlukla.

Bira iciyorsan bira aciktirir. Mecburen alıp yiyorsun olay bu yani.

Yoksa normal zamanda bırak sosisi Kızartma bile yemem ben.
0
makbur
(23.01.25)
"merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim."

aynısını bira için de değiştirerek yazabiliriz. siz nasıl bira içmede herhangi bir sıkıntı görmüyorsanız veya önemsemiyorsanız başkaları da bu ürünler konusunda sıkıntı görmüyor veya önemsemiyorlardır. yoksa içmezdiniz, yoksa yemezlerdi.
0
yemrem
(23.01.25)
ayda yılda bir yenebilir. her akşam yeniyorsa orada bir sorun var. ayrıca bazı barlarda çok kaliteli sosislerden düzgünce pişirilerek hazırlanan tabaklar var.
0
orpheus
(23.01.25)
hayatta yemem. biranın yanında fıstık ve patates yerim. sosismiş kroketmiş hayatta ağzıma sürmem. leş.
0
abelardo
(23.01.25)
Menülerde "Bira Tabağı" olarak adlandırılan ve benim "Zehir Tabağı" olarak nitelendirdiğim, gerçekten de zararlı olan gıdalardan müteşekkil olmasına karşın ayda yılda bir yemekte büyük sakınca görmüyorum.

Benim asıl derdim, kaliteli bir zehir tabağı bulabilmek. Gittiğim pubların çoğunda zehir tabağındaki ürünlerin hepsi en kalitesiz ürünlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanıyor. Sık gittiğim bir pub, zehir tabağında en dandik market sosisini kullanıyor ancak porsiyon sosis ve hotdog'ta Kozmaoğlu'ndan aldıkları sosisi kullanıyorlar. Kroket, soğan halkası vs en dandiğinden dondurulmuş ürünler.

Kaliteli ürünlerden hazırlanmış zehir tabağı satan bir yer bilen varsa önerilere açığım.
0
10551037
(23.01.25)
Patates dışında tabakta olan her şey genelde aşırı kötü. Ya çok açken ya da 3. şişe biradan sonra söyleniyor genelde o yüzden. Yıllardır söylememişimdir hatta bizim masada söylenmemiştir. Patlamış mısır veya patates kızartması devam ediyor ama tabii ki. Yani anlayacağın üzere tercih sebebi sağlık değil lezzet. Zaten bir yandan içki içip bir yandan sağlık konusu açmak biraz... :)
0
nawar
(23.01.25)
Eve sosis, kroket vb almam. Patates kızartmaya bile oğlum 4 yaşına geldikten sonra başladım. Ama o tabağı çok seviyorum. Biranın yanında güzel gidiyor. Eskiden 3-5 ayda bir dışarı çıkıyor, haliyle ancak o zaman tüketiyordum. Yıllardır hiç çıkmadım, son zamanların tabaklarına ait artık fikrim yok.
0
strawberry first
(23.01.25)
(29)

emeklilerin durumu

Mossy
emeklilerin aldığı ücretler çok düşük, geçinemedikleri bir gerçek. getirirse bu hükümetin sonunu emekliler getirir gibi geliyor ama diyelim ki onlara da min. asgari ücret tutarında verdiniz, bunca eytli de sırtımıza bindi. çalışan nüfus gerçekten bu yükü kaldırabilir mi? benim jenerasyon 60-65 yaşın
emeklilerin aldığı ücretler çok düşük, geçinemedikleri bir gerçek. getirirse bu hükümetin sonunu emekliler getirir gibi geliyor ama diyelim ki onlara da min. asgari ücret tutarında verdiniz, bunca eytli de sırtımıza bindi. çalışan nüfus gerçekten bu yükü kaldırabilir mi? benim jenerasyon 60-65 yaşında anca emekli olacak, 45 yaşında emekli olmuş birine 40 yıl boyunca min. asgari ücret ödemek için mi ölene kadar çalışacağız biz? bir hükümet gelip bu ücret artırımını yapsa şahsen ben onu da desteklemem eytli nüfus yüzünden, ama şu anki durumu, yaşlı başlı insanların yaşadığı rezilliği de kesinlikle doğru bulmuyorum. konu benim bireysel fikrim değil zaten ama böyle bir artış millette nasıl yankı bulur merak ediyorum. siz ne düşünüyorsunuz?
0
Mossy
(19.01.25)
hükümeti savunmuyorum hiç işim olmaz fakat bu eyt muhabbetiini başlatan 1999 yılında Türkiye'de iktidarda olan hükümet, Demokratik Sol Parti (DSP) lideri Bülent Ecevit'in başkanlığındaki koalisyon hükümetiydi. Bu koalisyon hükümeti, DSP, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Anavatan Partisi (ANAP) tarafından oluşturulmuştu. bunlar geleceği düşünmeyerek gün şartını tamamlayanlara emeklilik hakkını verdiler. akp çok ayak sürüdü bunu yürürlüğe koymamak için ama bu sefer de günümüz muahalefeti sırf oy kapmak için eyt yi yürülüğe koyacağız iktidara gelince diye meydanlarda naralar attılar. bay kemalin burada kulakları çınlar umarım. akp de sen getirmesini biliyorsun da biz bilmiyormuyuz diye kazanılan hakkı onayladılar. durum budur.
0
deepex
(19.01.25)
Seçimi almak için her tuşa bastılar, bu da onlardan biri. Artık düşünmek için çok geç.
0
wd40
(19.01.25)
kk'nın gitmeden bize soktuğu son kazık eyt zaten, sorumluların büyüğü o ama buradan nasıl dönülecek ben onu düşünüp geriliyorum
0
🌸Mossy
(19.01.25)
Bir konuda derin yanılgı durumu söz konusu.
Ödediğiniz primler ortak bütçeye gidiyor. Şu an emekli maaşı alanların zamanında ödedikleri primler de ortak bütçeye gitti. Şimdi onların aldıkları maaş da ortak bütçeden çıkıyor. Yani kimse kimsenin maaşını ödemiyor. Onlar zamanında ödediklerinin karşılığını alıyorlar.

Ayrıca KKM garabetinin yükünün ya da şu andaki Dünya'da eşi benzeri görülmeyen faizlerin çıktığı bütçe var ya o bütçeden bahsediyoruz.

KKM nin bütçeye külfetiyle EYT'nin külfetini karşılaştırsanıza.

Niye malum medyanın gazına gelip garibanların parasının sizin cebinizden çıktığı sanısına kapılıyorsunuz?

Ek: En çok da 'KK nın giderayak attığı EYT kazığı lafına hayranım.' Allah aşkına içinizde EYT olmasaydı şu an çok daha iyi olacaktık diye düşüneniniz var mı?
0
Mirket
(19.01.25)
thetruenorthstrongandfree1 bu bahsettiklerinizin aynısı bizim yaşlılarımıza da yapılsın isterim. yanlış anlamayın. benim sorunum eyt denen garabet sebebiyle çalışıp çabalayıp emekli olmuş ve belli bir yaşa ulaşmış ninelerimizle dedelerimizle 45 yaşında çakı gibi, hâlâ çalışmaya devam ettiği halde emekli maaşı da alan gencecik insanların aynı kefeye konması. eyt diye bir şey olmasa en düşük emekli maaşı asgari olsun, prim gününe göre artsın fikrini savunurdum. sosyal yardımlar zaten başka bir konu, tüm toplumumuza yayılan o refaha ve sosyal devlet anlayışına umarım ulaşırız. sadece eyt fikri bana ne etik geliyor ne ahlaki geliyor ne vicdani geliyor. eli kolu tutan, çalışma hayatına devam edip istihdam sahasını işgal etmeye devam eden dolayısıyla kendilerinden sonra gelecek gençlere kadro açmayan sözde emeklilerimiz, eytlilerimiz...

aslında sorumun çıkış noktası şuydu: kamu vicdanına zarar vermeyecek şekilde yaşlılarımızın durumuna nasıl çare olunacak? şimdi normal şekilde emekli olanlara var da eytlilere zam yok demek olmaz. emeklilerin bu kadar düşük zam almasının sebeplerinden biri de eytlilerin onların payına ortak olması bir yerde. bu size de rahatsız edici gelmiyor mu mesela? bunun yasalara uygun bir çözümü var mı?
0
🌸Mossy
(19.01.25)
@Mirket KKM da acilen son bulmalı zaten. bütçe bunları taşıyamıyor, verilen açık ortada. yazdığım şeyler direkt olarak eytlilere yönelik aslında dediğim gibi. neden sizin cebinizden çıktığını düşünüyorsunuz demişsiniz, eyt dediğimiz kitle şu an yaşları gereği tıpkı benim/yaşıtlarım gibi halen ortak bütçeye katkı sağlıyor olmalıydı. ancak katkı sağlamadıkları gibi erken yaşta bütçeden paylarını almaya başladılar. sizce burada bir sorun yok mu? sorun yok diyorsanız ben neden 62 yaşımda emekli oluyorum?
0
🌸Mossy
(19.01.25)
Sen de haklısın. Şurada çalışanlar katkı sağlıyordur mesela.

eksisozluk.com
0
Mirket
(19.01.25)
Mirket (git: eksisozluk.com)
0
🌸Mossy
(19.01.25)
Yanlış örnek o.

Benim söylemeye çalıştığı şey, ekonominin bugünkü hali için, EYT'liler günah keçisi olarak gösterilir oldu. Emekli aylıkları deyince akla ilk olarak EYT'liler getirilir oldu.

Ben diyorum ki
1. EYT'liler olmasaydı bir tık iyi mi olacaktık sanıyorsunuz ve
2. mevcut durum içinde EYT külfeti devede kulak bile değil ve
3. emekli maaşları ile EYT konusu birbirinden tamamen bağımsız şeyler.

Aynı paragrafta zikredilmesi yanlış algı yaratıyor.
0
Mirket
(19.01.25)
Eyt büyük hatadır. Eyt büyük yüktür. Aksini iddia eden eytlidir. Eyt büyük yanlıştir. Bu yanlışın bedelini emekliler az maaş alarak ödüyor. Çalışanlar da bu büyük emekli yığınina bakmakla ödüyor.
0
abelardo
(19.01.25)
Mirket'in anlatmaya çalışıp bence yanlış anlattığı kısım şu;
Şu an Türkiye'de vergilerin gittiği yeri hesaplarsak bunun yüzde kaçı emekli çıkar? Bence çok azı. Peki kkm, sürekli verilen zamlar, diyanet bütçesi vs ne çıkar? Çok büyük bir kısmı.

Fransa'da da bu muhabbet var ve ben de sizin gibi "kardeşim bu emekliler çok masraf" olayına girmiştim ama sonra birkaç ekonomist okudum ve bir iki araştırma okudum. Fransa'nın bütçe açığının asıl sebebi emeklilerin yükü falan değil yani bunu gördüm.
Hükümetler bu emeklilik olayını böyle çıkardı bir de özellikle "kardeşim calisanlar yatanların parasını ödüyor " diye çıkıyor ki kendi saçma sapan bütçe açıkları konuşulmasin, halk birbirine düşsün.

Eyt bence de olmamaliydi. Ama misal hükümetin kafa yormasi gereken; ulan bu kadar dandik çalışma sartlari olan, gencin bile insancil iş bulamadığı ülkede 60 kusur yaşında insana ne iş olacak?
Benim annem 1 hafta doğum izni alması zamanında. Pazartesi cumartesi çalışıyordu. Bu çalışma değil, kölelik. Bu düzende insanlari 60 kusur yaşına kadar calistiramazsin.

Neyse, kısacası şu an Türkiye'nin bütün konusu emekliler, eyt falan oldu. Ama diyanete bütçe, kullanilmayan hava limani, yap işlet yerler, devlet hastanesine yatırım yapmayip insanlarin devlet hastanesinden illallah etmesini sağlayıp bütün ülkeyi özele yönlendirip sigortalarin eline birakmak vs vs şeyler konuşulmalı. Bunlarin yarısi bile çözülmüş olsa emeklilerin yükü konuşulur.

Kısacası mirket'in demek istediği şey doğru. Türkiye'nin mevcut ve gelecek durumunda eyt yükü çok az. Asıl konuşulması gereken şeylere ses çıkmıyor. Misal kullanilmayan havalimani yapan hükümetin sorusturma geçirmesi gerekirdi.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
bu hükümetin sonunu emekli falan getirmez. bu emekli grubu ne olursa olsun hükümete veriyor. tamam herkesin ailesinde 1 emekli var ama o ailede 5 torpilli de bu hükümetle işe girdi. emeklilerin durumu zor kesinlikle ama bu hükümeti deprem bile yıkmadı. kolay kolay gitmezler.
0
mikahakkinen
(20.01.25)
Pek çok yanlış var söylediklerinizde, hükümet propagandalarına inanmayın.

* Emeklinin maaşını çalışanlar ödemez. Emekliler ödedikleri primden maaş alırlar. Aslında ödedikleri kadar da alamıyorlar. Pek çok insan 1-2 ev alacak prim yatırdıkları halde, 15 bin TL civarında sadaka alıyorlar. Çünkü hükümet maaşları düşürdü.

* SGK, emeklilerden dolayı zarar etmiyor. Prim gelir/gider oranı son senelerde hızla artarak, geçen sene %100'ü aştı. Zararın sebepleri belli.

* Bu propagandalara kanıp, emeklinin 3 kuruş parasına göz dikeceğinize, milyar dolarlık vergi aflarını, abd enflasyonunu bile es geçmeyen milyar dolarlık yap-işlet-devret projelerini, milyarlar ödenen KKM ve crary trade'leri, audi a8'ten aşağı binmem diye yarıştırılan makam araçlarını sorgulayın!

* Bugün emekli maaşı çok diyen, yarın çalışan hakkı çok der, çalışan maaşı çok der.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.01.25)
40 yasinda emeklilik, halkimizin populist iktidarlara 60-70'li yillardan beri gosterdigi teveccuhun sonucudur.Bunun sonucunda, bir gun gec SGK kaydini yaptiranlar 20 sene gec emekli olacaklar.Bu kisiler patronun agiz kokusunu 20 yil daha uzun cekerken alevere dalavere ile kagit ustunde sahte is kayitlari ile birileri g.t büyütecek.Halkimiz maglesef bu.Yeri gelince lafta en muslumani onlar ama siyasetcilerle isbirligi yaparak 40 yasinda emeklilik, kacak evlere af,gecekondu dikmek vs. islerine gelen her turlu abuklukta varlar. Hic burada eskimis solcu jargonlarla itiraz etmesin kimse.Yasadigimiz budur.Kilicdaroglu'nun torunu da bu sahte isbasi kayitlarini yapmis, RTE'nin oglu Bilal de yapmis.
0
turkuaz
(20.01.25)
sen kimsenin maasini odemiyorsun ki, adamlar kendi yatirdiklarini aliyorlar. kaldi ki devlete prim odeyeceklerine, o parayi altina veya hisse senedine yatirsalardi, simdi 10 bin lira degil 50 bin lira pasif gelirleri olurdu, insan gibi, surunmeden yasarlardi.
0
baldur2
(20.01.25)
Eyt konusunda bir şey diyemiyorum ancak şu anda asgari ücret 20 k en düşük emekli primi 7k. 7k yaklaşık 30 yıl boyunca her ay ödenecek. Birinci aydan itibaren günümüz faiz oranıyla bileşik faiz olarak hesaplayın. Emekli olan bir kişi ortalama en fazla 20 yıl yaşayacak şu anki sistemle. Kadınlar biraz daha uzun belki. İşte bu 7k primi şahsi olarak biriktirirse elinde toplamda 20 yıl boyunca alacağı maaş kadar zaten maaşı olur. Biriktirdiği parayı her ay asgari ücret miktarı kadar çekse gerisi faizle işlese emekli olduğu süre boyunca fazlasıyla kendisine yeter. Asgari ücreti kıssas almayın. asgari ücret kişinin geçilebilmesi için gereken en düşük ücrettir dolayısıyla emeklilere verilmesi gereken ücret bu dur. Sorun insanların genelinin asgari ücret alması zaten ülkemizde çalışma yılın artmasına rağmen aldığın ücrette herhangi bir yükselme olmuyor sürekli asgari ücret alıyorsun. Yani aslında Genç nesil çalışıp emeklilerin ücretini yatırmıyor onlar kendisi için çalışıyorlar tabi düzgün işleyen bir sistemde.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.01.25)
Hatta ne kadar olacağını merak ettim. Bir arkadaş her ay 7000 TL nin 30 sene boyunca her ay düzenli olarak mevcut aylık vadeli faiz oranıyla birleşik faiz hesabı yapabilir mi? 30 yıl sonraki faiz ve anapara miktarını öğrenmek istiyorum. Gerçekten primler maaşları karşılar mı yoksa yanılıyor muyum?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.01.25)
aslagülümseyenbirkediyegüvenme bu sekilde bir hesap tam olarak tum resmi gostermez.

En basiti saglik hizmetleri de dahil edilmeli.Sen ciddi bir rahatsizlik gecirmemis olabilirsin ancak saglik hizmetlerini kullananlar da kisisel hesabindan degil tum pastadan gidiyor.Senin yatirdigin primler nemalandirilip gelecekteki sana yapilacak odemeler icin bekletilmiyor.Mevcut durumda SGK zaten batak.Bu demek oluyor ki butceden pay ayrilmadan mevcut para girisi para cikisini karsilayamiyor.
0
turkuaz
(20.01.25)
SGK batak falan değildir, aksine Eylül-Ekim 2024 itibariyle gelirleri, giderlerini geçmiştir.

x.com

Bilip, bilmeden sallamamak, koyun gibi güdülmemek lazım. Gidin ekstradan alınan 2,5 milyon yandaş memuru, alınan makam araçlarını, Cengiz holding'e verilen milyar milyar dolarları protesto edin, edebiliyorsanız...

Emekliye verilen para olması gerekenin üçte biri, dörtte biridir. Bu yüzden bütçe artı vermeye başladı zaten. Cengiz'e bir proje az yaptırırlarsa, emeklilerin maaşları 4 katına çıkar.



.
0
kartallar yuksek ucar
(20.01.25)
@turkuaz sağlık ta işin içine girince hesaplamak mümkün olmaz sanırım
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.01.25)
@kartalalr yuksek ucar, verdigin linkteki tablo seni yalanliyor.Devasa SGK acigi var ve sistem devlet katkisi ile acigi kapatiyor.Demek ki sallamamak ve koyun gibi gudulmemek icin once tablo okumayi ogrenmek lazimmis
0
turkuaz
(20.01.25)
@kartallar yuksek ucar ve @logisticsmanager arkadaşlar siz whataboutizm yapıyorsunuz aynısını mirkete de söyledim, ülkede çok çok daha yanlış giden başka şeyler olması durumu değiştirmiyor ve benim kkm ya da yap işlet devret ya da köi projelerini falan sorgulamadığımı ve onlara ses çıkarmadığımı nereden biliyorsunuz acaba? böyle bir mantık kurma şekli yok onu söyleyeyim.

ikincisi halen emeklilerin parasını sen ödemiyorsun onlar sisteme kendi koydukları parayı ödüyor diyorsunuz da eytli biri 20 yıl çalışıp 40-45 yaşında emekli olmuş olsun. hala para koymaya devam etmesi gereken sistemden olması gerekenden daha erken bir zamanda para almaya başlıyor. 20 yıl çalışıp 40 yıl para almak size mantıklı geliyorsa ben bir şey diyemem. ama sen ödemiyorsun diyemezsiniz burada, o ödediğinden fazlasını alıyorsa tabii ki birilerinin çalıştığından ödenecek. bir de bunun vatandaşa hizmet olarak dönen kısmını çık, turkuaz bahsetmiş mesela sağlık giderleri.

yani madem 45 yaşında emekli olmak normal, 2000 yılında doğan çocuğun suçu ne ki o mal gibi 65ine kadar çalışıyor prim gününe bakılmaksızın yaş bekliyor? bir bunların hakkı mıydı eyt? tüm ülke 45inde emekli olsa gerçekten ekonomiye zarar vermeyeceğini mi düşünüyorsunuz siz? buna cevap veremiyorsunuz ama.
0
🌸Mossy
(20.01.25)
@turkuaz, neleri yanlış okumuşum buyrun açıklayın. biz de görelim. Gerçek şu ki, hükümet kepçeyle alıyor ve kaşıkla veriyor. Gelirler EYT'ye rağmen, giderleri karşılıyor, hatta eline para bile kalmaya başlamış. 2025'te de muhtemelen artıya geçmeye devam edecek. Şehir hastaneleri gibi saçma projelere milyarlar harcamalarına rağmen hem de...

@Mossy, EYT son dönemlerde Türkiye'de geziden sonra, en başarılı toplu eylemdir. Adamlar toplu bir şekilde direndiler, yasal haklarını aldılar. Kimse size de direnmeyin demiyor ki? Eğer bahsedilen, kamu kaynaklarını sömüren projeler olmasa sen de 65-70'e kadar çalışmak zorunda kalmazsın.
+ benim çevremdeki EYT'llerin büyük çoğunluğu çalışıyor. Yani kendi maaşlarını karşılıyorlar. Devlet emekli olmalarına rağmen bir çok prim kesiyor onlardan.
+ Bir vatandaş çıkıpta, emekli-çalışan çok alıyor diye devlet zor duruma düşüyor diyemez. Bu hırsız hükümetin ağzıdır. Sorunu doğru ortaya koymak lazım. Hem emeklinin maaşını 20 senede erit, hem adamları çalışmak zorunda bırak, hem de devasa hırsızlıklardan dolayı bozulan ekonomiyi bu emeklilerin sırtına yükle. Bu ağızları bırakın hırsızlar yapsın, siz emekliye, çalışana daha çok verin deyin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(21.01.25)
Yine adım geçmiş. Cevap vereyim.

Soru sahibi bir soru sormak maksadıyla açmamış gördüğüm kadarıyla başlığı.
Birtakım çevrelerde çokca dillendirilen 'EYT'lilere maaş verildiği için Emeklilere fazla zam yapılamadı' söylemini dayatmak için açmış.

Bu iki konu birbirinden bağımsızdır. Sebep sonuç ilişkisi yoktur minvalinde cevapları kabul etmiyor.

EYT'liler ne istediler, ne aldılar, haklılar mıydı diye sor, konuşalım.

Emekliler hakettiklerini alabiliyorlar mı de ayrıca. Onu da konuşalım.

Ama sen büyük resmi çözmüşsün zaten. Peki, Kabul, EYT'liler olmasaydı bugün Emekliler müreffeh yaşayacaklardı.

Bak. Söylettin işte bana. Taktir ettim seni.
0
Mirket
(21.01.25)
@mirket dayanamadım soranın avukatlıgını yapıcam çünkü haksızlık ediyorsun ve çarpıtıyorsun

soran kişi "Birtakım çevrelerde çokca dillendirilen 'EYT'lilere maaş verildiği için Emeklilere fazla zam yapılamadı' söylemini dayatmak için açmış." demişsin ama bu öyle değil

"yaşlı başlı insanların yaşadığı rezilliği de kesinlikle doğru bulmuyorum." demiş.

sen ise eyt garabetini savunmak için soran kişinin aklını okuyorsun ve haksızlık ediyorsun.

soran şunu diyor: benim jenerasyon 60-65 yaşında anca emekli olacak, 45 yaşında emekli olmuş birine 40 yıl boyunca min. asgari ücret ödemek için mi ölene kadar çalışacağız biz?

kimileri 40 yaşında emekli olmuş ve bunu hak olarak görüyor. o zaman ben de 40 yaşında emekli olmak istiyorum. bu da benim hakkım.
0
abelardo
(21.01.25)
@kartalalr yuksek ucar, neyi aciklayayim abi? Yolladigin linkteki gelirler kisminda devlet katkisi goruluyor her bir yil icin.Yani SGK gider gelir dengesi kendi kendine yetemedigi icin devlet hazineden SGK'ya para aktariyor her sene.Gelirlerin giderleri karsilamadigi apacik belli iste bu tablodan.Daha nasil aciklayabilirim.Savin yanlis.
0
turkuaz
(22.01.25)
@turkauz, Tablo öyle okunmaz. Dikkat edersen gelirlerin giderleri karşılama oranı var. 2002'de gelirler, giderlerin %71,5'unu karşılıyormuş. Bu oran giderek artmış ve 2024'te %100'ü geçmiş. Yani artık devlet katkı vermeyi bırakmış.

Bu oran 2025'te daha da artı gidecektir.

TÜİK veya akp yetkilisi değilseniz, "çalışana ve emekliye daha fazla verin" demeniz lazım. Zaten demeseniz de çok çok vergi kesiyorlar zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.01.25)
@kartallar yuksek ucar,

Bak yanlis anlamis olabilirsin diye iyi niyetle yaziyorum ama kusura bakma sen tabloyu okuyamiyorsun.2024'de gelirlerin giderleri karsilama orani %100 olmasinin nedeni devletin SGK'ya 517 Milyar para sokmasi.Bunu state contribution kolonundan gorebilirsin.Acigi kapatmak icin para sokuyor iste matematige itiraz ediyorsun.Eger bu 517 Milyar parayi sokmasaydi karsilama orani (3235-517)/3252 =%83 olacakti.Ki bu da sadece prim gelirleri orani degil.Prim gelirlerinin tum giderleri karsilama orani sadece 2280/3252= %70

whatabout'izm yapiyorsunuz.Emekli ve calisanlar daha cok alsinlar ama 40 yasinda kimse emekli olmasin diyoruz.Bu kadar basit.
0
turkuaz
(22.01.25)
@turkuaz,

Haklısın, o kısmı görmemişim ben, özür diliyorum. SGK, emekli maaşlarının tamamını karşılıyormuş, artıya da geçmiş ancak sağlık giderleri şehir hastaneleri gibi projelerden dolayı tam karşılanamıyormuş.

tr.euronews.com

Ancak bu oranın her geçen düştüğü, gelirlerin arttığı ve emekli maaşının azaldığı gerçeğini değiştirmiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.01.25)
(3)

sgk hizmetleri aktarılıyor mu?

baldan kaymak
mesela 4a 4b 4c var ya, bunlardaki günleri birbirine aktarabiliyor muyuz emekli olurken yoksa hayır hangisiysen o musun?
mesela 4a 4b 4c var ya, bunlardaki günleri birbirine aktarabiliyor muyuz emekli olurken yoksa hayır hangisiysen o musun?
0
baldan kaymak
(16.01.25)
toplam sayıya göre emekli olunuyor.

en son hangisine prim ödendiyse o baz alınıyor. ama uzun süre 4alısın mesela, son bir sene 4b ödedin, 4adan emekli oluyorsun. onun bir süresi vardı arastırabilirsin
0
abelardo
(16.01.25)
son yedi yılın yarısından fazla olandan emekli olunuyor.
0
red g
(16.01.25)
segeke kendisi birleştiriyor. senin bir şey yapmana gerek yok. toplam günün bunlar üzerinden hesaplanıyor.
0
mathilda.may
(16.01.25)
(8)

20 30 yıldır aynı işi yapan insanlar

respect
Aynı işi derken şöyle muhasebecisiniz ne yükseliyorsunuz ne alçalıyorsunuz gibiZor olmuyor mu?
Aynı işi derken şöyle muhasebecisiniz ne yükseliyorsunuz ne alçalıyorsunuz gibi

Zor olmuyor mu?
0
respect
(15.01.25)
Rutin guvenlidir
0
abuzer
(15.01.25)
Düşüncesi bile göğsümü daraltıyor. Ben yanımda calisan personelimi bile işi ogrenip bana rakip olma potansiyeli olandan seçiyorum.
0
alimcgraw
(16.01.25)
bazı insanlar karakter olarak emir eridir ve bu alanın dışına çıkmak istemez, tercih etmez, bazılarının aklının ucundan dahi geçmez. yetiştirilme tarzı, kendi ile olan ilişkisi, hayat ile olan ilişkisi vb. bir sürü etmen var.
0
Phoebe
(16.01.25)
devlet memurluğunda da böyle değil mi yükselme var ama senin beklediğin gibi değil. yani 10 milyar insanın hepsi de hırslı olsa ara elaman olmaz.
0
mikahakkinen
(16.01.25)
tebrikler, meslek kelimesinin tanımını buldunuz. Günümüzde mesleği olmayan işler popüler olduğu için gerçek bir mesleği olan insanlar küçümseniyor da yani klasik meslek mensuplarının büyük kısmı dediğiniz gibi aynı işi yapıyor kariyerlerinin başından sonuna kadar. Bundan şikayetçi olanı da görmedim. Doktoru, hemşiresi, öğretmeni hep böyle yani ki çevremde hep bu meslekten insanlar var. Kimse de "20 senedir öğretmen olarak derse giriyorum, keşke biraz da satın almada çalışsam" demiyor.

Bunu tembellik olarak görmek de yanlış. Mesleğin içinde challengelar çıkıyor zaten. Onlarla kendini oyalıyorsun. İlla o pozisyondan bu pozisyona zıplayıp, ne anlama geldiği belli olmayan titrlar peşinde koşmaya gerek yok "tatmin edici" bir kariyer yaşamak için.
0
nundu
(16.01.25)
özel sektörde genelde emekli olma fırsatı bulamadan işsiz kalıyorlar.

35 senedir banka işleri yapmış birini tanıyorum. şirketin ekstrelerini her gün bankadan alıp kaşe imza attırıyordu. onlarca klasör yapmış. çöp. excel, muhasebe programı bilgisi sıfır. eğitim verdim, eğitim aldırdım. hiç bir şey öğrenmedi. napıcaksın.
0
gabe h coud
(16.01.25)
bunlar genelde konfor ve güven isteyenlerdir.

başak burcu olur genellikle bir yerlerde haritalarında. illa eylül doğumlu olmasına gerek yok. mars'ı başak'tır devlette çalışır.

onlara göre olmuyordur. sanmam.
0
mathilda.may
(16.01.25)
zor olan ne anlamadım
0
abelardo
(16.01.25)
(6)

Allahın cezası findeks skorum nasıl artar?

avatar is back
1 senedir aynı.- 2 kredi kartımı max %20 doluluk ile kullanıp, ödemeyi ilk gün yapıyorum- 2 kredim vardı biri bu ay bitiyor diğerinin 2 ayı var 1 gün geciktirmeden ödedim.- zırt pırt kredi veya kart başvurusu yapmıyorum. 4-5 aydır hiç bir başvurum bile olmadı.kimle nasıl görüşeyim de nedenini öğreni
1 senedir aynı.

- 2 kredi kartımı max %20 doluluk ile kullanıp, ödemeyi ilk gün yapıyorum
- 2 kredim vardı biri bu ay bitiyor diğerinin 2 ayı var 1 gün geciktirmeden ödedim.
- zırt pırt kredi veya kart başvurusu yapmıyorum. 4-5 aydır hiç bir başvurum bile olmadı.

kimle nasıl görüşeyim de nedenini öğrenip nasıl yükseleceğini öğreneyim? skor 1250 civarı aynı hep. işin ilginci 1 sene önce çok daha düzensiz ve harcama yapmadan daha yüksekti
0
avatar is back
(10.01.25)
"- zırt pırt kredi veya kart başvurusu yapmıyorum. 4-5 aydır hiç bir başvurum bile olmadı."

kredin veya kartın olmazsa artmaz ki.
findeks skoru artmasının yolu bankacılık uygulamalarını bolca kullanmak, zamanında ödeme yapmak, abuk subuk işlere girmemek.
0
abelardo
(10.01.25)
kredi kartının limitlerini arttırabilirsin.
kredi kullanıp ödeyebilirsin. böyle artar. kredi kartlarını da aktif kullan.
0
jelly bear
(10.01.25)
Mantık kredi almamak değil, kredi alma-borç ödeme düzeninin görünür olması.

Kendinizi kuruluşun yerine koyun, hiç kredi kullanmamış ve kredi kartı limiti hep düşük kalmış birine mi kefil olursunuz yoksa düzenli kredi / kredi kartı kullanımı olan ama borcunu da hep zamanında ödemiş, kredibilitesi yüksek olan birine mi kefil olursunuz?

Kredi limiti yükselttiğinizde, aktif kredi borcunuz varken vs. notunuz geçici olarak düşebilir ama kredi ve ödeme örüntüsü çoğaldıkça not da yükselir.

Eğer kredi sisteminin dışında kalırsanız sistemin sizin hakkınızda fikri olmaz = kredibiliteniz ortalama veya düşük olur. Eğer kredi sisteminin içinde yer alıp olumsuz davranışlarda bulunmazsanız geçmişinize bakarak sizin gelecekte de borcunuzu ödeyebileceğinizi düşünmek mümkün olur = kredibiliteniz yükselir.
0
akhenaten
(10.01.25)
Kulaktan dolma hareket etmeyin. Findeks web sitesinden danışmanlık alın. Tüm detayları uzman ile görüşüyorsunuz ve ne yapmanız gerektiğini açık seçik anlatıyor. Danışmanlık alınca ücretsiz rapor da almış oluyorsunuz, yani pahalı değil. En doğru bilgiyi böyle edinirsiniz:

www.findeks.com
0
alfired
(10.01.25)
kredim ya da kartlarım yok demedim, neden yokmuş gibi cevapladınız anlamadım. tam tersi hiç nakit kullanmıyorum 50 lirayı bile karttan harcayıp o an elime hangi kartım gelirse onu kullanıyorum ve çokça harcama da yapıyorum. ayrıca 2 düşük miktarlı kredim de var. hepsini ödeme günü sabahında ödüyorum zaten.

findeks danışman alacağım sanırım
0
🌸avatar is back
(10.01.25)
nasıl bir cendereye düştük lan biz
0
abelardo
(11.01.25)
(5)

Aynı gün işlem gören para piyasa fonu var mı?

dedeminhirkasi
Merhaba, elimde yüklü bir para var salı günü kullanılmak üzere hazırda duran. Bugün bu saatlerde alabileceğim herhangi bir para piyasa fonu var mı. Çoğu bugün onay versek pazartesi işleme alıyor zaten. Veya başka bir öneriniz var mı? Teşekkürler
Merhaba, elimde yüklü bir para var salı günü kullanılmak üzere hazırda duran. Bugün bu saatlerde alabileceğim herhangi bir para piyasa fonu var mı. Çoğu bugün onay versek pazartesi işleme alıyor zaten. Veya başka bir öneriniz var mı? Teşekkürler
0
dedeminhirkasi
(10.01.25)
bankaya günlük faizle koyabilirsin. alternatifbank, burgan, fiba, enpara, cepteteb, getirpara, nkolay bono
0
jelly bear
(10.01.25)
saat 16.00ya kadar aynı gün işlem mümkün olmalı. iş bankası'nın pp fonu öyleydi.
0
engelbert humperdinck
(10.01.25)
kendi bankanızın ppf'si aynı gün 16:00'ya kadar işlem kabul ediyor genelde. ben teb'de bu şekilde işlem yapabiliyorum(TKM fonu ile).
0
hobolo
(10.01.25)
ziraat tzl aynı gün işlem yapılıyor 16.00 a kadar eminim 17.30 öncesine emin değilim.
0
denizmaniaherif
(10.01.25)
Ppf aynı gün alınıp satilabiliyor. Pazartesi gününü beklemeye gerek yok
0
abelardo
(10.01.25)
(8)

Arda Turan

etna
Bu adam bana çok itici geliyor. Yurumesinden koşmasına kadar.Ama teknik direktörlük kariyeri kişiliğinden çok da farklı gitmiyor mu sizce? Hakikaten çok başarılı. Acaba çok zeki de, çalıştığı teknik direktörlerin çalışmalarını iyi mi kapmış acaba? Yoksa ekibi mi çok iyi bilemedim.
Bu adam bana çok itici geliyor. Yurumesinden koşmasına kadar.
Ama teknik direktörlük kariyeri kişiliğinden çok da farklı gitmiyor mu sizce? Hakikaten çok başarılı.
Acaba çok zeki de, çalıştığı teknik direktörlerin çalışmalarını iyi mi kapmış acaba? Yoksa ekibi mi çok iyi bilemedim.
0
etna
(05.01.25)
T.direktör oldugunu simdi ilk kez senden ögrendim.

Ne vakit oraya yükseldi ki bu herif.
0
feastofthedamned
(05.01.25)
Futbolcu iken de başarılı idi. Teknik direktör iken de başarılı

Sana itici gelmesi ile kariyerinin ve başarılarının ne ilişkisi var anlamadım. Bana itici gelmiyor mesela

Yürümesi koşması sana itici geliyor diye başarıli olmasına şaşırman çok tuhaf
0
abelardo
(05.01.25)
adamın farkında olmadığı bir yeteneği var orası kesin ama fazlası yok. 2024 model sergen.

arda turan gibi kişiler geldikleri klübe para ve network ile gelir dolayısı ile normalde o klübe gelmeyecek para ve oyuncular artık oraya gelir. bu küçük klüplerde işe yarar. bunun teknik direktörlükle alakası yok. küçük klübe 3-5 gömlek büyük oyuncu getirirsen fark yapar. olay bu.

nejat işler de sanırım bir ara klüp işletiyordu. veriyormuş parayı getiriyormuş oyuncuyu. klüp lig atlıyormuş. yükseltikçe nejat'ın parası yetmemeye başlamış vs.
durum bu.

arda'da beyin olmadığı 5km'den anlaşılıyor zaten. haklı olarak biraz network ve parası var.
0
duyurukullanıcısı
(05.01.25)
@duyurukullanıcısı saçmalamışsın, adam süperligde başarılı mahalle takımlarının olduğu ligde değil. Ali koçta para yok mu o niye getirip başarılı olmuyor o zaman?

Herif büyük takımların nerdeyse hepsinden puan aldı ilk 5 te sen hala parayla oyuncu getirdi başka bişey yapmadı diyorsun.
0
bu yolun yolcusu
(05.01.25)
Evet videosu ceken de babamdi zaten. Kopeklik eden, yanak oksatanlar onleri aciliyor karsiligini aliyor bir sekilde.
0
freedonia
(05.01.25)
kişiliğiyle teknik direktörlük kariyerini pek eşleştiremedim :D futbolculuk kariyeri desek yakın tarihte türkiyeden çıkmış en büyük yetenek, en iyi kariyerlerden birine sahip. simeone ve terimle yıllarca çalıştı. zeki bir sporcu her türlü ikisinden bir şeyler kapar. kendisi de bu ikisinin karması bir oyun denediğini belirtiyor.
0
glamdr1ng
(05.01.25)
Kendisini hiç sevmem. Ama futbol bilgisi ile karakter doğru orantılı olacak diye bir şey yok. Bir kişi futbolda çok zeki olup gerçek hayatta mal olabilir.
Arda turan da kariyer olarak da hocalık kariyeri olarak da bazı takım taraftarlarının bazı yerlerini yakıyor belli. Gene sevmiyorum ama bu korkularını izlemek sevindiriyor.
0
logisticsmanager
(05.01.25)
kendisini cok severim. hem karakterini hem futbolculugunu hem de teknik adamligini. her kulvarda basarili bence.
0
buenosdias
(05.01.25)
(14)

Youtube'ta ne izliyorsunuz?

wishmaythşngs
Teketek bilim gibi olur, belgesel, ya da armagan caglayanin ki gibi sohbet programi.. bilmiyorum benim listem cok kisir, birsey bulamiyorum.Evrim agacindan hoslanmiyorum.
Teketek bilim gibi olur, belgesel, ya da armagan caglayanin ki gibi sohbet programi.. bilmiyorum benim listem cok kisir, birsey bulamiyorum.

Evrim agacindan hoslanmiyorum.
0
wishmaythşngs
(28.12.24)
Abonelik listemden seçmeler;

Flu TV
Gırgır
Gökmen Kasabalı
Gömercin Kuşları
Kazıklı Maria
Koray Birand
Kutsal Motor
True Crime - Meçhule Giden Gemi
Çakal Lezzetler
Şokopop
0
mutekebbir
(28.12.24)
youtube hayranıyım.
izlediklerim:
futbol maç özetleri (süperlig, şampiyonlar ligi, milli maçlar, tüm büyük maçlar, hatta nostaljik maçlar)
oynadıgım oyuna dair videolar
filmlerden kesitler
tarih videoları belgeseller
kişisel gelişim videoları
popüler olaylara dair bilgiler
dizi & film yorumları
sağlık videoları
bazen gezi videoları, gideceğim bir yer varsa onun videosu veya gidip özlediğim bir yer varsa onun videosu
sohbet videoları, sevdiğim bir konuk veya flutvnin bazı videoları
abd polisi ve suçluların çatışma videoları
finans piyasaları videoları
teknolojik videolar, şu şöyle yapılırbu böyle yapılır
yemek yapma
ev tadilat nasıl yapılır
otomobil videoları
o an neyi merak ediyorsam ona dair videolar
ve daha bir çok şey
sadece youtubeda :)
youtubeda izleyecek bir şey bulamamak çok tuhaf bence
0
abelardo
(28.12.24)
merhaba.

omnibus
flutv
49w
tarihtekerrürdenmiibarettir
omeraygun (felsefe)
emelkalender (edebiyat)
Portalvideo (genel kültür)
tufansimsekcan (sinema metin okuma)
mesutalp (arkeoloji)
Tarihobası (tarih)
Agoratr (din ve kültür, kavramlar üzerine)
nevzatkaya (mitoloji ağırlıklı edebiyat ve sinema üzerine genel kültür)

-komedi-
comedycentral (key and peele diye iki arkadaşın baya profesyonel skeçlerini döndüre döndüre izlersini)
Muebbetmuhabbet
Emrahablak
Tuzbiber





denk gelip çok sevdiğim short ağırlıklı giden:


- sözeltim. (iki anadolulu sözel bölüm üni öğrencisi arkadaşın çektiği shortlar, vine benzeri dandik shortlar değil, okuyan izleyen arkadaşlar olduğundan adım gibi eminim, umarım tanınırlar)

- zachdfilms (shortlardan ilerleyen bi kanal, animasyonları çok yalın, bence çok başarılı)

- historybymae (arkadaş bir eser verip hikayesini açıklıyor)
0
libertine
(28.12.24)
Gitar çaldığım için bol bol cover, tab çıkıyor.

Poker sevdiğim icin mutlaka poker videoları olur.

Masa tenisi oynadığımdan mutlaka eğitim videosu ve maçlar çıkar.

Ünlü gezginler mutlaka çıkar.

Elektronik tamir videoları, araba yenileme ve tamir videoları çıkar.

Uçak, tank, tüfek, askeri videolar çıkar.

izleyecek bir şey bulmak için çaba sarfetmeme gerek bile yok, 25 senedir beni benden iyi tanımış, başkasının YouTube hesabı sanki bana youtube değilmiş gibi geliyor.
0
kimlanbu
(28.12.24)
Takip ettiğim 2 youtuber vardı biri geçen sene galiba öldü. Eski videoları, spring özellikle, hala çok iyi.

Ölen abimiz norveçli fabrika işçisi apetor, takibimdeki diğer abi ise gezgin, bald and bankrupt.
0
thesomberlain
(28.12.24)
genelde müzik listesi vardı ama şimdi tarotçular sjrekrhekhr ve komplo teorisyenleri var.

en sık daire'yi seyrediyorum.
ezber bozan'a arada bakıyorum.
serena's astrology favorim.

www.youtube.com böyle şeyler işte
0
mathilda.may
(28.12.24)
Algoritma önüme ne atarsa.
0
feastofthedamned
(28.12.24)
su siralar
suriye ic savasiyla ilgili röportajlar, belgeseller
vlogmas
0
sonsuz
(28.12.24)
Diy, tamir, ev restorasyon, karavan yapımı, çeşitli aletlerin kullanımları, gitarist, amfi - software inceleme, calisthenics&bb antremanlar,

Izleyemediklerim de röportaj, felsefe, tarih, siyaset vs

Yani okuyarak en az ×3-4 hızla kavrayabilecegin şeyler için oturup miy miy bunlari dinlemek bana fenalık getiriyor.

Bazen etrafta çok ısrar edilen video olursa youtube sağolsun metin haline getirip okuyorum :)
0
makbur
(29.12.24)
Hedef dilde isoanyolca vs videolar ve kanallar

Vucut gelistirme ve bu konuda fenomenler

Bide yetenek yarismasi seviyorum
0
Zetnikov
(29.12.24)
Eğer fotoğraf ile ilgiliysen Paulie B adlı kanalın walkie talkie video serilerinde eğlencelik şeyler bulabilirsin . Eski bölümlerden yenilere doğru sayısız ny sokak fotoğrafçısı ile söyleşi ve her birinin kendine ait tarzı ile izlemesi keyifli olabilir.
0
oggiethebrewbuddy
(29.12.24)
her cuma aksami 49w ile haftalik siyaset hapimi aliyorum. gun icinde de genelde Do it yourself videolarina, arada FluTV ye, ayda 2-3 kere Okan bayulgen'in programa bakiyorum.

eski yesilcam filmleri falan izliyorum, ama eski dedimse oyle romantik veya siyah beyaz degil. kemal sunal, sener sen, cuneyt arkin, genelde mizah.

bunlarin disinda belgesel bakiyorum baya, arada haber, canli tv, be bolca muzik dinliyorum sanirim genelde.
0
kortizon
(29.12.24)
Meslekî dinlemeler (Klasik Türk Müziği) haricinde ya radyo tiyatrosu oyunlarını dinliyorum ya da psikoloji, dikiş, binde bir yemek videosu bakıyorum.
0
muhayyer divan
(29.12.24)
Bazen eşya restorasyonu veya marangozluk videolarına bakıyorum, çok mutlu ediyor.
0
muhayyer divan
(29.12.24)
(14)

Bizim Türk yaşlılarının çoğu neden bu kadar rahatsız edici?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Eminim farklı olanlar da vardır fakat yolda, markette, mağazada, hastanede gördüklerim o kadar huysuz ki. Her şeyden şikayet eder, sürekli dedikodu yapar, sana sohbet kisvesiyle laf arasında bin tane hakaret eder, surat sürekli asıktır, istediği gibi yaşamayan ve giyinmeyen herkese hakaret etmekte s
Eminim farklı olanlar da vardır fakat yolda, markette, mağazada, hastanede gördüklerim o kadar huysuz ki. Her şeyden şikayet eder, sürekli dedikodu yapar, sana sohbet kisvesiyle laf arasında bin tane hakaret eder, surat sürekli asıktır, istediği gibi yaşamayan ve giyinmeyen herkese hakaret etmekte sakınca görmez, hep huysuzdur, mutlu insan görmeye dayanamaz, özellikle gençlerin keyif almasına şiddetle karşıdır. Benim annem de bu kategoriden mesela. Anneannem hiç öyle değildi fakat babaannem aynen bu modelden yine.

Bu zamana kadar dokuz ülke gezdim, bizdeki gibi sıkıntılı olanlara neredeyse hiç rastlamadım. Bunu çoğu kişinin yaptığı gibi sadece, zamanında çok çektikleri için bize tepkililer çünkü hiç rahat görmemişler yazık, ile açıklayamıyorum açıkçası. Konu hakkındaki sosyolojik tespitlerinizi duymak istiyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(28.12.24)
Mutsuzlar çünkü.

Çocuklukları, gençlikleri hatta yaşlılıkları bile baskıyla geçmiş. Belki okutulmadılar, istemedikleri kişilerle küçük yaşta evlendirildiler. Belki çok genç yaşta anne, baba oldular. Hayal bile kuramadılar. Çoğu emekli ama hala çalışmak zorunda. Kendilerine ayıracak zamanları olmamış, bunun için teşvik edilmemişler. Sinema, tiyatro yok, kitap yok. Spor yok. Yollarına yürüyemiyorlar. İçim şişti yeminle.
0
rock n roll
(28.12.24)
köylü oldukları için. köylü kültürüdür bu.
0
abelardo
(28.12.24)
Yaşlıların birçok derdi var, ülkenin en kötü dönemlerinden sağ çıkmışlar, hayattan zevk almaya değil yaşamaya uğraşmışlar çünkü o imkan onlara verilmemiş, şu an ölecekleri güne kadar hayatta kalmaya uğraşıyorlar. Birileri de eğitimsizler, köylüler, sohbet kisvesiyle hakaret ederler filan saçmalıyor. Siz de bir gün yaşlı olacaksınız. Elit zevkleriniz ve üstün eğitiminiz bu ülkenin sizi 'rahatsız edici' bir yaşlıya dönüştürmesine engel olamayacak.
0
sir william jones
(28.12.24)
Şu an sen yaşlılardan neden şikayet ediyorsan onlar da o sebepten huysuz ve şikayet ediyorlar.
0
mirty
(28.12.24)
emekli maaslarindan haberin var mi?
orta yastaki insanlar su söylediginden cok mu farkli sence?
ageism yapmaya gerek yok.
0
sonsuz
(28.12.24)
Bazı yaşılar tam tersi gençlerden kafa dengi olabiliyor. Hatta daha modern kafada olanlarını da gördüm.

AKP döneminde yetişen nesil mi yoksa cumhuriyet devrimlerine yakın nesil mi dersen bence bu dönemde yetişenler daha problemli. Şiddet eğilimli, cahil ve eğitilemez, arabesk ve araplamşmış.

Sorun bence yaşlılarda değil.
0
wd40
(28.12.24)
Fazla para batiyo cunku. Z yi siktiler hala mutsuzlar
0
lapaz
(28.12.24)
Ülkede herkes mutsuz, onlar niye farklı olsun. Gençken insanın umudu, enerjisi, planlayabileceği bir geleceği oluyor. Yaşlılarda ise gelecek ölüm korkusunu içeriyor. İstedikleri gibi bir hayat yaşamamışlarsa bunun ağırlığıyla yaşıyorlar. Üstüne hastalıklar, ekonomik zorluklar da eklenince huzursuz, gergin oluyorlar.
0
asteriks
(28.12.24)
Yukarıdaki yorumlardan birinde iş yine geçmişteki kötü şartlara, ihtilal-savaş vs gibi yokluk yaratan kıstaslara bağlanmış ama o iş öyle değil. Benzer çekişmeler Avrupa'nın gelişmiş ülkerinin tarihinde de var oysaki.

Misal Almanya savaştan yeni çıkmışken henüz çocuk yaşta olan Almanlar bugün; "biz savaştan çıktık yea" diye çemkirmemiştir genç nesile.

Keza Güney Kore için de aynısını söylemek mümkün.
0
feastofthedamned
(28.12.24)
Ben senin bahsettiğin türde yaşlılara denk gelmiyorum, aksine gayet güler yüzlü gayet sakin anlayışlı hoşgörülü insanlar oluyorlar.

Yaşlılarımız hakkında bu kadar olumsuz algılara sahip olmak için kişinin kendisinin sütten çıkmış ak kaşık olması lazım. Yaşlılar bu hayatın yorgun bitkinleridir. Kimi bilgeleşir kimi bebekleşir, hiçbirini yönetmeye haddimiz olmadığı gibi onlara hakir görmeye de haddimiz olmamalı.

Eleştirirsin ayrı ama özellikle kendi milletinin insanını bu şekilde yansıtmak bana çok ayıp ve hadsizce geliyor.

Şunu da unutmamak gerekir, bizim atalarımız üst üste çok savaşlar görmüş ve kaç evladını savaşlarda şehit vermiş insanlar. Özellikle erkeklerini çok kaybetmiş, babasından eşinden evladından kardeşinden olmuş ve hayat karşısında deli gibi savunmasız kalmış kadınlar ve erkek bebeklerden oluşuyorlar. Savaş ne demek tahmin edebiliyorsak lütfen oturup bu konuya olan etkilerini de düşünelim.
0
muhayyer divan
(28.12.24)
Durust olmak gerekirse 40 yildir karsilastigim yaslilarin yuzde 50 si iyiydi diger 50si sikintiliydi

Benim fikrim bu bolgeden bolgeye degisiyor ozellikle bir kesim dogadan ve memleketinden uzaklasinca cok huysuz olabiliyor

Ayrica marmariste yasayan bir yasli ile istanbul esenyurtta yasayan yaslinin derdi ve huyu farkli olabiliyor

Ben yasli konusunda istanbulu ortaya karisik sansiniza gore huylu huysuz insanlara denk gelebileceginizi dusunuyorum

Tabiki maddi durum yasli bir insanin huyunu baya etkileyebiliyor

Konu sahibine katilmiyorum
Her yasli bence sikintili degil
0
Zetnikov
(29.12.24)
10 bin lira maas alip da mutlu mu olacaklardi. akp resmen adamlara acliktan olun siz dedi.
0
baldur2
(29.12.24)
Türkiye zaten yoruyor insanı. Çevrenin de etkisiyle bazen olmadığın bir şeye dönüşüyorsun toplumda kabul görmek için bir de. Kendisine dayatılan kalıpları geleceğe aktarmak gibi bir misyon yüklenenler var.
0
sibertenik
(29.12.24)
@thetruenorthstrongandfree1

cok dogru soylemis. bazi gelismis ulkelerdeki yaslilarin sosyal hayati, turkiye'de genclerin hayatindan daha renkli aga. yasli dediklerimden kastim da en az 85 yasinda olanlar. yoksa 70 yasindakiler zaten halen araba kullaniyor kedi kopek vs bakiyor.
0
baldur2
(29.12.24)
(29)

Konfor alanından çıkamayan erkek arkadaş

beyaztenlikiz
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda değil. Yapıcam diyip beni oyalaması sinirlendiriyor. Ev alalım birlikte dedim. Sen alırsan otururuz dedi. Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var? Yoruldum artık. Sanki çocuğumu sürekli bir şeylere zorluyormuşum gibi hissediyorum.
Bu konuları konuştum. Seni üzmücem, her şeyi düzelticem diyor.
En basit konularda takılırsak, nasıl ilerleyeceğiz?
0
beyaztenlikiz
(28.12.24)
Gorçarov onun kitabını yazdı.
Oblomov.
Kız terkeder bence onu.
0
Mirket
(28.12.24)
Abla loser bu abi. Parks and recreation'da andy vardi onun da ilk hali böyle loserdi. Bunlari tekmelemeden düzelmiyor, belki sana düzelmez ama başkasına düzelir.

Bu abiden ayrilinca rahatlayacaksin, üzerinden yük kalkacak. Kendi hayatına bakacaksin, karar alacaksin. Şu an pranga işte ağırlık yapıyor.
0
logisticsmanager
(28.12.24)
Anne rolünden çıkman lazım. Sen onun annesi değilsin.

Evini sen alacaksın, arabayla olan her işini sen halledeceksin, arabanı sanayiye sen götüreceksin, her şeyini sen halledeceksin. Kendi hayatını sen tek başına yönetebilirsin, bunun için kimseye ihtiyacın yok. Erkek arkadaşın 40 yaşında ama o yaştaki bir insan gibi davranmıyor. Yetişkin olamamış. Yetişkin bir insanla olacaksın.
0
rock n roll
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1

Hiçbir konuda artısı yoksa neden bu kişiyi düzeltme gibi gayeniz var ki.
Karşımızdaki illa çok kötü bir insansa mı ayrılmayı düşünmeliyiz sadece, belki iyi bir insandır sevdiğimiz özellikleri vardır ama karakter olarak bize göre değildir neden bunu kabullenip ayrılmayı yolumuza bakmayı hiç düşünmeyiz anlamıyorum.
Annesi gibi her konuda böyle yönlendirecekseniz ki bir de bunlarda da başarısız olacaksanız nasıl mutlu olacaksınız?
(Bunu sizin başarısızlığınız olarak görmüyorum bu arada belli ki istediğiniz kişi ile yol almaya çalıştığınız kişi bambaşka)

Hadi diyelim dediğiniz her şeyi siz istiyorsunuz diye yaptı mutlu olacak mısınız mesela?
Hiç sanmıyorum.
Kadınlardaki "karşımdakini değiştireceğim" inancı ne garip ya. Üzerinize böyle sorumluluklar almayı bırakıp kendi hayatınıza bakın.
Yalnızlık şu durumdan bin kat daha iyidir.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz. +1

Adam konfor alanında mutlu, siz onun orada durmasından mutlu değilsiniz. Annelik yapıp adamı istediğiniz sevgiliye dönüşmesi için, sizin istediğiniz hayatı yaşaması için eğitmeye çalışmak yerine yalnız olun daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(28.12.24)
Man child deniyor bunlara. Reddit tabiriyle “drop his ass”
0
gabe h coud
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1

Bu adam 40 yaşında gece çocuğu hastalansa acile yetiştirebilecek kapasitede değil. Ben daha fazla zorlamazdım.
0
cilekli pasta
(28.12.24)
nerede yasiyor? belki ehliyete ihtiyac duymadi simdiye kadar?

jan marsalek de 40 yasinda ehliyeti olmadan tüm almanya'yi dolandirip belarus'a uctu oradan da karayoluyla rusya'ya gecti. her sey ehliyet demek degil dklgj

ama plani ne mesela? deadline koysun kendine. erteleme durumu var adamda sanki.
bir de kariyeri nasil? belki kariyeriyle ugrasmaktan böyle seylere zaman kalmamistir?
ev alacak parasi vardir yani ama secmek zor geliyordur.
0
sonsuz
(28.12.24)
Herkes o kadar dogru yorumlamış o kadar dogru yazmış ki bana hiç bir şey kalmamış.
40 yaşındaki adama siz ilişkide anne rolünü almışssınız. ilerlemez ilerleyeni de hiç görmedim. Ha bu durumdan keyif alan kadınlar da var. devamlı erkege annelik yapan yönlendiren peşinden koşan. böyle bir rolü kendinize tanımlayamıyorsanız size arkasından güle güle demek düşer
Bu tip adamlar bir de söz verir düzelecegim der. sonra dönüp dolaşıp bunu da erteler. tam bir kısır döngü
0
limonlu eksi
(28.12.24)
Ehliyeti olmamasi neden bu kadar sorun? Iliskiye baslamadan once araba kullanmayi bilmediginden haberiniz yok muydu? Arabanizi sanayiye neden baskasinin goturmesini bekliyorsunuz? Spora baslamasini istemenizin sebebi bir saglik sorunu oldugunu dusunmeniz mi yoksa rahat rahat oturmasi sizi rahatsiz mi ediyor? Siz bu adama gercekten asik oldugunuzdan emin misiniz?
0
chickentown
(28.12.24)
Bunları yapmaması değil ama net olmaması sorun. 40 yaşında adam ben böyleyim ve bunları yapmak istemiyorum diyebilmeli. O zaman da herkes yoluna gider işte.
0
nhk ni youkosu
(28.12.24)
bahsi geçen arkadaş üşengeç/tembel artık adına her ne diyorsak.
geçiştirmek için yapası yoksa da he he diyor işte. çok da kurcalamamak gerek. uymuyorsa, bu tembellik çekilmez durumdaysa uzatmanın manası yok kesin atın.

bana asıl tuhaf gelen, ev-araba ihtiyacı olmasa bir erkek arkadaşa da ihtiyacınız yokmuş :) erkek arkadaş ihtiyacı karşısındaki gerekçeler bunlarsa zaten hiç uğramayın salın gitsin. ayrıca kadınlar neden illa ki birisine ihtiyaç duyuyor bu konuda?
0
yazar yazmaz yazan cakmak
(28.12.24)
merhaba, 40 yaşında ehliyetsizim, araba kullanmayı da bilmiyorum. hiç heves etmedim 0.

Çok terk edildim, ben muhtemelen erkek arkadaşından daha sorumsuzumdur ama hiç bir kız arkadaşım beni kendi kafasına göre spora yazdırmaya kalkıp gitmemek için ileriye atıyorum diye, kendi arabasını kendi sanayiye götürmek zorunda diye beni terk etmedi.

Tamam herkes arabası olmadığından ev almak istemediğinden spora gitmemek istememesinden gömmüş adamı ama istemiyor olamaz mı?

Hiç bi kız arkadaşıma hadi bi spora gitsene sen desem tamam giderim diyerek ileriye atsa demek ki istemiyor derim.

"Sana araba kullanmayı öğretelim dediğimde içten içe amacım sanayiye kendi arabamı kendim götürmemek olsa, kendime "lan ne çıkarcı insanım" derim.

Ayrıl bence. Sizin arabanızı sizin için sanayiye götürmek isteyen, siz istiyosun diye spora gidecek birini bulursunuz.
0
libertine
(28.12.24)
ehliyet üzerinden çok giydirmişsiniz adama ama belki bu adamın hiç araba alacak durumu olmadı ya da ailesinde hiç araba olmadı. ben öyle olduğum için 31 yaşında yeni yazıldım kursa:( açıkçası hiç alasım yok çünkü araba alma ihtimalim sıfır. böyle bir durum da olabilir.
0
nothing in my way
(28.12.24)
Pardon siz annesi misiniz bu çocuğun?
0
Zetnikov
(28.12.24)
ona annelik yapmayı bırakırsan ilerlersiniz belki.
0
mathilda.may
(28.12.24)
ilerleyecek bir şey yok. içinde varsa vardır yoksa yoktur
sen EVİNİN DİREĞİNİ/REİS'ini arıyorsun gel itiraf et.
0
deranzo1
(28.12.24)
ne araba merakıymış.
benim ehliyetim var ama hiç araba kullanmadım. araba kullanmaktanda haz etmem. pederde araba var ama bir kere bile alıp kullanmadım. sevgilimin arabası vardı o gelir beni alırdı. devamlı sağ koltukta oturdum. ne var bunda.
bence ayrıl en azından adam kurtulsun senden.
0
my fault
(28.12.24)
terk et
0
Yılmaz920
(28.12.24)
"40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor."

Bunda ne var ki ? Benim durumum da aynı, konfor alanıyla vs ne alakası var ?
0
feastofthedamned
(28.12.24)
kendi istemedikçe bu durum değişmez. annesiyle olan ilişkisini gözden geçirmesi gerekiyor.
0
orpheus
(29.12.24)
"Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var?"

Şu cümlenin çirkinliğine bak. Bence sen kendine bir köle ya da hizmetçi bul.
0
dedeminhirkasi
(29.12.24)
anladığım kadarı ile araba sizin, o halde sorumluluğu da sizin, kendi arabanı kendin sanayiye götüremeyeceksen, o arabaya sahip olmayacaksın. keyfini ben çıkartayım ama sorumluluğu başkasında olsun, o iş öyle olmaz.

yardımcı olsun istiyorsan da o iş ehliyet sahibi olmakla olmaz.

ev konusun da adam haklı, daha hukuki bir bağlayıcılığınız yok, ortak ev aldınız daha sonra allah korusun birinize bişi oldu, vefat etti, miras konusu nasıl olacak?

ayrıldınız, biriniz çirkefleşti (sen yada karşı taraf) birbirinizden nasıl korunacaksınız? geldi seni tehdit etti, dövdü sövdü elinden almaya, çökmeye kalktı nasıl olacak?

ev alabilecek kendine ait bir miktar para varsa mutlaka kendi evini kendin al, hatta evlenmeden al, olurda ayrılırsanız yıllarca verdiğin emek hiç olmasın. evlilikten sonra edinilen mallar ortaktır hikayesi ile. yarın öbürgün evlenirsin, adam sattırmaya kalkar falan sakın satma, senin geleceğin o ev. adama bişi olsa ne yapacaksın?

romantizm bir hayal ürünüdür, adı üstünde roman, hikaye masal, birilerinin kağıt kalem ile uydurduğu şeyler, gerçekler acıtır.
0
selam
(29.12.24)
Uyumlu değilsiniz. Birbirinizi çok üzmeden herkesin kendi yoluna bakmasını öneririm.

Soruya yanıt:ilerlemeyecek
0
Dudarmon
(29.12.24)
sevgiliyle ortak ev almak, hele böyle anlaşamadığınız biriyle, çok yanlış.
0
parka
(29.12.24)
adam halinden memnun. sen onun halinden memnun değilsen ayrılırsın. adamı kötülemeyi bırak. belki de konfor alanından çıkamayan sensin. şikayet ederek kendini rahatlatıyorsun, suçu başkasına atıyorsun.
0
abelardo
(29.12.24)
Adamda pek bir anormallik göremedim ama siz kesinlikle normal gibi görünmüyorsunuz. Açalım;

- Herkes araba kullanmak zorunda değil, dolayısıyla ehliyet almak zorunda da olunmuyor. Araba kullanma hadisesinden zerre hoşlanmıyor olabilir, ölüm korkusu kaynaklı (kazada kendinin ölümü veya birini öldürme korkusu) araba kullanma fobisi olabilir. Kime ne? 40 yaşında bir adamı anası gibi ehliyet kursuna YAZDIRIYORSUNUZ, saçmalık.

- "Spora başla diyorum" - Sebep? Niye diyorsunuz? Yine adamın kendisinin gerekli görmediği bir şeyi ona yaptırmaya çalışmanız, bunu talep etmeniz saçma.

- Evli falan olmadığınız, hele de belli ki burada bu duyuruyu açacak kadar şikayetçi olduğunuz türde bir insanla birlikte ev alma projesi de aşırı alakasız bir şey.

- "arabamı sanayiye ben götürüceksem" diye dertlenmeniz ise ayrı bir bozukluk türü. Tabii ki kendi arabanı sanayiye kendin götüreceksin, sevgili değil de getir götürcü aranıyorsa o başka mesela tabii.

Kısacası ben adamı Allah kurtarsın diyorum, salın bence. Sunduğunuz küçük resim, büyük resmi görmeye yetti.
0
jonas
(29.12.24)
Bence evlat edin bu abiyi. Kendisine annelik yapasın var çünkü o belli.
0
burnley
(30.12.24)
ehliyet almanın arabayla ve maddi durumla alakası yok ki?

ben üniversite öğrencisiyken almıştım.

ileride araba alırım diye değil, bir gün araç kullanmamı gerektiren bir işe başvurmam gerekirse ve ilan şartları arasında ehliyet gerekliliği varsa önden hazır olması için.

bunun dışında bir gün acil araç kullanmayı gerektirecek bir durum olabilir. sırf bunun için bile alınır.

erkeğin ehliyetsiz oluşu bir red flag bence. mesele araba almak değil.
0
tabudeviren
(03.01.25)
(3)

Harry S. Truman en kötü Abd başkanı mıdır?

mikahakkinen
Trumpu ayrırak soruyorum. Bu adam Roosevelt ölmese zaten 2. dünya savaşı bitmeden başkan olamazdı.Truman gelmeden atom bombası yapılmış ve atışa hazır gibiydi. Bu adam atom bombasını attırdığı için mi en kötü başkan? yoksa lise mezunu olduğu ve diğer handikaplı kararları yüzünden mi kötü?zaten bu ba
Trumpu ayrırak soruyorum. Bu adam Roosevelt ölmese zaten 2. dünya savaşı bitmeden başkan olamazdı.
Truman gelmeden atom bombası yapılmış ve atışa hazır gibiydi. Bu adam atom bombasını attırdığı için mi en kötü başkan? yoksa lise mezunu olduğu ve diğer handikaplı kararları yüzünden mi kötü?
zaten bu başkanlar maşa değil mi?
0
mikahakkinen
(19.12.24)
bütün sorularına hayır.
en kotü abd başkanları nixon ve biden
0
abelardo
(19.12.24)
Buchanan, Hoover gibi başkanlar en kötüler listesinde. Buchanan, Lincoln'den önce gelen ve İç Savaş'a yol açan başkan. Hoover da büyük buhran'ı derinleştiren kararlar veriyor. Daha önemsiz başkanlar da var listede son sıralarda ama onlara çok hakim değilim. Trump da yine son sıralarda kabul ediliyor genelde

Truman gördüğüm listelerde top 10'da hep. Atom bombası atma kararı ile tartışmalı bir figür ama ABD için şu kararı ülkeye zarar vermiştir diye aklıma bir şey gelmiyor. Ama %100 hakim de değilim tabii
0
nundu
(19.12.24)
iyi kotu neye gore.

bence insanlik acisindan en berbat baskan acik ara reagan.
0
hot potato
(20.12.24)
(20)

bu tarz duyurular gerçek mi sizce?

m e b
selam.bazen siz de şu tarz duyurulara denk gelmişsinizdir. mesela "mevcut işimde kazancım 5800 dolar, hiçbir yoğunluğum yok ama kendimi geliştirebileceğim yer değil. ama 7800 dolar maaş veren bir yer var, orada ise nadiren de olsa mesai durumu var ve işler daha yoğun olacak ama kendimi geliştirebile
selam.

bazen siz de şu tarz duyurulara denk gelmişsinizdir. mesela "mevcut işimde kazancım 5800 dolar, hiçbir yoğunluğum yok ama kendimi geliştirebileceğim yer değil. ama 7800 dolar maaş veren bir yer var, orada ise nadiren de olsa mesai durumu var ve işler daha yoğun olacak ama kendimi geliştirebileceğim. işimi değiştireyim mi?", "hesabımda 325 milyor tl'm var. sizce hydundai i20 mi alayım, yoksa mercedes g63 mü? g63 çok yakıyormuş.", "eve taşınmam gerek. suadiye'den sahile yürüme mesafesinde 10 yaşında bir apartman dairesi mi alayım yoksa bostancı merkezinde ama denize yürüme mesafesinde olmayan sıfır bir daire mi?", "hesabımda 54544445 milyonum var, bunu altına mı yoksa dövize mi yatırayım?" gibi sorular soruluyor.

bunlar sizce gerçek ve ecnebilerin "champagne problems" dediği türden dertler mi yoksa gerçekle alakası yok mudur?
0
m e b
(19.12.24)
gerçek olanı kadar olmayanı da vardır illaki.

örnek olması için bir yıl önce falan yine burada 1,8-2m arasında değeri olan birkaç araba modeli arasında kalmıştım. ve birçok insan beni o kadar param olmadığıyla suçlamıştı, şimdi o arabaya biniyorum hala. 1-2 seneye değiştireceğim yine benzer konular olacak muhtemelen.

ama bunu trollük olsun diye yapanlar da vardır illaki.
0
reanarchy
(19.12.24)
Hiç görmedim cidden ama show off diye düşünürüm görsem. Samimi ve ciddi gelmez bana.
0
norek
(19.12.24)
benim o kadar param olsa buralara girip soru sormam. ama bu subjektif bir yorum. belki de gerçekten yazan vardır.
0
mikahakkinen
(19.12.24)
cogunlugu gercektir neden gercek olmasin. su kadar param var napayim diye cok yakin 1-2 kisi haric konusamazsin. e bankaciya gitsen maasli calisan yani. ekstra görüs alabilecegin kimse pek yoksa etrafinda burada ya da redditte sormak mantikli bence.

araba almak, ev almak icin cok büyük para veriyorsun. sen 500k TL bir baskasi 1m TL veriyor diye onun o 1 milyonu kolay mi kazandigini saniyorsun.
ya da miras kaliyor mesela onu napayim diye soruyor. bu da bir kere iki kere olabilecek bir sey. kendi parasi olmasa bile kim car cur etmek ister ki?

tatile nereye gideyim duyurlari mesela champagne problems.
0
sonsuz
(19.12.24)
%99 gercek. insanlarin durumlarinin iyi olmasi burada soru sormalarina engel degil ki, olmamali da. insan ne kadar iyi durumda olsa da bu normallesiyor ve daha iyisini ariyor. daha kotu durumdaki insanlara bu dertler/sorular onemsiz gorunebilir ama oyle degil. hem burada cok farkli kisilerden farkli gorusler alinabiliyor. zengin eksi duyurusu mu acsinlar bunun icin?
0
lemmiwinks
(19.12.24)
5000 dolar ya da 7000 dolar kazananlar ekşi duyuru'ya giremez mi? onlar da insan sonuçta!! bir de bu paraları kazanmak zor değil ve zannettiğinizden daha fazla kişi bu paraları kazanıyor.
0
co2s2
(19.12.24)
Gerçeği de vardır kolpası da. Ama çoğunun amacı belli: ego tatmini. Zaten burada birkaç tip var, sabah akşam kendisini övüyor.
0
nothing in my way
(19.12.24)
aynı anda gerçek ve gösteriş amaçlı olabilir. geneli böyle oluyor.

bazı insanlar da ülke şartlarının veya bulundukları ortamdaki genel vaziyetin farkında olmayabiliyorlar. yani burada tamamen iyi niyetle 5 milyon doları nasıl değerlendirebileceğini soran biri de çıkabilir. "bunlar hayatında o kadar parayı bi arada mı görmüş" diye düşünmüyorlar. etraflarında rehber olmayabilir, güvenebilecekleri biri olmayabilir vs. farklı sebepleri olabilir.

troll duyurular genelde çok daha basit içerikler oluyor, o açıdan ben burada "bir milyon lirayı nasıl değerlendireyim" gibisinden şeyler görürsem gerçek olduklarını varsayıyorum. dediğim gibi gösteriş amaçlı öylesine sorulmuş da olabilirler gerçekten fikir ihtiyacından da. ona bir şey diyemem.

şimdi mesela ben 500 bin lirayı bile çok büyük görüyorum ama anası babası memur olup iyi eğitim görmüş, mühendis olup ayda 100 bin kazanacak noktaya gelmiş, tek çocuk, dedesinden babasından vs. 3-5 tane dükkan/arsa kalmış birisi en az 20-30 milyonluk malın üstünde oturduğu halde "zengin" gibi yaşamıyor veya bununla ne yapacağını bilemiyor olabilir. bu adamla arkadaş olup aynı ortamlarda takılabilirsin. işinde gücünde, büyük harcaması olmayan, standart vatandaş gibidir. böyle birinin bir gün "ya ben işimde gücümdeyim bi ihtiyacım da yok ama böyle şeyler var bizde, bunlarla ne yapabilirim?" diye sorması bana çok uzak ihtimal gelmiyor... illaki gösteriş veya champagne problem olmak zorunda değil. öte yandan benim böyle bir duyuru görünce kahkaha atmam da tuhaf karşılanmaz sanırım "yuh ne dertler var" diye.
0
mark greg sputnik
(19.12.24)
gerçeği de var yalanı da.
bir de şu lafa hastayım "bu kadar param olsa buraya sormam / burada yazmam"
bunu yazan adam hiç zengin tanımamıştır kesin.
nereye sorarsın mesela?
ayrıca buraya soran adam burada verilen cevabı harfiyen yapacak değil.
her yerden görüş alır, bildiğini yapar.
gidip eşe dosta sorsa herkes o paraya göz koyar.
anonim kalmak daha iyi.
0
abelardo
(19.12.24)
bence değil ama ruhum işsiz olduğu için cevap yazıyorum. bu sitenin olayı da bu değil mi zaten?
0
titanyum22
(19.12.24)
bence çok büyük çoğunluğu gerçek.
herkes bizimle aynı segmentte değil. olmak zorunda da değil.
az önce kanyon istanbul'un kiralarına baktım, onlarca daire.
ve dedim "bu kiraları kim ödüyor olabilir ki ? bu imkansız!"
imkansız değil.
gelip buraya akıl danışmasıda bana makul geliyor.
ben de çok fazla şey danışıyorum.
0
WithWorth
(19.12.24)
Kusura bakmayın lütfen ama çekememezlik ve veya eziklik psikolojisi bu tarz düşünceler. Sözlük’te çalışılan pozisyonlar ve maaşlar başlığına herkes 100k alıyor nerede bu fakirler diyenlerle aynı kafa
0
gabe h coud
(19.12.24)
Gözümüze sokmaya çalışmayıp, rastgele bir yerde konusu geçtigi için bahseden olursa inanabilirim. Ama her gün x markadan don aldım diye anlatanlar inandirici gelmiyor ya da gerçekse bile muteahhitlikle para bulan ilkokul mezunu görgüsüz keko profili çiziyor. Parası gerçekten varsa bile ciddiye alinmayacak kişiler

Evet 10 milyon dolarım olsa girmem abi siteye, gayet de mantıklı bir arguman. Nesini begenmiyorsunuz
0
abuzer
(19.12.24)
Duyuruya hos geldin.

Ben senin dikkatini çeken bu tarz yorumlari yillar önce dile getirmistim. Buranin popülasyonu gerçekten bizim alistigimiz profilden çok uzak.

Mesela birisi vardi, tek sorun ettigi sey Amerika'ya gitmesi durumunda yeni bir araba alip almayacagina deger mi sorusuydu.

Bahsettigin tipler lokasyon olarak yurt disinda olmasina ragmen beyin olarak hâlâ göç edememis kisiler.
0
feastofthedamned
(19.12.24)
Gerçek olmama ihtimali olma ihtimalinden yüksek. Amerikada yaşıyorum. 5800 dolar, 7800 dolar gibi rakamlara toplumun %25'i falan ulaşabiliyordur. Daha ilgincini söyleyim, arabası olmayan çok insan var.

Türkiye'nin %70'i memur ve asgari ücretliden oluşuyordur. Ama torpille iyi işlere giren ve iyi kazanan çok var. Liyakatli azınlık da var ama sistem onlara bir şey yapmaya izin vermiyor.

Gerçek hayat ve sosyal medya arasında uçurum var. Ben bizzat gözlemliyorum. Özellikle yurtdışı göç video içerikleri kolpa.
0
wd40
(19.12.24)
Bundan 4 sene önce çalıştığım işyerinde şimdi düşününce komik denebilecek paralara çalışıyordum.

O zamanlar ilgili sorulara ve sözlükteki başlıklara bakınca aynı şekilde lan maaşlı çalışan olarak nasıl böyle paralar kazanılabilir diyordum.

Biraz şansın yardımıyla işinizde iyiyseniz olabiliyor.
0
kimlanbu
(20.12.24)
10 tanesinden 9unun yalan olduğunu düşünüyorum. O duyurularda bahsedildiği kadar param olsa bir internet sitesinde asla vakit kaybetmem, ki maddi durumumun nispeten iyi olduğu zamanlarda sozlukmus, sosyal medyaymis açıp bakmıyorum bile, gezmekten, alışveriş yapmaktan etc.
0
sanguine
(20.12.24)
Duyuru'da, sözlükte her türden insan var olabilir. Geçen bordo bereli bir sözlük yazarı ile mesajlaştım sözlükte.
0
komando kani var bende
(21.12.24)
Benim dramlarım sahte gibi duruyor ama gerçek.
0
Kahvedesu
(21.12.24)
paranın kimde olduğu belli olmaz diye boşuna demiyorlar.

ekipte bir tane junior var.
geçen kolunda rolex ile gelmiş(orjinal)
adamı tanımasak sahte deriz fakat aileden durumu iyi.
0
nuisance2
(21.12.24)
(10)

Monta sinen sigara kokusu

saturn
Dün kapalı bir mekanda 4 saat kadar montum askıda kaldı.Sigara Kokusu sindi tabii.Gece eve gelince balkona astım montu. Şu saat itibariyle hala koku var üzerinde.Montu odaya alıp koltuğa koymuştum. Odada otururken kokusu geldi, o şekilde jeton düştü. Yani o derece yopun kokuyor.Ne yapabilirim havala
Dün kapalı bir mekanda 4 saat kadar montum askıda kaldı.

Sigara Kokusu sindi tabii.

Gece eve gelince balkona astım montu. Şu saat itibariyle hala koku var üzerinde.

Montu odaya alıp koltuğa koymuştum. Odada otururken kokusu geldi, o şekilde jeton düştü. Yani o derece yopun kokuyor.

Ne yapabilirim havalandırmaktan başka?
0
saturn
(19.12.24)
kuru temizleme? hassas programda soğuk suda yıkamak? koku havalandırarak çıkmaz ter kokan sigara kokan herşey yıkanmalıdır.
sigara kullanıyorum montumu 2 haftada 1 yıkıyorum.
kaşe-kaban-mont-polyester herşeyi yıkıyorum ben soğuk suda narinde eğer çok korkarsam 15 dk veya 30 dk lık programa atıp en düşük sıktırma yapıyorum
0
eja
(19.12.24)
kuru temizleme.

bunu istemiyorsan, balkonda tutmaya devam. ekstra sabun koyabilirsin bi de cebine, arasina kollarin icine.
0
sonsuz
(19.12.24)
hocam kurutma makinesi varsa havalandırma modunda çalıştırabilirsiniz. ayrıca yumoş'un koku giderici spreyleri vardı, bunu sıkmayı da deneyebilirsiniz.
0
shadowfollower
(19.12.24)
sigara dumanı kışın daha çok siniyor. iğrenç bir şey.
0
abelardo
(19.12.24)
Bütün montlarimi yıkıyorum sürekli. Deforme olan olmadı. Kaban kullanmıyorum, kaban türü bir şeyse o konuda bilgim yok
0
abuzer
(19.12.24)
sigara içenleri gaz odasında yakm-

ehm kuru temizleme. parasını sigara içen arkadaşlarından al
0
titanyum22
(19.12.24)
Şu içi dolduku sıcak tutan montlardan benimki. Polyester falan yazıyor.

Kuru temizleme yapılmaz yazıyor şimdi etiketine baktım :/

Makinede yıkanabilir sanırım ama riske giremeyeceğim. Çok severek giydiğim bir mont. Balkonda havalandırmayı devam edeyim.

İlk defa böyle birşey yaşıyorum. Monttan 2-3 metre nesafedeylen bile kokusu geliyor.

İnsan içine falan çıkamam bu kokuyla ya
0
🌸saturn
(19.12.24)
Ha bir de etikette "kurutma topuyla kurutunuz" yazıyor ki bu ne demek hiç bilmiyorum.
0
🌸saturn
(19.12.24)
Kurutma topuna gerek yok, kururken ara ara cirpip içinin topaklanmasini engellersen sorun olmaz
0
abuzer
(19.12.24)
images.app.goo.gl
Kurutma topu, kurutma makinesine atılan ve makine çalışırken çamaşırları döven yün küreler.
Daha ucuza bir torba en dandiğinden tenis topu alarak aynı şekilde kullanabilirsiniz, hatta tenis toplarıyla düşük devirde en kısa programda yıkarsanız topaklanmadan temizlenir.
0
kobuzchu kiz
(19.12.24)
(9)

2. dünya savaşı ve Alman askerlerinin durumu?

mikahakkinen
her türlü film dizi müttefik grubu anlatıyor. bir kaç film dışında alman askerlerini anlatan dizi vb. yok. alman askerlerinin hepsi mi nefretle doluydu?
her türlü film dizi müttefik grubu anlatıyor. bir kaç film dışında alman askerlerini anlatan dizi vb. yok.
alman askerlerinin hepsi mi nefretle doluydu?
0
mikahakkinen
(13.12.24)
Batı cephesinde yeni bir şey yok.

@amour fou hakli ben karıştırdım.
0
Amaranta ursula
(13.12.24)
@amaranta batı cephesinde yeni bir şey yok 1. dünya savaşını anlatıyor.

mini dizi olarak (bkz: unsere mütter unsere vater) e bakabilirsin.
0
amour fou
(13.12.24)
2. Dünya Savaşı'nı Almanların gözünden objektif bir şekilde anlatan en önemli film Cross Of Iron olabilir onu da bi izle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
Generation war izle
0
sonsuz
(13.12.24)
The Zone of Interest (2024). Oscarlı filandır, Amazon Prime TR'de var.
0
alfired
(13.12.24)
Unsere Mutter, Unsere Vater +1
Das Boot

Savaşı Almanlar kaybettiği için sadece Almanlar pislik ve nefret dolu. Berlin'de bir çatıda Sovyet bayrağı sallanan o ünlü fotoğrafta aşağıda Alman çocukarına tecavüz edildiğini, Polonya'da savaş esiri Alman askerlerin ormana götürülüp katledildiğini, kimyasal silah kullanımı ile 3 gün yanan Alman şehirlerini anlatmazlar tabii ki.

Japonya'da atom bombası ile öldürülen sivillerin konusu geçmesin diye sanırım, Japonların Çin'de işledikleri insanlık suçlarını da konuşan yok. Tarih böyle işliyor. II. Dünya Savaşı'nda "iyi" yok kötü ve daha kötü var diyerek linç kapılarını açardım ama konu dizi film. Ona dönelim :)
0
nawar
(13.12.24)
Amerikalı havacı komutanlardan Curtis Lemay'in "Savaşı kaybetseydik savaş suçlusu olarak yargılanırdım" diye bir sözü var. Tarihi kazananlar yazıyor. Almanya'nın da bir Hollywood'u yok. Yani almanların dizi ve filmlerinin olmamasının sebebi biraz savaşı başlatmış olmanın ve yahudi soykırımının verdiği bir mahcubiyet biraz da zaten öyle gelişmiş bir film endüstrisinin olmaması diye düşünüyorum. www.imdb.com bu filmi izlemediysen tavsiye ederim almanların gözünden bir film oldukça da objektif.
0
RodionBazarov
(13.12.24)
operation valkyrie
izlemediysen izle. tamamen alman askerlerini anlatıyor
0
abelardo
(13.12.24)
anonyma - eine frau in berlin
stalingrad (1993)

filmleri var alman cephesinden anlatıyordu.
0
gibicibicis
(13.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(6)

esad putin’in ne işine yarayacak?

deartheodosia
esad’ın oğlunun tekrar suriye’ye dönüp başa geçme gibi bi ihtimali yok. esad’a ne olacak? öldürürler mi? putin ne yapacak esad’ı?
esad’ın oğlunun tekrar suriye’ye dönüp başa geçme gibi bi ihtimali yok. esad’a ne olacak? öldürürler mi? putin ne yapacak esad’ı?
0
deartheodosia
(11.12.24)
esad'in bildikleri yeter. o kadar önemli bir ismi ve ortagi putin kaybetmek istemez.
BAE, sedat peker'i neden koruyor mesela? tüm aile orada.

high profile önemli insanlar bunlar. baglantilari kurmustur o zaten coktan. her türlü senaryo düsünülmüstür.
0
sonsuz
(11.12.24)
Esad dogrudan ne ise yarayacak bilmiyorum. Ancak sunu dusunelim, eger Esad'i kabul etmeyip sonunun Kaddafi gibi olmasina goz yumsaydi, bu sefer muttefiklerinin gozunde guvenilmez birine donusecekti. Esad en azindan kendisi icin felaket bir sondan kurtulmus oldu.
0
mbond
(11.12.24)
Adam tum servetini getirmis sana iste, bir zahmet korur kollarsin son nefesine kadar
0
freedonia
(11.12.24)
Göz problemi falan yaşıyor olabilir. Tanıdık doktor işte ne güzel.
0
d max
(12.12.24)
bir şey yapmayacak. bir şey yapması gerekmiyor ki. devrilmiş bir lidere kucak açtı. tarihte çoktur böylesi. zamanında desteklediğin bir lider devrilince o ülkeye sığınır. kabul etmese rusya ile hiç bir lider iş birliği yapmazdı öyle değil mi. ayrıca yarın öbür gün ne olacağı belli olmaz. bakarsın geri döner ve tekrar başa geçer. başka ülkeye sığınan hükümdarlardan aklıma gelenler
ingiltere kralı ikinci james, osmanlı padişahı vahdettin, cem sultan, alman imparatoru ikinci wilhelm, iran şahı muhammed rıza pehlevi, italya ducesi mussolini, fransa kralı onsekizinci louis,
0
abelardo
(12.12.24)
esad’ın serveti olsaydı ordusunu beslerdi. hayatının sonuna kadar lüks içinde yaşayacak o kesin ama öyle dudak uçuklatan bi parası olduğunu düşünmüyorum.

d max, çok komiksin.
0
🌸deartheodosia
(12.12.24)
(11)

Kadının erkeğin tabağından yemesi

potasyum bebek
Sözlükteki başlığa istinaden yazıyorum. Ne çok rahatsız olan erkek varmış. Sözlükteki beyler söz konusu eylem hakkında ''kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü iç
Sözlükteki başlığa istinaden yazıyorum. Ne çok rahatsız olan erkek varmış.

Sözlükteki beyler söz konusu eylem hakkında ''kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü için onun yemeğinden yemek istiyor'' gibi müthiş incelikli analizler yapmış.

Tüm tabağı götürmekten bahsetmiyorum tabii ki ama bu tatlı bir eylem değil mi yahu? Flörtle, sevgiliyle, eşle birbirimizin tabağından tatmayacaksak ne anlamı var ki bu müessesenin? Siz yemeğinizden alınan bir çataldan, bir kaşıktan rahatsız olur musunuz?
0
potasyum bebek
(09.12.24)
www.youtube.com

tam olarak bu.
0
gabe h coud
(09.12.24)
Kendi tabağımdaki yemeklerden sevmediklerimi onun tabağına koyarım, onun tabağından sevdiklerimi de kendi tabağıma. Ayrıca komple tabakları degiştirebilirim bile. İçecek için de aynı şey geçerli.
0
rock n roll
(09.12.24)
Ben olmam. Hatta benim hanimin biraz mesleği oldugu için restoranda onun yemek istediği şeyler varsa onlardan seçerim ki farklı farkli deneyelim.
da bizde tam tersi; benim hanım bitiremez ve ben namnamnam yerim yemediklerini.
0
logisticsmanager
(09.12.24)
"kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü için onun yemeğinden yemek istiyor"

incellerdeki latent eşcinsellik göz yaşartıcı gerçekten, antik yunan kalk predecessorun gelmiş

soruya cevap : ağzına soktuğu çatalla yemeğime dalarsa kızarım. kenarından keserim, o parçayı alabilir
0
titanyum22
(10.12.24)
Ben rahatsız olurum. Kendi çatalımı, kaşığımı, kirli ellerimi de başkasınınkine sokmam. Bunun adı köylülük. Pisliğin alemi yok.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(10.12.24)
bu neden boylesine buyuk bir sorun olarak goruldu anlamiyorum? kadin erkegin parasini yemek istese zaten kendine de yemek soylemez mi?
datelerimde genelde siparis verecegimiz yemegi paylasmayi teklif ediyorum ve hayir diyen nadir cikiyor.
0
baldur2
(10.12.24)
ben rahatsız olurum. tatlı bir eylem hiç değil.
çünkü yemeğimi paylaşmayı sevmiyorum.
www.youtube.com
0
abelardo
(10.12.24)
sözlük yazarlarinin en az yarisi ilgi budalasi, %20'si cocukken hic sevilmemis, rahat %15'i klinik vaka, geri kalanin %50'si de özgüvensiz, redpillci loser.
sözlükte kadinlar hede hödö basliklarini ciddiye alacaksan insan iliskilerini cok yanlis anlarsin.
0
alice in potatoland
(10.12.24)
sadece çatalın ve kaşığın temas ettiği şeyi alıp götürebiliyorsa olur. çorba, pilav vb gibi kaşığın yemeğe komple girdiği durumlarda biraz iğrenç oluyor. kendim de yapmam başkasına.
0
tabudeviren
(10.12.24)
bahsettikleri sey kiz arkadasim ac degil tabagi mi? manitanin agzindan bile yerim de tabagindan almak ayri bi sey ya. acgozluluk gibi geliyo bana:'( tadim degil zaten ordaki bi "onunde tabak senin degil ortanindir" hareketleri uncomfortable. hele bi de karsi taraf senden hizli yiyosa oehhhh
0
ala09
(10.12.24)
Yiyebilir, benim çatalımı da kullanabilir, yarısını ısırıp kopardığı patatesi sosisi bana da ikram edebilir, pilavıma, çorbama da dalabilir.
İçeceğimden fırt da alabilir.

Bir sıkıntı yok.
0
Mirket
(10.12.24)
(3)

Yatırım hakkında fikir verir misiniz?

strawberry first
Elimde bir miktar para var. 300 bin diyelim.Her ay için de 3000 liraya ihtiyacım var. Ne yapmalıyım ki bu parayla ya da daha azıyla her ay elime 3000 lira gelsin?
Elimde bir miktar para var. 300 bin diyelim.
Her ay için de 3000 liraya ihtiyacım var. Ne yapmalıyım ki bu parayla ya da daha azıyla her ay elime 3000 lira gelsin?
0
strawberry first
(03.12.24)
100 bin lirası ayda en az 3 bin getirir.
0
gabe h coud
(03.12.24)
su an para piyasasi fonlari zaten aylik %4 e yakin getirir. T1 %3,84 getirmis misal aylik.

misal simdi girsen bir ayda 311520 olur, her ay 3000er tl lik kismini satar, yer kalanini icerde tutasiniz obur ay 320367 olur, yine 3000 lik satarsiniz vs. vs. vs.
Hisse senedi vs. risk almaya gerek yok bu metrikle.
0
wallcan
(03.12.24)
dünyanın en kolay sorusunu sormuşsun.
300 bin lira zaten para piyasası fonunda ayda 12bin lira getirir.
mevduata koysan 10bin küsur getirir.
0
abelardo
(03.12.24)
(9)

Osimhen abartma

ırene adler
Selam, osimhen biraz fazla abartılmıyor mu sizce?Şu ana kadar çok fazla gol atmadı. Fiziği iyi ,pozisyonlara girmeye çalışıyor ama sanki Icardinin geriye gelip pas akışını sağlaması ondan daha iyiydi. İlerde orta bekliyor gibi hep. Ortalarin çoğu da defanstan dönüyor zaten.Ekstra bir çalım, klas şut
Selam, osimhen biraz fazla abartılmıyor mu sizce?


Şu ana kadar çok fazla gol atmadı. Fiziği iyi ,pozisyonlara girmeye çalışıyor ama sanki Icardinin geriye gelip pas akışını sağlaması ondan daha iyiydi. İlerde orta bekliyor gibi hep. Ortalarin çoğu da defanstan dönüyor zaten.

Ekstra bir çalım, klas şutlar vs pek göremiyoruz nedense. Formda bir icardi sanki daha yararlı GS için.

Ne dersiniz?
0
ırene adler
(28.11.24)
"şu ana kadar çok fazla gol atmadı"

11 maç 8 gol 5 asist. buna ek olarak sayılmayan (ofsayt faul vs) en az 3-4 golü de var. bu adam nasıl fazla gol atmamış oluyor? üstelik adam yaz kampı bile geçirmemiş, fiziksel olarak kendi yüzde yüzünde değil.

formda bir icardi sadece gs'nin değil türkiye futbol tarihinin en iyi forvetlerinden biri. osimhen şu ana kadar gayet iyi ve gittikçe yükseliyor. sezon sonuna kadar kalırsa çok saçma sapan bir gol asist istatistik görebiliriz.
0
ilgeru
(28.11.24)
her maçı izliom. kesinlikle katilmiyorum. bence takımı yukarı çıkardigi çok bariz
0
buenosdias
(28.11.24)
bugün galatasaray düşmanlarının yazma günü mü :)

osimhen türkiyenin açık ara net bir şekilde en iyi futbolcusu. abartılmıyor.

ayrıca "şu ana kadar çok fazla gol atmadı" diyen birisini ciddiye bile almamak gerekir :)
ligde 7 maçta 6 gol.
avrupa liginde 4 maçta 3 gol.
toplamda 11 maçta 9 gol.

buna yaklaşan her hangi bir futbolcu söylesene
0
abelardo
(28.11.24)
İstatistik falan boşverin
Oyunu da mı izlemiyorsunuz bunu yazarken?
Görmek başka birşey cidden
Osimhen olmasa Galatasaray'ın Young Boys'dan farkı yok
Sıkıcılık seviyesi göklerde olurdu
0
baldan kaymak
(28.11.24)
Bence de kesinlikle abartılıyor. İyi oyuncu ama öyle 75 milyon - 100 milyon euro seviyesinde değil.
0
messor
(29.11.24)
arkadas real madrid-liverpool macinda 2 penalti kacirildi dun aksam. dunyada golcu santrafor yok. o yuzden ediyor zaten 100 milyar milyon trilyon.

osimhen biraz az bile abartiliyor. bu adamin bu yasta tr'de oynamasi akilalmaz bir olay aslinda. biz fazla cabuk alistik.
0
fevzi123
(29.11.24)
Maç bitince bile alkmaarli oyuncular etrafini sardilar,sadece bu bile yeterli aslinda değerini bilenler biliyor
0
essoist
(29.11.24)
75m euro değeri olunca messi gibi sürekli çalım atsın, takımı tek başına sırtlasın gibi bir algı oluyor galiba. fakat günümüz futbolu bu hareketlere artık çok müsait değil.

Osimhen ve Icardi'yi top ayağında değilken izleyin kalite farkını anlayacaksınız.
0
durbidakka
(29.11.24)
+1 Irene
0
HellKeePer
(29.11.24)
(3)

BES ile alakalı bir soru

avatar is back
bir kaç kişinin 5-6 hatta 10'a yakın bes hesabı olanları görünce aklıma bişey geldi, bunu yapmamızın önünde bir engel göremedim ve sormak istedim.bugün sallıyorum 46 yaşımdayım ve bes'e başladım. 5 hesap açtım, bir hesabımı ana hesap yaptım ana birikimi oraya attım diğer 4'üne de min tutar da yatırd
bir kaç kişinin 5-6 hatta 10'a yakın bes hesabı olanları görünce aklıma bişey geldi, bunu yapmamızın önünde bir engel göremedim ve sormak istedim.

bugün sallıyorum 46 yaşımdayım ve bes'e başladım. 5 hesap açtım, bir hesabımı ana hesap yaptım ana birikimi oraya attım diğer 4'üne de min tutar da yatırdım ve 10 yıl şartı doldu kasım 2034'te 56 yaşıma geldim diyelim. o ay ana hesaptaki bütün parayı çekeyim 2.hesaba atayım ve %30 devlet katkısını tavanı ne kadar ise tamamını alayım. sonra ocak şubatta 2.hesaptaki parayı çekip 3.hesaba atayım ve tekrar tavan devlet katkısını alayım. sonra burada 1 sene bekleyip sonraki ocakta 4.hesaptaki hesaba atıp yine tavan alayım. böyle böyle yatırım yapmayarak parayı gezdirerek tavan devlet katkısını alayım diyorum.

bunu ilk bir arkadaşımdan, annesinin hesabına ek 1 hesap için yaptığını duydum, benim de aklıma 4-5 hesap için neden olmasın diye geldi. baya mantıklı değil mi?
0
avatar is back
(26.11.24)
max devlet katkısı kişi başına hesaplanıyor, bes hesabı sayısına göre ayrı ayrı değil.
0
zakk
(26.11.24)
mantıklı değil
0
abelardo
(26.11.24)
En fazla devlet katkısını (yüzde olarak) almak için on yıl şartı zaman olarak var. Verdiğiniz örnekte en üst seviye devlet katkısını sadece on yılı dolduran poliçede/poliçelerde alırsınız. Diğer poliçelerine ek katkı yaptığınızda ve bir yıl sonra 57 yaşında olduğunuzda, (ilk poliçenizde biriken tutar + %30 devlet katkısı) + (ikinci poliçenizde biriken tutar + %30 devlet katkısı)'nın bir yıl boyunca fonlarda birikmiş değerini alırsınız. Yani özetle devlet katkısını yedinci yıldan itibaren belli oranlarda almaya hak kazanırsınız ve poliçe on yılı doldurduğunda tamamını bir kereye mahsus olarak alırsınız.
0
pccopath
(26.11.24)
(17)

Dünyanın en zor mesleğini kimler icra ediyor?

isiaha
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
0
isiaha
(20.11.24)
Çok fazla var. Bence veteriner teknikerliği ve veteriner hekimlik de çok zor.
0
rock n roll
(20.11.24)
bence de maden işçileri.
0
kehende
(20.11.24)
Turkiye gibi ulkelerde hakemlik. Tum sulalene sovuyorlar, mac satti, gecen aynisina caldi, buna calmadi, karti es gecti bilmemne, esi x'liymis, kucukken y'liymis mac onu ayri mac sonu ayri bin tane onuruna serefine coluguna cocuguna hakaret, yalan, saibe atiliyor. O degil eskiden VAR da yoktu, neyine guvenip hakem oluyordu bu insanlar cok ilginc
0
speedy
(20.11.24)
+ maden işçileri, elektrik direklerini ve hatlarını tamir edenler belki, infaz ve koruma memurları, çatışma bölgelerindeki askerler ve belediye otobüslerinin şoförleri stresli çalışır ama zorluk yine madenciler de ve belki yangın esnasında itfaiyecilerde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
Açık denizde platformlarda çalışan işçi ve kaynakcilarin, everest gibi dağlardaki yerli rehberlerin işleri gercekten aşırı zor ama yine de maden işçileri hicbiriyle kıyaslanamaz.
0
deer hunter
(20.11.24)
Tabi madencilikle veya tam aksine yerden 300-400 metre mesafede çalışmalarla kıyaslanamaz ama
Hukuk alanında çalışmak daha zor diye düşünüyorum.

Hata yapmadan, menfaat temin etmeden, herhangi baskıya uğramadan, bir davada taraf olan insanlardan özel yakınlık kurmama, yakın çevrenin de özel isteklerini göz ardı edecek şekilde, sadece işin ilmine uygun hareket etmek ve bu yönde akli çaba sarf etmek kolay bir iş değil özellikle bu zamanda.
0
diyecevaplandı
(20.11.24)
Dünyanın en zor işi Denizciliktir.
İnsanoğlu karada yaşamak için dizayn edilmiştir. Ayakları yere basmalıdır. Baktığı zaman sınırları olan yerler görmelidir. Açık denizde günlerce bu konulardaki mahrumiyet psikolojide tarifsiz yaralar açar. Bir de bunun denizaltıcılık ayağı var ki, o zaten akıllara zarar bir iştir.
0
Mirket
(20.11.24)
Petrol platformu işçileri.

www.youtube.com
0
komando kani var bende
(20.11.24)
Beden işçiliğinin her türlüsü zor iş statüsünde. Ama gerekli iş güvenliği şartları sağlandığı sürece "en zor iş" değiller gibi geliyor bana. İş güvenliği şartları sağlanmadığı takdirde de en zor olmaktan ziyade "en tehlikeli" demek daha uygun sanırım. Beden işçiliğinin önemli bir artısı iş tanımlarının tamamen belirli olması ve imza yetkisi olmaması.

Bence en zor meslek paralı askerlik. Canının kıymeti yok, askeri ortamdasın, emir komuta zincirinde diplerdesin. Yaptığın iş pis bir iş. Bir devletin kendi askerlerinin aksine kimsenin kahramanı falan da olamıyorsun, sana bir katkısı yok, kendi savaşında savaşmıyorsun. Somut anlamda bir yetenek edinmiyorsun. Psikoloji berbat, gelecek belirsiz. Sadece para için yapıyorsun.
0
akhenaten
(20.11.24)
bence de maden işçileri.

bu mesleğin zorluğu o kadar net ki, kadınların maden işçiliği yapamayacakları yasa ile sabit.
0
abelardo
(20.11.24)
bence hizmet sektoru de, garsonluk, barmenlik vs..
0
durgunfoton
(21.11.24)
Zor farklı, tehlikeli farklı.

Zor meslek sorusuna çoğu üye tehlikeli işleri göstermiş. Maden işçiliği, sanayi dalgıçlığı, denizciler, petrol platformu çalışanları ve aklıma şu anda gelmeyen gerçekten aşırı tehlikeli meslekler mevcut. Bu ve benzeri mesleklerin aşırı tehlikeli olduğuna şüphe yok. Bu tip mesleklerin zorluğunun daha büyük kısmı içerdiği tehlikeden geliyor.

Zor mesleği tehlikeli meslekten ayırmak gerekirse benim kriterim üstlenilen sorumluluk. Sorumluluk bakımından zor meslekler denildiğinde benim aklıma avukatlık, cerrahlık, finans ve benzeri yüksek meblağlı işlere dair yöneticilik, hava trafik kontrolörlüğü, ticari pilotluk ve benzerleri geliyor. Bu mesleklerin çoğunda yukarıda saydığım tehlikeli meslekler kadar mesleği icra eden kişinin taşıdığı bir hayat kaygısı olmuyor ancak üstlenilen sorumluluk çok büyük oluyor.

Bir de bazı meslekler var ki hem sorumluluk hem de zorluk bakımından büyük riskler barındırıyor. İtfaiyecilik, sıcak bölgelerde askerlik (özellikle denizaltı personeli) ve polislik gibi mesleklerde tüm personel hem kendi hem de başkalarının canının riskini taşırken aşırı tehlikeli ortamlarda görevlerini icra ediyorlar.
0
10551037
(21.11.24)
Su altı kaynağı zor ve tehlikeli. Ölüm riski yüksek bir meslek.
0
wd40
(21.11.24)
masa başı oturmayan herkes bu dünyanın en zor işini yapıyor. madenci inşaat işçisi alçı sıvacı 12 saat ayakta bekleyen kasiyer vb.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
maden isciligi dogru cevap.

hem kaza gecirip olme riski var. kaza olmazsa uzun vadeli mesleki komplikasyonlardan olunuyor.

bunun disinda gun icinde de gunes gormeden, fiziki gucle calisiliyor. daha zor dusunemiyorum.
0
antikadimag
(21.11.24)
Çatışmalara, savaşlara giren askerler
0
ananiyimioguz
(21.11.24)
metal ve ametal madenlerde çalışmış bir madenci olarak cevap veriyorum.
erkekler için Türkiye'de kömür madenciliği.
kadınlar için ev kadınlığı + annelik. madenciliği katlar.

bu arada metal madenciliği o kadar ağır değildir. kömür madenciliği korkunç. sırf bu yüzden evde elektrikli aletleri prizde tutmam. elektriği az kullanmaya gayret ederim falan filan. teyzenize sorun size madenleri ve madenciliği anlatsın.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(17)

Tüm dünyaca bilinen Türk sporcu var mı?

Kahvedesu
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
0
Kahvedesu
(20.11.24)
Messi, Ronaldo seviyesinde taninan biri gelmedi aklima. Hagi'yi o kadar benimsemisim ki bir an aklima geldi. Mesut Ozil, Nuri Sahin, Ilkay Gundogan geliyor aklima, Almanci kadro ama neticede Turk sporcu. Naim Suleymanoglu da vaktinde biliniyordu sanirim ama dunyaca unlu demek zor.
0
mbond
(20.11.24)
Mete Gazoz ve Yusuf Dikeç bir derece tanındı bu sene.
0
fotrsapka
(20.11.24)
Semih saygıner
0
grimavi
(20.11.24)
Naim'e dunyaca unlu demek zor mu?

naim dunyaca mega unluydu.
0
fevzi123
(20.11.24)
Naim Süleymanoğlu'nun rekorlarını geçemedikleri için helterde 60 kg'de yarışmayı kaldırdılar. Tahammülleri yok. Bu ortamda dünyaca meşhur Türk sporcu aramak naif bir düşünce.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(20.11.24)
tüm dünyaca bilinen türk sporcumuz şu anda yok bence. tarihte de bu tanıma en uyan kişi naim süleymanoğlu.

yusuf dikeç bir haftalığına tüm dünyaca bilindi evet. ama bu sıralar ün çabuk gelip çabuk gidiyor.

mete gazoz yakın bile değil.

semih saygıner'e de tüm dünyaca bilinen diyemeyiz. bilardo komünitesinde globalde biliniyor ama bilardonun dışında da tüm dünya'da bilinecek bir üne sahip değil. naim süleymanoğlu halterle ilgisi olsun olmasın tüm dünyada herkesin bildiği bir isimdi.

şu sırada en ünlü sporcularımız arda güler ve alperen şengün. amerika, kanada, avustralya ya da basketbolun daha ünlü olduğu asya ülkelerinde alperen daha çok biliniyor. futbolun daha popüler olduğu dünyanın geri kalanında da arda güler daha çok biliniyor.

ama tüm dünyaca biliniyor diyebilmemiz için gereken sporun sınırlarını aşan bir ünleri yok henüz.
0
king lizard
(20.11.24)
hakan çalhanoğlu da çok tanınıyor.
0
ezkaza
(20.11.24)
o mertebeye henüz ulaşmadı belki ama alperen şengün'de bu potansiyel var.
0
zgrydn
(20.11.24)
Spor farketmeksizin herkes tarafından tanınan yoktur. Michael Jordan gibi, maradona gibi falan..

Ama kendi sporunda tanınan çok Türk var. Mesela Engin Terzi desem kimse tanımaz belki burada ama kendisi bilek güreşinde oldukça saygı gören biri.

Türk sporcular dönemsel patlamalar yapsa da istikrarı sürdüremedikleri için hafızalarda kalıcı olamıyorlar
0
wd40
(20.11.24)
barça , arda turan'ı kiralamadı. dünya yüküyle bonservis bedeli ödeyip bonservisi ile aldı, transfer etti. iyi de oynadı .zaten atletico'da adam kendini kanıtlamıştı.
0
ercu cozer
(20.11.24)
en çok tanınan türk futbolcu arda turan. barcelonada kaç kere oynadı diye sormuşsun. bunu öğrenmek çok kolay. 40 kere oynadı. az bir sayı değil. öncesinde atletico madridin şampiyon kadrosunun yıldızıydı zaten.

futbol dışında en çok tanınan sporcu ise yusuf dikeç. olimpiyatlar sonrasında meşhur oldu.

tarihte en çok tanınan sporcu ise naim süleymanoğlu.
0
abelardo
(20.11.24)
Pek çok sporcumuz sayılmış, mükerrer yapmamak adına adı verilmeyen sporcularımızdan bahsedeceğim.

Hidayet Türkoğlu bir dönem NBA'in en iyi 50 oyuncusu arasına girmişti, bence bu listeye eklenebilir.

Mehmet Okur NBA'de şampiyon olan bir takımın parçasıydı, çaylak dönemine denk gelmesi tanınmasına bir miktar engel olmuştur ama bu listeye eklenebilir.

Nihat Kahveci bir dönem La Liga'nın en iyi forvetlerinden biriydi, düşünülebilir.

Halil Mutlu ve Hamza Yerlikaya'nın çok başarılı olimpiyat kariyerleri oldu, onlar sayılabilir.

Yakın zamana bakınca Mijaín López Núñez denen canavara denk gelmese Rıza Kayaalp dünyaca bilinebilirdi.

Taha Akgül yıllarca en üst düzeyde güreşti ama dünyaca tanınıyor mu? Sanmıyorum.

Bir sporcunun dünyaca bilinebilmesi için futbol ya da basketbolda en üst seviyeye çıkması ya da anormal başarılı bir olimpik sporcu olması gerekiyor. En üst seviyeye çıkan bir Türk futbolcu ya da basketbolcu şu ana kadar çıkmadı. Çok üstlere çıkan oldu ama en üst olmadı.

Semih Saygıner tarihin en önemli bilardo sporcularından biri olmasına karşın bilardo takip edilen bir branş değil, hele karom bilardo hiç değil. Bu nedenle bilardo severler dışında kimse tanımıyor.

Olimpik sporlarda ise Usain Bolt, Alexander Karelin, Michael Phelps, Sergey Bubka ve benzerleri gibi rakiplerini yıllar boyunca domine edemeyen bir sporcunun dünyaca bilinmesine pek imkan yok. Bunu yapabilen Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu dışında sporcu çıkaramadığımız için soruya bu iki sporcu dışında olumlu cevap verebilmek pek kolay değil. Biraz da Hamza Yerlikaya sayılabilir ama çok emin değilim.

Alperen Şengün ve Arda Güler aktif sporcularımız arasında bu duruma en yakın olanlar sanırım.
0
10551037
(21.11.24)
en populeri naim'dir sanirim.

diger isimler semih sayginer'in sporu cok populer degil. arda guler bu konuda en yuksek potansiyele sahip. hem sporu dunyanin en populeri, kendisi de en ust seviyelerde oynayacak kadar yetenekli.
0
antikadimag
(21.11.24)
goat olarak yok. ancak dönemsel hatırlananlar hep oldu. fetöcü h. şükür de 2000lerde bilinirdi. sürekli hatırlanabilecek iz bırakan naim ve semih olabilir ancak bu nesiller bilmez. şu an en potansiyel alperen duruyor ama nba şampiyonluğu vs almalı ki o zaman hatırlansın. bir jokic nowitzski olmazsa zor.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
hakan çalhanoğlu
arda güler
arda turan
nihat kahveci
kenan yıldız
0
Hallegadola
(21.11.24)
takım olarak filenin sultanları
0
jamswety
(21.11.24)
Naim'i anlattım 2 dkdan az sürdü konuşmam:) Sonra dedim zaten hayatı kısaydı. Teşekkürler.
0
🌸Kahvedesu
(21.11.24)
(8)

iş hayatı hakkında

wonnka
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.

ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.

bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm günüm başımı kaldırmadan çok yoğun şekilde bitiyor. yeni mezun biri olduğum için de maaşım epey az. (eski çalışanların da öyle çok maaşı yok)

boş zamanlarımda bile iyi hissetmeyecek seviyeye geldim, kendime hiç zaman ayıramıyorum gibi geliyor hiç boş vaktim yok(normali bu mu bilmiyorum) sürekli tedirgin ve diken üstünde hissediyorum. başka işler de arıyorum bir iş bulamıyorum bu beni daha da tedirgin ediyor yani bir şey olsa çıksam kolay kolay başka iş bulamayacağım.

hislerim karışık anlattıklarım da karışık ama;
bana bir şeyler söyler misiniz ? normal mi hissettiklerim iş hayatı böyle bir şey mi ? tam olarak ne hissediyorum bilmiyorum ama huzurlu değilim.
0
wonnka
(16.11.24)
Hayatımda sadece bir gün bir işte calistim. 17 yaşındaydım. İşten ne zaman cikacagima birinin karar vermesi fikri bana uymadı. O günden bu yana 29 yıldır kendi işimi yapıyorum.
0
deer hunter
(16.11.24)
İşe alışıp, eksikliklerini tamamlayınca daha da azalacak kaygılar. Bence bu süreç normal. Henüz öğrenme ve alışma asamasindasin çok gitgeller olur bu dönemlerde.

İş hayatı bana göre değildi kendi işimi yaptım diyecek seviyeye gelmek için ya başta çok ezilmiş olman ya da anadan babadan zengin olman lazım.
0
dedeminhirkasi
(16.11.24)
Wonka evet ofis beyaz yaka iş hayatı böyle, şu an yeni mezun çarpılmasını yaşıyorsun gerçek iş hayatıyla tanışıyorsun, bir de üniversitenin son dönemi tez mez yazarken, case ler çözerken öğrenciler sanıyor ki bu teorik bilgilerinin bir karşılığı var, bir şeyler yapıyormuş gibi hissettikten sonra iş hayatına giriş çarpıyor insanı, dışardan dinamik görünen aslında oldukça katı kurallı hantal bir dünya ve yer değiştirmek de o kadar kolay değil
0
grimavi
(16.11.24)
wagie wagie get in cagie
all day long yo sweat and ragie
neet is comfy
neet is cool
neet is free from work and school
wagie trapped and wagie dies
need eats tendies, sauce and fries
0
abelardo
(16.11.24)
"ben somuruluyor muyum lan" dogru. farkindalik baslamis. kisa cevap, hissettiklerin normal degil, ortada bir terslik oldugunu gosteriyor. cozum: somurulenlerin orgutlenmesi gerekiyor.

7-9 normal degil elbette. ancak turkiye bok gibi yonetildigi icin ne isci haklari, ne paranin alim gucu, ne dogru duzgun ulasim var. hepsi ust uste binince de sonuc bu oluyor.

bir de yonetim danismanligi gibi fake bir is yapiyorsun. dolayisiyla yogun calisma temposu ve hizli turnaroundlarla, aslinda asil firmalarin yapmak istemedigi isler kilitleniyor. calisana da cv'ye bu adam hayatinin birkac yilini para karsiliginda ipotek ettirmistir, siz de kiralayip kirbaci vurabilirsiniz kabulu ekleniyor. onlar da sirf ileride daha iyi kariyer imkanlari icin duruyor. ben de 2,5 sene yaptim. fazla bile yaptim, imkanin oldugunda normal bir ise gir.

eskiden insanlar yaptiklari isle tanimlaniyordu ve mesleklerini kisiliklerinin bir parcasi haline getiriyorlardi. 1960 sonrasi dunya zenginlesmesinde (2010-2015'e kadar) bunun karsiligi alindi da. abd onderliginde yasanan bu gecici baris ve zenginlesme doneminde buyuyen cocuklar da ailelerinin sagladigi imkanlara alistilar. is hayatina girince de bunun devam edecegini saniyorlardi. okul okudular, ise girdiler, ancak kendilerine vaat edilenlerin bir yalan oldugunun, patlayan saadet zincirinin son halkasi olduklarinin farkina variyorlar yavas yavas. bu nedenle 90 sonrasi nesil calismak istemiyor. cunku karsiliginda bir sey alacaklarina inanmiyor. okullardaki caliskan cocuklar su anda is bulmak ve yasamlarini idame ettirebilmek icin kivraniyor.

2015'ten bu yana dunyada yasanan paranin asiri degersizlesmesi, sifirdan gelen insanin sosyal mobilite imkanlarinin elinden alinmasi ciddi bir sosyal patlamaya yol acacaktir. yani konu senin isinden ziyade cok daha buyuk bir mevzu. 90'lari kacirmayacaktik. emekli ikramiyesiyle sehir merkezinden yeni ev alinan donemlerdi onlar. insanlar bunlari soyleyince yauv romantizm yapiyorsunuz simdi dunya daha iyi deniyor. elbette dunya ilerledi, ancak insan bireylerinin yasam kalitesi ve siradan bireyin toplumdaki rolatif refahi cok daha iyi durumdaydi.
0
antikadimag
(17.11.24)
iş hayatının başlarında böyle çalışırsan hızlı yol alırsınız, biraz sabredin.
0
nuisance2
(17.11.24)
Böyle hissetme sebebiniz uzunlugu. O tempoyu ben su an yapsan sizden kötü olurum. Iş hayatı düzgün olan sirketlerde çalışmak kötü olmuyor, misal ben baya mutluyum.

Ama sizin sirket gibi yerlerde insan lanet ediyor.
Bir iki yıl deneyim alıp bunu normal sartlara indirecek bir yere geçmek lazım.
0
logisticsmanager
(17.11.24)
iş hayatı böyle bir şey miye cevabım kısmen evet kısmen hayır. şu an sıkıntılı bir işte çalışıyorsun anladığım kadarıyla yani evden 7'de çıkarsan normalde 6'da eve girersin. bu çok mu iyi değil tabi ama 7-9'un korkunçluğu yanında bi nebze daha iyi. işinde daha 1 seneyi bile doldurmamışsın o yüzden iş değiştirmekte zorlanman normal. cvde 1-2 sene iş tecrübesi göründükten sonra iş bulma imkanların artacak (alanın gerçekten çok kısıtlı bir alan değilse tabi). daha hızlı geçiş hatta belki alan değiştirip sıfırdan yeni bir kariyer inşa etmek istiyorsan da mt programlarına bakmanı öneririm alanın ne bilmiyorum ama öğrencilik hayatında derslerin iyiyse ve ingilizcen de fena değilse mt programından işe girmek çok zor değil (4-5 yıl öncesine kadar böyleydi en azından) onları takip et. maaşlar başlangıçta öyle olur çok özel bir akademik kariyeri olmayanlar için. yani para ve zaman anlamında daha iyi işler bulacaksındır ilerde bunlar değişir.

öte yandan bazı hisler de değişmiyor maalesef. çok yüksek maaş alsan ve düzgün mesai süresi olan bir işte de çalışsan gene kendine ait az zamanın kalıyor ve emeğini ve zamanını vererek birilerini zengin etmeye çalışıyorsun hissi devam ediyor. ve yerin ne kadar sağlam olsa da iş hayatında her zaman dengelerin hızlıca değişme olasılığı var, tam bir iş güvenini hiç hissedemeyebilirsin. bunları takmak da karakter meselesi tabi. bazısı matrixteki rolünü benimser daha ötesine bakmaz rolünü severek oynar ve mutlu olur. kimisi daha ötesine bakmaya düzeni sorgulamaya meyillidir ve mutsuz olur. senin para ve zaman şartları iyileşince ne tarafta olacağın belli olur sanırım.
0
semaforo de medianoche
(17.11.24)
(6)

Yürüme arkadaşı/buddy'si bulabileceğimiz bir uygulama var mı?

Amaranta ursula
Aloha arkadaşlar, Çılgınlar gibi yürüyen ve bunu düzenli yapan biri olarak bunun uygulaması var mı diye merak ettim. Yaşadığım sehri, yürüyeceğim lokasyonu ve süreyi girdikten sonra aynı rota ve sürelerde yürüyecek insanları bulabileceğimiz bir uygulama arıyorum. Yoksa geliştirilmesi çok iyi olmaz
Aloha arkadaşlar,

Çılgınlar gibi yürüyen ve bunu düzenli yapan biri olarak bunun uygulaması var mı diye merak ettim. Yaşadığım sehri, yürüyeceğim lokasyonu ve süreyi girdikten sonra aynı rota ve sürelerde yürüyecek insanları bulabileceğimiz bir uygulama arıyorum. Yoksa geliştirilmesi çok iyi olmaz mıydı?
Ek olarak belki fazla romantik ve iyimser gelecek belki ama birini yuruken tanımak çok güzel nedense. Boş boş kafede oturmaktan evla sanki.

Cevaplar için çok teşekkürler arkadaşlar.
0
Amaranta ursula
(14.11.24)
Harika olurmuş.
Ama ben yürürken konuşamam. Konuşulabilen tempolar çok yavan geliyor bana.
0
Mirket
(14.11.24)
Ben gönüllü varsa badi olurum. Uygulama yok ama sallıyor da olabilirim.
0
Shepard
(14.11.24)
wikiloc var benzer şekilde işleyen.
0
matlii
(14.11.24)
Sex beklentisi olmayan birisini bulun gerisi mühim değil
0
topkapiaksaray
(15.11.24)
keşke olsa... ben bunun için bumble bff kullanıyorum, kendimi de anlattım güzelce ama "ben de yürüyüş arkadaşı arıyorum, lüzumsuz sohbetleri geçelim şurada buluşalım" diyen olmadı.
0
suyin
(15.11.24)
ben almiyim. yürümek yalnız başına daha keyifli. yürürken rotadan çıkarım ben.
ayrıca kafede oturunca tanımak daha kolay. boş boş oturmuyoruz ki sohbet ediyoruz, böylece tanışıyoruz. yürürken nasıl sohbet edicez. birbirimizin yüzüne gözüne mi bakıcaz, yoksa yola mı bakıcaz. kafede oturunca yüz yüze göz göze bakıyoruz.
0
abelardo
(15.11.24)
(10)

Tereyağı zararlı mı?

parka
Canan Karatay'a inanıp tüketimini arttırmıştım ama diğer hocalar zararlı diyor.
Canan Karatay'a inanıp tüketimini arttırmıştım ama
diğer hocalar zararlı diyor.
0
parka
(14.11.24)
herşeyin fazlası zararlı, suyun bile. ama eskilere bakınca zeytinyağı falan bilmezlerdi, ağırlıklı tereyağ tüketilirdi. hastalık şimdikinden azdı, ömür şimdikinden uzundu. böyle ihtilaflı konularda bu şekil kıyaslama yapıp kendimce karar veriyorum ben. tereyağının iyisi de çok lezzetli mübarek.
0
mustafakesekci
(14.11.24)
hakiki tereyağı ve zeytinyağı zararlı değil. bunlar zararlıysa diğer her şey zararlıdır. şeker lobisinin yağı şeytanlaştırma çabasından başka bir şey değil bu. zararlı olan yağ trans yağ. cipsteki, kızartmadaki vs... ya da işte margarin hatta ayçiçek yağı filan.

yağın tek falsosu kalorisinin yüksek olması. fazla tüketimi kilo aldırabilir, o da vücudun ekstra yağ depolaması demek, genel olarak sağlıksız bir durum.

yoksa et, süt, sebze, meyve tüketip atıyorum salatasına zeytinyağı basan, sabahları tereyağlı yumurta yiyen kimsenin ben sırf yağ sebebiyle sağlık sorunu yaşadığını görmedim. genelde fazla kilodan, dengesiz beslenmekten, sigaradan, şundan bundan çıkıyor sorunlar. bedensel anlamda OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ yaşayan birine faydası çoktur zeytinyağıyla tereyağının.

bu biraz covid olayına benziyor... yani ben aşı karşıtı da aşıtapar da değilim ama herif mesela (kesinlikle ben değil hehe) 120 kilo, sigara içiyor, fiziksel hareket yok, kursağından sebze geçmez, fast food ağırlıklı besleniyor... tak kalp krizi geçiriyor, hemen COVİD AŞISI. yav bu adamın hayatta olması mucize zaten, çok kötü beslendiği ve organlarını perişan ettiği için olmasın?

zeytinyağı ve tereyağı da bana biraz öyle geliyor. yediğimiz her şey katkılı, hepsi olabildiğince ucuz fiyata mal edilmesi amacıyla tasarlanmış, gıda demeye bin şahit isteyen şeyler... ama öcü ilan edilen tereyağı ve zeytinyağı oluyor.

kusura bakma çok gaza geldim djfjd ama böyle düşünüyorum yani öleceksem de zeytinyağı tüketerek ölürüm, bence her türlü "modern beslenme"den iyidir.
0
mark greg sputnik
(14.11.24)
Ben cevaba cevap vereyim. Eskilerle kıyaslamak çok da doğru gelmiyor bana. Eskilerde 10 çocuk doğrdı beşi 3-5 yaşına başmadan ölürdü. Çocuk ölümü fazlalığı zayıf olanları eleyerek kalanları daha güçlü gibi gösteriyordu.

Eskiler işe yürüyerek giderdi. Kırsal yşam şu ankinden çok fazlaydı. İnsanlar genelde emek yoğun işlerde çalışır bizlere nazaran çok daha fazla güneşe ve açık havaya maruz kalırlardı.

Eskiden, hibrit tohum, paketli gıda, topraksız tarım yoktu, hormonsuz besinlerle besleniyorlardı. Eski tereyağlarının yapıldığı sütü veren inekler meralarda doğal ortamda besleniyorlardı. Hepsi Anadolu ırkı ineklerdi. Şimdi yerlerinden kıpırdamayan, ahır dışı görmeyen, birçok katkı maddesini yem diye yiyen ithal ırklar var.

Geçmişle kıyaslama yaparken geniş perspektiften bakmamak yanlış yerlere götürebiliyor.
0
Mirket
(14.11.24)
mor oje
(14.11.24)
Ben bunu yaşlılar ile konuştuğumda bana genelde şöyle cevap veriyorlar: "Bizim zamanımızda bol bol hayvansal yağ, sucuk tüketilirdi. Tansiyon, kolestrol nedir bilmezdik. İnsanlara aniden Felç gelir, bir süre yatalak kalır sonra da ölürlerdi."

Tereyağı yemeyin demiyorum ama diyetinizde ağırlık zeytinyağında olsun. Zeytinyağı şu sıralar ucuz. Litresi 200-250tl civarı. İki yıllık yağınızı alın koyun kenara.
0
gnosis
(14.11.24)
Doymuş yağlar hücrelerin inşasında ve tamiratında, cinsiyet hormonlarının üretiminde yer olan bir yağ asididir, klasik tereyağı için tabii ki zararlı diyemeyiz ama aşırı almanın da bir anlamı yok doymuş yağ asitleri esansiyel bir yağ asidi değil gerekli durumlarda vücutta da sentezlenebiliyor, bununla birlikte ben her zaman hayvansal gıdalara ekstra önem veren bir insanım ama yağ asitleri konusunda her zaman tekli doymamış yağ asitleri (zeytinyağı vs) tercih ettiğim yağ asitleridir. Bununla birlikte hiçbir şartta tüketmeyeceğim yağ asitleri ayçiçek yağı gibi bitkisel kaynaklı (hayvansal kaynaklı omega3 gibi çoklu doymamış yağ asitleri hariç) çoklu doymamış yağ asitleridir, bunlar omega6 zengini olduğu için ben kişisel olarak tüketilmememesi taraftarıyım. Margarinleri/trans yağları zaten saymıyorum bunlar yağ değil kimyasal ürünler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.11.24)
Zarar derken neyi kastediyorsun ama, kilo aldırmak anlamında zararlımı diyorsan zararlı. Çünkü biyokimya uzmanı Ayşegül Çoruhlu der ki 1 birim karbonhidrat 36 birim enerji verçyorsa 1 birim yağ 132 birim enerji veriyor. Rakamlar 3 aşağı 5 yukarı değişebilir ama bu minvaldeydi.

Yani yağın verdiği enerji ile karbonhidrat veya şekerin verdiği enerji epey farklı, en çok enerjiyi yağ veriyor. Evet yağ sağlıklı, yiyelim ama yakmak için şekeri değil de yağı seçen bir vücudumuz varsa bol yiyelim. Bu konuyu araştır derim.
0
muhayyer divan
(14.11.24)
Karatay söylediklerini bir araştırma yaparak söylemiyor. Ayrıca yapılana araştırmaları da pek takmıyor. Önerileri genel olarak bilimsel literatüre aykırı. Kendi inandığı, doğru olduğunu düşündüğü şeyleri empoze etmeye çalışıyor.

Tereyağı çok az tüketilmediği takdirde kolestrolü arttırdığı için zararlı. Kolestrol eşittir kardiyovaskuler hastalık riski demek.
0
wd40
(14.11.24)
Kolesterol ile ilgili şöyle bir şey var: Kolesterol öncelikli olarak testosteron östrojenin ve hücrelerin üretimi ile buna bağlı sistemlerin çalışmasından sorumlu bir madde olup %10'u karaciğerde olmak üzere bağırsaklarda ve deride günlük 1000-2000 mg arasında üretilir, yani bir hücrenin inşası kolesterol sayesinde gerçekleşir, ayrıca kadın-erkek olma özelliklerimizi de kolesterol sayesinde kazanırız, bununla birlikte besinlerden gelen kolesterolün de %5-10'u arası bir miktarı kullanılırız ve kalanı idrarla dışarı atılır, gıdalardan gelen kolesterolün kan kolesterolünü yükseltmede de hiçbir etkisi yoktur kullanılan kısmı da sistemin kendi ürettiği kolesterole destek niteliktedir, misal 50 gram tereyağı kullandığınızda yaklaşık 400 mg kolesterol alırsınız, bunun %10'u (40 mg) sistemde kullanılır gerisi atılır, kalan ihtiyaçları da sistemin kendisi üretir, hatta karaciğer gün içerisinde sürekli kolesterol üretir çünkü kolesterol birçok birimde kullanılan bir maddedir, ekstra olarak bunları bilmenin de faydası olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.11.24)
tereyağı doymuş yağ oranı yüksek bir yağ. damar sertliği, kolesterol, vs tehlikeleri var. az miktarda tüketmek gerekir.
canan karatay'ı ciddiye almayın genel olarak.
0
abelardo
(14.11.24)
(21)

Libido yerlerde, tık yok!

agabel
Artık yılı aşan bir durum ve eyleme geçmek istiyorum.Yeni sayılacak bir ilişkim de var ve kız da kendine yorup problem ediyor. Oysaki uzun süredir doğru düzgün mastürbasyon bile yapmıyorum. Ek olarak eski ereksiyonum yok, bunu da cinsel isteksizliğe yoruyorum.- Cipralex 10 mg kullanıyorum, son 1-2 a
Artık yılı aşan bir durum ve eyleme geçmek istiyorum.

Yeni sayılacak bir ilişkim de var ve kız da kendine yorup problem ediyor. Oysaki uzun süredir doğru düzgün mastürbasyon bile yapmıyorum. Ek olarak eski ereksiyonum yok, bunu da cinsel isteksizliğe yoruyorum.

- Cipralex 10 mg kullanıyorum, son 1-2 ayda 5 mg'ye düşürdüm fakat sanki ilaçtan da önce başlamıştı isteksizlik.
- Bir de son kız öncesi 2 kere kötü bir ilişki tecrübem de var biraz soğuma olmadı değil cinsellikten.

Bu durumda ne yapılır, ürolojiye mi görünmem gerekli?
0
agabel
(11.11.24)
Üroloji ye git tsbi ki ama yaş kilo stres ve bir çok hastalık etki edebilir buna.
0
kisa
(11.11.24)
cipralex yüzünden olabilir.
0
deckard
(11.11.24)
antidepresan libidoyu çok azaltır ama tabi sadece bununla ilgisi yoktur.
0
potsdamer
(11.11.24)
sabah ereksiyonu yaşıyor musun? bu yoksa çok daha çabuk bir şekilde gitmelisin ürolojiye.
0
kisa
(11.11.24)
Sabah ereksiyonum oluyor ama eskisi gibi değil.
0
🌸agabel
(11.11.24)
Durum biraz acil gibi.
Ürolog ve psikiatristle görüşmeni öneririm.
Veya değil. İkisiyle de.
0
Mirket
(11.11.24)
mirket +1
psikolog değil bak, ürolog ve psikiyatrist ile.
0
kisa
(11.11.24)
cipralex'den dolayi yaw.
baska ilaca gec, ama antidepresanlar malesef alt takimin rot balansini etkiliyor.
ben cymbalta'ya gectim, onda da ayni problem var.
0
cooperr
(11.11.24)
mirket +1
ürolog'a görün hormonlara bir baksın, ne seviyelerde, sonrasında psikiyatrist'e görün, durumunu anlat, almış olduğun tedaviyi değerlendirsin.
0
sealth
(11.11.24)
bende senin gibiydim. kan testi yapıldı testosteron düşük çıktı birde prolaktin hormonu yüksekmiş.
0
komando kani var bende
(11.11.24)
kan testi yaptırıp testesterona baktır hocam.
0
gabe h coud
(11.11.24)
Spora baslamayi da unutma biraz hormonun salgilansin
0
Zetnikov
(11.11.24)
ben de spor demeye gelmiştim. belki ilk başta yorgunluktan dolayı yine sıkıntı olabilir ama düzene oturunca matkap gibi olursun
0
high hopes of the sozluk
(11.11.24)
Spor demeye gelmiştim ahshs
0
topkapiaksaray
(11.11.24)
Spor yaparken, daha doğrusu ağırlık çalışırken salgılanan testosteronun akut etkisi vardır daha salondan çıkarken testosteronla ters çalışan kortizol gibi hormonlar nedeniyle zaten baskılanmış olur, testosteronun belirli bir düzeyde günlük olarak sürekli salgılanması lazım, olası bir testosteron düşüklüğünde bunu manipüle edecek bir sistem yok ne yazık ki uygun düzeye çıkarmak için testosteron replasman tedavisi uygulanır ama o süreçte ağırlık antrenmanı yaparsanız ekstra kas kütlesi de alabilirsiniz öyle de bir avantajı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.11.24)
Prolaktin, testesteron, FSH, LH ve kan şekerine baktır. Özellikle prolaktin çok etkili. Antidepresan kullanıyorsan prolaktini yüksektebiliyor.

Kan şekeri, tansiyon falan da ölçülmeli.
0
wd40
(11.11.24)
açık ve net yazıyorum. erkekler antidepresan kullanmamalı!
antidepresan erkeklere fayda getirmez. zarar getirir.
antidepresan kadın işidir.
0
abelardo
(11.11.24)
Edit: Ağustos ayında endokrine bir hormon testi vermiştim;

Testosteron (total): 4.6
Prolaktin: 14.57

aralık değerlerde ama testo alta pro üste yakın.
0
🌸agabel
(11.11.24)
Ben de spor demeye gelmiştim. Ağırlık antrenmanı, direk 1-2 hafta düzenli antreman sonrası net etkisini gördüm. Sonra sporu biraktim, korean ginseng aliyordum arada hala bir sıkıntı olmadı. Tabii ilac falan varmis, arkadaslar gerekenleri söylemiş zaten.
0
mbond
(11.11.24)
hiç yaşamadım. ama başıma gelseydi doktora giderdim önce ürolog görmeye.

harekete geçmediğinden emin olmak lazım. uyarıcı da olmayabilir. spor da arttırır. ben performanstan kendim memnun olana kadar durmam. karşı taraf 2.plan, önce sağlık.
0
baldan kaymak
(12.11.24)
hocam maalesef sebebi antidepresan, başka yerde arama. uzun zamandır redepra kullanıyordum, bitince bıraktım. sonrasında bir süre zestat aldım. o da kesmeyince 2 tane daha denedim bir süre. benim ufaklık içine kaçtı, mecaz değil gerçek:) bir haftadır bu durumdayım. şimdi yine redepra'ya başladım, bakalım ne zaman düzelecek. maalesef antidepresanların bu etkisi çok kötü erkekler için. özellikle antidepresan bırakma aşamasında çok oluyor bu.
0
nothing in my way
(12.11.24)
(6)

İkinci Trump Dönemi İyi Olacak Diyorlar

calmdown
Nesi iyi olacak sizce? Mesela hangi sektörler hareketlenir hangileri yavaşlar? Yoksa ABD dış politikası başkan değişse de değişmez mi diyeceksiniz? Nasıl olacak bu işler?Artık meteoroloji dahil kimse düzgün tahmin yapamıyor bence ama yine de düşüncelerinize kulak vermek isterim.
Nesi iyi olacak sizce? Mesela hangi sektörler hareketlenir hangileri yavaşlar? Yoksa ABD dış politikası başkan değişse de değişmez mi diyeceksiniz? Nasıl olacak bu işler?

Artık meteoroloji dahil kimse düzgün tahmin yapamıyor bence ama yine de düşüncelerinize kulak vermek isterim.
0
calmdown
(11.11.24)
Türkiye kazandığından fazlasını harcayan bir ülke.
Dron satarak şahlanıyor olduğumuzu düşünenler var.
Trump'ın bize nasıl bir faydası olur?
Alın harcayın diye para mı vercek?
0
Mirket
(11.11.24)
Ülke için bir fayda, değişim olacağını sanmıyorum. Tüm dünya için ise, bekleyip göreceğiz, bu tarz durumlarda genelde beklentiler karşılanmaz
0
gezegen olan pluton
(11.11.24)
trump tam bir kapitalist. ic politikada sosyal, dis politikada siyasi muhendisligi birakip isimize bakalim, paramizi kazanalim modunda bir adam.

bu nedenle abd icinde ivir zivir toplum muhendisligi konularina (woke, dei, cancel culture, defund police vb) ket vuracak. disinda ise bu israil'dir, ukrayna'dir bu olaylari torpuleyecek. onun asil mevzusu ulkeyi nasil eski guclu market gunlerine dondurebiliriz. bence dunya icin iyi oldu da benim gocmenlik icin cok kotu oldu orasi ayri :)
0
antikadimag
(11.11.24)
ne açıdan iyi olacak mesela? soru anlaşılmıyor ki.
türkiye ekonomisi açısından iyi olacak şeklinde anlamış cevaplayanlar galiba. ama soruda ne açıdan soruldugu yazılmamış.
ben dünya için iyi olacak mı diye anlamıştım mesela.
0
abelardo
(11.11.24)
@abelardo herhangi bir açıdan sormuyorum, gelişigüzel sordum. iyi olacak diyorlar ama nesi iyi olacak sizce? kötü olacak diyorsanız o şekilde de nesi kötü olacak sizce?
0
🌸calmdown
(12.11.24)
Nasil sosyal muhendislik yok? Sectigi supreme court hakimleri (ki birbirinden acayipler) 1973'ten bu yana yururlukte olan kurtaj kararini geri cevirdi. Bir de butun mitingleri escinseller cocuklarinizi zorla trans yapacak, buna izin vermiyoruz, yok gocmenler kopeklerinizi calip yiyorlar falan gibi demeclerden gecilmiyordu. Iyi ki de sosyal muhendislik yapmayan hali bu, yapsa halimiz nice olur. Latinolar, siyahlar, ortadogulular (e.g. Turkler) Seytanlastirmadigi azinlik kalmadi.

RTE'nin kimin neyine karistik demeci geldi aklima.
0
hot potato
(12.11.24)
(3)

Spora basladim

yuvarlanantencereninkapagi
Spor geçmişim var ama koşu, yoga gibi şeyler yaptım daha cok. Hayatımın bir döneminde salona gitmiştim sadece o da çok donanımlı değildi. Şimdi tam donanımlı bir salona gidiyorum. Haftada 3 gün gitmeyi planlıyorum. Çok fazla kilom yok, yağ kaybedip kas kazanmak istiyorum, en onemlisi de sporu alisk
Spor geçmişim var ama koşu, yoga gibi şeyler yaptım daha cok. Hayatımın bir döneminde salona gitmiştim sadece o da çok donanımlı değildi. Şimdi tam donanımlı bir salona gidiyorum. Haftada 3 gün gitmeyi planlıyorum. Çok fazla kilom yok, yağ kaybedip kas kazanmak istiyorum, en onemlisi de sporu aliskanlik haline getirip keyif alarak yapmak. Nasıl bir program yapabilirim bilmiyorum. Bunun için kullandığınız bir program vs var mı ya da kendi programını paylaşmak isteyen? Kadin kisisiyim.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(08.11.24)
Çok fazla kilon yoksa yağ kaybedip kas kazanmaya çalışma zaten teknik olarak bazı özel durumlar haricinde aynı süreç içinde yağ kaybedip kas kazanamazsın, öncelikli olarak hedefini belirle; kas kazanmak istiyorsan toplam alman gereken kalori üstünden 300/400 kalori fazlası oluşturman lazım, kas inşasını gerçekleştiren kalori bu fazla alınan kaloriler, tabii bunu protein karb. yağ olarak makrolandırman lazım onun için kalori hesaplayıcılar var internette kendi şartlarına göre bilgilerini girip öğrenebilirsin ne kadar alacağını. Onun dışında push-pull-legs gibi bir program uygulayabilirsin ya da upper-lower ama haftada 3 gün kas gelişimi için çok mümkün değil, yani sağlıklı sıhhatli olursun ama kas gelişimi için gerekli çalışma hacmini 3 günde yakalamak biraz zor en kötü 4 gün daha iyi, bu programlar da yine inetrnette var bunları izleyip deneyip hareket formlarını öğrenip hayatına devam edebilirsin.

Bu söylediklerim için kadın erkek fark etmiyor bu arada ama kadınlar mevcut hormon dezavantajları nedeniyle dandik çalışan bir erkeğin 3 ayda aldığı kası ölümüne çalışan bir kadın belki 1 senede bile zor alabilir, o nedenle kadınların biraz daha özverili olmaları gerekiyor, onun için de bu işleri alışkanlık haline getirmeleri için özdisiplin sahibi olmaları gerekiyor yoksa evde güzel güzel otururken kalkıp salona gitmek herkese zor geliyor, bana da zor geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.11.24)
salonda hoca yok mu? şimdi buradan iyi bir program yazsalar bile hareketleri nasıl yapacağını bilmen lazım. hoca hem sana program yazar, hem gösterir. söylesen yardımcı olurlar. bir defa gösterse yeter, sonra kendin alışırsın zaten
0
abelardo
(08.11.24)
Eğer İngilizce olması sorun olmayacaksa Youtube'da takip ettiğim bir hoca var o bir zaman önce spor salonu için 8 haftalık bir program yayınlamıştı

www.boostcamp.app
0
peki madem
(08.11.24)
(27)

Rakı sever misiniz?

Bir ben var benden şurada
Ben hiç alışamadım, siz?
Ben hiç alışamadım, siz?
0
Bir ben var benden şurada
(06.11.24)
Bi yaşa kadar pek sevmiyodum. Acı da gelmiyodu aksine fazla tatlı geliyordu. Şimdi seviyorum
0
nundu
(06.11.24)
Mecburen içmeye başladım.
Bir süre sonra her yemeğin yanında ister oldum.
Evet bir ege sahil kasabasına damat gittim ve herkes bizim ayran içtiğimiz gibi rakı iciyorken ben de mecburen içmeye başladım.
0
etna
(06.11.24)
Ben genel olarak içki içmesini seven bir insan değilim ama mecbur kalsam kafama silah dayayıp birinden birini seçmemi isteseler rakı yerine kolonya içmeyi tercih ederdim en azından kokusu güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
sevemedim. baskın bir tadı var. ferahlatıcı içkiler vardır kokusuyla falan haz verir tekila gibi, cin gibi... alkol sağlığa zararlıdır...
0
exlibris
(06.11.24)
zaten artık içki içmiyorum da içtiğim zamanlarda da bi daha içersem siksinler beni demiştim. kokusundan bile hoşlanmıyorum geçtim tadını
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
İçki içtiğim dönemde bira, viski ve rakı içerdim yalnızca. Rakı en son tercihimdi ama canımı da sıkmıyordu.
0
hedep
(06.11.24)
1- küçük yudum al sonra bekle sohbet koy yavas yavas iç acele etme muhabbeti koy cok tatlanıcak o masada

2- meze koyman lazım ozellıkle peynır olmalı baslangıc olarak 1 yudum rakıdan sonra cok az kucucuk peynırden al agzın alıssın acısını alacak peynır yavas yavas devam

3- rakı içerken ozellıkle masadaki insanlarda cok onemlı eger cok sevdıklerın ve sohbet guzel olmazsa da ıcılmez
0
Zetnikov
(06.11.24)
cok severim özellikle yazin karpuz peynir ile.

tekirdag gold, beylerbeyi göbek icimi daha rahattir. yeni raki kötü.
0
robert bosch
(06.11.24)
Sevmem.
0
rock n roll
(06.11.24)
Eskiden epey severdim. Artık sevmiyorum. Adabı var muhabbetini, ikinci kadehte yamulanları, rakı içilen mekanları, üçüncü kadehte bağırarak konuşmaya başlayanları ve bangır bangır müziği ile kültürünü de sevmiyorum. İçtiğim zamanda da arkadaşlarla evde içmeyi severdim. Dili uyuşturduğu için yoğun tatları olanlar ve ısı dışında yediğinden tat olarak bir şey anlamıyorsun zaten. Tadı da ertesi günü de kötü.
0
nawar
(06.11.24)
hastasıyım. 2002den beri keyifle rakı içerim. özellikle yemek yaparken içmeyi severim. yanıma kadehimi koyup, takılır(d)ım.
eskiden kulüp rakıdan başkasını içmezdim. şimdi maalesef ne bulduysam onu içer oldum.
malum, pahalılık.
0
strawberry first
(06.11.24)
Sevmiyorum, lezzetini sevmediğim içkiyi içemiyorum, rakıyı da hiç sevemedim.
0
mutekebbir
(06.11.24)
Muhabbet, eş dost ve mezeyle gidiyor. Bir de şalgam
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.11.24)
Liseden beri icmeme rağmen benim de bünyem alışmadi hiçbir zaman. 3-4 kadehi geçtiğim anda o gecenjn sonunda ya da sabahında kesin kusarim. (Ancak 5-6 kadehle zaten kafa hoslasiyor)

Ancak seneler sonra fark ettim ki benim sorunum meğerse reflu imiş (liseden beri) ve Benim içkim viski imis. (Refluyu harekete geçirmiyor rakı ya da şarap gibi)

Bu sebeple rakı sevmiyorum ama lise arkadaşları ile bir araya gelince bir şekilde içiyorum, o masada etil alkol olsa içersin zaten :)
0
makbur
(06.11.24)
bayılıyorum. olsa da içsek
0
abelardo
(06.11.24)
Minik minik, gıdım gıdım içersen seviyorum. Gerçi bir ara biri bana lıkır lıkır içirmişti ve kafam epey güzelleşmişti ama onun gibi içirebilen olmadı. Kendim öyle içebilecek biri değilim. Severim, ayrı.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Çok severim
0
mirty
(06.11.24)
nefret ediyorum. zaten tadı güzel olsa o kadar meze hazırlanmazdı derler ya, hak veriyorum. fransa'da "aha aynı rakıya benziyor" diye ricard diye bir şey denettiler, meraktan bir kadeh içeyim dedim ondan da nefret ettim. alkole bayılmasam bile bira, şarap, cin, tekila çok severim. viski, vodka da içerim.
0
duguit
(07.11.24)
hiç sevmedim. bir tanesi biraz şekerli gibi ondan zorda kalınca içtim. toplamda 5-6 kadeh içmemişimdir ömrü hayatımda. iğrenç bir şey.
0
gabe h coud
(07.11.24)
rakının marka ve yapılışına göre değişen bir şey. sevmediğim şey yoğun ve baskın anason kokusu. ve son dönemde aşırı tatlandırılması. baskın anason kokulu ve yoğun şeker tatlı rakıları içemiyorum.
0
phonex
(07.11.24)
sevmem, alisamadim.
anason hosuma giden bisey degil, millet neden bu kadar bayilip ayiliyor onu da anlamis degilim.
sarap candir, olmadi craft bira.
0
cooperr
(07.11.24)
yaklaşık 30 senedir içiyorum diyebilirim, son 5-6 senesi haftada 4-5 gün ortalama. rakıyı heralde hayatımda 10 defa falan içmişimdir. En son da heralde 20-25 sene önce flndı. Öyle sevmiyorum yani, memleketimi söylesem şaşar kalırsınız :)))
0
kumandanim
(07.11.24)
Severim. Sofrası güzel oluyor.
0
auroraaurora
(07.11.24)
@nundu +1 cin tonik, viski vb. denemelerim oldu ama rakıya döndüm geri.
0
mikahakkinen
(07.11.24)
Sofrası güzel oluyor diye alıştım ben de.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.24)
Ben seviyorum, nedeni yok :D Alkollü içecekler görece geç yaşlarda tüketilmeye başladığından damak zevki çoktan yerleşmiş oluyor. Haliyle 20lerin başında bir şeyler içenler zaten genelde tat için değil yarattığı etkiler nedeniyle içiyorlar. Ancak zaman içinde bir damak tadı gelişiyor. Size uymamıştır demek ki, çok da üstüne düşünmeyin bence.
0
akhenaten
(07.11.24)
Rakının markası ve çeşidi inanılmaz fark ediyor. Rakıyı çok sevmeme rağmen beni öldürseniz mesela yeni rakı içmem, içemem. Bir de yanında su değil şalgam, mümkünse acılı (acılı yiyemem normalde ama şalgam acılı olduğu zaman o rahatsız edici koku ya da tadı 0'lıyor). Araya da çay (çay da hiç sevmem ama rakıyı o da 0'lıyor hhahah).
0
charbiel
(07.11.24)
(18)

Aksanlı konuşmak ve yapmacıklık sorunsalı hakkında bakabilir misiniz?

Zetnikov
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasadasoyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.ornegın bır amerıkalıyı
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasada

soyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.

ornegın bır amerıkalıyı taklıt etmek konusurken benimsiyemedim tam olarak nedendir bilmiyorum konusurken gormemıslık sendromu yasıyor gibiyim tabi bu benım kuruntum olabılır.

dedıgım gıbı cevremden olumlu yorum alsamda sankı ozentı damgası yıyebılır mısım gıbı de bı kafa yasıyorum


bu sebeple daha standart bir sekılde yuvarlamadan konusuyorum.
bu seferde sanki verdigim o kadar emek bosuna gıtmıs gıbı gelıyor

ısın ıcınden cıkamadım.

sız aksanlı konusuyor musunuz bu konuda ne yapmamı onerırsınız

sızce senelerdır kendımı gelıstırmısım ortalama bır telaffuzla kendım olarak mı konusayım yoksa amerikalı gibi ileri seviye ama bir taklitci mantıgıyla mı konusayım

dip not : bu sorun yurt dısında yoktu TR ye gelince böyle aksansız konusmaya basladım
0
Zetnikov
(06.11.24)
Benim, ingilizcem fevkalade değil. Çok iyi konuşuyor olsaydım da asla kasmazdım kendimi aksanlı konuşmak için. Yabancılar bizim nasıl konuştuğumuza hiç takılmıyor mesela. Konuştuğumda karşımdaki beni anlıyor mu cevap verebiliyor mu, ben onu anlıyor muyum ve cevap verebiliyor muyum? benim için bu önemli. Bir de aksanlı konuşmak için niye zorlayım kendimi. Benim ana dilim ingilizce değil ki. İngilizce benim sonradan öğrendiğim bir dil.
0
rock n roll
(06.11.24)
turklerle niye ingilizce konuşuyosun? yabancı biriyle konusuyorsan da o kendi aksanına baksın napalım yani. dil taklittir zaten
0
ala09
(06.11.24)
Aksanlı konuşmak kötü algılanıyor sanki karşıya yaranmaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Onlar basıl Türkçeyi konuşurken aksan yapmıyorsa ben de yapmıyorum. Ha yapana da neden yapıyorsun demem.
0
olaylar olaylar
(06.11.24)
Kelimelerin ağzından aksanlı çıkması için ilgili ülkede bulunuyor olması lazım. Türkiye'de aksansız konuşman çok normal, çünkü İngilizcenin aksanlarını kullanmanın doğru olduğu bir yer değil burası, ayrıca sen de İngiliz veya Amerikan veya bir başka milletten değilsin, kendi ülkende yabancı dili kullanmak zorunda olduğunda aksanlı konuşmana yani daha fazla enerji harcamaya gerek yok. Dolayısıyla emeğin boşa falan gitmiyor. Yıllık izinleri de yurt dışında tatil yapmaya çalışırsın veya ilgili bölgelerden edindiğin arkadaşlarınla sıklıkla konuşursun, aksanını da kaybetmezsin. Üzülecek gerilecek bir şey yok.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Geçenlerde İdil Bilgen'in bir zoom yayınındaki konuşmasında "miss world" demesine denk geldim, world kelimesi sonuna kadar aksanlıydı ve bizimle konuşurken bu şekilde konuşması çok ağırıma gitti, kanıma dokundu. Yapmacıklıkla ilgisi olmasa da ben bir İngiliz'i veya Amerikan'ı dinlemiyorum, bir Türk'ü dinliyorum, bir Türk olarak.

Bunun en güçlü açıklamasını Fransızlara Japonlara Çinlilerr sorarsan anlatırlar.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
ana dilin değilse aksan bildiğin yapmacıklık. onlar gibi olma çabası. aksan ileri seviye veya iyi ingilizce konuşmak demek değil ki.
bu türkçe konuşanlar içinde böyle. adam doğuda şiveli konuşuyor batıya gelince istanbul Türkçesine dönüyor.

bu durumda en çok bizim türklerde var. izlediğim youtube videolarında hep türkler bu amerikan aksanı yapma çabasında. asyalıya, afrikalıya hele hintlilere bakıyorsun kendi aksanında bam bam konuşuyor. bir bizimkiler özenti.
0
my fault
(06.11.24)
abi kasmayın aksan için ya, karşındaki native olsa bile senin aksanını hiç sallamaz. onun yerine mümkün olduğunca sözcük dağarcığınızı geliştirin. grammer bile bir yere kadar. ben bir şirkette ihracatta çalışıyorum. anadili ingilizce olmayan yüzlerce insanla ingilizce konuşuyorum. bir cümleler kuruyorlar kafayı yersin ama ne dediğini anladıktan sonra hiç sallamıyorum. Turkish english en güzeli. Önemli olan söylemek istediğin şeyi karşıdakinin anlaması, onun söylediğini de senin anlaman. gerisi hikaye geliyor bana.
0
mustafakesekci
(06.11.24)
Ayy doğru dürüst telaffuz bilmeyenler takılıyor birinin aksanlı konuşmasına. Yapamıyorsak sorun yok ama yapabiliyorsanız geri durmayın bence. Özellikle eğitimci iseniz daha iyi aksanlı konuşmanız. Çocukların kulak aşinalığı gelişiyor. Yurt dışında veya yabancı birini dinlerken zorlanmıyorlar. Ek olarak zaten İngilizceye çok maruz kalan veya çocuklukta düzgün öğrenen herkes genelde aksanlı konuşuyor.

Özellikle Türkçede bulunmayan a-e arasındaki açık "e" sesi ve "i-ı" arasındaki sesleri çok çıkaramıyoruz milletçe. Bu ve benzeri sesleri düzgün çıkarana direkt aksan kasıyor diyorlar ama alakası yok. Dil konusundaki kompleksleri asla yenemeyen ve bu yüzden bu konuda bir gıdım ileri gidemeyen bir toplumuz.
0
playing star again
(06.11.24)
Türk'ün cehenneme ihtiyacı yok, biz çekiyoruz birbirimizi aşağıya :(

Ben bu durumu lisedeyken Almanca için yaşadım. Düzgün aksanla konuşunca aşağılamak adına "Almancı" derlerdi. Bu "sınavla bu okulu kazanamadın da yurtdışı kontenjanından İEL'ye giren vasatsın" demek gibi bir şeydi. Üniversiteye girince kurtuldum bu önyargıdan. Bir dilin anadiline en yakın konuşabiliyorsanız konuşmalısınız. Telaffuzu beceremeyenler günlüklerine yazarak ağlayabilirler.
0
SiyamkedisiZorro
(06.11.24)
@ala09 +1

Ayrıca onlarınki eziklik psikolojisi. İngilizceyi yeni konuşan biri gibi konuşmadığın zaman ezik hissedip, kıskanıp, utandırmaya çalışıyorlar aslında. Bunun dışında çoklu kültürel firmalarla çalıştım, denetlemeye gittim, kaç ayrı ülkeden arkadaşım var. Amerikanlar dışında Amerikan aksanı ile konuşmaya çalışan yok. Bir Almanlar biraz yanlış anladıkları Amerikan aksanı ile konuşuyor. Herkes nasıl konuşuyorsa, öyle devam ediyor. İstersen "ayh lukıt tivi" de. Karşıdaki anlıyorsa devam.

Biz de "listening" kısmını çok büyük oranda Amerikan yapımı film, dizi, oyun, müziklerden aldığımız için Amerikan aksanına kayması normal. Aynı şey İngiliz dizilerinin ya da İngiltere'de geçen dizilerin daha popüler olduğunu dönemde İngiliz aksanı için geçerliydi. Su gibi İngilizce konuşurum. Türkler ile konuştuğum zaman dışında aksan konusunda tuhaf hissettirildiğim an olmadı. O yüzden anlıyorum. Sen gönlünden geldiği gibi konuş.
0
nawar
(06.11.24)
Aksan bana hep komik gelmiştir. Lan sen Edinburg'da mı doğdun? Lancashire köyünde mi büyüdün nedir yani? İngilizin karadeniz veya kürt gibi Türkçe konuşmasını düşünemiyorum. Lan ne boş adam der geçerim.
0
Shepard
(06.11.24)
türk bir arkadaşım yanımda aksanlı ingilizce konuştuğunda benim de çok gülesim geliyor. eğreti durduğunu düşünüyorum. aksan doğal sürecinde gelişmediyse (uzun yıllar o bölgenin diline maruz kalmak gibi) bence anlamsız ki bir fransız, rus, ispanyol ingilizce konuştuğunda ana dillerini zorlanmadan tahmin edebiliyorsunuz.
0
brakgn
(06.11.24)
yapmacıklık tabi ki. aksanlı konuşmaya çalışmak yapmacıklık. ha aksanlı bir yerde yaşarsın ve orada öğrenirsin o zaman aksanın olur. ama sen türkiyede yaşıyorsan amerikan aksanı ile konusman komik. aksan öğreneceğine kelime öğrensen daha iyi. ooo güzel falan diyenler havalı göründüğü için öyle diyen dil bilmezler.
0
abelardo
(06.11.24)
dili nereden öğrenirsen öyle konuşursun. Amerikan filmlerden öğrendiysen Amerikan gibi konuşursun.

Türklerin ne düşündüğünü boşver. Ha karşı taraf anlamıyorsa aksanı düzleştirmek (bkz. Türk İngilizcesi) mantıklı ama Amerikan veya İngiliz aksanı konuşana "kasıyor" demek saçma bence.

Ben İngiltere'de bir süre yaşadım şu an da kalıcı geldim gibi inşallah. E buradaki insanları duyup onlarla konuştukça bazı kelimeler ağzımdan otomatik olarak İngiliz RP aksanı gibi çıkıyor. Bırak Türkleri, Amerikanlar duysa ne diyor bu ibiş diyebilir ama burada böyle konuşuluyor :D Türkiye'ye gelip İngilizce konuşacak olsam kendimi "düzeltmeye" yani dümdüz aşırı net konuşmaya çalışsam o da garip.

Dil taklittir. Ben olsam Amerikalı gibi yetiştiysem öyle konuşmaya devam ederdim.
Bu arada Türkçe'yi Fransa'daki doğulu bi Türkten öğrenmiş bi Fransız, baya doğu ağzıyla Türkçe konuşuyordu ahah.
0
nhk ni youkosu
(06.11.24)
aksan bence bir dili olması gerektiği gibi konuşabilmenin bir parçası. aksan yapmayanları veya yapamayanları tamamen normal karşılıyorum. ancak yapanların linçlenmesini anlayamıyorum. sonuçta her kelimenin bir doğru telaffuzu var.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.11.24)
amerikan aksanim vardir benim de. ex de amerikaliydi. cok iyi konusuyorsun falan derdi ayiptir söylemesi.

türkce aksanli ingiliyce konusurken aksansiz oldugunuzu mu saniyorsunuz...
0
robert bosch
(07.11.24)
dogru telaffuz baska aksan baska bisey.
bkz. António Guterres
adamda agir aksan var, ama telaffuzu hatali degil, her dedigi gayet net anlasiliyor.

Anadilin ingilizce degilse, ve ortaokula kadar ingilizce gormediysen aksan normal ve bence yok etmesi imkansiz.

Aksanli konusmanin bence ciddi karizmasi var, birkac dile hakim olmak kolay degil, ve bu diller arasinda kolayca gecis yapabilmek guzel olay.

falan filan..
0
cooperr
(07.11.24)
aksanlı konuşmadım hiç. aksana da sahip olmadım, 94 senesinden beri.

çünkü önemli olan anlaşılır olmak.

senin hissin önemli. yapmacık hissediyorsanız salınız gitsin. benim derdim telaffuz.
arkansas, roosevelt falan önemli.

çocukken trt spikerleri konuşurken nasıl telaffuz hatası yapmıyorlar, nasıl biliyorlar ki nasıl telaffuz edildiğini, ya benim başıma gelirse diye kendi kendime dertlenmiştim.

böyle bir geçmiş hikayeniz olabilir mi? bir yerden bir anı çakılı kaldıysa o hissi çözebilirsiniz. yurtdışında yaşamış ve buraya gelmiş biri olarak aksanlı konuşmanızda bence sakınca yok. ama salın gitsin.
0
janderzel zartanyan
(07.11.24)
(7)

Siyasilerin faiz planı ?

Rao
Merhaba, Son açıklanan veriler ile enfslasyonun düşmediğini görüyoruz, özellikle yeni yıldan itibaren artan vergi oranları asgari ücret vb, üzerine kış gelmesi ile gıda enflasyonun artması vs derken önümüzdeki bahara kadar enflasyonda çok belirgin bir düşüş olmayacağını tahmin ediyorum. Bu veriler
Merhaba,

Son açıklanan veriler ile enfslasyonun düşmediğini görüyoruz, özellikle yeni yıldan itibaren artan vergi oranları
asgari ücret vb, üzerine kış gelmesi ile gıda enflasyonun artması vs derken önümüzdeki bahara kadar enflasyonda çok belirgin bir düşüş olmayacağını tahmin ediyorum.

Bu verilerlle merkez bankası olması gerekeni yaparsa , uzun süre faiz indirimi yapamayacak.

Ayrıca ,birde bunun dolar tarafı var, carry tradenin devam etmesi döviz kurunun korunması içinde faiz yüksek kalmak zorunda.


Ancak bunun birde siyası tarafı var, öcalan konusu, israil bize saldıracak söylemleri vs. ile siyasiler sürekli gündem değiştirip, bir şeyler için alp yapı hazırlığında oldukları düşünüyorum.

Ayrıca sarayın da yüksek faize rağmen enflasyon düşmemesi nedeniyle ,rahatsızlığının her geçen gün attığını düşünüyorum ki bu durum aynı zamanda oy kaybı ve işsizlik ve büyünemin de olumsuz etkileneceği durumu var.

Size göre , siyasi iradenin planı ne ? veya bu faiz kırılımı hangi şartlarda gerçekleşecek.

Teşekkürler.
0
Rao
(05.11.24)
Piyasadan para çekilmeden enflasyon düşmez. Memur maaşlarının enflasyonun altında kalması gerekiyor. Diğer yollar işe yaramıyor, yapılamıyor. Faizi yükseltince devletin borcu katlanıyor, vergiler azalıyor. Bu işi vatandaşa ve memura yıkmadan maalesef çözülemez. 2025’te bunu daha çok hissettirecekler.
0
gabe h coud
(05.11.24)
Benim iki senaryom var. Birine hiç girmeyeceğim. O bana kalsın da, ikinci senaryoya göre haddinden fazla çıkmaza girilmiş durumda. Çözüm aranıyor. Şu an bir plan yok yani. Çare arayışı var.
0
Mirket
(05.11.24)
Faiz indirimi başladığı taktirde 6 ay sonra erken seçime giderler. Bahsettiğiniz öcalan, kayyum, İsrail bize saldıracak gibi konuların ekonomik buhranın üzerini örtmek için perde olduğunu görmemek ise imkansız. Faiz indirimi olmamasına rağmen döviz ve altın almış başını gidiyor. Tahminimce sonbahara doğru erken seçim olur. Bununla birlikte İmamoğlu davası da var. Siyasi yasak gelebilir. Ortalık karışık ve daha da karışacak. En Akıllı yatırım enstrümanı altın gibi görünüyor. Bı süreçte Türk firmalar da Mısır’a taşınıp üretimi orda yaptırıyor ve ürünleri Türkiye’ye satıyor. Sermaye çıkışı ve işsizlik de büyüyecek.
0
dakota
(05.11.24)
şu anki tek plan reisin tekrar aday olabilmesi, onun içinde erken seçim lazım galiba. seçim önü de verdikçe verirler. eytyi hayatta vermem diyordu ama sıkıştı verdi.
0
mikahakkinen
(06.11.24)
plan şu:
2024-2025 yüksek faiz ve parasal sıkılaşma.
enflasyon kaça düşerse düşsün 2026 faizde indirim
2027 parasal bollaşma
2028 seçim
sonra döngü tekrar başa

önemli olan faizin ve enflasyonun kaç oldugu değil. seçimin zamanı. seçimden 1-2 yıl önce faizler düşürülür, ucuza para dağıtılır. enfaslyon yükselir seçim kazanılır. seçimden sonra yine faizler yükseltilir sıkılaşma gelir.
0
abelardo
(06.11.24)
edit :
ne kadar doğru bilemiyorum, ancak bazı gazeteci ve kişiler kayyım atamaları , vs. bunların türkiyenin çok yakın zamanda bir seçime gideceğine işaret olarak yorumluyorlar. Eğer doğruysa, faiz indirimleri kapıda demektir.
0
🌸Rao
(06.11.24)
kabine değişikliği söylemleri ve reis yine faiz içeren cümleler kurmaya başladı. borsa iki gündür yükselişte .
Ben önümüzdeki ay faiz indirimi ile birlikte tekrar seçim ekonomisine geçilecek gibi görünüyor.
0
🌸Rao
(09.11.24)
(12)

Otobüste yer alma-verme yaşları

michael_knight
Sizce kaç yaşından sonra otobüste yer vermeye gerek olmaz?Sizce kaç yaşında otobüste yer verilmesini beklemek normal?
Sizce kaç yaşından sonra otobüste yer vermeye gerek olmaz?
Sizce kaç yaşında otobüste yer verilmesini beklemek normal?
0
michael_knight
(31.10.24)
12-30
30-55
>55
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.10.24)
seneler seneler once arkadaslarla demleniyoruz, bu meseleyi konusmustuk.
kafasi kirik kibrisli bir arkadas vardi ki sonradan prof oldu, baya okuyan eden bir elemandi. soyle demisti:

sadece benden yasliysa yer vermem.
hem yasli hem gaziyse belki veririm.
hem yasli hem gazi hem de hamileyse kesin yer veririm demisti.

o gunden beri benim kriterim de bu.
0
cooperr
(31.10.24)
Kaç yasinda olduklari umrumda olmaz asla yer vermem.
0
Yourcousinmarvinberry
(31.10.24)
Dışarıdan bakıldığında "yer verilirse iyi olur" görüntüsü veren herkese yer veririm; işten çıkmış yorgunluktan ayakta uyuyan 25 yaşındaki birine de "gel bro şöyle" deyip yer verebilirim ama insanlara mobbing yapar gibi yer bekleyen kimseye de yer vermem.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.10.24)
ayakta duramayan gibi gözükenlere yer veririm. diğerlerine vermem.
sakal, engelli, hamile vs bunları zaten saymıyorum.

ama sırf yaşı benden büyük diye veya kadın diye yer vermem. ayakta zor duruyorsa veririm.
0
jelly bear
(31.10.24)
otobüste yer vermeye gerek olmaz yaşı diye bir şey yok.
ben 40 yaşındayım. 65 yaşında birisini gördüğüm zaman yer veriyorum.
benim yerime benden daha küçük olanların yer vermesi gerekiyor ama uyuyor numarası yaptıkları için bana kalıyor.
0
abelardo
(31.10.24)
30 um :)

ve artık veremiyorum her iki diz ve bileklerim sebebiyle. bir bileğimde de kırık var hatta. kırığımızla yaşıyoruz.
0
baldan kaymak
(01.11.24)
yaşlılara yer vermiyorum.

engelli, hamile, çocuklara ve çocuklulara yer veriyorum.
0
Hallegadola
(01.11.24)
Engelli, hamile, çocuğuyla binen ve ayakta duramayacağını düşündüğüm yaşlılara yer veriyorum ama sırf yaşı benden büyük diye yer bekleyenlere yer vermiyorum.

Bir de insanların tepesinde bekleyip " cık cık" yapıp söylenenler var, bedeniyle itekleyip , bezdirip seni yer vermeye zorlayanlar var, kalkmadiğında direkt söyleyip cahil tayfayı da arkasına alıp psikolojik baskıyla kaldırmaya çalışanlar var onlara asla yer vermiyorum. Ha bir de işguzarlık yapanlar var, " yaşlılara yer verin" diye bağıranlar.

Otobüste, oturmaya ihtiyaç duyabilecek kişiler için ayrılmış koltuklar var. Bu tip durumda kimse yoksa oturabilirsin ama böyle birisi bindiyse kalkmak lazım buna rağmen oturanlara kızıyorum.
0
rock n roll
(01.11.24)
Genelde yer vermiyorum ama şöyle bir süzerim önce hissiyatima bakarim Duygusal anlar yasamaliyim biraz

birde en onemlisi ne kadar uzun yol gittigimdir. Yol 1 saat suruyorsa kamp kurarim direk vermem

Yas 38
0
Zetnikov
(01.11.24)
Asla oturmayarak bu sorunu kökünden çözüyorum. Yer vermeye gocunmam da beklenti sinir ediyor beni o nedenle baştan o duruma girmek istemiyorum.

Büdüt: Yaş 35.
0
peki madem
(01.11.24)
elazığ'da mesela kadının yaşı kaç olursa olsun yer veriliyordu.
20 yaşındaki kıza 50 yaşındaki adamın yer verdiğini hatırlarım.
sırf ayakta sıkışık ortamda kadın rahatsız olmasın diye.
ama fiziksel bir durum olup olmadığına göre değişiklik gösterir. genellikle 50 üzeri insanlara yer verilebilir.
0
joooper
(01.11.24)
(12)

murat bardakçı / hakikaten neden bu kadar duygulanıp ağlıyoruz?

estranged
(git: https://youtu.be/De5FktySPMM?si=qGvyZzKu7AdyYWJp&t=3065)51.05 dakikadan itibarenmurat bardakçı'nın söylediği şeyi ele alacak olursak:1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey
(git: youtu.be

51.05 dakikadan itibaren

murat bardakçı'nın söylediği şeyi ele alacak olursak:

1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?
2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?
3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey mi?
4- bu duygusallık rasyonel mi?
5- örneğin kerbela olayını anma törenlerinde de her sene insanlar ağlıyor. ikisi arasında bir fark var mı?
0
estranged
(29.10.24)
Selanik'ten bir yetimin gelip çürümeye yüz tutmuş bir hanedanlığı silip geçtikten sonra onca zorluğun imkansızlığın içinde içerideki ve dışarıdaki düşmanlara rağmen sıfırdan pırıl pırıl bir ülke yarattığı için duygulanıp ağlıyoruz işte çok da sorgulamanın gereği yok Murat Bardakçı saçma sapan bir insan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.10.24)
kaleci +1 ve bu adamın her kararının ne kadar doğru olduğunu, nelerle savaştığını 100 yıl sonra bize 4k izleten bir diktatöre maruz kalıyor oluşumuz bunun sebebi. 2000lerin ortalarında daha kurbağanın kıçı yanmaya başlamamışken ağlayan eden yoktu.
0
titanyum22
(29.10.24)
Bardakçıya ziyadesi ile katılıyorum.
Bazı şeyleri abarttığımızı düşünüyorum halk olarak. Sen bize gülmeyi öğrettin diye her yeri donatan bir Bursa bb görüyorum son zamanlarda sosyal medyada. Ne alaka abi? E her iyi şeyi Atatürk e bağlarsak ağlarız.
0
benaslindayohum
(29.10.24)
Suanki yönetim ve yaşananlar yüzünden değerini daha iyi anladığımız icin
0
abuzer
(30.10.24)
"Ulus" dediğimiz şey inşa edilen bir şeydir. Hamurunda da vatan, bayrak, marş, ortak bir tarih, çeşitli kahramanlıklar, efsaneler vb. vardır. Türkiye Cumhuriyeti için bu hamurun mayası da Atatürk. Bu noktada Atatürk bir kişi olmaktan çıkıp bir kavram haline geliyor.

1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?
Çok anlamlı bir soru değil; farklı ülkelerin kuruluş hikayeleri farklı şekilleniyor, haliyle bu ülkelerin varlıklarını üzerine şekillendirdikleri kavramlar da değişik. Yani Napolyon Fransa için neyse, Atatürk Türkiye için odur diyebiliyor muyuz, ya da Fransız aydınlanması Türk aydınlanmasıyla aynı mı gelişmiştir ki "Ama Fransızlar Napolyon'a ağlamıyor" diye çıkarım yapalım?

2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?
Bu halkın genetiğinde taşıdığı duygusallıkla alakalı bir şey değil bence. Yukarda da bahsettiğim gibi her ulusun özünü teşkil eden çeşitli şeyler vardır ve o ulusu oluşturan bireyler, hele de kişisel ya da bir ulus olarak zor geçen dönemlerde bu öze daha sıkı sarılırlar. Haliyle de ona karşı hassas davranmaları normaldir.

3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey mi?
Ulus inşası önemli ölçüde okullarda olur. Adı üstünde "milli" eğitim sistemi. Bizim eğitim sistemimiz de belli dönemlerde Atatürk'ü yoğun bir şekilde kullanmıştır ve bu siyasi bir tercihtir. Her tercih gibi fayda ve zararları olur. En büyük zararı tabi ki o kişi, kavram ya da nesnenin anlamının kayması, statüsünün değişmesi vardır. Bu süreç neticesinde de o şey kimi zaman arkasına sığınıp istediğiniz şeyi yapabileceğiniz bir zırh, kimi zaman da birilerine yöneltip onları elimine edebileceğiniz bir silah olur.

4- bu duygusallık rasyonel mi?
Kendi içinde rasyonel; Türkiye Cumhuriyeti özelinde insanların Atatürk'e yoğun bir sevgi duyması hem ülkenin tarihi, hem Atatürk'ün kişiliği ve yaptıkları, hem de ülkenin mevcut durumu düşünüldüğünde mantıklı. Atatürk hikayelerle, efsanelerle, bir tane kahramanlığın abartılmasıyla "Atatürk" haline gelen bir kişi değil ya da daha kabaca "Müritleri tarafından uçurulan bir şeyh" değil. Gerçekten de bir çok açıdan istisnai becerileri olan büyük bir lider.

5- örneğin kerbela olayını anma törenlerinde de her sene insanlar ağlıyor. ikisi arasında bir fark var mı?
İkisi arasında çok büyük bir paralellik görmüyorum
0
salihdt
(30.10.24)
1. Yaptıklarının ve yapmak istediklerinin değerinin anlaşılamalışının hüznü,
2. Duygusal olmamız,
3. Başımızdakilerin (doğal olarak toplum ortalamamızın) cumhuriyeti murdar etme merakı ve az buçuk bilinçlilerin bu duruma karşı çaresiz hissetmesi
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.10.24)
kenbdimizi paralayalım yerlere vuralım, zincirle dövelim demiyorum ama; taşlanmadan, recm edilmeden rahatça hayatını yaşadığı halde, döndürülmek istendiğimiz ortaçağ karanlığından rahatsız OLMAYANLAR Atatürk'e duygulanmaktan daha garip bence
0
abuzer
(30.10.24)
Murat Bardakçı gibi egolarının esiri olmuş ilgi budalası bir saray yanaşmasının yaptığı manipülasyonlar yine hedefi bulmuş gibi gözüküyor.

Bardakçı'nın Napolyon gibi emperyalist ve tek derdi imparator olmak olan biriyle, bir milletin sadece var olma değil bir benlik sahibi olma mücadelesinin önderini kıyaslaması bilgisizliğinden ya da analiz fukaralığından kaynaklanmıyor. Yanaşmalığını yaptığı siyasi gücün hoşuna gidecek zurna nağmelerini öttürüyor her zaman olduğu gibi. Depremde millet enkaz altında can çekişirken "bugün deprem bölgesinde koordinasyon sorunu falan kalmadı, hepsi çözüldü" derken de, ipini koparıp gelen afganları güzellerken de, haması kuvayi milliyeye benzetirken de aynı zurnayı çalıyordu kendisi.

Kendisi her devrin adamından başka bir şey değildir. Hadi onun ajandası farklı, peki napolyon ve atatürk kıyasının saçmalığının farkına varamayan tüm bu insanlara ne demeli?
0
thracia
(30.10.24)
dandik bir tv dizisine bile ağlanıyor. tamamen yaşanmış gerçek olayların akıllara gelip duygulanılması kadar doğal bir şey yok. Bununla problemi olanın muhtemelen "tamamen yaşanmış gerçek" olaylarla problemi vardır, sonuçtan memnun olmadığı için anlamayabilir.
0
ilgeru
(30.10.24)
Bence duygusallık konusu tartışılırken örneğin diyerek Atatürk gösterilmemeli. Başka bir benzeri bence dünyada yok çünkü. Başka bir kişi için böyle ağlamıyor ki. En yakınindakiler tarafından bile yeterince anlaşılamamış fikren hep yalnız kalmış bir adam. O kadar kısa zamanda ülkede yapılan devrimler, zamanın ilerisindeki bir bakış açısı. Bulunmaz bir adam ve aslında çok genç yaşta bir ölüm. Her zaman bir doyamamislik hissi var. Bir yirmi yıl daha var olsaydı toplumsal olarak nerelere varirdik düşüncesi mevcut. Milletin babası gibi. Her zorlukta bir öksüzlük hissi var. Şimdi hayatta olsaydı keşke duygusu var.Bu halkına sevgiden başka ne olabilir ki millete tüm hayatını adamış . Sevildiğini bildiği için halk tarafından Ona hep bir özlem var. Hangi devlet adamı böyle özleniyor ki. Duygusallık konusu ele alınırken bu ornek üzerinden konusulmamali. Hiç aynı değil...
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(30.10.24)
1-bilmiyorum ve beni ilgilendirmiyor olmak zorunda da degil.
2-hayir, insani bir mevzu
3-hayir
4-evet
5-var
0
bay b
(30.10.24)
bardakçı saçmalamış. napolyon ve atatürk alakasız
tek ortak noktaları napolyon bazı devrimleri yapmış. o kadar
napolyon konsül olduktan sonra imparator oldu, atatürk olmadı.
napolyon sürekli savaştı, atatürk yurtta barış dünyada barış dedi
napolyon yayılmacıydı. atatürk değildi.
napolyon ülkeyi kurmadı. atatürk kurdu.

bir yerde de washington ile kıyaslıyor. o da alakasız. washington komutandı. ülkeyi kuranlar ise kurucu babalardı.
atatürk ise hem komutan hem kurucudur. cumhuriyeti yapayalnız kurdu. bu büyük inkılap onsuz olmazdı.

duygulanma işini abartanlar var evet. ama atatürk yukarıdaki isimlerle kıyaslanamaz.
ayrıca son yıllarda atatürkün önemini daha çok anladık. duygulanmamız bu yüzden
0
abelardo
(30.10.24)
(2)

Bakırköy'de birahane havası vermeyen pub

sekizdokuzon
Çok gitmediğim bir yer. Gittiğimde oturduğum yerlerden de bir tık birahane tadı alıyorum. Önerebileceginiz alkollü bir mekan var mıdır (canlı müziksiz)?Teşekkür ederim.
Çok gitmediğim bir yer. Gittiğimde oturduğum yerlerden de bir tık birahane tadı alıyorum. Önerebileceginiz alkollü bir mekan var mıdır (canlı müziksiz)?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(29.10.24)
Meydanda, Marmaray durağı yakınlarında.
0
🌸sekizdokuzon
(29.10.24)
lost var. bence bakırköyün en iyisi. marmaraya çok yakın
0
abelardo
(29.10.24)
(13)

erkekler ve parfüm kullanımı

semaforo de medianoche
ben eskiden düğündür balodur bir şey olunca sıkardım ama bi 5 yıldır falan onu bile bıraktım. yaz kış hep deodorant sıkıyorum zaten deodorantla parfüm birlikte sıkılmaz gibi geliyor. tek parfüm sıkmak da kışın belki olur da yazın hiç olmaz gibi geliyor. dolayısıyla parfüm hayatımdan tamamen çıkmış o
ben eskiden düğündür balodur bir şey olunca sıkardım ama bi 5 yıldır falan onu bile bıraktım. yaz kış hep deodorant sıkıyorum zaten deodorantla parfüm birlikte sıkılmaz gibi geliyor. tek parfüm sıkmak da kışın belki olur da yazın hiç olmaz gibi geliyor. dolayısıyla parfüm hayatımdan tamamen çıkmış oldu. sizce nasıl olmalı erkeklerin parfüm kullanımı benim bakış açımda hata mı var deodorantla birlikte kullanılır mı kullanmaz mı bu konuda başkalarının uygulamalarını ve düşüncelerini merak ettim.
0
semaforo de medianoche
(29.10.24)
Kadın ya da erkek farketmez herkes için aynı. Deodorant mutlaka kullanman lazım. Deodorant ter kokmanı engeller. Sadece parfüm olmaz. Parfüm de vücudun her yerine sıkılmaz zaten. Deodorant kullanmayıp sadece parfüm sıkarsan ter korkarsın, parfümün de güzelliğini yok edersin.
0
rock n roll
(29.10.24)
@rock n roll: tamam zaten deodorant sıktığımı yazdım ben de ama deodorant sıkınca onun kokusu var zaten üstüne parfüm de sıkmak kokuları karıştırmıyor mu? aynı yerlere sıkmıyosun evet de sonuçta senin yanında olan biri senden bi koku alacak deodorantın da parfümün de kokusu birbirine karışıyor sanki. direkt birini sıktığın yere yumulursa sadece birini alır da yakınında durunca karışır gibi geliyor bana bu yüzden parfüm sıkmıyorum çünkü ben ikisini birlikte alabiliyorum üstümde.

@arbre: imajımı oluşturdum ben de parfümsüz bir şekilde.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
Sprey deodorant sıkma. Stick ya da roll on olursa problem olmaz. Ben stick deodorant kullanıyorum, parfümümü sıkınca karışmıyor
0
rock n roll
(29.10.24)
ben bu soruyu dört sene önce sormuşum. cevaplar burada. ben de parfüm kullanmıyorum, her gün duş alıp deodorant kullanıyorum.
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(29.10.24)
bir de şunu da söyleyim kadınlar ve erkekler için parfüm kullanımının tam aynı olduğunu düşünmüyorum günlük kullanımda en azından. kadınlar için günlük hayatta süslülük normal hatta aksi biraz abes görülüyor ve farklı bir güzel koku da süsün bir parçası, ruj sürmek, oje sürmek gibi düşünüyorum. ama dümdüz işe giden, arkadaşlarıyla kafeye bara giden erkekler sıkınca bana o erkek çok dikkat çekmeye çalışıyor gibi geliyor bunu da itici buluyorum kendi adıma, doğru bir düşüncedir değildir bilmiyorum ama bende yarattığı his böyle.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
Koltuk alti icin Gillette'in jelini 30 senedir kullaniyorum. Tek sürüm ile 3 gun idare eden, internetten bile buyuk icad.

Parfum de her gün sıkarım, evde arabada, işte şişem olur mutlaka.
0
duster
(29.10.24)
Valla bence artık şu kadınları da erkekleri de rahat bırakalım. Kadın süslü olurmuş bu normalmiş de tersi abesmiş. Yok erkek parfüm sıkarsa dikkat çekmeye çalışıyormuş falan .

Kadının da erkeğin de süslü olması ya da olmaması ikisi de normal.
0
rock n roll
(29.10.24)
@rock n roll: ben rahat bırakıyorum zaten kimseye bir şey demedim ki herkes kendine yakıştırdığını içinden geleni yapsın. ben öyle hissediyorum o yüzden günlük hayatta hiç sıkasım gelmiyor diyorum sadece bu soruyu da genel olarak insanların hislerini merak ettiğim için sordum. benim hissim böyle, başkasının hissi, düşüncesi bambaşka olabilir.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
bende bu parfüm merakını anlamıyorum 3bin 5bin 10bin lira para bayılanlar var. hiç bir kokulu suya bu kadar para vermem.
zaten her gün duş alıyorum üstünede deodorant sıkıyorum, koltuk altınada stick yeterde artar bile.
0
my fault
(29.10.24)
Bir tane günlük, bir tane de özel günler için olmalı bence. Günlüğü belki her gün sıkmam ama özel günler için olanı asla kaçırmam.
0
thesomberlain
(29.10.24)
deodorantla birlikte kullanabilirsiniz, kokular karismaz. deodorantin kokusu gecici ve sadece koltuk altina uyguluyorsunuz (parfum gibi tum vucuduna, kiyafetlerine sikan erkekler var ornek benim kardesim, yapmayiniz)

soyle azcik yaklasinca boynundan tenine yakisan erkeksi bir parfum kokusu gelen erkek direkt level atliyor benim gozumde. parfumu giyim tarziniz gibi, aksesuar kullanmak gibi dusunun.
0
inspired by a true story
(29.10.24)
deodorant ya kokusuz olur, ya da parfum ile ayni set olmalidir. ben kristal deodorant denen seye gectim kokusuz ve oldukca ucuz. sprey zaten bildigin zararli hem dogaya, hem insana. onu soluyorsun siktiktan sonra.

bunun disinda parfum kullaniyorum ama her zaman degil. ornegin ofiste kapali alanda insanlari rahatsiz edecek parfumler var. bu farki anlamadan sikan insani sevmem. ama imza parfumum var, ve onunla gezerim genelde.
0
antikadimag
(29.10.24)
Parfum = para tuzagi bi ise yaramiyor

Deodorant = kokuya engrl olmuyor olan kokuyu bastiriyor

Baska bisey kullan jel gibi
0
Zetnikov
(29.10.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.