Giriş
(11)

Monta sinen sigara kokusu

saturn
Dün kapalı bir mekanda 4 saat kadar montum askıda kaldı.Sigara Kokusu sindi tabii.Gece eve gelince balkona astım montu. Şu saat itibariyle hala koku var üzerinde.Montu odaya alıp koltuğa koymuştum. Odada otururken kokusu geldi, o şekilde jeton düştü. Yani o derece yopun kokuyor.Ne yapabilirim havala
Dün kapalı bir mekanda 4 saat kadar montum askıda kaldı.

Sigara Kokusu sindi tabii.

Gece eve gelince balkona astım montu. Şu saat itibariyle hala koku var üzerinde.

Montu odaya alıp koltuğa koymuştum. Odada otururken kokusu geldi, o şekilde jeton düştü. Yani o derece yopun kokuyor.

Ne yapabilirim havalandırmaktan başka?
0
saturn
(19.12.24)
kuru temizleme? hassas programda soğuk suda yıkamak? koku havalandırarak çıkmaz ter kokan sigara kokan herşey yıkanmalıdır.
sigara kullanıyorum montumu 2 haftada 1 yıkıyorum.
kaşe-kaban-mont-polyester herşeyi yıkıyorum ben soğuk suda narinde eğer çok korkarsam 15 dk veya 30 dk lık programa atıp en düşük sıktırma yapıyorum
0
eja
(19.12.24)
kuru temizleme.

bunu istemiyorsan, balkonda tutmaya devam. ekstra sabun koyabilirsin bi de cebine, arasina kollarin icine.
0
sonsuz
(19.12.24)
hocam kurutma makinesi varsa havalandırma modunda çalıştırabilirsiniz. ayrıca yumoş'un koku giderici spreyleri vardı, bunu sıkmayı da deneyebilirsiniz.
0
shadowfollower
(19.12.24)
sigara dumanı kışın daha çok siniyor. iğrenç bir şey.
0
abelardo
(19.12.24)
Bütün montlarimi yıkıyorum sürekli. Deforme olan olmadı. Kaban kullanmıyorum, kaban türü bir şeyse o konuda bilgim yok
0
abuzer
(19.12.24)
sigara içenleri gaz odasında yakm-

ehm kuru temizleme. parasını sigara içen arkadaşlarından al
0
titanyum22
(19.12.24)
Çok sevindim yalnız değilmişim. Özellikle sigara içilen ortamlarda bulunmak zorunda kaldığım günler kendimi eve zor atar hemen duşa girerim. Saçım ve üstüm kokuyor gibi gelir. İçindeki etikette yıkama talimatları yazar ona bak, oradaki talimata göre yıkıyorum ya da kuru temizlemeye veriyorum.

ty.gl
Bir de şöyle bişi var. Haftada bir kuru temizlemeye verecek halimiz yok kaşe kabanları. Bundan sıkıyorum artık olduğu kadar.
0
kullanicadi
(19.12.24)
Şu içi dolduku sıcak tutan montlardan benimki. Polyester falan yazıyor.

Kuru temizleme yapılmaz yazıyor şimdi etiketine baktım :/

Makinede yıkanabilir sanırım ama riske giremeyeceğim. Çok severek giydiğim bir mont. Balkonda havalandırmayı devam edeyim.

İlk defa böyle birşey yaşıyorum. Monttan 2-3 metre nesafedeylen bile kokusu geliyor.

İnsan içine falan çıkamam bu kokuyla ya
0
🌸saturn
(19.12.24)
Ha bir de etikette "kurutma topuyla kurutunuz" yazıyor ki bu ne demek hiç bilmiyorum.
0
🌸saturn
(19.12.24)
Kurutma topuna gerek yok, kururken ara ara cirpip içinin topaklanmasini engellersen sorun olmaz
0
abuzer
(19.12.24)
images.app.goo.gl
Kurutma topu, kurutma makinesine atılan ve makine çalışırken çamaşırları döven yün küreler.
Daha ucuza bir torba en dandiğinden tenis topu alarak aynı şekilde kullanabilirsiniz, hatta tenis toplarıyla düşük devirde en kısa programda yıkarsanız topaklanmadan temizlenir.
0
kobuzchu kiz
(19.12.24)
(9)

2. dünya savaşı ve Alman askerlerinin durumu?

mikahakkinen
her türlü film dizi müttefik grubu anlatıyor. bir kaç film dışında alman askerlerini anlatan dizi vb. yok. alman askerlerinin hepsi mi nefretle doluydu?
her türlü film dizi müttefik grubu anlatıyor. bir kaç film dışında alman askerlerini anlatan dizi vb. yok.
alman askerlerinin hepsi mi nefretle doluydu?
0
mikahakkinen
(13.12.24)
Batı cephesinde yeni bir şey yok.

@amour fou hakli ben karıştırdım.
0
Amaranta ursula
(13.12.24)
@amaranta batı cephesinde yeni bir şey yok 1. dünya savaşını anlatıyor.

mini dizi olarak (bkz: unsere mütter unsere vater) e bakabilirsin.
0
amour fou
(13.12.24)
2. Dünya Savaşı'nı Almanların gözünden objektif bir şekilde anlatan en önemli film Cross Of Iron olabilir onu da bi izle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
Generation war izle
0
sonsuz
(13.12.24)
The Zone of Interest (2024). Oscarlı filandır, Amazon Prime TR'de var.
0
alfired
(13.12.24)
Unsere Mutter, Unsere Vater +1
Das Boot

Savaşı Almanlar kaybettiği için sadece Almanlar pislik ve nefret dolu. Berlin'de bir çatıda Sovyet bayrağı sallanan o ünlü fotoğrafta aşağıda Alman çocukarına tecavüz edildiğini, Polonya'da savaş esiri Alman askerlerin ormana götürülüp katledildiğini, kimyasal silah kullanımı ile 3 gün yanan Alman şehirlerini anlatmazlar tabii ki.

Japonya'da atom bombası ile öldürülen sivillerin konusu geçmesin diye sanırım, Japonların Çin'de işledikleri insanlık suçlarını da konuşan yok. Tarih böyle işliyor. II. Dünya Savaşı'nda "iyi" yok kötü ve daha kötü var diyerek linç kapılarını açardım ama konu dizi film. Ona dönelim :)
0
nawar
(13.12.24)
Amerikalı havacı komutanlardan Curtis Lemay'in "Savaşı kaybetseydik savaş suçlusu olarak yargılanırdım" diye bir sözü var. Tarihi kazananlar yazıyor. Almanya'nın da bir Hollywood'u yok. Yani almanların dizi ve filmlerinin olmamasının sebebi biraz savaşı başlatmış olmanın ve yahudi soykırımının verdiği bir mahcubiyet biraz da zaten öyle gelişmiş bir film endüstrisinin olmaması diye düşünüyorum. www.imdb.com bu filmi izlemediysen tavsiye ederim almanların gözünden bir film oldukça da objektif.
0
RodionBazarov
(13.12.24)
operation valkyrie
izlemediysen izle. tamamen alman askerlerini anlatıyor
0
abelardo
(13.12.24)
anonyma - eine frau in berlin
stalingrad (1993)

filmleri var alman cephesinden anlatıyordu.
0
gibicibicis
(13.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(6)

esad putin’in ne işine yarayacak?

deartheodosia
esad’ın oğlunun tekrar suriye’ye dönüp başa geçme gibi bi ihtimali yok. esad’a ne olacak? öldürürler mi? putin ne yapacak esad’ı?
esad’ın oğlunun tekrar suriye’ye dönüp başa geçme gibi bi ihtimali yok. esad’a ne olacak? öldürürler mi? putin ne yapacak esad’ı?
0
deartheodosia
(11.12.24)
esad'in bildikleri yeter. o kadar önemli bir ismi ve ortagi putin kaybetmek istemez.
BAE, sedat peker'i neden koruyor mesela? tüm aile orada.

high profile önemli insanlar bunlar. baglantilari kurmustur o zaten coktan. her türlü senaryo düsünülmüstür.
0
sonsuz
(11.12.24)
Esad dogrudan ne ise yarayacak bilmiyorum. Ancak sunu dusunelim, eger Esad'i kabul etmeyip sonunun Kaddafi gibi olmasina goz yumsaydi, bu sefer muttefiklerinin gozunde guvenilmez birine donusecekti. Esad en azindan kendisi icin felaket bir sondan kurtulmus oldu.
0
mbond
(11.12.24)
Adam tum servetini getirmis sana iste, bir zahmet korur kollarsin son nefesine kadar
0
freedonia
(11.12.24)
Göz problemi falan yaşıyor olabilir. Tanıdık doktor işte ne güzel.
0
d max
(12.12.24)
bir şey yapmayacak. bir şey yapması gerekmiyor ki. devrilmiş bir lidere kucak açtı. tarihte çoktur böylesi. zamanında desteklediğin bir lider devrilince o ülkeye sığınır. kabul etmese rusya ile hiç bir lider iş birliği yapmazdı öyle değil mi. ayrıca yarın öbür gün ne olacağı belli olmaz. bakarsın geri döner ve tekrar başa geçer. başka ülkeye sığınan hükümdarlardan aklıma gelenler
ingiltere kralı ikinci james, osmanlı padişahı vahdettin, cem sultan, alman imparatoru ikinci wilhelm, iran şahı muhammed rıza pehlevi, italya ducesi mussolini, fransa kralı onsekizinci louis,
0
abelardo
(12.12.24)
esad’ın serveti olsaydı ordusunu beslerdi. hayatının sonuna kadar lüks içinde yaşayacak o kesin ama öyle dudak uçuklatan bi parası olduğunu düşünmüyorum.

d max, çok komiksin.
0
🌸deartheodosia
(12.12.24)
(12)

Kadının erkeğin tabağından yemesi

potasyum bebek
Sözlükteki başlığa istinaden yazıyorum. Ne çok rahatsız olan erkek varmış. Sözlükteki beyler söz konusu eylem hakkında ''kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü iç
Sözlükteki başlığa istinaden yazıyorum. Ne çok rahatsız olan erkek varmış.

Sözlükteki beyler söz konusu eylem hakkında ''kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü için onun yemeğinden yemek istiyor'' gibi müthiş incelikli analizler yapmış.

Tüm tabağı götürmekten bahsetmiyorum tabii ki ama bu tatlı bir eylem değil mi yahu? Flörtle, sevgiliyle, eşle birbirimizin tabağından tatmayacaksak ne anlamı var ki bu müessesenin? Siz yemeğinizden alınan bir çataldan, bir kaşıktan rahatsız olur musunuz?
0
potasyum bebek
(09.12.24)
www.youtube.com

tam olarak bu.
0
gabe h coud
(09.12.24)
Kendi tabağımdaki yemeklerden sevmediklerimi onun tabağına koyarım, onun tabağından sevdiklerimi de kendi tabağıma. Ayrıca komple tabakları degiştirebilirim bile. İçecek için de aynı şey geçerli.
0
rock n roll
(09.12.24)
Ben olmam. Hatta benim hanimin biraz mesleği oldugu için restoranda onun yemek istediği şeyler varsa onlardan seçerim ki farklı farkli deneyelim.
da bizde tam tersi; benim hanım bitiremez ve ben namnamnam yerim yemediklerini.
0
logisticsmanager
(09.12.24)
"kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü için onun yemeğinden yemek istiyor"

incellerdeki latent eşcinsellik göz yaşartıcı gerçekten, antik yunan kalk predecessorun gelmiş

soruya cevap : ağzına soktuğu çatalla yemeğime dalarsa kızarım. kenarından keserim, o parçayı alabilir
0
titanyum22
(10.12.24)
Ben rahatsız olurum. Kendi çatalımı, kaşığımı, kirli ellerimi de başkasınınkine sokmam. Bunun adı köylülük. Pisliğin alemi yok.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(10.12.24)
bu neden boylesine buyuk bir sorun olarak goruldu anlamiyorum? kadin erkegin parasini yemek istese zaten kendine de yemek soylemez mi?
datelerimde genelde siparis verecegimiz yemegi paylasmayi teklif ediyorum ve hayir diyen nadir cikiyor.
0
baldur2
(10.12.24)
Genelde merak ettiğimiz şey çok olduğu için iki porsiyon söyleriz ama beraber yeriz. Hiç de rahatsız olmam
0
kullanicadi
(10.12.24)
ben rahatsız olurum. tatlı bir eylem hiç değil.
çünkü yemeğimi paylaşmayı sevmiyorum.
www.youtube.com
0
abelardo
(10.12.24)
sözlük yazarlarinin en az yarisi ilgi budalasi, %20'si cocukken hic sevilmemis, rahat %15'i klinik vaka, geri kalanin %50'si de özgüvensiz, redpillci loser.
sözlükte kadinlar hede hödö basliklarini ciddiye alacaksan insan iliskilerini cok yanlis anlarsin.
0
alice in potatoland
(10.12.24)
sadece çatalın ve kaşığın temas ettiği şeyi alıp götürebiliyorsa olur. çorba, pilav vb gibi kaşığın yemeğe komple girdiği durumlarda biraz iğrenç oluyor. kendim de yapmam başkasına.
0
tabudeviren
(10.12.24)
bahsettikleri sey kiz arkadasim ac degil tabagi mi? manitanin agzindan bile yerim de tabagindan almak ayri bi sey ya. acgozluluk gibi geliyo bana:'( tadim degil zaten ordaki bi "onunde tabak senin degil ortanindir" hareketleri uncomfortable. hele bi de karsi taraf senden hizli yiyosa oehhhh
0
ala09
(10.12.24)
Yiyebilir, benim çatalımı da kullanabilir, yarısını ısırıp kopardığı patatesi sosisi bana da ikram edebilir, pilavıma, çorbama da dalabilir.
İçeceğimden fırt da alabilir.

Bir sıkıntı yok.
0
Mirket
(10.12.24)
(3)

Yatırım hakkında fikir verir misiniz?

strawberry first
Elimde bir miktar para var. 300 bin diyelim.Her ay için de 3000 liraya ihtiyacım var. Ne yapmalıyım ki bu parayla ya da daha azıyla her ay elime 3000 lira gelsin?
Elimde bir miktar para var. 300 bin diyelim.
Her ay için de 3000 liraya ihtiyacım var. Ne yapmalıyım ki bu parayla ya da daha azıyla her ay elime 3000 lira gelsin?
0
strawberry first
(03.12.24)
100 bin lirası ayda en az 3 bin getirir.
0
gabe h coud
(03.12.24)
su an para piyasasi fonlari zaten aylik %4 e yakin getirir. T1 %3,84 getirmis misal aylik.

misal simdi girsen bir ayda 311520 olur, her ay 3000er tl lik kismini satar, yer kalanini icerde tutasiniz obur ay 320367 olur, yine 3000 lik satarsiniz vs. vs. vs.
Hisse senedi vs. risk almaya gerek yok bu metrikle.
0
wallcan
(03.12.24)
dünyanın en kolay sorusunu sormuşsun.
300 bin lira zaten para piyasası fonunda ayda 12bin lira getirir.
mevduata koysan 10bin küsur getirir.
0
abelardo
(03.12.24)
(10)

Acemiye audi a3 sedan olur mu?

hayirsiz
Daha önce hiç araç kullanmadım, ehliyetim de yok. Yaş 33.Kendime güveniyorum ama dediğim gibi tecrübem sıfır. Küçük bir ilde yaşıyorum, İstanbul'da gezecek kadar öğrenmem ne kadar sürer? Ülke içinde uzun yol yapmak için alacağım.Olur mu, yoksa hatchback ile mi başlayayım?
Daha önce hiç araç kullanmadım, ehliyetim de yok. Yaş 33.

Kendime güveniyorum ama dediğim gibi tecrübem sıfır. Küçük bir ilde yaşıyorum, İstanbul'da gezecek kadar öğrenmem ne kadar sürer? Ülke içinde uzun yol yapmak için alacağım.

Olur mu, yoksa hatchback ile mi başlayayım?
0
hayirsiz
(02.12.24)
her sey olur cok dusunmemek gerek. aşırı panik vesaire bir mizacınız yoksa araba öğrenme işi 2 hafta bence. 1 hafta ders. 1 hafta tek basına dolanmaca.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.12.24)
mondeo ile öğrendim. bir kez çöpe yandan sürtme dışında sorun yaşamadım. mondeo da koca araba. illaki benzer bir durum yaşarsınız. içinizin acımayacağı bir araba almanızı tavsiye ederim
0
birmilyonunvarmi
(02.12.24)
Acemiye a3 sedan ikinci el olur. Sıfır olmaz.
0
diyecevaplandı
(02.12.24)
Benzer şekilde ileri yaşta hiç tecrübem olmadan sedan aldım. Ben de hatch mi baksak ufak mufak olur diyordum ama alışılıp gidiliyor.
0
hedep
(02.12.24)
1-2 sene eski bir arabayla takilip acemiligi atmak lazim.
hatch yada sedan farketmez.
0
cooperr
(02.12.24)
Sıfır araba almayin, illa ki surtuluyor o araba. Uzulursunuz. Alirsaniz da mutlama kaplama yapin
0
narod
(02.12.24)
olur da yani a3 demek hatchbak demektir. zaten dar araba.
0
mikahakkinen
(03.12.24)
Aynı durumdaydım. 12 derste öğrendim. Küçük şehirde yaşamak bu konuda avantaj. 1 ayda öğrenirsiniz. Manuel araba biraz daha zaman alabilir. Otomatiğin bir olayı yok, net kolay.

İlk araba için sıfır alma. Garaj falan yoksa da sıfır araba bence riskli.

Bir tanıdıktan veya sürücü kursundan arka arkaya ders al. Max 2 haftada işi çözeceksin
0
wd40
(03.12.24)
İstanbul'da araba kullanmak zor, bazı yerlerde trafik çok hızlı akar, bazı sokaklar dar ve yokuştur, bazı bölgelerde trafik kilittir, bazı bölgelerde tek yön sokaklar umursanmaz, aralara girip birbirinize yol vermeniz gerekir, yeri geldiğinde sokaktan geri geri çıkıp yol vermeniz gerekir.. Takip mesafesi bırakamazsınız, bazı yollarda arabaların burnunu sokacağı kadar bile arayı açamazsınız yoksa yarım saatte 10m yol gidemezsiniz.

Ana yolda herkes araba kullanır ama tam bir istanbul şöförü olmak sene bazında vakit alır bence..

Acemi birisi için a3'e yazık olur. Siz sürtmeseniz park halinde sürterler.
0
kimlanbu
(03.12.24)
istanbulda gezecek kadar öğrenmek için istanbulda pratik yapmak gerekir. istanbulda trafik ve araba kullanmak küçük şehirlere göre çok daha zor.
audi a3 tavsiye etmem, arabaya yazık olur. acemi arabası değil bence.
0
abelardo
(03.12.24)
(9)

Osimhen abartma

ırene adler
Selam, osimhen biraz fazla abartılmıyor mu sizce?Şu ana kadar çok fazla gol atmadı. Fiziği iyi ,pozisyonlara girmeye çalışıyor ama sanki Icardinin geriye gelip pas akışını sağlaması ondan daha iyiydi. İlerde orta bekliyor gibi hep. Ortalarin çoğu da defanstan dönüyor zaten.Ekstra bir çalım, klas şut
Selam, osimhen biraz fazla abartılmıyor mu sizce?


Şu ana kadar çok fazla gol atmadı. Fiziği iyi ,pozisyonlara girmeye çalışıyor ama sanki Icardinin geriye gelip pas akışını sağlaması ondan daha iyiydi. İlerde orta bekliyor gibi hep. Ortalarin çoğu da defanstan dönüyor zaten.

Ekstra bir çalım, klas şutlar vs pek göremiyoruz nedense. Formda bir icardi sanki daha yararlı GS için.

Ne dersiniz?
0
ırene adler
(28.11.24)
"şu ana kadar çok fazla gol atmadı"

11 maç 8 gol 5 asist. buna ek olarak sayılmayan (ofsayt faul vs) en az 3-4 golü de var. bu adam nasıl fazla gol atmamış oluyor? üstelik adam yaz kampı bile geçirmemiş, fiziksel olarak kendi yüzde yüzünde değil.

formda bir icardi sadece gs'nin değil türkiye futbol tarihinin en iyi forvetlerinden biri. osimhen şu ana kadar gayet iyi ve gittikçe yükseliyor. sezon sonuna kadar kalırsa çok saçma sapan bir gol asist istatistik görebiliriz.
0
ilgeru
(28.11.24)
her maçı izliom. kesinlikle katilmiyorum. bence takımı yukarı çıkardigi çok bariz
0
buenosdias
(28.11.24)
bugün galatasaray düşmanlarının yazma günü mü :)

osimhen türkiyenin açık ara net bir şekilde en iyi futbolcusu. abartılmıyor.

ayrıca "şu ana kadar çok fazla gol atmadı" diyen birisini ciddiye bile almamak gerekir :)
ligde 7 maçta 6 gol.
avrupa liginde 4 maçta 3 gol.
toplamda 11 maçta 9 gol.

buna yaklaşan her hangi bir futbolcu söylesene
0
abelardo
(28.11.24)
İstatistik falan boşverin
Oyunu da mı izlemiyorsunuz bunu yazarken?
Görmek başka birşey cidden
Osimhen olmasa Galatasaray'ın Young Boys'dan farkı yok
Sıkıcılık seviyesi göklerde olurdu
0
baldan kaymak
(28.11.24)
Bence de kesinlikle abartılıyor. İyi oyuncu ama öyle 75 milyon - 100 milyon euro seviyesinde değil.
0
messor
(29.11.24)
arkadas real madrid-liverpool macinda 2 penalti kacirildi dun aksam. dunyada golcu santrafor yok. o yuzden ediyor zaten 100 milyar milyon trilyon.

osimhen biraz az bile abartiliyor. bu adamin bu yasta tr'de oynamasi akilalmaz bir olay aslinda. biz fazla cabuk alistik.
0
fevzi123
(29.11.24)
Maç bitince bile alkmaarli oyuncular etrafini sardilar,sadece bu bile yeterli aslinda değerini bilenler biliyor
0
essoist
(29.11.24)
75m euro değeri olunca messi gibi sürekli çalım atsın, takımı tek başına sırtlasın gibi bir algı oluyor galiba. fakat günümüz futbolu bu hareketlere artık çok müsait değil.

Osimhen ve Icardi'yi top ayağında değilken izleyin kalite farkını anlayacaksınız.
0
durbidakka
(29.11.24)
+1 Irene
0
HellKeePer
(29.11.24)
(3)

BES ile alakalı bir soru

avatar is back
bir kaç kişinin 5-6 hatta 10'a yakın bes hesabı olanları görünce aklıma bişey geldi, bunu yapmamızın önünde bir engel göremedim ve sormak istedim.bugün sallıyorum 46 yaşımdayım ve bes'e başladım. 5 hesap açtım, bir hesabımı ana hesap yaptım ana birikimi oraya attım diğer 4'üne de min tutar da yatırd
bir kaç kişinin 5-6 hatta 10'a yakın bes hesabı olanları görünce aklıma bişey geldi, bunu yapmamızın önünde bir engel göremedim ve sormak istedim.

bugün sallıyorum 46 yaşımdayım ve bes'e başladım. 5 hesap açtım, bir hesabımı ana hesap yaptım ana birikimi oraya attım diğer 4'üne de min tutar da yatırdım ve 10 yıl şartı doldu kasım 2034'te 56 yaşıma geldim diyelim. o ay ana hesaptaki bütün parayı çekeyim 2.hesaba atayım ve %30 devlet katkısını tavanı ne kadar ise tamamını alayım. sonra ocak şubatta 2.hesaptaki parayı çekip 3.hesaba atayım ve tekrar tavan devlet katkısını alayım. sonra burada 1 sene bekleyip sonraki ocakta 4.hesaptaki hesaba atıp yine tavan alayım. böyle böyle yatırım yapmayarak parayı gezdirerek tavan devlet katkısını alayım diyorum.

bunu ilk bir arkadaşımdan, annesinin hesabına ek 1 hesap için yaptığını duydum, benim de aklıma 4-5 hesap için neden olmasın diye geldi. baya mantıklı değil mi?
0
avatar is back
(26.11.24)
max devlet katkısı kişi başına hesaplanıyor, bes hesabı sayısına göre ayrı ayrı değil.
0
zakk
(26.11.24)
mantıklı değil
0
abelardo
(26.11.24)
En fazla devlet katkısını (yüzde olarak) almak için on yıl şartı zaman olarak var. Verdiğiniz örnekte en üst seviye devlet katkısını sadece on yılı dolduran poliçede/poliçelerde alırsınız. Diğer poliçelerine ek katkı yaptığınızda ve bir yıl sonra 57 yaşında olduğunuzda, (ilk poliçenizde biriken tutar + %30 devlet katkısı) + (ikinci poliçenizde biriken tutar + %30 devlet katkısı)'nın bir yıl boyunca fonlarda birikmiş değerini alırsınız. Yani özetle devlet katkısını yedinci yıldan itibaren belli oranlarda almaya hak kazanırsınız ve poliçe on yılı doldurduğunda tamamını bir kereye mahsus olarak alırsınız.
0
pccopath
(26.11.24)
(17)

Dünyanın en zor mesleğini kimler icra ediyor?

isiaha
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
0
isiaha
(20.11.24)
Çok fazla var. Bence veteriner teknikerliği ve veteriner hekimlik de çok zor.
0
rock n roll
(20.11.24)
bence de maden işçileri.
0
kehende
(20.11.24)
Turkiye gibi ulkelerde hakemlik. Tum sulalene sovuyorlar, mac satti, gecen aynisina caldi, buna calmadi, karti es gecti bilmemne, esi x'liymis, kucukken y'liymis mac onu ayri mac sonu ayri bin tane onuruna serefine coluguna cocuguna hakaret, yalan, saibe atiliyor. O degil eskiden VAR da yoktu, neyine guvenip hakem oluyordu bu insanlar cok ilginc
0
speedy
(20.11.24)
+ maden işçileri, elektrik direklerini ve hatlarını tamir edenler belki, infaz ve koruma memurları, çatışma bölgelerindeki askerler ve belediye otobüslerinin şoförleri stresli çalışır ama zorluk yine madenciler de ve belki yangın esnasında itfaiyecilerde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
Açık denizde platformlarda çalışan işçi ve kaynakcilarin, everest gibi dağlardaki yerli rehberlerin işleri gercekten aşırı zor ama yine de maden işçileri hicbiriyle kıyaslanamaz.
0
deer hunter
(20.11.24)
Tabi madencilikle veya tam aksine yerden 300-400 metre mesafede çalışmalarla kıyaslanamaz ama
Hukuk alanında çalışmak daha zor diye düşünüyorum.

Hata yapmadan, menfaat temin etmeden, herhangi baskıya uğramadan, bir davada taraf olan insanlardan özel yakınlık kurmama, yakın çevrenin de özel isteklerini göz ardı edecek şekilde, sadece işin ilmine uygun hareket etmek ve bu yönde akli çaba sarf etmek kolay bir iş değil özellikle bu zamanda.
0
diyecevaplandı
(20.11.24)
Dünyanın en zor işi Denizciliktir.
İnsanoğlu karada yaşamak için dizayn edilmiştir. Ayakları yere basmalıdır. Baktığı zaman sınırları olan yerler görmelidir. Açık denizde günlerce bu konulardaki mahrumiyet psikolojide tarifsiz yaralar açar. Bir de bunun denizaltıcılık ayağı var ki, o zaten akıllara zarar bir iştir.
0
Mirket
(20.11.24)
Petrol platformu işçileri.

www.youtube.com
0
komando kani var bende
(20.11.24)
Beden işçiliğinin her türlüsü zor iş statüsünde. Ama gerekli iş güvenliği şartları sağlandığı sürece "en zor iş" değiller gibi geliyor bana. İş güvenliği şartları sağlanmadığı takdirde de en zor olmaktan ziyade "en tehlikeli" demek daha uygun sanırım. Beden işçiliğinin önemli bir artısı iş tanımlarının tamamen belirli olması ve imza yetkisi olmaması.

Bence en zor meslek paralı askerlik. Canının kıymeti yok, askeri ortamdasın, emir komuta zincirinde diplerdesin. Yaptığın iş pis bir iş. Bir devletin kendi askerlerinin aksine kimsenin kahramanı falan da olamıyorsun, sana bir katkısı yok, kendi savaşında savaşmıyorsun. Somut anlamda bir yetenek edinmiyorsun. Psikoloji berbat, gelecek belirsiz. Sadece para için yapıyorsun.
0
akhenaten
(20.11.24)
bence de maden işçileri.

bu mesleğin zorluğu o kadar net ki, kadınların maden işçiliği yapamayacakları yasa ile sabit.
0
abelardo
(20.11.24)
bence hizmet sektoru de, garsonluk, barmenlik vs..
0
durgunfoton
(21.11.24)
Zor farklı, tehlikeli farklı.

Zor meslek sorusuna çoğu üye tehlikeli işleri göstermiş. Maden işçiliği, sanayi dalgıçlığı, denizciler, petrol platformu çalışanları ve aklıma şu anda gelmeyen gerçekten aşırı tehlikeli meslekler mevcut. Bu ve benzeri mesleklerin aşırı tehlikeli olduğuna şüphe yok. Bu tip mesleklerin zorluğunun daha büyük kısmı içerdiği tehlikeden geliyor.

Zor mesleği tehlikeli meslekten ayırmak gerekirse benim kriterim üstlenilen sorumluluk. Sorumluluk bakımından zor meslekler denildiğinde benim aklıma avukatlık, cerrahlık, finans ve benzeri yüksek meblağlı işlere dair yöneticilik, hava trafik kontrolörlüğü, ticari pilotluk ve benzerleri geliyor. Bu mesleklerin çoğunda yukarıda saydığım tehlikeli meslekler kadar mesleği icra eden kişinin taşıdığı bir hayat kaygısı olmuyor ancak üstlenilen sorumluluk çok büyük oluyor.

Bir de bazı meslekler var ki hem sorumluluk hem de zorluk bakımından büyük riskler barındırıyor. İtfaiyecilik, sıcak bölgelerde askerlik (özellikle denizaltı personeli) ve polislik gibi mesleklerde tüm personel hem kendi hem de başkalarının canının riskini taşırken aşırı tehlikeli ortamlarda görevlerini icra ediyorlar.
0
10551037
(21.11.24)
Su altı kaynağı zor ve tehlikeli. Ölüm riski yüksek bir meslek.
0
wd40
(21.11.24)
masa başı oturmayan herkes bu dünyanın en zor işini yapıyor. madenci inşaat işçisi alçı sıvacı 12 saat ayakta bekleyen kasiyer vb.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
maden isciligi dogru cevap.

hem kaza gecirip olme riski var. kaza olmazsa uzun vadeli mesleki komplikasyonlardan olunuyor.

bunun disinda gun icinde de gunes gormeden, fiziki gucle calisiliyor. daha zor dusunemiyorum.
0
antikadimag
(21.11.24)
Çatışmalara, savaşlara giren askerler
0
ananiyimioguz
(21.11.24)
metal ve ametal madenlerde çalışmış bir madenci olarak cevap veriyorum.
erkekler için Türkiye'de kömür madenciliği.
kadınlar için ev kadınlığı + annelik. madenciliği katlar.

bu arada metal madenciliği o kadar ağır değildir. kömür madenciliği korkunç. sırf bu yüzden evde elektrikli aletleri prizde tutmam. elektriği az kullanmaya gayret ederim falan filan. teyzenize sorun size madenleri ve madenciliği anlatsın.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(17)

Tüm dünyaca bilinen Türk sporcu var mı?

Kahvedesu
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
0
Kahvedesu
(20.11.24)
Messi, Ronaldo seviyesinde taninan biri gelmedi aklima. Hagi'yi o kadar benimsemisim ki bir an aklima geldi. Mesut Ozil, Nuri Sahin, Ilkay Gundogan geliyor aklima, Almanci kadro ama neticede Turk sporcu. Naim Suleymanoglu da vaktinde biliniyordu sanirim ama dunyaca unlu demek zor.
0
mbond
(20.11.24)
Mete Gazoz ve Yusuf Dikeç bir derece tanındı bu sene.
0
fotrsapka
(20.11.24)
Semih saygıner
0
grimavi
(20.11.24)
Naim'e dunyaca unlu demek zor mu?

naim dunyaca mega unluydu.
0
fevzi123
(20.11.24)
Naim Süleymanoğlu'nun rekorlarını geçemedikleri için helterde 60 kg'de yarışmayı kaldırdılar. Tahammülleri yok. Bu ortamda dünyaca meşhur Türk sporcu aramak naif bir düşünce.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(20.11.24)
tüm dünyaca bilinen türk sporcumuz şu anda yok bence. tarihte de bu tanıma en uyan kişi naim süleymanoğlu.

yusuf dikeç bir haftalığına tüm dünyaca bilindi evet. ama bu sıralar ün çabuk gelip çabuk gidiyor.

mete gazoz yakın bile değil.

semih saygıner'e de tüm dünyaca bilinen diyemeyiz. bilardo komünitesinde globalde biliniyor ama bilardonun dışında da tüm dünya'da bilinecek bir üne sahip değil. naim süleymanoğlu halterle ilgisi olsun olmasın tüm dünyada herkesin bildiği bir isimdi.

şu sırada en ünlü sporcularımız arda güler ve alperen şengün. amerika, kanada, avustralya ya da basketbolun daha ünlü olduğu asya ülkelerinde alperen daha çok biliniyor. futbolun daha popüler olduğu dünyanın geri kalanında da arda güler daha çok biliniyor.

ama tüm dünyaca biliniyor diyebilmemiz için gereken sporun sınırlarını aşan bir ünleri yok henüz.
0
king lizard
(20.11.24)
hakan çalhanoğlu da çok tanınıyor.
0
ezkaza
(20.11.24)
o mertebeye henüz ulaşmadı belki ama alperen şengün'de bu potansiyel var.
0
zgrydn
(20.11.24)
Spor farketmeksizin herkes tarafından tanınan yoktur. Michael Jordan gibi, maradona gibi falan..

Ama kendi sporunda tanınan çok Türk var. Mesela Engin Terzi desem kimse tanımaz belki burada ama kendisi bilek güreşinde oldukça saygı gören biri.

Türk sporcular dönemsel patlamalar yapsa da istikrarı sürdüremedikleri için hafızalarda kalıcı olamıyorlar
0
wd40
(20.11.24)
barça , arda turan'ı kiralamadı. dünya yüküyle bonservis bedeli ödeyip bonservisi ile aldı, transfer etti. iyi de oynadı .zaten atletico'da adam kendini kanıtlamıştı.
0
ercu cozer
(20.11.24)
en çok tanınan türk futbolcu arda turan. barcelonada kaç kere oynadı diye sormuşsun. bunu öğrenmek çok kolay. 40 kere oynadı. az bir sayı değil. öncesinde atletico madridin şampiyon kadrosunun yıldızıydı zaten.

futbol dışında en çok tanınan sporcu ise yusuf dikeç. olimpiyatlar sonrasında meşhur oldu.

tarihte en çok tanınan sporcu ise naim süleymanoğlu.
0
abelardo
(20.11.24)
Pek çok sporcumuz sayılmış, mükerrer yapmamak adına adı verilmeyen sporcularımızdan bahsedeceğim.

Hidayet Türkoğlu bir dönem NBA'in en iyi 50 oyuncusu arasına girmişti, bence bu listeye eklenebilir.

Mehmet Okur NBA'de şampiyon olan bir takımın parçasıydı, çaylak dönemine denk gelmesi tanınmasına bir miktar engel olmuştur ama bu listeye eklenebilir.

Nihat Kahveci bir dönem La Liga'nın en iyi forvetlerinden biriydi, düşünülebilir.

Halil Mutlu ve Hamza Yerlikaya'nın çok başarılı olimpiyat kariyerleri oldu, onlar sayılabilir.

Yakın zamana bakınca Mijaín López Núñez denen canavara denk gelmese Rıza Kayaalp dünyaca bilinebilirdi.

Taha Akgül yıllarca en üst düzeyde güreşti ama dünyaca tanınıyor mu? Sanmıyorum.

Bir sporcunun dünyaca bilinebilmesi için futbol ya da basketbolda en üst seviyeye çıkması ya da anormal başarılı bir olimpik sporcu olması gerekiyor. En üst seviyeye çıkan bir Türk futbolcu ya da basketbolcu şu ana kadar çıkmadı. Çok üstlere çıkan oldu ama en üst olmadı.

Semih Saygıner tarihin en önemli bilardo sporcularından biri olmasına karşın bilardo takip edilen bir branş değil, hele karom bilardo hiç değil. Bu nedenle bilardo severler dışında kimse tanımıyor.

Olimpik sporlarda ise Usain Bolt, Alexander Karelin, Michael Phelps, Sergey Bubka ve benzerleri gibi rakiplerini yıllar boyunca domine edemeyen bir sporcunun dünyaca bilinmesine pek imkan yok. Bunu yapabilen Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu dışında sporcu çıkaramadığımız için soruya bu iki sporcu dışında olumlu cevap verebilmek pek kolay değil. Biraz da Hamza Yerlikaya sayılabilir ama çok emin değilim.

Alperen Şengün ve Arda Güler aktif sporcularımız arasında bu duruma en yakın olanlar sanırım.
0
10551037
(21.11.24)
en populeri naim'dir sanirim.

diger isimler semih sayginer'in sporu cok populer degil. arda guler bu konuda en yuksek potansiyele sahip. hem sporu dunyanin en populeri, kendisi de en ust seviyelerde oynayacak kadar yetenekli.
0
antikadimag
(21.11.24)
goat olarak yok. ancak dönemsel hatırlananlar hep oldu. fetöcü h. şükür de 2000lerde bilinirdi. sürekli hatırlanabilecek iz bırakan naim ve semih olabilir ancak bu nesiller bilmez. şu an en potansiyel alperen duruyor ama nba şampiyonluğu vs almalı ki o zaman hatırlansın. bir jokic nowitzski olmazsa zor.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
hakan çalhanoğlu
arda güler
arda turan
nihat kahveci
kenan yıldız
0
Hallegadola
(21.11.24)
takım olarak filenin sultanları
0
jamswety
(21.11.24)
Naim'i anlattım 2 dkdan az sürdü konuşmam:) Sonra dedim zaten hayatı kısaydı. Teşekkürler.
0
🌸Kahvedesu
(21.11.24)
(8)

iş hayatı hakkında

wonnka
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.

ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.

bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm günüm başımı kaldırmadan çok yoğun şekilde bitiyor. yeni mezun biri olduğum için de maaşım epey az. (eski çalışanların da öyle çok maaşı yok)

boş zamanlarımda bile iyi hissetmeyecek seviyeye geldim, kendime hiç zaman ayıramıyorum gibi geliyor hiç boş vaktim yok(normali bu mu bilmiyorum) sürekli tedirgin ve diken üstünde hissediyorum. başka işler de arıyorum bir iş bulamıyorum bu beni daha da tedirgin ediyor yani bir şey olsa çıksam kolay kolay başka iş bulamayacağım.

hislerim karışık anlattıklarım da karışık ama;
bana bir şeyler söyler misiniz ? normal mi hissettiklerim iş hayatı böyle bir şey mi ? tam olarak ne hissediyorum bilmiyorum ama huzurlu değilim.
0
wonnka
(16.11.24)
Hayatımda sadece bir gün bir işte calistim. 17 yaşındaydım. İşten ne zaman cikacagima birinin karar vermesi fikri bana uymadı. O günden bu yana 29 yıldır kendi işimi yapıyorum.
0
deer hunter
(16.11.24)
İşe alışıp, eksikliklerini tamamlayınca daha da azalacak kaygılar. Bence bu süreç normal. Henüz öğrenme ve alışma asamasindasin çok gitgeller olur bu dönemlerde.

İş hayatı bana göre değildi kendi işimi yaptım diyecek seviyeye gelmek için ya başta çok ezilmiş olman ya da anadan babadan zengin olman lazım.
0
dedeminhirkasi
(16.11.24)
Wonka evet ofis beyaz yaka iş hayatı böyle, şu an yeni mezun çarpılmasını yaşıyorsun gerçek iş hayatıyla tanışıyorsun, bir de üniversitenin son dönemi tez mez yazarken, case ler çözerken öğrenciler sanıyor ki bu teorik bilgilerinin bir karşılığı var, bir şeyler yapıyormuş gibi hissettikten sonra iş hayatına giriş çarpıyor insanı, dışardan dinamik görünen aslında oldukça katı kurallı hantal bir dünya ve yer değiştirmek de o kadar kolay değil
0
grimavi
(16.11.24)
wagie wagie get in cagie
all day long yo sweat and ragie
neet is comfy
neet is cool
neet is free from work and school
wagie trapped and wagie dies
need eats tendies, sauce and fries
0
abelardo
(16.11.24)
"ben somuruluyor muyum lan" dogru. farkindalik baslamis. kisa cevap, hissettiklerin normal degil, ortada bir terslik oldugunu gosteriyor. cozum: somurulenlerin orgutlenmesi gerekiyor.

7-9 normal degil elbette. ancak turkiye bok gibi yonetildigi icin ne isci haklari, ne paranin alim gucu, ne dogru duzgun ulasim var. hepsi ust uste binince de sonuc bu oluyor.

bir de yonetim danismanligi gibi fake bir is yapiyorsun. dolayisiyla yogun calisma temposu ve hizli turnaroundlarla, aslinda asil firmalarin yapmak istemedigi isler kilitleniyor. calisana da cv'ye bu adam hayatinin birkac yilini para karsiliginda ipotek ettirmistir, siz de kiralayip kirbaci vurabilirsiniz kabulu ekleniyor. onlar da sirf ileride daha iyi kariyer imkanlari icin duruyor. ben de 2,5 sene yaptim. fazla bile yaptim, imkanin oldugunda normal bir ise gir.

eskiden insanlar yaptiklari isle tanimlaniyordu ve mesleklerini kisiliklerinin bir parcasi haline getiriyorlardi. 1960 sonrasi dunya zenginlesmesinde (2010-2015'e kadar) bunun karsiligi alindi da. abd onderliginde yasanan bu gecici baris ve zenginlesme doneminde buyuyen cocuklar da ailelerinin sagladigi imkanlara alistilar. is hayatina girince de bunun devam edecegini saniyorlardi. okul okudular, ise girdiler, ancak kendilerine vaat edilenlerin bir yalan oldugunun, patlayan saadet zincirinin son halkasi olduklarinin farkina variyorlar yavas yavas. bu nedenle 90 sonrasi nesil calismak istemiyor. cunku karsiliginda bir sey alacaklarina inanmiyor. okullardaki caliskan cocuklar su anda is bulmak ve yasamlarini idame ettirebilmek icin kivraniyor.

2015'ten bu yana dunyada yasanan paranin asiri degersizlesmesi, sifirdan gelen insanin sosyal mobilite imkanlarinin elinden alinmasi ciddi bir sosyal patlamaya yol acacaktir. yani konu senin isinden ziyade cok daha buyuk bir mevzu. 90'lari kacirmayacaktik. emekli ikramiyesiyle sehir merkezinden yeni ev alinan donemlerdi onlar. insanlar bunlari soyleyince yauv romantizm yapiyorsunuz simdi dunya daha iyi deniyor. elbette dunya ilerledi, ancak insan bireylerinin yasam kalitesi ve siradan bireyin toplumdaki rolatif refahi cok daha iyi durumdaydi.
0
antikadimag
(17.11.24)
iş hayatının başlarında böyle çalışırsan hızlı yol alırsınız, biraz sabredin.
0
nuisance2
(17.11.24)
Böyle hissetme sebebiniz uzunlugu. O tempoyu ben su an yapsan sizden kötü olurum. Iş hayatı düzgün olan sirketlerde çalışmak kötü olmuyor, misal ben baya mutluyum.

Ama sizin sirket gibi yerlerde insan lanet ediyor.
Bir iki yıl deneyim alıp bunu normal sartlara indirecek bir yere geçmek lazım.
0
logisticsmanager
(17.11.24)
iş hayatı böyle bir şey miye cevabım kısmen evet kısmen hayır. şu an sıkıntılı bir işte çalışıyorsun anladığım kadarıyla yani evden 7'de çıkarsan normalde 6'da eve girersin. bu çok mu iyi değil tabi ama 7-9'un korkunçluğu yanında bi nebze daha iyi. işinde daha 1 seneyi bile doldurmamışsın o yüzden iş değiştirmekte zorlanman normal. cvde 1-2 sene iş tecrübesi göründükten sonra iş bulma imkanların artacak (alanın gerçekten çok kısıtlı bir alan değilse tabi). daha hızlı geçiş hatta belki alan değiştirip sıfırdan yeni bir kariyer inşa etmek istiyorsan da mt programlarına bakmanı öneririm alanın ne bilmiyorum ama öğrencilik hayatında derslerin iyiyse ve ingilizcen de fena değilse mt programından işe girmek çok zor değil (4-5 yıl öncesine kadar böyleydi en azından) onları takip et. maaşlar başlangıçta öyle olur çok özel bir akademik kariyeri olmayanlar için. yani para ve zaman anlamında daha iyi işler bulacaksındır ilerde bunlar değişir.

öte yandan bazı hisler de değişmiyor maalesef. çok yüksek maaş alsan ve düzgün mesai süresi olan bir işte de çalışsan gene kendine ait az zamanın kalıyor ve emeğini ve zamanını vererek birilerini zengin etmeye çalışıyorsun hissi devam ediyor. ve yerin ne kadar sağlam olsa da iş hayatında her zaman dengelerin hızlıca değişme olasılığı var, tam bir iş güvenini hiç hissedemeyebilirsin. bunları takmak da karakter meselesi tabi. bazısı matrixteki rolünü benimser daha ötesine bakmaz rolünü severek oynar ve mutlu olur. kimisi daha ötesine bakmaya düzeni sorgulamaya meyillidir ve mutsuz olur. senin para ve zaman şartları iyileşince ne tarafta olacağın belli olur sanırım.
0
semaforo de medianoche
(17.11.24)
(6)

Yürüme arkadaşı/buddy'si bulabileceğimiz bir uygulama var mı?

Amaranta ursula
Aloha arkadaşlar, Çılgınlar gibi yürüyen ve bunu düzenli yapan biri olarak bunun uygulaması var mı diye merak ettim. Yaşadığım sehri, yürüyeceğim lokasyonu ve süreyi girdikten sonra aynı rota ve sürelerde yürüyecek insanları bulabileceğimiz bir uygulama arıyorum. Yoksa geliştirilmesi çok iyi olmaz
Aloha arkadaşlar,

Çılgınlar gibi yürüyen ve bunu düzenli yapan biri olarak bunun uygulaması var mı diye merak ettim. Yaşadığım sehri, yürüyeceğim lokasyonu ve süreyi girdikten sonra aynı rota ve sürelerde yürüyecek insanları bulabileceğimiz bir uygulama arıyorum. Yoksa geliştirilmesi çok iyi olmaz mıydı?
Ek olarak belki fazla romantik ve iyimser gelecek belki ama birini yuruken tanımak çok güzel nedense. Boş boş kafede oturmaktan evla sanki.

Cevaplar için çok teşekkürler arkadaşlar.
0
Amaranta ursula
(14.11.24)
Harika olurmuş.
Ama ben yürürken konuşamam. Konuşulabilen tempolar çok yavan geliyor bana.
0
Mirket
(14.11.24)
Ben gönüllü varsa badi olurum. Uygulama yok ama sallıyor da olabilirim.
0
Shepard
(14.11.24)
wikiloc var benzer şekilde işleyen.
0
matlii
(14.11.24)
Sex beklentisi olmayan birisini bulun gerisi mühim değil
0
topkapiaksaray
(15.11.24)
keşke olsa... ben bunun için bumble bff kullanıyorum, kendimi de anlattım güzelce ama "ben de yürüyüş arkadaşı arıyorum, lüzumsuz sohbetleri geçelim şurada buluşalım" diyen olmadı.
0
suyin
(15.11.24)
ben almiyim. yürümek yalnız başına daha keyifli. yürürken rotadan çıkarım ben.
ayrıca kafede oturunca tanımak daha kolay. boş boş oturmuyoruz ki sohbet ediyoruz, böylece tanışıyoruz. yürürken nasıl sohbet edicez. birbirimizin yüzüne gözüne mi bakıcaz, yoksa yola mı bakıcaz. kafede oturunca yüz yüze göz göze bakıyoruz.
0
abelardo
(15.11.24)
(10)

Tereyağı zararlı mı?

parka
Canan Karatay'a inanıp tüketimini arttırmıştım ama diğer hocalar zararlı diyor.
Canan Karatay'a inanıp tüketimini arttırmıştım ama
diğer hocalar zararlı diyor.
0
parka
(14.11.24)
herşeyin fazlası zararlı, suyun bile. ama eskilere bakınca zeytinyağı falan bilmezlerdi, ağırlıklı tereyağ tüketilirdi. hastalık şimdikinden azdı, ömür şimdikinden uzundu. böyle ihtilaflı konularda bu şekil kıyaslama yapıp kendimce karar veriyorum ben. tereyağının iyisi de çok lezzetli mübarek.
0
mustafakesekci
(14.11.24)
hakiki tereyağı ve zeytinyağı zararlı değil. bunlar zararlıysa diğer her şey zararlıdır. şeker lobisinin yağı şeytanlaştırma çabasından başka bir şey değil bu. zararlı olan yağ trans yağ. cipsteki, kızartmadaki vs... ya da işte margarin hatta ayçiçek yağı filan.

yağın tek falsosu kalorisinin yüksek olması. fazla tüketimi kilo aldırabilir, o da vücudun ekstra yağ depolaması demek, genel olarak sağlıksız bir durum.

yoksa et, süt, sebze, meyve tüketip atıyorum salatasına zeytinyağı basan, sabahları tereyağlı yumurta yiyen kimsenin ben sırf yağ sebebiyle sağlık sorunu yaşadığını görmedim. genelde fazla kilodan, dengesiz beslenmekten, sigaradan, şundan bundan çıkıyor sorunlar. bedensel anlamda OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ yaşayan birine faydası çoktur zeytinyağıyla tereyağının.

bu biraz covid olayına benziyor... yani ben aşı karşıtı da aşıtapar da değilim ama herif mesela (kesinlikle ben değil hehe) 120 kilo, sigara içiyor, fiziksel hareket yok, kursağından sebze geçmez, fast food ağırlıklı besleniyor... tak kalp krizi geçiriyor, hemen COVİD AŞISI. yav bu adamın hayatta olması mucize zaten, çok kötü beslendiği ve organlarını perişan ettiği için olmasın?

zeytinyağı ve tereyağı da bana biraz öyle geliyor. yediğimiz her şey katkılı, hepsi olabildiğince ucuz fiyata mal edilmesi amacıyla tasarlanmış, gıda demeye bin şahit isteyen şeyler... ama öcü ilan edilen tereyağı ve zeytinyağı oluyor.

kusura bakma çok gaza geldim djfjd ama böyle düşünüyorum yani öleceksem de zeytinyağı tüketerek ölürüm, bence her türlü "modern beslenme"den iyidir.
0
mark greg sputnik
(14.11.24)
Ben cevaba cevap vereyim. Eskilerle kıyaslamak çok da doğru gelmiyor bana. Eskilerde 10 çocuk doğrdı beşi 3-5 yaşına başmadan ölürdü. Çocuk ölümü fazlalığı zayıf olanları eleyerek kalanları daha güçlü gibi gösteriyordu.

Eskiler işe yürüyerek giderdi. Kırsal yşam şu ankinden çok fazlaydı. İnsanlar genelde emek yoğun işlerde çalışır bizlere nazaran çok daha fazla güneşe ve açık havaya maruz kalırlardı.

Eskiden, hibrit tohum, paketli gıda, topraksız tarım yoktu, hormonsuz besinlerle besleniyorlardı. Eski tereyağlarının yapıldığı sütü veren inekler meralarda doğal ortamda besleniyorlardı. Hepsi Anadolu ırkı ineklerdi. Şimdi yerlerinden kıpırdamayan, ahır dışı görmeyen, birçok katkı maddesini yem diye yiyen ithal ırklar var.

Geçmişle kıyaslama yaparken geniş perspektiften bakmamak yanlış yerlere götürebiliyor.
0
Mirket
(14.11.24)
mor oje
(14.11.24)
Ben bunu yaşlılar ile konuştuğumda bana genelde şöyle cevap veriyorlar: "Bizim zamanımızda bol bol hayvansal yağ, sucuk tüketilirdi. Tansiyon, kolestrol nedir bilmezdik. İnsanlara aniden Felç gelir, bir süre yatalak kalır sonra da ölürlerdi."

Tereyağı yemeyin demiyorum ama diyetinizde ağırlık zeytinyağında olsun. Zeytinyağı şu sıralar ucuz. Litresi 200-250tl civarı. İki yıllık yağınızı alın koyun kenara.
0
gnosis
(14.11.24)
Doymuş yağlar hücrelerin inşasında ve tamiratında, cinsiyet hormonlarının üretiminde yer olan bir yağ asididir, klasik tereyağı için tabii ki zararlı diyemeyiz ama aşırı almanın da bir anlamı yok doymuş yağ asitleri esansiyel bir yağ asidi değil gerekli durumlarda vücutta da sentezlenebiliyor, bununla birlikte ben her zaman hayvansal gıdalara ekstra önem veren bir insanım ama yağ asitleri konusunda her zaman tekli doymamış yağ asitleri (zeytinyağı vs) tercih ettiğim yağ asitleridir. Bununla birlikte hiçbir şartta tüketmeyeceğim yağ asitleri ayçiçek yağı gibi bitkisel kaynaklı (hayvansal kaynaklı omega3 gibi çoklu doymamış yağ asitleri hariç) çoklu doymamış yağ asitleridir, bunlar omega6 zengini olduğu için ben kişisel olarak tüketilmememesi taraftarıyım. Margarinleri/trans yağları zaten saymıyorum bunlar yağ değil kimyasal ürünler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.11.24)
Zarar derken neyi kastediyorsun ama, kilo aldırmak anlamında zararlımı diyorsan zararlı. Çünkü biyokimya uzmanı Ayşegül Çoruhlu der ki 1 birim karbonhidrat 36 birim enerji verçyorsa 1 birim yağ 132 birim enerji veriyor. Rakamlar 3 aşağı 5 yukarı değişebilir ama bu minvaldeydi.

Yani yağın verdiği enerji ile karbonhidrat veya şekerin verdiği enerji epey farklı, en çok enerjiyi yağ veriyor. Evet yağ sağlıklı, yiyelim ama yakmak için şekeri değil de yağı seçen bir vücudumuz varsa bol yiyelim. Bu konuyu araştır derim.
0
muhayyer divan
(14.11.24)
Karatay söylediklerini bir araştırma yaparak söylemiyor. Ayrıca yapılana araştırmaları da pek takmıyor. Önerileri genel olarak bilimsel literatüre aykırı. Kendi inandığı, doğru olduğunu düşündüğü şeyleri empoze etmeye çalışıyor.

Tereyağı çok az tüketilmediği takdirde kolestrolü arttırdığı için zararlı. Kolestrol eşittir kardiyovaskuler hastalık riski demek.
0
wd40
(14.11.24)
Kolesterol ile ilgili şöyle bir şey var: Kolesterol öncelikli olarak testosteron östrojenin ve hücrelerin üretimi ile buna bağlı sistemlerin çalışmasından sorumlu bir madde olup %10'u karaciğerde olmak üzere bağırsaklarda ve deride günlük 1000-2000 mg arasında üretilir, yani bir hücrenin inşası kolesterol sayesinde gerçekleşir, ayrıca kadın-erkek olma özelliklerimizi de kolesterol sayesinde kazanırız, bununla birlikte besinlerden gelen kolesterolün de %5-10'u arası bir miktarı kullanılırız ve kalanı idrarla dışarı atılır, gıdalardan gelen kolesterolün kan kolesterolünü yükseltmede de hiçbir etkisi yoktur kullanılan kısmı da sistemin kendi ürettiği kolesterole destek niteliktedir, misal 50 gram tereyağı kullandığınızda yaklaşık 400 mg kolesterol alırsınız, bunun %10'u (40 mg) sistemde kullanılır gerisi atılır, kalan ihtiyaçları da sistemin kendisi üretir, hatta karaciğer gün içerisinde sürekli kolesterol üretir çünkü kolesterol birçok birimde kullanılan bir maddedir, ekstra olarak bunları bilmenin de faydası olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.11.24)
tereyağı doymuş yağ oranı yüksek bir yağ. damar sertliği, kolesterol, vs tehlikeleri var. az miktarda tüketmek gerekir.
canan karatay'ı ciddiye almayın genel olarak.
0
abelardo
(14.11.24)
(21)

Libido yerlerde, tık yok!

agabel
Artık yılı aşan bir durum ve eyleme geçmek istiyorum.Yeni sayılacak bir ilişkim de var ve kız da kendine yorup problem ediyor. Oysaki uzun süredir doğru düzgün mastürbasyon bile yapmıyorum. Ek olarak eski ereksiyonum yok, bunu da cinsel isteksizliğe yoruyorum.- Cipralex 10 mg kullanıyorum, son 1-2 a
Artık yılı aşan bir durum ve eyleme geçmek istiyorum.

Yeni sayılacak bir ilişkim de var ve kız da kendine yorup problem ediyor. Oysaki uzun süredir doğru düzgün mastürbasyon bile yapmıyorum. Ek olarak eski ereksiyonum yok, bunu da cinsel isteksizliğe yoruyorum.

- Cipralex 10 mg kullanıyorum, son 1-2 ayda 5 mg'ye düşürdüm fakat sanki ilaçtan da önce başlamıştı isteksizlik.
- Bir de son kız öncesi 2 kere kötü bir ilişki tecrübem de var biraz soğuma olmadı değil cinsellikten.

Bu durumda ne yapılır, ürolojiye mi görünmem gerekli?
0
agabel
(11.11.24)
Üroloji ye git tsbi ki ama yaş kilo stres ve bir çok hastalık etki edebilir buna.
0
kisa
(11.11.24)
cipralex yüzünden olabilir.
0
deckard
(11.11.24)
antidepresan libidoyu çok azaltır ama tabi sadece bununla ilgisi yoktur.
0
potsdamer
(11.11.24)
sabah ereksiyonu yaşıyor musun? bu yoksa çok daha çabuk bir şekilde gitmelisin ürolojiye.
0
kisa
(11.11.24)
Sabah ereksiyonum oluyor ama eskisi gibi değil.
0
🌸agabel
(11.11.24)
Durum biraz acil gibi.
Ürolog ve psikiatristle görüşmeni öneririm.
Veya değil. İkisiyle de.
0
Mirket
(11.11.24)
mirket +1
psikolog değil bak, ürolog ve psikiyatrist ile.
0
kisa
(11.11.24)
cipralex'den dolayi yaw.
baska ilaca gec, ama antidepresanlar malesef alt takimin rot balansini etkiliyor.
ben cymbalta'ya gectim, onda da ayni problem var.
0
cooperr
(11.11.24)
mirket +1
ürolog'a görün hormonlara bir baksın, ne seviyelerde, sonrasında psikiyatrist'e görün, durumunu anlat, almış olduğun tedaviyi değerlendirsin.
0
sealth
(11.11.24)
bende senin gibiydim. kan testi yapıldı testosteron düşük çıktı birde prolaktin hormonu yüksekmiş.
0
komando kani var bende
(11.11.24)
kan testi yaptırıp testesterona baktır hocam.
0
gabe h coud
(11.11.24)
Spora baslamayi da unutma biraz hormonun salgilansin
0
Zetnikov
(11.11.24)
ben de spor demeye gelmiştim. belki ilk başta yorgunluktan dolayı yine sıkıntı olabilir ama düzene oturunca matkap gibi olursun
0
high hopes of the sozluk
(11.11.24)
Spor demeye gelmiştim ahshs
0
topkapiaksaray
(11.11.24)
Spor yaparken, daha doğrusu ağırlık çalışırken salgılanan testosteronun akut etkisi vardır daha salondan çıkarken testosteronla ters çalışan kortizol gibi hormonlar nedeniyle zaten baskılanmış olur, testosteronun belirli bir düzeyde günlük olarak sürekli salgılanması lazım, olası bir testosteron düşüklüğünde bunu manipüle edecek bir sistem yok ne yazık ki uygun düzeye çıkarmak için testosteron replasman tedavisi uygulanır ama o süreçte ağırlık antrenmanı yaparsanız ekstra kas kütlesi de alabilirsiniz öyle de bir avantajı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.11.24)
Prolaktin, testesteron, FSH, LH ve kan şekerine baktır. Özellikle prolaktin çok etkili. Antidepresan kullanıyorsan prolaktini yüksektebiliyor.

Kan şekeri, tansiyon falan da ölçülmeli.
0
wd40
(11.11.24)
açık ve net yazıyorum. erkekler antidepresan kullanmamalı!
antidepresan erkeklere fayda getirmez. zarar getirir.
antidepresan kadın işidir.
0
abelardo
(11.11.24)
Edit: Ağustos ayında endokrine bir hormon testi vermiştim;

Testosteron (total): 4.6
Prolaktin: 14.57

aralık değerlerde ama testo alta pro üste yakın.
0
🌸agabel
(11.11.24)
Ben de spor demeye gelmiştim. Ağırlık antrenmanı, direk 1-2 hafta düzenli antreman sonrası net etkisini gördüm. Sonra sporu biraktim, korean ginseng aliyordum arada hala bir sıkıntı olmadı. Tabii ilac falan varmis, arkadaslar gerekenleri söylemiş zaten.
0
mbond
(11.11.24)
hiç yaşamadım. ama başıma gelseydi doktora giderdim önce ürolog görmeye.

harekete geçmediğinden emin olmak lazım. uyarıcı da olmayabilir. spor da arttırır. ben performanstan kendim memnun olana kadar durmam. karşı taraf 2.plan, önce sağlık.
0
baldan kaymak
(12.11.24)
hocam maalesef sebebi antidepresan, başka yerde arama. uzun zamandır redepra kullanıyordum, bitince bıraktım. sonrasında bir süre zestat aldım. o da kesmeyince 2 tane daha denedim bir süre. benim ufaklık içine kaçtı, mecaz değil gerçek:) bir haftadır bu durumdayım. şimdi yine redepra'ya başladım, bakalım ne zaman düzelecek. maalesef antidepresanların bu etkisi çok kötü erkekler için. özellikle antidepresan bırakma aşamasında çok oluyor bu.
0
nothing in my way
(12.11.24)
(6)

İkinci Trump Dönemi İyi Olacak Diyorlar

calmdown
Nesi iyi olacak sizce? Mesela hangi sektörler hareketlenir hangileri yavaşlar? Yoksa ABD dış politikası başkan değişse de değişmez mi diyeceksiniz? Nasıl olacak bu işler?Artık meteoroloji dahil kimse düzgün tahmin yapamıyor bence ama yine de düşüncelerinize kulak vermek isterim.
Nesi iyi olacak sizce? Mesela hangi sektörler hareketlenir hangileri yavaşlar? Yoksa ABD dış politikası başkan değişse de değişmez mi diyeceksiniz? Nasıl olacak bu işler?

Artık meteoroloji dahil kimse düzgün tahmin yapamıyor bence ama yine de düşüncelerinize kulak vermek isterim.
0
calmdown
(11.11.24)
Türkiye kazandığından fazlasını harcayan bir ülke.
Dron satarak şahlanıyor olduğumuzu düşünenler var.
Trump'ın bize nasıl bir faydası olur?
Alın harcayın diye para mı vercek?
0
Mirket
(11.11.24)
Ülke için bir fayda, değişim olacağını sanmıyorum. Tüm dünya için ise, bekleyip göreceğiz, bu tarz durumlarda genelde beklentiler karşılanmaz
0
gezegen olan pluton
(11.11.24)
trump tam bir kapitalist. ic politikada sosyal, dis politikada siyasi muhendisligi birakip isimize bakalim, paramizi kazanalim modunda bir adam.

bu nedenle abd icinde ivir zivir toplum muhendisligi konularina (woke, dei, cancel culture, defund police vb) ket vuracak. disinda ise bu israil'dir, ukrayna'dir bu olaylari torpuleyecek. onun asil mevzusu ulkeyi nasil eski guclu market gunlerine dondurebiliriz. bence dunya icin iyi oldu da benim gocmenlik icin cok kotu oldu orasi ayri :)
0
antikadimag
(11.11.24)
ne açıdan iyi olacak mesela? soru anlaşılmıyor ki.
türkiye ekonomisi açısından iyi olacak şeklinde anlamış cevaplayanlar galiba. ama soruda ne açıdan soruldugu yazılmamış.
ben dünya için iyi olacak mı diye anlamıştım mesela.
0
abelardo
(11.11.24)
@abelardo herhangi bir açıdan sormuyorum, gelişigüzel sordum. iyi olacak diyorlar ama nesi iyi olacak sizce? kötü olacak diyorsanız o şekilde de nesi kötü olacak sizce?
0
🌸calmdown
(12.11.24)
Nasil sosyal muhendislik yok? Sectigi supreme court hakimleri (ki birbirinden acayipler) 1973'ten bu yana yururlukte olan kurtaj kararini geri cevirdi. Bir de butun mitingleri escinseller cocuklarinizi zorla trans yapacak, buna izin vermiyoruz, yok gocmenler kopeklerinizi calip yiyorlar falan gibi demeclerden gecilmiyordu. Iyi ki de sosyal muhendislik yapmayan hali bu, yapsa halimiz nice olur. Latinolar, siyahlar, ortadogulular (e.g. Turkler) Seytanlastirmadigi azinlik kalmadi.

RTE'nin kimin neyine karistik demeci geldi aklima.
0
hot potato
(12.11.24)
(3)

Spora basladim

yuvarlanantencereninkapagi
Spor geçmişim var ama koşu, yoga gibi şeyler yaptım daha cok. Hayatımın bir döneminde salona gitmiştim sadece o da çok donanımlı değildi. Şimdi tam donanımlı bir salona gidiyorum. Haftada 3 gün gitmeyi planlıyorum. Çok fazla kilom yok, yağ kaybedip kas kazanmak istiyorum, en onemlisi de sporu alisk
Spor geçmişim var ama koşu, yoga gibi şeyler yaptım daha cok. Hayatımın bir döneminde salona gitmiştim sadece o da çok donanımlı değildi. Şimdi tam donanımlı bir salona gidiyorum. Haftada 3 gün gitmeyi planlıyorum. Çok fazla kilom yok, yağ kaybedip kas kazanmak istiyorum, en onemlisi de sporu aliskanlik haline getirip keyif alarak yapmak. Nasıl bir program yapabilirim bilmiyorum. Bunun için kullandığınız bir program vs var mı ya da kendi programını paylaşmak isteyen? Kadin kisisiyim.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(08.11.24)
Çok fazla kilon yoksa yağ kaybedip kas kazanmaya çalışma zaten teknik olarak bazı özel durumlar haricinde aynı süreç içinde yağ kaybedip kas kazanamazsın, öncelikli olarak hedefini belirle; kas kazanmak istiyorsan toplam alman gereken kalori üstünden 300/400 kalori fazlası oluşturman lazım, kas inşasını gerçekleştiren kalori bu fazla alınan kaloriler, tabii bunu protein karb. yağ olarak makrolandırman lazım onun için kalori hesaplayıcılar var internette kendi şartlarına göre bilgilerini girip öğrenebilirsin ne kadar alacağını. Onun dışında push-pull-legs gibi bir program uygulayabilirsin ya da upper-lower ama haftada 3 gün kas gelişimi için çok mümkün değil, yani sağlıklı sıhhatli olursun ama kas gelişimi için gerekli çalışma hacmini 3 günde yakalamak biraz zor en kötü 4 gün daha iyi, bu programlar da yine inetrnette var bunları izleyip deneyip hareket formlarını öğrenip hayatına devam edebilirsin.

Bu söylediklerim için kadın erkek fark etmiyor bu arada ama kadınlar mevcut hormon dezavantajları nedeniyle dandik çalışan bir erkeğin 3 ayda aldığı kası ölümüne çalışan bir kadın belki 1 senede bile zor alabilir, o nedenle kadınların biraz daha özverili olmaları gerekiyor, onun için de bu işleri alışkanlık haline getirmeleri için özdisiplin sahibi olmaları gerekiyor yoksa evde güzel güzel otururken kalkıp salona gitmek herkese zor geliyor, bana da zor geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.11.24)
salonda hoca yok mu? şimdi buradan iyi bir program yazsalar bile hareketleri nasıl yapacağını bilmen lazım. hoca hem sana program yazar, hem gösterir. söylesen yardımcı olurlar. bir defa gösterse yeter, sonra kendin alışırsın zaten
0
abelardo
(08.11.24)
Eğer İngilizce olması sorun olmayacaksa Youtube'da takip ettiğim bir hoca var o bir zaman önce spor salonu için 8 haftalık bir program yayınlamıştı

www.boostcamp.app
0
peki madem
(08.11.24)
(28)

Rakı sever misiniz?

Bir ben var benden şurada
Ben hiç alışamadım, siz?
Ben hiç alışamadım, siz?
0
Bir ben var benden şurada
(06.11.24)
Bi yaşa kadar pek sevmiyodum. Acı da gelmiyodu aksine fazla tatlı geliyordu. Şimdi seviyorum
0
nundu
(06.11.24)
Mecburen içmeye başladım.
Bir süre sonra her yemeğin yanında ister oldum.
Evet bir ege sahil kasabasına damat gittim ve herkes bizim ayran içtiğimiz gibi rakı iciyorken ben de mecburen içmeye başladım.
0
etna
(06.11.24)
Ben genel olarak içki içmesini seven bir insan değilim ama mecbur kalsam kafama silah dayayıp birinden birini seçmemi isteseler rakı yerine kolonya içmeyi tercih ederdim en azından kokusu güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
sevemedim. baskın bir tadı var. ferahlatıcı içkiler vardır kokusuyla falan haz verir tekila gibi, cin gibi... alkol sağlığa zararlıdır...
0
exlibris
(06.11.24)
zaten artık içki içmiyorum da içtiğim zamanlarda da bi daha içersem siksinler beni demiştim. kokusundan bile hoşlanmıyorum geçtim tadını
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
İçki içtiğim dönemde bira, viski ve rakı içerdim yalnızca. Rakı en son tercihimdi ama canımı da sıkmıyordu.
0
hedep
(06.11.24)
1- küçük yudum al sonra bekle sohbet koy yavas yavas iç acele etme muhabbeti koy cok tatlanıcak o masada

2- meze koyman lazım ozellıkle peynır olmalı baslangıc olarak 1 yudum rakıdan sonra cok az kucucuk peynırden al agzın alıssın acısını alacak peynır yavas yavas devam

3- rakı içerken ozellıkle masadaki insanlarda cok onemlı eger cok sevdıklerın ve sohbet guzel olmazsa da ıcılmez
0
Zetnikov
(06.11.24)
cok severim özellikle yazin karpuz peynir ile.

tekirdag gold, beylerbeyi göbek icimi daha rahattir. yeni raki kötü.
0
robert bosch
(06.11.24)
Sevmem.
0
rock n roll
(06.11.24)
Eskiden epey severdim. Artık sevmiyorum. Adabı var muhabbetini, ikinci kadehte yamulanları, rakı içilen mekanları, üçüncü kadehte bağırarak konuşmaya başlayanları ve bangır bangır müziği ile kültürünü de sevmiyorum. İçtiğim zamanda da arkadaşlarla evde içmeyi severdim. Dili uyuşturduğu için yoğun tatları olanlar ve ısı dışında yediğinden tat olarak bir şey anlamıyorsun zaten. Tadı da ertesi günü de kötü.
0
nawar
(06.11.24)
hastasıyım. 2002den beri keyifle rakı içerim. özellikle yemek yaparken içmeyi severim. yanıma kadehimi koyup, takılır(d)ım.
eskiden kulüp rakıdan başkasını içmezdim. şimdi maalesef ne bulduysam onu içer oldum.
malum, pahalılık.
0
strawberry first
(06.11.24)
Sevmiyorum, lezzetini sevmediğim içkiyi içemiyorum, rakıyı da hiç sevemedim.
0
mutekebbir
(06.11.24)
Muhabbet, eş dost ve mezeyle gidiyor. Bir de şalgam
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.11.24)
Liseden beri icmeme rağmen benim de bünyem alışmadi hiçbir zaman. 3-4 kadehi geçtiğim anda o gecenjn sonunda ya da sabahında kesin kusarim. (Ancak 5-6 kadehle zaten kafa hoslasiyor)

Ancak seneler sonra fark ettim ki benim sorunum meğerse reflu imiş (liseden beri) ve Benim içkim viski imis. (Refluyu harekete geçirmiyor rakı ya da şarap gibi)

Bu sebeple rakı sevmiyorum ama lise arkadaşları ile bir araya gelince bir şekilde içiyorum, o masada etil alkol olsa içersin zaten :)
0
makbur
(06.11.24)
bayılıyorum. olsa da içsek
0
abelardo
(06.11.24)
Minik minik, gıdım gıdım içersen seviyorum. Gerçi bir ara biri bana lıkır lıkır içirmişti ve kafam epey güzelleşmişti ama onun gibi içirebilen olmadı. Kendim öyle içebilecek biri değilim. Severim, ayrı.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Çok severim
0
mirty
(06.11.24)
nefret ediyorum. zaten tadı güzel olsa o kadar meze hazırlanmazdı derler ya, hak veriyorum. fransa'da "aha aynı rakıya benziyor" diye ricard diye bir şey denettiler, meraktan bir kadeh içeyim dedim ondan da nefret ettim. alkole bayılmasam bile bira, şarap, cin, tekila çok severim. viski, vodka da içerim.
0
duguit
(07.11.24)
Her içkiyi eşlik etmek için azar azar içebilirim rakı hariç. Leş gibi kokuyor

Kaleci +1
0
kullanicadi
(07.11.24)
hiç sevmedim. bir tanesi biraz şekerli gibi ondan zorda kalınca içtim. toplamda 5-6 kadeh içmemişimdir ömrü hayatımda. iğrenç bir şey.
0
gabe h coud
(07.11.24)
rakının marka ve yapılışına göre değişen bir şey. sevmediğim şey yoğun ve baskın anason kokusu. ve son dönemde aşırı tatlandırılması. baskın anason kokulu ve yoğun şeker tatlı rakıları içemiyorum.
0
phonex
(07.11.24)
sevmem, alisamadim.
anason hosuma giden bisey degil, millet neden bu kadar bayilip ayiliyor onu da anlamis degilim.
sarap candir, olmadi craft bira.
0
cooperr
(07.11.24)
yaklaşık 30 senedir içiyorum diyebilirim, son 5-6 senesi haftada 4-5 gün ortalama. rakıyı heralde hayatımda 10 defa falan içmişimdir. En son da heralde 20-25 sene önce flndı. Öyle sevmiyorum yani, memleketimi söylesem şaşar kalırsınız :)))
0
kumandanim
(07.11.24)
Severim. Sofrası güzel oluyor.
0
auroraaurora
(07.11.24)
@nundu +1 cin tonik, viski vb. denemelerim oldu ama rakıya döndüm geri.
0
mikahakkinen
(07.11.24)
Sofrası güzel oluyor diye alıştım ben de.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.24)
Ben seviyorum, nedeni yok :D Alkollü içecekler görece geç yaşlarda tüketilmeye başladığından damak zevki çoktan yerleşmiş oluyor. Haliyle 20lerin başında bir şeyler içenler zaten genelde tat için değil yarattığı etkiler nedeniyle içiyorlar. Ancak zaman içinde bir damak tadı gelişiyor. Size uymamıştır demek ki, çok da üstüne düşünmeyin bence.
0
akhenaten
(07.11.24)
Rakının markası ve çeşidi inanılmaz fark ediyor. Rakıyı çok sevmeme rağmen beni öldürseniz mesela yeni rakı içmem, içemem. Bir de yanında su değil şalgam, mümkünse acılı (acılı yiyemem normalde ama şalgam acılı olduğu zaman o rahatsız edici koku ya da tadı 0'lıyor). Araya da çay (çay da hiç sevmem ama rakıyı o da 0'lıyor hhahah).
0
charbiel
(07.11.24)
(18)

Aksanlı konuşmak ve yapmacıklık sorunsalı hakkında bakabilir misiniz?

Zetnikov
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasadasoyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.ornegın bır amerıkalıyı
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasada

soyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.

ornegın bır amerıkalıyı taklıt etmek konusurken benimsiyemedim tam olarak nedendir bilmiyorum konusurken gormemıslık sendromu yasıyor gibiyim tabi bu benım kuruntum olabılır.

dedıgım gıbı cevremden olumlu yorum alsamda sankı ozentı damgası yıyebılır mısım gıbı de bı kafa yasıyorum


bu sebeple daha standart bir sekılde yuvarlamadan konusuyorum.
bu seferde sanki verdigim o kadar emek bosuna gıtmıs gıbı gelıyor

ısın ıcınden cıkamadım.

sız aksanlı konusuyor musunuz bu konuda ne yapmamı onerırsınız

sızce senelerdır kendımı gelıstırmısım ortalama bır telaffuzla kendım olarak mı konusayım yoksa amerikalı gibi ileri seviye ama bir taklitci mantıgıyla mı konusayım

dip not : bu sorun yurt dısında yoktu TR ye gelince böyle aksansız konusmaya basladım
0
Zetnikov
(06.11.24)
Benim, ingilizcem fevkalade değil. Çok iyi konuşuyor olsaydım da asla kasmazdım kendimi aksanlı konuşmak için. Yabancılar bizim nasıl konuştuğumuza hiç takılmıyor mesela. Konuştuğumda karşımdaki beni anlıyor mu cevap verebiliyor mu, ben onu anlıyor muyum ve cevap verebiliyor muyum? benim için bu önemli. Bir de aksanlı konuşmak için niye zorlayım kendimi. Benim ana dilim ingilizce değil ki. İngilizce benim sonradan öğrendiğim bir dil.
0
rock n roll
(06.11.24)
turklerle niye ingilizce konuşuyosun? yabancı biriyle konusuyorsan da o kendi aksanına baksın napalım yani. dil taklittir zaten
0
ala09
(06.11.24)
Aksanlı konuşmak kötü algılanıyor sanki karşıya yaranmaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Onlar basıl Türkçeyi konuşurken aksan yapmıyorsa ben de yapmıyorum. Ha yapana da neden yapıyorsun demem.
0
olaylar olaylar
(06.11.24)
Kelimelerin ağzından aksanlı çıkması için ilgili ülkede bulunuyor olması lazım. Türkiye'de aksansız konuşman çok normal, çünkü İngilizcenin aksanlarını kullanmanın doğru olduğu bir yer değil burası, ayrıca sen de İngiliz veya Amerikan veya bir başka milletten değilsin, kendi ülkende yabancı dili kullanmak zorunda olduğunda aksanlı konuşmana yani daha fazla enerji harcamaya gerek yok. Dolayısıyla emeğin boşa falan gitmiyor. Yıllık izinleri de yurt dışında tatil yapmaya çalışırsın veya ilgili bölgelerden edindiğin arkadaşlarınla sıklıkla konuşursun, aksanını da kaybetmezsin. Üzülecek gerilecek bir şey yok.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Geçenlerde İdil Bilgen'in bir zoom yayınındaki konuşmasında "miss world" demesine denk geldim, world kelimesi sonuna kadar aksanlıydı ve bizimle konuşurken bu şekilde konuşması çok ağırıma gitti, kanıma dokundu. Yapmacıklıkla ilgisi olmasa da ben bir İngiliz'i veya Amerikan'ı dinlemiyorum, bir Türk'ü dinliyorum, bir Türk olarak.

Bunun en güçlü açıklamasını Fransızlara Japonlara Çinlilerr sorarsan anlatırlar.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
ana dilin değilse aksan bildiğin yapmacıklık. onlar gibi olma çabası. aksan ileri seviye veya iyi ingilizce konuşmak demek değil ki.
bu türkçe konuşanlar içinde böyle. adam doğuda şiveli konuşuyor batıya gelince istanbul Türkçesine dönüyor.

bu durumda en çok bizim türklerde var. izlediğim youtube videolarında hep türkler bu amerikan aksanı yapma çabasında. asyalıya, afrikalıya hele hintlilere bakıyorsun kendi aksanında bam bam konuşuyor. bir bizimkiler özenti.
0
my fault
(06.11.24)
abi kasmayın aksan için ya, karşındaki native olsa bile senin aksanını hiç sallamaz. onun yerine mümkün olduğunca sözcük dağarcığınızı geliştirin. grammer bile bir yere kadar. ben bir şirkette ihracatta çalışıyorum. anadili ingilizce olmayan yüzlerce insanla ingilizce konuşuyorum. bir cümleler kuruyorlar kafayı yersin ama ne dediğini anladıktan sonra hiç sallamıyorum. Turkish english en güzeli. Önemli olan söylemek istediğin şeyi karşıdakinin anlaması, onun söylediğini de senin anlaman. gerisi hikaye geliyor bana.
0
mustafakesekci
(06.11.24)
Ayy doğru dürüst telaffuz bilmeyenler takılıyor birinin aksanlı konuşmasına. Yapamıyorsak sorun yok ama yapabiliyorsanız geri durmayın bence. Özellikle eğitimci iseniz daha iyi aksanlı konuşmanız. Çocukların kulak aşinalığı gelişiyor. Yurt dışında veya yabancı birini dinlerken zorlanmıyorlar. Ek olarak zaten İngilizceye çok maruz kalan veya çocuklukta düzgün öğrenen herkes genelde aksanlı konuşuyor.

Özellikle Türkçede bulunmayan a-e arasındaki açık "e" sesi ve "i-ı" arasındaki sesleri çok çıkaramıyoruz milletçe. Bu ve benzeri sesleri düzgün çıkarana direkt aksan kasıyor diyorlar ama alakası yok. Dil konusundaki kompleksleri asla yenemeyen ve bu yüzden bu konuda bir gıdım ileri gidemeyen bir toplumuz.
0
playing star again
(06.11.24)
Türk'ün cehenneme ihtiyacı yok, biz çekiyoruz birbirimizi aşağıya :(

Ben bu durumu lisedeyken Almanca için yaşadım. Düzgün aksanla konuşunca aşağılamak adına "Almancı" derlerdi. Bu "sınavla bu okulu kazanamadın da yurtdışı kontenjanından İEL'ye giren vasatsın" demek gibi bir şeydi. Üniversiteye girince kurtuldum bu önyargıdan. Bir dilin anadiline en yakın konuşabiliyorsanız konuşmalısınız. Telaffuzu beceremeyenler günlüklerine yazarak ağlayabilirler.
0
SiyamkedisiZorro
(06.11.24)
@ala09 +1

Ayrıca onlarınki eziklik psikolojisi. İngilizceyi yeni konuşan biri gibi konuşmadığın zaman ezik hissedip, kıskanıp, utandırmaya çalışıyorlar aslında. Bunun dışında çoklu kültürel firmalarla çalıştım, denetlemeye gittim, kaç ayrı ülkeden arkadaşım var. Amerikanlar dışında Amerikan aksanı ile konuşmaya çalışan yok. Bir Almanlar biraz yanlış anladıkları Amerikan aksanı ile konuşuyor. Herkes nasıl konuşuyorsa, öyle devam ediyor. İstersen "ayh lukıt tivi" de. Karşıdaki anlıyorsa devam.

Biz de "listening" kısmını çok büyük oranda Amerikan yapımı film, dizi, oyun, müziklerden aldığımız için Amerikan aksanına kayması normal. Aynı şey İngiliz dizilerinin ya da İngiltere'de geçen dizilerin daha popüler olduğunu dönemde İngiliz aksanı için geçerliydi. Su gibi İngilizce konuşurum. Türkler ile konuştuğum zaman dışında aksan konusunda tuhaf hissettirildiğim an olmadı. O yüzden anlıyorum. Sen gönlünden geldiği gibi konuş.
0
nawar
(06.11.24)
Aksan bana hep komik gelmiştir. Lan sen Edinburg'da mı doğdun? Lancashire köyünde mi büyüdün nedir yani? İngilizin karadeniz veya kürt gibi Türkçe konuşmasını düşünemiyorum. Lan ne boş adam der geçerim.
0
Shepard
(06.11.24)
türk bir arkadaşım yanımda aksanlı ingilizce konuştuğunda benim de çok gülesim geliyor. eğreti durduğunu düşünüyorum. aksan doğal sürecinde gelişmediyse (uzun yıllar o bölgenin diline maruz kalmak gibi) bence anlamsız ki bir fransız, rus, ispanyol ingilizce konuştuğunda ana dillerini zorlanmadan tahmin edebiliyorsunuz.
0
brakgn
(06.11.24)
yapmacıklık tabi ki. aksanlı konuşmaya çalışmak yapmacıklık. ha aksanlı bir yerde yaşarsın ve orada öğrenirsin o zaman aksanın olur. ama sen türkiyede yaşıyorsan amerikan aksanı ile konusman komik. aksan öğreneceğine kelime öğrensen daha iyi. ooo güzel falan diyenler havalı göründüğü için öyle diyen dil bilmezler.
0
abelardo
(06.11.24)
dili nereden öğrenirsen öyle konuşursun. Amerikan filmlerden öğrendiysen Amerikan gibi konuşursun.

Türklerin ne düşündüğünü boşver. Ha karşı taraf anlamıyorsa aksanı düzleştirmek (bkz. Türk İngilizcesi) mantıklı ama Amerikan veya İngiliz aksanı konuşana "kasıyor" demek saçma bence.

Ben İngiltere'de bir süre yaşadım şu an da kalıcı geldim gibi inşallah. E buradaki insanları duyup onlarla konuştukça bazı kelimeler ağzımdan otomatik olarak İngiliz RP aksanı gibi çıkıyor. Bırak Türkleri, Amerikanlar duysa ne diyor bu ibiş diyebilir ama burada böyle konuşuluyor :D Türkiye'ye gelip İngilizce konuşacak olsam kendimi "düzeltmeye" yani dümdüz aşırı net konuşmaya çalışsam o da garip.

Dil taklittir. Ben olsam Amerikalı gibi yetiştiysem öyle konuşmaya devam ederdim.
Bu arada Türkçe'yi Fransa'daki doğulu bi Türkten öğrenmiş bi Fransız, baya doğu ağzıyla Türkçe konuşuyordu ahah.
0
nhk ni youkosu
(06.11.24)
aksan bence bir dili olması gerektiği gibi konuşabilmenin bir parçası. aksan yapmayanları veya yapamayanları tamamen normal karşılıyorum. ancak yapanların linçlenmesini anlayamıyorum. sonuçta her kelimenin bir doğru telaffuzu var.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.11.24)
amerikan aksanim vardir benim de. ex de amerikaliydi. cok iyi konusuyorsun falan derdi ayiptir söylemesi.

türkce aksanli ingiliyce konusurken aksansiz oldugunuzu mu saniyorsunuz...
0
robert bosch
(07.11.24)
dogru telaffuz baska aksan baska bisey.
bkz. António Guterres
adamda agir aksan var, ama telaffuzu hatali degil, her dedigi gayet net anlasiliyor.

Anadilin ingilizce degilse, ve ortaokula kadar ingilizce gormediysen aksan normal ve bence yok etmesi imkansiz.

Aksanli konusmanin bence ciddi karizmasi var, birkac dile hakim olmak kolay degil, ve bu diller arasinda kolayca gecis yapabilmek guzel olay.

falan filan..
0
cooperr
(07.11.24)
aksanlı konuşmadım hiç. aksana da sahip olmadım, 94 senesinden beri.

çünkü önemli olan anlaşılır olmak.

senin hissin önemli. yapmacık hissediyorsanız salınız gitsin. benim derdim telaffuz.
arkansas, roosevelt falan önemli.

çocukken trt spikerleri konuşurken nasıl telaffuz hatası yapmıyorlar, nasıl biliyorlar ki nasıl telaffuz edildiğini, ya benim başıma gelirse diye kendi kendime dertlenmiştim.

böyle bir geçmiş hikayeniz olabilir mi? bir yerden bir anı çakılı kaldıysa o hissi çözebilirsiniz. yurtdışında yaşamış ve buraya gelmiş biri olarak aksanlı konuşmanızda bence sakınca yok. ama salın gitsin.
0
janderzel zartanyan
(07.11.24)
(7)

Siyasilerin faiz planı ?

Rao
Merhaba, Son açıklanan veriler ile enfslasyonun düşmediğini görüyoruz, özellikle yeni yıldan itibaren artan vergi oranları asgari ücret vb, üzerine kış gelmesi ile gıda enflasyonun artması vs derken önümüzdeki bahara kadar enflasyonda çok belirgin bir düşüş olmayacağını tahmin ediyorum. Bu veriler
Merhaba,

Son açıklanan veriler ile enfslasyonun düşmediğini görüyoruz, özellikle yeni yıldan itibaren artan vergi oranları
asgari ücret vb, üzerine kış gelmesi ile gıda enflasyonun artması vs derken önümüzdeki bahara kadar enflasyonda çok belirgin bir düşüş olmayacağını tahmin ediyorum.

Bu verilerlle merkez bankası olması gerekeni yaparsa , uzun süre faiz indirimi yapamayacak.

Ayrıca ,birde bunun dolar tarafı var, carry tradenin devam etmesi döviz kurunun korunması içinde faiz yüksek kalmak zorunda.


Ancak bunun birde siyası tarafı var, öcalan konusu, israil bize saldıracak söylemleri vs. ile siyasiler sürekli gündem değiştirip, bir şeyler için alp yapı hazırlığında oldukları düşünüyorum.

Ayrıca sarayın da yüksek faize rağmen enflasyon düşmemesi nedeniyle ,rahatsızlığının her geçen gün attığını düşünüyorum ki bu durum aynı zamanda oy kaybı ve işsizlik ve büyünemin de olumsuz etkileneceği durumu var.

Size göre , siyasi iradenin planı ne ? veya bu faiz kırılımı hangi şartlarda gerçekleşecek.

Teşekkürler.
0
Rao
(05.11.24)
Piyasadan para çekilmeden enflasyon düşmez. Memur maaşlarının enflasyonun altında kalması gerekiyor. Diğer yollar işe yaramıyor, yapılamıyor. Faizi yükseltince devletin borcu katlanıyor, vergiler azalıyor. Bu işi vatandaşa ve memura yıkmadan maalesef çözülemez. 2025’te bunu daha çok hissettirecekler.
0
gabe h coud
(05.11.24)
Benim iki senaryom var. Birine hiç girmeyeceğim. O bana kalsın da, ikinci senaryoya göre haddinden fazla çıkmaza girilmiş durumda. Çözüm aranıyor. Şu an bir plan yok yani. Çare arayışı var.
0
Mirket
(05.11.24)
Faiz indirimi başladığı taktirde 6 ay sonra erken seçime giderler. Bahsettiğiniz öcalan, kayyum, İsrail bize saldıracak gibi konuların ekonomik buhranın üzerini örtmek için perde olduğunu görmemek ise imkansız. Faiz indirimi olmamasına rağmen döviz ve altın almış başını gidiyor. Tahminimce sonbahara doğru erken seçim olur. Bununla birlikte İmamoğlu davası da var. Siyasi yasak gelebilir. Ortalık karışık ve daha da karışacak. En Akıllı yatırım enstrümanı altın gibi görünüyor. Bı süreçte Türk firmalar da Mısır’a taşınıp üretimi orda yaptırıyor ve ürünleri Türkiye’ye satıyor. Sermaye çıkışı ve işsizlik de büyüyecek.
0
dakota
(05.11.24)
şu anki tek plan reisin tekrar aday olabilmesi, onun içinde erken seçim lazım galiba. seçim önü de verdikçe verirler. eytyi hayatta vermem diyordu ama sıkıştı verdi.
0
mikahakkinen
(06.11.24)
plan şu:
2024-2025 yüksek faiz ve parasal sıkılaşma.
enflasyon kaça düşerse düşsün 2026 faizde indirim
2027 parasal bollaşma
2028 seçim
sonra döngü tekrar başa

önemli olan faizin ve enflasyonun kaç oldugu değil. seçimin zamanı. seçimden 1-2 yıl önce faizler düşürülür, ucuza para dağıtılır. enfaslyon yükselir seçim kazanılır. seçimden sonra yine faizler yükseltilir sıkılaşma gelir.
0
abelardo
(06.11.24)
edit :
ne kadar doğru bilemiyorum, ancak bazı gazeteci ve kişiler kayyım atamaları , vs. bunların türkiyenin çok yakın zamanda bir seçime gideceğine işaret olarak yorumluyorlar. Eğer doğruysa, faiz indirimleri kapıda demektir.
0
🌸Rao
(06.11.24)
kabine değişikliği söylemleri ve reis yine faiz içeren cümleler kurmaya başladı. borsa iki gündür yükselişte .
Ben önümüzdeki ay faiz indirimi ile birlikte tekrar seçim ekonomisine geçilecek gibi görünüyor.
0
🌸Rao
(09.11.24)
(12)

Otobüste yer alma-verme yaşları

michael_knight
Sizce kaç yaşından sonra otobüste yer vermeye gerek olmaz?Sizce kaç yaşında otobüste yer verilmesini beklemek normal?
Sizce kaç yaşından sonra otobüste yer vermeye gerek olmaz?
Sizce kaç yaşında otobüste yer verilmesini beklemek normal?
0
michael_knight
(31.10.24)
12-30
30-55
>55
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.10.24)
seneler seneler once arkadaslarla demleniyoruz, bu meseleyi konusmustuk.
kafasi kirik kibrisli bir arkadas vardi ki sonradan prof oldu, baya okuyan eden bir elemandi. soyle demisti:

sadece benden yasliysa yer vermem.
hem yasli hem gaziyse belki veririm.
hem yasli hem gazi hem de hamileyse kesin yer veririm demisti.

o gunden beri benim kriterim de bu.
0
cooperr
(31.10.24)
Kaç yasinda olduklari umrumda olmaz asla yer vermem.
0
Yourcousinmarvinberry
(31.10.24)
Dışarıdan bakıldığında "yer verilirse iyi olur" görüntüsü veren herkese yer veririm; işten çıkmış yorgunluktan ayakta uyuyan 25 yaşındaki birine de "gel bro şöyle" deyip yer verebilirim ama insanlara mobbing yapar gibi yer bekleyen kimseye de yer vermem.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.10.24)
ayakta duramayan gibi gözükenlere yer veririm. diğerlerine vermem.
sakal, engelli, hamile vs bunları zaten saymıyorum.

ama sırf yaşı benden büyük diye veya kadın diye yer vermem. ayakta zor duruyorsa veririm.
0
jelly bear
(31.10.24)
otobüste yer vermeye gerek olmaz yaşı diye bir şey yok.
ben 40 yaşındayım. 65 yaşında birisini gördüğüm zaman yer veriyorum.
benim yerime benden daha küçük olanların yer vermesi gerekiyor ama uyuyor numarası yaptıkları için bana kalıyor.
0
abelardo
(31.10.24)
30 um :)

ve artık veremiyorum her iki diz ve bileklerim sebebiyle. bir bileğimde de kırık var hatta. kırığımızla yaşıyoruz.
0
baldan kaymak
(01.11.24)
yaşlılara yer vermiyorum.

engelli, hamile, çocuklara ve çocuklulara yer veriyorum.
0
Hallegadola
(01.11.24)
Engelli, hamile, çocuğuyla binen ve ayakta duramayacağını düşündüğüm yaşlılara yer veriyorum ama sırf yaşı benden büyük diye yer bekleyenlere yer vermiyorum.

Bir de insanların tepesinde bekleyip " cık cık" yapıp söylenenler var, bedeniyle itekleyip , bezdirip seni yer vermeye zorlayanlar var, kalkmadiğında direkt söyleyip cahil tayfayı da arkasına alıp psikolojik baskıyla kaldırmaya çalışanlar var onlara asla yer vermiyorum. Ha bir de işguzarlık yapanlar var, " yaşlılara yer verin" diye bağıranlar.

Otobüste, oturmaya ihtiyaç duyabilecek kişiler için ayrılmış koltuklar var. Bu tip durumda kimse yoksa oturabilirsin ama böyle birisi bindiyse kalkmak lazım buna rağmen oturanlara kızıyorum.
0
rock n roll
(01.11.24)
Genelde yer vermiyorum ama şöyle bir süzerim önce hissiyatima bakarim Duygusal anlar yasamaliyim biraz

birde en onemlisi ne kadar uzun yol gittigimdir. Yol 1 saat suruyorsa kamp kurarim direk vermem

Yas 38
0
Zetnikov
(01.11.24)
Asla oturmayarak bu sorunu kökünden çözüyorum. Yer vermeye gocunmam da beklenti sinir ediyor beni o nedenle baştan o duruma girmek istemiyorum.

Büdüt: Yaş 35.
0
peki madem
(01.11.24)
elazığ'da mesela kadının yaşı kaç olursa olsun yer veriliyordu.
20 yaşındaki kıza 50 yaşındaki adamın yer verdiğini hatırlarım.
sırf ayakta sıkışık ortamda kadın rahatsız olmasın diye.
ama fiziksel bir durum olup olmadığına göre değişiklik gösterir. genellikle 50 üzeri insanlara yer verilebilir.
0
joooper
(01.11.24)
(12)

murat bardakçı / hakikaten neden bu kadar duygulanıp ağlıyoruz?

estranged
(git: https://youtu.be/De5FktySPMM?si=qGvyZzKu7AdyYWJp&t=3065)51.05 dakikadan itibarenmurat bardakçı'nın söylediği şeyi ele alacak olursak:1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey
(git: youtu.be

51.05 dakikadan itibaren

murat bardakçı'nın söylediği şeyi ele alacak olursak:

1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?
2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?
3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey mi?
4- bu duygusallık rasyonel mi?
5- örneğin kerbela olayını anma törenlerinde de her sene insanlar ağlıyor. ikisi arasında bir fark var mı?
0
estranged
(29.10.24)
Selanik'ten bir yetimin gelip çürümeye yüz tutmuş bir hanedanlığı silip geçtikten sonra onca zorluğun imkansızlığın içinde içerideki ve dışarıdaki düşmanlara rağmen sıfırdan pırıl pırıl bir ülke yarattığı için duygulanıp ağlıyoruz işte çok da sorgulamanın gereği yok Murat Bardakçı saçma sapan bir insan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.10.24)
kaleci +1 ve bu adamın her kararının ne kadar doğru olduğunu, nelerle savaştığını 100 yıl sonra bize 4k izleten bir diktatöre maruz kalıyor oluşumuz bunun sebebi. 2000lerin ortalarında daha kurbağanın kıçı yanmaya başlamamışken ağlayan eden yoktu.
0
titanyum22
(29.10.24)
Bardakçıya ziyadesi ile katılıyorum.
Bazı şeyleri abarttığımızı düşünüyorum halk olarak. Sen bize gülmeyi öğrettin diye her yeri donatan bir Bursa bb görüyorum son zamanlarda sosyal medyada. Ne alaka abi? E her iyi şeyi Atatürk e bağlarsak ağlarız.
0
benaslindayohum
(29.10.24)
Suanki yönetim ve yaşananlar yüzünden değerini daha iyi anladığımız icin
0
abuzer
(30.10.24)
"Ulus" dediğimiz şey inşa edilen bir şeydir. Hamurunda da vatan, bayrak, marş, ortak bir tarih, çeşitli kahramanlıklar, efsaneler vb. vardır. Türkiye Cumhuriyeti için bu hamurun mayası da Atatürk. Bu noktada Atatürk bir kişi olmaktan çıkıp bir kavram haline geliyor.

1- diğer ülkelerde her yıl uğruna ağlanan bir lider var mı?
Çok anlamlı bir soru değil; farklı ülkelerin kuruluş hikayeleri farklı şekilleniyor, haliyle bu ülkelerin varlıklarını üzerine şekillendirdikleri kavramlar da değişik. Yani Napolyon Fransa için neyse, Atatürk Türkiye için odur diyebiliyor muyuz, ya da Fransız aydınlanması Türk aydınlanmasıyla aynı mı gelişmiştir ki "Ama Fransızlar Napolyon'a ağlamıyor" diye çıkarım yapalım?

2- bu kadar duygusal olmak kültürel bir mevzu mu?
Bu halkın genetiğinde taşıdığı duygusallıkla alakalı bir şey değil bence. Yukarda da bahsettiğim gibi her ulusun özünü teşkil eden çeşitli şeyler vardır ve o ulusu oluşturan bireyler, hele de kişisel ya da bir ulus olarak zor geçen dönemlerde bu öze daha sıkı sarılırlar. Haliyle de ona karşı hassas davranmaları normaldir.

3- bu duygusallık çocukluktan beri öğretilen bir şey mi?
Ulus inşası önemli ölçüde okullarda olur. Adı üstünde "milli" eğitim sistemi. Bizim eğitim sistemimiz de belli dönemlerde Atatürk'ü yoğun bir şekilde kullanmıştır ve bu siyasi bir tercihtir. Her tercih gibi fayda ve zararları olur. En büyük zararı tabi ki o kişi, kavram ya da nesnenin anlamının kayması, statüsünün değişmesi vardır. Bu süreç neticesinde de o şey kimi zaman arkasına sığınıp istediğiniz şeyi yapabileceğiniz bir zırh, kimi zaman da birilerine yöneltip onları elimine edebileceğiniz bir silah olur.

4- bu duygusallık rasyonel mi?
Kendi içinde rasyonel; Türkiye Cumhuriyeti özelinde insanların Atatürk'e yoğun bir sevgi duyması hem ülkenin tarihi, hem Atatürk'ün kişiliği ve yaptıkları, hem de ülkenin mevcut durumu düşünüldüğünde mantıklı. Atatürk hikayelerle, efsanelerle, bir tane kahramanlığın abartılmasıyla "Atatürk" haline gelen bir kişi değil ya da daha kabaca "Müritleri tarafından uçurulan bir şeyh" değil. Gerçekten de bir çok açıdan istisnai becerileri olan büyük bir lider.

5- örneğin kerbela olayını anma törenlerinde de her sene insanlar ağlıyor. ikisi arasında bir fark var mı?
İkisi arasında çok büyük bir paralellik görmüyorum
0
salihdt
(30.10.24)
1. Yaptıklarının ve yapmak istediklerinin değerinin anlaşılamalışının hüznü,
2. Duygusal olmamız,
3. Başımızdakilerin (doğal olarak toplum ortalamamızın) cumhuriyeti murdar etme merakı ve az buçuk bilinçlilerin bu duruma karşı çaresiz hissetmesi
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.10.24)
kenbdimizi paralayalım yerlere vuralım, zincirle dövelim demiyorum ama; taşlanmadan, recm edilmeden rahatça hayatını yaşadığı halde, döndürülmek istendiğimiz ortaçağ karanlığından rahatsız OLMAYANLAR Atatürk'e duygulanmaktan daha garip bence
0
abuzer
(30.10.24)
Murat Bardakçı gibi egolarının esiri olmuş ilgi budalası bir saray yanaşmasının yaptığı manipülasyonlar yine hedefi bulmuş gibi gözüküyor.

Bardakçı'nın Napolyon gibi emperyalist ve tek derdi imparator olmak olan biriyle, bir milletin sadece var olma değil bir benlik sahibi olma mücadelesinin önderini kıyaslaması bilgisizliğinden ya da analiz fukaralığından kaynaklanmıyor. Yanaşmalığını yaptığı siyasi gücün hoşuna gidecek zurna nağmelerini öttürüyor her zaman olduğu gibi. Depremde millet enkaz altında can çekişirken "bugün deprem bölgesinde koordinasyon sorunu falan kalmadı, hepsi çözüldü" derken de, ipini koparıp gelen afganları güzellerken de, haması kuvayi milliyeye benzetirken de aynı zurnayı çalıyordu kendisi.

Kendisi her devrin adamından başka bir şey değildir. Hadi onun ajandası farklı, peki napolyon ve atatürk kıyasının saçmalığının farkına varamayan tüm bu insanlara ne demeli?
0
thracia
(30.10.24)
dandik bir tv dizisine bile ağlanıyor. tamamen yaşanmış gerçek olayların akıllara gelip duygulanılması kadar doğal bir şey yok. Bununla problemi olanın muhtemelen "tamamen yaşanmış gerçek" olaylarla problemi vardır, sonuçtan memnun olmadığı için anlamayabilir.
0
ilgeru
(30.10.24)
Bence duygusallık konusu tartışılırken örneğin diyerek Atatürk gösterilmemeli. Başka bir benzeri bence dünyada yok çünkü. Başka bir kişi için böyle ağlamıyor ki. En yakınindakiler tarafından bile yeterince anlaşılamamış fikren hep yalnız kalmış bir adam. O kadar kısa zamanda ülkede yapılan devrimler, zamanın ilerisindeki bir bakış açısı. Bulunmaz bir adam ve aslında çok genç yaşta bir ölüm. Her zaman bir doyamamislik hissi var. Bir yirmi yıl daha var olsaydı toplumsal olarak nerelere varirdik düşüncesi mevcut. Milletin babası gibi. Her zorlukta bir öksüzlük hissi var. Şimdi hayatta olsaydı keşke duygusu var.Bu halkına sevgiden başka ne olabilir ki millete tüm hayatını adamış . Sevildiğini bildiği için halk tarafından Ona hep bir özlem var. Hangi devlet adamı böyle özleniyor ki. Duygusallık konusu ele alınırken bu ornek üzerinden konusulmamali. Hiç aynı değil...
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(30.10.24)
1-bilmiyorum ve beni ilgilendirmiyor olmak zorunda da degil.
2-hayir, insani bir mevzu
3-hayir
4-evet
5-var
0
bay b
(30.10.24)
bardakçı saçmalamış. napolyon ve atatürk alakasız
tek ortak noktaları napolyon bazı devrimleri yapmış. o kadar
napolyon konsül olduktan sonra imparator oldu, atatürk olmadı.
napolyon sürekli savaştı, atatürk yurtta barış dünyada barış dedi
napolyon yayılmacıydı. atatürk değildi.
napolyon ülkeyi kurmadı. atatürk kurdu.

bir yerde de washington ile kıyaslıyor. o da alakasız. washington komutandı. ülkeyi kuranlar ise kurucu babalardı.
atatürk ise hem komutan hem kurucudur. cumhuriyeti yapayalnız kurdu. bu büyük inkılap onsuz olmazdı.

duygulanma işini abartanlar var evet. ama atatürk yukarıdaki isimlerle kıyaslanamaz.
ayrıca son yıllarda atatürkün önemini daha çok anladık. duygulanmamız bu yüzden
0
abelardo
(30.10.24)
(2)

Bakırköy'de birahane havası vermeyen pub

sekizdokuzon
Çok gitmediğim bir yer. Gittiğimde oturduğum yerlerden de bir tık birahane tadı alıyorum. Önerebileceginiz alkollü bir mekan var mıdır (canlı müziksiz)?Teşekkür ederim.
Çok gitmediğim bir yer. Gittiğimde oturduğum yerlerden de bir tık birahane tadı alıyorum. Önerebileceginiz alkollü bir mekan var mıdır (canlı müziksiz)?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(29.10.24)
Meydanda, Marmaray durağı yakınlarında.
0
🌸sekizdokuzon
(29.10.24)
lost var. bence bakırköyün en iyisi. marmaraya çok yakın
0
abelardo
(29.10.24)
(14)

erkekler ve parfüm kullanımı

semaforo de medianoche
ben eskiden düğündür balodur bir şey olunca sıkardım ama bi 5 yıldır falan onu bile bıraktım. yaz kış hep deodorant sıkıyorum zaten deodorantla parfüm birlikte sıkılmaz gibi geliyor. tek parfüm sıkmak da kışın belki olur da yazın hiç olmaz gibi geliyor. dolayısıyla parfüm hayatımdan tamamen çıkmış o
ben eskiden düğündür balodur bir şey olunca sıkardım ama bi 5 yıldır falan onu bile bıraktım. yaz kış hep deodorant sıkıyorum zaten deodorantla parfüm birlikte sıkılmaz gibi geliyor. tek parfüm sıkmak da kışın belki olur da yazın hiç olmaz gibi geliyor. dolayısıyla parfüm hayatımdan tamamen çıkmış oldu. sizce nasıl olmalı erkeklerin parfüm kullanımı benim bakış açımda hata mı var deodorantla birlikte kullanılır mı kullanmaz mı bu konuda başkalarının uygulamalarını ve düşüncelerini merak ettim.
0
semaforo de medianoche
(29.10.24)
Kadın ya da erkek farketmez herkes için aynı. Deodorant mutlaka kullanman lazım. Deodorant ter kokmanı engeller. Sadece parfüm olmaz. Parfüm de vücudun her yerine sıkılmaz zaten. Deodorant kullanmayıp sadece parfüm sıkarsan ter korkarsın, parfümün de güzelliğini yok edersin.
0
rock n roll
(29.10.24)
@rock n roll: tamam zaten deodorant sıktığımı yazdım ben de ama deodorant sıkınca onun kokusu var zaten üstüne parfüm de sıkmak kokuları karıştırmıyor mu? aynı yerlere sıkmıyosun evet de sonuçta senin yanında olan biri senden bi koku alacak deodorantın da parfümün de kokusu birbirine karışıyor sanki. direkt birini sıktığın yere yumulursa sadece birini alır da yakınında durunca karışır gibi geliyor bana bu yüzden parfüm sıkmıyorum çünkü ben ikisini birlikte alabiliyorum üstümde.

@arbre: imajımı oluşturdum ben de parfümsüz bir şekilde.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
Sprey deodorant sıkma. Stick ya da roll on olursa problem olmaz. Ben stick deodorant kullanıyorum, parfümümü sıkınca karışmıyor
0
rock n roll
(29.10.24)
ben bu soruyu dört sene önce sormuşum. cevaplar burada. ben de parfüm kullanmıyorum, her gün duş alıp deodorant kullanıyorum.
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(29.10.24)
Deodorant ayrı parfüm ayrı. Her erkeğin kendisiyle özdeşleşmiş bir parfümü olmalı. Seneler önce bvlgari pour homme vardı eski erkek arkadaşımın parfümüydü. Bileğime sıkar gün içinde özledikçe koklardım bende de vardı bir şişe. Artık üretilmiyormuş mesela isabet olmuş. Ayrıldıktan sonra birkaç yıl sağda solda o kokuyu alıp hüngür hüngür ağlamışlığım vardır bir kere asansörde geldi burnuma. Niye sıktınız ki bu kokuyu ne gerek vardı şimdi diye ağlamıştım adam şok olmuştu.

Tenine uygun bir parfüm edin yani özetle
0
kullanicadi
(29.10.24)
bir de şunu da söyleyim kadınlar ve erkekler için parfüm kullanımının tam aynı olduğunu düşünmüyorum günlük kullanımda en azından. kadınlar için günlük hayatta süslülük normal hatta aksi biraz abes görülüyor ve farklı bir güzel koku da süsün bir parçası, ruj sürmek, oje sürmek gibi düşünüyorum. ama dümdüz işe giden, arkadaşlarıyla kafeye bara giden erkekler sıkınca bana o erkek çok dikkat çekmeye çalışıyor gibi geliyor bunu da itici buluyorum kendi adıma, doğru bir düşüncedir değildir bilmiyorum ama bende yarattığı his böyle.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
Koltuk alti icin Gillette'in jelini 30 senedir kullaniyorum. Tek sürüm ile 3 gun idare eden, internetten bile buyuk icad.

Parfum de her gün sıkarım, evde arabada, işte şişem olur mutlaka.
0
duster
(29.10.24)
Valla bence artık şu kadınları da erkekleri de rahat bırakalım. Kadın süslü olurmuş bu normalmiş de tersi abesmiş. Yok erkek parfüm sıkarsa dikkat çekmeye çalışıyormuş falan .

Kadının da erkeğin de süslü olması ya da olmaması ikisi de normal.
0
rock n roll
(29.10.24)
@rock n roll: ben rahat bırakıyorum zaten kimseye bir şey demedim ki herkes kendine yakıştırdığını içinden geleni yapsın. ben öyle hissediyorum o yüzden günlük hayatta hiç sıkasım gelmiyor diyorum sadece bu soruyu da genel olarak insanların hislerini merak ettiğim için sordum. benim hissim böyle, başkasının hissi, düşüncesi bambaşka olabilir.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
bende bu parfüm merakını anlamıyorum 3bin 5bin 10bin lira para bayılanlar var. hiç bir kokulu suya bu kadar para vermem.
zaten her gün duş alıyorum üstünede deodorant sıkıyorum, koltuk altınada stick yeterde artar bile.
0
my fault
(29.10.24)
Bir tane günlük, bir tane de özel günler için olmalı bence. Günlüğü belki her gün sıkmam ama özel günler için olanı asla kaçırmam.
0
thesomberlain
(29.10.24)
deodorantla birlikte kullanabilirsiniz, kokular karismaz. deodorantin kokusu gecici ve sadece koltuk altina uyguluyorsunuz (parfum gibi tum vucuduna, kiyafetlerine sikan erkekler var ornek benim kardesim, yapmayiniz)

soyle azcik yaklasinca boynundan tenine yakisan erkeksi bir parfum kokusu gelen erkek direkt level atliyor benim gozumde. parfumu giyim tarziniz gibi, aksesuar kullanmak gibi dusunun.
0
inspired by a true story
(29.10.24)
deodorant ya kokusuz olur, ya da parfum ile ayni set olmalidir. ben kristal deodorant denen seye gectim kokusuz ve oldukca ucuz. sprey zaten bildigin zararli hem dogaya, hem insana. onu soluyorsun siktiktan sonra.

bunun disinda parfum kullaniyorum ama her zaman degil. ornegin ofiste kapali alanda insanlari rahatsiz edecek parfumler var. bu farki anlamadan sikan insani sevmem. ama imza parfumum var, ve onunla gezerim genelde.
0
antikadimag
(29.10.24)
Parfum = para tuzagi bi ise yaramiyor

Deodorant = kokuya engrl olmuyor olan kokuyu bastiriyor

Baska bisey kullan jel gibi
0
Zetnikov
(29.10.24)
(6)

Eurobond / Sabit Tutma

charbiel
Merhaba, başlığı açayım siz de bana mümkünse aptala anlatır gibi anlatın. Diyelim ki kişi aylık harcamalarını yaptıktan sonra kalan miktarı sepet yaparak (altın gr. / dolar / euro) saklıyor. Malum 3 biriktirme yönteminin de hiçbir faizi ya da kendi içinde büyümesi yok, artışlar hariç. Bu durumda kiş
Merhaba, başlığı açayım siz de bana mümkünse aptala anlatır gibi anlatın.

Diyelim ki kişi aylık harcamalarını yaptıktan sonra kalan miktarı sepet yaparak (altın gr. / dolar / euro) saklıyor. Malum 3 biriktirme yönteminin de hiçbir faizi ya da kendi içinde büyümesi yok, artışlar hariç. Bu durumda kişinin bunlar yerine her 1.000 USD ettiğinde eurobond alması mantıklı mıdır?

Riskler var evet ama dümdüz durmasından iyi midir?

Şimdiden teşekkür ederim.
0
charbiel
(25.10.24)
Altının ve gümüşün getirisi yok demişsin, ancak ons fiyatı sürekli yükseliyor. Riski de var gerçi ama, küresel gelişmeler altının dolar bazlı getirisinin devam edeceğini söylüyor.

Eurobond hakkında haklısın. Sürekli bir getirisi var. Riskli olduğunu söylemişsin. Ancak vadesi bitmeye yakın olan eurobondları tercih ederek ve vadeden önce bozdurmayacak şekilde çeşitlendirerek riski tamamen sıfırlayabilirsin.
0
Mirket
(25.10.24)
dovizin duz durmasindan iyidir tabi ki.
vade sonuna kadar beklerse riski de yok (olagandisi default olma riski haric)
1000 usd etmeden de dusuk fiyatli alinabilir.
onun yerine dolarla alinana fonlara da bakilabilir.
0
bay b
(25.10.24)
bu cümleye katılmıyorum: Malum 3 biriktirme yönteminin de hiçbir faizi ya da kendi içinde büyümesi yok, artışlar hariç.

altının kendi içinden büyümesi olmaması demek altın alınca altın sayısının artmaması mı demek oluyor?

eurobond alınca elindeki dolar sayısının artacağını düşünerek böyle dedin sanırım.

o durumda bile eurobond yatırımının altından daha çok kazandıracağının garantisi yok.

çünkü: dolar/euro kendi enflasyonu olan bir şey. altında böyle bir şey yok.
0
abelardo
(25.10.24)
ben eurobonddan birşey anlamadım ya, 1 ayda 140 tl gelmiş, aynı para tl'de 2 günde o faizi alıyor.
birde banka şubeden arayıp 3 aylık eurobonda özel bağladılar 3 ayda yüksek faiz getirdi, kendilerinin özel bonosuymuş, eğer meblağ yüksekse şubene sor
0
eja
(25.10.24)
Fonları incelemeni öneririm. Bunları alıp satarken makastan zarar edersin ayrıca işin vergi boyutu var. Vadesine kadar tutmazsan dovizin yukselişinden kazandığın karı da hesaplayarak vergi odemen gerekir. O yuzden fonları inceleyip sana uygun olanları ve alman mantıklı olur.
0
solenkol
(26.10.24)
Teşekkür ederim cevaplar için, kastım şuydu: 3.000tl'ye gram altın alıyoruz, ay sonunda 3.005 oluyor evet ama hani vadeliye koysak daha çok getiriyor gibi gibi... fon / hisse asla anladığım şeyler değil :( eurobondu bile çok zor anladım. Galiba finansal okur yazarlık öğrensem iyi olacak.
0
🌸charbiel
(26.10.24)
(6)

Ya şirket temettü vermekten vazgeçerse?

ya ben lan neyse
ben temettünün ne olduğunu yeni öğrendim. temettü emekliliği diye de bir şey varmış. ben şimdi ömür boyu temettü alacağım diye bir sürü tüpraş hissesi alsam, tüpraş birkaç sene sonra temettü vermekten vazgeçerse ne olacak? garanti veriyorlar mı kesin temettü vereceğiz diye?
ben temettünün ne olduğunu yeni öğrendim. temettü emekliliği diye de bir şey varmış. ben şimdi ömür boyu temettü alacağım diye bir sürü tüpraş hissesi alsam, tüpraş birkaç sene sonra temettü vermekten vazgeçerse ne olacak? garanti veriyorlar mı kesin temettü vereceğiz diye?
0
ya ben lan neyse
(24.10.24)
Amerikada falan temettü emekliliği denen bir şey var. Birka. iyi şirket, borsanın altın çağında güzel temettü verince hep öyle olacağını sanan bir kaç romantik ve gereksiz adam bizde de temettü emekliliği olacağı iddiasıyla epey de bi taraftar toplayıp baya gürültü yaptılar.

Verilen temettüler bugünün enflasyonist ortamında ve fiyat hareketliliğinde 3 kuruştur. İnsanı öyle emekli falan etmez. Ve haklısın. Önümüzdeki sene ve senelerde temettü vermiyoruz da diyebilirler, 3 kuruştu zaten bir kuruşa indirdik de diyebilirler.
Yani bir balon o.
0
Mirket
(24.10.24)
temettü olayını pek sevdiğimi söyleyemem hele türkiyede hiç. yatırıma dönüşmeyen paranın veriminin o parayı yatırıma dönüştüren şirketlere nazaran daha kötü olacağına dayanıyor bu fikrim. temettü garantisi diye bir şey de yok fakat önceki temettü verileri bu konuda tahmin etmeyi kolaylaştırabilir.
0
tabii lan manyak mısın
(24.10.24)
Temettü vereceklerinin garantisi yok.
Şirket kar etmezse temettü zaten vermez.
Veya şirket yeni bir yatırım yapmaya karar verir, tüm karı bu yatırımda kullanmaya karar verip temettü vermeyebilir. Garanti değil.

Ama Tüpraş yıllardır veriyor, herhalde ileride de yıllarca verir, fakat garantisi yok.

Ama şöyle düşüneceksin. 100 liralık şirket 10 lira kar edince bu karı dağıtıyor. Eğer karı dağıtmayıp yatırım yapmaya karar verse 110 liralık bir şirket olur normal şartlarda. Hatta o yatırım sayesinde büyüyeceği için 115 liralık bir şirket olur. Ama gerçek hayat böyle değil tabi, özellikle de Türkiye'de.
0
michael_knight
(24.10.24)
Bir sirkete "sadece" temettu oduyor diye yatirim yapilmaz. Temettu odeme verimine gore de (odenen temettu/odeme tarihindeki bir hisse fiyati) yatirim yapilmaz.

Bir sirkete, finansallari iyiyse, yaptiklari iste gelecek goruyorsaniz, iyi yonetiliyorsa ve olacagini degerlendirdigimiz fiyattan ucuzsa yatirim yapilir. Bu inandigimiz sirket temettu oduyor olabilir, yatirim stratejimiz yukardaki kriterler ve ayni zamanda temettu odeyen sirketler olabilir. Temettulerden alacaginiz kazanclari yeniden yine "iyi" olan sirketlerinize yatirirsaniz yillar icinde buyume oraniniz artabilir. Bir ornek olarak, vasal sirketler, ortagi fazla olan sirketler temettu odeme yatkinligi daha fazla olan sirketlerdir. Cunku temettu sirket ortaklarinin yada ana holding sirketinin kardan pay almasinin yollarindandir.

Temettu emekliligi kavramini; insanlar temettu zenginligi olarak algiliyorlar. Hem calismayayim, hem luks hayat yasayayim bu yolla vs. bu her alandaki zenginler gibi cok zor bir sey. Sans ve zamanlama cok muhim. Ancak "iyi" sirketlerin getirecegi temettuler sebebiyle 10-20 yil bandinda ciddi bir ek gelir kazanmak da mumkundur. Bir sirket temettu odemekten artik vazgecer , yada isleri bozulur kar edemez vs. olursa ozetle iyi olmaktan cikarsa portfoyunuzu degistirirsiniz.
0
wallcan
(25.10.24)
temettü vereceğiz diye garanti vermiyorlar. şirket zarar ederse veya elde ettiği karını yatırıma harcayacağız derse temettü vermez. hatta temettü verecek diye aldığın şirket batabilir, temettüyü geçtim ana paranı kaybedebilirsin.
ayrıca temettü verdiği zaman verdiği temettü kadar hisse değeri düşer, hatta daha çok düşer.
örneğin 1000 lira değeri olan hisse 100 lira temettü verse, hissenin değeri 900 liraya düşer, sana da 100 lira değil vergiden sonra 85 lira geçer. yani temettü verdiği gün 15 lira zararın olur.
bunları bilmeden bu işlere girilmez.
0
abelardo
(25.10.24)
sadece tüpras aldiysan ve tüpras evet ben dagitmiyorum bu sene derse ortada kalirsin evet, böyle bir sey yapabilirler. bu illa kötü bir sey de olmak zorunda degil.

cözümü
1) kenarda nakit para bulundurmak, 1 senelik harcamalarin icin mesela temettü gelirine endekslenmis olmamak
2) birden fazla hisse senedi, tahvil vs bulundurmak. yani riski "paylastirmak". mesela tahvil sabit gelir getiren bir yatirim aracidir. ondan da alabilirsin eger tek amacin sabit gelir ise.
0
robert bosch
(25.10.24)
(6)

Çevremize karşı beklentili olmalı mıyız?

chanandler bong
Selamlar. Ben normalde çevremdeki insanlara karşı o kadar beklentili biri değilimdir. Yani evine gideyim bana xx yemeğini ikram etmedi daha iyi bir şey beklerdim, yok işte şöyle şöyle demek yerine böyle böyle deseydi vs gibi. Kimse kimseyi fazla düşünmek zorunda değil. Okaysek karşılıklı sorun yok k
Selamlar. Ben normalde çevremdeki insanlara karşı o kadar beklentili biri değilimdir. Yani evine gideyim bana xx yemeğini ikram etmedi daha iyi bir şey beklerdim, yok işte şöyle şöyle demek yerine böyle böyle deseydi vs gibi. Kimse kimseyi fazla düşünmek zorunda değil. Okaysek karşılıklı sorun yok kafasındayım. (kendim overthinking delisiyim o ayrı)

Ama artık insanlardan beklentili olmamam benim kendi değerimi düşürüyomuş gibi hissediyorum. Yani bir şeye laf etmiyorum beklentilerimi söylemiyorum diye insanlar ekstra umursamıyor gibi.

En son bu düşünceye kapılmam şöyle oldu; doğum günümdü ve yıllardır birbirimize iyi kötü maksat hediye almak olsun tatlılık olsun diye hediye aldığımız bir arkadaşım var. Bu sene bi anda hediye olayını bitirdi. Olay burada neden hediye almadım değil ama benim için küçük bir hediye bile bir değer yani. Bak seni düşündüm gibi bir şeydi. Neden böyle yaptı anlamadım aramız kötü bile değil aksine çok da iyi. Ama bunu dönüp söylemek çok ayıp geldiği için asla söylemedim. Söyleyemem de. Ama çok üzüldüm.

Bu ve bunun gibi bir sürü minik minik olay canımı sıkmaya başladı. Kimse bana şunu almak zorunda değil, kimse bana şöyle demek zorunda değil diye diye düşüne düşüne her şeye okay der oldum yani özetle.

Ama beklentili olup bunu da belli etmeli miyiz? Cidden doğrusu bu mu? Siz yapıyo musunuz yoksa benim gibi kendi kendinizi mi değersizleştiriyosunuz :'(

--iç dökme seansı bitti :)--
0
chanandler bong
(24.10.24)
Aslında buradaki değersizleştirme konusu karşı tarafın gözünde. Yani beklentilerin karşı tarafa aktarılmaması halinde karşı taraf bu beklentileri karşılamak için bir çaba harcamıyor diye görüyorum. Çünkü yaptığının yeterli olduğunu düşünüyor belki de. İnsanoğlu tabi ki hepimiz benciliz ama bu çok mızmızlanan insanların üstüne daha çok düşerler ya hani sanki bazen öyle olmalı gibi geliyor.

edit: Hep aynı cümleler etrafındayım kendim de okuyunca fark ediyorum :)
0
🌸chanandler bong
(24.10.24)
Beklenti içinde olmayın ama bu onun ilerde hiç karşılık vermemesi gerektiği anlamına gelmez.
İnsani şekilde uygun yer zamanda karşılık vermesi lazımdır.
Düğünlerde takılan altın para işleri de öyledir. Karşı taraf doğrudan bunu beklemez, belirtmez ama diğer taraf bu yapılana karşılık olarak karşı tarafın mesela düğünü olduğunda gereken şeyi takması esastır.

Sürekli tek taraflı etkileşim olmaz.
O zaman tuhaf bir şey vardır arada şşldi değil ileride bir sorun çıkmasına işaret eder.
Bir arkadaş vardı bende yıllar önce ne zaman gezsek çay vs ikram "benden" olurdu. Fakir olsa önemsemem de bir tuhaflık söz konusuydu. En son borç para istedi verdik. bu kez de ne borcu ödemek ne gel görüşelim gezelim falan.. ortadan kayboldu bu kez.
Zorla parayı aldım ama güvenim de tamamen sarsıldı.

Arkadaşı, yakın komşuyu eve çağırmalar da böyledir.
Kimisi bir yerlere gitmeden, oradalarda yemeden içmeden duramaz. ama eve sözde arkadaşı olan birini çağırıp vefa yakınlık göstergesi olarak demliğe çay koymaktan da acizdir.
Kadınlar arasında da böyledir bu hususlar.
Zamanında benden yaşça büyük bir kadın tanıdığımdan duyduğum, bir zaman komsusu sadece ikram olarak çayla hazır biskivilerden ikram etmiş.
Onun ise elinden yemek hususunda çok iş gelir hamarat biri. Komşuluğu, yakınlığı sever. Kendisine komşusu geldiğinde servis tabağına elle yaptığı yiyecek pasta, kısır vs şeylerle doldurur.
Hal böyleyken kendisine bu mütekabiliyet mevzusunu,
yakınlığın sınırlarını çizmesi gerektiğini anlattım.

Sadece ikram konuları değil birisini aramak hal hatır sormakta böyledir.
20 yıl kadar önce yakın bir arkadaşım vardı. Aradan geçen sürede yine ben aradım bazı zamanlar ama kendisinden bir yakınlık görmedim bu hususta.
En son yıllar önce konuştuğumda vakitinin olmadığını laf arasında söyledi. Bu tamamen yalandan ibaret, kendisinin konuyu, benim kadar önemsemediğini gösteren bir savunma. Benim de o zamandan beri arayıp sorduğum yok.

Bir kaç kişinin yanına gittiyseniz içlerinden en az biri diğerlerine oranla empati kurar yakınlık gösterir söyledikleriyle.
Bu kişinin değerini bilmek lazım.
Buna dikkat edin.


Devletler arasında bile mütekabiliyet esasları vardır.
Bu çerçevede bazı ilişkiler yürür veya yürümez.
0
diyecevaplandı
(24.10.24)
@diyecevaplandı o kadar benim de karşılaştığım durumlar ki gerçekten. İşte bu ve bunlar gibi durumlar olunca bi süre sonra insan psikolojik olarak sanki kendi hal hareketleri sorunlu da karşı taraf haklıymış gibi düşünüyo ve evet o ilişkiler yürümüyo. Ya da siz ne kadar tolere ediyorsanız o kadar ediyomuş gibi oluyor.
0
🌸chanandler bong
(24.10.24)
titanic kemancısı -1
aksine bu kısmı doğru buldum: "Ama artık insanlardan beklentili olmamam benim kendi değerimi düşürüyomuş gibi hissediyorum."
daha önce de başka sorularda benzer cevapları vermiştim.
burası türkiye, türk insanı duygusaldır, olaylara duygusal tepkiler verirseniz haklı çıkarsınız.
mantık çerçevesinde sen yüzde yüz haklısın ama insanlar bu şekilde alışmamışlar. ağlamayana meme yok diyen bir kültürümüz var. ufak ufak sitemler edersen daha çok saygı duyarlar. mütevazi olunca değersiz gören insanlarla dolu çevremiz.
benim bu konuda tavsiyem şu: adamına göre davranmak
bazı insanlar tevazudan ve kibarlıktan anlar, bazıları ise anlamıyor.
herkese anladığı dilden anlatmak gerekiyor.
0
abelardo
(24.10.24)
ya ben bunu bi arkime yaptim ve kendisi doğum günümde beni cok tatlik bi yere goturup orda hediyelerini vermisti. ben ona sadece mesaj attim ve aktif gorusuyoz normalde. nedeni yok o an ilgilenemedim::)
0
ala09
(24.10.24)
@abelardo tam olarak tabiri caizse ağlamadığım için değer gösterilmiyor resmen. ama ağladıktan sonra yapılmasının da bi önemi kalmıyo. sanırım insanlardan genel anlamda çok şey bekliyorum. kendimden fazla başkasını düşünmek her zaman çöküş yaratıyor.

@ala09 böyle bir şey yaşamayı düşünemiyorum gerçekten. kırılma seviyem arş ı alaya ulaşır herhalde. gerçekten geçerli bi sebep duymadan aynı yakın ilişkiye dönemem sanırım ya.
0
🌸chanandler bong
(25.10.24)
(28)

10 defadan fazla izlediğiniz

Bir ben var benden şurada
Bir film var mı, birkaç film de olabilir.
Bir film var mı, birkaç film de olabilir.
0
Bir ben var benden şurada
(24.10.24)
12 Angry Men'i 20 defa da izlemiş olabilirim kaç kez izlediğimi bilmiyorum her izlediğimde ilk kez izlemiş gibi zevk alıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.10.24)
Back To The Future serisi. En çok de 1. ve 2. filmi seviyordum ama
0
biz siz onlar bensiz daha mutlular
(24.10.24)
-Atla Gel Şaban
-Tokatçı
-Mavi Boncuk
-Titanik
-Kuzuların Sessizliği
-Rocky IV
0
yurtsuz john
(24.10.24)
the dark knight, gora olabilir.
belki birkaç kemal sunal filmi
0
jelly bear
(24.10.24)
Senede en az 2 kere Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin extended halini izlerim.
0
nawar
(24.10.24)
The Shawshank Redemption
0
pilot monitoring
(24.10.24)
Buz devri serisi
0
Mirket
(24.10.24)
Esaretin bedeli
Braveheart
0
etna
(24.10.24)
Çocukken vcd playerımızın olduğu dönemde okuldan eve gelip defalarca aynı filmleri izlerdim. Harry Potter ilk üç filmi, disney/pixar fimleri, shrek 1 ve 2, bruce almighty, first 50 dates ilk aklıma gelenler. Ha bi de pokemon ve digimon filmleri vardı :d bunları 20 kez de izlemişimdir. Sonraki dönemde izlediğim çok az filmi ikinci kez izledim. Mesela geçen hafta forrest gump'ı ikinci kez izledim netflixten ayrılmadan önce
0
nundu
(24.10.24)
bilumum yeşilçam filmlerini saymıyorum. 30 yaş ve üzeri olan hemen herkes izlemiştir çünkü,

daha yakın zamanlar için ise:

- yahşi batı
- hacıvat karagöz neden öldürüldü?
0
wilhelmwasmuss
(24.10.24)
kooperatif kemal
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.10.24)
Lord of the rings, Hobbit bir de Harry Potter
Rahat 10 kez izlemişimdir hepsini
0
kullanicadi
(24.10.24)
Heat

5 ten fazla izlediklerim de
The Godfather
True romance
A Perfect murder
Ahlat ağacı
Collateral
Kuzuların sessizligi
0
deer hunter
(24.10.24)
hababam sınıfı
tosun paşa

tv'de görürsem izlerim.
hiçbir zaman bir filmi tekrar tekrar izleyeyim diye oturup açmışlığım yok.
0
yetkili birine benzeyen abi
(24.10.24)
you've got mail <3
0
robert bosch
(24.10.24)
The Fall
Titanic
Closer
The Holiday
LOTR
Yerli de çilekli pasta
0
a perfect lie
(24.10.24)
kimse de blade runner dememis, 30'dan fazla kez izlemişimdir.
0
deckard
(24.10.24)
Pardon
Geleceğe dönüş 1 2 3
Big fish
0
duster
(24.10.24)
eski türk filmlerini saymayalım, onlar dışında LOTR var.
gerçi nasıl izlemişim bilmiyorum, filme dair bilmediğim bir sürü şey var. pek dikkatli değilmişim belli ki.

10 değil ama çok izlediğim ben-hur var bi de (eski versiyon)
0
biseysorcaktim
(24.10.24)
Matrix üçleme
Star Wars ilk 6 film
Yüzüklerin Efendisi üçleme
Hobbit üçleme
Terminator
0
kumandanim
(24.10.24)
Eski Türk filmleri dışında 10'dan fazla izlediğim film yoktur. Harry Potter 3-4 kere izlemişimdir. Heat 3-4 kere. James Bond serisini (Daniel Craig) 5-6 kere, Bourne serisini 3-4 kere izlemişimdir. Bunlar dışında birden fazla izlediğim çok nadir.

Dizilerden de Gilmore Girls, Dexter, Scrubs, Breaking Bad birden fazla izlediğim diziler.
0
gabe h coud
(24.10.24)
geleceğe dönüş serisi
terminator 2
0
abelardo
(24.10.24)
kemal sunal klasikleri dışında yok. ertem eğilmez, osman seden ve natuk baytan filmleri onlar da. bir de zeki metin filmlerinden 2-3 tanesi.
0
ya ben lan neyse
(24.10.24)
Ruhlar Bölgesi, the others, bugün aslında dündü, hawl un yürüyen şatosu. Sakinleşmek için hep aynı filmleri izlerim genelde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(24.10.24)
Leon
Brian in hayatı (monty Python)
0
abuzer
(25.10.24)
soul kitchen'ı 4-5 kere izlemişimdir.
0
kullanıcı adı
(25.10.24)
lotr
alien
blade runner
interstellar
0
deartheodosia
(26.10.24)
-Geleceğe Dönüş serisi
-Harry Potter serisi
-Duvara Karşı
-Kader
0
mutekebbir
(26.10.24)
(12)

Celal Şengör'ün ateistliği

parka
Şimdi bu abimiz delilsiz, ispatsız hiçbir şeyeinanmam diyor tamam güzel.Peki tanrının olmadığını nerden biliyor?Çünkü tanrının varlığını ispat edemediğimiz gibi, yokluğunu da ispat edemeyiz.En azından agnostik olması gerekmez mi?Genel fikrinizi değil de, Celal Şengör'ün düşüncesini merak ediyorum.
Şimdi bu abimiz delilsiz, ispatsız hiçbir şeye
inanmam diyor tamam güzel.
Peki tanrının olmadığını nerden biliyor?
Çünkü tanrının varlığını ispat edemediğimiz gibi, yokluğunu da ispat edemeyiz.
En azından agnostik olması gerekmez mi?
Genel fikrinizi değil de, Celal Şengör'ün düşüncesini merak ediyorum.
0
parka
(24.10.24)
Bro bir şeyin olmadığını ispat etmeye çalışmak kerizliktir, çünkü yoktur, Celal Şengör de keriz olmadığı için böyle bir ispatlama zorunluluğu hissetmiyordur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.10.24)
Bizim fikrimizi merak etmiyorsan gidip adama sorsana karşim, biz ne bilelim adamın düşüncesini.
0
Bruce
(24.10.24)
İspat dediğiniz şey elle tutulur gözle görülür bir olay olmadığı için bilimsel verilerin güçlü yanında duruyordur, mantıken olmadığına daha yakın hissediyordur.
0
olaylar olaylar
(24.10.24)
Şimdi üstat üstü boş bir masa düşünelim, Celal Şengör diyor ki bu masada bardak yok; sen diyorsun ki masada bardak var. Şimdi Celal Şengör mü masada bardak olmadığını ispatlamak zorunda yoksa sen mi boş masada bardak olduğunu ispatlamak zorundasın? Celal Şengör ve diğer ateistler masada bardak yok diyor, kim masada bardak olduğunu düşünüyorsa o ispatlamak zorunda. Bilal'e anlatır gibi anlattım.
0
Bir ben var benden şurada
(24.10.24)
mantık101
0
anna sun
(24.10.24)
Bruce +1
0
thracia
(24.10.24)
Bir video görmüştüm "sanatlı kalem" seviyesine aynı şekilde cevap veren. Kalemi yerw bırakıp "tanrı varsa kalemi yere düşmeden durdursun" diyorsu. Kalem düşüyordu tabii ki. Al sana aynı seviyede bilimsel veri.

Tanrı gibi bir olgunun "yokluğunu" değil, "varlığını" kanıtlaman gerekir. Kaldı ki varlığını bugün kanıtlayamıyor olman yarın kanıtlayamayacağın anlamına gelmez. Kanıtlayabildiğin şeyler ise artık kanıtlanmıştır. Kıvırmanın lüzumu yok.

500 sene önce mikroorganizmayı kanıtlayamıyordun. İnsanlar hastalıklar için binbir komik sebep arıyordu. 1000 sene önce levha tektoniğini kanıtlayamıyordun. İnsanlar yanardağ patlamaları ve depremler için binbir komik sebep arıyordu. Şu an "tanrı yoksa insan yarat" gibi sözde zekice laf sokmalar da bundan 500 sene sonra teknoloji ilerleyince aynı şekilde komik iddialar olarak anlatılacak.

Şu ana kadarki veriler bir tanrı ya da tarikat sloganı gibi kusursuz evren vb. olduğuna dair yeterli kanıt sunamıyor. Şu halde inançsızlığın ağır basması normal. Ben ateist değil, agnostiğim bu arada.
0
nawar
(24.10.24)
senin odanda bir öcü olmadığını ispat etsene nasıl edeceksin merak ediyorum
bir şey yoksa yoktur. var olduğunu ispat edemiyorsan o yoktur. bu kadar basit.
inanmak istiyorsanız inanın ama yok işte. bunu mantık zeminine oturtmaya çalışmayın.
0
abelardo
(24.10.24)
birinin bir ist olması lazım değil. bir terim altına girmekte gerekmiyor. @kaleci saçlı yırtıcı forvet +1
0
mikahakkinen
(24.10.24)
Bence Celal Şengör inanmak istemeyişine dayanak buluyor sadece, inanırsa sorumluluk alacak, ona göre değişimler yaşaması gerekecek, bunları istemediği için inanmamayı tercih ediyor ama bu dediklerimi delikanlı gibi dümdüz söylemeye yüreği olmadığından ispatsız delilsiz bir şeye inanmam kafasında geziyor. Tek olayı inanmak istememesi onun.

Tanrının varlığı ispat edilmiyorsa yokluğu da ispat edilemez. Yokluğu ispat edilemiyorsa varlığı ispat edilmiş sayılamaz. Dolayısıyla evet, agnostik olması gerekirdi, bilinemezciyim diyerek gezmesi gerekirdi. İnanmıyorumcu olmasının tek sebebi tepkiselliği.
0
muhayyer divan
(24.10.24)
Bence dini inancı olanlar inanmak isteyişlerine bahaneler buluyor sadece, çünkü sorgularsa sorumluluk alacak, ona göre değişimler yaşaması gerekecek, bunları istemediği için dümdüz inanmayı tercih ediyor ama bu dediklerimi delikanlı gibi dümdüz söylemeye yüreği olmadığından ispatsız delilsiz ben istediğime inanırım, bu benim inancım kafasında geziyor. Tek olayı inanmak istemesi onların.

Tanrının varlığı ispat edilmiyorsa yokluğu da ispat edilemez. Yokluğu ispat edilemiyorsa varlığı ispat edilmiş sayılamaz. Dolayısıyla evet, aslında tüm inanların agnostik olması gerekirdi, bilinemezciyim diyerek gezmesi gerekirdi. Dini inancın olmasının tek sebebi böyle bir kültürün içine doğmuş olması ve sorgulamaktan korkması. Yoksa hangi coğrafyada doğduğuna göre müslüman, hristiyan, budist ya da pagan olabilirdi.
0
thracia
(24.10.24)
mail atabilirsin kendisine. bana cevap vermisti.
0
antikadimag
(25.10.24)
(4)

Lost - The Constant

don’t panic
Lost’u baştan sona 3 defa dönmüş biri olarak soruyorum: bu bölüm neden dizinin en iyi, diziler tarihinin de en iyi bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Lost’un ilk sezon finalleri başta olmak üzere çok daha muhteşem bölümleri vardı. Tabi ki zevkler ve renkler; ama bu bölümde kaçırdığım ne var?
Lost’u baştan sona 3 defa dönmüş biri olarak soruyorum: bu bölüm neden dizinin en iyi, diziler tarihinin de en iyi bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Lost’un ilk sezon finalleri başta olmak üzere çok daha muhteşem bölümleri vardı. Tabi ki zevkler ve renkler; ama bu bölümde kaçırdığım ne var? bana mı o kadar hitap etmedi acaba?

Teşekkürler…
0
don’t panic
(23.10.24)
Bölümün adı çağrışım yapmadı; bir baktım neymiş diye. Seveni çokmuş gerçekten. İlk üç sezonun herhangi bir bölümü, diğer sezonların toplamından daha iyi bence.
0
auroraaurora
(23.10.24)
buna nasıl bir cevap verilebilir ki "çünkü öyle olduğundan"dan başka. epeydir izlemedim hafızamda güncel değil ama dizinin içinde tek başına film gibi olan, baştan sona heyecanla izlenen, yüksek duygular yaşatan bir bölümdü hatırladığım kadarıyla. benim de en sevdiğim bölümdür.
0
semaforo de medianoche
(23.10.24)
çünkü desmond lost'un en mükemmel karakteridir. onun hikayesini anlatan ve zaman yolculuğu, paralel evrenler, aşk, sevgi, sürpriz son gibi şeyleri barındıran bu bölüm lostun en iyi bölümüdür
0
abelardo
(23.10.24)
çünkü öyle +1
lost'un nirvanası bu bölümdür. desmond david hume dude
0
Improbable
(23.10.24)
(16)

Son secimlerde oy vermeye gidenler enayi hissediyo musunuz?

lapaz
İyi ki gitmemisim.
İyi ki gitmemisim.
0
lapaz
(22.10.24)
Oy kullanmayan kıt kafalılar yüzünden seçimi kaybetmiş olabileceğimizi düşünüp biraz üzülüyorum sadece.
0
Bir ben var benden şurada
(22.10.24)
Tavşan dağa küsmüş, dağdaki kötü gidişattan, o dağda yaşadığını unutup kendine pay çıkarmış.
0
Mirket
(22.10.24)
bir ben var benden şurada +1

oy vermek asla enayilik olmaz, vatandaşlık görevidir.
0
blatta hiberna
(22.10.24)
Blatta +1
0
jülsezar
(22.10.24)
Yaş itibariyle ilk oy verdiğim seçim Ekmeleddin'di. Ondan bile pişman olmadıysam diğerlerinden hiç olmam ki tüm seçimlerde oy kullandım. İnce'ye de Kılışdar'a da oy verdim, şu an ikisini de desteklemiyorum ama o tarihlerde doğru olan eylem onlara oy vermekti. Oy verebilecek durumda olup oy vermesem çok pişman olurdum ama. Oy vermeye gitmeyip, verenlere enayi diyecek biri olsam daha da üzülürdüm
0
nundu
(22.10.24)
Bence anlamadığınız husus şu, ülkede büyük ve köklü değişimler yaşanıyor. Uzun süredir yaşanıyor ve bu artık öyle bir noktaya ilerliyor ki ülkenin kültürel ekosistemi değişiyor. Haliyle çölde yaşıyorsanız orada ağaçlarda yayılan mantar hastalıklarına nasıl çare bulacağınızı konuşmazsınız. Yaşadığınız yer eskiden orman olup sonradan çölleştiyse bile bunu konuşmazsınız çünkü ortada ağaç falan kalmamıştır, sizin derdiniz alakasızlaşmıştır. Orada artık çöl fırtınalarına nasıl önlem alacağınızı falan konuşursunuz.

Oy vermemeye devam ettikçe bundan daha çok şaşıracağınız şeyler duymaya da devam edeceksiniz. Oy verenlerin taleplerine göre şekilleniyor bu politikalar, oy getirdiği için partiler bunlara yöneliyor. Ama bu durumda omurgasız oluyorlar, ama şöyle oluyorlar ama böyle oluyorlar. Neticede bir şey oluyorlar, önemli değil. Umursayan yok. Ama sonuçta değişen sizin hayatınız oluyor.
0
akhenaten
(22.10.24)
Oy kullandığım için değil de maalesef chp’ye verdiğim için çok üzgünüm. Tam bir hayal kırıklığı oldu benim için.
0
megalomaniac
(22.10.24)
@Bir ben var benden şurada +6728062

RTE: 26.086.102 oy
KK: 23.873.749 oy
Fark: 2.212.353 oy

Sandığa gitmeyen seçmen: 6.728.062 kişi
Gerçersiz oy (protesto da içerir): 1.020.749 oy

S.Oğan: 2.796.613 oy
M.İnce: 216.470 oy

İnsanlar değişim isteseydi sandıktan değişim çıkardı. 36.847.996 kişi KK'nın cumhurbaşkanı olmasını istemedi. Mevcut durumdan daha kötü olacağını düşünerek oy verdi ya da sandığa gitmedi. Ben sistemden rahatsız olduğumu belirtir şekilde sandığa gidip oyumu verdim. Enayi gibi hissetmiyorum.
0
nawar
(22.10.24)
Kendini gerçekleştiren kehanet: www.psikoterapi.pro:~:text=Kendini%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftiren%20kehanet%20kavram%C4%B1%20g%C3%BCnl%C3%BCk,davran%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirme%20g%C3%BCc%C3%BC%20olarak%20tan%C4%B1mlan%C4%B1r.
0
bu ne bilimsizlik
(22.10.24)
kazananlar enayi hissetmeli, teröristler ülkeyi ele geçirmesin diye ve anca akp ülkeyi kurtarır diye düşünerek onlara oy verdiler. Tam tersi olduğunu gördüler(?). İkinci olarak da Sinan Oğan'a verenler enayi gibi hissedebilir.

Muhalefete verenler ülkenin kötüye gittiğini/gideceğini biliyordu ve farklı bi durum yok. Ha muhalefet partileri de hükümetle anlaşmış gibi duruyor pek bir karşıtlıkları yok o açıdan enayi gibi hissediyorum ben.

Ek olarak, bence oy vermeyenlere yüklenmenin anlamı yok. %87 katılım olan bir seçim zaten aşırı katılınmış bir seçimdir. Öyle herkesin gittiği seçim çok zor, gerçekçi değil.
0
nhk ni youkosu
(22.10.24)
şu hayatta yönetimle ilgili söz sahibi olmak için tek hakkımız var, o da oy vermek. elimizden gelen başka hiçbir şey yok. bu sebeple, oy verdiğim için kendimi hiçbir zaman enayi gibi hissetmedim. bilakis, elimden geleni yaptım diye hissettim.
0
inawen
(23.10.24)
hayır. en azından hesap soruyor, halkı örgütlemeye çalıştı. sesi çıkan tek adam. öte yandan gitmeyene de bir söz söyleyemem kendi adıma. ana muhalefet cexap'ın da ne olduğu ortada. ülkedeki en büyük skandala ses çıkaran yok, yasa tasarısı da reddedilmiş. zahmet olmuş yalandan vermişler.

tavşan dağa sürtmüs, dağı şey yaptım demiş +1. ülke(lerdeki) paranın çok zengin bir avuç insanların elinde toplandığı çağda böcekten farkımız ve yetkimiz yok. alınan kararlara karşı olacak, halkı savunacak bir muhalefet de yok. o yüzden bak keyfine evinde.
0
sarahkerrigan
(23.10.24)
Sonuçlar belli olur olmaz atom fiziğine de profesörlüğe de lanet ettim. Karşı cephenin 'koyun sürüsü' olarak gördüğüm fertlerinden farkım yokmuş. Eklemettin mi nedir, o adama bile oy verdim. Bir daha tövbe. Dayatılan adaya oy moy vermem.
0
auroraaurora
(23.10.24)
siyasetten hala medet umanlar bana enayi gibi geliyorlar evet.
0
abelardo
(23.10.24)
Yalnızca oy vermek çözüm için yeterli olmayabilir, bunu kabul ederim, ama "oy vermedin de ne yaptın onun yerine?" diye sorarlar.

Ben, oy vermemiş olsam, keşke verseydim derdim.
0
burfak
(23.10.24)
iyi ki gitmemişim +1
bu ülkede muhalefet yok, iktidarı başta tutmak için muhalif taklidi yapanlar var
bıktım hepsinden
0
titanyum22
(23.10.24)
(6)

Borsa uçacak kaçacak diyen ekonomistler şimdi almayın diyorlar?

Cesario
Kaynakları ne? Kaba et falan mı? Bir de grafikle falan açıklıyorlar.Bu kadar düşmüşken ve zarardayken alttan toplanmaz mı?
Kaynakları ne? Kaba et falan mı? Bir de grafikle falan açıklıyorlar.

Bu kadar düşmüşken ve zarardayken alttan toplanmaz mı?
0
Cesario
(20.10.24)
'Bu kadar düşmüşken' derken, haddinden fazla düşmüş olduğuna seni ikna eden ne? Seni burada durduran, daha da düşmeyeceğini düşündüren motivasyon ne? Neden buradan yükselişe geçeceği fikrine kapıldın?

Paranı bankaya faize yatırırsan 1 (Bir) ay içersinde sıfır riskle %4 faiz alıyorsun. Borsanın bir ayda %4 yükselmesi durumunda başabaş olur. %4 den de fazla yükselmesi için ekonomimizde bir ay içinde gerçekleşebilecek bir tanecik bir ihtimal söyleyebilir misin?
0
Mirket
(20.10.24)
Bro 7500 puana kadar düşmesini engelleyecek hiçbir şey yok, orada da çok eski destek noktaları var dönerse o nedenle döner, yani hala "bu kadar düşmüşken" diyebileceğimiz bir durum yok. Oradan da, muhtemelen yeni yılda, bu yılbaşında olduğu gibi yeni bir ralli başlayıp bu düşüşten önceki seviyelerine gelir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
ekonomistler almayın demeye başladıysa ben alırım arkadaş. hisselerde dip oluşumu başlamış gibi görünüyor. tek engel yüksek faiz, dün zaten ne zaman düşer diye sormuştum burada, faiz indirimleri belli olunca hisseler kapış kapış gider.
0
abelardo
(20.10.24)
çünkü ekonomistler o zamanlarda cumhurbaşkanının "israil bize saldıracak" demesini beklemiyordu. bu sözlerden dolayı yabancı yatırımcı ürktü ve kaçtı. onlar kaçınca içerdeki yatırımcılar da satmaya başladı. balinayı korkutursan arkasından küçük balıklar da kaçar.
0
false pretension
(20.10.24)
Gerek PMI verilerinin bu kadar kötü gerekte enflasyonun bu kadar yüksek kalmasını kimse beklemiyordu. Kimse de demeyeyim bekleyenler vardı da çoğunluk diyelim. Ekonomistler, borsayla ilgilenen kişiler, borsa uzmanları vs. adına ne derseniz diyin zaten olumluyu görmeye heveslidir, çekiç olan çivi görmek ister. Şu an ciddi bir durgunluk dönemine giriyoruz.

Özetle eğer bilançolar biraz daha düzgün gelseydi ve enflasyonda biraz daha düzeltme görmüş olsaydık bugün 1XXXX leri konuşuyorduk. Ancak böyle olmadı. Bir enflasyonda henüz anlamlı bir düzelme görmedik, iki şirketlerin gelen verileri, kötü. Para pahalı.

Şimdi gelen bilanço verileri ve PMI verilerine göre üretim yok , daralma var.
Bu ne demek satışı daha düşük, borçlanma maliyeti daha yüksek, üretim maliyeti daha yüksek, karı daha düşük şirket demek. Yani şirketlerin hisse başına kar oranları düşecek demek. Fiyatlar aynı kalsa bu F/K ları artacak demek yani.
Unutmayın şimdiyi değil geleceği fiyatlıyoruz. Şu an dan bakınca gelecek açısından pahalı hale geliyorlar yani. Sizin düştü dediğiniz gelecek için fiyatına geliyor anlamına gelebilir.

Elbetteki yatırım tavsiyesi değil, ve elbette bu söylediğim bütün şirketler/hisseler için geçerli değil. Elbette şu anki düzenin tersine, satışlarını arttıran, maliyet kontrolünü başarıp, karını arttıran şirketler de var ve olacaktır. Bunları ayıklayıp fiyatlarının pahalı olup olmadığına karar vermek bir iş.
Ancak çok değiller.

Bir de ufak bir not hep benzer şeyler, ihtiyacınız olan "yabancı" not arttırımı yatırım yapılabilir seviyede olmadan gelmez, gelemez. Gerisi trend getirmeye gelir, oda vurur kaçar onu denk getirmek şanstır.
0
wallcan
(20.10.24)
3,5 yıllık trader olarak şunu diyeyim sadece.
o kadar bilselerdi borsadan parayı kırarlardı ve sana bana maval okumazlardı.
o kadar bilen azınlık bir grup var ve zaten paranın keyfini çıkarıyorlar. yakın çevresi hariç de kimseyle uğraşmak isteyeceklerini sanmıyorum.
0
lazpalle
(21.10.24)
(9)

Eski cehennem tribünler

prole
Eskiden avrupa maçlarında ya da derbilerde meşaleler, tezahüratlar falan öyle bir olurdu ki rakipler için stadyumlar cehenneme dönerdi. Şimdi bakıyorum, okuma bayramı gibi koreografi diye kukla dikiyorlar tribüne o kadar. Meşale, davul falan yasaklandı mı, ne oldu?
Eskiden avrupa maçlarında ya da derbilerde meşaleler, tezahüratlar falan öyle bir olurdu ki rakipler için stadyumlar cehenneme dönerdi. Şimdi bakıyorum, okuma bayramı gibi koreografi diye kukla dikiyorlar tribüne o kadar. Meşale, davul falan yasaklandı mı, ne oldu?
0
prole
(19.10.24)
yasak olan şeyler var. ama dışında aynı. bizim tribünler çok iyi.

istanbulda iseniz tottenham ve beşiktaş maçına bir gidin.
0
baldan kaymak
(19.10.24)
yasak. bi de 6222 var o da cok engel taskinliga. en ufak bisey atsan sahaya 1 yil boyunca mac saatinde en yakin karakola gidip imza vermek zorunda kaliyosun
0
buenosdias
(19.10.24)
Valla geçen gün şu takımın tribününü izlerken tam da aynı şeyi düşündüm:
youtu.be

Güvenlik gerekçesiyle pek çoğu yasaklandı bence.
0
Amaranta ursula
(19.10.24)
kadınların futbola ilgisi arttıkça.stadyuma gelip bir de selfie saplantısına düşünce haliyle deli taraftarlar stadyumdan çekil di.bundan şu an en çok etkilenen de her ne kadar sevmesem de fenerbahçe tribünleridir. eski hallerinden eser yok .
gs onlar başarılı oldukça tribünlerinde bir standart var.
bjk zik zaklı
ts motivasyonları düşük tbünler de tırt .
0
jamswety
(19.10.24)
futbol zengin işi oldu.
0
nuisance2
(19.10.24)
Futbol zengin işi+1
bana göre en en kritik etken bu oldu.
0
logisticsmanager
(19.10.24)
futbol zengin işi oldu +1
eskiden maçlara gitmek büyük meseleydi, kolpaçino gibi ortam vardı. şimdi tiyatro ortamı gibi. kitle değişince eski cehennem özelliği kalmadı.
0
abelardo
(19.10.24)
Yeni Stadyumlarla birlikte üstteki yazılanlarla anlatılan bir ortam oluştu.

Yalniz bazı özel maçlarda bu yeni stadlarda da eskisi gibi ortamlar oluşuyor.

Beşiktaş'ın bir sampiyonlar ligi maçında rakibin yıldız oyuncusu gürültüye tahammül edemeyip oyundan çıkmıştı o zaman baya olay olmuştu dünyada :)
0
makbur
(20.10.24)
eskiden sahaya konfeti atilirdi paso, mac sogutulurdu. msela 2006 yilinda fenerbahce'nin sampiyonlugu kaybetmesi bu nedenle oldu. mac surekli sogutuldu. iptal edilmesi gerekirken devam ettirildi falan filan.

rezalet. boyle daha iyi. futbolu futbolluktan cikaran bunlarin olmamasi degil, sistemli oynamanin abartilmasi sonucu artik futbolun estetiginin kalmamasi bence.
0
bohr atom modeli
(20.10.24)
(11)

SUV kullananlar - neden?

antikadimag
arabalari ve araba surmeyi seven birisi olarak SUV konseptini hic anlamadim. sedanlarin surus dinamigi net sekilde cok daha ustun. mal tasimayan insan neden utility vehicle alir anlamiyorum.
arabalari ve araba surmeyi seven birisi olarak SUV konseptini hic anlamadim. sedanlarin surus dinamigi net sekilde cok daha ustun. mal tasimayan insan neden utility vehicle alir anlamiyorum.
0
antikadimag
(19.10.24)
Bence tek açıklaması trafikteki yükseklik ve görüş hissi

Daha geniş diyenler de olabilir fakat arabanın hacmi şehir içi trafiğinde avantaj değil dezavantaj bence
0
grimavi
(19.10.24)
bende istiyorum. suv yüksek olsun diye. bence başında olması gerekendi. yakıt tüketimi ve serilik de fark etmiyor.
0
baldan kaymak
(19.10.24)
Park yeri bulma konusunda zarara sokacak bir araç. Sadece görüş rahatlığı ise bu sebep biraz kendini kandırma gibi görünüyor bana. Büyük araç sahibi olmayıkla daha güvende hissettiklerini düşünüyorum. Gerek psikolojik olarak gerekse ego anlamında.
0
muhayyer divan
(19.10.24)
- yaşlı olan ya da mobility sorunu olanlar için çok iyi.

- Türkiye gibi kötü yollu ve saçma sapan tumsekli ülkelerde ideal

- tahminen kazada belki daha iyi. Ama manevra konusunda her zaman daha kötü yani.

Ha buna ek olarak bütün araba firmalari suv yapiyor. Suv almak istemeyen de ikinci el almayacaksa oldukça zorlaniyor başka araba bulmakta.
0
logisticsmanager
(19.10.24)
SUV araca binmesi ve inmesi rahat.
Kasislerde altını vurmuyorsun.
Kazalarda (çarpışmalarda) ağır araçtaki insanların yaşama ihtimali daha yüksek, bununla ilgili veriler, araştırmalar var.
0
gabe h coud
(19.10.24)
b-suv kullanıcısıyım.
önceki aracım sedan ve çok alçaktı, buna binerken kafamı çok eğmek zorunda kalmıyorum. sırf bu sebepten değiştermedim ama alçak araçta virajlar korkutmazken bunda dikkatli olmak gerekiyor.
0
9kuyruklukedi
(19.10.24)
Bence tek açıklaması kasisler, cukurlar
0
abuzer
(19.10.24)
1- sedan arabaya sıgmıyorum.
2- uzun süreli sehirlararasi yolculuk, kamp, seyahat yapiyorum. ici genis arac lazim.
3. daga bayira tirmaniyorum. sehir icinde de cukurlara girip cikiyorum. alti yüksek araba lazim.
0
deckard
(19.10.24)
b-suv neyse de, istanbulda küçük mahallelerde yaşayan insanlar bile tiggo 8, 3008, x3, tucson falan kullanıyor bana bu saçma geliyor.
bence bunun en önemli sebebi arabanın ülkemizde kullanım amacının çok başka olması. insanlar kullanmak için değil hava atmak ve statü sahibi olmak için araba satın alıyorlar. ne kadar büyükse o kadar saygı görüyorsun.
0
abelardo
(19.10.24)
1 hafta orta üst segment bir suv kullan anlarsın neden tercih edildiğini.
başta görüş açısı ve yola hakimiyet.çocuklu aile için gayet güvenli.bagaj hacmi.
öyle yanlıyım gazlıyım derdi yoksa suv iyidir.
0
jamswety
(19.10.24)
Bende alana kadar ne gerek var diyordum, simdi cok seviyorum. Bahsettiğim suv gercek suv ama yuksek hatchback değil. Wj kasa grandcherokee var bende.

Sebepleri;
Cocuk ve köpekten dolayı bagaja ihtiyacım var.

Yüksek, çevre görüşü iyi

Gerçek 4 çeker, araziye girmek hoşuma gidiyor.

Çoğunlukla hanım kullanıyor, sıkıştıramiyorlar.

Dizel, arac 2.5 ton ama yakıtı çoğu düz benzinliden az.

Altını vurma derdi yok.
0
mirty
(20.10.24)
(7)

Şu kamili bor aydinlati verin Studyo daire ve 1+0 daire farki nedir?

Zetnikov
Net ve basit anlatir misinizKimisi ayni diyor kimisi farkli diyor kimisi 1+0 yasak yada uydurma olur mu diyorNe olursa olsun siz tanimini yaoin farki merak ediyorum
Net ve basit anlatir misiniz

Kimisi ayni diyor kimisi farkli diyor kimisi 1+0 yasak yada uydurma olur mu diyor

Ne olursa olsun siz tanimini yaoin farki merak ediyorum
0
Zetnikov
(18.10.24)
*mobilde duzeltme yapamiyorum
0
🌸Zetnikov
(18.10.24)
ben de ayni diye biliyorum.
0
baldur2
(18.10.24)
kiralık bir balkon ilanı vardı, o 1+0 mesela :) mutfak, yatak odası, oturma odası falan hepsi bir, bir tek banyo/tuvalet var :)
0
selam
(18.10.24)
stüdyo daire ve 1+0 aynı şey
0
abelardo
(18.10.24)
Arkadaslar ayni ise bu sahibinden tarzi sitede neden studyo ve 1+0 secenegini ayri ayri koymuslar.

Acaba icerik ayni boyutumu farkli
0
🌸Zetnikov
(18.10.24)
Ayı şey olduğunu bilmeyenler hangi adını biliyorsa onunla aratsın ki aradığını bulabilsin diye.

Cahile hizmette sınır tanımamışlar.
0
Mirket
(18.10.24)
@Mirket

aynen :D
0
🌸Zetnikov
(18.10.24)
(11)

Çocukken transa geçmek ve aura görebilmek mümkün mü? Başınıza geldi mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Çocukken bazen okula giderken ya da okuldan dönerken yolda yürürken bazı insanların etrafında beyaz ve mor tonlarında (daha çok beyaz) bir ışık haresi görürdüm. (Bu durum hep olmazdı, yani hep görmezdim. Arada sırada sadece) İnsanların vücut hatlarını kapsayan, onların kontürünü çizer gibi
Merhaba,

Çocukken bazen okula giderken ya da okuldan dönerken yolda yürürken bazı insanların etrafında beyaz ve mor tonlarında (daha çok beyaz) bir ışık haresi görürdüm. (Bu durum hep olmazdı, yani hep görmezdim. Arada sırada sadece)

İnsanların vücut hatlarını kapsayan, onların kontürünü çizer gibi vücutları etrafında çizilmiş gibi duran, hafifçe ışıldayan bir hare.

Ve işin ilginç yanı bazen bu hareyi eşyaların etrafında da görürdüm. Yani evdeki sehpanın ya da sokaktaki bir tezgahın etrafında vs.

Bu durum genellikle istemsizce, kendiliğinden gerçekleşirdi ama bazen bu hareyi görebilmek için özellikle odaklanmaya, konsantre olmaya çalıştığımı da hatırlıyorum. Nadiren de olsa bu konsantrasyon hali de işe yarardı.

Bu durumun herhangi bir göz yanılsaması olmadığına eminim. Çok net hatırlıyorum. O zaman da bu durumun normal olmadığının farkındaydım.

Neyse bu durum ilkokul sonlarına kadar devam etti. Ve sonra yavaş yavaş tamamen geçti.

Çocukluğunuzda ya da hayatınızın herhangi bir döneminde böyle bir olay yaşadınız mı?

Bu durumun açıklaması bir çeşit trans haline geçmek olabilir mi?

İnternette biraz araştırdım, bu durumun beynin theta frekansına geçmesiyle alakalı olabileceği ve çocukken yaşanabileceği yazıyor.

Sizin bu konudaki fikirleriniz neler?

Daha önce böyle bir şey yaşadınız mı ya da duydunuz mu?
0
anaphylacticshock
(17.10.24)
Duymadım ama şimdi bakınca şunu buldum:

www.reddit.com
0
playing star again
(17.10.24)
ben bazen etrafımdaki hadiselerin çok yavaş yaşandığına dair bir şeyler hatırlıyorum. sanki ben quiksilver gibiyim de etrafımdaki olaylar çok yavaş yaşanıyor.
bence bunlar çocukluk sanrıları. hayal gücünü yüksek olması ile alakalı.
o da bir şey mi, hayali arkadaşı olanlar falan var.
seninkisi de böyle psikolojik bir şey olsa gerek
0
abelardo
(17.10.24)
Ben birkaç kez yaşadım. Görsel olarak, lars von trier'in nymphomaniac filminde kızın küçükken çayırda yaşadığı deneyim gibi bir şeydi. Annem elimden tutarken bir yere gidiyorduk ve anlattığı şeyden ne etki aldım bilmiyorum ama ucuyormusum göğe yukseliyormusum gibi hissetmiştim.
0
encokbenisevinnolur
(17.10.24)
Bir an benim hanım eksiduyuruya girdi sandım soruyu görünce,hemen öbür duyurularına baktım.sonra da duyurunu ona gosterdim güldü.hafifmiş onun ki dedi.

Ne olduğuna dair bir fikri yok ama çocukluğunda çokça yaşadığı bir durummuş bu.şimdi de fantastik rüyalar görmekle meşgul
0
duptıs
(17.10.24)
Sinestezi, astigmat, tümör ya da hayal gücü.

Benim oyum hayal gücünden yana. Beynin işlevi ve özellikle görme olayı bizim bir şeyi kamera ile kaydedip başka zaman izlememiz gibi değil. Görme işinde çok fazla tahmin ve "tamamlama" var. O yüzden anlık birine benzetme, okuma hataları, bulutları bir şeylere benzetme vs. gibi şeyler yapıyoruz.
0
nawar
(17.10.24)
mümkün.
belirli bir yaştan sonra bu yetenek köreliyor.

burada yazılanlarla dalga geçen bir tayfa olduğu için detay vermiyorum. her bilgi herkese verilmez.
0
janderzel zartanyan
(17.10.24)
Bu değil de sizin durumdan daha farklı olarak bazı insanlara baktığında onların başının çeşitli hayvanların başı olarak gören kimseler olabiliyor.
Dine yakın, manevi olarak kalbi daha saf olan kimselerde ortaya çıkıyor bu durum.

Tabi burada belitmek gerekir ki insana bakarken onda bir hayvan başını görmekten kasıt, insanın hangi huyunun daha ağır bastığı ile ilgilidir.

Mesela (gerçek mana olarak karşılıklarını bilmiyorum)
at için aceleci, sığır için tembel, aslan için cesaret gibi.
0
diyecevaplandı
(18.10.24)
Sinestezi olabilir. Çocukken nöronlar arası bağlantılar yeni kurulduğu için saçma durumlar yaşanabiliyor. Mistik, uhrevi ya da psişik bir durum yok.

Ben de küçükken her gece uyumadan önce odanın içinde peri tozu gibi şeylerin uçuştuğunu görürdüm. Her gece de farklı bir şekilde olurdu bunlar. Büyüdükçe geçti.
0
nundu
(18.10.24)
astigmat olduğumu öğrendikten sonra gözlükle geçti.
0
Hallegadola
(18.10.24)
yoğun yoga meditasyon yapan insanlarda da renkli çakraları gördüğünü iddia edenler var ama bu gerçek olabilir mi emin değilim çünkü beyin bazen çok yoğunlaşıldığında kişiye bir şeylerin olduğuna inandırabiliyor o şey olmadığı halde, bazen küçükken rüyanızda gördüğünüz bir şeyi büyüdüğünüzde yaşamışsınız hissi gibi durumlar da olabiliyor aynı şekilde tamamı ile gerçek bir şekilde beynin
termal göz gibi kızılötesi renkleri de görmüş olabilir. Burada bence bu konuda bilimsel çalışmalar var mı kontrol edin varsa sizinki de öyle olabilir
0
gezegen olan pluton
(18.10.24)
zorlarsan her şeyi görebilirsin. beynin kendini her şeye adapte edebilir, görebilir, yanlış anı oluşturabilir vs.
0
deartheodosia
(18.10.24)
(13)

Bana bildiğiniz güzel soygun filmleri önersenize.

adriana lima poposu yaglayicisi
Dizi değil film. Eski olur yeni olur, banka soymalı, zengin birilerini soymalı, altın çalmalı her türlü olur. Teşekkürler.
Dizi değil film. Eski olur yeni olur, banka soymalı, zengin birilerini soymalı, altın çalmalı her türlü olur. Teşekkürler.
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(17.10.24)
The Town
0
Shepard
(17.10.24)
Basima birsey gelmeyecekse Ocean serisi diyecegim.
0
mbond
(17.10.24)
The matchstick men

Edit: isimleri karıştırmışım, ladykillers olucak, tom hanks in oynadığı
0
grimavi
(17.10.24)
en bilindikler now you see me, catch me if you can, italian job, ocean s eleven
benim diğer sevdiklerim; triple frontier, baby driver
0
chanandler bong
(17.10.24)
Heat.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.10.24)
inside man
panic room
nueve reinas
dog day afternoon
0
nothing in my way
(17.10.24)
hırsızlar şehri
0
respect
(17.10.24)
"Soygun" demeyelim de "vurgun ve kazık yeme" diyelim:

(bkz: Payback)

www.imdb.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(17.10.24)
abi aslında böyle istenen şeyi sunmayan cevapları hiç sevmem ama klip önereceğim müsaadenle, DI VİKIND'ın false alarm'ı.

www.youtube.com

bence altı dakikadan kısa sürede üstelik müzikli, çoğu filmden güzel klip çekmiş adamlar. her izlediğimde banka soyasım gelir.
0
mark greg sputnik
(17.10.24)
the italian job keyifle izlemiştim zamanında
www.imdb.com
0
exlibris
(17.10.24)
jackie brown
0
abelardo
(17.10.24)
Heat' en iyisidir.
0
deer hunter
(17.10.24)
Heat +1
0
merhum
(18.10.24)
(6)

Bu İlişkiyi bitirmenin tam zamanı mi ?

sifreyi tekrar etmeniz lazim
Merhaba 7 aydır biriyle görüşüyorum hep aklimda soylemesem de seviyordum da ama son zamanlarda başkasıyla sevistigine dair kuvvetli şüphelerim var. Hayatimdaki yeri cidden farkliydi ve sonuna kadar inkar ediyor. Unutmak cok zaman alcak. Bize mi soruyosun bunu dersiniz belki ama cok aradayim.
Merhaba 7 aydır biriyle görüşüyorum hep aklimda soylemesem de seviyordum da ama son zamanlarda başkasıyla sevistigine dair kuvvetli şüphelerim var. Hayatimdaki yeri cidden farkliydi ve sonuna kadar inkar ediyor. Unutmak cok zaman alcak. Bize mi soruyosun bunu dersiniz belki ama cok aradayim.
0
sifreyi tekrar etmeniz lazim
(16.10.24)
Ayrıl.
0
prole
(16.10.24)
Bir önceki duyuruya baktim;
youtu.be

Yani aşırı geniş bir insan değilsen ne bileyim böyle cuckold fantezin falan yoksa, open relationship takilmayacaksan ayrıl tabi.
0
logisticsmanager
(16.10.24)
Niye söylemedin ki sevdiğini. Kız senin onunla gönül eğlendirdiğini sanıp başkasına yönelmiş demek ki. Söylesen ya sevdiğini niye söylemiyon.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
anlamadıgım bir şey var. önceki duyuruda başkalarını yataga attıgını kendi söyledi yazmışsın. bu duyuruda ise başkalarıyla seviştiğine dair kuvvetli şüphelerim var ama sonuna kadar inkar ediyor yazmışsın.

sevişmiş mi sevişmemiş mi?
0
abelardo
(16.10.24)
Şüphe varsa şüphe yoktur, emin olduğuna dair ciddi emareler var sen bizden onay bekliyorsun. Çok üzülürsün sen.
0
olaylar olaylar
(17.10.24)
Kuvvetli şüphe? Ayrılın. ihanet tölare edilebilecek bir şey degil
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(14)

seviyorum ama asik degilim

robert bosch
sevgiliniz size sana asik degilim ama seni seviyorum dese naparsiniz?ya da seni seviyorum ama asik degilim de olur
sevgiliniz size sana asik degilim ama seni seviyorum dese naparsiniz?

ya da seni seviyorum ama asik degilim de olur
0
robert bosch
(14.10.24)
Aşka mefhumuna inanmayan biri olarak, benimle aynı noktadan bakarak söylüyorsa ben de seni seviyorum bebeyim der öper geçerim.

Sana olan duygularım yoğun değil, aramızdaki şey gönül ilişkisi içindeki sevgi spektrumunda uçlarda değil demek istiyorsa ok kib bye diyip yoluma bakarım.
0
Bruce
(14.10.24)
Ok bye...
0
abuzer
(14.10.24)
Terk ederdim.

Sıradan bir arkadaşından ne farkım var ki o zaman?
0
rock n roll
(14.10.24)
ne demek istediği bu kişinin karakterine göre bence değişir.

ayrılmaya yol yapıyor da olabilir, bak ben böyle düz mantık insanıyım. seninle mutluyum ama aşırı romantik şeyler bekleme demek istiyor da olabilir.
0
orpheus
(14.10.24)
Aşk zaten gelip geçici kafanın vücudunun high olma durumu

Dürüstlüğü için sevinirim, benim için sevgi, tutarlılık ve sorumluluk daha önemli, çekip öperim +1
0
grimavi
(14.10.24)
Orpheus +1
Ne demek istediğini bilmek lazım.
Bana zamanında bir kız arkadaşım böyle demişti. En son olarak da olay ben aslında seni sevmiyoruma geldiydi. 8 aylık ilişkide buraya varmak da garip gelmişti tabi.

O yüzden ben bir tık negatif yaklaşacağım.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
Aranizdaki iliskiye ve iletisim biciminize bagli olarak anlami degisir. Hicbir kiz arkadasima asik degildim (ask nedir?) ama sevip deger verdim hepsine. Bana asik misin diye sorsalardi ben de hayir derdim. saygi, sevgi, stabilite, tutarlilik benim icin daha onemli. grimavi+1 diyorum.
0
synesthesia
(14.10.24)
gönlümü çelen olursa seni koyar giderim diye anlıyorum ben. ki olur da yani insanız
0
titanyum22
(14.10.24)
Geçen biri "Aşık değilim ama birlikteyiz işte. Aç mı kalalım?" gibi atarlı giderli ilişki hakkında bir şeyler yazmıştı. Sen miydin o da? Üşenmez de bakıp bulursam oraya yazdığımı buraya yapıştırırım.
0
nawar
(14.10.24)
Ne gerek varmış ki böyle bir şey söylemiş.
0
gabe h coud
(14.10.24)
gabe+1 bence iliskide gercek olmayacak kadar iyi iltifat gerekir. biz yalandan neler yapiyoruz o da asigim desin gecsin ne felsefe kasiyor. gayet kirici
0
ala09
(14.10.24)
bunu böyle cart diye söyleme rahatlığına sahipse, kaybetme korkusu çekecek kadar da sevmiyordur. ben ayrılırdım.
0
visnebahcesi
(14.10.24)
fazla dürüst ve açık olmak iyi bir şey değil.
söylediği şey çok mantıklı ve çoğu insanın düşüncesi budur.
ama bunu bu şekilde söylemek karşı tarafa pek önem vermediğini gösterir.
0
abelardo
(14.10.24)
Hayatınız boyunca bir sürü insanı gerçekten sevebilirsiniz ama muhtemelen sadece bir, şanslıysanız iki kişiye aşık olursunuz. Çok farklı bir seviyedir. Sevilmek güzel ama o kadar özel oluşmadığını bilmek tatsız. Burada önemli olan onun ne hissettiği değil sizin ne hissettiğiniz. Onu çok seviyorsanız bu münasebetsiz açık sözlüğünü hazmedin ama bir süre sonra sizin de aklınıza onun canını yakacak bir şey gelecektir çünkü bu tür hayal kırıklıkları bir sure sonra kendini farkli sekillerde su yüzüne çıkaracaktır. Şimdilik bilinçaltına güvenin size en uyan çözümü hiç dusunmediginiz bir anda söyleyecektir
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(12)

BİST'e girelim mi? zamanı geliyor mu?

avatar is back
çok güzel temiz şirketler baya düşmüş. avantajlar:- dolar bazlı eski ath'larına %30-40 çıkabilecek çok şirket var- tr'ye gelen yabancı yatırımcı miktarının artması- abd'de faizlerin düşmesi, risk iştahının artmasıdezavantajlar:- tr'de düşmek bilmeyen enflasyon- sanayi üretimi ve harcamaların düşmesi
çok güzel temiz şirketler baya düşmüş.

avantajlar:

- dolar bazlı eski ath'larına %30-40 çıkabilecek çok şirket var
- tr'ye gelen yabancı yatırımcı miktarının artması
- abd'de faizlerin düşmesi, risk iştahının artması

dezavantajlar:

- tr'de düşmek bilmeyen enflasyon
- sanayi üretimi ve harcamaların düşmesi
- faizlerin yüksek olması ve 2026'ya kadar da böyle devam edecek olması

ne diyorsunuz?
0
avatar is back
(14.10.24)
ben zamanı gelmedi diyorum, 2025 sonu iyi bir zaman olabilr
0
abelardo
(14.10.24)
İsrail'in saldırmak için sırada tuttuğu ülkenin borsasına girmem ben.
0
Mirket
(14.10.24)
bence hayir, ulke ekonomisi buna izin verir bir goruntude degil, yumusak inis degil bayagi sert iniyoruz. Basit olarak sirketler onumuzdeki donemde de kar edemeyecekler. Iflaslar, isten cikarmalar vs. hayli olasi.

Bildiginiz uzere bir seyin dusmesi yada ucuz olmasi artacagi anlamina gelmiyor. Bir de F/K vb. carpanlar suan dusuk gozukse de onceki ceyreklerden kaynakli, 2025 ilk ceyrekte daha da dusmus fiyatlara ragmen yuksek carpanlar gormek cok cok cok olasi cunku sirketlerin bilancolari da kotu yani hisse basina dusecek karlar da dusuk olacak. vs. Dolayisiyla borsa ucuz degil.

"Yabanci" ' yi da tanimlamak lazim. Yakin zamanda gelecek bir yabanci yok.

yatirim tavsiyesi degil tabii ki , aktif pozisyonlarim var, bunun zarada olani karda olani var. Tutmayi surdurecegim simdilik cunku ihtiyacim olmayan bir meblag. Pozisyon almayin demiyorum ama dustu diye artacak diye bir sey yok. Daha da dusugu olabilir.
0
wallcan
(14.10.24)
zamanı geldi. girilir.
0
gabe h coud
(14.10.24)
Siz de süper zeki türk halkı gibi yapın. Bedavayken değil yükselmeye başlayınca girin.
0
deer hunter
(14.10.24)
ben topluyorum.
0
awlmi
(14.10.24)
gireceksen şimdi girip bekleyeceksin. 1 senelik düşüşü 1 ayda geri alacak tüm kağıtlar ama o sırada malda kimse olmayacak herkese yükselişi seyredecek yani.

2 sene sonra şu anda gözün kapalı alacağın herhangi bir hisse dolar bazlı 4-5 katına gidecek. işte o zaman tarih bugünkü gözü karaları yazacak korkakları değil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.10.24)
Yani çok bilgim yok Türkiye piyasasından ama ailemin parasini;
Yüzde 30 altın (fiziki)
Yüzde 25 avrupa ve amerika borsası yatırım fonlari
Yüzde 25 kadar türk borsası yatırım fonlari
Geri kalan da faiz+para piyasası bağladım.
Bir de 1500€ var.
Paraya bakmayin dedim kalsın böyle birkaç sene. Ailemin parasi diye ben onlardan çok bakıyorum galiba ama bakarsan psikolojin bozulur türk borsasinda. O yüzden ben yatirdim unuttum gitti yaptim.

Neyse yani ben olsam yatirimin bir kısmı ile alırdım eğer amacım uzun dönem bakmaksa. Ama aylık para kazanayim gibi girecekseniz bence psikologa para gerekecek.

Çok da bilmiyorum tabi, ben düz msci world falan alan adamim.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
baron rothschild'a atfedilen bir söz vardı, "alma zamanı sokakta kan olduğu zamandır, kan seninki olsa bile" diye. bizimki gibi dandik ülkelerde işler iyice karışmadan alınan her hisse pahalı görülüyor malesef. belli ki bu zamana kadar gelmeyen yabancı buralar iyice yere serilmeden gelmeyecek. gelenler günlükçü, algolarla piyasayı sallayıp düşen parayı alıp gidiyor. bu yüzden daha aşağı gidecek yolumuz olduğunu düşünüyorum. hele ki 2025 ortalarında abd'de resesyon bekleyen ciddi bir kapital var, orası dağılacak ise burada malda olmayı hiç istemem.
0
engelbert humperdinck
(14.10.24)
Şu an dip olmadı benim takip ettiğim analistlere göre. O yüzden bence biraz daha beklenmeli.
0
turuncu tonlarda
(14.10.24)
Ben de girdim gecen haftalarda ki bu bir ilk oldu. Etf aldim ben.
Tek hisse senedi aldigim olmadi zaten yurt disindayim kullandigim platformda bistteki hisseler yok etf var.
0
robert bosch
(14.10.24)
bu hafta - yazar herhalde
yarın memur maaş günü taze giren parayı da gümleticekler
0
bir soru sorcam
(14.10.24)
(17)

Köfteci Yusuf olayı

makbur
Hanımlar beyler nedir bu olayın aslı astarı sizce?Önce domuz eti çıktı dendi, sonra 2021'de adamların mekanına çökmeye çalışılmış vs vs.Çok derinlemesine takip edemedim ve merak da ediyorum..Yani komplo teorisine olmaz diyemiyorsun ama diğer taraftan Türk insanının inanılmaz bir yüzsüzlüğü ve arsızl
Hanımlar beyler nedir bu olayın aslı astarı sizce?

Önce domuz eti çıktı dendi, sonra 2021'de adamların mekanına çökmeye çalışılmış vs vs.

Çok derinlemesine takip edemedim ve merak da ediyorum..

Yani komplo teorisine olmaz diyemiyorsun ama diğer taraftan Türk insanının inanılmaz bir yüzsüzlüğü ve arsızlığı da mevcut, hani yedikleri bütün pislikleri haltları "yeğenim bunlar komplo montaj" şeklinde geçiştirmeleri..
0
makbur
(12.10.24)
ağa ne çıkarsa çıksın umurumda değil. o an seçeneklerime bakarım, mantıklı olan köfte yusufsa yerim.
0
pavlis
(12.10.24)
Tum linçlere rağmen coca cola satmaya devam ettiği icin kalemi kırıldı.
0
duster
(12.10.24)
2021deki çökme olayları yeni değil, o yıllarda olmuştu. Çok haber olmadı galiba o günlerde o haberleri okuduğumu hatırlıyorum.

O sebeple domuz eti meselesini hiç inandırıcı bulmadım ben.

Yeğenim bunlar komplodan ziyade yönetimde koltuk sahibi olup da neler neler ne yalanlar söyledi kimileri. O gücü çökmeye çalıştığı firmanın bedelini düşürmek için de kullanabilirler pekala
0
biseysorcaktim
(12.10.24)
ilk fırsatta köfteci yusufa gidip antrikot yiyeceğim. fiyatı çok uygunmuş. ben de yeni inceledim. sadece köfte yemiştim önceden artık antrikot ve pirzola yiyeceğim
0
abelardo
(12.10.24)
Alıp oyalanmamız için her hafta önümüze bir konu konuyor.

Nu haftanın konusu bu idi.
0
Mirket
(12.10.24)
youtube videosunu izledim. adamin temiz oldugu 10 km oteden belli oluyor. turkiye mafya cumhuriyetinde adamin kurdugu deger yaratan isletmeye salca olmaya calismislar. milyonlar yeniyor boyle ve sadece haydutlukla krallar gibi yasayan haramzadeler var bu ulkede. hatta son 10 yildir sadece onlarin borusu otuyor.
0
antikadimag
(12.10.24)
Şu olay bile ülkenin ne hale geldiğini göstermek açısından ibretlik. Adalet söz konusu olduğu zaman her olay "Schrodinger'in Kedisi" durumuna geliyor; suçlu da olabilir ama haklı da olabilir bizzat şahit olmadığımız sürece bilemeyiz.
0
salihdt
(12.10.24)
domuz olmasa da başka bir hile hurda olduğu zaten belliydi...

adam sıfırdan gelerek burger king, mcdonalds gücüne erişti. bunu yapmak bir destek olmadan çok çok zor. çakmış domuzu olay bu. adam temiz falan değil
0
ferenc
(12.10.24)
koskoca köfteci zincirinin domuzdan elde edeceği kazanç ne olacak, ne kadar olacak ki böyle bir riske girsin? mahalle köftecisi yapar, 10.000 olan cirosunu 15.000 yapsa faydadır. katmayı bırak, köfteleri komple %100 domuz etinden yapsa kazancı ne kadar artacak, adamın buna ihtiyacı mı var?

var bir iş, bana da komplo gibi geliyor.
0
kibritsuyu
(12.10.24)
Valla benim bu tür işletmelere güvenim çok düşük o yüzden birisi bana baya büyük ölçekli bir firmanın domuz eti kullanarak nasıl kar ettiğini anlatırsa inanacak durumdayım :D

Küçük bir yer olsa anlarım işletme köydeki avcıdan bir domuz alsa belki bir iki günlük ucuz et demek bu. Ancak yusuf gibi büyük bir işletmede bundan kar etmek için cidden büyük miktarda domuz eklemek gerekir sanırım. Denetime yakalanıp ciddi iş döndüren işletmeyi batırma riskini almak da bu kar beklentisini daha da yükseltiyor olmalı. Bu kadar büyük ölçekli bir şeyi de saklayamazsınız, nasıl saklanabilir ki? Yani, işçilerin birçok fabrikada çıplak ayaklarıyla bir şeylerin üstüne basarken tiktoka videolar attıklarını falan gördük. İş devlet denetimine gelene kadar bir yerden patlardı bu olay.
0
akhenaten
(12.10.24)
Bu adamın tipi bakışları tişörtü tişörtünden çıkan meme uçları bana hiç domuz eti kullanacak bir insan izlenimi vermiyor: pbs.twimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
Çok net çökecekler
0
jackyr
(12.10.24)
Pişmiş ette çıkmış. Çiğ örnek almamışlar. Pişmiş ette benim bile DNA'm çıkabilir istersen. Çökme olayı konusu geçti. Siyasal islamcı kanadı yok kokakola, yok domuz, yok bilmemne diye laf ediyor. Köfteci Yusuf'un sonucunda ise vatan, millet, ezan, dış mihrak falan geçmiyor. Açıkçası ben ikna oldum.
0
nawar
(12.10.24)
Hic kofteci yusuftan alisveris yapmadim ama bilseydim domuz eti katmislar siparis verirdim. Cunku cok lezzetli oluyor.
0
Zetnikov
(12.10.24)
Neden at eşek daha ucuzken değil de domuz? Dini bütün arkadaşlara oynamak için yapılmış gibi geliyor bence de çökmek için.
0
mirty
(12.10.24)
fetöynen aynı. lahanayı yerken, olmadık yerlere çöküp her şehre en az bir şube açarken kıtır kıtır, bize attığın sakalı artır denince meeeğğ. tamamen çıkar çatışması. sömürgeci yusufun eline verilmesi.

akp Türkiye'sinde 1200 şube açmış adama temiz demezsin ya :)))))))

edit: ayrıca yeni öğrendiğim bir şey var. bu dayı meb ile anlaşma yapmış. meslek lisesinde yemek bölümlerinde okuyan öğrenciler yusufta saat doldurmadan mezun olamıyorlarmış. öğrenci başka yerde staj yapmak istese olmuyormuş. illa yusufta üç kuruşa, onun karar verdiği saatlerde çalışıyormuş küçücük çocuklar. asgari ücretin çok çok altına bir paraya. elemanları akp bağlantısı sayesinde beleşe getirmiş tosuncuk. sorarlarsa "garip kuşum" dersin.
0
titanyum22
(12.10.24)
belkide hiç işletme ve yöneticilik tecrübesi olmayan kişiler bile kalkıp yorum yapıyor, bir kere bu kadar şubenin operasyonlarını yönetmek kolay bir şey değil, kaldı ki bu gıda raporu siyası bağlantıları olan birilerinin yusuf a kumpas yapmadığını kim iddia edebilir. Biliyoruz ki başta tuik olmak üzere devlet kurumlarının şeffaflığı konusunda türlü şüpheler mevcut.

Diyelim ki adamlar içerisine domuz eti koyuyor, bu şekilde mi büyüttüler şubelerini, madem bu eti kullanıyorlardı şimdiye kadar neden bir rapor yayınlanmadı. ?

Diyeceğim o ki bu ülkede , her türlü olumlu ve olumsuz haberlerin peşin hüküm vermeden sorgulanması gerekir.

Şansen benim için değişen bir şey yok, gider köftemi de yer çayımıda içerim. Hatta ben gitmeden bile online sipariş verip, siparişin ihtiyaç sahibi birisine teslim edilmesi notunu yazdım.

Ha olurda içime kurt düşerse, küçük bir parça alıp gıda tarım müdürlüğüne bir numune göndermeye bakar.
0
Rao
(12.10.24)
(13)

Kahvaltıda tatlı olmayan bir şeyler

kizil sakalli sari
Merhaba,Kahvaltıda tatlıyı azaltmaya çalışıyorum da (bal, reçel, tahin-pekmez vs.) ama yine de ekmeğe sürecek bir şey arıyorum. Acukadan başka bir şey aklıma gelmedi, belki buradan fikir veren çıkar diye yazayım dedim.Sağ olun şimdiden.
Merhaba,

Kahvaltıda tatlıyı azaltmaya çalışıyorum da (bal, reçel, tahin-pekmez vs.) ama yine de ekmeğe sürecek bir şey arıyorum. Acukadan başka bir şey aklıma gelmedi, belki buradan fikir veren çıkar diye yazayım dedim.

Sağ olun şimdiden.
0
kizil sakalli sari
(11.10.24)
Labne, krem peynir, Hatay usulü tuzlu yoğurt üzerine çörek otu, zeytin ezmesi

Lütenitsa, ajvar türü soslar

Avokado ezmesi yap tulum peynirle falan onu sür
0
kullanicadi
(11.10.24)
Kaymak iyi gidiyor
0
tolgan
(11.10.24)
Şekersiz fıstık ezmesi, fındık ezmesi.
0
rock n roll
(11.10.24)
Hatta bak zaman sıkıntısı yoksa domatesi biberi incecik doğra, beyaz peyniri ufala, kaşar rendele, isteğe göre zeytin sucuk artık sana kalmış ne istersen ekle.

İçine bir de yumurta kır hepsini karıştır . O harcı ekmeklere sür ve fırınla.

Tüm kahvaltını ekmeğe sürüp yemiş olursun:)
0
kullanicadi
(11.10.24)
Patlıcan salatası
Zeytin ezmesi
0
grimavi
(11.10.24)
ekmeğe sürülmez ama bandırıp yemek için zahter. ekmegi zeytinyağına batırıp zahtere daldırın. çok pis yedirir yalnız.
0
orient blue
(11.10.24)
ekmeğe sürülmüyor ama ekmek yediriyor.

kuru domatesleri azcık sıcak suda ıslatıp, dilimleyip hafif yağda döndürdükten sonra üzerine yumurta kırarsan sucuklu yumurta gibi oluyor.

domatesleri sarımsaklı zeytinyağında kavanozlarsan da bu sahte sucuk daha lezzetli.

e tabi sonunda şu da var, kuru domatesleri uzun süre ıslatıp incecik kesip zeytinyağı ve/veya yoğurt ile ekmeğine sürebilirsin.
0
janderzel zartanyan
(11.10.24)
İçinde whey cinsinden protein de var. Mis: www.migros.com.tr
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
şekersiz fıstık ezmesi ama ekmek yerine yulaf unundan krep yaparsan hem besleyici hem de daha sağlıklı olur.
0
eugenol
(11.10.24)
Genel adını tam bilmiyorum ama ekmeğe sürmelik ürünler oluyor. Meze deniyor aslında bizde, tapas da deniyor sanki ama o belki genel olarak ekmeğiyle birlikte anılıyordur. Neyse meze alırdım ben olsam.

saatlifirin.com
0
mbond
(11.10.24)
Harras sürülebilir lor
Altınkılıç kaymaklı lor
0
inheritance
(11.10.24)
çemen.
0
owaki
(11.10.24)
kahvaltıda niçin tatlıyı azaltmaya çalısıyorsun bilmiyorum ama yukarıda verilen tavsiyelerin çoğu reçel tahin pekmezden daha zararlı bunu yazmak istedim
0
abelardo
(12.10.24)
(4)

Tv'de emekli maaşı dendiği zaman sağlıklı yada engelli bireyler ?

Zetnikov
arkadaşlar sunu merak edıyorum mesela dıyorlarya emeklı maası 12bin oldubunun anlamı sağlıklı bireylerin aldıgı maas mı sadece demekyoksa hem onların hemde engelli maasımı demekyanı engellı engelsiz herkesi mi kastediyorlar. hepsi aynı maası almıyor mu mantıken?ozet : tv de emeklı maası denılınce en
arkadaşlar sunu merak edıyorum mesela dıyorlarya emeklı maası 12bin oldu

bunun anlamı sağlıklı bireylerin aldıgı maas mı sadece demek

yoksa hem onların hemde engelli maasımı demek

yanı engellı engelsiz herkesi mi kastediyorlar. hepsi aynı maası almıyor mu mantıken?

ozet : tv de emeklı maası denılınce engellı engelsız aynı seyı mı kastedıyorlar

cunku google a engellı maas yazınca net bısı bulmak cok zor oluyor benım ıcın baya karmasık gelıyor
0
Zetnikov
(11.10.24)
emekliliğin farklı kademeleri var. her emekli aynı maaşı almıyor.

en düşük emekli maaşı 12,5 lira.
emekli maaşı = yaşlılık aylığı diye geçiyor

engellilerin aldığı maaş farklı muhtemelen farklı yüzdeleri oluyor.
dul yetrim aylığı farklı, engelli maaşı farklı, evde bakım parası vs hepsi farklı.

12,5 lira denince aklına her hangi anormal bir durumu olmayan, gazi vs olmayan, sağlıklı bir şekilde çalışıp kendi hakkıyla emekli olmuş en düşük maaş alan adam/kadın aklına gelsin. anasından babasından eşinden hakedişle maaş alanların da oranları farklı oluyor. yani aslında 10-20 tane farklı maaş skalası var belki daha da fazla...

30-40 bin lira alan emekliler de var.
0
exlibris
(11.10.24)
en düşük emekli maaşı 12,5bin lira
engelli maaşı bambaşka bir şey. emekli maaşı deyince niçin engelli maaşı anlıyorsun anlamadım
0
abelardo
(11.10.24)
@abelardo

hoca öyle sordum bana emeklinin engellisi engelsizi olmaz dediler

birde tv de zaten engelli emekli aylıgını duymadım ben dırek emeklı maası dıyorlar

o yuzden mantıklı geldi

bu arada dıger arkadasın dedıgı seyı bılıyorum herseye gore degısıyor ama ben sadece emeklı maası dendıgınde engelsız bıreylerden mı sadece bahsedıyorlar dıye soruyorum

google da bıle cok net cevaplar bulamadım engellı maası dıye acayıp seyler yazıyorlar

standart maasdan bahsedıyorum yada ortalama
0
🌸Zetnikov
(11.10.24)
emekli maaşı ile engelli aylığı farklı şeyler.

haberlerde bahsedilen emekli maaşı sgkya belli bir gün prim ödemiş belli bir yaşı doldurmuş kişilere bağlanan maaş.
yalnız kök maaş diye bir şey de var. bahsedilen 12bin lira erdoğanın tamamen keyfi olarak belirlediği bir ücret. asıl emekli maaşları kök maaş dedikleri ücret. emeklilerin çok büyük bir kısmının kök maaşları 7bin lira civarı.

engelli emeklilerde ise muhtemelen engel oranlarını göre değişiklik gösteriyor. malulen emeklilikte ödediğin gün sayısı da çok önemli.

engelli aylığı ise sgknın değil aile ve sosyal hizmetler bakanlığının belirlediği ve ödediği bir ücret. yaşlı ve engelli aylığı diye geçer.
0
my fault
(11.10.24)
(5)

ABD'nin mevcut seçim sistemi

Bir ben var benden şurada
Abd'nin bu mevcut seçim sistemi neyi engellemek adına bu şekilde yapılıyor? Misal bizde herkes oyunu kullanıyor kim yüksek oy alırsa o seçiliyor ama ABD'de halk oy kullanarak 500 küsur üyeli Seçiciler Kurulu denilen bir topluluğu seçiyor, bu topluluk da kendi aralarında Başkan'ı seçiyor, bunun neden
Abd'nin bu mevcut seçim sistemi neyi engellemek adına bu şekilde yapılıyor? Misal bizde herkes oyunu kullanıyor kim yüksek oy alırsa o seçiliyor ama ABD'de halk oy kullanarak 500 küsur üyeli Seçiciler Kurulu denilen bir topluluğu seçiyor, bu topluluk da kendi aralarında Başkan'ı seçiyor, bunun nedeni nedir "benim oyumla çobanın oyu bir mi" gibi olayları mı engelliyor benim aklıma ilk o geldi çünkü ama öyle olsa mesela George W. Bush'un değil de sanki Al Gore'un seçilmesi gerekirdi, yani bu yöntemle de yine çobanın isteği olmuş gibi oldu diye düşünüyorum. Farklı bir nedeni var mı?
0
Bir ben var benden şurada
(11.10.24)
hocam o seçici kurulun aslında çok da sonuca etki eden bir tarafı yok. her eyalet nüfusuna oranla kurul üyesi gönderiyor. mesela oregon sekiz tane gönderiyor. oregon'u kazanan parti buradaki sekiz üyenin sekizine de sahip oluyor. haliyle seçici kurul oylayınca da hepsi kendi partilerinin başkanlarını oyluyorlar. iki eyalet istisna. sanırım onlar da partiler kazandıkları oy oranında üye gönderiyorlar. "faithless elector" yani başka bir adaya oy veren üyeler olabiliyor ama seçim sonuçlarına etkisi olmamış. bu arada bir çok eyalet yasaklıyor "faithless elector" olma olayını.
kısacası başkanı eyaletler seçiyor. en çok oyu alan kazanmıyor. kaliforniya'yı yüzde 99 ile kazanmak ile yüzde 50.01 ile kazanmak arasında bir fark başkanlık seçimi için yok. bazı eyaletlerde kimin kazanacağı neredeyse kesin. önemli olan yarışın yakın olduğu "swing state"lerde kazanmak. sonucun tahmin edilemediği, her seçimde başka partiye oy vermiş, yarışın yakın geçmesi beklenen eyaletlere "swing state" deniyor. buralarda başarılı olan başkan oluyor. şu sitedeki haritaya göre ortada "swing state"lerden gelecek 93 üye var. bu 93 üyenin rengi kazananı belirleyecek:

www.270towin.com
0
bellbane
(11.10.24)
İşte benim merak ettiğim de bu aslında, yani bu sistem neyi engelliyor, yani halktan en çok oyu alanın değil de bu şekilde yapılan bir seçimin önemi ne onu daha çok merak ediyorum.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(11.10.24)
Dolaylı seçim sistemi deniyor buna. Teee eski Yunan zamanlarından kalma bir sistem.

Ben şöyle bir fikir yürütüyorum. Sistemler ve anayasalar, ulaşım ve haberleşmenin bu kadar kolaylaşmadığı çağlardan kalma. Gelenek haline geldiği için de değiştirme gereği duymuyorlar.
Ücrada bir köyün 50 kilometre mesafesindeki çiftliğinde yaşayan adamın oyu o dönemde başkente ulaşamaz, bari bir temsilci seçip yollasınlar da o seçsin demişler. Öylece sistem yürümüş gitmiş. Yoksa gerçekten anlamsız.
0
Mirket
(11.10.24)
Yukardaki cevapları devam ettiriyorum.

Bu bir şeyi engellemek için değil aslında. ABD eyaletlerinin her biri bir diğerinden bağımsız bir koloni olarak kuruldu biliyorsunuz. Hatta bu kolonilerin hukuki varlıkları da birbirinden oldukça farklıydı. Kimi doğrudan krala bağlı, kimi imtiyazlı tüzel kişiliklerce kimi de kraldan yetki alan bireysel kişilerce kuruldu. Bağımsızlık mevzusu gündeme geldiği yıllarda da her eyaletin vatandaşları kendi meclisini seçiyordu. Koloniler ortaklaşmaya çalışırken kongre kurulduğu zaman her koloninin meclisi kendisini temsil etmek üzere kendi temsilcilerini yolluyordu. burada kongre kendi başına kararlar alıyordu. Zamanla bu federal bir hükümeti oluşturdu. Bu temel sistem, içinde olduğu zamana ve ihtiyaçlara uyarlana uyarlana bugünkü haline evrildi. Patates kullanarak patlıcan yemeği yapamazsınız sonuçta, haliyle ABD'deki devlet yapısını da kendi tarihinden bağımsız düşünemeyiz.

Kısacası ülkenin tarihsel dinamiklerinden kaynaklanan sistem şekilde gelişiyor.

Bugün ABD tek bir devlet olsa da bu tek devlet aslında birçok devletçiğin birleşerek kurduğu bir devlet. Üniter bir devlet değil. Sistem yıllar içinde zamanla gelişiyor, ülkenin fabrika ayarlarında bu var. O dönemde bulunmuş, işe yaradığı için uygulanagelmiş bir yöntemin devamı. Bugün büyük bir probleme yol açmadığı sürece artık çok geride kalmış şeyleri değiştirmek mümkün değil. Bunları değiştirmeye kalkarsanız her kafadan bir ses çıkar. Çalışıyorsa dokunmazsınız.
0
akhenaten
(11.10.24)
eyaletlerin özerkliğini ve özkimliğini korumak için böyle yapılıyor.
0
abelardo
(11.10.24)
(13)

Dürüstlükle baş edemeyen insanlarla nasıl baş ediyorsunuz?

nolmus yani
Adam yaptığı şeyi atıyor. Nasıl olmuş diye soruyor. "Şurası şurası hatalı, burasını da şöyle yapsan daha iyi olur" diyorum. "Bu kadar kırıcı olmak zorunda mısın?" diyor. Başkası yaptığım bir şeye "Şöyle yapsan daha iyi olur." diyor. "Öyle yaptım zaten." diyorum. Öyle yaptım çünkü, ne cevap vereyim b
Adam yaptığı şeyi atıyor. Nasıl olmuş diye soruyor. "Şurası şurası hatalı, burasını da şöyle yapsan daha iyi olur" diyorum. "Bu kadar kırıcı olmak zorunda mısın?" diyor.

Başkası yaptığım bir şeye "Şöyle yapsan daha iyi olur." diyor. "Öyle yaptım zaten." diyorum. Öyle yaptım çünkü, ne cevap vereyim başka di mi? Yok, nolmus yani çok terso cevaplar veriyo oluyo adı.

Böyle böyle bir sürü olay yaşamaktan bıktım. Aman millet kırılmasın diye yalan mı söyleyeceğim ben? İstemiyorum.

Bu durumda kalınca ne yapıyorsunuz?
0
nolmus yani
(10.10.24)
Her doğru herkese her yerde söylenmez. İnsan iletişimi bu kadar düz çizgide ilerleyen bir şey değil, o yüzden ben düşündüğümü söylerim o alınmasın diye bakmak saçma.

Bi kere üslup var işin içinde. Sana soran o olmuş olsa bile karşındaki insanın huyuna göre söylememek ya da yumuşak söylemek gerekebiliyor.
0
Bruce
(10.10.24)
hatalı diye değil de direkt şöyle daha iyi olur denilebilir

ya da şöyle niye yapmadın aklıma şu yöntem geldi sen niye öyle yapmadın denilebilir

Başkası yaptığım bir şeye "Şöyle yapsan daha iyi olur." diyor. "Öyle yaptım zaten." diyorum. Öyle yaptım çünkü, ne cevap vereyim başka di mi? Yok, nolmus yani çok terso cevaplar veriyo oluyo adı.

gerçekten öyle yaptıysanız öyle yapmışsınızdır zaten o tepki garip olmuş :D
0
jülsezar
(10.10.24)
Sorun ne söylediğin değil de nasıl söylediğin muhtemelen. Dürüstüm, dobrayım diye her yerde pot kırıp patavatsızlık yapan çok. Kelime seçimi, üslup bilinci çok önemli.
0
potasyum bebek
(10.10.24)
kadınsın dimi? senin dediklerini bir erkek dese rahatsız etmeyecekken kadın diyince güçlerine gider insanların (bak kadın erkek ayırmıyorum burada). istediğin kadar kibar ol değişmez. o yüzden söylemen gerekeni söyle, gerisini kafaya takma. olay seninle ilgili değil.
0
titanyum22
(10.10.24)
Eklemeyi unuttum; bu konuşmalar hep iş ortamında ve slack üzerinden yazışma şeklinde gerçekleşiyor.
0
🌸nolmus yani
(10.10.24)
yazışma yanlış anlaşılmaya daha müsait. ses yok, mimik yok. normal ses tonunuzla öyle yaptım zaten deseniz sorun olmazdı, ama dümdüz yazınca bu kulağa çıkış yapmışsınız gibi gelebiliyor ve niyeyse insanlar öyle algılamaya daha meyilli. emojiyi dayamak lazım.
0
visnebahcesi
(10.10.24)
Hangi konuda dürüstlük yapıldığına göre değişebilen bir şey bu. Sizin bu verdiğiniz örneklerden yola çıkarsak bu konularda dürüstlükten rahatsız olmazdım. İş konusunda zaten alınganlığa çok gerek yok, hele ki ben birisine nasıl olmuş diye soruyorsam bahsi geçen şey ile alakalı eleştiri kabul edebilmeliyim.

Ancak dış görünüş, kişisel hayat ve karşımdaki kişiye görüşünü sormamışken gelip bana fikir beyan etmesi konularında yerine göre bazen sıkıntı yaşıyorum. Kimi insan dobralık ile patavatsızlığı karıştırıyor çünkü
0
kullanicadi
(10.10.24)
sosyallesmenin ne oldugunu anlamak gerekli sanirim. sosyallesmek entelektuel bir caba, bir eylem degildir. insanlarin bir arada hissetmek icin yaptigi bir eylemdir cogu zaman konusmak.

o yuzden karsinizdaki insanin entelektuel bir yorumu kaldirip kaldiramayacagi, bulundugunuz cevrenin entelektuel bir cevre olduguna bakmakta fayda var. boyle bir durumda sakinmadan soylerim gercegi. ama bunun disinda arkadaslarimi goygoylarim mecburen. yoksa beraberlik hissetmiyor insanlar. biraz bos yapmadan sosyallik mumkun degil.
0
antikadimag
(10.10.24)
basıma geldı artık nabza gore serbetı verıyorum tabı gene durust oluyorum ama bazı ınsanlar kendı ıstedıklerı seylerı duymak ısterler senın soyledıklerını degıl aslında
0
Zetnikov
(10.10.24)
Hocam birbirinden bağımsız farklı kişiler belli bir senaryoda, örneğin bu durumda yaptığınız geri dönüşlerde verdiğiniz cevapları kaba, sert, agresif buluyorsa ve bunu yüzünüze söyleyecek duruma geliyorlarsa muhtemelen gerçekten öyle olduğundandır.

İnsanlar söylediğiniz şeylere yanlış demememiş. Kırıcı ve ters olmamanızı istemiş. Bu anlatımda örnek verdiğiniz cevaplar kimsenin dürüstlükle ilgili bir sorun yaşamadığını gösteriyor.

Belki de dürüstlükle sorunu olan sizsinizdir. Bence bir düşünün. İnsanın kendisiyle ilgili şeyleri kabul etmesi zor olabiliyor.
0
akhenaten
(10.10.24)
visnebahcesi +1, yazılı ortamlarda bu önemli.

1 - günaydın
2 - günaydın :)
3 - günaydın !

görmüş olduğun gibi her üçü de aynı anlama geliyor, aynı sesler, aynı harfler, ama anlattıkları bambaşka
0
selam
(10.10.24)
ilk durum için konuşacak olursam; kılıcı eline alan yaralanmayı da göze almalıdır. Adam veya kadın nasıl olmuş diye sormuş. bu ne demek? sağı solu düzgün mü, bir sıkıntısı var mı, senin zevkine, estetik algına göre nasıl görünüyor bir yorumla demek.

eğer bu kadar kırılgansa ya da yaptığı işle kişiliğini bir tutuyorsa sormayı versin bir zahmet!zaten yazdığınıza bakılırsa gayet düzgün bir şekilde ifade etmişsiniz. bence burada problem o arkadaşta.

ikincisi de yine benzer bir durum; ancak belki burada üsluptan kaynaklı bir durum olabilir. sizinki öyledir diye demiyorum; ama kimi insanların mizacı böyle olabiliyor. benim kız arkadaş mesela. normal iletişimde bile böyle tersler gibi konuşur. sanki bir şeye cellalenmiş diye çekinir çevresindekiler.
0
pangea
(11.10.24)
dürüst olmak overrated bir şey
sanıldığı kadar iyi bir huy/davranış değil.
hatta ne kadar dürüst o kadar kaba diyebiliriz.
0
abelardo
(11.10.24)
(11)

spor salonu, bar vs...

islergucler
travmatik bir ilişki sonrası tek başına spor salonunda olmak ve bir bara yalnız gitmek konularında fikirlerinize ihtiyacım var.salonunda mevcut bir müdavim bir kitle var, bunların arasına dahil olamamaktan çekiniyorum. sizce nasıl dahil olurum?ikinci sorum bar ile alakalı. tek başıma bir barda oturm
travmatik bir ilişki sonrası tek başına spor salonunda olmak ve bir bara yalnız gitmek konularında fikirlerinize ihtiyacım var.

salonunda mevcut bir müdavim bir kitle var, bunların arasına dahil olamamaktan çekiniyorum. sizce nasıl dahil olurum?

ikinci sorum bar ile alakalı. tek başıma bir barda oturmak çocukça geliyor ama bur yandan da oradan başlamam gerekiyor diye düşünüyorum.

sizce bana uzun zaman konfor sunmuş bu ilişkiden kurtulup nasıl yeniden başlayabilirim?
0
islergucler
(08.10.24)
20 yıldır salona giderim yanıma "naber bro" diye gelen kimseyi geri çevirmedim çoğuyla da ahbab olduk, biraz gözlemle zaten gym müdavimlerinin büyük bir kısmımın benim dediğim gibi davrandığını görürsün.

Bar olayını bilmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.10.24)
Kaleci +1
Ben zaten yurtdışında olduğum için bir de spor salonunda çok vaktim olmadığı için fazla muhatap olmam. Arada böyle ağır kaldirdigim için gencler ya da benim gibi ağır kaldiranlarla muhabbet oluyor. Ben misal mevcut spor salonunda mevcut kitleye dahil değilim pek de umrumda değil açıkçası, isim spor yapmak.

Abi bar neden?

Sen yalnizsin insan bulacagin yerlere mi girmeye calisiyorsun?
0
logisticsmanager
(08.10.24)
BAK ÇOK İYİ TAKTİK VERECEĞİM

Salona gidiyorsun takılmak istediğin gruba "kaç set ulan" veya "uff kollara bak nasıl oldu abi, bir şey mi kullanayım yoksa tavuk mu yedin" diyorsun.

Bara gidiyorsun ve eğleniyorsun, barmenin önüne oturmaca varsa ve bir hanımefendiye yakın oturursan veya çevrene bir tanesi oturursa belki diyip muhabbet ediyorsun. Havadan sudan. Ama gittiğin barın ortamına göre davran diye de "ytd" ibaremi koyayım.
0
Shepard
(08.10.24)
salona zaten tek gidilir sorun değil. bara da bir kez gitsen alışırsın.
0
jelly bear
(09.10.24)
cok uzuldum be okurken. spor salonunun olayi tek basina yapilacak en iyi aktivitelerden biri ordaki birlik kafasini anlamadim. barda cok calisan goruyorum tek oturan ya. bi iki kere ben de calistim belki belirli hedef varsa yalnizim kafasina gidilmez. maksat bira icmekse sureyi kisa tut. ha yok tanismaksa, bilemiyorum altan o is akista
0
ala09
(09.10.24)
Spora tek gitmeyi cok seviyorum, senelerdir ayni yere gidiyorum, kimseyle pek konusmam, sporda kendimle kalmayi ve kendi isime odaklanip cikmayi seviyorum. Tercih meselesi ama kimsenin de konusmak isteyince geri cevirdigini gormedim.
Bar'a da tek gitmek isterseniz, en azindan yurtdisinda, en rahati gidip bara oturmaktir. En fazla barmenle uc bes konusursunuz, kimse de yalniz oturmanizi garipsemez.
Aslinda insanlar diger insanlara bizim tahmin ettigimiz kadar dikkat etmiyorlar, yani siz biriyle bara gittiginizde karsinizdaki ile muhabbet edip eve donmeyi mi tercih ediyorsunuz, vay tek basina gelmis adama bak diye tek tek etrafta oturanlari gozetlemeyi mi? Oradan hesap edin.
0
kassiopeia
(09.10.24)
bar için, bir problem yok, gidip takılacaksın, eğleneceksin, kimi şeyleri de kafaya takmayacaksın, (çarptı, yol vermedi vs. vs.) muhabbet edeceksin, sorun çıkartmazsan kimse niye tek geliyon gardaş demez, belirli bir süre gidip gelince zaten sima olarak bilinir oluyorsun, zamanla hiç tanımadığın, ismini bile bilmediğin kişiler selam vermeye başlıyor oradan da muhabbet açılıyor.

tek dikkat etmen gereken şey; bir amaç için gitme hiç bir yere. misalen yeni biriyle tanışayım falan gibi bir düşüncen olmasın, eğlenmekten başka amacın olmasın.

nasıl yeniden başlarsın;
1) kafanı başka işlerle meşgul ederek,
2) eğlenerek.
3) flört ederek.

iilk ikiyi yapmadan 3 çok zorlama olur, karşı taraf (cinsiyet fark etmeksizin) yumurtadan dün çıkmadıysa şıp diye anlar ve uzak durur senden.
0
selam
(09.10.24)
tek basina duzenli bir sekilde ayni bara gidersen arkadas yapmaman imkansiza yakin.
0
baldur2
(09.10.24)
spor salonundaki gruba dahil olmanin geregi ne onu anlamadim
0
bay b
(09.10.24)
@bay b

+1
0
Zetnikov
(09.10.24)
spor salonunda zaten yalnız gidilir ve yalnız olunur. bir partner bazı hareketlerde iyi olur tabi ama antrenman boyunca fazlaca sosyal olunmaz. soğumadan bir an önce program yapılır ve gidilir. spor salonu konusunda çekinmen yersiz. bir an önce başla, tek başına idman yap, yaparken etrafı gözle.

barda tek başına oturmak çocukça değil. hiç bir şeyi tek başına yapmak çocukça değil zaten. git ve ortamı gözle. insanlar nasıl davranıyorsa öyle davran. zaten herkesin kafa kıyak oldugu için kolayca sosyalleşirsin. ortam sarmadıysa başka bara git ve yeniden başla.
0
abelardo
(09.10.24)
(9)

yandex ne oldu?

duyurukullanıcısı
google falan olacaktı ama ne oldu sonradan?
google falan olacaktı ama ne oldu sonradan?
0
duyurukullanıcısı
(08.10.24)
Bir Rus şirketinin Google olmasını beklemek hayalcilik olur tabii ama kendi pazarında yine hatırı sayılır bir kullanıcı kitlesi var, onun dışında mesela bence Yandex Navigasyon hepsini tokatlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.10.24)
google ürünlerinin neredeyse hepsi var onlarda da (harita, drive, work solutions, cloud, web servis hizmetleri vs). bir çoğunda da google'dan aşağı kalır yanı yok.

ama piyasada google kadar yer edemiyor, edemez de.

yine de bazı ülkelerde google'dan dahat etkin.

türkiye'de ise sadece navigasyon kısmıyla iddialı. arama motoru olarak çok kullanılmıyor. ben bazen kullanıyorum.

ancak bugün erişemedim, bilmiyorum bi kısıtlama mı var bugünlerde. yandex.com'a değil, yandex.ru'ya erişebildim ama o da işime yaramıyor
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
şuan yandex tarayıcıdan yazıyorum. yıllardır bu tarayıcıyı kullanırım bunun yanında birçok yandex mailimde var.
ayrıca yandex navigasyonda oldukça başarılı.
bir tek kullanmadığım servisi arama motoru olabilir.
0
my fault
(08.10.24)
rusya pis kaka olunca o da yenilmiş sayıldı
istanbul dışındaki şehirlerin toplu taşımasını haritasına entegre ettiği içün ara ara kullanıyorum memnunum şahsen
0
titanyum22
(08.10.24)
içinize doğmuş olabilir. şu an tr için tekrardan ekip kurup search odaklı çalışmaya başladılar. yakında daha çok duyarız.
0
blackidom
(08.10.24)
Navigasyonda Türkiye'de google'ı tokatlar. Google'da ekrana bakarken bile hangi şerit, sağdan mı, düz mü, hangi rampa diye kafayı yerken yandex'te ekrana bakmadan bile yolunuzu bulursunuz.Google maps sizi taksicilerin bile kullanmadığı bozuk yola, ara sokaklara sokuyor, yandex adam gibi rota sunuyor.

Google devamlı mevcut hızınınızı ve hız sınırını göstermekte nazlanıyor, yandex bu konuda baya başarılı.

Radar ispiyonlamayı google'dan önce getirdi, kazalar anında ekleniyor, trafikte anormal bir sıkışıklık varsa hangi şeritte kaza var vs her şeyi görebiliyorsunuz.

Doğduğu ülke yüzünden bir google olamaz ama kalitesi yarışır.
0
kimlanbu
(09.10.24)
Arama motoru olarak bilmiyorum ancak Rusya'da bütün sistem yandex üzerine kurulu ve muazzam bir kullanımı var. Toplu ulaşım, taksi, ödemeler vs.

Google olur mu bilmem ancak ben çok beğeniyorum yandex uygulamalarını.
0
va
(09.10.24)
yandex google falan olmayacaktı.
bir rus firması bir amerikan firmasını internet aleminde geçemez zaten.
ben yandex harita ve yandex disk kullanıyorum. hatta yandex mail kullanıyorum bir alternatif olarak. gayet memnunum.
0
abelardo
(09.10.24)
yandex google'dan daha eski ve daha ziyade hitap ettiği rusya/bdt ülkelerinde başarıya sahip.
0
kesmekes laleler
(09.10.24)
(10)

ülkede kara para varsa neden ekonomi bozuk

anon1m
Soru başlıktaTeşekkürler
Soru başlıkta

Teşekkürler
0
anon1m
(07.10.24)
Ekonomi bozuk değil ki, ekonomi sermayenin yanında, ücretler baskılanıyor, şirketler ve bankalar rekor kârlar açıklıyor
0
grimavi
(07.10.24)
Şu ana kadar çoktan kepenk indirmediysek kara para sayesindedir diye düşünüyorum ama aynı şeyden konuştuğumuza da emin olamadım.
0
Mirket
(07.10.24)
Kara paranın sahibi sorunlu ekonomiden zarar görenler değil ki.
0
diyecevaplandı
(07.10.24)
Yetiş ya Pablo Escobar
0
🌸anon1m
(07.10.24)
kara parayı piyasaya sürmüyorlar ki, kendi aralarında döndürüyorlar. biz ağzımız açık bakıyoruz
0
titanyum22
(07.10.24)
kara parayi emeklilere dagitmiyorlar kanka.
0
baldur2
(08.10.24)
Kara para sayesinde ayakta duruyoruz +1

Yoksa bir tomar parayla bir ekmek alacaktık bence. Kendi ceplerine giriyor birçoğu ama ülke içinde de dolaşıma giriyordur bir kısmı. Lüks mekanlar, arabalar, rezidanslar, eskortlar aracılığıyla esnafa vs. de gidiyordur ufak ufak. Sana bana gelmiyor zaten biz piramitin en altındayız maaşlı çalışan köleler olarak.
0
chicha_v2
(08.10.24)
Kara paranın ülkeye hiçbir faydası olmaz. Sıcak para çok hareketlidir yurt dışında değil de burada tutuluyorsa bir şekilde seni sömürmeye gelmiştir.

Sosyal, siyasal ve hukuk düzenini bozar. Çok dengesiz olaylarla karşılaşırsınız.

Gelişi siyasi ve sosyal kriz gidişi ekonomik krize neden olur.
0
hebanon
(08.10.24)
ekonomi bozuk lafı çok genel ve hiç bir anlam içermeyen bir laf. ekonomi sana bozuk iken başkasına bozuk değil.
0
abelardo
(08.10.24)
kara para temiz parayı kovar. çok bilinen bir ekonomik ve sosyolojik gerçek.

haliyle, temiz iş yapan, işinde gücünde namuslu vatandaşın parası da gitgide yok oluyor.

önceki cevaplara da katılıyorum. kara paranın az bi kısmı da olsa dolaşıma giriyordur. piyasaya can suyu oluyordur. ancak önemli ve büyük kısmının yurtdışında olduğuna adım kadar eminim. yani çok büyük kısmının vatandaşa faydası yok.

bi de ekonomi bize bozuk. ekonomik hiyerarşinin üst tarafında olanlar için hiç öyle görünmüyor.

ayrıca bakınız servet transferi ve ilintili kavramlar.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
(11)

Yaşını almış hanımlara karşı ilgi

tahirkemalbozoglu
Neden olur? Yaş 33 yolun yarısı eder. Fakat kendimden küçük veya yaşıtım insanlar yerine 50 yaşlarında bir kadın daha çok dikkatimi çekiyor. Bunun altında yatan nedeni sorgulayınca sanki ayıp bir şeymiş gibi geliyor topluma. Oysa öyle değil biliyorum, hatta deneyimledim de. Beklediğimden de çok daha
Neden olur? Yaş 33 yolun yarısı eder. Fakat kendimden küçük veya yaşıtım insanlar yerine 50 yaşlarında bir kadın daha çok dikkatimi çekiyor. Bunun altında yatan nedeni sorgulayınca sanki ayıp bir şeymiş gibi geliyor topluma. Oysa öyle değil biliyorum, hatta deneyimledim de. Beklediğimden de çok daha mutlu oldum, mutlu hissettim. Her Türk erkeğinin hayalidir bro diyebilirsiniz ama ben kendimi bildim bileli seviyordum ve hala da artarak bu istek devam ediyor. Sizde böyle bir durum var mıydı? Zamanla fikriniz değişti mi?
0
tahirkemalbozoglu
(07.10.24)
O kadar yaş farkı yok ama bende kendimden büyük kadınlara ilgi duyardım
0
Cezcez
(07.10.24)
Çok iğrenç ya! Benden küçükler bana yazınca çok iğrenç buluyorum. Kendi yaşıtın kadınlar varken neden yaşlı kadınlar? Çöküyor vücut.
0
Kahvedesu
(07.10.24)
22+ insanlar bunu dert etmemeli. 22 benim bireysel resitlik algim. kendimden küçük erkekler daha hosuma gidiyor. toplum baskisindan kaynaklandigi icin o hissi unutmak lazim
0
ala09
(07.10.24)
yaş konusu çok takılıyor. hayret ediyorum. seviyorsan konus bence
0
abelardo
(07.10.24)
Bir şekilde kafalar çok uyuştu, aha ruh eşimi buldum dedin ama yaş farkı var durumundan farklı bir durum seninki.

Daha gence yönelim daha iyi seks beklentisi,
@Kahvedesu'nun dediği gibi olguna yönelim, daha kolay elde edilir ve kaprisleriyle yormaz beklentisi ile yapılıyor.

Yaşını almış kadına veya erkeğe yönelim ise psikiyatride erkekler için küçük yaşta anne, kadınlar için baba sevgisinde mahrum yetişmiş olmayı gösterir, Karşı cinsle ilişkinin yanında o bebek çağ açlığının doyurulma ihtiyacından kaynaklanır der psikiyatri.
0
Mirket
(07.10.24)
kapris, duygu durumu degisimleri, cocukca davranis cekmemek +1

sebepleri kadinlarin yasca büyük erkek tercihinden farkli olmasa gerek. ayrica senin begendigin kadinlar büyük ihtimalle genclere göre daha feminen görünüyordur. 50 yasindaki bir kadin pantolon giymeyi kendini yakistirmiyorken artik, 20 yaslarindaki insanlar o bol salvarimsi pantolonlari giyip cikiyorlar, az aksesuar kullaniyorlar. büyük takilar de genc bir kadina cok yakismaz zaten ama yasi büyük bir kadinda hem küpe, kolye, bilezik her seyin büyük olmasi siritmaz ve hatta hos bile görünür.

bu olaylar sana daha feminen geliyor olabilir.

ayrica 50 yasindaki bir kadinin ya cocugu vardir ya da tren kacmistir. bunlar olmasa bile tutup da bu yastan sonra cocuk isteyecek hali pek yok. senin yasitin bir kadinin senden cocuk beklentisi olma ihtimali cok daha yüksek. bu seni darliyor olabilir.
0
sonsuz
(07.10.24)
-az kapris

-konuşacak lafları, anlatacak hikayeleri var

-erkeğin iyisinden anlamaları

-yatakta beceriklilik. ayy saçım, vay şuram oy buram yok

daha ne olsun bandıra bandıra ye. erkek olarak seziyoruz bunu.
0
yurtsuz john
(07.10.24)
40 falan anlarım da 50 çok olmuş be kardeşim.
0
bobinhoo
(07.10.24)
neden olur? fazla porno izlemekten olur. normal değil 50 ne ya
0
titanyum22
(07.10.24)
40ımı coktan gectim, older is better diyor tecrübelerim. Gencin kaprisini cekecegime olgunun tecrübesini cekerim. Doğru yoldasın.
0
duster
(07.10.24)
sen evli değil misin ya, geçen karım falan diye duyuru açtın birader?
0
titanyum22
(01.12.24)
(43)

Kadin olmak, kadinlik ne demek

Kittie
Benim bekar olusuma takik psikiyatristim bu soruya yogunlasmak istiyor.Ben de hep bakimli falan gidiyorum kendisine. Yani olabildigince. Sonucta doktor yani abartmiyorum ama oyle paspal gitmiyorum. Yolda insanlarin dikkatini cekiyorum falan. Bakiyolar hissediyorum yani. Ama bu doktor beni kadin gibi
Benim bekar olusuma takik psikiyatristim bu soruya yogunlasmak istiyor.
Ben de hep bakimli falan gidiyorum kendisine. Yani olabildigince. Sonucta doktor yani abartmiyorum ama oyle paspal gitmiyorum. Yolda insanlarin dikkatini cekiyorum falan. Bakiyolar hissediyorum yani. Ama bu doktor beni kadin gibi gormuyor. Ustu kapali bunu soyluyor. Simdi de tam olarak su konuyu konusacakmisiz. Hayir cevabim da yok buna. Ne denir ki? Nereye varacak cok merak ediyorum. Bekarim diye cinsiyetsiz falan mi goruyor beni bilmiyorum ki. Kendisi de unide bi doktorla tanisip evlenmis hemen cocuk yapmis biri. Bi gun kendisine unide biriyle tanismasaydiniz muhtemelen su an siz de bekardiniz dedim. Ama tanistim dedi :))
Sen onu yapmadin iste dedi. Tam olarak bunu dedi. Bu beni eksik biri mi yapiyor anlamiyorum ki.
Simdi ona soylemek icin degil de bu soruya ne cevap verirsiniz ki. Aklima bi sey gelmiyor olmasi sorun mu acaba? Direkt kadinla basladim da erkekler de kendileri acisindan cevaplasin :)
0
Kittie
(06.10.24)
Sorudan anlıyoruz ki senin için kadın olmak görsel açıdan kadın gibi görünmek.
Bekar olmana takık olma ihtimali yok, ona ne senin evli olup olmadığın. Taktığı şey muhtemelen kadınlığını bastırmanla ilgili bişidir.

Haricinde, psikiyatrını değiştir. Kadına bilenmişsin ne yapsa olmaz bu saatten sonra.
0
Bruce
(06.10.24)
Bruce: kadin degil. Bilenmedim de. Tersine cok seviyorum ilginc sekilde :) kkadinligimi nasil bastirabilirim ki onu bile bilmiyorum. Her yerde sevgili olma firsatlarimi yaratmaliyim kadinlik icin.
0
🌸Kittie
(06.10.24)
Evlenebilirsin de evlenmeyebilirsin de.

Bakımlı da olabilirsin, bakımsız da. Bir kadının kimseye güzellik borcu yok, kimsenin göz zevkine hitap etmek zorunda değil. Kadın bir kalıba sokulamaz. Şöyle olursan kadınsın, şöyle olmazsan kadın değilsin diye ima bile edemez kimse.
0
rock n roll
(06.10.24)
Bana bir psikiyatriste daha gitmen gerek gibi geldi. Farklı bir görüş almak adına
0
kullanicadi
(06.10.24)
kadin oldugun icin toplumda avantajli, dezavantajli gordugun seyleri listele. karsi cinsin ve senin basina gelme potansiyeli olan ornekler cikar aradaki farklara bak. kadin oldugun icin kendinde sorumlu hissettigin seyler var mi mesela. belki nonbinarysindir bunu dusunmeni, bastirmamani bekliyor olabilir. yolda yururken insanlarin sana baktigini dusunmen kadin oldugun icin kendince siradan bir olay olarak goruyor olablirsin ama yoldan gecen erkege kimse kolay kolay bakmaz yani bu gibi gunluk seyler cikar. sana gore birliktelik yasaman icin bir erkegin gelmesi mi gerekir mesela? bu konularda cinsiyetci olabilir misin? ondan da sorgulamak istemis olabilir
0
ala09
(06.10.24)
Seni kendisyle kıyaslamasını anlayamadım, ben doğruyum sen yanlışsın veya ben sağlıklıyım sen bozuksun demek gibi bu. Saçma.

Bence psikiyatrını değiştir, eğer sorduğu sorunun temelini sorduğunda sana anlatmak yerine kendiyle veya başkasıyla kıyaslıyorsa o olmamıştır.

Örnek göstermek başka bir şey. Mesela der ki "kadınlık sadece giyinip makyaj saç baş yapmak değildir, kadın olmaya cinsel kimliğini rahatlıkla yaşayabilmek de dahildir, cinsel kimliğini hedefe koymadan insanca iletişim kurarken kontrolcü olmamak, yumuşak tarzda konuşmak, istemeyi bilmek vs de dahildir, mesela (tamamen uyduruyorum) Dolunay Soysert gibi (tamamen uydurma faslı bitti).

Örnek gösterme böyle olur, onun yaptığı kıyaslama olmuş. Ben üniversitede biriyle tanıştım ama. Eee? E ona güvendim, yakınlaştık evlendik. Sonra? E sen bunu yapamadın demek ki kadınlıkla sorunun var.

Yani ben anlamıyorum böyle bir yaklaşım olamaz yahu. Acilen doktorunu değiştir derim.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
Ben ortada bir sorun vallahi göremedim. Sen kadınsın. Dikkat çektiğin için sana bakanlar var. Doktorun senin bekarlığına yoğunlaşmak istemiş. E bunun cevabı da sende. Anca tahmin edebiliriz. Demek ki senin karşına birileri çıkmadı ünide veya çıktı ama olmadı. İş hayatında da aynı şekilde. Örnekler böyle gider ama senin suçun yok ki. Olmayınca olmuyor.

BENCE listelemek, günlük bilmem ne boş işler. BEN olsam gider sorarım "doktor ulan ne demek istedin, 10 gün oldu hala anlamadım". Dümdüz, açıkça konuşmak kadar süper bir şey yok.
0
Shepard
(06.10.24)
psikiyatrdan terapi mi aliyorsun? bence bu cok mantikli degil.

ama ben tanistim derken senin de aslinda bir sürü insanla tanistigini ama onlari bloke ettigini söylüyor. yani bekar kaldiysan bilerek ya da bilmeyerek bir seyleri engelliyorsun.

sorunun cevabini ben de bilmiyorum. sacma bir soru bence. seni kadin gibi görmeyisinin sebebi ne ? iliskinin olmayisi mi? sen eger iliskim neden yok diye sikayetci degilsen bu konuya onun gelmesi cok sacma. ama sen kendini yalniz hissediyorsan iliskiya ihtiyac duyuyorsan anlamli bir soru olabilir.
0
sonsuz
(06.10.24)
Shepard: evet evet oyle yapicam. Ama merak ettim herkes pat diye cevap verebiliyor mu bu soruya diye
0
🌸Kittie
(06.10.24)
@Shepard haklı

10 puan 10 puan 10 puan 10 puan
40 puan ve alkışşşş


Yani yüzüne yüzüne sormaktan çekinmemek anlamında. Eğer senin onunla konuşma sebebin duygusal ilişkiler konusunda problem yaşamansa dikkatini bir yere çekmeye çalışıyor olabilir ama yine söylüyorum, kendiyle kıyaslaması devasa bir yanlış, hele ki erkek olarak.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
Sonsuz: yok hatta bana hic bekar olusundan bahsetmiyorsun diyor, ben cok gundemimde degil diyorum. Ne diyeyim yani acikcasi para veriyorum ve baska dertlerim var, bu bi dert degil benim icin. Ama o cok onemli bekar olusun diyor anlamadim ki ben de ya.
0
🌸Kittie
(06.10.24)
Soru mantıksız. Ama senden nasıl bir cevap bekliyor bu önemli olabilir. O yüzden tamamen kendi yorumunu iletmen doğru olur. Cevabın mantıklı olmasına gerek yok.
0
Cezcez
(06.10.24)
@Kittie

Özel mesajla konuşmak istersen buralardayım, sorduğun şeylerden birinn kadın olmakla bağlantısı olabilir, seni oradan çözmeye çalışıyor olabilir. Ama tekrar söylüyorum hâlâ kendiyle karşılaştırması çok yanlış hâlâ.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
Üniversitede bir psikoloji hocasından ders alıyordum.
işte ben zeytin yiyemiyorum; hoca kafayı takmıştı, zeytin senin tüm problemin falan diye :) niye yiyemiyormuşum:))
Taktı mı takıyor değişik bir kitle bu psikologlar
0
Cezcez
(06.10.24)
@cezcez ihtiyacın olan şey yapmaktan en çok kaçındığın şeyin içinde diye bir söz vardır. Mesela sen kahvaltı masasında zeytin yiyorsundur çocukken ve annenle baban kavga eder orda. O yüzden zeytini zihninde kötü kodlamış olabilirsin ve bu kavgalar yüzünden kadın erkek ilişkileri konusunda bir travman olabilir. Zeytinden yola çıkarak travmayı çözdürmek istedi belki. Bu şu an uydurduğum bir örnek, psikiyatrist belki böyle bişi bekledi, sende öyle bişi hissetti o yüzden zeytine taktı:)

Ama haklısın da bir yandan insan dümdüz sebepsiz zeytin sevmiyor yiyemiyor olamaz mı canım :)

Btw gerçekten kittie'nin psikiyatristinin bakış açısını çok merak ettim. Bir dahaki gidişinde sor ve bizimle de paylaş lütfen.
0
kullanicadi
(06.10.24)
bu psikiyatrlar biraz tuhaf oluyor. lisedeki rehber öğretmenle yapılan saçma sapan bir yere varmayan muhabbetler. bana çok faydasızmış gibi geliyor genel olarak.
0
abelardo
(06.10.24)
yav bu nasıl bi psikiyatrist, divan edebiyatı yarışması mı yapıyorsunuz, her şeyi açıkça konuşmak gerekmez mi? bu ne saçma konular böyle. boş goygoy.

yapılacak seans sayısını artırmak için olmasın? :)
0
tabudeviren
(07.10.24)
Bence seni biriyle tanistircak kendine ceki duzen verirsen
0
lapaz
(07.10.24)
Herkesin tanımı kendine.

Simone de Beauvoir‘dan al, başla okumaya. Haha ayrıca evet, onun da dediği gibi kadın doğulmaz kadın olunur.

Neyse, soruya gelince dr’un tam ne kastettiğini biz buradan kısıtlı bilgiyle cevaplayamayız. Kendisine direkt doğrudan sormak lazım+11111

Belki cinselliğiniz, cinsel kimliğiniz ve ayrıca cinsiyet kimliğinizle ilgili bir sorgulatma yapmak istiyor da olabilir.Belki bu konuda farkındalığınızı arttırmaya çalışıyordur.

Kadın olmak benim için güç ve dönüşüm demek. Görüntüm falan hiç akıma gelmedi mesela.
0
jimjim
(07.10.24)
kadinla erkegin en buyuk farki dogurganlik. bence her kadinin bir kere bunu yasamasi lazim.
bunu yasamayip yasi gecen hatunlarda benim deneyimim ciddi sikintilar var, problemsiz olanini gormedim. bunu yasamayanlarda hep birsey eksik gibi..
elimde dogum yapmis olan bir kisi oldugu ici sureci bastan sona izledim, izlemeye devam ediyorum. gece/gunduz kadar fark var iki donem arasinda.
bu yuzden hayvanlarin da kisirlastirilmadan once mutlaka bir kere dogum yaptirilmasi lazim.
0
cooperr
(07.10.24)
Psikiyatrist bence boş yapıyor yada ortada anlatmadığın şeyler var bu yüzden bizr bunlar garip geliyor, ortada sorun yok gibi.
0
basond
(07.10.24)
Cooperr: offf ne alaka ya cevreni degistir
0
🌸Kittie
(07.10.24)
Basond: yok anlatmadigim bi sey. Brnce adam biraz geleneksel, biraz muhafazakar bi tip oldugundan evlrnmeyene, cocugu olmayana kadin degil diye bakiyor :(
Birakicam zaten bu doktoru
0
🌸Kittie
(07.10.24)
Bekar olmak degil de partnerinin olmamasi sahiden bi eksiklik insan icin.
0
halk
(07.10.24)
Bu adama en başından beri gitme demiştim. Adama her gittiğinde kendini daha çok eksik hissediyorsun.

''Ama tanistim dedi'' Aman ne büyük bir olay!!

Herkesin ortamı aynı mı? Bizim sınıfta 3 erkek vardı mesela. Bölümde toplasan 10 yarısı gay. Nasıl tanışalım? Arkadaşlarımın kimi otobüs yolculuğunda, uçakta, online falan tanıştı. Şans hepsi. Hoşlanmadığımız biriyle mi evlenelim?

@Cooper, kötü bir yalnızlıktansa tek kalmak mantıklı. Belli şartları sağlamadan ne diye çocuk yapalım? Sırf evlenelim çocuk yapalım kafasında olanların çocuklarına üzülüyorum. İtilip kakılarak büyüyorlar.

Ben senin yerinde olsam o adama gider '' Ben bekar bir kadınım, eksik de değilim. Sizin bilimden uzak Müge Anlı yorumlarınızı artık duymak istemiyorum'' diyip son verirdim. Nereye şikayet ediyorsan et! Ama sen yine de bu adama gidip psikolojini bozmaya devam edeceksin. Adam sen bekarsın, eksiksini kafana sokmaya çalışıyor.
0
Kahvedesu
(07.10.24)
Terapistiniz size uygun değil bence de. Bana da olmazdı.

Ben kendimi kadın gibi hissetmiyorum çok ama kadın değil gibi de hissetmiyorum. Daha fazla kadınsı hissetme isteği de yok içimde. Ama içten gelen şekli ile kadınlık nedir ben de kelimelere dökemedim.
0
peki madem
(07.10.24)
Ayrıca bu konuda erkekler fikir beyan etmesin. " Kadın olmak, kadınlık ne demek" konusunda. Her konuda bir fikirleri var ama bu sadece kadınların cevaplaması gereken bir soru.
0
rock n roll
(07.10.24)
konuyu okurken "kezbana bak iyi ki koca bulmuş hastasına bile hava atıyor" diyecektim ki yorumlarda doktorun erkek olduğunu gördüm. değiştir bu hıyarağasını.

asıl sıkıntılı tipler, bütün varlığını cinsiyeti üstüne kurmuş olanlardır. iki gün önce kızları doğrayıp sokağa atan ruh hastası gibi. şindi diyeceksin ki adam psikiyatr ooo. nevzat tarhan denen varlık da öyle. kaç defa, araya seneler koyarak kitabını elime aldıysam hepsini fırlatıp attım. herifte bildiğin incel mantığı vardı inanamazsın. kadınkar zaten alt varlık, çok kasmayacak analık yapacak boyun eğecekmiş, ha bir de meşhur FITRAT lafı. yıllarını orduda geçirmiş bu adam yıllar sonra orduyu bitiren akpye yanaştı ve hiç şaşırmadım.

özetle, herif doktor olunca içindeki köylülük bir yere gitmiyor. onu savunacak ve yayacak silahlar ediniyor. lütfen git kadın doktor bul bunu bırak. eminim bu ülkede yaşayan bir kadın olarak sıkıntılarının en küçüğü "kadınlığındır"
0
titanyum22
(07.10.24)
Bekarlığınızın hayatınızı kötü yönde etkilediğine dair bir derdiniz, serzenişiniz mi var ki buraya yoğunlaşılıyor. Ne görmüş bu konuda örneğin, sizin hangi sözlerinizden nasıl bir çıkarım yapmış ki derdi burada görüp yoğunlaşmak istemiş. Bunu bilmek en doğal hakkınız.

Kadın olmak, kadınlık vs gibi konularda bir erkeğin ahkam kesip norm belirlemesi kadar gerizekâlıca da pek az şey var. Sanki memleket yeteri kadar patriyarkal değilmiş gibi bir de psikoloğundan psikiyatristine kadınlık öğüdü veriliyor. Ört ki ölem.

Bir terapistin ahlak ya da toplumsal alışkanlık öğütlemesi, bu konuda yönlendirme yapması falan da gerçekten tüyleri diken diken etti.
0
thracia
(07.10.24)
Thracia: is hayati check
Arkadaslik iliskileri sosyal hayat check ailevi meseleler check
Cok sosyal de olmadigimi, arkadaslarimlayken bir anda ortamdan koptugumu, bi seyler yapmak istemedigimi kisacasi depresif bi kisiligim oldugunu soyluyorum. Ama ozel hayat check diyemiyor ve oradan ilerliyor. Tamam ben de isterim biri olsun ama birine ayiracak vakit de bana zul geliyor, kendimden sikilirken birini hayatima almak istemiyorum su ara diyorum ama geleneksel kafasi sanirim hmmm 30larinda biri sevgili yok, evlilik yok, bu eksik bunda diyor galiba. Zaten ozel hayat kismini hic "beslememissin" diyor. E besledim olmadi. Eskiden iliskilerim olldugunu da biliyor ama depresyon olarak bakmiyor bu konuya. Haa bi ara bi seyin dusuk senin bile dedi simdi aklima geldi. Libido dusuklugune bagladi. Depresyondayim bence ama krndisi libidomun dusuk oldugunu soyledi. Yani obur turlu iliskiler konusunda uzman birine giderim aslinda.
0
🌸Kittie
(07.10.24)
ikinci yorumum olacak ama yazmak istedim. az önce the fall diye bir diziye başladım. orada travma yaşamış bir kadın, psikologa gidiyor. sıkıntısını anlatıyor anlatıyor, bir bakıyorsun psikolog olacak herif, kadının çıplak resmini çizmiş önündeki kağıda. memeli falan. aklıma sen geldin.

kadın doktor bul bacım. elin gavuru böyle sapıksa bizimkileri üçle çarp.
0
titanyum22
(07.10.24)
@kittie

ablacim cevresini degistirmesi gereken sensin yaw..
cevrendeki sjwleri ayikla biraz, nevsin gibi tipleri de dinlemeyi birak da biraz kafan acilsin.
kendine kadin doktor bul denmis de valla hic tavsiye etmem, erkekler en azindan dogrulari soyluyor, satir aralarina bak. hersey apacik aptallara soylenir.
0
cooperr
(07.10.24)
Ben dün bu soruyu doktoru kadın sanarak okumuş cevaplamıştım. Açıkçası hemen şuracıkta Bi paragraf yazı okuyup hekime peşin hüküm kesmemek için ılımlı yaklaşarak bir görüş daha alman yönünde yorum yapmıştım. Tuhaf geldi evet ama kızım sen ne biliceksin ki belki kadın ordan başka bir yere bağlayacak işi dedim ne yalan söyleyeyim.

Bir de erkek bunu söyledi demek. Diğer fikirlerini de okuyunca doktoru değiştirmen konusunda emin oldum. Hemen aklıma 12 sene önce gittiğim erkek psikolog geldi. Depresyondan çıkmak için evde temizlik yap, zor yemekler yap mesela hünkar beğendi demişti. Patlıcanları hazır alma kendin közle falan demişti bunların kafa aynı demek ki:) he he diyip çıkıp gitmiştim

Özetle sen bu psikiyatristi değiştir derim
0
kullanicadi
(07.10.24)
patlıcanı hazır alan kimmiş yahu, bekar erkek yemeği o. şuursuz herif daha yemek yapmayı bilmiyor akıl veriyor koca doktor olmuş adam sanırsın
0
titanyum22
(07.10.24)
Psikiyatrin gözündeki gibi değil bence başka doktora gidin
0
pembediken
(08.10.24)
Visnebahcesi: evet oraya cekiyor. Benim bi takintim var. Tek basima cok uzaklasamiyorum bulundugum yerden. Yani gidiyorum tek bi yerlere, zevk de aliyorum tek gitme fikrinden ama hep etrafta acibadem olmasina dikkat ediyorum. Tek gittigim bi tatilde oteli acibademe yakinliga gore sectigimi soylemistim kendisine. Bu tek basima hastaneye dusme durumu, etrafta tek guvdendigim hastane olan acibadem olmamasi korkumu biliyor. Gecen tatile ciktim tek. Soyledim biliyordu cikacagimi. Tatil donusu gorustuk. Nereye gidecegimi de biliyordu. Hatirliyordu da. Yahu tek basima ulke degistirdim bu sefer, acibademi birak turk hastane yok etrafimda, gitmisim, saskinim bunu yapabildigime. Bunu soyledim, korkumu astim galiba dedim ama tatil uzerine tek konustugumuz konu biriyle tanistin mi orda oldu. Sanki iliski kocuna gidiyor gibiyim di mi
0
🌸Kittie
(08.10.24)
bence kendisi erkek istiyor bu kadar kafayı kırdığına göre. yurtdışına çıkan insana herkesin soracağı ilk soru neler gördün ne yedin falandır. vajina kıskançlığı sezdim doktorda.
0
titanyum22
(08.10.24)
Velev ki sorunun senin ilişki kuramamanda olduğunu düşünsün; o zaman bunun kökenine inilmesi gerekmez mi? Madem öye, neden hayatına birini almak istemediğinin sebeplerine inilmesi, bunun kökenini sorgulaması, eğer burada bir eksiklik olduğunu düşünüyorsa bu eksikliklerinin ana kaynağına inilmesi gerekmiyor mu? Buralara hiç girilmeden "hayatında biri yok ondan böyle oluyor" demek için terapist olmaya gerek yok, aynı yorumu alt komşunuzun anası halime teyze de yapar muhtemelen." Libidon düşük ondan böyle" , yapma yau, kral tespit yaptı. Acaba libido düşük diye tespit sıçmak yerine mesela hormon düzeylerine bi baksan mı, ya da acaba depresyon olabilir mi bunun sebebi? diye sormak istiyor bu terapiste de bence değmez. Yani şöyle düşün; karpuzu kestin, baktın kelek. Tadı tuzu yok. Hala yemeye devam mı edeceksin? Bence bu karpuzcuya daha fazla para kaptırmayın.
0
thracia
(08.10.24)
cinsiyet olarak kadın olmak, makyaj yapmak, bakımlı olmakla, dişi olmak farklı şeyler.

psikiyatristinizin buna takılma nedeni sizi beğenmemesi ya da sizin eksik biri olmanız değil, bu var oluş hâlinin gerçek bir ilişki yaşamanıza engel oluyor olması.
tabii ki evlenmek, evlenmemek sizin seçiminiz ama "tanıştım" demesinin altında yatan şey, sizin bu durumdan dolayı bu seçim şansına sahip olmakta zorlanmanız.

yani üniversitede biriyle tanışması, evlenmesi bir tesadüf değil, onu demek istiyor. insan bilinçdışından çevresine bir enerji yayar, bu enerjide de onun bilinçaltındaki kodlar vardır.
dünyanın en seksi giyinen, en bakımlı, en güzel kadını olun, bilinçaltınızda kadınlıkla ilgili sorunlar varsa, bir erkek bulamaz, bulsanız bile ilişkinizi yürütemezsiniz.
patates çuvalıyla dolaşan bir kadın çok daha dişi olabilir.

yani sizin kendi seçiminiz olduğunu sandığınız şey, aslında bilinçaltınızın sizi yönlendirmesi şu durumda.
ancak kendinizi tamamen bulduktan sonra özgürce bir seçim yapabilir hâle gelirsiniz.
doktorunuzun demek istediği bu.

kadınlık ne demek sorusuna gelirsek, o biraz uzun ve günümüzdeki kadın-erkek normlarına pek uymadığı için biraz tepki alıyor ama anlatmaya çalışayım.
sürekli çatışma, savunma, saldırı, güvensizlik hâlinde olmak, devamlı "doer" modunda yaşamak, içinde bulunduğu her durumu kontrol etmeye çalışmak, sınır çizememek ya da başkalarının sınırlarını ihlâl etmek, sürekli dışa dönük ve tepkisel yaşamak dişiliğin bir parçası değildir.

günümüzde birçok kadının maalesef hayat şartları yüzünden içinde bulunduğu durum bu zaten, kendi doğasından uzaklaşmak.
bu demek değil ki, kadın iş bitirici olmasın, bir şeyler yapıp etmesin, tabii ki bunlar olacak ama enerjiyi dengeleyebilmek gerekiyor.
kadın zaten kaotik bir enerji yapısına sahiptir, yani hem hormonal hem zihinsel açıdan.
buna bir de yukarıda saydıklarım dahil olduğunda, kadın görünümlü erkek olunuyor maalesef.
bu da ilişkilerde başarısızlığı, ilişki kuramamayı, kursa da yürütememeyi, kadın hastalıklarında artışı vb. getirir.
erkeklerde de bunun aksi yaşanıyor, "adam gibi adam olan erkek kalmadı" serzenişi de bununla ilgili.

bunların altında bir de aileden gelen erkek beklenirken kız çocuk olması, babanın sürekli "benim aslan kızım" falan şeklinde sevgi gösterisinde bulunması, ailenin maddi ya da manevi yükünü omuzlamak zorunda bırakılmak gibi aileden gelen şeyler olabiliyor.
bunlar da kadınlığın bilinçaltında reddedilmesine, kadın olduğu için kendinden nefret etmeye, sevilmek için erkek olmak gerektiğine dair inançlara yol açıyor ve yukarıda saydıklarıma bu yoldan da ulaşılabiliyor.
0
blatta hiberna
(22.10.24)
Blatta hiberna: zahmet etmissin tesekkurler. Birileri icin faydali olabilir bu cevap. Ama benim icin degil. Psikiyatristimin basindan beri falsolari vardi. En sonunda onu birakmayi basardim. Ben evin prensesi olarak buyudum, yetistim, oyle bir sorunum yok. Zaten konustuk bunu. Neymis bende maskulen bi durum yokmus, bende genc kiz halleri varmis. Bana bakinca millet olgun bi kadin gormuyormus. Adam ilk bulusmaya etek ve ceketle gitmemi uygun buluyor. Tam bi sacmalikti kendisi.
0
🌸Kittie
(04.11.24)
Ayrica ben de unide biriyle ciddi bi iliski yasadim ama olmadi. Yani ben de onun kadar tanisabildim. Haa yurutemedim cunku altta yatan kadinligimdan nefret etme durumum vardi... sacmaligin alasi.
0
🌸Kittie
(04.11.24)
Bir terapisti bunlari söylemesi baya tuhaf geldi
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.24)
psikiyatrdan ziyada redpillci bir dallama gibi geldi. evlilikik birliktelik başarıdır en azından bir insanla bir ilişki kurmana dalalet eder ancak en büyük başarı değildir.

sana koca bul her şeyin çözümü koca demeye getiriyor bırak bu herifi.
0
Hallegadola
(04.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.