Kişisel zevklerden karakter analizi yapılabilir mi?
her seye atarlanan adam
İnsanların dinledikleri müziklerden, izledikleri filmlerden ya da okudukları kitaplardan kişilik analizlerini yapmak saçma mı sizce? Geçen gün arkadaşlarla oturup dakikalarca bunu tartıştık. Ben yukarıdaki yöntemleri kullanarak insanların nasıl karakterlere sahip olduğunun yüksek oranda tahmin edile
İnsanların dinledikleri müziklerden, izledikleri filmlerden ya da okudukları kitaplardan kişilik analizlerini yapmak saçma mı sizce? Geçen gün arkadaşlarla oturup dakikalarca bunu tartıştık. Ben yukarıdaki yöntemleri kullanarak insanların nasıl karakterlere sahip olduğunun yüksek oranda tahmin edilebileceğini savundum. Arkadaşlarım ise bunun saçmalık olduğunu söylediler. Örneğin aynı üniversiteden ve aynı bölümden mezun 2 kişiyi işe almak için mülakata çağırdınız mülakat sonunda şu soruyu sordunuz: En sevdiğiniz yönetmen, şarkıcı ve yazar kimlerdir? Bu kişilerin en sevdiğiniz eserleri hangileridir?
Kişileri A ve B olarak adlandıralım.
A kişisinin sorulara verdiği cevaplar sırasıyla şöyle; 1- Nuri Bilge CEYLAN- Bir Zamanlar Anadolu'da 2- Zülfü LİVANELİ- Gözlerin 3- George ORWELL- 1984
B kişisinin sorulara verdiği cevaplar sırasıyla şöyle; 1- Şahan GÖKBAKAR- Recep İVEDİK 2 2- Ben Fero- Biladerim İçin 3- Pucca- Küçük Aptalın Büyük Dünyası
Bu iki kişiden birini işe almak zorunda olsanız hangisini alırdınız? Sebebi nedir?
0
her seye atarlanan adam (03.09.20)
Bana kalırsa karakter analizi başka şey, iş için gerekli yetkinlikleri ölçmek ayrı şey. kişinin sevdiği yönetmenden, sanatçıdan tabii ki bir ölçüde karakteri tahmin edilebilir ama bu zevkler bile kalıcı değilken "yüksek oranda" doğru bir tahmin yapmak bence mümkün değil.
A ve B kişisinin verdiği yanıtlar işe alım aşamasında benim için önemsiz olurdu ama işin niteliğine de bağlı biraz. örneğin metalürji mühendisi alacaksanız bu yanıtlar neyi kanıtlar, ona bakmak lazım. kişi "zevksiz" olabilir belki ama müthiş matematik biliyordur, acayip kod yazıyordur vesaire. kime göre, neye göre zevksiz, ona da bakmak lazım.
verdiğiniz örnekte iki kişi de aynı bölümden aynı mezuniyet notuyla mezun oldu diyelim, ikisi de işini layığıyla yapabiliyor. verdikleri yanıtlara göre işe alıp almamak işverenin takdiri tabii. bu konumda olsam, adaylar birbirine eşit olsa, örneğin ben de george orwell'i çok sevdiğim için belki A kişisini seçerdim.
0
orient blue
(03.09.20)
sormak istediğiniz ile sorduğunuz birbirinden çok farklı olmuş diye düşünüyorum.
kişisel zevkler bir insanın kültür düzeyi, entelektüellik seviyesi veya yakın olduğu yaşam tarzı hakkında bir fikir verebilir evet ancak bu zevkleri karakter özellikleri ile bağdaştırmak çok doğru bir bilgi vermez.
mülakat sorusunu ise hiç bağdaştıramadım. işe alacağım kişiye yukarıdakileri değil işe olan yetkinliğini anlayabileceğim sorular sorardım. bir sıva ustası muhtemelen george orwell okumamıştır ancak sırf george orwell okumadı diye gayet iyi sıva yapan bir ustayı eleyecek değilim. arkadaş/sevgili değil eleman arıyorum.
0
i am 6 do you wanna be 9
(03.09.20)
Bence yapılabilir. En azından küçük de olsa bir fikir verir. Ama hangisi daha kıymetlidir onu bilmem.
0
olaylar olaylar
(03.09.20)
Uzaktan evet ama dışarıdan hayır.
Sıkı bir Rammstein fanıyım. Synthwave tarzı müzikler severim. Modern klasik müzik parçaları da çok dinlerim. Ama ortamlarda Azer Bülbül, hemşerim Cengiz Kurdoğlu vs gibi şarkıcılardan bir kuple söylerim. Keyfim olunca sevinçli olduğumda İsmail Yk bombabomba.com açarım. İsmail yk şarkılarının çoğunu da ezbere bilirim.
NBC’nin tüm filmlerini izledim ve çok severim kendisini. Ama Şahan Gökbakar’ı da severim. Dikkat Şahan çıkabilir’in YouTubeda yüklü tüm skeçleri ezberimdedir.
Genel kültür konusunda karşıma rakip çıkmadı diyebilirim. Popüler kültürün içindeyim, beyaz Türk edebiyatınında. Ama bana sorarsanız ne NBC izlemek ne de Orwell okumak da bir kıstas değil. Çünkü bunlar da popüler kültür malzemesi oldu. Hiç umulmadık insan instagramında Orwell kitabıyla story koyuyor ama mesela kapağını açmamış. Ben ortamda İsmail yl övüyorum geyik olsun diye. Hangimiz neyiz şimdi?
Burada geçen sorulmuştu en sevdiğiniz şarkılar nedir Türkçe yabancı diye. Ben Türkçeye İbrahim Erkal-sen aldırma, Orhan Gencebay-dokunma ve barış Manço-dönence demiştim. Yabancıya da Keane-Everybody’s changing, Rammstein-ohne dich ve kavinsky-nightcall demiştim. Sizin yaptığınız formülle ben nasıl konumlandırılıyorum?
Bazı insanları çok iyi tanımadıkça nasıl biri olduğunu bilemeyiz özetle.
0
Hallegadola
(03.09.20)
ikisini de işe almam, bu soruyla önüme gelen insan kaynakları personelini şirketten kovarım.
sırf beethoven dinliyor diye kaynakçı işe alırsak, şirket batar ya da recep ivedik izliyor diye aşçıyı kovarsak, şirket batar.
0
co2s2
(03.09.20)
İlki orjinalin vasat bi taklidi İkinci en azından samimi :)
0
photo85
(03.09.20)
kişisel görüşüm; büyük oranda, EVET yapılır. yani bir insanın sosyokültürel seviyesi, dinlediği müzikten, izlediği filmden, okuduğu kitaptan belli eder kendini. şöyle bir kabaca da bakarsak;
sosyakültürel seviyesi düşük olanlar = mavi yakalı işlerde ( kayankaçı, sıvacı vb.) sosyakültürel seviyesi ara formda olanalar = beyaz yakalı işlerde ( muhasebe vb. ) sosyakültürel seviyesi yüksek olanlar = altın yakalı işlerde (ar-ge çalışanı vb.)
Şimdi burada arkadaşların atladıkları bir nokta var. o da meslek.
her ne kadar kendileri bunu kabul etmeyecek olsalar da toplum nezninde mesleklere göre bir statü'ye, sosyokültürel bir seviyeye koyuluyorsunuz.
kaynakçı ve sıvacı örneği verilmiş. kaynakçı ve sıvacı mavi yaka dediğimiz kısım ve toplum gözünde mavi yaka eğitimine devam etmemiş, sosyokültürel olarak alt sınıfta bulanan bireylerin yaptığı işleri kapsıyor. yani beethoven dinleyen bir kaynakçı ustası bulmanız, erdoğanın istifa etmesi olasılığından daha düşük.
beyaz yaka ise ara geçiş formu gibi, biraz mavi yaka'nın kültürel seviyesinde biraz da altın yaka dediğimiz sınıfın kültürel seviyesinde. işte " ben nasıl konumlandırılıyorum? "diye soran arkadaş bu sınıfta.
memleketimizde altın yaka dediğimiz kesim yok denecek kadar az olduğundan beyaz yaka diye tabir edilen kesimi altın yaka gibi değerlendiriyor toplum. kültürlü, eğitimli vs. diye
halbuki yok öyle bir şey, beyaz yaka dediğiniz güncellenmiş biraz da modernlik getirilmiş mavi yaka, tüm olay bu. yani şunu bu yüzden söylüyorum, beyaz yakalı olup da ben fero dinleyen, recep ivedik izleyen gırla insan var.
yani nasıl beethoven dinleyen kaynakçı bulma olasılığınız düşükse, ismail yk dinleyen bir yazılımcı bulma olasılığınız da bir o kadar düşük. yok demiyorum, çok çok çok düşük bir ihtimal diyorum.
yani A ile B'nin yöneleceği meslekler birbirinden çok bağımsız meslek grupları olacaktır. ama şunu söyleyebilirim. A beyaz yakalı belki altın yakalı olabilir, B ise ya beyaz yakalı ya da mavi yakalıdır.
Çıkmış sorular içinde 2019 sorularının tamamına ulaşamadım soruların sadece %10u yayımlanmış. Daha önceki senelerde full sorular var 2019 un niye tamamı yok
Çıkmış sorular içinde 2019 sorularının tamamına ulaşamadım soruların sadece %10u yayımlanmış. Daha önceki senelerde full sorular var 2019 un niye tamamı yok
0
umutsuzevjınıkı (02.09.20)
Ankara’da iseniz kök çarşısına gidin kızılaydaki. Orada son on yılda çıkmış her sınavın sorularına ulaşabilirsiniz.
0
Hallegadola
(02.09.20)
Siz sebep sormussunuz ama yine de yazayim, telegram gruplarinda bulunuyor bu tip dokumanlar. 2019 da Vardir kesin.
bu bölgelerde yaşayanlar ne kadar güvende olur? ege ve akdeniz kıyısından itibaren ne kadar içerisi güvenli olarak sayılabilir?umarım bir savaşa girmeyiz ama son 2 senedir yapılan askeri anlaşmalar ve uçak gemilerinin hareket çıkması burada birşeylerin olacağını göstergesi.
bu bölgelerde yaşayanlar ne kadar güvende olur? ege ve akdeniz kıyısından itibaren ne kadar içerisi güvenli olarak sayılabilir?
umarım bir savaşa girmeyiz ama son 2 senedir yapılan askeri anlaşmalar ve uçak gemilerinin hareket çıkması burada birşeylerin olacağını göstergesi.
0
false pretension (01.09.20)
olay sadece akdeniz ve ege ile sınırlı kalmaz diye düşünüyorum.
0
cureforlove
(01.09.20)
Karşılıklı gösteriş bir şey olmaz. Şu an Türkiye’ye saldırabilecek ülke yok. Zarar kazançtan büyük.
0
cloudybloody
(02.09.20)
Savaş çıkamaz.
Not: NATO
Gövde gösterisi yapıyor bütün ülkeler. 21. Yüzyılda halen daha realist politikalar işlevsel. Avrupa’da milliyetçilik has safhada, hükümetler de bundan faydalanıyor. Milfhunter Macron kendi dalgasına bakmalı.
Günümüz dünyası şu an birinci dünya savaşı öncesi ortamı andırıyor. Multipolar yani çok güçlü dünya düzeninde herkes birbirinin açığını arıyor. Avusturya Macaristan veliahtı suikastının 21.yy versiyonu dünyada köklü değişiklikler yaratır; ne NATO kalır ne AB.
0
Hallegadola
(02.09.20)
fransızlar dahil oluncaya kadar ben de bişey olmaz diyordum ama fransızların gazına gelip yunanlılar saldırırsa misliyle karşılık vermemiz de olası.
Tıp fakültesinden mezun olduktan 1.5 ay sonra, öğrenci olmamaya dayanamadım ve hep içimde yara olan bölüm olan Uluslararası İlişkiler ile aöf macerasına başladım.Aslında okumak istediğim çok bölüm var ve hayalim yıllarca aralıksız aöfte bölüm bitirmek ama dediğim gibi ilk olarak en çok istediğim ve
Tıp fakültesinden mezun olduktan 1.5 ay sonra, öğrenci olmamaya dayanamadım ve hep içimde yara olan bölüm olan Uluslararası İlişkiler ile aöf macerasına başladım.
Aslında okumak istediğim çok bölüm var ve hayalim yıllarca aralıksız aöfte bölüm bitirmek ama dediğim gibi ilk olarak en çok istediğim ve hala arada seçmediğim için pişman olduğum Uİ ile giriş yaptım bu sürece.
Burda okuyan eden varsa sınav zorluğu, eğitimi vs nasıldır? İşe yarar bilgiler öğrenebilir miyiz derslere ilgiyle çalışsak?
Ayrıca ileride ilaç firmalarında çalışmak düşündüğüm kariyer yollarından biri. Uİ o açıdan faydalı olur mu acaba diye de düşünmüyor değilim. Tabi işletme belki daha faydalı olurdu ama bilemiyorum.
0
nundu (01.09.20)
AÖF uluslararası ilişkiler okuyan birkaç arkadaşım var. İlgisi olmayana zor ilgililere kolay bölüm denilebilir.
Bu arada ben örgün uluslararası ilişkiler mezunuyum, ilaç sektörü ne alaka abi? İlaçla alakalı işimiz yok bizim. Ders programlarına bakın bir isterseniz. Dersler uluslararası ilişkiler teorileri, dış politika analizi, Türk dış politikası, siyasi tarih, uluslararası örgütler, Ortadoğu/Balkanlar/Kafkas politikaları falan.
İlaç sanayii ile ilgili pazarlama, marketing vs düşünüyorsanız işletme, uluslararası ticaret, pazarlama falan düşünebilirsiniz.
Örgün mezunlar iş bulamıyor uluslararası ilişkilerde, AÖF daha çok keyfine okunuyor bu bölüm için.
0
Hallegadola
(01.09.20)
Ders programına bakarak fikir yürütebilirsiniz. Muhtemelen dış politika analizi, uluslararası ilişkiler teorileri, siyaset bilimi, siyasi tarih vs gibi dersler olacak. İlginizi çekiyorsa size bir şeyler kattığı için mutlu olursunuz. Onun dışında kariyer açısından ne getirir bilmiyorum. Zaten tıp mezunusunuz. Kim bakar AÖF'de ne okuduğunuza?
0
havadakarada
(01.09.20)
Yani zaten tıp mezunu olduğum için ilaç sektöründe iyi mevkilerde çalışabiliyorum. Sadece beni diğer doktorların önüne geçiren bir skill olur mu diye merak etmiştim. Benim konuştuğum bi bölge müdürü (doktordu o da) işletme okumuş ama dediğim gibi uluslararası ilişkiler sevdiğim ve ilgi duyduğum da bi konu olduğu için onunla başlamak istedim. Belki bi tık işime yarar diye düşündüm yoksa içeriğini az çok biliyorum :D
eşimde; bikini bölgesi tabir edilen yerde 3 aydır regl bitiminde gelişen fındık büyüklüğünde ağrılı şişlik. internetten baktık kanser çıktı. şaka bir yana durum ciddi olabilir mi?bu koronada gitmek istemiyoruz doktora ama kıl kökü iltihabı dışında falan cidid bir şey olabilir mi?
eşimde; bikini bölgesi tabir edilen yerde 3 aydır regl bitiminde gelişen fındık büyüklüğünde ağrılı şişlik. internetten baktık kanser çıktı. şaka bir yana durum ciddi olabilir mi?bu koronada gitmek istemiyoruz doktora ama kıl kökü iltihabı dışında falan cidid bir şey olabilir mi?
0
dugan (01.09.20)
annemde aynı bölgede kist çıktı, 1 sene doktor doktor gezdik cogu iyi huyluya benziyor diye almak istemedi. geçen ay alındı kanser çıktı, melonom. hemen iyi bir doktora gidin, istanbul anadolu yakasındaysanız iyi bir doktor önerebilirim.
0
monicapp
(01.09.20)
Süreç sebebiyle hastane/muayenehane ortamı endişenizi anlıyorum fakat derhal kontrol ettirmeniz gerekli. Bunun “olabilir mi acaba”sına yorum yapmak da bir şey ifade etmeyecek malum, vakit kaybetmeden önlemlerinizi almalısınız. Olası bir yağ bezesi oluşumu ya da benzeri zararsız, önemsiz bir kitle çıkmasını dilerim, geçmiş olsun.
0
bastardbullet
(01.09.20)
bikini bölgesi değil de vajinada / labiada ise bartolin kisti olabilir. periyodik olunca aklıma o geldi.
0
nonik
(01.09.20)
tamamdır çok çok teşekkür ediyorum her birinize.
0
🌸dugan
(01.09.20)
lenf bezi olabilir. ağrılı ise iltihaplanmıştır, lenfadenit.
0
alicandan
(01.09.20)
Bikini bölgesinin neresinde?
Kıl çıkan yerde ise çok yüksek ihtimalle kıl dönmesi.
Onun haricinde bir yer ise nonik +1
Ankara’da iseniz Ali Ayhan’ı öneririm onkolog jinekolog. Annem, müstakbel kayınvalidem, halam, uzaktan akrabalarımız, komşular vs herkes ona gidiyor çevremde. Annemi, annemin arkadaşını ve annemin halasını kurtardı kötü sonlardan öyle diyim.
0
Hallegadola
(01.09.20)
sağ bacağın içi kasıklarda vajina değil. neyse şöyle açıklıyorum bikiniyi giyince yarısı görünüyor yarısı içeride tam ağında kasıkta ya. ağrılı hatta sıkmış geçen ay azcık iltihap çıkmış onu da şimdi söylüyor. bulunduğumız yerdeki hastanede dermatoloji de yok baya uzakta bi ilçede var.
0
🌸dugan
(01.09.20)
kadın hastalıkları bakmıyormuş dermatoloji diyenler oldu huff
0
🌸dugan
(01.09.20)
Evet dermatolojinin bakması gerekiyor dediğiniz yer ise son güncellediğiniz haliyle.
Bence yine de çok önemli bir şey değil, ama iyi bir dermatologa görünün. İç çamaşırının sıkması vs gibi şeyler o bölgede iltihaplı sivilce yapıyor.
0
Hallegadola
(01.09.20)
o da öyle söylüyor ama her ay olması ilginç ayrıca bunaltıcı. bir de kullandığı pedlerin yapısı değişmiş son aylarda o da olabilir diyor falan. iyice döküldü ortalığa her şey kusura bakmayın tekrar tekrar teşekkürler
0
🌸dugan
(01.09.20)
Ben çok dar giyindiğim zaman, pant, şort, iç çamaşırı gibi o bölge şişkinlik yapıyor sonra iniyor kendi kendine. Doktora gidene kadar biraz daha bol giyinsin.
0
jazzabel
(01.09.20)
benzeri birşey bende de oldu ve çoğu kadında da oluyor, kullandığımız pedlerin malzemeleri cidden vücuda zararlı aslında. menstrual cup kullanan kadınlar baya memnun, ben de düşünüyorum bunu kullanmayı, cesaret edebilirsem alacağım. eşiniz bir bunu da araştırsın, hatta doktora da sorsun. bende olan şey ikidir adet dönemimde oluyor ki adet dönemim bir zamandır bozuldu, aşırı uzun sürüyor -bir ay falan- ve çok yoğun oluyor, hemen öncesinde ve sonrasında bikini bölgesinde benzer birşey oluştu, baktık enfeksiyon. pedden kaynaklanıyor olabilir dedi doktor -çok uzun süre kullanmak zorunda kaldığım için haliyle adet süresi yüzünden- yine de tabi en kısa sürede doktora gidin, en iyisini doktor bilir. özel hastaneler ya da muayenehanelerde çok sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum korona yüzünden, devlet hastaneleri aşırı yoğun ama, onu diyebilirim. çok geçmiş olsun.
0
pasp
(02.09.20)
çok teşekkürler. dar kıyafet ve ped kullanımına bağlı bilgiler için de.
bedava bişey mi veriyorlar başvuranlara hayırdır, ne bu 2. üniversite uzaktan eğitim auzef aöf aöç oç muhabbetleri?her gün 10 tane duyuru peyda olunca kaçırdığım bişey mi oldu dedim...
bedava bişey mi veriyorlar başvuranlara hayırdır, ne bu 2. üniversite uzaktan eğitim auzef aöf aöç oç muhabbetleri?
her gün 10 tane duyuru peyda olunca kaçırdığım bişey mi oldu dedim...
0
Bruce (01.09.20)
İstanbul.
Öğrenci akbili:50 TL
Tam akbil:275 TL
0
ırene adler
(01.09.20)
- Boş vaktim var - Ogrenmeyi seviyorum - Alternatif bir kariyer kurabilir miyim diye merak ediyorum
Benim nedenlerim bunlar.
0
epistemic_regress
(01.09.20)
aöf'te "sosyal medya yöneticiliği" diye bir bölüm olduğundan.
0
avianthem
(01.09.20)
ama niye bu seneye yığıldı herkes? benim hatalı bir algım mı yoksa, sizce de normalden fazla bir ilgi yok mu bu sene? böyle günde 10 duyuru açıldığını görmemiştim daha önc, sıra dışı bir gelişme mi var diye merak ettim o yüzden. harçlar sıfırlanmıştır, ne bileyim başka bir gelişme olmuştur gibi.
0
🌸Bruce
(01.09.20)
pandemiden dolayı evde duranlar, evde çalışanlar, işten çıkanlar belki boş vakit varken böyle şeyler ile meşgul olayım belki bir de artısı olabilir diye de düşünüyor olabilirler.
0
fezagezgini_4
(01.09.20)
1- akbil 2- kendi bölümünün işini yapmayanlar işinin alanında da bölüm bitirmek adına okuyabilir 3- yine okuyamadığı bölümle ilgili araştırma isteği belki yığılma yaş grubu/dönemimizden dolayı olabilir herkes üni mezunu ama bölümünden memnun olmayan ya da iş bulamayanların denediği yollar
0
ala09
(01.09.20)
Ya benim aptallığım, üniversite okurken çoğu arkadaşım AÖFü de götürüyordu bir yandan. Okul bitti, bir sene KPSSye hazırlan sonraki sene yerleş, anca düzeni oturttur derken bu sene müsait oldum anca. Hayırlısıyla başlayacağım.
0
Hallegadola
(01.09.20)
Of yine genellemeler başlamış.
Tabi ki uzaktan öğretimin faydalı olduğunu düşünmüyorum. Zaten uluslararası ilişkiler mezunuyum. Bölümümle ilgili bir kurumda memurum. İlahiyat okumak içimde hep ukteydi. İlahiyat fakültesinde yüksek lisans başlamak yerine iki yıl okuduktan sonra DGSye geçip bir şekilde dört yıllığa çıkarmaya çalışcam. Arapçam az çok var. Yaşım gençken, bekarken ve rahatken yapayım dedim. Benim amacım bu.
istanbulda minik çapta kız isteme ve nişan merasimini kompakt bir şekilde yapıp aradan çıkarmak istiyoruz. başta kız arkadaşımın ailesinin evinde yapacaktık ama malum virüs durumlarından dolayı kapalı ortamda yapmak istemedik. dışarıda herhangi bir kır bahçesinde de hem kişi sayımız zaten az yasakla
istanbulda minik çapta kız isteme ve nişan merasimini kompakt bir şekilde yapıp aradan çıkarmak istiyoruz. başta kız arkadaşımın ailesinin evinde yapacaktık ama malum virüs durumlarından dolayı kapalı ortamda yapmak istemedik.
dışarıda herhangi bir kır bahçesinde de hem kişi sayımız zaten az yasaklardan dolayı boşuna para bayılmak istemiyoruz.
dolayısıyla istanbul içerisinde bu kız isteme ve nişan işini aradan çıkarabileceğimiz büyük bahçeli bir villa arayışına giriştik fakat ne şekilde arayacağımı bilemediğimden airbnb ve sahibindende istediğim şekilde ev bulamadım. acaba var mı bildiğiniz bir ev bizim kız isteme nişan muhabbeti için?
Airbnb'de falan epey bir ev var müstakil kiralık villa olarak ama biz korona partisi yapacağız onun için kiralıyoruz dersen fiyatları birden 3-4 katına çıkıyor etkinlik kirası olduğu için. O yüzden iki kişi kalacağız diyerek kiralamanı öneririm.
0
roket adam
(01.09.20)
Airbnb aklıma gelmemişti, ben de heves ettim bakayım dedim, Ankara’daki evler çok kötü. Nişan diye tuttuğumuz evden fuhuş baskını ile çıkartılmaktan korktum. Biz yine ertelemeye devam. :(
0
Hallegadola
(01.09.20)
@roket adam iki kişiyiz diyerek kiralasak bu sefer kalabalık geldiğimde ev sahibiyle sıkıntı yaşayabiliriz ki hiç istediğimiz bir şey değil. Ama dediğin gibi bir anda fiyatları yükseltiyorlar maalesef.
Arkadaşlar insanoğlu evrim gereği güçlü neslini devam ettirebilecek birine mi aşık olur yoksa güçle bir alakası yok mu? Bakıyoruz kızların çoğu güçlü erkek peşinde ama bakıyorsun bi kısmı da kimsenin bakmayacağı erkeği seçiyor? Aşkta çeken şey nedir herkesten farklı olması mı krndine yakın görmesi m
Arkadaşlar insanoğlu evrim gereği güçlü neslini devam ettirebilecek birine mi aşık olur yoksa güçle bir alakası yok mu? Bakıyoruz kızların çoğu güçlü erkek peşinde ama bakıyorsun bi kısmı da kimsenin bakmayacağı erkeği seçiyor? Aşkta çeken şey nedir herkesten farklı olması mı krndine yakın görmesi mi kendne güveni mi güç mü nedir sizce?
0
kiriko (01.09.20)
Sevmenin derinliginde kisisel menfaat vardir zaten, kendini gerçeklestirme ve tatmin olma.
Yani evet vardir.
0
Avoiding The Puddle
(01.09.20)
Her ilişkide karşılıklı fayda sağlama vardır. Güzel kıza neden aşık oluyor herkes ama çirkine kimse bakmıyor? Er kişisi kızın güzelliğini seviyor, ondan faydalanmak istiyor. Güzellik de para da maddi şeyler. Kadın nasıl erkekte güç, para, itibar, konuşlandık vs. arıyorsa, erkek de güzellik, iyi bir yüz, iyi bir vücut, sevimlilik, gençlik, enerji arıyor. Birbirine uyumu tutan insanlar karşılıklı birbirini tartarak çift oluyor. Bu arada geçen tartma süreci flört, bizden olur denildiğinde ciddi ilişkiye dönüşüyor.
Kısacası her aşkta aslında mantık unsurları vardır. Burada ve diğer yerlerde ben onu seviyorum ama onun haberi yok, ruh ikizim olduğunu çok iyi anlaşacağımızı düşünüyorum dediğinde, aşkından öldüğünde onu bağlayan asıl unsur birbirlerine uygun olduğunu düşünmesi, maddi açılardan bir uygunluk bu.
0
Hallegadola
(01.09.20)
Aşk denen olgu zaten çıkar ilişkisi yüzünden insan eliyle var edilmiştir özetle.
0
Deathrow
(01.09.20)
Çocukken saf temiz seviyorsun da büyüdükçe çıkara dayanıyor. Kendini onunla mutlu hissetmeniz bile çıkar öteki nedenler sonra gelir
0
olaylar olaylar
(01.09.20)
bu dünyada içinde egoizm olmayan tek şey anne sevgisidir muhtemelen. sokaktaki dilenciye verilen bozuk paranın temelinde bile bilinçli olmasa da bir çıkar vardır. hayatın boyunca tanımadığın birine karşı çıkarsız sevgi beslediğini düşünmek rahatsız edici derecede naif olurdu.
Yatirimlik degil arkadaslar, tamamen oturmak icin. 10 senelik kredi cekilerek falan alinacak. Genellikle uskudar civarindaki evlere bakiyorum, onlar da cok eski. Yenileri de cok pahali, mecbur butce eski evlere yetiyor. Boyle ev almanin ne zararlari olabilir? Alinmamali mi?
Yatirimlik degil arkadaslar, tamamen oturmak icin. 10 senelik kredi cekilerek falan alinacak. Genellikle uskudar civarindaki evlere bakiyorum, onlar da cok eski. Yenileri de cok pahali, mecbur butce eski evlere yetiyor. Boyle ev almanin ne zararlari olabilir? Alinmamali mi?
0
balpolen (01.09.20)
göçük altında kalıp ölmek haricinde pek dişe dokunur bir zararı olmaz.
0
Jux
(01.09.20)
10 sene kredi ödeyerek bu şekilde eski ev almak bence mantıklı değil. 10 sene çok fazla. Ev zaten eski, ev içersinde sorun çıkıp durur, mecbur yenilemek lazım, masrafı çok, depreme dayanıklı mı değil mi belli olmaz, kentsel dönüşümle yıkmaya kalksalar yine riskli evsiz kalabilirsiniz.
10 sene gerçekten çok fazla, hele 30-40 yıllık evin eziyeti hiç çekilmez. Kirada temiz, yeni evde oturmak daha mantıklı olabilir.
0
GoodMorningTeacher
(01.09.20)
Bizim evler 30-40 senelik gayet iyi.
Muhit iyi, fiyatı da yerindeyse düşünülebilir.
0
Hallegadola
(01.09.20)
deprem riski çok yüksek, üsküdar gibi kıyı bölgelerda daha da yüksek.
0
orpheus
(01.09.20)
2011'de de deprem kesindi, o zaman ev alanlar simdi zengin oldu. Al gitsin.
0
baldur2
(01.09.20)
Eski ev almak gerçekten büyük dert. Deprem riskini geçtim, bir sürü tadilat riski var eski evlerin dandikliğinden ötürü. Yok aşağı su indi, yok çerçeve kırıldı, yok kapısı bozuldu, bir de üsküdar'ın eski mahallelerindeki hırsızlık problemi de eklenirse kesinlikle uğraşılmaz. Biraz daha uzaklaş ve yeni ev bul derim hocam, gerçekten gerek yok.
Suriyeliler'in çok çocuk sahibi olmalarının nedenleri ne?
GoodMorningTeacher
Az önce Dw Türkçe'de bir video izledim, savaş nedeniyle Suriye'den Almanya'ya göç eden üç çocuklu bir aile, Almanya'daki ilk yıllarında tekrar çocuk sahibi olmuşlar. Şimdi dört çocuklarıyla, anne baba çalışmadan devlet destekleri sayesinde yaşıyorlarmış. Videoda konuşan baba hala savaş psikolojisi y
Az önce Dw Türkçe'de bir video izledim, savaş nedeniyle Suriye'den Almanya'ya göç eden üç çocuklu bir aile, Almanya'daki ilk yıllarında tekrar çocuk sahibi olmuşlar. Şimdi dört çocuklarıyla, anne baba çalışmadan devlet destekleri sayesinde yaşıyorlarmış. Videoda konuşan baba hala savaş psikolojisi yüzünden tedavi gördüğünü, Almanya'ya gelene kadar ne kadar zorluk çektiğinden bahsetmiş. Bu şartlarda Almanya'daki ilk yıllarında çocuk sahibi olmalarını çok garipsedim. :/ Bana kalırsa çok büyük bir risk, evet maddi açıdan devletin desteği var ama çocuk yetiştirmenin zorluğu, anne baba olarak çocuğa yetebilmenin sınırı var. Şuan için Almanya'da mülteci olarak bulunuyorlar ama her an her şey olabilir tedirginliği yaşamıyorlar mı? Ya da daha az çocukla, daha iyi şartlarda çocuk yetiştirmeyi düşünmüyorlar mı?
orta doğu kültüründe -islam'ın da etkisiyle- çocuk sahibi olmak bir yük değil bir nimet olarak görülüyor. çocuk rızkıyla gelir gibi sözler var, duymuşsundur. bu adam için çocuk sahibi olmak çocuğun ve kalanların yaşayacağı zorluklara değer, çok eşelersen bunu söyler. ama eşelemezsen bunlar arasında bağlantı dahi kurmaz, ne alaka yav çocuk olmasa kıral gibi mi olcaz der. suriye'ye gitmeye gerek yok bunun için aslında, anadolu'da sıradan bir aile de bu şekilde düşünüyor.
0
Jux
(01.09.20)
Cinsiyetçi bir atasözü ama; Zengin parasıyla fakir karısıyla oynar.
Ayrıca ortadoğu kültürü
0
Hallegadola
(01.09.20)
savaş psikolojisi. ayakta kalmak, görünür olmak için çoğalmak istiyorlar. bu sadece suriyelilere özgü değil, travma altında bir çok toplumda nüfus artışı olurmuş.
0
nzessia
(01.09.20)
İkinci dünya savaşı sırasında da doğum oranları hayvan gibi artmış diye okumuştum. Muhtemelen "ulan ölücez, soyumuz tükenmesin" tarzı bir içgüdü devreye giriyor.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.20)
Ne Icgudusu, ya bir sey olmaz kondomluyken bir zevk almiyorum, geri cekme yontemi akar seklindeki dusunce. Sonuc: icine akiyor.
0
baldur2
(01.09.20)
Hayatında insan içine çıkmamış tipler gelmiş sallıyor yine.
Tamamen kültürel. anadoluda herhangi bir insanın en fazla 3-4 kuşak öncesine gidin yine boy boy çocuk görürsünüz.
bu olay hala feodal çağdan falan da kalsa kültürel. nasıl anlatayım bilmiyorum da çocuk yapsam şöyle olur yapmasam böyle olur gibi bir düşünce yok. yetişkin olduğun günden elden ayaktan düştüğün güne kadar sağlıklı kaldıkça çocuk yapılıyor.
yani bu neden orta doğulu insanlar 20'li yaşlarının başında evleniyor? demek gibi bir şey. sorgulanamaz bir olay.
videodaki aile ise bu geri kültürü aşmaya çalışıyor gibi geldi. durumları düzeliyor, zaten sosyal devlet içinde kendine asgari ücretli iş alsa çocuk yardımlarıyla Türkiye'den 10 kat daha iyi yaşayacaklar.
0
patronaj
(01.09.20)
1 korunmuyorlar 2 ölüm riski artınca daha da çok çocuk yapılır evrimsel olarak.
Bu dönemde nişan yapan ıq su düşük akrabalar hakkında siz ne düşünürsünüz
paramolacak
Selamlar, Hala oğlum geçen ay nişan yaptı haliyle bizi de çağırdı (bence) her sorumlu insanın yapması gerekeni yapıp gitmedik, hatta kendisine ''olum manyak mısın bu kadar önemli mi nişan ananı babanın ölüm riskini artıracak kadar mı çok seviyorsun bu işleri'' dediğim için bana tavır aldı.Şimdi de d
Selamlar,
Hala oğlum geçen ay nişan yaptı haliyle bizi de çağırdı (bence) her sorumlu insanın yapması gerekeni yapıp gitmedik, hatta kendisine ''olum manyak mısın bu kadar önemli mi nişan ananı babanın ölüm riskini artıracak kadar mı çok seviyorsun bu işleri'' dediğim için bana tavır aldı.
Şimdi de dayı oğlu aradı nisanı varmış ay sonunda İstanbul'Da olacak nişan biz de istanbula yakın bir il de oturuyoruz bir de telefonda '' babanemi de alacağım gelip ömrü yetmez görsün istiyor dedi'' bende kendisine ''olum sen salak mısın ? 90 yaşında kadın götürülür mü ? hiç mi düşünmüyorsun insanların sağlığını yandınız mı eşsizlikten ne bu acele bekleyin biraz daha sonuçta nişan, düğün değil bişey değil hem siz keyif alamayacaksınız hemde insanları tehlikeye atacaksınız ( ki bence gidenler de hak ediyor ) dedim diye baya bi harala gürele koptu. Yok kız tarafı istiyormuş yok bilmem neymiş, yani kusura bakma ama bu kafada bi kadınla da evlenceksen bişey diyemiyorum dedim kapattım telefonu.
Ya bunlar taşrada değil, eğitimleri,işleri kötü değil az çok okuyan yazan çizen insanlar, cahilliğin eğitimi kitabı olmaz ama bunlar ne salak insanlar ya , nasıl kafalar bunlar. Adam instagrama 3 tane fotoğraf atçam diye ölüme gidiyor, insan hayatı için ölüm kadar önemli bi iş mi bu düğün dernek işleri siz ne düşünüyorsunuz?
0
paramolacak (31.08.20)
benim 2 ayrı arkadaşım kuzenlerinin nişanına gitti.
birisinin bütün sülalesi karantinaya alındı, entübe durumda olanlar var.
ötekisi de tahminime göre hafif olarak atlattı, test yaptırmadı ama bayağı bayağı korona semptomları sergiledi.
ben akıllı mantıklı insanlar olduklarını düşünmüyorum, kimse kusura bakmasın.
0
hem şişko hem deli
(31.08.20)
Biz de güya aile arasında mini söz yapacaktık adı konulsun diye de yalan oldu. Girişmiyoruz bu şeylere.
Of keşke yasaklar kalkmadan nikahı bassam koca adayına. Kimse gelmesin kafasındayım. İnsanlar instagrama foto koymaya aşırı meraklı. İnstagramım nişan, kına, düğün yapanlarla dolu. Yasak da geldi ben anlamadım bu nasıl iş. Yakalanmıyorlar da. Bizde her iki tarafta dikkat ettiği için erteledik her şeyi bakalım.
0
Hallegadola
(31.08.20)
henüz canları yanmamış, canları yanarsa anlarlar belki.
0
kestane gürgen palamut
(31.08.20)
Gerizekalı olduklarını düşünüyorum. Neyse, bizde evlenme çağında pek genç olmadığı için kendi ailemde gerizekalı olmadığı imajına sahibim şimdilik. Annem sosyal mesafeli bir nikaha katıldı sadece geçen hafta, hala huylanıyorum.
0
whoosie
(31.08.20)
2020'de nişanım, düğünüm, nikahım olsa bir yıl ertelerdim herhalde.
bana aşırı anormal geliyor. en iyi arkadaşlarımdan birinin erkek kardeşi, yaklaşık 5-6 yıldır beraber olduğu kızla evlendi. düğün yapmadılar ama evde toplanıp nişan yaptılar, sonra da nikah dairesinde evlendiler. ikisi de bu hastalık döneminde yapıldı.
5-6 yıldır birlikte olan insanların nikahı falan böyle bir döneme denk getirmesi aşırı sorumsuzca ve cahilce bence. üstelik anneleri, babaları falan da gayet iç içe, burun buruna, şen şakrak fotoğraflar çektirmişler. fotoğraflara bakan sıradan bir ortam var zanneder.
bu evlilik merakına aklım ermiyor. hadi evlenecek olanlar meraklı, aileleri de mi hiç düşünmüyor? anlamıyorum.
0
blatta hiberna
(31.08.20)
Henüz 4 hafta önce pozitiften negatife dönen iş arkadaşım eylül başında düğün yapacak. Gayet akıllı bilgisayar müh. bir çocuk... Şahsi fikrim insanlar virüsün bahsedildiği kadar tehlikeli olmadığını düşünmeye başladılar. Ben de mart ayında pozitiften negatife dönmüştüm, grip şeklinde hafif atlattım. Kafam çok karışık.
0
kanlakarisikyagmur
(31.08.20)
Oncelikle Turkiye'de yasamiyorum, bu tip organizasyonlarin sembolik duzeyde az sayida kisiyle acik havada yapilmasinda bir mahsur gormuyorum... Turkiye'de yasasam belki gorurdum emin degilim...
gecen ay bir nisana katildim, 15 20 kisi vardi, bir saatlik bir aktiviteydi... imzalar atilirken icerde mesafeli bir oturus, disarda da sampanya vs mini bir acikhava partisi durumu...
metroya otobuse binmektense bunun gibi milyon tane nikaha katilmayi tercih ederim...
0
hewit
(31.08.20)
hiç olumsuz şey düşünmem. korona yüzünden daha fazla ertelenemez nişan düğün organizasyonları. kışın soğuğunda olacağına şimdi olsun. nişana çok yaşlı ve hasta insanların gitmemesi lazım elbette. yazdıgın gibi 90 yaşında kadın götürülmez. ama halanın oğlunun nişanına gitmeliydin bence. ayıp etmişsin.
0
dafuq
(31.08.20)
bi twit vardi. oglan dugun yapmayalim diyo kiz tarafi nisani atariz diyo. dugun yapiyolar oglanin babasi yogun bakim sonra vefat ediyo annesi de yogun bakimda oluyo. her sene kutlar kız tarafı artık.
0
lycoxin
(31.08.20)
valla ben sadece çok acıyorum hallerine. sorsak okumuş bilmiş takılırlar.
0
lcha
(31.08.20)
benim dikkatimi çeken bir konu var koronavirüs ile ilgili.
şimdi dünyadaki bilim adamları bu hatalığı tanımıyor, neler yaptığını bilmiyolar, ilacı nedir, nasıl tedavi edilir bilmiyolar.
şimdi çevremizde elbet hafif atlatan insanlar var ve bu insanların da sayısı ağır atlatan veya hayatını kaybedenlerden çok daha fazla.
şimdi korona konusunda kafamız karışık diyorsunuz ya, kimisi yok öyle bişey bile diyor, kimisi benim kaynım pozotik çıktı hiç bişey olmadı, hatta ben hep 50 liralık korona alırım diyen bile var.
şimdi dünya bu konuda çaresiz ve sırf ekonomi çökmesin diye verileri bastırıp manüpüle ederken, bilim adamları çaresiz kalmışken, hastalık konusunda kimse bişey bilmiyorken bu özgüven nereden geliyor?
ben aralıktan beri evden çıkmadım, o kadar sıkıldım ki kış gelsin diye dua ediyorum, çünkü bir tek sağlık bakanı ile ben evdeyim sanırım geri kalan herkes, tatilde, gezmelerde, işte güçte, avm de. kış gelirse bari canım bu kadar çıkmak istemez.
benim de kendimden zerre kadar korkum yok, ölürsem ölürüm de hastam var işte, ona bulaştırırım sebep olurum diye böyleyim.
0
hem şişko hem deli
(31.08.20)
5-10 kişi yapsınlar yapılacaksa yine koysunlar fotoyu. Ya da açık havada az kişiyle yapılabilir. Çağırırsın istediğini gelmeyene de saygı gösterirsin.
0
fezagezgini_4
(31.08.20)
Salginin basinda ben de yapılmaması gerektigini düşünüyordum ancak ne zaman bitecegi belli olmayan bir durum soz konusu, hayat bu sekilde devam ettiği için bununla yasamayi ogrenmemiz ve duruma adapte olmamiz gerekiyor artik. Açık havada az kisiyle yemeksiz muziksiz danssiz yapilmasinda herkes de maskesini taktığı sürece problem yok bence. Ama eskisi gibi herkes diz dize otursun omuz omuza halay cekilsin maskelerimizi de evde birakalim kafasindalarsa yapilmamasi gerekiyor tabi ki.
0
passive aggressive
(31.08.20)
açık alanda belli kurallara riayet edilerek yapılabileceğini düşünüyorum.
0
japon askeri
(31.08.20)
Sorumsuzluk olduğunu düşünüyorum. Yapmak isteyen yapsın tabi ama en azından açık alanda ve az kişili bir organizasyon olmalı değilse de insanların gitmeme haklarına saygı duyulmalı bence. Ailemde astım hastası var diye iş arkadaşımın düğününe gitmedim, selam sabahı kesti. Bazıları yakalanmadan ciddiyetini anlamıyor sanırım.
0
miyav lan miyav
(31.08.20)
komşumuz sağlıkçı, kadın emekli hemşire kocası doktor ve koronaya yakalandı, atlattı. salgından bu yana kadında ne kadın da ne de adam da maske var. evlerine sürekli birileri gelip gidiyor onlar da da yok. biz de kendilerini maske takmaları konusunda uyardık, verilen cevap ' aaa ben virüsü unutmuşum, hiç aklıma gelmedi'
0
gelmeistemem
(31.08.20)
Cahillik. Bir bakıma da iyi. Bu dönemde düğün yapacak iqsuzlar ve düğüne katılmakta bir beis görmeyenler doğal seçilimle elense ülkenin zeka seviyesi artacak.
0
ruhen hastayim ben
(31.08.20)
Ben düğünümu ve coook onceden ayarlanmış yurtdisinda balayimi iptal etmek zorunda kaldim. Hala aptal aptal nisan kina yapmaya çalışanlar bence kör cahil ve aşırı sinir bozucu.
0
ruby elixir
(31.08.20)
Valla gelin-damat foto atmak için ve meraklı, heyecanlı oldukları için kimseyi düşünmüyor, anne babalar da gelenek göreneklere çok bağlı oldukları için, klasik " davulsuz zurnasız düğün mü olurmuş?", "düğün zamanını uzatmamak lazım, hemen evlendirmek lazım, yoksa araya ayrılık girer" kafasından ayrılamadıkları için düğün meraklısı oluyorlar.
Ama bildiğim bir şey var ülkede düğün çok ama çok abartılıyor. Herkes kendini dünyanın efendisi olarak görüyor, kendini çok abartıyor, herkesin düğünde ona imrenmesini istiyor.
En nefret ettiğim şeylerden biri de 2020 yılında hala davul zurna gibi taş devrinden kalma şeyler eşliğinde herkesin kafası şişmesine rağmen eğleniyormuş taklidi yapmasıdır. Anne-baba ve gelin-damattan başka mutlu olan kimse yoktur eminim. Kimsenin isteyerek gittiğini de düşünmüyorum, bir nevi sorumluluk- görev olarak gördükleri için gidiyorlar.
Ebola, kara veba gibi son derece ölümcül hastalıklar gelmedikten sonra insanların bu kafalardan sıyrılması son derece zor bana göre.
Geçen sene de kedilere yemek verirken pençe yemiş ve 4 doz kuduz aşısı yaptırtmıştım. Aslında Covid belası olmasa bir dakika durmaz giderdim, bize çok yakın devlet hastanesinde aşısı var çünkü.1 - Gitmeli miyim ? orta parmağımı kaptı pençesiyle bir anlık dalgınlıktan, kudurmuş(!) gibi saldırıyorlar
Geçen sene de kedilere yemek verirken pençe yemiş ve 4 doz kuduz aşısı yaptırtmıştım. Aslında Covid belası olmasa bir dakika durmaz giderdim, bize çok yakın devlet hastanesinde aşısı var çünkü.
1 - Gitmeli miyim ? orta parmağımı kaptı pençesiyle bir anlık dalgınlıktan, kudurmuş(!) gibi saldırıyorlar yiyeceğe.
site kedisi, site sakinleri besliyor bunları, 7-8 tane varlar.
3 - Acillerin durumu nasıl, maske ile gitmem yeterli mi ? Her yere girip çıkar olduk, hastane daha steril bir ortam sunmuyor mu zaten ?
not: bir daha kedi beslemek ? tövbe...sabah sabah başıma iş aldım.
0
Avoiding The Puddle (31.08.20)
ben de pence yedim. asimi olup geldim.
0
tunaktunaktun
(31.08.20)
ben hiç aşı olmadım böyle durumlarda, kedi de gayet normal görünüyor fotoda
0
qerest
(31.08.20)
yapmayın allah aşkına. belli ki sağlıklı, iştahı yerinde, beslenen bir kedi.
0
not dark yet
(31.08.20)
abartıyorsun.
0
himmet dayi
(31.08.20)
Gecen veteriner bana istanbulda son kuduz vakası doksanlarda görüldü demişti. Yani bahsi geçen kediden size kuduz buluşma ihtimali hiç yok değilse bile çok düşük.
0
biseysorcaktim
(31.08.20)
aşı kartınız duruyorsa, orada da yazar, kuduz aşısının koruma süresi 2 yıldır -gerçi en son yaptırdığımda kartta 3 yıl yazıyordu sanırım, siz yine de bakın- o yüzden aşı olmanız gerektiğini sanmıyorum. Ancak normalde 4 değil 5 doz aşı yapıyor olmaları lazım eğer bir değişiklik olmadıysa. bence öncelikle bahsettiğiniz hastanenin aşı olduğunuz departmanını -enfeksiyon hastalıkları olması lazım, eğer istanbul'daysanız haseki enfeksiyon hastalıkları birimini arayabilirsiniz- doktora sorabilirsiniz, size bilgi verir zaten. ek olarak elinizde çok derin bir kanama olmadıysa bulaşma riski zor, artı son birkaç senedir özellikle şehir merkezlerinde kuduz vakaları görülmüyor. bir de kedi pençesinden ziyade ısırıktan bulaşması daha yüksek ihtimal. kedinin pençesini yalamalı, bu sırada tükürüğünde belli bir virüs yükü olmalı, söz konusu virüs de size pençe atana kadar deaktive olmamalı vs vs yani bir sürü faktör var. tabi ki tıpta 2 + 2, 4 etmeyebilir, keza doktor da değilim. o yüzden önce doktoru arayıp, yarayı tarif edip, ona göre giderseniz daha iyi olur. bence şu anda korona virüs daha bulaşıcı kuduzdan ama bence tabi. şunu da belirteyim, hastaneler hiçbir zaman umduğunuz kadar steril olmaz, evet yerleri zefiranlı su dedikleri karışımla silip duruyorlar ama hem hasta yoğunluğu hem de personel azlığı nedeniyle öncesinde konuyla ilgili doktordan bilgi alıp ona göre gitmekte fayda var. ama aşınız koruyucu safhada olduğu için muhtemelen gelmeyin diyecektir.
0
pasp
(31.08.20)
Milyarda 1 bulaşma ihtimali olduğunu düşünseniz dahi kuduz tedavisi olmayan, %100 öldürücü bir hastalık. Hekim olarak ne kendim ne de yakınlarım için bu riski alırım.
0
art pepper
(31.08.20)
Kedi çok minnoşmuş hahaha.
İçinizi rahatlatacaksa aşı yaptırın, ben olsam yaptırmazdım.
0
Hallegadola
(31.08.20)
ya bırak ne aşısı.
0
orpheus
(31.08.20)
kuduz ısırık yoluyla salyanın kanla teması üzerine salyadan bulaşır, pençeden değil. hastane elbette daha steril bir ortam sunmuyor burası türkiye olduğu için
Hangi türk üni ve bölümünü seçerdiniz?Yurtdışı imkanınız yok diyelim.
Hangi türk üni ve bölümünü seçerdiniz? Yurtdışı imkanınız yok diyelim.
0
Unde bach canim (30.08.20)
galatasaray - hukuk
0
brakgn
(30.08.20)
Pilotluk ya da gemi kaptanlığı ile ilgili bir bölüm. Bu ikisi bence iyi.
0
kickboxer
(30.08.20)
Odtu - ee
Bogazici - bilg. Muh.
0
Avoiding The Puddle
(30.08.20)
Çok yanlış çok. Cinsiyete plana şu anki duruma vs değişir bu. Ama Kısaca, yapmaktan keyif alacağın mesleğin okulunu seçmelisin. Ha, neden keyif alacağını bilmiyorsan o zaman zaten kumar oynuyorsun. Ne yazık ki de büyük çoğunluk için geçerli bu.
0
kisa
(30.08.20)
Koç-Tıp bir numero.
Sonra Sabancı-Koç olmak üzere makine
0
Hallegadola
(30.08.20)
YGS artık yok ama üniversite sınavı soruluyorsa Cerrahpaşa tıp.
0
dissendium
(30.08.20)
Cerrahpaşa tıp +1
Oradan da estetik cerrahi uzmanlığı.
0
Tochinoshin
(30.08.20)
bahçeşehir pilotaj veya itü bilgisayar
0
debian
(30.08.20)
bilkent işletme vs koç işletme'den birini seçerdim tam burslu olarak. sonrasında zaten her türlü yurt dışı kapısı açılırdı.
0
outis2
(30.08.20)
bilkent/elektrik-elektronik
0
vhdl
(30.08.20)
Boğaziçi, endüstri mühendisliği. İtü, bilgisayar mühendisliği ya da uçak mühendisliği. Yeditepe tıp ya da diş hekimliği.
0
GoodMorningTeacher
(30.08.20)
Gs de bir bölüm. Ya da Bilkent.
0
westblack
(30.08.20)
cerrahpaşa tıp
0
alt4y
(31.08.20)
Kendi girdiğim sene 1. de olsam muhtemelen yine Ege Tıp'a girerdim çünkü İzmir'den ayrılmak istemiyodum ve maalesef tıp istiyodum.
Şu an 1. olsam Boğaziçi ya da iyi bi özelde Uluslararası İlişkiler isterdim. İçimde en çok yara olan bölüm Uluslararası ilişkiler. Bi de Siyaset Bilimi ile ÇAP yapardım. Mis olurdu :(
0
nundu
(31.08.20)
Sabancı'da mühendislik ya da politika seçerdim.
0
black holes in the sky
(31.08.20)
Dogu gorevi olan bir alan secerdim ki yurtdisi imkanini bir 6 yil daha olmazdi hatta 10. Sonrasida 1-2bin € ile ucuz isgucu
0
christopher nolan
(31.08.20)
Okul olarak kesinlikle Boğaziçi. Bölüm konusunda emin değilim. Mühendisliklerden biri olabilir belki ama şu an mühendisim ve farklı bir bölümde okumuş olmayı isterdim diyorum bazen.
0
himmet dayi
(31.08.20)
Bölümüm değişmezdi yine bilgisayar mühendisi olurdum ama Koç çok istediğim bir okuldu. Koç üniversitesinde okumak isterdim.
0
cilekli pasta
(31.08.20)
Bilgisayar mühendisiyim, yine aynı bölüm boğaziçi seçerdim. Eğitim çok daha kaliteli olduğu vs için değil, kampüs harika olm. Biz bozkırda harcandık.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
Odtü kimya müh.
16-17 sene önce de tek istediğim okul ve bölümdü. Yine olsa, ygs birincisi de olsam, yine seçerdim.
nerde giyiceğinize bağlı. genelde beyaz garantidir
iş görüşmesinde siyah takıma siyah gömlek pek tavsiye etmem. ama başka bir şey içinse gider tabi.
0
AlsterWasser
(30.08.20)
Siyah takıma siyah olmaz. Beyaz gömlek en iyisi. Kendinden desenliler var, çok şık duruyor. Onlardan alın.
Hele iş görüşmesine siyah takım siyah gömlek olmaz. Lacivert takım beyaz veya açık mavi gömlek her zaman en iyisidir.
0
Hallegadola
(30.08.20)
başvurduğunuz pozisyon mafyalık değilse siyah takıma sadece beyaz olur.
0
brakgn
(30.08.20)
neden herkes iş görüşmesi diye yorum yapmış? öyle bir durum olduğunu belirtmemiş soran kişi? iş görüşmesine olmaz tabi ama özel bir günde vs gayet şık ve tercih edilen bir kombindir bu. işte bunlar hep kurtlar vadisi etkisi..
0
biseysorucam
(31.08.20)
beyaz en garantisi. renk istiyorsan onu kravatla ve mendille vereceksin.
0
sir gawain
(31.08.20)
Giyim kuşam otoriteleri döktürmüş yine. Bir de didaktik didaktik kestirip atmıyorlar mı dhdhssdhdf
siyah takım içine, katılacağınız organizasyona ve zevkinize göre istediğiniz renk gömlek giyebilirsiniz. Gömleğe uygun renk skalasına sadık kalarak çeşitli aksesuarlar da kuşanabilirsiniz.
Çankaya- Ön-cebeci diye adlandırılan bölge nezih mi? İnsan kalitesi ve gelir düzeyi bakımından.İstanbul da bostancı varsa Çankaya da dengi hangi bölgedir?Şimdiden teşekkürler.
Çankaya- Ön-cebeci diye adlandırılan bölge nezih mi? İnsan kalitesi ve gelir düzeyi bakımından.
İstanbul da bostancı varsa Çankaya da dengi hangi bölgedir?
Şimdiden teşekkürler.
0
inte17 (30.08.20)
Oncebeci için çok nezih diyemeyiz. Öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir bölge.
Bostanciyi bilmiyorum ama beklenti ve bütçenizi belirtirseniz yardımcı olabiliriz
0
kablelvuku
(30.08.20)
çankaya bildiğimiz ankaranın 2 yarısından biri. Nezih yerleri var bambaşka yerlere kadar da uzanıyor.
cebeci @kablelin de dediği gibi nezih bir yer değil öğrenci-evi, dükkan vs yerleri.. nezih değil derken öyle belalı gidilmez bir yer anlamında değil. Çankayada nezih bir yer diye düşününce kimsenin aklına cebeci gelmez çünkü standart yukarda baya Çankaya olunca.
0
AlsterWasser
(30.08.20)
Bostancı arıyorsanız tam karşılığı esat’tır
0
iddaaci
(30.08.20)
İstanbulu Bostancı’yı bilmem. Ama 25 yıldır yaşadığım yeri, Çayyolu’nu öneririm.
0
Hallegadola
(30.08.20)
70-80 yıllık semttir cebeci. nezih olmasa da sorunlu bir yer değildir.
0
ankarakecisi
(30.08.20)
Cebeci için genelde ölmüş akraba semti derler. Herkesin cebecide hikayesi olan bir akrabası vardır Ankara'da mutlaka. Sorunlu bir yer falan değildir. yaşlı ve genç nüfus bir arada yasar. Farkındalığı yüksek insanlardir. Öğrenci muhitide denebilir.Bostancı karşılığı bencede Esat ve Bahçelievler olabilir.
Bazen burada benzeri duyurular görünce yaşı mı olur bunun? İstediğin gibi yaşa diye cevap veriyorum. Fakat şimdi aynı soruyla benim başım dertte. 4 yıl önce İstanbul Üniversitesi işletme fakültesini bitirdim. Hemen akabinde de işimi buldum. Aynı iş yerinde çalışmaya devam etmekteyim. Şirket Türkiye
Bazen burada benzeri duyurular görünce yaşı mı olur bunun? İstediğin gibi yaşa diye cevap veriyorum. Fakat şimdi aynı soruyla benim başım dertte. 4 yıl önce İstanbul Üniversitesi işletme fakültesini bitirdim. Hemen akabinde de işimi buldum. Aynı iş yerinde çalışmaya devam etmekteyim. Şirket Türkiye ortalamasının üzerinde çalışma standartlarına sahip. Çalışanın özlük hakları konusunda vs. hiçbir sıkıntı yok. Şirkete de hiçbir zaman profesyonel bakamadım. İşe ihtiyacım olduğu anda hiç ihtiyaçları yokken beni işe aldılar. Bu nedenle karşıma çıkan bir kaç fırsatı kenara ittim. Fırsatlar yalnızca maddi idi. Maddi anlamda şirketteki kazancımla geçinebiliyorum. Şuan bekar ve yalnız yaşayan bir bireyim. Hiç birikimim de yok. 4 yıl çalıştığım süre boyunca ikiz kardeşlerimi okuttum. Tabii bunu büyük bir birikim sayıyorum. Neyse hayatımı kısmi bir özetle geçtim. Bugün 26 yaş 8 aylık oldum. hukuk okumak da içimde ukde. Hukuk Kazanmak için Matematik sorularını çözebilmem yeterli olacak. Diğer alanlarda hiçbir sıkıntım yok. Sözelde ilk 5.000'e çok rahat giriyorum. Bu bir macera mı olur yoksa yapmalı mıyım? Ne dersiniz?
0
candoguaydin (30.08.20)
bence hukuk da okuyabilirsin, kazanırsın ama yaşın, tecrüben ve bekar olmandan dolayı mba için abd ye gitmeni orada kariyer yapmanı şiddetle öneririrm yani ygs çalışacağına gmat çalış.
0
yeahbutso
(30.08.20)
Hukuk okumak yerine geniş kapsamlı bir yüksek lisans bölümü seçip onu okusanız. Hukuk okumak içinizde ukte olabilir ama hukuk okuyup da memnun olan hiçbir tanıdığım yok, hepsi de iyi okul mezunu. Ankara’da elini çarpsan hukuk mezunu veya okuyor. Özel üniversiteler mahvetti ortalığı.
0
Hallegadola
(30.08.20)
@yeahbutso ve @hallegadola yorumlarınız için teşekkürler. ilk cevabım @yeahbutso'ya. ben bu allahın cezası ingilizcenin üzerine hiç düşmedim kaldı öyle. :( Bir de hiç birikimim vs. olmadan amerikaya gitmeyi düşünmek bir hayalmiş gibi geliyor, bilemiyorum. bu konuda detay da bilmediğim için biraz sığ bakıyor olabilirim.
hukuk okuyanların ana memnuniyetsizlik sebepleri ülkedeki adalete olan güven diye düşünüyorum. bu ebediyete kadar da böyle gitmeyecek. özel üniversitelerin her şeyi mahvettiğinin farkındayım. Ama benim hedefim yalnız ve yalnız Galatasaray ya da İstanbul Hukuk olursa okumak. 3. bir ihtimali değerlendirmem bile. tekrardan ikinize de teşekkürler.
0
🌸candoguaydin
(30.08.20)
Hiç o kadar uğraşmayın, sınavıyla, sıralamasıyla. Çalıştığım işyerinin sahibi 45 yaşında coğrafya öğretmeni, dersane müdürü. Daha doğrusu sahibi. Girdi sınava aöf Adalet yazdı Anadolu aöfden 2 yıl adalet okudu ikinci yıl dgs ye çalıştı Marmara üniversitesi hukuk fakültesinden geçen yıl mezun oldu. Tam sizlik bir durum bu. Hem çalışın hem aöf den sınavları verin bir yandan da dgs ye hazırlanıp içinizde kalmasına fırsat bırakmadın bitirin. Hatta şu anda fırsat kaçmadı Anadolu aöf 2. Üniversite kayıtlarını araştırın, bilgi alın. 2. Üniversite olarak hiç lys yks vs. Uğraşmayın. Bol şans.
0
kirmizipilotkalem
(30.08.20)
@kirmizipilotkalem adaleti de bitirdim bu arada. :)
0
🌸candoguaydin
(30.08.20)
@candoguaydin eee peki daha ne? :) Bu yıl dgs ye girenler tarihin en kolay sınavı olduğundan bahsediyor. Girseydiniz hukuk kesin gelirdi.
0
kirmizipilotkalem
(30.08.20)
Benim çevremde çoğu insan Ankara, Gazi, Bilkent hukuk mezunu. Sorun sizin dediğiniz gibi adalete olan güvenin yanı sıra duygusal. Bu insanlar derece yapıp girdiler bu okullara. Dayıları yok, hakim/savcı olamadılar. En fazla asgari ücretle avukatlık yapıyorlar. Çünkü arz talepten şu an çok çok fazla. Aşırı çok avukat var Ankara’da. Sizin iyi bir okul okumanız hukukta bir şey değiştirmiyor. Ama artı bir yabancı dil size uluslararası davalar üzerinde çalışan bürolarda iş imkanı sunar. İyi bir fransızca kuzey Afrika ülkelerinde iş yapar mesela. Ya da sağlam bir Rusça hayat kurtarır hukukun yanı sıra. Çünkü artık hukuk okumak bir ayrıcalık değil. Artı yan bir özellik gerek.
Onun haricinde hazır adalet okumuşsunuz ben de DGS öneririm. DGS aşırı basit. Boşuna diğer sınavlarla uğraşmayın.
0
Hallegadola
(30.08.20)
geçen alese girmeden 2020 dgsyi çözdüm alesten kat kat kolay bir sınavdı. aleste çok zor değil ama dgsye görece daha zor ve süre sıkıntısının bariz olduğu bir sınav. üstelik türkçeside çok daha makul ve kolay dgs'nin. bu durumda dgs ile geçmeniz çok daha efektif gözüküyor. yani yks için çok daha fazla ve yoğun çalışma gerekir hem zamandan hem konudan tasarruf etmiş olursunuz. aynı zamanda çalışıyorsunuz velevki %50burslu hukuk kazansanız dahi ödeme konusunda sıkıntı yaşamazsınız sanıyorum. özel okullar zaten ders sayma işleminde devlete göre daha çok kolaylık sağlıyor.
0
outis2
(30.08.20)
@Outis özel üniversite de asla okumam. %100 burslu olsa dahi. Yorumlarınız için teşekkürler.
0
🌸candoguaydin
(31.08.20)
Okuma boşver derim ben. Bu yaştan sonra Türkiye'de hukuk okumaya değmez.
0
ufo görmeyi hayal eden masum şehirli
(31.08.20)
Hukuk okuyacaksanız bu saatten sonra babanızdan kalacak bir ofisiniz olursa risk alın derim.Veyahut müvekkil olarak bağlayabileceğiniz 2-3 firma varsa yola çıkın.Öbür türlü asgari ücret ile avukat olarak butik ofislerde çalışırsınız.Ofis açsanız da birikim ile belki 1 yıl masraflarını karşılamanız gerekecek.
Maalesef yeni başlayan avukatlar zor durumdalar.Çoğu ofis bile açamıyor.Açan da belli süre müvekkil bulamadığından masraflarını da karşılayamadan kapatıyor.Çoğu avukat sigorta prim borcunu ödeyemeden karın tokluğuna çalışıyor (kendi ofisi olanlar).
Bence işiniz varsa hiç zorlamayın.Hukuk okuyun ama avukatlık bu memlekette artık zor..
0
drako
(31.08.20)
30 yaşından sonra hukuk mesleklerine giriş sınavı (bu sınavın kalkmayacağını varsayıyorum) ve muhtemelen şu anki maaşınızdan düşük bir maaşla hiç bilmediğiniz bir işe başlama enerjiniz varsa okuyun. Hukuktan bir şekilde mezun olunuyor; hedeflediğiniz iki okuldan biraz daha zor mezun olunur belki. GSÜ düşünüyorsanız 1 sene Fransızca öğrenmeniz gerekecek, İngilizce'nin üzerine düşmemişken bu aşamayı da göz önünde bulundurun derim. Bir de anladığım kadarıyla hem çalışıp hem okuyacaksınız; fotokopiciden not alarak vs. çok rahat okuyabilirsiniz ama bir şeyler de eksik kalabilir.
Drako +1 ayrıca. Birkaç plaza ofisinde kölelik yapan avukatlardan olmayacaksanız ve kendi ofisinizi döndürebilecek bir çevreniz yoksa hukuk okuyup da avukat olarak iyi paralar kazanmak çok da kolay değil. Mezun olduktan sonra yine bir sürü mücadele etmek gerekecek. Esnaf ağzı yapabilen/babası zengin olan Berkecan üniversitesi mezunu adam gerçekten hukuk bilen adama göre daha çok kazanan bir avukat olduğu için hukuk okuyanların memnuniyetsizliği. Adaletten önce geçim derdi var ciddi ciddi.
https://www.trendyol.com/tudors/erkek-bordo-lacivert-slim-fit-spor-gomlek-p-43213755?boutiqueId=427151&merchantId=139435https://www.trendyol.com/deepsea/derin-mavi-yaprak-desenli-dar-kesim-gomlek-2001804-p-36968469?boutiqueId=517892&merchantId=105017lacivert, kırmızı ceketin altına giyilir mi sizce?
lacivert, kırmızı ceketin altına giyilir mi sizce?
0
Tochinoshin (30.08.20)
Korkunç. İlki her gün pavyona gidip para saçan aşırı zengin yöresel abi gömleği gibi, ikincisinin varoşluğunu tarif edecek kelime bile bulamıyorum. Bir de kırmızı ceket yazmışsınız ama umarım ciddi ciddi kırmızı ceket giymiyorsunuzdur.
0
whyamy
(30.08.20)
Evlerden ırak.
0
black holes in the sky
(30.08.20)
Çok kötüler
0
Topalordek
(30.08.20)
Oo pezevenk göyneği nayss.
0
Giovanni Pipitto
(30.08.20)
14 yasimdan sonra gomlek haric hicbir sey giymedim ben bile boyle gomlek gormedim nedir bu?
Dümdüz indirimsiz hallerinin bile 30 lira olmasından şüphelenmeliydin ya :(
Çok kötü ve dandik gömlekler.
0
nundu
(30.08.20)
biladerim sen çok yanlış yerdesin. buradakiler siyah ve gri haricinde renk bilmez ancak yine de bu gömlekleri ceket içine giymek kolay değil. renkleri yan yana görmek lazım. zor renkler.
0
co2s2
(30.08.20)
bu gomlegi ayhan sicimoglu bile giyse ustune yakismaz.
Birisi nerde nasıl iş bulabilir özel sektörde. Kamu çalışanı olmak için ise uygun meslekler nelerdir?
Birisi nerde nasıl iş bulabilir özel sektörde. Kamu çalışanı olmak için ise uygun meslekler nelerdir?
0
dakota (30.08.20)
Ercu cozer +1 Özel de bu bölüm ve uluslararası ilişkilere iş yok. Siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunları genelde kaymakamlık ve idari hakimlik kasar. KPSS alan ve kariyer memurluğu için derece gerek. Sağlam çalışma ile zor değil ama süreç yorucu. Mali müşavirlik en çok kazandıranı, ama stajı, sınavı uzun bir süreç. Çevre gerekli bir de
Not: uluslararası ilişkiler mezunu uzman yardımcısı. Şükür işim iyi ama şimdi aklım olsa iibf yazmazdım. Tıp ve diş hekimliği için yeniden hazırlanır, taşra üniversitesi bile olsa basıp giderdim.
0
Hallegadola
(30.08.20)
Eğer ilginiz var ise akademi düşünebilirsiniz. İlginizi çeken bir konuda iyi derecede alan bilgisi, yöntem ve istatistik bilgisi, çok iyi derecede İngilizce ve Ales ile yl yaparken bir arş gör pozisyonu bulabilirsiniz.
Bence gelmez. Heryere esit sekilde bulaştı zaten ilk zamanlardaki gibi vakanin olmadigi yada cok az oldugu il ilce kalmadi.
0
rayde
(30.08.20)
Tatil sezonu bitince yasakların çoğu geri gelir.
0
Hallegadola
(30.08.20)
tahmin etmesi güç. bu yasakların gelmesi demek ekonomik olarak zaten yolunda olmayan düzeni biraz daha bozmak demek.
her yerde binlerce vaka var. şehirler arası seyahat engellense bile şehir içinde zaten yeterli miktarda virüs varken radikal bir faydası olur mu? oluşan bu fayda ekonomik zarardan daha büyük müdür?
yakın zamanda bir yasak beklemiyorum bu yüzden.
0
biseysorcaktim
(30.08.20)
Fransa'da dün 7000den fazla vaka açıklandı keza almanya'da, İsviçre'de, italya'da vs vakalar giderek artiyor. Buna rağmen öyle keskin yasaklar gelmiyor hiçbir ülkede zira bir sene içinde iki kere bu yasaklarin gelmesi ekonomileri ciddi etkiler; hele bizim gibi bir ulkeyi daha da etkiler.
O yüzden son noktaya kadar yasak geleceğini sanmıyorum ben.
0
fraise
(30.08.20)
Benim de İstanbul'a dönemememdeki en büyük çekincem bu.
Mart'tan beri evden çalışıyoruz Kasım'da kontratım bitiyor ve askere gidiyorum. Hem gidip 1 2 hafta evimde vakit geçireyim hem de eşyalarımı toparlayayim istiyorum ama yasak gelir kalırım İstanbul'da korkusundan gidemiyorum.
bu video diğerine göre daha eski bunda türkiye'nin uluslararası görüşmelerin ve bm'nin silah ambargosunun hilafına libya'ya silah gönderildiği ortaya konuyor. game of drones videosunda ise bae'nin finanse ettiği çinden alınmış iha'ların mısır'dan yönetilerek libyalı askeri öğrencileri katlettiği delillendiriliyordu.
yani hafter'i destekleyen bae&mısır'a da sarrac'ı destekleyen türkiye'ye de -iki tarafa da- çakıyorlar ve dış müdahalelerin daha fazla kaostan başka bir şey getirmediğini savunuyorlar.
belli ki habercilik cevabı sizi tatmin etmeyecek (: alışmadığımız için garipsiyoruz.
0
Ufuk
(30.08.20)
Eski Türkiye’de araştırmacı gazeteciler vardı, böyle büyük ses getirecek şeyleri ortaya koyan. Şimdi gazetecilik tv programına çıkıp kavga etmek. Nerede o Uğur Mumcular...
Örneğin Uğur Dündar’ın gazetecilik başarısının bir tanesi olan Soğukoluk olayı: youtu.be www.hurriyet.com.tr
0
Hallegadola
(30.08.20)
Üsttekiler +1
“Bir gruba” göre dış güçler yine bişeyler karıştırıyor.
Bana göre habercilik yapıyor. Drone savaşları videosu gayet detaylı hazırlanmış bir video. Muhtemelen devletten yada istihbarat teşkilatlarından bilgi alarak yaptılar. Keşke TRT de boş yapımlar yapacağına böyle şeyler yapsa
0
top_secret
(30.08.20)
Habercilik cevabi muhakkak tatmin eder ancak Libya’daki yangina korujle giden sadece UAE ve Turkiye mi? Fransa ve Rusya’nin da silah yardimi yaptigi, Rus kargo ucaklarinin Libya’ya mekik dokudugu takip edenler tarafindan bilinir. BBC’nin derdinin sadece Libya olmadigini dusunuyorum. Suriye, Irak, Afganistan savaslarinda pek bu arastirmaci gazeteciligi goremedik malesef. Ayriyeten bu belgelerin bir kisminin Fransizlar tarafindan da BBC’ye sunuldugu konusuluyor.
ilginc bi sekilde aktroll oldum sanirim. neyse.
0
🌸insanlik icin buyuk bir adim
(30.08.20)
Size kesinlikle katılıyorum. Sadece BBC değil, CNN, Sputnik gibi medya organları da belli bir siyasi amaç güder. Dünya çapında kamuoyu yaratır ve ülkelerinin yumuşak güç politika araçları haline gelir.
Libya işi gerçekten trajikomik. Batının hafteri desteklemesi ayrı bizim ihvancıları desteklememiz ayrı komik. Madem hafteri seviyorlardı neden NATO unsurlarıyla Kaddafi’yi devirdiler değil mi? Aynı tas aynı hamam, hafter ve Kaddafi arasında fark yok. Hafterın cia ile bağlantılı olması ve Kaddafi’den cia yardımıyla Çad’dan kaçması mi onu daha iyi yapıyor acaba? Ya da hafter ve sisi’nin sözde sekülerliği mi cezbediyor batıyı?
İşlerine ne geliyorsa onu yapıyorlar. Doğu sorunu 1815 Viyana kongresinden beri devam ediyor, bunu da canlı tutan Batı. Osmanlı’yı dağıtarak işi hepten b.ka sardılar, el birliğiyle terörist yuvasına döndürdüler Ortadoğu’yu. 1990ların ortasında Balkanlar’da Avrupa’nın göbeğinde soykırım yaşandı, ona neden müdahale edilmedi Libya kadar? Bu soruların cevabı sizin dediklerinizle aynı.
0
Hallegadola
(30.08.20)
haberi yapan Benjamin Strick. twitter'da mesaj alimi acik. adama direk sor, ne amacla yapiyorsun diye.
Yakın zamanda (17 gün kadar) bu soruyu sormuştum. Belli aralıklarla tekrarlayacağım ki hastalığın gelişim sürecine dair genel bi fikrimiz oluşabilir diye düşünüyorum zira devletin sunduğu verilere hiçbir şekilde güvenmiyorum.17 gün kadar önce bendeki ve soruyu yanıtlayan birçok kişideki rakam '0'dı,
Yakın zamanda (17 gün kadar) bu soruyu sormuştum. Belli aralıklarla tekrarlayacağım ki hastalığın gelişim sürecine dair genel bi fikrimiz oluşabilir diye düşünüyorum zira devletin sunduğu verilere hiçbir şekilde güvenmiyorum.
17 gün kadar önce bendeki ve soruyu yanıtlayan birçok kişideki rakam '0'dı, şu anda benim çevremde 2 kişi covid hastası.
"Çevre" kapsamını aile, arkadaş, arkadaşın arkadaşı, komşu, akraba, uzak akraba vb gibi düşünebilirsiniz.
0
msb (29.08.20)
Şirkette iki kişi var ikisi de hafif geçiriyor.
0
kumulatifvergimatrahi
(29.08.20)
Eniştem pozitif çıktı yakın zamanda ama belirti yokmuş.
0
dissendium
(29.08.20)
Hala sıfır.
0
Tochinoshin
(29.08.20)
O diyenlerdendim. İş yerinde sıfırdan 10 kişi oldu, bir o kadar da temaslı.
0
Hallegadola
(29.08.20)
4 kisilik bir aile sehir disina dugune gidip virusu kapip donmusler. Cocuklar evde (20'lerinde her ikisi de) anne baba hastanede atlatmis. Annem telefonla konusmus, tahammul edilemez bir vucut agrisindan bahsetmisler.
0
voyager 1
(29.08.20)
En az 2 kisiyi uzaktan kaybetti cevrem: Is hayatindan ve komsu olarak. Yan komsumuz ve karsi komsu covid, evde takip.
0
baldan kaymak
(29.08.20)
Zero
0
olaylar olaylar
(29.08.20)
Nişanlım ve is arkadaşım. 2
0
ruby elixir
(30.08.20)
Yakın arkadaşım ve arkadaşımın iki arkadaşı olmak üzere 3 kişi. 1 tanesi 20'lerinde olmasına rağmen hastanede, diğer 2 kişi ise evlerinde.
0
i am 6 do you wanna be 9
(30.08.20)
Geçen duyuruda yakın çevremde yoktu ama, aradaki zamanda bir arkadaşım vefat etti.
0
jazzabel
(30.08.20)
0
0
catch the arrow
(30.08.20)
çekirdek çevremden yakın zamanda 1 kişi oldu.
0
rewlack
(30.08.20)
3000 kişilik işyerinde / genel müdürlük, 16 kişi pozitif ve kime bulaştırdıklarını bilmiyorlar. servis de kullanmışlar. çember daralıyor. dikkat edin kendinize :-(
0
ankarakecisi
(30.08.20)
Ben, 4 arkadaşım onların ailelerinden 11 kişi yani toplamda 16 pozitif
0
adventchant
(30.08.20)
kuzenim ve ailesi (totalde 3 kisilik bir aile). kuzenin kocasi, yogun bakimda.
babamin amcasinin oglu, 2-3 gun once covid'ten vefat etti (60 yas civari).
0
ubi dubium ibi libertas
(30.08.20)
0
0
cureforlove
(30.08.20)
nisan'a kadar 3 vaka 3 olu biliyordum, simdi bir orta siddette gecirip iyilesen bir arkadas var, digeri de yeni yakalandi
2. Dünya savaşından harap halde çıkan Almanya nasıl oldu da ekonomik sıçrama yaşadı?
2. Dünya savaşından harap halde çıkan Almanya nasıl oldu da ekonomik sıçrama yaşadı?
0
dakota (29.08.20)
"wirtschaftswunder" yazarak araştırabilirsiniz bir çok şey çıkar. anahtar kelime vermiş olayım.
0
AlsterWasser
(29.08.20)
(Bkz: Marshall yardımı)
0
Unde bach canim
(30.08.20)
Marshall yardımı +1
Almanya bugünkü refahını ABD’ye borçludur. Bunun haricinde iki dünya savaşı Almanya’yı çok sarsmış ancak halen daha elinde nitelikli mühendisler, bunların bilgisi ve sağlam fabrikalar vardı. Almanların arabalarını yapanların hepsi Nazi değildi, ya da Bosch her şeyini savaş sürecinde kaybetmedi. Ya da Adidas savaşta bir anda yok olmadı. Bu sanayiiler her zaman vardı orada. Türkiye’de ama sanayinin s’si yoktu, olanlar da 50lerde kapandı. Türkiye’ye marshall planı kapsamında sen tarım ülkesisin tarım yap dediler. Biraz kahvehane ağzı oldu ama en açıklayıcı yol bu.
Almanya’dan çok Japonya’yı konuşsak daha iyi. ABD yardımı Japonya’da da vardır. Bu adamlar biz Tanzimat fermanı yaparken Meiji restorasyonu yaptılar, bizim gibi değil kökten değiştirdiler bazı şeyleri. Bir de Uzakdoğu düşünce yapısı Asya’nın yükselişinde etkendir. Asya kaplanları da önemli burada.
Sahiplenme korkusu mu denir bilmiyorum. Ben keyif almak istiyorum, gerisinin kendiliğinden gelişebileceğini düşünüyorum. Üstüne alınma ama bu toplumun bir bireyi olarak bana dayatılan şeylerden çok sıkıldım artık.sbilişki (sex + süper vakit geçirme + 3 keredir görülüyor + kafalar uyuşuyor)
Sahiplenme korkusu mu denir bilmiyorum. Ben keyif almak istiyorum, gerisinin kendiliğinden gelişebileceğini düşünüyorum. Üstüne alınma ama bu toplumun bir bireyi olarak bana dayatılan şeylerden çok sıkıldım artık.
sb
ilişki (sex + süper vakit geçirme + 3 keredir görülüyor + kafalar uyuşuyor)
0
83746428 (29.08.20)
anı yaşıyorum plan mlan yapmıyorum yarın ola hayrola gibi anladım ben.
0
fezagezgini_4
(29.08.20)
Valla kişiye göre değişiyor anlam. Bana da söyle geldi, klasik anlamda sevgililik yaşamak istemiyorum. Mesela Kıskanmam gereken yerde Kıskanmam gerektiği dayatılıyor, güzel söz söylemem gereken yerde iltifat etmem gerekiyor bunu yapmayacağım.. ama tüm bunlar demek değildir seni sevmeyeceğim
0
olaylar olaylar
(29.08.20)
Takiliyoz ama ipleri bana birak olaylarin akisini ben yoneteyim gelip de iliskiyi bir sonraki seviyeye kalkma o isi bana birak diyor.
İtaat et diyor ozetle
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(29.08.20)
sevgililik ve veya şu an yaşadığımız şeyin uzun süreceği sözünü veremem. seninle mutluyum eğleniyorum, sorumluluk yükleme, çok anlam çıkartma, böyle devam edelim.
0
jimjim
(29.08.20)
Tercümesi: seninle ciddi bir ilişki düşünmüyorum.
0
medusa
(29.08.20)
Medusa +1
0
Hallegadola
(29.08.20)
goc etmek istiyor, mevsimi gelmis.
0
ateistanbul
(29.08.20)
Sahiplenme korkusu mu denir bilmiyorum. > tasmalanmak istemiyorum. gencim güzelim daha başkalarıyla takılacağım.
Ben keyif almak istiyorum, > kadehler vurulsun, arzular şelale olsun, sabahlar olmasın, ben takılmak istiyorum keyfimi bozma
gerisinin kendiliğinden gelişebileceğini düşünüyorum. > evlilik falan olursa zaman içinde düşünürüz veya düşünmeyiz (düşünmeyecek). şimdilik darlama.
Üstüne alınma ama bu toplumun bir bireyi olarak bana dayatılan şeylerden çok sıkıldım artık. > evlilik falan bunlar çok banal şeyler. ne güzel takılıyoruz.
kısaca medusa +1
bu arada ciddi ilişkiyi seninle düşünmüyor. yarın başka biri denk geldiğinde hemen düşünebilir hatta hemen evlenebilir de böyle tipler..
0
tabudeviren
(29.08.20)
takılıyoruz, sevgililik modunda değilim ilerde olmaz demiyorum ama bir sey vaadedesim de yok (bi kenarda dur gibi bir sey kabaca)
Ölü ve vaka sayısı artıyor, hala herkes geziyor. Belediye hayır için insanları meydanda toplayacakmış, anons geçti. Ne olacak sizce bundan sonra?
Ölü ve vaka sayısı artıyor, hala herkes geziyor. Belediye hayır için insanları meydanda toplayacakmış, anons geçti. Ne olacak sizce bundan sonra?
0
gelmeistemem (29.08.20)
Bir karantina daha beklemiyorum. Yazın biteceğini düşünüyordum. Ama kışa yaklaştıkça sayılar da artıyor. Önlem almalıyız diye diye normal hayat devam eder diye düşünüyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(29.08.20)
Bence kaçınılmaz karantina ve kısıtlamalar ama bu mal topluma o bile fayda eder mi emin değilim.
0
passion rules the game
(29.08.20)
Dönüşümlü çalışma geldiyse karantina da gelir.
0
Hallegadola
(29.08.20)
En basta yapmalari gereken maskesiz gezmeme yasagini yaza girerken yaptilar ve bu sicaklarda insanlari bunaltiyorlar. Su an disarida maske takma zorunlulugu daha buyuk risk cunku herkes maskesine dokunup duruyor.
Yasaklar gelir eylulde bence
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(29.08.20)
bazı devlet daireleri dönüşümlü + home ofis kararı aldılar. para kazandırmayan yerlerde kısıtlamalar ve karantinalar var. şimdilik turizmden biraz para / döviz derdindeler. daha yaz bitmedi. bu işin sonbaharı kışı var. Antalya da turizm sezonu bitince ülke düzeyinde kısıtlamalar ve karantinalar gelir diye düşünüyorum.
0
ankarakecisi
(29.08.20)
Genel bir kısıtlama veya karantina gelmez okullar da açılacak. İnsanları eve kapatmak çözüm olmuyor dünyanın her yerinde görüyoruz. Tedarik zinciri tuşa basınca kapanıp "hadi yeter geri açalım" diyebileceğin birşey değil. Sokağa çıkmak yasak olsun ama getir'den sipariş vereyim, kargolarım her gün kapıma gelsin, migros sanal market çalışsın.. ne âlâ.
Kapalı ortamlardaki kalabalık etkinliklere bazı engellemeler gelecektir muhtemelen. Olabildiğince evden çalışma teşvik edilecek. Zaten beyaz yaka halen gitmiyor ofislerine. İl ve ilçe bazlı tedbirler artırılabilir.
Selamlar.İki sorum olacak arkadaşlar:1) Bu Aselsan o kadar büyük şirket ama internet sitelerindeki açık pozisyon sayısı 4 ya da 5. Çalıştığım alan ile ilgili 5 senedir hiçbir pozisyon açılmadı. Buraya bu açılan pozisyonlar dışında farklı kanallardan girenler oluyor da benim mi haberim yok?2) Siteler
Selamlar.
İki sorum olacak arkadaşlar:
1) Bu Aselsan o kadar büyük şirket ama internet sitelerindeki açık pozisyon sayısı 4 ya da 5. Çalıştığım alan ile ilgili 5 senedir hiçbir pozisyon açılmadı. Buraya bu açılan pozisyonlar dışında farklı kanallardan girenler oluyor da benim mi haberim yok?
2) Sitelerinde bir çeşit puanlama sistemi var. Sıralamanız, yabancı diliniz, tecrübeniz, proje ve yayın sayınız gibi kriterler neticesinde size 5 üzerinden bir genel puan veriyor. Sadece bu puana bakıp mı alım yapıyorlar? 4.03 sizce yeterli bir puan mı?
Sorun şu arkadaşlar, kendimi burada çalışacak kadar geliştirdiğime inanıyorum ama işte o ilk görüşmeyi yapacak kapılar kapalı. Odtü, İTÜ diplomam da yok, dolayısıyla arada kaynıyorum.
0
depresif genc (29.08.20)
ben aselsan degil ama baska bir tskgv sirketinde uzun sure staj bekledim. vakit gelip evraklari hazirladim, her sey hazirdi staja baslamak icin o sehre gidip kalacak yer ayarladim. sonra bi telefon geldi stajin ertelendigine dair. biraz israrla aramiz iyi olan sekretere sordum, araya birisi girdi ne yazik ki dedi. birinin tanidigini almislar benim onume.
bu on bilgiyle cevap vereyim;
1- torpilsiz referanssiz birinin kolay kolay girdigini sanmiyorum acikcasi ben ilk 3 uniden derece ile mezun degilse.
2- tanidik varsa 0 olan puani mulakata 100 vererek falan bi sekilde 5 yapip alirlar. kilifina da uyduruyorlar artik, yazilidan 100 alan kisilere mulakattan 05 verip eliyorlar, 50 alan kisiye mulakattan 100 verip aliyorlar. yani dedigim gibi eger ihtiyac olur da, oraya sokacak tanidik birini bulamazlarsa falan anca sira gelir. zaten guclu birinin tanidigi icin sifirdan kadro bile aciyorlar universitelerde falan. aselsan kerhanedeki bakire degil sonucta.
0
icim urperiyor
(29.08.20)
1. İnternet sitelerini kaynak almak gerçekçi değil. Kariyer.net'te çok uzun süre açık olan iş ilanları oluyor. Biraz reklam, biraz havuz görevi görüyor bu tip ilanlar.
Bir de savunma sanayisine ilk kez giriliyorsa Aselsan gibi büyük ölçekli bir firma yerine daha küçük ölçekli firmalar hedeflenebilir.
0
dissendium
(29.08.20)
1- Açık pozisyon diye bi kavram yok, çünkü şirket çok büyük. Başvuruyorsunuz, CV'niz orada duruyor, sıra gelince arıyorlar. Bahsettiğiniz pozisyon ne bilmiyorum, düz yazılımcı için iş böyle yürüyor.
Kariyer, Linkedin, kendi sitesi vs. buralar çok uzun sürebilir. İçeriden bir yönetici bulup direkt onunla konuşmak en kolayı. Yönetici tanımıyorsanız orada çalışan bir arkadaşınız varsa o da bir yöntem. Benim tanıdığım çoğu insan böyle girdi. Bu bahsettiğimi "torpil" değil, sadece ik yerine direkt pozisyonu açan kişiyle görüşmek daha hızlı ilerliyor.
2- Puan falan gözünüzde o kadar büyütmeyin, ortalama Aselsan mühendisi çok iyi değil. İyi olanlar TR'den gitti.
@Dissendium +1, Aselsan'a iş yapan küçük bir şirkete girip, oradan Aselsan'daki yöneticiyle tanışıp, biraz sivrilerek Aselsan'a geçiş de yapabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(29.08.20)
1- Evet, doludizgin oluyor. El altından çok CV bırakan var. ODTÜ işletme mezunu arkadaşımı ilgilendiği pozisyona da almadılar adam gerek. Ki onun kadar CVsi dolu insan yoktur. Keyfi başvurmuştu İstanbul’dan Ankara’ya gelmek için. TÜBİTAKa giriş süreci de olmadı. CVnin çok kaliteli olması da işe yaramıyor.
2- Adam gerek yine. Benim ne kadar ASELSAN çalışanı mühendis tanıdığım varsa hepsi ODTÜ Bilkent mezunu bir tane Hacettepe mezunu var. Üniversitelere çok bakılıyor. Giren herkesin de adam ayarladığını düşünüyorum. Ve bu tanıdıklarımın hepsi yeni mezunlarda. Mezun olur olmaz başlamışlardı. Aday mühendislik diye bir şey var okurken oluyorsun ASELSAN TAİ havelsan da, mezun olunca da tutulursan tam zamanlı çalışan oluyorsun.
1) Pozisyon açılmadan, içeriden referansla işe giren çok büyük bir güruh mevcut. 2) Okula, nota, vesaireye inanılmaz derecede bakıyorlar. Kaynak: orada çalışan arkadaşların.
Merhba, ayağım feci burkuldu bir kaç saat önce. Doktora gitmem şart mi sizce, hastaneye gitmeye korkuyorum açıkçası. Ayagin üstüne az da olsa basabiliyorum. Pişman olur muyum gitmezsem
Merhba, ayağım feci burkuldu bir kaç saat önce. Doktora gitmem şart mi sizce, hastaneye gitmeye korkuyorum açıkçası. Ayagin üstüne az da olsa basabiliyorum. Pişman olur muyum gitmezsem
0
aslil (28.08.20)
Burkulmalar çoğunlukla kendi kendine geçer. Bir kaç güne rahatlamazsa gidersin. Şimdilik buz koy.
0
arnold schwarzeneger
(28.08.20)
benim kırığım 1 gün sonra ağrımaya başlamıştı, sorsan burkulma dile demezdim ilk 24 saat.
0
Tochinoshin
(28.08.20)
çatlamış olabilir. yakın vadede gitmezsen aman aman bişey olmaz üstüne basıp zorlamazsan. zaten çatlamışsa gittikçe şişecek ve ağrıdan gece seni uyutmayacak.
benim bileğimin burkulmasının üstüne 2 tane basketbol maçı yapmıştım 2 saat içinde. sıcak olduğu için hissettirmedi. eve gittim uzandım. gece uyutmayacak bir ağrı başladı. sabahı bekleyemedim hastaneye gitmek için.
0
biseysorucam
(28.08.20)
buzu eksik etme, bol bol buz. 1 gün bekle üzerine basabiliyorsan. kötüleşirse öyle gidersin. evde bu tür durumlar için jel veya kremlerden varsa uygulayabilirsin.
0
Improbable
(28.08.20)
Sıcak su ve soğan ile ovala. Sonra soğanlarla birlikte ayağını sar. Ağrı kesici iç, üç gün üzerine basma.
Anneanne yöntemi, defalarca uygulandı.
0
Hallegadola
(28.08.20)
burkulma ile gerceklesen bir kirik var, jones kirigi adi. ben de bu sekilde kirdim, hastaneye gittigimde acil servis doktorlari anlamamislardi film cekilmesine ragmen. burkulmadan iki gun sonra ortopedist gorunce teshis koyabildi ancak. gecmis olsun.
Çevremdeki insanlara, gördüklerime, duyduklarıma, orada burada okuduklarıma bakınca herkes hayatı çok hızlı ve zevkli yaşıyor sanki. Özellikle ilişkiler konusunda böyle düşünüyorum. Sürekli yeni flörtler, arka arkaya her gün tek gecelik ilişkiler, fbuddyler, fwb ilişkileri vb... Hem erkekler hem kad
Çevremdeki insanlara, gördüklerime, duyduklarıma, orada burada okuduklarıma bakınca herkes hayatı çok hızlı ve zevkli yaşıyor sanki. Özellikle ilişkiler konusunda böyle düşünüyorum. Sürekli yeni flörtler, arka arkaya her gün tek gecelik ilişkiler, fbuddyler, fwb ilişkileri vb... Hem erkekler hem kadınlar için konuşuyorum. Uzun süreli ve bağlanabileceğim ciddi ilişkiler arayarak, sadece sevgililerimle sevişerek vs. hayatı dümdüz yaşıyorum hissine kapıldım. Öte yandan tam tersi bir hayatın bana uygun olmadığının da farkındayım. Benim gibi olan var mı? Varsa cinsiyet ve mümkünse yaş da belirtebilirler mi? Partiyi kaçıran çocuk gibi hissediyorum kendimi ve üzülüyorum ama aslında partilerden de hoşlanmıyorum :) garip hisler, düşünceler geldi gece gece.
0
cubukkraker (28.08.20)
Söylediğiniz hayatı ben yaşıyorum. Parti vs hiç sevmem. Gürültüye, kalabalığa gelemem. Tek gecelik arayışına hiç girmedim. Şimdi de evlendim. Karakteriniz nasıl ise öyle yaşayın. Çevrenize çok aldırış etmeyin.
0
112 hayat kurtarır
(28.08.20)
bence partiden hoşlanıyorsun ama içinde bir şeyler sana hoşlanmaman gerektiğini söylüyor ve sen de kendini onu dinlemek zorunda hissediyorsun. ben de hayatı düz yaşıyorum ama hiç öyle bir şeyler kaçıyormuş gibi gelmiyor. çünkü insanın canı gerçekten istemediği bir şeyi çekmez, ayrıca deneyimlemeden tam olarak bilemezsin hoşlanıp hoşlanmayacağını.
ileride "keşke şunları deneseymişim" demektense en azından partiye kapıdan bir bak derim. şu anda bile bu hisse kapılıyorsan ileride geldiğin noktadan memnun olmazsan daha pişman olursun. seni tutan önyargıların mı, kırılıp üzülme korkun mu bunları düşün. insanın çevresindeki duvarları azıcık yıkmasında bir zarar yoktur, en azından dene.
0
Bruce
(28.08.20)
Parti seven insanların kafa yapıları, zevk anlayışları, tavırları vs. az çok birbirine benziyor ve bundan hoşlanmıyorum sanırım. Nasıl desem, cıvık geliyorlar bana. Sevmediğim insan tipleri bunlar. Partiyi metafor olarak kullanıyorum tabii burada :)
Bu arada bir kere biraz dener gibi oldum. O dönemki davranışlarım ve hayatıma giren insanlar aklıma geldikçe midem bulanır halen. Bu yüzden bir daha denemeye cesaretim yok gibi.
0
🌸cubukkraker
(28.08.20)
partiyi senin gibi seven insanlarla da yapabilirsin. kendini bir kalıba ya da bir ortama uydurmak zorunda değilsin, burada esas nokta kaçırdığını düşündüğün özgürlüğü, spontaneliği, boşvermişliği deneyimlemek. tek gecelik ilişki yaşayan, fwb takılan herkes aynı kafada değil ki? insan cıvık olur, eylem olmaz. o eylemi kiminle yaptığına göre değişir. senin gibi düşünen biriyle yaşayacağın hızlı ve zevkli hayat beğenmeyip tü kaka dediğin insanlarla aynı kefeye koymaz seni.
0
Bruce
(28.08.20)
Uzun zamandır sevgilim yok, şuan çok üzgünüm ve sevilmek istiyorum
0
docrivers
(28.08.20)
Fıtratına aykırı bir yaşam seçmemen partiyi kaçırdığın anlamına gelmiyor. Belki de sen düz yaşamıyorsun. Hayattaki kazanımlarının, tecrübelerinin yeterli olduğunu ve seni geleceğe sağlıklı bir şekilde taşıyacağını da düşünüyorsan başkalarıyla kendini hiç kıyaslama. Herkesin hayatı kendine.
0
pass
(28.08.20)
Benim de tek gecelik ilişkili, fb/fwb'li vs bir hayatım yok, olmasını da istemem (yapanı eleştirmiyorum, sadece bana çok ters), bunlar olmayınca dümdüz mü yaşıyoruz? Herhangi bir şeyi kaçırdığımı hiç düşünmemiştim.
0
pati
(28.08.20)
@112 hayat kurtarır gibi bir hayatım var. Çok mutluyum. Hayatı dümdüz, endişesiz ve sakin yaşamaktan.
Ben de sizin gibi birkaç kez denemeye çalıştım sizinle aynı fikirdeyim. "Hayatı yaşıyoruz yaa" kafasındaki insanlarla karakter olarak uyuşmuyorum. Çok saçma insanlarla aynı masaya oturmak zorunda kaldım ve benim de aklıma geldikçe sinirlerim bozulur.
Bu arada bir dönem @Bruce gibi düşündüğüm oldu. Çünkü sizin sorduğunuz soruyu kendime çok sordum. Acaba ben partilemek isteyen bir "party animal" mıyım? Instagram illüzyonu bence çoğu.
0
Hallegadola
(28.08.20)
Bence bu hissettiğiniz bir tür fomo. Herkes hayatının en eğlenceli, hareketli, estetik yanlarını ayırıp paylaştıkça herkes her an öyle yaşıyor sanıyorsunuz ama değil. Onlar da renklilerle beyazları ayırıp çamaşır yıkıyor, anneleri babalarıyla kek yiyip çay içiyorlar ara sıra. Sadece göstermek istediklerini görüyoruz, sanıyoruz ki mucizevi bir biçimde her an eğleniyorlar.
"Karakteriniz nasıl ise öyle yaşayın. Çevrenize çok aldırış etmeyin." +1
Ben de @112 gibi yaşıyorum, üniversite öğrencisiyken en sevdiğim ve hâlâ hatırladığım sosyalleşme etkinliğim kendim gibi iki arkadaşımın rastgele günlerde gece 1'de arayıp "hazırlan, künefeciye gidiyoruz" demesiydi. Sayelerinde 10 kilo aldım, pişman değilim.
0
kobuzchu kiz
(28.08.20)
'Herkes hayatının en eğlenceli, hareketli, estetik yanlarını ayırıp paylaştıkça herkes her an öyle yaşıyor sanıyorsunuz ama değil. Onlar da renklilerle beyazları ayırıp çamaşır yıkıyor, anneleri babalarıyla kek yiyip çay içiyorlar ara sıra. Sadece göstermek istediklerini görüyoruz, sanıyoruz ki mucizevi bir biçimde her an eğleniyorlar.
"Karakteriniz nasıl ise öyle yaşayın. Çevrenize çok aldırış etmeyin."'
+1 Katılıyorum
0
psmstc
(28.08.20)
ben de sizin gibiyim ve bana da doğrusu bu gibi geliyor. 28,E
zamanında bahsettiğiniz hıza ulaşmaya da çalıştım. o şekilde arkadaşlarım vardı ve ben de ayak uydurdum bir süre. aradığım şey orada değil, o tarz bir yaşam beni mutlu etmiyor.
dümdüz ya da boş yaşıyor hissi kolay kolay giderilemeyen bir his. ancak bu duygular, bahsettiğiniz yaşam tarzını yaşamadığınız için oluşuyorsa gereksiz bir sebeple oluşuyor demektir.
0
biseysorcaktim
(28.08.20)
Davranışın çok normal.
Senin gibi olanlar düşündüğünden daha fazla. Duyduğuna inanma, gördüklerine de emin olma sadece.. Gördüklerimizle gerçekte olanların uyuşmazlığı fazlaca yaşanmakta.
Partiyi kaçıran çocuk gibi hiç hissetmedim ben kendimi. Yeri geldi bahar şenliklerinde çıkıp sahneden çalan oldum ancak gerçekten sevdiğim, görmek istediğim birileri olmadıysa gidip öylesine takılmak için izlemedim, performansım bittiğinde de kafamda ne lan varsa onu yaptım, birinde tüm kampüs şenliklerdeyken eve gidip ev arkadaşımla balkondan sarkarak şarap içmişliğim bile var. Tam tersi olarak en sevdiğim grubun türkiye konserine gidemedim, saçma sapan iş durumları yüzünden..
ilişki konusunda da öyle.. en kısa ilişkim 3 yıl sürmüştü, 6 yıldır evliyim ve eşimle birlikteliğimiz 2006'ya dayanıyor.
bana kalırsa hızlı yaşamak hızlı araç kullanmak gibi. Riskleri çok fazla barındırıp üstüne çeken bir yaşam tarzı. Birşeyleri sırf yapmış olmak için yapmak ya da sürü psikolojisine kapılmak hiç benlik değil, hayatım boyunca da olmadı.
36/E
0
foolrules
(28.08.20)
lakayt ilişkileri ve ciddiyetsiz insanlarla zaman geçirmeyi seven biri değilim. arka arkaya her gün tek gecelik ilişkiler yaşayabilecek biri bende tiksintiye sebep olabilir. nadiren bu tarz ilişkiler yaşadığım oldu, sıkça flört değiştirdiğim zamanlar da oldu ama bunlar benim için bir eğlence değil, bir sıkıntının ve arayışın sonucu gibiydi. Ya da bir deneyim. Bana uygun olan ne, beni mutlu eden ne türünden bir arayış. parti insanlarını sevmiyorum, onların teklifsizliğini ve hayata /insanlara karşı lakaytlığını kaldıramıyorum. dolayısıyla kaçırdığım bir şey hissi olsa o da şey o insanların yaşadığı tarzda bir parti değil benim için.
Eğer benzer durum yaşayan kişiler varsa, nasıl bir yol izlediklerini söylerlerse çok sevinirimAnnem çok dağınık birisi. Mesela yıkanan bulaşıkların arasından çanak alırken diğerlerini tutmuyor, direkt çekiveriyor, diğer dağılan çanakları geri yerine koymuyor. Dolaptaki katlanmış çamaşırlara da bunu
Eğer benzer durum yaşayan kişiler varsa, nasıl bir yol izlediklerini söylerlerse çok sevinirim
Annem çok dağınık birisi. Mesela yıkanan bulaşıkların arasından çanak alırken diğerlerini tutmuyor, direkt çekiveriyor, diğer dağılan çanakları geri yerine koymuyor. Dolaptaki katlanmış çamaşırlara da bunu yapıyor. Bir şey arayacağında en olmadık yerlere bakıyor, deşiyor oraları, sonra geri toplamıyor. Ama bütün gün boş da durmuyor, evi toplamak, düzenlemek dışındaki diğer işlerle uğraşıyor genelde, mesela bayağıdır kışlık hazırlamakla uğraşıyor. ama bunları yaparken bu saydığım sebeplerden dolayı ev bir yandan da dağılıyor. Yav evde çoluk yok çocuk yok ev bedavadan dağılıyor. Mesela biz abimle şehir dışında okuyorduk, eve gelince bizim kitaplık bile dağılmış oluyordu. En önemlisi de hatasını kabullenmiyor. Dıkı dağılıyor dıkı toplanıyor işte öyle öyle hayat geçiyor falan diyor. Kafayı yiyecem. Sen topla diyor bana. Yav ben hergün senin dağıttığın yerleri tespit edip orayı toplamak zorunda mıyım. Ama kadının yaşı da 60'a yaklaştı yani başka eve çıkmak istemiyorum. Zaten ilerde evlendikten sonra ne kadar görebilcem ki diye düşünüyorum. Ama bunlar da beni acayip yoruyor. Bir hayat ev toplama muhabbetiyle geçer mi yaa. Kendimi bildiğimden beri ev toplamak muhabbeti. Eskiden babamla da çok kavga ederlerdi bu yüzden. O kavga etmeye yer arıyordu gerçi o da başka, uzun bir mevzu. Neyse çok uzattım nolur bana yardım edin ben napıcam. Toplu bir yaşama alanı istiyorum artık:'(
0
namidigerkokuc (27.08.20)
Başlığı anne ve baba olarak açtım ama annemi yazarken yoruldum, babam için de başka başlıkta yardım isterim
0
🌸namidigerkokuc
(27.08.20)
Soyleyince kabullenmiyor demissin yani 60 yasindaki kadinin bu huyunu degistiremezsin gibi ama... zor :(
0
invictae
(27.08.20)
Anneniniz siz çocukken de böyleydi büyük ihtimalle; yani bu düzensizliğin içine doğdunuz. Bu saatten sonra değiştirmeniz güç olacaktir, bir de kadının kendi yaşam alanı. Sizin yaşamınıza mudahale de etmiyor, toplama filan demiyor anladığım kadarıyla. Çok rahatsız oluyorsanız kendi odanızı toplayın ama diğer bölümler için tartışmanın bir yararı yok, boşu boşuna üzersıniz. O da öyle mutlu demek ki.
Bir de annesi benim gibi aşırı titiz olan insanlar ara sıra sizinki gibi bir anne isterler; ben senede birkaç kere annemin yanında vakit geçiriyorum. Kendi evim de gayet düzenli olmasına rağmen bu evde diken üstündeyim resmen. 'Anne beni bir sal' diye çığlık atasım geliyor. O yüzden çok da şey yapmayın bence.
0
fraise
(27.08.20)
Ev işlerini paylaşın. Siz ortalığı toplayın, o temizlik, mutfakta yapılacaklara baksın. Zaten evdeki diğer işlerle kendisi uğraşıyormuş, kışlık hazırladığına göre mutfakla arası iyi. Siz de ortalığı toplarsınız. Bazı ev işleri kimileri için çok zor, sinir edici geliyor. Anneniz zaten yaşlanmış. Herhalde evde kocaman çocukları varken tüm işleri anneninizin yapmasını beklemiyorsunuzdur?
0
GoodMorningTeacher
(27.08.20)
rahat bırak kadını. bırak ev dağınık kalsın. toplu bir yaşam alanı istiyorsan ayrı eve çık (gerçi okulun bitmiş diye anlıyorum, bu konudan bağımsız olarak ayrı eve çık zaten). inan ki annen de senin dırdırından yoruluyordur. not: dağınık.
0
pati
(27.08.20)
dün bu saatlerde yazan başka bir arkadaş vardı sen misin o?
"Sen topla diyor bana. Yav ben hergün senin dağıttığın yerleri tespit edip orayı toplamak zorunda mıyım" değilsin, ne işin var o evde?
yetişkin insansınız başka yetişkinlerle anlaşamadığını zaman; ev arkadaşı, ebeveyn, eş ya çözer ya da ayrılırsınız.
ya da haftalık (ya da daha sık) düzenli gelecek biriyle anlaş.
annen bir yetişkin kendi evinde istediği gibi yaşar, karışamazsın. aynı şey senin için de geçerli tabiiki.
0
jimjim
(27.08.20)
Kadının kendi evi öyle ya da böyle. Yaşı da ileri. Bu saatten sonra bence kimse için kendini değiştirmek zorunda değil.
Evde kendi kişisel alanına onu sokma, odanda kendi düzenini kur.
İleride de ilk fırsatta kendi evine çık. Ailene tahammülün kalmamış. Haklı olman ya da haksız olman aranızdakini çözmeyecek.
0
denizgonen
(27.08.20)
Kendine ev aç ve ailenin yanında da kalmaya devam et. Bir gün kendi evinde bir gün annenlerde kal. Dengeyi sağla yani bir şekilde. Kendi dengeni de sağla.
0
pass
(27.08.20)
Dağınık kalsın, kadın rahasiz olmuyor demek ki. Şenlik bir durum yok, aynı evde bile yaşamıyorsun.
0
elorelia
(27.08.20)
Aşırı titiz bir anneye sahip olup diken üstünde oturdu /oturuyorum +1
Şimdi de ama çocukluğumda daha çok şey derdim: keşke annem her gün ev temizlemese, keşke bizimle daha çok ilgilense, keşke ev dağılıyor diye bize kızmasa, evde kavga çıkmasa.
Benim yaptığım işi de hiç beğenmez annem. Ben de hiç ev işlerine karışmam. Böyle bir düzen kurduk. Bazen korkuyorum ileride evlenince annem gibi titiz mi olacağım, eşimi ve çocuklarımı yoracağım diye.
Kendi evinizi açın, arada annenize gidin takılın bence.
0
Hallegadola
(27.08.20)
bir de marie kondo kitapları al, belki uygulamaz ama sever, bir iki şeyi alıp dener falan.
0
jimjim
(27.08.20)
Kadının kendi evi istediği gibi dağıtır. Bir yetişkinin(her ne kadar ailesi dahi olsa) başka bir yetişkinin evinde kalması ağır sıkıntı. Başka eve çıkın ne işiniz var o evde.
0
sta
(28.08.20)
Benim annem de böyleydi. Geçen yıl kendi evime çıktım. Rahat ettim. Annenizi düzeltmeye harcayacağınız zamanı ve enerjiyi kendi eviniz için harcayın.
iki ayakkabi arasında kaldım.sizce hangisi?ayrıca bir soru ikisinin de satıcısı barçın spor... satıcısını ilk defa duydum güvenilir olur mu?https://www.trendyol.com/adidas/f36424-advantage-spor-gunluk-ayakkabi-p-4643043https://www.trendyol.com/adidas/advantage-base-erkek-gunluk-spor-ayakkabi-p-31132
iki ayakkabi arasında kaldım.
sizce hangisi?
ayrıca bir soru ikisinin de satıcısı barçın spor... satıcısını ilk defa duydum güvenilir olur mu?
e bunlar aynı ayakkabı? arkasında yeşil renk olsun mu olmasın mı onu seçicez sanırım. ben düz beyaz ayakkabıları sevmiyorum. gerçi öbürü de yeterince düz beyaz... yeşil en azından hareket katmış, onu al bence.
barçın sporu duydum ben, merdivenaltı bir satıcı değil. bazen geç kargo yaptığını okudum ama güvenilmeyecek bir durumu yok.
0
Bruce
(27.08.20)
satıcısı izmir ve türkiyenin en güvenilir, en köklü bir veya iki spor mağazasından biridir. o konuda şüpheniz olmasın. yani gidip adidasın kendi sitesinden mağazasından almayacaksam ikinci en güvendiğim adres olur.
"Barçın Spor 1958 yılında Türk sporu için döneminin en önemli değerlerinden birisi olan ve 14 farklı spor branşında yaptığı uluslararası hakemliklerle halen Dünya çapında bir dereceyi elinde bulunduran milli hakem Ali Barçın tarafından İzmirde kuruldu.
O günden beri sporu ve sporcuyu destekleyen Barçın Spor, kısa sürede spor yapanların gözdesi haline geldi. 1980li yılların başında mağaza sayısını arttırmaya başlayan Barçın Spor öncelikle İzmir çapında yaygınlaştı. 1991 yılında Türkiyenin ilk çok katlı spor mağazasını hizmete sokan Barçın Spor toplam 5 kattan oluşan 2.500 metrekarelik yeni konseptiyle Türk spor mağazacılığına damgasını vurdu."
yeşil daha güzel bu arada. diğeri kadar her şeyle olmasa da yüzde 90ıyla giyilir. bir de diğeri kadar basit durmaz.
0
biseysorucam
(27.08.20)
@bruce yeşil olan comfort taban diğeri normal en büyük fark bu.
0
🌸follow rivers
(27.08.20)
comfort iyidir, comfortludan olsun.
0
Bruce
(27.08.20)
barçın izmirde baya ünlü bir spor mağazısıdır. hatta konak şubesine bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. benim takıldığım tek şey bu adidaslar hangi kafayla bu fiyata satılıyor. abd de bunlara benzeyen ayyakbıları 13 dolara almıştım. 411 nedir yahu oha.
0
haskoylu deli hasan
(27.08.20)
Barçın iyidir +1 Ankarayım Arcadium’da mağazası var biz çok aldık ayakkabı buradan.
0
Hallegadola
(27.08.20)
işin erbabıyım, pahalı olan doğru seçim ama Stan smith yarın indirimde, yakalarsan ona bir bak.
0
kafadanbacakli
(28.08.20)
barçın izmirin en büyük firması en son batıp satıldığını duydum. korayspor yalı gibi bir firma.
Koronadan dolayı merak ettim bu soruyu. Bir çok insan görüyorum dışarıda bir şeyler yiyen. Ayrıca işe gidenler öğle yemeklerinde bir değişiklik yaptı mı?
Koronadan dolayı merak ettim bu soruyu. Bir çok insan görüyorum dışarıda bir şeyler yiyen. Ayrıca işe gidenler öğle yemeklerinde bir değişiklik yaptı mı?
0
Sonsuzluk ve Bir Gün (27.08.20)
Yiyorum ve ne kadar riskli olduğuyla ilgili bir fikrim yok.
0
pass
(27.08.20)
Dışarda değil de eve sipariş veriyoruz artık. Kendi tabaklarimiza koyuyoruz ve isitiyoruz fırında. Yenmeklerle ilgili bir sürü araştırma yapıldi, sürekli okuyorum. Ve bulaş görüldüğüne dair bir şey yok henüz. Cafedeki tabak çanak kısmını bilemiyorum tabii. Kurye ile temas etmeme, kutuları ev dışında bırakma vs konularından bahsetmiyorum bile.
0
fraise
(27.08.20)
yiyorum. bir sorun yaşamadım.
0
black holes in the sky
(27.08.20)
Evet yiyoruz ama avm'ler eskisi gibi kalabalik degil.
0
Avoiding The Puddle
(27.08.20)
son altı aydır, bi kere lahmacun gömdüm, bildiğim tanıdığım bi yerde. onun dışında hayır.
0
scudman1
(27.08.20)
Mart 15’ten beri disaridan sadece 1 kere yedim. O 1 kere haric disarida veya eve siparis seklinde hic yemedim. Yemem de.
0
invictae
(27.08.20)
Mart agustos arasi toplamda dort kere filan yedim. Eskiden cok fazla idi sayı. Bu dort gidisimde de cok pahali geldi zaten. Bu ne ya dedim. Artık eskisi gibi gideceğimi sanmam. Is yerinde de oturma duzenini degistirdik. Ayni anda yemiyoruz filan onun disinda bir degisiklik olmadi. Uc ay filan cesitlerde kisitlama olmuştu. Simdi o da eskisi gibi.
0
a perfect lie
(27.08.20)
Çok yedim, yiyorum, keşke yemesem.
0
Hallegadola
(27.08.20)
Marttan beri dışarda ne yiyorum ne içiyorum. Açık ya da sebze posetine konulmuş ekmek bile almadım. Ama bu tamamen benim pinpirikligim. Anneannemler teyzemler falan fırından hep aldı mesela neyseki bi durum yok.
0
superfluid
(27.08.20)
Yiyorum. Şirkete gittiğimde mecburum. Evde de haftada bir dışarıda yiyoruz. Bu korkunun sonu yok maalesef.
0
kumulatifvergimatrahi
(27.08.20)
genelde dışarıdan besleniyorum. virüs sürecinde de böyle devam etti.
0
spirit crusher
(27.08.20)
sadece aşırı pişmiş yani komple fırınlanan; pide, lahmacun gibi şeyleri. ve paket veya eve siparişle mecbur kalınca yiyorum. dışarıda herhangi bir cafe/restorana oturmuyorum bile.
0
jimjim
(27.08.20)
Disarida bir kez oturdum onda da lahmacun yedim. Ama gitmem bir sure daha
Eve siparis verdim iki uc kez
Hic avnye gitmedim bu surecte
0
exlibris
(27.08.20)
Hemen her gün çiğköfte/börek yiyorum. Bazen dışarıda, bazen evde.
0
ryhmer
(27.08.20)
Yiyorum, restaurantin icine girmiyorum. Bahcesi, terasi olanlari seciyorum ve kalabalik gunlerde ya da saatlerde maalesef gitmiyorum. Sali aksami gidiyoruz mesela, masalar zaten bos oluyor.
Öglen yemegini es geciyorum, ilk büyük ogunu 5-6 gibi yiyorum. Calistigim yerin yakininda hep iceri girip oturmam gereken mekanlar var, o nedenle es geciyorum ogle yemegini.
0
buf-e kür
(27.08.20)
Avm'lerde yemedim ama dışarıda olan mekanlarda yemişliğim var. Daha bugün yedim hatta.
son 2,3 gündür öyleyim. o dönem dinlediğim şarkıları dinliyorum, sanki üniversiteye gidecekmişim gibi şimdi gitsem şunu yapardım bu olurdu diye saatlerce hayal kuruyorum. Alkol kullanımım arttı,inanılmaz bir rahatlık geldi işimle alakalı şeyleri he he ok yaparız diye geçiştiriyorum .sorumluluk almıy
son 2,3 gündür öyleyim. o dönem dinlediğim şarkıları dinliyorum, sanki üniversiteye gidecekmişim gibi şimdi gitsem şunu yapardım bu olurdu diye saatlerce hayal kuruyorum. Alkol kullanımım arttı,inanılmaz bir rahatlık geldi işimle alakalı şeyleri he he ok yaparız diye geçiştiriyorum .sorumluluk almıyorum.
28 yaşında eşşek kadar insanım ama hulyalı hayallere takılı kaldım.1 saat sonra toplantıya giricem ama ben ergenliğimdeki teoman şarkıları dinleyim söylüyorum.
2020de değilde 2010da gibiyim. Gerçeklikten kopmak beni korkutuyor ama bir yandan da mutlu ediyor.Hayatımın tamamen değişeceği bir döneme gireceğim,medeni durum, iş, yaşanılan yer vs. sanırım kendimce kaçış mekanizması oluşturdum. Ya da geçmişimdeki bir arkadaşımla görüştük onun etkisi. bilemiyorum.
Daha önce bunu yaşayan oldu mu ? Ne yaptınız eğer yaşadıysanız ?
0
tuborg yesili (27.08.20)
28 yaş veya 38 yaş veya 48 yaş eşşek kadar oldum yaşı değil. 28 hele hiç değil. Her yaşta insan zayıf olabilir, düşük olabilir. Kendine o kadar ulvi sorumluluklar yükleme.
Senin yaşadıkların da geçer yakında, korkma. Yazdıklarından bildiğim kadarıyla hayatında bir düzen oluşturmaya çalışıyordun sanki. Olur böyle yorgunluklar.
0
pass
(27.08.20)
Konfor alanına geri dönmek istiyorsunuz sanırım. O kimsenin doğru dürüst sorumluluk sahibi olmadığı, vur patlasın çal oynasın dediğimiz üniversite dönemlerine. O dönemlerde sorumlulukların olmaması bizi de daha da rahat kılıyor benceZ
Kendiniz söylemişsiniz yeni bir dönüm noktasındaymışsınız, evlilik, yeni ev, taşınmak vs bunlar hep sorumluluk ve çaba isteyen şeyler. Belki korktunuz belki yüklerden çekindiniz ondan en rahat döneme geri dönme isteği duyuyorsunuz.
Şarkılar anıları yeniden yaşatır gibi de oluyor zaten, şarkılara sarılmışsınız.
Büyüyoruz... Bundan kaçış yok.
(Yorumum doğru mı bilmem, anlattıklarınızdan ve kendimden yola çıktım.)
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(27.08.20)
28 yaş eşşek kadar oldum yaşı değil +1
Benim de oluyor böyle dönemlerim. Geçici bir süreç bu genelde. Her şeyi olağan akışına bırakın. Yapmak istediğiniz şeyleri yapın.
harry potter, lotr, got gibi fantastik olabilir.tokyo drift gibi gaza getiren, "böyle hayatlar da varmış" dedirten de olabilir.fargo, sherlock gibi akıl oyunları da olabilir.ne tavsiye edersiniz?
harry potter, lotr, got gibi fantastik olabilir. tokyo drift gibi gaza getiren, "böyle hayatlar da varmış" dedirten de olabilir. fargo, sherlock gibi akıl oyunları da olabilir.
ne tavsiye edersiniz?
0
Tochinoshin (27.08.20)
Herkese film deyince tavsiye ettiğimi... 12 kızgın adam
0
kisa
(27.08.20)
big fish, pawn star, groundhoug day, jagten vs.
0
sarcophagus
(27.08.20)
Drive, benim için özel bir film. Big fish+1 ağlamıştım. Tüm tarantino filmleri, ,inglorious basterds özellikle. Hans Landa'ya selamlar.
Olay şu: teyzemle evlerimiz arasında 300 metre filan var. 1sene önce bir adamla evlendi ve şu an 6 aylık hamile. Adamla evlenmeden önce ayda 3-4 kez görüşürdük. Adam hayatına girdikten sonra araya corona falan da girince pek görüşmez olduk. Evlendiği adam 6 aydır işsizdi. 2 aylığına şehirdışında bir
Olay şu: teyzemle evlerimiz arasında 300 metre filan var. 1sene önce bir adamla evlendi ve şu an 6 aylık hamile. Adamla evlenmeden önce ayda 3-4 kez görüşürdük. Adam hayatına girdikten sonra araya corona falan da girince pek görüşmez olduk. Evlendiği adam 6 aydır işsizdi. 2 aylığına şehirdışında bir iş bulmuş oraya gitmeye karar vermiş.(durumları iyi bu arada, kira vs problemleri yok, adam işsizlikten bunaldığı için gitmek istemiş) Teyzem yalnız kalınca ertesi gün uğrayıp 1-2 saat onunla vakit geçirdim, gebelikle ilgili bir kitap hediye ettim ufak tefek bir kaç iş vardı evde onlara yardımcı oldum ve bi şeye ihtiyacı olursa mutlaka aramasını Doktor kontrolüne de kendisiyle gelebileceğimi falan söylerek ayrıldım.
Üstünden iki gün geçmişti ki Bugün kocası aradı. Şaka yollu alttan alta laf sokarak sitem etmeye başladı. Sen ve kardeşin teyzeni yalnız bırakıyosunuz çok ayıp, Eviniz 3/5 apt. Ötede uğrayın bak geldiğimde bozuşucaz ona göre falan dedi. Ben de uğradığımı söyledim. İki gün olmuş her gün önünden geçiyosun bi kapısını çal bi şeye ihtiyacı var mı sor hamile ve yalnız sen olsan biz seni böyle yalnız mı bırakacaktık falan dedi. Ne diyeceğimi bilemedim tamam ararım ben onu dedim kapattım.
Sorum şu: benim ne yapmam gerekiyor? Yani Bu durumda hergün uğramamak ayıplanacak bir şey mi? İşim gücüm var yorgun oluyorum vs. Zaten bugun arayıp yarın için yemeğe çağıracaktım kendisini. Adamın arayıp bana atar yapması sinirimi bozdu. siz napardınız Bu durumda?
Teşekkürler.
0
sacrilegious (26.08.20)
hamile kadın yalnız bırakılmaz. enişte haklı. her gün görüşmeye çalışın eve falan davet edin hem yürümüş olur.
0
ozdek
(26.08.20)
Her gün gitmeni gerektirecek bir durum göremedim. Yatalak hasta değil sonuçta. Sen ya da annen telefon edersiniz her gün en fazla. Acil durumda da o arar.
0
elorelia
(26.08.20)
tolkien haklı. ekleyecek pek bir şey bulamadım yani. bi de bunun altında kesin başka bir şey var yani arayıp ağız yoklar gibi her gün gidin de karım ben yokken bi naneler yemesin der gibi olmuş.
0
neira
(27.08.20)
Tolkien+1
0
ozgurluk savascisi
(27.08.20)
Sakin ol lehiz. Benim teyzelerim var. Misal köye gittigimde bunlar orada yaşıyorlar ama bir kere bile ziyaret etmem. Değil enişte feristahi gelse etmem. Bu tamamen sana kalmış. Eniştem haklı olabilir kendince, sana takılıyor da olabilir. Ancak bir şeyi yyapip yapmayacagin tamamen sana kalmış. Hak edene -iyi veya kötü manada- hak ettiği gibi muamele edebildiğin ölçüde büyüyüp gelişisirsin. Takılma devam et.
0
fempusay
(27.08.20)
Tolkien+1
Evlenene kadar; anne, baba, kardeş, Evlendikten sonra; eş ve çocuklarım hariç hiçbir akrabam önemli değil hayatımda. Bayramda seyranda da aramıyorum. Hayırsız diyorlar umrum değil. Annem ve babam yarın bir gün evleneceksin kimse gelmez, bir şey getirmez diyor. Allahım keşke diyorum. Sadece kocaya nikahı basayım. Diğer angaryalar gözümde büyüyor. Bazen yakın olmam gereken, işimin düştüğü akrabalarım var misal dayım, onla da aram iyidir ama sürekli aramam. Akrabalara karşı mesafeliyim. Ben sallamazdım bana enişte böyle dese.
son zamanlarda eleştirilen düğün haberlerini gördükçe anlamlandıramadığım bir mevzu var. millet bildiğim kadarıyla daha önce taktığı takıları geri alabilmek için düğün falan yapıyor salgın sürecine rağmen. ben de eleştiriyorum ve yapılmaması taraftarıyım da kardeşim bu düğün meraklıları düğün yapmaz
son zamanlarda eleştirilen düğün haberlerini gördükçe anlamlandıramadığım bir mevzu var. millet bildiğim kadarıyla daha önce taktığı takıları geri alabilmek için düğün falan yapıyor salgın sürecine rağmen. ben de eleştiriyorum ve yapılmaması taraftarıyım da kardeşim bu düğün meraklıları düğün yapmazsa takılarını neden geri alamıyorlar. ben de davet edildim bir süre önce bir arkadaşım tarafından ama gitmedim, o riski göze alamadım. bu arkadaş bana çeyrek altın takmıştı. e şimdi eşimle birlikte 5-10 dakikalık bir ziyaretle biz de onlara çeyrek takıcaz. düşüncemiz bu yani. ha diyebilirler ki farklı şehirlerde yaşayanlar ne yapacak, onlar nasıl takacak. ver kargoya gönder kardeşim çok mu zor?
peki bu durumda düğüne ne gerek var? takı takılması için illa ki düğün mü olması gerekiyor?
bence olay milletin eğlencesini bölmek istememesi. illa halay çekip göbek atacak. böyle sorumsuzlar yüzünden aldı başını gitti zaten vaka sayıları.
0
Improbable (26.08.20)
Ben de anlamadım bu düğün merakını. Borçlar ve planlar olmasa hemen basardım koca adayına nikahı. Kimse altın takmasın ama ben de masraf yapmayayım düğüne, oynamaya kafi..
0
Hallegadola
(26.08.20)
insanların niyeti altını geri almak değil. "ay bir kere evleniorum, tabi ki düğün yapacağım".
0
teritori
(26.08.20)
takını senden esirgeyecek adam zaten düğüne de pandemi bahanesiyle gelmeyecek.
takması gerektiğini düşünen adam da ne yapar eder seni bulur takını verir.
bu şekilde hem takıları alamayacaklar hem de düğün parası kaçacak. neyi anlamıyorlar anlamıyorum ki.
0
kenarortay
(26.08.20)
Çevremde düğün yapanların çoğu pandemi öncesinde otellerle anlaştı ve 100k 150k civarı para ödediler. Pandemi var diye iptal etmek istediklerinde iptal edilmedi, tarihi ertelediler sadece. Normalleşme başlayınca da iptal olanlar sıraya kondu ve tekrar düğünlere devam edildi.
Bir kere evleniyoruz mantığının olmadığı insan neredeyse yok bence. Bu yüzden evlilik fobim oluştu.
Prens philip nasıl hem Yunanistan hem Danimarka prensi olabiliyor?
kumulatifvergimatrahi
Sv
Sv
0
kumulatifvergimatrahi (25.08.20)
ana tarafından baba tarafından dayı tarafından... soyluluk böyle işte. soyun oluyor. miras yani...
0
alperz
(25.08.20)
Bağlı olduğu hanedanlık o dönem o ülkelerde hüküm sürmüştür, o da otomatik olarak ünvan almıştır. Misal Philip'in bağlı olduğu hanedanlık Danimarka'dır Norveç'tir Yunanistan'dır İsveç'tir hepsinde hüküm sürmüş bir hanedanlığın alt kolu, kendisi doğduğunda babası dayısı amcası falan bunlarda kralsa, kendisi de prens oluyor. Avrupa'nın hanedanlık olayı biraz farklı akrabalık yoluyla hepsi birbirinde krallık yapıp ünvan alabiliyorlar. İngiltere Kraliçesi de normalde Alman kökenli bir hanedanlığın üyesi, o dönem İngiltere kraliçesi çocuksuz ölünce Alman hanedanlığındaki akrabalardan biri İngiltere kralı oluyor, o da işte Elizabeth'in babasının babası mı babasının dedesi mi öyle bir şey, sonradan da Almanca olan hanedan adını İngilizce Windsor yapıyorlar.
0
angelus
(25.08.20)
Yukarıda da denmiş İngiltere’de ya da başka bir ülkede Osmanlı tipi hanedanlık yani soy devamlılığı yok.
Yunanistan ve diğer Balkan ülkeleriyle birlikte Doğu Avrupa’da Osmanlı’dan ya da başka bir ülkeden bağımsızlığını kazanan ülkelere yönetim şekli Batı tarafından Krallık olarak görüldü ve kendi soylularından bazılarını Yunan, Bulgar veya Yugoslav kralı ilan ederek bu ülkelere yolladılar. Tabi dünya savaşlarından sonra bu ülkelerin işgal edilip yeniden kurulması ve ülke içindeki darbelerden ötürü Balkan ve Doğu Avrupa ülkeleri şu an cumhuriyet. ama arada sırada Yunan kralı görüntülendi haberleri bu yukarıda anlattığım olaydan kaynaklanıyor. Zamanında özellikle ingiltere ve habsburglar tarafından seçilen bu kralların çoğu şimdi sürgünde. Kralı oldukları ülkelere dönemiyorlar.
Ve yine yukarıda bahsedildiği gibi Avrupa’daki hanedanların hepsi birbiri ile akraba. İspanya veraset savaşı sırf bu akrabalık yüzünden çıktı, araştırmanızı öneririm.
Erkek arkadaşım arnavut ben de bu dili öğrenmek istiyorum, balkan dilleri konusunda eğitmen veya bilgili birisi var mıdır acaba? Kitap tavsiye edebilirseniz sevinirim. Teşekkürler.
Erkek arkadaşım arnavut ben de bu dili öğrenmek istiyorum, balkan dilleri konusunda eğitmen veya bilgili birisi var mıdır acaba? Kitap tavsiye edebilirseniz sevinirim. Teşekkürler.
0
giselle (25.08.20)
Arnavutça bildiğim kadarıyla bir balkan dili değil, yani hırvatça sırpça makedonca ile hiçbir bağlantısı bulunmayan bir dil. hatta çevresindeki hiçbir ülkenin dili ile bağlantısı bulunmuyor. türkiyedeki arnavut göçmenlerin derneklerine bakabilirsiniz, belki onların kursu vs. vardır. veya arnavutluk büyükelçiliğine sorabilirsiniz.
0
wendyangelamoiradarling
(25.08.20)
Yukarıda da denildiği gibi Arnavutça Slav dili değil. Dolayısıyla Boşnakça-Sırpça-Makedonca-Hırvatçadan farklı. Kosovalıların da büyük kısmı Arnavut. Kosova dernekleriyle de irtibat kurabilirsiniz
elimizde 3 adet tatil var.alanya full aktiviteli 4 gun parrasut dalis vs paketfethiye marmaris datca 4 gun aktivite gezi deniz uzerinelviv 3 gun yemek ve tarihi gezilihangisini secerdiniz, neden? hepsi de okey bana. istanbuldan uzaklasmis olmak yeter.not: fiyatlari ayni.
elimizde 3 adet tatil var.
alanya full aktiviteli 4 gun parrasut dalis vs paket fethiye marmaris datca 4 gun aktivite gezi deniz uzerine lviv 3 gun yemek ve tarihi gezili
hangisini secerdiniz, neden? hepsi de okey bana. istanbuldan uzaklasmis olmak yeter.
not: fiyatlari ayni.
0
baldan kaymak (25.08.20)
Dalış yaptığım ve sevdiğim için alanya seçerdim :)
bence 3ünün de vereceği tatlar farklı. çok arasında kalınacak bir şey gibi gelmedi. pandemiden ötürü y.dışı seçmezdim.
paraşüt dalış vs denemek isterseniz alanya öbürtürlü fethiyeli tatil seçilebilir.
0
fezagezgini_4
(25.08.20)
Korona olmasa her türlü lviv Korona olduğu için Fethiye Marmaris datça
0
Hallegadola
(25.08.20)
Lviv derdim. Korona her yerde risk bence ayni.
0
lion de la Turquie
(25.08.20)
Lviv. Deniz kum gunes tatili sevmiyorum. Gormedigim ve tarihli gezili yerlere seyahat ya da tatil benim icin her zaman daha cazip. Bi de yemek var bunun yaninda off digerlerini gozum gormez bile. Corona her yerde risk +1
0
dedim ben sana
(25.08.20)
“ alanya full aktiviteli 4 gun parrasut dalis vs paket”
2. Ve 3. Seçenek her zaman yapılabilir Paraşüt ve dalış çok zor denk getirilir
1- Burçlara inanıyor musunuz ?(Cevap sadece evet yada hayır olmalı)2- Karşınızdaki kişinin x burcu olduğunu düşünüp; gerçekten x burcu çıktığı oldu mu ?(Cevap sadece evet yada hayır olmalı)3- Hayatınızda burçları baz alarak düzenleme yapıyor musunuz ?(Belirli burçlarla ilişki kurmama, iş yada özel h
2- Karşınızdaki kişinin x burcu olduğunu düşünüp; gerçekten x burcu çıktığı oldu mu ? (Cevap sadece evet yada hayır olmalı)
3- Hayatınızda burçları baz alarak düzenleme yapıyor musunuz ? (Belirli burçlarla ilişki kurmama, iş yada özel hayatta belirli burçlarla yakın olmaya çalışmak gibi) (Cevap sadece evet yada hayır olmalı)
4- Aynı x burcu kişilerinin temel özelliklerinin aynı olduğunu düşünür musunuz ? ( x burcu duygusaldır, y burcu liderlik yapmasını sever gibi) (Cevap sadece evet yada hayır olmalı)
5- Burçlara yükselen burçlarının vs. etki ettiğini düşünüyor musunuz? (Cevap sadece evet yada hayır olmalı)
6- Eklemek istediklerinizi yazınız.
0
top_secret (25.08.20)
1,2,3,4,5 Hayır. 6 Sahte bilime inanan, ciddiye alan insandan uzak dururum. Burçları da bunu ayırt etmek için kullanıyorum.
0
kobuzchu kiz
(25.08.20)
1- Burçlara inanıyor musunuz ? hayir
2- Karşınızdaki kişinin x burcu olduğunu düşünüp; gerçekten x burcu çıktığı oldu mu ? hayir
3- Hayatınızda burçları baz alarak düzenleme yapıyor musunuz ? hayir
4- Aynı x burcu kişilerinin temel özelliklerinin aynı olduğunu düşünür musunuz ? hayir
5- Burçlara yükselen burçlarının vs. etki ettiğini düşünüyor musunuz? hayir
6- Eklemek istediklerinizi yazınız. yok
0
fakyoras
(25.08.20)
Hepsine cevabım hayır. Burç muhabbeti yapan kişilerden de direkt soğurum, ciddiye alamam. Hele ki bu kişi burçları hayatınin merkezi haline getirmisse.
0
fraise
(25.08.20)
1 - evet 2 - hayır 3 - hayır 4 - evet 5 - evet
6 - evet dediklerim aslında kısmen anlamına geliyor. tam anlamıyla bir evet değil, yine de evet'e daha yakın. burçlara göre hayatımı düzenlemiyorum. burçların binlerce yıllık bir istatistik bilimi olduğunu düşünüyorum. senenin şu mevsiminde doğanlar şu özelliklere sahiptirler gibi.
0
biseysorcaktim
(25.08.20)
1- Burçlara inanıyor musunuz ? evet
2- Karşınızdaki kişinin x burcu olduğunu düşünüp; gerçekten x burcu çıktığı oldu mu ? evet
3- Hayatınızda burçları baz alarak düzenleme yapıyor musunuz ? evet.
4- Aynı x burcu kişilerinin temel özelliklerinin aynı olduğunu düşünür musunuz ? evet
5- Burçlara yükselen burçlarının vs. etki ettiğini düşünüyor musunuz? evet
6- Eklemek istediklerinizi yazınız. burçlara inanırım. ikizler burcuyum. koç burcu kadınına mesafeliyim. onun dışında çok önemsemem.
0
tabudeviren
(25.08.20)
1- hayır 2- evet 3- hayır 4- evet 5- evet 6- 2 senedir astroloji eğitimi alıyorum ve doğum haritası yorumluyorum. Burç mevzusu büyük zırva. Balıklar Başaklar diye insanlar 12 kategoride değerlendirilemez.
0
lcha
(25.08.20)
1-5 Hayır
6 Bazen eğlencesine ilgilenen arkadaşım ile konuşuyorum, ben karşı cins hangi burç ile iyi anlaşırım vs diye.
Fal gibi bir şey benim gözümde. fala inanma, falsız da kalma demişler.
Edit: burçlar zırva olunca astroloji de zırva olmuyor mu @Icha
0
fezagezgini_4
(25.08.20)
evet evet hayır evet evet
ben her şeye inanırım
0
kushkush
(25.08.20)
1. evet 2. evet 3. hayır 4. evet 5. evet
0
fragile lady
(25.08.20)
1. Hayır. 2. Hayır. 3. Hayır. 4. Hayır. 5. Hayır.
6. Burç muhabbetini sohbet sırasında öyle eğlence amaçları kullanmayıp, burçları ciddiye alıp, insan davranışlarını, hislerini burçlara bağlayanlardan ve bunun muhabbetini yapanlarla görüşmemeye çalışıyorum. Çok gereksiz, temeli olmayan genellemeler burçlar. Çokta mantıksız. Bence insanların burçlara inanmasının, ciddiye almasının nedeni özgüven eksikliği. Kendilerini bir alana ait hissetmeye çalışıyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(25.08.20)
Hepsi hayır. Evet cevabini verenler için Tevfik uyar in, burçların bilimle imtihanı adlı kitabını öneriyorum. İncecik, hemen okunuyor
0
kisa
(25.08.20)
1- Evet 2- Evet 3- Hayır 4- Evet 5- Evet 6- Hayatımın en büyük eğlencesine sırt ceviremem valla.
0
epistemic_regress
(25.08.20)
alayına hayır! teşekkürler
0
serbest gezen koala
(25.08.20)
1-doğum haritasına inanıyorum. 2-evet. genelde izlediğim oyuncuların burçlarını tutturmada üstüme yoktur. ya da baskın gezegen diyelim. 3-hayır 4-hayır. doğum haritasında baskın gezegen ve burca göre değişir bu durum. 5-evet. ben tipik asc akrebim mesela.
6-astroloji derine girdiğinde çok garip bir şey. tuttuğu da oluyor tutmadığı da. o yüzden genelleyemiyorum.
0
kestane gürgen palamut
(25.08.20)
1-Kısmen 2-Evet 3-Hayır 4-Evet 5-Evet 6-Hayatımı burçlara göre yaşamıyorum. Günlük-haftalık-aylık-yıllık burç yorumlarını okumam/inanmam. Ancak burç+yükselen burç kombin şeklinde tahmin edip tutturduğum oldu çok sık. Bence burçlar sadece temel karakter özelliklerini belirliyor. Onun haricinde burç uyumu vs sallamam.
0
Hallegadola
(25.08.20)
1- hayır 6- burçlara inananlar survivor'da birinin kazanması için sms attıklarını söylerlerse şaşırmam.
0
bohr atom modeli
(25.08.20)
hepsine hayir.
.
bir seylere dahil olmayi sevdigimden "basak burcuyuum, aa sen de mi oylesin oley sarilalim heheh" diyerek cocukluk yapabiliyorum.
ancak bakilirsa kendi burcuma cok da uymuyorum. baska burclarin ozelligi diye yazilanlar bana da uyuyor. yani yalan dolan oldugu buradan belli. gunluk yillik burc gibi seylere assssla inanmiyorum, sacmalik tamamen.
0
batlegolas
(25.08.20)
5(hayir)
0
ateistanbul
(25.08.20)
1,2,3,4,5 Hayır 6- burçlar benim için turnusol gibi bir şey. Ortamda geyiği dönüyorsa düşüncelerimi söylemem ama yeni tanıştığım kişi yargılamak için burcumu soruyor kaşı gözü oynuyorsa ağır bozuyorum.
filme göre japonya durup dururken abd pearl harboru bombalıyor. gerçekmi bu olayabd japonyayı saf dışı etmese nazilerle dünyanın sonunu getirebilirlermiydi
filme göre japonya durup dururken abd pearl harboru bombalıyor. gerçekmi bu olay
abd japonyayı saf dışı etmese nazilerle dünyanın sonunu getirebilirlermiydi
0
ShadowOfMoon (25.08.20)
Durup dururken degil. Abd, japonya arasinda zaten gerilim var. Pearl harbor'daki filolari da japonya'ya karsi kullanacak yani buyuk ihtimal. Japonya da diyor ki, adamlarin filolarini onlar limandayken bitireyim, hic bulasamasinlar bana. Boylece bombaliyorlar.
2. Sorun gecersiz bana gore. Cunku abd, japonya ve almanya'ya karsi savasiyor. Dunya yanarken niye sessiz kalsinlar, gittiler japonya'yi bitirdiler iste. Zaten almanya, japonlardan once teslim oldu.
Yani "ya saf disi edemeseydi?" diye de bir soru olmaz, gucleri yetti, ettiler iste.
0
ahm1
(25.08.20)
İlk olarak filmi sinemada izledim. İçi bomboş bir filmdi, bence tarih filmi değil. Görsel şölen filmi, uçaklar, aldığı manevralar falan güzel.
Onun haricinde getiremezlerdi. Almanlar kara gücü olmanın avantaj ve dezavantajlarını iki savaşta da yaşadılar. Avantaj: kısa süre içinde kendilerinden görece güçsüz tüm ülkeleri yutma. Dezavantaj: diğer bir kara gücü olan ve geniş topraklara sahip olan SSCB ve deniz ötesi ülkeler İngiltere ve ABD ile baş edememe. Almanya her iki büyük savaşta da Avrupa'nın içine sıkıştılar. Bir anda Afrika'da buldular kendilerini, İngiliz sömürgeleriyle kapıştılar. Okyanuslarda denizaltılarla ABD ile savaştılar. Karada sonsuz asker sayısı olan General Kış'ın ülkesi SSCB ile savaştılar. Görece güçsüz Mussolini İtalyası ne Arnavutluk da ne de Yunanistan'da ilerleyebildi. Almanlar gitti Balkanların içerisine kadar ilerledi. Hem asker hem de mühimmat bakımından çok zayiat verdi Almanlar. Dolayısıyla Almanya'ya karşı tüm dünya savaştı. Japonlar sadece Pasifik'de vardı. Çin, Hindistan, Avustralya ve diğer uzak komşusu ABD'ye sataşabilirdi sadece ki Çin'e girdi. ABD'de de Pearl Harbor'ı bombaladı. Zaten roma-berlin-tokyo axis'i kurulmasına rağmen Almanya tek başınaydı.
Pearl Harbor'ın bu kadar Holywood'da pazarlanmasının en büyük nedeni 11 eylüle kadar kendi ana kara be ülkelerine dışarıdan doğrudan gelen tek saldırı olmasıdır. Devamında da ABD savaşa girdi zaten.
Not: Nazi hayranı değilim. Bayern Münih hayranıyım. Kahrolsun Arap sermayedarların takımı PSG, yaşasın Rammstein.
ingiltere ve almanya basketbolda neden bu kadar geri?
proteus
neden sizce?
neden sizce?
0
proteus (24.08.20)
Popülarite. Amerika nasıl furbolda geriyse, sebebi aynı.
Biraz da ülke politikası, İngilizler hemen her spor dalında varlar nasıl olsa, basketten geri dursalar ne çıkar.
Almanya'ya gelince, o İngiltere kadar kötü olmadı hiç, Batı Almanya zamanında Yugoslavya ile rakip durumdalardı sürekli ama günümüzde demir perde ülkelerinin çok gerisindeler neden bilmem.
0
Avoiding The Puddle
(24.08.20)
almanya'dan bir alba berlin, bir de belki bamberg var ara sira duydugum. onlar da bizdeki banvit ayarinda takimlar en fazla. bunu sadece popülarite ile aciklayamadim ben kendi kendime, o sebeple sordum biraz da.
0
🌸proteus
(24.08.20)
futbolda cok iyi olduklari icin. her seyde ayni anda iyi olamazsin malum.
0
baldur2
(24.08.20)
Modern futbol İngiltere’de doğmuştur. İngiliz futbol yıldızı Gary Lineker’in ünlü sözü ‘Futbol, herkesin oynadığı ama sonunda Almanların kazandığı bir oyundur’
Futbol özellikle Avrupa başta olmak üzere dünyanın her yerinde popüler bir spordur. Basketbol, beyzbol, Amerikan futbolu, buz hokeyi gibi sporlar ise ABD’de yaygındır ancak Avrupa’da değil. Bunun temel nedeni bahsedilen spor dalının o kültürle yoğrulması ve yetişmesi modern anlamda basketbol nasıl ABD liselerinde çıktıysa, futbol da 1800lerin sonunda İngiltere’de soyluların gittiği okullarda yayılmıştır.
Bir de Basketbol ve beyzbol ABD stili kapitalizmine çok uygundur. Araklama olmasın, beyzbolla alakalı bir yazı okumuştum sanırım sözlükte; beyzbol uzun süren ve sürekli takip edilmesinin zorunlu olmadığı bir spordur. Dolayısıyla bir beyaz yakalı ABDli aynı anda hem işini yapıp hemde beyzbol maçını takip edebilmektedir. Buna karşılık da Basketbol da hızlı ve kısa bir oyun. Bu da yine ABDlilerin yüksek tempolu oyunla az vakit harcayarak oynadıkları bir spor. Ancak futbol görece uzun, yeri gelince tempolu yeri gelince yavaş oynanan bir oyun. Avrupalı yaşam tarzına daha uygun. Bir de futbol oynamak çok ucuzdur. Yuvarlak topa benzeyen kağıt yumağı bile yeri gelince ilkokul çocuklarının futbol eğlencesine yetiyor. Latin Amerika’da yayılma sebebin temel olarak bu olduğunu düşünüyorum.
0
Hallegadola
(24.08.20)
@pass’ın verdiği cevap da dahil olmak üzere her genelleme yanlıştır.
Futbol da diğer dallar gibi bir spor. Bugün çoğu ülkenin doğrudan siyaset aracı haline gelmiş bir spor.
Basketbolun Türkiye’deki popüler olması bence daha ilginç bu arada. Balkan ve Baltık ülkelerinin basketbola ilgisi, bu ülkelerdeki ortalama erkek boyuna bağlanarak açıklanabilir ama Türkiye’de sevilmesi bence araştırılmalı.
0
Hallegadola
(24.08.20)
bu iki ülkede de bol yeşil alan var. böyle olunca açık alan sporları daha populer olmus bence.
0
monicapp
(24.08.20)
Ingiltere'de geri olmasinin sebebi, cok daha populer 3 sporun olmasi (futbol, kriket ve rugby).
Lokal liglerde bolca takim var aslinda ama ust ligleri cok tirt cunku para yok. Para olmadigindan ne iyi oyuncu cekebiliyorlar ne de altyapidan oyuncu yetistirebiliyorlar.
Sanki böyle bir yasak vardı ama kömürlü falan değil elektrikli grillin üstünde kanat biber vs yapsak yasak mı yani
Sanki böyle bir yasak vardı ama kömürlü falan değil elektrikli grillin üstünde kanat biber vs yapsak yasak mı yani
0
condom kurşunu (23.08.20)
Yapmayın abi,bütün mahalleyi kanat kokutacaksın.
Kendi açımdan soylersem mangal değil evi yaksan umrumda olmaz ama ufak çocukların canı çekiyor bir şekilde.kanat dediğin nedir al bi kilo yap dersin ama o an olmayınca büyük ihale işte.
0
duptıs
(24.08.20)
milletin çamaşırı sizin kömürünüz ya da tavuğunuz yüzünden leş gibi kokmak zorunda değil. dünyanın hiçbir yerinde apartmanda mangal yapılmaz dumanı çatıdan verecek bir sistem yoksa.
evde elektriklide yapın. yoksa kavga çıkar. ben olsam çıkarırım.
0
bohr atom modeli
(24.08.20)
elektrikli de olsa yapılmaz çingene mahallesi vs değilse
0
mg3929
(24.08.20)
Köyünüzde, müstakil evinizin balkonundaysa yapılır. Şehirde, apartman dairesinin balkonunda yapılmaz.
0
i am 6 do you wanna be 9
(24.08.20)
Milletin evi, çamaşırı sizin mangalınız kokmak zorunda değil +1
2020’nin Türkiye’sinde herhangi bir şehrin apartman dairesinde mangal yapılıyor.
0
Hallegadola
(24.08.20)
Komşum yapsın istemezdim, o sebeple canım istediği halde yapmıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(24.08.20)
Komşulardan biri yapsın istemezdim, iğrenç kokuyor.
Siyah ve lacivert elbiselerin altına kırmızı stiletto çok güzel duruyor bazen. Laciverte siyah olmaz. Beyaz da çok cart durur. Zümrüt yeşili stilletomu da giydiğim olmuştu siyah elbisenin altına. Yeşil veya kırmızı gibi zıt renkler seçtiğimde ya tokamı ya da küpemi seçtiğim renkle aynı takıyorum, güzel oluyor. Ama illaki ikisine de uysun ve daha pastel renkler tercih edecekseniz krem veya koyu pudra rengi olabilir.
0
Hallegadola
(21.08.20)
Hallegadola +1
zümrüt yeşili dışında tonu tutarsa farklı tonlarda maviler, morlar falan bile giyilebilir ama pastel ya da sade görünüm peşindeyseniz nude ve pudra tonları. siyah, beyaz falan bence de olmaz.
0
blatta hiberna
(21.08.20)
Peki lacivert ayakkabı olur mu sizce?
0
🌸ms brownstone
(21.08.20)
nude, bej tonu
0
SiyamkedisiZorro
(21.08.20)
kırmızı
0
cureforlove
(21.08.20)
+1 blatta hiberna katılıyorum. Lacivert-mor, lacivert-güzel bir mavi, lacivert-fuşya, lacivert-bordo olur. siyah elbise- hardal sarısı stiletto- altın renkli küpeler şeklinde kombin yapmışlığım da var. tüm denilenler +1 ikisine de uysun isteniliyorsa dediğim gibi +nude tonlar
0
Hallegadola
(21.08.20)
pudra, nude tonları +1 lacivert ayakkabı siyah elbiseye gitmez.
0
rose parks
(21.08.20)
Nude or kırmızı.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(21.08.20)
ben taba rengi diyorum nude yazilmis zaten siyahla laciverti hic yakistirmiyorum ben o yuzden lacivert ayakkabi olmaz.
Bugun yapilacak aciklama, milad olarak kabul edilecek mi sizce?
Bugun yapilacak aciklama, milad olarak kabul edilecek mi sizce?
0
hede hodo (21.08.20)
milat olmaz biraz düşer, yine çıkar... euro'nun 10 olacağı günler çok da uzak değil diyor güvendiğim bazı kişiler
0
gadlemler
(21.08.20)
Eti puf hindistan cevizi vs. çokomel açıklamasından sonra benim hicbir umudum kalmadı.
0
funl
(21.08.20)
Vatandas icin degil de ihale alacaklar icin bir milat olabilir ancak. Kisa vadede dovizi dusurebilir ama orta vadede pek bir etkisi olmaz.
0
crown
(21.08.20)
Altın aldım yeni, zarar etmem diye umuyorum. Çok az oynar bence tekrar 490-500 seviyesini görür. Ytd.
0
Hallegadola
(21.08.20)
Döviz ve altınin sabit kalacağını ya da az düşeceğini düşünüyorum. Bir süre yükselmesini durdurur. Ancak bir kaç ay sonra yine artar. Yılbaşında altın 500u görür diyenlerdenim.
0
biseysorcaktim
(21.08.20)
şu çokomel 1 lira 1 dolar muhabbetinden sonra tamamen umudumu yitirdim ben. bunlar değişmeden artık ekonominin düzeleceğine inanmıyorum kesinlike.
merhabalar ,bir arkadaşım memur kurumun servisi olmadığı için aylık 200 lira civarı Ankara kartına yükleme yapılıyor.Ancak arkadaşım işe yürüyerek gelip gidiyor bu nedenle para hep ankara kartta birikmiş.Bunu nakite çevirebilir mi acaba ?
merhabalar ,bir arkadaşım memur kurumun servisi olmadığı için aylık 200 lira civarı Ankara kartına yükleme yapılıyor.Ancak arkadaşım işe yürüyerek gelip gidiyor bu nedenle para hep ankara kartta birikmiş.Bunu nakite çevirebilir mi acaba ?
0
bbb_1 (21.08.20)
Bakiye aktarma yapıp satabilir
0
elorelia
(21.08.20)
Valla çok denedik olmadı. Korona olmayana kadar annem ve babama veriyordum. Annem arkadaşları ile birlikte Ankara'yı turluyordu. Kartında bakiye olmayanlara hayrına kullandım diyordu, küçük mutluluklar yaşıyordu. Şerefsiz korona her şeyi alıp götürdü.
0
Hallegadola
(21.08.20)
eskiden basılı kart veriyorlardı, memurlar satıyordu.
sonradan bu karttan aktarma olayı çıktı. sonra engellendi sanırım ya da sınırlandı. benim pederde de 1000 lira falan birikmişti. bir kısmını benim karta aktardığımızı hatırlıyorum da şu an durum nedir bilmiyorum.
0
passion rules the game
(21.08.20)
Nakite dönüşmüyormuş anladığım kadarıyla o yüzden bizim arkadaş da ortak bir arkadaşımızın kızının ve oğlunun kartına yükleyecek
0
🌸bbb_1
(21.08.20)
arkasında QR kod var onu telefona okutup bakiye aktarmayı daha kolay yapabilirsin diye biliyorum
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.