[]

Fıstığı blendarn geçirdikten sonra fıstık kaç günde bozulur?

Keten tohumu gib tohumlarda mesela 1 gün sonra bozulma başlıyor, yapısı bozuluyor çünkü. fıstık gibi şeylerde var mıdır?




 
bence bozulmaz. hiç denemedim ama


  • gozu acik sevisen yahudi  (24.08.16 17:30:17) 
İçine biraz da bal konulunca 4-5 gün dayanmıştı.


  • bir3iki7  (24.08.16 17:32:56) 
normal fıstık acıkta 3-4 saatte bozulduguna gore
havayla teması cok daha fazla olacağı için çok daha cabuk bozulur.

* denildigi gibi ustune yag koyup havayla temasını kesersen bu sure uzar.
** bozulmazdan kastınız ne anlamadım, birayla gelen fıstık bile akşamın sonunda gevşiyor yahu.
  • supermatik  (24.08.16 17:42:03 ~ 18:08:15) 
Bozulmaz da parçalanma sırasında ve sonrasında bir miktar besin kaybı olabilir zannımca. Almanlar çalışmıştır bunu, bakılabilir aslında.


  • hayat aklini konusacak bir filozof uret  (24.08.16 17:42:47 ~ 17:43:59) 
dediğin şey fıstık ezmesi olmuyor. sadece fıstık toz haline gelmiş oluyor. toz fıstığa da hiçbir şey olmaz taş gibi durur.


  • littlejack  (24.08.16 18:02:32) 
Ben 1 günden uzun süre tutmuyorum, yapanlar var da 1 haftada tüketin diyor.


  • yirmisantim  (24.08.16 18:22:21) 
BOzulmaktan kastım besin değerleri kaybı aslında. YOksa tadının fazla bozulacağını sanmıyorum kuruyemişin.


  • Cursed Chico  (24.08.16 20:24:56) 
4 gün.


  • pangea  (24.08.16 20:45:12) 
[]

İş yerinde tam gün izinler yıllık izinden mi düşüyor

İZin frmu imzalatma flan var mesela.

izin almak yerine dokora gidip rapr almak daha verimli bir harket olur mu


 
izin formunu bizde yıllık izinden düşüyolar haksız hukuksuzca, ama raporu düşemiyorlar. rapor al yani.


  • evde liyakat kalmamis  (23.08.16 11:08:45) 
evet. rapor al


  • interview with the vampire  (23.08.16 11:15:18) 
ücretli ve ücretsiz izin diye iki ayrı izin türü vardır. ücretli olup olmayacağına işveren karar verir; doğum, evlilik ve ölüm izni gibi yasal olanları hariç. eğer işveren ücretli -yani paranın kesilmediği- izin vermek istemezse ücret kesileceği için yıllık izinden düşme uygulaması yapılabilir ama bunun için işçinin rızası gereklidir. "sen bugün işe gelmedin yıllık izninden düştüm" diye bir şey olamaz, işçinin çıktığı her yıllık izin kendi imzasını içeren bir form olmalıdır ya da işten ayrılışta kullandığı bütün yıllık izinleri beyan ettiğini gösteren çizelgeye imza atmalıdır.

bu durumda işveren ücretsiz izin vermelidir, gelmediği günler işçinin maaşından kesilir. işçi maaşının kesilmesini katiyyen istemiyorsa yıllık izin istediğini işverene bildirir, işveren de razı olursa yıllık izinden düşer.

eğer maaşının kesilmesini katiyyen istemiyorsan ya izinden önce işverene geçerli mazeretini sunacaksın ve ücretli izin verecek ya da sen yıllık iznini kullanmak istediğini belirteceksin. iş yerleri sağlık raporlarının ücretini ödemek zorunda değildir(işverene bağlı, ödeyen de var), sgk da ilk 2 günü ödemediği için rapor da sorununu çözmeyebilir.
  • baba jo  (23.08.16 20:21:55) 
Normalde rapor nasıl alınıyor,okuldaki gibi basit veriyorlar mı hasta olmasak bile?

Kİşi çalışmak sitemiyorsa ayda bir kaç kez gelmek istemiyorsa legal olan tüm yolları kullanır, bunda sorum görmüyorum. Sürekli hastalık bahanesi de uy durmak istemityorum.

Maaştan düşmesi sorun değil de yıllık izimnden düşmesi sıkıntı.
  • Cursed Chico  (24.08.16 16:12:19) 
kanunen mazeret izni tamamen patronun iyi niyetine bırakılmıştır. doğum ve ölüm gibi süreleri belli izinler dışındaki izinler (örn: cırcır oldum, önemli bir işim var vs.) ücretten kesilebilir ancak kesin kıstası yoktur. yani kanunlar inisiyatifi işverene bırakmış bir nevi istersen kesmeyebilirsin demişler. burada işverenin prensibi devreye giriyor. işveren hakkaniyetten yanaysa, mazeret geçerliyse kesmemeli. genelde işverenler 1-2 güne kadar kesmeye biliyorlar. örn. benim çalıştığım yerde bir ayda ikibuçuk gün ücretli mazeret izni hakkın var.


  • derz dolgusu  (24.08.16 16:39:53) 
[]

Haftada 5 gün çalışan birinin öğrenci ve çalışmayanlarla eve çıkması

var mı böyle tecrbeler?




 
çıkma.


  • sizofren06  (23.08.16 10:21:32) 
çıkma +1

senin sabah işinin olup olmaması onları ilgilendirmeyecek, müziğin sesini açacaklar, ortalığı bok götürecek, kavga edeceksiniz.
  • la rana  (23.08.16 10:25:32 ~ 18:32:42) 
çıkma


  • piremses  (23.08.16 10:26:51) 
Alt komsum ve ust komsum ogrenciydi biz onlardan bile rahatsiz oluyorduk ayni evde oldugumuzu dusunemiyorum.


  • Traveller  (23.08.16 10:59:14) 
cikma +1

bambaska kafada oluyorsun, temizlik, yemek, gurultu. ne kendini ne onlari uz.
  • kassiopeia  (23.08.16 11:15:38) 
cikma. adamlara gece 1de banyo yapmamayi, sifonu sessiz cekmeyi ogretemedim.


  • baldur2  (23.08.16 11:18:14) 
aman diyim çıkma. herşeyi geçtim hayata bakış açılarınız bambaşka oluyor sizi anlamalarını bekleme hiç.


  • joooper  (23.08.16 11:18:23) 
[]

Kurumsal mı küçük startup şirket ama büyük firmalara yazılım yapan mı?

Küçükte aile ortamı, rahat giyinme şort terlik. Daha fazla iş. mesaiye para almama. evde yeri gelinc çalışma çoğu zaman. Haftasonları mesela.Daha fazla öğrenmeçünkü farklı teknolojiler ve bir sürü projeler var.

kurumsaldaysa maaş 1.5 katı kadar yüksek belki hatta 1.75e yakın. tkım elbise kravat sakal olayı var. ceket olmasa da oluyor gerçi. Servis veryorlar ulaşım için ama leventte iş çıkışları bayağı trafik oluyor, o yzden serviisler ömür yiyor.

Ekip gördüğüm kadarıyla da rahat. pek zorlanmıyorlar. çünkü takım geniş


NE dersiniz?

 
1


  • sta  (14.08.16 15:22:49) 
Başlık, o kadar anlamsız bir cümle olmuş ki?

Çalışmanın amacını düşün. Para için mi yoksa iyi bir mevki ve çok bilgi için mi? Ya da her ikisi için mi?
Öncelik eğer paraysa seçim bellidir.
  • seindfeld  (14.08.16 15:50:38) 
tecrüben 5 yıl üstü değilse, kesinlikle startup. daha çok şeyi, daha kısa zamanda öğrenirsin.


  • fever  (14.08.16 15:57:38) 
Türkçe hassasiyeti olmayan firmayı tercih et.


  • vogojin  (14.08.16 17:07:24) 
2. Yemişim onların aile ortamını. İt gibi calış az para al belesyen fazla mesai yap. Neymiş şort giyecekmişsin.


  • babilbaligi  (14.08.16 22:06:00) 
[]

İş hayatın alışmak - kendi başına yaşamaya başlamak

Mesela okulu ziyarete gideceksin hftaiçi, gidemiyorsun. BAğımlısın

Haftaiçi bir kaç gün süren bir kamp var, anca cuma gidip pazar dönüyorsun en fazla. O da en iyi ihtmal.

daha nönce parttime idim. 3 gün 2 gün çalışıyordum. Bayağı rahat hissediyordum. GEçip bitiyordu yükü yoktu.

Öte tarafta evi idare etmek. eve 6-7-8 gibi gelmek, evi düzenlemek yarın negiyecğim ne yemek yesem akşam, yarınki kahvaltıyı napsam vs.


İnsan elbet alışır her şeye de. Bunlara alışşmak korkutuyor açkçası.

Sizin geçiş nasıl oldu, hala var mı bu tür kaygılar, adapte olamamışlıklar?

 
Farketmeden alışıyorsun inan ki. Sonra bu hayatın akışa binince bi süre sonra sana rahat geliyor. Eger benim gibi biri isen bu rahat batabilir. Ama bence batmasın sonra boka batıyorsun eski düzeni zor yakalıyorsun. Haftasonun tatilse iki üç günlük ne varsa yap. Yeni bir haftaya baslarken iyi oluyorsun. Bazen diyorum ki keske tek dertlerim ne giyineceğim olsa..


  • fıytfıyt  (14.08.16 15:02:49) 
3,5 yıldır adapte olamadım, arada iş değiştirdim idare etmeye çalışıyorum. Haftaici günü kurtarıyorum sadece, "Allahım bugün bir şekilde bitsin, eve varabileyim, yemek de işte sussun yesin herkes" ile saat 21:30 oluyor zaten. Haftasonu ve tatilleri bekleyerek yaşıyorum.


  • Sulfoxaflor  (14.08.16 15:20:32) 
ben de tüm haftaiçini haftasonunu düşünerek geçiriyorum. 3 yıldır alışamadım. haftaiçi akşamları dışarı çıktığımda hiç keyif almıyorum. ütüsü, duşu, tıraşı bilmem nesi diye diye aklımı kemiriyor hala düşünceler. millet işten çıkıp önce spora, sonra da bir şeyler içmeye gidiyor. nasıl yapıyorlar anlamıyorum. yine de nasıl oluyorsa zaman geçip gidiyor.


  • violetsky  (14.08.16 15:49:32) 
3 hafta oldu durum aynı bende :(


  • Cursed Chico  (24.08.16 16:13:09) 
[]

Okul iş yeri bisikletle giden var mı?

Özellikkle bu aylarda? NAsıl yapıyosrunuz, gittiğiniz yerde tişört değiştirme filan mı?




 
Evet Hatta iş yerinde giyindiğim kıyafetleri yanımda götürüyordum. Nemli bi bezle üst bölgemi siler kurular sonra giyinirdim


  • fıytfıyt  (06.08.16 15:11:55) 
ben bazen gidiyordum. yokuş aşağı olduğundan pedal bile çevirmiyordum yolun %80'inde.


  • kurnaz  (06.08.16 15:15:27) 
arada sırada iş yerime bisikletle gidiyorum, yaklaşık 8km.
katlanıp ufacık hale gelen bez çantalar var, içine 1 havlu 1 de t-shirt koy.
goo.gl
yola çıkmadan önce deotak kullan.
  • azizakin  (06.08.16 15:45:07) 
servisle gidip bisikletle donuyorum cumalari. 35km filan, guzel oluyor :)

yanimda short-tshirt goturuyorum, cikmadan ustumu degistiriyorum. sonra bas pedala.
  • fakyoras  (06.08.16 15:51:49) 
Ben okula gidiyordum mezun olmadan once. Maltepe-Goztepe arasi. Okulda yikanma imkanim vardi. Padli tayt ve tshirt ile gidiyordum. Yikandiktan sonra normal esyalarimi giyiyordum.

Ama yikanma opsiyonum olmazsa veya yol full bayir asagi degilse tercih etmezdim. Ozellikle yazin.
  • papillon7  (07.08.16 12:01:52) 
[]

Yaya veya araçlı olarak yaya geçişindeki tavrınız

Yaya olarak yaya geçidinde hiç aldırmadan yol vermeliler deyip atlıyor musunuz yoksa, 1-2 araba daha geçsin boşalacak sonra geçerim mi.




 
O anki ruh halime göre değişiyor. Uyuz bi tipse atlıyorum,elimle işaret parmağımı gösteriyorum;cool da oluyor yani hızlıca da yürüyorum o sırada..araç kullanırken de hep yayalara yol veririm.
Cici bir kızım yani.

  • gadlemler  (06.08.16 14:40:20) 
Yola bagli. Yani arkasi cidden bossa bekliyorum. Bos degilse laaps diye atliyorum genelde.


  • kuehles blondes  (06.08.16 14:41:14) 
Yaya olarak araçların durmasını bekliyorum. Burası Türkiye yaya geçidi bir işleve sahip bile değil. Şoförlerin de oek tınladığını düşünmüyorum.


  • cemallamec  (06.08.16 14:42:07) 
Genelde yakinda trafik lambasi var mi diye bakarim. Zaten trafik lambasinin olmadigi yerden nadiren karsidan karsiya geciyorum. Yoksa da bosalana kadar beklerim. O sirada yanimdan bir suru insan yola atlar, coktan karsiya gecmis olur falan, ben oooyle beklerim, atamam kendimi.

Yol vermeliler deyip yola atlayamam, vermezse olecegim cunku.
  • yuzır  (06.08.16 14:46:58) 
hiç aldırmadan atlayamıyorum çünkü kimse yaya geçidini takmıyor maalesef.


  • pamuk helvalar cebe  (06.08.16 14:51:17) 
bazen yol vermek için araç yavaşlıyor fakat ben geçsin diye izin veriyorum, çünkü ikinci şeritten gelen arabalar yavaşlamıyor, yol tamamen boşalmadan geçmiyorum

ek olarak, evin yakınlarında düğmeli trafik ışıklarından var, basıyorum belli süre sonra bana yeşil yanıyor fakat araçlara kırmızı yandığında oluşan kuyrukla göz göze gelmemeye çalışıyorum, sanki hepsi bana içinden küfrediyor onları beklettiğim için


hakkım olan şey için suçluluk hissetmek de tuhaf :/
  • freebird5406_2  (06.08.16 15:02:50) 
Ben şu ana kadar bir intihar girişimi gibi hep atladım , korna bile çalmadılar niyeyse. direnelim yayalar asdfg #occupyyayageçitleri


  • Cursed Chico  (06.08.16 15:06:29) 
Yaya geçidini tanımam. Ezerek geçmeyi göze alıp hız kesmeden devam ederim. Ölümle yaşam arasındaki seçimi onlara bırakırım.


  • bigbadabum  (06.08.16 15:40:51) 
trafik lambasi yoksa bosluk ariyorum, genelde zaten bosluklar oluyor. olmasa da yol veren oluyor zaten bir sure sonra.

aracli olarak mumkun oldugunca yol vermeye calisiyorum, vermedigim zamanlar da oluyor yola bagli oluyor genelde. nasil olsa arac otomatik dur kalk yavasla da cok sorun olmuyor.
  • fakyoras  (06.08.16 15:56:38) 
[]

İşyerinde terlik giyen var m?

Ayakkabıyla geli terlik giymek orda.




 
terlik değil de topuklu ayakkabı giyen kadınların oturdukları yerde daha spor bir ayakkabı giydiklerini gördüm.

terlik pek olmaz sanki. yani kurumsal bir şirket ortamından bahsediyorsak tabi.
  • dahili meddah  (02.08.16 16:11:54) 
terlik değil de sandalet olabilir belki. gerçi üni.de filan bizim hocalar giyiyor. ortamına bağlı sanırım.


  • sefil  (02.08.16 16:14:57) 
kurumsal değiliz. ben yapıyorum bunu.


  • elorelia  (02.08.16 16:26:28) 
Biz giyiyoruz, ameliyathaneden selamlar.


  • enchantress  (02.08.16 16:31:25) 
ben terlikle gelip ayakkabı giyen gördüm.


  • kaputt  (02.08.16 16:31:36) 
Ben bugun parmak arasi terlikle ders anlattım cocuklara. Benim parmaklar su topladi biraz zorunluluktan ama profesorunden arastirma gorevlisine herkes sandalet, terlik. Adeta deniz kenari. Gulesim geliyor :D yaz okulu cok komik bir sey.


  • shadowcat  (02.08.16 16:45:34 ~ 16:46:04) 
şıpıdık terlik değil de daha şık, taşlı maşlı terliklerden giyiyorum ben (üniversite).
çoğunlukla ayakkabıyla gelip ofiste terliğe geçiyorum. önemli toplantı vs varsa ayakkabıya dönüyorum.

  • kayranin kedisi  (02.08.16 16:46:03 ~ 16:46:44) 
Ben arada giyiyorum, ciddi bir toplantı yoksa terlik veya ince sandaletle dolanıyorum.


  • aychovsky  (02.08.16 16:50:39) 
sandalet giyen var, sayılır mı?


  • babilbaligi  (02.08.16 16:57:34) 
birkenstock giyen var


  • hıkmıkzık  (02.08.16 17:12:40) 
Kurumsal- birkenstock giyiyorlar.


  • suicides underground  (02.08.16 18:46:16) 
Kurumsal firma, ben giymiyorum ama direkt acik sandaletle gelen ya da gelince terlik giyenler var.

Kiyafetle ilgili herhangi bir kural yok zaten ofiste, bi kere direktor Batman kostumuyle gelmisti :)

Iddia kaybedip balerin kiyafetiyle gelen adamlar da vardi.
  • crown  (02.08.16 19:39:56 ~ 19:40:32) 
İşyerine normal ayakkabı çorapla gidip orada bir yerde masanın altında mesela devamlı bıraktığın terliği çorap ayakkabı çıkarıp gitymek sonra akşam yine ayakkabı gitymek nasıl olur sizce,Hijyenik açıdan filan sorun çıkarma olabilir mi?

Sonuçta ayağın kokması, 10 saat kalınca o ayhakkabıda oluyor, terlikte kokması zor gibi. zaten terlik giyersem sürekli ayağı çıkarıp üstüne koyarım.
  • Cursed Chico  (07.08.16 19:03:48) 
[]

Evdeki bilgisayarıma geçmedikçe rahatlayamamak

Aile evinde masaüstüm var. Orda torrent, yazılar, film dizi kitap eleştrisi, elektrnik günlük vs her şeym var. Oraya gidip oturum açmadkça olmamş hissediyorum. Arada dropbox filan atyorum da, yine de o masaüstündeki düzenim

mesela masaüstü dizayn, srücüler arası geçişi filan yakalamak zor.

eve de çok az gidiyorum. Uzaktan bağlanıp değiştirmek de istemiyorum.

dropboxa da tüm masaüstü vve dosyalarmı atamam , o kdar limitim yok.

Sizin var mı böyle taknıtılarınız

 
Hayır


  • sutlu nescafe  (02.08.16 10:17:50) 
EVET ABİ EVET
BİNLERCE KEZ EVET DİYORUM

Ne olursun sarıl bana kendimi çok yalnız hissediyorum ne zamandır bu konuda ya.

Evet sakinleşmek gerekirse, cidden bende de var benzer bir takıntı. Bilgisayarla içli dışlı insanım ama senelerdir de masaüstü hasreti çeken birisiyim. 1 sene önce bir evladım oldu. Topladım onu. Elceğizlerimle birleştirdim. Yavrum lan o benim :(
Neyse, iki aydır falan bütün gün bilgisayar başındayım ama o değil. Benim bilgisayarım değil ki diğerleri, o benim bilgisayarım. "o" :( ve bu durumdan gerçekten memnun değilim. "Ulan bilgisayarda vakit geçiremiyorum ne zamandır" falan diye düşünüyorum ister istemez yani akşama kadar uğraşmama rağmen. Garip guraba bir psikoloji
HASRETİM
  • naberabi  (02.08.16 10:21:23 ~ 10:22:47) 
Kesinlikle var. Evde sıfır dizüstü var ama masaüstündeki rahatlığı onda bulamadığım için açmıyorum bile.


  • dissendium  (02.08.16 10:29:53) 
4 farklı bilgisayar kullandığım için bir düzen yakalayamadım, o yüzden yok öyle bi sıkıntım


  • anily  (02.08.16 11:13:04) 
Evdeki bilgisayarimda is yaparken garipsiyorum ben de


  • chavezding  (02.08.16 12:09:05) 
var abi, sanki onun başına geçince rahatlıyorum. Masaüstü bilgisayardaki bağımsızlık hissini herşey dahil diz üstü vermiyor. klavye ayrı mouse ayrı gerekirse kasanın içini açıp kurcalamak ayrı :)


  • Absinthe75c  (02.08.16 12:12:24) 
kesinlikle katılıyorum o düzen masaüstü duruşu falan kesinlikle farkediyor rahat edemiyorsun başka bilgisayarlarda


  • basond  (02.08.16 12:18:08) 
Şu an masaüstündeyim emektar, ana makinem. Bu rahatlık yok hiçbir yerde.


  • Cursed Chico  (06.08.16 14:40:38) 
Yine aynı, geldim masaüstüne


  • Cursed Chico  (24.08.16 16:13:36) 
Var, olmaz olur mu.


  • kivanc1  (24.08.16 16:15:43) 
[]

İşyerinde farklı bilgisayar/farklı tarayıcı vs kullanıyor musunuz?

MEsela chrome hem iş hem evde ortak hesap kullanmak, yer imleri filan alabilmek için.




 
Is yerindeki Chrome'da 2 hesap kurulu. Bi monitorde sirket hesabi, diger monitorde kisisel hesabim acik. Facebook vb kisisel hesaptan giriyorum, evdeki bilgisayarla da senkron oluyor her sey.


  • crown  (02.08.16 10:08:37) 
ben genelde gizli modda takılıyorum, cookies mookies ıvır zıvır derdi yok


  • anily  (02.08.16 11:15:39) 
[]

Kart aidati almayan kredi karti oneriniz

Kampanya yapmasina gerek yok. Zor zamanlar icin bulunmasini istiyorum.

Bankasya kartim vardi. Cogu websitesinde taksityapmiyor olsa da yillarca guze
Idare etti beni. Kuveytturk vs artik o seylere bulasmak istemiyorum.

Yass geregi her bankanin bir kart cikarmasi gerekiyormus aidati olmayan. Sizinki hangisi.

 
flexi karta baktın mı? garantinin.


  • sutlu nescafe  (01.08.16 11:09:37) 
İng pegasus plus, isbank aidatsız maximum var bende. Genellikle ingyi kullanıyorum.


  • inheritance  (01.08.16 11:17:54) 
Bunlarin yas siniri ya da ogrencilik is sarti var midir?


  • Cursed Chico  (01.08.16 11:20:43) 
ingbank pegasus'u kullanıyorum. kampanyalara denk gelerek de cok uygun fiyata bilet aldığım oluyor. rötar falan oluyor ama onu göze alıyoruz:D


  • hononu  (01.08.16 11:21:11) 
İng ve iş'in öyle şartları yok.


  • inheritance  (01.08.16 11:52:40) 
Uc dort sene once maximim universiteoi kartim vardi. Bir anda aidat cikardilar. Ugradtim mucadele rttjm sonra dirwk kapattirdim. Sonra baktom bazilari odwmwmis, bazilarini etkilememis. O yuzden mesafeliyim is bankasina.


  • Cursed Chico  (01.08.16 11:56:03) 
cepteteb


  • nuevo  (01.08.16 12:02:00) 
ing açtırmaya çalıştım internetten. Vadesiz hesap da açıyor ve onun aidatı var.


  • Cursed Chico  (07.08.16 13:02:31) 
[]

Erkekler, kaç yaşında ilk beyaz çıktı, kaç yaşındasınız ve beyazınız hala

yok.

Sizce niye o yaşta çıktı ya da o yaşa kadar çıkmadı (mesela çok gamsız olma yznden geç çkması ya da çok stresten dolayı erken yaşta)

ve ilk çıkan beyazlar saçınızın neresinde çıktı?

 
Daha bugün farkettim sakalımda 1-2 tel beyazlaşmış inşallah istisnadır bu yaşta :)
(22y)

  • Erensq06  (31.07.16 22:35:15) 
olum ben çok mu fesatım ya? bambaşka bir şey anladım başlığı okuyunca.


  • peace.on  (31.07.16 22:37:07) 
ben lise 1'e başladığımda vardı, 14-15 yaşları işte. biraz anneden geliyor, biraz da stres yapan takıntılı bir insanım. tepede bir yerde çıkmıştı sanırım hatırlamıyorum. şimdi yaş 25, saçların %60'ı falan beyaz.


  • vayanasinisayinseyirciler  (31.07.16 22:37:46) 
25. Şakak çevresi, başımın üst tarafları ve ensemde var azar azar.


  • chiper  (31.07.16 22:38:45) 
25 falandı galiba. belki sıkıntıdan belki kullandığım ilaçlardan bilemeyeceğim.


  • sutlu nescafe  (31.07.16 22:39:04) 
saçlarımda yok, sakallarımda çok. 28-29 yaşlarımda başladı.


  • fever  (31.07.16 22:41:26) 
Ulan ben de şey anladım. İçim fesat yemin ediyorum. İlk ve tek beyazımı geçen aylarda gördüm ben. Kendisi saçta, yaş 25. Ama kayboldu kerata, saçı kestirirken gitti herhalde.


  • noluyo yaa  (31.07.16 22:49:23) 
25 yasinda, gecen sene. Uc bes tane, stresten buyuk ihtimalle


  • baldur2  (31.07.16 22:51:23) 
13e
bir miktar gamsızlık var ama cinsimiz bozuk olduğundan sülaledeki erkeklerin hepsinin saçı bu yaşta beyazlamaya başlayıp 30 35 arası komple beyaz oluyor.
şakaklar komple beyaz. üstlerde yoğun beyaz var.
  • rahmi pinkfloydoglu  (31.07.16 22:54:59) 
21 de falan çıkmıştır
Bence o yaşa kadar yaşadıklarım yanında az bile çıkmıştı

  • body electric  (31.07.16 23:34:24) 
26, henüz beyaz yok. Gamsızım.


  • yirmisantim  (31.07.16 23:46:44) 
İlk olarak 20-21 gibi bir adet vardı üstlerde bir yerde. Hatta o dönemden bir kız arkadaş (sevgili manasında değil) kopartmış ve içine tarih attığı bir kağıda sarıp vermişti, maalesef şimdi kayıp. Şu anda Ekim'de 39 olacak bir ihtiyarım; saçta tek tük var, hatta kamufle falan edebiliyorum siyahlar arasında. Sakalda daha çok.


  • d max  (01.08.16 00:11:17) 
32. genetik olsa gerek.
favorilerde çıktı. şimdilik sakal ve şakaklarda da var.
ama stres sayılarını arttırıyor. en belirgin artışı problemli bir iş yeri ve ardındaki işsizlik döneminde oldu.
  • tururo  (01.08.16 00:23:10 ~ 00:25:08) 
bende 20'lerin başında başladı şu anda 20'lerin sonundayım bayağı beyazladı, stresle ve genetikle alakalı sanırım.


  • gezegen olan pluton  (01.08.16 00:27:35) 
Lisede birkaç tel vardı, şimdi 6-8 tane olmuşlardır.


  • Lim5  (01.08.16 02:35:00) 
20, ben tamamiyle stresten ve hastalıktan kaynaklandığını düşünüyorum genetiğimde hiç böyle bişey yok


  • sometimes the weak become the strong  (01.08.16 02:50:29) 
28 yasindayim, daha yeni cikti. 2-3 hafta oldu farkedeli, sacimin sol on tarafinda tek bir tel. Baska yok simdilik:)


  • stavro  (01.08.16 03:01:03) 
ilkokulda çıktı, aşık olmuştum :)

şimdi 23üm. üst ve yan tarafın tam birleşime noktasında çıkmıştı, başka yerde yok bildiğim kadarıyla.
  • babamasoliimbananickaldirsin  (01.08.16 16:32:52) 
[]

Android için pdf okuma, not alma uygulaması önerisi?

Kendi arayüzü üzeirnden hangi pdfleri çizmişim neryi çizmişmi görebileceğim.

pocketbook kkullanıyorum da göçmeye başladı gibi.


 
  • cptxxx  (01.08.16 11:10:16) 
Bunu beğenmiştim de istediğmi anasayfada not alınan yerleri de görebilmek. Tek tek kitapları dolaşmak gerekiyor.


  • Cursed Chico  (06.08.16 15:06:54) 
[]

Son iki gündür açlığın geçmemesi

Özellikle gece. bu saatlerde.


Kısaca özetlemek gerkirse 75 kiloydum, son bir kaç ayda 65e düştüm. Kas kütlem korundu gibi, yine de azaldı tabi. yoğun çalışma az uyku az yemekten filan. Bunlarla ilgisi olduğunu sanmıyorum belki de vardır.

klasik 3 öğün yedim bugün dün. ara öğünler de var. Şu an hatta mide hacmim bayağı dolu yine de açlık var. Çaldıkça çalan, hesabını şişirdikçe şişiren doymayan siyasiler gibi.

öğlen kurufasulye yedim 2 tabak. akşam kabak pilav. sonra acıktım yine kurufasulye. bir kase yulaf su. GEçmedi hala.d ün de böyleydfi. dün akşam yemeği yerken bile açtım.

Açlığa dayanırım sorun değil de sorunu anlamak istiyorum. böyle hiç olmazdı.

 
Basit şeker pilav dışında pek yoğun tüketmemişsin, tat tomurcukların genel alışkanlığına bağlı olarak tatmin olmaya çalışıyor olabilir. Bir avuç kuru meyve işini görür belki.


  • sticksandstones  (31.07.16 02:05:07) 
[]

Bankasya kartı olanlar var mıydı?

Napıyorsunuz şu an? müşteri hizmetleri ulaşıalbiliyor mu telefonla?


benim durum alacaklılardan daha kötü çünkü borcum var. artık devlete geçti. Ekstreden itibaren %100 faiz binmiş ya da bir harcama var. Bir türlü öğrenemiyorum.

Napabilirim? şubeleri açık mı?

Benimki kredi kartı.

 
Kendi sitelerinde yazıyor ödemeleri nereye nasıl yapman gerektiğiyle ikgil


  • efruz  (30.07.16 23:02:32) 
Ödeme değil de harcamamı göremiyorm.


  • Cursed Chico  (31.07.16 01:09:48) 
[]

Hem tablet hem telefon kullananların bu cihazlardaki ortak uygulamaları

Mesela ikisinde de mail var mı, neye göre uygulamarı ayırdınız? Tableti kitap okumak için aldım hiç ona sosyal medya vs yüklemedim mi diyorsunuz mesela?




 
her ikisi de samsung android cihazlar benimkiler. ikisinde de aynı mailler kurulu, aynı sosyal medya app lerini kullanıyorum aynı hesaplar yüklü, tablette fazladan bir iki oyun ve torrent programı kurulu sadece. tableti yolda film, dizi vs izlemek için istiyordum, hediye geldi. kullandıktan sonra benim için çok da gerekli bi alet olmadığını anladım.


  • hypathia  (29.07.16 15:17:42) 
[]

Rusya gürcistan savaşı, odessa saakasvili olayı

Yanıbaşımızda böyle bir olay olmuştu 2008lerde. Daha sonra saakasvili ülkeden kaçıp ukraynaya vali olmuştu, vatandaşlıktan çıkarılmıştı.

Türkiye savaşta gürcistanı desteklemişti yine rusyayla kriz filan.

olay abd rusyanın çıkar çatışmasıydı ama tam olarak neydi? gürcistan neyine güvenip saldırıya geçmişti?

 
Yok mu bilen,araştıran hiç o günleri :( mesela başkente çekiliyor tüm ülke, orayı korumaya çalışıyor filan.


  • Cursed Chico  (27.07.16 22:02:58) 
  • komando kani var bende  (27.07.16 22:10:57) 
ASlında bu tür şeyleri okuyan, seyredenlerden yorum bekliyordum.


  • Cursed Chico  (28.07.16 18:28:17) 
[]

Android telefon, tablet kullananlar kaç gb hafıza kartınız var?

Harici hafıza kartı ve neler var içinde?




 
telefonda hafıza kartı yok. tablette 64 gb var. içinde de 20-30 tane pdf ve dizilerle filmler var.


  • bugunku antremanda goz dolduran futbolcu  (27.07.16 00:03:46) 
telefon 16gb(11gb falan boş) + ben de 16gb taktım yetiyor şimdilik. Ben eski kafalıyım sd kartım müzikle dolu öyle spotify falan kullanmıyorum. Bulut depolama kullanıyorum ama bazı belgeleri yine telefonda offline olarak tutmak istiyorum.


  • rodriguez2  (27.07.16 00:36:44) 
32gb kart var telefonda. telefonun kendisi de 16gb. yetiyor. telefon değiştirene kadar, şu an için 1 yıl, idare edecektir.

uygulama, resim, dosya, ıvır zıvır ne ararsan var.
  • eloharp  (27.07.16 09:24:58) 
telefon 32, hafıza kartı 32.
tablet 32, hafıza kartı 64. üstüne 32 flashdisk var. pdfler çok, doc ve docx var, video müzik gırla.

  • babilbaligi  (27.07.16 16:52:25) 
[]

Cam - alüminyum - çelik şişe

2 yıldır plastik taşımıyorum, kullanmıyorum su için. Dışarda nerdeyse su satn almadım. Gittiğim yerlerde doldurdum cam şişeme bittikçe.

Çeşitli camları denedikten sonra 1 litrelik şişe taşıamya karar verdim bir markanın. Fakat 2 kez kırıldı bu şişe ve o yüzden camı sorgulamaya başladım. otobüste filan da çıkarması zor oluyor, düşecek mi korkusu var (farklı mekanlarda otururken kırdım şişeyi).

Ev içinde kullanım için ideal cam, doldurup odaya bilgisayar başına götürmek için ama dışarısı için aartık isteksizim.

Belki daha küçük taşısam sorun kalmayacak ama yine de kırılma riski var tabi.

Alüminyum ucuz ve hafif ama ona da laf atılıyor zarar açısından.

www.isustainableearth.com

www.banthebottle.net



buralarda. Özellikle 2.sinde.

Decatlnda

www.decathlon.com.tr

30 lira mesela 1.5 litre ve az yer kaplıyor cama göre. Ucuz da çeliğe göre.

yorumlarda zedelenebildiği kolayca yazılmış, bana düşse de bir şey olmaz gibi geldi.

Linklerdeki, alüminyum zararlı olabileceği bilgilerini gözönüne alırsam, çelikten başka alınacak bir şey kalmıyor geriye.


www.decathlon.com.tr

türkiyede de termostan başka çelik şişe bulamadım. Isı yalıtımına ihtiyacım yok.

Fazla da ağır değil. ama pahalı. 0.4 litre 35 lira civarı.


Plastik, bpa free plastik filanla hiç işim olmaz bu arada. Plastik plastiktir. Sürekli yanımda taşıdığım, sürekli içtiğim bir şey bu. Suyu doldurduğum tyerler genelde damacana , pek bir fark yaratmyıor belki ,yine de önlem almak istiyorum.

Alüminyum olayını abartıyor muyum sizce?

Termos da taşımak istemiyorum.

 
Alüminyum ısıyı iyi iletir. Yanınızda taşıdığınız su yaz aylarında çok ısınır. Yalıtım olmadığı sürece alüminyum kullanmak mantıklı değil.


  • dissendium  (23.07.16 19:36:03) 
Çantada taşıyorum. PEk etkilenmiyor. Isınsa da içiyorum aslında. Geçen içtim, susuzluğumu giderdi.

zaten ılık suyun faydalı olduğu söyleniyor.
  • Cursed Chico  (23.07.16 19:43:22) 
cam şişe için kılıf bakabilirsin. örneğin:

www.aliexpress.com

veya kendin dikebilirsin iyi bir kumaştan. veya terziye götürsen kullandığın cam şişenin tam ölçülerinde dikebilir.
  • mr.goodcat  (23.07.16 20:05:41) 
kalın çorap takıyordum bir ara, tam kaplıyordu da bir süre sonra vazgeçmiştim bir şekilde. Ne kadar koryuacağı da mechul düşmelerde. Ama bir süre daha böyle devam edeceğim sanırım cam ve çorapla.


  • Cursed Chico  (23.07.16 20:49:03) 
[]

Ataşehirde bir kargonun b.düzü ya da c.bağa yarın gelmesi mümkün mü?

Bir kağıt parçası. Bakıyorum şirketlere, gün içinde vemrek lazım diyor.

Bu akşam 7-8 gibi versek yarın sabah ya da öğlen 1e kadar gider mi?


 
Acil teslim seçeneğini kullanın.
Daha mantıklı önerim biraz daha masraflı olsa da moto kurye tercih edin.
Kargo büyük ihtimalle yetişmez çünkü.
  • cakabo  (21.07.16 17:03:51) 
7-8 gibi kargolar kapalı olabilir ya da teslim almayabilirler. Moto kurye +1
Zaten alsalar da ertesi güne de kalabilir.

  • matilda  (21.07.16 17:06:29) 
yurtiçi'nin sistemi 7'de kapanıyor örneğin ama gittiğiniz kargo şirketi işi yokuşa vurup sistem kapandı diyebilir. telefonla teyit alırsanız gidip şubeye bırakın ve mutlaka kargo takip numarası isteyin. bu şekilde işleme girdiğine emin olabilirsiniz.


  • lazpalle  (21.07.16 17:19:57) 
Moto kuryeler de çok pahalı ya 80 100 lira filan. Bir kağıt için vermek istemiyorum.


  • Cursed Chico  (21.07.16 17:20:36) 
[]

Son olaylardan sonra arkadaşlarımdaki moral bozukluğu

Genelde politik olmayan tayfada var. İstanbuldan bahsediyorum.

Eve kapanmalar, apolitikleşip asosyalleşmeler oluyor. Ülke şehir değiştirme gibi şeyler de var, daha çok düşünüyorlar bunları.

Aslında son 10 yılda bu tür şeyler çok oldu ama sanki bu son olaydfan sonra daha çok kişi çevremde bıktı gibi artık.

Bendeyse niyeyse tam tersi bir artış var, yükselilş var, heyecan var.

Bu arada arkadaşlarım muhalif.

Sizin gözlemler ne?

 
Herkes kafayı yedi. Kolektif histeri hali.


  • damdanakan  (19.07.16 20:09:31) 
ben çevremde akp düşmanı olan herkesi akp ile işbirliği içinde görüyorum. gerçekten garip. darbeyi istemek hastalıklı bir düşünce, buna eyvallah da, çok şüpheli bir darbe girişimi olduğu bariz, sokağa çıkan eli bıçaklıların nasıl tipler olduğu belli, darbe girişiminden en çok kimin faydalanacağı belli, öğretmenler hakimler savcılar alakası olmayan bir ton insan açığa alınıyor,

e o zaman bir şeyler var demektir. kimse kusura bakmasın. darbe istemiyoruz diye akpyi ve profilini destekleyecek değiliz.
  • bohr atom modeli  (19.07.16 20:57:22 ~ 20:57:53) 
Toplumsal travma. Çok normal. Ben de o bahsettiğin süreci yaşıyorum. Kolay değil.

Biraz zaman, biraz umut, biraz sevgi ve biraz da anlayış. Yavaştan travmadan sıyrılıp kendimizi daha iyi hissetmeye başlamamız lazım.
  • dessy  (20.07.16 09:08:55) 
erkek arkadaşım kafayı yemiş vaziyette, darbe günü dışarıdaydık, beni karga tulumba eve götürdü bi panik bişey o günden beri de normal değil, dışarı çıkıcam arkadaşlarımla aklım kalır gitme, metrodan indin mi ara eve girince haber ver tarzı hallere başladı. Herkes sıyırdı cidden, çevremdeki insanlar dışarı falan çıkmıyor. bende tam senin gibiyim, evet korkum var endişeleniyorum ama içimde de bi kıpırtı yok değil.


  • aslmtn  (20.07.16 09:33:40) 
Bundan 3 ay kadar önce kadıköy modada 2 yakın arkadaşımla oturduk, bira içiyoruz. İkisi de siyasi olayları zerre sallamaz. Konu nasıl olduysa siyasete geldi. Ben aldım elime sazı. Şu şöyledir, bu da böyledir falan diye konuştum. Adamların ikisi de boşver be olum, LAN HEE tarzı konuştu. Bu rahatlık neyin nesi dedim, "abi bak ne güzel modada oturuyoruz, biramızı içiyoruz. Ben özgürüm, rahatım. İstediğimi yapıyorum, beni rahatsız eden bir şey yok" dedi.
Ben de dedim ki, bekle. "Sen hesapta bu ülkenin okumuş adamısın, sen bile kalkıp bu derece sığ düşüneceksen bizden zaten bir bok olmaz. Bir gün sen de böyle rahat hareket edemeyeceksin, bakalım o zaman ne olacak" gibi bir şeyler söyledim.
Sonra neyse muhabbetimizi ettik, günler geçti gitti. Dün çay içiyoduk, "geldi lan o gün" dedi. Anlamadım ben hatırlamadım muhabbeti, söyledi hatırladım sonra neyse işte.
Adamların ikisi de çöküntüde. "Demokrasi yürüyüşü" sırasında bunlar yine modadayken, atletti dallamalar gelmiş salak saçma bi hareketler falan yapmış. Yarın öbür gün sadece daha kötüye gidecek olaylar. Onlar da biliyor artık, herkes biliyor. Görmezden gelenler, olmaz bişey ya devam et diyenlerin hepsi bilincine varıyor yakın tarihte yaşanması muhtemel olanların.
Onlar "okumuşun şerrinden", okumuş onların hayvanlığından korkuyor.

Özetle ben gayet sakinim, arkadaşlarım "sıçtık" psikolojisinde.
  • naberabi  (20.07.16 09:44:51 ~ 09:59:53) 
[]

Darbe istemek suç mu?

Darbeci zihniyete sahip olmak suç mu? Şeriat ya da sosyalist devrim istemek mesela keşke şeriat gelse yarın ya da devrm olsa yarın demek bildiğmi kadarıyla suç dğeil.

Ama keşke darbe gerçekleşseydi tarzı şeylerere bayağı tepki görüyorum.


 
Hayir suc degil. Gunluk hayatimda o kadar cok sey istiyorum ki suc kapsaminda; hele hele yatarken aklima gelenler insanlik sucu. Bunu hak ya da mesru istek olarak gormek suc. Darbeciler basarili olsaydi simdi bas taci edileceklerdi. Bugun vatan hainiler.


  • allah yazdiysa bozsun  (19.07.16 14:16:19) 
darbe istemek suç değil ama darbe istediğini beyan etmen suç. hatta sabah bi savcılık açıklama yaptı bu tür paylaşımlar yapanlar hakkında soruşturma başlatılmıştır diye.


  • animalman  (19.07.16 14:34:17) 
evet suç.

devrim ve ihtilal arasında fark var.
  • babilbaligi  (19.07.16 15:30:22) 
[]

Hangi sırt çantasını almalı?

İstanbul içinde 2-3 saat yol gidebilecek, taşıyabileceğim ya da ulaşımda yere koyabileceğim çantaya ihtiyacım var.

Laptop tablet koyacağım. termos-çelik matara da. Bir iki kitap,arada belki bir iki elbise de. 40 litre yeter yani tahminimce.

Tek sorun laptop bölmesi olması ve kitabı yıpranmadan koruyacak gözü olması.



urun.n11.com

www.decathlon.com.tr


bu ikisi arasında kaldım.

Başka önerilere de açığım.

benimki şu an 20 litre filan laptop çantası. güzel ama arada bir şey koymak isteyince sıkış sıkış oluyor.

Arada sadece laptop da koyacağım mesela. yani boşken de dik ve düzgün durabilmeli. Metrobüste filan yere koyacağım bacak arasına. Orda dik durmalı. Bir elimle ikide bir düzeltmeyeyim.

Yardımcı olanlara teşekkürler

 
dekatlondaki güzel hacı reyiz.


  • seyduna6687  (18.07.16 11:36:16) 
forclaz için konuşuyorum: sadece laptop koyarsan buna süner kalır çünkü içerisi boş bir tüp gibi diyebilirim, senin aradığın çanta bu değil.

seni 30 litre paklar bana kalırsa.
  • Apocalypse  (18.07.16 11:36:53) 
[]

Haftaya işe başlamam lazım ama arçelik çağırdı bu hafta

3 aşamalıymış görüşme. Her ihtimalde bir haftayı geçer. Cevap vs derken 2-3 haftayı bulur.Ben işe başlamış olurum yani.

İşe başlayacağım yer de gerçi formları atmadı başvuru vbe kayıt için sicil kaydı vs gibi listeyi atacaktı.

Bir iki hafta daha uzatalım demek istemiyorum zaten uzattım 1 hafta. Normalde bugündü.

İşe başlayıp sonra arcelik olursa gitmek hoş olmayacak. Hem de görüşmeye gitmek için işten izin almam lazım daha ilk haftadan.

nasıl olack?

 
hiçbir şey olmaz başlarsınız deneme süresinde de arçelik olursa geçersiniz. arçelik merkez arge falansa çağıran hiç düşünmeyin, gidin.


  • prodeq  (18.07.16 10:50:36) 
arçelik iş görüşlmeleri biraz zamana yayılıyor, siz burada başlayın, doktor moktor bir şeyler uydurursunuz.


  • evde liyakat kalmamis  (18.07.16 10:52:55) 
Şu an başlayacağım yerde deneme süresi yok, direk işe başlıyorum. Deneme süresini atlattım çünkü.


  • Cursed Chico  (18.07.16 10:54:25) 
başlarken şey şeklinde anlaş, mesela devam eden diş tedavim var, o nedenle bazı günler doktora gitmek zorunda kalacağım, izin almak sıkıntı olur mu falan de. başlarken söylersen sıkıntı olmaz.


  • freya  (18.07.16 11:03:57) 
işe başlayın bence çünkü arçelik'in iş alım süreci uzun sürüyor gerçekten bir arkadaşımın görüşmeleri 6 ay sürdü.


  • cdiyez  (18.07.16 11:10:27) 
açılın arçelikten geldim.
şimdi arçelik iş görüşme süreci gerçekten çok çok uzun sürebiliyor öyle bir iki hafta yalan. minimum 1 ay diyeyim ki 1 ayda biterse bayağı şanslısınız demektir.

diğer şirketi bilmiyorum görevinizi yeriniz filan yazın isterseniz değer mi söyleyeyim size. ama diğer tarafa başlayıp sonrasında arçelik oluyorsa istifa etmek mantıklı. hoş değil tamam ama profesyonel hayat böyle bir şey. kimse yadırgamaz merak etmeyin.

bu arada deneme süresi yok diye bir şey olmuyor bildiğim kadarıyla. yasal bir durum bu sgk başladığı andan itibaren galiba iki ay süresinde iki taraf da tazminat ödemeksizin anlaşmayı fes edebilir. yani sorun olmayacaktır ayrılmanız. en kötü durumu belirtip arçelik'i sıkıştırırsınız. sorunuz olursa yardımcı olurum.
  • kaputt  (18.07.16 11:54:14) 
[]

Flash hakkında soru sppoiler

Flash hakkında soru sppoiler ****************************************************************


Güçlerini kaybediyor, zoom terör estiriyor canlı yayına çıkıyor ya. oliver filan niye gelmiyor neyi bekliyorlar gelmek için.

GElse belki yine durduramayacaklar ama bundan kötü daha ne olur ki. ters flash için gelmişti

 
Cw'nin mallığı tamamen. Herkes bunu merak ediyor. İki farklı şehirde dünya kurtarıyorlar ama birbiriyle iletişim halinde değiller.


  • steve rogers  (08.07.16 01:36:12) 
[]

Flash earth 2 bölümü * spoiler soru

Flash earth 2 bölümü * spoiler*******************************************************************************************************


O bölümü seyrettim. 2ye geçtikleri. ORda metahuman watch var. Barryde bir kere öttü sonra msela restaurantta ötmedi diğerlerinin ya da cisco için. Nİye?

joe yi niye kurtarmnaya çalışmadı orda?

cisconun ikizi hem zoomu öldürelim diyor hem ayağına kadar gelmiş, hiçbir şey yapmadı. Çok saçma geldi orda öyle pisi pisine öldü.

earth 1 de de jayle kapışırken o deprem yaratan adam, bir sniper uzak nişancı filan yok mesela, joedan başka polis yok o kadar polis gelmişti oysa.

48 saat oalyını da analmadım. 48 saat içinde gelmezsek kapatın dedi. Ama diğerleri yani mesel jay ve wells aylardır orda , onlara niye 48 saat limiti yok?

Ya da 48 saatte gelmemişsek başaramadık, o yüzden kapatın güvende olunu mu kastetti?

ekleme:!4. bölmüün sonu ne öyle ya bu zoom nasıl bir şey kimse başesdemiyor.

 
Joe'yu kimliğini açığa çıkarmamak için E1 ile e2 nin birbiriğini etkilemediğini bildiği için kurtarmadı.


  • steve rogers  (07.07.16 00:26:58) 
[]

30 yılda bir şeyin değişmemiş olması ülkede (işçi hakları, insan hakları,

hukuk, kadın hakları vs )

www.youtube.com

maden filmi 1978 tarık akan cüneyt arkın hale soygazi halil ergün oynuyor.

/*bu paragraf hafif spoiler************************
bu paragraf hafif spoiler************************
bu paragraf hafif spoiler************************
**************************/

saydığım erkek oyuncular işçi madende. İşçiler ölüyor başka, imza topluyorlar filan sonra baskılar vs geliyr. patronlar satın alıyor filan. Sendika başkanlarıyla işbirliği de var.


/****************/


Yani bir şey değişmemiş pek. Hatta sendikaların gücü daha fazla gibi o zamanlarda.

bir 80 darbesi olduya bağlanabiliyor olayların böyle olması ama bu kadar basit mi gerçekten bir darbeyle. Darbeyi yaşayan yaşamış tanıdıklarımuın çoğu daha politikleşmiş ya da politikleşmiş duyduğum.

bu filmden 25 30 yıl sonra soma gibi bir şey oluyor. SOnra cüneyt arkın o ölen işçilerinaileleriyle bu filmi seyrediyor. Yani çok garip geliyor bana.


**************/

içerik silindi

/***********

niyedir?

 
Bu ülkede işçi hakları da kadın hakları da insan hakları da muhtemelen çok büyük bir kırılma noktası olana kadar daha da kötüye gidecek. Sebebi de temelde basit, çünkü insanların böyle bir beklentisi yok. ister soma ister başka bir yer olsun, ses çıkaran iyisi olsa ilk ağzını kapatan yanındaki işçi olacak.

Direnişten, örgütlenmekten, haktan hukuktan bahseden insan aşağı görülür, dalga geçilir, aşağılanır. İnsanlar hala osmanlı dönemindeki gibi tebaa olarak görüyor kendini, bireyselleşme/vatandaş olma bilinci aşamasına gelemedik daha.
  • doxanikee  (03.07.16 01:33:48) 
bir şey değişmedi evet. çünkü değişmesi için ekonomi çarklarının tamamıyla değişmesi lazım.

gerçek nedeni anlamak için ekonomik okumalar yapmanı öneririm. işçi hakları diyorsak öncelikle marks ne demiş, neden demiş bakabilirsin. sonra neden marks'ın tahlillerinin, çözüm yollarının çalışmadığına bakabilirsin. kapitalizmin yani sermayenin ve gücün sıçrama taşlarını, virajlarını kapitalist ötesi toplum kitabı güzel anlatmış diyeblirim. (bu kitaptan sonra 2. dünya savaşına da daha başka gözle bakmaya başlayacaksın)
karküreyici filmini izlemeni tavsiye ederim. 70'lerde bu yana siyasi olayların canlı tanığı olarak yaşadığım gözlemlediğim herşeyi anlatıyor.
daha da geniş pencereden bakmak, tümü görmek istiyorsan sapiens'i okuyabilirsin.
  • hayat aklini konusacak bir filozof uret  (03.07.16 02:09:15 ~ 09:37:18) 
pek çok şey daha kötüye gitti. götürtmeyecektik. bir şey değişmedi derken elmizdekini bile koruyamamak da başka bir trajedi mesela.

niyesinin cevabı bu trajediyi de anlatıyor. kendi yapmadıklarımızı küçümsemek ve harcamak, bize bunların bilincini verecek şeylerden inatla uzak tutulmamız, mesela cumhuriyetin ilanının sonrasındaki veya savaş dönemi edebiyatçılarını okumamak. tarih derslerinin giderek koflaşması. osmanlı'yı bu kadar anlatacaklarına türkiye'yi anlatmaları gerekiyordu en baştan beri.

gerçek üretici bir takımımız yok. gerçek bir burjuva sınıfı yok, sendikalar mahvedildiği için işçi sınıfı da yok hükmünde çünkü ne eskisi gibi üeretebiliyor, ne sesi var. kurulu ilişkiler, örgütler kafada hareket edip durmayan kavram şemaları yaratılarak toplum anlayışında yer etmediler. yani algı ve hafızayla sürekli oynanıyor. ekonomik bağımsızlığımızın önemi hiçe sayıldı. bunun hiçe sayılması için önce milliyetçiliği nne kadar iğrenç bir şey olduğu propagandasını yapmak gerekiyordu, aslında chauvinism tarzı bir fanatiklik kastedilerek. dışa bağımlı hainlere gün doğdu, fonları onlar buldular, onların reklamı yapıldı, başa geçebildiler ve kendileri bir şey üretemedikleri için olanı satmak zorunda olduklarını fark eden bu adamlar ülkenin bütün varlığını sırayla satarken ses çıkaramayalım diye yasaya dokundular ve baskıda bulundular.

bu altı ok gerçekten bu kadar önemli mi diye düşünmedi insanlar; önemliyse neden, değilse neden diye düşünmediler. o önemli deyince çok yaşa sen altı prensip, bu önemsiz deyince vay yere batsın altı prensip. popüler güncel söylem neyse peşinden takılmaca. ya ben neden hep aynı şeyler söyleyen adamların sesini duyuyorum televizyonda diye düşünmek yok. hakkı her koruyana sataşılır, başına bela açılır, bunlara hesapta sataşılıyor ama söyledikleri, iktidarın söyledikleriyle neden önceden aynıydı o zaman ve anca şimdi farklı? hani bu tür sorular yok.

bir şeylerin ne büyük zorluklarla elde edildiğini bilmememizin ve hala "niye" diye sorulduğunda verilen cevaplara bakmamızın ama olayı bir de kendim okuyayım, öğreneyim, düşüneyim demememizin de bunda payı var. düşünmek ve soru sormak. okumaktan önce bu. yoksa her okuduğunun da peşinden giden bir papağan olursun, bir de güçlü bir yerdeysen ahmak yetiştirirsin. yani sen, ben, bu etkenleri önemsemezsek ülke ne kadar iyiye gidebilir ki?
  • godoşu beklerken  (03.07.16 03:43:24 ~ 03:50:46) 
Değişmemesi değil, daha da geriye gitmesi sözkonusu şu durumda. İşçi sınıfı örgütlü değil, sendikalar ciddi anlamda yetersiz ve dağınık, tüm bunları toparlamakla mükellef sosyalist hareketler de sınıf mücadelesinden uzaklaşmış ya da etki edemeyecek kadar ufak haldeler.

12 Eylül darbesi geldiğinde, DİSK yöneticileri ellerine bavullarını alıp teslim olmaya gitmişlerdi. Öyle ki, ismi okunup ifadesi alınanlardan sonra mesai saati bittiyse ve hala dışarıda kalan varsa, onlara ertesi gün gelmesi söyleniyordu. Sendikanın yetkilileri pes edince sendikal mücadele düştü. İşçi sınıfı "önder" dediği bu tip insanlardan ihaneti görünce mücadeleyi bıraktı ve kendisine verilen sus payına razı oldu. Bugün ufak ufak toparlanmaya çalışıyor ama yetersiz.

12 Eylül cuntası önce bütün grevleri ve lokavtları kaldırdı, ardından da neoliberal dönüşüm için çalışmalara başladı. Özal, Çiller, Ecevit, Kemal Derviş, Erdoğan derken... Gerisini biliyorsunuz.
  • sevgikusunkanadinda  (03.07.16 04:18:37 ~ 04:19:39) 
sendikalar çözüm değil gençler. sendika var olan ekonomik paylaşımda açlıktan ağlayan bebenin ağzına emzik tıkmaktan öte bir şey yapamaz.
vaktiyle çalıştığım iş yerinde çalışanların sendikalı olması için mücadele başlattım. başardık, sendikalı olduk. bir takım haklar alındı etti.
fakat bütüne bakınca değişen hiç bir şey olmadı. işveren yine haddinden fazla kazanmaya, yeni işyerleri kurmaya uçaklar ve yatlar almaya villalarda yaşamaya metresleriyle har vurup harman savurmaya, sendikacılar masa altından rüşvet almaya yani işçi hakları için mücadeleyi kendi ceplerini doldurmak için kullanmaya, işçiler de haksız işten çıkarılmaya, çocuğunun süt parası için dilenci gibi avans istemek zorunda kalmaya vs devam etti.

yasalar ve yazılı olmayan olgular var ve bunlar sosyal değli, insani hiç değil.

geçen gün hdp li birtakım insanlarla konuşuyordum, hdp'nin ekonomik tahlili nedir diye sordum, "şimdi ekonomik tahlille pek bakılmıyor, daha başka konular öncelikli" gibi bişeyler dedi. o dağda sol literatürü ezber etmiş militanların birkaç videosunu izlemiştim. kadın hakları, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı.. başka bişey yok. hani ekonomi? hani üretimden gelen güç... sen yıllardır hiç bir şey üretmyorsun, dağları mesken tutmuşsun en verimli çağlarında gençlerin eline silah veriyorsun. tutturmuş bi ana dil, ulusların kaderlerini tayin hakkı, kadın hakları gidiyor. bu solculuk değil. solu anlamak için fatsa'ya bakabilirsin, ovacık belediyesine bakabilirsin. adamlar üretiyor, atıl olanı artı değere çeviriyor ve sosyal benim deyişimle insanı ölçülerde paylaşıyor.

işçi hakları, hukuk, insan hakları kısaca insanca yaşama durumu bizim ülkemiz için marshall yardımlarıyla oldukça sert bi viraja girdi. yön değişti hem de pek fena şekilde değişti. rockfeller'i hayret ettiren boyuttaki kar marjlarıyla başlayan süreç bu güne değin özünde hiç değişmedi.
15 aralık 1958 tarihli milliyet gazetesi arşivinden haberi okuyabilirsin.
gazetearsivi.milliyet.com.tr

insan hakları insanca yaşam konusunda şimdi zifiri karanlık bir dönemden geçtiğimiz için şimdi hakkında yorum yapamayacağım. zira yüreğim dayanmıyor artık, beni mazur gör. yaşam hakkı riske girmişse insanca yaşamayı konuşamayız. bu herkes için geçerli, işidli için, pkk lı için, yolda yürüyen ilgisiz için... herkes için geçerli.

topraklarımız büyük bir oyun tahtasının belki bir kaç karesini oluşturuyor ve fena kullanılıyoruz çünkü eğitimsiziz, düşünme, olayları olguları birbirine bağlama özürlüsüyüz. 80 öncesi sol yayınlarının nasılda birdenbire marksı lenini vs yi türkçeye çevirip sokak tezgahlarında halkın ulaşabileceği şekilde satışa sunduğunu ben şimdi buradan görebiliyorum. o zamanlar göremiyordum. pkk kıytırık, bir tek işi olmayan bi örgütken iş yapanlar darmadağın edildi ama pkk yani o zamanların apo cuları kenarda tutuldu.
bakın gezi olayları sırasında benim samanlık solcusu dediğim ertuğrul kürkçü'nün bi lafı var. akp vekillerine dönüp "hepiniz gerzeksiniz, hiçbiriniz hatta hiçbirimiz bu kadar güçlü bir toplumsal tepkiyi beklemiyorduk.... şu kadar yıldır yaşadım bu memlekette komplonun devreye girmediği, halkın öz öfkesinin devrede olduğu ilk tarihi dönemi yaşadığımızı size söyleyebilirim bla bla" deyişinin altını en kalın kalemlerle çizmek lazım. adam komploloarın hepsini ama hepsini bildiğini rahatlıkla ifade ediyor, vekillere aklınızı başınıza alın ipler bizim elimizde değil diyebiliyor. sormak lazım "nerden biliyon" diye demi?
www.youtube.com
başka bir adam amerikaya sığınıyor, çok açık değil mi, her şey çok çok açık değil mi.... yönetimde, idari kadroda olanların nereden mezun olduklarına bakınca durum ayan beyan ortada değil mi? rte yi demiyorum onunki bambaşka bi olay. dunning kruger etkisinin vücut bulmuş hali o.

konu çok dağılmadan soruna döneyim. sendikal çözümler bana göre 1880 yıllarında başlayan 2. dünya savaşının dinamiklerinin değişmesine neden olan prdüktivite devrimi ile geçerliliğini yitirmişti bile. daha akıllıca çözümlere yönelmek hakkımızda daha hayırlı olur.
kapitalizim mutasyon uzmanı bi virüs, sen hep aynı antibiyotiği kullanıyon. o da haline bakıp bakıp poposuyla gülüyo. şimdi durum bu.
  • hayat aklini konusacak bir filozof uret  (03.07.16 12:14:11 ~ 15:11:44) 
[]

Gece yazılan mail'de iyi günler demek

Ben çoğu zaman mail'de iyi günler derim bitirirken (başlarken merhaba). Gece akşam ne zaman yazdığım farketmez. Genelde sabah okuyacakları için diye düşünüyorum biraz.

Ya da gece okuyacak olsa bile sonuçta gece de günün bir parçası.

İyi günler derken, iyi bir gün dilerim anlamından ziyade ; güzel günler göreceğiz çocuklar motorları maviliklere süreceğizdeki anlamı da kastediyorum galiba.

Veya 8-9 saat sonra, güneş doğunca başlayacak yeni gününüz iyi geçsin o zaman resti biraz.

Sözlü iletişimde pek olmuyor tabi böyle.

Siz neye göre yazıuyorsunuz?

 
Ben duruma göre saygılar/hoşçakalın, duruma göre sevgiler yazıyorum.

Gün-saat durumlarını katmıyorum hiç.
  • buff  (02.07.16 23:39:57) 
iyi günler zaten dedigin anlamda. genelde iyi calismalar diye de bitirebiliyorum.


  • wiillii  (02.07.16 23:40:47) 
Yerine göre iyi çalışmalar, teşekkürler, bilginize, kolay gelsin.


  • melengich  (02.07.16 23:48:35) 
Sayın diye başlıyoruz.
Saygılarımla diye bitiriyoruz.

  • Goddard  (02.07.16 23:50:24) 
[]

Tarık Akan, hülya koçyiğit filmleri, değişimleri, sinema incelemesi

Derman filmine denk geldim bu iki oyumcununun.

tr.wikipedia.org(film)

KArsta zor şartlarda çekildiği belli, her taraf kar kaç metre. Beğendiğim bir film oldu. Tarık akan o bebek yüzünü bırakıp sakal bıyıklı döneme geçtiği dönemlerden bir filmi

Bıyık sakala geçince teni de bana bronzlaşmış görünüyor hep. 1970 filmlerkindeki gibi bebek yüz, yeşil göz, beyaz tenli haline alışınca hababam sınıfından, ah nerede tarzı aşk filmlerinden, sakallı halini görünce ilk başta tanıyamamıştım.

BU sakallı haline bürünmeyle birlikte politik filmlere de kayıyor. Rol mü bulamadığı9ndan, romantik filmlerden mi sıkıldığından bilemiyorum. Yılmaz güneyle oynuyor kurtizle opynuyor mesela. Yılmaz güneyin belgeselinde de oynuyor.

Yılmaz güneyin kürdistan vs diyen ifadeleri var:

www.youtube.com

Tarık akansa darbeci ve orducu biri

wowturkey.com

20 yıl öncesine göre politik görüşleri değişmiş olabilir tabi. O yıllarda belki devrimciydi ya da o gün gereği o filmlerde oynaması lazımdı.

1970lerle 1980lerin başlarında zaten bu tarz politik roller, filmler göze batıyor bayağu.

Cüneyt arkının bir şey yapan adam filmi vardı mesela, orda da güzel mesajlar vardı. Kemal sunalın bazı filmlerinde ağaya, söçmürüye, feodaliteye başkaldırı oluyor ve işçileri savunan. 1 mayısta yürüyüor mesela işçilerle 1 mayıs marşı eşliğinde bir filmde.

Şener şenin o kadar taşlayan filmi yok bildiğim kadarıyla. gemnelde çıoplak vatandaş gibi toplumsal meselelere değişnen filmleri var. Selamsız bandosu belki o tarz bir film olabilir.

Ülkede yükselen siyasi çatışmalar varken bu tür filmler elbet normal ama aynı anda da romantik, aşk filmleri de çekilmeye devam ediliyor mesela.

Ve bildiğim kadarıyla bu oyunculara bir şey olmadı. SAldırı olsun yasal olsun. Bazı filmler yasaklan yıor ama.

Bu arada 80den sonra darbe temalı fimler de artıyor. mesela

tr.wikipedia.org(film,_1986)

darbeyi yaşayan birini anlatıyor burda tark akan rolünde. Kadir inanırın da bu tür filmleri var.

Açıkçası bu yıllardaki sinemayı araştırmadım, sadece seyrettiğim filmlerden yola çıktım.

NAsıl oluyor bu işler, var mı anlatabilecek açıklayabilecek?

 
tarık akan çok uzun süre olmasa da hapis yattı. yılmaz güney zaten malum. tuncel kurtiz korkusundan yıllarca yurtdışında yaşadı. ilyas salman sektörden kovuldu. özetle sesi yüksek çıkanlar törpülendi.


  • genc irisi  (01.07.16 11:19:02) 
[]

Onur yurüyüşünde fena dayak yiyecek olan milliyetçiler

Arada polisi de çıkarırlar mı?




 
Polis yardımcı olur bunlara büyük ihtimalle.


  • cemallamec  (15.06.16 19:25:41) 
Çıkartmazlar. Genelde polis önlerine dizilince süt dökmüş kediye dönüyorlar. "Polise uzanan eller kırılsın" diye slogan atıyorlar. Sonrasında yapmak istedikleri her neyse polis onu yapıyor zaten, çünkü kafa aynı.

İğrenç tarihlerinden iki örnek için:

www.youtube.com

eksisozluk.com
  • sevgikusunkanadinda  (15.06.16 23:20:55) 
[]

Diktatörü devirme savaşında ne yapıyor olacaksınız?

Ya da öyle bir savaş olacak mı?

Savaşsız kavgasız, özgürlük düşmanları yokedilip özgürlük getirilebilir mi?

KAvgalar kansız biter mi? Yanyana geçen geceler unutulp gider mi?

 
güzel olduğunu düşündüğüm hatunlara "selam bebek " diye mesaj atcam.


  • tosunpasa  (11.06.16 00:29:10) 
asla. kansiz bitme gibi bir ihtimal dusunmuyorum. bir savas kesinlikle olucak. ben de o savasta yer alicam.

yeteri kadar ayristi iki grupta. suriyeden beter olucaz gibime geliyor. sonucta bu adami secimle deviremeyecegimiz bir gercek. ben de artik o saftan bir insanla yasamayi katiyen istemiyorum ki genis aieliyz hepsi onlardan. ailem olmasina ragmen istemiyorum. o derece tiksiniyor ve nefret ediyorum.

metroda tacize ugrayan bizim duyurudaki kizi taciz eden insanlar onlar, karamanda cocuk istismar eden tayfa onlar, calan cirpan, merhametsiz tayfa onlar. dunyadaki kotuluk diyince aklima o partiye oy vermis insanlar geliyor.
  • charlotte blanc  (11.06.16 00:30:32 ~ 00:38:17) 
ben dun kendimi feda etsem nasıl olur diye planlar yapıyodum. fırsatını bulursam edebilirim. cok bilendim.


  • galandar kostumu  (11.06.16 00:32:07) 
Evimde oturup millet devirdikten sonra yeni rejimin en büyük destekçisi olarak ön plana çıkacağım


  • KaraSakall  (11.06.16 00:32:21) 
Cevap veriyorum:

İngiliz burjuva devrimi (1599-1658)
Amerikan Bağımsızlık Savaşı (1775-1783)
Amerikan İç Savaşı (1861-1865)
Fransız Devrimi (1789-1794)
Paris İşçi Devrimi 1871
Rus Devrimi 1905
Ekim Devrimi 1917
Ve sıkılıyorum ama Meksika devrimi, Çin Devrimi diye gidiyor.
  • shadowcat  (11.06.16 00:36:16) 
Su akar yatağını bulur.

O gün ne getirir bilinmez elbette ki ama umudumuz budur: eksisozluk.com
  • sevgikusunkanadinda  (11.06.16 00:42:09) 
Muhtemelen sevişiyor olurum.


  • Goddard  (11.06.16 00:43:38) 
savaşsız olmaz bu tür şeyler. ya sen ölürsün ya karşıdaki ölür ya da ikisi de.


  • zvonimir  (11.06.16 01:18:03) 
Bu ülkeyi terk edemezsem, kamuflajları çekip tüfeğime fişek basıyor olacağım. Ama sorun şu ki ben 2 gruptan daha fazla grup görüyorum.


  • utkumon  (11.06.16 11:17:05) 
yunan adaları beni bekliyor olacak. bu ülke için savaşılmaz. rejim değişince toplum değişmeyecek ki.


  • bim tribi  (11.06.16 11:28:22) 
Ooo sözlüğün ne zamandır yazmayan ak trollü @ne nicki be Duyuru'yu keşfetmiş. O yazdığın leş iletiyi editle de rezil olma.

www.diken.com.tr

Deniz Gezmiş'in bir tane davası yoktur ki siyasi fikirleri dolayısıyla olmasın. Ama senin partinin il-ilçe başkanları sapık, tecavüzcü kaynıyor. Yansıtma yapmak, "batıda da tecavüz var tımam mı"larınız işe yaramayacak. Devrimci önderlere laf atmak senin haddin değil, o ağzını topla. Bir de o ki'nin ayrı yazılmayacağını öğren. Her şeyi de biz mi söyleyeceğiz yahu?

Günü geldiğinde tarihin çöplüğüne atılacaksınız. O zamana kadar özeleştiri verin ki sonradan ağlamayın.
  • sevgikusunkanadinda  (11.06.16 12:49:16 ~ 12:49:49) 
[]

Son 60 saatte bir saatten fazla uyumadım, kararsızlıklar

Son 2-3 ayda da ortalama 5-6 saat.

SOn 2-3 ayda da az yedim, Kilo verdim. bileklerim bile incelmiş. Günde 20 saate ekraba bajnajtan olsa gerek gözaltlarımda kızılcıklar gibi bir eşyler var. Ya da hep vardı, sonradan farkettim.

gözaltlarımda morluklar.


Kısaca vücudum tepkiler verdi böyle. Şu an bir şeyim yok. Bir 24 saat daha giderim. Arada gözler kapanıtyor açmaki çin psikolojik şeyler gerekiyor. ARka plan ya da asenkron class gibi arka planda sanki bir tarafım rüya görüyor. Farklı olaylara dalıyor böyle betynim, tanımadığım bir kadının sesi altlardan geliyor mesela. Farklı olaylar beynimin içinde anlatılıyor.

Haftalardır haşır neşir olduğum şarkı da çalıyor habire.

VÜcudum alışık olmadığı için böyle olduğunu düşnüüyorum yoksa bu tür vardiyaları olanlar var.Böyle yaşamı seçmiş olanlar var.

Ben normalde 10 saat uykulu düzene bile adapte olan birisiyim. YAniçok uuymak sorun olmuyor. Ama bir şeyler için çabalayımnca uyku böyle feragat ettirityork endini.

Bir yandan var olan ka. bin yıllarıngetirisi bu uyku düzenne çıkamamak aşrı. diğer yandan uyusan ne olacak gözün yüzün şişse ne olacak filan.

Ne gibi zararları olabilir böyle olayların ve mesela gözlerim morarmayacak duuruma gelebilecek mi vucüt bir gün o uyku düzeninde ya da düzensziiğinde?

Büyük ihtimalle devam etmeyeceğim buna. ytine de belli olmaz.


sizin oldu mu hiç böyle?

 
Zorla kendini uyu. Kafa gitmiş, ne dediğin anlaşılmıyor. Olmadı git bi psikiyatri uyku için ilaç versin.


  • damdanakan  (08.06.16 21:48:05) 
Acilen 112 yi ara bence. Bu normal değil. Bir kaza yaşayabilirsin.


  • mza  (08.06.16 22:17:47) 
[]

Misafir ettigim saksagani saldim, geri getirmek zorunda kaldim

Kopyala yapistir yapiyorum. On gunden dazladir bnde. Kusura bakmayin mobildeyim duzenleyemiyorum. Diger duyurularimda da vsr bilgi. Yapistiriyorum simdi

Once dedim balkonumfan ucsun. Orda kaliyordu cunku . Arada cama carpiyordu disari cikmak ister gibi. Ilk gunlerde disardan gelen sksaganlara sesleniyordu sonra birakti. Actim cami birvturku cikmiyor. Geri geliyor iceri. En son uctu ama karsi daire balkonuna. Yine iceri girmeye calisiyor orda. Kapali giremiyor. Orda kaldi oylr yirmi dakika filan.

Sonra bizim diger odaya geldi aldik. Korkuyor gibiydi cekingen. Ormana gotureyim dedim 50 100 metre anca var. Guvercin karga saksagan dolu. Ekmek ve su var bol. Orda biraktim. Ilk bana geldi sonra uzaklastim. Bir ara guvercinlere ssrdi. Bir kac saksagana takikir gibi oldu onlar sallamadi fazla. Bu arada ucmuyor hic yuruyor zipliyor. Yemek yerinin etrafinda turluyor. Uzaklasti sonra. Cok zayif ama donajim olarak. Insanlardan kacmiyor motor gecti gectikten iki saniye sonra lacti. Tectubesizlik belki. Ben buyik saniyordum kutle olarak ama digerlerinin yaninda yarisi kadar anca,

Uzaklastim iyice. Artik goremiyor beni. Digerleri de sanirim goremiyor artik. Ormanin bize olan tatafinda baska bina ve bahcesi vsr. Oraya dgru yol aldi. O anlarda iki tane ucarak geldi biri yakaladi. Ilk kez orda uctu. Ayaklariyla tutuyordu kosrak geldim aldim. Kaldirimin otesine koydum agaclar var. Binanin bqhcesinib yani.

Oraya moydum uzaklastim. Yirmi dakika kaldi oyle kipirdamadi kafssinfan baska. Sok belki bolniyorum. Sonra duzeldi yine ziplamalar. Bu sefer bahceye girdi. Uzaklasti ormandan.

Iki tane sanirim ayni yine ikisi bu sefer birlikte ustune geldi kacamadi. Ben kosarak geldim telefonumu attim cunku arada cit vardi. Ucu uctu. Bizimki alti metre uctu yere kondu. Geri bana dgu uctu. Elimi uzattim kondu. Normalde de evdeyken kafama omuzuma filan geliyoedu. Balkona hapsrtmedim odama ds geliyordu cunku. Belki kotu yaptim boyle alisti insana bilmiyorum.
Sonra eve getirdim. Buyumesi gerektigini dudunuyorum. Cunku baska goremedim o boyutta. Hepsi buyuk saksaganlarin.

Bir de hic larga marti gibi kuslar gelmedi. Onlar gelse daha kotu olabilirdi.

Insan kokusu sinmis olabiki4 mi niye boyle oldu. Normalfe karga ve saksaganlari dayanismaci biliyorum. Oluleri koruyorlar yas tutuyorlar, yavrular alininca klan olarak salfiriyorlar. Yabanilesmis mi olabilir.

Gotururken pazar sepetinde getirirken kutuda getirmek zorunda kaldim.

Yemegi bazen kendi yiyor bazen yedirmemiz gerekuyor keza su. Bebek gibi agzina biralmak da kabi goturmek de gerekebiliyor. Mesela yerdeyken yere cok nsdir indi yedi. Cam seviyesinde yer yaptim oraya anca koyunca.

Bundan sonra balkonu kPatsam mi orda kalsin odama gelmesin. Ama allisti odaya bana. Kotu etkileyebilir mi. Hem de balkon bszen siicak oluyor. Ve kucuk alan.

 
Duzenleyemiyorum. Normal ki boyle saldirmalari. Karismasam ne olabklirdi oldururler mi. Aslanlar gibi


  • Cursed Chico  (01.06.16 12:38:44) 
[]

Bakımını yaptığım kuşla vedalaşmanın verdiği hüzün

8-9 gün önce yavru saksağan bulduk ve balkonuyla birlikte odamı açtım ona. Her yerini kullandı, dolaştı.

Bayağı ilgilendim çünkü evdydim sürekli, bir gece ve 2 gündüz hariç.

İyi ve büyüdü bayağı artık, her ne kadar kendi gelip kaptan çoğunlukla yemyorsa da ve içmiyorsa da su. Ben koyuyorum bazen kapların yanına, ya da kabı götürüyorum yanına.

Bu ayrılık daha gelmeden bayağı etkilemeye başladı duygusal olarak. Sonuçta kedi köpek gibi değil, sarılmadım, etmedim. dokunmadım. Ama kaptırmışım işte. Ağır bir duygusallık var.

O da biraz alıştı ne yazık ki, yanıma filan geliyor bazen. Doğal yaşamında umarım zararı olmaz bu şeylerin.

Sevgi, belki acıma var. Ailesiyle birlikte olak yerine, bir ağaç tepesi yerine bir insan evinde geçirdi bir kaç gününü.

Neyse uzatmayayım, niye böyle oldum?

kemal sunalın fatoş adlı küçük kızla filmi vardı garip. orda kızın ailesi aldıktan sonraki gibi hissediyorumsanki ama çok farklı her şey tabi. Gitmesi lazım burda.

 
insan duygusal bir varlik. hayvan sevgisi, evlat sevgisi ise bunlari en cok deprestiren seylerden. hic kedim olmadi, bir defa sahilde ölmek üzere olan bir kediye evimi acmak icin ikna ettik annemi. bir hafta kadar bende kaldi hayvancik, az kusmadi, az batirmadi evi. ilac yutturmak icinde pesinde kosturdu sipa.

hatta bir noktada hapi verdikten sonra yutkunmasini bekledigimizi cözdü. yutmadan yutkunur gibi yapip sonra duvar kenarina gider tukururdu hiyar. korka korka tuttum elimde. korka korka besledim, ilac verdim. evden gidince de özledim hiyari.

ha kasar cikti biraz, aninda cocuk yapti bize, 4 cok güzel hayta verdi, onlari da düzgün sahiplendirdik büyüdüklerinde. sonra aylarca kisirlastirmadan sonra yakinlarda kaldi. beslenme aliskanliklari, insan iliskileri, acayip hayvandi. sonra basina bir sey gelmediyse biri tarafindan sahiplenildi. bir sey gelmemistir cünkü köpekleri alt eden, kus avlayabilen cok iyi kediydi. ama cok sevimliydi. tipinden degil huyundan. alistiriyordu. muhtemelen siteden birinin bahceli evindedir hiyar su an.

ilk defa bir kediyle uyuklamak neymis ögrenmis oldum. cama cikinca aklim cikti, o kusunca benim icim burkuldu. cok hastaydi, ölebilirdi, ama cok fena bagladi hiyaragasi beni. hey gidi kestak hey...

oluyor. hele hayvan sevgisi olan insan, sinege kurda kusa da baglaniyor, ille de dokunmasi, oynamasi sart degil. zamaninda gece gece uyandirip deprem tatbikati yaptirdigim birlikte cekirge avlamaya ciktigimiz horozum vardi. ögrensin istedim avlanmayi, benimle beraber gece yarisi yatar, öglen kalkardi. beni duyunca kosar gelirdi hiyar. ona da az baglanmamistim. hey gidi miskin hey...
  • wiillii  (30.05.16 00:43:38) 
Ne güzel büyütmüşsün yardım etmişsin, bunun hazzı sana yetmeli bence.
Bana serçe yavrusu denk gelmişti öyle, hasta gibiydi ne yaptıysam işe yaramadı sadece su içirebildim ve henüz geldiği gece ellerimin arasında can verişine şahit oldum.. Hiç unutamıyorum gözlerime çaresiz bi korkuyla bakışını, son anlarında hızlı hızlı nefes alışını, göğsünün inip kalkışını. Elimden hiçbirşey gelmeden öylece tuttum bekledim, sonra uzun uzun ağlamıştım.

  • megalomaniac  (30.05.16 01:26:12) 
ne müthiş bunları hissedebilmek. malesef bir şeylerin bitişini kabullenmek zorundayız.


  • yuvarlanantencereninkapagi  (30.05.16 02:10:31) 
[]

Bakımını yaptığım kuşu salmanın verdiği hüzün

8-9 gün önce yavru saksağan bulduk ve balkonuyla birlikte odamı açtım ona. Her yerini kullandı, dolaştı.

Bayağı ilgilendim çünkü evdydim sürekli, bir gece ve 2 gündüz hariç.

İyi ve büyüdü bayağı artık, her ne kadar kendi gelip kaptan çoğunlukla yemyorsa da ve içmiyorsa da su. Ben koyuyorum bazen kapların yanına, ya da kabı götürüyorum yanına.

Bu ayrılık daha gelmeden bayağı etkilemeye başladı duygusal olarak. Sonuçta kedi köpek gibi değil, sarılmadım, etmedim. dokunmadım. Ama kaptırmışım işte. Ağır bir duygusallık var.

O da biraz alıştı ne yazık ki, yanıma filan geliyor bazen. Doğal yaşamında umarım zararı olmaz bu şeylerin.

Sevgi, belki acıma var. Ailesiyle birlikte olak yerine, bir ağaç tepesi yerine bir insan evinde geçirdi bir kaç gününü.

Neyse uzatmayayım, niye böyle oldum?

kemal sunalın fatoş adlı küçük kızla filmi vardı garip. orda kızın ailesi aldıktan sonraki gibi hissediyorumsanki ama çok farklı her şey tabi. Gitmesi lazım burda.

 
sevgiyi iletme ihtiyacı olsa gerek. bi evcil hayvan edinebilirsin hala yoksa.


  • hasmetizm 2046  (30.05.16 21:43:47) 
[]

Yavru saksağan, vücudundaki yaralar

2 gündür bende. Pek dikkat etmemiştim ama şimdi bakınca vücudunda böyle derisi görülebiliyor resimlerdeki gibi. Ben üstü çok pis diye tüyleri yapışmış, kenara sıyrıldı dye düşünyordum ama belli ki kavga etmiş.

Sağ boynu ve karnında derisi görünüyor. Dokunmadım fazla acır diye mikrop kapar diye.

Arada uçmaya çalışıyor, arada ben uçuıruyorum. (paragraf anlam bütünlüğünü bozan cümle).

Bu tüyler çıkar mı tekrar, bir şey sürülür mü? Avcılar iü veternier var vaşak kulübü de var, götürebilirim de yol eziyeti çekmesini istemiyorum.

Camın önüne koyuyorum doğasını görsün arkadşalrını görsün diye de oraya güneş geliyor. Zararlı olur değil mi , resimdeki gibi içeri aldım.

Gündüz uyurlar mı bir de, yavrular sonuçta.

 
Yumurta sarısı yedir bol bol. Haşlanmış ve soğumuş.


  • alperz  (19.05.16 14:49:20) 
kuşlar için tüyler hayati önem taşıdığından çok hızlı yenilenirler, en fazla yirmi gün sürer tüylerin yenilenmesi.
hastalık olup olmadığını tüylerinin döküldüğü alandaki derisinden anlayabilirsiniz, yeni tüyler gelmeye başlamış mı hemen anlaşılır.

Tüy döken hastalık pek duymadım ama belki vardır, bir şey diyemeyeceğim.

Tüyleri şerefsiz biri tarafından yolunmuş olabilir yada yakalamak isterken yolunmuş olabilir (sizden önce yani) bununla birlikte girdiği kutuya bir bakın eğer orada tüyler varsa stress nedeni ile kendisi de yolmuş olabilir (kimi kuşlar yapar böyle) yada dökülebilir, kutusunda yok ise tüy falan kendisi yapmamış demektir. dediğim gibi elinizle hafif aralayıp bakabilirsiniz yeni tüyler geliyor mu diye (eldiven takın ne olur ne olmaz)

daha önce de dediğim gibi geniş alan olursa stressi azalabilir hayvanın. hem size de yarenlik ediyor ne güzel.
  • selam  (19.05.16 15:08:12) 
Ben bakamadım, öldü elimde bi tanesi, kuş hayvanı tuhaf. Yedikleri öğütülmüş olmalı zannedersem. Zayıf yavrularda tüyler boyun altında dökük oluyor. Benim kuş 140 gr idi. 4 günde öldü. Yiyor ve dışkılıyordu, hali iyi sandım, pat diye gittiydi. Bizimkilerdeki sarhoş cemil gibi konuşmak istemiyorum ama durum sakat.


  • kargn  (19.05.16 15:43:54) 
Evet sağ boyunda dökülmüş gibi. ya da kavga etmiş. deri görünüyor. göğsünde de. arada kendini kaşıyor takip ediyorum ama tüy bırakmıyor yere, tüyü mü yiyor anlamadım. yumurta bulaşmıştı kalıntıları vardır, onu mu tadıyor çözemedim çünkü kaşıyor sonra bir şeyler yiyor gibi.

ama öyle oolsa bile boyunun sağına ulaşamaz gagasıyla. Kavga etmiş diye düşünüyorum. Kış bölgesinde bayağı bir yer tüysüz değil mi bu hayvanlarda, orası da dökülmüş olamaz.

kedi maması veriyorum başka bir şey yok.ıslatıp. Kabı önüne koyuroum ağzına kadar getirip kendi yiyor. illa önüne götüreceğim ama. su içmiyor. zorla damlatıtyorum arada. Sağ ayağı da incinmiş gibi de tam çözemedim. yüksekten de düşer gibi oldu bugün kolumdan :( taşıyordum balkondan içeri.

twitter.com

dün kutuda uyuttum ışıüı kapatıp. ayaklarıyla tutunması için dal gibi bir şey yaptım yükselti yapıp 5 santim civarı ayak koyulabilecek uzun bir dal. ışığı kapattım sonra uyudu.

Bugün de aynısını mı yapsam yoksa ışığı kapatayım naparsa yapsın mı yatakta da uyusun mu uyuyabilir mi. karanlıkta düşer sonra?

vitamin de lazım sanırım kedi mamasında olmayan şeyler.
  • Cursed Chico  (19.05.16 21:15:30) 
Mesela şu an ışık açık gözlerini kapamış ama bkafasını boyuna alma moduna geçmemiş.


  • Cursed Chico  (19.05.16 21:18:15) 
[]

Karga yavrusu ne yer?

Fazla küçük değil. hafif uçup zıplayabiliyor yürüyüp koşuyor

twitter.com

intenrette hep yumurta süt peynir gi hayvansal şeyler önerşiliyor. Mecbur yumurta verdim de. ceviz ya da muhabbet kuşu yemi yiyebilir mi, iyice ezsem.

Önünde bir sürü kap var, onlardan yemiyor hala, illa vermek gerekiyor ağzına. Ne zaman kendi yiyebilecek aşamaya gelir ki?

 
ben sizin icin internette soyle bir bakayim dedim ne veriyorlarmis yavru kargalara diye, fakat sizin eklediginiz fotodakine benzemiyor diger yavru kargalar acaba baska bir kus tipi olmasin o?


  • mavicorap  (18.05.16 15:14:42) 
Annesiz olduğuna emin misiniz? Annesi olmasa da kolonisindeki diğer yetişkin kargalar ilgileniyor öksüz yavrularla diye biliyorum. Cevizi ezerseniz yer.


  • old possum  (18.05.16 15:14:46) 
www.youtube.com
misal soyle bir video var.

  • mavicorap  (18.05.16 15:15:06) 
www.youtube.com
tamam suradaki benziyor. buradan ona buna tiklaya tiklaya bisiyler bulursunuz zannediyorum.

  • mavicorap  (18.05.16 15:16:41) 
Karga yavrusunu yuvadan aşağı atar uçmayı öğrenmesi için. Bu sırada yuvasını kaybetmiş olabilir. Siz yine o civarlara bakının bence.


  • teknikekip  (18.05.16 15:23:20) 
@kaptan maydanoz

''besle kargayı oysun gözünü'' sözü çok yanlış kullanılmış bir söz. aslı ''besle kargayı oysun(düşmanının) gözünü.'' şeklindedir. kargalar çok iyi ve zeki canlılar gerçekten. balkonda bir süre beslemişliğim var bir tanesini. peynir, simit vs ne versem yerdi. sonra uçup gider, saatler sonra döndüğünde de bana ceviz, aliminyum folyo vs. garip garip şeyler getirirdi teşekkür etmek için. kerata kim bilir nerelerde uçuyordur şimdi.
  • insomni4c  (18.05.16 15:25:38) 
@kaptan maydanoz

çok şaşırdım. korkmuş olsa gerek. gerçi benim beslediğimin de kafasını falan öpüyordum evcil olmamasına rağmen fakat hiç tepki vermiyordu. değişiyor demek ki huyları :/
  • insomni4c  (18.05.16 15:30:45 ~ 15:30:56) 
tr.wikipedia.org karga değil saksağan (ama karga cinsi yine)

et yerler, 100gr kuş başı al, kuş başını ince ince kes (2/3 kuş başı parçası yeter) elinle yedirebilirsin yine, birde sen gaak dedikçe o ağzını açar annesi geldi diyerekten (yavrular yapıyor ama bu biraz büyük belki yapmaz) elinle tıkıvercen ağzına o yutar zaten. yalnız soğuk olmasın parçalar, biraz oda ısısına gelsin. (sen keserken zaten ısınır bi 10 dakka daha bekletirsin olur biter)

bundan hariç kombo mama yapabilirsin, Haşlanmış yumurta, havuç, yumurta kabuğu (hepsini değil tabii), (petibör cinsi) bisküvi (yarım), irmik ve mısır ununu blendar'dan geçirecen, topak topak yapıp yedirecen, çok güçlü bir mamadır, günde bir defa vericen fazlası bozar hayvanı.

Elinde tünek olmadığını var sayıyorum (kutuya koymuşsun hayvanı) o şekilde kanatlarını cırpıp güçlendiremez, ya her gün 1 saat antreman yaptıracaksın yada tünekli geniş bir alana koyacaksın hayvanı, antreman dediğim de aayaklarını ve arka kanat tüylerini birleştirip tutarak elini hafifce kaldırıp indirmek, o sırada kanat çırpar böylece kasları gelişir. birde ayak antremanı var, yine kanatlarını ve arka kuyruğunu birleştirip poposundan tutarak halı (ya halı ya toprak zemin şart) geriye çekmek (yavaşça tabii) bu da ayaklarını güçlendirir.

Genelde ilk günler uçabilselerde konarken dala tutunmakta sorun yaşarlar bu da o sorunu giderir. (koordinasyonu kendi öğrenir, senin yapacağın bişi yok ona)

bir hafta falan yaparsan uçar diye tahmin ediyorum. uçmaya başlayınca kendi yemeye başlar o aşamaya kadar annesi yedirdiğinden elle yedirmeye devam.

Yada bu işlerle hiç uğraşmazsın kapalı genişçe bir balkonun varsa yada evin bir odası müsaitse eşyaların üstünü örter bırakırsın(üstüne pislemesin diye, çıkartması büyük sorun) o kendi kendine öğrenir bütün bunları (ki en güzeli budur)
  • selam  (18.05.16 16:01:55 ~ 16:06:23) 
kedi maması da yiyebilir, kırlangıç-ebabil falan yiyor ıslatılmış-yumuşamış kuru mama ve yaş mamayı. yetişkin kargalar da yiyor zaten. anneleri ağızlarının içine sokuşturduğu için kendisi alıp yemeyi bilmiyordur, gagasının içine koyarak bir kaç lokma verirsen sonra kendisi ağzını açmaya başlar mamayı görünce. suyu da aynı şekilde, damlalık falan gibi bir şeyle ağzına dökmen gerekiyor.
küçükmüş, sana saldırıp gözünü yiyeceğini falan sanmıyorum, yaralı martı bakmışlığım bile var bir kaç saat de olsa, o kadar da vahşi değiller. ama annesini bulmaya çalış, yavruyu çaldın zannedip sana kinlenebilirler sülalecek , o yönleri biraz kötü olabiliyor :)

  • treize  (18.05.16 16:05:04) 
Açılın ben daha önce karga beslemiş birisi olarak cevap vereyim. Veterinere sordum tabi ben gelip buraya sormamıştım. Islatılmış köpek maması verdim daha çok. Onun dışında mısır tanesi, mevsim meyvelerinden kiraz vs verdim. Küçük çay kaşığıyla boğazına kadar veriyordum içgüdüsel tabi. Balkona buzdolabı kutusundan kafes yaptık, arada evin içine salıyordum, bir de kedi yavrusu vardı yakından ilgileniyordu :)


  • bigbadabum  (18.05.16 17:04:39) 
Beylikdüzünde bu türden kargalar var genelde.

Önce yumurtalı sonra kedi mamalı bir şey yaptırdım. Şırıngayla veriyordum akşama doğru , kedi maması kabını götürünce kendi alıp yemye başladı (suda yumuşamış). Ama götürmem gerekiyor illa ağzına kadar kabı.

Su içmedi, damlatmaya çalıştım sürekli.

İlk başlarda uçuyordu zıplıyordu. sonra o da kesildi. ben zorladım biraz.

Boynunun yanından da derisi görünüyor, yumurta filan bulaştı diye tüyler yapıştığından mı bilmiyorum. Avcılar iüye götürmek de istemiyorum o kadar yol çekmesin. sağlıklı gibi.

Balkonlu odamı açtımn hizmetine. takılıyor. Gece napacağımı bilmiyorum. uyuymayacağım gibi zaten de balkon soğuk olur, odama koydum gürültülü. Kutuya geri koydum, orda uyusun diye. karanlık ekran ışığı dışında ama uyumuyor hala. Gece de mi beslemek gerek? Kutunun üstünü kapatmak istemiyorum.

Yüzümü yaklaştırdım kaç kez istemeden bir kaçı, bir şey yapmadı. koluma elime zıpladı, ayakları çizdi sadece.
  • Cursed Chico  (18.05.16 22:28:05) 
[]

Fazlı uyku yapan var mı? (parçalı uyku, einstein uykusu vs )

4 saatte bir yirmi dakika uyumak gibi. yani günde 2.5 3 saat uyumuş oluyorsun ama rem uykusunu geçirdiğn için tatmin olmuş oluyorsun.

Bana bu fazla geleceği için 6 saatte 45 dakika ya da 10 saatte 2 saat ya da 48 saatte 10 saat gibi şeyler düşünüyıorum. BUnlar biraz fazlası oluyor o sürenin aslında.


15-20 gün içinde yetiştirmem gereken tez var da. O sebeple uykumu düzenlemem lazım. bir hafta olsa az uyurum da. böyle olunca daha farklı şeyler gerekiyor.

burda bir kaç bilgi:

tr.wikipedia.org

www.fastcompany.com

en.wikipedia.org




Daha uzun ömüre sebep olduğu ve öğrenmeyi kolaylaştırdğı söyleniyor. bu gibi faydalara ihrtiyacım yok da, tek derdim dinç kalabileyim. günde 18 saat ekrana bakacağım.

Hayatım boyu devam ettirmek isteirm hoşuma giderse de modern dünyada zor gibi. iş yerinde yolda vs uyumak.

 
bu öyle hop diye geçilebilecek bir şey değil. 1 ay önceden yavaş yavaş alışman lazım zaten. kaldı ki süreç sonunda da vücudun kabul etmeyebilir böyle bir düzeni yine de.

öte yandan, bunu yaptığında gerçekten uyku dışında kalan tüm vaktini dolu dolu geçirebileceğini mi düşünüyorsun? mesela şu anda 8 saat uyuyorsan, kalan 16 saatinin 12 saatini tezine ayırabiliyor musun ki bu 12 saat de yetmiyor sana?
  • tescillimarka  (14.05.16 18:11:45) 
Evet 1 haftadır evdeyim zaten, bir şey yaptığım yok.


  • Cursed Chico  (14.05.16 18:36:53) 
vehbi koç tekniği. sonun mithat bereket gibi olmasın tabii, dikkat et. .


  • kargn  (14.05.16 18:37:40) 
aslında öğle yemeği sırasında 20 dk. falan kestirmek istiyorum ama hala başaramadım.


  • gneral  (14.05.16 18:41:15) 
uykuya non rem ile başlanır. ilk 90 dakika non remde kalır sonra 20-30 dakikalık rem uykusuna geçebilirsin. her insanda böyle bu normal uyku fizyolojisi. uykuya rem ile başlamak patolojik bir durumdur. dediğin pek mümkün değil ayrıca saçma bir yöntem. uyku hijyeni için sağlanması gereken kriterler var her yerde sağlayabileceğine inanıyorsan bilemiyorum tabii


  • shotgunwoman  (14.05.16 18:44:07) 
Ben de araştırıyodum bu olayı ama bildiğim kadarıyla bahsettiğin düzene alışman için belli bir zamana ihtiyacın var. 15-20 gün içinde tez yetiştireceksen pek faydası olmayabilir. Bence power nap olayını araştır. Bir de modiwake ya da muadili bir hap alıp uyanık kalabilirsin.


  • stanhiver  (14.05.16 18:44:57) 
saçmalığın danıiskası bu.

12-22 yaş arası minimum 6 saat üstü içinse 7-8 saat uyku lazım günde.

bu fazlı uyku denen şey efsane, zaten ingilizcesini okursanız 4-6 saat uyku + 2,5 saat napping yani kestirme yapın ekstra diyor, nasanın araştırması bunu doğrulamış, 2,5 saat altı napping ise yetersiz denmiş.

diğer çoğu araştırmada benzer şeyler vurgulanmış.

ek olarak elbette zorda kaldığın zaman, mesela hayati durumlarda 24 saat, belkide 48 saat verimli olarak kullanabilirsin, ama burada beynin bunu algılaması önemli.

farketmişsindir, 2 saatlik uykuyla gittiğin zorlu bir sınavda uykusuzluk çekmezsin, sonrasında da uykusuzluk çekmeyebilirsin, ama arka arkaya 3-4 kez yapamazsın. verim kaybın olur ciddi.

özetlersem, o hiç uyumayıp 4 saatte 20 dakika uyumak efsane, günde 4-5 saat uyku + 2-2,5 saat uyumak ise vucudunu alıştırırsan ciddi verimli.
  • kurnaz  (14.05.16 18:51:56) 
birde böyle şeyler yerine procrastinationu azalt. duyuru, ekşi, redditi bırak. sadece olaya odaklanmaya çalış.


  • kurnaz  (14.05.16 18:53:27) 
Bir ayda sağlığımı bozacağımı sanmam bozsa da sorunm değil iş arkadaşlar aşklar çok şeyi bıraktım tez için. 1 ay boyu böyle uyursam yemek sorun olacak. 3 öğüne alışmış beden. 10 11sonrası hiç yemiyorum. onun da değişmesi gerekecek.


  • Cursed Chico  (14.05.16 19:14:06) 
[]

Walking dead hakkında soru spoiler

Bu dizide bir şekilde bir virüs başlıyor ve insanlar zombileşiyor mu?

zombiler insanlarn etini yiyor, sonra onlar da mı zombi oluyor? ama zombilere bakıoyurm bazılarında etler filan var, et dediğim yani sadece kemikleri kalmamış durumdalar.

Bize sadece bir şehri gösteriyorlar , oysa her yerde mücadaele var , değil mi?

Seyrettiğim bölümde morgan , eskiyi anlatyor nasıl karar verdiğini. eastmani. elleri bağlı olan, dişleri sararmış olan birine. o diyor ki herkesi öldüremek zorundma kalacağım. SOnra morgan onu eve kilitliyor çıkıyor. Noluyoır sonra?

 
gerçekten izlemeni tavsiye ederim :)

öyle bir yerden soruyorsun ki, şöyle bir duruyor insan nereden anlatmaya başlasam diye. ama yazının sonunda spoiler verecem bu sefer sen kaşındın :D

bir virüs salgını var ama kaynağı belli değil. bir anda başladı, inceden insanlara bulaştı patladı gitti. bu ayrı ve uzun bir yazının konusu. yazmıştım bir ara, bulursam linklerim.

etlerini yemelerine gerek yok. ısırılırsan kaçarın yok doğrudan zombi oluyorsun. ve sanırım (bu benim çıkarımım) metabolizmana ya da işte dayanıklılığına göre dönüşüm sürende ufak değişimler oluyor. sağlıklı bir yetişkenin dönüşmesi zaman alırken bir çocuk daha çabuk dönüşüm geçirebiliyor.

ancak dönüşmenin tek yolu ısırılmak değil. herkes enfekte olmuş durumda ve ölen herkes dönüşüp, geri dönüyor. ısırlmadığın ve ölmediğin sürece sıkıntı yok.

morgan'ın başlangıcı ayrı bölümler, arada ne olduğu ve eastman ayrı bir bölüm işlendi. izlemen lazım. o adam wolf ekibinden. bunlar primal seviyesine dönmüş durumdalar. diş geçirebildiklerini öldürüyorlar, çalıyorlar vs.

*bahsettiğim spoiler*
morgan bunun yanından çıktıktan sonra, birkaç bölüm geçiyordu sanırım, bunların hasar verdiği kule duvarı yıkıyor ve dışarıda biriken zombiler içeriye akın ediyorlar. ortalık karışıyor sarışın hatun ve çocukları ölüyor, carl'ın gözü çıkıyor. bu arada morgan ve carol bu herif yüzünden kavga etmişlerdi. sonra bu adam şişko doktoru yanına alıp dışarı çıkıyor. zombilerin arasında tabii ki kısılıyorlar sonra şişkoyu kurtaracam derken ısırılıyor bu wolf. öyle işte, bölümün sonunda da daryl, abraham ve sasha gelip kurtarıyor bunları.
  • air  (09.05.16 00:18:23) 
TEşekkürler :) ben tvde arada yemek yekren denk geliyorum her türlüdiziye. çoğu dizinin farklı sezonlarndan farklı bölümleri izlediğim için spoiler sorunu yok yani, verebilirsiniz :)


  • Cursed Chico  (09.05.16 00:25:44) 
[]

doctor who hakkında soru spoiler

doctor who hakkında soru spoiler **********************************************

hayaletli bölümü syrediyorum. ilk bölümü de seytermiştim. 2.kısımda odonneli kurtarıyor mesela. clara için akışı değiştiriyor. Zaman affetmez vs diyor oysa kendisi de yapmadı mı bunu.

olayı da tam anlamadım iskoçyada ölüyorlar o gemiye nasıl geliyorlar ? bölüm başında beethevondan bahsetti orayı da tam anlamadım

düzenleme:

bölmüün ismi yorumlardakilere göre under the lake/before the flood

balıkçı kral var iskoçyaya gleyorlar stalin posterleri var souğk savaş dönemi. balıkçı kralı öldürüyor sular altında bırakıyor.

Clara ölecek diye zamanı değiştiriyor.

normalde uzayda bir yerdeler. ölünce hayalet oluyor. doctor whoda kaç kere hayalet oldu ki bir de :D bilmiyorum ben g örmedim de hiç

bir de eski gördüğmü doktorlar tornavida kullanırdı bu adamın bir şeyi yok gibi.

diğer kişileri kurtarmadığını anlayamadım bölümde. madem ölmeyecek niye balıkçı krala ölecek biri böyle cesur olur tarzı şeyler diyor. hologramını kendi yaratmış ya. yanği ölmemiş

 
tam anlayamadım. bölüm sezon nosu verebilir misin?


  • rayde  (05.05.16 21:08:25) 
---
ben çok yanlış yeri anlayıp epey sağlam spoiler yazmışım, o yüzden sildim bir önce ki yazdıklarımı :)
---

biraz daha bilgi vermen lazım, ben de ne sorduğuna dair hiçbir şey anlamadım.
  • air  (05.05.16 21:13:05 ~ 21:19:40) 
hayaletli bölüm under the lake/before the flood olsa gerek. izleyeli çok oldu hatırlamıyorum ama bölüm adını ekleyeyim dedim.


  • kobuzchu kiz  (05.05.16 21:15:22) 
düzenleme:

bölmüün ismi yorumlardakilere göre under the lake/before the flood

balıkçı kral var iskoçyaya gleyorlar stalin posterleri var souğk savaş dönemi. balıkçı kralı öldürüyor sular altında bırakıyor.

Clara ölecek diye zamanı değiştiriyor.

normalde uzayda bir yerdeler. ölünce hayalet oluyor. doctor whoda kaç kere hayalet oldu ki bir de :D bilmiyorum ben g örmedim de hiç

bir de eski gördüğmü doktorlar tornavida kullanırdı bu adamın bir şeyi yok gibi.

diğer kişileri kurtarmadığını anlayamadım bölümde. madem ölmeyecek niye balıkçı krala ölecek biri böyle cesur olur tarzı şeyler diyor. hologramını kendi yaratmış ya.ölmemiş yani.
  • Cursed Chico  (05.05.16 21:28:35) 
mutlaka cevabı bölümün içindedir. izleyeli çok oldu, o yüzden hatırlayamadım tam olarak ''neden öyle oldu'' sorusunun cevabını. zamanım olsaydı izlerdim :/ anlamak için bir daha izleyebilirsin.

tornavida olayı ileride işleniyor olması lazım, o yüzden o konuda bir şey demeyeceğim :)
  • air  (05.05.16 23:38:19 ~ 23:38:33) 
doktorun raybani var tornavida yerine :) sonik gözlük.
bölümü ben de hatırlayamadım canım doctor who çekti akşam izlersem yazarım cevap.

  • rayde  (06.05.16 11:48:00) 
[]

Arrow hakkında sorular spoiler

Arrow hakkında sorular spoiler *******************************************************************************,

Seyrettiğim bölümde oliver ölümden dönaüyor rasalgulle kapıştıktan sonra.

- merlin mi öldürüyor sarayı ve laurel o ölmedi diye gözüksün diye mi onun kılığında?
- merlin niye rasalgulu öldürmeye gitmiyor, kızından eğitim aldı diye mi?
- karısı öldüğünde doğru kişiyi öldürseymiş her şey farklı olurmuş tarzı şeyler diyor, ne değişecekti tam anlamadım. savaşmayı öğrenmeyeekti tüm şehiri yok etmeyecek miydi bunu mu kastediyor?
- laurele kim eğitim verdi

 
ilerleyen bölümlerde bunların cevabı var söylemek olmaz :D


  • latsc  (28.04.16 23:09:24) 
[]

Sözlükten yazara ulaşmaca - freedoman

eksisozluk.com freedomana ulaşmaya çalışyorum. Burdan veya cursedchico@gmail.com dan dönüş yapması için ulaşabilirseniz sevinrim.




 
mesaj attım.


  • insan opusen hayvandir  (28.04.16 17:16:46) 
konu nedir


  • freedoman  (29.04.16 01:19:32) 
[]

vikings soru spoiler

vikings soru spoiler**************************************************************************

seyrettiğim bölümde ragnar ile rollo dövüşüyor yumruklaşıyor

Sorularım.

-fransız kralı ekrekle kadını niye boğdurttu
-Büyücü niye ağlıyor, bjronun annesi öleceği için mi yoksa kardeşler dövüşüyor diye mi?
-rollo niye üstlerine saldırıyor surlarda beklemek yerine ve niye en son onlar uzaklaşırken ok attırmayı kesti.
-ikisi dövüşürken kimse karşmıyor.
-ragnara katılan başka bir kral var ya onlar nasıl ragnara boyun eğdi, amaçları yoketmekti sanki
-flokinin sevgilisi yaralıyken garip rüyalar görüyordu kralın karısıyla filan. o ne işti?
-ragnar hasta değil miydi nasıl ölmemiş yıllar geçmiş.

 
spoilerrrrr*******************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
1- ihanet ettiklerini ve yalan söylediklerini anladığı için.
2- kardeşler dövüşüyor diye.
3- rollo'nun savaş stili bunun üzerine. eskiden çoğu zaman kalkan bile almazdı diye hatırlıyorum. taştaş geçmek ve gücünü ispat etmek içindi ok kesmesi.
4- dizi işte koşarlarken aralarını açıyorlar falan.
5- onlarla ilgili bir itlik çıkacak gibi sanki ama du bakalım. belki ragnarla kanka olabilirler belli olmaz.
6- floki dinine çok bağlı olduğu için ya psikolojisi bozuldu ya da adam odinle dirsek temasına geçti(gülücük).
7-adam yıllarca yattı dinlendi(tahminim yeni sezonda o ara nerelerde takıldığını gösterirler) ve çok ciddi birşeyi yoktu bağımlıydı sadece ilaca.
  • golgi aygıtı  (26.04.16 03:09:47 ~ 03:09:53) 
[]

Beşiktaş şair nedim nasıl gidilir

Türkali Mah. Şair Nedim Cad. No: 50,

www.google.com.tr!4m2!3m1!1s0x14cab7a028822515:0x9063040b398a9bfb?hl=tr

buralar gösteriyor da şair nedim upuzun cadde. bulamadım tam yeri

otobüsle ya barbarostan ya dolmabahçeden gelmek lazım, değil mi, başka yakın geçmiyordur? Acıbadem metrobüstenm gitmem lazım da.

 
Zincirlikuyu'da inip Kabataş'a giden bir otobüse binersen durağın adını bilmiyorum ama hemen Akaretler girişina yakın olan durakta inersen yürüyerek 5 dakikada gidersin. Alternatif olarak motorla veya vapurla gelip yine 10 dakikada yürüyerek varabilirsin.


  • diabolus79  (21.04.16 02:30:02) 
akaretlet duragında inip yürürsün o kadar da uzak değil


  • fasulyek  (07.05.16 23:16:26) 
[]

5 numara plastikle yemek götğrmek

En zararsızı olarak geçiyor ama sonuçta sıcaklar geldi, ısınacak genlşecek. Saatlerce kalacak o yemek içinde.

Ek önlem olarak içine plastik poşet dşemek olabilir mi kabın. O da plastik gerçi.

İçine pişmiş yemeği koyacağım plastiğin sabah 8de. öğlen 13 gibi yemek için ve çantada gidecek. 9 gibi dolaba koyabilirim.

5 numra en zarrısız olarak geçiyor ama plastik sonuçta, bir kaç tyerde yine de yemeğe geçebilir diyorlar özellikle sıcaklarda.

Var mı bir şeyler diyebilecek?

 
tupperware ise bir şey olmaz.

güvenemiyorsanız metal almanız daha mantıklı olabilir.
  • kurnaz  (20.04.16 01:33:02) 
sağlık açısından bilmem ama sızdırmaması bakımından tupperware +1.


  • dedi ve gitti  (20.04.16 02:00:09) 
plastikle 10 dakka kalsa bile yemek, yemek olmuyor. demir sefer taslarından edinin.


  • gotic  (20.04.16 02:01:44) 
Stanley food jar tek geçerim. Gerçi kapak yine plastik ama ondan iyidir yine.


  • yasasin yemek yemek  (20.04.16 02:06:56) 
Bi senedir kıymalı yumurta götürüyorum, yaz yada kış lezzet farkı olmadı. Tupperware +1


  • hasmetizm 2046  (20.04.16 07:31:27) 
üzerinde derin dondurucu+mikrodalga+bulaşık mak. girebilir işaretleri olanları al. hatta bazılarında rakamla yazıyor -40 /+100 falan diye.
tupperware aşırı derecede abartılıyor parana yazık. dünyanın parasını verip suluk aldım bildiğin plastik kokuyor. ne işareti var üstünde ne bilgi veren bir numara. aynı şekilte kahvaltılık almıştım o fiyata porselen setini alırsın yani o derece bulaşık mak. yamuldu karardı gitti.

  • yue  (20.04.16 08:30:55) 
pisirme kagidi koysan dibine acaba nasil olur?


  • jimicik  (20.04.16 09:42:26) 
[]

Yağla pişirme, önce soğanı pişirme, soğan domates hepsini aynı anda pişirip

yemek yapma.Bunların ne farkları var?

Önce yağda soğanı kızartıp sonra domates biber vs sarımsak. sonra ana sebze.

Ya da direk hepsini yağa atmak. ya da direk hepsini suya atmak filan.

 
Lezzet farkı.

Soğan güzel kavrulacak ki yemeğin tadı olsun. Sonra domates iyice pişecek. Sonra biraz salça konulacak vs va
  • mza  (19.04.16 23:52:18) 
pişme süreleri farklı olduğundan ötürü hepsini aynı anda atarsak bazıları yanar(yağda) ya da fazla yumuşar (suda), diğerleri ise diri kalır.


  • pokemonk  (19.04.16 23:53:23) 
hepsini suya atmak yavan/sağlıklı. yağda kavurma işleminden geçirmek sebzenin aromasını çıkarmayı sağlar. ayrıca yağa ilk atılanın aroması yemeğin tamamında daha baskın geliyor. hepsini direkt yağa atmak pişme süreleri farklı olduğundan biraz deneysel olur :) tam pişmiş domates inde kıtır soğanlar. neden olmasın


  • blacksky  (19.04.16 23:57:04) 
abi sebzelerin hepsinin bir sertliği yada pişme süresi var. sen herşeyi birden atarsan, hepsi birden suyunu salar ve haşlama olur.

doğru olan bence soğanlar pembeleşicek sonra biber ve sarımsak atılcak sonra domates sonra varsa sebze.
  • killerbee  (20.04.16 01:18:03) 
Suya atıp pişirmenin tek dezavantajı tadı mı yani, ve bazılarının geç pişmesi? EN son pişen sebze pişene kadar beklenir mesela?

Daha mı az besin kaybı var yağda kızartmaya göre?

Ben suya atartken bile suya yağ dökğyorum mesela.
  • Cursed Chico  (20.04.16 01:28:17) 
haşlanmış etle kavurmanın farklı olması gibi, direk suya atmakla önce yağda kavurmak lezzet farkı yaratır. yağda pişirirken de önce biber sonra soğan koyarsan ya da aynı anda koyarsan biber çabuk pişip yanar. hepsini aynı anda koyarsan domates sulu olduğu için haşlanma etkisi yaratır diğer malzemeler üzerinde.

ama taze fasülye yaparken hepsi bir kavrulup sonra suyu eklenince de güzel olabiliyor.

bir de not: yemeklerde su miktarı abartılıyor genelde. suyu az koyunca bütün yemekler daha güzel oluyor.
  • cinbiber  (20.04.16 01:49:43) 
tencere yemekleri genellikle iki ana usulde yapılıyor.
1. arkadaşların anlattığı nedenlerle ( pişme süreleri, malzemelerin aromalarının birbirlerine geçmesi ) sırayla tencereye koymak
2. çiğden pişirmek. bu yöntem daha çok domatesin bol olduğu yaz aylarında yazlık sebzelerle yapılır. yazlık sebzeler genellikle kışlık sebzelere oranla daha suludur, çiğden pişirme yönteminde yemek sebzelerin kendi suyunda pişier. soğanı en alta koyarsın, üzerine sebzeleri domatesi koyarsın, tenceredekiler yeterli ısıya ulaşınca yani pişmeye başlayınca küçük ocağa alırsın veya ısıyı yarıma getirirsin, uzun sürede pişirirsin. bu yöntemde de yemekler çok lezzetli olur.
göveç yemekleri de bu yöntemle yapılır.
çiğden pişirmede dana eti kullanılacaksa önceden pişirilir. kuzu ve beyaz et kullanılacaksa önceden pişirmeye gerek yok. soğanın üzerine eti koyarsın üzerine sebzeleri domatesi tuzunu koyup kapağını kapatırsın.
  • hayat aklini konusacak bir filozof uret  (20.04.16 02:58:46) 
[]

Yurtdışında alafranga olayı, musluk

Çok anı duydum musluk yok diye şişeyle giren filan. niye bizde var, ya da belirli ülkelerde mi yok o musluk?




 
musluk yoksa bide ya da bidet denen şey de olabiliyor sanırım. bizdeki klozet ise klozet ve bidenin akıllıca bir bileşimi. kim akıl ettiyse aferin ona.


  • sutlu nescafe  (19.04.16 23:47:39) 
Gittigim 12 ulkenin hicbirinde yoktu:)


  • stavro  (19.04.16 23:48:00) 
merhaba. tapelerde tayyipimin kafasını kurcalayan bi konuydu. "bide nedir?" bizim nadir işin pratiğini bulduğumuz olaylardan biri herhalde. kıbrıs havalimanı ercanda yoktu benim bildiğim. duj alıyorlar diğer kültürler. tamam övünelim fransızlar şemsiye, parfüm falan diye ama doğulu askerlerin çoğunlukta olduğu karakollarda giderlerde taş gören bi ben degilimdir.


www.google.com.tr
  • libertine  (19.04.16 23:48:29 ~ 23:50:52) 
ülkesine göre değişiyor evet. asya dakiler daha pis. europa yine iyidir. şişe ile giren denk gelmedim.


  • benaslindayohum  (19.04.16 23:48:34) 
Bizde taharet muslugu da var tuvalet kagidi da var pecete de var sprey de var rolon da var parfum de var kolonya da var yine insanlar pis pis sokakta geziyor!


  • Traveller  (20.04.16 00:05:41) 
cok yaygin olmamakla birlikte avrupa'da da yeni yeni kendini kabul ettiriyor. tabii daha ziyade lüks sinifina giriyor. kurutuculu olanlari falan var hatta.

orijinaline sadik kalip biraz allayip pullamislar lakin yemeyiz

www.youtube.com
  • ben de  (20.04.16 00:08:35) 
yok kardesim yok..islak mendil fln takiliosn.


  • uctumdageldim  (20.04.16 00:13:50) 
bi şişe suyla gireni gördüm. sadece italya'da bide vardı onun da kullanımı nasıl, el etmeden dübürü nasıl temizleriz çözemedim. evdekilerin hepsi dübüre ayarlı.

he romanya'da bi mekanın tuvaletinde şundan vardı. www.youtube.com

bu da iğrenç. askjdhasd


lanet olsun çıkamıyorum videolardan.
japon tuvaleti bu da www.youtube.com
güzel gibi duruyo aslında.

bu da çin, alaturka tuvalet varmış.

www.youtube.com
  • stereoseyfi  (20.04.16 00:17:32 ~ 00:41:40) 
japonya'da oldukca yaygin diye biliyorum, gidip gormedim. fransa'da ve italya'da bidet oldukca kullaniliyor sanirim.


  • jedilance  (20.04.16 00:22:32) 
bosnada bile bide var lan. taharet musluğu yok. japonya'da da makina var. götünü bal dök yala yapıyor :D


  • ayiadam  (20.04.16 00:30:04) 
hand shower denen seyi yayginlastirmis olabilirim isvicre'de. bizde gorenler yaptiriyor.
yoksa da islak tuvalet mendili yaygin.
misir'da da hand shower adet diye biliyorum.
  • bir varmis bir yokmus  (20.04.16 00:49:38) 
valla avrupada gittiğim hiçbir yerde yoktu o musluk. bide ile de karşılaşmadım ben pek. yumuşak ıslak mendiller de hiç fena değil yalnız, baya iş görüyor :)


  • king lizard  (20.04.16 00:59:06) 
Trkiyede avm lerde vs kullanıyor musunuz ki o musluğu? BEnim gittiğim hiçbir halka açık yerdkei musluk düzgün tutturamıyoırdu.

Bir de neden yıkamaya taktınız bu kadar yok insanlar pis flan :D kıçı pis olsa ne olacak.
  • Cursed Chico  (20.04.16 01:29:51) 
Ben kullaniyorum avm'lerde o muslugu. Yanimda her zaman islak mendil bulunuyor zaten en kotu.


  • stavro  (20.04.16 12:34:22) 
[]

Erkeklere kıl tüy sorusu

Koltukaltınızda ter bölgesi dışındaki yerlerde kıl ya da tüy var mı, varsa onları da alıyor musnuz?

Ergenlikte yanlış jiletleme sonucu, benim yanda biraz tüy çıkmış göğse doğru. Makineyle alıyorum şu an da oraları almıyorum terle alakası yok diye. Alırsam çoğalır diye çünkü inceler.


 
çılgınlar gibi var. almıyorum kamuflaj olaraktan(eşcinsel olduğumdan biraz abartı bir güvenlik önlemi ekonomik özgürülük sağlanana kadar). kesitiğin sürece bir yere kadar kalınlaşmaya devam edecek. ağda 1 aya kadar çıkartmıyor ağda fena değil bence. inceltiyor diyorlar ama ne yaparsan yap bir yerden sonra eski haline döner mesela epilasyon yaparsan bile vücut 2 seneye kendini onaracaktır. :(


  • tuzumkuru  (19.04.16 23:54:12) 
Kimilerinde koltuk alti genetik olarak gogus killariyla birlesir. Pornolarda gordum dikkatimi cok cekti. Sen de incele bundan sonra. Yani tirastan dolayi olmayabilir.


  • Traveller  (20.04.16 00:08:04) 
koltuk altı alırken göğüse kaçtığım çok oluyor. Birleşik benimkiler, hızımı alamıyorum aşağıya doğru kesmeye devam hehe.

Ayfa bir alırım.
  • yatagants  (20.04.16 00:11:19) 
Ağda yaparsam göremediğim tüyleri de alır diye yapmak istemiyorum. Makineyse yüzweysel alıyor. Gördüğümü.AMa oralara dokunmuyorum.


tuzumkuru anlayamadım eşcinselikle ordaki kılı almamayı :D bakımlı görünmemek için mi.

yatagants niye alıyorsun ordkai kıl tüyü, hijyenik bir şey mi yoksa estetik mş
  • Cursed Chico  (20.04.16 01:32:14) 
Bende de memintolara yakın yerden çıkıyor ve orayı da jiletliyorum. Yıllardır artma olmadı.


  • fatih baker  (20.04.16 04:32:54) 
alınca çoğalması gibi bir durum yok yahu. yıllardır omuzlarımdaki kılları keserim hala aynı seviyedeler.


  • phoera  (20.04.16 21:19:22) 
[]

Yanıklı yeşil mercimeği yemek

Yeşil mercimek pişiryordum içinde soğan vs. 10 dakika çarşaf değişatirmeye geldim, bir geldim ocağa geri, kokuyor.

Hemen almaya çalıştım diğer tencereye. Dibinde fazla yanmış yoktu aslında. Ben fazla bekliyıordum.

ALdıklarımda da koku var gibi.

Zararı olur mu ne olabilşr?

 
olmaz ya. bazen o şekilde bir talihsizliğe uğramamıza rağmen yedik ve hiçbir şey olmadı.


  • m e b  (18.04.16 23:59:01) 
açıkçası biraz güzel bir tat da vermiyor değil, ben de yiyorum bu durumda. afiyet olsun. hardalla deneyin bir de abartmadan.


  • ron dennis  (19.04.16 00:01:17) 
göm göm bişi olmaz


  • feel the blanks  (19.04.16 00:43:34) 
[]

Depresyondaki birini çıkarmak için gönderileck şeyler

Şarkı gibi değil de. mesela hayat hikayeleri. film olabilir.

EVden odasından çıkmayan oysa çok yetenekli ve çok şeyler kaznadırabilecek biriyken, kendini çürümeye veren genç birine yardım etmek isityorum edebilirsem.

Yapamadım ama şimdiye kadar.

 
bir şey göndererek çözebileceğinizi sanmıyorum. olursa da çok istisnai olur. tek yol bahanelerle onu dışarı çıkarmak. dışarı çıkaramıyorsanız da başka birine karşılık beklemeden yardımı dokunacak elinden gelen şeyler isteyin.


  • ganbatte  (15.04.16 14:10:55) 
iyi hissetmek kitabını hediye et.


  • nathanieltroy  (15.04.16 14:13:11) 
nhk mutant planet


  • kargn  (15.04.16 14:17:23) 
ne yollarsan yolla çıkmaz. çıkıyorsa zaten o depresyon değildir.


  • cekilmis gayfe  (15.04.16 14:30:33) 
depresyonu bir kilo baklava, bir avuç erik, sikimsonnik kitap vs. ayarında küçümsemeyin lütfen. eğer gerçekten arkadaşını düşünüyorsan git kolundan tut zorla dışarı çıkar, hayata karışmasına yardımcı ol veya uzman doktora götür. vicdanımı en kolay nasıl rahat ettiririm diye düşünüyorsanız hiçbir şey yapmayın daha iyi.

kısa bir süre önce bir tanıdığım intihar etti. depresyon ciddi bir hastalıktır. lütfen hafife almayın
  • yemrem  (15.04.16 14:37:51) 
Kolun dışarı çıkart, psikiyatriste götür. Depresyon hele uzun süreli depresyon hafife alınacak şey değil.


  • kyha  (15.04.16 14:39:19) 
kendisi istemedikçe sen ağzınla kuş tutsan faydan olmaz.


  • kakao  (15.04.16 14:51:27) 
Gidebileceği en yakın yerden kendisine bir terapist randevusu alın. Siz ödeyin. Ona da sadece bir seans gideceğini, hiçbir işe yaramaycak olsa bile kendisi hiç tanımayan biriyle objectif olarak konuşmanın ufuk açıcı olabileceğini, bir saatlik bir şeyden hiçbir kaybı olmayacağını, sonra gitmek istemezse devam etmeyebileceğini söyleyin. Randevu günü beraber gidin. Çıkışta biraz konuşun. Bence bu en iyi seçenek.


  • shadowcat  (15.04.16 14:58:00) 
hırka.


  • kuzey li  (15.04.16 14:59:00) 
depresyon dediğimiz kolayca girip çıkılacak birşey değildir. Ciddi bir rahatsızlıktır.
eğer arkadaşınız "ya bugün canım çok sıkılıyo evden çıkasım yok" dese böyle birşey yapabilirsiniz.
Eğer gerçekten depresyondaysa tedavi olması gerekir. Eğer gerçekten yardım etmek istiyorsanız psikoloğa gitmeye ikna etmek yapabileceğiniz en büyük iyilik olur.
  • innerbliss  (15.04.16 17:18:22) 
depresyon cidid bisiy ama sevildigini bilmek herkese iyi gelir, bence imkanin varsa birsey gondermek yerine ara veya ugra, mumkunse beraber disarida yuruyus yapmaya ikna et, suclayici yargilayici tarzda konusma, yardim alabilmeye takatinin olmasi icin bile itici bir guc gerekiyor, bence biraz gunes isigi biraz temiz hava, bir de mumkunse erik ve cagla da canlandirici olabilir. kolay gelsin.


  • mavicorap  (15.04.16 17:53:10) 
1 ... •8910111213141516   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.