Giriş
(2)

Iphone 14'e geçtim ama küçük gibi geliyor

tavish11
4 sene kadar iPhone Xs Max (2018 yılında çıkan model) kullandıktan sonra çok uygun bir fiyata (yüzde 35 ucuza) Iphone 14'e (2023 model) geçtim. İki üç gündür kullanıyorum ama Xs Max ekranıyla kıyaslayınca iPhone 14 ekranı çok ufak geliyor. Hala tam alışamadım. Halbuki Xs Max 6.5 inç 14 ise 6.1 inç.X
4 sene kadar iPhone Xs Max (2018 yılında çıkan model) kullandıktan sonra çok uygun bir fiyata (yüzde 35 ucuza) Iphone 14'e (2023 model) geçtim. İki üç gündür kullanıyorum ama Xs Max ekranıyla kıyaslayınca iPhone 14 ekranı çok ufak geliyor. Hala tam alışamadım.

Halbuki Xs Max 6.5 inç 14 ise 6.1 inç.

Xs Max modelini bırakmamın tek sebebi bataryasıydı. Geri kalan her şey beni tatmin ediyordu. Batarya değiştirince eski performansını yakalayamaz diye düşünüp telefonu değiştirdim.

Alışır mıyım sizce?
0
tavish11
(21.07.23)
2-3 günde öyle gelir, birkaç hafta sonra alışırsın. ben de xs max'ten 14e geçtim, bir süre sonra xs max tutunca çay tepsisi gibi gelmeye başladı, bu ne lan tablet mi telefon mu dedim.
0
mordorlu ziya
(21.07.23)
alışırsın. bi süre sonra da xs max büyük gelir.
0
jelly bear
(21.07.23)
(6)

değer kaybı

firemanjonny
merhabalar, bir kaza yaptık, kusur %50 - %50 çıktı, araç yapıldı çıktı filan, tamircinin yönlendirmesiyle pi hukuk diye bir firmanın elemanı geldi, söylediğine göre emekli emniyet müdürüymüş, kısıtlı bir vekalet vermem gerekiyormuş, ücret size gelir, davayı kaybetme gibi bir durum olmaz dedi, benim
merhabalar, bir kaza yaptık, kusur %50 - %50 çıktı, araç yapıldı çıktı filan, tamircinin yönlendirmesiyle pi hukuk diye bir firmanın elemanı geldi, söylediğine göre emekli emniyet müdürüymüş, kısıtlı bir vekalet vermem gerekiyormuş, ücret size gelir, davayı kaybetme gibi bir durum olmaz dedi, benim kafamı kurcalayan dolandırılma gibi birşey yaşamak, vekalet verme meselesi, sonradan adıma işlem yapabilir mi bu şahıs, bu yöntemle işlem yapan varsa yazabilir mi nedir, ehil biri olduğunu güvenilir olduğunu nereden anlarız bu kişinin, teşekkürler.
0
firemanjonny
(21.07.23)
değer kaybı için bireysel başvuru yapabilirsiniz. aracıya gerek yok, sigortacınız ile görüşün
0
obscure
(21.07.23)
Memleket dingonun ahırına döndü.
Baroya kayıtlı avukatlarla iş yapın. başınıza her iş gelebilir.
bu iş şöyle bir şey aslında bugün size buradan yazınca bana vekalet verir misiniz?
Ben vermezdim. bir farkı yok. Asla vermeyin.
avukata verin. kolay bir süreç yaparım derseniz siz de başvurabilirsiniz değer kaybı için. gerek yok avukat uğraşsın derseniz avukata verin. bu tip çakma aracılara fırsat vermeyin.
0
erty_ksk
(21.07.23)
Asla vermeyin.

Zaten yasal değil, hatta şikayetçi olun. Ya kendiniz uğraşın ya da bi avukata verin.
0
lavinia
(21.07.23)
değer kaybı için karşı tarafın sigorta şirketine eksper raporu, kaza tutanağı, ruhsat vb ile başvuru yapabilirsiniz.
avukata ihtiyacınız yok. koşulsuz yatırırlar.
0
jelly bear
(21.07.23)
Deger kaybi aracin onceden trameri yoksa alınabiliyor diye biliyorum ama kesin değil bilgim
0
mirty
(21.07.23)
Sakın vermeyin.
Ya kendiniz karşı araç sigortasına başvurun ya da bir avukata vekalet verin.
Avukata neden güveneyim derseniz eğer, onun sizden habersiz işlem yapması durumunda mesleğini kaybetmesi söz konusudur direkt. Ağır cezada yargılanır. Avukatın ortadan kaybolması çok zordur, her yerde adı vs. kayıtlı olduğu için ihbar durumunda hemen yakalanır, dolayısı ile risk almaz sizden habersiz iş yapmaz.

Diğer şahıs dolandırıcıysa veya istemediğiniz şekilde işlem yaparsa, işlemi iptal ettirmeniz veya onları yakalamanız oldukça zor çoğu zaman imkansızdır. Hak iddia edemezsiniz rızanızla verdiğiniz vekalet için.
0
megalomaniac
(22.07.23)
(3)

Parfümcü Önerisi

bekocani
Sevgili kullanıcılar,Orijinal parfüm fiyatları almış başını gitmiş. Uzun zamandır Eminönü'deki bir esans deposundan parfüm almaktaydım fakat son zamanlarda hem fiyatlara aşırı zam yaptılar hem de esansın kalitesini çok düşürdüler. 3 gün üstümde kalan koku artık 3 saat bile kalmıyor.Açık parfüm kulla
Sevgili kullanıcılar,

Orijinal parfüm fiyatları almış başını gitmiş. Uzun zamandır Eminönü'deki bir esans deposundan parfüm almaktaydım fakat son zamanlarda hem fiyatlara aşırı zam yaptılar hem de esansın kalitesini çok düşürdüler. 3 gün üstümde kalan koku artık 3 saat bile kalmıyor.

Açık parfüm kullanıp memnun olan varsa nereleri tercih ettiklerini yazabilirler mi acaba?

Teşekkürler ^^
0
bekocani
(21.07.23)
Tutaste
0
inawen
(21.07.23)
açıkta MAD iyidir.
0
erty_ksk
(21.07.23)
tutaste
muscent (artık eski kalitesi yok deniyor ama denemedim)
0
mezarstone
(21.07.23)
(2)

Ram nereden alınır, güvenilir, ucuz?

mimo
Samsung, SK Hynix ramlere bakıyordum epey.comdan.n11'deki yorumlarda testlerde marka isminin olmadığını, isimsiz bellekler olduğunu söylemişler. güvenemedim hiçbirine ondan sonra.ismiyle içeriği aynı olan güvenilir satıcı kimi önerirsiniz teşekkürler
Samsung, SK Hynix ramlere bakıyordum epey.comdan.
n11'deki yorumlarda testlerde marka isminin olmadığını, isimsiz bellekler olduğunu söylemişler. güvenemedim hiçbirine ondan sonra.
ismiyle içeriği aynı olan güvenilir satıcı kimi önerirsiniz teşekkürler
0
mimo
(21.07.23)
Amazon'dan bakabilirsiniz.

Bazen satıcısı amazon germany olup da Türkiye fiyatlarından çok daha uyguna denk gelebiliyor hatta. Orijinalliğinden şüpheniz olmaz, bir arıza vs. durumu olursa da iade edersin koşulsuz şartsız.
0
chicha_v2
(21.07.23)
Penta, Index Bilgisayar ve Arena bayiliğim var. Resmi distribütörler bunlar.
Stoklarda varsa bakıp teklif atabilirim. Ne arıyorsunuz tam olarak, kaç gb ddr vs?
0
wct3 org
(21.07.23)
(4)

Verimli to-do list önerileri

jjimyl
Selamlar herkese,Günlük, haftalık or yıllık yapılacaklar listelerinizi nerelerde, hangi uygulamalarda ve formatlarda tutuyorsunuz. Google keepte madde madde tutuyorum ama aklıma gelen her işi madde olarak eklediğimden sonuçta oradaki işleri bitirmekten çok listeye yeni madde eklemek daha çok hoşuma
Selamlar herkese,

Günlük, haftalık or yıllık yapılacaklar listelerinizi nerelerde, hangi uygulamalarda ve formatlarda tutuyorsunuz. Google keepte madde madde tutuyorum ama aklıma gelen her işi madde olarak eklediğimden sonuçta oradaki işleri bitirmekten çok listeye yeni madde eklemek daha çok hoşuma gidiyor :/ Einhosever Matrisi önerisi geldi birinden ama onu dijital ortamda nasıl oluşturabilirim bilemedim.

Önceliklendirmeyi ve kategorize etmeyi daha iyi yapabileceğim işleri bitirdikçe listede üstünü silerek yeni madde koymaktan daha çok keyif alacağım bir to-do list formatı arıyorum, önerilerinize açığım.
0
jjimyl
(21.07.23)
Get Things Done (GTD) öğrenin. Mümkünse kitabını okuyun. GTD uyumlu yazılım çok, size uyanı kullanırsınız.
0
alfired
(21.07.23)
notion
0
cilgin fantezilerin adami
(21.07.23)
@cilgin fantezilerin adami notionda bu öncelik matrisini nasıl yapabilirim? Tablo şeklinde yapınca bir hucreye tek bir şey yazılıyor, tek bir hücreye birden fazla madde yazmak istiyorum
0
🌸jjimyl
(21.07.23)
google sheets ile veya trello checklist ile yapılabilir belki
0
azeroth
(22.07.23)
(3)

turkiye'den yurtdisina para gondermek

baldur2
bitcoin olarak tam olarak nasil para gonderiliyor? en ucuz yontem bu mu?
bitcoin olarak tam olarak nasil para gonderiliyor? en ucuz yontem bu mu?
0
baldur2
(21.07.23)
en az kesinti yapan trc20 ağı olması lazım, trx olarak da yollayabilirsin. karşıdakinin aynı ağdaki cüzdan id'sini giriyorsun, miktarı yazıyorsun hop para gidiyor.
0
gule gule
(21.07.23)
Temel kural: önce 3-5 dolar gönder, gittiğini gör, öyle geri kalanını gönder.

Bu işi ilk kez yapanlardan yanlış ağa para atıp sıkıntı yaşayan çok kişi var.
0
nhk ni youkosu
(21.07.23)
bitcoin olarak göndermeyin bitcoin düşebilir artabilir riske giriyorsunuz. Eğer karşı taraf illaki bitcoin olarak gönderin demiyorsa usdt,usdc,busd gibi stabil coinler tercih edin.
0
nuevo
(21.07.23)
(3)

sakal icin makine

baldur2
sakali belli bir seviyede tutmak icin hangi marka model makine onerirsiniz?
sakali belli bir seviyede tutmak icin hangi marka model makine onerirsiniz?
0
baldur2
(21.07.23)
Ben braun kullanıyorum 1-2-3-5-7 seviyeleri mevcut. 4 ve 6 yok bilinmeyen bir sebep ile :D

2 senedir ıslak-kuru sorunsuz olabiliyorum. şarjı da 2-3 tıraşı karşılıyor. Hatta Çoğu zaman saç tıraşım için de kullanıyorum .

www.mediamarkt.com.tr
0
janavarorion
(21.07.23)
Şu var bende.
Yok yok. Herşey var.

www.akakce.com
0
Mirket
(21.07.23)
www.akakce.com

braun, philips gibi sarjlı makinalarla zaman kaybetmeyin. onlarla kıyaslanamayacak kadar kaliteli, konforlu ve iyi.
0
mezarstone
(21.07.23)
(4)

Güneşlenirken yüzünüzü nasıl kapatıyorsunuz?

magni
Merhaba. Şezlongda sırtüstü yatıp da güneşlenirken yalnızca yüzünüzün daha fazla güneşe maruz kalmamasını istediğinizde yüzünüzü hangi yöntemle kapatıyorsunuz? Ben tshirt koyuyorum ama çok terletiyor, bunaltıyor.
Merhaba. Şezlongda sırtüstü yatıp da güneşlenirken yalnızca yüzünüzün daha fazla güneşe maruz kalmamasını istediğinizde yüzünüzü hangi yöntemle kapatıyorsunuz? Ben tshirt koyuyorum ama çok terletiyor, bunaltıyor.
0
magni
(21.07.23)
şapka koyup uyuyorum.
0
gule gule
(21.07.23)
Şemsiyenin gölgesine göre hizalanıyorum
0
akhenaten
(21.07.23)
sapka, uyku bandi, esarp, pestamel
0
mess
(21.07.23)
Şemsiyenin gölgesi+1

Bu arada sağlıklı bronzlaşma diye birşey yoktur. Dikkat ediniz
0
old possum
(21.07.23)
(3)

Elektro gitardan klavyeye geçmeli miyim?

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. İyi müziği, iyi şarkıyı tarz fark etmeksizin hep çok sevdim dinledim. Son zamanda elektro gitar üstüne yoğunlaşmıştım ancak gittiğim her yere elektro gitar götürme şansım olmuyor. Kulaktan şarkıların tablarını çıkarıyorum, bundan da keyif alıyorum. Walk band uygulamasını da bu am
Merhaba arkadaşlar. İyi müziği, iyi şarkıyı tarz fark etmeksizin hep çok sevdim dinledim. Son zamanda elektro gitar üstüne yoğunlaşmıştım ancak gittiğim her yere elektro gitar götürme şansım olmuyor. Kulaktan şarkıların tablarını çıkarıyorum, bundan da keyif alıyorum. Walk band uygulamasını da bu amaç için kullanmaya başladım ve farkettim ki, klavye elektroya göre daha konforlu. Tabi uygulama yönünden bu böyle, gerçeğinde yine her yerde çalma sorunu mevcut. Şimdi klavyeye ilgim acayip arttı, elektro gitar duvar askısından bana bakıyor. Ne yöne gideyim, iki yöne de mi savrulayım. Fikirlerinizi dinlemek isterim.
0
dolantindr
(21.07.23)
"klavyeye ilgim acayip arttı"

içinde bu his uyandıysa klavyeye de başla fakat klavye de düşündüğün kadar mobil değil, midi klavye alırsan yanına laptop da şart, 88 tuşlu midi klavye de küçük değil

gitar+çalışma amfisi kullanabilirsin orange mini crush modellerine bak

gitar + external ses kartı + bilgisayar gibi bir düzen kurabilirsin
0
freebird5406_2
(21.07.23)
Iki yone de savrul, klavyeye gecince gitari unutmayacaksin, fazladan bir enstruman bilmis olursun hicbir zarari yok.

Klavyeye gecince de daha mobil olmayacaksin +1
0
mirafiori
(21.07.23)
Klavye daha mobil değil+2 Ha tablete klavye uygulaması indiririm dersen amenna da....o da fazla sınırlı.

Akustik veya klasik gitar diyeyim ben. Amfi gerekmez, her yere gider. Daha küçük bir şey için ukulele olur ama onun da perdeleri farklı gitardan, alışmak zaman alabilir.
0
d max
(21.07.23)
(4)

Ev Kredisi

KendineAteist
Selamlar yeni evliyim eşimle birlikte memuruz 1 yıldır kiradayız ev sahibimizle 2.yıl için de belli bir miktar karşılığında anlaştık ve oturmaya devam ediyoruz. artık ev almak istiyoruz belli bir miktar biriktirdik ancak biz biriktiriyoruz evler de o derece artıyor sonu yok iyi kötü bir şekilde ev
Selamlar yeni evliyim eşimle birlikte memuruz 1 yıldır kiradayız ev sahibimizle 2.yıl için de belli bir miktar karşılığında anlaştık ve oturmaya devam ediyoruz. artık ev almak istiyoruz belli bir miktar biriktirdik ancak biz biriktiriyoruz evler de o derece artıyor sonu yok iyi kötü bir şekilde ev kredisine girmek istiyoruz.
Almak istediğim eve max 1 milyon kredi çıkıyormuş.
Kamu bankaları 300 binden fazla kredi vermiyor.
Özel bankalar 1 milyon veriyor ama faizleri yüksek onu da geçtim bize 1.8 milyon kredi lazım.
1 milyon kredi maaşımızın tam %50sine denk geliyor.
Yani banka 1.8 milyon kredi verebilse bile büyük ihtimal geliriniz yetmiyor diye onaylamayacak. ancak annem ve babam biz kefil olalım bizim maaşlarımızı da gösterelim belki o zaman verirler dedi
1 - Annemle babamın maaşı kefillik durumunda bizim gelir gibi görünür mü ? yani 4 maaş
2 - Max 1 milyon kredi çıkan eve 1.8 çıkabilir mi kefillik durumunda ?
3 - İpotekle ev alma olayı varmış ama ipotek gösterdiğin evin %50 tutarı kredi verilebiliyormuş ancak 5 yılda ödemen gerekiyormuş yine aynı soru ipotekle ev kredisine başvurursak 1 yerine 1.8 çekebilme ihtimalimiz olur mu?

Bilen yeşillendirirse sevinirim ...
0
KendineAteist
(21.07.23)
Kamu bankalari vermiyormus mis mus seklinde etraftan duydugunuz seylerler hareket etmeyin.

Bir gun sabah cikin butun kamu bankalari onceikli olarak gezip bizzat bilgi alin.
0
nuisance
(21.07.23)
1. Bu sorudan tam emin değilim ancak banka şubesindeki temsilci daha net cevap verecektir. Kesin olan şu ki, kamu bankasından kredi almaya kalkarsan prosedürlerle yoracaklardır ancak özel bankalar bu gibi konularda daha esnek. Örneğin bir kamu bankası sağolsun nişanlım ve bana "evli olmadığımız ve hane geliri gösteremediğimiz" gerekçesiyle krediyi kullandırmamıştı, aynı bankanın başka şubesinden kullanabilmiştik. Böyle durumlar olabiliyor.

2. En fazla 1M kredi çıkması konusunu kim belirledi? Bir daireye en fazla ekspertiz bedelinin %60-80 bandı kadar kredi çıkar. Çıkacak oran enerji sınıfına göre değişir. Bu konu kefalet durumundna bağımsızdır.

Eğer kastın ev sahiplerinin rayiç bedel konusundan ötürü en fazla 1M'a müsade ediyor olmasıysa o başka bir konu. Satıcıyı ikna etmek, muhtemelen elden ekstra ödeme yapmak gerekecek.

3. Bu sorun da 2. soruyla bağlantılı. Bugünkü yönetmeliklerle bir konutun en fazla ekspertiz değerinin %60-80 bandına konut kredisi kullandırılır. Yani çıkabilecek azami kredi ekspertiz sonrası netleşecektir. Örneğin ekspertiz en az 3M çıkarsa 1,8M kredi kullanma imkanın -gelirinin yeterli, ödemelerinin düzenli olduğunu varsayıyorum- olabilir.

İpotek karşılığı kullandırılacak kredi prosedürleri bankadan bankaya ve ülke döneminden dönemine değişebiliyor. Bunu da şubecine sorman laızm.

Kolay gelsin zor süreçler.

-> Düzenleme yapıyorum. Konut kredilerinde oranlar yine değişmiş enerji sınıfına göre ekspertiz bedelinin %50'si ile %60'ı arasında kredi çıkıyormuş.
0
Lethe
(21.07.23)
şuanda kredili ev alma sürecindeyim. anlatayım;

öncelikle evin enerji sınıfını öğrenmeniz lazım. enerji sınıfı belgesi yoksa bu ev "diğer" statüsündedir. sonrasında aşağıdaki tabloya bakın:

mobile.donanimhaber.com

bu tabloya göre eviniz 2. el ve "diğer" kategorisindedir.

bankaya kredi başvurusunda bulunduğunuzda işlemler şöyle:

1- banka kredi için ön onay alıyor (bu işlem 30 saniye sürüyor, kredi puanınız sorgulanıyor vs.)
2- banka kredi başvurusunu merkezine gönderiyor ve sizden gelirlerinizi beyan etmeniz bekleniyor (bu işlem 1-2 gün sürüyor)
3-merkezden kredi için onay gelirse banka evi görmek için eksper gönderiyor. bu exper bir rapor hazırlıyor ve eve bir değer biçiyor. bu değeri aklınızda tutun.
4- eksper raporu 4-5 günde çıkıyor. raporda yazan bu değeri gidip üstte tabloda değerlendiriyorsunuz. eğer 2-5 milyon arasındaysa, sizin alacağınız ev de 2. el ve "diğer" enerji sınıfında olduğundan dolayı çekebileceğiniz kredi exper değerinin %50 si oluyor. örneğin exper eve 3 milyon değer biçti. siz bankada 1,5milyonun 1 kuruş üstüne dahi fazlasına kredi çekemezsiniz. bu devletin belirlediği bir kural ve her banka uymak zorunda.
5- eğer üstteki şartlar uyuyor ve çekebileceğiniz tutar sizin için ok ise süreç devam ediyor ve ipotek işlemleri başlıyor.
6- tapu süreci başlıyor. burada tapuya bildireceğiniz iki değer var. biri rayiç bedel diğeri satış bedeli. krediyle aldığınız için "satış bedeli" çektiğiniz krediden fazla gösterilmek zorunda. burada da şöyle bir handikap var:
7- evin satıcısı eğer evi aldığından beri 5 sene geçmediyse alış fiyatıyla bu sizin tapuda belirleyeceğinz satış fiyatı arasında bir para kazanmış olduğundan dolayı satıcıya gelir vergisi çıkıyor. bu vergi da sağlam bir vergi. şuan size satacağından aldığı fiyatı düşüyor ve yıl hesabı yapıyorsunuz (bunu yapan siteler var) atıyorum 200-300 bin tl falan vergi çıkıyor.
8- bu vergiden dolayı çoğu satıcı kredili satışa yanaşmıyor. çünkü nakit satsa tapuda çok az bir satış tutarı gösterip vergiyi makul seviyeye çekmiş oluyor. not: satıcı evi aldığından itibaren 5 yılı geçirdiyse böyle bir vergi yok. muaf.
10- tapu süreci ve satış. son.
0
mr.goodcat
(21.07.23)
cevaplar için çok teşekkürler.
Bugün vakıfbanka uğradım ev kredisi için maksimum 500 bin verebileceklerini söylediler.
Akbanka gittim.
Öncelikle kredi verebileceklerini söylediler. 3'lü kefil sistemiyle bildireceğiniz 3 kişi ve sizin maaşınızın geliri nedir dedi 4 maaşın toplamını söyledim 1800 istediğimi söyledim aylık 48k ödemesi olur 10 yıldan dedi. puanıma falan baktı güzel puanınız var çıkabilir dedi
İpotekli krediyi sordum onda maksimum 60 ay vade oluyormuş hiç bulaşmayın dedi
kredi çıkma olayına ise dediğiniz gibi büyük ihtimal vergi ödememek için max 1 milyon gibi bir şey söylemişlerdir size öyle bir şey yok dedi.
Şimdi ev arıyoruz bakalım bir ev buldum yine 1.5 milyon kullandırabiliriz dedi dedim 1.8 kullanmam lazım gelin konuşalım dedi :D
2 kişinin maaşıyla olacak gibi değil zaten kazancımızdan fazla oluyor anne babadan biraz destek alsak bize yeter ki onlar da istekli bu konuda.
0
🌸KendineAteist
(21.07.23)
(10)

cruise yolculugu nasil bi sey

Kittie
hijyenik degil diye okuyorum ama iyilerinin luks bir otelden farki yok ki. yoksa farkli mi?gece okyanusun ortasinda ilerliyor olmak korkutucu mu? (geminin batmayacagi yuzde yuz de bahsettigim sey ucsuz bucaksiz bir suyun ortasinda olma hissi)hastalandiniz diyelim gemideki doktoru da asiyor durumunuz
hijyenik degil diye okuyorum ama iyilerinin luks bir otelden farki yok ki. yoksa farkli mi?

gece okyanusun ortasinda ilerliyor olmak korkutucu mu? (geminin batmayacagi yuzde yuz de bahsettigim sey ucsuz bucaksiz bir suyun ortasinda olma hissi)

hastalandiniz diyelim gemideki doktoru da asiyor durumunuz, hemen helikopter mi isteniyor?

genel olarak guzel bir sey mi? bir de nereye seyahat ettiniz?

bonus soru: tasarimlari tam bir otel gibi oldugundan boyle gemi olmazcilardan misiniz? cirkin mi tasarimlari?

bir duyuru icinde 35 tane soru sordum ama aklinizda kalanlari cevaplarsiniz iste :)
0
Kittie
(21.07.23)
Ben Beşiktaş'tan Kadıköy'e vapurla geçerken bile gerilen biri olduğum için böyle yolculukları düşünürken bile nabzım yükselmeye başlıyor, bana çok klostrofobik bir ortam gibi geliyor, ayrıca batmayacağının da bir garantisi yok son 2-3 senede özellikle kuzey denizinde batan alabora olan çok yolcu gemisi var böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.23)
Kim demiş hijyenik değil diye.
Titanikin buzulu gelip çarpmazsa batmaz.
5 yıldızlı bir oteldeki her şey var. 24 Saat etkinlik. Asla sıkılmazsın.
Kaldıklarımın mutfağı süperdi.
İçeceklerin ayrıca ve fahiş ücretlendirilmesi kötü.
Ege adaları ve Akdeniz limanları.
Tasarım süper.
Doktorları kalite. Helikopter gelir.
0
Mirket
(21.07.23)
otelden farkı yok, egede çok az dalgada bile uyumak biraz zor oluyor sonra alışıyorsun(bu ege cruiseleri orta boyda)
alt katlarda olmak zor motor sesi geliyormuş, üstün bir altı iyidir.
birde panik ataklıksanız binmeyin bence, helikopter için çok extrem olmalı ameliyat harici müdahale yapabiliyorlar.
gemideki havuzlar küçük ve keyifsiz bence, ege adaları turları yapılabilr, tasarımlarıda gayet güzeldi
0
eja
(21.07.23)
7'den 70'e her yaşa ve zevke hitap eden harika bir deneyim. Her insanın hayatından en az 1 kere katılmasını tavsiye ederim. Hijyenik olmama ihtimali yok 5 yıldızlı otellerde temizlik nasılsa o, odalar her gün 1 kere ortak alanlar her gün sayamayacağın kere temizleniyor. Sağlık konularında endişe etmek de yersiz karadan o kadar uzak seyir olmuyor titanik gibi atlantiği bir uçtan uca geçen bir rota yok. Penceresiz ve manzarasız iç kabinler bir nebze klostrofobik olabilir ama sadece yatmak için odada kaldığınız için manzaralı, balkonlu, ferah bir odayla aradaki 8-10 bin euroluk farkı vermek istemeyebilirsiniz. 6 kere yolculuk yaptım. Karayipler, uzakdoğu, akdeniz, baltık, orta avrupa, britanya hepsinden ayrı ayrı keyif aldım. En büyük avantajı uçak, otel, yemek, ulaşım, aktivite, vs hepsiyle ayrı ayrı uğraşmak emek ve vakit harcamak yerine tek seferde parasını verip keyfine bakması.
0
iwasbornonamountainside
(21.07.23)
Hangi cruise olduğuna bağlı. Şimdi ufak gemiyle yunan adaları turu yapan da var,

Devasa gemiyle karayip, akdeniz, uzakdoğu dolaşan da.

Büyük gemiler ufak bir ilçe gibidir. Küçükler sadece yüzen bir oteldir.

Alışık olmayan biri için okyanus korkutucu olabilir. Ama okyanus yolculuğuna çıkan bir gemi zaten büyük bir cruise gemisidir. Bunların da inanılmaz teknolojileri var, fırtınaya yakalanmaları düşük ihtimaldir hava raporlarıyla sensörleriyle fırtınaları önden tahmin edip rota değiştirirler. Stabilizer sistemleri vardır dalgaların etkisini azaltır sallanmayı azaltır.

Zaten geminin içinde o kadar çok aktivite vardır ki, okyanus geçtiğinizi anlamazsınız bile.

Yine büyük gemilerin birçoğunda ufak cerrahi operasyonları bile yapabilecek ekip ve donanım oluyor. Çok kritik durumlarda en yakın limandan sahil güvenlik desteği isteniyor. Artık o ülkenin elinde hangi araç varsa onunla gelip hastayı alıyorlar.

Güzel olup olmaması bütçeye ve seyahat ettiğiniz şirkete göre değişiyor. Şimdi mesela bizde en popüler olanlar yunan adaları cruise turları. Bunlar yüzen oteldir. Küçük bir kabinde kalırsınız (tavsiyem balkonlu kabin alın, diğerleri klostrofobik olabilir çoğu insan için), 1-2 restoran olur gemide. 1 ya da 2 havuz olabilir ya da hiç olmaz. Bunlarda yapacak çok bir şey yoktur. Gemi sabah limana yanaşır, gittiğiniz yeri gezersiniz. Akşam yola çıkar, gemide yemek yer uyursunuz. Sabah kahvaltıda yeni limana yanaşır orayı gezersiniz.

Orta üst segment firmalar msc, royal carribean vb. daha büyük gemiler sunar. Bunlarda yapacak çok şey vardır. Sahne şovları, kulüpler, spor aktiviteleri, farklı tarzlarda çeşit çeşit restoran, yanaşılan limanlarda özel turlar, bazen turlara dahil olan özel konserler, mesela turun ortasında geminin tiyatrosunda bir anda mariah carey sahne alabilir, aşırı keyifli olabilir. Eğer iyi bir kabinde konaklıyorsanız yani deniz gören, balkonu olan vs bu turlar keyiflidir. Zaten gittiğiniz yerler de güzel olur bu gemilerle, singapur, akdeniz adaları, karayipler, kuzey buz denizi vs.

Bir de üst segment ya da tematik cruise turları var ki bunlar çok acayiptir. Mesela ritz carlton'un mega yatlarla yaptığı turlar var. Ya da disney'in fantasy gemileri var bunlar başlı başına olaydır.

Yani ne kadar bütçe o kadar eğlence.

Temizlik başka bir konu. Firmaya göre değişir. Küçük firmalarda bazı şeyler gözünüze batabilir. Ama çok büyük firmalarda bu tarz konular çok ciddiye alınır genelde.

Elbette firmadan bağımsız çok kalabalık dönemlerde havuz, jakuzi vb gibi ortamların %100 temiz kalması çok mümkün olmayabilir.
0
anten
(21.07.23)
2019 da balayına cruise ile çıktık. Yunan adalarını gezdik, biz suit tuttuğumuz için çoğu otelden güzel bir odada kaldık, batacak diye hic düşünmedim ama bir gece ciddi dalga oldu ve güverteyi kapamışlardı, cok hafif sallanıyordu o kadar. Havuzu hiç kullanmadık ama normalde de sevmem. Tiyatro salonu ayrı disco kısmı ayrı 5 tabe restoran vardı, 7 katlı. Kendi doktor ve hemşiresi var. Yine gider miyim, kesinlikle giderim.
0
mirty
(21.07.23)
Bu benim çocukluk hayalimdi. Filmlerde falan hep çok zenginlerin gittiğini görünce çok pahalı diye düşünürdüm.
Geçenlerde öyle bi esti araştırdım da verilemeyecek bir para da değilmiş.
Sadece kendime çok güvenmediğim için yanıma bir yoldaş bulana kadar erteledim bu sefer :)
Seneye böyle bir tatil yapmayı çok istiyorum ama aklına soktuğum o parayı vermek istemiyor ya genel olarak bu tür tatil istemiyor, annem, kardeşim bana ödetmek istiyor vs. :)

Tecrübem olmadığı için tasarım soruna yanıt vereyim sadece;

Bence gayet güzel görünüyorlar. Geçenlerde Galataport'a demir atan farklı türde gemiler görmüştüm bir tanesi böyle standart Cruise'lar gibi değil böyle sanki korsan gemisi gibi görünüyor uzaktan ama yakınlaştıkça yolcu gemisi olduğu belli olan hoş bir tasarımdı mesela o büyük kaba görüntüden hoşlanmayanlar bu tarz gemileri de tercih edebilirler.
Hatta onları yan yana görünce biri site konutu biri bahçeli ev gibi ne kadar farklılar ama sonuçta amaçları aynı diye düşünmüştüm.
Mesela arada çok fark yoksa ben o görmeye alışık olmadığım gemiyi tercih ederim ileride.
Var böyle hayaller bakalım artık...
0
Dağcı
(21.07.23)
Batması konusunda bilgi vereyim daha yeni titanik ile alakalı okuma yaptım.

Batmaz. Kaza yapsa, sorun yaşasa bile yolcularını öldürecek hızda batacak aletler değiller gemiler artık.

Titanikte 15 tane hata üst üste yapılmış. Bunlardan 1 tanesi bile yapılmasaydı yolcular ölmeyecekti. Şimdi o yaptıkları 15 hatanın 15 i de regülasyonlara ve kontrollere tabi. Bu nedenle deniz ortasında ilerleme hissi korkutucu değildir sanırım.
Ama benim de deneyimim yok. Büyük turlara çıkanlar çok memnun ama duyduğum kadarıyla.
0
zimbirik
(21.07.23)
Gemilerek nasıl batmıyor ya ben tam anlamadım, sanırım en son M/S Estonia batıp 800 yolcusu ölmüştü. O da çok eski bi tarih değil yani 94 yılında oldu gayet modern denizciliğin ürünü bi gemiydi. Onu saymayacaksak Costa Concordia var, illa batmasına da gerek yok alabora olunca da ölebiliyor insanlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.23)
Selamlar

Ben cruise gemisinde çalışıyorum, hatta bu yanıtı şu anda kamaramdan yazıyorum. İşte size her yönüyle yolcu gemilerinin perde arkası :)

1. Cruise sektörü hijyen konusunda çok katı ve titizdir. Dünyanın pandemi ile daha yeni tanıdığı pek gündelik yöntem bizim hayatımızın bir parçasıydı. Dolayısıyla hiç endişe etmeyin, tabiri caizse 7/24 temizleniyor. Hele de Amerika'da "Public Health" denetimleri oluyor ki görmeniz lazım, en mikroskobik toza kadar denetliyorlar.

2. Okyanus aşırı yolculuklar sürekli olmuyor. Mesela yılda 1-2 kez filan Avrupa'dan Amerika'a geçerken ya da tam tersi. Ama tabi gene de açık denizde olmak hissi farklı birşey ancak kendi adıma konuşursam korkutucu değil. Daha ziyade huzurlu ve rahatlatıcı.

3. Her gemide sağlık birimi muhakkak var. Ufak düzeyde cerrahi operasyonlar yapılabilecek düzeyde donanımlı sağlık çalışanları ve ekipmanlarımız mevcut. Hatta daha az önce revirdeki röntgen cihazının yazılımıyla ilgilenmem gerekti. Ciddi durumlarda eğer limana yakınsak hemen yanaşıyoruz ya da geri dönüyoruz. Karadan uzakta, açık denizde isek de helikopter geliyor ki 2-3 kez bizzat karşılaştım. Geminin burnuna sedye indirdiler, yolcuyu tahliye edip götürdüler.

4. Genel olarak güzel birşey :) Bu gemiler 5 yıldızlı yüzen otel gibiler, içlerinde gerçekten de yok yok. Alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar, spa salonları, farklı dünya mutfaklarından restorantlar, değişik ambiyansa sahip barlar, puro odaları, kumarhaneler, dans gösterileri, yüzme havuzları, jakuziler, kütüphaneler, basketbol, futbol sahaları ve türlü türlü etkinliklerle dolu. Hatta gemilerimizden birinde go kart pisti bile var, okyanusa karşı araba yarışı yapabiliyorsunuz! Gösteri ve şovların bazıları Broadway'dan transfer edilmiş dünyaca ünlü performanslar oluyor. Hatta bazı yolcularımız özellikle onları seyretmek için geliyorlar.

Sakince kitap okuyup denizi de seyredebilirsiniz, kumar masasında çoluğunuzun çocuğunuzun geleceğini heba da edebilirsiniz. Bence en keyifli yanı ise bavullarınızı alıp karamanıza yerleştikten sonra rahat rahat seyahat etmeniz. Gece yolculuk edip sabah apayrı bir yerde gözünüzü açıyorsunuz.

5. Elbette çok devasa yapılarda oluyorlar (ki içlerinde benim de beğenmediğim gemiler var) ama kişisel olarak tasarımlarını güzel buluyorum. Hele de iç dekorasyonları gerçekten de çok güzel hatta sanat eseri gibi oluyor. Bazı gemilerimizin dışını ünlü ressamlar ve sanatçılar boyuyorlar.
0
burka
(21.07.23)
(4)

telefon karşılaştırma

atina
Merhaba, poco f5 pro ve xıaomi 12T pro arasında kaldım. batarya, görüntü ve oyun performansı poco f5 pro'da daha iyi ancak kamera olarak baktığımda xiaomi 12t daha iyi kamera gözüküyor. gerçi ben xiaomi'nin abartı olarak söylediği 200 megapiksele bakmıyorum ama yine de bu kadar net bir ayrım var mı?
Merhaba, poco f5 pro ve xıaomi 12T pro arasında kaldım. batarya, görüntü ve oyun performansı poco f5 pro'da daha iyi ancak kamera olarak baktığımda xiaomi 12t daha iyi kamera gözüküyor. gerçi ben xiaomi'nin abartı olarak söylediği 200 megapiksele bakmıyorum ama yine de bu kadar net bir ayrım var mı? bilenler varsa yorum yapabilir mi? kamera konusu da benim için çok önemli.


Bu arada telefonların fiyatları türkiye’de bazen farklı olabiliyor ama yurtdısından almayı düşünüyorum. Benim için önemli olan ısınma, kasma sorunu olmasın, kamerası iyi olsun ve batarya performansı.
0
atina
(21.07.23)
Hocam ikiside aynı telefon ekran işlemci batarya vs günlük kullanımda hiç fark hissetmezsin hangisi ucuzsa hangisinin tipini beğendiysen onu al

www.gsmarena.com

Ben olsam xiaomi olanı alırdım samsungdan niye vazgeçtin
0
freebird5406_2
(21.07.23)
@freebird5406_2 merhaba, açıkçası o telefonda pasaport falan gerekli. yurtdışından alacağım. dediğim gibi iki telefon arasında kaldım :)
pocoyu beğendim ama sanki kamerası iyi değil diğerine göre. elime de almadığım için yorum yapamıyorum. bugün bakarım.
0
🌸atina
(21.07.23)
Hocam sanki xiaomi nin ekran parlaklığı canlı renkleri biraz daha iyi , fotoğraflarda da poco daha doğal çekerken xiaomi satürasyonu ve keskinliği artırıyor, videonun ilerisinde foto karşılaştırmaları var


youtu.be
0
freebird5406_2
(21.07.23)
@freebird5406_2 gece çekimi, zoom layı falan önemli. sanırım telefonu elime almadan ya da bir yerlerde kurcalamadan anlayamam.
0
🌸atina
(21.07.23)
(3)

Yeni yasa ile birlikte galeriden ucuza araç arabilir miyiz?

ananiyimioguz
Şimdi gitsem X bir araç için sıfır fiyatına satmak zorundasınız desem, aksi halde şikayet edeceğim desem. Bu şekilde 10 arkadaş gitsek sırayla şikayet etsek. Veya edeceğiz diye tehdit etsek. Adam vermek zorunda kalır mı nasıl olacak?Yoksa bizim orada topuğumuza mı sıkarlar :)
Şimdi gitsem X bir araç için sıfır fiyatına satmak zorundasınız desem, aksi halde şikayet edeceğim desem. Bu şekilde 10 arkadaş gitsek sırayla şikayet etsek. Veya edeceğiz diye tehdit etsek.

Adam vermek zorunda kalır mı nasıl olacak?

Yoksa bizim orada topuğumuza mı sıkarlar :)
0
ananiyimioguz
(21.07.23)
alamazsın. ilan koymak yasak sadece yüksekten satmak değil.
0
jelly bear
(21.07.23)
e bu nasıl önlem o zaman insanlar sıfır fiyatının altına değer girip %50 üstünü yine söyleyebilir ne anladık bu işten.

ben zaten bir sıfır silip ilana koyanları görüyorum da, aradığımızda yüksek söylerlerse ceza kesiliyor diye anlamıştım
0
🌸ananiyimioguz
(21.07.23)
ülkedeki hangi düzenlemenin düzgün işlediğini ve halkın yararına olduğunu gördünüz ki
0
jelly bear
(21.07.23)
(5)

dyson kullanıcılarına soru.

sanat guresi
tek başına, 2+1 evde yaşayan birisi için absolute v8 yeterli gelir mi? yoksa almışken stick v10 mu? absolute 359, stick 499 euro.
tek başına, 2+1 evde yaşayan birisi için absolute v8 yeterli gelir mi? yoksa almışken stick v10 mu? absolute 359, stick 499 euro.
0
sanat guresi
(21.07.23)
ayni durumda absolute V8 var, gayet yeterli.
0
songforsomeone
(21.07.23)
bence yetmez. 15 gündür evde tekim.
v10 absolute var. 2-3 günde bir açıyorum, her seferinde hazne nasul oluyor anlamıyorum ama doluyor.

8 yetmeyebilir o yüzden.
0
teritori
(21.07.23)
2+1 sanırım 70 metrekare gibidir.
V8 fazlasıyla yeterli olur.
0
alfired
(21.07.23)
Biz 4+1 de V6 kullanıyorduk hazne tam doluyordu 1 temizlikte.

E o da okey zaten temizlik bitince boşaltıyorsun.
0
ananiyimioguz
(21.07.23)
çalışan v8'de hazne yatay olduğu için emiş gücü v10'a göre düşük dedi. 40 dk gidiyormuş. v10 60 dk. şu anda gönlüm v8'den yana.
0
🌸sanat guresi
(21.07.23)

istinaf kesin red gelen mahkeme kararı? idari yargılama

sizofren06
1-) itiraz hakkımız var mı? itiraz edersek aynı mahkemeye mi gidiyor?2-) diyelim itiraz ettik ondan da red geldi danıştaya gidebiliyor muyuz?
1-) itiraz hakkımız var mı? itiraz edersek aynı mahkemeye mi gidiyor?
2-) diyelim itiraz ettik ondan da red geldi danıştaya gidebiliyor muyuz?
0
sizofren06
(21.07.23)
(10)

Hangi vitamin/ mineralleri kullanıyorsunuz?

harmanyeri
Merhabalar Kendinizi daha iyi hissetmek ve hayat kalitenizi artırmak adına günlük olarak hangi vitamin veya mineral takviyelerini kullanıyorsunuz? Teşekkür ederim, sağlıklı günler dilerim..
Merhabalar

Kendinizi daha iyi hissetmek ve hayat kalitenizi artırmak adına günlük olarak hangi vitamin veya mineral takviyelerini kullanıyorsunuz?

Teşekkür ederim, sağlıklı günler dilerim..
0
harmanyeri
(21.07.23)
magnezyum kompleks ve b kompleks. biriktiremediğimiz ve deliler gibi kaybettiğimiz değerlerimiz. o yüzden her gün kullanmak iyidir.
0
alperz
(21.07.23)
Supradyn all day. Spor yaptığım sürece haftaici her gün kullanıyorum.
0
hasmetizm
(21.07.23)
nutraksin big energy, ginseng, caffeine ve ginger+carob var içerisinde. magnezyum da aldığım oldu.
0
kondansator
(21.07.23)
D Vitamini
Magnezyum
E vitamini
Bir de enerji için supradyn tarzı bir şey, daha bitkisel ağırlıklı.
0
Dağcı
(21.07.23)
Arada magnezyum alıyorum, başka takviyem yok.
0
olimpia
(21.07.23)
biotin, kolajen, magnezyum, b12
0
songforsomeone
(21.07.23)
senede bir defa tam kan sayımı ve d vitamini ölçümü sonrası doktorun reçetelediklerini kullanıyorum
0
bahçedekisandal
(21.07.23)
multivitamin
demir tabii ki bunlari farkli zamanlarda aliyorum..

yatmadan once de magnezyum, b6 ve cinko.
0
baldur2
(21.07.23)
magnezyum sitrat ve magnezyum biglisinat, çinko pikolinat, b12 hidroksikobalamin, d vitamini, folik asit.
0
orpheus
(21.07.23)
magnezyum malat - hergun
b complex - arada
d damlasi - hergun
zinc - arada
alpha lipoic acid - arada
0
cooperr
(21.07.23)
(3)

Astronomi ve uzay bilimleri mezunu

zimbirik
Arkadaşlar aramızda astronomi ve uzay bilimleri mezunu var mı? Ya da tanıyan? İş arkadaşı falan bu bölümden mezun olan var mı? Nerelere giriyor bu mezunlar? Hangi şirketlerde çalışıyorlar? Her türlü bilgiye açığım.
Arkadaşlar aramızda astronomi ve uzay bilimleri mezunu var mı? Ya da tanıyan? İş arkadaşı falan bu bölümden mezun olan var mı?

Nerelere giriyor bu mezunlar? Hangi şirketlerde çalışıyorlar? Her türlü bilgiye açığım.
0
zimbirik
(21.07.23)
Geçtiğimiz ay mersin büyükşehir belediyesi açılacak olan bilim merkezinin planateryum bölümünde aylık 15-18 bin maaşla personel alıyordu :)
Hepi topu 2 elin parmağını geçmeyecek adam vardır türkiye de ve onlar da yurtdışında çalışmak üzerine bu bölümlerden mezun oldu.

Bir fizikçi olarak 100 lerce mezun gördüm 10 larca yüksek lisans okuyan arkadaşım oldu hiçbiri astronomi, astrofizik veya uzay bilimleri seçmedi
0
janavarorion
(21.07.23)
açılın bölümü okuyan biri geldi :)

3 sene okudum sonra bıraktım, arkadaşlarımın çoğu o bölümden mezun oldu. nereden baksan 60-70 kişi tanıyorumdur en az. içlerinden sadece biri astronomi ile ilgili bir iş yapıyor o da kendisi şirket kurup mobil planeteryum hizmeti veriyordu ilkokullara ve liselere. diğer herkes ya memur oldu ya da özel sektörde alakasız işler yapıyorlar. bölümün türkiye'de geçerliliği maalesef yok.
0
amour fou
(21.07.23)
kuzenim mezun uzun yıllar ilaç mümessilliği yaptı, şimdi kamuda sağlık bakanlığında çalışıyor

bir arkadaşı hollandada o astronomi ile ilgili akademik çalışmalar yapıyor

internette ünlü nasada çalışan umut yıldız da kuzenimin sınıf arkadaşı, kuzenim onun için çok parlak ve çalışkan bir çocuktu onun bir yerlere geleceği o zamandan belliydi diyor, bu iki kişi istisna mezunlarının çoğu bankacı, mümessil, hizmet sektörü vs
0
freebird5406_2
(21.07.23)
(2)

stok video sitesi

yeter ki tak denilmesin perdeleeer
ücretliler arasında arşivi en geniş olan hangisi, bilenler öneride bulunursa sevinirim.
ücretliler arasında arşivi en geniş olan hangisi, bilenler öneride bulunursa sevinirim.
0
yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(21.07.23)
aslında ne videosu istediğine bağlı, kimi rasgele videolardan oluşuyor kimi daha konsept (aynı videonun devamı, farklı açılar vs.) şeyler içeriyor. İstediğin şeyler var mı girip arayıp bakman lazım, halka açık çünkü watermarklı olarak görebiliyorsun tüm içeriği.

ben öğrenci/öğretmen indirimiyle ucuz diye Envato Elements kullanıyorum (bu arada alacaksan affiliate link verebilirim bana yararın olur:)

Storyblocks var ama fiyatı 2 katı, değer mi emin değilim.

Artgrid, MotionArray vs. var, pek bakmadım.

Bu arada bunların hepsinin fiyatı şu şekilde, mesela ayda 15 dolar diyorsa o yıllık fiyatı. Ay ay ödeyeceğim dersen 30 dolar diyor. Storyblock 30 dolar diyordu aylık öde diyince 60 dolara çıkıyor. 30*12 olarak toplu ödersen aylık 30 dolar :)
0
nhk ni youkosu
(21.07.23)
@nhk ni youkosu çok teşekkürler.
0
🌸yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(21.07.23)
(2)

Bana şu ürünü buldurabilir misiniz?

Mirket
https://www.instagram.com/reel/CuhocsJsO-n/?igshid=MTc4MmM1YmI2Ng%3D%3Dve şunuhttps://www.instagram.com/reel/Cu1_hX_N9DT/?igshid=MTc4MmM1YmI2Ng%3D%3Dsatıcı linki istiyorum ve instegramım yok.
www.instagram.com

ve şunu

www.instagram.com

satıcı linki istiyorum ve instegramım yok.
0
Mirket
(20.07.23)
teapoty.com

Etsy'de de teapoty diye aratinca çıkıyor.
0
logisticsmanager
(21.07.23)
obscure
(21.07.23)
(11)

Toyota satıp Land Rover almak

sedolima
2014 toyota corolla satıp aynı fiyata 2008 model Land rover discovery 3 alınır mı?cevap alınmaz olacak ama hevesimi almak istiyorum, son sahibi olacağımı bile bile.daha önce kullanmış olan var mı, çok sorun çıkartır mı, çıkarsa bile değer mi?bir diğer opsiyonda birikmişi harcayıp ve biraz borçlanıp
2014 toyota corolla satıp aynı fiyata 2008 model Land rover discovery 3 alınır mı?
cevap alınmaz olacak ama hevesimi almak istiyorum, son sahibi olacağımı bile bile.
daha önce kullanmış olan var mı, çok sorun çıkartır mı, çıkarsa bile değer mi?

bir diğer opsiyonda birikmişi harcayıp ve biraz borçlanıp discovery 4 almak 2010-2012 model arası.
aynı sorular bu model için de geçerli.
satan varsa da yeşillendirebilir.
0
sedolima
(20.07.23)
yanlış anlamıyorsam en sorunsuz araç markasından bildiğim kadarıyla en sorunlu araç markasına model küçülterek geçip değer mi diye mi soruyorsunuz?

eğer öyleyse değmez
0
biseysorucam
(20.07.23)
En sorunsuzdan sorunlu araca geçiş +1

Land roverların meşhur diferansiyel sorunu vardı, bunu bir araştır istersen

Özetle kullanmayı seviyorsan sıfır ya da düşük kilometre land rover bir süre kullan ve kilometre arttıkça bir an önce kurtul diyorlar, sanırım 2008 araç oldukça kilometresi vardır ve artık kurtulmaya çalışıyorlar

Yurt dışında yaşayıp gözden çıkaracak kadar ucuza düşürsen neyse de sen corolla + birikmiş para + borç/kredi ile saçma bir yola giriyorsun
0
freebird5406_2
(20.07.23)
Ben yaptım, 2010 corolla satıp 2.7 grandcherokee aldım 2002 model. Cok memnunum önceki bindiklerim araba değilmiş resmen. Kafama göre almadım tabii ki ustasına göstererek aldım. 4x4 olunca yürütme maliyeti yüksek oluyor haliyle ama değer.
0
mirty
(20.07.23)
beklediğim yorum geldi :)
ben de bunları bilerek zaten yeltendim bu değişime.
iyi bir usta bulup emin olmadan ben de almam zaten, bir o kadar daha masraf çıkartır yoksa
0
🌸sedolima
(21.07.23)
çıkartır. markanın yeni modelleri bile çıkartıyor. bir de hani benzer fiyatlarda olsa neyse ama yaklaşık bir araba parası daha koyup sorunsuzdan sorunluya geçmek mantıklı değil
0
paintov
(21.07.23)
Iyi bir usta bulsanız da arabanin sorun çıkarmayacagi garanti değil ki? Bu arabalarin zaten olayi sorun cikarmamasi degil, zengin arabasi yani.

Tamirine vs paraniz yoksa "risk nedir" sorusuna cevap olur.

Ha paranız varsa tabiki daha eğlenceli olur. Ama bu arabayi alip sorunsuz binme düşünceniz varsa loto kazanmak gibi.
0
logisticsmanager
(21.07.23)
Sana al denmesini istiyorsun çünkü almak ve kullanmak istiyorsun. Al al da gör … :)
0
naksidil
(21.07.23)
cok soguk bir sudan hemen kaynar suya atlarsan kilcal damarlari catlatirsin.

o yuzden arada gecis icin ve kayganlistirici olarak bir bmw denemeni tavsiye ederim. bunun bakimi abartildigi gibi degilmis dersen tebrikler, land rover'a gecebilirsin. yok eger agir gelirse, land rover seni hasta eder.
0
cooperr
(21.07.23)
hayırlı olsun. ama land rover piyango bileti almak gibidir, tutturmak zor. genel olarak ikinci el araba almak da tanımadığın biriyle aynı eve çıkmak gibidir. iyisini tutturmak piyango biletinin sana çıkmasından daha yüksektir.
0
duster
(21.07.23)
Özellikle land rover markasına gitmek istemenizin bir nedeni var mı? Yerli yabancı birçok otomobil sitesinde, tüketici araştırmasında the most unreliable car seçilen bir marka.

2014 model bir araç satıp 2008 model aşırı sorunlu bir araç almak hiç akıllıca değil. Genelde land rover 2. araç olarak alınır çünkü sık sık servise bırakmanız gerekir. Haliyle elinizin altında bir otomobil daha olmalı düzenli araç ihtiyacınız varsa. Türkiye'de hiçbir usta da bir arabaya bakıp bu araba sorun çıkarmaz diyemez. Onun da garantisi yok.

İlla 4x4 hevesiniz varsa daha dayanıklı 4x4 ya da SUV modelleri var.

Toyota Land Cruiser,
Toyota Rav 4,
Suzuki Vitara,
Subaru Outback,
Subarı Forester,
Mazda CX-5,
Suzuki Jimny (yeni kasaları),
Jeep Renegade

Bunlar söylediğiniz modellere göre çok daha dayanıklı, daha uzun ömürlü araçlar.

Yalnız şunu unutmayın. Türkiye'de 4x4 ikinci el olarak alınacak bir araç değil bana göre. 4x4 ya da suvlerin çoğu araziye girmiştir genelde. Düzenli olmasa bile köy yolu, çiftlik yolu vb gidip gelmiştir. Haliyle normal bir otomobile göre daha sert koşullarda kullanılır. Daha çok servis ve işlem görür. Birçoğu da özellikle 2-3 kez el değiştirdiyse araç genelde sanayide işlem görür ve bu araçların çoğu günü kurtarmalık tamir işlemlerinden geçer. Yani en iyi markalar bile normal bir otomobile göre daha sorunludur ikinci elde konu 4x4 olduğunda ülkemizde. Bunu da göz önünde bulundurun.

Bir SUV ya da 4x4 alacaksanız özellikle ikinci elde, araca ödediğiniz paranın %25-40 arası bir miktarı da kullandığınız süre boyunca bakımına ödeyeceğinizi de unutmayın. Özellikle model yılı eskiyse o motor bloğu bir kez sökülecektir mutlaka.

Bir de 4x4 servisleri ya da ustaları genelde 4x4 kullananları "nasılsa parası var bunun" diye yolunacak kaz görür. Normal bir otomobile kıyasla aynı tamir işlemi için 2-3 kat fiyat çekebilir.

Özetle bu ekonomik koşullarda bu tarz araçları almadan önce iyi bir hesap kitap yapın. Yakıt masrafı, bakım masrafı, sigortası vs yüksek olur bu araçların. İlla 4x4 süreceğim diyorsanız da land rover yerine alternatif markalara bakın. Uzak doğulular bu alanda da rakiplerine göre daha sağlam araçlar üretiyor.
0
anten
(21.07.23)
"Mantıklı mı" dersen değil, ama hayat da kısa, bazen yüreğimizin götürdüğü yere gidebiliriz.

Birkaç sene önce Astra'mı satıp Volvo V40 t4 rDesign aldım. Yok şanzımanı sorunlu yok motor blok çatlatıyor vb dinlemedim. Tek bir sorun yaşamadan da aracı 1,5 sene kadar kullanıp sattım. Hevesimi aldım yani.

Velhasıl gönlün çok istiyorsa al gitsin, sanayi kurnazı olmayan iyi bir usta bul ama mutlaka. Arada sanayiye gidip esnaf muhabbeti etmek de iyidir :)

Corolla oldu olası beni heyecanlandırmamıştır zaten, memur tipi var araçta, sana biraz heyecan lazım anladığım kadarıyla.
0
kukuleta
(21.07.23)
(3)

netflix şifre paylaşım hk

melodi
netflix’in bu yasağını bi ben anlamıyorum galiba. özel paketimiz var 4kişi kullanıyoruz. artık kullanamayacak mıyız?
netflix’in bu yasağını bi ben anlamıyorum galiba. özel paketimiz var 4kişi kullanıyoruz. artık kullanamayacak mıyız?
0
melodi
(20.07.23)
Mevzuyu bilmiyorum ama eğer kendi içeriğinde böyle bir paket varsa zaten buna karışamaz.

Bireysel kullanımlarda şifre paylaşımını engellemek istiyor olabilirler, atıyorum benim hesabım var arkadaşlarıma da veriyorum onlar da benden izliyorlar bu genele vurulduğunda yüksek bir oransa tabii gelirlerini düşürür bunu istemezler ve buna yasak getirirler.
0
Dağcı
(21.07.23)
bu benim bildiğim kadarıyla şu: 4-5 kişilik bir ailede herkesin farklı zevkleri tercihleri olabileceği sebebiyle farklı oturum açma seçenekleri çıkıyor. yani siz 2 kişi kullanıyorsanız 2 kişilik seçenekle ilerleyebilirsiniz. Ve bu tek paketin içerisindeki 4-5 farklı hesabın da max ayda 1 aynı WIFI üzerinden bağlanması gerekiyor ki netflix desin "ha bunlar aileymiş gerçekten" aynı WIFI üzerinden bağlanılmadığında netflix bu hesabın aile üyeleri tarafından kullanılmadığını anlayıp/düşünüp ana hesap haricindekilerin erişimini kısıtlıyor ki herkese tek kişilik paket satsın.
adamlar netflix paketinin içerisindeki 1 hesabın paylaşılmasını düşünmemişler bile, onu yapanlara zaten geçmiş olsun.
0
sirkelimon
(21.07.23)
yanlış anlaşılan bir durum var bu paketler 4 "kişi" için değil, 4 "ekran" için. yani aynı anda evde 2 tv 1 tablet falan filandan izlemek için. biz ne yaptık bunu 4 arkadaş paylaştık. bugune kadar sorun yoktu. artık üstteki arkadaşın yazdığı gibi ayda en az 1 kere aynı modeme bağlanmanızı isteyecek. yani komşunla yine paylaşabilirsin mesela ama pötürge'deki emminle beraber kullanırsan önce uyaracak sonra iptal edecek üyeliği. yurt dışında bunu yaptıktan sonra üye sayısı ciddi artmış. üyelik bireyseldir, paylaşılmaz, sen ayrı alacan o ayrı alacak diyorlar yani özetle.
0
mordorlu ziya
(21.07.23)

Taşınırken Kablonet

jorah the andal
merhaba, taşınıyorum, taşındığım dairede kutudan evin içine giren kablo yok. 3 yıl üzeri kullanıcı olduğum için taşıma ücreti vermiyorum ancak kablo çekme parası adı altında bir para istiyorlar mı bilginiz var mı ? müşteri hizmetleri saha elemanları görüp değerlendirecek diyor böyle saçma bir açıkla
merhaba, taşınıyorum, taşındığım dairede kutudan evin içine giren kablo yok. 3 yıl üzeri kullanıcı olduğum için taşıma ücreti vermiyorum ancak kablo çekme parası adı altında bir para istiyorlar mı bilginiz var mı ? müşteri hizmetleri saha elemanları görüp değerlendirecek diyor böyle saçma bir açıklama duymadım.
0
jorah the andal
(20.07.23)
(4)

Laptop Tavsiyesi

joker hakki
Patron Mac aldı, Windows'un gözünü seveyim diyor. Bu Mac'i sat bana laptop al dedi.Mimarlık ofisinde kullanılacak, ağırlıklı olarak Autocad, Gstarcad çalıştırılacak. Üzmeyecek bir laptop önerebilir misiniz? Hafif olması tercih sebebi.Bütçe: 1 ay bile kullanılmamış Macbook Air M2 512gb 15" kaça satıl
Patron Mac aldı, Windows'un gözünü seveyim diyor. Bu Mac'i sat bana laptop al dedi.

Mimarlık ofisinde kullanılacak, ağırlıklı olarak Autocad, Gstarcad çalıştırılacak. Üzmeyecek bir laptop önerebilir misiniz? Hafif olması tercih sebebi.

Bütçe: 1 ay bile kullanılmamış Macbook Air M2 512gb 15" kaça satılırsa bütçe o civarda :D (Sıfırı 54.407 TL).
0
joker hakki
(20.07.23)
macbook gibi şekilli olsun istiyorsanız huawei'nin i7-12700H işlemcili modelleri olabilir.

www.hepsiburada.com

render alacaksanız harici ekran kartlı bir model daha sağlıklı olur, onlar da genelde oyun laptoplarında var.

fazla süslü olmayan oyun laptopları :

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com
0
orpheus
(20.07.23)
Seçeceğiniz bilgisayar olmazsa olmaz özellikleri şunlar olmalı;

Sadece AutoCad için işlemci ve RAM önemlidir.
-i5 veya i7 (tercihen i7) "H" serisi ve 12.nesil işlemcili bir laptop olmalı. "i7-12xxxH"
-Minumum 16 GB ram hatta üzerinde olursa rahat 5-6 sene götürür.


RENDER da alınacaksa;

-Ekran kartı olarak Nvidia seçmeniz çok önemli. Render işlemlerinde Nvidia etkisi çok büyük (CUDA) RTX 3050 ve üzeri seçmeniz yeterli olacaktır. buradaki 3050 sayısı yukarı doğru büyüdükçe performans artıyor.

satış sitelerinden bu filtreler ile seçimleri daraltabilirsiniz. sonrasında bütçeniz doğrultusunda işlemci ve ram aynı olup ekran kartının en büyüğünü seçebilirsiniz.
0
janavarorion
(21.07.23)
Soruya yancı olayım: 13. nesil işlemciler beklenmeli mi? Yurtdışında çıktı TR de de yavaş yavaş geliyor sanırım. 12-13 arasından beklemeye ve muhtemel daha yüksek maliyete değecek farklılık var mıdır?
0
Ruprect
(21.07.23)
Intel Core i9-13900H ile 12700H arasında %10 kadar bir fark var.

www.cpubenchmark.net
0
orpheus
(21.07.23)
(4)

Almanya ulusal vize

axl
Son zamanlarda idata uzerinden almanya icin ulusal vize randevusu randevusu talebinde bulunan var mi? Varsa randevu tarihini kac gun sonra paylastilar? Ve kac gun sonraya randevu verdiler?Tesekkurler.
Son zamanlarda idata uzerinden almanya icin ulusal vize randevusu randevusu talebinde bulunan var mi? Varsa randevu tarihini kac gun sonra paylastilar? Ve kac gun sonraya randevu verdiler?

Tesekkurler.
0
axl
(20.07.23)
20 haziran randevu talebi
18 temmuz randevu tarihi atamasi (17 agustosa)
0
aydonno
(20.07.23)
mart sonu radevu talebi,
temmuz basi randevu tarihi atamasi
randevu tarihi agustos basi.
(Istanbul)
0
chihirovekohaku
(20.07.23)
teşekkürler.

çalışmak için gidiyorsanız eğer bu kadar uzun süreleri şirketler bekliyor mu?
0
🌸axl
(21.07.23)
Aile birleşimi için mart başı başvuru yaptık, daha ne arayan var ne soran.
0
diye yazdim ama hep yalan
(21.07.23)
(3)

Muhasebe işleri ile ilgili bir soru

encokbenisevinnolur
Faaliyet koduna ve işyeri tipine (home Office) göre gider kalemi olarak gösterilebilecek harcamalara dair, tercihen "şu olur, bu olmaz" şeklinde ayrıntıları da içeren bir yönetmelik vb var mı okuyabilecegim?Mali musavirime birkaç şeyden dolayı guvenmemeye başladım, masraflarım benim ongorup hesaplan
Faaliyet koduna ve işyeri tipine (home Office) göre gider kalemi olarak gösterilebilecek harcamalara dair, tercihen "şu olur, bu olmaz" şeklinde ayrıntıları da içeren bir yönetmelik vb var mı okuyabilecegim?

Mali musavirime birkaç şeyden dolayı guvenmemeye başladım, masraflarım benim ongorup hesaplandığımdan fazla çıkıyor. teyit etmek istiyorum eğer böyle bir şey varsa.
0
encokbenisevinnolur
(20.07.23)
Faaliyet koduna göre ayrı bir yönetmelik vs duymadım.

Genel kural şu: gider göstermek istediğiniz şey, yaptığınız işle ilgili mi gerçekten, yoksa "aman bunu da vereyim de gider göstereyim" gibi bir şey mi? Birincisiyse sorun yok. İkincisiyse bir gün bir yerlerde sorun olabilir.

Bu arada "müşteriyle toplantıya gideceğim, takım elbise alayım, saçımı kestireyim, ayakkabı alayım sonuçta bunlar işle ilgili" derseniz, bunları da gider yazmak mümkün değil.

Güven konusunda: Detaylı mizan isteyip, hangi fişler, hangi faturalar, hangi başlıklar altında gider gösterilmiş görebilirsiniz. Kendiniz ayrıca önmuhasebe tutup, tutar ne kdv ne kadar total bakıp gelenle kıyaslayabilirsiniz.
0
wct3 org
(20.07.23)
naksidil
(21.07.23)
Gelir vergisi kanunu 40 ve 41. maddelerden başka bir liste yok.
0
kibritsuyu
(21.07.23)
(4)

Creative Cloud

yeter ki tak denilmesin perdeleeer
Bunu lisanslı kullanmaya başladığımızda bilgisayarımızdaki eski lisanssız uygulamaları kaldırabiliriz değil mi? Yani Cloud, programları bilgisayar üzerinden değil; kendi üzerinden açıyor değil mi?
Bunu lisanslı kullanmaya başladığımızda bilgisayarımızdaki eski lisanssız uygulamaları kaldırabiliriz değil mi? Yani Cloud, programları bilgisayar üzerinden değil; kendi üzerinden açıyor değil mi?
0
yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(20.07.23)
bilgisayara kuruyor sadece lisansı online kontrol ediyor.

Önce diğerlerini silin sonra orijinalleri kurun işte.
0
nhk ni youkosu
(20.07.23)
Diğerlerini silmeden orijinalleri kurmuştum. Şimdi diğerlerini silsem orijinaller hata verir mi?
0
🌸yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(20.07.23)
ortak dosyalardan bir kısmı silinirse belki... ama farklı versiyonsa uninstall edince falan sorun olmamalı bence.
0
nhk ni youkosu
(20.07.23)
teşekkürler.
0
🌸yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(21.07.23)
(8)

Yatırım olarak bilezik mi çeyrek mi tutmak

biravekahve
Varsayalım İkisinden de elimizde aynı değerde varsa(100 bin TL) birisini bozdurmak diğerini de birikim olarak köşeye bırakmak durumundaysak hangisini köşede bırakmak daha mantıklı olur?
Varsayalım İkisinden de elimizde aynı değerde varsa(100 bin TL) birisini bozdurmak diğerini de birikim olarak köşeye bırakmak durumundaysak hangisini köşede bırakmak daha mantıklı olur?
0
biravekahve
(20.07.23)
Annem maaşından ev kirasından kıldan yünden kalan paralarla çeyrek/yarım alıp sonra onları bilezik yapıyor ama misal eline toplu para geçse direkt bilezik alırdı gibime geliyor, annem öyle yapıyorsa bir bildiği vardır deyip bilezik daha mantıklı olur diyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.07.23)
Bir fark yok.

Şöyle ki.
Küçük ihtiyaç hasıl olduğunda çeyrek altını bozdurmak, kocaman bileziği bozdurmaktan mantıklı.
Kadın kişisinin bileziği takı olarak kullanma durumu var. Çeyrek altında o özellik yok.

Kuzen evlenirken çeyrek altını götürür takarsın bilezik ağır olur.

Onun dışında ve getiri olarak yatırım olarak bir farkı yok.

Not: Yatırım olarak bilezik alacaksanız özellikle İŞÇİLİKSİZ bilezik olmasına dikkat edin. Al sat esnasında işçilik parası zarar yazar.
0
Mirket
(20.07.23)
gram altin en mantiklisi, sonra ceyrek.
0
cooperr
(20.07.23)
yatirim getrisi acindan bir fark yok, bilezige tumletmenin bir avantaji yok, isin icine iscilik sokmayin olabildigince +1.
0
hot potato
(20.07.23)
Bilezik alırken işçiliğe de para verirsin, ama satarken işçiliği para olarak satamazsın. O yüzden bilezik (ve de işçilikli tüm altınlar) zarar ettirir.
0
etna
(20.07.23)
bilezik vb ürünler için alırken işçiliğin parasını alır, satarken işçiliği düşüp alırlar. o yüzden bilezik mantıklı değil. gram veya çeyrek
0
paintov
(21.07.23)
ata lirası. zar olmuyor pek. bilezikte her ne kadar en basit modelini alsanız da işçilik oluyor. çeyrek-yarım-tam ata lirası öneririm.
0
gadlemler
(21.07.23)
(4)

tire'de 20 kisiyi doyurmak

duyurukullanıcısı
20 kisilik bir ekibimiz var en ucuz ve kaliteli sekilde nasil doyurabiliriz?Lahmacun vs herkesin yiyebildigi seyler tercih edilebilir.
20 kisilik bir ekibimiz var en ucuz ve kaliteli sekilde nasil doyurabiliriz?

Lahmacun vs herkesin yiyebildigi seyler tercih edilebilir.
0
duyurukullanıcısı
(20.07.23)
kalabalik gruplar icin en ucuz ve doyurucu sey llahmacun bence
0
buenosdias
(20.07.23)
Neresi vardir lahmacun u iyi olan?
0
🌸duyurukullanıcısı
(20.07.23)
bu yaz gunu kesin birileri lokma dokturuyordur. yanina tulum peyniriyle gul receli ooh.
0
alperz
(20.07.23)
Keçeci (Cön bir şey hatırlayamadım tam ismini) dukkanının tam karşısındaki pide fırını iyidir.
0
alfired
(20.07.23)

İstanbul günübirlik havuz

shakeybama
merhabalar, istanbulda beşiktaş civarında günübirlik girip haftasonu sıcaklarda gidilebilecek açık havuz biliyor musunuz?
merhabalar, istanbulda beşiktaş civarında günübirlik girip haftasonu sıcaklarda gidilebilecek açık havuz biliyor musunuz?
0
shakeybama
(20.07.23)
(5)

Para harcama

dissendium
Maaşınızdan kaç TL keyfi harcama yapıyorsunuz? Kendime bir ayda 2 3 bin TL keyfi harcama zorunluluğu koydum. Yemek için harcıyorum hep. Fast food. Her gün marketten bir şey alıyorum. Kendimi ödüllendirmek için yapıyorum. Acaba kötü mü yapıyorum?
Maaşınızdan kaç TL keyfi harcama yapıyorsunuz? Kendime bir ayda 2 3 bin TL keyfi harcama zorunluluğu koydum. Yemek için harcıyorum hep. Fast food. Her gün marketten bir şey alıyorum. Kendimi ödüllendirmek için yapıyorum. Acaba kötü mü yapıyorum?
0
dissendium
(20.07.23)
market ve fast food da keyfi sayılacaksa ohoo. tüm sosyal aktiviteler giyim aksesuar vs keyfi o zaman. e ne kaldı geriye. kira ve faturalar mı zorunlu sadece?
0
jelly bear
(20.07.23)
maaşa oranına bakar.

aylık 100 bin kazanıyorsanız hobi için 10 15 de harcanır.

asgari kazanıyorsanız 2-3 yorar.
0
gurur
(20.07.23)
keyfi harcama için fast food da bi ilginç geldi :) Bence de gelirinize oranla kıyaslamalısınız. ve ödüllendirdin tabi kendinizi, hayat böyle böyle yaşanıyor. Ben şuan 20 bin üstü kazansam 2-3 bin harcardım kafama göre. sıkıntı şu ki keyif aldığım şeyler pahalı.
0
gadlemler
(20.07.23)
2-3000 yetiyor mu ya? Benim maaşın yarısı gidiyor valla. Daha geçen iş yerinden arkadaşla yemeğe çıktık idare eder bir yerde bile yemek 300-400 küsür tuttu kişi başı. Hadi bir de kahve ve tatlı ekle 500. Ee daha bunun sevgiliyle çıkması var, aile ile çıkması var, kıyafet alışverişi var, kitabı var, bakım alışverişi var, hobi alışverişi var. 3000 le kapatıyorsan iyi valla onu da çok görmek çalışan ve borcu harcı olmayan insan için yaşamamak demek zaten.
0
pembe mezarlık
(20.07.23)
genel olarak "keyfi harcama" şeklinde bir gider kalemim yok. Ama 3 milyonluk ev yerine 20 milyonluk evde oturmak, 100 dolarlık takım elbise yerine 1000 dolarlık takım elbise giymek de keyfi harcama bi yerde. Bi yandan da alışkanlıkların ve bulunduğun sosyal yapı için de gerekli şeyler.

Sizin daha önce de gelirin harcanması üzerine bir duyurunuzu hatırlıyorum.

Şahsi görüşüm, paranın şu kadarı zorunlu giderlere, şu kadarı keyfi harcamaya, şu kadarı birikime gibi bir dağılım yapmanın çok doğru olmadığı yönünde. Bunun yerine katma değeri yüksek şeylere para harcamak önemli. Örneğin, arkadaşların da dediği gibi fast food'a 3000 lira para harcamak kötü bir alışkanlık.
0
sailor
(20.07.23)

Karikatür bulmaca

ManikD
Selam Romalılar,Bir karikatür arıyorum. Bir türlü hangi anahtar kelimeleri girsem de bulamadım Google üzerinde.Karikatür diş çekimi ile ilgiliydi. Ağız içini resmediyor. Diş çekildikten sonra dil sürekli burası niye boş diye çıldırıyordu. Sonra yeni diş çıkıyordu veya implant yapılıyordu. Bu sefer n
Selam Romalılar,

Bir karikatür arıyorum. Bir türlü hangi anahtar kelimeleri girsem de bulamadım Google üzerinde.

Karikatür diş çekimi ile ilgiliydi. Ağız içini resmediyor. Diş çekildikten sonra dil sürekli burası niye boş diye çıldırıyordu. Sonra yeni diş çıkıyordu veya implant yapılıyordu. Bu sefer niye dolu diye çıldırıyordu dil.
0
ManikD
(20.07.23)
(15)

Neden doğuştan gelen bir anatomi/biyoloji bilgimiz yok

sanguine
Ifade etmek istediğim şey şu, vücudumuzda bir sürü organ, milyon çeşit hücre, kemik vs var. Ve bu yapılar kendi kendine bir düzen içinde işliyor. Gereken kodları (en azından kendi hücre grupları ile ilgili olan kısımları) biliyor ve uyguluyorlar. Peki biz neden doğuştan bu bilgilere sahip degiliz? B
Ifade etmek istediğim şey şu, vücudumuzda bir sürü organ, milyon çeşit hücre, kemik vs var. Ve bu yapılar kendi kendine bir düzen içinde işliyor. Gereken kodları (en azından kendi hücre grupları ile ilgili olan kısımları) biliyor ve uyguluyorlar. Peki biz neden doğuştan bu bilgilere sahip degiliz? Beyin hangi koşullarda hangi hormonların sağlanması gerektiğini, hangi müdahalenin uygulanacağını biliyor ve yapıyor. Ben neden doğduğum andan itibaren organlarimin neler olduğunu nasıl çalıştığını vs bilmiyorum? Niye yüklü gelmiyor daha doğrusu yüklü olduğu halde bu bilgilere sonradan okuyup öğrenerek erişebiliyoruz?

Umarım anlatabilmisimdir. Bir de bu durumu İngilizce araştırmak istiyorum ama tam olarak bir türlü yaziya dokemedim, eminim bu durumun İngilizce kavramsal bir adı vardır.
0
sanguine
(20.07.23)
Çünkü bilinç sürekli aktif ve devrede olursa, beyin inanılmaz enerji harcar, yürümek gibi yaptığımız gözümüze en basit görünen eylemde vücutta neler olduğunun farkındalığına sahip olsak herhalde başka hiçbir şeye odaklanamazdık. Vücudun bunu otomatik gerçekleştirmesi zaten etkileyici olan kısım bence. Beyin işinin %99ını otomatik halledip %1inde bilinci devreye sokuyor sallıyorum. Otomatik şekilde gerçekleşen nefes alışverişini düşünmeye başladığımızda bile düzen sarsılıyor, bunu tüm vücutta yaptığını düşün
0
personaa
(20.07.23)
Bilmek sözcüğü kilit nokta aslında.

Çok derin gibi görünen ancak çok da basit bir konu aslında. Kısaca beyniniz bir şey bilmiyor, bilgisayar kendini ne kadar biliyorsa beyniniz de o kadar biliyor. Ancak beynin bilişsel fonkiyonları bütün bir organizma olarak sizde kişisel farkındalık sağlıyor. Bunlar duyular yoluyla dışardan aldığınız uyaranlara karşı tepki vererek çalışıyor ışık, ses, dokunma, koku ve tat.

Bir organizma olarak beyniniz gibi siz de bir bilgisayar gibisiniz. Kendinizle ilgili şeyleri bilmenize gerek yok, dna'nın kendini kopyalama tekniğini geliştirmesinin sonucu oluşmuş bir organizmasınız. Biyolojik olarak bütün göreviniz bu kopyalanmayı sağlamak, ama sağlayamasanız da olur. Doğa müsriftir bir ağaçtan milyonlarca polen çıkar onlardan bir tane ağaç belki yetişir. Bu açıdan siz de o şaşırdığınız hücrelerin ne yaptığını bildiği kadar ne yapacağınızı biliyorsunuz aslında (ya da bilmiyorsunuz, bu durumda ikisi de aynı şey)

Diğer taraftan insan ses duyusunu kullanarak dil geliştirme kapasitesine sahip bir canlı. Bu şekilde diğer duyularınızla algıladığınız şeyleri başkalarıyla paylaşıp bu bilgiyi saklayıp gelecek nesillere aktarabiliyorsunuz. "Bilmek" aslında bu. Yoksa ne beynin ne de başka dokuların bir şey biliyor olduğundan bahsedemeyiz. Ancak kültür çok güçlü bir şey, insan hayatının da özü. Bu yüzden insanlar kültürel olarak edindikleri şeyleri doğanın temel kanunları sanmaya çok eğilimli canlılar. Bütün uyarlanma mekanizmamız kültür geliştirmek üzerine kurulu.

Bilinç ve bilinç dışı kavramları ve hayatımızın aslında büyük bölümünün bilinçdışı dürtülerle yönlendiği hakkında bir şey okumak isterseniz incognito kolay okunur ve akıcı bir kitap.

Ayrıca bir adet kültürel antropoloji kitabı edinip okumanızı da şiddetle öneriyorum
0
akhenaten
(20.07.23)
Ingilizce'de "innate knowledge" deniyor. Yani dogustan gelen bilgi. Filozofide "innatism" olarak geciyor. Bazi bilimsel arastirmalar var bunun hakkinda.

Mesela su arastirmaya gore bebekler sezgisel fizik (intuitive physics) bilgisiyle doguyorlarmis: www.sciencedaily.com

Evrimden gelen bir "bilgi" de olabilir. Bu otomatik, içgüdüsel oluyor tabii. Mesela doğar doğmaz annesinden bağımsız hareket etmeye başlayan yavru hayvanlar var. Ingilizce'de "precocial" deniyor. Ornek olarak wildebeest yavrulari dogduktan 6 dakika icinde yurumeye basliyor. Bu dogada hayatta kalmayla ilgili evrimsel bir durum tabii.
0
ermanen
(20.07.23)
soruyu anlamadim. sperm gibi ufacik biseyden 170lik bir insana donusuyorsun. dunyada hersey boyle calisiyor. bitkiler, hayvanlar...
0
buenosdias
(20.07.23)
Çünkü ruh diye bir şey yok. Haliyle bilinç oluşup gelişirken hali hazırda bilgilerle döşeli olarak gelmiyor. İç güdü bundan farklı bir konu.
0
nawar
(20.07.23)
@nawar

Gene benim dedigimle alakası yok. Ben diyorum ki beyin hangi anda neyin salgılanması gerektiğini biliyor, vücudun neresinde problem olduğunu biliyor. Benim bir parcamin bildiği bir şeyi ben neden sonradan okuyarak öğreniyorum da en başından beri bilmiyorum. Niye temel biyolojiyi sonradan öğrenmek zorundayiz
0
🌸sanguine
(20.07.23)
"Bilmek" diyorsan cevap bu. Susadığında damağında kuruluk hissediyorsun. Su içmen gerektiğini "biliyorsun" ve gidip su içiyorsun. Beynin bilgisi de bu kadar zaten. Daha fazla değil. Kaldı ki "beyin" zaten sensin, o da bazı şeyleri bilerek değil kodlanmış bir ezber ile gerçekleştiriyor. Evrimsel süreçte vücuda eklenen bazı kodlar var. Buna sahip olanlar varlığını genetik olarak aktarana kadar sürdürmeyi başarmış, diğerleri başaramamış.

Yani vücuduna yabancı bir mikroorganizma giriyor. Vücut bunun DNA/RNA kodunu okur ve tanırsa sorun yok. Tanıyamazsa bunu yabancı olarak gördüğü için mücadeleye geçiyor ama "dur ısıyı yükseltip virüsün çoğunlukta olduğu şu bölgeye hücum edeyim" demiyor. Tüm vücuda salıyor. Onda da fagositoz ile lökositler mücadele etmeye çalışıyor. Bildikleri başka bir şey yok. Vücudun bir kısmında bölünmeler sırasında oluşan ya da hastalık ile değişen hücre DNA/RNAları yüzünden bu sefer sağlıklı hücreleri "farklı" olarak okuyup yok edebiliyor. Yani beyinde de bir "bilme" konusu yok. Olsa otoimmün hastalıklar olmazdı en basitinden.

O yüzden "ruh" üzerinden açıkladım. Yani ihtiyacın kadar bilgiye zaten "susamak" ya da ağrıyan yerine müdahale etmek gibi basit çözümler ile "biliyorsun."
0
nawar
(20.07.23)
Vücudunuz da bilmiyor.

Örneğin öldükten sonra, sinire dokunursanız vücut hareket edebilir vs. Otonon reflex veya motor hareketler ile, bilinçli hareketler aynı şey değil.

Refleksler milyon yılda gelişmiş ve bir çoğu kalıtımsal. Ancak öğrendikleriniz ise bilinçli davranış.
0
alfired
(20.07.23)
(otonom reflex)
0
alfired
(20.07.23)
@sanguine

Beyniniz hangi anda neyin salgılanması gerektiğini bilmiyor aslında.

Öylece duran bir demir, durmaktan vazgeçip kendisine yaklaşan bir mıknatısa doğru harekete geçmesi gerektiğini, hem de bunu mıknatısın boyutunu ve mesafesini tahmin ederek belli bir şiddetle yapması gerektiğini nasıl biliyorsa beyniniz de o şekilde biliyor. Yani bilmiyor. Bu önemsiz gibi görünen önemli bir durum. Beyniniz yalnızca bir uyarana tepki veriyor.

Bilmek, farkında olmak gibi bilişsel sözcükleri kullanmadan bu soruyu tekrar sormaya çalışsanız bunun zor olacağını fark edeceksiniz. Beyni kişileştirerek sadece anlatımı kolaylaştırmış olmuyorsunuz aslında, aynı zamanda paralel bir gerçeklik de yaratmış oluyorsunuz.

Ben de merak ettim, soruyu yukarda tarif ettiğim gibi beyni kişileştirmeden yeniden sormayı dener misiniz? Belki bir faydası olur tartışmaya.
0
akhenaten
(20.07.23)
Bilmemize gerek yok. İnsan belli basit refleksler dışında boş bir bir zihinle doğuyor. İnsan beyninin güzelliği de burada. Tamamen boş olduğu için inanılmaz bir plastisite kabiliyeti var. Bir bebeği at hırsızı da yapabiliriz doktor da akrobat da. Insan beyni hayvanlarda olduğu gibi daha fazla bilgi içerseydi (yüzme, yavrusuna bakabilme, doğuracağı veya öleceği zamanı hissedip ıssız ve güvenli bir yere çekilebilme vb) bu kadar muazzam bir plastisite imkanı olmazdı. Organlarımızın yerinin doğuştan beynimizde olmasına gerek yok, hatta kötü bile olabilirdi.
0
pembe mezarlık
(20.07.23)
@akhenaten vd

Beyin sadece bir örnek beyin demeseydim keşke, örneğin benim ellerimdeki veya bacagimdaki herhangi bir hücre, nasıl bölünecegini, hangi parçaların nereye dizilecegini, hangi maddelerin kullanilacagini, bütün bu bilgileri DNAdan veya başka bir şeyden aldığı kodlari da kullanarak bunları bir düzen ve bilgi icerisinde yapıyor. Milyonlarca hücrenin her gün uyguladığı işlemlerin ne olduğunu ben doğduğum andan itibaren built-in biçimde neden bilmiyorum?
0
🌸sanguine
(20.07.23)
Soyle biraz daha ek yapayim. Sonucta farkli "bilgi" kavramlari var. Dna koduna islenmis bilgi farkli, beyin noronlari ile ogrenilmis bilgi farkli. Mesela icgudu de dna'ya islenmis bir bilgi ve farkli canlilarda atalarindan gelen farkli aktarimlar olabiliyor. Canlilarda ortak icguduler de var tabii. Dna'daki bilgiler biyolojik olarak isleyisimizi sagliyor. "Neden" sorusu filozofiye de girebilir. Ama cevap verirsek, en basitinden gerekmedigi icin ya da evrimsel olarak boyle bilgere dogustan gerek olmamis. Dna'ya islenmis zaten bilgi, beyin noronlarimiz neden otomatik bilsin ki. Yasayarak, deneyimleyerek ogrenmek farkli bir "bilgi" kavrami. Bununla birlikte dogusta beynimiz daha az gelismis bir seviyede, buyudukce ve ogrendikce beyin daha cok gelisiyor (daha cok noron, daha cok noron baglantisi vs.)

Daha ayrintili ogrenmek istersen dna'yi, dna koduna bilgilerin nasil islendigini, ogrenmenin beyinde noronlarla nasil oldugunu, nörobilimi arastirabilirsin.

Edit: konu genis baya. Bazi onemli ek kisimlari daha yazayim. Dna'ya islenmis bilgi dedigim azimsanacak bisey degil tabii. Bir cok hucre, hucre cesidi ve iclerindeki nukleus, ve icindeki dna kodlarini dusunursen biyolojik isleyisimiz icin o kadar cok kodlanmis "bilgi" var ki. Bu beynimizin (hele ki dogustaki) kaldiramayacagi kadar bilgi, ve farkli bir bilgi cesidi. Ogrenmekten gelen bilgi noronlarin, noral agin etkilesimiyle ilgili ve beyin noronlari bu cesit bilgiye gore isliyor. Bu arada noronlarin da dna'si var tabii ve onlarin dna'sinda da onlarin isleyisi ile ilgili kodlanmis bilgi var. Umarim aciklayici olmustur.

Kim bilir belki evrende bir yerde milyonlarca yil evrimlesmis bi canli vardir ve dogusta bile genis bilgilerle donatilmistir.
0
ermanen
(20.07.23)
@Sanguine

Çünkü sizi oluşturan yapıtaşlarının işleyişini anlamanızı zorunlu kılan bir sebepten bahsedemiyoruz. Şu ana kadar gözlemleyebildiğimiz her şey başka bir yapı grubunun birleşiminin bir sonucu olarak var. İnsan özelinde, toplumlar insanlardan, insanlar organlardan, organlar dokulardan, dokular hücrelerden, hücreler çeşitli organik ve inorganik maddelerden, bunlarsa atomlardan, atomlarsa atom altı parçacıklardan oluşuyor. Bunun ucunun nereye kadar gittiği bilimi hali hazırda fazlasıyla meşgul eden bir husus. Ancak neticede oluşturulmuş bir yapı doğrudan kendisini oluşturan yapıtaşlarıyla bilinçli bir farkındalığın doğurduğu bir iletişim içinde değil. Bu sadece doğru olmayan bir ön kabul.

Örneğin size elinizi nasıl havaya kaldırdığınızı sorsam sadece yapıyorum dersiniz. Kalbinizin dili olsa ve ona nasıl kan pompaladığını sorsak muhtemelen o da sadece yapıyorum diyebilirdi. DNA'ya nasıl bölünüyorsun diye sorsak aynı şekilde o da sadece yapıyorum diyebilirdi. Çünkü gerçekte olan sadece bu.

Bu sıralama içerisinde siz de diğer organlarınız kadar ne yaptığınızı biliyorsunuz aslında. Size iğne batırıyoruz ve siz kendinizi geri çekiyorsunuz, yaptığınız bu, bunu biliyorsunuz. Bu sırada eş zamanlı olarak böbreküstü bezlerinize ve beyninize sinirler üzerinden sinyaller gidiyor ve o adrenalin salgılanmasına yol açacak süreci başlatıyor, onların bildiği bu, aynı anda vücudunuzdaki diğer ilgili hücreler salgıların dolaylı etkisiyle atp sentezini artırıyor, onların bildiği de bu.

Ne hücrelerin iğneden haberi var ne de sizin hücrelerin ne yaptığından haberiniz var. Hepiniz kendi klasmanınızda ne yapmanız gerektiğini "biliyorsunuz" zaten. Tabi bu daha karmaşık bir süreç, bu sırada olan birden fazla eş zamanlı işlem var. Ancak neticede iğne batması sonucu makro boyuttan mikro boyuta kadar işleyen tek bir bütün süreç var. Organizma bu demek zaten. Siz sizi oluşturan yapıtaşlarıyla aynı şey de değilsiniz, farklı ve bağımsız da değilsiniz bütünsünüz.

Beyninizin bildiğini söylediğiniz şey sizin de bildiğiniz şey zaten doğal olarak. Ancak sizin düşünce akışınızdaki aksaklık son basamak organizma olan kendinizi kendi yapısal elemanlarınızla kıyaslamak bir yerde.

Neyse, benden bu kadar sanırım :) iyi akşamlar dileyeyim.
0
akhenaten
(20.07.23)
@amenhotep ben de anlamaya çalışıyorum işte ki soruyorum, güzel de aciklamissiniz teşekkür ederim
0
🌸sanguine
(20.07.23)
(2)

Belediye rayici vs Tapudaki satış bedeli

adwokat
Belediyede yüz bin olarak gözüken yeri tapuda 500.000’e satsak bize ekstra vergi çıkar mı?
Belediyede yüz bin olarak gözüken yeri tapuda 500.000’e satsak bize ekstra vergi çıkar mı?
0
adwokat
(20.07.23)
İnşaat şirketinden tamamlanmış daire alıyoruz. Tapu harcı ve vergisi dışında bizden ekstra masraf talep ediyorlar.

Belediye rayici 100 bin, biz 500 gösteriyoruz. Bize vergi çıkacak diyorlar.

Katakulli mi bilemedim.
0
🌸adwokat
(20.07.23)
ev/arsa satışında iki taraftan da %2 vergi talep edilir.
sanırım onlar kendi %2lerini de sizden istiyorlar.
0
jelly bear
(20.07.23)
(2)

Avokado iyisini bulmak zor mu artık?

ermanen
Avokado nerden alsam kötü çıkıyor. Doğru düzgün olgunlaşmıyor. Pazardan da alsam, farklı marketlerden de alsam aynı. Son zamanlarda böyle bi sorun mu var? Türkiye'de mi bi sorun var? Başka ülkelerde de var mı acaba aynı sorun?Bazı yerler yazın başına kadar hasadı olur demiş. Yazın mevsimi olmuyor o
Avokado nerden alsam kötü çıkıyor. Doğru düzgün olgunlaşmıyor. Pazardan da alsam, farklı marketlerden de alsam aynı. Son zamanlarda böyle bi sorun mu var? Türkiye'de mi bi sorun var? Başka ülkelerde de var mı acaba aynı sorun?

Bazı yerler yazın başına kadar hasadı olur demiş. Yazın mevsimi olmuyor o zaman. Bunun etkisi var mı? Her yaz mı sorun var o zaman?
0
ermanen
(20.07.23)
portekizdeyim 1 haftadir avakado yiyorum. kocaman, etli, yagli, krema gibi muhtesem. orada resmen avokado diye erik yiyormusuz. m e vsimle alakasi yok bence ulkedeki kalitesizlik trendi ile alakali.
0
buenosdias
(20.07.23)
Avokadonun da kendi içinde cesitleri var. Hass avokado çeşidi en lezzetlileri bence; dışı kahverengimsi olanlar. Bulabilirseniz onlardan alın; daha büyük ve içleri daha kremamsi oluyor.

Ama bunun dışında Türkiye'de yaşarken son 4-5 aydır ben de hiç düzgün avokado bulamıyordum, şimdi gayet lezzetlilerini alıyorum.
0
fraise
(21.07.23)
(2)

Güneş enerjisi paneli maliyeti?

chicha_v2
Muğla'da, terası olan yazlık eve elektrik ihtiyacını karşılamak için güneş enerjisi sistemi kurdurmak istesek ortalama ne kadar masraf çıkar?Birkaç video izledim ama yakın zamanda olana denk gelmedim.1.75 kw olacak şekilde hesap ettiğimizde paneller, akü, inverter, işçilik dahil ne kadar olur? İzled
Muğla'da, terası olan yazlık eve elektrik ihtiyacını karşılamak için güneş enerjisi sistemi kurdurmak istesek ortalama ne kadar masraf çıkar?

Birkaç video izledim ama yakın zamanda olana denk gelmedim.

1.75 kw olacak şekilde hesap ettiğimizde paneller, akü, inverter, işçilik dahil ne kadar olur? İzlediğim videoda adam yaklaşık 4000 dolar diyor 1.75 kw için.

Yakın zamanda yaptıran var mı? Yerli bir sürü şirket var ama malzemeler yurtdışından geliyordur tahminimce çok da ucuzlamamış olabilir.
0
chicha_v2
(20.07.23)
en büyük maliyet paneller. onun da çeşitleri ve kalite sınıfları var. panelin ömrü sonsuz değil 8-10 sene sonra verimi düşüyor. çatıya kurulacak konstruksiyon da epey tutar. 2kw sistem için akü ve inverter en düşük maliyet kalemi.

hesabı iyi yapmak lazım 4000$ maliyet ile kurulan sistem ayda kaç dolar elektrik faturasından kar ettirecek. tüm evi sürekli karşılaması mümkün değil.
0
orpheus
(20.07.23)
Elektrik ucuz dolar karşısında. Gereksiz risk
0
hunharca ben
(21.07.23)
(4)

Antalya Havalimanı’ndan Belek’e taksi durumu?

al sana nick it
Eylül ayı başında Belek’te bir otelde tatil yapacağız. Antalya havalimanından Belek çok uzak değil. Taksi durumu nedir havalimanında? Kolay bulabilir miyiz taksi? Sabah 11 gibi uçak inecek. Bir de taksiciler bavulları vs görünce bagaj ücreti falan diye geçirmeye çalışıyor mu? ETS’den transfer ücreti
Eylül ayı başında Belek’te bir otelde tatil yapacağız. Antalya havalimanından Belek çok uzak değil. Taksi durumu nedir havalimanında? Kolay bulabilir miyiz taksi? Sabah 11 gibi uçak inecek. Bir de taksiciler bavulları vs görünce bagaj ücreti falan diye geçirmeye çalışıyor mu? ETS’den transfer ücreti gidiş dönüş 2.200-TL tutuyor.
0
al sana nick it
(20.07.23)
taksiyi rahat bulursunuz da öyle çok da yakın değil belek. fiyat düşündüğünüz gibi olmaz. transfer firmalarına bir göz atın.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.07.23)
Transfer firmalarına bakın+1
0
oligomer
(20.07.23)
Taksi bulursunuz, 40-50€ civarı tutar en az.

7/24 transfer kullanıyorum ben hep, güvenilirler.
0
kuehles blondes
(21.07.23)
Geçen haftalarda havalimanından 3 km ötedeki avmye gitmek için 130 tl ödedim. Belek için bence 1000 tl'yi rahat geçer. Benzine de daha zam gelmemişti o zaman.

Havalimanından otogara, oradan da Belek'e otobüsle geçebilirsiniz belki. Ama valizler ağırsa zahmetli olabilir bu. Otogarı bence arayıp sorabilirsiniz. Gideceğiniz yerden geçiyor mu Belek otobüsü.

Bence taksi yerine ets transfer daha mantıklı olabilir.
0
Cesario
(21.07.23)

ttb 2'ye gore bu islemlerin tutari ne oluyordur?

in vino veritas
istanbul icin soruyorum.https://ibb.co/C1kcQn7
istanbul icin soruyorum.

ibb.co
0
in vino veritas
(20.07.23)
(9)

narsist olup olmadığımızı nasıl anlarız?

unidentified floating object
narsistlerle ilgili, özellikle ne beter insanlar olduklarıyla ilgili, çok içerik görüyoruz, en azından ben görüyorum ve bu içerikler hep narsistlere maruz kalanlar için yazılmış oluyor. ama narsistler de sonuçta aramızdalar ve eğer değişmek istiyorlarsa buna dair bi içerik ben hiç görmedim. ha bu be
narsistlerle ilgili, özellikle ne beter insanlar olduklarıyla ilgili, çok içerik görüyoruz, en azından ben görüyorum ve bu içerikler hep narsistlere maruz kalanlar için yazılmış oluyor. ama narsistler de sonuçta aramızdalar ve eğer değişmek istiyorlarsa buna dair bi içerik ben hiç görmedim. ha bu benim neden umrumda? çünkü açıkçası okudukça yer yer acaba ben de mi narsistim diye düşündüğüm oldu. aslında kötü biri değilim ama eski ilişkimi düşününce kötü bir sevgili olmuş olmamdan yola çıkarak acaba narsist miyim diye sorguluyorum. nasıl anlıcaz bunu?
0
unidentified floating object
(20.07.23)
Evet doğru tespit, burada kolay kolay bir narsistin itirafını da görmezsiniz terapiye de pek gitmeyi tercih etmezler. Çünkü sorunun başka insanlardan kaynaklandığına inanıyorlar, kendilerinden değil. Değişim için ilk adım içgörüdür. Bu insanlarda içgörü çok zayıf oluyor. Narsist olduğundan şüphelendiğim eski sevgilimin empati becerisi de inanılmaz düşüktü mesela. Üzüldüğümü görüp üzülemiyordu, dur noktası yoktu. Haklılık hissiyatları o kadar baskın ki sürekli haksızlığını ona kanıtlamaya çalışıyorsun ama bir türlü anlayamıyor bunu, en son çileden çıkıp duyuru açan sen oluyorsun...
Genelde arkadaş olarak da kendilerini destekleyen insanları yanlarında barındırıyorlar bence, bu da içgörü olasılığını daha da zayıflatıyor. Düşüncelerine güvendiğiniz insanlardan objektif fikir almaya çalışın çevrenizde varlarsa. Benim mesela çok alıngan olduğumu söylüyorlar, söylediklerine sinir olup kabul etmek istemiyorum, ama öyleyim işte. Ama narsistler zaten kötü özelliği olduğunu kabul etmediği için, sinir bozucu davranışlar sergilediğinin söylenmesi hoşlarına bile gidebilir..
0
personaa
(20.07.23)
Geri bildirim alarak insanlardan. Narsist tanımına bakıp 10 soru belirleyip sormayı dene. Bak bakalım dönüşler nasıl olacak? Ha narsist çıkarsan kendini kötü hissedip etiketleme. Narsistler empatiyi de öğrenebilir, duyguları önemsemeyi de. Sonuçta bu psikolojik bir etiket sadece. Sözlüğe bakarsan narsistlere olan öfkeyi görürsün ama.onlara olan hayranlığı gizler insanlar. Kafası çalışan adamdır narsistler. Herkesten bir şeyler kapar, herkesi sömürür derler. Herkese bir şeyler katmaya çalışır, manipüle ediyor derler. Tek gerçek vardır, ilişkide olduğun insanların senden ne beklediği ve senin onlara ne verdiğin. Ben narsist büyüdüm, empatiyi öğrendim eğitim alarak sonradan. İnsanları üzmüş olmam kötülükten değildi, savunmaydı. Sevindiriyor olmam da iyilikten değil, sevgidendi. Bakış açımdan yargıyı çıkartıp sevgiyi koymuş olsam da her insanı her hâliyle kabul etmekte zorlanıyorum hala. Karşılıklılık diye bir ihtiyaç var. Alınan ve verilen gönülden olduğu sürece terazi eşit tartiyor. Bu gerçeği görmezden gelemez narsistler.
0
hasmetizm
(20.07.23)
Bir narsistin kendine bu soruyu sorma olasılığı oldukça düşük. Ama dsm5 narsistik kişilik bozukluğu kriterlerine bakabilirsiniz.
0
playing star again
(20.07.23)
Ikili iliskide olduğunuz Insanları istediğinizi elde etmek için manipüle ediyorsaniz; örnek olarak başta yoğun ilgi gösterip sonra istediğiniz herhangi bir şey olmayınca bu ilgiyi birden kesmek, yalan soyleyip ya da aldatip bu durum ortaya çıkınca buna onun sizi mecbur ettiginize inandırmak. Sürekli yalan söylemek.
0
sanguine
(20.07.23)
alkol alip sarhos olarak.

ben mesela kendimi fazla kontrol ettigim icin narsist tarafimi goremiyordum. alkol alinca kontrol gidiyor daha iyi taniyorsun kendini.
0
buenosdias
(20.07.23)
şayet bu soruyu kendinize sorabiliyorsanız narsisistik kişilik bozukluğuna sahip olmanız çok çok düşük bir olasılık.
0
lamentoftheperishingroses
(20.07.23)
OttoLilienthal
(20.07.23)
www.psychmechanics.com

Acik narsist degilim o kesin. Ucundan gizli narsist olabilir miyim diye sorguladim biraz. Teste gore degilim, normalmisim ama abuk subuk hareketlerim oldugu bir gercek. Bakalim onlari da duzelticez ins.
0
🌸unidentified floating object
(20.07.23)
bence hepimizde bir miktar narsisim var ve bu sağlıksız bir şey değil fikrimce. sonuçta insan kendini sevmeli ve kendisinin değerli olduğunu hissetmeli sağlıklı bir psikoloji için.
sizin bahsettiğiniz tipler, kantarın topuzunu kaçırmış arkadaşlar. onların kendilerini değerli hissetmelerinin tek yolu muazzam, harika, müthiş, fevkalade yeteneklerinin olması ve sürekli başkalarından daha üstün ve iyi olduklarının kendilerine hatırlatılması.
zaten bu kadar beğenilme ihtiyacı da özdeki, çekirdekteki sevgisizlikten, beğenilmemişlikten geliyor... adam veya kadın kendini olağan haliyle bir türlü sevemediğinden sürekli müthiş olması gerektiği, çok farklı, çok olağan dışı birisi olması lazımmış gibi geliyor. konuyla ilgili şu videoyu tavsiye ederim:
www.youtube.com
0
pangea
(21.07.23)
(3)

Evin rayiç bedeli nasıl öğrenilir?

Cenk Daniels
Merhaba, belediyenin sitesinde evin yanında rayiç bedel olarak 2170 TL yazıyor, bu rakamı evin metrekaresi ile çarpıp çıkan sonuca göre %2 satıcı %2 alıcı mı tapu harcı ödeyecek? evin rayiç bedelini en kolay nasıl öğrenebilirim?çok teşekkürler.
Merhaba, belediyenin sitesinde evin yanında rayiç bedel olarak 2170 TL yazıyor, bu rakamı evin metrekaresi ile çarpıp çıkan sonuca göre %2 satıcı %2 alıcı mı tapu harcı ödeyecek? evin rayiç bedelini en kolay nasıl öğrenebilirim?

çok teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(20.07.23)
Belediye emlak servisine tapu örneği ile gidip
0
Tisatiaşer
(20.07.23)
belediyelerin sitelerinde genellikle arsa rayici yazar. sizin belirttiğiniz de arsa m2 birim değeridir.

bu iş için en mantıklısı belediyeye gidip öğrenmek.
0
teritori
(20.07.23)
sizin ödeyeceğiniz tapu harcı rayiç bedel üzerinden değil tapuda satış bedelini ne kadar gösterecekseniz onun üzerinden hesaplanıyor. ikisi farklı şeyler. satış bedeli de rayiçten düşük olamıyor. kredi kullanımı varsa satış bedeli kredi bedelinden de düşük olamıyor.
0
mr.goodcat
(20.07.23)
(1)

tişört yakası?

karayel
şu şekilde yakası olan tişörtlere ne isim veriliyor?https://statics.boyner.com.tr/productimages/5001634563_100_01_900_1254.jpghttps://i.hizliresim.com/fcnvmzt.pngbakın şunu aramıyorum. çok hafif geniş olanları soruyorum.https://st1.myideasoft.com/idea/ky/08/myassets/products/044/tisort-nefes-alabile
şu şekilde yakası olan tişörtlere ne isim veriliyor?

statics.boyner.com.tr
i.hizliresim.com

bakın şunu aramıyorum. çok hafif geniş olanları soruyorum.
st1.myideasoft.com

normal bisiklet yakalar beni boğuyor gibi hissediyorum. bu şekilde kaliteli tişört satan yer varsa hepsini alacam.

tabi düz de olmasın baskılı falan olsun. düz çoğu yerde var. basic tişört olarak satılıyor.
0
karayel
(20.07.23)
Bu da bisiklet yaka diye geçer, tabi ki markadan markaya ve kalıplara göre (fitted, regular, oversize) farklılık gösterir. Diğer sizi sıkan yaklar "Sıfır" yaka diye geçenlerdir.
0
janavarorion
(20.07.23)
(4)

ikinci el otomobil alırken güven meselesi

amsterdam otlu sigarası
merhabailk otomobilimi almayı düşünüyorum. çok bütçem yok, clio, corsa türevlerine bakacağım. ancak arabalardan hiç anlamadığım için sarı site benim için bir bilinmezlik kara deliği gibi. beni bu "kazıklanır mıyım", "araba elimde kısa süre sonra bitmez sorunlarla kalakalır mı" açmazlarından kurtarac
merhaba

ilk otomobilimi almayı düşünüyorum. çok bütçem yok, clio, corsa türevlerine bakacağım. ancak arabalardan hiç anlamadığım için sarı site benim için bir bilinmezlik kara deliği gibi. beni bu "kazıklanır mıyım", "araba elimde kısa süre sonra bitmez sorunlarla kalakalır mı" açmazlarından kurtaracak bir güvenilir, komisyonu öldürmeyen, ekspertizli ikinci el satışçısı var mı? ya da başka bir yol?

yer: istanbul
0
amsterdam otlu sigarası
(20.07.23)
vavacars v.b.?
0
nuisance
(20.07.23)
Tek başınıza hareket etmeyin. arabadan anlayan ve piyasayı takip edebilen bir tanıdığınız yanınızda olmadan almayın.
0
diyecevaplandı
(20.07.23)
Otokoc bu konuda iyi. Fiyatları uyuyorsa bir bakın.
0
etna
(20.07.23)
Otomotiv sektöründe sıfır araç satan yetkili bayiler bile her türlü dalavereyi çevirirken ikinci elde hiçbir firmaya güvenmeyin. Her türlü kazıklanma ihtimali var, tabii bu tarz firmalarda en azından riski azaltırsınız.

mutlaka araç bakarken yanınızda bu işten iyi kötü anlayan biri olsun.

Bir de çevrenizde güvenilir bir usta varsa, ekspertizden ziyade o ustaya bir gösterin.
0
anten
(21.07.23)
(13)

Sizce yakın zamanda AB vize muafiyeti gelir mi?

deadwampir
Sb
Sb
0
deadwampir
(20.07.23)
Gelmez.

Bunca zamandır değişen ne var ki vize konusunda bir şeyler değişsin?
0
kisa
(20.07.23)
erdoğan'ın "demokratik ve kucaklayıcı" olduğu, suriye iç savaşının yaşanmadığı, lise öğrencilerinin yazın üç ay çalışıp interrail hayali kurabildiği ekonomiye sahip olduğumuz dönemde gelmemiş AB vize muafiyeti şimdi gelir mi sence?

buna inanmak saflıktır. böyle bir şey mevcut hükümetle asla olmayacak, 10 sene sonra olma ihtimali de yüzde 2 filandır.
0
mark greg sputnik
(20.07.23)
Avrupa kaçak yollarla gelmiş mülteci türk kaynıyor. Sizce gelir mi?
0
fraise
(20.07.23)
hayır.
0
bir ileti paylastim
(20.07.23)
bunun icin ancak guney kore-tayvan-polonya gelismisligine ulasma gerek bence.
0
baldur2
(20.07.23)
20 yıl önce öyle bir ihtimal vardı. Artık bir ortadoğu ülkesiyiz.
0
Mirket
(20.07.23)
avrupa ile türkiye(osmanlı) tarihine çok meraklı birisiyim. benim fikrim bu kaynaşma hiçbir zaman mümkün değildi veya mümkünatı olacaksa bile 10 kasım 1938'den sonra o ihtimal ortadan kalktı.

tabii çok daha derine açılabilir konu fakat cevap hayır.
0
gule gule
(20.07.23)
Yakın zamandan kastın 40 yıl falan ise gelebilir. Aksi halde hayır. Kafamda "acaba?" bile yok.
0
nawar
(20.07.23)
Bence verseler önce Afrika ülkelerine verirler sonra ihtiyaç duyarlarsa bize verirler.
0
hebanon
(20.07.23)
birlige girme olasiligimiz yok, hicbir zaman olmadi. Ciller'in bir palavrasiydi, simdiki iktidar da baslarda isine yaradigi icin oyunu surdurdu.

simdiki hukumeti degistirsek, avrupadan siyasetci ithal etsek, yine olmaz.
neden olmayacagi icin Erol Manisali'nin kitaplarina bakin..
0
cooperr
(20.07.23)
hayır
ama keşke romanya schengen'e girse de oturma izni bir işe yarasa
bu arada vize muafiyetinin temeli "türk korkusu" + "islam korkusu" kriter falan değil.
0
rain when i die
(20.07.23)
Yakın zamanda değil uzun zamanda da gelmez ne sen ne de senin evladın göremez gibime geliyor
0
basond
(21.07.23)
Çok düşük bir ihtimalle imtiyazlı çalışma vizesi, imtiyazlı seyahat vizesi vb şeyler uygulanabilir eğitimli ve paralı kesimi ayıklamak için.

Ama bunun dışında sınırsız serbest dolaşım uzak bir ihtimal.

AB üyeliği ise tamamen güç dengesiyle alakalı.
Türkiye nüfus sebebiyle AB'ye girdiği anda AB parlementosunun en büyük koltuk sahiplerinden biri olacak. Yani oylamalarda vs istediğini onaylayıp, işine gelmeyeni reddedip tüm AB sistemini zorlayabilir.

Fransa ve Almanya gibi AB'nin baş aktörleri bunu istemez. İstemiyor da.
0
anten
(21.07.23)
(2)

Pantolunu internetten alıp paçaları mağazaya yaptırtmak

Unde bach canim
Mavi jeansin kendi sitesinden kot aldım. Boy olarak büyüğünü bulabildiğim için paçaları kısalttırmam lazım. Mağazaya faturasıyla gitsem paçaları ücretsiz yaparlar mı?
Mavi jeansin kendi sitesinden kot aldım. Boy olarak büyüğünü bulabildiğim için paçaları kısalttırmam lazım. Mağazaya faturasıyla gitsem paçaları ücretsiz yaparlar mı?
0
Unde bach canim
(20.07.23)
deneyin ama çoğu yer mağazadan alsanız bile paça vs. yi ücretsiz yapmıyor.
0
inheritance
(20.07.23)
iyi markalar tadilat yapıyor. beymen internetten aldığım ürünlerin tadilatlarını mağazadan yaptırıyorum.

lacoste ise occasion'dan aldığım pantolonun paçalarını kendilerinden almadığımı belirttiğim halde mağazadan yaptı. (sonuçta o da eren gerçi.) mavi mağazadan da alsanız paçayı muhtemelen para ile yapacağı için para ister bence...
0
naksidil
(20.07.23)
(7)

Arsaya neler yapılır?

michael_knight
Bir arsa almak istiyorum. Yanından ufak bir dere geçiyor. Ağaçlar var vs. 1 dönüm civarında büyüklüğü.İstanbul'dan 4 saat uzaklıkta. Hafta sonları bir-iki gece orada kalıp şehre geri dönebileceğim gibi.Düşüncelerimde ne kadar hata, eksik var sizce?Elbette imar izni, elektriği, suyu yok. İdare eder ş
Bir arsa almak istiyorum. Yanından ufak bir dere geçiyor. Ağaçlar var vs. 1 dönüm civarında büyüklüğü.
İstanbul'dan 4 saat uzaklıkta. Hafta sonları bir-iki gece orada kalıp şehre geri dönebileceğim gibi.

Düşüncelerimde ne kadar hata, eksik var sizce?

Elbette imar izni, elektriği, suyu yok. İdare eder şekilde, orada hafta sonlarını geçirecek kadar bir şeyler yapabilirim gibi geliyor.

Öncelik tuvalet. Belki içine solüsyon vs. koyulan karavan ve teknelerdeki seyyar tuvalet. Veya bir sandalyeye klozet kapağı koyulmuş altına yere bir delik delerek kullanılabilen bir tuvalet.

Su için önce bir damacanayı çeşme olarak kullanabileceğim bir düzenek. Bir süre sonra 100 litrelik bir su deposu koymak ve ona hidroforla dereden su çekmek.

Elektrik için belki 10-20 bin TL'lik bir yatırımla ampul yakacak, kullanma suyu kadar hidrofor çalıştıracak, belki bir minik buzdolabını çalıştıracak bir sistem kurabileceğimi zannediyorum.

Kalmak, uyumak için önce büyükçe bir çadır, sonra zaman içerisinde belki ufak bir klübe yapabilirim. Dikkat çekmeyecek, şikayet edilip ceza almayacak şekilde bir şey uydurabileceğimi zannediyor ve umuyorum.

Tabi orası benim olduğu için oraya sandalye, mangal, şezlong, kamp yatağı vs. gibi malzemeleri de ufak ufak taşırım.

Aslında bu arsanın en büyük şansı da şu ki hemen komşusu olarak bir çift arkadaşımız var ve yılın 365 günü orada yaşıyorlar, yaşayacaklar. Kendilerine bir ahşap çadır gibi klübe gibi bir şey yapıyorlar.

Hangi konularda ne kadar yanılıyorum sizce?
Önerebileceğiniz başka pratik çözümler var mı?
0
michael_knight
(20.07.23)
Derenin suyu cok buyuk bir ihtimalle pistir. Elini bile yikamayamazsin. Sanitize etmen gerek. Aki bokunu kurtarmaz.

Kuyu vurabilirsin ama.
0
alperz
(20.07.23)
Yani çoğu arsa “kulübesi olan” şeklinde geçiyor. Basit bir yapıya kimse bir şey demez bence. Tek katlı ufak ahşap bir yapı yapılabilir, çadır bence çok konforsuz olur.

Bence tatil gibi düşünülecekse şunlar temel olarak lazım. Mesela;
-arabanın arkasına sığacak büyüklükte en azından 50 litrelik su deposu, 1 adet jeneratör. Ama tabi karavan imkanı varsa çok daha iyi. Alır gidersiniz.

Daha konforlu bir hal ise bungalov ev, yağmur suyu toplayan su deposu, sıcak su değil de şehir elektriği üreten elektrik paneli. Gerçi ağaçların güneş ışığına mani olmaması lazım. Evin çatısı güneş görecek şekilde tıraşlanmalı
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
Unde bach canim
(20.07.23)
bunları yaparsın da önemli konu güvenlik. dağbaşı bir mekansa on gün sonra geldiğinde ortalık talan edilmiş para edecek her şey, pompa, güneş paneli, demirler dahil çalınmış olabilir.
0
orpheus
(20.07.23)
Eski bir çekme karavan al. Eskileri ucuzdur.
Zaman içinde güneş panelleri akü ayarlayıp elektrik işini çözersin.
Dere kenarıysa bir boy boruluk tulumbayla su çıkarabileceğini düşünüyorum. Kaynatılıp soğutulup içilebilir olur.
Rüzgar enerjili havai su deposu bile yapılabilir.
Foseptik çukuru kazıp sabit bir tuvalet sistemi yapılabilir. Ama tulumba çakacaksan mesafe ve eğim hesabı yapılmalı.
0
Mirket
(20.07.23)
böyle bir yerde çadırda kalmak tehlikelidir.
0
sizofren06
(20.07.23)
orpheus +1

Gecen sene bizim bahceden topragin altindaki uzatma kablosunu 10 metre boyunca kazip calmislar. Kazma, kürek vs zaten ilk gidenlerdi onlari artik sakliyoruz. Bahcenin etrafi cit ve dip dibe agaclarla cevrili bu arada.
0
reactionic
(20.07.23)
Astarı yüzünden pahalıya gelecektir büyük ihtimalle.

Su, elektrik vb her zaman bir problem, altyapı yoksa.

Yine merkezi bir yerleşim alanı değilse arazinin yıl içinde problemlerini bilmiyor olabilirsiniz. Coğrafyayı tanımıyorsanız kulübe yaptığınız yerin en ufak yağmurda kayması, toprağa saplanması, arabaların çamura saplanması gibi dertler çıkabilir.

Merkezden uzak olmak en ufak sorunda usta bulmayı zorlaştırır.

Bir de merkezden uzak yerlerde güvenlik bir sorun. Özellikle böyle arazilere yapılan tiny houseları bırakın girip soymayı, komple bir traktör, bir vinçle gelip alıp götürüyorlar bunla ilgili çok haber çıktı.
0
anten
(21.07.23)
(7)

euro düşer mi?

cosmicgadin
ne diyosunuz?
ne diyosunuz?
0
cosmicgadin
(20.07.23)
türk lirası karşısında hayır.
0
gule gule
(20.07.23)
Ne kadar bir vadeden bahsettiğinize göre değişiyor bu tip soruların cevabı. Atıyorum siz 1 ay için euro alayım dursun diyorsanız kimse bir şey diyemez. Yani bir günde liralarca düşüşe de şahit olduk sonuçta...

Ancak yıl sonu kur beklentilerinin sürekli yükseldiği de bir gerçek.

Objektif olan şu ki açıklanan neredeyse bütün beklentiler her türlü dövizin yükseleceğini ön görüyor. Düşüşüne göre plan yapmak isteseniz bu beklentiyi nedenleriyle açıklayacak elle tutulur bir kaynak bulmak zor.
0
akhenaten
(20.07.23)
1984'den beri çıkan bir şeyin düştüğünü görmedim.
0
egmardernagon
(20.07.23)
Türk Lirası karşısında ise hayır. Düşmesi için hiçbir sebep yok. Şakkadanak amcanın taktiği ile Türk halkını tokatlayan şekilde anlık düşüş yarattığında yine o noktaya dönüyorsun işte. Hem de çok kısa sürede.
0
nawar
(20.07.23)
bir programda, döviz geldiği yeri unutmaz diye bir cümle kurmuşlardı. gerçekten zaman zaman hafif düşüşler olsa da düşmüyor meret. dolayısıyla hep çıkacakmış gibi düşünerek alım yapmaya çalışıyorum.
0
kondansator
(20.07.23)
Elbette ki hayır(tanrı korusun).
0
Avoiding The Puddle
(20.07.23)
Düşmez
0
basond
(21.07.23)
(6)

Beynim zorlandığında kesiciye giriyor. Bunu aşabilen var mı?

ananiyimioguz
Yaptığım, öğrendiğim hiç bir şeyden tatmin olmuyorum. Her şey yarım kalmış gibi geliyor. Ki öyle de oluyor bence.Kendimi bildim bileli bu böyle. Her şeyi işimi görecek kadar öğreniyorum. İleriye taşıyamıyorum. Gözüm kesmiyor. İçim sıkılıyor. Uğraşasım gelmiyor.Her konuda amatörüm demenin rahatlığına
Yaptığım, öğrendiğim hiç bir şeyden tatmin olmuyorum. Her şey yarım kalmış gibi geliyor. Ki öyle de oluyor bence.

Kendimi bildim bileli bu böyle. Her şeyi işimi görecek kadar öğreniyorum. İleriye taşıyamıyorum. Gözüm kesmiyor. İçim sıkılıyor. Uğraşasım gelmiyor.

Her konuda amatörüm demenin rahatlığına sığınıyorum. Bir şeyi biliyor olmanın getireceği sorumluluktan mı korkuyorum yoksa tembellikten mi bırakıyorum bilmiyorum. Kolay olanı seçiyorum hep.

Gündelik hayattaki edinimler konusunda çok sorun olmuyor da kariyer anlamında önümü inanılmaz tıkıyor.

Beynim zorlamaya gelemiyor. Gitar mı öğrenicem, gidiyorum kursa, notalar zor geliyor, yerleri, okuması vs. Amaan akor öğrenirim diyorum gidiyorum 5 10 tane akor öğreniyorum. Tamam diyorum çalıp söylüyorum işte yeter.. Annem de böyle doğal yeteneği var kulaktan duyup piyano ve yan flüt çalabiliyor, öğretmen olmuş ama mezun olduğu zamandaki bilgisi ne ise, 30 küsür sene geçmiş hala aynı. Yeni çalış şekilleri, eşlik yöntemleri falan bilmiyor. Tipik tr öğretmeni sanırım. Ona mı çekmişim bilmiyorum.

Fotoğrafçılık mı öğrenicem; ışık, enstantane, diyafram kombinasyonlarını çözdüm tamam dedim. Hala dijital ekrandan bakarak live görüntü üstünden ayar yapıyorum. Stop hesaplamaları kısmına gelince karışıkmış ya deyip kaçıyorum işin içinden. Halbuki çözemiycem mi yani.. ama pes ediyorum.

Okurken de genelde başarılı bir öğrenciydim ama eğitim sistemimiz de sağ olsun, sadece istenilen kadar çalışıyordum. Hatta çoğu zaman kendim de çalışmıyordum ya bilen birine anlattırıyordum, ya da birlikte arkadaşlarla çalışıyordum. Kimi zaman mantığını anlayarak, kimi zaman ezber ile o an beklenen ne ise çalışıp dersi verip çıkıyordum.

Sonra zaman geçiyor unutup gidiyorsun. Bazen sınavdan çıkar çıkmaz unutuyorsun.

Beynimi en çok 3 dönemde yorduğumu hatırlıyorum. Üniversiteye hazırlanırken, üniversitede (mühendislik dersleri beyin yakıyordu) ve de ilk işe başladığımda işi öğrenmeye çalışırken.

Fakat mesela bir yazılım dilini biraz öğrenip proje çıkardım ya, orada bırakıyorum zorlamayı. Tamam diyorum bunlar işimi görüyor. Sonra bakıyorum millet ne teknolojiler öğrenmiş, ne biçim kod yazım stilleri geliştirmiş biz anca izliyoruz diyorum kendi kendime.

30 yaşıma gelicem, ingilizce konuşamıyorum. Sevmiyorum çünkü. Diyeceksiniz, hakkını vererek çalıştın mı? Hayır beynim hem zorlanmak istemiyor hem de insanın sevmediği bir şeyi yapması daha da zor.

Önceden bu durumun üstesinden geliyordum. "Bir şeyi neden yapamadığını, neden olmadığını sorgulamak yerine, direkt içine gir ve başla. Yolda açılır düğümler" gibi bir yaklaşımım vardı.

Fakat o zamanlar kendimi biraz zorlayabiliyordum. Şimdi anlatılanlar bile bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyor.

Çalışırken çok basit bir şeyi bile unutup 2-3 kere sorduğum oluyor. İyice beynimi bir yerde unutmuş gibi hissediyorum. Zorlamaya zorlamaya örümcek ağı da kaplamış olabilir.

Bu arada bunu da tembellikten mi uyduruyorum bilmiyorum da, ölümün olduğu bir yerde insanların hayatlarından ödün vererek bir şeylere çalışması bana çok mantıklı gelmiyor. Yani bir insan ne kadar çok işi konusunda uzmanlık edinirse, o kadar çok sömürülürmüş gibi geliyor. Ki gördüklerim de öyle. Yazılım liderimiz önce müdür oldu, sonra direktör oldu. Adam güzel maaş alıyordur.

Ama sürekli çalışıyor. Eşine, çocuklarına doğru düzgün vakit ayıramıyor.

Bu şekilde başkalarının tarlası gibi olmak da istemiyorum.

Öyle olmasa bile şu an hığk deyip ölüp gitsem gam yemem mesela. ortalamanın üstünde yerler gördüm, aşkın her türlüsünü yaşadım, farklı hobiler edindim.

Düşünsenize sadece yazılıma kafa yorduğumu ve diğer yetilerim gelişmediği için başka şeylerden anlamadığımı. Veya ölüp gidince "ulan gençliğimi verdim sektöre, yaşamadan öldük be" diyeceğimi.

Ama işi bilenlere de ayrı imreniyorum. Onlar da ben gibi sosyal ve çok yönlü kişilere imreniyorlardır belki. İkisi de lazım. Ama nasıl olacak aynı anda hepsi?

Pek sağlıklı düşünemiyorum mu acaba problemim nedir sizce?

Eskiden bir topluluğu yöneteceğimi, yeni fikir ve buluşlara imza atacağımı düşünürdüm veya çevredeki geri dönüşler öyle gelirdi.

Şimdi ise bu beyinle en fazla pazarda limon satabilirim gibi geliyor. Hiç bir şeyle uğraşasım, yorulasım yok. Sorumluluk almaktan çekiniyorum.

Büyük bir iş verseler elime yüzüme bulaştırırım. Öğrenciyken böyle değildim. Topluluk kurardım, sunumlar yapardım, öğretmeyi severdim.

Şimdi bakıyorum en tembel, en bir şeylere kafası basmayan arkadaşlar bile senior olmuşlar kendi alanlarında.

Ben hem kendimden beklediğim, hem de çevreden beklenen performansı gösteremedim.
0
ananiyimioguz
(20.07.23)
büyürken üzerimizde aile dışında en etkili olan şey ülkedeki eğitim sistemi. bu sistem dediğiniz gibi tamamen istenileni ver yeter şeklinde işliyor. sallıyorum sınavdan 100 üzerinden 90 mı alman lazım 91'i gördüğün an bırakıyorsun, 100'lük bir sonuç çıkarmak için çabalamıyorsun. bu da bir yerden sonra alışkanlık gibi yapışıyor üzerine. ortaya potansiyeli olup vizyonsuz (vizyonu köreltilmiş) kişiler çıkıyor.

tüm suçu başka yerlere atmak kolay, kendimizde de bir şımarıklık oluyor mesela benim ailenin durumu kötüyken hep 3 haneliydi sıralamalar neden kafa buraya şartlanmış gönül vermişsin fedakarlık yapıyorsun çevremdekiler de hep aynıydı. sonradan durumlar düzelince "ne gerek var" gibi bir vizyonsuzluk abidesi bir soru geliyor ve 4 hane bile göremiyorsun tüm birikimleri, hayalleri hiç ediyorsun. mecbur kalmadıkça yapmamaya alışmış kafa. sınav özelinde anlattım sadece bu her konuda aynıdır bence olay gönül verip, fedakarlık yapmak. sevdiğin bir şey olması zaten ilk koşul.

yaş bir yeri geçtikten sonra fedakarlık yapma konusunda haklı olarak daha büyük tereddütlerin oluyor, işin içinden çıkamıyorsun.

işini bilen kişiler dediğin anladığım kadarıyla top-level olan kısım, karşılaştırdığın kişiler yıllardır gününün yarısını belki daha fazlasını adamış insanlar oluyor bakınca kendini hiç hissediyorsun adamın yaptığı karşısında. senin benim gibi yitik bir hayat görmüyor severek yaptığı için. bunun yanında adam sadece gömülmüyor çok yönlülüğü adama o vizyonu sağlıyor bir yerde, yani hayatını da yaşıyor. insanlara da yardım ediyor. her şeye zaman bulabiliyor gerçekten hayret verici ama öyle. bunun da anahtarı programlı yaşamakta benim gözlemlediğim kadarıyla.

program da, şımarıklık da, vizyon da ve diğer her şey de bir yere bağlanıyor hepsinin başı disiplin. maraton dünya rekortmeni eliud kipchoghe'un bir lafı var "only the disciplined ones are free in life. if you are undisciplined you are a slave to your emotions and your passions" şeklinde her şeyi özetleyen.

yani disiplinsizsen pazarda limon bile satamazsın, aynı tas aynı hamam devam eder.
0
gule gule
(20.07.23)
Sizi çok iyi anlıyorum, çünkü aynı olmasa da çok yakın durumlardayız.

Benim iki durumum var

İlki için, yeni bir şeyler öğrenmek benim hobim gibi bir şey. Canım sıkıldığında yeni bir şeyler öğreniyorum. Bunun sınırı yok, her konuda olabilir. Çok hızlı ve derin bir dalış yapıyorum çok fazla ayrıntıyı öğreniyorum, bir ay civarı bir süre kafamda sadece bu yeni konu oluyor ancak sonra hevesim sönüyor.

İkinci durumsa, ki mesleki anlamda hoş olmuyor bu, bir şeyi yapamadığımda o şeyi nasıl yapacağımı öğrenirken hiç sıkılmıyorum, saatler günler hatta haftalar harcayabiliyorum ama o şeyi öğrendikten sonra ne yaptığımı bilerek sadece işi yerine getirmek için o şeyi yapmak dünyanın en sıkıcı işi.

Sürekli başka bir şey yapmam gereken bir meslek olsa en mutlu insanlardan biri olurum sanırım.

Bu sorunun nedenini iş yerimi değiştirince biraz anladım. Öncelikle ilki bence bir sorun değil, çünkü zaten dizi izlemek yerine yaptığım bir şey. Zamanımı dolduruyor, ancak her iki durumun da sebebi aynı.

Öğrendiğim şeylere ilgi duyan insanlar yok. Bir şeyi öğrendiğimde birileriyle derinlemesine konuşup ölçüp tartıp bunu şöyle yapsak, bunu böyle ilerletsek diye konuşamayınca hatta tam tersi insanları bu konuda fazlaca hevessiz görünce bu şeyleri ilerletme ihtiyacı hissetmiyorum, kayboluyor hevesim. Şimdi çalıştığım yerde bana daha çok benzeyen insanlar var, birbirimizi gaza getiriyoruz bir yerde... Etkisi çok büyük oldu.
0
akhenaten
(20.07.23)
Kanki senin takdire ihtiyacın var sanki. Gayet dolu bir insan izlenimi verdin bana. Yetkin olduğun konuları, bilgileri paylaş ve öğret, kendine sevgin geri gelecektir. İhtiyacın olan ortama ve insanlara sahip değilsen kendin yarat. Hayatını güzelleştirmek bireyin kendisinden ve çevresinden başlar.
0
hasmetizm
(20.07.23)
@gule gule, evet aslında sorunun kaynağı disiplin eksikliği sanırım. Normalde bir ortama girdiğimde onu sağlarım ama iş kendimi ve hayatı yönetmeye gelince..

spor, sağlıklı beslenme, yabancı dil, kariyer gibi konularda yakınıp duruyoruz hanımla. ama ilerleme var mı? yok :) bir türlü silkinemedik.

sen dil öğren bari benden daha ineklik etmişsin zamanında, yine çözersin, avrupada yap hekimliğini diyorum; benim denklikler, yabancı dil sınavları, stajyerlik dönemi falan var çok zor gözüm kesmiyor diyor. O da bana diyor senin daha kolay sen öğren diye :D Tam al birini vur ötekine.

@akhenaten, bunun sıkıntısını ben de çok yaşadım. yakın olduğum, her an bulaşabileceğimiz, kafa kafaya verebileceğimiz yazılımla uğraşan bir arkadaşım yok mesela. Okuldayken vardı iyi oluyordu birbirimizi gazlıyor veya bir şeyler öğretiyorduk.

Pandemi ile birlikte herkes kendi alanına çekildi. Herkes farklı şehirlere, farklı ülkelere gitti. İyice zorlaştı.

Ben de zaten o ortama girmeden ya da biri yönlendirmeden kendi başıma pek bir şeyler yapan birisi değilim. Mentörlük eden de yok. Genelde dışarıdan bir şeyler bekleyen bir yapım var tembelliğimden olsa gerek.

Benzer şekilde uğraştığım diğer hobilerimle uğraşan bir çevrem de yok. Bilgi alışverişi olmuyor. İlerleme de çok olmuyor.

@hasmetizm, o da pek yok evet iş yerinde de ekipte yalnızdım. Tek mobil yazılımcı bendim. Ne soru sorabileceğim üstümde biri, ne de bildiklerimi anlatabileceğim bir junior, stajyer falan oldu. E işler rutine bindi kendimi de ok geliştiremeyince başka bir yere geçiş yapmaya cesaretim yok çünkü millet canavar gibi kod yazıyor beni ne yapsınlar diyorum.

yeni ekipte aynı dili yazdığımız, bir kademe üstüm bir arkadaş geldi, e 2-3 senedir bıkkınlık gelmiş salmışım, bir ihtiyacın var mı diye soran da yok. şimdi onu da çok sıkıştırmıyorum.

kimse kimsenin kariyer gelişimini önemsemiyor sanki. biraz da şeyden kaynaklandı, çok rahat ve açık yaşıyorum. göze batıyor. biraz mazlum mu gözükmek lazımdır bilemedim birileri el etsin diye. tek çocuğum, biraz ekmek elden su gölden büyüdüm. Zorluk gören insan zorluk görene yardım ediyor gibi geliyor.

Çok zorluk görmediğim için bir hırs da yok içinde. Bu aileden kurtulmak istiyorum, bu şehirden gitmek istiyorum, aileme bakmam lazım, kardeşime bakmam lazım, bu ülkeden gitmem lazım gibi aman aman hırsım yok çoğu insan gibi.

Ama benden çok daha iyi durumda insanların tek başlarına neler başardığını da biliyorum. Bana nedense gelmiyor o hırs mı artık aşk mı ne ise..
0
🌸ananiyimioguz
(20.07.23)
ADHD - Dikkat eksikliği konusunda uzman bir psikiyatr ile görüşmeni tavsiye ederim.
0
orpheus
(20.07.23)
@orpheus, a 1dk sahi öyle bir şey vardı ben 6-7 sene önce concerta kullanıyordum.

1-2 sene beni sınavdı okuldu güzel uçurmuştu.

ama ailem duyunca bu ne böyle beyin ilacıydı sinir sistemi ilacıydı falan ne idiği belirsiz şeyler kullanıyorsun, yarın öbür gün bir yan etkisi çıksa ne yapacaksın dediği için bırakmıştım. Zaten arada beyinde flash çakma gibi yanlık şeyler hissediyordum korkup bırakmıştım.

kahveyle idare ediyordum. ama şimdi o kullandığım dönem ile bugünlere bakınca, onun eksikliğinden yoğunlaşamıyor olabilirim tekrar görüneyim ben iyi hatırlattınız. O zamanlar baya işe yaramıştı üni sınavına girerken attım bir tane, 0 yanlışla çıkmıştım tüm soruları doğru işaretlemişim. Normalde hep yanlışım çıkar. Direkt etki etmişti yani.
0
🌸ananiyimioguz
(20.07.23)
(6)

Hesap kesimi pazartesi olan bir kredi kartının kesim tarihini öne almak

condom kurşunu
Mümkün mü?
Mümkün mü?
0
condom kurşunu
(20.07.23)
Kart ayarlarinda hesap kesim gununu degistirme secenegi var. (Onceden 2-3 kere yapilabiliyordu ama son yillarda yilda 1 hakkiniz oluyor genelde)
0
brkylmz
(20.07.23)
mümkün
0
jelly bear
(20.07.23)
Şimdi değiştirdim diyelim hemen kesiyorlar mı extreyi yoksa bekleme sresi var mı?
0
🌸condom kurşunu
(20.07.23)
diğer aya atıyor hocam, dediğiniz gibi olmuyor. bankanız farklıdır, olursa bilemiyorum ama çok zor.
0
adivar
(20.07.23)
kartan kara değişiyor olabilir mi? sanırım garanti o zaman önce bunu öde sonra değiştiririz diyor olabilir mi?
0
liberal
(20.07.23)
Ben bunu bir kere denemeye kalktığımda (hangi banka hatırlamıyorum, muhtemelen garanti) bir sonraki ekstre döneminde geçerli okuyordu değişiklik.

Ama bu ay için özel bir sebebiniz yoksa ödeyin borcunuzu minimum bile ödeseniz minimumdan sayılıyordu sanırım. Ama eğer niyetiniz buysa yine de bankayı arayıp vaktinden önce ödeme yaparsam ekstrenin son tutarının minimumu hesaplanırken yatırdığım tutar hesaptan düşer mi diye sorun bir. Ne olur ne olmaz yanıltmış olmayayım.
0
akhenaten
(20.07.23)
(10)

Gölde,derede ya da barajda yüzeniniz var mı? Niçin boğuluyorlar

cccbehzatccc
merhaba, bu boğulmaların teknik açıklamaları var tabi. tatlı su kaldırmıyor deniz gibi. ve iç akıntı da olabilir.ama yüzmeyi bilip de girenler de boğulabiliyor. daha yeni su kanalında bir genç boğulmuş.bu kayıpların yaygın sebebi nedir sizce?Bir diğer soru: gölde yüzdünüz mü ve nasıl bir deneyimdi?
merhaba, bu boğulmaların teknik açıklamaları var tabi. tatlı su kaldırmıyor deniz gibi. ve iç akıntı da olabilir.
ama yüzmeyi bilip de girenler de boğulabiliyor. daha yeni su kanalında bir genç boğulmuş.
bu kayıpların yaygın sebebi nedir sizce?

Bir diğer soru: gölde yüzdünüz mü ve nasıl bir deneyimdi? kankam iyi yüzer denizde. Sapancada tekneyle açılmışlar. Kayık daha doğrusu. "su çok berraktı ve aşağıda orman vardı sanki. gerildim geri döndüm" dedi, ben de şaşırdım. yüzmek için açılmamış. öylesine gezinti.suyun altı tribe sokmuş. bana ilginç geldi.
Bununla ilgili tecrübelerinizi çok okumak isterim
0
cccbehzatccc
(20.07.23)
Gölde yüzdüm,sapanca gölünde, sanki yüzerken ayağomda taş varmış gibi ağır hissediyordum. Kayıktan atladım ve kayığa ulaşıncaya kadar yoruldum. Akıntı yoktu.
Bir de suyun altından yüzeye çıkmak daha zor geldi.
0
hebanon
(20.07.23)
Gölbilimci değilim ama, ortalama bi göl suyunun yoğunluğu havuz suyuna benzer değil midir ya? Havuzda yüzmekten çok farkı olduğunu sanmıyorum. Hani en büyük fark derinlere açılırsan yorulduğunda tutunabileceğin havuz kenarı yok gölde. O yüzden daha tehlikeli olabilir

Edit: ben denizde büyüdüm, bebeklikten 10 yaşina kadar yazın her gün denizde yüzdüm. Havuza ilk kez 11-12 yaşında girmiştim ve başta bi zor gelse de hızla alışmıştım diye hatırlıyorum. Gölde bi kere yüzdüm sanırım ama onda da bi fark hatırlamıyorum pek.
0
nundu
(20.07.23)
Göl, tatli su. Tatli suyun kaldirma kuvveti daha dusuk. Havuz ile göldeki su, ayni su degil.
0
ahm1
(20.07.23)
yirmili yaşlara kadar yalnızca denizde sonrasında genelde havuzda yüzdüm. havuzda da hiç rahatsız hissetmedim. tatlı su gölünün içerdiği az miktarda mineralden ötürü deniz ve havuzdan çok daha düşük özkütleye sahip olduğunu sanıyorum.

ikinci sebep oynak ve içine çeken çamurlu zemin olabilir, dere ve göl zeminleri deniz gibi değil, kumdan çok akarsularla taşınan ince killi toprak yığınlarıyla dolu, bunlar üstüne basıldığında ayağa resmen yapışıp içine çekebiliyor, sığ dize kadar gelen yerlerde bile denenip bu etki hissedilebilir.

su kanallarının ve sulama göletlerinin içi de ya membranla kaplı ya da beton, bir de konik zemin, destek alacak kaymadan ayakta durulabilecek bir yer yok eğimden ötürü.

"su çok berraktı ve aşağıda orman vardı sanki. gerildim geri döndüm"

bu his bende de var, doğal ortamın olmadığı için savunmasız hissediyorsun, hadi sahilde büyüdüm deniz yaşamı hakkında bir şeyler biliyorum ama göl tamamen yabancı bir ortam, arada göl balıkçılığı programlarında gördüğüm dev kedi balığı turna balığı gelip ucumdan azcık alır mı acaba diye hisler gelebiliyor.
0
engelbert humperdinck
(20.07.23)
sapanca golunce defalarca yuzdum, suyu cok guzeldir, hicbir sikinti yasamadim deniz gibiydi.

Sonra iznik golunde yuzmustum galiba, boktandi. Bir suru su yilani vs, golun dibi cok karanlik. Korkutucuydu.

Alibeykoy barajinda yuzdum, o da boktandi, karanlik, bulanik su vs.

Bogulmalarin nedeni buyuk ihtimal golun tabaninin cok yumusak olmasi, basinca dizine kadar girersin bazi yerlerdi balcik icine. Kaldirma kuvvetiyle falan alakasi yok, golde dip akintisi falan da olmaz, bogaz gibi yerlerde olur o.
0
cooperr
(20.07.23)
zemini çakıllık bizim "çay" dediğimiz derelerin gölet yaptığı noktalarda çok süper yüzülüyor. en meşhuru da hasan boğuldu sanırım.
0
alperz
(20.07.23)
Kaldırma kuvvetinin azlığı ve balçık olan dip iyi yüzme bilen insanı boğacak etmenler değil.

Yüzme bilseniz bile boğulmanıza neden olacak 2 etmen var baraj ve göllerde;
Birincisi- göllerde kıyıdan açığa ve suyun dibine doğru akıntı olma ihtimali var. Güçlü rüzgarlar alan göllerde bu yaşanabiliyor. su yüzeyimden kıyıya doğru esen rüzgar, suyu yüzeyden doğru kıyıya taşıyor, bu su bi noktada dibe ve açığa tekrar dönmeli. Bu nedenle suyun dibine ve açığa doğru da ters bir akıntı oluşuyor kıyıya yakın. Bu vakum etkisi yüzme bilen insanı da boğabiliyor.

İkincisi de barajlarda, kanallarda gerçekleşecek bir şey. Barajın duvarında, suyun altında, eğer bir açıklıktan ufak bir su barajın/ kanalın diğer tarafına akıyorsa, barajın yüzdüğümüz tarafında o su akan açıklığa doğru bir çekim oluşuyor. Bu çekimin etkisi baraj duvarını takip edip direk yüzeye çıkmıyor. Suyun ve havanın şartlarına göre barajın ortalarında bi yerde dibe doğru bu vakum etkisi oluşabiliyor.
Bu da yine yüzme bilen insanı boğacak bir etki.

Arkadaşınızın dibi yosunlu görüp endişelenmesi yosundan korktuğu anlamına gelir o kadar.
0
zimbirik
(20.07.23)
Cesaretten ve bilmediklerinden dolayı boğulduklarını düşünüyorum ben.

Gölde yüzmedim. Bataklık olur çeker, benim için diğer sebepte bana temiz gelmiyor.

Havuz denizden daha çok kaldırıyormuş gibi geliyor.

Deniz ise başka, bilmediğim yerde kenarda yüzerim bunun akıntısı var, balığı var vs.
ama iç anadolulu arkadaşlarla sapancaya gittik üniversitedeyken, ben gölde yüzmem dedim bunlar hem beni eziklediler sen hayatında kaç kere bodrumda marmariste yüzdün de burayı beğenmiyorsun diye (marmarisliyim) hem de hemen açıldılar.
0
Coma
(20.07.23)
suyun kaldirma etkisi cok onemli degil. sadece kaldirma etkisine bakarsak saf suda bile insan yuzebilir. asil etmen dip akinti yada girdaplar. ozellikle volkanik daglarin kraterlerinde olusan goller huniden bosalan su gibi dibe dogru ceker ve bu cekime kapildiysaniz cikmasi cok zor olur. bu sekilde bogulmus profesyonel yuzuculer bile var maalesef
0
crucio
(20.07.23)
Denizsiz bir ülkede yaşadığım için sürekli göl ve nehirlerde yüzüyorum. Bazı göllerde o kadar balçık oluyor ki hem dibi göremiyorsun hem de dize kadar olmasa da baya bi batıyosun bir anda. O yüzden o göllerde yüzmüyorum.
Dibini en azından girerken görebildiğim göllerde başka insanların da girdiği noktalardan girmeyi tercih ediyorum, bunun sebebi de otlar. Bir kez kafama göre (yüzülebildiğini bildiğim bir gölde) otlu taraftan girmiştim. Otlar neredeyse yüzeye ulaşıyordu ve her ayak çırpmamda ayağımın etrafına dolanıyorlardı. panik oldum sonra sırt üstü yatıp kolları yana açarak yüzdüm sadece. Korkunçtu.

Güzel, berrak sulu bir gölde yüzmek ya da bir dağ gölünde buz gibi suda yüzmek denizde yüzmekle kapışır bu arada.

Grnel olarak panik insanların boğulmasındaki en büyük sebeplerden bence.
0
kuehles blondes
(21.07.23)
(2)

Bisiklet sürmede ne zaman idmanlı hale gelirim?

dolantindr
Çok uzun süredir bisiklet sürmüyordum ve yaklaşık iki hafta olmasına rağmen hamlık denilen bacak kaslarındaki durum halen devam ediyor. Hemen hemen her gün 7 km falan sürüyorum orta zorluk bir rotada. Arada da kondisyon bisikleti sürüyorum. Öğrenmek istediğim bu hamlık süreci ne zaman sona erecek? D
Çok uzun süredir bisiklet sürmüyordum ve yaklaşık iki hafta olmasına rağmen hamlık denilen bacak kaslarındaki durum halen devam ediyor. Hemen hemen her gün 7 km falan sürüyorum orta zorluk bir rotada. Arada da kondisyon bisikleti sürüyorum. Öğrenmek istediğim bu hamlık süreci ne zaman sona erecek? Daha önce hiç bu kadar uzun bir hazır olmama dönemi hatırlamıyorum çünkü.

edit: kasların dinlenmesine fırsat vermiyorum evet ama sebebi bisiklet sürmeyi çok sevmem. yazın her gününü değerlendirmek istiyorum. dinlenme için ayrılan günü kaybetmiş gibi hissediyorum. hal böyle olunca da laktik asiti tam olarak atamıyor sanırım kaslar. bu durum beni arada bırakıyor ama akşam alıp sürmeyi tercih ediyorum.
0
dolantindr
(19.07.23)
Yaşınızı, kilonuzu bilmiyoruz ama her gün sürmeyin hamlık geçene kadar. Kasların dinlenmesine fırsat vermiyorsunuz. 7 km çok değil ama arada kondisyon bisikleti de var demişsiniz. Hamlık geçtikten sonra devam edersiniz.
0
orient blue
(19.07.23)
"dinlenme için ayrılan günü kaybetmiş gibi hissediyorum."

Boyle giderse omur boyu bisikleti kaybedebilirsiniz. Vucudunuzun sesini dinlemek zorundasiniz, o size dinlenin diyor. Aci hissi, agri hissi bosuna gelismedi. Dinlenmezseniz kalici ya da cook uzun surecek bir sakatlik yasayacaksiniz, benden soylemesi. Benim basima ne geldiyse zorlamaktan geldi. Agrinin, acinin ustune gidilmez.
0
ahm1
(19.07.23)
(4)

ihaleyi kazanan firmanın vazgecmesi

violetsky
ihaleyi kazanan firma sozlesme müzakereleri esnasında ya da öncesinde işi yapmaktan vazgeçerse ne oluyor? Sonuçta imzalanmış ve firmayi bağlayan bir sozlesme yok. İkinci en iyi teklife tabi ki geçilebilir fakat arada geçen zamanın, harcanan adam saatin hesabı vazgeçen firmaya nasıl yansıtılır? Firma
ihaleyi kazanan firma sozlesme müzakereleri esnasında ya da öncesinde işi yapmaktan vazgeçerse ne oluyor? Sonuçta imzalanmış ve firmayi bağlayan bir sozlesme yok. İkinci en iyi teklife tabi ki geçilebilir fakat arada geçen zamanın, harcanan adam saatin hesabı vazgeçen firmaya nasıl yansıtılır? Firmanın vazgeçmesi engelleyecek bir husus ya da idare şartnameye eklenebilecek bir madde var mıdır?
0
violetsky
(19.07.23)
teminatı yanar.
0
kimlanbu
(19.07.23)
"bid bond" diye bisey var yurtdisinda.

ihaleyi kazandin, baslamadan vazgecersen, ihaleyi senden alip ikinci siradaki adama verirler. aradaki farki senin bond karsilar.. bir nevi sigorta diyebiliriz.
0
cooperr
(19.07.23)
bu sebeple firmalardan teminat mektubu istenir ihaleye girerken. ihaleyi kazanamayanlarin mektuplari iade edilir ama kazanan firmanin mektubu tutulur.

maddi para kaybi yaninda guven kaybi da cok ciddi tabi boyle bir durumda.
0
antikadimag
(20.07.23)
Kamu ihalesi ise geçici teminatı (Verdiği teklifin %3'ü) irat kaydedilir + x sene boyunca ihalelere katılma yasağı alır.

Eğer özel ihale ise, teklif mektubu ile birlikte teminat mektubu yerine teminat senedi, teminat çeki gibi bir şey isteyebilirsiniz (bankalar özele teminat mektubunu çok zor verirler). Bunun için de ihale şartnamesini bu işleri yapan bir avukat ile oturup çalışmanız lazım. Karşı tarafın da kendini güvende hissetmesi gerekir. Kimse rastgele bir cümle ile "teminat verilecektir" diye onları da vermez.
0
malheiros
(20.07.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.