Giriş
(5)

Cambly hocaları seviyenizi söylüyor mu?

gelmeistemem
Yani kötüyseniz, kötüsün diyor mu?Patronum İngilizcemin kötü olduğunu söylemişti. Hoca dedi ki, ''senin İngilizcen iyi patronuna selam söyle ben 16 yıldır İngilizce öğretiyorum.''Advanced değilim, native speaker gibi konuşamıyorum.Sizce hoca üzmemek için mi dedi?
Yani kötüyseniz, kötüsün diyor mu?

Patronum İngilizcemin kötü olduğunu söylemişti. Hoca dedi ki, ''senin İngilizcen iyi patronuna selam söyle ben 16 yıldır İngilizce öğretiyorum.''

Advanced değilim, native speaker gibi konuşamıyorum.

Sizce hoca üzmemek için mi dedi?
0
gelmeistemem
(03.07.21)
Aslında cefr testi var camblyde satın alıp direkt testten seviyenizi öğrenebilirsiniz. Onun dışında hoca sadece konuşman anlaşılır, kelime bilgin fena değil gibi yorum yapıyor. Seviye için dediğim testi satın almalısınız.
0
kablelvuku
(03.07.21)
Müşteri her zaman haklıdır durumu olmuş seninki.
0
neymis
(04.07.21)
simdi bence bunun iki nedeni olabilir.

1- patronunuz Turk ise, Turkler birbirlerinin yabanci dil konusmasindan amerikan ya da british aksani yapmadiginiz surece hic memnun olmazlar. bayilirlar elestirmeye, hep acik ararlar. Turkce de'yi ayri yazamayan tipler ingilizce gramer hatasini asla affetmezler. (istisnalar kaideyi bozmaz)

2- yabancilar -ozellikle o dili anadili olarak konusanlar- konusulani anlayip konusabildiginiz surece -takilsaniz veya gramer hatasi yapsaniz da- cogunlukla iyi oldugunuzu soyler.

patronunuz native ariyor olabilir.

seviye testi icin EF test vardi, bakin bi: www.efset.org
0
yoggi
(04.07.21)
Patron ana dili İngilizce olmayan, İngilizcesi de iyi olmayan bir yabancıydı. Özgüvenimi çok düşürmüştü. İngilizce biliyorum demeye çekinir olmuştum.

EFSET yaptım C1 çıktı.
0
🌸gelmeistemem
(04.07.21)
Ulkemizde yabanci dil konusma oraninin dusuk olmasini ben buna bagliyorum. cekiniyor insanlar birisi elestirecek diye. kesinlikle ozguven kirici bi sey.

C1 gayet de iyi bence hic takilmayin. Turkiye'de Turklerin yaninda Ingilizce konusmamaya ozen gosterin. yurtdisindakiler takilmiyor...
0
yoggi
(04.07.21)
(5)

81 yaşındaki babama 3. doz Biontech aşısı

motley crue
81 yaşındaki babam için iki doz Sinovac aşısı sonrasında üçüncü doz için Biontech aşısı randevusu almak istiyorum ama yaşı gereği epey tedirginim. Kendisinin kalp ile alakalı sorunları da var. Benzer yaşlarda herhangi bir yakınınız Biontech aşısı olduysa tecrübelerinizi yazabilir misiniz?
81 yaşındaki babam için iki doz Sinovac aşısı sonrasında üçüncü doz için Biontech aşısı randevusu almak istiyorum ama yaşı gereği epey tedirginim. Kendisinin kalp ile alakalı sorunları da var. Benzer yaşlarda herhangi bir yakınınız Biontech aşısı olduysa tecrübelerinizi yazabilir misiniz?
0
motley crue
(03.07.21)
Bu konuda bende çok kararsız kaldım. Ancak biontech te olası ağır yan etkiler genelde ikinci doz sonrası çıkıyor. Çevremde kalp hastası, böbrek hastası ebeveynlerine bu aşıyı yaptırtan arkadaşlarım var. Herhangi bir olumsuzluk yaşamadılar şu ana kadar. Bir de şöyle bir durum var; iki doz sinovac aşılı sağlık çalışanı arkadaşım covit oldu, iki doz sinovaclı anne babaya bulaştırdı. Anne vefat etti. Bu tarz örneklere de şahit olunca sanırım bende babama biontech yaptırtacağım.
0
primetime
(03.07.21)
mehmet ceyhan şöyle bir şey demiş: Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan kararla ilgili yaptığı açıklamada, Sinovac aşısı olanların üçüncü dozda Biontech aşısı olmasının delta varyantına karşı etkili bir koruma için gerekli olduğunun anlaşıldığını belirtti.

Ancak Bilim Kurulu'nun iki doz Biontech olanlar için de üçüncü doz aşı olabilme hakkı tanımasının gerekçesini anlayamadığını söyleyen Ceyhan Habertürk TV yayınında yaptığı açıklamada, “Dünyada bunu yapan başka bir ülke yok. Bu yönde bilimsel bir veri de yok” dedi.

t24.com.tr

bilemiyorum açıkçası. 2 sinovac sonrası 1 biontech olabilir belki. ama 2 biontech sonrası yine şimdi biontech olmak oldukça saçma. dünyada ilk olur olacak olanlar. ben de anne babaya ne yaptırıcam diye düşünüyorum.
0
hlot
(03.07.21)
kimseye korku salmak istemem. aşı karşıtı değilim, modern tıbba ziyadesiyle güveniyorum ve ailece de biontech aşısı olduk. aşının ilk günü baygınlık geçiren annem yaklaşık 10 gün sonra emboli nedeniyle hala yoğun bakımda. aşıdan olmamasını yürekten diliyorum. annem 50 yaşındaydı ve kalp hastasıydı.

dediğim gibi aşı karşıtı değilim ben ve tüm ailem olduk. ama böyle bir deneyimimiz var ve bunun aşıyla korelasyonu var mı bilmiyorum. umarım yoktur..

herkese şifalar diliyorum ve bu aşı muammasının gerçekten çözülmesini yürekten istiyorum.

geçmiş olsun.
0
ruh i tibbiye
(04.07.21)
Biz 90+ yaşındaki babanneme ve 80+ yaşındaki büyük yengeme yaptıracağız. Yengenin torunu doktor, "ikisine birlikte alın randevuyu da tek seferde hallolsun" diye organize etmeye çalışıyor.
0
kobuzchu kiz
(04.07.21)
ben ve eşim salı günü biontech aşısı olduk, ikimiz de kiloluyuz. bende ayrıca enfeksiyon varmış, onu da süreç içinde anladık. anlatayım:

aşıyı olduk, eşim hissetmedi bile, benim biraz kolumu yaktı. sonra sıcakta ama gölgeden yürüyerek eve gittik, keyfimiz yerinde falan. ben biraz uyudum klima altında. akşam ikimiz de kötü olduk, dedik ki:
- sıcak çarpmıştır.
- klima çarpmıştır.

vs vs.. aşıya başta toz kondurmak istemedik. ama gecenin ilerleyen vakitleri:

dalgalı ateş: 38'e çık in çık in çık in
eşimde öksürük krizi ve boğaz ağrısı, bende göğüs ağrısı ve zor nefes alma
ikimizde de kol bacak uyuşması, acısı ve ağrısı
bende ekstradan bilek, dirsek, diz gibi eklem noktalarında şişlikler
bende yüz ve göğüs bölgesinde bir anda sivilcelenme
bende sıtma tutması
eşimde aşırı halsizlik
bende mide yanması, bulantısı, karın-böbrek-bel ağrısı
eşimde sırt ağrısı
ikimizde de baş ağrısı, özellikle benimki "kafaya yumruk atma" seviyesine geldi, baya bildiğin kafamı yumrukluyordum en son. ağrı geçtikten çok sonra bile alnıma dokunduğumda acı hissediyordum.
düşün yani, bir "tek görüp çift sayma" olmadı.

ertesi gün bunlar azalarak da olsa devam etti. sonraki gün ben ofise gittim. (bu iki gün evden çalışmaya devam ettim. eşim zaten tam zamanlı uzaktan çalışıyor.) sabah biraz nefes darlığı dışında iyiydim. öğlene doğru baş ağrısı başladı, bir tane apranax fort yuttum, lavaboya gittim.

allahım yarabbim, hem ishal hem kanama, bir de bacağımda bir çıban oluşmuştu aşıdan önce, bu aşıyla ilgisiz ama, o da patladı o sırada, artık "beni sal ağam" dedi sanırım, hava sıcak, baş dönmesi, nefes darlığı, bir de karın ağrısı derken başımdan ayak ucuma kadar bir soğuk ter bastı bana. tuvaletten zar zor çıktım, revire gittim, iş yeri hekimi nabız 120, eğer yatar vaziyette 100'ün altına düşmezse hastaneye, dedi. taşikardi geçiriyorsun dedi. kendi panik oldu beni de panik yaptı, düşeceği varsa da düşmedi. sonra hastaneye gittik, acilden girip dahiliyeden çıktık, tüm doktorlar bu belirtiler normal, özellikle de 30lu yaşlardaki kadınlarda çok görülüyor bu şikayetler ilk 3 gün dediler. muhtemelen hormonal bir etki, diye düşünüyorum -menapoza girmiş kadınlarda pek rastlamamışlar- CRP 55,5 gibi uçuk bir değer çıktı, dahiliyeci enfeksiyondandır dedi, antibiyotik verdi yolladı. iş yeri hekimimiz illa PCR da yapılsın, dedi. bu sefer yeşilköy pandemi hastanesine gittik, orada benden önce üniversite öğrencisi kızlar vardı, onlarda da aynı şikayetler vardı, baş ağrısı, vücut ağrısı, kollarda bacaklarda şişme, nefes darlığı, ishal vs vs. doktor çok normal belirtiler ve bir haftaya kadar uzayabilir dedi. bu arada eşim de aynı gün, yani 48 saati çoktan geçmiş olmasına rağmen, yatak döşek oldu, önceki iki günden bile daha kötüydü ki hastaneye yanıma bile gelemedi, annem refakat etti.

bu manas destanından sonra diyebilirim ki: eğer kronik hastalığın yoksa biontech yaptırmak daha iyi gibi görünüyor. iş yerimde iki kadın bir erkek arkadaşım daha benzer belirtileri yaşadı, kızlardan biri dedi ki bir ihtimal panik atak yaşamış olabilirsin çünkü benim de durup dururken böyle başıma geldi aşıdan sonra, dedi. yani tamam tuvalette biraz bunalmıştım ama çözümsüz şeyler değil, niye bu kadar kötü oluyorum ki? ama dediğim gibi bir haftaya kadar böyle belirtiler olabiliyor. bunu da göz önüne alarak yaptır ya da yaptırma derim.

benzer yaşlar için de söylersem: babam 70 yaşında, sinovac'ın ikinci dozundan iki hafta sonra rahatsızlandı, geç yan etki dendi. ateş, ağrı, halsizlik yaşadı. tansiyon ve kalp hastası. teyzem de 59 yaşında, kalp rahatsızlığı var, kapakçığı değişti, sinovac sonrası o da benzer yan etkiler yaşadı ama çok daha kısa sürede. 58 yaşındaki teyzem biontech oldu, üstelik kilosu ve fibromiyaljisi var, hiçbir şey olmadı. annem sinovac oldu, ara ara kolestrolü yüksek çıkar, onda da birşey yok. hasılı aşılarla ilgili yüzde olarak diyebileceğimiz hiçbir yan etki/iyi etki yok şu anda bence. baya kobayız yani (-_-)
0
pasp
(04.07.21)
(14)

yemek yaptım, gün bitti

dnzbrs
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambaz
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambazlıklar derken aslında söyleyince çok basit olan şeyler 2 saatten fazla sürdü??? e bunun bir de mutfağı toplaması, yemek yemesi, sonra bulaşığı var. bi de yani acayip güzel yapmışım hepsini, bittiler hemen!?? halbuki 2 gün götürür diye düşünmüştüm. bu kadar nankör bir iş olabilir mi ya? püre yapması bile en az 40 dakika sürüyor, püre ya püre. püre yani... semizotu salatası en az yarım saat. tavuk mavuk hiç girmiyorum. böyle ömür mü geçer ya? ben bir de bunu ayda yılda bir, sadece kendim için ve az çeşitle yapıyorum hani her gün veya haftada birkaç kez yapanlar nasıl sabrediyor anlamıyorum. değer mi ya bu kadar uğraşmaya alt tarafı doymak için? sandviçle de doyuluyor yani maks. 10 dk (ve çoğu şeyden sağlıklı ve güzel).

her bu işe yeltendiğimde isyan çıkarasım geliyor, hayatı (aslında daha çok teknolojiyi) sorguluyorum. bu yemek işlerinin çoktan çözülmüş ve hap olayına geçmemiz lazımdı şimdiye dek. isteyen yine yemeğini yapsın uzun uzun ama pratik bir çözüm şart artık. yemek yapmak ve keyfi olmadığı sürece yemek yemek müthiş vakit kaybı bence. (2-3 ay sonra yine bir haller gelene dek) kararlıyım artık asla yemek olayına girmeyeceğim. değmez. bu konuda teknoloji dünyasında bir gelişme var mı ya? şipşak yemek/hap ne bileyim var mı bir girişimler? bir de tabii benim gibi düşünen var mı merak ediyorum.
0
dnzbrs
(03.07.21)
+1
0
edgenabby
(03.07.21)
Yazdıklarını okurken refleks olarak yeni tab açıp yemeksepetine girdim. Tarif okumaya bile üşeniyorum şu an.

Çok vaktimi almasın diyorsan şu videoya bir bakabilirsin, çok lezzetli değiller ama 30-40dk içinde halledebilirsin.

www.youtube.com
0
nehara
(03.07.21)
+1

yemek yapmaktan, yemek düşünmekten, acıkmaktan, yiyince üstüme çöken ağırlıktan kısacası yemekle ilgili kafa yorulması gereken her şeyden nefret ediyorum. bu duyuruyu okuyunca yemek yemediğimi hatırladım ama planladığım yemek için de saat geç oldu, yine ne yiycem diye dolaba aptal aptal bakmaya gitmem lazım.

2-3 gün yetecek kadar pişirin pişirdiğinizde.
0
amugochi
(03.07.21)
ev işi nankör mü evet bir bakıma öyle, ev durmadan bakım isteyen bir makine, mutfak da öyle bugünü ya da iki günü atlattın tekrar yapmak gerekiyor

fakat tek tek baktığımda uzun sürmüş, buradan mutfak pratiğin fazla değil gibi görünüyor, yaptıkça hem eş zamanlı pişirmeyi hem hızlı hazırlamayı hem de en uygun boyutlu tencereyi tabağı gereçleri kullanarak verimli olmayı öğreniyorsun

önden patatesleri haşlamaya koyarsın, bu arada tavuk sotenin hazırlık kısmı 10 dakika pişme kısmı yarım saat, bunlar pişerken 15 dakikada semizotu salatasını hazırlarsın, tavuk piştiğinde patatesler haşlanmış ezilmeye hazır hale gelir 10 dakika bu kısım

yani 3 yemeği 50-70 dk da çıkarabilirsin eş zamanlı
0
freebird5406_2
(03.07.21)
@freebird 50-70 dk de çok ki :D

bir de bunlar basit olanlar bu kadar sürüyor. insanlar daha zor/uğraştırıcı şeyler yapıyorlar 0_o
0
🌸dnzbrs
(03.07.21)
aslında hazırlama süreleri kısa 10ar dakika senin yapacağın işler ama yemeklerin pişme süresi var patates en az 30 dakikada haşlanıyor, tavuk sote de 30 dk da pişiyor bu kısımda yaptığın bir iş yok aslında, yemeklerin ne kadar sürede piştiğini öğrenirsen bu sürede dizi, youtube vs izleyebilirsin, bu his zaman yönetimi mutfağa hakimiyet yaptıkça zamanla oturuyor
0
freebird5406_2
(03.07.21)
freebird5406_2 +1
insan eli alıştıkça ve yemek yapmaktan anlar hâle geldikçe, aynı sürede iki katı şeyi de çıkartabiliyor.
deneyimle ilgili.

ben haftada bir gün fırsat bulduğumda 2-3 saatimi mutfakta geçiriyorum, neredeyse bir haftalık yemeğim hazır oluyor.
o anda pişip sonra tüketilemeyecek şeylerin de en azından hazırlıklarını yapıyorum.
o gün pişecek eti sabah buzluktan çıkardıktan sonra her gün 10-15 dakikada halloluyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Kısmen katılıyorum. İnsan yapa yapa pratik kazanıyor, 2 saat gerçekten uzunmuş. Mesela ben haşlanacak şeyleri veya pişmesi vakit alan şeyleri başka bir iş yaparken ocağa koyuyorum. Yemek yaptığımda 2-3 gün götürecek porsiyon belirliyorum. Sandviç olayına katılmıyorum. Vücudunu seven bir insan olarak gerekirse her gün iki saatimi mutfakta geçiririm yine de o sandviçi yemem.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
kesinlikle öyle.. 2 saatte sarma sarıyorsun 15 dkda yok oluyor :) o tür püreli alengirli yemekleri haftada 1 yapıyorum yaparsam. varsa yoksa herşeyin tencereye aynı anda konduğu tencere yemekleri.

bir de derin dondurucu sağolsun doğranmış sebzeler, önceden kavrulmuş et, haşlanmış bakliyat hatta doğranmış dereotu maydanoz vesaireyi çıkarıp oradan kullanıyorum. mesela karnıyarık yapacaksam boş bir zamanımda veya zaten mutfakta işim varsa bir yandan fırında patlıcanları kızartıyorum, buzlukta hazır bekliyor, yapacağım gün çıkarıp pişiriyorum. yani kısacası minik zaman boşluklarında yaptığım hazırlıklar yemek yapma süremi epey azaltıyor.
0
evanka
(04.07.21)
Ben de geçen gün lazanya yaptım ve pişip sofraya gelmesiyle beraber 3 saatten fazla sürdü. 3 kişiydik ve 6 dilimi 5 dakikada falan yedik çünkü çok güzel yapmışım :D Sonra bulaşıkları toplamak falan da yemekten çok daha fazla vaktimi aldı.

Ben de “bu ne içindi” diye düşündüm bi ama ben her türlü seviyorum ya yemeğin her aşamasını. Yeme kısmı zaten en büyük zevklerimden biri ama yapma kısmından da her zaman olmasa da zevk alıyorum çoğu zaman. Kapsüllere geçilmesini asla istemem ama şöyle maksimum 1 saatte birkaç çeşitten oluşan bir sofra kurulabilseydi her gün güzel olurdu.
0
ms brownstone
(04.07.21)
evlenmek istememe sebeplerimden biri de bu. valla. ben zaten 44 kiloyum, pek bir şey yemiyorum. kendim için de oturup özenli yemek yapmam zaten asla. o yüzden yemek derdim yok. evli olsam adama hergün hergün ne pişiricem, bir de dediğiniz gibi vakit alıyor. üstüne işten yorgun argın gelinecek. kadın olmak zulümdür...
0
candide
(04.07.21)
+1. zaten eşim de ben de kiloluyuz, ciddi ciddi şu habit benzeri eve diyet yemek getirme şeysilerine abone olalım diyoruz. böyle zayıflayan bir yakınım var. kaldı ki zaten yemek sepetiyle aynı şeye geliyor. salata malzemesini temizlemek bile -hele de şu pandemide- hem uzun hem zorlayıcı. ya da komple üşengeç olduk (bu ikinci seçenek daha mantıklı geldi şimdi XD )

aslında yaptıkça hızlanırsın da, cidden pişme süresine -düdüklü tencere kullanmak dışında- müdahil olma şansın yok. altına ateş olacak halin yok ya. o bakımdan ya anne yemeği ya da hazır yemek rulez...
0
pasp
(04.07.21)
Hem pratiğiniz eksik, hem de daha pratik yemekler de var. Ben dün akşam zeytinyağlı taze biber dolması yaptım, içini hazırlaması doldurması 20 dakika sürmemiştir. Tencereye pişerken 3-4 tane beybi patates koydum. Yoğurt ile afiyetle yedik.

Tarife bakmaya, düşünmeye giderseniz, çok uzun sürer. Günlük hayatta tek tencere yemekleri yanına salata veya yoğurt daha pratik oluyor. 3 çeşitli yemeği haftada 1-2 yiyoruz. Mesela suyu çektirilerek pişirilen ton balıklı makarna yanına salata, enginarlı pilav-yoğurt, kapaklı borcamda patates tavuk (efsane oluyor) - salata, fırında sebze (ne varsa) ve yoğurt. Daha da sayabilirim. Bu örnekleri hazırlamak yarım saat sürmez. Bulaşıkları da az. Bunlar gerçekten iş değil. Pazar günü yarım gününü mutfakta geçirip haftalık yemek hazırlayanlar da var, duruma göre o da mantıklı.

Haftada bir kez dışarıdan yiyoruz. Daha fazla yemem. Hangi yağı, unu, eti kullanıyorlar belli değil. Paketli ürünlerin içeriğine hiç değinmiyorum bile. Her gün vücudumuza alıyoruz gıdayı, fiziksel sağlıktan ruhsal sağlığımıza kadar binbir türlü etkisi var. Ben bu şekilde beslenip beyaz un ve rafine şekeri hayatımdan çıkardım, senelerdir birlikte yaşadığım yumurtalık kistlerimden kurtuldum.

İzlediğiniz dizilere, oynadığınız oyunlara, patrona para kazandırmaya harcadığınız onca vakti düşünün. Bunların yanında bedeninize yararlı olacak yemeğe her gün bir miktar vakit ayırmak mı çok?
0
gmzo
(04.07.21)
+ 0,5 :D

Ben de yemek yapmayi hic sevmiyorum ama sebebi tek basima yasadigim icin tek kisilik yemek yapmanin zor olmasi. Ertesi gun ayni yemegi yemeyi de pek sevmiyorum cunku.

Burada cook box denilen naneler var. her ogun icin tarifiyle beraber nokta atisi malzemeleri yolluyor. Mesela 50 gr peynir mi diyor? Tam 50 gr peynir. 75 gr domates sosu mu? Tam 75 gr domates sosu…
Sonra kendin yapiyorsun yemekleri. Oyle olunca “ay bi su bardagi hangisi acaba, yarim demet ne abi” vs demeden cat cut yapiyorsun ve hazirlamasi min 40 dk surmesine ragmen keyif aliyorsun.

Evde malzemeleri bir araya getirmeye sinir oluyorum kisaca ve ne yapsam diye dusunmekten nefret ediyorum.
O yzuden salata-meyve-et yanina kepekli pirinc/bulgur pilavi vs seyler yiyorum ya da disarida yiyorum :D eve siparis etme gibi bir huyum yok allahtan. Bazen dondurulmus pizza vs oluyor evde, mumkun oldugunca almiyorum cunku usenip firini acip pizzayi atiyorum, hos olmuyor.

Bulasik makinasi olduktan sonra bulasik hic is degil bence, 5-10 dk ayirabiliyorum ona :) en kotu aciyorum arka planda bi dizi tablette, onla takiliyorum mutfakta, is de akip gidiyor yani
0
kuehles blondes
(04.07.21)
(4)

Notlarımı tutacağım program

coder85
Arkadaşlar Pc için not tutma şiir hikayelerimi falan koyabilceğim bir program biliyor musunuz?
Arkadaşlar Pc için not tutma şiir hikayelerimi falan koyabilceğim bir program biliyor musunuz?
0
coder85
(03.07.21)
Evernote. Mobille de entegre.
0
Jux
(03.07.21)
Kesinlikle Notion. Evernote'a falan beş basar.
0
sorucu
(03.07.21)
Google keep
0
primetime
(03.07.21)
Notion +1.
0
patiska
(04.07.21)
(2)

Adidas kalitesinde bir taklit Adidas efsane mi?

comp
yoksa gerçek mi? geçen burada rolex bahsi geçerken, rolexleştikçe ayrı bir sınıfa bürünen taklit saatlerden bahsettiler.adidastan da bahsettiler. türkiyede var mı öylesi. dikişi tutkalı tabanındaki yumuşak plastiği olsun yaklaşabilenleri var mı?tşk
yoksa gerçek mi?
geçen burada rolex bahsi geçerken, rolexleştikçe ayrı bir sınıfa bürünen taklit saatlerden bahsettiler.
adidastan da bahsettiler. türkiyede var mı öylesi. dikişi tutkalı tabanındaki yumuşak plastiği olsun yaklaşabilenleri var mı?
tşk
0
comp
(03.07.21)
Ben tabanı kaliteli çakma ürün hiç görmedim. En iyi diye verilenin bile tabanında bir abukluk vardır. Suni derisini beceriyorlar ama, o kısımda iyiler.
0
neysene
(03.07.21)
ayakkabı işini bilmiyorum. Ama tekstil kısmında orjinalden daha kaliteli çakma tişört forma şort eşofman takımı vs var. Hatta bulunduğu bölgede ünlü ve çeşitli avmlerde en az 10 şubesi olan bir firma(ki adidas ve nike yetkili satıcısı aynı zamanda) mağazalarında bu 1. kalite çakma ürünleri orjinal diye satıyor. Biliyorum çünkü çakmaları üreten atölyenin sahibi yakın arkadaşım.
0
zikardo
(04.07.21)
(3)

Yüksek basınçlı yıkama makinesi/hizmeti

not dark yet
Acilen lazım. Halı yıkamacılar, oto yukamacılar, diş cephe temizleyiciler aradım. Yok olmadı. Apartmanın otopark girişini temizlemem gerekiyor. Kaldırım taşı olduğu için süpüremedik. .
Acilen lazım. Halı yıkamacılar, oto yukamacılar, diş cephe temizleyiciler aradım. Yok olmadı. Apartmanın otopark girişini temizlemem gerekiyor. Kaldırım taşı olduğu için süpüremedik. .
0
not dark yet
(03.07.21)
Letgodan makineyi al 2 gun sonra sat. Ben hep boyle hallediyorum islerimi.
0
divit
(03.07.21)
Koltuk yıkamacı'ları ara. Genelde aynı zamanda oto yıkamacı oldukları için (bulunduğum yerde öyle) o makineleri de vardır.
0
Mirket
(03.07.21)
bauhausun alet ve makina kiralama servisi var. Onlarda bu makina var mı emin değilim ama şubeleri bir arayıp sormak gerek.

————————

www.bauhaus.com.tr

Nadiren ihtiyaç duyduğunuz bazı makineleri veya özel iş aleti ve cihazları BAUHAUS Makine Kiralama Servisinden kiralayabilirsiniz de. Bu yol hem hesaplı, hem de rahattır.Beraberinizde getirmeniz gereken evrak:

Üzerinde T.C. vatandaşlık numaranızın bulunduğu kimlik
Makine kiralama ve depozito bedellerini şubelerimizin Makine Kiralama servislerini arayarak öğrenebilirsiniz.

————————
0
rm
(03.07.21)
(10)

Türkiye'nin en refah zamanları

dissendium
Türkiye'nin en refah zamanları ne zamandı? Yaşım 28. Türkiye'nin geçmişte refahının yüksek olduğu bir dönem hatırlamıyorum. Şimdi de refah yüksek değil. Çoğunluk yoksulluktan şikâyetçi. Yalan da değil. Ekşi'yi açıp okuyunca 90'lı yıllarda Magnum, Pringles almaya özenen çok insan olduğu dikkat çekiyo
Türkiye'nin en refah zamanları ne zamandı? Yaşım 28. Türkiye'nin geçmişte refahının yüksek olduğu bir dönem hatırlamıyorum. Şimdi de refah yüksek değil. Çoğunluk yoksulluktan şikâyetçi. Yalan da değil. Ekşi'yi açıp okuyunca 90'lı yıllarda Magnum, Pringles almaya özenen çok insan olduğu dikkat çekiyor. Bu ülke hep böyle miydi? Gelecekte artış olur mu?
0
dissendium
(03.07.21)
2000'lerin başları, akp'nin ilk zamanları.
0
candide
(03.07.21)
2006'da ilk işe girdiğimde milletin götüyle güleceği bir para alıyordum. her cumartesi 3-4 bira içerdim taksimde. kendi yol paramı karşılardım. ayda 200 kontör alırdım ve bankaya da yine hatrı sayılır para atardım. hatta ara ara şu içki muhabbeti ne zaman elit bir olay oldu diye konuşuyoruz ve happy hour saatlerini hatirlayanlar olacaktır, bira yerine göre 2,5 tl veya 3 tl falan oluyordu.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
2005-2009 arası bence. 2008'de 1,20lere düşmüştü dolar. Dışa bağımlı bir ülke için dolar ne kadar azsa refah o kadar yüksek denebilir ki akp'nin demokrasi yaklaşımının zirveleri o zamandır. O rüzgarla 2010da referanduma girildi ve ülkenin "aydın" kesimini bile kandırdılar.
0
Jux
(03.07.21)
türkiye hep böyleydi. gerçi böyle dersem haksızlık etmiş olurum, bu kadar kötü değildi ama hiçbir zaman şahane bir ülke değildi ekonomik açıdan. cumhuriyet kurulduğunda zaten enkaz devralmış, yepyeni ve maalesef çok cahil bir ülke var. sonrasında ikinci dünya savaşı geliyor, biz paçayı sıyırsak da ekonomik sonuçlarından doğal olarak etkileniyoruz. sonrasında zaten siyasal islam'ın pençesine düşüp kah sağ-sol kavgası, kah "amerikan desteği" derken dandik bir ülke olup çıkıyoruz.

ekonomik açıdan da hep bir dengesizlik var ama 2000'lerin başının özlenmesinin ve daha iyi kabul edilmesinin sebebi sanırım temel ihtiyaçların daha ucuz olması. temel ihtiyaç derken evi falan da dahil ediyorum bu arada... yani 20 sene önce tek maaşla üç çocuk okutup ev alıyormuş insanlar. şimdi dene bakalım. hayalini bile kuramıyorsun. bu arada bu durum yalnızca türkiye'yle ilgili değil - avrupa'da filan da market alışverişi, araba vs. ucuz tamam ama öyle ayda €2500 alıp büyük şehirde ev almak, torun torbaya bırakacak kadar birikim yapmak kolay değil.

kontrolsüz kapitalizmin sonuçlarını yaşıyoruz. türkiye gibi orman kanunlarının geçerli olduğu ve bu modelin hiç mi hiç iyi yönetilemediği coğrafyalarda etkiler çok daha keskin ve zorlayıcı oluyor. okul bitirenin iş bulamaması, üniversite diploması sahibi olanın burger'da hamburger çevirmesi gibi geyikler mesela dünyanın her yerinde var artık ama fark şu ki oradaki insanlar burger'da çalışsa bile iyi kötü ayaklarının üzerinde durabiliyor. burada tam zamanlı olarak burger king'de çalışsan yapabileceğin şey en fazla 2-3 ev arkadaşıyla birlikte eve çıkıp makarnayla beslenmek oluyor maalesef.

sözün özü türkiye hiçbir zaman müreffeh değildi ama yaşamanın daha kolay olduğu bir ülkeydi sanki. hemen hemen her ülkenin ekonomik olarak bunalmaya başladığı bir süreci ekstra kötü yönettiğimiz için şu an perişan olmuş durumdayız. çok fazla insan ve otomasyon var artık. on parmağında on marifet yoksa, köle gibi çalışmak istemiyorsan sana yer yok. günde 12 saat çalışmak, "kendini geliştirmek" (tabii işle ilgili olacak) "erdem" oldu artık.

millet sövüyor da en iyisini youtuber'lar, tiktoker'lar yapıyor valla.
0
der meister
(03.07.21)
2000-2010 arasi, tam net tarih veremem ama insanlarin normal ihtiyaclarini rahatça alabildiği bir dönemdi.
Misal biz clio almistik 35 bin lira mi ne. Su an bilmem kaç yüz bin lira.
Onun dışında bir dönem ülkede best buy vardi, böyle teknolojik ürünleri çok ucuz fiyatlara falan aldik gene. Ayni şekilde yurtdışına gitmek kolaydi. Ben o dönemler bir kere rusya bir kere avrupa gezisi yaptim, bir de Erasmus yaptim. Aileme 3-4 bin lira yüküm oldu. Su an hayatta yapamazdim.

Yani Türkiye böyle cok refahli İsviçre gibi falan zaten olmadi da bu saçma halde de değildi.
Şu an hem hayat çok pahalı hem de is hayati inanilmaz les (issizlik cok olduğu icin firmalar olucu, ek olarak ayni sebepten firmalar mesai su bu umursamiyor).
0
logisticsmanager
(03.07.21)
1950 ve 1960 arası belirgin olarak ekonomik yönden farklılık arz ediyor kaynaklara göre .

90lardan itibaren bu yakın zamana kadar ise güzel şeyler yapılmak isteniyor ama çeşitli engellemelere takılıyor.
Üstüne imfden borç almayla mutluluktan göklere uçulacağı hikayelerini gördük kısmen geçmişte.
0
Erva
(03.07.21)
kendi yasamadigim donemi bilmiyorum, 2005'te avrupaya gidip ne kadar dandik yer lan falan demistim.
Ayrica her sey asiri pahali ve ilkel gelmisti.

Genclerin elindeki telefonlar kamerasiz ve renksizdi.
Rehber kullanmayi bilmeyip telefonu kagida yazan yasitlarim vardi.

Geri donunce topragi opmustum.
Gecenlerde gidip baktim araya ucurum girmis.

Bir de 2011 gibi arabalar asiri ucuzlamisti astsubay falan passat aliyordu.
Sirkette herkesin iphone'u vardi ve devamli degistiriyorlardi.
Ben audi a3 almaya kalkmistim ilk maasimla.
3 kurus maas aliyorduk ama is cikisi gayet guzel mekanlarda bira icebiliyorduk.
5 yildizli otelde 1 hafta kalmak bana koymuyordu, su an o 5 yildizli otelin geceligi 3bin olmustur.



Sonra refahta ani bir dusus oldu.
2016 gibi tekrar bi yukseldi, 80bine merso almaya kalktigim donem.
Sonra mersoyla arama ucurum girdi :)

Aslinda alim gucundeki sikintiyi ben hic cozemedim.
Yani soyle, ben 2bin alirken otel 100 liraydi yemek 10 liraydi araba 30bindi.

Ben 5bin alirken otel 2bine yemek 50 liraya araba 200bine cikti.
Bu kopma nasil oldu anlamadim.
Sanirim milyon milyon kazananlar sebep oldu.
0
divit
(03.07.21)
2016'dan sonra hiç durmadan kötüye gidiş var. 2008-2009'da lise harçlığımla sigara alabiliyordum. o dönemler pall mall içicisiydim. 3-3.5 lira falandı sanırım. 2.5 liraya da sigara vardı diye hatırlıyorum.

2014'te 2.5 liraya lahmacun yiyordum. şimdi lahmacun 10 lira. 2012'de 5 liraya 3 çeşit yemek yiyordum, şimdi 20-22 lira civarı
0
OrangeYellow
(04.07.21)
2005-2015 arasi muhtemelen cumhuriyet tarihinin en iyisi. onu geri getirebilen bir hukumet muhtemelen uzun yillar basta kalir.
0
baldur2
(04.07.21)
2004-2014 arası diyebiliriz. rte hep bu dönemin kaymağını yiyor zaten.

hem ekonomik hem özgürlüklerin en iyi olduğu dönemi 2005-2013 arası sayabiliriz.
0
nuisance
(04.07.21)
(2)

Mısır tarihi tanrılar/tanrıçalar ile ilgili youtube videoları

naksidil
evet mısır tarihine meraklıyım yalnız biri çıkıp sıkıcı sıkıcı anlatıyor tarzı değil de hikayeleştirerek görsellerle zenginleştirerek anlattığı videolara talibim.aramaya inanıyorum ama zaman kaybındansa direkt ilgililerin verdiği linklerden gitmek istiyorum.
evet mısır tarihine meraklıyım yalnız biri çıkıp sıkıcı sıkıcı anlatıyor tarzı değil de hikayeleştirerek görsellerle zenginleştirerek anlattığı videolara talibim.

aramaya inanıyorum ama zaman kaybındansa direkt ilgililerin verdiği linklerden gitmek istiyorum.
0
naksidil
(03.07.21)
Shockvoice'ın genel olarak kaliteli videoları var tarihle ilgili, Mısır'la ilgili olanlar da varmış şimdi baktım. Ara: Shockvoice Mısır
0
ryhmer
(03.07.21)
hocam istersen, e kitap olarak mısır mitolojisi kitabı yollayabilirim.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
(13)

hande yener'in en sevdiğiniz şarkıları?

Transa
sb
sb
0
Transa
(03.07.21)
mete özgencil imzası olan şarkıları.

nasıl zor şimdi
bir iz gerek
kanat (kanat mı benim, ben mi kanadım?..)
sen anla
şefkat gibi
0
mermize
(03.07.21)
Kelepçe
0
nundu
(03.07.21)
ilk ünlü olduğu zamanlardaki.

sen yoluna ben yoluma
küs
şansın bol olsun
acele etme
bu yüzden
armağan
hoş geldiniz
acı veriyor
yalanın batsın
0
candide
(03.07.21)
Hande yener denince Acı veriyor gelir benim aklıma.
Popa yönelmese daha güzel işler çıkarabilirdi bence. Harcanmış bir yetenek olduğunu düşünüyorum.
0
neymis
(03.07.21)
Ya Ya Ya Ya
0
dissendium
(03.07.21)
Sen Anla.
0
vestasy
(03.07.21)
Hande Yener'in meşhur elektronik zamanları türk pop müziği için devrimsel bir adım olacakken bitivermiştir. O zamandan kalma kibir, romeo ve paranoya iyi denemelerdi.
0
Jux
(03.07.21)
deri eldiven
narsist
kim bilebilir aşkı
biraz özgürlük
kibir

bu kadın zamanında bu parçaları nasıl yapmış aklım almıyor.
0
sele zeytini
(03.07.21)
Bi gideni mi var (sinan akcilla akustikhanede mi ne soylemisti o versiyonu da cok iyi)
Hos geldiniz (klibi de bayagi iyidir)
Bu yuzden
Elektronik sarkilarindan sevmedigim yok
0
matilda
(04.07.21)
Kibir
0
curukturpkokusu
(04.07.21)
kimse "ip" dememiş. ben ip'i en cok seviyorum. ikinci olarak "kibir" derim.

bir de "aşk sandım" bu ara ilgimi çekiyor fakat bir şeyler oturmuyor o şarkıda nedense. sözler tırt galiba.
0
bisorumvargaliba
(04.07.21)
hoşgeldiniz
armağan
biraz özgürlük (türkiye'de bu tarzda yapılan en iyi şarkılar top 3'te gözümde)
0
amugochi
(04.07.21)
bu yuzden

nasil delirdim albumunun tamami.
0
hot potato
(04.07.21)
(3)

Neden bazı insanlar Hindistan'a gidiyor?

gelmeistemem
Tası tarağı bırakıp buraya yerleşiyorlar. Neyi var? Ben Türkiye'den oraya iş bulsam bile gitmezdim.
Tası tarağı bırakıp buraya yerleşiyorlar. Neyi var? Ben Türkiye'den oraya iş bulsam bile gitmezdim.
0
gelmeistemem
(03.07.21)
Zamaninda ABD'de yuzune gorsen bakmayacagin birkac tip Turkiye'ye gelip Ingilizce ogretmeni olmaya calisiyorlardi; restoran mudurleri, otel calisanlari, kizlar bunlara hayrandi adam sarisin Amerikali olunca. Kendi ulkesinde pislikken Turkiye'de inanilmaz deger goruyordu. Orada da benzer bir durum olabilir.
0
howfaristhesky
(03.07.21)
Neyin yoksa onu arıyorsun.
Türkiyede paramız, kültürümüz, sağlığımız, sanatımız yok.
Bize avrupa / amerika daha sıcak geliyor.

Amerikada borsada çalışıp, 30 yaşında milyoner olan adamın da huzuru, mutluluğu yok.
O da onu arayıp "doğunun mistik shit"ine gidiyor.

Bütün kış ofise gidip daralıp, yazın tatile gitmen gibi düşün.
Herşey dahil otele gidiyorsan henüz o "huzur arayan" adam kafasına gelmemişindir.
Bozburun, palamutbükü gibi sessiz yerleri seçiyorsan işte o huzur arayan adamsındır.

O huzur aramanı 50 ile çarp.
Ofiste müdürün sana azıcık baskı yapınca deliriyorsun

Wall Streette çalışan adam 1 hisseyi 1 dakika geç alsa satsa 20 30 milyon dolar kaybetme tehlikesi altında
0
summatinyourteeth
(03.07.21)
spiritüel olarak giden kesimden bahsediyorsan, tibet'ten sonra uğrak yerlerden biri. osho öğretilerinden sonra da merak edenlerin gittiğini biliyorum. ley hatları genelde insanları kendilerine çekiyor. hindistan da buralardan biri olabilir, diye hatırlıyorum.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
(13)

Youtube'da neleri izliyorsunuz?

turkce konusan uzayli
1-Hangi kanalları takip ediyorsunuz? 2-Eğlenmek için ne izliyorsunuz?
1-Hangi kanalları takip ediyorsunuz?
2-Eğlenmek için ne izliyorsunuz?
0
turkce konusan uzayli
(03.07.21)
euro 2020 gündemi nedeniyle normalde takip etmediğim socrates dergi ve vole kanallarını takip etmeye başladm turnuva başlangıcında...
onun haricinde aylar öncesine kadar pubg mobile videoları izliyordum kozmik karınca ersin yekin vs. ama bi süre önce bıraktım.

düzenli takip ettiğim ama her videosunu izlemediğim bir hardware plus kaldı. onnu da bir nevi nostalji diye tutuyorum. çıkmadım takipten. böyle.
0
fff02561
(03.07.21)
history of the earth
history of the universe
veritasium

eglence icin burada olan burada kalir
0
antikadimag
(03.07.21)
Sesli Kitap Sokağı Radyo Tiyatrosu

Çantada Kitap

Satranç Analizleri

Rotasız Seyyah

Ahmet Şefin Mutfağı
0
zidan
(03.07.21)
Socrates dergi
Hastalık bu futbol
Ruhi çenet
Rotasız seyyah

Favorilerim
0
birmilyonunvarmi
(03.07.21)
Bununla ilgili epey uzun bir listem var :D

400 üzeri kanal takip ediyorum bi yüz tanesinin her yeni videosunu izliyorumdur.

Özet olarak Woodworking, DIY making, Music Production, Populer Science ve Retro Games ana başlığı altında toplayabiliriz.
0
hedep
(03.07.21)
chad zuber
0
king lizard
(03.07.21)
Eğlenmek için Mesut süre ile ilişki testi.
0
Jux
(03.07.21)
Hüseyin mutlu
Engin bozkurt
Enver tuna
Teknoseyir
Burda olan burda kalır
Japonic
Müebbet muhabbet
Techmoan

Daha var da aklıma gelmiyor.
0
sutlu nescafe
(03.07.21)
Bald and bankrupt
Apetor
Arada esg aciyorum oda guzel
0
thesomberlain
(03.07.21)
Mesut Süre
Deniz Dülgeroğlu
Nisan Hakan
0
logic
(03.07.21)
socrates dergi (daha çok basketbol yayınları, avrupa şampiyonası nedeniyle futbola da bakıyorum şu ara)
teknoseyir - teknoloji
flu tv- ilgimi çeken bir konu olursa izliyorum.
yiğit tezcan- ağırlıklı olarak f1 ama genel olarak f1-boks-spor belgeselleri
enis kirazoğlu- bilgisayar oyunları.
chess 24 türkçe- uluslararası turnuvaları falan veren iki satranç sever arkadaş. çok anlamayan bir insanın da yapılan hamleleri anlaması açısından yorumlayarak anlatmaları hoşuma gidiyor.
0
syozkn
(03.07.21)
Genel olarak:
Mr sark
Donut operator
Barstool pizza review
Carwow
Savagegeese
Internet historian

Izledigim şeylerde;
Parks and recreation, office, Brooklyn 99 vb şeylerin komik sahnelerini tekrar izliyorum.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
bu aralar sadece: benekli ayhan
0
edgenabby
(03.07.21)
(8)

damacana pompası

fff02561
çok az su çıakrıyor. daha doğrusu biraz iyi geliyor. sonra ne oluyorsa bir sonraki doldurmada çok az su geliyor vs. nedir bunun çözümü bilen var mı
çok az su çıakrıyor. daha doğrusu biraz iyi geliyor. sonra ne oluyorsa bir sonraki doldurmada çok az su geliyor vs. nedir bunun çözümü bilen var mı
0
fff02561
(03.07.21)
içeride vakum oluyor olabilir.
0
sttc
(03.07.21)
Borunun ağıza yakın kısımlarında delik olabilir.
0
neysene
(03.07.21)
Pompa damacanaya bağlandığı yerde gevşemiş olabiliyor.
0
pro9it9is9
(03.07.21)
ne yapılabilir. bağlantı yerini koli bandıyla falan bağlasam olmaz mı
0
🌸fff02561
(03.07.21)
Eskiyse yenileyin. Yeni aldıysanız iade edip sağlamını alın.
0
neysene
(03.07.21)
Çare narpump çift motor. Hayat kalitesi yükselten bi icat.
0
Jux
(03.07.21)
yeni de 15 liraya mı ne almıştım. iade etsem kargo parası daha çok çıkar muhtemelen.ki çalışmasına çalışıyor ama az su çıkarıyor.
0
🌸fff02561
(03.07.21)
Montajını doğru yapmamış olabilirsiniz bir kaç defa farklı bağlayarak deneyin
0
kararsızataletfilozofu
(03.07.21)
(3)

Sputnik v aşısı son durum nedir

karabela
Ülkeye gelen sputnik v aşıları ne durumda bilen varmı. Acaba gelen aşıları eş dosta yakın kadrolara mı yaptılar. Aşı hakkında bilgisi olan bekleyen var mı?
Ülkeye gelen sputnik v aşıları ne durumda bilen varmı. Acaba gelen aşıları eş dosta yakın kadrolara mı yaptılar. Aşı hakkında bilgisi olan bekleyen var mı?
0
karabela
(03.07.21)
konuya cevap değil ama özellikle sputnik v beklemenizin özel bir sebebi var mı ? babam o aşıdan olmuştu da yurt dışında iyi bişeyler duyarsam rahatlar biraz içim, mrna değil sinovac gibi geleneksek diye biliyorum ama emin değilim
0
phiphi
(03.07.21)
bizim dün itibari ile sportif bir seminerimiz başladı. covid önlemleri ve konusu hakkında baya anlatım oldu. tercih edilebilecek bir aşı olduğu söylendi ve isminden bağımsız olarak aşılanmak gerektiği anlatıldı.

aşıların firma ismi olayı ticaret ve yurtdışı trafiği yüksek olanlar için daha büyük önem teşkil etmekte. birisi, birini kabul etmezken, diğer ülke de başkasını kabul etmiyor. politik bir gerilim oldu. astra zeneca (oxford) aşısı ve johnson&johnson aşıları okuduğum kadarıyla biraz sakat.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
Sputnik itercih sebebim yan etkisi az ve geleneksel olması ayrıca biontech den sonra %95 koruma oranına sahip diye biliyorum.
0
🌸karabela
(03.07.21)
(1)

linkedin'de title olarak

soru
profilinize girmeden isminizin altinda sadece mesleginizi/unvaniniz mi yazili yoksa "x at y" seklinde calistiginiz yer de mi yazili? nedeni varsa aciklayin lutfen su yuzden bu sekilde diye.tskler.
profilinize girmeden isminizin altinda sadece mesleginizi/unvaniniz mi yazili yoksa "x at y" seklinde calistiginiz yer de mi yazili? nedeni varsa aciklayin lutfen su yuzden bu sekilde diye.

tskler.
0
soru
(03.07.21)
İş değiştirdiğinde o kısım otomatik oluşuyor ve formatı "X at Y" şeklinde oluyor. Bunu değiştirmek de mümkün tabii. Ama ben bağlantılarımın ya da diğer kişilerin nerede çalıştığımı bilmesini istiyorum. Bu sayede potansiyel tedarikçiler direkt iletişime geçebiliyor "merhaba biz Y ile çalışmak istiyoruz sizle görüşebilir miyiz?" gibisinden.
0
himmet dayi
(03.07.21)
(12)

Biontech’in yan etkileri üretimden mi kaynaklı?

neysene
İşin teknolojisini normal insanlar kadar bilmekle beraber mrna aşılarının virüse ait parçalarının antikorlar tarafından tanınması için üretildiğini biliyorum. Peki ya olsun veya olmasın; pıhtı, adet düzensizliği, nörolojik rahatsızlığa neden olan esas şey ne olarak görülüyor? Aşı içeriğine konulan e
İşin teknolojisini normal insanlar kadar bilmekle beraber mrna aşılarının virüse ait parçalarının antikorlar tarafından tanınması için üretildiğini biliyorum. Peki ya olsun veya olmasın; pıhtı, adet düzensizliği, nörolojik rahatsızlığa neden olan esas şey ne olarak görülüyor? Aşı içeriğine konulan ekstra bir kimyasal mı(belki etken madde)? Virüs kopyasının gövdesini oluşturan bölüm mü? Yoksa gerçek virüs gelseydi de ortaya çıkacak olan virüse karşı aşırı tepki veren immün sistemimiz mi? Bu aşıyı gerçek virüs ya da geleneksel aşıdan daha şuçlu yapan bölüm nedir?

Not: görülen yan etkilerin aşı olan popülasyonda oransal olarak normal düzeyde olup olmadığını bilmiyorum fakat suçlayan bilimsel çevre aşının hangi kısmında suç buluyor?

Not2: mesela bir antibiyotik grubu var. Normalde “başka hiçbir antibiyotik çeşidinin etki etmediği durumlarda son çare olarak kullanılabilecek olan. Etken maddesi kalıcı nörolojik hasarlara neden oluyor.
0
neysene
(03.07.21)
twitter.com

bu senin görüldü dediğin şey 300milyon dozda 1100 adet farklı vaka yani 275.000 kişi de bir.

yan etkilerin görülme istatistiği senin covidden ölme istatistiğinden daha düşük o sebeple aşı oluyorsun.

''Bu aşıyı gerçek virüs ya da geleneksel aşıdan daha şuçlu yapan bölüm nedir?''

ya böyle bir durum yok. sinovac geldiğinde televizyona çıkan doktorların biontech neden gelmedi konusuna karşı geliştirdiği saçma sapan yayınları çok izlemişsiniz maalesef. tıp'da geleneksel metod diye bir şey yoktur. yoğurt değil bu.

bu kadar tv izlemeyin, tvdekilere inanmayın.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
@duyurukullanıcısı
Aşı karşıtı değilim hocam. Not: diye yazdığım bölümde zaten bunun popülasyon içinde kabul edilebilir düzeyde olup olmadığı muamma.
Bu arada biontech ilk aşımı oldum ikinciyi de olacağım. Olayın bununla ilgisi yok.
Mrna aşının mucidi kişi dahi bu yan etkilerin olabileceğini söylerken türkiyeyle ilgisi olmayan bir durumun “ yok öyle bir şey” diyerek kestirilip atılması da bilimsel değil.
tr.euronews.com
Doğru ya da yanlış demiyorum. Sadece bu kanıya varmalarında hangi sistemi suçluyorlar onu merak ediyorum.
0
🌸neysene
(03.07.21)
haber clickbait, yani tıklanma için oltalamış.

twitter limkinde direk rakam var bende verdim. haberde ise beklenende yüksek diyor rakam yok.

yani 5 milyar aşıda da 3 bekliyorduk 5 çıktı da o haberin konusu
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
Diyelim A asisi var, baskici bir ulkenin urettigi, elestiri yaparsan hapse atiliyorsun.

B asisi var, tum dunya kullaniyor, uzerinde binlerce test yapiliyor, bolca yan etkisi bulunuyor.

Kisaca test yapmazsan, yan etki de bulmazsin, ne demek istedigimi umarim anladiniz.
0
howfaristhesky
(03.07.21)
@howfaristhesky
Sorduğum soruyla verdiğiniz cevabın bir ilgisini göremedim

Arkadaşlar soru gayet açık ve net. Neden sorduğum soruya cevap vermek yerine kendi bildiklerinizi tekrarlıyorsunuz anlamadım. Aşı karşıtı değilim, suçlamıyorum da.

Şu yazdığım “Peki ya olsun veya olmasın; pıhtı, adet düzensizliği, nörolojik rahatsızlığa neden olan esas şey ne olarak görülüyor?“ cümlesinden aşı karşıtı olduğum ve televizyon izlediğim kanısına nasıl varıyorsunuz çok merak ediyorum ya.
0
🌸neysene
(03.07.21)
www.google.com

Immun sisteminin reaksiyonu diyor. Altina da neden reaksiyon verdigini aciklamislar bilimsel olarak.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
Anladığım kadarıyla biontech içerisinde bulunan bu bahsettiğiniz tartışmalı şey, insan hücrelerine virüsün "spike protein"ini üret mesajı taşıyan ve bu spike protein'in (virüsün dış yüzeyindeki hücreye tutunmasını sağlayan dokunaç görünümlü özel şekilli parçalar) bağışıklık yaratacak kadar çok sayıda üretilmesini sağlayan sentetik mRNA parçaları. direkt içerik değil ama bu sürecin kendisinin çok fazla spike protein üretimine sebep olup bu spike'ların da vücutta serbestçe gezinmeleri durumunda bazı istenmeyen etkiler yapabileceği yönünde şüpheler olduğu kanısı oluştu bende, emin değilim ama aslında içerikteki maddeden çok bu sürece takıldıklarını düşünüyorum.
0
engelbert humperdinck
(03.07.21)
Asinin vucuduna urettirdigi proteinlerden ve asiyi tasiyan lipid nanopartikullerden kaynakli. Asinin yan etkilerinin cok oldugunu dusunenler mekanizmaya degil raporlanan vakalara bakiyor.
0
dunal
(03.07.21)
2 tane sikintisi var.

Birisi bagisiklik hucrelerini harekete gecirdigi icin haliyle vucut tepki veriyor. Antikor olusurken atesin cikiyor hasta hissediyorsun basin agriyor vs..

ikincisi de asidaki yan urunlerin alerji etkisi gostermesi.
Bunun icin 20dk bekle eve gitme diyorlar.
Bir sey olursa basacak adrenalini.

Ayrica turkiye'de bunlar raporlanmiyor ki, asi olup evde alerji soku gecirsen de kimse bilmiyor.
0
divit
(03.07.21)
@divit; nasıl? Türkiye'de 20 dakika bekletilmiyor mu? Avrupa'da böyle olunca orada da öyledir diye düşündüm.
Neden bekletmesinler ya :/
0
logisticsmanager
(03.07.21)
@logistic bekle diyorlar da basip gidiyorsun kimsenin salladigi yok.
Eve gidince de bisey oldu mu olmadi mi takibi yok.
Ellerinde milyonluk veri saglama imkani varken takip etmiyorlar sasiriyorum.
0
divit
(03.07.21)
@divit o da insanlarin gerizekaliligi.
Burada bekleme salonuna aliniyorsun ve belgenin üstünde saat kacta cikabilecegin yazıyor. O gelmeden cikamiyorsun.
Yüzlerce insanla bekledim, su ana kadar bir tane reaksiyon gösteren gördüm, o da yere uzandiktan 10-15 sn sonra ayaga kalkti. Ama böyle başı dönme vs gibiydi belki asidan korkuyordur.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
(2)

3. Doz aşı

neysene
Kime yapıyorlar bunu? İsteyen herkese mi yoksa önceki aşıları sinovac olanlara mı?
Kime yapıyorlar bunu? İsteyen herkese mi yoksa önceki aşıları sinovac olanlara mı?
0
neysene
(03.07.21)
İsteyen herkese.
0
himmet dayi
(03.07.21)
50+ yaşlara, bir de sağlık çalışanlarına sanırım.
0
ardt
(03.07.21)
(6)

İkinci el araç alırken bakılması/sorulması gerekenler?

chicha_v2
İlk aracım olacak, 2020 model 7000 km'de bir araba.Ekspere sokacağım ama bunun harici şunu da sor, öğren, bak/haktır dediğiniz bir şey var mı?
İlk aracım olacak, 2020 model 7000 km'de bir araba.

Ekspere sokacağım ama bunun harici şunu da sor, öğren, bak/haktır dediğiniz bir şey var mı?
0
chicha_v2
(03.07.21)
En onemlisi sahibi yamuk mu?
ilk sahibi mi?
Neden satiyor?
Kazasi var mi?

Bunlarin cevabi iyiyse 2020 model 7k olan aracta bir sorun olmaz zaten.
O kadar surede kaza yapmadiysa bir zarar vermemistir.

Henuz yeni oldugu icin yetkili servis kaydi vardir onu alabilirsin. Bir islem yapildiysa gorursun zaten.

O yasta bir arabada olabilecek kotu sey uretim hatasina denk gelmektir, hemen elden cikarmaya calisiyor olabilir.
0
divit
(03.07.21)
Kentsel dönüşüme giren evi için müteahhit ekstra para istemiş, onun için satıyormuş. Arabayı bayağı bir övdü, ekspere de sokacağım için bir sıkıntı çıkacağını sanmıyorum ben de.

Servis kaydını sorarım teşekkürler. İlk bakım 10 binde mi yapılıyor yeni araçlara? Garantiyi falan da soracağım, uzatmış mı kaç seneymiş vs.
0
🌸chicha_v2
(03.07.21)
1 yil ya da 10bin olur genelde, hangisi once dolarsa.
0
divit
(03.07.21)
www.youtube.com

www.youtube.com

Kimseye güvenme, şaseden, Servis den, kasko firmasından sorgula.
0
neymis
(03.07.21)
1- 5664’e hasar s <şase no> yazarak tramer sorgulaması yap
2- sigortacıya tramer sorgusundaki dosya sayısı ile sistemde görünen arasında bi uyumsuzluk olup olmadığını sor
3- yetkili servisten geçmiş al
4- iyi bi firmaya full ekspertiz yap
0
Kahir ekseriyet
(03.07.21)
herkes kendi arabasını över tabii.
Ben bu tip bir araba aldım, çok da memnun kaldım.

Ancak araç çok iyi dursa da mutlaka ekspertiz yaptırın.
Aracın garanti durumunu öğrenin, garanti uzatma vs. yapılmış mı?
İlk bakım benzinlilerde 15.000km de olabiliyor.

bir de size tavsiyem, aynı arabanın sıfırının ne kadar olduğunu gidip showroom'dan teklif alarak bakın.
Deli kampanyalarla 600000'e verilen aracın böyle düşük km'deki örneklerini 650.000TL'ye satmaya çalışabiliyorlar. İnternetteki "sıfır" liste fiyatı 750.000TL oluyor, bu sefer 650 mantıklı gelebiliyor ama alsında sıfırı fiiliyatta daha düşük oluyor.

Bakarsınız aynı paraya sıfır alıyorsunuzdur vs.
0
burfak
(05.07.21)
(4)

Devletin verdiği optik gözlük ücretsiz mi?

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar,İki gözümde 0,25 astigmat çıktı, ancak ilk defa gözlük kullanacağım ve günlük hayatımı da çok etkilemediğinden deneme amaçlı bir gözlük almak istiyorum. Devletin karşıladığı gözlük bedava mıdır? Çerçevesiyle yoksa yine bir ücret öder miyim?Bir de reçeteden kaç gün içinde yararlanabiliyoru
Merhabalar,

İki gözümde 0,25 astigmat çıktı, ancak ilk defa gözlük kullanacağım ve günlük hayatımı da çok etkilemediğinden deneme amaçlı bir gözlük almak istiyorum.

Devletin karşıladığı gözlük bedava mıdır? Çerçevesiyle yoksa yine bir ücret öder miyim?
Bir de reçeteden kaç gün içinde yararlanabiliyorum?

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(03.07.21)
devlet gözlük vermiyor, çerçeve ve cam için cüzi bir miktar karşılıyor. üstünü sen ödüyorsun.

0.25i hiç deneme. 2 gün sonra bir kenara atıp unutacaksın.
0
adivar
(03.07.21)
Hiç denemeye gerek yok hayat kaliten artmayacağı gibi azalır da. Ama hatırladığım kadarıyla bir kaç sene önce 50 tl gibi bişey vermiştim sanki.
0
cilekli krep
(03.07.21)
takma.
0
glamdr1ng
(03.07.21)
Kitap okurken kullanmak üzere alınabilir. Atasun da üzerine 40-50 lira ödenerek alınabilecek seçenekler oluyor.
0
baal
(04.07.21)
(7)

iş açmak

biseysorucam
Merhabalar,Örneğin bir büfe açacağız diyelim, paket servis tost kumru basic pizza hamburger vs vs Aşırı gözüm korkuyor bu tarz girişimlerden, şu 140journos cafe açma belgeselini vs izledim adamlar çok haklı, gerçekten batmak vs an meselesi gibi geliyor. sanki o bir kere batmadan yükselemezsin görüşü
Merhabalar,

Örneğin bir büfe açacağız diyelim, paket servis tost kumru basic pizza hamburger vs vs

Aşırı gözüm korkuyor bu tarz girişimlerden, şu 140journos cafe açma belgeselini vs izledim adamlar çok haklı, gerçekten batmak vs an meselesi gibi geliyor. sanki o bir kere batmadan yükselemezsin görüşü çok hakim olmuş durumda şu an kafamda. ama sonuçta her dersi de yaşayarak mı alıyor insanlar yani? güzel bir planlama yapılsa neden olmasın diye de düşünüyorum bir yandan, çok mu karamsar bakıyorum da biraz gözüm korkuyor bilemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz bu tarz konularda?
0
biseysorucam
(03.07.21)
valla bence olay illa batıp ders çıkarmak değil kendi hatalarından, başkalarınkinden ders çıkarmak önemli.

eğer bir yerde sürekli devredilen batan çıkan bir yer varsa muhtemelen batar tabii ama yenilikçi bir konsept, farklı bir yer vs. iyi bir planlama ile neden olmasın derim. bilemiyorum bizim esnaf genelde ahlaksız olduğu için dışarıdan giren biri de yapamayabilir gibime geliyor. ben devlet memuruyum tabii uzaktan konuşuyorum :D
0
passion rules the game
(03.07.21)
Konsept önemli. Bir sürü soru sormak lazım. İnsanlar niye sizden tost alsın? Tostta kullandığınız malzemeler kaliteli mi, temizliğe dikkat ediliyor mu, fiyat uygun mu, hazırlanma süresi uygun mu, kafe açtığınız yerdeki insan yoğunluğu nasıl? İlkokul, ortaokul, lise gibi yerlere yakın yerde tost satabilirsiniz. Ama yoğun olmayan bir caddede günde kaç tost satabilirsiniz ve ne kadar kâr edebilirsiniz?

Bir kafenin kâr etmesinde çok fazla durum söz konusu. En basit olarak planlama yapsanız da çevresi olan biri değilseniz o şehrin kafelerde zaman geçiren insanlar sizin kafenizi tercih etmeyebilir.
0
dissendium
(03.07.21)
Bu tür büfe/tostçu vb. hususlarında kafama yatmayan en büyük olay, sabahtan geceye kadar çalışacak olmanız. yanınızda bir yardımcı yoksa ki muhtemelen başlangıç döneminde olmayacak kolay bir yük değil. düşünsenize sabah 7 de açacaksınız akşam 22:00-23:00 te falan kapatacaksınız.

mekanın yeri, orada çalışan benzer dükkanlar ve onların durumu, açacağınız lokasyondaki bu tür yerlere doygunluk vb. gibi hususlar önemli. en kolayı, okula yakın bir yerde açıp öğle arasında voleyi vurmak olabilir. benim çalıştığım firmanın yanında bu tür büfeci/tostçu tarzı bi mekan var. az ileride de bir lise var. adamın dükkan öğlene kadar neredeyse sinek avlıyor ama öğle molasında öğrenciler oraya akın ediyor. o iki saatlik aralıkta tüm günün hasılatını topluyor muhtemelen.
0
teletabi
(03.07.21)
Ticaret işine nasıl girdim biliyor musun?
Etrafıma baktım mal olup 2 ile 2 yi çarpmayı bilmeyenler esnaflık yapıp paraya para demiyor. Ulan dedim bunların tek yapabildiği boş muhabbet. O zaman ben de girebilirim. Öyle girdim. Adam kahve kapanıyor hemen yanına yumurtacı açıyor. Sen o yumurtacıyı açmak için 40 yıl düşünürsün. Cesaret ve risk alma lazım. Yoksa sittin sene bir yere varamazsın.
0
musmus
(03.07.21)
işi kendin yapamayacaksan asla bulaşma

eğer kendin tost yapamayacaksan, paspas atamayacaksan, tuvalet temizleyemeyeceksen asla bulaşma.

eğer ben kendim yaparım diyorsam o zaman bir ihtimal var.

önemli olan personel.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
Kafe zaten batmaya mahkum bir konsept. Bu yuzden klasik esnaflar islek bir cadde olmadikca kafe isine pek bulasmaz. 1 tane musteri 10 liralik icecek icsin diye, icerde 5 tane garson 4 tane mutfak elemani calisiyor.

Paket servisten,bufeden,bakkaldan batan gormedim.
Sen oturdugun yerde oturuyorsun millet sana para vermeye geliyor.
0
divit
(03.07.21)
Hiç büfede çalıştın mı? Paketçilik yaptın mı? Tost yaptın mı? Bunlar önemli detaylar.
0
dougsampson
(03.07.21)
(1)

Yoga kursu

kediperili
Istanbul da kurs bakıyorum. benim beklentim esneklik ve güç kazanmak. meditasyona ağırlık vermeyen insanların fazla laubali olmadığı yoganı yap-çık bir mekan arıyorum. Tavsiyesi olan? Şimdiden teşekkürler.
Istanbul da kurs bakıyorum. benim beklentim esneklik ve güç kazanmak. meditasyona ağırlık vermeyen insanların fazla laubali olmadığı yoganı yap-çık bir mekan arıyorum. Tavsiyesi olan? Şimdiden teşekkürler.
0
kediperili
(03.07.21)
benim adını duyduğum cihangir yoga çok var. bir de osho'nun son öğrencilerinden olan koray hoca'nın aletya diye bir yeri vardı. hala duruyor mu? bakmak lazım oraya da.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
(17)

Lohusa depresyonu şımarıklık mıdır?

neil manke
evetse neden, hayırsa neden açıklarsak sevinirim.
evetse neden, hayırsa neden açıklarsak sevinirim.
0
neil manke
(03.07.21)
neden şımarıklık olsun, bunu doğuran kadınlar cevaplasın ama empati kurduğumda belki dünyada en mutlu şeylerden biri diğer tarafta bilinmezlik değişim kaygılar, bunun yanında fizyolojik değişimler, hem zihinsel hem hormonlar sebepli duygular çatışması, insan breakdownlar yaşamayıp depresyona girmesin de napsın
0
freebird5406_2
(03.07.21)
Bence değil. Yakınen ablamdan biliyorum. Etrafta bulunan yakın uzak herkesin her şeye müdahale etmesi, çok biliyormuş gibi çocuk her ağladığında, aç bu yedir, acaba sütün mü yetmiyor tarzında konuşması, kadının altına girmiş olduğu sorumluluk, dinlenmeden uyumadan geçen günler, acaba doyuyor mu gazı mı var gerçekten yetemiyor muyum gibi düşünceler, emzirirken göğsü yara olduysa çektiği acılar vs. derken gerçekten zor bir süreç. Eğer bu süreci depresyonsuz atlatan varsa gerçekten helal olsun. He şımarıklığa çevirip bu durumu kullanan var mıdır? Olabilir, bir şey diyemem.
0
hrvl
(03.07.21)
Çok hassas bir canlıya bakmak onu iyi bir insan olarak yetiştirme sorumlulugunda olmalısın
Ben erkek olarak bile lohusa depresyonuna girerdim baba olsam
0
howfaristhesky
(03.07.21)
değildir ama lohusa depresyonunun şımarıklık olup olmadığını düşünmek şımarıklıktır bence. neden değil olduğu konusu freebird+1
0
Mossy
(03.07.21)
Mossy +1
Ayrıca depresyonun herhangi bir türü şımarıklık değildir.
0
amugochi
(03.07.21)
ben hormonlardan kaynaklı olduğunu ve insanın elinde olmadığını düşünüyorum
0
iwillsee
(03.07.21)
Hayır değil. Çocuğum 2 yaşına girecek, anlam veremediğim değersizlik, kaygı, endişe, hüzün halinden yeni yeni çıkabiliyorum. Şımarık bir insan değilim, bu süreçte de şımarıklık yapmadım, ama depresifim. Değişen hormonlar, yaşam tarzı ve sorumluluklara karşılık psikolojik bir denge arayış hali bence. Kimisi 40 günde buluyor dengeyi, kimisi 2 senede.
0
curukturpkokusu
(03.07.21)
Degildir.
Bir daha asla degistiremeyecegin, geri veremeyecegin, iptal edemeyecegin bir varlik hayatina giriyor. Artik hicbir sey eskisi gibi olmayacak. Buyuk bir sorumluluk. Agir bir degisim.
0
brkylmz
(03.07.21)
Içinden bir canlı çıkıyor. Böyle kollu, ayaklı bir canlı. Bu bile başlı başına travmatik. Bu travmayı atlatamayanlar zaten direkt psikoz haline giriyor. Bebegini kabul etmeme, halüsinasyon vs. Bence hamilelik, doğum, sonrası hassas ruhlar için bütünüyle atlatması çok zor süreçler.
0
velvetmorning
(03.07.21)
Hayır, değil.
Yukarıda yeteri kadar nedenleri anlatılmış.
Hele de destek yerine köstek olan yakınları ve kılını bile kıpırdatmayan, şımarıklık olarak gören bir kocası varsa, vay o lohusanın haline.
0
pro9it9is9
(03.07.21)
mossy +1
0
candide
(03.07.21)
Gebeyken kadının vücudundaki vitamin mineral doku vs reservinin bir kısmı bebeği beslemek için, bir kısmı da bebeğe ait dokuları oluşturmak için kullanılır. Yani kadın doğum yaptığında birçok eksiklikle başbaşa kalır. Önce gebelikle sonra doğumla birlikte birçok hormonal değişiklik yaşayan kadın bir de o eksikliklerle birlikte depresyona girebilir, çok doğaldır. Bunu bilip de bunun ardına sığınabilen kadın çok yüksek ihtimalle beceremeyecektir, doğuran kadınlar depresyona girebilirler ama şeytanlaşamazlar, herkesi kendiniz gibi bellemeyin.
0
1bir1bir1
(03.07.21)
doğum yapmış biri olarak yanıtlayayım, değil. duygular hormanlar nedeniyle öyle bir boyuta ulaşıyor ki kontrol edilemiyor, ben edemedim. zamanla geçti ama korkunçtu. ben o sıra eşimle ayrılık ve başka zorluklar da yaşamıştım, onların da etkisi olabilir tabii, prenses gibi yatıp şımarmak isterdim, o da tüm doğum yapmış kadınların hakkı bence (şu an bunları da klavyeye uzanmaya çalışan 11 aylık bir bebekle mücadele ederek yazıyorum)
0
deartheodosia
(03.07.21)
iki-üç ay boyunca saat kur ve her üç saatte bir uyan. Başka bir şey yapma, sadece uyan, sonra tekrar uyu. Yalnızca bu sebepten bile depresyona girersin.
Bir de bu üçer saatlik aralarda başka işler yapmaya çalışmayı dene, arada hiç uyumadan diğer üç saate geç filan. Hakikaten zor.
0
burfak
(05.07.21)
hayır
cevap basit: hormonlar

hormonlar duygu durumunu değiştiren en önemli (hatta tek) şey olmasaydı bile doğum yapmak başlı başına depresyona elverişli bir olay. içinden insan çıkıyor. olmayan bir varlık önce oluyor sonra içinden çıkıyor.
0
rewlack
(05.07.21)
Ben bunu ilk çocuğumu doğurduktan 5 ay sonra yaşadım. İlk 3 ay manyak pompalanmış hormonlar sayesinde ilnsan bir şekilde ayakta kalıp atlatıyor ama ondan sonra sistem bir anda çöküyor. Sebep uykusuzluk, stres; sütüm yetti / yetmedi, çevreden , akrabalardan gelen binbir türlü yorum ve karşılaştırma, bazen ebeveynler arası iş paylaşımının getirdiği hem bedeni yorgunluk hem de insanın haksızlığa isyanı vs. vs. Bir de bunu "şımarıklık" olarak tanımlamak üzerine tüy dikmek valla.
Dediğim gibi ilk çocuğumdu, neyi nasıl yapacağımı tam bilmiyordum (ilkler hep öyle olur zaten), kesintisiz 6 saat uyku uyuyamamak beni çok yormuştu, üstelik annem çok yardımcıydı bana ama mesela kvalide bu yardım konusunda çok laf söylüyordu. Ben de dolduruşa gelip örneğin hafta sonları annemi mümkün olduğunca karıştırmamaya çalıştım, sonuçta sinirli, bağırıp çağıran biri haline dönüştüm. Buna halden anlamaz bir işyeri yöneticisini de ekleyin. Huniyi geçiriyordum kafama. Hala daha o dönemi ürpertiyle hatırlarım.
Şükür buna uyanıp kendimi tekrar anneciğimin ellerine bıraktım, eşim eve gelince zaten yardım ediyordu ama bunun dışında annesini dizginlemeyi de başardı, öyle öyle atlattım.
0
SiyamkedisiZorro
(05.07.21)
lohusa depresyonu dediğiniz şey hormonların anormal derecede dalgalanmasından ortaya çıkıyor bu nasıl şımarıklık olabilir? ayrıca bebeğin doğumundan sonra yaşanan şeyler her ama her anne için çok zor bir süreç insanın depresyona girmesi an meselesi
0
iwillsee
(05.04.22)
(7)

Köftenin sırrı ne?

gezegen olan pluton
Şu zamana kadar ne kadar köfte yapmayı denesem hep tavada dağılan böyle sımsıkı görünen bir köftem olmuyor, bir gün önceden dolapta beklettim, karbonat attım, yumurta, ekmek, dana döş; ne püf nokta varsa denedim, olmuyor arkadaşyoutube'da videoları takip ediyorum ama benimki bir türlü bütün halde gü
Şu zamana kadar ne kadar köfte yapmayı denesem hep tavada dağılan böyle sımsıkı görünen bir köftem olmuyor, bir gün önceden dolapta beklettim, karbonat attım, yumurta, ekmek, dana döş; ne püf nokta varsa denedim, olmuyor arkadaş

youtube'da videoları takip ediyorum ama benimki bir türlü bütün halde güzel köfte olmuyor, bunun bir olayı var mı bütün halde sımsıkı, dağılmayan, pürüzsüz kalan köfte için?
0
gezegen olan pluton
(03.07.21)
yağı çok koymuşsun fakat yeteri sıcaklığa ulaşmadan koyunca pişerken dağılıyor, ya yağsız pişir (tavada ince bir tabaka olsun sadece) ya da yağ iyice ısınsın
0
freebird5406_2
(03.07.21)
Yeteri kadar yoğurmuyorsunuz muhtemelen.

Köftelerim köfte sevmeyen biri tarafından bile beğenilir. Tam ölçüyü yazıyorum:

1. Bir soğanı rendeleyin ve suyunu sıkıp posasını köfte kabına alın.
2. Bir diş sarımsak veya bir çay kaşığı sarımsak tozu ekleyin.
3. Kıymayı ekleyin.
4. Bir yumurta kırın.
5. Üç yemek kaşığı zeytinyağı, dört yemek kaşığı galeta unu, bir tatlı kaşığı tuz, bir çay kaşığı karabiber, pul biber, kimyon, kekik ekleyin.
6. 10 dakika kadar elde yoğurun.
7. En az yarım saat buzdolabında dinlendirin.
8. Sonra ister fırında ister tavada pişirebilirsiniz.

Kıymayı göz kararı koyuyorum. (340,400 gr.) ne varsa.
Bazen bu malzemelerin yanına bir adet kabak rendeleyip suyunu süzüp harca katıyorum. O da güzel oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
divit
(03.07.21)
valla çok eskiden ilk denediğim zamanlarda soğanı rendelemek yerine doğrayarak yapmıştım o zaman dağılmış saçma sapan bi şey olmuştu. soğanı rendelemeye başladıktan sonra bu problem kalmadı. bi de ekmekleri çok ufalamıyor olabilirsin. zaten ekmeğin de bayat olanı daha makbul. eğer bu imkanın yoksa galeta unu al.

bir de atom parçalamıyorsun sonuçta köfte alt tarafı. bu kadar kendini yıpratma. :)
0
bohr atom modeli
(03.07.21)
Doğru et seçimi,
İyi harç,
Güzel yoğurma ve
Doğru pişirme sonucu kötü olabilecek köfte yoktur.
Kıymayı dana kuzu 60/40 çektirin
Harç malzemesini abartmayın
İyice yoğurun
Doğru sıcaklık ve tava seçimiyle pişirin
Afiyet olsun.
0
erty_ksk
(03.07.21)
Döküm tavanız yoksa onu deneyiniz.
0
teletabi
(03.07.21)
Yoğurmak lazım
0
baal
(04.07.21)
(2)

unity hakkında?

kornisch
Unity'de 2 boyutlu bir platform oyunu yapmaya çalışıyorum. Bir yere kadar geldim fakat problemimi internette nasıl aratacağımı bilmediğimden çözüme ulaşamıyorum.Problemim şu;Player bir platform üstünde sürekli zıplıyor ben sağ sol yaparak ona yön veriyorum.Fakat bu yön verme biraz fazla olursa playe
Unity'de 2 boyutlu bir platform oyunu yapmaya çalışıyorum. Bir yere kadar geldim fakat problemimi internette nasıl aratacağımı bilmediğimden çözüme ulaşamıyorum.

Problemim şu;
Player bir platform üstünde sürekli zıplıyor ben sağ sol yaparak ona yön veriyorum.Fakat bu yön verme biraz fazla olursa player kameradan çıkıyor. Bu kameradan çıkma olayını kaldırıp tam sağ taraftan çıkar konumdayken sol tarafta belirmesini istiyorum. Bunun tam olarak adı nedir bilen var mı?

Şimdiden teşekkür ederim.
0
kornisch
(03.07.21)
Aslında tek bir bantta hareket ediyormuş, soldan çıkınca sağdan devam edecek, sağdan çıkınca soldan devam edecek değil mi?

answers.unity.com

forum.unity.com

hutonggames.com
0
heritage
(03.07.21)
evet tam olarak buydu, teşekkürler.
0
🌸kornisch
(03.07.21)
(3)

İstanbul vs Ege kasabası

ms brownstone
Evet, bu konuda belki onlarca duyuru, insanların deneyimleri sonucu yazılmış bir sürü yazı var internette ama bir kez de ben almak istedim güncel fikirleri. Şöyle ki erkek arkadaşımla ev bakıyoruz. O İstanbul’da doğup büyümüş. Ben de 10 senedir İstanbul’dayım. 18 yaşına kadar Bursa’da yaşadım ve hal
Evet, bu konuda belki onlarca duyuru, insanların deneyimleri sonucu yazılmış bir sürü yazı var internette ama bir kez de ben almak istedim güncel fikirleri.

Şöyle ki erkek arkadaşımla ev bakıyoruz. O İstanbul’da doğup büyümüş. Ben de 10 senedir İstanbul’dayım. 18 yaşına kadar Bursa’da yaşadım ve hala ailem orda ama Bursa’ya dönmek gibi bir planım olmadı asla. Hatta genel olarak İstanbul’a geldikten sonra gitme planım olmadı burdan ama şu sıralar ev bakarken Ege kıyılarında İstanbul’da sırf iyi yerde diye alacağımız daire fiyatlarına o kadar güzel bahçeli villalar falan gördük ki İstanbul’dan gitmek biraz cazip gelmeye başladı.

İşin aslı erkek arkadaşım yılın yarısından daha azını Türkiye’de geçiriyor işi sebebiyle. Hatta son 1 senede 1.5 ay falan burda kalmış oldu sadece. Bundan sonra ben de onunla gideceğim için yılın minimum 6 ayı falan yurt dışında olmamız gerekecek. Yani alacağımız evde sürekli oturma gibi bir durumumuz olmayacak.

İstanbul’da Caddebostan, Suadiye, Kalamış, Fenerbahçe ve bir ihtimal Moda taraflarına bakıyoruz ama o küçücük evlere o paraları verip de satın almak biraz koyuyor açıkçası. Avrupa Yakası’nda hiç yaşamadık ve o tarafa gidesimiz yok ikimizin de. Anadolu’da da Kadıköy’ün bazı yerleri dışında aklımda bir yer yok açıkçası benim. Beykoz tarafında güzel siteler varmış ama onlar da Cadde’yle aynı fiyat hemen hemen. Bu durumda yine tek mantıklı seçeneğimiz Kadıköy’ün sahil semtleri gibi.

Çanakkale, Kuşadası, Ayvalık vs buralara ilk önce yazlık gibi düşünerek baktık ama evler gerçekten çok güzel. Cadde tarafında çok lüks diye satılan 80 metrekare yeni evlerle aynı fiyat neredeyse bir çoğu bu villaların. Zaten yılın çoğunu burda geçirmeyeceğimiz için mantıklı gelmeye başladı bana Ege kıyılarında bir yere yerleşmek. İstanbul, Bursa ve annemlerin Balıkesir’deki yazlığına yakın olsun düşüncesiyle çok güneye bakmadık şu an ama Ege’deki herhangi bir sahil ilçesiyle İstanbul arasında kalınca insanlar ne düşünüyor merak ettim.

Ben bütün leşliğine rağmen İstanbul’u hala seviyorum sanırım çünkü gerçekten çok fazla imkan ve seçenek var burda. Bütün etkinlikler, konserler, tiyatrolar, mekanlar, cafeler… Böyle düşününce bir şeylerden mahrum kalacak olma düşüncesi korkutuyor beni. Ama bir yandan da İstanbul burda ve gün geçtikçe kötüleşiyor. Turist gibi ara sıra gelebiliriz galiba ama zamanla nasıl olur bilmiyorum. Bir de tabii bahçeli ve müstakil bir yerde yaşamak, apartman derdini çekmemek falan çok güzel geliyor. Çok üstüne düşünmeden bir anlık hevesle gidip de pişman olmaktan korkuyorum ama düşününce de ikisinden birine daha yakın hissedemiyorum galiba.

Yaşlar 28 bu arada. Ege’de sakin bir yer için genç miyiz yoksa İstanbul’dan gidebilecek kadar İstanbul’a doymuş muyuz bilmiyorum. Siz ne dersiniz? Bu senaryoda ne yapardınız siz olsanız?
0
ms brownstone
(03.07.21)
Bodrum'a yerleştim 2015 yılında. İşim aynı. aynı parayı kazanıyorum. Maddi ve manevi olarak burada daha mutluyum. Güvenli ve huzurlu. Bu ara çok pahalandı ve kalabalıklaştı. Ama yine de burada yaşamak daha kolay ve güzel.
0
optum kib bye
(03.07.21)
Bahsettiğin yerler ile istanbul arasında kalmanı anlayabilirim ancak o yerlere kesinlikle Bodrum'u eklememelisin, birkaç sene sonra marmarisi, ondan da birkaç sene sonra da fethiyeyi çıkarmalısın listenden. orada büyümüş ve bir ayağı, yatırımları hala orada olan biri olarak üzgünüm ama durum böyle. Arkadaşın dediği gibi maalesef pandemiyle beraber Bodrum artık küçük istanbul olmuş durumda. Ufacık bir alanda en az 10 tane özel okul-lise yatırım yapmış durumda zaten sırf buradan bile anlayabilirsin (dersanelerin özelleştirilmesinden bahsetmiyorum, önde gelen farklı eğitim kurumlarının yatırımlarından bahsediyorum) Zaten öyle ortalama bir yerde villa almaya kalkarsan istanbul caddebostandaki yeni yapılmış bir 2+1 fiyatından başlıyor giriş seviyeleri, uçtu yani uçtu, zaten bu yüzden sanmıyorum çok da düşüneceğinizi. Hem artık kışın da çok kalabalık, hem de inanılmaz bir trafik oluşmuş durumda, eskiden en baba bayram gününde olan çevre yolu trafiği şu an günlük rutin olmuş durumda. Yani ben gider biraz daha sayfiye yerleri gündoğan akyarlarda kocaman bir yazlıkçı sitesinde yazlık alır, bütün ihtiyacımı arabayla migrostan giderir çarşı pazar aramam ve o belde dışına çıkmam dersen belki düşünülebilir ancak resmi kurumlarda işim olsun, sağa sola çıkayım gezmeye, denize gideyim şuraya diyeceksen hiç ama hiç düşünme bile. Ücretsiz oturup denize girebileceğin yegane yerler olan bitez ortakent gibi beldelerdeki denize 0 restaurantlarda gözleme fiyatı 30 lira olmuş, zaten gerisi giriş ücreti alan birçok fırsatçıyla dolmuş. denize bile girmek parayla artık maalesef Bodrum'da.. Bu yazıyı karşılaştırırken Bodrum'u düşünmemeniz için yazdım..
0
biseysorucam
(03.07.21)
Ege kasabası dışında da çok alternatif var aslında.

istanbul'da yaşamanın çilesi getirisine göre karlı değil artık. pahalılığa dağecek bir şey kalmadı. Stres yüksek, pahalılık yüksek buna karşılık dışarı çıkınca kalabalık yığın. İmkanım olsa kaçardım buradan. Artık istanbul'da yaşamaktan gıdım keyif almıyorum.

"konserler, tiyatrolar, mekanlar, cafeler…" buna kaç defa gittin mesela. dışarı çıksan 100 lira gidiyor
0
Gabriel
(03.07.21)
(4)

Köpekler gerçekten siyah beyaz mı görür?

Cenk Daniels
Bunun bilimsel bir kanıtı var mı? Varsa nasıl anlaşılmış?Çok teşekkürler.
Bunun bilimsel bir kanıtı var mı? Varsa nasıl anlaşılmış?

Çok teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(03.07.21)
retina da görmeyi sağlayan iki tip hücre bulunuyor. Koni hücreler renkleri algılar, çubuk hücreler siyah beyaz olarak şekilleri görmeyi sağlar. köpeklerdeki çubuk hücre-koni hücre sayısı oranlarını insanlardaki ile karşılaştırıp böyle bir kabulde bulunmak mümkün oluyor.
0
chavezding
(03.07.21)
Hemen bir deney tasarlayalim. Kokusu olmayan ya da cam arkasinda sari renkte mama veriliyor. Köpek mamanın rengine alışıyor. Sonraki beyaz oluyor, köpeğin yine ağzı sulanıyor. Ardından mavi gibi daha koyu renkte mama gösteriliyor. Köpek koyu renklerin tümünü siyah gördüğünden mama olduğunu anlamiyor. Bu basit bir deney. Yüz yıl önce bu deneyle bu anlaşılabilmis.

Bugün de yukarıda yazıldığı gibi retina hücreleri araştırılabiliyor.

Ayrıca bildiğim kadarıyla siyah ve beyazın yanında başka birkaç renk daha görebiliyorlar.
0
howfaristhesky
(03.07.21)
siyah beyaz görmüyorlar

mavi ve mor tonlarında görüyorlar

youtu.be
0
Northern Mariner
(03.07.21)
tam siyah beyaz değil; grinin tonları, mavi ve menekşe rengi ağırlıklı
0
gezegen olan pluton
(03.07.21)
(3)

Brütten nete maaş hesaplama gibi bir soru

dieis
25 bin brüt maaşla bir işe başlayacağız diyelim. Ağustos ayında başlıyoruz. Brüt maaştan net maaşa hesaplama sitelerinde maaş başlangıcını Ocak ayına yazınca farklı, Ağustos ayına yazınca farklı net ücretler hesaplanıyor. Bunların doğrusu hangisidir? Lütfen resimlere bakınız.Ocak: https://i.ibb.co/P
25 bin brüt maaşla bir işe başlayacağız diyelim. Ağustos ayında başlıyoruz. Brüt maaştan net maaşa hesaplama sitelerinde maaş başlangıcını Ocak ayına yazınca farklı, Ağustos ayına yazınca farklı net ücretler hesaplanıyor. Bunların doğrusu hangisidir? Lütfen resimlere bakınız.

Ocak: i.ibb.co

Ağustos: i.ibb.co
0
dieis
(03.07.21)
Vergi dilimi olayi var. Sen bu isten once kaca calisiyosan ocaktan agustosa kadar onu yaz. Agustosta 25bin yaz alacagin net tutari ogrenirsin.
0
sen nasıl bir insansın
(03.07.21)
+1

yeni başlayacağın işe kümülatif vergi matrahı verirsen ona göre hesaplayıp netini öderler. vermezsen daha sonra vergi borcun çıkar. eğer ocak'tan beri maaş almıyorsan Ağustos resmi doğru olan.
0
himmet dayi
(03.07.21)
Gelir vergisinde yıllık matraha esas kazancınız üzerinden vergilendirme yapılır. google'a gelirvergisi dilimleri yazarak hangi tutarda ne kadar yüzde kesiliyor görebilirsiniz. yıl sonuna doğru maaş düşme sebebi budur.
0
teletabi
(03.07.21)
(5)

İnşallah mı İnşaallah mı?

ya ben lan neyse
Türkçede 1.si doğru ama 2.yi çok görüyorum. arapçasında hangisi doğru?şurada orijinali yazıyormuş: https://4.bp.blogspot.com/-7C84IRIWm4M/WebgTTFDhiI/AAAAAAAASHE/Wf-OKJLPOE0O5xbsnRU7G5WN-6HDxDxeACLcBGAs/s1600/arapca-insallah.png
Türkçede 1.si doğru ama 2.yi çok görüyorum. arapçasında hangisi doğru?

şurada orijinali yazıyormuş: 4.bp.blogspot.com
0
ya ben lan neyse
(03.07.21)
in šā'a -llāh
0
rockinside
(03.07.21)
Inşeallah gibi okunabilir
0
rockinside
(03.07.21)
Allah ismini özellikle vurgulamak ve arapçasına öykünmek amacıyla muhafazakar kesim inşaallah şeklinde kullanıyor. hatta inşaAllah biçiminde yazanlara da rastlıyorum. ancak tdk'ya göre inşallah'tır ve türkçemiz yazıldığı gibi okunur.
0
burya
(03.07.21)
bu yeni düzende
Maşa Allah
İnşa Allah

gibi uydurma laflar çıktı
Maşallah, inşallah
bitti gitti.
0
summatinyourteeth
(03.07.21)
Arapçası
İn -> şayet
Şaae -> izin verirse/dilerse
Allah -> Allah

Bu nedenle bazıları kelimeleri ayırarak yazıyor, bir dili diğer dilde ve latin harfleriyle tam ifade etmek mümkün olmadığı için de farklı yazım şekilleri çıkıyor.

Örneğin google/gogıl/gugıl gibi ya da whatsapp/whatsap/vatsap gibi veya youtube/yutub/yutup gibi...

Bunlar latin harfleri olduğu için çok dikkat çekmiyor belki diğerinde arapçaya benzetip yazmaya çalışanlar dikkat çekiyor ya da göze batıyor.

Soruya tam cevap vermemişim. Arapça üç kelimeden oluştuğu için inşaallah yazımı aslına daha uygun, iki a harfinden biri kelimenin sonundaki harf diğeri de Allah isminin baş harfi oluyor.
0
epitaf
(03.07.21)
(2)

tavuk göğsü soteli yemek

diffarentiationation
dünden yağda kızarmış kuşbaşı tavuk göğsü kaldı. çok kuruydu, ne ile karıştırabilirim bugün yemek için?
dünden yağda kızarmış kuşbaşı tavuk göğsü kaldı. çok kuruydu, ne ile karıştırabilirim bugün yemek için?
0
diffarentiationation
(03.07.21)
soya soslu/kremalı/salçalı yapabilirsiniz.
içine mantar, biber, aklınıza ne geliyorsa onları ekleyebilirsiniz.
ama tavuk pişmiş olduğu için önce diğer malzemeleri sosunun içinde pişirip tavuğu en son içine atın tabii.

pilav yapıp tavuklu pilav gibi yiyebilirsiniz.
çorba yapıp içine didiklenmiş olarak atabilirsiniz.
soslu makarna yapıp sosun içine tavuğu karıştırarak tavuklu mantarlı biberli falan makarna yapabilirsiniz alfredo gibi.
ya da lavaş gibi bir şey varsa, tavuğu didikleyerek ya da kuşbaşı haliyle mayonez, marul, dereotu falan gibi şeylerle karıştırıp dürüm yapın.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Malarnayı haşlayıp beşsmel sosla tavuğu da karıştırıp üstüne kaşar rendesi koyarak fırına atabilirsiniz. Çok güzel oluyor.
Ben domatesli soğanlı falan soteliyorum tavuğu bunun için ama siZin tavuk da iş görür.
0
somethinginthewayshemoves
(03.07.21)
(2)

Marmaray neden çok yavaş? Özellikle yerüstünde.

mg3929
Sb
Sb
0
mg3929
(03.07.21)
Cunku kendisi ozunde bir banliyö treni.
Cok durakli yavas bir tren olarak gorev yapiyor.
0
divit
(03.07.21)
Korkuyorlardır hızlı işletmeye. İleride hızlanır. Önceden duraklarda çok bekliyordu onu kısalttılar mesela.
0
Mistyimage
(03.07.21)
(7)

Fitness sorusu - Gym

biseysorcaktim
Sorum beylere, spor salonuna giderken güle oynaya mı gidiyorsunuz yoksa giderken bir "off ya" diyor musunuz? daha önce bir bir-buçuk sene kadar spor yapmış olmama karşın hiç güle oynaya gitmedim. bir ilkokul öğrencisinin pazar akşamı huzursuzluğu gibi bendeki. spora gitmeyeceğim günlerde "oley bugün
Sorum beylere, spor salonuna giderken güle oynaya mı gidiyorsunuz yoksa giderken bir "off ya" diyor musunuz?

daha önce bir bir-buçuk sene kadar spor yapmış olmama karşın hiç güle oynaya gitmedim. bir ilkokul öğrencisinin pazar akşamı huzursuzluğu gibi bendeki. spora gitmeyeceğim günlerde "oley bugün spora gitmeyeceğim" diye seviniyorum.

fit olmak, güzel görünüm elde etmek, stres atmak ve sağlıklı olmak amacıyla gidiyorum. spor elbette bir eziyet değil ama çok keyif aldığım bir şey de değil. herkes böyle mi hissediyor?
0
biseysorcaktim
(03.07.21)
Bazen gidesim gelmese de genel olarak oldukça motive gidiyorum çünkü ağır kaldirmak beni mutlu ediyor.
Ama kosu bandi ya da makinalarda çalışıyor olsam mutlu gidemezdim.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
Spor, vücudun serotonin salgılamasına neden olur. Düzenli spor yapıldığında vücut spor sonrası salgılanan serotonine bağımlı hale gelir ve zamanla bu durum spora bağımlılığa dönüşür.

Yeni başlayanlarda keyifsiz bir uğraş olan spor, serotonin bağımlılığının oluşmasıyla kişiler için olmazsa olmaz bir aktivite haline dönüşür.

Anlattıklarından henüz o eşiği aşmamış olduğun sonucu çıkıyor. Serotoninin ne olduğunu Google'dan araştırabilirsin. Düzenli spor yapan insanlar daima daha mutludurlar.
0
Mirket
(03.07.21)
kendi işimin parçası olduğundan ve çocukluğumdan beri sevdiğim için, güle oynaya modum hep.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
7 yıldır spor yapıyorum. Salona gideceğim günler -ki evime yürüyerek iki dakika uzaklıktaydı- hoşlanmayarak gidiyordum. O yüzden sporu eve taşıdım. Evde mutluyum, hevesle yapıyorum. Büyük bir konfor bence.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
Gidebildiğim dönemde spor salonuna giderken güle oynaya gidiyordum.
0
put it in your appropriate place
(03.07.21)
bazı zamanlar güle oynaya gidiyorum bazı zamanlar aradan çıksın düşüncesi ile. o günkü enerjime ve moduma bağlı tamamen. mesela 4 gündür gitmiyordum mecburiyetten bugün giderken inanılmaz motiveydim, yarın gelsin yine gideyim diyorum falan.

ama bazen de işte ( nadiren ) ayaklarım geri geri gidiyor.
0
phiphi
(03.07.21)
Kendime göre sert antrenman atıyorum. Geliştiğimi hissettiğim ve uykusuz olmadığım sürece motive gidiyorum. Aksi durumda “of ya” durumu olsa da arkadaşlarla beraber yapınca o durum da gidiveriyor.
0
neysene
(03.07.21)
(1)

15bin TL'ye alabileceğim en iyi laptop hangisi?

olaylar olaylar
Daha çok edit programları için kullanacağım, after effects ve premiere pro. Ne önerirsiniz arkadaşlar.Lenovo Legion 5 Monster tulpar t7 gibi seçenekler var aklımda
Daha çok edit programları için kullanacağım, after effects ve premiere pro. Ne önerirsiniz arkadaşlar.
Lenovo Legion 5
Monster tulpar t7 gibi seçenekler var aklımda
0
olaylar olaylar
(03.07.21)
Legion 5
Hp omen
0
logisticsmanager
(03.07.21)
(1)

mali müşavire ne kadar ödeme yapılmalı?

Stoneface
matrah artırımında yardım edecek bir mali müşavirin alacağı ücret tahminen ne kadar olmalıdır?
matrah artırımında yardım edecek bir mali müşavirin alacağı ücret tahminen ne kadar olmalıdır?
0
Stoneface
(03.07.21)
Bu işlem normal muhasebecilik işleri içinde değil mi?
Bence ek bir şey olmamalı.
0
neymis
(03.07.21)
(2)

Nez - Şokopop Olayı Özet ?

vizivozo
s.b. teşekkürler.
s.b. teşekkürler.
0
vizivozo
(03.07.21)
kendisini erol kose bitirmis sokopop arsivine gore...erol kose gulsen aski vs...

ustune calisip kaydettigi sarkiyi da hande yenere vermis, sarki patlamis

sonra yanlis imajlar ve asklar derken....
0
cairo
(03.07.21)
hande'den iyi söylüyormuş yav

www.instagram.com
0
🌸vizivozo
(03.07.21)
(6)

analarımızın lady diana hayranlığı

zgrydn
nedeni nedir? benim annem "o charles olacak şerefsiz az çektirmedi kadına." diyerek direkt bir cevap vermedi. crown'ın son sezonunu mu izlesem ne yapsam?
nedeni nedir? benim annem "o charles olacak şerefsiz az çektirmedi kadına." diyerek direkt bir cevap vermedi. crown'ın son sezonunu mu izlesem ne yapsam?
0
zgrydn
(03.07.21)
Hepimizin annesinin ortak yarasi :) cunku erkek, prens de olsa erkek; kaynana, kralice de olsa kaynana! :D

Diana belgeseli de var Netflix'te 2 bolumluk onu da izleyebilirsin hap niyetine.
0
invictae
(03.07.21)
Direkt sözlükteki başlığında da görebilirsin, günümüzde biz nasıl harry ile meghanı konuşuyorsak, o dönemde daha fazla Diana konuşulmuştur, e başta charlesın aldatması, bi kaynana ve sonunda dramatik bir ölüm. Diana güzel ve sevilen birisi olunca bizim analarımız da hala bunları diyebiliyor.
0
atom karincanin torunu
(03.07.21)
Konuyu ne kadar biliyorsun bilmiyorum ama İkinci kadın devreye girince evliler kendini bağdaştırma refleksi oluşturuyorlar evli kadınla. Diana’nin masum ve saf görünüşü de eklenince daha çok sevgi duyuluyor. Bir de onların yanlarına bırakmadı her şeyi anlattı ya cesaretine hayrandırlar belki.
0
coca cola
(03.07.21)
diana'nın hep mahcup bir kadın olması, üzüntüden hastalanması, insanlarla iletişiminin çok iyi olması, yardımsever ve halka, insanlara dokunan, samimi biri olması da bunlarda etkili.
diana'dan önce kraliyet ailesinde bu denli ortalıkta olan ve tanınan, hakkında bilgi veya fikir sahibi olunan biri yoktu.
bu anlamda kraliyet ailesinin insani yönünü öne çıkaran ilk kişiydi.
bu kraliyet dizileri, röportajlar, belgeseller falan hep ondan sonra başladı.

diğer yandan, yaşadığı zorlukları, sıkıntıları, sağlık sorunlarını da açıkça konuştuğu için o mahcup görüntüsünün sadece poz olmadığı da biliniyordu.
kadının tek sorunu aldatılmak değil.
evet, evliliğinde yaşadığı hayal kırıklığı çok büyük ve belki bunu genç yaşında yaşamış olduğu için de çok travmatize olmuş ama resmen paravan bir gelin olarak seçilip sonra da kadının hayatının mahvedilmiş olması meselesi var.

yani aldatılmaktan öte, charles camilla zaten hayatındayken diana'yla evlendi.
çünkü camilla zaten evliydi ve saray evlenip boşanmış bir kadınla evlenmesini onaylamazdı falan filan.
peki şimdi nasıl onayladı?
hatta daha neleri onayladı.

bu açıdan "madem evlenebiliyorlardı, o zaman o kadının hayatını neden mahvettiler?" diye düşünüyorum şahsen.
yani boşu boşuna ziyan ettiler kadını.

bir tek anneler değil, benim gibi öldüğü günü hatırlayıp, hakkında bir şeyler bilecek yaşta olanlar da (ben dahil) severdi.
öldüğünde gayet üzülmüştüm, hâlâ da "celebrity" olarak iyi anımsadığım ve erken öldüğü için üzüntü duyduğum biridir.

ayrıca saray tarafından "öldürüldü" teorisine direkt olarak inanmasam da, inanmaya biraz meyilliyim.
bazı konularda açıkça konuşabiliyor olması bence birilerini ürkütüyordu.
özellikle, prens andrew'un jeffrey epstein'le olan ilişkisi ortaya çıktıktan sonra, diana'nın bir röportajında bildiği bazı şeyler olduğunu ve bu bildikleri yüzünden kendisinden rahatsız olunduğunu belirtmesinin aslında başka şeylerle ilgili olabileceğini düşündüm.
belki de gerçekten ölümüne neden oldular ya da öldürdüler.
taa o zamanlardan beri ölümünün sarayla ilgili olduğuna inanılması da bu sempatinin duyulmasına neden oluyor, kurban gibi görülüyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
hahaha benim annem de öyle. yani annemin kraliyet ailesinden birini bu kadar çok tanıyor olması benim için çok şaşırtıcı. şimdikileri sorsam bilmez demek ki türk medyasında da çok konuşuldu o zamanlar.
0
bohr atom modeli
(03.07.21)
queen'e gidip nbr? diyemezsin ama diana'ya diyebilirsin imajı var.

o sebeple seviliyor.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
(3)

hepsiburada rezaleti, ne yapabilirm

yemrem
satıcı hepsiburada olmak üzere bu siteden xiaomi robot süpürge aldım. geldiğinde bozuktu geri yolladım tamire. 1 geçti dönüş yapmadılar. kanunen ürünün serviste geçirdiği gün sayısı 20'yi geçtiği için ürünün yenisiyle değişilmesini talep ettim.şimdi diyorlar ki bizde bu ürünün aynısı yok. para iades
satıcı hepsiburada olmak üzere bu siteden xiaomi robot süpürge aldım. geldiğinde bozuktu geri yolladım tamire. 1 geçti dönüş yapmadılar. kanunen ürünün serviste geçirdiği gün sayısı 20'yi geçtiği için ürünün yenisiyle değişilmesini talep ettim.

şimdi diyorlar ki bizde bu ürünün aynısı yok. para iadesi yapalım. ancak ürünün fiyatı %15-20 arttı. para iadesini kabul edersem hiçbir suçum olmamasına rağmen zararda olacam. ayrıca ürünü taksitle aldığım için parayı da taksit taksit geri ödeyeceklermiş. hem kredi kartı limitimi boş yere işgal edecekler hem de paramı işletecekler 1 sene boyunca.

şimdi ben ne yapabilirim? ürünün yenisini isteme talebim elimizde bu ürünün aynısından yok bahanesiyle reddedilebilir mi? aynısı ellerinde yoksa üst modeliyle değiştirme hakkım var mı?
0
yemrem
(03.07.21)
e-devlet üzerinden tüketici hakem heyeti başvurusu ile çözebilirsin. Genelde fatura tutarı üzerinden iade yapılıyor ya da tüketici hakem heyeti eğer emsal ürün yoksa bir üst model ile değiştirilmesine karar veriyor.
0
Northern Mariner
(03.07.21)
Para iadesi al. Diğer türlü zaten 5-6 ay uğraşırsın daha çok zarar edersin.
0
Mistyimage
(03.07.21)
twitter'dan yaz, aradaki farkı çek olarak tanımlasınlar.. @HBAysenur bu arkadaş ilgileniyo bu gibi durumlarla.
0
spirit crusher
(03.07.21)
(8)

Front End Developer ne iş yapar?

kitap gibi sessiz
İyi seviyede HTML ve CSS biliyorum, yıllarca web tasarım işleri yaptım ama sonra uzuun bir ara verdim bu işlere. O dönemler böyle isimler yoktu. Şimdi bir sürü uzmanlık için bir sürü isim var. Şimdi tekrar mesleğe dönme heyecanı duyduğum bir dönemdeyim. Yurtdışında yaşıyorum ve Front End Developer i
İyi seviyede HTML ve CSS biliyorum, yıllarca web tasarım işleri yaptım ama sonra uzuun bir ara verdim bu işlere. O dönemler böyle isimler yoktu. Şimdi bir sürü uzmanlık için bir sürü isim var. Şimdi tekrar mesleğe dönme heyecanı duyduğum bir dönemdeyim. Yurtdışında yaşıyorum ve Front End Developer için iş başvurusunda bulunmak için HTML ve CSS bilmek yeterli oluyor mu? JS bilmiyorum ama mevcut kodları revize ediyorum, hazır scriptler kullanabiliyorum.

Front End Developer olarak çalışan kişiler yardımcı olabilirler mi, mesaj da atabilirsiniz.
0
kitap gibi sessiz
(03.07.21)
JavaScript bilmeden front end developer olarak iş bulmanız çok zor. Hani diyorsun ya zamanında HTML ve CSS ile yaptım sonra bir uzmanlık alanı çıktı diye. O uzmanlık alanlarının çıkma sebebi JavaScript. Sizin en öncelikli JS öğrenmeniz gerek. Bildiğiniz HTML ve CSS de zaten epey geride kalmıştır. Bunlarda da işler çok ilerledi. Sadece o 2'sini bilerek bir yere varamazsınız. Siz tek tavsiyem JS öğrenin. Zaten onu öğrenirken sektörün de nerede olduğunu nelere ihtiyaç olunduğunu göreceksinizdir.

Ama HTML ve CSS ile Front End ilanlarına başvurma cesaretinizden ötürü de tebrik ederim :)
0
ilgeru
(03.07.21)
javascriptsiz olmaz. front-endci normalde pek tasarim da yapmaz (yaparsa arti tabii). tasarimi tasarimcidan alir, siteyi fonksiyonel hale getirmek icin gerekli butun kodu yazar. modern frameworklerde bazen bir html / css dosyasina dokunmazsin bile her sey javascript icinde hallolur (html yerine mesela jsx, css dosyasi yerinde css in js falan kullanilir). eger kodlama ogrenmek istemiyorsan isin tasarim tarafina yonelebilirsin, orada da UX peydah oldu, modern user experience konseptlerini calismak gerekebilir. yani sadece guzel gozuksun degil artik olay.
0
robokot
(03.07.21)
FE Dev olmak için JS öğrenmeniz lazım.

Bazı şirketler "CSS developer" diye dedicated CSS yazacak insanlar da arıyor. Tabi onun için çok çok iyi CSS bilmeniz lazım, uzun bir ara verdiyseniz muhtemelen o kadar bilmiyorsunuzdur. Ayrıca o işler hem çok nadir, hem de biraz JS bilmeniz gerekecek yine.

Bence bi React kursu alıp yardırın hocam, sararsa devam edersiniz.
0
plutongezegendegilmi
(03.07.21)
Çalışmaya ara verdim ama HTML ve CSS'teki güncel gelişmeleri takip ediyorum. Ara açılmışsa bile 1-2 haftada kapatırım o arayı, o kısımda sıkıntı yok. Anlamaya çalıştığım JS olmadan bu işi yapabilir miyim sorusunun yanıtıydı. Aslında ben bir yere iş başvurusunda bulunmadım fakat bir kariyer sitesine bıraktığım CV'me bir firmadan FE Dev. olarak teklif gelmiş. Ben de güncel yeterliliklerimi anlamaya çalışıyorum.

Peki sadece web tasarım kısmını yapan kişilere ne deniyor, arayüz tasarımcısı mı? Sektörel jargonu anlamaya çalışıyorum. Benim çalıştığım dönemde ben Tasarım, HTML'ye aktarılması hatta PHP alt yapısını kendim yapıyordum. Şimdi sadece bunlardan birine odaklanmak istiyorum. Tasarım kısmında daha iyiyim. Mümkünse koda hiç dokunmadan da site tasarlamak isterim, bu işi yapana ne deniyor?
0
🌸kitap gibi sessiz
(03.07.21)
ui designer diye geçiyor genelde.
0
plutongezegendegilmi
(03.07.21)
UI Designer mı daha fazla kazanır FED mi? Bir de UI Designer'lar web arayüzlerini Illustratör'de mi çalışıyorlar yoksa Photoshop'ta mı?
0
🌸kitap gibi sessiz
(03.07.21)
Hiç bilmiyorum kimin daha çok kazandığını. Ki ülkeye, şirkete vs. göre çok değişiyordur herhalde.

Benim karşılaştıklarımın çoğu Figma ya da Adobe XD kullanıyorlardı.
0
plutongezegendegilmi
(03.07.21)
arayuz tasarimlari artik genelde Sketch veya Figma ile yapiliyor. UI design ile UX design birlesti diyebiliriz daha once yazdigim gibi. Genelde developer, UX designerdan cok kazanir ama iyi bir UX designer ortalam bir developerdan cok kazanabilir.
0
robokot
(03.07.21)
(2)

tipten kaybetmek

duyurukullanıcısı
yeni tanıştığım hatunlar sen çok iyi birisin falan deryeni tanıştığım iş dünyasındaki abiler sürekli nasihat vermeye çalışır veya sen bu işlere bulaşma falan deryeni tanışılan erkek bireyler iki selamdan sonra ezmeye çalışır tersleyince köşesine kaçaryeni tanışılan akraba falan 6 yaşındaki yeğen mua
yeni tanıştığım hatunlar sen çok iyi birisin falan der

yeni tanıştığım iş dünyasındaki abiler sürekli nasihat vermeye çalışır veya sen bu işlere bulaşma falan der

yeni tanışılan erkek bireyler iki selamdan sonra ezmeye çalışır tersleyince köşesine kaçar

yeni tanışılan akraba falan 6 yaşındaki yeğen muamelesi yapar

lisede özel günlerde tüm konuşmaları falan ben yaptım sayısalcı olmama rağmen, askerde yemin töreninde hani bir asker bölüğü temsil etmek için komutana herkesin önünde birini çıkartıyor ya genelde ilk gelene veriyorlarmış bizde tüm bölüğü çömeltti hepsini inceledi aradan beni seçti.

peder bey asker dedim nasıl, neye göre karar verdi ki nefret ederim askerlikten ben. dedi tipten anlamıştır.

behzat ç'deki cevdet'in durumu aslında.

bu durum ile savaşmalı ve kendimizi değiştirmeli miyiz? yoksa kabullenip o şekilde mi yaşamalıyız?
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
Tiple ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Yani yakışıklı-çirkin olmakla... Yazdıklarınızdan anladığım ciddi, ne yaptığını bilen, rotası belli, kendine güvenen bir yetişkin imajı çizmemeniz ve sınırlarınızın belli olmaması. Hatta duyuruyu da "tipten kaybetmek" şeklinde açmanız da bu düşüncemi kuvvetlendirdi. Herkesin böyle davranmasının sebebi, böyle davranılacak biri imajı çiziyor olmanız olabilir yani.

Mesela Behzat Ç. Cevdet demişsiniz. Açtım görsellerden baktım. Bazı fotoğraflar ezik ve pısırık, vur ensesine al ekmeğini duygusu veriyor. Adeta bir küçük Emrah... Bir fotoğrafta da adam gayet ciddi, saygın, cool bir imaj çizmiş. Yakışıklı bir adam aslında ama bakış, duruş, mimikler, saç şekli, seçtiği giysiler vb hepsi bir fikir veriyor o kişiyle ilgili. Mesela kambur yürüyen, elleri iki yanda sallanmış, saçları yağdan yapışmış, kısık sesle konuşan bir insanı dinlerken ilk izlenim olarak ciddiye almazsınız. Çünkü kendine güvenmediği izlenimi verir. Bunun gibi bence.

Ammaa ilk izlenimi de geçip insanların size bu şekilde davranmayı devam da ettirmelerinden anladığım şey bunun süreklilik kazanmasına izin vermeniz. İnsanlara fazla mı tavizkar davranıyorsunuz? Özgüvensiz bir imaj mı çiziyorsunuz? Bunun birçok sebebi olabilir ve düzeltmesi de sizin elinizde.

Bence düzeltilmeli bu çünkü gördüğüm kadarıyla durumdan rahatsızsınız. Önemli olan da bu zaten. İstemediğiniz bir şeyi neden devam ettiresiniz? Hem de düzeltmek kendi elinizdeyken...

Nasıl düzelir diye sorarsanız da özgüven, özsaygı, insan ilişkilerinde sınır çizmek ile ilgili birçok psikolog youtubeda uzun uzun programlar yapıyor. İnsanlarla aramıza mesafe koymayı bilmek böyle tatsız şeyleri önleyebiliyor. Bu konularda yazılmış kitaplar var, gerçekten yardımcı oluyorlar. Onun dışında belki imaj değişikliğine gidersiniz. Kısacası benlik algınızı geliştirmeniz ve saygıdeğer biri gibi hissetmeniz, insanlara da bu mesajı vermeniz gerekiyor hal hareketlerinizle bence.
0
Mossy
(03.07.21)
duzelmez abicim.

Ben su anki sirkete uzaktan basladim. Hic kamera da acmadim, ac dediklerinde de bozuk dedim.
Gunde 3 saat falan konustugumuz oluyor. Gayet samimi sulu konusmalar da yapiyorum.
Enseye saplak haldeyiz ama bana mesafeleri iyi.

Sirkette bey deme kulturu yok ama bazilari bey diyor.
Yasca hepsinden buyugum, tecrube olarak da 10 kat falan deneyimliyim.

Gecenlerde birkac tanesiyle bulustuk.
O gunden beri bana cocuk muamelesi cekiyorlar.
Cunku benim tipim de gayriciddi insan tipi.
Ertesi gun sana bey diyorlar yaa falan dedi kizin biri.
Hani sen kimsin de sana bey diyorlar demek istiyor.

Gorene kadar sorun yoktu.
Gidip estetik olacak halim de yok, boyle gelmis boyle gider.
0
divit
(03.07.21)
(4)

şarap hakkında

patos64
arkadaşlar elimde şöyle bir şarap var;https://www.vivino.com/NL/en/royal-oporto-tawny-porto/w/1147183?year=N.V.şimdi bu şarabı ben 5-6 sene önce satın aldım, şimdi içme isteğim var ama her şarap yıllanmaz gibi gibi şeyler duydum, ilki bu şarap yıllanır mı yoksa bozulmuş mudur sizce? yabancı kaynak d
arkadaşlar elimde şöyle bir şarap var;
www.vivino.com

şimdi bu şarabı ben 5-6 sene önce satın aldım, şimdi içme isteğim var ama her şarap yıllanmaz gibi gibi şeyler duydum, ilki bu şarap yıllanır mı yoksa bozulmuş mudur sizce? yabancı kaynak daha çoktur tabi ama işte.

diğeri de bu şişeyi aldığımda sanki hatırlıyorum üretim yılını ama şimdi şişeyi arıyorum tarıyorum bir tarih bulamıyorum ya da şifreli mi yazar bilemedim.

sizce?
0
patos64
(03.07.21)
Bu alisageldigimiz yemekle icilebilen bir sarap degil. Bu bir porto sarabi, vermouth gibi sherry gibi aslinda sek ya da buzlu icilebilecek ya da yemekten sonra digestive olarak icilebilecek bir icki. Yilini bilmiyorum ama acip yafarsan bozuk mudur degil midir anlarsin
0
exlibris
(03.07.21)
Porto sarabi.
Soguk olarak icmesi çok güzel oluyor.
Açılmadiysa bozulacağıni sanmam.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
olmadi sangria yaparsin
0
Coma
(03.07.21)
Bozulmamıştır. Zaten bunlar genelde daha yüksek alkollü oluyorlar, o yüzden bozulma ihtimalleri daha düşük.

Ama yine de çok bekletmeye değmez, bence bi an önce açıp için :)
0
plutongezegendegilmi
(03.07.21)
(1)

Youtube mobilde reklamlar gözükmüyor

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Videolarda gözüken minik sarı reklam alanları kayboldu ama reklamlar çıkmaya devam ediyor. Ne zaman reklam çıkacağını öngöremiyorum yani. Bir süredir reklamlardan kurtulmak için videoyu en sona alıp baştan başlatıyordum, reklamlar temizleniyordu. Youtube hilemi anladı galiba hdjshf Nasıl çö
Selamlar,

Videolarda gözüken minik sarı reklam alanları kayboldu ama reklamlar çıkmaya devam ediyor. Ne zaman reklam çıkacağını öngöremiyorum yani. Bir süredir reklamlardan kurtulmak için videoyu en sona alıp baştan başlatıyordum, reklamlar temizleniyordu. Youtube hilemi anladı galiba hdjshf

Nasıl çözebilirim bu sorunu? Ya da mobilde reklamları nasıl engelliyorsunuz? Adblock çalışmıyor bende. Şimdiden teşekkürler..
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(03.07.21)
Adblocker'lar youtube app'daki reklamları engelleyemez browser'dan youtube'a girince engeller.

Android'seniz youtube vanced diye bir alternatif youtube istemcisi var premium'u beleşe çalıp çırpmak gibi bişe.

Dİrekt kendi blocker'i olan tarayıcılar var opera'nınki engelliyordu hatırladığım kadarıyla.
0
hedep
(03.07.21)
(1)

hasp hl usb nedir

spackinq
elimde bir adet var, ne yapılır bunula, satılır mı ? kendim nerelerde kullanabilirim
elimde bir adet var, ne yapılır bunula, satılır mı ? kendim nerelerde kullanabilirim
0
spackinq
(03.07.21)
yazılım kopya koruma cihazıdır.
bir yazılımın başka bilgisayarlara kopya edilmesini engeller.
sadece yazılımı satan firmanın işine yarar.
zaten fiyatı 20-30$ birşey.
senden geri satın almaz hiçkimse.
doğrudan çöp.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.07.21)
(1)

Düğün papyon atma

karsiyakaliyiz
Düğünde papyon atacakmışım da hangi müzikte atayım değerli dostlar? Önerilerinizi bekliyorum
Düğünde papyon atacakmışım da hangi müzikte atayım değerli dostlar? Önerilerinizi bekliyorum
0
karsiyakaliyiz
(03.07.21)
www.youtube.com
:D bence hoş olur
0
buff
(03.07.21)
(5)

Bu kazalı aracın markası ne?

Sir Anthony Hopkins
hız kadranı 280 de takılı kalmış diyorlar merak ettim.
hız kadranı 280 de takılı kalmış diyorlar merak ettim.
0
Sir Anthony Hopkins
(03.07.21)
mercedes glk serisinden bir araca benzettim ama
0
freebird5406_2
(03.07.21)
Yandan Audi Q7 benziyor.

Arka kelebek camına bakınca %99 Q7

i.sozcu.com.tr

www.ssmotors.com.tr
0
John Bloor
(03.07.21)
dün istanbul'a dönerken şahit oldum buna çok fenaydı.
0
clones
(03.07.21)
@john bloor fotosuna göre q7. range o hızlara çıkamayabilir.
0
mikahakkinen
(03.07.21)
280'i birak bu arabanin hizi 100 bile degildir.
Belli ki tirin altina girmis, 60'la girsen yine bu hale gelir.

Kadran takilma olayi 90'larin gazeteci palavrasi.
Vurunca kadran niye asagi dusmesin.

Hepsi dijitale donunce ne sallayacaklar merak ediyorum.
0
divit
(03.07.21)
(7)

likör bozulur mu?

thedepressed
herkese selam. evde dolabın en diplerinde şöyle iki şişe likör buldum.sanırım ikili olan şişenin beyazı bozulmuş, ikisinin de kapağının hiç açılmadığını söylediler. tekel likörünün kapağını kontrol ettim, o hakikaten hiç açılmamış ama diğerinin beyazından emin olamadım. siyah kısmı içilebilir mi bun
herkese selam. evde dolabın en diplerinde şöyle iki şişe likör buldum.
sanırım ikili olan şişenin beyazı bozulmuş, ikisinin de kapağının hiç açılmadığını söylediler. tekel likörünün kapağını kontrol ettim, o hakikaten hiç açılmamış ama diğerinin beyazından emin olamadım. siyah kısmı içilebilir mi bunun?
0
thedepressed
(03.07.21)
Beyazlı tarafta süt krema var. bozulmuştur. siyahlı tarafının tadına bakmak lazım. muzlu olanı da aynı şekilde. tadı kötü değilse içilir.
şarap bile bozulabiliyor.
0
do you remember me
(03.07.21)
@do you remember me;

çok teşekkür ederim. siyahlı tarafın etiketine baktım, kahveli&çikolatalı yazıyor muhtemelen bozulmamıştır diye düşünüyorum. muzlu olanda ve siyahlı olanda tortu, katı parça falan oluşmamış hiç çünkü.
0
🌸thedepressed
(03.07.21)
Yalnız o muz likörü baya net antika, şişesini mutlaka sakla:)
0
buff
(03.07.21)
@buff;

doğrudur hocam, saklayacağım. üretim tarihi 22 mart 1995 :)
0
🌸thedepressed
(03.07.21)
Muz likörü açılmamışsa içkiden daha kıymetli bişey o meraklısını bulunuz. Yahut güvenle saklayınız. İçki şişesi koleksiyonunda açılmamış içki kıymetlidir.
0
hedep
(03.07.21)
muz likörünü açtınız mı? açmadıysanız, satın almak isterim.
0
dirildimde geldim
(03.07.21)
@hedep;

sanırım haklısınız, işte bir bilene danışmak gerekir alkolle aram bira ve şaraptan fazlası değil ne yazık ki...

@dirildimde geldim;

hocam dönüş yaptım özelden.
0
🌸thedepressed
(03.07.21)
(2)

dslr aynasız makinelerin lensleri hakkında

tamamhosdiyonda
iyi haftasonları herkeseDSLR ve aynasız makinelerdeki lenslerin mantığını anlamak öğrenmek istiyorum. 24-70 mm ne demek, macro lens ne demek gibi.bunun için takip edebileceğim bir youtube kanalı vs var mı acaba?
iyi haftasonları herkese

DSLR ve aynasız makinelerdeki lenslerin mantığını anlamak öğrenmek istiyorum. 24-70 mm ne demek, macro lens ne demek gibi.

bunun için takip edebileceğim bir youtube kanalı vs var mı acaba?
0
tamamhosdiyonda
(03.07.21)
www.nikonusa.com

bu da google translate ile çevrilmiş site: translate.google.com

Türkçe kaynak var mı bilmiyorum ama bu çoğu işinizi görür.
0
nhk ni youkosu
(03.07.21)
www.youtube.com

Youtube'da epey var böyle video.

"what does mm mean on a lense"

araması onlarca video çıkarır.
0
hedep
(03.07.21)
(3)

Klima tavsiyesi

KidLazer
Butce max 4k12000 btu yeterliMobil uygulamasi olsa tadindan yenmezTavsiyelerinizi beklerim
Butce max 4k
12000 btu yeterli
Mobil uygulamasi olsa tadindan yenmez

Tavsiyelerinizi beklerim
0
KidLazer
(03.07.21)
Durduğum evde fj therma marka bir klima var. Bence çok iyi. Ama öyle mobil uygulaması falan yok. Belki yeni modellerinde vardır
0
grid
(03.07.21)
ortalama bir marka istersen viesmann
0
mikahakkinen
(03.07.21)
alarko flairden memnun kaldım.
0
optum kib bye
(03.07.21)
(7)

Hamamböceğine en etkili çözüm nedir?

freedomwriters
Merhaba, oturduğum eve yeni taşındım. Benden önceki kiracının iki kedisi vardı. Ben de kedileri çok severim ancak evde düzgün bakılmadığında her türlü haşerata sebep olabileceği kanısına vardım. Çünkü binada bir arkadaşım komşum ve evinde karınca dahi yok. Ancak bu evde karınca cirit atıyor. Bunun m
Merhaba, oturduğum eve yeni taşındım. Benden önceki kiracının iki kedisi vardı. Ben de kedileri çok severim ancak evde düzgün bakılmadığında her türlü haşerata sebep olabileceği kanısına vardım. Çünkü binada bir arkadaşım komşum ve evinde karınca dahi yok. Ancak bu evde karınca cirit atıyor. Bunun mama kaplarından olabileceğini düşünüyordum ve beni rahatsız etmiyordu. Ancak dün gece banyoya gittiğimde yavru sayılabilecek bir hamamböceği ile karşılaştım ve baya korktum açıkçası. Pazartesi günü bir yolculuğa çıkacağım, evden gitmeden önce bu hamamböceğinin daha fazla ürememesi ve ileride daha büyük sıkıntılar oluşturmaması için ne yapabilirim? Lütfen yardım edin :(
0
freedomwriters
(03.07.21)
k-othrine kesin ve benim gördüğüm en etkili çözüm.
eczanelerde var, sprey halinde zaten.

evin her yerine sıkın.
sıktığınız yerden geçince ölüyorlar.
lavabo altları, duvar dipleri, banyo/küvet/lavabo/balkon giderleri, buzdolabı gibi eşyaların altı, kapı dipleri, sokak kapısının girişi öncelikli yerler.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Mirket
(03.07.21)
Kothrine +++++1 pervazlar, kapı kenarları, mutfak dolabi arkası, banyo dolabi ve banyodaki gizli yerler kısaca onlara yuva olabilecek her yer.

El pompası alın küçük 25-30 liraya. Kothrine ile Ve her yeri ilaclayin.
0
westblack
(03.07.21)
k-othrine'in bir eski sulandırılması gereken versiyonu var, onu alırsan dozunu ayarlayabilirsin (böceğe göre değişiyordu), pompa da alman lazım.

fakat artık hazır sulandırılmış sprey şeklinde de satıyorlar, ben 4-5 ayda bir onu yapıyorum. İnternetten bulabilirsin n11, trendyol vb. çoğu yerde yerel satıcılar satıyor.

Bu arada kedi böcek varsa onları avlıyordur, yani kedisiz evde daha çok şeyle karşılaşabilirsin. Lavaboların altında vs. delikler varsa kapatmanı tavsiye ederim. K-othrine'i de pervazlara, köşelere her yere sık ve sonra silme. Oralar uzun süre öyle dursun. Ben kapalı balkona sıkıyorum mesela, kapı önüne, cidden ölü böcekler görüyorum içeri giremeden engelleniyorlar.
0
nhk ni youkosu
(03.07.21)
yolculuğa çıkmadan önce mutlaka giderleri bir şeyle kapat.
0
biravekahve
(03.07.21)
Apartmani ilaclatmadan kurtulamazsin.
0
divit
(03.07.21)
duvara giren gider hortum deliklerini ve baca deliği kapaklarını şeffaf silikonla kapat. böceklerin eve en fazla girdiği yerler bunlardır.
ayrıca kokuyuda engeller.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.07.21)
(3)

Veterinerin muayenesini beğenmedim.

ofelia
Sabah kedimi veterinere götürdüm, bildiğim bir yer ama asıl iş kliniğin sahibi veterinerdeymiş meğer, sabah o yoktu. Muayene eden veteriner elle karnının altından hiç muayene etmedi. İdrar kesesine ve bazı iç organlara bu şekilde dışarıdan dokunarak, sıkarak vs. bakabiliyorlar diye biliyorum. Ağzına
Sabah kedimi veterinere götürdüm, bildiğim bir yer ama asıl iş kliniğin sahibi veterinerdeymiş meğer, sabah o yoktu. Muayene eden veteriner elle karnının altından hiç muayene etmedi. İdrar kesesine ve bazı iç organlara bu şekilde dışarıdan dokunarak, sıkarak vs. bakabiliyorlar diye biliyorum. Ağzına, dişlerine bakmadı. Sadece ateş ölçtü. Kusma, yabancı cisim yutma var mı diye sordu. Ateşi yüksek diye antibiyotik ve ateş düşürücü verdi, yarın tekrar gelin dedi.

Şimdi bu muayene benim içime sinmedi. Öğleden sonra asıl hekimin geleceğini biliyorum. Yarını beklemeden tekrar gitsem mi? Sabah geldim içime sinmedi desem sabahki muayeneyi yapan hekime çok ayıp olur mu? Tekrar ateş ölçtüreceğim yarına kadar bekleyemezdim diyebilirim. Ne yapayım, götüreyim uygun bir dille içim rahat etmedi diyeyim insan gibi ne olacak? Sabahki hekim de genç ve tecrübesiz olabilir insanlık hali belki unuttu. Bu kliniği başka sebepten dolayı çok seviyorum da çalışanları üzmek istemem.
0
ofelia
(03.07.21)
gidin tekrar öbür hekimi beğeniyorsanız. kusura bakmayın çok endişelendim evhamlıyım biraz falan diye geçiştirirsiniz. veya karnında bir şey varmış gibi hissettim falan diyebilirsiniz. üzmek istemiyorum dediğiniz için bahane önerdim ama nihayetinde diğer veterinere ayıp olup olmaması kedinizin sağlığından önemli değil. geçmiş olsun
0
amugochi
(03.07.21)
amugochi +1

siz de bir görün istedim diyebilirsiniz, sorun olmaz ki.
kendi hekiminize göstermek istemeniz normal.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Götür bence icine sinmedi ise. Kimse niye getirdin demez bence. Kırmak istemiyorsan dediğin gibi uygun bir dille içim rahat etmedi, ateşi düşmemiş gibi geldi, duramadım çıktım geldim dersin. Takılmaz bence kimse ikinci gelişine.

Geçmiş olsun.
0
elorelia
(03.07.21)
(3)

hayatı boyunca çok gülmüş ve çok sıkıntı çekmiş

duyurukullanıcısı
insanların yüz hatlarında bir farklılık oluyor mu?yüzüne bakıp bak bu çok sıkıntı çekmiş, bu baya keyifli geçirmiş hayatı diyebiliyor musunuz? 45 yaş üstü insanlar için.
insanların yüz hatlarında bir farklılık oluyor mu?

yüzüne bakıp bak bu çok sıkıntı çekmiş, bu baya keyifli geçirmiş hayatı diyebiliyor musunuz? 45 yaş üstü insanlar için.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
yüz dedektifi var instagramda. bakın, cevaplar orada.

evet denebiliyor. çünkü mimiğe göre kasılan/gevşeyen kaslar belli .
mutluysa göz kenarları çizgili olabilir. genel sarkma; yer çekimi etkisi varsa mutsuz bi tip derim.
bunların haricinde aşırı alkol kullanımı kof bi şişlik yapıyor bunu da anlayabiliyorum.
0
rewlack
(03.07.21)
benim kaş ortamda 11 denen çizgiden var 30 yaşımdayım ve baya belirgin bu çizgi. müdahale etmezsem 40 yaşımda daha da çöker o kısım ve gençliğimde ne kadar gergin, sinirli ve çatık kaşlı bir insan olduğumu ele verir :)
0
ofelia
(03.07.21)
Üzüntü sıkıntı çeken insanların dudak kenarından aşağı ince bir çizgi olabiliyor.
Sıkıntı zorluk çekmeyen insanların yüz hatlarında olumsuz bir görüntü ya da daha az çizgiye/kırışıklığa sahip olmaları , aynı yaştaki zorluk ve sıkıntı çeken insanlara göre zorluklara/sıkıntıya daha az dayanma gücüne sahip oldukları kısa zamanda çöküntü yaşamaları anlamına da gelebilir.
Misal verirsek 60 yaşında Karadeniz'de ki bir kırsalda iş güç bahçe işleriyle hayat süren bir teyzemiz ile büyükşehirdeki bir sitede yaşayan kendine bakan kuaförden çıkmayan, bir üst kata çıkmak için yorulmamak asansöründen taviz vermeyen, 200mt ilerisi için taksi tutan 60 yaşında olmasına rağmen kırışıklık görmek istemediği için bakımlarını ihmal etmeyen teyzemizin zorluklara karşı dayanma gücü aynı olamaz.
0
Erva
(03.07.21)
(2)

ev yapımı vişne liköründe metil çıkışı diye bir şey söz konusu mudur?

picolato
'vişne, şeker ve kimi baharatları bir kavanoza koyup, güneş gören bir balkonda en az 15 gün bekletin sonra etil alkol ekleyin' tarifini geçen sene uyguladım; sonuçta gayet güzeldi lezzeti. bu sene ise bir kavanozu 6 ay kapağını açmadan bekletmek istiyorum ki okuduğuma göre bu şekilde de fermente ola
'vişne, şeker ve kimi baharatları bir kavanoza koyup, güneş gören bir balkonda en az 15 gün bekletin sonra etil alkol ekleyin' tarifini geçen sene uyguladım; sonuçta gayet güzeldi lezzeti. bu sene ise bir kavanozu 6 ay kapağını açmadan bekletmek istiyorum ki okuduğuma göre bu şekilde de fermente olan meyveler kendi alkollerini oluşturuyorlar.
bunu yapacağımı söylediğim biri 'rakı üzümden üretiliyor, kaynatma var ve metil çıkışı oluyor bir ara, sen de güneşte bir nevi kaynatıyorsun , acaba metil çıkıyor mu' diye hiçbir şey bilmeden sordu. bir taş attı kuyuya diyelim. konuya hiç hakim olmadığım için sustum. google'da da bir şey bulamadım. bilen biri yanıtlarsa sevinirim. meyveden güneşte bekletilerek üretilen likörlerde metil alkol oluşma ihtimali diye bir şey söz konusu mudur?
0
picolato
(03.07.21)
Bence olusur. Hatta 15 gunde de olusur ama 15 gundek zararsiz bir miktardir 6 ayda ne olur bilmem
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.07.21)
teyzem yıllardır bu şekilde ekstra alkol eklemeden vişne likörü yapar. henüz ölmedik. ama tabi bu büyük miktarlarda tüketilen bir şey değil. bir oturuşta 1 ya da 2 likör bardağı içiliyor ondan olabilir. ne kadar beklettiğini bilmiyorum.
0
slow like honey
(03.07.21)
(2)

Allahını seven üstüme oyun atsın

o kadar da degil aga
Tomb raider son iki oyun haricinde uzun zamandır oyun oynamıyorum. MSF da severdim uçaklar vs. Siz ne oynuyorsunuz?
Tomb raider son iki oyun haricinde uzun zamandır oyun oynamıyorum. MSF da severdim uçaklar vs. Siz ne oynuyorsunuz?
0
o kadar da degil aga
(03.07.21)
Resident Evil 2 Remake
0
chavezding
(03.07.21)
Red Dead Redemeption 2 (aşırı iyi oyun, grafik, detay, senaryo, oynanışlılık, eğlence, dram, gizem... abi ne ararsan var. beğenmeyeni kızılcık sopasıyla döverler)
Assassin's Creed Valhalla (hikayeleri, silahları, efsaneleri, saldırı çeşitliliği vs güzel oyun, oynanmalı)
The Medium (henüz yeni başladım ama çok değişik bir oynanış ve grafikleri var)
0
Huan8
(03.07.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.