Giriş
(11)

akaryakıtı hangi firmadan alıyorsunuz?

patchozz
merak ettim, hangi firmanın pompa fiyatları en ucuz, hangisinin puanları en bol, hangisinin pompa fiyatları en düşük, akaryakıt alırken sizin için hangi kriter çok önemli ve hangi firmadan benzin/mazot alıyorsunuz?
merak ettim, hangi firmanın pompa fiyatları en ucuz, hangisinin puanları en bol, hangisinin pompa fiyatları en düşük, akaryakıt alırken sizin için hangi kriter çok önemli ve hangi firmadan benzin/mazot alıyorsunuz?
0
patchozz
(23.04.11)
gecen (ay?) gazetede baktigimda dizel en ucuz opet en pahali petrol ofisindeydi

ben de hep opetten alirim zaten. telefonuma zart zurt spam gelmesin diye paro kart almadim, 1% in lafi olmaz.
0
kullanici adimiz
(23.04.11)
OPET çünkü birçok sosyal kampanyaya destek veriyor.
Ağaçlandırma, temiz tuvalet vs...
0
livaneli kadir
(23.04.11)
shell iyidir. money card da veriyor. bu kartla benzin de alınıyor biriken puanlarla hem.
0
puro
(23.04.11)
shell,

benzin alınır şelden koca alınmaz kelden. yada kafana göre.
0
exodussian
(23.04.11)
Full depoyu fulle guzel kara geciyorsun yuzde 7 indirimli hafta sonu pazar da yuzde 10.
Full icin shell in benzini diyorlar memnunum valla tavsiye ederim
0
madworld
(23.04.11)
opetten aldığım 1 depo full benzinle istanbuldan edirneye gidemedim. heralde benzin yerine su verdiler. o gün bu gündür opet almıyorum. shell alıyorum.
0
kta
(24.04.11)
opet ve POdan katiyen almam. koç ve doğan sevmem bunları. gidip ingilizden alıyorum daha iyi. Lukoil alpet beğendiğim benzinciler
0
eipcack
(24.04.11)
Benim araba oktan konusunda epey seçici ve düşük oktanda avansı ve turbo basıncını düşürüyor. (Subaru Impreza) Dolayısıyla epey bir istasyon gezdim ve opet 97 oktan kullanıyorum; Shell' den de arada aldığım oluyor ama PO' nun oktan değerleri felaket, kafadan 0.2 bar düşürüyor.
Galiba bir de Opet Shell e göre bir kaç kuruş daha ucuz. Gerçi yemişim ucuzluğunu, zaten kilometrede her halükarda 60 kuruş yakıyorum ama opet i öneririm..
0
pozzecco
(24.04.11)
opet.
reklamcıyım ve opet'in marka imajını başarılı buluyorum.
0
kayranin kedisi
(24.04.11)
shell, evime yakın.
0
terp
(24.04.11)
opet fiat alınca yakıt güvence sistemi var.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(09.08.12)
(7)

iç açıcı şarkılar

in vino veritas
bir de bunu alayım bakalım.. şöyle dinlerken oh rahatladım, içim açıldı mutlu oldum türünden şarkılar tavsiye edebilirseniz çok şukela olur. tarzım iyi müzik, en son keşfettiğim ve dinleyip çok sevdiğim grup koop.önerilerinizi bekliyorum.
bir de bunu alayım bakalım.. şöyle dinlerken oh rahatladım, içim açıldı mutlu oldum türünden şarkılar tavsiye edebilirseniz çok şukela olur. tarzım iyi müzik, en son keşfettiğim ve dinleyip çok sevdiğim grup koop.

önerilerinizi bekliyorum.
0
in vino veritas
(15.04.11)
son keşfettiğim, çok sevdiğim:

youtu.be
0
kisa bisey olsun istemistim
(15.04.11)
khan shabbir
(15.04.11)
nelly furtado - powerless ((;
0
anyolita
(15.04.11)
amugochi.fizy.com
ben şöyle bir şey yapmıştım, işine yarar belki.
içinde koop'tan island blues da var.
0
amugochi
(15.04.11)
www.youtube.com

bahsetmesek ayıp olurdu.. Steve Miller Band - Serenade
0
pozzecco
(15.04.11)
Morcheeba
0
oldtimer
(16.04.11)
Enrique Iglesias - Do you know (The ping pong song) Lyrics
eski ama güzel...
0
ahmetx6
(16.04.11)
(8)

2010 Toyota Yaris ile 98-2000 model civari Mercedes SLK takas etmek

ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
Aslında soru başlıkta. Efendim şimdi benim elimde bütün ihtiyaçlarımı mükemmel bir şekilde karşılayan çok cici, az yakan çok yeterli seviyede kaçan, yaklaşık bir buçuk iki senelik anne baba katkısı + bir senelik maaşımın büyükçe bir kısmını bağladığım 20.000 kilometre de bir toyota yaris var. gönlüm
Aslında soru başlıkta. Efendim şimdi benim elimde bütün ihtiyaçlarımı mükemmel bir şekilde karşılayan çok cici, az yakan çok yeterli seviyede kaçan, yaklaşık bir buçuk iki senelik anne baba katkısı + bir senelik maaşımın büyükçe bir kısmını bağladığım 20.000 kilometre de bir toyota yaris var. gönlümde ise gümüş gri bir mercedes SLK. yaş dersen 23-24.

Ailede bir adet 2.0 motor araba olduğu için benzin sarfiyatından az çok arabayı öyle her yere giderken kullanmayacağımı biliyorum. haftaiçi işe servisle gidip geliyorum. (git gel 40km - yaris varken arabayla gidiyordum ama serviste kaldığı süre boyunca alıştı bünyem) onun haricinde iki haftada bir belki yine git-gel 80 km yol yapıyorum.

kafa kafaya takas etsem bunları ne olur? olur mu? çok mu salakça olur? benzin sarfiyatı çok olursa tüp taktırırsın diyorlar ama sonuç ne olur o zaman hiç bilemiyorum. LPG mantıklı olur derseniz direk LPG'li olanları var, düzgün çalıştığı garanti en azından onları düşünebilirim.

araçlar genel olarak şöyle ki;
www.sahibinden.com
www.sahibinden.com
www.sahibinden.com (bu fena değil DOD'dan)
www.sahibinden.com (bir de çılgın aan böyle bişey var)

ne edeyim?
0
ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
(08.04.11)
bir önceki kasa olsa neyse ama bu ondan da önceki kasa slk ben şahsen hiç beğenmiyorum yaris bu arabaya değiştirilmez
0
ssyumusakg
(08.04.11)
araba zevk işidir biraz. bu arabayı sürmenin de keyfini tahmin edemiyorum. zarar edersin belki, 3000-5000 kaybın olur, çok yakar...
yaksın ulan baktın olmuyor satarsın. al, keyfine bak.

not: hep ruhsuz şirket arabalarını kullanan bir insan olarak söylüyorum bunları. ama hayat keyif işi, beş sene sonra o arabayı alamazsın.
0
jaaaccckkk
(08.04.11)
tekniğine, teferuatına girmeyeceğim, hesabınızı, kitabınızı siz yaparsınız ayrıca ama, diyeceğim tek şey var, ben 86 model bir mercedesle bile 2011 model bir japon arabasını takas ederdim. ne 98'i :)
0
yildirimba
(08.04.11)
İki arabayı da kullanmış birisi olarak söyleyebileceğim şu; SLK güzel ama içi felaket dar. İri yapılıysanız kesinlikle rahat değil. Ben 230 comp kullanmıştım, performansı (190 hp) fena değildi. Bulabilirseniz 230 comp alın derim, tüketim ve masraf 200 comp dan çok da farklı değil; en azından 30 hp daha güçlü. (163 hp)

Yaris tam şehir içi arabasıdır, kullanımı rahattır ve yormaz, park problemi yaratmaz. Az yakar ve parçası ucuzdur. SLK kullanacaksanız tüm bunları unutun.

Performans için SLK tercihi yapacaksanız turbolu bir otomobil işinizi daha iyi görecektir. benzer fiyat aralığında Impreza wrx (230), S60 t5 (225), c70 (225), megane rs (225) ya da astra gtc turbo (200) gibi otomobiller bulabilirsiniz.

yok eğer görüntü ve mercedes derseniz o zaman kullanımı daha keyifli olan sl 300 ya da sl 320 lere bakın derim.
0
pozzecco
(08.04.11)
benimde tavsiyem su yonde olacak mercedes ve bmw nin bir cok modelini kullanmis biri olarak diyorum ki ozellikle bu arabada tercihiniz manuel olsun. triptronic ya da otomatik o kadar tat vermiyor ama manuel i gercekten cok guzel. ayrica mercedes in durmasi da cok iyi araba zink diye duruyor makas atarken iciniz oyle bir rahat giriyorsunuz ki aralara :).
0
madworld
(08.04.11)
yanlış anlamayın da travesti arabası bu model mercedesler.
0
rentts
(08.04.11)
beğendiğiniz modelin iki kişilik olması sizin için problem değilse eğer bence yapın derim. Çünkü anladığım kadarıyla keyif arabası yapacaksınız mercedesi ve keyif alırsınız gerçekten yarise göre.
0
efebb
(08.04.11)
kapıları yukarı açılanı sakın alma. tam görmemiş kıro arabası olmuş. onun dışında spor arabanın keyfi ayrıdır. ama arkadaşlarımla 4 kişi biryere gideyim dersen yapamazsın. eğer benzin konusunu düşünürsen kafam dağılsın azcık bi saat gezeyim diyemezsin daha stres olursun. ama spor araba iyidir, candır, keyfilidir. 40ından sonra azacağına bence bunu şimdi yaşa.
0
orpheus
(08.04.11)
(3)

Saçlarım Uzamıyor !

retarded
saçlarımı kendim kesiyorum.ön ve üst tarafları daha uzun bırakıyorum ama saçların o kısmı uzamıyor, hep yanlar va arkalar uzuyor çirkin oluyor.neden uzamıyo ki ? eskiden çok güzel saçlarım vardı :(
saçlarımı kendim kesiyorum.ön ve üst tarafları daha uzun bırakıyorum ama saçların o kısmı uzamıyor, hep yanlar va arkalar uzuyor çirkin oluyor.neden uzamıyo ki ? eskiden çok güzel saçlarım vardı :(
0
retarded
(02.04.11)
blackdog
(02.04.11)
peki neden uzamıyor ?
0
🌸retarded
(02.04.11)
saçlar ve pubik tüyler günde ortalama 0.5 mm kadar uzar. yani farkedilir uzama karşılaştırması için bir ay kadar bekleyin.

ihtiyacınız olanlar; bir adet cımbız + a4 kağıdı + cetvel

"uzamıyor" dediğiniz kısımdan random 3 adet tel koparın, kağıdın üstüne yapıştırıp ölçün, ortalamasını alın.

1 ay sonra testi tekrarlayın ve karşılaştırmasını yapın. fark 1.5 cm civarında çıkarsa sıkıntı yoktur.

uzama konusunda problem varsa vitamin kullanmakta fayda var, futbolcuların mesela saçlarının çok hızlı uzadığı konusunda bir makale okumuştum zamanında..
0
pozzecco
(03.04.11)
(18)

Fotograftaki nehir hangi yone akiyor?

roadrunner merlin
ve neden?- cevabi bilmiyorum ondan neden diye sordum- her iki cevap da savlari da akla yatkin o yuzden tik koymuyorum
ve neden?

- cevabi bilmiyorum ondan neden diye sordum
- her iki cevap da savlari da akla yatkin o yuzden tik koymuyorum
0
roadrunner merlin
(01.10.10)
sağa doğru akıyor gibi. bacaklara direk güç gelmesin diye onu kesen kısımlar yapmışlar sanki
0
kaboom
(01.10.10)
@kaboom un gerekçesi mantıklı. okyanuslardaki petrol rafinelerinin ayaklarında bu tekniğin kullanıldığını okumuştum. ama burdaki örnekte o kadar şiddetli bir akış olmayacaktır. o yüzden @bicare2 5 un arkadan destek olayı daha uygun
0
sttc
(01.10.10)
fotoğraftaki nehir sabit duruyor gibi görünüyor ama aktığı zaman da sağdan sola doğru akmalı. fotoğraf türkiye' de çekilmiş ise nehir soldan sağa akıyordur, kesin ayakları yanlış monte etmişlerdir.
0
pozzecco
(01.10.10)
sağa, çıkıntılar suyu yarmak için. çıkıntılarda görülen su seviyesinin bıraktığı izler daha yüksek, yani hızlı aktığında ilk oraya çarpıyor.
0
transall
(01.10.10)
@bicare25 ana okulu terk misin?
0
kaboom
(01.10.10)
Bence akmıyor. Direklerin sudaki yansıması düz ve net çünkü....
0
romeomustdiee
(01.10.10)
fotoşoklu bu
0
.aylin.
(01.10.10)
üstten sola doğru, alttan sağa doğru akıyor
0
desdinova
(01.10.10)
nehir olduğu konusunda nasıl eminiz ki? bence normal duran su.
0
kelimeyounu
(01.10.10)
Göl değil, Kama nehri bu. Hatta köprü de trans-sibirya demiryolu. Ayrıca su zaten yavaşken fotoğraf 1/500 gibi hızlı enstantaneyle çekildiyse tabi durgun su gibi gözükür.

Ama sağa mı sola mı bilemedim çünkü gözlemci fotoğrafın hangi taraftan çekildiğiyle alakalı sağa ya da sola aktığını söyleyebilir. Yani şöyle www.transsib.ru
Ha ama sizin sorduğunuz köprüye göre, çok büyük ihtimal sola akıyordur.

edit: oha sağımı solumu karıştırmışım kendimden utandım lan! sağa akıyor demek istemiştim. oha ya.
0
inugard
(01.10.10)
kaboom transall ve desdinova'nın :) dediği gibi nehir soldan sağa akıyor, çıkıntılar da suyun geliş yönüne konulmuş ki ayaklara ulaşıp baskı yapmadan önce ikiye yarılsın, böylece bacaklara yoğun akış sırasında binecek yük azaltılsın. ayrıca nehrin herdaim hızlı akması da gerekmiyor. bütün nehirlerin mevsimsel akı rejimleri var.
0
paranoid corpse
(01.10.10)
soldan sağa akıyor kesinlikle. ayaklar ona göre yapılmış.

"nehir akmıyo" fikri de komikmiş :p
0
sir gawain
(01.10.10)
asagi dogru akiyor
0
ot
(01.10.10)
sağa veya sola neden cevabı önemli? sadece merak mı?
0
madagaskar
(01.10.10)
iddia:köprü ayaklarının sol tarafındaki su izleri sağ tarafındaki su izlerinden daha yüksek. bu sadece sol taraftan gelen suyun eğimle yükselmesi sebebiyle olabilir.

diğerlerini çürütme: köprü mimarisinin newton mekaniğine göre yapılmış olması şart değil, akışanlar mekaniğine göre yapılmış da olabilir pekala. güç almak için değil, gelen yükü azaltmak için de olabilir yani

dolayısıyla bence soldan sağa akıyordur.
0
babilbaligi
(01.10.10)
www.loc.gov en buyuk fotograftan akim cizgilerinin yonune bakarsan soldan saga aktıgını gorebilirsin.
0
vox veritas vita
(01.10.10)
sagdan sola akiyor. www.panoramio.com
0
dahicocuk
(01.10.10)
sağa akıyor olmalı.gemilerde burna ek parça koyarlar suyu yarıp sürtünmeyi azaltması için.trenlerin de (özellikle hızlı trenler) önleri sivriltilir,havayı yarıp sürtünmeyi azaltsın diye.burada da köprüye gelen basıncı azaltıp köprünün fazla sallanmamasını sağlamak istemiş olabilirler.ayrıca 20 küsür kişi yanıt vermiş.şu yanıtlardan işinize yarayanlara,aklınıza yatanlara tik koyun ki insanlar anlasın bir işe yaramış mı yazılanlar.beğenmediyseniz benim yanıtıma koymayın,ama şu yanıtları okudunuz mu doğrusunu öğrendiniz mi belli değil.onu anlamış oluruz.
0
grgn
(01.10.10)
(2)

megabyte milyoner

atmosphere
çok zor bir soru ama bir umutla soruyorum: bunu hatırlayan var mı. atv'nin aşağı yukarı 13-14 sene önce yayınladığı bir programdaki karakterdi.böyle değişik kıyafet giymiş gençler, değişik karakterler formunda ringe gelir gibi geliyorlardı ve atari oyunlarında kapışıyorlardı. onlardan bir tek megaby
çok zor bir soru ama bir umutla soruyorum:

bunu hatırlayan var mı. atv'nin aşağı yukarı 13-14 sene önce yayınladığı bir programdaki karakterdi.

böyle değişik kıyafet giymiş gençler, değişik karakterler formunda ringe gelir gibi geliyorlardı ve atari oyunlarında kapışıyorlardı. onlardan bir tek megabyte milyoner kalmış aklımda. o programın adı neydi ve diğer karakterlerin isimleri neydi?
0
atmosphere
(27.09.10)
(bkz: eliminatör)
0
istanbul beyefendisi
(27.09.10)
ufuk yıldırım sunuyordu. final bölümü de prehistoric 2 idi galiba..
0
pozzecco
(27.09.10)
(4)

Safranlı pilav yapmak hk.

pozzecco
Pilavın sapsarı görünmesi için ne kadar safran kullanmak gerekir, safranı nasıl hazırlamak gerekir ("1 gün sıcak suyun içinde beklet / x saat yağın içinde beklet / ufalayıp pilava ekle vs. şeklinde) bunları merak ediyorum.. Yardım edebilecek arkadaşlar varsa sevinirim.
Pilavın sapsarı görünmesi için ne kadar safran kullanmak gerekir, safranı nasıl hazırlamak gerekir ("1 gün sıcak suyun içinde beklet / x saat yağın içinde beklet / ufalayıp pilava ekle vs. şeklinde) bunları merak ediyorum.. Yardım edebilecek arkadaşlar varsa sevinirim.
0
pozzecco
(27.09.10)
tencerede kaynattığın 1 lt kadar sıcak suyun içine safranı (1 yada 1.5 çorba kaşıgı )atın ve kısık ateşte safranın kırmızı rengi suya çıkana kadar safranı kaynatın.sonra işte normal princi kavurunuca ( tabi başka bi tencerede) safranlı suyu süzgeçten süzüp koyun içine..yani ben böle yapıyorum.öyle yani.
0
lavitaebella
(27.09.10)
Anladım; safranı değil, sadece suyunu koyuyoruz öyleyse.. teşekkür ederim. ben pilavı pişirirken üstüne bir tutam atıp "niye boyamıyor" diyordum, öğrendiğim çok iyi oldu.. sağolun.
0
🌸pozzecco
(27.09.10)
evet kaynamış olan safranlı suyu koyucaksın:)süzmeyi unutma.
afiyet olsun :)
0
lavitaebella
(27.09.10)
Aman dikkat safran libidoda artış yapar her iki cinsiyet için de :))
0
cnky
(27.09.10)
(35)

21 Yaşında Evlenilir Mi?

o hikayedeki mal ben miyim?
Ben bi evlenme teklifi aldım. Hayatımdaki insanların hepsi (aile + arkadaşlar) eminim ki reddetmemi söyleyecekler. Hatta eğer kabul edersem aile içinde çok büyük olay olacak ve muhtemelen annem evlenirsen seni reddederime kadar getirecek olayı.Durum şu ki 21 yaşındayım, üniversite 2. sınıftayım. Ha
Ben bi evlenme teklifi aldım. Hayatımdaki insanların hepsi (aile + arkadaşlar) eminim ki reddetmemi söyleyecekler. Hatta eğer kabul edersem aile içinde çok büyük olay olacak ve muhtemelen annem evlenirsen seni reddederime kadar getirecek olayı.

Durum şu ki 21 yaşındayım, üniversite 2. sınıftayım. Hayatımda hiçbir tutkum yok. Beni heyecanlandıran hiçbir şey de yok. Kimseyi bırakın sevmeyi kimseden doğru düzgün hoşlanmadım bile fakat ilişkilerim oldu yine de. Melankolik, depresif ergen durumları değil; çok neşeli, muhabbeti keyifli bi insanım. Çokça arkadaşım var. Sevilirim çok.İyi bi okuldayım, maddi olarak rahat bi ailede büyüdüm, ailemle ilgili sorunlarım yok, ne biliyim ayna bakınca moralim de bozulmuyor. Yani maddi, manevi sorunlarım yok. Ama yine de hani bugün ölsem şu içimde kalır, keşke şunu yaşasaydım diyeceğim hiçbir şey yok. Yaşamak çok anlamlı, değerli bi şey değil benim için. Ergenliktendir diyeceklere peşinen söyliyim ben hep böyleydim. Dert edinmiyorum bunu, niye böyle diyip sorgulamıyorum da. Özetle içim geçmiş diyim. Hiçbir şey yaşamadım ama yaşamak istediğim bi şey de yok.

Bana evlenme teklifi eden kişi ise 28 yaşında, çalışan anlatsa roman olur tadında bi hayat hikayesi olan, çok şey yaşamış, çok şey görmüş bi adam.

Aramızda öyle büyük bi aşk yok ama yıllardır garip bi bağ var. Birbirimize bi şekilde ihtiyacımız var gibi bilmiyorum tam tarif edemiyorum. Sonuç olarak benimle evlenmek istiyor. Okulum bitmeden hem de . Evlenmek hiç aklımda olan bi şey değildi. Hatta durumu ailem ve arkadaşlarımla paylaşınca eminim ilk başta beni ciddiye bile almaycaklar o kadar evlilikten uzak bi yerdey(d)im. "Evlenmek çok anlamsız yeaaa" diyen biriydim 3 gün öncesine kadar. Ama düşündüm de ne biliyim neden olmasın ki beraberken huzurluyuz, mutluyuz. Saçma sapan tavırları, huyları yok, içi dışı bir biri. Ben okula, o işe gider, evimiz olur ne biliyim para biriktirir bi şeyler alırız, ev aile kurarız, arkadaş oluruz, sevgili oluruz... Çocukluk yaptığımı falan da düşünmeyin yaşıma göre oldukça olgunum, kafam da iyi çalışıyor.

Sorum şu ki 21 yaşındayım diye niye evlenmemeliyim ki?
0
o hikayedeki mal ben miyim?
(26.09.10)
sadece başlığı okuyup cevaplıyorum: ne olursa olsun evlenilmez.
0
efendy
(26.09.10)
kızım gez toz yaşa yaa allasen
0
tamamtamamsustum
(26.09.10)
şimdi canımcım , 21 yaşında evlenmemelisin diye bir kural yok öncelikle. ama sen daha aşkı tatmamışsın , o müthiş duyguyu yaşamamışsın . düşün bu adamla evlendin ( ki zaten ona aşık değilsin ) ileride karşına biri çıkacak , ilk görüşte vurulacaksın aşık olacaksın falan . olmaz deme neler neler oluyo hayatta. ki kişisel fikrim evet 21 çok erken . önce öğrenciliğinin tadını çıkar , gez toz ,aşkı tat. huzuru , dinginliği arama yaşın gelmedi daha.
0
elmyra
(26.09.10)
OKU: Aşk / Elif Şafak
0
ucan sincap
(26.09.10)
22 yaşındayım ve bir kaç aya kadar yaşamakla ilgili seninle aynı düşüncedeydim. şu anda ise mezun olup hayallerimi gerçekleştirmek için gün sayıyorum. ve bunun için hayatımı tehlikeye atıp savaş bölgelerinde bile çalışmaya hazırım. sana diyeceğim şu olur: aman diyeyim kafanı duvarlara vurursun. hayatla ilgili bir beklentisi olmamak hiç bir şey yapmamaktan geliyor. bir şey görmeyip yapmazsan hayat sana gayet boş gelir ama mutlaka ileride karşına "ölmeden önce bunu yapmalıyım!" dedirtecek şeyler çıkacak. o garip bağlar çok garip(!) bir şekilde çözülüyor ileride sonra da nikah bağını çözmek için uğraşırsın.
0
argent dawn
(26.09.10)
valla ilişkilerinde baltayı taşa vurmuş ve kendine bile hayrı olmayan biri olarak görüşümü ne kadar dikkate alırsın bilemem, ben olsam almazdım. :)

ben olsam evlenirdim. güvenebileceğim biri olsaydı yani. güven çok değerli ve çok zor bulunanmış bişeymiş, burada anladım.
0
biseyler
(26.09.10)
"Aramızda öyle büyük bi aşk yok ama yıllardır garip bi bağ var." derken kaç yıldan bahsediyorsun?
0
efx
(26.09.10)
valla bana kalsa 30 undan önce evlenilmez, hele hele iyice vurmamışsan dibine 35 ten aşağı evlenilmez.
benim şahsi düşüncem bu yani kınayan yadırgayanlar olabilir.
35 ten öcne bağlasan durmam.
0
killerbee
(26.09.10)
@efx 3-4 sene
0
🌸o hikayedeki mal ben miyim?
(26.09.10)
sana kalmış bir karar bu. ama mademki ilişkinizde bir sorun yok,o halde 2 yıl daha beklenilebilir.di mi? hayatını düzenleyebilirsin,okulun bitmiş olur,işin olmuş olur,para kazanıyor olursun,iyice büyümüş olursun,bakış açın değişir..aslında en önemlisi de , "öyle deli gibi aşık filan da değilim" dediğin adamı seversin zamanla..daha net görürsün önünü.
0
lavitaebella
(26.09.10)
evlen de gör
0
groove salad
(26.09.10)
bu arada dayanamıcam
@groove salad - bence de :))
0
lavitaebella
(26.09.10)
evlende gör güzel bir sistem fakat

önce sen evlenenleri bir gör o yeter sana :)

bana fazlasıyla yetti etrafımda bir sürü arkadaşım evlendi b.k mu vardıda evlendim demiyen yok.

bazıları demiyo ama "ben sana demiştim olm" lafını duymak istemediklerinden oda :)
0
killerbee
(26.09.10)
21 yaş offf deli misin?hayatının başlangıcı deli gibi aşığım desen anlayacağım bir yerde ama o da yok diyorsun.
0
kendi halinde bir manyak
(26.09.10)
ekşi duyuru'da gördüğüm en üzücü başlıktı
0
stroyaa
(26.09.10)
"Ben okula, o işe gider, evimiz olur ne biliyim para biriktirir bi şeyler alırız, ev aile kurarız, arkadaş oluruz, sevgili oluruz... Çocukluk yaptığımı falan da düşünmeyin yaşıma göre oldukça olgunum, kafam da iyi çalışıyor."
demişsin, kendin demissin ben okula o işe...
olmaz öyle emin ol. hamileliği var, rahatlıgı var. o yüzden cocuk yapmıcam diyebilirsin. ama emin ol öyle demez.

hayatta bazı seylere baglı kalarak devam ediyoruz, su an hiç bir tutkun yok. ama karsındaki idare edebilmesi için evlilige ihtiyacı var. bir süre sonra pişmanlıktan daha fazlasıda olabilir. o yüzden gercekten seviyorsa okulun bitmesini beklesin, sizde nişanlı olarak birbirinizi tanıyın.

baskasının bencilliginde sürüklenme.

birbirinize olan baglılıgınız sevgi olmayabilir o yüzden zamana bırakıp devam et.
0
jetmanyagi
(26.09.10)
hayatın tadını çıkarmak varken, kesinlikle hayır. hele bi de üniversite 2 de okuduğunu varsayarsak.
0
dis kapinin mandali
(26.09.10)
deneme aşaması olmuyor mu?

madem seviyorsunuz, beklenebilir de bence ne bilim.. ama sizin kararınız...
0
ermanen
(26.09.10)
evlen-boşan
0
cruor
(26.09.10)
çok neşeli, muhabbeti keyifli bi insanım tanımıyla, paragrafın sonundaki içim geçmiş ifadesi biraz çelişkili değil mi?

soruya gelince, bu şartlar altında bir evlilik büyük olasılıkla hata olur ve ikinizin de elinde patlar. kendi adıma, aşk taraftarı biriyim ve aşık olmadan yaptığın bir evliliğin içinde (elmyra'nın da dediği gibi) gün gelip başkasına vurulup her şeyi berbat etme riski de var. bu olmasa bile, hayatın zorlukları ve evliliğin dertleri (bence en iyi evliliğin bile kendine göre derdi vardır) zamanla ilişkiyi yıpratır ve ortada aşk falan da olmadığı için birbirinizi yemeye başlarsınız. gerçeklik çoğu zaman evlilik öncesi hayallerle örtüşmüyor ne yazık ki.

ayrıca 21 yaş genç bir yaş ve kafanızdaki "evlenmek isteyeceğim ideal erkek" tanımı da zamanla değişebilir.
0
saatgeceninonikisi
(26.09.10)
0
sp-qs
(26.09.10)
@saatgeceninonikisi: demek istediğim kendi yaşıtım olan birinin sahip olduğu heves, heyecan bende yok ama yine de neşeli, keyifli biriyim
0
🌸o hikayedeki mal ben miyim?
(26.09.10)
@sivrisinek süper özetlemiş

iki tanede bebe verirler kucağına oh mis :D
0
killerbee
(26.09.10)
okulunu bitirmeden senle evlenmek isteyen adamdan kork bence. madem garip bi bağ var aranızda madem illa evlenmek istiyor senle beklesin 2 sene daha. ne bu acele?
ayrıca maddi olarak rahatsan git bi yerleri gez, dünyayı tanı, evlenip napıcan ki?
0
kalimotxo
(27.09.10)
Soruyu soran kisi, senden bi ricam var, Su Sana evlenme diyenlere sorarmisin, annesi, babasi kac yasinda evlenmis? Kaci bosanmis...
Bir hanimefendi icin ideal yastir 21. Eger hayatta amacin "aman her bara gideyim hayatin dibine Vurayim, hic bir seyden eksik kalmiyayim " degilse evlen ama evlenmeninde ne kadar buyuk sorumluluklari oldugunu bilmelisin..yazilacak cok sey var ama benden bu kadar aklini kalbini dinle
0
kreider
(27.09.10)
evlenirsen o hikayedeki mal sen olursun.
0
humin zararlisi
(27.09.10)
21 yaşında evlenmek olur da, sadece aranızda "garip bir bağ"dan başka bir şey yoksa evlenilmez. Öyle destansı aşklara da gerek yok ama güçlü bir sevgi hissetmedikten sonra evlilik curcunasına girmek ileride pişmanlığa yol açabilir.
0
tekosin
(27.09.10)
En yakinindaki adam ve kizlar demek ki cop yigini. Muhtemelen uzun yillardir kopmadigin en yakinim dedigin insanlar vardir. Onlardan sana hayit gelmez en kisa zamanda yenilerini edin.

Kiz dostlarimdan biri gelip de yiyosa desin bakalim yuzume senin kelimelerini. 15 dakika surmez kendine getirmem, dinlemem valla "ben hep boyleydim" laflarini.
0
erobur
(27.09.10)
sonuca gelmek için girizgahım şu şekilde olacak;

27 yaşındayım, 1-2 üniversite bitirmişliğim var, normal birisi olduğumu düşünüyorum, bu güne kadar ilişki de yaşadım ama hayatımdaki en büyük hedefim ne evlilik, ne birisi ile birlikte olma, ne büyük bir evde oturma, ne de başka bir şey. sadece "bir büyük turbo alsam yeter bana" şeklinde bir düşüncem var. hatta yaşama amacım bile sanki bu.

dediğim gibi, normal sayılabilecek biriyim; komşu teyzelerin de "artık evlensene" tarzı sözlerine maruz kalıyorum.

bence yaş ile ve statü ile çok fazla ilgisi yok evlilik kararının. bunu, "bak bu devirde benim gibi hödükler çıkıyor" anlamında söylüyorum.

evlilik için normal sayılabilecek yaştasınız ama modern çağda artık kadınların da eve katkı yapması, en azından kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi gerekiyor.

bunun için de eğitiminizi destekleyip, bence en azından okulunuzu bitirmenizi beklemesi gerek. seviyorsa bekler, kaçıyor musunuz ? hayır. o mu kaçıyor ? muhtemelen hayır. beklesin.

aileleriniz arasında sıkıntı yoksa (malum, bizim önemsemediğimiz bazı şeyleri önemseyebiliyor aileler) bence sizi istesinler, sonra da söz, nişan vs. yapın, okulunuz bitince evlenin. herhalde böyle oluyordu, pek o taraklarda bezim olmadığından..

neyse.. "bekleyemem, hemen evlenelim" falan diyorsa bence benim kadar hödüktür o, en azından sizin yaşam değerlerinize ve kendi ayaklarınız üzerinde durma kararına saygı duyması gerek.
0
pozzecco
(27.09.10)
1. O çocuk size saygı duysaydı siz okurken bu teklifi yapmazdı. Kendi hayatını kurtarmaya bakıyor.
2. Kafa yapısı olarak o da değişecek, siz de çok değişeceksiniz. Hatta büyük ihtimalle aşık olduğunuz (pardon, bağlı olduğunuz) adamın ne kadar değişik bir insan olduğunu göreceksiniz. Okudukça, üniversite ortamında bulundukça tutkularınız gelişecek, hedefleriniz oturacak. Bunları bilmeden, görmeden böyle bir maceraya atılmak çok ama çok büyük bir aptallık.
3. Ergenlikten değil diyorsunuz ama henüz çok gençsiniz. Ayrıca adam dediğiniz çocuk sadece 28 yaşında, o da içinde bir sürü volkan patlayan bir çocuk.
4. Türkiye'de evlilik kararının geri dönüşü ucuz değil. Boşanırsanız en kültürlü ortamda bile dul damgasıyla tanınacaksınız. Görünürde herkes saygı duyar belki ama biriyle ciddi ilişkiye girmek isterseniz karşınıza çıkar.
5. Keşke dememek için evlenmeyin. Birbirinizi seviyorsanız beklersiniz. Bu arada kimse kimseyi beklemek zorunda da değil.
6. Siz o adamın kendi kendine bir şeyler başarmış olmasına, kendine bir hayat yaratmış olmasına tav oldunuz sanırım. Okursanız daha iyisini (beklerseniz ikiniz için) yaratma şansınız olacak.
7. Evliyken üniversitede okumak çok zor olur. Tanıdıklarım ikisinden birini bıraktı mutlaka. Şimdi okumanı destekliyorum, mutlaka okulun bitecek, her işte yardımcı olacağım dese bile emin olun olamayacak.
8. Sonuç: Evlenmeyin, bekleyin. Böyle bir söz vermek için çok erken.
0
sourlemonade
(27.09.10)
21 yaşında evlenilir mi sorusunu, bu şeklide altı doldurulmamış haliyle gayet de evlenilir diye yanıtlardım.
asil nadir - nur nadir evliliği ile ilgili bir röportaj okudum bugün hürriyet gazetesinde.
kız 21'inde iken asil nadir'in evlenme teklif ettiğinde asil nadir 64 yaşındaymış.
bu bir not sadece. onun altını da dolduran bi cümleler vardır, bil
0
agy
(27.09.10)
21 yaşında evlenilir mi sorusunu, anlattığın biçimde altı doldurulmamış haliyle gayet de evlenilir diye yanıtlardım.

asil nadir - nur nadir evliliği ile ilgili bir röportaj okudum bugün hürriyet gazetesinde.
kız 21'inde iken asil nadir'in evlenme teklif ettiğinde asil nadir 64 yaşındaymış.
bu bir not sadece. onun altını da dolduran bi cümleler vardır, bilemem.

evlilik boşanma yeniden evlenme durumlarına gelme falanlar filanlar tecrübelerine sahip bir adam olarak diyorum, bu benim talebeliklerimden beri dikkatimi çekmiştir hep, kızlarda 30larına yaklaşıncaya kadar biz erkeklerin ilgi alakası neticesi itibariyle bir prenseslik vaziyetleri vardır. o alaka öyle yoğun olarak döner ki etraflarında, biri gider biri gelir vaziyeti ömür boyu sürecek gibidir. ama 30lar yaklaştığında tabiat devreye giriyor ve kadın tarlada ırgat yahut cihangirde bohem bir heykeltraş dahi olsa gen kanunları nedeniyle doğurmak istiyor. benim arkadaş çevremde ne marjinal hatunlar var ki doğurmam lazım diye ortalıkta dolanıyorlar yaşları 30-35 hatta 40 civarları. ve burası türkiye. doğurmak için ne yapmak lazım evlenmek tabii. şu şu örnekleri var kısmı boştur.
fakat seleksiyon biçimi orada artık alternatiflerin azaldığı, bir çok ilişkinin tüketildiği bir hal almış olunca, iyi kadınlar kapılmış iyi adamlar uzamış oluyor genelde.

ben burada görüyorum bi yığın ilan, insanlar aman aşığım ölüyorum diye kendi özel vaziyetlerini aleni anlatıp çare arıyorlar ama ben diyeyim, geçici. bitici daha doğrusu.

bu gen-gün durumları ve türkiye genellemelerinin dışında çok net ki şu, evlenme denilen müessese artık evlensem de olur ile olmaz.
evlenme müessesesi sırf boşanma riski taşıyorsan bile kenarından kıyısından geçmemecesine koşarak kaçılacak bir haldir çünkü boşanma olayı hiç bir boka benzemez yaşayan bilir, inanmayan gider boşanmışlara sorar hepsi trenlerin kamyonların altında kalmış uçaklardan düşmüş halde en az 2 sene dağılmışlardır. hele çocuk mocuk varsa allah korusun diyorum.
ve evlenme müessesesi ilk aşık olunanla ya da tamam uyduk olanla aman bu daha başkaya benziyorlarla da olmaz. bu bir doku tutmasıdır. beyin kalp ten birbirini tutacak. biri eksik olursa ne olmaz; olmaz.
lakin şunu asla unutma hayatta herşey mümkündür. büyük konuşanları yaşamım boyunca anlayamadım, adamın başına öyle bir hal gelebilir ki vay be bu nasıl yani der kalırsın. yani bunca gevezelik olayın parantezleriydi zamanım var paylaşıyorum bazı bildiklerimi ve laf kalabalığımdan öte şunu diyorum, bu adamla evlenme. ama sen 21 yaşındayken ya da 23 farketmez, bir adam çıkar karşına, bingo... onu zaten anlarsın. orada işte bence küt diye evlen.

bununla senin bu kafandakileri anlatma biçiminle yani, aman ha! olmaz.
ha bir de şu var hızla evlenme diyenler ya genç olanlardır, ya da genç evlilik yapıp ağzı yananlardır.
hepsi de öyle değil bu genç evlenenlerin. çok da güzel dolu evlilik tanıyorum ki genç yaşta yapılmış kütür kütür güzelce de sürüyor.

en nihayetinde, sana naçizane önerim, önce aşık ol bir.
maried muried sonra.
0
agy
(27.09.10)
21 yaşında evlenilir mi sorusunu, anlattığın biçimde altı doldurulmamış haliyle gayet de evlenilir diye yanıtlardım.

asil nadir - nur nadir evliliği ile ilgili bir röportaj okudum bugün hürriyet gazetesinde.
kız 21'inde iken asil nadir'in evlenme teklif ettiğinde asil nadir 64 yaşındaymış.
bu bir not sadece. onun altını da dolduran bi cümleler vardır, bilemem.

evlilik boşanma yeniden evlenme durumlarına gelme falanlar filanlar tecrübelerine sahip bir adam olarak diyorum, bu benim talebeliklerimden beri dikkatimi çekmiştir hep, kızlarda 30larına yaklaşıncaya kadar biz erkeklerin ilgi alakası neticesi itibariyle bir prenseslik vaziyetleri vardır. o alaka öyle yoğun olarak döner ki etraflarında, biri gider biri gelir vaziyeti ömür boyu sürecek gibidir. ama 30lar yaklaştığında tabiat devreye giriyor ve kadın tarlada ırgat yahut cihangirde bohem bir heykeltraş dahi olsa gen kanunları nedeniyle doğurmak istiyor. benim arkadaş çevremde ne marjinal hatunlar var ki doğurmam lazım diye ortalıkta dolanıyorlar yaşları 30-35 hatta 40 civarları. ve burası türkiye. doğurmak için ne yapmak lazım evlenmek tabii. şu şu örnekleri var kısmı boştur.
fakat seleksiyon biçimi orada artık alternatiflerin azaldığı, bir çok ilişkinin tüketildiği bir hal almış olunca, iyi kadınlar kapılmış iyi adamlar uzamış oluyor genelde.

ben burada görüyorum bi yığın ilan, insanlar aman aşığım ölüyorum diye kendi özel vaziyetlerini aleni anlatıp çare arıyorlar ama ben diyeyim, geçici. bitici daha doğrusu.

bu gen-gün durumları ve türkiye genellemelerinin dışında çok net ki şu, evlenme denilen müessese artık evlensem de olur ile olmaz.
evlenme müessesesi sırf boşanma riski taşıyorsan bile kenarından kıyısından geçmemecesine koşarak kaçılacak bir haldir çünkü boşanma olayı hiç bir boka benzemez yaşayan bilir, inanmayan gider boşanmışlara sorar hepsi trenlerin kamyonların altında kalmış uçaklardan düşmüş halde en az 2 sene dağılmışlardır. hele çocuk mocuk varsa allah korusun diyorum.
ve evlenme müessesesi ilk aşık olunanla ya da tamam uyduk olanla aman bu daha başkaya benziyorlarla da olmaz. bu bir doku tutmasıdır. beyin kalp ten birbirini tutacak. biri eksik olursa ne olmaz; olmaz.
lakin şunu asla unutma hayatta herşey mümkündür. büyük konuşanları yaşamım boyunca anlayamadım, adamın başına öyle bir hal gelebilir ki vay be bu nasıl yani der kalırsın. yani bunca gevezelik olayın parantezleriydi zamanım var paylaşıyorum bazı bildiklerimi ve laf kalabalığımdan öte şunu diyorum, bu adamla evlenme. ama sen 21 yaşındayken ya da 23 farketmez, bir adam çıkar karşına, bingo... onu zaten anlarsın. orada işte bence küt diye evlen.

bununla senin bu kafandakileri anlatma biçiminle yani, aman ha! olmaz.
ha bir de şu var hızla evlenme diyenler ya genç olanlardır, ya da genç evlilik yapıp ağzı yananlardır.
hepsi de öyle değil bu genç evlenenlerin. çok da güzel dolu evlilik tanıyorum ki genç yaşta yapılmış kütür kütür güzelce de sürüyor.

en nihayetinde, sana naçizane önerim, önce aşık ol bir.
maried muried sonra.
0
agy
(27.09.10)
bir tane ömrün var ve normal insan bi defa evlenir bu çok önemli bir karar. bunun için duyurudan aldığın tavsiyeleri dinleme, elbette sana fikir vermek amaçlı yazıyor herkes ve çoğunluğun kanaati evlenmemelisin yönünde, yani demem o ki böyle bişeye kendin karar ver kendin düşün çok büyük bir karar evlilik kararı. ama bencede evlenme be!
0
ceo
(27.09.10)
keşke yapsaydım yada keşke yapmasaydım dediğin şeyler olacaktır ya..heh işte süper bi dönemeç.

bence evlen, dene bakalım.....
0
raki masasinin degismez adami
(27.09.10)
(3)

Ankara da belge tarattrılacak yer

henrywigly
baya bir belgem var bunları parasıyla tarattırmak istiyorum bunun hızlı makinaları var sanırım Ankarada tarayan yer var mı acaba bilgisi olan?
baya bir belgem var bunları parasıyla tarattırmak istiyorum bunun hızlı makinaları var sanırım Ankarada tarayan yer var mı acaba bilgisi olan?
0
henrywigly
(23.09.10)
layer26
(23.09.10)
helenart
(23.09.10)
Mhp binasının altında çok iyi baskı ve tarama makinelerine sahip bir kırtasiye var. Sahibi Feridun Bey' di ama kırtasiyenin adını unuttum. Yakınsanız bir bakın derim, baya iyi bir yerdi..
0
pozzecco
(23.09.10)
(3)

sata harddisk

frtcek
din kardeşlerimsata hard disk alıp içine sistem kurmak eski hard disk i ise depo olarak kullanmak istiyorumsorularım1)yeni hard diski takıp xp cdsini takıp..eğğ sonra?2)eksi hd deki xp yi silmek mi gerek3)kısaca yani napıcaz?
din kardeşlerim

sata hard disk alıp içine sistem kurmak
eski hard disk i ise depo olarak kullanmak istiyorum

sorularım
1)yeni hard diski takıp xp cdsini takıp..eğğ sonra?
2)eksi hd deki xp yi silmek mi gerek
3)kısaca yani napıcaz?
0
frtcek
(23.09.10)
nerden anlayacağız gömülü olup olmadığını?
eski hddekiler önemli..
0
🌸frtcek
(23.09.10)
"katılımsız" diye arat internetten. bulursun.
0
hoot
(23.09.10)
layer 26 doğru söylemiş; yeni diski takıp temiz bir sistem kur, sonra jumper ayarıyla eskisini slave olarak tak, sonra onun içindeki bilgileri ayıkla, yenisine aktar, eskisine format at..
0
pozzecco
(23.09.10)
(12)

türkiye olmasa hangi ülke olurdu?

violethill
sevgili ekşililer;proje ödevim için değerli cevaplarınıza ihtiyacım var.sorum şu: elinize gerekli imkanlar verilse(maaş, ev, araba ..) hangi ülkede(türkiye hariç), hangi sebeplerle yaşamak isterdiniz? sebep kısmı çok önemli, belirtmek istiyorum.lütfen cevap verirken duyuruyu sulandırmayalım. cevapla
sevgili ekşililer;
proje ödevim için değerli cevaplarınıza ihtiyacım var.
sorum şu: elinize gerekli imkanlar verilse(maaş, ev, araba ..) hangi ülkede(türkiye hariç), hangi sebeplerle yaşamak isterdiniz? sebep kısmı çok önemli, belirtmek istiyorum.
lütfen cevap verirken duyuruyu sulandırmayalım. cevaplarınız gerçekten bana çok yardımcı olacak. şimdiden teşekkür ederim.
0
violethill
(23.09.10)
yaşayacağımız ülke hakkında detaylı bilgimiz olmalı. orada yaşamadan şuraya yaşamak isterdim demek zor olur. hem ülkenin bile şehirleri arasında uçurum olabiliyor. çok parametre var. zor bi soru
0
sttc
(23.09.10)
avrupa(hollanda yada almanya) yada japonya(neden? kiraz agaçları en basitinden) şimdilik.ama tabii önce istanbul :)
şartlara gelince ne olsa şukela olur?ortalama bi maaş,belki bi studyo daire,(hem ev hem ofis:D)belki bi küçük araba.
0
kokhucre
(23.09.10)
İrlanda da isterdim. Hem tarihi dokusu hem doğası(yeşili havası suyu) hem yüksek yaşam standartları vs.
0
skywalkeremre
(23.09.10)
Singapurda yaşamak isterdim eğitim seviyesi yüksek,zeki,temiz bir ülke,milli geliri yüksek ee ekonomisi deseniz dünyanın sayılı dış borcu olmayan ülkelerinden muntazam bir ülke oturmuş bir işleyiş söz konusu her yerinde adamlar işini biliyorlar çok ülke gördüm singapur başka ya onun için singapuz diyorum
0
anastra
(23.09.10)
İngiltere - Londra.

Konuşulan dilin ingilizce olmasının avantajları büyük bi kere. Olası bir ayakta kalamayıp geri dönme durumunda boşa zaman kaybı olmaz orada geçen zaman böylelikle. Yani güzelleşmiş bir ingilizce her halükarda avantaj olur. İster orada kal ister Türkiye dahil başka ülkeye geç. İngilizcenin 2. avantajı da zaten bir nebze bilmen, ve öğrenmenin kolay olması.

Olayı Londra'ya özellersek, Londra'da ortalama ingilizce intermediate falan. O da konuşmada. Yazmada pre-intermediate falan çıkar ortalaması. Yani bi sürü yabancı var, göçmen turist falan var. Bu hem her türden adam bulmanı hem de ortalama bir ingilizceyle herkesle anlaşmanı sağlıyor. Kimse senden süper ingilizce beklemiyor. Bu bağlamda bir ayrımcılığa da maruz kalmıyosun. 20 kelime ingilizce bilmeyen ve hayatını idame ettiren bi sürü insan gördüm orada.

Multi kültürel olması can sıkıntısı, kafaya göre adam bulamama, yeni şeylerle (kültür,müzik) tanışamama ihtimalini ortadan kaldırıyor.

Türkiye'ye yakınlık da çok önemlidir bu mevzularda. Kardeşim Avustralya'da yaşıyor, inanılmaz farklı Avrupa'da yaşamakla. Londra'dan ya da Almanya'dan şimdi karar versen gidiş dönüş 300-400 lira bilet parası verip yarın gelebilme ihtimalin var. Çok acil bişey olsa sabah biner akşam burada olursun. Bunu bilmek bunun farkında olmak bile çok büyük avantaj oluyor psikolojik olarak. Avustralya'yı düşün, en ucuz gidiş dönüş bileti 2500 lira. Ve yolda 3 günün gidiyo. Ayrıca orta ve uzun vadede sevdiklerinin seni ziyaret etmesinin de hem ucuz hem de kolay olması da cazip kılıyor Avrupa ülkelerini. Bilhassa da uçuş imkanları bakımından Almanya ve Londra'yı.

Bunun dışında hizmet sektörü (restaurant, bar vs) çok ağırlıklı olduğu için geçici işler bulmak kolay oluyor Londra'da. Gerçi iş, maaş, ev verilse demişsin, o yüzden burayı geçiyorum.

İngiltere son 20 senede çok geri gitti demelerine rağmen hala bireysel özgürlükler konusunda türkiyeyle ya da başka bir ülkeyle kıyaslanamayacak kadar ilerde. Kimse kimseye karışmaz ve herkes de karışamayacağını bilir. Çocuk yetiştirme konusunda ahlaki çöküntü ve çeteler gibi sebeplerden riskli olsa da eğitim, sosyal güvenlik gibi mevzulardan kurtarıyor. Özellikle eğitimden.

Şehir içi ulaşımı muazzam Londranın. Gece sabaha kadar otobüs. Ve çok yaygın bir metro ağı. Bu çok önemli bi faktör.

Ayrıca dünya'nın her yerine ucak kalkan tek şehir, ya da new yorkla 2 diyelim. Yani gezme imkanları da yüksek. Paris'e de trenle 4 saat manş tünelinden. Ayrıca ingiltere vatandaşına vize uygulayan ülke yok neredeyse. Maliyetlerde ucuz. Örneğin bir İspanya'ya turla ya da bireysel olarak uçakla tr'den gidenlerden çok daha uygun fiyatlara gidersin.

Bi de Londra politik görüşüne, hobine, ilgi alanına göre cidden en rafine tipleri, organizasyonları bulabileceğin yer. Bi gidip gelsen acaip özlersin.
Büyük grupların konserleri, futbol, tiyatro, müzikal gibi mevzularda zaten avrupa'nın merkezi. Akademik anlamda da çok önde. Bahçe gübreleme konusunda bile 2 tane profesör bulursun. Her yaşta bir eğitime başlayabilirsin herhangi bir branşta. Devlet yardımcı oluyor o konuda. 2 sene okuyup 40 yaşında elektrik mühendisi olan ve şu an deli para kazanan kuzenimden biliyorum.

Kişi hakları, bireysel haklar mevzusunda bireyin devlete karşı en güçlü olduğu ülkedir belki dünyada. He bu dediğimi bayaa törpülediler terör saldırılarını bahane ederek. Ama hala öndeler.

Tarihsel bi şehir bi de londra. Herşey eski, ya da eski görünümlü.

O boktan bulutlu havasına rağmen bu kadar övdüğüme de inanamıyorum.

İyi oldu, sayende hatırladım oraları. Bi ara gitmem şart.

Öyle kendi penceremden kafama estiği gibi yazdım. Yardımcı olabilmişimdir umarım. Kolay gelsin.
0
dogumdansancili
(23.09.10)
norveç olurdu.
bikere yaşam standartları çok yüksek, sağlık hizmetleri babalar gibi, güneş yakmıyo abi bundan güzel bişey yok. ve evet, kızlar da güzel..
0
deeperdown
(23.09.10)
Yazmak istediğim ve aklımdan geçen her şeyi fazlasıyla @dogumdansancili yazmış.

Benim de oyum Londra'ya.
0
gyroscope
(23.09.10)
avustralya, kocaman ülke havalarda o kadar değişken değil. her milletten insanlar var çok kozmopolit. üniversal eğitim, öyle ki avustralyalı bilim adamları isveçli bilim adamlarından sonra gelir. sıkıldığında alır başına çöle kaçarsın, istediğinde medeniyete geri dönersin, keşfedilcek çok çeşit canlılar var. kanguru var lan düşün birtek o bile yeter, öyle keseli meseli.
0
ceo
(23.09.10)
Kanada.

- Dünya'nın en gelişmiş ülkelerinden biri.
- ABD'ye komşu, ondan daha az nüfüslu ve daha büyük.
- Vatandaşlarına imkanları çok geniş, devlet sistemi çok iyi işliyor.
- İki resmi dili var. İngilizce ve Fransızca. Ve bence çok avantajlı.
- Yaşam standartları yüksek. İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda'ya benzer ama daha iyi bence.
- Kurallar sıkı ve kurallara uyulan bir yer. Ama aynı zamanda özgürlüğün yüksek olduğu bir ülke.
- Doğası ve keşfedecek yerleri o kadar fazla ki gez gez bitmez. Dünyanın en büyük ikinci ülkesi ve çok farklı coğrafyalar var.
- Bu ülkeden diğer ülkelere seyahat çok rahat, ve vatandaşı olursan nerdeyse hiçbir ülkeye vize gerekmiyor.
- İş imkanları fazla. ABD'de iş bulma imkanı veriyor. Gelir ve gelir dağılımı iyi.

- Tek kötü yanı olabilecek şey kışın soğuk olması ki önlemini aldıktan sonra o da pek dert değil. Zaten ısıtma sistemleri çok iyi ve karda kışta hayat durmuyor orda...

edit: Şehir olarak da Toronto derim. Kanada'nın en büyük şehri. Çok güzel şehirlere yakın. İstanbul'a uçak var. :)
0
ermanen
(23.09.10)
monaco.
orda normal bi vatandaş olarak altımdaki araba porsche evimde ufaktan bi şato olurdu heralde.
0
duygusal pehlivan
(23.09.10)
İspanya..

Deniz, güneş, sıcakkanlı insanlar, futbol tutkusu, yemekler.
0
pozzecco
(23.09.10)
japonya
-çekik gözlü insanlar
-olduğu gibi kültürleri
-teknolojinin bizimle alakasız bir noktada olması
-okyanus okyanus okyanus
0
redlinetheturk
(24.09.10)
(9)

mutlu hissedememek - volume 2

yas25
Yine epey uzun oldu, kusura bakmayın.Öncelikle: (git: 121018)Okumaya üşenenler için: tam 8 ay önce master ı bitirmek üzere oldugumu, cok sevdigim uzun sureli bir kız arkadasım oldugunu ve genel olarak hayatta herşeyi başardığım için mutsuz olduğumu filan yazmış, tavsiyeler istemiştim.Büyük konuşmama
Yine epey uzun oldu, kusura bakmayın.

Öncelikle: (git: 121018)

Okumaya üşenenler için: tam 8 ay önce master ı bitirmek üzere oldugumu, cok sevdigim uzun sureli bir kız arkadasım oldugunu ve genel olarak hayatta herşeyi başardığım için mutsuz olduğumu filan yazmış, tavsiyeler istemiştim.

Büyük konuşmamak lazımmış. Hayatım son 2 ayda öylesine tepetaklak oldu ki. Mutsuzluk neymiş şimdi en azından biraz daha iyi anlayabiliyorum. Nereden başlasam?

Master ı layıkıyla bitirdim, onda problem yok. Fakat 2 ay oldu, hala iş bulamadım.
3 yıla yakındır beraber oldugum, canımdan cok sevdigim, ailelerin bilgisi dahilinde evli gibi beraber yaşadığımız kız arkadaşım beni aldatmak üzereyken yakaladım ve ayrıldım. Aylardır birtakım sorunları oldugu apaçık ortadaydı ve kabul ediyordu ama sorunları çözmek için başka birine yönelmesini beklemezdim, çıldırdım. Daha sonra heralde hatasını ve değerimi anlar diye umarken, ayrılmamızdan 3 5 gün sonra aynı insanla beraber olmaya başladığını öğrendim ve hala da devam ediyor olduğunu biliyorum.

Çaresizlikten içkiye başladım, her gece 2 3 kadeh içmeden uyuyamıyorum. O kadar sevdim ki onu – ve hala da köpek gibi seviyorum –, başkasıyla yatıyor olmasını kaldıramıyorum. Aklıma gelen sahneler midemi bulandırıyor. Bir de “Seni hala çok seviyorum, surekli aklımdasın ama hislerimi dinledim. Böyle yapmam gerekiyordu, hata oldugunu bile bile yaptım. Seni çok üzdügünüm farkındayım ve hayatım boyunca kendimi affetmeyeceğim. Yakın zamanda bir gün eşşek gibi kapına geleceğim” gibi laflar söylüyor hala. Bunların doğru olma ihtimali olabilir mi? Bir hataydı oldu denilebilir mi? Bilmiyorum.

Tüm arkadaşlarım bana hobilere yönelmemi, kafamı meşgul etmem gerektiğini söylüyor. Bu acıyı unutmak için kaç tane dil öğrenebilirim ki? Kaç tane hobi kursuna gidebilirim ki? Ben yeni bir hayat değil, eski hayatımı geri istiyorum. Tüm bunların olmamış olmasını istiyorum.

Zaten iş görüşmelerinde de bu yüzden başarısız oldum. Tüm bu tartışmalar, yaşadıklarım yüzünden kafamı toplayamadım. Sapla samanı birbirinden ayıramadım ve başarısız oldum. Hayatıma yeni bir sayfa açarım, tüm bu acıları unuturum diye askere gitmeye karar verdim; simdi bir de askerliğin uzaması ortaya çıktı, iyice kötü oldu.

Eğitimim ve bağlantılarım sayesinde yurtdışında çalışmaya gidebilirim. Çok parlak birşey olmaz belki ama hayatımı idame ettirebilirim. Zaten burada kalmamdaki en önemli faktör kız arkadaşımdı. 3 yıllık ilişkimizin ardından bu ahlaksızlıkları yapan kız arkadaşım! Fakat yurtdışını da istemiyorum. Yalnız ve yüzeysel bir hayat, başka bir kültür vs. istemiyorum ama emin de değilim.

Meğer herşey domino taşı gibiymiş. Önceki duyuruyu okuyanlar buna karma filan da diyebilir. Hepsine saygım var. Tavsiyelerinizi yardımlarınızı bekliyorum. Lütfen.

Ne yapmalı?

Teşekkürler.
0
yas25
(23.09.10)
Kriz yönetimi koşullarına geç. Yani şöyle; önce elindekilere bak ve onların değerini düşün, daha sonra geleceği bunun üzerine kur. İşletmelerde de, kriz döneminde sıklıkla yapılan hata, kriz öncesi koşulları sağlamaya çalışmaktır. Ve genelde yapılması gereken en mantıklı şey, tehditleri fırsata dönüştürmek; zayıflıklarını güçlü yanlarına çevirmektir. Bak nasıl, anlatayım..

Bir kız arkadaşın yok ve seni aldattı değil mi ? Harika. Gerçekten. Çünkü çok iyi bir kız arkadaşın olsaydı şimdi askere gittiğinde her şey daha da canını acıtacaktı.

İşin yok değil mi ? Daha iyisi olamazdı; çünkü harika bir iş bulsan bile askere gidince dönüşte devam etme garantin yoktu.

Askere bir an önce gitmeye bak; mümkün olan ilk celp döneminde, yani aralık 12 de. uzayacaksa zaten uzayacak, tutup yurtdışına gidebilirsin ama alışamazsan; dönüş çilesi+kültür değişimi+vakit kaybetmek+askerlik daha zor gelecek. Hem şöyle, ben mesela 24 yaşımda gittim (şu an 27 yaşındayım) ve 24 yaşımdakine kıyasla fiziksel formum daha düşük. Ne kadar geç gidersen o kadar zor gelir askerlik, çünkü fiziki yıpratıcılığı var. Git ve kafanı boşalt; buradaki herşeyi unutacağına bahse girerim.
Her şeyden önce, 2 diploman var ve kaybedeceğin bir şey yok. En evla durum..

Kız arkadaşın konusunda da şunu söyleyeyim; ilahi adaletin bir gün gerçekleşeceğine inan. Sen kalbini temiz tut yeter. Eninde sonunda bir şekilde, onu ayartan kişi de, o da bunun acısını çekeceklerdir.

Formülize edelim; askere git - orada tüm yaşanmışlıklara bir reset at - geri dön (ki zaten çok daha olgunlaşmış olduğunu hissedeceksin) - düzgün bir iş bul - kızlar zaten bir şekilde gelir, kafana takma..
0
pozzecco
(23.09.10)
onceki duyurundaki hatandan ders aldiysan (elindekilerin kiymetini bilip mutlu olamamak) simdi o dersi uygulamanin zamani iste. mutlu olmak icin sebeplerini dusun.

o kiz artik olmaz madem oyle bir gecmisiniz olmus, geri donse de aklindan cikaramazsin baskasiyla yattigini, omrun boyu. gecmis gitmis.
0
kurukafa
(23.09.10)
"askere git" cevaplarına katılıyorum. en kısa zamanda askere git. hem işle ilgili önemli bir handikapı ortadan kaldırmış, hem de kafanı boşaltmış olursun. yalnız askerdeyken sivil hayatınla ilgili şeyleri, özellikle de eski sevgilini düşünme. bilhassa elinde silah varken. mazallah...
0
dbilgener
(23.09.10)
@darkrocq ben de aynı şeyi düşünüyorum. askerde tam kafayı sıyırıp döndüğümde hayattan kopmuş biri olma ihtimalim korkutuyor. şimdi bari bir iş, bir meşgale bulursam zamanla unuturum tüm bunları gibi geliyor.
0
🌸yas25
(23.09.10)
cevap değil; ama. mezun olmama birkaç ay kalmıştı, hayatımın aşkını bulduğumu sanıyordum, alanım da açık vardı kpss yi kazanıp atanacaktım. sevgilimden ayrıldım, dersleri salladım sınfta kaldım, kpss atamaları durduruldu. kısaca yalnız değilsin, mutlulukta mutsuzlukta sürekli değil.
0
ecece
(23.09.10)
@yaş 25

askerde iken bir mimar arkadaş vardı bizde; ilk 3 gün boyunca adam ağladı. elimizden geldiğince yardımcı olduk, sonra zamanla alıştı; gönüllü mıntıka falan bile yaptı. Diyeceğim şu; o adam askerliği bitirdiyse herkes bitirir. Kaldı ki, oldukça zor koşullarda (adana / 45 derece şeklinde) askerlik yaptık. Erteledikçe zorlaşır, unutma..
0
pozzecco
(23.09.10)
yalnız kalmamaya çalış..
askerlik bu yalnızlık süresini perçinleyeceğinden (bence) hiç bulaşma..

ilahi adalet demiş biri; cidden adına ne dersen de var öyle bişey..
bu durumda hiç bir kusurun olmadığını düşünüyosan içini ferah tut ve sıra sana geldiğinde bunun acısını çıkart. ama bunu söylerken "kafayı tamamen intikama tak" demiyorum, o zaman herşeyi mahvedersin. sadece uygun anın geleceğinden emin ol ve önüne bakmaya çalış.

yapılacak bişey olarak bugüne kadar hiç bilmediğin bişeyi yap, ya da hiç bilmediğin bi yere git. yeni insanlarla tanış. ama tavsiyem yalnız kaldığın anları minimuma indir. alkol olayından da bir an önce kurtul.

bi yerlerden başla ve gerisini "akışına bırak", muhtemelen herşey yoluna girecektir.
işin zor, yaşadım..
ama acının da keyfini sürmesini bilirsen çok kolay halloluyo herşey..
0
oz otto
(23.09.10)
askere git bence de. orada binbir çeşit insan tanıyacaksın, hayat hikayelerini dinleyeceksin ve göreceksin ki türkiye gibi bir ülkede şu sahip olduklarınla çok çok çok şanslı bir kişisin. ya da git eğitiminle hiç alakası olmayan vasıf gerektirmeyen kasiyerlik gibi bir işe gir bir süre çalış bakalım. göreceksin ki oradaki insanlar o işe günde 10-15 saat sadece karınlarını doyurabilecekleri maaşa bir ömür katlanmak zorundalar sense istediğin zaman çekip gidebilirsin. bir bu düşünce ve duygu durumunla onların hayatını yaşamak zorunda olsaydın ne yapacaktın. yeteneklerinin, aklının, geçmişinin, eğitminin vs. değerini anlayacaksın kız arkadaşın seni aldatmış olabilir kendine dön bence, hayattaki önceliklerin neler bir sor kendine, bazı insanlar sadece temel ihtiyaçlarını karşılayarak hayatta kalma mücadelesi veriyorlar seninse elinde her türlü imkan var kendini geliştirebilmen için. ne diyebilirim ki ben de hemen hemen aynı durumdayım seninle ve bu dediklerimi de yaptım çok da faydasını gördüm çok klişe bir laf ama doğru: kaybedince anlıyoruz elimizdekinin kıymetini.
0
dasein
(23.09.10)
he bir de, yurtdışı olayı var. bak dediklerimi yap en az 4-5 ay türkiye gerçekleriyle bir tanış bilmiyorum bana kalburüstü bir hayat yaşamışsın gibi geldi belki de zaten biliyorsundur bunları. sonra sen zaten koşa koşa yurtdışına gitmek isteyeceksin zaten. benzer yollardan geçmiş birinden bu tavsiyeler kafamdan sallamıyorum.
0
dasein
(23.09.10)
(11)

Would you mind?

beni boyle sev seveceksen
"Would you mind not smoking in here?" mı yoksam "Would you mind not to smoke in here?" mı?"With this lovely weather there are certain to be millions of people on the beach." mi yoksa "With this lovely weather there are certainly to be millions of people on the beach." mi?Hankısı?
"Would you mind not smoking in here?" mı yoksam "Would you mind not to smoke in here?" mı?

"With this lovely weather there are certain to be millions of people on the beach." mi yoksa "With this lovely weather there are certainly to be millions of people on the beach." mi?

Hankısı?
0
beni boyle sev seveceksen
(21.09.10)
ikisinde de ikincisi.
edit: ilkinde ilki olacak pardon.
0
baldur
(21.09.10)
birincisinde birincisi.
0
cumingsoon
(21.09.10)
karar verin..
0
🌸beni boyle sev seveceksen
(21.09.10)
üsttekinde ilki, alttakinde ikinci cümle.
0
cumingsoon
(21.09.10)
ilkinde neden ikincisi değil? hata nerde?
0
🌸beni boyle sev seveceksen
(21.09.10)
hata şurda: araya özne gelmiyorsa "-ing" alır mind'dan sonraki fiil.
0
cumingsoon
(21.09.10)
ikincisinde iki ama aslında to be kısmı ikisinde de gereksiz bence ... are certainly millions of ... desen daha iyi olur.

ilkinde ilki.
0
ayiadam
(21.09.10)
@minel; "....millions of people..." diyor ama..

plural.
0
🌸beni boyle sev seveceksen
(21.09.10)
"With this lovely weather, it is certain that there are millions of people on the beach" daha şık bence. ilkinde ilki doğru.
0
pozzecco
(22.09.10)
Would you mind not smoking in here

With this lovely weather it is certain that there are millions of people on the beach
veya
With this lovely weather there are certainly millions of people on the beach
0
calendil
(22.09.10)
Birinci soruda "here" olursa daha doğru olur +
Burada gerund olması gerektiği için en doğrusu:
"Would you mind not smoking here"
0
Kron
(12.10.10)
(13)

nikon vs canon

istanbull
bütçe dslr için 2.000 tl nikon mu canon mu? ve hangi model?
bütçe dslr için 2.000 tl nikon mu canon mu? ve hangi model?
0
istanbull
(21.09.10)
duruma göre değişir.

ben olsam braz daha koyar nikon d300 falan kasardım. tam emin değilim ama buralarda uygun fiyatlı 2. el bir d300 görmüştüm sanırsam ya da sahibinden de mi ne gördüm.

onun dışıdna ben nikon kullanıyorum bence nikon almak daha avantajlı, lesn seçeneği daha fazla ve daha ucuz. ayrıca d90 ve üstü makinelerde af motoru gövdede. yani ille de af motorlu prime lenslere bakmak gerekmiyor. tabi canon da durum nedir emin değilim. ama eski lenslerin kullanılamadığını biliyorum.
0
cedric tweedledee
(21.09.10)
cevap : photoshop
0
winstoncash
(21.09.10)
cedric baslangıc duzeyındeyım agır geldı 2. paragraf
0
🌸istanbull
(21.09.10)
ben diyorum d90 al. d5000 de olabilir. canon eos550d de inanılmaz. sen bilirsin. hepsinden çok memnun kalırsın tabi. senin durumunda ben gider d90 alırdım. pentax lara da bak. inanılmaz bir lens seçeneği var. yüzlerce ucuz lens seçeneği bulabilirsin eski.
0
cedric tweedledee
(21.09.10)
Hepsi güzel bu aletlerin :). büyük ihtimalle canon ve nikon arasında bulunan farkları hiç kullanmayacaksın veya farketmeyeceksin bile. Amerikadan getirtebilirsen nikon d3100(1 ay a çıkıcak daha çıkmadı) veya canon 550d al. Tr den alıcam diyorsan mediamarkt ta falan kampanyada görürsen canon 1000d, 450d, 500d; nikondan d3000, d5000, d90 alabilirsin. biraz araştırırsan modeller arasındaki farkları görürsün zaten.
0
rakim efendi
(21.09.10)
canon.arz ederim.
0
youside
(21.09.10)
Bence de nikon al.. baslangic duzeyinde isen hayli hayli isini gorur her ikisi de ama..ilerisi icin lens ihtiyacin felan olacak o zaman canon'un orjinal lensleri cok pahali nikon'unkiler kismen daha ucuz.istanbul da eminonun'de Hayyam carsisi var, fotografin kalbi orda atiyor. piyasadan cok daha ucuza ordan bulabilirsin. Almadan once bi ugra derim firsatini bulabilirsen.
0
assassin 10
(21.09.10)
hangisini alısan al orjinal lens almana lüzum yok, sigma tamron gibi aletler var iken, ha bide canon al abi, niye diye sorma canon al sen :).

~orjinalleri kadar başarılı değil elbet ama başlangıç düzeyi ucuz diyoruz.
0
kopek
(21.09.10)
Pentax ve sony de değerlendirmeye alinmali bence.
0
mat couthon
(21.09.10)
+1
nikon d90
0
dis kapinin mandali
(21.09.10)
hangisini sevdiysen o.
nikoncu nikon der, canoncu canon der. ben nikon kullanıyorum, gayet işimi görüyor.
0
kayranin kedisi
(21.09.10)
canon iyidir.
0
pozzecco
(22.09.10)
nicon ne ya canon candır canandır.
0
radikalherif
(22.09.10)
(6)

VGA TO HDMI baglantısı? olur mu ki acep?

les
elde bi laptop bir de arcelik full hd tv var. şimdi benim laptoptan tv ye goruntuleri atmam lazim... maç izliyecem bilader dev ekranda... mesele kutsal yani...şu kablo işimi gorur mu acep? bana pek inandırıcı gelmedihttp://www.baranbilgisayar.com.tr/asp/show_stock.asp?product=hdmitovgaşundan almak l
elde bi laptop bir de arcelik full hd tv var. şimdi benim laptoptan tv ye goruntuleri atmam lazim... maç izliyecem bilader dev ekranda... mesele kutsal yani...

şu kablo işimi gorur mu acep? bana pek inandırıcı gelmedi
www.baranbilgisayar.com.tr

şundan almak lazım sanırım

www.kablocenter.com

sadece goruntuyu istiyorum. sese ihtiyacım yok. bu işle daha once ugraşan varsa bi el at arkadaş... ayrıca dikkat edilecek hususlar varsa da bi anlatıver...

teşekkurler şimdiden....

bi de bonus soru:

uyduruk bi tv ye vga vga bağlantısı yaptık goruntu kaydı ortasından. frekans hikayesi di mi?
0
les
(21.09.10)
ilk linkteki kablo bana da pek olabilir gibi gelmedi ayrıca vga ile sadece görüntü aktarabilirsin zaten, ses aktaramazsınç.
0
winstoncash
(21.09.10)
vga-hdmi bağlantısı ile vga-vga bağlantısında görüntü farklılığı olmaz, sadece tv'de vga girişi yoksa böyle bir bağlantı tercih edilebilir. sizin ki de öyle bir durumsa , görüntü ortadan kayma durumu filan çıkarsa bilgisayar çözünürlükleriyle onu halledebilirsiniz, biraz karıştırmanız gerekir. eğer vga girişi varsa tv'de ki hdmi girişi varsa mutlaka vga girişi de oluyor genelde, hiç uğraşmadan vga-vga bağlantısı yapın.

kablolu olanlardan değil de adaptör olanlardan alın.
0
ocanal
(21.09.10)
herhangi birisini denediğinizde sonucu buraya yazabilir misiniz?
0
milesh
(21.09.10)
@ocanal'in dedigi gibi eger bilgisayardan vga out alacaksaniz tv ye vga in yapmayi deneyin. boylece bu islem oldukca acisiz olacaktir.

ancak tv de vga in yoksa o zaman 1. dediginiz kablo yerine (orada hdmi to vga durumu soz konusu) vga to hdmi kablosu ya da ceviricisi almaniz. gittigidiyorda ya da elektromarketlerde bu tarz urunler var.
0
helenart
(21.09.10)
ebay' den bak, çok ucuza bulabilirsin.
0
pozzecco
(22.09.10)
dealextreme'de var ihtiyacın olan çeviriciler. sadece kablo olarak çevirici işine %90 yaramayacaktır zira en basitinden biri analog biri dijital. araya bir çevirici koyman gerek.
0
darknum
(22.09.10)
(12)

kedinin eve fare getirmesi

cosmicgadin
engellenebilir mi? (bahceli ev)
engellenebilir mi? (bahceli ev)
0
cosmicgadin
(21.09.10)
fare getirince çığlık atın sağlam, bi tane de şaplak atın kıçına. getirmez bi daha.
0
insensitive
(21.09.10)
niyeti iyi. fazla sert tepki vermeyin.
0
leylak sarabi
(21.09.10)
gülesim geldi:)

şu yardımcı olur sanırım.
www.forumturka.net
0
jamswety
(21.09.10)
hahahayt, "bakın ne yakaladım" diye size göstermeye getiriyor, hava atıyor aklınca. biz de engelleyememiştik. fareyi her seferinde kurtarıp doğaya salardık. o da her sefer bir tane bulup getirirdi :) demek ki her kedinin huyu bu.
0
kibritsuyu
(21.09.10)
hediye olarak getirdigini biliyorum zaten, sert tepki fln da vermeyi dusunmuyorum ezik mezik olur sonra. aklima gelmeyen bi cozum vardir belki diye sordum.ne dalga geciyonuz?
egitmek istiyorum kediyi biraz evet bi yasina geldi gel'den bile anlamiyo ac degilse eger. guya cins kedi, en asil davranisi payetli tasmasiyla kaldirimlarda yuvarlanmak. ben evde tekken fare getircek diye odum kopuyo, neymis o ozgur takilicak. ana yuregi iste :q
0
🌸cosmicgadin
(21.09.10)
çocuk mu yetiştiriyorsunuz canım? :D ezik olacakmış.

bu kadar karakterli bi kediniz olduğunu düşünüyorsanız getirdiği fareyi bahçeye geri fırlatıp atın. sonra da sevin kediyi, mama falan verin nebliym kedi psikolojisinden anlamam ki
0
sttc
(21.09.10)
o birşey mi benim köpeğim milletin giriş kat balkonlarından bikini toplayıp getiriyor bana :)
0
cedilla
(21.09.10)
Bu bir köpek değil dolayısıyla onun yarısı kadar akıllı olması yada eğitim kaldırması da mümkün değil. Kediyi doğasına ters anormal bir duruma alıştırmada başarısız olursanız şaşırmayın. Bu durumda kendimi bu duruma nasıl alıştırırım şeklinde bir başlık açmanız gerekebilir. Fareyi evde nereye koyması gerektiği öğretebilirsiniz. Koyduğu yere uygun bir örtü, kutu vs koymayı ve buna alıştırmayı deneyin.
0
neotunc
(21.09.10)
:) hediye getiriyor size.
benimki de bahçeden fareydi, çekirgeydi tplar getirirdi. ben kaçtıkça bana vermek için peşimden gelirdi. 1-2 defa hediyesini dışarı koyunca bir daha getirmedi.
0
kayranin kedisi
(21.09.10)
Siz de kedi fare getirince ona bir köpek götürün, bakın bakalım bir daha getirebiliyor mu ? :) Tabi köpeğin büyüklüğüne göre kediyi altına s.çırtmak da olası.. Neyse, beni dinlemeyin..
0
pozzecco
(22.09.10)
@cedilla olay iyiymiş, nasıl yetiştirdin, sen onu çiftleştirdin diye o da sana mı yapmaya çalışıyor :P
0
dark wing duck
(22.09.10)
ya sen onu bir de kocama sor..

ben de köpeği kapıya "beyaz arap kadri donu" getirmesi için eğiteceğim, olan o olacak, kısasa kısas..
0
cedilla
(22.09.10)
(4)

[Cep telefonu] Anti radyasyon sticker

ermanen
Bunlar işe yarıyor mu gerçekten?
Bunlar işe yarıyor mu gerçekten?
0
ermanen
(21.09.10)
hayır
0
lord randal
(21.09.10)
sadece evet hayır değil de, açıklasanız da iyi olur.
0
🌸ermanen
(21.09.10)
teorik olarak, eğer engelliyorsa telefonunuzun "ping" atamıyor olması gerekir, yani telefonunuzu kullanamazsınız. Telefonunuzu kullanmanız için de aktif olarak "ping" atması gerekir. Bu ping atma dediğim, denizaltı sonarları ile ilgili bir terim.
şöyle test edebilirsiniz stickeri; eski tüplü bir televizyonun ekranına yaklaştırın ve görüntüde bir bozulma oluyor mu bakın. muhtemelen olmuyordur, yani dalga jammeri gibi bir görevi yoktur. kaldı ki sticker dalga jammeri özellikli olsa, en iyi ihtimalle telefonunun iletişim kalitesini falan düşürür; dalga soğurucu olsa konuşmanızı engeller.
0
pozzecco
(22.09.10)
radyasyon dedigimiz sey,telefonun iletisim dalgalari. yani sen bir baska telefona baglanirken telefondan cikan bilgileri aktaran dalga,sana zarar veren dalga. o kısmın olmaması,telefonun cekmemesi anlamina gelir. radyasyon filtresi,bunu biraz engellemeye calisacak bir prensip olursa,telefon daha iyi cekmek icin daha cok guc harcar. her zaman,telefonun full cektigi nokta radyasyon acisindan daha azdir. ayni konuyu cok arastirdim,tum telefon ureticilerine de mail yoluyla ulastim. boyle birsey olsa,ilk basta telefon ureticileri telefonlarına ekler,zaten 15-20 liraya satilyior. dahasi,bir gun radsav denen radyasyon engelleme filtresini aldım,ne var lan bunun içinde deyip açtım,içinden kapı macunu,ayakkabı köselesi arası bir şey çıktı. öyle bir şey de elektronik dalgayı kanalize edip dağıtma görevi yapamaz zaten. başta anlattığım gibi,radyasyondan kurtulmak telefonun çekmemesi demek.

ayrıca bluetooth kulaklık kullanmak daha kötü çünkü bluetooth da radyasyon yayıyor çünkü kablosuz iletişim,yani mekanizmayı anla,wireless modemler evdeki telsiz telefnlar,hepsi. telefonu kulaklıkla kullanmak da çözüm değil. çünkü telefonun içndeki radyasyon,kulaklığın iletkenliğinden faydalanarak kulak içine ve ordan beyine daha rahat ulaşıyor diye bir teoride var bilim adamlarınca.

yani her türlü sıçtık. mümkün olduğu kadar az kullan telefonu,kendinden uzak tut.
0
lord randal
(22.09.10)
(9)

Megane Renault Sport 2.0 225 BG

thelepermessiah
Arkadaşlar Bu arabaya sahip olan kişilerin yorumlarını merak ediyorum,çok uzun zamandan bu yana hayallerimi süslüyor bu alet,başka arabayı gözüm görmez oldu,adeta körü körüne bağlandım.Şimdilerde ha aldım/ha alacağım.ufak çapta bir araştırma yaptım ve özellikle motor aksamında çok sorun çıkarttığına
Arkadaşlar Bu arabaya sahip olan kişilerin yorumlarını merak ediyorum,çok uzun zamandan bu yana hayallerimi süslüyor bu alet,başka arabayı gözüm görmez oldu,adeta körü körüne bağlandım.Şimdilerde ha aldım/ha alacağım.ufak çapta bir araştırma yaptım ve özellikle motor aksamında çok sorun çıkarttığına dair bilgiler edindim.

Sizce nasıldır? Alırsak sorun yaşar mıyız ? yol yakınken bu sevdadan dönmek mi gerek sizce.

yazın işte bildiğiniz ne varsa,önemli benim için.

linki de vereyim teknik detaylar var bi bakın işte

www.renault.com.tr
0
thelepermessiah
(09.06.08)
bir reno'ya 65 milyar verilmez. değmez kesinlikle. megane serisi her ne kadar güzel olsa da.
0
darknum
(09.06.08)
darknum'a katılıyorum. bence herhangi bir fransız arabasına 65 milyar verilmez. bazı konularda önyargı hayat kurtarır.
0
actionary
(09.06.08)
o arabaya sahip değilim ama birtanesi 2 gündür dola$iyor bizim buralarda, egzost, hava filtlersi ve blow-off'u -yalancı turbo sesi- ile iyi hava yapıyor, 225bg olmasida cabasi, ancak 65 ,000 ytl verilirmi? verilmemelidir. yerine honda t-typeR alinabilir, çok güzeldir havalidir, acayip bir motor sesi vardir, bmw'lerle kalkar felan i$te.
0
05
(09.06.08)
kusura bakmayın ama hakikaten çok para.. gerçi görsel kararınızı çoktan vermişsiniz fakat yaptığım değerlendirme tamamen görsellik üzerine teknik özelliklerine bi şey diyemiyorum..
0
hasnicktir
(09.06.08)
aynı sınıfta çok daha sorunsuz ve taş gibi onlarca arac varken neden renault diyesim geldi birden. yazmasak bile emin olun zilyon sorunu vardır..
0
ayanux
(10.06.08)
65 milyara bu arabayı alacağınıza opel astra opc modelini tavsiye ederdim ben. 240 beygir, alman teknolojisi turbo aşırıbeslemeli ecotec motora sahip bir otomobil. en azından performans modeli olduğunu belli eden görsel modifikasyonlara sahip, alelade bir megane hatchback gibi değil.
0
tom riddle
(10.06.08)
Bu arabayı 2 yıldır kullanıyorum. Fikirlerimi yazmaya çalışacağım. Öncelikle özel siparişle getirtmesi zor olduğu için ikinci el alacağınızı varsayıyorum. Piyasadaki tüm Megane RS' ler 2005 modeldir; bir tek F1 cup versiyonu var İstanbul' da, onun dışında hepsi 2005 de ithal edilmiştir. (Ya da düzenli olarak ithal edilmiştir diyeyim.) İkinci elde temiz bir tanesini bulduğunuzu varsayarak devam edelim.
Zaten Türkiye' de 55-60 tane olan bir otomobilden bahsediyoruz.

Motorunda herhangi bir kronik problemleri yok; gayet stabil çalışan bir big-bore turbo' ya sahipler. 2000 devir öncesi tipik 2.0 l atmosferik megane 2 gibi çalışıyor; motor sesinde ya da egzos sesinde bir değişiklik yok. otomobil 2500 devirden sonra çıldırıyor ve hızlanma esnasında 3. vitese atışta dahi patinaj çekiyor. Bu hızlanma esnasında sesi volkswagen kablumbağalara benziyor. Turbo sesi ile ikiz eksoz çıkışının bir getirisi herhalde, bilmiyorum. Esp, 17 inç jant, deri koltuk, panoramik sun-roof, otomatik far, xenon, cruise control vs. tüm ekipmanlar standart donanımda.

Bu motoru atmosferik motorlarla kıyaslamanın çok doğru olduğunu sanmıyorum, zira bu arabadaki red-line 6750 devirde ve maksimum tork-güç aralığını korumak için 5500 devrin üzerine çıkmaya çok gerek kalmıyor.

Tipi alışılmadık gelebilir, ben ilk başlarda sevmiyordum ama sonradan hoşuma gitmeye başladı. İşin en güzel yanı, sürücülerin bu arabayı kırmızı ışıklarda normal megane sanmaları ve geçebileceklerini düşünmeleri.

Bunlar artıları idi, eksilerine geçelim..

İç dizaynı oldukça demode ve normal megane' dan çok bir farkı yok.
Tüm modellerde bir enjektör ışığı yakma problemi oluyor; serviste yazılım güncellenince geçiyor. Bu arada yol bilgisayarı yazılımı Türkçe ve yazı karakterleri pek hoş değil, ingilizceye çevirtip rahatladım; tercih meselesi. Genel olarak iç dizaynda hatalar var, anlamsız ve kolay kırılan plastik kapaklar falan var. Bir de Renault' ların tipik özelliği olarak vites kolu sallanıyor.

Sözün özü şu, bu araba Renault' un, Clio V6 dan sonraki en hızlı modeli ve hot-hatch olarak gerçekten alınabilecek bir araba. Bugüne kadar performansı konusunda belli bir sorun yaşamadım ve kullanımı oldukça keyifli bir otomobil. Ben seviyorum, fiyatı uygunsa alınabilecek bir araba olduğunu düşünüyorum.

Son olarak; tüketimi, normal kullanımda 10, performanslı kullanımda 14 litre civarı. (Şehir içi), şehir dışında ise 7 lt yakıyor.
0
pozzecco
(10.06.08)
Bir de chip tuningle; yani yalnızca software değişimiyle 260 beygir, 350 nm değerlerine ulaşılabiliniyor ki, ne kadar gerekli olur size kalmış. 225 beygir, günlük kullanım için zaten yeterli.
0
pozzecco
(10.06.08)
alet Hakkında biraz daha araştırma yaptım ve pozzecco üstadın da bahsettiği üzere özellikle iç dekor tasarımının çok kötü olduğunu öğrendim.

birinci tercihim Renault idi ama Opele kayıyoruz.C'mon kullanıyordum zaten,Astraya terfii edeceğiz artık.

Herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸thelepermessiah
(10.06.08)
(11)

araba yarışı tavsiyesi

x factor
arkadaşımla araba yarışı oynamak istiyorum karşılıklı.bunun için en iyi oyun hangisidir.bilgisayar için tabi.şöyle arabaya yön verince aptal aptal gitmeyecek, yola tutunacak, kaymayacak, oynanabilirliliği yüksek, mümkünse hızlı, zevkli bir yarış arıyorum?piyasadaki oyunlardan pek haberim yok.(ha bu
arkadaşımla araba yarışı oynamak istiyorum karşılıklı.bunun için en iyi oyun hangisidir.bilgisayar için tabi.
şöyle arabaya yön verince aptal aptal gitmeyecek, yola tutunacak, kaymayacak, oynanabilirliliği yüksek, mümkünse hızlı, zevkli bir yarış arıyorum?
piyasadaki oyunlardan pek haberim yok.

(ha bu arada karşılıklı dediysem şeyi kastettim. bilgisayara takılan kollarla karşılıklı oynamak istiyorum. farklı bilgisayarlar değil ?)
0
x factor
(04.06.08)
eskilerden need for speed porshce unleashed vardi. cok ki$i olunca feci zevkli oluyor kar$im.
edit: ha bi de bmw m3 challenge var. o da superdir. ozellikle mouse ile oynamasi cok zevkli ve gercekci oluyor.
0
sourlemonade
(04.06.08)
ben en son need for speed 2 yi oynamıştım çok zevkliydi. bu carbon, san andres falan tarzı değil di mi bu? öyle görev falan istemiyorum.yarış sadece..indireyim unleashed i?
0
🌸x factor
(04.06.08)
yok gorev morev kar$im. indir. sevinsin coluk cocuk.
0
sourlemonade
(04.06.08)
need for speed serileri işte senin aradığın. bildiğim bütün nfs'ler hızını hissettiren, yolu tutan, oynanabilirliği yüksek oyunlardır.
0
tom riddle
(04.06.08)
lotus 3
tek bilgisayarda oynayabilirsin.
1.4 MB
0
desdinova
(04.06.08)
(bkz: live for speed) aynı bilgisayardan oynanıyor muydu emin değilim ama muhtemelen olması lazım.
0
nihilanth
(04.06.08)
live for speed aynı bilgisayardan oynanmıyor
+
o oyun araba yarışı değildir, araba simülasyonudur.

arkadaş oynanabilirliği yüksek, hızlı, zevkli, tutunacak, kaymayacak falan demiş.
bu oyunda bunların hiçbiri yok ki.
0
desdinova
(04.06.08)
gran turismo
0
bryan fury
(04.06.08)
son zamanlarda pc için, eskisi kadar güzel h2h yarış oyunları yapılmadı.

bu bağlamda eskilere dönüş yapılabilir diye düşünüyorum. hele ki şöyle bir pentium 2 ve voodoo3 falan varsa, "işe yaramaz" gözüyle bakılan bilgisayarınız harikalar yaratabilir..

oyun olarak need for speed 3 high stakes, need for speed 2 se (+glide desteği), need for speed 4 oynanabilir. Porsche unleashed i lan üzerinden oynayabilirsiniz.
Playstationunuz varsa gidin Gran Turismo 4 alın, zenginseniz PS3 alıp Gran Turismo 5 alın..
0
pozzecco
(05.06.08)
gta2
0
winsome
(05.06.08)
desdinova, live for speed'in tanımını yapmayalım. "o oyun araba yarışı değildir simülasyondur" demişsin. "o araba yarışı oyun değildir" demen gerekirdi aslında ;) ezcümle, biliyorum simülasyon olduğunu.

ayrıca oyuna ekleyeceğin scriptlerle dilediğin şekle sokabilirsin, yola tutunur, kaymaz.. hızlı gider gitmez vs.

oyun öğrenildiği zaman zaten diğer araba yarışları gerçekçi gelmediği için bundan iyisi olmuyor. kısaca zevki sonuna kadar veriyor. araba yarışı oyunlarındaki gibi sıkmıyor..

ha, aynı bilgisayardan oynanmıyorsa zaten yine işe yaramayacak dediğin gibi.
0
nihilanth
(06.06.08)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.