Giriş
(7)

Trafik ışıkları nereye şikayet edilir?

fuzzy olmak istemistim
Bir trafik ışığının süresinin kısalığı yüzünden uzun kuyruklar oluşuyor. Bunu nereye şikayet etmem lazım? Trafik lambasının kodunu not ettim ama muhatabım kimdir ki?
Bir trafik ışığının süresinin kısalığı yüzünden uzun kuyruklar oluşuyor. Bunu nereye şikayet etmem lazım? Trafik lambasının kodunu not ettim ama muhatabım kimdir ki?
0
fuzzy olmak istemistim
(22.09.14)
benim. ver numarayı hekliyim yarın. kaç sn uzatalım dersin?
0
loser blueser
(22.09.14)
fazla watch dogs oynama. bok gibi oyun zaten.
0
🌸fuzzy olmak istemistim
(22.09.14)
Yerel/Genel Belediye değil miymiş ?
0
cinsiikinoktaustustesapik
(22.09.14)
Belediye midir? Trafik şube midir? Bilemediğim için soruyorum. Biraz acil düzeltilmesini istediğim için direkt muhatabına yazmam gerekiyor. Yoksa sallamazlar. En son ihtimal belediyeye yazarım zaten.
0
🌸fuzzy olmak istemistim
(22.09.14)
Belediye trafik müdürlüğü

Trafik Müdürlüğünün, 1 Nisan 1988 tarihli, 3 no.lu genelgeye göre belirlenen görev ve yetkileri şunlardır:

Mevcut trafik sinyalizasyon şebekesinin en iyi trafik akışını sağlayacak şekilde yönetimi ile ilgili tüm faaliyetlerin bir bütün olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin temel stratejileri ve politikaları uyarınca, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli bir şekilde yürütülmesini ve denetimini sağlamak.

Ana arterler üzerindeki kavşaklarda tesis edilen sinyalizasyon şebekesinin en iyi trafik akışını sürekli kılacak şekilde çalışmasının temini için gerekli çalışmaları yapmak amacıyla; trafiği bir bütün olarak planlama, organize etmek, yönlendirmek, koordine etmek ve denetlemek,

Ana ve ara arter, Devlet yolları üzerende trafik emniyetini ve güvenliğini sağlamak amacıyla yatay-düşey trafik işaretlemelerin yapmak ve yaptırmaktır. Kamu, kurum ve kuruluşlar ile vatandaşların talepleri arasında Müdürlük bünyesinde projeler hazırlamak, uygulamak ve uygulatmak.

Trafik Merkezine ulaşan kavşak ve ana arterlerdeki görüntülerin yerel radyo ve TV kanallarına hızlı ve sağlıklı olarak iletmek, önemli kavşak ve ana arterlerdeki trafik sıkışması, trafik kazaları ve benzeri durumları izlemek trafiğin daha güvenli ve hızlı şekilde sağlanması için, trafikle ilgili birimlerin bu bilgileri aktarmak ve koordinasyonun sağlanması.

Belediye Başkanlık Makamınca ve Daire Başkanlığı''nca verilecek diğer benzeri görevleri ifa etmek.
0
animalman
(22.09.14)
Karayolları tesisler ve bakım müdürlüğü, sinyalizasyon departmanı.

www.kgm.gov.tr
0
pozzecco
(22.09.14)
Işığın bulunduğu yere bağlı. Genelde belediyenin trafik birimi oluyor.
0
infernalcadre
(22.09.14)
(2)

Dolar ne olacak ?

EXXE01
Arkadaşlar görüşünüz nedir ?Nereden kontrol ediyorsunuz hangi sitelere bakıyorsunuz aşağı yukarı bir görüş sahibi olmak için? Teşekkürler.
Arkadaşlar görüşünüz nedir ?

Nereden kontrol ediyorsunuz hangi sitelere bakıyorsunuz aşağı yukarı bir görüş sahibi olmak için?


Teşekkürler.
0
EXXE01
(22.09.14)
türkiye de pek tutmaz bence insanların görüşleri o yüzden pek takip etmiyorum. yardırıyorum direk.

benim gözlemlediğim geçen sene olduğu gibi hafifçene 2.30 2.40ları yalayıp gene inişe geçebilir.
0
fukka
(22.09.14)
pozzecco
(22.09.14)
(10)

annem kendini dine verdi

sanxis
önceden de ibadetini yapmaya çalışan inançlı bir insandı ama son 2-3 yıldır dindarlığı çok acayip boyutlara taşıdı. ne zaman eve gelsem kuran okurken buluyorum. eskiden akşamları beraber çay içip televizyon izlerdik, şimdi ben izlerken o kuran okuyor. çok sık oruç tutuyor. bilmem ne ayında 1 hafta t
önceden de ibadetini yapmaya çalışan inançlı bir insandı ama son 2-3 yıldır dindarlığı çok acayip boyutlara taşıdı.

ne zaman eve gelsem kuran okurken buluyorum. eskiden akşamları beraber çay içip televizyon izlerdik, şimdi ben izlerken o kuran okuyor.

çok sık oruç tutuyor. bilmem ne ayında 1 hafta tutmak çok sevapmış, şunun için niyet ettim 3 gün tutucam vs hiç bitmiyor.

bütün işlerimizi namaz vakitlerine göre düzenliyoruz. "anne hadi çıkıp bi kahve içelim" diyorum, "ezan okunacak yarım saat sonra" diyor.

her cuma türbe türbe geziyor. eve bir sürü dini kitap yığdı. okumadığı hurafe kalmadı. bana da yaptırmaya çalışınca "anne bu ne saçmalık ya" diyorum. "öyle deme kızım kitapta okudum" diyor. televizyonda da nerde abuk subuk dini sohbet varsa bulup izliyor.

çok fazla ibadet etmesi kendi tercihidir diye hiçbir şey demiyorum ama dünyaya bakışı, olayları yorumlaması da çok değişti.

olumsuz bir şey olursa "bu neyin cezası" ya da "bu bir sınav, sabır göstermeliyiz". çok zorlandığım bir ders var diyelim, "sen allah'tan yardım iste, o kolaylık gösterir". karar vermekte zorlandığım bir durum varsa, "iki rekat namaz kıl, rüyaya yat. allah sana hayırlısını gösterir"

geçen sene bir gün başı çok ağrıyormuş. namaz kılayım, "öleceksem de secdede öleyim" demiş ve namazda bayılmış. kardeşim eve gelip annemi bulunca ambulans çağırdı da öyle kurtuldu. doğalgazdan zehirlenmiş meğer.

yani hangi birini anlatayım bilmiyorum ki. kızsam olmuyor, anlatsam anlamıyor. fazla eleştirince "senin imanın çok zayıfladı" diye kızıyor bana.

hiç sosyal hayatı yok. ölmeden mezara girdi desem yeridir. üniversite mezunu ve 30 yıl çalışmış bir kadın. bir sendikaya ya da derneğe üye ol, sosyal sorumluluk projelerine katıl diyorum. çok anlamsız buluyor. madem hayatının odağına dini koyacak, acaba mevlevi tarikatına falan mı yönlendirsem diye düşünüyorum. en azından tasavvufu öğrenir, hurafelerden uzak durur. yoksa kendi beynini yiyip bitirecek. ne yapmak lazım?
0
sanxis
(22.09.14)
Annen kaç yaşında ? ve nasıl ilk bulaştı bu işlere yoğunlaştı ?
arkadaş çevresi mi değişti ?bir komşu mu önerdi o da uydu ?
geçmiş yıllarda benim annem de biraz abartmıştı sonra ona interneti öğrettim . bir notebook verip eline google ile tanıştırdım .
dedim ne ararsan onu bulursun.
sonra baktım herşeyin abartısından vazgeçmiş makul duzeyde okuyor inceliyor guruplar kurmuş tartışıyor.
sana da öneririm .
0
devilone
(22.09.14)
annem de benzeri.
samanyolu tv'deki beyazbaşörtülü anneanneler gibi. her şeye şefkat gösterip boynunu büken, her şey allahtandır diyen bir tip. ama daha fazlası sizdekinden. sürekli kuran okuyan, okutan, evde tv açınca "bu saçma sapan şeyleri açaçğınıza kuran açın deyip hacı kanalı açan, arapça konuşulan şeyleri kutsal gören, bizlere de baskı uygulayan biri. neyse ki ailemle beraber yaşamıyorum. -tatillerde bile evde fazla olmamamın sebebplerinden biri-


annemin sosyal bir hayatı yoktu. zaten ilçede yaşıyorduk. o sebeple her sabah mahalle camisineki mukabelelere ya da kuran kursuna giderdi. sanırım oralarda verilenler\öğretilenler bu hale getiriyor. anneniz de öyle yerlere, kuran kursuna, bir cemaate falan gitmiş miydi?

sizinki yine size fazla karışmıyor gibi. erasmus ve interrail yapmış, uzunca bir seyahattan sonra eve döndüğümün ertesi günü "gavur yerlere gideceğine mekke'ye medine'ye gideydin ya, imanın zayıflamış senin, inancın azalmaya başlamış. gözümde nokta kadar değerin yok" diyebildi bana.

pek cevabım yok ama duyuruyu takipteyim. anormal bir şeyler var gibime geliyor.

diyanet denilen kurumdan da, cemaatlerden kaçtığım kadar kaçıyorum açıkçası. mevlevi tarikatı o kurumlara göre çok daha iyi bir yer oalrak görüyorum nacizane fikrimce.
0
dahinnotha
(22.09.14)
bu 'okuma günleri'ne falan gidiyor mu? bence komşularının/arkadaşlarının yönlendirmesi vardır mutlaka. o kişilerden uzaklaşmasını sağlamak çözim için başlangıç olabilir gibi. bir de bi eksiklik mi var hayatında? mutsuz mu? bişeyler istediği gibi gitmiyor mu? yani bundan medet ummasının sebebi ne? bir derdi ya da korkusu var bence. onu bulmanız lazım.
0
sheridans
(22.09.14)
annem de uzun yıllar evvel benzer bir değişim geçirdi.

önceleri düz dinciyken sonra kuranın okuması/okutulması/tefsir ve arapçaya sardı. çeşitli evlere, cemaatimsi (ama daha ufak, kadınlardan oluşan) sosyal gruplara falan gitmeye başladı. televizyon izlemez, her söylenene inanmaz, araştırır, deli gibi okur, hayat için mücadele eder, çok aktif bir kadındır, arkadaş grubunun lideridir falan ama sonuçta ağır dinci ve muhafazakardır. neyse ki kuran derslerinin yanı sıra son birkaç yıldır ücretli arapça ders de veriyor artık, en azından ek gelir kapısı oldu.

yapacak bir şey mi var? ne yazık ki yok. ağır müslüman bir ebeveynle yaşamanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. artık yaşantımıza müdahale etmediği müddetçe dokunmuyoruz. o da alıştı artık zaten. öyle bir baskıda bulunmuyor. epey uzun sürse de hiçbir işe yaramadığını anladı. bir de hoca falan diyorlar artık. kişisel tatminini de yaşıyor. sonuçta herkes mutlu. umarım rayına girer sizin aile de. dinle ilgili bile olsa herhangi bir şeye kanalize olması lazım. yoksa sadece ibadet edeyim oturayım ev işi yapayım geri kalan ne varsa allaha bırakayım derse kafayı cozurtabilir.
0
sir gawain
(22.09.14)
yetişkin bir insan olduğuna göre annenizin kendi inandığı doğrular yönünde yaşaması bana yanlış gelmedi açıkçası.
ancak, kendini dine adamış olması her şeyi doğru anlayacağı anlamına gelmez tabi. bir arkadaşımın ailesi de büyük depremde kendilerini, çocuklarını evden çıkaracaklarına namaz kılıp dua etmeye başlamışlar. Rasyonel düşünceye ne kadar aykırı olduğu ortada ama dine de uygunluğundan şüpheliyim.
Çok üzerine gitmeyin ama bu gibi tehlikeli hareketlere karşı uyarın bence. olmazsa sözüne güveneceği bir hoca falan bulun bilemedim.
0
chavezding
(22.09.14)
Hiçbir cemaate kuran kursuna falan gitmiyor. Parası olsa kesin giderdi ama bağış falan istiyorlarmis sürekli. Para veremeyenlerden pasta borek yapmasını istiyorlarmis. "Param yok, pasta börek yapmaya da halim yok" diyor. En azından hala biraz mantıklı olabiliyor diye seviniyorum.

Çok mutsuz olduğunu görebiliyorum. Bir kere zorla psikologa götürdüm. bir daha gitmedi. O kadar para vermek sacmalikmis. Nasil goturebilirim bilmiyorum.
0
🌸sanxis
(22.09.14)
Yakın bir tanıdığımızda yaşadık benzer durumu. Normal davransaydı karışmaman gerektiğini düşünürdüm ama bu son bayılma olayı sıkıntı gerçekten.

Bahsettiğim insanın annesi de psikolog yardımını para yüzünden istememişti çocuk üniversitelerin gönüllü yardımları vs gibi bir şey uydurmuştu ve para verdiklerini gizlemişti annesinden. Bilmiyorum ne kadar doğru olur ama böyle bir şey deneyebilirsin bunun için. Yardım almanız şart diye düşünüyorum çünkü bir süre sonra iyice zor ciddi bir boyuta varabiliyor bu durum.
0
april12th
(22.09.14)
öncelikle benim annem değişim yaşamadı zaten dindardı hala dindar biz hep namaz saatine -oruç zamanına göre ayarlarız onunla olan işimizi gücümüzü bu zor birşey değil insan annesine saygı duymalı hem. Çatıştığımız şeyler de olur ama genel olarak saygı içinde geçiniriz kendisi ilmihal de okur, kuran da okur, başka kitap da okur biz alırız bazen bazen o duyar ister ayşe kulin filan da mı okumz mesela annen? kadınlar sever genelde onun kitaplarını. ve en önemlisi benimki sürekli meşgul hep yoğun. ki benim annem ev hanımı ilkokul mezunu ama nerdeyse her evladıyla bi üniversite okudu annelerde heves/merak en önemli faktör :). bu kadının hiç mi bişeye hevesi yok? bir de anlaşılan bilmem ne ayı dediğine göre muhtemelen dini bilgilerini biraz zayıf yoksa o şevvaldir muhtemelen (ramazandan sonraki ay) bilmiyorsan öğrenecek yanlışı düzelteceksin, annen kıymetliyse tabi. aaa ben hoşlanmıyorum niye böle yapıyo yapmasın demekle olmaz. şu anki tarzınla sen direk dini eleştirmiş annene negatif yaklaşmış, zayıf inançlı oluyorsun kadın da seni dinlemez. ben süper müslüman değilim ama ailede benim kadar fıkıh ilmihal tecvid vs bilen yoktur :p kadın gelir sorar. hiç kafasını bulandırmaz illa bi cevap buluruz sorusuna.
annen 30 sene çalışmış, üniversite bitirmiş..anlamadım nasıl parası yok -emekli değil mi? nasıl sosyal ortamı yok? bizim ev hanımı hatunların 3er 5er günü var bunların bazısı kahvaltılı bazısı şehirdışı. bi sene dil kursuna gidiyor bi sene el işi kursuna gidiyor filan. bunlar çok para isteyen şeyler değil. belediyelerin bi sürü kursu var.
benim anladığım bu kadın yalnız, aktivitesi yok, parası yok yaş da biraz ilerleyince zaten dini faaliyet artar o iyice kendini bunlara vermiş. siz de iyice boş bırakmışsınız kadını...
bence eleştirmeden yaklaşmalısınız anne gel şunu yapalım demelisiniz baban demeli --bizimkiler 50 yaşına kadar başbaşa tatile gitmiş değillerdi son 5 yıldır gidiyorlar mutlular vb. Müslüman bir kadının ibadetini yapması son derece normal... Siz sadece takip edeceksiniz mantık dışı şeyler yapıyorsa, türbelerden tekkelerden medet umuyor başka herşeyi sallıyor hale geldiyse bilgi olarak sağlam temellere oturmasını sağlayacaksınız ve tekraren kusura bakmayın bu kadını bu kadar boş bırakmayacaktınız.
0
niye ama
(22.09.14)
Youtube' dan Yaşar Nuri videoları açın ve bir şekilde onun da dinlemesini sağlayın, direkt siz yönlendirmeyin, bırakın o dinleyip ilgi duysun. Aynı şekilde onun kitaplarını da alıp hediye edebilirsiniz.

Yalnız (bkz: Carrie) filmi gibi olmuş, bu tür bir değişimi ne kadar erken yaparsanız o kadar iyi.

Değişimden kastım, gerçek Kur' an inancı ile o hurafelerin yazılı olduğu kitaplara inanç farkı.
0
pozzecco
(22.09.14)
+1 pozzecco tam bunu diyecektim, madem illa kendimi dini vereceğim diyor Yaşar Nuri Öztürk tipi laik müslüman olsun bari de beyni yanmasın iyice.
0
i was made for you
(22.09.14)
(9)

manyak miyim?

saçdemeti
Bi mekanda falan otururken etrafimdaki cok fazla gulen insanlara asiri sinir oluyorum. ozellikle gulen kisi(ler) kizsa ve bikac kisilik bi grup icindelerse. Anormal bi durum mu bu, var mi sizde de boyle bi sey? Yoksa ben manyak miyim?
Bi mekanda falan otururken etrafimdaki cok fazla gulen insanlara asiri sinir oluyorum. ozellikle gulen kisi(ler) kizsa ve bikac kisilik bi grup icindelerse. Anormal bi durum mu bu, var mi sizde de boyle bi sey? Yoksa ben manyak miyim?
0
saçdemeti
(22.09.14)
eğlenmeyi bilmeyen insanlar var evet. genellikle o tür kafeler öğrencilerin yoğunlukta olduğu yerler oluyor. hemen kaçıyoruz öyle yerlerden.
0
fukka
(22.09.14)
Sosyofobik biriysen kendin rahatça gülemediğin için batıyor olabilirler. Tabi ayarsızları ya da attention whore dediğimiz tipleri kimse sevmez, o ayrı.
0
arnold schwarzeneger
(22.09.14)
kıskanç bir eziksin.
0
baldur2
(22.09.14)
çok gürültülü değilse sıkıntı yok
0
rock n roll
(22.09.14)
Hic durmadan araliksiz guluyorlarsa biraz rahatsiz olurum. Cok takilmam ama.
0
delifaruk
(22.09.14)
Manyaksin
0
KadifeDevrim
(22.09.14)
bence gülmede sıkıntı yok da ''aşırı '' yüksek sesle konuşan kişilere ben de gıcık oluyorum canlı yayın mübarek bütün mekan inliyor anlattıkları ile hani sanki herkesin masasında aynı anda sohbet ediyormuş gibi dün böyle kılın teki bütün beynimize etti mesela.
0
neferkitty
(22.09.14)
yoo gayet normal. aşırının aşırısı sesle kahkaha atan (bana göre anıran) ve bunu saatler boyu yapıp etraftaki insanları rahatsız eden insanlardan ben de nefret ediyorum. kadın erkek fark etmez.
0
harekatamiri
(22.09.14)
Gayet normalsiniz. Ben de genelde etrafta kişneyip duran ve diğer insanları rahatsız eden tipleri sevmiyorum. Böyle bir durumda o kişilere doğru aşağıdaki gibi bir bakış fırlatıyorum ve anında susuyorlar.

static.giantbomb.com
0
pozzecco
(22.09.14)
(11)

sinema, tv, oyun, resim tarihinin en tırsınç karakteri?

mayeskuel
sizce hangisi?
sizce hangisi?
0
mayeskuel
(21.09.14)
Freddy

gulyabani diye bir şey yoktur, olamaz.
Fakat olabilir de.
0
michael_knight
(22.09.14)
Malmotte (bkz: Clementine)
0
pozzecco
(22.09.14)
karakter değil de, voldemort'un hortkulukları çok korkunç bence. son kitaptakiler özellikle. gerçi bu edebiyat tarihi. evet.
0
snape i başından beri tanırım
(22.09.14)
slender man
0
sta
(22.09.14)
chucky.

üstüne tanımam, hala da hazzetmem kendisinden.
0
devilred
(22.09.14)
kesinlikle erol taş'ın sezercik'in babasını canlandırdığı karakter.
0
mrenton
(22.09.14)
Doom 3'deki bebek yüzlü yaratık; Cherub.
img4.wikia.nocookie.net
0
shejia
(22.09.14)
Çocukken Chucky'ydi. Hatta kızıl saçlı ve mavi gözlü, pilli bir bebeğim vardı. Sırf canlanırsa beni görmesin, kimseye saldıramasın diye tornavida ile gözlerini oymuştum. Yaş 10 yok, kafada dönen "Kör gözle bana saldırsa bile ben ondan hızlı davranıp ona saldırabilirim, o anneme yetişmeden ben boynunu kırabilirim"di. İyi psikopata bağlamamışım sonradan, temel fenaymış meğer.

Sonradan Michael Meyers'a döndü.

Gulyabaninin yeri de ayrı.
0
aychovsky
(22.09.14)
Twin peaks de bir adam vardı. Sanki dizi in de dışında gibiydi, en beklenmedik zamanlarda sahneye girip tırsıttırır, pislik içkicinin kumarcının tekiydi.
0
orhan tv
(22.09.14)
bildirgec.org
biri budur. yolculuk sırasında sırf bunu görmemek için gözümü kapatırdım küçükken.

bir diğeri wallpoper.com
ghostbusters atari oyununda vardı. tablo canlanırdı...

eskiden tırsınç gelenler bunlar.
0
bass solo take one
(22.09.14)
michael myers'tan korkardim epey. hala da saygi duyarim. cok guzel bir karakter. bir de ils'in sonundakilerden korkmustum. oyle seylerden korkarim zaten. basima gelirse ne yaparim filan diye dusunurum.

ayrica bass solo take one +1 korktum herifi gorunce yeminle. aklima gelmezdi hayatta onu soylemek. oyunu oynamadim ama filmde de korkardim o karpatyali heriften.
0
John Finn
(22.09.14)
(1)

Şu Mercedes'in modeli nedir?

dalessandro
http://youtu.be/jip1_4EtL2I?t=1m46s
0
dalessandro
(08.03.13)
pozzecco
(08.03.13)
(6)

Motor ısıtma konusunda yıllardır bana öğretilen yanlış mı?

ben alper kamu
http://c1303.hizliresim.com/17/1/km54c.jpgResime bakarsanız hemen yola çıkmamız gerekirmiş. Opel kullanım klavuzu. Bana yıllarca soğuk motorla hareket etme, aracı ısıt dediler. Hangisi doğru ola ki?
c1303.hizliresim.com

Resime bakarsanız hemen yola çıkmamız gerekirmiş. Opel kullanım klavuzu. Bana yıllarca soğuk motorla hareket etme, aracı ısıt dediler. Hangisi doğru ola ki?
0
ben alper kamu
(01.03.13)
uzun suredir bu isitmanin yanlis oldugu soyleniyor zaten.

cok abartmadan normal devirde hemen surmeye baslamak daha az zararli arac icin.
0
entrapmen
(01.03.13)
Eskiden jikle de vardi sogukta motoru calistirmak icin. Teknoloji ilerliyor, herhalde son 10 senede cikan araclarin hepsinde motoru calistirip isinana kadar dusuk devirle yol almak en dogrusu.
0
crown
(01.03.13)
soğuk motora devri yüklemek, şüphesiz ki akıllı işi değildir.
motor aşınması diye bişey var ya, işte o motor soğukken çok yüklenmekten oluyo
0
delfina
(01.03.13)
belki daha sık servise uğramanızı istiyorlar?
0
karlmarx
(01.03.13)
motor ilk birkaç devrini yaptığında yani saniyenin onda birinde yağlama sağlanır ve o ilk aşınma dediğiniz nokta geride kalır.

modern yağlar artık her ısı derecesinde neredeyse aynı vizkoziteyi ve yağlamayı sağlayabiliyorlar.

yani araç stop etmiyor ise çalıştırdıktan 5sn sonra hareket etmekte teknik olarak bir sakınca yok.

motorun ısınmasını beklediğiniz sürede epey yol alırsınız.
0
orpheus
(01.03.13)
Aracı çalıştırınca hemen yola çıkabilirsiniz ama araç ısınmadan yüksek devirli kullanmaya başlarsanız motorunuz yakın zamanda elden çıkar. Mantığı basit, esasında yağı ısıtıyorsunuz ve daha akışkan hale getiriyorsunuz. Motor ve yağ soğukken yüksek devir çevirirseniz yeterince yağlama yapılamaz ve araç yatak sarar.
0
pozzecco
(01.03.13)
(3)

l-carnitine hakkında 3-5 soru , lütfen kullananlar gelsin

sadun.net
l-carnitine hakkında 3-5 sorum var , kullanan arkadaşlar cevap verirse çok sevinirim;1) ne kadar zamandır kullanıyorsunuz?2) faydasını 10 üzerinden değerlendirir misiniz?3) sıvı mı tablet mi kullanıyorsunuz?4) marka?5) nerden alıyorsunuz?6) fiyat?teşekkürler.
l-carnitine hakkında 3-5 sorum var , kullanan arkadaşlar cevap verirse çok sevinirim;

1) ne kadar zamandır kullanıyorsunuz?
2) faydasını 10 üzerinden değerlendirir misiniz?
3) sıvı mı tablet mi kullanıyorsunuz?
4) marka?
5) nerden alıyorsunuz?
6) fiyat?

teşekkürler.
0
sadun.net
(07.02.13)
1) Geçmiş 10 yılda 4-5 defa kullanmışımdır.
2) Bilimsel araştırmalara göre faydası var, ancak düzgün bir kardio antrenmanı ile birlikte alındığında.
3) İki türden de kullandım. Tabletin kâfi olduğunu düşünüyorum. Emilim açısından zamanında alınırsa tabletin bir sıkıntısı yok, sıvı ile aynı etkide.
4) Weider, Universal, BSN, Optimum iyidir
5) Ben www.gym-market.com 'dan alışveriş yaparım yaklaşık 10 yıldır
6) Markasına ve türüne göre değişken.
0
hiko seijuro
(07.02.13)
spora birlikte gittigim arkadasim kullaniyor. herseyini bildigim icin cevaplamakta sakinca gormedim.

1- 2 ay kullandi.
2- her halukarda kilo veriyordu (kardio) ama bu sureci biraz daha hizlandirdi sanirim, ama kesin olan birsey var enerji veriyor.
3- tablet
4- ultimate nutrition
5- www.naturalspor.com
6- fiyatlar mevcut zaten sitede.
0
sabirstone
(07.02.13)
Ekleme yapayım; bütçe konusunda sıkıntı olursa herhangi bir eczaneden "Carnitene" alabilirsiniz. İçerik aynı; fiyat da 10 tablet için 9 lira gibi bir şeydi.
0
pozzecco
(07.02.13)
(2)

araba hastaları buraya

sipsi
merhabalar,böyle mazda 323 eski seri gibi göz kırpan farları olan bir araba almaya karar verdim. ama benzer modeller aratamıyorum. tavsiyesi olan var mı? şu ekteki gibi olsun farları.evet, arabanın en çok farlarına taktım. oeh!
merhabalar,

böyle mazda 323 eski seri gibi göz kırpan farları olan bir araba almaya karar verdim. ama benzer modeller aratamıyorum. tavsiyesi olan var mı?

şu ekteki gibi olsun farları.

evet, arabanın en çok farlarına taktım. oeh!
0
sipsi
(13.01.13)
Çok fazla seçeneğiniz olmadığını belirtmek gerek bu konuda. Aklıma gelen örnekler 88-90 Toyota Celica, 94 Nissan 200 ZX, MX5 Miata, Lamborghini Diablo, Ferrari F40, Ferrari F355, Mazda Rx-7, 1970 Dodge Charger vs.

"Folding headlights" şeklinde bir arama yapabilirsiniz.
0
pozzecco
(13.01.13)
mazda mx-5
nissan 180/200 sx
toyota supra(a70)
0
heritage
(13.01.13)
(2)

World of tanks oynayanlar ??

Bodyguard-cBs
ilginçtir ki oyunu çok ama çok begendım.. iş arkadaslarım akrabalarım teknolojıyle azıcık ilgili olanlar bile oyuna bagımlı oldu. bızden baska oynayan var mıdır burda varsa klana davet edecegım bana mesaj yoluyla ulasın Oyunu bilmeyenler yüklemek gerekiyor 4 gb bakıyım cıkıyım olayı yapılmıyor ama n
ilginçtir ki oyunu çok ama çok begendım.. iş arkadaslarım akrabalarım teknolojıyle azıcık ilgili olanlar bile oyuna bagımlı oldu. bızden baska oynayan var mıdır burda varsa klana davet edecegım bana mesaj yoluyla ulasın

Oyunu bilmeyenler yüklemek gerekiyor 4 gb bakıyım cıkıyım olayı yapılmıyor ama niyeti olanlar için soyleyeyım cok ama cok guzel
0
Bodyguard-cBs
(27.12.12)
kv 1 im var :)
0
umutxtr
(28.12.12)
yaşasın işsizlik ! obj 261, IS-4, AMX50B sahibiyim. Bir ingiliz klanında her hafta klan savaşlarına katılıyoruz.
0
pozzecco
(17.02.13)
(5)

5 milyar civarı lpg'li taunus alınır mı?

onursensoz
onun yerine bu daha mantıklı gibi cevaplar yerine. şundan şundan alınmaz çünkü şöyle tehlikeli gibi cevaplar bekliyorum bilenlerinden çünkü alacağımdan değil merakımdan soruyorum:) sürekli çok takla atar bu araba gibi şeyler duydum. lpg li olması diğer lpg li arabalara göre nasıl farklı sıkıntı yara
onun yerine bu daha mantıklı gibi cevaplar yerine. şundan şundan alınmaz çünkü şöyle tehlikeli gibi cevaplar bekliyorum bilenlerinden çünkü alacağımdan değil merakımdan soruyorum:) sürekli çok takla atar bu araba gibi şeyler duydum. lpg li olması diğer lpg li arabalara göre nasıl farklı sıkıntı yaratabilir. sonuçta her lpg li arabanın kaza yapma ihtimali var. umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi.
0
onursensoz
(25.09.12)
lpg ucuz diye az yakar zannetme, çok para verirsin yakıta.
0
mtrsykl
(25.09.12)
@mtrsykl anladım. fiyatları o yüzden mi bu kadar aşağıda bu arabanın.
0
🌸onursensoz
(25.09.12)
onun yerine lpg'li temizinden 92-93 broadway al. çok daha memnun kalırsın.
0
elalemin derdi
(25.09.12)
Taunus' ların en kötü özelliği direksiyonlarının çok ağır olmasıdır. Yalnızca bu özellik bile arabanın kullanımını epey zorlaştırıyor. öte yandan zaten 2.0 lt - 90 hp lik eski bir motor, lpg den sonra iyice güç kaybı yaşayacaktır.
0
pozzecco
(25.09.12)
broadway zor o fiyata, spring belki.
0
otebostan
(25.09.12)
(17)

Evlilik hakkında... Gerçekten gerekli mi ?

pozzecco
Merhabalar gönül dostlarım... Esasında soruyu başlıkta sordum ama biraz daha açmam gerekli. Son zamanlarda yakın çevremdeki herkes evleniyor ve tahmin edebileceğiniz gibi Facebook' ta boy boy "Evlendik / Mutluyuz / Balayımız için Paris' teyiz / Ay ne kadar heyecanlıyız" temalı fotoğraf albümlerinden
Merhabalar gönül dostlarım... Esasında soruyu başlıkta sordum ama biraz daha açmam gerekli. Son zamanlarda yakın çevremdeki herkes evleniyor ve tahmin edebileceğiniz gibi Facebook' ta boy boy "Evlendik / Mutluyuz / Balayımız için Paris' teyiz / Ay ne kadar heyecanlıyız" temalı fotoğraf albümlerinden geçilmiyor. Bir zamanlar lisede "acaba aramızdan ilk kim evlenecek" gibi soruları tartışırken şimdi "en son kim evlenecek" gibi şeyler konuşuluyor. Ben hayatım boyunca bunun yakınında bile değildim ve şimdi "acaba bende mi bir tuhaflık var" gibi bir düşünce içindeyim. 30 yaşındayım, tek çocuğum ve son 10 yıldır yalnız yaşıyorum. Evdeki her şeyi tamir edebiliyorum, ev işlerini halledebiliyorum, bir tek çamaşır makinesine uzaylı gibi bakıyorum ama pamuklu programı / 40 derece / 1000 devir sıkma ile hemen hemen her şeyin yıkanabildiğini keşfettim. Kazandığım parayı tek başıma harcamayı seviyorum; iyi bir müzik sistemim var, geceleri online oyun oynuyorum ve maç seyrediyorum. Bunlar beni mutlu ediyor ve ciddi anlamda hiçbir şeyin eksikliğini hissetmiyorum. Bugüne kadar çok zor günler yaşadığım da oldu ve belki tek çocuk olmanın getirdiği bir anlayış ile her sorunu kendi içimde çözümlemeyi başardım. Sağlıklı bir arkadaş çevrem ve aile yapım oldu; sevgisizlik ya da fazla ilgi/sevgi görmedim. Normal olmayan bir şey yoktu. Bir çok kız arkadaşım oldu ama geri dönüp baktığım zaman bunun etkisi kıskançlık / huzursuzluk / mutsuzluk üçgeni içindeki herhangi bir nokta idi. Gerçekten çok sevdiğim ve iki yıl süren uzun bir ilişkinin tek getirisi ise hüzünden başka bir şey değildi.

Ben kendime kendi iç huzurumu önplanda tutan, basit ve küçük şeylerden mutlu olabileceğim bir hayat kurma yolunu seçtim ve insanlar bunu pek fazla anlamıyor. Onlara gerçi üstteki paragrafta yazdığım kadar detaylı açıklama imkanım olmadı, dolayısı ile düşüncelerimin anlaşılabilirliği konusunda o yüzden onların açısından çok emin değilim. Ama -okumaktan sıkılmadıysanız- sizin bu konuda bir fikriniz var ve bu fikrinizi merak ediyorum.

En iyi ihtimalle, evlensem bile çocuğumun 4-5 yıl sonra olacağı varsayımı ile 10-45 / 20-55 / 30-65 gibi bir kuşak farkımız olacak; öte yandan 40 yaşımda iken, bir alışveriş merkezine gidince bağırıp çağıran bir çocuğu zaptetmeye çalışacağım. Hayatımın belki en verimli döneminde bir kadının dırdırı ile, kıskançlık krizleri ile uğraşacağım. Mutlu ve huzurlu yaşadığım, dingin bir evde sürekli bir koşuşturma olacak.

Bazı futbolcular için "evlenince disipline girdi" gibi söylemler kullanılır; benim hayatım gayet disiplinli mesela.

Aranızda, evlenmeden önce benim gibi hissedip şu an "ya öyle şeyler düşünülür ama hiç merak etme, işler düşündüğün gibi değil" diyebilecek olan birileri var mı ? Ya da evliliğin; yalnızken mutlu olan birini daha mutlu edebileceğini düşünen birileri...

Merak ediyorum; sosyal kaygılar ve aile kurma içgüdüsü dışında, evlilik gerçekten gerekli mi ? Sizler ne düşünüyorsunuz ?
0
pozzecco
(25.09.12)
gerekli.
0
basond
(25.09.12)
5-6 yıl daha bekle..sonra evlen.
0
soljenitsin
(25.09.12)
Bana hep yaşlandığında içinde bir ukte kalacakmış gibi geliyor.
0
roket adam
(25.09.12)
10 yildir yalniz yasadiktan sonra evlilik seni cok buyuk ihtimalle daha mutlu etmeyecektir ve hatta daha huzursuz, rahatsiz etme ihtimalinin yuksek oldugunu soylemeliyim.
0
ritsos
(25.09.12)
ben evliliği ve çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum.kağıda atılan bi imza benim için önemli değil.yani çok gereksiz bişey.ama rica ediyorum illaki evlenecekseniz bile lütfen çocuk yapmayın :)
0
rock n roll
(25.09.12)
ben de dun gece dusundum bunu icerken.

su anda cocugum olmasini cok isterdim mesela. boyle havada hop hop yapayim, burnumu tutsun, gulsun, hayatta en fazla babasina guvensin; bunlar cok guzel de, acayip buyuk bir sorumluluk. kaldi ki, hayatimin sonuna kadar beraber yasayacagimi dusundugum bir kadin olacagina da inanmiyorum su an icin.

26/m/ankara :D

edit: son cumleyi "kaldi ki, hayatimin sonuna kadar beraber yasamak isteyecegimi dusundugum bir kadin olacagina da inanmiyorum su an icin." seklinde degistirirsem daha iyi ifade etmis olurum kendimi.
0
osuruklu
(25.09.12)
şunu okumanı tavsiye ederim
www.eksisozluk.com
0
izaleisuyuu
(25.09.12)
kuşak farkı
bağırıp çağıran bir çocuk
kadın dırdırı
kıskançlık krizleri
sürekli bir koşuşturma...

evlilige ve cocuga su anda bu gozle bakiyosun. kendi kendine yetiyosan, soyunu devam ettirmek gibi bi derdin yoksa, yeterli bencillik seviyesine ulasmissin demektir. su siralarda evlensen ve yukarida saydiklarinin biri bile gerceklesse, "hay akilsiz basim!" deme ihtimalin yuksek. ayrica, henuz dogmamis bir cocuk olarak, daha beni tanimadan, beni, "alışveriş merkezine gidince bağırıp çağıran ve zaptedilmesi gereken bir çocuk" diye tanimlayan bir babam olsun istemezdim dogrusu.

kendini de "yalnızken mutlu olan biri" olarak tanimliyorsun.

kendini "yalnızken mutsuz olan biri" olarak tanimlayacagin gun gelene kadar evlenme. oyle bir gun hic gelmeyebilir. ama gelebilir de...

ama bencil oldugunu goz onunde bulundurarak bir hatirlatma: istatistikler, evlilerin daha uzun yasadigini gosteriyor. bu senin icin bir anlam ifade ediyorsa tabii...
0
compadrito
(25.09.12)
@ basond / sağolun.

@ soljenitsin / 5-6 sonra durum daha da kronik hale gelebilir bence, yani bu karar 32-33 ten sonrasına sarkarsa gerçekten problem büyüyecektir.

@ roket adam / beni düşündüren tek nokta bu. 60 yaşında iken bir gün "ya bir çocuğum olsaydı keşke" demek ürkütüyor bazen, ne yalan söyleyeyim...

@ ritsos / aynı düşüncedeyim. işte bir anti-tez çıkar mı / yanlış mı yapıyorum acaba diye sorma gereği hissettim.

@ gece kelebeği / sağolun ama cevabım hayır. Ama kesinlikle evlilik teklifi alan erkekler bunu olumlu yönde cevaplamaya meyilli olacaktır, şanslısınız.

@ rock n roll / Esasında gen havuzuna pozitif katkı yapacağımı düşünüyorum genel olarak. Kağıda atılan imza konusunda ise, yine bir çeşit bürokratik işlemin olması gerektiği kanaatindeyim.

@ osuruklu / çocuk sahibi olmak güzel bir şey aslında ama büyüyene kadar epey bir enerji götürüyor gibime geliyor. Doğrusu kendimi "baba" olarak göremiyorum. Daha komiği var, ortaokulda "at" yaptığımız; yani ağzına mendil geçirip üstüne oturduğumuz bir arkadaşımız vardı. Şimdi genel cerrah olmuş ve bir çocuğu var, facebook daki resimlerini görünce ciddi bir beyin sarsıntısı geçirdim.

@ izaleyisuyuu / harika bir yazıymış, teşekkür ederim.

@ compadrito / bildiğim kadarıyla bebekler şu şekilde dünyaya gelmiyor; www.youtube.com . Dolayısıyla olayı duygusallıktan uzak ele aldığımı düşünmeniz doğal, lakin ben daha gerçekçi ve somut yanlarını ortaya koymaya ve özellikle belli bir yaştan sonra oluşacak negatif etkilere odaklanarak yazdım. Algıda seçicilik gibi düşünebilirsiniz, zaten bir anlamda evlilik hakkındaki düşüncemin yansıması bu. Olumsuz tarafların belli bir noktadan sonra daha çok göze batması. Bencil olduğumu, ya da herkeste biraz olması gerektiğini düşündüğüm otonom bir bencillikten daha fazlasına sahip olduğumu pek kabul etmiyorum.
0
🌸pozzecco
(25.09.12)
cinsiyeti yaymak kötülüklerin en affedilmezidir. içinde bulunduğun buhranı bir başka yaratığa bulaştırmaktan daha sadistik bir şey olabilir mi? evlenme, çocuk yapma ve sadece yaşa. tabii bence.
0
ziggypop
(25.09.12)
herkes zaten genlerine çok güveniyo da sorun o değil.şu dünyaya çocuk getirmeyin.yazık şu çocuklara ya valla çok acıyorum ya
0
rock n roll
(25.09.12)
@ ziggypop / Bir buhran içinde değilim bence; yalnızca toplumda dayatılan belli bir "evlenmek gerek artık" düşüncesinin, "yalnızlık konusunda herhangi bir sıkıntısı olmayan" birisi için de açıklanması gerektiğini düşündüm. Her fikre açığım ve zaten belli bir ikilemde olduğum için bu soruyu sordum. "Cinsiyeti yayma" konusunu pek anlayamadım ve kimseye bir kötülük yaptığımı sanmıyorum. En azından ekşi duyuru' yu okuyup evlenmekten soğuyacak birisi varsa bence bu onların kendi irade sorunudur.

@ rock n roll / Evlilik hakkındaki düşüncelerimden sonra "çocuk düşmanı" imişim gibi bir hava oluşması biraz tatsız oldu bence. Çocuğum olduğu zaman kırbaçlayacağımı falan düşünmüyorsunuz değil mi ? Bilakis çocukların, kendilerine ilgi ve şefkat gösterilen sağlıklı bir aile ortamında büyümesi gerektiğini ve çocuk eğitiminin çok ciddi sorumluluklar içeren bir görev olduğunu düşünüyorum. Tavşan gibi yavrulayıp çocuklarını umursamayan bir ebeveyn adayı olmaya en uzak kişiyim bu bağlamda.

// rock n roll' un mesajı üzerine edit: kendisini yanlış anlamışım. Kusura bakmasın. Cevapları ve cevaplarınız için teşekkür ederim.
0
🌸pozzecco
(25.09.12)
bence gerekli değil. evli çiftlerin bikaç seneden sonra birbirini sevmediklerini düşünüyorum. birey olamamış, kendi iç huzurunu bulamamış insanlar zaten hayatlarında bir dönemeç olarak gördükleri evlilikte de bir süre sonra mutsuz oluyor. ama bir ilişkinin illa hüzün getireceğini de düşünmüyorum.
0
meriadoc
(25.09.12)
merhaba.
bence de gerekli değil.
21 yaşındayım büyüyünce sizin gibi olmak istiyorum.
0
cileklikusmuk
(25.09.12)
Lakin şöyle bir anket var, belki alakalıdır.

sites.eksiduyuru.com
0
clark sehir
(26.09.12)
Gerekli değil. Mevcut düzeninizi muhafaza edin ve gidebildiği yere kadar gidin. Belki 10 yıl sonra çok daha farklı düşüneceksiniz, belki 10 yıl sonra gerçekten bir kadını/gerçek bir kadını seveceksiniz, huzuru onda bulacaksınız ve ömrünüzün sonunu onunla getirmek isteyeceksiniz. Yani belki kendiliğinizden o kadınla aynı evin içinde yaşam sürmeyi dileyeceksiniz. Olmayan şeyler değil bunlar. Çocuk/yaş farkı konusuna gelince; -Türkiye'de yaşadığınızı varsayarak- böyle bir hayata, bu şartlara gelmese daha iyi gibi sanki, bilemedim.
0
635453
(01.10.12)
evlilik millet çenesini kapatsın, diye lazım olabilir de... sizin kadın ve erkek ilişkilerine dair pek menfi önyargılarınız olduğunu düşünüyorum. zannettiğim gibiyse, kendinizi haklı çıkaracak ilşkiler kurup, "kendini doğrulayan kehanet"lere mahkum olabilirsiniz...
0
firuz
(01.10.12)
(7)

navigasyon cihazı

sanal uyku
hangisi iyidir?bütçe: 250-400 tl arası.
hangisi iyidir?

bütçe: 250-400 tl arası.
0
sanal uyku
(17.09.12)
garmin ya da varsa haritasi navigon olan biri
0
pollyx
(17.09.12)
tomtom iyidir
0
walkingdeath
(17.09.12)
Garmin ya da Magellan.
0
pozzecco
(17.09.12)
herkes farklı bir şey diyor ya :)

www.hepsiburada.com

bu nasıldır bu arada?
0
🌸sanal uyku
(17.09.12)
aletin hangi navigasyon yazilimini hangi haritayi kullandigi tercihinizi degistirecek öncelikli madde olmali.. basarsoft kullanan bir navi, ya da navigon kullanan bir navi tercih etmenizi öneririm..
0
pollyx
(17.09.12)
verdiğim linkteki başarsoft kullanıyor. donanım özelliklerine bakınca da çok güzel duruyor. ama next nasıldır, bu modeli nasıldır fikrim yok pek. bir de uyduya bağlanma hızı da önemli tabi. bu model nasıl onu da bilmiyorum hiç, internette o konuda yavaş kalıyor falan yazanlar olmuş.
0
🌸sanal uyku
(17.09.12)
garmini rodop daglarindan otomobille gecerken kullandim.. ayni anda iphone'un navigasyonu da acikti.. iphone zaman zaman gps sinyalini kaybetti ancak garminde en kücük kopma olmadi.. cihaz sadece ilk acildiginda gps sinyalini bulmak icin zaman gecer.. atiyorum türkiyeden almanyaya ucakla gidersiniz ve alaeti türkiyede kapatip almanyada acarsiniz.. iste o zaman 5 hatta konumunuza göre belki 10 dk sürer bu ancak ondan sonra acip kapattiginizda birkac saniye icinde sinyali bulacaktir.. bilindik markalara yönelmenizde yarar var.. tomtom ya da garmin iyidir..
ya da 400 liraya bir iphoen 3gs alin onu kullanin navigasyon aleti olarak.. arada internete girersiniz hem..
0
pollyx
(17.09.12)
(5)

eski trt dizisi

invicta
selam dostlaryaşı kemale ermiş arkadaşlar bilecektir. eskiden trt de yayınlanan bir dizi soracağım. elmas hırsızlarını yakalayan dedektifler falan hatırlıyorum elmaslarla ilgiliydi dizi hep. hatırlayan var mı acaba? bi buldursanız be, hadi be.
selam dostlar


yaşı kemale ermiş arkadaşlar bilecektir. eskiden trt de yayınlanan bir dizi soracağım. elmas hırsızlarını yakalayan dedektifler falan hatırlıyorum elmaslarla ilgiliydi dizi hep. hatırlayan var mı acaba? bi buldursanız be, hadi be.
0
invicta
(14.09.12)
(bkz: relic hunter) olabilir.
0
ready2strike
(14.09.12)
@ready2strike hayır 80 lerde ya da 90'ların başındaydı söylediğim dizi. o yüzden yaşı kemale ermiş arkadaşlar demiştim:)
0
🌸invicta
(14.09.12)
bu link derde derman olabilir o zaman:
tr.wikipedia.org
0
ready2strike
(14.09.12)
@ready2strike bak bu güzelmiş:) burdan deneye deneye bakıcaz artık teşekkürler.
0
🌸invicta
(14.09.12)
Şunun gibi bir şey olabilir mi ? www.youtube.com


Square one adlı bir program yayınlanırdı ve orada iki tane dedektif vardı.
0
pozzecco
(14.09.12)
(11)

master'a kaç yaşında başladınız, kaçta bitti?

roket adam
soru açık. teşekkür ederim katılanlara.
soru açık. teşekkür ederim katılanlara.
0
roket adam
(12.09.12)
23-25
1. sene dersler
2. sene tez
0
fauxhumanitas
(12.09.12)
24-26

ilk sınıfta dersler vardı, ancak matematik'te istediğim hocadan kontenjan dolduğu için ikinci senenin ilk döneminde hallettim, ayrıca bir dersimi de yükseltmeye aldım. bu arada tezimi de 1. sınıfın birinci dönemi biter bitmez başladım ama resmi olarak 2. sınıfta başlar.

bu arada lisanstan 23 yaşında mezun oldum, arada bir seneye yakın çalıştım.
0
pasp
(12.09.12)
21-24

benim tez projesinde zibilyon tane sıkıntı çıkınca, hocam da sağolsun çok geniş biri olduğundan 4 sene sürdü yl. Allah'tan atılma kalktı o aralarda, boşa kürek çekmemiş olduk.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(12.09.12)
ilki 21, bitmedi.

ikincisi 26, 28'de bitmesini umuyorum.
0
devilred
(12.09.12)
21-23
0
pozzecco
(12.09.12)
23'te başladım, 25'te atıldım :)
0
kül
(12.09.12)
24'te başladım, 26'da bitecek (bu kafayla zor ama). 25'im şu anda evet.
0
infernal majesty
(12.09.12)
29da başladım. 31de bitecek inşallah.
0
euteamo
(12.09.12)
22 - 41 ( hala devam ediyor, afla döndüm. azimliyim :)
0
trocero
(12.09.12)
25-28
0
konusan balta
(12.09.12)
24 yaşında (2003) başladım, 28 yaşında (2007) bitti. tez için 1 yıl uzatma aldım, bir de devam ederken dondurup kısa dönem askere gittim.
0
kibritsuyu
(12.09.12)
(5)

Araba yolda kalınca napıyoruz?

no christ requiress
Ilgili mercilere telefonla haber veriyoruz evet ama sormak istedigim sey su; araba yolda kalinca kaputu acip bir seylere bakar ya insanlar. Abi neye bakiliyor? Ne gibi seyler yapiliyor?Araba cahiline yapilmasi/kontrol edilmesi gereken basic adimlari anlatabilir misiniz?
Ilgili mercilere telefonla haber veriyoruz evet ama sormak istedigim sey su; araba yolda kalinca kaputu acip bir seylere bakar ya insanlar. Abi neye bakiliyor? Ne gibi seyler yapiliyor?

Araba cahiline yapilmasi/kontrol edilmesi gereken basic adimlari anlatabilir misiniz?
0
no christ requiress
(26.08.12)
eger arabadan fazla anlamayan birisiyse kablolar cikmis mi diye kontrol edilir, arabanin yag seviyesine su seviyesine bakilir.

en olmadi ' ne oldu buna yahu' diye meraktan bakilir :)
0
fakyoras
(26.08.12)
duruma gore degisir.

lpg'nin isigi yanmiyordur, akuden aldigi ground'u kontrol ederim.

normal normal yururken susmaya meyledip kerkiniyorsa benzin pompasina bakarim.

mars basip calismiyorsa yine benzin pompasinda veya ateslemede sorun vardir. bujileri söküp ateşlemeye bakarım.

değişir yani.
0
osuruklu
(26.08.12)
"su kaynatiyor mu acaba la bu araba" diye bakmana gerek yok, o kendini belli eder zaten hayvan gibi buharla.
0
osuruklu
(26.08.12)
Bu tür durumlara dair tek bir en iyi cevap bulmanın olanaksız olduğunu söylemeliyim. Yani çözüm soruna uygun olmalıdır; sorun da bir şekilde kendisini gösterir. Örneğin bir ses gelir, titreşim olur, araba güçsüzleşir, tekler, sarsıntı yapar ya da arıza ışığı yakar. Tüm bunlar için yapılması gereken şeyler ve bakılması gereken yerler farklıdır.

yine de elimden geleni yapayım.

ses gelirse sesin geldiği (sağ arka gibi) yere bakılıp fiziksel inceleme yapılır. sesten sese de fark vardır ama taş çarpmasından falan bahsediyorum.

titreşim varsa lastiklere veya disklere; aracın yürüyen aksamına bakılır.

araba güçsüzleşirse, teklerse buji, distribütör, hava filtresi kabı ya da motora su kaçıp kaçmadığına bakılır, benzin kalitesizse de yapar. turbolu arabalarda düşük oktan benzin avans vurmasına yol açar ve avans çarpanını düşürür. opel' lerin tümünde maf sensörü bozulmaya çok elverişlidir; o kirlendiyse sökülüp üflenir.

araçta sarsıntı varsa motorda fiziksel hasar olabilir, mesela motor kulağı kopmuş olabilir.

Bunların dışında göstergede turuncu ışık yandıysa (lastik sensörü/ bakım zamanı/ balata aşınması vs) araç servise götürülmeli, kırmızı ışık (yağ miktarı/ yağ basıncı gibi) yandıysa mutlaka durdurulup çekici beklenmelidir.
0
pozzecco
(26.08.12)
Hiçbir bir şeye bakılmıyor.Sadece anlıyormuş gibi görünmek için açıp bakılıyor.Zaten araba yeniyse kaputu açtığınızda bir şey göremezsiniz.
0
grgn
(26.08.12)
(6)

İşletme mi Seçsem Yoksa Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mi?

pinkj
O kadar kararsızım ki.Tercihim sadece Ankara olacak. Tm-1 Sıralamam 18.000. Tm-2 ise 14.000Tercihleri yaptım aslında. İlk 4 tercihim hukuk. İçlerinden biri en son 19.000 ile almış ama sadece 20 kişi. O yüzden emin olamıyorum.Gelelim sorunuma. Şu memurlar.net'in forumunu okudum. Kamu yönetiminden mez
O kadar kararsızım ki.
Tercihim sadece Ankara olacak. Tm-1 Sıralamam 18.000. Tm-2 ise 14.000

Tercihleri yaptım aslında. İlk 4 tercihim hukuk. İçlerinden biri en son 19.000 ile almış ama sadece 20 kişi. O yüzden emin olamıyorum.

Gelelim sorunuma. Şu memurlar.net'in forumunu okudum. Kamu yönetiminden mezunmuş. Ve kpss için ayrıca iktisat, finans falan çalışıyormuş. Daha bir sürü şey. Gözüm çok korktu. Yani bu Siyaset Biliminden mezun olunca bi de ayrıca bir sınava hazırlanacağım. Çok zorlu bence.

İşletmeye gelince de oraya sanki istediği bölüm tutmayıp da gidenler var gibi hep. işletme. Çıkınca sen şusun denmiyor. İmkanları daha geniş ama aralarından iyi olanları daha seyrek.

Sizce ne yapmalıyım? İnşallah hukuk tutar da bunlara gerek kalmaz.
0
pinkj
(01.08.12)
hukuk isteyip de oraları olmazsa giderim olarak görüyorsan boşver gitme sürekli hayıflanır durursun sonra okurken.
işletme ve siy. bil. kam. yön. çok ayrı alanlar buna da dikkat et.
bence tercihlerini bi kere daha gözden geçirmelisin.
0
iktisadiaklinelestirisi
(01.08.12)
Haklısın ama bu sene gitmem lazım. Ailevi nedenler yani. Aslında siyaset bilimine uzak değilim. Ama kariyer.net e baktım. Arananlar genelde işletme mezunları. Onlar orda 4 binle işe başlayacak. Ben oturup iktisat çalışacağım sınav için :(
0
🌸pinkj
(01.08.12)
işletmeciler iktisat konusunda siy. biliminden daha avantajlı değiller ayrıca özel sektör düşünüyorsan ing. vs. bi bölüme git özel sektörde yöneticilik düşünen biri zaten siy. bil. kam. okumamalı bence.
tabi bunlar benim görüşlerim(sosyalist kanattan yazıyorum :))
0
iktisadiaklinelestirisi
(01.08.12)
@pinkj öncelikle işletme mezunlarının geleceği hakkındaki olumlu düşüncelerinden dolayı memnuniyetimi belirteyim.

2004 yılında ortalamanın üzeri bir okulun işletme bölümünden mezun olmuş, araya bir yüksek lisans, iki orta düzey özel sektör yöneticiliği, başarısız bir doktora deneyimi sıkıştırmış ve iki yabancı dil bilen biri olarak söyleyebileceğim şey, "göründüğü gibi değil".
Aslında işletme mezunu arıyorlar ama nedense son bir yıldır çalışmıyorum, doğru düzgün bir iş bulamadım ve son aylarda artık iş aramayı da bıraktım. yani biraz şans ve çevreye bakıyor diyebilirim.
"kendinizi geliştirin" diyen insanlara inanmayın, çok ciddi söylüyorum inanmayın. ya da kendinizi geliştirin ama geliştirdiğinizi söylemeyin. İş arama sürecinde yüksek lisans, doktora, sertifika, yabancı dil ya da bilgisayar bilgisi şansınızı düşürüyor. düz mezun olun; insan kaynaklarının aradıkları tipler maalesef bu tür çalışan adayları.

Cevap: işletme daha kolaydır diğer bölümlere göre ve iş imkanı görece daha fazladır. ama ortalama iş tatmini bakımından uzmanlık isteyen (mühendislik, hukuk, kamu yönetimi gibi) dallara göre daha geridedir.

İşe girememiş olmam benden kaynaklı sanırım, aynı sınıfı okuduğum adamların en hanzosu bile iş buldu ve evlendi çünkü. Ben de gecenin bu vaktinde online oyun oynuyorum..
0
pozzecco
(01.08.12)
memur kafalı isen, sürekli sınav-denetim-devlet kafasında gitmek istiyorsan siyaset de yaz kamu da. işletme sakın yazma, bildiğin muhasebeci olursun. mümkünse uluslararası ilişkiler, iktisat gibi çok çok geniş alana iş yapabilecek bölümler yazardım.

marmara iktisat son sınıf öğrencisi yazdı bunları sana.
0
good room beautiful
(01.08.12)
@good room beautiful işletme bölümünü yalnızca muhasebe olarak görmek doğru değil; hani "memur zihniyetli olursan ve işletme okursan muhasebeci olursun" kısmına katılıyorum ama bu bölümü seçme ihtimali olan birisi için detaylandırmamın uygun olacağını düşündüm.

İşletme biraz tuhaf bir bölümdür ve farklı dalları içerir. işletme mezunu olunca muhasebeci, finansçı (daha heyecanlı bir adı da vardır mutlaka, "yatırım analisti" gibi), denetmen, hesap uzmanı, vergi uzmanı, gelir uzmanı, planlamacı, pazarlamacı (işte bu da yanlış kullanılır, "satışçı" dan farklı olarak pazarlama planları ve pazar analizi yapar bunlar), satışçı, satın almacı, organizatör, iş geliştirici, üretim planlamacısı ya da "kalite yöneticisi" olabilirsiniz.

Hiçbir iş dalında ve hiçbir iş kolunda bu kadar çeşitlilik yoktur ve işletme bu konuda uzak ara öndedir.

Bunun negatif yanı, hiçbir konuda uzmanlaşmamış olarak mezun olmanız ve uzmanlaşırsanız da iş bulma imkanınızın düşecek olmasıdır. çünkü uzmanlaşacağınız alanlardan her biri, ikame edilen bazı diğer iş kolları tarafından doldurulmuş olacaktır.

Örneğin üretim planlamacısı olması için endüstri mühendisleri alınır, halbuki işletmeciler ya da işletme mühendisleri o işi yapabilir. Muhasebe için siz değil, muhasebe mezunu iki yıllıklar tercih edilir. Planlama ya da satın almayı Kobi' lerde size bırakmazlar, çok lazımmış gibi firma sahibi uğraşır. "Pazarlama planlamacısı" diye bir kavram yoktur bile, çünkü firmaların büyük bir kısmı kurumsal değildir ve üç beş tane satışçı alır, bir de en çok satanı başlarına verir, "hoppaa" diye satış ekibi kurmuş olur.

Bizim genel olarak sıkıntımız, bizim yapacağımız işleri başkalarının -bizden daha düşük performansla- yapması ve boşluk bulamadığımızdan dolayı salak salak soru cevap ezberleyip güvenceli iş imkanı yaratacak diye kpss türü sınavlara girmek zorunda kalmamızdır.
0
pozzecco
(01.08.12)
(2)

Giydirilen arabalara yapıştırılan malzeme ne? Nerede bulunur?

lesley mateas
Hani seçim arabalarında camlara böyle ince ince delikleri olan bir malzeme yapıştırırlar. Dışarısı sizi göremez ama siz dışarıdakileri görürsünüz. Üzerine de partinin logosu falan basılı olur. Bu malzemenin adı ne? Odanın camlarına yapıştırmak için bulabilir miyim? Nerde bulabilirim? Yoksa hiç uğraş
Hani seçim arabalarında camlara böyle ince ince delikleri olan bir malzeme yapıştırırlar. Dışarısı sizi göremez ama siz dışarıdakileri görürsünüz. Üzerine de partinin logosu falan basılı olur. Bu malzemenin adı ne? Odanın camlarına yapıştırmak için bulabilir miyim? Nerde bulabilirim? Yoksa hiç uğraşmayayım mı?
0
lesley mateas
(11.07.12)
"Tabelacı" tabir edilen işletmelerde "delikli folyo" diye bulunur; ölçüleri verdiğiniz takdirde istediğiniz boyuttaki stickerleri yaptırabilirsiniz.

Mesela, www.ankaratabela.web.tr
0
pozzecco
(11.07.12)
one way folyo deniyor buna. bizim orda mt2'si 25 tl'dir, uygulama dahil.
Her türlü reklamcıda bulunuyor nerdeyse.

ama işin tasarım boyutu var işte, üstüne yaptıracağın çizim önemli.
0
siradisi00
(11.07.12)
(4)

3-4 saniye çalan, çok çok meşhur bir melodi

uyuyanadam
http://www.youtube.com/watch?v=LuJ4hbkLiY0&feature=player_detailpage#t=29s3-4 saniye boyunca duyulan, çok meşhur melodinin adı nedir?bazen linklerde saniyeye gitme çalışmıyor, çalışmazsa, 29. saniyede başlıyor müzik.
www.youtube.com

3-4 saniye boyunca duyulan, çok meşhur melodinin adı nedir?

bazen linklerde saniyeye gitme çalışmıyor, çalışmazsa, 29. saniyede başlıyor müzik.
0
uyuyanadam
(07.07.12)
gönderdiğin videodan hiçbir şey anlaşılmıyor ama şu olabilir mi?

www.youtube.com
0
LORDS
(07.07.12)
gayet belli bence. bununla da zerre alakası yok.

29. saniyeden itibaren başladınız di mi ?
0
🌸uyuyanadam
(07.07.12)
cesur ve güzel'in açılış müziğine benzettim ben de ama değil heralde.
www.youtube.com
0
ermanen
(07.07.12)
Rocky soundtrack - War
www.youtube.com

Bunun iki versiyonu vardır, biri OST, biri movie version. Ben filmdekini daha çok severim.


Bonus olarak şunları da dinleyin;
www.youtube.com

www.youtube.com
0
pozzecco
(07.07.12)
(4)

arkadan itişli araç fetişizmi

roket adam
bir tek bende mi var? özenti falan mıyım yoksa hakkaten bu kadar fark ettiriyor mu? hayır bence ettiriyor ama çok sağlam şöför olmadığım için ulan acaba mavi bayrağın cazibesine mi kapılıyorum demeden de edemiyorum.tenkyu.
bir tek bende mi var? özenti falan mıyım yoksa hakkaten bu kadar fark ettiriyor mu?

hayır bence ettiriyor ama çok sağlam şöför olmadığım için ulan acaba mavi bayrağın cazibesine mi kapılıyorum demeden de edemiyorum.

tenkyu.
0
roket adam
(09.06.12)
tabii ki fark ettiriyor.

rwd candır.
0
heritage
(09.06.12)
aracın gücüne göre değişir, mesela önden çekişli araçlar için şöyle bir deyiş vardır; "isterse 1000 beygir olsun, yine 200 beygirlik bir otomobil kadar çekiş sağlayacaktır."

önden çekişli araçlar yaklaşık 200 beygirden sonra benzer çekiş özellikleri gösterir. LSD gibi sistemler kullanılmıyorsa tabii ki.

dolayısıyla rwd için "200 hp ve üzeri" daha keyifli ve drift karakterine uygun bir yapı sergileyecektir. örneğin 120 hp lik bir aracın rwd,awd,fwd olması ekstrem koşullar (kar, buz, arkadan kayma vs) dışında günlük kullanım karakterini çok fazla değiştirmeyecektir.
0
pozzecco
(09.06.12)
bi de şöyle bir şey var.

önden çekişte kontrol kaybı olmadan en fazla 250hp öngörülür*. arkadan çekişte böyle bir sıkıntı yok.

*bu bilgiyi zamanın saab yetkilisi söylemişti, 9-3 turbo hakkındaydı.
0
heritage
(09.06.12)
rwd, fwd değil en güzeli awd.
0
arden v2
(09.06.12)
(5)

Araba tavsiyesi

gumus kedi
başlıktan anlaşılacağı üzere, araba almak istiyoruz (7 kişi birleşmeyeceğiz, eşimle alacağız). 15 bin-23 bin arasında bir bütçemiz var bunun için. çok değerse asgari parayı veririz. ikinci el olmasını istiyoruz. ama,- vergi, benzin masrafı, - tamir - servis masrafı, yedek parça bulma kolaylığı,- sağ
başlıktan anlaşılacağı üzere, araba almak istiyoruz (7 kişi birleşmeyeceğiz, eşimle alacağız). 15 bin-23 bin arasında bir bütçemiz var bunun için. çok değerse asgari parayı veririz. ikinci el olmasını istiyoruz. ama,

- vergi, benzin masrafı,
- tamir - servis masrafı, yedek parça bulma kolaylığı,
- sağlamlık (elimden gelse büyük harf yazardım, aşağıda sebebini anlatıyorum,
- aile arabası olması (e yarın bir çoluk çocuk olur),
çok eski model olmaması vb,

gibi özellikler arıyoruz.

herkes gibi biz de sağlam olmasını isteriz arabanın. eşim daha önce Kıbrıs'ta bir kaza yapmıştı ve eğer arabası Golf olmasaydı, renault falan olsaydı, sanırım içinden sağ çıkamazdı.

ama tabi, yedek parça bulma ve daha sonra satışta kolaylık gibi etkenler de var.

ne öneririsiniz?

şimdiden herkese teşekkürler
0
gumus kedi
(30.04.12)
2.el temz bir golf bulabilirseniz işinizi görebilir sanırım. hem çoluk çocuk rahatlıkla binebilrsiniz hem de zaten güvenlik konusunda önceden tecrübeniz var ki bunun için ayrıca geçmiş olsun diliyorum.
0
skywalkeremre
(30.04.12)
2003-2006 arası Opel Astra.
Örneğin sahibinden kodu #84266832 olan tarzı bir araba.
0
hicunutmam
(30.04.12)
2006-2009 model arası opel astralara bakın derim...
0
benim de soyleyeceklerim var
(30.04.12)
2006 yaris 1.3 kullaniyorum, memnunum.
0
disq
(30.04.12)
Sağlamlık konusunda; yani kaza esnasındaki kabin içi güvenlik konusunda VW - Renault karşılaştırmasının çok doğru olmadığını söylemeliyim. Euro NCAP testlerine göre Renault en güvenli otomobillerden biridir. Ha kabin içi kalitesi çok iyi değildir, ses gelir, tıkırtı gelir falan ama kaza güvenliği çok iyidir. emsal olması bakımından, 2005 Megane RS ile sürücü tarafından 120 km hızla gelen bir Doblo bana çarptı ve kazadan herhangi bir sıkıntı olmadan kurtuldum. Kore ya da Çin malı otomobiller dışında bence kaza güvenliği konusunda yeni nesil otomobillere güvenmek lazım.

İkinci el hareketliliği için küçük Japonları tercih edebilirsiniz. Şu an 2006 Yaris 1.0 otomatik kullanıyorum ve müşterisi her an hazır. Golf ya da A3 de güzeldir ama bir kaç hafta uğraşabilirsiniz satmak için otomatik değilse.

Ben bakım masraflarını vs. gözönüne alıp Japon otomobili tercih ederdim. (Corolla, Auris, Yaris gibi)

Küçük otomobil ve sürüş keyfi istiyorsanız Fiesta / Focus derdim.

Sessiz, konforlu, kaliteli ama sürüş keyfi düşük bişey isterseniz Golf/ a3 derdim. o 1.6 FSI gelmiş geçmiş en verimsiz ve hacmine göre en çok yakan motordur mesela.
0
pozzecco
(30.04.12)
(4)

Old Spice Arıyorum.

binkedtride
Eş arıyorum der gibi oldu fakat yaratıcı başlık gelmedi aklıma. Sorun şu ki babamın eskiden kullandığı old spice marka kolonyası vardı ve ben bu ürünü ona hediye olarak nostalji yaşatmak için arıyorum fakat nereye baksam bulamadım. Yardımcı olur mu bilemiyorum fakat aradığım kolonyanın üstünde bir a
Eş arıyorum der gibi oldu fakat yaratıcı başlık gelmedi aklıma. Sorun şu ki babamın eskiden kullandığı old spice marka kolonyası vardı ve ben bu ürünü ona hediye olarak nostalji yaşatmak için arıyorum fakat nereye baksam bulamadım. Yardımcı olur mu bilemiyorum fakat aradığım kolonyanın üstünde bir adet gemi resmi vardı, acaba bulabileceğim bi yer bilen (tercihen ülke sınırlarında tabi) eden birileri var mıdır? varsa yardım eder midir? (ayrıca hayır, limon kolonyası kesmiyor.)
0
binkedtride
(30.03.12)
old spice turkiye'de satılmıyor. amerika'dan bulabilirsin.
ayrıca sahibinden.com'da amerika'dan getirdiklerini satanlar oluyor. oradan da bakabilirsin.

son olarak ufak bir ihtimal ama sirkeci'de (istanbul) bazı ara sokaklarda amerika'dan getirdikleri satan ufak tezgahlar var oradan da bulabilirsin.
hatırlatmak için bir uyarı babanızın ki old spice classic'tir. bunun dışındakileri düşünmeyin.
en son olarak ise bende bir şişe var. :)
0
north of saturn
(30.03.12)
Ankara' da iseniz İzmir Caddesi' ndeki Amerikan Pazarı' nda satılıyor.
0
pozzecco
(30.03.12)
sanırım hepsiburada getiriyor bunlardan. ancak amerikan yapımı olan versiyonu eskisi gibi kokmuyormuş, hint yapımı olanlar eski kokuyu andırıyor deniyor. labaratuar testlerinde de hemen hemen eskisi ile aynı çıkıyormuş. ancak şöyle bir durum var, kullananlar diyor ki koku biraz büyüklere hitap ediyor gibi geliyormuş. bir alıp deneyin isterseniz yine de.
selamlar.
0
ohtararan
(30.03.12)
Ticari amaçla listelenmişleri arama.gittigidiyor.com
adresinden görebilirsiniz. Orijinalitesini siz düşünün artık.
Ama bende de var, onyıllar önce aldığımı hala saklıyorum. Kokusu o baygınca bobstil kokudur. Beyaz şişede, kırmızı kapaklı, 90 ml, sprey. Çıkartma ile beyaz yelkenli resmi var üzerinde. Çok az kullanılmıştır, şimdi tarttım, 185 g geldi. Dış karton kutusu yok yalnız. Ticari değil koleksiyon amaçlı saklanmıştır ama artık uğraşamıyorum. Arzu ederseniz ve iyi fiyat verirseniz satabilirim. İstanbul Avrupa yakasındayım görüp kontrol de edebilirsiniz.
0
SC avenger
(30.03.12)
(2)

ne bu çalanlar?

truvaiti
1. http://bit.ly/HbDJ602. http://bit.ly/GRSjjA
1. bit.ly

2. bit.ly
0
truvaiti
(27.03.12)
ilki Marc Anthony - Amigo
0
pozzecco
(27.03.12)
uyuyanadam
(09.04.12)
(3)

çinde hotfile kullanılıyor mu?

zenc
büyük bir dosya yollayacağım da hotfile a yüklesem alabilirler mi? yada ne yapabilirim?
büyük bir dosya yollayacağım da hotfile a yüklesem alabilirler mi? yada ne yapabilirim?
0
zenc
(05.03.12)
dropbox
0
skywalkeremre
(05.03.12)
wetransfer.com
0
pozzecco
(05.03.12)
www.wetransfer.com a yükle.
0
sinematematikci
(05.03.12)
(1)

Polypad C7000 Tablet Nasıldır?

kedili madam
Aslında soru başlıkta. Lütfen apple, ipad falan demeyin. apple'a en hafif tabirle gıcık oluyorum. almam. Gözüm samsung'lardaydı. ama ne yazık ki bütçem birazcık sarsılır alırsam. İş nedeniyle de ne kadar çabuk alırsam o kadar iyi. fikir olabilmesi açısından özelliklerinin yer aldığı bir linki koyuyo
Aslında soru başlıkta. Lütfen apple, ipad falan demeyin. apple'a en hafif tabirle gıcık oluyorum. almam. Gözüm samsung'lardaydı. ama ne yazık ki bütçem birazcık sarsılır alırsam. İş nedeniyle de ne kadar çabuk alırsam o kadar iyi. fikir olabilmesi açısından özelliklerinin yer aldığı bir linki koyuyorum aşağı.

www.hepsiburada.com
0
kedili madam
(02.02.12)
Apple' a mı, apple kullananların tavırlarına mı gıcık oluyorsunuz ? Neyse, sorum bu değil. Bahsettiğiniz tabletin özellikleri gayet iyi görünüyor ama bu tür cihazlardaki bir ufak detay bazen tüm keyfinizi yok edebiliyor. Youtube' da ashens' in tablet incelemelerine bakabilirsiniz.

www.youtube.com

Bence gidip bir inceleyin hepsini ve ona göre karar verin; Ipad' e de bakın ama. İlk nesli bile gayet başarılıdır.
0
pozzecco
(02.02.12)
(2)

HTC Desire S - Tamir

cornetto
Açılışta logoda takılan bir adet HTC Desire S'im bulunmakta. Telefon açılmakta ama HTC logosundan daha ilerisini yükleyememekte.Yetkili servis garanti dışı dedi, gönderdiğim başka bir tamirci de JTAG korumasını kıramadığını söyledi.Yardımcı olabileceğiniz, yönlendirebileceğiniz birileri var mıdır du
Açılışta logoda takılan bir adet HTC Desire S'im bulunmakta. Telefon açılmakta ama HTC logosundan daha ilerisini yükleyememekte.

Yetkili servis garanti dışı dedi, gönderdiğim başka bir tamirci de JTAG korumasını kıramadığını söyledi.

Yardımcı olabileceğiniz, yönlendirebileceğiniz birileri var mıdır duyuru ahalisi?
0
cornetto
(28.01.12)
www.youtube.com

www.youtube.com

gibi videolar var; belki işinize yarar.
0
pozzecco
(28.01.12)
yesilcin sitesine uye olup desire s bolumunde telefon ile ilgili başlık açabilir misin? anlayan birileri çıkar belki
0
macabrex
(28.01.12)
(4)

laptop ı aslında tamir etmemişler, napıyım ben bu servisi

girl in a coma
laptop ım bozulmuştu. tamire verdim kadıköyde bir servise. anakartında bilmem ne var. lazer ile tamir edicez dediler. 220 tl ödedim. tamirden sonra eve getirdim, aynı problem devam ediyor. tekrar götürdüm. yaptık dediler. aldım, evde yine aynı problem. bu işlem 4-5 defa tekrarlandı. laptop ın arızas
laptop ım bozulmuştu. tamire verdim kadıköyde bir servise. anakartında bilmem ne var. lazer ile tamir edicez dediler. 220 tl ödedim. tamirden sonra eve getirdim, aynı problem devam ediyor. tekrar götürdüm. yaptık dediler. aldım, evde yine aynı problem. bu işlem 4-5 defa tekrarlandı.

laptop ın arızası, ekranın donması, kararması power tuşundan kapatılmak zorunda kalması. adamların yanında kullanıyorum laptop ı. hiçbir şey olmuyor. eve geliyorum arıza aynen baki.

neyse artık 4-5 seferde adamların gözünde manyak durumuna düştüm. biz sorun görmüyoruz diyorlar. ben var diyorum. kullan yanımızda diyorlar. kullanıyorum, olmuyor. sonunda pes ettim. batsın parası da dedim. para onlarda kaldı laptop ı aldım kös kös döndüm.


6 ay sonra başka teknik servise verdim laptop ı . aynı problemi söylüyor bunlar da. dedim ki "anakartta işlem yapılmış mı, eski teknik de aynı sorunu bulmuştu" adamlar anakartta hiçbir işlem yapılmadığını söylüyor.

ilk servis beni keklemiş. ya da lazer ile bilmem naparak tamir edicez demişlerdi. bu lazerli işlem farkedilmeyebilir mi?

ben bu ilk servisi yerin dibine sokmak istiyorum. ne yapayım?
0
girl in a coma
(06.01.12)
google'da araştır lazerli işlemler konusunda bilgi var
0
bonjurkes
(06.01.12)
lazerle tamir nasıl oluyormuş merak ettim açıkçası. aklıma gelen tek şey, krem lehimin ışın ile ısıtılarak, orada ufak bir lehim tamiratı yapılması. Yalnız tabi hem servis ücreti çokmuş, hem de yapamamışlar.

bence ilk servise gidin ve bir türlü sorunu halledemediğinizi söyleyin. Sizde yapıyor, orada iken yapmıyorsa muhtemelen ısıya bağlı bir şeydir, bir süre onlar kullanıp bir baksın mesela..
0
pozzecco
(06.01.12)
lazerle tamir yapan görmedim, duymadım, mantıklı bir açıklaması da gelmiyor aklıma. anakart vs ince iş gerektiren tamirlerde lehimleri eritmek için sıcak hava tabancaları kullanılıyor.

Adamların yanında bu sorunu oluşturmak için kumaş zemine koyup işlemci kullanımını tavan yaptıracak işler yapsaydın muhtemelen yaşadığın sorunu onlara da gösterebilirdin.

Adamlardan paranı hala alabilirsin, başka servise götürdüm, herhangi bir işlem yapılmamış diyip dava açıp işyerini kapattırmak ile "uyarabilirsin" veya fatura verdilerse direk şikayette bulunabilirsin, elinde kanıt var, yeni servis de müdahale ederken önceden işlem yapılmamış diye tanıklık ederse tamamdır. yanlarına bırakma bu çakalların
0
kimlanbu
(06.01.12)
nickinden bağyan olduğunu varsayarak söylüyorum ki, bilgisayarını tamire bu işlerden anlayan bir erkek yakının götürsün.
Servis seni hakikaten keklemiştir bu yüzden. Nasıl olsa anlamıyor bu diyerek.
0
benaslindayohum
(06.01.12)
(8)

Cleo ve Onu Rahata Erdirmek

quaker
Soru başlığının çok garip olduğunun farkındayım..Hem iç dökmek hem de "siz olsanız ne yapardınız" diye sormak için açtım bu soruyu..Nickimle arama yaparsanız, biricik köpeğimiz Cleo ile ilgili bir sürü soru açtığımı görebilirsiniz.Bakmamış olanlar için kısa özet ise şöyle; 1997-1998 civarındayken ya
Soru başlığının çok garip olduğunun farkındayım..
Hem iç dökmek hem de "siz olsanız ne yapardınız" diye sormak için açtım bu soruyu..
Nickimle arama yaparsanız, biricik köpeğimiz Cleo ile ilgili bir sürü soru açtığımı görebilirsiniz.
Bakmamış olanlar için kısa özet ise şöyle; 1997-1998 civarındayken yanımıza aldık onu. Dalmaçyalı-Pointer kırması fırlamanın teki.. Çok zarar görmüştü ilk sahibinden, 6-12 aylık arasındaydı. Tam bilemiyorduk. Bacakları yara içindeydi, zincirlemişler zavallıyı..
Hemen alıştı bize, iyileşmeye başladı.. Evde koşturdu, deliler gibi oynadı.. Yatağımızda yattı, gece uykusunda rüya görüp tekmeledi tepti.. Yerlerde yuvarlandık beraber yıllarca.. Dilini elimizle tutup oynamışlığımız bile vardı.. O delirir dilini uzatır, biz tutmaya çalışırdık. Zıpkın gibiydi yıllar yıllarca...
Ta ki son 1.5 seneye kadar.. Nedense eve tuvaletini yapmaya başlamıştı durup dururken.. Bir anda kapının önüne oturuyor işini görüyordu. Engelleyemez olduk. Dışarı çıkartma sıklığını arttırdık. Bir nebze iyi oldu.. Daha sonraları dışarı çıkartma sayısını arttırmakta iş görmemeye başladı. Ev iyice kötüleşti.. Birşey diyemedik..
6-7 ay evvel arka bacaklarında bir güçsüzlük fark ettik.. Veterinere götürdük.. Yaşlılık dedi.. Doğruydu da, 14 yaşını bitirmişti artık.. Yaşlıydı bizim Cleo'muz.. Kaldırıma çıkarken ön ayaklarından güç alamıyor, yere düşüyordu.. Ellerimle destek oldum kaldırıma çıksın diye kaç sefer.. Sokakta köpekleri görünce kafasını bile kaldırmıyordu artık.. Evden uzaklaşıp koşturmak isteyen hayvan, kapının önünde işini görüp geri girmek için bekliyordu..
Ve bir gün tırnaklarını kesmek için onu götürdüğümüz Pazar günü sonrası, hiç ayağa kalkamaz oldu.. Bacaklarını hareket ettiriyorduk, ama o devam ettiremiyordu hareketi.. Kalmıştı olduğu yerde.. Hemen veterinere götürdü babam.. "Felç" dedi veteriner, "Yaşlılıktan"... Hemen ilaçlar alındı.. Artık sokağa çıkmak bile yoktu. Değil sokağa çıkmak, evin içinde tuvaletini yapamıyordu ayağa kalkamadığı için.. Veteriner tavsiyede bulundu, "Bir bez alıp, kasıklarından tutarak havaya kaldırın, böylece işini görebilir.." Böyle böyle günler gemeye başladı.. Yemek yemesi için bu şekilde havada tutuyorduk, su içmesi için, işini görmesi için.. Sonra aniden zayıflamaya başladı, bacaklarında yaralar açıldı.. Yaraların sebebini sorna fark ettik.. Kendisini çok sert olarak dişleyerek kaşıyordu.. Bacağında eti açıldı. Yaradan kemiği gözüküyordu.. Pansumanlar yapıldı edildi, biraz daha kendine geldi..
Tüm bunlar olurken, inlemeleri başladı.. Sürekli, yüksek sesle inlemeler.. Apartman dairesinde olmamızdan dolayı çok zorlanmaya başladık.. Öyle yüksek tonda inliyorduki, komşular şikayet etmeye başladı.. Gece uykumuz diye birşey kalmamıştı.. Annem tüm gece ayakta, başında duruyor onu sakinleştiriyordu.. Gece bir ses duyan kim olursa, yatağından çıkıyor Cleo ile ilgileniyordu evde..
Bu anlattıklarım son aylarda olanlardı..
Artık ne yapacağımızı bilemez hale geldik.. Çok acı çekiyor, inliyor.. Su içemiyor, ağzını bile açamıyor.. Hele yemek yediğini son haftalarda ben göremedim.. Annem birşeyler yedirebildiğini söylesede zayıflığından ne kadar yediği anlaşılıyor..
Zavallı annemde dayanamayacak hale geldi.. Son 3 aydır, geceleri ayakta, gündüzleri Cleo'yu sakinleştirip uyumaya çalışıyor.. Nasıl bir psikoloji içinde anlatmaya çalışsam beceremem..

Yılbaşı ertesi Cleo'nun çektiği acıyı tüm aile evde toplandığında tekrar gördü.. İnlemesi, komşuları rahatsız etmesini bıraktık, daha canı yanmasın diye ne yapabiliriz diye son noktaya geldik..

Şunları yazarken midem yanıyor, kasılıyorum..
Nasıl Cleo'yu bir veterinerin eline verip "Uyutun onu" deriz ki?
Nasıl becerilir bu iş?
Ben nasıl beraber büyüdüğüm bu hayvandan öte varlığı uyutmak için kendi elime götürürüm?

Gözlerim doluyor yazarken, of of..

Neyse.. Daha yazmak istemiyorum..
Bilmiyorum aynı şeyi tecrübe eden var mı..
Ama sanırım bu hafta bu işi yapmak zorunda kalacağım..
Buraya kadar okuduysanız en azından, ne düşündüğünüzü paylaşırsanız çok sevinirim..
Çok kötü hissediyorum..

Saygılar..
0
quaker
(05.01.12)
Aslında vereceğim cevap, sorunuzun da içinde saklı. Eğer Cleo için yapılması gereken her şeyi yaptıysanız (ki yapmışsınız) ve mevcut durumu, onun acı çekmesine yol açıyorsa ve düzelme imkanı yoksa bence düşündüğünüz ihtimali uygulamalısınız.
Kötü hissetmenizi anlıyorum ama hayat böyle maalesef.. Yani hiçbir canlı ölümsüz değil..
Onunla yaşadığınız güzel anları unutmayarak ve onu sevgiyle hatırlayarak, aslında içinizde hep canlı tutabilirsiniz. En azından böyle bir şansımız var.
0
pozzecco
(05.01.12)
aci cektigini gormek yokluguna alismaktan daha zordur muhakkak.. gozlerinizin onunde daha fazla aci cekmesine izin vermeli mi acaba? nihayetinde sonuc belli ve siz de biliyorsunuz. ben olsam daha fazla aci cekmesini istemezdim. her ne kadar uzuntu verici olsa da malesef bunu kabullenmek zorunda olurdum heralde.
0
dengesiz pamuk
(05.01.12)
merhaba,
öncelikle yazdıklarınızı boğazım düğümlenerek okudum.
benim de 13 yaşında bir köpeğim var.

zaten diğer konuda arkadaşlar söylenecek olanları söylemişler.
ben daha farklı yaklaşmak istiyorum.
bunu sadece daha sonra "neden düşünemedik" diyebilirsiniz diye söylüyorum.
acı çektiğini görmek kadar kötü bir şey yok ve belki de dengesiz pamuk'un dediği gibi yokluğuna alışmaktan daha zordur muhakkak.

ama devreye yaşam hakkı giriyor. belki insan olup konuşabilse ötenazi hakkını kullanmak isterdi, bunu da bilemeyiz. ama annemizi, çocuğumuzu, babamızı bu haldeyken bize acı veriyor diye uyutamazdık.

bazen benim köpeğim de o duruma gelse ne yaparım diye düşünüyorum. uyutmak mı isterim, yapabilir miyim, yoksa beklemeyi mi tercih ederim bilmiyorum.
açıkçası bu benim de cevabını bilmediğim bir soru.
dediğim gibi amacım sadece farklı açıdan bakmak.

belki de bu acı yaşamın bir parçası.
aynı insanların da yaşlanıp, son 2 yılını yatalak, hatta bilinçsiz geçirmeleri gibi. kurtulmalarını istediğimizde bile insanlara yapamadığımız şey bu "uyutmak". belki de o yüzden yaşamının son dönemini sizinle bu şekilde geçirmesine izin vermek de mantıklı olabilir.

belki de söylediğim her şeyde yanılıyorum, bilemiyorum.
0
blatta hiberna
(05.01.12)
Karar vermenin zorluğunu zaten anlatamam.. Felç oldu diye tekerlekli bir destek yaptırdık.. Onu bile kullanamadı..
0
🌸quaker
(05.01.12)
Okudum yazdıklarınızı. Çok geçmiş olsun. Benim de iki köpeğim var ve az çok tahmin edebiliyorum yaşadıklarınızı ancak şöyle bir şey var;

Ben hep eğer Alzheimer olsam veya Huntington hastalığına yakalansam ötenazi olmak istemişimdir. O acılar çok büyük çünkü, ölüm kurtuluş oluyor bi noktada. Ben olsam uyutma kararını verirdim, o daha fazla acı çekmesin diye. O duruma kendimi koyunca, bana da aynısı yapılsın isterdim. Pek anlamlı gelmemiş olabilir ama... Öyle işte.
0
alicia_dominica
(05.01.12)
ben şunu söylemek için kendimi tutamadım yazıyorum ; sen ve ailen ne güzel insanlarsınız ...
0
sayinseyirciler
(06.01.12)
Cleo'yu biraz evvel uyuttuk..
Gözleirm acıyor..
0
🌸quaker
(07.01.12)
"ve artık acı çekmiyor.."

Düşünmeniz gereken kısım bu.. mutlu olsun gittiği yerde..
0
pozzecco
(08.01.12)
(3)

60bin astra ağır bakım nedir?

velie
2006 astra g kasa aracım 60 bine yaklaştım 49 binde almıştım...benden önceki sahibi ne gibi bakımlar yaptırdı bilmiyorum ben bi tek yağ ve filtre olayına girdim başka da bişey yaptırmadım... neler değişmeli ve tahmini olarak ne kadara mal olur bana...
2006 astra g kasa aracım 60 bine yaklaştım 49 binde almıştım...benden önceki sahibi ne gibi bakımlar yaptırdı bilmiyorum ben bi tek yağ ve filtre olayına girdim başka da bişey yaptırmadım...
neler değişmeli ve tahmini olarak ne kadara mal olur bana...
0
velie
(26.12.11)
yağ olarak tam sentetik kullandıysanız 10000+ km yapabilirsiniz ama yine de çok geçirmemekte fayda var.

tam sentetik tercih edin. filtreyi değiştirin.

hava filtresine baktırın, serviste pahalıysa dışarıdan alın ve kendiniz takın, gayet kolaydır. polen filtresi değişimi, klima açıldığında kötü bir koku yok ise çok gerekli değildir.

fren balatalarına ve fren hidroliğine, direksiyon hidroliğine baktırın.

ses falan varsa amortisörlere baktırın.

kış yüzünden antifrizleri falan ölçtürtün, akünün şarjını kontrol ettirin, o kadar.

Belki silecekler değiştirilebilir ama dışarıdan 20 liraya alıp takmak daha mantıklı.


Balatalar dahil 300 lira, balatalar hariç 150 lira; dışarıda yapılırsa balatalar dahil 200 lira, balatalar hariç 80 lira, kendiniz yaparsanız balatalar hariç 50 lira denebilir genel harcama olarak..

ops, yağı ve yağ filtresini unutmuşum; bir 100 lira ekleyiverin hepsine..
0
pozzecco
(26.12.11)
kesinlikle ve kesinlikle önceki sahibinin değiştirip değiştirmediği bilinmiyorsa trigger seti değiştirilmelidir. bir sıkıntı olduğunda motorda 2500-3000 TL hasar oluşmakta ve belli bir süratin üzerinde seyrediliyorsa ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir.

Opel Astralarda trigger seti ve devirdaim pompası birlikte değiştirilir. Kaliteli malzemele kullanılırsa 400 - 600 TL aralığında tutar.

Araba alırken her zaman trigger setini/kayışını sorgulayın, ağır bakım olarak bir arabada değiştirilmesi gereken en önemli parçadır.

Yetkili servise gitmenize yok, kaliteli güvendiğiniz bir özel serviste tüm işleri yaptırabilirsiniz.

Yukarıda söylenen standart 10bin bakımları Astra G için 180-200 TL tutmaktadır. Gereken tüm filtreleri, yağı vs değiştirirler o ücrete.
0
lanlanlan
(26.12.11)
bir kaç ekleme yapalım; trigger seti genelde 80-100.000 aralığında değiştirilir ama yine de baktırmakta fayda var. Megane RS' lerde 5 yıl ya da 80.000 dir mesela ama Astra' lar için spesifik olarak yıl konusu var mı bilmiyorum. Belki hani performans otomobili diye öyle bir kısıt koymuşlardır.

Trigger kayışının kopması demek, motorun tüm ayarlarının yeniden yapılması ve ateşleme map' inin bozulması demektir. O da bir kere bozulunca bir daha asla eskisi kadar iyi olmaz.

Servislerde yağ koydurmaya karşıyım ve bunu her ortamda dile getiriyorum. Servisler, anlaşmalı oldukları markaların ürünlerini satmak için uğraşıyorlar çünkü. Mesela Megane RS için en uygun yağ Castrol Edge 5W-30 tam sentetiktir ama serviste yarı sentetik Elf koymaya çalıştılar. Subaru Impreza' nın yağı Mobil 1 10W-60 tam sentetiktir ama serviste Hella mıydı neydi, öyle bir şey koyuyorlardı.

Yağ konusu da en az trigger kadar önemlidir ve ihmale gelmez, şirketin Peugeot araçlarına, "yetkili servis önerisi" diye gidip yarı sentetik yağ koydular, bir araba bu yüzden yatak sardı. Sonra da gidip gururla "ben demiştim" dedim..

Yağı dışarıdan alıp serviste koydurun en kötü ihtimalle ya da mutlaka tam sentetik olduğundan emin olun..
0
pozzecco
(27.12.11)
(12)

İlişki başlatmada ısrarcılığın yeri ve önemi - Duyuru Ablana Sor

anarsi yureklerde
Geçen gün bir sahne şovunu izlerken yanyana oturduğumuz kızla tanıştım, seyir öncesi iki tarafında karşılık yoğun sorularıyla 10-15 dakika konuşup durduk. arada da sohbet ettik. sonra ben çıkışta kıza kahve-bira içmeyi teklif edecekken, evine bırakmayı teklif ettim mal gibi. Doğal olarak teşekkür ed
Geçen gün bir sahne şovunu izlerken yanyana oturduğumuz kızla tanıştım, seyir öncesi iki tarafında karşılık yoğun sorularıyla 10-15 dakika konuşup durduk. arada da sohbet ettik. sonra ben çıkışta kıza kahve-bira içmeyi teklif edecekken, evine bırakmayı teklif ettim mal gibi. Doğal olarak teşekkür edip reddetti. (bir an o da erkekmiş gibi düşünüp insanlıktan teklif etmiştim aslında - saat 11'i geçmişti, biz kadıköydeydik ataşehirde oturuyordu - sohbet ederken öğrendim bunları)
sonra bir şeyler içelim istersen dedim yine yok teşekkür ederim dedi gülerek, o arada el sıkışıyorduk bir süre elele kalmışız. Sonra ayrıldık.
Bir hastanede diş hekimi kendisi. online randevudan bakıp soyadını bulup facebook'a yazdım çıktı ama eklemedim. Kendisinden randevu alıp dişlerime baktırmak gibi bir planım var. Normalda olacağı varsa kahve içmeyi reddetmezdi diye düşünüp boşverirdim ama bu kızın peşinden koşmaktan sıkılmayacağım sanırım. Sizce doğru olur mu yoksa rahatsız mı etmiş olurum emin olamıyorum. Issız adam tipinde biri değilim, fırlamalık yok tabiatımda. nasıl bir yol izlemeli sizce? çiçek filan mı yollasam yoksa. ben 27, o 23 yaşında.
0
anarsi yureklerde
(22.12.11)
Aklima ilk gelen sey, "eger disleriniz kotu durumdaysa gitmeyin" oldu : )

Sizi reddederkenki ses tonu, mimikleri, tavri, varsa kurtulma cabasi, vs. gibi etkenler de onemli. O anlari keske burdan izleyebilsek de objektif bir degerlendirme yapabilsek.

Kizlari anlamak zordur derler, dogru. İnsanlari da anlamak zor.

Ama bunu, "bu kizi anlamak niye zor yahu, o kadar konustun niye kahve icmedi" anlaminda soylemedim. Zaten her muhabbet ettiginiz kisi de sizle ekstra baska aktivitelere kesinlikle katilacak diye bir sey de yok.

O an icin sizle o oyunla alakali seyleri paylasmak istemis ve paylasmis da olabilir. Devaminda hayatinda olmanizi istiyor anlami cikmamali illa ki.

Ben olsam, (tamamen kisiye gore degisebilir) mesaj atar ve "O gunku paylasiminiz icin tesekkur ederim" ya da "merhaba" benzeri bir mesaj atardim ve duruma gore hareket ederdim.

Birden diş hastasi olarak karsisina cikmak onu itebilir.

Ama diyorum ya, insan vaaaaar, insan var, belki ciksaniz karsisina güler ve hos bir tekrar gorusme olur.
0
la traviata
(22.12.11)
seviyosan git konuş bence abi.
0
gulduren cemiyeti
(22.12.11)
sadece iyi muhabbetten hoşlanma çıkarımı yapmak istemedim ben de dediğiniz gibi. mesaj atma, facebook ekleme olayına sıcak bakmıyorum, stalker modu yaratır diye.
bu arada benim de aklıma dişlerim geldi önce :) ama birkaç ay önce baktırmıştım, sağlıklılar.

not: klişeyi kullanmak için yazdığınızı biliyorum ama sevme durumu yok daha zaten.
0
🌸anarsi yureklerde
(22.12.11)
bu konular fazla öznel. karaktere göre oldukça değişim gösteriyor o yüzden mevcut durumdan ziyade genel bir yorum olarak ben bir şeyler hissettiğim herkes için elimden geleni hep yaptım, ısrar gerekli tabiki dozunda olarak. çoğumuz ilk görüşte aşık olunacak tipler değiliz diğer vasıflarımızı bilmeleri için insanlarla diyaloğa ihtiyacımız var o yüzden genel önerim bir bahaneyle tekrar görüşmek ki bu cesareti gösterir kadınların çoğu da bu cesarete davete icabet ile karşılık verir sonrası kısmet zaten.
ha ben ısrarcı oldum noldu derseniz bir bok olmadı o ayrı tabii bu benden kaynaklanıyor olabilir şevki kırmaya gerek yok :)
0
lunedor
(22.12.11)
o gece ayrılırken sana kibar davranmışsa diye söyluyorum:
eger kibar davranmışsa gülümsüyorsa gibi sıcak davranmayı gösteren birtakım işaretlerde bulunmuşsa illa ki hoşlandı, olumlu bakıyor diye bir sonuc da cıkaramayız. cunku kendisi gercekten cok kibar da olabilir vs..
ayrıca traviata nın da dediği gibi, gidip te yekten dişlerinize baktırmayın, he illa ki o planı uygulama gibi bi düşünce varsa kafanızda çiçeğinizi alın gidin, ama dişlere baktırmayın:)
0
vadrigar
(22.12.11)
Israr edenlerin başarı yüzdesi düşüktür ama sürümden kazanırlar. Paranoyak bir şekilde minik bir ihtimal hesabı yapalım.

1) Hatunun sevgilisi vardır, gece flörtleşmek istemiştir sen uzatmış olursun işler senin açından da hatunun açısından da pek iyi olmaz.

2) Hatunun sevgilisi vardır, sallantıdadır, sıkılmıştır, kafasını dinleyesi vardır. Sen ısrarla peşinden gidersen iyice bunalır.

3) Sevgilisi yoktur, iki muhabbet edeyim diye yaptığı hamleden sonra sen sarınca pişman olmuştur, sittir git diyememiştir kibarlığından, uzatırsan gene hüsran.

4) Sevgilisi yoktur, hoşuna gitmişsindir, onu bardan kaldırdığın bir hatun olarak görmeni istememiştir, ulaşman için yeterli bilgiyi verip ya olursa demiştir.

O kadar garip yaratıklar ki bu hatunlar, ısrar edersin olmaz, ısrar etmezsin niye bu kadar çabuk vazgeçtin derler gene olmaz. En temizi ısrarcı ol sürümden kazanırsın. Sadece 4. şık için bile "ona minik sürprizler yap"ılabilir
0
kimlanbu
(22.12.11)
ilk evine bırakmayı teklif ederek (hanımkızımızın gözünde belki fazla ileri gittiğiniz için) normalde kabul edecek olsa bile kahve teklifine evet diyememiş olabilir. ben kendimi kızın yerine koydum, kahveye evet derdim ama ilk sorunuz ortamı bi germiş olmalı.
bence bir şekilde tekrar dene. facebooktan mesaj atmak da olur gayet. muayene bahanesiyle birden karşısına çıkmanız da tatlı bir hareket. dişleriniz sağlıklıysa :)
iyi şanslar
0
miii
(22.12.11)
ona bir şekilde size ulaşma şansı verin; eğer gerçekten hoşlandıysa iletişime geçecektir. Hoşlanmadıysa üstelemenin ya da israrcı olmanın bir anlamı yok.
0
pozzecco
(22.12.11)
Arkadaş olarak eklemeden Facebooktan mesaj at bence,derdini güzel kibar sevimli bir şekilde anlat. istiyorsa bir şekilde ışık yakacaktır
0
karbasan
(22.12.11)
bence dis kontrolune gitmek facebooktan mesaj atmaktan daha stalker ambiyansi yaratir..
0
natnan
(22.12.11)
diş kontrolüne gitmek çok sıkıntı yaratmaz stalkerlık babıda çünkü konuştuk hatta bir gün geleyim yirmiliklerimi çek filan diye de şakalaşmıştık ama ben vazgeçtim gitmekten. Kız hoş olduğu için, fazla anlam yüklemiş olmam olası.
teşekkürler yanıtlar için.
0
🌸anarsi yureklerde
(22.12.11)
heee musteri kapmis yani :P. saka bir yana muhabbeti gecmisse gidebilirsiniz tabi. ama hemen ertesi gun falan gidilirse yine bir stalkerlik hissi yaratabilir. bekleyin biraz derim.
0
natnan
(22.12.11)
(20)

Araba tavsiyeniz

redlinetheturk
Merhaba,Şu an 2001 model corsa'm var, otomatik vites filan. Gayet memnunum yakıt tüketimi haricinde. Yeni bir araba almaya karar verdim. Sıfır olacak. Hem şehir içi hem de şehir dışı yoğun kullanıyorum, o yüzden dizel alacağım. alman arabalarını kullanırken daha rahat hissediyorum o yüzden tercihim
Merhaba,
Şu an 2001 model corsa'm var, otomatik vites filan. Gayet memnunum yakıt tüketimi haricinde. Yeni bir araba almaya karar verdim. Sıfır olacak. Hem şehir içi hem de şehir dışı yoğun kullanıyorum, o yüzden dizel alacağım. alman arabalarını kullanırken daha rahat hissediyorum o yüzden tercihim onlardan yana. otomatik vitesi seviyorum, tercihim otomatik olacak ama manuel'e de razıyım. Üst limitim 40bin tele. ne alsam sevgili duyuru?

Not: arabalardan hiç ama hiç anlamıyorum.
büdü: hatchback olması gerekiyor.
0
redlinetheturk
(20.12.11)
yakıt dışında memnunsanız düp taktırın mesela, olmaz mı?

onun dışında polo, fabia, corsa tabi dizel+manuel kombinasyonu bu öneriler.
0
kim milton nielsen
(20.12.11)
polo polo polo

not:tüplü araçlar çok riskli
0
disfircasiyimben
(20.12.11)
aynı modelin dizeli. hem ekonomik, hemde huyunu suyunu bildiğin bişey olur. memnunsan güncellemen yeter. ama otomatik alma. opelin otomatiği pek memnun etmiyor, nette bi araştır.
0
oz otto
(20.12.11)
çok mal bi soru olmaz umarım da golf le arasında ne fark var polonun?
0
🌸redlinetheturk
(20.12.11)
sınıf+konfor+yol tutuş... baya farklı.
0
oz otto
(20.12.11)
@shnhkn
saol usta, şimdi benim arabam 1.4; bu 1.2. performans açısından çok fark olacak mı arada?
0
🌸redlinetheturk
(20.12.11)
0 araba sonuçta, farkı hissetmessin aksine performans artışı gözlersin.10 yıllık arabayla bir tutma.
0
disfircasiyimben
(20.12.11)
ya hakkaten merak ediyorum bütün vw çalışanları internette gezinip reklam mı yapıyo diye, yahu 1.2 poloya 42 milyar verilir mi az mantık ya kardeş git otomatik dizel astra classic al o parayla hem üst segment bi aracın olur hem dizel hem de otomatik, ha ama bi süre depresyona girebilirsin alt segment vw alamadım diye ama üzülme alışırsın..

töbe..
0
nediyemmahmutmudiyem
(21.12.11)
VW tavsiye etmem...
0
marcelle
(21.12.11)
@marcelle
neden?
0
🌸redlinetheturk
(21.12.11)
aynen ben de anlamıyorum polo ya 40 45 verenleri..
0
partizan
(21.12.11)
@nediyemmahmutmudiyem

otomatik kısmı dışında aynen katılıyorum. 1.4 corsadan sonra 1.2 polo sana traktör gibi gelir. performansı üzer. arkadaşlar daha iyidir demişler ama sanırım 1.4 corsa kullanmadılar. benzinli olduğunu da unuttular galiba.

edit: astra almak hele hele şimdi astra almak süper fikir. 40 civarı baya donanımlı veriyolardı dizelini. ama otomatik alma derim. bi araştır o konuyu.
0
oz otto
(21.12.11)
bir de açıklasanız şu cahile :)
0
🌸redlinetheturk
(21.12.11)
dostum 10 yıllık 1.4 motorun performansı aynı mı kalır, bilgisizce konuşmayın, o aracı bilgisayara soksan % bilmem kaç kayıp vardır zaten.

polo çok aşırı konforlu ve güvenli bir araç. yakıt tasarrufuda çok iyi, vw önermem diyen arkadaş reno öneriyor sanırım.
0
disfircasiyimben
(21.12.11)
poloyu kötüleyenlere kanmayın. yeni polo 5 senelik eski model astra klasikten hem daha konforlu hem de daha iyi bir araçtır. a,b,c,d vs. sınıf farkları araçların sadece boyutlarıyla alakalıdır. kaliteleriyle alakalı değil. bilmeden atmayalım.
0
faideli bilgiler
(21.12.11)
sevgili bilip atlayanlar;
d sınıfı mercedes c serisi ile b sınıfı polonun konforu aynıdır;, haklısınız. sadece biri diğerinden daha büyük hepsi o. hatta e sınıfı f10 kasa 520d ile a sınıfı kia pikanto arasında boyut dışında fark yoktur. o kadar paarayı ne diye verirler anlamam. geniş istiyosan kamyon al amk!

arkadaş kafayı mı yedin sen? astranın girdiği viraja poloyla girersen o virajdan çıkamazsın! sınıf farkı sadece boyutla alakalı olur mu? adam ciddi ciddi araba alıcam diyo sen ergen beyninle "sınıf farkı sadece boyutla alakalı" diyosun. akülü arabadan bahsetmiyoruz güzelim.

@disfircası
kardeşim nereye sokarsan sok. şayet araba, kiralama şirketinde kalmadıysa o kadar kaybetmez. 1.2 dizelle 1.4 benzinli aynı olur mu hiç? kullanmadıysanız gözünüzü seveyim yanıltmayın insanları. dizelin kalkarken verdiği tork en fazla 4000 devire kadardır. sonrası eşek gibi anırır. benzinli olanı 6500 devre kadar yolu var, mis gibi de akar.
0
oz otto
(21.12.11)
Çünkü şimdiye kadar salak gibi 1 polo classic (0 km almıştık), 1 de Golf (2. el almıştık 20,000 km.de idi) kullandık. İkisinden de hiç memnun kalmadık. Bi de çok samimi komşumuzun passat'ı vardı, illallah edip sattı. Çok fazla sorun çıkaran arabalar. Yok otomatik cam düştü, yok anten koptu, yok fren balatalarından zırt bırt ses gelir. Ay ne bileyim daha bir sürü şey vardı, babam daha iyi bilir.
0
marcelle
(21.12.11)
Polo fena değil ama pahalı ve donanımı zayıf. iki arkadaşım iki farklı polo aldı (ikisi de dsg li, biri benzinli -40.000 TL, biri dizel 49.000 TL) ve çok da memnun değiller. jantlarının kapak olması ve iki airbag li olmaları zaten sürekli dalgasını geçtiğim hususlar.
ben olsaydım 1.6 tdci fiesta titanium alırdım. benzinlisini kullandım ve bugüne kadar kullandığım tüm araçlardan (S3, Impreza sti ve megane rs dahil) daha iyi yol tutuş karakteristiklerine sahip olduğunu iddia edebilirim. bir de chip ile 15 hp falan alırsınız ki bence yeter de artar bile şehir içi için..
0
pozzecco
(21.12.11)
Jazz. Cidden guzel bayan arabasi diye dusunup onyargili olma test surune bi cik.
Dizel degil ama yakit tuketimi baya hesapli.
0
emininsel
(21.12.11)
polo bluemotion'ın yakıt tüketimine bakarsan buradaki zırıltıları çok fazla takmaman gerektiğini anlarsın. yoğun kullanıyorum demişsin dolayısıyla yakıt tüketimi çok önemli. vw polo bluemotion dünyanın en az yakıt tüketen 5 kapılı aracı diyordu geçen gün bir reklamda, bu önemlidir. tabi bir de satarken vw para eder diğerleri etmez. bu arada vw kullanmıyorum, hayranı değilim; ama gerçekler acıdır, vw bu işin iti olmuş durumda.
0
doabydur
(21.12.11)
(8)

İnternetteki Gerzek Anketlere Cevap Vermemek

yuto
böyle video sitelerinde facebook'ta falan çıkan erkek misiniz evli misiniz şurda mısınız gittiniz mi falan gibi saçma salak sorulara yanlış cevap veren benim gibi başkaları var mı? sizi buna iten sebepler neler?
böyle video sitelerinde facebook'ta falan çıkan erkek misiniz evli misiniz şurda mısınız gittiniz mi falan gibi saçma salak sorulara yanlış cevap veren benim gibi başkaları var mı? sizi buna iten sebepler neler?
0
yuto
(20.12.11)
hem gereksiz hem de benim onayim olmadan zorla gosterildigi icin ben de yanlis cevaplar veriyorum.
0
fader
(20.12.11)
+1

sebebi ise ondan olabildiğince çabuk kurtulmak.mouse hangi şıkka yakınsa basıyorum geçiyorum.
0
Skey295
(20.12.11)
uyuz olduğum için, bi de beklemek istemediğim için rasgele bi cevap verip geçiyorum
0
MBrain
(20.12.11)
zorla anket olmaz, sapma bozuk çıksın diye yanlış cevap veriyorum, olma olasılığı düşük.
0
saiko
(20.12.11)
biri benim ip adresimden oylanan anketlere baksa; 40-50 yaşları arasında, 3+ çocuklu, 5 bıçaklı tıraş bıçağı kullanan bir kadın olduğumu düşünürdü.
0
pozzecco
(20.12.11)
ben mouse'a en yakın olan şıkkı seçiyorum okumadan.
0
repins
(20.12.11)
Ya nedense ben dayanamayıp genelde doğru cevap veriyorum. Deli miyim ne?
0
only alcoholica
(20.12.11)
genelde üstte anketi geç yazıyor bana denk gelenlerde
0
aero dynamik
(20.12.11)
(3)

lastik seçimi

zizou
arkadaşlar ben de opel vectra elegance 2.0 turbo var.lastikler 2.15. en pahalı lastik bunlar sanıyorum.ben bunları 2.05 ile değiştirirsem arabaya nasılbir fayda ve ya zararı dokunur?
arkadaşlar ben de opel vectra elegance 2.0 turbo var.
lastikler 2.15. en pahalı lastik bunlar sanıyorum.
ben bunları 2.05 ile değiştirirsem arabaya nasılbir fayda ve ya zararı dokunur?
0
zizou
(19.12.11)
birşey farketmez.hatta 215 lastik o araca biraz fazla gibi.yakıt tuketimine olumsuz katkısı var.
0
duptıs
(19.12.11)
yeni lastiğin cinsine de bağlı olarak;

* kuru zeminde yol tutuş azalır, ıslak zeminde artar.
* aracın frenleme kabiliyeti azalır.
* ilk hızlanma iyileşir ve son hız küçük bir miktar artar.

bunlar çok büyük etkiler olmayacak ancak hissedilir olacaktır.

eğer lastik çapı, yeni lastiğin yanak oranına bağlı olarak değişir ve km saati yeniden programlanmazsa gerçek hızdan daha hızlı gidildiğini gösterir. araç normalde yaptığından daha fazla km yapmış olarak görünür. diğer taraftan yeni lastik ve jantlar çamurluklara küçük geleceğinden dolayı, araç olduğundan yüksek ve çirkin görünebilecektir. bu durumda kısa yay kullanmayı düşünebilirsin.

şahsi fikrim; opel vectra'nın limitleri zorlandığında şasi yapısından kaynaklı dillere destan bir kafadan kayma özelliği olduğundan dolayı, aracı bir miktar temkinli kullanmayacaksan hiç böyle bir değişime gitme. yok ben sakin kullanırım dersen belki avantajlı olabilir ama ne olursa olsun fabrika ayarlarının dışında bir lastik seçimi dikkatle uygulanmalıdır.
0
carliston
(19.12.11)
175 beygirlik bir arabaya 205 taban takmayın derim.
carliston' un yazdıkları doğru; lastik yuvarlanma çapını doğru hesaplamazsanız arabanın tüm verileri değişir.
ayrıca kar dışında yol tutuş azalır, yanal G miktarı azalır, fren mesafesi uzar.
0
pozzecco
(19.12.11)
(4)

17'' RS4 Jant için VW logolu sticker arıyorum.

naberlan
Nerede bulabilirim?
Nerede bulabilirim?
0
naberlan
(10.12.11)
Reis audi janti mi o? Bizim birader de onu kullanilio audi haliyle vw logo bulamadık
0
kreider
(10.12.11)
oto lastikçilere falan sorun ellerinde oluyor bazen.
0
kim milton nielsen
(10.12.11)
Sanırım düşündüğünüzden daha da iyisini buldum..

www.ebay.com
0
pozzecco
(10.12.11)
Teşekkür ederim, sade vw logolu olması tercihimdir. Jantçı ve lastikçilere soruyorum ama ellerinde küçük çaplı olanlardan var. Henüz uygun bir tane bulamadım.
0
🌸naberlan
(10.12.11)
(2)

DOSBOX kullanmayı bilen?

mabl
DOSBOX'ta istediğim oyunu açabiliyorum, onda sıkıntı yok. Ama bildiğim tek yöntem var:DosBox'u çalıştır.mount c d:\oyunpath\c:oyun.exeşeklinde çalıştırıyorum. Ama her seferinde bunu yapmak kasıyor bazen. Google'dan araştırayım dedim biraz, conf monf bişeyler var, istediğimden biraz daha teknik geldi
DOSBOX'ta istediğim oyunu açabiliyorum, onda sıkıntı yok. Ama bildiğim tek yöntem var:

DosBox'u çalıştır.
mount c d:\oyunpath\
c:
oyun.exe

şeklinde çalıştırıyorum. Ama her seferinde bunu yapmak kasıyor bazen. Google'dan araştırayım dedim biraz, conf monf bişeyler var, istediğimden biraz daha teknik geldi açıklamalar.

Ben sadece, bu yukardaki yazdığım komutları çalıştıracak batch gibi bi shortcut yapmak istiyorum, ya da oyunu tek tıkla çalıştırabileceğim şekilde. Dos kullandım zamanında, çok yabancı değilim olaya.

Teşekkürler şimdiden.
0
mabl
(06.12.11)
sanki şöyle yapıyoduk dos ta

edit.exe yi açıyoduk

dediğin komutları yazıyoduk

sonra "oyun" veya herhangi bir isimle kaydediyoduk.

sonra oyun.exe yi çalıştırıyoduk

böyle bişeylerdi
0
bilkerk
(06.12.11)
windows üzerinden, oyunun exe, com ya da bat dosyasını dosbox ikonuna sürükle-bırak yapıyorsunuz, o kadar..
0
pozzecco
(06.12.11)
(5)

sting - shape of my heart tarzı mükemmel parçalar arıyorum..

laptop
bu şarkıyı dinlerken ölmek istiyorum , kendimden geçiyorum , deli gibi ağlamak istiyorum.çok güzel lan. varmı bildiğiniz bunun gibi damga vurmuş insanı derinden etkileyen parçalar?
bu şarkıyı dinlerken ölmek istiyorum , kendimden geçiyorum , deli gibi ağlamak istiyorum.çok güzel lan. varmı bildiğiniz bunun gibi damga vurmuş insanı derinden etkileyen parçalar?
0
laptop
(05.12.11)
mono - life in mono
evanescence - my immortal
no doubt - don t speak
sting - desert rose
travis - paperclips
vs.
0
pozzecco
(05.12.11)
styx - boat on the river
sting - until
sade - jezebel
rolling stones - angie
regina spektor - hero
radiohead - street spirit
pearl jam - black
moody blues - nights in white satin
beck - everybody's gotta learn sometime
alice in chains - nutshell
0
fannstmer
(05.12.11)
Sting - Rise and fall
0
jude
(05.12.11)
Joan Osborne- one of us

Tanita Tikaram-Twist in my sobriety

Tracy Chapman-Happy

Dido-Life for rent

Markete İglova- alone apart
0
greenplease
(05.12.11)
Aynı tarz değil, ama bunu da çok seveceğinizi düşünüyorum: Saint Agnes and the Burning Train www.youtube.com
0
kays el mecnun
(05.12.11)
(32)

ne yapmalıyım-evlilikle ilgili

hoburdak
uzun yazdım ama okuyanlara şimdiden teşekkürler. 3yıldır evliyim. kadınım. eşimde ben de üni. mezunuyuz. önce bunlar biline. çocuk yok.çok saçma problemler yaşıyoruz. eşim çok sinirli bir insan ve kavga ederken çok ağır küfürler ediyor. bazen şiddet kullanmaya yelteniyor ama tehdit ediyorum boşanırı
uzun yazdım ama okuyanlara şimdiden teşekkürler. 3yıldır evliyim. kadınım. eşimde ben de üni. mezunuyuz. önce bunlar biline. çocuk yok.

çok saçma problemler yaşıyoruz. eşim çok sinirli bir insan ve kavga ederken çok ağır küfürler ediyor. bazen şiddet kullanmaya yelteniyor ama tehdit ediyorum boşanırım diye elini indiriyor. bir kez ayrılık noktasına geldik onda da ağladı yalvardı gitmedim evden. zaten evden gittiğim gün biter. bir daha asla dönmem. ama evliliğimi bitirmek de istemiyorum. başarısız olmak vs. çok tuhaf bir duygu.

evli kaldıkça da çok mutsuz ve huzursuzum. şöyle söyleyeyim. bir gün kavga ediyoruz. 2 gün iyiyiz, 3.gün tekrar kavga edip 4 gün küs kalıyoruz. bu hep böyle bir döngü. maddi sorunumuz yok. kavga sebepleri çok saçma. yani kendi hayatlarımızda birilerine sinirlenip kavga çıkarabiliyoruz. sürekli konuşup anlatıyorum kendisine sakin olmasını istiyorum ok diyor ama sinirlenince gözü bir şey görmüyor.

sorunlarımızı aileme ya da arkadaşlarıma da anlatamıyorum. eşimi kınasınlar, küçük görsünler ya da ondan nefret etsinler istemiyorum. ama böyle de olmuyor.

ayrıca çocuk istiyorum ama boşanırım diye de yapamıyorum. bir de bir daha evlenmezsem ve çocuğum olmazsa ne olacak diyorum. çocuk yapıp ayrılayım diyorum.

yani öyle böyle değil çok karışık kafam çok. ne yapmalıyım?
hepinize teşekkürler.
0
hoburdak
(05.12.11)
öncelikle oturup sakin kafayla eşine olan duygularını gözden geçir. ardından çok ciddi bir konuşma yap onunla. aklındaki her şeyi anlat. tüm acabalarını. onun tepkisine göre oturup tekrar düşün neyi nasıl yapacağını. zira ufak tefek ama sürekli tartışmalar zannediyorum ki ilişkiye çok zarar verir.

not: 18 yaşındayım evliliğe dair tecrübem yok ama yorumum bu yönde. kaale almayabilirsin o yüzden.
0
pelinn.
(05.12.11)
ayrıl.
0
surdan burdan
(05.12.11)
dışarıdan konuşması kolay elbette ama o evlilikte çok şey tüketilmiş gibi geldi bana. bir ömür geçmez ki böyle. en azından birinin aklında boşanmak varsa çok yürümez diye tahmin ediyorum ben. yürüse de ağır aksak yürür. hayat bir kere yaşanıyor ve onu da böyle heba etmemek gerekli sanki.
0
devilred
(05.12.11)
neden sinirli bir insan eşin?başına istemeyeceği şeyler mi gelmiş,şekeri mi var ani sinir yapıyor ya da yetersiz mi?insan trafikte birine sinirlenip ananı sikim diyebilir yada inip kafa atabilir ama sevdiği insana 2 günde bir kafa atmaya çalışmaz.çalışıyorsa bu işte sorun vardır.sonunda o kafayı atacaktır.bence kafayı yemeden bu sorunu cozmeye çalışın,çozulmuyorsa uğraşmayın.buyuk ihtimal 30 yaş sınırındasınız.henuz gec değil çoluk cocuk icin sonra cocuga yavrum baban psikopattı demek zorunda kalmayın.
0
duptıs
(05.12.11)
ben senin çocuk yapmak için evlenesi olan versiyonunum ama aklımı yitirmedikçe yapmayacağım öyle bişey. çocuk isteme durumunu çok iyi anlıyorum. çocuk yapsan boşanmak birkaç kat kez çok zor gelecek onu yalnız büyümeye mahkum etmiş hissedeceksin vs. güçlü müsün bu kadar?
kimseye anlatmamakla zaten doğrusunu yapmışsın
ortada sorun olacak bişey yokken bu kadar kavga etmeyi nasıl başarıyorsunuz ki? bunun altında bişey olması mümkün mü?
0
niye ama
(05.12.11)
Kendi kendinizi dinlediğinizde ağır basan ne ise ona karar verin? Kafanızın karışık olduğunuzu yazmışsınız tamam ama mutlaka derinlerde bir yerlerde bir ses size doğruyu söylüyordur.

Bana göre sizin ilişkiniz bitmiş ne yazık ki,ayrılmanız sizin adınıza iyi olur gibi ama bu benim düşüncem. İçinde değilim,hiç evlenmedim ve ne yaşadığınızı,kafanızın içindekileri bilemiyorum.

Belki profesyonel destek alsanız,karar vermekdaha kolay olabilir sizin için.

edit: Boşanacaksanız çocuk yapmayın. O çocuğa en büyük haksızlığı yapmış olursunuz.
0
skywalkeremre
(05.12.11)
böyle konularda tavsiye vermek ne haddime ama okurken bir iki şeye takıldım.

-boşanmayı başarısız olmak olarak görmek başlı başına bir yanlış. evet topluma hakim görüş bu olabilir fakat boşanmak da evlilik kadar tabii bir haktır, gerektiğinde kullanılabilir. toplum dünyanın dönmediğine inanıyor diye dünya dönmekten vazgeçecek değildir. doğru bildiğinizi yapın, boşandınız diye başarısız olacak değilsiniz.

-"çocuk yapıp da ayrılayım" demenizi hiç anlayamadım. ayrılmayı düşündüğünüz bir insanı çocuğunuzun babası yapacaksınız. bu işte bir terslik var. ayrıca genler önemlidir yahu, yabana atmayın.
0
dave87
(05.12.11)
Evlilik konusunda fikir verecek yetkinlikte ve yaşta değilim ama sizi bir ablam yerine koyarak cevaplayayım.

Bir kere insanlar arasında her türlü geçimsizlik olabilir ama işin içine küfür girdi mi o çok kötü. Bir erkek olarak diyebilirim ki bir erkeği en aşağı düşüren şey küfretmesi ve bir kadına el kaldırmasıdır. Ha, bu konularda kararı siz kendi kriterlerinize göre verin. Ama benim söyleyeceğim; her ne olursa olsun çocuk konusunu erteleyin. Hele ki çocuk yapıp ayrılmayı falan düşünmeyin, çünkü gerçekten kötü bir karar olur sizin için. Çocuk yapıp ayrılırsanız çocuğa ve kendinize yazık edersiniz, hamilelik sürecinde işler iyi gider ve boşanmazsanız ama sorunlar ileride devam ederse yine çocuk ve sizin için bu sefer çok daha kötü olur.

Allah yardımcınız olsun.
0
johan sebastian
(05.12.11)
@pelinn @surdanburdan @devilred @duptıs teşekkürler.
@devilred kesinlikle ömür geçmez, geçmiyor. peki çocuk yapma fikrim konusunda ne düşünüyorsunuz? 29 yaşındayım. ya boşanır ve tekrar evlenmezsem. çünkü gerçekten midem kaldırmaz tekrar. hiç çocuğum olmazsa.
@duptıs ben eşimden fazla kazanıyorum. belki bunu takıyordur diye düşünüyorum. normal hayatında da çok sinirli zaten trafik örneği falan cuk oturuyor. 29 yaşındayım evet.

yani gerçekten çaresiz kalıyorum. bu konuyu insanlara anlatmak konusunda ketum davranmamın sebebini anlayabildiğinizi sanıyorum. gerçekten anlatmak çok zor. defalarca konuştum. hep pişman olduğunu bir daha tekrarlamayacağını söylüyor ama sonuç yine aynı.
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
çocuk yapıp ayrılma düşüncesinden vazgeçin siz anne olarak her ne kadar yetebileceğinizi düşünseniz de o çocuk çok sıkıntı yaşayacaktır bunu hafife almayın
0
cdiyez
(05.12.11)
annelik isteğini anlarım, bende de var ama bir anne önce çocuğuna mutluluk vermelidir. sırf bu isteği bastırmak için bencilce çocuk yapıp da boşanmak çocuğu mutlu etmez. öyle süren bir evlilikte de mutlu olmaz çocuk.
0
devilred
(05.12.11)
niye ama skywalkeremre dave87 johan sebastian çok teşekkürler.

tamam çocuk fikrinin saçma olduğunu kabul ediyorum. aklın yolu birdir..
sorun olabilecek birkaç şey var. ben büyük bir şehirde yetiştim. o küçük bir ilçede yetişmiş. doğal olarak çok ciddi bir kültür farkımız var. ben yöneticilik yapıyorum. o halen olamadı. para farkını da yazdım zaten. bilemiyorum kişilik sorunu sanırım. hep ezilmiş hissettiğini sanıyorum benim yanımda. çok yakışıklıdır. normal olduğu zamanlarda çok neşeli komik bir insandır. ama gelin görün ki en ufak şey sorun olabiliyor. hep herkesin yanında övüyorum onu gururu okşansın diye çabalıyorum. ama olmuyor. ayrılık tek çare gibi... psikoloğa falan gitmeye de yanaşmıyor zaten.
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
evliliğiniz için bir şey diyemem tecrübem yok ama boşanma aklınızda olduğu halde bencilce davranıp siz istediğiniz için bir çocuk dünyaya getirirseniz doğmamış birinin hayatıyla oynamış olursunuz. bunun yükünü çocuk büyüdükçe kaldıramaz hale gelirsiniz. ve o çocuk sizden nefret edebilir. hem çocuğunuz olmazsa tekrar evlenmeniz daha az sıkıntılı ve kolay olur, yaşınız da geçmiş değil.
0
rayde
(05.12.11)
bencede çocuk yapıp ayrılma fikrini kafanızdan atın hiç mantıklı değil öle bi durumda çocugunuzu babasından ayırmış olursunuz çok çocuk istiyorsanız evliliğiniz bittikten sonra (eger biterse) gidip bi sperm bankasından sperm alabilirsiniz hiç olmadı buyrun ben petride veririm size sperm ama boşanmadan önce çocuk olayindan kaçının aklinizda boşanma varsa
0
berginyonbaenre
(05.12.11)
belki de sorun eşinizin ezilmiş hissettiğini düşünmenizdir? siz onun gururunu okşadıkça aslında bu düşüncenizden dolayı yaptığınızı düşünüyordur? anlatabilmişimdir umarım düşüncelerimi.
0
rayde
(05.12.11)
böyle kompleksleri olan, kendini sizin yanınızda aşağılık hisseden biriyle baştan nasıl evlenebildiniz, işler nasıl buraya kadar gelebildi, çok ilginç... ama çocuk konusunda devilred ile aynı fikirdeyim, bencillik etmemelisiniz.
0
megalomaniac
(05.12.11)
herkese sonsuz teşekkürler.

son olarak;

boşanmak sanıldığı kadar korkunç mu? insanlar-hayat vb. beni zorlar mı?
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
@rayde olabilir mi? bilemiyorum. ama onun için iyi bir şey yaptığımı düşünerek yapıyorum bunu.

@megalomaniac tanıştıktan 4 ay sonra evlendik belki de sorun bu. bir de evlendiğimiz sıralar da benim işimde bu kadar hızlı yükseleceğimi düşünmemiş olabilir. şartlar çok eşitti.çok iyi tanımıyorduk. zaten ilişkilerde insanlar hep farklı yüzleriyle varlar. hepimiz ayrıldıktan sonra görmüyor muyuz bunları?
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
trafik örneğine katılamıyorum çünkü en sakin insani bile çileden çıkarıyor bazen diğer sürücüler, ama o eli size kaldırıp tehditle indiriyorsa elbet bigün size de vurur. aslında kendi sorunu kısmen cevaplamışsın 4 ay evlilik için hiç yeterli bi süre degil çok genç olsan bi anlık heyecana kapıldın evlendin derdim. sanırım çok kısa sürede evlenmen en büyük hatan olmuş
0
berginyonbaenre
(05.12.11)
@berginyonbaenre evet kesinlikle çok tanıyamadan oldu. bunu evlendikten çok kısa süre sonra da anlamıştım zaten.
bu gerçekten çok zor bir durum. insan ağlamadan duramıyor. ama her zaman şunu söylerim. bir hata yapınca bu hatanın ömür boyu acısını çekmek mi gerekiyor. insan o hatayı yapmaktan vazgeçebilir. değil mi...
tşkler.
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
eşinizi psikoloğa götürmeyi denediniz mi? evet belki psikolog deyince daha fazla sinirlenecek ama tatlı bir dille "aslında sinirin tedavi edilir birşey olduğunu" anlatırsanız bence gidebilir. sonra birlikte gidersiniz psikoloğa. belkide sinir problemi çözülmüş olur eşinizin. umarım herşey düzelir. sevgiler....
0
yokumbenburda
(05.12.11)
@yokumbenburda teklif ettim ama reddetti. kabul etse de uygulamıyor zaten. ben böyleyim diyor. değiştiremiyorum diyor vs vs. teşekkür ederim.

@jugador zaten en çok korktuğum şey bana vurması, bana vurursa asla toparlanamam. ve evet kesinlikle herşey tükendi...

çok teşekkür ederim.
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
sinirlilik, sık kavga falan eyvallah, düzelir ya da alışılır belki de; ağır küfür etmek ve şiddet girişimi feci şeyler. bunları bile bile çocuk yapmak daha da büyük bir hata olur diye düşünüyorum. bence acilen eşinizi (onun da rızası ile) psikolojik tedavi için bir doktora götürün, olmazsa da buraya kadarmış demek lazım. diyelim ki sineye çektiniz, ya da biraz düzelir gibi oldu, çocuk yaptınız, sonra tekrar küfür/şiddet teşebbüsü başladı. hadi siz tamam diyelim, çocuk için ne kadar kötü bir şey olacağını hayal edebiliyor musunuz? alkolik ve karısını yıllarca dövmüş bir babaya sahip bir kız arkadaşım vardı, detayı anlat anlat bitmez, özetle çok sıkıntılı bir çocukluk geçirmiş ve üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala etkisini atamamıştı, en basitinden sokakta bağırışan bir çift gördüğümüzde hemen uzaklaşıyorduk çünkü allak bullak oluyordu. çocuk sahibi olmak istemeniz güzel bir şey ama böyle bir ihtimal varken bu insanla mı olmak zorunda onu çok iyi düşünmeniz lazım diye düşünüyorum.
0
thejester
(05.12.11)
boşanmak kesinlikle korkunç bir şey değil. hele çalışan kadın için çok daha az sancılı. ama çocuklu halde boşanmak yarım boşanmak gibi bir şey. çocuk yüzünden asla tam olarak bağlar koparılamıyor. ayrıca çocuksuzsan tekrar evlenebilmek çocukluya nazaran daha kolay. yakın çevremden bildiğim iki örnek var. biri çocuklu halde boşanıp yeni biriyle evlendi ve huzura erdi. diğeri boşanamayıp başkasıyla yatıp kalkmaya başladı, arabada, iş yerinde sabahlar hale geldi. çocukların psikolojileri evdeki huzursuzluktan berbat halde.

boşanmaktan kesinlikle korkma. dediğim gibi hele çalışan kadın için işler daha kolay. bi dünya insan boşanıyor, tekrar evleniyor.
0
hyu
(05.12.11)
Bir saniye bir saniye.. Evlilik dediğimiz şey, iki kişiden birinin diğerine eziyet çektirdiği, tehdit ettiği ya da hayatında yaşadığı eziklikleri telafi etmek için ego gösterisi yapmaya çalıştığı bir süreç değildir. Bir kişinin; sırf diğeri onu seviyor diye diğerine şiddet uygulayabileceğini, onun dertlerini yok sayabileceğini ve ona karşı kötü davranabileceğini düşünebileceği bir birliktelik de değildir.

Belki ütopik olduğunu düşüneceksiniz ama evlilik bir hayat birlikteliğidir; hayata dair tüm dertlerin kapıda bırakılıp içerisine girilen evdir, evlilik "bu benim hayatımdaki nihai insan" diyerek karşıdaki insana sarılmanın verdiği huzurdur. evlilik gerçek anlamda iki kişinin artık tek bir kişi imiş gibi düşünmesidir. bir "eve" karşı aidiyet hissetmektir, bir sıcaklıktır..

Kusura bakmayın ama, eşine eşine şiddet uygulamaya yeltenen, uygulayan ya da bunu düşünen her erkek öküz yaradılışlıdır ve bu adamların yalnız kalması, üreyememesi, yavrulayamaması, genetik havuzda boşuna yer işgal etmemesi gerekir.

Siz kimsenin kölesi değilsiniz sonuçta; kimsenin hayatındaki bütün komplekslerini, kaprislerini, eziyetlerini sırf onu sevdiğiniz için çekmek zorunda değilsiniz.

Bir şans daha verin; herkes son bir şansı hak eder. Bunu da ona belirtin ve bundan sonra en ufak bir şiddet girişiminde, saniye bile beklemeden -dakika değil saniye- ayrılın. Ayrılın ve ardınıza bile bakmadan uzaklaşın.. Tahminen ayrıldıktan sonra 1 yıl kadar sizi rahatsız eder, sonra başka bir kurban bulup onun hayatını zindan eder.

Çocuk falan demişsiniz; bir daha evlenememe ihtimali falan demişsiniz.. Kusura bakmayın ama "saçmalamayın" derim, şu an için en önemli olan şey kendi ruhsal ve fiziksel sağlığınız. O evlilik bana göre daha ilk şiddet aşamasında bitmiş. (şu "bir şans daha verin" kısmını, çok sert olan üslubümu biraz yumuşatmak için kullandım, muhtemelen zaten kullanamayacak..) Potansiyel çocuğunuzu, kesinlikle böyle bir duruma alet etmeyin, çocuk işleri düzeltmez, aksine onun da hayatı zehir olur.

29 yaş, yeni bir hayata başlamak için (gerçi 1 yıllık "rahatsız edilme süreci" ni düşününce 30 olur) çok geç değil. Ben 28 yaşındayım ve evlenmedim; çünkü öküz yaradılışlı insanların ayırdına varamayan ve gerçek anlamda evliliğin değerini bilebilecek nitelikte bir karşı cinsle tanışmadım henüz. sampling yaptığım grubun eleman sayısı 30 a yaklaşmasına rağmen.. Yine de umudumu yitirmiyorum. Siz de yitirmeyin. En önemli olan şey iç huzurunuz ve sağlığınızdır.
0
pozzecco
(05.12.11)
boşanmaktan korkma ve şunu bil ki çocuk yoksa bu boşanmak değil de sevgiliden ayrılmak gibi olur. sakın çocuk yapma, boşandığın, tekrar görmek istemeyeceğin bir insanla ömür boyu görüşmek zorunda kalırsın. çocuksuz boşananlar çok rahat atlatıyor ve yeni bir hayata çok kolay adapte oluyorlar, unutma.
0
kadifepanter
(05.12.11)
özet geç piç mode on:

1. bu evliliğinde çocuk yapma (bu babayla çocuk büyütülmez, babasız çocuk büyütme haksızlığını da çocuğuna yapma)
2. boşanmaktan korkma. sadece biraz cesaret.
3. bu soruyu silsen bile, cevaplarla birlikte bir kopyasını sakla.
4. on beş sene sonra bu cevabımı oku, bu dediklerimi yapmışsan mutlu olmuş olacaksın ve bana hak vereceksin, dediklerimi yapmamışsan, çok pişman olacaksın.
0
compadrito
(05.12.11)
boşanmayı en son çözüm olarak değerlendir.

bir evlilik terapistiyle görüşebilirsin. www.evlilikenstitusu.com
0
hepiniz oleceksiniz
(05.12.11)
dışarıdan gayet güzel anlaşan, hiç bir derdi sorunu olmayan güllük gülistanlık gibi görünen bir çiftiz. asabi biriyim, trafikte olsun evde olsun ufak bir şeyden sinirlenebiliyorum, başkalarına küfür ediyorum, en ufak bir şeyden kumandayı kırabiliyorum, yada küçük eşyaları o anki hıncımla sıkıp ezebiiyorum yada onlarıda kırabiliyorum, hatta bir keresinde evin kapısını bile kırdım, (sonra beraber tamir ettik :) ama hiç bir zaman eşime zarar vermedim, vermek aklımdan geçmez bile, beni çok sinirlendirdiği zamanlarda oluyor, o da biliyor bunu ama düşününce o dünyaya farklı bir yerden bakıyor, ben farklı bir yerden bakıyorum bunun farkına varıyorum ve kabullenmeye çalışıyorum, kabulleniyorum da, o da beni kabulleniyor. bir birimize bir şeyler öğretiyoruz, farklı alışkanlıklar kazandırıyoruz. buz dolabına neden su koyulmuyor diye kaç kere söylendikten sonra bir gün bunun için kavga ettik, sonra barıştık ertesi gün 12 şişe su alıp buz dolabının yanına koyunca ikimizde gülme krizine girdik, ondan sonra anladım ki benim de öğreneceğim şeyler var, o suyu benim de koymam gerekiyor. sorunlarımızı sürekli konuşuyoruz, kavga ettikten bir süre sonra neden kavga ettiğimiz hakkında kritikler yapıyoruz mesela. karı koca arasında hiç bir şeyin gizli kalmaması gerektiğini düşünüyoruz ikimiz de, aman bunu söylersem üzülür yada alınır söylemeyeyim demiyoruz. kırıcı da olsa içimizde ne varsa çok açık yüreklilikle konuşuyoruz
çok yakın bir arkadaşım var, sırdaşım (umarım senin de güvenebileceğin birisi vardır) onunla konuşurum mesela ona da ufak tefek şeyleri anlatırım, bu rahatlatır ve bazen de çıkış yol bulmak için sana ışık tutar, kendimce her zaman haklıydım ama başka birisi(güvendiğim) bana anlattığım konuda haksız olduğumu söylediğinde, yüzüm kızarıyor o zaman çeki düzen vermem gerektiğini anlıyorum. biz de beraber büyüyoruz. biraz dağınık oldu kusura bakmayın, içinden kendinize lazım olan kısımı alırsınız.
0
vincenzo
(05.12.11)
merhaba,
eğer evli olmasaydın ayrılırdın di mi? evli olunca adı boşanmak oluyor diye korkutuyor. yine de bekar birinin bu konuda ahkam kesmesi çok kolay. o yüzden boşanmakla ilgili bir şey söylememeye çalışacağım. çocuk olmadığı için çok şanslısın bunun farkında ol. ve büyük şehirde yetiştiğin için ve kariyerli olduğun için de. önce nelere sahip olduğunu bil, bu sana cesaret katar.
hangi şehirdesin acaba? eğer eşini ikna edemiyorsan sen git bir psikoloğa. mutlaka git. çünkü etrafınla konuşamadığını söylemişsin. öncelikle bunları yüksek sesle konuşabilmek sana iyi gelecektir. buna ek olarak, sen olanları anlatırken, ne düşündüğünü ve ne hissettiğini daha iyi anlayabilirsin. bu yüzden cevaplar kendiliğinden sana gelebilir. tabi bu konularda yetkin biriyle görüşürsen daha da iyi olur. senin yardım alman eşine evliliğine en önce kendine fayda sağlayacaktır. her şey güzel olur umarım!
0
poisson
(05.12.11)
@thejester söylediklerinize tamamen katılıyorum. maalesef psikoloğa gitmeye yanaşmıyor.
@hyu evet iki taraf içinde zor ve sancılı bir süreç. ama çocuklar için çok daha zor.

@want2die biz de sizin gibi kavga edip hiçbirşey olmamış gibi devam ediyoruz. ama bu yormuyor mu sizi? yani ben o kadar çok korkuyorum ki küfür edip bağırmaya başladığı anda. ya birgün çok sinirlenip beni dövmeye kalkarsa, yaralarsa mesela. sonuçta o an gözü hiçbirşey görmüyor ki...

@pozzecco evet çok doğru. ben zaten en büyük son kavgamızdan sonra ona son şans verdiğimi bir daha bana bağırıp küfür etmemesini, dayakla tehdit etmemesini istedim. ama o tekrar yaptı. hem de bu 4 oldu o gunden sonra. şimdi ben onu hep affettim diye hep affedeceğimi biliyor. gidemediğimi sanıyor sanırım.

@pisekar v2 zaten değişmiyor. benim de artık değişeceğine inancım gün geçtikçe tükeniyor.

@kadifepanter çocuk fikrini sildim evet kesinlikle haklısınız.

@compadrito boşanmaktan korkmanın yanı sıra kocaman bir alışkanlığı değiştirmek var ya işin ucunda insanı zorlayan o sanırım. cevapları saklayacağım.

@hepiniz oleceksiniz eşimin bu huylarını değiştirebilirler mi? pek inanamıyorum.

@vicenzo eşim tuvalet ve banya kapılarını kırdı sinirli bir anında. bir keresinde elinde şu sırt kaşıyıcıları var ya onu kırdı eline girdi sonra kırık yeri. ne kadar sert vurduysa parmağı çatladı. bunun eşinizi ne kadar çok korkuttuğunu bir düşünün derim. en azından beni korkutuyor bu kadar sinir. bizim de gizlimiz saklımız yok emin olun. ne kadar süredir evlisiniz bilemiyorum ama ben 3 senenin sonunda bu noktadayım. sürekli kavga olur mu bir evde? normal mi? anne-babalarımız böyle miydi? bilmiyorum...

@poisson evli olmasaydım...herşey daha kolay olurdu tabi ki.. psikolojik destek almayı ben de çok istiyorum. ama sanırım bu evlilikten sonra alacağım bunu. çünkü kurtarabileceğime dair neredeyse hiç umudum yok.

herkese çok teşekkürler destek ve alaka için.
0
🌸hoburdak
(05.12.11)
anne babalarımızın ilk yılları böylemiydi ben de bilemiyorum ama şu an öyle olmadıkları kesin.
biz de yeni sayılırız çok eski değiliz.
kapıyı kırmanın sizi ne kadar korkuttuğu konusuna katılıyorum. ben evin dış kapısını kırmıştım eşimin ne kadar korktuğunu anlamamıştım, yada evdeki ufak tefek şeyi kırdığımda eşimin korktuğunu anlamadım. sonradan sonraya fark ediyorum eşimin benim vandallığımdan korktuğunu. idrak edemememin, o hissi anlamayışımın sebebi ise 'benim asla ona zarar vermeyeceğim' di. evet ona dokunmak aklımın ucundan bile geçmiyordu, evdeki her şeyi yıksam bile onun kılına dokunmazdım, benimkisi sadece sinir di, ona zarar gelmesine tahammül edemezdim. bunu onun da bildiğini biliyordum. ama ahmak kafam, böyle düşündüğüm için onun ben kafama göre takılırken onun korkmayacağını, korkmasını gerektirecek bir şey olmadığını sanıyordum.
0
vincenzo
(05.12.11)
(7)

sıkıldım lan

cagdassalur
naber? ya şeyi sorucam çok sıkıldım ben. haxball var ya hani eğlenmeli filan böyle güzel bişey. iyi güzel de sıkıyo bi yerden sonra. bunun gibi böyle brovsırım üzerinden çalışsın üç beş kişi toplaşıp oynayalım filan çetli bişi olmaz mı? var mı benzeri bişiler? onun dışında böyle ufak single player o
naber? ya şeyi sorucam çok sıkıldım ben.

haxball var ya hani eğlenmeli filan böyle güzel bişey. iyi güzel de sıkıyo bi yerden sonra. bunun gibi böyle brovsırım üzerinden çalışsın üç beş kişi toplaşıp oynayalım filan çetli bişi olmaz mı? var mı benzeri bişiler?

onun dışında böyle ufak single player oyunlar da varsa bildiğiniz öteki sorduğum öncelikli ama onları da yazın ya. böyle açayım oyunu hebele hübele diye kendimi kaybedeyim oynarken kafdam dağılsın azıcık. canım sıkıldı çok.

evde ekmek kalmadı. first'ün soru işaretli sakızı var ya, neli o?


edit: eklemeyi unutmuşum. ekmek almaya çıkıyorum şimdi. geldiğimde burda tatmin edici cevaplar görmek istiyorum. hadi bakalım.
0
cagdassalur
(05.12.11)
bizim evdede kalmadı. bence mango-portakal-ahududulu.
0
pelinn.
(05.12.11)
ekmek yapma makinesi alsana hem kendin yaparsın
senin canını günde 2 saat desen bi ekmek yapma
haftada 14 saat lik sıkıntın gider ben olsam yapardım :))
0
onyetele
(05.12.11)
Olmaz mı? shell shock live ya da vortex wars gibi harika online Oyunlar var.. Www.armorgames.com dan bakabilirsiniz..
0
pozzecco
(05.12.11)
aynı pcden değil ama 5-6 kişilik takımlar şeklinde odalarda oynayabilirsiniz. baya bir sarıyor bide rakiple dşşk geçmek güzel oluyor.

www.kongregate.com
0
Abraxass
(05.12.11)
ekmek bakkalda da kalmamış zaten ya. yine aç kaldım.

@deneme mesele çalıştırması değil onu şimdi indirmesi kurması üstüne hamachi filan çok uğraştırır.

@pozzecco @abraxass bakıyorum şimdi teşekkürler.

@pelinn. bırak mangoyu da küllükten haber ver
0
🌸cagdassalur
(05.12.11)
team.forsvarsmakten.se

bu da sıkıyor ama bir süre sonra.
0
jamiro
(05.12.11)
ben bir haftadır bunları oynuyorum:

www.mousebreaker.com

www.mousebreaker.com
0
cumingsoon
(05.12.11)
(6)

mouse pad

inbiziddid
şöyle kalitelimsi 50tlye fln ne alınır, ankara'da alınacak yer var mı ki?
şöyle kalitelimsi 50tlye fln ne alınır, ankara'da alınacak yer var mı ki?
0
inbiziddid
(03.12.11)
www.office1.com.tr

Ankamall alt katta office süperstore de bu modellerden seçim yapılabilir.

www.office1.com.tr

bunu almıştım ben.
0
Oguzhang
(03.12.11)
www.hepsiburada.com
2 gün önce aldım, gayet kullanışlı ve kaliteli malzeme.
0
MaraudeR
(03.12.11)
Bunlar ustune para verilse kullanilmaz. Buyuk bir oyun mousepadi alin.
0
sinatra
(03.12.11)
mouse pad mi kaldı bu devirde? onun yerine optik mouse alın. ya da bileklik destekli mouse pad alın da en azından bir işe yarasın.
0
386 dx
(03.12.11)
ona 50 TL vereceğinize; herhangi bir mouse' a vereceğiniz paranın üzerine 50 TL koyarak Logitech MX air alın.
0
pozzecco
(03.12.11)
logitech g500üm var ama senelerdir pad kullandığımdan -steelseries kullanıyordum da geçen üstüne kola döküldü piç oldu- padsiz rahat edemiyorum.
0
🌸inbiziddid
(03.12.11)
(10)

getz vs polo

croupier
selam gençlik,içindekiler (abs, hava yastığı vs.) her şey aynı ve aynı fiyatta olan, 2005 model 1,5 dizel getz mi alırsınız 2001 model 1,4 benzinli polo mu?getz 100 km de ş.içi 7 lt ş. dışı 5 lt mazotpolo ise 100 km de ş.içi 8,8 lt, ş. dışı 5,2 lt benzin yakıyor.ama polo da polo işte. güvenlik ve ka
selam gençlik,

içindekiler (abs, hava yastığı vs.) her şey aynı ve aynı fiyatta olan, 2005 model 1,5 dizel getz mi alırsınız 2001 model 1,4 benzinli polo mu?

getz 100 km de ş.içi 7 lt ş. dışı 5 lt mazot

polo ise 100 km de ş.içi 8,8 lt, ş. dışı 5,2 lt benzin yakıyor.

ama polo da polo işte. güvenlik ve kalite üst düzey.

hangisini seçsem ki?

edit: km ler de aynı
0
croupier
(01.12.11)
km.leri ne durumda? eğer o da aynıysa getz alırım.
0
mytonn
(01.12.11)
camasirsuyu
(01.12.11)
hocam, almanyada makine okumanin da etkisi vardir tabi ama, araba almandan alinir aga.kim ne derse desin. ha begenmezsin tipini bi ozelligini orasi ayri ama simdi hundai ye araba diyen (vwnin yaninda tabi) yanlis yoldadir agacigim.

cevabe gelecek olursak, nasil kullanildigi da onemli. bakmak lazim.
0
hubble
(01.12.11)
ben olsam hyundai ye para vermem açık konuşayım. açık ara polo fakat ben olsam honda bakarım
0
neysene
(01.12.11)
önemli olan km ve yıldır. polo çk eski ve çok benzin tüketiyor. şehiriçi 8.8 kitapçığında yazıyor, ama normalde bu10lt gibi.
jip gibi yani. hyundai yeni tofaş, parçası ucuz ve bol bulunur.
0
try again fail again fail better
(01.12.11)
ayrıca 15.000tl olan araçta kimse güvenlikten bahsetmesin, ikiside birbirinden beter
0
try again fail again fail better
(01.12.11)
getz
0
metehan01
(01.12.11)
Kore değil japonya otomobili alırdım Getz alacak olsaydım. Jazz ya da Yaris gibi.
Yalnızca bu ikisi sözkonusuysa, ikinci elini de düşünüp Getz alırdım. Yani kalite farkı vardır ama, karşılaştırmasını yaptığımız arabalar Santa Fe ile Touareg değil.
0
pozzecco
(01.12.11)
duyuruyu sil , poloyu al volkswagen ya adı üstünde.
0
zlatan
(01.12.11)
@sarajevo. kalite üst düzey iddialı bi laf olmuş evet :) nisbi olarak demek istemiştim. yoksa bu fiyatlara üst olan herhangi bişey yok evet :)
0
🌸croupier
(02.12.11)
(2)

BMW 3.16 orijinal jant fiyatları

alihoca
ne kadar acaba. orijinal ve resmi fiyatları nette bulamadımda.
ne kadar acaba. orijinal ve resmi fiyatları nette bulamadımda.
0
alihoca
(01.12.11)
Servisten alınacak orijinal jant fiyatlarının, adet başına 1.000 TL den az olduğunu düşünmüyorum. Replika düşünmenizde fayda var.
Fikir vermesi açısından Subaru Impreza wrx jantı 1500, sti jantı 2000 TL civarında yetkili servislerde.
0
pozzecco
(01.12.11)
fikir vermesi açısından yazayım.geçen kış kampanyasında 4 tane double spoke jant artı kış lastiklerini 1600 euroya almıştım.aynı kampanya kara jantla 1000 euro gibiydi.
0
cizgilipijama
(01.12.11)
(4)

Bu bisikletin fiyatı ne böyle?

tchuck
http://www.deltabisiklet.com/?_Args=_ProductInfo,4271,OdesisMcşimdi biri beni bu bisiklete 21 milyar verilebileceğine dair ikna etsin.bunun yerine araba ya da motorsiklet almak varken bir insan niye bu bisikleti alır?elmas mı kaplı yoksa altından mı yapılma. vallahi şok geçirdim.
www.deltabisiklet.com

şimdi biri beni bu bisiklete 21 milyar verilebileceğine dair ikna etsin.
bunun yerine araba ya da motorsiklet almak varken bir insan niye bu bisikleti alır?

elmas mı kaplı yoksa altından mı yapılma. vallahi şok geçirdim.
0
tchuck
(01.12.11)
Karbon alasimindan yapilma. Bu sayede hem hafif hem de saglam.O yuzden pahali. Karbon elyafi hafifligi sebebiyle metal malzemeye alternatif olarak spor otomobillerde de kullanilir.
0
crown
(01.12.11)
"Neden 30000 tl ye polo almak varken 500000$ a ferrari alıyolar ki ?" diye sormakla aynı şey bence senin bu sorun.
0
antidote
(01.12.11)
Profesyoneller için üretilmiş bisikletler bunlar. Kadroları,aksesuarları ve mekanik aksamları özel, dayanıklı ve hafif malzemeden üretiliyor ve siparişle getirtiliyor.

Fiyat, ortalama bir kullanıcı açısından çok yüksek, haklısınız. Lakin otomobil dünyasında bir E55 AMG ne ise, bisiklet dünyasında bu da o gibi.
0
pozzecco
(01.12.11)
bakın,
bi kere bu profesyonel bir bisiklet. hemen herşeyi shimano'nun ve diğer markaların iyi parçaları ile yapılmış. jant telleri bile bu işte uzman bir marka www.dtswiss.com sadece bisiklet parçaları üretiyor. bunun yanında yarış bisikleti diye bilinen bir çok bisiklet bile 10 kg civarında olurken bu 8.7 kg. karbon (muhtemelen karbon fiber)
böyle bir bisikleti alıp sokakta bisiklet parkurunda binmek için zengin olmak gerekir. böyle bir bisikleti asıl alma nedeniniz ise bisikletçi, bundan para kazanan bir sporcu olmanızdır.
0
ben smyrna
(01.12.11)
(7)

Keyfe keder boyatılmıştır

enedwaith
Merhabalar,Pek çok araba ilanında kazası yoktur sağ sol şurası burası keyfe keder boyatılmıştır falan deniyor.Çok merak ediyorum insan arabasını keyfe keder neden boyatır? Boyacılık hobisi varsa evdeki duvarlar falan var bi badanaya bakar. Hadi arabanın renginden sıkılsa da komple boyatsa neyse anla
Merhabalar,

Pek çok araba ilanında kazası yoktur sağ sol şurası burası keyfe keder boyatılmıştır falan deniyor.

Çok merak ediyorum insan arabasını keyfe keder neden boyatır? Boyacılık hobisi varsa evdeki duvarlar falan var bi badanaya bakar. Hadi arabanın renginden sıkılsa da komple boyatsa neyse anlarım da keyfe keder parça boya neden yapılır?
0
enedwaith
(01.12.11)
O keyfi için, vuruklar-çizikler motivasyon olmuştur. Almadan önce kaportacıya götür, ellesin bi sağını solunu arabanın; tüm geçmişini sayar sana.
0
andrey bolkonski
(01.12.11)
Aracın yan kısımlarında bir takım taş izleri vs. olmuştur. Ama bu çokta önemli olmamasına rağmen kişi bu ufak tefek noktaları kaybetmek için kaput ve kapıları boyarsa keyfi nedenlerle boyamış olur. Yani kazadan dolayı boyamamıştır. Araçlarda herhangi bir veya birden fazla parçanın boyalı olması aracın değerini düşürür. Keyfi nedenlerle boyamak ile kaza sebebiyle aracı boyamak arasında bu anlamda fark vardır.
0
diaspora
(01.12.11)
"boydan boya sürttüm, komple boyayla anca düzeldi" dese alır mısın o arabayı?

ha model eskidir, mesela 92 modeldir, artık dura dura kullana kullana boya solmuştur, o yüzden boyatmıştır belki ama ona da keyfekeder yazmaz herhalde, "eskidi soldu, o yüzden boyattım" yazar. kimse de 92 model arabanın solduğu için boyanmasını yadırgamaz. ama hiçbir akıllı insan evladı 2007 model arabasını, hele ki renk değişikliği falan da yoksa keyfekeder boyatmaz.

ufak tefek çizikleri kapatmak için sırf kapyu kaputu boyatıp yarısı yeni boya yarısı eski boya olmasın diye komple boyatan da bunu niye açıkça yazmaz? yani bir arabada ufak tefek çizik olması çok büyük problem değildir ki.
0
kibritsuyu
(01.12.11)
% 99 u yalan. bazı tipler aracındaki ufak çizikler , taş gelmesi vs sebebiyl boyattıkları oluyor ama genelde orjinalliği bozulmasın diye öylece bırakıyorlar. ya da otoking de kısmi boya yaptırılabiliyor. ben keyfe keder boyattım denilen bir minibüsüm 9 adet kazası bir de suya battığını öğrendim tramerden. tampon, marşbiyel ve yan kapı çıta altı boya ise sadece doğrudur diyebilirim ama mesela kaportayı kimse keyfe keder boyatmaz.
0
ground
(01.12.11)
Araç beyazdır, renginden sıkılıp gerçekten keyfe keder boyatan var.
0
dis fircasi
(01.12.11)
arabanin boyasina badanasina cok fazla takilmamani tavsiye ederim.. her arabanin vuruktan cizikten dolayi boyasi oluyor. ozellikle istanbulda boyasiz arac hayal gibi..senin dikkat edecegin arabani sasi yada sase ve motor parcalarini etkileyecek bir kaza yapmis olmamasi.,adam rezil gibi vuruk cizik icinde gezene kadar icine sinsin diye boyatmistir..ayrica bu boyayla orjinalligin gitmesi hadisesi galericilerin fiyat kirmak icin yaptigi bir bok yeme, biniciye bi zarari yok..servisinde makineye sokun..
0
bluewhale
(01.12.11)
Bir insan genelde arabasını keyfe keder boyatmaz. Özellikle de binbir çeşit renk değişimi için kullanılan folyolar çıkmışken. Boya hem folyoya kıyasla daha pahalıya gelir, hem de ikinci elde aracın değerini düşürür.

Taş ya da çizik izleri için profesyonel rötuş takımları ve cilalar mevcut. Bence bir insan arabasını boyatana kadar onlardan alıp kullanabilir.

Boyatan adam da bence fotoğrafını çekip koymalı ki, bir şekilde alıcının içi rahat olsun. Arabanın şasisi düzgündür, yürüyeni iyidir ama arkadan yemiştir belki ya da önden kamyonun altına girmiştir, nereden bilebilirsiniz ?
0
pozzecco
(01.12.11)
(5)

Önerebileceğiniz led tv marka ve modelleri nedir ?

libertyaddict
fiyat 2000 e kadar çıkabilir
fiyat 2000 e kadar çıkabilir
0
libertyaddict
(01.12.11)
philips pfl 7606 fiyatı 2000 ler civarı. kullanıyorum mükemmel bir televizyon 3D yayın yapan kanaallarında olursa (d-smart-digi) tadından yenmiyor.
0
giga1905
(01.12.11)
marka olarak lg oneririm. evimde aldigim tv'ler, laptop, ses sistemi, her sey lg, hic sıkıntı yasamadim. model belirtmiyim ozellikle.
0
la traviata
(01.12.11)
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(01.12.11)
samsung lcd ya da samsung led al. 3d sakın alma. 1500-2000TL'den fazla da para verme.
0
desdinova
(01.12.11)
+1 giga1905..

Philips 40PFL6605 kullanıyorum ben de; kesinlikle tavsiye ederim..
0
pozzecco
(01.12.11)
(4)

format

tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
toshiba bir laptop var arkadaşın. windows7 starter yüklüydü. baya ağırlaşmıştı. format atmaya çalışıyorum. yükleme aşamasında installing windows'u bitirip completing windows denen son seçeneğe gelmiyor. kalıyor orada. daha sonra reset atıp tekrar kurmaya çalışıyorum. bu sefer de seçtiğim partition'a
toshiba bir laptop var arkadaşın. windows7 starter yüklüydü. baya ağırlaşmıştı. format atmaya çalışıyorum. yükleme aşamasında installing windows'u bitirip completing windows denen son seçeneğe gelmiyor. kalıyor orada.

daha sonra reset atıp tekrar kurmaya çalışıyorum. bu sefer de seçtiğim partition'a kurulmuyor. şöyle bir uyarı veriyor:

"windows cannot be installed to this disk. this computer's hardware may not support booting to this disk. enable that the disk's controller is enabled in the computer's BIOS menu."

olmazsa "xp" deneyeceğim.
0
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(30.11.11)
Del' e basıp Bios' tan boot öncelikleri kısmına baktınız mı ? oradan enable edin, windowsçuk söylemiş işte :)
0
pozzecco
(30.11.11)
pozzecco ya ek olarak, boot açma nedir bilmiyorsanız, google dan resimli anlatım bulabilirsiniz.
0
dis fircasi
(30.11.11)
bios menusunde disk controller dan kastı nedir bilmiyorum windowsçukun. boot option zaten normal olarak cd/dvd'de.
0
🌸tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(30.11.11)
Şöyle, "boot öncelikleri / boot priorities" kısmına geldiğinizde orada
1- A: Floppy
2- C: Quantum fireball
3- D: Creative Infra CD driver

gibi bir ekran olacaktır. Oradan alt kısımdaki yönlendirme tuşlarına dikkat ederek (mesela space ya da sağ sol ok ile değişir), windows' u kurmak istediğiniz partition' un da (yani E: sürücüsü mesela) listede olmasına dikkat edin; mümkünse ilk sıraya onu koyun hatta.

Bu, bilgisayar açılırken işletim sisteminin hangi sürücüden yükleneceğinin önceliğinin ayarlanması işlemidir. Dolayısıyla listede yoksa "zaten bunu açamayacağım, o yüzden öncelikler listesini değiştir" ikazı vermiş.
0
pozzecco
(30.11.11)
(3)

Araba sorusu 4645 : Cahile Araba Önerisi

her yerde is goren
Merhaba ahali.Yahu her bi boku anladım da şu hayatta (kadınları bile (vallaha!)) bi şu arabaları anlayamadım, cebimde 15bin tl hazır para var, hadi kredi kullansam diyorum 15 bin de öyle çıkar. etti mi 30. (40 yapmadı bi türlü) mümkün olabildiğince sıfır (kıllısı lazım kıllısı) mümkün olmadığı yerde
Merhaba ahali.

Yahu her bi boku anladım da şu hayatta (kadınları bile (vallaha!)) bi şu arabaları anlayamadım, cebimde 15bin tl hazır para var, hadi kredi kullansam diyorum 15 bin de öyle çıkar. etti mi 30. (40 yapmadı bi türlü) mümkün olabildiğince sıfır (kıllısı lazım kıllısı) mümkün olmadığı yerde ikinci el bi araç tavsiye edin ben ne aliyim??

notepad : hyundai tavsiye etmeyin.
notetap ? : mümkünse dizel / otomatik olsun
not 3 : bu araç mümkünse 20.000 i geçmemiş olsun (ikinci el için)
0
her yerde is goren
(28.11.11)
"Dizel araba ucuza gelir" mantığının çok doğru olmadığını söylemeliyim. Hem alırken 3-4 bin tl fazla veriyorsunuz, hem de servislerde ve bakımlarda benzinli olanların 2-3 katını ödüyorsunuz. Burada da sıklıkla belirtmişimdir, yıllık ortalama 20.000 km yapıyorsanız ancak dizel otomobil başabaş noktasına geliyor ve kara geçmeye başlıyor.

Ufak motorlu, benzinli otomatik de bu bağlamda işinizi görecektir.

Ben japon otomobillerini severim. Subaru ve Toyota kullanıyorum. Şehir içi otomobili olarak Yaris' i öneririm mesela. Ben MK2 kullanıyorum ama MK1' leri çok daha başarılı.

Yeni kasa Ford Fiesta' nun sürüş keyfi çok iyidir mesela, düşünülebilir.

Polo Tsi dsg de belki düşünülebilir Alman otomobillerini seviyorsanız, ya da Golf mk5 dsg.

Aklınızda herhangi bir model varsa, spesifik olarak yorum yapmamız daha uygun olacaktır.

Öte yandan sıfıra da şartlamayın bence kendinizi. Yani temiz ve bir kişi tarafından kullanılmış bir araba bulmak çok daha avantajlıdır. Ben mesela ilk sahibinden satılık 40.000 km deki 2006 Type R' ı, aynı fiyattan satılan sıfır km bir Civic Sedan' a tercih ederim.
0
pozzecco
(28.11.11)
Sıfır ve ikinci el Mazda3 modellerine falan bi bakın. www.mazda-tr.com ve sahibinden.com işinizi görecektir.
0
enedwaith
(28.11.11)
sıfırda çok seçeneğiniz yok: renault symbol, fiat albea vs. türü araçlar var bu bütçe aralığında.
0
inheritance
(29.11.11)
(6)

film onerisi

harrage
aslinda cok spesifik biliyorum ama friends'in film versiyonu gibi birsey ariyorum. tabi ki de film tam olarak friends'benzeyemez. demek istedigim arkadaslik iceren , romantizm de barindirabilir , new york'ta gerce guzel olur bir film ariyorum.aslinda soyle soylesem daha iyi sanirim;- siradan , gunde
aslinda cok spesifik biliyorum ama friends'in film versiyonu gibi birsey ariyorum. tabi ki de film tam olarak friends'benzeyemez. demek istedigim arkadaslik iceren , romantizm de barindirabilir , new york'ta gerce guzel olur bir film ariyorum.

aslinda soyle soylesem daha iyi sanirim;

- siradan , gundelik insanlari anlatsin.

- siradan gundelik bir konusu olsun. yani kimse kanserden olmesin , zengin kiz fakir erkek olmasin , imkansiz ask olmasin.

- filmin gectigi sehri bize yansitsin.

cok filtreli bir arama oldu farkindayim ama bu istediklerimin hepsi olmasa da olur. haci bu filme bi bak sana uyabilir diyeceginiz her turlu filme acigim.

simdiden tesekkurler.
0
harrage
(26.11.11)
in search of a midnight kiss olabilir, de new york değildi sanırım... bir dene derim. love actuallyde de mesela arkadşalık var aşk var öfke var savaş var...
0
cedric tweedledee
(26.11.11)
türkçesi kardeş gibiydiler diye bi film var.
bradd pitt oynuyo. sen onu bi dene
0
mvpatakan
(26.11.11)
(bkz: lammbock)
0
partizan
(26.11.11)
Film değil ama dizi önereyim; (bkz: seinfeld)
0
pozzecco
(26.11.11)
Tabii ki Woody Allen filmlerinin bir çoğu:) Manhattan, Annie Hall, hatta Broadway Danny Rose, Radio Days,Manhattan Murder Mystery:)
0
sanal hayvan
(26.11.11)
(8)

The Thing

kya
1981 yılında çekilen ilk filmi izlemeye gerek var mı?
1981 yılında çekilen ilk filmi izlemeye gerek var mı?
0
kya
(26.11.11)
film çok iyidir..
0
EasyTiger
(26.11.11)
İlk film, türün hayranları için bir başyapıttır. 8.2 vermişler Imdb' de. Çok iyi ama bence yine de düşük. İkinci filmi izlemedim ama sanki devam değil de yeniden çevrim gibi geldi. Ona da 6.5 vermişler.
0
pozzecco
(26.11.11)
bu 2011 de çekilen filmin sonunda olanlar, 1982 de çekilen filmin başındakilerle aynı. ben dün sırf o yüzden ikisini izledim önce 2011 sonra 1982. gayet keyif aldım. izlemeni öneririm. 1982'de ki de çok güzel.
0
artikbenimdebirvolvomvar
(26.11.11)
ilk hangisini izleyeyim :)
0
🌸kya
(26.11.11)
yeni çekileni izlemeye gerek yok desek yeridir. orjinalini izle..
0
toshiro
(26.11.11)
bence 2011-1982
0
artikbenimdebirvolvomvar
(26.11.11)
evet. kesinlikle izlemelisin. ilkin orjinalini izle.
0
african rain
(27.11.11)
2011-1982

evet bu sırayla çok keyif aldım.
zaten 2011'de çekileni izliyorsunuz, ve diğerine geçince kaldığınız yerden devam ediyormuşsunuz gibi oluyor.

edit: önce orjinalini izlersen 2011 sıkıcı gelebilir. dediğim sırayla da çok güzel değil ama iyice sıkılırsın öyle.
0
jamiro
(27.11.11)
(9)

Araba Çok Mu Yakıyor?

metehan01
100 km 12-14 litre yakıyor. Şehiriçi kullanmaktayım. 40bin de 2004 model benzinli 1,4 sx citroen c3. Araştırdım Şehiriçi Yakıt Tüketimi 8,2 lt diye geçiyor.1- Sizce çok mu?2- Tiptronik olması etkiler mi?3- Otomatikte kullanmasam manuelde kullansam daha az yakar mı?4- Bir servise gideyim mi?
100 km 12-14 litre yakıyor. Şehiriçi kullanmaktayım. 40bin de 2004 model benzinli 1,4 sx citroen c3. Araştırdım Şehiriçi Yakıt Tüketimi 8,2 lt diye geçiyor.
1- Sizce çok mu?
2- Tiptronik olması etkiler mi?
3- Otomatikte kullanmasam manuelde kullansam daha az yakar mı?
4- Bir servise gideyim mi?
0
metehan01
(26.11.11)
1) %20 fazla yakıyor.

2) tiptronik olması avantaj diye biliyorum

3) otomatik daha mantıklı siz ayarlayamazsınız daha az yakmasını manuelde

4) evet gidin içiniz rahatlasın.
0
kya
(26.11.11)
çok yakıyor, o motor hacminde 12-14 şaka gibi, ister yarı otomatik ister tam otomatik ne olursa olsun öyle bir tüketim olamaz ki psa grubunun motorları verimlidir, direk servis.
0
theos ek mekhanes
(26.11.11)
Golf 1.6 kullanıyorum 5 kasa. tiptronic. şehir içi 11-13 arası geziniyor. Dolayısıyla normal,benim ki 6 ileri vites normalde eski tip otomatiklere göre daha az yakması gerek ama ben bir önceki arabaya göre bir fark göremedim. Servise isterseniz gidin ama bir sonuç alamazsınız dizel otomatik almadığınız sürece.
0
skywalkeremre
(26.11.11)
oyşşşşş o ne ya. adamı fakir eder. git tabi servise. focus otomatik yakmıyor o kadar.
0
art vandaley
(26.11.11)
e200 kullanıyorum 2000 kompresor max 11 lt yakıyor.
-bayagı cok
-az bucuk
-farketmez devirleri ayarlaman daha zor
-git hava filtreleri,bujiler vs baktır.
0
duptıs
(26.11.11)
2000cc 155bg bir araç kullanıyorum şehir içi 10-11 arası yakıyor. 1.4 araca 12-14 çok fazla.
0
orpheus
(26.11.11)
çok yakıyor. 1.4 motorun 10 lt'yi geçmemesi lazım. tam otomatik polo vardı bende 8-9 lt civarıydı.

yalnız sabah akşam yoğun trafikte araba kullanıyorsan veya devire abanıp performanslı kullanıyorsan bu değerleri görebilirsin. sen her halukarda servise git bence. bir de ölçümü doğru yaptığından emin ol. ben yine de yazıyım:depoyu fulleyip km'yi sıfırlıyosun. sonraki fullemede kaç lt benzin aldığına bakıyosun.

bir de otomatik manuele göre daha fazla yakar denir.
0
merhum
(26.11.11)
1- çok yakıyor. normal değil.
2- sıralı otomatik denilen bir sistem vardır, bir önceki kasa bmw 7 serisinde çıkmıştı. ya da daha günceli toyota' larda kullanılan tiptronik sistemi. bu tarz otomatik şanzumanlarda debriyaj pedalı yoktur ama baskı balata bilye vardır. yakıt tüketimini manuele göre değiştirmez. tork konvertörlü modellerde ise (klasik otomatikler) güç kaybı vardır ve yakıt tüketimini 1 lt kadar yükseltir.
3- otomatikte sport modunda kullanmıyorsanız ve araba 6000 de falan vites değiştirmiyorsa daha az yakmaz.. aynı yakar yani aşağı yukarı.
4- gidin. muhtemelen ateşleme arızası ya da o2 sensörü arızalanmıştır. bu arada hava filtresine de baktırın. zamanı gelmişse yağı da değiştirip tam sentetik koydurun.
0
pozzecco
(26.11.11)
Şehir içine göre değişir. İşle ev arası sürekli trafik var. 1.6 otomatik Corolla ile başka yere çıkmazsam Bir hafta sürekli ev-iş yaparsam 13-14'leri görüyorum. Sağa sola gitmeye başladığımda 10-11lt'lere iniyor.
0
zombi
(22.02.16)
(7)

50 000 maksimum geniş bagajlı araç tavsiyesi

kisa
50.000 tl ye araç alınacaksa, çolukçocukla bir yere giderken bagaj sıkıntısı olmasın dersek nasıl bir araç olur?halihazırda 2006 ford mondeo var, idare ediyoruz.bulabilirsem VW SW passat (mı acaba?) ya da aynı arabayı modelleyip gerekirse port bagaj mı? ya da ne?kısıtlamalar:otomatikdizelgüçlü (şu a
50.000 tl ye araç alınacaksa, çolukçocukla bir yere giderken bagaj sıkıntısı olmasın dersek nasıl bir araç olur?
halihazırda 2006 ford mondeo var, idare ediyoruz.
bulabilirsem VW SW passat (mı acaba?) ya da aynı arabayı modelleyip gerekirse port bagaj mı? ya da ne?
kısıtlamalar:
otomatik
dizel
güçlü (şu anda 2000 motor kullanıyorum, alacğaım arabanın da en az 120 bg olması güzel olur)
2008
ikinci el. 0. el (1. el nerde?) farketmez
var mıdır tavsiyeniz?
0
kisa
(23.11.11)
al bi fiorino, caddy, doblo, rahat rahat gez dolaş.
0
terp
(23.11.11)
www.renault.com.tr
megane sport tourer. istediginiz kadar guclu olmayabilir ancak ekonomi ve donanim bakimindan cok tavsiye edeirm
0
mat couthon
(23.11.11)
ikinci el dizel subaru forrester eski kasa. bende benzinli olanı var, basınca çok yakıyor. bagaja uydu anteni bile sığar. çok sağlam arabadır, 8 yıldır tık demedi (nazar değdirmeyin). dan dun araba bir lüksü yok, sağlam ve güvenli.
0
zkurmus
(23.11.11)
pozzecco
(23.11.11)
1.6 tdi octavia ya da
1.4 tdi roomster (sıfırında 1.2 motor var)
0
kim milton nielsen
(23.11.11)
Herkese ayrı ayrı teşekkür ederim, bunlara tek tek bakayım şimdi.
0
🌸kisa
(23.11.11)
Bence yeni c4 picasso, istediklerinden çok çok fazlasını verir sana.
0
shell
(23.11.11)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.