Giriş
(17)

hosunuza gitmeyen sifatlar?

buenosdias
size yada birbirine karsi bu sifati kullanan biri duydugunuzda irrite oldugunuz seyler nedir? fikir vermesi acisindan ornekler:dayiamcayengebacimbayanmudurhacihocamkralteyzebaskanbir sebebi varsa aciklarsaniz srvirim.
size yada birbirine karsi bu sifati kullanan biri duydugunuzda irrite oldugunuz seyler nedir? fikir vermesi acisindan ornekler:

dayi
amca
yenge
bacim
bayan
mudur
haci
hocam
kral
teyze
baskan

bir sebebi varsa aciklarsaniz srvirim.
0
buenosdias
(20.09.25)
Bu saydıkların arasında hocam hariç hepsi irrite eder. En irrite edici olan da hacı. Bir sebebi yok. Sevmiyorum bu şekilde seslenilmesini.
0
himmet dayi
(20.09.25)
"bilader" kelimesine uyuz olmayan erkek yoktur ben de dahil. sebebi de kullanan adamın sorun çıkarmak üzere olması.
0
nahtoderfahrung
(20.09.25)
Kızım.

Benim kadar kaç tane kızın var diyesi geliyor insanın.
0
sekizdokuzon
(20.09.25)
Bilader, kardeşim, dayı. Ezmek büzmek için kullanıyorlar. Bilader bakar mısın? Kardeşim bak, dayııı yanlış yoldan geliyon ha. Tırrekler tarafından kullanılan sıfatlar.
0
Shepard
(20.09.25)
Olur olmaz her konuşmanın başında başkan kelimesini kullananlar yanardöner, pragmatist, çoğunlukla güçlüden yana tavır alan gereksiz tipler söyler. İşini düzgün yapmaz arazi olur. Geçmişte tanıdık mı bu tipleri? Evet tanıdık.

Başkaaan diye uzatanla4 ise üstteki yazdıklarımın 2 ile çarpımıdır.
0
diyecevaplandı
(20.09.25)
Esnafin, kasiyerin Abi'sinden daha itici bir soz yoktur. En fenasi da Kendisi benden bariz buyukken, bana abi cekmeleri
0
freedonia
(20.09.25)
demin trende yaşlı bir amca bana yanındaki boş koltuğu göstererek "buyrun bayan" dedi. o kadar itici geldi ki uzaklaştım oradan. modern görünümlü biriydi o yüzden bayan demesi beni irrite etti yoksa anadolunun bağrından kopup gelen biri bayan deseydi zaten onu biliyor diye düşünüp yargılamayacaktım.
0
neira
(20.09.25)
Yenge denmesi hoşuma gitmiyor. Dayı veya amca denilmeli.
0
ground
(20.09.25)
Aslanım, koçum gibi itaat hissettirenler.
0
gobekliraki
(20.09.25)
Teyze denmesi hoşuma gitmiyordu, yaşlısın mesajı olarak alıyordum ama kabullendim artık 10 yaşındaki çocuk ne desin teyze de diyebilir sonuçta hakkıdır. Neyse ki abla diyorlar ama çoğunlukla:p sağolsunlar
0
kullanicadi
(20.09.25)
Bro
Kank

Yeni nesilin kullandığı salak salak ingilizce kısaltmalar. Sebebi var,salak mırç mırç insan sevmiyorum.
0
mikahakkinen
(20.09.25)
Amca, yaşlısın ve saygım var,
Dayı, yaşlısın ama unurumda değil anlamları içeriyor bence.

Hacı, kral, başkan, müdür sözleri bana hiç kullanılmadı. Kulağıma çalındığında kullanıcının da muhatabın da profili yerle yeksan oluyor gözümde, öyle bir iğrenme hissi veriyor.
0
Mirket
(20.09.25)
@mikahakkinen +1 +hacı

Bu arada mırç mırç ne?? İlk defa duydum.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
"birader" söyleminden nefret ederim, kimseye karşı kullanmam, bana biraz aşağı görme gibi geliyor. onun dışında yukarıda sayılanlar çok rahatsız edici değil.
0
exlibris
(20.09.25)
“dostum” beni feci irrite ediyor. bu kadar samimiyetsiz bir hitap daha olamaz. birader bile daha iyi.
0
sir gawain
(20.09.25)
dayıyı sevmiyorum hacıyı kullanırım
0
Batuhanolabilir
(21.09.25)
Hatun duyunca sinirim bozuluyor.
0
meraklitursucu
(21.09.25)
(3)

terzilik işleri

kixo
20+ kg verdim ve kıyafetler üzerimde kötü durmaya başladı.yeni de sayılırlar. seviyorum da. bir sıkıntıları da yok.pantolon alayım dedim en tırtı 500 600 lira.pantolonları, ceketleri, gömlekleri daraltmadanın, bedenini küçültmenin bir yolu yordamı var mıdır?terziye götürsem halledebilir mi yoksa rez
20+ kg verdim ve kıyafetler üzerimde kötü durmaya başladı.
yeni de sayılırlar. seviyorum da. bir sıkıntıları da yok.
pantolon alayım dedim en tırtı 500 600 lira.
pantolonları, ceketleri, gömlekleri daraltmadanın, bedenini küçültmenin bir yolu yordamı var mıdır?
terziye götürsem halledebilir mi yoksa rezil mi eder?
yapılabilir bir şey mi yani yoksa özel bir usta mı aramalıyım bunun için?
ve elbette yenisini almaktan daha ucuza gelir mi?
0
kixo
(20.09.25)
Küçültme, daraltma bir terzi için
en basit işlerden ama kıyafete
uygun şekilde işlem yapamayan da olabiliyor.
Elbisenin yenisini almaktan ucuza gelir. Fiyatı baştan konuşun. Terziden terziye değişkenlik gösteriyor çünkü.
İş bir tane değil toptan olunca pazarlık yapılır.
0
diyecevaplandı
(20.09.25)
Dışarıda dükkanı olan her terzi her işi yapamıyor, hepsi aynı alanda ya da aynı oranda usta olmuyor. Kimi sadece pantolon boyu paça falan kısaltıyor sadece, kumaş türleriyle alakası kalmayan az değil. Onun için işinin ehli olan bir terzi bulmak lazım. Her kıyafet standart bilgilerle düzeltilmiyor, bazen özel işlem hayal gücü vs gerekebiliyor. Bilinen, iyi bir terzi bulmak lazım. Ama o da terzilik çok çok azaldığı için çok para ister, bu da yeni kıyafet almakla eşdeğer hatta daha da pahalı olabilir. İşin fahiş fiyat uygulaması vs de var.

Tavsiyem, yakın çevrende "çok iyi terzidir" bilgisine sahip bir yakının varsa o terziye o yakınınla birlikte git, eşyaların hepsini götür, sıkı pazarlık et. Gerçekten kâra geçiyorsan tamam ama hatırı sayılır bir kâr olmazsa kıyafetlerini riske atma.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
güncelleme:
tavsiye üzerine iki yere gittim. zaten küçük bir yerde yaşıyorum 5 tane falan anca terzi var.
3 gömlek 1 pantolon için ikisi de 1k dedi. pazarlıkla 900 oldu.
ikisine de verdim bir set.
ikisi de gayet güzel iş çıkarmış.
ancak birisi hem uzak hem de biraz yavaş olduğu için eledim.
sadece ütüye 50 lira aldıklarını düşürsek bana makul gibi geldi ama bilemedim.
ayrıca ilginç ve mutlu bir his ya aynı kıyafet ama daha şık duruyor üstünde.
yeni alsam bu kadar heyecanlandırmazdı herhalde beni.
0
🌸kixo
(12.10.25)
(2)

Yavru kediye yemek secenekleri

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, tahmini olarak en fazla üç aylık bir kedim var. Hastalık döneminde veterinerimiz tavuk vermemizi söyledi çocuk tavuğa alıştı. Kuru mamayi doğru düzgün yemiyor. Arada gidip bir iki tane yiyip bırakıyor. Royal canının bebek için olan mamasını almıştım.Kedi ciğeri haşlayıp verdim çok bayilmasa
Merhaba, tahmini olarak en fazla üç aylık bir kedim var. Hastalık döneminde veterinerimiz tavuk vermemizi söyledi çocuk tavuğa alıştı. Kuru mamayi doğru düzgün yemiyor. Arada gidip bir iki tane yiyip bırakıyor. Royal canının bebek için olan mamasını almıştım.

Kedi ciğeri haşlayıp verdim çok bayilmasada azicik yedi. Pure seklindeki odül mamalarını seviyor ve yiyor. Yaş mamada yiyordu ama geçen gün iki farklı çeşit yaş mama verdim ikisinide yemedi.

Hangi yemeği versem sürekli tuvaletinin üzerini örter gibi hareketler yapıp mamasının üstünü örtüyor kendince =)

Ben bu çocuğu kuru mamaya nasıl alıştıracağım? Tavukla kuru mamayı karıştırıyorum bazen yiyor cogunlukla yemeyip üzerini örtme hareketini yapıyor.
Ne yedirecegimi şaşırdım. Önerilerinizi bekliyorum.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(20.09.25)
Siz kuru yaş karışık devam edin. Sonra komple kuruya geçin. Daha yavru dişleri kesmiyordur doğru düzgün.
0
gobekliraki
(20.09.25)
Zaten bu ara bebek maması yemesi lazım bi 6 ay bitene kadar. Hekime sorun aslında ama diş eti veya diş rahatsızlığı geçirdiyse sert mama yemeyi çoğu zaman reddediyorlar. Benim oğlan geldiğinde meğer 4 aylıkmış biz 1,5 veya 2 aylık falan sandık, müthiş bir hastaymış geldiğinde, kafası çürük kokuyordu o derece. Hiçbir şey yemiyordu filan. Hekime bi gitmişler, fazla umutlanma demiş anneme, 2 ay boyunca sabah ve akşam iğneye tedaviye bilmem neye gittik, yaş mama yedi bu süreçte (hatta diğer kedilere de yaş mama yedirmek zorunda kaldık paranın yok zamanında) çünkü dişleri basmıyordu. Hem yavruluktan hem hastalıktanmış. Zamanla alışır dedi ufak ufak kuru mamaya geçtik güya ama bir iki kırt kırt edip yutuyor. Şu anda 10 yaşında hâlâ öyle yiyor. Bağırsakları rahatsızlanmadı, nasıl oldu bilmiyorum ama biz de sıklıkla yumurta, yoğurt, tavuk ciğeri, tavuk suyu, kemik suyu gibi şeyler verdik (kırmızı et yemiyor manyak) herhalde onlar destekledi bağırsağı.

Lezzet açısından çok düşkün olduğu bir mama olabilir mi diye bakmak için birçok çeşit mama denemek lazım. Ama asıl sorun ağzında, çiğneme sorunu olabilir, bunu da kuru mamayı yumuşatma şeklinde aşmak mümkün. Ya da bazı mamalar var kuru ama yumuşak formda üretiliyor, onlara bakmak mümkün, ama çok pahalılar diye duydum.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
(10)

Aylık kaç TL sonrası düşünmeden para harcarsınız?

sekizdokuzon
Ben az önce hesapladım; 120 bin sonrası aldığım şeyin etiketine bakmamaya, abuk sabuk şeylere para harcamaya, ne bileyim meyve almaya, evlenmeye yeltenmeye, sıfır kıyafet almaya, terapiye falan başlayabilirim.Sizin sınırsız nedir?Teşekkürler.Edit: Tek yaşıyorum.Edit 2: Bu duyuruyu "Bu paraları kazan
Ben az önce hesapladım; 120 bin sonrası aldığım şeyin etiketine bakmamaya, abuk sabuk şeylere para harcamaya, ne bileyim meyve almaya, evlenmeye yeltenmeye, sıfır kıyafet almaya, terapiye falan başlayabilirim.

Sizin sınırsız nedir?

Teşekkürler.

Edit: Tek yaşıyorum.

Edit 2: Bu duyuruyu "Bu paraları kazanma ihtimalim var, kazanınca da manyak gibi ezicem" demek için açmadım. İnsan gibi yaşamak için kazanmamız gereken para bu demeye çalışıyorum. Over-explaining yapmadan ne dediğimiz anlaşılmıyor.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Şimdi yaptığın hesapla o zamanki durum tutmaz birbirini. Kazandığın paraya göre yaşam standardın da değişiyor, planlarındaki 120 bine hemen tepeden inme ulaşırsan ilk etapta dediklerin olur ama zamanla arta arta giderse bugün yaşadığından farklı bir şey yaşamamış olursun he daha farklı dertlerin olur orası ayrı ama harcaman da paranla aynı oranda artacak.
Bu yüzden buna cevap vermek benim için çok zor ama 120 bin bana da ilaç gibi gelirdi şu an en azından şu anki dünyamda düşünmeden çok rahat hareket edebilmemi sağlardı.
0
mutekebbir
(19.09.25)
Düşünmeden harcamaya hiç alışkın değilim. Mutlaka hiç değilse bir adım sonrasını düşünürüm. Sınır söyleyemem hiç tecrübem yok.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
1 milyon üstü olurdu. Meyve almakla evlenmeye yeltenmeyi de aynı kefeye koydun tebrik ederim.
0
gobekliraki
(20.09.25)
120 gerçekten olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.09.25)
Evim varsa arabam da iyiyse 120 yeter. Yoksa 200. Birini halletmek için ciddi birikim ve ödeme yapmam gerekir
0
avatar is back
(20.09.25)
100M dolar. 1M alsam mesela yalı falan düşünerek para harcardım. 10M alsam kuracağım telnoloji şirketini, 50m alsam kuracağım üniversiteyi düşünerek harcardım. 100M olursa t-shirt'üm etikene bakmamaya başlayabilirim.
0
prole
(20.09.25)
Bahsettiğin rakamın bir kaç katı giriyor evimize ama hala etikete bakıyorum, bir şey alırken gerekli mi diye düşünüyorum, ikinci çocuğu yapsak maddi olarak yeter miyiz diye hesaplıyoruz.
Yani benim için böyle sınırsız bir rakam yok sanırım. Belki aylık 2 milyon filan alsam olurdu.
0
Gradient_tabanlı_mor
(20.09.25)
düşünmeden harcama yapabilmek için gerçekten zengin olmam lazım. ayda 120k seni zengin edecek sınıf atlatacak bir para değil. hele birikim yapıyorsan. 1 milyon belki.
0
sir gawain
(20.09.25)
oncelikle kenarda hayatimi garantileyen para, ev, araba olmasi lazim. bunlar olduktan sonra aylik 10000 euro gelirse dusunmeden harcayabilirim. ama gelecegim garanti degilse harcayamam, birikim yaparim.
0
lemmiwinks
(20.09.25)
Daha çok kazansam yaşam standartlarım da o kadar yüksek olurdu muhtemelen, farklı olarak daha fazla yatırım yapabilirdim. Harcama aliskanliklarimin değişeceğini düşünmüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.09.25)
(11)

Şaşırınca veya canınız yanınca “anaaa”, “anam” diyor musunuz?

m e b
İyi geceler. Mesela çok şaşırtıcı bir şey gördüğünüzde “Anaaa!” veya bir yere bir yerinizi çarpınca, canınız yanınca ya da korkunca “Anam anam” diye tepki veriyor musunuz?Ben veriyorum ve verenleri yadırgamıyorum. Ama böyle tepki verdiğimde sanki karikatür karkateriymişim gibi etrafımdakiler gülüyo
İyi geceler.

Mesela çok şaşırtıcı bir şey gördüğünüzde “Anaaa!” veya bir yere bir yerinizi çarpınca, canınız yanınca ya da korkunca “Anam anam” diye tepki veriyor musunuz?

Ben veriyorum ve verenleri yadırgamıyorum. Ama böyle tepki verdiğimde sanki karikatür karkateriymişim gibi etrafımdakiler gülüyor ya da hafiften tuhaf bakıyor. Komik mi?

Not: Köylüyüm.
0
m e b
(19.09.25)
Diyorum, bizde çok yaygın bu tepki. Tokatspor.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Bazen.
Komik mi bilmiyorum ama ben kendime kızıyorum biraz çünkü bu tür ani tepkilerimi bazen çok vakit geçirdiğim kişilerden bazen çok izlediğim dizi karakterlerinden kapabiliyorum. Bu özelliğim sinir bozucu.
0
mutekebbir
(19.09.25)
demiyorum
0
hain kostokk
(20.09.25)
Demiyorum bana bi tık varoş geliyor :) Diyeni yadırgamam sadece benim bi standardım var :D
0
truf
(20.09.25)
Bazen diyorum bazen demiyorum, ruh halime göre değişiyor. Anaaa ve anam, anam anam, anaaaaammm, aneeyyy auuuuu falan genelde neşeliyken veya nispeten iyi haldeyken çıkıyor. Öbür türlü donma tepkisi verdiğimden ses çıkaramıyorum.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
Orta Anadolulular bu tepkiyi veriyor benim gördüğüm kadarıyla.
Egeliyim, demiyorum, bizim oralarda duymuyorum hiç böyle tepkiler.
0
Gradient_tabanlı_mor
(20.09.25)
Hayır hiç böyle tepki vermem aaaa, neeee, yuh filan derim. Anaa, anam vs hiç demediğimi fark ettim hatta.
0
titanic kemancısı
(20.09.25)
Vayy babağun gemüğüne diyorum bazen ama bilerek dediğim için yadırganmıyor.
Anaa anamm dersen yadırganır normaldir, bi tık varoş +1
0
Bruce
(20.09.25)
genellikle sinkaflı tepkiler cıkıyor agızdan
0
koela
(20.09.25)
ANAA! dediğim oluyor ama daha çok ALLAH! şeklinde tepki veriyorum. Üstüne düşünmemiştim siz sorana kadar.
0
peki madem
(20.09.25)
hayır
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.09.25)
(7)

Kedi kokusu

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Sokakta hasta bulup tedavi sürecine aldığım, su an yaklaşık 2,5 - 3 aylık olan yavru bir kediye bakıyorum. Kendini temizliyor ama yinede popo kısmı ister istemez kokuyor. Arada ıslak pamukla siliyorum poposunu. Bu kokuyu nasıl önleyebilirim. Sizin kedilerinizde kokuyor mu? Ilk kez evde u
Merhabalar,

Sokakta hasta bulup tedavi sürecine aldığım, su an yaklaşık 2,5 - 3 aylık olan yavru bir kediye bakıyorum. Kendini temizliyor ama yinede popo kısmı ister istemez kokuyor. Arada ıslak pamukla siliyorum poposunu. Bu kokuyu nasıl önleyebilirim. Sizin kedilerinizde kokuyor mu? Ilk kez evde uzun süreli kedi bakıyorum. Sorum garip gelebilir =)

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(19.09.25)
arada oluyor o koku yapacak bir şey yok. :') bizim de popomuzu koklasalar o koku duyulur muhtemelen :d ama belki çok minik diye tam temizleyemiyor olabilir.
0
art cat chocolate
(19.09.25)
anneden erken ayrılan kediler tam kendilerini temizlemeyi öğrenemiyorlar diye biliyorum.

diğer taraftan böyle bir durum olmasa bile hastayken kediler kendilerini tam temizleyemiyor ve kokabiliyorlar.

anneden erken ayrıldıysa popo kısmını ıslatıp kendini temizlemesi öneriliyor.
0
gurur
(19.09.25)
Alışkın olmadığını için sana kokuyor da olabilir. Biz onların bu tarz kokularını çok yoğun olmadığı sürece pek almayız, fark etmeyiz ya da.

Poposunda kaka parçası kalıyorsa bence elleme, koksun, onu rahatsız ederse zaten temizler. Sen müdahale etme. Edersen öğrenemez. Benim oğlan annesinden ne zaman koparılmış bilmiyorum ama bize geldiğinde 1,5-2 aylık görünen 4 aylık bir kediydi, beslenememişti ve sahiplenmiş birinden aldım, annesinden koparan ben değilim yani, demek ki çok ufakken koparılmış.

Şu anda 10 yaşında ve hâlâ arada kıçında kakası kalır, hemen de kucağıma gelir, fark ettiğimde hemen "kıçını yala öyle gel" diye uzaklaştırırım. Bir tek bu sebeple uzaklaştırıyorum, başka hiçbir zaman hiçbir sebeple uzaklaştırmadım. Nasıl oluyor bilmiyorum ama söylediğimi anlamış gibi gidip benim göreceğim bir yerde kıçını yalayıp temizlenip geliyor. Nasıl oluyor bilmiyorum.

Bilmiyorum çeşitli şeyler dene ama bence sana kokuyor olabilir. Kokusu çoksa hekime sor, belki parazit vardır.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
Popo kokuyor dediğiniz direkt koku ortama hakim mi oluyor yoksa siz o bölgeleri koklarken mi fark ediyorsunuz?
Kokulu kedi kumlarını deneyin. Büyüdükçe kendi de temizlenmeye başlar. Bayılıyorum pasaklı hayvanlara :)
0
gobekliraki
(20.09.25)
@gobekli

Kokulu kumlar silikalar çok tozlu kumlar kedilerin akciğerlerine zarar veriyor, aman diyim dikkat edin.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
@muhayyer yok ya onların da iyisi var, biraz daha pahalı ama dediğin yan etkiler yok.
0
gobekliraki
(20.09.25)
Cevaplar için teşekkür ederim.

Yavruyu annesinden bir veya bir buçuk aylıkken ben ayırmak durumunda kaldım. Bebeğin iki gozude enfeksiyonlu ve açılmamış haldeydi. Tek gözü dışarıya doğru pörtlemişti. Veterinere götürdüm. Iki yüz gram civarında cıktı. Veteriner ıyi bakilmazsa öleceğini söyledi. Sürekli beslenmesi gerektiğini söyledi ve gün de altı yedi kez kullanması gereken ilaçlar verdi. Bende mecburen bebeği eve alıp elimden geldiğince bakmaya çalıştım. Tek gözünü kurtarabildim. Diğer gözü ampute edilecek biraz kilo almasını bekliyoruz.

10 gün arayla iki kere iç parazit döktü. Iki seferinde de Kontil kullandık. Ikinci kontil kullanimindan sonra ic parazit hapi kullandik ayrica. Su an parazit dökmesi yok çünkü bu hafta bitti parazit ilaçlarını kullanmamız.

Dediginiz gibi anneden erken ayrıldığı için kendi i temizlemeyi tam öğrenememiş olabilir. Odaya hakim olan bir koku yok. Sadece yanıma geldiğimde popo kısmı yüzüme yaklaştığında ya da göğsümde yattiginda kokuyu aliyorum o da her zaman degil.

Tuvaletini gün içinde sık sık temizliyorum, mümkün oldukça bekletmiyorum.

Kum olarak parfümsüz bir kum almıştım bebek olduğu için kokusu rahatsız eder diye. Memnun kaldım.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(20.09.25)
(16)

Toksik ilişkilerin cazibesi

gobekliraki
Kurtulamıyorum. Uzun uzadıya yazmayacağım. Uzaklaştırma kararı aldırdığım kişiyle görüşmeye başladım tekrar "arkadaşça". Normal bir insan o kadar yaşanan şeyden sonra şehir değiştirir, ben tekrar görüşmeye başladım (bu esnada da aslında kendimi kandırıyorum, sadece arkadaşız falan diyorum kendi kend
Kurtulamıyorum. Uzun uzadıya yazmayacağım. Uzaklaştırma kararı aldırdığım kişiyle görüşmeye başladım tekrar "arkadaşça". Normal bir insan o kadar yaşanan şeyden sonra şehir değiştirir, ben tekrar görüşmeye başladım (bu esnada da aslında kendimi kandırıyorum, sadece arkadaşız falan diyorum kendi kendime)
Bu niye böyle? İşin kötüsü kimseye de bu durumu söyleyemiyorum, gelecek tepkileri biliyorum çünkü. Ama böyle mutluyum, önemli olan mutlu olmak değil miydi?
0
gobekliraki
(19.09.25)
Konuşmak istersen özelden yaz, bu konu herhangi bir konu gibi ortaya bırakılıp mıncıklanacak bir konu değil, çok derin çok önemli çok hassas bir konu.

Hani "haklı olmak mı mutlu olmak mı" seçeneği veriliyor ya, bunun ben çok steril, çok ideal ilişkiler için söylendiğini düşünüyorum, taraflardan biri rahata fazla alıştığın da kçına bişey batmış, ona dikkat çekiyorlarmış gibi. Halbuki senin durumunda böyle bir soru olamaz, önce fiziksel ruhsal ve zihinsel güvenlik önemli, bunun ayaklarından biri o ise biri de sensin. Konu mutlu olmaksa da o mutluluk seni yok etme ya da sürekli hırpalama yıpratma üzerine kurgulanmış bir şey değil, mutluluk öyle bir şey değil. Onun için "böyle mutluysan budur" denmiyor kolay kolay. Çocuğun varsa ayrı, yoksa ayrı konuşulması lazım.

Konuşmak istemiyorum dersen, David Burns'ün İyi Hissetmek isimli kitabını oku ve uygula derim. Onu da yapamayacam dersen mutlaka her gün bir günlük tut ve özellikle olaylarla beraber duygularını, hatıralarını yaz. Yazmakla açılacak görüşün. Çok önemli. Sen kendini birinin keyfi uğruna feda edecek kadar kıymetsiz görmemelisin, kimse öyle bir kıymetsizlikte değildir...
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Terapiste gidip ne dicem ki? Ya da o bana nasıl farklı bir cevap verecek ki?
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Terapist iyi bir çözüm aslında. Çünkü "izin veren" kişi neden izin veriyor, onu buna sürükleyen iç etkenler ne, bunları çözmek çok önemli.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
@muhayyer öğrenince ne olacak peki? Daha mı iyi olacak sanki
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Kendini ona layık görüyorsundur. Sıkıntılı bir şema, özgüvenini, kendine saygını sıfırın altına çekmek istiyorsan devam. Mutluyum diyorsun ama sadece güvenli alandasin.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
@sekiz hiçbişey anlamadım?
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Kaygılı bağlanma şeman olabilir. En başta neden uzaklaştırma kararı aldırmştın? Sınırların kesin çizgilerle belirli olmayabilir, onay ihtiyacı arıyor olabilirsin, terk edilmeye karşı düşük toleranslı olabilirsin ben bir paragraf yazıdan seni çözümleyemem zaten psikolog da değilim ama olası sorunları sıralıyorum. Kendinin farkına varıp ona göre davranmadıkça bu kişi olmaz ama başka bir kişiyle yine toksik ilişkin olur. Normal insanlar olarak toksik ilişkiler içinde bulunmamalıyız
0
kullanicadi
(19.09.25)
Teşekkür ederim cevaplar için. Ama "hayat da böyle bişey" diye kimse yok mu. Her şey mükemmel mi olmak zorunda. Uzaklaştırma kararı tamamen kendimi savunmak içindi. Evimi talan etti, yaktı. Sonra buzlar eridi, ben taşındım falan, Bi sebeple tekrar diyalog kurmak zorunda kaldım ve devam ediyor.
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Yani hayatta kalabildiğin sürece önemli olan mutlu olmak tabi de önce nefes alıyo olman lazım, adam seni keser doğrarsa ahirette mi mutlu olcaksın :(((
0
Sadece soruyorum
(19.09.25)
@sadece soruyorum adam olan benim. Karşı taraf kadın.
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Evini mi yaktı:O daha ne bekliyorsun ki öfke kontrolü yok bu kişinin. Valla hayat da böyle bişi değil, hayat keyif almak için gülmek eğlenmek için
0
kullanicadi
(19.09.25)
Yakınlaştırma kararı aldırmaniz lazım tekrar, yoksa arkadaşınız başı belaya girebilir bence bunu da düşünün.
0
encokbenisevinnolur
(19.09.25)
@gobekliraki

Abicim şu an tam olarak aşkı yaşıyorsun, bunda hepimiz mutabıkız, mantık dışı bir durum ama hayat böyle bir şey değil, bu yaşananlar normal değil ki idare edilebilir bulalım da sana hayat böyle diyelim. Öyle değil. Sen bir ruh hastasına deli gibi âşık olabilirsin şu anda. Yahut bildiğin kötü bir insana âşık olmuş olabilirsin, insan tam tersiyle sınanırmış.

Yine de biz dünyadakiler seni kendine getirmek durumunda olabiliriz. Hayat bu değil, bunlar idare edilebilir değil, senin bu halin de bence "onun seçimi" deyip kenara çekilebilecek kadar doğal ya da makul değil. Evet biz senin hiçbir şeyin değiliz, müdahale hakkımız yok ama sadece sorduğun için ve canının acısını hissettiğimiz için seni vaziyete uyandırmamız gerekir diye düşünüyorum.

Tekrar söylüyorum, konuşmak istersen bak hepimiz buralardayız, kimse olmazsa bana anlatabilirsin. Beni de istemezsen oturup yaz. Lütfen. Hayat bu bahsettiğin kadar uçlarda değil. Ya da "bu da senin imtihanın" deyip kenara çekilmek zorunda kalıcaz sonunda... Bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
surekli bi kaybetme ihtimali oldugu icin olabilir. hos bir sey degil tabii.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
terapiste git çünkü kendini sabote ediyorsun.
insan bilinçaltı doğru ve yanlışı ayıramaz. bazı durumlarda
yanlış inanışlar tanıdık olduğu için bize daha güvenli çekici gelebilir.
0
orpheus
(19.09.25)
Bu niye boyle demissiniz cunku sinir sisteminiz toksikligi guvenli alan olarak belirlemis. Kendinize donmenizin zamani gelmis geciyor, terapist ne yapacak neyi degistirecek diyerek, beni ikna edin demeye calismak, kendinize bakmaktan kacmaya devam etmek de bir secenek, saglikli bir iliski secebiliri miyim diye sormaya baslamak da. Toksik iliskilerde iki taraf da toksiktir, siz de bir derecede toksiksiniz demek ki. Burada kim ne yazarsa yazsin iyilesmek icin secimi siz yapacaksiniz, hayati yasayan sizsiniz, halinizden memnun olsaydiniz ya da hic farkindaliginiz olmasaydi sormazdiniz ama belli ki hala bardak tasmamis, mutluysaniz elbette bu sekilde devam edin.
0
kassiopeia
(20.09.25)
(22)

Sizce hızlı mı karar vermişim

encokbenisevinnolur
İki hafta önce tanışıp birkaç kere de buluştuğum biri var.Bu sabah bana lise fotoğraflarını atmış, işte kıyaslama oncesi sonrasi gibi. Sence değişmiş miyim kaç gosteriyorum falan demiş. Ben de yaşında gosteriyorsun dedim (yaş 29). Yok efendim bütün arkadaşları hiç degismemissin demiş sen bana yaşlı
İki hafta önce tanışıp birkaç kere de buluştuğum biri var.

Bu sabah bana lise fotoğraflarını atmış, işte kıyaslama oncesi sonrasi gibi. Sence değişmiş miyim kaç gosteriyorum falan demiş. Ben de yaşında gosteriyorsun dedim (yaş 29). Yok efendim bütün arkadaşları hiç degismemissin demiş sen bana yaşlı mı demeye çalışıyorsun icerikli üç paragraf yazi yazmış. Ben de kötü bir seu söylemedim konuyu nasıl buraya getirdiğini de anlamadım dedim. Hic degismemissin demen gerekiyor demiş, ben de ne alaka anlamadım lise yıllarını mı özledin bir şey mi oldu dedim. Yine benim anlayissizligima dair bir paragraf yazı. En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım.

Neyse, bunu yazdım da direkt iletişimi keseyim diyorum ya.
Daha uzun bir süre olsa tanışalı biraz kaprisini çekerim de amaan bununla mı uğraşacağım duygusu geldi. Yani ancak afedersin kusura bakma içerikli bir dönüş olursa sürdürebilirim gibi.

Ne diyorsunuz, hızlı mı karar veriyorum?
0
encokbenisevinnolur
(19.09.25)
insanlar beklemedikleri cevapları da kabul edebilecek olgunlukta olmalı bu kişide henüz bu olmamış

Çünkü sana cevap biçiyor, biraz da instagramda sosyal medyada gördüğü "ideal çift" lere özeniyor, o çiftler hiç değişmemişsin derdi

Bu durumda doğrudan iletişimi kesmem ama üç kere benzer bir durum olunca keserim
0
grimavi
(19.09.25)
kfjhk çok komikmiş ben deli herhalde der geçerdim dediğin kadar ciddiye aldıysa. ayrıca sana soru sorup cevabının ne olması gerektiğine de kendi mi karar veriyor gjhgjh ben salardım direkt uğraşamam.
0
veritaslibertas
(19.09.25)
Bu şey değil mi ya duyurudaki sonsuz :)

Koşarak uzaklaş +1
0
Rondak
(19.09.25)
Burada da var böyle tipler, soru sorar. Cevapla alakali beklentisini, şeklini söylemez. Sonra verdigin cevap bekledigi gibi olmayinca aglar. Psikolojik deli diyip geçmek lazım. O dönüş yaparsa, duruma göre ilerlersin. Ama sen engelleme, veya bye konusma yok iletisimi kapatiyorum da deme, bence gereksiz olur.
0
Shepard
(19.09.25)
oh be şöyle insanlar olduğunu görmek hayata karşı inancımı arttırıyor, iyi yapmışsın, yapman gerekeni yapmışssın.
vereceğin cevabı kendi verecekse önceden cevabı yazsaymış sana. olmaz böylesinden yolun başında göstermiş kendini git bi fakire sadaka ver valla sağlam atlatmışsın
0
eja
(19.09.25)
Ahahaha çok problemli biriymiş bence iyi kurtulmuşsun
0
kaptan maydanoz
(19.09.25)
Hızlı ama doğru karar, uğraşılmaz bunlarla sürekli istedikleri cevapları veremeyiz ki insanlara.
0
mutekebbir
(19.09.25)
"En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım."

tertemiz, başka da bir şey yapmana gerek yok
0
nwnd
(19.09.25)
çok saçma. 29 yaşında birinin 49 yaşındaymış gibi tribe girmesine anlam veremedim. övgüsüz yaşayamayan biri sanırım.

ayrıl coco
0
art cat chocolate
(19.09.25)
Selametle.
0
kumandanim
(19.09.25)
Engeli bas gec
0
mirty
(19.09.25)
akıl sağlığın için en doğru kararı verdin. arkana bile bakma. akla ilk gelen çoğunlukla en doğru karar oluyor.
0
loch ness
(19.09.25)
"En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım."

Helal, ellerine sağlık. Ben kendimi alıngan sanırdım, burada ord prof varmış ya. Narsisizm hissediyorum, çok iyi demişsin. Kopar gitsin.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Bu hayata kimsenin derdini tasasını tavrını çekmeye gelmedik. Görmezden geldikçe devamı gelir. İyi yapmışsın yaşının insanı olsun. Benim onun yaşındayken 3 yaşında çocuğum vardı millet daha yetişkin olamamış bırak ebeveyn olmayı.
0
cilekli pasta
(19.09.25)
Yorulmuyor musunuz ya böyle şeylerden? Cidden enerjiyi nereden buluyorsunuz kafaya takacak kadar. Salla gitsin tırtoyu ya.
0
gobekliraki
(19.09.25)
@rondak, shepard: abi dediğiniz kişilerle ilgili ne bilmiyorum ama bunun kadar olsaydı farkederdim ben de ya, isim verin bence (:

@muhayyer divan: valla ord prof, narsizm... tam anlamadim ama iltifat olarak aldım, teveccuhunuz.
0
🌸encokbenisevinnolur
(19.09.25)
@encokbenisevinnolur abi vallahi isimler karışıyor ama şimdi sallasam bile tutacak isimler vereyim. Hatta geçen birine burger çevirmeye devam et dedim ahhahaha adam ceo'du.

arbre, sonsuz, sikizdokuzon, lukuki, kızıl karga,dearthodesia mı ne
0
Shepard
(19.09.25)
@encokbenisevinnolur

O dediklerimi sana demedim yalnız o bahsettiğin kişiye dedim, bir alıngan da sen çıktın.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Keşke her insan defosunu bu kadar erken gösterse, çok şanslısın.
0
ekimoloji
(19.09.25)
Eja +1, verdiginiz cevap da 10 numara, geri donerse de sans vermeyin derim.
0
kassiopeia
(20.09.25)
Hizli yavas olayi degil.Kafanizda bu iliskiyi ve karsinizdaki kisiyi degerlendirmissiniz ve haberiniz bile olmadan onu daha altta konumlandirip kendinize layik bulmamissiniz.Firsati gelince de kestirip atmissiniz.Yaptiginiz hatali demiyorum ama isin cozumlemesi bu.
0
turkuaz
(20.09.25)
Kadın kişi bunları yazan, öyle anladım.

Düşünme kaç.
0
Çuvaldızı
(20.09.25)
(17)

Duyuru genelinin politik görüşü

sekizdokuzon
Bana merkez sağ gibi geliyor. Burada aktif yazarların çoğu 30+ işinde gücünde, üniversite mezunu insanlar ama özellikle kadınlara yaklaşım, güncel meseleler konusundaki tutum, yazı dili, agrasyon katsayısı gibi parametreleri hesaba katınca en iyi ihtimalle İyi Parti tabanı gibi bir tablo çıkıyor. Si
Bana merkez sağ gibi geliyor. Burada aktif yazarların çoğu 30+ işinde gücünde, üniversite mezunu insanlar ama özellikle kadınlara yaklaşım, güncel meseleler konusundaki tutum, yazı dili, agrasyon katsayısı gibi parametreleri hesaba katınca en iyi ihtimalle İyi Parti tabanı gibi bir tablo çıkıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
Kısaca liberal. Özgürlükçü. Bir de koftiler var bolca. Parti işi 20. Yüzyılda kaldı artık.

Parti, muhafazakar, demokrat, kıl , tüy kafalar suni tenefüsle yaşatılıyor.

Yaşlılar ölünce bu işler de tamamen bitecek.
0
luluki
(18.09.25)
Anarko revizyonist Troçkist kırması Menşevik alaşımı yeni Oportünist ülkücüler.
+1
anon1m
(18.09.25)
merhaba. 41 yaş erkeğim. bence biz ülkece sağ/sol nedir dünyanın diğer ülkelerinden farklı bir algımız var. yani kavramı komple kavrayamıyoruz en temelinden. bu 3 dine inanmıyolar diye doğu öğretilerini anlayamamız kadar net. bir abdlinin demokratları sol sanması gibi. chp de sözde en avrupa'daki en büyük sol parti ama avrupada herhangi bir sol partiyle ortak herhangi bir noktası yok.

türkiye ozelinde sağ o derece sağ ki, o derece din tandaslı işine gelince de milliyetçi, bağnaz sözde tutucu ki onlara biraz benzemeyen parti solcu sayılıyor.

doğrudan pkklı ya da pkk sempatizanı olduğunu saklamayan, ağır kürt milliyetçilerin kurduğu parti sol parti sayılabiliyor.

Atatürk'ün kurduğu parti olmakla övunen chp nin de anlaması gereken aslında Mustafa Kemal Atatürk'ün solcuyum ben sol parti kuralım vs. gibi bir derdi yoktu. derdi bu topraklar içinde yaşayan insanların insani standartlar (o dönem[ve şimdi] için avrupa) da, insanca Türk olduğunun bilincinde, insanca yaşamasıydı. Ülkemizde yaşayan her çocuk, özgür, yaşıtlarıyla aynı standartlarda, iyi bir eğitim alsın, sağlıklı olabilmesi devlet güvencesinde olsun, iyi beslensin, dini, kavmi baskılardan kurtulsun, bedenen zihnen kendi hür olsun. yani buna açıkçası nasyonel sosyalizm diyebiliriz. bu kavram hitler öncesi şu anki olumsuz imajına sahip degildi. bir fransız, bir alman, bir çinli liderin de esas amacı ülkesinin yaşayanlarının gelecek nesli olan çocuklarının en iyi standartlarda yaşaması önceliğidir.

bana ne ümmetten, aşiretten, kavimden. türkiye de yaşayan çocuklar kahvaltıda simit yiyorsa ve bir türk ögretmen bunu alta müzik döseyip, video ya alıp "bakın her öğrenci evden yemek getirmiş" diye paylaşıyorsa bu utanç vericidir. arabın, farsın, afganın çocuğunun derdiyle uğraşacak lüksüm yok benim. sol bana kadar sol. önce kendi çocuklarımız.
0
libertine
(18.09.25)
@libertine +1 idris küçükömerin sözü gibi bir türkiye "Türkiyede sol sağdır sağ soldur".
Ülke olarak solu sağı tam oturtamamışız. Solcu ezilenin yanında olur, ezilende sola verir. Türkiyede hali vakti yerinde olan sola veriyor, ezilen sağa veriyor. Merkez partiler sağcıdır ki bu ülkenin en merkez partisi chp olması gerekirken chp solda kalmıştır. Yukarıdaki arkadaşın dediği gibi sol bana kadar sol. Ben yıllarca ezilenleri savunup ezilenin benim karşıma geçtiğini görüyorsam en faşist benim.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
iyi parti mi? ne kadar masumsun ya. düpedüz şeriatçı ve sempatizanı doldu burası. tıpkı ekşisözlüğü ele geçirdikleri gibi. sahip oldukları maddi gücü ve sosyal medyaya saldıkları elemanları unutma lütfen.
0
yurtsuz john
(18.09.25)
Huzur anarko-komünizmde
0
bahçedekisandal
(18.09.25)
Ben burada insanların kendilerini tam olarak açık ettiklerini düşünmüyorum. Herkesin aklında bir fazladan dikkat ettiği bir parti veya bir ihtimal var. Çoğunluğun da iktidar veya muhalefet yanlısı olduğunu da düşünmüyorum, bence herkes mecbur kalmasa asla politikayla ilgilenmez.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
Toplum bilinci yüksek, temel insani değerler konusunda hassas ve sağduyulu olan tipler kalmadı burada. Kalanlar da sokaktaki ortalama vatandaşla aynı seviyede.

Bu sadece buraya özgü değil bu arada, ekşi de kendini genele açtı ve ortalama tipler içeri doluştu.

Duruşlarını bildiğim insanlar az da olsa hala aktifler ama kaydadeğer bir tartışma olmayacağını bildikleri için fikirlerini sunmuyorlar diye düşünüyorum.
0
Bruce
(19.09.25)
Ben 15 sene önce katıldığımda bdpliydi. O zamanlar siyasi iklim öyleydi Mustafa Kemalin askerşeriyiz diyenlere it sürüleri falan diyordu çıkıp Kürtçü siyasetçler. Ya da sırrı seçim kampanyası için rastgele bir evin kapısını çaldığında "sizi mahallemizde istemiyoruz" tepkisiyle karşılaşınca bizi istemezseniz yarın bir komutan kapınızı çalar oğlunuz şehit oldu der diyerek insanları alenen tehdit edebiliyorsu, enver aysever ılığı bejan maturla röportaj yapıp abd'nin ırak işgalinden devletçik devşirmek sizce doğru mu diye sorup bijonun ne var ki bunda diye bıdı bıdı etmesini izliyordu millet televizyonlarda veya türküm ama tedavi oluyorum gibi ya aslında öyle demedi denilen laflar konuşuluyordu televizyonlarda. doğuda siviller kışla basıp gönderdeki türk bayrağını indiiryordu o yıllarda. bu beyinsiz millet bunları çabuk unuttu. kasnak yuvarlandı elek oldu, akp milliyetçi oldu.

Ben şahsen radikal sağcıyım, öjeniyi savunuyorum, benim için Türklük, Almanlık, Ermenilik, Kürtlük ırktan ibarettir, kişinin kültürü beyanı aidiyet hissinin politik anla da hiçbir hükmü bence yoktur. Nüfusun ekonomiden hızlı büyümesini engelleyecek politikaları sonuna dek savunuyorum bu gerekirse zorunlu kürtaja dek varır. Türkiye'ni bangladeşleimesini srilankalaşmasını engelleyecekse böyle radkal fikirlere varım. Hayatımda AKP'ye hiç oy vermedim. 2015 seçiminden sonra oy kullanmadım. Ümit Özdağ'ı hiç sevmem. Demokrasiye karşıyım, illa seçim yapılacaksa oylar gizli kullanılmamalı.
0
Batuhanolabilir
(19.09.25)
Tespitin komiğime gitti 20lerinde olmalısın ve en fazla bikaç yıldır burda takılıyosun. İyi partiden önce burda neleri vardı ve hala var :):)
0
cccbehzatccc
(19.09.25)
Politik bir görüşüm yok. Kendime, aileme, etrafıma, yaşadığım ülkeye faydalı olmaya çalışıyorum o kadar.
0
gobekliraki
(19.09.25)
merak eden varsa benimki aşırı sağ. hitler'i ılımlı buluyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.09.25)
çoğunluk kafatasçı, faşist, şeriyatçı. değilim diyen bile 1-2 entry'de rengini belli ediyor hemen. bundan 10 sene kadar önce arkama bakmadan kaçtım geldiği hali görünce, yakın zamanda kendi ekosistemim dışında neler oluyor haberdar olmalıyım diye tekrar göz atmaya başladım da çok fena, çok kötü.
sokak da rezalet. ahlaksız şerefsiz dolu ülke.

bu arada parti bazlı bakmışsın mevzuya, iyi parti'den tut chp'ye, ak partisi'nden mhp'ye hepsi aynı soydan, birbirlerinden bir farkları olsaydı bugün bu durumda olunmazdı. hepsi kendisini ve etrafını kurtarma peşinde. bütüncül yaklaşan yok. hepsi bir noktada faşist.

edit. mevzuya o kadar doluyum ki sözlük olarak algılamış cevap yazmışım. pardon. burası ordan hallice, biraz daha kurtarılmış bölge gibi.
0
nwnd
(19.09.25)
Sağa yakın bence ama bu olabildiğine bilinçsiz bir tercih. Redpilden sağa varmışlar, tam tersi olması lazımdı.
0
thesomberlain
(19.09.25)
Sadece duyuru da değil, internette "yiğitliğe halel gelmesin diye biraz solcu gibiyim ama ibneleri de sevmem, kadın değil mi evde otursun çocuk baksın, patronunuz size o kadar ekmek veriyor fazla sikayet etmeyin, o saatte orada ne işi varmış; yani özünde sağcı" görüşü yaygın bana kalırsa.
0
encokbenisevinnolur
(19.09.25)
Benimki için Ahmet Kaya’dan gelsin:
“Oportunizme bulaşmış tipik bir orta yolcusun”
hizliresim.com
0
yadigar
(17.10.25)
bu guruh max. genc partiye oy atar, ya da o gun oy atmaya gidene kadar sandiklar kapanir..
0
cooperr
(17.10.25)
(8)

Kaygısız Olabilmek

rock n roll
Selamlar herkese Hiç kaygısı olmayanlara sorum, kaygılanmamayı nasıl başarıyorsunuz? Karakterle de ilgili tabi ama mesela kaygı hissi geldiğinde bunu nasıl yonetiyorsunuz? Soğukkanlı olmayı nasıl başarıyorsunuz?Daha önce çalıştığım iş yerindeki bir arkadaş, benim bu halimin farkındaydı ve beni rahat
Selamlar herkese

Hiç kaygısı olmayanlara sorum, kaygılanmamayı nasıl başarıyorsunuz? Karakterle de ilgili tabi ama mesela kaygı hissi geldiğinde bunu nasıl yonetiyorsunuz? Soğukkanlı olmayı nasıl başarıyorsunuz?

Daha önce çalıştığım iş yerindeki bir arkadaş, benim bu halimin farkındaydı ve beni rahatlatmak için espriler yapardı, beraber şarkı söylemeyi teklif ederdi. Dikkatimi başka bir tarafa çekip rahatlamami saglamaya çalışıyordu sanırım :)

Genel halim böyle benim. Sürekli düşünme halindeyim. Şöyle olursa nolur, peki ya böyle olursa nolur gibi. Sizler düşünmemeyi nasıl başarıyorsunuz?
0
rock n roll
(18.09.25)
Tepkilerimizi sorgulamak yerine nedenleri üzerine düşünmek daha hızlı iyilesmemizi sağlayacaktır.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
Kaygılı bir yapım var. Eskiden daha belirgindi bu özelliğim şimdi biraz törpüledim. Yaşla da alakası var diye düşünüyorum. Kendi kendime "ne faydasını gördün ki bu özelliğinin?" diye sordum. Ama pat diye de yok olmuyor, "e hadi madem kaygılı olmayayım" diyince mucizevi bir şekilde amaaaaan koyver gitsin diyemiyor insan.

Kendimi meşgul tutuyorum, iş çıkarıyorum başıma bol bol. Bir yandan da fake it till you make it düsturunu şiar edindim:d hiçbir sorunum yokmuş gibi davranıyorum. Kaygımın farkındayım ama işi espriye vuruyorum, o halimle kendimce dalga geçiyorum falan işte.
0
kullanicadi
(18.09.25)
bugün daha fazla düşünmemek için psikiyatristten ilaç aldım. söyleyeceklerim bu kadar :(
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
Kaygı bu kadar çoğaldıysa buna kaygı bozukluğu hatta fobiye doğru ilerleyen bir şey denebilir. Bence doğrudan fobi çünkü zihnin içgüdüsel olarak sürekli kaygı odaklı düşünmesi aslında kaygı değil dümdüz korku içinde olduğunu gösteriyor bana. Bu da vücuttaki stres hormonu seviyesinin yüksek olduğunu ve mutluluk hormonlarının olması gerekenden çok düşük olduğunu düşündürüyor. Temiz nefes alamıyor, bolca su içmiyor, yeterince hareket etmiyor, güneşi yeterince göremiyor, sürekli olumsuz insanlara maruz kalıyor ve bundan kurtulamıyor olabilirsin. Bu durum uykularını etkileyebilir.

Kaygıları dönüştüremiyor veya başka bir yoldan ifade edemiyor olabilirsin. Şakaya vuramıyorsundur veya komiklikle geçiştiremiyorsundur ya da ne bileyim, içindekini o an sözlerle döküp geçmeyi yapamıyorsundur. Bazı insan takılı kalır duygusunda. Bu bazen beynin stres bağımlılığı olabileceğini de gösterir.

Bazı insanlar kaygılarını çok güzel dönüştürürler. Kimi konuyu kendi içinde değersizleştiriverir ve geçer gider. Kimi geyiğini yapar dalga geçer. Kimi şakayla karışık laf söyler bir muhatabı varsa. Kimi hiç böyle bir sıkıntısı yokmuş gibi hareket eder ve gider mesela oyun oynayıp/spor yapıp/dans edip/film izleyip/vs kafa dağıtır. Bunları yapamayınca içimizde birikiyor kaygı. Sağlığını etkiliyorsa psikiyatra git. Etkilemiyorsa ama çok rahatsızsan psikoloğa git. Hiçbirine gidecek durum yoksa David Burns'ün "iyi hissetmek" isimli kitabını en başından itibaren uygulayarak oku. Çok ama çok fayda göreceksin.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
m.youtube.com

Mehmet Ali Erbil'in kız kardeşi, bir endokrinoloji Profesörü, cerrah. Yeşim Erbil. Aynı zamanda otizmli olduğunu söylüyor. Kendi stresle başa çıkma yöntemini anlatmış, belki faydası olur. Bir yerde bir cümle var o etkiledi beni, onun için paylaşıyorum.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Dibi gördükten sonra oluyor o işler.
0
gobekliraki
(19.09.25)
Beynimizin Parmak İzleri: Duyguların ve Zihnin Gizemli Öyküsü isimli kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Aşağıda ChatGPT özetini ileteyim fikir vermesi açısından:

Barrett’ın Kuramındaki Temel Kavramlar

Core affect: Barrett’a göre biz önce hoş / hoş olmayan, enerjik / durgun gibi temel duyumlar (core affect) yaşarız. Bu duyumlar fiziksel beden durumu, iç organlardan gelen sinyaller gibi unsurlara dayanır.


Kavramsallaştırma (Concepts): Ardından beynimiz bu temel duyumları geçmiş deneyim, kültür, dil, öğrenilmiş modellerle kıyaslayarak yorumlar, bir duygu kavramı (“korku”, “kaygı”, vs.) ile adlandırır.

Tahminler ve Model Güncellemesi (“Prediction” / “Active Inference”): Beyin sürekli olarak gelecek için tahminlerde bulunur, içsel beden durumu ve çevreden gelen bilgileri değerlendirerek bu tahminleri düzeltir. Bu süreç duyguların oluşumunda merkezi bir rol oynar.

Kaygıyı Oluşturan Süreç Açısından Barrett’ın Perspektifi

Kaygı, Barrett’ın kuramında aşağıdaki şekilde anlaşılabilir:

Kaygı çok sık kullanılan bir duygu kavramıdır; genellikle huzursuzluk, belirsizlik, geleceğe dair olası tehditlerle ilgili tahminlerin yarattığı içsel bedensel duyumların (“core affect”) yorumlanması ve “kaygı” kavramı ile adlandırılması sonucu oluşur. Barrett, bu tür yorumların, bedenin belirli duyumlarıyla ve geçmiş deneyimlerle kültürel kavramlarla bağlantılı olduğunu savunur.

Örneğin, kalp atışının hızlanması, nefes darlığı, kaslarda gerginlik gibi fiziksel belirtiler (“interoceptive signals”) olabilir. Beyin bunları değerlendirirken, “bu durum bana daha önce korku ya da tehdit hissettirdi” gibi geçmiş deneyimlere bakarak, “kaygı” kavramını devreye sokar. Ancak bu otomatik / doğuştan gelen bir “kaygı devresi” demek değildir; yorumlama ve kavramsallaştırma gerekir.

Ayrıca Barrett, duyguların yoğunluğu, süresi, ne kadar sık tekrarlandığı, ve bunları etiketleme becerisi (“emotional granularity”) gibi faktörlerin kişinin kaygıyı nasıl deneyimleyeceğini etkilediğini söyler. Daha yüksek duygusal kavramsallaştırma becerisi (yani duygu farklılıklarını daha iyi ayırt edebilmek, beden duyumlarını ve duyguları daha ince tanımlayabilmek) kaygının gücünü ve yıkıcılığını azaltabilir.


Ayrıca çevresel uyarılar, geçmiş travma, kültürel beklentiler vs., beynin tahmin modellerini etkiler: tehdit beklentisi yüksektir, belirsizlik fazla ise kaygı daha yoğun olabilir çünkü beyin “ne olacağına dair belirsiz durumlarda” daha fazla yanlış tahmin (prediction error) yaşayabilir ve bu da rahatsızlık yaratır.

Özetle: Kitaba Göre Kaygıyla İlgili Ne Öğreniyoruz?

Kaygı sabit, doğuştan gelen, beynin belirli bir bölgesinden çıkan bir duygu değildir; daha ziyade beden duyumları, geçmiş deneyim ve kültürle şekillenen bir yorum sürecidir.

Kaygı, beynin belirsiz durumları yorumlama biçiminden kaynaklanabilir; yanlış tahmin, belirsizlik, vücutta rahatsız edici uyaranlar veya düzenleyemediğimiz içsel durumlar (örneğin uykusuzluk, açlık, fazla stres vs.) katkıda bulunur.

Duygu kavramlarını geliştirmek, beden duyumlarına dikkatli olmak, içsel sinyalleri daha iyi ayırt etmek (ne hissettiğinizi daha net tanımlamak) kaygının etkisini azaltıcı olabilir.

Bu yaklaşım, kaygı gibi acil durumlarla başa çıkmak için duygu düzenleme stratejilerinin önemini vurgular; sadece dışarıdan gelen tehlikeleri kontrol etmek değil, içsel durumları, yorumlarımızı ve kavramsallaştırma biçimimizi de anlamak gerekir.
0
auroraaurora
(19.09.25)
zaman bazen kaygılarımı azaltan bir şey oluyor, çünkü zamanla sorun çözmeyi ve işlerin üstesinden gelmeyi öğrendim. ama bazen de bazı dönemler oluyor sanırım çok sıkıntılı olayların birikmesi sonucu oluyor, yani kötü zamanlardan geçiyorsun, feraha çıkıyorsun ama o yaşadıkların bir şekilde etkiliyor kaygıları kabartmaya başlıyor.

ben ne mi yaptım, 1 yıla yakın psikiyatrik ilaç kullandım, bana kaygı ve stres veren insanlardan/olaylardan hayatımı olabildiğince arındırdım.

kaygıdan kurtulmak bence "hadi kurtuldum artık kaygılı değilim" gibi bi şey değil. zamanla artan bazen de azalan bir şey.

kendine çok yüklenmemek gerekiyor, eğer hayatını çok etkileyecek boyutta ise yardım almaktan çekinmemek gerekiyor.

bence en çok kişinin kendisinin farkında olması gerekiyor. ne zaman kaygılısın, seni ne tetikliyor, bunları gözlemlemek. en yakınında olan insanlara biraz bu durumu açmak. seni tetikleyen şyleri yapmamaları veya üçünüc kişiler yaptığında sana yardım etmelerini istemek vs. zor bir dönemden geçiyorsan (yas süreci gibi) senin gibi kişileri bulmak ve acını seni anlayacak kişilerle paylaşmak bence çok etkili.
0
Sadece soruyorum
(19.09.25)
(17)

Yasaklanan Mabel Matiz - Perperisan şarkısı hakkındaki fikirleriniz

sekizdokuzon
Ahlaka mugayir bir husus gördünüz mü şarkıda? Şarkıda rizasiz cinsel ilişkiden bahsediliyor diyen var. Siz ne düşünüyorsunuz?
Ahlaka mugayir bir husus gördünüz mü şarkıda? Şarkıda rizasiz cinsel ilişkiden bahsediliyor diyen var.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
Sünbülzade vehbinin şiirinde hiç değilse ikinci cümlelerle iş tatlıya bağlanıyordu.

Bunun sözlerinde ise harareti dindirmek için anneye oğlanı sorup kuşu haneye salmaya kadar gidiyor iş. Kısacası fren, restart, default setting'e dönmek imkansız.
Araç motorunun ambeleye kalkması gibi.
0
diyecevaplandı
(18.09.25)
şarkıyı dinlemedim. dinlememe gerek de yok.

sanat eseri ahlaka uygunluk-uygunsuzluk açısından değerlendirilemez.

sanatı ahlak yönünden tartışmak ona sınır çizmektir. sanata sınır çizilemez.

sanat eseri tüm değer yargılarınızı yerle bir edebilir. vergilerimizle maaş alan politikacı ona yorum yapamaz.

utanıyorum bunları yazmaktan.
0
yurtsuz john
(18.09.25)
Ben yasaklanmasını doğru buldum çünkü her an her yerde çalınıp irademiz dışında bilinçaltımıza kodlanabilir o tür şarkılar. Yani "istemeyen dinlemesin" pek geçerli değil. İstemeden dinlediğimiz çok fazla şey var ev dışına çıktığımızda. Ben doğru buldum.

Ama yine de yapay gündem olduğunu düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
Sozler cesur ve arsiz bir sarki iste o kadar. Rizasiz cinsel iliski neredeymis soylesinler bilelim.

Ulkenin turnusolu gibi oldu, yasaklayanlar ve savunanlar bir sure ulke disina alip iceriden bi kitlesek kapiyi, baya bi rahatlariz.
0
bosver nicki
(18.09.25)
Bok gibi şarkı. Mabel Matiz aranıyor ve kaşınıyor.

diyo şeytan üstüne atla da
sal kuşu hanesine

rızasız seks var. ki hane de yanlış hane. şeytana uyup üstüne atlamak doğru bir şey olsaydı mesut süre'nin başı yanmazdı. ayrıca şarkıda iğrenç bir seks dili var. köylü fantezilerine benziyor.

başına gelecekleri bile bile yapıyor. ne uğruna? bok gibi bir şarkıyı iğrenç bir dille bize dinletmek için. kıçıyla inatlaşıyor.
0
beyfendi
(18.09.25)
Bunlarin hepsi bir emir zinciri ürünü.

Geçen haftalardaki manifest grubunun gereksiz konser reklamı da aynı mekanizma tarafından talep edilen siparişler.

Engelleme yasaklama mahkeme suç duyurusu şeklinde ilerleyecektir

O mekanizma sanki başka derdimiz yokmuş gibi böyle suni sorunlar çıkartıp korku salıyor

Çantasında dildoyla gezen bu adamı 50 yaş üstüne sorsan kimse tanımazdi bile.

Şimdi a haber sayesinde kendilerinden olmayan herkes potansiyel gotcu
0
topkapiaksaray
(18.09.25)
Evet.

O bana gelmeli, tadıma varmalı
O cici toy bebe onun nesine?
Diyo' şeytan "Üstüne atla da"
"Sal kuşu hanesine"

Tabii Mabel Matiz'in (ya da şarkının tonunun) cinsel kimliği ve yönelimi farklı olsaydı piyasadaki birçok keko rap şarkı ile aynı tepkiyi görürdü. Onlar bundan daha ağır ama işin içine uyuşturucu sokmadıkları sürece pek bir linç yemiyor ya da yasak görmüyorlar.
0
nawar
(18.09.25)
Böyle bir ton türkü var, bahçe duvarından aştım mesela. Hafif insanın içini gıcıklayan ama kimseye istismarı çağrıştırmayan. Bu şarkı neden ahlakımızın ayarlarıyla oynuyor ben anlamadım açıkçası. Gelen yorumlara şok getirdim. Toplumun geneli duyduğu şarkıyla gaza gelip dal t.sak gezecek gibi bir intiba var.
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
İradesi dışında bilinçaltına bi şarkının kodlanabileceğini düşünen kıt kafalılar bu düşük iq ile bu yaşa gelebildilerlerse bu saatten sonra bilinçaltına kodlanan şarkıyla kestanesini de çizdirmez arkadaşlar korkmanıza gerek yok, gereksiz bir yasaklama olmuş.
0
kizil karga
(18.09.25)
tam dinlemedim ama sal kuşu hanesine lafı itici geldi.

bi repci şarkısı vardı dedim nataşa yat aşağı gibi bir şey..

aynı basitlik, leşlik.
0
tabudeviren
(18.09.25)
Gayet güzel şarkı. Türkiye 30 senedir yobazlıkla beslenince yasaklanıyor işte
0
runaway
(18.09.25)
Bir takım bilimsizlerin benimle uğraşmaları bana keyif veriyor, çok gülüyorum. Yazık başka uğraşı yok, hobisi yok, bir sanatı bir değeri yok... çok yazık.

@sekizdokuzon

O türkünün sözleri:

"Bahça duvarından aştım
Sanırsın cennete düştüm
Sevdim coştum helalleştim (halelleştim diyorlar halelleşme diye bir kelime yok, helalleşme o)

Yanıyorum yanıyorum yanıyorum hele
Mâil oldum gonca güle
Acem şalı ince bele"

Cinsel ilişkiyi yaşamış (yani hedefe ulaşmış) erkek yanmaz. Yanmayan erkek üç kere yanıyorum demez. Kaldı ki bu türküleri gerçekten de herkes kendi istediği zaman açıp dinliyor. Kafede restoranda çay bahçesi gibi yerlerde avm'lerde orada burada kulağımıza sokulmuyor bunlar. Kaldı ki Mabel Matiz'in şarkısından çok çok daha kibar ve edepli sözleri var bu türkünün.

Bilinçaltınızı korumanız gerek. Bunun altını her fırsatta çizeceğim. Bir yeni ültimatom daha vereyim o halde,

Size bol kahkaha efektleriyle doldurulmuş ve aslında şu veya bu sebeple can acısı yaşayanların videolarını komik diye dayatıyorlar. Bir insanın veya hayvanın veya bir doğa parçasının zulüm görmesi ya da yanlışlıkla yaşadığı bir hareket sonucu canının yanması komik falan değildir.

Bu da size 3.gözünüz üzerinden yapılan müthiş bir manipülasyondur, bilinçaltı çalışmasıdır. Gözlerinizi ve bilinçaltınızı koruyun.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
Cinsel yönelimi konusunda daha bir şeyleri netleştirememiş insanlara göre iş yapamayız.
Belirli bir grubun acabalarına göre yaşamaktan çok bunaldım ben. Dizi olur ahlakı bozulur, şarkı çıkar cinselliğini sorgular, kitap yazılır yazarın anasının bile okumadığı bir kitap milyonları rahatsız eder falan..
Yani sokakta özel hayatımızda zaten artık kimseyle muhatap olmuyoruz ama yeterli gelmiyor. Duyuru mesela. İki soru okuyup kafanı boşaltmaya, bir derdin olduğunda farklı bir şey duymaya geliyorsun ama yine içinde. Az ötede takıl olmaz mı? Olmaz. Her yerde her şekilde taciz edecek seni.
Çok üzücü. Şarkı da ilgi alanıma girmiyor. Şarkının sözleri de ilgi alanıma girmiyor. Yasaklanmasa çıktığından haberim bile olmazdı. Şu an kimin neyden korktuğundan bile haberim var mesela. Gereksiz.
0
mrvln
(19.09.25)
Bu kategoride Kır Zincirlerini'nin üzerine Türkçe sözlü şarkı tanımam.
Galiz buldum bu şarkıyı.
0
auroraaurora
(19.09.25)
Tulum Hayri'ye bak instagram postlarıyla youtube videolarıyla bilimsel araştırmalar yapıp bizi bilimsizlikle suçluyor, bilim dediği de şarkılarla insanların bilinçaltına gaylik kodlayıp insanları eşcinsel yapmak ahahaha sabahları 16 tane poğaça yemekten beyni dümdüz olmuş hala akıl veriyor bize kardeş çık biraz dışarıda dolaş temiz hava al hem beynine oksijen gider hem de insülin direncini kırarsın belki :)
0
kizil karga
(19.09.25)
Teoman'ın Duş parçası vardı, demek şimdi olsa yasaklanacakmış.

Mabel Matizin şarkısı yasaklanmasa açıp dinlemezdim, şimdi bi baktım. Eşim seviyor diye bi kere konserine gittik, yoksa pek hoşlandığım bi müzik tarzı değil. Sözler de umurumda değil direkt suç olan bişey söylenmedikçe isteyen istediğini yazsın.

Mesela benim sevdiğim müzik tarzında insan parçalayıp yeme hakkında şarkı var. ahah.
0
nhk ni youkosu
(19.09.25)
@kizil karga

Sesin gerçekten aşırı kötü. Neden karga nickini almışsın belli oluyor. Ses frekanslarını, dil bilimini, psikolojiyi filan bilimsen saymıyorsan sen bilirsin beni ilgilendirmiyor, ben burada lafımı sana anlatmıyorum, soru sahibi sen değilsin, sen yırtık dondan fırlayansın.

Hadi bakim dil bilimini kelimeyi anlamı inkar et göreyim şimdi.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
(7)

İlçenizin belediye başkanı içeride mi?

sekizdokuzon
Benimki içeride. Konum Şişli.Teşekkürler.
Benimki içeride. Konum Şişli.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
Bizimki tiyatrocu.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
Evet.
Konum: Bayrampaşa
0
mutekebbir
(18.09.25)
Evet. Konum: gop
0
nothing in my way
(18.09.25)
Bizimkisi iyi adam, o yüzden içeride değil diyormuşum. Şaka tabii.
0
Shepard
(18.09.25)
değil - kadıköy.bandırma. ve hayret ediyorum. üsküdar sinem dedetaş ve kadıkçy'ü alırken final yapacaklar heralde.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
Bizimkisi akpye geçti. Çerçi özlem topuklu teyze.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
Bizimki (Helil kınay) sözde çevere mühendisi. Evsel atık konteynırı diye bir şey koydu yol kenarlarına 5 metre çapında bir halka halinde pis su kaplı bu konteynırların çevresi asfaltın rengi değişti kirlilikten, kokudan yanına varılmıyor. Tutuklansa aslında rahat bir nefes alırız zira şu an alamıyoruz kokudan
0
Batuhanolabilir
(19.09.25)
(4)

siyah zeytinde tağşiş nasıl yapılıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
seleye benzeyen ama kuru olmayan, tuzlu zeytinden ayakkabı boyası tadı aldım. elimi sürdüğümde yalnızca yağ görüyorum. ayakkabı boyası muhabbeti gerçek mi yoksa kimyevi bir benzerlikten dolayı mı tadları benziyor?
seleye benzeyen ama kuru olmayan, tuzlu zeytinden ayakkabı boyası tadı aldım. elimi sürdüğümde yalnızca yağ görüyorum. ayakkabı boyası muhabbeti gerçek mi yoksa kimyevi bir benzerlikten dolayı mı tadları benziyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Bir boya meselesi var ama ayakkabı boyasını bilmem.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
Aldığınız marka, market belliyse alo174 gıda ihbar hattını arayın
0
1917
(18.09.25)
önce zeytinin hileli olduğumu anlamamız lazım.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Siyah zeytini kostiğe batırıyorlar daha erken siyahlaşıyor. Eğer siyah zeytini yediğinizda çekirdeği simsiyahsa o zeytin kostiğe batırılmıştır. Çekirdeğin kahverengi olması gerekir.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
(4)

İlk arabam için bazı eşyalar(temizlik için vs)

Unde bach canim
Cabrio audi a3 aldım. İlk arabam olduğu için arabaya temizlik için va nasıl malzemeler almak lazım, cabrio araba için bir branda şart gibi. Bunu internette nereden temin ederim bilmiyorum. Aracın içi deri koltuk, paspaslar biraz kirli tozlu. Motorun içinde yaprak ve dal parçaları var. Hava üfleme ma
Cabrio audi a3 aldım. İlk arabam olduğu için arabaya temizlik için va nasıl malzemeler almak lazım, cabrio araba için bir branda şart gibi. Bunu internette nereden temin ederim bilmiyorum. Aracın içi deri koltuk, paspaslar biraz kirli tozlu. Motorun içinde yaprak ve dal parçaları var. Hava üfleme makinesi falan mı lazım bilemedim. İçin için de küçük süpürge falan
0
Unde bach canim
(18.09.25)
araba paspasları silkkelenerek temizlenir. çok kirlenirse su tutulur. türkoların paspasları naylon olduğu için sadece su tutuyorlar. koltuklar da hakeza temizlenen şeyler değildir. üzeri deri kıvamı alııncaya dek kullanılır, sonra kaplattılırlar. deri koltuklar yırtılacağı için yastıklı, masajlı sürücü oturağı zamazingosuyla kullanılırlar. arabalara branda örtmek görülmüş bir şey değildir. arabasını brandalayan birini görürseniz dalga geçerek kendisine getirin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Yaz için şemsiye güneşlik iyi oluyor özellikle yaz tatillerinde
0
mor oje
(18.09.25)
arabaların dış yüzey temizlikleriyse 2 tane 20 litrelik boya kovası, sünger ve el beziyle yapılır. tercihen düzenli olarak apartman görevlilerine haftalık 1 defa, 50 lira karşılığı yaptırılabilirler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Buz kıracağı ve kilitler için buz çözücü almak iyi olabilir. Sıcak memlekette yaşamıyorsan yani.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
(1)

Ankara, aile terapisti önerisi

kel aynak kusu
Selamlar, can sıkıcı bir mevzumuz var.. kısaca izah edip isim ya da kurum önerinizi isteyeceğim.Aile büyüklerim, 50küsür yaşına iki insan ve bi süredir aralarında şiddetli geçimsizlik yaşanıyor.Temel mesele babamın, bazı kayıplardan sonra yas sürecini iyi atlatamaması ve alkol bağımlılığı. Bu iki ko
Selamlar, can sıkıcı bir mevzumuz var.. kısaca izah edip isim ya da kurum önerinizi isteyeceğim.

Aile büyüklerim, 50küsür yaşına iki insan ve bi süredir aralarında şiddetli geçimsizlik yaşanıyor.

Temel mesele babamın, bazı kayıplardan sonra yas sürecini iyi atlatamaması ve alkol bağımlılığı. Bu iki konuda tecrübeli ve ankarada bulunan çiftlere destek sunan psikolog tanıdığınız varsa benle iletişime geçebilirseniz memnun olurum.

Sözlük dışı için: [email protected]
0
kel aynak kusu
(18.09.25)
Bu konuyu aile terapistinden önce alkol bağımlılığı tedavisi içerisinde alınan psikoterapinin çalışması gerekmez mi... bağımlılık çözülmedikçe yas atlatılamaz diye düşünüyorum çünkü bağımlılık zaten kaçış şekli. İşin aile terapisine taşınması için adamın bağımlılıktan kurtulması lazım. Eşiyle aynı kulvara gelmeli ki her iki tarafa da hitap eden bir aile terapisi alınabilsin...
0
muhayyer divan
(18.09.25)
(20)

bahçe katı ev almak?

goge bakan
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
0
goge bakan
(18.09.25)
giriş katının gürültüsü çok olur. hele ki daire sayısı çok ise.
0
lazpalle
(18.09.25)
Bahçe sizin kullanımınıza mı ait olacak ? Eğer bu özelliklerle bahçe sizin kullanımınıza ait olacak ise elbette alınır. Bahçe katlarında en büyük sorun güvenlik. O konuda endişeniz yoksa şehir içinde bahçeli evde oturmak gibisi var mı ? Fiyatı uygunsa kaçırmayın derim.
0
messor
(18.09.25)
eve böcek girmesi, yukarıdan toz, pislik izmarit vb atılması, yağmurda kapının önünün göllenmesi, kedi köpeğin bahçeyi tuvalet olarak kullanması, gürültü, güvenlik. aklıma gelen sorunlar bunlar
0
kisa
(18.09.25)
eğer bahçe kullanımı size ait olacaksa avantajları dezavantajlarına göre daha baskın olur.
bahçeye masa sandalye atıp oturabilecekseniz keyifli olur.
0
duyuruuser
(18.09.25)
böcek/fare/ karınca derdi hiç bitmiyor, kedileri falan arada eve girebiliyor/ ortak alansa çocukların top oynamaları bahçede oynamaları bitmiyor, size aitsede apartman yönetimi yine bir kulp bulup girmek için bahane bulabiliyor, üzerinize sürekli bişey sirkeler, camdan düşürürler.
0
eja
(18.09.25)
gürültü, toz, böcek, su basması.
0
orpheus
(18.09.25)
yerden soğuğu çekmesi, rutubet, gürültü, toz/pislik, böcek, fare, medeniyetle alakası olmayan insanlar
0
nahtoderfahrung
(18.09.25)
tuvalet taşması.
0
antihero
(18.09.25)
Sarıyerde bahçeli bi evde birkaç yıl yaşadık, en son fare bardağı taşıran son damla oldu. Öncesinde akrep, kırkayak tarzı bişey falan rezillik. Ayrıca nem rutubet problem olabilir yerine göre.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
komşular sürekli bahçeye çöp atacak, tuvalet borusu tıkanıp evini bok basacak, hırsız ilk sana uğrayacak, istediği kadar ışık alsın orası rutubetli olacak :(
0
neira
(18.09.25)
kim ne derse desin bu ülkede giriş ve altı ev alınmaz. özellikle varoş bir semtteyse aman aman. mahallenin çocukları top oynayacak, top sizin bahçeye kaçıp duracak. gürültü sorunundan bahsetmiyorum bile. geri kalan her şeyi arkadaşlar yazmışlar. 4. kattan bahçe katına taşınan biri olarak söylüyorum. öyle bir kerizlik yaptık evet.
0
nothing in my way
(18.09.25)
Eger cephe acik otoparka bakiyorsa, aksamlari araba farlarindan dolayi çok sıkıntı yaşarsınız.
0
nuevo
(18.09.25)
arkadaşla birçok şeyi yazmış, zaten bahçe katının en büyük avantajı bahçe kullanımıdır. Tabiki bahçenin hangi cephede olduğu önemli olmakla birlikte yönetime bahçe alının sadece sizin kullanabilceğinizi konusunda teyit almanız önemli.
0
Rao
(18.09.25)
kedi böcek ve fare. yol trafik gürültüsü. toz alır bol bol. parmaklık yoksa hatta varsa bile güvenlik sorunu olur. bahçe aynı zamanda sivrisinek demektir. bahçeyi kullanabiliyorsanız ama hepsine değer.
0
ground
(18.09.25)
turkiye'de bence alinmaz yurtdisinda cok keyifli olabilir, benim arkadaslarim kimin varsa acayip mutlular.
0
kassiopeia
(18.09.25)
tam olarak dediginiz durumda (ev bol isik aliyor, bahceye bakiyor ve güvenlik sorunu yok) üstelik bahce kullanimi bize ait olan bir daire almistik. bes alti sene sonra onu kiraya verip, dah ao evin borcunu bitirmeden baska ev aldik, oraya ciktik cünkü birincisi apartman gürültüsü oluyor, sonra apartmana her gelen kargocu/postaci yukari cikmamak icin zile basmayi aliskanlik haline getiriyor, bahce kullaniminiz oluyor ama üst kat komsulari komple sizi izliyor.
üst katimizda cocuklu bir aile vardi mesela, cocuk disaridan gelip eve girmek istemezdi, yemin ederim 45 dk kapimin önünde agladigini biliyorum ya.
böcek ya da fare olayi hic yasamadik, ekstra bir yol gürültüsü ya da toz sorunumuz olmadi, tuvaletin geri basmasi iyi bir tesisati varsa olasi degil. bahcemize kedi gelirdi hep ama simdi de geliyor, kendi kedimiz de oldugu icin rahatsiz olmuyoruz. bazisi bir süre bahcede uyuyur, sonra gidiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.25)
Varoş veya kültürel seviyesi düşük (ya da size uygun olmayan) (hatta bence sığınmacıların bolca bulunduğu) semtte değilse ve hava kirliliği sorunu da yoksa ben şahsen alırım. Giriş katı çok severim. Hele ki arka cepheyse, sokağa bakmıyorsa.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
İyi bir Sitedeki bahçe katı evimizi pandemi zamanında satmıştık. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri diyebilirim. Bahçe katı ev iyi ve yeşili olan bir sitedeyse tadından yenmez. Mahalle arasındaysa elbette gürültü, araç park edilmesi vs sinir bozucu olabilir.
0
ezkaza
(18.09.25)
Çok keyifli görünüyor ama ben tercih etmezdim.

- Ne kadar düzgün ve lüks site olursa olsun hanzolar her yerde. Bahçene sigara izmaritinden, aklına hayaline gelemeyecek her türlü çöp yukarıdan atılabilir. Bizim sitede bahçe katlarından çok şikayetler duydum. Öyle inanılmaz insanlar var ki senin bahçenin kenarına yemek artığı olarak balık kılçığı bırakıyor ve kedileri besliyormuş (!) bundan şikayet ediyorlardı. Pisliği, kokuyu, böceklenmeyi sen hayal et.

- Bir akrabamın mutfağında karınca oluyordu. İster istemez böcek ve haşerata daha açık oluyor. Hatta iş kedi köpeğe dahi varabilir.

- Özellikle yazları kapıları açıp uyuyamazdım herhalde. Birinin pat diye eve girme hissiyatı oluşuyor ama o benim takıntılı halim. :)

- Cephesine göre gürültü olabilir ama bahçe katları benim gördüğüm kadarıyla çoğunlukla izole tasarlanıyor. Yani mahremiyet yüksekse bu sorun minimumda olur.
0
Lethe
(18.09.25)
merhaba. izmir de bahçe katı, minicik bir toprak alanı olan evden izlenimlerimi aktarayım.

- köpeğim var, gün içinde sürekli bahçeye girip çıkabiliyor, çiş kaka yapıyor, yatıp kuşları izliyor, toprağı eşeliyir büyük kurtarıcı, her gün 3 posta tuvalet için gezdirmek zorunda değilim.

- apartman komşuları kasten hiç çöp atmadılar, sepetle fidan falan sarkıtıp eksene diyorlar yine de rüzgardan saksılarının düştüğü, çamaşırın uçtuğu oluyor. ben uyumsuzluk olmasın diye problem çıkartmıyorum. arada sırada saksı toprak süpürüyorum yani. köpek elalemin donuyla corabıyla oynarken ağzından alıp çöpe atıyorum. mandal çok sık düşüyor. kullanmıyorum ama atmıyorumda. bi gun kapıya biri gelirse mandalları toptan verip göndericem.

- bahceyle uğraşmak güzel, durmaksızın bitki alıyorum. domates biber falan aldım tutmadı. zaten bahcenin kendisinde zeytin ağacı, malta eriği, mandalin totelde 3 ağaç vardı, eriğe doydum o güzel.

- monsterta yetiştirdim coştu, yukarıda bahsettiğim ağaçları led aydınlatmalarla ışıklandırdım. güzel gözükuyor.

- evde bi salonda, bi oda da, bi mutfakta geze geze video izliyorum bazen darlanıyorum bahçede kitap okuyup dizi mizi izlemeye devam ediyorum bu bana sanki dışarı çıkmışım gibi hissettirtiyor.

-üst kat komşu bir gun nevserimlerini farklı bir şekilde katlayıp açmış eve giren tüm ışık kesildi bu mesela rahatsız ediciydi.

- bahceye açılan kapı iki aşamalı, sineklik + normal sürgulu cam. dikkatli olursam eve börtü böcek gelmiyor diger arkadaşların aksine

- yılda bir belediyeyi arayıp vidanjör cağırmak gerekiyor. bahçe giderlerinden taşma ile karşılaştım. gelen tutar/fatura apartmana bölunuyor. yani teras katın çatı akma derdinin apartmana paylaştırılması gibi.

- benim açımdan olumlu yanları, olumsuz yanlarından daha fazla. bunda da köpekle yasamamın etkisi çok. 25 yıl teras katta yasadım şişlide mükemmeldi ama o donem çocukluğum gencliğimdi, köpek yoktu. ardından 13 yıl köpekle müstakil ev en güzel zamanlardı. şu an yeniden bir ķöpekle bahçeli bodrum kattan şikayetim yok.




-
0
libertine
(18.09.25)
(10)

ev alarak hata mı ediyorum

asap raki
şu an üsküdar’da 30+ yaşında bir evde oturuyorum. çok merkezi. kira 20k. evin içi falan dökülüyor.maltepe’de 11 yıllık binada bana uygun, evlendiğimde de çift için de uygun olacak bir ev buldum, bunu almayı düşünüyorum. 750 gram civarı altın, biraz nakit paramdan biraz kredi şeklinde alacağım. altın
şu an üsküdar’da 30+ yaşında bir evde oturuyorum. çok merkezi. kira 20k. evin içi falan dökülüyor.

maltepe’de 11 yıllık binada bana uygun, evlendiğimde de çift için de uygun olacak bir ev buldum, bunu almayı düşünüyorum.

750 gram civarı altın, biraz nakit paramdan biraz kredi şeklinde alacağım. altın aşırı artıyor, ev fiyatları düşecek diye bi yaygara koparan tayfa var.

ilk evim. 31 yaşındayım. evi alırken biraz kenarda param da kalacak işsizlik durumunda krediyi ödeyebilmem için. sizce ev alarak hata mı ediyorum? acaba bekleseydim hiç kredisiz alır mıydım mesela altındaki artışla.
0
asap raki
(17.09.25)
ev fiyatları düşmeyecek. arz doğru düzgün artmıyor, ev fiyatları tl olarak yüksek, fiansman ve kredi imkanı neredeyse yok, sadece yeni projelerde oluyor ve onların da fiyatları genelde yüksek (gelir dengesine göre)
evi alıp oturacaksan her şekilde doğru hareket olur. almadan önce mutlaka yönetim planını alıp incelemeni de ayrıca tavsiye ederim.
0
kisa
(17.09.25)
oturacağınız evi alıyorsanız, içinize de sindiyse bence alın. altının aşırı artması sürekli bu şekilde gideceği anlamına gelmiyor. faizler düştükçe de bizim millet konut fiyatlarını yukarı doğru çekecektir.

ev fiyatları reel olarak zaten düşüşte, o kısım biraz yatırımcıyı ilgilendiriyor. endeksa'nın ağustos konut raporunda "Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %29,1 aylık bazda ise %1,7 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %3,1 aylık bazda ise %0,3 düştü." diyor.

kredili hayat sigortasına işsizlik teminatı da istediğinizi söyleyin biraz ödenecek prim artar ama işten çıkarılırsanız 6 ay süre ile kafanız rahat olur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.09.25)
bence mantikli. altin daha ne kadar artacak bilmiyoruz. ev fiyatlari da dusmez, en fazla sabit kalir, paranin degeri dustugu icin dusmus gibi olur.

kredi ne kadar cekiyorsunuz, altin ne kadar artacak bilmedigimiz icin hic kredisiz alabilir misiniz bilinmez.
0
lemmiwinks
(17.09.25)
İçine sinmiyorsa, hep birlikte sıkıntı hissediyorsan hata ediyorsundur. Yok aksine sana gayet mantıklı ve güvenli geliyorsa doğru ediyorsun, didikleme.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
Kredi miktarına, ödeme vadesine, toplam geri ödeme miktarına göre değişir.
0
kumandanim
(17.09.25)
parametreleri bilmeden yorum çok zor.

genel kanı oturacağınız evse almanız yönünde.
0
gurur
(17.09.25)
maltepede ki alacağınız eve taşınmayı düşünüyorsanız alırdım. kredili almak hiç kredisiz almaktan daha mantıklı geliyor bana.
0
belkider
(17.09.25)
maddiyattan ziyade imkanın olduğuna göre canını düşünüp sağlam bir eve geçmek olarak düşün. deprem gerçeği net!
47 yaşındayım. şimdiye kadar gayrimenkul alıp uzun vadede zarar eden görmedim. ayrıca bu kafanı sokacağın ev ve temel ihtiyaç. yani yatırım olarak bakman ve altınla karşılaştırman yanlış. o yüzden ev al.
yatırım deseydin cevabım farklı olurdu.
0
merhum
(17.09.25)
Sektörden yazıyorum. Ev almanın tam sırası.
0
gabe h coud
(17.09.25)
Kendi çevrene bile baksan; oturacağı evi alıp pişman olan bir kişi bile yoktur ama 'keşke o evi zamanında alsaydım' diyen onlarca insan vardır.
0
brkylmz
(17.09.25)
(5)

Mankenler niye gülmüyor?

yenibirgüzelnick
Siz de farketmişsinizdir mankenler poz verirken hep böyle kibirli, cool, soğuk bir hava ile fotoğraf çektiriyorlar. Arada nadiren gülerek poz vermiş olanlar var ama büyük çoğunluk suratsız diyebileceğimiz pozlar veriyor. Benim bir arkadaşım var o da hiç bir fotoda gülmez, gülümsemez bile yani güzel
Siz de farketmişsinizdir mankenler poz verirken hep böyle kibirli, cool, soğuk bir hava ile fotoğraf çektiriyorlar. Arada nadiren gülerek poz vermiş olanlar var ama büyük çoğunluk suratsız diyebileceğimiz pozlar veriyor.

Benim bir arkadaşım var o da hiç bir fotoda gülmez, gülümsemez bile yani güzel olduğunu düşündüğü bir ciddi bir ifadesi var öyle çekinir. Zaten çok güzel bir kız ve gülse daha sempatik ama gülmez. Bana da hep gülerek foto çekilme ciddi dur der. Benim bütün fotolarda ağzımda kocaman bir gülümseme.

Siz ne düşünüyorsunuz? Mankenler ve diğer kadınlar ciddi poz verince daha mı hoş görünüyor? Arkadaşımı dinleyip ben de mi öyle yapmalıyım? ( bu şekilde cool olmuyorsun diyor)

Ergen yaşlarda değiliz, arkadaşım da çok bilindik bir yerde yönetici.
0
yenibirgüzelnick
(17.09.25)
@konusma,
Ama kişisel fotolarında da gülmüyor bu kadınlar. Instagrama koydukları hani özel fotoğrafçılar tarafından çekilmiş olan fotolarda.
0
🌸yenibirgüzelnick
(17.09.25)
kişisel fotoğrafları bilmem de moda çekimlerinde iki ekol var. triangle of sadness'da bununla ilgili güzel bir sahne vardı:

www.youtube.com
0
sir gawain
(17.09.25)
Suratsızlık veya ciddiyet değil o, cinsellik anlamında sergilenen vahşi cazibe :) ben öyle anlıyorum yani.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
ben yaptım bu işi bir kaç sene. ajans senden albenili olmanı, seksi olmanı bekliyor doğal olarak. gülersen bunu yapmak zor. mesela kate moss'un gülerken poz verdiğini düşünebiliyor musun?
0
yurtsuz john
(17.09.25)
çekimlerde asıl amaç ürünü öne çıkarmaktır. o yüzden dikkat dağıtacak, odağı başka yönlere çekecek hiç bir şey kullanılmaz. ancak ürünle(veya konuyla) ilgili tamamlayıcı nesneler kullanılır.
bu yüzden modelin gülmesi, mimik yapması istenmez. tabi modelinde belli bir güzellik normlarında olması gerekiyor konu ürünse modelin nasıl kim olduğunun hiç anlamı yok gibi bir çıkarım da yapmamak lazım. burada mimikten çok verdiği pozla ürünü öne çıkartıyorlar.
0
my fault
(17.09.25)
(5)

yesil meyve teroru

buenosdias
her sene ayri bi icat. bikac sene once yesil mandalilar hortlamisti bu sene de yesil muz var heryde. erken mi topluyorlar? genetikle mi oynuyorlar? don vurdugu icin mi? yoksa baska bisey mi?
her sene ayri bi icat. bikac sene once yesil mandalilar hortlamisti bu sene de yesil muz var heryde.

erken mi topluyorlar? genetikle mi oynuyorlar? don vurdugu icin mi? yoksa baska bisey mi?
0
buenosdias
(16.09.25)
Mandalina portakal yapay olarak sarartılıyor diye biliyorum. Öyle bir uygulaması vardı üreticinin.

Yeşil muz sağlık için faydalı diye erken hasat ediliyordur. Muzdaki potasyumu şekerini yemeden almak istiyorlar, haklılar. Bunun için de muzu tatlanmamış haliyle yani yeşilken yemek gerekiyor, sanırım yeşil halinin şeker hastalarına ayrıca faydası var. Ondandır.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Erken topluyorlar çünkü birçok meyve nakliye sırasında da olgunlaşıyor. Diğer türlü ziyanları yüksek oluyor.
Yeşil muz sarı muzdan evladır, prebiyotik oranı yüksek şeker oranı azdır.
0
alice in potatoland
(16.09.25)
@muhayyer hocam doğru info yok yazdığın yazıda.

Mandalina, portakal yapay sarartılmaz. Çok fazla çeşidi var. Nasıl bizim ülkede bile 36 ırktan insan varsa mandalina portakal alemi de öyle. Çeşit çeşit cinsi var. Yapay sarartma bu ikisi için yok.

Ancak muz kükürt ile sarartılır. Yeşil toplanır ve kükürt ile sarartılır. Sarartılır demek de yanlış bir ifade aslında. Yemeye olgunlaştırılır.

Cennet meyvesi/hurması dediğimiz bitki de benzer şekilde ham halde toplanıp genellikle elma ile olgunlaştırılır. Bir çuvalın içine koyulan 1 elma ile.
0
messina123
(16.09.25)
Vay be bildiğim her şey yanlış. Ben de yanlış dünyaya doğdum demek ki.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Açılın, muz diyarından bildiriyorum :)
Öncelikle Messina +1 ama biraz düzeltmek lazım.

Öncelikle yeşil mandalina türü gerwği yeşildir, sonradan srartılması söz konusu değildir. Portakal, greyfurt gibi narenciyeler hasattan sonra gerekirse nakliye yapılana kadar soğuk hava depolarında bekletilir. Soğuk hava meyvenin dalından koparıldıktan sonraki olgunlaşma kısmını baskılar. Narenciyenin depoda sarartılması diye bir uygulama yok. Aksine vaktinden erken koparılan mandalina ekşi, portakal da acı olur.

Muz konusuna gelirsek; belli bir olgunluğa gelen muzlar (ancak henüz tamamen sararmadan) eskiden "sarartma tesislerinde" karpit ile sarartılırdı. Bu uygulama daha sonra değiştirildi. Artık sarartma tesislerinde kontrollü etilen gazı ile sarartılıyor muzlar. Kükürt kullanımı söz konusu bile değil.

Muzun rengine gelince muzun dalında sararması zaten söz konusu olmaz. Dediğim gibi hafif yeşil renkte hasadı yapılır. Ancak çeşidine göre iki temel renk muz var. Birisi hafif yeşil renkte iken tüketilir. Kabuğu biraz sert olsa da tadı yerindedir. O kuzu aratmak için beklettiğinizde rengi sarıya dönmeden muz çürür. Özellikle içeriğindeki şeker oranının düşük olması sebebiyle şeker hastalarına önerilir.
İkinci çeşit muz ise sarı muzdur. Bu muz da hafif yeşilden toplanır, sarartmada etilen ile ev ortamında elma ile sarılarak sarartılır. Yeme olgunluğun geldiğinde kabuğu koyu sarı ve çilli olur.
Bir kaç yıldır pazara Manavgat da girdi. Onların hangi türü üretip sattığını bilmiyorum. Bu arada muzların dünya genelinde haşlamalık olanı ayrı, kızartmalık olanı ayrı, meyve olarak tüketilen ayrı çeşitleri vardır.

Size burada kabaca rengi ile ayırdığım muzların da birden fazla çeşidi var ama o kısım çok teknik. Onun yerine kısaca renk ayrımı yaptım.
0
strawberry first
(16.09.25)
(22)

Çokeşlilik (poligami) sizce yanlış mı? Yanlışsa neden yanlış?

Batuhanolabilir
Bunu bir erkek iki kadın iki erkek bir kadın ya da sayısız kadın sayısız erkek gibi düşünebilirsiniz ya da mesela evlilikler hep bir kadın bir erkek arasında yapılıyor. 4 adamla 5 kadının hep beraber evlenmesine pek belki de hiç rastlamıyoruz. Yanlış veya doğru gibi bir yargıya varmak zorunda tabi d
Bunu bir erkek iki kadın iki erkek bir kadın ya da sayısız kadın sayısız erkek gibi düşünebilirsiniz ya da mesela evlilikler hep bir kadın bir erkek arasında yapılıyor. 4 adamla 5 kadının hep beraber evlenmesine pek belki de hiç rastlamıyoruz.

Yanlış veya doğru gibi bir yargıya varmak zorunda tabi değilsiniz bence ne yanlış ne doğru kişisel seçim de diyebilirsiniz.
0
Batuhanolabilir
(16.09.25)
Ha diyebilirsiniz ki bu gavatlık, aslında değil. Yani sen ne kadar kocasıysan o kadının o da o kadar kocası. O yüzden gavatlık değil bence.
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
evlilik sistem isidir evliligi yasamayi ogrenirsin icinden geldi de spontane yaptigin bir is degil gorevleri vardir ogrenir yapmaya calisirsin. su anki sistem anne baba ve cocuk ailesi cizmis ve bunu ayakta tutmak istiyor. yönetim buna uygun sekillenmis yahut o aile yapisi yonetime uygun kaciyor. poligami zaten yaygin bir sey ama yasal olmadigi ve normlara uymadigi icin omru kisa oluyor. bazen bir gun, bazen bir sene, bazen adi konmadan.
4 kadinla 5 adamin evlenmesine gerekcen ne mesela? benim aklima gelen buradaki evlilikten beklenti herhangi bi gebelik durumunda cocuk anneye ait olur, baba aranmaz tipki kedilerdeki gibi. bu belirsizlik de anne-baba-cocuk ucgeni yerine anne-cocuk ve birtakim adamlar sistemini getirir. dolayisiyla babalik kavrami ortadan kalkar. bak su allahin isine ki yine erkegin kolayina gelecek bir sistem cikmis olur.
0
ala09
(16.09.25)
1 erkek 4 kadın için yazıyorum
yanlış değil
paran, sağlam bir psikolojin ve cinsel iktidarın varsa
eşlerini de buna razı olacak insanlardan seçiyorsan
0
mantık
(16.09.25)
resmiyete dokmek daha mantikli olabilir. zaten bircok musluman/afrika ulkesinde kanuna aykiri degil ve yapan cok. dogru veya yanlis diye dusunmuyorum. yapan bilir. her birey mutluysa daha iyi. toplum/kultur normlarina gore de degisebiliyor.

gunumuzde poliamori de cok yaygin. ve aldatma durumlari, open relationship vs. hayat garip. iliskiler falan...
0
ermanen
(16.09.25)
Çok eşlilik yanlıştır. Öncelikle çocuğun hangi soya ait olduğunun belirlenmemesi sebebiyle, sonra aidiyet hissinin kaybolması sebebiyle, yaşam motivasyonlarının değer kaybetmesiyle sonuçlanacak bir hareket olduğu için yanlıştır. Erkeğin ataerkil bir yapıya sahip olacağını düşünmesi mümkün ama gerçekte ataerkillik de anaerkillik de oluşmayacaktır ve düzen değil kaos doğuracaktır bu durum. İnsanların birbirlerine güvenleri kadar saygıları ve verebilecekleri bir kıymet duygusu da kalmayacaktır. Doğadaki hayvanlar gibi olmak kaçınılmaz olur, insanlık kalmaz bunu benimseyenlerde.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Evlilik anlaşma gereği sadakat ister ve bunu taahhüt eder. Poligami bambaşka bir mevzu. Evlilik birliği içinde yaşanmıyorsa kimseyi bağlamaz.
0
ruhen hastayim ben
(16.09.25)
Muhayyer+1 bunlar sağlıksız ilişki biçimleri...
0
pembediken
(16.09.25)
Muhayyer şimdi değer erozyonundan bahsetmişsin ama ben mesela şunu düşünüyorum. Şimdi nasıl ki evlilik filmlerle tv ile fetişleştiriliyor romantize ediliyor insanlar buna bakıp özeniyor. Aynı şekilde mesela başka bir dübya düşünelim onda da filmler var aynı o "ruh eşini" bulma hikayesi gibi mesela mükemmel takımı kurma hikayeleri yazılsın. Hatta roller biçilsin modeller ortaya konsun kadın1 şöyle bir kişiliğe sahiptir şöyle yapar böyle yapar densin o parlatılsın sonra kadın2 kadın3 erkek1 erkek2 için aynıları yapılsın kültür buna dönüşsün aile kurmak hayatta mükemmel işleyen 5 kişilik seksli bir yapı şeklinde kurgulansın bunun harika filmleri çekilir medyada sinemada romantik ilişkiler insanları 1 etkisi altına alabiliyorsa böyle bir poligami yapısında 10 alabilir belki de. hayat arkadaşı temasına 1 film çekilebiliyorsa bence hayat takımı temasına 10 film yapılabilir. filmleri medyayı kültürü hafife almayın insanların büyük çoğunluğu maruz kaldığı yargıları kabulleniyor ve uyguluyor ve hayatı ona göre yaşıyor. ayrıca mesela (bu söylediğimi platondan araklıyorum) evlat konusunda da senin biyolojik çocuğun olmasa da senin evlilik takımının bir çocuğu olarak görüp tamamen benimsediğin bir kültür oluşacak belki. hatta belki biyolojik çocuğuna ayrımcılık yapmak antagonize edilecek ayıplanacak o aile yapısında aynı bugü ırkçılığın ayıplandığı gibi.
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
Neden 1 erkeğe 5 kadın düşsün, 5 erkek 5 kadın birbirini halletsinler mesela, nikahlı hem de. Kimin eli kimin cebinde fark etmesin. Kimin bu 9 kişiyi aldatıp aldatmadığını kim denetlemeli mesela, nihayet hem toplum sağlığı hem aile sağlığı meselesi de var, hastalık kapmak falan. Tek eşlilik bile aldatma durumunda çok tehlike barındırırken bu çok eşlilikte bu konuyu nasıl yönetmeyi düşünüyorsun? Sağlık takıntısı olan çok eşli olmasın mı diyeceksin?
0
muhayyer divan
(16.09.25)
youtube’da crime belgeselleri izliyorum, son izlediğimde (abd) swinger yapan iki çiftten biri diğer erkeği öldürüyor ve kendi eşini kıskandığı için de değil, adamın eşini kıskanıyor.

insan doğası buna uygun değil.
0
deartheodosia
(16.09.25)
Bu durum bende birinci dereceden akrabayla cinsel ilişki boyutunda tabu. Ama güzel açıklamışsin meramını. Olabilir mi, sürekliliği var mı, bunları düşünmek için kafa lazım o da su an bende yok. Yazılanları okuyup aydınlanıyorum.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Batuhanolabilir bu sayede cocuk ailenin degil toplumundur diyorsun. o zaman bakimini saglayacak imkanlari da toplum saglasin. kim kimle sevisiyordan once bireyselligi bitirmen lazim. deartheodosianin dedigi sey guncel toplum normlarindaki swinger kulturunden bahsediyor. ama eger sevdigi kadina sahip olmasi gerektigini ogrenmeseydi yapmayacakti. iliskiler bu kadar gudusel degil. malum toplulumuzdaki kadin cinayetleri de ayni mantikla suruyor. ya benim ya kara topragin anlayisini icgudusel ve insaniyetten geldigini mi soyluyorsunuz? kiskancliklar bilmem neler.
hayvandan farkimiz olsuncular hayvandan farkli olunca bayagi guzel oldu ya topluma, dogaya bayagi faydamiz oldu demek istiyorum. simsiki sarilin normlariniza size cok sey katiyor belli ki. ne guzel hayatlariniz var ya
0
ala09
(16.09.25)
@ala09, ben normlarımla mutluyum ya, bu demek değil ki ya benimsin ya kara toprağın anlayışını benimsiyorum. zaten aksi görüş hep “toplum öğretisi bunlar” oluyor. isteyen istediğini yaşıyor zaten, ben yaşamıyorum ve yaşamadığım, uygun bulmadığım için eleştirmek de kimsenin hakkı değil.
0
deartheodosia
(16.09.25)
Bir fikri beğenmeyince cevap olarak çirkefleşme noktasına gelmişiz. Önce bunu çözelim bence, çok eşlilik falan bundan sonraki konular. Asıl kadın ve erkek cinayetleri bu çirkef kafalardan çıkıyor çünkü. Bu arada soru sahibi kendisine yönelttiği sorulara bir cevap verirse memnun olurum.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
kendime bir soru yöneltmedim ki
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
YönelttiğiM yazdığım halde telefonum kafasına göre düzelttiği ve ben buna hâlâ alışamadığım için orada m harfi eksik çıkmış.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Heğ. Ya ben oralarını hiç düşünmedim böyle izole bir fikir benimkisi okulda teori işlerken bi şeyleri ihmal edersin ya öyle. Zaten bilimsel, mantıklı bir yaklaşımla da sormadım maksat muhabbet diyerek sordum. Ha şunu diyebilirim sorunuzla ilgili önce sağlık kısmından başlayalım, sağlık konusunda o şartlar altında da o şartların normları işlerdi. Şimdi de var cinsel yolla bulaşan virüsler ama bu hiçbir şeyi engellemiyor., kabullenilmiş ona göre hareket ediliyor. Önlem alınıyor, alınmıyor. O zaman da o şekliyle kabul görürdü bence.




Neden sorusuna bir yorumum yok. Ben zaten neden çokeşlilik değil de tekeşlilik diye soruyorum.
Aslında bir psikoloji doktoru, sosyoloji profesörü falan iki dakkada anlatır içimizden geçer bilimsel ve metodolojik analizler ve tezlerle. Bizimkisi muhabbet.
Neden 1 erkeğe 5 kadın ya da 4 Erkeğe 5 kadın ya da 1 erkeğe 1 kadın? Onu bilemiyorum benim bir seçimim yok.

Ama Rick & Mortydeki unity gibi bir fantazi sanırım birçok erkeğin de fantazisidir


Şimdi neden demeyelim de nasıl diyeceksek şunu düşündüm sanırım üreme iki bireyle yapıldığı için tek eşlilik var. Mesela üreme 3-4-5... canlının birleşimiyle yapılsaydı o zaman doğal olarak çok eşlilik kültürleşecekti. Mesela evrimciler buna ne diyor? Neden 2 birey birleşiyor genlerini yeni nesle aktarıyor da 3-4-5vs değil? Yeni canlı 4 ebeveynin genlerinin birleşimiyle oluşsa daha iyi değil mi hepsinden bir şey alır. heee ona survival of fhe fittest diycekler en iyi gen aktarılsın diycekler ama her anlamda en iyi gen yok ki alfada.
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
@deartheodosia cinayet mazeretinin insan doğasıyla doğrudan ilgisi yok demek istedim, anlaşılmış da zaten, kişisel bir eleştiri yok. mutluysan ne ala
0
ala09
(17.09.25)
@Batuhanolabilir

Bir erkek olarak sen eşini/sevgilini başkalarıyla rahatlıkla paylaşabiliyorsan psikolojinde bir sorun var demektir. Normalde bir erkek partnerini kimseyle paylaşamaz, içgüdüsel olarak. Çok evliliği uzun süreli değil kısa süreli olarak amaçladığını düşünüyorum.

Ben bir de şöyle düşünüyorum,

Erkeklerin doğasının çok eşli olduğuna katılmıyorum. Öyle olsaydı, annesine, ablasına, kız kardeşine, anneannesine, babaannesine, halasına teyzesine yengesine hallenmemeyi, hatta erkeklere hallenilmeyeceğini öğrenmezdi, öğrenemezdi. Toplumların %99,999'u öğreniyor mu, öğreniyor. O halde erkek tek eşli olmayı gayet güzel öğrenebilir. Sadece öğretilmemiş, bu konuda cinsiyetinin ardına sığınarak gevşek davranmayı öğrenmiştir.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
karnında benim çocuğumu taşıyan kadın 3-5 erkekle daha penetretif seks eyleyemez. ben bile şeyetmiyorum oha ya.
öte yandan benim 9 tane kadını hamile bırakmamda bir sorun yok.
ayrıca benim karım başkasıyla kafasına göre evlenirse bir sürü akrabam olur, akrabalığın anlamı kalmaz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.09.25)
özgür iradesiyle karar verebilmeleri şartıyla yetişkinlerin kendi aralarında yaptığı ve benim özgürlüklerimi etkilemeyen hiçbir şey beni ilgilendirmez. kimseyi de ilgilendirmemeli.
0
robokot
(17.09.25)
@karim iceride, bi tane bulabilirsen sana yeter, hiçbir kadın senin gibi bir adamla aynı evde yaşamak istemez, istememeli
0
deartheodosia
(17.09.25)
(4)

köpeğimin ardından...

croswell
1 Eylül gecesi 2 aylıktan beri benimle olan 4.5 yaşındaki köpeğimi ellerimde kaybettim. 2 aydır hastaydı veterinere gittik defalarca ancak IBD teşhisi koydu geçecek edecek dedi 1 eylül günü çok ateşlendi. Ne oldu nasıl gelişti anlamadım bile veterinerde ateş düşürücü yapıldı, gece geçmedi tekrar git
1 Eylül gecesi 2 aylıktan beri benimle olan 4.5 yaşındaki köpeğimi ellerimde kaybettim. 2 aydır hastaydı veterinere gittik defalarca ancak IBD teşhisi koydu geçecek edecek dedi 1 eylül günü çok ateşlendi. Ne oldu nasıl gelişti anlamadım bile veterinerde ateş düşürücü yapıldı, gece geçmedi tekrar gittik ve gece kan alınırken ellerimde vefat etti.
15 gün geçti kendime gelemiyorum. Kendimi suçluyorum, vicdanım sızlıyorum. Bazen kendimi katil gibi hissediyorum. Onu çok özlüyorum, deliriyorum resmen. İş vs hiçbir şey umrumda değil. 40 yaşındayım evli değilim kız arkadaşım var ancak olmuyor acımı kimseyle paylaşamıyorum. Müthiş bir çöküş yaşıyorum.
Eve gidemedim henüz 1-2 kere eşya almaya girdim delirdim çıktım.
suratı gülüşü havlayışı, kuyruk sallayışı aklımdan hiç çıkmıyor sanki onun ömrünü almışım gibi hissediyorum. Nasıl alışacağım bilmiyorum bu kadar düşeceğim bu kadar tükeneceğim aklıma gelmezdi. Elbet bir noktada ömrü bitecekti ancak bu kadar erken olması beni dağıttı.
ne yapacağımı nasıl devam edeceğimi bilmiyorum. Başka hikayeleri okuyorum hepsinin yaşlı köpekleri varmış onlara veda yazmışlar bu kadar genç, bu kadar sağlıklıyken aniden veda eden olmamış sanki.
onu çok özlüyorum
0
croswell
(16.09.25)
5 yaşındaki kedimizi çocuğumun doğumundan 1 ay sonra böbrek yetmezliği ile kaybettik. kedimizi veterinerden almıştık, manyağın biri kediyi dövmüş dövmüş veterinerin kapısına bırakmış. dünyanın en şapşal en uysal kedisiydi ve kızımızın onunla büyümesini çok istiyorduk. ben hamile iken gelip göbeğime yatar mırıl mırıl ederdi. kaybedeli 2 yıl oldu, acısı hafifledi ama asla unutmadık. hala fotoğraflarına bakıyoruz, eskiden her baktığımda ağlardım, şimdi yaptığı şapşallıkları komiklikleri anıp gülüyoruz.
geçecek demiyorum, geçmiyor ama hafifliyor. bir de yaşadığı kısa süre için ona en güzel hayatı verdin, onun kısa hayatının her şeyi oldun. bu yönden bakmaya çalış, bir nebze de olsa hafifletiyor.
başın sağolsun
0
wendyangelamoiradarling
(16.09.25)
Başınız sağ olsun. Daha yeni kedimizi kaybettik ve sizinle aynı şeyi yaşıyoruz.
İnsanların empati yapamaması ayrı anlamaması ayrı umursamaması ayrı üzüyor. Kimseye bahsetmiyorum ben. Çoğu insanda eksik olan şeyler var. Bunları düzeltmek mümkün değil ne yazık ki.
Alışıyorsunuz ama. Geçmiyor ama alışılıyor.
0
mrvln
(16.09.25)
Daha yaşlı olsaydı acın daha büyük olurdu. Kedim 2 yaşındaydı 13.kattan aşağı düştü, evdekilerin dikkatsizliği... belki 2 yıl evde işte yolda belde ağladım, her aklıma geldiğinde ağladım, olur olmaz her şey onu hatırlattı, müzik yaparken ağladım sohbet ederken ağladım. O sadece 2 yaşındaydı. Şimdiki kedim 10 yaşında, şükürler olsun çok sağlıklı, olabildiğince çok ömürlü olsun diliyorum ama bir gün öleceği aklıma geldikçe çıldıracak gibi oluyorum. 2 yaşında ölen kedimin aşağı düşmesini ben görmedim ama görmüşüm gibi rüyama giriyor, uykuya dalarken gözümün önüne gelip beni çıldırtıyor, başka şeyler düşünmeye çalışıyorum, o histen kurtulmaya uğraşırken uykum kaçıyor.

Çok özür dileyerek bir ihtimalden bahsetmek istiyorum. Veteriner hekimlerin de doktorların da farkında olmadıklarına, olsalar müdahale edeceklerine inandığım bir ilaç görünümlü hastalandırıcı madde kullanımı olduğunu düşünüyorum. 10 yaşındaki kedim ve diğerlerine sadece ilk aylarda yapılan karma ve diğer aşılar yapıldı, bir de kısırlaştırma ameliyatı geçirdiler. Bunlardan başka hiçbir şekilde rutin aşı yaptırmadık. Veterinere götürmedik. Bugüne kadar hiç hastalanmadılar. O iç ayda bir yapılan aşılar yapılsaydı eminim üç kedimiz de ayrı ayrı hastalanacaklardı. Çünkü veterinerler de ilaç sektörünün de mama sektörünün de bir şekilde varlığını sürdürmesi lazım. İnsanlar için de geçerli bu. Bunu kabul etmek veya etmemek gibi bir baskıda bulunmuyorum, sadece dikkat çekmek istiyorum.

Köpeğin ölümüne çok üzüldüm. Umarım en yakın zamanda alışırsın, sakinleşirsin, umarım bir an önce durulur üzüntün...
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Yazdıkların resmen benim içimi acıttı. Başın sağolsun ama kendini suçlamanın bir anlamı yok çünkü sen elinden geleni yapmışsın. Kendi haline bırakıp ne olacaksa olsun ya da aman bir şey olmaz dememişsin. Her türlü masrafı etmişsin gözünden sakınmışsın ama hastalık gelmiş minnoşu bulmuş. Dayanamamış çocuk demek ki ne yazık ki. Sen veteriner veteriner gezdirsen de sonucun değişeceğini zannetmiyorum çocuk dayanamamış yoksa vet eminim elinden geleni yapmıştır. Bizim de kedimiz var ve veterinere çok güveniyorum eminim yapılabilecek bi şey olsa yaparlardı.

Sana şöyle bir örnek vereyim, hafta sonu komşumun kedisi 1.kattan düşmüş gece, kapıyı açık unutmuşlar kedi de camı açık odaya girmiş gece. Ordan atlamış gece muhtemelen dışarda kalmış, sabah korkudan sinmiş bi halde buldular hayvan bütün gün kafasını kaldırmadan yatıp uyudu, ve bir gözü küçüldü. Yine de vete götürmediler çünkü paraları yok. Neyse kedi birkaç gün sonra kendine geldi, şu an normal gibi duruyo. Ama yani patisi vs bi yeri kırılmış olabilir belli etmiyor olabilir. Herkes senin gibi böyle ilgilenmiyor emin ol buna. Sen elinden geleni fazlasıyla yapmışsın kendini suçlama.
0
Sadece soruyorum
(16.09.25)
(3)

görseldeki kedi yarası neye benziyor?

elorelia
https://i.hizliresim.com/rwrrb2m.jpegherhangi bir akıntı yok, elimle dokunduğumda da kedim tepki vermedi. daha önce hiç böyle bi yarası olmadı. dışarıyla teması olmayan bi ev kedisi. kaşıntı gibi bi durum da gözlemlemedim. sırt bölgesinde.3-4 gündür evde yoktuk. 6 senedir bizimle, daha uzun seyahatl
i.hizliresim.com

herhangi bir akıntı yok, elimle dokunduğumda da kedim tepki vermedi. daha önce hiç böyle bi yarası olmadı. dışarıyla teması olmayan bi ev kedisi. kaşıntı gibi bi durum da gözlemlemedim. sırt bölgesinde.

3-4 gündür evde yoktuk. 6 senedir bizimle, daha uzun seyahatlerimiz de oldu. birileri gelip bakıyor biz yokken. ama stresten çıkan bir şey mi, mantar mı, sürtme yarası mı? benzetebilen olur diye sormak istedim.

teşekkürler.
0
elorelia
(16.09.25)
evde bi kedi daha var mı?

küçük bir dış etken yarası gibi, kurumaya başlamış gibi hatta. 2. kedi varsa arada oynarken sert kaçırıyorlar, ya da bi yere sürtme çarpma olabilir. temizleyebilirsiniz yara bakım ürünleri var, favorim Pet Labs Poto Top. kendi kendine geçecektir. sadece orası varsa takip edin artmıyorsa tek seferliktir.
0
ofelia
(16.09.25)
Mantar olabilir, bizim kedinin bir ara sürekli mantar sorunu oluyordu, ona benziyor. İstanbul'daysanız sıkıntıyı çözen veterineri önerebilirim.
0
kobuzchu kiz
(16.09.25)
Stresten kendini yolmuş olabilir. Bizim dişi kedi kendi tüylerini yolup atıyor oğlanlara kızınca. Hatta ben oğlanlara kızınca da önce beni paralamaya çalışıyor sonra baktı ki bana diş geçiremedi, kendi kendine gıcık oluyor bu şekilde. Stresten yapabiliyorlar.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(5)

Karbonhidratı azaltmak

gnosis
Kilo problemim yok, kolesterol problemim var. Doktor karbonhidrat tüketimimi azaltmamı öneriyor ama ben karbonhidratsız doymuyorum. Boy: 167 Kilo: 52 Kolesterol: Ocak ayında 280'di, spor ile Eylül'de 245'e düştü.Kırmızı et sevmiyorum. Zeytinyağı dışında sıvı ya da katı yağ tüketmiyorum. Kolesterol i
Kilo problemim yok, kolesterol problemim var. Doktor karbonhidrat tüketimimi azaltmamı öneriyor ama ben karbonhidratsız doymuyorum.
Boy: 167 Kilo: 52
Kolesterol: Ocak ayında 280'di, spor ile Eylül'de 245'e düştü.
Kırmızı et sevmiyorum. Zeytinyağı dışında sıvı ya da katı yağ tüketmiyorum. Kolesterol ile bağlantısı olmayan kan değerlerim normal.
Her türlü öneriye açığım.
0
gnosis
(16.09.25)
Hiçbir şekilde düşmeyen kolesterolum, şeker ve şekerli paketli gıdaların tamamını kesince löööp diye düşmüştü.

www.youtube.com
0
Mirket
(16.09.25)
Kolesterolle karbonhidratın alakası sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.09.25)
Şekeri kesin +1

Günde en az 45 dakika saat tempolu yürüyüş.

İçiyorsanız sigarayı bırakın.

Doktorlar üzerinde durmamıştı, ama ben çok kafaya takmıştım. LDL'yi 170'ten 110 düşürdüm yaklaşık bir yılda. Ayrıca, HDL'yi az da olsa yükseltebildim.
0
auroraaurora
(16.09.25)
Okuyunca Trigliserid sonucuma baktım, 210'dan 156'ya düşmüş.
0
🌸gnosis
(16.09.25)
www.instagram.com

Şimdi önüme düştü. Ehlinden gör dedim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(2)

Altındağ toki, nasıl?

spherical
Arkadaşlar, Ankara’da ev kiralamam lazım arkadaşımda evinde çıkacak. Ben direkt geçeyim dedim ama Ankaralı değilim, bilmiyorum. Baktığım evler buradan güzel değil, beğendiklerim de pahalı ama havaalanından buraya taksiyle geldim, taksici biraz negatif konuştu. Size sorayım dedim burası güvenli mi? T
Arkadaşlar, Ankara’da ev kiralamam lazım arkadaşımda evinde çıkacak. Ben direkt geçeyim dedim ama Ankaralı değilim, bilmiyorum. Baktığım evler buradan güzel değil, beğendiklerim de pahalı ama havaalanından buraya taksiyle geldim, taksici biraz negatif konuştu. Size sorayım dedim burası güvenli mi? Tek yaşayacağım, arabayla gidip geldiğimden ulaşımı da anlamadım. teşekkürler.

edit: isyerim merkezde oldugu icin sorun etmedim.
0
spherical
(16.09.25)
İş yerin nerede, toki Altındağ'ın neresinde, bütçe ne kadar. Ben bilmiyorum ama bunları da yazsan iyi olur. Şahsen tokileri hayatım boyunca sevmedim ve tavsiye etmem.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
iş yeriniz nerede olacak? hemen yakınında aydınlıkevler var oranın o bölgede tavsiye edebileceğim en iyi yer orası.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(16.09.25)
(3)

erkek saç kuruluğu çözümü / argan yağı önerisi

steve rogers
merhabalar, saçlarım kalın telli ve kabarık. bazı dönemler aşırı kuru bir his var. argan yağı önerisi geldi. marka öneriniz var mı veya başka bir yağ/krem önerisi?
merhabalar, saçlarım kalın telli ve kabarık. bazı dönemler aşırı kuru bir his var. argan yağı önerisi geldi. marka öneriniz var mı veya başka bir yağ/krem önerisi?
0
steve rogers
(16.09.25)
Ben çözümü duştan önce yağ sürüp öyle yıkayıp
Kuruladıktan sonrada krem sürmekle buldum.
0
kararsızataletfilozofu
(16.09.25)
Bol su iç, dışarıdan yağla geçici çözüm olur, saç derisi kuruluğu kullanılan şampuanın içeriğinden de kaynaklanır susuzluktan da. SLS, SLES, bişeyler daha var şampuanının bunlar olmamalı. Diye biliyorum.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Hindistan cevizi yağı, Hint yağı avokado yağı olabilir
0
pembediken
(16.09.25)
(4)

Hastane Randevusundan Önce Aile Hekimine mi Görünmek Gerekiyor?

elektr10
Merhaba.Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da? Eğer olmuyorsa sa
Merhaba.

Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.


Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da?

Eğer olmuyorsa sanki E-Nabızda "uzaktan muayene ol" gibi bir seçenek vardı görüntülü konuşuyorsun sanırım aile hekiminle. O şekilde işimi halletsem ve beni hastaneye sevk etse olur mu acaba?
0
elektr10
(16.09.25)
1. Evet önce aile hekimine gitmek gerekiyor. Onun sevk etmesi gibi bir şeyler çıktı en son.

2. E-nabız'dan aile hekiminin değiştirebiliyoruz, bir sistemi var onun da, ayın 1-21'i arası gece saat 12.00'de değişiklik kayda geçiyor, diğer günlerde bir sonraki aya atıyor sanırım, benzer bir şeydi tam hatırlayamadım şimdi. Geçen aylarda anneme yaptım oradan biliyorum. Bulunduğunuz yerdeki sağlık ocağı muhtemelen bakmaz, kendi hekiminize gidin der. Fakat bizimkinde hekimlerden birini nerdeyse hiç görmeyeceğimiz kadar dış görevlere gittiği veya izin aldığı için başka hekimler hastaları paylaşıyorlar. Belki böyle bir şey yaparlar, bi telefon edin sorun derim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
1. Hayır gerekmiyor. 182 veya MHRS'den direkt randevu alabilirsiniz.
2. 182'de aradığınız branşta yoksa ve sadece kayitli olduğunuz aile hekimi, uygun görürse randevu alabilir. Başka hekime sistem izin vermez. Bazen aile hekimine ayrılan randevular da dolu olabilir.
0
unalub
(16.09.25)
gerek yok direkt randevu alınıyor. gelmedi henüz o sistem.

aile hekimini e nabızdan değiştirebilirsin. yakına alabilirsin.
0
jelly bear
(16.09.25)
sistem değişmedi doğrudan hastaneden randevu alabilirsiniz.
sadece istenilen bölüme randevu bulamıyorsanız sizi aile hekimine yönlendiriyor. aile hekimlerine ek randevu oluşturma hakkı geldi. onlar gerek görürse size hastaneden randevu oluşturabiliyor.

genelde farklı yere kayıtlı kişilere bakmakta sıkıntı çıkartabiliyorlar. eğer o aile hekimi çok kalabalıksa size bakmaz. en mantıklısı aile hekimini taşımak.
kağıt üstünde uzaktan muayene diye bir şey var ama pratikte yok.
0
my fault
(16.09.25)
(9)

Haberlerde anlatılanları anlıyor musunuz?

sekizdokuzon
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.Teşekkürler.
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Asliye ceza mahkemesi, yani öz asıl mahkeme. Konkordato ise kampanya yapan sirket demek abi nesi zor anlamadim ahahahah
0
Shepard
(16.09.25)
Kampanya yapan şirket ne demek
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Bruce
(16.09.25)
"İstikşafî görüşmeler" dahil, hepsini anlıyorum. Birkaç dil, birkaç yüz kitap iyidir.
0
yadigar
(16.09.25)
Evet. Kelime dağarcığım geniştir. Örneğin: Konkordato önce iflasın alternatifi olarak ortaya çıktı. Sonra alacaklıyı tahsilat imkanına, borçluya erteleme şansına kavuşturdu. Ama yüksek enflasyon döneminde, son birkaç yıldır, şirketlerin nakit pozisyonunu düzeltmek için suistimal ettiği bir araca dönüştü. Tam Türk işi.
0
gabe h coud
(16.09.25)
kpss alancı olarak biliyorum/anlıyorum maalesef
0
Hallegadola
(16.09.25)
Böyle böyle dünyanın en çok dil bilen halkı olacaz. Bilmediğim ve anadilime ait olmayan kelimelerle yönetilmek zorunda olmak kötü bir şey.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
KPSS çalışırken Vatandaşlık'ı en sona bırakıp çalışmamıştım. Herhalde ona çalışsam tamamdı, okuduğum birkaç yüz kitapta bunlar yoktu çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Haber izlemiyorum artık ama denk gelirse tak olarak kelime anlamını bilmiyorsam bile bağlamdan anlayabiliyorsun.
0
mutekebbir
(16.09.25)
(2)

Parmak ucunda uyuşma

yadigar
İşaret parmağımın iç taraf ucuna kontrol kalemi sapladım. (İdeal aletler yoksa acele etme, eldekilerle macera arama diyorum hep kendime, yine bile bile lades)Kanamayı baskıyla bir şekilde durdurdum. Dezenfektasyon da ok. Tetanoz aşım da var, süresi dolmadı.Yarım gündür uyuşma ve hissizlik var bölged
İşaret parmağımın iç taraf ucuna kontrol kalemi sapladım. (İdeal aletler yoksa acele etme, eldekilerle macera arama diyorum hep kendime, yine bile bile lades)

Kanamayı baskıyla bir şekilde durdurdum. Dezenfektasyon da ok. Tetanoz aşım da var, süresi dolmadı.

Yarım gündür uyuşma ve hissizlik var bölgede. Normal mi, sinir hasarı mı?

Güncelleme:
İlk iki gün full uyuşuktu. Sonra üste bir tabaka sürülmüş gibi bir hissizlik kaldı. Sanki üstü nasır bağlamış gibi bir his. İki hafta içinde azala azala bitme noktasına geldi.

Güncelleme 2:
Bir ay sonra tamamen geçti.
0
yadigar
(15.09.25)
hocam acile gitmeni öneririm. buradan kimse yardımcı olmaz.
0
elektr10
(16.09.25)
Geçmiş olsun ama gerçekten acile git, belki sinirleri hırpaladın belki kemiğe dadandın bilmeyiz buradan. Uyuşma hissizlik evet sinir hasarı ama dahası var mı o önemli, kangrene gitmesin parmak. Hiç değilse nörolojiye ulaşmaya çalış.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(6)

kızılcık şerbeti olayı

jepa
diziyi izlemediğim için medyadan takip ettim ama içeriğini tam öğrenemedim. son bölümde daha önce başka bir dizide olmayan gelişmeler olmalı ki senaristi bile gözaltına aldırsın diye düşündüm. nedir bu yaygaranın sebebi?
diziyi izlemediğim için medyadan takip ettim ama içeriğini tam öğrenemedim. son bölümde daha önce başka bir dizide olmayan gelişmeler olmalı ki senaristi bile gözaltına aldırsın diye düşündüm. nedir bu yaygaranın sebebi?
0
jepa
(15.09.25)
akp
0
onheil
(15.09.25)
Ata benli isimli bir youtuber var. Diziyle ilgili Şikayetçi olan ve şikayet zinciri oluşmasını sağlayan kişi bu sanırım.
0
ezkaza
(15.09.25)
Son bölümde ve bir sonraki bölümün fragmaninda
1) iki kardesin evli oldugu insanlar birbiriyle yasak iliski yasamaya baslamislar. Iliskinin nasil basladigi bilinmiyor zaman acisindan yazin olmus bir sey gibi. İlerleyen bölümlerde islenecek bir seydi galiba

2) mülayim anakarakter yasli aile babasi dinci adamin dinci karisini aldatip evlendigi yeni basi acik kadin exiyle iliski yasamaya baslamis. Bunun nasil oldugu da muallakta.

Sebep tabii ki de akp ama bunlar son bölümde olan olaylar. Genel olarak senaryo tikanmis olmali galiba ama reyting aliyor. O yüzden çok saçmaladilar.
0
sonsuz
(15.09.25)
yaygaranın sebeni, türkiye gerçeklerini herkesin yüzüne vurması. nedense bu sefer zorlarına gitti birilerinin.

oysaki gündüz kuşağı programlarına neler neler oluyor da kimse bir şey demiyor.
0
stay with me
(16.09.25)
Türkiye gerçeklerini yüze vurmak değil yaygaranın sebebi.

Bu gerçekler her ülkede var, özellikle de Avrupa ve Amerika'da bol bol var ama "aklı başında" denebilecek, yaşam standartları ve huzur katsayısı yüksek ülkelerde bu tarz içeriklere haber olarak bile müsaade edilmiyor. Çünkü bunların sürekli gözler önüne serilmesi, sürekli seyre sunulması ve seyredilmesi bu tarz davranışların ve değerlerin yani ahlaksızlığın normalleşmesine, sıradanlaşmasına sebep oluyor. Üçüncü göz diye bilinen epifiz bezi kullanılarak yapılıyor bu. Halkın hepsi bunu böyle ifade edemez, herkes her şeyi bilmek zorunda değil ama bilenlerin itirazı ve tepkisi buna.

Doğru dürüst bir yaşam sürmek istiyorsak kusura bakılmasın bu tarz diziler filmler haberler programlar hatta yine söylüyorum acılı arabesk müzik ve söz içeriği benzer olan müzikler yasaklanmalı. Bu yasak, yasaklanma olduğu unutulacak kadar çok sürdürülmeli. Ülkede doğru düzgün eğitim verilmediği ve kimse kendini ekonomik ve sosyal ve temel anlamda güvende hissetmediği, bir de büyük tepkiler göstermeye korktuğu için herkes kendini bunlarla uyuşturuyor, farkında değiller. Ama kimse kimin eli kimin cebinde manzaralarını seyretmek zorunda değil, bütün bu tepkiler sonuna kadar haklı.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
gözaltı olayının kızılcık şerbetiyle alakası yok.

zamanında can evrenol ile "çıplak" dizisini beraber yazdılar. çıplak dizisinde eskortluk yapan bir genç kadının hayatını anlatıyordu.

4-5 sene önce verdiği bir röportajda bu durumun türkiye'de bir gerçek olduğunu ve kadınların bu işi zevk alarak da yapabileceğini anlattığından mütedeyyin kesimi kızdırmış, o yüzden göz altına aldılar.
0
false pretension
(16.09.25)
(14)

Ateşi düşmeyen bebek

administ
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de anlatıldığı gibi değilmiş. Ne yapsak ya devlet hastanesine mi götürsek acaba acile?
0
administ
(15.09.25)
Hayır sakin olun calpol falan da vermeyin yetişkinlikte astıma sebep oluyor.

Ateş vücudun kendini savunma ve iyileştirme yöntemlerinden biridir denir, ateşten korkmayın. 39,5'a yaklaşırsa o zaman acile gidin, doktora gitmişsiniz zaten, korkmayın demiş. Korkmayın. Korkunuz bile onu yatıştıramıyor olabilir. Bi sakin olun, sirkeli ılık su yapın içinizi rahatlatacaksa, dirsek için diz arkası el ve ayak bilekleri gibi yerlere koyun ama bi sakin olun.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
öncelikle telaşlanmayın. hepimizin çocuğunun başına geldi bunlar.

40'ı geçmediği sürece havale geçirmez. 6 saatte bir calpol verebilirsiniz. calpol yeterli gelmiyorsa 6 saati beklemeden dolven de verebilirsiniz. aynı ilacı 6 saatten kısa süre içinde vermeyin.

ılık suyla yıkayabilirsiniz. onun dışında koltuk altlarına, bacak içlerine ılık suyla ıslatılmış bezle kompres yapın. bırakın vücut mikropla savaşsın.

ateş inatçı ise, düşmüyorsa 3 gün bana uzun geldi ama yarın veya öbür gün sabah tekrar götürebilirsiniz.

kulak içi ölçümü, koltuk altına göre daha doğru sonuç verir.
0
kibritsuyu
(15.09.25)
dolven bizim çocukta daha etkili oluyordu uyumadan önce içiriyorduk ateşi düşmeye başlıyor 6 saat sonra tekrardan içiriyorduk ama doktor kan tahlili yapıp antibiyotik yazmıştı. Hatta ben serum bile taktırmıştım çocuğa. Ateş vücudun verdiği bir tepki hastalığa karşı 2 günden fazla sürmüyor genelde
0
atcapar
(15.09.25)
Kaç yaşında ya da aylık? Ateş harici belirti var mı?

Çok inatçı ateş bana hep roseola yani 6. Hastalığı düşündürür. 2 yaşın altındaki çocuklarda inatçı ateş olur başka bir belirti olmaz. Ne burun akıntısı ne öksürük. 3 gün ateş yüksek seyreder çok zor düşer, 3 gün sonra ateş düşer düşmez kırmızı döküntü başlar. Semptomatik tedavisi vardır, viral olduğu için antibiyotik kullanılmaz. Bir ihtimal bu hastalık olabilir sizdeki de
0
kullanicadi
(15.09.25)
bebeklerde kac derece üzeri ates sayilir bilmiyorum,

ama Allah korusun yuksek ates oldugunda
aklinizda olsun,
koltuk altlarina,
eklem yerlerine
sirke sürün ve ilik su ile yikayin,

soguk degil sakın ha,
ılık su ile banyo ve sonra acile sevk.
0
designer
(15.09.25)
Cocugun yasi kac? Öncelikle bu önemli. Ilk 12 hafta icinde ates 37 üstüne cikinca hemen acile getirilsin isteriz. 12 hafta sonrasinda cocuklarin atesleri 39'u görnediyse acil yolu henüz gözükmemistir.

Kulakici termometreleri ile daha yüksek almaniz normal. Atesi bebekte popodan ölcmek gerekir ancak bunu ebeveyn olarak siz yapmayin. Koltuk altından ölcüp not etmeye devam. Cocugu üsütmeyecek sekilde dus aldirin, özellikle kasik bölgelerini erkek cocuksa serin tutun, basina nemli bez baglayin. Yemeye zorlamayin. Bu bir sürec. Fiiiirt diye iyilesmiyor vücut. Koltukaltindan 39 dereceyi ölcersebiz hemen acile. Gitnisken acil durumlar icin fitil yazdirin. Su an evinizde ates düsürücü fitil olsaydi verin derdim. Calpol vermeniz yanlisi degilim.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
yukarida arkadas ifade etmis, tekrara duşmüşum

+ muhayyer
0
designer
(15.09.25)
geçmiş olsun. bizim oğlanın ateşi çıktığında biz ilk soyardık onu gerekirse üzerinde sadece bez kalırdı. baktık rahatlayamadı ılık bi duşa sokardık kucakta. şurup son çare olarak verirdik.
Bu arada ilk çocuk mu ve kaç aylık?
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
Telefondan rahat yazamadım, bilgisayardan kökleyeyim şimdi.


Çocuklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ateşlenirler. Sağlık açısından görece düşük risk taşıyan rahatsızlıklar bile onlarda ateşe neden olabilir. Bu, önemli bir savunma mekanizması ve vücudun bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisidir. Vücut, yabancı organizmaların (bakteri ve/veya virüsler) hayatta kalamaması için fazladan ısı üretir. Yani yüksek ateş çocuğunuzun hastalıkla savaşmasına yardımcı olur, yani çoğu durumda ateş iyi bir şeydir.

Ateş, ≥38,0°C çekirdek vücut ısısı olarak tanımlanır.
Bebeklerde çekirdek vücut ısısını ölçmenin en güvenilir yolu rektal ölçümdür. 4-5 yaşından büyük ve iş birliği yapabilen çocuklarda oral ölçüm düşünülebilir. Koltuk altı sıcaklığı ölçümleri rektal ölçüme göre daha az doğrudur. Koltuk altı ve rektal sıcaklık ölçümleri arasında bir korelasyon vardır; koltuk altı ölçümü genellikle 0,5-0,85°C daha düşüktür.
Kulak zarı (timpanik membran) termometreleri çocuklarda çoğunlukla doğru sonuç vermez. Temporal arterden yapılan ölçümler bazı çalışmalarda rektal ölçümle iyi bir şekilde örtüşse de hastalar ateşliyken daha zayıf sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Bebekte ateş şüphesi varsa mutlaka çekirdek (rektal) ölçüm yapılmalıdır.

Burada bir nota bene: 3 yaş ve altındaki çocuklarda rektal sıcaklık ölçümü altın standart olarak kabul edilse de bu yöntemin kötüye kullanılmaması gerekir (çocuk için streslidir ve ayrıca bağırsak duvarının delinmesi riski vardır).

Değerlendirmede önemli olan diğer klinik parametreler şunlardır:

*Yorgunluk, halsizlik belirtileri
* Uyuşukluk
* Az beslenme
* Huzursuzluk
* Konsol edilememek
* Ağlama düzeninde değişiklik
* İç çekme, homurdanma
* Hızlı soluma
* Peteşiyel döküntü (küçük kırmızı lekeler)
* Öksürük, burun akıntısı veya hırıltılı solunum
* Kulak ağrısı veya çocuğun kulaklarını tutması
* İshal ve kusma


Çocuklarda ateşe neden olabilecek birçok durum vardır. Bunlar şunları içerebilir:

* Üst solunum yolu enfeksiyonları
* Orta kulak iltihabı (otitis media): kulak ağrısı
* Bronşit
* Tonsillit (bademcik iltihabı)
* Gastrointestinal enfeksiyon
* Akciğer iltihabı (pnömoni): öksürük, artmış solunum hızı, nefes darlığı, şişkin karın ve karın ağrısı
* İdrar yolu enfeksiyonu
* Menenjit: baş ağrısı, boyun tutulması, ışığa hassasiyet
* Su çiçeği, üç günlük ateş (roseola infantum), kızamıkçık, kızıl, kızamık ve kabakulak gibi çocukluk hastalıkları; karakteristik belirtiler ve deri döküntüleri ile birlikte
* Apandisit (apandisit)
* Uzun süre ağlama, sıcak güneşte oturma veya oyun oynama
* Diş çıkarma
* Aşırı ısınma
* Dehidrasyon (sıvı kaybı)


Ateş vücudun enfeksiyona karşı doğal tepkisinin bir parçasıdır, bu nedenle çocuğun huzursuz olmadığı durumlarda tedavi gerektirmez. Çocuğun mutlu ve başka bir rahatsızlık belirtisi göstermediği durumlarda, hemen ilaç kullanmaya odaklanmaya gerek yoktur.

Bebeklerde ateş için güvenli ve evde uygulayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler altta yatan hastalığı tamamen iyileştirmese de vücut ısısını düşürmeye ve çocuğu rahatlatmaya yardımcı olabilir. Yapabilecekleriniz şunlardır:

1. Fazla giysileri çıkarmak

2. Ten tene temas, kanguru yöntemi (babywearing)

3. Oda sıcaklığını normal tutmak, temiz hava almak

4. Ilık suyla banyo yaptırmak

5. Soğuk kompres: temiz, nemli bir bezi çocuğun alnına koymak

6. Bol sıvı ve sevdiği yiyecekleri sunmak (6 aydan büyük bebekler için)

7. Emziriyorsanız sık sık emzirmek

8. Bebeğiniz mama ile besleniyorsa öğünleri atlamadığından emin olmak (zorlamadan)

Eğer çocuğunuzun ateşi 38,5°C’nin üzerindeyse ve rahatsız veya huzursuzsa, pediatrist ateş düşürücü ilaç (örneğin parasetamol veya ibuprofen) vermenizi önerebilir.

Prensip olarak, emin olmadığınız durumlarda ateşli çocuğunuzla doktora gitmek daha iyidir. Doktor, ateşin nedenini belirleyebilir ve uygun tedaviyi başlatabilir.

Ateş bazen daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun ateşini yönetmeyi, tedavi etmeyi ve ne zaman tıbbi yardım almanız gerektiğini bilmek önemlidir. Aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurmalısınız:

1. Çok yüksek ateş (39°C veya üzeri)

2. Çocuğunuz yakın zamanda ameliyat olduysa

3. Ateş düşürücü önlemlerle geçmeyen ateş

4. Uzun süreli ateş (3 günden uzun)

5. Üç aydan küçük bebeklerde ateş

6. Hırıltılı veya hırıltı ile nefes alma

7. Işığa karşı hassasiyet

8. Nefes alırken burun deliklerinin açılması

9. Beyaz veya mavi cilt, özellikle tırnak etrafında, ağız veya dilde

10. Nefes alırken kaburga kaslarını içe çekme

11. Baş ağrısı, uyuşukluk, karın ağrısı, ağrılı idrara çıkma, genel durum bozukluğu, nöbetler, susuzluk belirtileri (kuru mukozalar, çökük gözler veya çökük fontanel) gibi ciddi diğer belirtiler

12. Bebeklerde içme güçlüğü

13. Bilinen kronik hastalıklar, örneğin bağışıklık eksikliği, kalp kusurları veya kanser

Bu yazımı ilerisi için kenara kaydedin, gerektiğinde bakarsınız. Ateş çoğu zaman bebeğin değil, ebeveynlerin rahatsızlık sebebidir.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Doktora gerek yok burada bir sürü doktor var. Boşuna özele para verme devletede gitme buradaki doktorları,psikologları,psikiyatristleri dinle sen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
dolven calpol dönüşümlü. duruma göre antibiyotik. verdiğiniz dereceler çok normal derece. soğuk uygulama yapacaksınız. tıpku sizinde hasta olduğunuzda annelerimiz gibi. maalesef yeni nesil anneler üşüyor-kıyamıyorum maalesef böyle. Çocuğun burnu tıkalı acile açtırmaya geliyor. Neyse evhamınızı anlıyorum ama dediğimiz gibi.

vücudun her bölgesinin standartı farklı derecedir. sizin 38iniz bizde subfebrildir.

geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(16.09.25)
geçmiş olsun. geçenlerde aynısı 20 aylık kızımızda oldu. tam 3 gün sürdü 3. gün pat diye kesildi. calpol ve ibufen dönüşümü yaptığımız halde ateşi dinmiyordu. meğersem 6. hastalık diye birşeymiş. doktorumuzda 3 gün bekleyin geçmezse antibiyotik yazarız demişti. tam da dediği gibi 3. gün geçti 6. günde deride döküntü oldu ve bitti.
0
bigcaptain
(16.09.25)
doktor değilim öncelikle.
dolven çok etkili oluyor ama 7 kilo üstü bebeklere verilebiliyor. 4 saat arayla dolven + calpol dönüşümlü kullanmak dirençli ateşi 12 saat içinde düşürür. sadece ebeveyn tavsiyesi.

geçen hafta 3 gün dirençli ateşten sonra döktüntü başlayıp el ayak hastalığı olduğunu öğrendik biz de. inşallah sizinki öyle değildir. çok pis bir hastalık.
0
kaptan maydanoz
(16.09.25)
hepinize teşekkürler. o gece hepsini okudum ve rahatlamıştım. tikleri şimdi verdim. 3.güne daha gelmeden ateş ilaçsız olarak kademeli düştü. Şimdi eskisinden de yaramaz bir şekilde emekliyor evin içinde. hepinize teşekkürler.
0
🌸administ
(17.09.25)
(8)

Ev işlerini yapma motivasyonu

kararsızataletfilozofu
Evde bulaşıkların yıkanması, çamaşırların yıkanması, ütünün yapılması, evin süpürülmesi, yemek hazırlanması lazım.Birazdan muhtemelen ya bunları yapıcam yada kendime kıza kıza uyucam.Bunları yapacak motivasyonu bulamıyorum.Neden ? Çünkü bir süredir bir kız (spor hocam) konusunda sürekli gel-gitler y
Evde bulaşıkların yıkanması, çamaşırların yıkanması, ütünün yapılması, evin süpürülmesi, yemek hazırlanması lazım.
Birazdan muhtemelen ya bunları yapıcam yada kendime kıza kıza uyucam.
Bunları yapacak motivasyonu bulamıyorum.

Neden ? Çünkü bir süredir bir kız (spor hocam) konusunda sürekli gel-gitler yaşıyorum.
Kızdan gördüğüm bir soğukluk, buluşmayı ekme, 5saat sonra cevap verme, başkalarıyla buluşması benim enerjimi bitiriyor sadece uyumak istiyorum.
Yaklaşık bir aydır durum böyle zaman zaman iyiyim zaman zaman kötüyüm.

Kızın karakteri hayatı işi filan bana pek uygun değil, bana uyum sağlayacak gibide değil,
Benden hoşlanmıyorda ama eğleniyor yanımdayken, tanıyıp başka seviyeye taşıma çabasıda yok benim çabalarımıda boşa çıkarıyor konuşmak pek istemiyor gibi.
Ama başkalarıyla da konuşmak, flörtleşmek içimden hiç gelmiyor.

En azından şu ev işlerini halletmem lazım ne yapsam ?

Biliyorum her hafta en az iki duyuru fixledim, bu ara yalnızlıkla birleşince böyle oldu önceki cevaplar için teşekkür ederim kusura bakmayın.
0
kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Düşün ki bir anda onun sana gelmesi gerektiğini, üstelik sevişme ihtimali var. Pislik bir evde saçma sapan bir şekilde karşılamak mı daha sevimli temiz ve etkileyici bir evde karşılamak mı.

Beşşş dakkada ddeğişir bütün işler demiş Mazhar Alanson.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
Senin için uygun olan insanlar enerjini yükseltir, bu kıza olan ilgin seni aşağı çekiyor. Tam tersi olması lazım, kız seni flörtüyle mi ne tanıştırmıştı zaten. "bak sen benim için friend zone'dasın" demeye getirmişti. Buluşmaya falan gitme diye seni kaç kişi uyardı ama yine de gittin. Şu durumda evde ah vah etmek elde telefon cevap beklemek kendine eziyet. Kontrol edebildiğin şeylere yönel bence, evini temizle toparla yemeğini yap. Hem somut bişi yapınca kafan da dağılır. Kontrol bende hissi gelir bünyeye

Senin acilen kendi kendine iyi vakit geçirmeyi öğrenmen lazım, motivasyonunu mutluluğunu başkasından gelecek tepkilere bağlamamanı öneririm
0
kullanicadi
(15.09.25)
@muhayyer divan doğru demiş ha, ama atladığımız şey bu abimizin durumu sakat, kendisi duygusal olarak zor bir durumda. @arbre'nin dediği gibi beklenen şekilde anlamazsa boşuna arkadaşımızı üzmüş olacağız.

@kararsızataletfilozofu abi başı bağlı diyoruz sana, senin anana bacına yapsalar iyi olur mu diyelim illa? Ev işlerini yapma, enerjin bittiyse neyi yapmak istemiyorsan yapma. Adaya mı düştün, bir o mu var sanki? Sil geç, engelleme ama sil geç her yerden. Buluşmalara da gitme. Spor salonunu da değiştir, hayatın düzene girsin. Bu dediklerimi yaparsan sana huzur ve mutluluk müjdeliyorum.
0
Shepard
(15.09.25)
Teşekkürler cevaplar için eksik olmayın, ev işlerini hallettim sayılır yemek haricinde, hiç bir şey yiyesim yok zaten.

Spor haricinde bu kız hiç iyi değil mümkün olduğunca geri çekmeye konuşmamaya çalışıcam.

Açılayım kurtulayım düşüncesi sürekli geçiyor ama hem spordan olup hem saçma sapan bir kısıtlamaya sokmak istemiyorum kendimi.

Zaten attığım adımları bile savuşturduğu için artık adım atmayı iltifatı filan bıraktım çenemide biraz tutmam lazım sadece.

Yanındayken çok iyi hissediyorum ama uzaklaşınca iletişim kuramamak filan çok yıpratıyor esas sorun bu aklıma gelmese çok daha huzurlu olacağım.

Akşamları çok boş hayatım ondan dolayı böyle oluyor sanırım reels izleye izleye uyumaya çalışıyorum tüm akşam.

Başı bağlı değil, flörtü veya flörtleri var yada en azından benden daha fazla yakın olduğu erkek arkadaşları var diyim.
Ama sevgili yok.

Akşamları dizi bile açıp izlemeye üşeniyorum bazı günler işte bunu çözmeye çalışıyorum bir yandan
0
🌸kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Ufak ufak, basit işlerden başla. Gerisi gelmezse bırakırsın. Yarın kaldığın yerden devam et. Arkaya bir müzik ya da podcast bir şey aç. O kızın bir tarafı kalkmış, sana bakmaz.
0
sekizdokuzon
(15.09.25)
Durumun varsa bu işler için birini tut. Kimse vazgeçilmez değil
0
pembediken
(15.09.25)
Baska seviyeye tasimak istemiyorsa baska seviyeye tasimak istemiyordur. isterse bekar olsun farketmez. kiz belli ki o anda gulup konusuyor arkadas canlisi davraniyor siz kendiliginizden gelin guvey olmussunuz daha fazlasini bekliyorsunuz. sacma.

bu duygulari analiz edip "of ya ne les ve salak bir insanmisim" demedikce ve farkindalik gelistirmedikce gecmeyecek. ve siz bu anlayis seviyesine anca kadinlarin gulmek ve arkadasca davranmakla size baska seyler borclanmadigini idrak edince ulasacaksiniz.
0
warrior princess
(16.09.25)
Bir şeylere yorgun olma, enerji bulamamak benim için kafayı toparlamama ve mental yorgunlukla alakalı oluyor genelde, bu herkeste aynı olmayabilir. Ancak odak noktamı bozacak gelişmeler olduğunda enerjisiz düştüğümü fark ettim.

Sizin durumunuzda da yaşadığınız gel gitler muhtemelen enerjinizi sömürüyor. İmkanınız varsa bir süre bir yardımcıdan destek alın, evi kolay temizlenebilir şekilde minimalist düzenleyin. Kendinize küçük rutinler oluşturun, örneğin ortalığı dağıtmama adına bardağı işiniz bitince hemen bulaşık makinesine koyma gibi.

Yavaş yavaş bir düzen ve rutin oluşturursanız her şey daha kolay olur. Sosyal medyada fazla vakit geçirmeyin en fazla enerji sömüren şey sosyal medya.
0
titanic kemancısı
(16.09.25)
(3)

Neden koruyucu koyuyorlar?

messina123
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna o kadar zararlı kimyasalları mı bize yediriyorlar?
0
messina123
(15.09.25)
İkincisi. Daha çok para.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
dincilerin ürettiği hiç bir mala güvenme. içine koyup yazmazlar. aynes rezaletini araştırırsan görürsün. yıllarca meb okullarına paket süt verdiler. bozuk sütleri alıp satıyorlar halen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
Zararlı kimyasal konusu tartışılır, her koruyucu ya da katkı maddesi zararlı diye bir şey yok. Zaten öyle ya da böyle bütün katkı maddeleri belli kontrol ve yönetmeliklere istinaden kullanılıyor.

Katkı maddelerinin amaçları farklı; kimisi ürünün son kullanma tarihini uzatmak için kullanılıyor, kimisi kıvamını arttırıyor, kimisi o ürünün o şekilde ve tatta sunulabilmesi için gerekli. Tabi ki maliyet de göz önünde bulundurulan bir etken ancak "Bu ürünün içine fındık koymak yerine basalım kimyasalı da ucuz olsun" bir marka açısından hele de günümüzde sürdürülebilir bir pazarlama stratejisi değil, zaten bir çok katkı maddesi görece az miktarda kullanılıyor; ürünün miktarının yarısı kadar koruyucu koyup sonra onun kıvamını ve tadını tutturmak, bu sayede de kar etmek çok mümkün değil.
0
salihdt
(16.09.25)
(13)

Aşksal mevzular

yuvarlanantencereninkapagi
Anlaşabildiğin, keyifli vakit geçirdiğin, birlikteyken huzurlu ve mutlu hissettiğin, gelecek planlarının benzeştiği, iyi seviştiğin, birbini her anlamda beğendiğin birini bulmak zor bir ihtimal ve insanların bunu bulunca bu kadar kolay kaybedebilmesini gözden çıkarabilmesini anlamakta güçlük çekiyo
Anlaşabildiğin, keyifli vakit geçirdiğin, birlikteyken huzurlu ve mutlu hissettiğin, gelecek planlarının benzeştiği, iyi seviştiğin, birbini her anlamda beğendiğin birini bulmak zor bir ihtimal ve insanların bunu bulunca bu kadar kolay kaybedebilmesini gözden çıkarabilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Büyük bir aptallık ve toy bir hareket gibi geliyor bana. Özellikle erkek bireylerin bunu yaptığını düşünüyorum. Ne var bunun arkasında? Başta söylediklerimin tümünün her iki taraf için geçerli olduğunu varsayıyorum. Sadakat korkusu mu, tek eşli olmaktan korkmak mi? Olgunlasamamak mi, başka bir seyler mi?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(15.09.25)
Tam aradığın cevap burada ve azımsanmayacak kadar çoklar.
(bkz: kaçıngan bağlanma )
0
hain kostokk
(15.09.25)
Birkaç yıllık evliyim öncesinde birkaç ilişkim oldu teki ciddiydi. Öncelikle ilk cümlenizde anlaşılan kişiyi bulmanın zor olması bence kesinlikle yaşla ilgili. 20li yaşların ilk yarısı ayrı ikinci yarısı ayrı. 30lqr başka 40a doğru iyice zorlaşıyor. Hem birçok insan evlenmiş oluyor hem kişiliğiniz uoturuyor esneyemiyorsunuz çok.
Kaybetmeye göze almak ise, oturalan kişilikte ne kadar esneyebileceğine karar veriyor kişi bence. Ne kadar değişebileceği, uyumun ne kadae sürebileceği vb. bir de şöyle gözlemim oldu 35-40 yaş arası çiftler için, hatınların maddi durumu iyiydi ve ailesi (eğitim, kültürel, maddi vb) erkekler kadın dostlarımı bıraktı. Aileleri tanıştıktan sonra oldu. Bence maddi olarak kaldıramayacaklarını düşündüğü ve kendini eksik-yetersiz hissetmesin diye. Korktular. Gerek yoktu ama bizim türk erkekleri bu tür şeylere de önem veriyor ve ilişki bitirebiliyor diye düşünüyorum.
0
cccbehzatccc
(15.09.25)
işin içine aile giriyor olabilir

+

gelecek planlarının benzeşmesi aslında o kadar da benzeşme olmayabilir.

aptallık mıdır evet.

onun dışında doğru zaman / kişi / yer üçlemesini tutturmak neredeyse imkansız.
0
rain when i die
(15.09.25)
Aşksal değil evrimsel mevzular bunlar. Genetik çeşitlilik, üreme başarısını artırma vs. biyolojik açıklaması olan bir şey.
0
beyfendi
(15.09.25)
İnsan doyumsuz.
Kadınlar erkekleri erkekler kadınları tanımıyor.
Senin iyi sevişme dediğin ile erkeğin dediği aynı değil.
İnsanların doyumsuzluğuna engel olacak şeyler lazım.
Çok çalışkan, çok dindar erkeklere bakabilirsin mesela. Çalışkanlar çapkınlığa vakit bulamaz. Dindarlar bu bana yasak der.
0
benaslindayohum
(15.09.25)
bunlara sahip insanlarin da aradigi baska seyler var senin memnun olman onun da oldugu anlamina gelmez+1 boylesinin zor ihtimal olduğunu sen soyluyorsun ama o rahat iliski kuran, flortoz, sıkılgan, ozgurlugune duskun ve yenilik seven biri olabilir
0
ala09
(15.09.25)
Pek de aşksal olmamasi ..
0
abuzer
(15.09.25)
Ayrıca abuzer artı bir.
İki sevişmeye öpüşmeye aşk demeyelim lütfen.
0
benaslindayohum
(15.09.25)
Evden işe işten eve giden sakin bir sosyal hayatı olan erkek bile konu evlilik olunca kısıtlanacağını düşünüyor, garip psikolojik bir olay

Hayatında bir bölümü kapatıp yeni bir bölümüne geçmeye hazır olmamakla ilgili
0
grimavi
(15.09.25)
Bana da büyük israf geliyor. Kadir kıymet bilmezlik, tatminsizlik, olgunlaşmamislik, şerefsizlik.
0
sekizdokuzon
(15.09.25)
20li yaşlarda özellikle kısıtlanma korkusu çocuk filan olup hayatın başka şekilde evrilmesi,
Hatta boşanıp nafakaya mahkum kalma,
Ama insan 30lu yaşlarda artık birini istiyor hayatında evlenmekte istiyor ama tek kişi olsun bitmesin istiyor.
Fakat şuan kız-erkek farketmeksizin insanlar çok fazla boşanıyor ve artık ömür boyu ilişkiye sıcak bakmıyorlar bence bu da güven duygusunu herkesin kaybetmesine sebep oluyor bu temelde oturmuyor ilişkilerde.
0
kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Ben merkezcilik. Narsisizm. Anasının büyütemediği kuzusu olma durumu. Ben erkeğim ben özgürüm ben istediğimi yaparım kafası. Elbette ki olgunlaşmamışlık, hamlık, çiğlik. Kadın için de geçerli. İnsanları tuvalet kağıdı gibi kullanıp atmayı güç sanan bir tomar salak olur bunlar. Kalp bir tek kendilerinde var, zaman, ömür bir tek bunlarda kıymetli falan. Yatırıp 200 zopa vursan yine akıllanmaz bilinçlenmez bunlar.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
Popüler kültürün etkisi. Maalesef bu döneme denk geldi. Kadınları para avcısı olarak gören var. Erkeklerin birbirini gazlaması var.
0
pembediken
(15.09.25)
(11)

Sahibinden'de satın alamayacağınız taşınmazlara bakıyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmay
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmaya başladım.

Siz böyle şeyler yapıyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapmam. Bir villa bakıyorum ama uçuk kaçık bir şey değil. Bir de yazlık bakıyorum, o da kelepir sayılır fiyatlarda.
0
gabe h coud
(14.09.25)
elbette. istanbul yali daire piyasasi benden sorulur
0
sonsuz
(14.09.25)
Sadece arada arsa bakıyorum arkadaşlarla emeklilik evi için.
0
kisa
(14.09.25)
arada bakar hayal kurardım ama artık bu işi ilerlettim. zillow'dan yani amerika'dan bakıyorum. önce o şehirde bu mesleğimle maaşım kaç olur diye araştırma yapıyorum, sonra gelirim giderim ne olur onu hesaplattırıyorum. chatpgt yapıyor hepsini. sonra da nasıl evlerde yaşayabiliyorum onlara bakıyorum. en kötüsü bile buradaki evimin en az 2 katı olduğu için hayal kurmak çok mutlu ediyor.
0
art cat chocolate
(14.09.25)
Gerçeklerin nesi heyecanlı lo
0
🌸sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapsam iyi olur aslında. Hayal panosu gibi bir şey. Kendime ev bakıyormuşum gibi olur ne güzel olur. Araba da bakarım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Ay evet çok hoşuma gidiyo. Bi takım aşırı pahalı daireler işte boğaz manzaralı filan ya da köşklerin emlak danışmanı oluyo ya öyle ilana fiyat filan yazmıyolar. Aşırı merak ediyorum. Ama paramın asla yetmeyeceği ses tonumdan bile belli olacağı için arayıp sormuyorum. Meraktan çatlıyorum.
Bi debazen işlerim çok yolunda giderse ve doğru şekilde birikim yaparsam 10 yıl sonra alma ihtimalim olma ihtimali beeelki olabilitesi olanlara bakıyorum. Ama o o kadar eğlenceli değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.09.25)
Yok asla, moralim bozulur. Sokaktaki arabaları görünce dahi üzülüyorum. Toplumun yüzde olarak çok altında kalıyorum.
0
baldan kaymak
(15.09.25)
ben de zillow'dan miami'de, immobiliare'den roma'da ev bakıyorum emeklilik için.

hayaller hayatlar.
0
Hallegadola
(15.09.25)
Bir dönem böyle bir hobim vardı sürekli girer bakardım ama öyle daire falan değil malikaneler, köşkler, yalılar bunları gezerdim hoşuma giderdi sonra bıraktım, artık Enes yılmezer izliyorum :)
0
mutekebbir
(15.09.25)
son 5 yılda harıl harıl satılık/kiralık ev aramadığım ilk sene bu sene oldu o yüzden bıktım sahibindende ev aramaktan ve bayadır girmiyorum hatta uygulamayı da sildim telefondan. Zaten araba merağım da yok ve hatta kişisel arabam da yok yani o alanda da yokum. Eskiden arada keyfine bakardım böyle rezidansların bilmem kaçıncı katındaki loft dairelere (villa insanı değilim hiç) ama ondan da sıkıldım. Zaten mahallemi çok seviyorum, bu civarda bir tık daha yeni ve güvenlikli vs bir apartman dairesi bulsam bi daha ev mev bakmam yaşamak için. Yatırımlık falan anca
0
nundu
(15.09.25)
(21)

bu laf sokma mı değil mi?

deartheodosia
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”. bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle a
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”.

bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle aramızda “laf sokmama” anlaşması vardı :d ama devamlı bi şeyler söyleyip sonra reddediyor. sizce de bu bariz laf sokma değil mi? :p

teşekkürler.
0
deartheodosia
(14.09.25)
ne demek istedigini dusunuyorsunuz peki? yani ne konuda laf sokmus? gercekten anlamadigim icin soruyorum.
0
songforsomeone
(14.09.25)
sanki hayaller yurtdışı gerçekler diyarbakır gibi @song
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bence güzel espri ya. Aranızdaki gerginliği azaltmak istemiş olabilir mi?
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
8910, ben de güldüm inkar etmeyeceğim ama devamlı anlaşmayı bozup şaka yaptım ya da bu laf sokma sayılmaz dediği için ek görüş almak istedim.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Normalde laf sokma demem ama dokundurma iması yarattığı için anlaşmayı bozar diyorum.
0
Bruce
(14.09.25)
Geçmişle olan anlaşmanızı hesaba katarsak laf sokma gibi ama daha çok espri var denebilir.
Sıra sende artık. Ona sinsi şakalar hazırla
0
diyecevaplandı
(14.09.25)
Ahaha guldum ya, iyiymis ve bence de dokundurma. Laf sokma sayilmaz :)
0
sey mi dostum
(14.09.25)
dalga geçmiş bal gibi :)
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
Yurtdışına gitmek yurtiçi gezi yapmaktan daha hesaplı. Neyin laf sokması olabilir ki ?

Bu hayatı bu kadar kafaya takmayın ya , yarın hiç olmayabilir.
0
Mcfly
(14.09.25)
mcfly, ben laf dokunduramıyorum ama o yapıyor, neden ciddiye almayayım ki şimdi bunu :) anlaşma varsa çift taraflı uyulmalı yoksa ben de bi şeyler söylemek istiyorum ama kendime engel oluyorum her defasında.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bana komik geldi ya, bi de ben boyle seyleri hic boyle kotu almam yani laf sokma benim icin negatif bisi, bu sadece komik geldi acikcasi. Ama su acidan bakabilirsiniz, filozofik olursak, genellikle alinganlik/lafsokuldugunu dusunme genellikle bizim aslinda rahatsiz hissettigimiz konularla ilgili oluyor, mesela kendimizle barisik olmadigimiz seylerle ilgili. Oyle bir durum var mi sizde? Ona bakabilirsiniz? Bana komik geldi, guler gecerdim laf sokma demezdim acikcasi, onun icin sordum ne anladiniz diye
0
songforsomeone
(14.09.25)
komik değil bence hatta yazmak için kendini baya zorlamış gibi geldi bu sebeple anlaşmayı bozmuş diyebilirim
0
basond
(14.09.25)
Laf sokarak da espri yapılabilir. Epey de yaygın. O yüzden "komik bence" demek sorunun cevabını vermiyor. Bu arada net laf sokmuş ama komik.
0
nawar
(14.09.25)
Onunki laf sokma da seninki değil. Yani çocuğun tişörtünün nesinden tahrik olmuş nasıl bir alaka kurmuş anlamadım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
paris tokyo london diyarbakır'a gitmiş demiş güzel demiş laf sokma yok bence
0
Shepard
(15.09.25)
sana şöyle söyliyim, fotoğrafı gören herkes aynı şeyi demiştir kendi kendine, bir arkadaş cesurca yazmıştır. yani sadece bu yazan arkadaşın fikri değildir bu komik bir raslantı olmuş üzgünüm
0
Hallegadola
(15.09.25)
günaydın :) @hallegadola, çocuk londra’ya falan da gitti birçok kez, konu gidememe değil. ayrıca diyarbakır çok çok güzel bi şehirmiş, çok beğendim
0
🌸deartheodosia
(15.09.25)
kahkaha attım. demekki espri amacıyla yapmış.
0
ground
(15.09.25)
Hahah aynen oyle diye cevap atardim ben. Bilemiyorum ya ben cok saf da olabilirim. Bana espri gibi geldi.
0
Kittie
(15.09.25)
Laf sokma değil de takılma, dokundurma +1 buna alınmazdım güler geçerdim. Anlaşmayı bozucu bir etkisi yok gibi geldi, yeri gelince sen de benzer bi espri yaparsın ödeşirsiniz

"laf sokmama" anlaşması ilgimi çekti, bir arkadaşla bizim de yapmamız lazım bunu. Teklif edicem, masaya oturalım imzalayalım karşılıklı dicem(:
0
kullanicadi
(15.09.25)
sen yazsan guzel espri olurdu, o yazinca kucumseme, asagilik kompleksi gibi algiladim.
0
Ley
(15.09.25)
(16)

Aynı dizileri izleyerek salakça bi şey mi yapıyorum: yaprak dökümü

cccbehzatccc
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır. Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibiOlan var mı?
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır.
Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.
100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibi
Olan var mı?
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
aski memnu, yaprak dökümü, gossip girl

o kadar comforting ki...

gossip girl 3. sezondan itibaren cok iyi degil ama yaprak dökümü ve aski memnu bastan sona cok iyi ikisi de.
0
sonsuz
(14.09.25)
Safe zone'un demek ki. İyi geliyorsa sorgulama izle.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
İyi geliyorsa sorgulama izle. +1
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
Öyle sıkılıyorum ki Behlül Bihter gibi tutkulu bir aşktan vazgeçtim (yasak aşk mevzubahis değil, sadece tutku kısmına odaklanalım lütfen), adnan'ın aşkı gibi tekdüze bir aşka bile razı haldeyim bu aralar :/
0
strawberry first
(14.09.25)
Yeni diziye başlayamıyorsan anksiyete olabilir. Yeni dizi derken son 5 yılda çekilen anlamında değil, önceden izlemediğin anlamında dedim. Yoksa 10 yılda çıkan 10 yapımdan 9'u çöp.
0
nawar
(14.09.25)
izledigin filmleri tekrar izlesen mantikli bak, ama bilmemkac bolumluk tugla gibi diziyi izlemek agir issizlik bence, hayir cok gereksiz, onemsiz sahneler de oluyor malum bizdeki dizi sureleri uzun.
0
freedonia
(14.09.25)
İyi gelen neyse onu izle, sorun yok. Annem bu aralar "aramızda kalsın" izliyor, ondan önce "ikinci bahar" izledi. Kardeşim döndür çevir bin kere kurtlar vadisi izledikten sonra bir dizi izledi (kuzey güney miydi neydi) şimdi ikinci bahar izliyor, babam ise aklına geldikçe çocuklar duymasın, seksenler, papatyam, arada başka bişeyler daha izliyor. Bense çok uzun zaman dikiş ve örgü videoları izledim, hiç bilmez halimle anneme manto bile diktim. İyi gelen neyse o.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Dizi çok zaman öldürür ya… Aynı şeyi ben bir sesli kitapla yapıyorum yıllardır. İki kitaplık seri, toplam 72 saat. Takriben 9 sezon komedi yahut 5-10 sezon dramaya denk geliyor süre. Defalarca (ben diyeyim on, siz deyin on beş) bitirdim peş peşe. Sadece ses olduğu için,
-İş yapmaya mani olmuyor.
-Uykudan önce mavi ışığa maruz bırakmıyor.
-Direksiyonda ve yürürken de dinlenebiliyor.

Ben de kötü hissettiğim dönemlerde Friends izliyorum hep. Oyuncularının üçte birinden, yapımcılarının hepsinden, işlediği konuların alt metinlerinin de çoğundan nefret etsem de, beni acayip uyuşturuyor/dindiriyor. Galiba 6-7 defa baştan sona devirdim…
0
yadigar
(15.09.25)
kocam youtubedan sürekli ama sürekli behzat ç canlı yayın açıyor.

onu anlıyorum, çünkü ben de sürekli aşkı memnu, avrupa yakası, kısmetse olur izliyorum.

beynim ciddi bir şekilde yeni bir şeye başlayacak motivasyonu bulamıyor.
0
Hallegadola
(15.09.25)
eşimde de var bu, yaprak dökümü ve aşkı memnu izleyip duruyor. ben hiç izlemediğimden eşlik edeyim diyerek birer tur izledim baştan sona. o hala izliyor. ne tür bir bağımlılıktır çözemedim de ama hastalık bu bence. soruyorum hiçbir şey yok diyor bir de :)
0
Improbable
(15.09.25)
O kadar cok izleyecek yapim var ki, ayni seyi izleyecegime yeni seyler izlerim ve ufkumu genisletirim. Ayni seyi izlemek bana vakit kaybi gibi geliyor. Hele Turk yapimi sıkıcı dram dizileri cok daha zaman kaybi. Herkesin zevki kendine tabii.

Tv'de belki kult yapimlar rastgele denk gelirse izlenebilir
0
ermanen
(15.09.25)
brooklyn nine-nine ve scrubs'ı üçer kez bitirdim sanırım ama türk dizilerini tekrar tekrar izlemek korkunç geliyor bana ya çok uzun ve sıkıcılar. Aşk-ı memnu'da hadi bir nebze kalite var gibi gerçekten de yaprak dökümünün videoları insta'da önüme düşüyor, aşırı cringe bir ortam, ali rıza bey'in mallıkları falan düşününce içime fenalık geliyor nasıl izliyosunuz onu
0
nundu
(15.09.25)
psikolojik bir rahatsızlık olduğu söyleniyor. güvenli alandan çıkamama, kalma. Ezbere bildiğin, sahneler, diyaloglar hepsi güvenli alanın.
0
adivar
(15.09.25)
her ne kadar konforlu alaniniz olsa da, ve hepimiz zaman zaman buna ihtiyac duysak da sorunuza cevap muhtemelen evet. ayni seyi yaparak farkli sonuclar elde etmeyi beklemek size zarar veriyor gibi duruyor.
0
kassiopeia
(15.09.25)
Aski memnu veya yaprak dokumu acik degilken yemek yedigim an nadirdir.
0
Kittie
(15.09.25)
Hayatımda hiç aynı diziyi 2 kere izlemedim çünkü dizi çok vakit alıyor. Elbette salakça diyemeyiz ama eğer can sıkıntısından izleme ihtiyacı geliyorsa başka şeyler izleyin, yeni ilgi alanları yaratın kendinize.

Yeni şeyler izleyip gördükçe farklı farklı ilgi alanları çıkıyor vaktinize yazık bence.
0
titanic kemancısı
(15.09.25)
(6)

Otomatik Türk kahvesi makinesi tavsiyesi

nhk ni youkosu
Ben sevmediğim için bilmiyorum ama babam bir ofiste içmiş çok hoşuna gitmiş. Arçelik, Sinbo vs. bir sürü full otomatik makine var hangisini tavsiye edersiniz? (cezve şeklinde olan değil de diğerleri gibi anladım)
Ben sevmediğim için bilmiyorum ama babam bir ofiste içmiş çok hoşuna gitmiş. Arçelik, Sinbo vs. bir sürü full otomatik makine var hangisini tavsiye edersiniz? (cezve şeklinde olan değil de diğerleri gibi anladım)
0
nhk ni youkosu
(14.09.25)
Telve var, Kahveci var... hepsi aynı mantıkla pişiriyor ama tercihen içi teflon olmasın diyen var, olsa ne olacak diyen var... bizde elektrikli çelik cezve var, ben biraz iyi pişirilmiş sevdiğim için durdura durdura pişiriyorum gayet güzel oluyor. Diğer makinelerin hepsi de kettle mantığıyla pişiriyor işte.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Kesinlikle okka almayın. Telve aldım arçelik çok memnunum
0
gadlemler
(14.09.25)
Arcelik telve, cok memnunum. Harika kahve yapiyor
0
narod
(14.09.25)
arcelik telve en temizi
0
fakyoras
(14.09.25)
türk kahvesinde bence en kral makine arçelik k3170 kodlu makinesiydi. onun dönemini kapatıp telve isimli ürüne geçtiler. şu an telveyi kullanıyoruz hanım arkadaşlar gayet memnunlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.09.25)
Telve iyi.

Grundig de koc holdingin. Tasarimi tamamen ayniydi. Bir fark oldugunu sanmam. Grundig de alinabilir.
0
sonsuz
(16.09.25)
(6)

Türkiye haritası böyle nasıl oldu?

messina123
Bence daha havalı gözüktühttps://imgur.com/a/OOPvCtf
Bence daha havalı gözüktü

imgur.com
0
messina123
(14.09.25)
r/mapporncirclejerk
0
AlsterWasser
(14.09.25)
Pavyon şarkıcısı bedeni olmuş böyle bakınca.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
salihdt
(14.09.25)
bakarken dengesiz hissettim sanki düşecekmişim gibi.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(14.09.25)
Türkiye bize gösterilenden çok daha büyükmüş biliyor musun?
0
muhayyer divan
(14.09.25)
anksiyete sebebi. düzelt şunu
0
ground
(15.09.25)
(2)

Bu gecenin şarkısı bu

Batuhanolabilir
https://m.youtube.com/watch?v=989-7xsRLR4&pp=ygUFdml0YXM%3D
0
Batuhanolabilir
(14.09.25)
Emin misin
0
muhayyer divan
(14.09.25)
brlrlrlrl haha
0
🌸Batuhanolabilir
(14.09.25)
(8)

Sorum duyuru kadınlarına

materyalist imam
Yaşların 30+ olduğu, 2.5 senedir düzenli ve mutlu ve evliliğe giden çok sevdiğiniz ve çok sevildiğinizi de bildiğiniz bir ilişkiniz var.Ancak erkek tarafı alkole fazla düşkün ve alkol tüketim miktarı günbe gün artıyor. 2,5 sene boyunca toplamda 2 büyük kavga etmişsiniz ve ikisinde de erkek tarafı kö
Yaşların 30+ olduğu, 2.5 senedir düzenli ve mutlu ve evliliğe giden çok sevdiğiniz ve çok sevildiğinizi de bildiğiniz bir ilişkiniz var.

Ancak erkek tarafı alkole fazla düşkün ve alkol tüketim miktarı günbe gün artıyor. 2,5 sene boyunca toplamda 2 büyük kavga etmişsiniz ve ikisinde de erkek tarafı körkütük sarhoş olduğu için saçma sapan bir sebepten kavga çıkarmış. Bunlar haricinde sorununuz yok.

Arada birkaç kez bu alkol konusunu açtığınızda stres, kaygı, korku vb. sebeplerle rahatlama için tükettiği cevabını almışsınız ve çözümün alkol olmadığını gerekirse yardım alabileceğini ve destek olabileceğinizi söylemişsiniz. Ama bu batağa yavaş yavaş düşen hemen herkes gibi erkek kişisi kendine konduramamış ve alkolik değilim savunması yapmış.

Günlerden bir gün yine her şey yolunda ve güzel giderken ve erkek yine alkol almışken, saçma sapan bir sebepten erkek yine sarhoşken ciddi bir kavga çıkarıyor; kırıcı sözler söylüyor (hakaret veya küfür değil ama cidden kırıcı) ve akabinde bu ilişkiye devam etmek istemediğini söylüyor. Ertesi gün oluyor, erkek uyanır uyanmaz içmeye devam edip yine sarhoş olup özür dileyeceğine önceki günkü kavgayı sürdürmeye devam ediyor. Ta ki günlerden Pazartesi olup iş günü olduğu için alkol almayıp aklı başına gelinceye kadar. Pişman olup görüşmek istiyor, düzeltmek istiyor ama kadın tarafı alkollüyken içinden çıkan kişi beni korkutuyor, bana söylediğin kırıcı sözleri kabullenebileceğimi sanmıyorum diyerek her ne kadar çok sevse de ilişkiye devam edemeyeceğini söylüyor.

Bu görüşmenin hemen ertesi günü erkek psikiyatriden randevu alıp gidiyor, seans sonunda ileri derece anksiyete, ileri derece depresyon teşhisine ilave olarak bunları bastırmak için edindiği bir de alkol problemi teşhisi konuluyor ve ilaç tedavisine başlıyor. Buna paralel olarak psikolog seanslarına da başlıyor.

Siz, böyle birine tekrar bir şans verir miydiniz ?

Düzeltme: Eksik ifade etmiş olabilirim. Konulan tanı alkolizm değil ancak ingilizce'de alcohol abuse / binge drinking denen (Alkol yoksunluk sendromları ve alkol almadan durulmayan durumların olmadığı ancak çok kısa sürede yüksek mniktarda alkol tüketimi kaynaklı yaşanan hastalık) ve tedavisinin alkolizme nazaran daha kolay ve kısa sürede sonuçlandığı belirtilen bir tanı.
0
materyalist imam
(13.09.25)
Vermezdim. Bir de ilk seanstan bu kadar teşhis konması -hem de ileri seviye- profesyonel gelmedi.
0
ruhen hastayim ben
(13.09.25)
Hayır vermezdim.
0
mutekebbir
(13.09.25)
Hayır. Kesin ve net alkolik olmuş durumda, alkol aldığında girtikçe daha kötüye giden bir yüzle karşılaşılıyor, ilk kez ayrılmaya kalkışıyor ve sadece mecbur ise ayık kalabiliyor.

Kesinlikle olmaz. Ne yaparsa yapsın.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Bu kadar surekli alkol aliyorsa zaten onumuzdeki bir iki ay icinde bence alkol almayi birakip birakmadigini gorursunuz, isterseniz deneyin - sizi tanimadan bir sey demek zor - ancak deneyecekseniz sartiniz sosyal icicilik de degil alkolun yuzde yuz birakilmasi olmali, ilk icisinde ayrilacaginizi net olarak onceden soylemelisiniz.
0
kassiopeia
(14.09.25)
Kavga sebepleri ve içeriğine bağlı. Bu anlatımla adam içip içip kavga çıkaran biri gibi duruyor da, şey de var, mesela içince rahatlıyor da bastirdiklarini mi söylüyor, ya da başka bir şey ya da şeyler de mi var vs. yani elbette bu durum bir sorun da, bir ilişkideki tek sorunun partnerlerden birinin alkol kullanım probleminden ibaret olması bana gerçekçi gelmedi, o yüzden evet hayır da diyemedim bu taraflarına bakmaları lazım kişilerin gibi.
0
encokbenisevinnolur
(14.09.25)
Erkeğin alkolik olduğu ilişkiler de duydum, kadının alkolik olduğu ilişkiler de duydum. Her ikisinde de alkolik olmayan partner maddî ve manevî çok zarar gördüler. Taraflardan birinin alkolik olduğu ilişkilerin sürdürülmesini teşvik etmek bana göre doğru değil, hele ki soruyu alkolik olmayan taraf soruyorsa. Soruyu alkolik olan taraf soruyorsa, gerçeklerden kaçmadığı anlarda ilişkiye (ve kendisine ve sevdiğine) ne kadar çok zarar verdiğini fark edecektir, hatta ediyordur ama bir içme sebebi de bu oluyordur. Tam da bu şekilde bir döngü oluştuğu ve bunu kırmak istemediği için o ilişkiden ve o kişiden olmaz. Yapıcılık doğru değil bu konuda, bence. Sadece alkol almayan taraf kendine gerçekten çok güveniyorsa, tıpkı Cüneyt Arkın'ın eşi örneğinde olduğu gibi, evet çok çile çeker ama sevdiğinin bağımlılıktan kurtulmasına en büyük desteği verir ve ömrü varsa safâsını da sürer. Yapılabilecek tek yapıcılık bence bu örneği göz önüne almaktır.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
rahmetli babam alkolikti. alkoliğin olduğu bir aile hayatında hiçbir zaman huzur olmaz.
0
lazpalle
(14.09.25)
adi ve teshisi ne olursa olsun hayir. su an sizin yapacaginiz sey tamam bu tedaviyi ol belli bir sure de alkol almamis olmayi becererek gel demek. O arada iliskinizi karsilikli tartarsiniz. Burada kontrol sizde, kesinlikle size duygu somurusu yapmasina izin vermeyin.
0
warrior princess
(22.09.25)
(5)

Tek başına yaşayan biri kanser olursa nasıl ihtiyaçlarını giderir?

trablon
hastanın durumu kötüleşirse kimsesi de yok çekip götürecek vs .nasıl bir yol izlemeli insan bu durumda ?
hastanın durumu kötüleşirse kimsesi de yok çekip götürecek vs .nasıl bir yol izlemeli insan bu durumda ?
0
trablon
(13.09.25)
Bildiğim kadarıyla belediyenin ve sağlık bakanlığının evde bakım uygulamaları var. Yaşlı hastaya yahut yalnız yaşlıya gerekiyorsa evde tedavi ve evini temizleme gibi şeyler duymuştum. Ama işte hastaneye getirip götürmek vs nasıl olur bilemem. Böyle durumlarda genellikle vicdan ve güzel ahlak sahibi komşular veya tanıdıklar devreye giriyor.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
tanıdık ve komşular zor tedavide yardımcı olurlar gibime geliyor.dediğin gibi belediyelerin böyle hizmeti var mı onu araştırmalı
0
🌸trablon
(13.09.25)
maddi durum iyi ise para ile bakıcı hizmeti almak. evde bakım öyle aman aman efektif çalışmıyor (en azından bizde öyle oldu). çok sistemli olmak lazım evde bakım için, birkaç gün önceden arayıp randevu almak gerek, dönüşte hastanede bekleme süresi oluyor vs.
0
jihat
(13.09.25)
Belediye hizmetleri bulunuyor
0
baldan kaymak
(13.09.25)
gerçekten tek başına olmaktan bahsediyorsak durum vahim demektir. komşular hastaneye getirir götürür, belediye hizmetleri, evde sağlık gibi olaylar var evet ama yeri geliyor hasta kişi yatağından kalkıp tuvalete gidecek gücü bile bulamıyor. bunları anca bir refakatçi ya da bakıcı ile çözebilirsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(13.09.25)
(5)

Modüler gardırop yaptırmak istiyorum ama

muhayyer divan
Selamİhtiyacım olan "yukarıdan aşağı bölünmemiş elbise dolabı" kısmı olan gardrobu hazır mobilyalarda bulamıyorum. Elimde boydan ve katlanmadan asılması gereken elbiseler var ve üzerime zimmetliler, katlamak istemediğim için eteklerinin 20-30 cm kadarlık kısmı yerde sürünüyor, halbuki ben sürünmesin
Selam

İhtiyacım olan "yukarıdan aşağı bölünmemiş elbise dolabı" kısmı olan gardrobu hazır mobilyalarda bulamıyorum. Elimde boydan ve katlanmadan asılması gereken elbiseler var ve üzerime zimmetliler, katlamak istemediğim için eteklerinin 20-30 cm kadarlık kısmı yerde sürünüyor, halbuki ben sürünmesini istemiyorum, boydan asılı dursun, gömlek gibi bir tabana değmeden dursun istiyorum.Yeni gardırop almak istedim ama mesela yukarıdan aşağı 200 cm hiçbir rafla bölmeden yekpare boşluk sunan bir gardırop bulamadım. Modülerlerde aradım 1 tane buldum ama sanırım üretim yerine gidemem.

Bildiğiniz bir mobilyacı var mı böyle bir mobilya yapan?
0
muhayyer divan
(13.09.25)
İkea'ya git, ihtiyacını söyle, bilgisayarda çizip göstersinler, tamam de, alacağın parçaları söylesinler. Al götür.
0
Mirket
(13.09.25)
Konfeksiyon askısı dedikleri şey işini görmez mi?
0
gobekliraki
(13.09.25)
@gobekliraki

O nedir bilmiyorum, bakayım hemen. Sağ ol.

Baktım, buna ayrıca yer lazım, odamda öyle bir yer yok maalesef.
0
🌸muhayyer divan
(13.09.25)
Mevcut gradrobunuzun yapısı uygunsa, askı bölümünün altındaki rafı marangoz gelip kessin. En ekonomik ve kolay çözüm bu gibi.

(Yahut üst kısmını kesip, çubuğu oraya monteleyecek)
0
yadigar
(13.09.25)
@yadigar

Hay yaya. Haklısın. Evet öyle yapayım.
0
🌸muhayyer divan
(13.09.25)
(6)

Benzin + LPG?

FreSh
Araba alacağım, LPG'li araç istemiyorum. Bir tane araba beğendim fakat Benzin & LPG'liymiş. Alıp LPG kısmını hiç kullanmasam problem olur mu? Böyle olmasi aracın performansini etkiler mi? Yoksa sadece benzinli araç mi almalıyım?
Araba alacağım, LPG'li araç istemiyorum. Bir tane araba beğendim fakat Benzin & LPG'liymiş. Alıp LPG kısmını hiç kullanmasam problem olur mu? Böyle olmasi aracın performansini etkiler mi? Yoksa sadece benzinli araç mi almalıyım?
0
FreSh
(13.09.25)
Model marka nedir? Ona göre yönlendirelim. Lpg yakıt açısından iyi.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Hyundai i20 1.4 cvvt otomatik vites 2013 model
0
🌸FreSh
(13.09.25)
Lpg'nin tüm cefasını çekip sefasını sürmemiş olursunuz. Düz benzinli bakın madem.
0
mirty
(13.09.25)
12 yılda lpg zaten motoru bitirmiştir. Hiç lpg takılmamış araç alın ya da battı balık yan gider hesabı lpg ye devam.
0
luluki
(13.09.25)
2002 den beri araliklarla lpg li arac kullandım, sakin önyargılı olmayin. Ama 12 yıllık bir kite kefil olmam.
0
duster
(13.09.25)
Bizim arabamız çok eski, 32. Yılını bitiren bir doğan slx. Benzinliydi, babamın emekliliğiyle birlikte LPG taktırmak durumunda kaldık. Bugüne kadar da sadece bir veya iki defa karbüratör kuruması yaşadık, onu da tıpkı sıralı sistemli arabalar gibi önce bir süre benzin sonra LPG kullanarak aştık. Toplamda 20 yıldır filan böyle kullanıyoruz, tek problem her otopark almıyor, o kadar.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
(9)

araba seçiyoruz

sir gawain
seçeneklerimi (tercih sıralamasına göre) şunlara indirdim. siz olsanız hangisini alırdınız? seçeneklerin yanına tereddüt ettiğim noktaları da ekledim.not: üç kişilik aile için gündelik bir şehir içi araç bakıyorum. araçların hepsi otomatik. aşağı yukarı benzer fiyatta. segmentlere takılmayın.1- 2023
seçeneklerimi (tercih sıralamasına göre) şunlara indirdim. siz olsanız hangisini alırdınız? seçeneklerin yanına tereddüt ettiğim noktaları da ekledim.

not: üç kişilik aile için gündelik bir şehir içi araç bakıyorum. araçların hepsi otomatik. aşağı yukarı benzer fiyatta. segmentlere takılmayın.

1- 2023 kia stonic: markaya yabancıyım ve yaşadığım ülkede piyasası az.
2- 2022 vw t-cross: tek tereddüdüm dsg şanzıman. otomatik araç alıyorsam basayım gaza gitsin, dsg'nin prensesliğiyle uğraşamam.
3- 2021 toyota corolla: tasarımını ve c segmenti olduğundan ötürü uzunluğunu sevmiyorum. ayrıca listedeki en eski araç.
4- 2023 nissan juke: iç mekan sıkışık. renault ortaklığından sonra marka da artık pek güven vermiyor.
5- 2021 honda jazz: küçük gelebilir. araç eski. ayrıca demode, sıkıcı tasarım.
6- 2023 ford puma: kronik arızaları olduğu söyleniyor.
0
sir gawain
(13.09.25)
Şu durumda en güvenlisi Toyota gibi duruyor. Vw tercih etmem kronik arıza gibi bir sorun bence şüpheli olan şey. Honda jazz küçüklüğüne bakmazsan bence iyi, hem sonsuza kadar bu arabayla kalmayacaksın.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
1-Kia'dan evliya alma otoparka
2-Olabilir derim ama dsg efsanesi yüzünden no
3-Alır geçerim coralla
4-Tırt batık şirket küçük araba.
5-Tırt
6-Bilgim yok
0
Shepard
(13.09.25)
Araba alasın yok sanki senin :)

Hepsine bir kusur bulmuşsun, haksız da değilsin bu arada yanlış olmasın ama bir şey alacaksın işte.

Bu seçenekler arasından Jazz olabilir.

Diğer seçenek olarak Civic ve varsa Megane önerebilirim ben de.
0
chicha_v2
(13.09.25)
yurtdisinda 3 secenek var:

1 - yasadigin ulkenin domestik markasi. bu kalitesiz olsa da parcasi ucuz ustasi bol olsun bana yeter kafasi.

2 - japon, honda/toyota. bu agrisiz basim kafasi. teneke olmasi umrumda degil, beni problemsiz a noktasindan b noktasina gotursun, basimi agritmasin kafasi.

3 - premium alman, bmw/audi/merso - bu da ulen yurtdisina ciktik, senelerce hayalini kurduk artik yardirma zamani diyerek basini belaya sokan tayfa.


bence bunlar harici arac alinmaz.
ulke farketmeksizin ben olsam kia/hyundai gibi markalara bulasmam.
nissan juke hem cirkin hem de ici cok kucuk bir de nissanlarda sanziman arizasi bol oluyor, salla.
ford kucuk arac yapabilen bir marka degil, pumayi eledik.

geriye t-cross caliyor. VAG ok ise ben olsam bunun yerine bir Audi cakarim bu is huzur icinde cozulur, ama at aliyorsan arpasini dusunmeyeceksin. Almanya'da falan isen zaten tartirmasiz bir a3 ya da q3 falan cakar gecerim.

yok bana kalin gelir diyorsan jazz ve corolla arasinda tercihim jazz olur, bence dunyanin en problemsiz araci bu.

tabii bir baska secenek de fransa'da falan isen eski bir domestik hot hatch bulup almak, 205gti falan gibi. dadindan yinmez. ama listene bakilirsa bu sana cok riskli gelebilir.
0
cooperr
(13.09.25)
Ömrüm yettiğince Japon diyeceğim.

Ölünce de öteki tarafta Japon diyeceğim.

Japon kimdir diye soran olursa da: Toyota'dan Yamaha'dan başka japon mu var? diyeceğim.

TOYOTA diyorum COROLLA diyorum
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Acayip bir liste olmus, corolla aralarinda nadide bir cicek gibi.
0
duster
(13.09.25)
Bu liste içinde bir tek corolla. Juke falan saçma arabalar gerek yok.
0
mor oje
(13.09.25)
Çok ayıp, kimse corolla dememiş. "corolla" diyorum.
0
yadigar
(13.09.25)
bu altı seçenek arasından corolla ve jazz derdim. bu ikisinden de 3kişilik bir aile olmanız ve genellikle şehiriçi kullanacağınızı göz önüne alınca jazz derim. hibrit sistemiyle yakıt konusunda üzmez. marka zaten sorunsuz. japoncuyuz. 2024 model jazz kullanıcısıyım.
0
dedim ben sana
(13.09.25)
(3)

ev alma sorusu

asap raki
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim. yani 8 milyona tamamlayabilirim. ancak bu durumda da tapu harcı+emlakçı için 500 de ayrıca borçlanmam gerekiyor.

sizce imkanlarımı en sonuna kadar zorlayıp zora girip 8 milyonluk evlere mi odaklanmalıyım, şu an anlaştığım evi almalı mıyım yoksa biraz daha para biriktirip seneye falan tekrar mı bakmalıyım?
0
asap raki
(12.09.25)
daha büyük eve ihtiyacın var mı, daha büyük olan evlerin bulunduğu binalar şu an alacağın binadan daha sağlam-kaliteli mi, kapalı otopark, bahçe gibi ekstra faydaları var mı.
yatırımlık alıyorsan kiralarken büyük evde aynı oranda kira geliri elde edemiyorsun.
0
orpheus
(12.09.25)
Evi yatırımlık mı alıyorsun oturmalık mı, tek evin mi olacak birkaçıncı mı. Bunlar önemli ama bence hiçbir zaman yedekte paran olmayacak şekilde davranma, şu ortamda her an her şey olabilir. Son 3-4 gündür devletin önce köprüleri sonra da tarihî kaleleri satışa çıkardığı haberleri dolaşıyor, doğru mu saptırma mı bilmiyorum ama bu lafların çıkabilmesi bile büyük rezalet. Evi beğenmeden almamışsındır diye umuyorum, bence olana odaklan.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
bir eve yerleşmek, eşyaların ayarlamak, evi benimsemek, yuva haline getirmek kolay değil.

oturmak için alıyorsunız, imkanlarınızı sonuna kadar zorlayın, seveceğiniz evi alın.

sonra yıllarca aklınızı kemirir, "keşke o büyük olanı alsaydım" diye içiniz içinizi yer. borç geçer, gam geçmez.
0
babilfish
(13.09.25)
(4)

Ok temreni anlamına gelen bir kelime: مشاق Nasıl okunabilir?

santimantal
Osmanlıca bir metinde geçiyor:oḳ temreni, yaʿnı̇̄ مشاق didükleri temürdürtemren için böyle bir karşılık bulamadım.ya kelime yanlış yazılmış ya da yorumlayıp okumak gerek.
Osmanlıca bir metinde geçiyor:
oḳ temreni, yaʿnı̇̄ مشاق didükleri temürdür

temren için böyle bir karşılık bulamadım.
ya kelime yanlış yazılmış ya da yorumlayıp okumak gerek.
0
santimantal
(12.09.25)
lugatim.com

Böyle bir kelime buldum ama görünürde alakası yok, muhtemelen yorumlamak gerekiyor.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
ben betimi mişak'a basıyorum. sebebi de minşar, miftah gibi kelimeler. en kötü ihtimalle muşak olur ama meşak olmaz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.09.25)
Metnin fotoğrafı var mı?
0
efx
(13.09.25)
Arapçada üstüpü, bez artığı, tekstil ürünü kırıntısı gibi anlamlara gelen müşâk (مُشاق) sözcüğü var.

Ama siz temren demişsiniz. Ok ve sivri cisimlerin demir ucu. Muhtemelen de temir kökünden geluyor.

Okun ucu eti yardığı için, muhtemelen şakka yeşikku kökünden ism-i alet olarak kullanılıyordur. "Yaran şey" anlamında. İsmi alet de, malum, "mif'al, mif'âl ve mif'ale" vezinlerinde oluyor. Mişâk (مِشاق) olmalı.
0
yadigar
(13.09.25)
(11)

Sesiniz ne kadar çıkıyor

sekizdokuzon
Günlük hayatınızda, yakın ya da uzak çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde duygu ve düşüncelerinizi ne derece ifade ediyorsunuz? Teşekkürler.
Günlük hayatınızda, yakın ya da uzak çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde duygu ve düşüncelerinizi ne derece ifade ediyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.09.25)
cok güzel bir soru.

kücük yaslarda duygularimi, isteklerimi hep icime atardim. mesela erkek arkadasimdan asla bir sey istemezdim. bulusacagiz ve mekani o sececek diyelim. benim istedigim yeri o bulsun secsin isterdim. velev ki benim istemedigim bir yer oldu, yine de iyi hissederdim ve hep o hayalin gerceklesmesini umut ederdim.
is yerinde de mesela terfi almak istiyordum. cok calisip sefimin bunu fark edip onun bana kendinin söylemesini beklerdim.

hayal kirikliklari yasaya yasaya ve bu sürecte yiprana yiprana kendi istediklerimi, duygularimi her seyi yapmayi ögrendim. hala da ögreniyorum. bir sey istemek asla ayip degil.

su anki calistigim ve ay sonuna calisacagim yer de kibar görünümlü ikiyüzlülerin mekani. iktidar kitabindaki yazilanlarin aynisi bizde günlük yasaniyor. game of thrones'dan hallice bir ortam. onlardan da kibar konusmayi, kendimi ifade etmeyi ve samimiyetsizligi ögrendim.

o yüzden su an yakin uzak orta herkese cok sesim cikiyor. kendimi iyi ifade edebiliyorum bence.

sirkettekilerden bir de cok kibar bir sekilde tartismayi ve fikrimi söylemeyi ögrendim. karsit görüslere saygi duymak ama yine de kendi fikirlerimi sonuna kadar ifade etmek. bu sürecte asla sinirlenmemek olaylari hiic kisisel algilamamak lazim.

30'lu yaslari bu yüzden cok seviyorum. 20lerde gücsüzmüsüm baya. su an cok güclü hissediyorum. i make the rules
0
sonsuz
(12.09.25)
10/10. Söz konusu duygu ve düşüncelerimi hislerimi vs aktarmak olunca bu konuda epey iyi olduğumu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(12.09.25)
Bazen çok akıcı ve çok derinlikli konuşurum. Bazen bildiğin dilim dönmez, hede hödö demek bile daha anlaşılır yani öyle düşün. Konuşamamak gibi bir problem yaşıyorum zaman zaman. Yani soyut olarak da somut olarak da.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
I make the rules ahahahaa, psikolojik deli.

Sesim çok çıkıyor her konuda. Konuşup kendini ifade etmek çok önemli. İşini eksik yapana, anlaştığımızın dışında iş çıkaran veya isteyenden, eksik bilgi verip tam iş isteyene, sözünde durmayana gibi gibi.
0
Shepard
(13.09.25)
Ne eksik ne fazla
0
gabe h coud
(13.09.25)
Sonsuz seninle aynı süreçlerden geçiyormuşuz.
0
🌸sekizdokuzon
(13.09.25)
@shep, my way or highway canim ;) :P
0
sonsuz
(13.09.25)
Onceden oldukca sessizdi ama simdilerde yerine gore diyebilirim. Hergun yuz kusur farkli insan ve stresli durumlarla karsilastigim icin eskiye nazaran guclu cikar sesim. Ama yine de yerine gore diyebilirim. Dusuncelerimi aktarirken, duraksamam. Net sekilde ifade ederim kendimi.
Karsimdaki insan sesini yukselterek tartistiginda sadece dinlerim. Cevap verirken dusunur toplarlarim kafamda. Ciddi tavirla ve net sekilde, konuyu kapaticak sekilde yanitlarim. tartisma biter. Ama mesela yok yere zitlasildiginda falan felaket sesim gur cikar :D
Biraz sivri birisiyimdir genel olarak ama kendime en cok guvendigim konu budur da derim net sekilde.
0
sey mi dostum
(13.09.25)
Önceden çok çıkıyordu şimdi çoğu zaman fikir belirtmiyorum konuşmak zor geliyor. Münakaşaya girmeyi gereksiz buluyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(13.09.25)
Duygularımı ses çıkarma biçimime göre 10 üzerinden puanlayarak cevap vermek istedim;

Heyecan: 9
Kıskançlık: 1-2
Korku: 9
Utanç: 8-9
Sevgi: 3-4
Nefret: 8-9
Mutluluk: 8-9
Üzüntü: 3-4
Kızgınlık: 2-3
2-3’lük kızgınlıkların birikip öfkeye dönüşmesi: 10
0
mutekebbir
(13.09.25)
Ufkum şu düzeye erişmek:

"... kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de..."

Ne kadarin optimum ölçüsü bu yani benim için.
0
encokbenisevinnolur
(13.09.25)
(3)

ev hediyesi

melodi
bizden yaşca çok büyük eşimin iş arkadaşına yarın çay-kahve içmeye gideceğiz. kadın bize geldiklerinde dekor ürünlerini çer-çöp olarak gördüğünü bütün akşam dillendirdi. biz şimdi onlara ne alıp götürsek? orkide-tatlı düşünüyorum ama olur mu bilemedim. yada nevresim tk falan alıp geçeyim mi?
bizden yaşca çok büyük eşimin iş arkadaşına yarın çay-kahve içmeye gideceğiz. kadın bize geldiklerinde dekor ürünlerini çer-çöp olarak gördüğünü bütün akşam dillendirdi. biz şimdi onlara ne alıp götürsek? orkide-tatlı düşünüyorum ama olur mu bilemedim. yada nevresim tk falan alıp geçeyim mi?
0
melodi
(12.09.25)
Valla ben bu senaryoda nevresim takımı/ pike/battanive vs alıp geçerdim. Alkol alıyorlarsa şarap kadehi+sunum tabağı vs de olabilir.
0
Amaranta ursula
(12.09.25)
Hem dekor hem de şahane iş görecek bir şey, hem de ona nostalji olacaktır:

Çok güzel gaz lambası yağları ve gaz lambaları var. Büyükler de var küçükler de var. Dekoratif bir şişe içinde gaz yağı ile yanında 1 büyük 3 küçük (mesela) gaz lambası alıp verirken "ışığın hiç bitmesin" diyebilirsin. Ben bunu yeni eve taşınan bir arkadaşıma yapmıştım, çok hoşuna gitmişti.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Genç işi sımsıcak tutan, tv izlerken üzerine giyilen yumuş yumuş bir battaniye diyorum.

Dekoratif istemediğini defalarca söyleyen birine dekoratif bir şey alın önerisi gelirse dikkate almayın.
0
michael_knight
(13.09.25)
(4)

bu varken bu neden yapılıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu 1)https://cdn.mayyo.com/resimler/urun/6479e4a01cdac82aef75138fb25878be.jpgbu 2) https://cdn-img.pttavm.com/pimages/592/122/518/31fa7b48-8fc4-4a28-83cf-d8957370bc74.webp?v=202402141157 daha mı hoş, daha mı müthiş?
bu 1)
cdn.mayyo.com

bu 2)
cdn-img.pttavm.com

daha mı hoş, daha mı müthiş?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.09.25)
Aynı işi daha az yer kaplayarak yapıyor.
0
Mirket
(12.09.25)
Daha rahat dönüyor.
0
nothing in my way
(12.09.25)
Dikey konfor sağlıyor bence.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Eskisi ac 220v ile çalışan motoru var
Yeni tip vantilatörler 12-24v dc ile çalışan fırçasız motoru oluyor. İçinde smps’i falan var
+1
messina123
(12.09.25)
(6)

Robot süpürge kullanışlı mı? Dyson süpürge var ama bazen zaman olmuyor?

sonhakan
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
0
sonhakan
(12.09.25)
evet. roborock
0
buenosdias
(12.09.25)
robot supurge ev genisse ve fazla esya kalabaligi yoksa kullanisli bence

dyson "bazen olmuyor" derken olmayan kismi ne? cekisi mi az? benim icin dyson tarzi bir supurgenin avantaji a) hafif ve kucuk olmasi b) supurge basliginin rahat ve manevra icin esnek olmasi. 3-4 dakikada hizlica supuruyorsun. pratik olunca supurmek gozunde buyumuyor.
0
hot potato
(12.09.25)
@hot potato

Bazen zaman olmuyor demiş. Bazen insanın yapacak hali de olmuyor. Bazen evde kullanacak insan olmuyor herkesin bişeyi oluyor.

Robot süpürgeye 3 kedili bir ev olarak ben de dadansam mı diye merak ediyordum, soru iyi oldu.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
hem dyson hem robot hem de kedi var:)
dyson'i hemen hemen hergun kullaniyorum.
robot eski model, ince, demir sehpa ayaklarindan atlayamiyor, surekli bir seylere takilan modellerden ama yatak odasina saliyorum yatagin alti icin ozellikle, mutfaktayken takilacak pek birseylerin olmadigi odaya saliyorum, mutluyum. yeni modele gecsem mi diye dusunuyorum acikcasi.

yani demem o ki yeni modelleri guzel. alinir
0
65 derece
(12.09.25)
ıslak kuru robotum var günlük çalışıyor çünkü kedi köpek var fakat aletin kendi temizliği de çok önemli. onunla uğraşmaya üşenirsen hiç alma, bir pislendi mi temizlenmeden iflah olmuyor.
0
neira
(12.09.25)
şimdiki aklım olsaydı roborock'un istasyonlusunu alırdım. zira robotun kendisiniz temizlemek de dert olmaya başlıyor bir süre sonra. halbuki basit aslında ama insanın eli gitmiyor. diğer türlü 2 günde bir çalıştırırdım. işini güzel yapıyor, o açıdan çok memnunum.
0
motosiklet burclu adam
(12.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.