Giriş
(20)

bahçe katı ev almak?

goge bakan
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
0
goge bakan
(18.09.25)
giriş katının gürültüsü çok olur. hele ki daire sayısı çok ise.
0
lazpalle
(18.09.25)
Bahçe sizin kullanımınıza mı ait olacak ? Eğer bu özelliklerle bahçe sizin kullanımınıza ait olacak ise elbette alınır. Bahçe katlarında en büyük sorun güvenlik. O konuda endişeniz yoksa şehir içinde bahçeli evde oturmak gibisi var mı ? Fiyatı uygunsa kaçırmayın derim.
0
messor
(18.09.25)
eve böcek girmesi, yukarıdan toz, pislik izmarit vb atılması, yağmurda kapının önünün göllenmesi, kedi köpeğin bahçeyi tuvalet olarak kullanması, gürültü, güvenlik. aklıma gelen sorunlar bunlar
0
kisa
(18.09.25)
eğer bahçe kullanımı size ait olacaksa avantajları dezavantajlarına göre daha baskın olur.
bahçeye masa sandalye atıp oturabilecekseniz keyifli olur.
0
duyuruuser
(18.09.25)
böcek/fare/ karınca derdi hiç bitmiyor, kedileri falan arada eve girebiliyor/ ortak alansa çocukların top oynamaları bahçede oynamaları bitmiyor, size aitsede apartman yönetimi yine bir kulp bulup girmek için bahane bulabiliyor, üzerinize sürekli bişey sirkeler, camdan düşürürler.
0
eja
(18.09.25)
gürültü, toz, böcek, su basması.
0
orpheus
(18.09.25)
yerden soğuğu çekmesi, rutubet, gürültü, toz/pislik, böcek, fare, medeniyetle alakası olmayan insanlar
0
nahtoderfahrung
(18.09.25)
tuvalet taşması.
0
antihero
(18.09.25)
Sarıyerde bahçeli bi evde birkaç yıl yaşadık, en son fare bardağı taşıran son damla oldu. Öncesinde akrep, kırkayak tarzı bişey falan rezillik. Ayrıca nem rutubet problem olabilir yerine göre.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
komşular sürekli bahçeye çöp atacak, tuvalet borusu tıkanıp evini bok basacak, hırsız ilk sana uğrayacak, istediği kadar ışık alsın orası rutubetli olacak :(
0
neira
(18.09.25)
kim ne derse desin bu ülkede giriş ve altı ev alınmaz. özellikle varoş bir semtteyse aman aman. mahallenin çocukları top oynayacak, top sizin bahçeye kaçıp duracak. gürültü sorunundan bahsetmiyorum bile. geri kalan her şeyi arkadaşlar yazmışlar. 4. kattan bahçe katına taşınan biri olarak söylüyorum. öyle bir kerizlik yaptık evet.
0
nothing in my way
(18.09.25)
Eger cephe acik otoparka bakiyorsa, aksamlari araba farlarindan dolayi çok sıkıntı yaşarsınız.
0
nuevo
(18.09.25)
arkadaşla birçok şeyi yazmış, zaten bahçe katının en büyük avantajı bahçe kullanımıdır. Tabiki bahçenin hangi cephede olduğu önemli olmakla birlikte yönetime bahçe alının sadece sizin kullanabilceğinizi konusunda teyit almanız önemli.
0
Rao
(18.09.25)
kedi böcek ve fare. yol trafik gürültüsü. toz alır bol bol. parmaklık yoksa hatta varsa bile güvenlik sorunu olur. bahçe aynı zamanda sivrisinek demektir. bahçeyi kullanabiliyorsanız ama hepsine değer.
0
ground
(18.09.25)
turkiye'de bence alinmaz yurtdisinda cok keyifli olabilir, benim arkadaslarim kimin varsa acayip mutlular.
0
kassiopeia
(18.09.25)
tam olarak dediginiz durumda (ev bol isik aliyor, bahceye bakiyor ve güvenlik sorunu yok) üstelik bahce kullanimi bize ait olan bir daire almistik. bes alti sene sonra onu kiraya verip, dah ao evin borcunu bitirmeden baska ev aldik, oraya ciktik cünkü birincisi apartman gürültüsü oluyor, sonra apartmana her gelen kargocu/postaci yukari cikmamak icin zile basmayi aliskanlik haline getiriyor, bahce kullaniminiz oluyor ama üst kat komsulari komple sizi izliyor.
üst katimizda cocuklu bir aile vardi mesela, cocuk disaridan gelip eve girmek istemezdi, yemin ederim 45 dk kapimin önünde agladigini biliyorum ya.
böcek ya da fare olayi hic yasamadik, ekstra bir yol gürültüsü ya da toz sorunumuz olmadi, tuvaletin geri basmasi iyi bir tesisati varsa olasi degil. bahcemize kedi gelirdi hep ama simdi de geliyor, kendi kedimiz de oldugu icin rahatsiz olmuyoruz. bazisi bir süre bahcede uyuyur, sonra gidiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.25)
Varoş veya kültürel seviyesi düşük (ya da size uygun olmayan) (hatta bence sığınmacıların bolca bulunduğu) semtte değilse ve hava kirliliği sorunu da yoksa ben şahsen alırım. Giriş katı çok severim. Hele ki arka cepheyse, sokağa bakmıyorsa.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
İyi bir Sitedeki bahçe katı evimizi pandemi zamanında satmıştık. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri diyebilirim. Bahçe katı ev iyi ve yeşili olan bir sitedeyse tadından yenmez. Mahalle arasındaysa elbette gürültü, araç park edilmesi vs sinir bozucu olabilir.
0
ezkaza
(18.09.25)
Çok keyifli görünüyor ama ben tercih etmezdim.

- Ne kadar düzgün ve lüks site olursa olsun hanzolar her yerde. Bahçene sigara izmaritinden, aklına hayaline gelemeyecek her türlü çöp yukarıdan atılabilir. Bizim sitede bahçe katlarından çok şikayetler duydum. Öyle inanılmaz insanlar var ki senin bahçenin kenarına yemek artığı olarak balık kılçığı bırakıyor ve kedileri besliyormuş (!) bundan şikayet ediyorlardı. Pisliği, kokuyu, böceklenmeyi sen hayal et.

- Bir akrabamın mutfağında karınca oluyordu. İster istemez böcek ve haşerata daha açık oluyor. Hatta iş kedi köpeğe dahi varabilir.

- Özellikle yazları kapıları açıp uyuyamazdım herhalde. Birinin pat diye eve girme hissiyatı oluşuyor ama o benim takıntılı halim. :)

- Cephesine göre gürültü olabilir ama bahçe katları benim gördüğüm kadarıyla çoğunlukla izole tasarlanıyor. Yani mahremiyet yüksekse bu sorun minimumda olur.
0
Lethe
(18.09.25)
merhaba. izmir de bahçe katı, minicik bir toprak alanı olan evden izlenimlerimi aktarayım.

- köpeğim var, gün içinde sürekli bahçeye girip çıkabiliyor, çiş kaka yapıyor, yatıp kuşları izliyor, toprağı eşeliyir büyük kurtarıcı, her gün 3 posta tuvalet için gezdirmek zorunda değilim.

- apartman komşuları kasten hiç çöp atmadılar, sepetle fidan falan sarkıtıp eksene diyorlar yine de rüzgardan saksılarının düştüğü, çamaşırın uçtuğu oluyor. ben uyumsuzluk olmasın diye problem çıkartmıyorum. arada sırada saksı toprak süpürüyorum yani. köpek elalemin donuyla corabıyla oynarken ağzından alıp çöpe atıyorum. mandal çok sık düşüyor. kullanmıyorum ama atmıyorumda. bi gun kapıya biri gelirse mandalları toptan verip göndericem.

- bahceyle uğraşmak güzel, durmaksızın bitki alıyorum. domates biber falan aldım tutmadı. zaten bahcenin kendisinde zeytin ağacı, malta eriği, mandalin totelde 3 ağaç vardı, eriğe doydum o güzel.

- monsterta yetiştirdim coştu, yukarıda bahsettiğim ağaçları led aydınlatmalarla ışıklandırdım. güzel gözükuyor.

- evde bi salonda, bi oda da, bi mutfakta geze geze video izliyorum bazen darlanıyorum bahçede kitap okuyup dizi mizi izlemeye devam ediyorum bu bana sanki dışarı çıkmışım gibi hissettirtiyor.

-üst kat komşu bir gun nevserimlerini farklı bir şekilde katlayıp açmış eve giren tüm ışık kesildi bu mesela rahatsız ediciydi.

- bahceye açılan kapı iki aşamalı, sineklik + normal sürgulu cam. dikkatli olursam eve börtü böcek gelmiyor diger arkadaşların aksine

- yılda bir belediyeyi arayıp vidanjör cağırmak gerekiyor. bahçe giderlerinden taşma ile karşılaştım. gelen tutar/fatura apartmana bölunuyor. yani teras katın çatı akma derdinin apartmana paylaştırılması gibi.

- benim açımdan olumlu yanları, olumsuz yanlarından daha fazla. bunda da köpekle yasamamın etkisi çok. 25 yıl teras katta yasadım şişlide mükemmeldi ama o donem çocukluğum gencliğimdi, köpek yoktu. ardından 13 yıl köpekle müstakil ev en güzel zamanlardı. şu an yeniden bir ķöpekle bahçeli bodrum kattan şikayetim yok.




-
0
libertine
(18.09.25)
(5)

yesil meyve teroru

buenosdias
her sene ayri bi icat. bikac sene once yesil mandalilar hortlamisti bu sene de yesil muz var heryde. erken mi topluyorlar? genetikle mi oynuyorlar? don vurdugu icin mi? yoksa baska bisey mi?
her sene ayri bi icat. bikac sene once yesil mandalilar hortlamisti bu sene de yesil muz var heryde.

erken mi topluyorlar? genetikle mi oynuyorlar? don vurdugu icin mi? yoksa baska bisey mi?
0
buenosdias
(16.09.25)
Mandalina portakal yapay olarak sarartılıyor diye biliyorum. Öyle bir uygulaması vardı üreticinin.

Yeşil muz sağlık için faydalı diye erken hasat ediliyordur. Muzdaki potasyumu şekerini yemeden almak istiyorlar, haklılar. Bunun için de muzu tatlanmamış haliyle yani yeşilken yemek gerekiyor, sanırım yeşil halinin şeker hastalarına ayrıca faydası var. Ondandır.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Erken topluyorlar çünkü birçok meyve nakliye sırasında da olgunlaşıyor. Diğer türlü ziyanları yüksek oluyor.
Yeşil muz sarı muzdan evladır, prebiyotik oranı yüksek şeker oranı azdır.
0
alice in potatoland
(16.09.25)
@muhayyer hocam doğru info yok yazdığın yazıda.

Mandalina, portakal yapay sarartılmaz. Çok fazla çeşidi var. Nasıl bizim ülkede bile 36 ırktan insan varsa mandalina portakal alemi de öyle. Çeşit çeşit cinsi var. Yapay sarartma bu ikisi için yok.

Ancak muz kükürt ile sarartılır. Yeşil toplanır ve kükürt ile sarartılır. Sarartılır demek de yanlış bir ifade aslında. Yemeye olgunlaştırılır.

Cennet meyvesi/hurması dediğimiz bitki de benzer şekilde ham halde toplanıp genellikle elma ile olgunlaştırılır. Bir çuvalın içine koyulan 1 elma ile.
0
messina123
(16.09.25)
Vay be bildiğim her şey yanlış. Ben de yanlış dünyaya doğdum demek ki.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Açılın, muz diyarından bildiriyorum :)
Öncelikle Messina +1 ama biraz düzeltmek lazım.

Öncelikle yeşil mandalina türü gerwği yeşildir, sonradan srartılması söz konusu değildir. Portakal, greyfurt gibi narenciyeler hasattan sonra gerekirse nakliye yapılana kadar soğuk hava depolarında bekletilir. Soğuk hava meyvenin dalından koparıldıktan sonraki olgunlaşma kısmını baskılar. Narenciyenin depoda sarartılması diye bir uygulama yok. Aksine vaktinden erken koparılan mandalina ekşi, portakal da acı olur.

Muz konusuna gelirsek; belli bir olgunluğa gelen muzlar (ancak henüz tamamen sararmadan) eskiden "sarartma tesislerinde" karpit ile sarartılırdı. Bu uygulama daha sonra değiştirildi. Artık sarartma tesislerinde kontrollü etilen gazı ile sarartılıyor muzlar. Kükürt kullanımı söz konusu bile değil.

Muzun rengine gelince muzun dalında sararması zaten söz konusu olmaz. Dediğim gibi hafif yeşil renkte hasadı yapılır. Ancak çeşidine göre iki temel renk muz var. Birisi hafif yeşil renkte iken tüketilir. Kabuğu biraz sert olsa da tadı yerindedir. O kuzu aratmak için beklettiğinizde rengi sarıya dönmeden muz çürür. Özellikle içeriğindeki şeker oranının düşük olması sebebiyle şeker hastalarına önerilir.
İkinci çeşit muz ise sarı muzdur. Bu muz da hafif yeşilden toplanır, sarartmada etilen ile ev ortamında elma ile sarılarak sarartılır. Yeme olgunluğun geldiğinde kabuğu koyu sarı ve çilli olur.
Bir kaç yıldır pazara Manavgat da girdi. Onların hangi türü üretip sattığını bilmiyorum. Bu arada muzların dünya genelinde haşlamalık olanı ayrı, kızartmalık olanı ayrı, meyve olarak tüketilen ayrı çeşitleri vardır.

Size burada kabaca rengi ile ayırdığım muzların da birden fazla çeşidi var ama o kısım çok teknik. Onun yerine kısaca renk ayrımı yaptım.
0
strawberry first
(16.09.25)
(4)

köpeğimin ardından...

croswell
1 Eylül gecesi 2 aylıktan beri benimle olan 4.5 yaşındaki köpeğimi ellerimde kaybettim. 2 aydır hastaydı veterinere gittik defalarca ancak IBD teşhisi koydu geçecek edecek dedi 1 eylül günü çok ateşlendi. Ne oldu nasıl gelişti anlamadım bile veterinerde ateş düşürücü yapıldı, gece geçmedi tekrar git
1 Eylül gecesi 2 aylıktan beri benimle olan 4.5 yaşındaki köpeğimi ellerimde kaybettim. 2 aydır hastaydı veterinere gittik defalarca ancak IBD teşhisi koydu geçecek edecek dedi 1 eylül günü çok ateşlendi. Ne oldu nasıl gelişti anlamadım bile veterinerde ateş düşürücü yapıldı, gece geçmedi tekrar gittik ve gece kan alınırken ellerimde vefat etti.
15 gün geçti kendime gelemiyorum. Kendimi suçluyorum, vicdanım sızlıyorum. Bazen kendimi katil gibi hissediyorum. Onu çok özlüyorum, deliriyorum resmen. İş vs hiçbir şey umrumda değil. 40 yaşındayım evli değilim kız arkadaşım var ancak olmuyor acımı kimseyle paylaşamıyorum. Müthiş bir çöküş yaşıyorum.
Eve gidemedim henüz 1-2 kere eşya almaya girdim delirdim çıktım.
suratı gülüşü havlayışı, kuyruk sallayışı aklımdan hiç çıkmıyor sanki onun ömrünü almışım gibi hissediyorum. Nasıl alışacağım bilmiyorum bu kadar düşeceğim bu kadar tükeneceğim aklıma gelmezdi. Elbet bir noktada ömrü bitecekti ancak bu kadar erken olması beni dağıttı.
ne yapacağımı nasıl devam edeceğimi bilmiyorum. Başka hikayeleri okuyorum hepsinin yaşlı köpekleri varmış onlara veda yazmışlar bu kadar genç, bu kadar sağlıklıyken aniden veda eden olmamış sanki.
onu çok özlüyorum
0
croswell
(16.09.25)
5 yaşındaki kedimizi çocuğumun doğumundan 1 ay sonra böbrek yetmezliği ile kaybettik. kedimizi veterinerden almıştık, manyağın biri kediyi dövmüş dövmüş veterinerin kapısına bırakmış. dünyanın en şapşal en uysal kedisiydi ve kızımızın onunla büyümesini çok istiyorduk. ben hamile iken gelip göbeğime yatar mırıl mırıl ederdi. kaybedeli 2 yıl oldu, acısı hafifledi ama asla unutmadık. hala fotoğraflarına bakıyoruz, eskiden her baktığımda ağlardım, şimdi yaptığı şapşallıkları komiklikleri anıp gülüyoruz.
geçecek demiyorum, geçmiyor ama hafifliyor. bir de yaşadığı kısa süre için ona en güzel hayatı verdin, onun kısa hayatının her şeyi oldun. bu yönden bakmaya çalış, bir nebze de olsa hafifletiyor.
başın sağolsun
0
wendyangelamoiradarling
(16.09.25)
Başınız sağ olsun. Daha yeni kedimizi kaybettik ve sizinle aynı şeyi yaşıyoruz.
İnsanların empati yapamaması ayrı anlamaması ayrı umursamaması ayrı üzüyor. Kimseye bahsetmiyorum ben. Çoğu insanda eksik olan şeyler var. Bunları düzeltmek mümkün değil ne yazık ki.
Alışıyorsunuz ama. Geçmiyor ama alışılıyor.
0
mrvln
(16.09.25)
Daha yaşlı olsaydı acın daha büyük olurdu. Kedim 2 yaşındaydı 13.kattan aşağı düştü, evdekilerin dikkatsizliği... belki 2 yıl evde işte yolda belde ağladım, her aklıma geldiğinde ağladım, olur olmaz her şey onu hatırlattı, müzik yaparken ağladım sohbet ederken ağladım. O sadece 2 yaşındaydı. Şimdiki kedim 10 yaşında, şükürler olsun çok sağlıklı, olabildiğince çok ömürlü olsun diliyorum ama bir gün öleceği aklıma geldikçe çıldıracak gibi oluyorum. 2 yaşında ölen kedimin aşağı düşmesini ben görmedim ama görmüşüm gibi rüyama giriyor, uykuya dalarken gözümün önüne gelip beni çıldırtıyor, başka şeyler düşünmeye çalışıyorum, o histen kurtulmaya uğraşırken uykum kaçıyor.

Çok özür dileyerek bir ihtimalden bahsetmek istiyorum. Veteriner hekimlerin de doktorların da farkında olmadıklarına, olsalar müdahale edeceklerine inandığım bir ilaç görünümlü hastalandırıcı madde kullanımı olduğunu düşünüyorum. 10 yaşındaki kedim ve diğerlerine sadece ilk aylarda yapılan karma ve diğer aşılar yapıldı, bir de kısırlaştırma ameliyatı geçirdiler. Bunlardan başka hiçbir şekilde rutin aşı yaptırmadık. Veterinere götürmedik. Bugüne kadar hiç hastalanmadılar. O iç ayda bir yapılan aşılar yapılsaydı eminim üç kedimiz de ayrı ayrı hastalanacaklardı. Çünkü veterinerler de ilaç sektörünün de mama sektörünün de bir şekilde varlığını sürdürmesi lazım. İnsanlar için de geçerli bu. Bunu kabul etmek veya etmemek gibi bir baskıda bulunmuyorum, sadece dikkat çekmek istiyorum.

Köpeğin ölümüne çok üzüldüm. Umarım en yakın zamanda alışırsın, sakinleşirsin, umarım bir an önce durulur üzüntün...
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Yazdıkların resmen benim içimi acıttı. Başın sağolsun ama kendini suçlamanın bir anlamı yok çünkü sen elinden geleni yapmışsın. Kendi haline bırakıp ne olacaksa olsun ya da aman bir şey olmaz dememişsin. Her türlü masrafı etmişsin gözünden sakınmışsın ama hastalık gelmiş minnoşu bulmuş. Dayanamamış çocuk demek ki ne yazık ki. Sen veteriner veteriner gezdirsen de sonucun değişeceğini zannetmiyorum çocuk dayanamamış yoksa vet eminim elinden geleni yapmıştır. Bizim de kedimiz var ve veterinere çok güveniyorum eminim yapılabilecek bi şey olsa yaparlardı.

Sana şöyle bir örnek vereyim, hafta sonu komşumun kedisi 1.kattan düşmüş gece, kapıyı açık unutmuşlar kedi de camı açık odaya girmiş gece. Ordan atlamış gece muhtemelen dışarda kalmış, sabah korkudan sinmiş bi halde buldular hayvan bütün gün kafasını kaldırmadan yatıp uyudu, ve bir gözü küçüldü. Yine de vete götürmediler çünkü paraları yok. Neyse kedi birkaç gün sonra kendine geldi, şu an normal gibi duruyo. Ama yani patisi vs bi yeri kırılmış olabilir belli etmiyor olabilir. Herkes senin gibi böyle ilgilenmiyor emin ol buna. Sen elinden geleni fazlasıyla yapmışsın kendini suçlama.
0
Sadece soruyorum
(16.09.25)
(3)

görseldeki kedi yarası neye benziyor?

elorelia
https://i.hizliresim.com/rwrrb2m.jpegherhangi bir akıntı yok, elimle dokunduğumda da kedim tepki vermedi. daha önce hiç böyle bi yarası olmadı. dışarıyla teması olmayan bi ev kedisi. kaşıntı gibi bi durum da gözlemlemedim. sırt bölgesinde.3-4 gündür evde yoktuk. 6 senedir bizimle, daha uzun seyahatl
i.hizliresim.com

herhangi bir akıntı yok, elimle dokunduğumda da kedim tepki vermedi. daha önce hiç böyle bi yarası olmadı. dışarıyla teması olmayan bi ev kedisi. kaşıntı gibi bi durum da gözlemlemedim. sırt bölgesinde.

3-4 gündür evde yoktuk. 6 senedir bizimle, daha uzun seyahatlerimiz de oldu. birileri gelip bakıyor biz yokken. ama stresten çıkan bir şey mi, mantar mı, sürtme yarası mı? benzetebilen olur diye sormak istedim.

teşekkürler.
0
elorelia
(16.09.25)
evde bi kedi daha var mı?

küçük bir dış etken yarası gibi, kurumaya başlamış gibi hatta. 2. kedi varsa arada oynarken sert kaçırıyorlar, ya da bi yere sürtme çarpma olabilir. temizleyebilirsiniz yara bakım ürünleri var, favorim Pet Labs Poto Top. kendi kendine geçecektir. sadece orası varsa takip edin artmıyorsa tek seferliktir.
0
ofelia
(16.09.25)
Mantar olabilir, bizim kedinin bir ara sürekli mantar sorunu oluyordu, ona benziyor. İstanbul'daysanız sıkıntıyı çözen veterineri önerebilirim.
0
kobuzchu kiz
(16.09.25)
Stresten kendini yolmuş olabilir. Bizim dişi kedi kendi tüylerini yolup atıyor oğlanlara kızınca. Hatta ben oğlanlara kızınca da önce beni paralamaya çalışıyor sonra baktı ki bana diş geçiremedi, kendi kendine gıcık oluyor bu şekilde. Stresten yapabiliyorlar.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(5)

Karbonhidratı azaltmak

gnosis
Kilo problemim yok, kolesterol problemim var. Doktor karbonhidrat tüketimimi azaltmamı öneriyor ama ben karbonhidratsız doymuyorum. Boy: 167 Kilo: 52 Kolesterol: Ocak ayında 280'di, spor ile Eylül'de 245'e düştü.Kırmızı et sevmiyorum. Zeytinyağı dışında sıvı ya da katı yağ tüketmiyorum. Kolesterol i
Kilo problemim yok, kolesterol problemim var. Doktor karbonhidrat tüketimimi azaltmamı öneriyor ama ben karbonhidratsız doymuyorum.
Boy: 167 Kilo: 52
Kolesterol: Ocak ayında 280'di, spor ile Eylül'de 245'e düştü.
Kırmızı et sevmiyorum. Zeytinyağı dışında sıvı ya da katı yağ tüketmiyorum. Kolesterol ile bağlantısı olmayan kan değerlerim normal.
Her türlü öneriye açığım.
0
gnosis
(16.09.25)
Hiçbir şekilde düşmeyen kolesterolum, şeker ve şekerli paketli gıdaların tamamını kesince löööp diye düşmüştü.

www.youtube.com
0
Mirket
(16.09.25)
Kolesterolle karbonhidratın alakası sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.09.25)
Şekeri kesin +1

Günde en az 45 dakika saat tempolu yürüyüş.

İçiyorsanız sigarayı bırakın.

Doktorlar üzerinde durmamıştı, ama ben çok kafaya takmıştım. LDL'yi 170'ten 110 düşürdüm yaklaşık bir yılda. Ayrıca, HDL'yi az da olsa yükseltebildim.
0
auroraaurora
(16.09.25)
Okuyunca Trigliserid sonucuma baktım, 210'dan 156'ya düşmüş.
0
🌸gnosis
(16.09.25)
www.instagram.com

Şimdi önüme düştü. Ehlinden gör dedim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(3)

erkek saç kuruluğu çözümü / argan yağı önerisi

steve rogers
merhabalar, saçlarım kalın telli ve kabarık. bazı dönemler aşırı kuru bir his var. argan yağı önerisi geldi. marka öneriniz var mı veya başka bir yağ/krem önerisi?
merhabalar, saçlarım kalın telli ve kabarık. bazı dönemler aşırı kuru bir his var. argan yağı önerisi geldi. marka öneriniz var mı veya başka bir yağ/krem önerisi?
0
steve rogers
(16.09.25)
Ben çözümü duştan önce yağ sürüp öyle yıkayıp
Kuruladıktan sonrada krem sürmekle buldum.
0
kararsızataletfilozofu
(16.09.25)
Bol su iç, dışarıdan yağla geçici çözüm olur, saç derisi kuruluğu kullanılan şampuanın içeriğinden de kaynaklanır susuzluktan da. SLS, SLES, bişeyler daha var şampuanının bunlar olmamalı. Diye biliyorum.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Hindistan cevizi yağı, Hint yağı avokado yağı olabilir
0
pembediken
(16.09.25)
(4)

Hastane Randevusundan Önce Aile Hekimine mi Görünmek Gerekiyor?

elektr10
Merhaba.Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da? Eğer olmuyorsa sa
Merhaba.

Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.


Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da?

Eğer olmuyorsa sanki E-Nabızda "uzaktan muayene ol" gibi bir seçenek vardı görüntülü konuşuyorsun sanırım aile hekiminle. O şekilde işimi halletsem ve beni hastaneye sevk etse olur mu acaba?
0
elektr10
(16.09.25)
1. Evet önce aile hekimine gitmek gerekiyor. Onun sevk etmesi gibi bir şeyler çıktı en son.

2. E-nabız'dan aile hekiminin değiştirebiliyoruz, bir sistemi var onun da, ayın 1-21'i arası gece saat 12.00'de değişiklik kayda geçiyor, diğer günlerde bir sonraki aya atıyor sanırım, benzer bir şeydi tam hatırlayamadım şimdi. Geçen aylarda anneme yaptım oradan biliyorum. Bulunduğunuz yerdeki sağlık ocağı muhtemelen bakmaz, kendi hekiminize gidin der. Fakat bizimkinde hekimlerden birini nerdeyse hiç görmeyeceğimiz kadar dış görevlere gittiği veya izin aldığı için başka hekimler hastaları paylaşıyorlar. Belki böyle bir şey yaparlar, bi telefon edin sorun derim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
1. Hayır gerekmiyor. 182 veya MHRS'den direkt randevu alabilirsiniz.
2. 182'de aradığınız branşta yoksa ve sadece kayitli olduğunuz aile hekimi, uygun görürse randevu alabilir. Başka hekime sistem izin vermez. Bazen aile hekimine ayrılan randevular da dolu olabilir.
0
unalub
(16.09.25)
gerek yok direkt randevu alınıyor. gelmedi henüz o sistem.

aile hekimini e nabızdan değiştirebilirsin. yakına alabilirsin.
0
jelly bear
(16.09.25)
sistem değişmedi doğrudan hastaneden randevu alabilirsiniz.
sadece istenilen bölüme randevu bulamıyorsanız sizi aile hekimine yönlendiriyor. aile hekimlerine ek randevu oluşturma hakkı geldi. onlar gerek görürse size hastaneden randevu oluşturabiliyor.

genelde farklı yere kayıtlı kişilere bakmakta sıkıntı çıkartabiliyorlar. eğer o aile hekimi çok kalabalıksa size bakmaz. en mantıklısı aile hekimini taşımak.
kağıt üstünde uzaktan muayene diye bir şey var ama pratikte yok.
0
my fault
(16.09.25)
(9)

Haberlerde anlatılanları anlıyor musunuz?

sekizdokuzon
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.Teşekkürler.
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Asliye ceza mahkemesi, yani öz asıl mahkeme. Konkordato ise kampanya yapan sirket demek abi nesi zor anlamadim ahahahah
0
Shepard
(16.09.25)
Kampanya yapan şirket ne demek
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Bruce
(16.09.25)
"İstikşafî görüşmeler" dahil, hepsini anlıyorum. Birkaç dil, birkaç yüz kitap iyidir.
0
yadigar
(16.09.25)
Evet. Kelime dağarcığım geniştir. Örneğin: Konkordato önce iflasın alternatifi olarak ortaya çıktı. Sonra alacaklıyı tahsilat imkanına, borçluya erteleme şansına kavuşturdu. Ama yüksek enflasyon döneminde, son birkaç yıldır, şirketlerin nakit pozisyonunu düzeltmek için suistimal ettiği bir araca dönüştü. Tam Türk işi.
0
gabe h coud
(16.09.25)
kpss alancı olarak biliyorum/anlıyorum maalesef
0
Hallegadola
(16.09.25)
Böyle böyle dünyanın en çok dil bilen halkı olacaz. Bilmediğim ve anadilime ait olmayan kelimelerle yönetilmek zorunda olmak kötü bir şey.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
KPSS çalışırken Vatandaşlık'ı en sona bırakıp çalışmamıştım. Herhalde ona çalışsam tamamdı, okuduğum birkaç yüz kitapta bunlar yoktu çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Haber izlemiyorum artık ama denk gelirse tak olarak kelime anlamını bilmiyorsam bile bağlamdan anlayabiliyorsun.
0
mutekebbir
(16.09.25)
(2)

Parmak ucunda uyuşma

yadigar
İşaret parmağımın iç taraf ucuna kontrol kalemi sapladım. (İdeal aletler yoksa acele etme, eldekilerle macera arama diyorum hep kendime, yine bile bile lades)Kanamayı baskıyla bir şekilde durdurdum. Dezenfektasyon da ok. Tetanoz aşım da var, süresi dolmadı.Yarım gündür uyuşma ve hissizlik var bölged
İşaret parmağımın iç taraf ucuna kontrol kalemi sapladım. (İdeal aletler yoksa acele etme, eldekilerle macera arama diyorum hep kendime, yine bile bile lades)

Kanamayı baskıyla bir şekilde durdurdum. Dezenfektasyon da ok. Tetanoz aşım da var, süresi dolmadı.

Yarım gündür uyuşma ve hissizlik var bölgede. Normal mi, sinir hasarı mı?

Güncelleme:
İlk iki gün full uyuşuktu. Sonra üste bir tabaka sürülmüş gibi bir hissizlik kaldı. Sanki üstü nasır bağlamış gibi bir his. İki hafta içinde azala azala bitme noktasına geldi.

Güncelleme 2:
Bir ay sonra tamamen geçti.
0
yadigar
(15.09.25)
hocam acile gitmeni öneririm. buradan kimse yardımcı olmaz.
0
elektr10
(16.09.25)
Geçmiş olsun ama gerçekten acile git, belki sinirleri hırpaladın belki kemiğe dadandın bilmeyiz buradan. Uyuşma hissizlik evet sinir hasarı ama dahası var mı o önemli, kangrene gitmesin parmak. Hiç değilse nörolojiye ulaşmaya çalış.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(6)

kızılcık şerbeti olayı

jepa
diziyi izlemediğim için medyadan takip ettim ama içeriğini tam öğrenemedim. son bölümde daha önce başka bir dizide olmayan gelişmeler olmalı ki senaristi bile gözaltına aldırsın diye düşündüm. nedir bu yaygaranın sebebi?
diziyi izlemediğim için medyadan takip ettim ama içeriğini tam öğrenemedim. son bölümde daha önce başka bir dizide olmayan gelişmeler olmalı ki senaristi bile gözaltına aldırsın diye düşündüm. nedir bu yaygaranın sebebi?
0
jepa
(15.09.25)
akp
0
onheil
(15.09.25)
Ata benli isimli bir youtuber var. Diziyle ilgili Şikayetçi olan ve şikayet zinciri oluşmasını sağlayan kişi bu sanırım.
0
ezkaza
(15.09.25)
Son bölümde ve bir sonraki bölümün fragmaninda
1) iki kardesin evli oldugu insanlar birbiriyle yasak iliski yasamaya baslamislar. Iliskinin nasil basladigi bilinmiyor zaman acisindan yazin olmus bir sey gibi. İlerleyen bölümlerde islenecek bir seydi galiba

2) mülayim anakarakter yasli aile babasi dinci adamin dinci karisini aldatip evlendigi yeni basi acik kadin exiyle iliski yasamaya baslamis. Bunun nasil oldugu da muallakta.

Sebep tabii ki de akp ama bunlar son bölümde olan olaylar. Genel olarak senaryo tikanmis olmali galiba ama reyting aliyor. O yüzden çok saçmaladilar.
0
sonsuz
(15.09.25)
yaygaranın sebeni, türkiye gerçeklerini herkesin yüzüne vurması. nedense bu sefer zorlarına gitti birilerinin.

oysaki gündüz kuşağı programlarına neler neler oluyor da kimse bir şey demiyor.
0
stay with me
(16.09.25)
Türkiye gerçeklerini yüze vurmak değil yaygaranın sebebi.

Bu gerçekler her ülkede var, özellikle de Avrupa ve Amerika'da bol bol var ama "aklı başında" denebilecek, yaşam standartları ve huzur katsayısı yüksek ülkelerde bu tarz içeriklere haber olarak bile müsaade edilmiyor. Çünkü bunların sürekli gözler önüne serilmesi, sürekli seyre sunulması ve seyredilmesi bu tarz davranışların ve değerlerin yani ahlaksızlığın normalleşmesine, sıradanlaşmasına sebep oluyor. Üçüncü göz diye bilinen epifiz bezi kullanılarak yapılıyor bu. Halkın hepsi bunu böyle ifade edemez, herkes her şeyi bilmek zorunda değil ama bilenlerin itirazı ve tepkisi buna.

Doğru dürüst bir yaşam sürmek istiyorsak kusura bakılmasın bu tarz diziler filmler haberler programlar hatta yine söylüyorum acılı arabesk müzik ve söz içeriği benzer olan müzikler yasaklanmalı. Bu yasak, yasaklanma olduğu unutulacak kadar çok sürdürülmeli. Ülkede doğru düzgün eğitim verilmediği ve kimse kendini ekonomik ve sosyal ve temel anlamda güvende hissetmediği, bir de büyük tepkiler göstermeye korktuğu için herkes kendini bunlarla uyuşturuyor, farkında değiller. Ama kimse kimin eli kimin cebinde manzaralarını seyretmek zorunda değil, bütün bu tepkiler sonuna kadar haklı.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
gözaltı olayının kızılcık şerbetiyle alakası yok.

zamanında can evrenol ile "çıplak" dizisini beraber yazdılar. çıplak dizisinde eskortluk yapan bir genç kadının hayatını anlatıyordu.

4-5 sene önce verdiği bir röportajda bu durumun türkiye'de bir gerçek olduğunu ve kadınların bu işi zevk alarak da yapabileceğini anlattığından mütedeyyin kesimi kızdırmış, o yüzden göz altına aldılar.
0
false pretension
(16.09.25)
(13)

Ateşi düşmeyen bebek

administ
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de anlatıldığı gibi değilmiş. Ne yapsak ya devlet hastanesine mi götürsek acaba acile?
0
administ
(15.09.25)
Hayır sakin olun calpol falan da vermeyin yetişkinlikte astıma sebep oluyor.

Ateş vücudun kendini savunma ve iyileştirme yöntemlerinden biridir denir, ateşten korkmayın. 39,5'a yaklaşırsa o zaman acile gidin, doktora gitmişsiniz zaten, korkmayın demiş. Korkmayın. Korkunuz bile onu yatıştıramıyor olabilir. Bi sakin olun, sirkeli ılık su yapın içinizi rahatlatacaksa, dirsek için diz arkası el ve ayak bilekleri gibi yerlere koyun ama bi sakin olun.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
öncelikle telaşlanmayın. hepimizin çocuğunun başına geldi bunlar.

40'ı geçmediği sürece havale geçirmez. 6 saatte bir calpol verebilirsiniz. calpol yeterli gelmiyorsa 6 saati beklemeden dolven de verebilirsiniz. aynı ilacı 6 saatten kısa süre içinde vermeyin.

ılık suyla yıkayabilirsiniz. onun dışında koltuk altlarına, bacak içlerine ılık suyla ıslatılmış bezle kompres yapın. bırakın vücut mikropla savaşsın.

ateş inatçı ise, düşmüyorsa 3 gün bana uzun geldi ama yarın veya öbür gün sabah tekrar götürebilirsiniz.

kulak içi ölçümü, koltuk altına göre daha doğru sonuç verir.
0
kibritsuyu
(15.09.25)
dolven bizim çocukta daha etkili oluyordu uyumadan önce içiriyorduk ateşi düşmeye başlıyor 6 saat sonra tekrardan içiriyorduk ama doktor kan tahlili yapıp antibiyotik yazmıştı. Hatta ben serum bile taktırmıştım çocuğa. Ateş vücudun verdiği bir tepki hastalığa karşı 2 günden fazla sürmüyor genelde
0
atcapar
(15.09.25)
bebeklerde kac derece üzeri ates sayilir bilmiyorum,

ama Allah korusun yuksek ates oldugunda
aklinizda olsun,
koltuk altlarina,
eklem yerlerine
sirke sürün ve ilik su ile yikayin,

soguk degil sakın ha,
ılık su ile banyo ve sonra acile sevk.
0
designer
(15.09.25)
Cocugun yasi kac? Öncelikle bu önemli. Ilk 12 hafta icinde ates 37 üstüne cikinca hemen acile getirilsin isteriz. 12 hafta sonrasinda cocuklarin atesleri 39'u görnediyse acil yolu henüz gözükmemistir.

Kulakici termometreleri ile daha yüksek almaniz normal. Atesi bebekte popodan ölcmek gerekir ancak bunu ebeveyn olarak siz yapmayin. Koltuk altından ölcüp not etmeye devam. Cocugu üsütmeyecek sekilde dus aldirin, özellikle kasik bölgelerini erkek cocuksa serin tutun, basina nemli bez baglayin. Yemeye zorlamayin. Bu bir sürec. Fiiiirt diye iyilesmiyor vücut. Koltukaltindan 39 dereceyi ölcersebiz hemen acile. Gitnisken acil durumlar icin fitil yazdirin. Su an evinizde ates düsürücü fitil olsaydi verin derdim. Calpol vermeniz yanlisi degilim.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
yukarida arkadas ifade etmis, tekrara duşmüşum

+ muhayyer
0
designer
(15.09.25)
geçmiş olsun. bizim oğlanın ateşi çıktığında biz ilk soyardık onu gerekirse üzerinde sadece bez kalırdı. baktık rahatlayamadı ılık bi duşa sokardık kucakta. şurup son çare olarak verirdik.
Bu arada ilk çocuk mu ve kaç aylık?
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
Telefondan rahat yazamadım, bilgisayardan kökleyeyim şimdi.


Çocuklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ateşlenirler. Sağlık açısından görece düşük risk taşıyan rahatsızlıklar bile onlarda ateşe neden olabilir. Bu, önemli bir savunma mekanizması ve vücudun bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisidir. Vücut, yabancı organizmaların (bakteri ve/veya virüsler) hayatta kalamaması için fazladan ısı üretir. Yani yüksek ateş çocuğunuzun hastalıkla savaşmasına yardımcı olur, yani çoğu durumda ateş iyi bir şeydir.

Ateş, ≥38,0°C çekirdek vücut ısısı olarak tanımlanır.
Bebeklerde çekirdek vücut ısısını ölçmenin en güvenilir yolu rektal ölçümdür. 4-5 yaşından büyük ve iş birliği yapabilen çocuklarda oral ölçüm düşünülebilir. Koltuk altı sıcaklığı ölçümleri rektal ölçüme göre daha az doğrudur. Koltuk altı ve rektal sıcaklık ölçümleri arasında bir korelasyon vardır; koltuk altı ölçümü genellikle 0,5-0,85°C daha düşüktür.
Kulak zarı (timpanik membran) termometreleri çocuklarda çoğunlukla doğru sonuç vermez. Temporal arterden yapılan ölçümler bazı çalışmalarda rektal ölçümle iyi bir şekilde örtüşse de hastalar ateşliyken daha zayıf sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Bebekte ateş şüphesi varsa mutlaka çekirdek (rektal) ölçüm yapılmalıdır.

Burada bir nota bene: 3 yaş ve altındaki çocuklarda rektal sıcaklık ölçümü altın standart olarak kabul edilse de bu yöntemin kötüye kullanılmaması gerekir (çocuk için streslidir ve ayrıca bağırsak duvarının delinmesi riski vardır).

Değerlendirmede önemli olan diğer klinik parametreler şunlardır:

*Yorgunluk, halsizlik belirtileri
* Uyuşukluk
* Az beslenme
* Huzursuzluk
* Konsol edilememek
* Ağlama düzeninde değişiklik
* İç çekme, homurdanma
* Hızlı soluma
* Peteşiyel döküntü (küçük kırmızı lekeler)
* Öksürük, burun akıntısı veya hırıltılı solunum
* Kulak ağrısı veya çocuğun kulaklarını tutması
* İshal ve kusma


Çocuklarda ateşe neden olabilecek birçok durum vardır. Bunlar şunları içerebilir:

* Üst solunum yolu enfeksiyonları
* Orta kulak iltihabı (otitis media): kulak ağrısı
* Bronşit
* Tonsillit (bademcik iltihabı)
* Gastrointestinal enfeksiyon
* Akciğer iltihabı (pnömoni): öksürük, artmış solunum hızı, nefes darlığı, şişkin karın ve karın ağrısı
* İdrar yolu enfeksiyonu
* Menenjit: baş ağrısı, boyun tutulması, ışığa hassasiyet
* Su çiçeği, üç günlük ateş (roseola infantum), kızamıkçık, kızıl, kızamık ve kabakulak gibi çocukluk hastalıkları; karakteristik belirtiler ve deri döküntüleri ile birlikte
* Apandisit (apandisit)
* Uzun süre ağlama, sıcak güneşte oturma veya oyun oynama
* Diş çıkarma
* Aşırı ısınma
* Dehidrasyon (sıvı kaybı)


Ateş vücudun enfeksiyona karşı doğal tepkisinin bir parçasıdır, bu nedenle çocuğun huzursuz olmadığı durumlarda tedavi gerektirmez. Çocuğun mutlu ve başka bir rahatsızlık belirtisi göstermediği durumlarda, hemen ilaç kullanmaya odaklanmaya gerek yoktur.

Bebeklerde ateş için güvenli ve evde uygulayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler altta yatan hastalığı tamamen iyileştirmese de vücut ısısını düşürmeye ve çocuğu rahatlatmaya yardımcı olabilir. Yapabilecekleriniz şunlardır:

1. Fazla giysileri çıkarmak

2. Ten tene temas, kanguru yöntemi (babywearing)

3. Oda sıcaklığını normal tutmak, temiz hava almak

4. Ilık suyla banyo yaptırmak

5. Soğuk kompres: temiz, nemli bir bezi çocuğun alnına koymak

6. Bol sıvı ve sevdiği yiyecekleri sunmak (6 aydan büyük bebekler için)

7. Emziriyorsanız sık sık emzirmek

8. Bebeğiniz mama ile besleniyorsa öğünleri atlamadığından emin olmak (zorlamadan)

Eğer çocuğunuzun ateşi 38,5°C’nin üzerindeyse ve rahatsız veya huzursuzsa, pediatrist ateş düşürücü ilaç (örneğin parasetamol veya ibuprofen) vermenizi önerebilir.

Prensip olarak, emin olmadığınız durumlarda ateşli çocuğunuzla doktora gitmek daha iyidir. Doktor, ateşin nedenini belirleyebilir ve uygun tedaviyi başlatabilir.

Ateş bazen daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun ateşini yönetmeyi, tedavi etmeyi ve ne zaman tıbbi yardım almanız gerektiğini bilmek önemlidir. Aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurmalısınız:

1. Çok yüksek ateş (39°C veya üzeri)

2. Çocuğunuz yakın zamanda ameliyat olduysa

3. Ateş düşürücü önlemlerle geçmeyen ateş

4. Uzun süreli ateş (3 günden uzun)

5. Üç aydan küçük bebeklerde ateş

6. Hırıltılı veya hırıltı ile nefes alma

7. Işığa karşı hassasiyet

8. Nefes alırken burun deliklerinin açılması

9. Beyaz veya mavi cilt, özellikle tırnak etrafında, ağız veya dilde

10. Nefes alırken kaburga kaslarını içe çekme

11. Baş ağrısı, uyuşukluk, karın ağrısı, ağrılı idrara çıkma, genel durum bozukluğu, nöbetler, susuzluk belirtileri (kuru mukozalar, çökük gözler veya çökük fontanel) gibi ciddi diğer belirtiler

12. Bebeklerde içme güçlüğü

13. Bilinen kronik hastalıklar, örneğin bağışıklık eksikliği, kalp kusurları veya kanser

Bu yazımı ilerisi için kenara kaydedin, gerektiğinde bakarsınız. Ateş çoğu zaman bebeğin değil, ebeveynlerin rahatsızlık sebebidir.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Doktora gerek yok burada bir sürü doktor var. Boşuna özele para verme devletede gitme buradaki doktorları,psikologları,psikiyatristleri dinle sen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
dolven calpol dönüşümlü. duruma göre antibiyotik. verdiğiniz dereceler çok normal derece. soğuk uygulama yapacaksınız. tıpku sizinde hasta olduğunuzda annelerimiz gibi. maalesef yeni nesil anneler üşüyor-kıyamıyorum maalesef böyle. Çocuğun burnu tıkalı acile açtırmaya geliyor. Neyse evhamınızı anlıyorum ama dediğimiz gibi.

vücudun her bölgesinin standartı farklı derecedir. sizin 38iniz bizde subfebrildir.

geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(16.09.25)
geçmiş olsun. geçenlerde aynısı 20 aylık kızımızda oldu. tam 3 gün sürdü 3. gün pat diye kesildi. calpol ve ibufen dönüşümü yaptığımız halde ateşi dinmiyordu. meğersem 6. hastalık diye birşeymiş. doktorumuzda 3 gün bekleyin geçmezse antibiyotik yazarız demişti. tam da dediği gibi 3. gün geçti 6. günde deride döküntü oldu ve bitti.
0
bigcaptain
(16.09.25)
doktor değilim öncelikle.
dolven çok etkili oluyor ama 7 kilo üstü bebeklere verilebiliyor. 4 saat arayla dolven + calpol dönüşümlü kullanmak dirençli ateşi 12 saat içinde düşürür. sadece ebeveyn tavsiyesi.

geçen hafta 3 gün dirençli ateşten sonra döktüntü başlayıp el ayak hastalığı olduğunu öğrendik biz de. inşallah sizinki öyle değildir. çok pis bir hastalık.
0
kaptan maydanoz
(16.09.25)
hepinize teşekkürler. o gece hepsini okudum ve rahatlamıştım. tikleri şimdi verdim. 3.güne daha gelmeden ateş ilaçsız olarak kademeli düştü. Şimdi eskisinden de yaramaz bir şekilde emekliyor evin içinde. hepinize teşekkürler.
0
🌸administ
(17.09.25)
(7)

Ev işlerini yapma motivasyonu

kararsızataletfilozofu
Evde bulaşıkların yıkanması, çamaşırların yıkanması, ütünün yapılması, evin süpürülmesi, yemek hazırlanması lazım.Birazdan muhtemelen ya bunları yapıcam yada kendime kıza kıza uyucam.Bunları yapacak motivasyonu bulamıyorum.Neden ? Çünkü bir süredir bir kız (spor hocam) konusunda sürekli gel-gitler y
Evde bulaşıkların yıkanması, çamaşırların yıkanması, ütünün yapılması, evin süpürülmesi, yemek hazırlanması lazım.
Birazdan muhtemelen ya bunları yapıcam yada kendime kıza kıza uyucam.
Bunları yapacak motivasyonu bulamıyorum.

Neden ? Çünkü bir süredir bir kız (spor hocam) konusunda sürekli gel-gitler yaşıyorum.
Kızdan gördüğüm bir soğukluk, buluşmayı ekme, 5saat sonra cevap verme, başkalarıyla buluşması benim enerjimi bitiriyor sadece uyumak istiyorum.
Yaklaşık bir aydır durum böyle zaman zaman iyiyim zaman zaman kötüyüm.

Kızın karakteri hayatı işi filan bana pek uygun değil, bana uyum sağlayacak gibide değil,
Benden hoşlanmıyorda ama eğleniyor yanımdayken, tanıyıp başka seviyeye taşıma çabasıda yok benim çabalarımıda boşa çıkarıyor konuşmak pek istemiyor gibi.
Ama başkalarıyla da konuşmak, flörtleşmek içimden hiç gelmiyor.

En azından şu ev işlerini halletmem lazım ne yapsam ?

Biliyorum her hafta en az iki duyuru fixledim, bu ara yalnızlıkla birleşince böyle oldu önceki cevaplar için teşekkür ederim kusura bakmayın.
0
kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Düşün ki bir anda onun sana gelmesi gerektiğini, üstelik sevişme ihtimali var. Pislik bir evde saçma sapan bir şekilde karşılamak mı daha sevimli temiz ve etkileyici bir evde karşılamak mı.

Beşşş dakkada ddeğişir bütün işler demiş Mazhar Alanson.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
@muhayyer divan doğru demiş ha, ama atladığımız şey bu abimizin durumu sakat, kendisi duygusal olarak zor bir durumda. @arbre'nin dediği gibi beklenen şekilde anlamazsa boşuna arkadaşımızı üzmüş olacağız.

@kararsızataletfilozofu abi başı bağlı diyoruz sana, senin anana bacına yapsalar iyi olur mu diyelim illa? Ev işlerini yapma, enerjin bittiyse neyi yapmak istemiyorsan yapma. Adaya mı düştün, bir o mu var sanki? Sil geç, engelleme ama sil geç her yerden. Buluşmalara da gitme. Spor salonunu da değiştir, hayatın düzene girsin. Bu dediklerimi yaparsan sana huzur ve mutluluk müjdeliyorum.
0
Shepard
(15.09.25)
Teşekkürler cevaplar için eksik olmayın, ev işlerini hallettim sayılır yemek haricinde, hiç bir şey yiyesim yok zaten.

Spor haricinde bu kız hiç iyi değil mümkün olduğunca geri çekmeye konuşmamaya çalışıcam.

Açılayım kurtulayım düşüncesi sürekli geçiyor ama hem spordan olup hem saçma sapan bir kısıtlamaya sokmak istemiyorum kendimi.

Zaten attığım adımları bile savuşturduğu için artık adım atmayı iltifatı filan bıraktım çenemide biraz tutmam lazım sadece.

Yanındayken çok iyi hissediyorum ama uzaklaşınca iletişim kuramamak filan çok yıpratıyor esas sorun bu aklıma gelmese çok daha huzurlu olacağım.

Akşamları çok boş hayatım ondan dolayı böyle oluyor sanırım reels izleye izleye uyumaya çalışıyorum tüm akşam.

Başı bağlı değil, flörtü veya flörtleri var yada en azından benden daha fazla yakın olduğu erkek arkadaşları var diyim.
Ama sevgili yok.

Akşamları dizi bile açıp izlemeye üşeniyorum bazı günler işte bunu çözmeye çalışıyorum bir yandan
0
🌸kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Ufak ufak, basit işlerden başla. Gerisi gelmezse bırakırsın. Yarın kaldığın yerden devam et. Arkaya bir müzik ya da podcast bir şey aç. O kızın bir tarafı kalkmış, sana bakmaz.
0
sekizdokuzon
(15.09.25)
Durumun varsa bu işler için birini tut. Kimse vazgeçilmez değil
0
pembediken
(15.09.25)
Baska seviyeye tasimak istemiyorsa baska seviyeye tasimak istemiyordur. isterse bekar olsun farketmez. kiz belli ki o anda gulup konusuyor arkadas canlisi davraniyor siz kendiliginizden gelin guvey olmussunuz daha fazlasini bekliyorsunuz. sacma.

bu duygulari analiz edip "of ya ne les ve salak bir insanmisim" demedikce ve farkindalik gelistirmedikce gecmeyecek. ve siz bu anlayis seviyesine anca kadinlarin gulmek ve arkadasca davranmakla size baska seyler borclanmadigini idrak edince ulasacaksiniz.
0
warrior princess
(16.09.25)
Bir şeylere yorgun olma, enerji bulamamak benim için kafayı toparlamama ve mental yorgunlukla alakalı oluyor genelde, bu herkeste aynı olmayabilir. Ancak odak noktamı bozacak gelişmeler olduğunda enerjisiz düştüğümü fark ettim.

Sizin durumunuzda da yaşadığınız gel gitler muhtemelen enerjinizi sömürüyor. İmkanınız varsa bir süre bir yardımcıdan destek alın, evi kolay temizlenebilir şekilde minimalist düzenleyin. Kendinize küçük rutinler oluşturun, örneğin ortalığı dağıtmama adına bardağı işiniz bitince hemen bulaşık makinesine koyma gibi.

Yavaş yavaş bir düzen ve rutin oluşturursanız her şey daha kolay olur. Sosyal medyada fazla vakit geçirmeyin en fazla enerji sömüren şey sosyal medya.
0
titanic kemancısı
(16.09.25)
(3)

Neden koruyucu koyuyorlar?

messina123
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna o kadar zararlı kimyasalları mı bize yediriyorlar?
0
messina123
(15.09.25)
İkincisi. Daha çok para.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
dincilerin ürettiği hiç bir mala güvenme. içine koyup yazmazlar. aynes rezaletini araştırırsan görürsün. yıllarca meb okullarına paket süt verdiler. bozuk sütleri alıp satıyorlar halen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
Zararlı kimyasal konusu tartışılır, her koruyucu ya da katkı maddesi zararlı diye bir şey yok. Zaten öyle ya da böyle bütün katkı maddeleri belli kontrol ve yönetmeliklere istinaden kullanılıyor.

Katkı maddelerinin amaçları farklı; kimisi ürünün son kullanma tarihini uzatmak için kullanılıyor, kimisi kıvamını arttırıyor, kimisi o ürünün o şekilde ve tatta sunulabilmesi için gerekli. Tabi ki maliyet de göz önünde bulundurulan bir etken ancak "Bu ürünün içine fındık koymak yerine basalım kimyasalı da ucuz olsun" bir marka açısından hele de günümüzde sürdürülebilir bir pazarlama stratejisi değil, zaten bir çok katkı maddesi görece az miktarda kullanılıyor; ürünün miktarının yarısı kadar koruyucu koyup sonra onun kıvamını ve tadını tutturmak, bu sayede de kar etmek çok mümkün değil.
0
salihdt
(16.09.25)
(13)

Aşksal mevzular

yuvarlanantencereninkapagi
Anlaşabildiğin, keyifli vakit geçirdiğin, birlikteyken huzurlu ve mutlu hissettiğin, gelecek planlarının benzeştiği, iyi seviştiğin, birbini her anlamda beğendiğin birini bulmak zor bir ihtimal ve insanların bunu bulunca bu kadar kolay kaybedebilmesini gözden çıkarabilmesini anlamakta güçlük çekiyo
Anlaşabildiğin, keyifli vakit geçirdiğin, birlikteyken huzurlu ve mutlu hissettiğin, gelecek planlarının benzeştiği, iyi seviştiğin, birbini her anlamda beğendiğin birini bulmak zor bir ihtimal ve insanların bunu bulunca bu kadar kolay kaybedebilmesini gözden çıkarabilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Büyük bir aptallık ve toy bir hareket gibi geliyor bana. Özellikle erkek bireylerin bunu yaptığını düşünüyorum. Ne var bunun arkasında? Başta söylediklerimin tümünün her iki taraf için geçerli olduğunu varsayıyorum. Sadakat korkusu mu, tek eşli olmaktan korkmak mi? Olgunlasamamak mi, başka bir seyler mi?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(15.09.25)
Tam aradığın cevap burada ve azımsanmayacak kadar çoklar.
(bkz: kaçıngan bağlanma )
0
hain kostokk
(15.09.25)
Birkaç yıllık evliyim öncesinde birkaç ilişkim oldu teki ciddiydi. Öncelikle ilk cümlenizde anlaşılan kişiyi bulmanın zor olması bence kesinlikle yaşla ilgili. 20li yaşların ilk yarısı ayrı ikinci yarısı ayrı. 30lqr başka 40a doğru iyice zorlaşıyor. Hem birçok insan evlenmiş oluyor hem kişiliğiniz uoturuyor esneyemiyorsunuz çok.
Kaybetmeye göze almak ise, oturalan kişilikte ne kadar esneyebileceğine karar veriyor kişi bence. Ne kadar değişebileceği, uyumun ne kadae sürebileceği vb. bir de şöyle gözlemim oldu 35-40 yaş arası çiftler için, hatınların maddi durumu iyiydi ve ailesi (eğitim, kültürel, maddi vb) erkekler kadın dostlarımı bıraktı. Aileleri tanıştıktan sonra oldu. Bence maddi olarak kaldıramayacaklarını düşündüğü ve kendini eksik-yetersiz hissetmesin diye. Korktular. Gerek yoktu ama bizim türk erkekleri bu tür şeylere de önem veriyor ve ilişki bitirebiliyor diye düşünüyorum.
0
cccbehzatccc
(15.09.25)
işin içine aile giriyor olabilir

+

gelecek planlarının benzeşmesi aslında o kadar da benzeşme olmayabilir.

aptallık mıdır evet.

onun dışında doğru zaman / kişi / yer üçlemesini tutturmak neredeyse imkansız.
0
rain when i die
(15.09.25)
Aşksal değil evrimsel mevzular bunlar. Genetik çeşitlilik, üreme başarısını artırma vs. biyolojik açıklaması olan bir şey.
0
beyfendi
(15.09.25)
İnsan doyumsuz.
Kadınlar erkekleri erkekler kadınları tanımıyor.
Senin iyi sevişme dediğin ile erkeğin dediği aynı değil.
İnsanların doyumsuzluğuna engel olacak şeyler lazım.
Çok çalışkan, çok dindar erkeklere bakabilirsin mesela. Çalışkanlar çapkınlığa vakit bulamaz. Dindarlar bu bana yasak der.
0
benaslindayohum
(15.09.25)
bunlara sahip insanlarin da aradigi baska seyler var senin memnun olman onun da oldugu anlamina gelmez+1 boylesinin zor ihtimal olduğunu sen soyluyorsun ama o rahat iliski kuran, flortoz, sıkılgan, ozgurlugune duskun ve yenilik seven biri olabilir
0
ala09
(15.09.25)
Pek de aşksal olmamasi ..
0
abuzer
(15.09.25)
Ayrıca abuzer artı bir.
İki sevişmeye öpüşmeye aşk demeyelim lütfen.
0
benaslindayohum
(15.09.25)
Evden işe işten eve giden sakin bir sosyal hayatı olan erkek bile konu evlilik olunca kısıtlanacağını düşünüyor, garip psikolojik bir olay

Hayatında bir bölümü kapatıp yeni bir bölümüne geçmeye hazır olmamakla ilgili
0
grimavi
(15.09.25)
Bana da büyük israf geliyor. Kadir kıymet bilmezlik, tatminsizlik, olgunlaşmamislik, şerefsizlik.
0
sekizdokuzon
(15.09.25)
20li yaşlarda özellikle kısıtlanma korkusu çocuk filan olup hayatın başka şekilde evrilmesi,
Hatta boşanıp nafakaya mahkum kalma,
Ama insan 30lu yaşlarda artık birini istiyor hayatında evlenmekte istiyor ama tek kişi olsun bitmesin istiyor.
Fakat şuan kız-erkek farketmeksizin insanlar çok fazla boşanıyor ve artık ömür boyu ilişkiye sıcak bakmıyorlar bence bu da güven duygusunu herkesin kaybetmesine sebep oluyor bu temelde oturmuyor ilişkilerde.
0
kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Ben merkezcilik. Narsisizm. Anasının büyütemediği kuzusu olma durumu. Ben erkeğim ben özgürüm ben istediğimi yaparım kafası. Elbette ki olgunlaşmamışlık, hamlık, çiğlik. Kadın için de geçerli. İnsanları tuvalet kağıdı gibi kullanıp atmayı güç sanan bir tomar salak olur bunlar. Kalp bir tek kendilerinde var, zaman, ömür bir tek bunlarda kıymetli falan. Yatırıp 200 zopa vursan yine akıllanmaz bilinçlenmez bunlar.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
Popüler kültürün etkisi. Maalesef bu döneme denk geldi. Kadınları para avcısı olarak gören var. Erkeklerin birbirini gazlaması var.
0
pembediken
(15.09.25)
(11)

Sahibinden'de satın alamayacağınız taşınmazlara bakıyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmay
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmaya başladım.

Siz böyle şeyler yapıyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapmam. Bir villa bakıyorum ama uçuk kaçık bir şey değil. Bir de yazlık bakıyorum, o da kelepir sayılır fiyatlarda.
0
gabe h coud
(14.09.25)
elbette. istanbul yali daire piyasasi benden sorulur
0
sonsuz
(14.09.25)
Sadece arada arsa bakıyorum arkadaşlarla emeklilik evi için.
0
kisa
(14.09.25)
arada bakar hayal kurardım ama artık bu işi ilerlettim. zillow'dan yani amerika'dan bakıyorum. önce o şehirde bu mesleğimle maaşım kaç olur diye araştırma yapıyorum, sonra gelirim giderim ne olur onu hesaplattırıyorum. chatpgt yapıyor hepsini. sonra da nasıl evlerde yaşayabiliyorum onlara bakıyorum. en kötüsü bile buradaki evimin en az 2 katı olduğu için hayal kurmak çok mutlu ediyor.
0
art cat chocolate
(14.09.25)
Gerçeklerin nesi heyecanlı lo
0
🌸sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapsam iyi olur aslında. Hayal panosu gibi bir şey. Kendime ev bakıyormuşum gibi olur ne güzel olur. Araba da bakarım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Ay evet çok hoşuma gidiyo. Bi takım aşırı pahalı daireler işte boğaz manzaralı filan ya da köşklerin emlak danışmanı oluyo ya öyle ilana fiyat filan yazmıyolar. Aşırı merak ediyorum. Ama paramın asla yetmeyeceği ses tonumdan bile belli olacağı için arayıp sormuyorum. Meraktan çatlıyorum.
Bi debazen işlerim çok yolunda giderse ve doğru şekilde birikim yaparsam 10 yıl sonra alma ihtimalim olma ihtimali beeelki olabilitesi olanlara bakıyorum. Ama o o kadar eğlenceli değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.09.25)
Yok asla, moralim bozulur. Sokaktaki arabaları görünce dahi üzülüyorum. Toplumun yüzde olarak çok altında kalıyorum.
0
baldan kaymak
(15.09.25)
ben de zillow'dan miami'de, immobiliare'den roma'da ev bakıyorum emeklilik için.

hayaller hayatlar.
0
Hallegadola
(15.09.25)
Bir dönem böyle bir hobim vardı sürekli girer bakardım ama öyle daire falan değil malikaneler, köşkler, yalılar bunları gezerdim hoşuma giderdi sonra bıraktım, artık Enes yılmezer izliyorum :)
0
mutekebbir
(15.09.25)
son 5 yılda harıl harıl satılık/kiralık ev aramadığım ilk sene bu sene oldu o yüzden bıktım sahibindende ev aramaktan ve bayadır girmiyorum hatta uygulamayı da sildim telefondan. Zaten araba merağım da yok ve hatta kişisel arabam da yok yani o alanda da yokum. Eskiden arada keyfine bakardım böyle rezidansların bilmem kaçıncı katındaki loft dairelere (villa insanı değilim hiç) ama ondan da sıkıldım. Zaten mahallemi çok seviyorum, bu civarda bir tık daha yeni ve güvenlikli vs bir apartman dairesi bulsam bi daha ev mev bakmam yaşamak için. Yatırımlık falan anca
0
nundu
(15.09.25)
(20)

bu laf sokma mı değil mi?

deartheodosia
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”. bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle a
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”.

bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle aramızda “laf sokmama” anlaşması vardı :d ama devamlı bi şeyler söyleyip sonra reddediyor. sizce de bu bariz laf sokma değil mi? :p

teşekkürler.
0
deartheodosia
(14.09.25)
ne demek istedigini dusunuyorsunuz peki? yani ne konuda laf sokmus? gercekten anlamadigim icin soruyorum.
0
songforsomeone
(14.09.25)
sanki hayaller yurtdışı gerçekler diyarbakır gibi @song
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bence güzel espri ya. Aranızdaki gerginliği azaltmak istemiş olabilir mi?
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
8910, ben de güldüm inkar etmeyeceğim ama devamlı anlaşmayı bozup şaka yaptım ya da bu laf sokma sayılmaz dediği için ek görüş almak istedim.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Normalde laf sokma demem ama dokundurma iması yarattığı için anlaşmayı bozar diyorum.
0
Bruce
(14.09.25)
Geçmişle olan anlaşmanızı hesaba katarsak laf sokma gibi ama daha çok espri var denebilir.
Sıra sende artık. Ona sinsi şakalar hazırla
0
diyecevaplandı
(14.09.25)
Ahaha guldum ya, iyiymis ve bence de dokundurma. Laf sokma sayilmaz :)
0
sey mi dostum
(14.09.25)
dalga geçmiş bal gibi :)
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
Yurtdışına gitmek yurtiçi gezi yapmaktan daha hesaplı. Neyin laf sokması olabilir ki ?

Bu hayatı bu kadar kafaya takmayın ya , yarın hiç olmayabilir.
0
Mcfly
(14.09.25)
mcfly, ben laf dokunduramıyorum ama o yapıyor, neden ciddiye almayayım ki şimdi bunu :) anlaşma varsa çift taraflı uyulmalı yoksa ben de bi şeyler söylemek istiyorum ama kendime engel oluyorum her defasında.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bana komik geldi ya, bi de ben boyle seyleri hic boyle kotu almam yani laf sokma benim icin negatif bisi, bu sadece komik geldi acikcasi. Ama su acidan bakabilirsiniz, filozofik olursak, genellikle alinganlik/lafsokuldugunu dusunme genellikle bizim aslinda rahatsiz hissettigimiz konularla ilgili oluyor, mesela kendimizle barisik olmadigimiz seylerle ilgili. Oyle bir durum var mi sizde? Ona bakabilirsiniz? Bana komik geldi, guler gecerdim laf sokma demezdim acikcasi, onun icin sordum ne anladiniz diye
0
songforsomeone
(14.09.25)
komik değil bence hatta yazmak için kendini baya zorlamış gibi geldi bu sebeple anlaşmayı bozmuş diyebilirim
0
basond
(14.09.25)
Laf sokarak da espri yapılabilir. Epey de yaygın. O yüzden "komik bence" demek sorunun cevabını vermiyor. Bu arada net laf sokmuş ama komik.
0
nawar
(14.09.25)
Onunki laf sokma da seninki değil. Yani çocuğun tişörtünün nesinden tahrik olmuş nasıl bir alaka kurmuş anlamadım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
paris tokyo london diyarbakır'a gitmiş demiş güzel demiş laf sokma yok bence
0
Shepard
(15.09.25)
sana şöyle söyliyim, fotoğrafı gören herkes aynı şeyi demiştir kendi kendine, bir arkadaş cesurca yazmıştır. yani sadece bu yazan arkadaşın fikri değildir bu komik bir raslantı olmuş üzgünüm
0
Hallegadola
(15.09.25)
günaydın :) @hallegadola, çocuk londra’ya falan da gitti birçok kez, konu gidememe değil. ayrıca diyarbakır çok çok güzel bi şehirmiş, çok beğendim
0
🌸deartheodosia
(15.09.25)
kahkaha attım. demekki espri amacıyla yapmış.
0
ground
(15.09.25)
Hahah aynen oyle diye cevap atardim ben. Bilemiyorum ya ben cok saf da olabilirim. Bana espri gibi geldi.
0
Kittie
(15.09.25)
sen yazsan guzel espri olurdu, o yazinca kucumseme, asagilik kompleksi gibi algiladim.
0
Ley
(15.09.25)
(16)

Aynı dizileri izleyerek salakça bi şey mi yapıyorum: yaprak dökümü

cccbehzatccc
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır. Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibiOlan var mı?
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır.
Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.
100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibi
Olan var mı?
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
aski memnu, yaprak dökümü, gossip girl

o kadar comforting ki...

gossip girl 3. sezondan itibaren cok iyi degil ama yaprak dökümü ve aski memnu bastan sona cok iyi ikisi de.
0
sonsuz
(14.09.25)
Safe zone'un demek ki. İyi geliyorsa sorgulama izle.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
İyi geliyorsa sorgulama izle. +1
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
Öyle sıkılıyorum ki Behlül Bihter gibi tutkulu bir aşktan vazgeçtim (yasak aşk mevzubahis değil, sadece tutku kısmına odaklanalım lütfen), adnan'ın aşkı gibi tekdüze bir aşka bile razı haldeyim bu aralar :/
0
strawberry first
(14.09.25)
Yeni diziye başlayamıyorsan anksiyete olabilir. Yeni dizi derken son 5 yılda çekilen anlamında değil, önceden izlemediğin anlamında dedim. Yoksa 10 yılda çıkan 10 yapımdan 9'u çöp.
0
nawar
(14.09.25)
izledigin filmleri tekrar izlesen mantikli bak, ama bilmemkac bolumluk tugla gibi diziyi izlemek agir issizlik bence, hayir cok gereksiz, onemsiz sahneler de oluyor malum bizdeki dizi sureleri uzun.
0
freedonia
(14.09.25)
İyi gelen neyse onu izle, sorun yok. Annem bu aralar "aramızda kalsın" izliyor, ondan önce "ikinci bahar" izledi. Kardeşim döndür çevir bin kere kurtlar vadisi izledikten sonra bir dizi izledi (kuzey güney miydi neydi) şimdi ikinci bahar izliyor, babam ise aklına geldikçe çocuklar duymasın, seksenler, papatyam, arada başka bişeyler daha izliyor. Bense çok uzun zaman dikiş ve örgü videoları izledim, hiç bilmez halimle anneme manto bile diktim. İyi gelen neyse o.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Dizi çok zaman öldürür ya… Aynı şeyi ben bir sesli kitapla yapıyorum yıllardır. İki kitaplık seri, toplam 72 saat. Takriben 9 sezon komedi yahut 5-10 sezon dramaya denk geliyor süre. Defalarca (ben diyeyim on, siz deyin on beş) bitirdim peş peşe. Sadece ses olduğu için,
-İş yapmaya mani olmuyor.
-Uykudan önce mavi ışığa maruz bırakmıyor.
-Direksiyonda ve yürürken de dinlenebiliyor.

Ben de kötü hissettiğim dönemlerde Friends izliyorum hep. Oyuncularının üçte birinden, yapımcılarının hepsinden, işlediği konuların alt metinlerinin de çoğundan nefret etsem de, beni acayip uyuşturuyor/dindiriyor. Galiba 6-7 defa baştan sona devirdim…
0
yadigar
(15.09.25)
kocam youtubedan sürekli ama sürekli behzat ç canlı yayın açıyor.

onu anlıyorum, çünkü ben de sürekli aşkı memnu, avrupa yakası, kısmetse olur izliyorum.

beynim ciddi bir şekilde yeni bir şeye başlayacak motivasyonu bulamıyor.
0
Hallegadola
(15.09.25)
eşimde de var bu, yaprak dökümü ve aşkı memnu izleyip duruyor. ben hiç izlemediğimden eşlik edeyim diyerek birer tur izledim baştan sona. o hala izliyor. ne tür bir bağımlılıktır çözemedim de ama hastalık bu bence. soruyorum hiçbir şey yok diyor bir de :)
0
Improbable
(15.09.25)
O kadar cok izleyecek yapim var ki, ayni seyi izleyecegime yeni seyler izlerim ve ufkumu genisletirim. Ayni seyi izlemek bana vakit kaybi gibi geliyor. Hele Turk yapimi sıkıcı dram dizileri cok daha zaman kaybi. Herkesin zevki kendine tabii.

Tv'de belki kult yapimlar rastgele denk gelirse izlenebilir
0
ermanen
(15.09.25)
brooklyn nine-nine ve scrubs'ı üçer kez bitirdim sanırım ama türk dizilerini tekrar tekrar izlemek korkunç geliyor bana ya çok uzun ve sıkıcılar. Aşk-ı memnu'da hadi bir nebze kalite var gibi gerçekten de yaprak dökümünün videoları insta'da önüme düşüyor, aşırı cringe bir ortam, ali rıza bey'in mallıkları falan düşününce içime fenalık geliyor nasıl izliyosunuz onu
0
nundu
(15.09.25)
psikolojik bir rahatsızlık olduğu söyleniyor. güvenli alandan çıkamama, kalma. Ezbere bildiğin, sahneler, diyaloglar hepsi güvenli alanın.
0
adivar
(15.09.25)
her ne kadar konforlu alaniniz olsa da, ve hepimiz zaman zaman buna ihtiyac duysak da sorunuza cevap muhtemelen evet. ayni seyi yaparak farkli sonuclar elde etmeyi beklemek size zarar veriyor gibi duruyor.
0
kassiopeia
(15.09.25)
Aski memnu veya yaprak dokumu acik degilken yemek yedigim an nadirdir.
0
Kittie
(15.09.25)
Hayatımda hiç aynı diziyi 2 kere izlemedim çünkü dizi çok vakit alıyor. Elbette salakça diyemeyiz ama eğer can sıkıntısından izleme ihtiyacı geliyorsa başka şeyler izleyin, yeni ilgi alanları yaratın kendinize.

Yeni şeyler izleyip gördükçe farklı farklı ilgi alanları çıkıyor vaktinize yazık bence.
0
titanic kemancısı
(15.09.25)
(6)

Otomatik Türk kahvesi makinesi tavsiyesi

nhk ni youkosu
Ben sevmediğim için bilmiyorum ama babam bir ofiste içmiş çok hoşuna gitmiş. Arçelik, Sinbo vs. bir sürü full otomatik makine var hangisini tavsiye edersiniz? (cezve şeklinde olan değil de diğerleri gibi anladım)
Ben sevmediğim için bilmiyorum ama babam bir ofiste içmiş çok hoşuna gitmiş. Arçelik, Sinbo vs. bir sürü full otomatik makine var hangisini tavsiye edersiniz? (cezve şeklinde olan değil de diğerleri gibi anladım)
0
nhk ni youkosu
(14.09.25)
Telve var, Kahveci var... hepsi aynı mantıkla pişiriyor ama tercihen içi teflon olmasın diyen var, olsa ne olacak diyen var... bizde elektrikli çelik cezve var, ben biraz iyi pişirilmiş sevdiğim için durdura durdura pişiriyorum gayet güzel oluyor. Diğer makinelerin hepsi de kettle mantığıyla pişiriyor işte.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Kesinlikle okka almayın. Telve aldım arçelik çok memnunum
0
gadlemler
(14.09.25)
Arcelik telve, cok memnunum. Harika kahve yapiyor
0
narod
(14.09.25)
arcelik telve en temizi
0
fakyoras
(14.09.25)
türk kahvesinde bence en kral makine arçelik k3170 kodlu makinesiydi. onun dönemini kapatıp telve isimli ürüne geçtiler. şu an telveyi kullanıyoruz hanım arkadaşlar gayet memnunlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.09.25)
Telve iyi.

Grundig de koc holdingin. Tasarimi tamamen ayniydi. Bir fark oldugunu sanmam. Grundig de alinabilir.
0
sonsuz
(16.09.25)
(6)

Türkiye haritası böyle nasıl oldu?

messina123
Bence daha havalı gözüktühttps://imgur.com/a/OOPvCtf
Bence daha havalı gözüktü

imgur.com
0
messina123
(14.09.25)
r/mapporncirclejerk
0
AlsterWasser
(14.09.25)
Pavyon şarkıcısı bedeni olmuş böyle bakınca.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
salihdt
(14.09.25)
bakarken dengesiz hissettim sanki düşecekmişim gibi.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(14.09.25)
Türkiye bize gösterilenden çok daha büyükmüş biliyor musun?
0
muhayyer divan
(14.09.25)
anksiyete sebebi. düzelt şunu
0
ground
(15.09.25)
(5)

Tek başına yaşayan biri kanser olursa nasıl ihtiyaçlarını giderir?

trablon
hastanın durumu kötüleşirse kimsesi de yok çekip götürecek vs .nasıl bir yol izlemeli insan bu durumda ?
hastanın durumu kötüleşirse kimsesi de yok çekip götürecek vs .nasıl bir yol izlemeli insan bu durumda ?
0
trablon
(13.09.25)
Bildiğim kadarıyla belediyenin ve sağlık bakanlığının evde bakım uygulamaları var. Yaşlı hastaya yahut yalnız yaşlıya gerekiyorsa evde tedavi ve evini temizleme gibi şeyler duymuştum. Ama işte hastaneye getirip götürmek vs nasıl olur bilemem. Böyle durumlarda genellikle vicdan ve güzel ahlak sahibi komşular veya tanıdıklar devreye giriyor.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
tanıdık ve komşular zor tedavide yardımcı olurlar gibime geliyor.dediğin gibi belediyelerin böyle hizmeti var mı onu araştırmalı
0
🌸trablon
(13.09.25)
maddi durum iyi ise para ile bakıcı hizmeti almak. evde bakım öyle aman aman efektif çalışmıyor (en azından bizde öyle oldu). çok sistemli olmak lazım evde bakım için, birkaç gün önceden arayıp randevu almak gerek, dönüşte hastanede bekleme süresi oluyor vs.
0
jihat
(13.09.25)
Belediye hizmetleri bulunuyor
0
baldan kaymak
(13.09.25)
gerçekten tek başına olmaktan bahsediyorsak durum vahim demektir. komşular hastaneye getirir götürür, belediye hizmetleri, evde sağlık gibi olaylar var evet ama yeri geliyor hasta kişi yatağından kalkıp tuvalete gidecek gücü bile bulamıyor. bunları anca bir refakatçi ya da bakıcı ile çözebilirsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(13.09.25)
(5)

Modüler gardırop yaptırmak istiyorum ama

muhayyer divan
Selamİhtiyacım olan "yukarıdan aşağı bölünmemiş elbise dolabı" kısmı olan gardrobu hazır mobilyalarda bulamıyorum. Elimde boydan ve katlanmadan asılması gereken elbiseler var ve üzerime zimmetliler, katlamak istemediğim için eteklerinin 20-30 cm kadarlık kısmı yerde sürünüyor, halbuki ben sürünmesin
Selam

İhtiyacım olan "yukarıdan aşağı bölünmemiş elbise dolabı" kısmı olan gardrobu hazır mobilyalarda bulamıyorum. Elimde boydan ve katlanmadan asılması gereken elbiseler var ve üzerime zimmetliler, katlamak istemediğim için eteklerinin 20-30 cm kadarlık kısmı yerde sürünüyor, halbuki ben sürünmesini istemiyorum, boydan asılı dursun, gömlek gibi bir tabana değmeden dursun istiyorum.Yeni gardırop almak istedim ama mesela yukarıdan aşağı 200 cm hiçbir rafla bölmeden yekpare boşluk sunan bir gardırop bulamadım. Modülerlerde aradım 1 tane buldum ama sanırım üretim yerine gidemem.

Bildiğiniz bir mobilyacı var mı böyle bir mobilya yapan?
0
muhayyer divan
(13.09.25)
İkea'ya git, ihtiyacını söyle, bilgisayarda çizip göstersinler, tamam de, alacağın parçaları söylesinler. Al götür.
0
Mirket
(13.09.25)
Konfeksiyon askısı dedikleri şey işini görmez mi?
0
gobekliraki
(13.09.25)
@gobekliraki

O nedir bilmiyorum, bakayım hemen. Sağ ol.

Baktım, buna ayrıca yer lazım, odamda öyle bir yer yok maalesef.
0
🌸muhayyer divan
(13.09.25)
Mevcut gradrobunuzun yapısı uygunsa, askı bölümünün altındaki rafı marangoz gelip kessin. En ekonomik ve kolay çözüm bu gibi.

(Yahut üst kısmını kesip, çubuğu oraya monteleyecek)
0
yadigar
(13.09.25)
@yadigar

Hay yaya. Haklısın. Evet öyle yapayım.
0
🌸muhayyer divan
(13.09.25)
(6)

Benzin + LPG?

FreSh
Araba alacağım, LPG'li araç istemiyorum. Bir tane araba beğendim fakat Benzin & LPG'liymiş. Alıp LPG kısmını hiç kullanmasam problem olur mu? Böyle olmasi aracın performansini etkiler mi? Yoksa sadece benzinli araç mi almalıyım?
Araba alacağım, LPG'li araç istemiyorum. Bir tane araba beğendim fakat Benzin & LPG'liymiş. Alıp LPG kısmını hiç kullanmasam problem olur mu? Böyle olmasi aracın performansini etkiler mi? Yoksa sadece benzinli araç mi almalıyım?
0
FreSh
(13.09.25)
Model marka nedir? Ona göre yönlendirelim. Lpg yakıt açısından iyi.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Hyundai i20 1.4 cvvt otomatik vites 2013 model
0
🌸FreSh
(13.09.25)
Lpg'nin tüm cefasını çekip sefasını sürmemiş olursunuz. Düz benzinli bakın madem.
0
mirty
(13.09.25)
12 yılda lpg zaten motoru bitirmiştir. Hiç lpg takılmamış araç alın ya da battı balık yan gider hesabı lpg ye devam.
0
luluki
(13.09.25)
2002 den beri araliklarla lpg li arac kullandım, sakin önyargılı olmayin. Ama 12 yıllık bir kite kefil olmam.
0
duster
(13.09.25)
Bizim arabamız çok eski, 32. Yılını bitiren bir doğan slx. Benzinliydi, babamın emekliliğiyle birlikte LPG taktırmak durumunda kaldık. Bugüne kadar da sadece bir veya iki defa karbüratör kuruması yaşadık, onu da tıpkı sıralı sistemli arabalar gibi önce bir süre benzin sonra LPG kullanarak aştık. Toplamda 20 yıldır filan böyle kullanıyoruz, tek problem her otopark almıyor, o kadar.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
(9)

araba seçiyoruz

sir gawain
seçeneklerimi (tercih sıralamasına göre) şunlara indirdim. siz olsanız hangisini alırdınız? seçeneklerin yanına tereddüt ettiğim noktaları da ekledim.not: üç kişilik aile için gündelik bir şehir içi araç bakıyorum. araçların hepsi otomatik. aşağı yukarı benzer fiyatta. segmentlere takılmayın.1- 2023
seçeneklerimi (tercih sıralamasına göre) şunlara indirdim. siz olsanız hangisini alırdınız? seçeneklerin yanına tereddüt ettiğim noktaları da ekledim.

not: üç kişilik aile için gündelik bir şehir içi araç bakıyorum. araçların hepsi otomatik. aşağı yukarı benzer fiyatta. segmentlere takılmayın.

1- 2023 kia stonic: markaya yabancıyım ve yaşadığım ülkede piyasası az.
2- 2022 vw t-cross: tek tereddüdüm dsg şanzıman. otomatik araç alıyorsam basayım gaza gitsin, dsg'nin prensesliğiyle uğraşamam.
3- 2021 toyota corolla: tasarımını ve c segmenti olduğundan ötürü uzunluğunu sevmiyorum. ayrıca listedeki en eski araç.
4- 2023 nissan juke: iç mekan sıkışık. renault ortaklığından sonra marka da artık pek güven vermiyor.
5- 2021 honda jazz: küçük gelebilir. araç eski. ayrıca demode, sıkıcı tasarım.
6- 2023 ford puma: kronik arızaları olduğu söyleniyor.
0
sir gawain
(13.09.25)
Şu durumda en güvenlisi Toyota gibi duruyor. Vw tercih etmem kronik arıza gibi bir sorun bence şüpheli olan şey. Honda jazz küçüklüğüne bakmazsan bence iyi, hem sonsuza kadar bu arabayla kalmayacaksın.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
1-Kia'dan evliya alma otoparka
2-Olabilir derim ama dsg efsanesi yüzünden no
3-Alır geçerim coralla
4-Tırt batık şirket küçük araba.
5-Tırt
6-Bilgim yok
0
Shepard
(13.09.25)
Araba alasın yok sanki senin :)

Hepsine bir kusur bulmuşsun, haksız da değilsin bu arada yanlış olmasın ama bir şey alacaksın işte.

Bu seçenekler arasından Jazz olabilir.

Diğer seçenek olarak Civic ve varsa Megane önerebilirim ben de.
0
chicha_v2
(13.09.25)
yurtdisinda 3 secenek var:

1 - yasadigin ulkenin domestik markasi. bu kalitesiz olsa da parcasi ucuz ustasi bol olsun bana yeter kafasi.

2 - japon, honda/toyota. bu agrisiz basim kafasi. teneke olmasi umrumda degil, beni problemsiz a noktasindan b noktasina gotursun, basimi agritmasin kafasi.

3 - premium alman, bmw/audi/merso - bu da ulen yurtdisina ciktik, senelerce hayalini kurduk artik yardirma zamani diyerek basini belaya sokan tayfa.


bence bunlar harici arac alinmaz.
ulke farketmeksizin ben olsam kia/hyundai gibi markalara bulasmam.
nissan juke hem cirkin hem de ici cok kucuk bir de nissanlarda sanziman arizasi bol oluyor, salla.
ford kucuk arac yapabilen bir marka degil, pumayi eledik.

geriye t-cross caliyor. VAG ok ise ben olsam bunun yerine bir Audi cakarim bu is huzur icinde cozulur, ama at aliyorsan arpasini dusunmeyeceksin. Almanya'da falan isen zaten tartirmasiz bir a3 ya da q3 falan cakar gecerim.

yok bana kalin gelir diyorsan jazz ve corolla arasinda tercihim jazz olur, bence dunyanin en problemsiz araci bu.

tabii bir baska secenek de fransa'da falan isen eski bir domestik hot hatch bulup almak, 205gti falan gibi. dadindan yinmez. ama listene bakilirsa bu sana cok riskli gelebilir.
0
cooperr
(13.09.25)
Ömrüm yettiğince Japon diyeceğim.

Ölünce de öteki tarafta Japon diyeceğim.

Japon kimdir diye soran olursa da: Toyota'dan Yamaha'dan başka japon mu var? diyeceğim.

TOYOTA diyorum COROLLA diyorum
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Acayip bir liste olmus, corolla aralarinda nadide bir cicek gibi.
0
duster
(13.09.25)
Bu liste içinde bir tek corolla. Juke falan saçma arabalar gerek yok.
0
mor oje
(13.09.25)
Çok ayıp, kimse corolla dememiş. "corolla" diyorum.
0
yadigar
(13.09.25)
bu altı seçenek arasından corolla ve jazz derdim. bu ikisinden de 3kişilik bir aile olmanız ve genellikle şehiriçi kullanacağınızı göz önüne alınca jazz derim. hibrit sistemiyle yakıt konusunda üzmez. marka zaten sorunsuz. japoncuyuz. 2024 model jazz kullanıcısıyım.
0
dedim ben sana
(13.09.25)
(4)

Ok temreni anlamına gelen bir kelime: مشاق Nasıl okunabilir?

santimantal
Osmanlıca bir metinde geçiyor:oḳ temreni, yaʿnı̇̄ مشاق didükleri temürdürtemren için böyle bir karşılık bulamadım.ya kelime yanlış yazılmış ya da yorumlayıp okumak gerek.
Osmanlıca bir metinde geçiyor:
oḳ temreni, yaʿnı̇̄ مشاق didükleri temürdür

temren için böyle bir karşılık bulamadım.
ya kelime yanlış yazılmış ya da yorumlayıp okumak gerek.
0
santimantal
(12.09.25)
lugatim.com

Böyle bir kelime buldum ama görünürde alakası yok, muhtemelen yorumlamak gerekiyor.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
ben betimi mişak'a basıyorum. sebebi de minşar, miftah gibi kelimeler. en kötü ihtimalle muşak olur ama meşak olmaz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.09.25)
Metnin fotoğrafı var mı?
0
efx
(13.09.25)
Arapçada üstüpü, bez artığı, tekstil ürünü kırıntısı gibi anlamlara gelen müşâk (مُشاق) sözcüğü var.

Ama siz temren demişsiniz. Ok ve sivri cisimlerin demir ucu. Muhtemelen de temir kökünden geluyor.

Okun ucu eti yardığı için, muhtemelen şakka yeşikku kökünden ism-i alet olarak kullanılıyordur. "Yaran şey" anlamında. İsmi alet de, malum, "mif'al, mif'âl ve mif'ale" vezinlerinde oluyor. Mişâk (مِشاق) olmalı.
0
yadigar
(13.09.25)
(11)

Sesiniz ne kadar çıkıyor

sekizdokuzon
Günlük hayatınızda, yakın ya da uzak çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde duygu ve düşüncelerinizi ne derece ifade ediyorsunuz? Teşekkürler.
Günlük hayatınızda, yakın ya da uzak çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde duygu ve düşüncelerinizi ne derece ifade ediyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.09.25)
cok güzel bir soru.

kücük yaslarda duygularimi, isteklerimi hep icime atardim. mesela erkek arkadasimdan asla bir sey istemezdim. bulusacagiz ve mekani o sececek diyelim. benim istedigim yeri o bulsun secsin isterdim. velev ki benim istemedigim bir yer oldu, yine de iyi hissederdim ve hep o hayalin gerceklesmesini umut ederdim.
is yerinde de mesela terfi almak istiyordum. cok calisip sefimin bunu fark edip onun bana kendinin söylemesini beklerdim.

hayal kirikliklari yasaya yasaya ve bu sürecte yiprana yiprana kendi istediklerimi, duygularimi her seyi yapmayi ögrendim. hala da ögreniyorum. bir sey istemek asla ayip degil.

su anki calistigim ve ay sonuna calisacagim yer de kibar görünümlü ikiyüzlülerin mekani. iktidar kitabindaki yazilanlarin aynisi bizde günlük yasaniyor. game of thrones'dan hallice bir ortam. onlardan da kibar konusmayi, kendimi ifade etmeyi ve samimiyetsizligi ögrendim.

o yüzden su an yakin uzak orta herkese cok sesim cikiyor. kendimi iyi ifade edebiliyorum bence.

sirkettekilerden bir de cok kibar bir sekilde tartismayi ve fikrimi söylemeyi ögrendim. karsit görüslere saygi duymak ama yine de kendi fikirlerimi sonuna kadar ifade etmek. bu sürecte asla sinirlenmemek olaylari hiic kisisel algilamamak lazim.

30'lu yaslari bu yüzden cok seviyorum. 20lerde gücsüzmüsüm baya. su an cok güclü hissediyorum. i make the rules
0
sonsuz
(12.09.25)
10/10. Söz konusu duygu ve düşüncelerimi hislerimi vs aktarmak olunca bu konuda epey iyi olduğumu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(12.09.25)
Bazen çok akıcı ve çok derinlikli konuşurum. Bazen bildiğin dilim dönmez, hede hödö demek bile daha anlaşılır yani öyle düşün. Konuşamamak gibi bir problem yaşıyorum zaman zaman. Yani soyut olarak da somut olarak da.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
I make the rules ahahahaa, psikolojik deli.

Sesim çok çıkıyor her konuda. Konuşup kendini ifade etmek çok önemli. İşini eksik yapana, anlaştığımızın dışında iş çıkaran veya isteyenden, eksik bilgi verip tam iş isteyene, sözünde durmayana gibi gibi.
0
Shepard
(13.09.25)
Ne eksik ne fazla
0
gabe h coud
(13.09.25)
Sonsuz seninle aynı süreçlerden geçiyormuşuz.
0
🌸sekizdokuzon
(13.09.25)
@shep, my way or highway canim ;) :P
0
sonsuz
(13.09.25)
Onceden oldukca sessizdi ama simdilerde yerine gore diyebilirim. Hergun yuz kusur farkli insan ve stresli durumlarla karsilastigim icin eskiye nazaran guclu cikar sesim. Ama yine de yerine gore diyebilirim. Dusuncelerimi aktarirken, duraksamam. Net sekilde ifade ederim kendimi.
Karsimdaki insan sesini yukselterek tartistiginda sadece dinlerim. Cevap verirken dusunur toplarlarim kafamda. Ciddi tavirla ve net sekilde, konuyu kapaticak sekilde yanitlarim. tartisma biter. Ama mesela yok yere zitlasildiginda falan felaket sesim gur cikar :D
Biraz sivri birisiyimdir genel olarak ama kendime en cok guvendigim konu budur da derim net sekilde.
0
sey mi dostum
(13.09.25)
Önceden çok çıkıyordu şimdi çoğu zaman fikir belirtmiyorum konuşmak zor geliyor. Münakaşaya girmeyi gereksiz buluyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(13.09.25)
Duygularımı ses çıkarma biçimime göre 10 üzerinden puanlayarak cevap vermek istedim;

Heyecan: 9
Kıskançlık: 1-2
Korku: 9
Utanç: 8-9
Sevgi: 3-4
Nefret: 8-9
Mutluluk: 8-9
Üzüntü: 3-4
Kızgınlık: 2-3
2-3’lük kızgınlıkların birikip öfkeye dönüşmesi: 10
0
mutekebbir
(13.09.25)
Ufkum şu düzeye erişmek:

"... kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de..."

Ne kadarin optimum ölçüsü bu yani benim için.
0
encokbenisevinnolur
(13.09.25)
(3)

ev hediyesi

melodi
bizden yaşca çok büyük eşimin iş arkadaşına yarın çay-kahve içmeye gideceğiz. kadın bize geldiklerinde dekor ürünlerini çer-çöp olarak gördüğünü bütün akşam dillendirdi. biz şimdi onlara ne alıp götürsek? orkide-tatlı düşünüyorum ama olur mu bilemedim. yada nevresim tk falan alıp geçeyim mi?
bizden yaşca çok büyük eşimin iş arkadaşına yarın çay-kahve içmeye gideceğiz. kadın bize geldiklerinde dekor ürünlerini çer-çöp olarak gördüğünü bütün akşam dillendirdi. biz şimdi onlara ne alıp götürsek? orkide-tatlı düşünüyorum ama olur mu bilemedim. yada nevresim tk falan alıp geçeyim mi?
0
melodi
(12.09.25)
Valla ben bu senaryoda nevresim takımı/ pike/battanive vs alıp geçerdim. Alkol alıyorlarsa şarap kadehi+sunum tabağı vs de olabilir.
0
Amaranta ursula
(12.09.25)
Hem dekor hem de şahane iş görecek bir şey, hem de ona nostalji olacaktır:

Çok güzel gaz lambası yağları ve gaz lambaları var. Büyükler de var küçükler de var. Dekoratif bir şişe içinde gaz yağı ile yanında 1 büyük 3 küçük (mesela) gaz lambası alıp verirken "ışığın hiç bitmesin" diyebilirsin. Ben bunu yeni eve taşınan bir arkadaşıma yapmıştım, çok hoşuna gitmişti.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Genç işi sımsıcak tutan, tv izlerken üzerine giyilen yumuş yumuş bir battaniye diyorum.

Dekoratif istemediğini defalarca söyleyen birine dekoratif bir şey alın önerisi gelirse dikkate almayın.
0
michael_knight
(13.09.25)
(4)

bu varken bu neden yapılıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu 1)https://cdn.mayyo.com/resimler/urun/6479e4a01cdac82aef75138fb25878be.jpgbu 2) https://cdn-img.pttavm.com/pimages/592/122/518/31fa7b48-8fc4-4a28-83cf-d8957370bc74.webp?v=202402141157 daha mı hoş, daha mı müthiş?
bu 1)
cdn.mayyo.com

bu 2)
cdn-img.pttavm.com

daha mı hoş, daha mı müthiş?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.09.25)
Aynı işi daha az yer kaplayarak yapıyor.
0
Mirket
(12.09.25)
Daha rahat dönüyor.
0
nothing in my way
(12.09.25)
Dikey konfor sağlıyor bence.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Eskisi ac 220v ile çalışan motoru var
Yeni tip vantilatörler 12-24v dc ile çalışan fırçasız motoru oluyor. İçinde smps’i falan var
+1
messina123
(12.09.25)
(6)

Robot süpürge kullanışlı mı? Dyson süpürge var ama bazen zaman olmuyor?

sonhakan
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
0
sonhakan
(12.09.25)
evet. roborock
0
buenosdias
(12.09.25)
robot supurge ev genisse ve fazla esya kalabaligi yoksa kullanisli bence

dyson "bazen olmuyor" derken olmayan kismi ne? cekisi mi az? benim icin dyson tarzi bir supurgenin avantaji a) hafif ve kucuk olmasi b) supurge basliginin rahat ve manevra icin esnek olmasi. 3-4 dakikada hizlica supuruyorsun. pratik olunca supurmek gozunde buyumuyor.
0
hot potato
(12.09.25)
@hot potato

Bazen zaman olmuyor demiş. Bazen insanın yapacak hali de olmuyor. Bazen evde kullanacak insan olmuyor herkesin bişeyi oluyor.

Robot süpürgeye 3 kedili bir ev olarak ben de dadansam mı diye merak ediyordum, soru iyi oldu.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
hem dyson hem robot hem de kedi var:)
dyson'i hemen hemen hergun kullaniyorum.
robot eski model, ince, demir sehpa ayaklarindan atlayamiyor, surekli bir seylere takilan modellerden ama yatak odasina saliyorum yatagin alti icin ozellikle, mutfaktayken takilacak pek birseylerin olmadigi odaya saliyorum, mutluyum. yeni modele gecsem mi diye dusunuyorum acikcasi.

yani demem o ki yeni modelleri guzel. alinir
0
65 derece
(12.09.25)
ıslak kuru robotum var günlük çalışıyor çünkü kedi köpek var fakat aletin kendi temizliği de çok önemli. onunla uğraşmaya üşenirsen hiç alma, bir pislendi mi temizlenmeden iflah olmuyor.
0
neira
(12.09.25)
şimdiki aklım olsaydı roborock'un istasyonlusunu alırdım. zira robotun kendisiniz temizlemek de dert olmaya başlıyor bir süre sonra. halbuki basit aslında ama insanın eli gitmiyor. diğer türlü 2 günde bir çalıştırırdım. işini güzel yapıyor, o açıdan çok memnunum.
0
motosiklet burclu adam
(12.09.25)
(10)

Bi türlü kilo veremiyorum

olsun
40 yaşında 5 yaşında oğlu olan bir kadınım , dolgumdan önceki kiloma ve halime asla donemiyorum , bir türlü spor ve yeme düzenimi tutturamadım bi gaz başlıyorum max 15 gün sonra bu sürdürülebilir bir hale gelmiyor , o kadar mutsuzum ki bu halimden ne zaman kilo verip aynada gördüğüm kadınla mutlu ol
40 yaşında 5 yaşında oğlu olan bir kadınım , dolgumdan önceki kiloma ve halime asla donemiyorum , bir türlü spor ve yeme düzenimi tutturamadım bi gaz başlıyorum max 15 gün sonra bu sürdürülebilir bir hale gelmiyor , o kadar mutsuzum ki bu halimden ne zaman kilo verip aynada gördüğüm kadınla mutlu olabileceğim bilmiyorum :( önerisi ya da yasanmıslgı olan varsa yazarsa çok mutlu olurum
0
olsun
(12.09.25)
Tutturamadığınız yeme düzeni nedir? Kalori sayıyor musunuz?
0
Mirket
(12.09.25)
Muhtemelen kilo vermeye çalışan herkes gibi ilk aşamada kalori alımını çok düşük seviyelere çekip sonra "aman ya" deyip vazgeçiyorsun, çünkü çok düşük kalorilerle beslenmeye çalışmak sürdürülebilir bir rutin değil, o nedenle kilo verme sürecini uzun bir alana yayıp kalori alımını en üst seviyeden kalori açığını da en düşük seviyeden yapıp, misal 2200 kaloriyse 2000 kaloriyle başlayıp zaman geçtikçe, alınan sonuçlara göre kalori ayarı yapıp hayatına devam et, bunun için kalori hesaplayıcıları var onlarla ne alman gerektiğini öğrenebilirsin. İnsanlar yüksek kalorilerle yağ kaybı yaşayabileceklerine inanmadıkları için genelde 1000 kalori falan alıp sonra vazgeçiyorlar.

Bunların dışında insanlar günümüzde kendilerini sosyal medyada gördükleri insanlarla kıyaslayıp "neden böyle olamıyorum ben" diye üzülüyorlar ki bu çok sağlıksız bir davranış, sen de böylesindir demiyorum ama böyle çok insan var, sosyal medyada kullanılan ışıklar verilen pozlar vs insanların vücutlarını olduğundan çok daha farklı gösterebiliyor, kullanılan filtrelere programlara girmiyorum bile, o nedenle çok sağlıksız bir kilon yoksa böyle karamsar düşüncelere girmen de senin için iyi olmayabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.09.25)
Bu işin sihirli değneği yok. 15 günde kendinizi salıyorsanız hiçbir zaman kilo veremezsiniz. Zaman ve istikrar gerekiyor. Haftada birkaç gün antrenman ve beslenme alışkanlığının değiştirilmesi ile istedeğiniz fiziğe kavuşmanız aylar sürecek.
0
synesthesia
(12.09.25)
Bir tane chatGpt edinin. Bilgilerinizi yazın, benim kaç kalori almam lazım deyin hesaplasın. Tabağınızın fotoğrafını paylaşın, bu kaç kalori deyin hesaplasın. Bana uygun kaloride bir menü hazırla deyin hazırlasın. Motivasyonum kayboluyor deyin gaz versin. Bir de spor programı hazırla deyin hazırlasın.
Hala da yapamıyorsanız koyuverin.
0
Mirket
(12.09.25)
Vermek istediğin kilo kaç kilo? 3 veya 5 kilo dersen üzülürüm. Bu kadarcık kilo farkı sana kendini bu kadar kötü hissettirmemeli. Sorun kilodan başka şeyler olabilir diye düşünürüm.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Oncelikle yapmasi kolay aksiyonlara yonelin.
Bence uygulamasi en kolay ve etkili olanlar: Aksam belli bir saatte yemeyi kesmek, sabah kahvaltiyi pas gecmek,Aksamlari yuruyus yapmak(gunduz de olur), ekmek ve diger karbonhidrat yuklerini mumkun oldukca kesmek.Bunlari yapmak otomatik olarak kilo dusumunu baslatmasi lazim.
0
turkuaz
(12.09.25)
İnstagramımı sildim telefonumdan 1 aydır hiç girmedim evet kesinlikle oradaki insanlardan da çok etkileniyorum , başlıyorum 15 gün en fazla direk bırakıyorum bi stresli an oluyor ya da uykusuz oluyorum bir de meslek itibariyle saat mevhumu olmayan ve dünyanın her yerinde uyanan sirkadiyen ritme uygun yaşamadığım bir hayatım var . 10 kilo fazlam var bana göre ama sıkılaşırsam 5 kilo yağdan verirsem de gayet istediğim kıvama gelirim
0
🌸olsun
(12.09.25)
Sadece dış görünüşten ibaret değilsin. Senin bir de iç dünyan var, duyguların, düşüncelerin, yasanmışlıklarının sana kattıkları var, karakterin ve kişiliğin var.

40 yaşındasın ve bu yaşına kadar hiç kolay gelmedin. Belki farkında bile değilsin ama kimbilir kaç hayata dokundun. O aynada gördüğün mükemmel kadınla barış.
0
rock n roll
(12.09.25)
Her insanın damarı farklı. Demek ki gazla calismiyorsunuz, damarınızi bulmanız lazım bence.

Yaş vs birçok faktör var ama sağlık tarafını düşünün, bende işe yaramisti.
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
İlk aşamada rafine şeker ve unu (belki pirinci de) kesip 16-8 if (bkz: intermittent fasting) yapın. Bu 8 saati öğlen 12-akşam 8 yahut 13:00-21:00 arası yapabilirsiniz. Kahvaltıyı atlar, çay-kahve, bitki çayı vs. içersiniz öğlene kadar. Akşam 8-9 gibi kapanışı da sıcak içecek, çerez ve kuru meyve (hurma, kayısı, üzüm vs.) yaparsınız. 12/13 ile 20/21 arası şeker ve un hariç istediğiniz miktarda istediğiniz şeyle beslenin. 1 hafta 10 gün gibi bir müddet sonra, yarısını uykuya yedirdiğiniz uzun süreli açlık sayesinde, insülin direnciniz düşecek. Bu zaman zarfında ya kilo vereceksiniz ya da kilonuzu korumuş olacaksınız. Bir haftada zaten vücudunuz bu ritme adapte oluyor.

Günde 40 dk. kadar da ister ev içinde, ister dışarıda mola vermeden yürüyün. 20 dk. ile başlayıp, gün gün, aşama aşama bir saate kadar artırabilirsiniz de. O zaman baya baya kilo vereceksiniz.

Motive olduğunuz zamanlarda yemek yediğiniz 8 saatlik süreyi 6 saate düşürebilir, yahut bu süre zarfında daha kalorisiz/karbonhidratsız şeyler yiyebilir, normal zamanlarda yine 8 saat yapar, şeker ve un hariç dilediğinizi yersiniz. Arada 1 hafta - 10 günde bir, bir öğünde 1-2 porsiyon kaçamak yapın (un, şeker, tatlı vs.) sorun olmaz.

Yine motive zamanlarınızda haftada 1-2 spor ekleyebilirsiniz. İhtiyacınıza göre kardiyo, yüzme, pilates, fitness falan olabilir.

Adapte olması çok kolay ve sürdürülebilir bir düzen...

Yani hep yapmanız gereken uykudan birkaç saat evvel yemeyi bırakıp, uyku dahil 16 saat yemek yememek. Kalorisiz içecek içebiliyorsunuz.

Yemek yediğiniz sürede yediklerinize dikkat edip etmemek, spor yapıp yapmamak da motivasyonunuza kalmış.

Her yaşta sihir gibi işe yarıyor...
0
yadigar
(13.09.25)
(29)

erkekler neden

sonsuz
erkekler iliskilerde neden kavga, tartisma aninda tamamen kendini kapatip susmayi tercih ediyorlar? dementor saldirmis gibi mi hissdiyorlar? amaclari ne?
erkekler iliskilerde neden kavga, tartisma aninda tamamen kendini kapatip susmayi tercih ediyorlar? dementor saldirmis gibi mi hissdiyorlar? amaclari ne?
0
sonsuz
(12.09.25)
Kendimi suçlanmış hissedince böyle oluyor. Psikolojik bir olay. O an kendimi dışarı kapayayım da karşımdakine bir mesaj olsun diye akılla alınmış bir karar gibi değil de kötü bir haber aldığında moral bozukluğundan aniden modun düşer ve ağzından iki kelime bile çıkmak istemez bunun gibi

Yine de kadın erkek tartışma ve iletişim üzerine çalışmalıyız
0
grimavi
(12.09.25)
Kazanamayacagi savasa girmiyor.
0
mbond
(12.09.25)
Bu karşıdakiyle ilgili. Sen en kapanık, asosyal, ev içi bir hobinin nerd'ü adamı bile yargılamaların olmadığı, içindekini söylediği için suçlanmayacağı bir iletişimi sunarsan konuşur, susmaz.

Kadınlar genelde haklı olmaya çalışıyor. Evli erkekler için laf var ya, ya haklı olacaksın ya evli. Kadınlar geri adım atmıyor, yanlışlarını kabullenmiyor, saldırıyor, iletişimde sürekli bu ilişkinin lideri benim gibi ilginç düşüncelere girebiliyor. Geçmişi açıyor.

Şimdi 3-5 kez 10 kez yüz kez tartıştık ama her defasında bu şekilde dönüş alınca insan salıyor ve amannn nasılsa anlamayacak diyip konuyu halı altına süpürüyor. Bir gün birikip patlar bu halı altındakiler de.

Olması gereken bunu nasıl çözeriz? Bak bundan rahatsız oldum ve sebepleri de bunlar, lütfen ne yaparsak bir daha bu olmaz vs gibi yapıcı değil de genel de videolarda gördüğünüz feminist kadın çığlığı adamı hayata küstürüyor. İletişim de katip seviyesine düşüyor belli bir süre.
0
Shepard
(12.09.25)
çoğu zaman strateji değil, devre yanması. öfkesini kontrol edememekten ya da kırmaktan korkuyor, tartışmayı yönetemediği için sessizliğe kaçıyor. karşı taraf içinse bu pasif-agresif işkence gibi görünüyor.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Kadınlar asla tartıştıkları şeyi kastetmiyorlar ki, atıyorum sizinle buluşmaya geç kaldığınız için tartıştığınızı sanıyorsunuz ama aslında bi gün önce yazdığınız bir mesaja alınmış oluyorlar.
0
olaylar olaylar
(12.09.25)
dementor saldirmis gibi hissetmekten,
olaylarin fazla buyumesinden korkmaktan,
caresiz hissetmekten, ne desem ise yaramaz hissinden,
ne diyecegini bilememekten,
ne dese hep haksiz cikmaktan, ogrenilmis caresizlikten,
suclu olmaktan, ne dese bos olacagini dusunmekten,
olayi kendi kafasinda yasamaktan, sanki soylemis gibi hissetmekten,
kafasinda olayi anlamlandirmaya calismaktan
vs

ama karsi tarafi gicik etmek veya susarak kazanmaya calismaktan degil.
0
lemmiwinks
(12.09.25)
@Shepard, nickini görmeden okumaya baslamistim. yariya gelince sen ya da senin kalibrende biri oldugunu hemen anladim.
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
kendi adıma konuşayım. benim yapacağım konuşmalar belli bir kelime ve süre sınırını geçmeyecek. o eşik aşıldıktan sonra yapılan şey kuru gürültüden ve dönüp dönüp aynı şeyleri konuşmaktan öte gitmiyor.
0
lazpalle
(12.09.25)
Erkeklerin beyinlerindeki konuşma alanı daha küçük, kadınlarda bu alan daha büyük, sanırım 3 kat gibi bir şey. Erkekler -eğer konuşma alanı gelişkin bir beyne sahip değillerse- kadın karşısında düşüncelerini kolaylıkla toparlayıp söze dökemiyor. Bu davranış bazı kadınlarda da mevcut, özellikle beyni donabiliyor bazı kadınların, yani düşünce akışı devam etse de ne düşündüğünü anlayamayabiliyor, cevap oluşturamayabiliyor. Erkekler de böyle. Ama beyninin konuşma merkez çok gelişkin erkekler de var, onlar asla mangalda kül bırakmazlar, en haklı olduğun konu da olsa en düzgün üslupları da kullansan, ne yaparsan yap o erkeği alt edemezsin. Kadınlardaki de böyle.

Bence erkeklerin sorunu HER ŞEYİ EGOLARINA SALDIRI OLARAK GÖRMELERİ. Kadınlar çok büyük çoğunlukla anlaşılmak ihtiyacıyla konuşuyor, ısrar ediyor, sesini yükseltiyor, bağırıyor, kavga ediyor. Duyulmak ve anlaşılmak için. Ama erkekler çok büyük çoğunlukla, bahsedilen sorunun kendisini yıkmak amacıyla dile getirildiğini, değerinin düşürülmeye çalışıldığını zannediyor ve bu sebeple dinlemiyor. Bundan bağımsız olarak dinlemeye üşeniyorlar, dinlemeye üşenen anlamaya da üşeniyor. Bir yandan da Serkan Karaismailoğlu'nun anlattığı bilgiler var, erkeğin konuşmalara odaklanması kadınlara göre epey kısa. Kadınlar da çok etraflıca konuştuğu için anlaşamıyoruz.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Çok konuşuyorsunuz ya. Bence konuşarak her problem halledilmez
0
Cezcez
(12.09.25)
kisisine göre degisiyordur bence. benim esim gayet cat cat laf yetistiriyor.

yani ben soruda bir genelleme gördüm, o sebeple kendi esimden örnek verdim. soru formüle edilisi bakimindan susan erkekleri degil, genel olarak erkekleri ele aliyor. benim cevapta bir yanlis yok o sebeple, sizin soruyu sorma seklinizde hata var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.09.25)
@konusma, öyle heralde de ben senin esini degil de susan erkekleri sordum
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
Hiç böyle bir şey yapmadım. Bir de tartışma var tartışma var, banane ben haklıyım şeklinde yaklasilinca cinsiyetten bağımsız buna maruz kalan tarafa, diğer taraf pek söyleyecek bir şey bırakmıyor, böyle kafasında kurduğu bir şeylerden ötürü itham edip sonra engelleyenine bile rastladım, eminim başka yaşayanlar da olmuştur.

Bu taraflarını farketmeyen, düşünmeyen erkekler, sinip susarak geri çekiliyor olabilir. Bu kısım varsayımsal olacak ama, babasından böyle gördüğü için olmuş olabilir, belki evin idare eden rolü bir şekilde ona kalmıştır, bunlar da ihtimaller.
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
tam tersi bu konularda tamamen açık olma taraftarıyım ve genelde "karı gibi" olmakla suçlanıyorum. en sevdiğim atasözüm olan COMMUNICATION IS KEY'in geçerliliği konusunda şüpheye düştüm artık açıkçası.
0
der meister
(12.09.25)
Malesef artık şöyle düşünmeye başladım, erkeklerin birçoğunun ( böyle olmayanları tenzih ederim) iletişim problemleri var ve sorunlarla baş etme mekanizmaları zayıf ve birçok şeyi o kadar da umursamiyorlar. Bu ve belki daha başka sebeplerden genelde kaçmayı tercih ediyorlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
@sonsuz daha çok 2 paragrafı okursa ölecekmiş hastalığına yakalanmışsın gibi aahhaha. tldr yapayım mı bundan sonra?

@muhayyer divan ya boş mu yaptın yoksa kaynaklı bir şey mi söyledin? Instada takip ettiğin kişiler kaynak sayılmaz.
0
Shepard
(12.09.25)
Kavga, tartışma bana çok düşük profil hareket olarak geliyor, klişe olarak söylemiyorum ama o seviyeye inmek istemiyorum, samimiyetle.

Kontrolsüz insan hareketi kavga etmek, bayağı bildiğin ilkellik yani.
0
kumandanim
(12.09.25)
@kumandan, iki insanin cok yakin olup da görüs ayriligi yasamamasi imkansiz. kavga veya tartisma hic yoksa sürekli harmoni varsa biri digerinin istediklerini yapiyordur sadece. bu da saglikli degil.
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
kadın olarak yazıyorum (örneğin annem) tartışılmıyor. 1 cümle kurarsan karşılık olarak 20 cümle geliyor üzerine ağlama, suçlama... erkek beyni ile kadın beyni farklı (yanıtları okumadım belki yazan olmuştur). kadınlar sözel olarak kendilerini daha iyi ifade ediyorlar. kişisel yorumum da en doğrusu susup ortamı terk etmek zaten, benim bu yaşımda hiçbir şeye enerjim kalmadı.
0
deartheodosia
(12.09.25)
çünkü erkekler basit varlıklardır.
www.youtube.com
0
hrskrs
(12.09.25)
@kumandanim

Ben de kavgayı tartışmayı sevmem fakat hem ciddi bir konuda konuşurken heyecana kapılıyorum, tartışıyorum sanıyorlar, hem de bazı insan yumuşaklıktan, sessizlikten, tek kelimelik hamlelerden falan asla anlamıyor ve o iletişimi kurmak zorunda kalıyorsun. Mesela iş yerimde sebepsizce ve anayasaya aykırı şekilde ekmeğine çöküldüğünde on kere anlatmam yetmeyince polis çağırmıştım ve amir kişiyle haykırmalı kavga etmek durumunda kalmıştım. Başka türlü olmuyorsa yapacaksın. Evet ilkellik, primitiflik, iptidâîlik, savaş da öyle. Ama gerekebiliyor ve gerektiğinde geri durmamak en doğrusu oluyor.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
kadınlar sosyal olarak kaybetmeye alışkın değiller, tartışmaları kaybedeceğini farkettikleri anda saçmalamaya başlıyorlar. bu sebeple erkek tartışmaya dahil olduğu anda her türlü kaybediyor, tartışmaya girip kazansa başka bir şekilde kaybedecek. men are simplez doğru, enerji harcayacak daha önemli şeyler var hayatta.
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
Çünkü erkek ne yapsa ne etse her türlü bu durumda haksız çıkacağını biliyor, en azından sessiz kalayım da mevzu uzamasın, daha kötü yerlere gitmesin kafasında.

Kadınla tartışırken haklı çıkan erkek, nadir bir ejderha türü olabilir.
0
say something loving
(12.09.25)
Beyhude bir savaş olduğu için

5 senelik ilişkimde sevgilim sadece 1 kez haklısın dedi, onda da konu ikimizle ilgili değildi.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
@ sonsuz; Hocam görüş ayrılığı başka bi' şey, kavga başka bence.

Bu ecnebilerde bi' tabir var, " agree to disagree " diye. öğrendiğimden itibaren hayatımda sürekli kullandığım bir surum diyeyim. Bizde hep niyeyse bi' taraf diğerini ikna etmek zorundaymış gibi bi' durum var, tartışmalar bu yüzden kavgaya evriliyor zaten.
Yoksa amacım kavgasız, tartışmasız pembiş pembiş yaşayalım değil.
0
kumandanim
(15.09.25)
@ muhayyer divan; Hocam ben soruyu kadın erkek olarak algılayıp cevap verdim açıkçası, yani sevgililik, evlilik içinde gibi düşündüm. Yoksa hakkın yenmiş vb. bir durumda yine kontrollü giderek sonuna kadar hakkını arayacaksın.
0
kumandanim
(15.09.25)
@kumandan, dostum mesela yaz tatilinde biri köyüne gitmek biri otele gitmek istiyor. ikisinin de farkli sebepleri. tartismadan nasil sonuca ulasabilirler? agree to disagree diyip hicbir yere gitmesinler mi?

kavgadan ne anliyorsun bilmiyorum ama saglikli bir iliskide tartismalar olur. hadi tatil konusu basit bir sey. bunun nerde oturalimi var hangi arabayi alalimi cocugu hangi okula yazdiralimi var. bunlara da mi agree to disagree diyelim :D
0
🌸sonsuz
(15.09.25)
@sonsuz; abi hayır tabii ki:) Birinde birinin dediği olur, birinde dğierinin, çözülür yani, istek olsun önemli olan o :)
0
kumandanim
(15.09.25)
sırf ne kadar sinirleniyor, sinirlenince ne yapıyor diye merak ettiğiniz için bile sudan sebeple kavga çıkarabildiğinizi fark etmiş olabilirler. oyununuzu oynamıyorlar.
0
zgrydn
(03.10.25)
(2)

Gece aniden gelen üşüme ( sıtma ) akşamdan sadece hafif burun yanması boğaz

dunyatuhaf
Evet arkadaşlar akşam sadece biraz burun yanması boğaz yanması gibi bir şey vardı çok hafif rahatsız eden yalnız gece uyurken şu sıcak havalarda çok üşüdüm eşim bir sürü battaniye yorgan sıcak Su tor bası filan yaptı şu an üşüme yok ama genel vücut ağrısı ve halsizlik var Covid mi oldum şu ara sivri
Evet arkadaşlar akşam sadece biraz burun yanması boğaz yanması gibi bir şey vardı çok hafif rahatsız eden yalnız gece uyurken şu sıcak havalarda çok üşüdüm eşim bir sürü battaniye yorgan sıcak Su tor bası filan yaptı şu an üşüme yok ama genel vücut ağrısı ve halsizlik var Covid mi oldum şu ara sivrisinek çok sıtma mı oldum anlamadım . O bu kadar üşüdüğümü hiç hatırlamıyorum.
Doktora gitmek için neyi takip edeyim malum herhalde doktora gidilmiyor. Teşekkürler
0
dunyatuhaf
(12.09.25)
Belli ki biraz hassaslaşmışsın, aile hekimine gitsen güzel olur, bence günde1 defa 1000 mg C vitamini alsan, hissettiğin kırıklığın şiddetine göre 2 veya 3 defaya çıkarsan kendini desteklemiş olursun. Seviyorsan ve uygun durum varsa sarımsak soğan da yiyebilirsin.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Bende de bu şekilde başlamıştı önce halsizlik akşamı üşüme titreme ve ateş baş ağrısı ile devam etmişti ertesi günü grip ilacı aldım 2 güne toparladım kendimi ancak halen daha ciğerlerim ağrıyor ve biraz öksürük devam ediyor. Bence korona virüs yayılmaya başladı
0
atcapar
(12.09.25)
(13)

“Selvi” ismi hakkında ne düşünüyorsunuz?

tahirkemalbozoglu
Size ne çağrıştırıyor Demode bir isim, yaşlı ismi gibiTombul kadinlar aklıma gelir gibi gibi
Size ne çağrıştırıyor
Demode bir isim, yaşlı ismi gibi
Tombul kadinlar aklıma gelir gibi gibi
0
tahirkemalbozoglu
(12.09.25)
eski bir isim. teyze ismi. tombul değil uzun ince bir kadını çağrıştırır anlamı yüzünden.
0
sir gawain
(12.09.25)
selvi bir ağaç adı, selvi boylu tabiri de uzun boylu anlamında kullanılıyor, selvi boylum al yazmalım gibi. eskiden beri olan bir isim ama asla demode değil bence, hatta kullanılmayışına şaşırdığım nadir güzel isimlerden benim gözümde. defne koyacağıma selvi koyardım benim kızım olsa.

Mezarlıklarda ya da bahçe sınırlarının belirlenmesinde, yol kenarlarında hat çizilmesi istenen yerlerde çokça kullanılır ince uzun göğe yükselen ağaçlardır, hızlı büyür, boy atar bu sayede orman yollarında yangın önlemi olarak da kullanılan yangın perdesi diye tabir edilen ağaç hatlarında çokça kullanılır çam ağacı kadar hızlı ve kolay yanmaz bir perde gibi yangının diğer tarafa geçişini yavaşlatır, en nihayetinde ağaçtır yanar ama müdahale için zaman kazandırır, kenarını koruduğu yolu alevlerden korur, bir süre daha yolun kullanımını sağlar.

narin bir isimdir kadın ismi olarak düşünülürse ancak ailenin genotipi kısa boylu ise çocuk için uygun olmayabilir :)
0
erty_ksk
(12.09.25)
Demode
0
mor oje
(12.09.25)
bizim burada selvi ağaçları vardı kurumuştu kesmişler. o kadar eski.
0
mikahakkinen
(12.09.25)
Old but gold
0
gabe h coud
(12.09.25)
Boylum Al Yazmalım diye devam etmek istiyorum her duyduğumda.
0
peki madem
(12.09.25)
Sürahi Hanım'ın torunu, Süleyman Çakır'ın kızı...
0
yadigar
(12.09.25)
kötü.

selvi de cirkin, gölgesi olmayan sacma sapan bir agac.
0
sonsuz
(12.09.25)
selvi kilisdaroglu tabii ki
0
ala09
(12.09.25)
Servi diye de yazılır, Dîvân edebiyâtı'nda öyledir.

Bir de servi aağacından klasik kemençenin kapağı (göğsü) yapılır, özellikle "kanlı selvi" dedikleri mezarlık servisinden yapılırsa çok yumuşak ve çok iyi ses verir. Bilmek istersen diye yazdım. İsim olarak bir ağacı ve mezarlığı çağrıştırıyor bana.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Böyle geçmiş zamanlardaki imkansızlıklara rağmen, kendi imkanlarıyla kendini geliştirmiş bir nine canlanıyor gözümde. Ya da olur ya bidir bidir çocuklar her şeye söyleyeceği bir şeyi olur, meraklidir, öyle bir kız ya da erkek çocuğu. İsmini de üstteki nineden ötürü vermiştir anne babasi ^^
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
NİNE, uzun boylu çöp gibi çubuk. Yaşlı. Hiç Selvi isimli biriyle tanışmadım.
0
Shepard
(12.09.25)
-selviiii söyle şu kadınaaaaa...

sürahi nine'nin torunu (pelin körmükçü).
mezarlıktaki ağaçlar ve genel olarak çam ağaçları.
uzun boylu kişiler.

bence uzun ince bir kıza yakışacak türden güzel bir isim.
0
yedigimiztavuk
(12.09.25)
(18)

Nasıl kokuyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben aleovera, gül, sigara dumanı karışımı kokuyorum diye tahmin ediyorum.Siz sizce nasıl kokuyorsunuz?
Ben aleovera, gül, sigara dumanı karışımı kokuyorum diye tahmin ediyorum.

Siz sizce nasıl kokuyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Maden suyu gibi
0
kisa
(11.09.25)
Sabunsu
0
grimavi
(11.09.25)
Boz çöplük gibi, kahrevengi yeşil karışımı, dokunduğu yüzeyi eriten burna değil beyine vuran keskin bir koku.
0
Shepard
(11.09.25)
Erkek gibi
0
Cezcez
(11.09.25)
ekşi yoğurt gibi
0
MtKrt
(11.09.25)
Parfümümle ten kokum karışık. Ten kokum da baskındır biraz. Evidence harika bir parfüm bana göre. Çok iyi anlaşıyoruz.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Ben de evidence in vücut kremini kullanmaya basladim @mutekebbir in tavsiyesiyle. Önümüzdeki ay parfümünü de alicam. Muazzam bir koku gerçekten.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Ferah, parfüm sebebiyle hafif odunsu.
0
kararsızataletfilozofu
(11.09.25)
bira+chloe intense bazen de omo 15 dk
0
ala09
(12.09.25)
@arbre abi kendini övmenin sana zararı olduğunu söyleyen olmadı mı? Fakir gibi orjinal .sss demene de gerek yok. Parfümü yazman yetiyor orjinal olduğunu anlamamıza.

@ala09 xD

bir ben kötü kokuyorum, tavsiyeler dm.
0
Shepard
(12.09.25)
Mavi yumoş koklayan bir arkadaşım “aaa sen kokuyor” demişti.
0
mutekebbir
(12.09.25)
Duş aldıktan sonra bebek gibi.

Kol altlarıma botoks yaptırdığım için terlemem ve kokmam. Onun dışında parfüm kokarım. Carolina Herrera Badboy ve Tom Ford Oud Wood
0
gabe h coud
(12.09.25)
Şampuanım aloaveralı şu an ben de öyle kokuyorum. Mesai bitince eve dönerken büyük ihtimal ter kokmaya başlayacağım.
0
peki madem
(12.09.25)
gözyasi, hüzün, keder
0
sonsuz
(12.09.25)
Birtakım orman çiçekleri, gül, pudra, sigara, yeşil elmaya benzeyen kendi vücut kokum. Genelde kokumla övgü alırım :P

En son eski erkek arkadaşım " birlikte dus alıyoruz aynı duştan çıkıyoruz sen nasıl böyle kokuyorsun" diyordu
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
Ben kendi kokumu bilemem ama 20 yildir birlikte oldugum su anki esim tenimin guzel koktugumu 20 yil boyunca hic ter kokumu almadigini soyler.
0
turkuaz
(12.09.25)
spordan geldiğim için ter kokuyorum
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
Herkes kendini yine deli gibi övmüş, iflah olmaz narsistler:D

@arbre parfümü nereden aldın, Sephora fiziksel mağazasından almadıysan çakma olma ihtimali oldukça yüksek.
0
say something loving
(12.09.25)
(7)

Kaşıntı için hangi doktor?

ırene adler
Tüm vücudumda bazen bazı bölgelerde yoğunlaşan kaşıntı var 2 haftadır. Bacağımı kasıyorum mesela sonra sırtım kaşınıyor.Sürekli ve dayanılmaz değil ama cok sık ve can sıkıcı.Hangi doktora gitmeliyim bunun için? Kan testi de yaparlar mı?
Tüm vücudumda bazen bazı bölgelerde yoğunlaşan kaşıntı var 2 haftadır. Bacağımı kasıyorum mesela sonra sırtım kaşınıyor.

Sürekli ve dayanılmaz değil ama cok sık ve can sıkıcı.

Hangi doktora gitmeliyim bunun için? Kan testi de yaparlar mı?
0
ırene adler
(11.09.25)
Dahiliyeye fit karaciğer enzimleri vs bakarlar
0
primetime
(11.09.25)
dermatoloji. zaten orası da kan testi isteyecek şüpheli bir şey görürlerse.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(11.09.25)
Bence cildiyeye git.
Deterjanını, ya da duş jeli veya sabununu değiştirdin mi? Bir süre bebek sabunu kullan. Alerji diyecek diye düşünüyorum.
0
Mirket
(11.09.25)
Veteriner? Şaka şaka hahahah, cildiye. Uyuz muyuzsan kwellada'yı deneyebilirsin. Ben de ve arkadaşlarım da vardı. 3-5 güne geçti. Toplu yakalandık uyuza, bak sen şu işe...
0
Shepard
(11.09.25)
Karaciğer enzimlerine bakarlar evet, kaşıntı = karaciğer. Öncelikle yani. Orada bişey yoksa cilde bakarlar. Dahiliye hatta önce aile hekimi.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
uyuz çok yaygın bu sıra, biz de atlattık 1-2 ay önce. acil doktora gidin. dermatolog bakar.
0
deartheodosia
(12.09.25)
önce aile hekimi.

uyuz da olabilir, alerji de.

karaciğer enzimleri nedeni ile de olabilir.

bu bilinmez, bir aile hekiminin görmesinde fayda var.
0
gurur
(12.09.25)
(7)

Birinin narsist olduğuna nasıl karar verirsiniz?

sekizdokuzon
Benim için en büyük gösterge çevresindeki insanları kendilerine bir şekilde bağımlı etmeleri. Mesela sektörde kolay kolay ulaşamayacağı ayrıcalıklar sunuyorsun, daha önce kazanamadığı parayı veriyorsun ama yüzüne bakmıyor, saygı duymuyor, deyim yerindeyse bk muamelesi yapıyorsun. Ama o sana minnetta
Benim için en büyük gösterge çevresindeki insanları kendilerine bir şekilde bağımlı etmeleri. Mesela sektörde kolay kolay ulaşamayacağı ayrıcalıklar sunuyorsun, daha önce kazanamadığı parayı veriyorsun ama yüzüne bakmıyor, saygı duymuyor, deyim yerindeyse bk muamelesi yapıyorsun. Ama o sana minnettarligindan kendini savunmuyor, sınır ihlallerini onemsememeye başlıyor. Her yerdeler.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Narsistler kendine narsist demez, elendin.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Empati yapamazlar diyorlar. Kimseyi kendi şartları içinde, kendi yaşadığı duygularla değerlendiremezler deniyor. Anlamak istedikleri her şey kendi işlerine gelen şeyler, duyguları asla çıkar kaygısından uzak oluşmuyor deniyor. Bir insana kendini anlatamıyorsan, zekâsı eksik değil ama ne yaparsan yap ne dersen de seni anlamıyorsa ya kötüdür ya narsisttir diye düşünüyorum şahsen.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Biri patronunun gerçek yüzünü görmüş gibi. O kadar para veriyorsam yaparım diyorsa işte narşist. Ben ben ben ben diyorsa da. Mesela ben öyle biri değilim. Ben öyle bir şey yapsam utancımdan işe gidemem. Ama allahtan ben öyle değilim. Mesela servis kiralayacaktık, vazgeçtim abi bana bakarlar ben de bakarım sevgili olurum onlarla. Benim isteklerim her şeyden önce gelir, eeee patronum bende para ve buraya savaşaRRak geldim. Demek ki benim gölgemde yaşar ve ölür bu çalışanlar. Ben ihlallerde bulunsam bile o şirkette benden yüksekte kimse yok, yapabilirim çünkü yaptım. BEN beN BEN.
0
Shepard
(11.09.25)
narsisti tek hareketle değil, davranış örüntüsüyle anlarsın. sürekli onay bekler, eleştiriyi kaldıramaz, empati kurmaz, seni değersiz hissettirir. herkes ilgi ister ama narsist için bu oksijen gibidir.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Tek davranışla olmaz+1
0
basond
(12.09.25)
narsistlik bir spektrumdur, ayrica hemen hemen herkes - siz de dahil - saglikli narsistlik denen ozellikleri tasir ve tasimasi gerekir aksi halde yasamda varligimizi surdurmek epey zorlayici olurdu. ozellikle patalojik kabul edilen narsistlik oyle instagramda sanildigi kadar yaygin bir durum degildir, narsist ozelliklere sahip olmak ile yikici bir davranis orgusu icinde kisilik bozukluguna sahip olmak bambaska seyler. dolayisiyla ben kendimi birinin narsist olduguna karar verecek kadar yetkin gormuyorum, bazi seyleri isin uzmanina birakabilmek lazim.
0
kassiopeia
(12.09.25)
Geçen okumuştum, kim narsistmis neden narsistmis veya işte diğer tanilar; anladığım kadarıyla bunu takıntılı bir şekilde yapan kişiler için bir tanı grubu belirlenmiş yakin zamanda:

www.madintheuk.com
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
(14)

Çevrenizdeki paralı insanlar o paraları nasıl kazanıyorlar?

sekizdokuzon
Benim bir şekilde temasa geçtiğim "paralı" insanlar mış gibi yaparak, ülkedeki genel liyakatsizlik kültürünü çıkarlarına kullanarak, bayağı pembe gtlü oldukları için de solcu taklidi yaparak çoğunluktan daha fazla para kazanıyorlar. Bir velim var mesela, kızını araya artık kimleri soktuysa ülkenin e
Benim bir şekilde temasa geçtiğim "paralı" insanlar mış gibi yaparak, ülkedeki genel liyakatsizlik kültürünü çıkarlarına kullanarak, bayağı pembe gtlü oldukları için de solcu taklidi yaparak çoğunluktan daha fazla para kazanıyorlar. Bir velim var mesela, kızını araya artık kimleri soktuysa ülkenin en iyi liselerinden birine yazdırmış, kız dört işlem terk. Okuyacaksın, o okuldan bir şekilde mezun olup isminden faydalanacaksin diyor 14 yaşında insana. Böyle kestirmeden gtum gtum ilerleyerek geliyorlar bir yerlere.

İkinci soru: doğru düzgün, ahlaklı insanları nerede bulurum? Artık cidden nefesim daralıyor.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Her yerdeler ama sayıca çok azlar. Bir de insan hâşâ Tanrı değil, mükemmel olamaz, biz sonuna kadar güvenmek isteriz yaslanırız ama o insanlık hali bir şey yapar bize uymaz hemen yamuluruz, aslında biz eksiğizdir onların eksikliği değildir o. Tam da bu sebeple ahlaklı insanları göremiyor veya kaçırıyor olabiliriz. Bir de sanırım ahlaklı insanların ahlaklılığına karar verebilmek için bizim o ahlaklılık durumunu anlıyor olmamız lazım. Bizden daha ahlaklıysa yani. Belki bizden daha ahlaklı ama bilmediğimiz alanlarda veya inceliklerle. Bunları göremezsek farkına varamayız. Bu konunun hep burasına takılırım.

Çevremde "paralı" insan çok eskiden vardı, çok uzun zaman uzaklarda yaşadığım için irtibatlar kesildi, vefasızlığa samimiyetsiz bir sıcaklıkla cevap verebilen biri olamadığım için bağlar yeniden oluşmadı. Yani nasıl kazandıklarını bilmiyorum. Bu dönemde büyüme yaşadılarsa fazla hakkaniyetli ve helalinden olduğunu çok sanmıyorum.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
İçini rahatlatacaksa para ortalama 3 nesil sonra el değiştiriyormuş, çocukların çocukları, mirasyedilerin parayı idare edememesi vs derken para dağılıyor genelde. Bir de kimse mezara götüremiyor lol, o yüzden kendi yaşam standartlarını yükseltmeye bakıp millete odaklanmamalı, enerjini başkasına harcama bence.
0
titanic kemancısı
(11.09.25)
Etrafım orta gelirli olmak içini bir tarafını yırtan imposter doldu, bir gün görmesem ikinci gün gözüme batıyor. Her şeyi yok sayarak da yaşanmıyor, bazen bir şeyleri dert etmek lazım. Olan bitenin farkına varmazsan elin zayıflar, sömürülme riskin artar.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Eyyy sikizdokuzon, kendi işini kurarak veya işinde aranan kişi olarak.
Ahlaklı ben varım ama her fırsatta sövüyorsun.
0
Shepard
(12.09.25)
“ Çevrenizdeki paralı insanlar o paraları nasıl kazanıyorlar?”
-Emek sömürerek.

“doğru düzgün, ahlaklı insanları nerede bulurum?”
- Bulamazsın.
0
mutekebbir
(12.09.25)
“doğru düzgün, ahlaklı insan” diye aradığın şey gizli bir tarikatın üyesi falan değil ama kalabalığın arasında daha az ses çıkardıkları için görünmez oluyorlar.

paralı insanların kaynağı genelde miras. benim de çocuğum olursa o yiyecek paraları. olmazsa da kardeşlerim ve onların çocukları.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Çevremde çok çok paralı insanlar yok ama olanlar da çok çalışanlar, mevcut mesleğini en iyi haliyle yapıp buna vakit harcayanlar ya da aileden gelen parayı iyi degerlendirenler
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
borçla, ahlaksızlıkla, kul hakkı yiyerek, rantla , miras yolu ile, kalan bir kısımda gerçekten hakıyla çalışarak.
0
Rao
(12.09.25)
@konusma: "çevrenizdeki" dedim. Benim çevremdeki insanların mentalitesi bu, senin çevrendeki insanların kalitesine haşa dil uzatmadim ya da iyi üniversitelerden mezun olan herkes gözü dönmüş bir hırs kübüdür gibi bir genelleme yapmadım.

Edit: beni kastetmemis, kusura bakmasın yanlış alarm.
0
🌸sekizdokuzon
(12.09.25)
konusma genel olarak sorulari anlamada bir sikinti yasiyor. hangi okuldan mezunsa artik oradaki sorulari nasil anlayip cevap verebilmis sasiriyorum. her soruyu ekseriyetle kisisel algiliyor ve ardindan gereksiz detaylar vererek bir ego mastürbasyonu yasiyor gibi hali var. allah kurtarsin.

cevremdeki parali diyebilecegim herkes bu wealthi miras yoluyla elde etmis ya da elde edecek. üstüne koyar ya da kovmazlar ama tek bir jenerasyonda para bulmak cok zor. bir is kurman ve cok basarili olman lazim. e bu da zor seyler.

dogru düzgün ahlakli insan bulmak cok zor. nerede bulursun bilmiyorum. denk gelirse kacirma.
0
sonsuz
(12.09.25)
Aileden gelen paralar ve değer kazanmış tarladan araziden gelen paralar
0
pembediken
(12.09.25)
etrafımdaki paralı insanlar içinde kalan mirası deli gibi büyütüp o hale gelen de var, okuyup, çalışıp didinip biri bin yapan da var. bunların istinasız hepsi, toplumun geneline göre sıradışı bir veya daha fazla özelliğe sahip insanlar, hırs, çalışma azmi, zeka, öngörü vs. olarak.
burada "paralı" ifadesini iyi maaş alan olarak değil, direkt artık sermaye sahibi konumunda olan insanlar için kullanıyorum.

ikinci sorunuza cevap, siz doğru düzgün, ahlaklı olun, onlar sizi bulur.

rica ederim.
0
sailor
(12.09.25)
X istiyorsan x ol perileri gelmiş, sa
0
🌸sekizdokuzon
(12.09.25)
Hayvan gibi çalıştım, uğraştım ama benim sıfırdan biriktirdiğimin 50 katını miras alacağım. Bir annemin olduğunu ve ciddi anlamda zengin olduğunu 33 yaşında öğrendim. Miras istisnalar hariç zengin olmanın en önemli şartı.
0
gabe h coud
(13.09.25)
(4)

Saçların beyazlıyor arkadaş

EasyTiger
Tom Cruise’un saçını nerede boyattığını hiçbir zaman öğrenemeyecek olsak da (öğrensek ne olur?), saçımızdakı ufak beyazlıkları ustalıkla boyandıgı anlaşılmayacak şekilde işleme alabilecek iyi bir berber bileniniz var mi diye sorsam? Şehir ise Istanbul. Teşekkürler
Tom Cruise’un saçını nerede boyattığını hiçbir zaman öğrenemeyecek olsak da (öğrensek ne olur?), saçımızdakı ufak beyazlıkları ustalıkla boyandıgı anlaşılmayacak şekilde işleme alabilecek iyi bir berber bileniniz var mi diye sorsam? Şehir ise Istanbul.


Teşekkürler
0
EasyTiger
(11.09.25)
Yaş kaç bilmiyorum ama biberiye suyu yapıyorlar, bir de YouTube'da beyazları asıl rengine döndüren kürler gördüm, yaş ileri değilse denenebilir. Bir de çinko takviyesi almak çok iyi olabilir.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
şunu öneririm. kendiniz de yapabilirsiniz.

www.schwarzkopf.com.tr
0
awlmi
(11.09.25)
tesadüfen dün akşam 1 saat mor şampuan hakkında konuştuk. ancak bu şampuan saçları platin yapıyormu. kadınlı erkekli bir grup hiç sıkılmadan 1 saat bunu konuştular. bu bilgi de burda kalsın.
0
ground
(12.09.25)
Kadınım, saçlarım çok beyaz bazı yerleri bembeyaz. Renklendirme islemi yaptiriyordum ama dibine hic boya yapılmamıştı, iyice beyazlayinca artık dibine de bir şeyler yapalım dedik en son. Ama beyazların tam kapanmasını da istemiyordum, transparan boya diye bir şey varmis kuaförüm onu önerdi. Hala beyazlar var ama eskisi gibi bembeyaz değil. Dip boya gibi boya boya da durmuyor. Memnun kaldım ben bir sorusturun
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
(7)

Benim Nereye Başvurmam Gerek Sizce (Psikiyatri & Psikolog)

jihat
Son zamanlarda işlerim pek yolunda gitmiyor (benim sorumsuzluğum), iş hayatımı etkileyecek, cevap beklediğim yerler var ama süre azalıyor, cevap gelmiyor vs. iyice geriliyorum. Bu durum evdeki düzeni de etkiliyor, bebeğimiz var, hanım tek başına yoruluyor sürekli çocukla ilgilenmekten, ben desen işi
Son zamanlarda işlerim pek yolunda gitmiyor (benim sorumsuzluğum), iş hayatımı etkileyecek, cevap beklediğim yerler var ama süre azalıyor, cevap gelmiyor vs. iyice geriliyorum. Bu durum evdeki düzeni de etkiliyor, bebeğimiz var, hanım tek başına yoruluyor sürekli çocukla ilgilenmekten, ben desen işin gücün arasında öyleyim ve sonuç olarak tartışma çıkıyor sürekli ve ben de bağırıp çağırıyorum. normalde sakin biriyimdir ama son zamanlarda pek öyle değilim annem de bizdeyken durumu fark etmiş. Bebiş neyse ki neşemizi yerine getiriyor yoksa hep böyle gerdin dolaşacaz :).

Bunlarla birlikte hiçbir şey yapasım gelmiyor. Hanım yurtdışı tatili organize etmişti ama iş durumları bahane ederek gitmeyelim dedim durduk yerde bir sürü paramız yandı. Hafta sonu şunu yapalım bunu yapalım diyor ben hep bir bahane üretip yok diyorum. Arkadaşlarıma karşı da aynı. Hep bir isteksizlik, bunalmışlık.

Bu durumdan kurtulmak için bir destek almaya karar verdim (almam gerekli mi emin de değilim). Nasıl başlamak lazım sizce? Tamamlayıcı sağlık sigortam, hastane erişimim falan var.
0
jihat
(11.09.25)
öncelikle bence herkesin destek alması lazım diye başlayayım cümleye.
sonrasında şu ertelediğiniz tatilleri ve hayırı evete çevirmeye kendinizi zorlayın, belli olmaz iyi ki gelmişiz diyebilirsiniz.
psikiyatriste gidince ilaç verecek o da sizi umursamaz ve yorgun biri yapacak. stresi azaltmıyor örtüyor.
psikologa gidebilirsiniz ama bu öyle 3 5 seanslık bir şey değil. belki 10 sene gitmeniz gerekecek. aslında şunu demek istiyorum, haftalık görüşmelerinizde size öyle iyi gelecek ki her hafta gitmek isteyeceksiniz. yoksa 10 yılda tedavi ediyor gibi bir şey demiyorum.
ama bence siz ilk iş bir tatile çıkın. sadece kendinize odaklanmayın, eşinizin de tatile ihtiyacı olabilir.
0
neira
(11.09.25)
Keşke tatili iptal etmeseydin, bi kere paran yanmayacaktı, yandı diye üzülmeyecektin, hem de değişiklik olacaktı, istemesen bile hava değişimi iyi gelecekti.

Eşinin değişiklik ihtiyacını gidermen lazım, sen bunaldıkça onu da kendinle beraber aşağı çekiyorsun ve o bir anne, morali çok yüksek olmak zorunda. Olmazsa aranızdaki kavgalar artar, şiddeti artar, bunlardan bebek dehşetli etkilenir. Bunu yapma.

Yani aslında senin baba olarak moralini kaybetmemen gerekiyor. Çünkü bak, kaybettiğinde herkes çok olumsuz etkileniyor, sadece sen değil yani. Eşininki annelikse seninki de babalık, baba olmak da hiç kolay değil ki. Moralleri yükseltmek lazım.

Evinize en yakın tabiat parçası neresiyse en yakın zamanda oraya günlük veya uygun olan bir sürelik ziyaret ayarla. Toprağa çıplak bas, ağaçlara sarıl, temiz hava solu, güneş gör. Bir süreliğine ekrandan telefondan mümkün olduğunca uzak dur. Salatalık yeşil biber kırmızı biber domates marul maydanoz gibi sebzeleri bolca ye, vücuduna güneşli su girsin, güneşin eksik senin. Gidin birlikte hava alın. Sakin sakin tabiata gidin.

Kendini ayakta tutmak zorundasın, en büyük zararlar stresten gelir. Bunu yönetmeyi öğrendin öğrendin, yaş aldıkça çok daha zor olur bu iş.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Psikolog psikiyatri konusunu unutmuşum,

Şimdiki durumunda fiziksel ve zorlayıcı belirtileryoksa psikiyatri yanlış olur. Psikoloğa gitsen hem maddî yük hem de zaten o seni değiştirmeyecek, sen kendi üzerinde çalışacaksın. Spor yap diyecek (ki yap evet), uykularını düzenle diyecek (demesi lazım, demeyen psikolog amatörler, öğrencidir), belki bazı alıştırmalar verecek... her iş sana düşüyor zaten.

Kendine Yardım kitapları tavsiye edebilirim. Youtube'da Özlem Tokgöz Özsoylar var, onun yeni başlattığı kendine yardım videoları var. Güneş var güneş. Güneş önemli.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
bence yorulmakta ve sıkılmakta haklısın, dün de sanki buna benzer bir soru sormuştu biri, verilen cevaplar sana da uygun olabilir. bir bak derim.

www.eksiduyuru.com
0
Sadece soruyorum
(11.09.25)
Öncelikle bebiş çok şanslı ki babası farkındalığı yüksek bir insan. Bizim jenerasyonda anamız babamız psikolojik destek alsa toplumca level atlardık, yani bunu düşünüp ihtiyaç duymak bile yüksek bir farkındalık. İlk etapta bir psikolog ile görüşmenizi tavsiye ederim, o oldu bu oldu diye kendinize de yüklenmeyin çünkü olanı değiştirmek mümkün değil. Ama çözüm bulup geleceğimizi şekillendirmek mümkün. Herkes yardıma ihtiyaç duyar.
0
titanic kemancısı
(11.09.25)
kadin icin üzüldüm. gecmis olsun.
0
sonsuz
(11.09.25)
eşinizin çalışıp çalışmadığından bağımsız söylüyorum. kendisi anne olarak çok büyük bir sorumluluk üstlenmiş durumda. ufaklığın yemeğiydi, temizliğiydi, osuydu busuydu derken çok iş yapıyor. yoruluyor ve kafası sürekli dolu durumda. stres seviyesi emin olun sizin iş hayatınızdaki stresten daha fazla olabilir. iş dediğin ne olacak? işleri sallasanız en fazla para kaybedersiniz. ama eşinizin işleri sallaması mümkün değil. burada sizin iki sorumluluğunuz var:

1- eşinizin üzerindeki stresi, yorgunluğu azaltmanız lazım. bunu da iş olarak değil, keyifle yapıyor olmanız lazım normal şartlarda. eşinizin yapması gereken işleri ne kadar azaltırsanız, ne kadar çok iş yaparsanız, bu size hep olumlu sonuçlar getirecek. eşiniz daha az stresli, daha mutlu olacak. mutlu anne, mutlu çocuk demektir. mutlu çocuk, mutlu ev demektir. mutlu ev, işyerindeki stresinizi bile azaltır. bu da ikinci sorumluğunuza getiriyor bizi:

2- allah uzun ömür versin, bebeğiniz birden büyüyecek. yıllar çok çabuk geçiyor. şu anda masrafları çok yüksek değildir ama büyüdükçe masraflar artacak. buna hazırlıklı olmanız lazım. hem çocuğa alacağınız oyuncak, kıyafet, kitap vs anlamında, hem de atıyorum özel okul, atıyorum tatil vs. gibi bir dolu masraf kapısı var. bunlar herkesin kendi bütçesine göre ama emin olun, işin içine çocuk girince her şey insafsızca pahalılaşıyor. bol bol birikiminiz olmalı ki, kendinizi rahat hissedin, rahatça para harcayın. bunun yanında bir de hem kendiniz için, hem de çocuğunuz için yatırım yapmanız lazım. siz babasınız. baba dediğin para kazanır, ailesinin karnını doyurur, aç bırakmaz, açıkta bırakmaz. açıkta bırakmamak ne demek? ev. eviniz vardır yoktur ama neden 2 ev daha olmasın? örneğin benim babam sağolsun bir kaç ev bırakıyor. bu da bana bir güvence veriyor. yeri geldiğinde daha az para kazanacağım ama güvenli bir iş yerine, çok çok daha fazla para kazanabileceğim riskli bir işe yönelebiliyorum. en kötü ihtimalle, bir kaç evin kirasıyla iyi kötü yaşayabileceğimi biliyorum.

babam 81 yaşında, hasta ama hala çınar gibi. çünkü zamanında hem maddi, hem manevi yatırım yapmış. büyüdüğüm ile gidip babamın ismini versem, her kapı hala açılır bana. "herkes baban çok iyi bir insan, baban yardımsever bir insan, hepimize çok iyiliği dokundu" derler, bana yardım ederler. ben de babam gibi olmaya çalışıyorum. oğluma sadece mal mülk değil, güzel bir soyismi bırakmak istiyorum. ben de babayım ve hayattaki tek gayem, oğlum büyüdüğünde güzel bir soyismi olması.

siz de bunları düşünün. sizin sorumluğuluğunuz kendinize karşı da değil, eşinize karşı da değil. hepsi çocuğunuz için.
0
co2s2
(12.09.25)
(6)

Aile hekimi rapor

ashleybon
Aile hekiminden en uzun süre ne kadar rapor alabilirim? hayatımı yoluna koymak için biraz zamana ihtiyacım var.
Aile hekiminden en uzun süre ne kadar rapor alabilirim? hayatımı yoluna koymak için biraz zamana ihtiyacım var.
0
ashleybon
(11.09.25)
10+10

verebileceği maksimum süreyi yazdım ben. keyfekeder rapor isterseniz vermez doğal olarak.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(11.09.25)
Aile hekimleri 10+10 vermez diye biliyorum, onu veren hastanenin heyeti hatta. Aile hekimleri en fazla 3 gün rapor veriyorlar, benim eski hekim hiçbir yaşvarışıma aldırış etmeyen namkör nalet karıydı 1 gün raporu çok zor verdi. Bilmiyorum 10+10 çok acaip geldi bana.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
2 yıl önce grip ile birlikte ses kısıklığı problemi yaşarken belki 1-2 gün rapor verir de ses tellerimi dinlendiririm umuduyla gittiğim aile hekimi “ben ilaca karşıyım” diyip ilaç bile vermemişti xd Bu yüzden 1 gün alabilirseniz mucizedir.
0
ruhen hastayim ben
(11.09.25)
(bkz: yıllık izin)
0
duyuruuser
(11.09.25)
karayaziasm.org

burada diyor 10 diye lakin sağlık ocağındaki hekim ikna olur mu 10 güne bilemiyorum, özelde bi ihtimal.

Devlet memurluğunda bir seferde tek hekimden 10 günlük rapor alabilirsiniz sonra bir kez daha tek hekimden ek 10 günlük alınır. 10 gün üzerine ise 3 hekim raporu (heyet) istenildiği gün kadar yazılabilir maaş kesintisi de yaşanmaz (heyette)
Diğer iş kollarında iş görememezlik ödemesi vs. oluyor sanırım oralara hakim değilim.
0
kucukne
(11.09.25)
sikintisiz en fazla 2 gun alirsin. fazlasi icin

burnout izni, ucretli izin, ucretsiz izin.
0
buenosdias
(11.09.25)
(6)

Kaderine terk edilmiş bir okula bağış arıyorum?

santimantal
Anadolu yakasında 400-500 öğrencilik bir meslek lisesi.Öğrenciler sosyoekonomik olarak düşük bir çevreden.Sınıflarda perdeler bozuk ve yıpranmış stor perdeler.Hava çok sıcak ve okul güneye bakıyor.Sınıfları biraz serin tutabilmek için kalın kumaş perde gerekiyor.26.000 TL gerekli acilen.Bu parayı ne
Anadolu yakasında 400-500 öğrencilik bir meslek lisesi.
Öğrenciler sosyoekonomik olarak düşük bir çevreden.
Sınıflarda perdeler bozuk ve yıpranmış stor perdeler.
Hava çok sıcak ve okul güneye bakıyor.
Sınıfları biraz serin tutabilmek için kalın kumaş perde gerekiyor.

26.000 TL gerekli acilen.
Bu parayı nereden bulabiliriz?
Okul müdürüyle tanışıyorum.
Para bulunursa usulüne uygun olarak ödeme işlemlerine aracılık edeceğim.

Başvurabileceğimiz yerlerbiliyorsanız yazabilir misiniz?
0
santimantal
(10.09.25)
İlçe milli eğitime ardından il milli eğitime bildirmek en mantıklısı ilk adımda.
0
ruhen hastayim ben
(10.09.25)
Bunları gözle görülecek şekilde insanların gözleri önüne sermeden kimse destek olmak istemez gibi geliyor. Herkes okullara destek olmak ister ama önce görmek isterler sanırım.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
meslek lisesi olduğu için staj gönderdiği işletmelerden rica edebilirler. Benim gördüğüm işletmeler böyle ufak tefek yardımlar yapıyorlar bağış niyetine ya da ellerinde oluyor bazen eski ürünler perde vs onları yolluyorlar. Bizim okulda olmuştu bilgisayar, koltuk vs yollamıştı işletme.
0
biravekahve
(10.09.25)
Koy okullari yardim projesi isminde bir instagram sayfasi var. Okulun halini cekin ve ihtiyaciniz olan seyleri listeleyin. Durumu anlatin, para yardimi yapmiyorlar ama eksik esyalar icin yardimci olunuyor. Onu soyleyeyim.
0
sey mi dostum
(11.09.25)
@biravekahve +1
özellikle mezunlarını çalıştıran şirketlerden...
0
merhum
(11.09.25)
500 öğrencili bir meslek lisesinde en az 4 farklı bölüm vardır. Bu bölümlerin mutlaka bir işlere yarayan atölyeleri hatta belki okulun döner sermayesi vardır. Bunlar olmasa bile temrinlik malzeme ödeneğinden bile ayarlanır. Bunu da geçelim yukarıda belirtildiği gibi öğrenci verilen işletmelerden katkı istenebilir. Okulun kantini varsa kantinci sıkıştırılabilir. İlçe milli eğitimden kantin paylarından talep edilebilir. Düşünsek başka bir iki yol daha bulunabilir. Ama bunlar müdür ve okul aile birliği in bulması gereken yollar. Ben oturduğum yerden 1 dakikada bu kadarını düşünebiliyorsam ilgililer daha fazlasını düşünüp yapabilir ama anlaşılan yapmak istemiyorlar ya da umursamıyorlar.
0
roookie
(11.09.25)
(7)

Yaptığınız en büyük temizlik

sekizdokuzon
Bugün artık 8. saatine giren yeni ev temizliği benim için. Bir şişe sıvı çamaşır deterjanı bitti, en az dramatik olan tarafı bu mesela. Fırçayla duvar siliyorum, bende daha ötesi yok. Legende yorgan yıkadım çiğneyerek.Evdeki erkek kokusu gitti ama, bütün çabama değdi.Sizin yaptığınız en massive temi
Bugün artık 8. saatine giren yeni ev temizliği benim için. Bir şişe sıvı çamaşır deterjanı bitti, en az dramatik olan tarafı bu mesela. Fırçayla duvar siliyorum, bende daha ötesi yok. Legende yorgan yıkadım çiğneyerek.

Evdeki erkek kokusu gitti ama, bütün çabama değdi.

Sizin yaptığınız en massive temizlik neydi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.09.25)
hristiyan ülkelerde paskalya var. cuma ve pztsi tatil oluyor.
4 gün full temizlik cam silme, her yeri yerle bir ederim.
0
sonsuz
(10.09.25)
evdeki erkek kokusunun gitmesi iyi mi kotu mu o kisim anlasilmiyor coco.

ben en son sirkette 5 palet dolusu kagit shred etmistim, 2 ayimi aldi ayiklamak.
0
cooperr
(10.09.25)
Evdeki erkek kokusu gitti ama, bütün çabama değdi.
a1 Türkçe. İyi mi oldu kötü mü oldu belirtmede yetersiz aahahaha.

Çatı arasına girmiş 1 anne kedi, 4 yavrusunu yakalayıp, yuvalattıktan sonra o çatı arasını temizlemek. Kolunun üstüne yatarak girebildiğin daracık, gözle görülür şekilde havada tozlar net süzülüyor, nefes almak zor, hareket kabiliyeti sıfır. Eeee bir Shepard kolay yetişmiyor, labirent gibi çatı arasını 4-5 saat içinde tertemiz yaptım. Eeeeee. xD
0
Shepard
(10.09.25)
önümüzdeki günlerde 1 adet yapmalıyım çünkü birini tutmak daha zor geliyor. çok da gözümde büyüyor bakalım 8910cum, wish me luck
0
deartheodosia
(11.09.25)
Üniversitede bir arkadaşım eve çıkmıştı çok çok pis bir evdi o evi temizlemiştik saatler sürmüştü. Bir de ikimiz de bu konuda çok tecrübeli olmadığımız için benzer türdeki deterjanları aynı kovada birleştirelim deyip neredeyse kendimizi öldürüyorduk :):) o can havliyle pencereyi açıp dışarı kaçtığımız bir an var mesela rezillik :/
0
mutekebbir
(11.09.25)
Özel hayattan insan silmek. 23 yıllık kankamı sildim. Başka insanlar da sildim. Sevgililer sildim. Güven duygusunu sildim. En büyüğü bu oldu evet.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Teyzemin tatile gitmeden önce kendince “hak edelim” diye günlerce temizlik yaptırması… duvar silmiştik ya sene de 2015ti asla unutamam o temizliği.
0
ekimoloji
(11.09.25)
(9)

Film dizi platformu uzmanlarına soru

muhayyer divan
SelamBu netflx gibi blu tv mi işte öyle değişik şeyler (adlarını hatırlayamadım şimdi) (Disney belki) üzerinden film ve dizi izleniyor tamam. Ama 1 defalık netflix üyeliğinden eski filmleri bulamadım. Ben istiyorum ki geçmişte kült olmuş yerli ve yabancı bütün filmleri (özellikle filmleri) bulup bul
Selam

Bu netflx gibi blu tv mi işte öyle değişik şeyler (adlarını hatırlayamadım şimdi) (Disney belki) üzerinden film ve dizi izleniyor tamam. Ama 1 defalık netflix üyeliğinden eski filmleri bulamadım. Ben istiyorum ki geçmişte kült olmuş yerli ve yabancı bütün filmleri (özellikle filmleri) bulup bulup izleyebileceğim bir platform olsun, haftada 2-3 belki 5 izleyeyim, film kültürüm oluşsun. Ama böyle bir platform var mı bilemedim, bu mevcut olayları da hiç anlamadım.

Böyle bir şey var mı, varsa nerde var, yoksa yapsanız ya?
0
muhayyer divan
(10.09.25)
Hepsinin olduğu platform yok.
kaçak izlersin ancak
0
kisa
(10.09.25)
öyle bir sey malesef yok. amazondan aradigin filmleri bulabilirsin ve parayla satin alarak ya da kiralayarak izleyebilirsin.

bu yapimci sirketlerin anlasmalariyla ilgili. disney, warner bros, 20th century fox, birkac farkli büyük ve bagimsiz yapimlar var netflix de kendi basina yapimci, amazon prime de yapimci derken herkes kendi filmini anlasmasi oldugu platformda gösteriyor.

özellikle bagimsizlari bulmak cok daha zor. legal platformda bulamayip torrentten indiren insanlar var.
0
sonsuz
(10.09.25)
çare kaçak yollar. yani siteler, torrent, ip tv falan
0
ananiyimioguz
(10.09.25)
Bizim yerli filmlerimizin bir arşivi de mi yok? Hani film müzesi gibi?
0
🌸muhayyer divan
(10.09.25)
senin ilacın iptv hocam.

test yayını isteyip 3-5 tanesine bak, beğendiğini al. (onlarda telif melif olmadığı için imdb top 250, 2000ler yerli filmler vs. komple oluyor)
0
brkylmz
(10.09.25)
Çare korsan.

Mubi'nin seçkilerinin hastası olmasam da klasik filmler oluyor. En önemlisi, bir film Mubi kütüphanesine girince korsandan kalkıyor, sadece Mubi'den izlenebiliyor. Mubi'nin böyle sevimsiz bir yanı var.
0
10551037
(11.09.25)
senin ilacin iptv.

sistem korsana tesvik ediyorsa dogrucu ali olmaya gerek yok.

sistem tesvigi derken, bir suru platform var. onun disinda bir suru film sirketi, uefa, fifa, federasyon vs.. kimin kime gucu yetiyorsa hepsi pastadan ufak bir pay aliyor. herseye sahip olmak istiyorsan en az 5 ayri platforma uye olacaksin demek.
0
buenosdias
(11.09.25)
çare korsan. ama uğraşamam diyorsanız aşağıdaki linkten uygulayacağınız filtrelerle size en uygun platformu belirleyip gerekirse dönem dönem değiştirerek aradığınız içerikleri tüketmek.

www.justwatch.com
0
beatbox yapan metalci
(11.09.25)
IMDb listesinden seçip Google'da filmi aramak
0
pembediken
(11.09.25)
(4)

Duygu durum değişiklikleri

kararsızataletfilozofu
Yine bir iç dökmeyle düştüm buraya malesef.Personal trainerim hiç elektrik alamadı malesef olacak ki hiç yazışmışıyoruz günde 2-3 mesaj bile yok artık.Sadece spordan spora görüşüyoruz başka öğrencileriyle de görüyorum keyfi yerinde :/ kıskanıyorum ama yapacak bir şey yok.Niye etkilenmedi elektrik al
Yine bir iç dökmeyle düştüm buraya malesef.
Personal trainerim hiç elektrik alamadı malesef olacak ki hiç yazışmışıyoruz günde 2-3 mesaj bile yok artık.
Sadece spordan spora görüşüyoruz başka öğrencileriyle de görüyorum keyfi yerinde :/ kıskanıyorum ama yapacak bir şey yok.
Niye etkilenmedi elektrik almadı acaba hem buluşmayı kısa tuttu hem mesajlaşmaları devam ettirmedi :/

Bir gün moralim iyi mutluyum yürüyüşümü yapıyorum ev işlerini halledip yemekler yapıyorum.
diğer gün yıkılıyorum mutsuzum hiç bir şey yapmaya hevesim kalmıyor.

Ne zamana kadar böyle gidecek bu işler :/
Haftada 1-2gün arkadaşlarla buluşuyorum diğer günler ancak iş yerindekilerle biraz muhabbet.
Çok uzun süredir flört yok :/
Yeni insanlarla tanışmak istiyorum ama enerjim hiç yok.
Üstüne kış aylarıda geldi, böyle dönemleri nasıl atlatıyoruz ?

Aynı şeyler dönüp dolaşıyor yazıyorum biraz iç dökmek gibi oldu.

Yurtdışına git dolaş diyen arkadaşlar var ona bile hevesim yok şuan.
Tatil yapsam nereye gidicem ne yapıcam bilmiyorum.
0
kararsızataletfilozofu
(10.09.25)
Böyle zamanlarda toprak, temiz hava, güneş ve yeşillik ağaç çok iyi gelir insana. Bir hafta sonu veya boş bir zamanda 2-3 gün yapabilirsen bir orman içi bungalov veya işte pansiyon vs gidip ağaçların ortasında çıplak ayaklı hırkalı otur derim. Muhakkak %100 pamuklu şeyler git, şile bezi olur keten olur müslin olur... kahve seviyorsan yanına sevdiğin bir kahveden al ama lütfen günde 2 büyük kupadan fazla içme çünkü olumsuz bir stres verip vermeyeceğini bilmiyoruz. Hassasiyetin varsa çarpıntı yapabilir. Sözsüz yumuşak müzikler ayarlayalım onlardan dinle, sessiz kal. Canın istediği an zıpla hopla koşar adım yürü, serbest olduğun bir yer olsun. Üstünde bir cansızlık var güneşle can gelecek toprak ve yeşillik senin sıkıntını alıp enerjini tazeleyecek.

Bununyapmaya imkan yoksa evi olabildiğince havalandır, hava serinlemişse (bizim bura serin) bırak ev serin olsun hırkası gez ama serinliği yaşa biraz. Zihnini boşalt. Vücudun seni durdurduğuna göre çokça dolmuş olabilirsin.

Bir de bir gün mutlu enerjik, diğer gün mutsuz bitkin olmak çok normal değil. Bunlar ne derece oluyor, enerjiden ne kadar enerjiksin mesela, manik depresif başlangıcı olabilir mi diye düşündürdü (vaktiyle bana böyle bir teşhis konulmuştu onun için sordum, o zaman ben de dediğin gibiydim). Belki bir psikologla konuşmak iyi gelebilir.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
Teşekkür ederim tavsiyeler için, ancak benim için ancak şuan ütopik bir şey onlar ancak sahil kenarına gidebilirim.
Maniklik durum yok bir çok insana göre duygu yükselmelerim çok olmuyor normal mutlu neşeli huzurlu olduğum zamanlar oluyor fakat 3-4gün sürüyorsa sonra mutsuzluğu yalnızlığı çok derin yaşıyorum.
Bunların sürekliliği olması gerekmiyor mu mutluysa insan uzun bir süre mutlu yada uzun bir süre mutsuz olmalı gibi geliyor benim her günüm farklı oluyor,
Psikolog tavsiyesi düşünüyorumda ne zaman bilmiyorum
0
🌸kararsızataletfilozofu
(10.09.25)
Mutluluk da mutsuzluk da çok uzun süren şeyler değil, değişkenlik (özellikle kadınlarda) çok normal ve hatta olması gereken. Çünkü hayat su dalgası gibi inişli çıkışlı, ruh hallerimizin değişmesi çok doğal. Sadece mutsuzluk kısmını çok derin yoğun ve ağır yaşıyorsan o problem. Depresiflik var, sanki gülümseyen depresyon gibi ama değil gibi. Bunun kararını en iyi psikolog verir, ya da psikolog bir yakın arkadaş.

Bazen insanın yapısı da duyguları çok yoğun çok derin çok ağır yaşayan bir yapı olur, belki sen de öylesiniz. Bana manik depresyon başlangıcı teşhisi konmasının sebebi duygularımı çok yoğun yaşamammış, uzun yıllardır benimle ilgilenen psikiyatristim söylemişti. Bazı kişiler saplantılı sever mesela, bazı kişiler saplantılı üzülür, bunun gibi. Psikolog çok iyi olur sanırım.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
Sana burada akli basinda 3-5 kisi olarak bulusmamani tavsiye etmistik ama sen, bu bulusmaya cok ihtiyacin varmis gibi gittin bulustun. Bulusurken hicbir sey olmayacagini sen de biliyordun. Hâlâ o kisiden mesaj bekleme umuduna da bi sey demek istemiyorum.
'Needy' enerji yarattigin surece kimsenin ilginin cekemezsin. Kendinden bikmissin, baskasi neden seni ilgi cekici bulsun ki. Yazdiklarim biraz sert tonda geliyor olabilir, biraz kendine dönmelisin ya da psikolojik destek almalisin.
0
sey mi dostum
(10.09.25)
(14)

35 yaşından sonra araba kullanmayı öğrenmek ne kadar zor olur?

green eyed penguin
sb
sb
0
green eyed penguin
(10.09.25)
ablam 18 yaşında ehliyet aldı hiç kullanmadı, 42 yaşında kullanmaya başladı. düz vites zor ama otomatik vitesi öğrenirsiniz bence yaşla alakası yok
0
gadlemler
(10.09.25)
Öğrenen ve öğreten kişilere bağlı, ama ben öğrendiysem panik yapmayan herkes öğrenebilir diye düşünüyorum. 32 yaşımda ehliyet aldım. İyi bir hocayla kolay olur, iyi hoca önemli.
0
cilacı ökkeş usta
(10.09.25)
1 saat kadar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.09.25)
Bazi insanlar o yasta yeni ogrenince acemiligi tam atamamislar gibi his veriyorlar kullanirken. Ancak aksi ornekler daha fazla gordugum kadariyla.
0
mbond
(10.09.25)
otomatik vitesi öğrenmek kolay. 15 günde trafiğe çıkacak düzeye gelinir. Manuel vites 2-3 ay pratik ister.

Bir de yaşanılan şehir de önemli. Kalabalık bir yerdeysen zor. Sakin bir şehirde kolay
0
runaway
(10.09.25)
Benim 61 yaşındaki arkadaşım daha çok yeni araba kullanmayı öğrendi ve trafiğe çıktı. Hiç zor değil, sadece güvende hissedeceğiniz şekilde eğitim alıp alıştırma yapman lazım. Tekrar söylüyorum çok çok kolay.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
annem 40 yasinda ehliyet aldi, ama hic kullan(a)madi. asiri stres yapiyordu, hep aklinda ya lastik patlarsa, ya soyle olursa ya boyle olursa kaygisi vardi.

peder anamin ehliyetini ceza yazdirmak icin kullandi hep, kadinin eli sinav disinda direksiyona degmedi ama 180km ile radara yakalanmisligi var.
0
cooperr
(10.09.25)
Hiç zor olmaz.
0
ezkaza
(10.09.25)
zor diye bir şey yoktur , sürekli pratik ile çok kısa sürede öğrenilir.
0
Rao
(10.09.25)
öğreniliyor dert değil.

olabildiğince bol direksiyon pratiği...

iç güdüselleşene kadar devam
0
gurur
(10.09.25)
Hiç zor olmaz, kendinize inanarak başına geçtikten sonra öğrenirsiniz.
31 yaşında bisiklet sürmeyi öğrenen bir kadın olarak yazıyorum.
0
hayalhayal
(10.09.25)
Şu an geri kalan ömrünün en genç yaşındasın; şimdi karar vermişken öğrenmezsen ileride daha zor olur. 35 geç değil; 50’de bile alan oluyor ama yaş geçtikçe refleksler azalıyor o yüzden geç kalmış değilsin. Beynin hala genç.
0
titanic kemancısı
(10.09.25)
geçen sene 36yken başladım ilk defa kullanmaya. önce direksiyon dersi alın sonrasında cesaret edip tek başınıza yola çıkın. arka sokaktaki markete bile arabayla gidin. tek tavsiyem otomatik araç kullanın düz vitese hiç gerek yok.
0
dedim ben sana
(10.09.25)
Annemin arkadaşı 65 yaşında ilk defa direksiyon başına geçti, hem de Manuel viteste. Özgüvenini toplaması 1 yıl sürdü. Üstelik burası küçük yer olduğu için hindistan gibi trafiği var. Ters yönden girenler, girilmez sokağa dalanlar, bol miktarda motor, yok ortasında durup sohbet edenler vb. Ben bile kaç yıldır zorlanırKen teyze iyi bile başardı bence. Siz haydi haydi yaparsınız.
Not: ben de ehliyeti 32de aldım trafiğe 40da çıktım. İlk otomatik kullandım, 6 ay sonra manuele geçtim. Manuel aracım kamyonetti 3 sene bindim ,minibüs bile kullandım.
Hem de ilk kullanmaya başladığımdan beri arka koltuğuma bebeğim vardı, mecburdum onunla trafiğe çıkmaya.
Ben yaptıysam, siz kesinlikle yaparsınız.
Sağdan gidin, kendinizi rahat hissetmediğinizde 4lüleri yakın, diğer araçlar bir sıkıntı olduğunu bilsin. Sakin olun :)
0
strawberry first
(10.09.25)
(11)

psikolog mu psikiyatrist mi?

reanarchy
iş ve özel hayatla ilgili bazı stres kaynaklarım var ve bunlar giderek birikiyor sanıyorum, artık özel hayatıma ciddi etki etmeye başladı.asıl sorunum stresle baş etmek değil,ççok hızlı ve çok ani yüksek desibelli öfkelenmeler yaşamaya başladım. yaklaşık 1 yıl önce sigarayı bırakmıştım ondan sonra s
iş ve özel hayatla ilgili bazı stres kaynaklarım var ve bunlar giderek birikiyor sanıyorum, artık özel hayatıma ciddi etki etmeye başladı.

asıl sorunum stresle baş etmek değil,

ççok hızlı ve çok ani yüksek desibelli öfkelenmeler yaşamaya başladım. yaklaşık 1 yıl önce sigarayı bırakmıştım ondan sonra sanırım bu noktaya geldi öfke konusu.

sizce doğrudan psikiyatriye mi gitmeliyim yoksa birkaç seans da olsa psikoloğa mı görünmeliyim?

teşekkürler
0
reanarchy
(10.09.25)
psikiyatrist önce bence.
0
erty_ksk
(10.09.25)
ben de geçen sene öfke krizleri ve iş arkadaşlarımla sürekli bir çatışma hali nedeniyle psikiyatriye gittim.1 yıla yakın ilaç kullandım düşük doz bir şey. baya iyi geldi sakinleştim kendime geldim. hatta sonradan pişman oldum keşke ilacı bırakmasaydım bir süre daha kendime zaman tanısaydım diye.
0
Sadece soruyorum
(10.09.25)
bunun kararini veren kisi psikolog zaten.
0
buenosdias
(10.09.25)
@erty hemşerim sen bari yapma.

eğer hayatınızı etkileyen olay günlük hayatınızı devam ettirmekte zorluk yaşatıyorsa psikoloğa gidebilirsiniz. eğer ilaç kullanmanız gerekiyor ve tanı almanız gerekiyorsa psikiyatriye gitmeniz önerilir. bilişsel terapi psikologların işi, psikiyatristler ilaç yazan tıp doktoru. türkiyede halen bu ayrım bilinmiyor. psikologlara terapist denir aynı zamanda. psikoloğa gidebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
önce psikolog, psikolog yönlendirmesiyle psikiyatrist, ihtiyaç varsa eş zamanlı olarak terapiye de devam etmek.

bu dönüştürmek istediğiniz durumların temel nedenlerini çözemezseniz, bulamazsanız ilaç sadece günü kurtarır.
0
Phoebe
(10.09.25)
ben psikiyatrinin kapisindan girip de "yok size ilac vermeyeyim, psikologa gidin" denildigini gormedim, duymadim. o ilaci mutlaka yazar. bu konuda cekinceniz varsa once psikologla gorusun durum analizi yapilsin
0
ala09
(10.09.25)
Mekan değişikliği... tatil ya da eş dost ziyareti. Belki spor. Uzun Yürüyüşler mesela. Bunlar zaten psikolog ziyareti gibi.

Sonra psikolog. Zaten psikolog ta önce bunları yap öyle gel diyecek.
0
halk
(10.09.25)
Vücudundaki etkilere bak.

Uykuların eksildi mi veya arttı mı
Vücudun sürekli gergin mi yani sürekli boyun omuz bacak karın gibi kaslarını kasıyor musun, kramp giriyor mu
Yemende değişiklik var mı, aşırı yemeye veya aşırı iştahsızlığa düştün mü
Çarpıntı oluyor mu, özellikle öfke ve sonrasında ritim bozukluğu, nefes alış verilince anormallik oluyor mu

Bu gibi değişiklikler var mı düşün. Varsa ve seni ciddi zorluyorsa psikiyatri. Değilse psikolog.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
@mikahakkinen
konu hemen ilaç almak değil, ilaca gerek olup olmadığının tespiti. bunu da psikolog değil psikiyatr yapıyor diye biliyorum. psikiyatrlar sana ilaca gerek yok psikoloğa git dediğinde süreç böyle de işleyebiliyor.
yanlış biliyor da olabilirim ama birinin önceliği şart değil diye biliyorum. her ikisi de danışılabilecek ilk merkez olabiliyor doğru hekimlere denk gelindiği sürece.
0
erty_ksk
(10.09.25)
devlet hastanelerinde psikologdan randevu alabilmek için psikiyatriste gitmen gerekir. ancak özelde bir yere gitmeyi düşünüyorsan bunu seçme hakkı senin. gitmen gereken kişi psikolog. genelde psikiyatristler 5 dk dinler ilaç yazar.
0
mikahakkinen
(11.09.25)
normalde teshis koyan psikiyatristtir, fakat insanlar genelde oncelikle psikologu tercih eder cunku psikiyatristler belkide bir miktar terapiyle halledilebilecek sorunlari hemen ilacla cozmeye calisabiliyorlar. ayrica terapide yeterince uzmanlasmiyorlar. bu nedenle once birkac seans psikologa gidin derim. ikisi de tamamen farkli yaklasiyorlar ve bence ilactan once cesitli bilissel, davranisci, psikodinamik, sosyal terapileri denemekte fayda var. ayrica bunlar daha butuncul oluyor, yani sadece semptomatik degil (ilactaki gibi), daha genis bir degisim sagliyor.
0
Sour
(11.09.25)
(32)

Yaptığınızı işi yapabilmenizi sağlayan en büyük unsur

sekizdokuzon
Benimki sabır. Sabırlı biri olmasam öğretmenlik yapamazdım. Kolay sinirlenmemek ve sinirlendiğimde yansitmamak gibi şeyler sayesinde 10 kusur yıldır bu işi yapabiliyorum. Sizin için bu unsur nedir?Teşekkürler.
Benimki sabır. Sabırlı biri olmasam öğretmenlik yapamazdım. Kolay sinirlenmemek ve sinirlendiğimde yansitmamak gibi şeyler sayesinde 10 kusur yıldır bu işi yapabiliyorum.

Sizin için bu unsur nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(09.09.25)
seviyorum ❤
0
gilbeys
(09.09.25)
Aşktı. Mesleğime çok âşıktım, aslında "normal" şartlar oluşsa hâlâ âşığım derim ama şu anda sürdürmemi sağlayan tek şey mecburiyet, mahkûmiyet. İmkanım olsa çalışmam bu memlekette.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
Ya allah affetsin ama onlara yansıtmadığını bize patlatıyorsun ahaahahh.

Soruna cevap ise: "We do not choose our destinies. We must do our duty, no? Great or small, we must do our duty" -Stannis the Mannis
Aha bu kadar. Görevim bu. Ağlamaca yok, doğru ya da yanlış durmak yok yola devam!
0
Shepard
(09.09.25)
Senin gibi karşıma çıksa sana burada davrandığım gibi davranırım, o kadar sabırlı değilim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.09.25)
Sabır +1 mat öğretmeni
0
rodeocu
(09.09.25)
sayılarla uğraşmayı seviyorum
0
pide
(09.09.25)
Sabır, teknik bilgi, organizasyon becerisi, kalabalık ekipleri bir hedef doğrultusunda motive edebilmek, kararları somut ve aksiyon alınabilir aşamalara indirgeyebilmek, sunum becerisi.
0
gabe h coud
(09.09.25)
Lan duyuru'nu yanlış anladım. Övme şeysiymiş bu. Bir de utanmadan açık açık övüyorlar ezzik büzzük gibi ahahahahha. Olm biriniz şirkette alamadığı ilgiyi burada arayan en yüksekteki köle, diğeriniz makine sesleri arasında kafayı yemiş tinnitus olmuş vietnam flasbackleri yaşayan ptsd sahibi veteran.

@arbre abi yeme bizi, seni biliyoruz. Anca düşünüyor, patinaj çekiyorsun. Çözemiyorsun olayları. Biz senin düşmanın değiliz, seni doğru yola sevk ediyoruz çünkü yoldan çıkmışsın.
0
Shepard
(09.09.25)
para. daha çok para. daha daha çok para.
0
scudman1
(09.09.25)
Sabahlari calan alarm.
0
sey mi dostum
(09.09.25)
alarm +1
0
respect
(09.09.25)
@Shepard: aramızda para toplayıp seni terapiye yazdiralim mi, ne dersin?
0
🌸sekizdokuzon
(09.09.25)
Onceleri seviyordum, ve kazancin da etkisi var tabii. Ama degisti, hayatim da degisti. Hayatim sadece kariyer uzerine ilerlemedi yani.
0
ermanen
(10.09.25)
@sikizdokuzon ben bilmem, elektrik yiyen bacım bilir hahahaha. Seni düzeltmeyen şey seni güçlendirir!
0
Shepard
(10.09.25)
Akıl Hastanesi'nde kalan herkese ekt tedavisi uygulamiyorlar. Psikozu ya da majör depresyonu terapi ve ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalara son çare olarak uygulanıyor. Bu bilgi aklının bir köşesinde dursun. İnsanları hastalığından mi vuruyorsun diyeceğim de söz konusu sen olunca hiçbir şey diyemiyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
@sikizdokuzon abi günlerdir dış görünüşten vuranlar böyle demesin lan. Sen yaparken sorun yoktu. Neler dediniz dönüp de laf sokmadim. Ağlayacaksan niye ağlayacağin yerden vuruyorsun?
0
Shepard
(10.09.25)
Alınacaksan kaşınma. Bu kadar basit. Ne ekersen onu biçersin.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
@sikizdokuzon lan deli onu ben dedim ya, sen agladin diye...
0
Shepard
(10.09.25)
ilgi ve merak. iyi olduğumu söyleyebileceğim her konudaki meziyetim yüzde 90 buna bağlı.

hep söylerim mesela ben üniversite sınavında tıp, mühendislik gibi apayrı tercihler yapabilen ve neresi çıkarsa gidip orayı başarıyla bitiren insanlara daima imrenmişimdir. adam kendince alternatifler belirliyor, bir yola girdiği zaman da hayatını ona göre düzenleyip o girdiği yolda çalışmasıyla, disipliniyle, zekasıyla işi sonlandırabiliyor. bana inanılmaz geliyor bu, manyak bi şey. bak bu türdeki insanlar mesela çok iyi bir yazar olacak kapasitede olmasa bile "yaz ulan!" dersen oturur, şu ya da bu yönü eksik/zayıf olsa bile oturup kitap bile yazar.

bende o hiç yok. ilgi duyup merak ettiğim şeylerde "bu adam bu işi biliyor" dedirtecek seviyeye gelebiliyorum ama bu tür bir bağlılığım yoksa geçmiş olsun. bana de ki ankara'dan istanbul'a yürümen lazım. konu ilgimi çekmişse ben kısa sürede YÜRÜYÜŞ PROFESÖRÜ olup bu eylemden performansı maksimize edecek şekilde bir yol haritası çıkarırım kendime. yok eğer sırf öyle gerektiği için "karşıdan karşıya geç" dersen o yolda araba varsa onun altında kalır, yoksa kendim yere yapışırım.

toplum nezdinde bu durum tembellik/yavşaklık olarak görülüyor ama yemin ederim o kadar da tembel birisi değilim. bazı konularda tam tersi kimsenin uğraşmayacağı kadar uğraşırım. bana "zihinsel ateşleyici" lazım ama işte yap deyince yapamıyorum, beynim o şekilde çalışmayı reddediyor.

en büyük hayalim zaten bi gün işinde çok iyi bi terapistle çalışabilmek... ister "yoo sende bi şey yok düpedüz salaksın" desin ister 'TISM BOSS ilan etsin, "kafanız çok başka çalışıyor meister bey sizin ilaçsız terapisiz bu yaşa gelmeniz bile mucize, bi an önce ölün de beyninizi inceleyek" desin hiç fark etmez. bi şey desin ama yani, ne olduğunu bileyim. bunu çok isterdim.
0
der meister
(10.09.25)
@Shepard: insanlarda gördüğün noksanların tamamı kendinde sıkıntı yaptığın mevzular. Sen bir terapiye git, bunların hepsi çözülür. İnsanlarla dalasmadan, karşına çıkan herkese zehir kusmadan da ilgi görüp farkedilebilirsin. Üstüne desteklenir, sevilirsin.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
@sikizdokuzon ya sen gittin çözülmedi, sende işe yaramayanı bana niye öğütlüyorsun.

Bir doktor var kasap, kasappppp. Beni biçti öldüm, sakat kaldım. Bir de sen git ahahhaahhaha. Lan yazdığınızı okumuyor musunuz siz?
0
Shepard
(10.09.25)
Ben sende çok zayıf da olsa bir ışık görüyorum. Bir buçuk yıldır tanışıyoruz, buradan aldığın tepkilerle milimetrik de olsa doğruya doğru bir yönelimin var. Buradan devam edip kendini düştüğün çukurdan kurtarırsın umarım.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
Shepard niye her gün kendini burda rezil edip duruyor? Hiç acımıyor kendine. Çocuk desem o da değil. Sahiden insan kendine bunu niye yapar ki???
0
luluki
(10.09.25)
Yaptığım işe hiç uygun değilim aslında ama İngilizcemin iyi olması açığı kapatıp ortalama bir eleman haline getiriyor beni.
0
peki madem
(10.09.25)
para kazanıp kendime ve ihtiyaç sahiplerine aktarmak
bir de boş durmak da yıpratıcı
çalışmak sevilecek şey değil, yeni şeyler yapmanın hazzı var
0
mantık
(10.09.25)
tek unsur para. para kazanma motivasyonu ile sabah kalkıp işe gidiyorum :)
0
Sadece soruyorum
(10.09.25)
Okuduğum bölüme göre yapılabilecek en rahat işlerden biri olması ve yine okuduğum bölüm gereğince belli bir maddi durum/sosyal statü sağlaması. Tıp okuyup yapılabilecek en keyifli işlerden biri olduğunu düşünüyorum. Daha çok para/prestij getiren bölümler yok mu? Tabii ki var ama o kadar uğraşacak biri değilim, tembellik yapmayı seviyorum ve para/prestij o kadar da umrumda değil. Ha yine de bu bölümden de uğraşılsa iyi paralar kazanma ihtimali de hiç az değil, kariyerimin bir döneminde belki yapabilirim gibi bir seçenek olması da hoş.
0
nundu
(10.09.25)
Eski işim için: çok seviyordum, işi de birlikte çalıştığım insanları da. 15 yıl çalıştım.
Şimdiki işim için: mecburiyet, geçinebilmek ve sorumluluklarımı yerine getirebilmek için para kazanma zorunluluğu, başka seçenek olmdığı için mecburen katlanmaca. Umarım bir an önce doğru düzgün bir iş bulurum da bu çile biter.
0
cilacı ökkeş usta
(10.09.25)
para.
0
Hallegadola
(10.09.25)
Bazen aşırı zorlu olduğu zamanlar oluyor. Bir konuyu çözemiyorum mesela uzunca bir süre. Ama sonunda onu çözmek inanılmaz bir haz veriyor, küçük şeyler bile olabilir önemli değil. Bana zor gelen bir şeyi tek başıma çözmenin verdiği haz bambaşka.
0
hayalhayal
(10.09.25)
teknik bilgi %50
para kazanma arzusu %25
girdigi kabin seklini alabilme yetenegi %12.5
turk tipi at hirsizligi %12.5
0
cooperr
(10.09.25)
Yaşamaya devam etme zorundalığı
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
(7)

ikinci görüşe gittiğinizi söylemeli misiniz?

green eyed penguin
işin uzmanına gittiniz ancak beklenen şekilde geçmedi görüşme. yine iyi olduğunu düşündüğünüz bir doktor buldunuz. gittiğinizde ikinci opsiyon için gittiğinizi belirtip ilk görüşmeden bahsetmeli misiniz?
işin uzmanına gittiniz ancak beklenen şekilde geçmedi görüşme. yine iyi olduğunu düşündüğünüz bir doktor buldunuz. gittiğinizde ikinci opsiyon için gittiğinizi belirtip ilk görüşmeden bahsetmeli misiniz?
0
green eyed penguin
(09.09.25)
Sağlıksa söyleyin, çekinmeyin. Ama sen ikinici opsiyondun ehe demeyin tabii. Bakın bunlar oldu diyin geçin.
0
Shepard
(09.09.25)
Bunu sormaya seni iten nedir, belli ki bir problem hissediyorsun. Normalde söylememek gerekir, hem emeğe saygıdan hem de doktorluk egosunu dürtmemek gerektiğinden. Bunu biliyorsundur ama yine de sorduğuna göre başka bir durum var gibi.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
Hayir. Ben soylemiyorum. İkincinin yorumlarini da aldiktan sonra gerek gorursem soylerim.
0
sey mi dostum
(09.09.25)
Söylenmez, söylenirse ilk doktor ne demişti diye sorar ve onun etkisinde kalarak yorumlar.


Veya ikinci tercih olmak mutsuz eder.

Netice olarak söylenirse ikinci görüş almanın bir Anlamı olmaz
0
emfuzi
(09.09.25)
ben söylemezdim.

hangi taniyi koydu diyecek? x diyeceksin sonra adam dogru düzgün bakmayip aa x bu diyip gecistirecek o da. halbuki kendi x dese hastaligin gercekten x olma ihtimali artar.
tedavi icin görüs farkililari ve sebepleri de önemli. detaylara inildiginde konusulabilir ama bastan gerek yok bence.
0
sonsuz
(09.09.25)
Söyleme+1
Ben söyleme saflığında bulundum. Doktor, açıp önceki sonuçlarıma bakmaya zahmet etmeden beni başından savdı:)
0
gnosis
(10.09.25)
ben genelde soyluyorum.
0
65 derece
(10.09.25)
(9)

Sokakta dilenen üstü başı pis adama sadakat verir miydin?

trablon
bir soru.
bir soru.
0
trablon
(09.09.25)
Hiçbir dilenciye para vermiyorum. İlkesel olarak 18 yaşından beri falan yani.
0
prole
(09.09.25)
Hayır vermem.

Çoluk çocuğa hiç vermem.

Senden benden zenginler kimisini ciple bırakıp alıyorlar. Tekerlekli sandalyedeki zabıta görünce koşmaya başlıyor falan. Hayat sürprizlerle dolu.
0
chicha_v2
(09.09.25)
Dilenen insanlara para vermiyorum. Bir şey satıyorsa ihtiyacım varsa alırım o kadar.
0
mutekebbir
(09.09.25)
Yok vermem, amaaa bazıları mahallenin delisi oluyor veya bilinen birisi işte. Onlara veriyorum. Çünkü artık oranın demirbaşı, adettendir gibi.
0
Shepard
(09.09.25)
@prole +1 14 yaşından beri falan yani*
0
nawar
(09.09.25)
O anki iç sesime bakar. İç sesim ise gözlemlerimden destek alan bir yapı. Belki veririm belki vermem. O anki duruma bağlı.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
ne dilenenlere nede sma saçmalıklarına hiç birine para vermem
0
my fault
(09.09.25)
cok sukur turkiye'de bu isin bir sektor ve tiyatrodan daha profesyonel sekilde yapildigini bildigim icin bu isi meslek olarak yapan asalaklara para vermiyorum. verene de mal gozuyle bakiyorum. cunku onlar verdikce uretime katilmayan bu asalaklarin sayisi artiyor.
0
buenosdias
(09.09.25)
Dilencilere para vermiyorum.
0
ekimoloji
(11.09.25)
(5)

Bu ne tarz bir hasar? (Araba)

yadigar
Tamir esnasında kaportacıda çekilmiş. Sürtme mi, çarpma mı? Boya mı, lokal boya mı? Başka sorunu yoksa bu araç alınır mı? Alınırsa, hasarsıza göre ne kadar az ödenir? (Tramer yok)https://hizliresim.com/nuftugz
Tamir esnasında kaportacıda çekilmiş. Sürtme mi, çarpma mı? Boya mı, lokal boya mı? Başka sorunu yoksa bu araç alınır mı? Alınırsa, hasarsıza göre ne kadar az ödenir? (Tramer yok)

hizliresim.com
0
yadigar
(09.09.25)
Yandan girmişler arabaya, sürtme böyle olmaz.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
surtme degil carpma +1

marspiyel benim icin onemli, kapinin altindaki kisim. Kapi degisse kafaya o kadar takmam ama marspiyel ile oynanmissa beni bozar ki bundan oynanmis. Bence bu aracta arka sag lastikte de bazi tamirler yapilmistir cunku tam o kose hasarli.

ben olsam almam bunu.
0
cooperr
(09.09.25)
Satıcı tamirli fotosunu göndermiş kazalı hâlini değil dolayısıyla bana güven vermez. Ama iyi bir ekspertize sokulup alınabilir fiyatı uygunsa. Şase de işlem varsa almayın ama.
0
mirty
(09.09.25)
kazalı halinin de fotoğrafı istenip bakılabilir.

bu fotoğrafı paylaşmayan insanlarda büyük bir kolpa olduğunu düşünüyorum. hepimiz şurda arabayı azcık bi yere sürtsek elli açıdan fotoğrafını çeken insanlarız. herkeste arabasındaki hasarın öncesi ve sonrası vardır. yoksa yalan vardır.
0
gitdaddy
(09.09.25)
airbag açmadıyssa ne olacak ki bundan.

arabanın şasesinde bir problem yoksa, airbagde sorun yoksa, fiyatı da kazasız gibi değil daha düşükse alınır binilir.

bu dış karosel hepi topu bikaç milimlik kaplama. amma abartılıyor canım ülkemizde.
0
gurur
(09.09.25)
(9)

Banyoda neden toz olur?

dolantindr
Ynai hani salonda falan toz olmasını anlıyorum da, banyodaki mesela asılı saç kurutma makinesinin üstü ortada bir şey de yokken toz oluyor. bu toz nereden geliyor anlamıyorum. Banyo havalandırması açık genelde oradan mı bilmiyorum da bu kadar her yerde toz olmasını aklım almıyor. Evdeki eşyayı azalt
Ynai hani salonda falan toz olmasını anlıyorum da, banyodaki mesela asılı saç kurutma makinesinin üstü ortada bir şey de yokken toz oluyor. bu toz nereden geliyor anlamıyorum. Banyo havalandırması açık genelde oradan mı bilmiyorum da bu kadar her yerde toz olmasını aklım almıyor. Evdeki eşyayı azaltsam acaba faydası olur mu? Toz alerjim de var çünkü. Tozun kaynağını çözemedim yani..
0
dolantindr
(08.09.25)
Kapı pencerenin sıkı sıkıya kapalı tutulduğu klima çalışan günlerde benim robot süpürgenin haznesi boş kalıyor. Bu mantıktan hareketle ben tozun dışarıdan geldiğini düşünüyorum.
0
Mirket
(08.09.25)
Benim evde halı yok; benim de toz alerjim olduğu için kullanmıyorum ona rağmen her gün dışarıdan camdan, balkondan hava ile toz geliyor. Eşyayı azaltmak temizliği kolaylaştırır; yere sıfır olmayan altı kolay temizlenebilen ortamlar yaratabilirsiniz. Banyoda ıvır zıvır varsa kutulara doldurup kaldırın gibi temizlemesi kolay olur.
0
titanic kemancısı
(08.09.25)
Banyoda çamaşır makineniz varsa en çok ondan toz olur
0
limonlu eksi
(08.09.25)
Banyonun tavanından muhtemelen. Nemden dolayı boyası yani badana dökülüyordur. Elinizi tavana sürün götürsünüz.
0
ground
(08.09.25)
toz butun evi dolasiyor, dur lan bunun alerjisi var bari banyoya girmeyeyim dedigini sanmiyorum.
0
cooperr
(09.09.25)
Vaktiyle Rainbow'cular bize gelmişti, süpürgelerinin ne biçim de önemli olduğunu anlatmak için uzun bir konuşma yaparken toz denen şeyin anatomisini de anlatmışlardı. Tozun içinde aslında bizim gözle görmediğimiz, adına might denen bir tür böcekçikler olurmuş. "Evi temizleyip tatile gittiniz, 2 ay sonra bi geldiniz ki evde öbek öbek tozlar. Niye? Çünkü tozun içinde might'lar var ve onlar ürüyorlar. Siz toz sanıyorsunuz ama onlar might" demişti. Annem de çıldırmıştı tabi.

Sonra gerçekten tozun üreyen bir şey olduğunu öğrenmiştim. Bir de terlikle veya havalandırmadsn veya bir şekilde bir yerden (mesela çamaşır makinesinin içinden) gelen ufacık bir toz bile ürüyordur bu bilgiye göre. Ondan olabilir.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
toz alerjin varsa kurutma makinası eve şart fark edilir şekilde tozu azaltıyor, ve evet banyo havalandırması bacadan direk geliyor kurum, bizim banyoda camda kedi kaçmasın diye sineklik benzeri bişey var 1 senede tozdan rengi döndü.
0
eja
(09.09.25)
kirli çamaşırlar ile havlu, bornoz vb.
0
erty_ksk
(09.09.25)
banyoya hiç girmiyormusunuz? banyoya girince üzerinizdeki tozu banyoya taşımış oluyorsunuz zaten. banyonun camı ve havalandırması varsa dışardan toz geliyor. banyonun kapısını açıyorsunuz, diğer odalardan toz geliyor. banyoda havlu bornoz var onlardan toz geliyor. bütün evde toz varken banyoda hiç olmamasını beklemek abes.
0
abelardo
(09.09.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.