Giriş
(10)

insanlari duzeltme kriteriniz nedir?

buenosdias
disarida kimin neyi neden yaptigini anlamak zor. ahlaki, vicdani, kulturel, medeni, psikolojik vs.. hatalar yapan insanlara sahit oldugunuzda onlari duzeltmeye calisirken ki kistaslariniz nedir? sonucta bilmiyoruz karakteri mi bozuk, dalginlikla mi yapmis, travmadan mi, uykusuzlugundan mi, aliskanl
disarida kimin neyi neden yaptigini anlamak zor.

ahlaki, vicdani, kulturel, medeni, psikolojik vs.. hatalar yapan insanlara sahit oldugunuzda onlari duzeltmeye calisirken ki kistaslariniz nedir? sonucta bilmiyoruz karakteri mi bozuk, dalginlikla mi yapmis, travmadan mi, uykusuzlugundan mi, aliskanligindan mi yoksa cahilliginden mi?
0
buenosdias
(24.07.25)
cok az. haddim degil diye düsünüyorum.
0
sonsuz
(24.07.25)
Abi kimse aaa sağol demiyor, sanane ben böyleyim işine bak diyor. O "aaaa tişikkirlir" diyecek azınlığı yakalayabilmek için değmez. Karakteri mi bozuk? 40 yılda düzelmemiş 4 saniyede sen mi düzelteceksin? Nein! Travmaymış, abi bize ne? Hele kültürel, pSİKolojik vs demişsin. Ya herkes kendi hayatına baksın abi derim, sonra sana patlıyor bir şekilde ve gününü tatsızlaştırma ihtimali var.
0
Shepard
(24.07.25)
uzun zaman önce bıraktım. haddim değil, zaten o enerjim de kalmadı artık. kimse de beni düzeltsin istemiyorum. "bu da böyle biri demek" deyip hayatımda ona göre konumlandırıyorum.
0
gobekliraki
(24.07.25)
integrity önemli.

integrity'si az kaçmışsa, eklerim.
0
gabe h coud
(24.07.25)
Düzeltmek çok üstten bir bakış gibi geliyor bana, sen de söylemişsin kimin neyi neden yaptığını bilemezsin. Kafa patlatmak da işe yaramaz o iş kurguya döner çünkü, aklini okuyormuşsun gibi. Beni etkileyen tarafini torpuleyecek şeyler yapar ya da söylerim. Sonra zamanla berraklasiyor zaten.
0
encokbenisevinnolur
(24.07.25)
benimle yakınlığı önemli.

uzaktan tanıdığım birisinin ilişkisindeki yanlış bir karar için "bence şöyle yap, bak bu böyle böyle" diyecek halim yok. zaten çok yüzeysel biliyorumdur.

yakın dostum, yakın ailem olmalı ki bunları söyleyeyim, konuşalım, düzeltelim.

benim yakınım beni düzeltmezse de sinirlenirim biraz açıkçası. boşuna mı dost olduk?
0
gitdaddy
(24.07.25)
Düzeltme ihtiyacı düşündüğüm kimseyle yakınlaşmamayı kriter olarak belirlersek böyle şeylerle karşılaşmayız. Ama yakınımdaki biriyse az çok çabalarım
0
olaylar olaylar
(24.07.25)
Hepsi "önce güzellikle söylemek, karşılık olarak yavşaklık veya çirkeflik gördüğüm takdirde" parantezinde olmak üzere;

Yere çöp atana tebelleş oluyorum, al onu oradan çöpe at diyorum.

Otobüs durağında veya sıra olmuş beklenilen yerde sigara içene bildiğin çatıyorum uzakta iç sigaranı diye. Bu uğurda şerefsizlerle çatır çatır kavga etmişliğim var, halk da beni desteklemişti.

Girdiğim çoğu yemeli içmeli dış mekanı olan işletmelere çatarım, çünkü yazın da kışın da sigarasız bir ortam sunmuyorlar. Muhakkak o dumanı solumak durumunda kalıyoruz, yazın dışarıda otururken de dip dibe oturulduğu ve herkes sigara içtiği için o dumanı solumamak imkansız. Neden sigarasız alan yapmıyorsunuz sizi şikayet edicem diyordum eskiden ama devlet bundan bence para kazandığı için hiç sesini çıkarmıyor, ben de moral bozuyorum anca. Çünkü onlsrın yüzünden arkadaşımla dışarıda oturmak imkansız.

Bazen küçük bir çocuğu sıkıştıran başka büyükçe bir çocuk görüyorum, o zaman araya giriyorum hop şşş noluyo sen çekil diyorum. Falan.

Teşekkür beklemiyorum, aklıma bile gelmiyor, motivasyon motivasyondur müdahale müdahaledir ikaz ikazdır.

Erkek olsaymışım çok güzel kabadayı olurmuş benden. Kendimce çete de kurardım sağa sola salça olurdum ne güzel. Kadın cinayeti kalır mıydı acaba...
0
muhayyer divan
(24.07.25)
Yakınlık, kişinin niteliği (kadın erkek çocuk olmadı) ve ortam uyarı noktasında önemli.
Bazı şeyler (diğerlerinin de mesajı alması için) herkesin yanında, bazı şeyler o şahısla yalnızken söylenir.
0
diyecevaplandı
(24.07.25)
Benim sorumluluğumda olan çocuk olmaları.
0
(24.07.25)
(5)

Psikiyatr/psikolog tavsiyesi var mı?

knazım
Selam, verimsiz bir psikiyatrik müdahale geçmişim var. Şu an içinde bulunduğum durumdan hiç memnun değilim ama değiştirmek için de adım atacak mecalim yok. Faydasını gördüğünüz ve tavsiye edebileceğiniz bir danıştığınız var ise duymak isterim. İstanbul, iki yaka da olur.Şimdiden teşekkürler, esenlik
Selam, verimsiz bir psikiyatrik müdahale geçmişim var. Şu an içinde bulunduğum durumdan hiç memnun değilim ama değiştirmek için de adım atacak mecalim yok.

Faydasını gördüğünüz ve tavsiye edebileceğiniz bir danıştığınız var ise duymak isterim.

İstanbul, iki yaka da olur.

Şimdiden teşekkürler, esenlikler.
0
knazım
(23.07.25)
Avrupa yakasında Psikolog Hasan Arslan var, işinde çok başarılıdır.
0
muhayyer divan
(23.07.25)
Dr. Zerrin OĞLAĞU. Dünyanın en zeki, başarılı ve tatlı psikiyatridir.
0
sekizdokuzon
(23.07.25)
Özelden bana yazarsanız, detay da verirseniz önerilerde bulunabilirim.
0
fraise
(23.07.25)
Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Üsküdar universitesinin kurucu rektörü.
0
encokbenisevinnolur
(23.07.25)
0
renegade
(23.07.25)
(13)

Türkiye’nin Dibinde Kürt Devleti Kuracaklar ??

eisberg
Bu Suriye’de olanlar, İsrail’in ve ABD’nin tutumu vs. bütüncül bakıldığında her başlıktaki yorum yapılıyor ve bunun Türkiye’nin çok aleyhine olduğu söyleniyor. Peki Türkiye’nin dibinde bir Kürt devletinin olmasının sakıncası nedir? Hem belki buradakiler de gider neticede devlet devlet diye söylüyor
Bu Suriye’de olanlar, İsrail’in ve ABD’nin tutumu vs. bütüncül bakıldığında her başlıktaki yorum yapılıyor ve bunun Türkiye’nin çok aleyhine olduğu söyleniyor. Peki Türkiye’nin dibinde bir Kürt devletinin olmasının sakıncası nedir? Hem belki buradakiler de gider neticede devlet devlet diye söylüyor HDPliler. Kürt vatandaşlar da anladığım kadarıya bizle yaşamak istemiyor :) iyi bir şeye vesile olmaz mı?
0
eisberg
(22.07.25)
hemen yaninda var olan bir devletle ayni etnisite senin nufusunun ciddi bir kismini olusturuyorsa, bu nufus o devlete senin uzerinde bir guc verir. guc mucadelesi bu. bak iran nasil azerbaycan'la ugrasiyor. cunku tebriz dolaylari hep azeri. bu azeriler serbest birakilsa bagliliklari iran'a mi olur azerbaycan'a mi? bilmiyorum.
0
antikadimag
(22.07.25)
Kürtlerle Türkler yüzyıllardır birlikte yaşayan, savaşan, üreten toplumlar. Türkiye'nin yüzde 15'ine kurtulunmasi gereken bir safra muamelesi yapmak sağlıklı bir tutum değil. Burası onların da memleketi.
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
merhaba.

çok bilinen bir lafla başlayayım:
beyler, roma bir günde yıkılmadı.
ama yıkıldı.

bugün, güney sınırımız boyunca —akdeniz'e kıyısı olan suriye’den başlayarak irak ve iran’a uzanan hatta— tarihsel olarak ilk defa legal statüyle tanınacak, akdeniz’e uzanacak, zagrosları kapsayacak bir kürt devleti ihtimali konuşuluyor. bu, sadece harita üzerinde değil; ideolojik, politik ve tarihsel bir kopuştur. çünkü kürtler, bugüne kadar hep başkalarının kurduğu medeniyetleri sahiplenerek tarihsel meşruiyet aradılar: asurlular, medler, urartular... hepsi "bizdik" iddiasına sokuldu. ama ilk kez “burası bizim” diyebilecekleri uluslararası meşru bir yapı kuruluyor. bu, kökten bir kırılmadır. ve bu noktaya öyle bir günde gelinmedi.

peki neden dursunlar?
kim, ne zaman, neyin karşılığında "artık yeter" dedi?

türkiye’nin içinde ise bu fikri sol değerler üzerinden pazarlayan bir parti var. sözde; kadın-erkek eşitliği, insan hakları, özgürlükler. peki gerçek ne?
bu partinin en yüksek oy aldığı illerde kadınlar ikinci sınıf:
berdel hâlâ var. kız çocukları okutulmuyor. akraba evliliği kutsanıyor.
aşiret mensubu olmak hâlâ bir övünç meselesi.
kaçak elektrik, sigara, çay normalleşmiş.
feodal düzenin temsilcileri kendini sol maskeyle sunuyor.
ağalık rejimi sürüyor ama "demokrasi" diyorlar.

işin ironisi şu:
bu düzeni eleştiren herkes ırkçılıkla, ayrımcılıkla yaftalanıyor.
çünkü bu yapı, etnik kimliğini bir tür dokunulmazlık zırhı olarak kullanıyor.
ve bu dokunulmazlığı türk solunun bir kısmına da yedirdiler.

bu insanlar açık açık “bu topraklar bizim” diyor.
hiç yumuşamadılar.
istediklerini almadan neden dursunlar?

bugün “bir kilo toz, bir otoboz” söylemiyle alay ettiğimiz tipler,
yarın bu coğrafyada sistem kurucu unsur olma hayali kuruyor.
ve çok uzağında değiller.

roma bir günde yıkılmadı.
barbar dedikleri kavimleri içeri aldılar.
vatandaşlık verdiler.
orduya soktular.
bir gün o barbarlar dedi ki:
“bu işler kolaymış. general de oluruz, imparator da.”
ve oldular.

sonra da bildiğimiz roma yıkıldı.
sınırlar içeriden çöktü.
geriye latincesi bozulmuş bir halk ve taş üstünde taş kalmamış bir sistem kaldı.

bugün türkiye’nin önündeki kırılma çizgisi tam da budur.
soru açık:
“barbarlar içeri alındığında sistem ayakta kalabilir mi?”
0
libertine
(22.07.25)
Bir toplumu kendi içine kapanmaya zorlamaz, söylediklerine kulak tikamazsaniz radikellesmez, uyumsuzluğu düstur edinmezler. Cahil cesareti çok enteresan bir fenomen cidden.
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
Sen ülke olarak kaynaklarının kaçta kaçını azınlıklarla paylaştın ve ülkenin her yerine eşit düzeyde hizmet götürdün de kendi haline bıraktığın insanlardan sana yetişmesini, seninle aynı dili konuşmasını ve üstüne sana biat etmesini bekliyorsun?
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
Hangi kürtler gitmek ister allasen? Adamlar antalya istanbula kaçıp doğuya dönmek istemiyor sen ne diyon.

Devlet kurulması şundan istenmez, abd kontrolünde olacağı için her zaman bizimle problem yaşama ihtimali olacak
0
avatar is back
(22.07.25)
Bir de Türkiye'yi en azından son yüzyıldaki Türk kültürünü Yaşar Kemal, Ahmet Kaya, Yılmaz Güney'den bağımsız dusunebiliyorsaniz oteleyin yurttaslarinizi Suriye'ye.
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
O hikaye aslında suriye’deki esad rejiminin yıkılmasıyla son buldu.

Bugün gelinen konjonktür hem abd hem de türkiye açısından suriye’nin tüm etnik kimliklerini kapsayıcı üniter bir devlet olma zorunluluğu.
Birilerinin hayal ettiği gibi kantonlara ayrılmış, parça parça bir suriye coğrafyası artık mümkün değil.
Pkk’nın kendisini feshi ve silah bırakması da bu puzzle’ın bir parçası. Asla bağımsız değil.

Şuan üniter bir suriye karşıtlığı amacına yönelik çalışan yalnızca israil var.
İsrail dürzileri harekete geçirerek tıpkı lübnan’daki gibi kurtarılmış ve merkezi yönetimden ayrı olarak kendi kontrolünde bir alan hakimiyet oluşturmak istiyor. Öte yandan pyd için düne kadar bu kartı abd ile birlikte oynuyorlardı. Pyd bir israil ve abd yatırımıydı.
Ancak gelinen bu noktada pyd kartı artık devre dışı kaldı. Abd türkiye büyükelçisi barrack, aynı zamanda suriye ve orta doğu sorumlusu abd’nin. son günlerde çok kritik söylemlerde bulundu. “Kimseye devlet kurma borcumuz yok. Sdg’ye (aslında pyd) ise hiçbir borcumuz yok. “ şeklinde.
Bu açıklama suların nasıl tersine döndüğünün anlamlı bir göstergesi.
Türkiye’nin en başında beri savunduğu ve artık sonunda abd’nin de aynı noktaya geldiği şey şu: pyd var olmak istiyorsa suriye hükümetine katılmalı ve kendisini elimine etmeli.
Yani özerk ve bölgesel bir güç olmasından ziyade merkezi güç altında bir azınlık temsilcisi olma şansı bu bir nevi onlar için.
Şara yönetimi ile zaten bu doğrultuda ciddi adımlar atıldı. Hatta Anlaşmalar yapıldı. Ancak henüz tamamen bu gerçekleşmiş değil.
İsrail’in pyd’nin bazı kolları üstünde hala ciddi etkisi söz konusu. Özellikle pkk’nın avrupa kcksı gibi pyd’nin de batı kanadı israil ile çok yakın. Dolayısıyla kendi içlerinde de süreci yavaşlatan ve/veya engel olmak isteyen, israil komutasında olanlarla bir güç mücadelesi söz konusu.

Özetle, suriye’de esad’ın düşmesi ve süregelen dönemde Pkk’nın kendisini feshetmesiyle birlikte özerk bir kürt devleti kurulma ideası sona ermiştir.
0
ezkaza
(22.07.25)
kürtler bir yere gitmek istemiyor ki. Türkiye Irak İran ve Suriyeden toprak koparıp kürdistanı kurmak istiyorlar. kimse bir yere gitmez kısacası.
0
jepa
(22.07.25)
avantajlar:
- kurtlerin artik bir devlet sahibi olup ulkesizlikten yakinmamalari
- insanlarin bir kisminin ayrilmasi, nufusun dusmesi

dezavantajlar:
- kurtlerin kafasindaki haritada baskentin turkiye sinirlari icinde olmasi dolayisiyla siniri ilerletmek isteyecekleri gercegi
- bolgede bulunan turkmen nufusun yuksek ihtimalle yokedilecegi, yokedilmeyenlerin de bize dogru surulecegi gercegi.
- bolgedeki yeralti kaynaklarina cokecekleri gercegi
- bir devlet olarak muimmat ve teknolojiye daha kolay ve mesru sekilde ulasabilecekleri gercegi
- bu yaratilan kaynak ve silahlar ile ilerde bize kacinilmaz sekilde dalacaklari gercegi

ozetle, kisa vadede avantaj gibi gozuksede uzun vadede olay pkk'nin yasattigi tahribatin otesine gecer.
0
cooperr
(23.07.25)
Bölgede zaten ülkeler var;

Suriye : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

Irak : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

İran : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

Türkiye : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

Kurduğu devletin adının, milliyetinin, tanımının bir önemi yok
0
hebanon
(23.07.25)
türkiyenin dibinde kürt devleti kurulmasını belki türkiyeyi yönetenler planladı. yani bizi yönetenlerin ne yapmaya çalıştıklarını kendilerinin de anladıklarını düşünmüyorum. zaten pkk köşeye sıkıştırılmışken gidip adamlara ödün vererek ellerini güçlendiriyoruz. öcalan denen bebek katili türk kürt siyasetinde belirleyici oluyor. bu kadar boş bir iç dış siyaset olamaz. avrupa ve abd israil iran suriye siyasetinde türkiyeye muhtaçken, pkkyı zaten avrupa desteğiyle bitirebilecekken adamlarla masaya oturuldu.

kürt devleti kurulsa kürtler gider muabbeti çok boş muabbet. adam buradaki düzenini bırakıp bomboş bir bölgeye mi gidicek?
0
mikahakkinen
(23.07.25)
Oraya Kürt adı altında Yahudi devleti kurulacak ve İngiliz ve Amerikan desteği altında olacak. Arapların desteğini belirtmeye gerek var mı bilmiyorum.

Konumumuz itibariyle böyle bir şeye izin vermemek durumundayız. Zira dünyanın bu yanındaki en önemli coğrafya bize ait. Üç kıtanın ortasında dur, deli dumrulluk yapacağına oryantal gibi dans et. Bu size de haysiyetsizlik gibi görünmüyor mu??

Bu coğrafyayı -ifade çok klasik olacak ama gerçek bu- resmen oluk oluk kan dökerek ve çok ciddi nüfus (CAN) kaybederek YENİDEN kendimize ait kıldık. İşgal edilmişti ama o zamanki işgal fiziki işgaldi. Şimdi zihinler işgal altında, hâlâ iyi bir şey olmaz mı diye soruyor musun?? Bunu sormak yerine ülkenin kendi kendini yemesine sebep olacak şu pislik zihniyetten nasıl kurtulacağını konuşmak daha mantıklı ve verimli olmaz mı?
0
muhayyer divan
(23.07.25)
(15)

Obezite çukurundan çıkamamak

psmstc
Boy 178. Bugün tartıldım 114,5 kg çıktı. Halen akşamları iki çikolata karpuz yiyip yatıyorum sabah pankek filan yiyorum. Böyle saçma sapan bir beslenme düzeni içerisindeyim hareket desen zaten 0.12 sene içinde 90 kg’dan bu kilolara geldim. Bir de kilo yapan psikiyatrik iki ilaç da kullanıyorum. Onla
Boy 178. Bugün tartıldım 114,5 kg çıktı. Halen akşamları iki çikolata karpuz yiyip yatıyorum sabah pankek filan yiyorum. Böyle saçma sapan bir beslenme düzeni içerisindeyim hareket desen zaten 0.12 sene içinde 90 kg’dan bu kilolara geldim. Bir de kilo yapan psikiyatrik iki ilaç da kullanıyorum. Onların da bir miktar etkisi kesin olmuştur.

25 yaşlarına kadar hiç kilo sorunum yoktu. Göbeğim desen sehpa gibi oldu.

HgA1c değeri 5.9. Kolesterolüm hafif yüksek.

Günde tek öğün beslenmeye mi çalışayım acaba aralarda sadece çay kahve su bitki çayı içerek. Bunun bir zararı olur mu?

Kilomu vermek istiyorum bir an önce, Tavsiyeniz ne yönde olur?
0
psmstc
(22.07.25)
Bunun bir tanecik cevabı var.

Kalori say.
0
Mirket
(22.07.25)
işin matematiğini kavramak lazım. Harcadığın kalorinin, aldığın kaloriden fazla olması lazım. böyle olunca kilo verirsin.
çözüm diyet ve spor
0
limonlu eksi
(22.07.25)
Sorunun cevabını aslında kendin vermişsin. Geceleri iki çikolata artı karpuz yiyip yatmak, sabah pankek yemek vs. kim bilir daha yazmadığın neler vardır. Bu yeme düzenini değiştirmedikten sonra ne yaparsan yap boşa olur. Bu yeme düzenini değiştirmek de ancak senin iradenle mümkün olur.
0
messor
(22.07.25)
önceliğin aç kalmak olmasın. önce sağlıklı şeyler tüketmeye çalış. hayatından işlenmiş ürünleri çıkar. sonraki adımda 2 öğüne düş. kahvaltıyı atla mesela. tek öğün yapamazsın ki gerekte yok. 300-400 kalori açık vererek yavaş kilo düşmelisin yoksa vucut kendini off moduna sokuyor. halsiz bitkin hissedersin. yapabiliyorsan yürüyüşe başla 5-10 bin adım hedefle. spora yazılsan güzel olur ama yapamazsan bu dediklerimi uygula.
0
archmeister8
(22.07.25)
yeme kardeşim. bu kadar basit. yok yeşil çay iç yok kırmızı b*k iç falan böyle önerileri de siktir et bu temel mentaliteden çok uzaklaştırır adamı. vücudunun günde 2500 kalori ihtiyacı varsa günlük 1500 tüket. 1000 tüket hatta. başka hiç bir çözümü sihri büyüsü yok.

ben tavşan gibi 86'dan 75'e düştüm 1-2 haftada, sonra tekrar 80'e çıktım wowow be careful bro dedim 20 küsür günde de 72'ye döndüm.

şunu ye kilo verirsin bunu iç tamamdır ile programa başlayan herkes tamamen o şeye odaklanıp her şeyi kaçırıyor. uğraşma sakın.
0
avatar is back
(22.07.25)
Evde tek yaşıyorsan bunu uygulamak daha kolay ama değilsen de yap bir şekilde.

Temiz her türlü yiyeceği istediğin kadar ye.
Ekmek, un ve arkadaşları ve şekerli bir şey yok, paketli bir şey yok. Kızartmanın hiçbir türlüsü yok. Patates ve benzerlerinin hiçbir türlüsü yok.

Meyveler de direkt şeker. Mümkünse meyveyi de yeme bu dönemde.

Tıka basa yiyebilirsin. Çatlayana kadar ye. Sınır yok.
Zaten sağlıklı, hilesiz ve besleyici şeyler yediğinde vücut bu işi abartmana izin vermiyor.

Bu şekilde bir süre ilerleyip kilo verebildiğini görünce o zaman diyetlere bakmaya başla.

Kendine bir zaman belirle. Sen belirlemezsen ben belirliyorum 1 ay.
1 ay bu şekilde beslenip tartıl. İstediğin yöne gittiğini gör.

Rahat bir düzenden bir anda çok sıkı bir düzene geçmeye çalışınca olmuyor. Hepimiz defalarca yaşadık.

Diyet yapmanın bir başka zorluğu da insan az ve kısıtlı yiyecek olsa da aklında sürekli ne yiyeceği oluyor. Yemek konuları beyninde daha az yer kaplamaya başlasın.
0
michael_knight
(22.07.25)
senin problemin ne diyet, ne kalori sayimi, ne spor, ne gece yedigin cikolata ne pankek. o yuzden sekeri birak, spor yap, if diyeti yap, yuru gibi cozumler tamamen karsiliksiz kalacak seyler.

once psikolojik hazirlik yapmaniz gerekiyor. bunlarin icinde de.

motivasyonel hazırlık, farkındalık, kendine karşı şefkatli bir bakış geliştirmek bu işin temelidir. Çünkü burada bir düzen bozukluğu değil, bir içsel yön kaybı söz konusu. Neyi neden yaptığını fark etmeden, çözüm diye dayatılan öneriler senin için sadece daha fazla baskı yaratır.
0
buenosdias
(22.07.25)
Seker ve karbonhidrati birak.
0
feastofthedamned
(22.07.25)
1- şeker ve karbonhidratı bırakıp protein ve sebze ağırlık beslen
2- aralıklı oruc yap
3- yürüyüş yap
0
sizofren06
(22.07.25)
Şeker çok yükleniyorsun. Bir kere şekeri olması gereken seviyeye çekmek lazım. Onu çekince sana et ve yağ lazım olacak, sevdiğin gıdalardan yemeye çalışman lazım.

Hiçbir şey bilmiyorsak yumurta yemeliyiz, hem hayvansal proteinler hem süper gıdadır hem doyurucudur tok tutar.

Yeşillikten kaçmamalıyız çünkü yeşillik yemedikçe bağırsaklarımız bize sağlık üretmeyecekler. Yani sürekli şeker ve unlu nişastalı yersek demek istiyorum.

Uykudan 5 saat önce doymuş ol, uyandıktan itibaren 2 saat bişey yeme, yediğinde de bu tarz yemeye çalış. Bakalım ne olacak.

Duygusal açlıklar varsa onları da konuşmak lazım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
Diyetisyene gidin. Tek başınıza olmamış zorlamanın alemi yok.

Dediklerine de harfiyen uyun.
0
drako
(22.07.25)
Yemeyeceksin hocam. bu kadar. bitti. yemeyince vucut kalori acigini kendisinden kapatiyor. bu bir disiplin meselesi. 10 gunde 2 kilo verdim. ogunlerimi soyleyeyim.

kahvalti yok, oglenleri 3 yumurta, birkac zeytin ve biraz peynir. ya da isyerine salata goturuyorum 300 kalorilik.
aksam tavuk pilav, balik pilav.

ivir zivir atistirmalik, karbonhidrat yok. makarna, hamur isi yok. karbonhidrat zaten ister istemez aliyorsun. pilav yapiyorum azicik en fazla.
atistirmalik yok. atistirmalik yeme saatin geldiginde sakiz at agzina. vucut milyonlarca yil evrim sonucunda o kadar verimli bir sey olmus ki, insanlar olarak su son yuzyillarda ihtiyacimizin cok otesinde yiyip kendimize zarar veriyoruz.
0
antikadimag
(22.07.25)
0
apocalipy
(23.07.25)
ben şahsen yemek yemeyi çook seviyorum. kendimi tutmazsam karnım şişip diğer organlara baskı yapana kadar yiyorum, üstüne de tatlı yiyorum. ama yaş arttıkça baktım ki bunları yapınca kilom artmaya başladı. muhtemelen metabolizma değişiyor. yavaşlıyor.

youtube'da dr ayşegül çoruhlu'nun videolarınız izlemiştim. kadın diyor ki akşam 5'ten sonra yemek yemeyin. çünkü sen saat 5'te yemek yediğinde vücut o besinlerden aldığı enerjiyi gece 12'ye kadar kullanıyor. sen gece uyuduktan sonra sabah kahvaltısına kadar olan dönemde de enerji üretimi için yağlarından yakmaya başlıyor. bu nedenle akşamları bi şey yememen lazım. bu kadını izleyebilirsin. ben kendi adıma fazladan 2 kilo aldığımı fark edince hemen dikkat etmeye başlıyorum, akşam yemek yesem bile porsiyonu çok az yiyorum. karpuz nerdeyse hiç yemiyorum. kola çok canım isterse yarım çay bardağı doldurup 2 yudum alıp bırakıyorum. eğer akşam yemeğinde az yemeyi başarabilmişsem karpuz az da olsa yiyorum. bu arada sezgisel beslenme diye bi şey varmış. o da şunu diyor, kendi vücudunu dinlemeyi öğren ve doyduğunu hissettiğin anda bırak. mesela canın karpuz mu istedi ince bi dilim yedin, bırak devam etme. çikolta mı yemek istiyosun kare çikolatan bi küçük parçasını ye ve bırak. bunu da bi araştır.

ha şunu da diyebilirsin, ben yemekten vazgeçmek istemiyorum o halde yemene aynen devam et ama spor yaparak kalori açığı oluştur.

ücretisz bi uygulama var fat secret diye. bence diyete başlamadan önce bu uygulmayı indir. tüm yediklerini uygulamaya kaydet ve günde kaç kalori aldığını önce bi tespit et. sonra da yavaş yavaş yediğin gereksiz şeyleri yememeye başla. mesela ben 1 paket tutkuyu açıp tek seferde yiyip bitiriyorum sonra da diyorum ki bunu neden yaptım, aslında hiç gerek yoktu yemesem de olurdu. ofiste çekmeceme leblebi koydum, şeker isteğimle baş edemediğimde bir avuç leblebi yiyip kendimi oyalıyorum.

ama bana sorarsan yemek yemeyi seven birinin kilosunu koruması ve saplıklı bir kiloda kalması çook zor :(( bazen yatarken şekerli şeyler yemek istiyorum diye ağlayacak gibi olup yatağı yumrukluyorum :D sonra kalkıp bi soda içip yatıyorum :) sana da bu yolda başarılar dilerim.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
kalori hesabı, şeker un vs kesmek tabi ki işe yarar.
ama aralıklı oruç ya da tek öğün yeme içme arzusunu da törpülüyor tavsiye ederim.
ama tak diye tek öğüne de geçilmez, kahvaltıda şunu ye sonra bunu falan kendi adıma yapmadığım şeyler.
o yüzden kahvaltı atlayıp iki öğün ile başlayıp sonra öğün aralarını kısaltıp bir süre sonra tek öğüne geçmeyi deneyebilirsin eğer dayanabilirsen tabi. şeker vs varsa dikkat etmek lazım.

ama işlenmiş şeker ve hamurişinden mutlaka uzak dur. bir süre her türlü şekerden de uzak durmayı ve karbonhidratı tamamen kesip protein ve sağlıklı yağlarla ketojenik beslnemeyi düşünebilirsin. bu sırada her gün bir şekilde hareket etmeyi de unutma. yakın mesafelere yürü, normal yürüyüş yapma, merdiven çıkma vs sağlığı zorlamayacak şekilde tabi.
0
bay b
(23.07.25)
(16)

Alaturka tuvaletleri sorunsuz sıkıntısız kullanabiliyor musunuz?

yadigar
A. Öncelikli olarak tercih ederimB. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirimB1. Benim için farketmezC. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.D. Asla kullanamam.Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.Edit: Benim cevap:A1 Onsuz yapamam
A. Öncelikli olarak tercih ederim
B. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirim
B1. Benim için farketmez
C. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.
C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.
D. Asla kullanamam.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.

Edit: Benim cevap:
A1 Onsuz yapamam
0
yadigar
(22.07.25)
B1, cinsiyet kadın
0
matilda
(22.07.25)
C, belirtmek istemiyorum
0
goodz
(22.07.25)
A, Erkek

Özellikle umumi tuvaletlerde. Alaturka hijyendir ve sağlıktır.
0
runaway
(22.07.25)
Kadın, c1

Çok kiloluyum, dizler çöküp kalkmaya çok müsait değil, kilitlenmekten korkuyorum.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
B1 diyorum.

Alaturka tuvalet teorik olarak iyi olsa da Turkiye'de umuma acik yerlerde tuvaletler genelde cok cok pis. Hele hele alaturka tuvalet barindiran tarzda bir yerse (havaalanindan, mola yerine, alisveris merkezine kadar) tamamen lagim gibi kokmadigina hic denk gelmedim.
0
hot potato
(22.07.25)
umumi tuvalette A.

hic temas yok, en ideali.
0
antikadimag
(22.07.25)
A
0
adivar
(22.07.25)
C, erkek.

turkiye'de nadiren mecbur kaldigim oluyor, malesef.
0
cooperr
(22.07.25)
erkek, c1. en son askerde kullanmıştım 15 sene olmuş neredeyse.
0
inheritance
(22.07.25)
A.
temassız, hijyenik.
0
duyuruuser
(22.07.25)
c1, k
0
pide
(22.07.25)
C1 ve D arası Erkek

işemek için sorun değil tabii de büyük tuvalet için hayatımda alaturka kullanmadım sanırım. Askere gitmeyle ilgili en büyük problemim de alaturka tuvalet kullanacak olmam sıfır şaka. Klozete göre daha temiz olduğu da tamamen yalan. Açık alanda mikrop çok daha fazla yayılıyor. Klozete temas etmekten korkuyorsanız tuvalet kağıdı vs bi şey koyarsınız en kötü ama alaturka tuvalet kesinlikle hijyenik bir şey değil
0
nundu
(22.07.25)
C, kadın. Fazla bilgi olacak ama mevzu 2 numara ise ve kabızlık varsa kabus gibi olabiliyor, onun dışında normal. Yine de alafranga varsa tercih etmem ama.
0
peki madem
(22.07.25)
squat pozisyonunda bile işeyebildiğim için C.

K.
0
Proserpina
(22.07.25)
C ama kendi evimde olsa buyuk tuvalet icin ozellikle kullanirdim.
0
bay b
(22.07.25)
a şıkkı

klozet kullanamıyorum

erkek
0
yurtsuz john
(22.07.25)
(23)

Hiç beklenmedik bir para geldi ne yaparsınız?

messina123
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
0
messina123
(21.07.25)
Kredi kartı borcumu öderim, iki hafta tatil yaparım. Kıyafet alışverişi yaparım, yazılım kursuna ve spora yazılırım, gerisine dokunmam.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
borsada opsiyonlu islem yaparim.
0
sir gawain
(21.07.25)
Bir de iyi bir laptop alırım
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
etf'e yatiririm.
30% s&p500
30% world
40% emerging markets
0
sonsuz
(21.07.25)
Ben de yazayım kredi çekip ev alırım
0
🌸messina123
(21.07.25)
Birkaç tane de ufak estetik operasyon. Dolgu, botoks tarzı. Düşünecek çok şey çıktı, paran var mı dersin var.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İşime sermaye yaparım.
0
gabe h coud
(21.07.25)
ev alirim. su an tam o kadar bir paraya ihtiyacim var.
0
antikadimag
(21.07.25)
Ev alırım+1
0
Amaranta ursula
(21.07.25)
hastaneye giderim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Ev aö boş dursun. Almak için tam zamanı. Bakma millete. 5 sene sonra 10 a katlar fiyatı.
0
luluki
(21.07.25)
Hayalimi gerceklestirmeye yetmeyecegi icin, gider faize falan koyarim. Londrada ev alacak para etmiyor iki yillik maasim. Mortgage pesinatina bile yetmiyor.. Vay arkadas, rezillik.
0
quaker
(21.07.25)
gümüş alırım.
0
gurur
(21.07.25)
Böyle durumlarda bir kısmını yiyip bir kısmını yakınlık düzeyine göre ama hediye ama nakit formunda eşe dosta vererek hallediyorum o paranın işini.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
Geçenlerde neredeyse bire bir dediğiniz şey oldu. (2 yıl değil de 4 aylık gelirime tekabül eden ve 15 yıl evvelki bir şeye binaen) %70’ini altın yaptım, kalanın 3/4’ünü euro, 1/4’ünü de burada söylemek istemediğim bir dövize çevirdim. Yani hepsini attım kenara.

Şurada (git: 1590584) ilk iş “evi boyatırım” demiş olmama rağmen evi de boyatmadım. Bakalım nereye kadar…
0
yadigar
(22.07.25)
Duruma göre, acil ödenmesi gereken borç, tamirat, tedavi vs varsa onu karşılamaya çalışırım, öyle bir şey yoksa altın ve gümüş alırım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
klas bi araba alırım. vuuaaaa
0
avatar is back
(22.07.25)
yarisini ile BTC/ETH
kalaniyla kiraya verebilecegim emlak
0
cooperr
(22.07.25)
pasif gelir yatırımı yaparım.
0
denizmaniaherif
(22.07.25)
Güzel bir otomobil alırım
0
onyx
(22.07.25)
Trakya'daki üniversitelere yakın, 1+1 ev alırdım, içine basit eşyalar koyup öğrencilere kiraya verirdim.
0
lamborcini
(22.07.25)
Ev için peşinat. üzerine kredi.
0
duyuruuser
(22.07.25)
Sermayeme ekler, aylık kazancımı arttırırım.
0
kumandanim
(22.07.25)
(16)

İnsan doğası hakkında söyleyeceğiniz en net sey

sekizdokuzon
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını dişine takıyor. Bayağı şiddetli, zararlı varlıklarız bakınca. Acı çeke çeke, yırtınarak feryat figan hayattan istediğimizi koparıyoruz. Daha büyük bir kuvvet bizi hayattan koparana kadar.

Siz insan doğası hakkında tek bir şey söyleseniz ne olurdu?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İnsanın bencil bir tür olduğunu düşünüyorum ama böyle olmayanlar da var. Dediğin gibi şiddetli ve zararlı varlıklarız. Hayvana, ağaca, çiçeğe tahammül yok. Yaşama hakkına sadece kendinin sahip olduğunu düşünüyor insanlar. Hatta öyle ki; kendi gibi düşünmeyen insana da tahammül yok, kadına tahammül yok.
0
rock n roll
(21.07.25)
Güvensen de yetki de versen, çok sevsen de denetle.

Bazen çok sakin görünse de, adeta virüs gibi uygun yeri buldukça bir salgına da dönüşebiliyor insan.
0
diyecevaplandı
(21.07.25)
tek soylemek zor.

- insan ozunde celiskilerle doludur. zihin birbirine rakip bircok fikrin catistigi bir oyun alanidir. yani insan zihni tutarli ve stabil bir yer degildir.

- insana dogustan verilen zeka ve ahlak (huy) gibi ozellikler vardir. bunlar ayni fiziksel ozelliklerimiz gibi genetiktir, ancak boy gibi kolay gorulemediklerinden sabit olmalari hemen anlasilamaz. yani zekayi veya ahlaki gelistirmek mumkun degil. sadece ufak rotuslar yapilabilir. ayni boyunu uzatamayacagin ama kilo alip verebilecegin gibi. alttaki yapi degismez. can cikar huy cikmaz.

- insan cok bencil bir varliktir. kendi kosullarini iyilestirmeye calisir ve toplumsal konulari onemsemez. kendi kicini kurtardiginda onun icin oyun bitmistir. partilerde kicini sallamayi, herkesin huzura erecegi bir toplum saglamaya tercih eder.

- insanin kotulugu, insanin iyiligini gecer. dunyada net olarak toplasak acik ara insan kaynakli kotuluk, insan kaynakli iyiligin otesindedir. bunlara ragmen dunyada ve varolusta gordugumuz cogu seyi insan yaratmistir. guzeli, dogruyu, aski insan bulabilir. bence evrimsel surecini henuz tamamlayamamis bir canli. ona biraz sans vermemiz gerekiyor ama cok da serbest birakmaya gelmez. hemen sehvete, acgozluluge, kisisel zevk ve refah icin etrafina zarar vermeye meyleder. o yuzden devletle kontrol etmek ve kulturle, sanatla yol gostermek gerek.
0
antikadimag
(21.07.25)
ben insanin default bencil ve kotu olarak dogdugunu dusunuyorum.
iyilik ve paylasim sonradan ogrenilen birsey.
0
cooperr
(21.07.25)
tabudeviren
(21.07.25)
Gelişime açık
0
pembediken
(21.07.25)
Hainler, habisler, tamahkarlar. Mesela yardım ister yaparsın veya yapmak istersin, düşman olur. Yapmaya devam edersin, mola verirsin selamı sabahı keser.

diyecevaplandı +1
0
Shepard
(21.07.25)
Yumuşak başlı, anlayışlı, terbiyeli, kibar insanlar sömürülmeye çalışılıyor. Herkes böyle değil ama büyük bir çoğunluk sessiz, sakin, kendi halinde insanları potansiyel enayi yerine koyuyor.
0
kullanicadi
(21.07.25)
gürültülüler. ne yapacakları kestirilemiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
en temel gıdamız sevgi.

bebekler üzerinde yapılan bir deney okumuştum. bebeklerin ilk hangi dili konuştuklarını anlamak için50 bebeği bi yatakhaneye kapatıyorlar. asla göz teması kurmadan konuşmadan sevmeden, sadece mamaları verilip altı değiştiriliyor. bunun haricinde asla temas, göz teması, sevgi sözcüğü başka sözcükler filan her şey yasak. bebekler 4. aydan itibaren ölmeye başlıyorlar. bunu okuduğumda çok ağlamıştım.

edit: deneyi soranlar oldu; 2. frederick deneyi diye geçiyor literatürde.
archive.gdh.digital
0
love and trust
(21.07.25)
İnsan her zaman aşırılaşır, aşırıya gider, aşırılık gösterir. Öğrenmesi gereken şey dengedir.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
iddia edildiği kadar gelişmiş canlılar değiliz. hala çok ama çoooookkk fazla primitif yönümüz var.
0
Phoebe
(22.07.25)
umut ediyoruz.
0
gobekliraki
(22.07.25)
edit; yukarıda yazdığım deneyi soranlar oldu, 2. frederick deneyi diye geçiyor literatürde.

50 bebek bir odaya kapatılıp büyütülürse hangi dili konuşur?
Evet, bu soru yıllar önce yanıt aramaya başlamış ve kan donduran deneylerin yapılmasına neden olmuştu. Bu deneylerden biri de 2. Frederick 'e ait. Frederick ; bu sorunun yanıtını öğrenmek için tam 50 bebeği ailesinden ayırıp bir odaya kapattırmış ve bu sorunun yanıtını aramıştı. Ancak yapılan bu deneyin sonucunda hiç beklenmeyen bir sonuç çıktı. Sonuç ne mi? İşte yanıtı.
Yüzyıllar boyunca pek çok kez yeni doğmuş bebekler üzerinde bu tür deneyler yapılmış.
Yeni doğan minicik yavrular ailelerinden ayrılmış ve dış dünyayla yazılı ya da sözlü olarak herhangi bir dilde iletişim kurulması engellenmiş. Bu nedenle de bu deneylere "dil yoksunluğu deneyleri" adı verilmiş.
Amaç ise lisanın kaynağını bulmak ve daha da derinlerde insan doğasının temellerini anlamaktı. Fakat bu deneylerden en dikkat çekeni 2. Frederick 'e ait.
Bazı kaynaklara göre; dış dünyayla hiç teması olmayan bir yere kapatılmış bebeğin büyüyünce söylediği ilk kelimenin frigcede "ekmek" olduğu efsanesine inanmayan Frederick bunu bir de kendi denemeye karar vermiş.
Bunun üzerine ise 50 bebeği ailesinden ayırıp bir odaya kapatmış.
Frederick'in beklentisi bebeklerin ilk olarak ibranice konuşmaları olsa da hiç beklemediği bir sonuçla karşılaşmış.
Bebeklerin yalnızca besin ihtiyacının karşılanması için bakıcılar görevlendirildi.
Ancak en önemli husus şuydu ki, bakıcıların bebeklerle herhangi bir şekilde iletişim kurması katiyyen yasaktı.
Öyle de oldu; bakıcılar bebeklere mamalarını verdi, altlarını değiştirdi ve asla göz teması dahi kurmadı.
Acımasız deney sonucunda bebeklerin hangi dili konuştuğu ise hiç öğrenilemedi.
Çünkü bebekler, 4 ay sonunda hayatını kaybetti. Bebekler; sevgi görmedikleri için beyinlerindeki "hipokampus merkezi" bu dünyada istenmediklerinin sinyalini verdi.
Bu deney sonucunda dillerin kökeni öğrenilemedi ama insanoğlunun hayatta en muhtaç olduğu şeyin sevgi ve ilgi olduğu öğrenildi.

archive.gdh.digital
0
love and trust
(22.07.25)
@Shepard: Kardeş sen de çok yetkin bir abi sayılmazsin, millete giydirmeden önce dön bir kendine bak ben neyi ne kadar doğru konuşuyorum diye.
0
🌸sekizdokuzon
(22.07.25)
@sekizdokuzon yazdığım şey yüzde yüz doğru. Tersini kanıtlayabiliyorsanız yazın görelim. Yoksa ağlamak çözüm değil, sel basmasın oraları.
0
Shepard
(22.07.25)
(4)

muhabbeti sevilen insan antipatik olabilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da antipatik insanın muhabbeti sevilir mi? yanlarına gelip sohbet etmesi istenilen ya da yanına gidilip sohbet edilen bir insan antipatik midir?
ya da antipatik insanın muhabbeti sevilir mi? yanlarına gelip sohbet etmesi istenilen ya da yanına gidilip sohbet edilen bir insan antipatik midir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Seven antipatik ise olabilir. Çünkü kendini seviyor aslında.
0
encokbenisevinnolur
(21.07.25)
Olabilir, olmayabilir. İkisi de mümkün. Kimine göre çok kıldır gıcıktır saçma sapan biridir ama siz iyi anlaşırsınız, olabilir yani.
0
muhayyer divan
(21.07.25)
Olabilir.
Aklıma gelen en net örnek Murat Bardakçı. Muhabbetini dinlemek çok keyifli ama çok itici bir insan. Yıllardır neredeyse her programını izlemişimdir ama adam itici.
0
michael_knight
(22.07.25)
çok antipatik bir arkadaşım vardı. aslında çok iyi bir çocuktu ama kendini çok kötü ifade ediyordu ama ben ondaki iyiliği görüyordum, muhabbetini de severdim aslında. çokça suistimal edilmiş buna isyanı vardı.
0
guitarissimo
(23.07.25)
(8)

Evcil hayvanların hep aynı mamayı yemesi

gobekliraki
Aynı dediysem de %80-90, yaş mama veya ödül mamalarını saymıyor. Sizce hayvan bundan sıkılıyor mudur, sürekli aynı yemek sürekli aynı yemek. Arada bir değiştirmek iyi hissettirir mi. Soru özellikle kediler için soruldu.
Aynı dediysem de %80-90, yaş mama veya ödül mamalarını saymıyor.
Sizce hayvan bundan sıkılıyor mudur, sürekli aynı yemek sürekli aynı yemek. Arada bir değiştirmek iyi hissettirir mi. Soru özellikle kediler için soruldu.
0
gobekliraki
(21.07.25)
ben 10-15kg da bir mamayı değiştiriyorum. farklı markaya geçiyorum.
aralarda aynı mamanın farklı içeriklisini(tavuklu-hindili-somonlu) veriyorum.
0
my fault
(21.07.25)
Birkaç markanın 4-5 farklı mamasını dönüşümlü veriyorum.
Bazı kediler çok seçici oluyor; alıştığı mamadan başka zinhar yemez.
Benimkiler değişiklik seviyor.
0
auroraaurora
(21.07.25)
Bizde 3 kedi var, biri çok sıklıkla kusar biri çok kiloludur biri az yer. Üçünün de neyi sevdiğini ayrıntılı olarak takip edemedik. Birkaç mama arasından üçünün de kolay yiyebildiği 2 mamayı seçtik, 15'er kilo aldık, karışık veriyoruz. Sıklıkla da çiğ yumurta ve pişmiş tavuk ciğeri, yiyebilene yoğurt, ekmek gibi şeyler veriyoruz. Çok mutlu oluyorlar, yaş mama yok. Bir başlayınca kuru mamayı bırakıyorlar çünkü.

Sürekli aynı şeyle beslemek depresyona bile sokabilir bunları. Düşün, aslında günde 15-20 km koşması gereken hayvanlar minicik evlere tıkılmış, avlanamıyor çiftleşemiyor koşamıyor çimen toprak ağaç yok... bari mamaları suları kumları temiz olsun sıklıkla farklı bişeyler yesinler.

Elimize et geçirirsek onlara da muhakkak veririz, suyundan koyarız içerler vs. Böyle.
0
muhayyer divan
(21.07.25)
arada bir yediklerimizden de veriyoruz.
zaten kendisi istiyor sürekli hemen yanımıza gelip tadına bakıcam diyor.
yaş mama ve ödül maması veriyoruz farklı farklı, çeşit olsun diye.

kendi yediklerimiz + yaş/ödül mamaları ile diyetini şenlendiriyoruz.

aynı marka mama veriyoruz hep.

somon, ördek, portakal aromalı aromasız falan gibi model değişimi yapıyoruz senede 2-3 defa
0
biseysorcaktim
(21.07.25)
Kedilerin mamalarını sık sık değiştirmek iyi değil diye biliyorum. Değiştirilecekse yavaşça eski mama ile karıştırılarak yapılması gerekiyor. Ben bir kere değiştirdim o da veteriner önerisi ile bağırsakta yeterince emilim sağlanamadığı için ona uygun bir mamaya geçmem gerektiği içindi. Benimki memnun görünüyor mesela benim yediklerime hiç salça olmaz. Merakı gitsin diye koklatıyorum ama kafasını çevirip gidiyor.
0
peki madem
(21.07.25)
Biz yıllardır üç çeşit kuru mamayı üç ayrı kapta hazır tutuyoruz. Dileyen dilediğinden yiyor... İyi mi yapıyoruz, kötü mü, bilmiyorum.
0
yadigar
(21.07.25)
Köpekler için bu soruyu internette araştırdığımda iki fikrin de hatrı sayılır temsilcisi olduğunu gördüm.

Biri diyor ki düzgün besleniyor yaşıyorsa ona uygun bir mama bulduysan, sorun yoksa değiştirme. Zaten içindeki besinlerin oranları dikkatle ayarlanıyor.
Diğeri diyor ki bir mamada eksik olan bir şey belki diğerinde tamdır. Arada bir değiştirmek iyidir.

Konu kediler olunca işin içine psikoloji de giriyormuş herhalde, o bakımdan bilemeyeceğim.
0
michael_knight
(21.07.25)
bu olay benim de çok canımı sıkıyor. benim kedim insanların yediği hiçbir şeyi yemiyor. et, balık, tavuk vs hiç yemiyor. çok minikken sosis yerdi artık onu da yemiyor (pişirip veriyordum minik bi parça). şimdi bi kuru mamaya başladık onu yiyor. onun dışında bir de yaş mama veriyorum ama aynı mamanın farklı türünü de yemiyor. somonlu mama seviyor, onun dışında başka markadan bile somonlu yemiyor. kaç tane mama denedik olmadı. demek ki memnun diye kendimi avutuyorum. bizim yediğimiz yemeğe de hiç gelmez.
0
matilda
(21.07.25)
(9)

park halindeki araca çarptınız

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ilk baktığınız hasar kendi aracınızdaki hasar mı olur, park halindeki aracın hasarı mı?
ilk baktığınız hasar kendi aracınızdaki hasar mı olur, park halindeki aracın hasarı mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.07.25)
park hâlindeki araç
0
amortisman
(20.07.25)
Karşı tarafa bakarım.
0
gobekliraki
(20.07.25)
Karşı tarafa bakarım.
0
muhayyer divan
(20.07.25)
Seçenekler arasında 'kaçmak' yok mu?
Genelde o yapılıyor da ilk iş olarak.
0
Mirket
(20.07.25)
Park halindeki araç
0
nawar
(20.07.25)
Seçici davranmaktan ziyade, görüş alanına ilk girene bakarım muhtemelen. Neticede her iki tarafı da incelemek gerekiyor.
0
yadigar
(20.07.25)
karşıya bakarım. kendiminki kendi kontrolümde.
0
mikahakkinen
(20.07.25)
Geçenlerde bir avm otoparkinda, parktan cikarken yandaki araca surttum. Direkt karşı tarafa baktım. 10dk not birkmak icin kagit kalaem aradim. Kendi aracimin da hasar almış olabileceği 4 5 saat sonra eve döndüğümde aklıma geldi.
0
aksiyom
(21.07.25)
zarar vermiş miyim diye karşı tarafa bakarım.
0
sir gawain
(21.07.25)
(14)

Trafikte sorunsuz stressiz bir gününüz oldu mu?

messina123
Makas atanların olmadığı, motorcuların abuk sabuk aralardan kör noktalardan son sürat geçmediği, taralı alanları, emniyet şeritlerini işgal eden uyanıklardan uzak, hız sınırı 50 olan yerden 120’ye geçen oelerin olmadığı bir gününüz oldu mu? Son yıllarda benim hiç olmadı.Şunlara şöyle ödeyebilmeleri
Makas atanların olmadığı, motorcuların abuk sabuk aralardan kör noktalardan son sürat geçmediği, taralı alanları, emniyet şeritlerini işgal eden uyanıklardan uzak, hız sınırı 50 olan yerden 120’ye geçen oelerin olmadığı bir gününüz oldu mu? Son yıllarda benim hiç olmadı.

Şunlara şöyle ödeyebilmeleri için arabalarını satacakları 200-300’er bin cezaları yazacaksın. Bak bakalım nasıl kedi gibi oluyorlar.
0
messina123
(20.07.25)
Takılacak o kadar çok büyük şey var ki trafikte huzurlu bir gün geçirip geçirmediğime dikkat edemedim.
0
muhayyer divan
(20.07.25)
Asla. Arabalar bitti bir de son yıllarda yayalar başladı. Yolun ortasından avel avel yürüyorlar, kornaya basınca da anlık korkup sana kızıyorlar.
0
gobekliraki
(20.07.25)
daha donel kavsak kurali bilinmiyor, yaya gecidinden bi haber milyonlarca surucu var, ben kullanmadigimda prenses koltugunda bile sinir stres sahibi oluyorum.
0
tuborg yesili
(20.07.25)
Ben alıştım. Yayalar malca davranabiliyor, korna bile çalmıyorum yavaşlıyorum. Motorcular sağdan soldan kendi hayatlarını tehlikeye atarak geçiyorlar, o aptallar geçsin diye sağa sola azıcık kaydırıyorum. Otomobil sürücüleri de her şeyi yapabilecek insanlar, yapıyorlar da alıştım. Ahaaa kıracak, ahaaa bilmem ne diyerek ihtiyatlı sürüyorum. Dün mesela 50 ile gidilen yolda bir aptal sürücü bildiğin durdu. Ben de durdum ama trafiği öyle bir tehlikeye attı ki... Kadın sürücüydü. Onlara da alıştım. Takmıyorum, laf söylemiyorum, bir şey yapmıyorum. O yüzden trafikte sıfır stres ile ilerliyorum. Her bir kilometre 2 dakikada gidilir diyerek bu konuyu da kafamda çözdüm.
0
Shepard
(20.07.25)
Olmadı, doğru dürüst küfür bilmeyen ben, küfürbaz oldum çıktım.
Makasçılar, üstüme sürenler, sinyal vermeyenler, ordan burdan fırlayan motorcular, sırf kadınım diye “aklı sıra” yardım edenler, kaynak yapanlar.. nefret ettim bu ülkeden.
0
mor oje
(20.07.25)
İstanbul'da araba sürerim diye ehliyet almıyorum. Tam delirmelik olay.
0
sekizdokuzon
(20.07.25)
Araba sürmeyi 13 yaşında öğrendim ama ehliyet almıyorum, öyle diyeyim.
0
sekizdokuzon
(20.07.25)
muhayyer +1 trafikte kimse umrumda değil
0
Rondak
(20.07.25)
Olmadı.

Keşke umurumda olmasa benim de.
Muhakkak söyleniyorum ve arabalarla konuşuyorum. Ama yalnızken söylenmiyorum ve daha rahatım.

Yalnız şöyle bir durum var. Yıllardır çok düzgün araba kullanırken artık ben de istemeden ve yanlışlıkla magandalık yapıyorum bazen. O kadar çok arıza tip var ki haklı ya da haksız onlar gibi davrandığım oluyor nadir de olsa. Memnun değilim bu durumdan.
0
biseysorcaktim
(20.07.25)
Avrupa harici olmadı
0
mirty
(20.07.25)
bizim gibi stresli ülkelerde bastırılmış nefret trafikte çıkıyor. her trafiğe çıkışımda bu sefer sinirlenmeyeceğim diyorum ama illa sıkıntılı araç kullanan birine denk geliyorum. tabii ki sinirleniyorum.
0
mikahakkinen
(20.07.25)
pandemi zamanı cumhurbaşkanı gibi gezdiğimi hatırlıyorum. önümde ve dikiz aynasında tek bir araç görünmüyordu. onun haricinde sabah 5-6 gibi yola çıktığım zamanlar da oldukça keyifli oluyor.
not: istanbul
0
lazpalle
(20.07.25)
Normalde hiç sevmezdim ama arabanın camlarını arkalar tamamen karartılmış sürücü tarafındaki camları ise 1 numara karartılmış şekilde film kaplattığımdan beri hiçbir sorun ile karşılaşmadım. İçini göremeyince kimse bulaşmıyor.
0
titanic kemancısı
(21.07.25)
Maalesef hayır her geçen gün de artıyor stres.

Otobanda tüm şeritler aynı hızda gidiyor, hatta sağ şerit sola göre daha boş oluyor mecbur sağ, orta, sağ şeklinde gidiyorum kamyon/tır denk geldikçe. Sol şerit treninden nefret ediyorum.

Şehir içi motosikletler dokuz canlı gibi hareket ettiği için bazen önüme baktığımdan çok sağ sol aynalara bakmak zorunda kalıyorum. Arabayı sola yanaştırıyorum sağdan geçiyorlar diye bir tane numune çıkıp iki şeridin arasından geçmeye çalışıyor, korna/ara gaz falan yapıyor sağa yanaşıyorum bu kez sağdakiler aynama sıfır geçiyor. Motosikletli canı kurtarmaktan cennetlik olacağım sanırım.

Emniyet şeridinde 120 ile sıfır geçen, her katılımda/ışıkta kaynak yapanlar da canımı sıkıyor.

Bir de otobanda orta şeritte 80-90'la giden gamsızlara giderek daha çok kızıyorum hiçbir şey umurlarında değil öylece gidiyorlar. Trafik oluşturduklarının farkında bile değiller.

Çözümü aracı mümkün olduğunca kullanmayarak buluyorum her gün işe falan gidip gelsem sinir hastası olurum. Bu şekilde yaşayanlara, işi trafiğe çıkmak olanlara Allah sabır versin.
0
chicha_v2
(21.07.25)
(7)

Sevgilinin eski sevgilisiyle iletişimde kalması?

loch ness
Bir arkadaşım ekolü üzerinden gidelim;Çocuğun kız arkadaşı,eski sevgililerinin ismini cismini her şeyini saklıyor, anlatmıyor, detay vermiyor, ilişkinin ilk 6 ayı boyunca eski sevgilisi ile takipleşmeye devam ediyor, ama oğlumuz bilmiyor tabi kimin kim olduğunu, darlamıyor da.Kızımız eski sevgilisin
Bir arkadaşım ekolü üzerinden gidelim;

Çocuğun kız arkadaşı,eski sevgililerinin ismini cismini her şeyini saklıyor, anlatmıyor, detay vermiyor, ilişkinin ilk 6 ayı boyunca eski sevgilisi ile takipleşmeye devam ediyor, ama oğlumuz bilmiyor tabi kimin kim olduğunu, darlamıyor da.

Kızımız eski sevgilisinin instagram post'larına like atıyor, belki de yazışıyorlar bilemiyoruz. Kız arkadaş, bu 6 ay boyunca sık sık gel-gitli davranışlar gösteriyor. Oğlan tarafı artık bıkıyor ve 6. ayda resti çekip ayrılıyor kızdan. Sonra kız tarafı barışma teklifinde bulunmadan önce instagram'da ne idüğü belirsiz bütün erkekleri siliyor.Bir süre sonra kızımız, instagram hesabını kapatıp sıfırdan yenisini açıyor. Her şeyin temizlendiğini düşündüğü için ilişkinin 16. ayında eski sevgilisinin adını soyadını mesleğini vs. anlatıyor oğlana. arkadaşımız da bunca zaman eski sevgili ile takipleşildiğini etkileşimde olunduğunu anlıyor böylece.

Ne dersiniz? Sadakatsizlik sayılır mı? Ne ölçüde rahatsız edici size göre?
0
loch ness
(20.07.25)
Gelgitlerin sebebi anlaşılmıştır umarım, yani geriye dönük işlem yapılmaz diye bir şey yok ben olsam temkinli olurdum
0
olaylar olaylar
(20.07.25)
E sadakatsizlik de yapılacak tek şey o kadından ayrılmak. Manipülasyonlarına geçici barış havasına kanmamak. Yani erkeklerin nedense masadan kalkacak yüreği olmuyor. Güvensizlik üzerine ilişki kurulmaz kadın ya da erkek. Büyük işaretleri görmezden gelmeyin
0
grimavi
(20.07.25)
İlişki zaten bitik durumda, kız tarafı geri dönmenin yollarını arıyor, oğlan tarafı ise geçmiş olayların kritiğini yapıyor erkek ortamında.
0
🌸loch ness
(20.07.25)
İlk 6 ay boyunca niye yalan söylemiş? Sadakatsizlik sayilsin ya da sayilmasin, gerekçesi ne olursa olsun böyle birine güvenilmez.
0
encokbenisevinnolur
(20.07.25)
eski sevgilisiyle tekrar olur mu diye beklemiş, bi şey çıkmayacağını anlayınca da her şeyi silip sıfırdan bizim oğlanla tekrar bi deniyim demiş. muhtemelen çocuğa karşı bir sevgi beslemiyor ancak evlenecek ideal biri profili olarak görüyor. çocuğun 6 ay boyunca buna göz yumması ve üstüne düşmemesi de onun hatası. iletişimi kökten kessin atsın hayatını yakacak.
0
asap raki
(20.07.25)
Zaten kız , erkek tarafından terk edilince temizlemiş profilini. Muhtemelen evlilik beklentisi vardır kız tarafının. Katılıyorum.
0
🌸loch ness
(20.07.25)
Sadakatsizlik. Dümdüz. İstediği kadar eskilere nefret dolu olsun, istediği kadar geçerli sebep sunsun bu yaptığı şey onları bırakamamaktır, onları hayatında, aklında tutmaya devam etmektir. Madem onları hep takip edecek onlarla iletişim halinde kalacak neden bir yeni sevgili ediniliyor? Demek ki menfaat düşünceleri var. Kesinlikle sadakatsizlik ve Kesinlikle güvenilmez.

Hızar var ya hızar? Hızarın kestiği kadar kesin ve net kesip bitirmelisin, kritik bile yapmamalısın, o derece silmelisin.
0
muhayyer divan
(20.07.25)
(21)

Turkiye'deki insanlarin ahlak sorunu

tuborg yesili
oldugunu dusunuyor ve her gecen gun de bunu bir sekilde tecrube ediyorum, isini duzgun yapan, nazik, ahlakli bir avuc insan falan mi kaldi?Ben mi kafayi yedim ve buyutuyorum bilmiyorum ve bu durum beni cok dusunduruyor. Siz ne dusunuyorsunuz? sizce bu sorun var mi ve bir gun duzelecek mi?
oldugunu dusunuyor ve her gecen gun de bunu bir sekilde tecrube ediyorum, isini duzgun yapan, nazik, ahlakli bir avuc insan falan mi kaldi?

Ben mi kafayi yedim ve buyutuyorum bilmiyorum ve bu durum beni cok dusunduruyor.

Siz ne dusunuyorsunuz? sizce bu sorun var mi ve bir gun duzelecek mi?
0
tuborg yesili
(20.07.25)
Ahlak denen şeyi maddi koşullar belirler, maddi derken sadece para değil çevre kültür ekonomi vs.

Bizden daha fakir ülkelerde insanlar daha mutlu denilebilir. Biz nispeten dünyaya entegre olduk ve açıldık, sonradan standartlarımız çok hızlı şekilde düştü. Üzerimizde bunun siniri ve kaygısı var. Maddi koşullara baktığımda(dünya dahil) düzelmez
0
grimavi
(20.07.25)
Sen çok ahlaklı ve naziksin ya burda insanlara saydır laf sok başkası yapınca onsonloron ohlok sorono
0
Rondak
(20.07.25)
Rondak artı bir
0
benaslindayohum
(20.07.25)
Rondak tam da sizden bahsediyordum :) hos geldiniz
0
🌸tuborg yesili
(20.07.25)
ahlak maddiyatla dogrudan iliskili katiliyorum grimavi'ye. ekonomik kosullar coktukce insanlarin dogruyu yapma ihtimali azaliyor.

bir de bizim milletimiz moderniteyi yakalayamadi maalesef. bunu 5 yil amerika'da yasadiktan sonra daha iyi goruyorum. kisisel alana saygi, kurallara saygi gibi kavramlar bizim insanimizda yok. bireysellik yok ve bununla kendi kulturumuz diye ovunuyoruz. medeniyeti asama asama dusunursek biz bati'nin ulastigi son asamaya gelememisiz ve gelmek gibi bir cabamiz da yok. odunlugu, milletin hayatina karismayi hak gorup bir de bunu milli degerlerimiz zannediyoruz.

yine bununla baglantili olarak insanlar asiri muhafazakar turkiye'de. yani chp'li, ve sekuler oldugunu soyleyen insanlar otomatik olarak cagdas falan degil. muhalifler dahi inanilmaz muhafazakar. reddit'te genc cocuklara bakiyorum onlar da muhafazakar yetisiyor. bunu ben turkiye'de yasarken fark etmiyordum. yani elbette tutucu oldugumuzu biliyordum ama disaridan farkli bir perspektifle bakinca bunu cok daha net gorebildim.

bati'nin bireyselligini elestirirken daha dikkatliyim artik. cunku medeniyet biraz da bireysellik anlamina geliyormus. toplumun bireyden onemli olduguna inanan biriyim hala, o degismedi. ama bireylere nefes alani birakmayan tutucu toplum gelisemiyor bu cok net.

sorun cok derin. bir gun duzelir mi bilmiyorum. ama sunu unutmamak lazim, bu toplum bati'nin ulastigi medeniyeti 1830'larda ikinci mahmut'la tanzimatla yavas yavas tanimaya basladi. 200 yil olmus henuz. martin luther'in 1517 yilinda yaptigi isi, toplumsal inanclari akla uymadigi icin dislamayi bugun yapabilecek noktada degiliz. ya da belki ilk denemesini ataturk devrimleriyle yapali 100 yil bile olmadi. zamanla duzelir ama zamanla duzelecek diger bircok sey gibi bu zaman biz olene kadar gelmez. cok cok uzun surecek surecler bunlar.
0
antikadimag
(20.07.25)
böyle bir sorun var ve bu sorun gün geçtikçe "normalleştirerek" yaygınlaşıyor. bunun yanında inanılmaz da bir nezaket sorunu var, bunu da eklemek istedim.
0
gobekliraki
(20.07.25)
Herkes bireysel düşünüyor artık, herkes kendi faydasına hareket ediyor. Sağa dönmek için arabalar olarak bekliyorsak kaynak yapmayı normal görüyor çünkü geçiverecek ve beklemediği için gideceği yere hemen gidiverecek. Biz aptalız çünkü bekleyerek. Sinyal vermeden sağa sola geçebiliyor çünkü yol onun ve istediğini yapar biz kim köpek. Bunu tırlar kamyonlar bile yaparken araba kullanmak gibi basit bir eylem dahi çok zorlaşıyor.

Bunun gibi hayatın her alanında var küçüklü büyüklü ahlaksızlıklar. Artık bireysellik ve faydacılık dönemindeyiz çünkü.

Çok empatik düşünceli olduğunu söyleyen insanda da gördüm bunu, hak hukuk adalet çevre şu bu duyarı kasan adamda da. Hatta çok savunan insanlarda daha fazla görüyorum ilginç şekilde.
0
mor oje
(20.07.25)
grimavi’ye pek katılamadım. az katıldım :)

Tuborg yeşili sen düzgün birisin. Başkası senin hakkında ahlaksız derse önce ne yaşandığını senden duymak isterim.

Etik üzerine eğitim vermiş biriyim. Etik konusunda kendini değerlendirmek için bir kaç yöntem var. Benim en çok ve her hareketimde kullandığım, herkes benim gibi yapsa nasıl olur. Topluluk içinde bir grup değil de herkes bağırarak iletişim kursa nasıl bir ortam olur. Bağırarak iletişim kuran grup dahil kimse istemez bunu. O zaman etik bir davranış değil.

Soruna gelirsek, ekonomik değil eğitim ve yetiştirilme tarzının yanında bireysel olduğunu düşünüyorum. Ahlak kişinin kendisinin fazla derin düşünmesine gerek kalmadan ulaşabileceği bir konu. Biz hep böyleydik. Kurtuluş savaşında askerin yarısı kaçakmış. Tefeci o zaman da varmış. Bankerler dönemindeki yolsuzlukları biliyoruz. 80 darbesinde askerlerin tapulara çöktüğünü de. Fırsat meselesi bizim için. Fırsatı olan ahlaksızlığı yapıyor. Fırsatı olmadığı için ahlaklı gözükmek bir yanılgı olur.

İşimde de çalışanların nasıl davranacağını görebileceğim fırsatları izlerim. Hemen müdahale etmem. Güvenip güvenemeyeceğimi böyle anlarım.
0
gabe h coud
(20.07.25)
Ahlakın maddiyatla hiçbir alakasının olmadığını düşünüyorum.
Eski çağların karanlık, çağdaşlaştıkça daha aydınlık olacağı da doğru değil.
Cengizhan zamanında cebinde altın keseleri dolu olan bir genç kız, Fransa’dan Çin’e kadar seyahat etse başına hiç bir şey gelmezmiş derler.
Şimdi, yalnız denize gidince telefonu, cüzdanı ne yapacağımız hakkında duyuru açıyoruz,
Eve tamirci çağırmaya, arabayı sanayiye götürmeye, güzergahını bilmediğimiz yerde taksiye binmeye korkuyoruz.
Trekking güzergahımızdaki köyün ahlak yoksunu kahvecisinin çay için trekking yapandan köylüye verdiği fiyatın iki katını istemesini normal bile sayabiliyoruz.

Din mevhumu içinden ahlakı elimine ettik. Özgüveni yüksek çocuk yetiştirirken ahlakı gözardı ettik. Çalıyor ama çalışıyor dedik vs. Derin konu yani.
0
Mirket
(20.07.25)
Geçen gün şu duyuruyu açmıştım:

www.eksiduyuru.com

Maddiyatla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Fakirlesince ahlaksizlasan biri varsa, eli rahatken de ahlaksizmis ama henüz açığa çıkaracağı şartlar ortaya çıkmamış demek ki.
0
encokbenisevinnolur
(20.07.25)
önceden de yoktu brudi.
0
sonsuz
(20.07.25)
Referanslı kişiyle çalışacaksın. Çözüm bu
0
runaway
(20.07.25)
Fransa’dan Çin’e kadar seyahat etse başına hiç bir şey gelmezmiş derler.

Tamamen uydurma bir hikaye, eskiden istanbuldan çıkınca kartal civarında eşkıyalık başlıyordu, bazen daha yakında, şimdi istanbul merkezi saydığımız yerler, kaldı ki çin den fransaya gidecek

Hocam maddiyat dendiğinde sadece para değil dedim yukarda,maddi koşullar diye de açıkladım :) yav biraz soysoloji okuyun dünya bizim dar çevremizden imkanlarımızdan ibaret değil
0
grimavi
(20.07.25)
Gabe biraz tartışma olacak ama sen empati kısmını eksik anlamış olabilir misin?

Herkes benim gibi yapsa bir empati kurulamaz, sen bu ülkede nispeten rahat yaşayan bi sınıftansın, trafikte kurallara uymayan biri senin 5dk nı çalabilir fakat sen bunu kendi sınıfının imkanlarıyla tolere edebilirsin. Fakat o kişinin yerinde olsan bugün yine bu kadar rahat olur muydun. Seçimlerin nasıl değişirdi ?

Adamın trafikteki hatası haklı demiyorum

Sistemsel sorunları yine sistemsel çözümler giderebilir, etik ve bireysel şeyler tamamen kişiye yüklenemez.

Diyebilirsiniz ki bilmem ne şirketinin ceosu hem çok zengin hem de haksız ihalelerle zenginleşiyor halbuki kenarda 50 milyon eurosu var.

işte maddi koşullar dediğim şey bu, para değil. ülkedeki eşitsizliği de güvensizliği de kabalığı da ortaya çıkaran bu maddi koşullar.

Maddi koşullar yerine somut durumlar diyeyim madem. Çünkü fakirler ahlaksızdır, zenginler ise çoğu durumda en etik olanı yaparlar gibi değil.
0
grimavi
(20.07.25)
Bilmiyorum din ve inanç konusunda ne düşünüyorsun ama, ben bir Müslüman olarak hz. Muhammed'in "din güzel ahlaktır" demesinden (ve kendi okumalarım ve hayat tecrübemden de) hareketle evet insanların çok ciddi ahlak sorunu olduğunu ve çoğunluğun sadece lafta Müslüman olduklarını düşünüyorum, böyle olduğunu görüyorum.

Dini (ilahi ahlak kurallarını) benimsediğini söylediği halde bunlara titizlenmemek, bunları yaşamaya çalışmamak münafıklıktır, tanrı tanımazlıktan daha ağır bir günahtır.

Ahlakı gün geçtikçe daha da önemsemez olmak zamanla helâki getirir. Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün der ki, helak zannedildiği gibi bir anda olmaz, bir süreçtir, bir zaman alır. Bence şu anda helak sürecindeyiz. İnsanlar birbirlerini dinlemeyi bile tehlike olarak görüyorlarsa iletişim sağlanamaz yani kurtuluşun yolu tıkanmış demektir.

Bilmiyorum, çıkmadık candan ümit kesilmez, bilemeyiz, minicik bile olsa, iğneyle kuyu kazmak anlamına bile gelse minicik minicik çabalamalar bence yine de faydalı olabilir. Çünkü nesillerimiz var, çocuklarımız var, torunlarımız olacak... onların ruhsal terörizm içinde yaşamalarını hangimizin gönlü ister ki?
0
muhayyer divan
(20.07.25)
ekonomi - ahlak iliskisine soyle bir ornek vereyim. dogrudan parayla ilgili.

amerika'da restoranlarin kurye servisi yok. doordash gibi bir uygulama kullanarak siparis ediyorsun ve siradan x vatandas uygulamaya kendini kurye olarak tanitip arabasiyla servis yapiyor. eskiden asgari ucret dusukken %50 ihtimalle lobide birakip gidiyorlardi siparisi. sonra yasadigim sehir asgari ucretleri artirinca %98 oranla kapima kadar gelmeye basladi. bana para ile ahlak (dogru olani yapma) iliskisini cok net gosteren bir anekdot oldu bu.

emeginin karsiligini alamayacagini dusunen, ekonomik toplumun bitik enflasyonun yaygin oldugunu goren insan ilk firsatta pustluga meylediyor. cunku bu firsati yakalamazsa geriye dusecegini goruyor. tabi bu demek degil ki milyonlari olan insan dogruyu yapiyor. burada henuz tam formule edemedigim bir nuans var.

fransa'dan cikan kiz cin'e kadar gider cok cocuksu ve serin bir hikaye. o kizi polonya'ya gelmeden harac mezat satarlar. ya da birinin cariyesi olur. o devirde birak genc kizi, fransa'dan cin'e giden 3-5 adam var, onlar da kitap yazip meshur oluyor (del carpine, rubruck, marco polo vs)

neyse tarih gelisiyor. bu gelisim lineer ve her yil bir oncekinden iyi seklinde olmuyor. 20-30 yil onceye gore daha iyi olmayabiliriz ama uzun zaman periyotlarina baktiginiz zaman bu gelisimi reddetmek mumkun degil. 200 yil once dunyanin hicbir yerinde bir kadin insan yerine konulmuyor, haklari taninmiyordu. 500 sene once birileri savas sirasinda koyunuzu basip karinizi, cocugunuzu kaciriyordu. sizi de bir guzel olduruyordu. her seyi birakin kolelik vardi yahu kolelik.

genelde muhafazakar bir anlatidir bu gecmis gunler cok iyiydi, simdi atalarimizin yolundan saptik ve toplum curumeye basladi anlatisi. atalarimizin yolu her zaman cok iyi degildi maalesef.
0
antikadimag
(20.07.25)
Para ahlak ilişkisini çok güzel vurgulayan bir ifade var. Bunu Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün'den duydum, sanırım Avrupa'daki bir papaz veya hahamın sözü:

"Önce gelir tıkınmak, sonra gelir ahlak"

(bkz: önce ekmek gelir ardından ahlak)
Sözlükte başlığı da varmış.

Bu sözü vurgulayıp üzerinde konuştuğu birçok konferans videosu var hocanın. Para ile ahlak arasında ilişki olmasaydı, islamiyette sadaka, zekat gibi kavramlar ve emirler olmazdı diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(20.07.25)
siyasi otorite ne yaparsa, vatandaş daha fazlasını yapar. Her türlü değeri kötüye kullanan, bir siyasi parti önderliğinde giden bir ülkeden başka bir şey beklenmez.

Sistem değişmeden kalan son ahlaklı insanda toplum içerisinde yutulup gidecektir.
0
Rao
(20.07.25)
bu daha kötüye gidiyor, bundan kurtulmak isteyen ben dahil çevremdeki herkes yurtdışında bir yerlere taşındı.

bizim ömrümüz içinde düzelebilecek bişey değil çünkü mesela ben küçükken kurallara uyan, etik, ahlaklı davranan vatandaşlar olmamız övülürdü öyle yetişip ülkenin öyle olmadığını gördük ve hayal kırıklığına uğradık. Kimi ülkeye ayak uydurup devam etti, kimi kaçış yolları aradı. Ayrıca bu durumlardan kârlı çıkan da bu ahlaki sorunu olanlar. Böyle oldukça onlar daha üstte olacak, daha çok üreyecek, herkes onlara benzemeye başlayacak. Nazik ve/veya işini düzgün yapan insan mesela iş açısından, bu piyasada barınabilir mi?

edit: yav mesela eşim Türkiye'ye gitti, bi trafik sorunu bile gözüne batmış. Yolda kapatmaman gereken bir geçiş kavşak bişey varsa orayı kapatmayıp geride durman gerek, ama kimse diğerlerini düşünmediği için orayı kapatıp trafiği kilitliyorlar. Böyle minik minik bir sürü şey birikip tahammülsüz ve işin ilginci sorunlu bi toplum oluşturuyor. Herkes uyanıklık yapmaya çalışıyor ama o uyanıklık kendini de geriye atıyor vaktini çalıyor farkında değil. Bu da eğitimsizlik işte.
0
nhk ni youkosu
(20.07.25)
Durmak yok yola devam.
0
HellKeePer
(20.07.25)
ekonomi işte.

demirel'in süper bi konuşması vardı bunla alakalı teee zamanında. enflasyonun bozucu etkisi ile ilgili.
0
gurur
(20.07.25)
(8)

yediğiniz en lezzetli ekmek hangisi?

istististist
özellikle fast food ürünü olarak tükettiğiniz, en lezzetli ekmek hangisiydi?
özellikle fast food ürünü olarak tükettiğiniz, en lezzetli ekmek hangisiydi?
0
istististist
(18.07.25)
İnjera.

Etiyopya ekmeği. Yufkaya benziyor, yuvarlak ve büyük fakat biraz daha kalın. Hafif ekşimsi. Tef tohumundan yapılıyor. Çok severim hatta tef tohumu almıştım kendim de yapmayi denedim ama olmadı.
0
rock n roll
(18.07.25)
ben yemedim de bugün debe'ye girmiş bir tane var. denemek isterseniz.
eksisozluk.com
0
lazpalle
(18.07.25)
Rose rabokki

Kore mutfağı, Ankara'daki bir kore restoranında yiyordum, sahibinin bizim yemeklerimizi aşağıladığını görünce silktiri çektim.
0
muhayyer divan
(18.07.25)
Kokoreçi unutmayalım, midye tava ve midye dolmasını da unutmayalım, şahsen çıtır tavuk da çok severim ama firmaların ortaya koyduğu tavuklar çok cılız, beğenmiyorum artık.
0
muhayyer divan
(18.07.25)
lavaş. bizim köşede yapılıyor.
yağlı ekmek. yine bizim oralarda.
cubun. afganlar yapıyor. hamurun içine cheddar rendeleyip, top gibi kapatıp, merdaneyle açınca 2 ekmek arası bisküvi kıvamına geliyor. tandırda yapıyorlar. sıcakken de soğukken de güzel oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.07.25)
Ekmek derken aradığınızı karşılıyor mu bilmiyorum ama Ramazan pidesini tek geçerim.
0
peki madem
(18.07.25)
Adam ekmek diyor. Yemek okundu herhalde :D Diyarbakırda yediğim açık ekmek çok güzeldi.
0
glamdr1ng
(18.07.25)
bildigimiz duz firin ekmegi. beyaz olan. menemene banip yenilen. mis.
bi de ramazan pideleri.
0
taurina
(18.07.25)
(4)

Mavi tikini kapatanlar

Kittie
Birinin durumuna bakinca gozukmuyorlar ya.Onu gormenin yolu var mi?
Birinin durumuna bakinca gozukmuyorlar ya.
Onu gormenin yolu var mi?
0
Kittie
(16.07.25)
Olsa o tiki kapatmayız.
0
muhayyer divan
(17.07.25)
Mesaj>bilgi
0
Kahvedesu
(17.07.25)
Durum demişsin, mesaj sandım.
0
Kahvedesu
(17.07.25)
Yolu yok, amacı zaten bu...
0
Shepard
(17.07.25)
(8)

8-10 saat yol için öneri

sweetoffice
bu gece uzun bir yola çıkacağım, spotify'de önereceğiniz podcast var mı ? her tür olabilir, hiç sorun değil. not: tıklar sonra eklenecek :)
bu gece uzun bir yola çıkacağım, spotify'de önereceğiniz podcast var mı ? her tür olabilir, hiç sorun değil. not: tıklar sonra eklenecek :)
0
sweetoffice
(16.07.25)
Yeni Haller - open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Nereden başlasam podcast
Geri dönüyoruz podcast

Bildiğim kadarıyla podcast
Fazla merak podcast
Varyete podcast

Son üçü goygoy, ilk 2si genel kültür
0
grimavi
(16.07.25)
ben meksika acmazi dinliyordum full goygoy. bir de lex friedman'in podcastlerini dinliyorum daha verimli bir sey yapmak istersem.
0
antikadimag
(16.07.25)
Her tür demişsin,

Radyo tiyatrosu öneririm, Ahmet Ümit'in romanlarını oynamışlar, uzuuuunnn uzun ama çok akıcı. Her türlü oyun tavsiye ederim aslında.

Din konusunda konferans vs dinlemek hoşuna giderse Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün bulabilirsen dinle, çok tavsiye ederim. Bir de bulabilirsen (youtube'da var) Prof. Dr. Hasan Onat'ı da dinleyebilirsin.

Çok iyi bir sosyolog Nurdoğan Arkış'ı tavsiye ederim.

Rahmetli Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nu tavsiye ederim, adam kendini samimiyetiyle tanıttı resmen, adının başındaki titri sırf saygımdan yazdım, o derece. Çok tavsiye ederim.

Konser kayıtları olabilir.
0
muhayyer divan
(17.07.25)
nilay ornek
0
Ley
(17.07.25)
Fularsız Entellik
Trend Topic
Haddini Aşan Yaşam Rehberi - M. Serdar Kuzuloğlu
Sizin gününüz nasıl geçti - Deniz Alnıtemiz
Biraz konuşabilir miyiz
Deniz göktaş'a ayıracak vaktim yok
o tarz mı
Podcastia maceraları - rol yapma oyunu

radyo tiyatrosu:
Derinden Sesler
Zamanaltı
Büyük Tufan
0
unalub
(17.07.25)
mesut süre rabarba
0
merhum
(17.07.25)
Cahil köpekler
0
fildirfildir
(18.07.25)
(14)

Renkli lazer yazıcı

muhayyer divan
MerhabaRenkli lazer yazıcıların mürekkep tankı, doldurma derdi vs olmayanları var mı? Mümkünse WiFi veya mobil İnternet'e bağlanabileyim (mobili ben uydurdum, öyle bişey olmayabilir, varsa diye yani :) ) Varsa bildiğiniz modeller var mı, fiyat performans ürünüdür diyebileceğiniz?
Merhaba

Renkli lazer yazıcıların mürekkep tankı, doldurma derdi vs olmayanları var mı? Mümkünse WiFi veya mobil İnternet'e bağlanabileyim (mobili ben uydurdum, öyle bişey olmayabilir, varsa diye yani :) )

Varsa bildiğiniz modeller var mı, fiyat performans ürünüdür diyebileceğiniz?
0
muhayyer divan
(16.07.25)
@wayfarer

Mesela şu olur mu?

hp-satis.com

Hp'nin en ucuz modeli. Sanırım 11-12 bin TL civarında. 10×15 cm kağıda basan şeyleri alacağıma bunu alsam daha kârlı olurum gibi.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
hp linki koyduğunuz yazıcı siyah beyaz.

ayrıca neden lazer istiyorsunuz, tonerleri çok pahalı.
bence tanklı mürekkepli yazıcılar daha ekonomik.
0
duyuruuser
(16.07.25)
@duyuruuser

Ekonomik ama ben serî kullanıcı değilim, mürekkep tankı kurur, mürekkep bitti mi bitmedi mi anlamam... onun için diyorum.

Renkli olmadığını anlamamışım yahu, benim teknolojiden anlayışım bu kadar. Kafam çok karışıyor.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Aylarca çıktı almayacaksanız kurur. ayda 1 çıktı alırsanız kurumaz. diyelim ki kurudu tonerin ucunu kolonyalı peçeteyle nazikçe silince düzeliyor.

ben fotoğraf kağıdı alıp fotoğraf da basıyorum, eşe dosta hediye ediyorum güzel oluyor.
0
duyuruuser
(16.07.25)
@duyuruuser

Bu işin inceliklerini öğrenmek isterim, nasıl öğrenirim? Yani tabii bana yetecek kadarını.

Çünkü, hani şu 80 gr 120 gr kağıt muhabbeti var ya, ben çıktı alacağım fotoları ağır gramajlı kağıda alayım uzun zaman kullanayım dedim.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Yahu zaten Google'a renkli lazer yazıcı fiyatları yazıyorum bütün gösterilen ürünler siyah beyaz lazer yazıcılar. Kartuş toner gibi ismi olan bir siteden sonuç çıkmış o bile siyah beyaz yahu. Ben anlamıyorum neden aradığım şeyin fiyatını bulamıyorum ki.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Lazer yazıcı öneririm, mürekkebin kuruma derdinden kurtulmuş olursunuz. Haftada/ayda bir çıktı alma işleri de mutlaka bir yerde tavsıyor ve ihtiyacınız olduğu yerde yazıcısız kalıyorsunuz.

Renkli olması şart mı? Değilse, siyah beyaz fiyat anlamında ciddi avantaj sağlıyor. Bunu bence iyi düşünün.

Bende wifi özellikli bir Xerox var ve yazıcıyı modeme kabloyla bağlayana kadar wifi özelliği çok verimsizdi. Ev tipi basit cihazları modeme kabloyla bağlamak gerekebiliyor.

Yazıcı alırken kendi yaptığım ve herkese önerdiğim bir şey var: Yazıcının en önemli kısmı toneri. Bazı yazıcılar var ve toneri doldurulamıyor. 2-3 orijinal toner fiyatı yazıcının kendi fiyatına denk geliyor. Bunlardan uzak durmak lazım. Bunun için de çevrenizde işi toner dolumu olan profesyonel bir yere gidip kendi ihtiyaçlarınızı anlatın ve toneri kendilerinden alacağınızı, toner bakımından sorun çıkarmayacak ve isterlerinize cevap verebilecek bir model önermelerini isteyin.

İşini iyi yapan düzgün bir esnafa denk gelirseniz tek seferde doğru cihazı alırsınız.

Yazıcılarla ilgili diğer tüketici elektroniğinde (TV, telefon, tablet, PC vs) olduğu kadar kaynak inceleme vs olmuyor. En isabetli bilgileri, sanal mağazaların yorum kısımlarından alabilirsiniz ama oralarda da satın alanlar yorum yapmadıysa yanlış cihaz alma riskiniz var.
0
10551037
(16.07.25)
@10551037

Çok çok teşekkür ediyorum, çok kıymetli bilgiler. Sağ olasın.

Renkli olması şart çünkü kullanacağım iki farklı yerde de görmemek gereken renk incelikleri var.

Çok teşekkürler tekrar.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
lazerde tank doldurma, kartuş olmuyor; bunun yerine toner oluyor. bir toner de 2-3 yıl gidiyor rahat, yalnız renkli yazıcıda 4 farklı toner rengi almanız lazım her bittiğinde, orijinal toner pahalı olur, siyah beyazda tek toner alıp geçerken renklide bittikçe 4 farklı toner almanız lazım. hatta bazı yazıcılarda tüm tonerler yarı ya da az dolu satarlar, 3-4 ay sonra bir sürü toner masrafınız olabilir. Bunlara dikkat edin derim.
0
gezegen olan pluton
(17.07.25)
Yanimtoner kartuş aynı şey, illa ki takip edicem.

Bunu istemiyorum işte. O halde gidip kırtasiyeciden çıkarttırayım madem.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
10X15 dediğine göre foto basacaksın, foto için lazer yazıcı tavsiye edilmez.(belge basımı için lazer iyidir ama) Aslında fotoyu da baya güzel basıyorlar ama renk doğruluğu, uzun ömür (UV ışıkta solmama) falan işin içine girince mürekkep yine daha iyi.

Ortalama yazıcılar dye-ink denen mürekkebi kullanır. Teknik olarak bunlara kısa ömürlü denir ama kısa dedikleri saklama koşuluna göre 20-30 yıl falan.

Profesyonel yazıcılar (Canon pro-300 ve üzeri mesela) pigment ink kullanır, bunlar 100+ yıl ömür vadediyor. Millet bilgilensin diye buraya yazmak istedim.

Bu arada, mesela bende Canon G550 var mürekkep tanklı foto yazıcısı. Kalitesinden çok memnunum, yazdırma kafası da haftada bir bişey yazdırırsan donmaz. Mürekkepli herhangi yazıcıda alarm falan kurup 1-2 haftada bir bişey yazdırmanız lazım. Zaten almışken keyfini çıkarın mürekkebi mezara mı götüreceksiniz. (kartuşlu olursa fiyatları üzer, fakat Epson veya Canon'un kendinden tanklı modelleri var ve atıyorum kartuş 12ml iken bunlar 60ml alıyor ve 60ml fiyatı 12'den ucuz. Öyle işte.)
0
nhk ni youkosu
(17.07.25)
@gezegen olan pluton

Tonerin ne kadar gideceğini zamanla nasıl ölçüyorsunuz anlamak mümkün değil. Yoğun kullanan biri yeri gelir 1 haftada bitirir toneri.

@muhayyer

Ben belge basacaksınız diye düşündüm. Fotoğraf bambaşka bir şey ve benim lazer yazıcı önerim belge basmak için geçerliydi. Bence ihtiyaçlarınızı belirleyip profesyonel toner dolum işi yapan bir yere gidip konuşun detaylı olarak. Çok baskı yapmayacaksanız ve anında baskıya ihtiyacınız yoksa, dışarıda bastırmak muhtemelen uzun vadede daha ucuz olacak ve daha kaliteli baskılara sahip olmanızla sonuçlanacaktır.

Bir de benim toner dolum tecrübem tamamen siyah üzerine, renkli toner dökümü daha farklı olabilir.

Yazıcılarla ilgili kaliteli bilgiye internet üzerinden ulaşmak kolay değil. Kaynak yok. Bilen de bilmeyen de yazıyor ve doğruyla yanlışı ayırt etmek kolay değil. Siz beni dinleyin, düzgün bir esnaf bulun onunla temasa geçin.

Hangi ildesiniz? İstanbul ise kendi tonercime yönlendireyim. En azından düzgün ve işi bilen birileriyle konuşur ne yapmanız gerektiğini net bir şekilde anlarsınız.
0
10551037
(17.07.25)
@10551037

Çok çok teşekkür ederim, Ankara'da yaşıyorum, bildiğim bir tonerci var. Üniversite karşısında bulunan ve sanırım yüksek lisans yapan birinden öğrendiğim bir yer. Çok çok teşekkürler tekrar.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
şöyle bir ek bilgi vereyim;
renkli lazer yazıcılarda orijinal olmayan kartuş kullanınca renkler aşırı kötü çıkıyor bilginiz olsun.
ayrıca @10551037'nın dediği gibi toneri alacağınız yere gidip onlara da danışabilirsin. ve örnek baskıları görebilirsin.
0
duyuruuser
(18.07.25)
(8)

Yemeğin buzdolabına konması.

Mirket
Soğumamakta ısrar eden tencereyi 'Ama yatacağız artık.' deyip sıcak sıcak buzdolabına koyabiliyor muyuz? Koyamıyorsak neden?
Soğumamakta ısrar eden tencereyi 'Ama yatacağız artık.' deyip sıcak sıcak buzdolabına koyabiliyor muyuz? Koyamıyorsak neden?
0
Mirket
(16.07.25)
Koyuyoruz.
Gerçekten ömrü hayatım boyunca umursamadım. Sogumamakta israr eden tencerenin köpeği olmaya karşı birlik beraberlik çağrısı yapıyorum.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
koymayın deme sebepleri şuymuş,
1. buzdolabı onu soğutmak için daha çok enerji harcıyormuş galiba
2. onun ısısı çevredeki diğer yiyecekleri biraz ısıtabiliyor (bakteri üreyebilir vs)

ben bu olaylardan çekindiğim için benmari usülü denen şeyle soğutuyorum hep. Büyük plastik bi kap var(borcam falan varsa o da olur sanki), ona biraz soğuk su koyup üstüne tencereyi oturtuyorum. veya tenceredekini birkaç plastik kaba bölüp onları bu şekilde soğutuyorum ev kimya laboratuvarına dönüyor ahah sulu kap içinde kap. Ama böyle gerçekten hızlı soğuyor.

Bu arada o tencere soğumuyor ya hani, açıkta oda sıcaklığında 2-3-4 saat durması da iyi değil diyorlar. (bakteri vs.)
0
nhk ni youkosu
(16.07.25)
raflar camsa rafı çatlatabilir. onun dışında bi sıkıntı yok.
0
asap raki
(16.07.25)
soyle birsey anlatayim,
Kurban bayrami,
Danaya girdik,
kasap olan vatandas etin saklama usülunu anlatti,

Yazin agustos ayi idi,
Kurban eti cok sicak,
Eti direk bu sicakligi ile dondurucuya koyunca,
Dış tarafi soguyor,ici sicak kaliyor ve etin icinde yesillenme vs bakteri ürüyormuş,
yani homojen sekilde sogumayinca iyi olmuyor,

Klimali odanin zeminine temiz örtü vs serdik ve etleri zemine yaydik,bir kac saat etleride birkac defa cevirdik,
Sonra dondurucuya koyduk.

Yemeklerde icerisinde et ve hayvan yağı varsa muhtemel bakteri fermantesi hizli olur,sanirim,galiba.
0
designer
(16.07.25)
hem direk rafa temas etmesin hem de daha hızlı soğusun diye altına buzlukta bekletilmiş ıslak bezle koyuyorum.
0
merhum
(16.07.25)
Yukarıda arkadaşlar sebebini açıkca yazmışlar. Ama dolaba köylü gibi tencereyle yemek konmaz. Yemek sıcak soguk farketmez Saklama kabına aktarılır. Tencere bulaşık makinesine koyulur.
0
limonlu eksi
(16.07.25)
@limonlu eksi

Saklama kabı plastikse olmaz. Sıcaklık yemeğe mikroplastik bulaşmasına hatta yüklenmesine sebep olur.

Buz aküsü / buz kaseti denen şeyleri böyle zamanlarda soğutma için kullanmak da mümkün belki.
0
muhayyer divan
(16.07.25)
@ limonlu eksi'ye katılmadım. Sebebini @ muhayyer divan söylemiş.

Diğer cevapların tamamı çok mantıklı. Bir dahaki seferler için aklıma yazdım.

@ asap raki'nin söylediği, cam rafın ısı farkına kırılarak tepki vermesi ihtimali tencereyi koyarken aklıma geldi ve korkuttu.
0
🌸Mirket
(16.07.25)
(12)

Kiz arkadasim aniden gelmeye karar verdi

musicka
2000 yilinda bir alman kizla tanistim. sonrasinda cok kez bulustuk ama bir turlu evlenme konusuna giris yapamadik. 2012'de son kez ayrilmistim ama simdi tekrar internet uzerinden beraberiz.bir gun yazmasam aglamaya basliyor, saka degil. cumartesi ve pazar gunu cok yazamadim pazartesi gunu sadece 2 s
2000 yilinda bir alman kizla tanistim. sonrasinda cok kez bulustuk ama bir turlu evlenme konusuna giris yapamadik. 2012'de son kez ayrilmistim ama simdi tekrar internet uzerinden beraberiz.

bir gun yazmasam aglamaya basliyor, saka degil. cumartesi ve pazar gunu cok yazamadim pazartesi gunu sadece 2 saat calisip sonrasinda izin almis, patronu da bir kadin ve yakin arkadasi oldugundan fazlasiyla izin verebiliyor, beni aradi ama gercekten agliyordu. tek sordugu biz neden beraber olamiyoruz, onceden benim yeni adresimi sormustu, sanirim ucaga atlayip yakinda buraya gelecek bana sormadan. ama onunla gorusmeden once halletmem gereken islerim var.

benim erteleme sebeplerimden biri saglikla ilgili ama cogunlukla islerle ilgili, ben onun buraya erken gelmesini nasil engelleyebilirim?

benim ona gelme demem cok bir sey ifade etmiyor. o kafaya koydugunu yapan biri. ama saglam bir sebep soylemem lazim...

i.ibb.co

boyle bir kizla basa cikmak zor ve elimden geleni yapiyorum.
0
musicka
(15.07.25)
resmen ne istedigini bilmeyen, kararsiz, aksiyon alamayan, cocuk adam.
bir cesaretini topla kizdan ayril da seninle zaman kaybetmesin daha fazla.
0
sonsuz
(15.07.25)
14 yasinda kizi ve evli olan kiz arkadasin oluyor bu kisi sanirim.
Karsindaki kadin, tek cikis yolu senmissin gibi davranip asiri sagliksiz bi profil ciziyor. Bu 1.
İssizmis gibi tum bunlarin icine cekilip, dunyada sanki hic kadin kalmamiscasina yillar once bitmis, helvasi yenmis bi iliskiyi sakiz kivamina getirip, sacmasapan olaylara yol verdigin icin sen daha da sagliksiz bi profil ciziyorsun. Bu da 2.
Bence bahane bulma, atlasin gelsin, aksiyon olur.
Umarim hikayenin devami gelir, ne tur bi maceranin icerisine cekicelegini merakla bekliyorum lutfen guncelle.
0
sey mi dostum
(15.07.25)
Basa cikmak zorunda degilsin ki ayril mesela. Bir de bu kadar cok yazan bi kadin belli ki cok takintili 35 yildir birine bu kadar uzun mesaj attigimi sanmiyorum. Cok eskiden tanisiyor olabilirsiniz ama 2012'de ayrilmissiniz en son falan.
Acik acik gelmeyi mi dusunuyorsun ben emrivakiden hoslanmam falan de şevki kirilsin cunku net davranmazsan belli ki bu isten cok zararli cikacaksin.
Gelme demen bir sey ifade etmiyorsa acikca soyle gelme dedigim halde gelirsen seninle gorusmem boyle seylerden hoslanmiyorum de. He tabii iliskiyi surdurmek istiyorsan o baska ama boyle biriyle degil sevgili arkadas olmak bile zor
0
matilda
(15.07.25)
bu iliskide o kadar cok sorun var ki.
birincisi kadin hala evli. bitti dese de, evleri ayirmis olsalar da (ki ayirmamislar) hala evli. bunu anlamiyorsan zaten yapacak cok bir sey yok.

14 senedir görüsmüyorum diyorsun, kadinin 14 yasinda cocugu var. ya babasi sensin, ya iliskide aldatildin ama ikisini de kabul etmiyorsun.

herkes sana mümkün olmadigini söylemesine ragmen kadin icin kacak olarak almanya'ya gitmeye calisiyorsun ve bunu da tamamen illegal yollardan yapmak icin duyuruda birden fazla soru acarak akil toplamaya calisiyorsun. sana, on tane yasal yol olan durumda bu illegal olayi öneren de kadinin kendisi. bu zaten bir red flag ama sen de sonuna kadar ok'sin bu durumla.

simdi de kadin sürekli agliyor diyorsun ve benimle görüsmek istiyor ama ben henüz hazir degilim diyorsun. sen hemen bugün görüsemeyecegin bu kadinla yasadisi yollardan yurtdisina kacma plani yapiyordun iki hafta önce ve bir sene bekleyemeyiz diyordun.
yani simdi duruma bir de kadin tarafindan histeri ve dürtüsellik, senin tarafindan ambivalans girdi.

bence ikiniz de ciddi anlamda terapi görmelisiniz.
iliskide dogru olan bir sey yok ama bu iliskiyi sürdürmeye kararli gibisiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.07.25)
2000'de tanışmışsınız 2012'de ayrılmışsınız 12 yıl boyunca evlenme konusuna girmemişsiniz. onun üstüne bir 13 sene daha geçmiş. 2000'de en iyi ihtimal 18 yaşında olsanız şimdi 43 yaşında falansınızdır minimum. 18 yaşından 30 yaşına 30 yaşından 43 yaşına farklı ülkelerde yaşanmış. kadın evlenmiş kızı olmuş vs.
sen karşında 2000 yılındaki 2012 yılındaki kadını mı bulacağını zannediyorsun ? pek sağlıklı görünmüyor durum.
yine de en doğrsuunu ve detayları sen bilirsin tabiki.
0
ercu cozer
(15.07.25)
ayrıca kızı 14 yaşında ise siz nasıl 2012 yılında ayrıldınız. kadın evli iken mi ilişkiniz vardı yoksa sizle ilişkisi varken mi başkasından çocuğu oldu. ve 2012'ye kadar aynı ülkelerde mi yaşadınız sanal bir sevgililik miydi ? bunları hiç anlamadım.
acaba hiç sevgili olmadınız da sanal takıldınız ve biz sevgiliyiz mi dediniz.
0
ercu cozer
(15.07.25)
Bu insan bir ruh hastası bence. Lütfen izini kaybettir. Taşındım de, bişey yap. 1 gün alamayınca ağlayan 2 gün konuşamayınca işten izin alacak kadar yamulan kadından sağlıklı bir eş de sağlıklı bir anne de olmaz.
0
muhayyer divan
(15.07.25)
Aynı dakikada bu kadar uzun mesajlar gönderebilmiş olması ilginç. Mesajlar da üslup olarak ChatGPT tadında zaten. İnandırıcı bulamadım açıkçası. Gerçekse kadından ziyade asıl sorunlu olarak siz tedavi olun, trollse yine siz tedavi olun.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.07.25)
Bu kadin Alman pasaportlu degil de Turk pasaportlu olsaydi bu sorular bu telaslar hic biri olmayacakti. Kezban deyip atardin kenara.

Baska sozum yok hakim bey.
0
warrior princess
(15.07.25)
@şey mi+1
@konuşma... +1000
Öyle haklılar ki... İçinde bulunduğunuz durumu ve duygularınızı analiz eden taraf olarak sizin aklı başınızda olduğunuzu düşünmüştüm. Ancak sizin de ciddi bir tedaviye ihtiyacınız var bence.
İllegal çıkışlar, evli bir kadınla beraberlik, bacak kadar çocuğa anlatılıp onay beklenen bir ilişki...
Ne sizin ne de karşınızdakinin tepkileri normal değil. Ben en çok o kız evladına üzülüyorum. Bu hengamede yitip gidecek diye...
0
strawberry first
(15.07.25)
yapar tabi. onlar bavulunu alıp kimlikle gelebiliyor. yalnız 25 senede alman kartofeli olmuştur o kız.
0
ya ben lan neyse
(15.07.25)
Yuzyuze en son 13 yil once (en iyi ihtimalle) gorustudugunuz bir insanla internet uzerinden sevgili olmaya basladiginizi soyluyorsunuz, onceki duyurulariniza, Almanya'ya 'kacirilmayi' dusunmenize filan deginmiyorum bile. Lutfen yazdiklarinizi objektif olarak okumaya calisin, ya da bir arkadasiniz bunlari size sorsa ne derdiniz? Gercekten terapi gormeyi degerlendirmelisiniz. Bir cikis yolu ariyorsunuz sanki su anki hayatinizdan, yasam beklediginiz gibi gitmemis de 20 sene onceki bir seye tutunmaya calisiyor gibisiniz.
0
kassiopeia
(15.07.25)
(8)

Radyo Tiyatrosu sevenler, takip edenler?

muhayyer divan
Var mı??Varsa bir oyunun adını hatırlamadığım için bulup dinleyemiyorum. Bulmama yardım edebilecek biri olabilir mi acaba...
Var mı??

Varsa bir oyunun adını hatırlamadığım için bulup dinleyemiyorum. Bulmama yardım edebilecek biri olabilir mi acaba...
0
muhayyer divan
(14.07.25)
youtube'u açıp "radyo tiyatrosu" yazın :)
şu kanalda var mesela:
www.youtube.com
0
santimantal
(15.07.25)
onheil
(15.07.25)
@sanal hayvan

O anda üşendim, ayrıca herkesin dinlediği bir şey değil, meraklı olan mesaj yazar diye düşündüm.

@santimantal

O dediğini ben en az 5 yıldır yapıyorum.

@onheil

Teşekkürler, bilmediğim oyunlar varmış onları da dinlerim. Ama burada bulamadım. Sağ ol.
0
🌸muhayyer divan
(15.07.25)
Oyundan hatırladıklarımı yazıyorum:

- bir kış gecesi Rusya'nın dağ başındaki küçük bir kasabasında veya şehrinde bir otele bir adam ile kölesi Angus geliyor.

- adamın bir de 1000 altınla dolu bir kutusu var, otel sahibinin kızıyla muhatap olup Angus'a 1000 altını emanet ediyor ve odaları görmek için yukarı çıkıyor.

- otel sahibinin kızı Staşa'nın işsiz sevgilisi kaçak olarak otele gelip kızla konuşuyorlar, 1000 altın olayını öğreniyor ve kutuyu bir şekilde alıyor kaçıyor.

- yolcu adam bunu fark edince karakola gidiyorlar bir sürü tartışma olay vs.

Angus'u Türker Tekin konuşuyor. Diğer sesleri bilmiyorum, oyunun adını çıkaramadığım için tekrar dinleyemedim. Bulan olursa çok sevinirim.
0
🌸muhayyer divan
(15.07.25)
hatırladıklarınızı biraz yüzeyselleştirerek chatgpt'e sorduğumda turgenev'in "the inn" isimli kısa hikayesi olabilir cevabını verdi. www.amazon.com.tr
0
tnz
(15.07.25)
@tnz

Staşa galiba Slovenya ismi. Angus da İskoç kökenli bir sığır cinsinin adıymış, yani aslında Rus değil kuzey ve orta Avrupa kökenli bir oyun olabilir bu. Keşke bulabilsem vallahi çok kıvrandım yani.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
türker tekin dediğiniz için aklıma geldi, şunlara bakmış mıydınız: www.trtdinle.com

belki bbc radyo arşivinde bulunabilir aradığınız oyun, ancak ingiltere dışından erişilmiyor.
0
tnz
(17.07.25)
@tnz

Baktım baktım, çok aradım, hâlâ arıyorum... teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(19.07.25)
(4)

karpal tünel ameliyati

kaputt
Selamlar, anneme ileri seviye karpal tünel teshisi kondu, galiba ameliyat disinda pek sansi yok gibi. izmir ya da aydin'da bu alanda uzman bir el cerrahi önerebilecek biri var mi, mümkünse devlet hastanesinde. Hangi hastanelere bakmam gerektiginden bile emin degilim, herhangi bir sigortasi yok maale
Selamlar, anneme ileri seviye karpal tünel teshisi kondu, galiba ameliyat disinda pek sansi yok gibi.
izmir ya da aydin'da bu alanda uzman bir el cerrahi önerebilecek biri var mi, mümkünse devlet hastanesinde.
Hangi hastanelere bakmam gerektiginden bile emin degilim, herhangi bir sigortasi yok maalesef, sadece sgk.
tavsiyelerinize acigim. tesekkürler

edit: bir de doktordan ziyade acaba izmir'de özel hastanelerde bu tarz ameliyatlarin fiyat asagi yukari kaca oluyor, yakin zamanda olmus baska ameliyat fiyati bile bir fikir verebilir. cok tesekkürler
0
kaputt
(14.07.25)
Annemin bileklerine baktıklarında hemen ameliyat diye tutturmuşlar. Annem de sevmez öyle şeyi, kaçtı doktordan. Yani ameliyattan. Şu anda bilekleri parmakları gayet iyi. Sorunca diyor ki her gün aklıma geldikçe bileklerimi ovarak salavat okudum. Bilimsel mi, değil ama annem bu şekilde gayet iyi.

Demek istediğim, bu tarz bir yaklaşım sergilendiyse bence başka doktorlara gösterin. Biraz da alternatif şifalar araştırın, akupunktur gibi, biyorezonans gibi. Bence.

Gelecek alay ve aşağılamaların hepsini sahiplerine bağışlıyorum.
0
muhayyer divan
(14.07.25)
ameliyat olana kadar şu egzersizleri günde 2 defa sabah ve akşam denesin. video altındaki yorumlar okumanı da tavsiye ederim.

www.youtube.com
0
orpheus
(14.07.25)
yani dayanabilecek durumda olsa evet, ama annemde romatoid artrit de oldugu icin eli tamamen felc durumuna geldi ve bir gun daha agri cekecek hali kalmadi. su an kim yarin yapiyorsa gidecek durumda. maalesef cok ileri seviyede. eliyle fizik tedavi yapabilecek durumu bile yok.

bir de doktordan ziyade acaba izmir'de özel hastanelerde bu tarz ameliyatlarin fiyat asagi yukari kaca oluyor, yakin zamanda olmus baska ameliyat fiyati bile bir fikir verebilir. cok tesekkürler
0
🌸kaputt
(14.07.25)
Annene iyi bir magnezyum takviyesi alıp içir, omega 3 de olsun (offff eczaneye omega 3 sipariş etmiştim almayı unuttum iyi mi) istersen özelden marka ismi verebilirim. İyi bir doktor bulup ameliyat gerçekleşinceye kadar hem vücudunu destekler hem de ağrıları azalacaktır birkaç gün içinde. Çünkü ağrı şiddeti biraz da magnezyum eksikliğinden oluyor.

Öğlenleri bi yarım saat cildi güneş görsün, o da çok önemli. Bir de şekerli, unlu gıdayı olabildiğince azaltıp 1000 mg'lık C vitamini alması, bir de günde 2-3 defa hakiki ev yapımı elma sirkeli su içmesi önemli. Romatizma bir iltihap (enflamasyon) meselesi, elma sirkeli su ve C vitamini bu konuda çok iyi bir destek verecektir.

Yine de bu yazdıklarımı tanıdık bir doktor varsa ona gösterip sormaktan çekinme, önemli olan annenin şifaya kavuşana kadar ağrısının azalması ve vücudunun desteklenmesi.

Çok çok geçmiş olsun...
0
muhayyer divan
(14.07.25)
(8)

Yeni anayasa

WithWorth
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?Özet geçen bi kaynak var mı ?Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?Baska bir sey var mi
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?
Özet geçen bi kaynak var mı ?

Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?
Baska bir sey var mi
0
WithWorth
(12.07.25)
Özellikle daha "sivil" anayasa hedefleniyor.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
Özellikle daha "sevr" anayasa hedefleniyor.

Bence
0
Mirket
(12.07.25)
Mirket +1

Uzun yazacaktım ama kendisi özetledi.
0
yurtsuz john
(12.07.25)
Cumhuriyeti ortadan kaldirmak ve ülkeyi Suriye-iran benzeri bir ülke yapmak.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Türk varlığını önemsemeyen, ülkenin kurucu ve aslî unsuru olarak görmeyen, Türk varlığını azınlıklaştırmaya yönelik bir anayasa tasarısı. Çünkü ilk 4 maddeyi, 66.maddeyi değiştirmedikçe buna "yeni anayasa" demiyorlar.
0
muhayyer divan
(12.07.25)
AKP'nin Türkiyenin sorunlarıni çözmek gibi gayesi olsaydı bunu 23 yıldır yapardı. Her türlü çoğunluk, halk desteği arkadasindaydi. Adamlar sorun çözmek istemiyor, sorunlarla boğuşan bir ülkede zihniyetleri sonsuza dek iktidar olsun istiyorlar.

Dolayısıyla tek amacı CB seçimi kisitini kaldirmak vb
0
sanguine
(12.07.25)
temel amaçları ulus devlet ve üniter yapıyı çökertmek.
akp arapları, mhp türkleri, hdp kürtleri temsil edecek. aynı ırak gibi.
zaten bop un amacı suriye, ırak, iran ve türkiyeyi barçalayıp mehsep temelli bir yönetim oluşturmak.
ilk ırakta uygulandı, 10 yıl gecikmeli olarak suriyede uygulanmaya başlandı. geriye iran ve türkiye kaldı. iranı şuan için tam kontrol edemiyolar. ama türkiyede ise tamamen kontrollerinde bir iktidar var. dün itibariyle bunun başlangıcı verildi.

bundan sonrası bu dört ülkeden toprak alıp israil ve abd kontrolünde büyük kürdistan planını hayata geçirmek.

erdoğan kendini seçtirmek için yapıyormuş kısmı tamamen göstermelik, kendi kitlesini konsolide edebileceği tek dayanak bu. ayrıca yanında ümmet, millet laflarınıda sıkıştıracak.
aynısı bahçelide devlet aklı, yüz yıllık milli akıl laflarıyla yapacak.
halkı en kolay kandıracağın iki şey din ve milliyetçi söylemler.

peki chp bunun neresinde, şuan sadece bu sürecin dışında kaldıkları için hayıflanacaklar. erdoğan çok akıllı bir hamle yaparak bu süreci sonuna kadar destekleyen adaylarını içeri atıp süreçten pay çıkarmasının önünü kesti.
bu süreçte istemem ama yan cebime koy muhalefeti yapacaklar. zaten 2009 dan beri chp bu yıkım sürecinin bir parçası.
0
my fault
(12.07.25)
Bence yaşanan süreç temelde daha basit sebeplere dayanıyor: Öyle ya da böyle RTE açısından "Eh seçilmek de var seçilmemek de, halkımınızın takdiri" safhası ya da diğer bir tabirle "Point of no return" geçildi. CHP ve muhalif kitle bu kadar dayak yemişken, bunca acılar çekmişken, bunca baskı altındayken seçimi şansa bırakıp RTE'nin seçimi kaybettiği bir denklemde "Eh biz kaybettik, köşemize çekilelim, devr-i sabık olmasın" diye anlaşma zemini bulunması çok zor. Bu bağlamda anayasa değişikliği bence başkanlık sisteminin RTE'nin tekrar seçilebilmesini olabildiğince garanti edebilecek minvalde şekillenecek. Bu noktada HDP tabi ki çeşitli yasal düzenlemeler isteyecektir zira onlar açısından her bir değişiklik kazanım ve muhtemelen RTE sonrasında da orada olacak.

Ancak işin "Ülke bölünüyor" kısmına çok katılmıyorum zira bence halkta öyle bir dinamik yok. Yani ülkede öyle bir iktidar gücü olabilecek Arap da yok, Türklerle Kürtler arasında "Bu böyle yönetilemiyor" denebilecek, ne bileyim Güney Afrika'daki siyahlarla beyazlar arasındaki gibi bir hak ya da mülk uçurumu da yok.
0
salihdt
(13.07.25)
(25)

Dünya üzerinde en çok sevdiğiniz insan?

sekizdokuzon
4 yaşındaki yeğenim benim için. Bütün hayatımı mutlu olması için harcayabilirim Gözlerinin içi hep gülsün istiyorum.Siz en çok kimi seviyorsunuz?
4 yaşındaki yeğenim benim için. Bütün hayatımı mutlu olması için harcayabilirim
Gözlerinin içi hep gülsün istiyorum.

Siz en çok kimi seviyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Kardeşlerim. Tek kişiye indirmek gerekirse, büyük ablam.
0
gabe h coud
(10.07.25)
En çok annemi seviyorum.
0
rock n roll
(10.07.25)
Annem. Başkası yok.
0
muhayyer divan
(10.07.25)
sen (sonuçta en sevdiğimiz kişi her zaman bir "sen" olmuyor mu).
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
@en çok: kız çok güzel bir cevap olmuş
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
Annem, eşim, hayatta olmayanlar da sayılıyorsa babam ve ananem.
0
cilacı ökkeş usta
(10.07.25)
sen (sonuçta en sevdiğimiz kişi her zaman bir "sen" olmuyor mu).
0
Shepard
(10.07.25)
sen degil kesinlikle
0
feastofthedamned
(10.07.25)
Şimdilik 5 adet olan yeğenlerim. Ayrı ayrı çok seviyorum.
0
put it in your appropriate place
(10.07.25)
tek sevgi turu yok benim icin.

o yuzden en cok sevdigim insan diye bisey yok, farkli farkli kategorilerde sevdigim insanlar var.

oglum ile annem arasinda bir siralama yapamam mesela, ikisine olan sevgim de farkli ve yuksek.
0
cooperr
(10.07.25)
1) recep tayyip erdoğan
2) ayetullah seyyid ali hamaney
3) vladimir vladimiroviç putin
4) kim jong-un
5) xi jinping
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.07.25)
@arbre: keser atarım, daha logical bir option
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum, sümüm uçtu ahahha.

arbre, sikizdikizin lütfen, kavga etmeyin ben için. Benim sevenim çok, size de yeterim.
0
Shepard
(10.07.25)
@sekizdokuzon: kız mı hahaha.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Çocuğum
0
ekimoloji
(10.07.25)
@en çok: erkek
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekizdokuzon: uzatıp takilacaktim ama vazgeçtim, cevabin güzelliği sorunun güzelliginden diyeyim. Maiotik her zaman önemliydi ve önemli kalacak.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Gelen her cevapta yeğenime sevgimi hatırlıyorum, öyle diyeyim. Dünyanın en güzel varlığı.
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekizdokuzon: benim de öyle sevdiğim o yaşlarda bir kuzenim vardı. Ne yazık ki öldü cocuk yaşta. Allah seninkine uzun ömür versin.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
@en çok: Allah rahmet eylesin, bu dünyanın yükünü çeksin istememiş allah6
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@yadigar neden ayrımcılık yapıyorsun?

Benim için oğlum, sonra annem. Sonra baba kardeşler ve koca eşit sevgide.
0
kaptan maydanoz
(10.07.25)
kocam ve kardeşim.
sonra annem babam geliyor.

çocuğum olunca dünyam o olacak gibi geliyor ama..
0
Hallegadola
(11.07.25)
annem
0
baldur2
(11.07.25)
1. peygamberim
2. annem
0
ya ben lan neyse
(11.07.25)
Cocuklarim ve annem.
0
turkuaz
(11.07.25)
(11)

sevgilinizle tartıştığınızda tepki biçiminiz ne oluyor?

goge bakan
büyük ya da küçük bir konuda tartıştığınızda o an ne var ne yoksa konuşup birbirinizi anlayıp devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz yoksa çekip giderek günlerce sessiz kalmayı mı? neden?
büyük ya da küçük bir konuda tartıştığınızda o an ne var ne yoksa konuşup birbirinizi anlayıp devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz yoksa çekip giderek günlerce sessiz kalmayı mı? neden?
0
goge bakan
(10.07.25)
Her şey bir anda anlaşılıp çözülemez ama sessiz duvar olmanın kime ne faydası var. Ayrıca buna silent treatment deniyor bir nevi cezalandırma. Buna çokça maruz kalınıyorsa ya da yapılıyorsa bu da bir sorun.

Eğer tansiyon çok yükselmişse, konuya sonra tekrar konuşmak üzere 1-2 gün ara verilebilir o ayrı
0
grimavi
(10.07.25)
O an konuşulup çözülmezse rahat edemem. Sessiz kalmak isteniyorsa da bir süre belirlenip o süre bitince konuşulur.

Silent treatment çok kötü bir şey. Birisi bana bunu yapacağına yatırıp dövsün daha iyi. Psikolojik şiddet bana çok dokunuyor tahammül edemiyorum
0
kullanicadi
(10.07.25)
Konuşmayı, sorunu çözmeye çalışmayı tercih ederim. Sevgilim de günlerce sessizliğini sürdürüyorsa ve çekip gidiyorsa beni sevmediğini düşünürüm. @grimavi'nin dediği gibi tansiyon yükselmişse 1-2 gün ara verilebilir ama tekrar konuşmak lazım sorunları.
0
rock n roll
(10.07.25)
Çok fena. Yüz yüzeyken çok yumuşağım, çok sakinim, mesafeli ve asilim ama mesajlaşarak konuşuyorsak maalesef ağzına tükürüyorum. Çünkü yüz yüzeyken sanırım savunma mekanizması olarak zihnim düşünmeyi ve eleştirmeyi durduruyor, cevap yetiştiremiyorum, düşünemiyorum bile. Sırf bu yüzden yüksek lisansı bıraktım, kendimi savunamayacağım diye. Çünkü alanım çok fazla farklı fikirlerin çarpıştığı ve herkesin ben bilirim benden iyisi yok dediği bir alan.

Yani sadece sevgili karşısında değil, değer verdiğim herkesin karşısında böyle oluyorum. Ama mesela dün bir benzinlikten 10 litre gaz almak istedim, şahıs "litre olarak veremiyoruz" demeden "250 lira yapıyorum yukarıya yuvarlayalım" deyince sinirim tepemde çıktı, bir de şahıs kişisel alanımı ihlal edince tepem attı ve azarladım adamı. Azarlama sebebim litre ile gaz vermemesinden çok dibime girmesi nerdeyse bana yapışmasıydı. Dövebileceğimi bilsem döverdim herifi.
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Ben sakin ve mantıklı konuşmaya çalışıyorum. Bey saçma sapan duygusal tepkiler verip küsüyor.
0
cilacı ökkeş usta
(10.07.25)
İlişki ciddileşmeye başladığında tartışmalı zamanlar olmuştu. İkimiz de agresif insanlar değiliz. İkimiz de hiç biriktirmedik, hatta bir şeyden rahatsızlık duyulan ilk anda söylensin diye daha başlarda anlaşmıştık.

Genelde ikimiz de puzzle çözer gibi yaklaşırız olaya. Sorun nedir, neden bir sorun, ne hissettiriyor, diğer taraf ne yapabilir, eğer diğer taraf yapamıyorsa öbür taraf bakış açısını değiştirebilir mi? vs. O sorun görünce ben alınganlık yapmam, ben sorun görünce o alınganlık yapmaz. Böyle böyle iyice nadir hale geldi zaten bu olay. Artık karşılıklı olarak diğeri için sorun olacak bir şey yapınca anlayıp konuyu kendimiz açıp özür diliyoruz bazen :D Böyle anlatınca çok robotik durdu ama tabi olay bu kadar robotik değil doğal akışında.
0
akhenaten
(10.07.25)
Valla sorunlara mantıklı yaklaşabilen bir kadın bulursanız haber edin, adınıza sevinelim. Panik olmadan, kendini kaybetmeden iletişime geçip, çözüme ulaşmak için orta yolda buluşabilecek birini bulmak çok zor gibi
0
Shepard
(10.07.25)
Sorunun cevabı; karşımdakine göre geliştirdiğim çeşitli stratejiler var. Makul bir şekilde tartışabildigim bir kadına herhangi bir rolde (ana bacı sevgili is arkadaşı meslektaş hoca) rastlamadım pek. Maksat çözmek, oluruna bakmak ve birliktelikse; dışarıdan zorlayan maddi manevi bir krizin stresi dışında bir şeyin tartışmaya dönüşmesi de zor bence.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Sevdiğim insanla derdimi anlatana kadar konuşur tartışırım. Davul zurna az dedirten insana anlatmaya zorlamam, bu tekrarlı olunca da soğurum.
0
Bruce
(11.07.25)
sinirlenince genelde cevap vermem. siniri geçmeye başlayınca konuşurum yavaş yavaş sonra da kendimi haklı çıkarıp trip atarım doludizgin. gönlümü almak için yemeğe götürüyor sonra beni
0
Hallegadola
(11.07.25)
ikimiz de sinirlenince bunu yansıtan insanlarız. genellikle kavga sırasında ikimizden biri fazla yükseldiğinde o an daha sakin olan kişi ortamdan uzaklaşıyor, şu ana kadar oda değiştirmekten daha da uzağa gidilmedi. En kötü 2-3 saat sürüyor bu durum.
Sonra genellikle fazla yükselen taraf özür diliyor mesele çözülmese bile genellikle ara yol bulunuyor.

olayın sıcağı ile bazen sorunlar çözülemeyebiliyor. 4 yıldır hiç günlerce sessiz kalınmadı.
0
denizgonen
(11.07.25)
(6)

Üzerime yatak/ karyola önerisi atın lütfen

tuborg yesili
Geçen yatak boyutu sormuştum, karyola bakıyorum bu kadar mı kalitesiz ve pahalı olur her şey. Bıktım.Lütfen bana bir karyola önerin. Siz ne kullanıyorsunuz?
Geçen yatak boyutu sormuştum, karyola bakıyorum bu kadar mı kalitesiz ve pahalı olur her şey. Bıktım.

Lütfen bana bir karyola önerin. Siz ne kullanıyorsunuz?
0
tuborg yesili
(10.07.25)
gabe h coud
(10.07.25)
Yatsan mı kullanıyorsunuz? Çok kötü değil mi ya tasarımları? Bende mi bir sorun var
0
🌸tuborg yesili
(10.07.25)
mağazaya gidip bakarsan daha iyi anlaşılır. benim kullandığım burada yok ama kadife olanı kullanıyorum. belki mağazada vardır.
0
gabe h coud
(10.07.25)
karyola olarak ikea metal ürünleri tavsiye edebilirim. yatak bambaşka bir olay, onu deneyerek tecrübe edebilirsiniz, ama karyola olarak altı bazasız olanlar daha güzel oluyor, odada kocaman bir kütle gibi yer kaplamıyor ve altı kolay temizlenebiliyor
www.ikea.com.tr

www.ikea.com.tr
0
exlibris
(10.07.25)
Evvelki sene evora diye bir markadan aldım annemle kardeşime. Hem baza hem yatak hem yatak başlığı. Hem çok bilinenlere göre çok daha uygundu hem annemle kardeşim çok memnunlar. İstersen bir bak. Yerimiz Ankara.
0
muhayyer divan
(10.07.25)
İşbir kullanıyoruz baya memnunuz.
0
turuncu tonlarda
(10.07.25)
(8)

Yapay zekâ kullanma kültürü

muhayyer divan
SelamYapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum. Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl
Selam

Yapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum.

Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl ediniliyor neye göre neyi seçiyoruz vs hiçbir şey bilmiyorum ve bunlar nasıl öğrenilir onu da bilmiyorum.

Çok büyük zararda miyim?
Evet ise bu işe nerden başlamalıyım, nereden öğrenilir bunlar?
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Öncelikle yapay zekayı doğru kullanmak önemli.

Her dediğini doğru kabul etmemek lazım çünkü yanlış bilgi verdiği oluyor.

Doğru talimatlarla (promt) doğru sonuçlar elde edebilirsin.

Yapay zekayı sadece bilgi edinmek için değil bir topluluğa atılacak bir mesaj için de kullanıyorum ben. Görsel oluşturuyorum. Yazdığım bir yazıyı xxx kriterlerlerine göre olumlu ya da olumsuz açıdan eleştir, diyorum. Önce bir konuda açıklama içeren bir pdf yüklüyorum, bunu oku diyorum. Sonra o pdf’teki bilgiyi içerek bir şeyler soruyorum ya da onunla ilgili çalışmalar yaptırıyorum. Dediğim gibi doğru kullanmak çok önemli. Sınırsız bir kullanım alanı var, yaratıcılık sizin elinizde. Gidip x bilgisi sorarsanız yanlış bilgi de verir.
0
cemallamec
(10.07.25)
Bisiklet kullanmak, yüzmeyi öğrenmek gibi düşünmelisiniz. Bir noktadan sonra bir çok şey refleks haline geliyor, modelin neyi salladığını neyi gözünden kaçırdığını hissetmeye başlıyorsunuz.

Bir kaç yıl önceki arama motorları olsaydı, çok büyük zararda değilsiniz derdim fakat artık bilgiye ulaşmak arama motorları vesaire üzerinden o kadar zor ki, çok ama çok şey kaçırdığınızı söyleyebilirim.

Buraya sorduğunuz soruları direk kendilerine sorarsanız çoğunu açıklayıcı bir şekilde cevaplar. Anlamadığınızda ya da aklınıza yatmadığında anlamadım, beğenmedim vs. derseniz siz anlayana ya da ikna olana kadar anlatır zaten.
0
redlinetheturk
(10.07.25)
Bu soruyu ChatGPT'ye sorarsanız sizi yönlendirir. :)
0
auroraaurora
(10.07.25)
yapay zekalar ilk çıktığında prompt mühendisliği diye bir kavram ortaya çıktı.
yine yapay zeka trendi bu kadar yüksekken bir de "ileride tek bir yazılım dili olacak, o da ingilizce olacak" şeklinde söylemler de çıktı.

bu iki kavram da prompt'un ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor.

düzgün sorarsan düzgün cevap alırsın kısaca.
ama her zaman öyle değil tabi.

yapay zekaların şuan karşılaştığı en büyük sorun halüsinasyon.
yani olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek. çok da yaratıcı bu konuda.
bu var mı derseniz "evet var çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor. hayır ben biliyorum yanlış söyledin yok dediğinizde "evet özür dilerim yokmuş çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor.

günlük ve basit işler için kullanımında bir mahsur yok.
dertleşmek, bana film öner demek, 1923'te ne oldu diye sormak, yemek tarifi sormak gibi konularda hiç bir sorunu yok.

teknik konularda da eğer ucu açık değilse ve her şey netse yine iyi.
ama bilmediği konularda palavra sıkıyor, ona dikkat etmek lazım.

claude.ai, chatgpt.com, grok.com, groq.com gibi yerlere girin ve kullanın. zamanla az çok anlarsınız. hatta onlara "seni en efektif nasıl kullanırım, halüsinatif yanıtlarından nasıl kaçınırım" şeklinde de sorabilirsiniz.

işiniz ne bilmiyorum ama işinizle entegre çalışırsanız yanınıza bir eleman almış gibi davranabilirsiniz. ona yaptırın, siz kontrol edin.

bazı ai chat-bot'larının masaüstü uygulaması da var ve sizin için kağıt kürek işlerini de halledebiliyor.

--
kısa cevap:
chatgpt'ye (claude, grok, groq, deepseek, vs..) girin ve buraya sorduğunuzu ve benim eklediklerimi oraya yazın. güzel güzel anlatır.

edit:
bak sorunu chatgpt'ye sordum. başlangıç için tatminkar yanıtlar verdi
chatgpt.com
(daha iyisini yazmıştı ama sorun oldu ve yazdıklarını sildi. bu ikinci yanıtı. uzun yanıtlarda bazen sohbet yarım kalıyor -ya da ağzından bir şey kaçırıyor- ve sonra sohbeti geri alıyor)
0
biseysorcaktim
(10.07.25)
annem 66 yasinda chatgpty'ye gezi programi, yemek tarifi, hastalik analizi falan yaptiriyor.
gecen kaloriferi yapay zekaya sorarak tamir etmis.

sevmiyorum :SSS kadar gerici ve sacma bir sebep olamaz. ögrenmemissin. simdi dogru yoldasin :D
aklina gelen sorulari yaz iste bu kadar. google in daha iyisi.
verdigin tasklar da cok karmasik degilse onu da yapiyor.
cok güzel özet cikartiyor.
tez yazmak icin ideal.
isle ilgili cok detay senaryolari yapamiyor. assumptionlari yanlis yapiyor.

insan faktörü elimine edilemez -rahmi koc
0
sonsuz
(10.07.25)
yapay zekayı arama motoru gibi kullanabilirsin.
0
duyuruuser
(10.07.25)
@sonsuz

Sebebim gerici veya saçma değil, hoşlanmadım, bu kadar. Bunu eleştirmen için sormadım soruyu. Beni eleştirin dediğim zaman yerden yere vur tamam, bu yaklaşımların çok itici.

@sivri sinek

Kullanmadım, kullanmak istemedim, hoşlanmadım. Bilmiyorum açıklayamadığım bir mantıksızlık, bir yanlışlık var bana göre. Belki rahatsız da oluyorum, anlatamıyorum. Birileri gerici demiş, gericilik kendi zihninde onun.

@auroraaurora

İşte beni huzursuz eden rahatsız eden yaklaşımlardan biri bu. Her şeyi bırakıp dümdüz yapay zekâ ile çalışmak. Her şeyi ona sormak, başka kimse yokmuş gibi, tecrübe yokmuş gibi, hepimiz robotmuşuz da hiçbir farkımız yokmuş gibi. İyi ki böyle yazdın, bu huzursuzluğumu bulmama yardım ettin.
0
🌸muhayyer divan
(10.07.25)
endişelerinize hak veriyorum.
çok tembelleştiriyor.

aichatbot'lar yaygınlaştığından beri ingilizcem de türkçe ifade biçimim de geriledi.
yarım yamalak cümle yazıp "al bunu düzelt" diyorum, düzgün cümle yazmaya çalışmaktansa.

yine de bunun çözümü ai tool'lardan kaçmak değil.
onu bir çırak gibi görüp (hatta çırak gibi yetiştirmek mümkün) işte yardımcı olarak kullanmak en iyisi.

bazı konularda fikir veren bir danışman, ama çoğu zaman da angarya işlerini yaptıracağın bir alt çalışan olarak konumlandırmak sağlıksız olmaz.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
(14)

Sözlükteki evlenme konusundaki başlık ve benim durumum

bonaparte
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımd
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımdan beri psikolojik tedavi alıyorum (konum yurt dışı) hatta o kadar izole yaşıyorum ki bu işler nasıl olur, insanların kendi aralarındaki ilişkileri bile unutmuş haldeyim bayağı paslanmış haldeyim.

Ama arkadaş biri ile bir ilişkiye başlamak yürütmek için en önemli şey sağlık o da ben de yok. Ben de evlenmek isterdim yaşadığım yer küçük Almanlar ile kültür farkı kendini belli ediyor Türk kızları ise yok gibi burada ayrıca boyumda uzun değil bir de ondan kaybediyorum sanki. Bir de bizim evliliğe ayrı bir anlam yükleyen köhnemiş kültür. Ne olacak bu hal.
0
bonaparte
(09.07.25)
"Boyum uzun değil" ile "boyum çok kısa" arasında çok fark var. Kime göre neye göre'den tut, senin boyuna göre insanlar da var bu hayatta'ya kadar uzar.

Umutsuzluk güzel ve yapıcı bir şey değil, onu bir kenara bırak. İçinde evliliğe ya da sevgi almaya karşı direnç var mı onu öğrenmeye çalış. Direnç varsa evlenemezsin, sevgi alamazsın, veremezsin. O direnci kırabildiğinde işler değişecek.

Kültürümüz köhnemiş falan da değil bu arada, evliliğe önem vermek köhnemek değildir. Bugün o on yıllardır taklit ettiğimiz Amerika'da bekaret bile yeniden gündemde, yeniden değer görüyor. Konuyu anlamaya çalışmak yerine kötülemek sana eksi getirir.

Kadınlar evliliğe önem verirken senin evliliğin önemsenmesini kötülemen kadınları senden elbette uzaklaştırır. Yapma bence.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
Evlenmeyin diyenlerin cogunlugu les gibi evlilik hayatina sahip olanlar. iyi bi kafa ve ten uyumu yakaladigin bi insan ile evlilik gayet keyifli bi seydir bence. Tabii bizim toplumumuzda evlilik de cok zor o yuzden kafa yapina, enerjine uyan birisiyle anlasirsan sahane bi seydir diye dusunuyorum.
Boy mevzusuna da eger cok kisa degilse takilma derim.

Birazdan damlar yurtdisinda yasayip turk kizi mi ariyorsun diyen cakma redpillciler, iste tam onlar evlenmöyüünn diyenler asdsfafs
0
sey mi dostum
(09.07.25)
evlenenler de bosaniyor zaten takma kafaya. :)
önemli olan kafa dengi birini bulmak. yoksa evlenmissin, nisanlanmissin, damda yasamissin ne fark eder.

ne tarz bir psikolojik tedavi görüyorsun bilmiyorum ama kendin gibi o rahatsizliga sahip birini de bulabilirsin. her türlü grubun özel dating appleri de olabiliyor. bunlar bahane degil.
0
sonsuz
(09.07.25)
almanya’da küçük şehirlerdeki türk profilini bilirim. aralarından sevgili olunacak birini bulmak çok zor. ama illa ki yakınında büyük bir alman şehri vardır. uygulamalardan birileriyle eşleşebilirsin. artık insanlar çoğunlukla internetten tanışıyor, yaşadığın yerin çok da bir önemi yok. boyum uzun değil vs.’yi dikkate almıyorum. botun uzun değilse sen de kendin gibi boyu uzun olmayan biriyle sevgili olursun.
0
sir gawain
(09.07.25)
Almanya'da evlilik yapamıyorsan Türkiye'de hiç yapamazsın. Konu evlilik olunca Türk kültüründe damat cash cow olarak görülür.
0
runaway
(09.07.25)
kime göre neye göre diyen kim varsa şaşmaz, cahil çıkıyor. Arkadaşlar boyum uzun değil diyor ya burada, açıklamış kendisine göre uzun değil ve oradaki insan ortalamasına göre demiş. Direnç falan yok ulan. Ufak bir yerde suriyeli gibi gezen birinden bahsediyoruz. İşin zor. Çevre vilayetlerde dene şansını, dating appsleri dene.
0
Shepard
(09.07.25)
medeni kanunu okuyan herkes evliliğin sadece kadınlara yarayan bir sözleşme olduğunu bilir. yargıtay evlilik kurumunun ipini çekmiştir. 4320 bile kalkmış yerine 6284 gelmiştir. bu ahval ve şerait altında evlilik akdi imzalamak yalnızca evlenmeden sex yapamayan beta bir loserın yapacağı iştir. üstelik o akit, aldatılmasından kendisini korumayacağı gibi eski karısının yeni sevgilisine sponsor olmasından başka bir işe yaramayacaktır.

40 yaşında bir erkek için türk kadınının yapacağı 2 tane yorum var:
1) 40 yaşına gelmiş ama ilişkisi olmamış, acaba gey mi?
2) bu yaşa gelmişş hala "birikim" yapmamış, sizce evlenilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Evliliğin kendisinde sorun yok.
Asıl sorun, evliliğin ne uğruna ne için yapıldığı ve evliliğe hangi mana verilerek bu yola çıkıldığıdır.

Anlık heves uğruna tüm manasıyla yatak odasına sıkıştırlan ve karşı tarafın maddi varlığı için yapılan evlilikler hiç az değil. Boşanma sebeplerine bakıldığında da bu görülüyor. Aşdarmalwr cabası.

Diğer yandan ise maddi imkanları çok olan karşı tarafın , kendisini aldattığını bilerek evliliğine devam eden ses çıkarmayanlar da var. Boşanmaması ise yuvayı kurtarmak istediğinden değil, maddi açıdan bulunduğu level'in altına inme korkusu.

Sen sözlüğe bakma.
Türkiye'ye gel evlen. Bireysel takılan Avrupa beslediği bir kedisitle yalnız ölmeye mahkum şu sıralar.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Sözlükteki başlık ile senin durumun ayrı ayrı şeyler bence anlattıklarına bakınca.

O başlıkta yazanların bazıları bizzat ve/veya cevremde gördüğüm örneklerden, bazıları zaten kültürel/genel şeyler olmasından, bazıları daha spesifik kişisel deneyimlerden bahsediyor. Dikkate alınacak şeyler de var alınmayacak şeyler de var vs.

Senin öncelikli sorun iliskisizlik ve nerede nereden kiminle tanisacaksin bulunduğun yerde sanki. Once buna bir bak evliliğe sonra gel. Yoksa kendi durumun daha cozumsuzlesir, oturup evliliğe aşırı anlam yükleyen köhnemiş kültürü kisisel olarak düşünmeye daha zamanın var :)
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
bu kadar evlilik nefreti dolu insanlari ozetleyeyim, les insanlar kendilerine benzer les insanlari buluyor, sonra hem kendilerine hem karsilarina hayati zehir ediyorlar.

erkeklerin bazilari net bir sekilde, iliskilerinde karsi tarafa "eskort" muamelesi yapip, sonrasinda karsiliginda ask bekliyor trajikomik bir sey.


asil mesajinizin cevabina gelirsek, evlilige o kadar anlam yukleyen bir kultur yok aslinda. bence bitmek uzere. birlikte yasayan cok cift var cevremde.
0
aguen
(09.07.25)
hocam evlenmek istemiyorsan evlenme. ben 32 yaşındayım, yaşıtlarım kaçıncı çocuğunu yapıyor. benim umrumda bile değil valla. evlenmek istesem çoktan evlenirdim. çocukları severim ama çocuk bakma işi kesinlikle bana göre değil. yeğenler iki haftadır bizde, valla daraldım. bir de aynı kişiyle ömür geçmez. insan yeri geliyor kendi anasından babasından sıkılıyor, karısından mı sıkılmayacak. bekarlık gibisi yok kim ne derse desin. yalnızlık kötüyse beraber yaşarsın olur biter. imzaya gerek yok bence.
0
nothing in my way
(09.07.25)
Evlilik akıl sağlığı yerinde birisinin bile ayarlarını bozabilecek kadar yoğun bir sorumluluk. Çok hevesliyseniz evlenmeden önce birlikte yaşamayı deneyerek başlayın.

Mental gücü kendinizde bulamıyorsanız durumunuzu daha da kötü hale sokmanız olası, yatırım tavsiyesi değildir.
0
kimlanbu
(09.07.25)
39 yasinda hic evlenmediysen ve cocuk yoksa, ekonomik olarak hayvan gibi rahat hatta bagimsiz olmalisin. En az 15 belki de 20 senelik bir is hayatindan bahsediyoruz sonucta. Mesela sen simdi 27 yasinda guzel bir hatuna, evde oturup rahatca cocuk buyutmesini vaad etmelisinki 39 yasindaki biriyle evlensin.

Yani bu yasina kadar hic evlenmediysen bunun ikamesi zengin olmak olmali. Ben 35 yasindayim ve o yoldayim. Bu yasimda bende bakacaklari en onemli kriter finansal durumum olacaktir, tip, agzin laf yapmasi, serserilik degil.
0
baldur2
(10.07.25)
evlilik gayet güzel bir kurum. tabi iyi insanlar ve iyi ailelerle karşılaşınca
0
Hallegadola
(11.07.25)
(4)

X deki grok olayı nedir? Neden bugün patladı?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(09.07.25)
Birileri bunu fitlemiş fitlemiş, grok da bi küfürler savurmuş bi hakaretler etmiş, yeri göğü inletmiş. Sayın cumhurbaşkanı da bu konuya derinden üzülmüş. Olay bu.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
dün ayarını bozdular, herkese ana avrat kaymış. rte de nasibini almış. twitter grok’u düzelene kadar devre dışı bıraktı. türkiye’de de soruşturma açmışlar. bir yapay zekaya ilk kez soruşturma açılıyor olabilir, insanların da komiğine gitti haliyle.
0
sir gawain
(09.07.25)
groka yeni gelen güncellemeyle politically incorrect davranmaya başladı. hakareti de esirgemedi. tüm dünyada böyle. trye özel değil. insanlar bozmadı yani.
0
jelly bear
(09.07.25)
@jelly bear +1

Gözün gördüğünü kıvrana kıvrana inkar eden akımdan rahatsızlığını sesli olarak belirten en ünlü kişilerden biri Elon'du. O yüzden bu kilidi kaldırdılar. İnternete kontrolsüz şekilde maruz kalan her AI gibi o da en sert ve karanlık tarafını aldı. Microsoft'un 2016 yılındaki denemesinde AI ırkçı ve pedofili olmuştu. Ona göre bu Grok 3 çok daha iyiydi. Yine de günün sonunda kendini MechaHitler diye çağırmaya ve herkese küfür etmeye başladı :)

Grok 4 yayınlanacaktı bugün. Onda yine bazı şeyleri gözden geçirmişlerdir.
0
nawar
(09.07.25)
(24)

Hayatınızı devam ettirme motivasyonunuz ne?

ceann deas
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsis
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsist bir anne ve kendi annesinden bosanamamis sorumsuz surekli dolandirilan bir babanin ürünüyüm. Hayatım hep maddi manevi kisitlanmak ile gecti. Hicbir zaman yeni seylere cesaretim olmadi cunku basim belaya girse kosabilecegim arkamda duracak kimsem yoktu. Hic sorun cikarmadan buyumek icin kendimi her seyden kistim en ufak sorunda annem kendini yataklara gomup senin yuzunden boyle oldu senin yuzunden olecegim diye manüple ediyordu. Her isimi kendim gordum. “Kiz kismi orospuluk haric her seyi bilip yapacak orospulugu da bilecek ama yapmayacak” denilerek buyutuldum. Yurumeye basladigimdan beri tarla ekme bicme kazma ormandan odun tasima cati tamiri kum cimento tasima siva boya her ise kosturuldugum icin boyun duzlesmem ve ciddi sirt bel agrilarim var.

28 yaşıma geldim. Son 3 yildir calistigim icin maddi olarak kismen bagimsizligim var. Yine de aile evinde yasiyorum istanbulda kira karsilayacak sifirdan ev kuracak getirim yok. Annem kendi aldigi evlerden birinde yasiyor sadece kis aylarinda geliyor. Babam eve 2-3 gunde bir alsamlari geliyor. Evden remote calisiyorum. Hikaye buydu.

Simdi sorum su hayata o kadar gec kalmis ve tecrubesiz basladim ki arkadas edinemiyorum. Maddi bagimsizligimi kazanana kadar arkadasim olmasi yasakti. Annemin kafasinda disari bi cay icmeye bile ciksam butun masanin hesabini odedigim gibi bi senaryo vardi ve bu dusunceye tapiyordu resmen. Arkadas masraf disari cikmak masraf yurumek bile masraf ya yururken susayip su alirsam? Hayatimin buyuk bir kismi evde oturarak gecti. Arkadas edinmeye calistigimda masada herkes cocukluklarini gezdikleri gordukleri yerleri anlatirken benim anlatacak bir seyim olmadigi icin susup oturuyorum. Her seyi kendim hallettigim icin esnafla resmi kurumlarla konusmayi bilirim ama sosyal sohbet bilmem anlamam. Sacmaliyorum anlatacak bir seyler bulamiyorum insanlar garip davranislarimi gorup uzaklasiyor. Gozumun onunde is yerindeki bütün ekibim birbiri ile bulusuyor gorusuyor asla bir yere cagirilmayan tek kisi benim. En kotusu de ekipten birinden 3 yildir cok hoslaniyorum. Benim karekterimin tam tersi oldugu icin muhtemelen asiri disa donuk ve cok rahat bi hayat gecirdigi icin ona olan merakim yuzunden olan bir sey bu. Tahmin edersiniz ki ona bunu beli de edemiyorum. Gorudugum anda put gibi duruyorum. Naz cilve bunlarin hicbiri yok tabiki dduz duvar gibi beton gibi biriyim.

Acikcasi bu saatten sonra da toparlayacagimi sanmiyorum son bir yildir aklimda surekli intihar dusunceleri var. Psikoloğa da psikiyatriste de gittim klasik şemani cizelim ya da sosyallesmeye calis tavsiyeleri daha cok sinirim bozuyor şemamın zaten farkindayim sosyallesebilsem sana neden geleyim? Ya da antidepresan kullanmak istemiyorum. Direk yok olmak istiyorum aslinda. Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum. Son bi iki aydir calisamiyorum da bilgisayar basina oturdugumda kusasum geliyor. Hayatimi devam ettirmekte cok zorlaniyorum. En kotusu ve belki yargilayacaginiz kisim da annemin babamin yaslanacak olmasi ve onlara bakacak tek kisi ben olacagim icin basima kalmalari. Benim hicbir ihtiyacimi karsilamayan ben hastalandigimda bile bakmak yerine okula gonderip aman evde tek basina olmesin okulda hic degilse ogretmeni ilgilenir diyen insanlara bakmak istemiyorum. Onlar elden ayakta. Dusmeden yok olmak istiyorum. Soru soru baglamindan cikti iyice karisik anlattim ama durum bu. Ne yapacagimi bilmiyorum.
0
ceann deas
(09.07.25)
Başka bir şehre ya da ülkeye taşınma ihtimalin var mı?
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
öncelikle her yeni gün umut ve aydınlık demek. bir sonraki gün bugünkü fikirde ve bakış açısıında olmayacağım ve bugün kötü hissediyorsam yarın iyi hissedebilirim. yaratıcı beni kimse için göndermedi ona da bir ahde vefa borcum var. yaşamnın kendisi umut ve motivasyon,nefes alıyor olmak.bu ilahi gücü düşünüp la ilahe diyip tekrar ve tekrar güne başlıyorum. yolun sonu selamet en azından emaneti rabbime teslim ettikten sonrası iyi olsun. ömür zaten çok kısa öyle böyle geçecek sıkıntılar diyorum.
0
Suursuz
(09.07.25)
Malesef ne cesaretim ne de gucum var. Kendime bi araba aldim onu satip maddi gucu saglayabilirim belki ama orada da ayni sey olacak evimi tutup dosedigimde yine kimse ile konusup tanisamayacagim. Sorun cevremde degil benim temel iletisim yeteneklerimin olmamasinda. Sadece okulda insan goren 24 yasina kadar kimse ile muhabbeti olmayan biriyim. Haftasonlari yaz tatilleri okul onceleri sonralari evde tek basima oturuyordum televizyon izliyordum sadece. Bi ara bilgisayar oyunlarina bagimliligim oldu onu yendim onu yendigimden beri hayatimin rezilliğinin daha cok farkina varip bir seyleri degistirmeye calistim ama basaramadim.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
Güzelim sen anne babandan uzaklaş, gerisi gelecek.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
@edmond 4 bile olmus olabilir. 3 haftada bi ofise gidersek goruyorum sadece bir de duruma bu vahimlikten bak. Bu arada dedigim gibi esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum. Son bi yildir oyun bagimliligimi yendigimden beri bazen ara ara cikip tek basima bir seyler bile yiyip icmeye basladim. Ama insanlarla yakin/sosyal iletisim kuramiyorum. Temastan kaciniyorum. Muhabbetim yok.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
1. ailene bakmak zorunda degilsin. bakima muhtac bir insan zaten bakim evine gitmeli. evde yeterli destegi göremez. kendi kendine yetecek ama yine de yardimciya ihtiyac duyuyorsa bakiciyla yasiyor. nerden cikiyor böyle bir düsünce? ayrica da allah korusun.

2. 28 yasinda gencecik, eli ekmek tutan bir kadinsin. bunun kiymetini bil. sosyallesmek icinse ne yapabilecegini düsünelim. Spor mu denemek istersin, sanat mi gezi mi? mesela kahve icmeyi seviyorsan bir is arkadasina ögle yemeginden sonra kahve alalim mi demek icin seni tutan ne? ya da pek istemiyorsa da gel yhaa ben ismarliyorum dersin gelirler zaten. masterchef izliyorsun sanirim. yemek kursuna gitmek istemez misin? birlikte yemek yaptigin sonra birlikte yenilen kurslar var.
dünya mutfaklari gibi bir seye katilabilirsin.

pazartesi ofise gelince de ee naptin, haftasonun nasildi dersin kendi yaptiklarini anlatirsin, karsi tarafi dinlersin. eger biri bu hafta persembe tiyatro bileti aldim dediginde cuma günü ee niyatro nasildi yhaa dersen mesela karsi tarafi önemsedigini belli edersin.

3. 3 yil platonik olarak birinden hoslanamazsin. saglikli bir iliskide her sey karsilikli olur. tek tarafli olmaz. bunu asla unutmaman lazim. ben senin yerinde olsam dating app acar datelere cikardim.
0
sonsuz
(09.07.25)
Hocam sosyal olmak illa fırlama olacaksın, dışa dönüş olacaksın diye bi' durum sözkonusu değil öncelikle. Bence sana ilgi duyan, hoşlanan biri olursa sohbetin çok güzel olmasa bile seninle vakit geçirmekten hoşlanır, ilişki dediğini şey daima birbirinize bi' şeyler anlatıp güldüreceksiniz demek değil, bazen beraber konuşmadan da çok güzel vakit geçer.
Onun dışında çok klişe gelecek ama karakterinizi bilmesem de spor tavsiye edeceğim ben. İnsanda her türlü olumlu gelişmeyi sağlıyor, spor deyince buna günlük yürümeyi bile dahil ediyorum, body mody yapmam lazım gibi düşünmeyin. Belli bir seviyenini üzerinde yaparsanız özgüveninize de acaip etkisi oluyor. Kitap okumak mesela yine dolaylı yoldan özgüven artışı sağlayan bi' şey,
Mesela boş boş yürümek bile olsa kendinizi dışarı atmanız lazım, eve kapanmak burda sorun olabiliecek bi' şey.

adım atmak iyidir hocam.
0
kumandanim
(09.07.25)
ben de uzuuuun uzun yazardım ama "esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum" bunun üzerinden kendine bir kariyer yolu açabilirsin. kendi ayakları üzerinde, kimseye ihtiyaç duymayan, tek taşını kendi alan tek başına kendi takan kadın olabilirsin.
0
onheil
(09.07.25)
düşmanlarımı öldürmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Öncelikle uzun vadeli düşünme, bunları aklından sil artık annen baban ayaktan düşene kadar yine 10 sene 15 sene en az var. Bu o zamanın derdi olsun. Senin derdin kısa vadeli başarılar, kazanımlar deyim yerindeyse zaferler. Öncelikle arkadaş çevresi ve sosyalleşme, bunun için adım atmadan olmuyor. Ofiste senin gibi biri var bakıp bakıp duruyor ben geçerken, yanına geldiğimde donup kalıyor. Ben adım attım ve tanıştım. Aramızdaki o gerginlik geçti. Cesaret edeceksin her an değil bir tane minik hedef. Üstüne koya koya bir bakmışsın davetlere yetişemiyorsun, kendini hiçbir şey için üzmeye değmez, emin ol senin yaşadığının çok daha fazlasını yaşadım, çocukluk ve ergenlik döneminde. Başkası yapıyorsa ben de yaparım, bunu oturtmuştum zihnimde uzun zaman önce. Üstesinden gelemeyecek, intihari gerektirecek hiçbir şey olamaz. Şimdi dramatik değişiklikler zamanı değil, bunu hedefleyerek hayatı kendini zehir etme.
0
gabe h coud
(09.07.25)
Aboooo aileye bakma kısmını çok iyi anlıyorum. Çok basit bir şey diyeceğim. Buradaki psikolojik delilere bakma. Aileni bırak, uzaklaş diyorlar. Buna vicdanın el veriyorsa veya sensiz maddi olarak yapabiliyorlarsa yap. Yoksa bu durumu kabullen ve maddi gücünün verdiği özgüven, güç, rahatlık ile kafana göre takıl ama ailenin de ne olduğunu bilerek. Sallıyorum baba kumarbaz. Senden borç istedi. Verirsen paran gelmeyecek. Anan kızımı şey edecekler diye ortamlara girmeni istemiyor, ama gireceksin ve söyleyeceksin de. Yani yüzleşeceksin, biraz savaşacaksın anneyle bu konularda ama sonunda kazanacaksın. Çünkü alışacak. Alışmazsa da umursamayacaksın, neden? Çünkü denedin.

Kısaca kimseyi değiştiremezsin ama duruma adapte olmalısın. Sosyalleşme kısmında ise, benim anlatacak bir hikayem bile yok diyorsan harbiden öyledir. İnsanlarla takılmaya başla, sallıyorum yürüyüşe çık gruplarla. Ofise daha sık git, ben de geleyim olm ben hiç miyim eki eki gibi hareketlerle katıl. Bir yerden sonra hikayelerin olacak.

İntihar boş iş. PSİKolog, psikiyatri boş iş. İlaç boş iş. Sakın bu tuzaklara düşme. Güç içinde. Ciddi diyorum bunu. Bu sorunların daha hızlı bitmesi için bolca para işi kolaylaştırır da diyelim.
0
Shepard
(09.07.25)
Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum.; böyle demişsiniz ya, bu annenizin isteği anlattiklarinizdan anladığım, sizin değil.

Sosyallesmemeniz de annenizin isteği.

Böyle devam ederseniz yok etmiş olacaksınız zaten kendinizi.

Hedefi yüksek koyarsanız her şey yapamadım olmuyor gibi gelir. Ee nereye gidiyorsunuz ben de geleyim mi falan davet ettirin kendinizi gerekirse.

Sözlük vs.den hemcinsiniz online birileri denk gelirse de çaya kahveye çağırın baktınız muhabbet uyuyor. Deneye deneye değişir. Bazı şeyleri de biraz abartmayı ya da uydurmayı öğrenin.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
yazdığın hiç bir şey senin suçun değil. dimdik kalmışsın, nefes almışsın, kimseye yük olmadan tek başına ayakta durmayı öğrenişsin. bu bile mucize, çoğu insanın yapamayacağı bir şey. kendine kızacağın bir şey yok.

şu kişiye hissettiklerin de gayet insanca ama onun hayatının rahat, tasasız olduğunu düşünmen belki de sadece dışarıdan öyle göründüğü içindir. onun da içinde ne kırgınlıklar vardır. bilemezsin. senin ona ilgin, yaşayamadığın gençliği görmenle ilgili bence. bir yandan ona yakın olmak istiyorsun, bir yandan da onun dünyasına ait olmadığını düşünüyorsun. put gibi kalmak, dilinin tutulması, naz cilve yapamamak.. bunlar senin suçun değil ki? hayat sana böyle roller öğretmemiş. sen hayatta kalmayı öğrenmişsin. ama şunu bil, kimse birini sadece cilvesi için sevmez. gerçek sevgi, dürüst bakışlarla ya da samimi gülüşlerle kurulur. biri seni sadece eğlenceli, neşeli olduğun için sevecekse o kişi sana göre biri değildir zaten. sen derin bir insansın. yaraların var, hikayen var.. ve bu seni "az" yapmaz. tam tersine çok daha özel biri yapar. kendini hırpalamana gerek yok. sen duygularını yavaş yavaş, kendin gibi, sakince yaşa. gerekirse hiç açılma ama kendini de aşağı çekme, üzülme. hayat sana beklenmedik yerlerden küçük küçük kapılar açar. sen yeter ki kendini "ben beton gibiyim, kimse beni sevemez" diye mühürleme.

sana sosyalleş diye klişe bir şey söylemeyeceğim. ama gerek burada, gerek başka yerlerde bir dolu insanın seni ilgiyle dinleyeceğini tahmin ediyorum. insanın bazen tek ihtiyacı anlaşılmak oluyor. konuş. anlat. tanımadığın insanlar da olsa anlat. birisi seni anlamasa bile, sen kendini daha iyi anlarsın.
0
co2s2
(09.07.25)
bir bumble açıyorsun, bilip yapmadığını yapıyor ve biraz rahatlıyorsun. yok olmak, ölmek istemek bunlar olağan düşünceler -hele hele bu memlekette, hayatta kalmak ise içgüdüsel. biraz primitif yanınla ilgilenmek iyi gelir.
0
ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
çözülmeyecek bir derdin yok da yılların verdiği bunalmışlık ile nasıl hareket edeceğini kestiremiyorsun doğal olarak. önce kafayı bir toplayıp toksik insanlardan uzaklaşman lazım. tek başına çıkamıyorsan bir ev arkadaşı bulursun.
0
orpheus
(09.07.25)
borçlarım :D
0
baldan kaymak
(09.07.25)
Yaşamak mükemmel bir şey bunun için ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyorum yaşamanın bizzat kendisi motive ediyor beni, senin de eminim süper dertlerin vardır ama tadım kaçmasın diye okumadım hakkını helal et.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
Eğitimin nedir bilmiyorum, yapabilir misin bilmiyorum ama devletin memuriyet sınavlarına girip Anadolu'ya atanırsan bu derdin epeyce hafifler diye düşünüyorum.

25 yaşımdayken Elazığ'a atandım, tanıdığım kişi sayısı tam olarak SIFIRdı. Anneannemin belki 60 yıllık arkadaşının da asker arkadaşının yardımıyla bir misafirhane bulup 1 yıl kaldım. Toplam 8 yıl kaldım orada, benim arkamı arayan, beni koruyup kollayan kimse olmadan 8 yıl, kadın başıma, tek başıma yaşadım, memur olarak.

Zor muydu, zordu. Ama başardım mı başardım. Sen de yaparsın ve vakti gelince tayinini daha sevimli daha iyi bir yere de aldırırsın. Ailenden uzaklaşmış da olursun, çevre de yaparsın, maddî olarak kendini daha bir sağlama almış da olursun.

Bi dene derim. Konuşmak istersen sık sık uğruyorum buraya, konuşmaktan memnuniyet duyarım.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
yakın cevremde cok tanidigim var,
benzer konular üzerine sıkıntı icerisinde,tek değilsin.

problemlerini kendine saklama ,
böyle ifade etmen çok guzel,

Herseye bir çözüm bulunur,
bak 20 kisi senin degerli oldugunu anlatmaya calisiyor,

Kiz kardesimle birlikte ara sokaktan carsiya dogru ilerliyoruz,

Motorsiklet gecti yanimizdan,
Üzerinde bir oglan arkasinda da bir kiz vardi,

gecerken motorsikletin arkasinda oturan KIZ bagirdi,
Coooookkk güzelsinnnn...

Gülüstuk,hosumuza gitmisti..
Tanimadigin birisi olumlu bir eylemde bulununca yada karsindaki kisi tebessüm ediyorsa,
ilk basta gülmesen bile,
zihninin ici gülüyor,bu nu bebeklerde daha net görebilirsin,
anne bebek iliskisi,
annenin mimiklerine göre bebek tepki veriyor,
Bizi o bebekten ayiran sey,önyargimiz
önyargilarindan kurtul,
Sevgi paylasildikca cogalir.
Sen değerlisin...
0
designer
(09.07.25)
Çözüm kolay ya kafanda büyütme.
hemen bulunduğun şehirde bir tane aktive topluluğu buluyorsun.
örnek olarak aşağıdakiler olabilir;

İngilizce konuşma topluluğu
Seramik/toprak yapma
Dans kursu
Eğer bulabilirsen senin ilacın budur: drama/tiyatro topluluğu/kursu.
satranç kursu bile olur.

ilk aklıma gelenler bunlar. ilk önce böyle bir topluluğa girip arkadaş edineceksin, sonra devamı gelecek zaten.

Bu saatten sonra da ailenin ne dediğine takılıp kafanı yorma.
0
duyuruuser
(10.07.25)
Asla pes etmemek gerektiğine inanıyorum. Insanın kendisi de, çevresi de, içinde bulunduğu koşullar da değişebilir. Naçizane tavsiyem spora ağırlık vermeniz. Fitness + grup sporu. Gelişimi ve değişimi görünce ozguven artışı da olur. Müzik aleti kursu veya ilginizi çeken farklı bir şeyin kursu gibi grup aktiviteleri ise siz çaba gösterip kendinizi kabul ettirmeden sosyalleşmek olanak sağlayabilir. Kısa grup otobüs turları da hem gezip eglenmenizi hem de sosyallesmenizi saglayabilir.

Hayat motivasyonum ise mümkün mertebe güçlü olmak ve önce kendime sonra çevreme yardim edebilecek kapasitede olmak, doğru bildiğim yolda kendime göre eğilip bükülmeden yaşamak.
0
havadakarada
(10.07.25)
Anlattığın çevreye göre durumunu çok iyi gördüm. Demek ki çalışkan, irade sahibi ve güçlü durabilen bir mizacın var. Sorunlarını çözebileceğini düşünüyorum. Biraz daha kabullenici ve affedici olmak sana nasıl gelecek denemek isteyebilirsin.
0
osssy
(10.07.25)
bu kısım önemli: ilaç almak zorundasın.

burda onlarca yazılan yorumu görüyorsun: "şuna odaklan, spor yap, yavaşça sosyalleş, her gün yeni bir umut"... kimse sana bunlardan farklı bir şey söylemeyecek. "heh tamam ya" dedirtecek sihirli bir cümle yok. hiç olmadı.

inanılmaz ajite olmuşsun. ülkeyi geçtim benim çevremde senin durumundan 3-4x kötü durumda olan bir sürü insan var ama herkes bir şekilde bir motivasyonla, ilerliyor, yer yer mutlu günler geçiriyor vs. bu konuyla ilgili de yapabileceğin bir şey yok, yoğun ajitasyon var. ilaçsız geçmesinin bence imkanı yok.

en yakın zamanda bir psikiyatriste gidip antidepresan başlaman lazım. intihar diyorsun keşke varolmasam diyorsun ama antidepresan kullanmak istemiyorum diyorsun, inanılmaz bi çatışmanın içindesin. kendini ve aklından geçenleri boşver, sadece git ve ilaç al. 2 ay sonra etkisini göreceksin, doktor bırak diyene kadar da bırakma ve bırakma talebiyle gitme.

ilaç işini çok kolaylaştıracak. nerdeyse ortada cevap verecek karmaşık bir soru yok. hemen herkes gibi kötü bi aile geçmişi, üstüne onlardan farklı olarak kendi ayakları üstünde durabilen, genç, araba falan alabilmiş biri var. sorun şartlarında değil, geçmişinde de değil, karakterinde de değil. hastalanmışsın, ilacını almalı ve bunları 2 ay sonra düşümen lazım.
0
gitdaddy
(10.07.25)
ya öncelikle çok üzüldüm, benzer duyguları sizinle yakın yaşlarda yaşamıştım. bütün arkadaşlarımın öküz gibi güzel kariyerleri varken ben aile şirketinde kısılmıştım ve işin kötüsü başka bi şey de becerememiştim zaten.

ama değişebilir, değişiyor. ben hayatımın en kötü dönemini de 23-24 yaşlarımda yaşadım. o dönem delirmemek için yaptığım şey kitap okumaktı. gece, gündüz, insan içinde bile bulduğum her fırsatta kitaplar okudum. bir süre sonra da psikoloji kitapları okumaya başladım. öyle dandik kişisel gelişimler değil, harbi psikoloji kitapları
bunlar bana çok iyi geldi.

bir de olmak istediğin bir versiyonun kesin vardır onu düşün. ben mesela hayallerimi koymuştum karşıma. nasıl bir insan olmak istiyorum? entelektüel birikimi yüksek, small talkta başarılı, yurtdışına seyahat edebilen, ne bileyim mesela ingilizcesi güzel, sosyal sorumluluk duygusu yüksek biri olmayı hayal ediyorum. kendimi o insan olarak gördüğümde, hayal ettiğimde mutlu oluyorum ya, bu fikirlere tutunuyorum. sonra hangisini yapabileceksem kolaydan başlayıp yapmaya çalışıyorum. ingilizceyi bedava geliştirebiliriz, sosyal yeteneklerimizi geliştirebiliriz. paramız varsa ikisini bir arada yapmak için kursa gidebiliriz.

böyle böyle hayal ettiğim insan olmaya yaklaşıyorum. paramı fuzuli harcamayıp tatilimi yurtdışında yapmaya kasıyorum mesela.

ama bence en önemlisi aileyi salmak, aileyi geride bırakmak. fiziksel olarak yapmak zorunda değilsin, affetmek mi kabul etmek mi ignore etmek mi hangisi işinize yararsa fark etmez. ben bunu başardığımda en büyük kazancı bunda yaşadım. ben de annesinin sevgisini hiç hissetmeden büyümüş bir kız çocuğuydum şu an kendisini herkesten çok seven bir kadınım.

bir yerden tutunursan inan ki arkası gelecek
0
ofelia
(10.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(11)

Kafa dinlemelik sakin yer onerisi

tuborg yesili
2 kadin olarak gidilebilecek fiyatlari arsa cikmamis, ulasimi kolay 2-3 gunluk tatil icin neresi var?
2 kadin olarak gidilebilecek fiyatlari arsa cikmamis, ulasimi kolay 2-3 gunluk tatil icin neresi var?
0
tuborg yesili
(08.07.25)
kaz daglari
0
ala09
(08.07.25)
ulaşımı nerden kolay?
0
jelly bear
(08.07.25)
Neredesin? Ona göre mekan söylemek gerek.

Ankara yakınlarında şöyle 1-2 saatlik yolculuğu göze almak şartıyla çevre ilçelerdeki bungalovlar evler iyi fikir olur bence.

Hatta ben bu aralar şuraya gitmeye niyet ettim, bakalım ne zaman yapacağım:

www.airbnb.com.tr

Resmen kafa dinlemelik.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
Cok pardon soylememisim, izmir- mugla civarlari
0
🌸tuborg yesili
(08.07.25)
datça
0
jelly bear
(09.07.25)
izmir muğla civarında öyle bir ortam kalmadı. sağolsun istanbul ankara tayfası her yeri çoşturdu. datça yazmışlar, artık datça eskisi kadar sakin değil. araba varsa çeşme göründüğü gibi yoğun olmuyor. datça koyları da sakindir, yani diğer tatil yörelerine göre.
0
mikahakkinen
(09.07.25)
kaz dağları +1
0
IcedFlames
(09.07.25)
assos
0
cooperr
(09.07.25)
Bodrum mazı köyü. 10 yıla yakındır her yaz gideriz. Sakin, temiz ve ıssız. İstersen pansiyon da tavsiye ederim. Golden sunset resort. Fiyatı da makul.
0
luluki
(09.07.25)
Datça gayet de sakin. Marmaris Turunç Kumlubük de sakin ama merkezden ulaşım biraz sürüyor.
0
ekimoloji
(09.07.25)
ulaşımı sıkıntı etmeyecekseniz Palamutbükü olabilir.
0
efx
(09.07.25)
(11)

Uyanık Kalamıyorum

Havalardan olduğunu düşünüyorum, gün içinde sürekli uykuluyum, gündüz 39-40 derece sıcaklığı olan bir bölgedeyim, genellikle klima etkisindeyim, akşam üzeri 35 derecelere indiğinde esinti ile idare edilebiliyor o sırada da kafamı zor tutuyorum, gece klima gerekmiyor, o saatlerde baygınmış gibi uykul
Havalardan olduğunu düşünüyorum, gün içinde sürekli uykuluyum, gündüz 39-40 derece sıcaklığı olan bir bölgedeyim, genellikle klima etkisindeyim, akşam üzeri 35 derecelere indiğinde esinti ile idare edilebiliyor o sırada da kafamı zor tutuyorum, gece klima gerekmiyor, o saatlerde baygınmış gibi uykulu halim olmuyor ama vücut ritmim gereği uykum geliyor, zaten akşamları kafam çok çalışmaz.

Sürekli bilgisayar başında gözlerimi açık tutmaya çalışarak geçiyor zamanım, birazcık koltuğa uzanayım desem öyle 15-20 dk diil, 2-3 saat uyumuş bulabiliyorum kendimi, sürdürülebilir bir durum değil yani.

Herhangi bir sağlık problemim yok, kan değerlerim normal, yazın dehidrasyon sebebiyle uykuya meyilin artabileceği söyleniyor ama ekstra bir terlemem yok, zaten klima etkisindeyim, su tüketimimde değişiklik de yok.

Bu uykulu olma hali iç mekanlarda oluyor bu arada, dışarıda bulunmak çok mümkün değil zaten ama güneşten kaçılabilen, esintili yerlerde enerjim yerinde.

Benzer durumda olan. çözüm önerisi olan var mıdır?
0
(08.07.25)
Hanimda cok benzer olmasa da ozellikle kisin yeterli havalandirma olmayan durumlarda enerjisizlik vs oluyor. Uyuma istegi de var bunun icinde ama ana problem bu degilmis gibi. Yaz aylarinda biraz sicak ve gunesin gelmesiyle, evin daha iyi havalandirilmasiyla daha iyi oluyor. Bir de ben bizim evden de supheleniyorum, bir havasizlik var, tespit edemedik tam ama bir cesit rutubet var gibi.
0
mbond
(08.07.25)
gece uykunu alamıyorsun,
insülin direncin yüksek.
0
designer
(08.07.25)
Geceleri dinlenemiyor olabilir misiniz? Ben de baharda böyleydim, her baktığım düzlük potansiyel uyku alanı gibiydi. Yatmadan önce zaruri olmayan elektronik aletleri kapatmak, wifi da dahil, karartma perde kullanmak ve spor bana iyi geldi.
0
tiredofwaiting
(08.07.25)
gece uykunda dinlenemiyorsundur muhtemelen, bir noroloji uzmanına görünmeni tavsiye ederim.
0
kveldulv
(08.07.25)
Cevaplar için teşekkür ederim ama şunu belirtmem gerekiyor sanırım, sadece 2 hafta önce 26-27 derecede böyle bir problemim yoktu, gece uykumda da pek değişiklik olmadı, hatta 5-6 ay önce gece uykularımı bölen bir problemim vardı o sırada bile gündüz böyle uykulu olma durumum yoktu.
0
🌸
(08.07.25)
havadan havadan. akşamüstü benim de bir içim mayışıyor, gidip kestiriyorum en az 3 saat uyuyorum. sonra sersem gibi uyanıyorum.
0
neira
(08.07.25)
Kan değerlerini kontrol ettirmekle işe başlayıp uygunsa endokrine oradan psikoloğa veya psikiyatriye gitmek iyi olabilir. Uyku klinikleri var, belki o gerekebilir. Biraz psikolojik temeli de var gibi bu uyku sorununun.

Konuşmak istersen ben buralardayım. Doktor veya psikolog değilim ama hem psikolojiye ve sağlığa epey ilgim vardır hem de tarafsız ve seni hiç tanımayan biri olarak sağlıklı değerlendirebilirim.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
Bulunduğun şehir deniz kıyısı veya nem oranı yüksek bir yerse bundan dolayı da olabilir. Yalnız yaz geldiğinde su tüketiminin artması gerekir, artmadıysa bu sebeple de uyutuyor olabilir beynin seni. Biraz da klimadan kıllandım, temizliği ve bakımı düzenli yanılmıyorsa sorun olabilir ama uykuyu etkiler mi bilemedim.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
Kan degerlerin düşmüş olabilir
Bir de hava temiz değilse ikisi birden daha kotu oluyor
0
aloneinthedark
(08.07.25)
antidepresan kullanıyor musun? sabah kahve iç, açar seni.
0
deartheodosia
(08.07.25)
@muhayyer divan teşekkür ederim teklifin için, kesinlikle nemli bir yer, klima bakımı çok yeni yapıldı ama yine de klima kullanımımda göz önünde bulundurmam gereken bi şey mi var bilmediğim diye düşünerek bu soruyu sormuştum.

@aloneinthedark d vitaminim düşmüş olabilir aslında.

@deartheodosia antidepresan kullanmıyorum, kahve hiç bi zaman uykumu açmaz benim, hatta sıcak sıcak uykumu getirdiği olur:)
0
🌸
(08.07.25)
(15)

blog işi bitti ?

denizmaniaherif
kafamda bir blog yazma işi var.. sosyal medya hatta youtube bağlantısı da olacak blogta ama hiç gerek yok gibi de geliyor bir yandan.. çünkü kimsenin artık yemek tarifi falan hariç dev gibi web sayfalarına bile baktığını düşünmüyorum.sizin fikriniz nedir ? 1- yoo bence bloglar hala etkili ve şuarada
kafamda bir blog yazma işi var.. sosyal medya hatta youtube bağlantısı da olacak blogta ama hiç gerek yok gibi de geliyor bir yandan.. çünkü kimsenin artık yemek tarifi falan hariç dev gibi web sayfalarına bile baktığını düşünmüyorum.

sizin fikriniz nedir ?
1- yoo bence bloglar hala etkili ve şuaradan ücretsizini ( zamanının blogspot vb. ) açabilirsin..
2- hiç girme instagram ve x yeter.

konu : bilimsel ama popüler şeyler üzerine hem yazı yazacağım hem tarif vereceğim hem de videoya dökeceğim basit videolara..
0
denizmaniaherif
(08.07.25)
biteli 10 sene oluyor
0
xu
(08.07.25)
Tek başına blog da olmaz instragram da olmaz, hepsi senkronize olacak hatta tiktok da.
Para kazanma gayesinde olmazsanız ve bıkmadan düzenli içerik üretirseniz başarılı olursunuz. içerik olduktan sonra sadece platformlarda paylaşmak kalıyor.
0
duyuruuser
(08.07.25)
blog değil de site domaini alıp kendi siteni yapacaksın. düzenli şeyler yazarsan, illa ki dönüşü oluyor. okumak işi hala bitmedi. hala insanlar bir şey araştırırken en çok arama motorunu kullanıp yazılı metinlere ulaşıyor.
0
koela
(08.07.25)
Beni takip etsinler..
diye bir derdin yoksa , online bir kütüphanem kayıt aracım olsun diyorsan özgün olarak bir şeyler yap.

Kitap okuma işi bitmediği gibi blog devri de sürecektir.
0
diyecevaplandı
(08.07.25)
Yapay zeka içerik üreticilerini bitirdi. Şu videoya bakın: www.youtube.com
0
amortisman
(08.07.25)
en son 2008-2009 yıllarında yazmıştım.

insanlar artık görsellik istiyor, ses istiyor. videoyu ilerleterek izlemek istiyor.

podcast var artık, youtube var.
0
yurtsuz john
(08.07.25)
Blog ekosistemi eskisi gibi değil ama Substack kullanıyorum ben okuyucu olarak, çevremde de okuyan ve yazan epey insan var.
0
fotrsapka
(08.07.25)
yapay zeka hunharca ve etik olmayan bir şekilde içerikleri ezberleyip sanki kendi alametifarikasıymış gibi sunuyor. aslında sizin blog'unuza girip öğrenmem gereken bilgiyi chatgpt'ye sorup çat diye öğrenebiliyorum.

google bile -türkçe aramalarda değil- bir soru sorduğunuzda gemini aracılığıyla bir cevap üretiyor en üstte. ve bu cevap gerçekten çok tutarlı (doğrulu kesin değil ama iş görecek kadar tatmin ediyor). böyle olunca birisi araştırma yapmıyorsa alt sayfalara kaydırıp sizin blogunuzu bulma zahmetine katlanmıyor bile. ki daha yolun başındayız.

insanların ürettiği bilgilerle kendini doyuran yapay zeka; insanları üretmekten/yazmaktan alıkoyacak fakat bu gidişle öğrenecek yeni bilgi bulmakta zorlanacak.

geçiş aşamasındayız şu an, tahminim bir süre üretkenlik azalsa da ilerleyen yıllarda yine üretmenin değerini anlayıp blog'lar yazmaya, içerik üretmeye devam edeceğiz.
0
brkylmz
(08.07.25)
Çok spesifik şeyler dışında blog okumuyorum. En son okuduğum blog yazısını geçen hafta okudum, spesifik derken "stoacilarda zaman anlayışı" şeklinde bir derleme yazısiydi ve epey iyi referanslar vardı.

Yine de instagram + blog + youtube fena fikir değil hala, spesifik konularda yazmıyorsanız bile.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
İnstagram diyorum. Okumaya tahammülüm kalmadı, eskiden kitap kurduydum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
@xu +1

Instagram'da tanıtım, YouTube'da yayın, websitesinde kaynaklı ve detaylı açıklama (blogdan daha genişletilmiş ve derli halde) olanı en makul sanırım.
0
nawar
(08.07.25)
medium var.
0
deartheodosia
(08.07.25)
blog biteli çok oluyor. ben bile 2010 yılında bıraktım, hey gidi.

blogu geçtim, websitesi işi bile bitti gibi.
0
sir gawain
(08.07.25)
Milletin yarısı adhd olmuş, dikkat süreleri 1 dakikadan fazla değil. Shorts videoları dışında tutması zor yeni bir şeyin. Hele blog falan imkansız.
0
but that was just a dream
(09.07.25)
ne tiyatro ne radyo bitti.
basılı gazeteler azalsa bile tamamen bitmedi.
karikatür dergileri de bitmedi (birer birer kapansa bile hala dergiler var)

blog'lar da bitmez.
ama basılı gazete/dergi ne kadar az etkiliyse artık, bloglar da öyle.

takip edeni var, arada bir denk geleni var.
bence insta/twitter için hali hazırda üretiyorsanız bir şeyler, blog'a da ağırlık verin.

millet adhd olmuş, 1 dk'dan uzun süren şeyleri okuyamıyor +1
ama bu davranıştan kurtulmak isteyen de ciddi bir kitle var.

arz/talep meselesi gibi biraz.

ben blog okumayı bıraktım, çünkü yıllar önce takip ettiklerim birer birer bittiler.
en son bu kaldı takip ettiklerimden.
altı ayda bir güncelleniyor.
benbugunbunuogrendim.blogspot.com
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
(4)

Alerji belirtileri

muhayyer divan
SelamSon birkaç haftadır dişlerim büyümüş gibi hissediyorum, dilimi istemsizce ısırıyorum, konuşurken bile saçma sapan ısırıyorum dilimi. Aynı zamanda kulak göz burun kaşıntıları ve burnumun çok sıklıkla dolup dolup içinde kuruyup nefesimi engellemesi durumları var. Bunlar alerji belirtileri mi? Bir
Selam

Son birkaç haftadır dişlerim büyümüş gibi hissediyorum, dilimi istemsizce ısırıyorum, konuşurken bile saçma sapan ısırıyorum dilimi. Aynı zamanda kulak göz burun kaşıntıları ve burnumun çok sıklıkla dolup dolup içinde kuruyup nefesimi engellemesi durumları var.

Bunlar alerji belirtileri mi?

Bir de belki 36 yıldır kedi besliyoruz, elimizden 30 kedi geçti, durduk yere kedi alerjisi çıkarmış olabilir miyim böyle bir şey biliyor musunuz?

Son: kedi kumundan çıkan toza alerji oluşmuş olabilir mi? Kaşıntılardan ve burnumdan çok dertliyim de.

Ek: asıl sormak istediğim "dilimi büyümüş gibi hissetmek alerjik belirti midir"di.
Yaşlandım galiba.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
rutinlerin, burun salgısını artırıyor,akşam uyurken dişlerini sıkıyor olabilir misin?
0
designer
(08.07.25)
@designer

Önceleri gece uyurken ısırıyordum, bildiğin uykuda hart diye ısırıyordum dilimi, birkaç haftadır gündüz konuşurken de ısırır oldum ama ucunu değil köke yakın kenarlarını. Bazen ortasını, saçma ama... elimde olmadan oluyor bu.
0
🌸muhayyer divan
(08.07.25)
Diş, dil kısmını bilemedim de devamında söylediklerin, bildiğin, alerji belirtileri ve evet insan hayatı boyunca daha öncesi sorun olmayan bir şeye alerji geliştirebilir. Kedi, kıl, tüy vs alerjisi de buna dahil.
0
Mirket
(08.07.25)
gıdalar uzun ömürlü olsun diye içerisindeki maddeler, bizim sistemi bozuyor,
gün içindeki rutinlerini gözden geçirmelisin.

kedinin parazit aşısı vakti geçince, nezle vb. durumlar oluyor.
0
designer
(08.07.25)
(14)

Neden estetik yaptıranlar ''bakımlı'' kategorisinde?

Kahvedesu
Burnumuz düzgün, dudaklarımız da var diyelim, neden estetik yaptıralım?
Burnumuz düzgün, dudaklarımız da var diyelim, neden estetik yaptıralım?
0
Kahvedesu
(07.07.25)
Oyle bi kategoride degiller bence.
Yani su barbie burunlu turkler bakimli mi duruyormus :)
Estetik neden yapilir.. deformite sayilacak bi durum vardir. Yapilir.
Asiri burun kemeri, yamuklugu gibi. Asiri incecik dudaklar da olabilir. Yani benim icin estetik kisiyi normal sinirlara getirmek icin yapilmali ve abartilmadan. Yani zaten estetik disaridan anlasilmamasi gereken bi sey
0
Kittie
(07.07.25)
Yaptırmayın?
0
anon1m
(07.07.25)
Estetik yaptıranların büyük bir kısmına yaptırdıkları estetik yakışmıyor. Özellikle bu sosyal medyadaki dudak dolgularının yüzde doksanı çöp. İyi yerde yaptırmıyorlar bence. Özellikle çene dolgusunun yakıştığı kadın görmedim desem yeridir. Çok küçük bir azınlık estetikle bakımlı ve güzel olabiliyor onlar da gerçekten iyi yerlere gidiyorlar ve kendilerine neyin yakışacağını biliyorlar. Estetik zaten kendinde hiç olmayana sahip olmak değildir bana sorarsan, zamanla bozulanı yerine koyma amaçlı estetiği beğeniyorum. Dışardan belli olmayan işlemler güzel görünüyor. Para verdik belli olsun kafasında yapılıyor sanırım bazı dolgular.

Bir kadın sırf estetik yaptırdı diye bakımlı kategorisine sokmam. İyi beslenme, spor, her gün duş, düzenli manikür pedikür, lazer epilasyon, 6 ayda bir diş taşı temizletme, dil sıyırıcı dahil olmak üzere her gün yapılacak diş ve ağız temizliği, imkan varsa hydrafacial cilt temizliği bi iki ayda bir. Böyle şeylerle bakımlı olunur, hiçbiri estetik değil
0
kullanicadi
(08.07.25)
Toplumun sacma sapan dayatmasi.
Makyaj da „bakim“ bazilarina göre.
0
sonsuz
(08.07.25)
Ben oyle oldugunu dusunmuyorum ya, bakimli olmak baska bi sey. Estetikle cok alakasiz.
0
sey mi dostum
(08.07.25)
mental olarak iyi oldukları süpheli,
zaruri,sağlik icin olanlar hariç..
0
designer
(08.07.25)
Burnunu mu yaptirtacaksin ?
0
feastofthedamned
(08.07.25)
Niye yaptıralım ayol, ne güzel ağzımız burnumuz var işte.

Bir KBB hekimi bana "burnunda deviasyon var bir ara gel de alalım" dedi, içimdeki ses anında bunun estetik teklifine dönüşeceğini söyledi, gerçekten öyle bir şey varsa idare edebildiğin kadar etmem konusunda bastırdı. Ben de olur bebeğim dedim içimdeki sese.

Ben estetiksiz kadınların kendilerini beğenmeyip (mesela burnum geniş, dudaklarım ince, çenem geniş vs) estetik müdahale yaptırmalarını psikolojik anlamda sorun olarak görüyorum. Hiç sorun yok gayet güzel ağzı burnu var karakteristik hatta ama illa ki değiştiriyor, bu kişi kendini görmüyordur. Çirkin görüyor da olabilir. Kendini görmemek değil ama çok tuhaf bulmak benim yıllarca kapıldığım bir histi, çok yakın zamanlarda geçti. Gayet de güzelmişim meğer, iyi ki saçmalamamışım.

Estetik neden yapılır biliyor musun? Burun kemiği > böyle ise yapılır mesela. Bildiğin sağa sola yamulmuş kemik. Bunu belediye otobüsüne binen liseli bir kızda gördüm, bakamadım yüzüne, gerçekten çok fazla eğik bir burundu. Onu yaptır işte, çünkü hani yaratık gibi duruyor. Ama bunun dışında neden yaptırasın yani, kendine mahsus ve gayet karakteristik bir yüzün varken niye oynatasın ki. Hem ileride gerekli düzeltmeleri yaptıracak paran olacağı kesin mi, o kaşlar ikide bir siliniyor mesela anlamıyorum bunu. Bırak kendi kaşın kalsın yahu.

Bunlar hep üçüncü göz denen epifiz bezimizin sürekli TV ve sosyal medyaya maruz kalmasının sonuçları. Bilinçli insan kendi yapısını güzel bulur bence ve değiştirmez. Çünkü hangi çok başarılı estetikçinin ne zaman salak saçma bir hata yapacağını bilemez kimse.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
genelde estetik yaptıranlar sürekli olarak diğer yapılacak şeyleri de ihmal etmiyorlar. o yüzden de böyle bir algı var
0
sweetoffice
(08.07.25)
Yatirimmis estetik, kendine yatirim.
0
🌸Kahvedesu
(08.07.25)
bakımlı değil biz çirkinliğin ezikliğiyle yaşayamıyoruz o yüzden estetik yaptırmaya karar verdik kategorisinde.
0
koela
(08.07.25)
Dermapen, hifu, paris ışıltısı, bbl hero gibi cilt işlemleri geleceğe yatırım olabilir ama dudak dolgusu, beton gibi botokslar, gereksiz burun ameliyatları asla yatırım değil. Çok kurcalanan şey bozuluyor, net.
0
kullanicadi
(08.07.25)
@Kahvedesu

Kendine yatırım denen şey görüntüyü değiştirmekle olmaz. Birilerinin dayattığı güzellik kıstaslarına göre şekil değiştirmek kişiliğinden fena halde ödün vermektir.

Herkes hayatının bir noktasında, insanların tanındıkça güzelleştiğini veya çirkinleştiğini fark etmiştir. Mesela eskiden hiç sevmediğim isimler vardı, o ismin sahibinin karakteri o ismi sonradan çok sevmeme bile sebep olmuştur. Dış görünüş de böyle. Konu görüntü değil yani, kişilik.

Kendine yatırım sadece bedenine olursa zaten onda kafa yok demektir. O kafanın içi bomboş, samanla bile dolmamış demektir. Bunu savunanlara dümdüz "nato mermer nato kafa" olarak bakabilirsin. Kendine yatırım çok daha anlamlı, derin ve daha kaliteli şeylerle yapılır.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
Sırf estetikten dolayı "bakımlı" dendiğini ilk defa görüyorum. Çirkinlere, çirkin dememek için ya da "çirkin kız yoktur, bakımsız kız vardır" palavrasından yola çıkmış olabilir. Gerçi burun ve bazı yapısal kusurların giderilmesi hariç estetik ile güzel olan oranı %5 falandır.
0
nawar
(08.07.25)
(12)

Birinin Size Söylediği En Kırıcı Söz Neydi?

rock n roll
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
rock n roll
(07.07.25)
Duyduğum en kırıcı sözleri özel hayatımda değil iş hayatında duydum. İş hayatındaki insanlar %100 faşist.

Sen pedagojik formasyon almadın mi demişti bir hoca.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
"sen kimseye, hicbir seye commit edemezsin. o kadar ki senin hobin bile yok. bir seye baslayip sikilip birakiyorsun hemen."
0
sonsuz
(07.07.25)
Kırmadı ama içimde yumru oldu oturdu.
Üniversite yıllarında flörtleştiğim biri vardı. Kafayı tek eşlilikle bozmuştu, benden güvenilmezlik sinyalleri almış, öyle demişti. Sen de herkes gibisin falan bir şeyler saçmaladı.

Ben de, bu konuda büyük de konuşurum, hiçbir zaman birini aldatacak (veya sırf formaliteden, aldatmış olmamak için şak diye ilişki bitirecek vb.) birisi olmadım. Bir şey de diyemedim, öyle içime oturmuştu. Birinin sizi tanımadan bir sonuca varıp hiç söz hakkı bırakmadan işine bakıp gitmesi zor bir şeymiş, insanın boğazında kalıyor bir şeyler. Olmadığına üzülecek kadar bile tanımıyordum, dedikleri çaresiz hissettirmişti sadece. Baya hadsizlik yaptı.

Neyse gözünü sevdiğimin karması, boş durmadı sonrasında :D onun o kafayla zor zaten. Tahlil yeteneği sıfırdı arkadaşta. Bak yine sinir oldum. Öyle olmasaydı nişanlımla tanışamazdım ama belki.
0
akhenaten
(07.07.25)
"Sen beni ne adam gibi sevebildin, ne adam gibi sikebildin"
Gayet iyiydi halbuki.
0
norek
(07.07.25)
Yazdim, sildim. Ifsa olma olasiligim var. Bunu bircok kisiye soyledim. Icimde hep tekrar ediyor o sahne zaten. Olene kadar unutmam herhalde. Abim soyledi. Oz abim. Espri niyetine soyledigi cok agir bir cumleydi. Onu hayatimdan cikardim bu cumleyle.
0
Kittie
(07.07.25)
kirici degil de baya koydu diyelim. 2 sene once bir dugune gittim, orada 30 senedir gormedigim bir elemanla karsilastim, ayni mahalleden top falan oynardik, yasitiz.

benim gobek onden gidiyor, saclar beyazlamis, herif ise hala filinta gibi, tek beyaz saci da yoktu. ben it gibi maasla calisiyorum ona kuyumcu dukkani acmislar carsida takiliyor.

kulagima egildi, "moruk, gotume donmussun" dedi..sagolsun, nokta atisi tespit.
0
cooperr
(07.07.25)
ne demediler ki..
en güzeli kafaya şapka takin,
Fötr, saksı, fiyonk..
0
designer
(08.07.25)
One night stand yasadigim bir kadinin evinden sabah çıkarken gayri ihtiyari görüşürüz demiştim o da "bakarız" demişti. 15 sene gecti, atlatamadim bunu.
0
duster
(08.07.25)
Birinin söylediği bir şeye kırıldığıma dair bir örnek hatırlayamadım.

Ama şey çok var, bir olay ya da durum oluyor "lan bu böyle biri miymis" diye çok kırıldığım oldu. O kişinin öncesinde görmediğim, ama sonrasında bir şekilde ayyuka çıkan olduğu kişi kırdı beni.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu sorunu görünce düşündüm düşündüm düşündüm... fark ettim ki, en çok kelimelere cümlelere kırılıp yaralanan ben, en kırıldığım sözleri hafızama kaydetmemişim.

Şimdi bir şey geldi aklıma, bana hitaben söylenmemiş bir söz ama. Yakından tanıdığım bir adam boşanma aşamasındayken (işsizdi) çocuklara nafaka verme konusu açıldığında "maaşımın 4'te birini çocuklara yediremem!!!" demişti.

Bunu unutamıyorum evet. Sanki onun çocuğu benmişim ve gözümün önünde söylüyormuş gibi çok ama çok kırıldım.

Bu hatırayı niye bu kadar zor hatırladım bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
en kırıcı olan herhangi bir söz söylenmemesiydi.

sevdiğiniz insanın bir anda çekip gitmesi gerçekten çok acı.
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
öl diye emzirmedik de ama ölmedin.
0
Phoebe
(08.07.25)
(19)

Ev alıp kiraya vermeyinciler

Chips
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var. Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yılla
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var.

Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yıllarca sürüyor ve bunaltıcı bir süreç oluyor ama gerekli önlemler alınarak düzgün profilde birilerine kiraya vermenin nesi ölü yatırım bunu anlayamıyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz ? Onlarca evi olanları aptal olarak mı düşünüyorsunuz :)
0
Chips
(07.07.25)
dostum şu anki mevcut konjonktürde yatırım için ev almak bence de gereksiz ve zarar. senin dediğin onlarca evi olan insanlar zamanında almışlar ve eskisi gibi bu kadar yatırım alternatifleri de yoktu.

biz de istanbul'da iyi bir muhitte evimizi boş tutuyoruz maalesef. çünkü öncesinde kiracıdan çok çektik. eşyalı bir şekilde duruyor arada kalıyoruz/temizletiyoruz evde birilerinin olduğu anlaşılsın diye.

dediğin gibi iyi profilli biri bulunsa veriliri ama onlar da bazen sorunlu olabiliyor.

sonuç olarak eğer kendin için alacaksan istanbul'da ev sahibi olmak mantıklı ama yatırımlık ev alacaksan bence gerek yok.
0
elektr10
(07.07.25)
Ev kirasını ne kadar arttıracağını TUİK verilerine bakarak devlet belirliyor.

Tuikin enflasyon verileri gerçeği yansıtıyor diyorsan elbette ev kiralamak güzel bir yatırım çeşididir.

Ayrıca Devlet iki defa %25 zam yapabilirsin dedi. O iki %25 zam yapmış ev sahipleri şu an hala Tuik zammını o %25 ler üzerine yapmak durumundalar.

Bir üçüncü %25 in gelmeyeceğinin garantisi yok.

Bu sene sabit gelirlilere Tuikin belirlediği enflasyonun altında zam yapıldı. Yani sabit gelirliler kira ödeme konusunda bu sene zorlanacaklar ve muhtemelen ev sahiplerine doğru zorlanacaklar.

gibi durumlar var eskiden olmayan.
0
Mirket
(07.07.25)
Her yatırımda bir risk vardır evini kiralamanın da belli yatırım riski var. Oturacak yedek evin varsa; kiracıyla uğraşırken yedek gelirin varsa böyle bir yatırım yapmak mantıklı ama sadece kiracı eline bakmak tek ev için mantıklı bir yatırım değil. 10 tane evi olan adamın zaten bu şekilde birikmiş yatırımı olduğu için etkilenmiyor. Ben bunu tek bir tane lüks arabaya bütün parayı yatırmaya benzetiyorum; lüks bir aracın yedek parçasını -servisini vs hemen halledemezsin ve o lüks arabayla kaza yaptığında yedek aracının olması gerekir. Eğer yedek aracın yoksa ve aylarca zorluk çekeceksen o araba sana uygun değildir.
0
titanic kemancısı
(07.07.25)
Ben bu ifadeye kısmen katılabilirim. Düz-mantık "Türkiye'de yatırımlık ev alınmaz, ölü yatırım" demem, "ne olursa olsun kesin al" da diyemiyorum. Ben yatırım yapma tarafına şartlı olarak daha yakınım. Bugüne dek kendim de dahil olmak üzere vaktiyle konut almadığı için pişmanlık duyanı çok gördüm.

Türkiye'de mülk edinmek her sene biraz daha zorlaşıyor. Konut yatırımının en önemli avantajı parayı bir mülkte kilitlemek ve kira getirisi elde etmek. Günümüzde para biriktirmek, parayı elde tutmak enflasyon nedeniyle çok zor. İmkan varsa yatırımlık konut alınabilir pişmanlık duymazsınız ancak kiracı profiline ÇOK dikkat edilmeli.

1+1, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu, beyaz yaka profilin kaldığı/kalacağı ve tercihen site yerleşimli konutlara yatırım yapılır. Prim yapıyor, kolay kiraya veriliyor, profil düzgün. Kiracılı olmasına rağmen satışı hızlı oluyor. 2+1 veya 3+1, kiracının 10-12 yıl çıkmayacağı evi kiraya vermeyi ben de riskli ve sorunlu bulurum, öyle bir yatırıma girmem.

Bu konu pandemi sonrası alevlendi. Para çok hızlı değer kaybederken kiralar da hızlı bir şekilde tırmandı. Kira rayici 50000 TL iken öyle kiracı var ki 7-8 bin TL ödeyerek kalıyor. Kanunen belki sorun yok kitabına uygun ama diğer tarafın mağdur olduğu kesin. Öte yandan ev sahibi kira tespit ya da ihtiyaçtan ötürü tahliye davası açtığında haklı dahi olsa 3 yıl civarında mahkeme sonuçlanıyor. İnsanların en sıkıntı çektiği konu bu.

Oturacak evin varsa, kenarda belli bir paran bulunuyorsa konut halen cazip. Birçok bölge geçen yıllarda USD bazında önemli kazanmış. Aylık kira getirisi temettü gibi oluyor. Alırsın, kiracı bir noktada çıkar çouk çocuğuna bırakırsın oturur. E daha ne olsun.

Bir de geçiş dönemi bana göre tamamlandı. Konut ve kira fiyatlarında artık parabolik değil, 2010-2018 arasında olduğunu gibi daha lineer ve enflasyon ile korelasyon halinde artışlar görüyoruz/göreceğiz. %25 tavanı gibi uygulamalara gerek kalmadı. Her yatırımın kendince riski vardır ancak konut göreceli en düşük risklisi. Bu tip bir yatırım senin profiline uygunsa değerlendirebilirsin, değilse farklı şekilde paranı değerlendirirsin.
0
Lethe
(07.07.25)
%25 limiti ve tuik enflasyonu nedeniyle artık o zenginler yurtdışından ev alıp kiraya veriyor.
0
merhum
(07.07.25)
Kiracilarda egilim isi hukukuna ve hakkaniyetine uygun yapmak iken, çakal ev sahiplerinde durum tam tersi.

Ise buradan bak istersen bir de.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
Bunun tek bir formülü, tek bir cevabı yok. Genelde şehir belirtmeden sorulan sorularda hereksin aklına İstanbul geliyor ancak bu durum çok yanlış.

Büyükşehirler haricinde 3 Milyona 2 adet 1+1 i ev alıp , sadece referans sistemi ile devlet memurlarına evini 5 yıldır kiraya veren arkadaşım var. Kendi oturduğu ayrı bir evi var, ve aylık 30 bin tl kira geliri var. Sizin tamamen risk iştahınız ve aylık geçnebilieceğiniz para durumunuz ile alakalı bu iş. Arkadaşımın yakın zamanda 1 ev daha alıp aylık gelirini 45 bin tl ye sabitleyip hayatına daha az çalışarak devam etmek var.

Küçük şehirlerde oturacağınız bir ev, iyi kötü bir arabanız ve 3 tane de kirada eviniz varsa bu paralar gayet yaşanabilir bir tutar.
0
ebeş
(07.07.25)
bunu diyenlerden birisi benim.
pandemi dönemi sözleşmemizde tüfe yazmasına rağmen bir gecede %25 zam kuralı uydurdular ve kiracılarda bunu uyguladı. o iki sene devlet eliyle kiralara zam yapılmadı. o zamandan bu zamana kadar bedava oturdular.
biz kiracımıza çık dedik çıkmamak için diretti mahkemelik olduk sonunda daireyi sattık kurtulduk. yeni ev sahibi mafyatik bir tip seve seve çıkmak zorunda kaldılar. çıkmasa şuan 10bin lira kira veriyordu. alt dairesi daha yeni 48bine tutuldu.
kira davası açtık önce arabuluculuğa gitti yok görüşme yapılamadı yok avukatı bağlanmadı diye 2-3ay öyle yediler. ardından mahkeme açıldı 10 ay sonraya gün verildi. ondan sonra mahkemede itiraz ettiler bir 8 ay daha uzadı. altı üstü kira rayiç bedel davası 2 yıldan fazla sürdü.
bu süre zarfında satmaya karar verdik evi göstermek istemedi zar zor emlakçı alıcı getirdi. gelenlerde kiracılı diye vazgeçti. gelenlere çıkmayacağım beni çıkartamazsın dedi. zor zar sattık.
hep haberlerdeki kiracı ev sahibi kavgalarını izlerken abartıyorlar diyorduk durum hiç öyle değilmiş.

ayrıca 5 yıl süre dolmadan kira artış davası açamıyorsun, 10+1 yıl dolmadan tahliye davası açamıyorsun.

yani bunlarla uğraşacağım, üç kuruş para için rezil olacağım diyorsan çok mantıklı bir yatırım.

onlarca evi olanların evleriyle çoğunlukla emlakçılar ilgileniyor. kardeşimin ev sahibinin aynı sitede 15 tane evi var her şeyi ile emlakçı ilgileniyor.
sende 10 tane ev alacaksan verirsin emlakçıya o uğraşır durur sen gelen parayı sayarsın.
0
my fault
(07.07.25)
Evi çocuğuna yatırım için alırsın. Çocuk büyüyene kadar da boşta kalacağına 3 kuruş kira geliri alayım dersin. Burası ortadoğu. Uzun vadede En iyi yatırım ev ve altındır.
Çocuğu olan ev alsın. Çocuğun yoksa ve istemiyorsan ev yatırım değildir.
0
luluki
(07.07.25)
Ev almak ve kiraya vermek daha önce karlı bir işti ancak bana göre: şu an resmen enayilik. Alınmışın zararı olmaz ancak onlarca evi olanlara şu an sorsan %90'ı aynı yatırımı yapmaz.

Ev alıp kiraya veriyorsun. Zaten, Tüik enflasyonundan dolayı, 2 sene sonra kira kuşa dönüyor. 12 sene kiracıyı evden çıkartamıyorsun. Çıkarttın diyelim eve giriyorsun ki, 12 sene aldığın kiradan daha fazla zarar vermiş. 300-400 bin tadilat parası veriyorsun.

Daha geçen komşu söyledi. Abisinin havuzlu villası varmış, kiracı 2 bin TL kira veriyormuş. Senelerdir uğraşıp duruyorlar. Kağıt üstünde kirayı artırma, haklı sebeple kiracıyı çıkartma gibi haklar var ama pratikte neredeyse YOK GİBİ.

Ev fiyatları artıyor, alıp kenara koyayım diyorsanız, bunun da pek çok sıkıntısı var.

Tavsiye etmem ama emlak yatırımı yapacaksanız, iyi araştırıp, yurt dışında yapın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
1-2den fazla gayrimenkulu olanla mesela oturduğu dışında 1 evi olan için durum ayni değil bence.

10 tane evi olan için 11.yi almak mantıksız değil, çünkü sayısal olarak o aşamaya geldiğinde ayrıca bir gelir kalemi haline gelmiş oluyor. Birinde ikisinde kiracı kaynaklı veya başka sebeple çıkan masraf, mahkeme harcaması vs can sıkmayacak bir şey olabilir o durumda. Aman bunu mu dert edecem diyip, gerekirse avukata verip kafanız rahat yaşamaya devam edebilirsiniz.

Ama mesela bir evin var, ikinciyi de almışsın zamanında ya da ana babadan kalmış vb. Onu kiraya verip, mesela kredi taksidine bağlayınca dert sahibi etmesi daha olası. Aksama oldu mu yaşamınız zorlaşır çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
cocukken hatirliyorum rahmetli babam cok ugrasmisti kiracilarla. mahkeme vs de olmustu diye hatirliyorum. hatta o kadar ki bikip evi satmisti. :D sonradan baska bir yerden aldigi ev yillarca kiracisiz olarak kaldi bu yuzden. biz vefattan sonra kiraya verdik, talihliyiz ki duzgun kiraci geldi.

ulkede hukuk sistemi calismadigi icin manyak kiraci gelirse cok ugrastiriyor. okuyoruz internette. yani su an ben de ev alsam kiraya vermekten cekinirim acikcasi. dusunsene biri cikiyor diyor ki kira zamlari en fazla %25 olabilir. boyle sacmalik olur mu? tamam %25 yapalim biz ama sen de bizim paramizin degerini koru o zaman? ama bu yok. :))
0
arakaali
(07.07.25)
o isi iyi cevirebilmek icin "gaddar" olman lazim.
ben bu isten iyi kazanan birini taniyorum, ama adam gerekirse kisin ortasinda kiracisini coluk cocuk kapiya koyar acimaz, bunu yaptigina ben bir kere sahit oldum ve beni asiri uzmustu.

ben vicdan yaparim, coluk cocuk kapiya koyamam. benim gibiysen sakat aktivite.
umrumda olmaz diyorsan baska.
0
cooperr
(07.07.25)
3+1 ev : 4.500.000
aylık getirisi : 20.000
yıllık kazanç : 240.000

enflasyon %0 olduğunu kabul edersen,
240 / 4500 = %5 yıllık kazancın var,
enflasyon yükseldikçe
ve aylık kiraya güncelleme gelmiyorsa
yıllık kazanç %1 e kadar düşer,

enflasyon + evin yıpranması + kiracısız geçen süre
pek kazanç olmuyor,
al sende biraz oyalan...
0
designer
(08.07.25)
Onlarca evi olanların %99,99'u cimri çıkıyor, kiralara yaptıkları zamlar emsallerinden çok daha fazla oluyor. Evlerinde oluşan yapısal bozuklukları yaptırmaya yanaşmıyorlar vs vs. En kötü ev sahibi profili oluyorlar yani.

Kendini bu konuda gözetim altında tutabileceksen, ihtiyacı olana destek olabileceksen, fahiş kira artışından uzak durabileceksen, paragöz olmayabileceksen yap tabii. Ama sırf kira geliriyle yaşamak saçma geliyor bana. İnsanın tutunacak tek dalı kiraları olursa bütün sorunu da kiracıları olur, saçma bu. Zararlı.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
eskiden evin kredi taksidi, kiranın iki katıydı,
aylar geçtikçe kira,kredi taksidine yetişiyordu,
şimdi yine öyle olursa yani kendi kendini öderse olabilir.
0
designer
(08.07.25)
iki türlü ev yatırımı vardır.
kire geliri için ve değer artışı için.

ben elimdeki parayı koyayım, en fazla 2-3 sene içinde satar kar ederim diye düşünenenler için kiraya vermemek mantıklı çünkü boş daire daha kolay ve daha yüksek fiyata satılıyor.

ya da konut alındı fakat oraya daha sonra kendin taşınmayı planlıyorsun o süreçte yine kiraya vermek mantıklı değil


ayrıca düm düz kiraya vermek ekonomik olarak gerçekten mantıklı değil. (eşyalı kısa süreli merkezde airbnb yapmak hariç onlar karlı olabiliyor)
0
nuisance2
(08.07.25)
2-3 Sene için konut yatırımı yapılmaz. Konutta minimum süre 5 senedir. 5 sene ve sonrasında satarsanız, vergi alınmaz. Ancak 3 sene sonra, 2 milyona aldığınız evi 10 milyona sattınız diyelim. Kabaca 8 milyonun gelir vergisini ödersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
bir ev almaya niyetlenmiştim, evin fiyatı diğer evlere görece uygundu.
Emlakçıya sorduğumda içeride kiracı var, kirasıda şu kadar demekten başka bir ilgi vermedi.
Sonra kendim bölgeye kitap, hizmetliden sordum, kiracının 8 yıla yakın ayın evde olduğu ve eve çökmüş olduğu bilgisini aldım.

Hatta öyleki ev sahibine alayınız gelse beni bu evden çıkaramaz demiş. Bende kendi oturacağım ve bu işlerle uğraşmak istemediğim için evi almaktan vazgeçtim.

Demek istediğim, bu sadece benim gördüğüm bir örnekti, bu tip kiracıların yüzde oranı nedir bilmiyorum ama ekonomininde en azından yakın tarihe kadar iyiyi gitmeyeceğini düşünürsek , bu tip sorunların azaltmayıp , artma eğilimi göstereceğini tahmin etmek zor değil. Kaldıkı kanunlar kiracıdan yana.

Hal böyle iken karar vermek kişinin kendi karekterine ve sabrına bağlı bir şey bana göre.
0
Rao
(08.07.25)
(5)

Arabaya surtup kactilar

tahirkemalbozoglu
Aracın sol arka tamponuna asagidaki sekilde surttulerPlaka belli aracın ön kamerası çekmişti ama surtme abına dair görüntüye şuan ulaşamadım büyük ihtimalle onu da bulurum Kornaya basmama rağmen adam hiç bakmadan pis pis gitti Sizce polise mala zarar vermede. Şikayet edeyim mi?
Aracın sol arka tamponuna asagidaki sekilde surttuler

Plaka belli aracın ön kamerası çekmişti ama surtme abına dair görüntüye şuan ulaşamadım büyük ihtimalle onu da bulurum

Kornaya basmama rağmen adam hiç bakmadan pis pis gitti

Sizce polise mala zarar vermede. Şikayet edeyim mi?
0
tahirkemalbozoglu
(06.07.25)
Foto burada

hizliresim.com
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.07.25)
Anlaşılmıyor ki.
0
muhayyer divan
(06.07.25)
zarar çok uçuk değil, vaktiniz ve enerjiniz varsa şikayet edin.

Tanıdık varsa plakadan adres vs de bulunur, sonrası hayal gücüne kalıyor.
0
kimlanbu
(06.07.25)
Polis birşey yapmıyor yaralanma vs olmadığı için ve elinizde fotoğraf video kaydı olmadığı için karakola gidip şikayetçi olabilirsiniz ama birşey çıkmiyormus ucuz atlatmissiniz geçmiş olsun
0
sen supersin
(06.07.25)
park yerinde de olabilecek görüntü. ilk gün çok can sıkıyor sonra alışıyorsunuz canınızı sıkmayın bence. rötüş boyası ile kapatılır isterseniz.
0
unalub
(07.07.25)
(6)

Şu pasta/tatlı nasıl yapılıyor?

muhayyer divan
https://www.instagram.com/reel/DLc3DOIuwYW/SelamBu pastanın içinde kek olmaması sadece tamamiyle ganaj veya kremadan (neyse işte) ibaret olması çok etkiliyor, yapıp yemem lazım ama bunların adını bilmiyorum, nasıl yapılır onu da öğrenmem lazım. Bunların adı ne, nasıl yapılıyor bilen var mı?
www.instagram.com

Selam

Bu pastanın içinde kek olmaması sadece tamamiyle ganaj veya kremadan (neyse işte) ibaret olması çok etkiliyor, yapıp yemem lazım ama bunların adını bilmiyorum, nasıl yapılır onu da öğrenmem lazım.

Bunların adı ne, nasıl yapılıyor bilen var mı?
0
muhayyer divan
(05.07.25)
O bir pasta değil, bol jelatinli bir krema/mousse içinde meyve parçaları gibi gözüküyor.

Entremet pastaların içinde böyle kremalar kullanılıyor, entremet tariflerine bakıp sadece jelatinli dolgusunu yapmayı deneyebilirsiniz. Hatta hazır Panna Cotta karışımı da aynı işi görebilir, o da jelatinli oluyor.

Allam şunu izledim diye işalla Instagram bana böyle şeyler göstermeye başlamaz, amin.
0
kobuzchu kiz
(05.07.25)
İnstagram'ın geçmiş silme şeysi olsa keşke. Ben de bu sıkıntıyı çok yaşıyorum. Sırf Yaşar Nuri Öztürk'e baktım diye önüme saçma sapan Arap videoları falan geliyor çıldıracak gibi oluyorum.
0
🌸muhayyer divan
(05.07.25)
www.bakedbyanintrovert.com bunun bisküvi tabanını yapmazsanız olur mesela
youtu.be bu çikolatalı, kullanılan kalıp dışında aradığınız şeye benziyor

Entremet önerimden vazgeçtim, tarifler hep çok karmaşık. Gelatine mousse cake diye arayınca istediğinize yakın şeyler çıkıyor.
0
kobuzchu kiz
(05.07.25)
İzlerken bile damar tıkanıklığı
0
apocalipy
(05.07.25)
Ayrıca Instagramda arama kısmına gelip sağ üstteki üç noktaya basarak filtreyi "kişiselleştirilmemiş" yaparsanız benzer videolardan kurtulursunuz
0
apocalipy
(05.07.25)
@apocalipy

Öyle deme, damar tıkanıklığı da olsa krema kremadır garaj ganajdır of mahvoldum resmen.

Ayrıca bilgi için teşekkürler, @kobuzchu kiz sana da teşekkürler...
0
🌸muhayyer divan
(05.07.25)
(12)

Bakıcı ile orta yol bulma

kaptan maydanoz
20 gün önce 10 aylık oğluma bakacak olan bakıcı ile anlaştık. Anlaşma yaparken yazın tatile gitmek istediğini söyledi biz de hiç detay sormak aklımıza gelmedi tamam dedik. Geçen hafta 5-20 Temmuz arası iki hafta izin istedi. Ben de tamam dedim ve o eşimle birlikte yıllık iznimizi kullandık bu tarihl
20 gün önce 10 aylık oğluma bakacak olan bakıcı ile anlaştık. Anlaşma yaparken yazın tatile gitmek istediğini söyledi biz de hiç detay sormak aklımıza gelmedi tamam dedik.

Geçen hafta 5-20 Temmuz arası iki hafta izin istedi. Ben de tamam dedim ve o eşimle birlikte yıllık iznimizi kullandık bu tarihlere izin aldık.
Ama şimdi bakıcı ablamız o tarihlerde gidemem eşimin izni iptal oldu başka tarihte gideceğim dedi.

Başka tarihte gidemez çünkü bizim başka iznimiz kalmadı. Eylülün ilk haftası annem geldiğinde 1 haftalık gidebilir sadece. Ama baştan söz verdik kadına tatil yapabilirsin dedik. Ne olacak şimdi? Muhtemelen bizim yıllık izinler yalan oldu. Kadın da bu yıl 5 hafta izin yapacak :)

Orta yol bulsak nasıl bulacağız ? Söz verdik. Ama bizim de izinler gitti.
0
kaptan maydanoz
(03.07.25)
çok mu muhteşem bi bakıcı bu yahu. ben 9 yıldır çalıştığım yerde yıllık iznim haricinde izin alamam mesela. kadın daha 20 gün olmuş yıllık izne çıkıyor resmen. ücretli ya da değil fark etmez o zaman tatilinden sonra işe girseymiş üstelik sizin yıllık izninizi de yaktı. bence baştan bu kadar fedakarlık ederseniz sonradan çok başınız ağrır. özellikle hizmet sektöründeki insanlara ne kadar çok iyi davranırsanız o kadar tepenize biniyorlar. ben olsam başka bakıcı bulur bununla yolumu ayırırım. 5 haftalık izni kim kaybetmiş bu buluyor ilginçmiş.

bakıcı lazımsa yarın gelip başlarım bu arada ama 5 hafta izin kullanırım :)
0
matilda
(03.07.25)
Bir ay sonra ise baslasaymis o zaman (:
O tarihte köye gidememesi onun sorunu. Siz nasil ki izin aldiniz isten, o da isten izin aldi. O zaman köyüne gitmeyip evinde oturacak. Izninde ne yapmis, nereye gitmis, nereye gidememis sizi baglamaz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
@matilda vslla sigortayı filan yaptırdık artık o yüzden sabretmek istiyoruz:)
0
🌸kaptan maydanoz
(03.07.25)
ya yılda 22 gün izin var kurumda 35 ayarlama yapıp izne çıkıyor. ablanın keyfe gel. orta yol için o bir hafta izninden feragat etcek sizden de biri bir hafta rapor alıcak.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

ne yazık ki köye değil her şey dahil otel rezervasyonu yaptırmış o yüzden tarihler konusunda esnemiyor.
ama biz de rezervasyon yaptırdık biz de esneyemiyoruz.
0
🌸kaptan maydanoz
(03.07.25)
Orta yolu yok bunun. Ya size tâbî olacak ya da ayrılacak. Kötüye kullanmış.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
fark etmez, ister otel olsun ister köy olsun isterse spacex ile uzaya gidiyor olsun.
o size bir tarih verdi mi? verdi.
siz o tarihe göre isinizi ayarladiniz mi? ayarladiniz.
esinin izninin iptal olmasi falan sizi baglayan seyler degil bu noktada.
o zaman oteli yakip evde oturacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
@konusma ile aynı fikirdeyim. Vurgulamak için yazıyorum.

Burada senin motivasyonun "söz verdik sözümüzü tutalım" gibi bir erdem, bir ahlâk ilkesi.

Onun motivasyonu para, rahatı, canının isteği. Kusura bakmasın, bizi zarara soktu görevi kötüye kullandı diyerek dava bile açarsın, hiç geri adım atma.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
cocugunuzu emanet ettiginiz icin kadinin gönlünü hos tutmak istemenizi anliyorum ama bu hikayede orta yol yok.
burada sizin iyi niyetinizi kullanarak alti ayda 5 hafta izin yapmaya calisan biri var.
siz ona verdiginiz sözü tuttunuz, esinin izni sizi degil onu baglar. o zaman dogru tarih verseymis, fevri davranip degistirilemez tarihlerde otel ayirtmasaymis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
başka tarihe otel ayarlamış ne demek? siz tarihi baştan vermişsiniz zaten? ayarlayacaksa o tarihlere ayarlasaydı, niye başka tarihe otel ayarlıyor ki onu anlamadım.

sizin verdiğiniz tarihler arasına otel ayarlasaydı, eşinin izni iptal olunca otel rezervasyonu yanmış olmalıydı zaten. başka tarih nereden çıktı?

demek ki sizin verdiğiniz tarihlerde değil, başka tarihlerde rezervasyon yaptırdı. size de o tarihlerde eşimin izni falan diye numara yapıyor.

taviz vermeyin. başka tarihte gideceğim derse gidemezsin, baştan konuştuk, izin tarihlerin bunlar, gideceksen o tarihlerde git demelisiniz.
0
kibritsuyu
(03.07.25)
başka bakıcıyla anlaşın, bu sizi suistimal ediyor.
0
nolmus yani
(03.07.25)
0
apocalipy
(04.07.25)
(15)

Sezen Aksu'nun en sevdiğiniz şarkısı

sekizdokuzon
Benimki şu: https://open.spotify.com/track/1HzbDXVhbv72rJJQaVJFwD?si=jn7zauIeQLODAj8ZtEzceg
Benimki şu: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Son sardunyalar
youtu.be
0
grimavi
(02.07.25)
A onu da severiz
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
open.spotify.com

Dönem dönem değişir tabi ama, şimdi; yarası saklım.
0
fildirfildir
(02.07.25)
90'lar halini seviyorum; en sevdiğim ruhuma asla. Çocukken klibini de çok severdim bunun.
0
akhenaten
(02.07.25)
Her zaman doğru yerde duramamış bir insan ama seksenler sonundaki o politik tavrını çok seviyorum ben de. Oradan devam etse belki şu an AI yle klip çekemez ama türk pop müziğine çok daha esaslı bir damga vururdu gibi geliyor. Çok derin bir ruh ama ahlak olmadan uzun vadede bir şey ifade etmiyor elbette.
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sezen aksu pek sevmem ama bir cocuk sevdim baya efsanedir bence.
sevdigim birkac sezen aksu parcasinin basinda gelir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.07.25)
sarı odalar
0
nothing in my way
(02.07.25)
İzmirli bir kere +1500 point
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
çok var aslında ama

en sevdiklerimden biri unut www.youtube.com

sezen aksu 88, sezen aksu söylüyor ve gülümse albümleri en sevdiklerim. bu üç albümdeki tüm şarkılar mükemmel.
0
exlibris
(03.07.25)
Sevmem. Dinleyicilerini aklı yok yerine koyup siyasi yönlendirmede bulunduğu günden itibaren bitti benim için. Hele ki yönlendirmesi benim için kabul edilemeyecek belli bir yöne doğru olunca. Kendisinin aklı olduğunu düşünüyorum, yapmaması gerekeni yaptı. Üzgünüm, kendisiyle keyif güdemem.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
sezen aksu hiç sevmem. ama

www.youtube.com

bu şarkıyı çok seviyorum. ne zaman dinlesem ağlarım. çok dokunuyor bana.
hatta şimdi buraya link atmak için açmıştım. ağlamadan kapatmaya gidiyorum.
0
matilda
(03.07.25)
ru dizisinde calan sarkisi.

ne zaman ki icim tasar sevincten, sensiz icime sinmiyor
0
sonsuz
(03.07.25)
Firuze
0
blonde redhead
(03.07.25)
aslında muhayyer divan +1 diyebilirim. ama bilerek açmasam da bir noktada yakalıyor ve hakkını veresim geliyor. yine ve malesef ama ki; aşk meşk duygularını yalanlarcasına siyasi bildirimler yapması kendisine sürdüğü en büyük lekesi oldu.
0
love and trust
(03.07.25)
Kendisi yedi cihanda lekeli olsa da bir çok eski şarkısını severim. Yeni albümünü dinlemedim dinlemeyi düşünmüyorum çünkü şarkılarını ergenken siyasi görüşünü bilmeden sevmiştim.
0
ekimoloji
(03.07.25)
(18)

Canım çok tatlı istiyor bee

dedeminhirkasi
Kilo verme sürecindeyim. 179, 77 kilo.Ekmek, makarna vs yemesem de lanet olası tatlı isteği gitmiyor. Hurma filan yiyorum ama zevksiz bir sevisme gibi oluyor o da. Tatsız tuzsuz. Alip götürmüyor o isteği.Var mı tavsiyeniz ?
Kilo verme sürecindeyim. 179, 77 kilo.
Ekmek, makarna vs yemesem de lanet olası tatlı isteği gitmiyor. Hurma filan yiyorum ama zevksiz bir sevisme gibi oluyor o da. Tatsız tuzsuz. Alip götürmüyor o isteği.
Var mı tavsiyeniz ?
0
dedeminhirkasi
(02.07.25)
bowl yap. rafine seker yerine bal falan kullanirsin. tarifim yogurt, rasberry, damla cikolata ve kinoa. cikolatayi istege gore artirabilirsin meyve de sekerli zaten. muzlu da olabilkr
0
ala09
(02.07.25)
Muz ustu tarcin veya muz, fistik ezmesi, bi gidin damla cikolata (istege bagli), kakao ve yumurtayi cirpip firinla, saglikli brownie oluyor.
0
mor oje
(02.07.25)
Ketojenik diyette değilsen akşam altıdan önce meyve yiyebilin
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Tatlı yememek için tüm alternatifleri denedikten sonra muhtemelen yine tatlı yiyeceksin, onun yerine kestirmeden küçük bi porsiyon tatlı yersen sadece tatlının kalorisini alırsın diğer türlü tüm alternatif ürünler+tatlının kalorisini alacaksın, doğru çözüm tatlıyı yiyip sonra diyete kaldığın devam etmek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.07.25)
Bir de tatlıdan uzak kaldıkça ilk denemende aslında ne kadar manasız bir yiyecek olduğunu fark ediyorsun. Sabır.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
kaleci+1

diyetini yine yap ama tatli da ye ama adam gibi yemek lazim her seyde oldugu gibi.
0
gule gule
(02.07.25)
Ne kadar oldu başlayalı. Aylar yıllar olmadıysa biraz daha sabret geçecek o istek.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
Ceviz hurma ve yumurta.
Cevizi un haline getirip yumurta ile yoğurun. Daha sonra dilimlediğiniz hurmaları ekleyip istediğiniz boyutta kurabiye şekli verin. Fırında yağlı kağıt üzerinde 13 15 dk 180 derecede pişirin.
Afiyet olsun.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.07.25)
daha fazla protein alin, gercekten TOK oldugunuzdan emin olun. sonra bi de su icin ustune.

bu esnada da illa yiyecekseniz bari caninizin cektigi seyi, az porsiyon olarak yiyin. 10 farkli alternatif + caninizin cektigi sey olacak yoksa, o daha kotu.
0
taurina
(02.07.25)
ye gitsin. kilon abartı değil.
0
runaway
(03.07.25)
Gece uykusunu doğru ve kaliteli uyumaya çalış. Göreceksin ne tatlı krizi kalacak ne iştah dengesizliği. Kesin ve net bilgi, her yere de yayabilirsin.

Hatta d vitamini, magnezyum ve omega 3 takviyeleri konusunu da aile hekiminle konuş derim. Magnezyumu olmayan vücut gevşeyemez, sürekli stresli kalır ve sürekli kana şeker yükler, şeker azaldıkça açım ya da enerjim yok sinyali verir, şeker ister. Bu önemli.

Geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
Diyetisyeler bu durumdaki kişilere çubuk tarçınlı su tavsiye ederler. Sürahinin içine 2-3 adet çubuk tarçını koyup o şekilde içtiğinde kan şekerini dengeliyor ve tatlı isteğini azaltıyor imiş.

Yine diyetisyen işi eczanelerde satılan gummy ürünleri var. Bunu bir süre eşim kullanmıştı, tatlı isteğini bastırdığını söylüyordu. Jelibon gibi canın tatlı çektikçe 2-3 tane ağzına atıyorsun. Lezzeti fena değil ben de yemiştim.
www.pttavm.com

Ayrıca tavsiye edebileceğim %80 bitter olacak şekilde çikolata. Yoğun kakao olduğundan çikolata/tatlı isteğini bastırır. 2-3 diş yemek yeterli oluyor. Bitter oran daha düşük olmamalı. Tatlı isteğin geldikçe bunu yapabilirsin.

Bir de tatlı isteği olması normal yani sıfır şekere kendini şartlama derim. Bu şekilde insan bir yerde patlar. Ben paketli gofretleri, pastayı, ekleri ve yazın dondurmayı çoook tüketirdim, günde 2 paket magnum yiyordum. Şimdi dondurmayı ortalama 2 haftada 1 tüketiyordumdur. Paketli gofret, pasta vs. almıyorum. Meyve tüketiyorum en azından doğal şeker. Vücudu aşırı şekerle yormamak lazım.
0
Lethe
(03.07.25)
kilon gayet normal görünüyor. kadınsan ve estetk kaygılarla yapıyorsan bilemem
0
ground
(03.07.25)
En çok işime yarayan çıkarmak yerine eklemek oldu.

www.youtube.com
0
peki madem
(03.07.25)
Wasa üzerine şekersiz fıstık ezmesi sürüyorum ve üstüne muz dilimliyorum. Tatlı isteğimi kesiyor. Yarar belki.
0
boyalı kuş
(03.07.25)
yeme yeme zararli, su ic bol bol. bi sure sonra geciyor o istek.
0
bay b
(03.07.25)
cok fena :(

bitter cikolata falan ye bari. zaten cok tatli yemeyen biriysen sütlü cikilotlar cok yapay ve asiri sekerli geliyor. bitter bir parca ye. evet büyük parcalarindan alma. tek tük paketli olanlardan al. ben öyle yapiyorum yani :)
türk kahvesiyle sadece ve bi de tatli krizi gelince :(
0
sonsuz
(03.07.25)
yogurt tarcin cig kuruyemis ve orman meyvesi karisimi benim tatli istegimi fazlasiyla kesiyor.
kendi kendinize cikolata yapabilirsiniz, hindistancevizi yagi, kakao ve eritrit,

ya da banana bread; 3 muz (mumkun oldugunca eski), 2 yumurta, 2 yemek kasigi badem unu ve bi paket kabartma tozu 45dk firinda. gibi gibi.

ayrica tahinli tum tatli tarifleri (seker icermeyen) cupcake filan,

bir kasik yerfistigi ezmesi ve yogurt karisimi buzlukta sonra dondurma gibi yemek

bir suru alternatif var aslinda abartiya kacmadiginiz surece. mesela muzlu ekmegi yapip dilim dilim dondurup caniniz istedikce bir dilim yiyebilirsiniz, mesela uzerine biraz fistik ezmesi (sekersiz) ya da tahin.
0
kassiopeia
(03.07.25)
(25)

Türkiye Cumhuriyeti'nin ömrü

ananiyimioguz
Sizce tahmini ne kadar ömrü kaldı? Bunlarla baş edilmiyor. İktidar ellerinde, bakanlar ellerinde, yargı, emniyet güçleri ellerinde. Demografik yapıyı da bozdular.Bir kurtuluş savaşı daha vermeden arınamayız ama o da zor çünkü 1900 lerde değiliz anında çökerler tepemize.Bu olanlara kızıp gidiyorsunuz
Sizce tahmini ne kadar ömrü kaldı? Bunlarla baş edilmiyor. İktidar ellerinde, bakanlar ellerinde, yargı, emniyet güçleri ellerinde. Demografik yapıyı da bozdular.

Bir kurtuluş savaşı daha vermeden arınamayız ama o da zor çünkü 1900 lerde değiliz anında çökerler tepemize.

Bu olanlara kızıp gidiyorsunuz ya. İşte tam da istenilen o değil mi zaten?

Laikler, atatürkçüler, cumhuriyetçiler gitsin yerine orta doğulu yobaz cahil cühela bir halk gelsin. tek bildikleri ticaret ve toplu durmak. bu adamları tek başlarına dünyanın herhangi bir yerine koy saygı görmezler. ama bir arada kendilerini bir halt zannediyorlar.

Gidebilen gidiyor da gittiğiniz yerlerde ne olacak zannediyorsunuz, birkaç kuşak sonra asimile olacaksınız. Ne türklüğünüz kalacak ne atatürkçülüğünüz. Belki bir kaç azınlık olarak kalacağız.

Ha tabi ben dünya vatandaşıyım kardeşim, iki ayaklı bir canlı olarak adaptasyonumu sağlamam lazım, yemişim türklüğü, anadoluyu, atatürkü, cumhuriyeti derseniz orasını bilemem.

Ama tarih türkiye cumhuriyetini 1923-2040 gibi sınırlayacak ya elbet... ona canım sıkılıyor.

Kısa sürdü, koruyamadık. Fetocu bir arkadaşım niye üzülüyorsunuz ki bizler atatürk propagandası ile büyüdük, aslında osmanlı zamanında halk böyleydi, bunu istiyordu, siz zoraki kendi kendinize gelin güvey oldunuz, şimdi eski haline döndürmeye çalışıyorlar ve başarıyorlarda da. O yüzden büyük bir kesim seviniyor dedi.

Namıssız avrupaya gitti ahkam kesiyor. Canım sıkıldı. Aslında dünyada boş bir yer bulup oraya yerleşsek onlara burayı bıraksak bklarında boğulsalar belki bir kısmı anlar cumhuriyetin ne olduğunu da işte böyle avrupaya amerikaya dağılınca onlara beyin ve iş gücü oluyoruz bi halta da yaramıyor.

Elden de bir şey gelmiyor. Destekletecek parti bırakmayacaklar. Elimizde tek oy kullanma gücü vardı, onu da ya çaldırıyorlar ya adayları paketliyorlar.

Akıl sağlığını korumu sınavı gibi bir yer oldu ülke iyice. Elden gelen bir şey kaldı mı? Orduyu dağıttılar, milli eğitimi dağıttılar, devlet kurumları mhp li ve akp li doldu. Sokaklar desen... tesadüfen yaşıyoruz.

Daha geçen antepte bir çocuğu bıçaklayıp kalbini söktüler. Gündem olmadı bile doğru düzgün.

Sonra da hala çocuk yapın çok güzel bişey :))))) bk güzel bişey al sal çocuğunu bakalım dışarı da bir soysuz laf atsın deşsin. Geleceğimizi, her şeyimizi çaldılar.

Atam da umutsuz durum yoktur umutsuz insan vardır demiş ama umut olsa ne yazar? Ne yapılabilir?
0
ananiyimioguz
(01.07.25)
Ömrü uzun. Halkın yarısından çoğu milliyetçi. Kimse şeriat peşinde değil. Herkesin rahatı yerinde. Bir bok olmaz, dert arama kendine boş ver.
0
Shepard
(01.07.25)
Atatürk zamanında cevabı vermiş;
"Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır"
0
sessizsakinbir
(01.07.25)
@ Shepard, hıhım gördük milliyetçileri konusturma simdi

Ayrıca kimin rahatı yerinde şu ortamda? Şimdilik kazanıyorsun diye batan gemide keman çalıyorsun gibi geliyor.
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.25)
Bir anlık sinirle yazmışsın olarak varsayıyorum. Aksi halde ağır saçmalık içeriyor bu yazı. Ya Cumhuriyet tarihinden haberin yok ya da olan biten olayları doğru okuyamıyorsun.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez mi muhalifler hapse atılıyor, belli bir kesim üzerinde yoğun baskı var sanıyorsun? İlk kez mi insanlar başka ülkelere kaçıyor sanıyorsun? Bugün yaşananları asla hafife almıyorum ama bundan çok daha ağır dönemleri atlattı bu ülke. Bunu da atlatır.

"cumhuriyetçiler gitsin, orta doğulu yobaz cahil cühela halk gelsin istiyorlar" savı da tutarsız. Günlük popülist politikaları genel geçer ideal olarak okumamak lazım. Şu an iktidarda olan kesim bu zenginliği, bu gücü cumhuriyete borçlu zaten. Adam Humeyni gibi devrim yapıp şeriatla gelmedi ki? Seçimle geldi. Bu düzeni kendine göre eğip bükebilirler ama tamamen ortadan kaldırsalar kendileri de yoklar.

Baskıların bu kadar artması ve özellikle CHP üzerinde yoğunlaşmasının da tek sebebi artık onları yenebilecek birleşik bir güç var karşılarında ve istedikleri yöne çekemiyorlar. Altılı masa "farklı kesimleri birleştirdik" mantığıyla bakınca göze hoş gibi görünüyordu. Ama kendi içinde kaynayan bir kazan gibiydi. Zaten CHP'yi çıkar hepsi sağ/muhafazakar partiler. Asla bir araya gelemeyecek, taban tabana zıt şahıslar aynı masaya oturdu. Tek motivasyonu "anti-Erdoğan" olan o masa zaten seçimi kazansa bile ülkeyi yönetebilecek ortak bir akla sahip değildi. Ayrıca Erdoğan istediği gibi oynayabiliyordu altılı masa ile. Son anda Akşener'in masadan kalkma şovu ve seçim sonrası saraya gidip Erdoğan'ın elini sıkması bile basit bir örneği.

Bugüne dönersek artık o kadar rahat manipüle edebileceği bir oluşum değil karşısındaki ve gerçekten kaybedeceğinin farkında. İstediği kadar baskı yapsın. Halk nezdinde şu yapılanların asla karşılığı yok. Bunu yerel seçimde gördük. CHP resmen şov yaptı. Bu kafayla devam ederse iktidar kendilerini tarihten silecekler.
0
himmet dayi
(01.07.25)
cumhuriyet kismi 100 sene dayanamadi. 16 nisan 2017'de muhursuz pusulalarla baskanlik secimiyle turkiye ortadogu devleti oldu artik. toprak butunlugunu de bu gidisle 50-100 sene bile koruyabileceginden emin degilim.

x.com
0
gule gule
(01.07.25)
@ananiyimioguz, sana dokunan bir şey yok ki? Sadece güçlü adamlara denk gelme yeter. Ama bu Amerika'da da böyle. Gelir adaletsizliği mesela gir reddit'e millet paycheck to paycheck yaşıyor halkın yarısı diye ağlıyorlar. Adaletsizlik orada da var. ICE ne yapıyor ulan diye tartışmalar dönüyor. Dünyanın her yerinde aynı şeyler dönüyor. Sen kendi işine bakacaksın. Yok leman şunu yapmış, aaa kemalistlere ölüm demişler bilmem ne. Abi boş ver geç. Antep'te çocuk diyorsun, bu her yerde oluyor. İşine bakacaksın, beladan uzak duracaksın, şanslıysan da sorun yaşamazsın. Bugün düğün konvoyuna, taş attılar. Kadın yine ciyak ciyak bağırdı, ama adam olan orada inatlaşmaz. Geri geri sürer. Yol kapalı, sana açmayacakları belli.

Yani kısaca senin mantığın biraz tuhaf işliyor. İşine bakmıyorsun, medyada bir şeyler görüp gaza geliyorsun gibi. Lan dağınık yazmışım :/ neyse sana bu kadar yeter abi.
0
Shepard
(01.07.25)
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
0
ebeş
(01.07.25)
içten değil dıştan yıkılacağını düşünüyorum. ‘orta doğuyla türkiye’yi bir tutma’ diyebilirsiniz ama bunu gidin amerika’ya, rusya’ya, israil’e anlatın, ‘biz ırak gibi değiliz abey seküler ve daha eğitimli bir halkız’ diyin.

sanayi devrimi ve kapitalizmle kurulan düzen prime dönemini geçeli çok oldu, eninde sonunda çöküşü başlayacak. ve dominant ülkeler düzenlerini koruyabilmek için şimdikinden daha da agresif olacaklar. dünya barışı yeni çağda uydurulmuş bir kavram. insanlık tarihinde bundan daha barışçıl bir dönem olmadı ve bu da nihayetinde bitip varsayılan düzene geçilecek (bkz. entropi).

ülkenin ekonomisi, dış siyasetteki gücü, demografisi, sosyal normları her şeyi bitik zaten. bu kadar bireyselci ve konformist bir dönemde kimseyi de milli duygularla cepheye gönderemezsiniz. kaldı ki böyle olmasa bile vatan millet sakarya’yla savaş kazanılacak yüzyılı geçtik. askeri ve teknolojik gücüyle (yani ekonomisiyle) güçlü olan ülke zayıf ülkeyi kolaylıkla yutuyor.

özetle türkiye’nin er ya da geç orta doğudaki yıkım zincirine dahil olacağını düşünüyorum. ama bunu görmeye bizim ömrümüz yeter mi bilmiyorum. umarım da görmeyiz.
0
sir gawain
(01.07.25)
Gavur denilen beyaz Türkleri, laikleri bu topraklardan çıkarırsan ülkenin Irak'tan, Afganistan'tan farkı kalmaz. Kendileri de bu durumun farkındalar.

Cumhuriyete su gibi muhtaçlar.
0
HellKeePer
(01.07.25)
Çabuk demoralize olduğumun farkindayim. Ulkenin bu tarz hatta daha kotu donemler atlattiginin da farkindayim. Fakat "atlattı" demek yaşadı ve kurtuldu demek. Biz kurtulmadık ki. İyiye giden tek bir şey yok. Daha kötü oldu. Satılan topraklar, şirketler, özelleştirilen devlet kurumları, dışa bağımlılık, besinlerdeki denetimsizlik, mülteci akını, mafyalaşmış bir iktidar, artan vergiler, cemaatlerin giderek güçlenmesi... liste uzayıp gidiyor. Bunlar azalmıyor ki? Hepsini geçtim eskiden habercilik vardı. Bu adamlar önce medyayı satın aldılar. Şuan tv yi açın kaç tane düzgün haber kanalı var? Bir kaç gerçekleri söyleyen, eleştirene de cezayı yapıştırıyorlar.

Nasıl umutla bakabiliyorsunuz? Yaaa takma kardesim uc bes teror orgutu fonlaniyor karisiklik cikartiyor... demek nasil bir rahatlıktır yani ne olunca ciddiye almak gerekiyor tam olarak? Öcalan çıkınca mı, bunlar bir yeri kundaklayınca mı? Tüm muhalefet içeri alınınca mı? Ki bugun de baya bir tutuklama oldu.

Ayrıca sistem cumhriyete ihtiyaç duyuyor diyorsunuz da adam padişahlığını ha ilan etti ha edecek. Cumhuriyet mi kaldı. T.C ibaresi kurumlardan kaldırıldı. Andımız kaldırıldı. Adında atatürk geçiyor diye havaalanı kapatıldı abi yapmayın gözünüzü seveyim.
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.25)
Cumhuriyet icin olebilecek milyonlar var. dugmelere basiyorlar ama kosullar olusmadi henuz. olusursa kendini atese atacaklar seni sok eder.
0
tezek
(01.07.25)
@ tezek, son olaylardaki kalabalığı görünce biraz umutlansam da bana çok gerçekçi gelmiyor bu ama umarım öyle olur. ne olunca atacaklar bakalım bekliyoruz.
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.25)
ananiyimioguz +1

Kesinlikle endişelerine katılıyorum ve hiç de abarttığını düşünmüyorum. Ayrıca bu ülkede muhalifler için bundan daha kötü, daha ağır bir dönem kesinlikle olmadı. Olduysa ne zamanmış söyleyin bilelim. Bunun muadili demokrat parti dönemi. Orada da aynı bu şekilde din tüccarlığı ile halkın hassasiyetlerine oynamışlar ve iktidar olmuşlar. Ama o zaman korktukları bir yapı olarak ordu varmış. Şimdi kesinlikle bunları dengeleyecek bir kurum yok. İstedikleri gibi at koşturuyorlar. Ayrıca eğer cumhuriyet için ülkede bir iç savaş çıkarsa da bunların karşısında duracak kimse yok. Bunlar son derece örgütlüler ve daha da korkuncu silahlılar. Şu tarikatlarda bile küçücük çocuklar militan gibi alttan geliyor. Laik, seküler kesim bunlarla asla başa çıkamaz. Olası bir seküler-muhafazakar gerginliğinde sokakta kafa keser bunlar, kimse de bişey diyemez. Ayrıca pusuda bekleyen bir kürt gerçeği de var. Onlar da ülke bölünsün diye fırsat kolluyor. Rejim değişsin diye beraber hareket edeceklerdir şimdi olduğu gibi.

Kısacası işimiz zor ve hiç umut yok.
0
messor
(01.07.25)
Çökerse siyaseten değilde ahlaksızlık yönünden çöker. Türkiye'de Edirne'den kars'a her yerinde sosyal çürüme var. Bu kadar ahlaksızlığa hiç bir ülke dayanmaz.

Birde Türklerin doğum hızı düştü gelecekte zor günler bekliyor ülkeyi.
0
komando kani var bende
(01.07.25)
Hiç bir şey yapılamaz. Atı alan Üsküdar'ı geçti.
0
gabe h coud
(01.07.25)
Fazla kalmadı bence. Kimse şeriat peşinde değil ve rahat gibi görünse de en laik görünen bile işe girmek için gizliden akp'ye yanaşıyor.
0
runaway
(01.07.25)
Halk, gençler mevcut iktidarı istemiyormuş, o yüzden duramazlarmış. Bir Maduro'ya bakın isterseniz.
Neredeyse tüm dünyanın her istediğini veren, dolayıyla tüm dünyanın desteklediği bir yönetim var başımızda. Devleti de tamamen ele geçirmişler.

Buradan dönmesi imkansıza yakın.
0
parka
(01.07.25)
açıkşası ben şu anki sosyolojik ve jeopolitik çizgide türkiye diye bir ülkenin nasıl olabildiğine ve devam edebildiğine şaşırıyorum. atatürk çok büyük bir insanmış.
0
rain when i die
(01.07.25)
1950 sonrası menderes devam etseydi şu ana benzer bir durum olacaktı zaten. her dönem oluyor bu süreçler. tek itici nokta siyasal islamcılar bu kadar alanen ortalıkta değildi. türkiye bu yükü de atar ve devam eder.
0
mikahakkinen
(01.07.25)
Türkiye kötü ben yurtdisina gidiyorum diye yurtdisina gidenlerle (kariyer tercihi vb ya da başka sebepleri tenzih ederim), Afganistan Pakistan suriyeden falan kaçıp turkiyeye gelenler arasında yapısal olarak bir fark yok.

Ben ülke ömründen ziyade yapısal birtakım değişiklik(ler) olacağını düşünüyorum. Biri oldu cumhurbaşkanlığı baskanlik sistemi referandumunda. Devamı ne olur bilinmez.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
@komando kani var bende +1

Sadece ahlakı çalışsak, hatta ahlakın sadece kendi yapabileceğimiz birer ucundan tutabilsek ve sadece kendimizi düzeltsek, hem hayatı yaşama tarzımız çok daha gerçek ve anlamlı olur hem de başkalarından da bunu beklemeye hakkımız olur.

Sadece kendimizdeki sadece 1 yanlışı değiştirmek. Mesela dedikoduyu bırakmak. Mesela zaman yönetimini iyileştirmek. Mesela (rüşvetle burun buruna yaşayanlar için söylüyorum, alakası olmayanlar için değil) rüşvetten uzaklaşabilmek. Çok fazla örneği var, hepimize düzen bir şeyler var illa ki. Hepimiz yapabileceğimiz sadece 1 şeyin peşine düşebilsek ve onu düzeltebilsek bile muazzam fark yaratırız.

Şunu söylemeden geçemeyeceğim.

Biz dedikoduya yönetilen bir halkız. Yukarıda biri "önce medyayı satın aldılar" demiş, evet tam olarak bunun içindi bu. Çünkü Müslüman olduğunu iddia eden halkın çok büyük bir çoğunluğu, işittiği herhangi bir bilgiye inanmaya alışkın. Halbuki Kur'an'da açıkça yazar, size gelen bir habere körü körüne inanmayın, araştırıp doğruladıktan sonra inanın der. Bunu bilmemiz gerekir, Müslümanı diyorsak. Sadece bilmek değil yaşamak da gerekir.

Sadece bu tutumumuzu bile değiştirsek, ama hepimiz, hep birlikte ve eş zamanlı olarak. Neler olur neler.
0
muhayyer divan
(01.07.25)
Irkçı emperyalistler + siyonist lobi bölgede asla tek parça güçlü bir Türkiye istemiyor. Bunun için canhıraş çalışıyor.

Bir dönem ekonomik rahatlama görülse de bu ırak, Libya ve Suriye savaşlarına verilen destek dolayısıyla gelen sıcak parayla oldu. Faiziyle geri gidiyor.

Bundan sonra bölgede sömürülen diğer ülkelerle birlikte bir direniş cephesi oluşturmaktan başka çıkar yol yok. Ancak böylece masaya otururlar.

Benzeri Somali, Sudan gibi ülkelerde de olan birbirini hain ilan eden farklı fikirlerin kavgası en büyük tehlike. Gereksiz tartışmalar ,fanatik tarafgirlik insanı kör eder. Gerçek tehlike görünmez.
0
hebanon
(01.07.25)
Ben de umutluydum ama Ekrem'in diplomasını iptal edip içeri aldıklarında dedim "Bunlar her şeyi göze almış!"

Ahmet Şık açık açık söyledi seçimle iktidar değişimi dönemi kapandı diye: youtu.be

Ha öyle şeriat meriat gelmez ama Putin tipi yönetim olur işte, oligarklar falan.
0
halitkin
(01.07.25)
tr'ye hiç bir şey olmaz.

önce de iyi değildi. daha önce iyiydi algısı tamamen romantizm.
0
gurur
(01.07.25)
0
late viper
(02.07.25)
(10)

Yemeden duramıyorum

ananiyimioguz
Ara ara vuruyor bana böyle normalde 2 öğün beslenirim ama evden masa başı çalıştığım için bazı dönemler canım sıkıldıkça gidip yiyecek bişeyler alıyorum yanıma.Kuruyemiş, çikolata, kahve, smoothie, meyve, dolapta kalmış yemekler, dondurma vs...Liste uzar gider. Evde ne varsa saat başı koyuyorum önüm
Ara ara vuruyor bana böyle normalde 2 öğün beslenirim ama evden masa başı çalıştığım için bazı dönemler canım sıkıldıkça gidip yiyecek bişeyler alıyorum yanıma.

Kuruyemiş, çikolata, kahve, smoothie, meyve, dolapta kalmış yemekler, dondurma vs...

Liste uzar gider. Evde ne varsa saat başı koyuyorum önüme. Hiç bişey bulamazsam su, maden suyu falan. Ağzım boş durmuyor.

Benimkisi biraz ağız tiryakiliği gibi oldu. Bu illetten nasıl kurtulunur? Hemen de geçmiyor aylar sürebiliyor.

Frenlemeye çalışıyorum ama bağımlı gibi vücut artık otomatik kalkıp bir şeyler getiriyor.

Yani ot çöp bile olsa bişey ağzıma atmam veya kemirmem falan lazım gibi hissediyorum.

Az önce yine bişey bulamadım köpeğim için ayırdığım havuçlardan soydum geldim. Hayvanın rızkına da çöktüm.

Başlık biraz xhub video başlığı gibi oldu kusura bakmayın.
0
ananiyimioguz
(30.06.25)
cok kötüüü... bende vardi bu, gerci hala var :D. bildigin yeme bozuklugu.

mutsuz ve stresliyken oluyor. su an iyiyim mesela va ögle yemegimin yarisini bile yiyemedim.

bir bagimliligi direkt kesmen degil azaltarak birakman lazim diyorlar. beyni korkutmadan. mesela saat 3'te yiyecegim de ve saat 3'e kadar hic abur cubur bir sey yeme.
0
sonsuz
(30.06.25)
Reis; protein alımını arttır.
0
IxNesquikxI
(30.06.25)
@ sonsuz, pek bişey yapasım yok evet canım sıkkın biraz. saati hedef olarak belirlemeyi deneyeyim bi.

@ IxNesquikxI, kardeşim yazma canım çekiyor daha dün bitirdim top top nesquikleri.

şaka bir yana et tavuk balık 1-2 haftadır pek yemiyorum bi deneyim bakalım.
0
🌸ananiyimioguz
(30.06.25)
sekerin beyine oyun oynamasi biraz bu, celik gibi iradeniz olsa bile elbet sizi zayif yakalar. o yuzden protein alimi+1, ustune pek matah bulkasam da glisemik indekse gore beslenme ise yarayabilir.

rahmetli yavuz yorukoglu'nun 30 gunde 10 yil kitabini tavsiye ederim.
0
gule gule
(30.06.25)
Bu atak geldiginde yiyebileceginiz zararsiz kuruyemislere yonelin.Leblebi ilk aklima gelen.Cikolata,smoothie,dondurma falan aman diyeyim.O girdaba yakalanirsaniz cikis zor
0
turkuaz
(30.06.25)
kelin ilacı olsa...
0
neira
(30.06.25)
Şeker +1

Bir de vücut susuz kaldığı zaman da açlıkmış gibi algılayabiliyormuş, su eksikliği olabilir.
0
muhayyer divan
(30.06.25)
www.instagram.com

Burada daha ilk maddede demiş ki "sürekli açlık hissi, insülin direncinin ilk işaretlerinden biridir"
0
muhayyer divan
(30.06.25)
önce bir kan tahlili, doktor kontrolü.

sonrasında sezgisel beslenmeyle ilgili paylaşımlarda bulunan psikolog ve diyetisyenleri takip etmek. bu yaşıma kadar diyet, kaçamak yaptım telafi, ikame tatlar (yok işte yulaftan tiramisu, yalancı supangle filan), yasaklı olan yiyecekler vb. diye diye işkence etmişim psikolojime. yaşadığım özgürleşme duygumun tarifi yok bu sezgisel beslenme konusunu araştırdıkça.

bir de fiziksel açlık-duygusal açlık, yeme davranışı bozukluğu, duygusal yeme, tıkınırcasına yeme, saklayarak yeme, tırtıklayarak yeme, sağlıklı beslenme obsesyonu vb. kavramları araştırabilirsiniz. maalesef türkçe kaynaklar pek yeterli değil ama bu konuda türkçe çok bilgilendirici paylaşımlar yapan psikolog ve diyetisyenler var dediğim gibi.
0
Phoebe
(01.07.25)
"pek bişey yapasım yok evet canım sıkkın biraz"
yemenizin sebebi bu, sezgisel beslenmeyi araştırın+1
Belirli bir döngüye girdiyseniz evde, çalışma ortamında bu da tetikliyor. Belki bir şeyleri değiştirmeniz işe yarar, belirli bir süre dışarıda çalışmak, yürüyüşe çıkmak gibi.
0
hayalhayal
(01.07.25)
(4)

Yoğurtlar süt tozundan mı yapılıyor?

messina123
Twitterda gördüm. Bayağı da kendinden emin yazmış. Bu doğru mu?
Twitterda gördüm. Bayağı da kendinden emin yazmış. Bu doğru mu?
0
messina123
(28.06.25)
Hocam kendinden bayağı emin bir şekilde dünyanın düz olduğunu savunan insanlar da var, oluyor yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
Çalıştım falan demiş bilemedim
0
🌸messina123
(28.06.25)
Muhtemelen süt tozundan yapılanı da vardır, normal yapılan da vardır. 1-2 dandik marka üzerinden bütün markaları suçlaması yanlış, ama yok değildir öyle yapan.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
Hocam endüstriyel yoğurt yapımında süt tozu kullanılır ama bu komple yoğurt yapımıyla alakalı bir durum değil; yoğurt yapımında tüm işlemler bittikten sonra belli bir oranda süt tozu eklenip sonra buharlaştırma yapılır, bunun nedeni yoğurdun su salmasını engellemek zira fazla su salarsa daha kolay bozulma gerçekleşir, mesela ev yoğurdunda böyle bir şey yapılmadığı için daha fazla su salar, o şekilde düşün, bu zorunlu bir uygulama, yoksa komple süt tozuyla yoğurt yapmak zaten mümkün değil. Daha fazla araştırmak istersen "yoğurtta kuru madde arttırımı, kuru madde oranı, kuru madde tayini" diye aratabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
(11)

Kızlar kimin için giyiniyor.

the sound and the fury
Kızlar istediklerini sevdiklerini giyerler herhalde karşı cinse güzel görünmek içindir. Düşünüyorum da Galiba benim için kimse giyinmiyor kadınları etkilemek neden bu kadar zor?
Kızlar istediklerini sevdiklerini giyerler herhalde karşı cinse güzel görünmek içindir. Düşünüyorum da Galiba benim için kimse giyinmiyor kadınları etkilemek neden bu kadar zor?
0
the sound and the fury
(28.06.25)
Baskalarini bilmem de ben kendim icin giyiniyorum. Kendimi daha iyi, daha güzel hissetmek için.
0
matilda
(28.06.25)
Tam kendileri içindir muhtemelen yazacaktım ki biri yazmış bile. Bizdeki o dünyayı sklememe durumu karşı cinste yok. Bırakalım mutlu olacaklarsa nasıl istiyorlarsa giyinsinler.

O etkilememe konusunu da takma çok brom. İlla biri çıkar. Ben de saldım şahsen
0
messina123
(28.06.25)
Normal bir zamanda 40% kendileri için.

Karsi cinsi etkilemek gibi bir firsat varsa da 85% erkekler için.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
Kendilerini beğenmek ve çevresindeki hemcinslerince kıskanılmak için giyinirler. Benim gözlemim böyle.
0
Mirket
(28.06.25)
Hepimiz senin için giyiniyoruz şapşal ^^
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Kız grubu hiyerarşisi.
Senin için kimsenin giyinmemesinin sebebi de henüz bir kız grubunda ortalığı kizistiracak şekilde adının geçmemiş olmasıdır olsa olsa.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
kim icin giyindigine degil, kim icin soyunduguna bak :P
0
sonsuz
(28.06.25)
Sadece başkaları beğensin diye değil önce kendileri beğenmek ve kendilerini iyi hissetmek için giyinirler. Sadece kendini beğenip iyi hissetmek yetmez başkalarının da beğenmesini isterler, zira toplumun alışkanlıkları her yeni yetişen kızı etkiler ve şekillendirir.

Erkeklerin kadınları etkilemesinin en önemli kriteri özgüvendir. Özgüven çalış.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
kiz grubu hiyerarsisi+1

ortama adini guzel olmayan birisi soksa bile tum grubun davranisi degisiyor sana.
0
gule gule
(28.06.25)
Ortada bir rekabet var sence kim için giyiniyorlar?
0
olaylar olaylar
(29.06.25)
Karışır ya da yorum yaparsan kendileri için giyindiklerini söylüyorlar. Karşısındaki erkek, giyimine dikkat etmezse erkekler için giyindiklerini (erkeklerin ise karşılığında hiçbir emek vermediğini) söylüyorlar. Geri kalan durumlarda ise başka kadınlar için giyiniyorlar. Söylemediklerinde de ima ediyorlar. (3. cümle için) Aksi durumda "pişti olmak" ya da aynı kıyafet ile alakasız ve uzak iki ayrı tarihteki etkinliklerde fotoğraflarının olması bu kadar dert ettikleri bir konu olmazdı zaten.
0
nawar
(29.06.25)
(30)

Zenginlerden nefret ediyor musunuz?

messina123
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirini
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.

Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirinin oralara haramsız geldiğine de inanmıyorum.
0
messina123
(28.06.25)
Hiçbirinden nefret etmiyorum sınıf kinim yok, sadece AKP döneminde zenginleşen barzolardan ve onların jipe binen eşlerinden nefret ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
Ben onlara itibar edip bu hale getiren insanlardan nefret ediyorum. Kendileriyle hiçbir zaman sorunum olmadı. O haramsız geldigine inanmiyorum dediğin kısımlar da bir şeyler koparırız diye birilerinin bir şeylere tamam dediği aşamalarda oluyor.

Özetle, bana dokunmayan yılan bin yasasincilar oluşturuyor bu işleri.

Şarkısı bile var Jeffrey Bezos'un:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
jeff bezos ve elon musk'tan evet.
bill gates, warren buffett ama cok düzgün insanlar mesela. ikisi de miras birakmayacak ya da az birakacak su an fark ettim. ilginc.

bu sadece zenginlik degil. senin kullandigin özel jetin, yatin, keyfi uzay seyahatin bu dünyaya zarar veriyor. paran ver diye bunlari yapabuliyor olmaman lazim.

first class ucmak bir insana nasil yetmez anlamiyorum. kocaman bir yata neden ihtiyacin var. kac kisi misafir gelecek. tamamen gösteris bazi seyler. ya da aclik. gözleri doymuyor.
0
sonsuz
(28.06.25)
Haset yapan fakirlerden nefret ediyorum. 2 ay kendi işini kur yönet desek sakalı bıyığı saçı kılı dökülecek adamlar gelmiş tanımadığı, sırf zengin olan insanlardan nefret ediyor. Ne haramı yemişler mesela? Çalış, işini kur sen de zengin ol. Kim tutuyor seni? Dünya'da işler insan ilişkileri ile yürüyor. Birisi olm messina123 var şöyle iyi böyle iyi derse tanımadığım adamı alıp riske girmem. Çünkü sen tanıdık olarak girdin ve birbirimizi mahçup etmemeliyiz, ortak bir dostumuz var.
0
Shepard
(28.06.25)
@shepard, ne alaka ya?
senin kendi interview skillerine güvenemeyip baskasinin lafiyla hareket etmenle ultra zenginlerin ne alakasi var?
0
sonsuz
(28.06.25)
ediyorum. benim için iyi insan kriterlerinden biridir aynı zamanda. çok zenginleri öven ve sempati duyan biriyle mecburiyet dışında muhatap olmam. ama dediğin gibi bu aşırı zenginler için geçerli, yoksa mevcut ekonomik sistemde kendi işi var veya zenginleşti diye herkesi otomatik "kötü" algılamam, hepsi öyle olmak zorunda değil.
0
der meister
(28.06.25)
@shepard mesele sen değilsin bro sen niye üstüne alındın? Konu en tepedekiler. Sen onların sineği bile olamazsın zaten. 3-5 milyonluk adamları kim kıskansın. Yazıyı yeniden gözünle oku
0
🌸messina123
(28.06.25)
Ayrıca sinek lafını hakaret olarak algılama. Ben de onların sineği bile olamam. Not olarak belirtelim
0
🌸messina123
(28.06.25)
Tuncel Kurtiz'in "Zengin olma tehlikesini çok şükür atlattım." gibi bir sözü vardı. Çok zengin olmak bayağı ahlaksızlıkla eşdeğer bir şey.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Evet ediyorum.

Özellikle Taylor Swift gibi görgüsüz olanlarından daha çok nefret ediyorum.

Sonra bir de biz fanilere dünyayı ve çevreyi koruyalım palavraları sıkmalarından da nefret ediyorum.
0
chicha_v2
(28.06.25)
Hepinizin ayıla bayıla kullandığı yapay zeka, çok zengin birinin daha da zengin olabilmek için harcadığı parayla ortaya çıkarılmış bir şey.

Bugün dünya, vebadan, koleradan kırılmıyorsa, tıp bu kadar ilerlediyse hep onların daha zengin olma gayretleri sonucu.

Sadece tıp değil ki, yaşam kaliteni artıran her şey onların firmalarının eseri. Sıçtığın klozeti bile onlardan birinin firmasının arge biriminin tasarımıdır.

Çağımızdaki tüm gelişme sermaye birikiminin sonucudur.

Onlar uğraşsın yapsın, ben kullanıp rahat edeyim ama olsun ben sermaye düşmanıyım. Hadi canım.
0
Mirket
(28.06.25)
Tam tersine fakirlerden nefret ederim.

Egitimsizdirler, cahildirler, hayattaki zevklerin kiymetini bilmez kendinden doganlari da kebdileri gibi yetistirir.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
@mirket verdiğin bilgilerin doğruluk payı yok.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Şirketi etik değerlere uymayan, monopoly yaratmaya çalışan, mali gücü ile siyasi yörüngeyi değiştirmeye çalışan, medyalari satın alıp oradan buna göre haberler yapan, devletlerden büyüklesip devletleri tehdit edecek duruma gelen vs her şirketten nefret ederim ve aynı zamanda bu yola koyan sahibinden de.

Yani olayım zengin olmalari değil, bu paranın onlara yetmeyip daha da fazlasi, daha da az isci, daha az maas, daha çok kar, daha ucuz üretim, daha çok offshore, daha az vergi, daha az işçi hakki, daha az regülasyon için uğraşan bütün herkesten nefret ederim. Bundan 60 sene önce olsa bizlere radyasyonlu boya fırçasi yalatacak ama regülasyonlar sebebiyle yapamadigi için sikayet edenlerin hepsinden.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
Nefret etmiyorum.

Ama özellikle de bahsettiğiniz seviyede zengin bir insan bunu sadece kendi emeğiyle yapmış olmuyor. Bir şekilde birkaç nesil belki şanslı, belki yetenekli belki ahlaksız belki de tüm bunların bir oranda karışmasıyla böyle zenfşnlikler oluşuyor.

Bu zenginliği kendisinin çok üstün bir insan olmasına, diğer insanların da tembel veya alt insan olmasına bağlayan, bunu ima edenler bana çok çiğ ve çirkin geliyor.
Adeta boyu uzun diye veya göz rengi belli bir renk diye övünen bir insan gibi.

Yine de unutmayalım ki siz de ben de o dünyaya doğsaydık bir miktar öyle hissedecektik.
0
michael_knight
(28.06.25)
Etmiyorum. Nefret ya da sevgi, saygı vs. herhangi bir hissiyatım yok.
0
gabe h coud
(28.06.25)
zenginlerden kisisel olarak nefret etmiyorum, dogalarinin geregini yapiyorlar. ama bu gelir esitsizliginin olusmasini saglayan sistemden ve buna canak tutanlardan ve buna ses cikarmayanlardan nefret ediyorum orasi dogru. zenginlesmede ve kazanmada problem yok ama bunu saglayan mekanizmalarin liberal ekonomide olcusuz zenginlesme saglamasi cok korkunc. yani insanlarin %80'i sefil %90'u gecim sikintisiyla yasamiyor olsa zenginlerin para istiflemesine laf etmemenizi anlayacagim da, su korkunc duzene karsi cikmayi da sermaye dusmanligi ve sinif kini olarak yansitmak gercekten cok habis.

@mirket; mesela cok tehlikeli bir sermaye savunuculugu yapiyor. oncelikle soyledigi seyler dogru degil. yapay zeka asiri zenginler tarafindan gelistirilmedi, non-profit open ai tarafindan gelistirildi. ha teknolojiik gelismeler sahibini zengin yapar orasi dogru ama zenginler tarafindan gelistirildigi dogru degil. microsoft, google vs kullandigimiz sistemler asiri sermaye sahipleri tarafindan gelistirilmedi. gelistirenlerini zengin yapti orasi ayri. microsoft 20 yaslarindaki muhendisler, google stanford phd'li adamlar tarafindan gelistirildi.

yanildigi ikinci nokta da sermaye vaadi olmadan insanlarin bir sey yapmayacagi fikri. insan sadece para hirsiyla degil hakikatin bir vechesini anlamak, veya bir seyler yaratmak hirsiyla da hareket eder. hatta asil bir seyleri yaratabilenler bu sekilde hareket eder. pasteur, fleming para hirsiyla hareket etmediler. newton, einstein ya su gravitasyonu cozsek ne para kaldiririz diye hareket etmediler. onlarin zihinsel sermayeleri sayesinde bugun gps'ten nerede oldugunuzu biliyorsunuz. kendi karakterinizi butun insanlara genellemeyiniz. insan zaten kendi haline birakildiginda duydugu meraktan harekete gececektir. volvo 3 noktali emniyet kemerini buldugunda dur ulan suradan ne para kirariz demeyip patentin ucretsiz kullanim haklarini ortaya salmistir. insanin can havliyle kendi kicini kurtarmaya calistigi sistemde elbette insan para icin her seyi yapiyor gibi gozukebilir. ancak insanin gercek degerini olusturan yaraticilik, zeka ve ahlak para ve guc hirsindan cok farkli kulvarlarda.

iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok. zenginlesmede de problem yok. ama olcusuz zenginlesmede problem var. somuru sonucu zenginlesmede problem var. herkese guzel spor ayakkabi satmada problem yok ama guneydogu asyadaki insanlari hayvani kosullarda saatlik $1-2 dolara calistirip zenginlesmekte sikinti var. bu sikintiyi goremiyorsaniz uzucu.

soyledigi tek dogru sey bazi buyuk atilimlar ve girisimler icin sermaye birikiminin gerektigi. buraya katiliyorum. ancak katilmadigim nokta bu sermayenin illa bir kisinin altinda birikmesi gerektigi on kabulu. sermayeyi baska sekillerde de biriktirebilirsiniz. fonlarda da biriktirebilirsiniz, yonetimi icin baska bir mekanizma da kurabilirsiniz. sermayeyi tek bir kiside biriktirip ondan sonra babadan ogula gecmesini saglamak tam tersine ekonomide ciddi bir donukluk yaratiyor. bunun alternatifi yokmus gibi dusunmek de ne diyelim zihinsel esnekligin eksikligi mi diyelim.

en zekilerimizi alip gecim korkusuyla somuruyor olmamiz onlarin zekalarini en iyi sekilde kullandigimiz anlamina gelmiyor. insan olarak aklimizi ve ahlakimizi kullanarak maksimum sayida insanin, yine bir meritokrasi ekseninde, sisteme katki yaptigi kadar donus aldigi, ahlakli bir mekanizma kurulabilir. zaten kurulacak da. tarih bir sekilde hep ilerliyor. ancak mankafa insanlarla ilerlemek cok yavas oldugundan yuzyillar bos yere harcanacak ve milyonlarca insan daha serefsizce somurulmeye devam edecek.

ancak 500 sene once bir kralin tek bir sozuyle butun mal varliginiza cokuluyordu. hatta birakin krali elinde yeterli guc bulunan herhangi bir kimse maliniza cokebiliyordu. bugun bunun derecesi oldukca azaldi. siyasi erk halka verildi. gidisat gosteriyor ki bir gun gelecek ve ekonomik erk de halkla paylasilacak. ancak o zamana kadar cok cok insan sermayesini gereksiz yere hharcamaya devam edecegiz.
0
antikadimag
(28.06.25)
@sonsuz abicim ne interview skili? Bak insan ilişkileri ile yürür bu işler diyorum. Senin torpil dediğin şey aslında dünyanın normali. Tecrübe etmemiş olabilirsin diye yazıyorum, mesela bir usta tanıdık vasıtasıyla gelip işini yaptıysa ve yanlışı varsa düzeltmeye daha meyilli olur. Kime göre? Tanımadığın bir ustaya göre. Çünkü insanlar, insanlarla kötü olmak istemez. Herkes sevilmek, saygı görmek ister. Personel de öyle. Torpille geldi diye interview yapıyorsun ama güvencen var. Tanıdık vasıtası.

@messina123 lan alınmadım, şunu diyorum kısaca. Birileri bir yere geldi diye nefret etmeniz saçma. Git çalış, gör bakalım nasıl oluyormuş bu işler. Kendi işini kuran, büyüten herkes 7/24 her gün çalışmış insanlar. Bunun ne demek olduğunu denemeyen bilmez. Mesela Bill Gates, adam ne yatırımlar yapmış Afrika'da. Ama millet cahil cahil o nüfusu azaltmaya çalışıyor, hastalık yayıyor demiş. Ulan adam donuna kadar bağışladı. Nefret edebilmek için haset ediyor olmak lazım.

mirket +111

Onlar olmazsa şu anki dünya yine olurdu ama onların ismi farklı olurdu. O yüzden saçmalık nefret etmeniz. Olm dünyada eşit gelir diye bir şey olamaz. Herkese 200k maaş vereceksen temizliği kim yapacak? Daha geçen ağlıyordunuz temizlikçi evime gelmiyor bulamıyorum diye.
0
Shepard
(28.06.25)
antikadimag+1 not almalık bi yazı olmuş

sermaye dusmaniyim. patron savunan amelelerin enerjisi yalakaliktan mi geliyo acaba
0
ala09
(28.06.25)
:) aklıma grinin elli tonu filminde vatandaşın okul diploma töreninde söyledikleri geldi. Bir gün bütün dünyada açlık ve fakirlik bitecekmiş, bunun için uğraşıyormuş falan. Filmin sonrası malum :))

Bahsettiğin zenginlerden nefret etmem için, insanlara ve doğaya zarar verdiklerini bilmem lazım. Bilerek ve isteyerek yapıyorlardır çünkü.

Pırlanta üretiminde ya da elmas elde etme konusunda çok fazla insanın kanına girdiklerini biliyorum mesela, altın için bizim ülkemizdeki doğanın ağzına ettiklerini de biliyorum. Yeter sebep mi? Evet. Nefret ediyorum yani.

Ayrıca islamiyette "helal" diye ifade edilen yollardan zengin olmadıkları da bir gerçek. Hatta kimsenin de helal yollardan zengin olmasına fırsat vermeyen bir sistemi yaşatıyor ve savunuyorlar, hatta saldırganlaşıyorlar. Bunu da düşününce nefret etmemek için bir sebep göremiyorum.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
Uzuuuun ve çelişki yumağı bir yazı olmuş.

'iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok.' demişsin de bunda problem var. O zenginden de nefret ediliyor. Mahalle kuyumcusu değilse, galerici değilse nefrete muhatap oluyor. Soruyu bir daha oku istersen.

Volvo 3 noktalı şeysini bulana kadar sence kaç volvoyu duvaa vurmuştur da içindeki mankenler oraya buraya savrulmuştur. Sence volvonun sahibi ulan bu volvoları duvara vuracağız ki para kazanabilelim dememiş midir? Sevabına mı vurdurmuştur duvara?

Bilim adamlarından bahsetmişsin? Onlar birer zenginin üniversitesinde çalışmıyor muydu? Evlerinin bodrumunda mıydı laboratuvarları. Edison her buluş sonrası koştur koştur patent almıyor muydu?

Adam windows xp de bıraksaydı. Ya yeter, bu servet benim yedi kuşak torunuma yeter deseydi, sen windows10 un windows 11 in konforunu bulabilecek miydin?

Birkaç tesadüfen bulunan şey hariç bütün buluşlar bir zenginin riske ettiği paradın eseridir.

Ayrıca gelir dağılımında adalet, zenginin değil siyasi iradenin sorumluluğundadır.

Ve evet @ala09. Sermaye düşmanı değilim. Yalakayım :)
0
Mirket
(28.06.25)
@mirket wins, flawless victory. Fatality çaktı. Bazı arkadaşlar bilmiyor ama donuna kadar kendini riske eden patronlar sayesinde iş bulabiliyorsunuz.
0
Shepard
(28.06.25)
@mirket; zenginler halklar kolay yönlendirilebilsin diye haber kanallari ve gazeteleri satın alirken, deregulasyon savunurken, ozellestirme savunurken ve bunları getirecek adamlara paraları dökerken siyasi irade nasıl olacak? Trump nasıl seçildiğini gördük arkasında zenginler oturuyordu hep. Herif zenginlerin yararina olan vize türünü bile elestiremedi korkusundan.

Şu an misal trump ne diyor; herkese vergi koyun, amerikan firmalarına koymayin. Başka ne diyor? Amerikan firmalarina yasalara uymadiklari için ceza kesmeyin. Bunlar çünkü politikacilarin ceplerini dolduran zenginler sebebiyle. Google üzülmesin, apple buzulmesin.

Bu arada bütün buluşlar zenginlerin riske ettiği para lafina da asla ve asla katılmıyorum. Biraz devletlerin şirketlere verdiği paralara bakarsan görürsün bunun sebebini. Bizim vergilerimizle devletler sirketlere paralar verir bunu da işte ARGE vs adı altinda yapar ya da fabrika acacaktir misal arazi bedava verir yok suyu elektriği ucuza verir. Şirketler ve zenginler öyle milyar dolarlarimi ortaya koydum demez.
Buna ek olarak zarar yazan sirket bunu vergiden düşebilir ama ben misal bu sene zarar yazarsam vergimden düşemem falan filan.
Misal elon musk; bakalim Tesla için devlet ne kadar para harcamis?
Bu şirketlerin hepsinin her sene bir davasi çıkıyor. Misal hatırlıyorum apple'in falan diğer firmalar ila başkamarinin çalışanlarını almama anlasmasi yaptığı ortaya çıkmıştı ki maaslar yukselmesin.
Al bak daha 2023ten Amazon için;
www.ftc.gov
Zenginler olmasa inovasyon olmaz falan filan bunlar tam da milyarderlerin seveceği şeyler. "Biz olmasak ac kalırsınız bu sebepten Dünya zenginliginin yüzde 90i bizde".

Abi bakın düzgün insanlari savunun da allah aşkına corporationlari, milyarderleri Einstein'mis tesla'ymis gibi savunmayin yani. Inovasyonlar emin olun kimsenin 100-200 milyar dolar değer sahibi olmasini gerektirecek kadar parayla olmuyor. Ve inovasyonlar bedavaya da olmuyor, bu sirketlerin hepsi devletlerden ödenekler alıyor, devletlerden vergi tasarrufu alıyor, devlet okullarini kullanıyor.
0
logisticsmanager
(29.06.25)
Siyasetin çarpıklığını, seçtiklerimizin yanlışlarını anlatıyorsun. Burda yanlışı yapanlar zenginler deeğil, yönetenler ve dolayısıyla yönetenleri seçenler.
Trump'dan bahsetmişsin. İkinci kez seçildiyse, seçenlerdedir sorun.

Seçenlerin cahilliğinden diyorsan, seçenlerden veya cahillikten nefret et. Apple o söylediğin şeyi yapmışsa onu yapabilmesine imkan tanıyan yöneticiyi seçenden nefret et.

Sistemde çarpıklık varsa o çarpıklıktan nefret et. Ben zenginden nefret ediyorum lafının yanlışlığını anlatıyorum ben.

Bugün Ekşide mi vardı. Adam 50 tane arabanın lastiğini patlatmış. Araba sahibi olanı zengin görüp zenginden nefret eden biri yapmış olmalı.
0
Mirket
(29.06.25)
hadi mirket kuyrugu dik tutmak icin bir seyler karalamis da, onun yancisi gibi gezen elemani tam anlamadim. eleman tanrinin bahsettigi dusunce mefhumunun o kadar fakiri ki, mevcut sistemin tek alternatifinin herkesin ayni maasi almasi oldugunu saniyor. adam baska bir alternatifi tahayyul bile edemiyor :) bilissel kapasitesi 0/1 seklinde calisiyor. simdi sen bu adamin oldugu yerde nasil daha adil bir duzeni kuracaksin? bu kafalari nasil yontacaksin daha iyi bir sistem icin. asil sorun bu.

@mirket hocam, sirf cevap vermis olmak icin cevap vermek tartisma adabina uymuyor. isin kotusu arguman olarak soyledigin seylerin zayifligi da bu mevzulardan ne kadar caktigini gosteriyor. boyle durumlarda sukut altindir diyerek er meydanindan cekilmek dahi imajina daha az zarar verecektir, ayiktirayim.

mesela o bilim adamlari nasil calismislar onu bile bilmiyorsun. devlet universitelerinde calisiyor bu adamlar. bugun kapitalist amerika'da bile universiteler ya publictir ya non-profittir ve ana geliri devletten aldiklari endowment'tir. yani deney ekipmanlari illa birinin mulkiyetinde olacak, devlet mulkunde olursa olmuyor. illa zengin birisi gel bunlarla oyna diyecek. komik. sermaye agresif serbest piyasa kosullarinda surekli survival modunda oldugundan deneysel calismalara giremez. devlet onemli gordugu alanlari ar-ge tesvikleri ve vergi indirimleriyle destekler.

edison zaten is adamidir. hemen gidip patent alir. edison hakkinda daha cok sey arastirdikca nasil bircok gelismeye kendi kazanci icin set koydugunu gorup sasiracaksin.

son olarak da gelir dagiliminda adalet siyasetin sorumlulugunda diyorsun. ancak sen ekonomik gucun konsolidasyonuna izin verince o ekonomik guc siyasete ambargo koyuyor, butun isleri o yonetiyor. para olmadan, guc odaklarinin destegi olmadan siyasi iktidara gelemedigin bir duzen yaratiliyor. sonra da bu duzenden gelir dagilimi bekliyorsun. bak bakalim dolar milyonerleri ne kadar vergi veriyormus. siyasi irade hicbir zaman gelir dagilimi yapmamistir, en fazla sermaye transferi yapar. bkz turkiye'de eski zenginlerden alinan paranin yeni zenginlerin cebine konulmasi.

neyse, mesele bu konulari bilmiyor olmaniz degil. mesele ortadaki ahlaksizligin ve kokusmuslugun farkina varamamaniz da degil. susup kosenizde otursaniz sorun olmayacak ancak uc kurus paranizla, zenginler iyi ki varlar yoksa ne poh yerdik sagolun agam diyerek pacalarindan tutmaniz ve onlari savunmaniz is degil.
0
antikadimag
(29.06.25)
@truenorth

vergilerden geliyor ve herkes vergi oduyor. hatta zenginler vergiden kaciyor. yahu donald trump, elon musk vergi odemiyor farkinda misiniz? sen evinin, arabanin vergisini kaciramazken zenginler o vergilerden "hukuki" yollarla kaciyor. para geri donmuyor. top %1 sermayenin yarisindan fazlasina sahip olmasina ragmen vergilerin %25 civarini oduyor. karsiliginda esitsizlik buyumeye devam ediyor.

tesla'nin federal income tax'i 0. adam 2 milyar dolarin uzerinde gelir elde edip karsiliginda vergi odemedi.
donald trump da ayni sekilde. ben bile %30 oderken cok sevdigimiz ve butun insanlik gelisimini borclu oldugumuz ultra zenginler %3-5'in ustunde odemiyor.

piketty'nin dedigi gibi r > g esitsizliginin oldugu her yerde tabii olarak sermaye birikir ve gelir esitsizligi artar.

ama zenginler haklilar. beni de boyle savunan culsuzlar olsa ben de semer vurmaya devam ederim. yuruyun zenginler, az bile!!!

valla artik yazmayacagim bu duyuruya.
0
antikadimag
(29.06.25)
hissettiginiz sey aslinda nefret degil, "kiskanclik".

dunya iki sey uzerine donuyor, para ve kuku.

kukuyu bulmasi o kadar zor degil icgudusel bir mevzu, dogustan hepimizin icinde bu hardware ve software var. ama para insanlarin yarattigi birsey, dogduktan sonra tanistigimiz bisey. isin boktan tarafi kitaplarda da ona nasil ulasacagimizin tarifi yok, ben cok aradim bulamadim. adamlar bu isi cozmusler. milyarlarca insan bunu cozemeden olup gidiyor toprak oluyor.

ama efendim adamlar vergi vermiyor. evet, hayvan gibi isdihdam sagliyorlar ama. Elonun sirketlerinde 125000 kisi calisiyor, x4 desek 500.000 kisi adam sayesinde tahminen ortalamanin cok uzerinde para kazaniyor.

bir de jeff bezoz ile bill gates arasinda ciddi ciddi fark oldugunu, birinin assagilik birisi oburunun kahraman oldugunu falan dusunmek trajikomik yaw.

falan filan..
0
cooperr
(29.06.25)
@antikadimag abicim vergi vermemeleri normal. Kafan almiyor olabilir, ama istihdam yapan cesur insanlar olmazsa maasli calismak isteyen arkadaslarimiz is bulamaz. Istihdam yapana da devlet çökmez. Sen istiyorsun ki bu adamlar vergi versin, ama bu adamlar şirkete yatirim yapiyor. Kar etmiyor haliyle. Arge yapiyor, yeni depo aliyor, esya araba aliyor. Sirketi buyutmezsen batma yoluna girersin. Olay bu kadar basit. Isveren olmayan arkadaşlar kendini belli ediyor. Gerçek dünya ile okuduğunuz şeyler arasında dünya kadar fark var. Vergi vermeyen illegal bir sey yapmiyor.

Gelir adaletini saglayacak fikrin varsa yaz, gorelim ne kadar sacma oldugunu.
0
Shepard
(29.06.25)
Etmiyorum.
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
Zenginlerden nefret etmiyorum. Ne kadar zengin oldukları da fark etmez. Zenginliklerini yolsuzlukla (vergilerin hortumlanması ile, ihaleye karıştırılan fesat ile, 2 liralık ürünü devlete 2000 dolara satış ile vs.), kaçakçılık ile, hırsızlıkla, hukukun çiğnenmesi ile, kıyak krediler ve kredi borçlarının ertelenmesi ile vs. şeklinde elde edenler hariç.
0
nawar
(29.06.25)
(3)

25 metrekare oda için klima

kizil karga
Nasıl olmalı gücü kuvveti ne olmalı?
Nasıl olmalı gücü kuvveti ne olmalı?
0
kizil karga
(28.06.25)
Şehir, cephe, pencere büyüklüğü, bina ısı yalıtımı da metrekare kadar önemli. Bu soruları cevaplıyorsun kaç BTUlük klima gerekiyor hesaplayan siteler vardı. Bir araştır istersen. Ne uğraşacağım dersen 12.000 BTUlük al, geç.
0
Mirket
(28.06.25)
söylendiği gibi etken fazla ve artık klima almak eskisi gibi ucuz olmadığı için biraz detaylı düşünmek gerekiyor. takılacak yer seninse, orada kalıcıysan, daikin veya mitsubishi heavy min. 12 bin btu, geçici takacağız belki yer bile değiştiririz günü kurtarsın yeter dersen sigma 9 bin işini çözer.
0
bravoteam
(28.06.25)
Şu dikine çalışan cihazlar var, evvelki sene 5000 lira mıydı neydi. Çok da iyi soğutuyor ortalığı.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
(3)

su arıtması hk

tuborg yesili
yasadıgımız yerde suların tuzlu olmasından dolayı ( evet 2025 türkiyesinde, yunan adalarında bile bu sorun yok) mecburen su arıtması almaya karar verdik.Konunun cahili olarak tüm fikir ve tecrübelerinize açığım. Sadece mutfak arıtması değil duşu da kapsaması gerekiyor.
yasadıgımız yerde suların tuzlu olmasından dolayı ( evet 2025 türkiyesinde, yunan adalarında bile bu sorun yok) mecburen su arıtması almaya karar verdik.

Konunun cahili olarak tüm fikir ve tecrübelerinize açığım. Sadece mutfak arıtması değil duşu da kapsaması gerekiyor.
0
tuborg yesili
(26.06.25)
Lütfen rainbow marka almayın. Baştan aşağı para tuzağı, başka hiçbir anlamı yok.
0
muhayyer divan
(26.06.25)
Duşun yani aslında tüm evin suyunu arıtacaksanız mutlaka araya hidrofor/pompa ve ufak da olsa depo gerekir. Çünkü arıtırken basıncı düşürüyorsunuz. İşinin ehli birisine yaptırmanız lazım ve motor için de yer/elektrik bağlantısı lazım, bilginiz olsun.
0
orient blue
(26.06.25)
maxi cabinet tarzı su yumuşatma cihazları var. şebeke girişine koyuyorsunuz, ara ara tuz eklemeniz gerekiyor. ben bir süredir kullanıyorum, memnunum. bir araştırın isterseniz.
0
Nomalisa
(26.06.25)
(6)

Ayıp mı ettim şimdi?

loch ness
Sevgili dostlarım selamlar :)Yakın zamanda sevgilimden ayrıldım. Bu 1.5 yıllık ilişkim boyunca benden çok hoşlandığını bildiğim, ancak şehir dışında yaşadığı için tercih etmediğim bir diğer kadına ayrılık vesilesiyle şans vermeye karar verdim. Yaşadığım şehre geldiğini öğrendim. Mesaj attım. 3 günlü
Sevgili dostlarım selamlar :)

Yakın zamanda sevgilimden ayrıldım. Bu 1.5 yıllık ilişkim boyunca benden çok hoşlandığını bildiğim, ancak şehir dışında yaşadığı için tercih etmediğim bir diğer kadına ayrılık vesilesiyle şans vermeye karar verdim. Yaşadığım şehre geldiğini öğrendim. Mesaj attım. 3 günlüğüne burada olduğunu öğrenince 1 gününü bana ayırmasını rica ettim. Çiçekler böcekler kalpli emojiler eşliğinde kabul etti ve 2 gün öncesinden yoğun şekilde mesajlar göndermeye, içtiği içecekten izlediği manzaraya kadar her şeyin fotoğrafını çekip göndermeye , "keşke burda olsaydın"lara , "keşke şu an yanında olabilseydim"lere başladı.Fazla hızlı geldi ve ilişkiye başlamışız gibi davranıyordu.

Planlamayı yapabilmek için konum istedim, takribi 30 km civarında bir mesafede konakladığını düşünüyordum ama attığı konum 80 km ötedeydi. Onu alıp götüreceğim restoran ise şehir merkezinden 45 dk mesafedeydi. Navigasyona göre onu alıp şehir merkezine dönmem 2 saat 40 dk. sürecekti, restorana gidip şehir merkezine geri gelmemiz 1.5 saat , onu kaldığı yere bırakıp evime dönmem ise yine 2 saat 40 dk.

Yakın arkadaşların referansı ile tanıştığımız için ilişkiye başlayıp başlamayacağıma karar vermeden bende kalmasına yada geceyi birlikte geçirme fikrine temkinli yaklaştım.Evden alıp eve bırakma senaryosunda da bütün gün şoförlük yapacaktım. Bu yüzden mesaj atıp, bir dahaki sefere kaldığın yere yakın bir yerlerde buluşma organize eder telafi ederiz , bu şekilde günümüz yollarda geçecek ve tat alamayacağız diyerek iptal ettim.

öğrendim ki, inanılmaz bozulmuş , tüm tadı kaçmış , istenmediğini düşünmüş vs. vs. . bana kalırsa verimsiz bir ilk buluşmadansa ertelemek çok daha sağlıklı bir hareketti. ayıp mı ettim şimdi ben?
0
loch ness
(26.06.25)
kendisi neden gelmiyordu? sizin mi almaniz gerekliydi? ya da kaldigi yere yakin bir yerde bulusma ayarlayamiyor muydunuz o gun?

bu ihtimaller degerlendirilmediyse biraz ayip olmus gibi.
0
lemmiwinks
(26.06.25)
kendisi toplu taşıma dışında gelemiyordu. onun kaldığı yer tatilde fazla popüler bir bölge olduğundan hem mekanlar hem yollar hınca hınç doluydu, rezervasyon bulabilmek imkansızdı. ben de kendi sahamda oynamak istiyordum açıkçası, bildiğim semt, bildiğim mekanlar, bildiğim menüler...
0
🌸loch ness
(26.06.25)
Büyük kabalık ya gerçekten çok ayıp.
İlla buluşacaksınız diye alman geri bırakman gerekmiyor ki, bunlara girmeye ne gerek vardı.
Ayrıca bu nasıl bir mekan ki değiştirilemiyor.
Çok takıntılı birisiniz sanırım.

Böyle bir şeye aşırı bozulurdum haklı olarak.

Desen ki;
Burası çok tersmiş mekan bu, sen de istiyorsan konum atayım orada buluşalım.
Ya da,
Düşündüğüm mekan çok ters böyle uzak bir yerde kaldığını tahmin etmemiştim başka bir mekan planlayalım. vs. vs.

Bence kızın çok hızlı ilerlemesinden rahatsız oldun ki bunda haklısın, ufacık bir konuyu büyütüp büyütüp buluşmayı erteleyecek hale getirdin.
0
mutekebbir
(26.06.25)
Aslında geldiği gün şehir merkezinde yüz yüze görüştük arkadaş grubu içinde. yine kısmen daha yakın bir yerden alırım diye düşünüyordum.

buluşmadan 3 gece önce "beni kaçta alırsın , alkol alır mıyız , şu olur mu bu biter mi?" soruları gelmeye başlayınca mesafeyi kontrol etmek istedim. aşırı uzak geldi.
0
🌸loch ness
(26.06.25)
Ben şu kısmı tam anlayamadim:
O böyle bir beklentideydi, açıkça dile getirdi de siz mi hayır dediniz? Eğer böyleyse ayıp bir şey yok, bozulmuş olabilir tamam ama sizlik bir durum yok.

O sordu, siz de önce evet diyip sonra hayır mı dediniz? Bu birazcık ayıp ama oha denilecek kadar değil.

Siz teklif edip, sonra birdenbire vazgeçtiniz, mi? İşte bu ayıp. Bana yapılsa bir daha görüşmem, arkadaşım anlatsa siktir et gitsin derim.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
O hızlı başlangıç karşısında ben olsam mesafe olmasa bile huzursuz olur ertelemek isterdim, huzursuzluk seviyeme göre bir yalan sallardım rahatlıkla. Ya da yalandan haz etmediysem dümdüz söylerdim, bir ilişkiye başlıyormuşuz hissine kapıldım, rahatsız oldum, tanımadan ilişki düşünmeyi doğru bulmuyorum, buna göre buluşmayı ertelemek istiyorum kabul edersen derdim.

Konu yollar olmazdı yani.

Yolları dert edecek kadar yorgun, sağlıksız, yoğun programlı bir insansam haklıyım ama o zaman da muhatabıma tutup da 1 gününü bana ayır demezdim.

O yolları çeşitli mola seçenekleriyle biraz daha eğlenceli ya da ilginç hale getirmek mümkündü mesela. Hem insanlar birbirini en iyi yolculukta tanır, iyi bir fırsatmış ama muhatabın üstüne atlaması epey fikir vermiş aslında.

Ayıp olmuş evet. Karşıdakini değersizleştirmek olmuş, ne yaparsa yapsın. Teklif senden gitmiş çünkü, erteleme de senden gitmiş. Muhatabın ben olsam ağzına tükürürüm. Beni insan yerine koyup da açık sözlü davranmadın derim.
0
muhayyer divan
(26.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.