Giriş
(4)

siyah zeytinde tağşiş nasıl yapılıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
seleye benzeyen ama kuru olmayan, tuzlu zeytinden ayakkabı boyası tadı aldım. elimi sürdüğümde yalnızca yağ görüyorum. ayakkabı boyası muhabbeti gerçek mi yoksa kimyevi bir benzerlikten dolayı mı tadları benziyor?
seleye benzeyen ama kuru olmayan, tuzlu zeytinden ayakkabı boyası tadı aldım. elimi sürdüğümde yalnızca yağ görüyorum. ayakkabı boyası muhabbeti gerçek mi yoksa kimyevi bir benzerlikten dolayı mı tadları benziyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Bir boya meselesi var ama ayakkabı boyasını bilmem.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
Aldığınız marka, market belliyse alo174 gıda ihbar hattını arayın
0
1917
(18.09.25)
önce zeytinin hileli olduğumu anlamamız lazım.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Siyah zeytini kostiğe batırıyorlar daha erken siyahlaşıyor. Eğer siyah zeytini yediğinizda çekirdeği simsiyahsa o zeytin kostiğe batırılmıştır. Çekirdeğin kahverengi olması gerekir.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
(5)

İlk arabam için bazı eşyalar(temizlik için vs)

Unde bach canim
Cabrio audi a3 aldım. İlk arabam olduğu için arabaya temizlik için va nasıl malzemeler almak lazım, cabrio araba için bir branda şart gibi. Bunu internette nereden temin ederim bilmiyorum. Aracın içi deri koltuk, paspaslar biraz kirli tozlu. Motorun içinde yaprak ve dal parçaları var. Hava üfleme ma
Cabrio audi a3 aldım. İlk arabam olduğu için arabaya temizlik için va nasıl malzemeler almak lazım, cabrio araba için bir branda şart gibi. Bunu internette nereden temin ederim bilmiyorum. Aracın içi deri koltuk, paspaslar biraz kirli tozlu. Motorun içinde yaprak ve dal parçaları var. Hava üfleme makinesi falan mı lazım bilemedim. İçin için de küçük süpürge falan
0
Unde bach canim
(18.09.25)
araba paspasları silkkelenerek temizlenir. çok kirlenirse su tutulur. türkoların paspasları naylon olduğu için sadece su tutuyorlar. koltuklar da hakeza temizlenen şeyler değildir. üzeri deri kıvamı alııncaya dek kullanılır, sonra kaplattılırlar. deri koltuklar yırtılacağı için yastıklı, masajlı sürücü oturağı zamazingosuyla kullanılırlar. arabalara branda örtmek görülmüş bir şey değildir. arabasını brandalayan birini görürseniz dalga geçerek kendisine getirin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Yaz için şemsiye güneşlik iyi oluyor özellikle yaz tatillerinde
0
mor oje
(18.09.25)
arabaların dış yüzey temizlikleriyse 2 tane 20 litrelik boya kovası, sünger ve el beziyle yapılır. tercihen düzenli olarak apartman görevlilerine haftalık 1 defa, 50 lira karşılığı yaptırılabilirler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
Buz kıracağı ve kilitler için buz çözücü almak iyi olabilir. Sıcak memlekette yaşamıyorsan yani.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
bizim bagajda sundan var: www.amazon.de
bunun icinde 6 adet mikrofiber bez, 3 adet cam bezi, cam temizleme spreyi ve kokpit temizleme spreyi, buz cözücü sprey, camlar icin buz kazima aleti, 5-6 tane cok kullanimli alisveris torbasi ve ilkyardim cantasi duruyor.
kendinden günes gözlügü asma yeri olmadigi icin ayrica klipsler aldik, günes siperligine taktik.
www.amazon.de bunun gibi bir sey.

www.amazon.de su hede en sevdigim sey, yagmurlu havada yan aynalari bununla fiti fiti cekiyorum oturdugum yerden yola öyle cikiyorum, silersen iz oluyor cünkü.

arabayi bir ic yikamaya götürün, ince is temizlesinler. sonra belli araliklarla siz yaparsiniz o isi, bir daha para vermeye gerek olmuyor temiz kullanip düzenli temizleyince.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.09.25)
(1)

Ankara, aile terapisti önerisi

kel aynak kusu
Selamlar, can sıkıcı bir mevzumuz var.. kısaca izah edip isim ya da kurum önerinizi isteyeceğim.Aile büyüklerim, 50küsür yaşına iki insan ve bi süredir aralarında şiddetli geçimsizlik yaşanıyor.Temel mesele babamın, bazı kayıplardan sonra yas sürecini iyi atlatamaması ve alkol bağımlılığı. Bu iki ko
Selamlar, can sıkıcı bir mevzumuz var.. kısaca izah edip isim ya da kurum önerinizi isteyeceğim.

Aile büyüklerim, 50küsür yaşına iki insan ve bi süredir aralarında şiddetli geçimsizlik yaşanıyor.

Temel mesele babamın, bazı kayıplardan sonra yas sürecini iyi atlatamaması ve alkol bağımlılığı. Bu iki konuda tecrübeli ve ankarada bulunan çiftlere destek sunan psikolog tanıdığınız varsa benle iletişime geçebilirseniz memnun olurum.

Sözlük dışı için: [email protected]
0
kel aynak kusu
(18.09.25)
Bu konuyu aile terapistinden önce alkol bağımlılığı tedavisi içerisinde alınan psikoterapinin çalışması gerekmez mi... bağımlılık çözülmedikçe yas atlatılamaz diye düşünüyorum çünkü bağımlılık zaten kaçış şekli. İşin aile terapisine taşınması için adamın bağımlılıktan kurtulması lazım. Eşiyle aynı kulvara gelmeli ki her iki tarafa da hitap eden bir aile terapisi alınabilsin...
0
muhayyer divan
(18.09.25)
(20)

bahçe katı ev almak?

goge bakan
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
0
goge bakan
(18.09.25)
giriş katının gürültüsü çok olur. hele ki daire sayısı çok ise.
0
lazpalle
(18.09.25)
Bahçe sizin kullanımınıza mı ait olacak ? Eğer bu özelliklerle bahçe sizin kullanımınıza ait olacak ise elbette alınır. Bahçe katlarında en büyük sorun güvenlik. O konuda endişeniz yoksa şehir içinde bahçeli evde oturmak gibisi var mı ? Fiyatı uygunsa kaçırmayın derim.
0
messor
(18.09.25)
eve böcek girmesi, yukarıdan toz, pislik izmarit vb atılması, yağmurda kapının önünün göllenmesi, kedi köpeğin bahçeyi tuvalet olarak kullanması, gürültü, güvenlik. aklıma gelen sorunlar bunlar
0
kisa
(18.09.25)
eğer bahçe kullanımı size ait olacaksa avantajları dezavantajlarına göre daha baskın olur.
bahçeye masa sandalye atıp oturabilecekseniz keyifli olur.
0
duyuruuser
(18.09.25)
böcek/fare/ karınca derdi hiç bitmiyor, kedileri falan arada eve girebiliyor/ ortak alansa çocukların top oynamaları bahçede oynamaları bitmiyor, size aitsede apartman yönetimi yine bir kulp bulup girmek için bahane bulabiliyor, üzerinize sürekli bişey sirkeler, camdan düşürürler.
0
eja
(18.09.25)
gürültü, toz, böcek, su basması.
0
orpheus
(18.09.25)
yerden soğuğu çekmesi, rutubet, gürültü, toz/pislik, böcek, fare, medeniyetle alakası olmayan insanlar
0
nahtoderfahrung
(18.09.25)
tuvalet taşması.
0
antihero
(18.09.25)
Sarıyerde bahçeli bi evde birkaç yıl yaşadık, en son fare bardağı taşıran son damla oldu. Öncesinde akrep, kırkayak tarzı bişey falan rezillik. Ayrıca nem rutubet problem olabilir yerine göre.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
komşular sürekli bahçeye çöp atacak, tuvalet borusu tıkanıp evini bok basacak, hırsız ilk sana uğrayacak, istediği kadar ışık alsın orası rutubetli olacak :(
0
neira
(18.09.25)
kim ne derse desin bu ülkede giriş ve altı ev alınmaz. özellikle varoş bir semtteyse aman aman. mahallenin çocukları top oynayacak, top sizin bahçeye kaçıp duracak. gürültü sorunundan bahsetmiyorum bile. geri kalan her şeyi arkadaşlar yazmışlar. 4. kattan bahçe katına taşınan biri olarak söylüyorum. öyle bir kerizlik yaptık evet.
0
nothing in my way
(18.09.25)
Eger cephe acik otoparka bakiyorsa, aksamlari araba farlarindan dolayi çok sıkıntı yaşarsınız.
0
nuevo
(18.09.25)
arkadaşla birçok şeyi yazmış, zaten bahçe katının en büyük avantajı bahçe kullanımıdır. Tabiki bahçenin hangi cephede olduğu önemli olmakla birlikte yönetime bahçe alının sadece sizin kullanabilceğinizi konusunda teyit almanız önemli.
0
Rao
(18.09.25)
kedi böcek ve fare. yol trafik gürültüsü. toz alır bol bol. parmaklık yoksa hatta varsa bile güvenlik sorunu olur. bahçe aynı zamanda sivrisinek demektir. bahçeyi kullanabiliyorsanız ama hepsine değer.
0
ground
(18.09.25)
turkiye'de bence alinmaz yurtdisinda cok keyifli olabilir, benim arkadaslarim kimin varsa acayip mutlular.
0
kassiopeia
(18.09.25)
tam olarak dediginiz durumda (ev bol isik aliyor, bahceye bakiyor ve güvenlik sorunu yok) üstelik bahce kullanimi bize ait olan bir daire almistik. bes alti sene sonra onu kiraya verip, dah ao evin borcunu bitirmeden baska ev aldik, oraya ciktik cünkü birincisi apartman gürültüsü oluyor, sonra apartmana her gelen kargocu/postaci yukari cikmamak icin zile basmayi aliskanlik haline getiriyor, bahce kullaniminiz oluyor ama üst kat komsulari komple sizi izliyor.
üst katimizda cocuklu bir aile vardi mesela, cocuk disaridan gelip eve girmek istemezdi, yemin ederim 45 dk kapimin önünde agladigini biliyorum ya.
böcek ya da fare olayi hic yasamadik, ekstra bir yol gürültüsü ya da toz sorunumuz olmadi, tuvaletin geri basmasi iyi bir tesisati varsa olasi degil. bahcemize kedi gelirdi hep ama simdi de geliyor, kendi kedimiz de oldugu icin rahatsiz olmuyoruz. bazisi bir süre bahcede uyuyur, sonra gidiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.25)
Varoş veya kültürel seviyesi düşük (ya da size uygun olmayan) (hatta bence sığınmacıların bolca bulunduğu) semtte değilse ve hava kirliliği sorunu da yoksa ben şahsen alırım. Giriş katı çok severim. Hele ki arka cepheyse, sokağa bakmıyorsa.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
İyi bir Sitedeki bahçe katı evimizi pandemi zamanında satmıştık. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri diyebilirim. Bahçe katı ev iyi ve yeşili olan bir sitedeyse tadından yenmez. Mahalle arasındaysa elbette gürültü, araç park edilmesi vs sinir bozucu olabilir.
0
ezkaza
(18.09.25)
Çok keyifli görünüyor ama ben tercih etmezdim.

- Ne kadar düzgün ve lüks site olursa olsun hanzolar her yerde. Bahçene sigara izmaritinden, aklına hayaline gelemeyecek her türlü çöp yukarıdan atılabilir. Bizim sitede bahçe katlarından çok şikayetler duydum. Öyle inanılmaz insanlar var ki senin bahçenin kenarına yemek artığı olarak balık kılçığı bırakıyor ve kedileri besliyormuş (!) bundan şikayet ediyorlardı. Pisliği, kokuyu, böceklenmeyi sen hayal et.

- Bir akrabamın mutfağında karınca oluyordu. İster istemez böcek ve haşerata daha açık oluyor. Hatta iş kedi köpeğe dahi varabilir.

- Özellikle yazları kapıları açıp uyuyamazdım herhalde. Birinin pat diye eve girme hissiyatı oluşuyor ama o benim takıntılı halim. :)

- Cephesine göre gürültü olabilir ama bahçe katları benim gördüğüm kadarıyla çoğunlukla izole tasarlanıyor. Yani mahremiyet yüksekse bu sorun minimumda olur.
0
Lethe
(18.09.25)
merhaba. izmir de bahçe katı, minicik bir toprak alanı olan evden izlenimlerimi aktarayım.

- köpeğim var, gün içinde sürekli bahçeye girip çıkabiliyor, çiş kaka yapıyor, yatıp kuşları izliyor, toprağı eşeliyir büyük kurtarıcı, her gün 3 posta tuvalet için gezdirmek zorunda değilim.

- apartman komşuları kasten hiç çöp atmadılar, sepetle fidan falan sarkıtıp eksene diyorlar yine de rüzgardan saksılarının düştüğü, çamaşırın uçtuğu oluyor. ben uyumsuzluk olmasın diye problem çıkartmıyorum. arada sırada saksı toprak süpürüyorum yani. köpek elalemin donuyla corabıyla oynarken ağzından alıp çöpe atıyorum. mandal çok sık düşüyor. kullanmıyorum ama atmıyorumda. bi gun kapıya biri gelirse mandalları toptan verip göndericem.

- bahceyle uğraşmak güzel, durmaksızın bitki alıyorum. domates biber falan aldım tutmadı. zaten bahcenin kendisinde zeytin ağacı, malta eriği, mandalin totelde 3 ağaç vardı, eriğe doydum o güzel.

- monsterta yetiştirdim coştu, yukarıda bahsettiğim ağaçları led aydınlatmalarla ışıklandırdım. güzel gözükuyor.

- evde bi salonda, bi oda da, bi mutfakta geze geze video izliyorum bazen darlanıyorum bahçede kitap okuyup dizi mizi izlemeye devam ediyorum bu bana sanki dışarı çıkmışım gibi hissettirtiyor.

-üst kat komşu bir gun nevserimlerini farklı bir şekilde katlayıp açmış eve giren tüm ışık kesildi bu mesela rahatsız ediciydi.

- bahceye açılan kapı iki aşamalı, sineklik + normal sürgulu cam. dikkatli olursam eve börtü böcek gelmiyor diger arkadaşların aksine

- yılda bir belediyeyi arayıp vidanjör cağırmak gerekiyor. bahçe giderlerinden taşma ile karşılaştım. gelen tutar/fatura apartmana bölunuyor. yani teras katın çatı akma derdinin apartmana paylaştırılması gibi.

- benim açımdan olumlu yanları, olumsuz yanlarından daha fazla. bunda da köpekle yasamamın etkisi çok. 25 yıl teras katta yasadım şişlide mükemmeldi ama o donem çocukluğum gencliğimdi, köpek yoktu. ardından 13 yıl köpekle müstakil ev en güzel zamanlardı. şu an yeniden bir ķöpekle bahçeli bodrum kattan şikayetim yok.




-
0
libertine
(18.09.25)
(10)

ev alarak hata mı ediyorum

asap raki
şu an üsküdar’da 30+ yaşında bir evde oturuyorum. çok merkezi. kira 20k. evin içi falan dökülüyor.maltepe’de 11 yıllık binada bana uygun, evlendiğimde de çift için de uygun olacak bir ev buldum, bunu almayı düşünüyorum. 750 gram civarı altın, biraz nakit paramdan biraz kredi şeklinde alacağım. altın
şu an üsküdar’da 30+ yaşında bir evde oturuyorum. çok merkezi. kira 20k. evin içi falan dökülüyor.

maltepe’de 11 yıllık binada bana uygun, evlendiğimde de çift için de uygun olacak bir ev buldum, bunu almayı düşünüyorum.

750 gram civarı altın, biraz nakit paramdan biraz kredi şeklinde alacağım. altın aşırı artıyor, ev fiyatları düşecek diye bi yaygara koparan tayfa var.

ilk evim. 31 yaşındayım. evi alırken biraz kenarda param da kalacak işsizlik durumunda krediyi ödeyebilmem için. sizce ev alarak hata mı ediyorum? acaba bekleseydim hiç kredisiz alır mıydım mesela altındaki artışla.
0
asap raki
(17.09.25)
ev fiyatları düşmeyecek. arz doğru düzgün artmıyor, ev fiyatları tl olarak yüksek, fiansman ve kredi imkanı neredeyse yok, sadece yeni projelerde oluyor ve onların da fiyatları genelde yüksek (gelir dengesine göre)
evi alıp oturacaksan her şekilde doğru hareket olur. almadan önce mutlaka yönetim planını alıp incelemeni de ayrıca tavsiye ederim.
0
kisa
(17.09.25)
oturacağınız evi alıyorsanız, içinize de sindiyse bence alın. altının aşırı artması sürekli bu şekilde gideceği anlamına gelmiyor. faizler düştükçe de bizim millet konut fiyatlarını yukarı doğru çekecektir.

ev fiyatları reel olarak zaten düşüşte, o kısım biraz yatırımcıyı ilgilendiriyor. endeksa'nın ağustos konut raporunda "Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %29,1 aylık bazda ise %1,7 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %3,1 aylık bazda ise %0,3 düştü." diyor.

kredili hayat sigortasına işsizlik teminatı da istediğinizi söyleyin biraz ödenecek prim artar ama işten çıkarılırsanız 6 ay süre ile kafanız rahat olur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.09.25)
bence mantikli. altin daha ne kadar artacak bilmiyoruz. ev fiyatlari da dusmez, en fazla sabit kalir, paranin degeri dustugu icin dusmus gibi olur.

kredi ne kadar cekiyorsunuz, altin ne kadar artacak bilmedigimiz icin hic kredisiz alabilir misiniz bilinmez.
0
lemmiwinks
(17.09.25)
İçine sinmiyorsa, hep birlikte sıkıntı hissediyorsan hata ediyorsundur. Yok aksine sana gayet mantıklı ve güvenli geliyorsa doğru ediyorsun, didikleme.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
Kredi miktarına, ödeme vadesine, toplam geri ödeme miktarına göre değişir.
0
kumandanim
(17.09.25)
parametreleri bilmeden yorum çok zor.

genel kanı oturacağınız evse almanız yönünde.
0
gurur
(17.09.25)
maltepede ki alacağınız eve taşınmayı düşünüyorsanız alırdım. kredili almak hiç kredisiz almaktan daha mantıklı geliyor bana.
0
belkider
(17.09.25)
maddiyattan ziyade imkanın olduğuna göre canını düşünüp sağlam bir eve geçmek olarak düşün. deprem gerçeği net!
47 yaşındayım. şimdiye kadar gayrimenkul alıp uzun vadede zarar eden görmedim. ayrıca bu kafanı sokacağın ev ve temel ihtiyaç. yani yatırım olarak bakman ve altınla karşılaştırman yanlış. o yüzden ev al.
yatırım deseydin cevabım farklı olurdu.
0
merhum
(17.09.25)
Sektörden yazıyorum. Ev almanın tam sırası.
0
gabe h coud
(17.09.25)
Kendi çevrene bile baksan; oturacağı evi alıp pişman olan bir kişi bile yoktur ama 'keşke o evi zamanında alsaydım' diyen onlarca insan vardır.
0
brkylmz
(17.09.25)
(7)

Mankenler niye gülmüyor?

yenibirgüzelnick
Siz de farketmişsinizdir mankenler poz verirken hep böyle kibirli, cool, soğuk bir hava ile fotoğraf çektiriyorlar. Arada nadiren gülerek poz vermiş olanlar var ama büyük çoğunluk suratsız diyebileceğimiz pozlar veriyor. Benim bir arkadaşım var o da hiç bir fotoda gülmez, gülümsemez bile yani güzel
Siz de farketmişsinizdir mankenler poz verirken hep böyle kibirli, cool, soğuk bir hava ile fotoğraf çektiriyorlar. Arada nadiren gülerek poz vermiş olanlar var ama büyük çoğunluk suratsız diyebileceğimiz pozlar veriyor.

Benim bir arkadaşım var o da hiç bir fotoda gülmez, gülümsemez bile yani güzel olduğunu düşündüğü bir ciddi bir ifadesi var öyle çekinir. Zaten çok güzel bir kız ve gülse daha sempatik ama gülmez. Bana da hep gülerek foto çekilme ciddi dur der. Benim bütün fotolarda ağzımda kocaman bir gülümseme.

Siz ne düşünüyorsunuz? Mankenler ve diğer kadınlar ciddi poz verince daha mı hoş görünüyor? Arkadaşımı dinleyip ben de mi öyle yapmalıyım? ( bu şekilde cool olmuyorsun diyor)

Ergen yaşlarda değiliz, arkadaşım da çok bilindik bir yerde yönetici.
0
yenibirgüzelnick
(17.09.25)
ne kadar fluent bir yüzün varsa o kadar iyi defilelerde yer alirsin. gülmemeleri kendilerini degil, kiyafetleri ön planda tutmalari gerektiginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.25)
@konusma,
Ama kişisel fotolarında da gülmüyor bu kadınlar. Instagrama koydukları hani özel fotoğrafçılar tarafından çekilmiş olan fotolarda.
0
🌸yenibirgüzelnick
(17.09.25)
kişisel fotoğrafları bilmem de moda çekimlerinde iki ekol var. triangle of sadness'da bununla ilgili güzel bir sahne vardı:

www.youtube.com
0
sir gawain
(17.09.25)
Suratsızlık veya ciddiyet değil o, cinsellik anlamında sergilenen vahşi cazibe :) ben öyle anlıyorum yani.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
picture me diye bir belgesel var, eger bulabilirseniz onu izleyin. sektörleri asiri les, tacizin her türlüsüne cok acik, poker face standartini hayatlarinin her anina yaymak zorundalar, anlastiklari markalari sadece podyumda degil hayatlarinin her aninda temsil ediyorlar bazen. yani cok katmanli sebepleri var.
aliskanlik, marka degerini korumak, isin podyumdan inice dedevam etmesi, disariya dayanikli kadin imaji vermek...
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.25)
ben yaptım bu işi bir kaç sene. ajans senden albenili olmanı, seksi olmanı bekliyor doğal olarak. gülersen bunu yapmak zor. mesela kate moss'un gülerken poz verdiğini düşünebiliyor musun?
0
yurtsuz john
(17.09.25)
çekimlerde asıl amaç ürünü öne çıkarmaktır. o yüzden dikkat dağıtacak, odağı başka yönlere çekecek hiç bir şey kullanılmaz. ancak ürünle(veya konuyla) ilgili tamamlayıcı nesneler kullanılır.
bu yüzden modelin gülmesi, mimik yapması istenmez. tabi modelinde belli bir güzellik normlarında olması gerekiyor konu ürünse modelin nasıl kim olduğunun hiç anlamı yok gibi bir çıkarım da yapmamak lazım. burada mimikten çok verdiği pozla ürünü öne çıkartıyorlar.
0
my fault
(17.09.25)
(5)

yesil meyve teroru

buenosdias
her sene ayri bi icat. bikac sene once yesil mandalilar hortlamisti bu sene de yesil muz var heryde. erken mi topluyorlar? genetikle mi oynuyorlar? don vurdugu icin mi? yoksa baska bisey mi?
her sene ayri bi icat. bikac sene once yesil mandalilar hortlamisti bu sene de yesil muz var heryde.

erken mi topluyorlar? genetikle mi oynuyorlar? don vurdugu icin mi? yoksa baska bisey mi?
0
buenosdias
(16.09.25)
Mandalina portakal yapay olarak sarartılıyor diye biliyorum. Öyle bir uygulaması vardı üreticinin.

Yeşil muz sağlık için faydalı diye erken hasat ediliyordur. Muzdaki potasyumu şekerini yemeden almak istiyorlar, haklılar. Bunun için de muzu tatlanmamış haliyle yani yeşilken yemek gerekiyor, sanırım yeşil halinin şeker hastalarına ayrıca faydası var. Ondandır.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Erken topluyorlar çünkü birçok meyve nakliye sırasında da olgunlaşıyor. Diğer türlü ziyanları yüksek oluyor.
Yeşil muz sarı muzdan evladır, prebiyotik oranı yüksek şeker oranı azdır.
0
alice in potatoland
(16.09.25)
@muhayyer hocam doğru info yok yazdığın yazıda.

Mandalina, portakal yapay sarartılmaz. Çok fazla çeşidi var. Nasıl bizim ülkede bile 36 ırktan insan varsa mandalina portakal alemi de öyle. Çeşit çeşit cinsi var. Yapay sarartma bu ikisi için yok.

Ancak muz kükürt ile sarartılır. Yeşil toplanır ve kükürt ile sarartılır. Sarartılır demek de yanlış bir ifade aslında. Yemeye olgunlaştırılır.

Cennet meyvesi/hurması dediğimiz bitki de benzer şekilde ham halde toplanıp genellikle elma ile olgunlaştırılır. Bir çuvalın içine koyulan 1 elma ile.
0
messina123
(16.09.25)
Vay be bildiğim her şey yanlış. Ben de yanlış dünyaya doğdum demek ki.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Açılın, muz diyarından bildiriyorum :)
Öncelikle Messina +1 ama biraz düzeltmek lazım.

Öncelikle yeşil mandalina türü gerwği yeşildir, sonradan srartılması söz konusu değildir. Portakal, greyfurt gibi narenciyeler hasattan sonra gerekirse nakliye yapılana kadar soğuk hava depolarında bekletilir. Soğuk hava meyvenin dalından koparıldıktan sonraki olgunlaşma kısmını baskılar. Narenciyenin depoda sarartılması diye bir uygulama yok. Aksine vaktinden erken koparılan mandalina ekşi, portakal da acı olur.

Muz konusuna gelirsek; belli bir olgunluğa gelen muzlar (ancak henüz tamamen sararmadan) eskiden "sarartma tesislerinde" karpit ile sarartılırdı. Bu uygulama daha sonra değiştirildi. Artık sarartma tesislerinde kontrollü etilen gazı ile sarartılıyor muzlar. Kükürt kullanımı söz konusu bile değil.

Muzun rengine gelince muzun dalında sararması zaten söz konusu olmaz. Dediğim gibi hafif yeşil renkte hasadı yapılır. Ancak çeşidine göre iki temel renk muz var. Birisi hafif yeşil renkte iken tüketilir. Kabuğu biraz sert olsa da tadı yerindedir. O kuzu aratmak için beklettiğinizde rengi sarıya dönmeden muz çürür. Özellikle içeriğindeki şeker oranının düşük olması sebebiyle şeker hastalarına önerilir.
İkinci çeşit muz ise sarı muzdur. Bu muz da hafif yeşilden toplanır, sarartmada etilen ile ev ortamında elma ile sarılarak sarartılır. Yeme olgunluğun geldiğinde kabuğu koyu sarı ve çilli olur.
Bir kaç yıldır pazara Manavgat da girdi. Onların hangi türü üretip sattığını bilmiyorum. Bu arada muzların dünya genelinde haşlamalık olanı ayrı, kızartmalık olanı ayrı, meyve olarak tüketilen ayrı çeşitleri vardır.

Size burada kabaca rengi ile ayırdığım muzların da birden fazla çeşidi var ama o kısım çok teknik. Onun yerine kısaca renk ayrımı yaptım.
0
strawberry first
(16.09.25)
(22)

Çokeşlilik (poligami) sizce yanlış mı? Yanlışsa neden yanlış?

Batuhanolabilir
Bunu bir erkek iki kadın iki erkek bir kadın ya da sayısız kadın sayısız erkek gibi düşünebilirsiniz ya da mesela evlilikler hep bir kadın bir erkek arasında yapılıyor. 4 adamla 5 kadının hep beraber evlenmesine pek belki de hiç rastlamıyoruz. Yanlış veya doğru gibi bir yargıya varmak zorunda tabi d
Bunu bir erkek iki kadın iki erkek bir kadın ya da sayısız kadın sayısız erkek gibi düşünebilirsiniz ya da mesela evlilikler hep bir kadın bir erkek arasında yapılıyor. 4 adamla 5 kadının hep beraber evlenmesine pek belki de hiç rastlamıyoruz.

Yanlış veya doğru gibi bir yargıya varmak zorunda tabi değilsiniz bence ne yanlış ne doğru kişisel seçim de diyebilirsiniz.
0
Batuhanolabilir
(16.09.25)
Ha diyebilirsiniz ki bu gavatlık, aslında değil. Yani sen ne kadar kocasıysan o kadının o da o kadar kocası. O yüzden gavatlık değil bence.
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
evlilik sistem isidir evliligi yasamayi ogrenirsin icinden geldi de spontane yaptigin bir is degil gorevleri vardir ogrenir yapmaya calisirsin. su anki sistem anne baba ve cocuk ailesi cizmis ve bunu ayakta tutmak istiyor. yönetim buna uygun sekillenmis yahut o aile yapisi yonetime uygun kaciyor. poligami zaten yaygin bir sey ama yasal olmadigi ve normlara uymadigi icin omru kisa oluyor. bazen bir gun, bazen bir sene, bazen adi konmadan.
4 kadinla 5 adamin evlenmesine gerekcen ne mesela? benim aklima gelen buradaki evlilikten beklenti herhangi bi gebelik durumunda cocuk anneye ait olur, baba aranmaz tipki kedilerdeki gibi. bu belirsizlik de anne-baba-cocuk ucgeni yerine anne-cocuk ve birtakim adamlar sistemini getirir. dolayisiyla babalik kavrami ortadan kalkar. bak su allahin isine ki yine erkegin kolayina gelecek bir sistem cikmis olur.
0
ala09
(16.09.25)
1 erkek 4 kadın için yazıyorum
yanlış değil
paran, sağlam bir psikolojin ve cinsel iktidarın varsa
eşlerini de buna razı olacak insanlardan seçiyorsan
0
mantık
(16.09.25)
resmiyete dokmek daha mantikli olabilir. zaten bircok musluman/afrika ulkesinde kanuna aykiri degil ve yapan cok. dogru veya yanlis diye dusunmuyorum. yapan bilir. her birey mutluysa daha iyi. toplum/kultur normlarina gore de degisebiliyor.

gunumuzde poliamori de cok yaygin. ve aldatma durumlari, open relationship vs. hayat garip. iliskiler falan...
0
ermanen
(16.09.25)
Çok eşlilik yanlıştır. Öncelikle çocuğun hangi soya ait olduğunun belirlenmemesi sebebiyle, sonra aidiyet hissinin kaybolması sebebiyle, yaşam motivasyonlarının değer kaybetmesiyle sonuçlanacak bir hareket olduğu için yanlıştır. Erkeğin ataerkil bir yapıya sahip olacağını düşünmesi mümkün ama gerçekte ataerkillik de anaerkillik de oluşmayacaktır ve düzen değil kaos doğuracaktır bu durum. İnsanların birbirlerine güvenleri kadar saygıları ve verebilecekleri bir kıymet duygusu da kalmayacaktır. Doğadaki hayvanlar gibi olmak kaçınılmaz olur, insanlık kalmaz bunu benimseyenlerde.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Evlilik anlaşma gereği sadakat ister ve bunu taahhüt eder. Poligami bambaşka bir mevzu. Evlilik birliği içinde yaşanmıyorsa kimseyi bağlamaz.
0
ruhen hastayim ben
(16.09.25)
Muhayyer+1 bunlar sağlıksız ilişki biçimleri...
0
pembediken
(16.09.25)
Muhayyer şimdi değer erozyonundan bahsetmişsin ama ben mesela şunu düşünüyorum. Şimdi nasıl ki evlilik filmlerle tv ile fetişleştiriliyor romantize ediliyor insanlar buna bakıp özeniyor. Aynı şekilde mesela başka bir dübya düşünelim onda da filmler var aynı o "ruh eşini" bulma hikayesi gibi mesela mükemmel takımı kurma hikayeleri yazılsın. Hatta roller biçilsin modeller ortaya konsun kadın1 şöyle bir kişiliğe sahiptir şöyle yapar böyle yapar densin o parlatılsın sonra kadın2 kadın3 erkek1 erkek2 için aynıları yapılsın kültür buna dönüşsün aile kurmak hayatta mükemmel işleyen 5 kişilik seksli bir yapı şeklinde kurgulansın bunun harika filmleri çekilir medyada sinemada romantik ilişkiler insanları 1 etkisi altına alabiliyorsa böyle bir poligami yapısında 10 alabilir belki de. hayat arkadaşı temasına 1 film çekilebiliyorsa bence hayat takımı temasına 10 film yapılabilir. filmleri medyayı kültürü hafife almayın insanların büyük çoğunluğu maruz kaldığı yargıları kabulleniyor ve uyguluyor ve hayatı ona göre yaşıyor. ayrıca mesela (bu söylediğimi platondan araklıyorum) evlat konusunda da senin biyolojik çocuğun olmasa da senin evlilik takımının bir çocuğu olarak görüp tamamen benimsediğin bir kültür oluşacak belki. hatta belki biyolojik çocuğuna ayrımcılık yapmak antagonize edilecek ayıplanacak o aile yapısında aynı bugü ırkçılığın ayıplandığı gibi.
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
Neden 1 erkeğe 5 kadın düşsün, 5 erkek 5 kadın birbirini halletsinler mesela, nikahlı hem de. Kimin eli kimin cebinde fark etmesin. Kimin bu 9 kişiyi aldatıp aldatmadığını kim denetlemeli mesela, nihayet hem toplum sağlığı hem aile sağlığı meselesi de var, hastalık kapmak falan. Tek eşlilik bile aldatma durumunda çok tehlike barındırırken bu çok eşlilikte bu konuyu nasıl yönetmeyi düşünüyorsun? Sağlık takıntısı olan çok eşli olmasın mı diyeceksin?
0
muhayyer divan
(16.09.25)
youtube’da crime belgeselleri izliyorum, son izlediğimde (abd) swinger yapan iki çiftten biri diğer erkeği öldürüyor ve kendi eşini kıskandığı için de değil, adamın eşini kıskanıyor.

insan doğası buna uygun değil.
0
deartheodosia
(16.09.25)
Bu durum bende birinci dereceden akrabayla cinsel ilişki boyutunda tabu. Ama güzel açıklamışsin meramını. Olabilir mi, sürekliliği var mı, bunları düşünmek için kafa lazım o da su an bende yok. Yazılanları okuyup aydınlanıyorum.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Batuhanolabilir bu sayede cocuk ailenin degil toplumundur diyorsun. o zaman bakimini saglayacak imkanlari da toplum saglasin. kim kimle sevisiyordan once bireyselligi bitirmen lazim. deartheodosianin dedigi sey guncel toplum normlarindaki swinger kulturunden bahsediyor. ama eger sevdigi kadina sahip olmasi gerektigini ogrenmeseydi yapmayacakti. iliskiler bu kadar gudusel degil. malum toplulumuzdaki kadin cinayetleri de ayni mantikla suruyor. ya benim ya kara topragin anlayisini icgudusel ve insaniyetten geldigini mi soyluyorsunuz? kiskancliklar bilmem neler.
hayvandan farkimiz olsuncular hayvandan farkli olunca bayagi guzel oldu ya topluma, dogaya bayagi faydamiz oldu demek istiyorum. simsiki sarilin normlariniza size cok sey katiyor belli ki. ne guzel hayatlariniz var ya
0
ala09
(16.09.25)
@ala09, ben normlarımla mutluyum ya, bu demek değil ki ya benimsin ya kara toprağın anlayışını benimsiyorum. zaten aksi görüş hep “toplum öğretisi bunlar” oluyor. isteyen istediğini yaşıyor zaten, ben yaşamıyorum ve yaşamadığım, uygun bulmadığım için eleştirmek de kimsenin hakkı değil.
0
deartheodosia
(16.09.25)
Bir fikri beğenmeyince cevap olarak çirkefleşme noktasına gelmişiz. Önce bunu çözelim bence, çok eşlilik falan bundan sonraki konular. Asıl kadın ve erkek cinayetleri bu çirkef kafalardan çıkıyor çünkü. Bu arada soru sahibi kendisine yönelttiği sorulara bir cevap verirse memnun olurum.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
kendime bir soru yöneltmedim ki
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
YönelttiğiM yazdığım halde telefonum kafasına göre düzelttiği ve ben buna hâlâ alışamadığım için orada m harfi eksik çıkmış.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Heğ. Ya ben oralarını hiç düşünmedim böyle izole bir fikir benimkisi okulda teori işlerken bi şeyleri ihmal edersin ya öyle. Zaten bilimsel, mantıklı bir yaklaşımla da sormadım maksat muhabbet diyerek sordum. Ha şunu diyebilirim sorunuzla ilgili önce sağlık kısmından başlayalım, sağlık konusunda o şartlar altında da o şartların normları işlerdi. Şimdi de var cinsel yolla bulaşan virüsler ama bu hiçbir şeyi engellemiyor., kabullenilmiş ona göre hareket ediliyor. Önlem alınıyor, alınmıyor. O zaman da o şekliyle kabul görürdü bence.




Neden sorusuna bir yorumum yok. Ben zaten neden çokeşlilik değil de tekeşlilik diye soruyorum.
Aslında bir psikoloji doktoru, sosyoloji profesörü falan iki dakkada anlatır içimizden geçer bilimsel ve metodolojik analizler ve tezlerle. Bizimkisi muhabbet.
Neden 1 erkeğe 5 kadın ya da 4 Erkeğe 5 kadın ya da 1 erkeğe 1 kadın? Onu bilemiyorum benim bir seçimim yok.

Ama Rick & Mortydeki unity gibi bir fantazi sanırım birçok erkeğin de fantazisidir


Şimdi neden demeyelim de nasıl diyeceksek şunu düşündüm sanırım üreme iki bireyle yapıldığı için tek eşlilik var. Mesela üreme 3-4-5... canlının birleşimiyle yapılsaydı o zaman doğal olarak çok eşlilik kültürleşecekti. Mesela evrimciler buna ne diyor? Neden 2 birey birleşiyor genlerini yeni nesle aktarıyor da 3-4-5vs değil? Yeni canlı 4 ebeveynin genlerinin birleşimiyle oluşsa daha iyi değil mi hepsinden bir şey alır. heee ona survival of fhe fittest diycekler en iyi gen aktarılsın diycekler ama her anlamda en iyi gen yok ki alfada.
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
@deartheodosia cinayet mazeretinin insan doğasıyla doğrudan ilgisi yok demek istedim, anlaşılmış da zaten, kişisel bir eleştiri yok. mutluysan ne ala
0
ala09
(17.09.25)
@Batuhanolabilir

Bir erkek olarak sen eşini/sevgilini başkalarıyla rahatlıkla paylaşabiliyorsan psikolojinde bir sorun var demektir. Normalde bir erkek partnerini kimseyle paylaşamaz, içgüdüsel olarak. Çok evliliği uzun süreli değil kısa süreli olarak amaçladığını düşünüyorum.

Ben bir de şöyle düşünüyorum,

Erkeklerin doğasının çok eşli olduğuna katılmıyorum. Öyle olsaydı, annesine, ablasına, kız kardeşine, anneannesine, babaannesine, halasına teyzesine yengesine hallenmemeyi, hatta erkeklere hallenilmeyeceğini öğrenmezdi, öğrenemezdi. Toplumların %99,999'u öğreniyor mu, öğreniyor. O halde erkek tek eşli olmayı gayet güzel öğrenebilir. Sadece öğretilmemiş, bu konuda cinsiyetinin ardına sığınarak gevşek davranmayı öğrenmiştir.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
karnında benim çocuğumu taşıyan kadın 3-5 erkekle daha penetretif seks eyleyemez. ben bile şeyetmiyorum oha ya.
öte yandan benim 9 tane kadını hamile bırakmamda bir sorun yok.
ayrıca benim karım başkasıyla kafasına göre evlenirse bir sürü akrabam olur, akrabalığın anlamı kalmaz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.09.25)
özgür iradesiyle karar verebilmeleri şartıyla yetişkinlerin kendi aralarında yaptığı ve benim özgürlüklerimi etkilemeyen hiçbir şey beni ilgilendirmez. kimseyi de ilgilendirmemeli.
0
robokot
(17.09.25)
@karim iceride, bi tane bulabilirsen sana yeter, hiçbir kadın senin gibi bir adamla aynı evde yaşamak istemez, istememeli
0
deartheodosia
(17.09.25)
(4)

köpeğimin ardından...

croswell
1 Eylül gecesi 2 aylıktan beri benimle olan 4.5 yaşındaki köpeğimi ellerimde kaybettim. 2 aydır hastaydı veterinere gittik defalarca ancak IBD teşhisi koydu geçecek edecek dedi 1 eylül günü çok ateşlendi. Ne oldu nasıl gelişti anlamadım bile veterinerde ateş düşürücü yapıldı, gece geçmedi tekrar git
1 Eylül gecesi 2 aylıktan beri benimle olan 4.5 yaşındaki köpeğimi ellerimde kaybettim. 2 aydır hastaydı veterinere gittik defalarca ancak IBD teşhisi koydu geçecek edecek dedi 1 eylül günü çok ateşlendi. Ne oldu nasıl gelişti anlamadım bile veterinerde ateş düşürücü yapıldı, gece geçmedi tekrar gittik ve gece kan alınırken ellerimde vefat etti.
15 gün geçti kendime gelemiyorum. Kendimi suçluyorum, vicdanım sızlıyorum. Bazen kendimi katil gibi hissediyorum. Onu çok özlüyorum, deliriyorum resmen. İş vs hiçbir şey umrumda değil. 40 yaşındayım evli değilim kız arkadaşım var ancak olmuyor acımı kimseyle paylaşamıyorum. Müthiş bir çöküş yaşıyorum.
Eve gidemedim henüz 1-2 kere eşya almaya girdim delirdim çıktım.
suratı gülüşü havlayışı, kuyruk sallayışı aklımdan hiç çıkmıyor sanki onun ömrünü almışım gibi hissediyorum. Nasıl alışacağım bilmiyorum bu kadar düşeceğim bu kadar tükeneceğim aklıma gelmezdi. Elbet bir noktada ömrü bitecekti ancak bu kadar erken olması beni dağıttı.
ne yapacağımı nasıl devam edeceğimi bilmiyorum. Başka hikayeleri okuyorum hepsinin yaşlı köpekleri varmış onlara veda yazmışlar bu kadar genç, bu kadar sağlıklıyken aniden veda eden olmamış sanki.
onu çok özlüyorum
0
croswell
(16.09.25)
5 yaşındaki kedimizi çocuğumun doğumundan 1 ay sonra böbrek yetmezliği ile kaybettik. kedimizi veterinerden almıştık, manyağın biri kediyi dövmüş dövmüş veterinerin kapısına bırakmış. dünyanın en şapşal en uysal kedisiydi ve kızımızın onunla büyümesini çok istiyorduk. ben hamile iken gelip göbeğime yatar mırıl mırıl ederdi. kaybedeli 2 yıl oldu, acısı hafifledi ama asla unutmadık. hala fotoğraflarına bakıyoruz, eskiden her baktığımda ağlardım, şimdi yaptığı şapşallıkları komiklikleri anıp gülüyoruz.
geçecek demiyorum, geçmiyor ama hafifliyor. bir de yaşadığı kısa süre için ona en güzel hayatı verdin, onun kısa hayatının her şeyi oldun. bu yönden bakmaya çalış, bir nebze de olsa hafifletiyor.
başın sağolsun
0
wendyangelamoiradarling
(16.09.25)
Başınız sağ olsun. Daha yeni kedimizi kaybettik ve sizinle aynı şeyi yaşıyoruz.
İnsanların empati yapamaması ayrı anlamaması ayrı umursamaması ayrı üzüyor. Kimseye bahsetmiyorum ben. Çoğu insanda eksik olan şeyler var. Bunları düzeltmek mümkün değil ne yazık ki.
Alışıyorsunuz ama. Geçmiyor ama alışılıyor.
0
mrvln
(16.09.25)
Daha yaşlı olsaydı acın daha büyük olurdu. Kedim 2 yaşındaydı 13.kattan aşağı düştü, evdekilerin dikkatsizliği... belki 2 yıl evde işte yolda belde ağladım, her aklıma geldiğinde ağladım, olur olmaz her şey onu hatırlattı, müzik yaparken ağladım sohbet ederken ağladım. O sadece 2 yaşındaydı. Şimdiki kedim 10 yaşında, şükürler olsun çok sağlıklı, olabildiğince çok ömürlü olsun diliyorum ama bir gün öleceği aklıma geldikçe çıldıracak gibi oluyorum. 2 yaşında ölen kedimin aşağı düşmesini ben görmedim ama görmüşüm gibi rüyama giriyor, uykuya dalarken gözümün önüne gelip beni çıldırtıyor, başka şeyler düşünmeye çalışıyorum, o histen kurtulmaya uğraşırken uykum kaçıyor.

Çok özür dileyerek bir ihtimalden bahsetmek istiyorum. Veteriner hekimlerin de doktorların da farkında olmadıklarına, olsalar müdahale edeceklerine inandığım bir ilaç görünümlü hastalandırıcı madde kullanımı olduğunu düşünüyorum. 10 yaşındaki kedim ve diğerlerine sadece ilk aylarda yapılan karma ve diğer aşılar yapıldı, bir de kısırlaştırma ameliyatı geçirdiler. Bunlardan başka hiçbir şekilde rutin aşı yaptırmadık. Veterinere götürmedik. Bugüne kadar hiç hastalanmadılar. O iç ayda bir yapılan aşılar yapılsaydı eminim üç kedimiz de ayrı ayrı hastalanacaklardı. Çünkü veterinerler de ilaç sektörünün de mama sektörünün de bir şekilde varlığını sürdürmesi lazım. İnsanlar için de geçerli bu. Bunu kabul etmek veya etmemek gibi bir baskıda bulunmuyorum, sadece dikkat çekmek istiyorum.

Köpeğin ölümüne çok üzüldüm. Umarım en yakın zamanda alışırsın, sakinleşirsin, umarım bir an önce durulur üzüntün...
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Yazdıkların resmen benim içimi acıttı. Başın sağolsun ama kendini suçlamanın bir anlamı yok çünkü sen elinden geleni yapmışsın. Kendi haline bırakıp ne olacaksa olsun ya da aman bir şey olmaz dememişsin. Her türlü masrafı etmişsin gözünden sakınmışsın ama hastalık gelmiş minnoşu bulmuş. Dayanamamış çocuk demek ki ne yazık ki. Sen veteriner veteriner gezdirsen de sonucun değişeceğini zannetmiyorum çocuk dayanamamış yoksa vet eminim elinden geleni yapmıştır. Bizim de kedimiz var ve veterinere çok güveniyorum eminim yapılabilecek bi şey olsa yaparlardı.

Sana şöyle bir örnek vereyim, hafta sonu komşumun kedisi 1.kattan düşmüş gece, kapıyı açık unutmuşlar kedi de camı açık odaya girmiş gece. Ordan atlamış gece muhtemelen dışarda kalmış, sabah korkudan sinmiş bi halde buldular hayvan bütün gün kafasını kaldırmadan yatıp uyudu, ve bir gözü küçüldü. Yine de vete götürmediler çünkü paraları yok. Neyse kedi birkaç gün sonra kendine geldi, şu an normal gibi duruyo. Ama yani patisi vs bi yeri kırılmış olabilir belli etmiyor olabilir. Herkes senin gibi böyle ilgilenmiyor emin ol buna. Sen elinden geleni fazlasıyla yapmışsın kendini suçlama.
0
Sadece soruyorum
(16.09.25)
(4)

görseldeki kedi yarası neye benziyor?

elorelia
https://i.hizliresim.com/rwrrb2m.jpegherhangi bir akıntı yok, elimle dokunduğumda da kedim tepki vermedi. daha önce hiç böyle bi yarası olmadı. dışarıyla teması olmayan bi ev kedisi. kaşıntı gibi bi durum da gözlemlemedim. sırt bölgesinde.3-4 gündür evde yoktuk. 6 senedir bizimle, daha uzun seyahatl
i.hizliresim.com

herhangi bir akıntı yok, elimle dokunduğumda da kedim tepki vermedi. daha önce hiç böyle bi yarası olmadı. dışarıyla teması olmayan bi ev kedisi. kaşıntı gibi bi durum da gözlemlemedim. sırt bölgesinde.

3-4 gündür evde yoktuk. 6 senedir bizimle, daha uzun seyahatlerimiz de oldu. birileri gelip bakıyor biz yokken. ama stresten çıkan bir şey mi, mantar mı, sürtme yarası mı? benzetebilen olur diye sormak istedim.

teşekkürler.
0
elorelia
(16.09.25)
evde bi kedi daha var mı?

küçük bir dış etken yarası gibi, kurumaya başlamış gibi hatta. 2. kedi varsa arada oynarken sert kaçırıyorlar, ya da bi yere sürtme çarpma olabilir. temizleyebilirsiniz yara bakım ürünleri var, favorim Pet Labs Poto Top. kendi kendine geçecektir. sadece orası varsa takip edin artmıyorsa tek seferliktir.
0
ofelia
(16.09.25)
bunun birebir diyebilecegim kadar benzerini annemlerin kedisi yasadi. kisirlastirilmisti ve sonrasinda gözetim amaciyla 5 gün veterinerde kaldi. sebebini tam cözemedik. annemlere göre dis etken, hayvan kafeste cok sikildi, cikmak isterken oldu. bana göre stres kaynakli.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.09.25)
Mantar olabilir, bizim kedinin bir ara sürekli mantar sorunu oluyordu, ona benziyor. İstanbul'daysanız sıkıntıyı çözen veterineri önerebilirim.
0
kobuzchu kiz
(16.09.25)
Stresten kendini yolmuş olabilir. Bizim dişi kedi kendi tüylerini yolup atıyor oğlanlara kızınca. Hatta ben oğlanlara kızınca da önce beni paralamaya çalışıyor sonra baktı ki bana diş geçiremedi, kendi kendine gıcık oluyor bu şekilde. Stresten yapabiliyorlar.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(5)

Karbonhidratı azaltmak

gnosis
Kilo problemim yok, kolesterol problemim var. Doktor karbonhidrat tüketimimi azaltmamı öneriyor ama ben karbonhidratsız doymuyorum. Boy: 167 Kilo: 52 Kolesterol: Ocak ayında 280'di, spor ile Eylül'de 245'e düştü.Kırmızı et sevmiyorum. Zeytinyağı dışında sıvı ya da katı yağ tüketmiyorum. Kolesterol i
Kilo problemim yok, kolesterol problemim var. Doktor karbonhidrat tüketimimi azaltmamı öneriyor ama ben karbonhidratsız doymuyorum.
Boy: 167 Kilo: 52
Kolesterol: Ocak ayında 280'di, spor ile Eylül'de 245'e düştü.
Kırmızı et sevmiyorum. Zeytinyağı dışında sıvı ya da katı yağ tüketmiyorum. Kolesterol ile bağlantısı olmayan kan değerlerim normal.
Her türlü öneriye açığım.
0
gnosis
(16.09.25)
Hiçbir şekilde düşmeyen kolesterolum, şeker ve şekerli paketli gıdaların tamamını kesince löööp diye düşmüştü.

www.youtube.com
0
Mirket
(16.09.25)
Kolesterolle karbonhidratın alakası sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.09.25)
Şekeri kesin +1

Günde en az 45 dakika saat tempolu yürüyüş.

İçiyorsanız sigarayı bırakın.

Doktorlar üzerinde durmamıştı, ama ben çok kafaya takmıştım. LDL'yi 170'ten 110 düşürdüm yaklaşık bir yılda. Ayrıca, HDL'yi az da olsa yükseltebildim.
0
auroraaurora
(16.09.25)
Okuyunca Trigliserid sonucuma baktım, 210'dan 156'ya düşmüş.
0
🌸gnosis
(16.09.25)
www.instagram.com

Şimdi önüme düştü. Ehlinden gör dedim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(2)

Altındağ toki, nasıl?

spherical
Arkadaşlar, Ankara’da ev kiralamam lazım arkadaşımda evinde çıkacak. Ben direkt geçeyim dedim ama Ankaralı değilim, bilmiyorum. Baktığım evler buradan güzel değil, beğendiklerim de pahalı ama havaalanından buraya taksiyle geldim, taksici biraz negatif konuştu. Size sorayım dedim burası güvenli mi? T
Arkadaşlar, Ankara’da ev kiralamam lazım arkadaşımda evinde çıkacak. Ben direkt geçeyim dedim ama Ankaralı değilim, bilmiyorum. Baktığım evler buradan güzel değil, beğendiklerim de pahalı ama havaalanından buraya taksiyle geldim, taksici biraz negatif konuştu. Size sorayım dedim burası güvenli mi? Tek yaşayacağım, arabayla gidip geldiğimden ulaşımı da anlamadım. teşekkürler.

edit: isyerim merkezde oldugu icin sorun etmedim.
0
spherical
(16.09.25)
İş yerin nerede, toki Altındağ'ın neresinde, bütçe ne kadar. Ben bilmiyorum ama bunları da yazsan iyi olur. Şahsen tokileri hayatım boyunca sevmedim ve tavsiye etmem.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
iş yeriniz nerede olacak? hemen yakınında aydınlıkevler var oranın o bölgede tavsiye edebileceğim en iyi yer orası.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(16.09.25)
(3)

erkek saç kuruluğu çözümü / argan yağı önerisi

steve rogers
merhabalar, saçlarım kalın telli ve kabarık. bazı dönemler aşırı kuru bir his var. argan yağı önerisi geldi. marka öneriniz var mı veya başka bir yağ/krem önerisi?
merhabalar, saçlarım kalın telli ve kabarık. bazı dönemler aşırı kuru bir his var. argan yağı önerisi geldi. marka öneriniz var mı veya başka bir yağ/krem önerisi?
0
steve rogers
(16.09.25)
Ben çözümü duştan önce yağ sürüp öyle yıkayıp
Kuruladıktan sonrada krem sürmekle buldum.
0
kararsızataletfilozofu
(16.09.25)
Bol su iç, dışarıdan yağla geçici çözüm olur, saç derisi kuruluğu kullanılan şampuanın içeriğinden de kaynaklanır susuzluktan da. SLS, SLES, bişeyler daha var şampuanının bunlar olmamalı. Diye biliyorum.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
Hindistan cevizi yağı, Hint yağı avokado yağı olabilir
0
pembediken
(16.09.25)
(4)

Hastane Randevusundan Önce Aile Hekimine mi Görünmek Gerekiyor?

elektr10
Merhaba.Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da? Eğer olmuyorsa sa
Merhaba.

Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.


Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da?

Eğer olmuyorsa sanki E-Nabızda "uzaktan muayene ol" gibi bir seçenek vardı görüntülü konuşuyorsun sanırım aile hekiminle. O şekilde işimi halletsem ve beni hastaneye sevk etse olur mu acaba?
0
elektr10
(16.09.25)
1. Evet önce aile hekimine gitmek gerekiyor. Onun sevk etmesi gibi bir şeyler çıktı en son.

2. E-nabız'dan aile hekiminin değiştirebiliyoruz, bir sistemi var onun da, ayın 1-21'i arası gece saat 12.00'de değişiklik kayda geçiyor, diğer günlerde bir sonraki aya atıyor sanırım, benzer bir şeydi tam hatırlayamadım şimdi. Geçen aylarda anneme yaptım oradan biliyorum. Bulunduğunuz yerdeki sağlık ocağı muhtemelen bakmaz, kendi hekiminize gidin der. Fakat bizimkinde hekimlerden birini nerdeyse hiç görmeyeceğimiz kadar dış görevlere gittiği veya izin aldığı için başka hekimler hastaları paylaşıyorlar. Belki böyle bir şey yaparlar, bi telefon edin sorun derim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
1. Hayır gerekmiyor. 182 veya MHRS'den direkt randevu alabilirsiniz.
2. 182'de aradığınız branşta yoksa ve sadece kayitli olduğunuz aile hekimi, uygun görürse randevu alabilir. Başka hekime sistem izin vermez. Bazen aile hekimine ayrılan randevular da dolu olabilir.
0
unalub
(16.09.25)
gerek yok direkt randevu alınıyor. gelmedi henüz o sistem.

aile hekimini e nabızdan değiştirebilirsin. yakına alabilirsin.
0
jelly bear
(16.09.25)
sistem değişmedi doğrudan hastaneden randevu alabilirsiniz.
sadece istenilen bölüme randevu bulamıyorsanız sizi aile hekimine yönlendiriyor. aile hekimlerine ek randevu oluşturma hakkı geldi. onlar gerek görürse size hastaneden randevu oluşturabiliyor.

genelde farklı yere kayıtlı kişilere bakmakta sıkıntı çıkartabiliyorlar. eğer o aile hekimi çok kalabalıksa size bakmaz. en mantıklısı aile hekimini taşımak.
kağıt üstünde uzaktan muayene diye bir şey var ama pratikte yok.
0
my fault
(16.09.25)
(9)

Haberlerde anlatılanları anlıyor musunuz?

sekizdokuzon
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.Teşekkürler.
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Asliye ceza mahkemesi, yani öz asıl mahkeme. Konkordato ise kampanya yapan sirket demek abi nesi zor anlamadim ahahahah
0
Shepard
(16.09.25)
Kampanya yapan şirket ne demek
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Bruce
(16.09.25)
"İstikşafî görüşmeler" dahil, hepsini anlıyorum. Birkaç dil, birkaç yüz kitap iyidir.
0
yadigar
(16.09.25)
Evet. Kelime dağarcığım geniştir. Örneğin: Konkordato önce iflasın alternatifi olarak ortaya çıktı. Sonra alacaklıyı tahsilat imkanına, borçluya erteleme şansına kavuşturdu. Ama yüksek enflasyon döneminde, son birkaç yıldır, şirketlerin nakit pozisyonunu düzeltmek için suistimal ettiği bir araca dönüştü. Tam Türk işi.
0
gabe h coud
(16.09.25)
kpss alancı olarak biliyorum/anlıyorum maalesef
0
Hallegadola
(16.09.25)
Böyle böyle dünyanın en çok dil bilen halkı olacaz. Bilmediğim ve anadilime ait olmayan kelimelerle yönetilmek zorunda olmak kötü bir şey.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
KPSS çalışırken Vatandaşlık'ı en sona bırakıp çalışmamıştım. Herhalde ona çalışsam tamamdı, okuduğum birkaç yüz kitapta bunlar yoktu çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Haber izlemiyorum artık ama denk gelirse tak olarak kelime anlamını bilmiyorsam bile bağlamdan anlayabiliyorsun.
0
mutekebbir
(16.09.25)
(2)

Parmak ucunda uyuşma

yadigar
İşaret parmağımın iç taraf ucuna kontrol kalemi sapladım. (İdeal aletler yoksa acele etme, eldekilerle macera arama diyorum hep kendime, yine bile bile lades)Kanamayı baskıyla bir şekilde durdurdum. Dezenfektasyon da ok. Tetanoz aşım da var, süresi dolmadı.Yarım gündür uyuşma ve hissizlik var bölged
İşaret parmağımın iç taraf ucuna kontrol kalemi sapladım. (İdeal aletler yoksa acele etme, eldekilerle macera arama diyorum hep kendime, yine bile bile lades)

Kanamayı baskıyla bir şekilde durdurdum. Dezenfektasyon da ok. Tetanoz aşım da var, süresi dolmadı.

Yarım gündür uyuşma ve hissizlik var bölgede. Normal mi, sinir hasarı mı?

Güncelleme:
İlk iki gün full uyuşuktu. Sonra üste bir tabaka sürülmüş gibi bir hissizlik kaldı. Sanki üstü nasır bağlamış gibi bir his. İki hafta içinde azala azala bitme noktasına geldi.

Güncelleme 2:
Bir ay sonra tamamen geçti.
0
yadigar
(15.09.25)
hocam acile gitmeni öneririm. buradan kimse yardımcı olmaz.
0
elektr10
(16.09.25)
Geçmiş olsun ama gerçekten acile git, belki sinirleri hırpaladın belki kemiğe dadandın bilmeyiz buradan. Uyuşma hissizlik evet sinir hasarı ama dahası var mı o önemli, kangrene gitmesin parmak. Hiç değilse nörolojiye ulaşmaya çalış.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
(6)

kızılcık şerbeti olayı

jepa
diziyi izlemediğim için medyadan takip ettim ama içeriğini tam öğrenemedim. son bölümde daha önce başka bir dizide olmayan gelişmeler olmalı ki senaristi bile gözaltına aldırsın diye düşündüm. nedir bu yaygaranın sebebi?
diziyi izlemediğim için medyadan takip ettim ama içeriğini tam öğrenemedim. son bölümde daha önce başka bir dizide olmayan gelişmeler olmalı ki senaristi bile gözaltına aldırsın diye düşündüm. nedir bu yaygaranın sebebi?
0
jepa
(15.09.25)
akp
0
onheil
(15.09.25)
Ata benli isimli bir youtuber var. Diziyle ilgili Şikayetçi olan ve şikayet zinciri oluşmasını sağlayan kişi bu sanırım.
0
ezkaza
(15.09.25)
Son bölümde ve bir sonraki bölümün fragmaninda
1) iki kardesin evli oldugu insanlar birbiriyle yasak iliski yasamaya baslamislar. Iliskinin nasil basladigi bilinmiyor zaman acisindan yazin olmus bir sey gibi. İlerleyen bölümlerde islenecek bir seydi galiba

2) mülayim anakarakter yasli aile babasi dinci adamin dinci karisini aldatip evlendigi yeni basi acik kadin exiyle iliski yasamaya baslamis. Bunun nasil oldugu da muallakta.

Sebep tabii ki de akp ama bunlar son bölümde olan olaylar. Genel olarak senaryo tikanmis olmali galiba ama reyting aliyor. O yüzden çok saçmaladilar.
0
sonsuz
(15.09.25)
yaygaranın sebeni, türkiye gerçeklerini herkesin yüzüne vurması. nedense bu sefer zorlarına gitti birilerinin.

oysaki gündüz kuşağı programlarına neler neler oluyor da kimse bir şey demiyor.
0
stay with me
(16.09.25)
Türkiye gerçeklerini yüze vurmak değil yaygaranın sebebi.

Bu gerçekler her ülkede var, özellikle de Avrupa ve Amerika'da bol bol var ama "aklı başında" denebilecek, yaşam standartları ve huzur katsayısı yüksek ülkelerde bu tarz içeriklere haber olarak bile müsaade edilmiyor. Çünkü bunların sürekli gözler önüne serilmesi, sürekli seyre sunulması ve seyredilmesi bu tarz davranışların ve değerlerin yani ahlaksızlığın normalleşmesine, sıradanlaşmasına sebep oluyor. Üçüncü göz diye bilinen epifiz bezi kullanılarak yapılıyor bu. Halkın hepsi bunu böyle ifade edemez, herkes her şeyi bilmek zorunda değil ama bilenlerin itirazı ve tepkisi buna.

Doğru dürüst bir yaşam sürmek istiyorsak kusura bakılmasın bu tarz diziler filmler haberler programlar hatta yine söylüyorum acılı arabesk müzik ve söz içeriği benzer olan müzikler yasaklanmalı. Bu yasak, yasaklanma olduğu unutulacak kadar çok sürdürülmeli. Ülkede doğru düzgün eğitim verilmediği ve kimse kendini ekonomik ve sosyal ve temel anlamda güvende hissetmediği, bir de büyük tepkiler göstermeye korktuğu için herkes kendini bunlarla uyuşturuyor, farkında değiller. Ama kimse kimin eli kimin cebinde manzaralarını seyretmek zorunda değil, bütün bu tepkiler sonuna kadar haklı.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
gözaltı olayının kızılcık şerbetiyle alakası yok.

zamanında can evrenol ile "çıplak" dizisini beraber yazdılar. çıplak dizisinde eskortluk yapan bir genç kadının hayatını anlatıyordu.

4-5 sene önce verdiği bir röportajda bu durumun türkiye'de bir gerçek olduğunu ve kadınların bu işi zevk alarak da yapabileceğini anlattığından mütedeyyin kesimi kızdırmış, o yüzden göz altına aldılar.
0
false pretension
(16.09.25)
(14)

Ateşi düşmeyen bebek

administ
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de anlatıldığı gibi değilmiş. Ne yapsak ya devlet hastanesine mi götürsek acaba acile?
0
administ
(15.09.25)
Hayır sakin olun calpol falan da vermeyin yetişkinlikte astıma sebep oluyor.

Ateş vücudun kendini savunma ve iyileştirme yöntemlerinden biridir denir, ateşten korkmayın. 39,5'a yaklaşırsa o zaman acile gidin, doktora gitmişsiniz zaten, korkmayın demiş. Korkmayın. Korkunuz bile onu yatıştıramıyor olabilir. Bi sakin olun, sirkeli ılık su yapın içinizi rahatlatacaksa, dirsek için diz arkası el ve ayak bilekleri gibi yerlere koyun ama bi sakin olun.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
öncelikle telaşlanmayın. hepimizin çocuğunun başına geldi bunlar.

40'ı geçmediği sürece havale geçirmez. 6 saatte bir calpol verebilirsiniz. calpol yeterli gelmiyorsa 6 saati beklemeden dolven de verebilirsiniz. aynı ilacı 6 saatten kısa süre içinde vermeyin.

ılık suyla yıkayabilirsiniz. onun dışında koltuk altlarına, bacak içlerine ılık suyla ıslatılmış bezle kompres yapın. bırakın vücut mikropla savaşsın.

ateş inatçı ise, düşmüyorsa 3 gün bana uzun geldi ama yarın veya öbür gün sabah tekrar götürebilirsiniz.

kulak içi ölçümü, koltuk altına göre daha doğru sonuç verir.
0
kibritsuyu
(15.09.25)
dolven bizim çocukta daha etkili oluyordu uyumadan önce içiriyorduk ateşi düşmeye başlıyor 6 saat sonra tekrardan içiriyorduk ama doktor kan tahlili yapıp antibiyotik yazmıştı. Hatta ben serum bile taktırmıştım çocuğa. Ateş vücudun verdiği bir tepki hastalığa karşı 2 günden fazla sürmüyor genelde
0
atcapar
(15.09.25)
Kaç yaşında ya da aylık? Ateş harici belirti var mı?

Çok inatçı ateş bana hep roseola yani 6. Hastalığı düşündürür. 2 yaşın altındaki çocuklarda inatçı ateş olur başka bir belirti olmaz. Ne burun akıntısı ne öksürük. 3 gün ateş yüksek seyreder çok zor düşer, 3 gün sonra ateş düşer düşmez kırmızı döküntü başlar. Semptomatik tedavisi vardır, viral olduğu için antibiyotik kullanılmaz. Bir ihtimal bu hastalık olabilir sizdeki de
0
kullanicadi
(15.09.25)
bebeklerde kac derece üzeri ates sayilir bilmiyorum,

ama Allah korusun yuksek ates oldugunda
aklinizda olsun,
koltuk altlarina,
eklem yerlerine
sirke sürün ve ilik su ile yikayin,

soguk degil sakın ha,
ılık su ile banyo ve sonra acile sevk.
0
designer
(15.09.25)
Cocugun yasi kac? Öncelikle bu önemli. Ilk 12 hafta icinde ates 37 üstüne cikinca hemen acile getirilsin isteriz. 12 hafta sonrasinda cocuklarin atesleri 39'u görnediyse acil yolu henüz gözükmemistir.

Kulakici termometreleri ile daha yüksek almaniz normal. Atesi bebekte popodan ölcmek gerekir ancak bunu ebeveyn olarak siz yapmayin. Koltuk altından ölcüp not etmeye devam. Cocugu üsütmeyecek sekilde dus aldirin, özellikle kasik bölgelerini erkek cocuksa serin tutun, basina nemli bez baglayin. Yemeye zorlamayin. Bu bir sürec. Fiiiirt diye iyilesmiyor vücut. Koltukaltindan 39 dereceyi ölcersebiz hemen acile. Gitnisken acil durumlar icin fitil yazdirin. Su an evinizde ates düsürücü fitil olsaydi verin derdim. Calpol vermeniz yanlisi degilim.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
yukarida arkadas ifade etmis, tekrara duşmüşum

+ muhayyer
0
designer
(15.09.25)
geçmiş olsun. bizim oğlanın ateşi çıktığında biz ilk soyardık onu gerekirse üzerinde sadece bez kalırdı. baktık rahatlayamadı ılık bi duşa sokardık kucakta. şurup son çare olarak verirdik.
Bu arada ilk çocuk mu ve kaç aylık?
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
Telefondan rahat yazamadım, bilgisayardan kökleyeyim şimdi.


Çocuklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ateşlenirler. Sağlık açısından görece düşük risk taşıyan rahatsızlıklar bile onlarda ateşe neden olabilir. Bu, önemli bir savunma mekanizması ve vücudun bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisidir. Vücut, yabancı organizmaların (bakteri ve/veya virüsler) hayatta kalamaması için fazladan ısı üretir. Yani yüksek ateş çocuğunuzun hastalıkla savaşmasına yardımcı olur, yani çoğu durumda ateş iyi bir şeydir.

Ateş, ≥38,0°C çekirdek vücut ısısı olarak tanımlanır.
Bebeklerde çekirdek vücut ısısını ölçmenin en güvenilir yolu rektal ölçümdür. 4-5 yaşından büyük ve iş birliği yapabilen çocuklarda oral ölçüm düşünülebilir. Koltuk altı sıcaklığı ölçümleri rektal ölçüme göre daha az doğrudur. Koltuk altı ve rektal sıcaklık ölçümleri arasında bir korelasyon vardır; koltuk altı ölçümü genellikle 0,5-0,85°C daha düşüktür.
Kulak zarı (timpanik membran) termometreleri çocuklarda çoğunlukla doğru sonuç vermez. Temporal arterden yapılan ölçümler bazı çalışmalarda rektal ölçümle iyi bir şekilde örtüşse de hastalar ateşliyken daha zayıf sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Bebekte ateş şüphesi varsa mutlaka çekirdek (rektal) ölçüm yapılmalıdır.

Burada bir nota bene: 3 yaş ve altındaki çocuklarda rektal sıcaklık ölçümü altın standart olarak kabul edilse de bu yöntemin kötüye kullanılmaması gerekir (çocuk için streslidir ve ayrıca bağırsak duvarının delinmesi riski vardır).

Değerlendirmede önemli olan diğer klinik parametreler şunlardır:

*Yorgunluk, halsizlik belirtileri
* Uyuşukluk
* Az beslenme
* Huzursuzluk
* Konsol edilememek
* Ağlama düzeninde değişiklik
* İç çekme, homurdanma
* Hızlı soluma
* Peteşiyel döküntü (küçük kırmızı lekeler)
* Öksürük, burun akıntısı veya hırıltılı solunum
* Kulak ağrısı veya çocuğun kulaklarını tutması
* İshal ve kusma


Çocuklarda ateşe neden olabilecek birçok durum vardır. Bunlar şunları içerebilir:

* Üst solunum yolu enfeksiyonları
* Orta kulak iltihabı (otitis media): kulak ağrısı
* Bronşit
* Tonsillit (bademcik iltihabı)
* Gastrointestinal enfeksiyon
* Akciğer iltihabı (pnömoni): öksürük, artmış solunum hızı, nefes darlığı, şişkin karın ve karın ağrısı
* İdrar yolu enfeksiyonu
* Menenjit: baş ağrısı, boyun tutulması, ışığa hassasiyet
* Su çiçeği, üç günlük ateş (roseola infantum), kızamıkçık, kızıl, kızamık ve kabakulak gibi çocukluk hastalıkları; karakteristik belirtiler ve deri döküntüleri ile birlikte
* Apandisit (apandisit)
* Uzun süre ağlama, sıcak güneşte oturma veya oyun oynama
* Diş çıkarma
* Aşırı ısınma
* Dehidrasyon (sıvı kaybı)


Ateş vücudun enfeksiyona karşı doğal tepkisinin bir parçasıdır, bu nedenle çocuğun huzursuz olmadığı durumlarda tedavi gerektirmez. Çocuğun mutlu ve başka bir rahatsızlık belirtisi göstermediği durumlarda, hemen ilaç kullanmaya odaklanmaya gerek yoktur.

Bebeklerde ateş için güvenli ve evde uygulayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler altta yatan hastalığı tamamen iyileştirmese de vücut ısısını düşürmeye ve çocuğu rahatlatmaya yardımcı olabilir. Yapabilecekleriniz şunlardır:

1. Fazla giysileri çıkarmak

2. Ten tene temas, kanguru yöntemi (babywearing)

3. Oda sıcaklığını normal tutmak, temiz hava almak

4. Ilık suyla banyo yaptırmak

5. Soğuk kompres: temiz, nemli bir bezi çocuğun alnına koymak

6. Bol sıvı ve sevdiği yiyecekleri sunmak (6 aydan büyük bebekler için)

7. Emziriyorsanız sık sık emzirmek

8. Bebeğiniz mama ile besleniyorsa öğünleri atlamadığından emin olmak (zorlamadan)

Eğer çocuğunuzun ateşi 38,5°C’nin üzerindeyse ve rahatsız veya huzursuzsa, pediatrist ateş düşürücü ilaç (örneğin parasetamol veya ibuprofen) vermenizi önerebilir.

Prensip olarak, emin olmadığınız durumlarda ateşli çocuğunuzla doktora gitmek daha iyidir. Doktor, ateşin nedenini belirleyebilir ve uygun tedaviyi başlatabilir.

Ateş bazen daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun ateşini yönetmeyi, tedavi etmeyi ve ne zaman tıbbi yardım almanız gerektiğini bilmek önemlidir. Aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurmalısınız:

1. Çok yüksek ateş (39°C veya üzeri)

2. Çocuğunuz yakın zamanda ameliyat olduysa

3. Ateş düşürücü önlemlerle geçmeyen ateş

4. Uzun süreli ateş (3 günden uzun)

5. Üç aydan küçük bebeklerde ateş

6. Hırıltılı veya hırıltı ile nefes alma

7. Işığa karşı hassasiyet

8. Nefes alırken burun deliklerinin açılması

9. Beyaz veya mavi cilt, özellikle tırnak etrafında, ağız veya dilde

10. Nefes alırken kaburga kaslarını içe çekme

11. Baş ağrısı, uyuşukluk, karın ağrısı, ağrılı idrara çıkma, genel durum bozukluğu, nöbetler, susuzluk belirtileri (kuru mukozalar, çökük gözler veya çökük fontanel) gibi ciddi diğer belirtiler

12. Bebeklerde içme güçlüğü

13. Bilinen kronik hastalıklar, örneğin bağışıklık eksikliği, kalp kusurları veya kanser

Bu yazımı ilerisi için kenara kaydedin, gerektiğinde bakarsınız. Ateş çoğu zaman bebeğin değil, ebeveynlerin rahatsızlık sebebidir.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Doktora gerek yok burada bir sürü doktor var. Boşuna özele para verme devletede gitme buradaki doktorları,psikologları,psikiyatristleri dinle sen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
dolven calpol dönüşümlü. duruma göre antibiyotik. verdiğiniz dereceler çok normal derece. soğuk uygulama yapacaksınız. tıpku sizinde hasta olduğunuzda annelerimiz gibi. maalesef yeni nesil anneler üşüyor-kıyamıyorum maalesef böyle. Çocuğun burnu tıkalı acile açtırmaya geliyor. Neyse evhamınızı anlıyorum ama dediğimiz gibi.

vücudun her bölgesinin standartı farklı derecedir. sizin 38iniz bizde subfebrildir.

geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(16.09.25)
geçmiş olsun. geçenlerde aynısı 20 aylık kızımızda oldu. tam 3 gün sürdü 3. gün pat diye kesildi. calpol ve ibufen dönüşümü yaptığımız halde ateşi dinmiyordu. meğersem 6. hastalık diye birşeymiş. doktorumuzda 3 gün bekleyin geçmezse antibiyotik yazarız demişti. tam da dediği gibi 3. gün geçti 6. günde deride döküntü oldu ve bitti.
0
bigcaptain
(16.09.25)
doktor değilim öncelikle.
dolven çok etkili oluyor ama 7 kilo üstü bebeklere verilebiliyor. 4 saat arayla dolven + calpol dönüşümlü kullanmak dirençli ateşi 12 saat içinde düşürür. sadece ebeveyn tavsiyesi.

geçen hafta 3 gün dirençli ateşten sonra döktüntü başlayıp el ayak hastalığı olduğunu öğrendik biz de. inşallah sizinki öyle değildir. çok pis bir hastalık.
0
kaptan maydanoz
(16.09.25)
hepinize teşekkürler. o gece hepsini okudum ve rahatlamıştım. tikleri şimdi verdim. 3.güne daha gelmeden ateş ilaçsız olarak kademeli düştü. Şimdi eskisinden de yaramaz bir şekilde emekliyor evin içinde. hepinize teşekkürler.
0
🌸administ
(17.09.25)
(8)

Ev işlerini yapma motivasyonu

kararsızataletfilozofu
Evde bulaşıkların yıkanması, çamaşırların yıkanması, ütünün yapılması, evin süpürülmesi, yemek hazırlanması lazım.Birazdan muhtemelen ya bunları yapıcam yada kendime kıza kıza uyucam.Bunları yapacak motivasyonu bulamıyorum.Neden ? Çünkü bir süredir bir kız (spor hocam) konusunda sürekli gel-gitler y
Evde bulaşıkların yıkanması, çamaşırların yıkanması, ütünün yapılması, evin süpürülmesi, yemek hazırlanması lazım.
Birazdan muhtemelen ya bunları yapıcam yada kendime kıza kıza uyucam.
Bunları yapacak motivasyonu bulamıyorum.

Neden ? Çünkü bir süredir bir kız (spor hocam) konusunda sürekli gel-gitler yaşıyorum.
Kızdan gördüğüm bir soğukluk, buluşmayı ekme, 5saat sonra cevap verme, başkalarıyla buluşması benim enerjimi bitiriyor sadece uyumak istiyorum.
Yaklaşık bir aydır durum böyle zaman zaman iyiyim zaman zaman kötüyüm.

Kızın karakteri hayatı işi filan bana pek uygun değil, bana uyum sağlayacak gibide değil,
Benden hoşlanmıyorda ama eğleniyor yanımdayken, tanıyıp başka seviyeye taşıma çabasıda yok benim çabalarımıda boşa çıkarıyor konuşmak pek istemiyor gibi.
Ama başkalarıyla da konuşmak, flörtleşmek içimden hiç gelmiyor.

En azından şu ev işlerini halletmem lazım ne yapsam ?

Biliyorum her hafta en az iki duyuru fixledim, bu ara yalnızlıkla birleşince böyle oldu önceki cevaplar için teşekkür ederim kusura bakmayın.
0
kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Düşün ki bir anda onun sana gelmesi gerektiğini, üstelik sevişme ihtimali var. Pislik bir evde saçma sapan bir şekilde karşılamak mı daha sevimli temiz ve etkileyici bir evde karşılamak mı.

Beşşş dakkada ddeğişir bütün işler demiş Mazhar Alanson.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
Senin için uygun olan insanlar enerjini yükseltir, bu kıza olan ilgin seni aşağı çekiyor. Tam tersi olması lazım, kız seni flörtüyle mi ne tanıştırmıştı zaten. "bak sen benim için friend zone'dasın" demeye getirmişti. Buluşmaya falan gitme diye seni kaç kişi uyardı ama yine de gittin. Şu durumda evde ah vah etmek elde telefon cevap beklemek kendine eziyet. Kontrol edebildiğin şeylere yönel bence, evini temizle toparla yemeğini yap. Hem somut bişi yapınca kafan da dağılır. Kontrol bende hissi gelir bünyeye

Senin acilen kendi kendine iyi vakit geçirmeyi öğrenmen lazım, motivasyonunu mutluluğunu başkasından gelecek tepkilere bağlamamanı öneririm
0
kullanicadi
(15.09.25)
@muhayyer divan doğru demiş ha, ama atladığımız şey bu abimizin durumu sakat, kendisi duygusal olarak zor bir durumda. @arbre'nin dediği gibi beklenen şekilde anlamazsa boşuna arkadaşımızı üzmüş olacağız.

@kararsızataletfilozofu abi başı bağlı diyoruz sana, senin anana bacına yapsalar iyi olur mu diyelim illa? Ev işlerini yapma, enerjin bittiyse neyi yapmak istemiyorsan yapma. Adaya mı düştün, bir o mu var sanki? Sil geç, engelleme ama sil geç her yerden. Buluşmalara da gitme. Spor salonunu da değiştir, hayatın düzene girsin. Bu dediklerimi yaparsan sana huzur ve mutluluk müjdeliyorum.
0
Shepard
(15.09.25)
Teşekkürler cevaplar için eksik olmayın, ev işlerini hallettim sayılır yemek haricinde, hiç bir şey yiyesim yok zaten.

Spor haricinde bu kız hiç iyi değil mümkün olduğunca geri çekmeye konuşmamaya çalışıcam.

Açılayım kurtulayım düşüncesi sürekli geçiyor ama hem spordan olup hem saçma sapan bir kısıtlamaya sokmak istemiyorum kendimi.

Zaten attığım adımları bile savuşturduğu için artık adım atmayı iltifatı filan bıraktım çenemide biraz tutmam lazım sadece.

Yanındayken çok iyi hissediyorum ama uzaklaşınca iletişim kuramamak filan çok yıpratıyor esas sorun bu aklıma gelmese çok daha huzurlu olacağım.

Akşamları çok boş hayatım ondan dolayı böyle oluyor sanırım reels izleye izleye uyumaya çalışıyorum tüm akşam.

Başı bağlı değil, flörtü veya flörtleri var yada en azından benden daha fazla yakın olduğu erkek arkadaşları var diyim.
Ama sevgili yok.

Akşamları dizi bile açıp izlemeye üşeniyorum bazı günler işte bunu çözmeye çalışıyorum bir yandan
0
🌸kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Ufak ufak, basit işlerden başla. Gerisi gelmezse bırakırsın. Yarın kaldığın yerden devam et. Arkaya bir müzik ya da podcast bir şey aç. O kızın bir tarafı kalkmış, sana bakmaz.
0
sekizdokuzon
(15.09.25)
Durumun varsa bu işler için birini tut. Kimse vazgeçilmez değil
0
pembediken
(15.09.25)
Baska seviyeye tasimak istemiyorsa baska seviyeye tasimak istemiyordur. isterse bekar olsun farketmez. kiz belli ki o anda gulup konusuyor arkadas canlisi davraniyor siz kendiliginizden gelin guvey olmussunuz daha fazlasini bekliyorsunuz. sacma.

bu duygulari analiz edip "of ya ne les ve salak bir insanmisim" demedikce ve farkindalik gelistirmedikce gecmeyecek. ve siz bu anlayis seviyesine anca kadinlarin gulmek ve arkadasca davranmakla size baska seyler borclanmadigini idrak edince ulasacaksiniz.
0
warrior princess
(16.09.25)
Bir şeylere yorgun olma, enerji bulamamak benim için kafayı toparlamama ve mental yorgunlukla alakalı oluyor genelde, bu herkeste aynı olmayabilir. Ancak odak noktamı bozacak gelişmeler olduğunda enerjisiz düştüğümü fark ettim.

Sizin durumunuzda da yaşadığınız gel gitler muhtemelen enerjinizi sömürüyor. İmkanınız varsa bir süre bir yardımcıdan destek alın, evi kolay temizlenebilir şekilde minimalist düzenleyin. Kendinize küçük rutinler oluşturun, örneğin ortalığı dağıtmama adına bardağı işiniz bitince hemen bulaşık makinesine koyma gibi.

Yavaş yavaş bir düzen ve rutin oluşturursanız her şey daha kolay olur. Sosyal medyada fazla vakit geçirmeyin en fazla enerji sömüren şey sosyal medya.
0
titanic kemancısı
(16.09.25)
(3)

Neden koruyucu koyuyorlar?

messina123
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna
Koruyucusuz harras marka çikolatalı fındık ezmesi 1 yıl son kullanma süresi var. Aynısı diğer markalarda hep koruyucu içeriyor, zararlı madde içeriyor. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Harras’ın başarıp diğerlerinin başaramadığı bir üretim tekniği mi var yoksa üreticiler üç kuruş fazla kazanma uğruna o kadar zararlı kimyasalları mı bize yediriyorlar?
0
messina123
(15.09.25)
İkincisi. Daha çok para.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
dincilerin ürettiği hiç bir mala güvenme. içine koyup yazmazlar. aynes rezaletini araştırırsan görürsün. yıllarca meb okullarına paket süt verdiler. bozuk sütleri alıp satıyorlar halen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
Zararlı kimyasal konusu tartışılır, her koruyucu ya da katkı maddesi zararlı diye bir şey yok. Zaten öyle ya da böyle bütün katkı maddeleri belli kontrol ve yönetmeliklere istinaden kullanılıyor.

Katkı maddelerinin amaçları farklı; kimisi ürünün son kullanma tarihini uzatmak için kullanılıyor, kimisi kıvamını arttırıyor, kimisi o ürünün o şekilde ve tatta sunulabilmesi için gerekli. Tabi ki maliyet de göz önünde bulundurulan bir etken ancak "Bu ürünün içine fındık koymak yerine basalım kimyasalı da ucuz olsun" bir marka açısından hele de günümüzde sürdürülebilir bir pazarlama stratejisi değil, zaten bir çok katkı maddesi görece az miktarda kullanılıyor; ürünün miktarının yarısı kadar koruyucu koyup sonra onun kıvamını ve tadını tutturmak, bu sayede de kar etmek çok mümkün değil.
0
salihdt
(16.09.25)
(14)

Aşksal mevzular

yuvarlanantencereninkapagi
Anlaşabildiğin, keyifli vakit geçirdiğin, birlikteyken huzurlu ve mutlu hissettiğin, gelecek planlarının benzeştiği, iyi seviştiğin, birbini her anlamda beğendiğin birini bulmak zor bir ihtimal ve insanların bunu bulunca bu kadar kolay kaybedebilmesini gözden çıkarabilmesini anlamakta güçlük çekiyo
Anlaşabildiğin, keyifli vakit geçirdiğin, birlikteyken huzurlu ve mutlu hissettiğin, gelecek planlarının benzeştiği, iyi seviştiğin, birbini her anlamda beğendiğin birini bulmak zor bir ihtimal ve insanların bunu bulunca bu kadar kolay kaybedebilmesini gözden çıkarabilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Büyük bir aptallık ve toy bir hareket gibi geliyor bana. Özellikle erkek bireylerin bunu yaptığını düşünüyorum. Ne var bunun arkasında? Başta söylediklerimin tümünün her iki taraf için geçerli olduğunu varsayıyorum. Sadakat korkusu mu, tek eşli olmaktan korkmak mi? Olgunlasamamak mi, başka bir seyler mi?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(15.09.25)
Tam aradığın cevap burada ve azımsanmayacak kadar çoklar.
(bkz: kaçıngan bağlanma )
0
hain kostokk
(15.09.25)
Birkaç yıllık evliyim öncesinde birkaç ilişkim oldu teki ciddiydi. Öncelikle ilk cümlenizde anlaşılan kişiyi bulmanın zor olması bence kesinlikle yaşla ilgili. 20li yaşların ilk yarısı ayrı ikinci yarısı ayrı. 30lqr başka 40a doğru iyice zorlaşıyor. Hem birçok insan evlenmiş oluyor hem kişiliğiniz uoturuyor esneyemiyorsunuz çok.
Kaybetmeye göze almak ise, oturalan kişilikte ne kadar esneyebileceğine karar veriyor kişi bence. Ne kadar değişebileceği, uyumun ne kadae sürebileceği vb. bir de şöyle gözlemim oldu 35-40 yaş arası çiftler için, hatınların maddi durumu iyiydi ve ailesi (eğitim, kültürel, maddi vb) erkekler kadın dostlarımı bıraktı. Aileleri tanıştıktan sonra oldu. Bence maddi olarak kaldıramayacaklarını düşündüğü ve kendini eksik-yetersiz hissetmesin diye. Korktular. Gerek yoktu ama bizim türk erkekleri bu tür şeylere de önem veriyor ve ilişki bitirebiliyor diye düşünüyorum.
0
cccbehzatccc
(15.09.25)
işin içine aile giriyor olabilir

+

gelecek planlarının benzeşmesi aslında o kadar da benzeşme olmayabilir.

aptallık mıdır evet.

onun dışında doğru zaman / kişi / yer üçlemesini tutturmak neredeyse imkansız.
0
rain when i die
(15.09.25)
Aşksal değil evrimsel mevzular bunlar. Genetik çeşitlilik, üreme başarısını artırma vs. biyolojik açıklaması olan bir şey.
0
beyfendi
(15.09.25)
İnsan doyumsuz.
Kadınlar erkekleri erkekler kadınları tanımıyor.
Senin iyi sevişme dediğin ile erkeğin dediği aynı değil.
İnsanların doyumsuzluğuna engel olacak şeyler lazım.
Çok çalışkan, çok dindar erkeklere bakabilirsin mesela. Çalışkanlar çapkınlığa vakit bulamaz. Dindarlar bu bana yasak der.
0
benaslindayohum
(15.09.25)
bunlara sahip insanlarin da aradigi baska seyler var senin memnun olman onun da oldugu anlamina gelmez+1 boylesinin zor ihtimal olduğunu sen soyluyorsun ama o rahat iliski kuran, flortoz, sıkılgan, ozgurlugune duskun ve yenilik seven biri olabilir
0
ala09
(15.09.25)
Rahat batıyor net

Köpekler gibi pişmanım onu kaybettiğim için
0
Civil.leo
(15.09.25)
Pek de aşksal olmamasi ..
0
abuzer
(15.09.25)
Ayrıca abuzer artı bir.
İki sevişmeye öpüşmeye aşk demeyelim lütfen.
0
benaslindayohum
(15.09.25)
Evden işe işten eve giden sakin bir sosyal hayatı olan erkek bile konu evlilik olunca kısıtlanacağını düşünüyor, garip psikolojik bir olay

Hayatında bir bölümü kapatıp yeni bir bölümüne geçmeye hazır olmamakla ilgili
0
grimavi
(15.09.25)
Bana da büyük israf geliyor. Kadir kıymet bilmezlik, tatminsizlik, olgunlaşmamislik, şerefsizlik.
0
sekizdokuzon
(15.09.25)
20li yaşlarda özellikle kısıtlanma korkusu çocuk filan olup hayatın başka şekilde evrilmesi,
Hatta boşanıp nafakaya mahkum kalma,
Ama insan 30lu yaşlarda artık birini istiyor hayatında evlenmekte istiyor ama tek kişi olsun bitmesin istiyor.
Fakat şuan kız-erkek farketmeksizin insanlar çok fazla boşanıyor ve artık ömür boyu ilişkiye sıcak bakmıyorlar bence bu da güven duygusunu herkesin kaybetmesine sebep oluyor bu temelde oturmuyor ilişkilerde.
0
kararsızataletfilozofu
(15.09.25)
Ben merkezcilik. Narsisizm. Anasının büyütemediği kuzusu olma durumu. Ben erkeğim ben özgürüm ben istediğimi yaparım kafası. Elbette ki olgunlaşmamışlık, hamlık, çiğlik. Kadın için de geçerli. İnsanları tuvalet kağıdı gibi kullanıp atmayı güç sanan bir tomar salak olur bunlar. Kalp bir tek kendilerinde var, zaman, ömür bir tek bunlarda kıymetli falan. Yatırıp 200 zopa vursan yine akıllanmaz bilinçlenmez bunlar.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
Popüler kültürün etkisi. Maalesef bu döneme denk geldi. Kadınları para avcısı olarak gören var. Erkeklerin birbirini gazlaması var.
0
pembediken
(15.09.25)
(11)

Sahibinden'de satın alamayacağınız taşınmazlara bakıyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmay
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmaya başladım.

Siz böyle şeyler yapıyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapmam. Bir villa bakıyorum ama uçuk kaçık bir şey değil. Bir de yazlık bakıyorum, o da kelepir sayılır fiyatlarda.
0
gabe h coud
(14.09.25)
elbette. istanbul yali daire piyasasi benden sorulur
0
sonsuz
(14.09.25)
Sadece arada arsa bakıyorum arkadaşlarla emeklilik evi için.
0
kisa
(14.09.25)
arada bakar hayal kurardım ama artık bu işi ilerlettim. zillow'dan yani amerika'dan bakıyorum. önce o şehirde bu mesleğimle maaşım kaç olur diye araştırma yapıyorum, sonra gelirim giderim ne olur onu hesaplattırıyorum. chatpgt yapıyor hepsini. sonra da nasıl evlerde yaşayabiliyorum onlara bakıyorum. en kötüsü bile buradaki evimin en az 2 katı olduğu için hayal kurmak çok mutlu ediyor.
0
art cat chocolate
(14.09.25)
Gerçeklerin nesi heyecanlı lo
0
🌸sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapsam iyi olur aslında. Hayal panosu gibi bir şey. Kendime ev bakıyormuşum gibi olur ne güzel olur. Araba da bakarım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Ay evet çok hoşuma gidiyo. Bi takım aşırı pahalı daireler işte boğaz manzaralı filan ya da köşklerin emlak danışmanı oluyo ya öyle ilana fiyat filan yazmıyolar. Aşırı merak ediyorum. Ama paramın asla yetmeyeceği ses tonumdan bile belli olacağı için arayıp sormuyorum. Meraktan çatlıyorum.
Bi debazen işlerim çok yolunda giderse ve doğru şekilde birikim yaparsam 10 yıl sonra alma ihtimalim olma ihtimali beeelki olabilitesi olanlara bakıyorum. Ama o o kadar eğlenceli değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.09.25)
Yok asla, moralim bozulur. Sokaktaki arabaları görünce dahi üzülüyorum. Toplumun yüzde olarak çok altında kalıyorum.
0
baldan kaymak
(15.09.25)
ben de zillow'dan miami'de, immobiliare'den roma'da ev bakıyorum emeklilik için.

hayaller hayatlar.
0
Hallegadola
(15.09.25)
Bir dönem böyle bir hobim vardı sürekli girer bakardım ama öyle daire falan değil malikaneler, köşkler, yalılar bunları gezerdim hoşuma giderdi sonra bıraktım, artık Enes yılmezer izliyorum :)
0
mutekebbir
(15.09.25)
son 5 yılda harıl harıl satılık/kiralık ev aramadığım ilk sene bu sene oldu o yüzden bıktım sahibindende ev aramaktan ve bayadır girmiyorum hatta uygulamayı da sildim telefondan. Zaten araba merağım da yok ve hatta kişisel arabam da yok yani o alanda da yokum. Eskiden arada keyfine bakardım böyle rezidansların bilmem kaçıncı katındaki loft dairelere (villa insanı değilim hiç) ama ondan da sıkıldım. Zaten mahallemi çok seviyorum, bu civarda bir tık daha yeni ve güvenlikli vs bir apartman dairesi bulsam bi daha ev mev bakmam yaşamak için. Yatırımlık falan anca
0
nundu
(15.09.25)
(22)

bu laf sokma mı değil mi?

deartheodosia
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”. bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle a
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”.

bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle aramızda “laf sokmama” anlaşması vardı :d ama devamlı bi şeyler söyleyip sonra reddediyor. sizce de bu bariz laf sokma değil mi? :p

teşekkürler.
0
deartheodosia
(14.09.25)
ne demek istedigini dusunuyorsunuz peki? yani ne konuda laf sokmus? gercekten anlamadigim icin soruyorum.
0
songforsomeone
(14.09.25)
sanki hayaller yurtdışı gerçekler diyarbakır gibi @song
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bence güzel espri ya. Aranızdaki gerginliği azaltmak istemiş olabilir mi?
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
8910, ben de güldüm inkar etmeyeceğim ama devamlı anlaşmayı bozup şaka yaptım ya da bu laf sokma sayılmaz dediği için ek görüş almak istedim.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Normalde laf sokma demem ama dokundurma iması yarattığı için anlaşmayı bozar diyorum.
0
Bruce
(14.09.25)
Geçmişle olan anlaşmanızı hesaba katarsak laf sokma gibi ama daha çok espri var denebilir.
Sıra sende artık. Ona sinsi şakalar hazırla
0
diyecevaplandı
(14.09.25)
Ahaha guldum ya, iyiymis ve bence de dokundurma. Laf sokma sayilmaz :)
0
sey mi dostum
(14.09.25)
dalga geçmiş bal gibi :)
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
Yurtdışına gitmek yurtiçi gezi yapmaktan daha hesaplı. Neyin laf sokması olabilir ki ?

Bu hayatı bu kadar kafaya takmayın ya , yarın hiç olmayabilir.
0
Mcfly
(14.09.25)
mcfly, ben laf dokunduramıyorum ama o yapıyor, neden ciddiye almayayım ki şimdi bunu :) anlaşma varsa çift taraflı uyulmalı yoksa ben de bi şeyler söylemek istiyorum ama kendime engel oluyorum her defasında.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bana komik geldi ya, bi de ben boyle seyleri hic boyle kotu almam yani laf sokma benim icin negatif bisi, bu sadece komik geldi acikcasi. Ama su acidan bakabilirsiniz, filozofik olursak, genellikle alinganlik/lafsokuldugunu dusunme genellikle bizim aslinda rahatsiz hissettigimiz konularla ilgili oluyor, mesela kendimizle barisik olmadigimiz seylerle ilgili. Oyle bir durum var mi sizde? Ona bakabilirsiniz? Bana komik geldi, guler gecerdim laf sokma demezdim acikcasi, onun icin sordum ne anladiniz diye
0
songforsomeone
(14.09.25)
öyle bir fotograf görsem yalan yok, ben de hönkürürdüm. bence komik :)
dalga gecmis ama laf sokmamis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.25)
komik değil bence hatta yazmak için kendini baya zorlamış gibi geldi bu sebeple anlaşmayı bozmuş diyebilirim
0
basond
(14.09.25)
Laf sokarak da espri yapılabilir. Epey de yaygın. O yüzden "komik bence" demek sorunun cevabını vermiyor. Bu arada net laf sokmuş ama komik.
0
nawar
(14.09.25)
Onunki laf sokma da seninki değil. Yani çocuğun tişörtünün nesinden tahrik olmuş nasıl bir alaka kurmuş anlamadım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
paris tokyo london diyarbakır'a gitmiş demiş güzel demiş laf sokma yok bence
0
Shepard
(15.09.25)
sana şöyle söyliyim, fotoğrafı gören herkes aynı şeyi demiştir kendi kendine, bir arkadaş cesurca yazmıştır. yani sadece bu yazan arkadaşın fikri değildir bu komik bir raslantı olmuş üzgünüm
0
Hallegadola
(15.09.25)
günaydın :) @hallegadola, çocuk londra’ya falan da gitti birçok kez, konu gidememe değil. ayrıca diyarbakır çok çok güzel bi şehirmiş, çok beğendim
0
🌸deartheodosia
(15.09.25)
kahkaha attım. demekki espri amacıyla yapmış.
0
ground
(15.09.25)
Hahah aynen oyle diye cevap atardim ben. Bilemiyorum ya ben cok saf da olabilirim. Bana espri gibi geldi.
0
Kittie
(15.09.25)
Laf sokma değil de takılma, dokundurma +1 buna alınmazdım güler geçerdim. Anlaşmayı bozucu bir etkisi yok gibi geldi, yeri gelince sen de benzer bi espri yaparsın ödeşirsiniz

"laf sokmama" anlaşması ilgimi çekti, bir arkadaşla bizim de yapmamız lazım bunu. Teklif edicem, masaya oturalım imzalayalım karşılıklı dicem(:
0
kullanicadi
(15.09.25)
sen yazsan guzel espri olurdu, o yazinca kucumseme, asagilik kompleksi gibi algiladim.
0
Ley
(15.09.25)
(16)

Aynı dizileri izleyerek salakça bi şey mi yapıyorum: yaprak dökümü

cccbehzatccc
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır. Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibiOlan var mı?
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır.
Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.
100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibi
Olan var mı?
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
aski memnu, yaprak dökümü, gossip girl

o kadar comforting ki...

gossip girl 3. sezondan itibaren cok iyi degil ama yaprak dökümü ve aski memnu bastan sona cok iyi ikisi de.
0
sonsuz
(14.09.25)
Safe zone'un demek ki. İyi geliyorsa sorgulama izle.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
İyi geliyorsa sorgulama izle. +1
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
Öyle sıkılıyorum ki Behlül Bihter gibi tutkulu bir aşktan vazgeçtim (yasak aşk mevzubahis değil, sadece tutku kısmına odaklanalım lütfen), adnan'ın aşkı gibi tekdüze bir aşka bile razı haldeyim bu aralar :/
0
strawberry first
(14.09.25)
Yeni diziye başlayamıyorsan anksiyete olabilir. Yeni dizi derken son 5 yılda çekilen anlamında değil, önceden izlemediğin anlamında dedim. Yoksa 10 yılda çıkan 10 yapımdan 9'u çöp.
0
nawar
(14.09.25)
izledigin filmleri tekrar izlesen mantikli bak, ama bilmemkac bolumluk tugla gibi diziyi izlemek agir issizlik bence, hayir cok gereksiz, onemsiz sahneler de oluyor malum bizdeki dizi sureleri uzun.
0
freedonia
(14.09.25)
İyi gelen neyse onu izle, sorun yok. Annem bu aralar "aramızda kalsın" izliyor, ondan önce "ikinci bahar" izledi. Kardeşim döndür çevir bin kere kurtlar vadisi izledikten sonra bir dizi izledi (kuzey güney miydi neydi) şimdi ikinci bahar izliyor, babam ise aklına geldikçe çocuklar duymasın, seksenler, papatyam, arada başka bişeyler daha izliyor. Bense çok uzun zaman dikiş ve örgü videoları izledim, hiç bilmez halimle anneme manto bile diktim. İyi gelen neyse o.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Dizi çok zaman öldürür ya… Aynı şeyi ben bir sesli kitapla yapıyorum yıllardır. İki kitaplık seri, toplam 72 saat. Takriben 9 sezon komedi yahut 5-10 sezon dramaya denk geliyor süre. Defalarca (ben diyeyim on, siz deyin on beş) bitirdim peş peşe. Sadece ses olduğu için,
-İş yapmaya mani olmuyor.
-Uykudan önce mavi ışığa maruz bırakmıyor.
-Direksiyonda ve yürürken de dinlenebiliyor.

Ben de kötü hissettiğim dönemlerde Friends izliyorum hep. Oyuncularının üçte birinden, yapımcılarının hepsinden, işlediği konuların alt metinlerinin de çoğundan nefret etsem de, beni acayip uyuşturuyor/dindiriyor. Galiba 6-7 defa baştan sona devirdim…
0
yadigar
(15.09.25)
kocam youtubedan sürekli ama sürekli behzat ç canlı yayın açıyor.

onu anlıyorum, çünkü ben de sürekli aşkı memnu, avrupa yakası, kısmetse olur izliyorum.

beynim ciddi bir şekilde yeni bir şeye başlayacak motivasyonu bulamıyor.
0
Hallegadola
(15.09.25)
eşimde de var bu, yaprak dökümü ve aşkı memnu izleyip duruyor. ben hiç izlemediğimden eşlik edeyim diyerek birer tur izledim baştan sona. o hala izliyor. ne tür bir bağımlılıktır çözemedim de ama hastalık bu bence. soruyorum hiçbir şey yok diyor bir de :)
0
Improbable
(15.09.25)
O kadar cok izleyecek yapim var ki, ayni seyi izleyecegime yeni seyler izlerim ve ufkumu genisletirim. Ayni seyi izlemek bana vakit kaybi gibi geliyor. Hele Turk yapimi sıkıcı dram dizileri cok daha zaman kaybi. Herkesin zevki kendine tabii.

Tv'de belki kult yapimlar rastgele denk gelirse izlenebilir
0
ermanen
(15.09.25)
brooklyn nine-nine ve scrubs'ı üçer kez bitirdim sanırım ama türk dizilerini tekrar tekrar izlemek korkunç geliyor bana ya çok uzun ve sıkıcılar. Aşk-ı memnu'da hadi bir nebze kalite var gibi gerçekten de yaprak dökümünün videoları insta'da önüme düşüyor, aşırı cringe bir ortam, ali rıza bey'in mallıkları falan düşününce içime fenalık geliyor nasıl izliyosunuz onu
0
nundu
(15.09.25)
psikolojik bir rahatsızlık olduğu söyleniyor. güvenli alandan çıkamama, kalma. Ezbere bildiğin, sahneler, diyaloglar hepsi güvenli alanın.
0
adivar
(15.09.25)
her ne kadar konforlu alaniniz olsa da, ve hepimiz zaman zaman buna ihtiyac duysak da sorunuza cevap muhtemelen evet. ayni seyi yaparak farkli sonuclar elde etmeyi beklemek size zarar veriyor gibi duruyor.
0
kassiopeia
(15.09.25)
Aski memnu veya yaprak dokumu acik degilken yemek yedigim an nadirdir.
0
Kittie
(15.09.25)
Hayatımda hiç aynı diziyi 2 kere izlemedim çünkü dizi çok vakit alıyor. Elbette salakça diyemeyiz ama eğer can sıkıntısından izleme ihtiyacı geliyorsa başka şeyler izleyin, yeni ilgi alanları yaratın kendinize.

Yeni şeyler izleyip gördükçe farklı farklı ilgi alanları çıkıyor vaktinize yazık bence.
0
titanic kemancısı
(15.09.25)
(6)

Otomatik Türk kahvesi makinesi tavsiyesi

nhk ni youkosu
Ben sevmediğim için bilmiyorum ama babam bir ofiste içmiş çok hoşuna gitmiş. Arçelik, Sinbo vs. bir sürü full otomatik makine var hangisini tavsiye edersiniz? (cezve şeklinde olan değil de diğerleri gibi anladım)
Ben sevmediğim için bilmiyorum ama babam bir ofiste içmiş çok hoşuna gitmiş. Arçelik, Sinbo vs. bir sürü full otomatik makine var hangisini tavsiye edersiniz? (cezve şeklinde olan değil de diğerleri gibi anladım)
0
nhk ni youkosu
(14.09.25)
Telve var, Kahveci var... hepsi aynı mantıkla pişiriyor ama tercihen içi teflon olmasın diyen var, olsa ne olacak diyen var... bizde elektrikli çelik cezve var, ben biraz iyi pişirilmiş sevdiğim için durdura durdura pişiriyorum gayet güzel oluyor. Diğer makinelerin hepsi de kettle mantığıyla pişiriyor işte.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Kesinlikle okka almayın. Telve aldım arçelik çok memnunum
0
gadlemler
(14.09.25)
Arcelik telve, cok memnunum. Harika kahve yapiyor
0
narod
(14.09.25)
arcelik telve en temizi
0
fakyoras
(14.09.25)
türk kahvesinde bence en kral makine arçelik k3170 kodlu makinesiydi. onun dönemini kapatıp telve isimli ürüne geçtiler. şu an telveyi kullanıyoruz hanım arkadaşlar gayet memnunlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.09.25)
Telve iyi.

Grundig de koc holdingin. Tasarimi tamamen ayniydi. Bir fark oldugunu sanmam. Grundig de alinabilir.
0
sonsuz
(16.09.25)
(6)

Türkiye haritası böyle nasıl oldu?

messina123
Bence daha havalı gözüktühttps://imgur.com/a/OOPvCtf
Bence daha havalı gözüktü

imgur.com
0
messina123
(14.09.25)
r/mapporncirclejerk
0
AlsterWasser
(14.09.25)
Pavyon şarkıcısı bedeni olmuş böyle bakınca.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
salihdt
(14.09.25)
bakarken dengesiz hissettim sanki düşecekmişim gibi.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(14.09.25)
Türkiye bize gösterilenden çok daha büyükmüş biliyor musun?
0
muhayyer divan
(14.09.25)
anksiyete sebebi. düzelt şunu
0
ground
(15.09.25)
(2)

Bu gecenin şarkısı bu

Batuhanolabilir
https://m.youtube.com/watch?v=989-7xsRLR4&pp=ygUFdml0YXM%3D
0
Batuhanolabilir
(14.09.25)
Emin misin
0
muhayyer divan
(14.09.25)
brlrlrlrl haha
0
🌸Batuhanolabilir
(14.09.25)
(9)

Sorum duyuru kadınlarına

materyalist imam
Yaşların 30+ olduğu, 2.5 senedir düzenli ve mutlu ve evliliğe giden çok sevdiğiniz ve çok sevildiğinizi de bildiğiniz bir ilişkiniz var.Ancak erkek tarafı alkole fazla düşkün ve alkol tüketim miktarı günbe gün artıyor. 2,5 sene boyunca toplamda 2 büyük kavga etmişsiniz ve ikisinde de erkek tarafı kö
Yaşların 30+ olduğu, 2.5 senedir düzenli ve mutlu ve evliliğe giden çok sevdiğiniz ve çok sevildiğinizi de bildiğiniz bir ilişkiniz var.

Ancak erkek tarafı alkole fazla düşkün ve alkol tüketim miktarı günbe gün artıyor. 2,5 sene boyunca toplamda 2 büyük kavga etmişsiniz ve ikisinde de erkek tarafı körkütük sarhoş olduğu için saçma sapan bir sebepten kavga çıkarmış. Bunlar haricinde sorununuz yok.

Arada birkaç kez bu alkol konusunu açtığınızda stres, kaygı, korku vb. sebeplerle rahatlama için tükettiği cevabını almışsınız ve çözümün alkol olmadığını gerekirse yardım alabileceğini ve destek olabileceğinizi söylemişsiniz. Ama bu batağa yavaş yavaş düşen hemen herkes gibi erkek kişisi kendine konduramamış ve alkolik değilim savunması yapmış.

Günlerden bir gün yine her şey yolunda ve güzel giderken ve erkek yine alkol almışken, saçma sapan bir sebepten erkek yine sarhoşken ciddi bir kavga çıkarıyor; kırıcı sözler söylüyor (hakaret veya küfür değil ama cidden kırıcı) ve akabinde bu ilişkiye devam etmek istemediğini söylüyor. Ertesi gün oluyor, erkek uyanır uyanmaz içmeye devam edip yine sarhoş olup özür dileyeceğine önceki günkü kavgayı sürdürmeye devam ediyor. Ta ki günlerden Pazartesi olup iş günü olduğu için alkol almayıp aklı başına gelinceye kadar. Pişman olup görüşmek istiyor, düzeltmek istiyor ama kadın tarafı alkollüyken içinden çıkan kişi beni korkutuyor, bana söylediğin kırıcı sözleri kabullenebileceğimi sanmıyorum diyerek her ne kadar çok sevse de ilişkiye devam edemeyeceğini söylüyor.

Bu görüşmenin hemen ertesi günü erkek psikiyatriden randevu alıp gidiyor, seans sonunda ileri derece anksiyete, ileri derece depresyon teşhisine ilave olarak bunları bastırmak için edindiği bir de alkol problemi teşhisi konuluyor ve ilaç tedavisine başlıyor. Buna paralel olarak psikolog seanslarına da başlıyor.

Siz, böyle birine tekrar bir şans verir miydiniz ?

Düzeltme: Eksik ifade etmiş olabilirim. Konulan tanı alkolizm değil ancak ingilizce'de alcohol abuse / binge drinking denen (Alkol yoksunluk sendromları ve alkol almadan durulmayan durumların olmadığı ancak çok kısa sürede yüksek mniktarda alkol tüketimi kaynaklı yaşanan hastalık) ve tedavisinin alkolizme nazaran daha kolay ve kısa sürede sonuçlandığı belirtilen bir tanı.
0
materyalist imam
(13.09.25)
Vermezdim. Bir de ilk seanstan bu kadar teşhis konması -hem de ileri seviye- profesyonel gelmedi.
0
ruhen hastayim ben
(13.09.25)
Hayır vermezdim.
0
mutekebbir
(13.09.25)
alkolik biriyle 2.5 sene cok uzun. baska sansi haketmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.09.25)
Hayır. Kesin ve net alkolik olmuş durumda, alkol aldığında girtikçe daha kötüye giden bir yüzle karşılaşılıyor, ilk kez ayrılmaya kalkışıyor ve sadece mecbur ise ayık kalabiliyor.

Kesinlikle olmaz. Ne yaparsa yapsın.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Bu kadar surekli alkol aliyorsa zaten onumuzdeki bir iki ay icinde bence alkol almayi birakip birakmadigini gorursunuz, isterseniz deneyin - sizi tanimadan bir sey demek zor - ancak deneyecekseniz sartiniz sosyal icicilik de degil alkolun yuzde yuz birakilmasi olmali, ilk icisinde ayrilacaginizi net olarak onceden soylemelisiniz.
0
kassiopeia
(14.09.25)
Kavga sebepleri ve içeriğine bağlı. Bu anlatımla adam içip içip kavga çıkaran biri gibi duruyor da, şey de var, mesela içince rahatlıyor da bastirdiklarini mi söylüyor, ya da başka bir şey ya da şeyler de mi var vs. yani elbette bu durum bir sorun da, bir ilişkideki tek sorunun partnerlerden birinin alkol kullanım probleminden ibaret olması bana gerçekçi gelmedi, o yüzden evet hayır da diyemedim bu taraflarına bakmaları lazım kişilerin gibi.
0
encokbenisevinnolur
(14.09.25)
Erkeğin alkolik olduğu ilişkiler de duydum, kadının alkolik olduğu ilişkiler de duydum. Her ikisinde de alkolik olmayan partner maddî ve manevî çok zarar gördüler. Taraflardan birinin alkolik olduğu ilişkilerin sürdürülmesini teşvik etmek bana göre doğru değil, hele ki soruyu alkolik olmayan taraf soruyorsa. Soruyu alkolik olan taraf soruyorsa, gerçeklerden kaçmadığı anlarda ilişkiye (ve kendisine ve sevdiğine) ne kadar çok zarar verdiğini fark edecektir, hatta ediyordur ama bir içme sebebi de bu oluyordur. Tam da bu şekilde bir döngü oluştuğu ve bunu kırmak istemediği için o ilişkiden ve o kişiden olmaz. Yapıcılık doğru değil bu konuda, bence. Sadece alkol almayan taraf kendine gerçekten çok güveniyorsa, tıpkı Cüneyt Arkın'ın eşi örneğinde olduğu gibi, evet çok çile çeker ama sevdiğinin bağımlılıktan kurtulmasına en büyük desteği verir ve ömrü varsa safâsını da sürer. Yapılabilecek tek yapıcılık bence bu örneği göz önüne almaktır.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
rahmetli babam alkolikti. alkoliğin olduğu bir aile hayatında hiçbir zaman huzur olmaz.
0
lazpalle
(14.09.25)
adi ve teshisi ne olursa olsun hayir. su an sizin yapacaginiz sey tamam bu tedaviyi ol belli bir sure de alkol almamis olmayi becererek gel demek. O arada iliskinizi karsilikli tartarsiniz. Burada kontrol sizde, kesinlikle size duygu somurusu yapmasina izin vermeyin.
0
warrior princess
(22.09.25)
(5)

Tek başına yaşayan biri kanser olursa nasıl ihtiyaçlarını giderir?

trablon
hastanın durumu kötüleşirse kimsesi de yok çekip götürecek vs .nasıl bir yol izlemeli insan bu durumda ?
hastanın durumu kötüleşirse kimsesi de yok çekip götürecek vs .nasıl bir yol izlemeli insan bu durumda ?
0
trablon
(13.09.25)
Bildiğim kadarıyla belediyenin ve sağlık bakanlığının evde bakım uygulamaları var. Yaşlı hastaya yahut yalnız yaşlıya gerekiyorsa evde tedavi ve evini temizleme gibi şeyler duymuştum. Ama işte hastaneye getirip götürmek vs nasıl olur bilemem. Böyle durumlarda genellikle vicdan ve güzel ahlak sahibi komşular veya tanıdıklar devreye giriyor.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
tanıdık ve komşular zor tedavide yardımcı olurlar gibime geliyor.dediğin gibi belediyelerin böyle hizmeti var mı onu araştırmalı
0
🌸trablon
(13.09.25)
maddi durum iyi ise para ile bakıcı hizmeti almak. evde bakım öyle aman aman efektif çalışmıyor (en azından bizde öyle oldu). çok sistemli olmak lazım evde bakım için, birkaç gün önceden arayıp randevu almak gerek, dönüşte hastanede bekleme süresi oluyor vs.
0
jihat
(13.09.25)
Belediye hizmetleri bulunuyor
0
baldan kaymak
(13.09.25)
gerçekten tek başına olmaktan bahsediyorsak durum vahim demektir. komşular hastaneye getirir götürür, belediye hizmetleri, evde sağlık gibi olaylar var evet ama yeri geliyor hasta kişi yatağından kalkıp tuvalete gidecek gücü bile bulamıyor. bunları anca bir refakatçi ya da bakıcı ile çözebilirsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(13.09.25)
(5)

Modüler gardırop yaptırmak istiyorum ama

muhayyer divan
Selamİhtiyacım olan "yukarıdan aşağı bölünmemiş elbise dolabı" kısmı olan gardrobu hazır mobilyalarda bulamıyorum. Elimde boydan ve katlanmadan asılması gereken elbiseler var ve üzerime zimmetliler, katlamak istemediğim için eteklerinin 20-30 cm kadarlık kısmı yerde sürünüyor, halbuki ben sürünmesin
Selam

İhtiyacım olan "yukarıdan aşağı bölünmemiş elbise dolabı" kısmı olan gardrobu hazır mobilyalarda bulamıyorum. Elimde boydan ve katlanmadan asılması gereken elbiseler var ve üzerime zimmetliler, katlamak istemediğim için eteklerinin 20-30 cm kadarlık kısmı yerde sürünüyor, halbuki ben sürünmesini istemiyorum, boydan asılı dursun, gömlek gibi bir tabana değmeden dursun istiyorum.Yeni gardırop almak istedim ama mesela yukarıdan aşağı 200 cm hiçbir rafla bölmeden yekpare boşluk sunan bir gardırop bulamadım. Modülerlerde aradım 1 tane buldum ama sanırım üretim yerine gidemem.

Bildiğiniz bir mobilyacı var mı böyle bir mobilya yapan?
0
muhayyer divan
(13.09.25)
İkea'ya git, ihtiyacını söyle, bilgisayarda çizip göstersinler, tamam de, alacağın parçaları söylesinler. Al götür.
0
Mirket
(13.09.25)
Konfeksiyon askısı dedikleri şey işini görmez mi?
0
gobekliraki
(13.09.25)
@gobekliraki

O nedir bilmiyorum, bakayım hemen. Sağ ol.

Baktım, buna ayrıca yer lazım, odamda öyle bir yer yok maalesef.
0
🌸muhayyer divan
(13.09.25)
Mevcut gradrobunuzun yapısı uygunsa, askı bölümünün altındaki rafı marangoz gelip kessin. En ekonomik ve kolay çözüm bu gibi.

(Yahut üst kısmını kesip, çubuğu oraya monteleyecek)
0
yadigar
(13.09.25)
@yadigar

Hay yaya. Haklısın. Evet öyle yapayım.
0
🌸muhayyer divan
(13.09.25)
(6)

Benzin + LPG?

FreSh
Araba alacağım, LPG'li araç istemiyorum. Bir tane araba beğendim fakat Benzin & LPG'liymiş. Alıp LPG kısmını hiç kullanmasam problem olur mu? Böyle olmasi aracın performansini etkiler mi? Yoksa sadece benzinli araç mi almalıyım?
Araba alacağım, LPG'li araç istemiyorum. Bir tane araba beğendim fakat Benzin & LPG'liymiş. Alıp LPG kısmını hiç kullanmasam problem olur mu? Böyle olmasi aracın performansini etkiler mi? Yoksa sadece benzinli araç mi almalıyım?
0
FreSh
(13.09.25)
Model marka nedir? Ona göre yönlendirelim. Lpg yakıt açısından iyi.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Hyundai i20 1.4 cvvt otomatik vites 2013 model
0
🌸FreSh
(13.09.25)
Lpg'nin tüm cefasını çekip sefasını sürmemiş olursunuz. Düz benzinli bakın madem.
0
mirty
(13.09.25)
12 yılda lpg zaten motoru bitirmiştir. Hiç lpg takılmamış araç alın ya da battı balık yan gider hesabı lpg ye devam.
0
luluki
(13.09.25)
2002 den beri araliklarla lpg li arac kullandım, sakin önyargılı olmayin. Ama 12 yıllık bir kite kefil olmam.
0
duster
(13.09.25)
Bizim arabamız çok eski, 32. Yılını bitiren bir doğan slx. Benzinliydi, babamın emekliliğiyle birlikte LPG taktırmak durumunda kaldık. Bugüne kadar da sadece bir veya iki defa karbüratör kuruması yaşadık, onu da tıpkı sıralı sistemli arabalar gibi önce bir süre benzin sonra LPG kullanarak aştık. Toplamda 20 yıldır filan böyle kullanıyoruz, tek problem her otopark almıyor, o kadar.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
(10)

araba seçiyoruz

sir gawain
seçeneklerimi (tercih sıralamasına göre) şunlara indirdim. siz olsanız hangisini alırdınız? seçeneklerin yanına tereddüt ettiğim noktaları da ekledim.not: üç kişilik aile için gündelik bir şehir içi araç bakıyorum. araçların hepsi otomatik. aşağı yukarı benzer fiyatta. segmentlere takılmayın.1- 2023
seçeneklerimi (tercih sıralamasına göre) şunlara indirdim. siz olsanız hangisini alırdınız? seçeneklerin yanına tereddüt ettiğim noktaları da ekledim.

not: üç kişilik aile için gündelik bir şehir içi araç bakıyorum. araçların hepsi otomatik. aşağı yukarı benzer fiyatta. segmentlere takılmayın.

1- 2023 kia stonic: markaya yabancıyım ve yaşadığım ülkede piyasası az.
2- 2022 vw t-cross: tek tereddüdüm dsg şanzıman. otomatik araç alıyorsam basayım gaza gitsin, dsg'nin prensesliğiyle uğraşamam.
3- 2021 toyota corolla: tasarımını ve c segmenti olduğundan ötürü uzunluğunu sevmiyorum. ayrıca listedeki en eski araç.
4- 2023 nissan juke: iç mekan sıkışık. renault ortaklığından sonra marka da artık pek güven vermiyor.
5- 2021 honda jazz: küçük gelebilir. araç eski. ayrıca demode, sıkıcı tasarım.
6- 2023 ford puma: kronik arızaları olduğu söyleniyor.
0
sir gawain
(13.09.25)
Şu durumda en güvenlisi Toyota gibi duruyor. Vw tercih etmem kronik arıza gibi bir sorun bence şüpheli olan şey. Honda jazz küçüklüğüne bakmazsan bence iyi, hem sonsuza kadar bu arabayla kalmayacaksın.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
1-Kia'dan evliya alma otoparka
2-Olabilir derim ama dsg efsanesi yüzünden no
3-Alır geçerim coralla
4-Tırt batık şirket küçük araba.
5-Tırt
6-Bilgim yok
0
Shepard
(13.09.25)
Araba alasın yok sanki senin :)

Hepsine bir kusur bulmuşsun, haksız da değilsin bu arada yanlış olmasın ama bir şey alacaksın işte.

Bu seçenekler arasından Jazz olabilir.

Diğer seçenek olarak Civic ve varsa Megane önerebilirim ben de.
0
chicha_v2
(13.09.25)
yurtdisinda 3 secenek var:

1 - yasadigin ulkenin domestik markasi. bu kalitesiz olsa da parcasi ucuz ustasi bol olsun bana yeter kafasi.

2 - japon, honda/toyota. bu agrisiz basim kafasi. teneke olmasi umrumda degil, beni problemsiz a noktasindan b noktasina gotursun, basimi agritmasin kafasi.

3 - premium alman, bmw/audi/merso - bu da ulen yurtdisina ciktik, senelerce hayalini kurduk artik yardirma zamani diyerek basini belaya sokan tayfa.


bence bunlar harici arac alinmaz.
ulke farketmeksizin ben olsam kia/hyundai gibi markalara bulasmam.
nissan juke hem cirkin hem de ici cok kucuk bir de nissanlarda sanziman arizasi bol oluyor, salla.
ford kucuk arac yapabilen bir marka degil, pumayi eledik.

geriye t-cross caliyor. VAG ok ise ben olsam bunun yerine bir Audi cakarim bu is huzur icinde cozulur, ama at aliyorsan arpasini dusunmeyeceksin. Almanya'da falan isen zaten tartirmasiz bir a3 ya da q3 falan cakar gecerim.

yok bana kalin gelir diyorsan jazz ve corolla arasinda tercihim jazz olur, bence dunyanin en problemsiz araci bu.

tabii bir baska secenek de fransa'da falan isen eski bir domestik hot hatch bulup almak, 205gti falan gibi. dadindan yinmez. ama listene bakilirsa bu sana cok riskli gelebilir.
0
cooperr
(13.09.25)
Ömrüm yettiğince Japon diyeceğim.

Ölünce de öteki tarafta Japon diyeceğim.

Japon kimdir diye soran olursa da: Toyota'dan Yamaha'dan başka japon mu var? diyeceğim.

TOYOTA diyorum COROLLA diyorum
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Acayip bir liste olmus, corolla aralarinda nadide bir cicek gibi.
0
duster
(13.09.25)
Bu liste içinde bir tek corolla. Juke falan saçma arabalar gerek yok.
0
mor oje
(13.09.25)
ford.
yurtdisindaysaniz secenek disi olarak mazda.

honda iyi markadir ama honda jazz asiri baydi artik.
vw'nin sanzimani cekilecek dert degil.
kia tenekeden hallice bir arac, crash test raporlari fecaat.
nissan ve toyota sorunlarini siz yazmissiniz zaten. ichacim ve arabanin cok uzun olmamasi benim icin önemli seyler. ayrica toyota'nin sürüs zevki mazda ve ford'dan sonra bildigin bok gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.09.25)
Çok ayıp, kimse corolla dememiş. "corolla" diyorum.
0
yadigar
(13.09.25)
bu altı seçenek arasından corolla ve jazz derdim. bu ikisinden de 3kişilik bir aile olmanız ve genellikle şehiriçi kullanacağınızı göz önüne alınca jazz derim. hibrit sistemiyle yakıt konusunda üzmez. marka zaten sorunsuz. japoncuyuz. 2024 model jazz kullanıcısıyım.
0
dedim ben sana
(13.09.25)
(3)

ev alma sorusu

asap raki
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim. yani 8 milyona tamamlayabilirim. ancak bu durumda da tapu harcı+emlakçı için 500 de ayrıca borçlanmam gerekiyor.

sizce imkanlarımı en sonuna kadar zorlayıp zora girip 8 milyonluk evlere mi odaklanmalıyım, şu an anlaştığım evi almalı mıyım yoksa biraz daha para biriktirip seneye falan tekrar mı bakmalıyım?
0
asap raki
(12.09.25)
daha büyük eve ihtiyacın var mı, daha büyük olan evlerin bulunduğu binalar şu an alacağın binadan daha sağlam-kaliteli mi, kapalı otopark, bahçe gibi ekstra faydaları var mı.
yatırımlık alıyorsan kiralarken büyük evde aynı oranda kira geliri elde edemiyorsun.
0
orpheus
(12.09.25)
Evi yatırımlık mı alıyorsun oturmalık mı, tek evin mi olacak birkaçıncı mı. Bunlar önemli ama bence hiçbir zaman yedekte paran olmayacak şekilde davranma, şu ortamda her an her şey olabilir. Son 3-4 gündür devletin önce köprüleri sonra da tarihî kaleleri satışa çıkardığı haberleri dolaşıyor, doğru mu saptırma mı bilmiyorum ama bu lafların çıkabilmesi bile büyük rezalet. Evi beğenmeden almamışsındır diye umuyorum, bence olana odaklan.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
bir eve yerleşmek, eşyaların ayarlamak, evi benimsemek, yuva haline getirmek kolay değil.

oturmak için alıyorsunız, imkanlarınızı sonuna kadar zorlayın, seveceğiniz evi alın.

sonra yıllarca aklınızı kemirir, "keşke o büyük olanı alsaydım" diye içiniz içinizi yer. borç geçer, gam geçmez.
0
babilfish
(13.09.25)
(4)

Ok temreni anlamına gelen bir kelime: مشاق Nasıl okunabilir?

santimantal
Osmanlıca bir metinde geçiyor:oḳ temreni, yaʿnı̇̄ مشاق didükleri temürdürtemren için böyle bir karşılık bulamadım.ya kelime yanlış yazılmış ya da yorumlayıp okumak gerek.
Osmanlıca bir metinde geçiyor:
oḳ temreni, yaʿnı̇̄ مشاق didükleri temürdür

temren için böyle bir karşılık bulamadım.
ya kelime yanlış yazılmış ya da yorumlayıp okumak gerek.
0
santimantal
(12.09.25)
lugatim.com

Böyle bir kelime buldum ama görünürde alakası yok, muhtemelen yorumlamak gerekiyor.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
ben betimi mişak'a basıyorum. sebebi de minşar, miftah gibi kelimeler. en kötü ihtimalle muşak olur ama meşak olmaz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.09.25)
Metnin fotoğrafı var mı?
0
efx
(13.09.25)
Arapçada üstüpü, bez artığı, tekstil ürünü kırıntısı gibi anlamlara gelen müşâk (مُشاق) sözcüğü var.

Ama siz temren demişsiniz. Ok ve sivri cisimlerin demir ucu. Muhtemelen de temir kökünden geluyor.

Okun ucu eti yardığı için, muhtemelen şakka yeşikku kökünden ism-i alet olarak kullanılıyordur. "Yaran şey" anlamında. İsmi alet de, malum, "mif'al, mif'âl ve mif'ale" vezinlerinde oluyor. Mişâk (مِشاق) olmalı.
0
yadigar
(13.09.25)
(11)

Sesiniz ne kadar çıkıyor

sekizdokuzon
Günlük hayatınızda, yakın ya da uzak çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde duygu ve düşüncelerinizi ne derece ifade ediyorsunuz? Teşekkürler.
Günlük hayatınızda, yakın ya da uzak çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde duygu ve düşüncelerinizi ne derece ifade ediyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.09.25)
cok güzel bir soru.

kücük yaslarda duygularimi, isteklerimi hep icime atardim. mesela erkek arkadasimdan asla bir sey istemezdim. bulusacagiz ve mekani o sececek diyelim. benim istedigim yeri o bulsun secsin isterdim. velev ki benim istemedigim bir yer oldu, yine de iyi hissederdim ve hep o hayalin gerceklesmesini umut ederdim.
is yerinde de mesela terfi almak istiyordum. cok calisip sefimin bunu fark edip onun bana kendinin söylemesini beklerdim.

hayal kirikliklari yasaya yasaya ve bu sürecte yiprana yiprana kendi istediklerimi, duygularimi her seyi yapmayi ögrendim. hala da ögreniyorum. bir sey istemek asla ayip degil.

su anki calistigim ve ay sonuna calisacagim yer de kibar görünümlü ikiyüzlülerin mekani. iktidar kitabindaki yazilanlarin aynisi bizde günlük yasaniyor. game of thrones'dan hallice bir ortam. onlardan da kibar konusmayi, kendimi ifade etmeyi ve samimiyetsizligi ögrendim.

o yüzden su an yakin uzak orta herkese cok sesim cikiyor. kendimi iyi ifade edebiliyorum bence.

sirkettekilerden bir de cok kibar bir sekilde tartismayi ve fikrimi söylemeyi ögrendim. karsit görüslere saygi duymak ama yine de kendi fikirlerimi sonuna kadar ifade etmek. bu sürecte asla sinirlenmemek olaylari hiic kisisel algilamamak lazim.

30'lu yaslari bu yüzden cok seviyorum. 20lerde gücsüzmüsüm baya. su an cok güclü hissediyorum. i make the rules
0
sonsuz
(12.09.25)
10/10. Söz konusu duygu ve düşüncelerimi hislerimi vs aktarmak olunca bu konuda epey iyi olduğumu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(12.09.25)
Bazen çok akıcı ve çok derinlikli konuşurum. Bazen bildiğin dilim dönmez, hede hödö demek bile daha anlaşılır yani öyle düşün. Konuşamamak gibi bir problem yaşıyorum zaman zaman. Yani soyut olarak da somut olarak da.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
I make the rules ahahahaa, psikolojik deli.

Sesim çok çıkıyor her konuda. Konuşup kendini ifade etmek çok önemli. İşini eksik yapana, anlaştığımızın dışında iş çıkaran veya isteyenden, eksik bilgi verip tam iş isteyene, sözünde durmayana gibi gibi.
0
Shepard
(13.09.25)
Ne eksik ne fazla
0
gabe h coud
(13.09.25)
Sonsuz seninle aynı süreçlerden geçiyormuşuz.
0
🌸sekizdokuzon
(13.09.25)
@shep, my way or highway canim ;) :P
0
sonsuz
(13.09.25)
Onceden oldukca sessizdi ama simdilerde yerine gore diyebilirim. Hergun yuz kusur farkli insan ve stresli durumlarla karsilastigim icin eskiye nazaran guclu cikar sesim. Ama yine de yerine gore diyebilirim. Dusuncelerimi aktarirken, duraksamam. Net sekilde ifade ederim kendimi.
Karsimdaki insan sesini yukselterek tartistiginda sadece dinlerim. Cevap verirken dusunur toplarlarim kafamda. Ciddi tavirla ve net sekilde, konuyu kapaticak sekilde yanitlarim. tartisma biter. Ama mesela yok yere zitlasildiginda falan felaket sesim gur cikar :D
Biraz sivri birisiyimdir genel olarak ama kendime en cok guvendigim konu budur da derim net sekilde.
0
sey mi dostum
(13.09.25)
Önceden çok çıkıyordu şimdi çoğu zaman fikir belirtmiyorum konuşmak zor geliyor. Münakaşaya girmeyi gereksiz buluyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(13.09.25)
Duygularımı ses çıkarma biçimime göre 10 üzerinden puanlayarak cevap vermek istedim;

Heyecan: 9
Kıskançlık: 1-2
Korku: 9
Utanç: 8-9
Sevgi: 3-4
Nefret: 8-9
Mutluluk: 8-9
Üzüntü: 3-4
Kızgınlık: 2-3
2-3’lük kızgınlıkların birikip öfkeye dönüşmesi: 10
0
mutekebbir
(13.09.25)
Ufkum şu düzeye erişmek:

"... kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de..."

Ne kadarin optimum ölçüsü bu yani benim için.
0
encokbenisevinnolur
(13.09.25)
(3)

ev hediyesi

melodi
bizden yaşca çok büyük eşimin iş arkadaşına yarın çay-kahve içmeye gideceğiz. kadın bize geldiklerinde dekor ürünlerini çer-çöp olarak gördüğünü bütün akşam dillendirdi. biz şimdi onlara ne alıp götürsek? orkide-tatlı düşünüyorum ama olur mu bilemedim. yada nevresim tk falan alıp geçeyim mi?
bizden yaşca çok büyük eşimin iş arkadaşına yarın çay-kahve içmeye gideceğiz. kadın bize geldiklerinde dekor ürünlerini çer-çöp olarak gördüğünü bütün akşam dillendirdi. biz şimdi onlara ne alıp götürsek? orkide-tatlı düşünüyorum ama olur mu bilemedim. yada nevresim tk falan alıp geçeyim mi?
0
melodi
(12.09.25)
Valla ben bu senaryoda nevresim takımı/ pike/battanive vs alıp geçerdim. Alkol alıyorlarsa şarap kadehi+sunum tabağı vs de olabilir.
0
Amaranta ursula
(12.09.25)
Hem dekor hem de şahane iş görecek bir şey, hem de ona nostalji olacaktır:

Çok güzel gaz lambası yağları ve gaz lambaları var. Büyükler de var küçükler de var. Dekoratif bir şişe içinde gaz yağı ile yanında 1 büyük 3 küçük (mesela) gaz lambası alıp verirken "ışığın hiç bitmesin" diyebilirsin. Ben bunu yeni eve taşınan bir arkadaşıma yapmıştım, çok hoşuna gitmişti.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Genç işi sımsıcak tutan, tv izlerken üzerine giyilen yumuş yumuş bir battaniye diyorum.

Dekoratif istemediğini defalarca söyleyen birine dekoratif bir şey alın önerisi gelirse dikkate almayın.
0
michael_knight
(13.09.25)
(4)

bu varken bu neden yapılıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu 1)https://cdn.mayyo.com/resimler/urun/6479e4a01cdac82aef75138fb25878be.jpgbu 2) https://cdn-img.pttavm.com/pimages/592/122/518/31fa7b48-8fc4-4a28-83cf-d8957370bc74.webp?v=202402141157 daha mı hoş, daha mı müthiş?
bu 1)
cdn.mayyo.com

bu 2)
cdn-img.pttavm.com

daha mı hoş, daha mı müthiş?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.09.25)
Aynı işi daha az yer kaplayarak yapıyor.
0
Mirket
(12.09.25)
Daha rahat dönüyor.
0
nothing in my way
(12.09.25)
Dikey konfor sağlıyor bence.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Eskisi ac 220v ile çalışan motoru var
Yeni tip vantilatörler 12-24v dc ile çalışan fırçasız motoru oluyor. İçinde smps’i falan var
+1
messina123
(12.09.25)
(6)

Robot süpürge kullanışlı mı? Dyson süpürge var ama bazen zaman olmuyor?

sonhakan
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
0
sonhakan
(12.09.25)
evet. roborock
0
buenosdias
(12.09.25)
robot supurge ev genisse ve fazla esya kalabaligi yoksa kullanisli bence

dyson "bazen olmuyor" derken olmayan kismi ne? cekisi mi az? benim icin dyson tarzi bir supurgenin avantaji a) hafif ve kucuk olmasi b) supurge basliginin rahat ve manevra icin esnek olmasi. 3-4 dakikada hizlica supuruyorsun. pratik olunca supurmek gozunde buyumuyor.
0
hot potato
(12.09.25)
@hot potato

Bazen zaman olmuyor demiş. Bazen insanın yapacak hali de olmuyor. Bazen evde kullanacak insan olmuyor herkesin bişeyi oluyor.

Robot süpürgeye 3 kedili bir ev olarak ben de dadansam mı diye merak ediyordum, soru iyi oldu.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
hem dyson hem robot hem de kedi var:)
dyson'i hemen hemen hergun kullaniyorum.
robot eski model, ince, demir sehpa ayaklarindan atlayamiyor, surekli bir seylere takilan modellerden ama yatak odasina saliyorum yatagin alti icin ozellikle, mutfaktayken takilacak pek birseylerin olmadigi odaya saliyorum, mutluyum. yeni modele gecsem mi diye dusunuyorum acikcasi.

yani demem o ki yeni modelleri guzel. alinir
0
65 derece
(12.09.25)
ıslak kuru robotum var günlük çalışıyor çünkü kedi köpek var fakat aletin kendi temizliği de çok önemli. onunla uğraşmaya üşenirsen hiç alma, bir pislendi mi temizlenmeden iflah olmuyor.
0
neira
(12.09.25)
şimdiki aklım olsaydı roborock'un istasyonlusunu alırdım. zira robotun kendisiniz temizlemek de dert olmaya başlıyor bir süre sonra. halbuki basit aslında ama insanın eli gitmiyor. diğer türlü 2 günde bir çalıştırırdım. işini güzel yapıyor, o açıdan çok memnunum.
0
motosiklet burclu adam
(12.09.25)
(10)

Bi türlü kilo veremiyorum

olsun
40 yaşında 5 yaşında oğlu olan bir kadınım , dolgumdan önceki kiloma ve halime asla donemiyorum , bir türlü spor ve yeme düzenimi tutturamadım bi gaz başlıyorum max 15 gün sonra bu sürdürülebilir bir hale gelmiyor , o kadar mutsuzum ki bu halimden ne zaman kilo verip aynada gördüğüm kadınla mutlu ol
40 yaşında 5 yaşında oğlu olan bir kadınım , dolgumdan önceki kiloma ve halime asla donemiyorum , bir türlü spor ve yeme düzenimi tutturamadım bi gaz başlıyorum max 15 gün sonra bu sürdürülebilir bir hale gelmiyor , o kadar mutsuzum ki bu halimden ne zaman kilo verip aynada gördüğüm kadınla mutlu olabileceğim bilmiyorum :( önerisi ya da yasanmıslgı olan varsa yazarsa çok mutlu olurum
0
olsun
(12.09.25)
Tutturamadığınız yeme düzeni nedir? Kalori sayıyor musunuz?
0
Mirket
(12.09.25)
Muhtemelen kilo vermeye çalışan herkes gibi ilk aşamada kalori alımını çok düşük seviyelere çekip sonra "aman ya" deyip vazgeçiyorsun, çünkü çok düşük kalorilerle beslenmeye çalışmak sürdürülebilir bir rutin değil, o nedenle kilo verme sürecini uzun bir alana yayıp kalori alımını en üst seviyeden kalori açığını da en düşük seviyeden yapıp, misal 2200 kaloriyse 2000 kaloriyle başlayıp zaman geçtikçe, alınan sonuçlara göre kalori ayarı yapıp hayatına devam et, bunun için kalori hesaplayıcıları var onlarla ne alman gerektiğini öğrenebilirsin. İnsanlar yüksek kalorilerle yağ kaybı yaşayabileceklerine inanmadıkları için genelde 1000 kalori falan alıp sonra vazgeçiyorlar.

Bunların dışında insanlar günümüzde kendilerini sosyal medyada gördükleri insanlarla kıyaslayıp "neden böyle olamıyorum ben" diye üzülüyorlar ki bu çok sağlıksız bir davranış, sen de böylesindir demiyorum ama böyle çok insan var, sosyal medyada kullanılan ışıklar verilen pozlar vs insanların vücutlarını olduğundan çok daha farklı gösterebiliyor, kullanılan filtrelere programlara girmiyorum bile, o nedenle çok sağlıksız bir kilon yoksa böyle karamsar düşüncelere girmen de senin için iyi olmayabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.09.25)
Bu işin sihirli değneği yok. 15 günde kendinizi salıyorsanız hiçbir zaman kilo veremezsiniz. Zaman ve istikrar gerekiyor. Haftada birkaç gün antrenman ve beslenme alışkanlığının değiştirilmesi ile istedeğiniz fiziğe kavuşmanız aylar sürecek.
0
synesthesia
(12.09.25)
Bir tane chatGpt edinin. Bilgilerinizi yazın, benim kaç kalori almam lazım deyin hesaplasın. Tabağınızın fotoğrafını paylaşın, bu kaç kalori deyin hesaplasın. Bana uygun kaloride bir menü hazırla deyin hazırlasın. Motivasyonum kayboluyor deyin gaz versin. Bir de spor programı hazırla deyin hazırlasın.
Hala da yapamıyorsanız koyuverin.
0
Mirket
(12.09.25)
Vermek istediğin kilo kaç kilo? 3 veya 5 kilo dersen üzülürüm. Bu kadarcık kilo farkı sana kendini bu kadar kötü hissettirmemeli. Sorun kilodan başka şeyler olabilir diye düşünürüm.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Oncelikle yapmasi kolay aksiyonlara yonelin.
Bence uygulamasi en kolay ve etkili olanlar: Aksam belli bir saatte yemeyi kesmek, sabah kahvaltiyi pas gecmek,Aksamlari yuruyus yapmak(gunduz de olur), ekmek ve diger karbonhidrat yuklerini mumkun oldukca kesmek.Bunlari yapmak otomatik olarak kilo dusumunu baslatmasi lazim.
0
turkuaz
(12.09.25)
İnstagramımı sildim telefonumdan 1 aydır hiç girmedim evet kesinlikle oradaki insanlardan da çok etkileniyorum , başlıyorum 15 gün en fazla direk bırakıyorum bi stresli an oluyor ya da uykusuz oluyorum bir de meslek itibariyle saat mevhumu olmayan ve dünyanın her yerinde uyanan sirkadiyen ritme uygun yaşamadığım bir hayatım var . 10 kilo fazlam var bana göre ama sıkılaşırsam 5 kilo yağdan verirsem de gayet istediğim kıvama gelirim
0
🌸olsun
(12.09.25)
Sadece dış görünüşten ibaret değilsin. Senin bir de iç dünyan var, duyguların, düşüncelerin, yasanmışlıklarının sana kattıkları var, karakterin ve kişiliğin var.

40 yaşındasın ve bu yaşına kadar hiç kolay gelmedin. Belki farkında bile değilsin ama kimbilir kaç hayata dokundun. O aynada gördüğün mükemmel kadınla barış.
0
rock n roll
(12.09.25)
Her insanın damarı farklı. Demek ki gazla calismiyorsunuz, damarınızi bulmanız lazım bence.

Yaş vs birçok faktör var ama sağlık tarafını düşünün, bende işe yaramisti.
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
İlk aşamada rafine şeker ve unu (belki pirinci de) kesip 16-8 if (bkz: intermittent fasting) yapın. Bu 8 saati öğlen 12-akşam 8 yahut 13:00-21:00 arası yapabilirsiniz. Kahvaltıyı atlar, çay-kahve, bitki çayı vs. içersiniz öğlene kadar. Akşam 8-9 gibi kapanışı da sıcak içecek, çerez ve kuru meyve (hurma, kayısı, üzüm vs.) yaparsınız. 12/13 ile 20/21 arası şeker ve un hariç istediğiniz miktarda istediğiniz şeyle beslenin. 1 hafta 10 gün gibi bir müddet sonra, yarısını uykuya yedirdiğiniz uzun süreli açlık sayesinde, insülin direnciniz düşecek. Bu zaman zarfında ya kilo vereceksiniz ya da kilonuzu korumuş olacaksınız. Bir haftada zaten vücudunuz bu ritme adapte oluyor.

Günde 40 dk. kadar da ister ev içinde, ister dışarıda mola vermeden yürüyün. 20 dk. ile başlayıp, gün gün, aşama aşama bir saate kadar artırabilirsiniz de. O zaman baya baya kilo vereceksiniz.

Motive olduğunuz zamanlarda yemek yediğiniz 8 saatlik süreyi 6 saate düşürebilir, yahut bu süre zarfında daha kalorisiz/karbonhidratsız şeyler yiyebilir, normal zamanlarda yine 8 saat yapar, şeker ve un hariç dilediğinizi yersiniz. Arada 1 hafta - 10 günde bir, bir öğünde 1-2 porsiyon kaçamak yapın (un, şeker, tatlı vs.) sorun olmaz.

Yine motive zamanlarınızda haftada 1-2 spor ekleyebilirsiniz. İhtiyacınıza göre kardiyo, yüzme, pilates, fitness falan olabilir.

Adapte olması çok kolay ve sürdürülebilir bir düzen...

Yani hep yapmanız gereken uykudan birkaç saat evvel yemeyi bırakıp, uyku dahil 16 saat yemek yememek. Kalorisiz içecek içebiliyorsunuz.

Yemek yediğiniz sürede yediklerinize dikkat edip etmemek, spor yapıp yapmamak da motivasyonunuza kalmış.

Her yaşta sihir gibi işe yarıyor...
0
yadigar
(13.09.25)
(29)

erkekler neden

sonsuz
erkekler iliskilerde neden kavga, tartisma aninda tamamen kendini kapatip susmayi tercih ediyorlar? dementor saldirmis gibi mi hissdiyorlar? amaclari ne?
erkekler iliskilerde neden kavga, tartisma aninda tamamen kendini kapatip susmayi tercih ediyorlar? dementor saldirmis gibi mi hissdiyorlar? amaclari ne?
0
sonsuz
(12.09.25)
Kendimi suçlanmış hissedince böyle oluyor. Psikolojik bir olay. O an kendimi dışarı kapayayım da karşımdakine bir mesaj olsun diye akılla alınmış bir karar gibi değil de kötü bir haber aldığında moral bozukluğundan aniden modun düşer ve ağzından iki kelime bile çıkmak istemez bunun gibi

Yine de kadın erkek tartışma ve iletişim üzerine çalışmalıyız
0
grimavi
(12.09.25)
Kazanamayacagi savasa girmiyor.
0
mbond
(12.09.25)
Bu karşıdakiyle ilgili. Sen en kapanık, asosyal, ev içi bir hobinin nerd'ü adamı bile yargılamaların olmadığı, içindekini söylediği için suçlanmayacağı bir iletişimi sunarsan konuşur, susmaz.

Kadınlar genelde haklı olmaya çalışıyor. Evli erkekler için laf var ya, ya haklı olacaksın ya evli. Kadınlar geri adım atmıyor, yanlışlarını kabullenmiyor, saldırıyor, iletişimde sürekli bu ilişkinin lideri benim gibi ilginç düşüncelere girebiliyor. Geçmişi açıyor.

Şimdi 3-5 kez 10 kez yüz kez tartıştık ama her defasında bu şekilde dönüş alınca insan salıyor ve amannn nasılsa anlamayacak diyip konuyu halı altına süpürüyor. Bir gün birikip patlar bu halı altındakiler de.

Olması gereken bunu nasıl çözeriz? Bak bundan rahatsız oldum ve sebepleri de bunlar, lütfen ne yaparsak bir daha bu olmaz vs gibi yapıcı değil de genel de videolarda gördüğünüz feminist kadın çığlığı adamı hayata küstürüyor. İletişim de katip seviyesine düşüyor belli bir süre.
0
Shepard
(12.09.25)
çoğu zaman strateji değil, devre yanması. öfkesini kontrol edememekten ya da kırmaktan korkuyor, tartışmayı yönetemediği için sessizliğe kaçıyor. karşı taraf içinse bu pasif-agresif işkence gibi görünüyor.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Kadınlar asla tartıştıkları şeyi kastetmiyorlar ki, atıyorum sizinle buluşmaya geç kaldığınız için tartıştığınızı sanıyorsunuz ama aslında bi gün önce yazdığınız bir mesaja alınmış oluyorlar.
0
olaylar olaylar
(12.09.25)
dementor saldirmis gibi hissetmekten,
olaylarin fazla buyumesinden korkmaktan,
caresiz hissetmekten, ne desem ise yaramaz hissinden,
ne diyecegini bilememekten,
ne dese hep haksiz cikmaktan, ogrenilmis caresizlikten,
suclu olmaktan, ne dese bos olacagini dusunmekten,
olayi kendi kafasinda yasamaktan, sanki soylemis gibi hissetmekten,
kafasinda olayi anlamlandirmaya calismaktan
vs

ama karsi tarafi gicik etmek veya susarak kazanmaya calismaktan degil.
0
lemmiwinks
(12.09.25)
@Shepard, nickini görmeden okumaya baslamistim. yariya gelince sen ya da senin kalibrende biri oldugunu hemen anladim.
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
kendi adıma konuşayım. benim yapacağım konuşmalar belli bir kelime ve süre sınırını geçmeyecek. o eşik aşıldıktan sonra yapılan şey kuru gürültüden ve dönüp dönüp aynı şeyleri konuşmaktan öte gitmiyor.
0
lazpalle
(12.09.25)
Erkeklerin beyinlerindeki konuşma alanı daha küçük, kadınlarda bu alan daha büyük, sanırım 3 kat gibi bir şey. Erkekler -eğer konuşma alanı gelişkin bir beyne sahip değillerse- kadın karşısında düşüncelerini kolaylıkla toparlayıp söze dökemiyor. Bu davranış bazı kadınlarda da mevcut, özellikle beyni donabiliyor bazı kadınların, yani düşünce akışı devam etse de ne düşündüğünü anlayamayabiliyor, cevap oluşturamayabiliyor. Erkekler de böyle. Ama beyninin konuşma merkez çok gelişkin erkekler de var, onlar asla mangalda kül bırakmazlar, en haklı olduğun konu da olsa en düzgün üslupları da kullansan, ne yaparsan yap o erkeği alt edemezsin. Kadınlardaki de böyle.

Bence erkeklerin sorunu HER ŞEYİ EGOLARINA SALDIRI OLARAK GÖRMELERİ. Kadınlar çok büyük çoğunlukla anlaşılmak ihtiyacıyla konuşuyor, ısrar ediyor, sesini yükseltiyor, bağırıyor, kavga ediyor. Duyulmak ve anlaşılmak için. Ama erkekler çok büyük çoğunlukla, bahsedilen sorunun kendisini yıkmak amacıyla dile getirildiğini, değerinin düşürülmeye çalışıldığını zannediyor ve bu sebeple dinlemiyor. Bundan bağımsız olarak dinlemeye üşeniyorlar, dinlemeye üşenen anlamaya da üşeniyor. Bir yandan da Serkan Karaismailoğlu'nun anlattığı bilgiler var, erkeğin konuşmalara odaklanması kadınlara göre epey kısa. Kadınlar da çok etraflıca konuştuğu için anlaşamıyoruz.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Çok konuşuyorsunuz ya. Bence konuşarak her problem halledilmez
0
Cezcez
(12.09.25)
kisisine göre degisiyordur bence. benim esim gayet cat cat laf yetistiriyor.

yani ben soruda bir genelleme gördüm, o sebeple kendi esimden örnek verdim. soru formüle edilisi bakimindan susan erkekleri degil, genel olarak erkekleri ele aliyor. benim cevapta bir yanlis yok o sebeple, sizin soruyu sorma seklinizde hata var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.09.25)
@konusma, öyle heralde de ben senin esini degil de susan erkekleri sordum
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
Hiç böyle bir şey yapmadım. Bir de tartışma var tartışma var, banane ben haklıyım şeklinde yaklasilinca cinsiyetten bağımsız buna maruz kalan tarafa, diğer taraf pek söyleyecek bir şey bırakmıyor, böyle kafasında kurduğu bir şeylerden ötürü itham edip sonra engelleyenine bile rastladım, eminim başka yaşayanlar da olmuştur.

Bu taraflarını farketmeyen, düşünmeyen erkekler, sinip susarak geri çekiliyor olabilir. Bu kısım varsayımsal olacak ama, babasından böyle gördüğü için olmuş olabilir, belki evin idare eden rolü bir şekilde ona kalmıştır, bunlar da ihtimaller.
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
tam tersi bu konularda tamamen açık olma taraftarıyım ve genelde "karı gibi" olmakla suçlanıyorum. en sevdiğim atasözüm olan COMMUNICATION IS KEY'in geçerliliği konusunda şüpheye düştüm artık açıkçası.
0
der meister
(12.09.25)
Malesef artık şöyle düşünmeye başladım, erkeklerin birçoğunun ( böyle olmayanları tenzih ederim) iletişim problemleri var ve sorunlarla baş etme mekanizmaları zayıf ve birçok şeyi o kadar da umursamiyorlar. Bu ve belki daha başka sebeplerden genelde kaçmayı tercih ediyorlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
@sonsuz daha çok 2 paragrafı okursa ölecekmiş hastalığına yakalanmışsın gibi aahhaha. tldr yapayım mı bundan sonra?

@muhayyer divan ya boş mu yaptın yoksa kaynaklı bir şey mi söyledin? Instada takip ettiğin kişiler kaynak sayılmaz.
0
Shepard
(12.09.25)
Kavga, tartışma bana çok düşük profil hareket olarak geliyor, klişe olarak söylemiyorum ama o seviyeye inmek istemiyorum, samimiyetle.

Kontrolsüz insan hareketi kavga etmek, bayağı bildiğin ilkellik yani.
0
kumandanim
(12.09.25)
@kumandan, iki insanin cok yakin olup da görüs ayriligi yasamamasi imkansiz. kavga veya tartisma hic yoksa sürekli harmoni varsa biri digerinin istediklerini yapiyordur sadece. bu da saglikli degil.
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
kadın olarak yazıyorum (örneğin annem) tartışılmıyor. 1 cümle kurarsan karşılık olarak 20 cümle geliyor üzerine ağlama, suçlama... erkek beyni ile kadın beyni farklı (yanıtları okumadım belki yazan olmuştur). kadınlar sözel olarak kendilerini daha iyi ifade ediyorlar. kişisel yorumum da en doğrusu susup ortamı terk etmek zaten, benim bu yaşımda hiçbir şeye enerjim kalmadı.
0
deartheodosia
(12.09.25)
çünkü erkekler basit varlıklardır.
www.youtube.com
0
hrskrs
(12.09.25)
@kumandanim

Ben de kavgayı tartışmayı sevmem fakat hem ciddi bir konuda konuşurken heyecana kapılıyorum, tartışıyorum sanıyorlar, hem de bazı insan yumuşaklıktan, sessizlikten, tek kelimelik hamlelerden falan asla anlamıyor ve o iletişimi kurmak zorunda kalıyorsun. Mesela iş yerimde sebepsizce ve anayasaya aykırı şekilde ekmeğine çöküldüğünde on kere anlatmam yetmeyince polis çağırmıştım ve amir kişiyle haykırmalı kavga etmek durumunda kalmıştım. Başka türlü olmuyorsa yapacaksın. Evet ilkellik, primitiflik, iptidâîlik, savaş da öyle. Ama gerekebiliyor ve gerektiğinde geri durmamak en doğrusu oluyor.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
kadınlar sosyal olarak kaybetmeye alışkın değiller, tartışmaları kaybedeceğini farkettikleri anda saçmalamaya başlıyorlar. bu sebeple erkek tartışmaya dahil olduğu anda her türlü kaybediyor, tartışmaya girip kazansa başka bir şekilde kaybedecek. men are simplez doğru, enerji harcayacak daha önemli şeyler var hayatta.
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
Çünkü erkek ne yapsa ne etse her türlü bu durumda haksız çıkacağını biliyor, en azından sessiz kalayım da mevzu uzamasın, daha kötü yerlere gitmesin kafasında.

Kadınla tartışırken haklı çıkan erkek, nadir bir ejderha türü olabilir.
0
say something loving
(12.09.25)
Beyhude bir savaş olduğu için

5 senelik ilişkimde sevgilim sadece 1 kez haklısın dedi, onda da konu ikimizle ilgili değildi.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
@ sonsuz; Hocam görüş ayrılığı başka bi' şey, kavga başka bence.

Bu ecnebilerde bi' tabir var, " agree to disagree " diye. öğrendiğimden itibaren hayatımda sürekli kullandığım bir surum diyeyim. Bizde hep niyeyse bi' taraf diğerini ikna etmek zorundaymış gibi bi' durum var, tartışmalar bu yüzden kavgaya evriliyor zaten.
Yoksa amacım kavgasız, tartışmasız pembiş pembiş yaşayalım değil.
0
kumandanim
(15.09.25)
@ muhayyer divan; Hocam ben soruyu kadın erkek olarak algılayıp cevap verdim açıkçası, yani sevgililik, evlilik içinde gibi düşündüm. Yoksa hakkın yenmiş vb. bir durumda yine kontrollü giderek sonuna kadar hakkını arayacaksın.
0
kumandanim
(15.09.25)
@kumandan, dostum mesela yaz tatilinde biri köyüne gitmek biri otele gitmek istiyor. ikisinin de farkli sebepleri. tartismadan nasil sonuca ulasabilirler? agree to disagree diyip hicbir yere gitmesinler mi?

kavgadan ne anliyorsun bilmiyorum ama saglikli bir iliskide tartismalar olur. hadi tatil konusu basit bir sey. bunun nerde oturalimi var hangi arabayi alalimi cocugu hangi okula yazdiralimi var. bunlara da mi agree to disagree diyelim :D
0
🌸sonsuz
(15.09.25)
@sonsuz; abi hayır tabii ki:) Birinde birinin dediği olur, birinde dğierinin, çözülür yani, istek olsun önemli olan o :)
0
kumandanim
(15.09.25)
sırf ne kadar sinirleniyor, sinirlenince ne yapıyor diye merak ettiğiniz için bile sudan sebeple kavga çıkarabildiğinizi fark etmiş olabilirler. oyununuzu oynamıyorlar.
0
zgrydn
(03.10.25)
(2)

Gece aniden gelen üşüme ( sıtma ) akşamdan sadece hafif burun yanması boğaz

dunyatuhaf
Evet arkadaşlar akşam sadece biraz burun yanması boğaz yanması gibi bir şey vardı çok hafif rahatsız eden yalnız gece uyurken şu sıcak havalarda çok üşüdüm eşim bir sürü battaniye yorgan sıcak Su tor bası filan yaptı şu an üşüme yok ama genel vücut ağrısı ve halsizlik var Covid mi oldum şu ara sivri
Evet arkadaşlar akşam sadece biraz burun yanması boğaz yanması gibi bir şey vardı çok hafif rahatsız eden yalnız gece uyurken şu sıcak havalarda çok üşüdüm eşim bir sürü battaniye yorgan sıcak Su tor bası filan yaptı şu an üşüme yok ama genel vücut ağrısı ve halsizlik var Covid mi oldum şu ara sivrisinek çok sıtma mı oldum anlamadım . O bu kadar üşüdüğümü hiç hatırlamıyorum.
Doktora gitmek için neyi takip edeyim malum herhalde doktora gidilmiyor. Teşekkürler
0
dunyatuhaf
(12.09.25)
Belli ki biraz hassaslaşmışsın, aile hekimine gitsen güzel olur, bence günde1 defa 1000 mg C vitamini alsan, hissettiğin kırıklığın şiddetine göre 2 veya 3 defaya çıkarsan kendini desteklemiş olursun. Seviyorsan ve uygun durum varsa sarımsak soğan da yiyebilirsin.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Bende de bu şekilde başlamıştı önce halsizlik akşamı üşüme titreme ve ateş baş ağrısı ile devam etmişti ertesi günü grip ilacı aldım 2 güne toparladım kendimi ancak halen daha ciğerlerim ağrıyor ve biraz öksürük devam ediyor. Bence korona virüs yayılmaya başladı
0
atcapar
(12.09.25)
(13)

“Selvi” ismi hakkında ne düşünüyorsunuz?

tahirkemalbozoglu
Size ne çağrıştırıyor Demode bir isim, yaşlı ismi gibiTombul kadinlar aklıma gelir gibi gibi
Size ne çağrıştırıyor
Demode bir isim, yaşlı ismi gibi
Tombul kadinlar aklıma gelir gibi gibi
0
tahirkemalbozoglu
(12.09.25)
eski bir isim. teyze ismi. tombul değil uzun ince bir kadını çağrıştırır anlamı yüzünden.
0
sir gawain
(12.09.25)
selvi bir ağaç adı, selvi boylu tabiri de uzun boylu anlamında kullanılıyor, selvi boylum al yazmalım gibi. eskiden beri olan bir isim ama asla demode değil bence, hatta kullanılmayışına şaşırdığım nadir güzel isimlerden benim gözümde. defne koyacağıma selvi koyardım benim kızım olsa.

Mezarlıklarda ya da bahçe sınırlarının belirlenmesinde, yol kenarlarında hat çizilmesi istenen yerlerde çokça kullanılır ince uzun göğe yükselen ağaçlardır, hızlı büyür, boy atar bu sayede orman yollarında yangın önlemi olarak da kullanılan yangın perdesi diye tabir edilen ağaç hatlarında çokça kullanılır çam ağacı kadar hızlı ve kolay yanmaz bir perde gibi yangının diğer tarafa geçişini yavaşlatır, en nihayetinde ağaçtır yanar ama müdahale için zaman kazandırır, kenarını koruduğu yolu alevlerden korur, bir süre daha yolun kullanımını sağlar.

narin bir isimdir kadın ismi olarak düşünülürse ancak ailenin genotipi kısa boylu ise çocuk için uygun olmayabilir :)
0
erty_ksk
(12.09.25)
Demode
0
mor oje
(12.09.25)
bizim burada selvi ağaçları vardı kurumuştu kesmişler. o kadar eski.
0
mikahakkinen
(12.09.25)
Old but gold
0
gabe h coud
(12.09.25)
Boylum Al Yazmalım diye devam etmek istiyorum her duyduğumda.
0
peki madem
(12.09.25)
Sürahi Hanım'ın torunu, Süleyman Çakır'ın kızı...
0
yadigar
(12.09.25)
kötü.

selvi de cirkin, gölgesi olmayan sacma sapan bir agac.
0
sonsuz
(12.09.25)
selvi kilisdaroglu tabii ki
0
ala09
(12.09.25)
Servi diye de yazılır, Dîvân edebiyâtı'nda öyledir.

Bir de servi aağacından klasik kemençenin kapağı (göğsü) yapılır, özellikle "kanlı selvi" dedikleri mezarlık servisinden yapılırsa çok yumuşak ve çok iyi ses verir. Bilmek istersen diye yazdım. İsim olarak bir ağacı ve mezarlığı çağrıştırıyor bana.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Böyle geçmiş zamanlardaki imkansızlıklara rağmen, kendi imkanlarıyla kendini geliştirmiş bir nine canlanıyor gözümde. Ya da olur ya bidir bidir çocuklar her şeye söyleyeceği bir şeyi olur, meraklidir, öyle bir kız ya da erkek çocuğu. İsmini de üstteki nineden ötürü vermiştir anne babasi ^^
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
NİNE, uzun boylu çöp gibi çubuk. Yaşlı. Hiç Selvi isimli biriyle tanışmadım.
0
Shepard
(12.09.25)
-selviiii söyle şu kadınaaaaa...

sürahi nine'nin torunu (pelin körmükçü).
mezarlıktaki ağaçlar ve genel olarak çam ağaçları.
uzun boylu kişiler.

bence uzun ince bir kıza yakışacak türden güzel bir isim.
0
yedigimiztavuk
(12.09.25)
(18)

Nasıl kokuyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben aleovera, gül, sigara dumanı karışımı kokuyorum diye tahmin ediyorum.Siz sizce nasıl kokuyorsunuz?
Ben aleovera, gül, sigara dumanı karışımı kokuyorum diye tahmin ediyorum.

Siz sizce nasıl kokuyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Maden suyu gibi
0
kisa
(11.09.25)
Sabunsu
0
grimavi
(11.09.25)
Boz çöplük gibi, kahrevengi yeşil karışımı, dokunduğu yüzeyi eriten burna değil beyine vuran keskin bir koku.
0
Shepard
(11.09.25)
Erkek gibi
0
Cezcez
(11.09.25)
ekşi yoğurt gibi
0
MtKrt
(11.09.25)
Parfümümle ten kokum karışık. Ten kokum da baskındır biraz. Evidence harika bir parfüm bana göre. Çok iyi anlaşıyoruz.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Ben de evidence in vücut kremini kullanmaya basladim @mutekebbir in tavsiyesiyle. Önümüzdeki ay parfümünü de alicam. Muazzam bir koku gerçekten.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Ferah, parfüm sebebiyle hafif odunsu.
0
kararsızataletfilozofu
(11.09.25)
bira+chloe intense bazen de omo 15 dk
0
ala09
(12.09.25)
@arbre abi kendini övmenin sana zararı olduğunu söyleyen olmadı mı? Fakir gibi orjinal .sss demene de gerek yok. Parfümü yazman yetiyor orjinal olduğunu anlamamıza.

@ala09 xD

bir ben kötü kokuyorum, tavsiyeler dm.
0
Shepard
(12.09.25)
Mavi yumoş koklayan bir arkadaşım “aaa sen kokuyor” demişti.
0
mutekebbir
(12.09.25)
Duş aldıktan sonra bebek gibi.

Kol altlarıma botoks yaptırdığım için terlemem ve kokmam. Onun dışında parfüm kokarım. Carolina Herrera Badboy ve Tom Ford Oud Wood
0
gabe h coud
(12.09.25)
Şampuanım aloaveralı şu an ben de öyle kokuyorum. Mesai bitince eve dönerken büyük ihtimal ter kokmaya başlayacağım.
0
peki madem
(12.09.25)
gözyasi, hüzün, keder
0
sonsuz
(12.09.25)
Birtakım orman çiçekleri, gül, pudra, sigara, yeşil elmaya benzeyen kendi vücut kokum. Genelde kokumla övgü alırım :P

En son eski erkek arkadaşım " birlikte dus alıyoruz aynı duştan çıkıyoruz sen nasıl böyle kokuyorsun" diyordu
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
Ben kendi kokumu bilemem ama 20 yildir birlikte oldugum su anki esim tenimin guzel koktugumu 20 yil boyunca hic ter kokumu almadigini soyler.
0
turkuaz
(12.09.25)
spordan geldiğim için ter kokuyorum
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
Herkes kendini yine deli gibi övmüş, iflah olmaz narsistler:D

@arbre parfümü nereden aldın, Sephora fiziksel mağazasından almadıysan çakma olma ihtimali oldukça yüksek.
0
say something loving
(12.09.25)
(7)

Kaşıntı için hangi doktor?

ırene adler
Tüm vücudumda bazen bazı bölgelerde yoğunlaşan kaşıntı var 2 haftadır. Bacağımı kasıyorum mesela sonra sırtım kaşınıyor.Sürekli ve dayanılmaz değil ama cok sık ve can sıkıcı.Hangi doktora gitmeliyim bunun için? Kan testi de yaparlar mı?
Tüm vücudumda bazen bazı bölgelerde yoğunlaşan kaşıntı var 2 haftadır. Bacağımı kasıyorum mesela sonra sırtım kaşınıyor.

Sürekli ve dayanılmaz değil ama cok sık ve can sıkıcı.

Hangi doktora gitmeliyim bunun için? Kan testi de yaparlar mı?
0
ırene adler
(11.09.25)
Dahiliyeye fit karaciğer enzimleri vs bakarlar
0
primetime
(11.09.25)
dermatoloji. zaten orası da kan testi isteyecek şüpheli bir şey görürlerse.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(11.09.25)
Bence cildiyeye git.
Deterjanını, ya da duş jeli veya sabununu değiştirdin mi? Bir süre bebek sabunu kullan. Alerji diyecek diye düşünüyorum.
0
Mirket
(11.09.25)
Veteriner? Şaka şaka hahahah, cildiye. Uyuz muyuzsan kwellada'yı deneyebilirsin. Ben de ve arkadaşlarım da vardı. 3-5 güne geçti. Toplu yakalandık uyuza, bak sen şu işe...
0
Shepard
(11.09.25)
Karaciğer enzimlerine bakarlar evet, kaşıntı = karaciğer. Öncelikle yani. Orada bişey yoksa cilde bakarlar. Dahiliye hatta önce aile hekimi.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
uyuz çok yaygın bu sıra, biz de atlattık 1-2 ay önce. acil doktora gidin. dermatolog bakar.
0
deartheodosia
(12.09.25)
önce aile hekimi.

uyuz da olabilir, alerji de.

karaciğer enzimleri nedeni ile de olabilir.

bu bilinmez, bir aile hekiminin görmesinde fayda var.
0
gurur
(12.09.25)
(7)

Birinin narsist olduğuna nasıl karar verirsiniz?

sekizdokuzon
Benim için en büyük gösterge çevresindeki insanları kendilerine bir şekilde bağımlı etmeleri. Mesela sektörde kolay kolay ulaşamayacağı ayrıcalıklar sunuyorsun, daha önce kazanamadığı parayı veriyorsun ama yüzüne bakmıyor, saygı duymuyor, deyim yerindeyse bk muamelesi yapıyorsun. Ama o sana minnetta
Benim için en büyük gösterge çevresindeki insanları kendilerine bir şekilde bağımlı etmeleri. Mesela sektörde kolay kolay ulaşamayacağı ayrıcalıklar sunuyorsun, daha önce kazanamadığı parayı veriyorsun ama yüzüne bakmıyor, saygı duymuyor, deyim yerindeyse bk muamelesi yapıyorsun. Ama o sana minnettarligindan kendini savunmuyor, sınır ihlallerini onemsememeye başlıyor. Her yerdeler.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Narsistler kendine narsist demez, elendin.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Empati yapamazlar diyorlar. Kimseyi kendi şartları içinde, kendi yaşadığı duygularla değerlendiremezler deniyor. Anlamak istedikleri her şey kendi işlerine gelen şeyler, duyguları asla çıkar kaygısından uzak oluşmuyor deniyor. Bir insana kendini anlatamıyorsan, zekâsı eksik değil ama ne yaparsan yap ne dersen de seni anlamıyorsa ya kötüdür ya narsisttir diye düşünüyorum şahsen.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Biri patronunun gerçek yüzünü görmüş gibi. O kadar para veriyorsam yaparım diyorsa işte narşist. Ben ben ben ben diyorsa da. Mesela ben öyle biri değilim. Ben öyle bir şey yapsam utancımdan işe gidemem. Ama allahtan ben öyle değilim. Mesela servis kiralayacaktık, vazgeçtim abi bana bakarlar ben de bakarım sevgili olurum onlarla. Benim isteklerim her şeyden önce gelir, eeee patronum bende para ve buraya savaşaRRak geldim. Demek ki benim gölgemde yaşar ve ölür bu çalışanlar. Ben ihlallerde bulunsam bile o şirkette benden yüksekte kimse yok, yapabilirim çünkü yaptım. BEN beN BEN.
0
Shepard
(11.09.25)
narsisti tek hareketle değil, davranış örüntüsüyle anlarsın. sürekli onay bekler, eleştiriyi kaldıramaz, empati kurmaz, seni değersiz hissettirir. herkes ilgi ister ama narsist için bu oksijen gibidir.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Tek davranışla olmaz+1
0
basond
(12.09.25)
narsistlik bir spektrumdur, ayrica hemen hemen herkes - siz de dahil - saglikli narsistlik denen ozellikleri tasir ve tasimasi gerekir aksi halde yasamda varligimizi surdurmek epey zorlayici olurdu. ozellikle patalojik kabul edilen narsistlik oyle instagramda sanildigi kadar yaygin bir durum degildir, narsist ozelliklere sahip olmak ile yikici bir davranis orgusu icinde kisilik bozukluguna sahip olmak bambaska seyler. dolayisiyla ben kendimi birinin narsist olduguna karar verecek kadar yetkin gormuyorum, bazi seyleri isin uzmanina birakabilmek lazim.
0
kassiopeia
(12.09.25)
Geçen okumuştum, kim narsistmis neden narsistmis veya işte diğer tanilar; anladığım kadarıyla bunu takıntılı bir şekilde yapan kişiler için bir tanı grubu belirlenmiş yakin zamanda:

www.madintheuk.com
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
(15)

Çevrenizdeki paralı insanlar o paraları nasıl kazanıyorlar?

sekizdokuzon
Benim bir şekilde temasa geçtiğim "paralı" insanlar mış gibi yaparak, ülkedeki genel liyakatsizlik kültürünü çıkarlarına kullanarak, bayağı pembe gtlü oldukları için de solcu taklidi yaparak çoğunluktan daha fazla para kazanıyorlar. Bir velim var mesela, kızını araya artık kimleri soktuysa ülkenin e
Benim bir şekilde temasa geçtiğim "paralı" insanlar mış gibi yaparak, ülkedeki genel liyakatsizlik kültürünü çıkarlarına kullanarak, bayağı pembe gtlü oldukları için de solcu taklidi yaparak çoğunluktan daha fazla para kazanıyorlar. Bir velim var mesela, kızını araya artık kimleri soktuysa ülkenin en iyi liselerinden birine yazdırmış, kız dört işlem terk. Okuyacaksın, o okuldan bir şekilde mezun olup isminden faydalanacaksin diyor 14 yaşında insana. Böyle kestirmeden gtum gtum ilerleyerek geliyorlar bir yerlere.

İkinci soru: doğru düzgün, ahlaklı insanları nerede bulurum? Artık cidden nefesim daralıyor.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Her yerdeler ama sayıca çok azlar. Bir de insan hâşâ Tanrı değil, mükemmel olamaz, biz sonuna kadar güvenmek isteriz yaslanırız ama o insanlık hali bir şey yapar bize uymaz hemen yamuluruz, aslında biz eksiğizdir onların eksikliği değildir o. Tam da bu sebeple ahlaklı insanları göremiyor veya kaçırıyor olabiliriz. Bir de sanırım ahlaklı insanların ahlaklılığına karar verebilmek için bizim o ahlaklılık durumunu anlıyor olmamız lazım. Bizden daha ahlaklıysa yani. Belki bizden daha ahlaklı ama bilmediğimiz alanlarda veya inceliklerle. Bunları göremezsek farkına varamayız. Bu konunun hep burasına takılırım.

Çevremde "paralı" insan çok eskiden vardı, çok uzun zaman uzaklarda yaşadığım için irtibatlar kesildi, vefasızlığa samimiyetsiz bir sıcaklıkla cevap verebilen biri olamadığım için bağlar yeniden oluşmadı. Yani nasıl kazandıklarını bilmiyorum. Bu dönemde büyüme yaşadılarsa fazla hakkaniyetli ve helalinden olduğunu çok sanmıyorum.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
İçini rahatlatacaksa para ortalama 3 nesil sonra el değiştiriyormuş, çocukların çocukları, mirasyedilerin parayı idare edememesi vs derken para dağılıyor genelde. Bir de kimse mezara götüremiyor lol, o yüzden kendi yaşam standartlarını yükseltmeye bakıp millete odaklanmamalı, enerjini başkasına harcama bence.
0
titanic kemancısı
(11.09.25)
Etrafım orta gelirli olmak içini bir tarafını yırtan imposter doldu, bir gün görmesem ikinci gün gözüme batıyor. Her şeyi yok sayarak da yaşanmıyor, bazen bir şeyleri dert etmek lazım. Olan bitenin farkına varmazsan elin zayıflar, sömürülme riskin artar.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Eyyy sikizdokuzon, kendi işini kurarak veya işinde aranan kişi olarak.
Ahlaklı ben varım ama her fırsatta sövüyorsun.
0
Shepard
(12.09.25)
“ Çevrenizdeki paralı insanlar o paraları nasıl kazanıyorlar?”
-Emek sömürerek.

“doğru düzgün, ahlaklı insanları nerede bulurum?”
- Bulamazsın.
0
mutekebbir
(12.09.25)
“doğru düzgün, ahlaklı insan” diye aradığın şey gizli bir tarikatın üyesi falan değil ama kalabalığın arasında daha az ses çıkardıkları için görünmez oluyorlar.

paralı insanların kaynağı genelde miras. benim de çocuğum olursa o yiyecek paraları. olmazsa da kardeşlerim ve onların çocukları.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Çevremde çok çok paralı insanlar yok ama olanlar da çok çalışanlar, mevcut mesleğini en iyi haliyle yapıp buna vakit harcayanlar ya da aileden gelen parayı iyi degerlendirenler
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
borçla, ahlaksızlıkla, kul hakkı yiyerek, rantla , miras yolu ile, kalan bir kısımda gerçekten hakıyla çalışarak.
0
Rao
(12.09.25)
ne kadar paradan bahsediyoruz burada? ayda 150 bin euro kazanandan mi? yoksa görece iyi maas alandan mi?
cevremde iyi okullarda okuyan hickimse öyle birilerinin ittirmesiyle, torpiliyle bir yerlere gelmis insanlar degil. ailemde herkes iyi okullardan mezun, herkes isinde gücünde insanlar, kimsenin de emegini yedigimiz falan yok. insanlara böyle yaklasmak asiri cirkin ya, milletin götü cikiyor o seviyelere gelmek icin, üc bes tane oe gördünüz diye tutup nefret kusmak sinif kininden baska bir sey degil. ne demek emek sömürüsü falan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.09.25)
@konusma: "çevrenizdeki" dedim. Benim çevremdeki insanların mentalitesi bu, senin çevrendeki insanların kalitesine haşa dil uzatmadim ya da iyi üniversitelerden mezun olan herkes gözü dönmüş bir hırs kübüdür gibi bir genelleme yapmadım.

Edit: beni kastetmemis, kusura bakmasın yanlış alarm.
0
🌸sekizdokuzon
(12.09.25)
konusma genel olarak sorulari anlamada bir sikinti yasiyor. hangi okuldan mezunsa artik oradaki sorulari nasil anlayip cevap verebilmis sasiriyorum. her soruyu ekseriyetle kisisel algiliyor ve ardindan gereksiz detaylar vererek bir ego mastürbasyonu yasiyor gibi hali var. allah kurtarsin.

cevremdeki parali diyebilecegim herkes bu wealthi miras yoluyla elde etmis ya da elde edecek. üstüne koyar ya da kovmazlar ama tek bir jenerasyonda para bulmak cok zor. bir is kurman ve cok basarili olman lazim. e bu da zor seyler.

dogru düzgün ahlakli insan bulmak cok zor. nerede bulursun bilmiyorum. denk gelirse kacirma.
0
sonsuz
(12.09.25)
Aileden gelen paralar ve değer kazanmış tarladan araziden gelen paralar
0
pembediken
(12.09.25)
etrafımdaki paralı insanlar içinde kalan mirası deli gibi büyütüp o hale gelen de var, okuyup, çalışıp didinip biri bin yapan da var. bunların istinasız hepsi, toplumun geneline göre sıradışı bir veya daha fazla özelliğe sahip insanlar, hırs, çalışma azmi, zeka, öngörü vs. olarak.
burada "paralı" ifadesini iyi maaş alan olarak değil, direkt artık sermaye sahibi konumunda olan insanlar için kullanıyorum.

ikinci sorunuza cevap, siz doğru düzgün, ahlaklı olun, onlar sizi bulur.

rica ederim.
0
sailor
(12.09.25)
X istiyorsan x ol perileri gelmiş, sa
0
🌸sekizdokuzon
(12.09.25)
Hayvan gibi çalıştım, uğraştım ama benim sıfırdan biriktirdiğimin 50 katını miras alacağım. Bir annemin olduğunu ve ciddi anlamda zengin olduğunu 33 yaşında öğrendim. Miras istisnalar hariç zengin olmanın en önemli şartı.
0
gabe h coud
(13.09.25)
(4)

Saçların beyazlıyor arkadaş

EasyTiger
Tom Cruise’un saçını nerede boyattığını hiçbir zaman öğrenemeyecek olsak da (öğrensek ne olur?), saçımızdakı ufak beyazlıkları ustalıkla boyandıgı anlaşılmayacak şekilde işleme alabilecek iyi bir berber bileniniz var mi diye sorsam? Şehir ise Istanbul. Teşekkürler
Tom Cruise’un saçını nerede boyattığını hiçbir zaman öğrenemeyecek olsak da (öğrensek ne olur?), saçımızdakı ufak beyazlıkları ustalıkla boyandıgı anlaşılmayacak şekilde işleme alabilecek iyi bir berber bileniniz var mi diye sorsam? Şehir ise Istanbul.


Teşekkürler
0
EasyTiger
(11.09.25)
Yaş kaç bilmiyorum ama biberiye suyu yapıyorlar, bir de YouTube'da beyazları asıl rengine döndüren kürler gördüm, yaş ileri değilse denenebilir. Bir de çinko takviyesi almak çok iyi olabilir.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
şunu öneririm. kendiniz de yapabilirsiniz.

www.schwarzkopf.com.tr
0
awlmi
(11.09.25)
tesadüfen dün akşam 1 saat mor şampuan hakkında konuştuk. ancak bu şampuan saçları platin yapıyormu. kadınlı erkekli bir grup hiç sıkılmadan 1 saat bunu konuştular. bu bilgi de burda kalsın.
0
ground
(12.09.25)
Kadınım, saçlarım çok beyaz bazı yerleri bembeyaz. Renklendirme islemi yaptiriyordum ama dibine hic boya yapılmamıştı, iyice beyazlayinca artık dibine de bir şeyler yapalım dedik en son. Ama beyazların tam kapanmasını da istemiyordum, transparan boya diye bir şey varmis kuaförüm onu önerdi. Hala beyazlar var ama eskisi gibi bembeyaz değil. Dip boya gibi boya boya da durmuyor. Memnun kaldım ben bir sorusturun
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
(7)

Benim Nereye Başvurmam Gerek Sizce (Psikiyatri & Psikolog)

jihat
Son zamanlarda işlerim pek yolunda gitmiyor (benim sorumsuzluğum), iş hayatımı etkileyecek, cevap beklediğim yerler var ama süre azalıyor, cevap gelmiyor vs. iyice geriliyorum. Bu durum evdeki düzeni de etkiliyor, bebeğimiz var, hanım tek başına yoruluyor sürekli çocukla ilgilenmekten, ben desen işi
Son zamanlarda işlerim pek yolunda gitmiyor (benim sorumsuzluğum), iş hayatımı etkileyecek, cevap beklediğim yerler var ama süre azalıyor, cevap gelmiyor vs. iyice geriliyorum. Bu durum evdeki düzeni de etkiliyor, bebeğimiz var, hanım tek başına yoruluyor sürekli çocukla ilgilenmekten, ben desen işin gücün arasında öyleyim ve sonuç olarak tartışma çıkıyor sürekli ve ben de bağırıp çağırıyorum. normalde sakin biriyimdir ama son zamanlarda pek öyle değilim annem de bizdeyken durumu fark etmiş. Bebiş neyse ki neşemizi yerine getiriyor yoksa hep böyle gerdin dolaşacaz :).

Bunlarla birlikte hiçbir şey yapasım gelmiyor. Hanım yurtdışı tatili organize etmişti ama iş durumları bahane ederek gitmeyelim dedim durduk yerde bir sürü paramız yandı. Hafta sonu şunu yapalım bunu yapalım diyor ben hep bir bahane üretip yok diyorum. Arkadaşlarıma karşı da aynı. Hep bir isteksizlik, bunalmışlık.

Bu durumdan kurtulmak için bir destek almaya karar verdim (almam gerekli mi emin de değilim). Nasıl başlamak lazım sizce? Tamamlayıcı sağlık sigortam, hastane erişimim falan var.
0
jihat
(11.09.25)
öncelikle bence herkesin destek alması lazım diye başlayayım cümleye.
sonrasında şu ertelediğiniz tatilleri ve hayırı evete çevirmeye kendinizi zorlayın, belli olmaz iyi ki gelmişiz diyebilirsiniz.
psikiyatriste gidince ilaç verecek o da sizi umursamaz ve yorgun biri yapacak. stresi azaltmıyor örtüyor.
psikologa gidebilirsiniz ama bu öyle 3 5 seanslık bir şey değil. belki 10 sene gitmeniz gerekecek. aslında şunu demek istiyorum, haftalık görüşmelerinizde size öyle iyi gelecek ki her hafta gitmek isteyeceksiniz. yoksa 10 yılda tedavi ediyor gibi bir şey demiyorum.
ama bence siz ilk iş bir tatile çıkın. sadece kendinize odaklanmayın, eşinizin de tatile ihtiyacı olabilir.
0
neira
(11.09.25)
Keşke tatili iptal etmeseydin, bi kere paran yanmayacaktı, yandı diye üzülmeyecektin, hem de değişiklik olacaktı, istemesen bile hava değişimi iyi gelecekti.

Eşinin değişiklik ihtiyacını gidermen lazım, sen bunaldıkça onu da kendinle beraber aşağı çekiyorsun ve o bir anne, morali çok yüksek olmak zorunda. Olmazsa aranızdaki kavgalar artar, şiddeti artar, bunlardan bebek dehşetli etkilenir. Bunu yapma.

Yani aslında senin baba olarak moralini kaybetmemen gerekiyor. Çünkü bak, kaybettiğinde herkes çok olumsuz etkileniyor, sadece sen değil yani. Eşininki annelikse seninki de babalık, baba olmak da hiç kolay değil ki. Moralleri yükseltmek lazım.

Evinize en yakın tabiat parçası neresiyse en yakın zamanda oraya günlük veya uygun olan bir sürelik ziyaret ayarla. Toprağa çıplak bas, ağaçlara sarıl, temiz hava solu, güneş gör. Bir süreliğine ekrandan telefondan mümkün olduğunca uzak dur. Salatalık yeşil biber kırmızı biber domates marul maydanoz gibi sebzeleri bolca ye, vücuduna güneşli su girsin, güneşin eksik senin. Gidin birlikte hava alın. Sakin sakin tabiata gidin.

Kendini ayakta tutmak zorundasın, en büyük zararlar stresten gelir. Bunu yönetmeyi öğrendin öğrendin, yaş aldıkça çok daha zor olur bu iş.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Psikolog psikiyatri konusunu unutmuşum,

Şimdiki durumunda fiziksel ve zorlayıcı belirtileryoksa psikiyatri yanlış olur. Psikoloğa gitsen hem maddî yük hem de zaten o seni değiştirmeyecek, sen kendi üzerinde çalışacaksın. Spor yap diyecek (ki yap evet), uykularını düzenle diyecek (demesi lazım, demeyen psikolog amatörler, öğrencidir), belki bazı alıştırmalar verecek... her iş sana düşüyor zaten.

Kendine Yardım kitapları tavsiye edebilirim. Youtube'da Özlem Tokgöz Özsoylar var, onun yeni başlattığı kendine yardım videoları var. Güneş var güneş. Güneş önemli.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
bence yorulmakta ve sıkılmakta haklısın, dün de sanki buna benzer bir soru sormuştu biri, verilen cevaplar sana da uygun olabilir. bir bak derim.

www.eksiduyuru.com
0
Sadece soruyorum
(11.09.25)
Öncelikle bebiş çok şanslı ki babası farkındalığı yüksek bir insan. Bizim jenerasyonda anamız babamız psikolojik destek alsa toplumca level atlardık, yani bunu düşünüp ihtiyaç duymak bile yüksek bir farkındalık. İlk etapta bir psikolog ile görüşmenizi tavsiye ederim, o oldu bu oldu diye kendinize de yüklenmeyin çünkü olanı değiştirmek mümkün değil. Ama çözüm bulup geleceğimizi şekillendirmek mümkün. Herkes yardıma ihtiyaç duyar.
0
titanic kemancısı
(11.09.25)
kadin icin üzüldüm. gecmis olsun.
0
sonsuz
(11.09.25)
eşinizin çalışıp çalışmadığından bağımsız söylüyorum. kendisi anne olarak çok büyük bir sorumluluk üstlenmiş durumda. ufaklığın yemeğiydi, temizliğiydi, osuydu busuydu derken çok iş yapıyor. yoruluyor ve kafası sürekli dolu durumda. stres seviyesi emin olun sizin iş hayatınızdaki stresten daha fazla olabilir. iş dediğin ne olacak? işleri sallasanız en fazla para kaybedersiniz. ama eşinizin işleri sallaması mümkün değil. burada sizin iki sorumluluğunuz var:

1- eşinizin üzerindeki stresi, yorgunluğu azaltmanız lazım. bunu da iş olarak değil, keyifle yapıyor olmanız lazım normal şartlarda. eşinizin yapması gereken işleri ne kadar azaltırsanız, ne kadar çok iş yaparsanız, bu size hep olumlu sonuçlar getirecek. eşiniz daha az stresli, daha mutlu olacak. mutlu anne, mutlu çocuk demektir. mutlu çocuk, mutlu ev demektir. mutlu ev, işyerindeki stresinizi bile azaltır. bu da ikinci sorumluğunuza getiriyor bizi:

2- allah uzun ömür versin, bebeğiniz birden büyüyecek. yıllar çok çabuk geçiyor. şu anda masrafları çok yüksek değildir ama büyüdükçe masraflar artacak. buna hazırlıklı olmanız lazım. hem çocuğa alacağınız oyuncak, kıyafet, kitap vs anlamında, hem de atıyorum özel okul, atıyorum tatil vs. gibi bir dolu masraf kapısı var. bunlar herkesin kendi bütçesine göre ama emin olun, işin içine çocuk girince her şey insafsızca pahalılaşıyor. bol bol birikiminiz olmalı ki, kendinizi rahat hissedin, rahatça para harcayın. bunun yanında bir de hem kendiniz için, hem de çocuğunuz için yatırım yapmanız lazım. siz babasınız. baba dediğin para kazanır, ailesinin karnını doyurur, aç bırakmaz, açıkta bırakmaz. açıkta bırakmamak ne demek? ev. eviniz vardır yoktur ama neden 2 ev daha olmasın? örneğin benim babam sağolsun bir kaç ev bırakıyor. bu da bana bir güvence veriyor. yeri geldiğinde daha az para kazanacağım ama güvenli bir iş yerine, çok çok daha fazla para kazanabileceğim riskli bir işe yönelebiliyorum. en kötü ihtimalle, bir kaç evin kirasıyla iyi kötü yaşayabileceğimi biliyorum.

babam 81 yaşında, hasta ama hala çınar gibi. çünkü zamanında hem maddi, hem manevi yatırım yapmış. büyüdüğüm ile gidip babamın ismini versem, her kapı hala açılır bana. "herkes baban çok iyi bir insan, baban yardımsever bir insan, hepimize çok iyiliği dokundu" derler, bana yardım ederler. ben de babam gibi olmaya çalışıyorum. oğluma sadece mal mülk değil, güzel bir soyismi bırakmak istiyorum. ben de babayım ve hayattaki tek gayem, oğlum büyüdüğünde güzel bir soyismi olması.

siz de bunları düşünün. sizin sorumluğuluğunuz kendinize karşı da değil, eşinize karşı da değil. hepsi çocuğunuz için.
0
co2s2
(12.09.25)
(6)

Aile hekimi rapor

ashleybon
Aile hekiminden en uzun süre ne kadar rapor alabilirim? hayatımı yoluna koymak için biraz zamana ihtiyacım var.
Aile hekiminden en uzun süre ne kadar rapor alabilirim? hayatımı yoluna koymak için biraz zamana ihtiyacım var.
0
ashleybon
(11.09.25)
10+10

verebileceği maksimum süreyi yazdım ben. keyfekeder rapor isterseniz vermez doğal olarak.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(11.09.25)
Aile hekimleri 10+10 vermez diye biliyorum, onu veren hastanenin heyeti hatta. Aile hekimleri en fazla 3 gün rapor veriyorlar, benim eski hekim hiçbir yaşvarışıma aldırış etmeyen namkör nalet karıydı 1 gün raporu çok zor verdi. Bilmiyorum 10+10 çok acaip geldi bana.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
2 yıl önce grip ile birlikte ses kısıklığı problemi yaşarken belki 1-2 gün rapor verir de ses tellerimi dinlendiririm umuduyla gittiğim aile hekimi “ben ilaca karşıyım” diyip ilaç bile vermemişti xd Bu yüzden 1 gün alabilirseniz mucizedir.
0
ruhen hastayim ben
(11.09.25)
(bkz: yıllık izin)
0
duyuruuser
(11.09.25)
karayaziasm.org

burada diyor 10 diye lakin sağlık ocağındaki hekim ikna olur mu 10 güne bilemiyorum, özelde bi ihtimal.

Devlet memurluğunda bir seferde tek hekimden 10 günlük rapor alabilirsiniz sonra bir kez daha tek hekimden ek 10 günlük alınır. 10 gün üzerine ise 3 hekim raporu (heyet) istenildiği gün kadar yazılabilir maaş kesintisi de yaşanmaz (heyette)
Diğer iş kollarında iş görememezlik ödemesi vs. oluyor sanırım oralara hakim değilim.
0
kucukne
(11.09.25)
sikintisiz en fazla 2 gun alirsin. fazlasi icin

burnout izni, ucretli izin, ucretsiz izin.
0
buenosdias
(11.09.25)
(6)

Kaderine terk edilmiş bir okula bağış arıyorum?

santimantal
Anadolu yakasında 400-500 öğrencilik bir meslek lisesi.Öğrenciler sosyoekonomik olarak düşük bir çevreden.Sınıflarda perdeler bozuk ve yıpranmış stor perdeler.Hava çok sıcak ve okul güneye bakıyor.Sınıfları biraz serin tutabilmek için kalın kumaş perde gerekiyor.26.000 TL gerekli acilen.Bu parayı ne
Anadolu yakasında 400-500 öğrencilik bir meslek lisesi.
Öğrenciler sosyoekonomik olarak düşük bir çevreden.
Sınıflarda perdeler bozuk ve yıpranmış stor perdeler.
Hava çok sıcak ve okul güneye bakıyor.
Sınıfları biraz serin tutabilmek için kalın kumaş perde gerekiyor.

26.000 TL gerekli acilen.
Bu parayı nereden bulabiliriz?
Okul müdürüyle tanışıyorum.
Para bulunursa usulüne uygun olarak ödeme işlemlerine aracılık edeceğim.

Başvurabileceğimiz yerlerbiliyorsanız yazabilir misiniz?
0
santimantal
(10.09.25)
İlçe milli eğitime ardından il milli eğitime bildirmek en mantıklısı ilk adımda.
0
ruhen hastayim ben
(10.09.25)
Bunları gözle görülecek şekilde insanların gözleri önüne sermeden kimse destek olmak istemez gibi geliyor. Herkes okullara destek olmak ister ama önce görmek isterler sanırım.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
meslek lisesi olduğu için staj gönderdiği işletmelerden rica edebilirler. Benim gördüğüm işletmeler böyle ufak tefek yardımlar yapıyorlar bağış niyetine ya da ellerinde oluyor bazen eski ürünler perde vs onları yolluyorlar. Bizim okulda olmuştu bilgisayar, koltuk vs yollamıştı işletme.
0
biravekahve
(10.09.25)
Koy okullari yardim projesi isminde bir instagram sayfasi var. Okulun halini cekin ve ihtiyaciniz olan seyleri listeleyin. Durumu anlatin, para yardimi yapmiyorlar ama eksik esyalar icin yardimci olunuyor. Onu soyleyeyim.
0
sey mi dostum
(11.09.25)
@biravekahve +1
özellikle mezunlarını çalıştıran şirketlerden...
0
merhum
(11.09.25)
500 öğrencili bir meslek lisesinde en az 4 farklı bölüm vardır. Bu bölümlerin mutlaka bir işlere yarayan atölyeleri hatta belki okulun döner sermayesi vardır. Bunlar olmasa bile temrinlik malzeme ödeneğinden bile ayarlanır. Bunu da geçelim yukarıda belirtildiği gibi öğrenci verilen işletmelerden katkı istenebilir. Okulun kantini varsa kantinci sıkıştırılabilir. İlçe milli eğitimden kantin paylarından talep edilebilir. Düşünsek başka bir iki yol daha bulunabilir. Ama bunlar müdür ve okul aile birliği in bulması gereken yollar. Ben oturduğum yerden 1 dakikada bu kadarını düşünebiliyorsam ilgililer daha fazlasını düşünüp yapabilir ama anlaşılan yapmak istemiyorlar ya da umursamıyorlar.
0
roookie
(11.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.