Giriş
(18)

Engellenmek

mermaidd
Soruma herkes cevap verebilir ama özellikle erkekler cevaplarsa sevinirim. İlişki bittikten sonra karşı tarafın size ulaşmayacağını bildiğiniz halde neden engelliyorsunuz? Bu bende dahil birkaç arkadaşımın başına geldi ve aşırı garipsiyorum. Amaç ona ulaşmamak için kendinizi durdurmak mı?
Soruma herkes cevap verebilir ama özellikle erkekler cevaplarsa sevinirim. İlişki bittikten sonra karşı tarafın size ulaşmayacağını bildiğiniz halde neden engelliyorsunuz? Bu bende dahil birkaç arkadaşımın başına geldi ve aşırı garipsiyorum. Amaç ona ulaşmamak için kendinizi durdurmak mı?
0
mermaidd
(18.10.25)
genellikle nefret odaklı oluyor. hiçbir eski sevgilimi engellemedim ama engelleyecek noktaya gelip boşver deyip geçmiştim. ya da küçük bir ihtimal çevremde gözlemlediğim oltalama taktiği. ergence karşı tarafa sana artık ihtiyacım yok şansını kaybettin mesajı verme çabası.
+2
steve rogers
(18.10.25)
Kendini durdurmak için ayrıldığı kadını benim telefonumdaki WhatsApp hesabından onu engelleyip numarasını silen (benim iznim olmadan) bir erkek oldu. İş arkadaşım.

Daha çok kendini durdurmak için ama geçmişteki sert tecrübelerden kaynaklı olarak tedbir alanlar da var.
0
muhayyer divan
(18.10.25)
@muhayyer divan bende seninle aynı fikirdeyim çünkü 3-4 aydır iletişimimiz yok bi baktım her yerden engellemiş beni buna whatsapp'da dahil.
+1
🌸mermaidd
(18.10.25)
Yeni sevgilimin yanindayken mesaj gelmesin diye engellerdim ben sosyal medyam olsa.
+1
duster
(18.10.25)
Asiyim hırçınım yakarım bu gezegeni mesajı veriyor işte.
Yetişkin olmayan davranışlar
0
beyfendi
(18.10.25)
@beyfendi annemle yıllardır tanışırlardı. Kadın hal hatır sormuş kadını da engellemiş. Hadi beni engelledi kadından ne istedi onu anlamadım
0
🌸mermaidd
(18.10.25)
Hiç kimseyi engellemedim, yani bir tecrübe aktaramam ama şu var, engellemesine gerek yok ya, aynı şekilde enhellememesine de gerek yok.
Yani şu sebepten engellemis yazınca o sebebi ortadan mi kaldıracaksın? Ararsın diye engellemiş mesela, diyorsun ki aramam. Ama oturup bakmışsın ve engellediğini anlamışsın, neden aramayasin?
Kısaca senin için önemli olmaması gereken bir kişinin davranışlarına çok da kafayı takmamak lazım, kendi davranışlarını kontrol etmeye çalış.
+2
kisa
(18.10.25)
Manita yapmıştır ondan çekinip engellemiştir.
0
Bruce
(18.10.25)
@kisa ben geçen günlerin hatırına engellememiştim. Hakkını yiyemem zor zamanlarda ikimizde birbirimizin yanında olduk ama şaşırdım yaptığına. Özellikle annemi engellemesine bayağı nefret etmiş benden anlaşılan
-1
🌸mermaidd
(18.10.25)
Tamam işte, belli ki normalde senin de yaptığın bir şey bu. Bu seferki senden önce yapmış. Asıl kızdığın - bu sefer engellemedim onda da çocuk beni engelledi-- kızgınlığı olabilir mi?
Burada nefret olmak zorunda değil, bir anlama oturmak zorunda da değil.
saçını kesmesiyle seni engellemesi aynı, seni etkileyen bir eylem yok, sen adamın yaptığı eylemi kendine etki olarak alıyorsun.
-1
kisa
(18.10.25)
30 - e
her ayrılık sonrası yaklaşık ilişki süresinin yarısı kadarlık bir toparlama sürecim oluyor, o kişiyi tamamen hayatımdan çıkarmak, bu toparlama sürecine fayda sağlıyor. amaç; sağda solda karşıma çıkmasın, bende aynı hisleri tekrar uyandırması muhtemel şeyler yazmasın, doğum günü vs kutlamasın, benden uzak olsun. bu nedenle "arkadaş olarak kalalım" cümlesinin de bende bir karşılığı yok. ben o kişinin sevgilim olmasını yada hayatımda olmamasını istiyorum, ortası bir seçenek istemiyorum. son olarak ayrılık sonrası imalı paylaşımlara da gelemiyorum, aslında engellemediğiniz her eskiye bir açık kapı bırakıyorsunuz. İster istemez neler yaptığını takip etmek zorunda kalıyorsunuz. Eyyorlamam bu kadar.
+3
yap desem yapmazsin he
(18.10.25)
E tepki göstermek istiyor. Bağırıp çağıramıyor
0
benaslindayohum
(18.10.25)
tekrar kandırılmamak için.
0
mikahakkinen
(18.10.25)
engellemiyorum.

ama rahatsız ederse engelleyebilirim.
0
gurur
(18.10.25)
@gurur +1
0
co2s2
(18.10.25)
Son on yılda gerek flört/platonik gerek sevgili anlamında sadece bir kişiyi engelledim. Bunun nedeni de hanımefendiye ben ilgi duyduğum halde yazmazken ısrarla ve inatla (şu ya da bu sebeple) arkadaş kalmak istemesiydi.
Ki ben böyle bir şey istemediğimi çok net biçimde ifade etmiştim kendisine. Yine de belli bir zaman geçtikten sonra tekrar engelini kaldırdım.
-1
rakicandir
(19.10.25)
yap desem yapmazsin he +1500 kelimesi kelimesine katılıyorum. tam nokta atışı. ben de o şekilde düşünüp engelliyorum.

3 ex flörtüm, benimle bir ilişki istemediler ve konuşmayı kestik. nasılsa yazmazlar diye düşünüp engellemedim. direkt sildim numaralarını yani sadece. 3'ü de 1 yıl içinde yazdı ve beni rahatsız ettiler.

engellememek pişmanlıktır.

----

bazen trip olsun diye engellenir çocukça hislerle. "sen de benim umrumda değilsin al işte gör yüzünü bile görmek istemiyorum" mesajı verir engelleyerek. iletişim yollarını, tüm kapıları kapatır ve sende kaybetme duygusunu oluşturmak ister. çok kırgın olduğunu bu şekilde göstermek ister. seni suçlu hissettirmek ister. bazen de gerçekten tamamen bittiğini ve hiçbir şekilde geri dönüşü olmayacağını bilmeni ister ve bunun için engeller.

---
annenizi engellemesi de normal. size dair hiçbir şeyi hayatında görmek ve duymak istemiyor olabilir. kimseyle arkadaş kalmak zorunda değil. anneniz de ona muhtaç değildir zaten. umursamanız hata. belki de siz yazdırdınız diye düşündü ve rahatsız oldu. belki de yeni ilişkiye başladı ve size dair bir şeyin şu anki ilişkisini kötü etkilemesini istemedi.

benim de öyle bir eski sevgilim var. baya 7 yıl önceki sevgilim. kötü günlerimizde yanımızda olduk. ama kendisi beni aldattığı için bitti, asla da geri dönüşü olamaz, hiçbir türlü duygum hiç kalmadı. ancak arkadaşlığımız iyiydi. aldatması sebepli öfke dolu zamanlar geçince dedim ki, işin düşerse arayabilirsin (cinsel anlamda değil asla) ama sevgilim varsa bana ulaşamazsın, seni engellemiş olurum. ben de seni işim düşerse (cinsel anlamda değil asla) ararsam eğer sevgilin varsa mutlaka beni engellemiş ol sana ulaşamayayım. çünkü bir gereksiz muhabbet yüzünden ilişkilerimizden olmayalım. 7 yıldır 7 kere işimiz düşmedi tabii.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
@art cat chocolate elbette yazdıklarınıza katılıyorum. Annem tamamen insaniyet göstermiş çünkü dediğim gibi evimizin ferdi gibiydi ortada gerçekten benim yazdırmam gibi bir durum söz konusu değil ama öyle düşünmüş olabilir. Bende onu görmemek için tüm sosyal medyalarımı kapatıp yenisini de açmadım. Hayatında biri olduğu için de yapabilir bir çok ihtimal var. Aklıma takıldığı için duyuru sakinlerine sormak istemiştim
0
🌸mermaidd
(19.10.25)
(3)

windows güncellemesi

der meister
sinsi windows güncelleme var yeniden başlat da yükleyek diyor ama ben şu an win 10 kullanıyorum. bildiğim kadarıyla buna sunulan destek bitti. sistem win 11 uyumlu mu ondan bile emin değilim, zaten imkanım olursa 3-4 bilemediniz 5-6-7-8 ay sonra yeni bilgisayar almak niyetindeyim, o zamana kadar win
sinsi windows güncelleme var yeniden başlat da yükleyek diyor ama ben şu an win 10 kullanıyorum. bildiğim kadarıyla buna sunulan destek bitti. sistem win 11 uyumlu mu ondan bile emin değilim, zaten imkanım olursa 3-4 bilemediniz 5-6-7-8 ay sonra yeni bilgisayar almak niyetindeyim, o zamana kadar win 10'la devam etmek istiyorum.

bu son güncellemeyi kurayım mı veya içeriğine nereden bakabilirim bunun? "sana son bir güvenlik güncellemesi kardeş..." mi diyor? yükleyince zart diye "win 11 kur ben dükkanı kapattım" filan demesin?
0
der meister
(17.10.25)
Diyebilir. Hatta tam da onu demesini sağlayan bir güncelleme de olabilir. Ben parasını verdiğim w10'umu böyle kaybettim mesela. Bence güncellemeyi kurma.
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Demez, diyemez. Geçiş için onay tiki gerekir çünkü yükseltmenin riski var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.10.25)
ben tüm güncellemeleri yükledim win10 için, bir şey de olmadı.
zaten knowledge base kodu yazar her birinde, onu aratırsan neyle alakalı olduğunu görebilirsin.
0
kesmekes laleler
(17.10.25)
(11)

Bu rüyayı sadece ben mi görüyorum?

yurtsuz john
Her gece rüyamda ya okulum uzamış ya da askerliğim bitmemiş görüyorum.İşte diplomam burada. Üni mezunuyum ben diyorum. Yoook sen daha liseyi bile tekrar okuyacaksın diyorlar. 30 küsur yaşımda liseye başlıyorum falan. Bir sürü eziyet.Nedir bu ya?
Her gece rüyamda ya okulum uzamış ya da askerliğim bitmemiş görüyorum.

İşte diplomam burada. Üni mezunuyum ben diyorum. Yoook sen daha liseyi bile tekrar okuyacaksın diyorlar. 30 küsur yaşımda liseye başlıyorum falan. Bir sürü eziyet.

Nedir bu ya?
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Vallahi aynı ya. Defalarca böyle rüya gördüm. Üni. bitmemiş, lise bitmemiş, askerlik falan. En son ilkokula kadar düştüm:)
+1
nothing in my way
(17.10.25)
merhaba. sözlükte bunun başlığı vardı ya, çoğu kişiye oluyor yalnız değilsin. insanlar liseye dönüp yine mi matematik falan diyor, askere dönen de çoktu. ben şahsen ayda bir üniversiteden alınıp uzun dönem askere başlıyorum, ben yaptım asteğmendim lan ben, biterken teğmendim şu an en azından üsteğmen olmam lazım" diyip derdimi anlatmak için farklı farklı komutanlara koşuyorum, kimse inanmıyo, anlamıyolar. ranzalarda yatıyorum falan. hatta kendi kendime ikna oluyorum bunu da çek erin halinden anla falan diyorum. yılgın bir hoşgörüyle kaderimi kucaklıyorum.
+1
libertine
(17.10.25)
Yapamama yetirememe korkusu okul yıllarında seni çok derin yaralamış. Şimdi bilinçaltın bu yükü üzerinden atmaya çalışıyor kendini temizlemeye çalışıyor.

Naçizane tavsiyem. O yıllarda yaşadığın korkuları otur tek tek hatırla, o günlere o anlara git, o korkuları yeniden yaşa ve o yeniden yaşama esnasında bütün duygularını yüksek sesle söyle veya yaz. Yaz yaz yaz ne kadar ayrıntı hatırlıyorsan, kokusuna rengine kadar yaz. Yüksek sesle söylüyorsan bütün bu duygularını söyleyip bitirdikten sonra daha yüksek bir sesle "bütün bunları yaşadım ve o süreci bitirdim. Sınavlarımın hepsini başarıyla geçtim ve okullarımı bitirdim, bütün bu yaşadığım korkuları öfkeleri endişeleri ve bütün bunların yarattığı bütün kabusları terk ediyorum, bırakıyorum. Bıraktım, bıraktım, bıraktım" gibi, senin için "iptal oldu geçersiz oldu" anlamına gelen şeyler söyle. Kendine duyur. İçerisi duysun.

Geçecek emin ol. Bunu yap ki anksiyete gelişmesin ritim bozukluğu oluşmasın.
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Ben de kendimi hep üniversite yurdunda görüyorum. En nefret ettiğim yer. Bir sebepten tekrar yurda dönmüşüm, oda arkadaşım varmış. Kabus.
0
gnosis
(17.10.25)
Dönem dönem ben de bu rüyayı görüyorum. Liseye dönmüş halde buluyorum kendimi, öff diyorum bütün matematik müfredatını unuttum, fen Bilimleri desen aynı. Şimdi kim yine sınava hazırlanacak. Dil bölümü mezunuyum, üniversiteyi iple çekerdim bir daha sayısal bir ders görmek zorunda kalmamak için. Sanırım kafam hala orada takılı kaldı. Çünkü o rüyayı gördüğümde ilk aklıma gelen şey içinde sayı geçen dersleri yine görmek zorunda olduğum :/
0
kullanicadi
(17.10.25)
eksisozluk.com

eksisozluk.com

eksisozluk.com

Ben de lise olanını görüyordum bir ara :) ulan diyordum türkçe olsa hadi neyse de almanca biyoloji bir sürü bok pusur terim. Yalniz bir yanda da hosuma gidiyordu ne güzel yine Lisedeyim diye :) zaten rüyada olduğumu farkettikten kısa süre sonra uyaniyordum, ama o sıkıntı stress rüyalar bile olsa boğuyordu resmen..
0
makbur
(17.10.25)
Askerlikten sonra defalarca görmüşlüğüm vardır rüyamda askere gittiğimi. Bir keresinde ikinci defa askere gidiyorum, birisi artislik yapıyor, öfkelenip diyorum ki; lan ben kaçıncı defa buradayım akıllı ol eziyet olurum sana.

2012'de mezun oldum. Bir şekilde 2019 senesine kadar tecil ettirdim askerliği. 2018'te bedelli askerlik yasasından faydalanıp 18 gün askerlik yapıp geliyorum.

Çok rahat askerlik geçermesine rağmen birkaç defa askere tekrardan gittiğimi rüyamda gördüm.
0
put it in your appropriate place
(17.10.25)
Mezuniyet sonrası uzun süre alttan dersim olduğunu vs. gördüm. Halen zaman zaman görüyorum benzer rüyaları. Yıllar geçti üzerinden cidden tuhaf.

Daha birkaç gün önce fizik sınavındaydım ve soruların hiçbirini bilmiyordum. Nerdeyse sıfırlık kağıt verecekken önümdeki çalışkan bir arkadaş kağıdını öylece gösterdi ve kopya çektim. Kendisine buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

Ancak bin yıllar önce ağaçlarda gezen atalarımızdan kalma yüksekten düşme temalı rüyalar bi hayli görülüyor. İkisi de hayatta kalma mücadelesi olduğundan belki de.
0
bahçedekisandal
(18.10.25)
son finali vereli 15 sene oldu, ben de arada yarin sinav var ben hic calismadim kabusuyla uyanirim..

okulun bizde yaptigi tipik tahribatlar bunlar..
0
cooperr
(18.10.25)
cakmayazar
(18.10.25)
@cakmayazar

ekşisözlük linki vermeyelim lütfen. rejimin maaşlı trollerinin manipülasyon sitesi ora.
0
🌸yurtsuz john
(18.10.25)
(10)

Yalnızlık

ashleybon
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım değil. resim sevmem. spor da yapacak enerjim yok. ahşap boyama, kil, doğa yürüyüşleri de tarzım değil. yalnız bu kadar nasıl yaşayabilirim?
+1
ashleybon
(17.10.25)
Kendi adıma konuşursam, yürümek. Doğa yürüyüşü falan değil, direkt dümdüz yürümek. Nerede olduğu önemli değil.

Saatlerce yürürüm. 3 saat kesintisiz yürüdüğümü biliyorum. Takıyorum kulaklığı, eve gitmemek için yolu uzattıkça uzatıyorum. Ne zaman evde bunalsam çıkıp min 1 saat yürüyorum. Hatta bunu 2 günde bir yaparım.

Yürümek bence bir “coping mechanism”, ya da stimuli. Benim için işe yarıyor.


Yürümenin felsefesi, diye bir kitap var. Tavsiye ederim. diğer yürüyüşçüleri anlatıyor. Mesela bir yerde nietzsche’yi anlatıyor. Sonu gelmeyen yürüyüşler yaparmış. Bir yer de Rousseau’dan bahsediyor, o da aynı. Bu kitapta anlatılan kişilerin ortak özelliği de fazla yalnız olmaları.

Yürüyüş derken; trekking gibi şeylerden bahsetmiyoruz. Su mataranı al, yürüyüş ayakkabılarını giy, böyle değil. Bu spor. Sadece yürümekten bahsediyorum.
+1
substituent
(17.10.25)
Yalnızlık çok da kötü bir şey değil öncelikle, madem tüm olası önerilere direkt olarak kapıları kapatıyorsunuz yalnızlığınızla barışıp mutlu olmaya çalışın.
Yürüyüş önerisine o kadar katıldım ki insanın kendi kendine yapabileceği en güzel aktivitelerden biri ki ben yalnız yemeğe gitmeyi, sinemaya, konsere gitmeyi de çok severim bunları da öneririm.
Naçizane bir önerim de iş yerindeki insanlarla ilişkinizi sadece işte tutmanız iyi bir şey onlarla sosyalleşmek zaten gereksiz buna hiç takılmayın.
+2
mutekebbir
(17.10.25)
Konuşmayı seviyorsan konuş. Ben 8 yıl Elazığ'da yaşadım, gittiğimde 25 yaşındaydım ve bir Allah'ın kulunu tanımıyorum, memuriyete başlamıştım ve kız başına doğuda yapayalnız kalabilmek için eve kapanmıştım, İnternete sarmıştım, sözlüğe sarmıştım, çok dertler dinledim çok kişiyi intihardan çevirdim çok kavgalar ettim çok muhabbetler ettim... hem ben şifalandım hem yapabildiğim kadar çok şifa vermeye çalıştım. Belki sana da iyi gelir bu. Veya başka, daha yüzeysel konuşmalar. Seslendirme olur, birinin sosyal medya danışmanlığı olur...
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Dünyada artık adult loneliness diye bir kavram var artık, kadın erkek farketmiyor
+1
grimavi
(17.10.25)
Spor enerji

Belirgin değişim yaşadım
Kızlar bela .d
-2
baldan kaymak
(17.10.25)
Spor yaptıkça enerjin yükselir.
+1
gabe h coud
(17.10.25)
Bunun için en uygun şey sosyal medya gibi duruyor çünkü pek hobilerle ilgili değilsin. Geriye arkadaşların söylediği gibi tek seçenek spor kalıyor yada benim dediğim gibi sosyal medyanın gücünden faydalanarak arkadaş edinebilirsin
+1
mermaidd
(17.10.25)
Yalnizlik cok yaygin ne yazik ki, insanlar artik kanserden degil yalnizliktan olecek.

Bunu bir kenara birakarak, ne olursa olsun spora baslayin, kendiniz icin, yasliliginiz icin, enerjiniz icin, depresyona girmemek icin. Ne yapin edin bunu duzenli hale getirin
0
kassiopeia
(17.10.25)
Enteresan bir şey var.
Son zamanlarda hiçbir şey yapmamama rağmen ve dümdüz işlerimi odaklanmama rağmen insanlar benimle daha çok sohbet açmaya çalışıyor diye hissediyorum. Bu noktada öyle çok hoş/karizmatik/yakışıklı/entelektüel/varlıklı vs tarzda biri olmamama rağmen bu yaklaşımı da anlamlandıramıyorum, daha doğrusu şaşırıyorum. Yani bu şaşkınlık da özgüvensizlikten değil de, bu tip bir ilgiyi beklememekten kaynaklanıyor. Bu noktada bazen bir adım geriden kendine bakmak da nerede ve nasıl durduğunuzu kendinize fark ettirmek açısından faydalı olabilir.
0
rakicandir
(17.10.25)
bence iştekilerin büyük olmasını kafana takma, yetişkin insanların arkadaşlığı normal, mesleğinle ilgili örgüt varsa onlara katıl, hatta senden büyük kadınlarla sevgili olmaktan çekinme...

insanları sen de davet et, yani önce onlara ne verebileceğini göster, mesela insanlara hangi konuda iyi gelirsin?

Ayrıca yurtiçi yurtdışı gezi programlarına bak. örneğin otobüsle Balkanlara gitmek gibi, ya da Güney doğu Anadolu, Karadeniz turları
0
hoot
(18.10.25)
(15)

Duyuru kadınlarına bir "erkek" sorusu

bitli su perisi
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünd
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünden önce göz altı dolgusu yaptırıp ve sonra göz altı torbalarını aldırıp bir de göz kapağı ameliyatı olan, beş on kilo aldı diye kompleks hissedip açıkça hiç gereği yokken jinekomasti ameliyatı olan ama hala özgüvensiz olduğundan aradan aylar geçmesine rağmen ameliyat sonrası kullanılan göğüs korsesini sıkça giyen, hiç ihtiyacı yokken aşırı bir sıklıkta G5 masajına gitme gibi zayıflama çabalarına giren... Bunlar ilk aklıma gelenler.

Üstelik ne zaman çevreden biri konusunu açsa ya da sorsa kesinlikle reddediyor ve hatta öfkeleniyor. Mesela saçındaki renk değişimini fark edenlere beachte çok fazla zaman geçirdiği için saç renginin açılması gibi bahaneler sunuyor ya da göz altı torbalarının yok olduğunu söyleyenlere göz altındaki egzama için krem kullandığını ve onun göz altı torbalarını yok ettiğini söylüyor. Böyle bir erkekten soğur muydunuz? Görünüş olarak asla yapaylık ve aşırı bir estetik durumu yok bu arada yani gayet doğal duruyor. Ancak gerçekten çevresinde ona ilgi gösteren ve çekici olduğunu dolu dolu hissettiren çok fazla kadın olduğu halde dış görünüşüyle bu kadar ilgilenmesi, bunu dert etmesi beni üzüyor ve bazen de ondan uzaklaştığımı hissediyorum. Anlayışsız mıyım?
0
bitli su perisi
(16.10.25)
You cant fix him :(
+3
grimavi
(16.10.25)
Böyle bir insan gayet soğutur. Erkek olmasina gerek yok
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Görünüş olarak bir problemi olmasa da psikolojik olarak bir hayli problemli duruyor anlattıklarına bakılırsa. Kendisinde beğenmediği şeyleri elbette yaptırabilir yada metroseksüel olabilir ama mesele bakımlı olmak değil yaptırdığı şeylere saçma sapan kılıflar uydurması. Bana bu tarz davranışlar aşırı şizofrence geliyor. Kişiyi sen tanıyorsun ama bu tarz bir adamla muhabbet kurmak bile istemezdim.
+3
mermaidd
(16.10.25)
Travmasi vardir tipine dair gecmisten kalan
0
baldur2
(16.10.25)
İnsanın kendisine dikkat etmesi bakımlı olması güzel bir şey ama bu biraz abartı olmuş artık, bu kadarı zarar. Belli ki bu arkadaşın psikolojik bir rahatsızlığı var kendisini bir türlü beğenmiyor sevemiyor. Kendisinde bu kadar kusur bulabilen birisi bana bakınca bende de sürekli kusur arar diye düşünür yanında rahat edemezdim. Sürekli bu bakım ve estetik muhabbeti de sıkardı beni açıkçası
+2
kullanicadi
(16.10.25)
www.memorial.com.tr
Tanı koymak değil tabii de, bence anlattığınız kişinin yaşadığı şey bir psikolojik bozukluk. Kendine bakmak bu değil.
0
kobuzchu kiz
(16.10.25)
O bedenen erkek olabilir ama ruhen bir kadın. Ben de olsam ben de soğurum. Anlayışsız falan da değilsin.
-4
muhayyer divan
(17.10.25)
psikolojik problemi var, aynisini yapan kadinlar icin de gecerli bu. atta yatan psikolojik nededin ne oldugunu bulabilirseniz, o sorunla yasayabilip yasayamamayi dusunmelisiniz. problem gorunusunun dogal/yapay olmasi degil.

yoksa herkes kendine baksin tabi, ama sacinin beyazi hakkinda yalan soylemesi fln sorunlu seyler.
0
taurina
(17.10.25)
bahsi gecen kisi kesin erkek mi?
-5
cooperr
(17.10.25)
efemine bir tip gibi geldi bana. erkek adam takmaz bunları.

geçmişten gelen travması olabilir +1
-5
Hallegadola
(17.10.25)
Arkana bakmadan kaç.
0
parka
(17.10.25)
psikolojik bozukluk sahibi, düzelmesi için yardım almalı ve önce yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmeli
0
( . )( . )
(17.10.25)
soğumak için ısınmak lazım önce, o aşamaya bile gelmem. özbakım bu değil, cinsiyetten bağımsız söylüyorum bunu. dış görünüşle bu derece kafayı bozmuş hemcinslerimle de arkadaş olamıyorum ben.

ha bu kafayı takma halinde bir anormallik olduğunun kendisi de farkındadır ama başedemiyordur, destek istiyordur, çözüm bulmaya/sıyrılmaya çalışıyordur, konuşuruz, dertleşiriz vb., o ayrı.
+1
Phoebe
(17.10.25)
Beden dismorfik bozukluğundan muzdarip olabilir. Psikiyatrik (psikolojik değil) destek alması gerekebilir.
0
10551037
(17.10.25)
beden dismorfik bozukluğu ilk aklıma gelen benim de. Dış görünüşe takık olmayı kadınlığa atfedenler cehaletin kaçıncı seviyesini yaşıyorlar hayret doğrusu.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
(15)

Dosta ev hediyesi sorunsalı?

makarnavodka
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?teşekkürler :)
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?

teşekkürler :)
0
makarnavodka
(16.10.25)
paşabahçe'den bir şeyler olabilir. mağazaya giderseniz bir fikir oluşuyor kafada.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.10.25)
paşabahçe +1

vazo, şekerlik gibi çerçeve gibi ya da şık cam - metal bir ev aksesuarı uzun yıllar kullanılıyor ve her seferinde bunu şu getirmişti, şunun hediyesi gibi lafı ediliyor. o yüzden güzel bir dekoratif obje iyi bir hediye olur.

www.pasabahcemagazalari.com
0
exlibris
(16.10.25)
altının her zaman adı var, paşabahçede en ufak şey bile altın fiyatı zaten ama çay bardağı falan uygun 12li alınabilir.
0
eja
(16.10.25)
Senin yanında ay çok güzelmiş deyip bir daha asla kullanamayacakları ve evde boşuna yer kaplayacak şeyler almayın abi insanlara. Yakın dostum diyorsan direkt sor, sana ev hediyesi alacağım ne lazım diye. Hiçbir şey lazım değilse ve illa ki hediye almam lazım diyorsan, bütçene ve dsotluk seviyene göre gram/çeyrek vb altın olabilir.
+1
bobinhoo
(16.10.25)
sorarak ihtiyacı olanı öğren +1
yakınsa zaten söyleyecektir. değilse de pike, nevresim takımı, bornoz havlu seti gibi şeyler çok iş görüyor evde kaliteli bir markadan bakabilirsin. misafir ağırlamayı seven biriyse masa örtüsü+peçete takımı olabilir. bu tarz şeyler bana genelde hediye geldi hiç gidip de aa kalitelisinden zevkime göre alayım demediğim için çok işimi gördü.
0
rayde
(16.10.25)
altın veya hediye çeki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
madame coco'ya git, genelde orda hep etiketin yarısı vs kampanya var ordan bir şeyler al.

bütçen daha düşükse tv battaniyesi
dekoratif bir heykel veya mum vs
bütçen daha yüksek ise nevresim takımı al.

ikea'dan tepsi de alabilirsin geçen gittim 1000 tl üstü güzel tepsiler vardı.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
dostlar, kendisine sordum tabi ki, ancak şimdilik hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını belirtti. ben yine de bir şey alacağım.
0
🌸makarnavodka
(16.10.25)
Kullanılan bir şeyin altenatif ikincisi de olsa yük olmaz, farklı kullanımları hoş olabilecek bir şeyler alınabilir.

Nevresim takımı
Battaniye
Pasta/tatlı tabağı
Şık bir fincan kupa takımı vs

Ben bir arkadaşıma yıllar önce mutlu ev temalı bir keyif tepsisi almıştım. Hiç kullanilmaz diye düşünmüştüm ama deseni çok hoşuma gitmişti. Kullandikca fotosunu atardı. Kaç defa da çok beğendiğini soylemisti. Bu tarz keyif odaklı bir ürün de alınabilir.
0
egerbiryolcu
(16.10.25)
tam otomatik espresso makinesi veya moccamaster olabilir.
0
arakaali
(16.10.25)
Samimiyet +1 diyorum

"Sevgili dostum, ben bu ev için illa ki bir hediye alacam, saçma sapan bir şey olmasın, neye ihtiyacın varsa onu alayım" de, vallahi gerek yok vs derse bence hediyeye ayırdığın bütçeyi gram veya çeyrek veya işte durumun neyse ona göre altın gümüş alıp hediye etmek güzel olur. Nihayet bir güvence gibi olur hoş olur.
0
muhayyer divan
(16.10.25)
Duyuru'da Paşabahçe lobisi var :) Paşabahçe'de güzel şeyler var. Değişim kartı da koyarsanız, illa kendilerine göre bir şey bulurlar...

Devir ne kadar değişti bilmem ancak nevresim takımı biraz garantidir. Genelde iş görür.

Ben evlenen yeğenlerime "zigon sehpa almayın, siz beğenin, linkini gönderin, ben alacağım" diyordum mesela. Eve gidince önüne koyuyorlar, hoş oluyor kullanıldığını görmek.

Yine akrabalarıma ev hediyesi hep sorarak aldım. Bazen ütü oldu bu, bazen süpürge, bir tanesi abartıp tv istedi, imkanım dahilinde aldım bir tane...

Altın götürmek de ayıp değil. "Ne makbule geçer bilemedim, siz en uygununu yaparsınız" demenin kibar yolu.

Evcil hayvanları varsa bir sürü yeni elektronik pet zımbırtısı çıktı mesela, onlardan biri olabilir.

Son birkaç yılın silah zoruyla aldırılan ürünleri olan dikey süpürge, air fryer, robot süpürge ve yumurta makinası gibi bir şey de alabilirsiniz. Bence bir kısmı aşırı lüzumsuz ama, seveni çok...

Şık bir tablo yahut hat/ebru levhası da her zaman gideri olanlardan. İlla ki asacak yer buluyorlar...
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
viski karaf ve bardak seti gibi bir şey şık oluyor alkol kullanıyorsa.
ama her şey var diyorsanız eğer direkt altın bence.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
nevresim takımı demiş biri ona katılıyorum.
0
Hallegadola
(17.10.25)
normalde almayı düşünmeyeceği (parası bütçesi olsa bile) ama evde olsa illa ki kullanacağı bir şey alın. tamamen atıyorum:

örneğin kahve seviyorsa süt köpürtücü ya da güzel bir mokapot ya da chemex vs tarzı bir şey
şarap içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti
viski içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti

ya da atıyorum taşınabilir projektörlerden. (kolay kolay kimse almaz ama evde olunca çok acayip işe yarıyor)

ya da atıyorum hava temizleyici

zaten ihtiyacı olan şeyleri kendisi alır, bütçesi de var anladığı kadarıyla. evdeki 5 nevresim takımının yanına bir tane de siz alsanız ne esprisi var?
0
co2s2
(17.10.25)
(9)

Aşağıdaki cümle sizce kurallı ve anlamlı bir Türkçe cümle midir?

dilemma of subscribtionability
"Harf çiz puşt balcım, göğsünde vj yok!"
"Harf çiz puşt balcım, göğsünde vj yok!"
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Tüm harflerin olduğu bir cümle kurmanız mı istendi? Bence maalesef fazla zorlama ve mantıksal açıdan hiçbir anlam ifade etmiyor. Yoksa kurallı ve bir yanlışlık göremedim şahsen.
0
m e b
(16.10.25)
Anlamlı değil ama kurallı bir cümle. Anlamlı olmadığı için kurallı olup olmadığı anlam taşımıyor.
+1
muhayyer divan
(16.10.25)
Sana kıyak geçeyim:

Pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi.

sözlük'teki başlığında başka pangramlar üretenler de olmuş:
(bkz: pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi)
0
ermanen
(16.10.25)
bu bilinen bir cümle ama. yenisini bul dedilerse haksızlık olur.
0
kibritsuyu
(16.10.25)
kendi pangramlarım var bolca.
(bkz: geveze cadım jalenur çok hoşaf isteyip böğürdü)
(bkz: iğde bacım, gülsüz jön çok puşt herif yav)

bu seferki 30 harfli de... (sadece a harfi iki defa kullanıldı) türkçe'de anlamlı-anlamsız kurallı bir cümlede 33 harfin altına inen olmamıştı. absürt evet ama kurallı cümle. oradan nasıl gözüküyor, o yüzden sormuştum...
0
🌸dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
eksisozluk.com

su orneklere gore daha kotu ve anlamsiz.
0
cooperr
(16.10.25)
@cooperr
o örneklerden en kısası 35 harf :)
ayrıca "tüh, jantı feda et; pislik böceği yormuş, vazgeç" veya "av faydasız, bagaj hep ciğer olmuş, çöktün" gibi cümleler mi daha iyi ve anlamlı? :)

harf kısıtlaması olmasa var benim de favorilerim. "pijamalı hasta" gibi... mesela "hazcı bedevi yağlı ruju götüne sokup felç olmuş" var, muazzam. ama uzunlar. harf sayısı azaldıkça anlamdan uzaklaşılıyor...
0
🌸dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
@dilemma

abi verdigin orneklerde en azindan parca parca da olsa ne diyor anlayabiliyoruz.

"Harf çiz puşt balcım" ve "göğsünde vj yok" bunlar ne demek?
0
cooperr
(16.10.25)
ok, hiçbir şey anlamadınız. bunu soruyordum tam olarak.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
(3)

Denizlideki uranyum olayı gerçek mi

messina123
Vali filminde recep yazıcıoğlunun son günleri anlatılıyor. Filmde valinin adı recep yazıcıoğlu değil tabi. Denizlide amerikalı bir mermer şirketi uranyuma çökmeye çalışmış. Vali uranyumu amerikalılara yedirmiyor. Devletin mühendisleri bir bir şüpheli şekilde öldürülüyor. Ve en son vali elinde belgel
Vali filminde recep yazıcıoğlunun son günleri anlatılıyor. Filmde valinin adı recep yazıcıoğlu değil tabi. Denizlide amerikalı bir mermer şirketi uranyuma çökmeye çalışmış. Vali uranyumu amerikalılara yedirmiyor. Devletin mühendisleri bir bir şüpheli şekilde öldürülüyor. Ve en son vali elinde belgelerle ankaraya giderken trafik kazası suikastine uğruyor. Belgeler de yok ediliyor. Şimdi soru şu. Filmdeki valinin recep yazıcıoğlu olduğu söyleniyor ki zamanlama tamamen doğru. Peki bu uranyum konusu gerçek mi komplo mu?
0
messina123
(15.10.25)
Bilenin doğru bildiğinden nasıl emin olacaksın?
0
muhayyer divan
(15.10.25)
benim bildiğim uranyum değil toryum. vali değil mühendisler bir uçak kazası ile öldürülüyorlar. Atlasjet'in 4203 sefer sayılı uçuşu diye inceleyebilrisin.
0
gercekdunya
(16.10.25)
denizliliyim toryum olayını bilmiyorum ama düz ankara yolunda kaza yapıp valinin ölmesi çok garipti.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
(5)

Verdiğim tepki makul oldu mu sizce?

mahmuttt
Ebeveynlerin de girdiği ücretli oyun alanındayız. Kadının çocuğu var 5-6 yaşlarında. Bir başka kız çocuğu 10-12 yaşlarında. Kaydıraktan kayarken büyük kız çocuğu, küçük çocuk erkek çocuğun ayağını sıkmış (kadının iddiasına göre.) Baktım kıza göz belirterek bildiğiniz kızdı. Kız ben sadece ayağını ç
Ebeveynlerin de girdiği ücretli oyun alanındayız. Kadının çocuğu var 5-6 yaşlarında. Bir başka kız çocuğu 10-12 yaşlarında. Kaydıraktan kayarken büyük kız çocuğu, küçük çocuk erkek çocuğun ayağını sıkmış (kadının iddiasına göre.) Baktım kıza göz belirterek bildiğiniz kızdı. Kız ben sadece ayağını çekmesi için tuttum diyor. Bu ısrarla ben ne yaptın gördüm vs çocuğun üzerine gidiyor. Anne babasının da yanında olmadığını farketti muhtemelen. Çünkü kız çocuğunun annesi babası yanında yoktu o sırada.

Sonra baktım çocukcağız ağlamaya başladı. Annemi istiyorum demeye başladı.

Sonra anne babası geldi. Tabi olaydan haberleri yok. Anlamaya çalışıyorlar. Çocuk da birşey diyemiyor.

Ben de kalktım anne babanın yanlarına gittim, çaktırmadan işaret ederek arkadaki hanımefendi kızdı çocuğa o sebeple ağlıyor dedim.

Bu da görmüş beni. Bana terbiyesiz niye beni işaret ediyorsunuz bilmem ne muhabbetine girdi.

Ben de ağzının payını tatlı tatlı verdim.

10 yaşında çocuk mu senin muhatabın burada görevliler var vs dedim.

Sinirlendim tabi bayağı

Sizce yanlış mı yaptım, böyle olayları görmezden mi gelmeliyim ? Tepkim uygunsuz mu oldu

Teşekkürler.
+5
mahmuttt
(15.10.25)
çocuğa tepki veren anneyi ve çocuğun anne babasını tanımıyorsunuz. nasıl tepkiler verebileceklerini bilmiyorsunuz. ağlayan çocuğun anne babası dönüp diğer kadının üzerine yürüyebilirler, çoluk çocuğun önünde tatsızlık yaşanır ya da bu diğer kadın sizin üstünüze yürüyebilir.

şu hikayede ben olsam ne yapardım? herhalde ağlayan çocukla ilgilenirdim, annesi babası gelene kadar sakinleştirmeye çalışırdım. kaldı ki ağlayan çocuğu sakinleştirirken bile, annesi babası gelip sen mi yaptın diye sakinleştiren kişiye çıkışabilir.

empati, karşılıklı anlayış, hoşgörü bunlar komple sıfır artık bu toplumda.
-3
co2s2
(15.10.25)
İyi yapmışsın, yapılması gerekeni yapmışsın ve bence kararında bir tepki göstermişsin.

Küçücük çocuğu sahipsiz buldu sen orada olmasan ve tepki göstermesen yaptığı yanına kar kalacaktı. Madem rahatsız oluyor senin işaret etmenden daha düzgün uyarsaymış veya dediğin gibi görevliyi çağırsaymış.

Böylelerine göre en kıymetli kendi çocuğu ama başkalarının çocuğu kendisininki yükselsin diye ezilebilecek, üstüne basılabilecek bir böcek. Onun da bir başkasının kıymetlisi olduğunu düşünmez, bilmek istemezler.

Neyse çok konuştum iyi yapmışsın eline, ağzına sağlık.
0
chicha_v2
(15.10.25)
İyi yapmışsın, çocuk epey savunmasız durumdaydı, bir denge gerekiyordu o denge sen olmuşsun. Ama yine de daha dikkatli ol, her ebeveyn sağlıklı olmayabiliyor. Küçük çocuğun annesi problemli mesela.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Tabii ki doğru yaptınız. Kim olsa, çocuğuna yapılanı bilmek hakkı. Sonrasında vereceği tepkiden siz mesul değilsiniz. İşaret etmeyip açık açık söyleseniz de olurdu. Bu şekilde de bir problem görmedim.
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
bence aileye hedef göstermek doğru olmamış. zaten ne yapacaklarını düşünüyordunuz ki? belki kadın kızarken araya girebilirdiniz ya da görevli çağırabilirdiniz. sonuçta olayı da görmemişsiniz, belki küçüğün ayağını gerçekten sıktı, kadın tepkisinde nispeten haklı, bilemezsiniz.
0
elorelia
(16.10.25)
(12)

Nazar diye bişey gerçekten var mı sizce? İnanıyor musunuz?

psmstc
Soru başlıkta
Soru başlıkta
-5
psmstc
(15.10.25)
Var. İnanıyorum.
-4
arbre
(15.10.25)
var ya. ve bize çok değiyor eşimle bana. her seferinde hiçbir şeyi hiç kimseye anlatma diyorum ama olumlu ve güzel bir şey olduğunda paylaşmayı çok seviyor o yüzden başımıza türlü bela geliyor.
0
matilda
(15.10.25)
ben dini konulara komple şüpheci yaklaştığım için nazara doğrudan inanıyorum diyemem. ama bazı şeylerin bazı kişilere anlatılmaması gerektiğini düşünüyor ve matildaya katılıyorum.

benim eşim de mesela biri işler nasıl gidiyor dediğinde "çok şükür iyi vsvs" anlatıyor, ben de en son geçen gün anlatma şu insanların şerini üstümüze çekme dedim. iyi deme, idare eder işte bu ekonomide ne olabilirdi ki herkes gibi biz de bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz de diyorum.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Nazar bize özgü değil, çok daha eski bir şey. Eski insanlar gözün çalışma mekanizmasını dokunmaya benzer bir şey olarak düşünüyorlardı; onlara göre gözden çıkan bir "şey" gidip görülen nesne ile temasa geçip onu algılıyordu. Buradan hareketle de kötü niyetli birilerinin haset dolu bakışları bizi olumsuz etkileyebiliyordu...

Yani kısaca "Yok öyle bir şey"
0
salihdt
(15.10.25)
nazar diye bir şey yok. kendi kendini gerçekleştiren kehanetle plasibo etkisinin el ele tutuşmuş hali var. bir de algıda seçicilik eklenince, bütün saçmalıklar mantıklıymış gibi görünmeye başlıyor. aslında kimsenin gözü değmiyor, insan kendi dengesini kendisi bozuyor.
+3
gabe h coud
(15.10.25)
Var. Geçen haftalarda beni ilk kez gören bir komşu teyzenin (arkadaşımın komşusu) mavi gözlerinden sorgulayan sözlerinden yamuldum resmen, annem de yamuldu. Nazar değdiğinde nazar ayetleri vardır onlar okunur, annem bana okudu ve 2 gün kendine gelemedi kadın bitkinlikten, ben de aynı şekilde. Kur'an'da zaten "bakışlarıyla seni devireceklerdi" gibi bir ayet var, Kalem Suresi 51-52 olması lazım. Bizzat yaşamışlığım çok, bilim dünyası da bunu çalıştı, çalışıyor ve varlığına kanaat getirdiler.
-2
muhayyer divan
(15.10.25)
Yok
-1
abuzer
(15.10.25)
evet var.
-5
elektr10
(15.10.25)
Nazar aslında dinimizce ortaya çıkan bir olgu değil Antik Yunan döneminde ortaya çıkmış. Nazar boncuğu gibi şeyler de şamanizmden kalma.

Soruna gelecek olursak tanrının varlığına inansakta inanmasakta evren enerjiyle dönüyor bana kalırsa. Hasis ve kıskanç insanlarda etrafımızda olunca onların negatif enerjilerini dolaylı yoldan üstümüze çekmiş oluyoruz ve buna da nazar diyoruz.
Ben hiçbir işim tamamlanmadan kimseye anlatmama taraftarıyım nazar olsun olmasın bazen kendimize saklamak önemli.
0
mermaidd
(15.10.25)
inanc ve mantik birbirini tamamlayan seyler olsaydi din diye bir mefhum olmazdi arkadaslar. insanlar inandiklari seyleri mantik süzgecinden gecirdikleri icin degil, kalplerinden öyle geldigi icin inaniyorlar. cevaplarda nazara inanmak isteyip de yargilanmaktan korktugu icin mantikli calismaya calisan bir sürü kisi var.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.10.25)
başımıza kötü bir şey geldiğinde gerçek sebebi aramak yerine "ahmet öyle demese böyle olmazdı" demek daha kolay geliyor. başımıza gelen 100 kötü olayın 3'ünde böyle bir cümle kursak nazara inanmış oluyoruz.
-2
co2s2
(15.10.25)
@konusma ben konusuyorum

"insanlar inandiklari seyleri mantik süzgecinden gecirdikleri icin degil, kalplerinden öyle geldigi icin inaniyorlar" demişsin,

Benim çevremde akılla mantıkla inanan çok insan var. O kadar ki, kalplerinden öyle geldiği için inandıklarını zannettiğin insanların kalplerinden falan gelmediğini, ya aileden gördüğü ezberle ya da menfaati orada olduğu için "inandığını" gözümüzle görüyoruz. Hiçbir şey bilmeden ve bilmeyi istemeden, merak etmeden inanmak Allah'ın istemediği, aşağıladığı bir şey. Bunun da farkındayız. Akıl çalıştırmanın iman olmadığını söyleyenler çıkacak, onların da başka izmlerin etkisinde olduklarının farkında olmadığını da belirteyim.

Yani inanç meselesi senin belirttiğin gibi değil aslında.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
(21)

Ev - iş arası 2.5 km, sizce nasıl?

hadi ya la
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem lazım. Diğer evlerin de hep bir sorunu oldu, kiminin eşyaları sıkıntılı, buzdolabı küflenmiş, manzarası hiç yok ve boğucu, gibi gibi... Burası rezidans gibi geçiyor, içinde spor salonu, sauna, havuz ve başka birçok şey var. Çok küçük bir 1+1 olmasına rağmen manzarası da iç açıcı, gayet güzel. Fiyat aidat dahil 27.000 TL.

Kafam çok karışık ve artık beynim çalışmayı durdurdu. 4 gündür valizlerimle hostelde kalıyorum, yeni işime adapte ol, onlarca ev arasından gezdiklerime karar ver derken birazcık ağlama noktasına geldim. Hiç fikriniz yoksa bile öylesine yazabilirsiniz, okurken rahatlarım. Teşekkür ederim, sevgiler
+1
hadi ya la
(14.10.25)
bence baya yakın nere olursa olsun. yokuş yoksa bisikletle gider gelirsinin en kötü.
yokuş varsa da elektrikli scooter al 10 dkya gidersin max.
0
jelly bear
(14.10.25)
2.5 km bir şey değil ya zorlasanız yürüyerek de gidersiniz yokuş yoksa. hele bisiklet şahane olur. otobüs uzakta bırakıyorsa 15-20 dk hiçbir şey değil ya, eski evimi düşünüyorum sırf metrobüse binebilmek için 25 dakika yürüyordum.
scooter, elektrikli bisiklet tarzı bir şeyle harika çözülür bu sorun. ev de güzelmiş bence dert etmeyin. ben her gün beylikdüzü son durak - mecidiyeköy gidiş dönüş yapıyorum :)
0
matilda
(14.10.25)
+ Alanya diyorsun kış mevsimi neredeyse yok.
Yağmur varsa sıkıntı olur onu da otobüs + taksi vs planini yaparsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
yarim saat yuruyerek bile gidilir. bence cok iyi.
0
lemmiwinks
(14.10.25)
2.5 km yürünür yav.

bisiklet de olur.

terlerim derseniz scooter mis.
0
gurur
(14.10.25)
uzak değil. yürüyerek çok iyi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
Yazın Alanya sıcağında 20 dk yürümek zor olabilir. Ama scooter bu sorunu çözer. Gayet uygun gibi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
ev içinize sinmiş. ılık havalarda yürünür onun dışında scooter veya bisiklet mükemmel çözüm. motor da gelecekmiş. ben olsam düşünmezdim. direkt tutun. istanbul'da böyle şeyler ömüre ömür katar. şanslısınız, kıymetini bilin
0
cisimcik golgi
(15.10.25)
Günde 15-20 dk yürümek çok iyi bir şeydir, hiç düşünme tut evi. İş yerimle aramız 35 km, arabasız gidersem günde 4.5 saatim yolda geçecek. Sağlığın yerindeyse lütfen yürümeyi tercih et, emin ol yaşlılığına muazzam iyi bir yatırım yapmış olursun.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Direkt tutun hocam, akşamları iş çıkışı eve yürünür, düzgün yol varsa.
0
kumandanim
(15.10.25)
iş yerime trafikten bıkıp araçla gitmediğim zamanlarda, ilk evden bir km + 2 metro aktarma + son iki km yürüme mesafesinin son kısmına yakın sizin mesafe. Ben olsam tutardım.
0
va
(15.10.25)
Soru bu değil ama kışın da motorla gidip gelecekseniz sağlam bir yağmurluk seti + kışlık motor botu alın mutlaka.

Yokuş değilse güzel havalarda rahat rahat yürünecek mesafe +1
0
kobuzchu kiz
(15.10.25)
2.5 km çok iyi mesafe, scooter da işini rahat görür, havanın güzel olduğu günlerde yürürsün de. Üniversiteye atanmıştın sanıyorum, servis imkanını sordun mu, kesin vardır diye düşünüyorum.
0
hrskrs
(15.10.25)
ben 2.5 sene ise 3 km + 3 km yürüyerek gittim geldim. tek yön 35 dakika sürüyordu, iyi spor oluyordu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.10.25)
Cok guzel, tutasim geldi evi
0
narod
(15.10.25)
km olarak değil de süre olarak değerendirin bence. yol 30 dakikadan kısa sürüyorsa gayet makuldur.
scooter için "buna güvenmeli miyim bilemedim" demişsiniz. scooterla günlük 5km yolculuk için mi sordunuz, yoksa yol şartları/güvenliği açısından mı sordunuz?
0
tnz
(15.10.25)
istanbul da yaşayanlar için hakaret kabul edilebilir bu entry.
2.5 km iş ev komik
-1
jamswety
(15.10.25)
zaten scooter varmış ev de çok yakın . hemen tut ve taşın
0
gercekdunya
(15.10.25)
@tnz, yürüyerek 36 dakika sürüyor ve son 5 dakikası yokuş.
Scooter için yol şartları/güvenliği için sordum. Mayıs'tan beri kullanıyorum, 1000 km tecrübem var, biraz çekindim. yüzden.

Ama sanırım ilk bahsettiğim evi eleyeceğim. Çünkü eve 600 metre bir ev buldum ve 1+1 olmasına rağmen üç kat geniş. Eşyaları tam ve güzel, sadece ana caddenin arkasında, birazcık eski evlerle çevrili bir yer. İki katlı evin ikinci katı. Yüksekten manzarası yok ama çevresi yeşillik/ağaç kaplı, iki balkonu var. Yıllardır evden çalışan biri olarak hiç alışık değilim her gün bir saat erken çıkıp mesai yapmaya. En azından bu şekilde daha kolay olur diye düşünüyorum.
0
🌸hadi ya la
(15.10.25)
2.5 km yol değil bence. küçük şehir standartlarında da yol değil.
0
co2s2
(15.10.25)
kurallara uyuyor ve gerekli teçhizatınız varsa tecrübeniz yeterli, ancak yol güvenliği konusu önemli. siz ne kadar tecrübeli olursanız olun, çevresel faktörlerin de uygun olması gerekir. ben olsam ilgili güzergahta boş ve dolu saatlerde birkaç kere yürüyerek yerel sürücülerin davranışlarını izler ona göre scooter için güvenli olup olmadığının kararını verirdim.
0
tnz
(16.10.25)
(10)

hiç ahmet ümit okumadım

deartheodosia
hangi kitabıyla başlayayım? bir ses böler geceyi?
hangi kitabıyla başlayayım? bir ses böler geceyi?
+1
deartheodosia
(14.10.25)
Okuma bomboş adam. Bomboş
+4
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
Yaşınız 25i geçtiyse okumanıza gerek yok.
+3
put it in your appropriate place
(14.10.25)
İstanbul Hatırası ilk okuduğum kitabıydı ama on yıl olmuştur okuyalı. O zaman çok sevmiştim diğer kitaplarını da okumalıyım diye düşünmüştüm. Sonra kaldı ve okumadım bir daha.
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
Okuduğum kitapları
Bab-ı Esrar
İstanbul Hatırası
Patasana

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitabının ise dizisi çekilmişti, onu izlemiştim vaktiyle.

Polisiye macera falan seviyorsanız sarabilir, kolay okunan kitaplardı. Şimdi baktım da ne çok kitabı varmış.
0
epitaf
(15.10.25)
Dinlemeyi seviyorsan NTV radyo Ahmet Ümit kitaplarının bazılarını radyo tiyatrosu oyunu yaptı ama saatleeeeerrce sürüyor. Durdura durdura dinlerim dersen şahane. Uzun yol için de birebir.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
İstanbul hatırası yeterli. Diğer kitapları da hemen hemen aynı.
0
etna
(15.10.25)
çoğunu okudum. vakit geçirmelik, çerezlik kitaplar. çok bir beklentiniz olmasın. ben ilk beyoğlunun en güzel abisi ile başladım, sıralama çok aman aman fark etmiyor.
0
mustafakesekci
(15.10.25)
yıllar önce merak salıp bir kitabını almıştım, hayatımdaki en sarmayan kitap olmuş olabilir. Yarım bıraktım, belki de bana öyle geldi bilmiyorum.
0
va
(15.10.25)
yakaşık 20 senedir okurum. tabi onu keşfettiğim zamanlar böyle meşhur değildi.

sırasıyla
beyoğlu rapsodisi
istanbul hatırası
beyoğlunun en güzel abisi


tavsiye derim.
0
gercekdunya
(15.10.25)
benim de hiç ilgim yoktu ama bir yerde karşılaşıp yanına gittim ve çok samimi, sıcakkanlıydı. bir ses böler geceyi kitabını aldım, bakalım. teşekkürler
0
🌸deartheodosia
(15.10.25)
(6)

Kilo vermek

arbre
En iyi kilo verme yolu nedir? 84 kiloyum. 80 kilo olmak istiyorum. 79 da olur. Sağ olun.
En iyi kilo verme yolu nedir? 84 kiloyum. 80 kilo olmak istiyorum. 79 da olur. Sağ olun.
-2
arbre
(14.10.25)
karbonhidrat yeme. ekmek, şeker, börek çörek vs yasak.
her gün uyandığında 60 dakika, akşam da 60 dakika yürü.
10 gün içinde minimum 8 kilo verirsin.
-3
co2s2
(14.10.25)
Hyper ketoyu incele, bütün kurallarına uyarsan kısa sürede hızlı kilo veriyorsun.
0
mutekebbir
(14.10.25)
karbonhidratı kes 1 ay yarım saat yürü 4 kg gider.
0
mikahakkinen
(14.10.25)
en iyi kilo verme yolu az kalori alıp daha çok harcamaktır.
ikinci en iyi kilo verme yolu karbonhidrat tüketimini kesmektir.
üçüncü en iyi kilo verme yolu belirli saat aralıklarında yiyip belirli saat aralıklarında yememektir.
dördüncü en iyi kilo verme yolu yukarıdakilere ek olarak hareket etmektir.
bunların hepsini aynı anda yapmak tünelin ucundaki ışığı gösterir.
0
ucurulmamak umidiyle
(14.10.25)
Yukarıdakiler boş tavsiyeler değil. Biraz da açlık eklemek lazım.

16-8 if
Şeker, pirinç, patates, nişasta ve unu kesmek.
Günlük rutininize +1 saat yürüyüş eklemek.
Susuz kalmamak, en az günlük protein ihtiyacını sağlayacak kadar protein tüketmek.
Günlük yeşil çay içmek.

Bu şekilde çok kolay gidiyor genelde.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
Stresin yüksekse gece uykusunu düzenlemek çok işe yarıyor. Gece saat 22.30'da yat 23.00'te uyumuş ol, sabah 4-5 gibi kalk, günün doğuşunu çıplak gözle izle. Bu dediğimi doktorlar tavsiye ediyorlar, romantizm değil yani. Melatonin ve sirkadiyen ritm ayarlaması için güneşin doğuşunu izlemek gerekliymiş. Gece uykusunu uyku hijyenik uyarak uyursan en geç 1 hafta içinde muazzam rahatlarsın, kiloyu da kolay verirsin.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
(11)

İşyerinde odamdaki yazıcıdan şahsi amaçlı çıktılar alıp sonra A4 TOP kağıt alıp tekrar yerine koymak etik açıdan uygun mu sizce?

mahmuttt
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
mahmuttt
(14.10.25)
Uygun bence burada iyi niyet var
+1
grimavi
(14.10.25)
Kartuş? Bakım? Elektrik?

Yerine göre değişir, iyi niyet ok.
0
baldan kaymak
(14.10.25)
a4 almasan bile bi şey olmaz. ama çok fazla çıktı alıyorsan a4 alman okey
+1
jelly bear
(14.10.25)
Etik degil. sırf bu sebeple çalışanın iş akdi feshedilebilir . emsal karar da var.
Neden mi?
-Yazıcının kişisel kullanım sonucu harcadıgı elektrik sarfiyatı
-Yazının kişisel kullanımı sonucu yıpranması ve bakım masrafının öne gelmesi
-Yazıcının kartuş masrafı
0
limonlu eksi
(14.10.25)
Kurumun izin vermesine de bağlı bu durum.
İzin verilse bile bir anda 50 -100 sayfalık fotokopi çekmek iznin dışında suistimal olur.
Özellikle mesaisi verilmeyen fazla çalıştırılan personel , bu gibi şeylerden tutun da depoda /ambarda gözüne kestirdiği herhangi bir eşyayı eve götürmeyi, işten yarım saat erken çıkmayı , yarım saat geç gelmeyi iş yavaşlatmayı, öğle yemeğinde tabldota fazladan 3-5 kaşık yemek almayı kendisi için hak alma olarak görür.

O nedenle göz önünde tutulması gereken bir çok husus var.
+1
diyecevaplandı
(14.10.25)
bir kırtasiye vb. halletmek çok daha iyi olacaktır
+2
sweetoffice
(14.10.25)
bence miktar ve amaç önemli. örneğin:

- vize almak için başvuru yapıyorsunuz. (tamamen turistik, işyerinizle alakası olmayan bir seyahat) ya da ehliyet de olabilir. 2-3 sayfa form vs çıkarmak bence OK
- kendiniz için bile olsa, uçuş öncesi PDF olarak gelen bileti basmak bence OK.
- siyah beyaz resim çıkartıp boyasın diye evde çocuğunuza götürmek bence OK DEĞİL.
- okumak istediğiniz ama basılı bulamadığınız bir kitap var. PDF'ini buldunuz, basmak OK DEĞİL

bunları 10 küsür yıldır şirket yöneten birisi olarak yazıyorum. devamlılık arz etmediği ya da 3-5 sayfayı geçmediği sürece elektrik vs meselesine takılmamak lazım. aynı mantıkla, işyerinizde şahsi cep telefonunuzu şarj etmek de pek etik olmayabilir.
+3
co2s2
(14.10.25)
Suistimal edilmediği sürece bu tarz şeyler görmezden gelinir çoğu yerde.
Ayrıca günde yüzlerce çıktının alındığı büyük bir makinaysa yine göze bakmaz. Ama küçük ofis ya da ev tipi bir yazıcıysa göze batar.

Etik mi kısmı bambaşka. Suistimal olmadığı sürece yine sorun olmamalı.
+3
biseysorcaktim
(14.10.25)
sorarak yapmak en temizi. Basit bir şeyse okey ama top kağıt dediğine göre aşırı bi baskı yapmayı planlıyorsun, o hoş değil.

Bir tüyo vereyim, üniversite çevresindeki ozalitçiler ucuza basıyor. Mahalle arası kırtasiye sayfasına x lira isterken üniversite yanındaki yer bilmemkaç kuruş diyebiliyor.
+1
nhk ni youkosu
(14.10.25)
Değil. Eve iş götürmemek gerektiği kadar işe de ev götürmemek lazım. Bunları birbirine karıştırmaya alışanların her şeyi hoş görmeye hatta görmezden gelmeye de alıştıkları ortada. Bence evine bir yazıcı al, çok pahalı değil.
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
ya abicim neyin etiği allah aşkına. neyin etiği?

işyerinde etik metik olmaz, bırakın artık şu işleri. yapabiliyorsan, kimse de ses etmiyorsa yapacaksın.

yarın bir gün seni göndermek istediklerinde görürsün etiğin ne olduğunu. herifler elinden 50tl fazla parayı bile vermemek için ne maymunluklar yapacaklar.

iş dünyası, etikle ilgileneceğin son yerdir. çünkü işler sarpa sardığında kimse etik metik dinlemez. bi bakmışsın ananın cenazesi için aldığın izni karşına "disiplinsizlik" diye getirmişler.
+1
tchuck
(15.10.25)
(7)

Bu mesajı yorumlayabilir misiniz

egerbiryolcu
Kısa bir özet geçeyim. Ben bu yıl bir sınava girdim ve iyi bir puan aldım. Atanma ihtimalim çok yüksek ama tabi küçük de olsa olmama ihtimali de var. Hoşlandığım çocuk da başka bir sınava hazırlandı tüm yıl. baya emek verdi. Bu süreçte o benim sürecime destek oldu çok samimi mutluluklar gösterdi. Be
Kısa bir özet geçeyim. Ben bu yıl bir sınava girdim ve iyi bir puan aldım. Atanma ihtimalim çok yüksek ama tabi küçük de olsa olmama ihtimali de var. Hoşlandığım çocuk da başka bir sınava hazırlandı tüm yıl. baya emek verdi. Bu süreçte o benim sürecime destek oldu çok samimi mutluluklar gösterdi. Ben de ona destek oldum asılmaya devam et bırakma dayan vs gibi ve gönülden motive etmeye çalistim.

Sonuçlar yani puanlar aciklandi ve beklediği gibi gelmemiş sesi morali kötüydü. Ben de çok üzüldüm ama belli etmek istemedim. Kendisi de tekrar hazırlanacağını altyapısının oluştuğunu söyledi. Bunu duyunca da şu bakımdan içim rahatladı. Morali bozuk da olsa kendini bırakmadi tekrar hedef koydu vs

Neyse cevap olarak küçük bir mesaj yazdım. İnşallah o kadro açılır, bu yıl daha nokta atışı hazırlanırsın dediğin gibi altyapın temelin sağlam oluştu gibi şeyler. Ve çok da diyecek bir şey bulamadım bunaltmayayim diye.

Bana cevap olarak şunu yazdı. "Teşekkür ederim sen atan" ( emojisiz dümdüz)


Kendimle ilgili hiçbir yorumda bulunmamıştım. Morali bozuk diye elinden geldiğince dikkatli cümleler kurmaya özen gösterdim. Benim atanma sürecin de iki aylık kolaylıkla olmadı biliyor. On yıl önce mezun oldum. Kendi bolumumden olmayınca ikinci ünv okudum. Bu süreçte babam kanser oldu onu kaybettim vs yani şimaracagim bir durum asla yok.

Sadece hiçbir gönderme yapmadan öylesine kurduğu bir cümle mi yoksa ben mi fazla alınganlık gösterdim hiç emin olamıyorum. Konu benle ilgili değilken o cümleyi söylemesi çok dokundu nedense. Bana mesafe koymuş gibi hissettim. Bu yüzden bir şey yazmadım yazmam gerekir mi bundan sonra ben de bir süre sessiz mi kalmaliyim...
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
çocuğun aldığı puanla atanamayacağı kesin mi? "kötü geçmiş olsa da belli olmaz, umudunu kesme, atanırsın inşallah" falan demeni beklemiştir belki. benim başarabileceğimi hiç düşünmemiş demek ki falan diye triplenmiş olabilir. diğer bir senaryo da sen atanıp gideceksin, o sensiz kalacak diye üzülüp tribe girmiş olması. iki türlü de odun bir mesaj olmuş. "teşekkür ederim, ikimiz de atanırız inşallah" de geç.
+3
hrskrs
(14.10.25)
@hrskrs bu açıdan hiç düşünmemiştim. Bir kadro için girebileceğini ama daha çok vakti olduğunu söyledi. Ben de o yüzden insallah o kadro açılır dedim o konuyla ilgili de.
0
🌸egerbiryolcu
(14.10.25)
senin atanmanı kıskanmış ve kendisine yedirememiş hepsi bu.
0
koela
(14.10.25)
Belki mesajı tamamlayamadan yanlışlıkla göndermiştir, sonra da düzeltmeye üşenmiştir üzüntünün verdiği yorgunluk ve bıkkınlıkla. Bence sana yansıttığından çok daha fazla üzülüyor. Bana sanki mesaj tamamlanmamış gibi geldi ama öyle değilse de ben bu mesajda fena halde bitkinlik gördüm. Bir iki yokla istersen.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
kaymakamlık hakimlik sayıştay dışişleri vs torpiliniz dayınız falan yoksa hazırlanmayın.
kaç defa dedim bunu bu müessesede.
0
Hallegadola
(15.10.25)
bazen çok da üstüne gitmemek gerekir karşı tarafın. iyi niyetle söylediğiniz bir şeyin ters algılanma ihtimali yüksek oluyor.
0
co2s2
(15.10.25)
@co2s2
Kesinlikle katılıyorum ama sadece onun açiklanasi üstüne hicbi şey yazmamak da olmaz diye düşündüm ama belki de anlıyorum sonra konuşalım gibi bir şey desem daha yeterli olurdu belki de...
+1
🌸egerbiryolcu
(15.10.25)
(24)

Size ne hediye verilse sevinirsiniz?

ermanen
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs. Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili o
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?

Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs.
Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili olabilir mesela. Maddi/nesne dışında da olabilir. Tatil/restoran/etkinlik/aktivite gibi, beni şuraya götürsün gibi. Konser, maç, festival, fuar, gösteri, fan convention bileti olabilir.

belki az bilindik, nadir veya akla gelmeyecek bir şeyler diyen de çıkar.

not: ev/araba/motor gibi şeyleri es geçiyoruz. bisiklet olabilir :)
+4
ermanen
(14.10.25)
hayalim doktor tardisiyle gelecek bana jackpot euromillionen kuponu verecek, donna'ya yaptigi gibi.
su asamada galiba güzel bir bora bora tatili iyi olurdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
Tam şu an bir kobo clara colour iyi olurdu.
+2
Mirket
(14.10.25)
hediye istemenin sınırı yok ama en son linkini bir yere kayıt ettiğim şu var;

www.casio.com
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
otantik bir yerlerde tatil bileti + otel rezervasyonu
+1
but that was just a dream
(14.10.25)
Canon R100
0
arbre
(14.10.25)
Tatil
Anlamli Fotograflarla bisiler (sosyopix)

Saat gshock gri pembe

Baba koltugu

Bjk mac bileti

Dağda evinde bikac gun
+1
abuzer
(14.10.25)
Telefonu bagladiin gramofon

Pikap
+1
abuzer
(14.10.25)
dron veya oyun konsolu (muhtemelen 2 oynar kenara kaldiririm ikisini de, ama sevinirim yine de)

magic mushroom da olabilir, denemek istiyorum.
+1
lemmiwinks
(14.10.25)
maddi şeylere, hediye dahi olsa anlam yüklemekte zorlanıyorum. anısı olması gerekir anlam kazanması için.

hediye konusunda da kimsenin bana sormadan hediye almasını hiç istemem. hediye vermeyi severim.

çünkü hiçbir şeyi beğenemem. pahasından değil. kendim bile anlam veremediğim değişken bir zevkim var ve her şey ona uymuyor. bana hediye alınacaksa direkt istediğim giysi veya dekor ürününün linkini atabilirim.

almak istediğim çok şey var ancak özel bir şey değil hiçbiri.

sanırım en iyisi bana hediye vermeyin, para verin. :d
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
kendi soruma cevap da vereyim:

elektronik müzik sevdiğim için eletronik müzik festivali veya etkinliği bileti, veya oraya götürme anlamlı olur
bir de cruise tatili hiç yapmadım, bunun hediyesi de sevindirir

nesne olarak schimano vites sistemli güzel hybrid bir bisiklet anlamlı olurdu. ama şu anda pek süremem ya. eskiden yaşadığım yerde vardı ve sürecek düzgün yer vardı.
sony noise cancelling kulaklık merak ediyorum. bose'ye karşılaştırmak için. bu hediye güzel olurdu.
+3
🌸ermanen
(14.10.25)
Sevdiğim bir çizgi film karakteri ile ilgili bir ürün mesela. Geçenlerde hiç beklemediğim şekilde biri bana Snoopy anahtarlık almış nasıl mutlu oldum çunku belki bir iki defa taa ne zaman bahsi geçmistir sevdiğim ile ilgili.
Yani ilgi duyduğum bir hobi ilgi alanı karakter vs ile ilgili bir şey alınınca çok mutlu olurum küçücük şeylerden de öyle. Mesela çok üşürum ve çorapların enerjisini çok severim. Renklo renkli desenli desenli. Biri durduk yere çorap alsa çok mutlu olurum. Bir de mesela tatlı yapmayı çok severim..biri gelse güzel bir mesela cupcake tarifleri kitabı gibi bir şey alsa yine çok mutlu olurum. Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Birine alacaksam da özellikle ilgili olduğu bir şeye ait olması yönünde hep arastiririm.

Ama durduk yere biri bana benle alakasız bir şey alsa veya ben birine durduk yere herhangibir şey hediye etsem o da güzel bence. Çünkü ne olursa olsun "seni düşündüm" mesajı var.
+1
egerbiryolcu
(14.10.25)
tatil hediyesi çok güzel olur (deniz olmasına gerek yok kültürel de olur, antep kapadokya mardin vs)
instax mini çok seviyorum (yanında kağıdını da alsın ama alacak olan kişi, kağıda para vermek istemem sonradan gjfg)
masaj - hamam paketi
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
vanilya özütü
0
asue
(14.10.25)
Paşabahçe maya yeşil çift kişilik fincan takımı.
Çay da olur, Türk Kahvesi de...

Şu Türk Kahvesi (2 Fincan 1 Lokumluk):
www.pasabahcemagazalari.com

Şu da Çay (2 Fincan):
www.pasabahcemagazalari.com

Varsa almak isteyen, adres vs. bilgilerini göndereyim :)
+1
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
louis c.k. stand up'ına bilet.
+2
lalu
(14.10.25)
kaşmir kaban
+1
deartheodosia
(14.10.25)
eskiden en ufak bir şeyden bile çok mutlu olurdum, şimdi gelen hediyeleri değiştirmek için uğraşmaktan sıkılıyorum:) maddi değeri olan bir şey istemem, onun dışında her şey olur
+2
sweetoffice
(14.10.25)
Canon zoe mini 2 s
+2
abuzer
(14.10.25)
@dilemma of subscribtionability,

Çift kişilik fincan takımı hediyesi 'ikimiz' kelimesiyle başlayan hayallerin hediye ile ifadesidir.

Herkesten ya da herkese öyle bir hediye olmaz. Özel kişiden beklenir o.
+1
Mirket
(14.10.25)
çok iyi bir koşu ayakkabısı.
iyi bir pt den 20 derslik paket.

bunları satın alabilecek gücüm var ama niyeyse kendime çok çok zor para harcıyorum.
+1
kumandanim
(14.10.25)
Düşünülmüş emek verilmiş bir hediyenin ne olduğuna çok takılmam mutlu olurum.

Ama düşündüğümde şuna ihtiyacım var dediğim bir ürün aklıma gelmiyor. Kişisel manası olan esprili bir kupa, taşlı tuşlu seramik handmade bir kahve fincanı, cicili bicili bir ajanda olabilir:) ya da tatil, cilt bakımı, spa günü gibi şeyler

Merak ettiğim bir mekanda tadım menüsü de çok iyi bir hediye olurdu
+1
kullanicadi
(14.10.25)
Kazimali dunya or turkiye haritasi
+1
abuzer
(14.10.25)
Mesleğimle ilgili almayı çok istediğim ama alamadığım bir şey: en sağlam yapılmış olanlarından, büyük boy, iki yana genişleyebilen, ışıklı raflı nota sehpası. Çok pahalı kendisi 🥲
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
@mirket
Evliyim. "eşinizle afiyetle için" mesajı da olabilir pek tabii.
Ama yıllardır sadece iki üç defa çıktı kutudan. Bir tanesi bu yaz, kızım ve kuzeni (yaşlar 9-10) için çıktı mesela. Bunlara çay saati yaptım tam viktorian usulde böyle barok müzikli, manzaralı, fiskos masalı, dantelli, sandalyeli falan... Özel misafire yani...

Neyse, efendim, Türk Kahvesinde bu zıkkımdan yıllar içinde 3 tane alarak 6'lı seti tamamladım zaten. Çay takımına gelince, 2 tane (4 fincan) aldım. Dellendiğim bir zamanda yine bir çift alırım, onda da 6'yı bulurum.

Yıldız porselenden de aynı tonlarda çok tatlı bir şekerlik uydurdum bunlara. Çok yakıştı, takım zannedersiniz.

Aynı tonlarda bir de vazo bulsam, huzur içinde ölebilirim. Yıllardır sağda solda yeşilin o tonlarında porselen limoj vazo arıyorum. Halbuki gitsem yıldız porselene, fincanları falan göstersem ısmarlama yaparlar. Ama işte maksat uğraş olsun. Zaten aldıklarımı da hiç internetten almadım. Hep mağazada denk gelince aldım yıllar içinde... (Bu arada yıldan yıla kalitede minik düşüşler olmuş, kendini belli ediyor)

Neyse, eğer gönderecekseniz, 2'li değil, sizinkiyle birlikte 6'lı olacak. Sorun yok. Onu belirtmek istemiştim :)

Edit: Vazoya bir de sütlük eklemek lazım...
+1
dilemma of subscribtionability
(15.10.25)
(14)

Kadınlarla çalışmanın zor olması?

mikahakkinen
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama her gün öfleyen püfleyen, triplenen, aşırı duygusal ve değişken bir cinsiyetle çalışmak beni aşırı sıktı. Eşimden bu tarz şeyleri görmedim.

İş değiştirme şansım yok ama sıkıldım. Yani 4 tane erkeğin bulunduğu bir odada çalışmak tercihimdir.
-10
mikahakkinen
(13.10.25)
bence kadınlar zor, erkekler kolay gibi bir genelleme yapmak saçma. zor insan olur, zor kadın olmaz.

ünide tıpkı senin gibi %95’ini kızların oluşturduğu bir bölümde okudum. ofis hayatında da çoğunlukla etrafımda kadınlarla çalıştım. çalışması zor kadınlar olduğu gibi erkekler de gördüm. tek bir cinsiyet üzerinden genelleme yapamam. ünide ve iş hayatında en yakın arkadaşlarım da genelde kadınlardı.
+4
sir gawain
(13.10.25)
şu anki iş yerimde 5 yıldır erkeklerin içinde çalışıyorum. bu sürenin çoğunda tek kadın çalışandım hatta. erkeklerin öfleyip püflemeyen, triplenmeyen canlılar olduğunu size düşündüren nedir, çok merak ettim. genellemeleri yanlış bulmakla beraber son 5 yıllık tecrübeme dayanarak erkeklerle çalışmak zor diyorum.
+3
elorelia
(13.10.25)
bence de genelleme yapılmaz ya kişi ile ilgili.
mesela ben kadınım ve benimle çalışmak zor bence çünkü hemen sinirlenen biriyim. tahammülüm düşük.
ama bence ofiste erkek bi çalışan var onunla da çalışmak zor. hiç öfleyip pöflemiyor ama iq seviyesi çok düşük. ona bir işim düştüğünde sinilenmeden sakince anlatmaya çalışmak, böyle defalarca anlatmaya çalışmak inanılmaz zor.
+1
Sadece soruyorum
(13.10.25)
Çalıştığım errrkek gibi errkeklerden bazı örnekler:
Eskiden çalıştığım yerde bir patronum, eşi yan odadayken (veya iş yerindeyken), bir kadın çalışanla sürekli odasının kapısını kapatarak öğle yemeği yiyordu. Kadın çalışanlara "arkadaşlar biraz daha güzel giyinelim, makyajımıza dikkat edelim" diyordu. Kızı yaşındaki çalışanlara sarkıyordu, gecenin yarısında mesajlar atıyordu.
Başka örnek errkek çalışan yine gecenin bir yarısında kadın çalışanlara mesaj atıyordu, sadece kadın çalışanlara sürekli biçimde "gülüm, canım, birtanem" diye sesleniyordu ve tepki gösterince "alınmıyorsun değil mi, samimiyetten eheeheh" diyordu.
Bir başkasının bizzat bana sabahın 04.30'unda mesaj atmışlığı var.
Bir öteki, yine erkekti. Torun torba sahibi ama müdürle kırıştırıyordu ve bütün iş yeri bunu biliyordu. Bu adam bir de hayvan gibi vergi kaçırıyordu, çalışanlara bağırıyordu, izin istediğinde yalvar yakar veriyordu, suratımıza bakmıyordu. Hatta bir kere kızı ameliyat olan bir çalışana izin vermemişti çünkü "bakacak kimse mi yok?" diye çıkışmıştı. Aynı errkek gibi erkek adam, üç ay boyunca maaşını vermediği (ve zaten kayıt dışı çalıştırdığı) temizlik görevlisi en son ağlayınca "sen de amma paragözsün" demişti.

Kadınlarla neler yaşadım? Parada anlaşamayıp efendi efendi yolları ayrıldık. Bu kadar. Taciz edilmedim, hakkım yenmedi, hakaret edilmedi, zorla bir şeyler imzalatmaya çalışılmadı.

Ama aynen, kadınlarla çalışmak zor çok haklısınız.
+6
mor bembombom
(13.10.25)
Benim kendi deneyimim, kadınlarda sayıca daha çok ufak tartışmalar çıksa da genelde art niyetli olmuyorlar. Erkekler her türlü sinsi pislikliği yapıyor. (Erkeğim)
+2
aguen
(13.10.25)
Benim için hep tam aksi oldu bu zamana kadar. Kadınların kendi arasında durum nasıl bilemiyorum ama erkekler bir arada olunca sınırları çok kolay kaldırıyor. Erkek muhabbeti de beni bayıyor. Bizim millette genel olarak yaparız abi, hallederiz hocam kafası hakim. Erkekler bir aradayken bu damar iyice kabarıyor. Kadınlarla çalışırken işe daha iyi yoğunlaşıyorum, daha sistemli gidiyor.

Çalıştığım yöneticiler açısından da kadınlar daha iyiydi. Örneğin erkek yöneticiler genel olarak olmazdan anlamıyor. Yan yatırın, çamura batırın, kenarından kırpın diye yan çiziyor, iş gerçekten olmayınca alelacele iki ayağı bir pabuca sokuyorlar. Kadın yönetici olmazdan anlıyor. İş adım adım ve tek seferde gidiyor.

Ayrıca erkek yöneticilerin odağı çok kolay dağılıyor. Yok hafta sonu şöyle yapalım, yok gidip bilmem ne gömelim, şuraya şunu alalım yolumuzu bulalım.... bir ton şey. Hariçten bir sürü şey çıkarıyor. Kadınlar bu tarz atraksiyonlara girmiyor pek.

En azından benim deneyimim bu yönde oldu hep.
+1
akhenaten
(13.10.25)
Ben bir kadın olarak kadınların tepkiselliğinden ve çok konuşanlarından gerçekten çok rahatsız oluyorum, bunlardan ikisi benim annemle teyzem. Öf pöf etmek zaten en zıddıma giden şeyler, çekilecek dert değil. Haklısın.
-2
muhayyer divan
(13.10.25)
Gerçekten zor bu arada.

Otu boku yanlış anlamalar, yokuşa sürmeler. Sıkıntılı.

Erkekler daha çok görev adamı, yapalım, bitirelim, gidelim.
-1
baldan kaymak
(13.10.25)
Tedarik zinciri kadın daha fazla olan bir sektör ve genel olarak kadınlarla çalışmaktan memnunum. Özellikle onlarla olan farkı görmek enteresan (örnek verirsem ben işe alım yaparken çok daha analitik şeylere bakıyorum, benim müdürümse daha duygusal, karaktersel şeylere. O sebepten iyi bir takım oluyoruz).

Misal mevcut organizasyonda erkeklerin karakter kalitesi kadınlara oranla çok daha düşük. Yalnız yalan olmasın çalışanlarımın erkek olanları ile daha direkt olurken kadınlara bir tık daha indirekt yaklaşıyorum. Gene açık konuşmak gerekirse emekli olan eski müdürle futbol, rugby, araba konuşmayı baya özledim. Galiba kadınlarla çalışmadaki tek sorun bu benim için çünkü ilgi alanlarımız farklı.
0
logisticsmanager
(13.10.25)
şirketlerdeki kadın yönetici azlığının, kadın bürokrat azlığının vs. genel sebebi tam olarak budur. kadınlarla çalışmak çok zor, çünkü kadınlar pazarlığa açık kişiler değil. bunları idare edemiyorlar.

en basiti benim gözlemim olan site grupları.
bir sorun karşısında site grubundaki erkekler "şöyle şöyle bir durumla karşılaştık, bu konuda böyle böyle aksiyon alınması çok iyi olacaktır" tarzında temiz bir üslupla yaklaşırken, aynı konuyu kadınlar kavgaya, sataşmaya ve çekişmeye çekiyorlar anında.

hatta bu diyalogları gösterdiğim kadın çevrem de genelde "adam niye böyle yazmış ki" diye topa giriyorlar, daha sert, daha pazarlıksız daha tahammülsüz yaklaşılması gerektiğini söylüyorlar.

özet geçmek gerekirse;
tartışmaya kapalı bir şekilde kadınlarla çalışmak çok zordur. çünkü her olaya fazlasıyla tek boyutlu bakarlar. pazarlığa kapalıdırlar. bu genetik bir şeydir, buna kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. erkeklerin testosteronunun fazla olması gibi bir şeydir yani.
0
tchuck
(13.10.25)
Nacizane hayat tecrubem:
kadinlar cok fazla stres yapiyor, herhangi bir meseleyi cok buyutuyor, raporu nasil yetistirecegiz iki gun kaldi, o musteri niye hala donus yapmadi bilmemne cok fazla sinir, stres, gerginlik yayiyorlar cevreye. Erkeklerse "hallederiz, bir sekilde aradan cikartiriz, dunyanin sonu degil" kafasinda.

Kadinlarda dedikodu,ikiyuzluluk ve yapmaciklik da cok fazla. Kiskancliktan, fitneden birbirlerini bogazlayacak iki insan yuz yuze gelince bluzun, etegin cok yakismis diye yalandan gulumserler, muhabbet ederler, vicik vicik birbirlerini overler. Erkekler kimse bana bulasmasin, dertsiz basim agrisiz asim mantalitesinde genel olarak.

Kadinlarin ilgi acligi diye bilimsel bir olay da var sanirim,cogu erkek sadece yuzunu yikayip geliyor, kadinlar bir suru kombin, makyaj vs. Orasi benim ekmek yedigim yer ya, ben cinsiyetsiz takilmak herkesi ana baci kardes gibi gormek istiyorum ekmek yedigim yerde. Benim dikkatimi niye parfumunle, dekoltenle, suh kahkahalarinla, dagitiyorsun.
+1
neck_and_neck
(13.10.25)
herkesin yorumuna saygılıyım sadece ben bireysel tecrübemi ilettim. erkeklerle çalışmadığım için kadınlarla olanı yazdım. kesinlikle amacım cinsiyetçilik değil.
0
🌸mikahakkinen
(13.10.25)
ben feminist bir insan olarak yazıyorum:
çalıştığım bir devlet kurumunda kadınlar yüzünden ruh hastası oldum. çoğusu kafadan rahatsızdı. narsistler, dalkavuklar, neler neler...
0
gijilti
(13.10.25)
2018'den beri %90'ı kadınlardan oluşan ekiplerle, yöneticilerle çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, kadınlarla çalışırken onlara adapte olmak gerekiyor. Buna adapte olmuş bir erkek olarak, erkek çoğunluklu ekiplerle çalışmaya başlasam bu sefer oraya adapte olmam gerekecek.

Neticede kadın ve erkeklerin belirli farkları var ve uyumlu olmaya çalışmak işleri kolaylaştırıyor.

Senin için demiyorum ama kadınlarla çalışmak zordur demek; normal olan erkeklerle ve onların atmosferinde çalışmaktır, kadınlar bundan farklı olduğu için anormal olan onlardır, anlamı taşıyor. Bu da erkek-merkezci bir bakış açısı.
+3
Bruce
(13.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(16)

poğaça almak ve samimiyetsizlik üzerine

m e b
günaydın, iyi haftalar.ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fı
günaydın, iyi haftalar.

ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fırına çıkıp poğaça almakla uğraşmasınlar" diyerek, kendime poğaça alırken bilerek 2-3 tane daha fazladan poğaça alıyorum ve onlar ofise gelince "fazladan 2-3 poğaçam var, alabilirsiniz" diyorum ve ikram ediyorum ya da şirket grubuna "fırına gidiyorum, bir şey isteyen var mı?" diye soruyorum, istediklerini de alıyorum. bu noktada beni zorlayan hiçbir durum yok, tamamen içimden geldiği için buna devam ediyorum. ama...

dikkatimi çeken bir durum var; bu arkadaşlar erken geldikleri zaman da ellerinde poğaça görüyorum ya da diğer arkadaşlara dağıttıklarını görüyorum. nezaketen "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yok. ben poğaça ikram ederken "sağ ol ya, x abi fırına gidiyormuş, ona söyledim, bana da alacak" diyorlar.

şimdi "ne alaka?" diyebilirsiniz ama burada poğaça yüzünden değil de kendi hissiyatım üzerine düşünüyorum geldiğim zamandan bu yana. "eğer içimden geldiği için yaptığımı söylüyorsam neden onlardan da aynı şeyi bekliyorum? bu ticaret değil, karşılık bekleyerek yaptığın şey samimi değil." diyorum kendime. bir yandan da "insanın nezaketen de olsa fikri alınmaz mı, bir şey isteyip istediği sorulmaz mı ya?" diyerek dışlanıyormuş gibi hissetmem de ötürü olsa gerek, beklentimi normalleştiriyorum.

dediğim gibi poğaça bir örnek, poğaçayla zengin de fakir de olmuyorum. ofistekilerin poğaça alma işini türkiye'nin gündemiymiş gibi büyütmelerini de yadırgıyorum açıkçası.

ama sorumu tekrar etmek gerekirse; ben bu durumda samimiyetsiz oluyor muyum hakikaten? "karşılık beklemeden insanlara yardım etme" erdemine sahip değil miyim acaba?
0
m e b
(13.10.25)
Bunun doğrudan karşılık beklemekle ilgisi yok. İnsanlara iyilik yapmak istediğinde, bunu senin görevin olarak görmediğinden emin ol. İyilik yapıyorsan önce sadece kendin için yapmalısın çünkü iyilik iyidir. Eğer iyiliği yapmadan önce aklına bir karşılık beklemek geliyorsa o zaman sorunu kendinde arayabilirsin.
0
anathemamen666
(13.10.25)
zaten senin her gün bol bol poğaçayla geldiğini biliyorlarsa abi sen de poğaça ister misin diye niye sorsunlar
+1
nahtoderfahrung
(13.10.25)
@nahtoderfahrung: yukarıda "bu arkadaşlar erken geldiklerinde" diye belirtmiştim, mesaj diye bir iletişim şekli de var :)
0
🌸m e b
(13.10.25)
tam olarak bu düşünce karşılık beklentisi düşüncesi. ben onlara alıyorum onlarda bana almalı beklentisi içindesin.
düğünde takı takmaylada aynı ben onların düğününe gittim tam taktık oda bana tam takmalı veya ben arkadaşımın doğum gününde hediye aldım oda bana almalı veya arkadaşımın babasının cenazesine gittim oda benimkine gitmeli hep bir yaptığı işin karşılığını bekleme beklentisi.
+2
my fault
(13.10.25)
Abi sen davarlarla çalışıyormuşsun. Senin hislerin normal.
+1
arbre
(13.10.25)
Sahipsin, sadece samimiyetin sınanıyor. Hani altını içindeki bakırdan ayırmak için yakarlarmış ya, iç dünyandaki bu sorgulama senin samimiyet hissini yakıyor, geriye ne kaldığını görmeni bekliyor kalbin. Bu anlamda kendine dikkat ediyorsun demek ki, güzel bir şey. Evet böyle düşünmek olayı samimiyetten uzaklaştırıyor ama sana bir rehber oluşturuyor bu durum, görmen ve birini seçmen kolaylaşıyor, öyle anladım. İç yolculuğun çok güzel 🌷
-1
muhayyer divan
(13.10.25)
Düşüncen normal.

sana "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yoksa işte burada "mütekabiliyet esasları " devreye girmeli.

Temelde insani esaslarla değil, para kazanma için insanların bir araya geldiği yerlerden biridir iş yerleri. Bazı istisnalar dışında, samimi veya kalpten desteğe dayalı yakınlıklar pek olmuyor.
O nedenle "iş arkadaşı " kavramının yerine "iş yerinden biri " ifadesini kullanmak daha doğrusu benim için .

Bazen iş dışında içimden gelir kimi arkadaşları dışarıda çay vs. içmeye çağırırım. Maksat sohbet vs. İşleri vardır gelemeyeceklerini söylerler. Bunu anlarım ama davet etme sırası onlara geçmiştir. Bakıyorum bunu pek düşünen yok gibi .

Yine denk geldiğim hususlardan biri de klasik olarak biri diğerine "hanımı da al bize de bir gün gelin " ifadesi kadar saçma bir şey yok . Görünüşte misafirperverlik gibi görünse de
gerçekte öyle değil.
Abicim o hanımını yanına almasın sen de hanımı komşuya veya anne babasına gönder bir zahmet. Bizzat kendin o arkadaşına bir çay demle. Elin kolun bi zahmet arkadaşın için çalışsın. Pasta poğaça yapamazsın ama kaseye de biraz çerez koymayı unutma..
değil mi ama ?
Bir buluşma , ziyaret yapılacaksa, yakınlık gösterilecese kadınları bahane etmeyelim.

Önceleri ve hala var olan köylü şehirli (veya burjuva) ayrımının yanısıra, işyerlerinde de kadrolu /sözleşmeli / geçici işçi gibi hindistan'ın dışında ama toplum içinde gelişen, kendimize özgü kast sisteminde bu gruba mensup olanlar arasındaki iletişim dili , yakınlıklar da genelde bu çerçevede gelişiyor.

Çevrendekileri uzaktan izlemeye devam et, gerçekte ne sebepten yakın olduklarını anlamaya çalış. Belki biri diğerinin aracına biniyordur işe gelip giderken ona poğaca belki yemek ikramı düşünmüştür. Bu haklı anlaşılabilir bir durum yerine göre .
Belki bir başkası karşı cinse yakınlık tavırları sergiliyordur ikramlarıyla.
Bir başkası ise diğerinin sayesinde iş yerinde bazı avantajlar elde etmiştir. Bu nedenle yediği içtiği ondan ayrı gitmez.
-1
diyecevaplandı
(13.10.25)
Birlikte çalıştığınız insanlar hödük.
Hislerinizin karşılık beklemekle bir ilgisi yok. İnsan nezaketen ve sadece lafta kalacak bile olsa "Bir gün de poğaçalar benden olsun." veya "Kahve ısmarlayayım bi ara." gibi bir jest yapmalı.
+1
auroraaurora
(13.10.25)
acikcasi tam olarak anlattiginiz gibiyse ben de karsilik bekleyerek bir sey yapmadiginizi dusunuyorum, en azindan ilk etapta boyle baslamamissiniz, insanliginizdan almissiniz ve bence arada bir karsi tarafin da sizi dusunmesini beklemek ve bunu gormediginde kirilmak gayet insanca geldi bana. sadece ilk almaya basladiginizda karsilik beklemeden aldiginizdan emin olun (kendiniz icin) onun disinda karsi taraf(lar) tarafindan hic gozetilmediginizi gordugunuzde kirilmak cok insanca bence.
+3
kassiopeia
(13.10.25)
sen iyiliği görev edinip kendin beklenti oluşturmuşsun. alma başkan boş ver kimse senin istediğin gibi olmayacak.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım haklı olduğunu düşünüyorum
-2
basond
(13.10.25)
ben fazla direkt bir insanım galiba, böyle düşünmek yerine muhatabı kişiye sorarım “gidiyorsan bana da sorabilirsin” diye. haklısın ama fazla düşünüyorsun, kendi hayatını zorlaştırırsın en fazla.
0
deartheodosia
(13.10.25)
beklentiye girmen doğru mu değil mi bilmiyorum ama ben olsam ben de girerdim sanırım. üzülürdüm içten içe bana neden teklif etmiyolar diye.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
seni sevmiyorlar. millete fazladan poğaca alma işini bırak. bir yere giderken sormayı da. kafanda da bu tür düşünceler bir daha olmaz. iyilik yaptığınla kal hayatına kaldığın yerden devam.
0
koela
(13.10.25)
Samimiyetim olmayan bir iş arkadaşım bana ikide bir poğaça ya da başka bir şey ikram etse almaktan kaçınırım. Çünkü bilirim ki o ikram hesabıma borç olarak kaydedilecek. Ki siz de inanmak istemeseniz de aynen böyle yapmışsınız. Durduk yere üzerimde manevi bir borç yükü birikeceğine poğaçamı gider kendim alırım. Bu tip gizli borçlar birikip ileride mutlaka alakasız gibi görünen başka sorunlara yol açar.

Başka açıdan bakalım: Siz herkese ikram dağıtmaktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bense paylaşımları daha küçük ve samimi gördüğüm kişilerle yapmayı tercih ediyor olabilirim. O sizin tarzınız, sizin yaşam şekliniz, bu da benimki. Şimdi soru şu: Neden ben sizin yaşam tarzınıza uymak zorundayım?

"karşılık beklemeden insanlara yardım etme erdemine sahip değil miyim acaba?" sorunuza cevap:
Değilsiniz ama zaten bu erdeme gerçekten sahip olmak herkesin harcı değil. Muhtemelen şu soru altında görüş paylaşan hiçbirimiz bu erdeme sahip değiliz.
+1
mikro patlama
(13.10.25)
hayat bu kadar uzun değil.

sizi rahatsız ediyor belli. yapmayın kurtulun.

zaten poğaça yemek nedir? çok sağlıksız. yakında mide gidecek. gitmese bile göbek gelecek.
0
gurur
(13.10.25)
(4)

Sağlıklı ikram

sanguine
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
0
sanguine
(13.10.25)
Bitter çikolata.
Yulaflı fındıklı kurabiye (tam buğday unlu).
Hurmalı enerji topları (hurma + kakao + ceviz) (lifli, doğal tatlılık).

Hepsi tatlı hissi verir ama “şeker koması” yaşatmaz
0
anathemamen666
(13.10.25)
Yapabilirsen kuruyemiş, yağlı tohumlar yani. Kavrulmamış olursa daha da sağlıklı ama pahalıya patlar mı bilemedim, tatlı götürmekle aynı olur belki.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
ben hurmanın içine ceviz koyuyorum (cevizli tatlıları hep daha çok sevmişimdir) ve tok tutuyor, şeker ihtiyacını da abartmadıkça sağlıklı olarak karşılıyor(dur bence). tavsiye ederim.
0
deartheodosia
(13.10.25)
Gün Kurusu Malatya Kayısısı ve ceviz içi. Hediye/İkram olarak da garip kaçmaz. İnternette çok satılıyor kayısı tepsileri. Misal: www.hepsiburada.com
0
yadigar
(13.10.25)
(13)

Uykumu getirin

gobekliraki
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
-2
gobekliraki
(13.10.25)
aşina olduğunuz bir sesli kitap açıp telefonu 1 saat sonra kapatmaya ayarlayın. (vlc player'da var mesela uyku modu) ışığı kapatıp kafayı yastığa koyun. kitabı dinleyin. muhtemelen 1 saat dayanmazsınız.
0
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
1 kadeh fiski
0
ditu
(13.10.25)
Derin uyku uyuyormuş numarası yapın.

Küçük kardeşimle aramız 14 yaş, onu uyutmak için ninniler pışpışlar işe yaramadığında uyumuş taklidi yapıyordum, çoğu zaman derin uyku numarasına geçmeden uyuyordu. Derin uyku numarasına başvurunca da ben uyuyordum 😁😁😁 hayalinde bir bebeği uyutmaya çalıştığını düşünerek böyle bir numara yap, tiyatro çevir kafanda. Beynin gerçekten uykuya geçecektir.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
Ya neler neler deniyorum. Sonra uyumaya çalıştığım aklıma geliyor işim tüm doğası kaçıyor başlıyorum yine düşünmeye.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
yeme-icme olayini 18 de birakırsan,
22 gibi uyursun.
0
designer
(13.10.25)
@designer ne alaka Allah aşkına.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
sinir sistemindeki kimyasal tepkimeleri

artiran ve azaltan reaksiyonlar var,

yani seni uyanik tutan ve uyutan gibi,

uyuman icin kendine avans ver ,

veri girisini azaltirsan,

ekran koruyucu moduna gecebilirsin.
0
designer
(13.10.25)
Şimdi uyumam lazım. Yani şu sıralar. Sorum buydu.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
Sıfır uykuyla işe gidiyorum.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
amzn.eu

Melatoninle birlikte güzel bir uyku çektirir.
-1
auroraaurora
(13.10.25)
@auroraaurora bana melatoninle uyursun diyen arkadaşın aklına uyduğum için 36 saat uyuyamadım, yorgunluktan bayılmak üzereyken bile uykum gelmedi.

kafanıza göre ilaç almayın.
0
duyuruuser
(13.10.25)
benim life hack'imdir bu, yakın zamanda keşfettim. ingilizcemi geliştirmek için sürekli ingilizce podcast dinlediğim bi dönemdeyim. gece yatmadan önce de dur bakayım meditasyonu da ingilizce açayım dedim. guided sleep meditation yazmalısınız. meditasyonu türkçe açınca bi süre sonra beynin içindeki lunapark geri geliyor, yönergelerden kopuluyor çünkü. ama ingilizce açınca "dur lan her dediğini anlayayım, kelime kaçırmayayım" diyorsun anadilin olmadığı için. veee o dikkatle dinleyince meditasyon müthiş çalışıyor, kopmuyorsun bi 5-10 dakikada dalıyorsun.

isim de vereceğim "lauren ostrowski fenton"
0
ofelia
(13.10.25)
çok geç görmüşüm ama bundan sonrası için işe yarar. nefes alırken gözünüzü açın verirken kapatın, alırken açın, verirken kapatın bi süre sonra açamadığınızı ve göz kapaklarınızın ağırlaştığını hissedeceksiniz. tatlı rüyalar :)
+1
matilda
(13.10.25)
(12)

Kediye hayır' i nasıl öğretebilirim? Veya isirmamasini?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
şimdi kedici arkadaşlar gelip psikolojisini bozarsın diyecek belki ama benim önerim şu:

sert bir "pisssst" veya "şşşşşt"

istemediğin şeyi yaptığı anda söyleyeceğin şey bu. sesi aynı zamanda hareketle desteklersen (mesela ısırırken elinle hafifçe iteklemek gibi) daha etkili olur.
0
kibritsuyu
(13.10.25)
Dediklerinizi uyguluyorum ama değişen bir şey olmuyor. Daha çok hırslanıp daha çok ısırıyor bu sefer. Sırtını okşamaya basladigim an çoğu kez anında ısırmaya başlıyor. Alıyorum uzağa koyuyorum veya yere bırakıyorum üzerime atlayıp yüzümü ısırıyor, elimle güreşip parmaklarımi veya elimi ısırıyor sert bir şekilde. Aşırı inatçı ve hırslı intikamını almadan rahat etmiyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
Su püskürt üstüne fıs fıs olanlardan. Laftan anlamaz.
0
gobekliraki
(13.10.25)
Bebeklik çocukluk döneminde, ergenliği geçinceye kadar yapar bunları haberin olsun, 1 yaş bittiğinde sakinleşecektir. Bence o zaman öğretsen daha iyi ama sen bilirsin. Şahsen sesimi sertleştirip biraz yükselterek ve aynı anda kaşlarımı çatarak (çünkü onlarla hep gülümseyerek konuşurum) "hayır" diye ünlerim. Bazen kavga ettiklerinde o ses yükseltme epey etkili oluyor. Su püskürtme işini çok çaresiz kalırsanız yap derim. Son çare olsun ki daha da çaresiz kalma.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
olumsuz birsey yaptiginda,
hayır de,
ve parmağının ucu ile burnuna dokun,

Ama bunu hemen yap,
olay ile
verdigin tepki arasında
Belli bir süre geçmesin.
0
designer
(13.10.25)
Hayır diye söylüyorum. Yüksek seslede söylüyorum ama burnuna dokunmuyorum. Deneyeceğim.
Onu burnundan öpüyorum. Umarım farkı ayırt edebilir 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
dişleri kaşınıyor, bir kaç aya geçer.
0
mesuta
(13.10.25)
veteriner siz de onu ısırın demişti. şaka değil. kardeşleriyle oynarken karşılık aldığı için ısırmanın can yakıcı olduğunu anlıyolar ama erkenden sahiplendirilince bunu anlamıyolar. o yüzden o sizi ısırınca siz de onun kulağını vs ısırın demişti. ha bizim kedi 5 yaşını geçti hala saldırıyor, ısırıyor.
+1
elorelia
(13.10.25)
açılın 6 yıllık kedi annesi geldi. su fışkırtın her ısırdığında ama her ısırdığında. bir kere bile atlarsanız arasındaki bağlantıyı anlayamaz. yanınızda hep su dolu bir sprey şişesi olsun. bi süre sonra ısırsam su gelecek diye ısırmamaya başlayacak.
0
matilda
(13.10.25)
diş kaşınması falan değil. ele tetiklenmiş oyuncak sanıyor eli hızlı çekmeyin, ısırınca burnuna vurun, su fışkırtın, anlamasını fiziksel sağlayın. ben yapmadım büyüdü şuan heryerimiz derin çizikler içinde. el ile oynatmayın sadece sopa ile oynatın. ele odaklanırsa oyunu bırakın.
0
eja
(13.10.25)
ben elimi ısırdığında hemen elimi saklıyoum. şşt diye kızıyorum. benim elime pek bulaşmıyo bu aralar. veteriner bize "ısırdığında hafifçe burnuna vurun" demişti de bizimki dayak arsızı olmuştu pek işe yaramamıştı küçükken. şu anda canı oyun istiyosa direkt gelip kaldırmak uyandrmak için falan ısırmaya başlıyo. eğitilmez bi kedi.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
öğretemezsiniz.
0
gurur
(13.10.25)
(3)

cevap verirken metin kutusunun sağ üstünde yanıp sönen yeşil ışık ne?

der meister
duyuru açarken yok bu ama cevaplarda var. ben başta caps lock diye düşündüm ama hiçbir şey yazmayıp ekrana öylece boş boş baktığım zamanlarda dahi yanıp söndüğünü gördüm. belli aralıklarla diyeceğim ama ondan da emin olamadım. compu çıblak fodolarımızı mı çekiyor, ne ola ki bu?
duyuru açarken yok bu ama cevaplarda var. ben başta caps lock diye düşündüm ama hiçbir şey yazmayıp ekrana öylece boş boş baktığım zamanlarda dahi yanıp söndüğünü gördüm. belli aralıklarla diyeceğim ama ondan da emin olamadım. compu çıblak fodolarımızı mı çekiyor, ne ola ki bu?
0
der meister
(12.10.25)
Sağ olsun Compu, biz cevap yazarken tarayıcı yazılmış olanları kaydetsin diye kodlamış siteyi. Kaydetme belirtisi o yeşil. Kaydettik diyor yani.
+1
muhayyer divan
(12.10.25)
yazarken kaydediyor, onun işareti. ama sekmeyi kapatırsan yazdıkların kaybolur. ama sekmeyi kapatmadan sayfayı yenilersen, başka yere tıklayıp göndermeden sayfayı değiştirirsen falan geri döndüğünde silinmeyecek.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
bu soruyu senden beklemezdim hümsftad ya. sabitlenmiş duyurularda açıkladılar, bilgisayarın kendi hafızasına kayıt edilirken yanıp sönüyor dediler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
(9)

Hangi mesleği yapacağına karar verememek

perfectlysplendid
Mesleğimi sevmiyorum Okulu bitireli 7 sene oldu sürekli kararsızlık yaşıyorum mesleğimle ilgili belki severim diye bekledim farklı şirketlerde çalıştım ama bu alanda kendimi geliştirmek istemediğimi farkettim.Şu yaştan sonra da enerji kalmadı açıkçası her şey gözümde büyüyor. Birkaç alan düşündüm am
Mesleğimi sevmiyorum

Okulu bitireli 7 sene oldu sürekli kararsızlık yaşıyorum mesleğimle ilgili belki severim diye bekledim farklı şirketlerde çalıştım ama bu alanda kendimi geliştirmek istemediğimi farkettim.

Şu yaştan sonra da enerji kalmadı açıkçası her şey gözümde büyüyor. Birkaç alan düşündüm ama sonra olmaz diyip vazgeçtim.

Kariyer danışmanına veya psikoloğa mı gitsem bu kararsızlık normal değil gibi geliyor. Sürekli zihnimde onu mu yapsam bunu mu diye rahatsız eden düşüncelerle uğraşıyorum.

Bir insan ne istediğini neden bilmez ki?
Bilsem bile bu saatten sonra çok zor gibi geliyor ne yapılır?

Bu durumda olanlar ne yaptınız ?
+1
perfectlysplendid
(12.10.25)
Meslek nedir ilk olarak? Belki alt alanlarına yönelebilirsin.komple sektör değiştirmek yerine
0
basond
(12.10.25)
Grafik tasarım
0
🌸perfectlysplendid
(12.10.25)
Problem meslek seçiminden önce belki örtülü depresyon olabilir. Nelerden zevk aldığını, neleri yaparken çok tatmin duyduğunu bilememenin açıklaması bence bu, hiç değilse doğru yönlendirme için bir psikologla görüşsen çok iyi olabilir.
0
muhayyer divan
(12.10.25)
Yıllardır bu soruyu soruyorsun ve hiçbir şey yapmıyorsun. Ben mesleğimi seviyorum ama ek meslekler için okul okuyorum, kursa gidiyorum. Bunun başka bir yolu yok dünyada.
+1
arbre
(12.10.25)
Ne istemediğinizi düşünün. Ona göre davranısınız.
0
put it in your appropriate place
(12.10.25)
grafik tasarim zaten bitmek uzere olan bir meslek.
ya bastan okuyacaksin ya da bir sekilde baska yan sektorlere gececeksin, artik ne olursa..
0
cooperr
(12.10.25)
35'ten sonra sektör değiştiren biri olarak söylüyorum "bu saatten sonra" lafı sadece sizin kendinize koyduğunuz bir bariyer. Üzerinden atlamak ya da önünde durmak sizin tercihiniz.
0
rakicandir
(12.10.25)
üniversiteyi bitirince bende de aynı durum vardı.
psikoloğa gitmiştim ve iyi bir terapi almıştım.
böylece kendimi toparladım ve iyi bir kariyer oluşturdum.
o terapi olmasa şu an sürünüyor olabilirdim.
saçma sapan hayaller peşinde koşuyordum.
0
santimantal
(13.10.25)
Mesleğe severek başlayanlar bile bi süre sonra soğuyor. Kimse işini sevmiyor. Kötü meslek yoktur, az para vardır.
0
luluki
(13.10.25)
(6)

Stres / kaygı yönetimi

kararsızataletfilozofu
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plak
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.
Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.
Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plaka mevzusu için (harf seçmek) 50bin tl istediler gece uyuyamadım iki gündürde derin nefes alıp veriyorum filan yok banamısın demiyor hevesim filanda gitti arabayı almaktan neredeyse vazgeçecek duruma geldim.
O kadar gerildim enerjimde bitti ev işlerini yapacak halim kalmadı böyle olunca.

1-2ayda bir bu durumu yaşıyorum bir konuda çok kararsız kalıp strese girip kaygılanıyorum sonrası enerjim bitiyor mutsuz oluyorum ve bunu yönetemiyorum.

Plaka özelinde aklımda bir plan var onu yapıcam ama genel olarak bu sorunu nasıl çözücem bilmiyorum.
Kafam hep gergin stresli hissediyorum rahat bırakıp kendimi dizi-film izleyemiyorum.
Normalde yürüyüş filan yapardımda artık havalar bozdu ve spor yasak bir süre.
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Havalar bozuk olsun ne olacak. Hatta bence yürüyüşlerin en güzeli geceleyin hafif hafif yağmur yağarken.

Bence yorum yapmak zor. Ama anksiyete gibi duruyor.

Takma kafana, her şey olacağını varır gibi tavsiyeler “bi sus artık” dememek yerine kullanılıyor.

Yılların eskitemediği bir ruh hastası olarak konuşmanın en faydalı çare olduğunu düşünüyorum. Kullanmadığım ilaç kalmadı, ama psikiyatrist ile konuştuğumda rahatlıyorum.

Benimde tavsiye edeceğim, önce bir psikoloğa görünmek olurdu.

Bana da yakınan arkadaşlarım oluyor, ve bazen problem öyle bir noktaya geliyor ki yapılabilecek/denilebilecek hiçbir şey olmuyor. Bu durumda da şu iki sihirli kelimeyi kullanıyorum: geçmiş olsun.
+1
substituent
(12.10.25)
Plaka konusunda planın ne? Hoşlandığın kızın baş harfi değildir inşallah. A olmasa, B olsa ne değişecek? Bunu düşün. Para kolay kazanılmıyor. Bir gün bir önemi kalmayacak şeylere para saçmaya gerek yok bence. Para harcamak stresi azaltma yolu olarak seçilebilir ama bunun sonuçları her şeyi daha kötü yapabilir. Stres için yüzme tavsiye ederim. Ağır bir spor değil.
+1
arbre
(12.10.25)
Tanıdık memur aracı sokma + 2 kilo baklava ile bir şans denicem.

Kendi ismimi soyismimi sessiz harflerle yaptırıcam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
ben de öyleydim.
bir sıkıntı çıkınca yerle bir oluyordum.
genel bir gerginlik vardı.
böyle bir engellenmişlik duygusu.
tatminsizlik duygusu vardı.
geçmesi yıllar sürdü.
hayat biraz patakladı.
pataklanmadan geçebilirmiydi:
evet, destek olan insanlar olsaydı,
toksik insanalrdan korunabilseydim olurdu.
0
santimantal
(13.10.25)
Hayatta her şeyin dört dörtlük olamayacağını anlayınca bunları yönetebiliyorsun bence. En azından bende öyle oldu. Araba alman çok güzel bir şey ama sırf istediğin plaka olmazsa diye araba almaktan soğumak tamamen mükemmeliyetçiliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Belki bu huyunu törpülersen bazı kaygılarından otomatikman arınabilirsin.
+1
mermaidd
(13.10.25)
Kendi başına kaldığın bir zaman bu konuyu düşün ve kendi iç dünyana "buna ihtiyaç mı duyuyorum, bundan ne fayda sağlıyorum" diye sor. Çünkü bu geliştirilmiş bir savunma mekanizmasına benziyor, gerçekten öyleyse iç dünyan bu söylediğim sorulara bir şekilde cevap verir. Meditatif bir şekilde sorarsan cevabı daha kısa sürede alacağını düşünüyorum.

Ayrıca harf seçmenin bedelinin 50 bin lira olması hakkında ben şahsen sinirlenirim, sen iyi sinirlenmemişsin yine. Benden iyisin bu konuda.
+1
muhayyer divan
(13.10.25)
(10)

Kayınbabanın davranışları hakkında.

dedeminhirkasi
Er kişi niyetine…Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir. Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip bol
Er kişi niyetine…
Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir.
Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip boluselim, herkes kendi ihtiyacını gidersin istiyorlar. Bu toprak haricinde daha çok tarla da var ama ona bisey diyen yok. Bir kardeş hariç diğer üç kardeş satalım diyor.
Baba ve diğer kaz kafalı kardeş toprak satılır mı yaaooov diyor. Hatta tarlaların bir tanesini de eşime evlenmeden önce kredi çektirtip aldırmış.

Olabilir…. Mal benim malim değil. Borcu da adamlara sorarak yapmadım en nihayetinde, bundan eşimle ben sorumluyuz.

Benim sormak istediğim, nedense iyiden iyiye biraz bu kayınpedere tutulmaya başladım. Laz ziya gibi ulaaaan diyorum içimden, baba dedigin bencil olmaz, evlatlarına yardımcı olmaya calisir, yani iyi niyetli adim atar. Benim gördüğüm babalar bir şekilde çocuklarına maddi manevi destek oluyorlar. Olmayan, hatta çocuklarının parasını yiyen de var elbette ama belki daha az…. Sen zor gününde çocuğuna yardımcı olmayacaksın, destek olmayacaksın ne zaman duracaksın yaninda? Toprak bu kadar mı önemli bilmiyorum.
Yoksa haksızsın lan, adama tutulma, git ayağını yorganına göre uzat da derseniz tabiki başım gözüm üstüne.
0
dedeminhirkasi
(12.10.25)
"tarlayı satsak da arabayı yenilesek" seviyesindeyseniz, bencillik kesinlikle değil.

"borçların geri ödemesi yüzünden her ay içeri giriyoruz, cepten yiyoruz" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem.

"alacaklılar kapıda, icraya verecekler" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem ama biraz daha anlayışlı olmaları gerekir derim.
+1
co2s2
(12.10.25)
Yatırımda bir anlamda kişisel harcama. Hastalık olur, iflas olur bunun gibi nedenlerden borca batarsınız tamamda sen yatırım yapacaksın diye adam kendi yatırımlık arazisini niye satsın.
+2
my fault
(12.10.25)
Adam bu kafada olsaydi o tarla 50 kere satilmisti bugune kadar. Bu gibi tekliflere hayir diyebildigi icin su an tarla/tarlalari var.
+4
brkylmz
(12.10.25)
ya bıktım mala göz diken evlat, gelin, damatlardan. abi vermek zorunda mı? senin şu anki yatırımın neyse onun tarlası da o. sen satsana yatırım dediğin şeyi? bizimkiler yaptı bunu her eline geçeni sattılar normalde geyikten öteye geçmez fakat bizim köy öyle bir değerlendi ki, gidince otelde kalıyorlar artık. ek olarak siz miras olarak bakıyorsunuz ama adam kendi malı sanıyor muhtemelen hala. belki sıkıntı o
+4
ala09
(12.10.25)
Büyütmüş beslemiş, iş güç sahibi yapmış, evermiş, sonra da nankör damadı tarafından malına, mülküne göz dikilen biri olsam, o mülkü satıp beş yıldızlı otellerde çatır çatır yerim.

Bir daha mı geleceğim dünyaya ki nankör damada mülk bırakayım.

Yirmili yaşlarda bir karar vermiştim. Babamdan bana kalan tüm mülk çocuğumun olacak ben el sürmeyeceğim diye. Bu yaşa geldim aynı düşüncedeyim.
+2
Mirket
(12.10.25)
Toprak satılmaz, hele ki bu dönemde asla satılmamalı inancında olan kaz kafalılardanım, kazları da pek severim 🩷

Ayrıca kayın pederine kurulmaya gerek yok, sen istediğin kadar doğrusu şudur budur de, onun bugüne kadar görerek öğrendiği ve sonra yaşayarak kemikleştirdiği bir gerçeği var, bunu değiştirmek mümkün değil. Hem mecbur da değil. Herkes kendinden sorumlu, adam kaç yıl yaşayacağını bilmediği için o mülkü belki kendi güvencesi olarak görüyordur, belki gerçekten toprak satılmaz hele ki bu dönemde asla satılmamalı düşüncesindedir. Evlatlar gerçekten çok sıkışsalar gerçekten çok zor durumlar oluşsa elbet o da destek olur, yine olmak zorunda değil, yaşadığı yetiştiği şekillendiği kültür ne bilmiyoruz. Bence bunu aklından çıkarmak daha doğru. Eşin henüz ona ait olduğu ilan edilmemiş malını aklına takmamak lazım.
0
muhayyer divan
(12.10.25)
eğer çok zor durumda değilseniz arazi satmayın derim, araba üretilebilen bişi, ev üretilen bişi, (kat çıkarak) ancak dünyadaki toprak alanı belli, bunların içerisinden de tarım/hayvancılığa uygun olanlar,, fabrika vs olabilecek yerler hepsi belli ve sınırlı, toprağın üretimi mümkün değil.

tabii bunda arazinin durumu önemli, 100mt kare şekilsiz bir yer ise satın gitsin birisi değerlendirir.
0
selam
(12.10.25)
baby boomer ve x kuşağının başında olan ebeveynlerimiz, mal satınca analarına sövülmüş gibi hissediyorlar. çünkü zor mal edinmişler. valla doğrusu ne bilmiyorum ama tarla takka bakılmaycaksa ve değerlenmiyecekse satılır.
0
mikahakkinen
(12.10.25)
Miras biri ölünce edinilen bir hak. Her ne kadar anne vefat ettiyse de yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla tarla resmi olarak kayınpeder üstüne ve o hala yaşıyor. Yani ortada henüz bir miras bile yok. Tarla onun, bize yanlış gelebilir ama hayatta olduğu sürece canı ne istiyorsa öyle davranabilir tarlayla ilgili. Henüz ölmemiş insanların mal mülkünün miras olarak konuşulması anlamsız.
+2
Phoebe
(12.10.25)
mecbur mu adam satmaya?

size mi soracak?

öldükten sonra istediğinizi yaparsınız. adam istese satar çatır çatır kumarda, pavyonda yer.

ne tuhaf adamlarsınız. satmayın 25 sene, sonra çok dua edersiniz.
0
gurur
(12.10.25)
(16)

Evinize gelen misafir nasıl bir hediye getirirse çok mutlu olursunuz?

sekizdokuzon
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?Teşekkürler.
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?

Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.10.25)
paşabahçe beğenmezsem gider istediğimide alırım, bizim ailede genelde paşabahçe , daha azı madame coco nevresim seti battaniyesi falan
+1
eja
(11.10.25)
Maddî anlamda çok sıkıntılı bir zamanımdayken getirilen gram çeyrek yarım tam altın türünde bir hediye haricinde hiçbir hediye beni "çok mutlu" etmez sanırım. "Çok mutlu olmak" benim için epey büyük bir şey ya da algılarım/beynim abartıyor da olabilir, bilemedim şimdi. Hayal kuramadım resmen.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Benim için en güzel hediye misafirin hiç gelmemesidir.
+4
rock n roll
(11.10.25)
Ben bunları yapmasalarda yatağımı veririm
+2
Kahvedesu
(11.10.25)
Çiçek gelse bile bakmayı beceremiyorum bi fesleğenim vardı kuruttum.
Parfüm getirirse mutlu olurum.
Yiyecek olarak fıstıklı baklava gelirse mutlu olurum. Ama kalitesiz yerlerden alınmış çamur gibi baklava olmayacak.
Kaliteli lokum ve çikolata da olabilir.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
çiçek iyi fikir.

birileri bir eşya getirince genelde mutlu olmuyorum.
neden zahmet ettin, ne gerek vardı, bir sürü masraf yapmışsındır şeklinde bir anne çıkıyor içimden. layık görmüyorum belki de. basit bir şeyse de yine beğenmiyorum. boşuna çöp olacak evde diye.

çift olarak yaşadığımız eve bir arkadaşım ikili ve sevimli bardak getirmişti. biri 400 diğeri 500cl miydi neydi. arada bir bira içerken onları kullanıyorduk güzel andım o arkadaşı. sevimli bir hediyeydi ve insanı borç altında hissetirmiyor da. çok yer işgal etmeyecek bir saksı çiçeğine de mutlu olurdum. büyük çiçek herkese gitmez, evinde yer yoksa zülum olur.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Birinci sınıf inanılmaz kaliteli bir baklava ve ya bu kalitede bir tatlı.
Hiç görmediğim göremeyeceğim nadide bir hediyelik olabilir
Güzel çiçekleri açmış saksılı bir çiçek
0
pislick0
(11.10.25)
güleryüz ve huzur getirsin başka şey istemem.

gerçekten getirse ne getirmese ne yani.
+3
gurur
(11.10.25)
Kaliteli malzemeden (cam, ahşap, mermer, kemik, bronz, prinç, titanyum veya bunların karışımı), seri üretim olmayan, mümkünse ilerde antika değeri olabilecek bir koleksiyon parçası olan küçük obje, vazo, kutu, ufak mobilya, alkol bardağı/kadehi, sofra malzemesi vs. alsam çok sevinirdim. Çok spesifik oldu sanırım.
0
akhenaten
(11.10.25)
Bana yakın arkadaşım bir kere doğum günü hediyesi olarak saksıda biber hediye etmişti canlı bir bitkinin hediye olarak gelmesi gerçekten şahane bir şey çok mutlu olmuştum.
Ev bitkisi hediye gelse çok mutlu olurdum ben de.
Farklı tasarımlarda kupa bardakları çok sevdiğimi bilen arkadaşlarım bana kupa bardak da hediye ediyorlar bu da çok hoşuma gider.
Evde kokteyl denemeleri yapmayı sevdiğim için şık içki bardakları hediye gelse çok hoşuma giderdi.
Bir kere televizyon battaniyesi hediye gelmişti o da hoştu.
0
mutekebbir
(12.10.25)
Biraz kimin geldiği de önemli. Sadece kendisi bile en büyük hediye olabilir. Aranızdaki yakınlığa ve ilişkiye de bağlı.

Çoğu zaman misafir gelmemesi daha iyi +1
Dışarda bir yere davet etmesi daha makbul. Veya tatil hediye etsin ne bilim :)

Benim ihtiyacım olan şeyleri bilip getirmeleri de makbule geçebilir. Materyal şeylere pek ihtiyacım olmuyor. Çiçek bitki vs. de evde sevmem. (doğada severim, doğaya götürsün mesela?) Belki bazı ev gereçlerinin daha iyisi olabilir. Yediğim spesifik şeylerle alakali birşey de olabilir.
+1
ermanen
(12.10.25)
Hediye getirmemesi, getirecekse de ya işime çok yarayacak bir materyal tercihimdir. Bunun dışında eşya/bitki/vazo tarzı şeyleri mümkün olan en kısa sürede sağa sola bağışlamayı tercih ediyorum. Gereksiz eşyalardan kurtulmak için evin 2/3'ünü attım.
0
rakicandir
(12.10.25)
Evde bitki konseptini hiç sevmediğim için böyle bir hediye gelse üzülürdüm napıcam bunu şimdi diye.

Onun dışında kahve fincanına okeyim ya her zaman kullanılıyor, çok işlevsel bir hediye, evde fazlası hiçbir zaman sorun çıkarmaz. Saçma sapan esprili bi şey olmadıktan sonra fincan iyidir
0
nundu
(12.10.25)
Misafirliğe gelecek olanlara bana güzel yazan eşantiyon kalem, defter, ajanda; ilginç tasarımlı kupa bardak getirin diyorum. Söyleyince biraz yüzsüzlük gibi oluyor (:D) ama istediğim şeyler ya ücretsiz ya da ucuz. Misafirliğe gidiyorsam genelde küçük bir mutfak eşyası veya iyi bir pastaneden duruma göre bir şeyler alıyorum. Evde pet besleniyorsa ona da ödül maması götürüyorum.
0
gnosis
(12.10.25)
Oğluma oyuncak getirilince mutlu oluyorum, bana bir şişe güzel bir içki gelirse seviniyorum :)
0
kimlanbu
(12.10.25)
sarı kız.
0
Hallegadola
(13.10.25)
(7)

Kedimin halleri

emre513
Merhaba. 3 aylık bir dişi kedi sahipledik. Benim önceki kedi tecrübem olgun (6 yasında) bir kediydi. Eve yavru kedi almamıştım. Şimdi bu kediş iki gündür tepemizde geziyor. Geceleri yatakta tepemizde gurgur uyutmuyor. Hanıma yatak odasına almayalım diyorum. Ama kedi de kapıda ağlıyor o zaman. Gönül
Merhaba. 3 aylık bir dişi kedi sahipledik. Benim önceki kedi tecrübem olgun (6 yasında) bir kediydi. Eve yavru kedi almamıştım.

Şimdi bu kediş iki gündür tepemizde geziyor. Geceleri yatakta tepemizde gurgur uyutmuyor. Hanıma yatak odasına almayalım diyorum. Ama kedi de kapıda ağlıyor o zaman. Gönül elvermiyor.
Ya bu yaş aldıkça o miskin uykuculardan olur değil mi:) iki günde uyku kalmadı bizde.
+1
emre513
(11.10.25)
ilk 1 sene bu şekilde idare edeceksiniz. ben sokaktan yavru sarman almıştım, bir müddet sonra arkadaşıma vermeye karar verdim çünkü huzur bırakmadı evde yaramaz çocuk gibi her şeyi indiriyordu neyse sonra vazgeçtim vermedim. şimdi 8 kilo bir obeze dönüşü hareketsiz takılıyor :D
bir sakatlık yaşadı o yüzden zamanla obeze döndü ama yine de kontrollü mama verin.
bu arada ilk 6 ay tabağı hep dolu olsun. ondan sonra kontrollü verin.
+1
neira
(11.10.25)
büyüdükçe biraz durulur ama tamamen geçmez. kediler gece avlanır. o yüzden gece vakti yorgan altındaki ayağa saldırma, sabaha karşı evde oyuncak bulup patır kütür onunla oynama gibi şeyler sonraki yaşlarında da devam edebilir.

ama kendisiyle ilgilenen olmayınca ben de gidip yatayım bari diyecek zamanla.

odaya almamazlık etmeyin.
+1
kibritsuyu
(11.10.25)
O kapıyı kapatmazsanız ömür boyu sizi çok yorar söyleyeyim. Ya kapınıza Amerikan filmlerindeki sokak kapılarında gördüğümüz kedi köpek kapısı yapın böyle sallanan bir kapı hani, ya da kediyi dışarıda durmaya alıştırın, gerçekten rahat bırakmaz sizi. İçeride misafiriniz olur odanızda kapınızı kapatır sevişmek istersiniz taciz eder kapıyı açtırır, açarsınız çıkmaz, çıkar girer çıkar girer çıkar girer... çeşitlemesi de çok bu olayların. Benim odamın kapısı kapanmıyor maalesef, evde 4 kişiyiz ve herkes kapısını kapattığı için benim odamın kapısı kapanmıyor, çünkü ulaşabildikleri tek "güçlü" canlı benim (mama vermek su vermek ilgilenmek güven vermek vs).

Evde sizden başka kimse yoksa ve siz de odanızın kapısını kapatırsanız evet ciyaklayacak ve o ciyaklama hiç bitmeyecek, çünkü "canlılar içeride!" Tuvalete gittiğinizde peşinizden tuvalete girip başınızı bekleyen bir tür bu. Hele bir de minicik, hâlâ anneyi kardeşleri arar... of bilemedim.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Kısırlaştırana kadar böyle. Sonra rahat.
0
gobekliraki
(11.10.25)
benimkiler de sokaktan aldığımda 6 aylıklardı. 1 yaşlarına kadar deli gibi koşturup duruyorlardı. ben uyurken kafamın üstünden uçuyorlardı birbirlerini kovaladıkları için. yüzüme, göğsüme basa basa... 1 yaşında aniden sakinleştiler. 1 yaşı bekleyin :)

şimdi 5 yaşındalar. tabii bazı geceler kudurmaya devam ediyorlar. dönem dönem huyları değişiyor. bir ara kapıyı asla kapatamıyordum ağlıyordu birisi. bir ara umursamadı hiç. son zamanlarda ikisi de tepemde uyuyorlar, önceden aynı oda içinde ama daha mesafeliydiler falan. ilk günden beri çok iyi anlaşıyorlardı, son zamanlarda kavga etmeye başladılar. değişiyorlar işte sürekli. :D
0
art cat chocolate
(11.10.25)
Evet aynısı göğsüme basa basa tepemdeler. Uyku kalitem çok düştü:/
0
🌸emre513
(11.10.25)
Öncelikle hayirli olsun. Bizim kiz 6 yasinda biz de 3 ayliga dogru aldik. İlk geldiginde asiri miv miv ciglik atarak miyavliyordu biz odaya sokmuyoduk cok minik, uyurken ezeriz diye. Sonra geceleri eşim kalkip oynamaya basladi ama birakip yatinca yine ayni oluyordu. Biz de oturma odasina mamasini suyunu kumunu koyup kapiyi kapatmaya basladik mecburen. Sonra gelemedigi icin miyavlamamaya basladi. Birkac gun sonra alisinca o huyu da gecti. Simdi serbest ama yine odaya almiyoruz ezeriz diye yine de gelmek istemiyor zaten.
0
matilda
(11.10.25)
(20)

Toksik ilişki- ne yapmalı

gobekliraki
Dün ayrıl-barış olan kız arkadaşım aradı, sabah saatinde. Morali çok kötüydü ağlıyordu falan, iş yerinde patronuyla vs bir sürü problem yaşamış iş küfürleşme boyutuna varmış. Dertleşmek istedi. Bizim ilişkimiz biraz değişik, hem toksik ama hem de ahiretlik gibi düşünebiliriz. En en zor zamanlarımızd
Dün ayrıl-barış olan kız arkadaşım aradı, sabah saatinde. Morali çok kötüydü ağlıyordu falan, iş yerinde patronuyla vs bir sürü problem yaşamış iş küfürleşme boyutuna varmış. Dertleşmek istedi. Bizim ilişkimiz biraz değişik, hem toksik ama hem de ahiretlik gibi düşünebiliriz. En en zor zamanlarımızda, ölümlerden döndüğümüzde bile her zaman birbirimizin yanında olduk, cümle alem de bilir bu durumu.
Neyse sabah gittim aldım, sarhoş. İçmiş sabaha kadar, bana zorla saat gündüz 11de mekan açtırdı rakı içicem diye. Başladı dertlerini anlatmaya ama iş döndü dolaştı sürekli bizim ilişkimize geldi. Ya diyorum gülüm senin sıkıntın ben miyim iş yerin mi? "Her şey" gibi saçma cevaplar verdi. Bardaklar kırdı falan. Neyse hesaptan sonra aldım bana getirdim. Evde de önce gayet iyi dertleşme, ben yol göstermeye çalışıyorum falan, sonra bir anda patlamalar ana avrat küfürler, ne haysiyetim kalıyor ne adamlığım vs. Dilindedir ama onun onu da biliyorum. Sonra tekrar bir anda öpmeye bağlamaları falan ambale oldum. Güç bela uyuttum. Telefonunu da kapamış, kızı arayan arayana, herkes merak içinde. Arada 3-5 kişi de beni arıyor, o telefonu açarsan kendimi aşağı atarım güllü gibi diyor. Yapar da. Ben de açmadım tabi kimsenin telefonunu. Şimdi uyuyor ama benim gözüme damla uyku girmedi, hatta bana zorla aldırdığı rakıyı açtım gece hala ona devam ediyorum (güç bela içmesini engelledim, yemek falan yaptım bolca karnı dolunca canı istemedi). Bikaç saate uyanacak, benim tahminim şu ki o tekrar barıştık (ilişki anlamında) zannedecek ama ben böyle bişey istemiyorum. Nasıl davranmam gerektiğini de bilmiyorum. Hayatımdan da çıkarmıyorum, çıkarmam da.
Mesela dün tutturdu hadi evlenelim diye. Ama nasıl ısrar. 3 cümleden sonra es verip aybı şeyi tekrarladı hadi evlenelim diye falan. Ben laf ebeliği yapınca başlıyor hakarete "Ben yarın ilk gördüğüm adamın altına yatayım da sen beni kaybetmek ne anla" falan gibi arabesk laflar.
Ruh hali zaten iyi değil, ama sanki tüm ihale benim üstüme kalmış gibi. Nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum artık.
-9
gobekliraki
(11.10.25)
Abi salman lazım bırak gitsin eğer istemiyorsan komple söyle yoksa senden sürekli beklenti içinde olacak
ikimizin de iyiliği için komple bağları koparmak tek çare gibi
+4
basond
(11.10.25)
Ya öyle de o kadar şeyden sonra nankörlük gibi geliyor bana.
-3
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Bu toksik değil kanser ilişki. Ben en yakın arkadaşımı bile bu kadar çekmem. Dehle gitsin.
+1
mikahakkinen
(11.10.25)
Bu uzaklaştırma aldığın değil mi?
0
Kahvedesu
(11.10.25)
@kahvedesu evet
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
ya gönder gitsin sen misin alemin enayisi? ortalık düzgün kız dolu.
+1
shadex
(11.10.25)
"Hayatımdan da çıkarmıyorum, çıkarmam da." böyle düşündüğün ve devam ettiğin sürece. o rezillikleri ve küfür kıyamet halleri yaşayacaksın. hatta daha beterlerini.
+1
koela
(11.10.25)
Başkasının ardını toplayan, her derdine koşan bu "kurtarıcı" rolünden kendini sıyırman gerek
0
grimavi
(11.10.25)
dilinde ya da değil "Ben yarın ilk gördüğüm adamın altına yatayım da sen beni kaybetmek ne anla" bu cümleyi kuran biri ne halde olursa olsun sokağa atmadığın sürece sana her şey müstahak kusura bakma.
+3
matilda
(11.10.25)
Bütün bunları tam da senin hayatına yeniden girmek hatta gerçekten evlenmek için yapıyor olmasın, bu kadar öfkeler, kontrolsüzlükler, hır çıkarmalar, bu kadar içmeler, kendini kaybetmeler...

Hayatımdan çıkarmadım çıkarmam demişsin ama "hiçbir şeyin" olan birinin bütün bu davranışlarını çekmeye hazır mısın? Yeni bir ilişkin olsa neler olacak, yeni sevgiline zarar verebilir mi... bilmem, bence senin bağımlılık sorunun ondaki alkol bağımlılığı olup karşına gelmiş. O alkolden sen de ondan (ona olan bağımlılığından) kurtulmalısınız gibi.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
muhayyer divan+1 , bence de konu evlilik olabilir. krizi bunun için kasten yaratmıştır diyemem , ama hayatında kötü giden her şeyin faturasını "istediği adamı" nikah masasına oturtamamasına bağlıyor olabilir.

hayatının neresinde tutacaksan o konuda açık olsan kadın da bu konuda netleşebilir diye düşünüyorum. son derece sağlıklı görünen kadınlarla bile evlenmek pek akıl kârı değil bu düzen içinde. bardak çanak kıran bir kadın, kimseden evlilik bekleyemeyeceğini gayet iyi bilir. maksat kötü giden hayatının faturasını kesmek, yükü "evlenmeyen" erkeğe aktarmak.
0
loch ness
(11.10.25)
@muhayyer seni severim ama genelde cevapların aşırı iddialı ve keskin oluyor, tüm teşhisi koymuş gibi sanki Bi havalar. Alkol bağımlılığını nerden çıkardın şu sorumda cidden merak ediyorum.
+2
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Abi annenle kızkardeşin ne diyorsa onları dinle. Onları dinlemediğin sürece sen daha buralarda çok sürünürsün.
+2
i'm gonna start a revolution from my bed
(11.10.25)
@i'm gonna start

Onlara kalsa ohooo bi kaşık suda boğarlar.
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
bence sen ilişkideki konumundan memnunsun her ne kadar rahatsız olduğunu yüzeysel olarak belirtsen de bu kişiyle bağını kopartmak istemiyorsun.

seninle evlense de memnun olmayacak ve onu kurtarmış, korumuş olmayacaksın bir şeylerden. hayatı böyle yaşayan biri demek ki.

iş yerinde neden küfürleşiyor en basitinden, bi insan profesyonel olmayı neden denemiyor (kesin başkaları suçludur bunda da, onu mecbur etmişlerdir vs) sonra kendisini alkole veriyor ve yazdığın diğer her şey.

hepimiz bi şeylerle oyalanmayı seçiyoruz işte yaşamak için, sen ve eski sevgilininki de bunlar.
0
deartheodosia
(11.10.25)
@dearthrodosia çok güzel yazdın teşekkür ederim. Ama inan memnun değil de mecbur gibi hissediyorum ve bundan kurtulamıyorum.
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Bu meselede sadece patron haklı. belli ki iş yerinde de bir uyumsuzlukları var.

Nuri alço'nun nevriye budak'a sahip çıkması bile daha anlaşılabilir:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(11.10.25)
@gobekliraki

Öğlenin 11'inde rakı içecem diye tutturmak, geceden beri içmek sarhoş olup sana bulaşması... bu kadar uzun süre içebilmek hem de bir kadın bedeni... bağımlılıktan başka bir şey değil ki bu? Anlamayacaz mı sanmıştın, onun bağımlı olduğunu sözle ifade etmek mi ağır geliyor (hem de sana), problem ne onu anlamadım. Bir teşhis koymuş veya kesinlik ifade etmiş gibi de konuşmamıştım. Tamam bana gıcık olabilirsin de onun bağımlı olduğunu düşünmemin nesi sorun? Bağımlı değil deyip çıkabilirsin?
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Hicbir seye mecbur degilsiniz, esasinda sorumluluk almamak ve kendinizi kurban olarak nitelemek icin boyle bir hikaye uydurmus gidiyorsunuz. Oncelikle yaptiginizin sorumlulugunu alin, ben eski kiz arkadasimla bu sekilde bir iliskiyi yasamayi seciyorum demeyi ogrenin. Bu sekilde hem yaptiginizin sorumlulugunu almis olursunuz hem de baska bir secim yapabileceginizi idrak edeceginiz icin bu size guc verecektir. Su haliyle Irade Gucunuzu sizden bagimsiz unsurlara teslim etmis oluyorsunuz. Eger baska bir turlu iliski ya da yadam istiyorsaniz baska bir secim yapacaksiniz, ayni seyleri yaparak farkli sonuc beklemek bir tur delilik ve yazdiginiz seyin kolay/kisa bir cozumu yok. Ayrica Ofke Dansi'ni okumanizi da tavsiye ederim. Ve sinir sisteminizin, bedeninizin, psikolojinizin bu tur iliskileri sevgi/ask olarak nitelemeyi, bir tur dopamin olarak benimsemeyi nerede ve neden bu sekilde ogrendigine bakmak saglikli olacaktir.
+1
kassiopeia
(11.10.25)
Ne yapmalı diye kime sorarsan sor, sana ne derlerse desinler, sen yine gidip kendi bildiğini okuyacaksın. Aklın yolu bir, kimse böyle bir tavıra maruz kalmamalı. Sende biraz travma bağı oluşmuş, bazen böyle inişli çıkışlı ilişkilerden bu bağı koparamadığın için kurtulamıyorsun kolay kolay. Çocukluğunda sevgiyi kaybetme korkusu yaşadıysan böyle kaotik ilişkilere dayanıklı oluyorsun, gerçek aşk böyle olmalı diye düşünüyor olabilirsin, huzurlu ilişkiler sıkıcı geliyor olabilir. Bu tür ilişkiler insanın kendi içindeki bir tekrarı fark etmesi için yaşanıyor bence, bu ilişkiden bir ders alman lazım. O dersi alamazsan bu insanla ilişiğini kessen bile bir sonraki ilişkide yine benzer profilde birisine tutulabilirsin.

Bu kadarını asla yaşamadım, benim yaşadıklarım bunun çeyreği falan olabilir sadece ama lisede ve üniversitenin ilk dönemlerinde böyle ilişkilerim olmuştu. Kaosun aşk olmadığını fark ettim, sevgimin acıya katlanmakla ölçülmeyeceğini öğrendim. Sevginin karşındaki insanı değiştirmek değil, onun kendi yolunu bulmasına alan açmak olduğunu öğrendim. Bu kadın da senin içinde çözülmemiş bir duyguyu temsil ediyor. Onu bir şekilde bulman lazım, kafanda bir ışık yanması lazım, eureka moment lazım. O olunca özgür kalacaksın. Öbür türlü siz böyle kavga kıyamet devam edersiniz maalesef. Ahiretlik diyorsun, hep birbirimizin yanında olduk diyorsun anlıyorum ama huzur da lazım insana. böyle küfürleri böyle lafları kimse hak etmez
+2
kullanicadi
(12.10.25)
(7)

Samsung F/P Uygun telefon

muhayyer divan
Tavsiyelerinizi alabilir miyim?Huavei'den özgürleşmesine çok az kalmış bir arkadaşıma telefon bakayım dedim ama ben de anlamam. Burada bu işin ehilleri var, rica etsem uygun fiyatlı bir feepee ürünü tavsiye eder misiniz, bütçe 20.000'e kadar diyelim. +/- 20.000 olarak bilginiz var mı?Ek: sevgili cev
Tavsiyelerinizi alabilir miyim?

Huavei'den özgürleşmesine çok az kalmış bir arkadaşıma telefon bakayım dedim ama ben de anlamam. Burada bu işin ehilleri var, rica etsem uygun fiyatlı bir feepee ürünü tavsiye eder misiniz, bütçe 20.000'e kadar diyelim. +/- 20.000 olarak bilginiz var mı?

Ek: sevgili cevaplayan 3. kişi, beni engellediğin için cevabını göremiyorum. Sadece bir rakam olarak görünüyorsun, bu duruma üzüldüm.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
samsung s24 fe
+3
tabudeviren
(11.10.25)
Giriş seviyesinin bir adım üzeri olsun uygun fiyatlı olsun denirse 16.000 TL civarına A36, amiral gemisi kıvamında özellikleri olsun ama fiyatı amiral gemisi kıvamında olmasın denirse 28.000 TL civarında S24 FE alırdım.
+1
10551037
(11.10.25)
Honor 400
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.10.25)
A56 aslında güzel telefon ama fiyatları arttı, bence kasım dönemine hazırlık yapıyorlar, yani tekrar indirime girer. A56 ilk çıktığı zaman biraz daha verir s24fe alırız deniliyordu. şimdi s24 fe yükseldi. A56 daha az yükseldi.
+1
hoot
(11.10.25)
3. cevap 'Honor 400' yazmış.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.10.25)
a serileri iyidir. a52 53 54
0
mikahakkinen
(11.10.25)
@abbaba

Yani?
0
🌸muhayyer divan
(11.10.25)
(32)

Kaç kişi tarafından engellenmişsiniz?

sekizdokuzon
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum. Sizi kaç kişi engellemiş?Teşekkürler.
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum.

Sizi kaç kişi engellemiş?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(10.10.25)
Sıfır

Edit: dokuzmuş:)))
+1
Kahvedesu
(10.10.25)
1 kişi engellemiş onu fark ediyorum ama sadece 1 mi daha mı fazla bilmiyorum. Nasıl bakılıyor onu da bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
İstatistiklerden bakılıyor.
+2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
istatistiklerin neresinde, ben göremedim?
0
der meister
(10.10.25)
Ben >> İstatistikler >> Az aşağıda, favori duyurularının altında
0
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
teşekkür ederim. beni 15 adet sevgi ve insanlık düşmanı engellemiş, canları sağolsun...
0
der meister
(10.10.25)
11.

Aslında 10 kişiydi, dün senin " kaç kişiyi engellediniz?" soruna cevap yazınca 11 oldu. Artış bekliyorum.
+1
rock n roll
(10.10.25)
10 olmuş. Ne ettim size
+1
benaslindayohum
(10.10.25)
3 ve bugüne kadar tek bir tartışmaya dahil olmadım. hatta doğru dürüst yazmam bile genelde okurum :)
+3
pide
(10.10.25)
3 kisi engellemis :D
Birilerinin onemsemesi <3 ben asdgag
+2
sey mi dostum
(10.10.25)
1 kişi engellemiş.

Hukuki sorununa beleş çözüm arayan birine tepki göstermiştim, sanırım o değil çünkü duyurusunu görebiliyorum. Fırsattan istifade ben engelledim kendisini. Bu nedenle benim de engellediğim kişi henüz 1 ama zamanla artacaktır.

Farklı rumuzlarla gelen bir akıl hastası (sanırım gerçekten hasta) vardı, denk geldiğim anda engelleyeceğim. Bir de garip rumuzlar kullanan tipler var ve gerçekten garip sorular soruyorlar, onlar da radarıma takıldıkça itinayla engellenecekler arasında.
0
10551037
(10.10.25)
O değil de Shepard resmen HAYATIMIZDAN ÇIKTI, inanabiliyor musunuz?
+9
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
bak samimi söylüyorum ben 13 senedir filan buradayım. eskiler varsa hatırlar, 17 yaşındayken polonya vize başvurusuna giderken giyeceğim tişörte kadar buraya sormuştum. bir nevi duyuru'nun elinde büyüdüm. shepard kadar pislik birini görmedim. kaç kere mesaj attım. adres ver, geleyim görüşelim dedim. gerçekten amacım kavga etmek bile değildi, yani madem bu kadar agresif ve gıcık bir adamsın, her yazdığımıza böyle nefretle cevap veriyorsun, görüşelim dedim. politik olarak da zıt kutuplardayız zaten. ben komünistim, o kapitalistin allahı. dedim ki kardeşim beni misafir et, görüşelim, sen nasıl iş yapıyorsun, GERÇEKTEN merak ediyorum bunları, görmek istiyorum. yapacağın tek şey bana bir çay ve çorba ısmarlamak.

yok. adam hepsini reddetti. dövüşelim dedim, insanca buluşalım dedim... hepsini reddetti. üstüne gelip her duyurumun altına sıçmaya devam ediyordu. sanırım hala yapıyor ama engellediğim için görmüyorum. duyuru'da gördüğüm ilk akıl hastası değil ama en özeli diyebilirim. diğerlerinde hiç değilse insanlığın kırıntısını görebiliyordum, dövüşelim deyince "gel amk çocuğu" diyorlar veya geri vitese takıp susuyorlardı. bu kadar pervasız, bu kadar ahlaksız, bu kadar klavyesine güvenen rezil bir bit yavrusu hiç görmemiştim.
+8
der meister
(10.10.25)
iki kisi imis..
+1
cooperr
(10.10.25)
@der meister: yemin ediyorum dünyanın en ılık gtlü insanıyım ama benim bile bu herifi ıslata ıslata dövesim gelmişti.
-2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
1
+1
ermanen
(10.10.25)
5 çıktı. Daha çok bekliyordum :))
+1
muhayyer divan
(10.10.25)
Bir. Bizi shephard'dan kurtaran compu'dan Atatürk razı olsun. Acaba onu kaç kişi engelledi?
+3
herzan
(10.10.25)
1. Çok şaşırdım bu kadar az olmasına
0
denizgonen
(10.10.25)
1 imiş, şaşkınım.
0
Amaranta ursula
(11.10.25)
sözlük hesabımı kimse engellememiş, zaten bir iki yıldır aktif kullanmıyorum bu hesabı. 16 yıl önce açmışım hesabımı, vay arkadaş.

aktif kullandığım hesabım ise 1 kişi tarafından engellenmiş. 12 yaşındaymış, ona da vay be. o hesabı neden açtım bilmiyorum ama anonim olarak sormak istediğim sorular için açmıştım zamanında, bilhassa ilişki üzerine. sonra gerek olmadı ana hesap olarak kullanmaya devam ettim gerçi. muhtemelen bir ilişki sonrasında peşpeşe ayrılık soruları sorduğum için engellemişlerdir.
0
dahinnotha
(11.10.25)
1
Ne yapmış olabilirim acaba engellenmek için deli gibi merak ediyorum şu an :):)
0
mutekebbir
(11.10.25)
2 kişi engellemiş, vallahi şaşkınım :):
0
Phoebe
(11.10.25)
1 kişi engellemiş. Kim olduğunu ve niye engellediğini merak ettim doğrusu =)
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
2 kişi engellemiş.beni nerden bulup engellemekle uğraşmışlar şaşırdım.
0
duptıs
(11.10.25)
Yoğun aktif zamanlarımdan kalan 5 kişi engellemiş beni bende heralde onları engelledim mallar listemde 5 kişi var hiçbiri aktif değil
0
basond
(11.10.25)
2 kişi engellemiş. kim bilmiyorum. şaşırdım açıkçası beni kimse engellememiştir diye düşünmüştüm. neyse sağlık olsun. kalan sağlar bizimdir.
0
matilda
(11.10.25)
4. şaşırdım :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.10.25)
sıfır (0)
0
pislick0
(11.10.25)
1
nedenini bilmiyorum. bir iki soruma troll müsün demişlerdi gerçi, sarhoşken kime ne sorduysam artık.

eskiden nasıl engelliyorduk? mallara ekle diye bir şey vardı, o muydu? ama bir işe yarıyor muydu ki sadece mesaj atmasını engellemiş oluyorduk.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Bu güncelleme ilk geldiğinde beni engelleyenlerin sayısı sıfırdı, dün baktım bir kişi engellemiş. Kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok, pek kimseyle ters düşmedim burada.

Ben sadece bir kişiyi engelledim ki kendisi muhtemelen duyuruda en fazla engellenen kişilerden birisi. Bana mesaj atıp saçma sapan konuşmasaydı belki yine de engellemezdim, görmezden gelirdim
0
kullanicadi
(12.10.25)
Ulan beni de 3 kişi engellemiş, kim bunlar yazın konuşalım kardeşim kime zararım dokundu bileyim!
Gerçi engellediyse göremiyor bu cevabı dimi, vay ams...
0
Bruce
(14.10.25)
(11)

alnımdaki leke

der meister
dostlar iyi akşamlar,o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov
dostlar iyi akşamlar,

o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov cosplay'inin ardından herhangi bir müdahalede bulunmaksızın normale döndüm, yani düzelmesi için herhangi bir şey değiştirmedim. ilgili fodo,

prnt.sc

canım anam kendini yerden yere vurdu işte sen iddaa oynuyosun içki içiyosun sigara içiyosun gomaniz faaliyetler içerisindesin allah belanı verdi vs. diye ama neticede kendiliğinden geldi ve sonra geri gitti... şu an 31 yaşındayım, o zamana kıyasla daha bile sağlıksızım ama kafamdaki bu leke tümüyle yok oldu.

bunu siz bir şeye benzetebildiniz mi? temre diyen oldu ama bilmiyorum. bunu da eski fotoğraflara bakarken buldum, o yüzden paylaşmak istedim. şu an alnım tertemiz, böyle bi şey yok ama 1-2 sene böyle dolaştım.

***

konuyla direkt bağlantısı bence yok ama şunu ekleyeyim, bu olay geçtikten sonra işe girmek için sağlık raporu almam gerekmişti. doktor orada karaciğer enzimlerimin çok kötü olduğunu ve acilen toparlanmamı söyledi. yalnız bu olay gerçekleştiğinde bu leke çoktan yok olmuştu... ben açıkçası o dönemde (pek alışık olmadığım şekilde) çok içtiğim için böyle bir sorun yaşadığımı varsaymıştım. ama resmi bir muayenede doktor "ciğer bitik" dediğinde bu leke çoktan yok olmuştu. ben o yüzden iç organlarla, en azından karaciğerle ilgisi olmadığını düşündüm.
0
der meister
(10.10.25)
Doğduğunda alnında bu leke vardı da sonradan kaybolduysa yeniden görünüp kaybolmuş olabilir. Benim burnumla gözüm arasında kıpkırmızı büyük bir ben varmış, birkaç yıl kalmış sonra geçmiş, 30'larımda belirginleşmişti, bazen neredeyse kırmızısı belli oluyordu, sonra yine geçti. Belki böyle bir şeydir.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam ben 94'lüyüm, o döneme ait fotoğraflarım da var, hiçbir şekilde bu tür bir leke bulunmamış vücudumda. belgelerle sabit. bu dediğim olay 29-30 gibi patlak verdi, bir müddet canımı sıktı, sonra kendiliğinden yok oluverdi. yani bir yandan "artık yaşlandın böyle şeyler olur" deyip geçmek istiyorum ama diğer taraftan da böyle bariz bir "mesaj" belki bir şeylerin göstergesidir, ne olduğuna bakmak lazım diye düşünüyorum ama onun vakti de geçti... şimdi doktora gidip "ya iki sene önce aha kafam böyleydi" dersem deli muamelesi görüp kovulabilirim sanırım.
+2
🌸der meister
(10.10.25)
Peki lekenin çıktığı dönemi hatırlıyor musun, o günlerde neler yaşamıştın, çok dikkat çekici,çok önemli, çok tuhaf vs vs bişeyler varsa belki onlarla ilgisi vardır.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam açıkçası hayatımdaki her şey aşağı yukarı aynıydı diyebilirim. bunu ben de düşündüm ama bir sonuca varamadım. genel olarak zaten stresli bir insandım. hiçbir şey değişmedi diyebilirim.
+1
🌸der meister
(10.10.25)
Egzama, mantar gibi bir şey olabilir mi gelip gittiğine göre?
0
sadakatsiz
(11.10.25)
google aramalarim en yakin olarak su sonucu veriyor: tinea versicolor
bir tür mantar.
ama doktor degilim tabii ki, bu da bir teshis degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.10.25)
secde izi bu, dini bütün müslüman bir kardeşimizmişsin.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Mantar
0
abuzer
(11.10.25)
mantar neden olur peki? yüzümüze de kimse oturmadı ki yani gitmiş alnımda çıkmış bi de
0
🌸der meister
(11.10.25)
Ahahah, başlık 80ler türk filmi gibi...

Mantar olduğunu tahmin ediyorum ben de. Mantar diyince aklınıza direkt ayak, kasık, tırnak mantarları gelmesin. Binlerce çeşidi var. Muhtemelen mantardı. Vücudun çeşitli yerlerinde bir gecede oluşuyor. Bir dönem kalıp gidiyor.

O dönemde şapka falan kullanıyor muydunuz yahut çok güneşe çıkmadınız mı? Tabii envai çeşidi var. Benim oyum mantardan yana. Keşke o dönem cildiye bir baksaydı. (Varsa tanıdık dermatologa gönderin, şıp diye söyler)

(Bu arada hangi ara 31 oldu senin yaş? Kendimi moruk hissediyorum şu an)
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
Vucufumuzda kendiliginden bulunuyor zaman zaman ortaya cikipkayboluyor. Bazen gece avuc icinde cikar ertedi gun gecer. Normal cilt florasi
0
abuzer
(12.10.25)
(11)

Nasıl deşarj oluyorsunuz

arbre
Neler yapıyorsunuz? Ben 6 gün çalışıyorum. Şikâyetçi değilim. Spor her gün yaptığım bir şey. Sevgili zaten yok. Sosyalliği çok sevmiyorum. Özellikle hafta sonları enerjinizi attığınız, sizi yenileyen neler var? Sağ olun.
Neler yapıyorsunuz? Ben 6 gün çalışıyorum. Şikâyetçi değilim. Spor her gün yaptığım bir şey. Sevgili zaten yok. Sosyalliği çok sevmiyorum. Özellikle hafta sonları enerjinizi attığınız, sizi yenileyen neler var? Sağ olun.
-3
arbre
(10.10.25)
Bu konuda tüm türkiye tek yüreğiz. 30 una kadar erkekler oyun ve maç muhabbeti, kadınlar dizi , saç ve kıyafet muhabbeti.
30 dan sonra çoluk çocuk çarşı pazar kurs kıl tüy. Hava iyi olursa kır yürüyüşü ve piknik. Hobi zart zurt hepsi bitiyor. Heves kalmıyor.
0
luluki
(10.10.25)
Olmuyoruz. Bütün günün kinini, kırgınlığını, öfkesini gece yatmadan önce "unutma, o bunu yaptı" diye diye uyuyoruz.
0
rakicandir
(10.10.25)
en çok spor ile. ağırlık kaldırma. yaparken müzik dinleme.

onun dışında gezmeler/seyahatler ve seyahatlerdeki deneyimlerim.

bazen gaming.
+1
ermanen
(10.10.25)
Eşimle dizi izlemek,arkadaşlarla online oyun oynamak. maç da izliyorum fakat beni deşarj etmiyor.
0
biravekahve
(10.10.25)
Yorgunluktan erkenden uyumak ve alarmsız kalkmak
0
basond
(10.10.25)
Ben deşarj olabilen biri değilim maalesef, üzüntümü öfkemi dibine kadar kanırta kanırta yaşarım, içimden şöyle fırçalaya fırçalaya geçmeden bırakmaz.

Arkadaş bulursam belki müzik yaparım, yoksa yemek yerim evde iş yaparım şu bu. Çoğunlukla yalnız kalmayı tercih ederim, çünkü dışımdan belli olur olumsuz enerjim, bulaştırmak istemem.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
Eskiden benim deşarj alanlarım festivallerdi, film festivali, tiyatro, bienaller… hepsini deli gibi takip ederdim excel listeleri hazırlardım o bile beni motive ederdi.
Artık keyif alabileceğim hiçbir şey kalmadı.
Bomboş bir hayat yaşıyorum bomboş…
Belki kitap diyebilirim buna o da eskisi gibi zaman ayırabildiğim bir şey değil maalesef.
Bir de müzik dinleyerek yürüyüş yapmak iyi geliyor.
0
mutekebbir
(10.10.25)
Yürüyerek.
+1
Amaranta ursula
(10.10.25)
Çocuk olduğundan evde deşarj olma şansı olmuyor. İşim rahat işte dizi izliyorum, kitap okuyorum. Öğle araları yürüyorum. Haftasonları da evde premier lig ve F1 izleyerek deşarj olurum. Ayda bir arkadaşlarımla içerim.
+1
mikahakkinen
(10.10.25)
Spor.
Is arkadaşlarım ile üst düzey yönetimlerin giybetini yapmak.
Northern exposure, mortimer and Whitehouse gone fishing, clarksons farm falan izlemek.
0
logisticsmanager
(10.10.25)
Pegasus' un en ucuz kampanyaları ile 2-3 günlük yurtdışı gezileri. cuma-pazar.

günlük hayatta da inanılmaz cringe şeyler izlemek beni çok rahatlatıyor. esra erol, müge anlı filan. bir de yemek yapmak.
0
galahad reloaded
(11.10.25)
(6)

sinirliyim (instagram)

flowerday
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan bir olay geldi. koreli bir bebiş vardı çok tatlı. kadının teki (ispanyolca yorum yazıyor) sürekli çocuğun postlarının altına koca kafalı yazıyor veya makyaj yapmış maymun gifi falan atıyor. bir postta da çocuğa şişman, çirkin falan yazınca benim de kafam attı. çocuk çok şirin ama senin için de dışın da çirkin diye yorum yazdım. bir on gün geçmiştir, tam gününü hatırlamıyorum. kapatmalarının nedeni bu diye düşünüyorum. muhtemelen şikayet etti. onun dışında sayfaların altına çocuklar için de hayvanlar için de yorum yaptıysam hep "çok şirin" tadında yorumlar. bir bu yorum böyleydi. şimdi bu insanlıktan nasibini almamışın hesabı duracak, benimki kapanacak öyle mi? allah belasını versin. bine yakın takip ettiğim hesap vardı. login olamadığım için o sayfaları da yedek alamıyorum. mesajlar da gitti. ne olacak şimdi?
0
flowerday
(09.10.25)
Haklısın. Ben sosyal medya platformu patronlarının (kaç kişilerse artık...) özellikle Türklere ırkçı politika uyguladığına inanıyorum. Benzer şekilde hesabı kapatılan çok insan biliyorum. Neye göre yaptıkları belli değil, delikanlı gibi arkasında da durmuyorlar yaptıkları şeyin. Bunu ırkçılıktan başka bir şey açıklamıyor maalesef.
-1
muhayyer divan
(09.10.25)
Bin tane bebek çocuk takip ediyorsan pedofili şüphesiyle kapatılmış hesabın. Muhtemelen şikayet edilmişsin incelenince cidden de kapatılmaya bir sebep gibi duruyor.
0
kaptan maydanoz
(09.10.25)
@kaptan maydanoz ben "bin tane bebek takip ediyorum" mu dedim? bunun rahat 960 tanesi evcil hayvandır. o da çok gibi görünebilir ama instagram sürekli başka hesaplar önerdiği için "a bu da çok tatlıymış", "yazık bunun takipçisi azmış moral olsun" diye diye dört senede bu kadar çok hesap takip ettim. çoğu da hesapların kore'dendi. çünkü onlarda inanılmaz sayıda evcil hayvan hesabı var. inanılmaz komik, özenli, eğlenceli videolar vardı. günlük stres attığım bir alandı. o yüzden çok üzüldüm.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
bence dediğim sebepten kapandı. kadın, iğrenç bir kadın. küçücük bebeğe bir sürü yorum yapmış. çirkin, koca kafalı ne demek ya. gıcık olduğum şey, onun hesabının açık dururken benimkinin kapanması. takip ettiklerimin belli başlıların ismini hatırlıyorum ama çoğununkini hatırlamıyorum. çoğu, yandaki benzer sayfalardan eklediğim hesaplardı. instagram'ın inanılmaz saçma bir hesap kapatma politikası var. alanında tekelleşmiş bu tür uygulamaların böyle ali kıran baş kesen tarzı hesap kapatma yöntemleri oluyor. çok adaletsiz.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
pedofil olabilir şüphesinden önce anne babaları çocuklarını paylaşmasın madem?

fake görünen hesapları kapatıyorlar. bence 1 yorumdan dolayı kapatılmamıştır ama hiç paylaşım yoksa falan sahte hesap nedeniyle kapatılmıştır.
0
deartheodosia
(09.10.25)
@deartheodosia elli küsür de takipçi vardı. paylaşım yoktu ama yorumlardan da etkileşim alıyordum. yüzü aşkın beğeni alan yorumlarım vardı. öyle 0 takipçi, 0 takip etmeli hesap değildi.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
(5)

Alınganlık vs kuruntu/paranoya

encokbenisevinnolur
Bu ikisinin birbirinden ayrıldığı noktalar nasıl anlaşılıyor? Ya da illa uzman gözü mu gerekir?Mesela kendisine söylenilen bir şeyi, geçmişteki alakasız bir konuyla bağlantılı algılayıp üzerine alınan kişi, alıngan mıdır paranoyak mıdır, bunu ayırt etmek mümkün mü? Olaya göre mi değişir?Ya da intern
Bu ikisinin birbirinden ayrıldığı noktalar nasıl anlaşılıyor? Ya da illa uzman gözü mu gerekir?

Mesela kendisine söylenilen bir şeyi, geçmişteki alakasız bir konuyla bağlantılı algılayıp üzerine alınan kişi, alıngan mıdır paranoyak mıdır, bunu ayırt etmek mümkün mü? Olaya göre mi değişir?

Ya da internette rastladığı bir yazı paylaşım vs.'yi kendisiyle ilişkilendirip "bana diyor" diye okuyan biri ne oluyor?
0
encokbenisevinnolur
(09.10.25)
mesela biri ortaya kötü bir laf salladı, "kesin beni kastetti" düşüncesi narsistik bir düşünce aslında. narsistik kişilik demiyorum düşünce diyorum farkındaysan. özgüvensizlikten kaynaklanıyor ama aslında özünde "herkes ve her şey benle alakalı olmalı"ya bağlanıyor. bu bilgiyi bi cebe atalım.

bu düşünce biçimi kişinin gerçeklikle bağını koparmaya başladığında paranoya oluyor. yani alınganlıkta içten içe aslında öyle olmadığını, "alındığımızı" veya kendimizi fazla önemseyip gereksiz kuruntu yaptığımızı biliriz. paranoyada ise o lafın gerçekten bize söylendiğine inanırız, söyleyen kişinin de bizi küçük düşürmeyi kafasına taktığına da.
0
nolmus yani
(09.10.25)
Alınganlık azımsanmayacak kadar yanlış anlaşılan bir şey bence. Bir konuda sana söylenen şeye olumsuz veya üzülerek cevap vermen veya yanlış anlaman alınganlık değildir, konuyu farklı anlamandır, nedense alınganlık derler. Bence böyle diyenler üste çıkmak için böyle diyorlar.

Alınganlık, sana söylenmemiş bir sözü sana söylenmiş gibi algılayıp üzülmen yani üzerine alınmandır. Çoğunlukla olumsuz anlamda olur ama olumlu anlamda alınma olayı da vardır, onlara alıngan denmiyor nedense.

Kuruntuda herhangi bir tetikleyici yeter, illa birinin bir şey söylemesi gerekmez. Mesela biri dışarıdan geldi üzerinde kırmızı bir atkı vardı aynı seninkine benziyordu ve sana kıl olduğunu bildiğin biri. İçinde biri bu atkıyı gördü, yeni olduğunu fark edince başladı konuşmaya "yeni atkı almış, aynı benim atkım gibi. Benimkinin aynısını almış. Aynı renk almış. Kesin beni kıskanıyor. Bu kadar olmaz canım, hem bana sebepsiz gıcık ol hem git benimkiyle aynı atkıyı al bu ne ya..."

Bu kuruntudur işte. Çünkü asılsız bir şeye aslı varmış gibi yapışıp didiklemektir kuruntu. Halbuki o dışarıdan gelen muhtemelen senin böyle bir atkın olduğunu bilmiyor. Sen onun bu bilgiye sahip olup olmadığını bilmiyorsun, bu net. Bilmediğin konu hakkında neden olumsuz hatta kötü fikirler üretiyorsun, hem de durduk yere? Çünkü kendini ondan yana güvende hissetmiyorsun.

Paranoya olayları konuşmaları durumları çok büyüterek kötüye yormaktır. Mesela deminki dışarıdan gelen kişi seninkinin aynısı atkıyı almakla bir şekilde sana zarar vermenin peşinde diye düşünüyorsan bu paranoyadır. Ama sadece kıskanç olduğunu düşünüyorsan bu kuruntudur. Paranoya her şeyi büyük çapta kötülüklere yorma işidir. Bir ileri adımı psikopatlıktır.
0
muhayyer divan
(09.10.25)
paranoya aşırı kuşkuyla başlayıp artık hayatını devam ettiremiyecek şekilde seni meşgul eden düşünceler. alınganlık etkisi 1 2 saat sürüp geçebilecek bir şey. bunun net bir yorumu yok ancak paronaya net olarak belli olur.

internettekini bana diyor diyen bir kişinin tavrı hareketleri gözlemlenmeli uzaktan yorumla fark edilebilecek bir durum değil.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
her gün her gün alınganlık yapıyorsa paranoyadı bence. ayda yılda bir yanlış anlama sonucu alınganlık yapıyorsa, hoşgörürsünüz, geçer gider.
0
co2s2
(09.10.25)
""Ya da internette rastladığı bir yazı paylaşım vs.'yi kendisiyle ilişkilendirip "bana diyor" diye okuyan biri ne oluyor?""

Bunu sonradan eklemişsin, ben cevap yazdığımda yoktu. Bu dediğinle ilgili şöyle bir durum var;

Normal hayatında alıngan olmadığı halde sadece bir konuda hayatla/Allah'la/Yaradan'la/vs arasında kalan bir "bana mesaj veriyor" alışkanlığı geliştirenler var, hiç de az sayılmazlar diye düşünüyorum. Spiritüellerin hayatı seyran etme, gelişmeleri olanı biteni okuma alışkanlıkları var mesela, bu okuma anlayışı çok mantıklı bir bakış açısından son derece mantıksız, hayal ürünü bir bakış açısına kadar geniş bir yelpazede gerçekleşiyor. İşte sağda solda "melek sayıları" görmek, bunu kendine mesaj olarak algılamak, ya da ne bileyim, renkler üzerinden bir anlam çıkarmak ona göre hareket etmek gibi.

Bu tarz şeyler de var ve bunlara alınganlık denebilir, ilk cevabımda bahsettiğim "konuşmalardan olumlu bir anlam çıkaranlara alımgan demiyorlar nedense" cümlesine bunlar dahil mesela.

Tamamen materyalist bir bakış açısıyla değerlendirilirse bu davranışlar paranoya veya psikopati olabilir. Ama kişilerin tamamen bilinçli ve kimseye zarar vermeden yaptıkları bir davranışsa paranoya veya psikopati olarak adlandırılamaz. İşin bu tarafı da var. Her şeye dümdüz ve %100 materyalist bakmak taraftarı değilim, insanoğlu envai üssü envai çeşit, her birinin kendine göre bir tarzı var. Her şey alınganlık olmayacağı gibi her şey illa bir şekilde adlandırılmak zorunda da değil bence.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
(10)

Yeni doğan bebeğimiz için uzun vadeli getirisi yüksek en iyi yatırım nedir

su eve bi peynir alamadin diyen fare
SB. Ne önerirsiniz? Her ay aylıktan bir miktar bütçe ayırıp düzenli olarak yatırım yapacağım kızım için. Bazı arkadaşlar altın fonu falan yazıyorlar ama çok bilgim olmadığı için sizlere sormak istedim. Ne önerirsiniz, nasıl bir yatırım yapmalıyım sizce ? Her türlü öneriye açığım, zahmet eden yazan h
SB. Ne önerirsiniz? Her ay aylıktan bir miktar bütçe ayırıp düzenli olarak yatırım yapacağım kızım için. Bazı arkadaşlar altın fonu falan yazıyorlar ama çok bilgim olmadığı için sizlere sormak istedim. Ne önerirsiniz, nasıl bir yatırım yapmalıyım sizce ?
Her türlü öneriye açığım, zahmet eden yazan herkese teşekkür ederim.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(09.10.25)
yakında ben de aynısını yapmaya başlayacağım ve amerikan hisse senetleri, kripto, altın ya da gümüş fonuyla bir sepet oluşturup her ay düzenli olarak ekleme yapacağım.
0
sir gawain
(09.10.25)
en güzeli sepet yapmak, tek bir şeye bağlanmamak
0
sweetoffice
(09.10.25)
etrafımda bir kaç kişi bes yapıyor çocuklarını, bazı bankaların kampanyaları oluyor 5k gibi bir peşinatıda kendileri yatırıyorlar çocuklar için, fon takip edebiliyorsan yatırım danışmanın iyi ise düşünülebilir.
ben besi kenardaki para olarak görüyorum önem atfetmiyorum
0
eja
(09.10.25)
Bes yapin ama cocuga degil kendinize. Siz 65 yasiniza gelip emekli oldugunuzda biriken para cocugun olur.

Besin mantiksiz oldugunu soyleyen cok var altin al koseye koy diyorlar. ama problem basin sikistiginda ya da bir araba ev alacaginda o altini bozman aslinda. beste kayip vs oldugu icin dokunamiyorsun bu da birikime zorluyor. benim icin boyle en azindan.
0
nuevo
(09.10.25)
En iyisi fon diye düşünüyorum. Tefaş sitesinde fon karşılaştırma kısmında inceleyip seçebilirsiniz, ister sepet ister bir ikisine bağlı kalırsınız. En garantici yaklaşım da para piyasası fonları oluyor fon işlerinde.
0
encokbenisevinnolur
(09.10.25)
Ağaç dikin sirke kurun ekşi maya başlayın altın ve/veya gümüş alın.

Nasıl diye sormayın, hayal edin, zaten sizin olurlarınız size gel gel eder. Günde 20 lira bile kenara atmak çok fark yaratabilir. Onunla ayda bir gümüş granül alırsınız mesela.
0
muhayyer divan
(09.10.25)
Tek para birimi var. Altın! Her şey ona göre fiyatlanır. Kardeşi de gümüştür. 1000 yıldır değişmedi.
0
luluki
(09.10.25)
öncelikle bebeğiniz ömrü uzun olsun, annesiyle babasıyla mutlu bir hayat geçirsin.

uzun vadeden kastınız nedir? altın, fonlar, BES güzel seçenekler ancak bana göre açık ara en iyi yatırım arsa almaktır. 15-20 sene sonra imara açılması beklenen arsayı bugün komik paralara alırsınız. şöyle diyeyim. zamanında babam komik bir paraya (yanlış hatırlamıyorsam, bir aylık kazancından biraz fazla bir paraya) bir tarla almıştı. yıllar geçti, müteahhite verdik, 34 tane dairemiz oldu. böyle 2 tane daha arsa almıştı, birinden 5 tane villamız oldu, biri hala bekliyor. bebeğin geleceğini garantiye alırsınız. hatta kendi emekliliğinizi de garantiye alırsınız.
0
co2s2
(09.10.25)
sürekli alım olunca risk olmuyor.

abd borsası, kripto, altın, borsa alın.

her ay örneğin 10 bin mi koyacaksınız, abd borsası 3, kripto 1,5, altın 4, borsa 1,5 gibi dağıtabilirsiniz.

ama sürekli takip gerekiyor.
0
gurur
(10.10.25)
çocuğunuzun kişisel gelişimine yatırım yapın. bilingual (çift anadilli) yetiştirin. biriktireceğiniz para ile 2. dil kazandıracak bir bakıcı tutun. hayatın ilk 7 yılı için en sağlam yatırım.
0
runaway
(10.10.25)
(4)

bu markayı ve ürünlerini biliyor musunuz?

art cat chocolate
https://www.instagram.com/fressihome/https://fressihome.com/güzel gözüküyorlar ancak kaliteli midir bilemedim. ekşi'de başlığı da yok...kullanan var mı?
www.instagram.com
fressihome.com

güzel gözüküyorlar ancak kaliteli midir bilemedim. ekşi'de başlığı da yok...

kullanan var mı?
0
art cat chocolate
(09.10.25)
markayı bilmiyorum ama trendyoldaki yorumları hoş değilmiş, ben almazdım.
0
neira
(09.10.25)
ilk kez gördüm. muhtemelen çin malı ürünlerin üzerine marka basan bir firma.
0
inheritance
(09.10.25)
inheritance+1

Alibaba'ya biraz bakınca sattıkları ürünlerin neredeyse aynılarını görmek mümkün. Ne alacağınıza göre değişir ama çok kaliteli bir şey beklememek lazım.
0
salihdt
(09.10.25)
Çok cici görünüyorlar ama fiyatları çok uygun geldiği için bana fason gibi geliyor. Kıllanıyorum. Halbuki airfryer'ı çok hoşuma gidiyor.
0
muhayyer divan
(09.10.25)
(11)

Aylar sonra date'e çıkıyorum, ne öneriyorsunuz?

sekizdokuzon
Kendim gibi mi olayım?Teşekkürler.
Kendim gibi mi olayım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.10.25)
"Hayır, biraz cilve yap. Arada dudaklarını ısır karşısında."
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(08.10.25)
Karşı tarafın dudaklarını ısırsam jdksl düz adamım
0
🌸sekizdokuzon
(08.10.25)
kendin gibi olmaya çalış. bu zaten başlı başına zor bir şey. becerebildiğin müddetçe başarılısın.
0
fyodor fyodorovic
(08.10.25)
Sevişme ihtimali var mı
0
benaslindayohum
(08.10.25)
O zaman bakımını yap:)
0
benaslindayohum
(08.10.25)
Düz adamsan kendin olmaktan başka çaren yok ki zaten...
0
muhayyer divan
(09.10.25)
Nasıl geçti? Güncelle bizi
0
kullanicadi
(09.10.25)
Adam bir tık cahildi, arkadaş olduk.
0
🌸sekizdokuzon
(09.10.25)
gabar dağının zirvesinde, mum ışığında romantik bir yemek canlandı gözümün önünde
0
bobinhoo
(09.10.25)
öneri yok, ne gerekiyorsa kendiliginden gelir o islerde :)
0
sweetoffice
(09.10.25)
arkadaş olmak nedir ya?!
0
co2s2
(09.10.25)
(27)

Ne zamandan beri sevgiliniz yok

arbre
Aga be. Güne dertli başladık. En son sevgilimden 2024 kasım ayında ayrılmıştım. 1 ay sonra bir yıl olacağını fark ettim. 1 yılı sayısız flört ve 0 sevgili ile geçirdim. Buna alışık değilim normalde. Geçen Ekşi'de bir kızla konuştum. 3 yıldır sevgilim yok dedi. Sağlık memuru, arabası var, eli yüzü dü
Aga be. Güne dertli başladık. En son sevgilimden 2024 kasım ayında ayrılmıştım. 1 ay sonra bir yıl olacağını fark ettim. 1 yılı sayısız flört ve 0 sevgili ile geçirdim. Buna alışık değilim normalde. Geçen Ekşi'de bir kızla konuştum. 3 yıldır sevgilim yok dedi. Sağlık memuru, arabası var, eli yüzü düzgün kız, toksik değil. Yine şirketimde zengin, güzel bir kadın var. Benden büyük. O da evlenmemiş. Bu işler nasıl bu noktaya geldi?
-3
arbre
(06.10.25)
Gerçek bir yanıt arıyorsak 2 yıl

Flört sayısını hatırlamıyorum arada geçen ama en son 2 hafta kadar

Valla o işlerde kalp kaptırınca ruh da gidiyor dikkat et .d
0
baldan kaymak
(06.10.25)
hiç olmadı flört de dahil. 4-5 kez reddedildim.
0
Algorix
(06.10.25)
1 aylık takılma sayılırsa aralıkta 2 sene olcak
0
nahtoderfahrung
(06.10.25)
6 yıl,
7-8 hoşlantı,
2 date,

genel anlamda çevremde erkeklerin bu şekilde,
kızların ise max 1 yıl çünkü dateler teklifler çok.
0
kararsızataletfilozofu
(06.10.25)
3 yıldır yok. lakin sevgilimsimsimsimsi bir şey var. ne olacağı belli değil. beklentim %1. bekliyorum bakalım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
2020 mart ayından beri.

flörtler çok ama hiç biri sevgili olmadı.

hayatımdaki en uzun sevgilisizlik dönemi.
0
rain when i die
(06.10.25)
Arkadaşlar teşekkür, tik attım hepinize ama gözükmüyor
-1
🌸arbre
(06.10.25)
10 aydır
0
naksidil
(06.10.25)
BENİM DE YOK. 1 YIL OLDU. 1 yıl. Dille kolay.
0
Shepard
(06.10.25)
artık kimse ciddi bir ilişki istemiyor maalesef; herkes "an"lık şeyler peşinde. konuya dönersek çok ciddi bir şey değildi ama 1 ay önce ayrıldık
0
sweetoffice
(06.10.25)
sevgili istesem bugün bulurum, abartmıyorum aksjdj. boşandığımdan beri kimse yok yani 1 yıl. öncesinde de ayrılık süreçleri, birkaç yıl denilebilir. kafa rahatlığı güzel, kimseyle ve saçmalıklarıyla uğraşmak istemiyorum.
0
deartheodosia
(06.10.25)
muhtemelen beni geçebilecek biri yoktur.
17 sene
herhalde bundan sonra da olmaz diye düşünüyorum.
0
high hopes of the sozluk
(06.10.25)
87'den beri (bin dokuzyüz olan :D)
Bunu geçin de görelim.
0
bartholomew87
(06.10.25)
Olm 17 sene, siksenyediden beri diyen arkadaşlar hikayelerini de yazmalı
0
Shepard
(06.10.25)
@high hopes of the sözlük;
2007’den beri diyerek sizi ekarte ediyorum. Bakalım beni geçecek var mı :)
(Seksen yedi yazanı saymıyorum ben doğduğumuzdan beri tutamayız bu hesabı belli bir yaştan sonrasını saymalıyız :))
0
mutekebbir
(06.10.25)
Normalde saymamam lazım da hadi sevgili sandığım kişiyi sayarsam eğer (uzak mesafe) 8 senedir yok ha yüzyüze yan yana normnal bir sevgililik dersek 2012'den beri yok.

arada flörtleşmeler, tanışmalar etmeler oldu tabi ama sevgilikle sonuçlanmadığı içim dahil etmiyoruz.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.10.25)
3 seneyi geçti galiba.

Edit: neden yalnız olduğunuzu da anlatın demişsin. Severim manitacilik işini ama bir tık da buradayım: www.instagram.com
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
7-8 yildir yok. cunku kocam var. muhahaha. (hayret kimse goygoy yapmamis)
0
taurina
(06.10.25)
taurina, sorma ya. Sevgilim yok çünkü karım kızıyor yazan çıkmamış. Normalde susmazlar. Olmayanlar neden olmadığını yazsın bari.
-1
🌸arbre
(06.10.25)
4 ay.
0
rakicandir
(06.10.25)
2014'de evlendim, o gunden beri sevgilim yok.
evde karsi cins biri var ama ne ise yaradigini arada sorguluyorum.
0
cooperr
(06.10.25)
7 yıldır yok. 2018'de evlendim.
0
ucurulmamak umidiyle
(06.10.25)
1.5 yıldır yok. Hatta 1.5 yıldır olmaya uğraşıyor ama olamıyor, kabiliyetsiz çıktı.
0
muhayyer divan
(07.10.25)
6 ay oldu benim de biz bize yeteriz duyuru kızları dm :d
0
messina123
(07.10.25)
9 ay oldu. Arada 2-3 date var.
Gelenler tek başına yaşamanın konforunu bozmaya değmeyeceğini hissettiriyor. Şimdi kimsenin nazıyla uğraşacak gücü bulamıyorum kendimde.
0
onyx
(07.10.25)
34 yıldır. Tesadüfe bakın ki ben doğalı da o kadar geçmiş.
0
amateur
(07.10.25)
Ekşicilik bitmiş. Hepinizin en az 3 konustuğu karşı cins olması gerekiyordu.
-2
🌸arbre
(07.10.25)
(9)

instagram takip talepleri

deartheodosia
istemediğim kişilerden gelen talepleri tanıdığım için mecburen bir süre sonra kabul etmek zorunda hissediyorum. yani bu kişilerle problemim yok zaten ama özel hayatımı görmelerini istemiyorum. storylerden kısıtlayınca da anlaşılıyor. yani derdin bu mu denilebilir ama canımı sıkıyor işte, siz napıyor
istemediğim kişilerden gelen talepleri tanıdığım için mecburen bir süre sonra kabul etmek zorunda hissediyorum. yani bu kişilerle problemim yok zaten ama özel hayatımı görmelerini istemiyorum. storylerden kısıtlayınca da anlaşılıyor. yani derdin bu mu denilebilir ama canımı sıkıyor işte, siz napıyorsunuz bu durumda?
0
deartheodosia
(05.10.25)
herhangi birinin görmesini istemediğim şeyleri sosyal medyada paylaşmıyorum. paylaştığım şeyler de yine sadece arkadaşlarım görebilecek şekilde ayarlı olmasına rağmen, internete yüklenen hiçbir verinin size özel kalmayacağını bildiğim için herkese açık şekilde paylaşamayacağım hiçbir şeyi sosyal medyaya yüklemiyorum.

hiçbir şekilde görmesini istemediğim kişiler de var illaki, onları da engelliyorum. yine fake profille, arkadaşının profiliyle falan görebilir elbette bunun da farkında olarak engelliyorum.
0
reanarchy
(05.10.25)
Nasıl anlaşılıyor storyden kısıtlama?
0
Kahvedesu
(05.10.25)
Kafam bozuluyor benim de. Bazen bütün cazgırlığım üstümde oluyor, öööf ne derse desin deyip kabul etmiyorum veya arkadaşlıktan çıkardığım oluyor, hiçbir etkileşim yok anca gözetliyor falan. Yapamadığım zaman sanırım düşünmemeye çalışıyorum.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
Takipleşecek yakınlıkta görmediğim ama yüz yüze baktığım insanlara sanki hesabı açmışım da öyle duruyormuş kullanmıyormuşum gibi bir tavır takınıyorum.
Takipleştiklerimden gelen “story atmıştım görmedin mi” gibi bir şey gelince bakmıyorum o bölüme diyorum.
O anki duruma göre baştan sabma cevaplarla geçiştiriyorum genelde.
0
mutekebbir
(05.10.25)
Kabul etmediğin insan sana gelip niye kabul etmedin diyecek mi? Yüzsüz olmayan kimse demez bence, bunu diyecek kadar yakınsa muhtemelen kabul edersin zaten.
0
Bruce
(05.10.25)
Kabul etmiyorum. Hic oyle bir mecburiyet hissetmedim acikcasi, sosyal medya hesabim olmasi herkese acik olacagi anlamina gelmiyor, oyle olsa gizli yapmam zaten.
0
kassiopeia
(05.10.25)
Çözümü yok
0
HellKeePer
(05.10.25)
ben kabul etmiyorum. beni kabul etmeyenler de oldu, ilk başta bir şaşırdım ama sonra umursamadım. çok çeşitli sebepleri olabiliyor takipleşmek istememenin. oturup onu düşünecek değilim, bence başkası da oturup bunu düşünmemeli.
0
loch ness
(06.10.25)
Şimdi baktım 246 takip isteği var. Tanımadığım kişilerde var içlerinde tanıdıklarım da. Kısacası kabul etmiyorum.
0
naksidil
(06.10.25)
(8)

Hayatın tadı mı kaçtı. Yoksa bende mi tuhaflık var?

mimikikili
Avrupa da da böyle mi? Yaşam enerjim düşük. Genel bi isteksizlik. Avrupalı da böyle mi? Salıyor mu kendini?
Avrupa da da böyle mi? Yaşam enerjim düşük. Genel bi isteksizlik. Avrupalı da böyle mi? Salıyor mu kendini?
0
mimikikili
(05.10.25)
youtu.be

Jack sparrow un da dediği gibi, dünya aynı dünya ama içinde artık daha az şey var bu yüzden tatsız
0
grimavi
(05.10.25)
Abi bu sorudan neden Avrupa'ya geldin anlamadım.
0
logisticsmanager
(05.10.25)
Her anlamda ve her dakika sömürüldüğümüz bir ortamdayken yaşama enerjinin bitmesi, tükenmek, yokmuş gibi hissetmek çok normal bence. Herkes böyle diye düşünüyorum, böyle olmayanlar ya kendini uyuşturuyordur ya da tatmin duydukları, beslendikleri bir şeyler vardır.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
ben bu tarz sorulara hep ayni cevabi veriyorum:
hayat kotu degil coco, paran yok.
0
cooperr
(05.10.25)
Son zamanlarda canını sıkan bir şey olmuş. Avrupalı ya da dünyanın herhangi bir yerindeki insan da seninle aynı süreci yaşar. Öneri olarak kısa da olsa bir yolculuk yap
0
pembediken
(05.10.25)
Türkiye'de sorun var.
yozlaşma, lumpenlik tavana vurdu.
sokakta insanlar cinnet hâlinde... şiddet gırla...
değerler erozyona uğradı.
hukuk, adalet, ekonomi, ahlak berbat...
toplum politik depresyon yaşıyor, çünkü hiçbir kötülük ve başarısızlık iktidarın değişmesini sağlayamıyor.
gerçi son yerel seçimdeki chp'nin başarısı topluma can suyu verdi ama iktidarın muhalefete uyguladığı düşman hukuku bir yandan KK'nın chp'yi bitirmeye çalışması falan insanları tüketmeye devam ediyor.

böyle bir ortamda -oğlak burçları mesela- yaşama tutunmakta zorlanırlar. ülkenin hâline ağlar durursun.

Tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz. hayatınızda başka sorunlar varsa bu sizi daha da aşağı çeker. kendinizi bir şeylerle beslemeye çalışın, daha aşağı çekilmemek için çok dikkatli olun.

çünkü dibe vurunca toparlanmak zor olabiliyor.

mutlaka ülke toparlanacak. böyle devam edemez.

pandemi belki tüm dünyayı olumsuz etkiledi. belki günümüzde birçok ülkeyi putin, trump gibi baskıcı insanlar yönetiyor ve savaş, soykırımlar gırla gidiyor ama avrupa'da ya da dünyanın diğer yerlerinde türkiye'deki kadar umutsuzluk, tükenmişlik yok; gidenler döndüğünde insanlar mutlu, hayatın tadını çıkarıyorlar falan diyorlar.
0
santimantal
(05.10.25)
sende böyle.

konunun avrupayla ne alakası var ki?

depresyondaki adam depresyonda işte.

ayrıca avrupa sanki tek ülke.

akdenizlisi ayrı, baltıklısı ayrı, britleri ayrı. her biri bambaşka hayatlar.
0
gurur
(05.10.25)
herhalde çocuğum olmasa çok da bu hayattan bir beklentim olmazdı. zaten o olsa da onla alakalı beklentilerim dışında farklı bir beklentim yok. bence dünya depresyonda. demokrasi cumhuriyet hayali patladı. zenginler törpülenir kaynaları bölüşürler diye düşünüldü ancak gene zenginler belirleyici konuma geldi. ekonomik açıklaması bu.

artık dünya çok hızlı, trendler çok hızlı, doyumlarımız çok hızlı. hiç bir şeyin tadını çıkaramadan yaşıyoruz.

avrupada da isteksizlik var ama akşam 1 kasa bira alıp çaktı mı kafası güzel gün geçiyor. burada 1 bira alsam mı almasam mı derken gün geçiyor.
0
mikahakkinen
(06.10.25)
(12)

KYK bursu şaka mı

arbre
Abi KYK bursu nasıl 3 bin TL olabilir? Şaka mı bu. Bir fast food menüsü 400, 500 TL. Yetişkin bir üniversite öğrencisi ne yapıyor bu parayı? 2 3 günde bitmez mi?
Abi KYK bursu nasıl 3 bin TL olabilir? Şaka mı bu. Bir fast food menüsü 400, 500 TL. Yetişkin bir üniversite öğrencisi ne yapıyor bu parayı? 2 3 günde bitmez mi?
-1
arbre
(05.10.25)
Asgarî ücret üzerinden hesaplanıyorsa demek... kanundaki yeri de buna endeksliyse. Elbette rezillik, ötesi yok.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
nhk ni youkosu
(05.10.25)
Emekli maaşı da 16 bin.
0
sekizdokuzon
(05.10.25)
şaka.

anca yurt paralarına yetiyor zaten.
0
jelly bear
(05.10.25)
Her köşeye üniversite açılırsa olacağı bu. Üniversite öğrencisi diye bişey yok artık. Onlar yerli turist. Bi de üstüne 3bin tl para alıyorlar. İnan çok bile...

Odtü boğaziçi gibi kaliteli okullara devam eden gençleri ayrı tutarım.
+1
mimikikili
(05.10.25)
abooo mimikikili +1

Üni okuyunca adam olunmuyor. Aileden kaçma fetişi olanların uğrak yeri üniler. Usta yok ustaaa, ayda 300k para yapıyor ustalar. Yaşınız farketmez, işkura gidin çıraklık şeyine alsın sizi.
-1
Shepard
(05.10.25)
İlk defa birinin benle aynı fikirde olmasından utanç duydum.o +1 i sil lütfen.
+1
mimikikili
(05.10.25)
@mimikikili ben hepinizi seviyorum, hiç birinizi ayırt etmiyorum(edemiyorum 2-3 kişi hariç). Kucaklayıcıyım. Artık eskiyi geride bırakın, seni hiç hatırlamıyorum bu arada ahahahhaah. Tek duyuru olalım! Birbirimize destek olalım. Bir Shepard kolay yetişmiyor.

@arbre lan hatırladım ha. Sen üniye başlamıştın burs mu alacan yoksa, lütfen hayır de ahaahhahaa.
0
Shepard
(05.10.25)
Compumaster... Lan diyen, kendine saygısı olmayan soytarıları engelleyen bi özellik koyuver şu siteye. Bu kadar uğraşıyorsun site için ama en önemli şey yok.

Bizi it kopukla muhattap ediyosun.
+1
mimikikili
(05.10.25)
Burs almayacağım. Gençlere üzüldüm.
-1
🌸arbre
(05.10.25)
@mimikikili lan diyince kiriliyor musun sen ahahaha. Abi engellesen de görüldüğü gibi milletin ikinci üçüncü hesapları var. Hatta geçen kendi duyurusuna gelen cevabı ikinci hesabıyla cevaplayan vardı.

Çözüm senin biraz daha sağlam karakterli olmandan geçiyor. Sen mesela hakkımda bir seyler diyorsun gülüp geçiyorum. Bunu basarabilmeye çalışmak yerine ağlamak daha kolay geliyor. Mesela en tepedekileri düşün senin gibi her düşünceyi söylemi kafaya taksalar katil veya deli olurlardı. Aglamak da bir seçenek.
-1
Shepard
(05.10.25)
Arkadaş gülüp geçiyormuş. Dedim ya kendine bile saygısı yok diye. Çok acıklı...
Aslında kaybedecek hicbir seyi de kalmamış.
Neyse bu son mesajdı. Fazla bile ciddiye aldık.
+1
mimikikili
(05.10.25)
(19)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
sevmediginiz insana ayni evde senelerce nasil tahammül etmeyi düsünüyorsunuz?
o, "tartisma, kavga vs olmayacak" kismi koca bir yalan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(5)

Ağrı kesici ateş düşürür mü

gobekliraki
Çok hafif ateşim var, daha artmadan 1 arveles içsem İyi gelir mi.
Çok hafif ateşim var, daha artmadan 1 arveles içsem İyi gelir mi.
0
gobekliraki
(05.10.25)
arveles düşürmez, parol düşürür.
0
adivar
(05.10.25)
Nimes de ateş düşürücü ağrı kesici.
0
encokbenisevinnolur
(05.10.25)
Arveles'in ateş düşürücü özelliği yoktur sadece ağrı kesicidir, ciddi bir ağrı kesicidir her ağrıya da kullanılmaz.

"Çok hafif" ateş düşüren genelde Parol fakat gerçekten çok hafif ateşin varsa bence ilaç verip de karaciğerini ve böbreklerini yorma. Yat dinlen, üşütme kaynaklıysa terle, geçmesini bekle. Ateş kötü bir şey değildir, ufacık bir şey için eğer çok çok mecbur değilsen ilaç alma derim.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
hem ibuprofen hem de parasetamol ateş düşürür, ağrı keser.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Çok hafifse olmalı. İzlem için marker'dır.
0
hunharca ben
(06.10.25)
(10)

"Akıllı İlaç" ile şifasını bulan tanıdığınız var mı?

yadigar
Bu son vaka ile 7 oldu. Kanser hastaları doktorlarının yönlendirmeleriyle "akıllı ilaç" tabir edilen, yurt dışı kaynaklı pahalı ilaçlarla deva arıyorlar. Şu ana kadar bana duyumu gelen tüm vakalarda hasta vefat etti. Kimisi 3. Dozu beklerken, kimisi 3. dozun akabinde, kimisi akıllı ilaç tedavisinden
Bu son vaka ile 7 oldu. Kanser hastaları doktorlarının yönlendirmeleriyle "akıllı ilaç" tabir edilen, yurt dışı kaynaklı pahalı ilaçlarla deva arıyorlar. Şu ana kadar bana duyumu gelen tüm vakalarda hasta vefat etti. Kimisi 3. Dozu beklerken, kimisi 3. dozun akabinde, kimisi akıllı ilaç tedavisinden fayda görmeyip sonrasında kemoterapiyle... Hepsi de savaşı kaybetti.

Benim aklımda da haliyle soru işareti belirdi. Belki de bana hep bu şekil denk geldi. Hiçbirinin etken maddesi yahut ticari ismini bilmiyorum. Sorum şu:

Birinci elden tanıdığınız, kansere yakalanıp da "akıllı ilaç" tedavisi ile kanseri yenmiş, 5 yıl içinde de tekrar etmemiş vaka var mı? Olumlu, olumsuz deneyim paylaşırsanız sevinirim. Sağlıklı günler...
0
yadigar
(04.10.25)
Şimdi benim babam 3. Dozdan sonra vefat etti.
Yalnız şunu eklemek lazım; kendisi daha kanser oldu, böbrek alınacak derken çok ciddi kalp sorunu olduğu görüldü. Ameliyat otelendi falan çünkü 5 yıl önce kalp krizi geçirmiş biri olarak kalp doktoruna en son 4 sene önce gitmisti. Günde 3 paket uzun kırmızı Marlboro içerdi.
Akıllı ilaç ile çok kilo verdi, zayifladi. Kalpi de zaten kötüydu, ablasyon gerekiyordu. Sigara icmeyi de birakmadi. Kalpten gitti.

Bunun aksine bizimle aynı dönem aynı ilacı kullanan kişi almaya devam ediyor. Bir sorunu yok.
Gene biz babama ilac baslayacakken aynı ilaci hastanede kullanan başka bir doktorla konusmustuk, o da bitirmisti bütün kürleri hatta.

Kısacası gördüğün üzere şifa bulan var.
Biraz akıllı ilaca da bağlı. Misal böbrek kanserinde aslında tekrar yapmamasi için kullanılıyor. Bazı kanserlerde ameliyat edilemeyecek kansere karşı. Yani bütün akıllı ilaç ve kullanım türü aynı değil.

Ben redditte bu ilaç için çok arastirmistim, çoğu insan mutluydu. Ama sana zaten onayi 5 sene önce falan verilmiş bir ürün için 5 yıllık vaka bulamam. Akıllı ilaclar çok yeni şeyler.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
Şu anda irtibatım yok, kendisiyle konuşmuyorum ama 56 yaşında bir arkadaşım 8-10 sene önce (zamandan da emin değilim) meme kanseri oldu ve yanlış hatırlamıyorsam akıllı ilaç kullanmış, sonradan nüksetmedi, iyileşti. Bu var.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
Bu arada şunu da yazmam lazım; ben bu ilacı hayvan gibi araştırdım. Ve fransizca/İngilizce kaynaklarda tiroide sıkıntı çıkardığını gördüm.
Babama bakan doktor tiroid değerlerini istememisti hiç. Ben özellikle dışarıdan yaptirdim ve değerler kötüydü. Sonra doktor he evet diyip tiroid için de doktora yolladı. Kısacası ilacin yan etkisini ben doktordan fazla takip ettim.
Bazen kendime bu doktor belki işini 1 ay önce yapmış olsa değişik olur muydu diyorum. Ilacin her yerinde tiroid değerleri takip edilmeli derken takip etmemek salaklık heralde. Neyse, yani tek olay ilaç da olmayabiliyor, doktor kalitesi düşük denk geldiyse de sıkıntı olabilir.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
yakin zamanda almanya'da akilli ilaca gecip vefat eden tanidigim var.
akilli ilac ile yirtan tanidik yok malesef.

anladigim kadariyla konvansiyonel ilaclar artik tesir etmeyince ya tutarsa diye buna geciliyor, koca kari ilaci tarzi bisey gibi.
0
cooperr
(04.10.25)
rahmetli babamda kullanılmıştı yaklaşık bir ay kadar kullanıldı (hap şeklinde)ama akciğerlerinde ödem yaptığı için kesildi. ödem yapan o ilaç mıydı bilmiyorum ama doktor sonrasında kesti. biz pozitif bir etkisini görmedik. 2-3 ay sonra da babamı kaybettik. umarım sizin (hasta yakınınız var mı, sorudan öyle anladım) için faydalı olur.
0
exlibris
(04.10.25)
@logistics +1

Bahsettiğim arkadaşım tiroid tedavisi görüyor. Tiroid yan etkisi doğru olabilir.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
@logistics

Ben doktorlarda da sanatçılarda olduğu gibi memur kafası olduğunu düşünüyorum, özelde bile çalışsa. Sadece salla başı al maaşı kafasıyla yaşayan, verilen direktifleri sorgulamadan, uyguladığı şeyi irdelemeden basıp geçen çok doktor var. Tam da bu yüzden güvenmiyorum modern tıbba.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
Babamın 2021'de son evre akciğer kanseri olduğu tespit edildi. O zamanlar yeni yeni türeyen birşeydi, istatistiki olarak uyumlu çıkma ihtimali düşüktü ama uyumlu çıktı. Bu arada o dönem için 1,5-2 sene max ömür beklentisi vardı. Neyse bu ilaçları 3 sene kadar kullandı, durumu stabil devam etti. Sonrasında biraz kötüleşti, akıllı ilaç daha işe yaramıyormuş dediler ve kemoterapiye başlandı. Şimdilik çok şükür bir sıkıntı yok.

Babamdan önce bizim tanıdığımız başka bir kadın bu ilacı kullandı. 2020 civarındadır tahminim. "Artık gidici" gözüyle bakılırken bu ilaçları aldıktan sonra toparladı. kabaca 3-4 sene daha yaşadıktan sonra vefat etti. Bu kişiyle ilgili başka bir detay bilmiyorum.

Bu arada kür, doz vs denmiş ama bizimki bildiğin günde 3 kere yemek arasında alınan haplardı.
0
mbond
(04.10.25)
babam 75 yaşında, 4. evre akciğer kanseri. mart sonu sol akciğerde 5 cm'lik ana kitle, sırtında 5 cm'lik, sol karın kasında 3 cm'lik, sağ akciğer, lenfler ve vücüdunun türlü yerlerinde irili ufaklı bir sürü metastaz.. doktor arkadaşım pet raporunu gördü ve kesin bir dille olumsuz konuştu.

tabii burada kanserin türü çok önemli. akciğer kanseri 2 ana türe ayrılıyor; küçük hücreli ve küçük hücreli dışı. tür "küçük hücreli dışı" ise patolojide tekrar bir genetik teste giriyorsunuz ve kanser türünüzün yeni tedavilerle (akıllı ilaç) ne kadar uyumlu olduğu araştırılıyor.

eğer "akıllı hap" çıkacak kadar şanslıysanız bütün kanser sürecinizi her gün hap içerek kemoterapi almadan ve kemoterapi yan etkileri olmadan geçiriyorsunuz. (genelde çok az kişiye çıkıyor akıllı hap uyumu, piyango gibi. tabii ilacı bırakmanızı gerektirecek yan etkiler de çıkabiliyor bazen)

"akıllı ilaç" denilen koldan serumla verilen immünoterapi ilaçları var bir de. benim babam %35 uyumlu çıktı bu ilaçla. %1-49 arası uyum çıkarsa ilk etapta kemoterapi + immünoterapi tedavisi, %50 ve üzeri çıkarsa sadece immünoterapi şeklinde alıyorsunuz.

tabii önemli olan bu ilaçları aldıktan sonra çekilen ilk pet sonuçları. vücut nasıl tepki vermiş. (bu bahsettiğim test önemli ölçüde belirleyici oluyor, ama kesin olmuyor. bazen %50 üzeri uyumlu çıkanlarda işe yaramıyor, bazen de %50'nin altında çıkanlarda full uyuma doğru gidiyor.)

ancak hiç ümit kalmadığında bile, %0 ve hatta kanser türü "küçük hücreli" bile olsa, doktorlar bir umut bu ilaçları deneyebiliyorlar. çünkü bazen gerçekten bu halde bile işe yarayabiliyorlar.

benim babamda ise mucizevi bir şey oldu; akciğer'deki ana tümör ve vücuttaki bütün metastazlar sıfırlandı. sadece lenf nodlarında 4 mm'lik çok ufak bir şey kaldı. (bu şu anlama geliyor, çok yüksek ihtimalle immünoterapi %35'ten çok daha fazla bir uyum yakaladı babamın bağışıklık sistemi ile)

ayrıca denildiği gibi bu tedavi çok yeni bir yöntem. 5 sene öncesine kadar ömür boyu verilmesi gerektiği düşünülüyordu, artık 2 sene verilmesinin kafi olduğu görüşü var. (babam 1,5 sene daha alacak)

babam ilk pet çekimine kadar (her hafta) 9 kemoterapi ve (3 haftada 1) 3 immünoterapi aldı. kemoterapi baya yordu, kemoterapiyi bırakalı üç ay olmasına rağmen hala daha hafif etkileri mevcut. ama saçları vs çıktı, her gün yürüyüşünü yapıyor, morali vs yerinde. yazlığa getirdik mesela devam immünoterapi'lerini buradaki hastanede aldı. (toplamda da 7 oldu, gelecek hafta bir tane daha alıp 15 gün sonra tekrar pet'e girecek)

ayrıca yakın bir aile dostumuz da (akciğer değil ama ne olduğunu ben debilmiyrum) 3-4 yıldır yoğun savaş verdi ve bu akıllı ilaçlar sayesinde iyileşti.

yukarıda bahsettiğim gibi, hiç ümit kalmayan hastalarda da bir umut deneniyor. onlardaki düşük oran bu ilaçları kesinlikle başarısız yapmıyor.

ekleme: herkese geçmiş olsun diliyorum. kaybettiğiniz yakınlar için de sabır. çok zorlu bir süreç. hiç kimse böyle bir süreçle sınanmasın. ancak bilime, tıbba olan inancınızı sürdürün. bu tarz konular -bazen haklı sebeplerle de olsa- çok kolay manipüle edilebiliyor. işin aslını, astarını öğrenmeyi araştırmayı asla bırakmayın. hepinize kolay gelsin..
0
makbur
(05.10.25)
arkadaşımın babası ve annem akıllı ilaç kullandı aynı marka ve doz verilmişti , ikisini de 10 günlük yoğun bakım sonrası kaybettik malesef .
annem içerken ben de çok araştırmıştım ilaç henüz deneme aşamasında ve sadece yaşlı kanser hastalarında kullanılıyor diye duymuştum. Tabi insan o çaresizlik içinde bir umuda tutunuyor , ya iyi gelirse diye kullanıyor .
0
devilone
(07.10.25)
(4)

sürekli yemek isteyen yavru kedi - yiyor- sıçıyor- bütün döngü bu

OgutucuRecep
7-8 gün önce bir yavru kedi bulmuştum. abi bu kedi yavrusu değil tazmanya canavarı gibi bir şey.7 gün 24 saat yemek istiyor.yavru kediler için yaş mama aldım. bu henüz 3-4 haftalık falandı bulduğumda gözleri yeni açıldı azcık dişleri vardı süt tozunu asla içmedi ben de yaş mama aldım.ama bu deli gib
7-8 gün önce bir yavru kedi bulmuştum. abi bu kedi yavrusu değil tazmanya canavarı gibi bir şey.

7 gün 24 saat yemek istiyor.

yavru kediler için yaş mama aldım. bu henüz 3-4 haftalık falandı bulduğumda gözleri yeni açıldı azcık dişleri vardı süt tozunu asla içmedi ben de yaş mama aldım.

ama bu deli gibi yiyor. nasıl bir saldırma ama yiyor sıçıyor yiyor sıçıyor devamlı böyle.

acaba fazla mı veriyorum doyduğunu mu bilmiyor.

günde 150-200 grama yakın yiyordur herhalde. yani daha fazla versem onu da yiyecek.

kumu sürekli bok dolu sürekkli sıçıyor yiyor sıçıyor.

normal mi normal olmayan ne ya da ne yapmam lazım
0
OgutucuRecep
(04.10.25)
Yavru kedilerin tek olayı oyun oynayıp yemek yemek, çok yemek yemek gelişim süreçlerinin bi parçası.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.10.25)
çok yer ama doyduğunu anlamaz, kaç haftalık olduğuna ve şu anki kilosuna göre günlük alması gereken gramajı çıkarabilirsin. yalnız bu yaşlarda yemekten çok kesmemek gerekir çünkü ileride yokluk kafasına girerek sürekli yemeye başlayabilir.

biraz ergenliği atınca sürekli yemek veremezsin obez olur ve sağlıksız bir durum.
0
orpheus
(04.10.25)
nick-kedi uyumu

Sütten kesilmiş kedi günde 3-4 kere beslenir. Beslenme tablolarına bir bakın isterseniz.
0
beetlejuice
(04.10.25)
Hekim kontrolüne gitmediyseniz gidin, belki ciddi bir parazit vs vardır. Olabilir.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
(3)

kaliteli kanser etmeyecek tütsü var mı?

plastic_angel
önereceğiniz satıcı var mı
önereceğiniz satıcı var mı
0
plastic_angel
(04.10.25)
sandal ağacı iyidir. Kanser etmeme kısmını bilemedim.
0
Mirket
(04.10.25)
semt neresi? en iyi marka Satya. güvenle kullanabilirsiniz.
0
eurhka
(04.10.25)
Yanan her şey kanser etme potansiyeli taşır. Çünkü oksijeni yok ediyorsunuz, yanık şeyler zaten kanserojendir, köz kebap yenmez bile bu açıdan bakınca. Bir şeyi yakarak hem duman çıkarmak hem de havanın yanması sağlıklı bir şey olamaz bana göre.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
(13)

Kritik bir soru...

lazarus
...lütfen yardım.Kedim var. 10 yaşında. Birden yemeyi içmeyi kesti. Veterinere götürdüm, iki haftadır tedavi görüyor. Midesinde enfeksiyon varmış. Serumlar, ilaçlar... Bu süre zarfında, mamasını, suyunu şırıngayla vermek zorundayım. Tek yaşıyorum. Yoğun bir iş tempom var. Kaç yıldır tatil bile yapma
...lütfen yardım.

Kedim var. 10 yaşında. Birden yemeyi içmeyi kesti. Veterinere götürdüm, iki haftadır tedavi görüyor. Midesinde enfeksiyon varmış. Serumlar, ilaçlar... Bu süre zarfında, mamasını, suyunu şırıngayla vermek zorundayım. Tek yaşıyorum. Yoğun bir iş tempom var. Kaç yıldır tatil bile yapmadan çalışıyorum. Kedinin hastalığıyla iş düzenim bozuldu, mesailerim aksamaya başladı. Psikolojim sarsıldı, bütçem darmadağın oldu.

Bu arada tam da aynı haftada zorlu bir mahkeme sürecine hazırlanmak zorunda kaldım, üzerine bir suç duyurusu yedim. Avukatlarla saatlerce görüşmek zorundayım, her gün onlarca telefon görüşmesi, randevu vs gerçekleştirmek zorundayım. Hiçbirini yapamıyorum.

Son iki gündür gram uyku uyumadım.

Kedinin başındayım. Her şey bypass olmuş durumda.
Suyunu bile benim içirmem gereken bir canlıyı hayatta tutmaya çalışırken her şeyim mahvolmak üzere. Veteriner mutlaka beslemeniz lazım diyor, üzerimde korkunç bir baskı oluştu. Bunu kaldıramayacak durumdayım. Elimde hap kutusu çaresizce o odadan bu odaya volta atar gibi adımlayıp duruyorum.

Ne yapacağımı bilemiyorum.

Kedi, korkunç bir iş yükü, çözmem gereken problem yığının ortasına yıldırım gibi düştü. Her şeyin önüne geçti. İnsanlarla konuşurken, veterinerde, alakasız ortamlarda kendimi tutamayıp ağlama krizlerine giriyorum. Öfkem de büyüyor. Hiç aklımın köşesinden geçmeyen düşünceler... Onu aldığım güne lanet edecek duruma geldim. Kendime yakıştıramıyorum.

Dün gece yarısı, mama yedirmek için elimde şırıngayla beklerken erişemeyeceğim bir noktaya çekildi. O an bende bir sinir boşalması oldu. Ne istiyorsun benden a.na koduğumun hayvanı diye bağırarak dolabı yumruklamaya başladım. Güm güm bütün apartman inledi. Çekinmeseler kapıma gelecek komşular olmuştur kesin. Napıyorum böyle lan dedim. Beynimin içi uğuldamaya başladı. Sonra gidip kanepeye yığıldım. Gece üç gibi... Pantolonla, ayakkabıyla... ceketin üzerine yattığımı sabah kalkınca fark ettim. Hayatımın en berbat gecesi olmalıydı. Naçar serilip kalınca 10 dakika sonra 5 saattir saklandığı yerden çıkmayan kedi, sessizce geldi ayaklarımın ucuna kıvrıldı. Sabaha kadar ağladım. Çaresizlikten. Onu seviyorum.

İki haftada yedi sekiz kilo verdim. İki gündür, zift gibi kahvenin dışında gram su, sıvı içmedim.

Bir şeyi yanlış yaptığımı düşünüyorum. Ama ne bulamıyorum. Böyle olmamalı.

Sorun belki kedi de değil.

Lütfen yapılması gerekeni söyleyin.
0
lazarus
(03.10.25)
Önce sakin ol. Hayvanı üniversite hastanesine götür. Teşhis ve tedavi nedir emin ol.

Günde 12 hap yuturmak zorunda kaldım yeri geldi. Ama geçti bu süreç. Kedi senin evladın unutma

Yaş mama, krema vs bir çok çeşit bulundur elinin altında

Gerekirse akşamları serum bağlar kolunda serum iğnesi kalsın bantla bitince kendin bile takarsın

Sabah alarm kur bir saat ise gitmeden besle su içi. Akşam gelince yoğun tempo devam

Sakin
0
topkapiaksaray
(03.10.25)
sakin ol ne lan? bi de 2 kere yazmis. adamin seyinde ayi bagiriyor once sakin ol diyorsun. neyse ne yapilacagini bilmiyorum sadece uyuz oldum ve destek vermek istedim. cok zor yasadiklarin. umarim bir an once refaha kavusursun ve faydali tavsiyeler alirsin.
0
buenosdias
(03.10.25)
Belki bana kızacaksın ama söylemek gerek diye düşünüyorum, her birimizin olduğu gibi onun da bir ömrü var ve bir şey illa ki sebep olacak. O sana kıyamamış, belki ilahi bir güçle seni teselli etmek istemiş ama yemeden içmeden kesilip hiç ulaşılamayacak bir yere saklanması "bana dokunma, benim için yapabileceğin hiçbir şey yok" demek. Kediler bir doğum yapacakları zaman bir de ölecekleri zaman kimsenin onları bulamayacağı bir yere kaçarlar. Hayvancık elinden gelse sanırım seni çok daha fazla rahatlatacak şeyler yapardı ama olan bu, onun da senin de elinizde olmayan şeyler bunlar.

Üniversite hastanesi fikrine çok katılıyorum, burada kalacak derlerse senin için de biraz ferahlık olur ama onu her gün bi dolaşmak da iyi olur.

Onca günün uykusuzluğu ve yorgunluğu öfke olarak çıkmış, dinlensen çok iyi olur, bir şekilde yardım almak mümkün değil mi, memleketten aileyi çağırmak gibi?
0
muhayyer divan
(03.10.25)
sorun kedi değil, yoğun iş tempon.

mesleğin nedir bilmiyorum, mümkünse evden çalışmak iste patrondan bir süre.

ailenden çağırabileceğin biri varsa o da çok iyi olur evet.

kedi seni delirtmek için hasta olmadı, yaşlı olduğu için hasta oldu. bu çok normal.

o senin evladın, onu çok seviyorsun. hem iş yükü stresi hem onu kaybetme korkusu hem avukat mevzusu birleşince öfkelenmişsin. ancak öfke ikincil bir duygudur. bunun altında çaresizlik var, üzüntü var.

kediyi korkutmamaya çalış. bir aile üyenden veya arkadaşından yardım iste. hem maddi, hem manevi.

işin zaten yoğunmuş yıllardır. şu an kedi sorunu, beraberinde maddi sorun ve avukat sorunu var.

bazen böyle her şey üst üste gelir. ama sonsuza dek sürecek sorunlar değil. suç duyurusunu ciddi bir sebepten yemediysen kısa sürede çözülür.
0
art cat chocolate
(03.10.25)
Ufacık, tek suçu hasta olmak olan kediye hayatınızdaki tüm olumsuzlukların sorumlusu gibi bağırmışsınız. Kedi, sizin ona karşı olan hissinizi aynen size yansıtan bir canlı ve sizin ona kabullenmeyle yaklaşmanız gerekir, pişmanlıkla değil. Çok üzüldüm gerçekten.

1. Etrafınızda size kedi bakımı konusunda destek olabilecek, kedi seven bir tanıdığınız var ise lütfen ondan destek alın.
2. Kedi bu olanların sorumlusu değil. 10 yaş olgun bir kedi ama çok yaşlı değil, 16-17 sene yaşayabilecek canlılar bunlar. Ondan hiçbir şekilde vazgeçmeyin.
3. Kendinizden de vazgeçmeyin. Kedi size arkadaşlık yaparken iyiydi, şimdi sizin de ona vefa gösterme zamanınız. Ona ne kadar iyi bakarsanız kendinizi o kadar iyi hissedeceksiniz zaman geçtikçe. Kendinize bu sorumlulukların hepsini halledebileceğinizi, sağlıklı bir şekilde halledebileceğinizi kanıtlamaya çalışın.
4. İşini değiştirmeye çalışın en kısa sürede. Böyle bir çalışma belli ki insani değil. Bugün bir kedi olur bu, yarın başka bir şey, hayatın getirdiği doğal sorumluluklar olan evlenmektir çocuk yapmaktır vs bunlara hiç vakit bulamayacaksınız. Bu doğru değil.
5. Kendinize iyi bakın, üzülmek çok doğal bir süreç ama siz iyileştikçe ve iyi hissettikçe etrafınız da iyileşecek ve iyi hissettirmeye başlayacak. Gerekirse kediye değil size bakım sağlayacak birilerini eve çağırın, anne kardeş vs.
0
silverleaf
(03.10.25)
Kedinin bakımıyla ilgili destek alın. Konu komşu, aileden biri, bi arkadaş arada bir gelip yedirse içirse siz de işten eve geldiğinizde biraz nefes alirsiniz. Bu geçici bir durum, ömür boyu olsaydı destek almak da zorlaşırdı, sizin dayanıklılığınız da giderek azalırdı.

3-4 ay, felçli ve kendi kendine idrarını yapamayan, her gün iyileşme umuduyla egzersiz yaptırılması gereken el kadar bir tavşana baktım. İş ağır değil ama sorumluluk düşüncesi acayip yıpratıcı bi şey. Her gün mesanesi dolmuştur, canı sıkılmıştır diye işten eve koşa koşa geldim. Arada bir işten dönerken bir yorgunluk birası içecek kadar kafa rahatlığım olsa diye ağlıyordum bazı bazı :') bu imkanı sağlayacak birini bulun.
0
beetlejuice
(03.10.25)
@buenosdias siz niye böylesiniz?
S. tramvalarinizi dökecek yer arıyorsunuz resmen. Kimsenin de s. değilsiniz
0
topkapiaksaray
(03.10.25)
Öncelikle güzel bir yemek yiyin. Dalga geçmiyorum bu arada ciddi yazıyorum oturun güzelce karnınızı bi doyurun. Sonrasında korkunç bir dönem geçiriyorsunuz ama yalnız değilsiniz bunun farkına varın. Evet hayvanınız tam da şu an hasta ama yanınızda lütfen unutmayın bunu. Son bir yıl korkunç geçti benim için ve ben bu arada yanımda olan tek hayvanımı kaybettiğimde anladım neyin ne olduğunu. 1 ay oldu onu kaybedeli. Meğersem ne kadar da benimleymiş.
Bunun dışında yardım almanız gerekiyor. Eş dost komşu.. Herhangi birinden yardım isteyin. Yardım isteyemeceğiniz herkesi de not edin ki onların günü geldiğinde aradan kaçıvermesinler.
Yardım istemekten çekinmeyin. Dertleşebileceğiniz biri varsa konuşun. Biraz uyuyun. Karnınızı doyurun. Olay tabii ki kedi değil ama şu an ikiniz de iyi değilsiniz. O sizin için yapabileceğini yapıp ayağınıza kıvrılıvermiş. Siz de elinizden geleni yapın.
Ayrıca muhayyer hayvanlarla ilgili söylediğin şey yanlış. Kocaman bir yanlış. Ha sen istersen yaşlılığı da beklemeden söylediğin şeyi yapıp bir sürü insan için güzel bir şey yapabilirsin ama hayvanlarla ya da insanlarla ilgili söylediğin şeyler gerçek değil. Sen kendin için dene ama.
0
mrvln
(03.10.25)
noldu zoruna mı gitti empati yoksunu.
0
buenosdias
(03.10.25)
@mrvln al

www.veterinermalzeme.com

Bugüne kadar sadece benim elimden 30 kedi geçti. Müsaade et de bileyim. Dünyanın gerçekleri karşısında çirkefleşmenin tek anlamı büyümemiş bir bebek olmaktır. Anladın mı? Git annenin kucağında ağla.
0
muhayyer divan
(03.10.25)
Bu cevabı hayvanlarla ilgilenen biri olarak verdin yani?
E bu daha da üzücü. 30 kediden biri illa ki hastalanmıştır. Umarım onlara da e ölcek sanırım bu yapmamışsındır umarım.
0
mrvln
(03.10.25)
bol bol sevin. ilaçlardan çok işe yarıyor.

kendinizi de suçlamayın.
0
gurur
(04.10.25)
@mrvln

Sana yaparım onlara yapmam. Bulaşacak yer arama. Arıyorsan da bana bulaşma.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
(10)

Arkadaşa nasil bir menü yapayım

egerbiryolcu
Benden bir emanet almaya gelecek ve ilk defa evimize gelecek (aile evindeyim)Nasıl bir menü hazırlasam gayet yeterli ve risksiz olur, yemek zevkini pek bilmiyorum. Kendisine sorsam yapma uğraşma der. Kek pasta börek salata gibi şey gün menüsü gibi mi olur yoksa oturup laflarken ideal mi?Önerilere aç
Benden bir emanet almaya gelecek ve ilk defa evimize gelecek (aile evindeyim)

Nasıl bir menü hazırlasam gayet yeterli ve risksiz olur, yemek zevkini pek bilmiyorum. Kendisine sorsam yapma uğraşma der. Kek pasta börek salata gibi şey gün menüsü gibi mi olur yoksa oturup laflarken ideal mi?

Önerilere açığım.
0
egerbiryolcu
(02.10.25)
Saat kaç gibi gelecek ? Eğer akşam yemeği saatiyse abartıya kaçmadan klasik bir çorba + pilav + tavuk + et yememe ihtimaline karşılık baklagi/sebze ve salata fazlasıyla yeterli olur. Sonrasında çay kuruyemiş ikram edersiniz.

Çay saatinde filan gelecekse de gün menüsü gibi çok mutlu eder bence.
0
titanic kemancısı
(02.10.25)
@titanic kemancısı saat iki gibi gelecek. O yüzden akşam yemeği gibi bir menüden emin olamamistim.
0
🌸egerbiryolcu
(02.10.25)
Bence yemekten ziyade kek, börek vs yeterli ve güzel olur.
0
titanic kemancısı
(02.10.25)
Kisir patates salatasi borek bunlar mukemmel dengeli ve pratik hemde lezzetli seyler bide yalanci mozaik yap mis
0
eja
(02.10.25)
aglayan pasta, tuzlu kurabiye corekotlu, cay veya kahve
0
ala09
(02.10.25)
makarna salatası/kısır/patates salatası üçünden biri
poğaça ya da börek
tatlı ya da tuzlu kurabiye
basit pasta tarzı bir şey
yanına çay, sonra da belki bir türk kahvesi
0
black holes in the sky
(02.10.25)
kısır - börek - kek üçlemesi çayla fena akar.
0
sir gawain
(02.10.25)
Sorunun geçerliliği kaldı mı bilmiyorum ama, acısız ve susamsız şeyler yap demeye geldim, pek çok insanın hemoroidi ve susam alerjisi var, bilmeden yiyemeyeceği bir şey yapmamış olursun. Gerisi artık misafir umduğunu değil bulduğunu yer meselesi.
0
muhayyer divan
(03.10.25)
Klasik altın günü menüsü candır.

Kek, börek, sarma, kısır, makarna salatası, mercimekli köfte vb
0
anaphylacticshock
(03.10.25)
Herkese çok teşekkür ederim. Gün menüsünde hemfikir olunmasına çok mutlu oldum:d

Bu arada hem kısır hem makarna salatası olur mu biri bulgur biri makarna ya. Ama biri kuru biri yoğurtlu dengeler sanki.

@muhayyer Divan bu arada susam alerjisi diye bir şey olduğunu bilmiyordum teşekkür ederim ekstra öneri için.
0
🌸egerbiryolcu
(03.10.25)
(10)

Siniflarda kamera nasil bir fikir ?

WithWorth
Istanbul liseler pilot bolge olacak şekilde...Tum lise 1,2,3,4 kamera olacak.Siyah beyaz, 24 saat, dusuk kalite hafiza tutan kamera ile.Zorbalama, hoca dayagi vb. icin etkili olur muydu ?
Istanbul liseler pilot bolge olacak şekilde...

Tum lise 1,2,3,4 kamera olacak.

Siyah beyaz, 24 saat, dusuk kalite hafiza tutan kamera ile.

Zorbalama, hoca dayagi vb. icin etkili olur muydu ?
0
WithWorth
(02.10.25)
Hukuki açıdan koyulmaması için birçok neden var. Yine de ilkokul çocukları ile çalışan bir öğretmen olarak şeffaflık açısından isterdim sanırım. Fakat disiplin şekli olarak kullanmak çocukları en alt seviye ahlak basamağından öteye geçiremezdi. Çocuğa direkt “kameradan izleyen biri olduğu için kötü davranamazsın”ı aşılıyor. Bunun yerine vicdanından ötürü iyi davranmayı seçmelerini tercih ederdim.

Bir de soruyu okur okumaz alakasız aklıma şu geldi. Seneler önce bir öğrencim koridorda takılıp düşüyor ve yaralanıyor. Aile ile kameralara bakıyoruz acaba birisi mi itti diye. Koridor boş çocuk kendi kendine düşmüş her şey net. Sonra aile akşam arıyor ve diyor ki “biz evde çok düşündük ya cinler çocuğu itti ya da müdür kameraya şop yapıp iten kişiyi sildi” :d

Yurdum insanını düşününce gerek yok diyorum. Hatta okula gitmeye de gerek yok herkesin çocuğu okula gitmek zorunda değil.
0
ruhen hastayim ben
(02.10.25)
jeremy bentham'in panopticon fikri gibi. cezanin bedenlere uygulanmasinin sucun önüne gecmedigi, bu sebeple de artik cezanin bedenin tamami kontrolüne ve ruha yöneltilmesi gerektiğinden yola cikar. hücredekilerin her daim izlendikleri fikrine kapilmalarindan dolayi zaman içinde otokontrol mekanizması geliştireceklerini savunur. amaç sucu gerçeklesmeden önlemektir yani ama hicbir zaman gerceklestirilmedi cünkü beraberinde ciddi moral dilemma'lar getirdi. bireysel özgürlüklerin tamamen kisitlanmasi kisilik haklarina saldiri demek, üstelik insan psikolojisi icin sakincali bulundu. mahkumlarin sürekli izlenmesi mahremiyetin tamamen kalkmasi demek. ayni zamanda baski unsuru oldugu icin otoriter bir sistem demek.
okullardan kücük hapishaneler yaratmak istiyorsak özünde cok güzel fikir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.10.25)
Semptomları ortadan kaldırmaya çalışan bir uygulama olacağı için sorunu gidermezdi. Üstelik bu tür uygulamaların sonu da yok "Sınıflar tam olmadı, koridorlara koyalım", "Şimdi de tuvaletlerde ne oluyorsa oluyor oraya da koyalım", "Yok böyle de olmadı, çocukların üstüne de kamera takalım"; o işin sonu yok...

Diğer bir sorun da devletin kişisel özgürlükleri aşındırmaya uğraşırken en sevdiği aletin "Çocuklarımız" olması. "Çocuklarımız akran zorbalığına uğramasın" diye başlayacak uygulamaların "Bakın ne kadar da güzel oldu" diye halkın genelinin özgürlüklerini daha da kısıtlayacak uygulamalara evrilmemesi imkansız.
0
salihdt
(02.10.25)
çocukların çok da umursayacağını sanmıyorum. yetişkin kafasından bakmayın.

ben çocukken kamera görünce el sallayıp dil çıkarıyordum.

bence rahatsız olmazlar. olası kötü bir olayda da çok işe yarar.

keşke tüm topluma akıl ve vicdan eğitimi verilse ama verilmiyor. bu yüzden en azından öğretmenler kontrol altında olurlar. çoğu özel şirkette var, yıllarca kamera altında çalışıyoruz. en azından çocukları koruyabiliriz veya savunabiliriz.
0
art cat chocolate
(02.10.25)
bence tuvalet ve varsa soyunma odaları gibi yerler hariç bi okulun her yerinde kamera olmalı. çocuğun başına bir iş geldiğinde doğrusu yanlışı neyse o kayıttan izlenir sonuçta.
0
elorelia
(02.10.25)
suç işlenmesin diye her yere kamera takılması ve gözetim ağı kurulması fikri korkunç.

zaten öğrencilerde telefon var, sıkıntı olduğunda çekip paylaşıyorlar.

güvenlik ve gizlilik dengede kalmalı.
0
kesmekes laleler
(02.10.25)
Çözünürlüğün düşük olacağı ve sesleri kaydetmeyen kamera kullanımı tam olarak anlamsız ve para israfıdır. Ayrıca zorbalığın önüne kamerayla geçilmesi pek mümkün değil. Öğretmenlere sapına köküne kadar çok sıkı eğitimler vermedikçe ve onlara devlet olarak çok büyük saygı ve ihtimam göstermedikçe kimse zorbalığı önleyemez. Akran zorbalığı dahil.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
Bununla dolaylı olarak ilgili, yanlış hatırlamıyorsam İngiltere'de yapılmış bir araştırma vardi; mobese kameralarının suçu önleyici/caydırıcı işlevi ile ilgili. Hatırladığım kadarıyla ilk ilgili yasa çıkıp da sokakta her yere mobese kameraları yerleştirildiginde, bir süre bunun inceledikleri bölgedeki işlenen suçları azalttığı sonucuna varmişlar. Ancak uzun vadede artış görülünce, ilgisiz olduğuna karar verilmiş.

Farklı olacağını sanmıyorum dediğiniz gibi bir şey yapılsa. Ancak bariz suçlarda işe yararsa yarar, birinin birine acikca fiziksel şiddet uygulaması gibi. Bu tür durumlarda da kamera kaydı olmadan da işlem yapılması imkansız değil, kamera kaydı destekleyici kanıt olur zaten.

Ayrıca dolaylı olarak bahsi gecen durumları beslediği söylenen ne bileyim gruplasmalar, yasaklı madde kullanımı, aile vb. durumlara da hiçbir etkisi olmaz.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Sürekli gözetim altında hissetmek,sosyalleşmeyi,sakalasmayi ve öğrencinin rahat hareket etmesini baskılar.Istanbulda bi dönem özel bir okulda bu yapıldı ve okul ceza aldı.hukuki olarakta velilerin hepsinin buna onay vermesi de zor.
0
essoist
(02.10.25)
Ceza ve ya ödül sistemi olmadıkça anlamı yok. Sadece suç tespiti yapılır. O kadar.

Öğrencş ve öğretmen ceza almadıkça boşa masraf.
0
luluki
(02.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.