Giriş
(8)

Spora başlayan cesur insanlar

patronaj1
Selamlar,Yarın bir salonda spora başlayacağım %99.Salon evime 30 saniye mesafede. Herkesi hes koduyla aldıklarını, her girişte ateş ölçtüklerini, aletlerin yanına dezenfektan ve kullan at kağıt havlu koyduklarını, bugüne kadar vaka duymadıklarını söylediler. İçerde de korona yüzünden sadece 5-6 müşt
Selamlar,
Yarın bir salonda spora başlayacağım %99.
Salon evime 30 saniye mesafede. Herkesi hes koduyla aldıklarını, her girişte ateş ölçtüklerini, aletlerin yanına dezenfektan ve kullan at kağıt havlu koyduklarını, bugüne kadar vaka duymadıklarını söylediler. İçerde de korona yüzünden sadece 5-6 müşter oluyor ne zaman görsem. (Ki 2000 mt2 mekan).
Ama yine de emin olamıyorum. Spora başlamam elzem gibi bir şey. Bir çok arkadaşım da hiç ara vermeden devam etti.
Acaba yeni başlayıp da korona olan birileri var mıdır cesaretimi kıracak? :/
0
patronaj1
(12.02.21)
Ben de salona gidiyorum bir sıkıntı duymadım ama herkes her aleti kendi kullandıktan sonra dezenfekte ediyor. Ben kullanmadan önce de dezenfekte ediyorum. Bir de herkes maske takıyor
0
remeddy
(12.02.21)
sporcu maskeleri var. ne kadar güvenilir bilmiyprum zaten içerde takmıyor çoğu kişi benim gördüğüm.yasak olacaktı hatta macfitte bir ara
0
ShadowOfMoon
(12.02.21)
Evet bu arada kaç defa gezdim, maske takan kimse yok.
0
🌸patronaj1
(12.02.21)
Spor yaparken maske isi yalan zaten onu gecelim. Onun haricinde hes kodu da yuzde yuz guvence degil ki. Semptomsuz tek bir tasiyici tum salonu yikar gecer. Bu surecte acik hava ve ev sporu en makul secenek bence.
0
msb
(12.02.21)
Nerdeyse son 7 aydır aralıksız salona gidiyorum bu muhabbetler konuşulmayalı 5 ay oldu. Sanki hiç korona yokmuşcasına yardırıyoruz. Hijyen kuralı 0. Ben keyif alıyorum açıkçası. İlk zamanlar elinde camsil şişesinde dezenfektanla gelenler moralimi bozuyordu.Bu arada hiçbir vakaya da şahit olmadım. Umarım bu sizi biraz rahatlatır
0
olaylar olaylar
(12.02.21)
bu kadar kafada kurmaya gerek yok, soyunma odasında mümkün mertebe az vakit geçir. imkan ölçüsünde yoğun vakitlerde gitmemeye çalışın. eli yüze götürmek yok. setler arası dezenfektan vs. 5 ay bu şekilde gittim kapı pencere kapanınca evde devam ettim. martta yine salona dönmeyi planlıyorum. bu biraz da şans işi, 30 kişilik alanda kapmazsın iki kişi arabaya binersin kaparsın vs. zihnen seni yormayacaksa dene derim, 1 ay bi git. sonrasına da bakarsın. zihnen yoracaksa şu aksırdı bu öksürdü kafanda dönecekse hiç bulaşma.
0
Barbell
(12.02.21)
Düzgün havalandırılmıyorsa gitmeyin. Hocalar dahil kimse maske takmıyor. Dezenfektan kullanımı çok nadir. Ortalığa öksüren bir sürü adam var. Kapalı mekanlar kapanmışken oraların açık olması da tuhaf.
0
Battalgazininintikaml
(12.02.21)
açıkçası ben de "hayatta gitmem, etmem" şeklinde konuşurken aralık ayında pes ettim ve salona yazıldım. :) kendimce lüks bir otelin düzgün işletilen salonuna yazıldığım için -temizlik gibi durumlarda daha da titiz oldukları gerekçesiyle- vicdani aklama yoluna gidiyorum ama virüs bu, risk var en nihayetinde.

cesaretini kıracak veya seni daha da cesaretlendirecek bir şey söyleyemem, yalnızca sendeki terazide hangisi ağır basıyorsa, diğer tarafın dezavantajlarına bir miktar gözünü kapatmaktan başka çare kalmıyor. yazılmaya karar verirsen de soyunma odasında fazla vakit geçirmemeye, dezenfektanı sık ve bol kullanmaya, havlu kullanımına daha da özen göstermeye gayret edersin. spor yaparken maske takan insan çok az ve ben de bu insanlardan biri değilim bu arada. sen bir denersin olmadı.
0
brena
(12.02.21)
(29)

Evden çalışanlar psikolojiniz bozuldu mu?

spacevan
Sabah 9 da geçiyorum bilgisayarın başına akşam kalkıyorum. Akşamd hiç birşey yapmadan TV karşısında uyuyakaliyorum resmen. Haftasonu da bilgisayar TV artık psikolojim bozuldu. Günler o kadar rutin ki. Başlarda spor falan yapıyordum onu da bıraktım. Hergece ulan yine bişey yapmadan günü bitirdim diyo
Sabah 9 da geçiyorum bilgisayarın başına akşam kalkıyorum. Akşamd hiç birşey yapmadan TV karşısında uyuyakaliyorum resmen. Haftasonu da bilgisayar TV artık psikolojim bozuldu. Günler o kadar rutin ki. Başlarda spor falan yapıyordum onu da bıraktım. Hergece ulan yine bişey yapmadan günü bitirdim diyorum.
Siz napiyirsunuz nasıl geçiyor zaman? Lutfen bişey onerin

Bns:m.youtube.com
0
spacevan
(11.02.21)
Çok oldu kafayı kıralı. 1 yıldır evdeyim.
0
Take it away honey
(11.02.21)
var böyle birşey evet, yalnızsan daha kötüdür.
0
nucleon
(11.02.21)
ben evde takılmayı çok seven biriyim. hatta hep şu güzel evimde doya doya takılamadım tek başına derdim hep.

berbat bi haldeyim. sıfıra yakın verimlilik. asla o planladığım gibi güzel vakit falan geçiremiyorum. eve eliptik bisiklet aldım, sadece tozunu alıyorum.
en son spor salonuna gidip üyeliğimi yenilettim, böyle olmayacak korka korka gideceğim napiim. : /
bomboş geçiyor günlerim. ama bommmmmmmmmmmm boş.
0
rewlack
(11.02.21)
hayatım seyahatlerde geçiyordu bu evden çalışma olayından önce. ofis bile değil sürekli dışarıda. korona öncesi bekardım. evlendim ve şimdi full evdeyim istisnasız. inanılmaz radikal bir değişim oldu bende yani spor yapmaya kitap okumaya iş dışı aktiviteler yaparak hayatımı idame ettirmeye ve psikolojimi korumaya çalışıyorum. spor çok işe yarıyor diyebilirim, bırakınca direkt fark ediyor. yoga falan yap. spor yapmadığım günler gece zor uyuyorum açıkçası.
0
roket adam
(11.02.21)
Aynen yanlız yaşıyorum.
Bbende spor salonunu bırakıp evdeki salona yatırım yaptım. Bir sürü ekipman aldım. Ama salon kapısını acmayya çekiniyorum. Birde üstüne peteklerini bile kapattım resmen hiç girmeyeyim diye.
Önceden PS biraz zevk verirdi. Onu da tamamen bıraktım. Ne oalcak böyle artık işte de verimim düşüyor gitgide
0
🌸spacevan
(11.02.21)
Bozuldu. Bozulmadı diyen varsa tebrik ediyorum kendisini.
0
jjimyl
(11.02.21)
Çok oldu kafayı kıralı +1
Yazın idare ediyordum hafta sonu çıkıp ama son yasaklardan beri evden çıkamıyorum çünkü akşama kadar yoğun çalışıyorum.
Evin kendisi hapis gibi geldiği için içinde ne yaparsam yapayım rahatlayamıyorum.
0
Jux
(11.02.21)
Hayvan gibi çalışıyorum. Normalde de cok calisirdim de su an sabah 9da aciyorum arada aralar yemek vs derken bazen gece 1de kapatıyorum. Ya dur sunu da yapayim diye diye bu hale geldi.

Spor salonu, restoran özledim. Maskesizligi özledim.
Evliyim, aliskiniz evde olmaya ama bu kadar da evde olmak sıkıntı.
Spor yapiyorum ama vallaha barbelle siir yazicam özlemimden.
0
logisticsmanager
(11.02.21)
güzel gidiyor. 1 senedir evdeyim. arada ofise gidiyorum, arada arkadaşlarla buluşuyorum. akşamları da programlama öğreniyorum, egzersiz bazen vs. tv yok, dizi film çok nadir.
0
sttc
(11.02.21)
Yok aksine, benim psikolojim düzeldi.

5 senedir aralıksız günde minimum 10 maksimum 18 saat arası çalışıyordum. Şimdi 2,5 aydır hiç çalışmıyorum. Her gün ev temizliyorum bana süper iyi geliyor. Yıllardır içimde kalan bütün detayları, çekmeceleri, kitapları tek tek düzenliyorum.

Gün aşırı dükkana gidip orada da boya, temizlik vs yapıyorum. Evde resim yapıyorum, taş boyuyorum. Yıllar sonra duyuruya döndüm çok uzun uzun yazıyorum. Kedimle köpeğimle oynuyorum.

Kendime, aileme, arkadaşlarıma yemek yapabiliyorum. Senelerdir yaptığım yemeklerin daha ben tadına bakamadan bitmesinden, stok kaygısıyla yiyememekten ve bunları parayla satmak zorunda kalmaktan çok sıkılmıştım. Dur iki porsiyon kalmış şimdi müşteri isterse eksilmesin diye senelerdir her gün 10 saat yemek yapıp kendim peynir ekmekle besleniyordum asjdkah :D

Haftada 2 gün filan misafir geliyor, bizim gibi evden dışarı adım atmayan arkadaşlarımız. Ya da biz gidiyoruz. Oyun oynuyoruz, mangal yakıyoruz. Yalnızken dizi, film vs. Baktığın zaman verimsizlik akıyor üzerimden ama bu da benim kendi iç verimim diye bakıyorum. Yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi. Tek kelimeyle kusursuz.
0
pandispanya
(12.02.21)
kafeler açıkken kafeye gidiyordum arada. onlar kapanınca kötü oldu biraz
dizi vs seyretme açısından iyi oluyor. belgesel açıyorum işle birlikte sürekli
0
ShadowOfMoon
(12.02.21)
Pandeminin basindan beri yaklasik 11 ay evden calistim. Cok nadiren ofise gidiyordum bi degisiklik olsun diye. Sabah 8:30 uyan, 9:00 bilgisayari ac, programlanmis bi makine gibi isleri yap ama 15 dk'lik kahvaltiyi bile saat 13-14 gibi yap gibi bi akis.

1 senelik surecte 3 senelik is cikardim. Ama insan yuzu bile goremiyordum, en buyuk aktivitem markete gitmek ve arabayi yikamakti, ki bazen onlara bile vakit kalmiyordu.

Dedim ben istifa edeyim. Maasim falan da iyiydi baya ama yok dedim bu hayat degil.

Simdi daha iyiyim. Hala anlamsiz bi yogunluk var hayatimda ama oteki turlu olacak gibi degildi.

Birak isi.
0
msb
(12.02.21)
Bozulmadı. Yola giden zamana çok acırdım ben. Şimdi yola gitmeyen zamanda sabah spor yapıyorum, akşam resim, heykel, dizi, film geçiyor öyle. Her güne yapacak bir sey buluyorum.
0
turk kizi
(12.02.21)
Eve geçtiğimizden beri o kadar yoğun 7/24 çalışıyoruz ki yöneticim artık yeter dedi ve istifa etti. İki kişi çalışıyorduk ben tek başıma kaldım. Delirdim biraz.
0
jazzabel
(12.02.21)
Bir aralar hep evdeydik, şimdi 50%. Keşke hep evde olsam. Hazırlanma derdi yok, yol derdi yok.

Boş zamanlarda internette boş boş dolanmak veya telefonda oyun oynamak yerine piyanoya sarmıştım, hayalimdeki oyunun prototipini yapmıştım zengin olacaktım, Just Dance oynuyordum, kitap okuyordum, dizi izliyordum vs :(

Keşke hep evde olsam.
0
aguen
(12.02.21)
katiliyorum, ayrica bu evde calismayi yucelten tiplere de ayrica ayarim. linkedin'de falan ilik ilik postlar paylasiyorlar bunla ilgili hepsinin altina doseyesim geliyor canima yetti valla; ki ben 2-3 gun ofise gidiyorum ona ragmen..
0
bay b
(12.02.21)
evdeyim, mutluyum ofise gitmeyi gerek duymuyorum. uzun vadede bu şekilde çalışmaya pozitif bakıyorum mümkünse insanlar istedikleri şehirlerde yaşayabilsinler.
0
prezarlatif
(12.02.21)
İşimden nefret ettiğimi anladım. Çalıştığım yer değil, işin kendisinden. Evde sadece ben ve iş varız başka hiçbir şey yok. Benim için işe giderken yolda geçirilen zaman (bu benim için günün en güzel kısımlarından biriydi mesela, kitap/müzik/podcast dinliyordum, yolun bir kısmını yürüyordum), ofisteki insanlarla muhabbet etmek falanmış günü kurtaran. Başka bir planım olsa işi bırakacağım ama her şey için motivasyonum o kadar düşük ki işi bıraksam da bir şey yapamayacak haldeyim. Zaten bu dönemde nasıl iş değiştireyim, hele de tamamen sektör değiştirmek hiç mümkün değilmiş gibi geliyor. Yaptığım işin de gittikçe kötüye gittiğini görüyorum. İnsan çalıştıkça işinde daha iyi olmaz mı? Ben geriye gidiyorum işte. O da üstüne biniyor senden bir bok olmaz şu haline bak diye iyice kendimden de nefret ettim. Geçen sene hayatım için baya radikal değişiklikler yapma kararlarım vardı ama bu olay dünyayı öyle bir sikip attı ki onları da asla gerçekleştiremeyeceğim ile de yüzleşmem lazım. Bu dönemin benim için görece ne kadar rahat geçtiğinin farkındayım bu arada, onu aklımda tutarak çabalıyorum işte. Tekrar terapiye başlamam lazım sanırım. Bunu da yıllardır diyorum ama onu bile yapamadım peh

Büdüt: Hep evden çalışalımcı veya hep ofisten çalışalımcı değilim. Herkesin nerede verimli çalıştığı farklı. Bence evden çalışılabilecek işlerde insanlara bu seçenek sunulmalı. Ama bizim şirket full evden çalışmaya geçiyoruz, ofisi kapatıyoruz falan derse işi bırakırım direk. Ben bu şekilde çalışamıyorum, benim için çalışma yeri ve yaşama yerinin ayrı olması çok önemli. Öğrenciyken bile evde ders çalışmazdım hep kütüphaneye, ya da bir kafeye vb giderdim. Ben de sinir oluyorum karantinada verimin dibine vurdum, her akşam gurme yemek yapıyorum, 3 dil öğrendim diyenlere ama dediğim gibi herkes farklı.
0
peki madem
(12.02.21)
Yedim kafayı ya , benim kadar gamsız insanı dert sahibi yaptı, terapi falan alıyorum o derece. Sıyırdık valla
0
paramolacak
(12.02.21)
ev hapsi gibi bir şey evden çalışma + haftasonu yasakları.
0
nuisance
(12.02.21)
ben aylardır atlatamadığım bir ayrılığa rağmen psikolojik olarak gayet iyiyim.

etkisi olduğunu düşündüklerim:

-yıllardır düşük olan demir seviyem için demir ilacı almaya başladım. (kan değerlerine baktır. halihazırda düşük olan değerlerin olabilir ya da bu yeni evde oturma düzeninde düşmüş olabilirler. bazıları direkt psikolojini etkiliyor.)
-çok fazla dışarı çıkıyorum. yürüyüş yapıyorum. birilerine gidiyorum. birileri bana geliyor. senelerdir görüşmediğim arkadaşımı aradım, sıkıntıdan ölüyormuş. arayınca çok sevindi hemen gel dedi. herkes baymış, herkes yalnız hissediyor. sosyalleşmek lazım.
-karbonhidrat yemiyorum olabildiğince.
-yoga yapıyorum. zoom üzerinden yapılan online yoga dersleri var, kendi kendine yapmaktan çok daha iyi ve etkili oluyor. yasaklar başlamadan önce de birçok farklı aktivite yapıyordum. kamp, dalış, wakeboard.. bence kafayı yememenin çözümü hareket etmekten geçiyor.
-evde oturacaksam xbox oynuyorum. hafta boyu bir sürü şey yaptığımdan bazen bütün cumartesiyi oyun oynayarak geçirsem de hiçbir şey yapmadan günü bitirdim hissi olmuyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(12.02.21)
@nuisance +1

Evden çalışmak iyi güzel de şu düzende tam bir ev hapsi.

Yazılımcıyım, yeni işe başladım Ekim gibi. İş arkadaşlarımın hiçbirini yüz yüze görmedim. Kalabalık bir ekibiz aslında ama bire bir çalıştığım 3-4 kişi var, günlük toplantılarda 3-4 kişi daha ekleniyor bunun haricinde kimseyle tanışmıyor ve işin düşmedikçe iletişim kurmuyorsun. Ama trafik çekmemek, mesaiye beş kala uyanmak vs. bunlar güzel şeyler tabi.

Önceden düzenli spor yapardım. Şu an salon üyeliğim var ama salona gitmek istemiyorum. Havalar 10 derecenin üstüne çıktı mı bisiklet sürüyorum, boş boş yürüyorum evden uzaklaşıp.

Eşimle bazen birlikte bazen ayrı ayrı bir şeyler yapıyoruz da vakit geçiyor. Yoksa yalnız olsam çoktan keçileri kaçırmıştım.

Hasta olmadık, olmuyoruz belki ama bu durum çoğumuzun psikolojisini bozdu. Ben iyiyim, böylesi daha iyi diyen elbette vardır ancak yasaklar devam ederse özellikle yaşlılar vs. ciddi sağlık sorunları yaşayacak fiziksel/psikolojik.
0
chicha_v2
(12.02.21)
Yorumlar için teşekkürler.
En azından yanlız değilmişim çoğu kişi ben gibi kafayı sıyırmış:) Tamamiyle pozitif etkilenen kişilere saygılarımı sunuyorum ve tebrik ediyorum gerçekten.
Ama hayatı aynı kalan kişi pek yok gibi yani ya çok olumsuz etkilemiş ya da pozitif bu durum da ilginç olmuş.
0
🌸spacevan
(12.02.21)
Ben de “yine bir şey yapmadan gün bitti” kısmını anlamıyorum. Diyorum ki ne güzel hayatları varmış pandemiden önce.
Ofise gittiğimiz normal dönemlerde, haftanın 4-5 günü falan yogaya gidiyordum geri kalan 2-3 günde de iş çıkışı yemek, alkol ve sohbet ile geçiyordu. Son bir yılın rutini buydu hatta. Bazen haftasonları 1-2 arkadaşım gelirdi kalmaya. Ama ofise gitmekten, mesaiye ofiste kalmaktan, dedikodulardan nefret ediyordum.
Pandemi ile beraber yoga salonu kapandı onun yerine haftada üç gün özel hoca ile çalışıyorum. Sabahları 15 dakikalık bir akışım var onu yapıyorum. Onun haricinde öğle arasında çamaşır yıkama özgürlüğü var, istediğim müziği dinleyerek çalışabilme özgürlüğüm var mesela bugün ofiste olsam muhtemelen karın ağrısından ağlayarak çalışıyor olurdum ama şu an koltuğa uzandım, sıcak su torbam var. Kapkalın giyindim, topuklu ayakkabı üzerinde ağrıya sabretmeye çalışmıyorum.
Çok stresli bir işim var ama ona rağmen iş arkadaşlarımın yüzünü görmeden çalışabildiğim için her gün şükrediyorum, bu bile yeterli bir sebep mutlu olmam için.
Arkadaşlarımı pek özlemedim sanırım, telefonla görüşüyoruz.
Deniz kenarında yürüyüş yapmayı özledim ama bunu yapamadığım için delirdim, öldüm bittim diyemem.
Sadece daha iyi şartlarda nasıl olabilirdi diyorum. Biraz daha geç yatabilsem daha çok kitap okumak isterdim. Bir de bazen yalnız olmak zorluyor. Mesela geçen haftasonuydu sanırım arayan soran da olmayınca 2 gün konuşmadığımı fark ettim. Garip bir his. Ailesiyle değil ama sevdiği insan ile yaşayanlara özeniyorum. Ben de en azından haftada 3 gün falan sevdiğim bir insanla beraber kalarak birlikte vakit geçirmek isterdim. Sanırım o da olsa, ağzımdan memnuniyetsiz herhangi bir söz çıkmazdı.

Mesela spor yapıyormuşsun, neden bıraktın? Hayat manasız mı geliyor, spor yapmaya mı değmez? ”bir şey yapmak”tan kasıt nedir tam olarak? Kendini geliştirmek mi? Vakti bir şeylerle doldurmak mı?
Mesela ben bu haftasonu resim yapacağım, yazı yazacağım. Temizlik yapacağım mesela, onu bile zevkle bekliyorum. Bu his çok kötü, anlıyorum. Ama öneri verebilmek için en azından normalde sevdiğin şeyleri yapmayı neden bıraktığını anlamamız lazım.
0
irene
(12.02.21)
Evet. Psikoloji bozukluğunun kıstası nedir bilemiyorum ama bir anormallik hali seziyorum ben de.
0
alessandro del pieroglu
(12.02.21)
2020 martindan beri evden calisiyorum, ilk 6 ay turkiyedeydim, son 6 aydir londradayim.

Turkiyedeyken normalde sabah 7.15'te uyanir, eve de 7.30-8 gibi gelirdim. Haftaici pek bir sey yapamazdim haliyle. Evden calismaya baslayinca 6'dan sonra bisiklete binmeye basladim. Esimle duzenli yuruyuse cikmaya basladik.

Ardindan londra'ya geldik, su anda ha istanbul'dayim ha burda. Gunduz calisiyorum, is bitince cevredeki parklara yuruyuse gidiyoruz o kadar. Hayatimda pek degisikligi olmadi.

Koronavirus olmasaydi cok daha farkli olurdu tabi ki ama ofiste olmaktansa evde olmak daha guzel geliyor bana. Hem istedigim gibi calisabiliyorum hem de evde oluyorum (Biraz evci bir insanim).

Eger yalniz olsaydim cok daha kotu gecerdi.
0
fakyoras
(12.02.21)
Evde olmayı aşırı seven ve işe gitmekten nefret eden bir insan olarak bunca zamandır içten içe keşke böyle devam etse diye düşünürken artık dayanamayacak noktaya geldiğimi hissediyorum ne yazık ki

Cafeler, barlar, sinemalar vs. açılsa bu kadar problem olmazdı ama benim için.
0
jacque
(12.02.21)
Her sabah hazırlanıp işe gitmenin kadar iğrenç ve acı verici olduğunu bildiğim için zerre şikayetim yok bu durumdan. Yasaklar bitip de rahat rahat dolaşmaya başladığımız zaman home-office olayı çok daha iyi olacak. Şu an tek sıkıntı akşam işi bitirdikten sonra yapacak bir şeyin, gidecek bir yerin olmaması.
0
synesthesia
(12.02.21)
bozulmaması için bilinçli çaba sarf ediyorum. :) daha doğrusu, bozulma seviyesini asgari seviyede tutmaya çalışıyorum. her ne kadar evde vakit geçirmeyi seven biri olsam da, ben de iş ve ev ortamlarının ayrı olmasını tercih eden insanlardanım. kafeler açık olsa bu kadar zorlanmazdım, bir yandan yiyip içerek saatlerce çalışabiliyordum çünkü. aynı zamanda bir iki insan yüzü görmek, dışarıda hayata karışmış olmak da iyi geliyordu.

bu yeni düzen bakımından, sürekli verimli olmaya çalışmak bana çok yorucu geliyor. buna harcanan çabanın kendisi, işin kendisinden de zorlayıcı. bu açıdan kendimi çok sıkıştırmamaya çalışıyorum ama bir yandan da uzun süreler verimli olmamı gerektiren bir işim var; o yüzden sıkışmışlık hissinden kurtulamıyorum. :) yalnız yaşıyorum ve kendimle keyifli vakit geçirebilen biriyim. düzenli spor yapıyorum, enstrüman çalıyorum, bol bol okuyorum çiziyorum vs. ancak sevgilim olsaydı ve en azından hafta sonlarını onunla birlikte vakit geçirerek ve bir şeyler paylaşarak değerlendirebilseydim, hafta içi iş günleri daha verimli olabilirdi benim açımdan, bir ihtimal. :)

ha şu da var, çok sıkıldığımdan yola çıkarak özellikle sosyal medya bazında abuk subuk insanlarla vakit geçirmeye de çalışmıyorum. enerjimi pozitif ve hayat kalitesini yüksek tutmaya çalışan, buna özen gösteren insanlara yöneltemiyorsam, tek başına vakit geçirmeyi her türlü tercih ediyorum. ötekisi psikolojiyi daha da bozuyor bence. ^^
0
brena
(12.02.21)
(20)

Herkesin coin alması

mg3929
Herkes bir de uzmanıymış gibi aptal aptal yorumlar yapıyor. Sizce bu patlayacak mı gidecek mi?
Herkes bir de uzmanıymış gibi aptal aptal yorumlar yapıyor. Sizce bu patlayacak mı gidecek mi?
0
mg3929
(11.02.21)
Bi yerde patlıcak. Bu senede sürer bu tantana.
0
basubadelmevt
(11.02.21)
Biz de yorum yapsak aptal aptal mı diyeceksin?

Bitcoin, Ethereum gibi piyasa değeri çok yüksek kripto paraların patlama gibi bir ihtimali olduğunu düşünmüyorum. Tamamen kişisel görüşüm.
0
himmet dayi
(11.02.21)
bazı coinler düşüyor bazıları yükseliyor. onu da anlamıyorum. dolara bağımlı değil tam
0
ShadowOfMoon
(11.02.21)
too big to fail diye bir tabir var. zor ancak unutulmaması gereken her piyasanın manipüle edilebileceğidir. kenarda az param var değerini yitirmesin dersin koyar unutursun. ama al-sat yapacağım parama para koyacağım dersin o da olur. unutulmaması gereken bir yerde kazanan varsa bir yerde de kaybeden olur. mesele kaybeden olmamak ki illa ki olur. dediğim gibi manipüleye kurban da gidebilirsin ya da şansın yaver gider zamanında satarsın.
0
phonex
(11.02.21)
Himmet dayı aptal aptal dememin nedeni yatırım alanında bir iki ay önceye kadar hiçbir fikri olmayan insanların çok bilmiş bi şekilde fon yöneticisi gibi konuşmaları.
0
🌸mg3929
(11.02.21)
her konuda böyle insanlar :) yeni bi konu öğrenince insanlar seviyo muhabbetini. hele üc kuruş kar ettiyse piiiuu
0
ala09
(11.02.21)
defalarca patladı. ama uzun vadede hep kazandı.
0
sttc
(11.02.21)
4-5 senedir al/sat yapip takipliyorum. "pro" duzeyde degilim fakat bu isin patlamasi icin bence henuz cok erken.

Ama bundan sonra ne olur, bi sure altcoin party olur, birkac ay alan alir satan satar sonra bitcoin 20.000 altina iner, sonra ayi sezonu 1-2 yil surer. Sonraki patlamada 100.000 dolarlarin uzerine cikar. Ben elde duran fazla paranin bi kismiyla bir miktar btc alip uzun vade tutmanin kazandiracagi gorusundeyim.

Ama alt'lara Etherium ve birkac coin disinda girer miyim girmem.
0
msb
(11.02.21)
Yıllardır her düşüşte patladı diyorlar, sonra daha fazla çıkıyor.

Gidiyor valla önünde bir engel görünmüyor. Şu fiziksel paralardan tamamen kurtulursak asıl o zaman görün şenliği.
0
ananiyimioguz
(11.02.21)
elinde 3 kuruş olan bir çok insan gizli işsizliğini saklamak için yatırımcı triplerine girer, bu tüm dünyada böyledir.

patlayacak mı dersen normal şartlar altında patlaması lazım ama dünyanın en büyük ekonomisi olan abd'nin karşılıksız para basıp, halka yardım diye dağıtması gibi olaylar yaşadığımızdan her türlü balon uzunca bir süre daha gider muhtemelen.
0
roket adam
(11.02.21)
Bu konuda bir ekonomist şu fıkrayı anlatmıştı.

Adamın biri pazarda eşeğini 100 liraya satmış. Alan kişi eşekle köye gitmiş, işlerini görmüş ve tekrar pazara gelip eşeği satlığa çıkarmış. Ancak pazarlık payı olsun diye fiyatına 200 Lira demiş. İlk satan adamda pazarda eski eşeğini görmüş. Bakmış ki 200 Lira Allah Allah demiş, bu eşekde galiba bir marifet var 1 haftada 100 den ikiyüze çıkmış der ve 200 Lirayı verip eşeği geri alır. Eve götürür bakar hiç bir marifet yok. Tekrar pazara çıkarır. Ancak kazıklandığı 100 liranın hatırına eşeğin ücretine 300 Lira der. Bir hafta önce eşeği 200 e satan adam galiba satmakla iyi etmedim. Bu eşekte özel bir durum olsa gerek der ve 300 liraya eşeği geri alır. Ancak evde eşeğin sağına bakar soluna bakar hiç bir özellik yok. Geri satışa çıkarar ve bu silsile komşularında araya girmesi ile devam eder ve eşeğin fiyatıda 1000 Liraya çıkar.O da ertesi hafta eşeşi geri almaya karar vermis. Bu alisveris her hafta fiyat arta arta devam etmis. Birkac hafta sonra pazara bir başka köyden Ahmet M. gelmiş. Ahmet pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun:
- "Al, al, al, sat, sat , sat" bağrışmaları arasında bir yaşlı eşek ve bu eşeğin 1000 Liralık satış fiyatı....!
Yanındakine sormuş
- "Hemşerim, bu yaşlı esek 1000 lira eder mi yahu?"
Adam hemen yanıtlamış;
- "Valla grafikler ortada. Bu eşeğin fiyatı 100 liradan başladi, 1000 liraya kadar geldi. Şöyle bir tekniğine bakarsan görürüsün. Eşeğin fiyatı 1000 Liradaki direncini kırarsa, 1500-1650 bandına kadar yolu var.

Bu konuda bir de Ekonomi Dünyasının İlk Spekülatif Balonu: Lale Çılgınlığı konusunu araştırmanı tavsiye ederim.
0
Mirket
(12.02.21)
piyasa neye para diyorsa para odur.
0
engelbert humperdinck
(12.02.21)
Bence kripto para konusunun en sorunlu kısmı spekülasyonla dönüyor olması. Elon musk-dogecoin olayı en büyük örnek. Büyük balıklar, kripto paraları normal borsaya göre daha kolay ve hızlı speküle ediyor. Her yerde büyük balıklar ekmeği yerken geri kalan muhittin topalaklar kırıntıları yeme peşinde koşar ama burada durum daha da aşmış boyutta. Bütün piyasa spekülasyon üzerine kurulmuş.

Kısa vadede patlayacağını sanmıyorum, denildiği gibi uluslararası piyasada kabul görürse, kullanım alanı genişlerse bir sorun olmaz aksi durum soğuk duş etkisi yaratabilir.
0
biravekahve
(12.02.21)
Beni yavastan durtmeye basladiginda bitcoin $500 civarindaydi. Eninde sonunda kesin patlayacak diye diye 5 sene gecti, bu arada bitcoin 48bin dolari gordu.

Zamaninda kenera attiklari 3-5 coin ile yurtdisinda araba alan arkadaslarim var, araba bayilerinin kapisinda bitcoin kabul edilir yazilari asili. Artik is "kesin bir noktada patlayacak" olayini gecmis vaziyette gibi duruyor.
0
cooperr
(12.02.21)
Lale cilginligiyla bunu bir tutmak sacmalik. Piyasa hacmi inanilmaz biyutlardaz birileri ciksa bile baskalari girip bitcoin aliyor.
0
cay sigara
(12.02.21)
"Patlamak" ile kasıt "sıfırlanmak" gibi bir şeyse, bence hayır. %10 geri çekilir, %35 düzeltme yapar, uzun süreli ayıda %85 çöker piyasa ama ben de patlamaz diye düşünüyorum. 2013 yükselişinde yoktum, 2017'den beri varım piyasada öyle ya da böyle, 2021'de de benim bir önceki dalgadaki halim gibi daha önce "parayı gecelik faize koyam, 3-5 de dolar alam"ın dışında finansal hiçbir şey yapmamış binlerce insan ve milyarlarca dolar dahil oluyor piyasaya. O bir yana, inanılmaz bir kurumsal para akışı ve tanınırlığı da var. Bir nevi ponzidir nihayetinde, erken girenler ve çökmeyi denemişli olanlar avantajlı, henüz tanışmış olup her şeyin sonsuza dek yükseleceğini umanların canı sıkılacak büyük ihtimalle öyle ya da böyle.
0
harfitarif
(12.02.21)
Hükümetler karşı hamle yapmadıkça, kendi resmi coinlerini çıkartmadıkça pek bir patlayacaklarını sanmıyorum, elimde param olsa kesinlikle bende üç-beş bir şeyler koymak isterdim.
0
zekicalik
(12.02.21)
borsada şöyle derler; "eğer bir hisseyi şirketteki çaycı bile duyup, aldıysa o kağıttan çıkmanın zamanı gelmiştir."

herkese bol şans.
0
false pretension
(12.02.21)
uzun dönemde gelişerek gidecek ama eski döngüler gibi olursa tepeden (henüz oraya geldiğimizi düşünmüyorum ama geldiği noktada işte) %70-85 düzeltme yapabilen bir enstrüman bu. Ben 2018'de içeride kaldım iyi bilirim :D

sonuç olarak bitcoin gibi arzı sınırlı şeyler atıyorum 2030'da şimdikinden çok çok daha üst yerlere de çıkar, ama arada milletin hayatını etkileyebilecek kadar düşüşler de görüyor bunu bilin. (altcoinler daha da fena, keşke tepede her şeyimi btc yapıp öyle tutsaymışım demiştim)

elinde coinleri tutan biri olarak da henüz alt rally'nin geldiğini düşünmüyorum. Hala çok fazla para btc'de.

edit: tepeyi kestirmeye çalışan varsa, ben şunu takip edeceğim: www.lookintobitcoin.com

edit2: bence kullanım alanları da artıyor. Geçenlerde "avans hesap" kullanır gibi loan aldım (tabii elimdeki daha fazla coini teminat göstererek) onunla yatırım yaptım sonra geri ödedim. Baya kullanışlı olmaya başlıyor bu iş.
0
nhk ni youkosu
(12.02.21)
Ha patladi ha patlayacak, aptallik etmeyin donunuza kadar alacaklar diye diye izledik olay enteresan noktalara geldi.

2014-2015 gibi bir bitcoin ATMsi dikkatimi cekti kahve alirken, ustunde 600 kusur dolar yanip sonuyor, BTC o kadardi o zamanlar. Ya buna hangi salak gider bu kadar para verir diye icimden gecirdigimi net hatirliyorum. O gun 5 tane alsaydim simdi baya baya rahattim. Sans iste.
0
cooperr
(11.03.21)
(12)

elektrik çarptı

feldspar
lamba değiştirirken kızım gidip düğmeyi açtığı için anlık elektrik çarptı kendimi nasıl attım bilemedim. şu an baş parmağım acıyor. ölecek miyim doktor :((
lamba değiştirirken kızım gidip düğmeyi açtığı için anlık elektrik çarptı kendimi nasıl attım bilemedim. şu an baş parmağım acıyor. ölecek miyim doktor :((
0
feldspar
(11.02.21)
Nö
0
kisa
(11.02.21)
un helvası mı yapalım irmik mi?

bi şey olmaz. beni çok çarptı öyle. en fazla biraz sızlar sonra geçer. his kaybı falan yoksa oyna devam.
0
alperz
(11.02.21)
dokunma hissi varsa sorun yok bence
0
sttc
(11.02.21)
çıplak ayakla toprakta yürü
0
komando kani var bende
(11.02.21)
ölsen ölürmüşsün, kıl payı kaçırmışsın :) topraklan bari :)
0
superfluid
(11.02.21)
Bence ölmeyeceksiniz. Çok geçmiş olsun.
0
msb
(11.02.21)
sağolun. dediğiniz gibi aşağı inip toprağa çıplak ayaklarımı koydum bir süre. mal gibiyim, çok afalladım. kendime gelemiyorum :/ hayırlısı
0
🌸feldspar
(11.02.21)
Hocam o kadar kötü hissediyorsanız gidin bi acile. Sağlık işi şakaya gelmez, belki içorganlarda bi hasar oluşturmuştur bilemeyiz ki. Atlayın gidin bence.
0
msb
(11.02.21)
sol işaret parmağından çarpıldım @konetsu
depolanmayan bişey olmaması rahatlattı şu an. teşekkür ederim. iç organ hasarı olup olmadığı da heralde anlaşılır bikaç saate.
0
🌸feldspar
(11.02.21)
hocam kizin dugmeyi actigi icin degil, elektrikle ugrasirken altin kural olan salteri kapamadigin icin carpildin. olmezsin raad ol.
0
nibba
(11.02.21)
K.A.R +1
Bu rölenin mevzuatta zorunluluğu yok mu acaba. Olsa ne iyi olur. Taltırın mutlaka. Çok da ucuz bişey.
0
Ruprect
(12.02.21)
Korkma ya bişey olmaz, ben sayamayacağım kadar çarpılmışımdır. O an bişey olmadıysa, bir yanık patlak olmadıysa sıkıntı olmaz.

Yanlız lamba değiştirirken çarpılmayı nasıl başardın ben onu anlamadım, elini duyun içine sokman lazım. Ben ampül değişirken anahtarı açık tutarım ki lamba yandıktan sonra çok fazla çevirip duyu veya ampülün kıçını bozmayayım.

@Ruprect;

Ne zaman başladı emin değilim ama uzun yıllardır yeni yapılan inşaatlarda KAKR mecburi, hem bina girişinde panoda yangına karşı 300 mA, hem de ev içinde insan için 30mA mecburi.
0
John Bloor
(12.02.21)
(13)

en sevdiğiniz ajda pekkan şarkısı hangisidir?

dafuq
benimkilerbambaşka birihttps://www.youtube.com/watch?v=FrjWcu1c0-4yaz yaz yaz (evet mor ve ötesi cover çok kötü)https://www.youtube.com/watch?v=93wsynxLMLk
benimkiler

bambaşka biri
www.youtube.com

yaz yaz yaz (evet mor ve ötesi cover çok kötü)
www.youtube.com
0
dafuq
(11.02.21)
belki daha cok sevdigim vardir ama su an ilk aklima gelen bu

haykiracak nefesim kalmasa bile www.youtube.com

bonus hanci - ajda pekkan tanju okan www.youtube.com
0
exlibris
(11.02.21)
Son Yolcu (senza fiato)
0
black holes in the sky
(11.02.21)
1983 - bir günah gibi
0
rose parks
(11.02.21)
fikret senes'in yazdigi sarkilar (yukaridaki orneklerde oldugu gibi)

uykusuz her gece
kimler geldi kimler gecti
sana dogru
0
hot potato
(11.02.21)
Yeni bir gün doğdu bize

youtu.be
0
yankee jumping
(11.02.21)
eğlen güzelim
0
sabenburak
(11.02.21)
1 dediniz 3 sayıverdim...

Alışmak Sevmekten Zor
Eğlen Güzelim
Affetmen Asla Seni
0
burka
(11.02.21)
Dönsenn köşeden şöyleee.. Şarkı söylerim böyleee..
0
msb
(11.02.21)
düşünme hiç
0
hakmut
(11.02.21)
Düşünme hiç
0
freebird5406_2
(11.02.21)
düşünme hiç
0
since1907
(11.02.21)
bendekiler burada söylenmemiş hiç ya, buyrunuz:

resmin yok bende
www.youtube.com

sevgide seni seçtim
www.youtube.com

eline gözüne dizine dursun
www.youtube.com

yazılmışlardan da eğlen güzelim bende de var :)
0
nimberjack
(12.02.21)
Hoşgör sen & eğlen güzelim.
0
pandispanya
(12.02.21)
(12)

yalnız yaşayanlar, sıkılmıyor musunuz?

dafuq
sb
sb
0
dafuq
(10.02.21)
kafayı yiyorum. durumum hiç iyi değil.
0
Anjelik
(10.02.21)
Yalnız yaşamaktan değil ama pandemi özelinde evet çok sıkılıyorum. Hafta sonları özellikle çok anlamsız geçiyor.
0
himmet dayi
(10.02.21)
Yoo :)
0
pati
(10.02.21)
sabahtan akşama kadar iş hem de yoğun tempolu iş

genelde akşam sıkılıyorum ama bilgisayar oyunundan zevk almaz isem mesela veya aşırı dertliysem

öte yandan geçen bir sene nasıl hızlı geçmiş anlamadım.

-------

sevgilimle 2 sene beraber yaşadıktan sonra bu durumdayım. onunla yaşamak kesinlikle tercihim. şu an bir yandan aşırı depresif bir moddayım.
0
rain when i die
(10.02.21)
hafta içi bir şekilde geçiyor da hafta sonları zorlanıyorum.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(10.02.21)
Hafta içi değil de, hafta sonu epey bi sıkıcı oluyor.
0
msb
(10.02.21)
hafta içi hayır ama hafta sonu çok sıkılıyorum.
0
juliette
(10.02.21)
yok kafam çok rahat ya :)
0
e mice
(10.02.21)
Çalışmak zorunda olmasam hiç sıkılmam. Evden çalıştığım için sıkılıyorum.
0
peki madem
(10.02.21)
Eskiden hiç sıkılmazdım da şimdi ara ara sıkılıyorum. Yalnız yaşamaktan değil de işte pandemiden yani.
0
turkce konusan uzayli
(11.02.21)
Yok valla ben yalnız kalamadigim zaman daha çok sıkılıyorum :)
0
nediyimkisimdi
(11.02.21)
köpeğim sıkılmama fırsat vermiyor :)
0
avarel dalton
(11.02.21)
(13)

Trafikte öfke kontrolü nasıl sağlanır?

goklerdengelenkarar
Çoluk çocuk sahibi, eğitimli adamım. Allahın bile yüzüne bakmadığı bitik bir tip yüzünden heba olacağım bir gün. Çünkü bende de suç var. Hiç kendimi geri çekmiyorum. Hiç görmezden gelemiyorum. Trafikte sürekli kavga ve gerginlik halindeyim (gerçekten hakedenlerle). Öfkemi asla kontrol edemiyorum. Bi
Çoluk çocuk sahibi, eğitimli adamım. Allahın bile yüzüne bakmadığı bitik bir tip yüzünden heba olacağım bir gün. Çünkü bende de suç var. Hiç kendimi geri çekmiyorum. Hiç görmezden gelemiyorum.

Trafikte sürekli kavga ve gerginlik halindeyim (gerçekten hakedenlerle). Öfkemi asla kontrol edemiyorum. Bir gün biri beni hiç uğruna yok etmeden ben bu öfke ile nasıl başa çıkarım?


Bu arada, bu öfke hata yapan, yanlışlıkla önüme kıran, insani durumlarla alakalı değil. Makas atan, kuyrukta önüme atlayan, arka sis farı yakan, beyaz xenonlarla gözüme tecavüz eden, herhangi bir şeyden dolayı arabadan bıçak, sopa, jop vb. ile inen tiplerle alakalı.
0
goklerdengelenkarar
(10.02.21)
Ben böyle 10 kişiden grup dayak yedim. (abartmıyorum cidden) Hakeden çok adam dövdüm. Allahtan bıçaklanmadım vurulmadım. Dediğin tarzda şeyler yaşamamak için arabada öfke gelmeye başladığı zaman kendi kendime sesli telkine başlıyorum. Twelfth dur sakin ol falan diye. Kendi kendime konusuyorum yani.
0
twelfth
(10.02.21)
Arada ben de sinirleniyorum. Sonra kendi kendime diyorum ki "sen ileri sürüş teknikleri uzmanı Demir Bükey misin?"

Değilim.

Dediğin gibi kasıtlı trafik zorbalığı yapanlara karşı pasif savunmaya geçiyorum. Kuyrukta önüme geçmeye mi çalışıyor? Milim boşluk bırakmayıp yer vermiyorum. Kafamı çevirip bakmıyorum bile. Soldan 200'le gelip önümde trafik olmasına rağmen selektör atan öküzlere de frene basarak cevap veriyorum. Beni sağ şeritten geçip önüme girmeye çalışan çakallara da gaza basarak cevap veriyorum. Sonuçta sağ şeritteki kamyonun arkasına takılıp 4-5 araç geriye düşüyor :) Bu ona yeter.

Çok sinirlenirsem de küfür ederim ama adamın göreceği şekilde değil. Durduk yere ölmenin hiç anlamı yok.
0
himmet dayi
(10.02.21)
Çocuğunun resmini görebileceğin bir yere koy ve her sinirlendiğinde düşün bu manyaklarla kavga edip başıma bir şey gelmesi mi yoksa çocuğumla daha uzun seneler vakit geçirmek mi. O çomar tayfa için değmez, arabaya binerken sinirlerini dışarda bırak.
0
sta
(10.02.21)
hayatına alacağın insanları sen belirlersin. eğer öfkeni kontrol edemezsen, normalde asla muhatap olmayacağın, aynı şehirde olmaktan bile midenin bulunacağı bir kişiyi hayatına almış oluyorsun. bile bile kendini bataklığa surukluyorsun.

ben de çok sinirliydim eskiden. sonra dedim ki, trafik senin bu kişiyle olan münasebetinle ve kavganla mı düzelecek? yarım saat sonra her şeyi unutacaksın, geç git.
0
tabudeviren
(10.02.21)
trafikte çok fazla zaman geçiriyor olmalısın.

arabam yok, nadiren araba kullanıyorum. muhtemelen bu yüzden olsa gerek, hiç sinirlenmem hata yapanlara, hatta muhtemelen genellikle hata yapan taraf ben oluyormudur kullanmak durumunda kaldığım zaman.

ama arabasına bindiğim bazı arkadaşlarımda bu sinir var. hele birisi çok gergin. günde 3 saat istanbul trafiğinde araba kullanıyor. normalde hiç böyle biri değil, çok sakindir. ama trafikte 2 dakika içinde canavar çıkıyor içinden. ve ben arabada onun yanında oturan birisi olarak çok ama çok geriliyorum. yapma desem bana da bağırıyor. bağırdı diye bozulup küssem yeri yani ama sadece trafikte bu hareketlerini gördüğümden bir şey demiyorum. susup oturuyorum ama arabadan inip gitmek istiyorum aslında o anlarda. bence insan sevdiği insanlara bu gerginliği yaşatmamalı, hiç hoş değil.

çevrendeki insanların senin böyle anlarına şahit olduklarında senin hakkında kötü düşünmelerini ve seni bu karakterde biri olarak görmelerini ister misin? mesela benim arkadaşım değil de babam böyle bir insan olsaydı trafikte, ondan çok korkardım. umarım en azından çocuklarının yanında yapmıyorsundur.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(10.02.21)
valla kardeşim al benden de o kadar. inanılmaz sakinim normalde ama trafikte çileden çıkıyorum. kavgaya girecek kadar olmasa da bana zarar veriyor. bunu kendi sürüş şeklimi değiştirerek çare buldum. bu bahsettiğin tarzda tipler hep en sol şeritten gazlıyorlar. ben de en sola geçmiyorum, 2. ve 3. şeritten devam ediyorum yoluma. bu ayılar o şeritleree girmediği için sıkıntı olmuyor, sinirlenmiyorum artık. sürekli soldan gidersen kesinlikle bir gün birisini döversin. sen de agresif kullanırsan agresif insanlarla karşılaşıyorsun.ç
0
roket adam
(10.02.21)
Geçen sene bir kitap okumuştum. Adı neydi tam hatırlamıyorum kafaya takmama mı ne o kitapta şöyle yazıyordu aşağı yukarı.
" Eğer sen trafikte birisiyle kavga ediyorsan, hiç tanımadığın bir insanın yükünü üzerine alıyorsun. Kavga etmezsen trafikte ki o maganda başka birisiyle kavga edecektir zaten. Kavga edip neden başka birisinin problemini taşıyasın?"

bu açıdan bakınca mantıklı ama öfke kontrolü zor biraz küfür ya da fiziksel temas karşıdan gelirse ne yaparım bende bilmiyorum.
0
komando kani var bende
(10.02.21)
öfke sebebini anlamak için bilgilendirici bir video: www.youtube.com
0
mirty
(10.02.21)
Haklısın sinirlenmekte. Özellikle İstanbul'da trafiğe çıkmak bi nevi sabır sınavı. Bundan 10 sene önce ben de aşırı fevri davranıyordum bu tür durumalarda ama artık alıştım sanırım. Mümkün olduğunca dalaşmıyorum kimseyle. Hele ki şu sıralar hiç tavsiye etmem, millet saatli bomba gibi patlayacak yer arıyor. Baktın ki sinirleneceksin kendine 10 saniye ver 10'dan geri say ve tepkini sonrasında ver.
0
msb
(10.02.21)
birebir aynı durumdayız, o çakma xenon farı takan önümde ölse bir bardak su vermem, arka sis açanın önüne geçip arka sisi açıp kapatıyorum sürekli anlasın diye ya da arkadan uzunları yakıyorum. makas atan desen geçen gün kilit trafikte biri attı son anda farkedip frene bastım onu yapmasam bana vurucaktı ve arabası bitiikti, ben ise gözüm gibi bakıyorum, yanına gidip camı açtım bişeyler söylüyorum piç açmado. sıkıştıran taksiciye de gider yaptığjm oluyor. hiç ama hiç sakin kalamıyorum. genelde ilk atarı yapmamaya çalışıyorum ama biri bişey dediği zaman kesinlikle geri adım atamıyorum.
0
garavel
(10.02.21)
oradaki kufurlesme ve sozlu atismayi kazanilip kaybedilecek bir mucadele olarak gormemeyi ogrenin.Sinirlendiginiz zaman her durumda psikolojik olarak zararli cikacaginizi kendi kendinize telkin edin.
0
turkuaz
(10.02.21)
Soruyu ve içeriği ben yazdım sandım.
Pandemi sebebiyle evden çalışıyoruz da uzun süredir trafik belasının içinde bulunmuyorum.

hayat böyle çok güzelmiş.

Ben de yapılan haksızlıklardan dolayı çok gerilip kendimce adaleti sağlamaya çalışıyorum ama bu sebeple eşimle de baya bir tartışıyoruz.

bunun nasıl önüne geçebilirim diye düşündüğümde direksiyona kızımın resmini koymaktan başka bir şey gelmedi aklıma. Gerçi uygulamasını yapmadım pandemiden dolayı ama bunu ciddi ciddi düşünüyorum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.02.21)
Bu konuyla alakalı çöp kamyonu hikayesi var. Belki biliyorsunuzdur ama güzel hikaye bırakayım aşağıya.

Bir gün bir taksiye atladım ve havaalanından hareket ettik. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı. Taksi şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtuldu. Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.
Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı. Sordum: “Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaneye gönderecekti.”
Taksi şoförü bana, şimdi “Çöp Kamyonu Kanunu” dediğim şeyi öğretti. Şoför pek çok insanin çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın. İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler.
Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla ‘ size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.’
0
Ven
(14.02.21)
(4)

Melatonin Tavsiyesi...

msb
Miligramdan bağımsız olarak her markanın etki düzeyi farklı oluyor sanki.Halihazırda Melatonina kullanıyorum, bu defa Aliexpress üzerinden alıcam.Gece boyu etkisi azalmayacak bir şeyler var mıdır?
Miligramdan bağımsız olarak her markanın etki düzeyi farklı oluyor sanki.

Halihazırda Melatonina kullanıyorum, bu defa Aliexpress üzerinden alıcam.

Gece boyu etkisi azalmayacak bir şeyler var mıdır?
0
msb
(01.02.21)
Söz konusu supplement olunca aliexpress topuna hic girilmez bence. Solgar ve benzeri markalari tavsiye ederim.

Zaten Melatonin her gece kullanilacak bir sey degil. Vucudun kimyasini bozarsiniz. O yüzden biraz fazla ödeyin ve iyi bir marka alin.
0
VIPCH
(01.02.21)
Alamazsınız, gümrükte kalır.
0
awareim
(01.02.21)
reçete ibraz edince gümrükten geçirilebiliyor, satıcıya güveniyorsanız alabilirsiniz. now diye bir marka var ürünleri güzel.
0
montakristokondu
(01.02.21)
5-6 ay kadar önce almıştım sorunsuz geldi. Reçete falan da göstermedim.
0
🌸msb
(01.02.21)
(5)

Nereden Film İzleyeceğiz?

AlsterWasser
Uzun zamandır izlemediğimden canım çekti bir oturup başarılı olmuş gişe filmi olmayan Türk yapımı filmler izleyeyim dedim. Yine Netflixe küfür ederken buldum kendimi. Neyse o benim beklentimle alakalı.Şimdi nerden film izleyebilirim acaba? Bir iki site önerisi alabilir miyim? Sıkıntı oluyorsa özelde
Uzun zamandır izlemediğimden canım çekti bir oturup başarılı olmuş gişe filmi olmayan Türk yapımı filmler izleyeyim dedim.

Yine Netflixe küfür ederken buldum kendimi. Neyse o benim beklentimle alakalı.

Şimdi nerden film izleyebilirim acaba? Bir iki site önerisi alabilir miyim? Sıkıntı oluyorsa özelden de olur. Eğer ücretli kiralama seçenekleri varsa o da olabilir.

Atıyorum Sonbahar filmini izleyeceğim ya da Korkuyorum Anne ya da ne bileyim o minvalde sayılabilecek filmleri görüntü kalitesi iyi olarak bulamıyorum..

not: torrent dışında.
0
AlsterWasser
(31.01.21)
Böyle art house filmler için mubi ye bakın. Orası çeşitli dönemlerde izlenebilecek seçkiler sunuyor. Şu aralar nbc var mesela.
0
Ufuk
(31.01.21)
Mubi, paralı, güzel türk filmleri geliyor arada
0
kojonotsuki
(31.01.21)
Netflix var ama epeydir yuzune bakmiyorum. Dun Mubi uyeligi aldim, guzel gibi duruyor. ilk ay ucretsiz zaten. Yani Mubi +1
0
msb
(31.01.21)
aradığım şey MUBI imiş.. beni mağaramdan çıkardığınız için teşekkür ederim arkadaşlar.
0
🌸AlsterWasser
(31.01.21)
Aradığı şey ugurfilm + mubi

Oraya da bi göz at, reha erdem yaz çıksın, joachim trier yaz çıksın, tony gatlif. Ken loach...
0
freebird5406_2
(31.01.21)
(6)

Pandemi sürecinde uçak yolculukları ne kadar güvenli?

dali dili havali korna
Bu aralar uzun mesafeli yolculukları pandemiden ötürü otomobille yapıyoruz ancak uçakların korkulacak kadar tehlikeli olmadığına dair yorumlar okuyorum ara ara. Yakın zamanda uçakla seyahat edenlerin yorumlarını alabilir miyim bu konuda?
Bu aralar uzun mesafeli yolculukları pandemiden ötürü otomobille yapıyoruz ancak uçakların korkulacak kadar tehlikeli olmadığına dair yorumlar okuyorum ara ara. Yakın zamanda uçakla seyahat edenlerin yorumlarını alabilir miyim bu konuda?
0
dali dili havali korna
(31.01.21)
bence dandik bir havayoluyla ucmuyorsaniz. otobus, metro, tramwaylardan falan cok daha guvenlidir. uymalari gereken bir suru standart var.
0
dokunmakalbime
(31.01.21)
Pandemi surecinde bi kere uctum is maksatli. Cidden guvenlik falan yok, koltuklar dip dibe hic mesafe yok, onde oturan afgan maskeyi ceneye kadar indirmis iki kere uyardim duzeltti sonra tekrar indi. Hostesler goruyor ama belli ki yildiklari icin uyarmiyor vb.

İcerideki hava filtrelenip tekrar veriliyormus bilmem ne derece etkili.

Bu konularda cok evhamli biri degilim ama ben pek guvenli bulmadim.
0
msb
(31.01.21)
Hiç güvenli değil. Havaalanında yan yana oturmuyorsun insanlarla mesafeni koruyorsun. Uçağa bindikten sonra bitiyor dip dibe oturuyorsun. Öksürenler falan.
0
turkce konusan uzayli
(31.01.21)
2020 yılında 28 defa uçağa binmişim. şükürler olsun hiçbirşey olmadı. temizlik, maske, mesafeye dikkat ettikten sonra birşey olmaz.
0
paudi
(31.01.21)
uçağa binmek uçak içinde dipdibe oturmak elbette hastalık kapma durumunda riskli. tamamen yanındaki, uçaktaki bireylerle bilinçleri ile alakalı.
0
basond
(31.01.21)
Herkes dip dibe, üste para verseler binmem şu anda uçağa. Zaten pandeminin en büyük yayılımını havayolu yolcuları sağladı.
0
roket adam
(31.01.21)
(12)

inşaat maliyeti v2

kibritsuyu
geçen gün inşaat maliyeti ile ilgili bir soru sormuştum (git: 1464475)biraz daha detay vereyim. yazarak açıklamak biraz zor ama deneyeyim.müstakil evin birinci katında yaklaşık 20 metrekarelik bir balkon var. bu balkonun yarısının tepesinde pergole var ve pergolenin altında da zamanında yaptırdığımı
geçen gün inşaat maliyeti ile ilgili bir soru sormuştum (git: 1464475)

biraz daha detay vereyim. yazarak açıklamak biraz zor ama deneyeyim.

müstakil evin birinci katında yaklaşık 20 metrekarelik bir balkon var. bu balkonun yarısının tepesinde pergole var ve pergolenin altında da zamanında yaptırdığımız ufak bir tuvalet ve dama çıkmaya yarayan ahşap bir merdiven var. balkonun geri kalan yarısı boş. balkonun tek tarafında evin duvarı var. yani üç tarafı ve tepesi kapatılacak, uç tarafında yine ufak bir balkon kalacak. bu kapatılan yerden doğru düzgün bir banyo ve bir oda çıkarılacak, bir de dama çıkacak demirden dönen merdiven yapılacak. tabii balkonun tepesi kapatılınca evin damı da genişleyecek, o yeni kısma da seramik döşenip etrafı korkuluk yapılacak. halihazırda damın etrafında demir korkuluk var. bunu söküp alüminyum mudur krom mudur şu parlak korkuluk yapılacak. kendi fikrim, tek kalemde masrafın çoğu bu olduğundan bunu erteleyip sonradan da yapabiliriz. mevcut damın etrafındaki korkuluk durur. yeni taraf da korkuluksuz olur, o tarafı kullanmayız.

biz bu balkonu yaptırırken niyetimiz etrafını çevirip tepesini kapatmak olduğu için zemin katta kolondu kirişti bunun hazırlığını yaptık, üstüne bir kat daha oda olacak diye. yani zeminde taşıyıcı, betonarme falan bir ekleme yapılmayacak. sadece işte üste çıkacak kolonu kirişi bağlayacak. 5 yıl önce paramız bittiği için balkon olarak dursun, ileride kapatırız demiştik.

ustanın bize verdiği gerekli malzeme listesi ve işçiliğin fiyatları şöyle. verdiği malzeme ve işçilik fiyatları normal mi? kazık yemeyelim.

i.hizliresim.com
0
kibritsuyu
(30.01.21)
tam metrajları çıkartamıyorum söylediğinizden fakat, yıkım, demir-kalıp-beton ve tuğlaya verdikleri rakamlar ve tutarlar biraz fazla gibi. 1. katta kapattığınız yerde pencere olmayacak mı? sanki o unutulmuş gibi geldi.

ayrıca korkuluk en son imalatlardan biri, 11bin liraya onlara bırakmayın siz bir ferforjeciye yarısına yaptırırsınız. aynı şekilde duşakabini de bağlantı yerlerini sıhhi tesisatçı yapacak ama duşakabinci gelip monte edecek onu da siz alın istediğiniz bir model. seramiği ve yapıştırıcısını da siz alın. yani 71bin'den bir kere 15bin silin. 55bin kalıyor, onu da en fazla 40bin'e anlaşın bence. O bile fazla da, yani bilemiyorum metrajlar nedir.
0
malheiros
(30.01.21)
Genel tutar bana biraz yuksek gibi geldi.

Halihazirda devam eden insaatimizda alt kata bire bir sizdeki gibi bi uygulama, ust kata ise yaklasik 100 metrekare anahtar teslim 2+1 ev. Tum binaya 13 adet 12x12 demir konstruksiyonla guclendirme, hemen yan eve yaklasik 10 metrekare balkon uzeri korkuluk, tum bina dis cephe yalitim vb yaptiriyoruz.

Usta milleti oldugu icin surec icinde sorunlar yasadik ama tum bunlar icin 150 bin liraya anlastik.

Sizin fiyat bana biraz ucuk geldi acikcasi.
0
msb
(30.01.21)
korkuluk alüminyum olacak ama sonradan soruya da ekledim, halihazırda demir korkuluk var. yani çıkılan kısımda onunla idare edebilir, gerekirse sonradan bütün damı çevirebiliriz. dediğiniz gibi o son iş, başkasına da yaptırılabilir. olmasa bile olur.

seramik, vitrifiye, duşakabin vs zaten ben seçeceğim de onlar da ortalama bir rakam olarak yazmış diye tahmin ediyorum.

asıl merak ettiğim betonarme kısmı. yani metrajına göre miktar uygun mu onu boşverin, zira size şu kadar metre diyecek teknik bilgim yok.

1100 kg. demir 5500 lira diyor mesela. bağlama, kalıp işçiliği 7000 diyor. 70 torba çimento 1750, c30 beton 4500 diyor (kaç m3 yazmamış), 1500 adet tuğla 1500 lira, örmesi, taşıması 2000 lira diyor. bunlar uygun fiyatlar mı?

odaya elektrik çekilecek, lamba, priz anahtar. aynı şekilde banyoya da lamba ve priz çekilecek. buna da 1500+500 demiş. taş çatlasın 4 priz, 3 anahtar gerekir. kabloyu mabloyu bilemiyorum.

yukarı tuvalete su geliyor, kanalizasyon gidiyor, ama sıcak su yok. sıcak su çekecek.

halihazırda balkonun bir kapısı var, balkonu kapatınca o kapıya gerek kalmayacak, o kapı odaya takılacak. şimdiki ufak tuvaletin de kapısı sağlam, yeni banyoya da o takılacak. bir tek odaya balkon kapısı ve pencere yazılmamış. ben odaya pencere koymak yerine büyük sürgülü bir kapı hayal ettim (odanın ucu yine ufak bir balkon olacak). ama dış cepheye bakan duvara da pencere konabilir evet, ek olarak o çıkabilir.
0
🌸kibritsuyu
(30.01.21)
Bana uçuk geldi biraz. 13.5 boyutundaki tuğlaların 2020 yılındaki tane fiyatı 85 kuruş internette. Size direkt 1 TL'den hesaplamışlar. 1500 tuğla alıyorsanız indirim yapılması gerekir. Duvar örülecek alanı görmeden konuşmak zor ama 1500 tuğla saydığınız işler için fazla gözüktü. Taşıma ücreti de abartılı gibi. 4 bin TL'ye İstanbul'dan Kars'a eşya taşıyorlar.
0
dissendium
(30.01.21)
Sanki biraz fazla olmus gibi ben resmi gormeden yaziyi okurken kafamdan 40 topladim ama bunu faal 8nsaatla ugrasan arkadaslar daha net toplarlar.kendisine sormadan ikide bir pas atiyorum ama john bloor un bir fikrini almak lazim.
0
duptıs
(30.01.21)
bir de şunu ekleyeyim. kapatılan yeri dışarıdan boyayınca o kısım tertemiz kalacağı için evin tamamını dış cephe boyayacak. yani oradaki boyama parası tim evin dış cephe boyanması + yeni yapılan kısmın iç cephe boyanması için.
0
🌸kibritsuyu
(30.01.21)
Betonları nereye kullanacaksınız ? Sap betonunu anladık ta diğeri ne için.
0
opitseri
(30.01.21)
arkadaşlar verdiğiniz bilgilere göre notlarımı alıyorum, tuğla miktarı ve fiyatı çok değil mi, bu kadar çimentoyu ne yapacak, hepsini soracağım.

John Bloor'dan özellikle cevap bekliyorum.

@opitseri: tahminimce torba çimentolar tuğla örmek, şap atmak, sıva yapmak için, c30 da kolonuydu, kirişiydi, tavanıydı, betonarme unsurlar için. 70 torba o iş için de çok mudur onu bilemedim. anlattığım kadarıyla sizin bilmenize imkan varsa fikirlerinizi duymak isterim.
0
🌸kibritsuyu
(30.01.21)
özetle çok kazık. banyo kaç metrekare olacak? "ben o paraya şeker fabrikası kurarım, pezevenk" diyesim geldi.
0
ensar
(31.01.21)
arkadaşlar tekrar söylüyorum. asıl merak ettiğim kısmı, siz mühendisler nasıl diyor, kaba kısmı. yani demiri, betonu, kalıbı, tuğlası, çimentosu, sıvası mıvası işte. alan kabaca 20 metrekare. bunun yarısı oda olacak, kalan kısmın da yarısı banyo olacak, kalan çeyrek de antre gibi. balkon evin tek duvarına yapışık olduğu için üç tarafı ve tavanı kapatılacak, kapatılan kısımda da odanın ve banyonun iç duvarı örülecek.

banyonun seramiği, klozeti, rezervuar takımı, lavabosu, duşakabin falan bunları boşverin. onları ben seçeceğim zaten, adama "sen kafana göre koy, ben prarasını veririm" demeyeceğim. adam bizim masrafımız kabaca belli olsun diye yazmış. altın kaplamasını seçersem masrafım artar, çıkma hela taşı koyarım bedavaya gelir, sorduğum onlar değil.

bana şu kaba kısmı için verilen fiyat iyi mi onu söylerseniz. yani 1100 kg demir diyor, 7000 lira kalıp işçiliği ve demir bağlaması diyor, c30 beton diyor, 70 torba çimento, 1500 tane tuğla diyor. bunları soruyorum ben.

yapılacak iş bir oda bir banyo, belli. duvarda buat var. 1500 lira elektrik malzemesi ve 1000 lira işçiliği normal mi? odaya bir lamba 2 priz, banyoya 1 lamba 1 priz konsa yeter. bu iş için buattan hat çekip döşemeye 2500 lira normal mi?
0
🌸kibritsuyu
(31.01.21)
Yaklaşık 20 m3 beton fiyatı vermiş, şöyle söyleyeyim ortalama 130 metrekare bir binanın tek katına kolonları, merdiveni ve tablası dahil 30-35 m3 beton gider.

Yani senin yer 20 metrekare ortalama, kolon hariç tabla kalınlığı 30 cm atsak 6 m3 beton gider tablaya, 4 tane kolon diksek 70x30x290 dört tanesine bir metre küp bile beton gitmez.

Betonda hesap hatası olduğu bariz, diğerlerine hiç girmeye gerek yok.

İlla bu şekilde betonarme yapacaksan sen sadece işçilik fiyatı al, de ki bu işi bana işçiliğini kaça yaparsın?

Malzemeyi de bir telefonla getirirler ödemesini önceden yaparsan, tuğlanın da en son fiyatı 60-70 kuruştu.

Ayrıca 1500 tane tuğlayı nereye kullanacağız?

1 m2 duvara 25 tuğla gider, 1500 tuğla 60 m2 yapar.senin bi duvar zaten var, 3 duvar yapıalcak. Bir kenarı 4 iki kenarı 5 desek 13 metre uzunluk, yükseklik de 260 cm. toplam 34 metrekare yapar. Hadi firesiyle kırığıyla 40 m2 de, 60 m2 tuğla nereye gidecek?

Kaldı ki bu hesapta kapı ve pencere boşluğu yok, onlar da en az 5 metrekare tutar, yani aslında sana 30 m2 tuğla yetiyor, özetle 750-800 tuğla.

Sen bu ustadan da başka ustadan da sadece işçilik için götürü fiyat al, malzemeyi almaktan korkma.

Benim fikrime gelirsek;

Neden betonarme istiyorsun?

Gazbeton tuğla ile (ytong) güzelce duvarlar örülüp, üzerine demir profil atılır. Üzerine de OSB ya da ahşap döşenir, üzerine de yalıtımı yapılır, üzerine de seramiği. Mis gibi olur, bu beton fetişi bizde var, gavura bakıyorum herşeyi ahşap üzeri yapıyor.

Alttan da tavana alçıpan ya da betopan vidalanır, tavanda ve duvarda kaba sıva işçiliği de olmaz sadece alçı çekilir ytong ve alçıpan üzeri.

71 bin liraya kat atılır ya hu, hakketen büyük para.
0
John Bloor
(01.02.21)
genelde fazla para alırlar işini iyi yapan biriyse maliyet+kar dan sonra 3-4k fazla ver kafan rahat etsin

burada en büyük sorun nakliye
kendi alacağın malzemeleri aynı yerden alıp tek seferde getirmeye çalış

ve sürekli bir şeyler eksik çıkacak, sonradan söylenecek
0
bir soru sorcam
(01.02.21)
(10)

peugeot 2008 vs Skoda Kamiq

spacevan
Sizce hangisi?Kullananlar var mı bu araçlardan bazı sorularım olabilir.
Sizce hangisi?
Kullananlar var mı bu araçlardan bazı sorularım olabilir.
0
spacevan
(30.01.21)
Gecen sene 2008 almaktan son anda donen biri olarak aracin cok dar ve basik oldugunu soyleyebilirim. Gt-line alacaksaniz far ve aksesuarlarin etkisiyle arac cok şık ama diger paketlerde tasarim iyice siradanlasiyor. Yani pence far olmayinca araba %50 dusuyor sanki.

Haliyle arac b sinifi bi platformun yukseltilmesinden ibaret. o darlik, A sutununun resmen surucunun gorus alanina girmesi vb hep bu yuzden. Onun haricinde guncel pejolarda moto/sanziman ikilisi epey ovgu aliyor.

Kamiq hakkinda yorum yok.
0
msb
(30.01.21)
"bence" 2008in karşılığı kamiq değil karoq.
kamiq'i yerinde gittim gördüm ve hoşuma gitmedi. kamiq ve karoq arasında kalsam karoq seçerdim. içiyle dışıyla suv'a daha yakın geliyor bana.
0
sutlu nescafe
(30.01.21)
pejo dizaynı güzel ancak ikisi de donanım olarak bence yetersiz araçlar. ancak görüntü olarak kamiq daha güzel. bu araçlar b suv ona göre değerlendirmek lazım.
0
mikahakkinen
(30.01.21)
tabiki kamiq Fransız araba piyasası biteli yıllar oldu. Önce dökülmeyen araba yapsın fransızlar.
0
jamswety
(30.01.21)
Ben de bu arabaları kim alıyor diyordum.
Alınmayacak 2 araba söyle deseler belki de ilk söyleyeceğim 2 araba
0
otopsicocugu
(30.01.21)
Yazılanların çoğu ilginç. 2008 bayağı csuvlara yakın genişlikte. Satışlarda iyi bir ivmesi var peugeot'un. Şanzımanı Aisin'in dsgyi sorunsuzlukta tokatlar. Motorları da gayet iyidir. 2008 rağbet görüyor ve tasarim olarak cok daha dikkat çekici. Ikinci eli de saha başarılı.
0
karacigerim vur kadehlere
(30.01.21)
Sağolun güzel görüşleriniz için. Bu araçlar b suç olarak geçtikleri için bakınıyorum. Yani bütçem bunlara yetiyor. 300 350k bandına çıkabilse bütçem ben de farklı arayışlara geçerim mesela c sedan ya da suv lara.
Daha önce Fransız araba kulanmistim evet elektronikler de sıkıntı yaşamıştım ama yeni araçlar da sorun duymadım henüz.
@otopsicocugu siz ne tavsiye edersiniz 250k bandında?
0
🌸spacevan
(30.01.21)
Bu arada pejoyu opsiyonladım pazartesiye kadar
0
🌸spacevan
(31.01.21)
2008 aralikta test ettim;
-otomatik vites oldukça iyi.
-arabanin ici ve disi baya güzel.
-arka cam biraz dar geldi sportif görüntü sebebiyle, bilemiyorum.
-klimanin ekrandan kullanilmasi negatif benim icin
-biraz fazla piano black var, parmak izi cok olur.

Bu arada araba dayanir mi sikinti cikarir mi gibi seyler icin basit x'ten araba alir mi gibi şeyleri kafaya takmak yerine reliability İndexlere falan bakabilirsiniz. Diğer türlü üstün alman teknolojisini dsg 'den ağlayan insan dolu ortalik.
0
logisticsmanager
(31.01.21)
Arac bakarken ikisini de inceleyip elemistik ama 2008 gt line alamadigimiz icin elemistik. En ust veya bir altı donanim alabiliyorsaniz kesinlikle 2008. Kamiq bana cok bos geldi. Scala yi daha çok beğendim.

Bu arada opel grandland x de Peugeot ile ayni motor ve şanzımanı kullaniyor diye biliyorum. Hem daha büyük ve kullanisli geldi. Tek eksigi on konsol cok eski duruyor. Yine de kaliteli. Koltuklari cok rahat. Ici ferah. C sinifi

Biz sahsen Opel GL X ve Suzuki Vitara arasinda kaldık. Vitara da sirf aynı fiyata deli gibi donanim veriyor diye ama ici tirt.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
(20)

4-5 milyonluk evler gerçekten satılıyor mu?

mg3929
Hala aklım almıyor bu evler kime satılıyor? Bu apartman dairelerine bu paraları verenler ne iş yapıyor? Çevrenizde yakın zamanda bu kadar pahalı ev alan oldu mu?
Hala aklım almıyor bu evler kime satılıyor? Bu apartman dairelerine bu paraları verenler ne iş yapıyor? Çevrenizde yakın zamanda bu kadar pahalı ev alan oldu mu?
0
mg3929
(25.01.21)
niye satılmasın? zenginler 500 binlik evlerde mi otursun? :d
0
jelly bear
(25.01.21)
insanlarda para var, biz ziyadesiyle yoksuluz.
0
candide
(25.01.21)
40-50 milyonluk evler de satılıyor. şaşılacak bir şey yok. fakir kadar olmasa da zengin insanlar da var dünyada.
0
papuayenigine02561
(25.01.21)
Ceo vb olmadikca maasli isle alinmiyor tabii.. Adam kendi duzenini kurmus ayda belki 300-500 bin kazaniyor, neden almasin. Aylik gelir skalasi o kadar genis ki bir sey ki, sizin bi omur kazanamayacaginiz parayi kimisi 3-5 gunde topluyor. Adaletini seveyim dunya :)
0
msb
(25.01.21)
turkiyenin zenginligi buhar olup bati avrupaya yagmiyor. ulke gelismiyor, genclerin potansiyeli ucuza satiliyor olabilir ama bu kadar kaynagi olan bir ulkede milyonlar bir kac ay icinde fakirlikten acliga dogru gidiyorsa orada birilerinin de cebi devamli doluyor demektir.

------------------------------------------------------------------------------

"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenen bilgilere göre, yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı ağustos sonu itibarıyla 294 bin 454 oldu. Geçen yılın sonunda 225 bin 441 olan milyoner sayısı, 8 ayda 69 bin 13 kişi arttı."

tr.euronews.com


------------------------------------------------------------------------------

not: turkiye kayit disi ekonomide dunyada basa oynuyor. kayitlarda 250 bin diyorlarsa sen onu en az ikiyle ucle carp.
0
rm
(25.01.21)
valla satilmasina satiliyordur ama 4-5 ilyon lira verip de apartman dairesinde oturmam, bu paralari veren vizyonsuzlar vardir ama memlekette
0
exlibris
(25.01.21)
4-5 milyon çok büyük bir para değil, 800 bin euro falan yapıyor. asıl 40-50 milyonlar satılıyor, üstelik bunlar yalı falan bile değil bildiğin normal evler yani. çeşme'de yalıkavakta falan yazlıklar da keza 10 milyonu geçenler var.

ne iş yapılır, esnaflık, işadamlığı, kuyumculuk, fabrikatörlük, inşaat işleri, vs vs
0
roket adam
(25.01.21)
Ayda 100 bin kazanan bile alabilir. Çok daha fazlasını kazanan binlerce insan var. İyi kazanan doktorlar alabilir mesela. Toprak zenginleri var, sermaye sahipleri var, şöhret sahipleri var, var da var.

Bu rakama daire almak bence de aşırı saçma.
0
alfred
(25.01.21)
@roket adam
4 milyonu 800bin euro olarak nasıl çevirdin :(
0
🌸mg3929
(25.01.21)
"bu kadar pahalı ev"
biz fakirlere göre bu tabir doğru olabilir ama gelir düzeyine göre komik de gelebilir.

çevresinde zengin olmayan biri olarak benim de aklım almıyor lakin kaymak tabaka için gayet normaldir bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.01.21)
@mg3929, abi soruna çok şaşırdım. bursanın dışında sikindirik bir sitede 5-10 milyona satılan evler bir haftada bitti. o siteden 10 tane olsa yine satılır. bak bursa demiyorum bursaya 40 dakika uzaktaki bir yer diyorum. 4-5 milyon çok para değil, türkiye de pahalı değil. senede on gün yurtdışı tatili yapınca kendini bir üst sınıfta zanneden beyaz yakalar da dahil olmak üzere türk halkı genel olarak fakir.
0
ismim ibrahim
(25.01.21)
Ya ben daha ilginç bir şey söyleyeyim, Ankara'nın merkeze uzak dandik bir semtinde oturuyorum. Benim evin yürüyerek 5 dakika ilerisine bir sürü yeni apartman yaptılar, 2-3 milyona satıyorlar. Yani sakin, sessiz, huzurlu bir semt ama araban yoksa merkeze ulaşım dert mesela. Evlerin de bir olayı yok, standart apartman dairesi. Bahçesinde hiçbir zaman kimsenin girmeyeceği bir havuz var diye 2-3 milyona satıyorlar. Akıl alır gibi değil. Orada oturan adamla aynı bakkala gidip yufka alıyoruz, ben yürüyorum o AMG ile geliyor falan, çok acayip.
0
plutongezegendegilmi
(25.01.21)
rm +1
bak bu bir de sadece bankada nakit 1 milyon tutanlar.

buna, evinde, bankada kasa kiralayıp altın / değerli döviz tutanları dahil değil.
istanbul'da sayısız malı, mülkü, apartmanı, işhanı olup cash-out yapmayanları dahil değil(bankada para tutmayanları var)
parayı türkiyeden taşıyanlar dahil değil
parayı şirket uhdesinde sermaye olarak gösterenler dahil değil... diye gider
0
esref
(25.01.21)
o 4-5 milyonluk evlerin bulundugu sitelerin instagram hesaplarina bakiyorum bazen.Gordugum kadariyla, oralarda yasayanlar genelde kendi isyeri olan doktorlar, diyetisyenler,kuyumcular vs. Maasla calisan kisiler degil bunlar.
Zaten bu tarz siteler sehrin merkezinde olmazlar cunku arazi fiyatlari Istanbulda pahali.Bu evlerin planlarina bakarsaniz hemen hepsinde bahce var,etrafta dolasilacak yesillik var.Guvenlik ust seviyede. Oturan kisilerin luks arabalari oldugu icin mesafeler sorun olmuyor. Acarkent dedigimiz yer bile ben cocukken dag basiydi,burada kim oturur deniyordu simdiki haline bakin.

Bu arada yeri gelmisken sunu da ekleyeyim. Eskiden uluslararasi sirketlerin iyi maas alan ust seviye mudurleri bu tarz yerlerde ev alabiliyordu ama AKP doneminden sonra sistematik beyaz yaka fakirlestirmesiyle bu kesim buralarda ev alma sansini kaybetti.
0
turkuaz
(26.01.21)
Üst katımı 2 milyona satıyolar:
Not 1600 TL ye kirada oturuyorum :)
0
elifciem
(26.01.21)
O tip devasa birikimleri yapanların çoğu yemeden içmeden yapıyor. Herşeyin hesabını yapan esnaflar var mesela. 10 kuruş için pazarlık eder, günde 3 öğün makarna yer.. böyle biri olmuş olabilir.

bunun dışında aileden zenginlik, ameliyat yapan doktor vb. de olabilir. yurtdışında çalışmış olabilir.

eve o kadar para vermenin israf olduğunu düşünüyorum
0
kickboxer
(26.01.21)
14 dukkanlik gida zinciri olan bir tanidigim var. muteahhit olan bir tanidigim da var. cerez parasi gibi bir sey onlar icin. daha cok arsa kapatiyorlar ama 4-5 milyonluk evleri de aliyorlar yatirim icin. bu insanlari sokakta gorsen zengin demezsin oyle soyleyeyim. hatta bu tanidiklarin biriyle otururken bir adam geldi. sana yemin ediyorum yuzumu cevirdim para isteyecek diye. acibademde kapatmadigi arsa kalmamis. :D geldi beles cayi icti gitti
0
nibba
(26.01.21)
benim şu anda kirada oturduğum evin piyasa değeri 4 milyon civarı. sokağın fotoğrafını çekip atsam inanmazsın, o derece 4 milyonluk değil. ama merkezi yerde, 5 yıldan genç ve büyük. büyük derken, civardaki kıç kadar evlere göre, yoksa anadolu'da standart bir 2 çocuklu aile evi.

niye anlatıyorum bunu? çünkü istanbul'daki konut fiyatları öyle seviyeye geldi ki talep yüzünden, 4-5 milyon artık villa saray parası değil. bu da demek oluyor ki bu paraları kazanan insan sayısı da çok.
öte yandan; ev sahibini tanıyorum, zamanında aynı arsadaki eski evini müteahhite vermiş, yenileyince değeri artmış. esnafmış, durumu orta seviyeymiş; şimdi emekli benim verdiğim kira + emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyor. şansı şu, o zamanlar çok da revaçta olmayan bu bölge değerlenince evi de değerlenmiş. yani direkt olarak kişilerin parasıyla, başarısıyla da ilgisi olmayabiliyor. bu adam bu evi satsa üstüne kredi çekip 5 milyonluk bir ev alabilir mesela.

şunu unutuyoruz bir yandan, istanbul türkiye'nin en değerli şehri. dünya'nın bile en kıymetli şehirlerinden. sadece turistik açıdan baksan bile, bu şehirde yaşamak isteyebilecek yabancı insanlar var.
bahsettiğimiz bu evlerin olduğu semtler de bu değerli kentin en değerli 3-4 noktasından biri. yani aslında creme de la creme'den bahsediyoruz, bu sebeple 4-5 milyon o kadar da saçma değil. tek sıkıntı o evlerde yaşamaya çalışanların gelirleri aynı ölçüde artmadı zaman içinde, ya da enflasyona yenildi, ya da kura. sorun evlerin fiyatı değil, gelir eşitsizliği. benim gibi eve o parayı veremeyecek olanlar da ancak kirayla oturabiliyor işte...
0
Jux
(26.01.21)
4 milyonluk ev dediğin esasında 500 bin dolar/euro ediyor, gurbetçiler bile sıralı ev diziyor her sene.
0
koskoca kirpi
(26.01.21)
Valla satılıyor, ben de şaşırıyorum. Bizim üst katı 2,5 milyona sattılar. Biz 15 sene önce 300bine almıştık. Eskiden birikmiş üzerine mortgage filan alabiliyorduk. Aradan geçen senelerde sözüm ona pozisyonum yükseldi, maaşım arttı ama nanik, almanın yolu kalmadı maaşlı adamlar için. Babamın arkadaşı vardı Türkiye'nin kalburüstü kurumsal firmasının üst düzey yöneticisi. Her sene prim döneminde ya ev ya da yazlık alırlardı. O dönemler o kişiler için bile geçti.
Serbest çalışan, hükümet müteahhitleri filan alabiliyor. Servet el değiştirdi.
0
SiyamkedisiZorro
(26.01.21)
(15)

Bu ev alınır mı?

mg3929
Merkezi sistem olması ve yaşı biraz eksi puan oldu.İçini kendimiz yapacağız o konuda bi problem yok.Bu site zamanında kadıköy belediyesi tarafından yapılmış, o nedenle deprem dayanıklılığı konusunda biraz daha güveniyorum.https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-kozyatagi-belediye-bloklar
Merkezi sistem olması ve yaşı biraz eksi puan oldu.
İçini kendimiz yapacağız o konuda bi problem yok.
Bu site zamanında kadıköy belediyesi tarafından yapılmış, o nedenle deprem dayanıklılığı konusunda biraz daha güveniyorum.

www.sahibinden.com
0
mg3929
(20.01.21)
Net 65 m^2 eve 650 bin bence çok. Muhit güzel (orda yaşıyorum). Ama bu yaşta bu kadar ufak daire 650 bana abartılı geldi. 65 m^2 1+1'ler için anca oluyor.
0
himmet dayi
(20.01.21)
merkezi sistem bence artı puan olmalı :) yoksa ısınmıyor ev. ve fatura baya düşük geliyor.
0
jelly bear
(20.01.21)
rakam bana da fazla geldi. hem yaşlı, hem küçük ev.

sağlam da olsa eski. devresi borusu kablosu hep eski.
bir de merkezi sistemin kötü olduğu görüşü nereden çıktı hiç anlamıyorum. ev ısınır, tüm evler ısınır, tüm evler toplamda daha az fatura öder.
0
co2s2
(20.01.21)
bu ev 65 metrekareden her türlü daha büyük. oraya yanlış yazılmıştır. eğer gerçekten 65 metrekare ise de zamanında projesi baya iyi yapılmış olsa gerek. her oda ve salon olması gerektiği gibi eşyaları almış.

istanbul piyasasını bilemem ama izmirde bulsam böyle bir ev almayı düşünürüm açıkçası.
0
bigcaptain
(20.01.21)
cati yoksa o ev kisin isinmaz, yazin sogumaz.
0
hazen
(20.01.21)
mutfak minicik, masa bile koyamamışlar. tezgahta çalışma alanı neredeyse yok. odalardan birine de sadece yatak ve dolap sığmış. çocuk heralde ayakta ders çalışıyor. gerçi yatak ve dolap arasında döküntülerin olduğu bir bolge var ama yine de oda çok küçük. yaşam alanı yok gibi bi şey. benim ruhum daraldı evde.

merkezi sistem olması neden eksi ben de anlayamadım. aksine büyük bir artıdır. ama en üst kat, yine de ısınma problemi olabilir.

ben tercih etmezdim. istanbul bilgim sıfır. evi yorumladım sadece.
0
elorelia
(20.01.21)
evin en üst kat olması beni düşündürür. eski binalarda çatı-izolasyon vs. hep problemli oluyor. ayrıca ilanda kentsel dönüşüme girebileceği belirtilmiş. bu hususa da dikkat edilmeli buna göre karar verilmeli bence.
0
wendyangelamoiradarling
(20.01.21)
Bugün bu eve 500 binden fazla vermezdim. Alım satım vergileri ve emlakçı komisyonu dahil.
0
pass
(20.01.21)
Ev neti 65'ten fazla sanırım. Fiyat yüksek de neye göre yüksek? O konumda daha uygununu bulabilir misin? Zor. Bence tek çocukla bile rahat yaşanır. Dikkat etmen gerekenler: 1) site/apartman yönetimi sorunu var mı?
2) Bina depreme dayanıklı mı?
3) Çatı izolasyonu iyi mi?

Bunun dışında bence uygun. Pazarlık sünnettir.
0
prole
(20.01.21)
merkezi sistem kötü değil ama çatı katında yaşayanlar için kötü olur sanırım,
650 bin lira ödeyip her kış üşüyeceğim bir seçeceği seçmezdim,

Dairenin fotoğraflarının olmaması da ilginç geldi bana,
Olur da kentsel dönüşüme girerse ve müteahhite daire başı atıyorum 200 bin ödemek gerekirse o zaman yapabilir misiniz?

Gördüğüm kadarıyla kirası 2000 TL ediyor evin. Bu durumda satış fiyatı 325 kiraya eşit oluyor.
Standardı 240 kira, daha aşağısı olursa daha iyi şeklinde biliyorum.

www.sahibinden.com

Eğer 650 bin liranız varsa ayda 10.000 TL faiz alırsınız şu anda,

Tüm bunları bir arada düşününce bana pek mantıklı gelmedi o evi almak.
Ama ev alma işine sadece mantıkla ve finansal yönüyle de bakmayın.
Ben bu evi alırım ve bu evde mutlu bir hayat yaşarım diyorsanız bazı riskleri alıp cesaretle girmek gerekiyor böyle işe,
Varsın 100 bin liralık bir hata yapmış olun ama mutlu olun sonucunda,


Kolay gelsin,
0
michael_knight
(20.01.21)
alınmaz.
0
hakyememyemekyerim
(20.01.21)
şimdi baktım kirası 2000-2200 civarlarında.
250 çarpan yapsak bile 500-550bin arasında bir ederi olur

mesela aynı yerde ilan 575 ilan fiyatı olan bir daire var;
www.sahibinden.com

bana kalırsa bu yüksek faiz ortamında 500den fazla vermezdim.
0
nuisance
(20.01.21)
alınmaz hocam. 20 senelik eve o kadar para gömülmez. biraz daha şehirden uzakta ama yeni yapılmış sitelerden 2+1 alırsın o fiyata.
0
tantunisultansuleyman
(20.01.21)
şimdi çok kral fikir vereyim sizlere..
600-650bin ev için düşünüyorsanız.
hiç burdan almayın..
o rakamlara yatırımlık 2 ev ya da 1 ev artı emtiyaya yatırın..
sonra..
bu civardan kiralık ev araştırın..
1yıllık cash konuşun, pazarlık yeteneği kuvvetli biri yapmalı..
en az 1 yıllık peşinde 1ay bedevaya gelecek düzenleme yapın, aksi kurtarmaz..
kiralık evlerde de uzu vaadeli yapın kontratı..
faizler böyle giderse yüzde 20den kapak açılır..

sonra teşekkür edersin, hadi git ev bak sahibinden
0
hunharca ben
(20.01.21)
Cocuklugumun gectigi semtler. Bi kere bina yasi en az 26-27.

O civarin prestiji en dusuk tabiri caizse "fakir evleri"ydi. Simdi 650 bin lirayi duyunca cok sasirdim. Emlakci arkadas havuzu falan kadraja almis ama o yan sitenin olmali. Tatsiz tuzsuz binalar bunlar. Cok saglam olduklarini da dusunmuyorum. Dis cephe bakimlari yapilmadan once yikik dokuk binalardi bunlar simdi biraz eli yuzu toparlamis.

500'den bi lira fazla vermezdim. Gerci onu da vermem.
0
msb
(20.01.21)
(11)

Yalnızlık + Monoton Hayat

yanqoue
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireysell
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor.

Ailemden uzağım, arkadaşım yok, sevgilim yok, ev ile iş arasında mekik dokuyorum sadece. İş arkadaşlarıma mecburen katlanıyor, açmayan muhabbetlerine zoraki dahil oluyorum. Her gün tıpatıp aynı. Kafamdan işi atamıyorum çünkü dikkat dağıtacak bir unsur yok hayatımda. Akşam için veya hafta sonu için planının olmaması çok boktan bir durum.

Hobilerim hep bireysel şeyler. Aktivitelerim: evden çıkmamak, Youtube'da entelektüel içerik izlemek, ekşi ve reddit okumak, lol oynamak, bazen dizi izlemek, bazen enstrüman çalmak, bazen de kitap okumak, ha bir de her gün fiks mastürbasyon yapmak.

Bir yandan sosyalleşen insanları kıskanıyor, öte yandan sosyalleşme fırsatlarını elimin tersiyle itiyorum. Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Kariyer için kendimi paraladım, şu an iyi bir şirkette Türkiye ortalamasının üstünde bir gelirim var ancak faydası yok, ev ve araba dışında istediğim birçok şeyi alabiliyorum ama motivasyonun ne derseniz cidden yok. Dışarıdan baktığınızda gıpta edersiniz ama mutsuzum. Mutsuz olduğum için deli gibi para harcıyorum. O kadar yatay seyrediyor ki hayatımın nabzı, yeni beklentiler yaratıyorum kendime bu şekilde.

Lanet olası bir dibe vuruş hikayesi benimki yemin ediyorum.
İflah olmaz bir kötümser olduğumu düşünüyorum.
İçinde yaşadığım dünya düzeninin tüm kabul görmüş mekanizmalarını bir bir reddediyorum.
Varlığımın bir hata olabileceğine kafayı yormaya başladım.
Beni bu bok çukurundan kurtaracak bir çıkış yolu arıyorum.
0
yanqoue
(19.01.21)
2 yıldır seninle aynı durumdayım, tüm olaylar birebir desem yeridir. şu zamana kadar yaptığım birikime güvenerek ay sonu istifa etmeyi planlıyorum. birikimim beni 2 yıl fonluyor. bi süre kafamı sıfırlayıp kendi aklımdaki bir kaç projeyi işe dönüştürme planım var. sana istifa et demiyorum ama iş ortamı insanı gerçekten yok ediyor diyebilirim, akşam eve geliyorsun ama kafa orada kalıyor ve bu bir döngü. en iyi çıkış yolunu sen bulursun fakat radikal olması gerekecek, ufak değişikliklerle zor. başarılar.
0
montakristokondu
(19.01.21)
monta +1

Bir suredir ben de benzer bi dongudeydim. İstifa ettim, bu ay son. Bazen boyle kararlar gerekiyor.
0
msb
(19.01.21)
Yaaa ilginç ben 4 aydır işsizim, sevgilim var ama 1 senedir sadece internetten konuşuyoruz çünkü yurtdışında, birlikteliğimçz belirsizlik içinde devam ediyor, sosyal biri değilim, zamanımı bir şekilde geçiriyorum ama tüm bunlardan bir şikayetim yok. Yanımda aikem diyebileceğim kimse yok. Sadece keşke işim olsaydı diyorum. Aç değilsin açıkta değilsin. Gem sosyalleşme imkanlarını değerlendşrmiyor, hemde sosyal insanları kıskanıyorsun. Sosyalleşemiyorsan bunu kendine neden dert ediniyorsun sonuçta çok isteseydin yapardın dimi. Kebdin diyorsun içimden gelmiyor. O zaman ne istiyorsun?
0
rapisa
(19.01.21)
bu sosyalleşme işi uzun süredir sosyalleşmediğinde başlarda zor gibi geliyor ama bir başladıktan sonra çorap söküğü gibi gerisi geliyor.

ama senin önce bakış açını değiştirmen lazım. içten içe sen de bir ortamlara dahil olmak, sosyalleşmek istiyorsun. yoksa neden bu duyuruyu açtın? çıkış yolun belli, sana insan lazım. ama sosyalleşme fırsatlarını da elimin tersiyle itiyorum diyorsun. sebebi ise yazdıklarında gizli. bir bakalım:

-asosyalliğe yatkınım
-muhbbetler sarmıyor
-insanlarla tanışmak yorucu
-ben sıkıcıyım
-varlığım hata

bunları düşündüğün sürece doğru olduklarına da inanırsın ve gerçekten ama gerçekten doğru olsalardı inan kimse gidip kimseyle tanışmaz, sosyalleşmezdi. ben de sana hak verirdim, "evet abi zaten en doğrusu asosyal kalmak, elin adamının sarmayan muhabbetini ne yapacaksın" derdim.

bu düşüncelerden kurtul. bunların tam tersinin geçerli olduğu bir dünya hayal et. hoşuna gittiyse bir bak, o dünyaya geçmek için neler yapabiliyorsun. bence sadece dışarı çıkmalısın. üç beş gün aynı cafeye git gel, bu bile neler neler değiştirir. tüm olay evden çıkmakta. alışverişini yaptığın manavdan, marketten bile birileriyle muhabbet kurabilirsin. evet bir yaştan sonra birileriyle tanışmak zor ama imkansız değil. bu kadar kötümser olma, belki de bu yaz en iyi yazın olacak.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
Sadece sosyallik meselesi degil bu evlenme vaktinin geldiğine isaret.Sosyalliği sevmeyen adamlar genel olarak evcimen ve eşine vakit ayıran insanlar ama sen evli değilsin sorun bu
0
smokee
(19.01.21)
adamlar ev ile iş arasında mekik dokuyor. ben yatak - salon - balkon - mutfak arasında geziyorum 52 metrekarede. daha kahvaltı yaparken ya türkiye ofisi, ya da yardımcı olacaklarım whatsapp'ta oluyor. akşam yemek yerken de geliyorlar. çoğu kişi bu hayatı benden iyi yaşıyor bence.
0
rain when i die
(19.01.21)
kendi duyurum için burada bulunurken bu duyuruda aşırı kendimi gördüm, ben de böyleyim. hayatla rabıtamı sağlayan tek şey işim. ondandır belki de işimde saygı görmemeyi bu denli takıyor olmam.

bu arada @istanbul kanatlarımın altında'nın yorumu hakkında birşeyler karalamak istedim, evet doğru yazdıkların ben mesela pandemi yokken kendimi zorluyordum facebook tan toplu buluşmalar oluyordu onlara gidiyordum ama mesela girdiğim bir sosyal ortamda benimle dalga geçmek isteyen ya da sallamayan ciddiye olmayan oluyor ve her defasında yaşadığım için bunu yeni sosyal ortama girmeye korkar oldum: "eyvah benimle dalga geçecekler gene " ya da "eyvah görmezden gelecekler" diye düşünüyorum ve çektim kendimi neyse ki pandemi de geldi sosyalleşmek fırsatı da olmadı artık ama kafayı ben de yemek üzereyim. kabul ediyorum. artık duvarlarla konuşmaya başladım. kedi alayım diyorum ama pasaklı olduğum için hayvan perişan olur diye ona da cesaret edemiyorum. kumunu her gün temizlemek gerekirmiş ben çöpleri bile ayda 1 zor döküyorum. velhasıl böyle b.ktan bir durum.
0
sucuklu yumurta
(19.01.21)
@sucuklu, kendini bu kadar değersiz görmen en büyük problem. ben daha bir çopü 1 ay atmıyorum, demek ki pasaklıyım diyorsun ve bir çöpü atmamış olmandan yola çıkarak (muhtemelen) birçok işi beceremeyeceğin kanısına varıyorsun. hayatın boyunca hep çöplerini 1 ay bekletip mi attın? sanmıyorum. birkaç kere başına gelmiş bir olay belki bu. o kadar genellenecek bir şey değil.

genel olarak hep şu düşünce tarzıyla yaklaşırım olaylara. birileri bir ortamda beni ciddiye almamışsa ne olmuş? birileri benimle dalga geçmişse, ya da ben saçma bir şey söylemişsem ve bana gülmüşlerse, benim hakkımda şöyle böyle diye düşünmüşlerse vs vs. yani günün sonunda bana dokunacak bir konu var mı? yok. kaldı ki insanların da işi gücü yok, oturup "aa sucuklu da çok şöyle böyle" diye mi düşünecekler? maalesef hiçbirimiz birbirimizin gözünde öyle uzun uzadıya kafa yoracak kadar değerli değiliz. ama kendi kendimizi o kadar önemsiyoruz ki, hep bu birilerinin bizim hakkımızda konuştuğu şeyleri düşünüyoruz. oysa önemli olan kendimizin kendimiz hakkında ne düşündüğü. kendine karşı çok yıkıcısın bence, kendin hakkında olumlu şeyler düşünmelisin.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
Bence seni bu çukurdan kurtaracak şey düşüncelerini değiştirmek.

Mesela bu paragraf:

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor

Şu sıralar hepimiz yalnızlaşıyoruz ve çoğumuzun bu kadar bireyselleştiği bir dönem olmamıştı. Bunu korkunç yapan ne? Madem korkunç neden sosyalleşme ihtimallerini elinin tersiyle itiyorsun? 40 yıl daha yaşasan ne yapacağın da büyük oranda senin elinde. Dur çıldırmaya gerek yok :)

Ya da şu var:
Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Mesela sen ilgini çeken konularda insanlarla konuşmayı denedin mi? Belki bu mubabbetleri ettiğin insanlar arasında da bu konuları sıkıcı bulan insanlar da vardır. İnsanlarla tanışmayı en son ne zaman denedin veya sıkıcı biriyim ne demek? En çok buna takıldım bence sıkıcı biri diye bir şey yok. Tamam her insan ortamların aranan kişisi olmuyor ama herkesin birlikte bir şey yapmaktan hoşlandıgı insan tipi farklıdır. Kimine sıkıcı gelen diğer insanın bir şeyler yapmaktan en çok hoşlandığı kişidir.

Hele şu son paragraf dur yahu bu düşüncelere saplanma.

Yanlış anlama ne seni yargılıyorum ne de bu sorulara cevap vermeni bekliyorum. Ama belki kendin bunun üzerine düşünmelisin. Gerçekten sıkıcı insan diye bir şey var mı mesela kime göre neye göre? Her insan zaman zaman mantıksız düşüncelere odaklanabilir ve bu da insanlara olumsuz duygular yaşatır. başka düşüncelerle aynı olaylar bu denli olumsuz duygular yaratmayabilir.

Belli ki bu durumdan çıkmak istiyorsun ama çıkmamak için de çabalıyorsun. İnsanlarla tanışmak bazen yorucu olabilir ama birkaç kere daha denemeye değer. Sosyal medya duyuru sözlük gibi platformlarda bile sosyalleşebiliyoruz.
0
turkce konusan uzayli
(20.01.21)
çabalamadığımda aynı durumdayım.

salgın öncesi hadi kalk çıkıcaz bu cumartesi diyen arkadaşlarıma uyup çıktığımda gayet iyi geliyordu. başka insanlar da varmış. başka sohbetler de olabiliyormuş mutluluğuyla dönerken eve girer girmez meeh noldu şimdi sanki bi daha mı görücem o insanları diye aynı moda dönüyordum.

tehlikeli bir sınırı var yalnız kalmanın, eşikten sonrası yabanlık. ama isteyince kırılıyor.
0
9kuyruklukedi
(20.01.21)
40'a geliyorum. Şu hayattan öğrendiğim en büyük derslerden biri: Hayatın bilerek ve isteyerek altına girilen bir yükü kaldırmak dışında bir anlamı yok. Ne kadar hafifsen o kadar anlamsızsın. Birinin elinden tut. O elin de seni kaldırdığını göreceksin. Bunun altını sen doldur.
0
twelfth
(21.01.21)
(11)

hayat kalitemi arttırıcı ne alabilirim

durbikonusucaz
merhabasb. aklınıza ne gelirsemesela bugün kulaklık aldım. çok pahalı şeyler olmasın ama
merhaba

sb. aklınıza ne gelirse

mesela bugün kulaklık aldım. çok pahalı şeyler olmasın ama
0
durbikonusucaz
(19.01.21)
şöyle 8-9 saat akşam 10.30 da yatmalı osura osura uyku hayat kaliteni çok artırır
0
kelepir
(19.01.21)
Siz de karantina döneminde az içip para harcayamayanlardan mısınız?

Ben mutfağa ve beslenmeme yatırım yaptım son zamanlarda tavsiye ederim.

Ek olarak, parfüm ve ses sistemi ilk aklıma gelenlerden.
0
new day new life
(19.01.21)
beklentileri düşürmek mesela;

twitter.com
0
nuisance
(19.01.21)
bugün 24 inç bir monitör aldım. on dakika önce kurdum. çok iyi geldi. hala gülüyorum. heheh bu arada öyle ahım şahım bir şey de değil ha. ortalama belki ortalama altı bir monitör. ben hiç anlamıyorum, bir önceki çok kötüydü sadece. bunun benim fakirliğimle de ilgisi olabilir tabii.
0
rahip janick
(19.01.21)
walkingpad alın. bi de yanına boks torbası oh mis...
0
msb
(19.01.21)
Algilarini açık tutarak bol bol gezerek farklı toplumlari ve yaşamları gözlemle.
0
pass
(19.01.21)
haftada bir, 3/4 kokoreç.
0
sutlu nescafe
(19.01.21)
Spor için mat.
0
buf-e kür
(19.01.21)
Spor içğn iyi bir mat+ xiaomi yağ ölçer fonksiyonlu tartı
0
rapisa
(19.01.21)
www.akakce.com
hava temizleyici
0
sttc
(19.01.21)
osurmalı uyku +1
Saksıda çiçek yetiştirebilirsiniz.
Ufak yangın tüpü alabilirsiniz. Hayat kurtarır gerektiğinde.
Dijital ampuller. Xiaomi'ninkiler satıyor epey.
0
ryhmer
(20.01.21)
(7)

Yasak hakkinda? 9:30 a kadar tolerans var mi?

bbpress
Arkadaslar kaza yapicaz eve yetisecez diye, bircok kisiden duydum 1 saate kadar bir sey demiyorlarmis, gercekligi nedir, acımıyorlar mi yoksa?
Arkadaslar kaza yapicaz eve yetisecez diye, bircok kisiden duydum 1 saate kadar bir sey demiyorlarmis, gercekligi nedir, acımıyorlar mi yoksa?
0
bbpress
(12.01.21)
3-4 defa saat 10 a kadar trafikteydim. Bir sorun olmadı. Lokasyon İstanbul.
0
scholes
(12.01.21)
Trafiğin yoğun olduğu şehirlerde 1 saat gecikmeye takılacaklarını sanmıyorum. Birkaç kere saat 10'a doğru polisin önünden geçmişliğim var. İstanbul'da yaşıyorum.
0
msb
(12.01.21)
geçen cuma akşamı saat 10'da durduruldum, herkesi durduruyorlardı, işten değildi ama iş uzadığı için kişisel işlerimde de gecikme olmuştu o akşam, işten dedim, belgen dedi yok dedim çalıştığına dair bir şey göster dediler, iş kartımı gösterdim bir daha olmasın dediler.
Yani cuma günkü ekstra trafiğe rağmen pek toleranslı olmamaları şaşırttı, bir daha da yapmam zaten öyle bir gecikme.
0
atom karincanin torunu
(12.01.21)
Görevli memur sabah evden çıkarken eşi ile tartışmış da olabilir. Sorduğunuz sorunun net bir cevabı yok.
0
elorelia
(12.01.21)
ben de gördüğüm kadarıyla istanbulda idare ediyorlar 10'un biraz daha ötesine.
0
roket adam
(12.01.21)
Geçen cuma Ankara'da 9.15'te çevirdiler, avukat kimliği gösterip geçtim ama kimlik olmasa ceza yazarlar mıydı bilmiyorum.
0
signore
(12.01.21)
Bu iştede torpil dönüyor. Esnafın biri devamlı 11'de gidiyor evine karışan yok. Ama yoldan 9.30'da geçeni yakalıyorlar.
0
Fatih_BaKeR
(13.01.21)
(10)

kafayı yiycem artık gelin dertleşelim

proletarier aller lander vereinigt euch
bir sürü kişi benzer durumdadır benimle diye dertleşmek istedim. evden çalışıyorum ama işler bitmiyor bu da sürekli ekstra çalışmam demek oluyor. sadece işlerin çokluğundan da değil İngiltere ile çalışıyorum ama Türkiye tarafında da yapılacak işler var yani mesaim sabah 9'da başlıyor ama benim ingil
bir sürü kişi benzer durumdadır benimle diye dertleşmek istedim.

evden çalışıyorum ama işler bitmiyor bu da sürekli ekstra çalışmam demek oluyor. sadece işlerin çokluğundan da değil İngiltere ile çalışıyorum ama Türkiye tarafında da yapılacak işler var yani mesaim sabah 9'da başlıyor ama benim ingiltere tarafından gelen mesajlar email'lerden kurtulmam akşam en erken 9'u buluyor. 6'da işi bıraksam bile oh mesai bitti diyip rahatlayamıyorum sürekli mesajlar emailler gelince acil dönüş beklenen. ee noldu akşam 9'dan sonra biraz rahatlama dinlenme derken birkaç saat sonra yattım uyudum ertesi gün yine aynı.

haftasonu geliyor bi dışarı çıkıp nefes alamıyorum nasıl geçtiğini bile anlamıyorum o yüzden haftasonlarının. sanki daha dün akşam cuma akşamıymış gibi geliyor. evden çalışınca bitmeyen işlerin beni 2 adım ötedeki bilgisayarda bekliyor olması da çok geriyor. bir ofis olmayınca ev=ofis olunca evde olduğum her an bir sürü yapılacak iş olması gerginliği oluyor üstümde. bu sizde de var mı mesela yoksa benim toyluğum mu?

markete çıktığım veya yürüdüğüm zamanlar hariç insan görmüyorum bırakın iletişimi. benzer durumda olan var mı acaba ben mi fazla mızmızım yoksa bu kadar kafayı yiyecek duruma gelmem normal mi?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.21)
icinde bulundugum projenin baslarinda sabah 8 aksam 8-9 calistik birkac hafta. kucucuk otel odasinda utu masasinda calisiyordum bi de. o zamanlar ben de baya kotu hissediyordum. once 8 yerine 10'da baslamaya basladik, ardindan da mesai saatlerimiz daha duzgun saatlere indi.

sizin durumunuzda yasaklardan dolayi hic disari cikamiyorsunuz, gercekten tuketici olmali. konusup sabah gec baslamayi teklif etseniz?
0
fakyoras
(10.01.21)
iş biten bir şey değil. "ooh işler bitti artık rahatım" diyebileceğin bir an yok yani. her zaman yapman gereken işler olacak ve her zaman iş bitince yenisi gelecek. bunu kabul edip, mümkün olduğunca mesai yapmaktan kaçınıp, aklam 6'dan sonra bildirimleri kapatıp, kendi hayat ve hobilerine falan odaklanman lazım. herkesin işi acil, hep acil, bu bitmeyecek. bu noktada net bir tavır koymadığın sürece bu iş böyle devam eder ve burnout olursun, hayatını devam ettiremez, kariyerini de riske atarsın. iş - yaşam dengesini koruması gereken kişi sensin bu noktada.

bana 6'dan sonra telefon gelirse en az 2 kere tekrar arattırdıktan en az 1 saat sonra geri dönüyorum ve yemekteydim diyorum. aynı şekilde, haftasonu darlayan olursa da telefonu asla tekte açmam. mesai dışı arayan mahçup olacak aga, benim ona bir kıyak yaptığımı, bi daha da yapmayabileceğimi bilecek. aksi takdirde bu hayat hayat olmaktan çıkar. elimden geldiğince yardımcı olurum ama herkes bunun istisna olduğunu bilir. bu rahatlığı birine tanıdığın anda gece gündüz ararlar çünkü.

ha şirketin seni buna zorluyorsa o ayrı bir konu, geçici bir şeyse (mesela proje) idare edilir ama hep böyleyse o zaman şirketle olan ilişkini de gözden geçirmen lazım. üstüne, müdürüne bu durumdan bahsettin mi? bunun sürdürülemezliiği ile ilgili şikayet ettin mi? ettin de sallamıyorlarsa o zaman başka kıyılara yelken açmak için arayışa girmek lazım. yok etmediysen, hala da akşam çalışmaya devam ediyorsan, mızmızlanmaya hakkın yok. iş geldikçe gelir, sen yaptıkça iş gelir.
0
roket adam
(10.01.21)
benim elim çok hızlıdır. öyle böyle değil. geçen sene ben müdürken benden önceki müdürün 6 saatte yaptığı işi 15 dkya indirmişliğim var. normalde quarter raporlar 10 günde yapılıyor, ben 3. günde bitiriyordum. ama raporları deadline'a kadar vermiyordum. o arada yatıp yuvarlanıyordum. bilgisayar açık, bir mesaj gelirse bakıyorum, raporları yapıyorum, yoğunum diyip evde spor, dizi vs. ama ilk 3 gün geceleyip, tüm işleri bitirdiğim için hak edilmiş bir rahatlık. neyse şimdi gm'yim fakat maalesef eski gm gidene kadar hala raporlar bende. şu geçiş sürecini de atlattım mı, full time yatıp yuvarlanmaca.

bu kadar kendimi övdükten sonra senin için çıkarılacak şey, deadline'ı ileriye atabiliyorsan at. işleri yap ama deadline gelene kadar verme, insanları nasıl alıştırırsan öyle gider. her zaman biraz buffer alanın olsun. bak bu bütçe için de öyle. personel bütçesi oluşturuyorsun, seneye 150 milyon tl personel bütçesi hedefliyorsun ama 160 milyon raporluyorsun ki arada biraz rahatlığın olsun, bir hesaplama hatası ya da ters bir durumda yeni adam alacaksın, yeni bütçe onaylanması için beklemezsin. kendi rahatını düşün, gerekirse yalan söyle. no problem. iş bu. olması gereken de bu. zaten globaldeki adamlar da bu bütçenin içinde bir miktar buffer olduğunu biliyorlar.
0
stewie
(10.01.21)
@proletarier

Çok benzer durumdayım. Ciddi ciddi depresyona girdiğimi düşünmeye başlamıştım biraz egzersiz yapmaya zorlamaya başladım kendimi. Öğlen çıkamasam bile akşam mesaiden sonra serbest saatlerde yarım saat yürüyüş yapıp dönüyorum, gerekirse gece 12'ye kadar çalışıyorum sonra da. Bilmiyorum ne kadar böyle sürecek ama cidden zorlamaya başladı artık.
0
Bluesque
(10.01.21)
@fakyoras: sabah geç başlama durumum pek yok ne yazık ki. sabah belirli bir saate kadar yapılması gereken 1-2 iş var her gün düzenli.

@roket adam: aslında işlerin asla bitmediğinin ben de farkındayım ama buffer alanım olmasından bahsediyordum stewie'nin dediği gibi. şirket zorlamıyor o konuda iyiler aslında ama ben nedense üstümde baskı hissediyorum kendi kendime yaptığım bir şey bu. proje gibi bir şey aslında ama oldukça uzun dönemli. şu an en kötü zamanları ama aynı zamanda covid yüzünden hayatımın da en kötü zamanı olduğu için katlanması daha zor oluyor.

@stewie: biraz buffer alanım olsa keşke. olduğu zamanlar bu dediğini yapıyordum aslında ya yapıp geç haber veriyordum ya da yavaş yapıyordum ama şu an sürekli programın gerisindeyim. benim yaptığımdan daha hızlı yeni işler geliyor. yardımcı birini aldılar bana ama benim eğitmem gerekiyor iyi de eğitmeye vaktim yok? zaten yaptığım iş konusunda da çok temeli yok yani eğitim süreci de çok kolay ve hızlı gitmiyor. ayrıca bir de kontrol etmem gerekiyor işleri düzgün yapmış mı diye -en azından telafisi zor olacak hata potansiyeline gebe işleri- böyle olunca da o bile ekstra iş yükü oluyor şu aralar bana.

bir de normalde ben de hızlıyımdır oldukça ama şunu fark ettim ki, gittikçe yavaşlıyorum? ya beynim yanıyor kendimi boş boş ekrana bakarken buluyorum ya da -ki en önemli sorun bu- o kadar farklı işler oluyor ki multi-task yapmam gereken odağımı birinden diğerine aktarmak sürekli bir verimsizliğe sebep oluyor ama hepsinin aynı anda yürümesi gerektiği için de mecbur böyle olmak zorunda kalıyor.

EZCÜMLE: bakmayın sızlandığıma, ben malım. işleri ölümüne aksatsam yine kovulmam ama malım demiş miydim?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.21)
kardeş yani şirket yardımcı birini bile almış, daha ne yapsın şirket ekstra olarak? bence sorunu covid'de ya da şirkette aramamak lazım, direkt kendinle ilgili bir çeki düzen verme operasyonuna girişmenin vakti gelmiş. artık spor mu yapıyorsun, uyku saatine mi bakıyorsun, beslenmene mi dikkat ediyorsun bilmiyorum ama bir şeyler yapman lazım yani o kesin. covid dönemi insanın kendi düzenini oturtması için müthiş bir dönem, tanıdığım bir çok insan hayatının en düzenli ve en sağlıklı dönemini yaşıyor. evde yemek yapıyor düzgün besleniyor, trafikte vakit kaybetmediği için hobilerine vakit kalıyor, sporunu yapıyor, yoga yapıyor, uyku saatine dikkat ediyor vs yani bunları bi gözden geçir derim.
0
roket adam
(10.01.21)
Yaklasik 10 aydir, pandeminin basindan beri calistigim yerde bire bir ayni durumdaydim. Cok calistim oyle boyle degil. Ama cok basarili isler de cikarttik. Aynen sizinki gibi sabah aksam evde bilgisayar basinda, hafta sonu yine ayni. Dedim olacak gibi degil verdim istifayi. Allahtan internet uzerinden sagladigim gelir kaynaklarim var, oradan yuruyecegim yoksa boyle yasam olmaz olsun dedirtti.
0
msb
(10.01.21)
Kritiklik düzeyi çok büyük bir işte çalışıyorum, o yüzden telefonu kapatmam mümkün değil ama açık açık söylüyorum. En son 31 Aralık'ta yazmışlardı "4 Ocak öğlene şu iş yetişebilir mi" diye.

Ben de "Arada yarım iş günü var? Yetişmesini nasıl bekliyorsunuz, ve acil bir iş gibi de durmuyor neden acil dediniz?" Pazartesi sabah başlayacağım, haberdar ederim." gibi biraz daha kibar ama yine atarlı bir mail yazdım.


Ha gerçekten önemli bir şey oldu gece 2'ye kadar çalıştığım oldu, ama önemsiz gördüğüm şeylerde kimse beni çalıştıramaz.
0
aguen
(10.01.21)
Her mail onemli ve acil degildir ayrica ingilteredekilerin mesai saati kavramina dikkat etmesi lazim. Her aksam icin recurring otomatik cevap kurabilirsiniz mesela.

Cok gerekli oldugunda hepimiz calisiyoruz, benim de gece 2-3e calistigim olmustur ama bunun surekli hale gelmemesi onemli olan. Is bitmez, onemli olan bunlari “prioritize” edebilmek (lanet olsun dostum, turkcesini unuttum)
Ilk basladigimda hic kimseye “baska isim var, bunu sonra yapabilirim” vs diyemiyordum, simdi cok net soyluyorum. Su anda baska projelerim var, bunu ancak 2 hafta sonraya yapabilirim diye mesela. (Ornek tabi bu, bazen cok acil sey geliyor, o zaman tabi diger isi gucu rolantiye alip o gelen isle ilgilenmem gerekebiliyor ama bunu duzenledim artik.) herkesin kendi isi acil cunku. Ayrica hsonu vs cevap verirseniz alisirlar, alistirmayin buna. Yapmak istmeeyince suc sizde olur sonra.

Bir de home officete ev/is yeri ayrimi yapamiyorum demissiniz. Ben haftasonlari laptopun kapagini kapatip sandalyeyi iyice masaya iterek cozum buldum. Cok basit ama psikolojik olarak beni olumlu etkiledi. Is telefonunu tamamen sessize alip cekmeceye koyuyorum mesela.
Baska bir arkadasim usenmiyor, her cuma is bitince monitorunu, laptopunu bi yere kaldiriyor, pazartesi sabahi tekrar kuruyor. Boyle seyler deneyebilirsiniz.
0
kuehles blondes
(11.01.21)
Bir arkadaş tamamen başka bir sebepten ekran paylaşımı yaparken gördüm. Kendine gün içinde nefes alma araları için zaman ayırmış. Ben kendime yemek arası bile ayırmıyordum (afedesiniz mal gibi). Birinin işi düşünce de o aralara hep toplantı atıyorlar, ben bir bakmışım günüm bir toplantıdan öbürüne aralıksız çalışarak geçiyor. Benim de mesai sabah saat 8'den akşam 8'e uzuyor. Arada normal ama böylesi değil. Evden çalışıyorum ama evde çoluk çocuk var. Yılbaşı öncesi sinir oldum; ben masada çalışıyorum, masanın öbür yanında eşim, çocuklarım sessizce yemek yiyorlar, çünkü anne toplantıda.
Çare tam değil ama aralara nefes almalık boşluklar koyun.
0
SiyamkedisiZorro
(11.01.21)
(5)

Kurşun geçirmez camlar hakkında

bir peynir kutusu kibrit
Televizyonda bir belgesel izlerken "Araç içinden dışarıya mermi geçiyor ama dışarıdan içeriye mermi geçmiyor" diye bir şey söyledi anlatıcı.. Bunun çeviri hatası olduğunu düşünüp internette biraz bakındım ama pek bir şey bulamadım bu nasıl mümkün olabilir? Yoksa düşündüğüm gibi çeviri hatası mı?
Televizyonda bir belgesel izlerken "Araç içinden dışarıya mermi geçiyor ama dışarıdan içeriye mermi geçmiyor" diye bir şey söyledi anlatıcı.. Bunun çeviri hatası olduğunu düşünüp internette biraz bakındım ama pek bir şey bulamadım bu nasıl mümkün olabilir? Yoksa düşündüğüm gibi çeviri hatası mı?
0
bir peynir kutusu kibrit
(09.01.21)
Mümkün değil. O tip bir geçirgenlik sadece sıvılarda veya hücre gibi organik ve mikro düzeyde geçişlerde oluyor. Hem cam rolünü üstlenip hem de mermi geçerken açılması imkansız.
0
Mihendiss
(09.01.21)
bilmiyorum bu bilgi isinizi gorur mu..Arabanin camları icerden daha kolay kirilir
0
mrduck
(09.01.21)
Dış bükey iç bükey farkı olabilir. İç bükey bir nesnenin kırılması daha kolaydır.
0
msb
(09.01.21)
Dediğiniz gibi bir cam varmış fakat bütün kurşun geçirmez camlar bu şekilde olmayabilir.
www.youtube.com
0
sedolima
(09.01.21)
Çeviri hatası değil. İngilizce ararsanız çıkıyor.

www.tssbulletproof.com

One-Way Ballistic Glass

As the name implies, “one-way” (or “unidirectional”) ballistic glass stops bullets heading one way, but lets them through the other. For example, “one-way” glass can protect soldiers at a checkpoint from a spray of small-arms fire, but still allow them to return fire without leaving the safety of their post.
0
dissendium
(09.01.21)
(14)

cimri aile sorunsalı

admin
selamlar,bir süredir koronadan dolayı aile ile yaşamaya başladım. çok kişisel bir durum ama anlatayım;60larında babam ve annem var, cimrilikte çığır açıyorlar, cimrilikten kastım sadece bir şey almamak değil bir şeyleri atmamak. babam emekli köyde yaşayan birine göre iyi bir geliri var, üzerine kira
selamlar,

bir süredir koronadan dolayı aile ile yaşamaya başladım. çok kişisel bir durum ama anlatayım;

60larında babam ve annem var, cimrilikte çığır açıyorlar, cimrilikten kastım sadece bir şey almamak değil bir şeyleri atmamak. babam emekli köyde yaşayan birine göre iyi bir geliri var, üzerine kira geliri, üzerine bağ bahçeden gelen gelir var. iki oğlu yurtdışında kalıyor biz ekstra destek oluyoruz zaman zaman. yani toplasan bende fazla kazanıyordur. ama bunları harcama da sorun yaşıyorlar.

son geldiğimde tv kumandasının tam çalışmadığını öğrendim, pillerin üzerinden çok sert bastırınca çalışıyor, yenisini alın diyorum, bu çalışıyor ya diyor. ben yenisini aldım, eski kumandayı attırmıyor, bu zaten çalışıyordu dursun işte diyor. ev elektronik çöplük gibi, hala tüplü televizyonu saklıyorlar. 2000lerin başındaki film takılan fotoğraf makinesi, kasetle çalışan küçük kameraları saklıyorlar. atın bunları bunlar artık işe yaramaz senin telefonun bunlardan çok daha iyi fotoğraf video çekiyor dediğimde bunlar çalışıyor ama diyor.

yeğenimin çocukluktan kalma oyuncakları, hatta hiç giyilmemiş elbiseleri var, kuzenimin çocuğuna tam olacak eşyalar. bazen soruyorum, bunları kuzene verelim mi diye, ben zorlamasam ikna edemiyorum. geçen gün kuzenim geldi çocukla, evdeki oyunları vermeye çalıştım, annem içten içe kendini yiyor, oyuncakları veriyorum diye. bunu gören kuzenim de almadı tabi.

bana bahçeye giderken giydiği tshirtün yarısı yırtık, geçen tshirtü dikerken gördüm. arkadaşlar yanlış anlamayın ama ben 200 euroluk tshirt giyiyorum, ben onu giyerken babamın böyle yırtık eski püskü tehir giymesi üzüyor beni. evde giyilmeyen iyi durumda onlarca tshirt var, ama kafadaki fakirlikten kurtulamıyor. geçen bağda bahçede giymek için 25 liralık pantolon alırken, pazarlık yaptığını 20 lira olur mu dediğini gördüm.

94 model bir arabası var, gitmeden size bir araba alayım dedim, araba bakıyorduk, 2007 model Clio bulmuş 97bin lira, bu nasıl diyor. ben de ikinci eli boşver sıfır bir egea alayım (aralarında fiyat farkı da çok yok), bu araba da dursun satma, köyde işlerde kullanırsın diyorum. babam ben sıfır arabaya binmem diyor. iki tane arabamız mı olacak diyor.

çocukları olarak hiçbirimizin miras beklentisi yok, bana kalırsa evi barkı satsınlar, atlasınlar cruise gemisine dünyayı gezsinler, ama yok. vizyonları köy, misyonları da köy.

60ında hala bağ bahçede ağır işleri yapıyorlar, odun motoru ile ağaç kesmeye gidiyor, onları kaldırıyor taşıyor falan. 3-4 sene önce belinden çok büyük sorun yaşadı, şimdi iyileşti ama hala zorluyor. diyorum ki onlara köyde işsiz gençler var, onlara söyleyin sizin işlerinizi yapsınlar parasını verin, hatta parasını da ben vereyim. sen evinde otur ya da onların başında dur. namümkün, ikna edemiyorum. bunu para harcama olarak görüyorlar.

odun motoru alacaktık, türkiye fiyatı 6bin lira civarı, yurtdışında 4500e falan geliyor. bana gelirken onu da getirsene diyor. ya onu taşımak ban ekstradan 500 liraya mal olacak zaten. ben buradan alayım diyorum 6bine, oradan uğraştırma beni, yok orada daha ucuz. altı üstü bir şey istedik onu da yapmıyorsun diyor. kafayı yiyeceğim.

ben gezen biriyim, farklı ülkere gittiğimi görünce annem, çok paran var herhalde oraya gideceğine bize yardımcı olsana diyor (hiç yardımcı olmuyormuşum gibi). gezeceğim parayı onlara verince harcayacaklarını bilsem gözüm kapalı veririm, ama biliyorum harcayamayacaklar, saklayacaklar o parayı da.

dışarıdan bakılınca fakir görünme isteği var, dini duyguları fazla olduğundan peygamber fakir hayat yaşamış bizim ne haddimize zengin hayat diyor. sefillik içinde yaşıyorlar burada. bunları bu sefillikten kurtarmak için ne yapmalı, çöpe atma kavramını nasıl öğretmeliyim. evde her şey her yerde, evin ihtiyaç haritasına göre ihtiyacı sıfır 10-15 tane hiç kullanılmamış nevresim takımı vardır, hala köşesi yırtık olanı kullanırlar.

maddi olarak dertleri sıfırın da altında, onları nasıl rahat savurgan vurdumduymaz yaşatabilirim sevgili duyuru.
0
admin
(09.01.21)
Eskileri atmayın ihtiyacı olan birine vereceğim deyin
Israrcı olun yazık deyin ve atın
0
kisa
(09.01.21)
onlara rahat yaşaması için hediyeler alın. mesela mutfak aletleri eskiyse yenilerini alın yavaş yavaş. ve eskileri de ihtiyaç sahiplerine verelim sadaka zekat niyetine falan diyin. o zaman ses etmezler belki. hayır yapmak dinen uygun gelecektir.
0
xrated
(09.01.21)
hic bir sey ise yaramaz uzgunum, cok denedik....
35 senelik kirik koltugu atmaya ikna etmistik ki kapinin onune kadar cikartip
"aaa bu verandada dursun boyle guzel" diye bizi durduran aile ile yasadim. 43 senelik oyuncagi saklayip lazim olur diyorlar... ama kutuda, dolabin ustunde..lazim olsa da hep orada..
daha neler neler var...
0
cairo
(09.01.21)
Bırakın nasıl mutlularsa öyle yapsınlar. Bu yaştan sonra kimseyi değiştiremezsiniz. Bizde de vardı aynı model bir büyük nine, çok uğraştık fayda etmedi.
0
eksimeksi
(09.01.21)
O dönemin insanlarında epey var bu durum. Sanırım gençliklerinde çocukluklarında çok zor zamanlar gördükleri için hep bir garantiye alma / hazırda ekstra bir şeyler bulundurma durumu var.

Aslında tam olarak cimrilikte değil, tüketime karşılık oluyor birazda.

Mesela;

+ Bir şeyleri atmak yerine, ihtiyacı olan birine vermeyi (somut bir şekilde, bilmemkimin bilmemnesinin durumu çok kötüymüş, ona verelim) teklif ettiğinizde çok daha kolay sonuç alabilirsiniz.

+ Diğer bahsettiğiniz kamera vs.. elektronik çöplüğü dediğiniz ürünlerin ise manevi değeri olabilir. Ama yoksa onları da atmak yerine satalım diyebilirsiniz. İkinci el istelerden birinden satıp onlara satış fiyatınıda söylemeden üzerini tamamlayıp eve yeni birşeyler alabilirsiniz mesela. O tarz ürünlerin meraklıları mutlaka oluyor, para etmeselerde satılır.

+ Kendilerini daha güvende hissedip harcama yapmalarını istiyorsanız onlara sabit yardım yapın. Her ayın aynı günü, aynı miktarda hem annenize hem babanıza ayrı ayrı para gönderin. (Ben bir süredir böyle yapıyorum, etkisi oluyor) Özellikle anneniz daha kısa zaman içersinde harcama yapmaya başlayacaktır.

+ Tatile göndermek sitiyorsanız, teklif etmeyin. Bu yaş grubunun katıldığı ve dil bilmeden de gezilebilen turlar oluyor, ETS turun vs.. Direk bir bilet alın, ben bilet aldım şu tarihte gidiyorsunuz diyin. Bilet alıyım gidin derseniz masraf olmasın derler ama alırsanız çok sevinirler.

Kısacası biraz emrivaki yapmanız gerekiyor, yapın çalışıyor :)
0
talasas
(09.01.21)
Yapabileceğin hiçbir şey yok. Kendi hallerine bırak. Ama senin yaşam tarzına laf etmelerine müsade etme. İhtiyaçları olduğunda da zaten ilgileniyormuşsunuz. Sıkıntı yok yani, sal.
0
dougsampson
(09.01.21)
Benzer yaş grubunda (babam 71, annem 61 yaşında) ebeveyne sahip biri olarak bence değiştirmeye çalışmakla uğraşmayın derim, beyhude yorulursunuz. Bırakın onlar o şekilde memnunlarsa öyle devam etsinler. O yaş grubu değişime daha dirençli, ne yaparsanız yapın değişmezler diye düşünüyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(09.01.21)
O dönemin insanlarının gerçekleri farklı. Bizim normalimize göre yorumluyoruz ama onların tavrı, tüketime bu denli esir olmamaları, tüm ömürlerini çalış/tüket ekseninde yaşamıyor olmaları belki daha doğru bi yaklaşımdır. Eşya aslına bakarsanız kıymetli bir şey, endüstrileşmenin bu kadar ivmelenmesi değersizleştirdi belki bazı şeyleri ama onlar bu hıza ayak uydurmuyor ya da uydurmak istemiyor olabilir.

Bir de ayrıca nesnelerin yaşanmışlıklarıyla bağ geliştiriyor olabilir. Onlara gençlik dönemlerini çağrıştırıyor olabilir. Benim annem de böyle, zamanında çok zorlandım ama artık eleştirmemeye çalışıyorum. Biz onlara göre fazlasıyla bolluğun içine doğduk. 1 dilim ekmek bize hiçbir şey ifade etmezken onlar için çok fazla anlam taşıyor olabilir.
0
msb
(09.01.21)
Her ne kadar sizin anne babanız kadar olmasa da bizimkilerde de vardı, özellikle annemde. İşe yarayan yaramayan hiçbir şeyi atmaya kıyamazdı. Neyse ki taşınırken herkes bir oldu ve onları dinlemeden işe yaramayan, eskimiş her şeyi çöpe doldurdu. Annemin falan biraz içi gitti, bazen söylenir durur ama o huyundan büyük ölçüde kurtuldu. Kimse görmezden gelip onları çöpe yığmasaydı bir şey değişmeyecekti. Bence sizin de tüm gemileri yakıp anneniz babanıza kulak asmadan işe yaramayan her şeyi elden çıkarmanız iyi olabilir. Belki yeni bir yere taşınmalarını falan sağlayabilirsiniz. Bence büyük bir değişiklik yaparak böyle alışkanlıkları eskide bırakmalarını sağlayabilirsiniz.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.01.21)
benim babannem dedem de boyleydi allah rahmet eylesin. cekmecede hic acilmamis bir suru corap varken, eski coraplarini yama yapip, dikip giyinirdi. 1900lerin ortasini yasamis, yokluk gormus kisilerde boyle bir karakter var. tekrar yokluk olur korkusu endisesi ile hicbirseyi atip veremezler. eski elektronik esyalari onlar gormeden alin, ya bir hurdaciya yada elektronik aletleri geri donusturen bir yere verin. onlarin ihtiyaci olan seyleri de onlara sormadan alin goturun. mesela siz onlara uygun olacak bir arabayi alin gidin. bir kez gelince kullanirlar.
0
crucio
(09.01.21)
bu cimrilik değil yalnız.
istifçilik başka bir problem. patolojik bir durum. genellikle yoksunluk hissi yatıyor altında ve geçmişteki maddi yoksunluk olmayabilir illa.

yani ya profesyonel destek alacaklar veya siz daha net dille konuşacak sürekli ve sık aralıklarla anlatacaksınız.
mesela gelirlerini ne yapıyorlar yatırım olarak yani?
siz birşeyler talep edin ve onlara yardım ediyormuş gibi yapın.
0
rewlack
(09.01.21)
dini duyguları nasıl fazla ayrıca? düzenli yardım yapmaları gerek daha kötü durumdakilere?
oyuncak bile vermeyerek nasıl olacak?
0
rewlack
(09.01.21)
Benim kayınvalidem de öyle biraz. 3 tane evi var. Üçü de ağzına kadar dolu. Geçenlerde bazanın altında bir top penye kumaş çıkardı. 25 Senedir saklıyormuş. Çocuğa çarşaf yapalım dedi. Çocukları, ben çok söylüyoruz ama nafile. Bir de ölürsem atarsın hepsini diyor içleniyor. Yoğurt kovası poşet falan da stokluyorlar. Ama yaşlıların hepsi öyle.

Nevresim yazınca hatırladım. Benim sadece 3 takım nevresimim var. Bunu görünce gitmiş almış. Alamıyoruz sanki. Azmış yetmezmiş evde sadece 3 tane nevresim mi olurmuş. 5 tane yün yorgan yapmış bana. Evde sanki ordu yatıracakmışım gibi :)

Çok kavga ettik bu sebeplerden. Şimdi he he diyorum. Olmuyor çünkü. Bu yaşlar maalesef böyle.
0
makarnacanavari
(09.01.21)
bi kere dini açıdan esas olan sade ama kendi gelir seviyeni yanıltıcı göstermeyen bir hayat yaşamak ve elindeki her şeyi paylaşmaktır benim bildiğim.
maalesef aileniz sanıyorum kıtlık psikolojisi yaşıyor. açıkçası
türkiye'de çok fazla kıtlık psikolojisi yaşayan insan var ve çözümü de sizin elinizde değil. ben mesela eşya konusunda kondo marie okuyana kadar nasıl çözüm bulacağımı bulamamıştım. şimdi her şeyi atıyorum ama eşim bazen inat ediyor saklıyor. annem de o yaşlarda ve eşyaları atmak istediğimizde kişisel olarak hakarete uğramış gibi tepki veriyor. olayı çözmek zaman ister ve tamamen kişinin kendi elinde olan bir şey tıpkı bağımlılık gibi düşünün.

bence üstlerine gitmeyin her dediklerini de yapmayın duygu sömürüsünün yaşı yok =)

cimrilik konusu da bence çok takılmayın o da bir yaşam biçimi=)
misal eşyalara bağımlı olmak, onlara çok para vermek, statü sembolü işlevinden öte bir şey ifade etmeyen şeylere gereksiz para vermek bana da saçma gelir. araba işine yarıyorsa ve onunla mutluysa neden değiştirsin ki. gereksiz tüketime karşıyım; ama tecrübe edinme açısından para harcarım o ayrı. misal koltuklarım çok eski ama ben onu değiştirmek yerine seyahat ederim, dil kursuna para veririm, kendime yatırım yaparım. bu tercih meselesi tamamen. bence siz onlara saygı duymalı ve kendi hallerinde yaşamalarına izin vermelisiniz. çok da kendinizi açıklamaya çalışmayın günün sonunda yorulan siz olursunuz.
0
windymimas
(11.01.21)
(30)

üst komşu ve hatalı ben miyim?

melodi
4ay önce yeni bi apartmana taşındık. apartmanda biz gelmeden herkes bizi biliyordu yani istemeden de olsa herkes tanıyor bizi. üst komşunun 2 oğlu resmen evi yıkıyorlar 7/24 saat farkı olmaksızın. ilk zamanlar sabrettik ama dün en son eşim dayanamadı kapıya gitti. aldığımız cevap “erkek cocuğu durdu
4ay önce yeni bi apartmana taşındık. apartmanda biz gelmeden herkes bizi biliyordu yani istemeden de olsa herkes tanıyor bizi.
üst komşunun 2 oğlu resmen evi yıkıyorlar 7/24 saat farkı olmaksızın. ilk zamanlar sabrettik ama dün en son eşim dayanamadı kapıya gitti. aldığımız cevap “erkek cocuğu durduramıyoruz 2.5yaşında imiş” (saat farketmeksizin evde koşmak, sürekli ağlamak, parkeye bir şey sürtmek(-ki ona bulduğu çözüm de sürtmesini engellemek değil halı koymakmış dün öğrendik-

bugün bütün gün koştu evin içinde ben de ders çalışmaya çalışıyorum. zaten çalışamadığım için heyheylerim tepemde. bu akşam yine hunharca ses yapınca duvara vurdum. 5 dakka sonra kadın kapıya geldi çocuğum 5 dakka koştu neden duvara vuruyorsunuz ben napayım durduramıyorum dedi. açtım ağzımı yumdum gözümü. aslında olanları anlattım düzgün bi üslupta ama kadın durup durup ben napayım dedikçe dellendim girdim içeri eşim kaldı kadınla kapıda.

kendisi gündüz çalışıyor akşam gelince de çocuğu salıyor kendisi kafa dinliyor sanıyorum. çünkü o kadar seste insan bi çocuğum nabıyosun demez mi?

şimdi eşimde başım belaya sokuyosun artık burdan taşınmamız lazım diye küstü bana :) ben bütün gün bu sesi çekiyorum o sadece akşamları evet biraz patladım ama 4ayın dolmuşluğu

ha bu arada 2 saat falan geçti üstünden kadın eve çıktığı anda çocuk koşmaya devam etti :)
0
melodi
(08.01.21)
çok eskiden aynı durumdaydık, taşındık ve bir daha asla ara katta oturmadık. her zaman en üst katta oturduk.

ne yaparsan yap üst kattan gelen sesler kesilmeyecek, taşınmak en pratik çözüm.
0
trajikomix
(08.01.21)
diyanet takvimi
(08.01.21)
3 yaşında kızım var. bazı dönemler dediğiniz gibi gürültü yapıyor. emin olun düşündüğünüz gibi değil bazı çocuklar bazı dönemlerinde naparsanız yapın durmayabiliyorlar :) neyseki zemin kattayız kimseyi rahatsız etmiyoruz.
0
entropik
(09.01.21)
cocugun buyumesini bekleyeceksiniz. esinizin cikisina da bir sey diyemem kendince ama siz haklisiniz. basini oksayacak haliniz yok eviniz sizin haneniz ve sakinligini saglayamiyorsunuz ciddi bir problem. yani ucu o kadar cok seye dayaniyor ki bir kere ucakta arkamda 3-4 yaslarinda bi oglan benim koltugumu tekmeleyip duruyordu. en son donup "koltugumu tekneliyo cocugunuz" dedigimde "napiyim cocuk o" demisti babasi ve her sey cok yolundaydi onlar icin. birileri anayiz babayiz desinler diye sorumlusu biz oluyoruz niyeyse. saat siniri koyulmasi icin caba gosterin apartman yoneticisine falan soyleyin onlar da cocuklarini erken uyutmak icin caba gostersinler. dunyanin sahibi saniyorlar kendilerini it suruleri.
0
ala09
(09.01.21)
@diyanettakvimi belirli zamanlarda olsa haklısınız ama dün gece 4e 20vardı ve çocuk evde koşuyordu :)

@entropik çocuğa yapmaması gerekeni göstermektense yaptığı şeye kılıf bulmak bi anne veya baba olarak sizce mantıklı mı peki? anne değilim ama beni de bi anne büyüttü ben, abim aman alt komşu rahatsız olur diye annem ve babam tarafından mum gibi büyütüldük
0
🌸melodi
(09.01.21)
@melodi öyle tabi. bizim hiç bir zaman dediğiniz kadar abartılı olmadı. ama şu an başkasının olsa rahatsız olsam başedemiyolardır diye düşünürüm. ellerinden geleni yapmadıklarına eminseniz başka tabi.
0
entropik
(09.01.21)
Cidden taşınmaktan başka tek çözüm o diye dedim. Ben de trafiği ve kornası 7/24 olan bir bulvarda oturuyorum. Genelde bilgisayar başında ve kulaklıkta olduğum için pek sıkıntı olmuyor ama iş başında olmadığım bazı zamanlarda bu attığım kulaklıkların süngerinden kullanıyorum.
Kadın çocuğu bu yaşında eğitir de siz o kadını bu yaşında eğitemezsiniz, başka çare yok.
0
diyanet takvimi
(09.01.21)
Bence polisi ya da zabıtayı arayıp şikayet edin, gelip komşuyu uyarsınlar. Bu sıradan çocuk gürültüsünün çok dışında bir şey. Bazı anne babalar sorumluluklarından ellerinden geldikçe kaçıyorlar. Üstüne siz rahatsız olduğunuzu belli edince kapınıza gelmek ne demek? Keşke kapıya gelir gelmez polisi arasaydınız, kadın korksaydı. Eminim kapısına polis, zabıta gelirse çocuğa düzgün bakmaya başlayacaktır.
0
GoodMorningTeacher
(09.01.21)
Çocuktur yaparı anlamıyorum, biz de çocuktuk, yapmadık, yaptırmadılar. Şu an çevremdeki çocuklara da yaptırmamak için gayret ediyor aileleri.
Ayrıca bu felsefe eğitim kavramıyla da çelişiyor.

Yalnız o mantıktaki kadın olduğu müddetçe o gürültü bitmez bence de.
0
epitaf
(09.01.21)
@diyanettakvimi ev bulmakta o kadar zor ki bulunduğumuz şehirde burayı bile zar zor bulmuştuk ama huzurumuz için artık ufak falan demeden taşınıcaz başka eve.

@goodmorningteacher eşim adliye ile alakalı bi işte çalışıyor ve bunu biliyorlar o yüzden bu kadar alttan alıyoruz biz. yoksa şimdiye mevzuu büyümüştü. onlarda bunu bildikleri için adam gelmedi kadın geldi ağlamaklı bi suratla.

bi de bana kapıya gelmiş diyo ki sizin çocuğunuz yok bilmezsiniz :) dedim arkadaşlarımızında çocukları var hiçbiri sizinki gibi değil.

şuan saat 00.19 çok sürekli bağırarak ağlıyor. artık bunları normal karşılıyoruz ama tv sesini duyamayacağımız kadar ses yapıyor (sehpayı parkeye sürtmek şeklinde) ve min. 5 dakika sürüyor ve anne baba evdeyken
0
🌸melodi
(09.01.21)
ebeveynler çocuğunun üzerinde o kadarlık bile otorite kuramıyorsa ebeveynlik yapmasın. "çocuğa laf geçmiyor" diye bir lafı kabul etmiyorum. o zaman çocuk halıya sıçsın, duvarı boyasın, evi ateşe versin. ebeveynler nasıl çocuğun halıya sıçmasını engelleyebiliyorlarsa bunu da engelleyebilirler. ama umursamıyorlar. çünkü kendi dertleri değil.
0
nickini degistiren yazar
(09.01.21)
bizim üstümüzde de var böyle dağdan inme ayı bir aile. gündüz çocukları evi başımıza yıkıyor, gece de kendileri borazan gibi sesleriyle başımızı şişiriyor. geçenlerde gece 3.5'ta hayvan gibi gülüşmeler gelince ana bacı sövdüm, herif kapıya gelmeye kalktı, karısı tuttu. cidden başına gelmeyen bilemez komşu gürültüsünü. taşınmaktan başka çare yok da işte dediğiniz gibi ev bulmak cidden zor. ya onlar taşınacak, ya da siz.
0
nothing in my way
(09.01.21)
Benim oglan 5 yasini gecti, oldukca hareketli o yuzden hergun yormaya calisiyorum, disari cikartip kosturuyorum. Ona ragmen aksam 10'u gecmis hala koltuktan koltuga zipliyor, yere atliyor vs. Allahtan alt katta kimse yok, ama durduramiyoruz..Oldugun yerde dur diyorum mesela, kimildamadan 10 dakika dur, bu sefer oldugu yerde zipliyor. Aksam 10'dan once yattigi nadirdir. Sadece agir grip falan olursa yavasliyor, onun disinda tam gaz.

Bu isin egitimle falan alakasi yok, bize de anamiz babamiz evin icinde kosmayin gurultu yapmayin derdi, bu yuzden kac kere dayak yedik kardesimle ama pek iplemedik. Ama apartmanda butun ailelerin cocuklari vardi, herkes birbirine anlayisli davraniyordu. Ustten de bize ses geliyordu..

Ozetle yap bir cocuk, mumkunse erkek denk getir (cin takvimi var konuyla alakali, istersen link veririz haha) sonra konusalim.. :)
0
cooperr
(09.01.21)
@melodi


Büyük ihtimal eşya sesleri bebeğe ait değil. Anne baba kendi gürültüsünü bebek yaptı diye örtmeye çalışıyor. Gece yarısı sizde onları rahatsız edin. Ben olsam gider kapılarına kavga ederdim. Ama siz kavga durumu istemiyorsanız sürekli tavana vurun, biraz utanmaları varsa gürültüyü keserler. Ya da kadının eşiyle konuşun, kadının ağlamaklı suratına inanmayın hiç, ağlayacak olsa bir kusura bakmayın dikkat edeceğiz derdi.

Bu tip aileler çocuklarına bakmıyorlar. Çocuklar evde kendilerini fark ettirmek için bu kadar ağlıyorlar. Bizim bir dönem alt kat komşumuz böyle bir aileydi. Bebek sabah 8 de ağlamaya başlardı uyandığında, annesi yataktan kalkıp bebeğe bakmazdı, anneannesi saat 9-10 gibi bebeğe bakmaya geldiğinde bebekle ilgilenirdi. Hatta bir keresinde bebekleri 2 saat aralıksız ağlamıştı annem artık kapılarına gidip, bebek hasta mı, bir yeri mi kırık merak ettim yazık çok ağlıyor demişti. Biz tepki gösterdikçe bebekle ilgilenmeye başladılar, haliyle bebeğin ağlamaları kesildi.
0
GoodMorningTeacher
(09.01.21)
@cooper sonra bana neden çocuk yapmıyosun diyorlar böyle bi ailede büyüyen çocukla ilerde muhattap olmasını istemediğim için çocuk yapmıyorum. durdan çüşten anlamayan aman gönderelim okula öğretmeni adam etsin diye yetiştirilen cocuklar...
biz de ses yapmayalım diye çok hırpalandık ama ipledik insanlara saygı duymayı öğrendik.

@goodmorningteacher aynen karı koca tüm gün işteler çocukları salıyorlar eve gelince. bu gürültü münasebetiyle 3. diyaloğumuz hiçbirinde kusura bakmayın dikkat edeceğiz denmedi. en ufak bi çaba görsem sabır diycem ama gün geçtikçe çığrından çıkıyor. ayrıca hiç bahsetmediğim başka komşuluk sıkıntılarımızda var aynı kadınla :) aşağıda kapı cam açık mı diye bakmadan ne bulursa silkeliyor camdan ablamız.sanırım ilk defa apartmanda oturuyorlar
0
🌸melodi
(09.01.21)
4.5 yaşında 2 erkek ikiz yeğenim var. Hayatımda bildiğim gördüğüm en yaramaz en zaptedilmez çocuklar. Patırtıya yüksek sese toleransı 0(sıfır) biri olmama rağmen 2.5 yaşından 4 yaşına kadar bütün ayarlarımla oynadılar. Bağırdım çağırdım dizginleyemedim neticede onlar kazandılar. Yaramaz çocukla ilgilenmek zannettiğiniz kadar kolay değil. İşin sonunda onların istediği oluyor ve siz alışıyosunuz bu duruma.

Yeğenlerin karakteri son 1 senede çok değişti ama. Çok daha sakinler şu an. Sizin komşunun çocukları da böyle bir evreye girebilirler.
0
IncredibleMau
(09.01.21)
@melodi sen bilirsin kardes o zaman komsuyla kavgaya devam..ben dayaga karsiyim kusura bakma, olurda bir cocuk yaparsan onun ustunde gurultu yapmasin diye filistin askisi falan denersin artik, dove sove ogretirsin sessiz olmasini.

Bundan seneler once bir dairede kaliyorum, yerler parke. Asagidaki hatun zirt pirt yukari geliyor cocuk kosuyor diye, bekarim evde cocuk falan yok, evde benden baska kimse yok. Dedim herhalde yerler salonda parke, ses yapiyor, boydan boya salonu kalin bir hali ile kapladim, ama hatun yine gelmeye devam etti bu sefer bana yere yavas bas diyor, en sonunda kufuru yedi tabii..

Dedigin gibi daha once apartmanda yasamamis olanlara mevzuyu anlatmasi zor..
0
cooperr
(09.01.21)
Ucuna oklava taktiginiz duzenegi ritmik sekilde tavana vuracak bi makine yapip, evin bos bi odasinda ara ara calistirirdim ben olsam. Ya da tavana radyo monte edip son ses acin. :) Belki o zaman sustururlar cocumklarini.
0
msb
(09.01.21)
Türkler çocuk yetiştirmeyi bilmiyor. O yüzden çocukları sürekli deli gibi ses yapıyor. Ecnebilerde böyle bir şey görmedim. Saat 9 dedin mi yatıp zıbarıyorlar.

Bizim anne-babalar önce ses çıkarmıyor sonra da çocuğa bağırıp çağırıyor, çocuk kendisine neden bağırıldığını anlamıyor bile. Veya "oğlum koşma" falan diyorlar. Halbuki çocuğu meşgul etmeleri ilgilenmeleri falan lazım ama öyle bir ana-baba yok tc'de. Disiplin desen zaten yok, saat 12'den önce yatıramıyorlar bile çocuğu.

Bizim üst katta da böyle bir velet vardı Allah'tan taşındılar. Tek çözüm taşınmak, taşınırken de üst kat komşunun çocuğu var mı falan diye sormak lazım.
0
jangbogo
(09.01.21)
Bu konuda şikayetçi olan herkes cimere yazsa belki bir şeyler değişirdi. Eminim kendisi tv izliyordur, çocuk da kosuyordur.
0
gelmeistemem
(09.01.21)
1 ay kadar önce iş ve şehir değiştirdim, eski ev dubleksti, alt komşu derdimiz yoktu. Oğlum 2.5 yaşında ve bahsettiğin durum bizde de var.

Eskiden oyuncak atına binip dıgıdık dıgıdık diyerek evi turlayabiliyordu, şimdi engel oluyoruz ama koşmasına yapabileceğimiz bir şey yok, napalım tasma mı takalım çocuğa koşuyor.

Bir de zıplama dedikçe yapılmaması gereken bir şey olduğunu biliyor ve ilgi çekmek istediğinde kanguru gibi zıplamaya çalışıyor. Totosuna patlattık yapmasın diye, hem biz vicdan azabı duyduk sonrasında hem de çocuk dayak arsızı olup çıkacak.

Aynı şekilde oyuncaklarıyla oynarken mesela arabayla, yere veya duvara sürtünce aşağı ses gidiyor, halının üstünde yapması için ve duvarlara sürtmemesi için uyarıyoruz.

Ayrıca ağlıyor, banyo yaptıracaksan canı istemezse ağlıyor, saçını yıkamak istersen gönlünü yapmazsan ağlıyor, giydirmek istersen ve o tarzan gibi çükünü sallaya sallaya gezmek istiyorsa ağlıyor.

Vallaha alt komşuyu düşüneceğim diye saçlarım beyazlayacak stresten.

Alt komşu yöneticiye şikayet etti diye ekstra dikka ediyoruz ama bir yerden sonra çocuğun ve bizim de psikolojimiz bozuluyor.

Çocuk yahu bu, ağlayacak, koşacak, oynayacak. Elimden gelen bütün dikkati gösteriyorum evde zıplamasını engelliyoruz, yere bir şeylerle vurmasını engelliyoruz, halı olmayan yerde ses çıkarak bir şeyle oynamasını engelliyoruz, çığlık atmasını engelliyoruz ama evde çocuk koştu, sesli yürüdü, ağladı diye gene şikayet gelirse açarım ağzımı yumarım gözümü, üstüne bu sefer aldığım önlemleri de keser ızdırap olurum.

Bu da evli ve çocuklu bir ailenin gözünden sizin durumunuz.

edit : çocuk 21:30-22:00 gibi uyuyor. 07:00-09:00 gibi uyanıyor.
0
kimlanbu
(09.01.21)
@kimlanbu işte evli&çocuklu aileler olarak anlamadığınız mevzu da bu biz çocuk put gibi evde otursun koşmasın demiyoruz. ama uyanık olduğu süre boyunca ki bu cocuk garip sabah 4te uyanık ve koşuyor evde :) evde sürekli bi ses var yani sizin alt komşu iyi en azından akşam 10dan sonra ev sessiz :)

ayrıca “dikkat ediyoruz” demişsiniz biz de öyle bi çaba olmadığı için zaten sıkıntı. salonda 2dakikadan fazla çocuk sehpayı parkeye sürtüyor anne&baba&anneanne&dede salonda (çünkü aynı anda tv sesi geliyor haberleri izliyorlar) çocuğum yapma demiyorlar.

bi de anlamadığım çocuktur tabi ki koşacak evde diyorsunuz ya bu çocuklar oturarak oyun oynamayı bilmiyor mu? bi çocuk uyanık olduğu süre boyunca koşar mı evet koşuyormuş 4aydır görüyoruz
0
🌸melodi
(09.01.21)
Çocuğum yok ama sen haksızsın. "Açtım ağzımı yumdum gözümü" dediğin için soğukkanlı bir iletişim de kuramamışsın büyük ihtimalle bu yüzden haksızsın.
Apartman yaşantısında bunlar var ve sırf bu yüzden ev satın almıyorum. Ebeveynin 2,5 yaşındaki çocuğa ne yapmasını bekliyorsun? sakinleştirici iğne mi vursun yatağa mı bağlasın dayak arsızı mı yapsın?
Müstakil ev konforu isteyen müstakil evde oturacak bu kadar basit.

edit; arkadaşın duyuruyu neden açtığını anlamadım ben. kendisiyle aynı düşünmeyen herkese karşı bir cevabı, savunması var. sadece onu haklı bulanlara tik veriyor falan :) yaptığını tasdik edip egosunu okşayacak cevaplara ihtiyacı var belli ki. oyna devam.
0
dadasalon
(09.01.21)
@dadasalon müstakil ev konforu aradığım fikri nası oluştu bilmiyorum ama 34 senedir apartmanda ara katta oturuyorum ilk defa böyle bi sıkıntı yaşıyorum. çocuğuna terbiye vermekten aciz insanlar müstakil ev konforu arıyorlar. apartman yaşantısında bu olur derken insanları rahatsız etmek mi, hiç sessizlik olmaması...

çocuğuna yapma demeyi öğretmeli mesela balkona çıkıp saatlerce bağırmasına engel olmalı mesela. 3.kattan aşağıya inerken merdivende çığlık atmamasını sağlamalı mesela(saat farkı gözetmeksizin)
0
🌸melodi
(09.01.21)
valla bunun kökten çözümü çocuklu ailelerin mahalleleriyle öbürlerini ayırmak bence. hepsi birbirine katlansın. gece kakaka kikiki yapanı da o mahalleye postalayacaksın. sessizler de gariplerim kitaplarını okusunlar.
0
durme
(09.01.21)
bir de arkadaşım çocukları standardize etmişsiniz. Aynı ana babadan olma ve yetiştirilme çok farklı karakterleri olan çocuklar da çevremde. Bi ailenin çocuğu gerçekten usludur söz dinliyordur çok rahat bok atabilir diğerlerine eğitemiyorlar vs diye. ama kimisi gerçekten naparsan yap durmayabiliyor napsınlar dövsünler mi çocukları. ayrıca istediğiniz yere şikayet edin yanlış bilmiyorsam çocuk gürültüsü yüzünden bir işlem yapmıyorlar.

anne baba bir gayret göstermiyor demişsiniz bu ayrı bi konu tabi ama bunu da bilemezsiniz.

azcık empati pls.
0
entropik
(09.01.21)
@entropik eve sosyal hizmetleri gönderip çocuğa iyi bakamıyorlar diye şikayet edince ne olduğunu izleriz hep beraber :)

bi çocuk aralıksız bazı şeyleri yapmaya devam ediyorsa anne&babanın bir şey yapmadığını anlamak için çokta zeki olmaya gerek yok.

neden hep empati tek taraflı. aynı empati çocuk sahibi olanlarda da olsa sıkıntı yok. kapıma gelipte “napayım yaeeee” diye ağzını yaya yaya konuşmasın mesela. kendi salonda böğürerek tv izlerken 2 çocuğu arka odaya atıp tepinmelerine izin vermesin mesela. anlıyorum kendisi de yorgundur çocuğa zaman ayırmaktansa kendine zaman ayırmayı seçiyordur. evet linç yicem biliyorum o zaman doğurmuycaksın.
0
🌸melodi
(09.01.21)
@melodi şikayeti gürültü için söylemiştim..

yorumlara bakarsan genelde anne babalar komşuyu tutuyor, çocuksuz yada bekarlar sizi :)
0
entropik
(09.01.21)
bakalım bu sessizlik ne kadar sürecek ama isteyince oluyormuş çıt yok evde. 4aydır ilk defa evimiz bu kadar sessiz sürekli yok yok kesin çocukları öldürdüler falan diye geyik yapıyoruz şaşkınlık içindeyiz :)
0
🌸melodi
(09.01.21)
Sorunun basligi hatali, "ben hakliyim, evet evet ben, sadece ben degil mi?" olacakti, cunku sana hak vermeyen herkese ters cevap verdin. Ayrica tiklari da vermedin ki o bize cok koydu, aksam don don uyku tutmadi, zalimsin. :)

Gon$uya buranin linkini ver, bak ekibi topladim eger sessizlik devam etmezse gelip kafanizi kiracaz de salmasinlar. Ben de seni kiracagima saf degistiririm onlarin oglani doverim. Eksiduyuru olarak onlari cocuk yapmaya ve bunun ustune apartmanda yasamaya cesaret etmeye pisman hale gelecek kadar bir dovelim. Mis gibi, ohhh...
0
cooperr
(09.01.21)
(3)

geleceğin kripto parası?

deranzo1
tam bir cahil cühela olarak soruyorum. ufak tefek hangisine para atalım bunların? bitcoin gibi 7-8 yıl sonra geriye bakınca bu aklı verene hayır duası edermişçesine?
tam bir cahil cühela olarak soruyorum. ufak tefek hangisine para atalım bunların? bitcoin gibi 7-8 yıl sonra geriye bakınca bu aklı verene hayır duası edermişçesine?
0
deranzo1
(08.01.21)
bitcoin
0
crucio
(08.01.21)
Geleceğin kriptosu olur mu bilmiyorum ama Btc daha yüksek bir bedele ulaşşa, Etherum'da onun şu anki seviyesine gelse, milyonerim:D
0
ırene adler
(08.01.21)
Bitcoin'den başka hiçbir altcoin'e uzun vadeli yatırım yapmazdım 'ben olsam'. Bitcoin için de alım noktası olduğunu düşünmüyorum, 3-5 aya fiyat geri çekilmeye başlar, alım seviyelerini görür diyorum ve tabii ki ytd :)
0
msb
(08.01.21)
(6)

corona aşılarıyla ilgili dedikodular vs..

entropik
net bir kaynak bulamıyorum ama sürekli etrafımda şu aşıdan şu kadar kişi ölmüş, yok aşıların şu yan etkileri varmış gibi dedikodular duyuyorum. annem, ki baya yaşlı, bu dedikodular yüzünden aşı olmak istemiyor ikna edemiyorum. nedir nasıl olacak bu işler. bana açıkçası güven veriyor, aşı olmak da is
net bir kaynak bulamıyorum ama sürekli etrafımda şu aşıdan şu kadar kişi ölmüş, yok aşıların şu yan etkileri varmış gibi dedikodular duyuyorum. annem, ki baya yaşlı, bu dedikodular yüzünden aşı olmak istemiyor ikna edemiyorum. nedir nasıl olacak bu işler. bana açıkçası güven veriyor, aşı olmak da istiyorum. yabancı kaynaklardan da karamsar bir haber vs bulamadım. nedir insanların bu kadar korkusu. erken olması sonuçların net olmaması tabi ama bütün dünya yapıyor bunu başka çaresi de yok sonuçta. nasıl olacak ??
0
entropik
(08.01.21)
Anneni su anda ikna etmek zorunda degilsin. Benimki ara sıra zarflıyor sen asi olacak misin diye... Bugüne kadar evet demedim halbuki ilk gunden beri kararım evet. Anneme asisina gore 'bakacagiz' diyorum. Koru korune asi olundugu algisini kiriyor bu.

Ayrıca asi olmak icin degilse bile hangi asiyi olacagimiza karar verme durumu olup olmayacagini bilemiyoruz su anda. O yüzden yaslilari ikna etmeye calismak icin erken.
0
pass
(08.01.21)
Yani mantıken aşı olmanın çok yan etkisi olsa ve ölenler olsa, planları da bu olsa; gidip ilk olarak sağlık çalışanları ve benzeri kritik yerde çalışanlara yapmazlardi.

Altın yükseldi artti gibi şimdide corona böyle dedikodu üzerinden konuşuluyor heralde.

Erken olması dedigin hizlica bulunması ise şöyle düşün; bizim sistem projemiz var, proje 1 sene sürecek ve tahmini 4 milyon dolar.

Ama bana 20 milyon dolar verirsen bunu 2 ayda da yapariz. 1 tane proje müdürü yerine 3 tane alirim, 1 danışman yerine 10 tane alirim, al 1 senelik is 2 ayda olur.
Aynisi asi icin de gecerli. Su an dunyada devlet başkanından ceolara kadar herkes asi bekliyor. Haliyle normalde az bütçe ayiran, bir iki bilim adami calisan yerlere para akiyor, yer gök calisan, üstüne devlet sittin senede üzerinde çalıştığı onaylamalari falan ilk siraya aliyor. Yani düşünün ab genel kurulunun en önemli maddesi yeni cikan asilarin onaylanip onaylanmamasi, yok böyle bir şey.
Haliyle normalden hızlı olmasi kadar mantıklı bir şey yok.
0
logisticsmanager
(08.01.21)
Kuzenim (49) sağlık çalışanı, aşı oldu, aşı olduktan sonra da hastanelik oldu. İki hafta hastanede yattı. Eve çıktıktan sonra da bir hafta kadar nefes almakta zorlandı.
0
pati
(08.01.21)
@pati,

Aşılamalar başladı mı? Bir de hastanelik olma sebebi nedir?

Çok geçmiş olsun.
0
msb
(08.01.21)
Şüphe hissetme durumlarını şöyle baz alabilirsiniz, bir ülke x aşıdan olanların aşısını kabul edilmeyecek.
0
kleider
(08.01.21)
Pati’nin örneğindeki akraba faz3 e katıldıysa plasebo da olabilir veya ikinci dozu olamadan corona olmuş olabilir (genelde böyle o haberler). İlk doz çok da etkili değilmiş 21 gün sonra ikinciyi olmadan o koruma olmuyor pek. Geçmiş olsun.

Bi gelsin de, bizim yaşımıza gelene kadar düşünürüz.
0
rodriguez2
(08.01.21)
(5)

Aşırı tembelim

Sakinolmamlazim
Pandemi başında sporumu hiç aksatmadim, en kötü ihtimalle her gün yürüyüş yapardım.Şu an o kadar tembelim ki bütün gün uyusam bile dinlenememiş kalkıyorum.15 dklik spor videosu açtım ona da tahammül edemedim.İki sene içerisinde de 15 kilo aldım, dizlerim, kalcam ve belim ağrıyor. Kısır bir döngüye g
Pandemi başında sporumu hiç aksatmadim, en kötü ihtimalle her gün yürüyüş yapardım.

Şu an o kadar tembelim ki bütün gün uyusam bile dinlenememiş kalkıyorum.

15 dklik spor videosu açtım ona da tahammül edemedim.

İki sene içerisinde de 15 kilo aldım, dizlerim, kalcam ve belim ağrıyor. Kısır bir döngüye girdim ne yapacagim ben böyle
0
Sakinolmamlazim
(07.01.21)
Ya valla bende de öyle. Hiçbir şeye ilgi istek duymuyorum. Dizi/film bile izleyesim kalmadı, kitap falan hak getire. Sporu da haftada 2 kere zorlaya zorlaya yapıyorum. Candy Crush'ta şeker falan kırıyorum saçma sapan :)
0
msb
(07.01.21)
aa ben :(
0
la lykia
(07.01.21)
Tembellik bir bataklıktır, ona batma. Çekemesin seni. Spor veya kilo verme amacıyla değil vücuduna saygı ve sevgi için günde 15-20 dk yürü veya sokağa çık öğlenleri. Güneş gör. Kendini tam bir denge noktasında hayal et, ne o kadar tembel olacak ne de o kadar çok çabalayıp yorulacak kadar enerji sarf et, dengedeymişsin gibi düşünüp öyle davranmaya çalış. Kısa zaman sonra alışacaksın, moralin düzelecek.

Günlük küçük hedefler koyup gerçekleştir, çok işe yarar.
0
1bir1bir1
(07.01.21)
rutini değiştirmek kolay değil. ben kendimi zor duruma sokarak bunu aşıyorum.

mesela, applewatch üzerinden arkadaşımla yarış yapıyoruz. 1 hafta sürüyor. her gün max 600 puan alınıyor. bu da kalori yakmak, egzersiz süresi ve ayakta kalma süresiyle ölçülüyor.

mesela, bir başka arkadaşımla her gün spor yapmamız için birbirimizi dürtükleyeceğimize anlaştık. bazen benim, çoğunlukla onun spora hevesi olmuyor. her akşam 18.00 gibi ben ya da o, görüntülü arıyoruz ve haydi spora, tembellik yok vs şeklinde motive etmeye çalışıyoruz.

yani senin dışında başka etkenler seni zorlamalı. arkadaşım gün içinde benden fazla puan aldığında, ne oldu dayanamadın mı tempoma, ya da atıp tutuyordun hani ne oldu gibi gıcık konuşmalar yapıyor :)) ya da applewatch'ın bluetooth'unu kapatıp, gece 22.00 gibi açarak full 600 puanı oyuna yükleyerek benim eğer puanım eksikse bir anda geri alamayacağım şekilde öne geçiyor. ben de böyle itlik ve serseriliğe karşı gün içinde puanı tamamlamaya çalışıyorum.

son olarak, sabah mutlu kalkmaya çalışın. kalkar kalkmaz hareketli mutlu parçalar açın spotify'da, pencereleri açın, güneş girsin, müziği varsa ses sisteminden verin evin içine, dans edin. evde yoksa bir kettlebell alın ve onu kaldırıp indirin, müziğin ritmine uyun.

yasaklar var diye bahanelere sığınmayalım. sitenin 2 otopark katıyla 8 katı var. 2 günde bir merdivenleri 20-30-50 kez inip çıkıyorum. 1 saatte 800-900 kalori yakıyorum.

rutini bozmak için biraz yenilikçi düşünün.
0
stewie
(07.01.21)
Küçük başla. Mesela her yemek sonrası 10 dakika yürüyeceğim diye hedef koy.
0
arnold schwarzeneger
(08.01.21)
(20)

insanların fiziksel özelliklerini yüzlerine karşı eleştiriyor musunuz?

nonik
pandemi sürecinde biraz kilo aldım, evde sıkıntıdan kendime bakım kürleri falan da yapmadım - üşengeçliğimden. şirkete arada bir gidiyorum. her gittiğimde birileri "sen kilo mu aldın, aaa beyazların çıkmış, saçların fazla uzamış" diye konuşup duruyor. sivilcem çıksa "aa suratın sivilce dolmuş niye s
pandemi sürecinde biraz kilo aldım, evde sıkıntıdan kendime bakım kürleri falan da yapmadım - üşengeçliğimden. şirkete arada bir gidiyorum. her gittiğimde birileri "sen kilo mu aldın, aaa beyazların çıkmış, saçların fazla uzamış" diye konuşup duruyor. sivilcem çıksa "aa suratın sivilce dolmuş niye stres yaptın". en son bugün de biri "saçların neden bu kadar kötü olmuş bakım yapsana" deyince artık kendi içime içime patlayacak duruma geldim. pandemi var, kuaföre gitmiyorum, saçımın kendim evde kırıklarını alıyorum, temiz olmaktan başka illa da o bu bakımı yapayım diye uğraşmıyorum, e hareketsizlikten kilo aldım. ne yapayım?

bu ayıp değil mi ya, ben mi abartıyorum? ben kimseye gidip oran kötü buran kötü demem. ne bileyim belki zaten kafasına takıyordur, zaten üzülüyordur, en basiti banane yani zaten aynaya baksa görüyor kendi de.

çok samimi arkadaşlarınızı dışarıda tutarsanız (iyi niyetle uyarma ya da tavsiye verme vs. gibi hadi diyelim belki denir), siz böyle şeyleri söylemeyi normal buluyor musunuz? ben mi fazla alınganım?
0
nonik
(07.01.21)
Evet hadsizlik bu, insanlar fikirleri sorulmadan konuşmamaları gerektiğinin farkında değiller
0
freebird5406_2
(07.01.21)
Kilo konusu: psikolojik sorunlar nedeniyle değil ama hareket etmemekten kilo aldığını düşündüklerime şaka ve tavsiye yollu söylerim.

Geri kalan her şey aptal insan işi.
0
prole
(07.01.21)
Yaptıkları ayıp ve yanlış. İnsanların fiziksel özelliklerini asla dile getirmem, dile getireni de hiç hoş karşılamıyorum.
0
fotrsapka
(07.01.21)
bunlar küçükken aaa kepçe kulak, ooo şişko domates, ayı vb. gibi tabirleri arkadaşlarına söyleyen ve ailesi tarafından uyarılmayan, eğitilmeyen insanların büyümüş versiyonları. yıllarca saçların önü açılmış, bu yaşta nasıl döktün vs.. şeklinde sözlere maruz kaldım. ulen aynaya bakıyorum gayet var saçım, yapısı öyle napayım yani. niye bana bunu bir sorunmuş gibi söylüyorsunuz ki. 37 yaşına geldim hala şekil verebileceğim saçlarım mevcut kafatasımın üstünde. şimdi gidip bunu söyleyenlere baksam kel olmuşlardır. oldularsa olmuşlardır tabi ki banane de yani benim durumumdan da sanane işte. insanlarımız böyle eğitimsiz maalesef.

yakışıksız ve saçma, abartmıyorsun, alıngan da değilsin. içinde yaşadığımız toplum birbirinin hayatına müdahil olmaya çok hevesli bir toplum maalesef. kesinlikle normal değil. "ben böyle seviyorum/istiyorum" deyip sırıtıp geçeceksin böylelerine. samimi arkadaş zaten nerede ne konuşacağını bildiği için samimi arkadaştır, sınırları bilir.
0
Improbable
(07.01.21)
Ben de alinirim, ve kimseye fiziğiyle ilgili bir şey demem
0
yarey
(07.01.21)
Abartıyorsun. Fiziksel özelliklerinizi bu kadar kutsallaştırmayın. Kilo almışsan almışsındır. Beyazın çıkmışsa çıkmıştır. Bu ayıplanacak bir şey değil. Senin vücudun senin kararın.

Karşındaki sana bunu söyleyince kilo almış olmuyor musun. Benim saçım yok. Kel denmesi neden zoruma gitsin. Kelim işte. Hadsizlik değil bu. İnsanlar samimiyet ölçünüze göre sizinle diyalog kuruyor. Hehehe pis şişko tombili keltoş puhahaha diye geçilmediği sürece sorun yok.

Evet saldım bu ara deyip geçmek varken dünyanın en sığ muhabbet konusunu gurur meselesi haline getirmenin kapris ve eziklik olduğunu düşünüyorum.
0
pass
(07.01.21)
Abartılı bir negatif değişim olmadığı müddetçe ne dikkat eder ne de söylerim. Ben iltifatçılardanım, genelde olumlu şeyler söylerim özellikle kadınlara :) İnsanlar kendini iyi hissedince mutlu oluyorum.
0
msb
(07.01.21)
Bu terbiyesizlikten başka bir şey değil, insanlar sınırlarını bilmiyor. Burada bile eziklik ve kapris diyen olmuş, yok artık.
0
gmzo
(07.01.21)
karşımdakini incitmemek adına genelde olumsuz bir şey söylemem (işte dişinde maydanoz kalmış ya da terlemişsin biraz deodorantımı vereyim de sık falan derim max.) ama bana söylenmesinden rahatsız olmam pek. özellikle kilo aldıysam bunun söylenmesini tercih ederim çünkü bu beni kilo vermek için kamçılar :D
0
theseachange
(07.01.21)
@pass, zaten kilo aldım biliyorum, saçımın beyazladığını da görüyorum, istesem evde kendim de boyarım ama zaten takmıyorum saçımda beyaz olmasını. sorun benim bunu kafaya takıp takmamam değil ki. ha ben artık bir yerden sonra takmaya başladım o başka ama bence sorun insanların düşüncesiz olması. ya karşısındaki insan hassas bir dönemden geçiyorsa ya da karakter olarak hassassa, ilaç kullandığı için kilo alıyorsa ya da ne bileyim sırf ona kilo aldın dendiği için gidip kendini kusturarak bulimik olacak kadar zayıfsa.

ben zaten kendimle de dalga geçiyorum ama insanların bu şekilde konuşabilmesi garip geliyor. dediğin gibi "en sığ muhabbet konusu" olabilir. ayrıca samimiyet ölçüsüne göre de kurulmuyor bu muhabbet, samimi arkadaşlarım söylese ben de alınmam yapıcı alırım eleştiriyi ya da güler geçerim. ofiste karşılaştığım insanlar bunlar.
0
🌸nonik
(07.01.21)
ayıp tabi, abartmıyorsun bence. Böyle şeyler genelde söylemem kimseye, çünkü hem üzerime vazife değil hem de aynaya bakınca görüyordur zaten.

en fazla şu olabilir, çok sevdiğim çok yakın bir arkadaşım kilo verme işini abartmıştır ve artık yüzü çökmüştür hasta gibi görünmeye başlamıştır farkında değildir. o noktada iyiliği için bence daha fazla zayıflama gibi bir öneride bulunabilirim.
0
aquarium
(07.01.21)
Toplum olarak bu incelikleri kaybetmeseydik, insana bu değeri vermekten vazgeçmeseydik zaten şu an bu hallerde olmazdık. İncelik de bir gelişmişlik göstergesidir, zarafettir, iyiliktir.

Üzülme, boşver. İncelikli insanların çoğalmasını dileyelim sadece. Üzülme.
0
1bir1bir1
(07.01.21)
Hadsizlik bence de.
Başkasının her nevi özeli hakkında yorum yapma hakkını kendinde gören insan sayısı çok fazla ülkemizde.
Dedikoducudur aynı zamanda bu tipler.
0
auroraaurora
(07.01.21)
çok aptalca bi şey bu ya. ee napıym yani, bunu söyleyen kişinin istediği gibi olması için çaba mı sarfetmeliyim ya da bıçak altına mı yatmalıyım yani, maksatları ne bu tip insanların anlayamıyorum. sen de onu eleştirmeye başla, rahatsız hissettir bence. eminim ki bir sürü eksiği vardır.
0
deartheodosia
(07.01.21)
Turk insaninin small talktan anladigi bu iste:)
0
freedonia
(07.01.21)
ayıp tabii ki ama bizim insanımız böyle. anca yakın arkadaşlarıma oo kilo almışsın falan derim ama o da goygoy olsun diye. ne ayıp.
0
candide
(07.01.21)
Haklısınız şirket ortamında böyle ya. Ben pozitif bir şey görürsem söylüyorum sadece aa saçların ne güzel gibi. Diğer konularda samimi de olsam susarım. Karşı tarafın o konuyu açıp fikrimi sorması lazım.
0
jazzabel
(07.01.21)
evet insanlarin cogu aptal oldugundan kendi gozuyle gorebildigi biseyi senin fark etmemis olma ihtimalin varmis gibi davraniyor. hadsizlik ve aptallik olarak degerlendiriyorum bu tarz seyleri. sirf can sıkmak icin olumsuz konusan insanlarla mumkun oldukca iletisim kurmuyorum. iletisime mecbursam, olumsuz yorumlarinda israrci olanlari bozuyorum, ben daha can sıkıcı oluyorum boylece iletisimi kendi isteyerek sınırlamış oluyor o kisi benimle. 3 yasinda degilse herkesin gorebildigi seyleri kendisi o an kesfetmis gibi soylemek sacmaligin daniskasi. ama ne yazik ki insanimiz kendisine sorulmayan seyler hakkinda cok degerli (!) yorumlarindan karsisindakini mahrum birakmamak konusunda cok comert :s
0
in vino veritas
(07.01.21)
Benim çocukluktan beri çok fazla beyaz saçım var. Lisede bir gün yemekhane sırasında arkamda 2 çocuk özellikle bana duyurmaya çalışarak dalga geçmişlerdi “bu yaşta ne yaşadı acaba”, “çok mu dertli” falan diye ve o zaman çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Şimdi böyle takmıyorum tabii ki ama hala gereksiz ve hadsizce geliyor birinin dış görünüşüyle ilgili yapılan yorumlar.
0
ms brownstone
(07.01.21)
Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(07.01.21)
(2)

Endüstriyel Tasarım Hk.

calmdown
Merhaba,İlkokul 7. sınıf öğrencisi kızımızın için endüstriyel tasarım konusuna erken sayılabilecek yaşta iyi bir giriş yapmasını istiyoruz. Disiplini ve gerekli yazılımları öğreneceği bir yol çizmek istiyoruz. Nasıl başlamalıyız, üniversite gibi okul gibi eğitim kurumları haricinde özel olarak bu eğ
Merhaba,

İlkokul 7. sınıf öğrencisi kızımızın için endüstriyel tasarım konusuna erken sayılabilecek yaşta iyi bir giriş yapmasını istiyoruz.

Disiplini ve gerekli yazılımları öğreneceği bir yol çizmek istiyoruz. Nasıl başlamalıyız, üniversite gibi okul gibi eğitim kurumları haricinde özel olarak bu eğitimi veren farklı kurumlar, oluşumlar veya kişiler var mıdır?

Bilenler aydınlatabilirse ve tavsiye verebilirse çok sevinirim.
0
calmdown
(04.01.21)
Beklediginiz yonlendirme olmayacak belki ama oncelikle nesneleri birlikte inceleyerek baslayin. Bir kahve makinesi olsun, bir bardak olsun, gunluk hayatta kullandigimiz objeleri ergonomi ve estetik baglaminda okumasini yapin. Tasarimcinin tasarimi yaparkenki niyetini okumaya calisin. Bu on hazirlik icin cok onemli. Sonraki asamada maya, 3dmax, blender vb gibi 3d programlarin calisma mantigini cesitli kurslar vasitasiyla kavramasini saglayin.

Dedigim gibi gunluk hayattaki gozlem aliskanligi cok onemli. Sorunuza direkt bir yanitim yok. Endtas cok komplike bi alan, bu konuda yetkin egitim kurumlari var midir bilmiyorum. Universitede Mimar Sinan ya da Marmara'yi zorlarsa iyi bi egitim alir zaten. O vakte kadar bahsettigim temelleri atarsa harika olur.
0
msb
(04.01.21)
Sektorun icinden bildiriyorum, program dediginiz seyler bikac ay icinde ogrenilebilecek hatta uzmanlasilabilecek bisey diyebilirim. Onemli olan ve mezunlarin neredeyse tamaminda eksik olan sey ise kultur. Tasarim kulturu, teknoloji kulturu. Formlar nereden gelir, bir urun fikirden son urune nasil gecer bunlari bilmek Tasarimci bir muhendis degildir ama plastik bir urunun nasil uretildigini, kaliplarin nasil calistigini bilmelidir.

Endustriyel tasarim altinda cok fazla uzmanlasilabilecek alan var. Ilgisini daha cok hangi alanlar cekiyorsa o alanlarda arastirma yapmaya baslasin, urun skecleri yapsin -skec yapmak da urunu anlamaya yardimci olur-, o tarz urunler gecmiste nasil yapiliyormus bugun nasil yapiliyor, sektorun buyuk kucuk isimleri, ne gibi yenilikler getirmisler vs. Imkan varsa bu alanlarin fuarlarina gitsin, firmalari tanisin, bir x firmasi, y firmasindan neden farkli, neden daha iyi, bunlari gozlemlesin.

Endustriyel tasarim bence okulda ogrenilebilecek bir meslek degil, ben calistigim sektorun icindeyim sizin cocugunuzun yasindan beri, bana okulun kattigi %30’sa tecrubelerin ve kulturun kattigi %70’tir diyebilirim.
0
mirafiori
(05.01.21)
(20)

bim de satılan toblerone un tadı vs migros da satılan toblerone

ala09
aralarında fark var mı sizce?
aralarında fark var mı sizce?
0
ala09
(02.01.21)
Neden olsun? İkisi de turkiye pazarında satılıyor. Şu an açıp bakamayacağım muhtemelen de Türkiye de üretiliyor. Ama ülke değişince değişir.
0
allah yazdiysa bozsun
(02.01.21)
İndirim marketlere farklı ürünler gidiyor.
Yerli ürünler için bile geçerli örneğin sütaş, nestle vs.
0
rewlack
(02.01.21)
İmkansız. İkisi de aynı yerden tedarik ediyor.
0
himmet dayi
(02.01.21)
Tobleron u bilmem de Beypazarı sodada var bence farklılık ama ispat edemiyorum o ayrı tabii:) ayrıca imkansız da değil.
0
primetime
(02.01.21)
Migrostan aldığım fuirt nut trde üretilmiyor. Bence fark yoktur.
0
Denton
(02.01.21)
Nutella da var mesela. Farklı içerik gidiyor buna artık eminim.
0
lion de la Turquie
(02.01.21)
fark tadı var.
üreticiler farklı satış yerlere farklı ürün veriyor.
şöyle söyleyeyim ülker çikolatalı gofretin bile 5-6 farklı çeşidi var.
siz ucuza aslında kalite olarak düşüğünü alıyorsunuz.
0
alt4y
(02.01.21)
toblerone'u bilmiyorum ama gerçekten yukarıdaki yorumlarda yazılı tat farkı var, ben bunu ilk kola'da farketmiştim. daha şekerli gelmişti. sonra ülker çikolatalı gofrette fark ettim. resmen damağımda yağ tadı kalmıştı.
0
trajikomix
(02.01.21)
Var. Mesela BİM'de satılan çokonatlar ile BİM haricinde satılan çokonatlarda farklı. (bkz: tağşiş )
0
berkan11
(02.01.21)
ucuzluk marketlerde satılan bir çok ürün diğer yerlerden aldıklarınızdan farklıdır. Bir markanın tereyağlarında ambalaj etiketinde ki bit kadar yazıları okuduğumda bunu görmüştüm . Migrostan aldığım üründe %85 süt yağı içerir yazıyordu ama ucuzluk marketlerde 15 tl daha ucuz olan aynı ambalaja sahip ürün etiketinde bu oran %65 ti..
0
delikedidilimiyedi
(02.01.21)
Evet var. Mümkünse Bim'den hiçbir gıda ürünü almamak lazım.
0
msb
(02.01.21)
Saçmalıyorsunuz. Fark varsa ve dediğiniz gibi içeriklerde bu görünüyorsa ispatlamanız çok kolay. Birebir aynı olan ürün ve bir pakette 85, diğerinde 65 ve buna benzer şeylerden bahseden arkadaşlar lütfen ispatlayın ve biz de bilinçli tüketici olalım. Ancak hafızanız sizi aldatıyor bence.
0
adivar
(02.01.21)
Arkadaslar her yorum tam aksi iki gorusu savunuyor hepsine tik atiyorum ama cevap bulamadim :(
0
🌸ala09
(02.01.21)
tobleron değil ama ismini vermeyeyim başka gıda ürünleri için konuşuyorum, birebir aynı ürünlerin üretim reçeteleri migros, bim ve a101 hepsi için farklı. adamlar bizden teklif isterken max üst fiyat veriyor, yani sattığımız ürünün fiyatını biz değil alıcı belirliyor, biz de kar etmek için ona göre reçeteyi düzenleyiyoruz, tabii bu bimìn bilgisi dahilinde.bu fiyata bu malzeme diyoruz onaylar alınıp üretim yapılarak sevk ediliyor.

@adivar fark varsa ispatlamak kolay demiş. İspatlasan ne olacak sanki, yapılan kanunen yasak değil ki, her şey yasalara uygun. Etik kısmı tartışılır orası ayrı.
0
zikardo
(03.01.21)
Evet yapılan kanunen yasak değil ve etik dışı değil. İspatıda çok kolay. Ayrıca merak edenler BİM'den bir çokonat alsın bir de merkezi bir yerden bakkaldan veya tekelden çokonat alsın (tabii o satıcılarında BİM veya migrostan tedarik etmemiş olması önemli) ayrıca dikkatli bakarsanız ambalajlarında bile ton farkı var.
0
berkan11
(03.01.21)
@berkan11 +1.

arkadaş güzel özetlemiş. tağşiş denen durum var ve yasak değil. hiçbir ürün tek noktadan çıkmaz. farklı üretim hattından ve içerikten gelen üretimler çok farklıdır. mesela amerikan coca cola sını içenler türkiyedeki kolanın yoğun şeker aromalı olduğunu hemen anlayabilir. bitli baklavanın kör alıcısı vardır sözü boşa değil. her mal satılacağı yere göre imal edilir. hee bir de aradaki tat farkını herkes anlayamayabilir. bu da normal. ancak bu sadece türkiye değil tüm ülkelerde olan bir durum değil. ukraynada yaşıyorum buradaki atb market bim benzeri ama Silpo market migros ayarında. aynı ürün alıyorsunuz ama arada ciddi tat farkı ve aslında kalite farkı var.
0
ada meltemi
(03.01.21)
tağşiş nasıl yasak değil? tarım bakanlığının tağşişi ifşa ettiği listeler ne o halde

@zikardo şunu söylemelisin, reçetesi farklı derken,
misal bi çikolatanın normalinde, 20% kakao tozu olsun.
bim tavan fiyatı düşük tutuyor,
sen de %15 kakao tozu koyup, üzerine %20 mi yazıyorsun? (böylesi skandal zaten)
yoksa 3.kalite kakao tozundan %20 mi koyuyorsun
0
esref
(03.01.21)
migros'taki tobloreno ile bim'de satilan toblerone'un farkli olacagi hic aklima gelmezdi aga. ben mi cok safim bunlar mi cok seytan?
0
baldur2
(03.01.21)
@esref
hammadde oranları farklı olabilir, hammadde kalitesi farklı olabilir, birebir aynı tadı veren ama fiyatı farklı katkı maddeleri olabilir,hepsi mümkün. Tabii ki üzerindekiler kısmında neyse onu yazıyorsun. o sebepten zaten yaptığın yasal. Gıda mevzuatı nedir ne değildir araştırın, mevzuata uyduğu sürece yasal olarak bir sıkıntı yok.

Sıkıntı şurada devlet gıda firmalarının isteğiyle o mevzuatte sürekli oynamalar yapıyor, 3 sene önce peynir ya da tereyağı olarak tanımlanan şey ile güncel mevzuattaki tanımlar farklı. eski mevzuatta adına peynir diyemeyeceğin karışımlara güncel mevzuatta gayet peynir diye satabiliyorsun, yasal ve sıkıntı yok. Yani en başta devlet vatandaşını koruması gerekirken o izin veriyor bu işlere.

Bak mesela bizim sektörden bir örnek vereyim. Üretimin en dibi, çer-çöp-hurda diyebileceğin malzeme. 6 ayda bir devlet mevzuatı değiştiriyor. O hurda malzemeyi hammadde olarak kullanmak 6 ay yasak iken sonra bir anda serbest oluyor, firmalar 6 ay boyunca stoklayıp sonra serbest hale gelince birden piyasaya sürüyor ve tüketiyor.

ayrıca son olarak şunu söyleyeyim, çalıştığım firma çok büyük ve risk alamaz, o yüzden ambalaj üzerinde içerik neyse onu yazıyor tam olarak. Ama bunu denetleyen hiç bir devlet kurumu yok, yani isteyen istediği gibi yanıltıcı bilgi yazar kolay kolay da yakalanmaz.

mesela ürünlerin üzerinde kalori bilgileri yazan tablolar falan var ya, onlarda yalan ve uydurma tamamen. her sektörde belli şablonlar var, herkes aynısını kopyalıyor kimse kendi ürününe analiz yapıp kalori besin ölçümü falan yapmıyor yani.
0
zikardo
(03.01.21)
esref, tağşiş yasak değil kanuni ama yanlış bilmiyorsam tağşişin belli bir nispeti var. Buradaki durum firmaların mevzuata uyup uymaması. (ki çoğuda uyuyor kimse itibarına leke sürmek istemez),

baldur2, BİM'de ki durumun benzeri Migros içinde geçerli :)

zikardo, bahsettiğin tablolar su şirketlerinde de uydurma mesela değerler mevsimsel olarak değişebiliyor ama etiketler hep aynı.
0
berkan11
(05.01.21)
(2)

Radyo almak istiyorum

1bir1bir1
Selam ve harika nice yıllar dilerim Radyo almak istiyorum. Eski usul olsa da olurdu ama günün imkanlarıyla yapılmış bir radyo da olur diye önüme çıkana bakıyorum ama anlayamıyorum da:Şu cihaz yani özellikleri ve fiyatı nasıl, ne dersiniz? Tavsiyeniz var mı?https://m.trendyol.com/atasbey/nostaljik-bl
Selam ve harika nice yıllar dilerim

Radyo almak istiyorum. Eski usul olsa da olurdu ama günün imkanlarıyla yapılmış bir radyo da olur diye önüme çıkana bakıyorum ama anlayamıyorum da:

Şu cihaz yani özellikleri ve fiyatı nasıl, ne dersiniz? Tavsiyeniz var mı?

m.trendyol.com
0
1bir1bir1
(01.01.21)
selamlar,

bu radyodan kardeşim almış, görüntüsü güzeldi.
çok yüksek bir kalite beklemeyeceksen iyi radyodur.
0
admin
(01.01.21)
Aynisindan anneme aldim. Tabii kaliteli bir sey degil ama bol fonksiyonlu. 100 uzeri frekanslari calmiyordu bildigim kadariyla.
0
msb
(01.01.21)
(2)

Anneye Telefon Önerisi

paramolacak
Selamlar,Klasik bir soru olan Anneye telefon önerilerinizi almak için karşınızdayım.Bütçe: Maksimum 1.500 tlİhtiyaçlar: Alo desin, Whatapp, Facebook,İnstagram, Pineterest ve kamera Sevgiler
Selamlar,

Klasik bir soru olan Anneye telefon önerilerinizi almak için karşınızdayım.

Bütçe: Maksimum 1.500 tl
İhtiyaçlar: Alo desin, Whatapp, Facebook,İnstagram, Pineterest ve kamera

Sevgiler
0
paramolacak
(29.12.20)
Hocam verebileceğim en önemli tavsiye şudur: Ekranı olabildiğince büyük olsun. Belki 4-5 sene önce Huawei Mate 7 aldım, hala severek kullanıyor. Neden çünkü ekranı kocaman. O 1500 TL'ye en büyük hangi ekranı alabiliyorsanız alın derim.
0
msb
(29.12.20)
ben mi a2 lite aldırmıştım ancak bu son fiyatların yükselmesinden önceydi. standart kullanıcılara önerdiğim telefon redmi note 9, onun da fiyatı 2300 civarı. o nedenle 1800-2000 TL bandındaki herhangi bir xiaomi telefon yeterli olacaktır. (ya da benzer bir çinli marka da olabilir, ama Huawei biraz fiyat/performans oranı düşük, o nedenle oppo, realme gibi alternatiflere yönelin derim)
0
ufoozgur
(29.12.20)
(4)

uyuyamamak Volume 1314141414

duyurukullanıcısı
yatağa giriş 00.00 uyuma 03.00uyanış 06.00 - 06.30boş günüm iseyatağa giriş 02.00 uyuma 05.00 - 06.00uyanış 10.00 - 11.00haliyle zombi gibi gezme durumu.her gün böyle. şu günde uykumu aldım diye bir durum yok.sorunlar ;1- beyinde dönen 7bin tane sorun. uyutmuyor.2- geceleri
yatağa giriş 00.00
uyuma 03.00
uyanış 06.00 - 06.30

boş günüm ise

yatağa giriş 02.00
uyuma 05.00 - 06.00
uyanış 10.00 - 11.00

haliyle zombi gibi gezme durumu.

her gün böyle. şu günde uykumu aldım diye bir durum yok.

sorunlar ;
1- beyinde dönen 7bin tane sorun. uyutmuyor.
2- geceleri gelen sol arka baldırdaki hafif ağrı.
3- kaliteli yatak a rağmen uygun pozisyonu bulamama. sağa sola dönme.
4- 3-4 tane yastığa rağmen kafayı konumlandıramama. yastıklar dandik. terletiyor olabilir
5- pijama yok. boxer, tshirt veya esofman.
6- psikolojik olarak çalıştığın odada uyuma durumu homeoffice.
7- temiz hava sorunu. kömür yakan yerler var. pencereyi açsam bazen kötü koku geliyor.
8- belki çok laptop, tv'ye maruz kalmak.
9- evde spor yapmaktan sıkılmak, yapmamak.
10-coronayı saymıyorum.

eskiden çözüm olan şimdi olmayan şeyler,
1- 2 bira içip yatmak
2- youtube'dan en az 2 saatlik tartışma programı açıp yatmak
3- kahve içip yatmak.

duyurunun uyku eksperlerinin önerisi nedir?
0
duyurukullanıcısı
(25.12.20)
Valla biraz düz ve klasik olacak belki ama bir gün hiç uyumayip ertesi gün düzene konulabilir gibime geliyor. Bir de yatağa girişte telefon ile bağı kesmek. Mümkünse uzağa hatta başka odaya koymak olabilir.
0
Amaranta ursula
(25.12.20)
atarax içip uyuyorum aşağısı kurtarmıyor:)
0
suicides underground
(25.12.20)
melatonin candır.
0
msb
(26.12.20)
www.youtube.com

Bu video çok iyi gelmişti bana. Hala da gelir. Ses düzeyini iyi ayarlarsan uyumana yardımcı olur diye düşünüyorum. telefonu kenara bırakacaksınız ama. telefonla oynamak yok :)
0
gelbanagorbeniaskinneyledi
(26.12.20)
(4)

kadıköy civarında bir sanayi işi

nahtoderfahrung
nerde yaptırabilirim merkezde, büyükçe bir plastik parçanın ortasındaki bir rulmanı yuvasından söküp yenisini takmam lazım çekiç mekiç vurursam bütün apartman kapıma gelir biraz çekic+takozla denedim yerinden oynamadı çok sert vurmam lazım. etrafımda araba tamircileri falan var rica etsem veya cüzi
nerde yaptırabilirim merkezde, büyükçe bir plastik parçanın ortasındaki bir rulmanı yuvasından söküp yenisini takmam lazım çekiç mekiç vurursam bütün apartman kapıma gelir biraz çekic+takozla denedim yerinden oynamadı çok sert vurmam lazım. etrafımda araba tamircileri falan var rica etsem veya cüzi bir miktar versem yardım ederler mi sizce?
0
nahtoderfahrung
(19.12.20)
araba tamircileri halleder. büyük çekiç boruyla 2 defa vursalar tamam, olmazsa çektirme ile çekerler.

aslında iki dakka apartman önüne insen orda da olur. nerde bulcan yasak günü tamirci.
0
killerbee
(19.12.20)
@killerbee abi riske girmek istemiyorum buradaki millet çok çıtkırıldım en ufak bi sese celalleniyorlar, herkes tetikte birini şikayet etmeye yer arıyor
0
🌸nahtoderfahrung
(19.12.20)
Koşuyolu sanayi. Carrefour Nautilus'un orada.
0
msb
(19.12.20)
E5'in altında netilus'un orda birkaç dükkan var. Orda olmazsa bostancı oto sanayide tonla kaportacı var.
0
himmet dayi
(19.12.20)
(7)

Covid test sonucu ne zaman çıkar?

msb
Sabah 11 gibi gitsem özel bi yere sonucu ne zaman çıkar?Bir de nerede yaptırsan Kadıköy/üsküdar civarında?
Sabah 11 gibi gitsem özel bi yere sonucu ne zaman çıkar?

Bir de nerede yaptırsan Kadıköy/üsküdar civarında?
0
msb
(17.12.20)
Ertesi sabah çıktı benim. Kosuyolu medipol de yaptırdım.
0
allah yazdiysa bozsun
(17.12.20)
hızlı testler var birkaç saate çıkıyor ama enabıza düşmüyor ne kadar güvenilir bilmiyorum.
0
condom kurşunu
(17.12.20)
hasanpaşa'da gelişim tıp var, tavsiye ederim.
ama gitmeden önce arayın.
test yapıyorlar da bazen bazı şubelerinde kalmayabiliyormuş geçici süreliğine.
arkadaşım aynı günün akşamına almıştı sonucu.
0
blatta hiberna
(17.12.20)
@allah yazdiysa bozsun, yakinligi sebebiyle ben de orada yaptirayim diyordum aslinda, ertesi sabah hafta sonu oluyor bi sikinti olur mu acaba?
0
🌸msb
(17.12.20)
Sevgilim şehir hastanesinde yaptırmıştı akşamına çıktı sonuç. Özel hastaneler bazen sisteme geç girebiliyor, hastanenin kendi sonuç sayfasından takip edin bence yaptırdıktan sonra.
0
Hallegadola
(18.12.20)
Geçtiğimiz cuma K.çekmece de öğleden sonra saat 2 gibi özel hastanede yaptırdım pcr testi. Gece saat 1 den sonra enabız'a düştü sonucu.
Gece saatlerinde belli olur anlayacağın, tabi yaptırdıgın gün anormal bir test talebi olmadıysa
0
birbilsem
(18.12.20)
@msb anneme hafta sonu test günü vermişler devlet hastanesinde. Olmuyordur galiba.
0
allah yazdiysa bozsun
(18.12.20)
(15)

macbook içinde işletim sistemi kalmadı...

soru icin geldim
yanlışlıkla sildim,yanlış işlemler yaptım. cihazımın garantisi yok yazılımsal olarak çöp durumda ve kurtaramıyorum şuan. apple servisleri yazılımsal işlemler için ücret talep ediyor mu?
yanlışlıkla sildim,yanlış işlemler yaptım. cihazımın garantisi yok yazılımsal olarak çöp durumda ve kurtaramıyorum şuan. apple servisleri yazılımsal işlemler için ücret talep ediyor mu?
0
soru icin geldim
(17.12.20)
Sorun degil, 16 gb bi bellek bulup baska bi bilgisayardan kurulum diski olusturup bilgisayari o usb disk'le calistiracaksiniz. internette detaylari var.
0
msb
(17.12.20)
hocam baktımda. indirilecek dosyayı bulamadım. temiz bir kurulum yapmama yardımcı olabilir misiniz? elimde şuan windows bilgisayar kaldı nasıl halledebilirim sorunu?
0
🌸soru icin geldim
(17.12.20)
Internet recovery diye bir olay var, internete bağlanıp sıfırdan kuruyor işletim sistemini. Mac'i açarken cmd+alt+R ve güç tuşuna basılı tutun, çıkan ekran sizi yönlendirir.
0
plutongezegendegilmi
(17.12.20)
bilgisayarı aç. açılma sesi gelince cmd+R yi basılı tut. kurtarma modunda açacaktır. internete bağla. indirip yükler.
0
helenart
(17.12.20)
internet recovery olmuyor 10 kez denedim hocalarım. hatta eski sürüm yüklemede olmuyor.
kurtarma sunucusundaki yükleyici bilgileri hasar görmüş hatası var. diğer recovery seçeneklerinde de olmuyor
0
🌸soru icin geldim
(17.12.20)
macos iso dosyasını indirip, başka bir mac'te usb'ye mount ediyordun. Ben gerektiğinde bir kere öyle yapmıştım. Windows'tan yapmak zor olabilir çünkü flash'ı mac os extended bilmemne dosya sistemiyle formatlamak gerekiyordu :/
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
o zaman muhtemelen saat hatası vardır.

yükleme ekranı gelince yukarı da "mac os izlenceleri, dosya, düzen, izlenceler..." gibi bir bölüm olacak.
oradan izlencelere tıkla. terminali çalıştır.

date 1218002420 gir. (<= 18 aralık 2020 00:24 ).
0
helenart
(18.12.20)
Aynı sorunu en az iki üç kere yaşadım acemilikten dolayı. Korkmayın düzeltilebilen birşey. Yakınlarınızda başka bir macbook varsa çok kolayca hallediliyor. Eğer windows varsa sadece Transmac yazılımı ve internetten kolayca download edilebilen bir osx sürümü lazım( hangisi uyumluysa) yazılımı indirdikten sonra transMac uygulamasıyla usb diske boot yapıyorsunuz. Sonra açılışta cmd+ shift kombinasyonu olması lazım boot ettiğiniz usb diski seçip yüklemeyi başlatıyorsunuz. Eğer 2015 öncesi bir macbook ise terminalden tarih ayarlarını düzeltmeniz gerekebiliyor bazen
0
ishak77
(18.12.20)
Bu arada 2008 model bir macbook için güncel tarih ayarlarını yapmak sorunu çözmemişti tarihi 2015 gibi nispeten eski bir tarihe ayarladığınızda yükleme başlıyor , garip ama ben böyle çözmüştüm
0
ishak77
(18.12.20)
2013, garantisi falan olmayan dışarda tamir görmüş bir air ile benzer şeyleri yaşadım. ücretsiz olarak telefonda destek verdi apple türkiye, birkaç teknisyen çözemedi. sonra en son denk geldiğim kişi bana öyle bir taktik verdi ki 5 dakikada normale döndü düzelti. çok hızlı ve basit bir komut sistemiyle çözdüler.

format atmaya çalışırken yazılımı çökertmiştim ben de.
0
reanarchy
(18.12.20)
dostum geçmiş olsun. bende de var macbook nasıl sildin işletim sistemini onu da söyleyebilir misin ben de dikkat edeyim de silmeyeyim.
0
condom kurşunu
(18.12.20)
@reanarchy böyle bir şey yazıyorsanız çözümü de yazmalısınız. gerçekten inanılır gibi değil. ya dalga geçiyorsunuz insanlarla ya da ne yazdığınızın farkında değilsiniz.
0
asabi
(18.12.20)
@asabi, neye dayanarak dalga geçtiğimi düşündün? çok ilginç geldin. arkadaşın sorusu açık, apple yazılımsal işlemden ücret talep ediyor mu? ben de uzaktan yardım ile ücretsiz olarak çözdüğümü belirtmişim işte niye böyle celallendin anlamadım ve komik buldum. :)
0
reanarchy
(18.12.20)
arkadaş şu cümleyi görüp bilip söylemediğini düşündü bence.
"öyle bir taktik verdi ki 5 dakikada normale döndü düzelti."

neymiş o taktik söyle diyor yani. Ama sonrasında komut dediğin için kodu hatırlamayacağını tahmin ettim ben mesela.
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
dediğin gibi zaten benim tek başıma yapabileceğim veya hatırladığım bir şey olsa elbette paylaşırdım ama format atmaya çalışırken macbook'u çökertmemden de anlaşılacağı üzere çok da hakim değilim bu konuya. ama uzman bir apple destek çalışanı çok küçük bir dokunuşla 3-4 farklı destek ekibinin çözemediği şeyi basitçe çözdü. burada vurgulamaya çalıştığım nokta uzaktan yardım ile gayet de ücretsiz bir şekilde apple çözüm üretiyor.
0
reanarchy
(18.12.20)
(9)

Kız arkadaşa "Çin Malı" hediye olur mu?

norules
Kız arkadaşıma evi için gayet hoş tasarımlı bir dekoratif masa saati alacaktım ki, ürünü detaylıca incelerken üzerinde "Made in China" yazdığını gördüm. Ama saat güzel de bir şey. Kıza Çin malı hediye almak haneye eksi puan yazar mı, ne dersiniz?
Kız arkadaşıma evi için gayet hoş tasarımlı bir dekoratif masa saati alacaktım ki, ürünü detaylıca incelerken üzerinde "Made in China" yazdığını gördüm. Ama saat güzel de bir şey. Kıza Çin malı hediye almak haneye eksi puan yazar mı, ne dersiniz?
0
norules
(17.12.20)
Apple ürün de alsan made in china yzıyor. Buna eksi puan yazan kızdan uzaklaş bro kafan rahat olur.
0
Take it away honey
(17.12.20)
olmaz, ayıp.
0
msb
(17.12.20)
Hediyenin menşei olmaz ahah. Al gitsin.
0
Benyinegulerim
(18.12.20)
buna eksi puan verenden uzaklas +1

al gitsin.

barbie merakimdan dolayi eski erkek arkadasim bana barbie almisti ama barbie olmayan barbie. sadece oturup gulmustum. komiklikten ve sempatiklikten arti puan olmustu bence. :d artik "eski" sevgilim olmasina ragmen sakliyorum hala o cakma barbie'yi.
0
batlegolas
(18.12.20)
Cin dunyanin hakimi olcak kesin artik bu algiyi degistirin degistirmeseniz de onlar degistirir zaten sadece zaman geciyo akilli davranip daha once hareket etmis olursunuz
0
kushkush
(18.12.20)
Abi seviyorsan Almandan şaşmayacaksın ama gönül eğlendiriyorsan Çin de olur.
0
guitarissimo
(18.12.20)
Uyduruk bir sey değilse bence sorun olmaz
0
baal
(18.12.20)
Soru ciddi mi diye yazmayı düşünürken cevapları okudum da, Allah kolaylık versin. Cevap vereyim; "benim için" menşei değil ama kaliyesi önemlidir. Çin sadece tek bir kalitede ürün satmıyor. Ama arkadaşınızın bu konuda önyargıları varsa bilemem.
0
SiyamkedisiZorro
(18.12.20)
eksi puan yazıyorsa o kızla ben takılmazdım. senin bileceğin iş.
0
bohr atom modeli
(18.12.20)
(17)

götüren götürmemiş mi?

Pertev nail
merhaba, kafamı kurcalayan bir durumu sormak istiyorum.şu anda 40 yaş üzeri olan, geçmişte orta gelire sahip insanlar arsa, ev, araba falan alarak şu an maddi olarak çok iyi duruma geldiler. istanbul'da tüm arsalar doldu, herkesin arabası var, ev almak mümkün değil. son yıllarda işe başlamış, babada
merhaba, kafamı kurcalayan bir durumu sormak istiyorum.

şu anda 40 yaş üzeri olan, geçmişte orta gelire sahip insanlar arsa, ev, araba falan alarak şu an maddi olarak çok iyi duruma geldiler. istanbul'da tüm arsalar doldu, herkesin arabası var, ev almak mümkün değil. son yıllarda işe başlamış, babadan bir şey kalmayan gençler bitik durumda. bırakın evi düzgün bir araba dahi almaları en az 5 yıl yemeden içmeden çalışmakla mümkün.

velhasıl, alan almış, götüren götürmüş gibi geliyor bana. satın alma gücünün görece iyi olduğu zamanlar bir daha gelecek gibi durmuyor. reel ücretler yerlerde. ne yapsın bu gençler?
0
Pertev nail
(17.12.20)
valla yapacak bi şey yok.
aynen dediğiniz gibi.
yapacakları tek şey var aileboyu calısıp hayatları boyunca 1 ev sahibi olmak.
0
sizofren06
(17.12.20)
20 yıl öncede aynı muhabbet ediliyordu çok iyi hatırlıyorum. ama haklısın çok daha zorlaştı ve zorlaşyor.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.12.20)
onların çocuklarına kalacak. ailesinde mal mülk olmayan bir şeye sahip olamaz.
0
Andrew
(17.12.20)
İş hayatına 2000'lerin başında atılmış olan insanları gözlemliyorum çevremde, çoğunun kafası çalışmıyor. Canavar gibi gençler iş arıyor ama.

Bi tanesi ile sıklıkla muhatap oluyorum, kesinlikle beynini kullanmaması gereken bir işten ekmeğini kazanmalıymış. Galerici tipi var. Ortalarda geziyor bi halt yapıyormuş gibi, tek küpesine tükürdüğüm. Neyse. Onlardan çok daha nitelikli insanlar şimdi iş arıyor velhasıl. Yani, katılıyorum.

KPSS'de bile, 73'ler, 75'lerle 2006'da atanan mimar, mühendis tanıyorum. Şimdi girenlerin 95'i garantilemesi gerekiyor atanabilmek için yazık ki.
0
gayda
(17.12.20)
dünyada yeni nesil için bi şey kalmadı. şanslı %1-2'lik kesim youtuber, influencer falan olup oradan yürüdü. %5-10 kadarı da gece gündüz çalışır, 10 parmağında marifet olur, zaten işkoliktir vs. o şekilde devam eder.

şu an dünyada teknik lise veya üniversite öğrenimi görüp de haftada 40 saat mesaiden sonra "ben yokum eyvallah" diyebilecek lükse sahip, fazla kazandığında ek mesai ücreti alabilen, kazandığı parayla ev-araba alma şansına sahip olan insan sayısı çok az.

durum türkiye'de ekstra kötü diğer yerlerde de çok iyi değil. geçen hollanda için bir tablo görmüştüm reddit'te. maaşlar yıllardır yerinde sayıyor ama enflasyon da düşük zaten, eyvallah iyi güzel ama atıyorum 10 yılda gelir %20 artmışsa aynı dönemde ev fiyatı %200 artmış, bu tarz acayip bir fark vardı.

biz aç karnımızı doyuramıyoruz daha ama dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile artık gençler mal mülk sahibi olmakta zorlanmaya başladı. kanada desen hepsine çinliler çöktü mesela.

parayı sahip eden grup her geçen gün biraz daha güçleniyor, dünyanın her yerinde zenginler daha da zengin olurken insanlar kitleler halinde fakirleşiyor ama neyse biz jeff bezos övmeye, elon musk yalamaya, "çalış senin de olur" zihniyetiyle hiçbir şeyi sorgulamadan yaşamaya devam edelim. kesin tembel olduğumuz için fakirizdir hepimiz.
0
der meister
(17.12.20)
son yıllarda işe başlamış -görece genç- bir insanın hayali, amacı neden ev araba almak olsunki? bunu da bi düşünmek gerek.

ne yapsınlar? göç edebilirler.
0
jimjim
(17.12.20)
''Götüren götürmüştür'' demek çok iddialı hemde haksız bir itham. Bu muhabbet 20 yıl öncede vardı daha eskidende de vardı. Ülkemizde maddi durumu kötü olanlar olduğu gibi maddi durumu çok iyi olan bir çok insanda var. Mesela tacirler, iş adamları, doktor, mühendis, mimar, avukat gibi görece gelir seviyesi yüksek kesimler mevcut. 1980'lerden itibaren Türkiye'de hızla artan orta sınıf var. Bunun haricinde ev fiyatları arzın talebi karşılayamamasından kaynaklı olarak yükseliyor. Merkezi yerlerdeki ev fiyatları artık şehirleşme ve rant dolayısıyla normal insanların alabileceği noktada değil. İstanbul için konuşmak gerekirse İstanbul'da 3 farklı gelir grubu var zengin, orta, fakir ve her sınıfın yaşadıkları semt, o semtlerdeki ev fiyatları, kiraları, temel tüketim ürünleri ve erzak fiyatları farklı.
0
berkan11
(17.12.20)
Ben tam 30 yaşındayım, sakın gösteriş gibi algılanmasın ama benim de evim (kredili tabii ki) arabam (kredisi bitmek üzere) var. İkisinde de ailemin tek kuruş bir katkısı yok. Yani halen mümkün bu tarz şeyler. Her ay çok az da olsa bir birikim yapmak, birikimleri değerlendirmek, sürekli kazancı artırmaya odaklanmak, kazancın agresif bi şekilde artabildiği sektörlere yoğunlaşmak, sonra da devletin dağıttığı negatif reel faizli keriz kredilerini yakalamak şeklinde bir formülüm var, şu ana kadar tıkır tıkır işliyor. Burada kilit nokta şu, cazip olan sektörler çok değişti. Mesela 80'lerde bankacılar, 90'lar ve 2000'lerde inşaatçılar çok kazanıyorken, şu anda bilişimciler nispeten daha rahat bir hayat yaşıyor. Bu rüzgarı da yakalamak önemli.

Ancak yeni nesil müthiş bir negatif propaganda ve "yapamazsınnnn" ile büyüyor ki böyle bir kariyeri hayal bile edemiyorlar şu anda. Ama bu ülkede dediğim gibi kalburüstü bir beyaz yaka sınıfı var ve ciddi paralar kazanabiliyorlar. Hatta internet sayesinde global pazardan iş almanın kolaylaşması ve döviz - tl dengesinin alt üst olması dolayısıyla çok düşük döviz rakamının bile türkiyede iyi bir hayat yaşamaya yetmesi bunu daha da cazip hale getirdi. 90'ların çocuklarının hayal edemeyeceği fırsatlar var şu anda elinizde. Ancak bunu ne bileyim yazılımla uğraşmak yerine ekşide siyaset tartışmak için kullandığımızdan fark edemiyoruz.
0
roket adam
(17.12.20)
Okul okumayıp erken yaşta iş hayatına atılarak bütün fırsatları zorlarsan belki götürme şansın olabilir.

Üniversite okudun ve ilk yılında kazanıp kalmadan bitirdin. Şansın çok iyi gitti hemen iş buldun diyelim. Yaş oluyor 23. Çok özel bir yeteneğin yoksa başlangıçta alacağın en iyi özek sektör maaşı 6-7 bin. Ayda 2 bin kenarı atsan yılda 24 bin yapar. Maaşın arttı ve 50 bin kenarı attın diyelim yine değişen bir şey yok. Bir ev bir araba yemeden içmeden 20 sene sürer en az.

Çevremde 30'larındaki bir doktorun hiçbir şeyi yok. Mühendislerin de aynı şekilde. Ama okumamış ve hayata erken atılmış olanlardan iyi durumda olanlar var
0
kickboxer
(17.12.20)
Kafasi yatirima birikime calisan insan okusa da okumasa da bir seyler sahibi olabiliyor. Burada kilit nokta tuketime ne kadar mesafeli yaklastigin. Kendi adima ortalamanin epeyce uzerinde kazaniyor olmama ragmen birikimmis yatirimmis hic o kafalarda olamadim. Kazandigini gunubirlik harcayanlardandim ama belki bi son 5-6 aydir bir seyler kafama dank etti, olgunlastim sanirim :) 3-5 kenara atiyorum, belki bi krediye vb girerim.
Bu arada alan aldi satan satti fikrine katilmiyorum, yatirimlik arsa hala var, yatirim olanaklari kolay kolay bitmez ama ozellikle yeni nesilde de ogrenilmis bi caresizlik yok degil. İnanmiyor olacagina.
0
msb
(18.12.20)
mesela kickboxer'ın hesabından gidelim. yılda 24k kenara attın, dolara bastın örneğin oldu sana yılda 35k. İki senede 70 bin etti. İki sene sonunda 70 bin üstüne devlet vergi indirimi yaptı ya da düşük faizli keriz kredisi çıkardı, azıcık borçlanıp 100 binlik araba aldın. 2 sene içinde araba oldu mu 200 bin. noldu, 4 senede 200 bin tl servet yaptın.

bu fırsatları yakalayamayan arkadaş ayda 2 bin tl kenara atsam ne olacak dedi, atsa bile 24*4 anca 96 bin kenara koyabildi, onu da evlilikti, gezmesiydi oydu buydu yemediyse. fırsatları değerlendiren vatandaş tam iki katı servete ulaştı. yani bu iş biraz bununla ilgili. ilk aracımı alırken 88 bin tl kredi çekip 134 bin tl'lik bir araç almıştım, 3 sene krediliydi. herkes manyak mısın olum dedi, şu an o aracın kullanılmış ikinci el hali 300 bine gidiyor, hadi 270 olsun. evet ödemek kolay değildi ama kredi faizlerini düşsen bile çok ciddi bi para birikmiş oldu. yeni mezun arkadaşlar bu sistemi biraz anlamakta zorlanıyorlar genel gördüğüm. bir de instagram jenerasyonunun getirdiği acayip bi tüketim hırsı da var tabii. tüm bunları alt alta yazınca, okuyabilenler ve iyi kötü kazanabilenler için dünyanın çok az yerinde olan acayip fırsatlar var bu ülkede. garip boşluklar var yani enteresan bi şekilde.
0
roket adam
(18.12.20)
fakat şu var, mesela yaşıtlarım ev araba aldı belki ama ben deli paralara bilgisayar, kamera, lens yatırımı yaptım. Cidden bilgisayar + kamera + lens'in biraz üstüne 2015'te araba alabilirdim ve o araba şimdi 250 bin falan, elimdekilerin değeri öyle değil :D Elimdekilerle o kadar kazanacak iş de yapamadım. Ama işim gereği bulundurmam da gereken şeyler. E n'apayım şimdi?

Ek olarak gençlerde öğrenilmiş çaresizlik var doğru, fakat ben üniversite okurken iyi bir laptop 2000-3000 liraydı, şimdi en az 8000 hatta daha fazla. Fakat o zaman ilk işe giren biri nasıl oluyorsa 1500-2000 alabiliyordu, şimdi 4000 teklif ederlerse iyi. "Bir şeyler yapabilmek için elde etmen gereken ekipmanlara" bile daha geç ulaşabiliyorsun.

Şu an öğretim görevlisiyim, valla benim 2010'da aldığım ve artık beğenmediğim kamerayı çocuklar sorup "hocam iyi mi iş görür mü" diye getiriyorlar. Çok kötü.

Maaşla çalışan biri de üst yerlere gelse 15-20 bin mi kazanacak mesela? O parayla bile şu an 300 bin olan arabayı, seneye 350 bin olunca alabilecek misin?

Bence gençler temel eğitimi aldıktan sonra para kazanabilecekleri e-ticaret, yazılım, 3d tasarım (bu hep atlanır mesela, mimar arkadaşlarım mimarlık işi bulamadı ama çatır çatır kanadaya 3d model satıyorlar) öğrenmeliler.

Ben 30 yaşında bunlara yeni uyanıyorum.
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
Bu her zaman konuşulur, 10 yıl önce de 20 yıl önce de 30 yıl önce de aynı şeyler konuşuldu durdu. Karamsar olan hep karamsardı, iş bitirici olan hep iş bitirdi. Yakın tarih için Levent Kırca parodileri, uzak tarih için yeşilçam filmlerine bakabilirsiniz.

Benim gençlere nacizane tavsiyelerim;

Aldığını şeylerin fiyatına bakmayacak birikime erişene kadar gereksiz alışveriş ve harcama yapmayın.

Alkol, sigara, gece hayatından da bütçeniz güçlenene kadar uzak durun.

Sürekli para emen, ölü yatırım gerektiren hobiler değil de, para kazandırmasa bile koyduğunuzu geri alabileceğiniz hobiler ile ilgilenin.

Üniversite bittiğinde sizi istihdam etmek isteyenlerin çokça olacağı bir üniversite bölümüne gitmeyecekseniz okul ile zaman kaybetmeyin.

Okumayı sevmiyorsanız, işe yarar bir bölüm kazanmadıysanız, sırf aileden uzaklaşıp üniversite gençliği hayatı yaşamak için okula gitmeyin.

Mutlaka ticareti deneyin, ticaret bilen bir tanıdık/yakın yanında takılın bir süre. O havayı koklayın, küçük de olsa bir sermaye bulup ticareti deneyin.

Eliniz yatkın ise bir ustalık konusunda kendinizi geliştirmeye çalışın, hatta üniversite okumayacaksanız hiç zaman kaybetmeyin ve karar verdiğiniz bir sektörde bir ustanın yanına girip işi öğrenin.

Birikim yapmayı küçümsemeyin, ben inşaatcıyım, bugüne kadar onlarca daire üretip sattım. Hemen hemen hepsini asgari ücretle çalışan ya da biraz üstü maaş alan insanlara sattım.
0
John Bloor
(18.12.20)
Götüren götürmemiş. O zaman da böyleydi şimdi de böyle. Sana bileciğin köyünden tarla almak mantıksız geliyorsa, onlara da senin şimdi tüh dediğin yatırımlar mantıksız gelirdi. Her zaman bir mücadele var, bu mücadelenin bir kazananı bir kaybedeni var. Bu sürekli olacak. Tek değişken zaman. Geri her şey aynı.
0
Frederick Co
(23.12.20)
bu tespitte baya bir haklılık var, "20 sene öncede böyle diyorlardı" diye yazanlar yanılıyor.
bununla ilgili kerim rota'nın nefis bir yazısı vardı, hatta sözlüğe düşmüştü okumayanlar mutlaka okusun derim;
www.paraanaliz.com

ben ilk işe başladığım 2010-2011 yıllarında 10+ yıl tecrübeli uzmanlar 5bin dolar karşılığı tl maaş alıyordu 5bin!
şimdi ben tecrübe olarak o seviyelere geldim buraya aldığım maaşı yazmayayım ama çok komik bi rakam dolar olarak.
hem TL değere karşı müthiş değer kaybetti, hem de özel sektörde maaşlar reel olarak azalıyor sürekli.
yeni işe başlayanları hiç düşünemiyorum bu durumda.
0
nuisance
(23.12.20)
Bu olay tamamen zamanı yakalamakla ilgili. Mesela çok daha önceye gidelim 70 li yıllarda gurbete gidenler kazandıklarını yine köylerinde tarım arazisi alarak değerlendirdiler. Çünkü bildikleri tek yatırım aracı buydu. Daha sonraki nesil metropollere aktı, fırsatçılık ve acımasızlık ve orman kanunları geçerli idi. Bazıları kazandı çoğu arada kayboldu gitti. Şu anda 40 yaş üzeri olanlar o kuşağın devamı beyaz yaka tabirinin ilk temsilcileri hatta. Çoğu ikini bir dil öğrenemedi böyle bir ihtiyaç duymadı. Bilgi bu kadar ulaşılabilir değildi. Mesleki anlamda tercihler dar ve bu coğrafya ile sınırlı idi.

Günümüzde standart olanın kazanma şansı çok az. Babadan dededen kalma meslekler ve uzmanlıklarla yırtmak kolay değil. Bir çok meslek aslında ölmek üzere olan zanaatlar gibi. Araba diye bir şey bulunmuşken dünyanın en iyi semercisi olmak için uğraşmamak lazım. Topraksız tarım çıkmışken iki dönüm tarladan ne kazanırım şeklinde düşünmemek lazım. Babadan dededen şanslı olmayanlar için biraz vizyon ve cesaret gerekli. Artık ortalama donanımda bir insan için kazanmak daha zor ama fırsatlarda eskisinden çok daha fazla.
0
istege bagli sigortasiz
(23.12.20)
türkiye'nin bu konudaki tek sıkıntısı herkesin başarıyı büyük şehirlerde yakalamaya çalışması. istanbul gibi bir şehrin nüfusu 16 milyon arkadaşlar yazıyla "on altı milyon".

100'bine araba alıp 200bine 2 sene sonra satmanız servet kazanmak değildir 100'bin aldığınızda 100bin+2sene'ye satmak demektir. bir şey kazandığınız yok sadece banka hesabınızdaki sayılar büyümüş oldu. hatta amortisman hesabı ve enflasyonu kattığınızda muhtemelen para kaybetmiş olabilirsiniz.
0
nahtoderfahrung
(23.12.20)
(9)

Oto Yıkama Fiyat

hayaletimsi
A) Arabanızı iç-dış ne kadara yıkatıyorsunuz?B) Yıkayan kişiye ne kadar tip bırakıyorsunuz?C) Şehir?Teşekürler.a)35 TL B)5-11 TL C)Ankara benim yaptıklarım.
A) Arabanızı iç-dış ne kadara yıkatıyorsunuz?
B) Yıkayan kişiye ne kadar tip bırakıyorsunuz?
C) Şehir?

Teşekürler.

a)35 TL B)5-11 TL C)Ankara benim yaptıklarım.
0
hayaletimsi
(17.12.20)
A. 30 tl
B. Bırakmak mı gerekiyordu ya o zaman çok ayıp ediyorum
C. İzmir
0
pati
(17.12.20)
Istanbul

20-50 arası değişiyor. Tip bırakma işinin üst sınırı yok.

20’ye 3-5, 50’ye 5-10 civarı performansa göre.
0
pass
(17.12.20)
a- 30
b- 0
c- ankara
0
trajikomix
(17.12.20)
a - 40

b - 10

c - istanbul
0
since1907
(17.12.20)
50 - sonax
5 - bahşiş
İzmir.

Müsaitsem kendim yıkarım ama yapcak başka işim yoksa
0
garavel
(17.12.20)
Ankara: 30-35, 5 bahşiş

İstanbul: 50, 5 bahşiş
0
kojonotsuki
(17.12.20)
30
10
Ankara
0
malheiros
(17.12.20)
25
5
ankara
0
sizofren06
(17.12.20)
Pandemi basladigindan beri sonax sampuanla kendim yikiyorum, uzerine cila falan atiyorum cok guzel spor oluyor :) Bu arada sampuan cook onemli, benzinliktekilerin kostigi cok fazla oluyor kopurmesi icin, asindirici yani.

Oncesinde 30 yikama, 5-10 arasi bahsis birakiyordum.
0
msb
(17.12.20)
(6)

Babamı (70) hafta içi özel araçla Bursa'dan Ankara'ya getirebilir miyim?

delicevat
Araştırdım duruma uygun yasak veya serbestlik bulamadım. 70 yaşındaki babamı hafta içi özel araçla Bursa'dan Ankara'ya getirebilir miyim? Seyahat izni gerekiyor mu? Teşekkürler ilginiz için.
Araştırdım duruma uygun yasak veya serbestlik bulamadım. 70 yaşındaki babamı hafta içi özel araçla Bursa'dan Ankara'ya getirebilir miyim? Seyahat izni gerekiyor mu? Teşekkürler ilginiz için.
0
delicevat
(14.12.20)
normal yasaklar babanızı kapsıyor. bu durumda seyahat de yasak gibi. ama sabah 8-9 gibi çıkarsanız 65 yaş üstünün serbest olduğu 10:00-13:00 aralığına istinaden 13:00 gibi ankara'ya gelmiş olursunuz diye düşünüyorum mola vermeden.
0
Improbable
(14.12.20)
e-devlet'ten seyahat izin belgesi alın.
0
malheiros
(14.12.20)
Aynı yaştaki annemi şehir içinde araçla taşıyorum sıklıkla. Araç içinde bir sıkıntı olacağını sanmıyorum ama iyice araştırmak gerek, ters bi memura çatarsanız ceza kesebilir tabii.
0
msb
(14.12.20)
evden çıkmaları komple yasak. seyahat falan da yapamazlar. ama sokağa çıkma yasağı olmayan saatlerde bunu kimse kontrol etmiyor
0
co2s2
(14.12.20)
Evden çıkmaları da seyahat etmeleri de yasak değil elbette. E-devletten seyahat izin belgesi alacaksınız. Ben geçen hafta annemi bu şekilde kardeşime götürdüm, polis kontrolü de oldu otoban çıkışında, sorun çıkmadı.

www.icisleri.gov.tr
0
opucuk baligi
(14.12.20)
Cözdüm: İçişleri Bakanlığı'nın sitesinden her durumda babamın seyahati için izin almam gerektigini öğrendim. Yalnız seyahat izni için gerekli hiç bir durum bize uymuyordu. Alo 199'u aradım. Gidecekleri yerde en az 1 ay kalması şartıyla izin verildigini soylediler ve bu sartla seyahat izni olusturuldu. Teşekkürler cevaplarınız için.
0
🌸delicevat
(15.12.20)
(6)

Şundan alınır mı?

msb
80'ler çocuklarına gereken nostalji dozunu verir mi acaba?https://ty.gl/mzujzpu
80'ler çocuklarına gereken nostalji dozunu verir mi acaba?

ty.gl
0
msb
(12.12.20)
böyle çok model var hangisi iyidir kötüdür bilmiyorum da mesela 83 doğumluyum bizim mahallede almanyadan tandığı olan bir çocukta vardı sadece nintendo gameboy, kimseye elletmezdi, mahallece çocukluk dramımızdır.
0
killerbee
(12.12.20)
Ben de 83'lüyüm, Nintemdo'mu eski kız arkadaşıma vermiştim. Gidip onlardan mı alsam acaba?
0
🌸msb
(12.12.20)
Aldım, oynanabilirligi rezildi
0
kisa
(12.12.20)
5 dk oynayıp attım kenara çok dandik alet. ekranı çok kötü bir de artık konsollarla adam gibi oynamaya alıştığımız için kesmiyor bunlar. öyle alayım da tetris oynasın olmuyor maalesef.
0
neira
(12.12.20)
Nostalji ihtiyacı için: www.retrogames.cz

1-2 defa oynayıp kenara atarsın o cihazı.
0
himmet dayi
(12.12.20)
Alınmaz
0
respect
(12.12.20)
(5)

Hobi tavsiyesi

cowboy
Gün içinde ciddi boş zamanım oluyor. Dizi-film seyrede seyrede iyice mala bağladım. O yüzden beni oyalayacak bi hobi edinmek istiyorum.İnce el işi becerim pek yok ama öyle çok basit de bişey olmasını istemiyorum. Örnek vereyim, şöyle 3-4 gün sürecek bir maket olabilir gibi. Var mı bana uyacak öneril
Gün içinde ciddi boş zamanım oluyor. Dizi-film seyrede seyrede iyice mala bağladım. O yüzden beni oyalayacak bi hobi edinmek istiyorum.
İnce el işi becerim pek yok ama öyle çok basit de bişey olmasını istemiyorum.
Örnek vereyim, şöyle 3-4 gün sürecek bir maket olabilir gibi. Var mı bana uyacak önerileriniz? Pandemi döneminde birçok kişinin gündemine gelen bir konudur diye tahmin ediyorum. Şimdiden teşekkürler.
0
cowboy
(12.12.20)
Ekonomik olsun dersen puzzle.
Para muhim degil diyorsan lego.

Ikisini de yaparken eglenip, bitirdiginde tatmin olursun.
0
brkylmz
(12.12.20)
Dil öğrenin. Duolingo + Busuu
0
fever
(12.12.20)
Aslinda ben de istiyorum. hepsiburada'da vb boyle hobi setleri var ufak ahsap vb kesip oyabildigin. henuz cok az bilgim var ama oyle bi set alip ahsaptan guzel kullanisli seyler uretmeyi planliyorum. acayip eglenceli bence.
0
msb
(12.12.20)
@fever

İşime yarayacak bi yabancı dil yok hocam. Bi de yaş itibariyle bişeyler okuma/öğrenme hevesim pek kalmadı artık. Hayattan keyif almak istiyorum.
0
🌸cowboy
(12.12.20)
Karantina döneminde yaptıklarımdan örnek vereyim

Diorama (abartılı malzemelere de gerek yok. evdeki çer çöp ile efsane şeyler üretiliyor)

Arduino ile projeler (ben 35 yaşından sonra öğrendim. en son apartman kapısını sesle açan sistem yaptım diafona bağlayarak)

Kitap ciltleme (Bana terapi gibi geldi)
0
lancelot du lac
(13.12.20)
(2)

macbook pro şarj aleti pcye giriş yeri deformesi- elektrikçi

biseysorucam
arkadaşlar selam, macbook şarj aletinin bilgisayara giren metal kısmıyla kablonun birleştiği yer koptu kopacak, sık sık temassızlık yapmaya başladı bir elektrikçiye götürsem yapar değil mi? kadıköyde uygun fiyatlı halledebileceğim bir yer tavsiye edebilir misiniz?
arkadaşlar selam,

macbook şarj aletinin bilgisayara giren metal kısmıyla kablonun birleştiği yer koptu kopacak, sık sık temassızlık yapmaya başladı bir elektrikçiye götürsem yapar değil mi? kadıköyde uygun fiyatlı halledebileceğim bir yer tavsiye edebilir misiniz?
0
biseysorucam
(11.12.20)
Koşuyolu uyar mı bilmiyorum ama birkaç sene önce Özlem Sitesindeki elektrikçiye yaptırmıştım. Fiyatı makuldü diye hatırlıyorum.
0
msb
(11.12.20)
Oo tam benlik soru. Birkaç ay önce tam da aynı problemden yazıcıoğlunun tam arkasında yani boğaya çıkan yoldan girişi olan bir elektronikçi iş hanına girer girmez ilerde sağ köşede büyük bir dükkan var kablo vs satıyor onlardan rica ettim, yazıcıoğlu da 60 70 TL fiyat çektiler sadece tamire. Bu bahsettiğim yer 40 liraya ellerinde önceden bozulan pclerden vs kalan orijinal kabloyu ekledi ucuna eskisinden de sağlam oldu. Hem dandik kablo orjinal oldu hem hala tık demedi, hatta bir üstteki arkadaş da duyuruma aynı cevabı vermişti ama ben orayı bulamadım oralarda sorduklarım da yazıcıoğlu dedi :)
0
🌸biseysorucam
(25.03.21)
(9)

Silecek suyu az geliyor

kanepeee
Arabanın ön camına su sıkayım dedim, şunlar oldu:1) bir motor sesi geliyor, yani su püskürtmeye çalışıyor belli2) çok azıcık püskürttü camlara, ama ta yukarılara kadar çıkamadı3) sonrasında o deliklerden su sanki sızıyormuş gibi çok düşük debiyle akmaya devam etti, cama ulaşamasa daProblem ne olabil
Arabanın ön camına su sıkayım dedim, şunlar oldu:

1) bir motor sesi geliyor, yani su püskürtmeye çalışıyor belli
2) çok azıcık püskürttü camlara, ama ta yukarılara kadar çıkamadı
3) sonrasında o deliklerden su sanki sızıyormuş gibi çok düşük debiyle akmaya devam etti, cama ulaşamasa da

Problem ne olabilir? Bu arada silecek suyu deposu dolu.
0
kanepeee
(07.12.20)
Ucu tıkanmıştır, iğne ile deliklerle azıcık oynayın. Yada su gelen boruda kırılma vardır su oradan sızıyordur.
0
ykyt
(07.12.20)
Kireçten uçları tıkanmış olabilir toplu iğne ile uçlarını açın eğer düzelmezse yere su akıyor mu diye kontrol edin.
0
entryden sarfinazar
(07.12.20)
fıskiye motorunun değişmesi gerekebilir.
0
msb
(07.12.20)
0.1'lik ince şırınga. İçine alkol dolduruyorsun. Silecek suyunun püskürdüğü yerden enjekte edin.
0
Amory Lorch
(07.12.20)
tek püskürten nokta mı var yoksa iki tane mi? ikisi de aynıysa nozüllerle ilgili değildir. boru vs sökülmüş olabilir. kaputu açıp hortumunu takip edin.
0
sttc
(07.12.20)
@sttc, evet ikisi de aynı şekilde. İğne ile kurcaladım, uçlarında problem yok. Belki de @msb'nin dediği gibi motor bozuldu (ses gelse bile bozulmuş olabilir mi ki)
0
🌸kanepeee
(07.12.20)
kaputu açıp hortumun ucunu söküyorsun, umarım içinde antifrizli su yoktur. hortumun ucunu ağzına alıp cuk cuk emiyorsun. azına su gelince tükürüp yerine takıyorsun.

usta da aynen bunu yapıyor.

yine de önce iğneyle delikleri dürtükle. enjektörle alkol öneren arkadaşın yöntemini uygula. düzelmiyorsa emiklersin.
0
kibritsuyu
(07.12.20)
Aynı şikayetle arabayı servise götürmüştüm. Silecek borularını fare kemirmiş diyip değiştirmişlerdi.
0
inheritance
(08.12.20)
Hortumlarda tıkanma olabilir, veya motoru bozulmuş olabilir.
Ya da her ikisi de.
0
burfak
(08.12.20)
(11)

beyaz eşya vb kurulumu için gelen servis elemanlarına bahşiş verir misiniz?

la lykia
evet ise ne kadar verirsiniz?
evet ise ne kadar verirsiniz?
0
la lykia
(06.12.20)
50
0
duptıs
(06.12.20)
tek parca ise 20 lira yeterli, ama buzdolabi, cam. bul. mak. birlikteyse 50 tl atesleyebilirsin
0
exlibris
(06.12.20)
Beyaz eşyaya vermem ama mobilya kurulumu için olana verilebilir. En kotu yemek ismarlanir.
0
elorelia
(06.12.20)
genelde 2 kisi gelirler 20'ser tl veririm. urun pahali bir seyse 50'ser de olabilir.
0
msb
(06.12.20)
daha önce hiç vermemekle beraber ilk defa böyle bişey duydum. ancak mobilya için kuruluma vs gelen kişiler yorulup ağır iş yapıyorsa vermek gerekir bence de.

geçenler de buzdolabı geldi 4-5 kişi geldiler mesela, bunu bilseydim de veremezdim ki bilemedim şimdi.
0
avatar is back
(06.12.20)
hiçbirine vermem. sen verirsin 2 gün sonra vermeyen veya "vermeyeceğini" düşündüğü daha fakir görünen bir insanın evinde baştan savma iş yapmaya başlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.12.20)
Fişini takıp çalıştırıyorlar. Niye para vereyim ki?
0
fikox
(06.12.20)
tek parçada sadece kurulumsa 10 TL.
taşıma işin içine giriyorsa 20.
ama mesela setüstü ocak için bir boru bağlayıp giden yetkiliye 5 TL verdim geçen.
harcanan efora göre rakam değişiyor benim gözümde.
0
filteria
(06.12.20)
evet. miktar bilemedim. 50 iyi gibi. büyük cihazlar için.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.12.20)
20-30-50 lira veriyorum, ya da bazen ıvır zıvır bir şeyler satıyorlar para mı vereyim bunu mu alayım diyorum, onlar karar veriyor.
0
roket adam
(07.12.20)
İlk defa duydum.
0
yineiyisinoxford
(07.12.20)
(4)

Elimde bi kaset var çocukluğuma dair...

msb
Abimler ses kaydı almış, böyle şarkı falan söylüyorum nasıl tatlıyım ama :)Şimdi bu kayıt benim için çok önemli, başka çok fazla belge yok çocukluğuma dair. Ben bunu temiz bi şekilde dijital bi formata nerede çektirtebilirim?İstanbul/Anadolu Yakası
Abimler ses kaydı almış, böyle şarkı falan söylüyorum nasıl tatlıyım ama :)

Şimdi bu kayıt benim için çok önemli, başka çok fazla belge yok çocukluğuma dair. Ben bunu temiz bi şekilde dijital bi formata nerede çektirtebilirim?

İstanbul/Anadolu Yakası
0
msb
(06.12.20)
Kozyatağı inönü cad. Girişinde Filmci diye bir yer var ben orada Vhsleri flash diske aktardım. Belki kaseti de çekerler
0
suicides underground
(06.12.20)
işin mantığı şu şekilde: kasetçaların hoparlör çıkışı var mı? muhtemelen vardır.

Şimdi sana mikrofon girişi olan bir bilgisayar lazım. Masaüstü bilgisayarlarda genelde oluyor da, laptop'larda artık pek yok. Mikrofon girişi olan bilgisayar bulamazsan 10-15 liraya usb ses kartı alabilirsin.

Sonra bir tane aux kablosu alıyorsun, o da 5-10 lira. Kasetçaların hoparlör çıkışı ile bilgisayarın mikrofon girişi arasına aux kablosunu takacaksın.

Bilgisayara mikrofondan ses kaydedici bir program indir. Önce ses kaydediciyi başlat, sonra hemen kasetçaların düğmesine bas. Kasetçalar kendiliğinden durunca ses kaydediciyi durdur.

Kasetin tersini tak, yine aynı şekilde kayıt yap. Bu kadar. Aux kablosu sonradan lazım olur çabuk bozulmasın dersen 20-30 liralık da alabilirsin.
0
kanepeee
(06.12.20)
@suicides, kozyatagi mahallem sayilir, bakicam, cok tesekkurler.


@kanepeee, seste kayip olmaz mi? Ben aradaki cizirtilar falan da gitsin istiyorum hatta, temizlesinler kirini pasini atsinlar :)
0
🌸msb
(06.12.20)
Kasetten cd'ye aktarım yapan her dükkan @kanepeee'nin anlattığı gibi yapacak zaten, temizleme restore etme işini becereceklerini sanmıyorum, ya yetenek olmaz ya cihaz.
0
John Bloor
(07.12.20)
(10)

Binanın kolonlarında çatlak var sanırım, bilen biri bakabilir mi?

ykyt
Binanın bodrumunda biraz çatlak, demirlerde paslanma gördüm.Hep söylenen demirler düz değil tırtıklı olmasının aksine düz gibi gördüm ve kalınlığını anlamadım. Biraz video ve fotoğraf çektim. Konudan anlayan bir arkadaş bakabilir mi?Telaşlanmalı mıyız? Linki bırakıyorum:https://drive.google.com/fold
Binanın bodrumunda biraz çatlak, demirlerde paslanma gördüm.
Hep söylenen demirler düz değil tırtıklı olmasının aksine düz gibi gördüm ve
kalınlığını anlamadım. Biraz video ve fotoğraf çektim.
Konudan anlayan bir arkadaş bakabilir mi?
Telaşlanmalı mıyız?

Linki bırakıyorum:

drive.google.com

Şimdiden teşekkür ederim.
0
ykyt
(28.11.20)
Görüntüler iç açıcı değil, eski bir bina anladığım kadarıyla. 20 yaşından büyük binada nervürlü (sizin deyiminizle tırtıklı) demir olma ihtimali çok az zaten, hazır beton da kullanılmamış galiba, demirleri beton kenarından uzaklaştırarak paslanmasini engelleyen paspayı dediğimiz aparat da kullanılmadığı için demirler açıkta. Kolonlarda sıva var mı anlaşılmıyor, çatlaklar sıvada değil de kolon ve perdedeyse o da sıkıntılı.

Telașlanmalı misiniz? Evet, ama İstanbul'un %80i, Türkiye'nin yarısı sizinle aynı durumda. İmkanınız varsa daha yeni bir binada oturun.
0
temasettin
(28.11.20)
Bina istanbul'da. 1999 öncesi yanılmıyorsam 95-96yılları gibi yapıldı.
0
🌸ykyt
(28.11.20)
3. 4. fotoğraflar sıkıntılı gibi. Bazı yerlerde sıva çatlağı var. Giderlerin etrafı kırılmış bazı noktalarda onlar çok önemli değil. Pas payı az olan yerlerde de rutubetten dokülmeler olmuş demir çıkmış ortaya. Binada işçilik berbat ötesi kolon kiriş yamuk.
0
istege bagli sigortasiz
(28.11.20)
Yani burayı napsak ücreti ile nereye kontrol ettirilebilir? Annem yaşıyor burada. Ev sahibi.
Kiraya da veremeyiz bu şekilde başkasına, ayıp. Ama taşınmadan önce nasıl emin olabiliriz buranın kötü olduğundan?
0
🌸ykyt
(28.11.20)
25 yaş "normal şartlarda" uzun bir süre değil ama maalesef ülkemizde bu işin miladı 99 depremi. Ondan önce yapılan her standart sokak arası binaya şüpheyle bakmak lazım. Hazır beton bu işin abc'si. Bu yoksa, hele de demirler paslanmaya başlamışsa teknik olarak betonarme olmaktan çıkıyor zaten yapı.
0
temasettin
(28.11.20)
Deprem dayanıklılık testi yapan firmalar var internette bulabilirsin. Ortalama 3-5 bin. Sadece yüzeysel baksınlar dersen 500 e falan bakarlar.
0
istege bagli sigortasiz
(28.11.20)
Bina kac katli?

Bana da pek parlak gorunmedi acikcasi. Hele ki istanbul'daysaniz patlamaya hazir 3 fay var bildigim kadariyla. Bina sakinlerini konuyla ilgili uyarip bi sekilde topluca aksiyon almak lazim. Artik guclendirme mi olur, yeniden yapim mi olur masaya yatirmali.
0
msb
(28.11.20)
4-5 bin lira bütçe ayırıp binanınza test yaptırın.

bazı binalarda sadece bodrum ve giriş katta kolon güçlendirme yeterli olabiliyor.
0
orpheus
(28.11.20)
@msb girişte dükkan üstünde de 3 kat var. Bina sakinleri bir şey yok havasında. Ya kendimiz test yaptıracağız ya da taşınacağız bakalım.
0
🌸ykyt
(29.11.20)
Siz gidip test için başvurabiliyorsunuz. "Karot aldırmak" diye geçiyor bu deyim.
Hem bina durumunu inceliyorlar, hem de betondan numune alıp (karot aldırmak buradan geliyor) beton kalitesine de bakıyorlar. Kolon boyutları, dağılımı ve numune sonucuna göre bir rapor belirliyorlar.
Buradan bina "riskli" gibi bir sonuç çıkarsa, belediye zorla binayı yıktırıyor 2 ay içerisinde.
İnşaat Mühendisi değilim, ama bu görüntülerdeki binaya "güvenli" yorumunu yapacak kimseyi tanımıyorum. %99 bina incelemeden sonra yıktırılır.

Bence bir an önce bina sakinleri ile görüşün, arsa payının 2/3'ü ile mütaahite verme kararı alabiliyorsunuz. Baktınız itiraz ediyorlar, karot aldırın, zorunlu olarak bir sonuca ulaşacaklardır.
0
burfak
(29.11.20)
(10)

Kimler kovid kimler değil şu an br istatistik yapalım mı?

sonhakan
Kovidler + olmayanlar - koysa yeter...
Kovidler + olmayanlar - koysa yeter...
0
sonhakan
(27.11.20)
-
0
valarmurgulis
(27.11.20)
-
0
🌸sonhakan
(27.11.20)
-
0
msb
(27.11.20)
Ben birkaç kere kapmışımdır. o yüzden + + diyorum
0
kickboxer
(27.11.20)
-
0
sutlu nescafe
(27.11.20)
- ama yakında + olur...
0
Hallegadola
(27.11.20)
-
0
vhdl
(27.11.20)
+ idim şu an - oldum.
0
himmet dayi
(27.11.20)
-
0
belkider
(27.11.20)
- olduğumu umuyorum.
0
hair freak
(27.11.20)
(6)

telefon

8832ch78
migrostan telefon alınır mıtrendyolda kargo süresi 28 kasım -11 aralık arasında diyor.2 hafta kadar beklemektense gidip migrostan mı almak daha iyidir.
migrostan telefon alınır mı
trendyolda kargo süresi 28 kasım -11 aralık arasında diyor.
2 hafta kadar beklemektense gidip migrostan mı almak daha iyidir.
0
8832ch78
(25.11.20)
fiyat uygunsa alınır. niye alınmasın.
0
ankarakecisi
(25.11.20)
garantisi nasıl olacak acaba sorun çıkarsa genpa değil de migrosa mı götürmek lazım
0
🌸8832ch78
(25.11.20)
Garanti belgesinin üstünde yetkili servis bilgileri yer alır. Orada belirtilen teknik servislerden birine götürürsün.
0
himmet dayi
(25.11.20)
garantiyi araştırın evet. telefonun kendi markasının türkiye distribütörü mü veriyor yoksa ithalatçı garantili mi öğrenin ona göre alın bence.
0
sanal uyku
(25.11.20)
Trendyol gibi bi çukurdan alana kadar kesinlikle Migros'tan alırdım, keza öyle de yaptım geçen Black Friday'de.
0
msb
(25.11.20)
Trendyoldan asla telefon almam. Burda bile kaç duruyu vardı açılmayan çalışmayan veya başkasına ait numaraların hala içinde kayıtlı olan telefon gönderilmişt. Anladığım kadarıyla trendyolun herhangi bir denetleme mekanizması yok. Migrostan garanti yetkili servis sorup alınır
0
hindistan cevizi
(25.11.20)
(5)

pcr test neden asm'lerde yapilmiyor

exlibris
hastaneler bu kadar yogunken, ozellikle buyuk sehirlerdeki buyuk hastanelerde insanlar saatlerce test sirasi bekliyorken neden bu testleri saglik ocaklarinda yapmiyorlar? benim semtimdeki saglik ocaginda bir yogunluk yok, test ornekleri alinip kitler lab'a gonderilebilir. cunku insanlar kendilerinde
hastaneler bu kadar yogunken, ozellikle buyuk sehirlerdeki buyuk hastanelerde insanlar saatlerce test sirasi bekliyorken neden bu testleri saglik ocaklarinda yapmiyorlar? benim semtimdeki saglik ocaginda bir yogunluk yok, test ornekleri alinip kitler lab'a gonderilebilir. cunku insanlar kendilerinden supheleniyorlar hasta olmasalar bile o kuyruklarda enfekte olabilirler, en azindan asm'lerde o kadar kalabalik yok
0
exlibris
(25.11.20)
bizim aile hekimi bırak test yapmayı kapıdan içeri bile sokmuyor. set çekmişler girişe doktoru uzaktan görüyorsun bir şeyin varsa hastaneye git diyor. o dediğin bence çok zor. aslında olması gereken o ama yinede karşı çıkar aile hekimleri.
0
astronom bey
(25.11.20)
Astronom'un dediği gibi, çok agresif takılıyorlar. Böyle bi karar çıkarsa kesin eyleme falan giderler herhalde.
0
msb
(25.11.20)
Asm ler tamamen yatış yeri olmuş. İlaç bile yazmayacaklar ellerinden gelse. Bence kapatsınlar asm leri gidip pandemi hastanelerine destek olsunlar. Bi halta yaramıyorlar. Aldıkları para şu pandemi süreci için söylüyorum tamamen haram.
0
Arthur Dayne
(25.11.20)
ASM'lerde yapılamayacak özellikte bir test olduğu için.
0
pro9it9is9
(26.11.20)
@pro9 niye ki? cubuguyla agiz burun ornegi alip tupe koyuyorlar, test icin merkez lab'a gonderirler ki kan tahlilini de orada yapmiyorlar gonderiyorlar,
0
🌸exlibris
(27.11.20)
(11)

Nasilsiniz? Bir gununuz nasil geciyor?

mor oje
Ben surekli bir seylere yetismeye calisiyorum ama yetisemiyormus gibi hissediyorum. O yuzden sagligim iyi olsa da biraz yorgun ve yilginim.Sizden naber?
Ben surekli bir seylere yetismeye calisiyorum ama yetisemiyormus gibi hissediyorum. O yuzden sagligim iyi olsa da biraz yorgun ve yilginim.

Sizden naber?
0
mor oje
(23.11.20)
avrupa'da lockdown olan bir şehirdeyim. her gün öğleden sonra yataktan kalkıp, masa başına oturup yazmam gereken bir metne odaklanıyorum. sabah kahvaltımı düzgün yapıyorum. ancak dışarı çıkacak bir bahanem yoksa evden çıkmıyorum. istanbul'daki evimi özlediğimi hissediyorum. biraz yalnız hissediyorum.

sağlığım iyi, maddi durumum yerinde, işimde fena değilim. allah'a şükür diyorum.

ancak bazen sabaha karşı uyurken garip bir korku çöküyor içime, acaba yarın sabah uyanabilecek miyim diye soruyorum kendime. kendimden ve bedenimden çok emin olamadığımı hissediyorum. sabah uyandığımda, yine başladı gün, hadi bakalım, diyorum.

pek iyi değilim özetle ancak allah'a şükür. bizimki burjuva depresyonu.
0
parcaliham
(23.11.20)
Ya ne guzel anlatmissiniz :) burnuva depresyonu demem ben yine de, allah dagina gore kar verir derler ya, herkesin kendine gore derdi var. bir baskasinin daha cok sikintisi olmasi, sizinkini gereksiz sikinti yapmaz. Oyle inanirim ben. Belki iyi gelir.
0
🌸mor oje
(23.11.20)
Gamsız insanım, pek bir şeyi sallamıyorum. Sağlığım da iyi, domuz gibiyim. Genel olarak sevdiğim bir işim var ve işsiz kalma korkum yok. Mümkün olduğunca keyif almaya çalışıyorum her şeyden. Çünkü beni anam keyif yapayım diye doğurmuş. Doğurmuş demişken, doğum günü kutlamalarına da başladım, tek bir güne sığdırmak yerine bir aya fln yayarak kutluyorum. Öyle işte:)

Sağlığın iyiyse sen de sal gitsin, hayat kısa, bu günler geri gelmeyecek.
0
pati
(23.11.20)
Bu aralar şanssızlıklar peşimi birakmiyor, resmen bir çok isimde bir sorun çıkıyor. Ama olsun vardır bunda da bir hayır diyorum. Onun dışında işler yoğunlaşmaya başladı 2 haftadir, evden de çalışsam haftasonu dahi çalışmaya başladım. Bir de geçen hafta belimi incilttigim için işler falan da yetismemeye basladi. Ne olacak bilmiyorum.
0
spacevan
(23.11.20)
Sabah 5 gibi kalkıp 5.30 gibi parkta yürüyüşe koşmaya gidiyorum 1 saat kadar. Hava yağmurlu ya da çok soğuk olunca bu yürüyüşleri akşama alıyorum çünkü bereyle, şalla koşmak filan rahat olmuyor:/ Sabah ya da akşam çıkamadıysam öğlen güneş varken çıkmaya çalışıyorum. Onun dışında sürekli plan program yapıyor sonra onlara uymuyorum filan:/ Misal güya bugün 2-3 akor filan öğrenmeye çalışacaktım ama tövbeler olsun.
0
Amaranta ursula
(23.11.20)
İyi değilim dersem çok depresif konuşmuş olurum. Bazı insanların(karşı tarafın diyelim) zerre tınlamayacağı şeylere kafamı takıyorum. Biraz fazla duygusalım ve bazı şeyler moralimi bozuyor. Güçlü olmayı isterdim. İş güç var ama potansiyelimin bu iş olması da üzüyor. Bazı şeyler de bir araya gelince bazen gerçekten canım sıkılıyor ama yine de ben de Allah'a şükür diyorum.
0
bitchesaintshit
(23.11.20)
Pandemi sebebiyle aylardır dışarı çıkmıyorum. Sulu boya yapıyorum bu aralar. Daha çok kitap okumaya başladım. Spor yapıyorum. Yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum kendimi geliştirmek için. Bazı hayallerim de var ama pandemi bitene kadar beklemem gerekiyor bunlar için
0
rock n roll
(23.11.20)
Çalışmam lazım çalışmıyorum. Hem ders hem iş. Crown son sezonu izledim, zaten dianayı çok severim, netflixte onunla alakalı belgeselleri izliyorum bugün. Manitamla buluşamadım, öyle.
0
Hallegadola
(23.11.20)
@hallegadola crown’a ben de basliycam, diana’yi arastirmak istiyorum ben de. Cok zarif ve asil bir kadinmis.

@pati; nice saglikli mutlu guzel yaslara o zaman :)
0
🌸mor oje
(23.11.20)
Pandemi surecinin basindan beri evdeyim. Sabah uyan, bilgisayarin basina gec, isleri yetistir, aksam oldu bir seyler ye, bi sise sarap ac, internette takil, sonra yat. O degil de iyice alkole sardim, sonum amatem olacak gibi :)

Onun haricinde iyi gibiyim, isim gelirim vb iyi durumda. Gecim sikintim yok ama bi ic sikintisi geliyor ara ara. Evden cikip kadikoy sahile kadar soyunur halde kosasim da gelmiyor degil :)
0
msb
(23.11.20)
Pandemi sürecinde 2 aydır işsizim. Zamanımı iyi değerlendirmediğimi düşünüyorum. 10:30-11:00 gibi uyanıyorum güzelce kahvaltımı yapıyorum. Evimde ve bahçemde kediler besliyorum onlara zaman ayırıyorum. Evde 2 günde bir egzersiz yapıyorum. Bu süreçte bel ağrısı rahatsızlığım oldu, hastaneye gitmedim ama yaptığım bazı egzersizlerle epey iyileşti.kitap okuma alışkanlığı kazanmaya ve İngilizce öğrenmeye çalışıyorum. Haftada 5 günbazen 6 yürüyüşe çıkıyorum hava güzelse bisiklet sürüyorum. Sokaklarda çok insan yoksa bisiklet sürmek çok keyifli. İş arıyorum internetten çok başvuru yaptım fakat hiç dönüş olmadı. Lise mezunuyum bu süreçte aöf de kayıtlı olduğum bölümde ders çalışıp en azından bir ders bile geösem kar diye bakıyorum. Umarım yapabilirim. Evdeyken bazen işsiz olduğum için sıkılsamda Allah a şükür genel anlamda iyiyim.
0
rapisa
(23.11.20)
(4)

E-reader alacağım! Tavsiyeniz lazım

hsktr
Black friday yaklaşıyor. Ben de bir e-reader alma umudundayım. Tecrübelerinize ihtiyacım var. Acaba hangi markanın hangi modeli en kaliteli ve en uygunudur, sadece satın aldığım değil -olur ya- internetten indirdiğim bir PDF,epub vs dosyasından en iyi nasıl istifade edebilirim gibi sorulara cevap ar
Black friday yaklaşıyor. Ben de bir e-reader alma umudundayım. Tecrübelerinize ihtiyacım var. Acaba hangi markanın hangi modeli en kaliteli ve en uygunudur, sadece satın aldığım değil -olur ya- internetten indirdiğim bir PDF,epub vs dosyasından en iyi nasıl istifade edebilirim gibi sorulara cevap arıyorum. Şimdiden çok teşekkürler.


Ve sormuşken, benim Xiaomi telefonumda reading mode var. Ekranı sarı sarı yapıyor ama hep konuşulan mavi ışığı bloke etmiyordur herhalde değil mi :)
0
hsktr
(22.11.20)
Kobo Aura 2 var bende. Ben alirken en onemli kriterim arkadan isikli olmasiydi. Simdi hepsi oyledir belki bilmiyorum ama karanlik okumalarinda olmazsa olmaz bi durum. Ha bir de dosya formatlari cok onemli.

Bu arada telefonlardaki okuma moduyla e-kitap okuyucunun calisma mantigi bambaska, o yuzden karsilastirmak dogru olmaz.
0
msb
(23.11.20)
Kobo Glo Hd almıştım 2016 Nisanında. Piyasadan kaldırıldı. Genel olarak Kobo +2
0
put it in your appropriate place
(23.11.20)
Ben Kobo Clara HD kullanıyorum. Hem boyut olarak, hem de yazılım/özellik olarak gayet memnunum.

Ayrıca telefonla hiç alakası yok bu aletlerin.
Elektronik mürekkep denilen teknoloji kullanılıyor bu aletlerde ve bildiğin kitap sayfasından okuyor gibi oluyor.

Ayrıca internetten indirdiğiniz dosyaları da Calibre programı ile yükleyebiliyorsunuz, onun da videolu anlatımları falan var Youtube'da.
0
esse classic
(23.11.20)
5 yıldır Kobo kullanıyorum. Yaklaşık 5 aydır da kobo libra modeline terfi etmiş durumdayım. İnanılmaz memnunum, tavsiye isteyen herkese ilk tavsiyem kobo olur zaten.

Format çeşitliliği açısından zaten kobo çok iyi, Türkiye'de resmi olarak da satılması da bir diğer önemli avantaj.
Rahat rahat pdf okumak isterseniz eğer 6 inç bir model almayın. En azı 7 inç olsun. Libra 7 inç, ben çok rahat pdf okuyabiliyorum. Bir tık büyüğü de kobo forma 8 inç.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.11.20)
(6)

kasislerden geçerken arka tekerlekten ses gelmesi

atcapar
Merhabalar,Kasislerden geçince arka tekerlekten değişik bir ses geliyor, bunun nedeni ne olabilir?
Merhabalar,

Kasislerden geçince arka tekerlekten değişik bir ses geliyor, bunun nedeni ne olabilir?
0
atcapar
(22.11.20)
Gıcırtı gibi mi?

Amörtisörlerde problem olabilir?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(22.11.20)
Amortisör ya da
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(22.11.20)
Amortisör patlamıştır, aks körüğü yıpranmıştır vb vb... Lift'e alıp bakmak lazım.
0
msb
(22.11.20)
Aynısı gecen on tekerleklerde basima geldi. Gıcırtı gibi bir ses. Amortisorleri degistirdiler. Duzeldi.
0
ruby elixir
(22.11.20)
Gıcırtı sesi geliyorsa sorun amortisörlerde değil salıncak takozlarındandır. Maliyeti düşüktür. Kışın ve kuru havalarda gelir bu ses. Amortisör değiştirenler kazık yemiştir. Takozların fiyatı cüzidir. Sanayi esnafına güvenilmez.
0
pass
(22.11.20)
tıkır tıkır sanki içine taş kaçmış gibi ses geliyordu benimkinden, ustaya gösterdik amortisör patlak çıktı. öyle bir ses ise belki seninki de patlamıştır.
0
theseachange
(23.11.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.