Giriş
(10)

Size hediye alınan kitaba

Amaranta ursula
Merhaba Size hediye gelen kitaba not yazılmasından hoşlanır mısınız? Yıllardır insanlara kitap hediye ediyorum ama her hediye paketini hazırlayışta kararsızlik yaşıyorum ya not yazılmasını sevmezse diye. Kişisel görüşüm bana hediye gelen kitaba not yazılsın isterim nitekim sahaflardan aldığım kitapl
Merhaba

Size hediye gelen kitaba not yazılmasından hoşlanır mısınız?

Yıllardır insanlara kitap hediye ediyorum ama her hediye paketini hazırlayışta kararsızlik yaşıyorum ya not yazılmasını sevmezse diye. Kişisel görüşüm bana hediye gelen kitaba not yazılsın isterim nitekim sahaflardan aldığım kitaplarda benden evvel insanların yazdığı notları tarih şehir isim vs görmek hoşuma gider. Bana gelince birine hediye aldığım kitaba güzel bir iki cümle, tarih şehir ve isim eklerim.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
Amaranta ursula
(18.02.18)
Yazılsın ve yazmak isterim ben de.
0
attila
(18.02.18)
isterim tabii ki. arkadaşlarımdan gelen 3 adet hediye kitabım var. artık çok nadir görüşüp konuşabiliyoruz ama bazen elim bu kitaplara gidince o notu görünce inanılmaz seviniyorum.
0
blacksky
(18.02.18)
Yazılmasını isterim yıllar sonra açıp baktığımda hoşuma gider
0
hernezıkkımsa
(18.02.18)
Hoşlanmam. Kendim de ufacık bir çizgi dahi atmam kitaplarıma. İlla not yazılacaksa bir kartla kitabın içine koyulabilir bence.
0
ms brownstone
(18.02.18)
arkadaşım ön yüzünde brecht'e ait cümleler olan kartpostalın arkasına birşeyler yazıp kitabın sayfalarının arasına sıkıştırmıştı, hala saklarım. bu da bir yöntem olabilir
0
freebird5406_2
(18.02.18)
Şu ana dek hediye olarak verdiğim kitapların ilk sayfasına, kitaplardaki karakterlere de atıfta bulunarak not yazmışımdır arkadaşım için. Bana da yazılsa çok hoşuma gider.
0
m e b
(18.02.18)
kitap hediye ediyorsa not yazmasını da isterim.
0
pinkpeony
(18.02.18)
ben istemem sanırım ya, kitapların çizilmesini hiç sevmem. bana hediye edilen kitaplarda şu ana kadar hiç not yoktu ve olsun da istemezdim herhalde.
0
nundu
(18.02.18)
Şehir ve isim değil de güzel bir cümle hoş olabilir ilk sayfaya. Eğer kitabı vereceğiniz kişinin bundan hoşlanmama ihtimali varsa bir karta yazılabilir, o kitaba özel bir ayraç olarak kalır arasında.
0
pike
(19.02.18)
Hediye eden nasıl hissederse diyelim :)
0
EasyTiger
(15.04.18)
(9)

yeşil mercimek salatası

carabelli
yapacağım akşam yemeğine. malzeme önerileriniz neler olur neler yakışır? domates, marul, mısır, maydanoz, limon, peynir, zeytin, ceviz elimdeki malzemeler ve düşündüklerim. artı olarak en iyi şekilde nasıl haşlarım mercimekleri? tarifiniz var mı püf noktanız?
yapacağım akşam yemeğine. malzeme önerileriniz neler olur neler yakışır? domates, marul, mısır, maydanoz, limon, peynir, zeytin, ceviz elimdeki malzemeler ve düşündüklerim.

artı olarak en iyi şekilde nasıl haşlarım mercimekleri? tarifiniz var mı püf noktanız?
0
carabelli
(18.02.18)
mercimek çok çabuk haşlanır eğer 3 4 senedir dolapta bekletmiyosan, sadece iyice yıkayıp haşlaman yeterli ama dağılmasınlar dikkat et.
0
killerbee
(18.02.18)
10 dakika yeterli olur mu dağılmadan salata için haşlanması?
0
🌸carabelli
(18.02.18)
Kesinlikle dereotu ve ceviz de çok yakışıyor.
0
fraise
(18.02.18)
köz patlican, köz biber
0
freebird5406_2
(18.02.18)
Seviyorsaniz dereotu da cok yakisiyor.
0
evrim halkasi
(18.02.18)
Yazılanlar dışında turşu ve soğan da çok yakışıyor.
0
ms brownstone
(18.02.18)
Yeşil mercimek, biraz haşlanmış pirinç, yeşil soğan maydanoz.

Sosu için de yağ, elma sirkesi ve limonu bir kapta karıştırıp kimyon pulbiber koyuyordu annem, başka bir şeyi vardıysa da hatırlayamıyorum şuan . En son ben de üstüne sumak gezeiriyordum. BEn ölçüleri bilmiyorum ama annemin yeşil mercimek salatasını yiyip de tekrar istemeyeni görmedim. Kimyon mühim bence.
0
ruh i tibbiye
(18.02.18)
Dereotu, yeşil soğan, kornişon ve Mısır.
0
naksidil
(18.02.18)
Kapari, ton balığı, ezine peynir, turşu, doğal zeytinyağı, köz kırmızı biber
0
mor oje
(18.02.18)
(20)

Gün ve aydan bahseden şarkı

thomson'un uzumlu keki
Günlerden (cuma, cumartesi vs)veya aylardan (temmuz, ağustos vs)bahseden, gün/ay bahsi geçen şarkılar var mı? ana tema olması gerekmiyor. sözlerde geçmesi lazım. fd-cumartesiearth wind fire - septemberthe cure- friday im in lovehariç.türkçe ya da ingilizce. başka dil olmayacak. 23 Nisan türevi şarkı
Günlerden (cuma, cumartesi vs)
veya aylardan (temmuz, ağustos vs)
bahseden, gün/ay bahsi geçen şarkılar var mı? ana tema olması gerekmiyor. sözlerde geçmesi lazım.

fd-cumartesi
earth wind fire - september
the cure- friday im in love
hariç.

türkçe ya da ingilizce. başka dil olmayacak. 23 Nisan türevi şarkı atmayın. :(
0
thomson'un uzumlu keki
(15.02.18)
sözlükte şöyle bir başlık var

eksisozluk.com

Benim favorim : bir ay doğar ilk akşamdan geceden
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.02.18)
bülent ortaçgil - memurun şarkısı
0
rare
(15.02.18)
dj shadow - six days

tokyo drift film müziğidir ayrıca.
0
Neill
(15.02.18)
craig david - seven days
0
bxgx
(15.02.18)
goldfinger january?
0
killerbee
(15.02.18)
@roseblood, arada rastlıyorum sana ama o kadar dikkatimi çekmemişti. teşekkür ederim. :)
@bxgx, kaç yıl önce dinledim lan ben bunu? her yerde duyuyodum, ilk defa adını öğrendim. sağ ol.
0
🌸thomson'un uzumlu keki
(15.02.18)
Alpay - Eylul'de Gel
The Cure - Friday I'm in Love
0
aychovsky
(15.02.18)
tosunpasa
(15.02.18)
friday night saturday morning
www.youtube.com

sunday morning
www.youtube.com

blue sunday
www.youtube.com

sunday
www.youtube.com

eylül akşamı - bülent ortaçgil
www.youtube.com

eylül akşamı - pilli bebek
www.youtube.com
0
tepedeki psychedelic adam
(15.02.18)
maroon 5 - sunday morning
0
tabirimekruh
(15.02.18)
Yine aylardan kasım
youtu.be
Six day war
youtu.be
0
lalu
(15.02.18)
bon jovi - feeling like a saturday night
0
tomenks
(15.02.18)
Queen - In Only Seven Days
Green Day - Wake Me Up When September Ends
U2 - Sunday Bloody Sunday
0
ms brownstone
(15.02.18)
www.youtube.com
www.youtube.com portishead değil heather nova söylüyor.
0
bass solo take one
(15.02.18)
Zardanadam - Küçük Şirin Bir Cuma Akşamı
Zardanadam - Mayıs
0
late viper
(15.02.18)
Ne Güzeldik Oysa Biz -> youtu.be
Boşvermişim Dünyaya -> youtu.be
0
olanlaolunmaz
(15.02.18)
ebru yaşar cumartesi.
0
caletti
(15.02.18)
www.youtube.com Queen - In Only Seven Days
0
old possum
(15.02.18)
Goldstein
(15.02.18)
yonca lodi-12 ay
0
ucurumdanasagiyadogruyuvarlananyaprak
(15.02.18)
(2)

2017'nin bomboş bir yıl olması

but that was just a dream
Size de oluyor mu? Sanki hiç olmamış gibi. Hala geçen yıl 2016'ymış gibi geliyor bazen. Oysa 2,5 ay yurtdışında yaşadım, okuldan mezun oldum vs. bir sürü şey oldu ama hiç yokmuş gibi. Çöp bir yıldı sanki ha?
Size de oluyor mu? Sanki hiç olmamış gibi. Hala geçen yıl 2016'ymış gibi geliyor bazen. Oysa 2,5 ay yurtdışında yaşadım, okuldan mezun oldum vs. bir sürü şey oldu ama hiç yokmuş gibi. Çöp bir yıldı sanki ha?
0
but that was just a dream
(13.02.18)
tek sayılı yıllarda bana oluyo bu, mesela 2009'dan hiç bir şey hatırlamıyorum ilk bakışta(sadece eurovision olabilir belki) ama 2008 ya da 2006 falan diyince direkt onlarca an geliyo aklıma. olimpiyatlar, dünya kupası, avrupa şampiyonaları falan hepsi çift sayılı yıllarda olunca benim için direkt mihenk taşı oluyolar, alakalı alakasız onlarca anı hoop zihnime doluyo ama işte 2009 diyince kişisel bi anı bile gelmiyo aklıma.

2017'de de bence aynı olay var
0
nundu
(13.02.18)
Ben sanırım hep hayatımın en kötü yılı olarak hatırlayacağım 2017'yi. 2016 mesela hayatımın yılıydı, hayatımın en güzel günlerini 2016'da yaşadım. hala da 2016'da kaldı bence benim beynim, 2017'yi hiç yaşamamışım gibi. Gerçekten hayatımın kayıp yılıymış gibi hissediyorum. 2016'nın birçok anı dün gibi aklımdayken 2017'yi o kadar yok sayıyor ki beynim hiçbir gününün diğerinden bir farkını hatırlamıyorum neredeyse.
0
ms brownstone
(13.02.18)
(11)

Boş vakitte izlenen şeyler/ favorileriniz

kendi kendine yasayan yavrucak
Sizin favorileriniz neler?Benim "Bir Demet Tiyatro" ve "Avrupa Yakası". Döndürüp döndürüp baştan izliyorum bunları.Birkaç da yabancı dizilerden favorim var özellikle youtube'ta bulunanları sorayım :)
Sizin favorileriniz neler?

Benim "Bir Demet Tiyatro" ve "Avrupa Yakası". Döndürüp döndürüp baştan izliyorum bunları.

Birkaç da yabancı dizilerden favorim var özellikle youtube'ta bulunanları sorayım :)
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(11.02.18)
The IT Crowd.

Minimum 50 kere izlemişimdir/dinlemişimdir, hala canım sıkıldıkça açıyorum.
0
devilred
(11.02.18)
avrupa yakasından hiç kopamadım ben,

ilker canikligil'i izliyorum sinemayla alakam olmamasına rağmen.

www.youtube.com

bir de amerikan ordusunun eğitim videolarını izliyorum. bu gerçekten çok hoşuma gidiyor.

cia ajanlarının videoları falan var dur bulayım.

www.youtube.com

www.youtube.com

yine boş kalırsam ayhan sicimoğlu takip ederim. keyifli insan bir başka oluyor azizim.
0
Photographer
(11.02.18)
Bob's Burgers bu aralar
0
bos gezenin bos ustasi
(11.02.18)
Avrupa Yakası'nın ilk 3 sezonu. Her sahnesini ezbere bilsem de sürekli izliyorum.

Full House, Friends, That 70's Show ve Tatlı Hayat da diğer izlediklerim ama bunları nadiren izliyorum.
0
ms brownstone
(11.02.18)
İlker Canikligil +1

-Primitive Technology
-Jimmy Diresta (ayrıca dirty money diye bi serisi var)
-Vice news
-Ruhun Doysun
-Yalansavar
-Açık Bilim
-The Art Assignment
-Ulu ozanlar (Trt Belgesel)
-Nöropsikoloji (Trt Belgesel)
-Bi Çiftlik (Trt Belgesel)
0
allegrezi
(11.02.18)
Friends'i de kaç defa bitirdim Allah bilir :) ve Bruno Albouze abimiz var, tiyatral bir şekilde yemek yapıyor. O da favorilerimden. Ama onu ikinci kez izlemiyorum.
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(12.02.18)
Tatlı kaçıklar, Kaygısızlar
0
kleider
(12.02.18)
celal şengör ilber ortaylı konuşmaları. yemek yerken falan hele baya keyifli oluyor benim için.
0
gozu acik sevisen yahudi
(12.02.18)
Gecekondu Programı vardı, sezonunda izlemiştim halâ ara ara izlerim. Gülme krizine sokmuşluğu çoktur. Ekmek teknesi ilk Sezonlar ve medya arkası eski bölümlerini izlerim. Avrupa yakası kısa videoları, Ata veya engin Günaydın olan.
0
mslny
(12.02.18)
Behzat Ç., Güldür Güldür'ün kaliteli bölümleri, Cem Yılmaz'ın gösterileri, Arkadaşım Hoşgeldin derlemeleri... Ben ders çalışırken bile açarım bunları. Arkada ses olur.
0
dissendium
(12.02.18)
bir demet tiyatro +1
tatlı hayat
1 erkek 1 kadın
leyla ile mecnun
komedi dükkanı
0
olkol
(12.02.18)
(24)

burger king, mcdonalds gibi yerlerden yemek yiyor musunuz?

bir ileti paylastim
ufak çocukken heves ederdim, matah zanneder yerdim. sonra gerçek hamburgerle tanışınca, bunları yediğimde çöp yedim hissi olmaya başladı. son yıllarda senede 2 defa falan yiyorum, seçenek daraldığında falan.siz napıyorsunuz hala yiyor musunuz bunlardan?
ufak çocukken heves ederdim, matah zanneder yerdim. sonra gerçek hamburgerle tanışınca, bunları yediğimde çöp yedim hissi olmaya başladı. son yıllarda senede 2 defa falan yiyorum, seçenek daraldığında falan.

siz napıyorsunuz hala yiyor musunuz bunlardan?
0
bir ileti paylastim
(11.02.18)
bazen havalimanında vs mecburen yiyorum.

yoksa avmde, dışarıda fln hayatta yemem
0
nucleon
(11.02.18)
mcdonalds sevmem ama burger king, popeyes ve subway'e bayılırım. imkanım olsa haftada bir falan yerim herhalde bunlardan. kaliteli restoran hamburgerini de çok seviyorum ama bir whopper'ın tadını ararım yani yemesem
0
nundu
(11.02.18)
3-5 ayda 1. Çöp benzetmesi son derece yakisizsiz bir ifade olmuş
0
all girls dream
(11.02.18)
ayda 1. belki 2 ayda 1.
0
golgi aygıtı
(11.02.18)
Evet ayda bir filan yiyorum :(
0
mutlusismankedi2015
(11.02.18)
Yiyorum. Ama senede 3-4 defayı geçmez
0
rosencruz
(11.02.18)
Ben zaten et yemediğim için hamburger yemiyorum hiçbir yerden ama Burger King'in soğan halkalarını seviyorum, ayda yılda bir yiyorum.
0
ms brownstone
(11.02.18)
mc donalds ayda 2 kere yiyorumdur. tadını seviyorum fakat sağlıksız oldugu için yemek istemiyorum ama dışarda olunca en ucuz seçenek o olduğu için yiyorum.
0
Olric
(11.02.18)
zor durumlarda. eğer hamburger yiyeceksem el yapımı tercih ediyorum.
0
silver apple
(11.02.18)
uzun zamandır yemiyorum. burgerın hamburger köfteleri fazla sentetik. avm de carls jr varsa orada yiyorum, ya da hamburger yapan diğer butik mekanlarda.
0
soft
(11.02.18)
90'larda ve 2000'lerin başlarında çok güzeldi, yerdim. Ama artık hiç yemiyorum. Geçen sene arkadaşlarım girdi, açtım, tek tavukburger söyleyeyim dedim, IĞĞĞĞĞĞ. Öyle. Yemem.
0
hadi ya la
(11.02.18)
hamburger yemiyorum.
nugget, patates, milkshake vs tüketiyorum.
0
thomson'un uzumlu keki
(11.02.18)
son 3 senedir 1 kez yedim, yurt dışındaydım ve tüm restoranlar o saatte kapalıydı. acıkmış ve yorulmuştuk, mecbur kaldık.
0
tejeve
(11.02.18)
Hayır yemiyorum. İlla hamburger yemek istediğimde butik hamburgercilerden ayda, yılda bir yerim.
0
Tyler89
(11.02.18)
ben avm'de hamburger yiyeceksem eğer carls jr tercih ediyorum. bu arkadaşlarla aynı fiyatta ama gerçekten kat ve kat daha kaliteli.
0
fatedtoloveyou
(11.02.18)
arada yiyorum ben de. :( 2-3 ayda bir. canım çok çekince. ama bizim buraya çok güzel hamburgerler yapan bir yer açıldı. orada yiyorum. (bkz: skully's burgers)
0
naksidil
(11.02.18)
Zorda kalınca yerim, o da son senede 1 kez olmuştur. Zaten yemekle aram iyi değil yedigimde de butik hamburgercilerden yiyorum. Fiyat olarak farklı oluyor ama daha kaliteli olduğu kesin.
0
cabiday
(11.02.18)
Son bir ayda ortalama 2 günde bir yedim.

Edit: Selfy kampanyası vardı daha fazlada olabilir.
0
lana del rey
(11.02.18)
Son 5 senede bir kere yolculuk sonrası gittiğim yere ısmarlandığı için yedim.
0
aychovsky
(11.02.18)
ne yapıyoruz şimdi, x yıldır yemiyorum ehehe diyip "tv izlemiyorum" elitistliği mi kasmamız gerekiyor. ben dün yedim.

asdafasfag
0
doxanikee
(11.02.18)
genelde burger house, cookshop, shake shck filan yerim ama bazen canım inanılmaz burger king istiyor. önüme en iyisini koy burger getir bana derim o derece.
0
you are my lethe
(11.02.18)
Yılda bir ya da iki kez yolculuk vb. sebeplerle mecbur kalırsam yerim. Aksi takdirde yemem.
0
i m cool with that
(11.02.18)
O markalardan değil de Hmbrgr’den yiyorum. Başka yerler de denedim Hmbrgr son kararım.
0
soyut park
(11.02.18)
3-4 ayda 1 bigmac yediğim oluyor. Onun dışında kesinlikle yemiyorum ve çöp olduğuna katılıyorum.
0
roket adam
(11.02.18)
(20)

kitapların altını çizmeye kıyamayan bir ben mi varım?

estranged
o güzelim pirüpak kitapların altını çizmeye nasıl kıyıyorsunuz?
o güzelim pirüpak kitapların altını çizmeye nasıl kıyıyorsunuz?
0
estranged
(10.02.18)
ben de çizemem, hatta sayfayı ortadan ikiye bile ayırmıyorum doğru düzgün, kapatınca potluk olmasın diye.
0
Bruce
(10.02.18)
ben de varım yalnız değilsin.
0
benaslindayohum
(10.02.18)
ıslak şekilde dokunanları dövme isteği de var bende:D
0
benaslindayohum
(10.02.18)
Ben de çizmem. Roman veya herhangi bir kitap üstüne yazı falan yazmam pek. Bir dandik kitap olmuş 40 euro, satıyoruz işimiz bitince.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.02.18)
ben de öyleyim. okuduktan sonra satmaya ve hediye etmeye de kıyamıyorum. nasıl satıyorlar anlamış degilim. sonuçta okuduğun kitabin icinde bir suru karakterle arkadaş gibi oluyorsun, cogu da akil hocan gibi. ben kıyamam.
0
tomcruise
(10.02.18)
çizemem, kitabı katlayamam, ortadan ikiye ayrılmış şekilde ters çevirip bir yere bırakamam, kapağın kenarı kıvrılsa içime oturur, o halde düzeltebilmek amacıyla üzerine ağırlık koyarım ve benzerleri.

kıyanlar hele bi gerekçelerini anlatsın da anlamaya çalışalım. /:
0
treamorg
(10.02.18)
Ben de kıyamıyorum. Kitapta çok çok önemli bir şey görürsem en fazla bir post-it yapıştırırım, notumu da onun üzerine yazarım.

Öğrenciyken ders kitaplarımın da altını çizmeye kıyamazdım. Herkes fosforlu kalemlerle hunharca çizerken ben sonra silerim diye kurşun kalemle çizdim; bunu yaparken de silinince en iz bırakmayan kalem ucu kullandım.
0
wish i could find a way to disappear
(10.02.18)
Ben kitaba göre kıyıyorum. Çok pahalıysa kıyamıyorum.

Ders kitabıysa “Şuralar önemliymiş” anlamında geri dönüyorum sürekli zaten. Yanına notlar alıyorum, açıklamalar yazıorum. Geri döndüğümde hatırlaması kısa sürüyor. Geçen gün 12 yıldır açmadığım bir kitabı açıp notlarından faydalandım. Romanda falan da beni etkileyen cümleleri yeniden hatırlamak için çizerim. Ara ara rasgele kitap seçip o cümlelere yeniden bakarım, o zaman ne hissettiğimi ve benim için ne ifade ettiğini düşünürüm.
0
aychovsky
(10.02.18)
ebook var, audiobook var, cizmek yok bizim evde.
0
fortisvita
(10.02.18)
Romanlara dokunmam. Diğer bilgi kitaplarında altını çizer, kenarlara not alırım. Daha iyi anlamamı sağlıyor.

Kenar kıvırmam.

Romanlara dokunmam. Diğer bilgi kitaplarında altını çizer, kenarlara not alırım. Daha iyi anlamamı sağlıyor.

Kenar kıvırmam.

edit : Kurguları dışarıda bırakarak konuşuyorum. Kitabın asıl amacının okunması ve bilgi-fikir vermesi, sonra da arşivde beklemek olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla kitabın altını çizmek, not almak, yukarıdan bantlı ayraçlar koymak kitabı mahvetmediği sürece yerinde hareketler gibi geliyor. Bunları yapmadan da kitabı anlayan varsa, kral odur. Önemli olan okunduktan sonra arşive kütüpheneye girdiğinde tekrar kullanılabilir olsun. Cildini bozmayı, okurken diğer sayfayı arkaya kıvırmayı sevmem. Bunları yapana da hapşururum.
0
EasyTiger
(10.02.18)
ben baya karalarım, notlar tutarım altını üstünü çizerim daha sonra sitede yazmam gereken yerleri işaretlerim falan, sevgilim ise tek bir ucu kıvrılsa dahi kahrolur resmen. Ona kitap alırken en az hasar görmüşünü bulmak için resmen 4 saat harcıyoruz.

edit: roman okumuyorum ben yanıtları gördükten sonra düzenleme ihtiyacı hissettim, yakın dönem siyasi tarih ve modern Türkiye cumhuriyeti hakkında genelde okumalarım.
0
gozu acik sevisen yahudi
(10.02.18)
Kindle kullandığım için highlight özelliği ile istediğim yerini işaretliyorum ama normal kitap okusaydım da istersem altını çizerim, istersem fosforlu kalemle işaretlerim. Kitap kutsaldır ve dokunulmazdır muhabbetini çok itici buluyorum; okuduğunu anla da istersen sonra duvara çivile kitabı, ben çok takılmıyorum bu gibi detaylara. Sözüm size değil tabii, sizi tanımıyorum zira ama Instagramda falan bazı insanlar var, boş boş kitaplar okuyup (aşk romanları vs) sonra da "kitabımı ödünç istemeyin sakın vallahi deliririm ve arkadaşlığımızı bitiririm ve üstünde bir leke olursa cinayet işlerim" gibi abartılı üsluplarla kitapsever olmanın şekilsel bir şey olduğunu düşündüklerini yansıtıyorlar. O tarz bir yaklaşıma katılmıyorum.

Benim pek hoşlanmadığım tek şey sayfaların kıvrılması.
0
sopiro
(10.02.18)
Asla kıyamıyorum ben de. Kitaplarıma karşı biraz fazla gereksiz bir hassasiyetim var. Şimdi de şehir dışına gidiyorum mesela ve yanımda götürdüğüm kitap hariç bütün eşyalarım bavulumda, kitap yine bavulda yıpranmasın diye kucağımda.
0
ms brownstone
(10.02.18)
Kitap altı çizilmiş satırlarıyla, yanına notlar iliştirilmiş pagraflarıyla daha anlamlı, daha kullanışlı geliyor bana. Sayfa kıvırmam, ikiye katlamam ama çizerim ve yazarım. Kapak arkasına notlar alırım.
Okumadan önce özellikle yolculukta, deniz kıyısında vs okuyacaksam çantamda yıpranmasın diye takvim yaprağıyla kaplardım. Artık dışarda pek fazla okumadığım için (aslında üşengeçlikten) kaplama işini bıraktım.

Geri dönüşlerde aradığım yeri kolay buluyorum. Çizme yazma amacım bu. Artı olarak tekrar okumalarda zaman içinde kişisel değişimimi, zamansal değişimi görüyorum "20-30 yıl önce okurken şunu önemsemişim ama bak burayı gözden kaçırmışım bu daha altı çizilesiymiş" diyorum veya "o zaman öyleymiş ama şimdi işler değişti" diyorum..
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.02.18)
Ben de cizmem, ilgili sayfanin kosesini katlarim. Ilgili kisim sayfanin ustune yakinsa ust kosesini, altina yakinsa at kosesini katlarim. Cizik atmam. Ama katladigim koseleri tam 45derece katlarim:)
0
stavro
(10.02.18)
kıydım. en son kargo dahil yaklaşık 100 tl'ye amazon'dan barrett martin'in kitabını almıştım. kendimce önemli olduğunu düşündüğüm detayların altını çizdim. öyle ki kitap beyaz kağıda basılmıştı ve içinde soundtrack cd'si de vardı. bitmek üzere. yakınlarda frankfurt'ta 20 euro'ya mark lanegan'ın i am the wolf kitabının satıldığını gördüm de amazon'da indirimle daha ucuza gelecek diye düşünüyorum. onun da altını çizerim. sevdiğim bölümlerini, şarkı hikayelerini de ekşi'ye yazarım diye planım var.
0
rain when i die
(10.02.18)
Sopino +1000

“Kitap kutsaldır!!!1!1!1321!”cılar bana da acayip itici ve şekilci görünüyor.

Ben de bolca çizer, notlar alır, sonra o notları bir deftere geçiririm. Bazen öyle cümleler oluyor ki o cümlenin altının çizilmemesi o cümleye hakaret. Bir de ben birinden bir kitap ödünç aldığımda bazı kısımların çizilmiş olmasını çok seviyorum. O kişi nelerden etkilendi, neleri kendine yakın buldu bunu görmek çok hoşuma gidiyor.
0
i m cool with that
(10.02.18)
temel egitime ait, meslege ait teknik olmayan bir kitabi okurken cimlelerin altini cizen insan (ayy cok guzel cumle mantigiyla) net maldir. bu da dunyanin en mantikli genellemesidir. amk bu insanlar film izlerken ne yapiyor? video clip mi aliyor etkileyici yerlerde? tiyatroda kayit mi aliyor? ayni insan dunyayi akilli telefonunun kamerasindna izleyen insan. mal abi.beynin neden var. zaten vurulduysan o cunle sende kalacak. okudugun sey sana karisti. anlami o. acik oturuma katilacakta yanindaki kitabin 253. sayfasinincikartip "bakin alintiliyorum" deyip delil sunacak sanki pezevenk.okuma ya sen. okumasin o. gerildim.
0
sparkle kiddle
(10.02.18)
çiziyorum haşince
0
burya
(10.02.18)
Tırnak içine alıyorum.
0
soyut park
(10.02.18)
(8)

hardal etek kombini

balpolen
Linkteki hardal, örme dokulu eteği aldım arkadaşlar. Kış ayı için bunu ne renk çorapla, nasıl kombinlerim, tesekkür ediyorum:)https://www.zara.com/us/en/a-line-mini-skirt-p06254104.html
Linkteki hardal, örme dokulu eteği aldım arkadaşlar. Kış ayı için bunu ne renk çorapla, nasıl kombinlerim, tesekkür ediyorum:)

www.zara.com
0
balpolen
(03.02.18)
tabiiisi siyah çorap, sorulmaz bile.
0
Photographer
(03.02.18)
inşallah bacakların beyazdır. sarıdan koyu renkler deneyebilirsiniz. kırmızı, mor(güzel olur), siyah..
0
imelih
(03.02.18)
koyu yeşil çorapla da çok güzel olur bu.
0
theseachange
(03.02.18)
ben de mor, bordo, siyah olur diyorum.
0
naksidil
(03.02.18)
Koyu yeşil ya da mor çorapla güzel olur.
0
ms brownstone
(04.02.18)
Eteği göremedim ama etek kelimesini görünce mesaj kutuna doluşup kombin taktiği verip yavşayan terbiyesizler var, uyarmak istedim.
0
geçerkenugradım
(04.02.18)
etegi göremedim ama ben hardal rengine sonbahar renkleri denen bordo, kahve, orman yesili/haki, pas kirmizisi gibi renkleri cok yakistiriyorum.
0
pilav
(04.02.18)
bordo yahu tabiki. bordo, mat kırmızı.
0
karlmarx
(04.02.18)
(18)

ifşalar

pinkpeony
ifşadaki herkes çok sıradan tiplerken ve türk kadınları popoları kalkık denilerek devamlı eleştirilirken her kadın ifşasının altında erkeklerin sıraya dizilmesi ve boş övgüler yapması bir bana mı itici geliyor?
ifşadaki herkes çok sıradan tiplerken ve türk kadınları popoları kalkık denilerek devamlı eleştirilirken her kadın ifşasının altında erkeklerin sıraya dizilmesi ve boş övgüler yapması bir bana mı itici geliyor?
0
pinkpeony
(03.02.18)
İtici gelecek kadar ciddiye almamak lazım.
"Gençler eğleniyor"
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(03.02.18)
Mesela bu soylediklerin de itici bir ifşa sayılır. Dalgasına bakıyor herkes.
0
karacigerim vur kadehlere
(03.02.18)
Haklısın.
0
femme vitale
(03.02.18)
ne kadar güzel bir duyuru açmışsınız. bir çay içelim mi?
0
tabudeviren
(03.02.18)
erkeğe de kadına da benzer yorumlar yapılıyor benim gördüğüm. burda defile yok sonuçta, eleştirmen de değiliz, milleti gömmeye gerek yok. maksat muhabbet.
0
mahmut29
(03.02.18)
Bana da itici geliyor. Ciddi ciddi gerçek hayatta hiç dikkat çekmeyecek ya da gerçekten hiç güzel olmayan ne kadar kadın gördüysem şu ifşalarda hepsinin ne kadar güzel olduğu yazılmış bütün yorumlarda.

İticilikten de öte garip geliyor yani bana. Gerçekten beğeniyorlar mı yoksa başka amaçları mı var anlayamıyorum.
0
ms brownstone
(03.02.18)
Hmmm Beyaz ten :)))
0
doxanikee
(03.02.18)
Çok çabuk beğenen ve öven bir kitle var evet. Bunu yapmayınız
0
MaNOfTheYear
(03.02.18)
herkes ekmeğinin peşinde
0
ron dennis
(03.02.18)
ms brownstone +1
0
eazy
(03.02.18)
siz fotoğrafınızı koymuyorsunuz diye, fotoğrafını koyanlar beğeniliyor diye çekememezlik etmeyin. elinizi korkak alıştırmayın, siz de paylaşın :))
0
tabudeviren
(03.02.18)
Instagramda 234 takipçim var. Aynı fotoyu koydum, 20 kişi beğendi altı ayda. Buradaki ifsamin altında 23 yorum var.
0
femme vitale
(03.02.18)
hadi ama kabul edelim, birçok kadının çekici gelmesinin en büyük sebebi şu an online olması. ve birçok erkeğin de çekici gelmesinin en büyük sebebi, gösterecekleri ilginin tatmin etmesi.
0
emfuzi
(03.02.18)
hemcinslerimden utandım kadın ifşalarının yorumlarında.
0
biravekahve
(03.02.18)
@femme vitale

instagram ile burayı karşılaştırmak yanlış. orada isimler varken burada nickler var. ben mesela instagramda neredeyse hiç yorum yapmam.
0
tabudeviren
(03.02.18)
Kadınlar buradaki yorumları ciddiye aliyor mu acaba? Asıl cevaplanması gereken soru bu
0
cok iyi yol
(03.02.18)
üğpoıuy ilgiye aç olsam, övgü alasım gelse yüklerim bir tane, hadi aşırı çirkinim diyelim internet kadın fotoğrafı dolu. kendini tatmin etmek isteyen yine eder. ki burada yapılan her erkek ifşasında erkekler birbirlerini övmüyorlar, gömüyorlar genellikle.

her bir şeye "kadın çekememezliği :') eki eki" diyen samimi kadın rolü kasan kadın samimiyetsizliği apayrı tabii. hepsi dışarıda her gün gördüğümüz kadınlar, neyi çekemeyeceğim?
0
🌸pinkpeony
(03.02.18)
Birine olumsuz yorum yapmayı, özellikle fiziksel görünüşü üstüne, çok garip buluyorum ben. Yani, biri buraya fotoğraf yüklemişse demek ki bir sebepten dikkat çekmek istemiş anlık da olsa, beğenilmek istemiş. Yoksa kimsenin “ya dur fotoğrafımı koyayım da inşallah kıçıma benziyorsun derler” diyeceğini sanmam akıl sağlığı yerindeyse. O sebeple samimiyetle yapılacak bir övgü varsa, onu söylemekten imtina etmek gereksiz. “Uu göğüslerin süpermiş” gibi sınırı aşacak bir şey değil de, ne bileyim ben de dün birine “aa saçlarınız ne güzelmiş” dedim mesela, çok yakışmış bir modeli vardı zira. O kişi de “teşekkürler” dedi ve konu kapandı bütün iltfatlarda olması gerektği gibi. Bir de üslupla da alakalı herhalde, bazı kişiler ciddiyet olmadan, sadece şaka olarak “ayakkabıyı ne kadara boyuyon kardeş?” diyor komik oluyor, aynı yorumu başkası yapıyor garip oluyor. En anlamadığım gerçekten kastederek ve çekinmeden, “çirkinsin, sıfır” falan gibi kırıcı yorumlar yapmak. İnternetin insana verdiği güç çok korkutucu, o anda karşınızdakinin canını yakabileceğinizi bilince akıl gidiyor resmen.

Hem tacizci durumuna düşmekten hem de “socially awkward” olmaktan kaçınmak için tavsiye edilen bir yaklaşım vardır, “if it feels inappropriate, it probably is.” Bir şey garip geliyorsa muhtemelen öyledir yani, kaçınınız.

Amaan soruya da cevap vermedim, önemli bir şey de söylemedim. Lüzumsuz oldu.
0
sopiro
(03.02.18)
(17)

Lazanyanın yanına ne iyi gider?

mortingensitrayzee
Pazar günü arkadaşlarım gelecek toplamda 4 kişiyiz, mini fırın güveçlerine lazanya yapmayı düşünüyorum. Daha önce hiç denemedim. Hepsini 3 er yapraklı yapsam yeter sanırım. Öncesinde hafif bir çorba düşündüm. Lazanya yeterince doyurucu olur gibi geliyor. Çorba + Lazanya + Salata çok mu boş gelir? Ön
Pazar günü arkadaşlarım gelecek toplamda 4 kişiyiz, mini fırın güveçlerine lazanya yapmayı düşünüyorum. Daha önce hiç denemedim. Hepsini 3 er yapraklı yapsam yeter sanırım. Öncesinde hafif bir çorba düşündüm. Lazanya yeterince doyurucu olur gibi geliyor. Çorba + Lazanya + Salata çok mu boş gelir? Önerileriniz nedir?
0
mortingensitrayzee
(02.02.18)
bence az gelir(miktar olarak değil çeşit olarak, sonuçta yemekli misafirin var)

bir tatlı şart, bunun yanında bir de zeytinyağlı yapsan iyi olur.

güveç kabında pek sağlıklı olur mu bilemedim, bir de denememişsin daha önce. hamur ya da çatır çatır olmasın?

güveç kapları da pek bir ufak oluyor.
0
Photographer
(02.02.18)
çorba lazanya salata çok iyi üçlü bence, aynen devam.
0
evde liyakat kalmamis
(02.02.18)
@Photographer peşine bir sütlü tatlım da olacak onu atlamışım :)
0
🌸mortingensitrayzee
(02.02.18)
semizotu yap istersen, hem kış zerzevatı, hem zeytinyağlı, hem hafif, bir de süzme yoğurt alırsın güzel olur, hem hafif, hem lezzetli, hem de çeşit.

sütlü irmik tatlısı yapacaksan eğer limon rendesini çok bol koy, azcık portakal rendesi de ekleyebilirsin.
0
Photographer
(02.02.18)
mini çömlekler şunlar ise
i.ytimg.com

herkese 1 güveç verecekseniz yetmez. çorba da zaten o kadar olacak, salata zaten ne kadar yenebilir ki. lazanya dediğimiz makarna gibi, o çömlekte kıymalı makarna olsa ne kadar olurdu bir de öyle düşünün.
yani bence miktar olarak az bu.

öte yandan lazanyayı mı ilk defa yapacaksınız, yoksa güveçte lazanayayı mı ilk defa yapacaksınız bilmiyorum ama bence biraz riskli. ben yapıyorum bazen, altların çiğ kaldığı oluyor, tuzu baharatı eksik olduğu oluyor, sosu az gelebiliyor kuru oluyor. bir de taze hamur, kaynatılması gereken hamur olayları var. yani ben illa lazanya yapıcam derseniz bir deneyin önce derim.
0
senolll
(02.02.18)
fırın güveci iyi bir fikir değil, borcamda yap on numero oluyor, 3 er yaprakta çok az bence ama sen bilirsin, yanında avokado salatası iyi gider. Önden çorba iyi ama ne çorbası orası önemli. Hafif olmalı.
0
firemanjonny
(02.02.18)
@senolll evet güveçte ilk defa yapıcaktım ama sanırım borcamda yapsam riski daha az olacak :))
0
🌸mortingensitrayzee
(02.02.18)
çorba tahmini yapayım, kesin mercimek ya da mercimek çorbası türevleridir.
0
Photographer
(02.02.18)
@Photographer ilkten onu düşünmüştüm ama ağır olur diye domatese döndüm :D
0
🌸mortingensitrayzee
(02.02.18)
hiç şaşmaz, mercimek ya da domates, sanki dünyada bu iki çorbadan başka güzel çorba yok.

hanımlara pratik geliyor tabi, at soğanı ikiye bölüp suya, at patatesi ikiye bölüp, at mercimeği kaynat bas rondoyu al sana çorba.

domatesi de kremasız yaparsın sen şimdi hafif olsun diye, kaşar da koymazsın lazanyanın üstüne koycaksın diye :)
0
Photographer
(02.02.18)
@Photographer yok ya benim onları tercih etme sebebim ikisini de çok seviyor olmam :) domatesi de kremalı düşünmüştüm çünkü öyle çok lezzetli oluyor. Varsa çorba önerileri de alırım :D
0
🌸mortingensitrayzee
(02.02.18)
Menüde bakliyat eksik, bence mercimek çorbası iyi olur.
Yemek davetlerinde en az iki doyurucu bulundurmak iyi oluyor. Birini sevmeyen diğeriyle doyuyor.
Hafif bi sebze yemeği de ekleyebilirsen iyi olur. Lazanya makarna, börek yerine sayılır.

Edit: mercimeğe niye laf ettiniz ki şimdi, mis gibi çorba. hem besleyici hem doyurucu hem seveni çok.
Bi öneri daha: Yemeklerden biri beyazsa diğerini renkli yapın ki ortam şenlensin, alınan besin çeşidi çoğalsın. Diğer çeşidi kremalı sütlü yerine salçalı yapmak daha iyi olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.02.18)
hergün mercimek çorbası olsa içerim mecimekten şaşma domates de güzel seçim,
lazanyaları borcamda yap güveçte az gelir +1
normal salata yap, yanına yoğurtlu bişeyler olabilir(2 çeşit soğuk iyi olur)
tatlım zaten var demişsin. bence yeterli.
0
basond
(02.02.18)
Taze fasulye ya da pırasa gibi bir zeytinyağlı ve fırında patates güzel olur bence bu menüde.
0
ms brownstone
(02.02.18)
lazanya tarzı bir yemeğin yanına sebze türlerinden patlıcan çok yakışıyor bence, közleyip meze olarak sunsan ya? sağlıklı ve hafif bir seçenek hem.

yanında şarap içilecekse, soğuklardan füme et, peynir gibi zahmetsiz ama hem sofrayı daha bir dolu gösterecek ve protein oranını artırracak seçenekleri de ek olarak düşünebilirsin.
0
treamorg
(02.02.18)
her lazanya yapışımda istisnasız brokoli de yapıyorum, haşlayıp üzerine zeytinyağ+limon+sarımsak+tuz sosu döküyorum, yan olarak hoş oluyor.
0
ozgur bir kusun hatirati
(02.02.18)
madem İtalyan mutfağından gideceksiniz, o zaman kaşarlı domates çorbası ya da kremalı brokoli çorbası gibi bir şey yapın.
tatlı da tiramisu olabilir mesela.
salata zaten yeşil olur diye tahmin ediyorum.

yanında bruschetta olur, kızarmış kuşkonmaz olur, ricottalı (ya da herhangi bir peynirli) kabak olur, patlıcanın türevleri olur (balzamikli, mozarellalı bir sürü tarifi var ya da en kötüsü patlıcan kızartması bile olur).
yani 1-2 tane side dish dediğimiz, arasıcak tarzı ufak bir şeyler daha olmalı bence.

bir de, 3 yapraklı lazanya kimsenin dişinin kovuğuna gitmez.
dikdörtgen bir borcama, 4-5 katlı normal bildiğimiz şekilde yapın bence.
0
blatta hiberna
(02.02.18)
(28)

Yaş - Borç

tatlar kacti
Kaç yaşındasınız?Borcunuz var mı?Varsa ne kadar?
Kaç yaşındasınız?

Borcunuz var mı?

Varsa ne kadar?
0
tatlar kacti
(01.02.18)
24

15 bin falan sanırsam.
0
rahip janick
(01.02.18)
sorudan sonra bi hesaplayayım dedim.
14.417 lira yaş 22.
0
kurmalifare
(01.02.18)
24,5. Hiç borcum yok.
0
dissendium
(01.02.18)
36
Borç yok.
Birikim var.
0
twelfth
(01.02.18)
33
Yok
0
sopiro
(01.02.18)
32, yok.

kredi kartı limiti kadar parayı evde nakit tutacak kadar takıntılıyım. hiç borcum yok.
0
babilbaligi
(01.02.18)
24.
14.000 yüksek lisans kredi borcum var.
0
mutlusismankedi2015
(01.02.18)
31, 7500 TL
0
femme vitale
(01.02.18)
24, 13000
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.18)
23, 600 TL
0
der meister
(01.02.18)
29, 14.000 TL yüksek lisans kredi borcum var.
0
early morning rain
(01.02.18)
27

140 bin
0
fallopian
(01.02.18)
Herkes mi borclu yahu ? 30 yasinda insan yok, hepsi 20'lerde...
0
burka
(01.02.18)
27. yok.
0
kivanc1
(01.02.18)
29 yok
0
Traveller
(01.02.18)
27, yok.
0
111111
(01.02.18)
25 yaşındayım. 16 bin küsür kyk borcum var.
0
ms brownstone
(01.02.18)
28, yok.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(01.02.18)
30 borç yok
0
fasulyek
(01.02.18)
24, yok.
0
MtKrt
(01.02.18)
28, kyk borcunu ödemedim hala.
0
ron dennis
(01.02.18)
35, ailemin borçlarını ödüyorum. Oturup hesap kitap yapamıcam şimdi.
0
yaren
(01.02.18)
28.

1000€ civari.
0
kuehles blondes
(01.02.18)
24 yasindayim 1500 lira varsa vardır
0
tiredpanda
(01.02.18)
25, 368000. ev borcunu itelediler bizimkiler sağolsunlar. kredi kartlarına falan girmiyorum. tek tesellim kyk borcum yok:d öf:/
0
hemsta
(01.02.18)
32, yok.
0
awareim
(01.02.18)
aylık geliri bilmeden, borcun hiç bir önemi yok ki?

aylık geliri 1bin tl olan adamın 10bin tl borcu olması ile

aylık geliri 20bin tl olan adamın 10bin tl borcu olması aynı şey mi?
0
midilli35
(01.02.18)
28, yok.

Evim kira, arabam şirket arabası. 6 aylık maaş kadar birikimim var.
0
roket adam
(01.02.18)
(9)

Hangi evi tercih ederdiniz

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
1) gulsuyu metrosunun dibinde bi sitede 1+0, kirasi 900, 270 lira aidatli. 7/24 guvenlik, havuz vb seyleri var.2) capitol alisveris merkezinine yuruyerek 5 dk(baglarbasi metrosunada 5 dk yuruyerek) 1+1 1300 lira kira, evin ici guzel ama apartman eski.-is yerim yenisahra metro istasyonunun orda.Sizin
1) gulsuyu metrosunun dibinde bi sitede 1+0, kirasi 900, 270 lira aidatli. 7/24 guvenlik, havuz vb seyleri var.

2) capitol alisveris merkezinine yuruyerek 5 dk(baglarbasi metrosunada 5 dk yuruyerek) 1+1 1300 lira kira, evin ici guzel ama apartman eski.

-is yerim yenisahra metro istasyonunun orda.

Sizin tercihiniz?
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(31.01.18)
1+0 evde yaşanmaz. 1+1 olmalı en az ev dediğin. O yüzden 2.
0
devilred
(31.01.18)
1+1 derim,kesinlikle.
0
archery
(31.01.18)
ritim istanbuldan bahsediyorsun muhtemelen. onun 1+0'larında yaşanmaz, daha doğrusu 1+0 evde yaşanmaz.

kesinlikle 2
0
nrmnm
(31.01.18)
1+0 evde yaşanmaz'cılardanım ben de.

2.
0
oekuklu
(31.01.18)
Ritim Istanbul bence guzel, ben de oraya tasinmayi dusunuyorum metroya 2 dk uzaklikta cunku. Gulsuyu pek de sayilmaz orasi mahallenin derinlerine gitmeyeceksen.
0
Traveller
(31.01.18)
1+0 hapishane hayatı olmasının yanı sıra gülsuyu büyük bi eksi.
her türlü 2 diyorum.
0
Zargasyonel Vak'a
(31.01.18)
capitol'un ordaki eski evlerde kalmıştım. özellikle giriş veya 1. katlarda akrep ve fareden geçilmiyor haberin olsun. gülsuyu da sosyal açıdan çook sorunlu bi yer.
0
dizicolleague
(31.01.18)
2.
0
ms brownstone
(01.02.18)
1+0 olması dışında sitede yaşamak her zaman eski binadan 500 kat daha iyidir.
0
roket adam
(01.02.18)
(21)

toplu taşımaya ne kadar yürüyorsunuz?

nonik
Evinizden işe/okula gitmek için toplu taşıma ya da servislerinize ne kadar mesafe yürüyorsunuz? Kaç dakika sürüyor?
Evinizden işe/okula gitmek için toplu taşıma ya da servislerinize ne kadar mesafe yürüyorsunuz? Kaç dakika sürüyor?
0
nonik
(31.01.18)
Çok yakın olduğum için her zaman metro kullanıyorum, 3 dakika falan sürüyor.
0
tabirimekruh
(31.01.18)
binanın kapısından çıktıktan sonra, sallana sallana 1.5 - 2 dakika.
0
rahip janick
(31.01.18)
okula yürüyerek gidiyorum, 10 dakikada fakültenin kapısında oluyorum. (bkz: ege üniversitesi)

başka bir yere gitmek için otobüs ve dolmuş durağına gitmek için ise 2 dakika yürüyüp caddeye çıkıyorum.
0
barky
(31.01.18)
evden 2 dakika 130 metre, iş yerinden 3 dakika 160 metre.
0
dedim ben sana
(31.01.18)
okula bisikletle gidiyorum 5 dk sürüyor, yürürsem de 13 dakika falan.
0
senolll
(31.01.18)
Biri otuz adım diğer durak elli adım falan
0
hernezıkkımsa
(31.01.18)
Vapur ve metro 4-5 dakika sürüyor yürüyerek. Daha yakında nadiren kullandığım bir otobüs durağı var. Orası 1 dakika sürmüyordur muhtemelen.
0
ms brownstone
(31.01.18)
iş yerinden metro istasyonu 7 dakika.
evden metro istasyonu 4, otobüs durağı 1, taksi durağı 5 dakika.
0
onemoremile
(31.01.18)
metro ve otobüs durağı max. 3 dk. marmaray ise 5 dk. not:üsküdar

işe servisle gidiyorum. o da 3 dk falan.
0
hemsta
(31.01.18)
evden metro durağı 1.5-2 dakika, dolmuş 1 dakika.
0
yatagants
(31.01.18)
otobüs 1 dakikadan az raylı taşıma 2 dakikadan az.
0
hedep
(31.01.18)
evden minibüse 8 dk,
minibüsten metrobüse, 1 dk,
metrobüsten işe, 14 dakika!
0
asabi
(31.01.18)
Evden otobüs durağı ve işyeri servisi 1-2 dakika.

Metro yürüme 10 dakika ama otobüse binip 1 durak gitmek daha çok işime geliyor.
0
cleric
(31.01.18)
Banliyo trenine 12 dakika civari ama o mesafeyi bisikletle gitme fikri var, o zaman 3-4 dk olacak tabi.
0
fortisvita
(31.01.18)
toplu taşıma kullanmıyorum. servise yürüme mesafem 5 dk. haftasonlarıda arabayla gidip geliyorum.
0
sizofren06
(31.01.18)
araba ile gidiyorum.
Metro ağı yarı gelişmiş bir şehirdeyim. Trafik az benzin ucuz.
Toplu taşıma için 18-20 dakika yürümem lazim
0
benaslindayohum
(31.01.18)
- tramvaya 3 dakika
- otobüse(veya dolmuşa) 2 veya 5 dk (yönüne göre değişiyor)
- metroya 10 dk
- metrobüse 15 dk

Tabanım ağırdır.
0
lazor
(31.01.18)
otobüse 2 dk metroya 20dk
0
blacksky
(31.01.18)
Evimden ana caddeye 4-5 dk yürüyorum, şimdilik çoğu iett mevcut 2019 da metro açılıyor
0
mortingensitrayzee
(31.01.18)
metroya 12-15 dk arası degisiyor
otobus,minibus vs. 3-5 dk arasi
toplu tasima kullanacaksam metroya yurumuyorum bu yuzden metroya uyuzum
0
tiredpanda
(31.01.18)
Sabah 2dk aksam 10-15dk
0
stavro
(31.01.18)
(3)

devlet tiyatroları bilet

contavolta
biletiva'dan bi oyuna bilet alacağım. indirimli bilet 9 tl, tam 15 tl. indirimli dediği öğrenci mi oluyor? öğrenci alsam kontrol olur mu?
biletiva'dan bi oyuna bilet alacağım. indirimli bilet 9 tl, tam 15 tl. indirimli dediği öğrenci mi oluyor? öğrenci alsam kontrol olur mu?
0
contavolta
(31.01.18)
Ankara'da sorduklarına rast gelmedim. Ama istanbul'da öğrenci kimliği sordular.
0
karacigerim vur kadehlere
(31.01.18)
istanbul'da her seferinde soruyorlar bana.
0
antipodes
(31.01.18)
Sahneye göre değişiyor olabilir bence. Beyoğlu Küçük Sahne'de şimdiye kadar hiç kimlik sorulmadı mesela bana ama Cevahir'de sormuşlardı diye hatırlıyorum.
0
ms brownstone
(31.01.18)
(25)

Fizikte mi daha çok zorlandınız matematikte mi?

ya ben lan neyse
lise yıllarında?
lise yıllarında?
0
ya ben lan neyse
(29.01.18)
her türlü fizik.
0
diffarentiationation
(29.01.18)
Matematikte. Her konusu değil ama bazı konuları illallah dedirtmiştir.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Konudan konuya değişir ama toplamda fizik daha zorladı. Özellikle fizik 1 (özellikle optik ve elektrik) o yaş grubu için zordu. Bizim zamanımızda 9. sınıfta optik vardı. Matematikte de trigonometride çok zorlandığımı hatırlıyorum.
0
doxanikee
(29.01.18)
Fizik, iyi yapabilseydim iyi bir sayısalcı olurdum. Iyi matematik yapmam sayısalcı olmam için yeterli değildi.
0
cabiday
(29.01.18)
klasik fen liseli inek öğrenci olarak aslında ikisinde de çok sorun yaşamamıştım ama formül hafızam rezalet olduğu için fizikteki manyetizma, modern fizik vs gibi bol formüllü konularda biraz sıkıntı çekmiştim.
0
nundu
(29.01.18)
Fizik. Rezil kelimesinin övgü olacqğı bir fizikçi vardı. Üniversitede ve ona hazırlanırken dersanede gördüm ki çok kolaymış aslında matematik de fizik de.
0
nawar
(29.01.18)
Ay lise yıllarıma gittim, tekrar yazmak istedim :)

Matematikte zorlanMAdığım konular: trigonometri, limit, türev ve integraldi. Geri kalanın da zorlandım baya ya. Sınav seviyesinde değil ama yazılı seviyesinde zorlandım yani. Allah biliyor hala göresim gelmez bazı konuları. Sorunun konular değil de yazılı soruları olduğunu yeni idrak ediyorum ama.

Fizikte: devreli elektrik sorularında zorlanıyordum.

Sonuç olarak fizikçi oldum. Matematik ve fizik arasında direkt bir bağlantı yok demek ki. Ya da şu an sallıyorum :D

Edit: sanırım fen lisesi olduğunu belirtmeyeni dövüyorlar. Fen lisesi benim de. ardından Boğaziçi fizik.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Fizik öylesine bir dünya ki, benim için korkunç geliyor. bugün bile lise kitaplarındaki Fizik'e baksam içim kararır, Diferansiyel Denklemler dersi bile çok daha kolay geldi bana, Fizik ne öyle ya.
0
algoritma uzmani
(29.01.18)
Fizikte daha cok zorlandim.

6., 7. ve 8. sinifta matematik olimpiyatcisiydim. Calisirken hem zevk aliyordum hem de calismamim karsiligini gorebiliyordum. O aliskanlikla matematik hep gozdem oldu. Fizigi de lise sonda dogru duzgun anlatan bir hocaya denk gelene kadar hep ogretildigi gibi ogrendim. Temelsiz ogrenilen bilgi de zorluyordu beni. Universitede her iki alandan aldigim derslerde de hocalarim cok iyiydi ve supersonik problemler disinda zorlanmiyordum pek.
0
lamira
(29.01.18)
Fizik.
0
i was made for you
(29.01.18)
Fizik.
0
ms brownstone
(29.01.18)
Bir dilci olarak matematiğe ne kadar kafam basmıyorsa fiziğe o kadar basıyordu. Gerçi kimya-biyolojiye daha da çok basıyordu fiziğe göre ama fiziğim matematikten iyiydi. Gerçi öyle yoğun fizik-matematik görmedim ama fiziği okul müfredatı haricinde, bir bilim dalı olarak sevip takip ettiğim için az çok ne bilip bilmediğimi bilebiliyorum.

Matematiğin sorunu da bu zaten, öğrenmeyi gerektirecek bir ilgi alanı yok. Uzayı seven, bilimsel gelişmeleri takip eden bir insan azıcık derine dalarsa fiziğe ilgi duyabiliyor, temelini anlayabiliyor. Matematik ise kendi kendine sorun yaratan bir alan gibi, ilgi çekici şeylere alakası daha az.

Tabii ki fizikle iç içe ama fizik matematik kullanılarak hesaplanmış gerçekler demek bi açıdan, ben burada aracı değil amacı ilgi çekici buluyorum. Fiziği kavraması bir noktada daha zor olsa da ilgi çekici, matematik sadece bilmek gerektiği için öğreniliyor gibi bir intiba bırakıyor.

Gereksiz bişeyler anlattım galiba sfjglgkd. Neyse yani, ikisinde de zorlandım ben ama fiziği anlayabiliyordum, anlayınca biraz daha kolaylaşıyordu işler. En kötü mantık kurarak çözüyordun, matematikte her şey soyut ki...
0
Bruce
(29.01.18)
Açık ara fizik.
0
femme vitale
(29.01.18)
Sayisalcilikla çok büyük vakit kaybettim ben zaten. Matematik, kimya anlıyor, yapıyor, doktor, mühendis olsun dediler, yolladılar sayısala. İki üniversite okudum, şu an edebiyat, coğrafya çalışıyorum. Sırf yetenek yetmiyor işte, ilgi duyulması da gerekli. Lise hocalarım hayatımdan rahat 12 senemi aldılar. Bunu da buraya niye yazdıysam.
0
femme vitale
(29.01.18)
lise müfredatı ve hoca profillerine göre lise 1-2 fizik 3-4 matematik; ama ygs-lysye hazırlık anlamında matematik daha çok zorladı.

*fen lisesi
0
bass solo take one
(29.01.18)
Fizik
0
jimjim
(29.01.18)
öss'de fizik1 full - fizik2 bir boşum vardı. sayısaldan 105.000. oldum. teşekkürler.
0
brakgn
(29.01.18)
hiç birinde xD

şaka şaka fizik. ikisinden de tiksinirim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.01.18)
her mat yazılısı öncesi karşıdan karşıya bakmadan geçerdim, belki yazılıyı görmeden ölürüm diye. O derecede nefretimdir matematik. Geometri değil bu arada bahsettiğim, geometri yine iyiydi.
fizik daha iyiydi, içindeki mat sadece araç olarak kullanılıyor, başka kafası var. Öss de 1 ve 2 yi tam yapmıştım zaten.
*fen lisesini kazanıp burun büküp gitmeyip o ayarda bir anadolu lisesine giden kişi
** allah o matematiğin belasını versin, iyi ki kurtuldum
0
fallopian
(29.01.18)
ikisinde de
0
tranceforresuminglife
(29.01.18)
Bizim zamanımızda müfredatı fizik bir yıl kimya diğer yıl olarak ayarlamışlardı. Fizik yılında fizik öğretmeni yoktu, kimya yılında da okulun bitmesine 1 ay kala kimya öğretmeni atandı.
Fizik, kimya boş ders ( kitap okumaca, şarkı türkü dinlemece, yazı/şiir yazmaca vb.) matematik ise ağırlıklı dersimdi ve en sevdiğim derslerden biriydi.
Bu nedenle lisede ikisinde de zorlanmadım. Üniversitede fizik kimya gerekmeyen bölümdü, sıkıntı yaşamadım ama sonrasında yaşamın içinde bilmediğim için zorlandım çünkü fizik, kimya, biyoloji salt meslek için değil esas olarak yaşarken gerekiyor. Annelere illaki gerekiyor.
(Bir anne a101 seviyesinde de olsa her konuyu bilmeli)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.01.18)
fizikçiyim, bildiğin odtü'de fizik okudum. lise yıllarında fizikten ne çektiğimi bir ben bilirim.

p.s. öss'de fizik tam yaptım, matematik de 43 netti.
0
babilbaligi
(29.01.18)
Okuduğum lise fen ağırlıklı bir liseydi. Matematik, kimya ve biyolojinin hepsini sevdim. Fizikte ise sadece bir konu (eğik atış) yüzünden mühendis olmamayı tercih ettim. Kabus gibiydi.
0
SiyamkedisiZorro
(29.01.18)
Ben fizik okudum zaten. Lisede de şakır şakır kopya verirdim o kadar iyiydim yani..
matematigim ise
Lise 1, 1
Lise 2, 1
Lise 3, 0 di. Ortalamayla gectim sinifi.

Ben kagidimi kontrol ederdim mesela 60 almam lazim. 43 , 23 falan gelirdi 45 olsa 2, 25 olsa 1 oluyodu galiba. Serefsiz hoca, kizim sizin durumunuz iyi neden kursuma gelmiyorsun dediginde anlamistim. Neyse lise 3 te annem de ogretmen sikayet etti, sorusturma falan acilmisti diye bana dusman olmustu bir de. Okulu falan degistirildi sonra.

Matematikle ilgili sikintisi olan bir cok kisinin sebebi ya calismamaktir ya da boyle serefsizlerdir.
0
durgunfoton
(29.01.18)
lise yıllarında ikisinde de sıkıntı yoktu. türev, integral bizim zamanımızda öss'de çıkmıyor diye işlenmezdi doğru düzgün belki de o yüzden. onlar olsaydı muhtemelen matematik olurdu.

şimdiki adı yds mi neyse de kendi girdiğim öss'de dahi matematikten 3 komple fizikten 2 yanlış yapmış bi insanım ve çoğu deneme sınavlarında da fen bilgisinden matematiğe göre daha çok net çıkaran tek kişiydim belki de :)

üniversitede de matematik daha çok zorladı. hatta fizik ve fizikle alakalı derslerin vizelerinde fizikle alakalı kısmı halledip çözüm için sadece matematik kısmı kaldığında soruyu öylece bıraktığım çok oldu.

bunları yazdıktan sonra yorumlara kısa bi baktım da sanırım matematik diyen tek kişi benim :)
0
washe
(03.02.18)
(13)

Anne ya da babanızın küs olduğu biriyle siz de küs müsünüz?

m e b
Hani akrabalar arasında bazen küslük yaşanır ya. Anne ve babanızın küs olduğu kişiler olunca, siz de küslüğü sürdürüyor musunuz yoksa "Annemlerle onlar arasında bir şey bu. Beni ilgilendirmez, konuşurum." mu diyorsunuz?Bizde böyle bir durum var. Anne ve babama haksızlık yaptıklarını gördüğüm için ka
Hani akrabalar arasında bazen küslük yaşanır ya. Anne ve babanızın küs olduğu kişiler olunca, siz de küslüğü sürdürüyor musunuz yoksa "Annemlerle onlar arasında bir şey bu. Beni ilgilendirmez, konuşurum." mu diyorsunuz?


Bizde böyle bir durum var. Anne ve babama haksızlık yaptıklarını gördüğüm için karşı taraf benimle konuşma konusunda sıkıntısı olmasa bile ben küs duruyorum. Siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?
0
m e b
(28.01.18)
haklı olan taraf ailemse, küs oldukları kişiyle muhabbeti keserim ama denk geldiğimde selam da veririm. küslük ilkokulda bitti benim için.
0
brakgn
(28.01.18)
ben küs olmam. ama ne yazık ki olanlar vardı. dayılarımla aynı şehirde yaşıyoruz. bir ara yolda beni görmüş, ben görmemişim. adam buna tavır yapmış. daha sonra annemle konuşurken bunu söylemiş arkamdan. hatta ailemle de kısa bir süre konuşmadı bunu gerekçe göstererek. yuh dedim başka da bir şey demedim. daha sonra düzeldi tabi aramız.
0
blue eyes white dragon
(28.01.18)
evet ben de görüşmüyorum.

ed: aileme göre hayatımı şekillendirmiyorum ve onların düşünceleriyle yaşamıyorum ben de. yazmaya gerek görmedim o kısmını. bu tür ilişkiler çok yıpratıcı oluyor.
0
pinkpeony
(28.01.18)
değilim kendi düşüncelerim var o yüzden kimle küsüp küsmeyeceğime ben karar veriyorum.

fakat ailemin düşünceleri ve dedikleri belli ölçüde fikirlerimi etkiler tabiki.
0
powerpufgirl
(28.01.18)
Bir birey olarak o kişilerle beni de etkileyen bi sorun yoksa görüşmeye devam ediyorum. Herkesin sorunu kendine.
0
bir nick var benden iceri
(28.01.18)
hayır ama annem eltisiyle küstü. biz ona bayramcı gidince anneme imalı şeyler söylediği için razı olmamıştım ama yine de küsmem. büyüklerin kavgaları bana hep mantıksız gelmiştir.
0
for day to break
(28.01.18)
babamla konuşmuyorum mesela.
0
rakicandir
(28.01.18)
Sanırım çok yakın durmamı engelliyor. Ancak karşı taraf aileme karşı haksız da olsa görüşmeyi kesmiyorum. Arayıp, soruyorum yani.
0
candoguaydin
(28.01.18)
Ailede kimseyle küslükleri yok annemin de babamın da ama annemin eskiden yakın olup da bi 17-18 yıldır görüşmediği bir arkadaşı var. O arkadaşının kızıyla görüşüyorduk biz aynı lisedeyken sık sık. Annesiyle görüştüğüm de olmuştu o zamanlar.
0
ms brownstone
(28.01.18)
Annemin babama,
Babamın anneme,
Babamın halama,
Halamın babama,
Babamın kuzenime,
Babannemin kuzenime

diye uzun gidecek küslüklere şahit oldum. Abartı bi' durum olmadıkça umursamam küslükleri.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(28.01.18)
Annem teyzemle küs, ben konuşuyorum.

Küslüğün nedeni çok önemli.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(28.01.18)
Ne olursa olsun beni annem babam buyuttu, hala amca teyze vs degil. Evde belki yaptigin yanlis vs derim, ortami yumusatmaya calisirim ama disarda tam destek, full destek olurum.
0
beriberi
(28.01.18)
ben kendimi bildim bileli annemle babama dayımla konuşmuyordu, dolayısıyla benim hiç tanışıp konuşacak ortamım olmadı. Gördüğümde de hiç konuşmaya yeltenmedim o da yeltenmedi.

ama kuzenlerle aram iyiydi mesela.
0
facebook
(29.01.18)
(15)

kızdan para alan erkek

for day to break
yediğinin içtiğinin parasını hep kız verdiği gibi, evine giderken yol parasını da kızdan almış. yeni tanışmışlar daha 1 hafta olmuş. kız kör kütük feci kaptırmış kendini. bu ilk ilişkisi, üniversite 2'de. sağlık sorunları var, doğuştan tiroitleri yok, ilaçlarla büyüdü. oğlan yine para istemiş bundan
yediğinin içtiğinin parasını hep kız verdiği gibi, evine giderken yol parasını da kızdan almış. yeni tanışmışlar daha 1 hafta olmuş. kız kör kütük feci kaptırmış kendini. bu ilk ilişkisi, üniversite 2'de. sağlık sorunları var, doğuştan tiroitleri yok, ilaçlarla büyüdü. oğlan yine para istemiş bundan güya ayın 5'inde hepsini verecekmiş. sakın yollama diye daha nasıl denir bilemedik biz? böyle dolandırıcı erkekler var mı etrafınızda, ben ayın 5'inde parayı yollayacağına hiç inanmıyorum.
0
for day to break
(28.01.18)
hayır bence çok güzel ama sanırım özgüveni pek yok. birde çok minyon o yüzden çocuksu görünüyor. hiç erkek arkadaşı olmadı bugüne kadar. 24 yaşında.
0
🌸for day to break
(28.01.18)
Bir insan sağlık sorunları nedeniyle bir ilişki yaşamaya aç olabilir ve bu nedenle saf davranabilir, orası tamam da, bir yerde durup napıyorum lan ben demiyor mu bu kız? Eğer demiyorsa durup düşünmesini sağlayın. Kızım bak bu çocuk faydalanıyor senden falan diyin. Yine de 5'ine kadar beklesin ama. Belki yollar. Belki gerçekten fakirdir. Direkt dolandırıcı demek de doğru değil.
0
dissendium
(28.01.18)
aynı şeyi kuzenimle yaşadık koparana kadar iflahımız şey oldu, ne kadar dil döksekte anlatamadık, size gerçekten kolay gelsin. Kendisi kandırıldığını anlayıp, ikna olana kadar zor.
0
dilligaf
(28.01.18)
@dissendium, demez olunur mu ama sanırım bir çok kişi tarafından çok demekte bir yerden sonra karşı tarafa etki etmiyor. bu arada teşekkürler her zaman saygılı ve güzel yorumlarda bulunuyorsun. diğerleri sizler de sağ olun.
0
🌸for day to break
(28.01.18)
üniversite öğrencisi olduğundan verilen borcun çok büyük olduğunu tahmin etmiyorum. bence bekleyip görmeli. dediğiniz gibi bir adam çıkarsa da ucuza önemli bir ders almış olur.
0
brakgn
(28.01.18)
ben de 20 yaşındayım ama hiçbir zaman bu kadar salak olmadım açıkcası kendim çalışıp para kazanıyorum ya da ailem destekliyor kalkıpta kendi alın terimi ya da ailemin hakkını "çok aşığımmm" triplerine girip başkasına yedirmem yani (hastalık yada 1-2 seferlik durumlar hariç) bazı insanlar başına gelenleri hakediyor ben de yol göstermiyorum?

kız da 19 yaşında sanırım 19 yılda bunu öğrenememiş mi? benim de hayatımda birçok hatam oldu ama düşe kalka kendim öğrendim o yüzden kızın aklının başına gelmesi için hiçbir tavsiye vermem (ki genelde dinlemiyorlarda zaten) uzaktan yere düşmesini izlerim açıkcası istersen bana kötü insan de ama bu böyle.

erkeğin dolandırıcı olduğunu sanmıyorum istemiş kız da vermiş bu dolandırıcılık değil kızın aşırı saflığı. Böyle insanlar etrafımda zaman zaman oluyor ama gördükçe postalıyorum.
0
powerpufgirl
(28.01.18)
Aynı şeyi ben 19 yaşlarında yaşadım üstelik neredeyse öğrenim kredimi bile kaptiriyordum. Arkadaşımın annesi beni uyarmıştı ama kör kütük aşıktım.

Kendi hatalarını yaparak öğrenecek hayatı. Siz ne kadar söyleseniz de boş. Bir yerden sonra müdahale edemiyorsun zaten. Ama büyük bir hayat tecrübesi olacak onun için. Siz takipte kalın yeterli.
0
old possum
(28.01.18)
@puwerpufgirl, bu çok sevdiğin biri olsa bu şekilde davranamazsın bence. sonuçta da dediğin gibi söylemek hiç ama hiç kar etmiyor. umarım düşünce canı çok yanmaz.
0
🌸for day to break
(28.01.18)
çok sevdiğim biri olsa da yapmam çünkü önceden yaptım ve daha sonra insanlardan "hayatıma çok fazla müdahale ediyorsun" gibi bir tepki alınca bıraktım ve bir süre sonra sende olduğu gibi insan kendi sorunuymuş gibi hissediyor gereksiz yere bir stres oluyorsun halbuki şuan ne kadar huzurluyum ba na ne? diyip geçebiliyorum sana da tavsiye ederim. boşver yani herkesin hayatında sorunları var bazıları ise bu sorunları kendi yaratıyor.
0
powerpufgirl
(28.01.18)
Durum çok saçma. Ama ikisinin de üniversite öğrencisi olduğunu göz önüne alırsak belki çocuk da kötü niyetli değil de sadece yolsuzdur.

Kötü niyetliyse de yapacak bir şey yok. Hem yaşı genç hem ilk ilişkisi diyorsunuz, kendini kaptırdığına göre laftan anlamayacaktır. HATTA çocuk hakkında kötü konuşmanız, çocuğu daha da kıymetli edecek. Söylenmesi gerekeni söylemişsiniz anladığım kadarıyla. Fazlasına gerek yok. Bırakın "çarpa çarpa kendisi öğrensin". Gelen paraya gelsin. Biraz para kaybetsin, aklı başına gelince biraz üzülsün, pişman olsun, kendine küfretsin ama kendi dersini kendi almış olsun.

Seviyoruz diye her şeyden korumaya gerek yok insanları. Sürekli steril ortamlarda büyütülmüş çocukların çok daha kolay hasta olması, daha rahat bırakılanların daha dayanıklı olması gibi, bu kızcağız da biraz bağışıklık kazansın.

Tekrar söylüyorum, çocuğun kötü niyeti olmayabilir de. "1 haftadır tanıdığı insandan nasıl para ister" diye sorarsanız, öğrencilik ortamında daha rahat olur o muhabbetler malum. Yetişkin aklıyla bakmamak lazım bu kısma.
0
lazor
(28.01.18)
Üniversite 2'de çok benzer bir durum yaşadım ben de. Zaten farklı şehirlerdeydik ve o geliyordu benim yanıma. Bütün uçak biletlerini ben alıp yediğimiz içtiğimizin çoğunu ödüyordum o zaman. Ailesinin bazı sıkıntıları olunca aylarca telefon faturasını ödedim, öğrenci halimle binlerce lira para verdim bir daha geri gelmeyeceğini bilerek.

2.5 sene falan bu kadar salaklık yaparak yaşadım ve hiç uyanmadım. Sonra sırf tembelliğinden o halde olduğunu, bazı şeylerde beni resmen kullanmaya başladığını falan görünce gözüm açıldı biraz. Başka şeyler de vardı ama bu saydıklarımın da etkisiyle inanılmaz soğudum o insandan.

Yani demek istediğim siz ne kadar laf anlatmaya çalışsanız da o kız da kendisi deneyimleyip farkına vararak anlayacaktır. Umarım benimki kadar uzun sürmez gözünün açılması ama er ya da geç açılacaktır.
0
ms brownstone
(28.01.18)
Neyse 12 yasinda kalbini erkekler kirmamis 24 yasinda kalbi ilk kez kirilacak. Kalp kirilmadan ogrenilmiyor.
0
Traveller
(28.01.18)
herhaltibiliyoring
(28.01.18)
Siz bu kişiyi bizzat tanıyor musunuz?

Bana kalırsa bırakın kendi yollamak istiyorsa yollasın. Evini arabasını satıp vermiyor ya?

-Adam parayı geri gönderirse size düşman olur.
-Göndermezse sizi daha dikkatli dinler.

Koca kız kendi size danışmıyorsa siz niye hayatına müdahale ediyorsunuz?

Yorumları okuduktan sonra edit: Kadın versiyonu daha yaygın, toplumda kanıksandığı için görünmez oluyor.
0
idexo
(29.01.18)
Etrafımda çok gördüm evet. Yakın bir arkadaşımın ilişkisinde de şahit oldum. Önce ufak ufak meblağlarla başladı, adam ilk başlarda geri ödedi, sonra ödememeye başladı. Ve kredi çektirmeye kadar gitti. Engelleyemedik. Sonra da adam hiçbir şeyi ödemeden defolup gitti. Büyük rezalet çıktı.

1 haftalık ilişki, kız çocuğun yediğini içtiğini ödüyor, yol parasını veriyor, üstüne borç veriyor. Bana hiç masum gelmedi bu tablo.

Dinlemeyecek büyük ihtimal ama yine de oturup konuşun, elinizden geleni yapın. Umarım kısa sürede kurtulur.
0
peggy
(29.01.18)
(19)

bye bye

AlsterWasser
http://www.strawpoll.me/14911394Konuşmalarınızı veya görüşmelerinizi sonlandırırken bu ifadeyi kullanıyor musunuz ? Yazı dilinden bahsetmiyorum yalnız. Örneğin, telefonda görüşmeniz biterken ya da arkadaşınızın yanından ayrılırken vs. Yoksa sevmeyip özellikle kullanmamak için dikkat edenlerden misin
www.strawpoll.me

Konuşmalarınızı veya görüşmelerinizi sonlandırırken bu ifadeyi kullanıyor musunuz ?

Yazı dilinden bahsetmiyorum yalnız. Örneğin, telefonda görüşmeniz biterken ya da arkadaşınızın yanından ayrılırken vs.

Yoksa sevmeyip özellikle kullanmamak için dikkat edenlerden misiniz ?

Bu ifade nasıl ve ne zaman yaygınlaştı? Bir de 90larda Friends dizisinin bir etkisi var mı ?


not: Türkçe konuşurken tabii ki.
0
AlsterWasser
(23.01.18)
Nefret ediyorum kullanmaktan. Yazarken kaçınıyorum ama telefonu kapatırken istemsizce ağzımdan çıkıyor. Fark edince ağzıma vurasım geliyor.
0
Amaranta ursula
(23.01.18)
Yazışırken kullanmıyorum hiç ama konuşurken kullandığım oluyor.
0
ms brownstone
(23.01.18)
samimi olmadığı arkadaşlarıyla vedalaşan plaza kadını lafı bu, bay bay dediğini duyduğum son erkek konuşmayı yeni öğrenen 5 yaşındaki yeğenimdi.
0
Bruce
(23.01.18)
Kullanmıyorum.
Görüşürüz diyorum. Hoşçakal'ı sevmiyorum, ayrılığı çağrıştırıyor.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(23.01.18)
hoşçakal demeyi tercih ediyorum.
0
biravekahve
(23.01.18)
kullanmıyorum. dayım kanada'da yaşadığı zamanlar, anamları aradığında telefonu kapatırken "babay!" dermiş. o yüzden annem bu ifadeyi çok sevdiği için zaman zaman telefon kapatırken "babay" dediğim olur, onun dışında kimseye ne konuşurken ne de yüz yüze "bay bay" demiyorum. genelde "kendine iyi bak", "görüşürüz" yahut arkadaş arası geyiklerinden biri olan "çay içecem sktir git" kullanırım. alakasız olacak ama sonuncusunu da anlatayım,

dersten çıktık, dışarıya çıkacağız sigara içmeye. ben kantinciye sabah takmış olduğum borcu ödemek üzere bir şey söylemeden ayrıldım diğerlerinden. sorduklarında da açıkladım durumu, "siz gidin, ben geliyorum" dedim. sonra bir arkadaşım, hiçbir şey söylemeden peşime takıldı. bunu gören diğerleri de gelmeye, "sen nereye?" diye sormaya başlayınca, arkadaş "çay içecem sktirin gidin" deyiverdi. yani benimle kantine gelecekmiş çay almaya. o umursamazlığı, tonlaması muazzamdı sahfjfajs
0
der meister
(23.01.18)
şöyle bi düşündüm de... yok, kullanmıyorum.
şu var ki: eğer ki ilk adımı karşımdaki kişi atmış ve içten bir "bye" demişse aynı şekilde karşılık veririm.
ukala, ukala türkçe üzerine ahkam kesip, ne karşıdakinin canını sıkarım; ne de kendi enerjimi çarçur ederim.
üstelik, bazen görmesini bilen için o görüşmeyi sonlandıran kısacık cümlede hayatın manası saklı da olabiliyor :)
0
pangea
(23.01.18)
Yazarken de konuşurken de kullanmam.
Görüşürüz ya da görüşmek üzere en çok kullandığımdır.
0
mutekebbir
(23.01.18)
Gerçek hayatta kullanıyorum, kullanılmasında bir sakınca görmüyorum. Kimseden garip bir tepki almadım, insanlar da kullanıyorlar. Yazarken de bb şeklinde kullanıyorum şimdi hatırladım.
0
i was made for you
(23.01.18)
Konusurken hep kullaniyorum. Bu kadar irrite edici bir sey miymis sasirdim.
0
theworldismine
(23.01.18)
yazışırken bay bay yazıyorum. konuşurken de çok sık kullanıyorum çok şirin bişi bence.
0
theseachange
(23.01.18)
bazen telefonda cok samimi oldugum biriyle konusuyorsam cok cheesy bir sekilde "baaaayyyy" dedigim oluyor, bye bye degil ama. baaaaay. araya yumusak g de girebilir :D

hadi bye oluyor bazen. bye bye i bebelere ya da veletlere diyorum, allahaismarladik, hoscakaliniz filan zor gelir.
0
kuehles blondes
(23.01.18)
yüzyüze görüştüğüm kişiden ayrılırken derim daha cok, ekseriyetle el sallayarak
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.01.18)
87’de annem babam köyde öğretmenken köylüler bana giderken eğilip “Bay baay” yapıyorlardı. Demek ki daha önceden girmiş.

YaArken kullanmıyorum. Konuşurken “Görüşürüz” diyorum daha çok ama telefonda ağzımdan çıktığı oluyor. Hoşçakal temelli vedalaşma gibi geliyor. Bazen el sallayıp “Güle güleee” dediğim oluyor; özellikle ailemle görüntülü konuşurken.
0
aychovsky
(23.01.18)
Kullanmıyorum, sağ olsun teyzem geliştirdi bu hassasiyeti ben küçükken. Ben de o zamanlardan beri dikkat ederim kullanmamaya. Otomatikleşti zaten Türkçe konuşurken baybay ağzımda yavan duruyor işimin İngilizceyle ilgili olmasına rağmen. Görüşürüz derim onun yerine ama bazen eksikliğini hissediyorum çünkü görüşme ihtimalimin olmadığı kişilere de görüşürüz diyorum. Bi düşündüm çevremde de kimse kullanmıyor bu lafı.
0
olutaklidi
(24.01.18)
telefonda konuşurken "hadi görüşürüz bay bay" kalıbını kullanıyorum ama yazarken aslaaa! BYE yazmamaya dikkat ederim, nedendir bilmem.
0
pinkpeony
(24.01.18)
Asla kullanmam diyenler neyin kafasını yaşıyor, merak ediyorum. Kullanma da, neden asla?

Telefonda da günlük hayatta da kullanıyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(24.01.18)
Telefon gorusmelerinde kullanirim sadece. Hadi bay bay
0
imelih
(24.01.18)
ya sabah sabah aklıma geldi, şunu da paylaşmazsam olmaz, canım navas ya "thank you my friend, bye bye" ne ahnfhsaafka

www.youtube.com
0
der meister
(24.01.18)
(17)

EkşiDuyuru cevap yazma

facebook
Duyuruda cevap yazarken yazarın kim olduğuna bakıyor musunuz, yoksa yazardan bağımsız olarak cevap mı yazıyorsunuz ?
Duyuruda cevap yazarken yazarın kim olduğuna bakıyor musunuz, yoksa yazardan bağımsız olarak cevap mı yazıyorsunuz ?
0
facebook
(23.01.18)
Bakmadan yazıyorum.
0
tabirimekruh
(23.01.18)
cevap yazarken kimmis bu diye bakmiyorum ama cevaplari okurken bakiyorum.
0
fakyoras
(23.01.18)
bakıyorum
0
rakicandir
(23.01.18)
Yıllardır burdayım ama yazar bazında tanıdığım az. Birkaç troll dışında herkese yazıyorum. Gerçi son zamanlarda okuyup geçiyorum :)
0
intihar etsem de kendime gelsem
(23.01.18)
bakmam, baksam da bisey ifade etmiyor zaten.
0
brkylmz
(23.01.18)
Bakıyorum
0
aquarium
(23.01.18)
Çoğunlukla bakmıyorum. Soruyu okuduktan sonra içeriğine göre kimin sorduğuna baktığım da oluyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.01.18)
bakiyorum
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.01.18)
Bakmıyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(23.01.18)
Bakıyorum ama çoğu zaman bir anlamı olmuyor bakmamın.
0
ms brownstone
(23.01.18)
Bakmıyorum. Arada “Aaa kim sormuş ki” diye cevaptan sonra dönüp bakıyorum.
0
aychovsky
(23.01.18)
Bakmıyorum. Zaten kimseyi tanımıyorum.
0
cemallamec
(23.01.18)
soru anlamsız ya da hoşuma gitmediyse okurken kim yazmış diye bakıyorum. normal sorularda yazarına bakmadan cevaplıyorum.
0
dahinnotha
(23.01.18)
Genelde bakmıyorum. Ancak çok garip bir şey söylenmişse bakıyorum.
Eğer fark ettiysem ismi bir şekilde ve genelde sözel bir tartışmaya girmesem de fikren uyuşmadığım biriyse o zaman cevap vermiyorum.
0
sopiro
(23.01.18)
bakmıyorum, zaten baksam da tanımıyorum yazarları genelde.
0
kaputt
(23.01.18)
Bakmiyorum yazdiktan sonra bakiyorum.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(23.01.18)
Bakmiyorum
0
rn
(23.01.18)
(39)

Hangi kitabı okuyorsunuz?

japon askeri
Ben Aytmatov'dan Beyaz Gemi. Ya siz?
Ben Aytmatov'dan Beyaz Gemi. Ya siz?
0
japon askeri
(21.01.18)
kurtlarla koşan kadınlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.01.18)
ikigai
0
hlt1985
(21.01.18)
Zaman Makinesi (h.g.wells) yeni bitti
0
jimjim
(21.01.18)
Orhan Pamuk - Beyaz Kale.
Ara verdim ama.
0
m e b
(21.01.18)
celal şengör-bilgiyle sohbet
0
rayde
(21.01.18)
Zülfü Livaneli - Serenad
0
tahin pekmez yoğurt
(21.01.18)
Charles Dickens - Oliver Twist
0
ms brownstone
(21.01.18)
Esther Perel'in Mating In Captivity isimli, uzun süreli ilişkilerde cinsellik nasıl aktif tutulur/tutulabilir mi konulu kitabını okuyorum. Böyle de çok yüzeyselleştirmiş oldum gerçi; aslında insanların neyi çekici buldukları, ne istediklerini nasıl ifade ettikleri, yıllarca kafamıza kazınmış bazı inançların yaklaşımlarımızı nasıl etkilediği vs gibi konular inceleniyor.

Bugün başladım.
0
sopiro
(21.01.18)
Sevgi Soysal, Yenişehir'de Bir Öğle Vakti
0
fotrsapka
(21.01.18)
Murat Yetkin, Meraklısı icin entirikalar kitabi
0
rn
(21.01.18)
ihsan oktay anar, galiz kahraman
0
kaichi
(21.01.18)
Dünyayı Sarsan On Gün
John Reed
0
mutekebbir
(21.01.18)
puslu kıtalar atlası- ihsan oktay anar

duyuru yılbaşı hediyeleşmesinde hediyenin yanına kitabı da iliştirmiş canım duyurucu. çok mutlu etti. o yüzden tekrar okuyorum. burdan tekrar selamlıyorum kendisini:)
0
hemsta
(21.01.18)
Sevme sanatı Erich fromm
0
Amaranta ursula
(21.01.18)
georges ifrah-rakamların evrensel tarihi 3.cilt
0
rakicandir
(21.01.18)
son okuduğum üç kitap sırasıyla şöyle.

aytmatov - gün olur asra bedel
aytmatov - cengizhan'a küsen bulut
jose saramago - körlük

son kitabımı bugün öğlende bitirdiğim için şuan yeni bir şeye başlamadım.

aytmatov ya da saramago'nun başka kitaplarıyla devam edebilirim. bu üç kitaba da hayran kaldım.
0
dahinnotha
(21.01.18)
Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam

bitirince başlayacağım kitap:

Doğan Avcıoğlu - Milli Kurtuluş Tarihi
0
burya
(21.01.18)
Sapiens
0
en_birinci
(21.01.18)
decameron
0
tepedeki psychedelic adam
(21.01.18)
İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar - Stefan Zweig
0
nickimin hakkini veremedim
(21.01.18)
Budala - dostoyevski.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(21.01.18)
Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran.
0
soylu
(21.01.18)
Bir Sürü Endişe - Onur Ünlü/Alper Kırklar
0
allegrezi
(21.01.18)
Ian Aitken - Avrupa Sinema Kuramlari
0
battal gemalmaz
(21.01.18)
Orhan pamuk/cevdet bey ve oğulları
0
Dormicumm
(21.01.18)
irvin yalom - existential psychotherapy (doğru düzgün türkçesini bulamadım. imanım gevriyor anlayacağım diye)
ve
şerif mardin - ideoloji
0
d e j i n
(21.01.18)
Homo deus
0
rusyalı kozmonot
(22.01.18)
aytmatov gün olur asra bedel
0
ferrarimizolaydisatardik
(22.01.18)
zor bir ailede büyümek
0
for day to break
(22.01.18)
Ursula Le Guin - Anlatış
0
kobuzchu kiz
(22.01.18)
kervan yolda duzulur - mahir cipil
0
kamyonsans
(22.01.18)
bertrand russell- mutlu olma sanatı
0
daha neler
(22.01.18)
sabahattin ali - kuyucaklı yusuf

sabah başladım.
0
frankie
(22.01.18)
gazap üzümleri- j. steinbeck
0
cabiday
(22.01.18)
Orhan Pamuk- Yeni hayat
0
aquarium
(22.01.18)
Tanrı'nın Tarihi - Karen Armstrong
0
cinsi kisi
(22.01.18)
umberto eco - günlük yaşamdan sanata
0
devilone
(22.01.18)
tahsin yücel - yalan
0
wilhelmwasmuss
(22.01.18)
İtaatsizlik Üzerine-Erich Fromm

*

Beyaz Gemi, okumaya yeni başladığım yıllarda okuyup sevdiğim kitaplardan biriydi.:)
0
harvey
(22.01.18)
(27)

Mutlu musunuz ?

sorunvar
Hayat nasıl ? Derdiniz nedir :)
Hayat nasıl ? Derdiniz nedir :)
0
sorunvar
(21.01.18)
mutlu değilim ama keyfim yerinde.
0
AlsterWasser
(21.01.18)
[GODDARD]
(21.01.18)
İçinde bulunduğum hali AlsterWasser çok iyi tanımlamış +1

Mutlu değilim ama keyfim yerinde
0
helena
(21.01.18)
Mutlu değilim, gelecek kaygım var. Nasıl bir hayatım olacak diye çok düşünüyorum.
0
tahin pekmez yoğurt
(21.01.18)
Mutlu degilim. Yönünü bulamamış yelkenli gibiyim. Kafam hep karışık.
0
femme vitale
(21.01.18)
Genele vurursak 1 senedir mutsuzum aslında ama geçtiğimiz perşembe sabahından beri aşırı mutsuzum. En büyük derdim işle ve kemoterapiyle ilgili şu an. Şimdilik kemoterapi benim için değil ama yakında çevremdeki bazı insanlar kanser edecek bence beni.
0
ms brownstone
(21.01.18)
ölmedik çok şükür yaşıyoruz ama son 2 yıldır kötü giden hayatımda en azından bir noktayı düzeltebildim bu hafta.terfi alıyorum yarın,sevindirici ancak aşık olduğum kişi beni başkası için terk etti kısa süre önce,o yüzden mutluyum diyemiyorum.
0
sinavdan 90 aldigi icin aglayan ogrenci
(21.01.18)
çakal yigenim ayagimi isirdi canim yaniyor.Onun disinda derdim yok.
0
eksimeksi
(21.01.18)
Bu soruya genel bir cevap veremeyeceğim, bu aralar borderline takılıyorum ya çok mutluyum ya da dipte.
0
i m cool with that
(21.01.18)
Mutlu değilim.
0
kablelvuku
(21.01.18)
değilim
0
oddyseus
(21.01.18)
Ben sürekli ağlamak istiyorum, sürekli. Tam 1 hafta önce de böyleydim. Hatta 2 hafta önce de böyleydim. Arada 2-3 gün gidiyor ağlamam, sonra yine boğazıma düğüm
0
megalomaniac
(21.01.18)
bir sure once mutsuzdum. ama sonra hayatta bazi seylerin farkina vardim. ne kadar sansli bir azinlik icinde oldugumu anladim. mutluyum. hayatim guzel.
0
charlotte blanc
(21.01.18)
mutlu olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlayamayacak kadar sıfırladım kafamın içinden.
"Bizim gibilerin hayatında güzellikler, kısa süren aydınlıklardır. Bizim gibiler, başkalarının yaşantılarına kısa bir süre için girerler. Uşak rolünde sahneye çıkarlar. Kötü bir yaşantı, fakat iyi bir oyun."
0
rakicandir
(21.01.18)
Mutlu olmaya, hayattan keyif almaya çok müsait bir bünyem var ancak bazı koşullar yüzünden bir süredir mutlu olamıyorum.
0
inawen
(21.01.18)
Değilim
0
en_birinci
(21.01.18)
Bilmiyorum, şu an bunu düşünecek halim bile yok
0
MaNOfTheYear
(21.01.18)
zaman zaman mutsuz olsam da bu günüme şükür diyorum.
0
naksidil
(21.01.18)
Mutsuzum ama depresif değilim en azından.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(21.01.18)
Bildiğin mutsuzum. Hatta huzursuzum. Sonsuza kadar bütün bantlara çarpıp deliğe bir türlü giremeyen bilardo topu gibi yuvarlanıyorum.
0
allegrezi
(21.01.18)
Ja. Mutluyum. Ama duyuru ilanımı siliyor cinsel içerikli diye. Ona canım sıkkın.
0
velvetmorning
(21.01.18)
mutlu gibi görünen bir mutsuzum.
yalnızım, işsizim, parasızım, pasaportsuzum.
evde yeğenim olduğu için bütün ilgiyi o çekiyor, kimse benimle takışmıyor, dolayısızla sorun hissetmiyorum ama sorunlarım var.
0
attirmayin makedonun kafasini
(21.01.18)
Yarım bardak bira içtim. Şu an mutluyum. Mutluluk bazen bu kadar kolay. Inşallah bizimkine mesaj atmam tabii.
0
femme vitale
(21.01.18)
Mutluyum :)
0
yuzır
(21.01.18)
son 6 ayı düşünürsek değilim.
0
pinkpeony
(22.01.18)
bir gun mutluyum bır gun mutsuz.

ama gerçekten samimi olarak mutlu degılım
0
hopp
(22.01.18)
Derdim var birtakim. Hayatin genel kosturmacalari ustune art arda bircok sey geldi basima. Bir de cok yakinlarimin saglik sorunlari var, asilmasi zor, bununla ic iceyim. Dolayisiyla, "Oh, mutluyum" demek icin mazosist, vb olmam gerekir su donemde. Dusunmuyorum mutlu ya da mutsuz olmayi cok fazla, nasil hissediyorsam oyle yasamaya, kendime karsi cikmamaya, guclu olmamaya calisiyorum. Radyoda guzel sarki cikinca, guzel bir yemek yiyince, gunes cikinca mutlu oluyorum ve iyisiyle kotusuyle yasamayi cok seviyorum.
0
aychovsky
(22.01.18)
(4)

Sosyal ağlar, az ve orta samimiyetteki insanlarla iletişim üzerine

pike
Merhaba, aranızda elbet sosyal ağlarda hesabı olmayanlar vardır. Çok samimi olmadığınız insanlarla nasıl iletişimde kalıyorsunuz? Konuyu biraz daha açayım. İş yerinizde olsun, okulda olsun denk gelince iki hoşbeş ettiğiniz insanlar vardır ama arayıp hal hatır soracak ya da hadi gel bir kahve içelim
Merhaba, aranızda elbet sosyal ağlarda hesabı olmayanlar vardır. Çok samimi olmadığınız insanlarla nasıl iletişimde kalıyorsunuz?

Konuyu biraz daha açayım. İş yerinizde olsun, okulda olsun denk gelince iki hoşbeş ettiğiniz insanlar vardır ama arayıp hal hatır soracak ya da hadi gel bir kahve içelim diyecek kadar yakın değilsinizdir. Atıyorum bir Facebook ya da Instagram hesabınız yoksa, bu tarz insanlarla ilişkiniz işten ayrılınca veya mezun olunca tamamen bitmiş oluyor. Aynı şekilde ortak ilgi alanınız olan bir etkinlikte biriyle tanışıyorsunuz ama telefon numarası alsanız bile telefonla iletişim kurmak daha ileri boyutta bir yakınlık gerektirdiğinden midir nedir numarayı aldığınızla kalıyorsunuz. Diğer bir mesele ise seyahat ederken tanıştığınız insanlar. Gittiğiniz bir yerde lokal insanlarla vakit geçiriyorsunuz ama o kadarıyla kalıyor. Bu bahsi geçen insanlarla bir yerden ekleşmiş olsanız bir şekilde birbirinizin hayatında ufaktan da olsa yer edinmiş ve genel yaşantısıyla alakalı bilgi sahibi olacaksınız ya da bir yerde denk gelme ihtimaliniz olacak yeniden.

Siz sosyal ağlarda olmayanlar, bu insanlarla nasıl tekrardan iletişime geçiyorsunuz?

Teşekkürler.
0
pike
(21.01.18)
bunu çok yaşıyorum. geçemiyorum, iletişim orada bitiyor. instagram bunu bir nevi engelliyor ama o tür insanlar için de instagramı açık tutamam. bir karar ve tercih durumu oluyor.
0
pinkpeony
(21.01.18)
şimdi zaten sosyal medya kullanmamanın nedeni bu tür paylaşımları yapmamaktan ve diğer insanları takip etmeyi sevmemekten geliyor. ben zaten bu şekilde bir etkileşime açık değilim ve bu şekilde her hangi bir paylaşım yapmayı benimsemiyorum.
peki nasıl iletişim halinde kalınıyor? ara ara mesaj atıyorum nbr? nasıl işler tarzında konuşmanın devamına göre zaten hadi bir şeyler yapalım veya yapmayalım şeklinde ilerliyor muhabbet.
sosyal medyada bu düzeni nasıl kuruyorsunuz bende onu merak ediyorum. her gördüğünüz fotoğrafa duruma hemen bi yorum bir şeyler mi yazıyorsunuz? böyle mi oluyor etkileşim?
0
dedim dedim de kime dedim
(21.01.18)
Bu kişisine göre değişiyor.

Bazı insanlarla hiç görüşmüyorum, kimisi ise aklıma düşünce direk arıyorum ya da aramadan önce mesaj atıyorum. Konuşuyoruz, haber alıyoruz birbirimizden. Şöyle bir durum da var tabi.. Ortada bir çıkar varsa karşılıklı olarak; sosyal medyanın olmaması dert değil çünkü tanıdığının tanıdığı vasıtasıyla bir şekilde ulaşılıyor istenilen kişiye.

Arkadaş bağlamında sınırları net olarak çizdiğim için sorun olmuyor açıkçası. Şuan çevremde dost çekirdek kadro 2-3 kişi var mesela. Fekat tanıdık olarak bu sayı rahat 100'leri geçiyor.

Dışarıda tanıştığım insanla da muhabbetin güzelliğine göre değişiyor fekat tutum aynı. Muhabbet iyiyse arada sırada mesaj atılır, hal hatır sorulur konuşulur, bir irtibat olur seyrek olsa da. Ortada safi çıkar varsa iş görülür ve zamanla unutulur.

Ezcümle; çekirdek çevreyle iletişim kesintisizdir, bir durumdan haberdar olmak için sosyal mecraya gerek yok. Genel çevre için ise onların hayatındaki herhangi bir gelişme bende merak uyandırmadığı için bunun yokluğunu önemsemiyorum.
0
allegrezi
(21.01.18)
İlişkimin bu seviyede olduğu insanlar zaten iletişim halinde olmak istediğim insanlar değiller. Çok istersem ararım ama o da gelmiyor çoğu zaman içimden.

Zaten sosyal medya kullanmamamın sebeplerinden biri de bu. Yakın olduğum birkaç kişi dışında kimsenin hayatını takip etmek ya da yakın olacak kadar sevemediğim insanlarla sosyal medya üzerinden bir muhabbet halinde olmak istemiyorum.
0
ms brownstone
(21.01.18)
(23)

sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?

demirr
benim pek fazla hastane ve ilaçla işim olmadığı için sağlık sisteminin işleyişini tam olarak bilemiyorum fakat hastane binaları ve randevu sistemleriyle bir iyileşme olduğu aşikar. tabi ki aksayan yanları da vardır. özellikle büyük şehirlerde daha da hissedilir bu.hastane,randevu alma, muayene olma,
benim pek fazla hastane ve ilaçla işim olmadığı için sağlık sisteminin işleyişini tam olarak bilemiyorum fakat hastane binaları ve randevu sistemleriyle bir iyileşme olduğu aşikar. tabi ki aksayan yanları da vardır. özellikle büyük şehirlerde daha da hissedilir bu.

hastane,randevu alma, muayene olma,ilaç tedariği,masraflar gibi konularda sağlık sisteminden memnun musunuz? memnun değilseniz hangi aksaklıklar var?

nedir sağlık sisteminin aksayan yanları?
0
demirr
(16.01.18)
memnun değilim. sürekli özel hastanelere gidiyorum o yüzden. aşırı kalabalık. suriyeliler her yerde. doktorlardan yana bi şikayetim yok. bu konulardan dolayı.
0
sizofren06
(16.01.18)
yaşlılar memnun, randevusunu alma, aynı doktora görünebilme rutin ilaçlarını yazdırma yönünden hiç sıkıntı yok, ama bir şeyin çıktı ameliyat olacaksan o zaman durup yavaşça özele yöneliyorsun varsa birikimini kullanıyorsun yoksa kredi çekiyorsun.
0
eja
(16.01.18)
internetten ya da telefonla randevu alıyosun. sonra hastaneye gidip o randevuyu alabilmek için tekrar sıra alıyosun.
0
elorelia
(16.01.18)
hiç memnun değilim.

anlatılmaz yaşanır, her hangi bir zamanda ülkedeki herhangi bir hastenye git kendin gör.
0
Photographer
(16.01.18)
Hekim sayısı az, hasta sayısı fazla. Sistem optimum muayene süresine göre randevu vermiyor. Psikiyatri hekimini 10 dk arayka hasta görmeye zorluyor. Hekim hastalığın kendisini değil en yüksek olasılıkla ne olabileceğini bulmaya mecbur kalıyor. Muayene süresi biraz uzasa sıra bekleyen diğer hastaların sabırsız tepkisi ile karşılaşıyor. Doğru tanıyı alamayan hasta tekrar tekrar sisteme dahil oluyor hem kendi tedavi süreci aksıyor hem sistemde kısır döngü oluşuyor. Hastalar da sıkıntılı, verilen tedaviyi düzgün uygulayan kişi sayısı o kadar az ki, bunlar da başka bir şekilde tekrar hastaneye geliyorlar. Özel hastanelerde yoğunluk yok ama oradaki sağlık personelllerinin de bir standardı yok, hekim dahil.
0
curukturpkokusu
(16.01.18)
çok memnunum (!) sabah akşam hüloğluyorum.
0
burya
(16.01.18)
Hiç memnun değilim, o nedenle özele gidiyorum artık.

Geçen yaz ya insanlarlar övüyor, belki düzelmiştir diye evimin yakınındaki kadın doğum hastanesinin ek kliniğine gittim. Gitmez olaydım. Herkesin surat zaten bir karış. Hasta koltuğuna yatacağım bir baktım ıslak leke var, hemşireye rica ettim değiştirebilir misiniz diye "Yeni değiştirdik zaten" diye çemkirdi ve ben girdikten sonra değiştirilen bir örtü olmamıştı. Doktor sorması gereken şeyleri sormadı. Smear sonuçları da 40 gün sonra çıkıyormuş (deveyle falan yolluyorlar herhalde laboratuvara). Sonuçları göstermeye gittiğimde de hemşire ayakkabılarınızı çıkarmanıza gerek yok dedi, doktorun önüne yatınca bu defa doktor niye ayakkabılarını çıkarmıyorsun, çıkar da gel dedi (ki ayakkabı hiçbir engel teşkil etmiyor). Bu saçma tavırların üzerine de hayatta devlet hastanesine gitmem.

Bu olaydan 6 ay sonra özele gittim, doktor her şeyi detaylıca anlattı, hangi testi neden yaptığını, neler olabileceğini vs belirtti. Sonuç randevusunda şehir dışında olacağımı söylediğimde telefonla ararız istediğiniz saatte dedi ve telefonla bilgi verdi. Devlet hastanesindeki gibi insanı geren bir ortam ve ilgisizlik+hijyensizlik yoktu.
0
kayranin kedisi
(16.01.18)
en yakın zaman deneyimlerim:
ilaç yazdırmak ile yazdırmamak arasında sizin kârınıza olacak bir fark yok. kalkıp gidip randevu, yol, zaman, program vs, yine para veriyorsunuz, yan binadan alacağınız ilaca.

bir kere, "oha bu kadar iyi doktoru ilk defa görüyorum" dediğim biri vardı, onun dışındakiler ortalama.
iki tane de "bunun burada oturması insan sağlığı ve hayatı için tehlike" dediğim. Hele sonuncu, ruh hastalıkları hastanesinde, sanırım hastaydı.
Ben olumsuz etkisini yaşamadım ama konu hakkında bilgisi olmayana kalıcı hasar verebilecek biri orada oturuyorsa, sağlık sistemine toptan "berbat" demek isterim.

ayrıca saçmasapan kurallar, yaş sınırı ile ilaç vermiyor filan.

ek: online olarak randevu almak ve o zamanda randevuya girmek, memnun olduğum kısmı. ama bu zaten, zamanın gereği.
0
neynep
(16.01.18)
Ankara'nın göbeğinde, Ankara'nın en büyük ilk 3 devlet hastanesinde zatüre olduğumu bilemedikleri için neredeyse ölüyordum. Bu yüzden artık hep özele gidiyorum.
0
mayday
(16.01.18)
değişken genel olarak.

üniversite hastaneleri daha karmaşık ve sistemsiz. çapa'ya gidince ömrümden ömür gidiyor her seferinde ki burada aylarca kemoterapi aldım, ailecek bu iğrenç prosedürler nedeniyle psikolojimiz bozuldu. resmen bok bile hastadan daha kıymetli oralarda. mesela geçen ay bi muayene olacaktım, ücretli olsun çabuk olsun dedim. lan ücreti yatıracağım yerdeki veznede adam yok. belli bi zamanda bankaya kasalarındaki parayı yatırmaları gerekiyormuş. başka binaya geçtim. orada da aynı. son anda başka binanın veznesinden gideceğim polikliniğin parasını yatırabildim. neyse ki kendi ihtiyacımı giderecek durumdaydım o zaman ama daha kötü günlerimi anlatsam roman olur. doktorların da suçu yok. bana 2 kez aynı soruyu sorsa biri bi asabileşiyorum, insanlar napsın günde kaç kaçıkla uğraşıyorlar ki bazı insanların para veriyoruz sen bizim malımızsın tavrıyla doktorla iletişim kurduklarını inkar edemeyiz.

şuan küçük bir yerde memleketimde tatildeyim. annemi hastaneye götürdüm. randevum yoktu, hiç beklemedim. doktor harikulade bir şekilde dinledi. sonra elimizdeki tetkiklere baktı, sonra kendi ufak tefek şeyler istedi ve yine son olarak her şeyi detaylıca anlattı. maaile hayran kaldık doktora. böyle güzel şeyler de yaşayabiliyoruz ama nadir.
0
ruh i tibbiye
(16.01.18)
Sağlık sektörünün bizzat içinde bir insan olarak kimse bu sektördeki çok büyük bir çoğunluğun eline düşmesin diyorum.
0
ms brownstone
(16.01.18)
Hastahanede calisan (devlet, özel, vakif) ve etrafindakileri fazlasiyla hastaneye götüren biri olarak;

-Özel/devlet/vakif hastanesi ayrimi degil, DOKTOR ayrimi yapin.

-Durum ciddi ise en az 2 doktorun görüşünü alin.

Bunlarin disinda polikinlik hizmetlerinde internetten/telefondan randevu alma sistemi güzel. Aile olarak kullaniyoruz.

Muayene de tabiki sizinle ilgilenilen süre ve doktor sayisi az. Ve bu düzelmeyecek.

İlaç tedarigi konusunda asil sorun bence talep degil. O ilaclarin o hasta için gerek olmamasi ve/veya yanlis ilac kullanimi.

Masraflar konusunda ise saglik sistemi su an yari özel gibi bi sey zaten. Ödeyecegimiz para gittikce artacak.
0
bir3iki7
(16.01.18)
acemi ye katılıyorum. kan sırası beklemek baya depresif. ultrasona bi kaç ay sonrasına gün alınabiliyor.
0
barankovan
(16.01.18)
maalesef berbat. yirmi yaş dişi için 2019 haziran'a anca gün bulabildik. yakın zamanda bir çok kez devlet hastanelerine gitmek zorunda kaldım. çok kalabalık. her yer pislik içinde. doktorlar(belki de iş yoğunluğundan) oldukça ilgisiz. allah düşürmesin.
0
tantunisultansuleyman
(16.01.18)
Kuş kadar asgari ücret, kuş kadar emekli maaşı verilip sağlık hizmetinden katkı payı alınması.

-Katkı payları neden sürekli artıyor?
-Bazen sisteme girmeden ilacı direkt eczaneden almak daha ekonomik oluyor.
-Emekliye ve asgari ücretliye neden katkı payı var? Maaşlar geçinmesine yetecek kadar bile değil. 1400 maaş alıp 200 tl sini katkı payı ödeyen biliyorum. Eczaneye ödediği de var artı olarak. Muayeneye gitmek için yolu var, tahlil sonucu beklerken yemeği var...

Doktor başına düşen hasta sayısı çok çok fazla. Devlet hastanelerinde daha çok doktor olmalı.

Kalifiye sağlık persıoneli yetiştirilmeli.
Geçenlerde burada bi duyuruda tıp fakultesinde okuyup stajinda bir tek hasta muayene edemeyen bi arkadaş hasta muayene edip deneyim kazanma arayışındaydı, nasıl yapabilirim diye sormuştu.
Mantar gibi tıp fakültesi açıp içini boş bırakmamak lazım.

Tetkiklerde gün verme olayı olmamalı bir de. Bi alet kaç para? Onun kaç katı tutarlar nerelere harcanıyor. Yapılmayacak bişi değil bu. Neden yapılmıyor?

Bütün olarak;
Bir memlekette halkın mutluluk kaynağı olarak ezici çoğunlukta "sağlık" demesinin işaret ettiği konu; sağlık hizmetlerinin yolunda gittiği değil, o yönde yaygın endişe olduğunun göstergesi olsa gerek.
(Tabii insan sağlığına etki eden diğer etkenler beslenme, karnını doyuruyor olabilme vb. ile birlikte)
dergipark.gov.tr

Teknolojinin sağlık hizmetlerine girmesi konusunda fena değiliz. Daha ileri aşamaları beklemedeyiz.

"Devletin okulu varken dershaneye ne gerek var" sorusundan sonra şimdi "devletin hastanesi varken özel hastaneye ne gerek var" sorusunu sormalıyız.
Sağlık hizmetlerinde bana göre en büyük sıkıntılardan biri devletin hastanesi özel hastane ayrımı.
Devlet özel hastane ihtimamında hastane hizmete sunacak kadar aciz değildir mutlaka.

En önemlisini en arkaya sakladım.
İlaç konusunda da tedavi konusunda da skandal niteliğinde durumlar yaşanıyor. İnsanlar aralarında yardım toplayıp hasta tedavi etmeye çalışıyorlar.
Yalnış tedaviler yapılıyor, yanlış ve fazla ilaçlar veriliyor.

Sonuç:
Sağlık hizmetlerinden bütün olarak bakınca memnun değilim.
İyi ki insan gibi insan, doktor gibi doktor, herşeye rağmen özveriyle çalışan sağlık personellerimiz var. Azalmaya başladılar ama henüz varlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(16.01.18)
Hiç memnun değilim. İnsan çok, hekim az. Her hekim devlette çalışacak diye bir kural yok ama resmen devlette çalışmak için boyun eğmek gerekiyor her şeye. Muayene süresinin kısalığı, insanların tahammülsüzlüğü(Hekim kapısında beklemezse ölecek insan çok çok fazla.), hastanelerin yapılırken hiç bir şekilde gelişme göstermemesi gibi(En basitinden bina çok büyük yapılıyor ama nüfus çoğalınca veya gelişen teknoloji hastaneye girmek isteyince yer yok deniliyor. Ama cami yapılırken çok büyük yapılıyor.) bir çok madde sıralayabilirim. Aslında bazen aklıma geliyor hastanelerde işlerin düzenli yürümesi için her gelene bir insan(çoban) verilmesi. Çünkü bizim milletimiz ondan anlıyor ancak. İlla ki biri ona direktif verecek, ona neyi yapıp yapmaması gerektiğini söyleyecek.(Şuraya git, buraya gitme... İçeriyi görmeden kapıyı açma, hekimin kapısının önünde bekleme diyecek.)

Ben dişim için bir sıkıntı olduğunda özel arabamla 220 kilometre yol gidip diş hekimi arkadaşıma gözüküyorum. Hatta belki herkes okumuştur bir yerlerde. "Önceden MHRS yokken hastanelerde sıra bekliyorduk, şimdi aynı sırayı evlerimizde bekliyoruz." diye.
0
ceyhan prensi adana
(16.01.18)
Şehir İstanbul. Şikayetçi olduğum söylenemez. Randevu alma sistemi güzel, daha önce gittiğin bir hastaneyse barkod falan da uğraşmana gerek yok direkt doktorun odaya gidip ekrana bakabiliyorsun. Endoskopi yaptırdım uyuttular falan gayet güzeldi. Sonucuma bakan doktoru beğenmedim, başka doktora gittim dedim şu ilaçları istiyorum o da evet bunlar doğru dedi yazdı.

Geçen mesela burnumda üç dört senedir duran ufak bir kist için gittim, bir de üşenmedim GATA'ya gittim iyi doktor olsun diye, hıyar herif antibiyotik bir sıvı verdi, yani geçirmeyeceğini ben biliyorum o bilmiyor, kullandım geçmedi tabii. Bugün başka doktora gittim o da azot sıktı, geçer umarım. Yani dandik doktorlar var ama iyisi de var.

Ben bir de hep son randevuları alıyorum hastane bomboş oluyor. Neyse Amerika'dan iyi sonuç olarak buna şükür.
0
i was made for you
(16.01.18)
boynu tutulan doktora gitmese veya insanlar kendi sağlıkları konusunda azıcık fikir sahibi olup saçma sapan şehir efsaneleriyle kendilerini tedavi etmeye çalışırken daha da kötüleştirmeseler sağlık hizmetleri o kadar da kötü olmaz sanki. ben ise hep küçük şehirlerde gittiğim için hastanelere hep memnun kaldım ama büyük şehirlerde öyle olmadığını duyuyorsak doğrudur.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
Teknolojinin kullanımında daha ileri aşamaları beklemedeyiz demiştim. Vaktim olmadığı için içerik yazamamıştım. cevabı okuyup tiklemişsin o nedenle yeni cevap olarak yazıyorum.

Öğrencilik yıllarından başlayarak meslek hayatı boyunca çalışanların mesleğiyle ilgili yapılan çalışmalara gelişmelere, yayınlara ücretsiz şekilde ulaşabiliyor olması hizmetin kalitesinde, başarısında çok büyük fark yaratır.

Bilgiyi ulaşılabilir kılmak lazım. Türkçe olarak. Çünkü şimdi bilgi çağındayız. Bilgi çığ gibi büyüyor. 1.5 senede iki katına çıkıyor ortalama olarak.
Devlet bilgiyi üretene telifini ödeyip, bilgiyi halkın kullanımına sunabilirse bizim önümüzde kimse duramaz.

Uluslararası düzeyde seminerler, kongreler, çalıştaylar vs olduğunda bas parayı bağla hastanelere. Alanıyla ilgili olan biteni öğrenmek için zaman ve para harcayıp gitmesin insanlar. Bağlanamıyorsan illa gidilmesi gerekiyorsa da sen gömder. Gitsin sonra gelip burada anlatsın.

Yayınların çevirisini yaptır. Gençler işsiz, istihtam olur, ve bedelini fazlasıyla geri alırsın.

Ben eminin ki "ben devlet olarak bilim üretmek, teknoloji geliştirmek istiyorum" dense bu gençler fazladan çalışırlar, ellerindeki işi bırakıp koşarlar. -özellikle 80 kuşağı başı çekecektir-

Kimse duramaz önümüzde kimse.

Hintlinin evinde fırın yok, (en üst kast) ders araç gereci ekmek gibi nimetten sayılıyor. Adamlar ilacın içeriğini çözümlüyorlar hükmet kararıyla.Sonucu görüyoruz. Amerikalı gidip Hindistan'da tedavi olmaya başladı.

Her şey mümkün, çok güzel işler yapabiliriz. Başımızı oraya çevirelim yeter ki.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
Vallahi ben gram memnun değilim, yaşadıklarımı saysam şuradan yol olur. Ulan bir kere şu nasıl bir mantık; 2 ameliyat oldum biri devlet biri özelde (başkent'te) devlete daha fazla para verdim? O zaman niye sigortam var benim, neye prim yatırıyorum?

Acil durumda hastaneler sizi kabul etmemek için takla atıyor, acil durumda bir hastaneden bir hastaneye sevk gerekti diyelim, hastanelerden cevap gelmiyor, 112 tepkisiz kalıyor. Daha da sayarım. 2-3 kere bu durumla karşılaştım, araya 1500 adam sokarak hallettik tüm işleri. Böyle sistem mi olur ya?
0
dilligaf
(17.01.18)
"doktor az" denilmiş. ben de sayı vereyim. küçük bir İLÇEDE devlet hastanesinde göz doktoru olan babam günde 100-120 hasta bakıyor. sağlık sisteminin aksayan yanı bu.

ve gerçekten doktor için önemli değil. mesaisi devam ettiği sürece kalır, elinden geldiğince tedavi eder. işi bu. 10 hasta gelmiş, 500 hasta gelmiş, bir o kadar hasta yakınıyla uğraşmış falan o kadar da çok fark etmez. kafasını yastığa koyar unutur. ama hasta olarak sen bir sürü şey bekliyorken doktorun sana ayıracak 4-5 dakikası var.

ikinci bir konu da doktora güvenememek. bir kere gerçekten çok tecrübesiz ve bilgisiz doktorlar var. görmesem inanmazdım ama lisede en tembel arkadaşlarımdan biri Bulgaristan'da tıp okudu, şimdi doktor. kendisi bile şaşırıyor doktor olduğuna. dediğine göre hiçbir şey öğrenmemişler şimdi stajda falan görüyormuş yeni yeni. bir akrabam ve arkadaşları sırf puanları düşük diye yeni açılan bir özel üniversitenin tıp bölümünü yazdılar, kuş kadar puanla tıp okuyorlar. "ay hem de arkadaşlarımdan ayrılmamış oldum, ne güzel ^^" diyor.

güvensizliğimin ikinci sebebi de, seni doğru dürüst dinlemeden ilaç yazıp gönderiyor artık çoğu doktor. özellikle antibiyotiklerin ve antidepresanların bu kadar kolay yazılabiliyor olmasını aklım almıyor. oysa yan etkileri böyle güçlü olan ilaçlar ancak son çare olarak kullanılmalı. gerçi bu konuda hastada da suç var. çünkü hasta ilaç yazan doktoru seviyor. çoğu insan doktora uyduruktan bir şikayetle gidip muayene olduktan sonra "bir şeyin yok" lafını duymaktan hoşlanmıyor. istiyor ki illa bir rahatsızlığı olsun. illa tedavi edilsin. oysa doktorluk şöyle bir şey; sen kolunu kaldırdığında kalbinin köşesi acıyor diye doktora gidersen aslında doktor sana bakıp "kolunu kaldırma o zaman" demek ister. ama diyemez çünkü sonra olay çıkar "dohtor bağa bahmiyir" diye. yav önemli bir şeyin olsa doktor sana niye bakmasın?

son olarak; sağlığın özelleştirilmesi benim etik değerlerime çok ters. işin içine para girince doktor da hasta da çekilmez oluyor. daha fazla para almak için gereksiz tedavi uygulayan doktorlar ve "parasını verdik o kadar, elbette ki yapacak" modundaki hastalar yüzünden özele gidemeyen kesim asla düzgün sağlık hizmeti alamıyor.

tabi para demişken doktorlara belli sayılarda ilaç hedefleri koyup onları sattırmaya çalışan, karşılığında doktorlara "küçük süprizler" yapan ilaç firmalarını ve bu teklifleri kabul eden doktorları da unutmamak gerek.

hof ben bu sağlık sistemini cidden sevmiyorum ya.

gerçi bu kadar konuştum ama hakkını yemeyeyim, geçen sabah Haydarpaşa numune'deydim rutin kan ve idrar tahlil için. 20 dakikada bütün işlerimi halledip çıktım. şahaneydi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.01.18)
bugün gözüme çarpan (!) bir haber konuyu özetliyor aslında. sosyal güvenlik kurumumuzun üzerinde çok büyük bir baskı var.

"İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 5 aylık süreçte gelen, yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu saptandı." haber detayı: www.hurriyet.com.tr

zaten yetersiz olan doktorlarımızın bakması gereken hastalara 3-4 milyon suriyeli daha eklenmiş durumda. üstelik bu hastalar ücretsiz bakıldığı için içlerinde (ab'den para alınıyor olması bir şeyi değiştirmez) canları sıkılınca dahi hastaneye gidenlerin olduğunu düşünüyorum ben. 65 yaş üstü vatandaşlarımıza ücretsiz ulaşım hakkı verildikten sonra ihtiyacı olanın da olmayanın da ulaşım araçlarını kullandıklarını biliyoruz. birkaç yıl içinde bu duruma müdahale edilmezse sağlık sistemi çok daha kötü olacaktır
0
burya
(17.01.18)
Ek olarak:
Bir arkadaşın eşi alzheimer. Yatalak ve tek bakıcısı arkadaşım.
Eşinin raporlu ilaçlarını yazdırmak için hastaneye gitmesi gerekiyor. Başka bi yolu bulunmalı bunun diyordu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
(9)

çorba

tchuck
mercimek ailesi ve yayla çorbası dışında çorba bilmediğimi farkettim. bi de domates çorbası.akşam etin öncesine ne çorbası yapayım ki, içine kıtır ekmek de atınca zevkten dört köşe olayım? her şeye açığım :(
mercimek ailesi ve yayla çorbası dışında çorba bilmediğimi farkettim. bi de domates çorbası.

akşam etin öncesine ne çorbası yapayım ki, içine kıtır ekmek de atınca zevkten dört köşe olayım? her şeye açığım :(
0
tchuck
(14.01.18)
tarhana da biliyorsundur zaten aşırı kolay bi çorba ama ben besin değeri olarak boş çorbaları pek tercih etmediğim için tarhanayı da çorbadan saymıyorum. kremalı sebze çorbası, tavuk suyuna tavuklu tel şehriye. kremalı sebzeye ekmek pek olmaz da tavuklu tel şehriyeye yakışır.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
kremalı mantar çorbası
düğün çorbası
0
synesthesia
(14.01.18)
ezogelin ya da brokoli çorbası.
0
theseachange
(14.01.18)
Yayla çorbası
0
verbanadüşlerimi
(14.01.18)
Kıtır ekmek en çok domates çorbasına yakışıyor bence.
0
ms brownstone
(14.01.18)
Tarhana, domates çorbası, yoğurt çorbası, arpa şehriyeli çorba,adını bilmiyorum ama içinde domates, biber, Bulgur vs olan karışık çorbayı da severim.
0
mslny
(14.01.18)
Yogurt corbasi. Yarim kilo yogurt + 1 yumurta + biraz un karistirip tencereye aliyorsunuz. Diger yandan tavada tereyagi ve istediginiz baharatlari hazirliyorsunuz. Corba pismesine yakin baharatli yagi ekliyorsunuz efsane bir sey oluyor. Yogunlugunu su ekleyerek ayarlayabilirsiniz. Aciktim.
0
voyager 1
(14.01.18)
Tel şehriye çorbası. Ekşi seviyorsan salçasını biraz fazla koycan, pişince bol limon sıkcan kıtır ekmekle beraber... ooo :/
0
yaren
(14.01.18)
Unu kavurup üzerine 1/3 oranında sulandırılmış süt ekliyoruz. İçine varsa et veya tavuk suyu koyuyoruz. Sonra süt biraz ısınınca içine önceden haşlanmış 1 çay bardağı arpa şehriyeyi atıyoruz. Sütlü arpa şehriye çorbası oluyor. Arpa şehriye yerine mantar, konserve mısır, haşlanmış brokoli karnabahar (bunun tadını pek begenmedim) ne atarsak onun çorbası oluyor.
İkinci alternatif domates çorbasında malzemeleri biber salçası ve közlenmiş kırmızı biber ile değiştiriyoruz. Yalnız konserve biber olmaz, gerçekten sizin közlediğiniz biber olmalı, konservedeki sirke çorbanın tadını bozuyor. Bu da çok güzel bir çorba.
0
curukturpkokusu
(14.01.18)
(11)

avokado ile ne yapılır

pushing up the daisies
merhaba, avokadonun tadını sevemiyorum bir türlü. diyete sağlıklı sebzeler eklemek istiyorum aslında eskiden karnabaharla kerevizi de sevmezdim, değişik tariflerle sevmeye başaldım. avokado ile ne yapabilirim? bir keresbde arkadaşım domates ve biberleri minik minik doğrayıp avokadoyu ezip limon ve z
merhaba, avokadonun tadını sevemiyorum bir türlü. diyete sağlıklı sebzeler eklemek istiyorum aslında eskiden karnabaharla kerevizi de sevmezdim, değişik tariflerle sevmeye başaldım. avokado ile ne yapabilirim? bir keresbde arkadaşım domates ve biberleri minik minik doğrayıp avokadoyu ezip limon ve zeytinyağı dökerek servis etmişti, o fena değildi aklıma gelen. başka ne yapılır,?
0
pushing up the daisies
(10.01.18)
yaptığın salatalara minik minik doğrayarak ekleyebilirsin. mevsim salatalarında güzel olur, sirke narekşisi limonla vs çok tadını anlamazsın.

diyet dediğin için, avokadoyu rendeleyip hindiztan cevizi, muz ve balla karıştır tarifi mantıklı değil.
0
burty
(10.01.18)
arkadaşının yaptığı şeyi makarnayla karıştırınca çok güzel oluyor. hatta ben biraz soğan sarımsak fesleğen de ekliyorum buna.

ama diyet demişsin. bilemedim diyette makarna oluyor mu :) belki kepekli makarna?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(10.01.18)
avokadonun olgunlaşmış olması önemli öncelikle.

benim en sevdiğim tarif iyice olgunlaşmış yumuşak bir avokado ile bir olgun muzu biraz kakao ile blenderda çekiyorsunuz ve puding kıvamında harika bir şey çıkıyor ortaya.

yine sabah kahvaltılarında yumusak bir beyaz peynir ile ezip -azıcık dereotu ile de karıştırabilirsiniz, damak zevkinize kalmış- sade ya da ekmeğin üstüne sürüp üstüne biraz çörek otu serpiştirebilirsiniz.

salatalarınıza ekleyebilirsiniz.

bir lavaşın içine dilimleyip yumurtayla bir dürüm yapabilirsiniz.

ben eskiden yiyemezdim tadından dolayı, şimdi pahalı olduğundan arada kendimi ödüllendirmek için yiyorum.
0
ruh i tibbiye
(10.01.18)
Ben tatlı olarak yemiyorum avokadoyu, hatta fikri bile korkunç geldi açıkçası.

Sarımsak, limon, birazcık tuz, domates ve canım ne isterse ekleyip rondoda parçalı olacak şekilde karıştırıyorum. Sonra misal kızarmış ekmekle, veya herhangi bir tür salataya ekleyerek, bazen de sadece limon ve salatalıkla birlikte yiyorum.
0
sopiro
(10.01.18)
sırf faydası için yiyeceksen kaşıkla gitsin burnunu kapatıp. uğraştığın zahmete değmez elde edeceğin şeyin lezzeti.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
Olgunlaşmış avokadoyu ezip sarımsak, parmesan ve cevizle karıştırıp makarna sosu yapıyorum ben. Kafama göre baharat da ekliyorum tabii.
0
ms brownstone
(10.01.18)
Çok güzel puding oluyor; 1 muz ve yarım olgun avokadoyu kakao ile karıştırın tadına bayılacaksınız
0
neferkitty
(10.01.18)
Aynı şekilde yarım avokado + cennet /trabzon hurması + kakao karışımı da olur.
0
neferkitty
(10.01.18)
Beyaz peynirle ezip içine sarımsak ve zeytinyağı koyuyorum.
0
bego
(10.01.18)
En güzelini söylüyorum: kahvaltıda bal ve avakodo. Çok az bal alıp avakadoya sürüp hüpletiyorsun, muazzam tat. tabi diyette olur mu bilmem ancak zaten bal miktarı yüksek değil.
0
kojonotsuki
(10.01.18)
Ortadan ikiye bölüp çekirdeğini çıkarınca oluşan boşluğa yumurta kırıp fırına verince de çok güzel oluyor. Yumurta pişince çıkartıp üzerine karabiber ve zeytinyağı da gezdirilebilinir
0
buraya yalniz uyanmak icin geldim
(10.01.18)
(43)

"Okuldan ağrı eve gittim." gibi bir cümle duydunuz mu hiç?

m e b
Bu cümle size ne anlam ifade ediyor? Ben bunu çok kullanıyorum ama etrafımdakiler anlayamıyor. Samsunluyuz, bizim evde kullanılıyor. Türk Dil Kurumu web sitesinde de yazıyor oradaki "ağrı"nın ne anlama geldiği. Siz hiç duydunuz mu, kullandınız mı? Kullanıyorsanız nerelisiniz?
Bu cümle size ne anlam ifade ediyor? Ben bunu çok kullanıyorum ama etrafımdakiler anlayamıyor. Samsunluyuz, bizim evde kullanılıyor. Türk Dil Kurumu web sitesinde de yazıyor oradaki "ağrı"nın ne anlama geldiği. Siz hiç duydunuz mu, kullandınız mı? Kullanıyorsanız nerelisiniz?
0
m e b
(10.01.18)
hiç duymadım
0
pide
(10.01.18)
bir atölye dolusu samsunluyla çalıştım 4 sene. başlığı okuduğum saniye anladım samsun olduğunu. şivenizle ilgili kötü düşüncelerim var. burada dile getirirsem güzel olmaz. sevgiler.
0
shenergy
(10.01.18)
Ben hic kullanmam ama sanirim baslangic noktasini anlatmak icin kullaniliyor.

evden agri = evden cikip

anlamama nedenleri daha once duymamis olduklari icindir. cunku tamamen yoresel oldugunu dusunuyorum
0
my pink
(10.01.18)
ailem karadenizli. karadenizliler kullanır.
"-dan, yolundan" vb. anlamlarına geliyor.

"oradan ağrı (oradaki yoldan) yürü."
"ankaradan ağrı (ankara üzerinden) istanbul'a gittim" şeklinde kullanılıyor bildiğim kadarıyla.

ingilizce de through kelimesine denk geliyor gibi.
0
lesmiserables
(10.01.18)
@shenergy: Nedir o düşünceleriniz? Cidden merak ettim, alınmam da. Çünkü arkadaşlarım da eleştiriyor bu ağız farklılığını.
0
🌸m e b
(10.01.18)
çok duydum, hiç kullanmadım.
0
evde liyakat kalmamis
(10.01.18)
Hiç duymadım. Alakasız yerlerde kullanılan açık E'yi duyunca "aha Samsunlu" diyorum ama bunu bilmiyordum. :)
0
kobuzchu kiz
(10.01.18)
kendi aralarında hararetli konuşmaya başlayınca dediklerinden bi bok anlamıyorum. hele ki makina başında bi de işler iyice boka sardıysa yine full şiveye geçiyolardı, yine bişey anlamıyordum. ek olarak normal zamanda dahi çirkin bir ses yumağı olduğunu düşünüyorum.
0
shenergy
(10.01.18)
orduluyum anneannem kullanıyor bu kelimeyi, annem ve ben kullanmıyoruz. anlıyoruz tabi ama bize geçmemiş kelime.
0
kırkmerak
(10.01.18)
evde kullanıldığından ötürü farkında olmadan ben de kullanıyordum bu ifadeyi ama memleketi o taraftan olmayanlar doğal olarak anlamıyorlar. böyle geri dönüşler aldıkça ben de kullanmayı bırakmıştım uzun süredir, şimdi okuyunca bile bi garip geldi "ağrı" kelimesi..
0
asocial anchorman
(10.01.18)
kullanmam ama duydum pek tabii. Tokatlıyım. Daha neler neler duydum :D
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.01.18)
Akdenizliler de kullanır. "okuldan sonra, okuldan eve gittim" anlamına gelir.
0
silah taciri
(10.01.18)
ilk kez duyuyorum. orta karadeniz'de kullanılıyor olabilir ama trabzon ve rize'de böyle bir kullanım kesinlikle yok.
0
burya
(10.01.18)
anne tarafında (trakya) çok kullanılır. ben ağrı olarak değil de arı gibi düşünmüşümdür hep.
0
lazpalle
(10.01.18)
Orduluyum çok duydum.
0
eazy
(10.01.18)
ilk defa şu an gördüm. hiç duymadım.

okuldan sonra eve gittim, anlamına geliyor gibi tahmin ediyorum
0
dafuq
(10.01.18)
@shenergy: Ben de bir şey sandım. Yahu farklı ağızlardan bir şey anlamadığı için doğal olarak bundan hazzetmemek kadar normal ne olabilir? İlk kez duymuyorum bu eleştirileri.

@kobuzchu kiz: Evet, o bende hala var zannedersem. Dalga geçildiğim bir konu da o harf olmuştur. İlk zamanlar çok geriliyordum E harfiyle başlayan kelimeleri telaffuz ederken :)
0
🌸m e b
(10.01.18)
Orta Karadeniz’de (samsun-ordu) cok sık kullanılan bir ifade
0
nickfury
(10.01.18)
İç Anadolu luyum çok duydum
0
Bostan
(10.01.18)
samsunluyum, hic duymadim
0
ahoy kaptan
(10.01.18)
Tokatliyim, kullanıyoruz. Okuldan sonra direkt eve gittim, anlamında kullanıyoruz.
0
femme vitale
(10.01.18)
30 yaşındayım ve ağrı kelimesinin bu şekilde kullanıldığını ilk kez gördüm. şoktayım.

ne ifade ettiği kesinlikle anlaşılmıyor ama, bilmeyen hakikaten içerikten çıkaramaz anlamını.
0
treamorg
(10.01.18)
alanya'da kullanılıyor.
0
eksimeksi
(10.01.18)
enee, ilk defa duyuyorum ki genelde bilirim boyle farkli kullanimlari.

samsunlu arkadasimin yaninda kullanayim da tepkisine bakayim. :)
0
jimicik
(10.01.18)
Ömrü hayatımda ilk defa duydum deminden beri ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyorum. Türkçesi nedir?
0
Amaranta ursula
(10.01.18)
iç anadoluluyum, bu kelimeyi biliyorum.

okuldan doğruca, okuldan çıkıp eve gittim diyor.
0
wilhelmwasmuss
(10.01.18)
bu tür bir kullanımı olduğunu şimdi öğrendim, hiç kullanmadım.
0
pinkpeony
(10.01.18)
ilk defa duydum.
0
elma
(10.01.18)
@Amaranta ursula: O da Türkçe gerçi :)

-den sonra, yönünden, boyunca anlamını katıyor.
0
🌸m e b
(10.01.18)
Ailemde karadenizliler var ama hiç duymamıştım, sayenizde öğrendim :) Çok seviyorum yörelere ait farklı deyişleri.
0
fotrsapka
(10.01.18)
Tokatlılar olarak bir zirve ayarlayalım bu kadar çoksak. Bizim oralarda yaygındır. Şurdan ağrı çıkıp gelemedi diye serzenişte bulunurlar bolca
0
kompisko
(10.01.18)
Duymamıştım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.01.18)
duydum, samsun'un köyünde kırsalında. hiç kullanmadım ama.
*samsunluyum*
0
cabiday
(10.01.18)
İlk kez duyuyorum.
0
ms brownstone
(10.01.18)
Çok kullanırım ama “ağrı” şeklinde değil “ayrı”şeklinde:

“Sahil yolundan ayrı eve gidelim.”
0
apolitikherif
(10.01.18)
hahah okur okumaz dedemin sesi yankılandı beynimde :) duydum ama hayatımda kullandığım bi deyiş değil. konuşma arasında duyarsam dikkatimi bile çekmeyebilir. samsuna karadenize falan ait olduğunu düşünmüyordum.

From Samsun...

bir örnek cümle de ben yazmak istedim.
Fıraktıdan ağrı bir çukur kazdım.
0
olutaklidi
(10.01.18)
Kayseri'de kullanılır
0
fazla silgisi olan var mi
(10.01.18)
Baba tarafım Sinoplu ve kalabalık aile. Sinop’ta olmasa da Sinop’un her yönünü kafam şişene kadar anlattılar ve dinledim ama böyle bir cümle duymadım. Anlamı “Okulun oralardan doğru” mu, “Okuldan sonra” mı?
0
aychovsky
(10.01.18)
@aychovsky: Yerine göre değişiyor kattığı anlam.

Mesela:
-Şuradan ağrı git. (Şu taraftan/taraf boyunca git)
-İşten ağrı arkadaşıma uğradım. (İşten sonra arkadaşıma uğradım.)
-Ahmet, benim annemden ağrı akrabam olur. (Ahmet, benim anne tarafımdan akrabam olur)
0
🌸m e b
(10.01.18)
duydum. samsunluyum.
0
nıç
(10.01.18)
duymamıştım, ama seviyorum böyle değişik yörelere ait kullanımları.
0
misterturist
(10.01.18)
"okuldan ağrı eve gittim" = okuldan sonra eve gittim, okulun tarafından eve gittim, okulun ordan eve gittim, okula uğrayıp eve gittim, okuldan direkt eve gittim... gelişine göre bu ayarda bi şey anlıyorum.

çok duydum, memleketteyken ben de kullanıyorum. "şurdan ağrı bi geçmiş olsun demedi" mesela. aynen dediğin gibi "-den sonra, yönünden, boyunca anlamını katıyor." ayrıca benim verdiğim örnekte "bahsedilen yerin yakın olduğunu" da söylemiş oluyor. "yakınlık, kolaylık" gibi bi yan anlamı da var yani.

not: tokatlıyım.

ha bu arada şive demişken, bizim çok meşhur "heri" lafını bilen bilir. çarşı pazar filminde onu yanlış kullandılar çok uyuz olmuştum (fark edenlere burdan selam olsun). bu tip "anlamı belirsiz" kelimeleri doğru kullanmak için sanırım bahsedilen yörenin havasını suyunu iyice bi almak da gerekiyor. o yüzden kulağa çirkin gelmesine şaşmadım. :)
0
cilgin korsan ces
(10.01.18)
Akdenizliyim, doğu anadolu ve iç anadolu'da yıllarım geçti, ilk kez duydum. :)
0
md11
(11.01.18)
(14)

ketçabın anlam ve önemi

binder dandet
ketçap sizin için nedir?Asıl bir tat mı? sadece sos mu?what is ketçap?
ketçap sizin için nedir?

Asıl bir tat mı? sadece sos mu?

what is ketçap?
0
binder dandet
(10.01.18)
Olmasa aramam. Hicbir anlami yok benim icin. Uzgunum ketcap.
0
japon askeri
(10.01.18)
Sadece patates kızartması ve kumpire eklediğim olmasa da olur bir şey benim için. Son 1 senedir 2-3 öğünde ancak tüketmişimdir sos olarak.
0
ms brownstone
(10.01.18)
asla yemem.
0
tepedeki psychedelic adam
(10.01.18)
yemem-aramam-olsa da kullanmam.
0
ya ben lan neyse
(10.01.18)
Normalde yemiyorum. Daha doğrusu ketçap sıkılacak yiyecekler (kızartma makarna vb) tüketmediğim için yemiyorum fakat önüme bol peynirli makarna gelse sıkar mıyım? Madem makarna yiyorum evet :D

Yani benim için hoş anılar barındıran ve telefon rehberinde duran eski bir arkadaş tadında
0
helena
(10.01.18)
Makarnanın tamamlayıcısıdır benim için. Ama heinz marka olacak. Diğerleri çöp.
0
apolitikherif
(10.01.18)
Makarnaya döken garibandır gözümde. Barilla pasta sos, pesto vb varken ketçap mundar eder.

Ketçap sadece hamburger ve patates kızartmasında kullanıyorum.

O da Johnny's Söt Stark olan biber karışık ketçap.

En damdik domatesin tatlandırılmasıyla yapılır. Öğrenci sosudur ketçap.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.01.18)
sadece burger, sosisli, tost ve patso türevlerinde seviyorum.

gerçi düşündüm de geriye zaten makarnayla patates kaldı zaten :(
0
yuto
(10.01.18)
Çok tercih etmediğim bir sos
0
all girls dream
(10.01.18)
eskiden ekmegin üzerine salca niyetine sikar, yerdim. katki maddeleri yüzünden kullanmayi biraktim, eve sokmuyoruz artik. disarda da kullanmiyoruz.
0
pilav
(10.01.18)
Gereksiz. Yapay ve şekerli bir tadı var.
Yerli yersiz her şeye sıkanları hiçbir şekilde anlayamıyorum. Mesela pizza üzerine sıkanlar? Pilav üzerine sıkanlar?
0
kayranin kedisi
(10.01.18)
zaten çoğu güzel yapamıyor şimdi. ben sos olarak. damak tadıma göre kıvamlı olmalı akışkan olmammalı
0
faik abi
(10.01.18)
Ketçap yerine salça kullanıyorum. Ketçap sulu tatlı iğrenç bir şey.
0
jazzabel
(11.01.18)
çok severim, hatta bayılırım ama yememeye özen gösterdiğim bişey. fast food ile gelirse affetmem.
0
theseachange
(11.01.18)
(11)

Aylak Adam vs. Anayurt Oteli

simderun
Merhaba sevgili kullanıcılar. Öznel bir soru olduğunun farkındayım ancak aklıma takıldı birden bire :) Hangisi ve neden?
Merhaba sevgili kullanıcılar. Öznel bir soru olduğunun farkındayım ancak aklıma takıldı birden bire :) Hangisi ve neden?
0
simderun
(04.01.18)
Aylak adam. Oblomow çakması olduğu için sevmistim. Bu kadar benzemez bir kitap. Bayağı çakması.


Anayurt otelinde iş zebercet vs olaylar beni o kadar çekmedi. Sevemedim.
0
westblack
(04.01.18)
Aylak Adam. Anayurt Oteli'ni filmi izledikten sonra okudum, kitapta Zebercet nedense çok boğucu ve daraltıcı geldi, filmde de mutluluk saçan biri değildi elbette ama kitap olarak sevemedim.
0
hair freak
(04.01.18)
Aylak Adam'ın tarzı daha çok hoşuma gitmişti.
0
ms brownstone
(04.01.18)
Aylak adam cunku karincalar bilmeden severler.
0
lamira
(04.01.18)
aylak adam çünkü; görmesini bilen için ne büyük bir ibret vesikasıdır o.
0
rahip janick
(04.01.18)
aylak adam. çünkü daha iyi hissettirmişti.
0
kablelvuku
(04.01.18)
ikisinin de farklı üstünlükleri var, şahsen ben birbirinden ayıramam. eğer daha vurucu bi anlatım diyosak "anayurt oteli". ama "aylak adam" kadar okuyucuyu avucuna alan kitap da azdır. aylak adamı okumayı daha çok sevdim, ama anayurt otelinden de en az aylak adam kadar etkilenmiştim. vesselam, yusuf atılgan ne yazsa okurmuşum, sonunda bunu anladım.
0
cilgin korsan ces
(04.01.18)
anayurt oteli. zebercet'i kendime yakın bulduğum ve olay manisa'da geçtiği için :)
0
sabenburak
(04.01.18)
Anayurt oteli. Zebercet gibi hissettim kendimi ve bu bana haz verdi. Aylak adam’ı biraz ruhsal bozukluk yaşadığım dönem okumustum bu yüzden şuan cekimserim
0
fıytfıyt
(04.01.18)
İkisi de değerli birer elementtir ama Aylak Adam, misal çinko falanken Anayurt Oteli cıvadır.
0
sutsuz kahve
(05.01.18)
Aylak Adam asla Oblomov çakması değildir. Oblomov hâlinden memnundur, Oblomov'un bir kadının peşinde onu sapıkça takip edecek enerjisi asla yoktur. Aylak adam ise yalnızca baba parası yiyen ama aynı zamanda babasından tiksinen, biraz da kendinden tiksinen bir karakterdir. Oblomov aylak değil âtildir, mutlak bir atalet içerisindedir. C ise mutlak devinim. Mesai saatinin dahi içinde olmadan dibine kadar yaşar hayatı.

Ancak benim yanıtım Anayurt Oteli. Cevabı da: eksisozluk.com . Aynı semtin çocuğuyuz Zebercet'le :P
0
farabi
(24.10.18)
(17)

Hanımlar ne sıklıkta mini etek giyiyorsunuz?

i m cool with that
Miniden kastım öyle aşşşırı mini değil. Şöyle mesela: https://i.hizliresim.com/8NGV37.jpg Yani diz üstü normal eteği kastetmişim aslında. Mevsim fark eder mi? Her ortamda (okulda, işte, sosyal ortamlarda vb.) giyer misiniz?
Miniden kastım öyle aşşşırı mini değil. Şöyle mesela: i.hizliresim.com
Yani diz üstü normal eteği kastetmişim aslında.

Mevsim fark eder mi? Her ortamda (okulda, işte, sosyal ortamlarda vb.) giyer misiniz?
0
i m cool with that
(03.01.18)
Haftanın çoğu günü etek ya da elbise giyerim.
Yaz ya da kış fark etmez. Her ortamda giyerim evet.
0
mutekebbir
(03.01.18)
özel günlerde sadece
çünkü sporcuyum saçma oluyor antrenman çantasıyla falan :D
0
powerpufgirl
(03.01.18)
Her yerde giyebiliyorum. Kisin daha cok giyiyorum cunku altina termal/angora corap giyiyorum ve pantolondan, kottan daha sicak tutuyor. Kotla ve pantolonla usuyorum. Kumas pantolonlara gore rahatsiz ediciligi az ve utusu zor degil, kotlara gore de iste daha profesyonel. "Su siklikta giyiyorum" diyemiyorum, cunku sik etek giyiyorum ve asiri mini disinda her sey ayni geliyor. Boyum kisaca, diz alti etekler Adile Nasit gibi duruyor, cok diz alti giymemeye calisiyorum zaten.

Yazin her gun etek giyiyorum, diger turlu pisiyorum, Onun da boyu degisiyor. Hangisi temizse.
0
aychovsky
(03.01.18)
ne tayt ne eteği kendime yakıştıramıyorum. göbekli ama ince bacaklıyım çünkü. başka vücuttan kopyala yapıştır gibi duruyor giydiğimde. şöyle bi şey: sketchtoy.com
0
pide
(03.01.18)
Yazın sadece mini etek, şort, elbise giyiyorum. Ortam fark etmiyor her ortama uygun var elimde.

Kışın alışamadım bir türlü. Üşüyorum sürekli.
0
jazzabel
(03.01.18)
Hiç giymiyorum.
0
poncikkurabiye
(03.01.18)
Çeşitli boylarda kot mini etek giyiyorum. Hemen her türlü mevsimi ve ortamı kurtarıyor modeline, çoraba ve ayakkabıya göre.
0
Phoebe
(03.01.18)
Haftada bir iki kez giyiyorum. Yazın daha çok, her ortamda giyerim.
0
pastörizesüt
(03.01.18)
Haftanin en az 3 günü giyiyorum sanirim. Mevsim fark etmiyor hatta kışın daha cok seviyorum çizmeyle falan
0
aquarium
(03.01.18)
çok özel günlerde giyebilir oldum, atıyorum arabayla yada taksiyle git gel yapıcaksam ve şık bi yerse gidiyorsam. yoksa normal bi cafe ye yada bara giderken kış hiç yazsa çok nadir giyiyorum malesef (istanbul'da böyle)
0
Meninasplash
(03.01.18)
Ayda birkaç kez giyiyorumdur herhalde. Her ortamda giyebilirim uygun olacak bir eteği ama kışın giymeyi daha çok seviyorum daha güzel kombinler yapılabildiği için. Yazın da etek değil ama tek parça elbiseyi hemen üstüne geçirip evden çıkmak çok rahat oluyor. Geçen yaz markete bile elbiseyle gittim çoğu zaman.
0
ms brownstone
(03.01.18)
Haftada 1 2 gün giyiyorum mutlaka iş yerinde. Normal zamanda pek giymem ama. Yazın daha çok aynı boyda elbiseler tercih ediyorum
0
mutlusismankedi2015
(03.01.18)
ben yazın giyiyorum nerdeyse hergün. Kışlık eteğim yok suan farkettim.
0
kismisolungac
(03.01.18)
Eteği yazın sıkça giyiyorum her yerde. Kışınsa özellikle işe giderken etek veya elbise giyebiliyorum sıkça ama iş dışında pek tercih etmiyorum.
0
duyond
(03.01.18)
resmen duyurudaki kadinlari ayikladi bir soruyla.
Giymiyorum. Hic giymedim
0
oldumubeabi
(03.01.18)
Kış aylarında hafta içi ortalama 3 kez giyiyorum. Pantolona nazaran yüksek bel etek tercihim.

Yaz aylarında daha az. Daha cok tatilde, akşam gezmelerinde vs. İşte giymem.
0
cabiday
(03.01.18)
Ben hiç giymiyorum da. Gelen cevaplar çok ilginç, ben hep etek yazın daha çok giyilir sanırdım.
0
shenergy
(03.01.18)
(9)

İkinci el kitapta hijyeni sorun ediyor musunuz?

vonkhar
Selam, iyisiniz umarım.Sevdiğim kitapların eski, yıpranmış basımına denk geldikçe alıyorum. Şimdiye dek dışını kolonyalı mendil yardımıyla silip geçmekte beis görmedim. Ancak çevremde bunu sorun edenlerin varlığını keşfettim.Sizdeki durumu merak ediyorum evet.
Selam, iyisiniz umarım.
Sevdiğim kitapların eski, yıpranmış basımına denk geldikçe alıyorum.
Şimdiye dek dışını kolonyalı mendil yardımıyla silip geçmekte beis görmedim. Ancak çevremde bunu sorun edenlerin varlığını keşfettim.
Sizdeki durumu merak ediyorum evet.
0
vonkhar
(02.01.18)
Silmiyorum bile.
0
038576
(02.01.18)
Kitapta küf ya da mantar lekesi yoksa sıkıntı yapmam, ama bu ikisinden biri varsa kitaplığına bile koyma derim. Gözle görülür bir pislik barındırmadığını varsayıyorum tabi :)
0
koskoca kirpi
(02.01.18)
Aslında sorun ediyorum ama bir yandan da bazı kitapların sadece sahaflarda bulabileceğim baskılarına sahip olmak istiyorum. Kitaptan da çok 80 ve 90'ların müzik dergilerini biriktiriyorum.

Sahaftan aldığım kitapları önce ben de siliyorum ve asla diğer kitaplarımla yan yana koymuyorum. Onlar için ayrı bir yer ayırıyorum kitaplığımda. Okurken de hiçbir yere değdirmeden hatta çoğu zaman gazetenin üzerine sererek falan okuyup gazeteyi atıyorum. O arada okurken hiçbir yere elimi sürmüyorum, kitabı ikinci el kitap rafına kaldırır kaldırmaz elimi yıkıyorum falan böyle şeyler var yaptığım ama bende biraz manyaklık var bu konularda.
0
ms brownstone
(02.01.18)
@ms, şu an kötü hissettim kendimi evet.
0
🌸vonkhar
(02.01.18)
ediyorum. kirli geliyorlar. insanların bayıldığı koku beni rahatsız ediyor. dokunmak da hoşuma gitmiyor. çok titiz biri de değilim.
0
pinkpeony
(02.01.18)
Rahatsız oluyorum. Yaladığı parmağı ile sayfayı değiştirdiği düşüncesi, kitabı koyduğu kirli yüzeylerden daha rahatsız edici. Sonuçta aşırı düzenli olmayan her insan okuduğu kitabı başucuna koymuştur okurken. Baş ucuna kitap koyacak insan da çok kirli yerlere bırakmaz kitabı. O yüzden kapak çok büyük bir karar mekanizması değil. Daha bunun sayfalar arası mikrobu, kitap kurdu falan var. O yüzden sıfır alırım hep.
0
nawar
(02.01.18)
Şimdi sen söyleyince böyle bir sıkıntı olabileceğini fark ettim :) Pis bi insanım sanırım.
0
roket adam
(02.01.18)
üniversitenin kütüphanesinde kitap duşu var (anadolu).
muhtemelen başka yerlerde de vardır, o şekilde dezenfekte edebilirsiniz.
0
kayranin kedisi
(02.01.18)
Böyle bir şey olabileceği aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(02.01.18)
(5)

son kullanma tarihi aralık 2017 olan çay

pinkpeony
bir süre önce (1-2 yıl kadar) yurtdışından çay almıştım, skt aralık 2017 görünüyor. içilir mi, atmalı mıyım sizce?
bir süre önce (1-2 yıl kadar) yurtdışından çay almıştım, skt aralık 2017 görünüyor. içilir mi, atmalı mıyım sizce?
0
pinkpeony
(01.01.18)
Bisey olmaz. Bitene kadar ic. Ben 2012de aldigim caylari hala iciyorum
0
kuehles blondes
(01.01.18)
İçilir.
0
insan kus misali
(01.01.18)
Küf, bozulma, garip bir koku yoksa içilir. Zaten nemli saçma bi yerde saklamadıysan bisey olmaz.
0
insan kus misali
(01.01.18)
Bence içilir ya. Ben olsam içerdim.
0
ms brownstone
(01.01.18)
tavsiye edilen mi, son tüketim mi? bu arada iç gitsin kasma.
0
darkwizard
(01.01.18)
(10)

Pizza siparişini nerden veriyorsunuz?

horizon
Dominos , little caesars vb. hangisinden sipariş veriyorsunuz
Dominos , little caesars vb. hangisinden sipariş veriyorsunuz
0
horizon
(31.12.17)
ikisinden de değil tabi.

pizza getto var bizim burada, oradan veriyorum. onun dışında pizza bulls.
0
liriamer
(31.12.17)
Domino's oldukça bozdu. Eskiden ki orta boy ile şimdiki orta boy arasında bayağı fark var.
0
Fritz-X
(31.12.17)
Mahalli pizzacımızdan (: illa zincir olanları soruyorsanız Domino's ama memnun kalmıyorum çoğunlukla.
0
Ufuk
(31.12.17)
Papa John's
0
birşeylersoracağım
(31.12.17)
Dominos ama çok Nadiren zaten
0
mutlusismankedi2015
(31.12.17)
Ben bulss'cuyum
0
iyi olmayan gececi
(31.12.17)
Pizza Bulls genellikle.
0
ms brownstone
(31.12.17)
papa john's, pizza bulls bi de lokal bi pizzacı var.
0
ghilleinthemist
(31.12.17)
papa john's
0
saldirgan catili eylem
(31.12.17)
papa john's
0
yuto
(01.01.18)
(6)

Berlin'de pasaportumu kaybettim acil

diffarentiationation
Buradan Amsterdam'a otobüsle geçecektim. Burada kaldım mı şimdi? Nasıl bir yol izlemem gerekir?
Buradan Amsterdam'a otobüsle geçecektim. Burada kaldım mı şimdi? Nasıl bir yol izlemem gerekir?
0
diffarentiationation
(30.12.17)
AB sınırları içinde karayolu ile seyahat yaparken pasaport kontrolü yok bildiğim kadarıyla. Ülkeye dönüşte sorun olmaması için konsolosluğa gidip yurda dönüş belgesi almanız gerekiyor diye biliyorum. Karakoldan tutanak da tuttursanız iyi olur, biri sorarsa en azından elinizde belge olur. Geçmiş olsun
0
salihdt
(30.12.17)
normalde pasaport kontrolü yok ama denk gelebilir. ben prag'dan berlin'e geçerken polis otobüsümü durdurup herkesin pasaportunu kontrol etmişti.
0
king lizard
(30.12.17)
prag'dan berlin'e otobüsle geçerken polis otobüse girip pasaportalara bakmıştı bizim. olmaz olmaz demeyin berlin'de gerekli işlemleri yaptırın. Interrail grubunda daha tecrübeli insanlar var bu konularda, oraya da danışın.
0
japon askeri
(30.12.17)
TC konsolosluğuna gidin hemen bi pembe geçici pasaport verirler telaşlanacak biley yok
0
stiletto heel
(30.12.17)
Kardeşim yaşadı geçen sene aynısını. Direkt konsolosluğa gidip geçici pasaport çıkartınca hemen ertesi gün dönebilmişti uçakla.
0
ms brownstone
(30.12.17)
Ab ici gecemezsin cunku gecici pasaportta vizen yani abde kalmani saglayaca sey yok. O sadexe trye donmek icin.

Ab ici pasaport kontrolu az oluyor ama oluyor - ozellikle otobusleri durduruyorlar. O sekilde seyahat etmemelisin. Kacak seyahat ediyorsun cunku.

Gecici pasaportla sikintisiz trye donebilirsiniz ama
0
kuehles blondes
(30.12.17)
(27)

Saçlarınız ne zaman beyazlamaya başladı ?

fatih terim akti
Ben 28. yaşımın sonlarına geliyorum ve son 6 aydır beyaz saç artışında bayağı bir ivme oldu. Saçlarım sık ve uzun olduğu için çok belli olmuyor fakat 30 yaşımda Barış Manço gibi gözükmek istemiyorum.Bu genetik midir ? Yoksa strese falan bağlı olabiliyor mu ? Sizlerde durum nasıl ?
Ben 28. yaşımın sonlarına geliyorum ve son 6 aydır beyaz saç artışında bayağı bir ivme oldu.

Saçlarım sık ve uzun olduğu için çok belli olmuyor fakat 30 yaşımda Barış Manço gibi gözükmek istemiyorum.

Bu genetik midir ? Yoksa strese falan bağlı olabiliyor mu ? Sizlerde durum nasıl ?
0
fatih terim akti
(28.12.17)
Sanırım 22 yaşımda. Genetik
0
neysene
(28.12.17)
genetiktir ya bence de
bende beyaz hiç yok
2018 temmuzda 33 olcam.
ama ev arkadaşım 29 yaşında
saçı bikaç sene önce beyazlamaya başladı birer ikişer tel olarak
0
interview with the vampire
(28.12.17)
21 yaşında ilk beyaz tellerimi gördüm, şimdilerde daha da çoğaldı. Aşırı stresli bir hayatim da yok. Anneminkiler de benzer yaşlarda beyazladıgi için genetiktir diyorum ben.
0
fraise
(28.12.17)
Valla benim 14-15 yaşında başladı. Yaş 27 ve baya beyaz saçlarım var. Hatta sakallara sıçramaya bile başladı. Annem ve ablamın saçları bembeyaz nerdeyse. Genetik deyip geçiyoruz.

Ama bence havalı ya beyaz saç. :)
0
efreet sultan
(28.12.17)
16
0
kablelvuku
(28.12.17)
26 yaşındayım.

Bir ara kafamın ön tarafında epey beyaz saç çıkıyordu, sonra düzeldi.

Dedem 77 yaşında vefat etti, saçları vardı. Babam 59 yaşında, saçları biraz döküldü. Halamın eşi babamdan 10-12 yaş büyüktür, onun da saçları var ama iki çocuğunun da saçları döküldü, adamlar 40 yaşında.

Bana piyango nasıl çıkacak hiç bilmiyorum :))
0
hayirsiz
(28.12.17)
tamamen genetik. benim yeni yeni kırlaşmalar başladı. (45) ama bu sene dökülme ve kırlaşma başladı. 2017'de bi bokluk olabilir.
0
lazpalle
(28.12.17)
26 yaşındayım, 2 senedir beyazlıyor. Babamın da böyleymiş.
0
voyager 1
(28.12.17)
17 yaşındaydım fark ettiğimde.
0
yaren
(28.12.17)
kardeş dayak istiyorsun galba. lisede beyazlamaya başladım ben. genetik bu işler. sal kafayı.
0
Pepee
(28.12.17)
19'da tek tük başladı, 23-24 arası çoğaldı ve çoğalıyor
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.12.17)
21-22 gibi başladı yanlış hatırlamıyorsam. şu an 28 yaşındayım. Baya bir beyazım var.

saçlarım beyazladı, saydım 23 tane beyazım var diyen tipler görüyorum bazen. taş atasım geliyor ^_^
0
synesthesia
(28.12.17)
40'ta gördüm ilk telleri. Genetik, annem 70 yaşında iken sadece saçının ön tarafında bir gümüş perçemi vardı.

Bende daha fazla beyaz var anneme göre. Stress, beslenme ve boyatma farkı olabilir diyorum. Annem sadece kına yakardı saçına.
0
SiyamkedisiZorro
(28.12.17)
bende 17 yaşında bile az da olsa vardı.
0
tute
(28.12.17)
Bir ek daha, 40'ta çünkü 2. çocuğu doğurdum o sene...
0
SiyamkedisiZorro
(28.12.17)
25 yasinda ama 3-5 taneler.
0
baldur2
(28.12.17)
Beyazlamaya başlamak değil de tek tel beyaz saçım vardı. 2 sene önce Ankara'da, ODTÜ psikoloji kantininde otururken (resmen gözümden gitmiyor o sahne öyle etkilendim nedense, hiç yakıştıramadım kendime beyaz saç) saçıma ip dolanmış sanmıştım, baktım 50 santimlik bembeyaz saç. Lastik gibi bir de. Normal saçtan daha kalındı ya da beyaz olduğu için bana öyle geldi. Normalde ince tellidir benim saçlarıım. Bayağı şaşırdım. Panikleyip kopardım kökünden. 24 yaşındaydım. O günden sonra bir daha beyaz saç bulmadım kafamda.
0
g man
(28.12.17)
16 yaşında 1 beyazım oldu. sonra tek tük. 30 yaşındayım 5i geçmez.
0
vassal
(28.12.17)
8-9 yaşındayken. Çocukluğumdan beri beyazlar var saçlarımda ama umrumda da değil açıkçası.
0
ms brownstone
(28.12.17)
Tam yaşını hatırlayamayacağım kadar erken diyebilirim.(şu an 27y)
Genetik. Baba tarafım da öyle. Anneme göre ise onlarda olan “sinirlilik” damarının bana geçtiğinin somut bir delili.
Not: Stresli bir hayatım vardı, etkisi oldu mu bilemiyorum.
0
fallopian
(28.12.17)
24 üm henüz hiç yok
0
shotgunwoman
(28.12.17)
16.
O dönem itibariyle b.ktan bir hayatım oldu hep.
0
skooma
(28.12.17)
Genetik olduğunu düşünüyorum, bilimsel verim yok.
Benim 15-16'da kendini hissettirmeye başladı. Özellikle üniversiteyi bitirdikten sonra beyaz oranı da arttı, buradan da stresin de rolü olabileceğini düşünüyorum. Kafamın ön tarafları neredeyse tamamen beyazken arkada o kadar çok yokmuş; ama boyamasam Ak Gandalf olacağım gibi geliyor.
0
wish i could find a way to disappear
(29.12.17)
22 23 yaşında başladı şimdi çoğu beyaz. manuş baba gibi :)
0
gonul_isleri
(29.12.17)
32 yaşındayım. Şu yaşıma kadar sadece bir tek beyaz tel yakalamıştım o da görünmeyen bir yerdeydi. Çok rahatsız edici değildi doğal olarak ama son bir aydır yüzümün sağ ve sol tarafındaki saç diplerinde beyaz teller görmeye başladım. Sanırım stresten oldu diye düşünüyorum ama annemin de aynı şekilde beyazlamaya başlamıştı saçları.
Umarım çok hızlı beyazlamaz çünkü kendi saç rengimi çok seviyorum.
0
duyond
(29.12.17)
15 16 da başladı benim ki. Dayımlara çekmişim saç tip karakter olarak. Ama gel gör ki her şeyim sayımlara çekmişken saçımın dökülmesi babama çekmiş. Kafamı bi o duvara bi bu duvara vuruyorum.
0
valarmurgulis
(29.12.17)
7-8 yaşımdan beri. şu an 22 yaşındayım ve son zamanlarda gözle görülür bir artış var. bendeki genetik.
0
theseachange
(29.12.17)
(10)

Sizce bunlardan hangisi?

golgi aygıtı
Hatun kişi olan sevgilime alacağım da üçü arasında kaldım, karar veremedim bir türlü. Sizce hangisi? 1- http://prntscr.com/ht3et12- http://prntscr.com/ht3f583- http://prntscr.com/ht3fav
Hatun kişi olan sevgilime alacağım da üçü arasında kaldım, karar veremedim bir türlü. Sizce hangisi?

1- prntscr.com
2- prntscr.com
3- prntscr.com
0
golgi aygıtı
(28.12.17)
3
0
dissendium
(28.12.17)
Ya neden kar kuresi? Kar kuresi bence bir o kadar islevsiz ve anlamsiz bir hediye secenegi
0
balpolen
(28.12.17)
@balpolen valla bir amacım yok gerçekten. canım bunu almak istedi diyebilirim :(
0
🌸golgi aygıtı
(28.12.17)
3 çok güzel.
0
jazzabel
(28.12.17)
3.
0
ms brownstone
(28.12.17)
3
0
elorelia
(28.12.17)
birincide; pembe panjurlu ev teması var. eh işte.
ikincide; fırtınalı denizlerde seninle ufacık bir sandalla bir ömür geçirmeye hazırım teması.
üçüncüde; sen bacak bacak üstünde kitap oku kahve iç, beni şeapmaa yaa, ben böyle ayakta takılıyorum teması :s

2 o yüzden.
0
onemoremile
(28.12.17)
1 ve 3 güzel. Hediye işlevsel olmak zorunda değil. Ben bayılırım kar küresine mesela. Yatağımın yanında var sürekli elimde hipnotize ediyor izlerken. Bana da özel birinden gelmişti keşke içinde kurşun asker olmasaydı tabi :)
0
denef
(28.12.17)
1 bence ama
sevgilinizin gozleri cekikli gibiyse 1, kitaba duskunse 3 daha guzel.
0
jimicik
(28.12.17)
hepinize çok teşekkür ederim aldım birini. umarım beğenir :)
0
🌸golgi aygıtı
(28.12.17)
(11)

limonata, im juli benzeri filmler?

eksimtrak
boyle cogunlugu yolda gecen ama genel temanin yol olmadigi turlu filmler diyelim
boyle cogunlugu yolda gecen ama genel temanin yol olmadigi turlu filmler diyelim
0
eksimtrak
(27.12.17)
Fandango
Thelma ve louise
0
a summer day
(27.12.17)
Motosiklet Günlüğü
Central Do Brasil
Alice In The Cities
0
halitkin
(28.12.17)
everything is illuminated.
0
brakgn
(28.12.17)
wristcutters: a love story
0
melodica
(28.12.17)
The Return
0
dr drake ramoray
(28.12.17)
Yazdıklarını izlemedim ama tasvirinden "Paris, Texas" uygun olabilir gibi geldi.
0
ms brownstone
(28.12.17)
Little miss sunsine
0
kljgslsdkjsd
(28.12.17)
chef
0
olkol
(28.12.17)
* Harley Davidson And The Marlboro Man
* Anne (2017)
* Hokkabaz
* Fikrimin İnce Gülü/Sarı Mercedes
0
onemoremile
(28.12.17)
sol tarafta güzel bir yerli yapım yol filmleri listesi var. muhurluzamanlar.blogspot.com.tr
0
teyzem teyfik
(28.12.17)
The Darjeeling Limited
0
kafamabiseygeldi
(29.12.17)
(2)

Reçetedeki ilaç adı?

bokmuhendisi
Üstteki ceftinex ama alttakini anlayamadım. Eczane de majezik verdi ama hiç benzetemedim, siz ne okudunuz?Cevaplar için teşekkürler,tikler gelecek.
Üstteki ceftinex ama alttakini anlayamadım. Eczane de majezik verdi ama hiç benzetemedim, siz ne okudunuz?

Cevaplar için teşekkürler,tikler gelecek.
0
bokmuhendisi
(26.12.17)
eczacılık okuyan arkadaşa sordum da muxol tablet gibi duruyo dedi.
0
elorelia
(26.12.17)
Maxaljin. Majezik'le aynı yani.
0
ms brownstone
(26.12.17)
(31)

hala pinar'i protesto ediyor musunuz?

in vino veritas
yoksa "ilk uc gun ben de destekledim"cilerden misiniz?
yoksa "ilk uc gun ben de destekledim"cilerden misiniz?
0
in vino veritas
(25.12.17)
ediyorum tabii ki. bir ürününü bile alırsam beni siksinler.
0
Delay Fuze
(25.12.17)
boykot konusunda odun vermem. cunku elimden gelen sadece bu.
0
pide
(25.12.17)
ediyorum.
0
sopiro
(25.12.17)
protesto degil de unutmak gibi oldu bende. urunleri karsilastirirken pinarin fiyatina bakmiyorum bile. 1/4 fiyatina bile olsa almayacagim nasilsa.
0
imnotsureabout
(25.12.17)
Ilk gunden beri ediyorum pinar kullanan yerlere bile gitmemeye calisiyorum ama gecen kangal sucugunu neredeyse yari fiyatina satiyordu market indirimde aldim bi tane.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.17)
kesinlikle almıyorum. watsons'a da gitmiyorum.
0
cemallamec
(25.12.17)
Pide +1, tam olarak aynı şekilde düşünüyorum.
0
Bruce
(25.12.17)
Hala ediyorum. Geçenlerde dalgınlık ile süzme peynirini almisim; kasaya doğru giderken fark ettim. Hemen gidip değiştirdim. Bir daha evimize tek bir ürününü sokmam.
0
fraise
(25.12.17)
Ediyorum, artık marka olarak beynimden silindi zaten
0
mutlusismankedi2015
(25.12.17)
Ediyorum. Haddini öğrendiğinden emin oluncaya kadar devam.
0
muhayyer divan
(25.12.17)
Ediyorum.
Özellikle ediyorum hem de. Ödün vermek yok.
0
motley crue
(25.12.17)
ediyorum ürünlerini almıyorum.
0
sta
(25.12.17)
Ediyorum ve asla almıyorum. Alternatifi yoksa o ürünü de almıyorum.
0
mor oje
(25.12.17)
Yesss
0
[GODDARD]
(25.12.17)
Hiç etmedim, hâlâ etmiyorum. Ama Pınar da almıyorum çünkü dibimde Şok var onun günlük sütünü (Mis) içiyorum. O da gerçi 1 ay bozulmuyor nasıl günlük sütse.
0
i was made for you
(25.12.17)
Ürünlerini almamaya çalışıyorum ama 2-3 kez aldıktan sonra fark ettiğim ya da o anda daha iyisini bulamadığım için aldığım oldu açıkçası.
0
ms brownstone
(25.12.17)
ediyorum. sürekli alışveriş yaptığım yerlerde neden hala bunun mallarını getiriyosunuz diye laf söylüyorum.

bi de geçen karabiber alıyodum. baktım bağdat baharat var. lan dedim bunu da boykot ediyoduk. almadım.

turkcell'i kapatmadım ama. diğer tarifelerde sıkıntı yaşarım. yapacak bişi yok.
0
spirit crusher
(26.12.17)
yıllardır yörsan'ı, sütaş'ı bile protesto ediyorum. haliyle pınar'ı da. bu gidişle süt ürünü tüketemeyeceğim.
0
cevab veremedim
(26.12.17)
hayır etmiyorum yerli üretim her daim desteklenmelidir. boykot bence ırkçı emperyal güçlere karşı olmalıdır.
0
masumiyetkarinesi
(26.12.17)
Ediyorum. Zevkle.
0
amelie poulain
(26.12.17)
Yörsan ve pınar'a olan nefretim hep taze. Yalnızca Sütaş'a karşı zaafım var.
0
md11
(26.12.17)
bu arada eğer marketinizde varsa teksüt tavsiye ederim. gerçekten iyi firma.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.12.17)
adam erzincandan kuruyemiş gönderiyor, antepten baklava gönderiyor. bu tarz markaların ürünlerini tüketmenin gerçekten bir anlamı yok. erzurumdan peynir söylüyorum, şımarasım varsa karstan eski kaşar. hem kendi adamım kazanıyor, hem doğal ürün tüketiyorum. çocuğuma her gün yoğurt mayalatıyorum anneme.

gerek yok. çok acil durumda kalırsam kaşarı falan alıyorum. o da torku mümkünse. k
0
liriamer
(26.12.17)
ediyorum.
0
bass solo take one
(26.12.17)
eskiden bir numaralı markamdı özellikle süt ve aç bitir salamlarını kullanırdım şimdi almıyorum. trakyada süzülmüş kardeşler, alkanlar, aldoğru gibi yerel markalar var onları kullanıyorum. geri kalanlarda ise sek tercih ediyorum
0
tantunizade murat efendi
(26.12.17)
Evet.
0
hasmetizm 2046
(26.12.17)
Aç bitir salamını özlüyorum ama inatla almıyorum. Süt ürünleri zaten Sek varken Pınar almıyordum, bakmıyorum bile.
0
kobuzchu kiz
(26.12.17)
ediyorum. tohumuna para mı saydım sanki...
0
babilbaligi
(26.12.17)
kesinlikle devam.

bir yada iki kez zorda kaldığım için yoğurt fln aldım, o kadar.
0
izmirlimuh
(26.12.17)
Hala ediyorum. Akıllara kazındı artık Pınar.
0
peggy
(26.12.17)
Onu, yeşilli bankayı ve Maraşlı dondurmacıyı boykot ediyorum.
0
insomnia
(26.12.17)
(24)

Yılbaşını nasıl geçireceksiniz?

keçeli-kalem
Guys,Yılbaşı için ne plan yaptınız? Bir şeyler yapmak istiyorum ama aklıma da yapacak bir şey gelmiyor, belki sizden kopya çekerim.
Guys,

Yılbaşı için ne plan yaptınız? Bir şeyler yapmak istiyorum ama aklıma da yapacak bir şey gelmiyor, belki sizden kopya çekerim.
0
keçeli-kalem
(25.12.17)
ev. kalamar kızartıcaz bi tek farklı olarak sanırım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.17)
Ev. Tek. Portakal.
0
sopiro
(25.12.17)
Uyucam
0
passion rules the game
(25.12.17)
arkadaşlar parti diye tutturdu, merkezde ev kiralayalım, içelim sonra kulübe gidelim sonra eve gelip tekrar içelim dediler ama hem param yok hem de istemiyorum açıkçası, son etkinliği pek beğenmemiştim, yrrak gibiydi ortam kimse kimseyle ilgilenmiyodu. otururum evde muhtemelen, özel bi şey yapacağımı sanmıyorum.
0
der meister
(25.12.17)
Arkadaşta toplanacağız.
0
pike
(25.12.17)
Yalnız bir şey yapmadan geçicek
0
clones
(25.12.17)
Evde, yalnız, mümkünse 22.30'da yatağa girmiş olarak.

3 senedir yalnız giriyorum yılbaşına ve bağımlılık yarattı. Harika oluyor, deneyin.
0
buff
(25.12.17)
Tek başıma kendimi dışarı atacağım.
0
cok iyi yol
(25.12.17)
Bana kalsa hazır 3 gün tatil varken evden çıkmazdım ama arkadaşlarım kendi kendilerine plan yapmışlar İstanbul'a gelmek için. Onlarla olacağım yani mecburen.
0
ms brownstone
(25.12.17)
sopiro +1
0
jamiro
(25.12.17)
Planım vardı ama nöbet kitlemisler yılbaşına.
0
doxanikee
(25.12.17)
arkadaşlar tutturdular evde içelim diye. fakat hiç canım istemiyor. ankara' ya gitme durumum var sevgili annem ile. bakalım.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.12.17)
Gündüz babamla sinema-yemek, akşam da annemle evdeyim.

Arkadaşlarla çıkacaktık ama annem de babam da bozulunca ektim.
0
jazzabel
(25.12.17)
o gün çalışmayı düşünmüyorum. böylesi özel günlerde kendime tatil vererek kendimi normal insan gibi hissediyorum. o gün uzun süre sonra ilk kez yemek dışında içki tüketeceğim. ayrıca bir de izlemediğim bir film ve dönem şerefine daha önceden izlediğim bir film seyredeceğim. gündüz de geçmişin çağırdığı yerlere; ya nişantaşı'na ya da arnavutköy'e uğrama planım var.

ek: 1'i sabahında da snoopy, şirinler ya da heidi'den 2-3 bölüm izleyeceğim.
0
misterturist
(25.12.17)
Ev, bence en güzeli.
0
sabirstone
(25.12.17)
üç yıldır üstüste nöbet kitliyorlar, çalışacağım :/önceden napıyordum cin içerek victoria’s secret show izliyordum.
0
pushing up the daisies
(25.12.17)
ailede bir sürü boşanmış insan olduğu için -teyzeler ve dayı- kuzenler, teyzeler, dayı, hatta dayının eski eşi falan da hep beraber yılbaşı kutlayacağız da inşallah dayı kişisi çok içmez, içince saçmalıyor çünkü :/ en küçük kuzenim 10 yaşında, aslında onun için toplanıyoruz bir nevi, yoksa annemin kalça kırık, iki teyzemin de evi istanbul'un birer ucunda, üstelik biri ağır gripli. ha bir de zaten herkes çalıştığı için zor görüşüyoruz, babama zaten her yıl olduğu gibi gene nöbet kitlediler, üç gün evde yok adamcağız :/ muhtemelen küçük kuzenin gönlü olsun diye tombala oynar, mandalina sıkarız gözümüze karşılıklı aşjksdlsajda

ha bir de yılbaşı gecesi huysuz virjin varmış, onu izleyip nostalji yapabilirim umarım, bir sorun çıkmaz da :/ ya da ne bileyim, böyle bir son mutluluk kazanıp sonra da ölmem de, falan... amma da dahi anlamında de ve şu suratı kullandım -> :/
0
pasp
(25.12.17)
üniversite arkadaşlarım ile maaile bursada evde buluşuyoruz. zaten ayda bir buluşuruz çoluk çocuk.
0
teritori
(25.12.17)
Ertesi gün çalışacağım malesef. Hatta o gün De akşam 6'ya kadar çalışacağım. 7 buçuk gibi evde olup tüm geceyi erkek arkadaşımla film izleyerek geçirmeyi planlıyorum. 12 olur olmaz da yatış :(
0
mutlusismankedi2015
(25.12.17)
1 kilo mandalina alıp dizi film takilmaca.
0
Amaranta ursula
(25.12.17)
ev ortamı gibisi var mı? missss
0
since1907
(25.12.17)
muhtemelen 00.00 olmadan sızacağım. manitaya kalsa şuraya gidelim buraya gidelim. iyi gidelim de mekanlar dolu para yok nereye?
güya ailesi otele gideceklerdi olmadı bana gelirsin başbaşa gireriz yeni yıla dedi. tabiki reddettim olası ailesinin geri dönmesi benim onların gözünde itibarımı sıfırlar diye.
kardeşim gelecekmiş
ay bilemiyorum altan ben uyucam galiba.
0
antik depresan
(25.12.17)
parti vericektim. parti vericek tüm arkadaşlarımla bağımı kopardığım için yıkıklar gibi mandalina emicem evde...
0
Tears of Devil
(25.12.17)
Anne babamın yanına gidicem onlarla evde güzel bi yemek yeriz sonra da 12 olunca sarılırız
0
pastörizesüt
(25.12.17)
(47)

flörtleşirken imla hatasına takılmak

pushing up the daisies
merhabalar, sorum şu, yeni tanıştığım numarasını aldığım bir beyefendi ile mesajlaşırken sürekli imla hatası yapıyor, soru eklerini bitişik yazıyor ve sesli harfleri kullanmıyorsa bi soğuma geliyor. aslında onun dışında sorun yok diyelim, anlaşıyoruz gibi eğleniyoruz birlikte ama imla hatası yapınca
merhabalar, sorum şu, yeni tanıştığım numarasını aldığım bir beyefendi ile mesajlaşırken sürekli imla hatası yapıyor, soru eklerini bitişik yazıyor ve sesli harfleri kullanmıyorsa bi soğuma geliyor. aslında onun dışında sorun yok diyelim, anlaşıyoruz gibi eğleniyoruz birlikte ama imla hatası yapınca böyle ufak tefek değil de göze sokarcasına bundan olmaz diyebiliyorum. abartılı mı tepki, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? misal en son mesajlaştığım kişi istisnasız ‘herkez, gelimmi, evdemisin, istemessen ‘ gibi şeyler yazıyordu. tamam edebiyat öğretmeni gibi yazsın demiyorum da yani :/
0
pushing up the daisies
(24.12.17)
Bende de var aynı durum. Yazım yanlışı görmemle o insandan soğumam bir oluyor.
0
ms brownstone
(24.12.17)
Mi yi birleşik yazmasına soğumam da istemessen iticiymiş
0
hayati cozemeyen adam
(24.12.17)
Çok itici ya. Ben de direkt soğuyorum böyle durumlarda. Bence abartılı değil. Bir de bu tarz tipler genelde pek kültürlü ve iyi eğitimli çıkmıyor gözlemlerime göre.
0
kulagina kupe olsun
(24.12.17)
Bendede oluyor.
0
doxanikee
(24.12.17)
sen de imşa hatası yapmışsın
Bence de önemli hak verdim
Ayrıl
0
benaslindayohum
(24.12.17)
arada beyin kısa devre yapıyor fazla facebook takılmaktan.

zamanla geçebilir, geçmezse türkçe öğretmeninize danışınız.
0
binder dandet
(24.12.17)
-de veya -ki olaylarında sorun yapmıyorum fakat sabrım "herkez" yazana dek.

"ya noldu foton gitti" oluyor ondan sonra.
0
fatih terim akti
(24.12.17)
'gibisinden' saçmalığını kullanmayan herkesle sonsuza kadar iletişim kurabilirim.
0
eksimeksi
(24.12.17)
Bendede var o. yazim yalnisi yapan birisinden direk soguyorum
0
qazwsx
(24.12.17)
yadaha yasım yalnısı yapıyosa o is nasıl olacakki?
0
binder dandet
(24.12.17)
aynen öyle. vatsapta arkadaslarla konusurken türkçenin ırzına geçsem de yeni tanıştığım flortlestiğim birinde direkt soğuma sebebi benim için gayet de haklı bir sebep bence. bir insan görmedim ki böyle yazım hataları yaptığı halde hayata bakış açımız aynı olsun, yok uzun vadede hepsinin başka bir sürü falsosunu görüyorum o yüzden bu olay benim için önemli.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.12.17)
Bunları kabul edebilmem için cook öncesinden kör kütük aşık olmam lazım. Flört aşamasında farkedersem uzaklaşırım.
0
elorelia
(24.12.17)
abartı değil, olması gereken bu bence. tamam anlık mesajlaşma sebebiyle selamı slm, kendine iyi bak cümlesini kib diye kısaltıyoruz ve buna alışıyoruz da, imla kurallarını bilmemek farklı bir mevzu.

bunca yıl kendi diline en basit düzeyde dahi hakim olmayı başaramamış bir şahıstan başka konularda da beklentim olmaz. var ise de anında imha eder önüme bakarım.
0
treamorg
(24.12.17)
lisans mezunu kişi sürekli basit imla hataları yapıyorsa türkçeden habersiz kalitesiz bir bireydir. hadi entelektüel kişiliğe sahip değildir olsun da çok da abartma olmasın. 16 yıllık eğitim ve öğretim boyunca en azından ders kitaplarıyla uğraşırken doğru yazımları hiç mi görmedin diye sormak lazım. kimseden mesaj yazarken en ince detaya kadar dikkat etmesi zaten beklenmez de "istemessen, herkez, bian, bide" vs. nedir?
0
sporty
(24.12.17)
yalnız olmadığımı görmek sevindirdi. hem de karşı cinsten. açıkçası ben de bu tarz insanlardan çok çabuk soğuyorum. nedeni de sanırım bu imla hatalarının birçok şeyi anlatıyor olması. mesela bana göre böyle yazı yazan birisi kitap okumuyordur hiçbir şekilde. bırak kitabı internette 300 kelimeden fazla gördüğü yazıya uzun diyordur. böyle bir insanla açıkçası uzun süreli bir ilişki kurabileceğimi düşünmüyorum ben. (arkadaş olmak da dahil)
0
mr sherlock
(24.12.17)
yazım yanlışı varsa okumuyor, yazmıyordur; bunlar yoksa kısaca karşınızdaki üniversite bitirmesinden bağımsız cahil biridir, küçük bir püf nokta büyük resmin habercisidir. Siz de cahilseniz sorun yok ama değilseniz sıkıntı olası.
0
gezegen olan pluton
(24.12.17)
"Herkez" yazıyorsa bana öyle bir soğuma geliyor ki :) Diğer durumlar belki tolere edilebilir.
0
simderun
(24.12.17)
Bunlar kalitesizlik belirtisi olduğu için soğumanız normal. Haksız değilsiniz.
0
taktikmaktikyokbambambam
(24.12.17)
Katılıyorum. Daha önce “hoşlanmadığınız kelimeler neler” gibi bir soru sorulmuştu; onları kullanan kişileri de itici buluyorum ben. Bir de, hadi öğrenemediniz, eğitim alamadınız da internet kullanan bir insanın bu tarz hatalar yapma bahanesi olamazmış gibi geliyor bana günümüzde. Ortalık “herkes böyle yazılır”, “de eki ayrı yazılır” gibi şeylerle dolu.
Ama sıralama yapmam gerekirse, benim en sinir olduğum şeylerden biri noktalama işaretlerinden önce bir boşluk bırakılması sanırım. Geçenlerde biri uzunca bir cevap yazmıştı ama hep “kedi ,köpek ,tavşan” gibi kullanmış, okuyamadım açıkçası.
0
sopiro
(24.12.17)
çok takılma bence.ha başında bu tür şeylere takıldığını
söylersen mutlaka dikkat edecektir.
0
red hot chili
(24.12.17)
asiri kiyici oldugum meseleler bunlar. imkanlara ragmen daha dikkatli konusmaya ve yazmaya gayret etmeme tavri, sefil bir tavir.
0
e haliyle
(24.12.17)
Ben işe başvuracağım firmanın ilanında bile böyle hatalara dikkat ederdim. Kendim imla tanrısı olmamakla birlikte asgari de olsa dikkat ediyorum. Elin sürçmesi başka, alışkanlık başka. Uyarın. Size nasıl göründüğünü bilirse; sizi de önemsiyorsa daha dikkatli olacaktır. Mükemmelliyetçi de olmayın.

Bazen insanlar şirin veya samimi olmak için de yapıyorlar. O da karşıdaki kişinin yüz yüzeykenki tavırlarını biliyorsanız ona göre değerlendirilmeli. Yılışık birinin internette çok düzgün konuşmasını beklemezsiniz.

Özetle imla, tutarlı, ciddi, detayları atlamayan bir karakterin önemli bir göstergesidir. Hatasız da kul olmaz.
0
idexo
(24.12.17)
ben de takılıyorum, ve yaptığı hatalar bana göre belirleyici duruyor.

Farklı dünyalar durumu olabilir. Takılmadığın durum da olabilir di bu arada, o zaman ortada sevgi olurdu.
0
nucleon
(24.12.17)
Çok itici geliyor bana da. Dikkat etmek lazım. Hele bir de karşında özendiğin, değer verdiğin bir insan varsa daha fazla dikkat etmek lazım.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(24.12.17)
biraz kibir.
0
Apocalypse
(24.12.17)
Bence çok normal bu; çünkü bu tür yanlışları yapmakta ısrar edenler bildiğin cahil insanlar. Yazıyla, okumayla işi olmayan kimseler.

Sadece futbol ve kendi yaptığı işler hakkında konuştuğum arkadaşım bunu yapınca hiç garipsemiyorum mesela; çünkü zaten onunla paylaşacaklarım o kadarla sınırlı. Daha ötesi zaten olamaz.

Öte yandan muhabbetim sınırlı 3 5 alanla kısılı kalmamış arkadaşlarım bunu hiç yapmıyor; çünkü bu benim gözümde başka anlamlara da gelen bir işaret. Yani de, da, ki yazma değil mesele. Karşımdakinin vizyonunu, birikmişini falan tartıyor gibi hissediyorum. Zaten kurduğun fıkra kadar bir cümle, gündelik 300 farklı kelimeden fazlasını kullanmıyorsun, bari onu düzgün yaz değil mi? Meh.

Ezcümle; yok anacım yok. Sevgililik, arkadaşlık konularında kralı gelse "Akşam sana gelimmi ;)" yazsa "cnm tşk teyzem sünnet olacakmış gitmem lzm, bb" der gönderirim gibi geliyor.
0
g man
(24.12.17)
aslında abartılı bir tepki ama aynısını ben de yapıyorum.
0
keçeli-kalem
(24.12.17)
bu yüzden Türkçe öğretmeniyle evlendim.
0
legalize marijuana
(24.12.17)
kesinlikle abartılı değil aynı durumu ben de yaşıyorum. bu karşınızdaki kişiyle aynı hassasiyetlere sahip olmadığınızın en iyi göstergelerinden biri bence.
0
rhoda
(24.12.17)
Böyle takıntılar da var iste. :) . eğer hoşuna gitmiyorsa bunu ona soylemelisin bence bize değil. Güzel takıntılar bunlar :)
0
opitseri
(24.12.17)
Bunu ilkokul mezunu ya da eğitimi bir şekilde yarım kalmış biri yapsa, asla yadırgamam ve yargılamam ama üniversite mezunu biri bunu yapınca 'Bu kişi eğitimsiz; kendini geliştirmeye, öğrenmeye önem vermiyor' izlenimi oluşturuyor. Bu da benim için hayattaki önemli yanlardan biri. Hani, bir iki kelimeyi, kalıbı yanlış yazıyordur, öyle öğrenmiştir ve denk gelmemiştir; olur öyle şeyler. TDK bile günü geliyor, hoppidi hoppidi kural değiştiriyor. Bu tarz hatalar çoksa olay sadece yazım yanlışı, dilbilgisi hatası değil, bakış açısı uyumsuzluğu, farklı dünyaların insanı olma gibi görürüm.
0
aychovsky
(24.12.17)
Soğurum.
0
Amaranta ursula
(24.12.17)
Valla kisiye gore degisiyor boyle seyler. Kiz beni imla hatasindan dolayi uyarsa nikahi bassam mi lan diye dusunmeye baslarim sahsen.
0
stavro
(24.12.17)
kime ne anlatabilirsin ki?
0
regardless of what they say
(24.12.17)
verilen cevaplarda da hata var, ironik :)

ben eğer yerine "eyer" yazilmasinda bitmistim...
0
orion
(24.12.17)
tabii ki uzak dur, o ne oyle
0
fragile lady
(24.12.17)
Çok itici oluyor ya öyle insanlar
0
en_birinci
(24.12.17)
bu kadar çok insanın bu konuya eğilmesine sevindim, ben bu soruyu soracak olsam aklımdan kesin "şimdi gramer polisi misin ezik başka bişeye takıl" diyenler gelir diye geçirirdim; şaşırdım cevaplara.

bence abartılı değil buna takılmak ancak bir insanın umrunda olmamasını anlayabilirim. eskiden çok daha katıydım, imla bilmeyen insanı kendi sosyal hayatımda ciddiye bile alamıyordum ama zaman geçtikçe sayıca çok olduklarını gördüm ve "sorun bende galiba" diye düşündüm. bu kadar insan bilemiyorsa temel bir sorun olmalı.

ancak bunu değiştirecek olanlar da bizleriz, daha fazla kişi ilişkide seçim kriteri olarak belirlesin ki insanlar ciddiye almaya başlasın!
0
Bruce
(24.12.17)
her zaman mı böyle? bazen ben mesela yolda yürürken tek elimle yazıyorsam mesajı en yakın harflere basarak yazıp geçiyorum. off şimdi kim gidip öte taraftaki a ya basacak ya da boşluk tuşuna falan diyorum. aceleden oluyor öyle hatalar. mail, mektup yazdır ona bak bakalım dil bilgisi sağlam mı o zaman belli olur :)
0
kedi kovalayan astronot
(24.12.17)
"aslında onun dışında bir sorun yok diyelim"

Bundan daha büyük nasıl bir sorun olabilir?

En az 15 yıl eğitimini aldığı ana dilini düzgün yazamayan birinin bir şeyleri doğru yapmasını nasıl beklersin? Ya da bu adamla neyi konuşup tartışabilirsin?

Hayır efendim, edebiyat öğretmeni gibi yazacak. Yazmıyorsa, kendini geliştirmekten aciz, vasıfsızın tekidir. Üzgünüm.

Neden 4 yıldır yalnız olduğumu açıklamış oldum sanırım.
0
yirmisantim
(25.12.17)
Ben de acayip takılıyorum, kesinlikle haklısın. Edebiyat öğretmeni olmakla alakası yok, karşındakine olan saygınla alakası var. Sorarsın aceleden öyle yazdım derler bi de. Ben oturup insan gibi mesaj yazıyorum aq sen de otur uğraş.
0
roket adam
(25.12.17)
Valla bende de direkt gözümden düşüyor.
0
lcha
(25.12.17)
gerçekden böle yapıorsa bilemiorum altan yaaaani.

mesela, bazı yazımları sanki karşında anlatıyormuş gibi yazmak ister ona bi şey diyemem, sonracıııma, geliiiciiiiim, tamm tarzı kişinin zaten günlük yaşamda ifade ettiği gibi yazması sıkıntı değil o kadar tdk yalamış yutmuş, mükemmel derece türkçe konuştuğum söylenemez ama bu kadar basit şeyleri ne bileyim bazen takıyorum yazmak içimden gelmiyor bazen de aman salla bu yaşa kadar öğrenememiş ben kazıkla çaksam nafile oluyor yukarıdaki ilk cümle örneğini yakın arkadaşım çok sık yapar kal geliyor amaaa :(


neyse ben ne istediğimin farkında değilim sanırım.
0
antik depresan
(25.12.17)
Klavye kazaları, özellikle telefonlarda, kesinlikle sorun değil. Benim de bol bol yaptığım şeyler.

Bir şey/birşey gibi masum olaylar da çok dert değil.

De/da, ki, yanlız, yalnış gibi kullanım hataları bende kırmızı bayrak kaldırır. Karşımdaki insanın beklentilerime uyuşmayacağına dair önemli bir göstergedir.
0
cleric
(25.12.17)
Haklısın, kim olsa soğurdu. Peki bu beyefendiyle konuşurken, anlaşırken, eğlenirken,vs hiç dikkatini çekmedi mi, sadece yazarken mi imla hataları yapıyor?
0
iwasbornonamountainside
(25.12.17)
bunu yapan bana direk varoş geliyor yav açık konuşmak gerekirse. olay mahallinden uzaklaşıyorum.
0
bruceandwayne
(25.12.17)
bende de var bu. deli gibi aşık olsam da imla hatası görünce bir tiksinme geliyor.
0
cezzar dede
(25.12.17)
(4)

Ekşi duyuru kızlar buluşması yapılıyor mu?

noxell
Daha önce açılan kızlar buluşmaları tarihlerinde ya şehirde değildim ya da bir işim vardı. ne oldu artık etkinlik açılmıyor mu?kızlar artık duyuru açmayıp kendi aranızda mı buluşuyorsunuz? :( beni de alın ya.
Daha önce açılan kızlar buluşmaları tarihlerinde ya şehirde değildim ya da bir işim vardı. ne oldu artık etkinlik açılmıyor mu?

kızlar artık duyuru açmayıp kendi aranızda mı buluşuyorsunuz? :( beni de alın ya.
0
noxell
(24.12.17)
en son birkaç erkek gizlice takip edip buluşmalarına damladığımız için artık gizli yapıyorlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.12.17)
ben de o zamanlar müsait olmadığım için katılamamıştım. hala yapılıyorsa takipteyim.
0
dedimmidemedimmi
(24.12.17)
Ben de böyle bir duyuru açmayı düşünüyordum. Geçen buluşma duyurularında aktif olanların çoğu yazmıyor zaten artık duyuruda. Artık burda duyurmadan tanıştıkları insanlarla kendi içlerinde görüşmeye devam ediyorlardır diye düşünüyorum.
0
ms brownstone
(24.12.17)
İzmir’de olursa bende gelirim :)
0
denef
(24.12.17)
(1)

bu hangi sahne/bölüm (avrupa yakası, burhan)?

çaykovski
ekteki sahne hangi bölümden acaba bilen var mı?
ekteki sahne hangi bölümden acaba bilen var mı?
0
çaykovski
(24.12.17)
126. bölüm.
0
ms brownstone
(24.12.17)
(4)

Portakal çiçeği parfümü mü yoksa esansiyel yağı mı

noeldayın
Sizce hangisi daha iyi olur? Sizce nasıl bu koku? Yves roche portakal çiçeği edt var ama kalıcı mıdır acep?
Sizce hangisi daha iyi olur? Sizce nasıl bu koku? Yves roche portakal çiçeği edt var ama kalıcı mıdır acep?
0
noeldayın
(23.12.17)
en son onun portakal cicegi, lavanta, portakal agaci yagi (muhtemelen) karisimli olanini edindim, ama maalesef oda kokusu olarak kullaniyorum. bence hic kalici degil. hos, bu benzeri kokular genellikle kalici olmuyor.
0
e haliyle
(23.12.17)
edt çok kalıcı olmaz.
0
pinkpeony
(23.12.17)
Yves rocher' in çoğu parfümü kalıcı değil. kokuları çok güzel evet ama artık almamaya karar verdim.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.12.17)
Yves Rocher'in parfümleri kalıcı değil. 10 dk sonra tamamen uçmuş oluyor tenimden.
0
ms brownstone
(23.12.17)
(10)

Mutlaka canli dinlenmesi gereken efsane isimler

rusyalı kozmonot
Ve hala konser veren tabii. Sizce kim?
Ve hala konser veren tabii. Sizce kim?
0
rusyalı kozmonot
(21.12.17)
Camel
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(21.12.17)
Beyoncé.
0
m e b
(21.12.17)
Robert Plant
Patti Smith
Ozzy Osbourne hatta grubun final turnesi yapılmış olsa da Black Sabbath üyelerinin her biri
Brian May
Judas Priest
Aerosmith
The Rolling Stones...

Daha yazmaya üşendiğim onlarca grup ve isim var sanırım. Keşke Türkiye'de yaşamasaydık diyorum bu konuyu her düşündüğümde. :(
0
ms brownstone
(21.12.17)
Pearl jam isterdim dünya gözüyle, bi gözü toprağa bakanlardan dünyada fazla zamanı kalmayanlardan da Neil Young (geldi ama gidemedik)

Mark knopfler da isterim, dire straits döneminden bol çaldığı konseri varsa, solo albümleri bayıyor
0
freebird5406_2
(21.12.17)
foo fighters, roger waters geliyor aklıma ilk. aslında tüm efsane rock grupları-insanları canlı dinlenmeli; efsane kategorisinde olup da canlı performansı "kötü" olan kimseyi hatırlamıyorum. yeni nesil rock biraz daha yumuşadığı ve içine stüdyo etkisi girdiği için kayıt ile canlı farklı olabilir ama ms brownstone'un saydığı babalar ve nesildaşları çatır çatır çalıyor canlı; hepsini izlemek lazım.
0
Bruce
(21.12.17)
Judas Priest

Yaşlarına göre performansları çok iyi.
0
halitkin
(21.12.17)
dünya gözüyle bu ülkede gittiğime en sevindiğim konser (bkz: 4 ağustos 2013 roger waters istanbul konseri)

aynı şekilde sevineceğim bir diğer konser Pearl Jam konseri olurdu benim için de. freebird +1

ondan sonra da Tom Waits olurdu.
0
otonomo
(21.12.17)
Linet
Bir provasında boş stüdyoda kendi kendine prova yaparken dinledim çıplak sesle. Mikrofon falan yoktu. Bu şarkıcıysa diğerleri ne dedim. Yok böyle bir ses.
0
insomnia
(21.12.17)
Feryal Turkoglu
Rammsstein
Aslinda isimden ziyade senfoni orkestrasi canli dinlenmeli. Arada fark yok, canli ile kayittan dinleme arasindaki sey farktan ote bir sey. Diger muzik turlerinde ozellikle canli dinlenmeli diyemem bana sorarsan aslinda.

Bu arada Judas priest birakti diye biliyorum. En son tr ye geldiklerinde son turneleriydi.
0
stavro
(21.12.17)
benim için en önemlileri:

tool
camel
rush
neil young
pearl jam
iron maiden
ve asla efsane olamayacak olmasına rağmen pain of salvation.
0
rahip janick
(21.12.17)
(14)

Nabıyonuz?

shenergy
Ben güzelcene bi kıza yazılıyorum. Siz?
Ben güzelcene bi kıza yazılıyorum. Siz?
0
shenergy
(19.12.17)
umarım o kız ben değilimdir:)))

şaka bir yana internette sörf yapıyorum.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(19.12.17)
beyler bence kiz hepimizi oyaliyor.
bu olayin sonu inek sabanin taksim meydanindaki bulusmasina benzeyebilir
0
kosun lan mevzu var
(19.12.17)
Benim kiza yazilani bulmaya calisiyorum
0
crown
(19.12.17)
@kosun lan mevzu var
Ulan hepiniz ordaydınız be :)
0
simderun
(19.12.17)
Kız değildir o. Kız olsa duramazsın
0
trablon
(20.12.17)
iş
0
alt4y
(20.12.17)
mutsuz mutsuz müzik dinliyorum.
0
ravenclaw
(20.12.17)
yorucu iki günün ardından 3 günlük molam var. ne yapacağımı düşünüyorum şu an.
0
rakicandir
(20.12.17)
Yarın katılmam gereken bir eğitim var. Şu an tam olarak sabahın 6'sında nasıl uyanıp hazırlanacağımı düşünüyorum kara kara.
0
ms brownstone
(20.12.17)
thi shi ve first aid kit eşliğinde tez sunumu hazırlıyordum. şimdi tesla'ya geçtim. iş devam ediyor. çayımı bitireyim yatacağım.
0
rain when i die
(20.12.17)
Modemin yanın ışıklarına boş boş bakıyorum.
0
kablelvuku
(20.12.17)
master of none diye bir diziye basladim onu izliyorum.

bes alti saat sonra uyanacak olmanin mutsuzlugu da var tabi :/
0
fakyoras
(20.12.17)
demin 2 tane hazır waffle luplettim. kilo aldım hayvan gibi bu aralar ne zaman rejime girsem dıye dusunuyorum
0
binder dandet
(20.12.17)
kızla yazılanları okuyoruz, gülüyoruz.
0
orpheus
(20.12.17)
(19)

sözlükte kaç kişi engellediniz?

shenergy
705 falan benimki.
705 falan benimki.
0
shenergy
(19.12.17)
931. Son dönemde referanslı link paylaşanlar yüzünden iyice arttı.
0
catch the arrow
(19.12.17)
7
0
duyond
(19.12.17)
0
0
sutlu nescafe
(19.12.17)
141 engellenmiş.
0
nice tnetennba
(19.12.17)
144 görünüyor, çok fazla zaman geçirmediğim hâlde. Engellemek bir nebze sorunu çözüyor da, keşke başlıklarını engelleme özelliği de çalışsa.
0
tel tokasini duzelten samuray
(19.12.17)
0
0
bubiruyaolmali
(19.12.17)
28 engelli 6 tane başlıkları engellenmiş.

çok mecbur kalmadıkça engellemiyorum ama lord
eddard stark gibi insanları kaosa sürükleyen tiplere direk engeli basıyorum.açtığı başlığa da
entry girmiyorum
0
follow rivers
(19.12.17)
Önceki yazarlığımda da 0, şimdikinde de 0. Çok aptalca yazanlar veya bilerek yanlış başlık açanlar çok sinirlendiriyor beni ama kimseyi engellemedim.
0
m e b
(19.12.17)
0
0
sta
(19.12.17)
0
0
all girls dream
(19.12.17)
Sıfır.
0
ms brownstone
(19.12.17)
782
0
monsieur turti
(19.12.17)
139. 68 tane de başlık.
0
unifeel
(19.12.17)
70
0
sanquis
(19.12.17)
546
0
marjinalolamayaninsan
(19.12.17)
1027. bilgi alabileceği başlığa "yeşillendirin" yazanlar, bitcoin ref'çisi ezikler, futbol başlıklarında sadece provokasyon yapmaya çalışan "koyduk mu" gerzekleri (takım ayırt etmeksizin) vs. hepsine basıp geçiyorum. sansür yanlısı bir insan değilim ve aslında yaptığımı sevmiyorum ama "bu zeka düzeyinde bir insanın yazdığından fayda gelmez" diye düşünerek onların yazdıklarıyla vakit kaybetmemek adına böyle bir şey yaptım.
0
der meister
(19.12.17)
4000 küsür
0
kay adams
(19.12.17)
1622 kişi.
der meister +1, troll'ler ve hakaretçi küfürbazlarla birlikte özellikle son 2-3 yıldır yazar olmuş ve tanım yapma zahmetinde bulunmayan, sözlüğü twitter gibi kullanan, noktalama-imladan bihaber, saygısız ve at gözlüklü yazarları gördüğüm yerde engelliyorum. aslında tek entry'den yargılamıyorum insanları, entry gözüme batıyorsa diğer entry'lerine ve yazarın başlığına bakıyorum. genelde o entry'den anlamış oluyorum, "hmm bunu troll eklemeyeyim" diye vazgeçtiğim çok az oluyor.

bir süre sonra şunu fark ettim, gündem olan tartışma içerikli başlıkların büyük bir kısmının ilk entry'sini göremiyorum. sözlüğün içinde bulunduğu bok çukurunda gitmesini sağlayan lokomotiflerin aslında bu niteliksiz kullanıcılar olduğuna o zaman ikna oldum, o yüzden kimse "kendi kendilerine yaziyürler işte tahammülsüz herif" demesin.

yetmiyor tabii ki, hangi birini engelleyeceksin. rastgele okumayı bıraktım o yüzden sözlüğü, merak ettiğim şeylerin başlığına bakıyorum çoğu zaman; zaten bilgi içermeye müsait başlıklarda pek olmuyor bu tipler.
0
Bruce
(19.12.17)
0
0
alt4y
(19.12.17)
(7)

Daha önce hiç büyük bir hata olduğunun farkında olarak bir şey yaptınız mı?

bir peynir kutusu kibrit
Çok büyük bir hata ve yanlış olduğunun fazlasıyla farkındasınız. "Tüm hataları kendimizin yapabileceği kadar vaktimiz yok, başkasının hatalarından da ders çıkarmalıyız" diye bir söz aklıma her zaman yer etmiştir. Bu sözden yola çıkarak da yapacağınız şeyin hata olduğunu, sonunun iyi bitmeyeceğini bi
Çok büyük bir hata ve yanlış olduğunun fazlasıyla farkındasınız. "Tüm hataları kendimizin yapabileceği kadar vaktimiz yok, başkasının hatalarından da ders çıkarmalıyız" diye bir söz aklıma her zaman yer etmiştir. Bu sözden yola çıkarak da yapacağınız şeyin hata olduğunu, sonunun iyi bitmeyeceğini biliyorsunuz. Yine de yapar mısınız? Ya da yaptınız mı?
0
bir peynir kutusu kibrit
(18.12.17)
Birkac konu var, onlarda:
Yaptim
Yaparim
Yapiyorum

Hayat hatalarla guzel, napalim :(

Not:yaptigim hatalar cogunlukla zarari bana dokunacak sekilde oluyor
0
fakyoras
(18.12.17)
Yaptım. Yani hata olduğunu bile bile yaparken şunu sordum sadece kendime: "Bu yaptığım, karşımdakini zarara uğratacak bir şey mi?" Cevap hayır olduğundan, bunu istediğimi kendime hatırlatıp yaptım. Yine olsa, yine yaparım.
0
tel tokasini duzelten samuray
(18.12.17)
sanırım kimse bodoslama hata yapmaz. insan risk alır bu riskin kötü sonuçları olabilir, sonradan bu kötü sonuçlar 'hata yapmışım' şeklinde yorumlanabilir.

benim risk almadan yaptığım iş yok neredeyse. getirisi büyükse ne götüreceğine bakmıyorum çoğu zaman.

eğer riskler benim alehime işleseydi şu an bu satırları yazmıyor sevdiceğimle yılbaşını hangi ülkede kutlayalım diye düşünürken şarabımızı içiyor olurduk. şimdi ise soğuk bir odada duyuruda kime ne laf yetiştirsem diye hesap yapıyorum.

ders çıkarma lafı bence biraz komik. bence asıl soru aynı koşullar bir daha önüne sunulsa yine aynı seçimi yapar mıydın?
ben yapardım.

edit : ilk cümleyi geri aldım.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.12.17)
yaptım.
ölcez diye yaşamayalım mı yani?
0
part time pollyanna
(18.12.17)
Yaptım. Üstelik bir kere de değil, 3 kere.
Birdaha kesinlikle yapmam.
0
battal gemalmaz
(18.12.17)
Aynı hatayı 5-6 kere yapmışlığım var
Ki emin olayım hata olduğuna.

Salağım biraz
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(18.12.17)
Defalarca yaptım. Aylarca aynı hatayı sürdürdüğüm de çok oldu.
0
ms brownstone
(18.12.17)
(8)

Gereksiz uzuntu yasar misiniz?

meyve parcacikli kadin
Iki uc gundur cok cok uzgun hissediyorum. Gunluk seyler, sevgilimle her zamanki ufak atismalarimizdan biri disinda pek bir sey yok. Ama surekli agliyorum ve cok, cok mutsuz hissediyorum. Neler oluyor ya..
Iki uc gundur cok cok uzgun hissediyorum. Gunluk seyler, sevgilimle her zamanki ufak atismalarimizdan biri disinda pek bir sey yok. Ama surekli agliyorum ve cok, cok mutsuz hissediyorum. Neler oluyor ya..
0
meyve parcacikli kadin
(18.12.17)
PMS sanki ? Ben de rutin olarak depresyona giriyorum hep bu sebepten.
0
yaraticinick
(18.12.17)
Majezik + çikolata + sıcak su torbası
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(18.12.17)
düşünmemeye çalış, odak noktanı dağıt. üzüntünün kaynağını aradıkça iyice bunalıma girersin kısır döngü bu

aburcubur cips çikolata seviyorsan bolca al, şarap ve film ile kendini şımart
veya yeni bir kitaba başla

odağını dağıt
0
part time pollyanna
(18.12.17)
Pms degil ya, sevdigim yemekler de ise yaramiyor
0
🌸meyve parcacikli kadin
(18.12.17)
yaşamam. üniversitedeyken oda arkadaşım durup dururken ağlardı, "noldu olm bişi mi oldu ne sıkıntın var" dediğimizde ağlayasım geldi derdi de anlam veremezdim. sonra bu aralar bok gibi hissettiğim, herkesten nefret ettiğim ve hayatımda mutluluk verecek hiçbir şey olmadığı için dokunsan ağlayacak durumdaydım. bazı akşamlar duygusal müzik çaldığında hislenip ağlıyordum. vay be böyle oluyormuş demek dedim. sarı kantaron içiyorum 15 - 20 gündür, daha iyiyim. şartlar değişmedi ama. hisler aynı.
0
olutaklidi
(18.12.17)
Biriken ufak ve önemsiz olumsuzluklar zamanla tahammül eşiğini düşürür.
Mış gibi yapmayı bir kenara bırak.
Avazın çıktığı kadar bağır.
Soğuk, ciğerlerine dolana dek yürü.
Ve bir sokak köpeğine sarıl.
0
vonkhar
(18.12.17)
Hayatımın çoğu böyle geçiyor desem abartmış olmam sanırım.
0
ms brownstone
(18.12.17)
hormon değişimleri. hava durumu da buna sebep olabilir.
0
sane ego
(18.12.17)
(3)

Yeşil Mercimek Bozulur mu ?

fatih terim akti
Elimde 10/2016 yazan bir yeşil mercimek vardı. Yalnız üretim tarihi mi yoksa son kullanma tarihi mi çözemedim. Oda sıcaklığında, güneş görmeyen bir yerde duruyordu.Önemsemedim pişirdim güzelce, şimdi iş yemeğe geldi fakat tereddütte kaldım.Ne diyorsunuz ? Yiyeyim mi ?
Elimde 10/2016 yazan bir yeşil mercimek vardı. Yalnız üretim tarihi mi yoksa son kullanma tarihi mi çözemedim. Oda sıcaklığında, güneş görmeyen bir yerde duruyordu.

Önemsemedim pişirdim güzelce, şimdi iş yemeğe geldi fakat tereddütte kaldım.

Ne diyorsunuz ? Yiyeyim mi ?
0
fatih terim akti
(17.12.17)
Bence yenir. Ben olsam yerdim.
0
ms brownstone
(17.12.17)
@ms brownstone yedim.

sonuçlarını hastaneden ya da evimden aktarırım.
0
🌸fatih terim akti
(17.12.17)
Tarih bir tane bile yazsa arkasında son tüketim tarihi üretim tarihinden itibaren bir yıldır gibi bir ibare yazar. Ama içtiysen ve bir şey olmadıysa gözle kendini. O zaman en kötü ihtimalle ishal olursun.
0
ceyhan prensi adana
(17.12.17)
(6)

bir keresinde ben de guzel cikmistim!!!111!!!1!

rahip janick
daha yakin tarihliedit: aaand it's gone!
daha yakin tarihli

edit: aaand it's gone!
0
rahip janick
(17.12.17)
Tam bir iyi aile çocuğu
0
bego
(17.12.17)
Dudakları saklamış sakal bıyık, prim yapar onlar saklama kenks.
0
Bruce
(17.12.17)
Saçlar uzunken çok daha iyi bence. Hatta keşke uzun saçlı erkekler o uzun saçlarını hiç kesmese.
0
ms brownstone
(17.12.17)
Evet güzel çıkmışsın.
0
md11
(17.12.17)
Hep aynı fotoğrafla ifşa olmaz ama. Girişte söylemediler mi?
0
yirmisantim
(17.12.17)
@yirmisantim, diğerlerini beğenmediler, çok üzüldüm, o yüzden...
0
🌸rahip janick
(17.12.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.