Şu yazıtipinden benden başka nefret eden var mıdır?
vita vinum est
`Sevgili yoldaş kurbağalar`!Bakınız, bahsettiğim şey şu:seLam hafIz.. kIz sanA seLam vermeMiş geCen guN haCı hayroLa.. teZ vazGeç o kIzdan!(ne zor şeymiş lan böyle yazmak! örnek de fantastik oldu, neyse.)Abicim neden böyle yazıyorsunuz? Bazen ekşi duyuru'da da rastlıyorum böyle yazanlara.. Zorunuz n
seLam hafIz.. kIz sanA seLam vermeMiş geCen guN haCı hayroLa.. teZ vazGeç o kIzdan!
(ne zor şeymiş lan böyle yazmak! örnek de fantastik oldu, neyse.)
Abicim neden böyle yazıyorsunuz? Bazen ekşi duyuru'da da rastlıyorum böyle yazanlara.. Zorunuz nedir kardeşim, neden yani?
(iddia ediyorum ki bu yazıtipinden nefret eden 100000000 kişi bulabilirim!!!!!11)
0
vita vinum est (17.02.09)
$ ile yazmaktan daha itici değil ama kesinlikle itici.
0
trista
(17.02.09)
"!!!!!11" bende şunu sevmiyorum ama hadi neyse (smile.gif).
0
karapage
(17.02.09)
bu aralar duyuru'da benim de gözüme takılmaya başladı.
0
munny
(17.02.09)
uyarilara ragmen inat edenler var. birakiniz ucsunlar..
0
sourlemonade
(17.02.09)
evet hem cok itici hem de kurallara aykiri, yapmayiniz.
0
ermanen
(17.02.09)
itici ne kelime, iğrenç ötesi. yeni tanıştığım birine sormuştum "neden böyle yazıyorsun, çok rahatsız edici" gibisinden, "alışkanlık, bırakamıyorum" dedi. nasıl bir alışkanlık aq ya. haydi onu da geçtim nasıl bırakılamıyor arkadaş.
0
tannhauser
(17.02.09)
okurken zorlanıyorum onları. (acaba uykum var ondan mı; neyse) hoşlaşmıyoruz. kullanmayın kullandırtmayın..
0
dambil
(17.02.09)
"aq" diyenler de var onları da ben mengeneye bağlıyorum.
0
cha
(17.02.09)
burada bir kaç kez sorulmuş/tartışılmıştı. Çıkış noktası yamulmuyorsam soLfej(sadece L'yi büyük yazıyor) idi... Bir tanesini bulabildim: (git: 25475)
0
late viper
(17.02.09)
sms mesaj atarken "sikildim" deyince karşısındakinin mal olduğunundan sikildiğini düşüneceğini sananlar sIkIldım yazar ya... o arada da l harfi I'ların arasında kalır da sanki sIkIIdIm olur...bu sefer de "sıkıdım" lafını takar kafaya... bence kaynağı buradan geliyor. Ama geniş çaplı araştırma, bilimsel çalışmalar falan yapmadım, üzerine oturduğum yerden düşündüm bir an için.ne anlamı varsa...
0
endless dream
(17.02.09)
sms yazarken aynı rakam üzerindeki harfleri beklemeden yazmak için harfi büyültüp ya da küçültüp bu şekilde yazarak zaman kazanılıyordu. tabi burda kullanmak çok anlamsız ve kötü gözüküyo bence de.
0
lilidance
(17.02.09)
bnc de choq itycyyy. ıma basen de choq shekeerr!! (tamamen gerçek!)
yakında böyle yazan nesle aşina olacak buralar zannımca. zeus esirgesin!
0
artful dodger
(17.02.09)
bunların bir nesil öncesi hesap makinesi ile, shell, hell, hello falan yazardı.
0
cedilla
(17.02.09)
bi de bunların l harflerini L , o harfini de 0 yapanları vardır ki iticinin önde gidenleridir.
0
sp3ciali5t
(17.02.09)
her an ıslak havlum hazır benim. şak etti mi üç gün kızarıklığı geçmez.
0
teritori
(18.02.09)
Ekşi duyuruyu foruma çevirmek pahasına cevap veriyorum ve diyorum ki: Ey soruyu soran, cevap yazan, soruyu veya cevabı okuyan ya da bu dediklerimi yapanlardan olayı duyan ve dahi başka yollardan bu yazımın içeriğine vakıf olan ve de bütün bunların üstüne ekşi sözlükte veya onun kardeş sitelerinde veya herhangi bir sitede yazı yazanlar; biliniz ki ben de nefret ediyorum bu abuk yazı hatasından(tarz demek bile yanlış bence). Yukarıda linki verilmiş soruyu zamanında ben sormuş idim, belki mantıklı bir açıklaması vardır diye. Ama görüyorum ki yokmuş.
0
o midas
(18.02.09)
Acik konusmak gerekirse bu sekilde yazan insanla muhabbetim de olmaz, yazisini da okumam. Muhtemelen icerigi de yoktur boyle yazilarin.
0
msb
(18.02.09)
(bkz: chaos capital) başlık dolu mu bilmiyorum görecez hep beraber.
0
mabl
(18.02.09)
yeri gelmişken sorayım, "!!!!!11" ne oluyor abi? ben de çok uyuz oluyorum buna.
0
weeping guitar
(18.02.09)
bu tarz yazıları görünce aklıma direkt olarak 13-14 yaşlarında cin olmadan adam çarpmaya çalışan, hayatındaki tek iletişim yeteneği ucuz forum muhabetleri olan veletler geliyor.
hangi başlığa baksam böyle bi tanım görüyorum."turnosal kağıdı işlevi gören film","bilmemneyi ortaya çıkaran turnusol kağıdı.." v.b...acaba bu bi furya mı yoksa millet farkında olmadan çok güzel bi tanım buldum diye mi bunu yazıyor?sanırım yüzlerce defa yazıldığının farkında değiller.
hangi başlığa baksam böyle bi tanım görüyorum."turnosal kağıdı işlevi gören film","bilmemneyi ortaya çıkaran turnusol kağıdı.." v.b...acaba bu bi furya mı yoksa millet farkında olmadan çok güzel bi tanım buldum diye mi bunu yazıyor?sanırım yüzlerce defa yazıldığının farkında değiller.
0
kurtulan adam (17.02.09)
geçen burada bir screen shot görmüştüm; bir başlık vardı ve altında 5-6 tane ne diyem mahmut mu diyem bkz'ı vardı. sözlükte bir tabir tutulunca herkes kullanmaya başlıyor/çalışıyor onu. kendilerince "herkesten farklı bir kavram"la açıklamış oluyorlar. sonra sözlük kendini tekrar etmeye başlıyor ve daha sonra herkes "sözlüğün kalitesi düştü" deniliyo! son zamanlarda entryleriyle en beğenilenler listesinde olan veya popüler olan yazarlara, bir bak mesela farklı olayları aynı kelimelerle anlatıyorlar. ama sözlükte iyide prim yapıyor bu olay o ayrı. üstelik bunu yapanlar birde recep ivedik'e giydirmeye çalışyırlar. tezatlıklar sitesine doğru gidiyoruz vesselam. (ulen nerden nereye bağladım be!)
0
etna
(17.02.09)
oto boka sorunsal deme gibi bir şey işte.
sözlük çok büyük olduğu ve her an tonla "veri!" girildiği için böyle olması kaçınılmaz. çünkü sözlükteki genel denetim içerik değil şekil denetimi. formatlara uygunluk denetleniyor yazılanların içeriği değil( gg de sözlük formatına uyumluluk çerçevesinde denetleniyor ya da başka türlü neyse). içerik denetlenmeye kalksa ne denetleyecek kadar insan var, ne de bunun bir ölçüsü, kime göre, neye göre. içerik denetimi zaten sözlüğün formatına aykırı.
0
abtash
(17.02.09)
turnusol kağıdı görevi görüyo turnusol kağıdı yazmak. angutla normal adamı ayırıyoruz.
0
mabl
(17.02.09)
ben de bu kullanımdan baygınlık geçirip yaklaşık 2 yıl önce şunu yazmıştım:
Evet merak ettiğim bir durum var. Asansöre bindik diyelim ta 6. katta. asansörü taşıyan ip koptu! ve aşağı düşüyoruz. en az zararı almak için ne yapılabilir?ölme olasılığı olsa da onu cevap olarak vermenize gerek yok.
Evet merak ettiğim bir durum var. Asansöre bindik diyelim ta 6. katta. asansörü taşıyan ip koptu! ve aşağı düşüyoruz. en az zararı almak için ne yapılabilir? ölme olasılığı olsa da onu cevap olarak vermenize gerek yok.
0
ophelia (17.02.09)
çömelmek gerekiyodu galiba. eller başı üstten tutacak şekilde. s. demirel demişti.
0
yoldaki isaretler
(17.02.09)
en az zararı almak için yapılacak şey dua etmek olabilir :P
şaka bi yana sadece ip kopunca asansör aşağıya düşmez. paraşüt de denilen bir mekanizma vardır asansörlerde. kabin belli bir hızı geçtiğinde bu aparat açılarak mekanik fren yapar ve kabini durdurur. bu aparatın bozulması ve ipin kopması olaylarının aynı anda olması gerekir düşmesi için. sorunuza cevap olmadı ama söyleyeyim dedim
Asansor duserken ziplanilsa ne olur ? Dusunun ki, asansorunuz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hizla dusuyor. Siz de son saniyede yukari zipliyorsunuz. Yukari ziplamaniz olsa olsa saniyede 4-5 metre hizla olabilir. Yani siz yine de yaklasik saniyede 13-14 metre hizla yere dusmeye devam ediyorsunuz.
Ister saniyede 18 metre, isterse 13 metre hizla yere dusun, sonuc fark etmez. Sizi yerden kazimak zorunda kalabilirler. Lutfen panik yapmayin, asansoru tutan tek bir kablo degildir, en azindan 5 veya 6 kablo vardir. Bu kablolarin her biri tek basina asansorun agirligini tasiyabilir.
Diyelim ki, bu kablolarin hicbiri gorevini yapmadi, asansoru durduracak bir baska fren donanimi daha vardir. Hatta bazi asansor bosluklarinda ilaveten yayli veya yagli, hayati tehlikeyi onleyecek ozel sistemler de bulunur.
Bu sistemlerin hicbiri calismazsa yine de iyimser olmaya calisin, hic olmazsa hayatinizda bir kere, hicbir katta durmadan dogrudan zemine inmis oluyorsunuz!
0
trimpot
(17.02.09)
sonuc odakli cevap gelmemis ki hic :p
asansor yere cakilinca en az zarari almak icin; o anda yere temas edecek organlarin en yumusaklarindan secilmesi iyi olur bence. ornegin ayakta durmak veya amuda kalkmak hos olmaz, kemikler yere carparsa kirilir. yere yatip kafayi kollar arasina alarak olusturulan bir fetus pozisyonu; kafayi, kemikleri ve temel organlari korumak icin iyi olacaktir. asansordeki kisi sayisina gore bu mumkun olmayabilir.
0
507
(17.02.09)
yatıp fetus pozisyonu alırken, sağ tarafınıza dönerseniz kalbiniz vücudun üst kısmında kalır ve yere çarpmanın etkisini daha az yaşayabilir diye düşünüyorum. ama her halukarda yüzünüz kıbleye baksın. ne olur ne olmaz.
0
trocero
(17.02.09)
Asansörde başka insan varsa onun sırtına tırmanılabilir, şişman teyzeler en makbule geçeni.
0
skatheist
(17.02.09)
yanınızda biri varsa onu yere yatırıp üstüne uzanın.
0
the kene
(17.02.09)
o hızla giderken zıplamak imkansız, zıplanamıyormuş(bir güç var). brainiac bunu incelemişti, manken her defasında pertti.
0
only
(17.02.09)
serbest düşüşe geçmiş asansörün içindeki yine serbest düşüşteki insanın kurtulabilmesi için asansörün ivmesinden daha kuvvetli bir şekilde yukarı zıplaması gerekiyor. e bir de asansörün tam yere çarpma anını hesaplayabilmek lazım ki o da imkansız. bu konu zamanında mythbusters da irdelenmiş o maket adam da heder olmuştu. zıplamak yerine yere uzanın yine siz.
0
coffee and cigarettes
(17.02.09)
benim merak ettiğim, asansörün tavanında tutunacak bi yer bulup ta oraya asılıp salınsak çarpma anında nolur acaba?
0
mabl
(17.02.09)
zeminde ortada bir demir gördüm bizim asansör boşluğunda, son durak tren istasyonlarındaki gibi. dolayısıyla asansörün ortasında durmamak gerek.
0
surprise
(17.02.09)
o iplerin kopması bir kez yaşanmış o da binanın tekine uçak girmiş (wtc değil, çok daha eski). başka da kaza yok sanırım.
bir de düşse o kadar hızlı düşer ki zıplayıp hızını azaltsan da yine de oldukça yüksek bir hızla aşağıya doğru gidiyor olacaksın.
demire tutunursan da Cüneyt Arkın filmindeki gibi kolunu koparabilirsin.
0
burfak
(17.02.09)
mythbusters'ta da denendi bu.asansörün çarpma şiddetinden, ezilip büzülmesinden ve sarsıntıdan nerdeyse her yere çarptı manken. kollar bacaklar havada uçuştu:) çarpma anında zıplattılar, kafası falan eğrilmişti:)
toefl sınavı için ders vermeyi düşünüyorum isteyen varmıdır??
whatever tomorrow brings...
selamlar!! uzunca bir süre toefl için hangi kursa gitsem hangi kitapları çözsem nerde sınava girsem vs. araştımalarının üzerine en sonunda sınava girdim ve ilk seferde başardım ve kurtuldum!!şimdi de bu konuda ders vermek ya da ben hazırım ingilizcem var ama bu sınavı tam bilemiyorum diyenlere bu k
selamlar!! uzunca bir süre toefl için hangi kursa gitsem hangi kitapları çözsem nerde sınava girsem vs. araştımalarının üzerine en sonunda sınava girdim ve ilk seferde başardım ve kurtuldum!!
şimdi de bu konuda ders vermek ya da ben hazırım ingilizcem var ama bu sınavı tam bilemiyorum diyenlere bu konuda destek vermek istiyorumm.... ilgilenenler varsa bi ses etsinler! ; )
0
whatever tomorrow brings... (15.02.09)
Tebrikler! Meraktan soruyorum, nerde girdin ve kaç aldın acaba? Ve öncesinde kurs, ders vs. aldın mı?
0
mabl
(16.02.09)
teşekkürler : ) berlitz e gitmiştim ve 95 aldım. aslında benim hedefim 105 di ve kesin 100 üzeri alıcam diye hesaplıyodum ama malesef sınavda biraz ses oldu reading'in ilk paragrafı güme gitti..... sınava istanbul lisan merkezinde girmiştim beşiktaşta. aslında epey araştırıp oranın en iyisi olduğunu düşündüğüm için orda girdim ama şans işte o gün ben biraz erkenci davranmıştım, sınıfta da ses olunca biraz konsantrasyon dağınıklığı yaşadım malesef ilk 10 dakika
0
🌸whatever tomorrow brings...
(16.02.09)
artı eksi 10 puan şansa bakıyor gerçekten, üzülme. bir tavsiye benden ders verme konusunda: sınavdan sonra, beni hazırlayan kurs resmimi ve ismimi şehirdeki dev bilboardlara asmıştı. cep numaramı turkcell rehberinden bulup arayanlar oldu yardım et ben de girecem diye. iyi niyetle yardım etmeye çalıştım ama işin felaket zor olduğunu anladım. eğer öğretmenlik tecrübeniz ya da yeteneğiniz yoksa bir yerden sonra tıkanıyorsunuz çünkü anlatacak bişey yok, kendi çalışması lazım. o yüzden ücret talep ederek ders vermeden önce, eğer bu konuda tecrübesizseniz, önce bir seferliğine karşılıksız ders vermenizi tavsiye ederim :)
0
mabl
(16.02.09)
evet ders verme konusunda haklısın kesinlikle. bikaç arkadaşıma yardımcı oldum zaten bu şekilde o yüzden zorluklarını biliyorum artık.
zaten dediğin gibi extra bi ingilizce bilgisi katmak için verilen dersler olmuyo bunlar sınavı öğretme, nelere çalışılması gerektiğini gösterme, sınav taktikleri verme vs. seansları gibi oluyo aslında daha çok! =)
şu resmi dev billboardlara asmaları olayı da enteresanmış! =) baya reklam yapmışlar seni :p
1) Netten İngilizce kitap sipariş edebileceğim, en azından popüler kitapların İngilizcesini bulabileceğim bir site biliyor musunuz?Mesela The Wheel of Time serisi, ya da Twilight serisi. Şu anda özellikle Wheel of Time'ı arıyorum. ideefixe diyorlar ama onda yok.2) Ayrıca;Amazon'dan felan sipariş ets
1) Netten İngilizce kitap sipariş edebileceğim, en azından popüler kitapların İngilizcesini bulabileceğim bir site biliyor musunuz?
Mesela The Wheel of Time serisi, ya da Twilight serisi. Şu anda özellikle Wheel of Time'ı arıyorum. ideefixe diyorlar ama onda yok.
2) Ayrıca; Amazon'dan felan sipariş etsem, kitap ücreti harici ne kadar öderim? 11 kitaplık seriyi sipariş ettim mesela.
3) Bi de şu soru saçma olacak ama: Yabancı bi siteden alsam, Maximum kartımla taksit yapma ihtimalimin standart sapması nedir? (Hiç alışveriş yapmadım gavurla daha önce)
0
mabl (15.02.09)
bu iş icin en iyisi amazon.com olur herhalde free shipping vardır guncel kitaplarda cogu zaman. ki öyle olmasa bile ucuk fiyatlar istemiyor amazon kargo icin. co.uk tercih edin kargo daha az olabilir ama orda pound olayı işin tadını kacıryo bazen.
bankanın herhangi bir alışveriş icin taksit yapma gibi bir olayı oluyosa ki bazen kampanya tarzı seylerle oluyor o şekilde olur yoksa da olmaz.
muhteşem bir kitabevi,neredeyse mükemmel müşteri hizmetleri. baktım, ingilizce Wheels of Time mevcut ellerinde.
0
kabraxis
(15.02.09)
amazon'da istediğiniz kitapları sepete ekleyip ülke bilgilerini falan da girdikten sonra çıkan ücrete bakın. yalnız normal kargoyu seçerseniz kitaplarınız elinize 3 hafta-1 ay içerisinde ulaşır.
0
claeryn
(15.02.09)
www.barnesandnoble.com . amazondan daha ucuz shippingi
gelecek nesillere de faydalı olması açısından sonuçları yazayım:
Pandora.com da serinin tamamı mevcut değil, ilk üç kitap yok, haliyle seriye başlamak mümkün değil. Belki istetince zamanla gelir ama ölme eşeğim ölme. Hem çok daha pahalıya geliyor amerikadan getirtmekten. ayrıca 3lü setler yok, tek tek almak lazım kitapları. Daha pahalıya geliyor ama teker teker alınca taksitli gibi almak mümkün ayda 1-2 tane felan.
Barnes and Noble; hem kitaplar, hem de shipping daha pahalı. Direkt elendi.
Waterstones; Bunda da box set'ler yok, tek tek almam gerekiyor ki çok daha pahalıya geliyor. Shipping ücreti hariç 200TL tuttu 12 kitap. Amazon'da shipping dahil 160 TL.
Amazon.com; en iyisi, en ucuzu, hem de müsteri memnuniyetinde kusursuz. 12 kitap (3 tane 3erlik box set + 3 tek kitap) + shipping = $100.12
Amazon.co.uk; İngilterede bu kitaplar hem daha pahalı, hem de 3 lü box setler olmayınca daha masraflı oluyor. Ama shipping daha hesaplı olabilir.
arkadaşlar türk sanat müziğinden çok beğendiğiniz parçaları benimle paylaşır mısınız ??bir yerde t.s.m den bir parça dinlemiştim ama tek kelimesi bile aklıma gelmiyor bir türlü bulamıyorum . belki sizin beğendiğiniz parçalrın arasında vardır..umarım:)
arkadaşlar türk sanat müziğinden çok beğendiğiniz parçaları benimle paylaşır mısınız ??bir yerde t.s.m den bir parça dinlemiştim ama tek kelimesi bile aklıma gelmiyor bir türlü bulamıyorum . belki sizin beğendiğiniz parçalrın arasında vardır..umarım:)
0
ulema (08.02.09)
şimdi arkadaşım tsm dediğin olayda yaklaşık 20000 eser var, kaçını sayıcaz sana, ya bi ipucu ver,radyoda mı duydun, kayıt mıydı canlı mıydı? şarkı hareketli miydi? neyse,piyasada en çok istenen eserler şunlardır yazıyım yine de:
-duydum ki unutmuşsun -hani o bırakıp(veda busesi) (hatta bu olma ihtimali yüksek) -benzemez kimse sana -gölgesinde mevsimler boyu -aşkın kanunu -nasıl geçti habersiz -yar saçları lüle lüle -muhabbet bağı
bi çırpıda yazdıklarım bunlar. yine de internett altın şarkıların bilmem kaç serilik albümler var onlarda vardır. bi de sözlükteki : muhayyerkürdi, hicaz, rast, hüzzam, kürdi, uşşak makamlarının başlıklarına bakarsanız bi çağrışım yapar. yoksa imkansız.
0
kanuniye
(08.02.09)
seni ben ellerin olsun diye mi sevdim bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım istanbul'un agora meyhanesi kırmızı gülün alı var
0
szqnn
(08.02.09)
o dinlediğim parça bildik t.s.m sanatçılarından dinlemedim .. :( tekrar teşekkürler..
0
🌸ulema
(08.02.09)
üstteki ilanınla (matematik dersi) ilgilenen biri olsa bile sana nasıl ulaşacak? ve mesaj atabilir ne cevap yazabilir.
şimdi çok merak ediyorum.bu bilgisaayr prgoramları nasıl yazılıyor ?bildiğimiz -babadan kalma- geleneksel klavyelerle yazılabilir mi ?program files de mesela dosya açıyorum rastgele ;"$$$/Lilo/DisplayLanguageName/af=Afrikaanse""$$$/Lilo/DisplayLanguageName/af_ZA=Afrikaanse (Suid-Afrika)""$$$/Lilo/Di
şimdi çok merak ediyorum.
bu bilgisaayr prgoramları nasıl yazılıyor ?
bildiğimiz -babadan kalma- geleneksel klavyelerle yazılabilir mi ?
bunu yazınca bilgisayarın dili mi oluşuyo , noluyo..
çok özür dilerim , 2 yaşında bebek soruları gibi oldu ama yapacak bişiy yok.
0
karacoğlan der ki (08.02.09)
öncelikle bu dosya, hangi programa ait olduğunu bilmemekle birlikte o programın dil değişkenlerini tutan bir dosya olduğu belli. yani programın dilini değiştir dediğinizde program önce bu dosyadaki listeyi alıyor olmalı.
bilgisayar programları, kullandığın pc'de de yazılır. sadece ek olarak hangi dilde yazmak istiyorsa onun derleyicisini pc'ye kurman gerekli. örneğin visual basic de vbscript ile bir program yazmak istersen visual studio 6 ya da daha düşük versiyonunu kurabilirsin.
diller ve bu dillerin derleyicileri yani çalışan şekle getiren programlar var. (örn; visual studio 6) anlayacağınız şekilde yazdığınızı exe hale getirip (ek olarak dll ve kaynak dosyası olarak farklı formatlar da kullanabilirsiniz tabii örn; yukarıya yapıştırdığınız bilgi gibi) çalıştırmanıza yaran programlar var. örneğin; 2+2 yazdığınızda ekrana 4 yazan ya da printf "bu bir denemedir" yazdığınızda da ekrana "bu bir denemedir" şeklinde çıkaran programlar var.
çeşit çeşit programlar ve sonunda uzmanlık isteyen durumlar var. örn; muhasebe programı yazacaksanız, orta halli bir muhasebeciden daha iyi muhasebe hesaplamalarını bilmeniz gerekli ki bunu bilgisayar ortamında sıkıntısız bir şekilde otomasyona çevirmeli, bir kayıt ortamına (genelde sql server adı verilen uygulamalara) kaydedebilip daha sonra da tekrar ordan okutup eski kayıtları dökmek gibi vs..
en basitinden programlama ile uğraşanların analitik düşünceye (bkz: analitik dusunce sistemi) ve algoritmaya (bkz: algoritma) hakim olması gerekir. en basitinden 3 öğrencinin sınav sonucunun aritmetik ortalaması istendiğinde izlenmesi gereken yol aşağı yukarı şudur;
1) 1. öğrencinin sınav sonucunu gir 2) 2. öğrencinin sınav sonucunu gir 3) 3. öğrencinin sınav sonucunu gir 4) 3 notu topla bir değişkene aktar 5) toplam değişkenini 3'e böl bir değişkene aktar 6) sonuç değişkenini ekrana yazdır.
bla. bla. bla. umarım anlatabilmişimdir.
0
phonex
(08.02.09)
:D arkadaşım sanırım sen exe leri notepad le ya da hex le açıp o kodlardan korkmuşsun. program yazmak için ingilizce ve visual basic gibi yazılım programları gerekir, ki bir sürü yazılım türü var. java mı istersin c mi c++ mı c# mı hepsi sana bağlı. örnek bir link vereyim : ourworld.compuserve.com
0
cevaps
(08.02.09)
evet bildiğin klavyeyle yazılıyor. aynı buraya yazı yazar gibi. ekstra bir donanıma*** gerek yok.
0
emrag
(08.02.09)
henüz ilkokuldayken, bilgisayardaki resim dosyalarını, exe dosyalarını felan edit komutuyla açar (ms dos tabii ki, başka os yoktu) karman çorman karakterlere bakar, vay beee demek bunları yazınca bu program bu resim felan çıkıyo der şaşırırdım. onu hatırladım şimdi. inşallah siz de bir ilkokul öğrencisinizdir. eğer öyleyse geleceğiniz parlak :)
0
mabl
(08.02.09)
yazılır ama kimse eline notepad alıp program yazmaya kalkmaz. yazarsa bana aferin deyin diyordur. deriz de.
bana başangıçta anlaşılmasıkolay gelen (bkz: delphi) başlığını oku. internetten bul. dene. tahmin ettiğin kadar anlaşılmaz olmadığını göreceksin.
bir kurumu mahkemeye vermeyi düşünüyorum. en basit şekliyle ne yapmam gerekiyor arkadaşlar. Kocaelide oturuyorum, buradaki işlem yapacağım yerleri bilenler varsa özellikle buradaki yerler üzerinden yönlendirme yapabilirlerse daha çok sevineceğim.
bir kurumu mahkemeye vermeyi düşünüyorum. en basit şekliyle ne yapmam gerekiyor arkadaşlar. Kocaelide oturuyorum, buradaki işlem yapacağım yerleri bilenler varsa özellikle buradaki yerler üzerinden yönlendirme yapabilirlerse daha çok sevineceğim.
0
daglien (07.02.09)
mahkemeye dava açmak deyince sanki direk mahkemeyi mahkemeye verecek gibi oluyor :) varsa tanıdık bir avukata yoksa bulunduğunuz şehrin barosuna gidip avukat isteyin ya da direk savcılığa gidin şikayette bulunun.
0
edip
(07.02.09)
direk savcılığa şikayette bulunayım ben. Peki savcılık adliye binası içindemi oluyor yoksa ikisi farklı yerlerdemi oluyor?
0
🌸daglien
(07.02.09)
özel bir eğitim kurumunu, hakkımı yedikleri, eğitimimi vermedikleri ve geciktirdikleri konusunda bir dava açmayı düşünüyorum ciddi olarak theconqueror kardeşim.
0
🌸daglien
(08.02.09)
Kocaeli denince kurumu merak ettim şimdi ben.
0
mabl
(08.02.09)
kurum istanbuldan bir kurum, ama isim vermicem ayıp olmasın :)
0
🌸daglien
(08.02.09)
benzer konuları kısa süre önce bir hakim ve bir avukatla tartışmış, ve kendini türk hukuk sistemi hakkında aydınlanmış hisseden biri olarak:
maalesef, adli ortamlarda ciddiye alınman için avukatının olması gerekiyor. kanunları, mevzuatı ne kadar iyi bilsen de, hukuk fakültesinden 10 tane seçmeli ders alsan da, senin yazacağın dilekçe ile iyi bir avukatın yazacağı aynı olmuyor.
hakimler, savcılar "avukata ne gerek var canım" cı davacılardan o kadar bezmişler ki, ciddiye bile almıyorlar. haberin olsun...
0
makineci
(08.02.09)
işte budur. çok sağolun arkadaşlar. şimdi ne yapacağımı biliyorum işte.
Dunyanin en pahali maddesi = anti madde (antimatter)
ermanen
dunyanin en pahali maddesi olan anti maddenin 1 grami 62.5 trilyon $ imis. nedenini de uretimi zor oldugu icinmis, partikul ivmelendiricide tek seferde birkac tane atom olusturulabiliyormus anca ve bu ivmelendiriciye diger kullanimlar icin de ragbet cokmus. CERN'e gore 1 nanogram uretimi de birkac y
dunyanin en pahali maddesi olan anti maddenin 1 grami 62.5 trilyon $ imis. nedenini de uretimi zor oldugu icinmis, partikul ivmelendiricide tek seferde birkac tane atom olusturulabiliyormus anca ve bu ivmelendiriciye diger kullanimlar icin de ragbet cokmus. CERN'e gore 1 nanogram uretimi de birkac yuz milyon isvice frangiymis. E anladik tamam da burda bu kadar pahali yapan durum nedir tam anlamadim, bu ivmelendirici icin enerji (elektrik midir artik neyse) cok mu gidiyor, onun parasini cikarmak icin mi, e cok olsa bile bu kadar mi cok olur, bu abarti rakam nasil cikabiliyor? Madem bu kadar pahali olusturma o zaman, sinirlendirdiler beni yahu durduk yere...
edit: tamam yatistim, banane sanki, uretsinler, belki insanliga faydali birsey yaparlar...
edit2: dunyanin uc noktalari bir kere daha akla geliyor burda, biri acliktan oluyor, biri birkac milyon dolarlarla anti madde yapiyor. neyse zaten dusundukce bir suru ornek cikar, hayat boyle birsey iste...
0
ermanen (04.02.09)
Yanlış bilmiyorsam, medeniyetin keşfedebildiği en büyük enerji kaynağı. Bu yüzden bu kadar pahalı. Haa bir de, bu naneyi depolamak oldukça güç. Çünkü dünya üzerinde hemen hemen herşeyle tepkimeye girip, onları yutabilme özelliğine sahip. Bir belgeselde görmüştüm, toplu iğne başı kadar bir karşıt madde yaratmayı başarmışlar amcamlar. Çevresiyle tepkimeye girmesin diye, basınçlı cam bir tüpün içinde muhafaza ediyorlardı. Basıncın etkisiyle karşıt madde havada asılı şekilde duruyordu, tüpün kenarlarına falan değmiyordu.
Oha o paraya Afrika'daki açlar kaç kilo havyar yer insafsızlar.
Bu arada antimaddenin hala teoride kaldığını sanıyordum, gerçekten üretildiğini bilmiyordum. Şimdi gidip kendimi müthiş teknolojik gelişmelere hazırlamam lazım.
Oha lan adamlar antimadde üretmişler. Startrek gibi.
0
mabl
(04.02.09)
leptonlara kadar iner bu iş. üretimi, insanlık tarihinin en çok üzerinde uğraştığı olaylar sonucu gerçekleştiriliyor.
Six-Quark Theory'e bir bak derim ben.
0
deckard
(04.02.09)
bizim abi vardı, faselis civarında kaçak ticaretini yaptığından yatıyo şimdi Hadronun içinde. tööbe yarappim.
0
frank n furter
(04.02.09)
o Kessel Run'ı yapan abi değil mi o kaçakçı abi?
0
gerrain
(04.02.09)
bir de bilimsel muhabbetlerde "o kadar parayı boşa harcıyoruz olum o parayı fakirlere versinler" mantığından uzaklaşmak gerekir. şimdiye kadar bilime teknolojiye olan yatırımla afrikayı doyursaydık herhalde hala balonla at arabasıyla geziyorduk efem.
asıl şunu demek gerekebilir "o kadar silaha verilen parayla o kadar siyo maaşıyla sikik reklam bütçelerine harcanan parayla afrikayı bırak doyurmayı obez yapardık"
Simdiye kadar sadece tek bir insanda gorulmus/olan hastalik var mi? (teshisi konulmamis da olabilir tabi)
Simdiye kadar sadece tek bir insanda gorulmus/olan hastalik var mi? (teshisi konulmamis da olabilir tabi)
0
ermanen (03.02.09)
Haber bültenlerini günlük takip edersen her ay bi kaç tane çıkıyo bunlardan sonlara doğru. Darıca hayvanat bahçesinin sevimli konuğuyla güvenlik kamerası hırsız görüntüleri arasında.
0
mabl
(04.02.09)
tamam da onlari tek bir insanda varmis gibi gosterip acindiriyorlar ki kanit da yok burda, ayrica oturup televizyonda haber izlemiyorum ozellikle. Arastirilmis da yazilmis bir yazi veya makale daha makbule gecer, mesela tip sempozyumlarinda konu olmus da olabilir, ya da doktorlarin bilgi dagarciginda olan birsey de olabilir ne bilim.
0
🌸ermanen
(04.02.09)
unique disease diye arattım ama sanırım unique disease diye farklı bi kavram var tıpta. İstediğim sonuçlar çıkmıyo. Şöyle bişey var en yakın: en.wikipedia.org:Rare_diseases ama istediğin şey değil bu. Momo Syndrome a bakarsan sadece 3 kayıtlı vaka var
Bir britanyaliya ya da amerikana diger insanlarin konustugu ingilizce garip, komik geliyor mudur yoksa artik kaniksamislar midir durumu? ne de olsa ingilizce sadece onlarin degil artik, evrensel bir dil.yani su adam amma da moron konusuyor diyip gulusyorlar midir? gulusmeyi gec de, cok cok farkli ,
Bir britanyaliya ya da amerikana diger insanlarin konustugu ingilizce garip, komik geliyor mudur yoksa artik kaniksamislar midir durumu? ne de olsa ingilizce sadece onlarin degil artik, evrensel bir dil.
yani su adam amma da moron konusuyor diyip gulusyorlar midir? gulusmeyi gec de, cok cok farkli , rahatsiz edici geliyor mudur kulaklarina? simon perez'in aksani mesela nasil geliyordur adamlara? konusan oldu mu aksan konusunu native speakerlardan biri ile?
*fransiz aksani zis (this) falan haric..onu da geyigine yapiyorlardir. cok daha komikleri bulunabilir 5 milyarlik dunyada.
0
no christ requiress (03.02.09)
dediğin ülkelerden iki kişinin konuşup kolayca anlaşamadıklarına şahit oldum. evet gülüşüyorlar. ulan herifin dediğinden tek kelime bile anlamadım derken en son yanımda şu konuşma geçti:
A: I can't (kent) make it, B: You can? what? you can't? (kant)
bu kouşma 3-4 kez tekrarlandı.
0
can see
(03.02.09)
koreli başlığından görebileceğiniz üzere bu insanlar pek komik konuşur. geçen sene boyunca ben de deneyimledim. hatta bu arkadaş türkçe de konuşurdu, ingilizce'yi türkçe'den daha iyi bilmesine rağmen türkçe konuşması o kadar komik gelmezdi. korelilerin ingilizce konusunda istisnai bir problemleri var sanırım.
0
egilincecataligozukmeyenentelmuslukcu
(03.02.09)
birkac sene once bir ingiliz, bir hong konglu ve iki amerikaliyla birlikte yasiyordum, bir yil boyunca birbirimizin aksanlariyla dalga gectik. Hala konustugumuzda aksam mevzuu acilir bir tas gelir guleriz...
0
vghost
(03.02.09)
mesela toronto'da nufusun yaridan fazlasini gocmenler olusturuyor, o kadar cok farkli aksan var ki, artik insanlara ne komik ne garip geliyor, anlamayinca da bir daha sormak normal oluyor zaten. ha belki baslarda komik geliyor olabilir ama artik cok duymaktan ne komiklik kalir ne bisey.
ayrica ingilere'nin kendi icinde bile bir suru aksan var, birbirlerini anlamaycak derecede olanlar bile var. hatta irlanda'da hiberno-ingilizce diye degisik bir dil bile cikmis aksan farkliligindan.
daha ayrintili bilgi icin altta verdigim basliktan derin konulara dogru yelken acabilirsin: en.wikipedia.org
yalniz anadili ingilizce olan biriyle bu konuyu konusmadim, konusunca editlerim.
bunca zamandır çeşitli yerlerde savunduğum garanti bankası "2088 yılı ikinci yarıyıl hesap işletim ücreti" adı altında 30 tl'mi kesince artık bu bankayla işimin kalmadığına hükmettim.internet bankacılığı hızlı ve iyi olan, havaleden ücret almayan, eft'den az ücret alan bir banka söylerseniz onunla ç
bunca zamandır çeşitli yerlerde savunduğum garanti bankası "2088 yılı ikinci yarıyıl hesap işletim ücreti" adı altında 30 tl'mi kesince artık bu bankayla işimin kalmadığına hükmettim. internet bankacılığı hızlı ve iyi olan, havaleden ücret almayan, eft'den az ücret alan bir banka söylerseniz onunla çalışayım artıkın.
eski duyurulardan bkz vermeyin lütfen, gerek hesap işletim ücretiyle gerekse bankalarla olan çoğu duyuruyu okudum ve/veya biliyorum.
0
etna (01.02.09)
i$ bankasi ? $imdiye kadar hic havale ucreti odemedim internet uzerinden, eft 1,5 tl olmasi lazim. bazi uyari ve kisitlamalari sinir eder adami ama duzgundur yine. hah bir de, daha $imdiye kadar hic hesap i$letim ucreti kestiklerini gormedim.
0
sourlemonade
(01.02.09)
is bankası degil diyeyim. ogrencilerden hesap ucreti almıyoruz diyip de kol gibi aynı yıl içinde 4 kere kestiler ki geri odetene kadar baya bi ugrastımdı.
0
bryan fury
(01.02.09)
iş bankası arada bir işlem yapmayabilir internet üzerinden bakım onarım vs diye ama iyidir. havale için ücret almaz, eft ücreti düşüktür. hesap işletim için normalde nasıl bilmiyorum ama ben de öğrenci için kendi yaşadıklarımı anlatayım. 3 yıldır falan hiç ücret ödemedim ama bu yıl işletim ücreti kesmişler. gittim dedim "naptın sen ya" diye, öğrenci belgesi istedi, "belge yok kimlik var" dedim, şefini aradı "2009 bandrollü kimliği var geri yatırayım mı" diye, 3-5 dakika bir şeyler yaptı ve ücreti geri yatırdı. bundan sonra muhtemelen sürekli böyle kesintiler yapıp gelmemi isteyecek sanırsam.
0
sanal uyku
(01.02.09)
valla beğenirsin beğenmezsin ama bank asya internet üzerinden eft de dahil olmak üzere hiç bir işlemden ücret almıyor. internet sitesi de bayaa kullanışlı. ben eşimin maaşı oraya yattığı için mecburen kullanmaya başladım, mis gibi ama. :)
0
hevipeyra
(01.02.09)
İş bankası havale ve eft açısından avantajlı, ayrıca tek bir faturaya otomatik ödeme talimatı verirsen işletim ücreti almıyor. ben kredi maximum kredi kartıma talimat verdim ödensin hesaptan diye, onu da sayıyolar. Ama bank asya en avantajlısı, onun da şubesi felan pek yaygın değil herhalde.
0
mabl
(01.02.09)
savunmak gibi olmasın ama garanti bankası 2 otomatik ödeme talimatı verdiğinizde (en düşük gelen faturaları kakalayabilirsiniz mesela kablo tv/telefon) hesap işletim ücreti almıyor idi kısa bir süre önce, ben de o sayede yırttım o ücretten. savunur gibi olma sebebim de yapı kredi, iş bankası, vs. bankaların internet şubelerinin garanti'den hızlı/rahat kullanılır olmaması. mesela işbu cevabın yazıldığı saatlerde "aman faturanın son günü cezaya girmesin" derseniz: yapı kredi "şu anda işleminiz gerçekleştirilemiyor", garanti ise "emriniz başımız üstüne" oluyor. bu benim kıstaslarımdan biri, o ayrı.
0
tarantinoesque
(01.02.09)
ingbank da internet bankacılığında eft den para almıyor. hesap işletim ücreti almıyor benden ama 5-6 tane otomatik ödemem var orada.
0
kahlan amnell
(01.02.09)
denizbank. maaş için şirketin kendi alıp vermişti bize. standart özelliklere sahip. internet işlemleri yeterli. eft'den 1.5 ytl alıyo (ki öncesinde hiç yoktu ne biçim de güzeldi). telefon bankacılığı yeterli. yıllık işlem masrafı felan (henüz) almadı bizden 2.5 yıl oluyo. tek sorunu çok banka şubesi yok etrafta (ama çok sıra beklemiyorsun müşterisi çok değil sanırım) ve atm sayısı yetersiz. bunu bildiklerinden ortak noktalardan ve ziraat atm'lerinden de para çekebiliyorsun ki 1.5 ytl gibi bir komisyon ödeyerek. not: garanti müşteri hizmetlerin ara sırf bu ücret için sizinle çalışmamayı planlıyorum de tehdit et. işe yararsa garanti'den vazgeçme.
gecen gun denk geldim bir arkada$in evinde, tnt'de boyle bir kac filmi falan kullanildigi bir video var. arkasinda calan $arkiyi bilen var midir acep? boyle romantik bir $ey.
gecen gun denk geldim bir arkada$in evinde, tnt'de boyle bir kac filmi falan kullanildigi bir video var. arkasinda calan $arkiyi bilen var midir acep? boyle romantik bir $ey.
Mesela birisi çok sevdiğim ailemden bir insana silahla ateş açıyor ben de refleks olarak üzerine atlıyorum aman onu vurmasında beni vursun diye.Ama gerçekte de olsa gözümü kırpmam atlardım (burada tahtalara vuralım) O halde benim kendi canıma kastım var oluyor sizce cehenneme mi giderdim ?Not 1 : is
Mesela birisi çok sevdiğim ailemden bir insana silahla ateş açıyor ben de refleks olarak üzerine atlıyorum aman onu vurmasında beni vursun diye.Ama gerçekte de olsa gözümü kırpmam atlardım (burada tahtalara vuralım) O halde benim kendi canıma kastım var oluyor sizce cehenneme mi giderdim ?
Not 1 : istemsiz bir şekilde böyle bir hayal oluştu emin de değilim rüyamda da olabilir. Not 2 : psikologları sevmiyorum.
Sen aslında intiharı düşünüyorsun bu dünyadan yokolup gitmek istiyorsun ama vicdanın dini açıdan rahatsız yorumlarına açığım.
Not 3 : İntihar etmeyi düşünmüyorum.
Not 4 : South park ın bir bölümünde Kyle papaza , kenny konuşamıyor o yüzden günah çıkartamıyor cehenneme mi gidecek die bir soru soruyordu ona benzedi
0
chaud (29.01.09)
islam
0
🌸chaud
(29.01.09)
beni referans alıp hareket etme sadece mantık yürütüyorum:
sen orada bir başkasının hayatını kurtarmaya çalışıyorsun, sorun yok ben olsam bişi yapmam, iyi halden eski günahların bile silerdim.
ama ben değilim.
0
abtash
(29.01.09)
ben olsam tüm günahlarını silip, güzel bir şirkete patron yaptırırdım.
0
sanal uyku
(29.01.09)
gözünü kırpmadan atlayabilirsin.
0
derectus
(29.01.09)
Bu bahsettiğin iş intihar değil. İçin rahat olsun.
0
mabl
(29.01.09)
hristiyan olsan hayatını feda etmek en büyük sevap diye biliyorum (hatta bi filmde de vardı. kenu riiivs oynuyodu. melek filan hesabı)ve bu da direk cennetlik oluyo. ama islam konusunda da sonuçta birisi için canını feda ediyosun. cenneti bilmem de iyi bişey olduğu kesin.
niyet önemli bence de. eğer sen hayatından bezmiş ve intihara meyilli isen, ki o anda da bunu düşünerek o merminin üzerine atladıysan bunun adı intihar olur tabi. ama hafifletici bir sebebi de olduğunu belirteyim.
0
regedit
(29.01.09)
Dostum boş yere dünya gamını yeme; boş yere şu yıpranmış dünyanın derdiyle dertlenme; olan oldu, geçen geçti; olmayansa daha belirmedi; hoş olmaya bak; olanın, olmayanın gamına dalma.
İmalat yapan, küçük yada orta ölçekli, aylık cirosu 150.000-200.000TL arası olan bir firmamız var. Şimdi ben bu firmaya 2009 yılı için yada 6 aylık dönemler için bütçe hazırlamak istiyorum, basit şekilde.Mesela şöyle bi excel dosyası olsa, rakamları girsek oraya. Ya da ne bileyim ufak bi bütçe hazır
İmalat yapan, küçük yada orta ölçekli, aylık cirosu 150.000-200.000TL arası olan bir firmamız var. Şimdi ben bu firmaya 2009 yılı için yada 6 aylık dönemler için bütçe hazırlamak istiyorum, basit şekilde.
Mesela şöyle bi excel dosyası olsa, rakamları girsek oraya. Ya da ne bileyim ufak bi bütçe hazırlama programcığı olsa.
Yada şöyle şöyle yap kolay oluyo gibi her türlü öneriye açığım.
0
mabl (28.01.09)
office.microsoft.com bakınız belki işinize yarayan bir şablon vardır yoksa tam olarak nasıl bir şey istediğinizi anlatırsanız daha iyi olur.
0
bagcivan
(28.01.09)
Aslında ne istediğimi ben de tam olarak bilmiyorum. İşte bi şablon olsun, oraya gireyim işte tahmin edilen hammadde giderleri bilmemne gelirleri vs vs. Bilmiyorum nasıl oluyor bu bütçe işleri. Sıçayım böyle aile şirketine ya.
0
🌸mabl
(28.01.09)
gelir kalemlerini ayrı ayrı belirle giderleri ayrı ayrı(hammadde, işçilik, tamir bakım, garanti degisimi vs vs)
gecen yılın harcamalarından sirket hedeflerinden fln da rakamları olustur iste. madem aile sirketi ne olacagı belli olmaz, genıs tut biraz. sonra butce nıye tutmuyor diye de kafa sikmesinler.
0
bryan fury
(28.01.09)
Şablon bulamasam yapacağım buydu zaten. Handmade şirket kurdum anasını satayım. Bi şeyi de hazır bulabilsem.
0
🌸mabl
(29.01.09)
izmir de iseniz beni işe alın, ben size yardımcı olayım. çok kızmayacaksanız ciddiyim, kızıyorsanız da şaka yapıyorum.
0
jaaaccckkk
(29.01.09)
Bir harfle işi kaçırdın, tüh ya :) Ama kapsamlı bi excel şablonu hazırlarsan 20 kağıt çalışır :P
0
🌸mabl
(29.01.09)
sanırım izmit olmuş ama faydası olursa nick ime biraz daha "a" "c" ya da "k" harflerinden ekleyebilirim. :)
basitçe şöyle bir öneri yapayım. maliyet muhasebesi ya da maliyet kalemleri şeklinde bir arama yaparsanız bulabileceğiniz kaynaklardan çok çeşitli maliyet türleri gelecektir. (amortismanlar, sabit maliyetler vb.) önceliğiniz bu olsun. gelir kalemleri daima daha azdır. excel den önce de kağıt üzerinde şablonunuzu oturtun. bu şekilde işinizi görebilecek basit bir şeyler hazırlayabilirsiniz
The Fall şaheserini İzmit sinemalarında gören oldu mu? İzmit'e geldi mi gelecek mi? Gelip te kaçırmış olabileceğime inanmak istemiyorum :((((((
The Fall şaheserini İzmit sinemalarında gören oldu mu? İzmit'e geldi mi gelecek mi? Gelip te kaçırmış olabileceğime inanmak istemiyorum :((((((
0
mabl (23.01.09)
daha yeni mi giriyor yahu o film gösterime. ya da giriyor mu nerden duydunuz. tarsem singh'in the fall'ı değil mi bahsettiğiniz. geçen sene ifistanbul'da gösterilmişti. vizyona hiç girmedi diye biliyorum ben. girmez de herhalde bundan sonra. 2006 yapımı film. dvd'si alın izleyin beklemektense.
0
coffee and cigarettes
(23.01.09)
DVD'yle felan heder etmek istemiyorum o görüntüleri. Hep bekledim bi ara gelir illaki diye ama off ya offf. sinema kapatmak lazım.
0
🌸mabl
(23.01.09)
türkiye garip bi ülke.. eternal sunshine of the spotless mind da 2004 yapımı olmasına rağmen 2006'da vizyona girmişti. çok beğenildikten sonra vizyona koyabiliyolar bazen. izmit'te herhangi bi sinemada vizyona girer mi bilemem ama belki kafalarına eserse istanbul'da vizyona girer.
Filistin'le ilgili bir sunum için arkaplan müziği önerileriniz
vita vinum est
Arkadaşlar merhaba,Filistin konulu bir slayt gösterisi hazırlıyoruz. Müzik olarak ne kullanalım?Kestane kebap acele cevap.Teşekkürler.
Arkadaşlar merhaba,
Filistin konulu bir slayt gösterisi hazırlıyoruz. Müzik olarak ne kullanalım?
Kestane kebap acele cevap.
Teşekkürler.
0
vita vinum est (07.01.09)
Bizim tv'de kurgucu arkadas tv'de yayinlanmak üzere bir klip hazirladi. Arkaya sert ritimleri olan klasik müzik dösedi. Sahane oldu!
0
trimpot
(07.01.09)
Müzikleri bulup indirebilmemiz için eser isimlerini de yazarsanız süper olur.
Teşekkürler :)
0
🌸vita vinum est
(07.01.09)
forward mail olarak yollamayacaksınız değil mi :P
0
jamesjersey
(07.01.09)
Hayır okulda sunum gerçekleştirmeyi planlıyoruz. İstanbul Üniversitesi'ndeyseniz önümüzdeki günlerde yaygın bir dağıtımını da yapmak gibi bir amacımız var. (Tabi güzel bi şey ortaya koyabilirsek)
0
🌸vita vinum est
(08.01.09)
requiem for a dream soundtrack . tabi slaytın icerigine gore sacma kacabilir .
0
the end of dreams
(08.01.09)
"music of the intifada" albümünden beğendiğiniz herhangi bir parça veya kolaj.
0
dehri
(08.01.09)
Valla halk arasında Çeçen Milli Marşı olarak bilinen (bkz: Chechnya), gaz bir sunum için idealdir :) Tavsiye etmiyorum ama hehehe
Nette dolaşan taktiklerin çoğu büyük klüpler için hazırlanmış. Yok mudur şöyle Anadolu kulüplerimizde, mütevazi kadrolarımızla başarayı ulaşabileceğimiz taktikler?
Nette dolaşan taktiklerin çoğu büyük klüpler için hazırlanmış. Yok mudur şöyle Anadolu kulüplerimizde, mütevazi kadrolarımızla başarayı ulaşabileceğimiz taktikler?
0
nick blender (26.12.08)
elinizdeki oyunculara göre bir taktik yapabilirsiniz. elinizde hızlı oyuncular varsa kontraatak tarzı futbol oynatcak bir taktik, bir dizilim seçebilirsiniz.
0
cumingsoon
(26.12.08)
internette taktik varmıdır bilmem ama kendi taktiğini kendin yap bence deafansif oynayıp forvet'e hızlı oyuncu (balili-youla gibi) koyarsan bişeyler olur gibime gelıyor.
0
imparatorolmayikolaymisandin
(26.12.08)
Valla en iyi taktik Load. Bakmıyolar hiç gariban anadolulunun gözünün yaşına.
1200 wattlık bir elektrikli soba şöyle 15 metrekarelik bir odayı ısıtmaya yeter mi sürekli full çalıştırınca. Yanlız hava baya bir soğuk olucak dışarda 0-8 derece arası.
1200 wattlık bir elektrikli soba şöyle 15 metrekarelik bir odayı ısıtmaya yeter mi sürekli full çalıştırınca. Yanlız hava baya bir soğuk olucak dışarda 0-8 derece arası.
0
joelino (17.12.08)
yetermi bilmiyorum ama o aletler nekadar elektrik faturasina sebep oluyo bilen varsa onu bi soyleyebilirmi
0
jay kay
(17.12.08)
20 metre kare odayı 2000 watt ile 15 dakkada güzel ısıtıyorum*. 1000 wattlık seçeneği de var ama çok çok çok az geliyor. Benim yorumum bence 1200 watt lık elektrikli soba yetmez.
*: Pimapen yok, dışarısı 0-8 celcius derece.
0
3200
(17.12.08)
jayjay: 2000 watt lık bir elektrikli aletin bir saat boyunca açık kalması* 50ykr ekliyor faturaya.
*: 2 kilowatt.saat
Not: ist anadolu'da 1kw.saat 25ykr aşağı yukarı.
0
3200
(17.12.08)
ısıtmaz mı diyorsunuz şimdi? :)
0
🌸joelino
(18.12.08)
bugün itibariyle kumtel marka 1600 watt ile çalışan bir ufo ısıtıcı aldık ev arkadaşları olarak. internet sitelerinde saatte 25 kuruşluk elektrik harcadığı yazsa da satıcı ile kafa kafaya vererek yaptığımız hesaplar sonucunda bunun 35 kuruşa yakın bir saatlik bedeli olduğunu hesapladık. gelgelelim ısıtma sorunumuza: ısıtıcıyı koyduğumuz salon tahmini 50 metrekarelik bir genişliğe sahip. ayrıca balkon kapısı tam anlamıyla kapanmıyor, camlardan da az biraz soğuk hava geliyor. dışarda hava eksilerde olması lazım. (ankaradayım, hava durumunu bilmiyorum) ve odanın içi sıcacık. biz sürekli açık konumda tuttuk ilk gün görgüsüzlüğü olarak. ama 30 dakika kapatıp 30 dakika açmak daha makul bir kullanım olacak bizim için. doğalgaz bize ayda 300 den fazla bir paraya mal olacakken bu yöntem ile 150 - 200 liraya işi halledebileceğiz.
gelelim senin sorunun cevabına: çok iyi ısınırsın bence. sana aylık masrafı da 200 liradan az olur. ama küsüratlı sayı isteme benden :)
0
pesimist adam
(18.12.08)
Evin ısı yalıtımı da gayet etkiler sonucu. İyi yalıtılmış koca bir evi, hole monte edilmiş 1200 wattlık ufoyla (1 adet) gayet güzel ısıtan insan gördüm.
0
mabl
(18.12.08)
yetmez benim oda 20 den ufaktır 2500 lük yaglı kaloriferle zor ısınıyor ki camlar çok kalın yalıtım iyi sayılır ama aşağısı dükkan yakmıyor yukarısı nasıl ısınıyor bilmiyorum
İşCep'i Samsung E 250 telefonuma yükledim. Müşteri no ve Şifre giriyorum, YÜKLENİYOR ekranı geliyor bi süre, 1-2 dakika felan, ondan sonra teknik nedenden yapamadık mesajı veriyor.Düzgün olarak kullanabilen var mı bunu? Ya da neden oluyodur bu sorun?
İşCep'i Samsung E 250 telefonuma yükledim. Müşteri no ve Şifre giriyorum, YÜKLENİYOR ekranı geliyor bi süre, 1-2 dakika felan, ondan sonra teknik nedenden yapamadık mesajı veriyor. Düzgün olarak kullanabilen var mı bunu? Ya da neden oluyodur bu sorun?
az önce `Babylon A.D.` filmini seyrettim. hiçbir bok anlamadım.film o kadar çok şey anlatmaya çalışıyor ve bunu yapmakta o kadar beceriksiz kalıyork ki! ben yine de onca şeyi merak ettim.anlayan birisi varsa beri gelsin.o kız ne oluyor şimdi?*spoiler notu düşmeyi unutmayınız.
az önce Babylon A.D. filmini seyrettim. hiçbir bok anlamadım.
film o kadar çok şey anlatmaya çalışıyor ve bunu yapmakta o kadar beceriksiz kalıyork ki! ben yine de onca şeyi merak ettim.
anlayan birisi varsa beri gelsin. o kız ne oluyor şimdi?
*spoiler notu düşmeyi unutmayınız.
0
sirrikadem2 (11.12.08)
Vizyondayken izlemiştim, şu anda tam olarak hatırlamıyroum ama -!!!SPOILER!!!- o kız genleriyle oynanarak bir çeşit superhuman yapılmış, bilgi yüklemişler felan komple interneti download etmişler kıza gibi. Film o kadar çok şey anlatmaya çalışmıyor ayrıca. Yan hikayeler felan yok ki hiç.
yedek subay adayıyım. tecilim 30 kasımda bitiyor.1. aralık celbinde askere gitmek için mutlaka 30 kasıma kadar müracaat etmek mi gerekiyor, sınavlar 25 aralığa kadar ankarada yapılıyor,20 aralıkta sınava girip aralık dönemi askere gitmek için hangi yol izlenmeli. mazeretsiz 1-2-3 aralık sınavlarına
yedek subay adayıyım. tecilim 30 kasımda bitiyor.
1. aralık celbinde askere gitmek için mutlaka 30 kasıma kadar müracaat etmek mi gerekiyor, sınavlar 25 aralığa kadar ankarada yapılıyor,
20 aralıkta sınava girip aralık dönemi askere gitmek için hangi yol izlenmeli. mazeretsiz 1-2-3 aralık sınavlarına girmeyenler diğerlerine girebiliyor mu.
2. raporsuz bu celp dönemine hiç başvurmasak, yani bakaya kalsak, ne gibi yaptırımı var, ocakta gitsem, işlemlerimi yapsam otomatik nisana mı kalırım, yoksa askere mi götürünrler hemen, ve çalıştığm yerle sıkıntı olur mu, ilişiğini kesin falan derler mi
0
efruz (29.11.08)
1- Olayı tamamen yanlış anlamadıysam eğer, Aralık celbi için başvurular Eylüldeydi? Eylülde başvurduysanız şimdilerde sınava girmek için şubenizden dosyanızı almanız gerekiyor. Daha hiç başvurmadıysanız gitmeniz mümkün değil, eğer olayı yanlış anlamıyorsam.
2- Mazeretsiz bakaya kalan bir arkadaşıma mahkemede 3 ay hapis verildi, ceza 2000 YTL nakde çevrildi.
0
mabl
(30.11.08)
tecilin 30 kasımda bitiyor ama aralık dönemi başvuruları da 30 kasımda bitiyor, bu durumda kasım ayında başvuru yapmana gerek yok diye düşünüyorum.
0
luzumsuzadam
(30.11.08)
30 kasimdan itibaren bakaya gozukuceksin. askerlik subesine gittigin an tecil sebebin yoksa bir sonraki ya da kontenjanin dolmamis oldugu en yakin donem icin asker olma evraklarini hazirlicaklar.
30 kasim'da biten tecil suresi dolayisi ile 2008 aralikta askere gidemezsin, zira onun basvurulari 25 eylule kadardi, akabinde kasim ortasinda herkes sinav evraklarini aldi.
ikinci sorunun cevabini zaten en ustte verdim.
0
polifonik osuruk
(30.11.08)
daha önce başvurup bir yıl sonraya karar aldırdım, yani 30 kasıma kadar tecilli, dolayısıyla da aralık dönemine beni alacaklar.
dolayısıyla bana düşen 30 kasıma kadar girip evraklarımı almam, nitekim 25 kasımda gidip işlemlerini bitiren arkadaşım var.
benim sorum 30 kasıma kadar gitmeyip, aralık ayı içinde gideyim ve 25 aralığa kadar devam eden ankaradaki sınavlardan birine gideyim, bakaya kalmış olurmuyum 30 kasımdan sonra şubeye gitsem
ve bakaya kalan otomatik olarak nisan dönemine mi kalır
ilginçtir kimse bunun nasıl yapılcağını vs bana anlatmadı.. kendi kendime uydurduğum şekilde yaşıyorum.. rahatım mutluyum.. ama az önce duyurular arasında gezinirken tuvalet kağıdı kullanımı hakkında bir yazı okudum da ilgimi çekti herkesin farklı farklı.. bu da benzer bi konu hani.. merak edenler i
ilginçtir kimse bunun nasıl yapılcağını vs bana anlatmadı.. kendi kendime uydurduğum şekilde yaşıyorum.. rahatım mutluyum.. ama az önce duyurular arasında gezinirken tuvalet kağıdı kullanımı hakkında bir yazı okudum da ilgimi çekti herkesin farklı farklı.. bu da benzer bi konu hani.. merak edenler için (git: 38894)
merak ettiğim; mesela koltuk altınızı nasıl traş ediyorsunuz, ne marka jilet alet vs kullanıyorsunuz, kıllarınızı sonra nereye atıyorsunuz o bıçağı nasıl traş ediyorsunuz o kılların gittiği yer hiç tıkanmıyor mu vs vs vs.. tüm senaryolar..
hem yeni kılları çıkan arkadaşlarımıza yardım eder belki ne bileyim..
0
p shadow (29.11.08)
banyo için özel imal edilmiş traş bıçakları var. onları kullanabilirsin. banyonun akarının ağzını açarsan, yani o elek gibi malzeme akarın üstünde olmadığı bir anda, tıkanma olmaz. gelgelelim yıllardır kesmiyorsa bırak banyoyu kanalizasyonu bile tıkayabilirsin. traş köpüğü kullanıyorum ben mesela. başka şeyler de kullanabilirsin sabun vs gibi. bazen klozete attığım da oluyor misal tüyleri. odur budur.
0
fempusay
(29.11.08)
yeni nesil tüy dökücü krem kullanıyor. eski adamlar her sabah aynanın karşısında traş olurken jiletle koltuk altını da alırmış. tıkanmıyor tabii küçücük şeylerden. ben normal traş olmaya üşendiğim için öyle bir şeyle uğraşamıyorum. duş alırken tüy dökücü krem kullanıyorum. suyun gittiği yerde bir şey var, onu çıkarınca tıkanmadan gidiyor kıllar. sonra yerine takıyorsun şeyi.
0
mevta
(29.11.08)
bu arada şunu da belirteyim, ben mesela permatik kullanıyorum, ama hiç diğer markaları kullanmadım bilmiyorum farkı varmıdır? kılları kesince jileti su dolu küçük bi kapta çalkalıyorum, kabı sonra tuvalete döküyorum banyo tıkanır diye korkuyorum.. hani bi seferde iki sefer de tıkanmaz belki ama zamanla tıkanır gibi geliyor yok saçlar yok kıllar vs... hep öyle bi izlenim oluştu..
bide tüy dökücü kullanan arkadaşları daha bi merak ediyorum daha mı rahat daha mı az çıkıyor? hep heves ettim hiç cesaret edemedim.. hep çok kompleks gelmiştir..
edit: o giderin üstündeki zımbırtıyı da temizlemekten hiç haz etmem..
0
🌸p shadow
(29.11.08)
cilet bulu iki plus.tek gecerim..genel olarak klozete atıyorum ben kılları.sorun olmuyo.sıfonu cekınce gıdıyolar..
0
isott
(29.11.08)
Yüzümü traş etmek üzere kullandığım jileti hemen çöpe atmak yerine bu şekilde değerlendiriyorum. Yani yeni jileti önce sadece yüzüme kullanıyorum, bir iki hafta sonra yeni bir jiletle yüzümü traş etmeye devam edip eskisini koltuk altı traşı için değerlendirmiş oluyorum. Koltuk altınızı sık sık traş ediyorsanız çıkan kıllar tıkanma sorununa yol açmaz.
0
tubytube
(29.11.08)
Permatik Banyo vs. diye adlandırımış bu iş için özel jiletler var. Ağzı geniş aralıklı taraklı. Giderdeki elekte takılıyor kıllar, sonra eleği alıp banyodaki çöp kutusuna boşaltıyorum. Bizim giderler biraz nazlı, kıla tüye tıkanıyorlar.
0
mabl
(29.11.08)
Burda yazan kisilere de baskasi gostermedi heralde, herkes kendi kendine ogreniyor sonucta, ama aileler de bazen kucuklukten tembih eder koltuk altini tiras et diye.
0
ermanen
(29.11.08)
yüzde kullanılmaya değmeyecek eski jiletleri kullanıyorum ben de. aslında küvette "lavobo aç" kullanmak da çok zevkli ama o gider çubuklarınıa giren kılları parmakla kaldırmak kusturucu bir durum dolayısı ile kıllar uzunsa klozete atmak daha mantıklı.
0
yuto
(29.11.08)
Uzunsa önce makasla falan alın bence. Jiletle girişirseniz bitmez.
Güzel bulmuyorum abi. Yıllardır bi baskıdır gidiyor. Türkan şoray sultandır, yok kraliçedir, düşestir şahtır mattır. Ya tamam sanatçılığına bişey demiyorum. Haddime düşmez Eyvallah, beni film diye oynar ona lafım yok. Süperde oynar. Ama kardeşim az önce tv de gördüm, Türkan Şoray' a aşık olmayan er
Güzel bulmuyorum abi. Yıllardır bi baskıdır gidiyor. Türkan şoray sultandır, yok kraliçedir, düşestir şahtır mattır. Ya tamam sanatçılığına bişey demiyorum. Haddime düşmez Eyvallah, beni film diye oynar ona lafım yok. Süperde oynar. Ama kardeşim az önce tv de gördüm, Türkan Şoray' a aşık olmayan erkek yok. <<<<Bu ne lan? Yaw ben ne biliyim yani aşık olmuyorum o kadına, seviyorum, Oyunculuğunu sanatçı yönünü seviyorum. Ama ben yani Tipim değil lafını kullanmak istemiyorum. Anladınız mı? Yani demek istediğim bu. Benim gibi düşünen bir adım öne dursunnnnnnnnn.
0
onyetele (25.11.08)
bence de güzel değil. hale soygazi onu döver.
0
evegirmekistemiyorum
(25.11.08)
güzellik tamamen göreceli olduğu için beyenmemen kadar doğal bir şey yok. misal ben de selma güneri'nin hastasıyım napıcaz şimdi?
0
tai
(25.11.08)
Onu kendi zamanında ele almak lazım. Nine(n/m)yaşında kadına aşık olmak ve çekici bulmak azıcık garip oldurdu zaten. Ama Ajda Pekkan'a hastayım :P
0
kimlanbu
(25.11.08)
evet yani kadın almış başını gidiyor artık. zamanında güzelmiş bayaa. e yıllar geçti eskidi, ne desinler kadına? torba oldun artık sen diyecek halleri yok. zamanında o kadar sıfat yakıştırınca bu sıfatlar 30 yıl boyunca kadına yakıştırıldı.
0
deckard
(25.11.08)
Hayır şimdi şöyle; 1- Niyetim Hale Soygazi vs Türkan Şoray pozisyonuna getirmek değil (Ha bende hale soygaziyi yani zamanım da olsa ööeeehmmm güzel buluyorum tabi +1 ) 2- Burda Türkan Şoray sevenleride kızdırmak değil. Ne haddime. 3- Bugün bile hala çevremdeki 18-20 lik tiplerin Türkan Şorayı Kraliçe bulmalarını anlamıyorum. Ya tamam lakabı öyle ok de ne biliyim. 4- Mesela Gülşen Bubikoğlu 2. sırada.
@tai: Bak mesela googleda arattım. Selma Güneri hakkaten eskiden güzelmiş. Itır esen mesela bence hala güzel. @gurbetci: Baban (Amcabey) işini biliyomuş, lakin bana Zuhal Olcayı andırdı bu resim. Zuhal Olcayı seviyor olmasın :) www.timboucher.com
Ama abi ben hem gençken hemde şu haliylende çekici bulmuyorum Türkan Şorayı. Ve çok baskı var bana :)
0
🌸onyetele
(25.11.08)
Bence de gayet çirkin.
0
386 dx
(25.11.08)
türkan şoray ı hiç sevmem. hülya koçyiğit ve gülşen bubikoğlu nu da.. garip garip göz kırpmalar, sahte ağlamalar, baygın bakışlar, şımarık haller filan. çok kötü bence. hale soygazi ve filiz akın bin basar onlara. hele trençkotlu filiz akın ı yirim yirim.
not: erkek değilim ama ne fark eder? :)
0
oceano
(25.11.08)
gençliğinde şoray'ın ankara'da bir gün caddede yürürken trafiğin tıkandığı rivayet edilir. zamanının güzel kadınlarından biriydi kendisi. tabiki 70lerden beri çok şey değişti, o zamanlar hastalıklı gibi görülen aşırı zayıf insanlar şimdilerin seksileri, güzelleri oldu. 20lerinde bir insanın türkan şoray'ı güzel bulmaması çok doğal.
0
blackdog
(25.11.08)
turkan soray'in guzel bulunmasinin sebebi simasindan ziyade filmlerde canlandirdigi, turk kadinina yakin olan, opturen ama vermeyen, gururlu, biraz alt tabaka olmasi, gerektiginde basortusuyle anadolu kadinini oynamasi vs. vs. dir. gulsen bubikoglu ya da hale soygazi de bu tarz rolleri canlandirsaydi onlar da daha genis bir hayran kitlesine sahip olacakti. turkan soray, herkesin aklina canlandirdigi rollerle kazindigi icin salt "turkan sorayin fizigi cirkin/guzel" demek biraz zordur. ben diyemiyorum daha dogrusu; aklima vesikali yarim, alyazmalim, vs. vs. geliyor surekli ve pek de begeniyorum kendisini.
0
comptrol
(25.11.08)
ben güzel bulanlardanım aslında ezelden beri ama bir kaç yıl önce yakından gördüm, tvdekinden 10 kat daha güzel buldum. nasıl oluyor da tv de bu kadar farklı görünüyor inanamadım. herhalde gençken yakından görmüş olanlardır sultan, kraliçe, düşes ünvanlarını yakıştıranlar.
0
cereal killer
(26.11.08)
Güzel, çekici, seksi, sevimli ya da sempatik değil. Rol yapmadığı zaman konuşmayı beceremiyor. Oyunculuğu da ne doğal ne teatral, kıçıma benziyor. Oh be... Rahatladım valla. Bi de Sezen Aksu var bun gibi.
0
mabl
(26.11.08)
333 dudakları irrite ediyor evet
0
sarge
(26.11.08)
Türkan Soray bir arkadasimin kapi komsusu (walla, Boğaziçi Unv. oradaki villalardan birinde oturuyorlar). Bir komsu davetine çağırmışlar kırmayıp (hakikaten hanımefendi) gelmiş. Koca koca adamlar kadıncağızın etrafında pervane, öyle böyle değil. T.Ş. utangaç bir insan zati. Ben diyorum ki güzellik ve seksapel ayrı bişey, gençlikle, dirilikle ya da ne bileyim dudağı köfte gibi öne çıkarmakla olmuyor böyle şeyler, Allah vergisi. T.Ş.'ı muhtemelen bizzat 3D tanısan en azından sen de hayran kalırsın gibi geliyor.
anlamadıgım bişi var bu dizide. herkes geçmişe döndügünde geçmişteki halini görüyo. bkz. derek ve şu sonbölümdeki fishcer.yani bir anda o kişiden iki tane olabiliyor?peki john connor neden bi tane? neden gidip o günkü john connor ı öldürmek yerine zamanda yolculuk yapanın peşinde bu robocanlar. be
anlamadıgım bişi var bu dizide. herkes geçmişe döndügünde geçmişteki halini görüyo. bkz. derek ve şu sonbölümdeki fishcer.
yani bir anda o kişiden iki tane olabiliyor?peki john connor neden bi tane? neden gidip o günkü john connor ı öldürmek yerine zamanda yolculuk yapanın peşinde bu robocanlar. ben bişey mi kaçırdım..
0
merope (22.11.08)
İçinde zaman yolculuğu olan bütün film/dizi/kitap vs saçmadır. Mantığı olmaz zaman yolculuğunun. Bunu entry olarak girseydim 800 tane çok kötü alırdım.
0
mabl
(22.11.08)
özellikle bu dizide çok fazla mantık hatası var, zaman kavramı ve gidiş gelişler, geleceği değiştirmeler vs. sürüyle mantıksızlık ve hatalarla dolu, o nedenle izlemeyi bıraktım.
soruna cevap: john zamanda yolculuk yapmıyor ki, o nereden çıktı ?
0
nema problema
(22.11.08)
zaman yolculugu mantigini her daim gelecege donus filmine gore dusundugumuz icin mantiksiz. ona gore dusunmezsek daha da mantiksiz. zira dediginiz gayet dogru. mantik dahilinde ve gelecege donus'un bize ogrettigi zaman yolculugu mantigina gore de john connor 2007 yilina geldiginde kendini gormesi lazim. fakat burada bir conflict var. kendini orada gormesi icin -yani o gunku halini*- tekrar geriye, yani geldigi zamana donup 7 sene daha yasayip o gune gelmesi gerekir. fakat kendisi geldigi zamana donmedigi icin 2007 yilina bir john connor gelmiyor. dolayisi ile john connor bir tane oluyor.
@nema problema : 01x01'de banka kasasinin icinde zaman yolculugu yapiyolar. sanirim izlemeyi ilk bölümün jeneriginden itibaren birakmissin.
0
polifonik osuruk
(22.11.08)
bilimsel açıdan konuya yaklaşmak istiyorsanız terry gilliam'ın twelve monkeys filmindeki zaman yolculuğunu baz alın derim.
bir de büyükbaba paradoksu dedikleri bir hadise var bu zaman yolculuğunun mantıksızlığına/olanaksızlığına dair.
Turkcell Süper Lig'de Anadolu takımlarının maçlarının özet görüntüleri
mabl
TV'de rastlayamıyorum, oturup 2 saat istediğim maçın sırası gelsin diye bekleyemiyorum, beklesem de başka kanalda bişeye takılmışken kaçırıyorum vs.Netten istediğim maçın özet görüntülerini yüksek kaliteyle izleyebileceğim bi yer var mı? En azından golleri. ligtv nin sitesini demeyin, afedersiniz am
TV'de rastlayamıyorum, oturup 2 saat istediğim maçın sırası gelsin diye bekleyemiyorum, beklesem de başka kanalda bişeye takılmışken kaçırıyorum vs. Netten istediğim maçın özet görüntülerini yüksek kaliteyle izleyebileceğim bi yer var mı? En azından golleri. ligtv nin sitesini demeyin, afedersiniz ama kıçıma benziyo orası.
0
mabl (18.11.08)
ben büyük takımların bile izleyemiyorum
0
desdinova
(18.11.08)
ntvspor da (kanal olan) hafta içi hergün belli aralıklarla (sanırım saatte bir) dönüyor tüm son lig maçları. hatta avrupa ligleride son hafta da yayınlanıyor ara ara.
hatta tam şu anda kocaeli-denizli maçı var...
0
hayo
(18.11.08)
buna en iyi cevabı gogıl verir gibime geliyoya neyse...
0
onlygodjudgeme
(18.11.08)
Pazar geceleri uyumayıp sabaha kadar oturursanız (4 e kadar). Lig Tv de maraton programında bütün maçların en az 50 dakikalık "özetleri" yayınlanıyor.
0
cruseo
(18.11.08)
Hahaha @hayo, ben de kocaeli denizli maçını arıyodum :D Google'dan net sonuçlar çıkmıyor, bölük pörçük, yarım yamalak şeyler. Benim aradığım televizyonların yayınladığı özet görüntüleri yayınlayan bi site gibi. Her maçı aramıyım, o siteye girdiğimde çemişkezek,güllücespor maçına tıklayınca direkt özeti ya da golleri gelsin.
Bilgelerden Hayat konusunda Yardım ve yol göstermelerini istiyorum İş-Aşk-Aile
child of the west
25 yaşında Yeni mezun(iktisat) biri olarak mümkünse deneyimli üyelerden fikir almak istiyorum .Durum 1: Öncelikle ; Muhasebe işi yapamam , Banka - şube personeli olamam , o maaşlara o işler bana uygun değil. Kpss falan uğraşıp da memur da olamam , ama derseniz ki SPK lisansı ile şunu yapabilirsin ,
25 yaşında Yeni mezun(iktisat) biri olarak mümkünse deneyimli üyelerden fikir almak istiyorum .
Durum 1: Öncelikle ; Muhasebe işi yapamam , Banka - şube personeli olamam , o maaşlara o işler bana uygun değil. Kpss falan uğraşıp da memur da olamam , ama derseniz ki SPK lisansı ile şunu yapabilirsin , onu bir düşünürüm ...
Merak 1: Aylık en az 3500 lira kazanabileceğim , ahlak sınırları içinde ki işler nelerdir ?
Merak 2: Turizm alanında örneğin 5 yıldızlı bir otelde idari bir pozisyona ulaşmak için kariyer tavsiyeniz nasıl olurdu ?
Not 1: Pazarlama gibi bir alan olmayacak , yeni insanlarla tanışma zorunluluğu veya hedef kotalar olmayacak ...
Not 2: Finans sektöründe kurumsal olmayan bir yapı içinde , milyon dolarlık riskler alarak , insiyatif kullanabildiğim bir iş deneyimim oldu...
Kısaca : Ben ne iş yapmalıyım ? Ne iş yapmalıyım da ailemin sorumluluğu tamamen üzerimdeyken bir yandan da deli gibi aşık olduğum güzellikle bir hayat kurabileyim .
Bir çıkmaza doğru yol alıyorum , bu yüzden Yardımlarınızı bekliyorum ...
0
child of the west (14.11.08)
genelde endüstri mühendisi oluyorlar ama SAP danışmanı olabilirsin mesela. FI ve CO modülleri direk sana uygun. Muhasebe ile dolaylı bi ilişkim bile olmasın diyorsan, MM, QM, SD, HR modüllerini deneyebilirsin. Tabi önce bi juniorluk dönemi oluyor. Bu dönemi hiç maddi beklenti olmadan geçirip öğrenmek için ciddi mesai harcarsan 1-2 sene içersinde bahsettiğin rakamları kazanman hayal değil.
Audit firmalarını deneyin PWC gibi? Kısa sürede endişe edeceğiniz bi hayatınız kalmayacaktır. Ama 3500den çok fazlasını kazanabilirsiniz.
0
mabl
(14.11.08)
italya sartlarinda isletme muhendisligini (lojistik ve uretim muhendisligi ya da sirket organizasyonu) italyanin en t*asakli universitesinde bitirmis yenu mezun insan ise 1200-1500 yuroyla basliyor. oda depolarda calisiyo, stok sayimi yapiyor ya da urunlerin ulasim konusunda kafa patlatiyor. 2 sene master yapip mezun olan adam 1500-2000 arasi basliyor ise onlarda ayni isleri yapiyor. bunlar 5-10 seneye anca yonetici pozisyonuna geliyor. yaklasik 30 yasinda falan ortalama. sen 25 yasindasin, iktisat bitirmissin, 3500 ytl maas istiyorsun turkiye sartlarinda. bu biraz imkansiz gibi geldi yahu. bildigim kadariyla turkiyede mezun olan adamlar is bulamiyor oyle kolay kolay sen birde sunu yapmam bunu yapmam demissin. aylik etik kurallara uygun sekilde 3500 ytl ve fazlasini simdi kazanmak istiyorsan kendi sirketini kurman lazim. muhtemelen tecruben olmadigi icin de batman lazim sansin yaver giderse aileden falan asinaysan kendi sirketini kurabilirsin ve kazanabilirsin.
0
sanio
(14.11.08)
müdür nittin ya. bence hele bi yapamam dediğin işlerle başla da sonra yeni ufuklara yelken açarsın. hem hayat hem iş tecrübesi olur.
0
robin crusoe
(14.11.08)
işe yeni başlarken aylık 3500 biraz zor olsa da, iki sene içerisinde çok rahat ulaşabilirsin. tabi doğru şartlarda, doğru noktalarda. eğer pwc gibi bir yerde bir iki sene çalışırsan, ikinci senenin sonunda bu istediğin maaşa, belki daha da fazlasına başka bir yere geçebilirsin.
0
kahvegibi
(14.11.08)
Sen bir çalışmaya başla bakalım neler olacak. Askerliği yaptın mı onu yazmamışsın? Bir de onu da yapmadım de de düşüp bayılayım.
0
ozdek
(14.11.08)
1. bankaların hazinelerine başvurabilirsiniz. daha öncki işinizle az da olsa benzerdir.piyasaları takip eder ekonominin içinde olursunuz. prim alırsınız, en kısa zamanda en çok parayı burdan alırsınız. ancak çok iyi bir üniversiteden diplomalı değilseniz mülakata çağrılma ihtimaliniz düşüktür. 2. bankaların iştirakleri olan menkul değerler firmalarını tercih edebilirsiniz. mesela iş bankası şubesinin içinde iş yatırımın seans odası olur orda da yatırım danışmanı olarak çalışanlar bulunur, maaşı hazineye göre daha azdır ancak rahat edersiniz. müşteriye al-sat yapar kendi portföyünüz varsa yönetirsiniz.piyasalar kapanınca şubeden çıkıp evinize gidersiniz. mesaisi yoktur. bu ikisinde de hedef ve kota vardır. ya da auditlere girip kışın eşek gibi çalışıp, yazın yayarak ancak 3-4 sene sonra hedeflediğiniz paraya ulaşırsınız, sonra özel bir şirkete finasman müdürü olarak geçersiniz. bir tanıdığım turizmde başladı hem de hiç deneyimi olmadan, alarko grubuydu sanırım. bu nedenle başvurularda bulunmakta fayda var.
0
susannah
(14.11.08)
valla hangi menkulde kimin portföyü iyidir tam olarak bilemem. ancak isim yapmış menkul değerler firmalarında daha büyük paraların döndüğü, işlem yapmak için daha çok müşterinin geldiği aşikardır. seans odalarında bedavacılar olduğu gibi, gerçekten sık işlem yapan müşteriler de bulunur. ama insanlarla uğraşamam diyorsanız bu iş size göre değil, çünkü sabah seans açılmadan gelip,akşam kpanaırken çıkan, hatta orayı ofisi gibi kullanan amcalar mevcuttur. bizzat gördüm:)) şube sizi sıkıcaksa, bu firmaların genel müdürlüklerinde de işlem yapan brokerları bulunur, illaki şubede olmanız gerekmez.
araştırma raporları konusunda bir fikrim olmadığı için yardımcı olamayacağım:(
evet, audit firmaları muhasebeyi hatmetmiş insanlardan oluşur, sanırım bu da size göre olmadı.
eğer şu an maddi olarak çok sıkışık değilseniz kriz ortamında askere gitmek iyi bir çözüm olabilir. hem aradan çıkmış olur. iş konusunda en azından bu aralar çok fazla ince eleyip sık dokumayın, daha düşük maaşlı işlere hemen hayır demeyin. bir müddet o işi yaparsınız, şu sıkışık günler geçince de elbet daha canı gönülden yapacağınız bir iş bulursunuz.
anneannem 73 yaşında ve hala günde yaklaşık 10 adet sigara içiyor. (henüz) kalp veya akciğer hastalığı yok çok şükür. yalnız yüksek tansiyon hastası. bırakmaya çalıştığım zaman ters tepiyor daha fazla içmeye başlıyorum o yüzden bırakmaya çalışmıyorum artık diyor. ama ben anneannemi seviyorum. bırakt
anneannem 73 yaşında ve hala günde yaklaşık 10 adet sigara içiyor. (henüz) kalp veya akciğer hastalığı yok çok şükür. yalnız yüksek tansiyon hastası. bırakmaya çalıştığım zaman ters tepiyor daha fazla içmeye başlıyorum o yüzden bırakmaya çalışmıyorum artık diyor. ama ben anneannemi seviyorum. bıraktırmaya kararlıyım. bu durumda en iyi yöntem ne olabilir? maliyeti yüksek sigara bırakma seanslarının en son tercihim olduğunu belirteyim. tek başıma altından kalkabileceğim nispeten düşük maliyetli çözüm önerilerine ihtiyacım var. çünkü ikinci olarak 50 yaşındaki annem üzerinde de denemeyi düşünüyorum.
0
robin crusoe (13.11.08)
sigara bırakırken çevresel şartlar çok önemli rol oynuyor. en önemlisi bir kader arkadaşı mesela. annen ve annesini aynı anda bıraktırmak iyi çözüm olabilir bu yüzden. kriz anlarında birbirlerine destek olurlar. karşı tarafın sigara bırakma sorununu misyon edinirlerse de kendilerinden çok karşıdakine yardımcı olurlar. bünyeye zararlı olmayacak atıştırmalık ve meşgale bulmak da yardımcı olur.
0
hayo
(13.11.08)
Kendinin gerçekten bırakmak istiyor olması lazım. Kimi zaman bu "sözde uzlaşmacı" tavırlarla bırakmak istiyor görünebilirler. Bu durumda maliyeti yüksek sigara bırakma seanslarınızda işe yaramayacağını garanti ederim.
En başta sigara bırakma konusunda gerçekten bırakmalarına onları inandırmanız gerekli, belki bir hastane ziyareti, ya da sigaradan ölmeyip sürünen insan hikayeleri en iyiside başlarına gelen tehlikeli bir şeyi bu yönde yorumlamak olabilir.
Her propoganda gibi tekrarla güçlenir kendilerinden bu yönde talep gelene kadar propoganda devam etmelidir. Tabii bu yaptığınız propogandanın güçlü olması için sözünüzün değerli olmasıda gerek sözü eğerli kişileride kullanabilirsiniz doktorlar,komşular vs...
Anca bunlar sağlandıktan sonra gerçekten artık sigara bırakmaya odaklanabiliriniz.
Çok mu ahkam kestim bilmiyorum ama daha önce değişimle ilgili çook güçlü şeyler denememe rağmen gerçek isteğe sahip olmayan kişi yüzünden geçici değişikler dışında bir şey elde edemedim.
0
ilkdefa
(13.11.08)
korkutmak. evet korkutmak aynı hıçkırıktaki gibi. ama sen ya da herhangi biri değil doktor korkutacak. hem de ciddi ciddi. yalnız ayar çizgisi çok önemli tabii. doktor anneanneni korkuturken yaşama olan bağlılığını zedelemeyecek. keza annen için de aynı şey geçerli. "içmediği takdirde nasıl daha uzun yaşar, içtiği takdirde nasıl daha kısa yaşar da sevdikleriyle daha az zaman geçirir" gerçeğini gerekçeleriyle anlatacak. yüksek tansiyon iyi bir gerekçe mesela. benim de bırakma sebeplerimden biriydi yüksek tansiyon. daha bu yaşta başladı mesela yükselmeye. tırstım 1,5 yıl önce de sigarayı bıraktım... şöyle aileye yakınlığı bilinen bir doktor olursa, hani sözü dinlenen, sevilen, gayet yerinde bir seçim olur... ha bir de bırakılan şeyin yerine muhakkak bir şey konmalı. aksi taktirde çok işe yaramayabilir.
0
tranko buskas
(13.11.08)
@kobuzchu kiz; anneannem ölmüyor daha yahu? yani hayatını tek başına idare edebilen, evinde ve dışarda her türlü işini kendi görebilen bir insan. rahmetli dedeniz gibi yatalak hasta olursa bir gün -allah korusun- tabi ki bu gibi keyiflerini elinden almak saçma olur. ancak hala bırakmanın daha faydalı olacağı aşamada olduğunu düşünüyorum.
bir takım telkinlerle yola çıkmam gerektiğini anlıyorum cevaplardan. anneannem gerçekten bırakabileceğine inanırsa bırakır. ama inanmıyor. "ben sana sigarayı bıraktıracağım anneanne" dediğimde "keşke bırakabilsem oğlum bırakamıyorum ki" diyor mesela. korkutmanın veya sigaranın zararlarından bahsetmenin pek geçerli olabileceğini sanmıyorum zira sigaranın zararlarını gayet iyi bilen bir insan. üstelik dedemi sigaraya bağlı bir akciğer hastalığı ile kaybettik. keza anneannemin kız kardeşi de sigara yüzünden akciğer kanserinden öldü. gözünün önünde böyle örnekler var yani. sigaranın kendi ömrünü de yediğini biliyor. bu sebeple ona sigaranın ne boktan bişey olduğuna inandırmaya çalışmak yerine, istediği takdirde bırakabileceğine inandırmak daha mantıklı olur diye düşünüyorm. ama nasıl?
bu telkin aşaması yeterli olur mu bir de o var. sadece sözle telkinle bu iş olur mu yoksa ne bileyim ilaçlar nikotin bantları falan bu tarz şeylere başvurmalı mıyım?
0
🌸robin crusoe
(13.11.08)
korkutmak ne ya?
tanrı sıhhat versin kadın 73 yaşında yğksek tansiyon dışında bir rahatsızlığı yok ne diye korkutacaksınız? yazık değil mi? içme bak ÖLÜRSÜN, aferin süper durdu.
içsin, bence azalttırmaya gayret edin. münasip lisanla anlatın tamam iç ama daha az şeklinde...
0
agk
(13.11.08)
90 küsur yasinda günde 2 paket bafra sigarasi içen bir ninecik tanıdım. daş gibi sağlıklı idi ve yaslilik hallerinden vefat etti. yani evet sigara iyi bir bok diil belki ama ben olsam biraktirmaya calismazdim. anneye belki evet. ikisinede uzun ömürler dilerim.
0
palyacopapi
(13.11.08)
ailede, yakınlarında kanser öyküsü de varmış. tabii içsin canım daha 73 yaşında ne olacak ki, içsin canı sıkılacağına değil mi?
ya önemli olan yaşamının geri kalanını kaliteli geçirmesi, sigara da buna onun konumunda büyük bir potansiyel engel.
vazgeçirmenin nesi mantıksız anlamayadım. herkeste bir "philip morris" pazarlamacısı mantığıdır almış gidiyor. bu saatten sonra içkiye de alışsın ki akciğerle birlikte karaciğer de rahatsızlansın değil mi daha iyi. bırakın içsin canım, moral en önemlisi. öyle kendini iyi hissediyorsa içsin ne olacak. mantığa bak!..
0
tranko buskas
(14.11.08)
bu konu hakkinda verebilecegim bir ornek var.
tabi her insan kendi icinde degerlendirilmelidir ama, benim anneannem de sigara iciyor ve doktorun uyarisi uzerine seneler once, sigarasina engel olduk ve once gunde birkac tane verdik sonra da hic vermemeye ba$ladik. bu arada anneannem $u anda 85 ya$inda ve biraktirma safhasi 78 ya$indayken falandi.
ancak meger kadini hayata baglayan en onemli $eylerden biri buymu$. yemeden icmeden kesildi. surekli yatar oldu. ya$lanmasi hizlandi kisaca. tabi bu sigarayi birakmanin fiziksel degil psikolojik sonucuydu. bir turlu engel olamadik. sonra tekrar ba$ladiginda ayaklandi. ayaklandi dedigim konu sigara olunca duzenli yemek yemeye ba$ladi ki sigara icebilsin. yine rahat icmek icin bahceye cikmaya falan ba$ladi.
ama tekrar soylemekte fayda var. her ornek kendi icinde degerlendirilmeli.
0
eusebiodelaparma
(14.11.08)
70 yıldır günde 2 paket içtiği halde ciğerlerinde en ufak bir tahribat bulunmayan 80 yaşında insanlar olduğunu duydum. Kanıt belge yok elimde tabi ama, o yaşa kadar geldiyse, gerisini de sigarayla götürür herhalde. Bazı bünyelere dokunmuyor sigara nedense.
Bu Cuma günü, turnike sistemleri imalatı ve ihracatı yapan orta ölçekli bir şirkete, dış ticaret satış departmanında bir pozisyon için görüşmeye gideceğim. Şirket pek kurumsal bir firmaya benzemiyor. Sorularım ise şunlar:1) Nasıl giyinmeliyim? Hiç ama hiç takım giymek istemiyorum, daha doğrusu takım
Bu Cuma günü, turnike sistemleri imalatı ve ihracatı yapan orta ölçekli bir şirkete, dış ticaret satış departmanında bir pozisyon için görüşmeye gideceğim. Şirket pek kurumsal bir firmaya benzemiyor. Sorularım ise şunlar:
1) Nasıl giyinmeliyim? Hiç ama hiç takım giymek istemiyorum, daha doğrusu takımıma sığamıyorum şu anda, kas yaptım biraz :P (25/m/ev)
2) Kabul edilirsem görevim tüm dış satış trafiğini yönlendirmek felan olacak. Yani sağlam İngilizce gerekecek sanırım. Toefl 100 var ama gene de İngilizce mülakata alırlarsa ne sorarlar? Pek kurumsal olmayan bi şirketi gözönünde bulundurarak cevaplandırınız. Böyle fiks sorular var mı İK klasiği olarak? Hiçbir görüşmeye hazırlanarak gitmedim şimdiye kadar, bari bunda bi kaç hazır cevabım olsun.
3) Alırlar mı ki he?
0
mabl (11.11.08)
takım elbise giysen daha iyi olurdu. "dış ticaret satış" ise dikkat ederler diye düşünüyorum.
0
cha
(11.11.08)
ahaha dış ticaret satış departmanı yazmışım. pozisyonun tam ismi dış ticaret satış asistanı. İlan ingilizce ama başlığı türkçe aynen bu yazdığım şekilde. Çok kasıntı durmak istemiyorum takımla felan. olmazsa olmaz mıdır iş görüşmesi için takım elbise?
0
🌸mabl
(11.11.08)
takım elbiseyle kasıntı durmazsın emin ol. en fazla "ciddi" durursun, eğer görüşmeye gideceğin iş yerindekiler çok rahat hatta geniş adamlarsa. ama bir dış ticaret firmasından bahsediyorsun. muhtemelen normal zamanda onlar da takım elbiseyle çalışmıyorlardır. o tip yani smart casual uygulanan iş yerlerinde de genelde toplantı, bir 3. parti ile ya da bir müşteri ile görüşme olduğunda takım elbise giyilir. o zamanlar bile bankalardaki ciddiyette olmaz. yani tam takım olmayabilir. alt üst farklı olabilir; kot pantolonun üstüne gömlek-kravat olabilir vs. ancak ne kadar rahat olunursa olunsun iş görüşmelerinde sigara içme teklifine olumlu yanıt verilmesi ne kadar ofsayt bulunursa, takım elbiseyle görüşmeye gidilmesi de o derecede beklenir. ha işe başladıktan sonra casual giyinirsin, takımı falan unutursun o ayrı...
0
tranko buskas
(11.11.08)
1- ciddiyetini belirleyen bir unsur. ayrıca karşındaki nasıl giyiniyor bilmiyorsan default takım elbise giy derim.
2- çok büyük bir firma değilse sadece sohbet olarak geçecektir zannımca, "bu pozisyonu kesin kariyeriniz olarak düşünüyor musunuz?" gibi bir soru gelebilir. Hayalinizdeki iş mi? gibi..
3- 100 toefl baya iyi bir skor keşke bende alabilsem öyle bişi, alırlar bence he.
0
allezz
(12.11.08)
insan kaynakları elemanları kalıplara takılmış hırt adamlardır genelde. ondan takım elbiseye takarlar.
ingilizce soru sormaktan çok mülakata ingilizce devam edelim derler.
john connor'ın sarah connor chronicles'daki laptopu
kisisel bir ileti yaz
dell'e benziyor uzaktan bakınca. modeli falan belli mi öyle trivia bilgisi niyetine
dell'e benziyor uzaktan bakınca. modeli falan belli mi öyle trivia bilgisi niyetine
0
kisisel bir ileti yaz (09.11.08)
Dün izlerken arkasında apple logosu görmüştüm sanki. çok emin değilim ama.
0
mabl
(09.11.08)
filmlerde ve dizilerde eğer markadan sponsorluk neyin alamamışlarsa bazen set ekibinden biri kasa neyin yapıyor, cep telefonu kapağı gibi takıyorlar =)
saatler, cep telefonları filan için geçerli bu, kolay şeyler için.
bilmem belki bu dizide de böyledir
0
mortifera
(09.11.08)
1337 diye bi dükkana girdiği bi bölüm vardı. orada dell xps bi laptopla oynaşıyodu. acaba parayı basıp onu mu aldı dedim bende. zaten anlamadım nerden geliyor bu degirmenin suyu sarah hanım. her şehirde bi ev altında araban oglan gidiyor koreden iki tane süper işlemcili bişeyler falan alıyor. bu cameron geceleri işe mi çıkıyor nedir.
0
🌸kisisel bir ileti yaz
(09.11.08)
@kisisel bir ileti yaz elmas buldular ya büssürü sömürüyo serseriler
telefonla içli dışlı bir insan olmadığımdan, turkcell abinin 1 ay içinde tüketmek şartıyla hediye ettiği 500 kontörü en iyi nasıl değerlendiririm? başka birine hibe etmem mümkün mü? zira 3 kontör anca kullandım :S boşa gitmesin yazık :D
telefonla içli dışlı bir insan olmadığımdan, turkcell abinin 1 ay içinde tüketmek şartıyla hediye ettiği 500 kontörü en iyi nasıl değerlendiririm? başka birine hibe etmem mümkün mü? zira 3 kontör anca kullandım :S boşa gitmesin yazık :D
0
axijazz (08.11.08)
tanıdığın birini ara, sonra da bırak telefon acık kalsın sabaha kadar, boşa gitmesin yazık. ben oyle yapıyorum
0
zubundy
(09.11.08)
kontörlerin boşa gitmesi, açıp birileriyle konuşmanızdan daha karlı. kötü bişey cep telefonu.
Merhaba arkadaşlar;Dün koltuğa oturmuş training day izleyip cipsimi yiyip kolamı içerken örtünün üzerinde zıp zıp zıplayan bir canlıya rastladım. Evet, bildiğiniz pireydi bu. Ve 2-3 hafta önce evime izinsiz giren bir kediden olması olası.Örtü üzerinde zıplarken bir anda yakaladım 2 parmağımla. Ancak
Merhaba arkadaşlar;
Dün koltuğa oturmuş training day izleyip cipsimi yiyip kolamı içerken örtünün üzerinde zıp zıp zıplayan bir canlıya rastladım. Evet, bildiğiniz pireydi bu. Ve 2-3 hafta önce evime izinsiz giren bir kediden olması olası.
Örtü üzerinde zıplarken bir anda yakaladım 2 parmağımla. Ancak bu felaket zararlı parmağımdan da zıplayıp kaçtı. Akşam bütün aramalarıma rağmen bulamadım.
Bugün itibarıyla kendisine yine aynı koltukta rastladım. Bir süre bakıştık kendisiyle. Sanki bana "la yörü git, senden önce de ben vardım; senden sonra da ben olacağım" der gibiydi. Ya da bana öyle geldi, bilemiyorum.
Şimdi bu dahili bedhahla nasıl mücadele edebilirim ben?
Önemli not: Evi ilaçlat gibi klişe cevaplarla gelmeyin bana. Detay cevap istiyorum lütfen.
0
ataturkiye (08.11.08)
eheh bekar evi temizlenmesi konusunda fikir arayan da sendin di mi:)) olay başka bi boyuta geçmiş..
pirenin öyle pis baktığına aldanma, mazmoz atıyor sana, bişi yapmasan da çoğalmaya vakit bulamadan ölür de gider, insandan beslenmek bünyelerine ters diye biliyorum. biz de sokaktan aldığımız kedi ve pireleriyle 24 saat yaşadık, 1-2 tane de evde gördük, sonra kedi de temizlendi, bir daha da görmedik, sadece kediye tasma alıp evdekilere herhangi bir müdahale yapmadan oldu bu.
yaa, öyle işte, olmaz bişi..
0
kara kadife
(08.11.08)
evi o hale getiren arkadaşlarını al eve getir. bir şekile halletsinler :)
0
teritori
(08.11.08)
el süpürgesiyle al.
0
mortifera
(08.11.08)
Hiçbişey yapmana gerek yok, yani pire için yorgan yakmana gerek yok. Bahçemizde bir keresinde nasıl oluştuysa pire kolonisi oluştu. Bir insanı 7,5 dakika içinde yiyip bitirebilecek sayıda pire vardı. Ve eve girip çıkarken illa bi kaç yüz tanesi paçamıza tutunup geliyorlardı bizle. Ne kadar özen göstersek te bi kaç tanesi giriyordu illaki içeri. Ama uzun kalamadılar, çoğalmadılar, sorun oluşturmadılar, yokolup gittiler. Yani kıssadan hisse, evi pire bassa bile bişe olmaz.
0
mabl
(08.11.08)
@Herkes Evet, evi temizleten arkadaş bendim :)
Bir şey yapma kendi kendine gider diyorsunuz yani?
0
🌸ataturkiye
(08.11.08)
yakalarsan önce parmaklarının arasında ezip sersemlet, sonra iki tırnağının arasına koyarak ez. başka türlü öldüremezsin.
0
chavezding
(08.11.08)
iyi bir elektirikli süpürge operasyonu yararlı olur.
0
ayanux
(08.11.08)
sinek ilaci, bocek ilaci gibi pire icin de ozel bir ilac varmis. hangi markanin bilmiyorum. eczaneye sorun isterseniz. (asagida sulandirilan bir ilactan bahsedilmis. benim dedigim ise raid filan gibi sprey tarzinda)
0
ainothia
(08.11.08)
sen yine de ortada bi yerde bi kap su bulundur. bi daha yakalarsan öyle iki parmağınla, hemen leğenin içine sok elini ki zıplayamasın. leğenin içinde iyice sıkarsan parmaklarınla çıt diye çıtlıyo pire. bi zaman kedi temizlerken çok çıtlatmıştık biz, işe yarar bu yöntem.
0
minguinho
(08.11.08)
arkadasinin birinden kedi al odunc. pire ona gectiginde arkadasina geri ver.
her ne kadar ilaçlama cevabı istemiyor olsanız da başka türlü kurtulamazsınız. emin olun o gördüğünüz pireden şu an evinizde yüzlercesi var. bir zamanlar pire hakkında "kasım ayında bir evde tek bir yumurta varsa, önlem alınmadığında mayısta 500.000 pireye ulaşır"
elektrik süpürgesi falan işe yaramaz. zamanla yok olmazlar. bğışıklık sisteminizin zayıf bir anında çok ciddi hastalıklara yol açabilirler.
öğrenciyken yağmurlu bir akşam acıyıp içeri aldığımız kedinin pireleri ile 1,5 ay (evet yanlış duymadınız)savaştıktan sonra ancak yok edebilmiştik. ardından 1 yıla yakın da psikolojik dertleriyle uğraşmıştık (sürekli evin kıyısını köşesini kontrol, hatır hutur kaşınma vb) öncelikle zirai ilaçlar satan bir yerden pire ilacı alın (1'e 3 oranında sulandırılan beyaz bir sıvı) bununla evin her köşesini özellikle kıyafetlerinizi iyice ilaçlayın. daha sonra bağlı olduğunuz belediyenin "haşeratla mücadele ekibi"ni arayıp evin ilaçlanmasını isteyin. ev 2 gün kapalı kalsın. sonra tekrar kendiniz pire ilacıyla ilaçlayın.
biz emin olmak için belediyenin ekibinden sonra 2 kez ilaçlamıştık. en sonunda evi çamaşır suyula dip köşe silin ki yumurta kalmasın.
"mabl"ın dediğini yapıp boşvermeyin bence, çok ciddi boyutlara ulaşıyor iş. kolay gelsin
0
lancelot du lac
(08.11.08)
@lancelot du lac ilaçlat diye direkt yazmayın demiştim. Yoksa ilaçlatmak iyi bir çözüm :)
arkadaşlar aramızda var mıdır mütercim-tercümanlık öğrencisi veya mezunu? sorma sebebimi açıklayayım. üniversite bazında bir dergi çıkarıyoruz. genelde dil içerikli. adı da "dilde buluşalım". derginin bir bölümü dil öğrenenlerle röportajlara ayrıldı. her bölümden bulduk bulduk da, mütercim tercüman
arkadaşlar aramızda var mıdır mütercim-tercümanlık öğrencisi veya mezunu? sorma sebebimi açıklayayım. üniversite bazında bir dergi çıkarıyoruz. genelde dil içerikli. adı da "dilde buluşalım". derginin bir bölümü dil öğrenenlerle röportajlara ayrıldı. her bölümden bulduk bulduk da, mütercim tercüman öğrencisi bulamadık.. röportaj yapacağım yani sizle. ünlü yapıcam sizi.. kendim de tercümanlık öğrencisiyim ancak kendi kendime konuşamayacağımdan birine ihtiyacım var. var ise bir tercüman, belli etsin kendini, 2-3 soru sorayım yayınlayayım dergide. görim sizi!
0
fightordie (08.11.08)
karşılaştırmalı edebiyat bölümü öğrencileri buldunuz mu? bulamadıysanız fırsat: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Genç Karşılaştırmalı Edebiyatçılar Kulübü www.komparatist.forumup.net
0
yellow brick road
(08.11.08)
Üstüme vazife değil de sırf meraktan, yok mu sınıf arkadaşınız?
0
mabl
(08.11.08)
tüm sınıf olarak dergi de görev alıyoruz zaten, ayrıca dergiyi okuyacak olanlar öncelik olarak kendi üniversitemizden. başka üniversitelere de ulaşmak amacıyla sordum.
0
🌸fightordie
(08.11.08)
şahsen kendim mütercim tercümanlık mezunuyum. bizim okulda "dilde buluşalım" deyü bir dergi olmadığından tahminim farklı okuldasınız. sözlükten, olmadı maillen ulaşabilirsiniz. visible.lost(et)hotmail.com
ntv grubu verilen parametrelerde çıkmıyor. otomatik aramada zaten çıkmıyor. cihazımda türksat 1b ve 1c var. 3a adında birşey yok yani. flash, show bunlar da yok. nasıl bulcaz bu kanalları?
ntv grubu verilen parametrelerde çıkmıyor. otomatik aramada zaten çıkmıyor. cihazımda türksat 1b ve 1c var. 3a adında birşey yok yani. flash, show bunlar da yok. nasıl bulcaz bu kanalları?
0
atmosphere (08.11.08)
değişti kanal yerleri yeninden kablotv'de.
kanald show atv star hariç
sanırım uydu için parametre ile arıcaksın. sitesine bakarsan ntv'nin yazıyor olması lazım. polarizayon fln girceksin.
0
thefirstfbli
(08.11.08)
network arama[12731 v(dikey) 3333] ve frekansları tek tek girmeyi deneyebilirsin ama sonuç alabileciğini sanmıyorum: (git: 45295) (git: 45068)
0
late viper
(08.11.08)
Cihazda türksat 3a yazmaması normal, onda problem yok. Siz isterseniz sonra uydu ismini 3a diye değiştirebilirseniz cihaz izin veriyorsa buna.
arkadaşlar geçen gün bir ekmek aldım (bildiğin normal beyaz ekmek). birazını yedim. kalanı 4-5 gün durdu. dün bir aldım ki yemyeşil küflenmiş.ama kimi zaman da ekmek alıyorum. ufak bir parça kalıyor mesela 1 hafta da dursa, 10 gün de dursa küflenmiyor. sadece bayatlayıp kuruyor.niye kimi zaman küfle
arkadaşlar geçen gün bir ekmek aldım (bildiğin normal beyaz ekmek). birazını yedim. kalanı 4-5 gün durdu. dün bir aldım ki yemyeşil küflenmiş.
ama kimi zaman da ekmek alıyorum. ufak bir parça kalıyor mesela 1 hafta da dursa, 10 gün de dursa küflenmiyor. sadece bayatlayıp kuruyor.
niye kimi zaman küflenip, kimi zaman da küflenmeden bayatlıyor? iki şekilde de naylon poşeyin içinde duruyor ekmek.
0
kibritsuyu (07.11.08)
Küflenme ekmekteki su oranıyla ilgili. Şöyle anlatayım; mesela normal aldığınız ekmeği direkt poşete koyarsanız 3-4 gün içerisinde küflenmeye başlar. Yok eğer kuruduktan sonra (yani dışarda bekletip kuruttuktan sonra) poşete koyup saklarsanız 10 gün filan dayanır. Yok ikisi de aynı koşullardaydı diyorsanız mayasıyla ilgili bir şey olabilir.
0
ataturkiye
(07.11.08)
okurken bayılayazdımm. yapmayın etmeyin öyle şeyler. fırın ekmekleri saklanmak için üretilmiyor. gün içinde tüketilme için üretiliyor.
al bir tane uno-muno hazır pişmiş ekmek. poşeti ile koy buzdolabına. mis gibi küflenmesi filan yok. bir hafta filan çok güzel kalıyor. ilk günkü gibi. grekirse ısıtırsın taze gibi olur.
0
mea maxima culpa
(07.11.08)
@mea: böhü böhühü haklısın gün içinde tüketilmek için ama biz de çok ekmek yiyen bir aile değiliz. hatta eşim neredeyse hiç ekmek yemez. ama canım çekiyor ulayn. kurufasulyenin suyuna taze ekmek banmak istiyom. uno falan hiçbir zaman o çıtır ekmeğin tadını vermiyor. e en ufak ekmek de o dediğim işte. bir öğün yiyoruz. ertesi gün de yiyoruz, yemek bitiyor, sonraki yemek sulu olmuyor, biz evde olmuyoruz 4-5 gün kalıyor, sonra da küfleniyor ühühüüü.
0
🌸kibritsuyu
(07.11.08)
Benim düz mantığıma göre, bekleyince küflenmeyen şey gıdadan çok plastiğe daha yakındır. Gıda dediğin küflenir bozulur, küflenmiyosa bozulmuyosa demek ki adamlar öyle bi kimyasal basmışlar ki bakteri bile yaşamıyor. Bu görüşler hiçbir bilimsel veriye dayanmamaktadır.
0
mabl
(07.11.08)
yarım ekmek satan bakkallar çıkabiliyor (valla)
0
kimlanbu
(07.11.08)
ben de tek yaşıyorum. aynı dertten muzdaripim, epey bir ekmek küflettikten sonra bunu buldum.
bir de şöyle yapabilirsin. küçük ekmeklikler oluyordu, hani ekmek kutuları. ekmeği koyuyorsun, kapağı var kapıyorsun. naylon torbaya koymadan bu ekmekliklere koyarsan küflenme oranını azaltırsın.
ama dediğim gibi fırın ekmekleri bir gün içinde tüketilmek için yapılıyor, küflenmeleri büyük olasılık. önüne geçemezsin.
0
mea maxima culpa
(07.11.08)
mesela o gün alıp yarısını yediğiniz ekmeği dilimleyip buzluga atın. orda süresiz kalabilir. sonra pazar kahvaltılarında filan kızartır ya da kaşar sucuk filan fırına sürersiniz, papara bile yapılır hatta. siz sonra yine taze ekmek alabilirsinz, öbürleri kalsın buzlukta. en azından değerlendirilme şansları olur hemen küflenip atılmasındansa.
İzmit'te ders çalışmaya müsait, akşam saatlerinde (19.00 - 21.00) çok kalabalık, gürültülü ya da müzikli olmayan, abartı kasıntı da olmayan (Vagon Cafe gibi) mekan önerilerinizi bekliyorum. Böyle ders çalışırken insanlar tuhaf tuhaf ta bakmasın, mümkünse çarşıda olsun, yada merkez kampüs civarında d
İzmit'te ders çalışmaya müsait, akşam saatlerinde (19.00 - 21.00) çok kalabalık, gürültülü ya da müzikli olmayan, abartı kasıntı da olmayan (Vagon Cafe gibi) mekan önerilerinizi bekliyorum. Böyle ders çalışırken insanlar tuhaf tuhaf ta bakmasın, mümkünse çarşıda olsun, yada merkez kampüs civarında da olabilir, hani öğrencilerin gidip ders çalıştığı felan. Dumanaltı da olmasın. Böyle. Hadi üniverste gençliği klavyenize kuvvet.
0
mabl (07.11.08)
tam dediğin mekana cafe break uyuyor fethiye caddesinde yokuşu çıkarken yokuş bitiminde sağda.birde yine fethiye caddesinde o yokuşu çıkarken sağ tarafta cosmo store'un az ilerisinde bi cafe daha var orasıda olabilir.
0
buffy de vampir sayilir
(07.11.08)
İlk sefer oraya gitmiştim cafe break'e. Nedense pek memnun kalmadım. yiyişen insanlar vardı etrafta. konsantrasyon bozuluyor :)
0
🌸mabl
(07.11.08)
ozaman bugün önünden geçerken gördüm dörtyolun alt tarafında thenes diye bi cafe var orayada bakabilirsin. sakin görünüyordu
0
buffy de vampir sayilir
(07.11.08)
Orası tam olarak cafe değil de şarap evi diye biliyorum :) Neyse Cafe Break'te hallettik.
bildiğiniz üzere bu uyduya geçtik. bütün kanallar allak bullak oldu. ben el attım sistemi biraz toparladımü, kanalları tarattım felan ama ne yaparsam yapayım, şu cnbc-e yi izleyemedim. kanal aramada buluyor, tp'nin sinyal seviyesi %80. bununla beraber aynı tp'den yayın yapan nyv türevi kanllar da y
bildiğiniz üzere bu uyduya geçtik. bütün kanallar allak bullak oldu. ben el attım sistemi biraz toparladımü, kanalları tarattım felan ama ne yaparsam yapayım, şu cnbc-e yi izleyemedim. kanal aramada buluyor, tp'nin sinyal seviyesi %80. bununla beraber aynı tp'den yayın yapan nyv türevi kanllar da yok. nedirbunun çözümü bilen eden varsa yazsın. dizilere birer bölüm ara verdik sayesinde. (:
bu arada cihaz sunny, işyerindeki cihaz farklı. ama orda yayın normal. evdekinde cnbc-e dışında hiçbir kanalda da sorun yok.
0
buzkran (07.11.08)
Çanağı biraz hafifçe sola (Doğuya) doğru çevir. Ntv de yok di mi? Sinyal 80 ama Kalite sıfır olması lazım şu anda. Çanağı biraz hareket ettir sola doğru, kaymıştır o.
0
mabl
(07.11.08)
çanakla oynamayın. frekansı manuel giriniz
0
winsome
(07.11.08)
TP listesinde sinyalinde kıpırtı ve yayın olmayan frekansları silin. daha sonra 11053 H (yatay) SR: 30000 değerlerini girin. tarama yapın, muhtemele düzelecektir.
0
vincenzo
(07.11.08)
Bazen cihaz frekansı bulsa bile eğer tp listeniz dolu ise kanalları bulamayabilir. Önce sinyal olmayan tp'lerden birkaçını silin sonra cihazınızda PID arama kısmı varsa (frekans ve ksps değerlerini girdikten sonra) oraya ; NTV Türkiye 512 vid. pid 650 aud.pid CNBC-E 513 vid. pid 660 aud.pid NTV Spor 514 vid. pid 670 aud.pid E2 515 vid. pid 680 aud.pid değerlerini her kanal için manuel olarak girin ve her kanal için ayrı ayrı arama yapın. Bu şekilde kanallara ulaşabileceğinizi düşünüyorum. Diğer kanallarla ilgili bilgileri ve değerleri www.lyngsat.com adresinde bulabilirsiniz.
0
mim
(07.11.08)
Sen bu diğer anlatılanların hepsini yine yaparsın da önce çanağı birazcık oynat bi kaç milim, olmazsa geri çevirir frekans mrekans girersin.
Uydunun değişmesinden sonra tüm kanallar cillop gibi çıkarken NTV grubu hiç çıkmıyordu. 1 hafta boyunca TPleri defalarca silip baştan yükledim arattım manuel girdim herşeyi denedim, olmadı. Sonra çanağı hafifçe oynattım ve voila!
Kirli sakalla gezmeyi seven bir insanım. Her seferinde berbere gitmemek için traş makinası almak istiyorum, sakalları kısaltmak için.Makina alırken neye dikkat etmem gerek? Hangi kriterleri göz önüne almalıyım.Sadece fiyatlarına bakmak bana birşey ifade etmiyor. Bir tanesi 150 ytl diye, 80 ytllikten
Kirli sakalla gezmeyi seven bir insanım. Her seferinde berbere gitmemek için traş makinası almak istiyorum, sakalları kısaltmak için.
Makina alırken neye dikkat etmem gerek? Hangi kriterleri göz önüne almalıyım. S adece fiyatlarına bakmak bana birşey ifade etmiyor. Bir tanesi 150 ytl diye, 80 ytllikten daha iyidir demek değil sanki. 60-70 ytl civarı ne önerirsiniz? yoksa daha pahalı birşeye mi bakmalıyım, 400 ytlye bile var çünkü.
valla ben zamanında bu işi 20 ytl lik bir saç kesim makinasıyla hallettim. yanında verilen değişik ağızlıklarla saçlarına şekil vermen de mümkün. daha ucuz ve daha genel bir çözüm.
ben bunu kullanıyorum, gayet iyi. bundan önce sinbo almıştım aynı ebatlarda(26ytl'ydi), 1 yıla yakın kullandım ama artık sorun çıkarıyor. belirli periyodlarla temizleyip yağlamama rağmen tam traş olurken duruyor, aleti şöyle bir sallayınca çalışmaya devam ediyor, ya da tutuk çalışıyor. sorunlu kısacası. philips tahmin edeceğiniz üzere daha iyi sonuç veriyor, başlıkları da kullanışlı, uzunluk ayarı felan var. bir sorun çıkarmadı henüz, alalı 3 ay oldu yaklaşık.
simdi mal demeden once okuyunben uykumu getirmesi icin tylol hot iciyorum haftada ortamala 3 gun 1 paket.cok mu buyuk bi bok yiyorum merak ettim.
simdi mal demeden once okuyun
ben uykumu getirmesi icin tylol hot iciyorum haftada ortamala 3 gun 1 paket.
cok mu buyuk bi bok yiyorum merak ettim.
0
hellcaraxe (06.11.08)
amerikada bu ilaç yasaklandı diye biliyorum zararlı olduğu için.
0
passion rules the game
(06.11.08)
evet!?
0
girl in a coma
(06.11.08)
ilac sonucta, hasta oldugunuz zyaman icmeniz gereken birsey. Bildigim kadariyla parasetamol de var onun icinde. surekli almamak gerekiyor parasetamolu. Onun yerine ayran, sut veya bira icin.
0
neronas
(06.11.08)
Kalp rahatsızlıklarına yol açıyor diye biliyordum. Yoğurt deneyin, gerçekten etkili.
0
mabl
(06.11.08)
biraz da yogurt kasalım bakalım
0
🌸hellcaraxe
(06.11.08)
tıpta okuyan bir arkadaşım istersen hastalıktan öl ama tylohot içme demişti artık bi çağrışım yapar mı bilmiyorum. böbrek, karaciğer, kalp, kafa, kol hepsini alır götürüverir mışıl mışıl.
0
random blonde
(06.11.08)
onun yerine süt iç, arkadaşların dediği gibi yoğurt ye daha iyi yahu ne gerek var tylol hot'a.
0
deckard
(06.11.08)
3 günde bir paket bir şey yapmaz takıl ya. Sigarayla da şahane gidiyor o alet.
0
vecna
(06.11.08)
uyucam diye yatmadan önce tam yağlı kaymaklı yoğurda da abanmamak lazım lakin, iki haftada şişer bünye =)
0
random blonde
(06.11.08)
bira candır.
0
naithan
(06.11.08)
benim tavsiyem de sıcak, ama kesinlikle ılık değil soğuk hiç değil, sıcak bi banyodan sonra, menüsünde ayran olan bi öğün. critical hit olur, yatağa serer adamı :)
0
alexander the one point five
(06.11.08)
uyku problemi yaşıyorsanız sarı kantaron çayını da deneyebilirsiniz. doğadan'ın var, aktarlarda da var.
0
sare
(06.11.08)
uyku ilacı içsen? ya da vermidon filan? bak mışıl mışıl uyutuyor o da. nie thlol hot?
0
oceano
(06.11.08)
internetten 38 cd'lik almanca eğitim cd'si indirdim. gündüz de koysam anında uyuyorum izlerken. 2 ay oldu ilk cd'deyim.
0
desdinova
(06.11.08)
ballı süt, kanataron vs gibi doğal ürünler beni kesmez.. ille de adı ilaç olmalı diyorsan pasiflora öneririm. Hem bitkisel bir sakinleştirici hem de çok hafif, 2 kaşık içip yatarsan uyursun.. bir de hayatında her ne seni rahatsız ediyor ya da canını sıkıyorsa ondan kurtul.. mışıl mışıl sonra..
0
dorga
(06.11.08)
Ballı sıcak süt. bi bardak iç, tv izlemeye basla 15 dakka sonra sızarsın.
0
merope
(06.11.08)
(bkz: parasetamol) Tabii bir de şeker meselesi var ki Tylolhot'ta sormayın gitsin.
0
sui
(06.11.08)
hellcaraxe: uyumak için kullanılması bence doğru değil. ılık süt, papatya veya rezene çayı tavsiye ederim.
sevgili diğer yazarlar:
tylol hot hakkında çıkan haberlerin asılsız olduğu bangır bangır duyuruldu. şekerle ilgili olan durum da, evet şeker hastaları içmemeli, onun yerine tylol hot d kullanmaları tavsiye ediliyor (şekersiz olanı).
2000 başlarında amerika'da içinde fenilpropanolamin etken maddeli ilaçların kalp rahatsızlıkları ve kadınlarda felç riski artışı etkeni olabileceği için bazı tezgah üstü satılan ilaçlarda içerik değişiliği yapıldı. fenilpropanolamin ayrıca kilo vermek için kullanılan ilaçlarda da mevcuttu, fenfen diye bilinirdi, tamamen piyasadan çekildi.
bakın bakalım tylol hot'un etkin içeriği nedir.
ben yazayım: PARASETAMOL+KLORFENİRAMİN MALEAT+PSÖDOEFEDRİN HCL
işbu yazarın ilaç sektörüyle uzaktan yakından ilgisi olmayıp. soğuk algınlığı ve grip durumlarında tylol hot kullanmamaktadır :)
0
zkurmus
(06.11.08)
uzak dur arkadasim bu ilactan. gripken bayaa kullanmistim. bilincimi kaybedip gozumu capa acilde actim. parasetamol zehirlenmesi olmus. yazik karacigerine bi kere. uykun gelmiyorsa bi doktora danis. halihazirda recetesiz satilan pasiflora diye bi ilac wardi. bitkiselmiymis neymis. ondan kullan ama once bi doktora danis sen yinede
0
sanio
(06.11.08)
bir adet nokia cep telefonunu alip yataga giriniz. snake denen oyunu aciniz. yüzünüze yakin mesafeden oynayiniz. maksimum 10 dk icinde elinizde telefon sızınız. denenmistir. hipnoz etkisi yapiyor :)
0
palyacopapi
(06.11.08)
süt içmeyiniz, evet gevşetir ama gözden kaçan şudur ki gaz yapar ve gece rahatsız edebilir..
0
p shadow
(06.11.08)
illa ki ilaç içicem diosan atarax die bi antidepresan var ki adamı feci uyutuo. ama gerek yok gerek yok hasta olmadan vücuda kimyasal sokmaya bence. melisa çayı al aktardan yaseminle karıştır mışıııllll :=)
0
sevii
(29.11.08)
fazla parasetamol karaciğer yetmezliği yapabilir. çok cahil cühela bir insan değilseniz ezbere ilaç almayın.
ailevi problemler (ustte kalirsa bir muddet, super olur)
saramara
konu biraz uzun ve karisik, elimden geldigince tum detaylari anlatmaya calisacagim. ben 21 yasinda bir kizim. 22 yasinda askerligini yeni yapmis bir kuzenim var. bu kuzenim cok kotu bir aile ortaminda hicbir zaman dogru duzgun bir yonlendirme gormeden buyudu, liseyi devamsizliktan bitiremedi, alkoll
konu biraz uzun ve karisik, elimden geldigince tum detaylari anlatmaya calisacagim. ben 21 yasinda bir kizim. 22 yasinda askerligini yeni yapmis bir kuzenim var. bu kuzenim cok kotu bir aile ortaminda hicbir zaman dogru duzgun bir yonlendirme gormeden buyudu, liseyi devamsizliktan bitiremedi, alkolluyken arabu kullanip birisine carpti vs. Ama aile icinde onun hep cok zeki ve iyi kalpli olduguna, icinde yetistigi sartlar yuzunde boylesi davranislara yoneldigine inanildi. askerligini bitirip donunce, benim aileme yaptigim baski sonucu kuzenimi universite sinavlarina hazirlanip hayatini bir duzene sokmasi, o aile ortaminda uzaklasmasi icin istanbul'daki evimize cagirdik. kuzenim o doneme kadar orta anadolu'da gayet tutucu bir kentin gayet tutucu bir ilcesinde yasiyordu. normalde cok sabirli ve hosgorulu bir insan degilim, ama ona elimden geldigince anlayisli olmaya calistim. dersanesi baslamadan kitaplar alip ben calistirmaya basladim, kendi arkadas grubumla tanistirdim, normalde odama kapanip film seyredip kitap okumak gibi seylerden hoslanirken onunla vakit gecirmek icin ozellikle caba sarfettim. ozellile diyorum cunku hic ama hicbir ortak noktamiz yok (abartmiyorum) ve onu 5 senedir filan gormemistim zaten. bu surede gosteridigi ve bana cok ters gelen, butun arkadaslarima bunun saci uzun, bunu kupesi var diye bir kulp bulmasi, yeni erkek arkadasimin yaninda eski erkek arkadasimdan surekli onunla gorusuyormusum ve onun hakkinda konusuyormusum gibi bahsetmesi, ben msn'de yazisirken gelip yazdiklarimi okuyup yorumlar yapmasi gibi davranislara da bunlarin yanlis oldugunu ogrenecek bir ortamda buyumemis diye ses cikarmadim. normalde bu tur macoluklara sinir olmama ragmen isanbul'da bulunan diger kuzenime hemen erkek arkadasimdan bahsedip "ifadesini aliriz" seklinde konusmasina da iyi niyetli oldugunu dusunerek gulup gectim. ramazan bayrami arifesinde baska bir ilde oturan amcamin yanina gidecegini soylerek babama otobus bileti aldirdi, ertesi gun ogrendik ki bursa'a kiz arkadasiyla bulusmaya gitmis once. donuste de dogrudan eve gelmek yerine yine eskisehir'e gidip kiz arkadasiyla bulusup sonra istanbul'a gelmis. bizi bu sekilde salak yerine koymasi, gozumuzun icine baka baka yalan soylemesi acikcasi bana cok koydu. kizdigim bir diger nokta ise ben ogrenci olmama ragmen aileme yuk olmamak icin calisip kendi parami kazanirken, kuzenimin babamdan aldigi paralarla gidip kiz arkadasiyla gonlunu eglendirmesi. butun arkadas ortamindan kopup tek basina hic bilmedigi bir yere, hic bilmedigi insnalarin arasina geldi, eskiden kafasina gore takilirken kati kurallari olan bir ev ahalisinin arasina karisti diye dusunerek yaptiklarini kendime maruz gostermeye calistim. ama bu olaydan sonra kendisinden baya sogudum. kendisiyle ilgili baska kimi problemlerimiz de var. mesela bizim eve iki paket cikolata alinmissa ve ben birini yemissem oburunu muhakkak kardesime birakirim ya da nezaket geregi yemeden once iizn alirim. bazilarina bu gereksiz ya da aile icinde olmamasi gereken bir sey gibi gelebilir ama bizim evde alistigimiz duzen bu. babam mesela parasini kendisi odemis bile olsa bizim kitaplarimizi bizden izin almadan alip okumaz. oyle olunca onun dan diye odama dalip kafasina gore bir sey almasi, babamin parfumunu izinsiz kullanmasi gibi seyler sesimizi cikarmasak da baya tuhafimiza gidiyor. annemin yaptigi hicbir yemegi begenmiyor (adam domates, icinde domates olan yemekler, patates, herhangi bir sebze, tarhana corbasi, hatta genel olarak corba,salata yemiyor. bunlar ilk aklima gelenler, durumun zorlugunu takdir edersiniz) ve hatta 'bu ne bicim sey yenir mi be' diyerek annemin kalbini kiriyor. bu sebeple de sadece sucuk, kasar, muz ve cevizle besleniyor. gecen gun diger kuzenim bizdeyken annem yine 'hic yemek yemiyor' diye dertlenirken mesela, benim gordugumun farkinda olmadiigindan annemle alay ediyordu. oss'ye hazirlansin diye burda ama sabahtan oglene kadar dersanede, ogleden aksama kadar uyuyor ve aksamdan sabaha kadar da kiz arkadasiyla telefonda konusuyor, yani ders calismak icin ekstra bir gayreti de yok, odevlerini bitirdiginden bile emin degilim. halbuki durumu cok kotu, carpim tablosunu bile bilmiyor, ben de matematik nazisi gibi surekli pesinde ogrendin mi ogrendin mi bak beraber calisalim diyorum ama kendisi bir gayret gostermezse aklina akitamam herhalde 7*4'u. bizim evde herkes her gun dus alir, kuzenime pazar gunu artik bir yikansan dendiginde daha sali yikandim temizim diyor, evde o yuzden surekli agir bir koku var. onemsiz gibi gorunebilir ama surekli ya tirnak yiyor ya da disini karistiriyor ve benim de icim kalkiyor, sofra adabi rezalet. 22 yasinda kazik kadar adam oldugu icin bazi konularda kirici olmadan uyarida da bulunulamiyor, hepimiz rahatsiz rahatsiz susuyoruz yani. iste basta anlattigim olay ve ev icindeki hali tavri yuzunden ben kuzenimden sogudum. karsilastigimizda nezaketen sordugum bir kac soru ve bazen oturutup calistirdigim matematik konulari haric hicbir iletisimimiz yok. arkadaslarla cikarken onu da davet ediyorum ve gelmesi icin israr ediyorum ama gorev duygusuyla. bazen ona daha iyisini dogrusunu gosterecek kimse olmadigi icin boyle, kendini onun yerine koysana, hic tanimadigin, aliskanliklari bambaska olan insanlarin arasina gidiyorsun ve annen baban aramiyor bile (uc aydir filan bizde kuzenim, annesi daha yeni yeni arayip halini hatrini sormaya basladi) diyorum kendime. beni sevdigini ve deger verdigini dusunuyorum ama ben iletisim icin bir adim atmazsam onun da atmadigi bir gercek. adil olmam gerekirse, bendeki isteksizligi sezdigi icin cekiniyor olabilir ama.
simdi durumlar boyleyken boyle. ben takintili bir insan oldgum icin onemsiz seyleri mi buyutuyorum ve daha anlayisli mi davranmam lazim, yoksa o verilen sanslari kullanamadi deyip artik ona yaklasmaya calismaya bosvermem mi?
her turlu fikir ve yorum makbuldur.
0
saramara (05.11.08)
soyle ki aslında benimde benzer bir kuzenim var bende once esitlerin iliskisini kurmaya calıstım onunla ama olmadı benim suistimal dedigim baskalarının asırı samimiyet diyebilecegi durumlar olustu. sonunda bende esitlerin iliskisi durumundan vaz gectim. artık onunla farklı oldugumu dusunuyorum. hatta bunu ona bir kac defa kırıcı olmak pahasına gosterdim.
burda onemli olan kimsenin hayatını kendisine ragmen degistiremeyecegini anlamak. sonucta bu adam 22 yasına yasına gelmis ve hala degismek istemiyorsa bırak istedigi gibi yasasın sende akrabalıgını surdur ama arkadas olma. hatta bi adım daha ileri gidip iddia ediyorum bu adamın hayatına mudahil olmak hakkın degil.
0
hellcaraxe
(05.11.08)
22 yaş, bir insanın yetiştirilmesi, değiştirilmesi için oldukça geç bir yaş. Belli ki karakteri bu şekilde oturmuş ve zorlamayla, dayatmayla değiştiremeyeceksiniz. Yetiştirilme tarzı -yetişme tarzı diyelim, pek yetiştirilmemiş- kendi memleketinde, kendi çevresinde yaşamasını gerektiriyor. İstanbul'da, sizin yanınızda kalmaya devam etmesi hem kendisinin hem de sizlerin kötülüğüne olur. Yetiştiği şehire gönderildiğinde tamamen ilgisiz bırakın, terk edin demiyorum lakin her koyunun kendi bacağından asıldığını, bu günlerin onun geleceği için önemli olduğunu saygı duyduğu bir büyüğü uygun bir dille anlatırsa kendi kararını vererek üniversiteye gidip gitmeme seçimini yapacaktır. Üniversiteye gitmeye karar verirse girdiği yeni çevrenin etkisiyle iyi yönde şekillenecek, üniversiteye gitmediği takdirde yine çevresinin etkisiyle farklı yönde şekillenecek ve olgunluğun vermiş olduğu havayla iyiye gidecektir. Her ne kadar 22 yaş çok geç demiş olsam da artık çocukluktan çıkma yaşı biraz yükseldi. Şu anda yoğun gel-gitler yaşaması, etrafından gördüğü, televiyondan gördüğü hayatları kıskanması, taklit etmek istemesi gayet normal, askerliğini de yaptığına göre sosyalleşmekten artık korkmuyor ve dışarı daha rahat açılabiliyor. 2-3 sene içerisinde toplum içindeki kendi konumunu anlayacak ve buna göre hareket etmeye başlayacaktır. Kendinizi yıpratmanıza gerek yok.
0
inshroud
(05.11.08)
universite sinavlarina girmek universiteye hazirlanmak kendi secimiydi bunu belirtmem gerek diye dusundum. ve bize gelmeden once cok sevdigi amcasindan, dedeme herkes onunla oturup konustu; kararli oldugunu, onunde uzanan zorluklarin farkinda oldugunu ve bunlari goguslemeye hazir oldugunu kendisi defalarca soyledi, ondan bagimsiz alinmis bir karar degildi yani bu.
0
🌸saramara
(05.11.08)
sen şimdiye kadar gayet doğru ve güzel davranmışsın. arkadaş ise şımarık büyütülmesinin etkisi ile iyice yayılmış ve gemi azıya almış.
bence hiçbir gerginlik yaratma. üzerine de gitme. gerekirse onun olmadığı bir ortamda rahatsızlıklarını anne babana söyle. onların da çok üstüne gitme.
arkadaşla arana mesafe koy. sınırlarını belirle. hiç değilse seninle olan ilişkisinde haddini hududunu bilsin.
ancak bunu gerginlik yaratmadan yapacaksın. ve önemli olan sinirlenmeyeceksin.
onun dışında okulun var, arkadaşların var, erkek arkadaşın var. onlarla ilgilen, kendine meşgaleler bul.
dikkatini çocuk üzerinden çek. sonuçta anladığım kadarıyla sizde kalmaya devam edecek. sokağa atamazsınız, yani atmaz annenler.
çocuğu da düzeltemeyeceğine göre sen sinirlenmeyip, kaale almayacaksın. belki senin rahatsızlıklarını belirtmen üzerine annenle çocuğu bir hizaya çeker ama takılma bunun üzerinde.
0
mea maxima culpa
(05.11.08)
bence yollarınızı bir şekilde ayırın. neticede siz elinizden geleni yapıyorsunuz. bu olay tedaviyi kabul eden veya tedaviyi reddeden bir hasta gibidir. ya fişinin çekilmesi gerekir, ya da tedaviyi daha da sürdürmek.
şu anda kendi hayatınızı başkası için yaşar moda girmişsiniz, planlarınız, bütçeniz, pek çok şeyiniz kuzeniniz üzerine kurulu, neden? yani 10 yıl sonra pişmaniyet duyacağınız bir şeyi, en güzel zamanlarınızı neden böyle harcıyorsunuz? eğer bunun vicdani bir yanı varsa, yazdıklarınıza göre yeterli vicdani sınırları geçmişsiniz.
bu tip insanlarda, rest çekimi genelde işe yarar. çekin konuşun. benim şartlarım tarzım bu, uyarsan uy, uymazsan kendi yolunu çiz demelisiniz. neticede 22 yaşında bir insan sokakta kalmaz, en kötü şey gider ailesinin yanına.
0
galahad
(05.11.08)
Kuzeninle ilgili sorunlarini onunla paylasmazsan degismesini bekleyemezsin ("Paylasirsan degisir" demiyorum). Sizin adetlerinize uymayan bir sey yaptiginda, "kuzen, boyle boyle yaptin ama bizde bu hos karsilanmaz, su sebepten dolayi. Onun yerine soyle yapar misin?" diyebilirsin. Bu arada sizin adetlerinizin de baska ortamlarda hos karsilanmayacak seyler olabilecegini fikrini aklinin bir kosesinde tut.
Anlattigin zor bir iliski. Verdigin caba da takdire edilir. Eger cabana devam etmek istiyorsan bahsettigim sekilde devam etmeni oneririm. Sabrinin sonuna geldiysen kibar ama kesin bir sekilde iliskini kesmen en iyisi olur.
0
wpi
(05.11.08)
Kuzenin senin anlattigin haliyle degerlendirirsek yuzsuzun teki gibi gorunuyor... Yani insan en azindan minnet duyar... Velev ki kuzenin amcanin ogluysa ve o amcan vaktiyle babanin himayesinde buyuduyse falan anlarim ama oteki turlu ise siz zaten yeterince katlanmissiniz... Iki sorum olacak -ucuncu soru da yukaridaki cumlede gizli: "Amca oglu mu, amca yukaridaki gibi mi?"- soru 1: Kuzeninizin kardesleri var mi? Varsa onlar da oyle mi? 2: Alkollu olarak kaza yapinca pismanlik duydu mu? Duyduysa ne kadar surdu, kalici etkileri oldu mu?
Eger yukaridaki sorular isiginda cevaplanabilecek kisimlari saymazsak; kuzeniniz yanci, belesci, yuzsuz ve pis (hijyenik olarak)... Yani tek kelimeyle "katlanilmaz!"... Katlanamamaniz cok, cok dogal...
0
thunder thunder thunder thundercats
(05.11.08)
Terbiyesizlik sınırları dahilindeki hareketleri, kuzeninin iyi niyetli olmadığını açıkça gösteriyor. Sadece akrabalık bağınız olduğu için onunla ilgilenmeniz, iyiliğini istemeniz, her türlü terbiyesizliğine, densizliğine, patavatsızlığına katlanmanız sizin müthiş derecede iyi niyetli olduğunuzu gösterdiği gibi, onun bunlara layık olmak için hiçbir çaba sarfetmemesi de kötü niyetini çok açık ortaya koyuyor. Sonuçta bu adam dağdan gelmedi, sizin yaşam tarzınızdan daha önce hiç haberdar olmayan, anlam veremeyen birisi değil. Eğer gerçekten farklı bir yaşam tarzınız olduğunu anlayacak kapasitede değilse, afedersiniz ama zaten üniversiteye girebilmesi, girse de başarılı olması mümkün değil. Ancak dediğim gibi, bence kendisi bunların gayet farkında ve kötü niyetinden dolayı o şekilde davranıyor. Hatta bence İstanbul'a gelmekteki amacı okumak felan değil. Üzgünüm ama adam sizi, ailenizi kullanıyor. Ve gösterdiğiniz iyi niyet ve serbestlikten güç alıyor. Bu tip insanlara karşı bir miktar baskı kullanmanın, azıcık korkutmanın ayaklarını yere basmalarını sağladığına şahit oldum çok defa. Unutmayın ki fevri bir hareketi başınıza dertler açabilir. Çektiğiniz sıkıntıya değmez.
0
mabl
(05.11.08)
bazi seyler soyleniyor kendisine yani sorunlar dile getirilmiyor degil, gerek annem gerek babam gerekse ben tatli dille mesela kiz arkadasiyla gunde 5-6 saat telefonda konusmanin bu donem icinde ona zarari olabilecegini, biraz daha derslerine odaklanirsa kizla iliskilerinin uzun vadede daha saglikli olacagini filan soyluyoruz (kiz universitede okuyor ve kizin annesi diplomasiz bu kizi sana vermem diye resti cekmis). yikanma konusunda da hadi bir gir yikan istersen rahatlarsin filan deniyor hayir ben yikanmayacagim dedigi zaman yapilacak bir sey kalmiyor. @thunder thunder thundercats: amcamla o sekilde bir iliski soz konusu degil ve evet amcamin oglu. kardesi de sanirim onun gibi olma yonunde hizla ilerliyor. kazasindan sonra da bir uzuntu pismanlik benim bildigim kadariyla olmadigi gibi mahkemedeki umursamaz tavirlari, olayi ciddiye almayisi nedeniyle ekstra ceza yedi.
0
🌸saramara
(05.11.08)
bence ilişiğinizi kesecekseniz bile,bunu yapmadan önce kesinlikle kendisine; durumu,hissettiklerinizi ve düşündüklerinizi açıklayan net bir konuşma yapın. eğer bunu yapmadan pat diye bitirirseniz,zaten gerek insani gerek sosyal yönden eğitimini iyi alamamış bir insana,siz de aynı muameleyi yapmış olursunuz ve belki de ilerde vicdan azabı çekersiniz...
en azından sizin ne düşündüğünüzün ve niye böyle davrandığınızın sebebini bilmek hakkı. ha sonra yine adam! olmazsa o zaman istediğinizi yapın. ama öncesinde kesinlikle net bir konuşma yapıp herşeyi açık açık anlatın...
çünkü böyle arkasından üzülüp,ondan soğumaktansa, herşeyi açık açık konuşmak daha faydalı olacaktır.
0
brkylmz
(05.11.08)
bunu söylemek aslında ne denli acı bende farkındayım fakat durum şu ki "bu zamanda" bir akrabadan beklenmeyecek ölçüde sabırlı ve anlayışlı davranmışsınız. bahsi geçen arkadaş belli bir yaşa gelmiş olduğundan mütevellit bazı alışkanlıklarının değişmesi zor. aslında kimsenin kimseyi değiştirme gibi bi görevi de yok fakat burada, siz, bariz etkilenen tarafsınız. böyle birine tahammül etmek cidden zor. kendi hayat tarzını size uydurması yada başka tabirle bu şekilde evrilmesi gerekirken, size bazı dayatmalarda(erkek arkadaş, uzun saçlı, küpeli arkadaş vs.) bulunuyor ve bunu da gayet gamsızca ve fütürsuzca yapıyor. siz de direniyorsunuz ve bi kriz doğuyor.
kendimi sizin yerinize koyuyorum da ben olsam bu vakte kadar çoktan konuşurdum. 3 ay diyorsunuz, 3 ay ne demek? bahsi geçen konu ruh sağlığınızı etkilemiş durumda(lütfen yanlış anlamayın) ve sadece sizi değil aile içi ilişkilerinizi de zedeleyebilir git gide. alın karşınıza bi konuşun. böyle böyle deyin. bi süre gözleyin, tutumlarınızda siz edilgen değil, etken taraf olun. "kuzen kızma ama bu böyle" deyin, -abartmadan- dominant olmaya çalışın. yanlış/hatalı gördüğünüz davranışlarını anında-hemen uyarın. üstünden vakit geçmesin.
tabi tüm bunlarla birlikte kökten bi değişim beklemek biraz hayalci bi yaklaşım olur. dediğim gibi fazlasıyla iyi niyetli ve toparlayıcı davranmışsınız bu zamana kadar. kendinizi suçlamayın, "hiç tanımadığı şehirde, hiç tanımadığı insanlarla birlikte, olur böyle şeyler" demeyin. siz değilsiniz o kentin zaptiyesi. ne insanlar var taşradan gelip -karşısındakine hiç sıkıntı çektirmeden-uyum sağlayan.
öte yandan bu sınav süreci* öyle birilerinin dayatmasıyla olabilecek bir şey değil. siz üsteledikçe o boşlayacak, umursamayacaktır. siz, anneniz veya babanız, faketmez hiç, onun gözünde hepiniz -bu sınav sürecinde- bi otorite gibisiniz. siz çalış dedikçe kayda değer bi sonuç alamazsınız. ancak ve ancak kendi kulvarında biri, kendi ayarında bi arkadaş, bi sevgili onu yönlendirebilir. başka çaresi yok gibi bi şey ne yazık ki.
sözün özü, siz -bi akraba olarak-üzerinize düşeni fazlasıyla yapıyorsunuz. bu süreci bitirmek sizin elinizde, unutmayın ki kendi aile düzeninizden önemlisi yok. bi şekilde konuşun ve yollarınızı ayırın.
0
crayze horse
(05.11.08)
Ailecek gösterdiğiniz hoşgörü, empati, sabır ve yardım isteği takdire değer gerçekten. Öte yandan bu kişi istanbula "güya" üniversite kazanmak için gelmiş ama bir çabasının olmamasından anlıyoruz ki bunu başaramayacak ve görünüşe göre böyle bir niyeti de yok. Şehirde yaşamak için üniversite sınavını bahane ediyor ve evinizi kullanıyor. Ekmek elden, su gölden. Üstüne yüzsüzlük var. Hem kaynaklarınızı hem ev huzurunuzu kendi keyfi için tüketiyor. Bu kaynakların tükeneceğini farkettiği durumda muhtemelen biraz agresifleşecek ve sizin kontrol edemeyeceğiniz ve hem kendisi hem başkaları hem de sizin için tehlikeli olabilecek yollara sapacaktır. Çocuk olsa birisi 24 saat özveri ile üzerine eğilebilir ancak bu yaştan sonra çok güç, üniversite de okuyamayacağına göre ve şehirde kalmak için böyle bir yol uydurduğuna göre bunu devam ettirmek için gerekli maddi kaynağı bir dönemde "yaratmaya" çalışacaktır. İki adım sonrasını pek düşünmez bu tipler, prototipleştirmek istemiyorum ama çok görüyoruz.
Benzer bir durumda olan ve olması gerektiği gibi yaşayan kişileri de gördüm. Bir aile dostumuz 3 sene önce Van'da rastladığı 8 çocuklu imkansızlıklar içinde yaşayan bir ailenin en küçüğünü istanbulda yalnız yaşayan birinin evine yerleştirdi, çocuk yemedi içmedi kendini derslerine verdi, okulunu kazandı ve birincilikle devam ettiriyor. Tek hayali de önce kendine sonra da doğduğu topraklara yardımcı olabilmek. Bu süre zarfında şehir hayatını öğrendi ve sosyal faaliyetlerde şehirde doğup büyümüş benden bile daha uygun davranışlar sergilemekte. Bu süre zarfında artık okuma şansı olmayan iki abisi daha buraya getirildi çalışmaları için ve canlarını dişlerine takarak hem de birbirlerine destek olarak burada hayatlarını sürdürüyorlar.
Bu kişilik ile alakalı bir şey, belli bir yaştan sonra pek düzeltmenin mümkünü yok. Üniversite sınavının nasıl bri sınav olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Ders çalışmıyorsa, sadece kursta oturup (ki bunu acaba yapıyor mu gerçekten?) sınavı kazanması pek mümkün değil, ki çarpım tablosundan biel bihaber diyorsun. Eğer üniversite kazanmak gibi bir niyeti yok ise ve istanbulda kalmak için sizin kaynaklarınızı yalanla dolanla sömürmeye devam ediyorsa, siz bu duruma iyi niyetle karşılık verdiğiniz sürece o da "iyi o zaman" deyip aynen devam edecektir. Çünkü davranışını mükafatlandırıyorsunuz bir nevi. Ve biraz daha uzun vadede başınıza daha büyük işler bile alabilirsiniz.
Şimdi tanımadan etmeden bu yorumları yapıyorum ama, ben anlattığın durumda olsam tecrübelerime göre bunları düşünerek hareket ederdim. Açık açık söylerim, böyle üniversite falan kazanamazsın, ve böyle bir niyetin yoksa yol verelim sana derdim. Büyük ihtimalle "aa yok olur mu çalışıyorum ben kazanıcam" falan der, tamam dersin, aynı halin devam ettiğini gözlemlersin, bu konuşma bir daha tekrarlanır, ondan sonra da başının çaresine bakar.
bence öncelikle annenizle ve babanızla bu durumu konuşun. yemeği beğenmiyor diye anneniz boşuna kendini üzmesin örneğin. benim çok sevgili kardeşim bile bazen "ay şunu yemem ay bu iğrenç" diyordu ilk başta ama "ye nesi var" vs. diyorduk sonra "tamam sen bilirsin" diyip tabağı onunden almaya başlayınca, sonunda aç kalınca yemeye başladı. neyse beslenirse beslensin 22 yaşındaymış. sizinle beraber sofraya oturmaya bile zorlamayın.
sormadan eşyaları kullanıyorsa demek ki yetiştirilirken hiç görmemiş bazı şeyleri. ya da örneğin babanızın parfümünü vs. kullanması parfüm gibi şeylerden yoksun olarak büyüdüğünün de göstergesi olabilir. aslında bu bütün ufak tefak anlattığınız, yıkanmaması, paylaşmaması, izin almaması, parayı çarçur etmesi vs. sizi ne kadar sinir etse de o kadar büyük sorunlar değil aslında. doğru düzgün bir aile ortamında büyümediği için büyük ihtimalle sosyal davranışları zayıf. siz bazı konularda uyardığınızda da kendini ezik hissedip üste çıkmaya çalışacaktır. o yüzden en iyisi kendi haline bırakmak. ufak şeyleri siz de o kadar kafanıza takmayın. bunlar kardeşler arasında da sıklıkla olan şeylerdir.
arkadaşlar konusunda sizin arkadaş grubunuzla o kesinlikle uyuşmuyor anladığım kadarıyla. kendi arkadaş grubunu yavaş yavaş oluşturmasını bekleyin derim. yine o sizin arkadaşlarınızın yanında onların fiziksel ozelliklerini eleştirmesi ya da maço tavırlar sergilemesi kendini aşağı hissettiği için olabilir.
evet şımarıklık, terbiyesizlik vs. var ama bunların yanında kuzeniniz bence depresyon da geçiriyor olabilir. sürekli uyuması, etrafına ilgisizliği, kendini aşağı hissettiği durumlar, yalan söylemesi gibi şeyler bunun da belirtisi olabilir. bir süre uyarıda bulunmayı bırakın ve üstüne gitmeyin. iyi günlerinde napalım bugün ne yapmak istersin gibi onun fikirlerini alın ve daha çok onun yapmak istediği şeyleri yapın. hoşuna gidecek ufak tefek hediyeler alın arada örneğin en sevdiği şarkıcının albümünü ya da telefon için kontör vs. gibi. karşılığında birşey beklemeyin. sizin onu önemsediğinizi belki de ilk defa hayatında birinin onu önemsediğini hissetmesi lazım.
ona açılın. sanki çok yakınmışsınız gibi. çok kişisel sorunlarınızdan bahsedin, dertleşin bakalım nasıl tepki verecek. yavaş yavaş bir süre sonra o da içini açmaya başlayabilir ama burda korkmuş bir kişilik var en dipte bence o yüzden sabırlı olmanız gerekiyor.
bir de illaki uyarmanız gereken ya da söylemeniz gereken şeyler olduğunda. odanı topla, yıkan, ders çalış gibi emir cümleleri yerine düşüncelerinizi belirten cümleler kurun ve sen ne düşünüyorsun diye karşılık bekleyin. kendi planlarınızdan bahsedin ve senin planların ne gibi onun düşüncelerini önemsediğinizden bahsedin. öss dersane test test test diye onu daha çok germeyin. arada aslında üniversite okuyorsun da ne oluyor, üniversiteyi kazanmamak yolun sonu değil bir arkadaşım vardı yine de başarılı oldu gibi şeyler diyerek bu gerginliği üzerinden almaya paylaşmaya çalışın.
yalan soylemesini de çok kişisel algılamayın. sanırım kuzeniniz 22 yaşında olmasına rağmen hala ergenlik problemleri yaşıyor. yalan soylemesi de size sorup izin vermeyeceğinizi düşünmesi öyle ortada bir durum olmamasına rağmen bunu kafasında büyütmesi sonucu olmuş olabilir. bu tür yalanlar bir çok insanın kendi ailesine bile söylediği yalanlardır. nasıl tepki verdiğinizi bilmiyorum ama bir daha böyle birşey olduğunda yakaladığınızda düşünmeden tepki gösterip kızıp alınmayın. neden söylemedin ki, söylesen izin verirdik gibi yalan söylemesine gerek olmadığını ve ona güvendiğinizi anlamasına çalışın.
en önemlisi de güven işte. kendine güvensiz, siz de ona güvenmiyorsunuz bunun bir çıkış yolu yok. önce siz ona güvendiğinizi hissettirmelisiniz. kuzen de olsanız ailenizin bir parçası olduğunu hissettirmelisiniz. üzerine gitmeden, abartmadan, ona açılarak yapabilirsiniz bunu. katı kuralları olan bir ev ahalisi diyorsunuz. bu kuralları biraz esnetin. yoksa kuzeninizin davranışları herkesin canını sıkmaya ve huzuru bozmaya daha beter neden olacaktır. ondan ekstra şeyler beklemeyin. para konusunda asla ben çalışıyorum sen yiyorsun paraları gibi bakmayın olaya. onun da zamanı gelecektir. ya da durumun farkına varması için durumunuzun iyi olmadığına dair ufak sinyaller verin. ya da ailenizin kuzeninize aylık belli miktar bir harçlık vermesi ve bununla idare etmesi gerektiğini söyleyin. arada da senin harçlık azalırsa bana gel ben yardım ederim gibi açık kapı bırakın ki onu düşündüğünüzü anlasın.
ailenizle bu konuda neler hissettiğinizi eğrisi doğrusuna konuşun ve onlardan da yardım isteyin. örneğin anneniz ona özel bir yemekte sucuklu yumurta yapsın, babanız kendi oğluymuş gibi bir berbere gidelim desin ya da bir işi için yardım istesin ve sonra "aferin" desin. siz ona yardım etmek yerine yardım taleb edin. onun varlığının önemli olduğuna ve başarabileceği katkısı bulunabileceği şeyler olduğuna inandırın. biraz yüreklendirerek davranış bozukluklarını çözebilirsiniz diye düşünüyorum. adım adım.
tabii bu bir tercih meselesi. beni ilgilendirmez ben onun için bu yaştan sonra çaba gösteremem vs. demek de sizin seçiminiz. ama eğer onu kazanabilirseniz bence bu sizin hayatınızda da önemli bir yer tutacaktır. farklı olmanızdan korkmayın. herkes farklıdır birbirinden. herkesin sevdiği yemekler, renkler, müzikler, hobiler farklıdır. bu farklılıkları paylaşmayı deneyin ve onun kendiniz gibi olmasını beklemeyin. siz onu değil o kendini değiştirmeli. bu da ancak empati kurarak olabilir.
0
random blonde
(05.11.08)
@saramara,
"yikanma konusunda da hadi bir gir yikan istersen rahatlarsin filan deniyor hayir ben yikanmayacagim dedigi zaman yapilacak bir sey kalmiyor" demissin.
Bu, yikanmasini onermek icin yanlis bir yol bence. Onun yerine, "kuzen, daha sik yikanmak temizlik acisindan iyi bir aliskanliktir. Kisi kendi farkina varmasa bile 1-2 gun sonra kokmaya baslar. Bak biz ve cevremizdeki bir suru insan da boyle yapiyor. Sen de boyle yap lutfen" demek daha cok ise yarayabilir. Bunu denedikten sonra "lutfen daha sik yikan, kokuyorsun ve kokun cevrendikleri rahatsiz ediyor" diyebilirsin.
Kuzenin cok farkli bir ortamdan geliyor, senin de belirttigin gibi. Sizin ona yeni dunyasini anlatmaniz lazim. Kisiligi, davranis bicimleri, aliskanliklari hep yetistigi yerden geliyor. Simdi bambaska bir yerde ve yeni aliskanliklara ihtiyaci var. Bircok aliskanligini birden degistirmek cok zor. Degismek gerektiginin farkina varmak daha da zor. Bu konulari bu sekilde onunla konusmayi da deneyebilirsin.
Bir sonuc cikmayabilir. Ama bence dogruya en yakin yollardan biri bu.
0
wpi
(05.11.08)
ailenin kurallari kesinlikle onu icin esnetiliyor, bana ve kardesime gosterilmeyen hosgoru ona gosteriliyor (bunu kiskaniyor ya da bundan rahatsiz oluyor degilim). kendisine hicbir sekilde ders calis vs gibi baski uygulanmiyor hatta mesela annemle okey oynayacaksak bak iki saattir odandasin gel biraz kafan acilsin deniyor, onun ailece yapilan her etkinligin bir parcasi olmasi konusunda ekstra caba gosteriliyor, yemek konusunda da dedigim gibi gayet rahat, sevmedigi hicbir seyi nezaketn de olsa agzina koymuyor zaten, gidiyor kendisine sucuklu yumurta yapiyor, annem mesela o yesin diye sadece onun sevdigi hicbirimizin yemedigi seyler yapiyor yine de yaranamiyor. hicbir hobisi ve ilgisi de yok, beraber sinemaya filan gittigimizde de bu ne bicim filmmis diye soyleniyor genelde. kisisel meselelerimi gerekmedikce en yakin arkadasima bile acmam, sirf o kendini bana yakin hissetsin diye yukarida belirttigim gibi eski erkek arkadasimdan vs bahsettim ve az kalsin simdiki erkek arkadasimdan ayriliyordum, onun o tavri yuzunden bize oturmaya gelen cocuk resmen evi terketmisti. babamin oyle seylerden hoslanmadigini bildigi halde babamin yaninda x'le mi konusuyorsun selam soyle ehehe seklinde tavirlari da cabasi. kendi parfumu yoktu, maddi sikinti cekti gibi bir durum da yok, onu ailesinin durumu bizimkinden oldukca iyi. yine de ailesiyle arasi bozuk oldugu icin harcligini babam veriyor ama gunde 6 saat kiz arkadasiyla cep telefonunda konustugu icin yetiremiyor. diger amcamlardan filan istiyor bu sefer. maddi konulardaki rahatsizliklarimi burada dile getirsem de ne ben ne de ailem asla va asla kendisine yansitmiyoruz. yine de yeterince anlayis gostermedigimizi dusunuyorsaniz biraz daha denemeye calisirim ama gelen diger ogutler haddinden fazla taviz verdigimiz yonunde sanki?
0
🌸saramara
(05.11.08)
yani taviz diye düşünmemek lazım işte. bazı şeyler zaman alır. neredeyse erkek arkadaşınızdan bu yüzden ayrılmanız da gereksiz geliyor bana. erkek arkadaşınızın sizin yanınızda olması lazım, bu kadar kolay siniri bozulmaması lazım. isterse kavga etsinler, atıyorum kuzeniniz üstüne atlasın falan. sizi anlaması lazım. bence bu konu yüzünden zaten kuzeninizden ayrı bir soğumuşsunuz. ortada bir sorun yok aslında sizi bu kadar gerecek.
sinemaya gidince bu filmi beğenmediyse beğenmeyebilir. nezaket göstermesini beklemeyin. herkes kibar olmayabilir. ailesinden hiç görmemiş demek ki. ne kadar süredir birliktesiniz bilmiyorum ama böyle bir insanın önceki aile hayatı kötü olduğu için şu an böyle bu insan. hiç kimse anne karnından böyle doğmaz. seçim sizin ya buna alışıp yavaş yavaş değişmesini bekleyeceksiniz ya da taviz diyorsanız bu işe ne yapmayı düşünüyorsunuz. onu geri göndermeyi falan başka çözüm yok o zaman. bu da ne değiştirecek?
bırakın kendi halinde yaşasın biraz. bu kadar gözünüze batmasın. ev arkadaşınız olabilirdi bu insan daha beter de olabilirdi. psikolojisinin normal olmadığı belli. para dertse dediğim gibi harçlık verin ve fazlasını istiyorsa bişekilde de buluyorsa bulsun o zaman. telefonda 6 saat konuşuyorsa tek bir insanla daha uygun tarife birşeye geçmesini önerin. tek kişiyle tüm gün beleş konuşulabilen sabit faturalı hatlar var. hem ona daha fazla harçlık kalır. hayır yani telefona para harcıyormuş bi sanki. klasik olacak ama içkiye kumara kötü alışkanlıklara para harcıyor mu? zaten bunun gibi şeylere harcarsa o da başka bir sorun ya. para da çalmıyor sanırım. kötünün kötüsü değil şuan yani. babanıza erkek arkadaşınızı ispiyonlayabilir. bunu kardeşiniz bile yapabilir. bunlar çocukça şeyler, bunu yapmak da çocukça bunu kafaya takmak da çocukça.
kuzeniniz kapalı bir ortamdan geldiği için sizin yaşantınız ona çok acayip geliyor olabilir. ve cehaleti yüzünden her zaman sizin yaşantınızı eleştirecektir. ancak bu şekilde iletişim kurabiliyor aslında bence. bu da birşeydir.
ailesiyle arası kötü diyorsunuz. görünüşte kabalığı kini kötülüğü bu yüzden ama ben kişisel bir kötü olma çabası göremiyorum. ailesine olan hıncını sizden çıkarıyordur belki de. karşılıksız ilgi göstermek çok zor değil. çok daha kötü art niyetli insanlar var ama tercih sizin, sizin hayatınız bence dayanamayacak gibiyseniz ve aile huzurunuz giderek kötüye gidiyorsa o zaman onu geri gönderin dicem ama bu onun yaptıklarından daha beter olur gibi geliyor bana.
bir de ya aileniz hepinize aynı davransın ya da kimseye özel kuralları esnetmesin. ne ona sizden daha farklı olduğunu hissettirin ne de şımartın. hem kardeşinize gösterilmeyen şeyler ona müsamma ediliyor diyorsunuz. bu kardeşinizi de üzebilir. aileniz elinden geleni yapıyorsa devam etsinler ama yaranamıyor annem diyorsunuz. yaranmayı beklemeyin. binkez iyi olun bir kere karşılık bekleyin. ve zaman tanıyın.
ben biraz bu tür olaylara sabırlı bakma yanlısıyım biraz dalaylama sabırı =) çünkü başka yöntemler daha büyük sorunlara neden olabiliyor zamanla. bir de gerçekten inanılmaz büyük anlaşamamazlıklar göremedim ben ama bu bana göre olabilir belki sizin hayatınızda çok önemlidir bunlar. önce kendinizi bir dinleyin...
0
random blonde
(05.11.08)
@saramara burda sizden çok ailenizin çocuğa karşı tavirları önemli. onlar ne düşünüyor? böyle devam mı edecek çocuk?
eğer anne baban her halukarda sonuna kadar çocuğu destekleyelim diyorlarsa çaresiz sen biraz görmezden geleceksin.
ama çocuğu biraz hizaya çekmek lazım. ne demek annenin pişirdiği yemeği yememesi. dolapta sucuk, muz vs bulamasın aç kalsın, bakalım bir daha yapıyor mu böyle bir şeyi.
kendi anne babası ile arası bozuk bir insana annenlerin iyi davranması çok zararlı. ailecek (kendi ailesi, amcanlar ve siz) bütünsel olarak disiplinli davranmak lazım. yani kendi anne babasından yüz bulamazsa seninkilerden buluyor, olmadı amcanlardan buluyor.
bu böyle gider yani. annenlerle konuş bence.
0
mea maxima culpa
(05.11.08)
cok tesekkur ederim random blonde, benim icin sagduyunun sesi oldunuz adeta:)
0
🌸saramara
(05.11.08)
"takintili bir insan oldgum icin onemsiz seyleri mi buyutuyorum" demşsin ya hah işte ondan. bu duyuruya harcadığın eforla bir kısa öykü ya da deneme çıkartırdın bir de. muhtemelen yazılmış en uzun duyuru bu olsa gerek.
bir de şu paragraf işine alışamadınız bir türlü. yediniz bitirdiniz yorgun gözlerimi.
0
blackdog
(05.11.08)
saramara, sen detay verdikçe ben burda çileden çıkıyorum, sinire strese giriyorum. evlat olsa sevilmez dicem ama, zaten evlat olarak sevilmemiş. random blonde'un tavsiyeleri gerçekten sağduyulu, ve sizin sağduyu, hoşgörü ve sabrınız da onu yola getirmeye yetecek gibi görünüyor. inşallah başarılı olursunuz da ben de sabır ve hoşgörüyle insanların yola getirileceğine inanmaya başlarım. hak hukuk dağıtmak bana düşmez tabi ama, bu kadar ilgiyi hakeden, hakkını verebilecek milyon insan varken haketmeyen birine bu kadar enerji harcanması zoruma gidiyor.
0
mabl
(06.11.08)
Derslere ilgisizliğinden, kız arkadaşıyla daha fazla ilgilendiğinden, daha çarpım tablosunu bile bilmediğinden bahsetmişsiniz. Bence de üniversiteyi kazanması bu şartlarda hayal gibi... Ayrıca anlattıklarınızdan anlaşıldığı kadarıyla siz ev sahibi/sahibesi olarak elinizden geleni yapmışsınız/yapıyorsunuz. Kendinizi suçlamanız yanlış. Ancak Allah size kolaylık ve sabır versin diyebilirim...
sebepsiz bunalmanın sebepleri ve çözümleri ne olabilir? insanlara karşı sıcak olamamaın veya. bunlar hariç:-git sosyal aktivite bul-sevdiğin bir şeyler yap-oyun oyna yalnız takıl bir süre kendini dinle-kendini başka bir şeye verbonus: bu dünyada saf iyi tek bir insan mı olmaz ya..saf kötü var ama?
sebepsiz bunalmanın sebepleri ve çözümleri ne olabilir? insanlara karşı sıcak olamamaın veya. bunlar hariç: -git sosyal aktivite bul -sevdiğin bir şeyler yap -oyun oyna yalnız takıl bir süre kendini dinle -kendini başka bir şeye ver
bonus: bu dünyada saf iyi tek bir insan mı olmaz ya..saf kötü var ama?
0
passion rules the game (04.11.08)
aynı şeyleri ben de yaşıyorum. çözümünü bilsem kendim uygulayacağım ama yalnız olmadığını belirtmek istedim. belki sevdiğin bir spor varsa uğraşabilirsin. ben mesela buz patenini çok severim yakında piste gideceğim, sana da tavsiye ederim :)
0
trista
(04.11.08)
vallahi ben de aynı hislerdeyim. bu aralar o kadar güvensiz hissediyorum ki. herkes bi çıkar peşindeymiş, herkes kötüymüş gibi geliyor. insanın yaşadığı şeylerden dolayı böyle oluyor sanırım. önce buna neden olan sorunu çözmek lazım.
0
oceano
(04.11.08)
ya saf iyi bir insan aramıyorum ama öyle olmaya çabalayan ve belli eden birini arıyorum, ben öyleyim en azından...aslında sorunları çözmek de cesaret işi biraz gibi ama..
0
🌸passion rules the game
(04.11.08)
ben öyle olmaya çabalıyorum ama genel olarak bir soğukluk mevcut, ısınamıyorum insanlara. deliriyorum galiba.
biraz sizi böyle düşünmeye iten çevre haricinde, kendinizi soyutlayıp sevdiğiniz değer verdiğiniz insalarla daha daha çok görüşseniz...
0
sleep may be the enemy
(05.11.08)
Tirid hormonlarını kontrol ettir, seviyeleri olması gerekenlerin altında veya üstündeyse acayip bunaltıyor, iç sıkkınlığı veriyor.
Edit: tirid yazmışım ya kusura bakma,
Troid demem gerekiyordu.
0
thefin
(05.11.08)
anlamıştım triodi :)
hormonal bir şey olduğunu zannetmiyorum, böyle dolmayan bir boşluk gibi. dolmayacakmış gibi bi garip düşünce hali..
0
🌸passion rules the game
(05.11.08)
Etrafta çok sayıda saf iyi insan olsaydı dünyanın ne kadar sıkıcı, ne kadar teletabi bi yer olacağını düşünün.
0
mabl
(05.11.08)
gordugum kadariyla bu hissi yasayan cok fazla insaniz. evet ben de yasiyorum.
ben insana mesguliyet gerekiyor diye dusunuyorum. keyif aldigin bir spor daliyla ugrasmak cok ise yariyor. aslinda sadece dusunmeye bunalmaya zaman birakmamis oluryorsun kendine. yoksa o tamamlanmislik hissini yine de yakalayamiyorsun.
sozluk dusturu aramaya inan diyebilirim. yeni insanlarla tanis. aralarindan anlasabilecegin, zaman gecirmekten memnun olabilecegin insanlar cikma ihtimali artacaktir.
0
azaktod
(05.11.08)
eskidan canı sıkılanı evlendirirlermiş:) ciddi bir çözüm, gülme.
Daha önce sorulmuştu bu ama bulamadım. Bi klasördeki tüm dosyaların uzantılarını tek seferde değiştirmenin yolu var mıdır?
Daha önce sorulmuştu bu ama bulamadım. Bi klasördeki tüm dosyaların uzantılarını tek seferde değiştirmenin yolu var mıdır?
0
mabl (04.11.08)
Klasore dos modunda ulastiktan sonra soyle yapabilirsiniz. mesala jpg yapicaksam -> rename *.* *.jpg
0
badseed
(04.11.08)
Hallolmuştur çok teşekkürler :)
0
🌸mabl
(04.11.08)
dosya adının değişmesi problem olmazsa windows altında şöyle bi alternatif de yapılabilir. ctrl+a ile tüm dosyalar seçildikten sonra f2 ye basarak rename yapın. dosyalardan adını değiştireceğiniz dosyaya resim.jpg gibi bir isim verirseniz diğerleri resim(1).jpg resim(2).jpg gibi gider.
0
sijwocaq
(04.11.08)
onu denedim ilk olarak zaten. Ama sadece ilk dosyanın uzantısı değişiyor, diğerlerinin sadece ismi değişiyor.
0
🌸mabl
(04.11.08)
total commander'da bayağı esnek isimlendirme özellikleri var sanırım. Sırf uzantıyı değil dosya isimlerini de belli bir biçime göre toplu halde değiştirebiliyorsunuz.
name32 kullanırdım eskiden tam bu iş içindi. sonra bıraktım bu işleri artık yiğenlerimle oynuyorum. bilgisayar, internet oyun veya muzik bunlar iyi şeyler değil bence.
En cok seye iyi gelen ilac hangisi, yani endikasyonlarinda en cok sey yazan, endikasyon sampiyonu ilac hangisi? (en cok farkli hastalik durumu yazan daha dogru olur sanirim)not: antibiyotiklerden biri gibi geldi ama bilemedim, bir de agri kesici dusundugumuzde bircok agriyi gecirebilir ama onu tekmi
En cok seye iyi gelen ilac hangisi, yani endikasyonlarinda en cok sey yazan, endikasyon sampiyonu ilac hangisi? (en cok farkli hastalik durumu yazan daha dogru olur sanirim)
not: antibiyotiklerden biri gibi geldi ama bilemedim, bir de agri kesici dusundugumuzde bircok agriyi gecirebilir ama onu tekmis gibi sayabiliriz.. hastalik durumu bahabinda soruyorum yani...
0
ermanen (02.11.08)
su
0
desdinova
(02.11.08)
aspirin sanırım en çok şeye iyi gelen. her sene yeni bir şey fark ediyorlardı...
0
kahvegibi
(02.11.08)
Aloe vera
0
mabl
(02.11.08)
Antibiyotik diyorsanız tetrasiklinler iyidir, fluorokinolonlar da tadından yenmez.
0
hlathguth
(02.11.08)
Uzman farmakolog olan eşim "bence son dönemde antidepresanlar" dedi. Çünkü çok fazla ve en çok şeye onlar reçete ediliyorlarmış, migrene, prematür ejakülasyona, depresyon olarak algılanan semptomların tamamına, fibromiyaljiye vb.
0
sui
(02.11.08)
inflamasyona iyi gelmesi, agri kesmesinin yaninda kalp hastaligi ve barsak kanseri riskini azaltan aspirin oldukca iyi bir ilactir.
ama ote acidan bakarsan bircok hastalikta en cok kullanilan tek ilac kortizondur. vaktim olsa en az 50 tanesini sayabilirim
0
outshined
(03.11.08)
benim de aklıma ilk aspirin geldi.
not: antidepresanların "her şeye iyi gelmesi" olayı beni derinden yaralıyor! not 2: seks herşeye iyi gelir. sevişen insan mutludur. bunu bilirim ben!
Kapalıymış diyorlar sanırım? Bilgisi olan var mı? Telefonunu bulamadım nette arayıp sorayım...
Kapalıymış diyorlar sanırım? Bilgisi olan var mı? Telefonunu bulamadım nette arayıp sorayım...
0
trista (01.11.08)
izmit gençlik ve spor il müdürlüğünü aramak iyi bir başlangıç noktası olabilir...
0
co2s2
(01.11.08)
Google a izmit olimpik buz pisti yazınca çıkan ilk sonuçta şöyle bişi var:
Daha detaylı bilgi için ilk olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İnternet Sitesi nden ulaşabilirsiniz yada 0262 226 6096 numaralı telefondan direk Buz Pisti ile irtibat kurabilirsiniz.
Sabah kalkıp ağzımdaki kötü tadı lavaboya tükürdüğümde, koyu kahve telvesi kıvamında kan olduğunu tahmin ettiğim birşey tükürdüm. Yaklaşık 1 saat boyunca tüküre tüküre anca temizledim boğazımı, Aynada baktığımda kan felan görünmüyordu ama tükürdükçe boğazdan aynı pıhtılaşmış kan gibi şey geliyordu.
Sabah kalkıp ağzımdaki kötü tadı lavaboya tükürdüğümde, koyu kahve telvesi kıvamında kan olduğunu tahmin ettiğim birşey tükürdüm. Yaklaşık 1 saat boyunca tüküre tüküre anca temizledim boğazımı, Aynada baktığımda kan felan görünmüyordu ama tükürdükçe boğazdan aynı pıhtılaşmış kan gibi şey geliyordu. Ne olabilir bu? Daha önce hemen hemen hiç böyle birşey olmamıştı.
Not: Kızılcık şerbeti içmedim.
0
mabl (31.10.08)
Dışarı içmeye çıktığımda ister istemez etrafımızda sigara içen insanlar oluyor. Eğer o gün cok fazla solursam o dumanı o gece uyuduğumda sabahına boğazımda parça parça balgam parçaları hissediyorum. Sonra tükürdüğmde bahsettiğin gibi kanlı olduklarını görüyordum..
Daha sonra fark ettim ki fazla sigara içilen ortamda durduğumda burun damarlarım alkolünde etkisiyile iyice incelip gece uyurken ufak ufak kaniyip genzime akiyor ve böyleceliklede gene sigara sebebiyle oluşan balgamlar onu hapsedip tutuyor. Sabah tükürdüğümde de senin bahsettiğin şekilde tükürüyordum.
Belki senaryo farklı gelişebilir sende ama buna benzer birşeyler oluyorsa sebebi o olabilir.
Not: Bir arada bademciklerim iltahaplandığında kaniyordu o zaman da böyle oluyordu.
Sonuç: Kulak burun boğaza görünmekte fayda var derim.
0
gunes yanigi olan penguen
(31.10.08)
dis etlerinde de bir problem olabilir
0
ismo
(31.10.08)
diş etlerinle alakalı büyük ihtimal porblemin. bende de vardı aynı sorun. diş etindeki en ufak hassaslık uyurken istemsiz kasılmalardan dolayı kanamaya yol açıyor. diş macunumu değiştirince geçti bende.
0
teritori
(31.10.08)
bende de aynı sorun var. diş eti kanaması olarak tahmin ediyorum. dış macunu dış fırçası çok denedim ama gitmiyor. işlerim yüzünden gidemiyorum doktora. artık napalım bi yolunu bulup gidicem. çok pis bir şey ya ağzından kan çıkıyor filan:)
0
hollowlife
(31.10.08)
@güneş yanığı olan penguen: Akşamları 3-4 sigara içiyorum bazen, nedeni bu olabilir gerçekten de.
Ama dişeti problemi olması daha büyük ihtimal. 2 gün önce hem diş fırçamı, hem de diş macunumu değiştirdim. Ayrıca dişetlerimde de kendi kendine oluşup kendi kendine kaybolan bi iltihap problemi var, hiç bi zararı olmamıştı bu güne kadar.
Teşekkürler cevap veren herkese. Daha ciddi bişey olabilir diye korkmuştum.
0
🌸mabl
(31.10.08)
@mabl: burada verilen bilgilerin hiçbir garantisi yoktur unutma bence. sen yine de doktora görün fırsatını bulursan.
0
teritori
(31.10.08)
Dışkınızın rengi normal mi? Siyah, yapışkan, kötü kokulu değilse en azından midenizden emin olabilirsiniz.
0
there is nothing left for me
(31.10.08)
Henüz kontrol etme fırsatım olmadı onu. Söylediğiniz iyi oldu.
0
🌸mabl
(31.10.08)
hocam kesinlikle ve kesinlikle eminimki sebebi sigara belki değiştirmişsindir veya çok içmişsindir
0
horror
(31.10.08)
Koyu-kahve telvesi gibiyse, midede kanama olmuş olsa gerek. Endoskopi yaptırmanızı tavsiye ederim.
araba kullanmak, kendine güvenememek, park edememek
ravioli
düzgün yol takibi yapabiliyorum, öndeki araçla mesafemi koruyorum, gayet dikkatli ve efendi bi şekilde yoluma gidiyorum hamdolsun!ancak bundan on sene evvel bu (bkz: #13313769) ve buna benzer birkaç olay yaşadım ve kendime güvenimi neredeyse tamamen yitirdim araba kullanma konusunda. 6-7 sene hiç ge
düzgün yol takibi yapabiliyorum, öndeki araçla mesafemi koruyorum, gayet dikkatli ve efendi bi şekilde yoluma gidiyorum hamdolsun! ancak bundan on sene evvel bu (bkz: #13313769) ve buna benzer birkaç olay yaşadım ve kendime güvenimi neredeyse tamamen yitirdim araba kullanma konusunda. 6-7 sene hiç geçmedim direksiyona. geçen sene ehliyet aldım, son birkaç aydır da yavaş yavaş çıkmaya başladım trafiğe. ama her seferinde müthiş bir gerginlik oluyor üzerimde, sanki her an bir yere geçirecekmişim gibi hissediyorum. işimi bitirip kontağı kapatana kadar rahat bir nefes alamıyorum. bazen çok fazla abarttığımı düşünüyorum, suni bir güven doluyor içime, çıkıyorum yola, ama bir anda o boktan duygu doluyor içime, elim ayağıma dolaşıyor, vitesler karışıyor, şerit şaşırıyorum vs... bu durumu nasıl yenebilirim? bir de park konusunda sıkıntı yaşıyorum. iki araba arasına park yapamıyor, aralarından çıkamıyorum. pc ortamında pratik yapabileceğim simulasyonlar var mı bildiğiniz? www.aeonity.com buna benzer ama daha gerçekçi bir şeyler arıyorum.
0
ravioli (30.10.08)
valla kendine güvenmezsen zor. ben sıfır arabayı vurdum ilk hafta, yaptırdık, sonra gene vurdum. geçen gene vurdum. vurdum da vurdum. çarpa çarpa öğreneceksin. tabi bu öndeki arabaya 70le gir demek değil ama park ederken sürtmeler falan kaçınılmaz. koy iki tane o koni zamazingolardan aralarına gir çık bence.
0
passion rules the game
(30.10.08)
geçer. alışırsın.
dicem ama bir kaç ay olmuş diyorsun. gene de geçer, alışırsın. efendi efendi yolunda git, hiçbişey olmaz. bazılarımız kabızız araç kullanma konusunda doğuştan, yapacak pek bişey yok, ama geçiyor gerginlik durumu bi süre sonra.
şimdi baktım, ehliyet alalı 7 sene olmuş. hala paralel parkı doğru düzgün yapamıyorum. ama problem değil. işimi görüyorum, ayağım yerden kesiliyor, yeter bence o kadarı. makas da atmayıvereyim canım. imkanınız varsa otomatik vitese geçin. bir de koltuğu azıcık geriye yaslayın çok dik duruyorsa, biraz rahatlama sağlar.
Not: Erkeğim :)
0
mabl
(30.10.08)
simulasyonla olacak iş değil bence. en onemlisi pratik. ben de ilk cıktıgım zamanlar her tarafımdan ter fıskırıyodu resmen feci stres oluyodum. oncelikle sanki araba senin bi parcanmıs gibi hissedeceksin. yani yolda nasıl yuruyorsan reflekslerin varsa, insanların ustun cıkmıyorsan arabayı da oyle düşün. pedallar ve vites beynin direksiyon da govden kolun bacagın gibi. ben boyle dusune dusune ustalastım benim diyen taksicinin işini bitiririm. tabi bu demek değil ki tehlikeli kullanmak lazım, dikkat en onemlisi. bir de sanki diğer soforlerin hepsi acemiymiş gibi düşün. sinyal, selektor bunları yerinde kullanmayı unutma. zor bişey değil.
0
likeinme
(30.10.08)
direksiyon dersi almanızı öneririm. yeni başlayanlar kadar kendini geliştirmek ve kendine güvenini arttırmak isteyenler için de dersler ve programlar var.
0
386 dx
(30.10.08)
eğer imkanınız varsa eski bi araba ile başlayın derim, parçası ucuz olanlarından. hem eski arabaları kullanmak daha zor olur sonra daha rahat edersiniz. simulasyonlar filan bence bir işe yaramaz arabanın gerçek mekanik tepkisini alamazsınız yazılımlardan. tabii mantığını öğrenebilirsiniz zannediyorum onu zaten biliyorsunuz
0
hollowlife
(30.10.08)
öğrenirken yanınızdaki kişinin karakteri çok önemli,sakin kalabilen insanla araba sürmeyi öğrenmesi çok daha kolay oluyor,o ilk aşamada kendine güvenin geldikten sonra da öyle devam ediyor.
bi kere hızlı gitmediğinizi tahmin ediyorum,kaza yapma korkusunu bi şekilde atın üstünüzden.yavaş gittikten sonra bir yere vursanız da çok ciddi sonuclar doğurmaz telafisi vardır genellikle,klasik ama carpa carpa öğrenirsiniz bu işi.arabayı sürerken rahat olun,arkanıza yaslanın,dikiz aynalarına hakim olmaya çalışın,eğer istanbuldaysanız hanzo populasyonunu bir kenera atarsak çoğu insan dikkatli araba kullanıyor,sağınıza solunuza önünüze arkanıza dikkat verdikten sonra hiç bir sorunla karşılaşmayacağınıza kendinizi ikna ederseniz başarılı olursunuz.
yeni başlayanları en çok korkutan şeylerden biri arkadan makas ata ata gelen ayılar oluyor.sizde de varsa böyle bir durum mesafe koruyan bir insan olduğunuzu söylemişsiniz zaten heyecanlanmadan normal temponuzda gitmeye çalışın çünkü arkadan gelen ayı da size göre ayarlamış oluyor kendini.
park halindeki öyle fazlaca mesafe bırakmamış iki araba arasına girmek için gayet güzel bir yöntem vardır.arabanızın ve öndeki arabanın arka tamponlarını eşitleyip geri geri girerseniz çok daha rahat oluyor.arabanın burnunu sokaraka girmek çok çok zordur mesela öyle durumlarda.
0
withered
(30.10.08)
otomatik vites daha rahat
0
ermanen
(30.10.08)
carpa capra ogrenirsin mantigi nedir ben onu anlamiyorum. resmen gergin bir insani daha fazla germekten baska bir halta yaramaz bu öneri.
gecen seneye kadar trafikte gayet gergin ve kendime güvenim sifirdi. ehliyeti 2004 senesinde aldim ve ondan sonra sadece 1 ya da 2 defa araba kullandim. sonrasinda ilk arabami (düz vites) 2006 senesinde aldim ve kullanmadan/kullanamadan direkt olarak babama verdim. ikinci arabami 2007 sonunda aldim. otomatik vitesli. ilk uzun yolumu izmir-balikesir arasinda bu yaz yaptim. kendime güvenim artti.
diyecegim su ki; eger imkaniniz varsa otomatik vitesli bir arac alin. bence sizin güvensizliginiz ve gerginliginiz vites degistirme konusunda yasadiginiz tereddütten öte geliyor.
iki arac arasi park meselesini bence zamanla asacaksiniz. yukarida da önerildigi sekilde bos bir araziya gidip, iki taş koyup burada alistirma yapmaniz saglikli olur. ayrica herhangi bir kurstan faydalanarak sehirici trafikte kendinize güveninizi kazanabilirsiniz.
ama unutmayin. yaninizda size güvenen biri olsun, her an sizi daha fazla strese sokan birisi degil.
0
trimpot
(30.10.08)
iki araba arasına park etmek dediğimiz olayın esas adı paralel park. paralel parkta önemli olan noktalar acele etmemek ve aynalardan da faydalanarak hem önü hem arkayı kollamak.
öncelikle arabanızın arkasını park edeceğiniz boşluğun bittiği yere getirin. sonra tam sağ yaparak geri geri içeri yerleşin. bi yandan da direksiyonu toplayın. çok az bişe direksiyon toplu vaziyette gidin. arabanın önünü kurtardığınızda da tam sol yapın. direksiyonu toplama işlerini uygun zamanlarda yaparsanız ne kaldırıma çıkarsınız ne de yolun ortasında kalırsınız. eğer park edeceğiniz alan oldukça dar ise bi kaç kez ileri geri manevra yaparak yerleştirebilirsiniz arabayı. tüm bu aşamalarda hem önü hem de arkayı kollamayı unutmayın.
aslında şu resmi incelerseniz daha rahat anlayacaksınız dediklerimi. www.remgeo.com
0
cruor
(30.10.08)
benim kiz arkadas ehliyet almaya calisiyor o yuzden son zamanlarda parallel parking olayi kulagima cok gelmeye basladi, ben tamamen icgudulerime gore iki araba arasina parkederken kiz arkadasim elindeki talimatnameye uyarak kisa zaman icinde benden daha iyi parkeder oldu, o yuzden kisaca yazayim, arkasina parkedeceginiz arabanin yanina gelip dikiz aynalari birbirlerinin hizasinda olcak sekilde, diger arabaya makul bir uzaklikta duruyorsunuz (tabi arabalarin uzunluklarinin benzer oldugu onkabulu ile konusuyorum), direksiyonu 75% oraninda sola dogru kiriyorsunuz ve yavas yavas geriye gitmeye basliyorsunuz, sizin arabaninizin on tamponu diger arabanin arka tamponu hizasina gelince direksiyonu sonuna kadar saga kiriyorsunuz ve arabanin on tarafini toplayarak park islemini gerceklestiriyorsunuz sonra duruma gore birazcik one giderek arabanin onunu duzeltebilirsiniz.
0
thunderroad
(30.10.08)
park sensörü taktır arkaya. 80 liraya takıyorlar 20 liraya da tampon rengine boyuyorlar. dit dit park ettirir seni her yere.
0
trocero
(30.10.08)
ogreteyim ?
0
bryan fury
(30.10.08)
@trimpot: "..bence sizin güvensizliginiz ve gerginliginiz vites degistirme konusunda yasadiginiz tereddütten öte geliyor." evet bunu az önce fark ettim ben de, vites değiştirirken, özellikle yavaşlarken gerginliğim artıyor, en iyi çözüm otomatik vites gibi görünüyor.
çok teşekkür ederim herkese.
0
🌸ravioli
(31.10.08)
yavaslarken gerilecek bisey yok, motor frenı oluyor en fazla, yanlıs vitese takınca. o da bi sorun degil, tekrar debriyaja basıp bi buyuk vitese atın hemen. panık yapacak bi durum yok. bi kac boyle oldukca alısırsınız buna da.
vites kucultmenız gerektigini de soyle yaparsınız ilerde pratiklesir zaten. dizel araclar 2000 dd nın altına inince vites kucultmek gerek zaten gaza basınca da hızlanmadıgını hatta titredigini farkedeceksiniz. benzinli araclarda bu 3500 dd fln olması lazım.
0
bryan fury
(31.10.08)
en iyi cozum otomatik vites demissin ama benim cevabi tiklememisin, alindim:)
0
ermanen
(31.10.08)
ne durumda soforluk ?
0
bryan fury
(09.11.08)
@bryan fury: park olayını hallediyorum gibi yavaş yavaş, dün iki defa girdim çıktım iki araba arasına, eskisi gibi zorlanmadan. kendime güvenim de yerine geliyor sanırım inceden, rahat bir şekilde gidiyorum yoluma ama diğer şoförlerle, yayalarla temas kurunca (korna, selektör vs) heyecanlanıyorum hala.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.
Oturumunuz ve sitenin güvenliği için zorunlu çerezler kullanıyoruz. İzin verirseniz ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklamlar için Google AdSense çerezleri de kullanılır.
Ayrıntılar: Çerez Politikası, KVKK Aydınlatma Metni.