Giriş
(4)

Kanarya kafesinde kan buluntusu

mabl
2 gün üstüste, 2 kanaryanın yaşadığı kafete kan buluyoruz, tüneklere bulaşmış, suluktaki suyu kırmızılatmış, kafesin etrafındaki tülü boyamış vs. Görünüşte hayvanlarda birşey yok ama, kan var bildiğin heryerde, cinayet mahalli gibi. Gündüz balkonda duruyorlar sıcaklarda, dışardan karga marga müdahel
2 gün üstüste, 2 kanaryanın yaşadığı kafete kan buluyoruz, tüneklere bulaşmış, suluktaki suyu kırmızılatmış, kafesin etrafındaki tülü boyamış vs. Görünüşte hayvanlarda birşey yok ama, kan var bildiğin heryerde, cinayet mahalli gibi.

Gündüz balkonda duruyorlar sıcaklarda, dışardan karga marga müdahelesi hariç, tıbbi terso bi durum ne olabilir? (Vete götürecem de bi soruşturayım önce nedir ne değildir.)

Not: 4-5 aylıklar henüz yanılmıyorsam. En fazla 6.
0
mabl
(23.07.09)
Hayvanda kaşıntı veya alerji problemi olabilir.
0
Rodin
(23.07.09)
kanlı ishal olabilir mi, dışkılarda var mı kan
0
obez kirpi george
(23.07.09)
Kaşıntı veya alerji olur bi ihtimal, olabilir.
Kanlı ishal de olabilir, dışkılarda anlatılana göre kan yok ama. Ben direkt görmedim, anlatılanı aktarıyorum, şöyleymiş şimdi detaya girince :

4 adet tüneğin tamamı kanlı.
Suluktaki suya anormal derecede kan karışmış, suluk kenarlarında kan pıhtıları var.
Kafesin etrafındaki tülde ve balkon duvarında (oha) kan var bir miktar.
Kafesin tabanında kan yok! Çok az sadece, başka yerden damlamış gibi.

Yani böyle yere patır patır akan bi kan yok. Böcek felan mi girip ısırdı nedir? Ya da alerji/kaşıntı ihtimali daha kuvvetli gibi geliyor diğer yandan.

Başka ne olabilir?
0
🌸mabl
(23.07.09)
çok büyük ihtimal kanlı ishal diyorum. kuş cinsleri uzun süre harketsiz ve doğrudan bir şekilde güneş ışığı alınca hastalanıyor.
0
emcedeltate
(23.07.09)
(6)

Düzenli Vergi Ödeme Talimatı [Muhasebe]

boshi
Selam,Ben şeyi anlamıyorum: Şimdi normalde tahakkuk fişlerinin yardımıyla ödüyorsun vergini internet bankacılığında vesairede. Yalnız düzenli vergi ödemesi talimatı olayı var mesela İş Bankası İnternet Şubesi'nde. Atıyorum, gerçek usulde KDV'yi (0015) ödeyeceksin otomatik talimatlı olarak, giriyorsu
Selam,

Ben şeyi anlamıyorum: Şimdi normalde tahakkuk fişlerinin yardımıyla ödüyorsun vergini internet bankacılığında vesairede. Yalnız düzenli vergi ödemesi talimatı olayı var mesela İş Bankası İnternet Şubesi'nde. Atıyorum, gerçek usulde KDV'yi (0015) ödeyeceksin otomatik talimatlı olarak, giriyorsun kodunu, periyodu, sabit meblayı, banka her ay otomatik aktarıyor.

Bunu nasıl yapabiliyor banka? Her tahakkuk fişinin unique bir id'si yok mu? Yoksa tahakkuk fişi olayının bi esprisi kalmıyor olması lazım, di mi? Otomatik ödemeye verince banka 0015'e belirttiğin meblayı her ay yatırırım diyor. Nasıl işler bunlar?

Teşekkürler.
0
boshi
(15.07.09)
Belirttiğin meblayı değil, o ay ne tahakkuk etmişse onu yatırıyor olması lazım. Sigortayı öyle yapıyor. Du ben bakayım şuna tekrar yav.

Edit: Meblağ girme yeri var, boş geçmene de izin vermiyor. Saçma. Anlamadım ben.
0
mabl
(15.07.09)
bunu dediğin iyi oldu mabl. ama mebla belirtmeyince de "TALİMAT TUTARI 0 DAN BÜYÜK OLMALI" demekte. ilginç.
0
🌸boshi
(15.07.09)
tahakkuk fişi numarasıyla, yani sizin tabirinizle unique id'si ile ödenmiyor ki. vergi numarası/tc kimlik numarası ile o vergi kodunun ilgili dönemde ne kadar tahakkuk ettiği, maliye veritabanından sorgulanıyor, o şekilde ödeniyor. yani ben kendi vergimi öderken tc kimlik numaramı yazıyorum, 0015 kdv seçiyorum, 05/2009-05/2009 diye dönemini de seçiyorum, tıklayınca "sorgulanıyor" diyip ne tahakkuk etmişse geliyor karşıma. tahakkuk fişi tarih numarası falan da geliyor hatta, hiç elle girmiyorum.

e bunu otomatize etmek kolay zaten. veri/tc kimlik numarasını giriyoruz, vergi türünü seçiyoruz, diyelim kdv. e zaten aylık. her ay 05/2009 kısmını bir arttıran program yazıyoruz, gelecek ay 06/2009 oluyor, otomatik sorgulayıp, çıkanı ödüyor.

evet ssk da aynen bu şekilde ssk veritabanından sorguluyor.

not: garanti bankası, kendime ait değil de başkasına ait vergi ödeyeceksem sorgulamıyor, tahakkuk fişi numarası falan soruyor ama yazmasanız ya da kafadan sallasanız bile ödüyor. önemli olan tahakkuk fişi numarası değil (eskiden internetten önce beyannameleri taahhütlü posta ile yollardım, dolayısıyla ortada ne tahakkuk fişi olurdu, ne de numarası. garanti internetten girer tahakkuk fişi numarası kısmını boş bırakarak öderdim)

önemli kriterler, kimin (vergi/tc kimlik numarası), hangi vergisinin (kdv stopaj vs), hangi dönemini (05/2009, 06/2009 vs) ödediğimiz.
0
kibritsuyu
(16.07.09)
@kibritsuyu,
çok güzel açıklamışsın konuyu.

Yalnız, düzenli otomatik ödeme talimatında meblağ girmenin mantığını anlayamadık biz. Her ay vergimi öde diye talimat veriyorsun, normalde telefon faturası öder gibi o ay borcun neyse onu hesaptan alıp ödemesi lazım, ama talimat verirken meblağ giriş ekranı var. Oraya bi meblağ girmen gerekiyor. Sonraki aylarda ne tahakkuk edeceğini bilmeden ne yazabilirsin ki oraya?
0
mabl
(16.07.09)
valla her zamanki gibi eline sağlık kibritsuyu. ama mabl'ın takıldığı gibi ben de takıldım o koşula. en son baktım olmıycak, 16.90 yazıp verdim talimatı (0015'e). halbuki 0015 0 lira, damga vergisi olan 1048 (yanılmıyosam) 16.90 görünüyo normalde tahakkuk fişlerinde. kdv'yi 0, damgayı 16.90 yazıp girmeye çalıştığımda 0'dan büyük olmalı falan dedi gene köftehor, ben de ilk dediğim gibi yaptım. bakalım, ay sonunda görücem, sağlıklı bi talimat vermiş miyim diye :)
0
🌸boshi
(16.07.09)
tutar sorması hakikaten ilginçmiş. belki maksimum tutar gibi bir şeydir. yani x liraya kadarkileri öde, fazlasını ödeme diye.
0
kibritsuyu
(17.07.09)
(6)

essay yazamıyorum!!

elektromaniac
ingilizce aşkıyla yanıp tutuşanlar sorum sizebu meret nasıl yazılır? bütün essay çeşitlerini biliyorum az çok yazarken nasıl organize olunacağınıda biliyorum fakan iş yazmaya gelince kitleniyorum. bişey yazıyorum sonra olmas diyip siliyorum yada kafamdan geceni kağıda dökemiyorum en kötüsü bi intro
ingilizce aşkıyla yanıp tutuşanlar sorum size

bu meret nasıl yazılır? bütün essay çeşitlerini biliyorum az çok yazarken nasıl organize olunacağınıda biliyorum fakan iş yazmaya gelince kitleniyorum. bişey yazıyorum sonra olmas diyip siliyorum yada kafamdan geceni kağıda dökemiyorum en kötüsü bi intro için yarım saat harcayabiliyorum.

yani bi el atsanız süper olur 18 agustos ta sınavım var ve gecemessem ciddi manada sıkıntıya gireceğim...
0
elektromaniac
(15.07.09)
bol bol okumak gerek ki bir çok konuda fikir söyleyebilecek şeylerin olsun.
0
alkolikfedai
(15.07.09)
herkes çok iyi essay yazacak diye bişe yok. neticede iyi yazmak biraz yetenek gerektiren bişe.

sınav açısından bakacak olursak, formata uygun, mümkün olduğunca az hata içeren bi essay yazarsan, içerik olarak çok iddialı olmasa da geçecek kadar puan alabilirsin bence.
0
cruor
(16.07.09)
Yazmaya başlamadan önce 3-5 dk. kadar savını seçme, gelişme bölümünde konu başlıkları belirleme, vereceğin örnekleri seçme gibi şeyleri yapmayı biliyorsan, geriye sadece cümle kurmak kalıyor. Kurduğun cümleleri beğenmiyorsan, bir miktar obsesyon var belki de? Hiç silgi (ya da backspace) kullanmadan bitir bi kaç essayi. Olmamış deme işini en sona bırak.

İntro için yarım saat kısmını şimdi gördüm. Lisedeki halimi hatırladım. Boş kağıt verirdim kompozisyon sınavlarında giriş yapamadığımdan. Lise bittikten 7 yıl sonra toefl a girdim, essayleri 30 dk.da 500 kelime olarak yazabiliyordum rahat rahat. 29/30 yaptım zaten sınavda da. O arada ne oldu bilmiyorum, kalem oynatamamaktan essay canavarı olmaya nasıl geçtim.

Ama toefl'a hazırlanırken şöyle bir şey vardı: Giriş kısmında ne yazacağım belliydi. Şablon kafada hazırdı yani. 3 cümle yazıyordum, tam hatırlamıyorum ama ilk cümlede konuyu tanımlayıp 2 cümlede açıklayıp 3. cümlede kendi fikrimi belirtiyordum galiba. Şablon hazır olunca, gerisi çok kolay ve hızlı bi biçimde geliyordu.
0
mabl
(16.07.09)
sadece essay kaliplarini ve iceriginde kullanacagin baglaclari ezberleyerek bile nerdeyse hic fikir sahibi olmadigin bir konu hakkinda yazip, ielts ya da toefl gibi sinavlardan ortalama bir not alarabilirsin. biraz kelime bilgisi gerekiyor tabii.
0
deahy
(16.07.09)
önce gelişme kısmını yaz derim ben. nasıl olsa o kısım senin kendi düşüncelerin, yazmakta herhangi bir sorun çıkmaz sanırım. giriş ve sonucu ise bundan sonra ve buna göre yazarsın. zaten ikisinde de üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri (fakat farklı şekilde) söyleyeceksin.
0
skinoskesama
(16.07.09)
sanırım bogazicindesin.kendi yaptıgım ve bence yapman gereken seyler sunlar ; - grammeri dogru duzgun kullanman sart - ne kadar cok kelime bildigini gostermen lazım bi kelimeyi aynı paragrafta cok zorunlu kalmadıkca kullanma mesela onunla aynı anlama gelen baska bi kelime kullan. hatta bi essay icinde cok ortak kelimeler haric bi kelimeden 3 den fazla kullanma derim, - baglac elinden geldiince cok kullan., -intro icin cok ugrasmaya degmez 4 cumleyle halledersn cok genel bi cumle yaz, 2 cumlede amacını belirtirsin son cumlede ise işte gelişmede sunlardan bahsedecegim dersin. - yetiştiremiyorsan gelişmeyi 2 paragraf yaparsın. - icerik cok bilmen gerekli degil. o konuda az bucuk bilgin olsun yeter. proficiency e kadar gundemi takip et.
essayi cok doldurma bilgilerle, kısa ve oz olması yeterli.
ilk girdigimde essayi cok iyi yazdıgımı dusunuyordum gayet uzun butun dusuncelerimi aktarıyordum ama kaldım
ikincisinde ise kısa bi essay yazdım.her gelişme bolumunde giriş gelişme sonuc kısmını ayarlarken 3 gelişmede de aynı cumleyi farklı yapıda farklı kelimelerle yazdım mesela.
sen elinden geleni yap gerisi okuyan hocalara kalmış.
0
wusss
(16.07.09)
(5)

msn paralı olmuş!

denizin kulleri
efenim şimdi internet alemine yeni ısınan bir tanıdığımız messenger'a bağlanamayınca sevgili bilgisayarcısı ''abla msn paralı olmuş 70 liraya lisans almanız lazım'' demiş.belli ki para koparmak istemiş, bir bilgisayarcının internet aleminin en kolpa yalanından haberdar olmamasına imkan yok.şimdi bu
efenim şimdi internet alemine yeni ısınan bir tanıdığımız messenger'a bağlanamayınca sevgili bilgisayarcısı ''abla msn paralı olmuş 70 liraya lisans almanız lazım'' demiş.
belli ki para koparmak istemiş, bir bilgisayarcının internet aleminin en kolpa yalanından haberdar olmamasına imkan yok.

şimdi bu adamı ne yapmak lazım? ara sokakta bi yerde olduğundan işi bilmeyen bi çok insanı kandırdığını düşünüyorum. gidip kimi kandırıyosunuz siz ya filan diye hırlasak, (çakala da benziyorlar) iş almayalım başımıza.
napalım bunlara biz? nereye şikayet edelim?

(yaratıcı ve muzip fikirlere de açığım.)
0
denizin kulleri
(15.07.09)
bahsettiğiniz gibi çakal bir elemansa dükkanı ağzına kadar korsan yazılım doludur. gerisi malum.
0
uzunbinik
(15.07.09)
microsoft türkiye'den arıyormuş gibi arayın adamları, "böyle böyle duyumlar aldık" diyin.

önceden bir text hazırlayıp tok bir ses tonuyla konuşursanız olur, ayrıca bilişim suçları Bilisim Suçlari Sube Müdürlügü'ne(636 2973) şikayet edeceğinizi söyleyin.

hatta şöyle yapın, bizi Bilisim Suçlari Sube Müdürlügü'nden aradılar, MSN'in paralı olup olmadığını sordular falan diyin, bize sizin şirketinizin ismini verdiler diyin.

işte böyle gider bu...

bunun dışında gidip herifle takışmak gibi bir opsiyon da mevcut. çok yakınımdan biri olsaydı muhtemelen bu seçeneği uygulardım, ama genele faydası olması açısından yukardaki gibi bir uygulama seçebilirsin.

hatta ve hatta sen telefonunu yaz o bilgisayarcının buraya, biz de arayalım cümleten.
0
arigold
(15.07.09)
Ayrıca iş yeri ruhsatları vs evraklarıda büyük ihtimalle eksiktir.
0
maresal jedi
(15.07.09)
www.bsa.org.tr şurdan bi form doldurun, nası olsa bu elemanlar lisanssız yazılım kuruyorlardır felan. Öyle bi mekanda illa açık bulunur.

Microsoft Türkiye'ye bi mail atıp şurda sizin messenger'ı parayla satan biri var diyebilirsiniz.

Dövebilirsiniz (en temizi)

Bi gece vitrinine sprey boyayla msn ücretsizdir yazabilirsiniz.
0
mabl
(15.07.09)
MSN lisansinin satisini kagit uzerinde belgeleyin
Sonra dava acabilirsiniz
0
wpi
(15.07.09)
(4)

Poivy - Voip - Sabit telefondan arama

mabl
Poivy kullanıyorum bir süredir. 3 ayda bi €10 yükleyerek bedava konuşuyorum sabit hatlarla. Mikrofon kulaklık felan kullanarak. Ama normal ahizeli telefonla da arama yapılabiliyormuş. Poivy kullanıp ta sabit telefondan arama yapan var mı? Varsa nasıl oluyor? Sitesini kurcaladım ama, sanırım Türkiye'
Poivy kullanıyorum bir süredir. 3 ayda bi €10 yükleyerek bedava konuşuyorum sabit hatlarla. Mikrofon kulaklık felan kullanarak. Ama normal ahizeli telefonla da arama yapılabiliyormuş.
Poivy kullanıp ta sabit telefondan arama yapan var mı? Varsa nasıl oluyor? Sitesini kurcaladım ama, sanırım Türkiye'de olmuyor, listede Türkiye yok. Ben mi yanlış baktım nedir.
0
mabl
(08.07.09)
sabit telefon seklinde usb telefon olmasin bahsettigin?
orn: www.hepsiburada.com
0
sourlemonade
(08.07.09)
Hmm bu da güzel bi aletmiş. Poivy ile sorunsuz çalışacağını bilsem direkt alırdım.
Ama sorduğum bu değil, sanırım. Akrabalar kullanıyormuş, voip ama sabit telefondan arama yapıyorlarmış. Bu da olabilir bu tanıma göre lakin, poivy'nin account ekranında şöyle bi seçenek var:

Make VoIP calls from your fixed/mobile phone

Bunun olurunu soruyorum asıl.
0
🌸mabl
(08.07.09)
hmm o zaman direkt voip telefonlardan bahsediyorsun. cisco'nun, philips'in, siemens'in falan var oyle cihazlari.
www.hepsiburada.com
0
sourlemonade
(08.07.09)
voip destekli modem veya voip cihazı işini görecektir. bunlara bildiğimiz analog telefonları takıp konuşabilirsin. mesela linkte verdiğim cihaz gibi. cihaz hem modem hem voip destekli. ama bu cihaz sadece telekutu ile çalışıyor. aynı cihazın açık olanlarını da piyasada bulabilirsin.
www.hepsiburada.com
0
mavikurbaga
(08.07.09)
(1)

iyonizerli vantilatör tavsiye edermisiniz?

modesttiago
üsküdar da yaşıyorum. nem malum. kullanan kişiler ya da teknik bilgisi olanlar yararlı olur mu bu sıcaklarda? yoksa o kadar para vermeyip düz bir vantilatör mü alayım? birde elektrik tüketimi nasıldır bunların?
üsküdar da yaşıyorum. nem malum. kullanan kişiler ya da teknik bilgisi olanlar yararlı olur mu bu sıcaklarda? yoksa o kadar para vermeyip düz bir vantilatör mü alayım? birde elektrik tüketimi nasıldır bunların?
0
modesttiago
(07.07.09)
Serinlikten çok, o çıkan dumanımsı şey psikolojik serinlik sağlıyor. Ben tek o faydasını gördüm.
0
mabl
(08.07.09)
(5)

Bu ne ola ki?

zeykur valekov
http://galeri.internethaber.com/gallery.php?id=4179&no=1bu adamlarin yaptiklari fake mi? genelde bunlar sanatsal bilmemneler icin yapilan seyler cikiyor ama böyle bir manyaklik var midir, olabilir mi?
galeri.internethaber.com

bu adamlarin yaptiklari fake mi? genelde bunlar sanatsal bilmemneler icin yapilan seyler cikiyor ama böyle bir manyaklik var midir, olabilir mi?
0
zeykur valekov
(04.07.09)
gün geçmesinki bir başka mallıkla daha karşılaşmayalım.
fake olduğunu sanmıyorum, sanatsal olduğunu hiç.
0
roadrunner_merlin
(04.07.09)
fake degil manyaklik iste. daha beterleri de var. allah akil fikir versin.
0
ermanen
(04.07.09)
japonsa gerçektir. çin olsaydı fake derdim, taklit derdim ama.
0
ttg
(04.07.09)
fake değil, derinin altına silikon yada botoks gibi bir şey sıkıyorlar. japonların hep yaptığı şeyler. mangalardaki karakterlere benzemek için uğraşıyorlar heralde.
0
hollowlife
(04.07.09)
(8)

cep telefonu önerir misiniz?

ravioli
bütçe 250tl civarı.*kayan kapaklı olmalı*mp3-radyo çalabilmeli*iyi kötü bi kamerası olmalı*şarjı 3-4 gün gitmeli*zarif bişey olmalı (anneme alıcam)
bütçe 250tl civarı.
*kayan kapaklı olmalı
*mp3-radyo çalabilmeli
*iyi kötü bi kamerası olmalı
*şarjı 3-4 gün gitmeli
*zarif bişey olmalı (anneme alıcam)
0
ravioli
(04.07.09)
samsung d900i
0
orange coffee
(04.07.09)
kesinlikle d900i önermem; mp3 çalar olarak da kullanacaksanız şarjı bir gün anca gider.
0
jagielski
(04.07.09)
Sansung e-740 var bende bu özelliklerde, şarjı da mp3 dinlemezsen 4-5 gün gider.
0
mabl
(04.07.09)
samsung e-250 160 ytl bu özelliklere uyuyor.
0
poseidon55
(04.07.09)
seni şöyle alalım ;)

aşağıdaki satırı aynen yapıştır adres çubuğuna...

www.sahibinden.com
0
hayvan gibi yazar
(04.07.09)
samsung m3200 (biraz daha pahalı)
0
boshi
(04.07.09)
www.akakce.com

link budur, seç, beğen, al hesabı. sadece şu tavsiyeyi vermek istiyorum D900i alacaksan dikkat et. çoğunluğu çin malı. elinde patlama ihtimali epey yüksek.
0
bykush
(04.07.09)
250 civarı bilemedim, ama ben nokia e65'imi aynı bu özellikler için aldım (bi tek internet olayı vardı ek olarak)
0
zkurmus
(04.07.09)
(10)

Dut yıkanır mı?

babatema
Nasıl yeniyordu bu bıdırlar?
Nasıl yeniyordu bu bıdırlar?
0
babatema
(25.06.09)
Yıkanmaz, yıkanırsa tadı bozulur. Ağaçtan topladığınız gibi yiyin. Bir zararı olmaz. En azından bunca yıldır öyle yiyorum bir zararı olmadı. Ama çok titizseniz çok az içme suyu dökerek yıkayabilirsiniz.

düzeltme: imla.
0
gyroscope
(25.06.09)
efendim yıkanmaz çünkü zaten toplanırken ortuye düşürüp topluyorlar. hatta bişey soyliyim nereddeyse hiç el değmiyor yani sopalarla indiriliyor ortuyle kaldırıp goturuyolar. yiyin bıcır bıcır.
0
emcedeltate
(25.06.09)
illa yıkayacağım diyorsan:

büyükçe bir kap içine bir süzgeç, süzgecin içine de dutları koy.
Kabı ağzına kadar su doldur, içine az miktarda )gerçekten az yarım kapak en fazla) sirke ekle. 1 2 dakika dursun, süzgeci (ve haliyle içindeki dut'u çıkar, kaptaki suyu döküp temiz su koy durulamak için yada süzgeçin içinde suyun altına tut. Servis et.

Afiyet olsun
0
rygard
(25.06.09)
çöplerini de yiyonuz mu peki siz?
0
🌸babatema
(25.06.09)
Çöpleri de yeniyor, zararı yok ama ben daha çok çöplerini çıkartmaya üşendiğim için çöpleri ile beraber yiyorum.
0
gyroscope
(25.06.09)
cık bozmaz, ıslanmasından daha fazla bir etki yapmaz tadı üzerinde. hijyen konusunda paranoyak bir arkadaşımıza ancak böyle dut yedirebiliyorduk.
0
rygard
(25.06.09)
yıkmayın, mındar etmeyin, ahımı almayın. dalından koparın, kuvvetlice üfleyin (toz, börtü böcek gitsin diye) sonra atın ağzınıza yiyin. afiyet olsun. (karadutsa bana da gönderin lan nolur?)
0
suursuz deve
(25.06.09)
sirkeyi özellikle yeşillikler için başka meyveleri tarım ilaçlarından arındırmak için kullnabilirsiz. merak etmeyin tadını etkilemiyor. ama dutta bişey yok bence de.
0
yellow brick road
(25.06.09)
sapıyla yiyin. ayrıca dut ağacından düşersen sakat kalırsın.
0
yoktan adam
(26.06.09)
ananem, bi kilo dutu atmıştı yıkadım diye. yenmezmiş yıkanınca. sanki siyanür döktük üstüne. yaşlılar feci nevrimi döndürüyo bazen.

yıkanmaz, ama yıkanırsa da yenir yani, yazık atmayın.
0
mabl
(26.06.09)
(2)

Onkoloji tahlil sonucu yorumlayabilecek olan?

mabl
Merhaba, bu işlerden anlayan varsa bi iki sorum olacak. Aşağıdaki resimdeki raporda Hormon ve Tümer Belirteçleri kısmındaki sonuçları yorumlayabilir misiniz? Özellikle CA125 olanı.(Ben direkt soramadım hastanın kendisine, ondan burda soruyorum. Meraktan.)http://yfrog.com/5h1scannedat190620091115j
Merhaba, bu işlerden anlayan varsa bi iki sorum olacak. Aşağıdaki resimdeki raporda Hormon ve Tümer Belirteçleri kısmındaki sonuçları yorumlayabilir misiniz? Özellikle CA125 olanı.

(Ben direkt soramadım hastanın kendisine, ondan burda soruyorum. Meraktan.)

yfrog.com
0
mabl
(19.06.09)
www.mayoclinic.com

şeytan kulağına kurşun, yumurtalık kanserine işaret edebilir diyor, ama illa ki kanser olacak diye bir şey yokmuş, başka sebepleri de var bu yükselişin.

muhakkak sebepleri araştırılmalı. belki doktor çoktan bulmuştur sebebini.

not: doktor değilim, sadece meraktan araştırdım.
not2: (bkz: sözlükteki doktorlar)
0
arigold
(19.06.09)
hasta kanser zaten. daha önce rahmi alındı, bir kaç operasyon geçirdi. kemoterapi felan gördü, bitkisel kürler kullandı. bu en güncel halinin test sonuçları. öncekiler de olsaydı karşılaştırmalı koyardım ama sadece bu var elimde.
0
🌸mabl
(19.06.09)
(3)

Bu fıkrayı hatırlayan?

agent orange
İsa'nın Wilkinson bıçakları reklamında oynaması ile ilgili bir fıkra vardı. Rahat bi 10 yıl olmuştur. Tekrar hatırlamak ve yarılmak istiyorum.
İsa'nın Wilkinson bıçakları reklamında oynaması ile ilgili bir fıkra vardı. Rahat bi 10 yıl olmuştur. Tekrar hatırlamak ve yarılmak istiyorum.
0
agent orange
(17.06.09)
Wilson Çivileri olacak o:

Wilson adinda birinin civi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci
vardir. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi
"Wilson Civileri" diye
bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder.
"Bana bir hafta ver" der arkadasi,
"sana bir kasetle donecegim"
Bir hafta sonra pazarlama uzmani Wilson'u gormeye gelir. Kaseti
videoya koyar ve calistirir.Romali bir asker Isa'yi Carmiha
civilemekle mesgul, Yuzunu kamereya cevirir ve
"Wilson civileri kullanin, onlar herseyi tasirlar" der
Wilson cilgina doner ve bagirir
"Senin problemin ne? Bunu asla TVde gostermezler, Sana ikinci bir sans
veriyorum, ama kesinlikle Romalilarin Isa'yi carmiha germesi gibi
seyler istemiyorum"
Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir, Yine kaseti
videoya koyar ve calistirir. Bu sefer kamera Romanin disindan
merkeze dogru yakinlasir ve carmiha asili Isa'nin onunde durur.
Romali bir asker yukari bakar ve "Wilson civileri, herseyi tasir" der.
Wilson kendini tutar bu sefer.
"Sen beni anlamiyorsun, Carmihta bir Isa istemiyorum. Sana son sans
veriyorum bir hafta icinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni
istiyorum"
Bir hafta daha gecer. Wilson sabirsizca beklemektedir. Pazarlama
uzmani yeni kasetiyle gelir. Saclari uzamis, ciplak bir adam
nefes nefese kosmaktadir. Bir duzine romali askerde pesinden
kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri
kameralardan birine donerek:
"Keske Wilson civileri kullansaydik!"
0
mabl
(17.06.09)
ana hatlarıyla aklımda kalmış demek ki sağol. süper oldu bu.
0
🌸agent orange
(17.06.09)
On numara bi fıkraymış
0
Adriantik
(17.06.09)
(6)

cümlede vurgulanan fikir nedir?

memati atese
sevgili duyurucular, twilight filminde edward cullen'i canlandıran robert pattinson kişisinin nette bulduğumuz bir röportajındaki bir soru üzerine bir arkadaşımla derin anlaşmazlıklar yaşamaktayız. röportajın tamamı şu adreste (git: http://caughtupintwilight.blogspot.com/)üzerinde anlaşamadığımız so
sevgili duyurucular, twilight filminde edward cullen'i canlandıran robert pattinson kişisinin nette bulduğumuz bir röportajındaki bir soru üzerine bir arkadaşımla derin anlaşmazlıklar yaşamaktayız.

röportajın tamamı şu adreste (git: caughtupintwilight.blogspot.com)

üzerinde anlaşamadığımız soru şu:

6.Who would play you in the movie version of your life?
I'd play it because I probably won't be employed after this.

bu cümlelerin çevirisini şu şekilde yaptık:
Hayatının film versiyonunda seni kim oynardı?(kim oynasın isterdin dersek yanlış olmaz sanırım)
Ben oynardım çünkü muhtemelen bunun sonrasında tekrar işe alınmayacağım.

arkadaşımla hemfikir olduğumuz nokta şu: soru gerçek anlamda film çekilmesiyle ilgili olsa da robert pattinson mecazi bir cevap vermiş ve "hayata tekrar gelmeyeceğim, tanrı tarafından tekrar bu rol bana verilmeyecek" anlamına gelen bir söz etmiş.

ayrıldığımız noktaya gelirsek, ben bu cümlede vurgunun "hayata bir kere daha gelmeyeceğim, o yüzden bu tek şansımı kendim değerlendirmek istiyorum" mesajında olduğunu düşünürken arkadaşım; "ben tekrar bu hayata gelmeyeceğim için benden başkası oynayamaz bu rolü, bu cümlenin ana teması kibirdir" diyor. tam bu noktada tarafsız yorumlar duymaya ihtiyacımız var:) bu cümleleri siz nasıl yorumluyorsunuz?
0
memati atese
(15.06.09)
İkisi de değil maalesef.

Meali: Hayatımı o kadar kötü oynardım ki(şimdi yaşadığım gibi); bir daha kimse bana rol vermezdi, oh.

Atıyorum ama mutluyum.
0
oldu görüşürüz
(15.06.09)
burda iki anlam vermis, hem hayatinin sonu hem de filmdeki rolunu oynadiktan sonra. zaten onun icin gercek hayatinda sinemanin bitmesi ya da hayatinin sinema versiyonunda bunu bitirmesi hayatinin bitmesi demek, hem gercek hem de mecazi anlamda.
0
ermanen
(15.06.09)
Who would play you in the movie version of your life?
I'd play it because I probably won't be employed after this.

Şimdi güzel kardeşim burda "i wouldnt employed" deniyor. Yani metaforik olarak Tanrı bana bir daha yaşama şansı vermeyecek, patronun işçiye işini geri vermeyeceği gibi. Ustalık meselesi oluyor bu. İşçinin işini ondan başka hiç kimse daha iyi kimse yapamaz. Dolayısıyla Robert Pattinson diyor ki; ben oynardım çünkü benim hayatımın ustası benim. Bunu benden başka kimse yapamaz. Bu dünyada benden yalnızca bir tane var. Kimse benden daha iyi oynayamaz benim hayatımı. Dolayısıyla kibir anlamını çıkarabilmemiz mümkün.
0
cahrnignr
(15.06.09)
"cahrnignr" isimli şahsın tartışmada kibir konusunu savunan taraf olduğu kamuoyuna duyurulur:) tabi anlatmak istediği şeyi kendi ağzından anlatması bakımından değerlendirirsek kendisi için iyi bir fırsat oldu diyebiliriz, ancak ne kendisinin ne de benim yorumlarımızın etkisinde kalmadan yapılmış, olabildiğince nesnel yorumlar bekliyorum kendi adıma:)
0
🌸memati atese
(15.06.09)
Bence mecaz falan yok. Adam ben bu filmden sonra iş bulamıcam, e para da lazım o zaman kendi hayatımı ben oynayayım demiş.
0
paddle steamer
(15.06.09)
Burdaki cevapları okuyunca bu Robert Pattinson denen arkadaşın büyük bi düşünür, yazar felan olduğunu sandım. Ama aratınca gördüm ki 23 yaşında bir oyuncu/modelmiş. Amma mana çıkarmışınız arkadaş, çocuk "iş vermezler bana işsiz kalırım, filmde gene ben oynarım :)" demiş işte. Çok da mütevaziymiş.
0
mabl
(15.06.09)
(12)

Bir şeyin adı - Bilim

oldu görüşürüz
Hani her türlü ses, dünyadan çıkıp evrenin bilmemneresinde toplanıyormuş ya, o konuyu araştırmak istiyorum ama ana başlığını bilemedim. Belki çok bilindik bir şeydir, bir hatırlatırsanız makbule geçecek. En kolay nasıl aratılır bu?Not: Erkeğim.
Hani her türlü ses, dünyadan çıkıp evrenin bilmemneresinde toplanıyormuş ya, o konuyu araştırmak istiyorum ama ana başlığını bilemedim. Belki çok bilindik bir şeydir, bir hatırlatırsanız makbule geçecek. En kolay nasıl aratılır bu?

Not: Erkeğim.
0
oldu görüşürüz
(12.06.09)
nerede toplandığını yazsanız yardımcı olacak arkadaşlar çıkacaktır. ( muhaha)
pisikçiyim ama bir bilgim yok. ama ses boşlukta yayılmazzzzzzzzzzzzzzzzzz
0
radikalherif
(12.06.09)
İşte aslında onu bilmiyorum; "uzayda toplanır" diyelim kısaca, böyle her çıkardığımız ses aslında yok olmuyormuş, yükselip hep bir araya geliyormuş bunlar. Böyle yumak yumak ses oluyormuş. Mesela biz 1947 yılında "höyt!" dediysek o ses hala bir yerlerde varmış, filan.

İşte bunun "Bilmemne paradoksu"/"Çatırtı etkisi"/"Çubuk Bükülmesi" vb bir adı varsa diyorum, olur ya, onun üzerinden gideceğim.
0
🌸oldu görüşürüz
(12.06.09)
ses dalgalari degil de radyo dalgalari olacak o.
0
ermanen
(12.06.09)
Radyo dalgaları olsun ok. Onlar nerede toplanıyor acaba?
Benim Fen Bilgisi'm hep kötüydü zaten.
0
🌸oldu görüşürüz
(12.06.09)
simdi genis bir konu ama soyle soyleyim:

dunyadaki radyo dalgalarinin cogu uzaya gitmiyor, iyonosfer tabakasindan yansitiliyor ya da absorbe ediliyor. ama radyo astronomide kullanilan radyo dalgalari (cok yuksek frekanslar genelde) uzaya gidebiliyor, boylece dunya ile uzay gemileri arasinda iletisim yapilabiliyor. dusuk frekansli radyo dalgalarida da gelis acisi genis olursa uzaya kacabiliyor. uzaya kacabilenler birkac isik yili uzakliga bile gidebiliyor, baska uzay cisimlerinin manyetik alanlarindan etkilenmedikleri ve kozmik tozlar tarafinda emilmedikleri surece... konuyla ilgilenen bilim dali da radyo astronomi. yalniz uzay kismiyla igileniyor.

konuyla ilgili genis aciklamalari da su linklerden bulabilirsin:
en.wikipedia.org
radiojove.gsfc.nasa.gov
www.astrosurf.com
en.wikipedia.org
en.wikipedia.org
en.wikipedia.org
www.astrosurf.com
0
ermanen
(12.06.09)
Bir yerde toplandigini bilmiyordum. Benim bildigim su anda klavyemden cikan tikirtilar uzayda bir ugultu olarak yayiliyor. Anlamli sesler olmuyor, yalnizca ugultu.

Aslinda cok ilginc! Su anda dinledigim ve icerigiyle beni duygulandiran sarkilar da yalnizca bir ugultuya donusuyor. Tarihte soylenmis onemli sozler de. Soz ucar yazi kalir. hmmm, bu duyuruyu takip edecegim.

EDIT: Bu arada "Erkegim" notu komik olmus :)
0
msb
(12.06.09)
evet evet vardı böle bişi, hatta okan bayülgen bir programında bahsetti galiba eskiden. araştırıciim.
0
mahnita
(12.06.09)
ben de radyo dalgası olarak değil de her türlü ses olarak şeyolduğunu duymuştum. uzaya yayılmıyor, atmosferde bi katmanda (iyonosfer?) takılıp kalıyolardı. hatta ilerde teknoloji ilerleyince onları dekode edip geçmişin seslerini dinleyebilecekmişiz felan.
0
mabl
(12.06.09)
ben de bir şey duymuştum.

mesela, bazı şarkılar birbirine çok benzer ya(çalıntı olmayanlardan), işte şarkıyı yazan, besteleyen falan geçmişte söylenmiş şarkının farkında olmadan dediğiniz olaydan ötürü sesini duyuyormuş. böylece ilham geldi oleyy diyerekten şarkıyı yazıyormuş.

diye duymuştum.

tam anlatamadım ama yeni uyandım anca.
0
pozitif dusunce de kazanir
(12.06.09)
@pozitif dusunce de kazanir,
senin dediğin olay şey mi? battlestar galactica'daki all along the watchtower şarkısıyla ilgili Ronald D. Moore diyordu, bazı şarkılar evrende öylece kendileri vardır ve bazı müzisyenler onları alıp yorumlarlar gibi bişey.
gerçi konuyla ilgisi yok bunun.

hatta buldum ne dediğini:

"The notion is that the music, the lyrics, the composition is something divine, it's eternal. It's something that lives in the collective unconscious of the show, it's a musical theme that repeats itself. It crops up in unexpected places, and people hear it, or pluck it out of the ether. It's sort of a connection of the divine and the mortal -- music is something that people literally catch out of the air... Here is a song that transcends many different aeons and cultures across the star, and was reinvented by one Mr. Bob Dylan."
0
mabl
(12.06.09)
kozmik fon ışınlarından mı bahsediyosunuz acaba? evrenin ilk zamanlarına dair dalgalar alınıyo falan.. bu mu?
0
dr cucu
(12.06.09)
ses dediğiniz şey titreşim. titreşim dalgaları halinde ilerler ve belli bir frenkansı dalga boyu vardır. aynı ortamda önüne başka bir ortam çıkana kadar devam eder. sonra 2. ortama geçerken dağılır mağılır az yada çok değişime uğrar. böyle böyle gidebildiği yere kadar (soğurulduğu) gider sonra yok olur denilebilir. o yüzden birikmesi gibi bir durum olmakta. (yanılıyor olabilirim açıp detaylı araştıramıyorum şu anda.)

elektromanyetik dalgalar bambaşka bir olay. orada titreşim filan etkili değil. bu yüzden uzayda zaten ses ilerleyemezken bu dalgalar ilerleyebilir.
0
darknum
(12.06.09)
(10)

gece gaklayan karga (korkuyorum)

ravioli
kargalar gece öter mi, uçar mı? 3 gündür musallat oldular evin civarına, bu saatlerde başlıyorlar gaklamaya. çok da ürkünç bağırıyor şerefsizler. ciddi ciddi korkuyorum lan! pencere de açık, her an içeri girip suratıma üşüşecekler gibi hissediyorum aq:(
kargalar gece öter mi, uçar mı? 3 gündür musallat oldular evin civarına, bu saatlerde başlıyorlar gaklamaya. çok da ürkünç bağırıyor şerefsizler. ciddi ciddi korkuyorum lan! pencere de açık, her an içeri girip suratıma üşüşecekler gibi hissediyorum aq:(
0
ravioli
(10.06.09)
son zamanlarda hiç karga öldürdünüz ya da ölürken yardım etmeye çalıştınız mı_?
0
ayiadam
(10.06.09)
karga insana yaklasmaz sikma canini. ama mitlerde olumun habercileri olarak gecerler. istersen artik sikilabilirsin.
0
gunlerin kopegi
(10.06.09)
the birds izlediniz sanırım
0
alokozay
(10.06.09)
normalde 1 saat sonra falan başlamaları lazımdı(istanbul için konuşuyorum, eğer karstaysan normaldir bu saatte böğürmeleri), -eğer batıdaysanız- emin misiniz karga olduğuna, martı olmasın?
0
zubundy
(10.06.09)
tüneklerinde rahatsız edilmişlerdir. geçen bizim yan sokakta kavga gürültü oldu, bir süre sonra kargalar da olaya karıştı.
0
surprise
(10.06.09)
batıl inanç bunlar :9
0
aithra
(10.06.09)
% 99 baykuş ya da puhu falandır. yaz geldi fare sıçan yılan gibi canlılar artık gezinmeye başladılar. eee avcılarda uyanık olacaklar.
0
ground
(10.06.09)
zubundy gibi ben de marti oldugunu dusunuyorum cunku 24 saat vraklama, ciglik atma, gaklama ve bilimum urkunc ses cikarma yetisine sahip o psikopatlar : )
gece yarisi/sabaha kar$i co$uyolar.
0
dolphingirl
(10.06.09)
karga musallat olması hayra alamet değildir. denir halkımın efsanelerinde.

ev basan kargalarla alakalı bi kaç korkunç hikaye dinlemiştim bi arkadaşımın arkadaşı rivayeti olarak. ama martıdır onlar.
0
mabl
(10.06.09)
Corvus Blend serisi satın al! içerken şişedeki karga hikayelerini oku ! veya
%89 absinthe (prag olanı) shot yap! kargalarla sohbet etmeye başla ( şaka değil gerçek )
0
voyager
(20.11.10)
(7)

[Emlak] Satılık dev arsa için nereye ilan verilse?

mabl
90 dönüm kadar, sanayi bölgesinde, deniz kıyısında imara açık arazi var. 20.000.000 TL kadar fiyat biçiliyor. Bu arsayı satmak içinsahibinden.comemlak.netemlak.comharici nerelere ilan verebiliriz? Satılma ihtimalini nasıl arttırabiliriz?
90 dönüm kadar, sanayi bölgesinde, deniz kıyısında imara açık arazi var. 20.000.000 TL kadar fiyat biçiliyor. Bu arsayı satmak için
sahibinden.com
emlak.net
emlak.com

harici nerelere ilan verebiliriz? Satılma ihtimalini nasıl arttırabiliriz?
0
mabl
(07.05.09)
0
ezeriko
(07.05.09)
niye hepsine de vermiosn?
0
jadle
(07.05.09)
bu büyüklükte bir arsayı bu rayiç bedelle ancak aklında herhangi bir yatırım planı olan büyük şirketler alabilir. O da ilan yoluyla olmaz bu işi yapan profesyoneller vasıtasıyla olur. Sanayi odalarına ve mesleki bazı gruplara , sektörlere yönelik ilan verin. Ayrıca sanayi bölgesi derken , bacalı sanayi mi? bacasız mı? Yakında liman var mı, ortalama deniz derinliği ne kadar ? Bunlar da önemli sorular.
0
justaddwater
(07.05.09)
pichoscosama
(07.05.09)
Nerede bu arsa? Ve gerçekten 20.000.000 TL mi, 20.000 TL mi? Çünkü 20.000 TL ise emlakçıya ilan vermene gerek kalmayabilir (alıcı bu satırların yazarı olabilir zira), 20.000.000 TL ise emlakçıyla satılmaz kolay kolay sanki.
0
Yudheyn
(07.05.09)
@jadle/ veriyorum ki zaten?

@justaddwater/ ilan yoluyla bişey çıkacağından pek ümitli değilim ben de. Sanayi odalarına faks çekebilrim. esleki gruplara ve sektörlere yönelik nasıl ilan verebileceğim konusunda yardımcı olabilirsen sevinirim. Ayrıca arsa İzmit körfezi'nin doğu ucunda, bilenler için Vezirçiftliği mevkiinde, İzmit şehir merkezine 4-5 km mesafede, Sanayi Sitesinin dibinde. yakındaki limanlar izmit, yarımca evyap felan. Sanayi tabi bacalı oluyo bu durumda :)

@Yudheyn/ 20 milyon lira abi, 20 trilyon eski parayla. pazarlığa açığız ama. kısmi satış da olabilir. emlakçıyla ilanla olmaz kolay kolay da böyle bi arsayla ilgilenebilecek kişi/kuruluşlara ulaşmanın yolunu arıyorum zaten.
0
🌸mabl
(07.05.09)
sahibinden koma falan ilan verirken direk telefon falan vermeyin randevu alınız tarzı şeyler yazın daha etkili oluyor bu kadar yüksek fiyatlı şeyleri satarken.
0
buffy de vampir sayilir
(07.05.09)
(2)

Turkcell Mobil Imza Nedir, ne degildir?

msb
Cardfinans'im Turkcell Mobil Imza'ya basvurursam bilmemkacbin parapuan verecegini soyledi ve ben de bos bulunup arastirmadan sorusturmadan basvurmus bulundum. Bugun Mobil Imzali simkartimi getirdiler. Aslinda oyle mobilmis imzaymis falan pek isim olmaz.Simdi bu nedir, ne degildir? Aylik belli bir uc
Cardfinans'im Turkcell Mobil Imza'ya basvurursam bilmemkacbin parapuan verecegini soyledi ve ben de bos bulunup arastirmadan sorusturmadan basvurmus bulundum. Bugun Mobil Imzali simkartimi getirdiler. Aslinda oyle mobilmis imzaymis falan pek isim olmaz.

Simdi bu nedir, ne degildir? Aylik belli bir ucreti falan var midir? Kullanan var mi aranizda?
0
msb
(21.04.09)
Atm'lerden kart olmadan para çekebiliyosun onla. E-anahtar gibi. Ben o amaçla başvurmuştum. Sonra kargo şirketi illa size elden teslim edecez, kimlik olsa bile başkasına veremeyiz deyince geri gönderttirdim. O ay faturam biraz yüksek gelmişti ama ondan mı değil mi bilmiyorum.
0
mabl
(21.04.09)
kullanmazsanız para gelmez. her bir kullanım 1 ya da 2 sms ile ücretlendiriliyor. oldukça kullanışlı yeri geldiğinde. ıslak imza yerine geçtiği için, örneğin iş bankası için konuşuyorum, bankaya gitmeden evinizden mobil imza ile kredi evraklarını imzalıyorsunuz paranız hesaba yatıyor.
0
ali87
(21.04.09)
(10)

Vize Sınavında Ad-Soyad Yazmayı Unutmak

gsgsgsgsgsgsgsgs
Merhaba sevgili ekşi-duyuru sakinleri,şimdi bi arkadaşımız vizede adını soyadını yazmayı unuttu, ama sınav esnasında dolaşan imza kağıdına imza attı. Hocanın yanına gitmiş, hoca da; finale de sokmıycam, hatta bütün hocalarla konuşçam onlar da almasınlar seni finale gibisinden şeyler söylemiş. şimdi
Merhaba sevgili ekşi-duyuru sakinleri,

şimdi bi arkadaşımız vizede adını soyadını yazmayı unuttu, ama sınav esnasında dolaşan imza kağıdına imza attı. Hocanın yanına gitmiş, hoca da; finale de sokmıycam, hatta bütün hocalarla konuşçam onlar da almasınlar seni finale gibisinden şeyler söylemiş. şimdi size sormak istediğim şey böyle bişey yapabilir mi, diğer hocaların sokmaması abartı gibi ama isterse kendi finaline de sokmaz mı ? merak ettik, cevaplarsanız çok mes'ud oluruz.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(18.04.09)
başka hocalara söylerim muhabbeti tamamen palavradır, lise mi sanıyor orayı o hoca. Eğer kendi dersinin finaline sokmayacağım dediyse buna bir sebep bulması gerekir. Bunlardan biri devamsızlık olabilir diğeri ise sınav kağıdında imzası var ama kağıdı yok filan diye tutanak filan tutabilir. Ama bu işlerle uğraşır mı bilmiyorum? Zaten hocalar böyle işlerle uğraşacaklarına daha faydalı işler yapsalar daha güzel olacak ama neyse...

Ee şimdi vizeden sıfır almış olacak. Eğer sadece final notuyla geçme şansı yoksa boşuna kafaya takmasın bence.
0
ocanal
(18.04.09)
manyak mı bu hoca ya. arkadaşının yerinde olsam bölüm başkanına şikayet ederim. sonuçta kağıdı orada el yazısı duruyor karşılaştırırlar en kötü. hangi okul bu? ne anormal insanlar var ya.
0
passion rules the game
(18.04.09)
Finale almamazlık diye birşey yapamaz. Diğer hocalarla da konuşup böyle birşey yaptıramaz, içiniz rahat olsun. Ne kompleksli insanlar var ya. Ayrıca rektörlüğe dilekçe yazıp sınavda heyecandan adını yazmayı unuttuğunu, ama yazısının incelenip kendisine ait olduğunun görülmesi üzerine sınavının değerlendirilmesi için vs. gibi birşeyler yazabilir.
0
tekosin
(18.04.09)
dalga geçmiş adam arkadaşınla hiç birşey yapamaz
0
sadecesetako
(18.04.09)
Ya bunlar gerçekten orayı lise sanıyolar heralde oldu olcak müdüre de şikayet etsin...
Neyse üniversite mevzuatı yada diğer adıyla yönetmeliği iyi bilen biri olarak şunu söyleyebilirim arkadaşın biraz kafasını kullanırsa o kağıdı da okutur finale de girer hiç canını sıkmasın :)
Nasıl olacağını da sorarsanız sölerim :)
0
onurr
(18.04.09)
sanmiyorum oyle hocanin isim yazmamaya takintiyi yapacagini, ben ismini yazmayi en cok unutan tiplerdendim herlade sinavlarda. cok kez ismimi yazmayi unutttum. asistanlar zaten buluyor seni :) ismini yazmayip sinavda bulunan tek kisiysen zaten o sensin. birden fazlaysa yoklama listesi karsilastirmasi yapiyorlar direkt, sana da derste "gel buraya,bu senin vize/final kagidin dimi?" deyip soruyorlar.bana hep oyle olmustu bir sikinti yasamamistim. baska hocalara soyleyecegim demesi ise basli basina fiyasko. vakif universitelerini bilmem ama sanmiyorum yine de..
0
eick
(18.04.09)
Bir keresinde hem yoklama kağıdına, hem sınav kağıdına isim yazmayı unutmuştum. Sonra farkedip asistanın odasına gittim, o da meğerse beni arıyormuş fellik fellik. Eğer isimsiz kağıdın sahibini bulmasaymış kendi başına iş açılırmış felan.

Bence dalga geçiyordur hoca. Benim asistan da her sınavda yüksek sesle ismini yazmayı unutma deyip rezil ederdi beni :)
0
mabl
(18.04.09)
Çirkeflik yapacaksa eğer, arkadaşınızın kağıdı imha eder. Yoklama kağıdına imza atmış ama kağıdını kasten teslim etmemiş kağıdının kaybolduğunu iddea etmek için sahtekarlık yapmış diyebilir ama imzanın kendisine ait olduğunu ıspatlarsa vizeden geçer not alır finale girer eğer devamsızlıkla ilgili problemi yoksa. Finale iyi çalışması lazım. İş çirkeflik olduğu için noktasından virgülünden puan kırar.

Diğer hocalar üzerinde yaptırımı vars mesela bölüm başkanıysa ya da bölümün kıdemli profu filansa uğraşır.

Evet böyle ortaokul öğrencisi gibi hırsları oluyor. Ben, ders anlatmıyorsunuz, dersi okuyorsunuz dediğim için yarım dönem uzatmıştım.

Yazılan cevapları silen hocalar bile var üniversitlerimizde. Tükenmez kalemle sınava girmek garip oluyordu.

En mantıklı çözüm konuyu adli boyutlara vardırmadan ortak bir çözüm yolu bulmak. Bu dersten geçse diğer derslerden takar. Takar mı takar...
0
Kazmapolitan
(18.04.09)
Öyle manyaklık mı olur be? Benim sınavlarımda isim olmayan kağıt çıktığı zaman ben fellik fellik kendim bulmaya çalışıyorum, imzaları karşılaştırıyorum, eski kağıtlarla karşılaştırıyorum, bırak finale almamayı. Hayır tamam öğrenci dikkatli olsun tamam da, sizin hoca abartmış. Finale almama gibi de bi hakkı yok ayrıca, arkadaşın gitsin durumu bölüm başkanlığıan bildirsin, oradan ses çıkmazsa rektörlüğe dilekçe versin (kayda alınsın dilekçe yalnız numarayla falan)
0
sui
(19.04.09)
imza kağıdında imzası varsa bırak adını yazmamayı sınav kağıdını vermemiş dahi olsa sorun olmaz.. sınava giren asistan-hoca topluluğunun tek yaptığı şey bunları kontrol etmek, sorumluluk onlarda.. adını yazmayı unutmak suç değildir..
0
ayheytmayselfenvanttuday
(19.04.09)
(2)

Acil yardım talebi: Akademik çeviride sıkıntı yaratan 2 cümle

atomic punk
Konu iktisat. Yaklaşık 30 sayfalık bir working paper çevirdim ancak 1-2 cümlede takıldım. Çevirmeyi beceremediğim cümleler şöyle:1)Cartwright 2007 (quoted in Deaton 2008) points out that REs do “not tell us what the overall outcome on the effect in question would be from introducing the treatment in
Konu iktisat. Yaklaşık 30 sayfalık bir working paper çevirdim ancak 1-2 cümlede takıldım. Çevirmeyi beceremediğim cümleler şöyle:

1)Cartwright 2007 (quoted in Deaton 2008) points out that REs do “not tell us what the overall outcome on the effect in question would be from introducing the treatment in some particular way in an uncontrolled situation, even if we consider introducing it only in the very population sampled. For that we need a causal model.”

2)Note that these arguments are often used to justify more sweeping transformational approaches themselves, but whether they are valid concerns is a separate question than whether the transformational approach is the right one.

Yardımlarınız için şimdiden çok çok teşekkür ederim. Hürmetler.
0
atomic punk
(16.04.09)
2) bu argümanların sıklıkla, dönüşümcü yaklaşımlar tarafından, kendilerini aklamak için kullanıldığı not edilmelidir. ancak, bu argumanların geçerli olup olmadığı sorusu, dönüşümcü yaklaşımın doğru olup olmadığı sorusundan (ap)ayrıdır.
0
kabablanka
(17.04.09)
1) Cartwright 2007 (Deaton 2008'den alıntılanmıştır) şuna dikkati çeker ki, RE'ler bize, denetimsiz bir durumda iyileştirmeyi belirli bir şekilde uygulamanın, sorgulanan etki üzerindeki genel sonucunu söylemez. Hatta iyileştirmeyi sadece örnek alınan popülasyonun kendisine uygulamayı düşünsek bile. Bunun için, bir nedensel (ilişkisel) modele ihtiyaç duyarız.

Allah bu cümleyi kuranın belasını versin.
İnşallah dayınız felan değildir.

Tam olarak böyle değil gibi. iyileştirme = treatment, uygulama = introduce, artık bunalrı sen nasıl kullandıysan.
0
mabl
(17.04.09)
(10)

Romanlardaki bas/karakterlerde cekici gelen hususlar

entrapmen
Okudugunuz herhangi bir tur romandaki baskarakterin ozellikle neleri hosunuza gidiyor? Bu karakter herhangi bir romandaki karakter olabilir. Elbette her romanda cizilen farkli unsurlarin, anlatim biciminin karakterden hoslanma/hoslanmama hususunu degistirdigini biliyorum ama sonucta kendi adima dusu
Okudugunuz herhangi bir tur romandaki baskarakterin ozellikle neleri hosunuza gidiyor? Bu karakter herhangi bir romandaki karakter olabilir. Elbette her romanda cizilen farkli unsurlarin, anlatim biciminin karakterden hoslanma/hoslanmama hususunu degistirdigini biliyorum ama sonucta kendi adima dusundugumde karakterlerde belli basli hoslandigim seyler var.
Ornegin bir karakter merakli, detayci ve biraz vurdum duymaz ise o karakteri daha kolay seviyorum. Ayrica bazi durumlarda kahrami yanlari yerine zayifliklarinin oldugunu bilmek, zaaflari karsisindaki tutumlarini gormek de hosuma gidiyor. Ornekler cogaltilabilir, sanirim demek istedigimi anlatabilmisimdir.
Bunlar gibi akliniza gelen seyler varsa dokseniz suraya, sevindirseniz su garibi.

Not mot: En sevdiginiz roman karakteri, en su bu seklindeki forum seyleri gibi sirf sormus olmak veya hadi post kasalim diye sormuyorum, bir konu hakkinda gerekli bu bilgiler bana.
Neme lazim, belirteyim istedim. Tesekkurler.
0
entrapmen
(15.04.09)
soğukkanlı olması beni çeker efenim. hatalarını, insanî yönlerini açıkça ifade etmesi mesela. siz bu ülkede şizofren romanları ve ahmet altan nasıl tutundu zannediyorsunuz? aldatan kadının "evet, şöyle hissettim ve aldattım" demesi güzel geliyor. hani ekşi sözlükte bazı başlıkları görürüz, ya da umut sarıkaya nın karikatürlerinde "aha, bu benim başıma aynen gelmişti lan" dersiniz ya, o duyguları ve olayları çıkarıp sunmak güzeldir işte.

sanırsam anlatabildim.
0
lovemyself
(15.04.09)
hem meraklı hem de vurdum duymaz olmaları biraz zor değil mi? bana da vurdum duymaz, soğukkanlı ve detaycı karakterler karizmatik gelir. az konuşup lafı gediğine koyanlar da yine önemlidir. aklıma gelirse detaylandırırım.
0
tahsin sutcuoglu
(15.04.09)
benim hoşuma giden, böyle gizemli, loş ve köhne, gözlerden uzak bir yerlarde yaşayan, uzunca boylu, dehalık düzeyinde zeki ve güçlü bir ser'i katil mesela.
0
fempusay
(15.04.09)
cok zeki ve bol referansli konusan karakterler, bu referanslar ayni anda hem populer kulturu hem bati kanonunu icinde eritsin. dunyamiza bizim baktigimizdan farkli baksin, esprili olsun, saklaban olmasin, her zaman boyle bir mustehzi hava icinde olsun, herkesin salak oldugunu dusunsun, bana da boyle karakterler cazip geliyor nebilym. yalniz son zamanlrda bu tur tipler oldukca stereotiplesirildi. zeki oldugu iddia eidlen karakter beni zeki olduguna inadirsin bi zahmet, ben zekiyim kafamdan 19 basamakli sayilari carparim demekle bitmiyor o isler, zeki adam kitabin geri kalaninda ortazekali yazarin ikamesi olarak davranmasin mumkunse.
0
okuryazar
(15.04.09)
Bir karakterin başarılı/iyi özellikleri, romandaki diğer karakterler tarafından tepki/hayret ile aktarılırsa amacına daha fazla ulaşır. Örnek olarak herkesin diline pelesenk olmuş Nicholai Hel'in bu kadar tutulmasının nedeni esasında giriş bölümünde düşmanlarının onun hakkında uzun bir değerlendirme yapmasıdır. Hayvani özelliklerine bir bilgilendirme toplantısında bulunan düşmanları hayret ederken okur da aynı hayreti benimsiyor. Yoksa tepkisiz verilen karakter profili pek işe yaramaz. Genel mantığı bu şekilde özetleyebilirim.

Detay olarak karakterin genç göstermesi diyebilirim. Hayran olduğum iki roman karakterinde bu böyleydi. İkisi de 50'lerinin başlarındayken 35 gibi orta yaşlı imajı çizerlerdi. Mesela karakterin geçmişindeki bir kesitte 24 gibi bir yaştayken 16 olduğunu zannedenler ve çocuk diyenler olursa bu özelliğin etkisini arttırır. Geçmişinde de aynı tılsıma sahip olması bir nevi özelliğin karaktere yedirilmesi demektir. Bu özelliklerin kahramana havadan serpiştirilmiş gibi durmaması için bunlar yapılır.
0
hiko seijuro
(15.04.09)
Ben süperötesi yenilmez cesur bilmemne tiplerini değil de, daha normal tipleri seviyorum, gündelik hayatta karşımıza çıkabilecek, biraz sakar, biraz ödlek, biraz obsesif, biraz tuhaf, biraz da esprili tipler hoşuma gidiyor ana karakterlerde, zamanla adapte olmasını seviyorum duruma, daha ilginç geliyor böyleleri.
0
beatlephan
(15.04.09)
okudugum donemde nasil degilsem oyle tipleri severim..
ama genel olarak yasami bi sekilde tehlike altinda olan ve yasayabilmek icin ellerinden ne geliyorsa yapan, adam olduren, hirsizlik yapan, vs her turlu boktan pozisyona giren tipleri seviyorum. skerler modunda olcak biraz da. hayran kaliyorum diym daha cok.
0
cisterna
(15.04.09)
Ben pipisini kestirip pişman olan travestileri, kitap içinde kitap içinde kitap içinde kitap yazan karakterleri, duşa attırıp üzerine işemekten zevk alan asosyel nerdleri, gerçek adı bülent olan neo-rönesans okültisti hans von aiberg'i, kendini allah sanan 9 yaşındaki otistik veletleri filan sever gibi oldum bir an. Nedense.

Ha, ama ne olursa olsun geri zekalı olmalı. Geri zekalılığın karmaşıklığında boşalmak istiyorum!
0
carcass
(15.04.09)
Sorunun tam cevabı değil ama belki yardımı dokunur konuya:

Baş karakterler çekici gelmez, sadece senaryonun ilerlemesi için bir araç gibi gelir bana. Yan karakterler, öyle arada bi başını uzatıp ce-ee diyen karakterler çok ilgimi çeker. Ve bir hikayede yan karakterler önemli konuma geldiğinde bundan çok zevk alırım, ama sonra ona olan ilgim azalır.
0
mabl
(16.04.09)
efenim ben kitaplarda da filmlerde de
- şaşkın, dalgın ve çok zeki karakterlerin
- doğal halleri içinde, herşey doğalmışçasına absürtlükler yapabilen, konuşabilen ama zeki tiplerin
ve
- muhafazakar olmayan, genel verdiği izlenimin aksi davranışlarda bulunabilen ve yine zeki karakterlerin
hastasıyım.
fringe'deki profesör ilk söylediğime
otostopçunun galaksi rehberi'ndeki ford prefect ikincisine
rüzgar gibi geçti'deki rhett butler (ya da christie romanlarının madam murple'ı)üçüncüsüne örnek olabilir.

dikkat ettim de hepsinin ortak noktası zeki olmaları.
0
saryade
(16.04.09)
(3)

zargan?

tepedeki psychedelic adam
bu zargan açılmıyor günlerdir? benimle mi alakalı acaba ya da başka bişey mi var?
bu zargan açılmıyor günlerdir? benimle mi alakalı acaba ya da başka bişey mi var?
0
tepedeki psychedelic adam
(15.04.09)
bende de açılıyor.

açılmazsa acil alternatif için:
www.seslisozluk.com
0
desdinova
(15.04.09)
zargan'da uzun süre inat ettikten sonra www.tureng.com i keşfettim. Çok daha iyi gibi gözüküyor.
0
mabl
(15.04.09)
ben de seslisozluk'u kullanıyorum bu açılmayınca ama tasarımı değişince ondan da soğudum biraz. zargan'ın da neden açılmadığını anlamış değilim. neyse.
0
🌸tepedeki psychedelic adam
(15.04.09)
(7)

Google mı yoksa Atatürkçü düşünce derneği mi?

adkanket
Bir gün önce Google için açtığı kapatma davasıyla gündeme gelen Atatürkçü Düşünce Derneği(ADK) bugün 12. dalga Ergenekon operasyonu kapsamında aranıyor.Belki soruşturma sonrası kapatılması istenecek.Peki birinden `vazgeçmeniz` istense bu hangisi olurdu?Sonuçları bir hafta sonra açıklanacak ankete ka
Bir gün önce Google için açtığı kapatma davasıyla gündeme gelen Atatürkçü Düşünce Derneği(ADK) bugün 12. dalga Ergenekon operasyonu kapsamında aranıyor.Belki soruşturma sonrası kapatılması istenecek.Peki birinden vazgeçmeniz istense bu hangisi olurdu?

Sonuçları bir hafta sonra açıklanacak ankete katılmak için:

sites.google.com
0
adkanket
(13.04.09)
12. dalga ergenekon olayına anlam veremedim bu arada :)
0
sql
(13.04.09)
Bu anketin ADD üyeleri arasında yapılması daha doğru olur bence.
Gerçek hayatta bana hiç bir faydası olmayan ADD ile her gün hayatımı kolaylaştıran Google arasında seçim yapmam, anketin sonucunu yanıltabilir.

Diğer yandan, babama bile küfretse Google'dan vazgeçmem lan.
Sonuçlar çok üzücü olabilir sizin için, hazırlıklı olun derim.
0
mabl
(13.04.09)
ADD'nin yaptığı tam bir saçmalık. Herkes Atatürk'ü sevsin diyor, iyi diyor güzel diyor da , menfaatini düşünen kimi kesimler atatürk'ü sevmeyebilir. Hatta istemesek de hakkında saçma sapan şeyler de yazabilir. Ama kalkıp da suçu google'da bulmak tam bir saçmalıktır.
0
ocanal
(13.04.09)
şimdi şöyle bişi de var. gerçekten ilgili sitedeki yazılanlar çok adice ve çirkeflikten başka bişey yok. yazan adamın köpekten farkı yok. add'lilerin de köpeğin peşinde koşup taşlayan çocuklardan farkı yok.
0
sql
(13.04.09)
tabii ki add
0
derectus
(13.04.09)
Sorun Kemalizm ve Atatürkçülüğün aslında Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinin değil, İttihatçılığın devamı olmasıdır. Biraz araştırırsanız görürsünüz ki milliyetçilik kisvesi altında ülke yönetimini halka baskı aracı olarak kullanmak, beğenmedikleri insanlara tetikçilere vurdurmak gibi pek çok ortak yönleri bulunmakta.

Pragmatik bir lider olan Atatürk'e atfedilen *izmlerin bu kadar bağnaz ve statükocu kurallara sahip olması beni çok güldürmektedir.
0
pichoscosama
(13.04.09)
çok başarısız ve yanıltıcı sonuçlara gebe bir anket sorusu olmuş verdiğiniz linkteki: "birinden vazgeçmek zorunda kalsanız hangisini seçerdiniz?"

hangisini ne için seçerdim? yanımda kalması için mi gitmesi için mi? muğlaklık var burada.
0
boshi
(13.04.09)
(8)

tecavüz, cinayet .. düşüncelerinizi söyleyin

gunetapar_
garip geldi bana lütfen görüşlerinizi yazın.. blazing saddles'ı seyrediyordum, orada şöyle kötü bir espri geçiyor "adam1-işlediğin suçları söyle adam2-tecavüz, cinayet, kundaklama, tecavüz adam1-tecavüzü iki defa söyledin adam2-çünkü tecavüzü seviyorum "film çok güzel olmasına rağmen burası rahatsız
garip geldi bana lütfen görüşlerinizi yazın..

blazing saddles'ı seyrediyordum, orada şöyle kötü bir espri geçiyor
"adam1-işlediğin suçları söyle
adam2-tecavüz, cinayet, kundaklama, tecavüz
adam1-tecavüzü iki defa söyledin
adam2-çünkü tecavüzü seviyorum "

film çok güzel olmasına rağmen burası rahatsız edici ve internette çok da yorum yapılmış bunun üzerine. bir yerde şöyle bir şey yazılmış

cinayet, tecavüz, kundaklama, cinayet.. olsaydı espri, çünkü adam öldürmeyi seviyorum deseydi karakter, kimse üstüne alınmayacaktı. cinayet tecavüzden daha korkunç bir siddet/suç olduğu halde

niye gerçekten cinayeti hiç ya da en azından bu kadar üstümüze almayacaktık daha korkunç olduğu halde?
0
gunetapar_
(13.04.09)
ne olursa olsun tecavüz daha normal geliyor insana. kız arkadaşımızı akşam geç saatte dolmuşa bırakıyoruz bu korkudan dolayı. bilemiyorum tam. ama birinin öldürülmesinden çok tecavüz edilmesi filan en azından daha insanımsı geliyor. gerçekten tam emin olmayarak aklımdan geçenleri söylüyorum. umarım biraz daha psikolojiyle desteklenen cevaplar gelir.

(dip not: duyuru'da gördüğüm en zor soru olabilir.)

edit: önceki yorumu gördüm de cevabım yanlış anlaşılabilir gibi geldi. iddiam tecavüzün normal bir şey olduğu değil tabii ki hatta direk iğrenç bir şey olduğunu iddia ediyorum. örnek vermek gerekirse ıssız adam'daki sevişme sahnelerinin tecavüzü andıranlarını gayet izleyemedim. iddiam tecavüzün cinayetten daha olası geldiği..
0
dambil
(13.04.09)
bence tecavüz daha kötü. şöyle ki birine tecavüz edersen hayatı boyunca o yaşadığı karelerle yaşamaya mahkum edersin. ama ölürse senin onu nasıl öldürdüğün kareleriyle yaşamak zorunda kalmaz. raydan çıkanlar diye bir film izlemiştim erkek arkadaşımla sinemada bir kaç yıl önce. filmde otel odasına giren hırsız adamın o gece takıldığı kadına tecavüz ediyordu. o tecavüz sahnesinin hala gözümün önünden gitmemesi bir yana filmden çıktıktan saatler sonra bile erkek arkadaşımın elini bile tutamamıştım. ama çok cnayet filmi izledim. hiçbiri beni o sahne kadar etkilemedi. belki subjektif konuşuyorum ama ilk yaptığım açıklama herkes için doğru sonuçta. mesela sen bir düşün. erkeksin sanırım ama yine de düşün sonuçta öyle şeyler de oluyor. birinin sana tecavüz etmesini mi istersin seni öldürmesini mi?
0
jeanne hebuterne
(13.04.09)
"dile kolay" derler ya, bazı şeyler hayata ağır ama dile kolaydır. tecavüz gibi. aslen insanı öldürmek ile onun ırzına geçmek arasında fark olmamakla beraber; bu fiilleri işlememiş kişiler için bunları dillendirmek kolay gelir [fiilleri işleyene lafımız yok, zira onun insanlıktan nasibi yok. her şeyden zevk alması normaldir (!)]
hele bir de şehvet olunca işin içinde... sorma..
0
hicazkar
(13.04.09)
Tecavüze uğrayan birinin yaşadıklarını, hissettiklerini daha sonra kendisinden dinleyip, empati yapabiliyoruz.

Cinayete kurban giden birisinde ise bu imkansız. Ben hiç duymadım "beni şöyle öldürdüler, kafama da böyle sıktılar" diye anlatanı televizyonda.
0
mabl
(13.04.09)
öncelikle cinayet mağduru diyim zaten ölmüş oluyor ama tecavüz mağduru ömür boyu bunun travmasını yaşıyor.
bir kişiyi bir kere öldürebilirsiniz ama , defalarca günlerce aylar hatta malumunuz olduğu üzere yıllarca da tecavüz edilebilirsiniz.hem de farklı farklı kişiler tarafından. hatta bu tecavüzlerden birileri nemalanabilir, peşkeş çekilebilirsiniz. video ortamına kaydedip yayabilirler veya bu işi para karşılığı yaptırabilirler size.
daha da abartıyorum size tecavüz edenle evlendirebilirler. (bkz: oha )
ayrıca bir katil genelde bir kişiyi öldürmüştür (seri katilleri tenzih ederim).ama tecavüz suçluluları çoğunlukla bu işi defalarca bir kişiye karşı veya farklı farklı kişilere yapmıştır.
birini öldürmek bazen boğuşarak olur bazen seni öldürmek isteyen kişiyi öldürürsün. bir dava uğruna da cinayet işlersin ve çevreye göre takdir dahi edilebilirsin.bazen cinayeti mensubu olduğun din emreder bazen de akrabaların baban ve abilerin. bazen namus için işlersin ve aferin alırsın bazen savaşta işler kahraman olursun.
ne için işlersen işle cezaevinde ağa bile olursun sana olan korkudan ama diğerinde yerin damat koğuşudur nedense..
hele seri katiller olayına hiç girmiyorum holivut sağolsun ülkemizde seri katil çıkmamasını bile aşağılanma olarak göreceğiz nerede ise.
yani işte eyle....
0
ground
(13.04.09)
cinayet tecavüzden daha korkunç bir suç değil bence...
her suçun mantıklı bir sebebi olabilir cinayetin de...ama tecavüzün haklı bir sebebi olamaz(sadece daha önce sana tecavüz etmiş birine tecavüz etmek belki haklı sebep olabilir)
bir de tecavüz travması hayat boyu seninle yaşayacak bir şey oysa ki cinayete kurban gittiğinde zaten ölmüş olduğun için sana tecavüz gibi bir acı vermez...
o yüzden cinayeti üstüne alınmak daha kolay bence..
0
kalimotxo
(13.04.09)
şimdi şoyle birşey de var. ölüm insan psikolojisinde bastılılmış/geriye atılmış bir dürtüdür. bilinçaltındadır. normal bir insan yaşantısında kendi ölümünü düşünmez. ancak tecavüz çok daha farklı. ne zaman nerde olacağı bilinmeyen birşey. bir de cinselliğin meta olduğu bir toplumuz. türk toplumunda sorarsan tecavüz mü ölüm mü diye insanlar ölüm der. ancak avrupada cinsellik daha az metalaştırılmış olduğu için orda bu soruyu sorarsanız yanıtları %50 %50 alırsınız diye düşünüyorum. toplumlara bağlı yani.
0
emcedeltate
(13.04.09)
doktor muayenesi ile tecavüzü nasıl karşılaştırabilirsiniz ki? her yetişkin ve temyiz kudreti yerinde olan insan, cinsel özgürlüğe sahiptir ve tecavüz, bu özgürlüğün, fiziksel hasarlar bir yana bırakılırsa, kişinin psikolojisiyle ve geleceği ile birlikte zarar görmesidir. hele ki küçük çocuklara tecavüzün, cinayetten daha ağır bir suç olduğunu düşünüyorum.

tecavüzün abartıldığını düşünüyorsanız, ağır ceza mahkemelerinde mağdurun da bulunduğu birkaç duruşma seyretmenizi ve mağdurun sanığı her gördüğünde hissettiklerinin ne olduğunu anlamaya çalışmanızı tavsiye ederim.

Özellikle ülkemizde, bu durumlarda kadınlar tecavüze sebebiyet vermiş gibi algılandığı ve kadın da gizli ya da açık bir biçimde suçlandığı için kadının acısı daha da katlanıyor maalesef.
0
miranda
(13.04.09)
(15)

Badi Tavsiyesi?

kapakak
Evet arkadaşlar takip edecek yazar arıyorum. sevdiğim bir kaç yazarı yazayım onlara benzer yazar önerebilirsiniz. yeni yazarlar öncelikli olabilir.-loststone-hanrygale-gerrain-gofret beyin (gerçi yazmıyor artık)
Evet arkadaşlar takip edecek yazar arıyorum. sevdiğim bir kaç yazarı yazayım onlara benzer yazar önerebilirsiniz. yeni yazarlar öncelikli olabilir.
-loststone
-hanrygale
-gerrain
-gofret beyin (gerçi yazmıyor artık)
0
kapakak
(11.04.09)
gülmek istiyorsan eyco ve konor'un bütün entrylerini oku. inanılmaz ama binlerce entryden neredeyse boş yok. bindokuzyuzseksendort'de çok az yazmasına rağmen müthiş bir gözlem gücüne ve analitik zekaya sahip. loststone'un yazdığı siyasal, sınıfsal yazılardan bahsediyorsan son zamanlarda anadolu nickli yazarın yazıları çok hoşuma gidiyor.
0
temasettin
(11.04.09)
author.
0
szqnn
(11.04.09)
ben.
0
rectoa
(11.04.09)
@temasettin,yazdığınız yazarları biliyorum ama onlar ayda bir-iki entry giriyor. daha çok giren ve çevreden gelen tepkileri takmadan yazan yazar tavsiyesi istiyorum biraz da. ha çok yazıyor diye de black eyed witch gibi olmasın mümkünse.

@szqnn, author'u bir süre takip ettim de sıkıldım artık ondan.

@rectoe, bakarız.
0
🌸kapakak
(11.04.09)
sozlukteki bir cok entrysiyle ibn i batuta derim. benim en ilgimi ceken entryleri genelde tarih, politika ve din uzerine yazdiklari olsa da ozellikle mikroelektrik uzerine yaptigi girdiler de saka gibi.
0
knipeos
(11.04.09)
@sakar kiz candy, mies iyiymiş gerçekten ekledim.

@knipeos, ibn i batuta da tamamdır. din konusunda yazıları güzel.

yeni nesilden hiç mi yok yahu? çok yazsın güzel yazsın filan?
0
🌸kapakak
(11.04.09)
edgenabby
(11.04.09)
gerrain ekolüne yakın spirit var.
elcezire exclusive de keza öyle.
0
mabl
(11.04.09)
ccompiler
(11.04.09)
bu konu biraz objektif. senin ilgi alanına giren konuları belirle, futbol, sanat, kitap, film eleştirisi ya da tarih, siyaset gibi. belli bir süre sözlügü takip et. bu dedigim günlük olarka sözlüge ugrayıp entry giren yazarların sayısını belirlemen için kıstas olabilir.

yok ben eskileri merak ediyorum, onları takip etmek istiyorum dersen yazmasalarda hayvan ara kısmından delikan76, depeyi, nazmiye demirel yazar kişilerinin yazılarını bul, canın sıkıldı mı oku.
0
sakabilmemneyi
(11.04.09)
arzach, mortifera
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(11.04.09)
bu liste benim de isime yarayacak gibi
gofret beyin disindaki tek badim "roseinthefist"
0
bir varmis bir yokmus
(11.04.09)
jimi the kewl, aethewulf ve üslubunu sevmesem de saygı duyduğum immanuel tolstoyevski bir çok akademisyeni ayar manyağı yapabilecek kapasiteye sahiptirler.
0
911 turbo
(11.04.09)
dendi mi bilmiyorum ama elcezire exclusive var, baya bi gülüyorum ben. bi de jokond var.
0
bitter cikolata
(11.04.09)
cyrano cyrano cyrano
0
eugenick
(12.04.09)
(24)

anneden nefret etmek

modo25
annemden nefret ediyorum ve bunu anlatmak bile çok zor.hayır hayır ergen değilim, devamlı şikayet devamlı başarısızlıklarımı yüzüme vurma , devamlı bi enerji emici hali. üstelik sorunlarımızı konuşmaya da yanaşmıyor, sinirlenince şiddete başvuruyor hatta bıcak sırtı gibi devamlı bu halde. ne yapıcam
annemden nefret ediyorum ve bunu anlatmak bile çok zor.hayır hayır ergen değilim, devamlı şikayet devamlı başarısızlıklarımı yüzüme vurma , devamlı bi enerji emici hali. üstelik sorunlarımızı konuşmaya da yanaşmıyor, sinirlenince şiddete başvuruyor hatta bıcak sırtı gibi devamlı bu halde. ne yapıcam ben?
0
modo25
(10.04.09)
ya ikiniz beraber terapiye gideceksiniz ya da ekonomik özgürlüğünüzü kazanıp o evden çıkacaksınız.
0
atrin
(10.04.09)
evt zaten bu da büyük bi promlem ekonomik özgürlüğüm henüz yok ama onu kazanınca da bu yaşadıklarım sonucu ne onu affedeceğim ne de her şey geçeçek, hiçbir zaman anne- kız gibi olamadık, yüreğimi hiç hafifletmedi, heyecanlarımı hiç anlamadı, kötü günler geçirdim destekçim olmadı, hep kaba saba, olmadık insanlara işgüzarlık yapıp, bize gelince hep bizim için didindiğini iddia eden biri.
0
🌸modo25
(10.04.09)
ben de benzer şeyler yaşıyorum. evden ekonomik özgürlüğü kazanıp çıkmak dışında bi çözümü yok.
0
trista
(10.04.09)
bütün kız çocukları hayatlarının belli evresinde anneden nefret ediyorlar galiba, gelişimin bir parçası sanki bu. ben de ettim, ona mektuplar yazdım, bir süre teyze diye hitap ettim ama sonradan hepsi geçti.
uzak kalınca her şey değişiyor, yaptığınız intikam planlarının hepsi uçup gidiyor. anne bu, sevilmez mi yahu.
bence sadece biraz uzak kalmaya ihtiyacınız var.gidin, biraz uzaklaşın, bakın her şey nasıl da düzelecek.
0
pinking of you
(10.04.09)
bundan 2 yıl öncesine kdr 5 yıllık bi yurt hayatım oldu ( anlayacağımız kocaman insanim) yani bu artık gelişim bi parçası falan olmaz geliştik gelişeceğimiz kdr ama güdük kaldık, riske atıp iş bul ayrı eve çık olayı uzak bana, titiz bi insanım herkesle anlaşamam, hele biçok insan gibi rahat geniş tiplerle hiç yapamam, ayır eve çıkıp kazandığımı yemek de nereye kdr? üstelik çoğu zaman beni bula sokmak için bilerek böyle davrandığını düşünüyorum ne bileyim belki beni harekete geçirmek için mesela. ama haddini aşıyor onu kazanmak şöyle dursun onu incitmek istiyorum, kaç anneler günüdür hediye almıyorum üstelik yapay buluyorum yurda bana çiçek pasta flnan gönderirdi mesela :P, herkesi yiyor, telefonda millete ii davranıp burda gözlerini deviriyor, bi de bize dürüstlük mavraları çekiyor, nereye gidieyorsun bile soramayız ona adı hesap mi vericem size oluyor, resmen bağışıklı sistemimi zayıflatıyor.
0
🌸modo25
(10.04.09)
sanırım öncelikle sakinleşmen gerekiyor. kendini yalnız hissettiğinden seninle uğraşıyordur gibi bir şey oluştu kafamda. benzer bir anneden bende de var.. korkutmak gibi olmasın ama ayrı eve çıkman kesin çözüm olmayabilir, iki aydır bende kalıyor. e kovsan kovulmuyor zaten.. ( evet kovdum gitmedi :) )
yurtta kaldığın arkadaşlarınla birlikte yaşamaya çalışabilirsin, bir süre arkadaşlarında kalabilirsin ama yine kalıcı çözüm olmaz bunlar. biraz kendinden ödün verip insanları olduğu gibi kabullenmeye çalışabilirsin.
niyeti kötü değildir diye düşünmeye çalış en azından. zaten bir süre sonra bu düşüncelerinin şiddeti azalır.

"ayır eve çıkıp kazandığımı yemek de nereye kdr?" sözünden benim anladığım: ben çalışmayayım, bana para versinler bir de üstüne huzur içinde yaşayayım beni rahatsız etmesinler.
böyle bakınca garip geldi..
zengin koca bulmayı düşündün mü?
0
kirkkarakterlikkirikayakliakillikirkayak
(10.04.09)
babamla sıkıntılarım oldu buna benzeyen.. sen değişmeden onlar değişmiyo.. ekonomik değil, insani, psikolojik, sosyal vs. açılardan da güçlenmen gerekiyor.. o yaş farkı annen baban da olsa idare etmeyi, mazur görmeyi falan gerektiriyor maalesef.. tavsiye edemiycem bişey, sadece çok sinirlenince bağırıp çağırmamayı,umursamamayı öğren bişekilde.. başka insanlarla, başka ortamlarda zaman geçir bol bol, evden taşınamasan bile.. lafın altında kalmama muabbetinden kurtulabilsen ne güzel olur di mi? benim 10 senemi aldı:) babamdan nefret ediyodum galiba ben de, şimdiyse 'o da öyle biri, yapıcak bişey yok' hadisesine geldim.. de-ğiş-mi-yo-lar... hep aynılar.. sen değiş... onlar da seni farklı görüp ona göre davranıyolar zaten ondan sonra.. koşullarını ayarlayıp, evden çıkmak süper olur bunu da hiç unutma.. o kumanda onların hakkı..
0
eugenick
(10.04.09)
edit: babamı bazen seviyorum bile lan ben.. çocuk gibi sempatik olabiliyo sen olgun olunca:)
0
eugenick
(10.04.09)
kirkkarakterlikkirikayakliakillikirkayak,
benim kastım şuydu: sonuçta ben hala öğrenciyim ve tüm bunların dışında yaşadığım bazı travmatık olayları henüz atlatamadım, sağolsunlar kendileri de bana bu konuda hiç yardımcı olmadılar, ben kendi başıma gelenlerin acısını çekerken bi de onlar dırdırlarını dinliyorum. kazandığımı yemek derken de; şu halde girebileceğim bi iş dandirik bi şey olur, fazla kazanamam ve kazandığım kira faturalar derken uçar gider, hayatımın işi olmaz, hayatımın işi için huzurlu bir çalışma ortamına ihtiyacım var, günde en az 5 saat ders çalışmam gereken bir durumdayım, sırf sinirlerim bozulduğu için çalışmadığım günler, öğlene kadar ağlayarak yattığım günler çoktur onlar içinse bu tembellik oysa ben kronik depreyondayım, 6 yıl önce birlikte dr a gittiğimizde kondu bu teşhis.hava civa değil yani sadece ilaçlamı almam hususunda kendini sorumlu gördü.dr a kendi derdini anlatmaya koyuldu, üstelik paragöz ve cimri, şuan 4. yarım evi almanın hesabını yapıyor bana da her banyoya girişimde uyarılar sokuyor
0
🌸modo25
(10.04.09)
snowflake,
'ben oyle herkesle gecinemem demissiniz. en basta annenizle gecinemiyorsunuz zaten. o sebeple is bulup oradan ayrilma konusunda bunu bir bahane olarak onunuze koymaniz bana cok tuhaf geldi. '
sonuçta annem tanıdığım biridir en fazla tutar kolumdan dışarı atar bana nerden nasıl zarar verebileceğini bilirim, ama ayrı eve çıkrsam muhtemelen tanımadığım insalarla çıkacağım, ben kendime göre yeni bir düzen kurmaya çalışırken o tanımadığım ev arkadaşlarımın nerde nsl bi problem olarak karşıma geleceklerini kestiremem, yaşama olan inancımın zayıflaması beni başarısız kılıyor, ve bir çok insanda benim inancımı zayıflatacak olaylar görüyorum.
0
🌸modo25
(10.04.09)
durum fena.. işin kolayına kaçıyoruz biz buradan tabii de, hiç mi 3-5 aylığına da olsa başka bir ev ortamına geçme şansın yok, teyze/amca/kuzen/yurtdışı gibi?
0
eugenick
(10.04.09)
öncelikle... anneden nefret edilmez. ne kadar arada sorun olsa da.. anne , annedir. değerini bilin. ben olaya tersten yaklasayim , belki siz farkinda olmadan oyle hissetiriyorsunuzdur annenize (sizi cocuk gibi goruyordur). basarisizliklarinizi yuzunuze vurma olayina gelince... belki oyle motive olacaginizi dusunuyordur. vardir yani kafasinda bir bildigi.kendimden ornek vereyim ben 8 sene yatili okudum ardindan 3 sene tek yasadim son 3 senedirde yurt dışında yaşıyorum. ama annem hala bana karıştığını sanıyor. bende nabza göre şerbet veriyorum. he deyip geçiyorum gerektiği yerde.... biraz daha alttan alsaniz....
0
kakoy
(10.04.09)
Tahammül edilmesi imkansız baba versiyonu bende var. En basit çözümü, umursamamak, mümkün olduğunca az tepki vermek. Öğrencilik bitene kadar böyle, ondan sonra ya bu duruma alışırsın, ya da iş bulup yallah başka eve. Alışmak en iyisi, ev yeterince genişse, birbirinizi farketmeden haftalar geçirmek mümkün.
0
mabl
(10.04.09)
önce sakin :)
anneliğini bilmedi mi insanlığını bilir belki, alın karşınıza konuşun.
konuşulacak gibi değilse mektup yazın ya da araya ortak bi yakınınızı sokun.
ama mutlaka ona da bu duygu ve düşüncelerinizi, aynı bize anlattığınız gibi samimice ve suçlamadan anlatmalısınız bence. mutlaka bi yerde empati yapıp sizi anlayacaktır. ikiniz de insansınız sonuçta :)
benim babam öyleydi önceden, zamanla düzeldi. biz gurbetteydik, belki kıymetimizi anlamıştır, bilemiyorum.
anne/ baba/ kardeş atsan atılmaz satsan satılmaz şeyler. olmadı mı da boşluğunu dolduramıyorsunuz, inanın.
0
aithra
(10.04.09)
anneniz hep mi böyleydi yoksa sonradan mı böyle itici gelmeye başladı size öncelikle bunu merak ettim. Belki siz yeni yeni annenizi yargılıyorsunuz o hep böyleydi her kadın anne doğmaz hatta hi anne olmamalıdır bence de oturup dedi ne bir öğrenin belki de o anne olmaktan sıkılmıştır hatta ankara daysanız ben sizi özel olarak dinlerim anlatmak bile insanı hafifletir bazen annenizle az iletişim kurmaya bakın madem koca kızsınız madem hep aynı şeyleri yapıyor ağlamayı bırakın onu değil kendinizi önemseyin virgül tuşum bozuk özür :)
0
elbar
(10.04.09)
bruce mclaren,
evt tabiki kendi ekonımik özgürlüğü kazanınca bitecek sorunlar, zira kapıyı çarpıp çıkabileceğim, ama ailemem kötü günümde yanımda değilse ben ne anladım bu işten?
0
🌸modo25
(10.04.09)
kakoy,
evt mükemmel bi motive yöntemi!
0
🌸modo25
(10.04.09)
elbar,
evt önceden de gıcıktı, ben ki çok sessiz sakin bi çoçuktum kazara (!) bi şey istesem, bi hata yapsam büyütür de büyütürdü üstelik bunu akla hitap eden, rasyonel mantıklı gerekçelerle yapardı, resmen ruhum ağırlaşırdı mesala örnek vereyim v yaka bi tşart istedim diyelim, rasyonel gerekçelerle isteğimi kırar beni bertaraf ederdi, bunun yakası açık üşütürsün yok öle yok böyle .. gibi. asıl nedeni bilirdim: o almak istemiyor. ben şurda 100 liraya domates satoyolar desem onu da almayacak.
0
🌸modo25
(10.04.09)
snowflake,
'diger insanlardan cekinmenizin sebebi evde bu kadar buyuk hayal kirikli yasamaniz olabilir mi?

bana gore bir insani sevdigi ve guvendigi biri kadar kimse kiramaz hayatta. suc egilimli birer psikopat olmadiklari surece oteki insanlar size sandiginiz ve korktugunuz kadar zarar veremezler saniyorum. ben sahsen ev arkadasimla papaz olmayi annem tarafindan sokaga atilmaya tercih ederim. is arkadasimla yaptigim bir tartismayi da asla annemle yaptigim tartisma kadar kafama takmam. sizin icin de ayni sey gecerlidir herhalde. aileniz sizin en iciniz. kalbinizi bilip taniyan insanlar. onlarin bilerek hirpalamasi kadar hicbir sey yaralayamaz sanirim hayatta.'

ilk cümlen için halkı olabiklirsin diyorum.2. kısım için yok benim için aynı şey geçerli değil, dışarıya karşı güvensiz bir duruşum var, evt ailemiz bizim en içimiz, o yüzden içimiz tarümar ama onlardan başkasına da güven yok gibi.
0
🌸modo25
(10.04.09)
(bkz: #15346488)
0
yapacakbirseyyok
(10.04.09)
anne kız bir yaştan sonra sürekli yanyana durmamalıdır. anne asla ürününden memnun olmaz hep eleştirir çünkü:) mükemmeliyet ister kendi istediği insanı oluşturmaya çalışır ki bu da katlanılmaz olabilir. hele bir de ondan para istemek durumunda kalıyorsan fena ki ne fena. en iyi çaresi çalışmaktır. o zaman çözülür işler. çok didiklemeden bir işe gir eve zaten yatmadan yatmaya geleceksin e paran da olur keyfin de.
0
sosyete kizi suzan
(10.04.09)
ayrıca evden ayrılmak çok da mantıklı olmaz. ne kadar kötü görünse de kimse bir annenin yerini tutamaz. ben şimdi Allah korusun bi hastalık olsa yine koşacak olan anne olur.
0
sosyete kizi suzan
(10.04.09)
öncelikle şunu söyliyeyim; anneden nefret edilir. "anneden nefret edilmez" diyenler şanslı insanlardır. kan bağınız olan her insan illa sevilmeye layık insandır diye bir şey yok. anneniz gerçekten sizin hayatınızı zora sokan, sizi incitmeye çalışan bir insansa ve şu an gidebilecek başka bir yeriniz yoksa, ruhsal olarak kendinizi ondan soyutlamaya çalışın evin içinde. günlük olayları, laf sokmaları, entrikaları önemsemeyin, önünüze bakın. "bugün bu beni rahatsız ediyor ama genel olarak, geleceğim de dahil olmak üzere hayatıma baktığımda, bunun bir önemi yok, bu bir ayrıntı" diyebilmelisiniz. yoksa her ufak şeye takılır, sinir krizleri geçirirsiniz. önemli olan minimum travmayla zorlu dönemleri atlatmaktır. "annen kötü niyetli davranmaz, seni üzüyorsa bile bilmeden yapıyordur" diyenler, eğer siz olanlardan ve annenizin niyetlerinden eminseniz, sizi etkileyip kafanızı bulandırmasın. bir insan istemeyerek kaç kere üzebilir? yanlışlıkla kaç kere zarar verebilir? size zarar veren insanları hayatınızdan çıkarmaya hakkınız var. bu insanın dna sının sizinkiyle ne derece benzerlik gösterdiğinin bir önemi yok.
0
cereal killer
(11.04.09)
tüm cvplar için teşekkürler en yakın zamanda okulu bitirip işe gireceğim.
0
🌸modo25
(12.04.09)
(5)

Bir zamanlar akvaryumda beslenen uzaylı yaratık?

mabl
Aşağıdaki akvaryumlu soruyu okurken birden bi flaş çaktı beynimde. Eğer çok çok fantastik rüyalar dizisi görmediysem, ben ilkokulda ya da ortaokuldayken sınıftaki bazı kızlar ufak bir akvaryumda garip bir canlı besliyorlardı. Uzaydan geldi felan diyorlardı. Çay veriyorlardı (akvaryuma dökmek suretiy
Aşağıdaki akvaryumlu soruyu okurken birden bi flaş çaktı beynimde. Eğer çok çok fantastik rüyalar dizisi görmediysem, ben ilkokulda ya da ortaokuldayken sınıftaki bazı kızlar ufak bir akvaryumda garip bir canlı besliyorlardı. Uzaydan geldi felan diyorlardı. Çay veriyorlardı (akvaryuma dökmek suretiyle), besliyorlardı ot püsürle felan. Suda yaşamıyordu yalnız. Böyle deniz anası gibi mi desem, pasif bişeydi. Zamanla büyüyordu. Hareket edip etmediğini hatırlamıyorum.

Var mıydı böyle birşey gerçekten? Hayalgücümden çok korkuyorum bazen.
0
mabl
(09.04.09)
(bkz: deniz maymunu)
0
ermanen
(09.04.09)
nasa menşeili kapalı ekosisteme sahip akvaryumlar vardı. onları mı diyosunuz acaba?
0
deckard
(09.04.09)
vardı böyle bir şey evet.. yanılmıyorsam adı "kambu çayı", suyunu içenler var.. (ıyk)

edit: kombucha diye de geçiyormuş.. asıl adı bu sanırım..
0
sharpenter
(09.04.09)
deniz maymunu ve kapalı akvaryum da ilginçmiş ama hatırladığım şey tam olarak kombucha imiş. tahmin ettiğim gibi bakteri kültürü gibi bişey.
0
🌸mabl
(10.04.09)
maymundur o maymun
0
alkolikfedai
(10.04.09)
(2)

boka benzeyen iğrenç madde

kibritsuyu
daha önce de soruldu burada ama aradım bulamadım. nasıl arayacağımı da bilemedim aslında.youtube'da görmüştüm. böyle bir şey vardı. akvaryumda kütük gibi bir şey çakmakla ısıtınca böyle bok gibi uzuyor büyüyor falan bütün akvaryumu kaplıyordu. neydi o maddenin adı?
daha önce de soruldu burada ama aradım bulamadım. nasıl arayacağımı da bilemedim aslında.

youtube'da görmüştüm. böyle bir şey vardı. akvaryumda kütük gibi bir şey çakmakla ısıtınca böyle bok gibi uzuyor büyüyor falan bütün akvaryumu kaplıyordu. neydi o maddenin adı?
0
kibritsuyu
(09.04.09)
icinde civa vardi onun. bakiyorum simdi.

edit: buldum. Mercury Thiocyanide imis adi.

edit2: pardon Mercury(II) thiocyanate olarak degistiriyorum.

hatta en.wikipedia.org(II)_thiocyanate
0
osuruklu
(09.04.09)
South PArk'ın bi bölümünde tüm şehri kaplıyordu bu cisim ya da buna benzer bişey.

1000 yıl önce bu elimde olaydı, büyücüyüm peygamberim diye kitleleri peşimden köştururdum.
0
mabl
(09.04.09)
(3)

yurtdışına havale sorusu

majik
Arkadaşlar türkiyeden-abd ye citibank aracılığıyla 170 dolar yollamam gerek fakat havale ücreti hakkında inanılmaz korkularım var ne kadar ekstra ücret kesildiğini bilen var mı acaba?
Arkadaşlar türkiyeden-abd ye citibank aracılığıyla 170 dolar yollamam gerek fakat havale ücreti hakkında inanılmaz korkularım var ne kadar ekstra ücret kesildiğini bilen var mı acaba?
0
majik
(09.04.09)
genelde bankaların sitesinde yazıyor havale ücretleri.
örneğin: %4+5$ gibi
0
wampex
(09.04.09)
citibank'ın yurtdışı gönderimlerden para almadığını/cüzi bişey aldığını duymuştum ama kanıtla desen kanıtlayamam.
0
mabl
(09.04.09)
citibank hesabı olan biri varsa burda onun hesabına yatırın, atm kartıyla masrafsız çekebilir istediği yerden
0
vampyria
(09.04.09)
(2)

Soyadı listesi

sotw
türkçe başta olmak üzere 5-6 dilde soyadı listesine ihtiyacım var. nasıl bulabilirim?
türkçe başta olmak üzere 5-6 dilde soyadı listesine ihtiyacım var. nasıl bulabilirim?
0
sotw
(06.04.09)
telefon rehberleri...
0
dambil
(06.04.09)
en.wikipedia.org:German_surnames
en.wikipedia.org:English_surnames
en.wikipedia.org:French_surnames
en.wikipedia.org:Spanish_surnames
en.wikipedia.org:Arabic_surnames
en.wikipedia.org:Japanese_surnames
vs.
vs.
0
mabl
(06.04.09)
(2)

sirket hesabı (işbank)

dodocan
merhaba,1.sirket hesabı açtırırıken istenen belgeler nelerdir? (işbankası).2.hesaptan dolar havalesi yapacagım , bunun icin doları bankadan mı alayım ya da dovızcıden mı alsam daha hesaplı olur ?
merhaba,
1.sirket hesabı açtırırıken istenen belgeler nelerdir? (işbankası).
2.hesaptan dolar havalesi yapacagım , bunun icin doları bankadan mı alayım ya da dovızcıden mı alsam daha hesaplı olur ?
0
dodocan
(06.04.09)
1. işbank'ı arayıp sorsanız daha mantıklı.
2. kurlara bakmak lazım ama kapalıçarşı falan daha hesaplı olur genelde.
0
ozdek
(06.04.09)
1. imza sirküleri, faaliyet belgesi, resmi gaste kuruluş sayısı, vergi levhası, artı eksi bankanın isteyebileceği/istemeyebileceği belgeler. (burayı sallamış olabilirim, hesap açtırmak için bu kadar şey gerekmiyo olabilir ya, benim fiks bi banka dosyam var, hesap açtırırken de kredi başvurusunda da aynı şeyleri yolluyorum. bunlar fazla geri al demiyolar hiç)

2. dolar havalesi derken, işbankasından işbankasına yapacaksan mümkün ve masrafsız, ama başka bankaya gönderilmiyordu internet şubesinden en son baktığımda. Kurlarda da tabii ki piyasada daha düşük kur bulman mümkün ve muhtemel. meblağlar küçükse direkt internetten alıp yollamak pratik ancak büyük miktarda alımlarda piyasayı yoklamak daha kârlı.
0
mabl
(06.04.09)
(2)

Firefox

thor odinsson
`Firefox`'ta sayfada yer farketmeksizin her yerde imleç yanıp sönüyor. Aynı `Word`'deki gibi. İlk başta dert etmesem de ok tuşlarını kullanarak sayfada gezinemiyorum bu yüzden, upuzun bir `Word` sayfasında geziniyor gibi oluyor çünkü imlecin aşağı gelmesi gerekiyor, hatta yukarıda unuttuysam oraya g
Firefox'ta sayfada yer farketmeksizin her yerde imleç yanıp sönüyor. Aynı Word'deki gibi. İlk başta dert etmesem de ok tuşlarını kullanarak sayfada gezinemiyorum bu yüzden, upuzun bir Word sayfasında geziniyor gibi oluyor çünkü imlecin aşağı gelmesi gerekiyor, hatta yukarıda unuttuysam oraya geri dönüyoruz falan. Herhangi bir ayar değiştirmedim, bununla ilgili olabilecek bir ayar da gözüme çarpmadı. Düzeltene eski parayla 100 bin lira veriyorum.

Mozilla Firefox 3.0.8 kullanıyorum.
0
thor odinsson
(05.04.09)
Eğer şurda anlatılan problemle aynıysa buna "caret browsing" deniliyormuş ve F7 ile kapatılıyormuş.

beyondteck.blogspot.com
0
mabl
(05.04.09)
evet tam da bu. acer'da touchpad etkinleştirmek için fn+f7 kombinasyonu olduğu için denk gelmişim demek ki. teşekkürler (:
0
🌸thor odinsson
(05.04.09)
(6)

bilgisayar oyunu kaldırır mı sitesi

ayiadam
böyle bir site vardı. duyuru da linki verilmişti ama aradım bulamadım. giriyorsun oyunu seçiyorsun o birşeyler yapıyor minimum da kaldırır, kaldırmak ne azına sıcar, ekran kartın bok gibi hayatta olmaz gibi sonuçlar veriyordu. bir buldurun be.
böyle bir site vardı. duyuru da linki verilmişti ama aradım bulamadım. giriyorsun oyunu seçiyorsun o birşeyler yapıyor minimum da kaldırır, kaldırmak ne azına sıcar, ekran kartın bok gibi hayatta olmaz gibi sonuçlar veriyordu. bir buldurun be.
0
ayiadam
(04.04.09)
mabl
(04.04.09)
her zaman doğru sonucu vermiyor yalnız, kaldıramaz dediği oyunları oynadığım olmuştur.
0
baldur2
(04.04.09)
"bu oyunu kaldırmak ne kelime aya çıkarsın" dediği zamanlarda da oynayamamak gibi durumlarla karşılaşabilirsin. %100 doğru değil ancak işe yarar bir site. en azından arada can sıkıntısında eğlence olsun diye girilebiliyor.
0
thor odinsson
(04.04.09)
hadi donanımda derecelendirme yaptı anladım da, tamamen güncel ve lisanslı işletim sistemine nasıl 6 üzerinden 5 verdi anlamadım gitti.
0
abtash
(04.04.09)
5 gb yer istior oyun- ben de 4 gb varmıs kaldıramaz diyor. ekran kartı istiyor 128, ben de 256 var ama önerilen marka uymuyor diye kaldıramaz diyor. yapıyor böyle şeyler. hani sadece ne kadar ram ne kadar islemci istiyor diye bakmak yetiyor bana.
0
🌸ayiadam
(04.04.09)
@colonizer
özellikle yazdım tamemen güncel diye:) ha fazla güncel sevmiyorsa oyun o ayrı tabi.
0
abtash
(04.04.09)
(5)

Bir rapidshare programı

mabl
Rapid'e üye olmadan, böyle linkleri komple alıp sorgusuz sualsiz indiren bi program varmış. Flashgot felan değil. Cryptli bişeydi ismi. Biraz daha kassam hatırlıycam sanki ama çıkmıyor. Neydi ismi bunun ya?
Rapid'e üye olmadan, böyle linkleri komple alıp sorgusuz sualsiz indiren bi program varmış. Flashgot felan değil. Cryptli bişeydi ismi. Biraz daha kassam hatırlıycam sanki ama çıkmıyor. Neydi ismi bunun ya?
0
mabl
(01.04.09)
(bkz: cryptload)
0
rednoff
(01.04.09)
sağolasın. indirdim kurdum ama modemi resetlemiyor, bklme süresini bekliyor bu? modemin airties olmasının bi etkisi var mıdır buna?
0
🌸mabl
(01.04.09)
orada modem için bir recorder vardı ama biraz zor olabilir, onu çalıştırıp sonra internet explorerdan modemin sayfasına gidip ordan modeme reset atacaksın ve o arada program onu kaydediyor ve daha sonra aynısını tekrar edebiliyor (tabi hazır şablonları olan modemler var ama airties için ben görememiştim).
0
edip
(01.04.09)
flashgot neyine yetmiyor ki? o da yapıyor aynı işi?
0
386 dx
(01.04.09)
Flashgot'u download accelerator sanıyordum, haliyle rapid bunlara izin vermediğiden kullanamam sanıyordum. firefox eklentisi olan flashgot ise defalarca kurmama rağmen çalışmadı bende.
0
🌸mabl
(01.04.09)
(5)

kim belirliyor? mantığı nedir?

türk kelekom
Avrupa'da düzenlenen Spor organizasyonları ve benzeri organizasyonlara nasıl israil,gürcistan,azerbaycan (hatta demin katar'ı gördüm) katılabiliyor.Saçma değil midir bu?Neye göre karar veriliyor ve kim karar veriyor?
Avrupa'da düzenlenen Spor organizasyonları ve benzeri organizasyonlara nasıl israil,gürcistan,azerbaycan (hatta demin katar'ı gördüm) katılabiliyor.Saçma değil midir bu?Neye göre karar veriliyor ve kim karar veriyor?
0
türk kelekom
(31.03.09)
ekonomiyle alakalı olsa gerek, yeterli reklam ve yayın geliri sağlayabileceklerine inandıkları ülkeleri de alıyorlar, israil o yüzden avrupadaki her şeye dallar mesela..
0
erostrada
(31.03.09)
İsrail'in "Avrupa ile tarihi bağlar" nedeniyle organizasyonlara alındığını bir yetkili açıklamıştı ama tam aklımda değil hangi kaynakta okuduğum.

Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan Avrupa Konseyi'ne üye olduklarından ve biraz da siyasi nedenlerle bu organizasyonlarda yer alıyorlar sanırım. Yine Kazakistan'da Avrupa'da sayılmakta ve Avrupa Konseyi'ne katılma hakkı legal olarak var.

Ama Katar ne alaka dersen, gerçekten ben de bilmiyorum. Hiç duymamıştım daha önce Katar'ı.
0
tekosin
(31.03.09)
Litvanya'da düzenlenen avrupa güreş şampiyonasına katılmış Katar.
0
🌸türk kelekom
(31.03.09)
rusyada katılıyor. denildigi gibi para ve reklam ana temel. seyirci çoklugunuda katabiliriz.
0
sakabilmemneyi
(31.03.09)
Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan Avrupa'nın coğrafi sınırları içinde zaten. Kazakistan'ın da bir parçası Avrupa sınırları içerisinde kalıyor.
upload.wikimedia.org(orthographic_projection).svg

Ama İsrail tamamen saçmalık, sıçayım onun tarihi bağlarına. İsrail giriyosa Katar da girsin, hatta Katar İsrail'e girsin.
0
mabl
(01.04.09)
(7)

nasıl bi manyaklık benimkisi

batarmur
sevgili brokoli sever arkadaşlarım. şöyle ki benim sorunum şu: hemen kısaca anlatayım evin orda bi bakkala gittim, bişey almaya ve bakkal bana dediki: bu şeyi arkadaşına mı alıyon dedi. arkadaşın böle kısa boylu gözlüklü biri mi dedi ve ben de arkadaşıma aldığımı kısa boylu ama gözlüğü olup olmadığı
sevgili brokoli sever arkadaşlarım. şöyle ki benim sorunum şu: hemen kısaca anlatayım evin orda bi bakkala gittim, bişey almaya ve bakkal bana dediki: bu şeyi arkadaşına mı alıyon dedi. arkadaşın böle kısa boylu gözlüklü biri mi dedi ve ben de arkadaşıma aldığımı kısa boylu ama gözlüğü olup olmadığını hatılamıyorum dedim. 2 senedir beraber kaldığım arkadaşımın gözlüğü olup olmadığını o an anımsayamadım ve hemen eve geldim baktım sahiden varmış. bu nasıl bir durumdur?

not: birazdan anlatılacaklar benzer olaylardır.

aynı gözlük meselesi okuldan bi arkadaşda yine bu hafta yaşandı.arkadaşın yüzü acayip geliyo biri gözlükler nerde dedi arkadaşa ben o an 4 senedir aynı sınıfta olduğum kişinin gözlük takıp takmadığını hatırlayamadım. ve hala da kararsızım takıyomuydu. bugün dikkatli yüzüne baktım ve elmacık kemiklerinin orda gözlük izleri var demek ki takıyomuş.

başka bir örnek daha verecek olursam diyelim 100 kere bi sokak dan geçtim ama bir gün bi bakıyorum burda bir emlakcı dükkanı varmış. ben nasıl geçmişim onca zaman görmeden anlam veremiyorum.

ayrıca defalarca sınıf arkadaşlarımın isimlerini unuturum. biriyle beraber yaşadıgım bir olayı ona sanki o yaşamamış gibi anlatabiliyorum.

kısa dedim allah tan:)
0
batarmur
(25.03.09)
eşin saç modelini değiştirdiğinde farketmeyince çok bozulacak.

bazılarımız böyle, farketmiyoruz önem vermediğimiz detayları. mesela ben bi cinayete ayan beyan şahit olsam, benim ifadelerimle hayatta katilin robot resmini çizemezler. katili bırak, babamı bile çizdiremem herhalde. görsel hafızayla alakalı bir şey sanırım. ama isim hatırlama olayı farklı, bende o yok bak.
0
mabl
(25.03.09)
dediğine katılıyorum birinin yüzünü bir kere gördümmü hatırlamam çok zor. ve hani değer verdiğin dediğin noktada öle mesela aşık olduğum kişinin herşeyini hatırlıyorum bütün kelimelerini bile. ama bi başkasının zor. bide şu var ilkokul da yaşadığım birçok şeyi halen daha hatırlarken üniverisitedeki gittiğim maçları bile hatırlıyamıyorum.
0
🌸batarmur
(25.03.09)
ben daha çok beynimin bazı bölgelerinin çok az çalıştığını düşünüyorum. bundan dolayı yanlız unutkanlık değil yapamadığım ama normal bir insananın rahatca anladıktan sonra gerçekleştirdikleri şeyleri yapamıyorum. bunu daha sonra soru olarak duyuruya açık bir şekilde sorucağım.
0
🌸batarmur
(25.03.09)
Bende de vardı aynısı sonra o detaylarıyla ilgilenmediğim insanların da insan olduğunu, sınıfımdaki adamların adlarını bilmem gerektiğini, altımda çalışan adamların doğum günlerine kadar kayıt tutmam gerektiğini bir şekilde yıllar içinde anladım ya da bana anlatıldı. profesyonel hayatımda artık hangi elemanımın evli, hangisinin bekar olduğunu, bekarsa bir ilişki içinde olup olmadığını, doğumgünlerini, çocuklarının okul vs durumlarını en az gözlük takıp takmadıkları kadar sıkı takip ediyorum. adlarını unutmak ne kelime göbek adlarına kadar biliyorum. Bunun neticesinde ortada verilmesi gereken bir iş olduğunda bu işi kim yapar diye düşünmem ve doğru adamı bulmam 1 dakikanın altında oluyor. yani anlatmak istediğim benim gibi ilgisiz bir adam bile bu hale gelebiliyorsa sizin de ihtiyaçlarınız bu yönde geliştiğinde insanlarla ilgilemeye, detayları sorgulamaya başlayacaksınız. buna er ya da geç başlayacaksınız (özellikle yönetici olacaksanız) o yüzden şimdiden detaylarla ilgilenmeye başlayın derim. yoksa hafızam yetmiyor bilmemne hikaye.
0
ozdek
(25.03.09)
valla ben bir önceki gün izlediğim filmin sonunu hatırlayamayabiliyorum, sevgilimin kıyafeti bilmemnesi gibi şeylerde unuttuklarım olabiliyor ya da bir kere gördüğüm insanı asla ikincisinde hatırlamıyorum eğer çok özel bir yer edinmemişse bende.
oluyor. algıda seçicilik, farkındalık, ayrıntıları akılda tutma vs.
0
oceano
(25.03.09)
friends dizisinde sanırım 5-6 sezon sonra chandler gözlük takmaya başlamıştı. arkadaşlarına göstermek için gitti, ama kimse değişikliği farkedemedi çünkü onu hep gözlüklü sanıyorlardı. ben de seyrederken "la bu adam hep gözlük takmıyo muydu?" demiştim hatta.

bide misal kadınlar değişiklik yaptıkları zaman(saç, lens falan) farkedemiyorum. bir değişiklik olduğunu anlıyorum ama ne olduğunu anlayamıyorum.

yani normal bence bunlar hep. her şeyi de aklımızda tutamayız ya canım :)
0
rectoa
(25.03.09)
üniversitenin 4. yılında ders çıkışı sigara yakınca bana mel mel bakıp şaşıran sınıf arkadaşlarım aklıma geldi. o dönemlerde günde ortalama bir paket kısa camel tüketen hemde bunu okulun her yerinde yapan bendim. ama insanlar sigara içsem dahi beni sigara içmeyen (kişi) kategoride bellemişlerdi bir kere. işin tuhaf tarafı birinin çıkıp 4. yılda bunun farkına varması. neticede insanlar gördüklerini değil nasıl algıladıklarını hatırlıyorlar.
0
pain
(25.03.09)
(9)

Arabalar ?

mehtap mehtap
15.000-20.000 TL arası bir araba almayı düşünüyorum.0 modellerden hangisini önerirsiniz? Dacıa sandero ya da Hyundai Accent kullanan var mı aranızda ? (varsa memnun mu ?) önerilerinizi bekliyorum.
15.000-20.000 TL arası bir araba almayı düşünüyorum.0 modellerden hangisini önerirsiniz? Dacıa sandero ya da Hyundai Accent kullanan var mı aranızda ? (varsa memnun mu ?) önerilerinizi bekliyorum.
0
mehtap mehtap
(22.03.09)
dacia sandero fiyat/performans açısından benim de ilgimi çekti. ama sağlamlık konusunu düşünmek ve araştırmak lazım.
0
atrin
(22.03.09)
hyundai accent çok iyi bir araba. sahip değilim ama yakınlarımda var ve bir çok kez kullandım. sağlamlık ve yedek parça konusunda hiç bir endişeniz olmasın. çok da konforlu bir araç. ekonomik aynı zamanda da.

dacia asıldır bilmem ama kaportası biraz teneke gibi duruyor dışarıdan.
0
ali87
(22.03.09)
daciia almayınız
0
Merwish
(22.03.09)
bu arada accent konusunda katılıyorum. bakın zibilyon tane taksici kullanıyor. o adamlar yaş tahtaya basmaz.
0
atrin
(23.03.09)
accent iyidir, bana inanmıyorsan taksicilere sor, dacia alma.
aslında o paraya ikinci el baksan, opel-ford-honda-vw falan alsan daha mantıklı bence
0
zubundy
(23.03.09)
Dacia ile Hyundai markalarını karşılaştırdığınıza göre gerçekten araba konusunda fazla bilginiz olmadığı kanısına vardım bendeniz. efenim, Hyundai denen alet Dacia denen faciayı suya götürür susuz getirir o kadar söylüyorum. Hyundai hissedarı değilim ama arabadan anlarım. Kessinlikle ve kesinlikle gözünüz kapalı alınız, torunlarınızın bile o arabayı rahatlıkla kullanacağından da emin olunuz.
0
trawmatolog
(23.03.09)
Toplam Kalite Yönetimi hocamız, kalite örneğini Hyundai üzerinden verirdi. Renault fabrikası müdürü arkadaşının Hyundai kullandığını anlatırdı.
0
mabl
(23.03.09)
dacia olası bir kaza durumunda ortadan ikiye ayrılan araçlar üretmekte. ben dacia marka taksilere dahi binmiyorum.
0
kriker
(23.03.09)
şöyle komik bir şey var ki ona 5.000 daha eklerseniz hemen hemen çoğu sıfır arabayı alabiliyorsunuz.
0
can see
(23.03.09)
(10)

Yabancı dilin geleceği?

late viper
Gelecekte(ben görürüm inşallah) yabancı dilin sorun olmaktan çıkacağını düşünmekteyim(ummaktayım), siz ne dersiniz?Şu an emekleme aşamasındaki "google translate" ve benzerleri yeterli seviyeye geldiğinde, okunanları yazıya döken ve yazıyı da okuyan(ki bu var) bir zımbırtıyla birleştiğinde rahata ere
Gelecekte(ben görürüm inşallah) yabancı dilin sorun olmaktan çıkacağını düşünmekteyim(ummaktayım), siz ne dersiniz?

Şu an emekleme aşamasındaki "google translate" ve benzerleri yeterli seviyeye geldiğinde, okunanları yazıya döken ve yazıyı da okuyan(ki bu var) bir zımbırtıyla birleştiğinde rahata ereriz gibi geliyor bana...
Sizce?
0
late viper
(21.03.09)
yapay zeka'nın gelişimiyle ilgili bir süreç bu bence.

sonuçta iki dıl arasındaki her türlü olasılığı bugün bir çeviri cihazına aktarır ve alternatifleri de sunarsanız, şu anda zaten bir makina mükemmel bir çeviri yapma yetisine kavuşabilir.

tahmin edilenden çok daha büyük bir uğraş bu ama. olasılıklar çok fazla. düşünsenize, aynı cümle iki farklı anlama gelebilirken bunu çeviri programının algılaması bile başlı başına bir iş.
0
andy kaufman 2
(21.03.09)
katılıyorum, bir fikir ortaya çıktıktan sonra, devamını getirmek insanoğlu için çok kolay. star trek filmlerindeki cep telefonlarını hatırlayalım. ışınlanma daha gelmedi ama olsun...
0
kabablanka
(21.03.09)
ha bir de, dünya üzerindeki diller zaten azalıyor.

çooook çok ilerde, bundan belki bin yıl sonra, dünya üzerinde sadece bir dil konuşuluyor olabilir.

o da muhtemelen ingilizce değil, yapay bir dil olacaktır. öğrenilmesi ve konuşulması daha da kolay bir dil.
0
andy kaufman 2
(21.03.09)
bi alet var sen konusurken konustuklarini ayni anda karsi tarafa kendi dilinde iletiyor. amerika'da bi konferansta gormustum cok basariliydi...
0
terp
(21.03.09)
katılmıyorum. asla insan kalitesinde çeviri yapan bir makine yapılamayacak. kaldı ki yapılsa bile bu işin bir de yeminli tercüme boyutu var. ama andy kaufman 2'nin dediğine de kısmen katılıyorum. küreselleşen dünyada günün birinde kendimizi tek dille bulabiliriz. lakin sanmıyorum ki bu dil yapay bir dil olsun. ingilizce olmasa bile doğal bir dil olur.
0
ttg
(21.03.09)
babel fish. olsa da kulağımıza soksak.
0
electropie
(21.03.09)
@ttg
çok negatif gördüm sizi;) Ya da çevirmensiniz işler kesilsin istemiyorsunuz;)
Burada kıyasım insan değil, resmi işlerde yine çevirmen kullanılır elbet, ancak ben gündelik hayat için, temel ihtiyaçlar için, ne bileyim "aç bırakmayacak" bir şeyden bahsediyorum, yoksa 7/24 çevirmenle mi gezecek herkes...
0
🌸late viper
(21.03.09)
"yabancı dilin sorun olmaması"ndan kastınız gerek yazılı metinlerin, gerek de sözsel iletişimin herkesin birbirini anlayabileceği bir düzeye gelmesi ise zaten gidilmeye çalışılan nokta bu. şu anda basit bir düzeyde kelime bazlı çalışan otomatik çevirmenler ileride farklı tekniklerle daha gelişmiş bir şekil alıp, siültane bir şekilde karşımızdakinin ne konuştuğunu da bize -mükemmel olmasa da- anlayacağımız kadarı ile çevirecektir, benim de bundan bir kuşkum yok.

fakat dil kavramı sadece günlük konuşmada kullandığımız ya da hadi onun bir üst aşaması olarak teknik bir bilgi paylaşımında ihtiyacımız olan bir kelimeler silsilesi olduğuna inanmıyorum - böyle diyerek koca bir edebiyatı yok sayarız. ingilizce bilen herkesin shakespeare'i anlayamaması ya da türkçe konuşan herkesin saatleri ayarlama enstitüsü'nün neden bahsettiğini kolay kolay kavrayamaması gibi dile ve o dili kullanan topluma özgü bazı farklılıklar var olmaya devam edecektir. o yüzden de dilin kullanımı yavaş yavaş yok olmaz, en azından onu kullananlar yok olmadığı sürece. gerçi şimdi bile dilin yozlaşmasından bahsederken o dili kullanma yetimizi de kaybetmekten bahsedebiliriz. ben o kadar kötümser değilim, elbette bunu hatırlayanlar olacaktır ve de -her ne kadar sözlük bünyesinde bazı yazarların, "sana ne kardeşim, istediğim gibi yazarım ben" nidaları duyulsa da- düzeltmek için çaba göstereceklerdir.

son birşey de gelecekteki tek dil oluşumu ile ilgili söylemek isterim (fazla uzattım, biliyorum). bence de bu dilin oluşumu doğal bir oluşumdan çok yapay bir oluşum olarak önümüze geleceğini düşünüyorum. örneğin cep telefonu mesajlarının kısaltma zorunluluğu tamamıyla belirli bir karakter sınırlaması ve bunun aşılması durumunda atılacak mesajın bedelinin daha fazla olması ile ilgiliydi. dolayısıyla teknolojinin kısıtlamaları yüzünden (ki buna doğal bir süreç olarak bakamıyorum ben ama o da tartışılır) böyle yeni bir dil kullanımı ortaya çıktı. ileride tasarlanacak olan (öyle birşey olursa) dilin de yapısının newspeak gibi oluşturulacağını düşünüyorum, eskiyi tamamıyla yitirmeden, ortak noktalar ele alınarak ve "fazlalıklar" elimine edilerek oluşturulacak bir dil tasarımı düşünüyorum.
0
demcan
(21.03.09)
ibm in bir chip geliştirdiğini duymuştum bundan bayağı bir zaman evvel -ki bak hatırlamıyorum tarihi-. doktorada bir hocamız bahsetmişti. chip sana eklendiğinde 4 saniye içinde istediğin dili öğrenebilecekmişsin. kaç sene geçti bekliyorum hala. arada çince kursuna bile gittim, ama hala bir gelişme olmadı bu chip işinde. olur mu dersen? olur tabi: birileri hayal edebiliyorsa, mutlaka bir gün gerçek olacaktır. neden olmasın?
0
fempusay
(22.03.09)
yapay zeka espri anlayışı kazanana kadar, tercüme işi en verimli manuel yapılacaktır. yapay zeka mizah duygusu olacak kadar geliştiğinde zaten isyan edip ağzımıza sçar.
0
mabl
(22.03.09)
(3)

.avi dosyasından .mp3 çıkartma

mabl
avi formatında videom var (50 dk, 350 mb, standart dizi bölümü). İçinde 20-30 saniyelik bir bölümü .mp3 olarak almak istiyorum. Bu işi en kolay yapabileceğim, mümkünse videoya hiç bulaşmadan direkt ses üzerinden (makine düşük güşlü, kasabilir video editlerken) basit bir program arıyor olsam, ne öner
avi formatında videom var (50 dk, 350 mb, standart dizi bölümü). İçinde 20-30 saniyelik bir bölümü .mp3 olarak almak istiyorum. Bu işi en kolay yapabileceğim, mümkünse videoya hiç bulaşmadan direkt ses üzerinden (makine düşük güşlü, kasabilir video editlerken) basit bir program arıyor olsam, ne önerirdiniz? Freeware'i kolay bulunanlardan.
0
mabl
(18.03.09)
(bkz: virtualdub)
sesi WAV olarak çıkarıyor, onu daha sonra lame vs. kullanarak MP3 yapabilirsin.
0
cigoretti
(18.03.09)
en süperi ultra şukelası total video converter.. şiddetle tasfiye ederim.
0
jadle
(18.03.09)
virtualdub işimi beklediğimden çok kolay şekilde halletti. Ne kadar ilerlemiş ilim fen yauv. Bizim zamanımıda 5 dakkalık videoyu 10 dakikada açamazdık.

Ayrıca dipnot, virtualdub ile direkt mp3 olarak extract yapılınabiliniyor. lilili yar.
0
🌸mabl
(18.03.09)
(20)

"Keşke şu işi yapıyor olsaydım" dediğiniz meslekler nelerdir?

on kaplan
Biraz anket gibi olacak ama, çalışma hayatına ucundan kıyısından bulaşmış arkadaşların gözlemleri neticesinde bulundukları pozisyondan/meslekten sosyal statü, kazanılan para, duyulan tatmin, işin kolaylığı vb gibi nedenlerle daha iyi olduğunu düşündükleri pozisyon ya da meslekleri yazmalarını rica
Biraz anket gibi olacak ama, çalışma hayatına ucundan kıyısından bulaşmış arkadaşların gözlemleri neticesinde bulundukları pozisyondan/meslekten sosyal statü, kazanılan para, duyulan tatmin, işin kolaylığı vb gibi nedenlerle daha iyi olduğunu düşündükleri pozisyon ya da meslekleri yazmalarını rica ediyorum.
meslek seçmeyi ya da değiştirmeyi düşünenler için belki faydalı olabilir.
kriz var, işsizlik var biliyorum ama gene de merak ettim.
kendimden bir örnek vermek istiyorum.
öğretmenim ve öğretmen adaylarına tavsiyem kesinlikle rehber öğretmen ya da beden eğitimi öğretmeni olsunlar. çünkü çok daha rahatlar. (gerekirse detayları açıklarım)

not: arkadaşlar hayalinizdeki mesleği sormuyorum ben. konuya türkiye şartları, kriz vs açısından bakmakta fayda var. yapmak istediğiniz mesleğin hangi rasyonel faydaları olduğunu, hangi açıdan sizin için cazip bir meslek olduğunu belirtirseniz de sevinirim.
0
on kaplan
(18.03.09)
medya patronu olmak isterdim. düşünsene gerçeğin ne olduğunu sen belirliyorsun, yaa...
0
redlinetheturk
(18.03.09)
insaat muhendisi
cok sevdigimden degil, yasamak durumunda oldugum, istedigim yerlerdeki is firsatlarindan oturu..
0
knipeos
(18.03.09)
viper pilotu.

O olmazsa dış ticaret. Uluslararası ilişkiler okuyup dünyanın 4 1 yanıyla irtibat halinde olacağım herhangi bir mesleği yapmak isterdim.
Ya da Acun gibi gez dolaş işleri.
0
mabl
(18.03.09)
yat tayfasi,
deniz kuvvetleri calisani,
diplomat,
vahsi yasam biyologu,
dunyayi gezen belgeselci,
cruise calisani

genelde dunyayi gezebilecegim bir meslek iste...
0
ermanen
(18.03.09)
formula 1 pilotu. aşağısı kaldırmaz yalnız.
(halen çalıştığım sektör bilişim)

edit: ayrıca (ben de) çevre mühendisiyim, daha onla ilgili bişi yapmadım.
0
abtash
(18.03.09)
elektronik mühendisiyim.
şu krizde derim ki göz doktoru ya da matematik öğretmeni olmak şahane olurdu.
göz doktorluğu tüm dallar arasında en temiz olanı. mat. öğretmeni ise normalde benden az kazanır ama özel ders vs işleri ile beni geride bırakabilir isterse. saati 100tl lerde özel dersler duydum be. oha.
0
domine deyus
(18.03.09)
moda okuyorum, heykel okumak isterdim.hala da istiyorum. ama parayı yaşarken kazanmak istediğim için malesef böyle bir seçim yaptım...
0
jeanne hebuterne
(18.03.09)
can see
(18.03.09)
herhangi buyuk bi gemide calismak isterdim ya. fotografci olur, garson falan da olur. boyle iste.
0
osuruklu
(18.03.09)
süreç yönetim danışmanı
0
el magico
(18.03.09)
TV'de resim seçici olmak isterdim. Hani bir ton kamera görüntüsünden o anda ekrana hangisini verileceğini seçen.
0
vecna
(18.03.09)
büyük bir uluslararası örgütte uzman (nato, bm vs..)
0
merry shelly
(18.03.09)
kafam olsaydı erken yaşta, daha okulum bile bitmeden mali müşavir yanında part time çalışmaya başlayıp, okul bitince full time çalışıp, stajımı yapıp mali müşavir olmazdım. eşimi dinleyip, erken vakitte kpss kurslarına falan gidip, banka sınavlarına girer müfettiş, uzman falan olurdum, hiç olmadı devlet kuruluşlarında, bakanlıklarda müfettiş, uzman falan olurdum.

işletme mezunu olup da mali müşavirliğe heveslenen varsa olmasın. sınavlara çalışıp banka müfettişi olmaya, kpss kursuna gidip devlete girmeye baksın.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
şu anda güverte okumadığım için olabildiğine pişmanım. gemiciler inanılmaz paralar alıyor. mesela güvertede yerleri silen çocuk en az 1000 lira para alıyor. okul bitiren her hangi bir kimse, 4000'den falan işe giriyor. uzak yol kaptanları 10000-20000 gidiyor.
0
co2s2
(18.03.09)
gazeteci ama dergi ya da haftalık cumartesi-pazar gibi bir ekte kültür sanat editörü.
çarpıcı konuları dosya olarak yapabilmek.
ne bileyim cezaevlerini yazabilmek rahatça, tiyatroları yazabilmek..
ah ah.
0
oceano
(18.03.09)
eczacı olasım var. olasım var demeyeyim bu saatten sonra zor artık. hiçbir ciddi fikrim yok çalışma koşulları hakkında ama dışardan bakınca cok pratik geliyo. kalfayı koy dükkana takıl filan. necisin derseniz avukatım.
0
bordeaux
(18.03.09)
avukatım ama doktor olmak isterdim sanırım.
bir de acayip bir rol model gördüğümden sanırım eğitimci olmak isterdim ama öğretmen filan değil, eğitim danışmanlığı şirketi olan bir eğitimci.
0
kahvegibi
(18.03.09)
reklamcılık olabilirdi.. işin iç kısmını çok iyi bilmiyorum gerçi ama renkli kişiliklere sahip yaratıcı çalışma arkadaşlarıyla çalışmak zevkli olurdu diye düşünüyorum.. yaratıcılık gerektiriyor oluşu da biraz cazip geliyor açıkçası..
şu kriz şartlarında reklamcılık sektörü de biraz sekteye uğramıştır muhakkak ama yine de dediğim gibi, yapmaktan zevk alabileceğim bir işmiş gibi geliyor..

onun dışında trader da olabilirdim belki. forex işleriyle falan uğraşan.. bu biraz daha stresli bir iş tabii. sürekli ekonomi haberleri, bol zigzaglı grafikler falan.. bilgi ve deneyim de gerektiriyor haliyle. sezgilerinize de ihtiyacınız olabiliyor tabi.. ama tüm bunlara güveniyorsanız, ve sağlam sayılabilecek bir parayla da oynuyorsanız çoğu kişinin 1 ayda kazandığı parayı 1 günde, hatta birkaç saatte bile kazanabiliyorsunuz. (tabi aynı oranda yitirme riski de var)
elinizde kapitaliniz varsa krizden etkilenme gibi bir durum da yok. sonuçta iyi yada kötü, dünyadaki ekonomi piyasası sürekli akıyor; ve size sadece doğru hamleleri yapıp kazanç sağlamanız kalıyor..
ayrıca bu senaryoda işe gitme gibi bir zorunluluğunuz da yok. gözünüz ekranda olsun da, ister yatağınızda çalışın, ister starbucks'ta çalışın, ister masabaşında çalışın. yeter ki gözünüzü ekrandan ayırmayın.

bu arada, endüstri mühendisiyim. kendi mesleğimden de memnunum, çok memnunum tabi ama yukarıda saydıklarımı da içten içe merak ediyorum. (gerçi 2.sini yapabilme gibi bir şansım var. ama gerekli bilgi ve kapitale sahip değilim işte.. :p)
0
mortanius
(18.03.09)
endüstriyel tasarımcı olup şöyle dahiyane şeyler yapmak isterdim:

www.le-clochard.com

ya da cafe açmak. Kendi açtığım yerde pastacılık yapmak.
0
tavsan hummasi
(18.03.09)
national geographic fotoğrafçısı.
0
tavsan hummasi
(18.03.09)
(2)

Entri arıyorum - Beyrut'lu bişey

mabl
Bi konferansta profesör konuşmacı orta doğu'dan bahsediyor sanırım. konuşmasında bir şairin şiirlerinden örnekler veriyor devamlı, şiirlerde beyrut geçiyor paso. dinleyici öğrencilerden biri el kaldırarak söz istiyor. o şiirlerde geçen beyrut'un lübnan'ın beyrut'u değil, almanyadaki beirut(?) kasaba
Bi konferansta profesör konuşmacı orta doğu'dan bahsediyor sanırım. konuşmasında bir şairin şiirlerinden örnekler veriyor devamlı, şiirlerde beyrut geçiyor paso. dinleyici öğrencilerden biri el kaldırarak söz istiyor. o şiirlerde geçen beyrut'un lübnan'ın beyrut'u değil, almanyadaki beirut(?) kasabası olduğunu söylüyor. profesör 15 dakika iptal felan. böyle güzel bişeydi.

beyrut ve beirut başlıklarında aradım, yok. başka da aklıma bir şey gelmiyor. ya şairin, ya da konuşmacının ismini bilmek gerekiyor sanırım.
bulmak istiyorum bu entriyi.
0
mabl
(16.03.09)
Bayreuth olabilir mi?
0
playdead
(17.03.09)
Evet şehir bu. Bakalım bulabilecek miyim entriyi?
0
🌸mabl
(17.03.09)
(1)

durmadan küfür eden bi adamın ses kaydı vardı?

pozitif dusunce de kazanir
4-5 sene öncesinde neredeyse herkesin telefonuna kayıtlıydı dinletiyolardı bilmeyenlere filan. bi abimiz vardı küfürleri saydırıyodu nefes almadan.nerden bulabiliriz bunu? adını hatırlasam bulucam da o da yok..
4-5 sene öncesinde neredeyse herkesin telefonuna kayıtlıydı dinletiyolardı bilmeyenlere filan. bi abimiz vardı küfürleri saydırıyodu nefes almadan.

nerden bulabiliriz bunu? adını hatırlasam bulucam da o da yok..
0
pozitif dusunce de kazanir
(16.03.09)
emlakçı metin olmasın?
0
mabl
(16.03.09)
(4)

Evdeki Ağdan Mesajlaşma

soufigay
Merhaba Arkadaşlar;Şimdi biz evde üç kişi kalıyoruz ve hepimiz genelde bilgisayarın başındayız ve bu üç bilgisayar ağ aracılığıyla birbirine bağlı. Şöyle bir program olsa mesela? Ağdan birbirimizi görüp, birbirimize mesaj yollayabileceğimiz, örneğin msn açık değilken çalışırken falan "Benim karnım a
Merhaba Arkadaşlar;

Şimdi biz evde üç kişi kalıyoruz ve hepimiz genelde bilgisayarın başındayız ve bu üç bilgisayar ağ aracılığıyla birbirine bağlı. Şöyle bir program olsa mesela? Ağdan birbirimizi görüp, birbirimize mesaj yollayabileceğimiz, örneğin msn açık değilken çalışırken falan "Benim karnım acıktı olm, hadi birşeyler yiyelim" diyebileceğimiz?
0
soufigay
(15.03.09)
yıllar önce evrensel kültür de bir karikatür vardı, kızla erkek internetten tanışıyorlar- smileyler muhabbetler gırla. buluşunca ne diyeceklerini bilemeyip birbirlerine bakıp bakıp susuyorlar.. sonra internet kafeye gidiyorlar
0
gunetapar_
(15.03.09)
(bkz: net send)
0
elmalili hamdi yazar
(15.03.09)
elmalılı hocam, başlığa baktım ama nasıl kullanılacağını anlayamadım. var mıdır anneye anlatır gibi anlatanı bunun?
0
mabl
(15.03.09)
xp kurulum cd'sinin içindeki "I386" klasörünün içindeki winchat programcığı işinizi görür sanırım.
0
non descript
(15.03.09)
(5)

msn messenger 8100030d hatası ve bulunamayan çözümü

teritori
evet başlıktan da anlaşılacağı üzere 8100030d kodlu hatadan dolayı msn açamıyorum. google'da çıkan bütün çözümleri denedim yemedi. var mı bilen eden?
evet başlıktan da anlaşılacağı üzere 8100030d kodlu hatadan dolayı msn açamıyorum.
google'da çıkan bütün çözümleri denedim yemedi. var mı bilen eden?
0
teritori
(14.03.09)
off çok fecidir o yaa. kaldırıp tekrardan kurmayı denemişsindir herhalde?
0
mabl
(14.03.09)
live messenger 8.0'ı kurdum, onla girebiliyorum.
0
🌸teritori
(14.03.09)
C:\Documents and Settings\teritori\Local Settings\Application Data\Microsoft\Windows Live Contacts\

messenger'in cache dosyaları var burada, ama gizlidir, görünür hale getir ve sil hepsini. ben teritori yazdım, senin oturum açma adın neyse onu yaz. sorunun düzelir. boşuna 8 ile uğraşma. zaten yakında 8 ile oturum açamıyacaksınız.
0
sql
(14.03.09)
ben o konuyla ilgili msne mail bile yazdım.

database zarar görünce, bilgilere erişilemeyince oluyormuş.
msn bilgilerini silince giriyor ama bir kaç saat sonra yine aynı hata veriyor. illet bir durum.

8.0 kullanıyorum mecburen
0
efruz
(14.03.09)
(bkz: #15860238)
0
surprise
(28.03.09)
(5)

Warcraft 3 frozen throne??

beastangel
Hepimiz oynadık, kimimiz çok sevdi, kimimiz bayıldı, kimimiz zevkten öldü(beğenmemek mümkün değil). Beastmaster karakterli bölümler bittikten sonra, sanki devam edecekmiş gibi bir intiba bıraktı oyun. Hatta Blizzard'ın sitesine bakın falan diyordu. Tabi üstünden zaman geçti ben de unuttum. Gerçekten
Hepimiz oynadık, kimimiz çok sevdi, kimimiz bayıldı, kimimiz zevkten öldü(beğenmemek mümkün değil). Beastmaster karakterli bölümler bittikten sonra, sanki devam edecekmiş gibi bir intiba bıraktı oyun. Hatta Blizzard'ın sitesine bakın falan diyordu. Tabi üstünden zaman geçti ben de unuttum. Gerçekten var mı bir devam bir expansion bir eklenti? Blizzard ne yapar eder tamamlar diye düşünüyorum. Yanılıyormuyum?
0
beastangel
(22.02.09)
Sanırsam bir eklentisi daha var idi.Adı aklımda değil.
0
green eyed penguin
(22.02.09)
ek paket yok sanırsam ama hikaye yarım kaldı. campaign modunu oynayan yok mu?
0
🌸beastangel
(22.02.09)
hikaye world of warcraft'da devam ediyor elbette.
iki tane eklentisi olan warcraft 2
0
kofteburger
(22.02.09)
frozen throne'da orc senaryosu yok normalde, sonraki eklentilerinden birini yükleyince çok eğlenceli adventure tarzında bir orc senaryosu çıkıyor. ilk çıktığı zaman oynamıştım bu kadar hatırlıyorum. bu arada bu dediğin beastmaster senaryosu benim dediğim de olabilir, emin değilim. eğer panda herosuyla oynamadıysan benim dediğim senaryoyu oynamamışsındır. bende cd'si vardı ama birilerine verdim bulmam mümkün değil şu an.
0
mabl
(22.02.09)
bonus campaign'den bahsediyorsun sanırım di mi? evet onlara benim oynadığım kadarıya 2 tane daha expansion çıktı. üçüncüsü çıktı mı bilmiyorum. onları edinmek için blizzard'ın sitesinden en son frozen throne update'ini indirmelisin. updatelerle beraber yayınladılar o campaign'in devamını.
us.blizzard.com
0
bellbane
(23.02.09)
(7)

[Sinema] Rezalet Filmler

ermanen
Burama kadar geldi yahu. Niye bu kadar cok rezalet film yapmak zorunda insanlar. Ozellikle korku filmleri. Hic mi utanma yok insanlarda. Hayir bir sahnesi bile korkutmayan, hic bir kategoriye giremeyecek kadar rezalet filmler var. Tamam belki kult olanlar ve kara mizahlar var ama yeni yapimlarda da
Burama kadar geldi yahu. Niye bu kadar cok rezalet film yapmak zorunda insanlar. Ozellikle korku filmleri. Hic mi utanma yok insanlarda. Hayir bir sahnesi bile korkutmayan, hic bir kategoriye giremeyecek kadar rezalet filmler var. Tamam belki kult olanlar ve kara mizahlar var ama yeni yapimlarda da hala ayni sacmaliklara devam ediyorlar. Simdi kime gore neye gore diyeceksiniz ama bu durumunu bile gececek derecede kotu filmler var, onlardan bahsediyorum ozellikle. Nedir bunlarin amaci, para bol mu bunlarda?
0
ermanen
(22.02.09)
onların da alıcısı var. mesela ne kadar dandik ve kalitesiz de olsa amerikan otoyollarında geçen korku-gerilim filmlerinin delisiyim. film kalitesiz ve berbat da olsa izlemek istiyorum şahsen.
0
deckard
(22.02.09)
Ortalama ve ortalama altı seyirci kitlesine hitap eden filmler çekmek her zaman kâr getirmiştir. İsterseniz dünyanın en dandik filmini çekin ama bu filmi güzel bir fragmanla insanlara tanıtırsanız ve medyada sıkça yer almasını sağlarsanız süper para götürürsünüz.

Sinema filmlerini sadece "sinema" yapmak için değil, para kazanmak için çekenler de var. Bu bahsettiğiniz filmler de bu kategoriye giriyor işte.. Ben bunlara "ucuz piyasa filmleri" diyorum kendimce.
0
vita vinum est
(22.02.09)
@ermanen bu işin bir endüstrisi var.

senin dediğin gibi senede 3-5 tane kaliteli film yapılsa. binlerce tv kanalı nasıl zamanlarını dolduracak, sinema salonları ne gösterecek, dvd dükkanlarında ne satılcak?

bu endüstrinin çarklarının dönmesi lazım.
0
mea maxima culpa
(22.02.09)
televizyon filmi değilse eğer çekilenler, kesinlikle kendi parasını çıkarır. kar yapma ihtimali de yüksektir baya. deckard örnek vermiş ben de vereyim. saçma sapan yaratıkların başrolde olduğu filmlerin hastasıyım ben de. ne zaman tv'de yakalasam, internette bulsam izlerim anında. bu filmler ne kadar mantık hatası, saçmalık, klişe barındırsa da izleyicinin kafasını hiç yormaz. sadece izlersin. kendini karakterlerle de bütünleştirmezsin. yani o senin için sadece filmdir fazlası değil. bir memento, bir matrix, bir fight club izlediğimiz de nasıl beynimiz tırmalanıyor, kasılıyorsa bu filmlerde de tam tersi. tüm günün stresi yüklenmiş beyin bir leprachun'un uzayda insanları öldürmesini rahatlamak için kullanıyor. en azından benimki öyle. tavsiye ederim ben. izleyin bu filmleri.

unutulmaması gereken nokta filmin kendi içindeki dinamiklerini yargılamamak. olayları da o dinamikler dahilinde yorumlamak. bunu başardığınızda on yıl öncesinin traş amerikan tv filmlerini bile rahatlıkla ve zevkle izleyebilirsiniz. ayrıca film karakterlerini sorgulamayın. o kadın niye öyle yaptı deyin ama şöyle yapsaydı demeyin. anasına sövün ama film karakterine akıl vermeyin. bu onun karakterini değiştirmez ama sizin seyir zevkinizi siker atar.

konuyu çok güzel saptırdım. lafın kısası onun da seveni var.
0
ayiadam
(22.02.09)
Korku filmleri için bi tavsiye vereyim: Kendini tamamen başrol karakterin yerine koy. Onun hissettiğini hissetmeye çalış. Şimdi itiraf edelim, film ne kadar sikko da olsa orda sen olsan korkardın di mi? "Filmde hayalet var, ama ben hayaletten korkmam ki?" deme, başroldeki karakter korkuyor. Koy kendini onun yerine.

Porno izlemek gibi, porno izlerken kalitesine felan bakıyor musun?
0
mabl
(22.02.09)
olay tamamen sektörün dönmesi için. ayrıca kaliteli film çevirecek yönetmenler neleri yapmamaları gerektiğini bu filmlerden öğreniyor. bir özellikte hasyal gücünde sınır tanınmaması. bu yönden de ilham kaynakları bu filmler. hepsi en azından filmin bütçesini kurtarıyor çünkü ortada gerçekten bir masraf yok. kimisi ise çok getiriyor. bu filmlerin gişeden zararla dönmesi gibi bir durum yok. bir nevi riski olmayan kumar gibi.
0
emrag
(22.02.09)
evet haklısın rezalet filmler yapıldı yapılıyor ve yapılacak. bu biraz da toplumun kültür seviyesinin homojen olmamasından ve hatta kültür seviyesi düşük olanların toplumda çoğunlukta bulunmasından kaynaklanır. kültür de sakın okulla ilişkilendirilmesin çoğumuz üniversite ortamını biliyoruz.(eşeğe altın semer vursan yine eşek hesabı) ot gelip ot giden adamlar var. işte kültür insanın kendine olan saygısı ve kendini geliştirme isteğiyle ilgili daha çok.
sinema da bir endüstri olduğu için (en azından dünyada öyle) yapılacak herhangi kalitesiz bir filmin bile milyonlarca alıcısı olduğu bilinmekte. bunun için holywood a şöyle bir bakarsak, ne kadar ucuz işler (kalite anlamında ucuz bütçe olarak değil) yapıldığını görürüz. bu ucuz işler yapımcılarına milyonlarca dolar kazandırmakta. o kadar uzağa bakmayalım dersek recep ivedik örneği var önümüzde. 2. sini izlemedim ama 1. sini izlemek zorunda kalmış bir insan olarak şunu söyleyebilirim: benim izlemeyi tercih etmediğim amerikadaki türünün örnekleri ile aynı seviyede bir film olduğunu söyleyebilirim. izledim utanıyorum falan demiyorum ama o 2 saatlik süreyi ben başka bir film izleyerek, ya da bişiler okuyarak değerlendirmeyi tercih ederim. eğlenmek, gülmek istiyorsam da çok daha kaliteli filmleri tercih ederim. (mesela madagascar diye şahane bir animasyon var bazı insanlar bu filmleri çocuk filmi diyip direk izlemeyi reddediyolar ama bi bilseler ne kadar sağlam ve kaliteli bir film olduğunu...) bu film gişe rekorları kırdı, hayatında sinemaya senede bir kez bile gitmeyen insanları bile sinemaya çekti bu açıdan iyi bir işe yaradı. ama keşke insanlar böyle filmler için değil de daha kaliteli şeyler izlemek için sinemaya gitselerdi. (herkes benim zevkime sahip olsa demiyorum herkes keşke daha kaliteli işlere harcasalar zamanlarını)
insanlar recep ivedik 2 yi izleyeceği o 2 saatte slumdog millionaire i izlemeyi tercih etse misal, hem neler kaçırdıklarını görürler hem de en azından istemeden de olsa bişiler öğrenirler. sinemanın bazen didaktik bir yapısı da vardır. bunu yönetmen belki bilinçli belki bilinçsiz bir şekilde yapar, tabi seyircinin de bunu algılaması lazım. konuyu uzattım sanırım ama demek istediğim şu:
keşke öyle filmler gişe rekorları kıracağına daha kaliteli filmler gişe rekorları kırsa, insanlar bazen düşünmeye sevk edilse, bazen düşünmemeye, bazen sadece gülmeye bazen ağlamaya, bazen kızmaya...
0
rentts1
(22.02.09)
(10)

sakal düzeltme makinesi

schwannoma
merhabalar,jilet kaydı tabir edilen stili sevmiyorum, ama sakalımı berberden berbere düzeltince de hayvan gibi oluyorum afedersiniz. sakalı çeşit çeşit boyda kesebilen, kullanışlı bir cihaza ihtiyacım var.önerilerinizi bekliyorum.
merhabalar,

jilet kaydı tabir edilen stili sevmiyorum, ama sakalımı berberden berbere düzeltince de hayvan gibi oluyorum afedersiniz.

sakalı çeşit çeşit boyda kesebilen, kullanışlı bir cihaza ihtiyacım var.

önerilerinizi bekliyorum.
0
schwannoma
(22.02.09)
10-15 milyona satilan cin mali sac kesme makineleri gayet iyi yapiyor bi isi, fazlasina gerek yok. bazilari dandik cikabiliyor ama, sans meselesi. turkiye'de yoldan aldigim sinbo superdi, amerika'dan markali bir tane aldim yoluyordu saci sakali.
0
lykos
(22.02.09)
bende almıştım 10-15 lira civarında işportada olanlardan gayet başarılı çıkmıştı, tek sorunları genelde uzakdoğu üretimi elektronik aletlerin pil ömrünün yetersiz oluşu. 10 saat şarj etmeme rağmen 15 dakika çalışıyor max
0
lifeframe
(22.02.09)
işportadan satılan en fazla 15 ytllik saç kesme makinaları var onları kullanabilirsin,pilli alma derim fişe takılandan al işi çok iyi görür.
0
trumanshow
(22.02.09)
tschibo(ya da adı ne boksa işte. çibo diye okunuyor)'dan almıştım 20 liraya mı ne. hala canavar gibi. saç sakal her şeyi alıyor. berbere gitmiyorum 1.5 senedir.
0
teritori
(22.02.09)
seyyar satıcılarda falan satılanlardan alabilirsiniz. hatta hem şarjlı hem de direk elektrikle çalışanlar var.
0
lancelot du lac
(22.02.09)
cruzer4 var ama alışana kadar anan ağlıyor. bi de sakalın uzun olması lazım kısayken pek bi işe yaramıyor
0
vengeance is mine
(22.02.09)
ya ben de bir dönem sinbo'nun saç kesmesini kullandım ama sadece üç boyu var üçünü de sevmedim ben, sizin dediklerinizde var mı çeşit?
0
🌸schwannoma
(22.02.09)
bende arzum var şu an. 5 boy seçeneği mevcut. 25 milyon felandı aldığımda.
0
mabl
(22.02.09)
genelde sac icin kullandigim icin cok kisa gerekmiyor ama baktim 3-22mm olmak uzere 7 boy var bendekinde, sarjli olanin pili cok gitmemisti evet.
0
lykos
(22.02.09)
tam 2 hafta once bu olayi cozdum

taksimdeki buyuk teknosa'dan (eski megavizyon) "babyliss " (fransiz) marka sac ve sakal duzlestirici aldim titanyum. 69 ytl kdv dahil. performansindan inanilmaz derecede memnunum.

alet su
www.eleven.se

3 ayri boyutta kesme taragi var. ayni zamanda aletin ustunde turbo dugmesi de var.
3 taragin yaninda, aletin kendi ayarlama zimbirtisi da var. cok cok basarili ve kaliteli bir set.

digerlerini satin almadan once mutlaka gidin ve aleti gorun, gorevliye kutusunu actirip bakin.

not: o sinbo'nun allah belasini.. gecen sene elimde yanmisti aleti..
bir arkadasimin annesine aldigi sinbo da, ikinci gun calismadi.
0
la traviata
(22.02.09)
(6)

"doldurulmuş hayvan"ın ingilizcesi

tavsan hummasi
Merhabalar, var mıdır "doldurulmuş hayvan"ın İngilizcesini bilen? Lütfen sözlüklerden bakıp "stuffed animal" önerisiyle gelmeyin, zira: http://images.google.com/images?hl=en&q=%22stuffed+animals%22&gbv=2
Merhabalar, var mıdır "doldurulmuş hayvan"ın İngilizcesini bilen? Lütfen sözlüklerden bakıp "stuffed animal" önerisiyle gelmeyin, zira:

images.google.com
0
tavsan hummasi
(21.02.09)
taxidermied (fox, squirrel, moose...)

"doldurulmuş"tan ziyade tahnit edilmiş demek ama bunu arıyorsunuz yanılmoorsam.
0
dehri
(21.02.09)
en.wikipedia.org

burda da stuffed kullanilmis doldurulmus hayvanlar icin.
0
shi aila
(21.02.09)
stuffed animals i kabul etmeme nedeniniz google aramasi ise bir daha düsünün derim ben. yok bildiginiz birsey varsa onu söyleyin biz de yorulmayalim boşuna.
0
atmacaged
(21.02.09)
eğer dondurulmuş hayvan görsellerine ulaşmak istiyorsan direkt hayvanla arat. stuffed squirrel, stuffed birds gibi. peluşlar da var ama gerçek hayvanlar da çıkıyor.
0
mabl
(21.02.09)
"stuffed animal" dogrudur ama daha cok oyuncak ve pelus olanlar icin kullaniliyor. ama doldurulmus gercek hayvanlar icin de gayet kullaniliyor. shi aila'nin verdigi link'te bile kullanilmis zira. ayrica profesyonel taksidermistler "mounted animal" tabirini de kullaniyorlarmis.
0
ermanen
(21.02.09)
stuffed animal şeklinde kullanımına, filmlerde vesaire, şahit oldum.
0
squatterbloat
(21.02.09)
(6)

lost sorusu - spoiler içerebilir

kibritsuyu
sevgili lost sever ve takip ederler.---spoiler var gibi---benim merak ettiğim bir şey var. yok öyle teori meori sormayacağım. şimdi bu dizide senaryo gereği ölen veya ortadan kaybolan kişiler var. bunlardan hangileri diziden tamamen ayrıldı, hangisi daha devam edecek de senaryo gereği şimdilik gözük
sevgili lost sever ve takip ederler.

---spoiler var gibi---

benim merak ettiğim bir şey var. yok öyle teori meori sormayacağım. şimdi bu dizide senaryo gereği ölen veya ortadan kaybolan kişiler var. bunlardan hangileri diziden tamamen ayrıldı, hangisi daha devam edecek de senaryo gereği şimdilik gözükmüyor? mesela michael diziden ayrıldı ve tamamen gitti mi? aynı şekilde walt, claire? bunlar ölmedi (michael patladı gerçi ama jin de patladıydı ona bakarsan). ortalıkta da yoklar. ama çıkıp da gelebilirler mi, yoksa osman sınav'la kavga edip kurtlar vadisi'ni bırakan ve yollarını tamamen ayıran (o derece ki adı bil geçmeyen) oktay kaynarca gibi "daha da gelmem lost'a" diyip de mi gitmişlerdir?

aynı şekilde ölen oyuncular da öyle. boone mesela. taa birinci sezonda öldü. ama ikinci sezonda da locke'un rüyasına falan girdi. yine oynadı. charlie öldü gitti. ama hurley flashbackinde charlie'yi tekrargörebilir miyiz? yoksa j.j. amcayla kavga edip gitti de daha hiçbir şekilde çıkmaz mı karşımıza? üstelik şimdi bir de ada zamanda zıplıyor. daniel russo'nun (nası yazılıyodu bilemedim) gençliğini falan gördük, claire'in doğum yaptığını gördük (evet claire'i görmüşüz aslında ama o bölümden montaj da olabilir yeniden çekilmeden). böyle şeylerle de karşımıza çıkabilirler mi bu ölüp/kaybolup gidenler?

---spoiler---

türk dizi mantığıyla izleyince böyle şeyler geliyor insanın aklına. karakteri uzun süre göremeyince "kesin yapımcıyla takışmıştır, senaryo gereği öldürülmüş veya bir yerlere, yurtdışına falan gönderilip diziden çıkarılmıştır" diye düşünüyor insan.
0
kibritsuyu
(21.02.09)
Mr Eko'yu oynayan amca ailesinden uzak kaldığı için geri İngiltere'ye döndü, Ana Lucia'yı oynayan hatun da ekiple takışmış hırtlık yapmış. Onları görmeyiz sanırım bi daha.
0
mabl
(21.02.09)
ana lucia dönecek dendiydi. hatta 5x02'de de gördük kendisini?? sonra mı takıştı acaba?

ana lucia diyince. libby vardı bir de. öldü ama hurley ve akıl hastanesi olayı öyle kaldı? hadi onlar sönük karakterler. eko'yu niye görelim ki bir daha. ne sebeple karşımıza çıkabilir ki. ana lucia da öyle. hadi boone'u, shannon'ı falan da sittiret. ama charlie hurley'e hayalinde hurley'e bir şeyler derken gözükebilir. keza claire bir yerden çıkmalı. libby olayı açıklığa kavuşmalı. michael, walt, vs.
0
🌸kibritsuyu
(21.02.09)
bahsedilen karakterlerden en çok görme ihtimalimiz bulunanları claire ve walt sanırım.ikisi de kilit karakterler sonuçta ve hala dizideler.
0
aynali
(21.02.09)
Zamanda devamlı hopluyo ya ada, onların hayatta olduğu zamanlara gider felan ne bileyim. Keşke dönse Eko.
0
mabl
(21.02.09)
claire senaryo gereği 5. sezonda görünmeyecek diye biliyorum. 6. sezonda tekrar karşımıza çıkacakmış. diğerleri hakkında net bi bilgim yok.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(21.02.09)
lost söz konusu olunca çok mantık yürütülmüyor aslında. mesela geçen sezonlarda walt gelmez, büyümüştür o aradan zaman geçti bıdı bıdı diyorduk, utanmadan boy atmış çocuğu koydular cast'e bir de aa büyümüşsün sen dedirtip karaktere artistik yaptılar.

şimdi senaristin biri bunu okusa ve ben desem "eko sksen dönmez", inadına herifi diziye sokar elemanlar. zor iş.
0
rygard
(22.02.09)
(6)

Sigortalı işçinin askere gitmesi durumu.

mabl
Sigortalı bekar çalışan Mayıs'ta askere gidecek er olarak 15 ay. 1) İşyerinden alabileceği herhangi tazminat benzeri birşey var mı?2) SSK'dan ya da bu işlere kim bakıyorsa ondan alabileceği herhangi bir ücret va mı?
Sigortalı bekar çalışan Mayıs'ta askere gidecek er olarak 15 ay.
1) İşyerinden alabileceği herhangi tazminat benzeri birşey var mı?
2) SSK'dan ya da bu işlere kim bakıyorsa ondan alabileceği herhangi bir ücret va mı?
0
mabl
(20.02.09)
kıdemine göre kıdem tazminatı ödenir.
0
izaleisuyuu
(20.02.09)
sanırım kıdem tazminatı alınabiliyor

not: en az 1 yıl çalışmış olması gerek
0
trista
(20.02.09)
Görünüşe göre kıdem tazminatına hak kazanıyor evet. Şimdi nette biraz araştırdım ancak net ve güncel bilgilere ulaşamıyorum.

01.11.2007 girişli asgari ücretli çalışan, 01.05.2009 da sülüs vererek ayrılacak. Ne kadar tazminat almaya hak kazanır?
0
🌸mabl
(20.02.09)
900 TL civarı olması lazım.

ama bazı işyerleri işçinin giriş tarihini biraz geç gösterebiliyor. Sigorta girişi ne zaman yapıldıysa mesela o tarih gözüküyor olabilir. Bir sorun işyerinize bence.
0
trista
(20.02.09)
son brüt maaşı / 360 x 540
0
kibritsuyu
(20.02.09)
brüt maaşının 1 buçuk katı olacak bu durumda. kıdem tazminatı olarak her çalışılan tam yıl için 1 brüt maaş ödenir. 1yıldan arta kalan süreler oranlanır.
0
kirmizi gul demet demet
(20.02.09)
(15)

sinema ve yemeksinema

anki06
sinema ve yemek ağırlıklı filmleri hatırlatabilirseniz(özelikle türk filmleri ve çorbalı olanları :-) sevinirim ...
sinema ve yemek ağırlıklı filmleri hatırlatabilirseniz(özelikle türk filmleri ve çorbalı olanları :-) sevinirim ...
0
anki06
(19.02.09)
köylü kisiyi modern hayata alistirma cercevesinde basta tavuk olmak üzere yeme adabini ögretme icerikli türk filmlerine bir kac örnek sayabilirim istersen.
0
shi aila
(19.02.09)
yemekle ilgili butun filmler siralanmis:
www.lib.berkeley.edu

ferzan ozpetek'in "hamam" adli filmi de var listede.
0
ermanen
(19.02.09)
şener şen in sanırım aşçı olarak başrolde olduğu ve tamamı mutfakta geçen bir filmi vardı. adı aklıma gelmedi ama.
0
hevipeyra
(19.02.09)
şener şen'in filmi için (bkz: zengin mutfagı)
0
patricia teyze
(19.02.09)
zengin mutfagi var ama onda corba var miydi hatirlayamadim.
0
atmacaged
(19.02.09)
despero'yu izleyince canım feci çorba çekmişti.
0
mabl
(19.02.09)
Yabancı için Delicatessen, Ratatouille, No Reservations geliyor aklıma.
0
sui
(19.02.09)
aklıma tampopo geliyor. yumurta sahnesini hep yapmak istemişimdir:)
0
atmosphere
(19.02.09)
fatih akın'ın bir filmi vardı aile restoran işletiyordu. adını hatırlayamadım şimdi.
0
ezeriko
(19.02.09)
la grande bouffe. izlemek yürek ister .)
0
nihilanth
(19.02.09)
iğrenç olacak ama ıssız adam demeden duramayacağım.
0
robinbook
(19.02.09)
robinbook
(19.02.09)
başrolünde Rüştü Asyalının oynadığı bir keloğlan filmi varıdı. kralın kızı hasta idi. kimse iyileştiremiyor idi. keloğlanda kıza tarhana çorbası yapıyor idi. kız iyileşiyor ve keloğlan ile evleniyorudu.
0
ground
(19.02.09)
bir de şu varmis

www.ake.ege.edu.tr
0
atmacaged
(19.02.09)
(bkz: politiki kouzina)

yemek kültürüyle türk yunan nüfus mübadelesini harmanıyor. yemek üzerinden bir (aslında 2) kültürü anlatıyor.
0
hia
(20.02.09)
(1)

Sıdıka'nın acil olarak yeni bir eve ihtiyacı var (Ankara)

robin crusoe
sıdıka bize 1 ay önce geldi. şimdi 3-4 aylık. iç parazit aşısı yaptırıldı, dış parazit ilacı da uygulandı. tuvalet eğitimi var. çok kibar ve zarif bir kız gerçekten. böyle kırıta kırıta yürüyor filan. geldiğinde bi deri bi kemik olduğu için bunun adı olsa olsa sıdıka olur dedim öyle kaldı. ama şimdi
sıdıka bize 1 ay önce geldi. şimdi 3-4 aylık. iç parazit aşısı yaptırıldı, dış parazit ilacı da uygulandı. tuvalet eğitimi var. çok kibar ve zarif bir kız gerçekten. böyle kırıta kırıta yürüyor filan. geldiğinde bi deri bi kemik olduğu için bunun adı olsa olsa sıdıka olur dedim öyle kaldı. ama şimdi baya besili sayılır, en azından kucağına alınca kemikleri gelmiyor eline. yiyecek konusunda çok geniş bi yelpazesi var. makarna mı yaptın? tabakta kalan makarnaları 1 kaşık yoğurtla karıştır afiyetle yesin. kahvaltıda yumurta mı haşladın? beyazından bir parça ver yutsun. zeytin, her türlü peynir, kardeşim gofret yediğini bile iddia etti ama siz yedirmeyin gerek yok. kuru mama ve ciğeri zaten çatlayana kadar yer hiç affetmez.

bugüne kadar sayısız kedi besleyip hepsini sahiplendirdim. hala 7 yaşında bir demirbaş var evimde. yanına gelen misafirler yetişkin erkek olmadığı sürece iyi davranıyor, sıdıkayla da iyi anlaşmışlardı bi abi kardeş durumu oldu ama. kardeşimin bazı alerjik problemleri nedeniyle kedi popülasyonunu azaltmak zorundayız acil olarak. bu küçük hanıma arkadaşlık edecek birisini bulamazsak o lanet petshoplardan birine gidecek ne yazık ki. bi buldurun be?
0
robin crusoe
(18.02.09)
Benim kedim bu! 2 sene önce kaybolmuştu. Adı da Sıdıka felan değil, hem erkek. Ayrıca 8 yaşında olması lazım şimdi. Off özlemişim yavrumu. Kız gibi konuşmaya başladım. Ah be alırdım ben bunu ev müsait olasydı.
0
mabl
(19.02.09)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.