Giriş
(3)

alakasız cezaya itiraz

thejester
benim üstüme olan ama bir süredir arkadaşımın kullandığı bir motosiklet var. bununla bir ceza gelmiş fahri trafik müfettişinden, ama ceza ağır vasıtaların sağ şeritten gitmemesi ile ilgili. 1- sanırım buna uyap'tan itiraz ediyoruz. doldurdum doldurdum elektronik imza istedi, ptt'ye başvurdum alacağı
benim üstüme olan ama bir süredir arkadaşımın kullandığı bir motosiklet var. bununla bir ceza gelmiş fahri trafik müfettişinden, ama ceza ağır vasıtaların sağ şeritten gitmemesi ile ilgili.

1- sanırım buna uyap'tan itiraz ediyoruz. doldurdum doldurdum elektronik imza istedi, ptt'ye başvurdum alacağım. ne kadar sürede sonuçlandığını ve iptal talebinin beyhude bir çaba olup olmadığını bilen var mı?
2- iptal olmaması durumunda arkadaşımın bir şekilde "bu cezayı ben yedim kardeşim adamın araçla alakası yok" diye üstüne alması mümkün mü?
0
thejester
(14.06.22)
fikir olmasi acisindan esas cezayi yazacaklari plakayi okuyamamis olabilirler veya dogru durust yazamamis olabilirler.
0
idexo
(14.06.22)
spesifik olarak aracı kullanan kişiye borcu ile birlikte satmanızı tavsiye ederim.şöyle ki.
bir arkadaşım arkadaşına motorunu veriyor motorunu verdiği arkadaş restoran önünden çaldırıyor,çalan şahıslar bir turisti gasp ediyorlar,kasklardan ötürü tanınamıyor ve plaka tespitinden motorun sahibi çocuğu gece 4 de evinden don paça alıyorlar.işin içinden hala çıkabilmiş değil.
0
jamswety
(14.06.22)
plakaya yazilan borcu baskasina iteleyemezsin, o aracla adam oldururse de seni bulurlar.

Bu yuzden odunc arac verilmez ya da sozlesme yapilir yedek anahtatiyla birlikte verirsin.
0
divit
(14.06.22)
(8)

Tissot saat seçimi

Kaleci Saçlı Forvet
Ben yeşil kadranlı saatleri çok seviyorum, gönül ister ki rolex oyster perpetual green dial alalım ama alamıyoruz haliyle, Tissot Gentleman serisinin 2 saati var bu şekilde ben 1 numarayı çok sevdim ama kardeşim de 2 numarada ısrarlı, kardeşim bu konularda zevksiz olduğu için ona çok güvenmiyorum bu
Ben yeşil kadranlı saatleri çok seviyorum, gönül ister ki rolex oyster perpetual green dial alalım ama alamıyoruz haliyle, Tissot Gentleman serisinin 2 saati var bu şekilde ben 1 numarayı çok sevdim ama kardeşim de 2 numarada ısrarlı, kardeşim bu konularda zevksiz olduğu için ona çok güvenmiyorum bu konuda. Ben 2 numaranın kasasını kordonunu çok beğenmedim, sizin fikriniz nedir? Teşekkür ederim.

1: www.tissotwatches.com

2: www.tissotwatches.com
0
Kaleci Saçlı Forvet
(14.06.22)
1 numara her durumda digerinden daha iyi.

ayrica kardesin hakkinda teshisin de dogru :)
0
helenart
(14.06.22)
50mm saat kullanan bi insan, o nedenle fikrine çok önem veremedim gfgh
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(14.06.22)
Bu ikisi arasında 1 numara.
Başka saat olabiliyorsa eşime şu saati almıştım; www.saatvesaat.com.tr yeşili de vardı diye hatırlıyorum. İç dokusu rengi daha güzel gösteriyor.
0
marla is in my head
(14.06.22)
"seiko prospex alpinist green dial" seklinde aratirsan epey klas bir saat.
0
idexo
(14.06.22)
1 cok guzeeel
0
ala09
(14.06.22)
1. güzel ama çok düz geldi bana. Bir de bunlar var demeye geldim:
www.tissotwatches.com
www.scubo.nl
www.scubo.nl
0
SiyamkedisiZorro
(14.06.22)
Hocam ben düz bi adamım ya biraz dede işi saatler kullanıyorum, normalde de kullandığım saat şu oradan hesap et işte: www.amazon.com :)
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(14.06.22)
2 spor giyime gitmez 1 daha iyi. Ama itiraf etmek gerekirse 2 numarada uzun süredir gözüm var. Yine de 1 diyorum. Bunların dışında T kadranlı bir model bulursan onu tercih et. Tissot deyince akla T kadran gelir.
0
uvcray
(14.06.22)
(7)

ocağım ve fırınım yok nasıl beslenebilirim

stationary traveller
pansiyon-otel karışımı ortak mutfaklı (kettle ve mikro dalga fırın var) bir yerde kalıyorum. uzun vadeli kalacağım için nasıl sağlıklı ve doyurucu beslenebilecek bir yol arıyorum. yulaf ezmesi, muz ve ceviz alıp arada sırada kettleda su kaynatıp yulaf ezmesi yapabilirim. ama aklıma başka bir şey gel
pansiyon-otel karışımı ortak mutfaklı (kettle ve mikro dalga fırın var) bir yerde kalıyorum. uzun vadeli kalacağım için nasıl sağlıklı ve doyurucu beslenebilecek bir yol arıyorum. yulaf ezmesi, muz ve ceviz alıp arada sırada kettleda su kaynatıp yulaf ezmesi yapabilirim. ama aklıma başka bir şey gelmedi. pişirmeden veya pratik olarak yapabileceğim önerilere açığım.
0
stationary traveller
(14.06.22)
Tek gozlu elektrik ocagi alabilirsiniz.

Bunun disinda bol bol salata malzemesi alip salata yapabilirsiniz. icine protein olarak peynir veya mikrodalgada isitilabilen islenmis et urunleri alabilirsiniz.
0
cleric
(14.06.22)
mustafakesekci
(14.06.22)
Elektrikli ve buharlı cihazlar ve mutlaka tekli elektrikli ocak.
0
rewlack
(14.06.22)
kurutulmus, kurlenmis etler yayginlasiyor. sucuk ve pastirma kadar kokmayan turleri de mevcut.
haslanmis bakliyat
mevsiminde taze meyveler, domates, salatalik vs.

ayrica tek gozlu seyyar elektrikli ocak alip mutfaga goturup getirebilirsiniz. uzun boylu yemek yapmasaniz bile en azindan yumurta vb pisirirken isinizi gorur. arada omlet krep vb yaparsiniz.

dolap vs de olmadigindan illa ki standart bir mutfaga gore maliyeti yuksek olacaktir. fakat saglikli alternatifler bolca mevcut.
0
idexo
(14.06.22)
kahvaltıda mikrdodalgada yumurta haşlayıp klasik kahvaltı,
öğlen ve akşam için konserve yemekler ve pilavlar var yeni çıkan onlar güzel olabilir. ben de benzer bir şekilde yaşadım bir süre, mikrodalga tarifleri diye aratabilirsiniz.
0
yonge and bloor
(14.06.22)
tek gözlü elektrik ocağı +1

bir de, arzum foodie'yi bir inceleyin. benmari usulü gibi suyu ısıtarak yemek ısıtmak için ama brokoli haşlama, pilav yapma için de kullanılabiliyor.

yumurta haşlama için elektrikli cihazlar var.
0
la lykia
(14.06.22)
bir küçük tüp satın alarak çözebilirsiniz. işiniz bitince geri satar paranızı geri alırsınız.
0
naksidil
(14.06.22)
(6)

"neşeli" müzik

osuran imam
jung'un "dışadönük tip" dediği insanlar hangi müzikleri dinliyor? yani "neşeli" müzik denince akla ne geliyor? sadece pop müzik mi var elde? insanı dert sahibi yapan müzikler dinleye dinleye iyice depresif oldum. müzik zevkimi gözden geçirmek istiyorum. lüzumsuz bir konuymuş gibi geliyor, ama müzikl
jung'un "dışadönük tip" dediği insanlar hangi müzikleri dinliyor? yani "neşeli" müzik denince akla ne geliyor? sadece pop müzik mi var elde? insanı dert sahibi yapan müzikler dinleye dinleye iyice depresif oldum. müzik zevkimi gözden geçirmek istiyorum. lüzumsuz bir konuymuş gibi geliyor, ama müzikle çok içli dışlı biri için önemli bence. bir de bu "neşeli" müzikle "dertli" müzik türsel olarak belirlenebilir mi? mesela sadece insana yaşama sevinci verecek bir müzik "tür"ü var mı acaba? yoksa tamamen müzisyen düzeyinde mi düşünmek lazım bunları?
0
osuran imam
(13.06.22)
Sorunun içeriğini okumadan uzunca bir liste yapmıştım, soru bambaşkaymış:D

Yine de cevap vermem gerekirse bence olay sadece müzisyen ile bitmiyor. Sadece pop da yok, neşel klasik müzik parçaları da var. Bazen slow ağırlıklı çalışan sanatçı ve gruba bakıyorsun bi tane hareketli parçası oluyor. Misal Kings of Convenience- I'd Rather Dance With You, acayip enerjik, mutlu etmeli. Yani değişiyor bana göre.
0
Amaranta ursula
(13.06.22)
remixler neşeli müzik bence www.youtube.com
0
ala09
(13.06.22)
"genre"/"janr" muzigin tarzini ifade eder, fakat duygu meselesi tarzdan farklidir. yani duygusal pop da var, hatta turkiye'de arabesk pop cok yaygin. buna ragmen pop eskiden beri turkiye'de "hafif bati muzigi" olarak bilinir ve rahatca dinlenebilecek yormayan bir tur muzigi ifade eder.

rock yine turkiye'de yanlis anlasilmis bir turdur. niyeyse rock'cilar da oluyorum bitiriyorum deyip duruyorlar...

klasik bati muzigi deyince mesela bunun agir duygusal olani da var, coskulu ve neseli olani da var, epik ayri, fantastik ayri...

bence tur vs ayirma fakat dedigin gibi muzisyenin tavrina gore sec. aglak adamlardan uzak dur.
0
idexo
(14.06.22)
eskiden kral tv'de falan parçalar anons edilirken iki ayrılırdı: duygusal çalışmalar ve hareketli çalışmalar. bu ayrımın türkiye dışında başka bir ülkede yapıldığını duymadım. biz arabeske öyle bulanmış bir toplumuz ki pop müziğimiz bile acılı, o yüzden şarkıları acılı/acısız diye ayırıyoruz.

batıda içkiyi eğlenmek için içer insanlar, biz dertlenip üzülmek için içeriz. biraz bunun gibi.

sorunun net bir cevabı yok. çünkü "neşeli" diye bir tür yok. yeri geldiğinde klasik müzikten de neşe alırsın, rap'ten de, folk müzikten de. ama dışadönük tip dediğinde benim kafamda indie pop-rock dinleyen tipler geliyor genelde. nedense hayat ve gençlik enerjisi en çok bu türde varmış gibi hissediyorum.
0
sir gawain
(14.06.22)
Evet insanın ruh halini çok değiştiriyor. Ben "neşeli müzik" dinleyemiyordum, bilinçli bir şekilde kendimi zorlayarak bir süre sadece böyle şeyler dinledim ve sonra alışmaya başladım.

Şimdi eskiden çok sevdiğimi söylediğim gruplar, sanatçılar içimi şişiriyor.

Genelde pop evet, ama illa pop olmasına gerek yok. Ella fitzgerald'ın I got rhythm'i jazz örneği mesela.

O açıdan türsel konuşmak zor, ama bazı türler içinde bazı duygular daha fazla. Örneğin siz gothic müzik dinleyip çok pozitif parça bulamazsınız. Ancak genel geçer rock, blues, pop, r&b, soul, jazz, country gibi türler içinde her türlü duyguya uygun şarkılar var.
0
akhenaten
(14.06.22)
Neşeli müzik dinlerken keyif aldığın müziktir. Herhangi bir şeyden keyif alabilmen için ise öncelikle neyi sevdiğini bulman, ardından da bağ kurman gerekir. Dinlediğin şeylerin herhangi bir elementiyle(sözleri-poetrisi, melodik yapısı, genel soundu, belki de performansçının güzelliği - yakışıklılığı vs. uzar gider) bağ kurmadığın, içselleştirmediğin, kendinden yahut keşfedip keşfedemediğin türlü isteklerinden bir şey bulmadığın sürece, saatlerce boş boş neşe umut edip dinleye de bilirsin tabi karışamayız.

Farz-ı misâl ben dark soundları seven bir bireysem; Regi(genel olarak neşeli diye tabir edilir) dinlesem dahi o janradaki dark soundlu şarkıları tercih ederim. İnsanları değil, kendi içgüdülerimi dinlerim mutlu ve neşeli olurum.
0
Solit
(27.06.22)
(5)

Üretim için ön ödeme

kerem555
Bir ürünün üreticisi adetli bir sipariş aldığında işe başlamadan ne kadar ön ödeme almalı?
Bir ürünün üreticisi adetli bir sipariş aldığında işe başlamadan ne kadar ön ödeme almalı?
0
kerem555
(12.06.22)
uretilen ise/urune gore degismekle birlikte piyasalarda genel kabul goren bir anlayisa gore en azindan yarisini pesin almali kalani da urun tesliminde almali.

vadeli calismaya uygun bir donemde degiliz. sirf rekabet etmek icin vadeli islere girisirseniz ya dolandirilirsiniz ya batarsiniz...
0
idexo
(12.06.22)
Yüzde 30 ya da 50 civarı peşinat ödeme yapılır. Sözleşmeye göre belirlenir.
0
conta
(12.06.22)
İşe göre değişir ama kullanılacak hammade bedelini peşin almanız yerinde olur.
0
kaptankedi
(12.06.22)
Tekstilde genel kabul %30, pazarlıkla daha altı da olabiliyor.
0
PoscheN
(12.06.22)
@PoscheN+1
Tekstilde genel %30.
0
yesilimtrak
(12.06.22)
(4)

çoğu işin rast gitmemesi

newlywed
Hayatıma dönüp baktığımda hep kritik noktalarda bir şeylerin ters gittiğini görüyorum. Şimdi de psikolojik olarak aşırı bunaldım. Tam çıkmaya çalışıyorum, adım atmaya çalışıyorum, başka bir engel çıkıveriyor. O yüzden de yine bir olumsuzlukla karşılacağım diye adım atasım bile gelmiyor. Yıldızım mı
Hayatıma dönüp baktığımda hep kritik noktalarda bir şeylerin ters gittiğini görüyorum. Şimdi de psikolojik olarak aşırı bunaldım. Tam çıkmaya çalışıyorum, adım atmaya çalışıyorum, başka bir engel çıkıveriyor. O yüzden de yine bir olumsuzlukla karşılacağım diye adım atasım bile gelmiyor. Yıldızım mı düşük, bütün bunlar neden kaynaklanıyor gerçekten bilmiyorum. Üzerimde büyü olduğunu bile düşünmeye başladım. Negatif enerji sarmalında mıyım da böyle oluyor bilmiyorum, inanın çok yıldım. Yine bir engel çıkacak diye çabalamak bile istemiyorum. Böyle zamanlarınız oldu mu, bu düşük titreşim vs artık neyse bunlara inanıyor musunuz? Bu durumda ne yapmak gerek?
0
newlywed
(11.06.22)
Bunlara inanıyorum. İnançlı iseniz suya ihlas felak nas fatiha okuyup içebilirsiniz
0
photo85
(11.06.22)
Ben de inanıyorum. Eğer aklına yatarsa benim de bir çözümüm var, yumurtayı kiriyosun 2 tane, sürmuyosun bile.. geciyo
0
abuzer
(11.06.22)
kendi kendini sabote edip duruyorsun.
ozguvenin dusukmus, simdi hic kalmamis.
artik umudun da tukenmis.

tek cikis yolun basarisizliklari takmayip surekli onune bakmak,
hatalarindan ders cikarmak,
eksiklerini tamamlamak,
dusunceli olmayi birakmadan asiri kisimlarini torpulemek...

hayatta dogru yapilan her is uzun ve yorucudur. ustalik ve bilgelik, emek, zaman ve enerji ister. bu eziyet derecesinde olmak zorunda degil. her gun elinden geldigi kadar ilerlersen uzun vadede geriye baktiginda yol aldigini da gorebilirsin. fakat hedefi Ay'a koyup nasilsa gidemem diye vazgecersen hicbir sekilde yol alamazsin.

geri kalan her sey bahaneler, safsatalar, batil inanclar... insanin kendini avutmasindan ya da aciklayamadigi seyleri akla uydurmasindan baska bir ise yaramaz.

karar senin. "az secilen yol"u secip her gun kendini motive edip bir yerlere gelmek icin de cabalayabilirsin ya da toplumun genelinin dustugu cukurlardan birine girip akil hastasi gibi bocalayip olene kadar hayatta da kalabilirsin.

en cok saygi goren insanlara bakip isin arka tarafinda ne kadar emek verdiklerini goremiyorsan buyuk bir yanilgidasin.
0
idexo
(12.06.22)
İnaçlı iseniz photo85 +1 veya muska da takabilirsiniz ancak gülsuyu ve safran mürekkebi ile yazılmış olabilir. Ancak; büyü var diyede bazı kişilere para kaptırmayın.

Bakış açınızıda değiştirin ya da geçmişte ben nerede hata yaptım diye de kendine sor.

idexo +1
0
komando kani var bende
(12.06.22)
(3)

Akademisyenli dizi

lorne malvo
Akademisyenlik veya akademi ile ilgili olan bir dizi var mı bildiğiniz
Akademisyenlik veya akademi ile ilgili olan bir dizi var mı bildiğiniz
0
lorne malvo
(09.06.22)
The Chair
0
fotrsapka
(09.06.22)
film ama (bkz: A Beautiful Mind) sayiliyor mu?
0
idexo
(09.06.22)
Good Will hunting?
0
les yeux blanches
(10.06.22)
(3)

Çalan piyano parçası?

Orkun_
https://voca.ro/12GG65nhmgdCSanırım 2015 yılı idi. Kızımı Ankara Batıkentte bale kursu için beklerken piyano kurs odalarından birisinde sürekli bu parçaya çalışıyorlardı. Ben de çok hoşuma gidince dedim şunu kaydedeyim ne olduğunu bulayım belki piyano öğrenirsem bir gün çalarım. Kaydettikten sonra k
voca.ro

Sanırım 2015 yılı idi. Kızımı Ankara Batıkentte bale kursu için beklerken piyano kurs odalarından birisinde sürekli bu parçaya çalışıyorlardı.

Ben de çok hoşuma gidince dedim şunu kaydedeyim ne olduğunu bulayım belki piyano öğrenirsem bir gün çalarım.

Kaydettikten sonra kurslarda görevli dışarıda sigara içen keman öğretmenine sordum bana eserin adını söylememişti ama demişti ki "konservatuvar sınavı parçası".

Anlayan birkaç kişiye sordum dedi ki prelude. Araştırdım bir dünya prelude var. Çıkamadım işin içinden.

Geçenlerde RUSH E diye bir esere denk geldim. Bir kısmı benziyor buna. Ama değil.

Bu arada çalan bateri piyanodan alakasız normalde. Bir de bu kayıt da iki ayrı bölüm var.


Var mıdır bir cevap?
0
Orkun_
(06.06.22)
linkten 8.11 den itibaren dinleyiver: www.youtube.com

burada da direk: www.youtube.com

edit: pardon. sanirim alakasi yok.

edit2: suradaki eserlere bakmakta fayda olabilir: www.youtube.com

bunu da andirdi bir an ama degil: www.youtube.com
0
idexo
(06.06.22)
@idexo kendimden şüphe ettim :) yok değil maalesef
0
🌸Orkun_
(06.06.22)
Emin olmamakla birlikte Prelude 'lardan birinin egzersiz versiyonu olabilir. Doğrudan şudur diyemem ama evet Prelude teması var ve şahsen bana çok egzersiz/konservatuar içinde çalışma eseri gibi geldi bir tür düzenleme olabilir.
0
Nerdian
(02.08.22)
(2)

Elektrikli bisikletler neden patlar?

caglayanli
Herkese merhabalar. Bugün Antalya'da bir elektrikli bisikletin patladığı haberini gördüm. Böyle bir risk var mı? Neden olur? Pillerde bunu engelleyecek bir sistem yok mu? Önüne geçilebilir mi?Başka bir haberde şarjdayken patlayıp yangın çıkardığı yazıyordu. https://www.hurriyet.com.tr/video/elektrik
Herkese merhabalar. Bugün Antalya'da bir elektrikli bisikletin patladığı haberini gördüm. Böyle bir risk var mı? Neden olur? Pillerde bunu engelleyecek bir sistem yok mu? Önüne geçilebilir mi?

Başka bir haberde şarjdayken patlayıp yangın çıkardığı yazıyordu.
www.hurriyet.com.tr

Almayı düşünüyordum ama bu haberleri görünce biraz tırstım. Kullanıcı hatası mıdır yoksa kronik bir şey midir?
0
caglayanli
(06.06.22)
lityum pil eger dogru durust kalite kontrolden gecmediyse, iyi kosullarda kullanilmiyorsa tehlike yaratabiliyor. dikkatli olmakta fayda var.
0
idexo
(06.06.22)
sonuçta bunların çoğu Çin malı cihazlar, batarya devreleri de çok kaliteli sayılmaz. O yüzden ben kesinlikle ben evde yokken şarjda bırakmıyorum. Özellikle bu tarz yüksek kapasiteli bataryaların olduğu cihazları asla şarjda bırakmamak lazım
0
roket adam
(06.06.22)
(2)

Şu Saatin Ucuz Alternatifi Var Mıdır? (Frederique Constant)

depresif çocuk
Şu tarz, "world time" temalı bir saat arıyorum. Maksimum 20.000 TL verebilirim. Tavsiyelere açığım.https://www.quadran.com.tr/frederique-constant-classics-worldtimer-manufacture-4769https://www.quadran.com.tr/frederique-constant-classics-worldtimer-manufacture-7295https://www.quadran.com.tr/frederiq
Şu tarz, "world time" temalı bir saat arıyorum. Maksimum 20.000 TL verebilirim. Tavsiyelere açığım.

www.quadran.com.tr

www.quadran.com.tr

www.quadran.com.tr
0
depresif çocuk
(05.06.22)
model isimleriyle vereyim:
1- Citizen BX1000-06L Eco-Drive World Time
2- Citizen AT8110-53E World Chronograph A-T
3- Seiko SPL057 Worldtimer
4- Citizen Eco-Drive Calendrier Quartz BU2020-02A
5- Citizen Eco-Drive World Chronograph A-T AT8020-54L
6- Casio EQS500DB-1A1 Edifice Tough Solar
7- Citizen JY8078-01L Promaster Skyhawk A-T

Baska dijital saatler de var fakat gorselden hareketle metal ve analog olmasini istersin diye bunlara bakmani oneririm.
0
idexo
(06.06.22)
@depresif çocuk 'un gönderdiği linklerde en büyük benzerlik arkadaki dünya haritası görselleri gibi gözüme çarpıyor. Biraz gezindim ama buna benzer bir tasarım bulamadım doğrusu.

PS: ben de meraklardayım, cevap gelirse takipte olacağım için yorum bırakıyorum.
0
yeninesiltupcu
(06.06.22)
(10)

Yürürken kafama cam kase düştü ve kafam yarıldı

summerof69
5 dikiş atıldı.Güya 2 kadın yukarıdan atıldığını görduklerini söylemişler.Cam kasenin içi kuş bokuyla kaplıydı, ve birkac tane de mısır tanesini kırıklar arasında gördüm. Benim çıkardığım sonuç, teras katina dengesizin teki kuşlarımisirlarla beslemek için terasın ucuna bu kaseyi koydu ve bu da düşüp
5 dikiş atıldı.

Güya 2 kadın yukarıdan atıldığını görduklerini söylemişler.

Cam kasenin içi kuş bokuyla kaplıydı, ve birkac tane de mısır tanesini kırıklar arasında gördüm. Benim çıkardığım sonuç, teras katina dengesizin teki kuşlarımisirlarla beslemek için terasın ucuna bu kaseyi koydu ve bu da düşüp kafamı yardı.

Polise şikayette gittiğimde, komiser, "zanlı belli değil, şimdi ben bunu değerlendirsem, apartmandaki herkes şüpheli durumuna düşer ve bu şikayet de onların siciline yansır. Bu insanların sicilini bozup, geleceğini karartamam"

Gibi saçma bie şey söyledi. "Yahu şikayetler sicile mi yansır ki?" Dedim icimden


Doktor arkadaş ise şahit yoksa hiç uğraşmamamı öneriyor. Sizce ne yapayım?

Boyle bir olay çocuğunuzun "başına" gelseydi siz ne yapardınız?
0
summerof69
(02.06.22)
Polis basından savmis, boyle sacma sey duymadım. Dava acıksa bile ispat edilemeyip ceza verilmeyen durumlar sicile yansimaz. Sikayetci olun, hakkınızı savunun. O kadınlar sahitlik eder mi acaba? Yarın baskasının kafasini yararlarsa sorumluluk biraz da siz de olmayacak mi
0
gunes123
(02.06.22)
Editleyemedim ama ben de bir sonuca baglanacagini dusunmedim :(
0
gunes123
(02.06.22)
Bence de vazgeçmeyin böyle böyle öğrenecek maalesef bu ülkenin insanı yaptığı davranışların sorumluluğunu almayı ve bir şeyler yaparken toplum içinde, yaptığının başka birilerine zarar verip vermediğini düşünebilmeyi. Mahalledeki herhangi bir gürültü 5 dakikadan fazla sürdüğünde doğrudan gürültü şikayeti yapıyorum, sonunda binadakiler en azından müziği yüksek sesle dinleyemeyeceklerini anladılar.
0
bartholomew87
(03.06.22)
Kagitla ugrasmamak icin seni kandirmaya calismis, savciliga git komiseri de sikayet et.
0
divit
(03.06.22)
Savcılık +1
0
mephistoo
(03.06.22)
oncelikle gecmis olsun. bir tanidik avukat vs yok mu ailende ve cevrende?

muhtemelen polis memurunun tavri tutumunu da iceren bir dilekce verip olayi yasadigin sekliyle anlatarak apartmanin tamamina ve yonetimine dava acabilirsin.

gorunuse gore hiyarin biri dusuncesizce koymus onu oraya. daha kotusu de olabilirdi. 3-5 kiloluk bir saksi da dusup seni oldurebilirdi veya sakat kalabilirdin.

eger ciddi olarak pesinden gideceksen tavsiyem sicagi sicagina deliller toplaman, raporlar, hastane kayitlari, varsa civarda o anin goruntulerini iceren kamera kayitlari, o apartmanin ozellikle kus boku tespit edebildigin katlarinin disaridan cekilmis fotograflari... artik pencere midir balkon mudur bilemem ama mesela dusen canagin yerine yenisi konulmussa yine kisiler daha isabetli bicimde tespit edilebilir.

kisilerle, apartman yoneticileriyle vb. dogrudan gorusmeye calismamani once bir avukatla dogru durust bir strateji dusunmeni ve sonra hareket etmeni tavsiye ederim.

bu tarz dusuncesiz insanlar yuzunden hayvanseverlerin adi da kotuye cikiyor.
0
idexo
(03.06.22)
baal
(03.06.22)
Bugün onu yapan, yarın da saksı koyar. Ölebilirdiniz de. Polisler neden insanları böyle başından savıyor?
0
geçerkenugradım
(03.06.22)
Polisler zorla polis olmuş gibiler valla, hiç kimsenin çalışası yok. Herkes ekip arabasında sabahtan akşama telefona gömülmeyi hayal ediyor gibi. Bence saksı koyanla beraber polisi de şikayet edin.
0
chicha_v2
(03.06.22)
Geçmiş olsun herkes söylemiş şikayet edin. Polisi de unutmayın.
0
meraklitursucu
(03.06.22)
(5)

Borsada stop loss nasıl çalışıyor?

Piukh
Borsadan falan anlamıyorum, ilgilenmiyorum da ancak bu mekanizma pratikte nasıl işliyor merak ettim. Coin muhabbetlerinden intihar edenleri de duyunca daha ilginç bir hal aldı.Öncelikle stop loss varken insanlar nasıl batabiliyor? Atıyorum mesela luna'ya 100 birim fiyattan girmiştik 75'e düşerse eld
Borsadan falan anlamıyorum, ilgilenmiyorum da ancak bu mekanizma pratikte nasıl işliyor merak ettim. Coin muhabbetlerinden intihar edenleri de duyunca daha ilginç bir hal aldı.

Öncelikle stop loss varken insanlar nasıl batabiliyor? Atıyorum mesela luna'ya 100 birim fiyattan girmiştik 75'e düşerse elden çıkar emri vermek çok mu zor? Herkes vermiyor mu?

Yüz binlerce, belki milyonu aşan insanın olduğu bu piyasada stop loss sebebiyle fiyatların bir anda dramatik şekilde düşmesi gerekmez mi? Luna'ya bakıyorum tepeden dibi görmesi 4 gün almış, bu süre içinde gayet lineer düşüyor. Çok uzun bir süre değil mi? Neden 2. gün herkes elden çıkarıp gitmemiş? Ya da bu sırada çok düştü dipten alalım diyen başkaları mı giriyor?

Anlayamıyorum, 4 gün boyunca insanlar ekrana bakıp paralarının erimesini mi izliyor?
0
Piukh
(14.05.22)
Çok zor. Tam olarak ta insanlar oturup paralarının erimesini izliyor ciddi ciddi (hepsi demeyelim tabii) ha buradan döndü, şuradan tepki, aha tepki verdi biraz daha alayım maliyet düşüreyim derken bir bakıyorsun erimiş gitmiş.
0
primetime
(14.05.22)
stop'un çalışıp zararına sattırıp sonra fiyatın yükselmesi nadir olan bir şey değil. hatta tahtasının önemli kısmı yüksek sermayeli grupların elinde olan hisse/coinlerde özellikle yapılır (stop hunt). hem bu nedenle, hem nasılsa yükselir kafasıyla, hem de "satmadığın sürece zararda değilsin"le insanların çoğu stop loss kullanmıyor. önemli bir kesimin stop loss'un ne olduğunu bildiğini de sanmıyorum. öte yandan az olmayacak sayıda borsada stop loss emri koyma şansı da yok, o da bir etken.
0
gibicibicis
(14.05.22)
Stop loss dedigin sey insani batirir.

Hisse diyelim 100den 90a sert dustu, sen stopu 95e koymustun.
95den satti 1 saat sonra hisse 130 oldu.

Paranin %5'i yok olmus oldu.
Hic ellemeyen %30 kazandi.
Artik elinde hisse de yok.
Bos bos ekrana bakarsin.

Zaten bu sekilde stop patlatma hareketi cok yapiyorlar.
0
divit
(14.05.22)
stop loss garanti bir arac degil. sen istedigin zaman istedigin fiyata satamayabilirsin. dolayisiyla senin satmak istedigin fiyattan o anda alici olursa ancak satabilirsin.

yani senin stop loss calisana kadar cok daha dusuk fiyattan elden cikarmak isteyenler olursa seni atlayip o fiyatlara dusuverirler. sen fiyat olarak yukarida kaldigin icin elinde kalir mallar.

Insanlarin batmasi ac gozlulukten, is bilmezlikten, mantikli hareket etmemekten, degerlemeyi bilmemekten ve onun bunun doldurusuna gelmekten oluyor.

Fiyatini bilmedigin, icerigini anlamadigin, seffaf olmayan ortamlara dalarsan boyle olur.

Ozetle kumarbaz kafasiyla yaklasiyorlar yani.
0
idexo
(14.05.22)
divit +1

stop-loss var kafam rahat diye bi dünya yok. bir kere zirveden ya da zirveye yakın alıyorsan stop koymuyorsun. çünkü "nasıl olsa yüyükselir zarardan satmayayım" mantığı var. atıyorum 90 dolardan almış adam. ertesi gün 85'e düşünce nereden bilsin dibi göreceğini? tekrar çıkar diye elden çıkarmıyor. o yüzden stop da koymuyor. stop daha çok gece uyurken ya da uzun süre bakamayacakken kullanılır. ekran başındayken stop koymaya gerek yok. her düşüşte de satmak mantıklı değil. bir de satmak isteyince de satamıyorsun hemen öyle. alıcı bulmak lazım. serbest düşüşe geçmiş bir coini de kimse kolay kolay almak istemez. arz yüksek ama talep çok düşük kalınca fiyatlar da aşağı iniyor doğal olarak. o ekrana bakıp paralarının erimesini izleyenler de "uzun süre çıkmam ama zarardan da satmam" diyenler. aslında bu mantık yanlış değil. çünkü kimse luna'nın delist olacağını tahmin bile edemezdi. bildiğim kadarıyla kripto tarihinde ilk kez böyle yüksek piyasa değerli bir coin delist edildi.
0
himmet dayi
(14.05.22)
(4)

amerika'dan ne alınır

saklubilig
yakın tarihte amerika'ya (los angles) bir iş seyahatine gideceğim. gitmişken ülkemize göre ucuz olan bir şeyler almak istiyorum. ne alınabilir?xbox,airpods pro alacağım muhtemelen ama fiyat karşılaştırması da yapmadım açıkçası.önerilerinize açığım.teşekkürler
yakın tarihte amerika'ya (los angles) bir iş seyahatine gideceğim. gitmişken ülkemize göre ucuz olan bir şeyler almak istiyorum. ne alınabilir?
xbox,
airpods pro alacağım muhtemelen ama fiyat karşılaştırması da yapmadım açıkçası.
önerilerinize açığım.

teşekkürler
0
saklubilig
(11.05.22)
Genelde amerika'daki ikinci el marketi turkiye'ye gore inanilmaz uygun.

Ozellikle sifir elektroniklerde bazen voltaj sorunlari yuzunden bazen de garanti yuzunden turkiye'den almak avantajli olabilir.

Turkiye'den alacagin urunlerin 2 yil garantisi var. Voltaji ve fisi yerli prizlere ve tesisatlara uygun.

Satmak gibi bir amacin yoksa kendi hobilerine gore de dusunebilirsin. Bir cok urunun kargosuna vergisine degmeyebiliyor. Ozel kablolar, el aletleri vb icin konusuyorum.

amerika'ya ozel bazi aletler var, mesela en klasik olarak kindle.

Uygun fiyatlara saat alabilirsin, ekran kartlari ve islemciler ne durumda bilemiyorum fakat yukseltmeyi dusunuyorsan tasimasi senin icin kolay olabilir.
0
idexo
(11.05.22)
Parfüm. Hem burada satılmayan hem de daha ucuz parfüm bulmak mümkün.
0
Bruce
(11.05.22)
evga ekran karti, psu
ddr4 ram
samsung 980 pro m2 ssd
beyerdynamic, hifiman kulaklik
razer klavye, mouse
zowie mouse

yani turkiye'ye getirdiginde cereyan sorunu yasatmayacak urunler
airpods pro burada da ayni fiyat degil mi yaw, garantiye yazik olmasin alma onu
0
nibba
(11.05.22)
evet karistirmisim kusura bakmayin
0
nibba
(12.05.22)
(2)

1929 krizi emlak fiyatları, gelecek projeksiyonu

help im alive
Merhaba 1920 1940 arası amerika emlak fiyatları grafiğine nasıl ulaşabilirim? Netteki aramalarım tam karşılamadı.İşsizlik ev fiyatlarını nasıl etkiler?Enflasyon +işsizlik nasıl etkiler?Türkiyenin gelecekteki durumunu nasıl görüyorsunuz?Teşekkürler.
Merhaba 1920 1940 arası amerika emlak fiyatları grafiğine nasıl ulaşabilirim? Netteki aramalarım tam karşılamadı.

İşsizlik ev fiyatlarını nasıl etkiler?
Enflasyon +işsizlik nasıl etkiler?
Türkiyenin gelecekteki durumunu nasıl görüyorsunuz?

Teşekkürler.
0
help im alive
(11.05.22)
Gercek bir krizde ev fiyatlari dibi bulur.
isten atilir borcunu odeyemezsin evini satmak zorunda kalirsin, ya da banka evine el koyup bedavadan satar.

Su an bir kriz var ama isten de atilmiyoruz bir sekilde insanlar odemeye devam ediyor, zamlar %50-70 gidiyor.
0
divit
(11.05.22)
Sorular cok genel; Bence onemli olan fiyat degil, alim gucu. Bunun en bariz orneklerini bugunlerde yasiyoruz. Ortalama bir yabanci icin 50-70bin dolar yillik maas anlamina gelirken, yerli halk icin bu durum gecerli degil. Yine anlasilmasi gereken sey su: ev fiyatlari sadece bir sonuc, sebep degil.

Birinci dunya savasi sonrasi Birlesik Devletler'in davranissal olarak bugunun Turkiye'sine benzemesi de hic mumkun degil. Bunun haricinde sosyal bilimlerin determinizmle calismadigini soylememe gerek var mi bilmiyorum. Bu yuzden iki farkli donem arasinda bir korelasyon aramak veya varmis gibi bulgu yaratmak anlamsiz. Benzer durumlara her topluluk kendince, ozgun ve farkli bir karsilik verebilir.

Benim kisisel gorusume gore issizlik ev fiyatlarini dogrudan etkileyemez. Cunku ulkemizde issizligin gercek bir onemi yok. Issizler de ev almak istiyorsa ailesinden surdan burdan bir destek buluyor. Avrupa'daki cogu devlet veya Birlesik Devletler'deki gibi birey toplumlari olmadigimizdan araba, tarla marla satiliyor, betona bir sekilde para gomuluyor.

suradaki linkten ulkelere gore ev sahipligi oranlarina bakilabilir: wikipedia.org/wiki/Ülkelere_göre_ev_sahibi_olma_oranları_listesi

Ilginc istatistikler var. mesela isvicrede ev sahipligi %44, Norvec'te 82...

Diger taraftan enflasyon her seyi ve herkesi derinden etkiledigi icin ev fiyatlarini da (diger urunleri etkiledigi kadar veya kur oraninda olmasa dahi) yuksek oranda etkileyecektir. Bununla birlikte ev fiyatlari kacinilmaz olarak enflasyona yenilecektir. Yani gercek enflasyon oraninda artamayacaktir. Cunku eskiyen evin degeri (konumu yonunden emsallerine gore dahi) duser.

Turkiye'nin gelecekteki durumunu ongormek bugunden epey zor. Net gorunen seylerden biri "2023 belirsizligi". Ondan sonrasini da gelecek secimler ve yeni hukumet belirleyecek. Bugunden secime kadar benim on gorebildigim durum ise enflasyonun bilincli sekilde azdirilacagi ve belli kesimler uzerindeki baskinin artirilacagi. cunku mevcut yonetimin bildigi tek yol bu.
0
idexo
(11.05.22)
(6)

kredi ve enflasyon sorusu

hlot
arkadaşla enflasyon-kredi konularını tartışırken "enflasyon, kredi alana yarar" dedik, yani şöyle, eğer gerçek enflasyon kadar maaşın da artarsa aldığın kredinin ödemesi eskisi kadar sana koymaz.diyelim ki aylık kredi ödemesi 1000 lira, maaşın şu an 5 bin lira (buna "3 sene öncesi" diyelim), yani ma
arkadaşla enflasyon-kredi konularını tartışırken "enflasyon, kredi alana yarar" dedik, yani şöyle, eğer gerçek enflasyon kadar maaşın da artarsa aldığın kredinin ödemesi eskisi kadar sana koymaz.

diyelim ki aylık kredi ödemesi 1000 lira, maaşın şu an 5 bin lira (buna "3 sene öncesi" diyelim), yani maaşının %20'si krediye gidiyor. diyelim acayip enflasyon oldu, birkaç sene sonra her şeyin fiyatı 10 katına çıktı ama maaşın da 10 katına çıktı. 50 bin lira alıyorsun (buna "günümüz" diyelim), kredi ödemen 1000 lira, dolayısıyla maaşının sadece %2'si krediye gidiyor. tamam, böyle bakınca avantajlısın gibi duruyor ama e aldığın her şeyin fiyatı 10 katına çıkmış, durumunun aynı olması lazım gibi geliyor ama pek öyle gözükmüyor.

şu durumdaki birisi, "günümüzdeki" maaşıyla, 3 sene öncekine kıyasla daha çok şey (eşya, gıda vs.) alabilir mi, alamaz mı? nereyi kaçırıyoruz?
0
hlot
(09.05.22)
maaşın enflasyon kadar arttığını varsayarsak 3 sene önce 4 bin lira ile alabildiği şeyleri (kredi ödemesi yapıldıktan sonra geriye kalan) şimdi 40 bin lira ile alabiliyor olması lazım. çünkü maaşı dahil her şeyin fiyatı 10 kat artıyor. bu durumda 50 bin lira maaş alır ve 1000 lirasını krediye öderse kalan 9 bin lira avantaj olur.
0
himmet dayi
(09.05.22)
alamaz elbette, ama kredi cazip geliyor çünkü oran düşük ve sabit. yani aslında harcama yaptığınız ürün ve hizmetlerin tamamı enflasyon karşısında yeniden değerleniyor; fakat sadece aldığınız kredi enflasyon karşısında eriyor.

abd'de bugün 30 yıllık sabit mortgage kredisi 0,45. o bile 0,45'le verirken; bizimkiler nasıl 0.99'la veriyorlar, veya zamanında 0.64'le falan verdiler. tamamen piyasanın dengesini bozacak işler.
0
malheiros
(09.05.22)
himmet dayı'nın dediği mantıklı geldi. maaşımın %20'si gidiyordu, şimdi %2'si gidiyor. doğal olarak aradaki %18 artık benim.
0
🌸hlot
(09.05.22)
"Enflasyon, kredi alana yarar" çünkü kredinin faizi sabit. Enflasyon yükselse de faiz ve dolayısıyla taksidiniz yükselmiyor, aynı kalıyor.

Enflasyon yükselince hem geliriniz (büyük ihtimalle) artacak hem de atıyorum 500 bin liraya aldığınız evin değeri 1 milyon lira olacak.

İdeal bir dünyada kişinin geliri enflasyon oranında artarsa, kredi taksidini ödedikten sonra elinde kalan parayla 3 sene öncekine kıyasla daha çok şey alacağı doğru.

Ama hem maaşlar enflasyon kadar artmıyor hem de açıklanan enflasyon ile gerçekte olan enflasyon farklı oluyor. O yüzden eskiden benzin(veya et, veya tatil) almak için maaşının %10'unu harcaması gerekiyordu, artık %15'ini harcaması gerekiyor.
0
michael_knight
(09.05.22)
Sorunun kisa cevabi hayir, gunumuzdeki maasiyla hic kimse 3 sene oncekine kiyasla daha cok seyi malesef alamaz. Cunku ekonomi kuculdu ve daraldi. Bu kadar dar bir ekonomide fazladan basilan para da enflasyonun yuksek gorunmesine sebep oluyor.

Goruntudeki bolluk sadece donemin bollugu. Fakat kalite yerlerde, urunlerin ici adeta bos. Hicbir besleyici deger tasimayan paketli seri uretim yiyecekler...

2000'lerde aldigin yuksek emek isteyen 400 gram ekmek artik yok, ayni kalitede un da yok, o fiyatlara artik sakiz bile alamiyorsun. ekmek uretiminden gecinen kisi sayisi otomasyonla epey azaldi. firin yerine ekmek fabrikasi acilmaya baslandi. bu kadar maliyet azaltma yontemlerine ragmen ekmegin gramaji yari yariya dustu, kalitesi belki 10'da birine dustu ve neredeyse her bir girdisi ithal oldu.

Sucuk dedigin sey artik bir "hayal". Her sey soya'dan ve "fake et"lerden veya iskarta parcalardan uretiliyor. Yani sucuk diye bir sey pratikte kalmadi. Fakat her nasilsa uzerinde sucuk yazan bazi seyler marketlerde satiliyor. Aslinda sana yalan satiyorlar, fakat yetkililerin denetlemeye yuzleri bile yok. Bugun reklamcilarin, pazarlamacilarin sana verdigi izlenimle gercekte sattigi urun arasindaki fark o kadar acik ki. Bildigin suratina bakip yalan soyluyorlar.

Firmalar kar acikliyorlar, belki nominal olarak buyuyorlar gibi ama "hani nerede?" denen balon da aslinda bu nominal buyumenin ta kendisi. Sagliksiz sisen ekonominin kendisi balon. Bunu kilo almaya benzetirsen, saglikli kilo almak ve fit/kasli olmak varken, ekonomi obez oldu yerinden kalkamiyor. Ironik olarak yeme istegi de devam ediyor.

ulkede katma deger uretebilecek potansiyelde kim varsa hepsi ya yurt disina kacti ya da keske gitsem diyor.

Farkindaysan artik G20'nin de disina dustuk. Fakat bence yetmez, millet acliktan kerpic kemirene kadar ev yapmaya devam.

ozetle, fiziksel olarak diyelim ki eskiden 10 gercek limon vardi. nufus azdi, para degerliydi. 10 kisiye yetecek iki dolu surahi limonata yapip doya doya iciyorduk.

simdi de farz et ki yine 10 gercek limon var. cunku daha fazlasini uretmek karli da degil mumkun de degil. buna karsin nufus 50 kisi ve para da degersiz. sen simdi 10 gercek limondan 50 kisiye iyice sulandirilmis ve limon tadi kalmamis fakat cesitli katkilarla 10 surahilik bambaska acayip bir icecek yapip satiyorsun. Yine reelde 10 tane limonu pazarliyorsun. eline gecen kagit miktari nominal olarak daha fazla degeri ise eskiye nazaran cok daha az. peki nasil daha karli calistin? cunku maliyetleri dusurdun ve otomasyonu artirdin...

Bu nereye kadar surdurulebilir? Bunu zaten ileri kapitalist ulkeler tartisiyor. otomasyon ve sisirilmis besleyici olmayan gida benzerlerinin bizi goturdugu yer neresi? nufus nereye kadar artabilir? ekonomi/siyaset/uretim ve bunlara bagli her sey hangi boyutlara kadar yonetilebilir?
0
idexo
(10.05.22)
@sivrisinek bankalar kredi vererek buyuyorlar. bunun adi fractional-reserve banking.

en.wikipedia.org

gercekte var olmayan bir parayi varmis gibi baskalarina verebilmek icin bankalar kredi dagitmak zorundalar. bankarin kari zaten senin odemeyi vadettigin faiz. faiz odemesi demek de senin bankaya ben bu parayi ekonomide calisarak uretecegim ve sana getirecegim sozu vermen demek. yani basitce gelecegini ipotek ediyorsun. buna karsilik banka sana bir "kredi" aciyor.

banka asla zarar etmez cunku bankanin zarar etmesi icin var olan bir seyi yatirmasi gerek. halbu ki olmayan bir seye karsilik banka sana kredi aciyor ve karsiliginda da senden ipotek aliyor. banka garantide. odeyemezsen teknik olarak senin emeklerin ve zamanin yaniyor. banka ise eve el koyup isine gelen fiyata satip borcuna karsilik sayiyor ve isin icinden cikiyor.

daha kotusu butun bu yuk altindaki ekonomi toptan donemezse bu sefer de devlet bankalari kurtarmak icin kredi cekmeyenler de dahil herkesin cebindekini alip bankalari fonluyor. burada da tuketim icin kredi cekenler yuzunden butun herkes fakirlesiyor ve herkesin gelecegi bankalara peskes cekilmis oluyor...

ek: mevcut hukumet bankalarin kredi geri cagirmasina izin vermiyor. onun yerine baska araclarla kompanse ediyorlar. bankalarin da canina minnet. ikisi ortaklasa secmeni urkutmeden cebini bosaltmis oluyorlar. bu durum son zamanlara kadar milletin de cok hosuna gidiyordu. sonra ekonomi donmez oldu. fiyatlar baskilanamadi. secmen hala kendi eliyle kendini nasil zarara soktugunun farkinda degil. kolay kolay da sorumlulugu uzerlerine alacaklarini sanmiyorum. sucu atacak bir metafizik soylem gelistirirler diye tahmin ediyorum.
0
idexo
(10.05.22)
(3)

Klasik gitar vs akustik gitar

matilda
Selamlar gitara gönül verenler,İki sorum olacak. Birincisi 32 yasimdan sonra gitar calmayi ogrenmeye karar verdim, akustik gitar sesine hastayim ama klasik gitar mi daha kolay ogrenirim? Ogrenemiyorummm diyip birakmak istemiyorum.İkinci sorum ise bana baslangic seviyesi icin klasik ve akustik gitar
Selamlar gitara gönül verenler,
İki sorum olacak. Birincisi 32 yasimdan sonra gitar calmayi ogrenmeye karar verdim, akustik gitar sesine hastayim ama klasik gitar mi daha kolay ogrenirim? Ogrenemiyorummm diyip birakmak istemiyorum.
İkinci sorum ise bana baslangic seviyesi icin klasik ve akustik gitar onerir misiniz?
Baska tavsiyeleriniz olursa seve seve dinlerim. Her turlu cevaba tik gelecektir.
Zaman ayirdiginiz icin tesekkurler :)
0
matilda
(09.05.22)
akustik istiyorsan akustik, klasik istiyorsan klasik al, çalım tarzları farklı olsa da ikisini de öğrenebilirsin.

zaten öyle dünya starı olma çaban olmayacağı için akustik keyif veriyorsa akustik alman uygun olur bence.

marka model önerisi yapamıycam, fiyatlar inanılmaz derece yükseldi, bir sürü marka bir sürü model var.

yamaha olabilir ama. özellikle öğrenci gitarları, enstrumanları, düşük model gitarlar, baslar da yamaha'dan çok memnun kaldım ben.

f serisi oldukça başarılı, bir de gitardan çok iyi anlayan birisiyle git ve seçerek deneyerek alın.
0
killerbee
(09.05.22)
Hangi tarz calacagina bagli.

Klasik gitar alip populer sarkilarin altina paso ritim calacaksan hic klasik gitara bulasma bence, direk akustik al. Cunku klasik gitarin olayi gitari kirarcasina pop calmak degil. (Ispanyol gitar diye de bir sey var ama o da esasen apayri bir sey.)

Bizim toplumda klasik gitarin yaygin olmasinin tek sebebi ucuz cin mallarinin yaygin olmasi.

Tahminimce sen akustik gitar calmak istiyorsun. Ibanez, Aria, Takamine, Yamaha, Epiphone, Samick markalarindan birinin en ucuz gitarini bile alsan seni uzecegini dusunmuyorum. Gitar snoblari bu firmalari pek sevmezler ama bence hepsi yeterince iyi enstrumanlar uretiyor.

Bu markalarin haricinde Harley Benton diye bir marka var. Thomann Cin'de urettirip kendisi Almanyadan pazarliyor. Kendi markasi, fiyatlari da sifir bir gitar icin hic fena degil. Fakat bazen kozmetik bazen de farkli sorunlar cikabiliyor. Bir goz atabilirsin. Harley Benton alirken kargo+vergi odeyecegini unutma. yani 100euroluk bir gitar alacaksan takriben 30 euro kargo + 20-30 euro da vergi vereceksin. totalde 160 euro cebinden cikacak.

Ikinci el gitarlarda modifiye, tamir vs islerine dikkat etmende fayda var. Ne aldigindan emin olmadan parasini verme.

Son olarak gitar esasen deneyerek secilir, ama o asamaya gelene kadar bir yerden baslamaktan baska sansin yok. Ben olsam yukaridaki veya benzer markalari takip edip, aralarindan bulabildigim en ucuz gitari alirdim. Fakat alirken de tipini, hissiyatini begenip begenmedigime kendim karar verirdim. Bir sekilde hosuma gitmiyorsa hic almazdim.
0
idexo
(09.05.22)
Bence kolay öğrenme diye bir şey yok. Ne seçersen seç her gün zaman ayırman gerekiyor. Pahalı alıp hevesin geçince kenara atma riskin de var. Ortalama bir şey al o yüzden.
0
dissendium
(09.05.22)
(18)

Aluminyum lazer kesim onerisi alabilir miyim?

idexo
Duyuru muhendislerine selamlar.Cesitli ufakli buyuklu parcalar icin 10mm, 15mm, 6mm aluminyum plakalardan kesim yaptirmak istiyorum. Lazer veya sujeti icin birkac firmadan fiyat aldim; fakat aldigim fiyatlar epey yuksek. Yani kesim ucreti malzemenin kendinden bile kat kat pahaliya geliyor. (Oyle ki
Duyuru muhendislerine selamlar.

Cesitli ufakli buyuklu parcalar icin 10mm, 15mm, 6mm aluminyum plakalardan kesim yaptirmak istiyorum. Lazer veya sujeti icin birkac firmadan fiyat aldim; fakat aldigim fiyatlar epey yuksek. Yani kesim ucreti malzemenin kendinden bile kat kat pahaliya geliyor. (Oyle ki malzeme fiyati 1 birim ise kesim ucreti 5 birim.)

Bana kar marjlari cok ucuk gorunuyor yine de acaba ben mi cok naif yaklasiyorum? diye dusundum. Her seye ragmen maliyet dusurmenin yollarini ariyorum.

Ornegin paslanmaz celikten yapsam daha mi ucuz olur? veya bu ufak projeyi nasil daha ekonomik hale getirecegim konusunda yardiminiza ihtiyacim var. Uygun fiyata lazer veya sujeti ile kesim yapabilecek firmalar biliyorsaniz yonlendirirseniz sevinirim.

DXF cizimleri hazir. Incelemek isterseniz gonderebilirim. Diger yandan araya bayram girdigi icin fiyat almak bile 1 hafta gecikti. En kisa zamanda ve en uygun maliyetle bu isi halletmem gerek.

Edit: Dosya gormek isteyenler icin indirme linki:

Not: dxf goruntulemek icin inkscape kullanabilirsiniz.

Edit2: Parcalarin tamami resimde gorunuyor.

Edit3: resim linklerini kaldirdim.
0
idexo
(09.05.22)
Çizim görseli olsa daha iyi fikir verilebilir.
0
dissendium
(09.05.22)
makinelerin genellikle saatlik ücreti vardır. ona göre çalışır yani malzemeye bağlı değil. tabi malzemeyi senin getirmen durumunda bu mevzu çalışıyor.

başka başka firmalara sor. illa biri ucuz fiyat verir birde fiziken yanlarına gidersen genellikle daha ucuza kestirirsin.
0
bebekbebesi
(09.05.22)
Ufak şeylerse uğraşmak istemedikleri için yüksek fiyat çekiyor olabilirler. Bana da lazım olmuştu. Çalıştığım iş yerinin yanındaki lazerciye kendim gittim sallamadı. Daha sonra iş yerinde onlara sipariş geçen arkadaşa söyledim 1 saat içinde komik bir fiyata halloldu.

Pleksiciler de çok yapıyor. Dükkan boş, beğenmeyip uğraşmıyorlar. Her defasında 10 dükkan geziyorum.
0
reactionic
(09.05.22)
Sordugum firmalardan bir tanesi direk malzeme satan bir firma. En pahali fiyati da o verdi. Ustelik bu sadece kesim ucretidir diye belirterek.

acaba olculerini mi yanlis anladilar diye dusunuyorum.

mesela 30mmx30mm bir kare parca var. 15mm kalinliginda bir palakadan kesilecek, ortasinda da 15mm capinda delik acilacak. bu kadar basit bir parca icin tanesine 90 lira sadece kesim ucreti diyerek teklifte tek tek belirtmisler. kac saat suruyor 3cmx3cm kare parcayi kesip ortasindan delmek? toplamda irili ufakli 21 parca var. bazilari elbette daha mesakkatli parcalar, ama bu firma mesela totalde 2600 liralardan bahsediyor.

canim skldi. kendim oturup manuel frezede mi isleyim yani hepsini?
0
🌸idexo
(09.05.22)
Dosya değil de ekran görüntüsü demek istemiştim.

Kare gibi basit bir şekli şerit testere ile de kestirirsiniz. Lazer kullandığınıza değmez. Lazer genelde karmaşık şekiller için kullanılır. Örnek olarak bir sacda 50 tane delik varsa lazer kullanılır. Tek deliği el matkabıyla bile açarsınız. Şehir belirtmemişsiniz bir de.
0
dissendium
(09.05.22)
lazer kesim için özellikle alumınyum kesim diğer malzemelere nazaran daha pahalıdır. hatta bahsettiğiniz kalınlıklar oldukça riskli.

sebebi; alumınyum malzemenın yansıtma oranı çok yüksek bu lazerin camını çok çabuk etkiler. sizden 1 birim kesim ücreti alır iken cam yandığında camın fiyatı abartısız söylüyorum 100-150 birim. peki bu riske girmeye değer mi? bence değmez. büyük ihtimalle firmalarda bu şekilde düşünüyor. fakat şansınızı deneyin bir çok kesim yapan firma var teklif alın uygun bir lazerci bulursunuz.
0
sordumsoruyu
(09.05.22)
Sizin sayınız çok az. Büyük ihtimalle sayı az olduğu için fiyat yüksek. Normalde herhangi bir parçadan 100 tane isteseniz fiyat bayağı düşer. Bu kadar küçük parçaları sabitlemekle, kontrol etmekle büyük yerler uğraşmaz. Çünkü makinede iş varsa o iş bırakılıp bu kadar az işle uğraşılmaz. Siz bence küçük yerlere sorun.
0
dissendium
(09.05.22)
15MM kesebilecek lazer bulmakta zorlanabilirsiniz. Lazer makinesinin saatlik ücreti 60€. Bunun üzerinden hesaplama yaparsak ekteki görselleri parçaların kedimi 10 dakika sürecektir maks. 150 TL ham maliyet bulunmakta kesim için.

Buna ek olarak parçalar pürüzsüz çıkmayacağı için köşelere tesviye yaptırmanız gerekir. Aldığınız rakam nedir?
0
kablelvuku
(09.05.22)
@kablelvuku lazer icin bir firma sadece kesimine 2600 lira teklif verdi. malzeme icin de istersem ayri teklif vereceklermis : )

baska bir firmadan da sujeti icin 1600 lira teklif geldi. ben de kesmeye maksimum 250-300 lira gibi isterler diye dusunuyordum. malzemeyi de kestirecegim yerden alirim ekstra kargo/tasima masrafi ugrasi olmaz diye dusunuyordum. sonucta malzemeden ayri kar edecekler, kesimden ayri...

ayrica bundan biraz daha buyuk bir projem daha var. yine kucuk ama duruma gore ona da teklif alip birlikte halletmeyi dusunuyordum.

15mm yalniz 1 parca icin gecerli o da basit bir parca iste resimde gorunen "No: 3"

parcalar +-200 mikron hassasiyetinde kesilse yeterli.

edit: daha once "siyah sac" kestirdigim lokal bir firma vardi. Epey uygun fiyatlarla calisiyorlardi. Ilk onlara gittim, fakat onlar biz 6mm'den kalin kesmiyoruz vs diyerek kestirip atti. Muhtemelen onlar icin biraz ince bir is, dolayisiyla ugrasmak istemediler. genelde demiri fason kesip isliyorlar.
0
🌸idexo
(09.05.22)
Lazer kesimde sayının o kadar önemi olmaz. Kalıplı bir iş olmadığı için kalıp sök/tak süresi olmaz. tüm parçaların çıkarılacağı bir adet plakayı makineye bağlayacak, bir köşesinden parçayı sıfırlayacak, hepsi bu. dolayısıyla parça sayısı çok olunca parça bağlama ve sıfırlama süresi de sayı oranında artar. özetle lazer kesimde seri üretim mantığı olmaz maliyet açısından.

ekran görüntüsüne baktığımda tüm parçalar ayrı ayrı plakalardan kesilecekmiş gibi düşünmüş olabilir teklifi veren firmalar. tüm parçaları bir tane plakaya yanaşık şekilde dizip plakanın da ölçülerini yazarsan tek plakayı bağlayıp hepsini çıkartırlar tek seferde. yani örneğin 4 adet olan parçaları 4 tane olarak çizmek lazım. bir tane çizip bundan 4 tane çıkartılacak dersen adam onu plakaya yerleştirmekle uğraşmamış olabilir. sen tümünü tek plakaya çiz ve tek iş kesilecek diye teklif iste.

makinelerin saatlik ücreti vardır +1

bu saatlik ücret de makinenin yatırım bedeli, amortisman süresi (genelde 10 yıl alınır), ülkedeki faiz oranı, makinenin harcadığı enerji, elektrik fiyatı, operatör saatlik ücreti gibi bazı değişkenlere bağlıdır. makine büyüdükçe ve özellikleri arttıkça saatlik ücreti de artar. bu nedenle piyasada nispeten küçük ya da pek özellikli olmayan, hatta bulunabilirse amortisman süresini doldurmuş (10 yaşından büyük) makine bulabilirsen bunun saatlik ücreti daha düşük olacaktır.

makine saat ücretiyle toplam kesim hattı uzunluğunu makinenin kesim hızıyla çarparsan fiyat aşağı yukarı çıkar.

son olarak benim bildiğim kadarıyla 2D lazer kesim cihazlarının hassasiyeti ±1 mm olur. ±0,2mm çok iddialı bir tolerans olabilir.
0
himmet dayi
(09.05.22)
@himmet dayi parcalari tek tek dosya olarak cikardim, adetleri, numaralarini ve kalinliklarini dosya ismi olarak yazdim. Ek olarak bir parca listesi koydum. tek yapmalari gereken her bir parcayi import edip kac taneyse yan yana kopyalamak.

Kendim dizmedim cunku kendi alistiklari (ve tabi makinelerinin uygun oldugu) bir tolerans var. Ben dizersem ya cok yakin ya cok uzak olabilir. buraya koydugum resim export edilmemis haliyle toplu gorunuyor.
0
🌸idexo
(09.05.22)
dosyaya bakamadım ama bu tip kesim işleri pahalı. size has bir durum yok. malzemenin kendisi de pahalı. şöyle bi detay vereyim hurdasını siz alın. biz öyle yapıyoruz eğer metraj fazla işe maliyetinizi çok aşağılara çekecektir.
0
turbo sadık
(09.05.22)
@turbo sadik pahali derken ben belli bir kar etmelerine karsi degilim ama bunlar pahalinin otesinde fahis kar pesindeler. malzeme 500 liraysa kesimi 2500 olamaz. hele adama maliyeti 150 lira olan kesimden 2350 lira kar edecekse 500 liraya sattigi malzemeden de 250 lira kar edecekse...

400 liralik maliyeti olan mal ve hizmeti 2900 liraya nasil satarlar? 10dklik isten 1 adamin 15 gunluk maasini cikariyorsa herkes isi gucu biraksin lazer makinesi isletsin. Ben de 10 tane kesim isi yaptiracagima alirim bir lazer. Kendi isimi de yaparim, baskasina da calisirim.
0
🌸idexo
(09.05.22)
Şöyle bir durum var farklı kalınlıklar olduğu için her biri için tezgaha alıp plakaları ayrı ayrı ayar yapacak eğer mümkünse tek bir kalınlıktan tasarım yapabilirseniz fiyat düşer.
Eğer daha ince (1-6mm) olsaydı galvanizli sac önerirdim daha uygun fiyat olması açısından.
Eğer ağırlık sorun olmazsa alüminyum yerine siyah sac tercih edip gerekirse galvaniz yaptırtmak daha ucuza mal olabilir. Hatta Sprey çinko belki.
O kalınlıkta dediğiniz tolerans tutmayabilir o da ayrı bir konu.
Fiyatta yüksek olsada çok abartı gelmedi bana pek tek iş için böyle çalışıyorlar.
0
kararsızataletfilozofu
(09.05.22)
@kararsızataletfilozofu Yani bir plakayi kaldirip indiriyor sonra da lazerin hizini ve gucunu degistiriyor diye o kadar para isteklerini ben zannetmiyorum.

Ayrica verdikleri fiyat isin buyuklugune gore de acikca fahis.

Firma bu tarz "kucuk isler"i umursamiyor olabilir, tabi ona diyecek sozum yok. kendileri bilir. Fakat bu firma benim gibi kucuk proje sahiplerine hitap eden bir malzeme firmasi. Kim bu fiyatlari kabul eder bilemiyorum. Aklima gelen diger durum muhtemelen bunlar bir baska firmadan fiyat alip bana oyle fiyat verdiler. Fiyat aldiklari firma da isi kucuk bulup normalin 2 katini verdiyse bunlar da aldiklari fiyati direk x2 yapmis olabilirler. boylece bana 4x-5x fiyat ile donus yapmis oldular.

Ben parcalari inceltmek istemiyorum cunku kesimden sonra belli parcalara tekrar kalinliklarindan delikler acip vida ile bazilarini monte etmem gerek.
0
🌸idexo
(10.05.22)
Dostum gözden kaçırdığın bir yer var. Malzeme fiyatı ile makine fiyatı bağlantılı değiller. Yani "malzemesi 400 lira, proses fiyatı nasıl 2900 lira olur?" mantıklı bir argüman değil maalesef. Tabii ki bu işlem çok pahalı geliyor olabilir. Ancak yukarıdaki cevabımda belirttiğim gibi bu makinenin saatlik fiyatının hesabı vardır. Teklifi de buna göre yapıyorlardır.

Sen düşük hacimli ve uzun vadede o firmaya deli paralar kazandırmayacak bir iş istediğin için iskonto da yapmıyorlardır haliyle. İşi ucuzlatmak için proses süresini azaltacak iyileştirmeler yapman lazım. Diğer bir seçenek de yukarıda dediğim gibi yatırım maliyeti düşük, yaşı büyük (amortismanını tamamlamış), hacim olarak çok büyük olmayan makinesi olan firmaları bulmalısın.
0
himmet dayi
(10.05.22)
Guncelleme olsun: Bugun bir tanidik vasitasiyla bir lazer kesimciden uygun bir teklifi nihayet aldim. Yukaridaki onerilerde oldugu gibi mesela tek plakaya indirsem belki aldigim teklifin yari fiyatina da kestirebilirdim, fakat teklif yeterince uygun oldugu icin uzerinde durmadim. Toplamda KDV dahil 450 liraya butun projeyi kesecekler.

Tabi malzeme acisindan yine de ihtiyacimin cok daha fazlasini almak durumunda kaldim. Malzemecilerin kucuk parcalarla ugrasmak istememesini kismen anliyorum. Artan malzeme daha sonra isime yarayacagi icin problem degil zaten.

ilgilenen, yorum yapan, cevap verenlere tesekkurler. sonraki cizimler icin mumkun mertebe tek plaka tasarim yapmaya ozen gosterecegim.
0
🌸idexo
(11.05.22)
Projenin ne olduğunu bilmiyorum ama bahsettiğiniz kalınlıklar amiyane tabiriyle boru değil, eğer eğim radüs vs. gibi çizimde atıyorum 15mm kalınlıklı levhada min 15mm radüs kesebiliyor gibi gibi kısıtlayıcı şeyler var birincisi.

ikincisi paslanmaz çelik ve alüminyum arasında çok bir fark olmayacaktır, lazer ikisini de kesiyor ancak alüminyumun yüzeyinin parlaklığına göre biraz sıkıntı çıkarıyor. Eğer uygun fiyatlı bir yer arıyorsanız Ankara ise yönlendirme yapabilirim. Sevdiğim bir abim var ama bahsettiğiniz et kalınlığı gerçekten kalın. bilmiyorum o ebatta kesim yapıyorlar mı, ben dkp sac kestiriyordum.

Onun dışında tavsiyem delrin veya polyamid levhadan kesim de düşünebilirsiniz. Akrilik, polikarbonat levha da düşünebilirsiniz(tabi mukavemet ne derece önemli bilmiyorum sizin için. bu ikisi cnc router ile de, lazer ile de kesiliyor.

Şöyle bir çözüm de geldi aklıma, eğer vidalama falan imkanın varsa, atıyorum 5mm plakadan 3 tane kestirip üstüste birbirine vidalayarak bi nebze ucuzlatabilirsin maliyetini. 5mm 3 tane kesmesi, 15mm 1 tane kesmesinden daha ucuz olacaktır.
0
calligrapher
(11.05.22)
(3)

Handpan (Hangdrum) çalan, ilgilenen var mı?

godspell
Uzun süredir takibe aldığım bu enstürmanı artık bir şekilde edinmek için kolları sıvadım. İlk aşamada Rav Vast dikkatimi çekti. https://ravvast.com/catalog/drums/ravvast/ Linkten fiyatlarına bakılabilir. Bana uygun gibi geldi. Kargo ile 1200$ civarına geliyor. Türkiye'de handpan veya hangdrum çalan
Uzun süredir takibe aldığım bu enstürmanı artık bir şekilde edinmek için kolları sıvadım. İlk aşamada Rav Vast dikkatimi çekti. ravvast.com Linkten fiyatlarına bakılabilir. Bana uygun gibi geldi. Kargo ile 1200$ civarına geliyor. Türkiye'de handpan veya hangdrum çalan var mı? Bir topluluk var mı? Ya da bu işin pazarı var mı? Herhangi bir müzik markette hiç denk geldiniz mi? Birazdan yereldeki bir kaç markete ve do-re'ye uğrayacağım ama pek umudum yok.
0
godspell
(09.05.22)
ben bi video izlemiştim, türkiyede çekilmiş ve türkçeydi. bu davulların üretimini türkiye'de yapıp dünyaya ithal ediyolardı.

aradım ama bulamadım, ona ulaşırsan muhtemelen fiyatı çok daha uygun olacaktır, zaten üretim konusunda çok bi fark edecek bişey yok, lazer kesim yapılıyor.

bildiğin üzere davul zillerinde , oriental perküsyonda dünya birincisiyiz, bunu da üretmemiz şaşırtıcı değil.

buldum sanırım

www.youtube.com

www.zuhalmuzik.com

daha uygun fiyatlı pearl falan var.

bir de bu enstrumanlar çalacağın şarkının tonuna göre alınıyor, tek yeterli gelmez yani eşlik çalacaksan. ona göre iyi hesaplayıp kitaplayıp al tek alacaksan.

belki zuhal gibi aracı bir mağazadan almak yerine direkt olarak üreticisinden alırsan fiyatı daha da uygun olabilir. hem deneme açısından çok daha fazla seçenek olur.
0
killerbee
(09.05.22)
kisisel gorusum: uyduruk bir enstruman.

ama tavsiyem: satin almadan once kendin yapmayi deneyebilirsin.

internette eski tuplerden yapanlar var. ayrica cesitli agac versiyonlari da var. bir cogu nasil yaptigini, notalari nasil akortladigini da anlatiyor.

ne olursa olsun. asla 1200 dolarlik bir alet degil.

ek: sanirim tunelden asagi inerken bir veya iki muzik magazasinda gormustum. ozellikle perkusyon satan dukkanlardan biriydi.
0
idexo
(09.05.22)
Öncelikle cevap veren arkadaşlar da dahil handpan nedir, ne değildir, nası yapılır, adı nereden gelir falan gibi konularla ilgili şuraya bakıp mevzu ile ilgili aydınlanmanızı tavsiye ederim: aoxoa.co

Yukarıda verilen bilgiler yahut örneklenen ürünlerin hiç biri handpan değil. Çok daha basit ve evet uyduruk bir enstrüman olan materyal üzerine kesilmiş dillerden oluşan tongue drumlardır benzetilen şekli dışında handpanlar ile ne fiziksel ne de sound olarak hiç bir alakası yoktur. Türkiye'de yapılanlar ise Aqua drum olmakla beraber genel olarak sanayi tüpünün göt kısmını kesip kullanmak suretiyle yapılan basit enstrümanlardır.

Sonralıkla da Handpan; kompleks materyali, ince işçiliği, hala devam eden ar-ge süreci ile güncel bir icat olduğu üzre bir çok ince saz gibi henüz endüstriyalize olmamış hatta yapımındaki incelikler ile ilgili biraz daha bilgi edindikten sonra hak verileceği üzere olmaması da gereken bir enstrümandır.

- Tam olarak bir metalurji, fizik ve akustik harikası olduğu gibi tamir, modifiye yahut değişikliklere uygun olmayan solid yapısı ile yapımında üst seviye bir zanaat, sanat ve müzik bilgisi gerektirdiğinden videolarda izleyip etkilendiğiniz ya da piyasa yapıp insanları etkileyebileceğiniz kadife gibi ve gürül gürül volümü olan handpanların bir çoğu için zamanında üreticilere isim yazdırıp aylar hatta bazen yıllar süren sipariş sıraları beklenmekte ve bir tanesi için 2-3k $ ve üzeri fiyatlar talep edilmekteydi.

- Handpan'lar bakımı ve muhafazası çok mühim olan enstrümanlardır. Metal olmasına karşın tencere değildir lakin hava ve muhafaza şartlarından etkilenirler;


-Sevgi ve ilgi göstermez bakımını yapmaz ve doğru yerlerde (mesela sahil
müzisyenler tarafından ekmeğin en çok çıkacağını düşündükleri yer olmasına
rağmen herhangi bir enstrüman için en yanlış yerdir) çıkarıp çalıp, doğru
muhafaza etmez isen paslanabilir.

-Darbe alırsa şanslıysan bir kısmının şanssız isen tüm seslerin akordu
bozulabilir kayabilir.

-Ağırlıkları içi boş olsa da metal olduğu için yüksektir, en narini 7-8 kilo
üstüdür; Dragonball'daki Master Roshi gibi gezmeyi dert etmemen gerekir.

-Müzik yapmak yahut eşlik çalmak gibi dertlerin var ise birden fazla edinmen
bunları da edinirken üzerindeki nota dizilimlerini ihtiyaçların
doğrultusunda düşünmen ve seçmen gerekir keza seçtiğin aralığa göre ekstrem
pes akordlularda neredeyse maksimum 5 sese kadar az olabiliyorken tiz yani
daha ince sesli dizilimlerde 10-12'ye kadar çıkabilir. Ve her üretici
kullandığı yöntemler ve materyaller izin verdiğince bu olanakları sunar ya
da sunmaz.


- Daha niceleri de eklenmiş olabilir keza senelerdir uzağım lakin buraya inceleyebilmen ve fikrin olabilmesi için bazı üreticilerin sitelerini ekliyorum:

panart.ch - (Kendileri bu boklavatı icat eden ve Hang Drum ismine esas sahip olanlardır)

www.sarazhandpans.com

www.pantheonsteel.com

Dipnot: Sadece hoşuna gittiği için edinmek istiyorsan anlattıklarımı es geçip sadece şekli benzer bir tongue drum edinebilir yahut bu yola girmek istiyorsan kırmızı hapı yutabilirsin.

Dipnot2: Türkiye oryantal enstrümandan daha çok oryantalliği pazarlamada birincidir. Geleneksel enstrümanların hepsini elin adamı alır kusursuzlaştırır 3 4 k paraya satar. Bir çok geleneksel orta ve uzak doğu enstrümanının Avrupa ve Amerika'da modern şartlara uygun şekilde kusursuzlaştırılmış butik üreticileri mevcuttur. Keza Karayiplerden koparılan handpanlar da böyle bir hikayenin meyvesidir.

Dipnot3: Hayır çalmıyorum, şu an olsa da çalmam - satar parasından bi kısmını güzel bir handpan vst'sine (bkz: virtual instrument) kalanını da bedelliye yatırırım.

Dipnot4: Peki bunları nerden mi biliyorum? Cezaevinde herkes bağlama öğrenmez gençler...
0
Solit
(10.05.22)
(3)

netfilixin otomatik ödeme sorunu

turuncubisikletlihanfendi
netflixe 50liranın üstüne çıktığı için zamla otomatik ödeme alan kartımız hata verdi. netflixi arayınca bankayı aramanız lazım 3D yi kapatmaları lazım dedi banka bize 3d nin siteyle alakalı, bu bizle ilgili değil iki parça halinde çeksin netflix dedi.netflix de ödemeye müdehale edemiyor galibabaşka
netflixe 50liranın üstüne çıktığı için zamla otomatik ödeme alan kartımız hata verdi. netflixi arayınca bankayı aramanız lazım 3D yi kapatmaları lazım dedi
banka bize 3d nin siteyle alakalı, bu bizle ilgili değil iki parça halinde çeksin netflix dedi.
netflix de ödemeye müdehale edemiyor galiba
başka kartları denedik yine olmadı
kısacası netflix bankaya paslıyor banka netflixe devamlı ve ödeme yapılamadığı için ortada kalan biz olduk.
nasıl çözebiliriz bunu
0
turuncubisikletlihanfendi
(14.05.21)
Sorunuza cevap değil ama Papara kart çıkarın, netflixte her ay 15 TL indirim yapıyor papara card ile ödeyince. Youtube premiumda da aynı şekilde. Tavsiye ederim
0
cowboy
(14.05.21)
otomatik odemeyi kaldirip tekrar tanimlamayi denerseniz ne oluyor?
0
idexo
(14.05.21)
Gift card ya da başka kart denemelisin.
0
shredd
(14.05.21)
(11)

tarihi geçmiş tavuk yenir mi

gelmeistemem
27 nisan son tarihiymiş. Dondurucudaydı. Tüketilebilir mi?
27 nisan son tarihiymiş. Dondurucudaydı. Tüketilebilir mi?
0
gelmeistemem
(12.05.21)
dondurucuda ise 6 ay sonra bile yenir.
0
jelly bear
(12.05.21)
ben olsam riske girmezdim.
0
idexo
(12.05.21)
Dondurucuda hiçbir şey olmaz. O tarih donmamış ürün için
0
neysene
(12.05.21)
Koku, renk vs. sorun yoksa bildiğimiz tamamen donmuş ise yenir.
0
Erva
(12.05.21)
dondurucuya 27'sinden sonra konmadiysa yenir.
0
chezidek
(12.05.21)
idexo +1
0
camussar
(12.05.21)
Dondurucular bunun için var zaten. Tüketim tarihi buzdolabı koşulları için.

Yiyebilirsiniz.
0
adivar
(12.05.21)
yerim. daha önce yedim. Dondurucunun olayı bu zaten.
0
westblack
(12.05.21)
tavuğu alıp marketten çıktıktan sonra daha arabaya binmeden hemen marketin önüne çöküp pişirmelisiniz. eve gelirseniz yolda bozulur maazallah, riske girilmez.

yukarıda yazdığımı ciddiye almayın. duyuruya sorulan bütün tavuk sorularının fiks cevabıdır, "ben olsam riske girmezdim". yani marketten alıp 15 dakikada eve gelsen "ben olsam riske girmem, yolda bozulmuş olabilir" derler. hayatta tavuk yiyemezsiniz.

tavuğu aldığınızda tarihi geçmemişse, son kullanma tarihine kadar taze olarak tüketebilirsiniz.

tarihi geçmeden önce dondurucuya koyup dondurduysanız, 6 ay sonra bile çözdürüp yiyebilirsiniz.

afiyet olsun.
0
kibritsuyu
(12.05.21)
geçen gün bir aile zehirlenip ölmüştü :(
www.hurriyet.com.tr
0
cassey
(12.05.21)
3 ila 6 ay bozulmadan gider donmuş tavuk ama belli bir süreden sonra tadı değişmeye başlıyor.
0
renegade
(13.05.21)
(1)

canon fotoğraf makinesi pil problemi

tabudeviren
şarj edilebilir bataryası olan fotoğraf makinesi, şarj cihazında dolu olarak görünen pili taktığımda pili boş gösteriyor. aça kapa pili tak çıkar yapıyorum tam gösteriyor. sonra yine boş gösteriyor. kafasına göre takılıyor. sorun makineden midir, pilden midir? çözümü var mıdır?
şarj edilebilir bataryası olan fotoğraf makinesi, şarj cihazında dolu olarak görünen pili taktığımda pili boş gösteriyor. aça kapa pili tak çıkar yapıyorum tam gösteriyor. sonra yine boş gösteriyor. kafasına göre takılıyor. sorun makineden midir, pilden midir? çözümü var mıdır?
0
tabudeviren
(08.05.21)
pil eskimistir. bunlarin ayni telefon pillerinde oldugu gibi bir sarj tutabilme omru var.

muadil pil veya orijinal pil bulmak gerekir.
0
idexo
(08.05.21)
(4)

ekran çiziktirmek ile ilgili 2 soru

1bir1bir1
Selam,1. Diyelim ki Samsun A52 aldım (düşünüyorum cidden) ama kalemle de kullanmak istiyorum, bi tane de akıllı telefon kalemi (bunların genel ismi nedir yahu) aldım. Bu kalemler note serisinin kalemleri gibi çeşitli işlevlere sahip olmazlar değil mi? Note'un kalemiyle arasında başka bi ilişki, bi b
Selam,

1. Diyelim ki Samsun A52 aldım (düşünüyorum cidden) ama kalemle de kullanmak istiyorum, bi tane de akıllı telefon kalemi (bunların genel ismi nedir yahu) aldım. Bu kalemler note serisinin kalemleri gibi çeşitli işlevlere sahip olmazlar değil mi? Note'un kalemiyle arasında başka bi ilişki, bi başka ambiyans falan oluyor sanırım? Yoksa yok öyle bişey, istediğin kalemle istediğin(ya da şu şu şu) telefonla çeşitli işlemler yapabilirsin diyo musunuz? Öyleyse o kalemleri nasıl bulacağımdır?

2. Hani youtube'daki çeşitli videolarda gördüğümüz bir şey var; kişi ekranın bir köşesinde kendi görünüyor ama ekranın çoğunda, o an anlattığı şeylere ait grafikler vs var veya o an bişeyler çiziyor siliyor yazıyor filan.

He işte o cihazlar nedir, bu konuda nasıl bilgi arayayım ne demem lazım goğul efendiye?
0
1bir1bir1
(06.05.21)
yazma cizme isleri icin ya Wacom ya Apple.

edit: stylus diye aratabilirsin ama soyledigim iki marka disindakilerin teknolojisi pek iyi degil. kullanislilik bakimindan soyluyorum. buyuk para harcarsan memnun kalmayabilirsin.
0
idexo
(06.05.21)
@idexo'cuğum,

marka değil de bu cihaz nedir ne değildir normal bildiğimiz tablet mi yoksa e-kitap okuyucular gibi bu videosa çiziktirmeye özel yapılmış cihazlar mı, bunların genel adı ne vs... bunları merak etmiştim.
0
🌸1bir1bir1
(06.05.21)
1) Iphone telefon ile Apple Pencil kullanılmıyor mesela. Kendim bizzat test ettim çalışmıyor. Kaleme uygun ekran teknolojisi normal ekran teknolojisinden farklı muhtemelen.

2) Onu yapanlar grafik tablet ile yapıyorlar
www.hepsiburada.com
0
Northern Mariner
(06.05.21)
1. sadece notlara falan yazabilirsin. note serisi kalemi gibi olmaz.

2. grafik tablet kullanıyorlar çoğunlukla.
0
lancelot du lac
(06.05.21)
(6)

yaratıcı işlerle uğraşanlar

Jux
ürettiğiniz hiçbir şeyi beğenmediğiniz oluyor mu? şu ara ne yapsam beğenmiyorum ve haliyle hevesim kaçıyor. arkadaşım ne zamandır bir şey üretmiyorsun dedi, kapandım odama iyice uğraştım bişeyler çıkartmak için ama olmuyor. son raddeye geliyorum, biraz bişeye benzedi diyorum. sonra bir daha bakıyoru
ürettiğiniz hiçbir şeyi beğenmediğiniz oluyor mu? şu ara ne yapsam beğenmiyorum ve haliyle hevesim kaçıyor.
arkadaşım ne zamandır bir şey üretmiyorsun dedi, kapandım odama iyice uğraştım bişeyler çıkartmak için ama olmuyor. son raddeye geliyorum, biraz bişeye benzedi diyorum. sonra bir daha bakıyorum ve beğenmeyip iptal ediyorum.

kendime karşı çok eleştirelim, bişeyler yaptığımda bile içime çok sinmiyor. bazen kafam çok boşken bi gazla yapıp insanların beğenisine sunuyorum. bazıları beklediğimden çok beğeniliyor ama benim için "dandik" gibi görünüyor. bazen de benim çok beğendiğimi çoğunluk beğenmiyor.

bir süredir zaten uzaktım, zaten sıkılgan bir insan olduğum için en ufak hoşnutsuzlukta bırakıyorum o an yapıyorsam da bişeyler. yani bir zorlama yok kendi açımdan. öte yandan biraz zorlamadıkça hiçbir şey üretmiyorum.

benimle aynı şeyi yaşayanlar vardır diye düşünüyorum, tam anlatamadım belki. nasıl aşıyorsunuz böyle durumları? bakış açımda mı sorun var? yoksa bu işler biraz böyle mi?
0
Jux
(01.05.21)
bu isler biraz boyle.
www.youtube.com
0
robokot
(01.05.21)
@love and trust, ilhamımı tetikleyecek şeyler yapıyorum aslında. Güzel örneklere bakıyorum, feyzalmaya çalışıyorum. Ama onlar da bir yerden sonra "aynı" geliyor. Döngüde gibi hissediyorum. Teşekkür ederim önerin için.
0
🌸Jux
(01.05.21)
ya insan ne kadar iyi olursa olsun, daima efektif olamaz. zaman zaman doğal olarak tıkanır. yeri gelir yaptığın şeyde aniden çok iyi bi çözüm bulursun, üstüne koyar bitirirsin. yeri gelir, aklına gelen onca şeye rağmen hep bi eksiklik-olmamışlık hissedersin. haliyle üst üste denersin ama olmaz. amk böyle işin dersin. bence insan yaptığı iyi şeyleri "oh tamam güzel oldu" diyip geçmemeli, onunla biraz övünmeli, sindirmeli. çünkü bişeyler ters gitmeye başlayınca hemen bunalıyoruz ve daha çok depresifleşiyoruz. yapılan o iyi iş için ne kadar az mutlu oluyorsak, yanlış giden işlerde o kadar çok karamsarlaşıyoruz yani. herkes böyle olmayabilir tabi ama bu şekilde düşünüyorum. bazen sadece bi cam açıp hava almak gerekir, bazen direk odadan çıkmak gerekir. tabi geri dönmek üzere :)
0
isveperver
(01.05.21)
picasso'nun on binlerce eseri var.

aralarindan en degerli gorulenleri belli basli bir kac tanesi.

10bin tane eseri tamamlayip arasindan 5-10 tane bu olmus diyebilecegin eserler cikarabiliyorsan picasso gibi sansli say kendini


edit: Kaynak

www.britannica.com

50,000 artworks
Picasso is thought to have made about 50,000 artworks during his lifetime, including paintings, drawings, prints, sculpture, and ceramics. From his extensive production there are many celebrated pieces.
0
idexo
(01.05.21)
yaratıcı işlerle ilgili şöyle bir söz duymuştum, kesinlikle imzamı atarım.
Yaratıcı iş üretenler neyin güzel olduğunu değil, neyin çirkin olduğunu bilirler. Ve üretim sürecinde sürekli yeni denemeler yaparak gördükleri çirkinlikleri en aza indirmek için çalışırlar.

İlk çizdiğinde on çirkinlik bulursun, sonra bunu yediye indirirsin, sonra üçe, sonra bire. Çok şanslıysan belki sonunda tam olarak içine siner :)

Denemekten yorulma, denemekten keyif al,
0
michael_knight
(01.05.21)
ben resim yapıyorum kendimde şunu fark ettim; oturup güzel bir resim yapayım dediğimde genelde hayal kırıklığı oluyor ama gerçekten içimden resim yapmak geldiyse ve kasmadan yaptıysam genelde sonuç çok güzel oluyor :) yani güzel bir şey çıkaracağım beklentisiyle başlamak köreltiyor yeteneği bence.
0
lesfeuxdartifice
(01.05.21)
(8)

Döküm tava ve evin duman altı olması

mysticriver
Merhaba,Döküm tavada et mühürleme vs gibi işlemlerde ocağın altını çok açmak gerekiyor. Mutfak yağ içinde kalıyor, ev duman altı oluyor. Aspiratör fayda etmiyor. Balkonda yapmak için elektrikli ocak aldım o da yeterince ısıtmadığından güzel pişirmiyor. Burada da herkes döküm tava öneriyor ancak mera
Merhaba,

Döküm tavada et mühürleme vs gibi işlemlerde ocağın altını çok açmak gerekiyor. Mutfak yağ içinde kalıyor, ev duman altı oluyor. Aspiratör fayda etmiyor. Balkonda yapmak için elektrikli ocak aldım o da yeterince ısıtmadığından güzel pişirmiyor. Burada da herkes döküm tava öneriyor ancak merak ettim siz de aynı sorunu yaşıyor musunuz diye yada yaşıyorsanız nasıl çözüm buldunuz?
0
mysticriver
(28.04.21)
Benim çözümüm kızartmaları ve döküm tava ile pişecek etleri piknik tüpü ile balkonda yapmak oldu. Elektrikli ocak pek doğru bir seçenek değil.
0
cursor
(28.04.21)
boşken iyice kızdırıp eti attıktan sonra kısıyorum. dumanı az atıyor. ama tamamen bitirmek mümkün değil.
0
xrated
(28.04.21)
döküm tava kullanılıyorsa o duman olacak kaçarı yok.

Ama öncesinde bir 10 dakika ocakta boş tavayı yüksek ateşte ısıtıp eti atınca kısmak biraz azaltıyor.

Bu arada yağ için öneri şu olur. ocağı ve çevresini alüminyum folyo ile kaplayın. işiniz bitince folyoları toplayıp çöpe atarsınız.
0
Dr_Stat
(28.04.21)
Iste bu yuzden lavabonun altindaki dolabin en derinliklerinde yatiyor benimki. Tum dediklerine katiliyorum. Dumani gectim bunda et kizartinca 1t gun etraftan yag temizliyorum.

Cozum onerim hurdaci legen ytd.
0
Filinta61
(28.04.21)
yukaridaki cevaplara yonelik bir cevap: bu olaylarin cozumu basit. dokum tavaya kizartma tavasi muamelesi yapmayin. etin dogru surede, dogru sicaklikta ve dogru miktarda yagli olmasi gerek.

hicbir ozen gostermeden "eti kizgin tavaya atarim piser" mantigi yanlis. bu diger pisirme yontemleri icin de gecerli. ozenli oldugun surece basarili olursun. ozenmeyeceksen zaten hic ugrasma dokum vb ile.
0
idexo
(28.04.21)
aspiratör lazım kısmen evet ama çok da duman altı olayı yaşamadım.
0
evimin paspasi
(28.04.21)
aspiratörün yetersiz ya da bacası filtresi vs tıkalı olabilir. amerikan mutfaklı evimiz, evet bir duman çıkıyor ama öyle her tarafı duman altı yapmıyor ya da aşırı kokutmuyor.
0
roket adam
(28.04.21)
Aspiratör + cam açmak buyuk olcude dumani azaltir ancak yag sicratma konusunda da yag sicratmaz teller var. kevgir gibi ustune kapatiyosun yag sicramasini buyuk oranda aliyor
0
onkiloversemtamamım
(28.04.21)
(6)

genelgeyi nereden bileceğim?

dunyanin en gereksiz adami
Diyelim ki ben medeniyetten uzak bir köyde yalnız yaşayan yaşlı bir adamım. Kimseyle iletişimim de yok doğru düzgün. Televizyon, internet vs. kullanmıyorum. Bir gün bir işim çıktı (ya da canım sıkıldı, ne bileyim), şehir merkezine gittim. Sokakta yürürken polisin biri çevirdi sokağa çıkmak yasak amc
Diyelim ki ben medeniyetten uzak bir köyde yalnız yaşayan yaşlı bir adamım. Kimseyle iletişimim de yok doğru düzgün. Televizyon, internet vs. kullanmıyorum. Bir gün bir işim çıktı (ya da canım sıkıldı, ne bileyim), şehir merkezine gittim. Sokakta yürürken polisin biri çevirdi sokağa çıkmak yasak amca dedi ve cezayı kesti. Ama ben masumum

Demek istediğim genelgeyi bilmek için illa ki haberleri takip etmek ya da sağdan soldan yarım yamalak duyduklarıma göre mi hareket etmem gerekiyor? Genelge beni nasıl bağlayabiliyor?

Edit: "kanunu da bilmiyorum de o zaman" diyen arkadaşlar, bu bir kanun değil. Resmi gazetede de herhangi bir koronavirüs önlerine dair bir şey göremiyorum.
0
dunyanin en gereksiz adami
(28.04.21)
aynı şey ceza kanunu için de geçerli olabilir o halde, ben nereden bilebilirdim xx yapmanın suç olduğunu?
0
reanarchy
(28.04.21)
5237 sayılı TCK’nın 4/1 maddesi: Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

edit: Umumi Hıfzısıhha Kanunu kapsamında kararlar alınıyor. resmî gazetede yayımlanması zorunlu değil çünkü il/ilçe umumi hıfzısıhha kurulları ayrıca karar alıyor.
0
maybe one day
(28.04.21)
genelge bir "ceza kanunu" değil. hatta genelge ile uygulanan yasaklar, ancak kanunla yasaklanabilecek şeyler olduğundan genelgeler anayasal suç niteliğinde bile olabilir. yarın öbür gün bu genelgelere dair işlem yapan herkes çok büyük cezalar alabilir. konusu suç olan emir hiçbir şekilde yerine getirilemeyeceği, getiren sorumluluktan kurtulamayacağı için de kaçışı olmaz.

genelge sizi şöyle bağlıyor. devletin elinde silahı var. uymazsanız sizi silahla öldürüyor. ya da hapse atıyor. ya da para cezası kesiyor, ödemezseniz yaşamınıza her türlü engeli koyuyor. bunun dışında genelgenin sizi bağlamasına dair hiçbir şey yok...
0
ortalama keyifçi
(28.04.21)
XX köyünde medeniyetten uzak yere bile "resmi gazete" gider muhtara.
Muhtar anons, kahvede anlatma, kapısına asma yolu ile köylüye duyurur.

Bu sistem cumhuriyetin ilk yılından beri uygulanan bir sistem
resmi gazete o yüzden var.
satır satır okurdu eskiden muhtarlar o gazeteyi

içişleri bakanlığı il ilçe ve beldelere o yüzden genelgeyi gönderiyor.
Dağda bir yerde oturuyorsan da jandarma gelir söyler.

Kanun yapıcı bunu bir şekilde duyurur merak etmeyin.
çocukken izlediğin filmleri hatırla
imparatorluk döneminde bile ulaklar bir taşın üstüne çıkar
"duyduk duymadık demeyin" diye ferman okurlardı.

duyduk duymadık demeyin o manaya geliyor :)
duymasan da sorumlusun
0
summatinyourteeth
(28.04.21)
Duruşmalardaki “ama suç olduğunu bilmiyordum” savunması geldi aklıma. Tabi bu bir bahane değil üstteki arkadaşların anlattığı gibi. Cebindeki TC kimlik kartı, sana bazı haklar tanıdığı gibi bazı sorumluluklar da veriyor. Bundan dolayı bu tip gelişmeleri bilmek zorundasın. Köyde yaşaman, fakir olman, kendini izole etmen sana muafiyet sağlamıyor.

Ayrıca sağdan soldan duyduklarında hareket etmen de doğru değil. Bak mesela şu duyurudaki covid sorularının yüzde 95 nin cevabı (filyasyon ekibi, karantina süresi, verilen ilaç vs) sağlık bakanlığının sitesinde açıkça yazıyor. Ama kimse açıp okumuyor.

Yine başka bir örnek; ceza kanunlarıyla mahkemelerle ilgili sorularından büyük çoğunluğun cevabı Türk Ceza Kanununda ve CMK da yazıyor. Bunlar böyle anlaşılmayan Osmanlıca metinler değil. Adam soruyor hakaretten dava açıldı ne olur diye. Hakaret suçunun kanundaki karşılığına baksa şak diye çözecek işi ama bunu yapmıyor.

Kısaca insanımız araştırmayı okumayı sevmeyen bir özellikte. Hayatını kolaylaştıracak şeylerden genelde uzak duruyor.
0
infernalcadre
(28.04.21)
yani bilmiyorum vb. bahaneleri gecelim fakat sunu tartisabiliriz: standart burokratik bir demokraside yasasan, belli mazeretlerini kabul ettirebilirsin.

durumun ceza gerektirse bile, hakim karsisina cikip belli haklarini, ozel durumlarini ileri surebilirsin, cezaya itiraz edebilirsin.

hakim de devletin vicdani olarak sana bir "ayricalik" tanir. toplum icindeki guven, birlik, aidiyet duygularini pekistirir...

ama boyle bir ulkede yasamiyorsun.

ornek: www.youtube.com

edit: "Bu bir kanun degildir" teknik olarak dogru fakat zaten "kararname" diye kisalttigin seyin gercek adi "kanun hukmunde kararname". hukukun ustun oldugu bir ulkede yasayan herkes o ulkenin yasalariyla sorumludur. bu kadar net. onu bilmek senin gorevin.
0
idexo
(28.04.21)
(3)

yoldaki bu işaretin anlamı nedir?

Sir Anthony Hopkins
belediye mahallede sokakları işaretlemiş böyle amacı nedir bunun ?
belediye mahallede sokakları işaretlemiş böyle amacı nedir bunun ?
0
Sir Anthony Hopkins
(27.04.21)
Poligon noktasıymış, kadastroyla ilgiliymiş.
0
kobuzchu kiz
(27.04.21)
gecmis olsun
0
idexo
(27.04.21)
o nokta var ya türkiye geneli kadastro haritasında tam olarak koordinat olarak var. kusursuz ölçüyle. oradan kerteriz alıp yeni ölçümler yapıyorlar.
0
iddaaci
(27.04.21)
(7)

"Ermeni soykırımı" hakkında güvenilir kaynaklara nerden ulaşabilirim?

isabella was a ginger
Biliyorsunuz gündemde olan bir mevzu. "soykırım" ya da "soykırım iddiası" demek istemiyorum, sadece bu konudaki bilgisizliğimi gidermek için tarihsel kaynaklar arıyorum. Hem Türk, hem yabancı bildiğiniz güvenilir kaynak varsa söyleyebilir misiniz?
Biliyorsunuz gündemde olan bir mevzu. "soykırım" ya da "soykırım iddiası" demek istemiyorum, sadece bu konudaki bilgisizliğimi gidermek için tarihsel kaynaklar arıyorum. Hem Türk, hem yabancı bildiğiniz güvenilir kaynak varsa söyleyebilir misiniz?
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Guenter lewy : 1915-Osmanlı Ermenilwrine ne oldu?
0
havadakarada
(26.04.21)
taner akcam'in kaynaklari var.
0
nefertarii
(26.04.21)
Ermeni yazar Gurgen Mahari'nin İngilizceye Burning Orchards diye çevrilen kitabını tavsiye ederim. Van özelinde birinci kaynaktan Ermeni isyancılarının nasıl kendi halklarını kışkırttıklarını, isyana karşı çıkan Ermenileri bile nasıl öldürdüklerini ve sonrasında barış içinde yaşayan bir bölgeyi ne hale getirdiklerini çok iyi anlatıyor. Kitap ilk yayınlandığında Ermenistan'da yakılıyor ve yazar ölüm tehditleri alıp kitabı tekrar yazmak sorunda kalıyor. Amazon.de üzerinden e-book olarak satın almıştım ben, sansürsüz hali. Niye bu kitabı öneriyorum? Tehcirin neden uygulanmak zorunda kaldığını aslında çok iyi anlatıyor. Taner Akçam okursan taraflı ve bol manipülasyonlu bir yayın okumuş olursun
0
burya
(27.04.21)
Suny'nin kitabının Türkçesi de var: www.arasyayincilik.com

Taner Akçam'ın şu kitabını tavsiye ederim: iletisim.com.tr

Bir de Ermeni Soykırımı'yla direkt olarak alakalı değil ama şu kitabı okumanızı tavsiye ederim: www.idefix.com Muazzam bir Türkçeyle iyisiyle kötüsüyle anılarını yazmış. Türkiye'deki azınlıklar üzerine bir sürü kitap okudum ama beni en çok etkileyenlerden biri budur.
0
bruce mclaren
(27.04.21)
bu arada 1915'te osmanli ordusu'nda asker olarak gorev yapan ermeniler'in ani kitaplari var, donduklerindeki manzarayi filan anlattiklari:

ermenilerin golgothasi: krikor balakyan
harbiyeli bir osmanli ermenisi: kalusd surmenyan
nevzat onaran'in kitaplari var; genel bir bakis sunuyor "turk nufus muhendisligi", "osmanli'da ermeni ve rum mallarinin turklestirilmesi" ve "cumhuriyet'te ermeni ve rum mallarinin turklestirilmesi"
0
nefertarii
(27.04.21)
"guvenilir kaynak" ariyorsaniz ondan bundan degil de tarihcilerden okumaniz gerek: dunyasavasi.ttk.gov.tr

ek: www.youtube.com
0
idexo
(27.04.21)
öncelik elbette tarih profesörleri olmalı ama okumak isterseniz murat bardakçı'nın da konuyla ilgili iki kitabı var; talat paşa'nın evrak-ı metrukesi 1915 ve ittihadçı'nın sandığı. ben okumaya değer buluyorum çünkü bazı durumlarda bilim insanı olmak arşive ulaşmak açısından yeterli olmuyor. daha özel ilişkilere ihtiyacınız olabiliyor. ben araştırma yapacağım dediğinizde açılmayan bazı devlet arşivleri, tanıdık ricası üzerine açılabiliyor veya bu sayede özel arşivler ve koleksiyonlar üzerinde çalışmak mümkün olabiliyor. bu nedenle önemli buluyorum.
0
Sour
(27.04.21)
(5)

yurtdisinda yasarken baska ulkeye vize almak daha kolay olmaz mi?

chezidek
ikametgahi bati avrupa'da olan bir turk vatandasinin mesela amerika'ya gitmesi icin vize alim sureci turkiye'de yasayan birine gore daha kolay olmaz mi? reddedilme durumlari biraz azalir gibi geliyor. bu konuda tecrubesi olan var midir?
ikametgahi bati avrupa'da olan bir turk vatandasinin mesela amerika'ya gitmesi icin vize alim sureci turkiye'de yasayan birine gore daha kolay olmaz mi?

reddedilme durumlari biraz azalir gibi geliyor. bu konuda tecrubesi olan var midir?
0
chezidek
(25.04.21)
Örnek olur mu bilmiyorum ama Çekya'da oturumum varken Almanya için Erasmus staj hareketliliği vizesine başvurmuştum. Aynı vize Türkiye'den başvurunca 1.5-2 ayda çıkarken, oradan başvurunca 2 gün sürmüştü. Tabii muhtemelen çok az başvuru olamasıyla da alakalıdır. Sanırım ülkelere göre değişiyordur.
0
evrim halkasi
(25.04.21)
vizenin turu, basvuranin ozellikleri vb. diger etmenler hala onemli.

fakiri kimse istemez, dogru belgeleri eksiksiz saglayamayan aday muhtemelen degerlendirmeye bile alinmaz...

gecen bir sporcu'nun 2019'daki turnuvalara katilmak icin yaptigi basvurusunun kabul edilmedigini hatta yaptigi itirazin da kabul edilmedigini; fakat yakin zamanda tekrar basvurup bu sefer alabildigini ogrendim.

bu kisi turk degil avrupali bir sporcuydu.

ekleme: vize almis olmak dahi sinirdan iceri girene kadar hicbir seyi garantilemeyebilir. kapidan dondurulenler de olabiliyor.
0
idexo
(25.04.21)
Portekiz oturumu olan birisi olarak yazıyorum. İngilteye vizemi ilk başvuruda kolayca aldım. Senin ab ülkesi oturumun varsa, süresi de bitmeye yakın değilse çat diye veriyorlar. Abd’ye de basvursam aynı prosedür. Türkiyede olan tc vatandaşından kat be kat kolaydır. Ayrıca o vize başvurusu da tr’deki gibi değil. Gayet çok kolay.
0
hepbiarayisicinde
(25.04.21)
oturumun var ise isin kolay.
oturumun yok ise, vize ile takiliyorsan git kendi ulkenden basvur diye red verir buyuk ihtimal, ben o sekilde red yemistim zamaninda :)
0
cooperr
(25.04.21)
Normalde en güçlü sosyal ve ekonomik bağlara sahip olduğunuz ülkede vize başvurusunda bulunmak en iyisidir. Örneğin, aslen Hindistan'lıysanız ve ABD turist vizesine başvuruyorsanız ve ayrıca Avustralya'da daimi ikamet ediyorsanız ve on yıldır Avustralya'da yaşıyor ve çalışıyorsanız, Avustralya'da başvurmak en iyisidir.

Ancak, geçici öğrenci vizesiyle Avustralya'da bulunan bir Hindistan vatandaşıysanız ve ABD turist vizesine başvurmanız gerekiyorsa, konsolosluk memuru Hindistan ile sosyal ve ekonomik bağlarınızı değerlendiriyor olacaktır. Orada daha önce Hindistan'da çalışmış ve durumunuzu değerlendirmeye yardımcı olabilecek bir memur olabilir, ancak bu garanti edilmez. Bu nedenle, güçlü bir ekonomik durumunuz yoksa veya ABD'ye önceden seyahatiniz olmadıkça, memur vizenizi reddedebilir ve kendi ülkenizde başvurmanızı önerebilir.

Yukarıdaki aynı durum göz önüne alındığında, yüksek lisans veya çalışma vizesine gitmek için ABD öğrenci vizesine başvuruyorsanız, Hindistan ile bağlarınızı uzun süre ABD'de kalacağınız kadar gösterebilmeniz önemli olmayacaktır. Bu nedenle, muhtemelen her iki konsoloslukta da aynı vize onay şansına sahip olursunuz.

Sonuç olarak, konsolosluk memurları, başka bir ülkeden geldiğinizi gördüklerinde, başvurduğunuz ülkeyle güçlü bir bağınız yoksa veya başvurmak için başka bir sağlam nedeniniz yoksa, "konsolosluk alışverişi" yaptığınızdan endişelenebilirler. Bu, kendi ülkenizde alabileceğiniz kolay "evet" in bir "hayır" olabileceği anlamına gelir. Ayrıca, vize reddi oranları yüksek olan ülkelerden gelen başvuru sahipleri, nerede olurlarsa olsunlar, başvurularının ekstra incelemeye tabi tutulmasını bekleyebilirler.

ABD'nin konsolosluk hizmetlerinin olmadığı bazı ülkeler var. Bu ülkelerden birinde yaşıyorsanız, muhtemelen ülkenizden vize başvurusu yapanların çoğunu işleme koymak için yakındaki bir ülkedeki bir konsolosluk atanmıştır. Örneğin, birçok İranlı başvuru sahibi Türkiye'deki bir ABD konsolosluğuna başvuruyor ve oradaki konsolosluk memurları İran vatandaşları için vize kararı verme konusunda deneyimli. Bu durumdaysanız, uzak bir yerde tatile giderken vize başvurusunda bulunmak yerine bu yakın ülkelerden birinde başvurmanız en iyisidir. Pek çok İranlının Kanada veya Avustralya'da akrabaları var ve akrabalarını ziyaret ederken ABD turist vizesi için başvurirlar, ancak vizeyi almak için en iyi şansı istiyorsanız bu ideal değildir.

Üçüncü ülke konsolosluğuna başvurursanız, cevap biraz zaman alırsa şaşırmayın. Konsolosluk, başvurunuzu askıya alabilir, böylece evinize en yakın ABD konsolosluğundan takip bilgilerini isteyebilir.

Sonuc olarak, kendi ülkenizde vize başvurusu yapmak daha kolay olur.
0
actor-observer bias
(26.04.21)
(4)

buyuk baliklarin gözü yenir mi?

in vino veritas
ornegin levrek?
ornegin levrek?
0
in vino veritas
(25.04.21)
ben yemem, fakat her seyi yiyen birileri var bu dunyada.
0
idexo
(25.04.21)
büyük küçük anlamam da alabalık gözü yemiştim. sünger gibiydi.
0
isveperver
(25.04.21)
Yenir, balığın diğer tarafları gibi omega vs açısından zengin ama tadı, yoğunluğu herkes için uygun değil
0
rm
(25.04.21)
Baligin her yeri yenir
0
eksimeksi
(27.04.21)
(6)

Bu çantanın ismi nedir?

sumuklu asilzade
Merhaba, fotodaki çantadan örmek istiyorum. Hasır çanta olarak aratınca farklı birsey çıkıyor. Bu çantanın malzemelerini nereden alabilirim ve örmeyi öğrenebileceğim bir youtube kanalı vs var mıdır? Teşekkürler.
Merhaba, fotodaki çantadan örmek istiyorum. Hasır çanta olarak aratınca farklı birsey çıkıyor. Bu çantanın malzemelerini nereden alabilirim ve örmeyi öğrenebileceğim bir youtube kanalı vs var mıdır? Teşekkürler.
0
sumuklu asilzade
(25.04.21)
Mobilden düzeltemiyorum maalesef. Marka ismi değil bu malzeme ve modelin ismi varsa onu arıyorum.
0
🌸sumuklu asilzade
(25.04.21)
çok bilgim yok ama rafya çanta yapımı / rafya ip aratırsanız belki istediğinize yakın şeyler bulabilirsiniz.
0
kucukne
(25.04.21)
suni deri benzeri malzemeler var, kosele var...

bu tarz malzemelerden kesilmis seritlerle isleyebilirsiniz diye dusundum.

ormesi de cesit cesittir. kimi tabanini hazir malzemeyi dikiyordur belki, kimi onu da oruyordur.

siz kendinize uyacak malzemeyi ayri, orme bicimini ayri arastirabilirsiniz bence.

edit: bir ihtimal hasir cantadir bu da, bazi seritleri mavi boyamislardir belki
0
idexo
(25.04.21)
çok emin değilim ama kağıt ipten de olabilir.
0
south park in kapusonlu uyesi
(25.04.21)
Sektörden bildiriyorım bu çanta rafya. Kağıt ipinden de yapabilirsiniz kesin bilgidir. Suni deri veya kösele ile alakası yoktur.
0
suicides underground
(25.04.21)
youtu.be

Buyrunuz bu da linki:)
0
suicides underground
(25.04.21)
(4)

Lanet iş yeri

izninizolursatahtinizatalibim
MerhabaDün 9 aydır çalıştığım kurumdan haklı fesih sebebi ile istifa dilekçemi vererek ayrılmış bulunuyorum. Dilekçemdeki bu durumu belirtir cümlemi çıkarmamı isteseler de yapmayacağımı ilettim, işletme direktörü istifamı o haliyle fark etmeden imzalamış bulundu ve sonrasında insan kaynaklarında bay
Merhaba
Dün 9 aydır çalıştığım kurumdan haklı fesih sebebi ile istifa dilekçemi vererek ayrılmış bulunuyorum. Dilekçemdeki bu durumu belirtir cümlemi çıkarmamı isteseler de yapmayacağımı ilettim, işletme direktörü istifamı o haliyle fark etmeden imzalamış bulundu ve sonrasında insan kaynaklarında baya mücadele verdim ancak tabi ki değiştirmedim. Ona rağmen çıkışımı istifa olarak bildirmişler. Kendi rızamla olduğuna dair.
Ben bu durumda napabilirim? Kesinlikle bu işin peşini bırakmak istemiyorum.
0
izninizolursatahtinizatalibim
(25.04.21)
hangi sgk'daysa dosyaniz oraya bir gidip gorusun, durumu anlatin.

sonra da is hukuku uzmani bir avukatla gorusup ilerisi icin nasil hareket edebileceginizi danisirsaniz hak kaybi yasamadan atlatma imkaniniz olur.
0
idexo
(25.04.21)
bildiğim kadarıyla işkura gidip bilgilendirmelisiniz, onlar da firmayı arayacak, durumun böyle böyle oldugunu onlar da düzeltme verecek.
0
liberal
(25.04.21)
sgk büyük ihtimalle işten çıkışınız verildiği için iş mahkemesine başvurun diyecek, benzer bir durum başıma geldi oradan biliyorum.

önce sgk ile iletişime geçin, gelen cevaba göre hareket edersiniz.
0
mrtkp1234
(25.04.21)
İhtar çekerek çıkış kodunun değişirilmesini talep edin. Muhasebeciler bunu aslında belli bir süre ile değiştirebiliyor ancak muhtemelen yapmayacaklardır. İhtar çekerseniz elinizde belge olur. Eğer düzeltme yapmazlarsa çıkış kodunun değiştirilmesi için dava açmanız gerekir. Sgk bunu kendiliğinden gözetip yapmıyor maalesef. Hak kaybına uğramamak için mutlaka bir avukatla çalışın. Maddi durumunuz elvermiyorsa ikametgahınızın bulunduğu veya işin görüldüğü ildeki baronun adlı yardım merkezinden avukat talebinden bulunabilirsiniz.
0
manuelka
(25.04.21)
(2)

Doktorun covid testi yapmak istememesi, ücretli olarak yaptirmamiz

nucleon
Merhabalar,Nisan ayı başında eşim gece ateşledi ve öksürük vardı, özel hastanenin acil bölümüne gittik.Doktor ısrarla covid değildir bu, bu da covid çıkarsa çok şaşırırım, covidde bu kadar yüksek ateş olmuyor (39C) gibi ifadeleri çoğu kez kullandı. Biz suphelendigimizi, 4 gün önce temas ettiğimiz ki
Merhabalar,

Nisan ayı başında eşim gece ateşledi ve öksürük vardı, özel hastanenin acil bölümüne gittik.

Doktor ısrarla covid değildir bu, bu da covid çıkarsa çok şaşırırım, covidde bu kadar yüksek ateş olmuyor (39C) gibi ifadeleri çoğu kez kullandı. Biz suphelendigimizi, 4 gün önce temas ettiğimiz kişilerde covid pozitif çıktığını belirttik.

O da emin olmak isterseniz yaptırın o zaman tarzında konuştu.

Eşime antibiyotik , ateş düşürücü yazdı.

Biz de 250tl ücret vererek test yaptırdık.
Bir sonraki gün test pozitif çıktı.

Şimdi bizim sonradan öğrendiğimiz durum su; özel hastanede doktor kendisi covid şüphesi duyar ise ücretsiz olarak bu testi yapıyorlarmış.

Bizim düşüncemiz, doktor bunu ücretsiz yapmamak için, belki hastane politikası bizi yanlış yönlendirdi, çünkü belirtiler hiç te yabana atılacak cinsten değildi. Bizim buna verecek paramız olmayabilirdi ya da umarsız insanlar olabilirdik 3 gün ateş düşürücü ile gezip geç teşhis olup, eşim belki yoğun bakimlik olabilirdi.

Biz bu doktor ve hastane hakkında gerekli yerlere şikayetimizi yaptık, doktoru kendi hastanesine de şikayet ettik. Bir netice çıkacağını da sanmıyorum.

Bugün aklımıza bu ücreti geri alabilir miyiz konusu geldi. Biz bu durumda kendimi kandırılmış hissediyoruz ve 250tl de olsa yedirmek istemiyoruz. Bu anlamda nasıl bir yol izleyebiliriz?
0
nucleon
(24.04.21)
@mika,

Özel hastanelerde doktor istemez ise covid testleri ücretli yaptırılıyor. Yukarıda da yazmıştım.
0
🌸nucleon
(24.04.21)
basvurularinizdan bir sonuc alirsaniz bu sonucu sozlukte pozitif bilinc anlaminda duyurabilirsiniz,
bir sonuc alamazsaniz dahi rezalet olarak da sozlukten duyurabilirsiniz.

yasadiklarinizi objektif ve acikca paylasirsaniz bu konuda bir duyarlilik olusabilir. bilgisi olmayanlar da bilgilenir.
0
idexo
(24.04.21)
(17)

Kitap satmak

osuran imam
Kitapçığını elden çıkarmak istiyorum. Üç bin civarında kitap var sanırım. Daha fazla da olabilir. Bunları topluca bir sahafa bırakıp toplu bir para alsam ne güzel olur ama kimsenin o kadar parayı bir seferde vereceğini sanmıyorum. Sosyal medyada hesap açıp satsam başıma iş açar mıyım? yoksa yasal mı
Kitapçığını elden çıkarmak istiyorum. Üç bin civarında kitap var sanırım. Daha fazla da olabilir. Bunları topluca bir sahafa bırakıp toplu bir para alsam ne güzel olur ama kimsenin o kadar parayı bir seferde vereceğini sanmıyorum. Sosyal medyada hesap açıp satsam başıma iş açar mıyım? yoksa yasal mıdır o yol? Nasıl bir yol izleyebilirim? Sahibinden, letgo filan denedim de iş yapmıyor o tür yerler.

Kitaplar genelde sosyal bilimler alanında kuram kitapları. Ders kitabı değil de işte kültür teorisi, sosyoloji, edebiyat, psikoloji filan. Kaliteli ve az bulunan kitaplar da var, roman şiir filan da. Yani iş yapacak şeyler. Ama mecra bulamıyorum.
0
osuran imam
(23.04.21)
excel dosyasında listeleyip burada bile satabilirsiniz bence.
0
eurhka
(23.04.21)
Sahaflar kiloyla alır çok çok yazık olur ederini bulmaz.

Sahibinden'e ve forumlara dev listesi olan ilanlar açmak ya da bundle'lar yapmak (onarlı falan) makul olabilir.
0
hedep
(23.04.21)
Hocam bir excel dosyası yaparsanız bana da yollayın lütfen. Sahaflar çok çok düşük fiyatlara alır maalesef.

excel +1
0
armagan abanuz
(23.04.21)
Asimov varsa aralarında bilmek isterim.

Excel +1
0
Jazz
(23.04.21)
Asimov yok maalesef
0
🌸osuran imam
(23.04.21)
fiyatlı excel +1
0
filteria
(23.04.21)
Hepsini sisteme gireceğim ama excel'den hiç anlamıyorum. Word olarak hazırlasam sorun olmaz inşallah.
0
🌸osuran imam
(23.04.21)
buraya koyun +1 en iyi bu şekilde değerlendirebilirsiniz
0
purrp
(23.04.21)
diger bir yolu kitapligin fotografini cekebilirsiniz.

satildikca guncellersiniz...

edit: Alfabetik dizilmisse excel-word icin ugrasmadan guzelce taranir.
0
idexo
(23.04.21)
Sahibinden ve Letgo'ya nasıl girdiniz? Tek tek ismiyle girmezseniz satmanız biraz zor. Ben kitap satın alıyorum mesela o sitelerden ama adını aratıp alıyorum. "Satılık kitap" yazıp 100 tane kitabın fotoğrafını koyanların ilanlarına hiç bakmıyorum, pek bakan da olacağını sanmam.

Yine en iyisi burada veya başkaca edebiyat forumlarında listeleyip satışa koymak. Eğer bekleyecek durumunuz da varsa en az 6 ay başka mecralarda satmaya çalışmadan sahafa vermeyin. Sahaf bire alıp yüze satacak, sizin de elinize 3 kuruş para geçecek.
0
son feci skilacci
(23.04.21)
Letgo gibi yerlere tek tek girdim, ama bunlar akademik vb. kitaplar, orada kimsenin o tarz kitaplar aramayacağını fark ettim sonradan.
0
🌸osuran imam
(23.04.21)
Fiyat aralığınız nedir? Yani yenisi üzerinden oranı?
0
ykyt
(23.04.21)
açıkçası planım şöyleydi: değerli kitaplarla görece daha az değerli kitaplar arasında fiyat farkı gözetmemek, böylece hepsini birden elden çıkarmak. atıyorum, üvercinka'nın özel baskısı var, bu kitabı sahaflar 150 liradan aşağı satmıyor. ben bu kadar fiyat koymak yerine, bütün kitaplara mesela 10 lira deyip aradaki farkı kapatmayı planlıyordum. bu sayede mesela dünya klasikleri filan da elden çıkmış olacak. ama tabii bunu yapmak için kitapları topluca satmam lazım. aksi halde dünya klasikleri gibi kolay bulunan kitapları elden çıkaramam.

tek tek satma işine gelince, bu defa hepsine bir fiyat biçmem lazım. onu da şimdiden bir şey diyemem. ama piyasa fiyatının altında olacak doğal olarak. belki nadir kitapların fiyatları biraz yüksek olabilir, o da işte tek tek satmanın dezavantajı.
0
🌸osuran imam
(23.04.21)
sahaflar sizin 3 bin kitabınıza şöyle bir bakıp "300 lira veririm" der, sonra tanesini 300'e satmaya çalışır, bazı değerli sahaflar var onlar gerçek sahaf da piyasanın çoğu böyle maalesef.
bazen mezatlar oluyor aslında ama mezatlarda önemli kişilerin kitaplarını satıyorlar bilemedim şimdi.
0
ckisc
(23.04.21)
uğraşmak istemiyorsan nadir kitapları ayır, teker teker satışa koy ya da buradan listele. genel olarak 3-5 liraya gidecek kitapları sahafa ver gitsin.
0
roket adam
(23.04.21)
koy şuuraya bir link, biri de alip sozluge koysun, hem biz gorelim guzel arsivini, al(a)masakta "vay be" diyelim, hem bakarsin cikar biri " aldim ulen" der sen de sevinirsin belli mi olur, yapacagin bir liste sadece..
0
alttaraf
(23.04.21)
Evet evet, liste hazırlamaya başladım bile. Ama tahminimden zor oldu. Şimdilik 800 kadarını girdim. İlgilenenlere teşekkür ederim. Hazırlayınca buraya koyacağım.
0
🌸osuran imam
(23.04.21)
(1)

Bunlar ne agaci?

freedonia
pembeli: https://twitter.com/MPSLwrEdmonton/status/1385340204484026371/photo/2 beyazli: https://twitter.com/MPSLwrEdmonton/status/1385340204484026371/photo/32. ve 3. resim arkadaslar. Twitter resim linkini direk vermiyor sanirim
pembeli: twitter.com
beyazli: twitter.com

2. ve 3. resim arkadaslar. Twitter resim linkini direk vermiyor sanirim
0
freedonia
(23.04.21)
japon kiraz agaci olabilir.

cherry blossom japan diye aratirsan envai cesidi var.
0
idexo
(23.04.21)
(7)

ısıyla daralan makaron mallığı

kibritsuyu
ya da benim mallığım galiba.şarj kablosunun ucundaki soket dibinden sıyrılmaya başladı, alttan kablolar gözüküyor. daha önce kablo montajı yaparken kullandım, malzemeyi de biraz tanıyorum, ama instagram'da gördüm şarj aletlerinizi kurtarın diye, bu ısı ile daralan makaronu takıyor oraya, çakmakla ıs
ya da benim mallığım galiba.

şarj kablosunun ucundaki soket dibinden sıyrılmaya başladı, alttan kablolar gözüküyor. daha önce kablo montajı yaparken kullandım, malzemeyi de biraz tanıyorum, ama instagram'da gördüm şarj aletlerinizi kurtarın diye, bu ısı ile daralan makaronu takıyor oraya, çakmakla ısıtınca daralıp hop diye sımsıkı kaplıyor.

e ulan ben kablo montajı yaparken kabloları birbirine bağlamadan önce makaronu takıyordum, bağlantıyı yapınca bağlantının üstüne çekip ısıtıyordum. şimdi kablonun kafasından geçmiyor ki bu? kafasından geçecek kadar genişinden alsam da ısıtınca o kadar daralır mı?

yani bariz bir mallık var. makaronu takmak için soketi kesip geri bağlamam lazım ki orijinal kabloya yapmam öyle bir şeyi.

kesmezsem kabloya uygun çapta olanı kafasından geçmiyor. geniş olanını alırsam da zannetmiyorum ki daralıp sımsıkı kavrasın.

makaronu boyuna kesip kabloya sardım, ısınınca erir yabışır diye ama öyle bir şey değilmiş, malzemenin numarası sadece daralmakmış, eriyip yapışmıyormuş.

nasıl yapacağız? yine kaldık mı elektrik bandına?
0
kibritsuyu
(21.04.21)
geniş olanını alıp ısıtınca sarıyor. iPhone şarjını tam dediğin makaronla yaptım ben. lightning ucu geçecek kadar geniş olması lazım.
0
roket adam
(21.04.21)
6.4mm olanı micro usb'den geçmiyor. 9.5mm olanı için de yorumlarda bol geliyor yazmışlar. biraz bakındım, ara bir ölçü de bulamadım.

var mı şöyle 7-8mm olanından?
0
🌸kibritsuyu
(21.04.21)
Eriyen bant deneyin.
0
Erva
(21.04.21)
isine yarar bir cozum mu bilemem ama, genis makaronun daha iyi sarabilecegi kadariyla malzemeyi sarip sabitlesen? sonra makaronu bunun uzerinden gecirsen isini gorur.

yoksa dedigin gibi soketi baglamadan kabloya gecirip sonra soketi baglamak gerek.
0
idexo
(21.04.21)
öncelikle şunu söyleyeyim, çakmak olayı iyi değil. çakmak ile makaron çok ani ısıya maruz kalıyor ve özelliğini kaybediyor.

saç kurutma makinası ile deneyebilirsin daha etkili olur. ben öyle yapıyorum. en sıcak ısı ayarında, biraz daha uzun sürüyor sadece.

ikinci bir şey de, eğer yeterince daralmayacağını düşünüyorsan, sadece kablo genişliğinde olan bir makaronu, spiral şeklinde boydan boya kes. S şeklinde, ve kabloya döndüre döndüre sok. yay gibi düşün. ondan sonra kablonun ucundan geçecek kalınlıktaki makaronu usb tarafından sokup, daha önceden geçirdiğin kablo genişliğindeki makaronun üzerine ikinci katman olarak geçir ve ondan sonra ısıtıp daralt. daha etkili oluyor.
0
reanarchy
(21.04.21)
genis makaron tam sarmiyor iphone sarj aletlerinin ucu kucuk onlarda olmuyor bu sorun ama sizinki android sanirim. androidlerde maalesef tam sarmiyor hem cakmakla hem kurutma makinesiyle denedim. yine de is goruyor ama iphone'daki kadar iyi degil.
0
in vino veritas
(21.04.21)
5-6 mm bir ya da iki taneyi makasla/bıçakla dikine kesip, kabloya geçirin üst üste.

Sonra 8-9 mm makaronu soketten geçirip bu diğer makaron/makaronların üstüne takın, hep beraber ısıtın. Eğer 8-9 mm bol gelecek olursa alttakilerin kalınlığı ile mesafe kurtarılabilir.

Makaronlar genel olarak %50 daralırlar.
0
John Bloor
(21.04.21)
(7)

bir yabancıya türkçedeki şu konuyu anlatmak

denizzz
"amcanın aşısı var" cümlesindeki "ın" ekini nasıl anlatabiliriz türkçe öğrenmeye çalışan birine. mesela "arkadaşının paltosu" ifadesindeki "ın" ekini anlıyor iyelik anlamından dolayı ama yukarıdaki örnekte niye "ın" olduğunu anlamıyor.
"amcanın aşısı var" cümlesindeki "ın" ekini nasıl anlatabiliriz türkçe öğrenmeye çalışan birine.

mesela "arkadaşının paltosu" ifadesindeki "ın" ekini anlıyor iyelik anlamından dolayı ama yukarıdaki örnekte niye "ın" olduğunu anlamıyor.
0
denizzz
(20.04.21)
"amca ve arkadaş" ikisi de öğretilen kişinin yakını gibi mi öğreniyor?

amca'nın / amcan'ın farklı şeyler sonuçta.
uncle has the vaccine / your uncle has the vaccine.

ın eki dediğine göre öğrenen kişinin tanıdıkları ile dersi öğreniyor. ya da muhtemelen birinde "arkadaşım" olarak diğerinde ise "amca" olarak anlamaya çalışıyor
0
avatar is back
(20.04.21)
cunku turkce dusunmeyi bilmiyor : )

kalip olarak iyelik oldugunu biliyorsa, literal anlamini "amcanin asi olmasi gerekiyor", "amcanin asisi hazir" gibi metnin anlamindan cikarmasi lazim.

mizansen dusunun.

hemsire odaya girdi "amcanin asisi var" dedi ve digerlerine aldirmadan elindeki siringaya ufak siseden renksiz bir sivi cekti.

baska mizansen

eczaci receteye goz ucuyla bakti ve tezgah uzerine birakti. bilgisayardan birkac tusa basip ekrandan teyit ettikten sonra bana donup "amcanin asisi var" dedi.

ikincide amcanin asisi elimizde mevcut manasinda.
birincide amcanin asi olmasi gerekli/asi sirasi geldi manasinda.

burda "amcanin asisi", amca'ya recete edilmis. recete ona ait oldugu icin de amcanin ilaci gibi oluyor.

edit: muhtemelen yabanci arkadas amcanin asisi deyince amcanin asi firmasi sahibi oldugunu falan dusunuyordur.

ornek: pfizer'in asisi
0
idexo
(20.04.21)
Ben Turkce ogretmeniyim, ikisi de iyelik eki, ben ogrencilerime oyle gosteriyorum, arada n kaynastirma var o kadar.
0
howfaristhesky
(20.04.21)
Birebir cevirmede sorun var. amca asi oldu demek daha mantikli.

„Amcanin asisi var o yüzden iceri girebilir“
„Amca asi oldu o yüzden iceri girebilir“

Mesela almancada da „acim“ diyemezsin direkt „acligim var“ diyebilirsin ama „uykum var“ diyemezsin „uyumam lazim“ diyebilirsin.
0
c1b2k3
(20.04.21)
amcanın aşısı
arkadaşının paltosu

bu iki tamlama da aynı mantık, arada fark yok ki.

arkadaşının paltosu var
amcanın aşısı var
0
gezegen olan pluton
(20.04.21)
"I have", Türkçede (benim) x+"im var" şeklinde söyleniyor o yüzden.
Yani iyelik eki hem özneye (amca) hem nesneye (aşı) geliyor. O da yetmiyor, bir de "var" ekliyoruz, "there is" ya da "there exists" gibi, acaba kökenlerimizde göçebelik olduğu için mi iyeliği her yerden ayrı ayrı vurguluyoruz, sahip olduğumuz şeyler uçup gitmesin diye, o ayrı bir araştırma konusu.

Ayrıca bir de kaynaştırma eklerini görecek daha.
Gazete-y-i okuyorum versus Hürriyet Gazetesi-n-i okuyorum örneğinde olduğu gibi.
Ya da, Köprüden geçtim versus Boğaz Köprü-sü-n-den geçtim.

Yabancıların aklını çok karıştıran bir durum evet.
Bir gizli kamera şakası izlemiştim. Gazete okuyan bir kadın etrafındakilere işveli bakıyor, baktıkları adamlar kadının yanına gidiyor. Sonra mizansen gereği kadının kocası geliyor.
Buna bir yabancı da düşmüştü, sözüm ona koca olan aktöre, aklısıra açıklama yapıyordu, "Gazetesi istemeye gittim" diye. O örnek hiç çıkmadı sonra aklımdan.
0
cedilla
(20.04.21)
Çok kolay yahu;

" he has a/an X " .
Bunu Türkçeleştirmek istediğinde, hem 'he' hem de 'X' iyelik alacak, cümle sonuna da "var" gelecek, bu kalıbı ezberle deyin, anlar o.


Ayse has a date = Ayse'NİN randevuSU var.
Amca has a vaccine = AmcaNIN aşıSI var.
Your friend has a coat = ArkadaşınIN paltoSU var.
hatta
I have a headache = (Benim) başağrıM var.
The woman has a charm = KadınIN cazibeSİ var
The woman over there has a newspaper = Oradaki kadınIN gazeteSİ var.
0
latchet
(20.04.21)
(10)

ev alma niyetiniz var mı

superb
ne durumdasınızkredilerin düşmesini bekliyorum da bensizleri merak ettimyer istanbul
ne durumdasınız
kredilerin düşmesini bekliyorum da ben
sizleri merak ettim
yer istanbul
0
superb
(19.04.21)
yok.
göç edeceğim.
istanbulda yaşanmaz.
yaşamayacağım yere yatırım yapmak istemem. hele bir de deprem facts..
0
rewlack
(19.04.21)
Yok, kira forevir. Bu devirde aileden destek olmadıkça düşünmek bile gereksiz
0
mirty
(19.04.21)
Kredilerin taban yaptığı dönemde yatırımlık aldım,
Hayatımda yaptığım en mantıklı iş diyebilirim
0
paramolacak
(19.04.21)
Yok. Aileden kendimi garanti altına alamasaydım olurdu ama.
0
ruhen hastayim ben
(19.04.21)
daha önceki tecrübelerimden ve yurdum insanını iyi tanıdığımı iddia ederek olacakları söyleyeyim;
krediler düştüğünde 100bin lira daha uyguna kredi alacaksın, alacağın evin fiyatını 200bin lira yükseltecekler krediler düştü diye
0
asbe
(19.04.21)
Var. Ama göç ettiğim memlekette ev yok.

Bir senedir ev arıyorum. Daha 10 dakika dolmadan kaldırılan ilanlar var. En sonunda bunalıp başka bir ev kiraladım. Gerçi onu da bulmak çok zor.
0
buf-e kür
(19.04.21)
faizler birden düşerse ev fiyatları o oranda yükselir, ona göre hesabınızı yapın.
0
nuisance
(19.04.21)
ruhen hastayim ben +1
ev kredisi faizine ödeyeceğim parayla itlik serserilik yapmayı tercih ediyorum.
0
Jux
(19.04.21)
2023'e kadar uzun vade planim yok. (ya da secimler olana kadar)
secimler benim icin bir milat olacak.

korona biterse, secimler de gecerse bazi girisimlerde bulunmayi dusunuyorum. bu girisimler arasinda tasinmak var ama ev almak yok.
0
idexo
(19.04.21)
piyasayı bilen kulağı kesik bir iki elemanla görüştüğümde kredi oranlarının yakın vadede düşeceğini öngörmediklerini söylemişlerdi.

akılda tutmakta fayda var. olur veya olmaz bilinmez ama 0,64 zamanı büyük fırsat kaçmış sizin için.

elinizde nakit yoksa, mısırdaki merhum paşa dedenizden miras gibi ciddi para gelmedikçe kısa vadede cash ev almak... ne bileyim.
0
istanbul gecesi
(20.04.21)
(1)

BTK'yı dava etmek istiyorumi hangi mahkemeye dilekçe yazayım

mimo
evet o işler öyle olmuyor, biliyorum niyetim: imei pasaport kaydı ücretini yeryüzünden silmekmuhatabım ticaret bakanlığı ve gümrük kanunu.başka tavsiyelere de açığım
evet o işler öyle olmuyor, biliyorum
niyetim: imei pasaport kaydı ücretini yeryüzünden silmek
muhatabım ticaret bakanlığı ve gümrük kanunu.
başka tavsiyelere de açığım
0
mimo
(19.04.21)
su durumda sadece mahkemeye vermek yerine, bence en basta bir kamuoyu bilinci olusturursan mahkemeye gittigin anda ciddi bicimde ses getirip dikkate alinirsin.

bununla ilgili sosyal medya ve interneti kullanarak, bilinclendirici vidyolar ve icerikler hazirlayarak (ornegin dunyanin kalaninda bu isler nasil? neden boyle kayit ucretleri aliniyor? alinan oranlar var olan ekonomik ve sosyal sartlara uygun mu? neden?) inanilmaz yollar kat edebilirsin.

sadece fikir.

obur turlu pahali ve biraz anlamsiz bir mucadele olabilecekken, kamu bilinci olusturmak total faydayi buyuk olcude artirir.
0
idexo
(19.04.21)
(4)

bu ayakkabılar sahte mi?

isveperver
normal fiyatlarının baya aşağısında satıyorlar. instagram'da gördüm, alan memnun satan memnun gibi bi havaları var. güvenilir de gözüküyor ama bu kadar ucuz olmalarının sebebi ne, alınır mı dersiniz? https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=sneakstar&sid=ZzNxSFlKR1VaMXZmNFVoSTBfLTF
normal fiyatlarının baya aşağısında satıyorlar. instagram'da gördüm, alan memnun satan memnun gibi bi havaları var. güvenilir de gözüküyor ama bu kadar ucuz olmalarının sebebi ne, alınır mı dersiniz?

www.shopier.com
0
isveperver
(18.04.21)
500 liraya air jordan satıyor yüzde 90 fake
0
rentts
(18.04.21)
yüzde 99.8 sahte.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.04.21)
Tabi ki sahte. (Ayakkabı sektöründen bildiriyorum:)
0
suicides underground
(18.04.21)
@su

sahteliginin mahiyeti nedir?

ihrac fazlasi olma ihtimalleri var mi?

yoksa direk kopya olsun diye mi uretilmistir?
0
idexo
(19.04.21)
(9)

Japon halkı

Unde bach canim
Tabii ki tüm japon erkekleri değil ama özellikle yeni neslin büyük bir çoğunluğu asosyal, özgüvensiz, çalışkan ve garip huylara sahip kişiler olarak anlatılır/lanse edilir. Garip kafeleri, erişkin filmlerinde aşırı fantazileri, kısa filmlerinde yanlızlık temaları, intihar ormanı vesaire. Hatta yanlı
Tabii ki tüm japon erkekleri değil ama özellikle yeni neslin büyük bir çoğunluğu asosyal, özgüvensiz, çalışkan ve garip huylara sahip kişiler olarak anlatılır/lanse edilir. Garip kafeleri, erişkin filmlerinde aşırı fantazileri, kısa filmlerinde yanlızlık temaları, intihar ormanı vesaire. Hatta yanlış bilmiyorsam japonya kamera sesinin kapatılamadığı telefonlarla anılıyordu bir ara sapıklık yüzünden.

Ürpertici ve gizli sayko nesil yetiştiriyorlarmış gibi hissettiriyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
Unde bach canim
(18.04.21)
bizzat japonyada yaşamamış birisinin dışarıdan duyumlarla,
3-5 cümlelik klişelerle toplum hakkında teşhis koyamayız bence.
0
aslindasorunumpsikolojik
(18.04.21)
Aşırı ataerkil bir kültürleri var. İyi gibi lanse edilen İtaat ve çalışma disiplinin altında da ataerkilliğin derin darbeleri var aslında.. ordu/ köle hiyerarşisi vs vs
Evet, baskıcı ve eril bir sistem işte ne düşünelim..
0
rewlack
(18.04.21)
Tespitleriniz doğru. lakin çok içe kapanık, sessiz sakin görünen japonlar sık sık baskılara, ırkçılığa karşı gösteriler düzenliyorlar. medyaya pek yansımaz ama japon solu aktiftir. haklarını kazanmak için direniş ve eylem yapma kültürleri vardır.
0
hepbiarayisicinde
(18.04.21)
Elbette bir kultur vardir ama bunu genellemek, bu kisi Japon kesin boyledir diye dusunmek, bir Fransizin, Turkler barbar her Turk barbar olmali diye dusunmesinden farki yok. Elbette Turklerin de Japonlarin da ataerkil bir kulturu var ve Bati Avrupa bunu birkac yuzyil iskence gorerek, ac kalarak, demokrasiye muhtac kalarak asmis, ama her Fransizi da akilli, zeki, her Japonu ataerkil gormek cok yanlis. Ustelik internet teknolojileriyle birlikte toplumlar inanilmaz degisirken.
0
howfaristhesky
(18.04.21)
Japonya hapishane gibi bir yer sanirim. Bir kere ulke kucuk, kalabalik bir nufus var, sikisik apartman hayatlari var bizdeki buyuk sehirler gibi. Uzun saatler calisiyorlar, is degistirme kulturleri de yok gibi bir sey, is degistirmek ayiplaniyor, sorun lu olarak damgalaniyor diyelim degistirdin yeni yerinde kendini tekrar ispatlamak icin daha siki calisman lazim, one cikman lazim e herkes calisiyor zaten deli gibi nasil fark yaratacaksin. Tum ulkenin boyu, kilosu, tipi asagi yukari ayni e karakter ozellikleri de benzer tum toplumun insanlar kendilerini ifade edemiyor, one cikamiyor, mor inek olman lazim farkli olani da toplumdan disliyorlar zaten. Gencligin bir baska sorunu yaslilarin hala calisma hayai icinde olmasi kidem, tecrube cok yuceltildigi icin gencler is hayatinda, is bulmada daha cok zorlaniyorlar eskiye nazaran bunun sonucunda genclik dusuk ozguven, ice kapanma, asosyallik, otaku, hikikomori gibi girdaplara daliyor. Temel sorun bence insanlarin kendini ifade edememesi, yuksek teknoloji, robotlasan toplum, bizim genclik en azindan fener galatasaray, Tayyip, Kilicdaroglu falan bir sekilde kutuplasarak kendini bir gruba ait hissediyor, ufak da olsa desarj oluyor bunlar sayesinde, Japon genclik ise tamamen bireysellesmis bilgisayar, anime falan kendi dunyalarini kurmus orada yasiyor gibi. Arti ataerkil toplum, cevreden mahalle baskisi da var, bizdeki gibi oglan is buldu mu, kiz evlendi mi, aileye karsi sorumluluk, patrona karsi sorumluluk dikte ettirilen hayati yasiyorlar buna uyum saglayamayan nesille birlikte problemler su yuzune cikiyor
0
neverletyougodown
(18.04.21)
Japonya'da evsizlik gorunur bicimde yuksek,
Hikikomori/NEET sayisi yuksek,
Toplum baskisini kaldiramayan birey sayisi yuksek,

Siradisi bir toplum olduklari kesin.

Siradisi toplum olmanin getirdigi bazi avantajlar sayesinde 1970'lerden itibaren fordist uretimin krize girmesine sebebiyet vererek dunya'da ozellikle otomotiv ve diger tuketim mallari alanlarinda inanilmaz bir hizla pazar paylarini artirdilar.

Ekonomik ve siyasi olarak ne kadar disari acik olsalar da sosyal ve kulturel olarak hala kapali bir toplum sayilir.

cogu firmanin calisma kulturleri cok kati ve ayni zamanda hiyerarsi de cok kati.

bireylerin "kendi"nden cok icinde bulunduklari topluluga faydalari on planda olmak zorunda.

anlayacaginiz bu cok tarafli bir olgu. problemli taraflari da cok, faydali taraflari da cok...

diger asya ulkelerine bakarsaniz onlar da her ne kadar ekonomik ve siyasi olarak acik olsalar da kulturel ve sosyal olarak tam manasiyla acik sayilmazlar.

isin icine bu noktada

"dogu paradigmasi" ve "bati paradigmasi" giriyor.
0
idexo
(18.04.21)
Dtcf’de okurken ali merthan dündaf’dan türk japon ilişkileri tarihi dersi almıştım. Kendisi değerli bir hocadır ve ilk ders şey demişti, japonlar bir yandan inanılmaz tutucu ve değerlerine bağlı gözüken ama öbür yanda modern zamanın getirdiği bozulmalara en çok kucak açan toplumdur.

Hentai falan işleri kesinlikle asosyale varacak kadar yalnız ve katı bir hayat yaşamalarından. Bilgisayar başında kendileri gibi olabiliyorlar. Adamlar hentai sevgili yapıyor düşün.
Üzücü bence.
0
wild honey suckle
(18.04.21)
alkol dokunur. genetik olarak bu böyle. 2 birada yıkılabilme oranları çok yüksek. şimdi anlatmıcam bilmem ne enzimi sayesinde. birde mide ca oranları yüksek. dünyaya kıyasla mide ca başarı oranları muazzam iyidir. TR de ya da avrupa ülkelerinde aynı yöntemleri yapınca iyi gelmiyor. keramet genlerde. ataerkil olduğunu gözlemlemiştim. kadın erkeğe yer vermeler sıra vermeler. karpuzu tuzlayarak yemeler. bunlarda ortaya karışık olsun dedim
0
hunharca ben
(18.04.21)
okul hayatları zor, eğitimleri ağır.
iş hayatı yorucu, çok çalışıyorlar. verimlilikden çok işyerinde geçirdiğin saate bakıyorlar.
evleri küçük. klostrofobi tetikleyici.
eve gelip zaten az olan vakitlerini sanal uğraşılarla fantazilerle geçiriyorlar.
0
vizivozo
(19.04.21)
(8)

Prosesör’den ses kartına kablo sorusu

jamiro
Stereo mu olacak? Jack üzerinde iki siyah mı olmalı yani?
Stereo mu olacak? Jack üzerinde iki siyah mı olmalı yani?
0
jamiro
(18.04.21)
hangi cikis?
hangi giris?

uygulamadan uygulamaya degisir.

standart kullanimda genelde 2xmono L+R olur, ama tutar da kulaklik cikisini stereo olarak alir onu baglamaya kalkarsaniz... oda size kalmis.

aletlerin kullanimini, modelini yazarak internetten bakarsaniz durumunuza en uygun cozumu bulursunuz.
0
idexo
(18.04.21)
Ses kartında tek jack girişi var o yuzden tek kablo olacak.

Prosesörün amfi veya kulaklık çıkışından ses alacağım.

Yada ses kartında tek giriş olanlar için en mantıklısı hangisiyse onu yapayım

Aletler pod go ve presonus ione
0
🌸jamiro
(18.04.21)
mono jack cable işte. Mono.

Prosesörlerde amfi çıkışı mono olur, yanında stereo için ikinci bir çıkış da olur (benimki öyle), kulaklık çıkışı stereo sanırım ama mono sesin iki kanala yayılması olmalı, denemedim.

Zaten gitar kaydı yapacaksan iki kayıt almayı önemse, biri sol kanal öbürü sağ kanal olmak üzere (olmadı dijital olarak işlenmiş farklı amfili bir halini öbür kulağa at) Stereo genişlik muhabbeti için bu çok fark ettiriyor.
0
nhk ni youkosu
(18.04.21)
ione'da yalnizca mono giris oldugu icin pod go'da stereo out verse bile siz mecburen bir cikisi kullanirsiniz.

prosesorde hangi cikis mono kullanima uygunsa (pod go arkasinda yazar, genelde Sol(L) mono icin tek basina kullanilir.) onu ses karti input'a (inst diye belirtmis ses kartinda) baglayabilirsiniz.


fakat plot twist: pod go'da zaten USB audio varmis. direk usb ses karti gibi kullanma imkaniniz varken neden araya ses karti sokuyorsunuz?
0
idexo
(18.04.21)
idexo, valla bilmiyordum ki:)) en üst modellerde helix serisinde var sanıyordum sadece o özellik
0
🌸jamiro
(18.04.21)
ione’dan daha mı iyidir bundaki yerleşik ses kartı?
0
🌸jamiro
(18.04.21)
en azindan direk stereo kayit imkani olur.

ping pong delay kullaniyorsaniz mesela efekti dogru durust duyarsiniz.

oburunden daha kaliteli midir bilemem, fakat araya soktugunuz her bir cihaz ayri bir ayar gerektirir, diger yandan gurultu esigini artirir. bir nevi sesin kalitesini olumsuz etkiler.

"gain stage" icin direk usb daha iyi isinizi gorecektir.

line 6 urunleri zaten kirk yerde "clipping" sorunlari cikaran urunler. bazen ince ince ayarlamak gerekebiliyor.

ben olsam direkt USB kullanirdim.
0
idexo
(18.04.21)
girişten kastınız mikrofon/jak girişi muhtemelen..
prosesorden kastınız da gitar prosesörü... prosesörü neden ses kartına bağlamak istediğinizi anlayabilmiş değilim. misliyle daha kaliteli softwareler bilgisayarda mevcut zira. ayrıca kayıt kuyut işleri için zaten daha doğal bağlamak lazım enstrumanı..
ayrıca ses kartınızı değiştirmenizi öneririm. en azından 2. el bile olsa bir m-audio'ya geçerseniz sınıf atlamış olursunuz..
0
jeanluc
(19.04.21)
(8)

köfte tarifi

Pertev nail
merhaba,kuru köfte yapıp buzluğa atıyorum ancak sadece kıyma ve baharat kullandığım için biraz yavan oluyor tadı. daha farklı ne yapabilirim? hemen pişirmeyeceğim, buzlukta bekleyecek.teşekkürler.
merhaba,

kuru köfte yapıp buzluğa atıyorum ancak sadece kıyma ve baharat kullandığım için biraz yavan oluyor tadı. daha farklı ne yapabilirim? hemen pişirmeyeceğim, buzlukta bekleyecek.

teşekkürler.
0
Pertev nail
(17.04.21)
pisirirken domatesli soganli sote yapip kofteleri de ayrica kizartip sonra eklesen?
0
idexo
(17.04.21)
mısır unu, baharat, soğan ve sarımsak rendesi koyuyorum. bence güzel oluyor. mısır unu yerine bayat ekmek koyuluyor genelde.
0
pati
(17.04.21)
soğan, sarımsak, maydonoz koyuyorum. bir de anne köftesine benzesin diye bayat ekmek koyuyorum. bayatlayan ekmekleri hep küçük küçük doğrar kuruturum, kuruyan parçaları rondoda geçirip toz halindeyken köfte yaparken kullanıyorum.
0
south park in kapusonlu uyesi
(17.04.21)
Soğan, sarımsak, bayat ekmek içi, 1 kaşık biber salçası, kimyon, kekik, tuz, karabiber benim köfte formülüm.
0
curukturpkokusu
(17.04.21)
Bir de köfteyi karıştırdıktan sonra tüm kütleyi elinize alıp pat pat diye kabın içine fırlatmak suretiyle iyice döveceksiniz. Böyle yapınca daha pürüzsüz ve aroması içine işlemiş oluyor. Ortalığa fırlamaması için biraz el becerisi ve pratik gerekli.
0
curukturpkokusu
(17.04.21)
Benim kullandığım malzemeler şöyle: kıyma, soğan, yumurta, galeta unu, tuz, karabiber, kimyon, barbekü sosu, bazen biraz hardal. Kıyma ve galeta/ekmek içi dışındaki her şeyi rondoda karıştırıyorum, sonra elde yoğurarak devam.
0
kobuzchu kiz
(17.04.21)
www.youtube.com ben bu tarifi çok beğeniyorum, kıymayı dinlendirmek ve çok iyi yoğurmak işin püf noktası
0
akiskan
(17.04.21)
Benimki: kıyma, yumurta, bayat ekmek içi (galeta sevmiyorum yavan yapıyor) soğan, 1-2 diş sarımsak, baharatlar çay kaşığı olacak şekilde 1 karabiber, 1 yenibahar, 1 kekik, 1 nane, 1 kimyon. Dinlendireceksem karbonat da ekliyorum. Yuvarlarken elimi ıslatıp yuvarlıyorum, Çok güzel oluyor.
0
somethinginthewayshemoves
(18.04.21)
(4)

sanat eseri ile kara para aklamak

das ende der welt
bununla ilgili anlamadığım kısım açık artırmada satın aldığınız çok değerli bir obje için ödeme yaparken verdiğiniz paranın nereden geldiği sorgulanmıyor mu? yani elinizde kirli para var diyelim 1 milyon dolar. siz bu eseri alırken kimse demiyor mu hocam bu nakit para ne ayak nereden geldi falan diy
bununla ilgili anlamadığım kısım açık artırmada satın aldığınız çok değerli bir obje için ödeme yaparken verdiğiniz paranın nereden geldiği sorgulanmıyor mu?

yani elinizde kirli para var diyelim 1 milyon dolar. siz bu eseri alırken kimse demiyor mu hocam bu nakit para ne ayak nereden geldi falan diye? böyle olsa para aklama durdurulamaz mı?
0
das ende der welt
(17.04.21)
daha ziyade satarken sorgulanmiyor.

yani diyelim ki elinde gercekte 128 milyar dolar var. resmiyette 8 milyar dolarin var. bunun 120 milyar dolari kara para.

bir tane de kiytirik tablon var.

danisikli dovus gibi bir muzayede ayarlayip elindeki kiytirik eseri 110milyar dolara sattin. sag cebindeki parayi cikarip sol cebinde koymus gibi de yazdin. kalan 10 milyar dolarla da 110milyar dolarlik alisverisin vergisini vs. odedin.

cillop gibi resmi 118 milyar dolarin oldu.

normal yollardan "kanunsuz" olan para, kanuni hale geldi.
diger yollardan cok yuksek vergi vermek zorunda kalacakken, sanat eseri alip satarak gorece uygun bir vergi masrafiyla parani hizli ve kolayce akladin.

edit: o parayi disardan sokup cikaracak paravanlar kullaniyorlar. ornegin senin ingiltere'de yaptigin ticaretten kazandigin parayi turkiye'ye getirdigin zaman kim nereden bilecek gercekten ticaret mi yaptin? yoksa naylon fatura mi?

(son zamanda bu durumlarla ilgili bilgi paylasilmasina dair bir anlasma yapildi. almancilar tedirgin oldular mesela.)

bir devlet bir vatandasinin baska ulkelerdeki varliklarini bilemez.

paravan sirketler vasitasiyla buradan bos konteyner gonderip buraya 50 milyon adet havlu parasi odeyebilirsin. sanki havlu gondermissin gibi girer para.

yapan yapiyor anlayacagin.
0
idexo
(17.04.21)
para bankacılık sistemine girmeyi başarmışsa zaten aklanmış demektir. bu müzayedeler genelde belirli yasal çerçevede yapılıyordur ve dikkat çekiyordur herhalde. daha el altından ve rüşvet vs. ile dönüyor.
0
passion rules the game
(17.04.21)
@idexo 128 milyar örneği çok hoş olmuş :)

peki o parayı dışarıdan soktuğunda zaten ticaret yapmış gibi olduğu için aklanmış olmuyor mu?

ek olarak 110 milyar dolarlık tablo satıp kendi paranı bi şekilde buraya gömmüş gibi gösterdin diyelim. bu tabloyu satın alan göstermelik kişiye sorulmuyor mu hangi mal varlığınla alıyorsun diye? bana çok karışık geldi ya.
0
🌸das ende der welt
(17.04.21)
soyle soyleyim. ticaret isin gostermelik tarafi oluyor. paranin kullanisli olabilmesi icin bir yerden baska bir yere "resmiyette" de aktarilmasi gerek.

bunun da "hesap verilebilir" sekilde olmasi icin dolambacli fakat "nispeten ucuz yollar" buluyorlar.

paraya dedigin gibi "dis ticarette" resmiyet kazandirilsa da esas gitmesi gereken yere daha sonra gidiyordur. yani tuccar sadece aracilik/komisyonculuk yapiyordur. adam gercekten havlucudur. "bir iyilik" yapar, ona karsilik destek gorur.

"nereden geldigi sorgulanmiyor mu?" dedigin icin yollari boyledir diyorum.

her devlet bir digerine dogru kacan paranin pesine duser, kendine dogru akan paraya goz yumar.

belli paravan sirketlerle para aklamak demek, bazi cevrelerin ulke icinde yuruttugu politikalari, isleri, lobileri fonlamasi icin ulkeye dolayli yollardan para sokmasi demek.

zaten su da var. donem donem paraya ihtiyaci olan devletler veya "vergi cenneti" olarak bilinen devletler her zaman yabanci paraya vergi kolayliklari ve avantajlar saglarlar. sikinti parayi diger ulkeden cikarmanin maliyeti.

hani oyunlarda gormussundur. iki ayri serverda legal para alisverisi olmaz, ama kullanicilar burada para verir oteki server'da alir.

oyle bir degis tokus durumu bu.

mesela londranin gobeginde devlet icinde devlet gibi calisan ozerk bir finans sehri var. "ozerk" olmasinin da bir anlami var. yani devlet soz veriyor, buraya asla karismiyor. bu sayede de londra'da para serbestce takiliyor. butun dunyadan para oraya akiyor.

iste apple'a bir yandan avrupa'nin bir yandan abd'nin bir yandan diger devletlerin ceza kesip durmasi da bu sebeplerden. sen benden vergi kaciriyorsun diyorlar : ) niye sattigin urunlerin parasini yurtdisinda tutuyorsun diyorlar...

para aklayanlarin kesin olarak neden para soktuklarini bilemezsin, ama para sokuyorlar iste. bu para nereden geldi? hangi iliski agiyla aktariliyor... gibi sorularin onune paravan sirket koyup onlarin eliyle yapiyorlar bu isleri.

bu sadece organize olarak yapilmiyor. kucuk caplarda da yapiliyor. almancilar ornegin gelirken es dost coluk cocuk aliyor cebinde getiriyor parasini. devlet bu para nereden geldi demiyor. ev alirken zaten vergisi susu busu odenmis oluyor...

sinirdan giren o kadar arap siginmaci yaninda ne getirdi? bilemezsin. altin etiren, para getiren, mal getiren... burada harciyor bir sekilde. o yuzden goz yumuyorlar. ama sen ulke disina cikarken cebine 10bin dolardan fazla koydun mu "kacakci" olursun : )

ekleme olarak: eger parayi paravan kullanmadan aklarsan o zaman hemen ne isler dondurdugun ortaya cikar. o yuzden direk tablo satmiyor. once parayi akliyor. sonra kendi zimmetine geciriyor. bahanesi de zamaninda bir tablo almistim 10bin liraya simdi 110milyar lira oldu...

kim karsi cikabilir?
0
idexo
(17.04.21)
(3)

Şuna uygun adaptör seçimi

spackinq
Tercihen amazon.com.tr olmak üzere link paylaşırsanız çok sevinirim.
Tercihen amazon.com.tr olmak üzere link paylaşırsanız çok sevinirim.
0
spackinq
(16.04.21)
adaptorun giris ucu da onemli
ayrica ucun biciminden baska negatif/pozitif taraflari da onemli
0
idexo
(16.04.21)
shop.zuhalmuzik.com
girişinde "use Roland Psb-1 U Adaptör only" yazıyor.

İlla PSB mi olması gerekiyor?
0
🌸spackinq
(16.04.21)
aletin uzerine +- kutuplari yazmamislar bilerek.

ucu uyan, kutuplari uyan 9v 175mA adaptor bulman lazim.

kafadan olmaz yani deneyerek olacak.

sagda solda varsa adaptorun orijinali en azindan +- kutuplarina oradan bakiver.

uc konusu da bazen ozel bir dizayn yapiyorlar. standart disi uc olursa mecbur orijinal satilanlardan alman gerek.
0
idexo
(16.04.21)
(15)

Erkan Oğur muhalif miydi?

roket adam
adamı paso linç ediyoruz da gerçekten muhalif miydi bu adam, pek öyle bir çıkışını hatırlamadığım için bir sormak istedim.
adamı paso linç ediyoruz da gerçekten muhalif miydi bu adam, pek öyle bir çıkışını hatırlamadığım için bir sormak istedim.
0
roket adam
(16.04.21)
İster muhalif ister muhafazakar olsun. Linç edilmeyi hak etmiyor. Linç edilecek bir şeyde yapmadı.
0
sonuncu nokta
(16.04.21)
sonunca nokta+1
ibrahim kalın'ın siyasi bir kimliği olabilir ama aynı zamanda müzisyen kimliği de var, ben yeni öğrendim. yaptığı şarkı da siyasi kimliğinden tamamen soyutlanarak yaptığı bir şey. erkan oğur'un şarkıda yer almasında ayıplanacak, linç edilecek hiçbir şey görmüyorum. bu siyasi kimlik/sanatçı kimli ayrımının yapılması gerektiğini düşünüyorum. bugün erkan oğur'a yapıyorsak herkese yapmamız gerekir. o zaman da sanatçı sayısında gerçekleşecek düşüşü hayal edemiyorum :)
0
black holes in the sky
(16.04.21)
Türkiye’de “muhalif” olduğunu iddia edenlerin en sevdiği ve en sık yaptığı şey

1. Muhalefeti eleştirmek
2. Muhalifleri eleştirmek

Keza 25 sene önce ankara ve istanbul da bu şekilde kaybedildi. Bu kafayla da daha çook kaybedilir
0
otopsicocugu
(16.04.21)
her şeye de linç der olduk. linç mi edildi erkan oğur?
dinleyici kitlesini tanıyor olması gerek. istediğini düşünmekte ve desteklemekte özgür. ancak kendi kitlesini hayal kırıklığına uğratacak bir vizyonsuzluk sergiledi dinleyiciler veya sevenleri de ayıpladı.

erkan oğur dinleyenlerle seda sayan dinleyenler aynı değil.
ayrıca hedeflenen ve ulaşılan kitle ayrı şeyler.
0
jimjim
(16.04.21)
-adam linc edilmiyor, elestiriliyor.(linc ediliyor algisi etliye sutluye bulasmadan isine bakmak isteyen; "kim ezilirse ezilsin bana bir sey olmasin da" diyen "profesyoneller" tarafindan olusturuluyor.)

-elestirilmesinin sebebi yillardir cizdigi imajin tam aksine davranarak dupeduz bir cikar iliskisine girmesi.

olay bu kadar basit oldugu halde:

niyeyse! erkan ogur "kutsal" oldu.
elestiri = linc oldu.

"yaptirtmam", "siz soyle durun", "siz kimsiniz?" gibi kraldan cok kiralcilar turedi.

bu tarz elestiriye kapali kralcilar yillardir alisik oldugumuz sekilde genelde iktidar kanadindan cikardi.

bu da ister istemez bu kisilerin samimiyetini ve vicdanlarini daha da sorgulatti.

olay epey basit: iktidarin yillar yili gecmisini bile bile, ulkede siyaseten/sosyal/ekonomik... her alanda gelinen noktayi gordugu halde; soyledigi turkuler vasitasiyla ve soylemleriyle "vicdan satan biri"nin, boyle vicdansiz bir davranis icine girmesini takipci kitlesi kendine yediremedi.

"ibrahim kalin'in siyasi bir kimligi olabilir, ama" demek malesef geldigimiz noktada naifligin artik dibi. bu naifligi gosterebilmek icin tabi konum da onemli.

ibrahim kalin akp'de simge isimlerden, en tepedekilerden biri. oyle siradan akp secmeni musteri gibi degil. (yani onu onemsiz biri gibi gostermek de buyuk safsata)

bu kadar insan, kendine derinden dokundugu icin hakli olarak tepki gosteriyorlar.

kaldi ki adam muhtac da degil, yoklukta degil... oyle olsaydi bile gerektiginde yardim gorebilecegi cevreler genis. "oraya mi kaldi bu adam?" diye dusunuldu.

erkan ogur'un bugune kadar "soyle muhalifim" "boyle muhalifim" dedigine ben de sahit olmadim. zira esas "derdi dunyalik degil" algisi yaratmayi basarmis biri; fakat calip soyledigi turkuler, hitap ettigi kesim, yaptigi modern isler... bunlar buyuk oranda muhalif kitlenin de hosuna giden islerdi.

"cok iyi muzisyen" olarak goruldugu icin bir kesimde nezdinde de kendisine sonsuz kredi verilmis. bu hani bir vidyo var: "rte anamin uzerinde yakalansa..." diyen birisinin. ona donustu bir kesimde bu olay. yani adam ak pak bir adam, cok naif...

benim perspektifimden bakinca: erkan ogur (soylenti oldugu kadariyla) "torpil'in karsiligi"ni "profesyonel hizmet" vererek odedi. ibrahim kalin da kendi bozuk imajini tazelerken erkan ogur'u firsattan istifade kullandi.

ibrahim kalin konumu geregi durumdan zarar edemez, ama erkan ogur bir kesim nezdinde kendi imajini kendi elleriyle zedelemis bulundu.
0
idexo
(16.04.21)
Kendi görüşü önemli değil, Erkan Oğur dinleyici kitlesini tanıyor olmalı.
dinleyici kitlesinin hoşuna gitmeyen bir şey yaptı.
üstelik bu hoşuna gitmeyen şeyi, yine dinleyici kitlesinin tasvip etmediği bir şey için (okulunun açılması için destek) yaptı.
İnsanlar da bunu eleştirdi.
Siz linç görmemişsiniz.
0
teritori
(16.04.21)
şahsi fikrim: bir "sanatçı" zaten muhalif olmalı. benim anlayışımda "sanat toplum içindir".

halkı ezenlerle herhangi bir biçimde iş birliği yapmamalıdır. eğer yaparsa ben de hem maddi, hem manevi olarak desteklemiş bir dinleyicisi olarak; hatta sadece halk olarak eleştiririm, tepki gösteririm.

bu linç değildir. "ezen" zümre ile iş birliğine girdiği için gördüğü haklı tepkidir.


kusura bakmasın kimse. bir yandan iktidar sahibine destek atıp bir yandan "ZAHİD BİZİ TAN EYLEME" diyemezsin.

Ya Hızır Paşa'ya başkaldıran Pir Sultan olursun, ya da Orhan Gencebay :)
0
lancelot du lac
(16.04.21)
Benim hatirladigim kadariyla pek karismaz, karismasi da zaten beklenmez, ama muhalif bolgelerde muhalif cenaha muhalif ikonlardan muhalif turkuler calan biri. Hem sarkilarinda hem sarki aralarinda duyarliligini belli eder aslinda ama bu sefer etrafinda olan bitene, kimin ne yaptigina duyarsiz kalarak yazik etmis.
halktv.com.tr
0
dunal
(16.04.21)
muhalif miydi hiç bilmiyorum ama bazı gereksizler tarafından fazla üstüne gidiliyor.
aynı şeyi murat belge için de düşünüyorum mesela.
bu kadar kolay olmamalı bu adamları ağza sakız etmek.
0
filteria
(16.04.21)
Linçlik bir durum yok ama İbrahim Kalın'ın albüm teklifini de nezaket çerçevesi içinde reddedebilecek bi görgüye sahip olduğunu tahmin ediyorum, etmemişse bu kendisi için eksi puandır ama yine de bir Yavuz Bingöl ya da Orhan Gencebay değildir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.04.21)
Linç edilen Ali İsmail Korkmaz'dı. Linç edenlerle işbirliği yapan Erkan Oğur. Sanatına laf söyleyecek değilim ama ben artık ne konserine giderim ne açıp dinlerim. Kuzey Avrupa ülkesinde yaşamıyoruz, bu ülkede olanlardan haberi olmayan,olup da aman benim başım ağrımasın diyen kimseye saygım duymuyorum.

idexo + 128
0
asteriks
(16.04.21)
Siz hiç akp kesiminden “ya bize yıllardır muhalif birine neden yardımcı oldun” diye ibrahim kalın’ı eleştiren duydunuz mu?
0
otopsicocugu
(16.04.21)
oncelikle kendileri karsiliginda cikarlari olmayan bir kimseye yardim etmezler.

omurgasiz adamlar yoluna bakar. 'ona buna faydam dokunsun'la zaten vakit kaybetmezler.

onun disinda islerine gelirse "kendilerinden olani" elestirmekle kalmazlar(kalmadilar):
yalan soyleyemeyen muezzini hatirliyor musun?
twitter.com

"elestirmek" iktidarin kulturunde yok ki? "onlar konusur biz yapariz" ne demek anlasilmiyor mu?

"siz elestirin, biz nasilsa istedigimiz atariz, istedigimizi aliriz. elestirmekle ne isimiz var?"

baktigin zaman icerisinden elestiren kim varsa hepsini tepeleye tepeleye bu kadar kaldilar.

(bkz: kol kırılır yen içinde kalır)
0
idexo
(16.04.21)
idexo ve asterix guzel demis.

neyse, ben sanatcilari eylemlerinden bagimsiz degerlendiremiyorum. ahmet kayayi sevmiyorum, ama sarkilarini seviyorum diyenleri hic anlayamadim misal.

erkan ogur daha da dinlemem. canim o tonda bisi cekerse acar ahmet aslan dinlerim. hayirli isler erkan ogur.
0
camussar
(16.04.21)
(bkz: #122066400)

kullandi atti sayilir iste. aciklama yapmis kendi de.

ne guzel caliyorduk, herkes nasibine duseni aldi demis.
0
idexo
(17.04.21)
(7)

Linkteki şarkıda kullanılan üflemeli çalgılı ne?

antheros
https://www.youtube.com/watch?v=CsAOoJf6-Mo
0
antheros
(10.04.21)
Yan Flüt'e benziyor
0
oxygene
(10.04.21)
Obua olanbilir mi diye şansımı deniyorum.
0
suicides underground
(10.04.21)
idexo
(10.04.21)
bence iki üflemeli enstrüman var. ikincisi kesinlikle obua ama birincisini bilmiyorum. birincisini ben de yan flüt olarak tahmin etmiştim ama emin olamadım. normalde yan flütün sesini pek beğenmem ama buradaki her ne enstrümansa çok beğendim.
0
🌸antheros
(10.04.21)
obua yok da flut ust uste tekrar kaydedilmistir. ayrica bant kaydi bir noktada (nedense) hizlanmis.

hem bantin hizlanmasi hem de ince notalardan nagme yapilmasindan dolayi sanki iki uflemeli enstruman varmis hissiyati dogmus olabilir.
0
idexo
(10.04.21)
1:14'teki üflemeli bana obua gelmişti, şarkının başındaki üflemeliden emin olamadım.
0
🌸antheros
(12.04.21)
hadı guzel hatırına klarnet olsun ama obua degıldır : )
0
idexo
(12.04.21)
(16)

türkiyede hanehalkının para biriktirememe sebebi

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(07.04.21)
Benim gördüğüm para biriktirmek diye bir şey yok. Kredi çekip ödemesini yaparsın. O senin birikmiş paran olur.
0
baal
(07.04.21)
Maaşlı çalışıp ay sonunu zor getiren insanlar ne parası biriktirecek? Kenara 2-3bin lira koysa yılda 30bin lira yapıyor. Yatırım yapsa parayı ikiye katlasa yıllık 60 bin lira. Yatırımla 10bin dolar bile yapmadı.
0
synesthesia
(07.04.21)
Para biriktirmek ne kadar para kazandığın ile ilgili değil alışkanlık meselesi. Para biriktirmek diyince insanların aklına direkt 2 bin 3 bin geliyor. Oysa 50,100 tl de olabilir. İstek ve ihtiyaç olayı ile ilgili bence durum. Herkes ''ulan eşek gibi çalışıyoruz bunu hak ediyorum'' diyip paraları bastıkları için alakalı alakasız şeylere durum bu oluyor
0
paramolacak
(07.04.21)
Alışkanlık meselesi olması ayrı bir olay ama kendimizi kandırmayalım. Parayı bir şey almak, o parayı bir yerlerde kullanmak ve duruma göre hayat kaliteni artırmak için biriktiyorsun. Aylık 500 lira biriktiren adam bozulan cep telefonunu anca 6 ayda değiştirebiliyor. Biriktirdiğin paranın bir halta yaramadığını gördüğünde eh yeter bee diyorsun bir yerden sonra. Yoksa benim çevremde gördüğüm maaşlı çalışıp iyi kazanan insanlar gayet de birikim yapabiliyorlar. Ben bu tarz bir genelleme yapamıyorum o yüzden.

15-16 sene önce eve dolmuşla dönmek yerine her gün yürüyerek iki sene boyunca para biriktirmiş, o parayla da istediğim bir şeyi almıştım. Ama bir yaştan sonra hem sefil yaşayayım hem de para biriktirmek için uğraşayım mantığını kaldırmıyor bünye. Az kazanıp ay sonunu zor getiren insanlar için 100 lira bile önemli oluyor.
0
synesthesia
(07.04.21)
Alım gücünün sürekli düşmesi de olabilir. Aynı parayı kenara koymak için sürekli daha az almak lazım.
0
turkce konusan uzayli
(07.04.21)
her şey olması gerekenin 3 katı fiyatta olduğu için. her şey ama her şey olması gerekenin en az 3 katı. ben 10 yıldır para biriktiyorum ve hiç bir şeyim yok. hiç bir şeyi almak istemiyorum son 5 yıldır çünkü resmen kazıklanıcam alırsam.
0
ayseee
(07.04.21)
Sadece turkiye'de degil disarida da sorun orta diregin yok edilmis olmasi, insanlarin ezici cogunlugu dar gelirli dolayisiyla birikmiyor, birikmesine izin vermiyorlar. Dunya nufusunun %95'i %5'in refah icinde yasamasi icin calisiyor. Adamlar da bu arada parayla para yapmaya devam ediyorlar.
0
cooperr
(07.04.21)
yurt disinda enflasyon olmadigi icin insanlar pandemide gelecek korkusundan deli gibi para biriktirmeye basladi. Turkiyede ise %30 uzerinde enflasyon var. Para biriktirsen enflasyon ortaminda nakitte yakalanacaksin.Durum fena.Bu yuzden insanlar deli gibi mal almaya, zam gelmeden tuketim yapmaya calisiyor.Sonuc ortada
0
turkuaz
(07.04.21)
Ikisi de. Hem fakirlik var, hem de finansal okur yazarlik, cost-benefit analizi yapma becersisi falan cok dusuk.

"düzgün harcamayi bilmemek" diyince kulturumuzde son 10 senedir f/p urunu diye bir kavram olustu, tam koyun turnusolu.
0
hot potato
(07.04.21)
ekstra harcama olmadan, minimum giderlerimin tutarı gelirimden fazla. annem yardım ediyor. para biriktirmem imkansız.

bazılarının da gelirleri giderlerine ancak yetiyordur. gelirleri bir tık fazla olanlar da artırabildiklerini zaten çıkan aksiliklere harcıyorlardır.


fakiriz işte düpedüz fakiriz.
0
batlegolas
(07.04.21)
mecburi harcamaları kazancına eşit olan ya da kazancından fazla olan ciddi bir güruh var evet, ama halkın %30'u olsun diyelim ki. kalan %70'in çok çok çok büyük bir kısmında kesinlikle finansal okur yazarlık yok. fakir olduğumuz halde düğün, dernek, kına, sünnet ıvır zıvır şovlara inanılmaz paralar harcıyoruz, yatırım yapma, birikim yapma, parayı katlama gibi bir kafamız kesinlikle yok diyebilirim. en azından etrafımdaki örneklerin çoğu böyle.

31 yaşındayım, aşağı yukarı tüm arkadaşlarım 22-23 yaşından beri çalışıyoruz. herkesin önceki finansal kararlarının sonuçlarını görmeye başladığı yaşlardayız yani. gerçekten 9-10 senedir çalıştığı halde kenarda 3-4 bin tl parası olan adam da var, ev araba kredisine girip en azından birikim yapan da var. yani bizimkilerde gerçekten kafa yok. burada bile her gün "babamdan şu kadar para kaldı faize yatırsam nasıl olur", benzinli değil dizel araba alsam değer mi, ev almam mantıklı mı vs diye soran bir sürü insan var, yani bi excel hesabıyla çözülecek şeyler ama seviyemiz bu denli düşük. zengin bir ülke olup har vurup harman savursak yine idare ederiz ama bu fakirlikle, bu israfla gerçekten bizim nesil 30-40 sene sonra ne olacak çok merak ediyorum. muhtemelen 70 yaşında garsonluk yapmak zorunda kalan doğu bloku insanları gibi olacağız.

yani tüm suçu ülkeye yüklemekte biraz acizlik ve kolaycılık görüyorum açıkçası. evet ülkenin ilginç dengeleri var, o dengeleri okuyup parayı ıvır zıvır şeylere basmak ya da araba kredisine girmek bir tercihtir yani.
0
roket adam
(07.04.21)
Geçen hesaplama yaptım; şu an Avrupa'da junior müdür olarak aldığım para ile İzmir'de aynı hayatı yaşamam için (ayni tarz ev, araba, köpek masrafi, esimin calismamasi falan) 13bin lira civarı para çıktı.
Eh İzmir'de bu parayı 4 yıllık çalışan alamayacagi için ya hayat standardini dusureceksin ya da borç.

Kısacası Türkiye ucuz iş gücüne dayalı gelir farkının uçurum oldugu bir yer. Haliyle zaten çoğu kisinin kenara koyacak parası yok. Ki çok pahalanmis. Merak edip baktım geçen fiyatlara, bundan 4 sene önce 250-300 lira anca tutacak alışveriş 750 lira tutuyor.
0
logisticsmanager
(07.04.21)
Reel faiz dusuklugu. Bugun alabilecegin seyi yarin alamayacaksan biriktirip napacaksin?
0
dunal
(07.04.21)
ben tuketme istegine ve ondan bundan gorup "benim neyim eksik?" duygusuna bagliyorum. hicbir seyden geri kalmiyoruz.

bu gorgusuzlukleri ozellikle dugunler konusunda gorebilirsiniz. servet dokup borca girip dugun yapiyorlar : ) "bir kere evleniyorum" diyorlar, "oteki suraya gitmisti", "beriki bu kadar harcamisti"... sosyal medyanin yan etkileri iste.

bir de baska bir huy daha turedi. baskasinin cebindekini giyiminden kusamindan tahmin edemeyince onu da ayri bir asagiliyorlar. cok parasi var yemiyor diyorlar. illa herkes tuketecek ki bu da rahatlayacak.

milyar dolarlari olan adamlar sort-tshirt geziyorlar parayla bir dertleri yok.

gercekten goruyorum bazi yabancilarda: (bu dediklerim genelde belli bir yasin uzeri tabi) milyon poundlari var, ama ufak bir eve razi oluyorlar, eski model araba kullanmaya devam ediyorlar. senin ugrasmayacagin hobilerle ugrasiyorlar, kazak almak yerine oruyorlar, evde yemek hazirlayip isyerine goturuyorlar...

yani ben de dunyanin en tasarruflusu degilim ama belli basli seyleri uzun vade dusunerek aliyorum. bir telefonu mesela ben minimum 5 yil kullaniyorum. cunku ona buna gostermek icin almiyorum. yere dusurup kirmiyorum. suya bir yere dusurmuyorum... eski telefonlarim hala tertemiz kutusunda da duruyor, satmiyorum.

parasini tek cekim(gerekirse nakit) odeyebildigim halde her sene en yenisini almiyorum.

sadece biriktirme degil bu anlamda dogru durust kullanmayi da bilmedigimizden hemen her seyi eskitip bozuyoruz. ikinci el olup da gercekten temiz kullanilmis bir urune rastlamiyorum ben.

ya bilincsizce almis, ama kullanacak bir firsati olmamis yillarca kutusunda saklamis. (sonra tabi aldigi fiyata satmaya kalkiyor : )

ya da artik oldurmus ama bu sefer de "cok temiz" diyerek tutturabildigine...

cok acayip bir ortam var tuketim konusunda
0
idexo
(07.04.21)
Sorun halkın para biriktirmesinde değil, biriktirdiğinin sürekli enflasyonla erimesi. Bu durumda önceden altın şimdilerde ise hem döviz hem de altın olarak biriktiriyorlar. Pandemi olduğu için de harcama için bir neden yaratamıyorlar.
Kazanç güçleri orta veya altı olduğu için de, ev, araba gibi ya da bir yurt dışı tatili gibi yatırıma harcayamıyorlar.
0
silver apple
(07.04.21)
Turk halki kadar birikim yapan halk var mi acaba.

Anadoluda banka kasalarindan dolar fiskiriyor. Herkesin evinde tonla altin var.

www.ntv.com.tr

Beyaz yaka yiyor eline geceni, ona da zaten para vermiyorlar.
Buna ragmen Golf falan alarak yine de bir sekilde yarim milyonu elde etti cogu.
0
divit
(08.04.21)
(22)

Kapital okuyanlar, sorum var

hlot
1. Cilt'i okuyorum, gayet hosuma gitti kitap. Ama bir sikinti var, Marx'in zamaninda para olarak altin kullaniliyordu, dolayisiyla marx da ona gore yorum yapiyor. Altin yalnizca bir simge degil diyor, genel es deger diyor. Yani onun degeri havadan gelmis bir deger degil, onun uretiminde gecen emek-z
1. Cilt'i okuyorum, gayet hosuma gitti kitap. Ama bir sikinti var, Marx'in zamaninda para olarak altin kullaniliyordu, dolayisiyla marx da ona gore yorum yapiyor. Altin yalnizca bir simge degil diyor, genel es deger diyor. Yani onun degeri havadan gelmis bir deger degil, onun uretiminde gecen emek-zaman'in degeri. Yani, 20 kilo yun=1 gr altin ise, 1 gr altindaki emek-zaman= 20 kilo yunun uretimindeki emek-zaman'a esit.

Peki, kagit para icin durum nedir? Marx ne derdi, ne deniyor? Demek istedigim, 100 dolar=15 litre benzin ama 100 dolarlik banknotta sakli olan emek-zaman eşit degildir 15 litre benzindeki emek-zaman'a.

Kabaca soyleyecek olursak, atiyorum 100 dolarlik bir banknot 50 cent'e uretiliyor, halbuki 1 gr altin yine 1 gr altina uretiliyor. Para bicimi denklemindeki altini kagit paraya cevirmek zor degildir, marx'a ihtiyacimiz yoktur diye umit ediyorum.

Bunu cozemedim su an.
0
hlot
(07.04.21)
marx'ın zamanında dolaşımdaki dolar sayısı belliydi, altının karşılığı kadar dolar vardı. yani dolar = altın denilenilir kısaca. o yüzden bir sıkıntı yoktu. asıl problem şu an karşılığı olmadan basılması.
0
candide
(07.04.21)
Ben de onu diyorum iste. Su anki kagit parayi bu denkleme nasil sokucaz?
0
🌸hlot
(07.04.21)
şu an denkleme sokamazsınız çünkü hiçbir mantığa uymuyor, bu nedenle de zaten ekonomistler sistemin yakın zamanda çökeceğini söylüyorlar.
0
candide
(07.04.21)
Para sadece bir gösteren. Hisse senet kagidi gibi. Her paranın karşılığı olan altın aslında "bu simgesel paranın ardında merkez bankasinin taahhüt ettiği altin var" diyor ve o altın piyasaya sürülmedigi için altinin degeri parada gizli kalmis oluyor.

Ayrica altin da olsa, o kadar altina denk dusen meta da olsa aslinda tum bu metalarin (altin da para da metadir) ortak noktası emek-zaman. Yani aslinda genel eşdeğer emek-zaman olmuş oluyor. Her şey emek-zaman üzerinden mubadele ediliyor.

Şu andaki altin karşılığı olmadan para basma konusuna gelince: gelecekte üretilip biriktirilecek olan emek-zamanin karsiligi olan para basiliyor. Yani ben sana diyorum ki "al sana yakin gelecekte uretilecek olan emek-zamanin karşılığı olan para". Bu nedenle buyume oranlari beklentiyi karsilamazsa enflasyon oluyor.
0
prole
(07.04.21)
Kağıt para ve madeni para üretiminde kullanilan emek-zamanin denkligine gelince:

999 ton altin degeri + 1 ton altına eşdeğer kagit, maden e uretim giderleri degeri = piyasaya 1000 ton altinin degerini "gosterecek" bicimde surulen para. MB çalışanı olan varsa daha iyi bilir ama basim maliyetinin de gosterilen tutar icinde bulunmasi lazim. Kalan ufak şeyler de gorev zarari olarak yaziliyordur belki
0
prole
(07.04.21)
Marx'a göre değer tamamen emek-zamandan geliyor. Ortalama bir işçi bir masayı 10 saatte yapıyorsa ve bu masa 1 gram altına satılıyorsa. 10 saatlik emek-zamanın değeri 1 gram altındır. Bu 1 gram altınla ise sen başka bir 10 saatlik emek-zaman değerine sahip başka bir ürünü alabilirsin. Altın bir değişim aracıdır. Değerini de 10 saatlik-emek zamana eşit olmasından alır. Günümüzde ise bunun yerini kağıt para alıyor. Kağıt parayı karşılıklı değiş tokuşu sağlayan bir senet olarak gör. Yani çok fazla bir şey değişmiyor.
0
communist jew
(07.04.21)
@candide: ekonomistlerin direkt belirttigi paranin altin karsiligi olmamasi mi bilmiyorum ama zaten marx da kapitalizmin celiski icinde oldugunu soyluyor. Yani altin standardina donulse kapitalizm kurtulmayacak. Zaten abd, bir krizden cikabilmek icin altin standardindan vazgecmis, para basarak ekonomiyi canlandirmak icin.

Neyse, konudan sapmayalim.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@prole: dogru mu anladim bilmiyorum ama hayir, oyle degil. 100 dolarlik banknot 1 dolardan az gidere mal oluyor. Zaten aksi sacma. Yani, 1 dolarlik banknot 1 dolara mal olurken, 100 dolarlik banknot nasil 100 dolara mal olacak? Sadece iki tane sifir ekliyorlar kagida.
0
🌸hlot
(07.04.21)
Paranın altın karşılığı varken de kapitalizm çelişki içindeydi. Bunu değişim-kullanim degeri kisminda ve kâr oranlarının düşmesi egiliminde, hatta bir oranda da artık değerin üretimi kısmında göreceksin. David Harvey'in "Kapitalizmin 17 Çelişkisi" diye bir kitabı var, ona da bir göz atabilirsin.
0
prole
(07.04.21)
@communist jew: hayir iste. 1 gr altinin uretim maliyeti belki 0.99 gr. Altin bu sayede para olmus zaten, meta olarak da degeri var, yani para olmasaydi bile 20 kilo yun edecekti ama para olmus, yani para-meta olmus.

Ama 100 dolar'in meta olarak degeri 50 cent.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@prole: evet, biliyorum, yazdim zaten.

Konular karismasin, farkli konuda olan mesajlari tiklemiyorum.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@hlot: piyasaya sürülen toplam paranın değerinde var o. Kağıt aynı kağıt, baskı maliyeti aynı baskı maliyeti.

Misal, elimizde 100 dolar ve 1 dolar var. Yani 101 dolar ama iki banknot. Bu iki paranın basım maliyeti 1 dolar diyelim. Her biri 50 cent. Bunu karşılığı olarak bankada 101 dolarlık altın bulunur, 1 doları piyasaya sürülecek olan banknotların üretimine harcanır. Kağıt parada işler böyle ilerliyor. Madeni paraların değeri zaten onun üretiminde kullanılan madende içerilmiş durumda (sikke mantığı). Kağıt para da zaten öyle bir meblağ için basılıyor ki basım maliyeti göz ardı edilebiliyor. Bunu tahmini olarak söylüyorum ama mantıklı olan da bu sanırım.
0
prole
(07.04.21)
@hlot günümüzde paraların üretim maliyetlerinin oldukça düşük olmasından dolayı yokmuş varsayımında bulunmak gerekiyor. ancak yine de altının üretim maliyetinden girmek istiyorsan onu da yine Marx'ın teorileriyle açıklayalım. 1 gram altının üretim maliyeti diyelim ki 0,9 gram. Altının üretim fonkisyonununda tek girdi olarak emek kullanılıyorsa, 1 gram altın çıkarılması karşılığında çalıştırdığın emeğe 0,9 gram altın ödemesi yapıyorsun. 0,10 gram ise senin karın oluyor. İşçiler 1 gram altınlık iş yapıp 0,9 gram ödeme aldıkları için patronları tarafından sömürülmüş oluyor. Bu da artı-değer teorisi Marx'ın.
0
communist jew
(07.04.21)
@prole: altin standardini herkes terk etmedi mi? Hala herkes altinina esit miktarda para mi basiyor? Sanmiyorum, altin standardindan cikildi.

@communist jew: evet, biliyorum ve konumuzun bununla alakasi yok.

Herkes soruya cevap vermek yerine kitaptan aklinda kalan, bildigi butun seyleri yazip ego tatmini yapiyor sanirim.

Benim yazdigim sey bana cevap olarak yazilmis, konuyla alakasiz seyler cevap olarak yazilmis.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@hlot: Soruyu cidden mi soruyorsun anlamadım. Tüm soruları Kapital I bağlamında sormuşsun, o yüzden altın üzerinden örnekledim. Sen de altın üzerinden sormuştun. Ayrıca altın eşdeğerliğinden çıkıldıktan sonraki durumu da yukarıda yazmıştım. Sanırım kısır döngüye girdik.
0
prole
(07.04.21)
@prole: pardon, evet, orada bir karisiklik oldu.

Kapital 1 baglaminda derken. Yani orada altin uzerinden denklem kurmus, peki su anki para altin degil, kagit olduguna gore simdi denklemi nasil kuracagiz diyorum.

"'yakin gelecekte uretilecek olan emek-zamanin karşılığı olan para' Bu nedenle buyume oranlari beklentiyi karsilamazsa enflasyon oluyor."

Demissin. Bunun icin okuma onerisi veya kaynak verebilir misin? Okuyup tam ozumsemek istiyorum da.
0
🌸hlot
(07.04.21)
The crisis of the capitalist system, in any case, is not fundamentally a crisis of commodity over-production, but one involving the over-production of capital. All the institutions of Bretton Woods have for the last 25 years and more been employed to build up a huge superstructure of credit. The vast majority of trade has not been carried out with either gold or dollars but through credits arranged against the dollar. These credit institutions have in turn been used to invest in machinery and equipment on a huge scale through the capitalist world. In this process, share values have been inflated beyond their remotest connection with their real value.

Now this hugely inflated volume of capital must seek to earn its rate of profit through the exploitation of labour power. But not even the most brutal increase in the rate of exploitation of the working class of Europe and America can solve this crisis for the capitalists, although of course, they must be driven to attempt a solution in this direction

www.marxists.org

O çıkarımı kafadan yapmıştım ama biraz kurcalayinca bur şeyler buldum:

Kapital 3. Cilt: en.m.wikipedia.org
0
prole
(07.04.21)
soru nedir tam olarak? altin vs kagit para mi? if yes,
altin 1 gr altina uretilmiyor, onun da bir bulunma, islenme maliyeti var. para analojisinden farkini anlamadim ?

konu tamamen kapital sorusu degil, satin alma aracinin uretim maliyeti, o halde. kapitalde bu konuya atif hatirlamiyorum. kapital 1 baglaminda altin vs kagit para arasinda bir fark oldugunu dusunmuyorum.

ek not: dolar denmis, marx zamaninda dolar global para birimi degildi. dolarin globallesmesi ve altina cevirimi icin bkz---> bretton woods konferansi . sonra bunu da kaldirip sepete bagladilar.
0
camussar
(07.04.21)
"Peki, kagit para icin durum nedir? Marx ne derdi, ne deniyor?"

spesifik soruya cevap vereyim. Sanirim anlamak istedigin durum su: O donemde kagit para = altin senediydi. ve altin senetleri bankadan bankaya farklilik gosteriyordu. A bankasinin senedi, B bankasinin senedi...

olaya oyle bakinca: parayi bankaya goturup karsiliginda altinini geri alabiliyordun. velev ki senedi cebinden dusurdun... altin senedinin kendisinin bir degeri yoktu. senin bankada kayitli altinin, yine senin hesabinda bankanin guvencesi altindaydi. kendi adina banka kaydinda zaten ne kadar paran oldugu da belliydi.

bugunku karsiligi hesap cuzdanina benzer. yani ilk ciktigi donemde kagit paranin maksadi altinin guvenligini saglamak.

zamanla bu senedin yerini genel kabul goren "bank note"lar almistir. ortak bank note sayesinde de bu sefer bankalar arasi islem kolaylasmistir.

derken derken "altin karsiligi" ekonomik buyuklugu tasiyamaz olmustur ve tekrar paranin karsiligi, sonrasinda uretim bicimi de degismistir.

para teorisi uzun is. goreceli is.

yine marx'in donemindeki "mutlak arti deger"in yerini bugun "nisbi arti deger"e coktan birakmistir...

edit: altin senedi > bank note > ortak bank note > karsiligi altin olmayan bank note

kagit para haricinde bir de kaydi para diye bir sey var bugun gunumuzde.

kaydi para da yine ekonomide kredi araclari sayesinde olusturulan, yukarida bir yerde ucundan deginildigi gibi "gelecekte uretilecegi varsayilan, umulan ve fakat bugun realitede basili olmayan miktardir."
0
idexo
(07.04.21)
@camussar: sizinle aynı düzleme nasıl geleceğiz bilemedim ama açıklamaya çalışayım.

1 gram altın, 1 gr altına (ya da işte 0,99 grama falan ama basit olsun diye 1 grama diyelim) üretiliyor. 1 gram altının değerinin içinde taa ilk süreçlerin (mesela arama çalışmalarında harcanan emeğin) de değeri saklı. 500 liralık bir ceketi düşünelim, bu cekette pamuk toplayanların ve diğer bileşenleri üretenlerin emeğinin değeri de saklı.

bu başlık kadar duyuru'yla anlaşamadığımız bir başlık olmamıştı, şaşkınım cidden. ama ben en azından anlattığım kavramları doğru anladığımı düşünüyorum.

neyse, gelgelelim, Marx, Kapital'de diyor ki, altının kendi başına da meta olarak bir değeri var. yani altının para olmadığı zamanları düşünelim, o zamanlar atıyorum 10 kilo yün ile 5 kilo kahve nasıl takas ediliyorsa 10 gr altın ile 50 tane ceket de takas ediliyordu. yani 10 gr altındaki emek-zaman ile 50 ceketteki emek-zaman aynıydı. zamanla altının özelliklerinden dolayı en çok takaslanan madde bu olunca, doğal süreçler içinde toplumda altın, para haline geldi ama aynı zamanda da metaydı, yani para-meta'ydı. para olması, altının değerine ekstra bir değer katmadı.

peki ya kağıt para? 100 dolarlık banknot için 100 dolarlık emek harcanmıyor, diyelim ki 30 cent'lik emek harcanıyor. yani 100 dolarlık kağıt para, meta olsa 30 cent'e alabilirdin kaldı ki kağıt para, meta da değil.

lafın kısası sorum şu: altın ile kağıt paranın emek-değer kavramı düzleminde karşılaştırılması nasıl yapılır? altın: para-meta, kağıt para: para. 1 gr altının değeri, kendi değeri. kağıt paranın değeri, kendi değeri değil, üstünde yazan değeri.

daha açık olabilir miyim bilmiyorum. kapital'i okumuş olmanız lazım beni anlayabilmeniz için.
0
🌸hlot
(07.04.21)
yukaridaki cevaba ek: altin paslanmayan bir maden ve cok islevleri olan, kullanisli bir maden oldugu icin "deger saklama" gorevi gorebiliyordu. bu para niyetine kullanmasini kolaylastirdi.

bunun haricinde serbest piyasa ekonomilerinde para piyasalarinda bugunku paralar da meta olmaya devam etmektedir.

basit ornek: dolar borcu olan birisi var. piyasada da dolar sinirli sayida bulunmakta. odeme zamani gelince bu kisi piyasadan dolar talebinde bulunacaktir. dolarin piyasada azalmasi demek, dolar sahiplerinin talebe daha zor karsilik vermesi demek. mesela ben dolari 6'dan verdim, oteki ben 7'den veririm diyebilir. dolar borcu olan mecbur olursa 7'den de alir 8'den de alir. zira borcunu zamaninda odemezse daha buyuk sikintilarla yuzlesebilir...

dolayisiyla gordugunuz gibi "piyasasi olan her sey" metadir.

hisse senetleri piyasasi her zaman sirketlerin reel degerini yansitmaz. ama sirketlerin reel degerinin hisse piyasasinda olusturacagi beklentiler oldugu gibi, hisseye olan talep veya hisseden kacisin yaratacagi fazladan arz da piyasadaki hissenin fiyatini degistirecektir...

gunumuzde malesef fazlaca detaylandi bu isler. artik sahip olmadiginiz bir seyi bile vadeli islemler sayesinde alip satabiliyorsunuz.

"kaldirac" adi altinda kredili islem yapip elinizde olayan bir sermayeyi borc ederek yuksek riske girebiliyorsunuz.

para ve piyasa eskisine gore cok hizli, cok cesitli.
0
idexo
(07.04.21)
ok bu durumda. commodity money vs representative money ; yahut fiat vs representative money diye bakmak lazim. fiziksel paranin ustunde yazan deger, commodityler ile karsilik buluyor, o yuzden yukarida bretton woodsu ornek verdim.

yani soruda soruldugu uzere:emek deger baglaminda, fiziksel para ile commoditynin(altin vs) farki yok. kagit para utunde yazan deger = commodity (altin yahut neyse)

www.investopedia.com

abhipedia.abhimanu.com:~:text=Commodity%20money%20is%20inconvenient%20to%20store%20and%20transport%20in%20large%20amounts.&text=Representaive%20money%20is%20any%20type,a%20type%20of%20representative%20money.
0
camussar
(07.04.21)
(7)

Yazılımcı ayağınıza geldi

plutongezegendegilmi
Çalıştığım startup battı :/ Milyoner olacağız diye çıktığımız yoldan elimiz boş dönüyoruz. Startup da yorucu bir iş, o yüzden birkaç ay tatil yapmaya karar verdim, iş aramıycam şimdilik.Öte yandan kod yazmadan geçirdiğim 4. günün sonunda inanılmaz sıkıldığımı farkettim. Yıllardır haftasonu bile kod
Çalıştığım startup battı :/ Milyoner olacağız diye çıktığımız yoldan elimiz boş dönüyoruz. Startup da yorucu bir iş, o yüzden birkaç ay tatil yapmaya karar verdim, iş aramıycam şimdilik.

Öte yandan kod yazmadan geçirdiğim 4. günün sonunda inanılmaz sıkıldığımı farkettim. Yıllardır haftasonu bile kod yazmak nasıl bir alışkanlık haline geldiyse yapmayınca boşluğa düştüm resmen.

Dolayısıyla eğer bir fikriniz/projeniz var ve yazılımcı arıyorsanız bana yazabilirsiniz. Bunu daha çok ortaklık/danışmanlık için söylüyorum, normal şirketinize çalışan arıyorsanız yazmayın.

Ayrıca startuplar konusunda epey bir eğitimim ve tecrübem olduğunu düşünüyorum. Eğer "ya bu işler nasıl oluyor/olmuyor" tarzında sorunuz varsa bu duyurunun altında sorun, onları da cevaplamaya çalışayım.
0
plutongezegendegilmi
(05.04.21)
gecmis olsun.

biraz da kendiniz yorucu hale getirmis gibisiniz sureci. tatil zamani tatil, is zamani is yapilmali. haftasonu eger izinliyseniz yan proje haricinde cok fazla kod yazmaya zaman ayrilmamali diye dusunuyorum. yeni isinizde de is-hayat dengesini iyi kurmaniz gerek.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.04.21)
Geçmiş olsun +1

Haftasonu bile kod yazmalı hayattan sonra bence de biraz dinlen.

Sence startup neden battı? Yapılan en temel hata tam olarak neydi? Çalışanlar ve patron hatanın farkında mıydı? Süreç nasıl ilerledi?
0
Benyinegulerim
(05.04.21)
@benyinegulerim

Ekip fazla hızlı büyüdü, para çabuk bitmeye başladı, para bitmeye başlayınca panik olup dandik ama para yapan feature'lara abandık. Dandik feature'lar yüzünden user growth yavaşladı. User growth yavaşlayınca da satışlar düştü, yatırımcılar kaçtı. Özetle kontrolsüz büyüme ve unique value proposition'dan uzaklaşma.

Aslında startuplarda product design'ın temel kuralıdır, "core" feature harici başka bir şeye (nice to have bile olsalar) kesinlikle enerji harcamaman lazım. Neyi yapacağını bilmek kadar neyi yapmayacağını bilmek de önemli. Yanlış feature geliştirmek direkt ölüm zaten.

Genel olarak development (ve ilginç bir şekilde marketing) ekipleri benimle aynı fikirde. Product ve business değil, onlar covid falan diyorlar :)
0
🌸plutongezegendegilmi
(05.04.21)
Cosmic +1
Ben uzun zamandır takip ediyorum seni baba. Yazılımla ilgili konularda pluton yazmış mı diye hızlıca bir tararım mesela. Sen ve emrahday bajganım yazmışsa tamam diyorum bu başlık iş yapar.

Bu boş vakti mentorlükle değerlendirebilirsin bence. Bilmiyorum çok mu yorar yıpratır seni ama çok şahane olur bizim için yani.

Konu da fark etmez sen anlat biz dinleriz.

Seviyorum seni. Kendine dikkat et. Çok geçmiş olsun.
0
Giovanni Pipitto
(05.04.21)
bir aplikasyonun yasam dongusu:

1- bir aplikasyon gelistirme surecinin asamalarini pipeline biciminde bahsedebilir misin?

sektore dogru anda girmek bakimindan:

2- aplikasyon/fikir/urun hangi asamada startup'a donusturulmeli, yatirim aranmali

bunun elbette sabit bir kurali yoktur, ama bir standardi olmali.
0
idexo
(05.04.21)
@giovanni, çok teşekkür ederim hocam, epey mutlu oldum.

@cosmic, ya video işini hiç bilmiyorum. Bunun ışığı var editing'i var falan. Ama bir handbook hazırlayabilirim belki, tatlı olur.

@idexo,

Hocam agile ve waterfall diye bakabilirsiniz. Çok geniş konular ama özetle:
waterfall'da önce ürüncüler oturup tüm tasarımı (uygulamaya dair her şeyin tasarımını) bitiriyor, sonra kodcular oturup kodu yazıyor, en son da testten geçiyor, sorun yoksa tamam. Yani biri bitmeden sonraki süreç başlamıyor. Agile'da ise bu iş feature bazlı yapılıyor. Üyelik sistemi eklenecek mesela, o tasarlanıyor, kodcular yazıyor, testten geçiyor, ondan sonra bir sonraki feature'a ilerleniyor. Bu ikisi kendi içlerinde ufak tefek farklılıklarla dallanıp budaklanıyor, hepsinin başka isimleri var, ama genel çizgi bu.

Agile'ın waterfall'a göre avantajı, küçük parçalar üzerinden çalışıldığı için bir hata çıkarsa yakalamak ve düzeltmek daha kolay oluyor. Dezavantajı, bugün tasarladığınız feature 3 ay sonraki ile uyumlu olmayabilir, hepsini birden oturup düşünmediğiniz için ne olacağı belli olmuyor.

Bir de ben agile'ın insanların yeteneksizliğine ve tembelliğine (ve şirketlerin cimriliğine) bahane olarak kullanıldığını düşünüyorum sık sık, ama o kişisel bir görüş tabi. Ne demek istiyorum, mesela ben bi kodu yazdım, 3 ay sonra o feature baya bir değişti. Kodun tamamını atıp yeniden yazmam gerekiyorsa bu benim hatam, onu kolayca, az eforla değiştirilebilecek, esnek bir şekilde yazmam gerekirdi.

Normal ürün geliştirme ile startup ürün geliştirmesi birbirinden farklı. Normal ürün geliştirmede (mesela para alıp e-ticaret sistemi geliştireceksiniz) ne yapacağınız üç aşağı beş yukarı belli, fazla sürpriz olmuyor.

Startup ortamında ise en büyük sorun fikrin "tutup tutmayacağının" bilinmemesi. Dolayısıyla fikirden ürüne geçerken en önemli şey "validasyon" yapmak. En yaygın hata (ki bunu ben de yaptım) kimsenin ihtiyacı olmayan, kullanmayacağı ürünler yapmak. Yani fikir kulağa güzel gelse de, insanlar "iyi ya olsa bu kullanırım" dese bile kullanmayabilirler. Baştan insanların buna gerçekten ihtiyacı var mı onu anlamak lazım, bunun adı da validasyon.

Teknik birisiyseniz en güzel validasyon oturup uygulamanın aşırı basit/dandik bir halini yazmak. Buna mvp (minimum viable product) diyorlar. Uygulama bu kadar dandikken bile birileri kullanıyor ve hatta para veriyorsa müthiş, kullanıcı sayısındaki artış grafiğinizle birlikte bir yatırımcıya gidip para alabilirsiniz. Ya da kiranızı faturanızı çıkaracak kadar para kazanınca işinizden istifa eder tam zamanlı gömülürsünüz, para kazandıkça eleman alırsınız vs.

Teknik biri değilseniz de validasyon yöntemleri var. Burada en yaygın yöntem "user interview" dedikleri şey. Ama bunu doğru yapmak, yaptıktan sonra sonuçları yorumlamak falan çok zor. Yani en iyisi deneyip görmek ama ilk seferde yanlış yapmak çok olası.

Bi arkadaşım şöyle bir şey yapmıştı: yemeksepeti gibi ama o an sokakta parkta bahçede neredeyseniz oraya teslimat yapan bir uygulama fikri vardı. Uygulamayı yazmak yerine basit bir web sitesi kurdu, sipariş gelince arayıp "şu an çok meşgulüz kusura bakmayın" diye cevap veriyordu, ama işte insanların ne kadar talep gösterdiğini anlayabiliyordu.

Dolayısıyla: validasyondan geçince koda başlayın. Yatırım almak her zaman için çok iyi bir şey değil, gerçekten ihtiyacınız varsa alın.
0
🌸plutongezegendegilmi
(05.04.21)
eline saglik. tesekkur ederim.
0
idexo
(05.04.21)
(6)

Yazılımcılar bir baksanız ya

kisa
Merhabalar,Sorum şu, geçen birisiyle konuşurken bahsi geçti ama hatırlayamıyorum, Bir dil, söyle tarif edeyim.Kelimenin sonu guiMuhtemelen Pascal ya da Delphi türevi ya da bir ilişkisi var.Yazdığın kodu server için ayrı olarak derleyebiliyor.Aklınıza gelen bir şey var mı?
Merhabalar,
Sorum şu, geçen birisiyle konuşurken bahsi geçti ama hatırlayamıyorum, Bir dil, söyle tarif edeyim.
Kelimenin sonu gui
Muhtemelen Pascal ya da Delphi türevi ya da bir ilişkisi var.
Yazdığın kodu server için ayrı olarak derleyebiliyor.

Aklınıza gelen bir şey var mı?
0
kisa
(12.01.21)
buradan bakin: en.wikipedia.org
0
idexo
(12.01.21)
Pascal DOS tabanlidir. Delphi ise GUI'e sahiptir. Delphi Pascal'in GUI ile gelistirilmis halidir.
0
pass
(12.01.21)
Sihirli kelime IDE.
0
pass
(12.01.21)
Kelime tutmuyor ama benim aklıma PowerBuilder geldi nedense.
0
plutongezegendegilmi
(12.01.21)
www.unigui.com
olabilir mi

uniGUI Web Application Framework extends Web application development experience to a new dimension. uniGUI enables Delphi developers to create, design and debug web applications in IDE using a unique set of visual components.
0
meko
(12.01.21)
unigui imiş, herkese teşekkürler. (cidden şu teşekkür mesajları silinmese çok sevineceğim)
0
🌸kisa
(13.01.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.