Giriş
(6)

Pierre cardin markasının yurtdışı bilinirliği var mı?

havadakarada
Bizde Aydınlı Giyim'e ait orta üst düzeyde bir marka olarak biliniyor. Yurtdışında var mı satışı vs?
Bizde Aydınlı Giyim'e ait orta üst düzeyde bir marka olarak biliniyor. Yurtdışında var mı satışı vs?
0
havadakarada
(13.01.22)
kuruluş amacı orta üst düzey bir marka olmaktı fakat geldiğimiz noktada orta seviyeye geldi pierre cardin.

balkanlarda ve almanya'da ürünlerini görmüştüm.
0
a darkness coming
(13.01.22)
Turkiye'de orta ust degil yahu, gayet alt seviye. Tasrada bile ufacik dukkanlara bulunur.

soyle bir sey buldim: eksisozluk.com
0
hot potato
(13.01.22)
Sizin dediginiz Turk mali olan Pierre Carden sanirim. Orijinal markanin bir harfini degistirip Cardin'i Carden yapmis uyanik(!) Turkler.

Pierre Cardin yurt disinda cokca taninan, hatta muzesi de olan Fransiz bir modaci ve modacinin markasi.

pierrecardin.com
www.britannica.com
0
sertac akin
(13.01.22)
geçenlerde bu konuyu araştırmıştım.

1. pierre cardin büyük bir marka. isviçre'de bir kotunu 10.000 tl'ye falan alabilirsin.
2. türkiye'de aydınlı grup satışını yapıyor.
3. türkiye'de saçma şekilde çok ucuzdur.
4. kağıt üzerinde isviçredeki marka ile türkiyedeki aynı. ama bu kadar fiyat, kalite farkına anlam veremiyorum.
0
dokunmakalbime
(13.01.22)
Hollanda’da çorabını aldım wibra diye dandik şeyler satılan yaygın bir mağazadan. Çorap da dandik çıktı.
0
but that was just a dream
(13.01.22)
Pierre cardin'de harf hatasi falan yok, bir uyaniklik da yok.

Lisans parasi verip satin almis adamlar zaten sitesinde yaziyor bunlar.
ilk basta pahali satiliyordu vakko kadar olmasa da bir havasi vardi.
Sonra surumden kazanma yoluna gittiler ama kalitesi yine fena degil urunlerinin.

Lcw de benzer olay.
En basta yabanci firma kendi satti sonra markayi komple aldilar.


Harf degisikligi olan Dockers var.
Dockers by gerli yaptilar.
Polo assn mi oyle bisey var o da harf uyanikligi.

Hic harf lisans almadan uretilen markalar da var.
North face, jack wolfskin falan.
Cayir cayir esenyurt uretimi hepsi.
0
divit
(13.01.22)
(26)

hayat kalitenizi yükselten, iyi ki almisim dediğiniz neler var?

buenosdias
uzun suredir birey almadigim icin alisveris yapayım diyorum. isime yarayacak bireyler olsun istiyorum. sizden ilham almak istiyorum:)
uzun suredir birey almadigim icin alisveris yapayım diyorum. isime yarayacak bireyler olsun istiyorum. sizden ilham almak istiyorum:)
0
buenosdias
(13.01.22)
Alışveriş çılgıncısı :) Erkekseniz traş makinası dışında benim sevdiklerim: powerbank, airpods kulaklık, windproof ve waterproof herşey; mont ve ekipmanlar, polar şapka ve kazaklar, hınıs, outdoor trekking bot, euro*swh*, otomobil için kolçak dayama, otomobilin kendisi (şu direksiyon arkası radyo kontrollü olanlardan bayılıyorum buna), kask için interkom, 10 yıllık pasaport, motosiklet ehliyeti ve yazmadıysam motosiklet ehliyeti, motosiklet ehliyeti demiş miydim? Demediysem motosiklet ehliyeti.

sonradan aklıma geldi: elektrikli diş fırçası, interkom, likralı herşey.
0
baldan kaymak
(13.01.22)
en son güzel bi telecaster gitar aldım, iyi ki almışım diyorum.
0
killerbee
(13.01.22)
Robot süpürge. Evden çalışıyorsanız kaliteli ofis sandalyesi. Evden ve dizüstü bilgisayarla çalışıyorsanız monitör.
0
kobuzchu kiz
(13.01.22)
Robot süpürge +10000

Kablosuz kulaklık.

Bir de miband bileklikler. Senelerce 2'yi çok severek kullanmıştım, şimdi 6'sina geçtim; kac gündür aşırı bir mutlulukla kullanıyorum kendisini.
0
fraise
(13.01.22)
apple watch, apple tv, airpods, benq monitör, ikea mouse pedi, lg sk10y soundbar, adidas ultraboost ayakkabılar, melitta kahve makinesi, dyson saç kurutma makinesi, dyson v15 süpürge, divoom tivoo max, philips hue, mi bedside lamp 2, küvings katı meyve sıkacağı, philips sonicare diamondclean
0
gabe h coud
(13.01.22)
Robot süpürge
Güzel bir kablosuz kulaklık
Araç telefon tutacağı
Çok bölmeli dosya :D :D
0
invictae
(13.01.22)
balkona bu makrome salıncaklardan aldım, kendime yaptığım en güzel yatırım. sefa pez. olduğum için sallana sallana bir yerlere varmaya çalışıyorum.
0
denef
(13.01.22)
Mekanizmalı kartlık
0
megalomaniac
(13.01.22)
Victorinox çakı
0
mezarkabul
(13.01.22)
Robot süpürge inanılmaz rahatlık. çalışan insanlar için bulunmaz nimet.
Dalış ekipmanları
Kablosuz kulaklık
0
Dr_Stat
(13.01.22)
1) traş makinesi
2) kahve makinesi
0
a darkness coming
(13.01.22)
en son cekmece duzenleyici, katlanan sandalye, asiri miktarda askilik almistim surekli daginik olan odamda iyi duzenli olustu *-*
0
ala09
(13.01.22)
Para vermedim ama hp elitebook bilgisayar.
Senelerdir eseklik edip laptop tasimisiz hayatimdan yuk gitti resmen. Sarji da 1 mesai cikariyor.
0
divit
(13.01.22)
markalardan bağımsız olarak

2. ve 3. televizyon ve akıllı tv yönetim sistemi
iyi bir ses sistemi
aydınlatma sistemi
güzel bir kahve makinesi
otomatik diş fırçası
büyük ekran hızlı bir tablet
kendini iyi hissedeceğin her gün kullanabileceğin güzel bir kıyafet (çanta, ceket vb ama her gün kullanabilmen lazım)
belirli periyodlarda masaj hizmeti
dinlediğin müziğe göre kulaklık
0
duyurukullanıcısı
(13.01.22)
kaz tüyü kaban
victorinox bıçak
Termos
Enseden dolanmalı bluetooth kulaklık
Muhtelif uzatma kabloları
0
sagini solunu bilmez cahil
(13.01.22)
Iki haftada bir gelen temizlikci. Alisveris degil ama illa bir seye para harcamak gerekiyorsa...
0
hot potato
(13.01.22)
smart wake up light
0
durgunfoton
(13.01.22)
philips airfryer
bosch autocook
27" 4k ips monitör
0
orpheus
(13.01.22)
Su arıtma cihazı
Şarjlı diş fırçası
Traş makinesi
Patates soyacağı
Balkona yumuşak tüylü halı
Kaliteli bot
Havuz gözlüğü
Çadır, şişme yatak, kamp masası
Motosiklet
.
.
.
0
antihero
(13.01.22)
Ortopedik yastık.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.22)
bluetooth kulaklik (anker)
arabada kullanmak icin magsafe sarj aleti (spigen)
kahve/cay icin 1 litrelik termos (contigo)
el supurgesi (dyson)
0
cooperr
(13.01.22)
robot süpürge, beurer elektrikli ısı pedi/battaniyesi
hamur yoğurma makinesi
tefal actifry
0
photo85
(13.01.22)
bir sürü var da son zamanlarda;

youtube premium
xbox + gamepass
projeksiyon cihazı
kindle
kablosuz kulaklık
akıllı lambalar
fırın
hamile destek yastığı
0
AlsterWasser
(13.01.22)
Şarjlı Diş Fırçası
0
2027
(14.01.22)
Kindle
coook sicak tutan bir outdoor montu
ipad ve tutacagi
bose gurultu onleyici kulaklik
dolar
0
sopiro
(14.01.22)
2 gündür bu soruya yazacak bişey bulmak için kendimi yedim - niyeyse:)))))) nası' bi' fakirlikse artık :)))))) dün aklıma geldi :)))) valla çok güldüm halime ne yapayım.
- non iron gömlek, pandemi başlangıcında nası' denk geldiyse gayet uygun fiyata 4 tane aldım network' ten, iş seyahatlerinde, fuarlarda o kadar işime yarıyo' ki anlatamam.
- freebelt(koşarken çok işe yarıyor)
bu kadar galiba :)
0
kumandanim
(14.01.22)
(7)

işletme stratejisini değiştiren ürünler

holydreamer
apple'ın i serisini çıkarttıktan sonra stratejisinin değişmesi gibi aklınıza gelen başka örnekler var mı? yani bir firma bir ürün çıkartıyor iyi ya da kötü anlamda bu ürün işletmenin bütün stratejisini ve yönünü değiştiriyor.teşekkürler.
apple'ın i serisini çıkarttıktan sonra stratejisinin değişmesi gibi aklınıza gelen başka örnekler var mı? yani bir firma bir ürün çıkartıyor iyi ya da kötü anlamda bu ürün işletmenin bütün stratejisini ve yönünü değiştiriyor.

teşekkürler.
0
holydreamer
(11.01.22)
- Microsoft'un Office için abonelik sistemine geçmesi.
- Nokia'nın zamanında Symbian işletim sistemini kullanıp telefon piyasasına hükmetmesi.
- Amazon. Vaktinde sadece kitap alınıp satılan bir siteyken şimdi dünyanın en büyük alışveriş platformu.
- IBM'in bilgisayar satmaktan vazgeçmesi.
- Gittigidiyor. Eskiden açık artırma ile ürün satılan bir platformdu. e-bay'in satın alması ile bugünkü haline geldi.
- Trendyol. Eskiden ünlü markaların ucuzluğa girdiği yarı outlet gibi bir siteydi. Sonradan her şeyin satıldığı bir hale geldi. Aliexpress'in almasıyla yemeksepeti, getir gibi servislere de başladı.
- Yemeksepeti Banabi. Getir'e rakip çıktı.
- Getir. Eskiden kendi depoları yoktu. Marketten alıp getiriyorlardı. Şimdi kendi depoları var.
- Hepsiburada. Eskiden sadece kendi ürün satardı. N11 ve Gittigidiyor gibi pazar yeri haline geldi.

Bunlara ilaveten var olan üründe değişiklik yapıp strateji değiştirenler var. Örneğin Camel (sigara) eskiden Marlboro kaliteesi ve fiyatındaydı. Satışlarını artırmak için hedef pazar değişikiği yaptı. Kaliteyi ve fiyatı aşağı çekti. Bunun gibi birçok sektörden pek çok ünlü marka sayılabilir.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Beşiktaş'ta B Blok eskiden normal yemek satıyordu, cheesecakeleri çok tutunca tüm stratejiyi cheesecake satmak üzerine değiştirdiler.

Bu bilgi senin işine büyük olasılıkla yaramayacak ama yolun düşerse gidip yersin.
0
archmage mahmut
(11.01.22)
akaryakıt istasyonlarındaki tuvaletler. adamlarda bir dönem akaryakıt 2. plandaydı, tuvalet hizmetinin yanında akaryakıt alıyordun. şimdi o da yok.
0
gabe h coud
(11.01.22)
Netflix'in dvd kiralama sirketinden streaming'e hatta icerik produksyonuna donmesi.
0
hot potato
(11.01.22)
roket adam
(12.01.22)
bunun kralını samsung yapmış zamanında. önceleri kuru balık ve çeşitli sebze satışı yaparken sonraları teknoloji şirketi olmuşlar :)
0
pardus
(12.01.22)
Amazon örneği alışveriş üzerinden verilmiş ama bence oradaki daha güzel örnek Amazon'un kendisi kullanmak için geliştirdiği servis arabirimi ve cloud altyapısının başlı başına bir ürün haline getirip AWS olarak diğer şirketlere satması, hatta AWS'in Amazon'u neredeyse gölgede bırakması...
0
salihdt
(12.01.22)
(9)

En sevdiğiniz Radiohead şarkıları?

himmet dayi
Birden fazla yazabilirsiniz.Teşekkürler.
Birden fazla yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Amnesiac (tüm albüm), videotape, jigsaw, everytinh right place, no süpriz, all i need, reckoner, exit music
0
mirafiori
(11.01.22)
pyramid song
all i need
no surprises
everything in its right place

ilk albümden de you olabilir.
0
phoarbix
(11.01.22)
how to disappear completely
pyramid song
myxomatosis
everything in its right place
nude
0
rahip janick
(11.01.22)
Paranoid Android. Tüm şarkılar arasında en sevdiğim şarkı değil ama radiohead içinde öyle ve sanatsal açıdan gelmiş geçmiş en iyi şarkı olduğunu düşünüyorum.
0
Bruce
(11.01.22)
you and whose army
reckoner
karma police
0
ceylinf
(11.01.22)
A wolf at the door
0
floydian
(11.01.22)
Klasik olanların zaten hepsi söylenir, onları yazmayayım. Ben de son albümü eklenir, fazla hakkı teslim edilmedi underrated kaldı gibime geliyor. Neredeyse tüm şarkılarını çok seviyorum a Moon shaped pool'un, albüm baştan sona muazzam bir iş.

Desert island disk
Daydreaming
Burn the witch
Decks dark
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
creep diye bir sarkilari var super
0
hot potato
(11.01.22)
Top bende Pyramid Song'dur.
0
invictae
(11.01.22)
(8)

Şirketteki Pozisyonum Nedir?

alicek
Merhabalar, ben pek profesyonel olmayan ancak büyük firmalarla iş yapan bi aile şirketinde çalışıyorum. Ancak şirket içi organizasyon ve hiyerarşi pek yok, patronun yardımcısı gibiyim ama patrondan sonra gelmiyorum çünkü dediğim gibi hiyerarşi yok. İlk görevim kalite rapor kontrolü fakat bunun ötesi
Merhabalar, ben pek profesyonel olmayan ancak büyük firmalarla iş yapan bi aile şirketinde çalışıyorum. Ancak şirket içi organizasyon ve hiyerarşi pek yok, patronun yardımcısı gibiyim ama patrondan sonra gelmiyorum çünkü dediğim gibi hiyerarşi yok. İlk görevim kalite rapor kontrolü fakat bunun ötesinde rapor istatistik vs de hazırlıyorum, satın alma teklifi de yapıyorum, organizasyonda da sorumluluk alıyorum, satın alma yaptığım da oldu, eksik gördüğüm için katalog yaptığım da oldu, veri girişi de yapıyorum epey ancak linkedinde ne yazayım bilmiyorum. Executive assistant dedim ama o pek oturmuyor gibi. Benim gibi birileri vardır mutlaka Sizce ne yazayım?
0
alicek
(11.01.22)
Jack of All Trades, Master of None yaz.
0
himmet dayi
(11.01.22)
assistant manager yaz gec.
0
cooperr
(11.01.22)
assistant to the manager, yaz.
0
gabe h coud
(11.01.22)
Project Manager yaz :)
0
hot potato
(11.01.22)
Komik bişeyler denemek istersen Random Engineer veya Chief Ninja Officer diyebilirsin.
0
fistikthecat
(11.01.22)
Assistant to the regional manager.

Neyse aslında ilk denilen çok doğru ama assistant manager/project manager bir şey olur belki.
0
logisticsmanager
(12.01.22)
Herkese teşekkürler
0
🌸alicek
(12.01.22)
Aile Şirketlerinde Pazarlama Departmanı Neden Önemlidir?

Pazarlama, modern iş dünyasında bir organizasyonun başarısını belirleyen kritik bir faktördür. Başarılı markaların iş yapış stillerine baktığımızda bunu çok rahatlıkla görebiliriz. Ancak, özellikle aile şirketlerinde, pazarlamanın doğru anlaşılması ve uygulanması sıklıkla ihmal edilmektedir.

kobitek.com
0
ForzAras
(12.02.25)
(26)

Bu insanlar çıldırmış mı? #2

deveyidiken
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı) İstanbul’da ailemle birlikte kalıyo
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(

Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı)

İstanbul’da ailemle birlikte kalıyorum. 28 yaşına çok az kalmışken ayrı bir eve çıkıp düzen kurmayı çok istesem de bu para ile anca kiramı ödeyebilirim.

Kazandığım para itibariyle bir düzene sahip olmak imkansızken, çevremdeki insanlar bana sanki keyfiyetten düzen kurmuyormuşum gözüyle bakıyor. Bu insanlar mı normal düşünüyor, yoksa ben mi çok farklı bir bakış açısına sahibim?

Yani 4000-5000 lira ile İstanbul’da hayatta kalmak bana olanaksız geliyor. Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?
0
deveyidiken
(11.01.22)
Hayatta kalmasına kalırsın da her gün makarna yediğin hayat ne kadar hayat olur onu sen düşün. Eve taşınma masrafı bile binlerce lira tutuyor. Kimsenin aklına uyma. Gerçekçi düşünmüyor o kişiler.
0
dissendium
(11.01.22)
Zamanında rahat rahat ev, araba sahibi olabildikleri için. Bir de yaşlanınca gerçekten zekada bir gerileme oluyor, artık bundan emin olmaya başladım ben.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Uyulacak bir akıl yok maalesef ortada. Ne ev kiralayacak ne de araba alacak durumu göremiyorum kendimde. Yemeyip içmeyip iki senedir birikim yapıyorum ama o bile yeterli değil. Bu ortamda yeterli param olsa da hareket edemem.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Yani insan belli bir yastan sonra kendi evine cikmasi makbuldur eyvallah da bunun basit bir matematigi var, ac kalacagini bile bile de bunu yapmanin alemi yok. Su anki piyasada bir asgari ucretliye bedava ev verseler sadece aile evinden cikip o eve yerlesmenin masrafini 2 senede odeyemez. Akil var mantık var.
0
stavro
(11.01.22)
ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor yani, bizde genelde baskalarinin hayatini nasil da yanlis yasadigini gostermek gibi bir takinti var. "ben senin yerinde olsam ne yapardim biliyor musun?" -yapamazdin abicim

elestiri aileden geliyorsa uzun vade cozumunu merak ediyor olabilirler. barinma + yemek parasi olmadiktan sonra (aileyle yasaniyorsa, tabii onlara para veriyor musun bilmiyorum) o maas direk egitime harcanabilir. sonucta kendini gelistirmiyorsan maasin zamlansa bile alim gucun asagi yukari hep ayni kalacaktir. omur boyu bu sartlarda yasamak istemedigin varsayimiyla, "tamam simdi 4500 maas aliyorsun, sirada ne var? bu durumdan nasil cikacaksin?" diye merak ediyor olabilirler.
0
robokot
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?"
0
invictae
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?" Çünkü boş konuşmaya bayılırlar.
0
invictae
(11.01.22)
İş değiştirme imkanınız yok mu?

Şu an vasıfsız işçiler bile 4.250 lira alıyor. 4.500 liranın çok üstünü hak ediyorsunuzdur eminim. benim gibi düşünen işverenler de vardır. bu şartlarda çalışmak zorunda değilseniz mutlaka yeni bir iş bakın.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Schengen vizesine başvurdum, o çıkar çıkmaz işimi bırakacağım. Şu an Tik Tok’un işlerini yapan bir firmada çalışıyprum. Yani işim kabaca tik tok’ta içerikleri silmek. Çok havalı geliyor kulağa ama asla değil. İstifa etme sebebim de psikolojimin bozulması. İş bulabilir miyim, umutsuzum açıkçası bu konuda. Başvurduğum yerlerden dönüş alamıyorum. Yurt dışından çok daha iyi dönüşler var ama onda da çalışma izni sorun.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
insanlari bosver, duzen kurmak istiyorsan once istanbul'dan tasinman lazim..
ayakta kalabileceginiz paranizin yettigi sehirde yasayin. Metropolde yasamanin bir maaliyeti var, ve bu giderek artmaya devam edecek. Ilerde gelirini duzeltirsen donersin.
0
cooperr
(11.01.22)
@robokot +1 Özellikle ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor +5


@invictae948 +1 Çünkü boş konuşmaya bayılırlar. +5
0
put it in your appropriate place
(11.01.22)
maalesef ülkemizde hava atmak, üstünlük taslamak, başkalarını aşağılayarak, ezerek, kötü hissettirerek iyi hisseden çok insan var. bu dediklerimi hobi gibi yapıyorlar, nefes almak gibi bir şey onlar için. kendilerini başka türlü önemli ve iyi hissedemiyorlar.

ülkemizde privacy denilen kavramın olmaması, herkesin birbirinin hayatına dan diye burnunu sokma cürretinde olması işleri daha da kızıştırıyor.

ek olarak hosftede kültür boyutlarından güç mesafesini inceleyebilirsiniz. ülkemizde ciddi bir ye kürküm ye durumu var. insanlar kendilerini ve diğerlerini güç, makam, mevki, mal, mülk üzerinden değerlendiriyor sadece.
0
la lykia
(11.01.22)
insanlar hakikaten cok ilginc. turk insani hayati su planda kuruyor: oku > askerligi yap > ise gir > evlen. ben cocuklugumdan beri bu anlayisi hicbir zaman hazmedemedim. mesela ben evlenmem diyen bir arkadasim bile gecen gun bana dedi ki, isin gucun var keyfin yerinde niye evlenmiyorsun? dedim, niye evleneyim??? neden yani ne icin? duzen olur hayatina ortak olur falan diyor. sana bunlara ihtiyacim oldugunu kim soyledi birader :D ben ciddiye almiyorum valla allah nasip etsin falan diyorlar yok etmesin diyorum geciyorum. insanlarla ugrasmak cok zor, ya dalga gec ya da gormezden gel bosver
0
nibba
(11.01.22)
öncelikle sakin olun ve insanları da yargılamayın.
kaç senedir çalışansınız bu da önemli.
yalnız olay sizin şu anki ekonomik ve sosyal durumu normalleştirmemenizde yatıyor. napalım ülke böyle, süreç böyle diyip dur bakalım bekleyelim dememek lazım. neyi bekleyeceksiniz bişey gelmeyecek, eee ne güzel işte yerinde sayan bir fakir yani sürekliliğe sahip bir "mahrum" olursunuz ve asla değişmez.

insanlar bu kabullenişe sitem ediyor bira da.
ev arkadaşıyla çıkmayı düşündünüz mü? iş değiştirmeyi, ek gelir sağlayacak bir iş yapmayı düşündünüz mü? aileden bir destek alabilir misiniz örneğin? ev kredisi gibi bir şeye girseniz? bu kadar para getiren bir mesleğe sahipseniz ve bu -sosyal ve ekonomik statü açısından- pek değişmeyecekse neden istanbulda yaşıyıyorsunuz? küçük bir şehre gitme imkanınız var mı? yurt dışına göç etme imkanınız var mı?

4+1 bir eve çıkmak değil olay; kendi kendinize yetecek, birey olabilecek düzen kurmak önemli.
0
rewlack
(11.01.22)
Sana öyle diyenlerin bir yerden desteği vardır. İstanbul'daki çoğu kişi ailesinden destek alıyor. Başkasının ne dediğini boşver. Zaten Türk insanının aklı ortada, gösteriş için yaşıyor millet.

Bir de beyaz Türk tayfası var. Kadıköy, Beşiktaş'ta evinde yoga yaparak ailesinin kira gelirleriyle falan yaşıyor. Bunları hiç dikkate bile alma.
0
OrangeYellow
(11.01.22)
ruhsen +1. zamaninda ucuza ev almis grup guncel gelir gider matematigini yapamiyor, zihinleri almiyor. takma.
0
hot potato
(11.01.22)
Ayrıca şu an Türkiye'de iş bulsam da alacağım maaş 3700'den 10 bin seviyelerine fırlamayacak bence. Bu olsa bile bu pahalılıkta hayat kurmaya yine yetmeyecek gibi geliyor bana.

Bu ortamda yurt dışını zorlamak daha makul geliyor.

Önümde iki seçenek var; ya Polonya gibi ülkelere master için gideceğim ya da İsviçre'de evlilik kovalayacağım.

"Neden İsviçre?" derseniz, 2006'da oradan döndük ailecek. Ben orada doğdum. C -kalıcı- oturumumuz vardı ama ailem bu oturumu iptal edip Türkiye'ye döndü. Akrabalar hala orada ama kimseye faydaları yok

Bir şekilde evlilik yolunu zorlayıp dönmek bir seçenek olabilir ama kısmet bulmak zor. :( -Ayrıca konsolosluğundan tutun, ülkeye girerken muhatap olduğum pasaport polisi bile evlilik yolunu en sağlıklısı olarak görüyor, bu yolu işaret ediyorlar-

Bundan üç sene önce konsolosluğa gittiğimde benimle ilgilenen kadın "Akrabalarına söyleyeceksin, onlar sana kız bulacak. Öyle gideceksin" demişti.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Sorun şu ki, o kadar maaş verirler mi bilemiyorum. Onu da geçtim, ben şu anki işime benzer bir işin yakınından bile geçmek istemiyorum artık. Milletin rezilliklerini izlemek gerçekten sinir bozucu çünkü. Her allahın günü intihar eden insanları görmek hoş olmuyor.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Çevrendeki insanlardan kastın eş, dost, yaşlı akraba ise onların varsayılan davranışı o, değiştirmek mümkün değil. Yani içinde bulunduğun maddi durum, sosyal statü, ruh hali vb. ne olursa olsun hayatında bulunduğun aşamaya göre evlenmeni, ev ya da araba almanı, +1 çocuk sahibi olmanı falan istiyorlar. İnanılmaz garip bir kafa yapısı. Bazen bot olduklarını falan düşünüyorum bazı akrabalarımın. Gerçi bot için bile fazlasıyla basit kaçıyorlar, olsa olsa oyunlardaki tek repliği olup, sürekli onu tekrarlayan NPC gibiler.
0
salihdt
(12.01.22)
Ayrı eve çıkma konusu, "tek başına hayatımı ve düzenimi kurdum" tavrı Türkiye'ye öğretilmiş bir davranış. 80'lerin sonundan itibaren türkiye'de bireyciliğin şişirilmesiyle bu yaşam tarzının itelenmesiyle ivme kazandı 2000'lerden itibaren. O yüzden sanki tek seçenek buymuş gibi kendini zorlama takılma:)

Sanılanın aksine Avrupa'da özellikle akdeniz ülkelerinde, yunanistan, italya, ispanya vb ve doğu Avrupa'da ailelerin bir arada yaşama alışkanlığı çok yaygın.
İş için bu konuda bir araştırma görmüştüm oradan biliyorum. "Tek başına yaşama" anglosakson ve kuzey avrupa kültüründe daha yaygın. Bir de bizim gibi onlara özenen ülkelerde. O yüzden üstünde böyle bir baskı hissetme stres olma.

Neyse bu kısmı geçiyorum. Önemli olan ekonomi zaten. Bizde insanlar gücü yetmese de zorluyor sırf etrafa kendini kanıtlamak için. ama istanbul'da bir evin maliyeti zaten 4000 lira, kirası, faturası, mutfak gideri vs.... O yüzden boşver kardeşim milletin ne dediğini. Herkes bol keseden atıyor. Emin ol "bak biz hayatımızı kurduk" diyenlerin çoğu 35-40 yaşında bile hala borç içinde yüzüyor oluyor. Ne hayat kurması?

Mesleğiniyazmışsın ama iş bulsan bile 4500 TL'den 8-9 bine çıkartabilecek misin maaşını?

eğitim durumunu bilmiyorum deidğim gibi. Ailenin maddi durumunu da.
Ama senin yerinde olsam şunları denerdim.

1-Eğer şansım varsa (aileyle yaşadığına göre kira, fatura vb giderlerin daha azdır diye düşünüyorum) maaşımdam mümkün olduğunca yatırım için ayırırım. Ama böyle NFT, Metaverse fantezi yatırımlar değil. Bir bankaya gider görüşürüm elimdeki nakiti ufak da olsa değerlendirmek istiyorum diye. Aile yanında olmanın en büyük avantajı bu.

2-Eğitimini bilmiyorum ama bana daha fazla maaş getirecek bir meslek için eğitim alırım. Beyaz yaka, mavi yaka fark etmez. İstersen bilişim üstüne teknik eğitim veren yerlerle görüş, istersen mutfak çalışanı yetiştiren eğitim kurumlarına falan git. ilgim alakam el yatkınlığım neye uyuyorsa ona giderdim.

3-Bir meslek edinmeye yoğunlaşırım. Yani büyük bir firmada çalışıyorsun ama bir uzmanlığın yok gibi duruyor. O yüzden yasal geçerliliği olan bir meslek sertifikası edinmeye çalışırım. Uluslararası olması daha iyi tabii. O yüzden elin yatkınsa mutfak çalışanı olmak bir seçenek çünkü uluslararası sertifikalar veren okullar var Türkiye'de.

4-Kulağımı etrafa tıkar, kendi hayatımı yaşarım.
0
anten
(12.01.22)
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. 4000'den 8-9'lara fırlamak pek mümkün gelmiyor bana şu ortamda.

Halkla ilişkiler mezunuyum ve bu alandaki işlerin maaşları maalesef bir yazılımcı vs kadar olamıyor bu ülkede. Artık alanımla ilgili pek konuşmak da istemiyorum, çünkü insanlar sanki herkes yazılımcı olmak zorundaymış gibi birbirini yermeye fırsat kolluyor. Bu ülkenin insanını zaten artık anlayamıyorum, neyse.

Bugün istifamı verip sonrasına bakacağım. Bir süre kendimi çekip çevirecek param var. Sonrasına bakıp bir yol bulacağım artık.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
yaptigin is cok yipratici bir is. yipratici oldugu bilinen bir is (turkiye'de biliniyor mu bilmiyorum ama yabancilar uyandi buna coktan). bir suru kisi profesyonel yardim almak zorunda kaliyor sonradan. kesinlikle degecek bir is degil yani, aile yaninda kaliyorsan istifa etmekle cok iyi yapmissin.
0
robokot
(12.01.22)
Son cevabına göre istifa etme derim. İnanılmaz mantıksız bir hareket olur. Hareket alanın kısıtlanır. İş bulmadan istifa etme kesinlikle. Yıl başı olduğu için biraz durgunluk var. 4500>0. Ayrıca işe gitmeyince ailenle daha çok zaman geçireceksin.
0
dissendium
(12.01.22)
Git Sultanbeyli'de bir giriş katında 1+1'de otur. Orada da A101 ve Bim'den kredi kartı ile borç içinde yaşayarak aldıklarınla beslen diyorlar. Çünkü onlar için o hayat ile Kadıköy'de, Beşiktaş'ta falan oturmak arasında fark yok. Sadece Etiler'de ve Bebek'te oturmak lüks diye biliyorlar, onların da masrafı kesin pahalı marka ve içki onlara göre o kadar. Geri kalan hepsi aynı onlara göre.

Kafa yok.
0
nawar
(12.01.22)
Türkiye'de insanlar bilmiyor bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu. Arkadaş çevremde falan bu işi yapıyorum deyince "Ooo ne güzel, evden video izleyip para kazanıyorsun" diyorlar. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Şirketim de bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyor ki, geçen ay bize sözleşme imzalattılar "Psikolojiniz bozulursa bizi dava edemezsiniz" diye. Ki şirket psikolojik destek de sağlamıyor.

Geçen sene Dublin ofisine QA olarak başvurdum, sponsor da oluyorlardı ama şirkette daha 5 aylıktım o zaman. Deneyimden çuvalladım zannediyorum. Maaşı da 3000 euro civarıydı. Kısmet değilmiş.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
@ dissendium

İstifa etmezsem kanser olacağım. Çok bunaldım çünkü. Vücudumda çıkmadık yara kalmadı.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
(17)

harry potter'ın setini şimdi alsam sarar mı sizce? yaş 27

der meister
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, h
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.

ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, hoşuma gitmişti. okuduğum kitabı da yengem almıştı bana, annem paramız yok diye almak istememişti, o yüzden aslında içimde uktedir baştan sona okuyabilmek ama bu yaştan sonra kurgusu sarar mı emin olamadım ya, az para da değil yani indirimde 230 küsür lira şu an.

tavsiye eder misiniz, almaya değer mi? en kötü ilerde 13-14 yaşında birilerine veririm diye düşündüm, baktılar ki hoşlarına gitti bir çocuğu/ergeni okumaya teşvik etmiş oluruz en azından.

bunun dışında farklı evrende geçen, kurgusu sağlam bu tarz seri önerebilir misiniz? george martin şüşkosunu okumak istiyordum da bunun bitireceği yok, yarım kalacak bir 5 bin sayfalık hikaye okumak istemiyorum açıkçası. asoiaf gibi var mı başka mesela öyle bi şeyler?
0
der meister
(11.01.22)
Hem de nasıl sarar, bak şimdi çok özledim:)
Harry Potter ile büyümüş şanslı kuşaktanım. İki sene önce (yaş 27'ken) açtım yeniden bitirdim mesela yedi kitabı, yine aynı heyecan ve keyifle okudum.

Eminim şu an açsam yine yedi kitabı arka arkaya okuyabilirim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
Ben sarmayacağını düşünüyorum. Yaşım 30 şimdi açsam ben de okurum tekrar ama hiç okumamış olsam bu yaşımda okumazdım.

Set olarak değil de sadece ilk kitabı alıp okumak daha mantıklı olabilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.01.22)
Ben kitap karakterleri ile aynı yaşta iken okuyordum ve adeta onlarla birlikte büyüyorduk. Çok keyifliydi ve bizi adeta girdap gibi içine çekiyordu. Aynı dönemde pek çok yetişkin de zevkle okuyordu Harry Potter kitaplarını.

Ben şimdi okusam aynı keyfi alır mıyım bilemem ama ilk defa okuyan kişi bence hoşlanabilir. Ayrıca; ilk kitaplar daha çocuksu seyrederken 3-4 ile birlikte daha karanlık ve grift bir yapıya bürünüyor. Hızlı okunur zaten.

Satın alma kısmını bilemeyeceğim. Kütüphanelerden ödünç alma imkanınız varsa öyle okuyun derim.
0
burka
(11.01.22)
28 yaşındayım. Daha geçen Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın resimli kitabını okudum. Her canım istediğinde açıp okurum. Teyzemin çocuğuna da Harry Potter sevgisi aşıladım. Harry Potter koleksiyonu yapmaya başlamış. İnsanın elinin altında sevdiği birkaç kitap olması güzel bir şey. O yüzden seviyorsan tavsiye ederim ama hepsini almak zorunda değilsin. Benim okumayı en sevdiğim kitap Ölüm Yadigârları. En çok onu okudum, okuyorum. Sen de sevdiğin kitabı alabilirsin sadece. Sonra istersen zaten diğerlerini de alırsın. Ben şu an gidip de set almam çünkü koyacak yer yok. İndirimi kaçırmayayım diyorsan al ama yeni kapak tasarımlarını ben beğenmedim.
0
dissendium
(11.01.22)
Valla ilk kitaplar pek sarmayabilir belki anca sonradan oldukça sarar bence. İlk kitaplarda falan cidden atmosfer daha çok sanki masalsı ve çocuksu gibi. Sonraki kitaplarda kademe kademe atmosfer değişip daha bir rayına oturuyor ve o çocuksuluk gidiyor.

Başka seri için de herkese şiddetle tavsiye ettiğim fırtınaışığı arşivi serisine bak derim. Her kitap tuğla gibi olmasına rağmen herif resmen roman yazma makinesi gibi pat pat çıkarıyor kitapları.
0
j r r tolkien hayrani
(11.01.22)
Nerede indirimde ya, yeni kutulu sette benim de gözüm var, link atsana. :)

37 yaşındayım, bir buçuk yıldır sesli kitaplarını dinliyorum çünkü resmen özledim kitapları. Al tabii, çok keyifli seri.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
@kobuzchu, kitapyurdu'nda indirimde görünüyor, eğer gerçek fiyatına bindirip geri indirdiyseler onu bilmiyorum tabii: www.kitapyurdu.com&filter_name=harry+potter
0
🌸der meister
(11.01.22)
Sarmama ihtimali var. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. 3'te biraz olay ciddileşse de 4'ten öncesi zor. Ben (33) resmen Harry Potter ile büyümüş oldum. O yüzden şimdi gidip aynı hevesle ilk filmi de izleyebiliyorum ilk kitabı da okuyabiliyorum ama ilk kitabı okurken yorumum hala çocuk kitabı olduğu yönünde.

ASOIAF için %100 haklısın. 124214 yıldır ortada kaldık bekliyoruz ve bu can sıkıcı. Dune, Zaman Çarkı, Unutulmuş Diyarlar, Ejderha Mızrağı ve bunlara bağlı başka seriler var. Yüzüklerin Efendisi'ni okuyabilirsin bütün diğer kitapları ile.
0
nawar
(11.01.22)
Meh, Kitapyurdu'nu boykot ediyorum ben fakat YKY'nin kendi sitesinde de 236 lira, haberin olsun :)

(Mobilden edit yapamadım.)

Azmettim edit yapmaya. Eganba'da daha ucuz. www.eganba.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
Degmez. Bence alisveris yapasin gelmis. Bana da oluyor arada. Ortaokul/lisede okunacak kitaplar, yetiskin olarak para vermeye degmez. Bende kitaplarin bazilari var (4/5/6 sanirim), 30 sene bos kalsam tekrar acip okumam.
0
hot potato
(11.01.22)
Gecen sene sesli kitap ile ilk 3 kitabi tekrar bitirdim
Potter ile buyumedim 26 27 yaslarimda okumistum ilk, cokta keyif almistim.
0
eja
(11.01.22)
Abi filmleri izle gec vaktine yazik
0
floydian
(11.01.22)
Harry Potter o yaşta gayet de sarar eğer genel olarak ilgiliyseniz o türe. Filmleri de güzeldir ama kitapların yerini tutmaz.
0
salihdt
(12.01.22)
Ilk 25 yas civari okumustum ben de, gayet de sardi ama ilk iki uc kitap ve filmin cocuksu olduguna katiliyorum ben de. Onlari asarsaniz arkasi gelir yani.

Zaman Carki'ni deneyebilirsiniz, dizisi de var artik.

Edit: burada falan bir sorsaniz belki elden cikarmak isteyen veya odunc verebilecek kisiler vardir seriyi ya da bazi kitaplari.
0
sopiro
(12.01.22)
Ben de yeni okudum sayılır ve okuduğumda yaşım 39'du. Tüm kitapları çok kısa bir süre içinde yutar gibi okumuştum. Kitaplar da, Harry Potter büyüdükçe onunla birlikte büyüyor ve dili, anlatımı olgunlaşıyor.

Bazı kitaplar bazı mevsimlerle çok iyi eşleşiyor. Bence içinde bulunduğumuz aylar Harry Potter okumak için mükemmel seçim olurdu.
0
thracia
(12.01.22)
30 yaşındayım ve bu sene tüm serisini aldım ve okuyorum. gayet de sarıyor.
0
drako
(12.01.22)
Harry Potter her yaşta okunur. Her zaman sarar. Bence hiç geç değil. İlk 3 kitabın çocuksu olmasının sebebi bence Harry'den kaynaklı. O büyüdükçe kitaplar karanlık bir hal alıyor. Dili de sürükleyici. Güzel..
Yüzüklerin Efendisi olabilir başka. Dili Harry Potter kadar sürükleyici değil ama.
0
matilda
(12.01.22)
(4)

Farklı Janrlarda Kült Filmler

coldegezenkutupayisi
epey fazla film izlememe rağmen eski yapımları hep es geçtiğimi fark ettim. filmin yapım yılı 1990 öncesiyse direkt eliyordum kafamda. son zamanlarda özellikle türlerin ilk denemelerine özel bir ilgi duymaya başladım. korku sinemasıyla başladım ve hoşuma da gitti açıkçası. bunu bir alışkanlık haline
epey fazla film izlememe rağmen eski yapımları hep es geçtiğimi fark ettim. filmin yapım yılı 1990 öncesiyse direkt eliyordum kafamda. son zamanlarda özellikle türlerin ilk denemelerine özel bir ilgi duymaya başladım. korku sinemasıyla başladım ve hoşuma da gitti açıkçası.

bunu bir alışkanlık haline getirip farklı janrlarda "özellikle" ilk denemeleri izlemeyi planlıyorum. her tür için ilk denemeleri bulmak kolay ama türün gidiş yolunu değiştirmiş, farklı bir anlatım kazandırmış, kıyıda köşede kalmış (böyle bir şey mümkünse) kült filmleri de izlemek istiyorum. atıyorum zombiler o filme kadar her filmde yürüyordur, o filmde koşmaya başlamıştır ve sonrasında filmin etkisinde kalan diğer yapımlar da o çizgiden devam etmiştir gibi.

türüyle birlikte bu filmi mutlaka izlemelisin dediğiniz filmleri paylaşır mısınız?
0
coldegezenkutupayisi
(11.01.22)
Pulp fiction
Kahraman Şerif ve bir avuç dolar için
0
deer hunter
(11.01.22)
mesela zombi demişsiniz, zombi filmlerinde night of the living dead kilometre taşıdır. western konusunda sergio leone’nin spagetti western’leri de john wayne dönemi western’lerinden sonra ayrı bir hava getirmiştir bu türe. yalnız benim için western diyince diğer tüm westernlerden ayrılan butch cassidy and sundance kid ile high noon (yukarıda arkadaş kahraman şerif adıyla önermiş) filmleri gelir, bunlar western kültleridir misal.

bilimkurgu-korku diye bir türü alien serisi başlatmıştır diyebiliriz, özellikle ilk iki filmi müthiştir. onları severseniz yine bilimkurgu-korku türünün gediklisi john carpenter’dan the thing’i deneyebilirsiniz.

film-noir dönemi genelde siyah beyazdır, oraları da birçoğuna fazla eski gelir ama güzel yazılmış diyalogları ve senaryosuyla (ünlü romancı faulkner yazmış) the big sleep’i öneririm. film-noir’den esinlenen sonraki dönem neo noir örnekleri olarak chinatown’u da deneyebilirsiniz. avrupalı bir neo noir örneği olarak le samourai’yı da çok severim ben.

açıkçası gizem içeren hikayeleri seviyorsanız hitchcock filmlerini her halükarda seveceğinizi düşünüyorum. zaten 4-5 hitchcock filmi izleyince o dönemin yıldızları (cary grant, james stewart, gene kelly vs) zaten tanıdır insanlar oluveriyor ve başka eski filmlere de tanıyıp sevdiğiniz oyuncuların filmi olduğu için sıcak bakmaya başlıyorsunuz. aa brad pitt filmi mi, dur hadi izleyeyim demek gibi. o açıdan hitchcock’u öneririm. etkilemediği bir sinemacı yok gibidir zaten.
0
phoarbix
(11.01.22)
Dünyanın ilk öpüşme sahnesini barındıran "The Kiss". Tabii dünyanın ilk filmi dersen Lumiere Kardeşler'in istasyona giren treni çektikleri bir film olarak biliyorum.
0
d max
(31.01.22)
night of the hunter
0
hot potato
(31.01.22)
(3)

ev almak

fatihreis
arkadaşlar sa, aracımı yarın inşallah satıyorum lakin ev almayı düşünürken tekrar prim yapacak araç mı alsam golf gibi aklım karışık yoksa altına atıp ev mi kovalayayım, arabaya ihtiyacım yok açıkçası boşuna masraf artık hatta gecen gun 1800 tl hız cezası yedikten sonra
arkadaşlar sa, aracımı yarın inşallah satıyorum lakin ev almayı düşünürken tekrar prim yapacak araç mı alsam golf gibi aklım karışık yoksa altına atıp ev mi kovalayayım, arabaya ihtiyacım yok açıkçası boşuna masraf artık hatta gecen gun 1800 tl hız cezası yedikten sonra
0
fatihreis
(10.01.22)
Ev al tabi ki
0
olaylar olaylar
(10.01.22)
Arac yatirim degil. Ev al.
0
hot potato
(10.01.22)
alabiliyorsan bence de ev al
0
senolll
(10.01.22)
(6)

Ankara 20k copenhag ?k

xiii
Copenhag'ta bir sirket ile gorusme halinde arkadasim. Oradan gelecek teklifi henuz bilmiyor. Tecrubeli muhendis diyelim. Sizce ne kadar net maas ok'dir?Teşekkürler
Copenhag'ta bir sirket ile gorusme halinde arkadasim. Oradan gelecek teklifi henuz bilmiyor. Tecrubeli muhendis diyelim. Sizce ne kadar net maas ok'dir?

Teşekkürler
0
xiii
(10.01.22)
kopenhag asssssiri pahali bir yer. aylik net 5000 euro (karsiligi kron) olmali, ayni seviyeyi surdurebilmek icin. gercekci mi degil mi bilmiyorum.
0
hot potato
(10.01.22)
kopenhag aşırı pahalı +1
birçok insan malmöde yaşıyor hem kiralar hem hayat daha ucuz. yol da 20-40 dk falan sürüyor trenle.
kopenhagta danimarka kronuyla min 10k kira için. yine min. 5-6k market alışverişi için düşünün. bir de danimarkada vergiler yüksek. alınacak teklifin net brüt konusunda emin olun. isveçte yalnız brüt maaş konuşuluyor, danimarkada da öyle tabii genelde. %40 vergi diyin brüt maaş teklifi gelirse kafadan.
0
senolll
(10.01.22)
Numbeo.com sitesinden kıyaslama yapabilirsin
0
basond
(11.01.22)
@senolll,
Kophenag Danimarka'da, Malmö İsveç'te, arada Baltık denizi var nasıl trenle gidiliyor?
0
theconqueror
(11.01.22)
@senolll
Arada bağlantı varmış aydınlandım resmen
0
theconqueror
(11.01.22)
altinci nesil caylak
(11.01.22)
(13)

Hangi zammı tercih edersiniz?

top_secret
Mesela her zaman 1 TL ye aldığınız 100 gr ekmek var (Rakamlar ve ekmek örnektir)Buna zam gelmesi gerekiyor. Hangi şekilde gelmesini tercih ederdiniz?1- 100 gr ekmek 2 TL2- 50 gr ekmek 1 TL3- 150 gr ekmek 2,5 TL(burada rakamlar vs örnek olup müşteriye hangi seçeneğin daha kabul edilebilir olduğunu me
Mesela her zaman 1 TL ye aldığınız 100 gr ekmek var (Rakamlar ve ekmek örnektir)
Buna zam gelmesi gerekiyor. Hangi şekilde gelmesini tercih ederdiniz?

1- 100 gr ekmek 2 TL
2- 50 gr ekmek 1 TL
3- 150 gr ekmek 2,5 TL

(burada rakamlar vs örnek olup müşteriye hangi seçeneğin daha kabul edilebilir olduğunu merak ediyorum.)
0
top_secret
(10.01.22)
Karşılayacak param varsa 1 aynı miktarı alırım, yoksa 2 asla 3 değil.
0
ceketimi alip cikcam
(10.01.22)
4 - 75 gr 1.5 tl.

hem zam az yapilmis gibi olur hem de 25gr fark farkedilmez belki, caktirmadan zam yapilmis olur.

tuketici olarak 1'i tercih ederdim
0
fakyoras
(10.01.22)
50 gram. Ne kadar ufak parcalara bolunebiliyorsa o kadar iyi. parami ekmekte degil cebimde tutup lazim oldukca almayi tercih ederim.
0
floydian
(10.01.22)
fakyoras 4.madde +1
en az zammi gormek isterim kafamda ona ayirdigim butcenin cok sarsilmasini istemem
0
ala09
(10.01.22)
2 ekonomik olarak en mantikli olani.
0
hot potato
(10.01.22)
Neyse o. 2 liraya alırım.
0
işimdeyim gücümdeyim
(10.01.22)
2. tek yaşadığım için ne kadar az porsiyon o kadar iyi.
0
sanal uyku
(10.01.22)
1.'yi tercih ediyorum. ürün kalitesi ya da gramajından feragat edince çok sinir oluyorum, kazıklanmış gibi hissediyorum kendimi. efendi gibi zam yapsın aynı kaliteyi gramajı korusun daha iyi. isterse 2-3'ü opsiyon olarak yine versin ama asıl seçenek 1'dir.
0
roket adam
(10.01.22)
fakyoras ın dediği gibi zam yapan çok var.
sizin 2. seçenek gibi yapan da çok var ama gramaj yarı yarıya düşmüş o çok fark edilir. yıllarca tadımın çekirdekleri hep 1 liraydı ama gramajını düşürdüler hep yavaşça. eğer gramaj farkı o kadar büyük olmayacaksa aynı fiyatta tutup azaltmaya gidilebilir.
0
senolll
(10.01.22)
50gr 1tl. Pahalandigi için daha az tuketme yoluna gidebilmem acisindan.
0
stavro
(10.01.22)
gramajı düşüren firmalara sinir oluyorum, fiyatın artmasını tercih ederim.
0
do you remember me
(11.01.22)
ürüne göre değişir bence. ekmek için 1 derken ayran için 3'ü tercih edebilirim mesela. sakız/ayran gibi ürünler gizli zam yüzünden cücük kadar kaldılar, çifter çifter gidiyor. zamdan çok hemen bitmesi verdiğin paranın hakkını vermediği düşüncesini getiriyor akla.
0
vampir akrep
(11.01.22)
2
0
barankovan
(11.01.22)
(9)

Yeni birilerini tanıma evresinden aşırı ötesi sıkılmak

magni
İnsan doğası gereği karşı cinsten yeni birileriyle tanışıp yakınlıklar kurabilmeyi istiyor tabii, bunun için de hepimizin malumu olduğu şekilde dating app'ler revaçta.Ama birileriyle eşleş, sohbet et -hep de benzer sohbetler-, yöneltilen merak sorularını cevapla, düzenli iletişim yürüt durumlarından
İnsan doğası gereği karşı cinsten yeni birileriyle tanışıp yakınlıklar kurabilmeyi istiyor tabii, bunun için de hepimizin malumu olduğu şekilde dating app'ler revaçta.

Ama birileriyle eşleş, sohbet et -hep de benzer sohbetler-, yöneltilen merak sorularını cevapla, düzenli iletişim yürüt durumlarından gerçekten aşırı sıkılmış durumdayım ve bu "tanıma evresi" için zerre enerji hissetmiyorum kendimde. Birkaç aydır durum bu şekilde.

Hayatımda yeni birileri olsun, takılalım edelim istiyorum ama tanıma evresi için enerji hissetmiyorum kısacası, iki kelime yazışmaya bile inanılmaz üşeniyorum ve buna ayıracağım zaman dilimi gözümde büyüyor. Var mı benimle benzer durumda olanlar? Merak ettim.
0
magni
(10.01.22)
Aynı durumdayım bu çok can sıkıcı bi olay olmaya başladı artık. Sanıyorum yalnızca sosyal medyada sosyalleşmek gibi bir seçeneğe sıkıştık o yüzden. Alakasız bir yerde alakasız bir zamanda bir şekilde karşılaşacak olsam daha çok heyecanlanacağım sanki
0
olaylar olaylar
(10.01.22)
Pek çok! Bu yüzden farklı mecralarda kendisini ifade ediyorsa oralardan bilgi edinmek hoşuma gidiyor. Twitter, sözlük vs
0
kaptankedi
(10.01.22)
+1. Normal bence.
0
hot potato
(10.01.22)
hep benzer süreçler yaşandığı ve günümüzde biriyle tanışmanın yolları sınırlandığı için monoton sohbetler oluyordur.
sıkılmanız normal.
ancak size farklı gelecek, ezbere konuşmalar yapmadığınız biri olursa heyecanlanırsınız, o zaman da sıkılmazsınız.
0
blatta hiberna
(10.01.22)
var. asla canim cekmiyor hele cafede falan yabanciyla oturmak oh no... ve app kullandim bilhassa yabancilar vs icin app e ihtiyac duymustum. sadece bir hemcinsimle konusabildim o da evime cok yakin oturuyor ve turkce bilmiyor benim iki yabanci dilim icin iyi olacagini dusundum. onun disinda ilk mesajdan oteye pek gidemedim zaten birinin benle ilgilenmesinden hic hoslanmam......:( sanirim date islerinde yokum gibi tavir olarak
0
ala09
(10.01.22)
aynı. hatta bu yüzden en son milattan önce falan flörtüm olmuştu.
0
ceylinf
(10.01.22)
Bi yaştan sonra cidden sıkıyor bu
Aynı durumdayım
0
photo85
(10.01.22)
Ek: app kullanmıyorum ama normal arkadaşlıklar için bile yeni insan yorucu
0
photo85
(10.01.22)
online yerine yüzyüze daha iyi oluyor bu işler, en azından mimikler espriler falan eğlenceli geçiyor.
0
selam
(11.01.22)
(2)

Google'da Şirket Adres Değişikliği

daha cok beklicez mi abi
Şirketimiz bu yılbaşı taşındı, google'dan adres değişikliği yapamıyoruz. Daha önceki çalışan kendi mail adresi ile kullanıcı oluşturmuş ve işletme sahibi gibi bir şey gözüküyor. Ama işten ayrıldığı için o mail adresi şu an kullanılamaz durumda. Bir türlü değiştiremedim. Bu şirketin aynısı var diye d
Şirketimiz bu yılbaşı taşındı, google'dan adres değişikliği yapamıyoruz. Daha önceki çalışan kendi mail adresi ile kullanıcı oluşturmuş ve işletme sahibi gibi bir şey gözüküyor. Ama işten ayrıldığı için o mail adresi şu an kullanılamaz durumda. Bir türlü değiştiremedim. Bu şirketin aynısı var diye düzenleme önerisi yapıyorum ama red geliyor google'dan. Ne yapmak lazım?
0
daha cok beklicez mi abi
(10.01.22)
O mail adresini tekrar olusturup kontrolu ele alsaniz?
0
hot potato
(10.01.22)
buradan Google ile iletisime gecin. dogrulama yapiyorlar bir sekilde, (adrese kod gonderme vb). uzun surebilir ama calisani bulma, mailini alma gibi yontemlere gerek yok isletme sahibi oldugunuz surece. boyle bazi insanlar var organize olup bu yerleri acip sonra dukkan sahibine satmaya calisiyormus. ama iste cozumsuz degil (arkadasim destek ekibinde calisiyor)

support.google.com
0
supergirl
(10.01.22)
(6)

Diş çekimi sonrasında verilen antibiyotiği yarıda bırakmak ?

senbensennedenbenlen
Doktor 10 tablet antibiyotik verd, 5 tanesi içtim. Şu an ağrı, sızı, kanama yok. Yarıda bıraksam sıkıntı olur mu sizce ?
Doktor 10 tablet antibiyotik verd, 5 tanesi içtim. Şu an ağrı, sızı, kanama yok. Yarıda bıraksam sıkıntı olur mu sizce ?
0
senbensennedenbenlen
(10.01.22)
olur, bırakmayın, bitirin.
0
erty_ksk
(10.01.22)
bitirin, kürü tamamlamak önemli.
0
blatta hiberna
(10.01.22)
Zamaninda fizik hocamiz soyle bir grafik cizmisti eksponansiyel kavramini anlatmak icin images.theconversation.com
0
hot potato
(10.01.22)
yapılan en büyük hatalardan.
0
jelly bear
(10.01.22)
Antibiyotik ağrı için değil, iltihap için. Tedaviyi sekteye uğratmamak için bitirmek gerkir.
0
d max
(10.01.22)
5 tanede bitecek olsaydı, doktor 5 tane verirdi
0
co2s2
(10.01.22)
(9)

avrupaya tasinacak birinin turkiye'den ehliyet almasinin avantaji var mi?

stanley5m
turkiye'de arabam yok, olmayacak da, kullanmayacagim da, ehliyetim de yok. temelli avrupa'ya tasinacagim, orada araba kullanabilmek istiyorum.tcnin verdigi ehliyetin orada bana saglayacagi bir avantaj olur mu maddi acidan orada ehliyet alirken? (daha kisa kurs, daha ucuza getirebilme gibi kisayollar
turkiye'de arabam yok, olmayacak da, kullanmayacagim da, ehliyetim de yok. temelli avrupa'ya tasinacagim, orada araba kullanabilmek istiyorum.

tcnin verdigi ehliyetin orada bana saglayacagi bir avantaj olur mu maddi acidan orada ehliyet alirken? (daha kisa kurs, daha ucuza getirebilme gibi kisayollar açısından?) yoksa her turlu hic araba kullanmamis biri muamelesi gorup her turlu sifirdan baslayacaksam orada ehliyet almak icin, burada kasmanin hic bir anlami yok mu dersiniz?
0
stanley5m
(10.01.22)
Gördüğüm kadarıyla avrupada ehliyet almak hem çok zahmetli hem maliyetli. Tabii ki avantajlı yani. Tr'den ehliyet almadan gelirsen eğer muhtemelen çok pişman olursun.
0
IncredibleMau
(10.01.22)
Ehliyet denkligi, transferi vs ulke bazinda degisen seyler dolayisiyla hangi ulke vs hic detay vermeden kimse net bir yorum yapamaz.

Onun haricinde Turkiye'de ders alip araba kullanmayi ogrenmis olman avantaj olur cunku cok daha ucuz.
0
hot potato
(10.01.22)
Turkiye'de ehliyet alsan bile avrupa'da belli bir mebla karsiliginda yine bazi sinavlara girmen gerekecek. Ehliyetin normal maliyeti avrupa'da 1500 euro ise, turkiyede ehliyetin var ise belki bu sana yari fiyatina gelecek fakat bu kadar para icin iki defa sinava girmeye deger mi tartisilir.

Ayrica avrupa'da ehliyet almak zahmetli degil, olmasi gerektigi gibi, yalnizca turkiye'de fazla basit ve bastan savma. Avrupa'da ehliyet alirken hocam turkiye'de araba kullandin mi hic diye sormustu. Hayir cevabini aldiginda ise sevinerek, guzel sana dogru araba kullanmayi ogretmek rahat olacak demisti ki, oldu da.

Turkiye'de ehliyet almadigima, araba kullanmayi ogrenmedigime memnunum acikcasi.
0
bosver nicki
(10.01.22)
İtalya ve Portekiz'in Türkiye'den alınmış ehliyeti değiştirdiklerini biliyorum ama hangi ülkeden bahsettiğimiz kısmını atlamışım.
0
IncredibleMau
(10.01.22)
Gittigin ülkeye göre degisir tabi ama her türlü avantajli. Almanya ve avusturya icin sadece sürüs sinavina giriyorsun.

Zorunlu sürüs dersi almak zorunda degilsin 20-30 saat arasi her saati 80-100€ yaklasik

Teori sinavina girmek zorunda degilsin.

Zorlu sürüs sartlari sinavina girmek zorunlu degilsin.

3000-3500€luk ehliyet 1-2 de sürüs saati alirsan 400-700€ arasi bi fiyata gelir sana.
0
c1b2k3
(10.01.22)
İngiltere icin, ilk 1 yıl Türk ehliyeti ile araç kullanabilirsin.
0
kaptankedi
(10.01.22)
Burada aldığın ehliyet 6 ay boyunca geçerli. Gittiğin ülkede. Sonra tekrar sınava girmen gerekir. Ama sınava girene kadar ihtiyaçlarını gidermen için ehliyetinin olması iyi olur. Bi de oradaki sürücü sınavları daha zorlu biraz antrenmanlı olursun gidene kadar trafik konusunda.
0
anten
(10.01.22)
hollanda'ya highly skilled migrant olarak gelirsen turkiye ehliyetini hollanda ehliyeti ile degistirebiliyorsun.
0
lemmiwinks
(10.01.22)
Fransa; geldikten sonraki bir yıl içinde ehliyeti değiştiribilirsiniz. Sinav yok öyle ciddi bir maliyet de yok.
1 yil+1 gün olduğu an sinavlar, 1500-2000 euro arasi maliyet.

Kısacası gittiğiniz ülkeye göre değişir. Ehliyet değişimi varsa Türkiye'den alin. Hem daha ucuz hem daha kolay.

Örnek; Türkiye'de sinavda 50 soru var 35 doğru lazim. Fransa'da 40 soru var 35 doğru lazım.
0
logisticsmanager
(10.01.22)
(34)

Boyuna yemek yapıyoruz

kanepeee
Biraz dertleşmek için yazıyorum. Erkeğim, evliyim. Eşimle ikimiz de çalışıyoruz. Dışarıda yemek yemeyi hem ekonomik hem de pandemik sebeplerle minimuma indirdik. Eşim sabahları menemen, peynirli omlet, değişik sandviçler falan yapıyor. Akşamları, illa ki çorba, yanına bir ana yemek (mesela patlıcan
Biraz dertleşmek için yazıyorum.

Erkeğim, evliyim. Eşimle ikimiz de çalışıyoruz. Dışarıda yemek yemeyi hem ekonomik hem de pandemik sebeplerle minimuma indirdik.

Eşim sabahları menemen, peynirli omlet, değişik sandviçler falan yapıyor. Akşamları, illa ki çorba, yanına bir ana yemek (mesela patlıcan musakka), salata/cacık yapıyor. Ana yemek bazen birkaç aşamadan oluşuyor, önce etleri haşlamak, sonra bir yerde beşamel sos hazırlamak, sonra bunları beraberce fırına vermek gibi. Yemekten sonra bir portakal, kuruyemiş falan da koyuyor. Çok yemiyor, azar azar hepsinden. Yemekleri de az yapıyor zaten. Maksimum iki günlük.

Geçen eve kuşbaşılı pide siparişi verdik, kağıdında yemek istemedi, tabağa koyduk. Turşu çıkarmamı ve çatal bıçak getirmemi de rica etti.

Yemek işlerinde benden yardım istiyor. Yüzde 25 ben yardım ediyorum, şu gibi konularda:
- Ekmekleri tost makinesinde ısıtmak
- Çorbayı karıştırmak
- Patlıcan soymak
- Salata malzemeleri doğramak
- Limon sıkmak
- Ceviz kırmak
- Elma + portakal soyup doğramak
- Tezgahı silip bulaşıkları makineye dizmek

Gördüğünüz gibi pek bir şey de yapmıyorum. Ama bunların bazılarını da gereksiz görüyorum.

Ben tek başıma kahvaltı ederken hiç tabak çıkarmadan zeytin peynir tabağından 3 zeytin bir dilim peynir yiyorum, iki dilim de ekmek. Zeytin çekirdeğini direkt çöpe atıyorum. Daha da acıkırsam corn-flakes falan yerim. Kuruyemiş istediğimde kuruyemiş kavanozuna elimi daldırıp bir avuç alıyorum. Öğrenciyken nohut yemeği + pilav yapıp 4 gün yerdim. Elmayı da ısırarak yerdim.

Yine bir akşam yemeği sonrasında yoruldum da size yazayım dedim.

Sizde durumlar nasıl? Bizimkinde bir anormallik var mı?
0
kanepeee
(09.01.22)
Kadıncağız eve medeniyet getirmiş. Sabah öğle akşam birbirinden güzel yemekler yapıyor ama yaranamıyor erkeğine.

Bunları yapmasa ne diyecektiniz? Kadın size bir şey yaptırmıyormuş bile doğru dürüst. Bu bazı erkekleri anlamak mümkün değil. Eşinize, o siz mutlu olun evde sıcak yemek pişsin diye uğraştığı emeğe, arifliğine acıdım. Allah onun yardımcısı olsun.
0
Hallegadola
(09.01.22)
+1 halle
Bazen uzuluyorum sirf evlenmek insan bunu kendine yapar mi.
Nutellayida catak bicak kirletmemek icin parmaklayin bence.
0
eja
(09.01.22)
Haneke nin 7. kıta filmini anımsattı. Evlilik böyle bir şey değil mi zaten.
0
olaylar olaylar
(09.01.22)
tek başına olunca ben de minimum eforla kahvaltı yaparım. bulaşık çıkarmam. runner kullanmam. hafta sonu sevgiliyle kahvaltı yapacağımızda özeniyoruz ve çok zevkli buluyorum. şık bir masa kurmak, birbirini tamamlamak, güzel bir his. ben kenarda durmam, hatta çoğu mutfak işini ben daha iyi yaparım. bu iş sürekli olsaydı, iş günü mesela, benim de bir yerde canımı sıkardı. o yüzden, hak veriyorum.
0
gabe h coud
(09.01.22)
@hallegadola +1

Bazı kadınlar dünyaya çile çekmeye geliyor galiba.
İkiniz de çalışıyormuşsunuz, bence iş paylaşımınız adil değil. Daha çok iş yapmaya çalışın.
0
kaptan maydanoz
(09.01.22)
Senin kafanı anlıyorum ama Halle+1
Zor olsa da bırak yorul fazladan.
0
kisa
(09.01.22)
@hallegadola +1

Tek yaşıyorum ve kendime olan saygımdan insan içinde nasıl yiyorsam öyle yiyorum. Bir de ortadan alıp yemek, çekirdeği direkt çöpe doğru fırlatmak/atmak çok iştah kaçırıcı şeyler.
0
ruhen hastayim ben
(09.01.22)
yüzde 25 yardım ediyorum dediğin de yüzde 5 bile değil fakat senin alışkanlıkların olmaması sebebiyle sana iş gibi geliyor, halbuki saydıkların ne ki, hiçbiri de yorucu değil, seninki alışkanlıktan gelen genişlik ehli keyiflik :)
0
freebird5406_2
(09.01.22)
hallegadola +1

ama diğer yandan, siz de bu işe bir şekilde iştirak ettiğiniz için yorulmakta haklısınız.
yaptığınız iş az ama mutfağa girilince iş yapmasanız da işin tamamı bitmeden mutfaktan çıkamıyorsunuz.

bence burada yapılması gereken şey, hafta sonundan ya da vakit bulunan bir akşam fazladan 1-2 saat ayırıp iki günlük değil de, 3-4 günlük yemek yapmak.

artık tupperware ya da kilitli kaplar sayesinde yemekler uzun süre dayanıyor.
yani fazladan 3-4 çeşit daha yapılır, dolapta durur, yeneceği zaman ısıtma faslı olur sadece.
cacığı ve çorbayı bile tupperware'in sıvı yiyecek saklama kaplarına koyuyorum.
böylece 3-4 gün, hatta bazen daha bile uzun (buzdolabınız iyiyse) hazırlamama gerek olmuyor.
refika'nın çalışanlar için kavanozda pratik yemek hazırlama videoları var mesela, onlara bakın.

günü gününe yemek yapmak yorucu, daha pratik olmak lazım.
o zaman siz de daha az yorulursunuz, o da daha az yorulur, orta yolda buluşmuş olursunuz.

bu arada bulaşığı makineye dizmek ortalama 5 dakikalık falan bir iş, yani artık kadının pideyi tabakta yemesine de laf etmeyin.
0
blatta hiberna
(09.01.22)
Diğer yazarlara kısmen katılmıyorum, geçmişte herkesle yaşadığım genelde yabancı dizilerdeki gibi tv karşısında yedik; ya da yemek yapsak bile tv karşısında kucakta değil sehpa üzerinde yedik vs. vs.

Tabii ara sıra ekstra bir yemek yapıldığında masada yemenin tüm kurallarına uyarak çok çatallı çok bıçaklı yemek yediğimiz de oldu ama nadir dediğim gibi. Daha pragmatik bakıyorum ben, zaten zamanımız limitli bir de aslında yapmamız çok gerekmeyen şeylere bu kadar zaman harcamalı mıyız?



Yine de eşiniz hep böyleymiş kişisel tercihine ben saygı duyuyorum. Sizin de kendisiyle konuşup ya kabullenmeniz ya orta noktada buluşmanız gerekiyor.


edit: hiç evlenmedim, şu an hatta single'ım ama bence dinamiklerin değişmemesi gerekiyor.
0
aguen
(09.01.22)
Bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum, ben bunların hiçbirini beklemiyorum ve istemiyorum. Bana biraz işgüzarlık gibi geliyor onca tabak kirletmek (özellikle pide mevzusunda). Zaten eşim tamamen kendi isteğiyle yapıyor, ben evde yokken de en güzel sofrayı kendisine kuruyor.

Bu arada bulaşıkları makineye dizmeden önce lavaboda hepsini sudan geçiriyoruz, üzerine cif sıkıyoruz. Öyle olmazsa olmuyormuş.

Ayrıca elmayı ısırarak yiyince daha lezzetli oluyor bence.
0
🌸kanepeee
(09.01.22)
@hallegadola +1

3-4 yıldır yalnız yaşıyorum. Eşinizin kıymetini bilin derim. Ne güzel uğraşıyormuş. Siz de az ucundan tutuverin.
0
reactionic
(09.01.22)
yani ben de karsi tarafa bi uzuldum ne olursa olsun emegi gormezden gelen bi haliniz var AMA; gercekten yemege bu jadar duskun olmamak guzel olur muydu? evet. ben cok duskun biriyim, sofraciyim. her gun baska tabak seciyorum siparis de gelse ayrica tabakliyorum vs. eski erkek arkadasim yemek yemese de yasayan biriydi. asla damak tadi da yoktu aksam yemeginde bira icer doyardi. bu muthis kolaylikti benim icin. ben istiyorsam evet ondan daha fazla emek harcardim ama onun yemegi onemsememe huyu bana da gecmisti. bence bazen yememeyi siz deneyebilirsiniz yani sofra kurmayalim de ilgisizligini belirt. o kadar da acikamazsin ya bazen yogunluktan ogun atlanabilir. kahvaltida cay peynir zeytin yerine bi tatli tikistirir kahveyle de idare edebilir insan. gabe 'in dedigi gibi bi haftasonu olur kahvalti hazirlanir ama her gun her gun yapilmasi... ben arkadaslarimin evinde goruyodum aksam yemekleri tatlilar hamur isleri vs sabahtan aksama kadar mutfakta oturulur. bizde de oyle seyler yok muthis enerji ve zaman kaybi. diyet miyet de ne bileyim sandvic hazirlayin burda is size duser bence. asilayabilirsiniz her gun yapmak zorunda olmadiginizi
0
ala09
(09.01.22)
birader sen kaşınıyorsun :)

yenge daha napsın sana. sen mağara adamı gibi yaşamaya devam etmek istiyorsun demek ki
0
dafuq
(09.01.22)
Dünyanın en güzel derdi bu olabilir. Çok ciddiyim.
0
mezarkabul
(09.01.22)
Eşiniz de çalışıyorsa neden yükün %75’ini ona yüklediğinizi anlayamadım. Asıl sorulması gereken soru bu. Anlattıkların arasında gereksiz gelen tek şey bulaşık makinasına koymadan önce ciflemek, bu biraz abartı. Ama dışarıdan gelen yemeğe bile özeniyor eşiniz insan gibi tabakla yiyin istemiş, ne mutlu size yani. bence mutlu olmanız lazım. özene özene yaşayan bir insanla berabersiniz yani, yoksa size 5 gün nohut pilav dayasa belli ki şikayet edecek bir yapınız yok, ona rağmen uğraşıp emek veriyor yani.
0
roket adam
(09.01.22)
Ben eşimin emeklerine kesinlikle saygı gösteriyorum ve yemeklere çok yardım ediyorum. Ama benim için bir noktadan sonra yemekle bunca uğraşmak çok farketmiyor.

Ben kasaptan köfte alalım diyorum, o kıyma alalım evde yapayım diyor. Kasabın köftesinin oranları güzel değilmiş, maydanozu soğanı ekmeği o daha iyi ayarlıyormuş. Bence ikisinin tadı aynı bu arada. E ama köftenin soğanını ben doğruyorum.

Terbiyeli çorba ile terbiyesizini ayırt edemiyorum ama ona da ayrı bir tava kirleniyor. "bunu direkt tencereye döksek" diyorum, "asla olmaz tadı çok kötü olur" diyor.
0
🌸kanepeee
(09.01.22)
eşinize günlük olarak “ellerine sağlık, ellerin dert görmesin, yprulmuşsundur az sırtını ovaliyim mi?” gibi şeyler deyin. bu arada derdiniz şu: o bu kadar özenli davranırken siz kendinizi sorumlu ve yetersiz hissediyorsunuz. bunu eşinizle konuşun. yemek konusunda olmasa da siz de farklı konularda onun işime yarıyorsunuzdur. yaramanızı isteyip de siz üşengeçlik ettiğinizde de kavga ediyorsunuzdur zaten.
ha kendisine şunu da sorun: Bu kadar uğraşmaktan kendisi memnun mu? Memnunsa sorun yok ama sorf size yaranmak için ya da aileden böyle gçrüp böyle devam ettirmezse yetersiz bi eş olacağını düşündüğü için yapıyorsa “boş ver bebeğim yapmaman sorun değil, ben seni yemek yapıyosun diye sevmiyorum sen her halinle yeterlisin” deyin. o da rahat eder siz de edersiniz.
0
inanna
(09.01.22)
hocam kadın yemek konusunda zevk ve damak tadı sahibi sende bunlar yok hepsi aynı ve gereksiz geliyor, herkes anlayacak damak tadı olacak diye bir şey yok ama anlamadığın noktalar var işte :D
0
freebird5406_2
(09.01.22)
@hallegadola +1

Eşinize üzüldüm gerçekten. Ne hayatlar var...
0
himmet dayi
(09.01.22)
elmayı siz ısırarak yemeyi seviyorsanız siz ısırarak yiyin, kendisi keserek yesin.

eğer buna müdahale ediyorsa o zaman sorun büyük ve başka demektir.


edit:
bu arada bulaşık makinesine koyulan bulaşığı sudan geçirmek bile su israfı.
kaliteli deterjan kullanırsanız zaten buna gerek yok.
hadi bazen gerekli diyelim ama cif sıkmak falan çok lüzumsuz.
böyle bir şey yaptırıyorsa tabak saymakta haklısınız.
0
blatta hiberna
(09.01.22)
Benim bir sandviç yaparken bile aynı bıçağı hem peynire hem tereyağına vs sokmadığımı ve en az 3-4 bıçak kirlettiğimi görseniz "manyak galiba" diye uzaklaşırsınız kesin.

Bulaşıkları su ve cifle temizlemek dışında (gereksiz su israfı) eşinize -ve @hallegadola'ya- katılıyorum ben de.
0
kobuzchu kiz
(09.01.22)
Ben de eşiniz gibiydim. Sonra baktım karşı taraf sürekli yapmasan da olur, dışarıdan yiyelim, bulaşık çıkıyor, vb. modunda. Zamanla benim de düzgün yemek yapma hevesim kırıldı. Zaten işten koştur koştur eşimden önce gelmeye çalışıp yemek yapıyordum. Şu anda bıraktım. Kendisi 1 senede 1 beden kilo aldı, artık göbeği var. Evde yemek pişmiyor. Ben akşam yemeği yemiyorum, kendisi pide/dürüm türevleri tüketiyor.
0
marla is in my head
(09.01.22)
Valla usengecin halinden sanirim usengec biri anlar. O yuzden senin durumunu tamamiyla anliyorum. Esinin yaptigi teoride guzel bisey gibi gozukebilir ancak direkt olarak olayi domine edip senin isteklerini gormezden geliyor. Bu haliyle bence de sikinti var.

Kendi istiyor diye surekli olarak seni de kendi istedigine zorlamasi guzel bisey degil. Sen nasil ki onun isteklerine gore hareket edip yardimci oluyorsan arada o da senin isteklerini dikkate alip ona gore hareket edebilmeli. Diger durumda yapilan sey guzel gibi gozukse bile direkt olarak seni etkisiz eleman kildigi icin bu duruma bir tepki gosterebilirsin. Mesela disaridan pide siparis ettiyseniz ve o kagidinda yemek istemiyorsa kendi payini gidip tabaga koyabilirdi ancak tamamini tabaga koymayabilirdi.

Neyse, ikili iliski bazinda dusunursek evet bir sikinti var ortada. Senin isteklerin direkt gozardi edildigi icin huzursuz olman normal bence. Bunu esinle konusup cozmelisin.
0
j r r tolkien hayrani
(09.01.22)
Bence sorun var. Siz sonuçta bunları talep ediyor değilsiniz. O sebeple az bile yardım ediyorsun, her şeyi kadına yüklemişsin gibi eleştirilere hiç katılmadım. Kimse akşam işten gelip saatlerini mutfakta harcamak zorunda değil. Eşiniz de değil ama o öyle tercih ediyor demek ki. Herkes istediği tarzda Yesin demek de olmaz.

Şöyle olabilir, sağlıklı lezzetli ev yemekleri yemek güzel oluyor ama bunu her gün yapmak beni yoruyor, sen de yorulma belirli günlerde böyle yapalım, diğer günler daha pratik yollar bulalım diyebilirsiniz. Hayır böyle olacak diye diretirse de kendisi bilir. Biraz kendi tercihlerinizi de ortaya koyun. O tabakta değil bu tabakta yemek istiyorum, ekstra servise ihtiyacım yok sen kendine al istersen gibi. Sen böyle uğraştıkça ben kötü hissediyorum ama senin kadar uğraşmak zorunda da hissetmiyorum açıkçası diyebilirsiniz. O halinden mutluysa sorun yok.
0
aquarium
(09.01.22)
Usengecin halinden usengec anlar +1

Gotu basi 1 elma yiycez diye 4 tabak, 2 catal kirletip sonra iki saat bunlari yikamanin luzumu yok.

Ha hanim da bir salarsa pir salar ama soyliyim.

Bi ara temizlik konusunda boyle bi tartisma yasamistik. Evden 1 hafta elini etegini cekti, evi gormen lazim :)

Velhasili bazi seylerin degerini kaybedince anliyorsun. Orta yolu bulmak lazim.
0
brkylmz
(10.01.22)
Esiniz belli ki gorgulu bir kadin. Bu tur seyler aileden gelir, aileden ne gorursen sen de onu uygularsin.
0
oscar
(10.01.22)
Yazik kiza. Erkegin kalbine giden yol midesi, el oglu pilavina bakar vs geyikleriyle zehirlemisler kizi. Yorgun argin isten gelip her aksam yemekle ugrasilacak kadar uzun degil hayat. Rahat ol, kasma bu kadar de. Aksamlari hafif yemek lazim, kilo yapar falan diye gir hic olmadi.
0
speedy
(10.01.22)
Ortada bir sikinti yok bence. Gereksiz ariza cikarmayin. Millet nelerle ugrasiyor, "esim yemek yapiyor arada ben de yardim ediyorum" diye bir sorun olamaz.
0
hot potato
(10.01.22)
Yahu cehennem gibi hayat, gelen cevaplara bak :)

Ortada dayatilan bir hayat var, ama medeniyet gelmis, kadin ugrasmislar havada ucuyor. Kadin kendisi icin ugrassin adami bi salsin o zaman guzel kardesim. Birakin adam elmayi isirarak yesin medeniyetin bunla ne ilgisi var? Pideyi kutusunda yesin, bunun icin tabak catal bicak kirletmenin ozen gostermekle ne alakasi var? O kadar tantana arasinda iki gunde degil de, bazen 3 gunde yemek pissin. Bazi sabahlar aceleyle edilsin kahvalti ne var yani?

Hayat musterekse herkesin istedigi biraz olacak guzel kardesim, yok ne guzel hanimin var biz cok yalniziz, yemek yapanimiz yok falan bunlar gereksiz dert yanmalar. Acikca esiniz fazla takintili, ben de oyleyim yer yer ama bunu sevgilime esime dostuma dayatmam, dayatamam.

Bulasiklari akitmadan makinaya koymam, ama sabun surmedi diye kimseye de hayati zindan etmem. Asgari kosullarda uzlasilabilir.

Medeniyet asil asgari kosullarda uzlasabilmektir. Tabak catal kullanip her seye ozen gostermek degil.
0
bosver nicki
(10.01.22)
Yani eger evde yemek olmadiginda falan sikayet ediyor olsaydiniz veya kilo aliyorum muhakkak duzgun yemek yemeliyim o zaman bariz haksiz olurdunuz. Simdi az haksizsiniz bence. Esiniz bunlari dayatiyorsa, istedigi gibi yapmadiginizda surat asiyor, hatir gonul koyuyorsa o da haksiz.

Kuruyemis kavanozuna elinizi daldirmak falan biraz gorgusuz seyler sanki gerci. Ayrica limon sikmayi bir is olarak saymaniz da yetiskin bir insan icin cok cok komik, tam memnun etmenin mumkun olmadigi erkekler gibi konusmussunuz.

Insanlar bazen bir iyilik dayattiklarinda sirf iyi bir sey oldugu icin bunun kabul edilmesi gerektigini dusunuyorlar. Bazi kisiler icin bu 'yardimci olan, detay dusunen kisi olmak' cok onemli, karakterleri oyle sekillenmis. Misal, yakin zamanda kardesim cocugunun dogumgununu annemin evinde yapacakti. Ozellikle dekorasyona ve yemeklere karismamasini, kendisinin aklinda bir plan oldugunu soyledi. Annem yine de gitti susleri asti, yemekleri yapti vs. Sorsaniz iyilik, onlara kolaylik olsun diye yapilmis bir sey. Ama aslinda gereksiz bir dayatma ve karsinizdaki kisinin tecrubesini etkileyen bir karar.

Sizin probleminiz de konusarak rahatlikla cozulebilecek bir sey bence ama aklinizda olsun, bu konuda bir degisiklik etmek istemek bir daha sonsuza dek yemek, saglikli beslenme, kilo verme vs gibi seylerden sikayet etme hakkinizdan feragat etmek demek. Hem o hem o olmaz zira.

Aklima gelen cozumler:
- Meal prep denen hadise: sebze dograyacaksaniz, limon sikacaksaniz, salata yapacaksaniz falan bunlari bir pazar gunu iki saatte yapip hafta boyunca rahat edebilirsiniz. Ben de salatayi mesela cok fazla yapip hava almayan kavanoz veya buzdolabi posetinde sakliyorum dolapta. Sosunu vs sonradan koyuyorum yiyecegim zaman.

- Haftanin gunlerine yemek atamak: Misal pazartesileri makarna gunudur, sali carsamba saglikli ev yemegi gunudur, persembe kahvalti gunudur, cuma disaridan soylenir gibi seyler. Boylece bir kismini onceden hazirlayip bir kismini o an yapip is yukunuzu duzenleyebilirsiniz.

- Slow cooker edinebilirsiniz: turkcede buna ne deniyor bilmiyorum. Bende bu arkadaslardan var, sabah evden cikarken et sebze vs icine atiyorum, yaklasik 7-8 saatte kendi kendine pisiriyor ben isteyken. Boylece et haslamak, et suyu yapmak, sebze yemekleri veya corbalar gibi seyler isten sonraki kisa ve yorgun zamanlarda hizla yapilmasi gereken seyler olmaktan cikar, eve geldiginizde yemeklerinizin buyuk kismi hazir olur.

- "Ben bunu boyle yemek istemiyorum canim, sagol, yorulma bosuna. Isirarak yiycem elmayi. Optum.' deyin yani. Buna da bozuluyorsa problem.
0
sopiro
(10.01.22)
Yemeklerin uzun sürede olması sizin çok acıkmanıza sebep olduğu için fazlaca acikip canınız sıkılıyor olabilir mi?

Bir de eşiniz öğretmen mi?

Eşinize birkaç hobi bulursanız bu günlerinizi özleyebilirsiniz bile.
0
buffy de vampir sayılır
(10.01.22)
Sevgilim de sizin eşiniz gibi çok düzenlidir bu konularda. Aynı sizin gibi düşünüyorum. Fakat tek farkla bunları şikayet etmeyerek severek yapıyorum. Hatta çoğu zaman öğle yemeğini kendim hazırlayıp iş yerine bıraktığım oluyor öğlen birlikte yiyoruz vs. Bulaşık konusunda sonuna kadar haklısın. Ayrıca ev işlerinde yemekten sonra vs 1-2 güzel söz söyleyip gönlünü alabilirsin. Belli ki bu konuda yavaş yavaş eşinize söyleneceksiniz hiç söylenmeyin.

Bazen iş yapmaktan kaçmak istediğim zaman markete diye kaçıyorum ya da tuvalete diye koşup oyalanıyorum:))
0
Boris
(10.01.22)
mutfakta zaman geçirmeyi sevmiyorsun sanırım ama ortak zevkler önemli tabi zorla da olmaz
zaten sıkılırsın

o mutfakla ilgilenirken sen temizlik çamaşır vs. uğraşabilirsin daha çok hoşuna gidiyorsa
zaman daha verimli kullanılmış olur

ikiniz de çalıştığınız için
anormallik* sende, eşin beraber vakit geçirmek istiyor hoşuna giden bir iş yaparken

edit*: tarafsız yazamadım çünkü yemek benim de kırmızı çizgim

bulaşıkları ciflemek filan bilimsel değil, her açıdan zararlı
cif değildir ya onla lavabo, wc filan ovuluyor
0
bir soru sorcam
(10.01.22)
(2)

Kendimizi geliştirmek için neler yapabiliriz?

sassot
Öncelikle merhaba herkese. Gün içinde kendimi geliştirmek için yazılım öğreniyorum, ingilizce çalışıyorum, spor yapıyorum,kitap okuyorum, zeka oyunları oynuyorum bulmacalar çözüyorum. Bunlar dışında neler yapabilirim başka öneriniz var mıdır?
Öncelikle merhaba herkese. Gün içinde kendimi geliştirmek için yazılım öğreniyorum, ingilizce çalışıyorum, spor yapıyorum,kitap okuyorum, zeka oyunları oynuyorum bulmacalar çözüyorum. Bunlar dışında neler yapabilirim başka öneriniz var mıdır?
0
sassot
(09.01.22)
Belki degisik ortamlara girip insan iliskilerini gelistebilirsin. Yukaridaki yazdiklarini hakkiyla yapiyorsan zaten butun zamanini fazlasiyla alir, baska bir sey daha sikistirmana gerek yok.
0
hot potato
(09.01.22)
Herhangi bir Enstrüman veya dans kursunu ısrarla tavsiye ederim.
0
etna
(09.01.22)
(21)

her konunun yurtdışına bağlanması sizi de çok bunaltmıyor mu?

der meister
en baştan belirteyim çocuk yaştan beri yurtdışında yaşamayı istemiş biriyim, imkanım olsa arkama bakmam.yalnız sosyal medyada istisnasız her ama her şeyin fakirliğe ve yurtdışına bağlanması acayip sinirime dokunmaya başladı. "okuma o zaman" diyeceksiniz ki aslında haklısınız, sosyal medyada vakit ge
en baştan belirteyim çocuk yaştan beri yurtdışında yaşamayı istemiş biriyim, imkanım olsa arkama bakmam.

yalnız sosyal medyada istisnasız her ama her şeyin fakirliğe ve yurtdışına bağlanması acayip sinirime dokunmaya başladı. "okuma o zaman" diyeceksiniz ki aslında haklısınız, sosyal medyada vakit geçirmek çok lüzumsuz ama insan ucundan kıyısından da olsa baksa görüyor bunları hep.

ya atıyorum bir maç var. başlığına giriyorum ekşi'de. "tribünde herkes birasını içiyor, ne güzel, biz burda fakiriz, bok gibi ülkede yaşıyoruz" temalı entry'ler hemen... her allahın günü bugün olduğu gibi "doktorluğu bırakıp isviçre'de kebapçı olan adam" tarzı hikayeler...

abi bu kafayla nasıl manyak olmuyor bu insanlar? b*k gibi yaşıyoruz eyvallah hiç itirazım yok da imkanım neye el veriyorsa onunla iyi hissetmeye çalışıyorum bazen. daha iyisini istiyor, bunun için mücadele ediyor ama bir yandan bugünümde de kendimi iyi hissedebilmek istiyorum şahsen.

bi insan maç izlerken tribünde bira gördü diye konuyu nasıl ülkenin boktanlığına bağlayabilir ya bir değil iki değil herkes aynı şeyi yazıp duruyor sürekli. hal böyleyken insan şu durumda mutlu olabileceği varsa bile yine olamıyor arkadaş, bir saniye aklımızdan çıkartmıyorlar dandik yaşadığımız gerçeğini.

bu durum sizi de etkiliyor mu mental olarak ya da kızıyor musunuz, üzülüyor musunuz? yauv arkadaş bak akşam oturmuşsun, maç izliyorsun, ne güzel. iki saat kafanı dinle, keyifli vakit geçir... yok. konu bi şekilde türkiye'ye bağlanıyor. lan böyle hayat mı yaşanır? ben mi abartıyorum, sizin görüşleriniz nedir?

hayır bu duruma ses çıkarsak ne olacak abi, sokağa çıksak hapisteyiz zaten. ben mesela, beni az çok tanıyorsunuzdur çoğunuz, allah aşkına ben mücadele edip kendimi geliştirsem ne olur? yılbaşı videosundaki dayı gibi, "şu adamın tipine bak allah aşkna bu nasıl yeni yıla girecek" hesabı, yani neyi kovalıyoruz bu kadar gerçekten anlamıyorum. neden hepimiz sanki €3000 maaş varmış da bize verilmiyormuş zihniyetiyle yaşayıp sinir hastası oluyoruz ki?
0
der meister
(08.01.22)
Evet, ben bu olaydan coktan biktim. Her gun "burada durulmaz ya" tipleri goruyorum. Ben muthis bir yer burasi demiyorum ama hepimiz bu ulkedeyiz, hepimiz bu ulkenin durumunu goruyoruz, biliyoruz, birebir yasiyoruz zaten. Daha neyi kime bininci defa anlatiyorsun? Herkes her seyin farkinda. Bildigimiz seyleri bininci defa duyunca mutlu olmuyoruz, anlayin artik. Hep sikayet, hep sikayet.
0
hlot
(08.01.22)
gören bilen insan ister istemez kıyaslıyor aslında üzüldüğünden ama o an için toksiklik oluyor biraz evet.

ama pek bilmeyen sallamayan insanlar zaten bunu yapmıyor. trde mutlu onlar. "başka ülkede yaşayamam" kafası.

emin ol onlarla da sen anlaşamazsın.

bilmenin laneti.
0
AlsterWasser
(08.01.22)
şöyle söyleyeyim. otuzlu yaşlarında işinde iyi yerlerde olan çiftiz. yaşıtlarımızın avrupa'daki yaşam standartlarını biliyoruz. her birimizin maaşı 1000 usd etmiyor şu an. hangi ülkede iyi üniversite mezunu, alanında iyi eğitim almış kalifiye gençler 1000 usd altında para alıyor? benim 2 dilim var, ikimiz de ingilizce biliyoruz. şu an avrupa'da hizmet sektöründe part time çalışan adamın maaşını alıyoruz. araba alamıyoruz, tatile çıkarken kırk kere düşünüyoruz. bu şartlar altında nasıl kıyaslama yapmayabiliriz ki?

daha yeni arkadaşımız almanya'ya gitti çalışmaya. burada karı koca it gibi çalışarak kazandıklarının iki katını sadece bir kişi çalışarak kazanıyorlar. bu reva mı bu gençliğe?
0
wild honey suckle
(08.01.22)
Güzel başlık olmuş. Gidebilen ya da gitmeyi tercih eden gidiyor zaten.

Bazı konularda "benchmark" gibi belirleyip kıyaslamak doğru olabilir gösterge açısından, atıyorum ülkelerin insani gelişmişlik endeksleri ya da gayri safi yurtiçi hasılalarını bu yeri gelen bir konuda genel fikir vermesi açısından kullanılabilir. Bazı konuların bizi zorladığı, hayat kalitemizin de düştüğü doğru çeşitli nedenlerle. Ama bunu sürekli "yurtdışı da şöyle süper, insanlar şöyle geziyor, şöyle partiliyor, şu kadar euro kazanıyor, herkes hep musmutlu, hayat da tozpembe" gibi argümanlarla savunmak bana da yüzeysel, amiyane tabirle de "goygoy" geliyor.
0
dreamnesiac
(08.01.22)
valla ben de biktim,
bizim sorunlarimiz var ama bunu cok dile getiren cevremdeki tipler, almanya'da falan sosyal yardim parasiyla gecinmeyi hayal ediyorlarmis gibi.

ya da bir doktorun burada durulmaz demesini anliyorum, hak veriyorum ama benim mal kuzenim almanya'ya gidecem ben de diyor, daha uyduruk özel üniversitesini bitirememis, kendine faydasi yok.
0
Coma
(08.01.22)
etkilemiyor. gençliğin verdiği çiğlikle konuştuklarını düşünüyorum.

23-24 yaşlarında ben de ülkede her şeyin berbat olduğunu düşünüyordum. türkiye'de asla mutlu olunamaz havalarındaydım. ya siyah ya beyazdı her şey. rigid karakter de diyormuş buna psikiyatrlar, olumsuz manada tabii. yaşlandıkça o sivri köşeler yumuşuyor.

türkiye gayet sorunlu bir ülke ama güneşli bir güne uyanmak ülkelerin sınırlarından bağımsız güzel. ya da dediğiniz gibi bira eşliğinde maç keyfi. ufak tefek anların kıymetini bilmek de yaş almakla gelişebilen bir özellik galiba.
0
adse
(08.01.22)
arkadaşlar bazılarınız beni yanlış anlıyorsunuz. kıyaslamayalım, iyisini istemeyelim demiyorum. inanın bu konuda en çok üzülen, bunu en çok kafasına takan insanlardan biri benimdir. sevgilim yabancıydı, en yakın arkadaşım yabancı, yani sürekli görüyorum bunları; üstelik türkiye'de de durumum iyi filan değil, belki mental olarak bundan en çok etkilenen gençlerden biriyimdir.

benim bahsettiğim şey bunun SÜREKLİ ön planda tutulması. oturup çay içerken bile konunun yabancı ülkeye gelmesi. benim anlamadığım kısım burası. la insan su içerken bile "isviçre dağlarından gelen suyu içiyor olabilirdik" der mi mesela? 7/24 buna maruz kalmak zorunda mıyız? ben bundan bahsediyorum. yoksa türkiye'de yaşayıp durumuna üzülmeyen gencin aklına şaşarım, orası ayrı mesele.
0
🌸der meister
(08.01.22)
Valla beni bunaltmiyor cunku haklilar. Hani mesele surekli bir kiyaslama meselesi degil sadece, ister istemez kafa ona gidebiliyor bazen.

'bi insan maç izlerken tribünde bira gördü diye konuyu nasıl ülkenin boktanlığına bağlayabilir '

Demissin mesela. Ben soyleyeyim, ulkede surekli olarak biraya/alkole zam geliyor. Bir kutu bira bile artik oldukca luks kategorisine girmis gibi. Hal boyle olunca yani neredeyse devamli alkole zam haberlerini duyunca ister istemez algida secicilik devreye girebiliyor bazen. Adam belki o kareye kadar mutlu mutlu maci izliyordu ancak o kareyi gordukten sonra istemsizce akli yine biraya, fiyatlara, vergilere, zamlara gidip en son o cumleyi kurar hale gelmistir.

Bir de o tur mesaji yazanlarin 7/24 sanki sikayetcilermis de hic zevk almiyorlarmis gibi yasadiklari sonucuna nasil vardin onu da anlamadim. Dedigim gibi adam da her seye ragmen oturup keyif almak icin maci izlemeye baslayip en son ister istemez o mesaji yazmis olabilir. Sirf o mesaji yazdi diye hemen sanki surekli ayni tutumu takiniyorlar gibi dusunmen yuzunden bence abartiyorsun.

Hatta sende de algida secicilik yine devreye girmis gibi. Sen de surekli olumsuz yorumlara odaklaniyor gibisin.
0
j r r tolkien hayrani
(08.01.22)
kesinlikle aynı fikirdeyim.

gavur okulu diye tabir edilen liselerden birinden mezunum.
yani "bilmeyen"lerden değilim kesinlikle.
birçok arkadaşım ülke bu hale gelmeden eğitim için yurt dışında okudu, bazısı kaldı, bazısı döndü.

"türkiye bir mühendis kaybetti, abd bir pizza delivery guy kazandı" temalı şeyleri gördükçe içime fenalık geliyor artık.
gitmek isteyen elbette gider ama her giden de bilmem kaç bin dolar maaşla, x şirketinde iş bularak gitmiyor.
diğer yandan, herkes gidip x bir ülkede servis şoförü ya da delivery guy olmak istemeyebilir, bunun bilmemekle alakası yok.

esg biraz eğitimli, ekonomik olarak orta ama sosyal-kültürel anlamda orta-üst sınıfta olan insanların yurt dışına akademisyen olarak bile gitse göçmen olduğunu ve bunun da çok tercih edilesi bir şey olmadığını söylediğinde linç yemişti, ki kendisini bazen antipatik buluyorum ama bu konuda haklı bence de.

belki yaşım gereği bazı şeyleri daha sakin karşılıyor da olabilirim ama hayat boyu bir ülkede göçmen olarak yaşamak o kadar da "muhteşem" bir şey değil.

lüzumsuz bir karşılaştırma trendi ve "yurt dışına gitmek lazım abi yea" havası var.

çocuğunun adını bile yurt dışına yollamak üzere türkçe karakterli koymamak falan...
sanki dünya şimdiye kadar türk adı görmemiş, kimse yurt dışıyla veya yurt dışında iş yapmamış gibi.

hayatımızın sonuna kadar bu şekilde yaşayacağız ve buna mahkumuz diye düşünmek genelde bu dönemde doğmuş ve/veya büyümüş insanlarda var.

afganistan gibi aşırı örnekler dışında, elbet her dönem geçer, yerine yenisi gelir.
ki afganistan için bile bu bir dönem, elbet bazı şeyler onlar için bile değişecektir.

biraz da soğukkanlı olabilmek lazım.
bunların anlamı yok, bunlar kendileriyle birlikte insanları aşağı çekmekten başka bir işe yaramıyor.

haklılar mı, evet?
ben de araba istiyorum, alamıyorum.
ama bu ülkede her ekonomik kriz çıktığında yurt dışına gitmeye kalksak, benim bu üçüncü olacaktı mesela.
bu sene alamazsın, iki yıl sonra alırsın.
bu durumu düzeltmek için toplum olarak doğru seçimler yapmak, sağlam durup psikolojiyi çok yıpratmadan sabırlı olmak dışında yapılacak bir şey yok şu anda.
çünkü bu işlerin toparlandığı bir dönem de gelecek, o zaman ne olacak?
"yaşasın, canım ülkem!" mi olacak?
bugünden şikâyet etmek güzel de, biraz da yarını düşünerek konuşmak lazım bence.
yani ülke yönetimiyle ülkenin kendisini karıştırmamak gerekiyor.
0
blatta hiberna
(08.01.22)
Haklı oldukları için onlara sonuna kadar katılıyorum. Sadece fakirlik de değil ülkenin sorunu. En kılcal damarına kadar kötülükle, insanların mutluluğuna karşı bi zihniyetle dolmuş durumda.

Ya en basiti, kaldırımda yürüyorsunuz biri gelip bıçaklayabilir. Ya da bir partinin gençlik kolları başkan yardımcısının arkadaşı size arabayla çarpar, ölürsünüz kendisi hiçbir sorun yaşamaz. Böyle boktan bir ülkede kim neden yaşamak istesin allah aşkına doğru değil mi bunlar?

Yurtdışına gitmemiş olmamın tek sebebi zaten haber falan izlemesem süper imkanlarımın olması ve şimdiki işimde kendimi geliştirme özgürlüğümün yüksek olması. Şimdi gitsem alacağım €60000 falan, seneye bir üst pozisyonda gidip çok daha fazla alırım diye bekliyorum.
0
aguen
(08.01.22)
Psikokulturel olarak asiri ice donuk, kendi toplumunu dunyanin merkezinde gorme egiliminde bir toplum olarak, iyi veya kotu her seyin sadece Turkiye'de oldugu sanrisi var. Surekli soyle seyler okuyorum:
- Ev fiyatlari cok yuksek. Bir ev almak icin 10 yil kredi altina girmen gerekiyor. Turkiye iste ah...
- Yurtdisinda doktorlar hic kaba degil, bir tek bizim doktorlarimiz boyle.
- Ulkenin esnafi sahtekar. Duzgun black friday indirimi yok. Once fiyarlari arttirip sonra dusuruyorlar, aslinda indirim falan degil.
- [Bunu direkt kopyaladim] bizim ticaret kültüründe gerekirse çöpe atılır mal. ama son kullanma tarihinden önce sikseler indirim yapmayı düşünmezler.
- [bu da direkt alinti] arkadaslar turkiye'de cevreniz kadar adamsiniz malesef

Dedigim gibi cok ice donuklukten ve/veya dunyanin geri kalanina asina olmamaktan olsa gerek her seyin en iyisi (ornek: yemekler. yemek kulturu bir tek Turkiye'de var) ve en kotusu Turkiye'de. halbuki ne alakasi var, yukarida yazdigim her sey tum ulkelerde yasanan seyler, ki bazilarinda Turkiye dunya ortalamasindan iyi bile olabilir. Yukaridaki cevaplarin bazilarinda da gene ahlaksizlik, sahtekarlik, yozlasmislik sanki bir tek turkiyedeymis gibi konusulmus.
0
hot potato
(08.01.22)
bunaltıyor da kendim gidemediğim için ve gitmek için daha çok çaba harcamam gerektiğini hatırlattığı için bunaltıyor. bir de sosyal medyada şöyle bir durum var, olumlu şeyler daha az yazılıyor bence. insanlar çevresindekilere sürekli şikayet edemeyeceğinden sosyal medyada yazıp rahatlıyorlar. benim hesabım öyle günlük hayatta sürekli bunu konuşmadığım halde. kısaca, onlar da haklı sen de haklısın.
0
curious mind
(08.01.22)
Bunaltıyor. Genelde bunları yazanlar Z kuşağı. Her şeyi kendilerinin bildiklerini sanıyorlar. Bilgiye tamamen kapalılar. En çok da doktorların yurtdışı muhabbetinden bıktım diyebilirim. Sanki dünyada ülke kalmadı da Almanya Türkiye'den gelmek isteyen bütün doktorları alacak. Başka Avrupa ülkelerinden tut Çin ve Hindistan'a kadar herkes en iyiyi istiyor.

Bir de gidebilen kişi zaten gider. Konuşmuş olmak için konuştuklarından bunaltıyorlar açıkçası.
0
garylineker
(08.01.22)
bunaltıyor. ek olarak ''x ülkesi yeni bir su ürünleri mühendisi kazandı'' muhabbeti de çok bunaltıyor.

15 sene kadar önce bir arkadaş grubuyla birlikte yurtdışına taşındık, aramızdan ara sıra türkiye'ye geri dönenler oldu ama memnun olmalarına rağmen resmen peer pressure yüzünden yurtdışına geri döndüler.''yurtdışından taşındım'' dediğinde bahsettiğin ülkeye 2 gün kahve içmeye gelmiş insanlar sana hayatının hatasını yapmışsın gibi davranıyorlar çünkü.

ve bu yorumlar insanları kötü etkiliyor, sadece türkiye'de yaşadıkları için mesleklerinde asla başarılı olamayacağını düşünen insanlar görüyorum. aynı şey herhangi bir uğraş, hobi, hayata dair bir hedef için geçerli.

son olarak bu tarz siyah-beyaz ayrım yapan insanların kafasında yurtdışı neresi onu da anlayamıyorum. sydney ve cagliari'deki hayatı aynı görecek kadar yüzeysel bakmak maalesef bu şehirlerden de zevk alamamakla sonuçlanır diye düşünüyorum.
0
william morris
(08.01.22)
Kesinlikle katılıyorum ben aşırı sıkıldım ve böyle düşündüğüm için kendimi tuhaf hissediyordum. Ancak burada aynı fikirde olanları görünce bir nebze rahatladım.

Genelde her konuyu yurtdışına bağlayan kişilerin yurtdışında uzun süreli hiç yaşamamış insanlar olduğunu farkettim. Yurtdışında ekonomik refah, düşünce özgürlüğü vs muhakkak daha fazla. Yurtdışında yaşamak kötü demeyeceğim gurbetçiler gibi. Ancak uzun süreli yaşamayan insanlar home sick olmanın, başka bir ülkede ne kadar oralı gibi olursan ol yabancı olmanın ne demek olduğunu tatmamışlar. Bu yüzdendir ki gözlerinde çok büyütüyorlar.

Bir de sürekli Avrupa'dan bahsedip kendini o standarda çekememiş insanlar var ki benim en ciddiye alamadığım kesim. Tribünde bira içmek istiyor fakat çöpünü muhtemelen yere atacak. Turist olarak gittiği yerde bile kendini belli ediyor ancak yurtdışında yaşamak istiyor. Önce burada faydalı olamamış ki yurtdışında olsun.
0
mysticriver
(08.01.22)
bazısının sıkıntıları var. konusu bile açılmadan, sana öfkelenerek, zaten ülkeden gideceğim diyenler var muayenehanede.

bazısı çoluk çocuk

ateşi ilk yakanlar da gazeteci/siyasetçi yanında çalışan çömezler heralde.
nihayetinde 3 kenar internet gazetesi aynı konuyu manşete çekti mi, o konu gündem de yer ediyor. bu yol su yemek olarak geri dönüyor muhakkak.
0
comp
(09.01.22)
dostum kesinlikle haklısın, bence bunun sebebi şu: eskiden insanlar yurtdışına çok daha kolay gidebiliyordu. yurtdışına öğrenci olarak, turist olarak vs gitmek çok daha kolaydı. giden insanlar, orada da insanların bir takım sıkıntılar çektiğini, oranın da kendine göre zorlukları olduğunu görüyor, tecrübe ediyordu, dolayısıyla evet burası zor ama orası da beni altın kaşıkla beklemiyor, orada da farklı bir zorluk var şeklinde bir tecrübe ediniyordu. şu anda insanlar gidemiyor, turist olarak bile tecrübe edemiyorlar. instagram'dan, youtube'dan edinilmiş bir yurtdışı tecrübesi var, içerik üreticileri de, paylaşım yapanlar da takipçi kasmak için her şeyin inanılmaz güzel olduğu bir hayali satıyor. yurtdışının zorlukları, kötü yanlarını gösteren bir video, genel narrative'a aykırı olduğu için izlenmiyor bile, arada kaybolup gidiyor. bir de yurtdışını gidip de bu ülkeden nefret eden insanlardan öğreniyorlar, ya adam gitmiş, burayla derdi bitmiyor. sal abi şu ülkeyi. evet burası bok gibi bir yer, sen de müthiş bir hayat yaşıyorsun. allah daha iyi etsin de sal kardeş şurayı.

tabii ki kıyaslanacak, tabii ki daha iyisi istenecek. tabii ki ülke olarak geliştirmek zorunda olduğumuz çok şey var. ama şu kuru kuruya "gidicem lan ben de gidecem, aslında siktir olup gitmek lazım abi" muhabbetinden ben de sıkıldım. burada akademisyen olacağıma orada dönerci olurum. ol kardeşim. ya ol ya da muhabbetini etme artık, yeter bıktık yani. bunlar kişisel tercihler, ülkem için giden tecrübe kazanan da iyi, gitmeyen kalan da iyi. ama bu kadar çok anlam yüklemek gerçekten bıktırdı.

bak mesela bir örnek vereyim; arkadaşlarla konuşuyoruz abi senin araba burada 500 bin tl orada 20 bin euro. evet kardeşim doğru. burada 3 sene kredi ödüyorsun aracının değeri döviz bazında bile benzer rakamlarda kalabiliyor. almanya'da 20 bin euroluk araç 3 sene sonra 5 bin euroya düşüyor. bu aracı sürmek için yılda 5 bin euro çöpe atar mısın? cevap, aa öyle miymiş. e işte diyorum ya, kolay olana inanmak dışında bir olayımız yok tc millleti olarak.

almanyaya göç etmeyi hayal ediyor adam. tamam çok güzel. yahu iki kelime almanca öğrenmemiş. lan internetten aç okursun, iki adım atarsın hayalin için di mi. yok abi. hasbelkader giderse de yerel halktan bağımsız bi getto kurmaya çalışıyor kendince. gittiğinde bile gittiği ülkeden izole kalmayı başabilen bir milletten ne bekliyorsun?

neyse yani insanlar özetle mutsuz. mutsuz olmakta haklı sebepleri var. bu sebeplerin bir kısmı ülke ve ülkenin yönetimiyle alakalı bu da %100 doğru. ancak bir kısmı da kişinin kendisiyle alakalı. insanların çoğu da suçu karşı tarafa atıp kendileri bir şeyleri iyiye götürmek için bir çaba göstermiyor. 20 ülkeden fazla gezmişimdir, mesela ben sokakta rastgele biri tarafından bıçaklanabileceğimi gerçekten kafaya taksam, anında psikoloğa giderim. bunun burası ile alakası yok, kendinde bir psikolojik problem var bunu çözmen lazım. ya da maddi olanaklar evet kısıtlı, daha çok kazanmak için ne yapabilirim? yabancı dilin var mı? yaptığın işin önü açık mı? kariyerin daha nereye gidebilir? bunları konuşmaktansa abi dönerci olacaksın var ya mustang'e bineceksin geyiği yapmak daha kolay oluyor, acı ama gerçek.
0
roket adam
(09.01.22)
Bu sinir bozucu olsa da normal bir davranış. Bugün 20'li hatta 30'lu yaşlarında olan insanlar kendilerinden önceki jenerasyonlardan farklılar. Türkiye'nin 2000'ler öncesi yaşadıkları ekonomik ve siyasi çalkantılarda, o dönemin gençleri şimdiki kadar imkana sahip değildiler, dertlerini çekerken Almanya'da, Amerika'da vb. nasıl hayatlar yaşandığını, akranlarının nasıl fırsatlara sahip olduğunu an be an görme imkanları yoktu.

Bugün ise haberlerle, sosyal medyayla, arkadaşları vasıtasıyla vb. dünyadan haberdar olmayan 35 yaş altı kimse kalmadı. Üstelik bu insanların tamamı 10-15 yıllık ekonomik büyüme dönemini, görece stabil döviz kuru zamanlarını yaşamış; bu sayede belki sosyal seviye atlamış, kariyer yapmış, yurtdışı görmüş hiçbiri olmasa yine evinde, cebinde interneti olan insanlar. Bir ekonomik ya da siyasi kriz yaşandığında kendi bilgileri dahilinde yurtdışındaki insanlara bakmaları, onlara öykünmeleri normal. Burada tabi ki bazı çıkarımlar çok yüzeysel ve "Yurtdışı" hiçbir sorunu olmayan, her şeyin mükemmel olduğu adeta mitolojik bir noktaya da çıkartılıyor ama insanların "Demek ki kaderimiz bu" demektense "Ulan millet ne güzel yaşıyor, bizim neyimiz eksik" demesi daha iyi, belki hemen olmasa da orta-uzun vadede bir şeyleri değiştirir.

Tabi diğer bir etken de insanların yorgunluğu. Bugün sokak röportajlarına bakarsanız 8 yaşında çocuklar bile dolar kurundan, faiz oranından falan bahsediyor. Bu gündem çok yorucu ve insanların olmayan umutlarını daha da tüketiyor. Bu noktada insanlara suç bulamıyorum çünkü bu yönetimsel bir tercih. Bugün güdülen siyaset partilerin kitlelerinin politize olması üzerine. İktidar istiyor ki tüm seçmen kitlesi konsolide olsun, her an her politikasını savunsun. Ha keza muhalefet de insanların tepkilerinin canlı kalmasını istiyor... Bu durumda her konunun siyasete çıkması, o tartışmaların da bir noktada "Ulan yurtdışına bak adamların kafası ne kadar rahat" seviyesine gelmesi bence normal. Ülke sadece ekonomik ve siyasi değil, mental açıdan da zor zamanlardan geçiyor.
0
salihdt
(09.01.22)
Ben de gitmeyi düşünüyorum ama başka çarem olmadığı için. Yazılımcı olmuş olsam, doktor olmuş olsam gitmeyi düşünmezdim. Uzman doktorun maaşına yakın bir para kazanabilmem mümkün değil mesela.

Dil bilmeyip falan gideceğim diyen tipler de var. Bunlarla muhabbet insanın modunu düşürüyor açıkçası. Evlenmiş, çocuk yapmış buna rağmen kafasında gitme hayalleri falan. Yapılmaz değil yapılır ama çok zor iş gerçekten.

Anadolu'da okumuş hiçbir dersi ingilizce almamış bir doktorun gittiği ülkenin dilini ana dili gibi konuşabilmesi lazım. Ayrıca gidilecek ülkede en azından bir diploma almış olmak çok önemli. Bu işleri araştırmış biri olarak söylüyorum bunları.
0
antropolog
(09.01.22)
Ben de imkanım neye el veriyorsa onunla iyi hissetmeye çalışırım hep ama sorun şurada imkanlar günden güne daralıyor, kendimizi birazcık iyi hissetmek için yapacağımız şeyler yine ülkenin durumu kaynaklı bir yerlere tosluyor.

Ben kendi adıma yurtdışında hiç yaşamadım, 1-2 haftalık tatiller dışında herhangi bir ülkeyi tecrübe etme şansım olmadı ama ben de ister istemez şöyle bir kıyaslama yapıyorum, 10 sene önce 20 sene önce son derece rahat yapabildiğim şeylere bugün ulaşamıyorum, sadece maddi anlamda da değil, zihniyet değişti, çevre değişti ve günden güne kendimi bu yeni insanların bulunduğu yere ait hissetmez oldum, sürekli bu durumla yüzleşmemek için hayatımı daraltmak durumunda kaldım, bu tutumun da bir maliyeti oluyor ve insan bunalıyor, bunalınca da içinden atmak istiyosun.

O nedenle bu tarz yazılara denk geldiğimde çok da bunalmıyorum ve anlıyorum yazan kişinin duygularını, zaman zaman olumsuzluk duymaktan sıkılsam da, ortada hiç sorun yokmuş gibi yaşayanlar, bir nevi mış gibi yapanlar beni daha çok bunaltıyor, ha gerçekten aşmış olanlara bir dediğim yok onlara ancak imrenirim ama ‘hep olumlu olmalıyız’ durumu da beni boğuyor.
0
(09.01.22)
Yani insanlar tükendiği ve inanılmaz mutsuz olduğu için anlayışla karşılıyorum, ama kendimi uzak tutmaya da çalışıyorum bu sohbetlerden.
Beni daha çok sinir eden şey bilmedikleri konularda yurtdışı guzellemeleri yapmaları insanların. “Ya zaten avrupada herkes X” “devlet Y yapıyor” falan gibi olmayan artık nerden de duyuldugu belli olmayan garip idealler yaratıyorlar. Bu memleketlerde taciz, tecavüz, ırkçılık, dolandırıcılık, suç, saçma politikacılar, cinsiyetçilik yokmuş gibi. Ha bizdekinden iyidir kötüdür bakın bununla ilgili bir şey demiyorum. Kastettiğim buraların masalsı harikalar diyarı olarak yansıtılması. Yani Amerikadan guzellikler diyarı diye bahseden birine “hmm, tabii orda da ırkçılık var” falan deseniz “ya bırakıcaksın ırkçılığı” diyorlar mesela. E bu nasıl bir arguman? Ne demek ki bu?

Konuyu değiştirmek gibi olmasın ama ben bu spektrumun diğer ucundayım. İki sene kadar önce Turkiyeden tasındım. Ustumdeki tek baskı “hayatın tadını cıkarma” konusunda. Herkes surekli “sen neyse ki kurtardın kendini” diyorlar, hep bir refah ve mutluluk baskısı. Türkiyedeki insanlarla olan iletisim dönüp dolaşıp “bizi de aldırsana ehuıehueh” şakalarına geliyor. “Bizim çocuk da biraz buyusun yanına gonderelim” gibi garip soylemler. Erkek arkadasım da bazen “beni de kurtar burdan ya” falan diyor yarı ciddi. Yahu evlenmeden oturma izni olmuyor yaşadıgım ülkede, insanların karısına kocasına bile vize çıkmadı iki senedir, e hadi getirdim buraya ne iş yapılacak? Vs derken birden kendinizi sırf yurtdışına gittiğiniz için hazır değilken evlenip çok da tanımadığınız iki çocuğun sorumluluğunu alma ihtimalini düşünürken buluyorsunuz. Olacak iş değil de, bahsettiğiniz sohbetin diğer yönünü anlatmak için soyledim. Kimse de fikrimi sormamıştı gerçi, sorry.
0
sopiro
(09.01.22)
(2)

Yatırım tavsiyesi lazim

seyyar satıcı
Sizce hangisi mantikliKredi çekip bir yerden arsa ev almak miYoksa maaş yattikca bir miktari ile Nike Apple Starbucks gibi şirketlerden ameriakda hisse almak mı mantıklı bunlar temettü veriyor.Temmettunun alternatifi Erdemir isdemirden hisse almak düzenliAma tl ile yatırım korkutuyorSizin yorumunuz
Sizce hangisi mantikli

Kredi çekip bir yerden arsa ev almak mi

Yoksa maaş yattikca bir miktari ile Nike Apple Starbucks gibi şirketlerden ameriakda hisse almak mı mantıklı bunlar temettü veriyor.
Temmettunun alternatifi Erdemir isdemirden hisse almak düzenli

Ama tl ile yatırım korkutuyor

Sizin yorumunuz nedir
0
seyyar satıcı
(08.01.22)
Kendi yatırım algımdan bahsedeyim, belki faydası olur: Öncelikle TL bazlı yatırım çok mantıklı gelmiyor, zira hisselerin fiyatları TL bazında yükselse de dolar bazında ya düşüyor ya da en iyi ihtimalle aynı kalıyor. Burada tabi ki yatırımın süresi önemli ama döviz bazlı hisse yatırımı bence daha mantıklı. Gayrimenkul yatırımına hiç girmem; eğer içinde yaşayacaksam ve bana hayat güvencesi olacağını düşünüyorsam ev alırım ama zaten bu sorunum yoksa yine TL bazlı gayrimenkul yatırımı yapmam, zira bu da aynı kur derdinden muzdarip, üstelik likit değil, bir de üstüne eskiyor, kira alıyorsanız gerçek enflasyon oranında artıramıyorsunuz, haliyle geliri de TL bazında enflasyonun altına düşüyor, üstüne bir de bakımı vb. var...

Amerikan hisseleri olabilir; incelediğim, bildiğim hisse varsa alırım, yoksa ya da riski dağıtmak istiyorsam ETF alırım.
0
salihdt
(09.01.22)
1. Kredi cekip hisse senedi almak risklerinden genel olarak tavsiye edilmez. Yani bu ABD'deki genel yatirim yaklasimi ki faizlerin sifira yakin oldugu bir ortamdan soz ediyoruz.
2. Arsayi nerede ve neden aldiginiz onemli. Herkesin bilmedigi bir seyi biliyorsaniz ve degerleneceginizden eminseniz baska.
3. Amac temmettu ise Apple dise dokunur bir temettu vermiyor. Apple'in ozelligi stock buy back falan yapmasi ve anaparanin coskulu bir artis trendinde olmasi (son 1 senede %33). Temettu arayisindaysaniz (ki anlamsiz bence) baska sirketler var mesela ExxonMobil, Philip Morris, Unilever vs.
4. YTD :p
0
hot potato
(09.01.22)
(2)

fantastik film önerisi

ismailond
yüzüklerin efendisi'nde dağların taş adam olup savaştığı gibi insanı uçuran sahneleri olan hangi filmler aklınıza geliyor? harry potter ve lotr hariç.
yüzüklerin efendisi'nde dağların taş adam olup savaştığı gibi insanı uçuran sahneleri olan hangi filmler aklınıza geliyor? harry potter ve lotr hariç.
0
ismailond
(08.01.22)
Hobbit serisi
Pan’s Labyrinth
Stardust
A Monster Calls
King Arthur: Legend of the Sword
The Great Wall
Troy
0
gabe h coud
(08.01.22)
Avatar
0
hot potato
(09.01.22)
(10)

Hep bir taraf daha mı çok sever?

meraklitursucu
İlişkide hep bir taraf daha mı çok sever sizce?
İlişkide hep bir taraf daha mı çok sever sizce?
0
meraklitursucu
(07.01.22)
Evit
0
photo85
(07.01.22)
Bunu tam olarak bilemeyiz bence. Biri diğeri kadar sevgi göstermiyor olabilir ama o kişinin bırakıp gitmemesi de bir sevgidir bana göre. Sadece görünür sevgiye odaklanmamak lazım. Bütün oklar o kişinin daha az sevdiğini gösteriyor olabilir ama belki o kişi sevgilisine böbreğini verecek sevgiye sahip. "Hep" diyemiyorum bu nedenle. Bir de ilişkiler canlı, sabit değil. Bazen biri daha çok sever, bazen de diğeri daha çok sever.
0
dissendium
(07.01.22)
Aslında hep bir taraf çok sevmiyor. Sevgiye aç olan kişiler, bunun farkında olanlar tarafından kullanılıyor. Gözlemlerim bu yönde. Bazen insanlar istenmediğini karşı tarafa belli ediyor ama ''çok seven'' taraf yalnız kalmak istemediğinden ilişkiyi bitirmiyor.
0
barguzhale
(07.01.22)
hiç şüphesiz evet. @dissendium'a şu konuda katılıyorum; her zaman aynı kişi daha çok seviyor değil. ilişkiler de evrim geçiriyor. örneğin bir erkek aylarca peşinden koştuğu bir kadın için dağları delebiliyorken, ilişki ilerledikçe kadın da seviyor ve belki de daha çok seven kişi oluyor. ilişkilerde zaman birçok şeyi değiştiriyor. ancak kesinlikle biri daha fazla seviyor.
0
ilgeru
(07.01.22)
Eşit olamayacağına göre hep bir taraf çok sever.
Limit önemli. Yani bekki birnyerden sonra kiminndahancok sevdiği önemli olmamalı. Önemli olan o sınırın üzeri mi altı mı
0
kisa
(07.01.22)
ayakları yere basmayan çok sever
öğrencek çok şeyi olan çok sever

taraflar denk ve birbirini tamamlıyorsa daha dengeli olur
karşılıklı adımlar atılır bu pazarlık değildir içten gelmeli
ve her şeyde ölçülü olunmalı
0
bir soru sorcam
(07.01.22)
Valla en son iliskimde ikimiz de birbirimizi 'eh iste' seviyorduk bence.
0
hot potato
(07.01.22)
Hayır. "Hep" diyemeyiz, iki tarafın da deliler gibi aşık olduğu ilişkiler çoğunluktadır. Ama değişiyor ilişkiler. Birbirini gerçekten çok sevmiş insanlar ayrılıyorlar, yani sorunuza net bir cevap veremeyiz.
0
aguen
(08.01.22)
Hayır, ama genelde bir taraf daha talepkar olur. O kişi daha çok sevdiğini sanır.
0
sadegazoz
(08.01.22)
Tabi ki, ama şunu biliyorum çok seven her zaman en çok üzülen oluyor.
0
bbb_1
(09.01.22)
(9)

Yurtdışı seyahat - bavulda yiyecek götürme

bfm
Merhabalar,Hollanda'da yaşıyorum, Türkiye'ye ziyarete gelmiştim ve geri dönüyorum. Bavulumda köfteden, fasulyeye ve böreğe kadar pek çok şey götürmeyi planlıyorum. Bununla ilgili yasal bi açıklama göremedim, daha önce tecrübe eden oldu mu acaba? Hiçbir yemek götüremiyor muyuz yoksa ististalar var mı
Merhabalar,

Hollanda'da yaşıyorum, Türkiye'ye ziyarete gelmiştim ve geri dönüyorum. Bavulumda köfteden, fasulyeye ve böreğe kadar pek çok şey götürmeyi planlıyorum. Bununla ilgili yasal bi açıklama göremedim, daha önce tecrübe eden oldu mu acaba?

Hiçbir yemek götüremiyor muyuz yoksa ististalar var mı?
0
bfm
(06.01.22)
Topraga diktigin zaman buyuyebilecek seyler konusunda cok hassas oluyorlar gumrukte. Bolgeler arasi bitki transferi ekosistemin korunmasi acisindan onemli oldugu icin. Onun disinda illegal olabilecek seyler disinda bir sorun olacagini sanmiyorum. Bundan dolayi fasulye'ye laf edebilirler, ama olabilecek en kotu sey cope atmalari olacaktir.
0
compumaster
(06.01.22)
normalde hayvansal ürün de götüremiyorsun (peynir, köfte, sucuk vs gibi). gümrükte yakalarlarsa cezası var
0
la noix
(06.01.22)
@la noix bu çok ilginçmiş, neden ki acaba? yarı pişmiş köfte de mi yasak? :)
bi de gümrük dediğiniz türkiye'den çıkıştaki mi oluyor? yoksa hollanda'ya girişteki mi?
0
🌸bfm
(06.01.22)
compumaster
(06.01.22)
@compumaster, teşekkürler. burada ilaç da getirmeyin demişler ama ben geçende kutu kutu götürdüm, hatta bavulum o kadar büyüktü kü polis kontrol edip içini açtı ve ilaçları gördü; napayım ilaç kullanıyorum, dedim. peki dedi saldı beni :)
0
🌸bfm
(06.01.22)
Evet, ozellikle recete getirirseniz yaninizda ilaclara laf edemezler, ama kutu kutu opioid gotururseniz recetesiz iceri bile alirlar.
0
compumaster
(06.01.22)
Hayvansal ürün goturemezsiniz. Tüm AB ülkelerinde böyle durum.

En saglami, uzerinde ne oldugu yazan, paketli gidayi goturmek. Onda da mesela on kilo cay goturemezsiniz, sinirlamalar var tabii ki.
0
buf-e kür
(06.01.22)
hayvansal ürünler yasak, ama gümrükten cikarken yakalanmazsaniz sikinti yok (:
0
vhs kaseti
(06.01.22)
herkesin cantasini acip bakmiyorlar, gecerken memur bir sey getirdin mi diye sorarsa ben soylemem ama genel olarak risk toleransina gore degisir. kalici statun yoksa riske atmazdim ben olsam. bir de gumruk polisi dedigin kafasina eserse 1 kutu sallama caydan bile sorun cikarabilir sana, tamamen keyfi ozellikle kolay hedef bir ulkeden geliyorsan. sans isi.
0
hot potato
(06.01.22)
(7)

Debeye giren eski entryi nerdrn görürüm

regina phalange
Baktım rozetlerim arasında dbye giren entry rozetim var ama hangi entryim oldugunu bilmşyorum. Nerden görürüm
Baktım rozetlerim arasında dbye giren entry rozetim var ama hangi entryim oldugunu bilmşyorum. Nerden görürüm
0
regina phalange
(06.01.22)
5 entryniz var.

sozlock.com
0
rose parks
(06.01.22)
@rose site hepsini göstermiyor. bir entrym daha vardı debeye giren ama bu sitede yok.
0
ismailond
(06.01.22)
site bi garip bence. 3 favlı entrymi debede gösteriyor.
giren başka entrym de yok
0
jelly bear
(06.01.22)
sozlock.com doğru değil, hiç bakmaya gerek yok oraya.

Ya da eksik diyeyim, bir kısmı doğru olabilir ama yanlış ve eksikler var.
0
savidan
(06.01.22)
sozlock.com bence de dogru degil. 3 entry'm gozukuyor ama hicbiri kayda deger bir seyler degildi
0
hot potato
(06.01.22)
oyle bi rozet mi var? bende cikmadi benim de onbin yil once bir entry'm vardi. (rozeti alinmamis haliyle de gormuyorum)

sozlock da gostermiyor.
0
supergirl
(07.01.22)
Sözlükteki regina ben değilim ama teşekkürler buldum entrylerimi 2 tane varmış.
0
🌸regina phalange
(07.01.22)
(9)

Aynı cümlede 2 kere "de/da" eki kullanmak

matrix
Selamlar;Bu konudan tam emin olamıyorum. Aynı cümlede 2 kere -de/-da eki kullanmak dil bilgisi açısından sorun yaratır mı? gözüme biraz anlam bozulması yaratıyormuş gibi geliyor ama bilemedim. misal;"bırakın da artık biraz da biz dürüm yiyelim sözlük."
Selamlar;

Bu konudan tam emin olamıyorum.

Aynı cümlede 2 kere -de/-da eki kullanmak dil bilgisi açısından sorun yaratır mı? gözüme biraz anlam bozulması yaratıyormuş gibi geliyor ama bilemedim.

misal;

"bırakın da artık biraz da biz dürüm yiyelim sözlük."
0
matrix
(04.01.22)
bu ek degil baglac.

yukaridaki ornekte "birakin da" ile biraz'dan sonraki "da" ayni anda kullaninca fazlalik olusturuyor, cunku ikisinin de verdigi his benzer. ama baska durumlarda kullanilabilir, teknik olarak sorun yok bence.
0
hot potato
(04.01.22)
reklam yazarı olarak konuşuyorum, ben tercih etmem. burada okuyunca bana bir düşüklük varmış gibi geliyor. yoksa aynı cümlede iki kere de-da kullanmakta sakınca yok. böyle bir kural yok yani. illa kullanacaksanız da aralarını açmak bir çözüm olabilir.

cümleyi atarsanız bakabilirim.
0
eurhka
(04.01.22)
aynı cümlede iki kere olur ancak bu cümle düşük bir cümle sebebi ilk da'nın gereksiz oluşu. çıkınca anlam değişmiyor.
0
rewlack
(04.01.22)
Kullansan da kullanmasan da sorun değil diye düşünüyorum
0
allah yazdiysa bozsun
(04.01.22)
ilk -da gereksiz degil bence cunku orada bir serzenis vurgusu katiyor. birakin, birak diye degistirilirse yeterli olacaktir.
0
Kittie
(04.01.22)
Bi anlatım bozukluğu yok, ama göze güzel gelmiyor hakkaten.

"Bırakın da, artık biraz da biz dürüm yiyelim sözlük." gibilerinden bir virgül kullanımı bi tık daha iyileştirebilir cümleyi.

Gereksizlik muhabbetine katılmıyorum, gereklilikten ziyade vurgu olayı var gibi burada.
0
plutongezegendegilmi
(04.01.22)
@kittie bırakının bırak olarak değiştirilmesi bence yanlış olur; çünkü orada belli ki samimiyeti olmadığı, mesafeli durulan birine birine sersenişte bulunuluyor. diğer bir deyişle askerlik arkadaşıyla konuşmuyor!
cümlede bir yanlışlık göremedim; lakin şöyle olsa daha bir albenili sanki:
"bırakın, artık biraz da biz dürüm yiyelim sözlük"
0
pangea
(05.01.22)
de bir bağlaçtır ve bu cümlede ilki gereksiz kullanılmış. iki farklı yüklem virgülle de bağlanabilir. yapı dışında anlam olarak bir katkısı yok.
0
jimjim
(05.01.22)
bırakın artık, biraz da biz dürüm yiyelim sözlük.
bırakın da artık biraz biz dürüm yiyelim sözlük.

demek varken çok anlamsız ayrıca fonetik olarak tırmalıyor. üstte yazdığım iki cümle de bende aynı etkiyi yaratıyor zaten.
0
guitarissimo
(05.01.22)
(7)

Burun killarinizi neyle aliyorsunuz?

stavro
Tiras makinesi, agda, sivri makas vs ne kullanıyorsunuz burun killariniz icin? Ben uzun zamandır sunun gibi bir makas kullaniyorum: https://www.hepsiburada.com/solingen-makas-2024-p-SGTARK06-617?magaza=trendkozmetik&url_src=and-product-detail ama zor oluyor, agda mi kullansam dedim. En pratik yol n
Tiras makinesi, agda, sivri makas vs ne kullanıyorsunuz burun killariniz icin?

Ben uzun zamandır sunun gibi bir makas kullaniyorum: www.hepsiburada.com ama zor oluyor, agda mi kullansam dedim. En pratik yol nedir ona bakiyorum
(Burun ici killari).
0
stavro
(04.01.22)
burun killari derken uzerindeki killari mi burun ici killarini mi konusuyoruz? burun ici icin agda bana asiri geldi, ki bildigim kadariyla bunlar koparilmamali. zaten dehset acir. ustunde cikan killar icinse cimbiz yeterli.
0
hot potato
(04.01.22)
@alperz aynısı bende de var da iyi almiyor bu.
0
🌸stavro
(04.01.22)
alperz +1

yeterince aliyor bence. sadece duzenli kullanmak lazim. burun ici killar havayi filtrelemek icin gerekli, agda zararli olur bence. disari cikan kisimlari almak yeterli.
0
lemmiwinks
(04.01.22)
İclere zaten cok girmiyirum da benim uc kisimlarda cok var, onlari tam alamıyor bu makine. Uc kısımları düzgün alsam yeterli. Disaridan gozukmeyecek kadar yani.
0
🌸stavro
(04.01.22)
İyi almıyor mu, epey iyi bişey o ya. Elizi korkak mı alıştırdınız acaba dayayın ete 90 derece ile gitsin bi zararı yok epey iyi alıyor bu alet.
0
hedep
(04.01.22)
ince uçlu makas. şıkır şıkır...
0
duster
(04.01.22)
Ulan ben mi duzgun kullanamiyurm acaba herkes iyi aliyor demis çünkü:) makinayi yanlis falan mi tutuyorum acaba? Direkt çubuk gibi buruna sokuyorum cslistirip baska ne yapilir ki bilemedim.
0
🌸stavro
(04.01.22)
(5)

Hollanda'da oturum almak icin parasiyla yuksek lisans / egitim

stanley5m
Bir cok okul var, giris sartlari var, kontenjanlari var, basvurmak hazirlanmak secilmek lazim vs. vs.Ama burada esas mesele egitim degil oturum almak diyelim. O yuzden bastir parayi gir tadinda veya giris sartlari pek cetrefilli olmayan bildiginiz egitim opsiyonlari var mi?
Bir cok okul var, giris sartlari var, kontenjanlari var, basvurmak hazirlanmak secilmek lazim vs. vs.

Ama burada esas mesele egitim degil oturum almak diyelim. O yuzden bastir parayi gir tadinda veya giris sartlari pek cetrefilli olmayan bildiginiz egitim opsiyonlari var mi?
0
stanley5m
(04.01.22)
Deneyin hepsini. Parayla yapacaksanız zaten alırlar.
0
garylineker
(04.01.22)
+1. Bircok Avrupa ulkesinde AB/EEA disindan gelenlere senelik 15+ bin euro/pound fiyat bictikleri icin bu ogrenciler, universiteler icin cok onemli bir gelir kaynagi ve bunlar icin ayri kontenjan var. Haliyle ayni programa Turkiye'den kabul almak bir hollandalinin kabul almasindan cok daha kolay. Orta seviye universitelere rahat kabul alirsiniz. Ingiltere de oyle.
0
hot potato
(04.01.22)
Almanya’da eğitim ücretsiz. Orası daha iyi bir seçenek olur bu yol için. Ancak vizede mülakat yapılıyor, sahiden eğitim için gidip gitmediğiniz araştırılıyor vs. Hollanda’da temel kriterleri sağlıyorsanız kabul almak pek mesele değil. Research masterlar biraz daha rekabetçi olur.
0
but that was just a dream
(04.01.22)
Para problemi yoksa gocmenlik icin cok sik uygulanan bir yontem, yuksege git, diplomani al, is bul ve kal. Bir tek bildigim Isvicre'de yemiyor, okul bittikten 1 sene sonra tasini taragini topla ve ikile seklinde bir mektup gelir ve olaylar gelisir. Kesin ise yaramadigi baska iskandinav ulkeleri falan da vardir. Kalma opsiyonunun oldugunu kesinlestirmeden gitmeyin.
0
cooperr
(04.01.22)
En son tilburg'a girmeyeni dovuyorlardi.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(04.01.22)
(3)

Hangi kredi kartı?

iddaaci
Merhaba, Elimde iş bankası maximum- Halkbank paraf - yapıkredi worldcard var. Hiç biri açık değil. Şifre oluşturmadım. Şimdi iki sorum var. 1- şifre oluşturmazsam bu kartlardan tarafıma herhangi bir borç, ödeme vb. Çıkar mı?2- alışveriş, taksit, puan ve sonradan taksitlendirme gibi mevzularda en iyi
Merhaba,

Elimde iş bankası maximum- Halkbank paraf - yapıkredi worldcard var.

Hiç biri açık değil. Şifre oluşturmadım. Şimdi iki sorum var.

1- şifre oluşturmazsam bu kartlardan tarafıma herhangi bir borç, ödeme vb. Çıkar mı?
2- alışveriş, taksit, puan ve sonradan taksitlendirme gibi mevzularda en iyisi hangisidir?
0
iddaaci
(04.01.22)
1- Şifre oluşturmayla ilgisi yok. Kartı kullanmazsan borç çıkmaz ama kart aidatı varsa onu ödemeni isteyebilirler. Maaş müşterisi olduğun banka varsa onun kartında aidat olmaz. Ben hem İşbank Maximum hem de YKB World (maaş bankam) kullanıyorum. İkisinde de aidat yok. Maximum'da niye yok bilmiyorum. Belki aidatsız karttır o direkt.
2- YKB World. Taksit olmayan yer görmedim. Maximum o kadar iyi değil mesela. Bonus belki yarışır.
0
himmet dayi
(04.01.22)
Benim bilidigim siz sifre olusturup aktive etmedikce aidat kesmeye baslamazlar, degismediyse.
0
hot potato
(04.01.22)
Şifre oluşturmadan da kart kullanılabiliyor. Kartı pos cihazına taktığınızda şifre sormadan direkt çekiyor karttan. Kartın aktivasyonu kartı ulaştıran kuryenin bankaya bildirimde bulunmasıyla yapılıyor. Daha önce iki farklı kartta da aynı durumu yaşadım. Şifreyi oluşturmadığım kartla alışveriş yaptım.
0
himmet dayi
(04.01.22)
(2)

fantom coin hk. ne düşünüyorsunuz?

kanasla intihar eden adam
https://www.worldcoinindex.com/coin/fantomsizce artış devam eder mi? ben ismi güzel diye aldım açıkcası 2x yaptı. satayım mı ne diyorsunuz? ne işe yaradığı hk. hiçbir fikrimde yok.
www.worldcoinindex.com

sizce artış devam eder mi? ben ismi güzel diye aldım açıkcası 2x yaptı. satayım mı ne diyorsunuz? ne işe yaradığı hk. hiçbir fikrimde yok.
0
kanasla intihar eden adam
(03.01.22)
ftm uzun vadede çok güzel yerlere gelecektir diye tahmin ediyorum. ana parayı çekip devam edebilirsiniz.
0
rose parks
(03.01.22)
Sat. Amerikalilar "no one ever went broke taking profits" der.
"ne işe yaradığı hk. hiçbir fikrimde yok." - mantik yurutursek hicbir ise.
0
hot potato
(03.01.22)
(19)

londra, paris, berlin

antikadimag
yasama firsatiniz olsa hangisinde yasardiniz? neden?
yasama firsatiniz olsa hangisinde yasardiniz? neden?
0
antikadimag
(03.01.22)
1- paris. içlerinde tahminime göre en iyi mutfak pariste.
2- berlin. harika bi gece hayatı var, kültürel açıdan apayrı bi yer.
3- londra. pahalı diye sona attım.
0
barankovan
(03.01.22)
Ben berlin seçiyorum, gece hayatı ve ortamlarından dolayı. Yaşım biraz daha geçerse londra seçerim param varsa.
0
mg3929
(03.01.22)
Londra cunku ingilizce biliyorum. Is olanaklarim ve sosyal cevrem daha genis olur.
0
hot potato
(03.01.22)
londra. çünkü diğerlerine göre daha kozmopolit. Ayrıca çok kültürlülü çok dilli bir yapısı var.
0
emininsel
(03.01.22)
Para sorun ddgilse londra
0
dedim ben sana
(03.01.22)
Londra.

Dilini biliyorum +1
0
himmet dayi
(03.01.22)
1. londra
2. londra
3. paris
0
erenderk
(03.01.22)
londra tabi ki. çünkü ingilizce.
0
nothing in my way
(03.01.22)
Berlin - Almanca bilmiyorum ama artık o kadar çok Türk var ki sanki memleketten hiç ayrılmamış gibi hissediyorum :-P

Londra
Paris son tercih olurdu benim için sanırım
0
euteamo
(03.01.22)
Para sorun değil beybisi dersek;
Londra/paris kapisir çünkü ben zaten Fransızca konuşuyorum. Ama konusmasam londra.

Paris'te parasi olan için güzel hayat var. Her yer sanat, tarih dolu.
Misal vincennes bölgesinde yasarsan, toplu taşıma ile hayatini harcamiyorsan yaşarım.
0
logisticsmanager
(03.01.22)
Londra imkanları dahilinde diğer herhangi bir şehirle mukayese edilemeyecek kadar büyük, Avrupa'daki California diyebiliriz.
Berlin'de yaşıyorum, gece hayatına hakimim, koca bir şehirde yaşamak için ayda yılda bir gideceğin rave'in temel karşılaştırma unsuru olamayacağını her aklı selim insanın bilmesi gerek, önünde daha çok başka kriterler var.
Paris leş bi yer listeye bile giremez. (Tabi bu üçü içerisinde tutupda İstanbulla karşılaştırırsak ayrı)
0
wiekannich
(03.01.22)
berlin.

alman muhipleri cemiyeti üyesiyim. bu üç şehir de kozmopolit yapısı dolayısıyla esasen bulunduğu ülkenin kültürünü çok yansıtmıyor ama içlerinde en sevimlisi bence yine berlin. hem kendi tarihiyle hem göçmenlerin getirdikleriyle ben orada daha iyi ve mutlu hissedebileceğimi düşünüyorum. londra ve paris kadar "elit" değil mesela en başta; koskoca almanya'nın başkenti, istediğim her şeyi bulurum muhtemelen ama bu saydığım şehirler kadar göz korkutucu gelmiyor insana. şehrin dışında, tren yahut piskiletle merkeze yarım saat 45 dakikada gidebileceğim bir muhitte yaşasam (param olsa bile böyle yapmak isterim sanırım, şehir merkezi kalabalığını çekemem) güzel olurdu. her hafta sonu berghain'e girmeye çalışırdım.
0
der meister
(03.01.22)
Berlin'i bilmiyorum ama Londra Paris arasında kesinlikle Londra.

1- Dilini biliyorum.
2- Kozmopolit (ve dilini bilmesen de trip yemezsin)
3- Kültür-sanat-eğlence ortamları (bence) daha iyi. (-ki dili bildiğim için daha çok hitap ediyor olabilir)
4- Daha güvenli.
5- Entegre olamamış göçmen daha az.
0
kaptankedi
(03.01.22)
Londra kesinlikle. Daha kozmopolit, avrupaya kıyasla daha az ırkçı, dilini biliyorum, yabancı olarak iş hayatında önüme daha az engel çıkacağını tahmin ederim.
0
chavezding
(03.01.22)
Paris
Londra
Berlin


Yasadigim sehirler, Istanbul, Cordoba(es), Buenos Aires, Paris.

Paris cunku sosyal ve politik dinamizmi etkileyici... bende bu ilizyon(romantizm de diyebiliriz yer yer) olmasa Londra ve Paris kafa kafaya olabilirdi benim icin, Berlin'e her zaman 1 senelik gitmek istedim ama daha uzun sure sanmiyorum. Paris'te kendime ve topluma potansiye faydam daha yuksek olabilirmis gibi geliyor. Berlin ile ilgili tek derdim yuksek turk/kurt nufusu. Paris bile bana cok geliyor berlin'i hayal edemiyorum.

Ama muthis farklar oldugunu sanmiyorum bunlarin arasinda, hepsi buyuk avrupa sehirleri.

Ote yandan buyuk sehir olmalari acisindan ulkenin geri kalaniyla ve kulturuyle cok alakalari yok tabi. Mesela ilk yazan arkadas mutfaktan bahsetmis, 2022 yilinda boyle avrupa metropollerinde tum dunya mutfagi bulunuyor zaten. Koyde yasasak ok de Paris sana londra ne veriyorsa verir asagi yukari...
0
hewit
(03.01.22)
Kısa süreli yaşam dışında hiçbirini tercih etmezdim. Paris ve Londra'da kiralar uçuk. Para sorun olmasaydı

-Paris
-Londra
-Berlin

derdim. Ama gerçekte hiçbirinde yaşamak istemem. Bu tip metropollerde yaşam kalitesi çok düşük. İnsanın potansiyelini ortaya koyabilmesi zor. Hobilerine, kendine vakit ayırman zor. ALım gücü düşük.
0
garylineker
(03.01.22)
paris çünkü paris'in etrafı londra'nın etrafından daha güzel. diğer birçok konuda birbirlerine üstünlükleri olsa da ayırt edici şey lokasyon bence. avrupa'da yaşıyor olmanın keyfi kıta avrupasında çıkar. ispanya'ya git belçikaya git cote dazure yap...

paris zamanıda aldığı payeler sonrası overrated olmuş, sonrasında ise overgömülmüş bir şehir. paris'e bok atmanın moda olduğu zamanlarda olduğumuz için "paris memleket mi len" modası var biraz. halbuki istanbul'da yaşamaya alışmış insanları avrupa'da "küçük şehre düşmüş" hissettirmeyecek 2 şehirden biri. diğeri de londra. ama lokasyonu kötü.
berlin neresi, balkan kenti mi?
0
Bruce
(03.01.22)
Ben Londra tercih ederdim (İngiltere'de 1 yıl yaşadım da) ama iyi bir maaşım varsa tabii.

Gece hayatı sevenler veya belli bi sanat çevresi olanlar Berlin diyor sanırım.

Her ülkenin ayrı kuralları var mesela bir arkadaşım Paris'te yaşayamıyor şu an, ev sahipleri kira için sigorta yaptırıyormuş ve kira çarpı 3 maaş görmek istiyorlarmış bu sebepten ev vermiyorlar. Hiç ummadığın şeyler çıkabiliyor yani. Eğer hepsinden iş bulduysan onu düşünüyorsan böyle şeyleri de düşün :D
0
nhk ni youkosu
(03.01.22)
londra'yi sectim, mutluyum. berlin'de daha cok arkadasim var orasi da iyi olabilirdi.
0
fakyoras
(03.01.22)
(16)

Aynı maaşa müdürlük veren şirkete geçme

condom kurşunu
Bence geçilir neticede title alıyorsunuz, yan haklarınjz genişliyor ama var mıdır kaçırdığım bir olumsuz taraf aynı maaşa başka şirkete müdür olarak geçmeyle ilgili
Bence geçilir neticede title alıyorsunuz, yan haklarınjz genişliyor ama var mıdır kaçırdığım bir olumsuz taraf aynı maaşa başka şirkete müdür olarak geçmeyle ilgili
0
condom kurşunu
(03.01.22)
Aynı maaşa daha çok sorumluluk mu?

Daha çok maaşa daha düşük pozisyona gidilebilir de aynı maaşa niye müdür olayım? Maaş artışı istesen terfi yollu artışın önü kapalı. Ben olsam gitmezdim.
0
himmet dayi
(03.01.22)
aynı maaşa fazla sorumluluk almam ben.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.01.22)
genişleyen yan hakları açmanız lazım. mesela müdür için araç mı veriyorlar? telefon+hat vs mi var? bunlar da mühim. ama 3-5 kuruşluk yan hak için ben de aynı maaşa daha fazla sorumluluk almak istemem.
0
mustafakesekci
(03.01.22)
Yan haklar; araba, genişletilmiş öss. telefon falan zaten şu an da var.

Neticede burayı beğenmezseniz bir sonraki şirkete yine müdür geçebilme durumunuz var.
0
🌸condom kurşunu
(03.01.22)
sıçrama tahtası olarak kullanacaksan evet, geçilir. ben yaptım.
0
gabe h coud
(03.01.22)
Aynı maaşa daha çok sorumluluk mu?????!!!! +1

1.5 sene once ayni maasla daha az sorumlulugu olan bir ise gectim ki yaptigim en iyi tercihti.
0
hot potato
(03.01.22)
İlk kez @gabe'e de katıldım şu soruyla :)

Az sorumluluk çok maaşın sonu aynı işyerinden emekli olmak. Başka iş bulamaz hale getirir.
0
dreamnesiac
(03.01.22)
Patron şirketi değil tabii ama daha ufak çaplı bir yere proje müdürü olarak iş bulsam koşa koşa giderim. Burda sıra usulü ilerliyorken biz ufak yerlerden çok müdür geldi tepemize. 2 sene sonra ver elini daha büyük firma.
Benim aklıma yatıyor, hatta bulabilsem istediğim bir durum.
0
cilekli pasta
(03.01.22)
Müdür, orta-üst düzey yöneticilik şirketlerin en dertli işidir. Çünkü aradasınız. Üst yönetici, ya da patron sizden bir şey bekler.

Muhtemelen sektörlerimiz aynı değil ama ben de uzun süredir yönetici pozisyonunda çalışıyorum. Öncelikle mesleğiniz ne olursa olsun, yöneticilik o işten bağımsız ayrı bir iş. Mimar, mühendis, tasarımcı, yazılımcı fark etmez. Siz artık idareci olacaksınız. İdarecilik de aslında mesleğinizden ayrı bir iş. Artık iş yapmak yerine, süreçleri idare edeceksiniz. İnsan yönetimi, proje ilerleyişi, görev dağılımı, kaynak yönetimi, zaman yönetimi gibi süreçleriniz olacak ve artık çok daha az kendi mesleğinizi yapacaksınız. Buna hazır olun. Mental olarak da, bilgi olarak da.

Ama yöneticilik zor bir süreç. Üstleriniz sizden bir şey bekler. Astlarınız sizden bir şey bekler. Astın da üstün de canı sıkıldığında çözüm için çaldığı kapı siz olacaksınız. Ve aksayan her iş ilk sizden sorulacak. O yüzden aynı maaşa böyle bir işe girişmeden iyi düşünmek lazım.

Title dediğiniz şey beyaz yakalıların birbirini gütmesi için bulunmuş bir sistem. Üstelik bu şekilde para vermeyeyim title vereyim gibi vaatlerle suistimal ediliyor. Günün sonunda artan masraflarınızı title'ınız ya da yan haklarınız ödemiyor.

Son olarak senior seviyede bir çalışan her zaman daha kolay iş bulur. Yönetici pozisyon ise daha zor. Yazılım örneğinden gidelim. Orta ölçek bir e-ticaret sitesi her zaman yazılımcıyla ihtiyaç duyabilir çünkü iş hacmine göre her daim 10-20 yazılımcının çalışması gerekecektir. Ama bu şirketin sadece 1 ya da 2 tane yöneticiye ihtiyacı olacak. Yılda belki 7-8 yazılımcı ilanı verecek ama 2 senede 1-2 tane yönetici arayacak.


O yüzden yine maaşınızın yüksek olması gerekiyor çünkü olası bir işsizlik durumunda bu fazla para sizi koruyacak. Bir de sr'ken her zaman yöneticiliğe adım atma şansınız var. Ama Yönetici seviyeden tekrar alt pozisyona inmek sizin de istemeyeceğiniz bir şey.
0
anten
(03.01.22)
anten +111

Bu çok kişisel bir tercih aslında ama ben de aynı maaşa daha fazla sorumluluk almazdım.
0
mysticriver
(03.01.22)
Gecilir bence.
Uzman olunca da ayni sorumlulugu kilitliyorlar ustune bir de is yapiyorsun. Mudur olunca en azindan isi sen yapmiyorsun.

Ama ayni maasa su an is degistirmek sacma. Zam konularini konus yoksa daha dusuge gecmis olursun.
0
divit
(03.01.22)
aynı maaşa daha çok sorumluluk almak pek mantıklı gelmedi bana. sorumluluk almayı, fazladan çalışmayı sevseniz de mantıklı değil. zira müdür yaparak daha çok sorumluluk yüklediği bir çalışanına, başka bir şirketteki alt seviye personel ile aynı maaşı veren bir yer olması düşündürürdü beni. bunun aynı paraya daha fazla sorumluluk almaktan kaçmayla alakası yok, onların daha fazla sorumluluğa az para vermek istemesi düşündürücü.
0
posthuman
(03.01.22)
O zaman biraz değiştiryeim soruyu. % kaç artışla geçmek mantıklıdır? Extradan araç var onu da göz önünde tutarak.
0
🌸condom kurşunu
(05.01.22)
araç + %15'e hiç düşünmem geçerim
0
mustafakesekci
(05.01.22)
+ %Enflasyon. Böylece aynı maaşa geçmiş olursun:)
0
dreamnesiac
(05.01.22)
Bugün haber geldi %55 zam alıyoruz. Ekim'de ara zam da yapmıştık, bu üstüne. Diğer şirketler de benzer zamlar yapar bu sene.

Bu sene için geçilmez, ciddi kaybın olur.
0
gabe h coud
(05.01.22)
(3)

erkek pijaması uyku kalitesini arttırır mı?

duyurukullanıcısı
kaliteli falan alsak daha kaliteli uyur muyuz?şort-tshirt yatıyorum sürekli
kaliteli falan alsak daha kaliteli uyur muyuz?

şort-tshirt yatıyorum sürekli
0
duyurukullanıcısı
(03.01.22)
Rahat olacak cok terletmeyecek veya usutmeyecek. Baska bir kriter yok bence
0
floydian
(03.01.22)
hayir. yastik/yatak fark yaratabilir.
0
hot potato
(03.01.22)
1 yatak
2 flanel kumaş (canım nevresismim)
0
kisa
(03.01.22)
(4)

Yüzme havuzu, fiyat

dissendium
Düzenli yüzen arkadaşlar, havuzdan haftada kaç gün, kaç saat faydalanıyorsunuz ve ne kadar ödüyorsunuz? Uzun sürede fiziksel ve ruhsal olarak faydasını gördünüz mü? Teşekkür ederim.
Düzenli yüzen arkadaşlar, havuzdan haftada kaç gün, kaç saat faydalanıyorsunuz ve ne kadar ödüyorsunuz? Uzun sürede fiziksel ve ruhsal olarak faydasını gördünüz mü? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(02.01.22)
büyük bi otelde havuz için spora yazıldım, bir iki ay gittikten sonra havuz sıkmaya başladı, artık gittiğimde fitness salonunda yapıyorum sporumu.
0
harmanyeri
(03.01.22)
ben bir hotele yıllık kaydoldum.
haftada iki gidiyordum başta, şimdi biraz daha ağır fitness yapıyorum ve haftada bir gitmeye başladım. yaklaşık yarım saat duruyorum.

bir ay kadar önce "arkadaşım da kaydolmak istiyor, full paket (fitness + ıslak alan) kaça olur demiştim de 4000-4500 demişlerdi (yıllık).

sadece havuz kaç para bilmiyorum. zaten gittiğim yerde sadece havuz yok bildiğim kadarı ile.

sporun fiziksel ve ruhsal faydasını çok gördüm. ne kadarı havuzdan ne kadarı fitness'tan bilmiyorum. ancak yüzmek beni mutlu ediyor. geçen sene de üyeliğim vardı ve fitness yapmıyor sadece havuz yapıyordum. o da mutlu ve enerjik yapıyordu. bilhassa sabah işe gitmeden önce havuza uğruyordum.
0
dahinnotha
(03.01.22)
gazi üniversitesi havuzu. mezun fiyatı aylık 71 lira (ocak'ta zam geldiyse henüz bilmiyorum), ayda 12 kez gitme hakkım var, haftada 2 veya 3 kere gidiyorum.

faydası saymakla bitmez.
0
kibritsuyu
(03.01.22)
Bir arkadasimla beraber gidiyoruz. 25 metrelik bir havuz ve genelde kulvarlardan biri sadece bizim. Haftada 3 defa gidiyoruz 50 dakikalik seanslara ama arkadasim zorlamasa 0 defa giderdim. Fiziksel olarak faydasi vardir illa ki ama ruhsal olarak hic spor yapinca daha rahat hisseden biri olmadim.
0
hot potato
(03.01.22)
(24)

kız çocuğuna isim

nucleon
merhabalar,güzel bir isim belirlemeye çalışıyoruz, fakat netleştiremedik bir türlü. ikiye indirdik seçenekleri, umay ya da flora olacak. Sizlerin de bir fikrini almak istedim, belki aklımıza gelmeyen bir açıdan yaklaşırsınız :)umay türkçe olması ve anlamı ile hoşumuza gidiyor fakat aslında unisex ol
merhabalar,

güzel bir isim belirlemeye çalışıyoruz, fakat netleştiremedik bir türlü.

ikiye indirdik seçenekleri, umay ya da flora olacak. Sizlerin de bir fikrini almak istedim, belki aklımıza gelmeyen bir açıdan yaklaşırsınız :)

umay türkçe olması ve anlamı ile hoşumuza gidiyor fakat aslında unisex olmamasına rağmen unisex gibi algılanabilir mi acaba düşüncesi var. bir de aşırı bir zümreden geliyormuş ön yargısına sebep olur mu?

flora; çiçek anlamı ve söylenişi çok hoş, yurtdışında da kolay kullanılacak bir isim. fakat latince olması sebebiyle "özenti" imajı oluşturur mu acaba, bilemedik.

Edit: farklı önerileriniz var ise değerlendirebiliriz :) çok jenerik bir isim olmamasına ve türkçe karakter içermemesine dikkat ediyoruz.
0
nucleon
(02.01.22)
Flora denilince benim aklıma direkt bağırsak florası geldi.
Bu ikiliden Umay daha iyi.
0
marla is in my head
(02.01.22)
sadece bu iki secenek varsa kesinlikle umay diyorum. zaten bu donemde umay ismi epey yaygin, unisex gibi algilanacagini sanmiyorum.
0
in vino veritas
(02.01.22)
Umay +1 en azindan gercek bir isim.
0
hot potato
(02.01.22)
Aşırı bir zümreden geliyormuş ön yargısı olacaksa esas flora isminde olur.

Umay daha iyi.

Ayrıca bağırsak florası +1
0
ceketimi alip cikcam
(02.01.22)
hocam ikisi de kötü ya kusura bakma. flora deyince akla ilk olarak bağırsak geliyor gerçekten. umay da solcu sokak şiirleri yazan romantik şair ismi gibi.

çocuklara orijinal isim seçme uğraşı insanı böyle garip işlere yönlendiriyor. ama illa birini seçeceğim diyorsanız umay derim ben de.
0
jangbogo
(02.01.22)
flora'da benim aklıma "flora ve fauna" terimleri geldi (bir bölgedeki bitki türleri ve vahşi yaşam anlamında olanlar).

flora bir de çiçekçilerin dükkan isimleri gibi de duruyor. uluslararası çiçek dağıtım network'ü vardır çok meşhur, onun adı "interflora" mesela.

yani flora bana bunları çağrıştırdığından çiçeksi ve hafif değil de teknik bir isim gibi geldi. umay için bir şey diyemiyorum, flora'dan iyi gibi sanki.
0
nimberjack
(02.01.22)
Flora biyolojide bitki örtüsü demek. Flora deyince benim aklıma fauna geliyor.

İkisi de güzel değil bence ama ikisinden biri olacaksa Umay daha uygun.
0
dissendium
(02.01.22)
İlla ikisinden biri olacaksa kesinlikle Umay. Unisex bir isim bence bu arada.
Ece, ipek, deniz, burcu gibi isimler aklıma ilk gelen güzel isimlerden.
Son kararınızı da paylaşın mutlaka :)
0
art pepper
(02.01.22)
gökçen ya da almila. bence bir düşünün :)
0
alko ikarus
(02.01.22)
Flora bence de olmamış. Bu ikisi içinden, umay derim.

Onun dışında İnci ismi mesela, kulağa güzel geliyor. Narin hoş bir tınısı var. :)
0
chihirovekohaku
(02.01.22)
flora. florya metin oktay tesisleri. direkt bu geldi aklima. bi de winx karakteriydi sanki. ve özenti evet.

umay. valla ne desem bilemiyorum. nesi seviliyor bu ismin hiç anlamadım. aşırı zümre derken? zengin mi duruyor diyorsanız hiç durmuyor merak etmeyin. itici birinin ismiymiş gibi duruyor.

ikisi de kötü.
kız olsun erkek olsun en güzel isim: deniz
ya da eren hehehh
0
erenderk
(02.01.22)
Bağırsak florası durumu +1 :(

Sevra
Serra
0
damba
(03.01.22)
farklı isim koyalim diye flora koymayin da umay daha iyi

bagirsak florasi cagristirdi bana
0
exlibris
(03.01.22)
flora herkes gibi ayni cagrisimi yapti bende de.
umay en iyisi bu ikilide.

bir de turkce karakterli isimlere goz atin isterseniz. cocugum yurt disinda yasar ideali iyi isimleri gozden kacirmaniza neden oluyor. yani ailede yabanci pasaport sahibi biri yoksa bu kadar yurt disi odakli olunmasi gereksiz.
0
Kittie
(03.01.22)
Flora çok kötü , Umay ise son senelerde epey popülerleşti (ya da algıda seçicilik), ebeveynlerinden -en az- birisi milliyetçi olanlarda ( benim gördüğüm kadarı ile ) daha yaygın.

önerim yok maalesef.
0
kucukne
(03.01.22)
Yurtdışında Türkçe karakterin nesi sorun oluyor tam anlamıyorum. Adım-soyadımda 7 tane Türkçe karakter var, hiçbir problem yaşamadım. Ona bakacaksak Almanya'da Ezgi'ye Etzki diyorlar, mesele sadece Türkçe karakter değil yani. Diğer isimleri dışlamayın diye yazmak istedim. Flora direkt fauna çağrıştırdı bende de, bu ikisinden biri olacaksa bence de Umay.
0
evrim halkasi
(03.01.22)
Benimde aklıma ağız Florası geldi ;))

Umay birtık daha iyi
0
all girls dream
(03.01.22)
Farklı (!) isim muzdaribi olarak flora'yı önermiyorum.
Sıradışı isim koymak üst zümreye değil aksine alt/orta arasında konumlanan kişilere ait diye düşünüyorum.
Koç ailesine bakın: ömer,mustafa ve ali'den yana yapmışlar seçimlerini.
0
owaki
(03.01.22)
flora koyarsanız büük ihtimalle çocuğunuzla sürekli dalga geçilecek, kızcağız da travma sahibi oalcaktır.

ancak umay güzel isim. onun sıkıntısı da herkes artık umay ismi koyuyor.

tavsiyem: ipek, inci, nil, arzu, jale, selin.

ayrıca owaki +1
0
Hallegadola
(03.01.22)
Umay direkt. Eskiden şarkıcı Umay Umay vardı bir de...
0
d max
(03.01.22)
Flora soğuk algınlığı haplarını andırıyor; flora forte gibi. Umay çok daha iyi.
0
you shall not pass
(03.01.22)
umay+1
flora koyarsanız, ilkokulda kötü şakalara maruz kalabilir.
umay, unisex isim değil, öyle de anlaşılmaz bence. doğum ve bereket tanrıçası. umay isminde hiçbir erkek duymadım-ki özge, gözde isminde erkekler bilmeme rağmen. ikisi arasında kaldıysanız, umay hoş isim.
0
miranda
(03.01.22)
flora ismine istemsizce kahkaha atabilirler. tavsiyem bu ismi seçmemeniz yönünde. eğer ikisinden biriyse;
umay +1
0
marul hirsizi
(03.01.22)
flora çok kötü.
yani türkçe karakter içermesin derken çocuk alay konusu olur.

bu iki isimden biriyse umay mecburen.

değişik sayılabilecek ve bol türkçe karakterli isim sahibiyim.
sadece yabancılarla çalışıyorum, adımı en fazla biraz yamuk yumuk söylüyorlar.
bugüne kadar da ne bir anlaşmada, ne bir sözleşmede, ne bir yazışmada adım sorun oldu.
o kadar da kasılacak bir şey yok yani, yurt dışına ilk çıkan kişi o olmayacak.
0
blatta hiberna
(03.01.22)
(9)

İlişkinin ilk haftasında sevgiliyi aileyle tanıştırmak

vestasy
Bir erkeğin bu davranışı sizce garip mi, yoksa gayet normal mi? Çevremde bunun olması gereken bir hareket olduğunu, erkeğin ilişkiye ciddi baktığının belirtisi olarak yorumlanacağını söyleyenler oldu da biraz garipsedim açıkçası. Önemliyse bahsi geçen şahıs kırk yaş üstü. İlişkilerinin beşinci günü,
Bir erkeğin bu davranışı sizce garip mi, yoksa gayet normal mi?

Çevremde bunun olması gereken bir hareket olduğunu, erkeğin ilişkiye ciddi baktığının belirtisi olarak yorumlanacağını söyleyenler oldu da biraz garipsedim açıkçası.

Önemliyse bahsi geçen şahıs kırk yaş üstü. İlişkilerinin beşinci günü, kadınla tanışmasının da üçüncü haftasıymış kadını ailesiyle tanıştırmaya götürdüğünde.
0
vestasy
(02.01.22)
Biri götürmek istemiş öbürü de gitmiş. Bize laf düşmez :)
0
naksidil
(02.01.22)
hayir ben tanismayi kabul eden kisiyi de garipserim.
0
ala09
(02.01.22)
Bana da garip geldi. Tesadüfen denk gelince tanıştırılır da 5. günden tutup aileye götürmek tuhaf yani.

Totalde 3 hafta falan görüştüğüm biri daha 2. görüşmemizde ailesine benden bahsettiğini söylemişti ve çok saçma bulmuştum o zaman da. Bahsetmeyi de geçip aileyle tanıştırmak aşırı saçma geldi bana.
0
ms brownstone
(02.01.22)
Valla her iliski farkli. Bazisinin 1 yil sonra bile ailesiyle tanisasin gelmez bazisiyla cart diye olur.
0
hot potato
(02.01.22)
Adam ailesinden “evlen artık” diye ciddi baskı görmekte ve kendince uygun bulduğu ilk kadını hemen “aha buldum sizce de münasip midir?” —diye ailesinin önüne çıkarmış. %97.5 olay böyle.
0
kaptankedi
(02.01.22)
Tek başına olayın kendisi üzerinden bir şey söylemek zor, ancak beş günde birini ailesiyle tanıştıran birisi büyük ihtimalle fevri davranmaya yatkın biridir.

Benim gördüğüm hızlı gelişen ilişkiler genellikle bir o kadar da hızlı bitiyor. Aşırı ağırdan alınan ilişkiler de nihayetinde bir yere ulaşmıyor. Ortasını bulmak gerek. Zaten olağan davranış da bu değil mi? Yani bir insanın tüm yönlerini tanıyacak kadar süre geçirip, eğer uyuştuysanız hayatınıza buna göre yön verecek kararları alabilmeli, uyuşmadıysanız da sakız etmeden kendi yollarınıza gidebilmelisiniz. 1 ayda kimse kimseyi tanımaz. Belki tanıdıkça sever, ama tanıdığını iddia edemez. Ben şahsen tanımadığım insanları ailemle tanıştırma eğilimi olan biri değilim. Böyle biriyle de gerilirim. Dolayısıyla bu ilişki benim için yürümezdi.

Ama herkes ben değil sonuçta. Herkes farklı bir şey bekliyor. Onun için uyuştuğumuz birini bulabilmek için yıllar harcıyoruz.
0
akhenaten
(02.01.22)
kırk yaş üstünden bildiriyorum, hiç normal değil.kırk yaş üstü yetişkin olmaları beklenen iki kişi bu yollara sapıyorlarsa kendi içlerinde çok ciddi sıkıntılar var demektir. bunun ciddiyetle falan alakası yok. o yaşta iki kişi birbirlerinin ciddiyetini zaten anlar karşılıklı. bunun için aile bireylerine ilişkiyi meşrulaştırma derdine düşüyorlarsa yaşlarının insanları değiller.

bu arada kadın tarafı kendisini manipülatif bir erkeğe hazırlasın. önce love bombing, ardından gaslighting ve mansplaining, hemen arkasından da ghosting gelecek. etrafımda böyle üst perdeden başlayan erkeklerde bir defa bile şaşmadı bu sıralama, hiç istisna görmedim şahsen.
0
Phoebe
(03.01.22)
iyi işler uzatmaya gelmez. böyle zeytinyağı gibi akar o işler.. bu kişiler de bunu hissetmiş olmalılar.. allah mutlu etsin. ben de garip bulmuyorum. insana dair konular formüle edilmeye gelmez..
0
füt
(03.01.22)
ikisi de belli bir yaşın üstündeyse kendilerini tanıtmak konusunda önemli noktaları dikkate alacak tecrübedelerdir
bu yüzden hızlı ilerler, hayatları, işleri oturmuştur

ikisi arasındaki uyumla alakalı
0
bir soru sorcam
(03.01.22)
(4)

Monopoly oynayan arkadaşlar

lovemyself
nasılsınız?bu oyunun çakmasını gördüm bir yerde, oynadım, çok keyifliydi. dedim normalini alayım. ama birkaç çeşidi var bunun. mesela birinde kaçış da yazıyordu, kutusunda hapishane temsili bi şey var. iki-üç çeşit arasında hangisi en önce çıkan, hangisi gelişmişi, bilemedim. daha önce duyuruda "nor
nasılsınız?
bu oyunun çakmasını gördüm bir yerde, oynadım, çok keyifliydi. dedim normalini alayım. ama birkaç çeşidi var bunun. mesela birinde kaçış da yazıyordu, kutusunda hapishane temsili bi şey var. iki-üç çeşit arasında hangisi en önce çıkan, hangisi gelişmişi, bilemedim. daha önce duyuruda "normal mi alayım, bilmemen mi" denilmiş, sanırım ikinci oyunda paralar nakit değil de sanal bi şeymiş. ama elimizde tapu-para olsun istiyorum.

hasılı, bu kutu oyunun hangi versiyonunu alayım? hangisini kesinlikle almayayım?
0
lovemyself
(02.01.22)
ama kağıt paralar da yıpranıyor yırtılıyor saçılıyor eksiliyor vs
kredi kartlı olan iyi düşünülmüş o sebeple.
0
comp
(02.01.22)
metropol al, o kadar paraya değmez. Aynısı sonuçta.
0
yeninesiltupcu
(02.01.22)
sanal paralı olan çok saçma, keyif almazsın. kağıt paralı olanı al.
0
ahm1
(02.01.22)
Sanal parali olani al. Normalinde kagit parayi say bozdur surekli iskence. Oynunun ritmini bozuyor, ki zaten uzun surebilen bir oyun.
0
hot potato
(02.01.22)
(11)

3. Doz biontech

mg3929
Yazın 2 doz olmuştum. Şimdi 3. Doz olayım mı tekrar siz oldunuz mu? Sürekli aşı olmak biraz sıkıntılı olur mu diye korkuyorum.
Yazın 2 doz olmuştum. Şimdi 3. Doz olayım mı tekrar siz oldunuz mu? Sürekli aşı olmak biraz sıkıntılı olur mu diye korkuyorum.
0
mg3929
(02.01.22)
2 Sinovac 2 Biontech olmuştum. Dün tekrar aşı hakkı açıldı, salı günü beşinci aşıyı olacağım.
Aşıyla kimse ölmez. Bu meretten kurtulmanın tek yolu aşı olmak.
0
anatomik
(02.01.22)
Biontech bulmuşken oldum şahsen, bunları bulamadığımızda düşünürüz :)
0
dreamnesiac
(02.01.22)
Oldum
0
hot potato
(02.01.22)
ben de 3 doz oldum ama sinovac.

ne hikmetse ne zaman istediğim hastaneden biontec için randevu almaya kalksam biontec olmuyor.
0
killerbee
(02.01.22)
Kapma riskin varsa ol yoksa olma
0
ir mania
(02.01.22)
Aşı olmaktan korkacak bir şey yok el kadar bebekler bile sürekli aşı oluyor. 6 aylık hamileyim 10 gün önce 3.doz biontech aşımı oldum.
0
gmzo
(02.01.22)
Ol ol
0
ceketimi alip cikcam
(02.01.22)
5. doz aşımı oldum cuma günü. 2 sinovac üstüne 3 biontech oldum. 3. aşı şu süreçte çok önemli, mutlaka olun
0
nundu
(02.01.22)
Oldum, siz de olun, özellikle 1-2 hafta içinde mevcut varyant bir çok kişiyi etkileyebilir. Üste üste 3 gündür dünya genelinde vaka sayısı rekor kırıyor en az bir kaç gün daha böyle gidecek bence.
0
bartholomew87
(02.01.22)
Grip asisini da surekli oluyoruz sonucta :/

Ben 3 doz oldum, kendimi daha guvende hissediyorum. Doktorunuzla konusup antikor testi yaptirip sonuclari degerlendirdikten sonra karar verebilirsiniz.
2 biontech ustune (ikinciden 6 ay sonra) moderna oldum ben. 6aydan daha kisa surede -3. hakkim olmasina ragmen- olmadim.
0
kuehles blondes
(02.01.22)
Olmadim, icine yeni varyant eklenince olcam.
0
divit
(02.01.22)
(17)

Gezmek istediğiniz yerler

dissendium
Şu an bir milyon liranız olsa gideceğiniz ilk yer neresi olurdu?Ben Brezilya, Amazon Ormanları demek istiyorum. Amacım canlı çeşitliliğini görmek.Sizin gideceğiniz ilk beş yer neresi olurdu ve neden?
Şu an bir milyon liranız olsa gideceğiniz ilk yer neresi olurdu?

Ben Brezilya, Amazon Ormanları demek istiyorum. Amacım canlı çeşitliliğini görmek.

Sizin gideceğiniz ilk beş yer neresi olurdu ve neden?
0
dissendium
(01.01.22)
Istanbul
0
haysiyetsiz nane
(01.01.22)
Kuzey ışıkları - O görsel şöleni görmeden ölmek istemem, para sorunum olmazsa en güzel görebileceğim yeri araştırıp oraya gitmek isterdim (şu ana dek araştırmamı gerektirecek bir durumum olmadı).

Safari - Sistemi tam bilmiyorum gitme ihtimalim olmadığı için araştırmadım ama hayvanlara gerçekten dışarıdan müdehale yoksa çok isterim.

Uzun gemi seyahati - Şöyle minimum bir aylık bir gemi seyahati isterim, öyle küçük bir geçi değil ama kocaman gemiler oluyor ya içinde havuzu diskosu kumarhanesi her şey var, bu deneyimi yaşamayı çok isterim.

Kabile ziyareti - Ölüm tehlikemin olmayacağının %100 garantisini alarak gelişmemiş kabileleri gezmeyi insanlarını gözlemlemeyi çok isterim.

Mısır - Piramitler de ölmeden görmek istediğim yerlerden. (Bunu beşi tamamlamak için yazdım belki sonradan aklıma daha çok merak ettiğim bir şey çıkarsa değiştirebilirim)

(Galiba param bitti borçlandım ama hayal işte deyip geçiyorum.)
0
mutekebbir
(01.01.22)
Edinburg, Prag, Tokyo, Guatemala
0
bahçedekisandal
(01.01.22)
bangkok, tibet, cape town, mexico, california, ibiza, kabul, paris, tokyo. ilk istediklerim bunlar allahim nasil et be
0
ala09
(01.01.22)
İlk beş sürekli değişiyor’
Machu Picchu, Peru
Tokyo
Hindistan
Karayip Adaları
Moskova ordan kuzey ışıkları.

Bonuslar; Büyük Avrupa turu :)
Sydney
0
intihar etsem de kendime gelsem
(01.01.22)
Vietnam, Moğolistan, Laos ve civar yerler. Nedeni bilmiyorum ama Asya taraflarını merak etmeye başladım.
0
put it in your appropriate place
(01.01.22)
hmmm havadan 1 milyon lira gelse yine de seyahat etmezdim ev alirdim.

Illa seyahat etmem gerekiyorsa japonya olabilir.
0
hot potato
(01.01.22)
Katmandu özelinde Nepal, Kamboçya ve o tarafa gitmişken diğer görülesi yerler de olur.
0
Bruce
(02.01.22)
Orta Asya'da, Altay Cumhuriyeti sınırlarında Katun Nehri diye bi nehir var, fotoğraflarını gördüm aşırı hoşuma gitti. Bu aralar gidip orayı görmek isterdim.
0
plutongezegendegilmi
(02.01.22)
Önceden gezdim ama hanımı da götürmek için saint Petersburg.

Amerika ama genel olarak doğal güzelliği olan yerler. Bir de new york.

Tokyo

Mısır piramitler

Martinik (hanımın memleketi diye)
0
logisticsmanager
(02.01.22)
1) Macaristan- Budapeşte. Erasmus yapma sebebim bile sırf Budapeşte’ye seyahat edebilmekti. Sebebi Pal Sokağı Çocukları romanı. Erasmus’tayken gidip pal sokağı çocuklarının heykellerini de ziyaret etmiştim. Budapeşte çok büyüleyici bir yer. Yerleşmek istediğim şehirdir, net.

2) Uruguay- Montevideo. Buna da sebep biraz Eduardo Galeano. Dünyaya bakış açımı değiştirmiş yazardır.

3) Avustralya- Sidney. Hep küçüklüğümden beri Avustralya bana dünyanın son noktası gibi gelmiştir, hatta dünyadan kopuk bir yer gibi. Oradaki oksijen bile aynı değilmiş gibi geliyor jgjgjfjf görmeyi çok isterdim.

4) İtalya- Pompei. Malum felaketten ötürü orayı görmeyi çok isterim. Çok etkileyici geliyor hikayesi.

5) Dibimizde olmasına rağmen hala göremediğim Yunanistan. Antik kentlerinde o havayı solumak, sokaklarında dolaşmayı çok isterim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.01.22)
Havadan gelmis bir parayla, tabii ki Paris ve Londra´nin en iyi restaurantlarinda birkac arkadasimla yer icerim. 60-70 bin euro ile en fazla bir hafta unicorn sarap icilir, iyi hotelde de kalinir. Bir hafta sölen havasinda yasar, sonra evime geri donerim.

3. New York, 4. Kophenhagen, 5. Tel-aviv. Hepsi o parayla, tatilde aradigim her seyi sagladigindan. Güclü yeme-icme kültürü, ilgimi ceken kültür hayati ve gorece yakininlarindaki dogal güzellikler.

Az parayla bu saydigim sehirlerde ancak azap cekerim.
0
buf-e kür
(02.01.22)
Tropik bir yere giderim, Andaman Adaları gibi.
0
gabe h coud
(02.01.22)
İstanbul +1 :)

Pandemi bitsin, Beşiktaş bile olur :)
0
dreamnesiac
(02.01.22)
grand canyon, abd. engin manzaralara sahip coğrafi/doğal güzelliklerin hepsini görmek isterim.
0
erenderk
(02.01.22)
Yaklaşık bir sene süren dünya turu yapan cruiselar var. Onlara harcarım.
0
jazzabel
(02.01.22)
O kadar param olsa direkt ful dünya turu yaparım. 2017 parasıyla 30 küsur bin ile (Dolar 3,5 idi) Japonya'ya kadar Asya turu yaptım. Tabi kendi masrafım da ona göre. Hostelde kalış, uçak harici araç kullanımı, sokak yemekleri. Bitiminde para bile artırırım.
0
d max
(03.01.22)
(8)

hediye gelen eşyanın hatıra değeri

roket adam
selamlar arkadaşlar. evde yıllardan beri birikmiş bir sürü gelmiş ıvır zıvır eşya var, onları elden çıkarmaya çalışıyorum. mesela annem 2000'lerde ben daha ergenken doğum günümde swatch bi saat almış, epey kullanmışım, her tarafı çizik içinde, çalışmıyor. bir daha kullanmayacağım kesin, sırf var diy
selamlar arkadaşlar. evde yıllardan beri birikmiş bir sürü gelmiş ıvır zıvır eşya var, onları elden çıkarmaya çalışıyorum. mesela annem 2000'lerde ben daha ergenken doğum günümde swatch bi saat almış, epey kullanmışım, her tarafı çizik içinde, çalışmıyor. bir daha kullanmayacağım kesin, sırf var diye saklıyorum. bu saati biri almak istiyor şimdi, 150-200 lira vereceğim diyor.

bir yanım diyor ki senin kullanmadığın, rafta duran eşya başkasında yaşamaya devam edecek, üstelik para alacaksın ne güzel.

bir yanım da diyor ki insanlar düşünmüş ödemiş zamanında sana hediye almış, çalışmasa bile saklaman lazım. bu sefer de her taşınmamda vs bunları tutacak mıyım düşüncesi var aklımda.

siz ne yapıyorsunuz bu tarz eşyaları? hangisi doğrudur sizce?
0
roket adam
(01.01.22)
Her şeyin anısı var sonuçta. Çok özel hissedeceğin şeyleri sakla gerisini ver. Bir yerden sonra çöplüğe dönüyor iş. Yani dönüp bakmayacagin şeyler birikiyor.
Annenden başka bir hediye varsa saati de kullanmayacaksan ver derim
0
kisa
(01.01.22)
manevi değeri varsa sakız çöpünü bile saklarım.
0
rose parks
(01.01.22)
Tüm hatıraları tek bir kutuda saklıyorum.
0
cilekli krep
(01.01.22)
Eşyalara hatıra değeri vermiyorum. İşime yaramazsa atarım/satarım. Eşya eşyadır, hatıra olan fotoğraftır anıdır benim için. Eşyalara anlam yükledikçe ev doluyor.

Ben bu gözle baktığım için ailede çok eleştirirler :)
0
jazzabel
(01.01.22)
Ben olsam satmazdım, 80 yaşına geldiğinde o saate 5 dakika bakmanın vereceği duyguyu şu anda 5 dakikada harcayacağım para birimine değişmem.
0
msb
(01.01.22)
Ufak tefek şeyleri saklıyorum. Bu dediğim ve sattığım şeyleri fotoğraflamak güzel olabiliyor. Saklamasanız da anı geri çağrılıyor, his aynı oluyor. Sonuçta bu artık sizin anınız.
0
kullanıcıadımbuolsun
(01.01.22)
Sakla bence
0
photo85
(01.01.22)
Isime yaramiyorsa %99 atiyorum/satiyorum. Cok tasindmam bunu daha da kacinilmaz yapiyor. Cok nadiren sakliyorum, mesela hic giymememe ragmen annemin ordugu bir suveter var.
0
hot potato
(01.01.22)
(21)

Mutlu Yıllar!

himmet dayi
Herkese mutlu bir 2022 dilerim. İçimden geldi :)2021'de kalbini kırdığım birileri oldu ise affola.
Herkese mutlu bir 2022 dilerim. İçimden geldi :)

2021'de kalbini kırdığım birileri oldu ise affola.
0
himmet dayi
(31.12.21)
Mutlu yıllar dayıcım :)
İyi seneler…
0
erty_ksk
(31.12.21)
Sana da mutlu yıllar:)
0
Amaranta ursula
(31.12.21)
mutlu yıllar himmet, herkese mutlu ve huzurlu yıllar :)
0
msb
(31.12.21)
sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yeni yıl diliyorum sana ve herkese :)
0
Phoebe
(31.12.21)
herkese mutlu yıllar dilerim.

sana da himmetciğim :)))
0
blatta hiberna
(31.12.21)
Mutlu yıllar tabi ya :)
0
kisa
(31.12.21)
mutlu yıllar!

www.youtube.com
0
gabe h coud
(31.12.21)
Mutlu yıllar!
0
kobuzchu kiz
(31.12.21)
Yok abi kirdiysan da sonuna kadar hak etmislerdir allagina gurban mutlu yillar
0
floydian
(31.12.21)
herkese sağlıklı mutlu kazançlı sevgi dolu bir sene dilerim. umarım her şey düzelir ve hepimiz mutlu oluruz. gönülden diliyorum.
0
dafuq
(31.12.21)
mutlu yıllar :) şahane bir yıl olsun 2022.
0
engelbert humperdinck
(31.12.21)
Mutlu yıllar herkese :)
0
archmage mahmut
(31.12.21)
Mutlu yıllar!
0
jazzabel
(31.12.21)
inşallah.

hepimize sağlık, mutluluk, huzur dolu seneler nasip etsin rabbim.
0
alt4y
(31.12.21)
Gelecek seneleri heyecanla beklediğimiz nice mutlu yıllara olsun.
0
akhenaten
(31.12.21)
Mutlu yıllar. Herkesin yılı güzel geçsin inşşş <3
0
eazy
(01.01.22)
Çok sağol hocam sana da. Sana kırılacak adam da ne bileyim oldukça nankör biridir herhalde. Duyurunun resmen tek kişilik dev kadrosusun.
0
j r r tolkien hayrani
(01.01.22)
zamlar kötü oldu ya. çok fena zam gelmiş elektrik ve doğalgaza. hem mesken hem sanayi inanılmaz.
0
floydian
(01.01.22)
He dayı he, Finlandiya da Erzurum gibi he

Happy New yearr!!!
0
abuzer
(01.01.22)
Mutlu yillar xo
0
hot potato
(01.01.22)
herkese iyi seneler, umarim gelen gideni aratmaz.
0
cooperr
(01.01.22)
(17)

sesini en sevdiğiniz enstrüman nedir?

bugisme
sb?
sb?
0
bugisme
(31.12.21)
Gayda.
0
j r r tolkien hayrani
(31.12.21)
piyano.
(not: gitaristim :D)
0
nhk ni youkosu
(31.12.21)
Çello, kontrbas, bi de akordeon.
0
kobuzchu kiz
(31.12.21)
piyano.
0
rose parks
(31.12.21)
tenör saksafon ve ney.

gürültü yapacak imkanım olsaydı 7 24 durmadan saksafon çalışmak isterdim, alf dizisini ilk izlediğimden beri aklımda hep.
0
killerbee
(31.12.21)
kontrbas, bas gitar, piyano
0
south park in kapusonlu uyesi
(31.12.21)
tuba, trombon, french horn, trompet, saksafon, kontrbas.
0
erenderk
(31.12.21)
gabe h coud
(31.12.21)
Saksafon, elektro gitar.
Bir de synthizer sayilir mi?
0
stavro
(31.12.21)
ud
0
king lizard
(31.12.21)
Ben de kanun ve kemanı çok severim
0
mey17
(31.12.21)
saksafon, gayda, piyano.
0
blatta hiberna
(31.12.21)
Piyano
0
logisticsmanager
(31.12.21)
piyano, alto flüt, arp, mey.
0
la traviata
(31.12.21)
keman ve kanun.
0
pide
(31.12.21)
Düzenlemeye göre değişir bazen bas gitar köpek gibi gelir dağıtır tonu insanı, bazen de tambur. Oturtum önemli şey.
0
hedep
(31.12.21)
Keman
0
hot potato
(01.01.22)
(5)

Çok acil speaking geliştirmem lazım

kaptan maydanoz
En kısa sürede acil şekilde nasıl hallederim? Ankara'da kurs tavsiye edebilir misiniz? İntermediate seviyeyim şu an. Ama pratiğim sıfır.
En kısa sürede acil şekilde nasıl hallederim?
Ankara'da kurs tavsiye edebilir misiniz? İntermediate seviyeyim şu an. Ama pratiğim sıfır.
0
kaptan maydanoz
(31.12.21)
Cambly? En iyi pratikle gelişir ve pratik için de aklıma bu geliyor
0
kisa
(31.12.21)
Kursla pek gelismez. Gelisse bile "acil" olmaz. Online veya yuz yuze ozel ders mantikli.
0
hot potato
(31.12.21)
Cambly (Ya da hangi yöntemle pratik yapabiliyorsanız) +1
0
salihdt
(31.12.21)
Eve yabanci ogrenci al kira bedava de.
0
divit
(31.12.21)
Yabancı öğrenci alsa bir işe yaramaz, Erasmus öğrencileriyle kalıyorum, kimisi kulağından kulaklığı çıkarıp ''merhaba bile demiyor.'' Cambly+1
0
barguzhale
(31.12.21)
(9)

Deri Ceket Seçimi

depresif çocuk
1) https://bit.ly/3JuxBx92) https://bit.ly/3z7rb1W3) https://bit.ly/32MeGwBMerhaba arkadaşlar.Şu ceketlerden hangisini tavsiye edersiniz?
1) bit.ly

2) bit.ly

3) bit.ly

Merhaba arkadaşlar.
Şu ceketlerden hangisini tavsiye edersiniz?
0
depresif çocuk
(30.12.21)
Linkler calismiyor, bitly falan kullanmayi deneyebilirsin.
0
hot potato
(30.12.21)
hangisi karar veremedim. fakat kesinlikle 3 değil.
0
belkider
(30.12.21)
2 cok iyi. guzel renk. digerleri guzel renkler degil. bu benim kisisel gorusum tabii.
0
baldur2
(30.12.21)
hiçbiri :/
0
Ufuk
(30.12.21)
2. ama linkteki gibi zayıfsan normal deri ceket daha iyi olur
0
paintov
(30.12.21)
gecen biri gomlek diye sorup ceket linklemisti, siz ceket diye sorup gömlek linklemissiniz. ama guzeller yani zevklisiniz. 1 diyorum. modeller gibiyse bedeniniz hepsi iyi durur.
0
erenderk
(30.12.21)
2
0
gökyüzünerora
(30.12.21)
Üçü de kotu bence
0
stavro
(30.12.21)
1 veya 3. Ucu de asiri bu tarz bir sey icin.
0
hot potato
(30.12.21)
(6)

Atandım ama yüksek lisans

ddenizz
Devlet üniversitesinde yüksek lisansımı dondurmuştum bu sene devam edecektim ama atandım. Üniversite ve atandigim şehir birbirine çok uzak. Devam zorunluluğu olan dersler var. Bu konuda yapılabilecek bir şey var mıdır?
Devlet üniversitesinde yüksek lisansımı dondurmuştum bu sene devam edecektim ama atandım. Üniversite ve atandigim şehir birbirine çok uzak. Devam zorunluluğu olan dersler var. Bu konuda yapılabilecek bir şey var mıdır?
0
ddenizz
(30.12.21)
Hedef yoksa bırak. Yüksek lisansın amacı akademiye devam etmektir aslında. Ne sektörde ne de kamuda bir işe yaramaz.
0
garylineker
(30.12.21)
Zor kabul alınan bir programa alınmıştım bırakmak istemiyorum alanımda yüksek lisans önemli malesef
0
🌸ddenizz
(30.12.21)
Hocalara durumu açıklayıp devam zorunluluğuna uymasam olur mu de. Hatta her hafta bir gün gelip gözüksem olur mu da diyebilirsin.
0
dissendium
(30.12.21)
Sifir detay verildigi icin net yorum yapamiyorum ama program koordinatoruyle konusmayi dene. Cok dersin kalmadiysa belki idare ederler. Alan ne okul ne bilmiyoruz tabii ama neticede isi secmeyecek halin yok sanirim.
0
hot potato
(30.12.21)
Atandığınız ildeki bir üniversitede aldığınız dersleri saydırıp yatay geçiş yapmayı da düşünebilirsiniz
0
bbb_1
(30.12.21)
burada tek çıkış noktası ana bilim dalı başkanıyla konuşmak. bu pandemide bazı dersler uzaktan oluyorsa olabilir, yoklama almıyorlarsa olabilir, yoklamadan bırakmayız derlerse olabilir.

kağıt üstünde geçerli sebep olmadan sağlık vb. gibi dondurmazlar.
0
passion rules the game
(30.12.21)
(6)

4/64 gb telefonlar yeterli mi

denizciman
halihazırda 3gb ram/32 gb hafızalı samsung j7 prime kullanmaktayım.2017 başı gibi buna geçmiştüm galiba.arrık batarya ölü gibi. hafıza yetmiyor. ram de yetmiyor galiba donma kasılmalar oluyor.banka,borsa uygulamaları, biraz sosyal medya,biraz youtube/dizi vs izleme şeklinde bir kullanım için 4 gb ra
halihazırda 3gb ram/32 gb hafızalı samsung j7 prime kullanmaktayım.2017 başı gibi buna geçmiştüm galiba.
arrık batarya ölü gibi. hafıza yetmiyor. ram de yetmiyor galiba donma kasılmalar oluyor.
banka,borsa uygulamaları, biraz sosyal medya,biraz youtube/dizi vs izleme şeklinde bir kullanım için 4 gb ramli 64 gb hafızalı modeller yeterli olur mu 3-4seneliğine acaba?

samsung m21(4/64) ile a12 (4/128) düşünüyordum.
m21 ilk tercihim(ekram superamoled) ama kararsızım.
bunlardan kullanan veya başka modeli kullanıp önerebilecekler buyursun.
bütçe 3000 tl altı malesef.
0
denizciman
(29.12.21)
Ben de 5 yıla yakın redmi note 4 kullandım. 64 gb ydi. Her metroya bindiğimde tek tek gereksiz resim silmek hobim olmuştu. 128 den aşağısı kanser eder bence.
0
baal
(29.12.21)
çok fotoğraf çekmeyene 64 gb yeter bence. ram belki biraz çabuk dolar.
0
aokp
(29.12.21)
Telefonu aktif olarak kullanan birisi için gelecek seneleri de göz önüne alırsak 64gb yeterli değil bence. Ben de j7 prime'dan redmi note 10 pro'ya geçiş yaptım. 128gb da hafıza kartı takılı, telefonda 60gb dolu. Sd kart olmasa yanmışım.
0
kimlanbu
(29.12.21)
Ben de aynı sizin gibi j7 primedan m21'e geçmiştim.

1 yıldır 64 gb kapasite ile bir sorunum olmadı, ram ile ilgili bir problemim de yok ama 3 4 sene götürür mü derseniz emin değilim açıkçası.

Siz yüklenmeseniz bile insanların gönderdiği whatsapp telegram vs görselleri, videoları ile bi şekilde doluyor o hafıza. Düzenli olarak bakımını vs'sini yapar, hafıza kartına taşırım fazlalıkları derseniz dayanabilir ama.

Ben mesela kendim hiç foto, video çekmem. 1 - 2 gb'lık büyük oyunlarla işim olmaz ama şu an 52 gb doluymuş mesela.
0
savidan
(29.12.21)
teşekkürler gençler.yeni model arayışına giriyorum o halde. saolun varolun
0
🌸denizciman
(02.01.22)
64 gb yeter. 64 yetmiyorsa dijital biriktirme sorunu var demektir ki o durumda 128 de yetmez zaten.
0
hot potato
(02.01.22)
(9)

Yılbaşı paketi mi hediye çeki mi?

meraklitursucu
Çeşitli içki, yiyecek gibi malzemelerden oluşan bir paket mi yoksa market hediye çeki mi sizi mutlu eder?
Çeşitli içki, yiyecek gibi malzemelerden oluşan bir paket mi yoksa market hediye çeki mi sizi mutlu eder?
0
meraklitursucu
(28.12.21)
pakete ve çeke bağlı da, çek daha garanti
0
passion rules the game
(28.12.21)
Çek.
0
Amaranta ursula
(28.12.21)
hediye çeki
0
roket adam
(28.12.21)
Çek. Paketin içinde yemediğim tonla şey oluyor genelde.
0
himmet dayi
(28.12.21)
Hiçbiri, güzel bir zam :)
0
dreamnesiac
(29.12.21)
60 liralik ceki 100 liralik pakete tercih ederim.
0
hot potato
(29.12.21)
Çek.
0
since1907
(29.12.21)
çek plz
0
erenderk
(29.12.21)
ben paketi alayim.
0
posthuman
(29.12.21)
(2)

Ön yazı soruları

dissendium
İstanbul'a yakın bir yerde yaşıyorum. Bazı başvurduğum şirketler İstanbul'da. Ön yazıda İstanbul'da çalışmanın sorun olmadığını, uygun olduğunu nasıl belirtebilirim? İngilizce çevirisi için de fikir verebilirseniz güzel olur.İnternette ön yazı araştırdım ama ben çok uzatmak istemiyorum. Şöyle 10 cüm
İstanbul'a yakın bir yerde yaşıyorum. Bazı başvurduğum şirketler İstanbul'da. Ön yazıda İstanbul'da çalışmanın sorun olmadığını, uygun olduğunu nasıl belirtebilirim? İngilizce çevirisi için de fikir verebilirseniz güzel olur.

İnternette ön yazı araştırdım ama ben çok uzatmak istemiyorum. Şöyle 10 cümlelik kısa ve öz bir ön yazı işe yaramaz mı? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(28.12.21)
yaramaz.
daha buna bile özenmemiş, görev verince de özenmez diyebilirler. ön yazı zaten bunun için var.
mülakatlara rahatlıkla gelebilecek misiniz? eğer öyleyse adresi istanbul yapın?
0
rewlack
(28.12.21)
"Şöyle 10 cümlelik kısa ve öz bir ön yazı işe yaramaz mı?"
Yarar. On yazi zaten kisa ve oz olmali. Normalde bile cok okunmayan bir seyi uzatinca hic okumazlar.

Adres konusu: Ben olsam istanbul'da rasgele bir adres yazardim nasil olsa ise girince tasinacaksan. "Yakinda oturuyorum sorun olmaz" vs diye karistirmaya gerek yok.
0
hot potato
(29.12.21)
(3)

İnce ince bir kar yağar şarkısındaki ara müziği nerelerde kullanışmıştı?

ananiyimioguz
Seldağ Bağcan şarkısı. Mesela başka bir türkçe şarkıda geçiyor muydu?
Seldağ Bağcan şarkısı. Mesela başka bir türkçe şarkıda geçiyor muydu?
0
ananiyimioguz
(28.12.21)
Mos Def samplelamıştı.

(bkz: Supermagic)
0
heritage
(28.12.21)
Teoman - Tek Basina Dans
0
hot potato
(28.12.21)
Heh mos def'in kullandığını okudum da türkçe bir şarkıda da vardı onu çıkaramadım, teomandan hatırlıyormuşum thanks ^^
0
🌸ananiyimioguz
(28.12.21)
(17)

işimi kurdum, düzenimi kurdum artık evleneyim çoluğum çocuğum olsun.

karayel
çoğu insan bu cümleye harfiyen riayet ediyor. örnek; devlet kurumunda çalışıyorum buradaki insanlar kadroya geçer geçmez hemen evlendiler. böyle çok örnek var.mesela işini kurup, düzenini kurduktan sonra evlilik harici başka bir şey yapılamıyor mu?neden herkes bu kafada. ben hiçbir zaman böyle bir ş
çoğu insan bu cümleye harfiyen riayet ediyor. örnek; devlet kurumunda çalışıyorum buradaki insanlar kadroya geçer geçmez hemen evlendiler. böyle çok örnek var.

mesela işini kurup, düzenini kurduktan sonra evlilik harici başka bir şey yapılamıyor mu?

neden herkes bu kafada. ben hiçbir zaman böyle bir şey düşünmedim, tabi ki çok aşık olduğum bir insan olursa evlenirim ama kadroya geçip düzenim kuruldu hadi evleneyim falan diye düşünmedim, bana saçma geliyor.

kısaca insan hayatında zirve evlilik mi yani?

siz ne düşünüyorsunuz?

edit: yorum yazan arkadaşlar sanırım sadece başlığa göre yazıyor, dolayısıyla konunun özünü anlamayan çok insan olduğunu düşünüyorum.

evlilik kötü/kaka demiyorum, aşık olursam bende evlenirim hatta en çok ben evlenirim diyebilirim. ama bu şekilde evlenen insanlar sevdiği için değil o cümledeki sıra geldi diye herhangi birini bulup evleniyor. ortak bir işletme gibi bundan bahsediyorum.
0
karayel
(27.12.21)
İşimi düzenimi kurdum, düşünmüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.12.21)
çünkü insanların çoğu düşünüp sorgulamaz, sürüye uyar.
0
candide
(27.12.21)
Duzeni kursam da kurmasam da birine onunla evlenecek kadar guvenmem cok zor
0
stavro
(27.12.21)
çünkü çoğu insan için evlenmek liseden üniversiteye geçmek, üniversiteden sonra askere gitmek, askerden gelip işe başlamak gibi bir hayat basamağı... kadroya geçince de garantilemiş oluyorlar bir şeyleri...
0
tabudeviren
(27.12.21)
Herkesin hayatına kimse karışamaz. Belki de gerçekten evlenmek istedikleri için evleniyorlardır. Herkes böyle yapmak zorunda değil tabii ki. Kafa yapısıyla alakalı.

Bana mesela 1 milyon dolar da versen sapıtacak bir adam değilim. Finalde yine evlenmek isterim.

He bir de kadro olayı biraz farklı. Üniversiteler aynı soyadlı onlarca çift ile dolu. Sorsan torpil yapmadık derler. Bir çeşit kapak atma operasyonu da olabilir.
0
dissendium
(27.12.21)
evlilik zorla olan bi şey değil (genelde). isteyen evleniyor, istemeyen evlenmiyor. evlenenler için evlilik basamak da olabilir zirve de dip de anlamsız bi formalite de zevk de hobi de iş de gereklilik de. her şey olabilir yani. bazılarının bu kafada olmalarının bu kafada olmayanlara nihayetinde bir zararı yok. sözde bu basamakları uygulamak istemeyince büyük resmi görmüş, olayı çözmüş, saçmalamış veya mamış da olmuyor kimse. asıl bu kadar karşı olanlar/her fırsatta evliliği kötüleyenler evliliği çok büyütüyor gibi geliyor bana da.

kısaca bazı insanların hayatında zirve evlilik olabilir, bazılarında olmayabilir. biri diğerinden yeğ değildir.
0
erenderk
(27.12.21)
cocuk yaparsam yaslanip elden ayaktan dustugumde bana bakar, arada hatrimi sorar diye dusunuyorlar.
0
hot potato
(27.12.21)
Biraz yaşam tarzı ile alakalı. Ben aslında toplumun insana dayattığı gibi göründüğü ; üniversiteyi bitir ,iş bul ,evlen, çocuk sahibi ol döngüsünün yanlış olduğunu düşünmüyorum. Aksine kendime çok uygun buluyorum. Yaşım çok ilerlemeden çocuk sahibi olmak istiyorum. Benim anne-babam geç çocuk sahibi olmuşlar bu nedenle babamla öyle top oynamışlığım vs çok yoktur. Bu nedenle yaşım çok ilerlemeden çocuk sahibi olup, çocuğumla eşimle uzun uzun vakit geçirmek istiyorum
0
bbb_1
(27.12.21)
Evlilik doğru kişiyle olursa gayet güzel bir şey. Daha güvenli bir yaşam ve ekonomik açıdan da daha rahat oluyorsun.

Ben özgür insanım, evlenmem diyenlerin zorlama evlilik yapma ihtimali daha yüksek. Birini tanıdın hoşlandın, ekonomik durumlarınız ve entelektüel seviyeniz de denk diyelim. Evlilik bu durumda gayet mantıklı
0
garylineker
(27.12.21)
Benim düşünceme göre evlilik, insanların doğup büyüdükleri ve beraber yaşadıkları aile hayatından sıyrılıp, kendi düzenlerini kurmalarında bir basamak. Belli bir yaştan sonra anne baba ile anlaşamıyor insan, e evlenip kendi evine geçmek hatta deyim yerinde ise kaçmak güzel bir seçenek oluyor. Tabi belli yaştan sonra yapılan evlilik baskısı da var. Ancak siz zaten kendi ayrı evinizde, kendi düzeninizdeyseniz evlilik düşüncesine ısınmak daha da zorlaşıyor. Açıkçası ben tam olarak bu durumdayım. Direniyorum hâlâ bakalım, ben genel kanıdan farklı düşünüyorum şimdilik; yalnızlıktan ölmeyeceksem, evlilik şart değil.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.12.21)
çünkü daha iç rahatlatıcı. "doğru yapıyorum" hissi uyandırıyor insanda. hatta toplumun bazı kesimlerinde evlilik, askerlik, çocuk yapmak için uygun görülen yaşı geçtiğinizde bile kınanırsınız.

evlilik zirve değil ama çok önemli bir köşe taşı. evlilikten sonra gurur duyacağınız çocuklar yapmanız gerekiyor. sonra onların da hayatlarını sizin gibi toplumun standardına ve normlarına uygun bir şekilde yaşamaya zorlamanız gerekiyor.

bir de çok dışa dönük bir insan değilseniz evlenmeyip n'apacaksınız? :P insanın yaşı ilerledikçe partner bulması zorlaşıyor, bu yüzden yaş ilerlemeden hallediliyor sanırım bu işler.
0
rahip janick
(27.12.21)
yapacak bir şey kalmayınca evleneyim bari diyor olabilirler.
0
respect
(27.12.21)
İki sebebi var. Birincisi insanlar çocuk yapmak istiyor. Bunun için mevcut toplum normlarında evlenmeleri gerektiğini düşünüyorlar.

İkincisi de insanlar yaşlandıklarında yalnız kalacak olmaktan korkuyorlar. Uzun dönemli karşılıklı bir bakım anlaşması olarak görüyorlar evliliği.
0
pispinti
(27.12.21)
30 yas ustu bekarsan etrafinda kac tane adam kaliyor bir bak o zaman soruna cevap bulursun.

Ben soyleyim 1 tane bile kalmiyor.
Evlenen evine kapaniyor seninle gorusmuyor.

Kariyla kizla da arkadaslik bir yere kadar.
Normal cevrenden oyle kiz da bulamazsin.

Cogu insan mecburen evleniyor.
Yoksa 40 years old virgin filmindeki gibi evde maket boyuyorsun.
0
divit
(28.12.21)
Bunlardan bir kısmı zaten evlenebilmek için düzenini kurmayı bekliyor. Eğer evlenme hayaliniz yoksa bir dolu şey var tabii hayatta. Kadınlar için doğurganlık dönemi maalesef kısa, ama erkekler öyle değil.
0
SiyamkedisiZorro
(28.12.21)
Başka yapacak bir şey olmadığı için galiba. Bunu birlikte olduğu biri olmadığı halde bu şekilde dile getirenler bile var. Sanırım siz de onları kastediyordunuz sorarken. 4-5 yıl önce evliliği kötüleyen, saçmalığına dair vaaz veren arkadaslarimdan bile o cümleyi su aralar duyuyorum, 30'a yaklasildigi ya da geçildiği sıralar yani şu ara derken.
0
encokbenisevinnolur
(28.12.21)
(13)

Babamın pazar çılgınlığı, bu normal mi?

hadi ya la
Kendisi 64 yaşında, annemle birlikte iki kişi yaşıyorlar evde. Köyde yoksulluk içinde büyümüş, meslek sahibi olunca durumu düzelmiş biri.Kendimi bildim bileli her gün iş çıkışı şehrin farklı yerlerinde kurulan pazarlara gidiyor. Kilolarca ihtiyaç olmayan sebze meyve ile geliyor eve. Geçen gün 10 pak
Kendisi 64 yaşında, annemle birlikte iki kişi yaşıyorlar evde. Köyde yoksulluk içinde büyümüş, meslek sahibi olunca durumu düzelmiş biri.

Kendimi bildim bileli her gün iş çıkışı şehrin farklı yerlerinde kurulan pazarlara gidiyor. Kilolarca ihtiyaç olmayan sebze meyve ile geliyor eve. Geçen gün 10 paket peynir almış, bembeyaz sünger gibi 10 kilo domates ve onlarca poşet ihtiyaç olmayan sebzeyle gelmiş. Neredeyse her gün böyle

Annem de her seferinde yakınıyor, anlatamıyorum bu adama diye bana dert yanıyor. Bütün balkonlar, dipfriz, buzdolabı, kiler ağzına kadar gıdayla dolu. Her hafta kilolarca sebze meyve çürüdüğü için çöpe gidiyor. Anneme kullan işte yemekte yeriz diyor ama bunun mantıklı bir açıklaması yok.

Bu normal olabilir mi, ne yapabiliriz?
0
hadi ya la
(27.12.21)
Oniomania, bir hastalıktır. Psikiatrik destek almanız lazım.
0
Mirket
(27.12.21)
çarşı pazar işi hobisi olmuş. ihtiyaçtan fazla almak tabi ki normal değil.
0
lazpalle
(27.12.21)
Bence de alisveris hastaligi var. Bunu kiyafet kozmetik falan ilgisi olmadigi icin gida alisverisiyle yansitiyor.
0
hot potato
(27.12.21)
aa aynı benim babam. benim gözlemime göre 1. can sıkıntısı ve hobi olarak yapıyorlar bunu
2. bol alışveriş yapıp eve gelince saygı görecekmiş diye düşünüyorlar

ülkemizdeki 60 yaş üzeri erkekler normal değil bence, düzelmez.
0
dafuq
(27.12.21)
bu artık ülkemizde yaşamanın ve mutsuzluğun bir sonucu. sürekli tasarruf etme kar etme kafa yapısıyla bozulan algı. bir sürü emekli ve travmatik kişide görülen hareketler.
0
mikahakkinen
(27.12.21)
Maalesef hayatın bir döneminde yoksulluk ya da yokluk yaşamış insanlarda yaşanan bir durum.

Şimdi imkanım varken alayım, ilerde bir aksilik olur alamam düşüncesiyle alıyor.

Bir dönem ben de yaşadım benzerini oradan biliyorum.

Bir de diğer arkadaşların dediği gibi, yaş ilerledikçe ben işe yaramıyorum algısı oluşuyor büyüklerde. O yüzden "bak yemek getirdim" gibi şeylerle işe yarar hissetmeye çalışıyor. Anladığım kadarıyla aranız kötü değil. Bazı konulara dahil edin. Fikrini alın falan. Önemli hissetsin.

Konuşmayı deneyin baktınız olmuyor bir destek iyi olabilir. Uygun bir dille anlatırsınız.
0
anten
(27.12.21)
Bi gün satın alıyorsa bi gün gıdayı işlemekle geçirmeye ikna edin. Kurutsun, kavanoz yapsın, reçel yapsın vs. Böylece hem yemekler bozulmaz, hem daha az alışveriş yapar, hem de işe yarar hissetmeye devam eder. Fazla şeyleri de komşulara, ihtiyaç sahiplerine falan dağıtırsınız.
0
plutongezegendegilmi
(27.12.21)
Bunun üstüne gitmek lazım, benim önerim pazar tezgahı kiralayıp. Bir süre halden bolca alsın satsın. Belki rahatlar içi. Alma duygusu körelebilir.
0
ykyt
(27.12.21)
En guzel yorumu dafuq yapmis. Yoksulluktan degil.

"bol alışveriş yapıp eve gelince saygı görecekmiş diye düşünüyorlar"

Suradan super peynir buldum muhabbeti gibi iste. Peynir kimsenin umrunda degil.
Adam bir sekilde "ise yariyorum hala olmedim" davranisi gosteriyor.

Duzelmez ben duzelen gormedim.
Pazari birakinca da baska seye saracak. Atiyorum saatci bulacak hergun onu darlayacak.
Haftada 2 kere evdeki saatleri tamir ettirecek.
0
divit
(27.12.21)
babam da sürekli çay bardağı alıyor. alışveriş hastalığı işte sosyalleşmek için çarşı pazar geziyor. yapıyor böyl şeyler babalar.
0
Hallegadola
(27.12.21)
normal değil. azaltmasını sağlayabilirsiniz. baba bana 1 kilo kars kaşarı alır mısın gibi? hedef verin. dedem de sezonluk ürün seçer şu sıralar şehir dışından pekmez getirtiyor. herkese getiriyor.ama atılmıyor.
0
gatherer
(27.12.21)
@plutongezegendegilmi + 1 —burada önerilen satın aldıklarını işlemek uğraşı, bir yakınımız için işe yaramıştı. bir sürü domates aldıysa; gel otur bunun salçasını yap o zaman diyeceksiniz. hem meşgul olmuş oluyor, hem daha işe yarar hissediyor, hem de mutfaktaki dengeyi (her yerin dolup taşması) az buçuk kavrayınca daha dengeli alışveriş yapmaya başlıyorlar.
0
kaptankedi
(27.12.21)
hobi bahçesi en güzel çözüm.

arkadaşımın babası 2 dönüm bahçe arazisi aldı. sıfırdan herşeyiyle 2 katlı ev ve sebze bahçesi, kümesler vs. hepsini kendisi yaptı tek başına, yardım almadan. bir yerden sonra kendini amorti de eder. salkım domates satar, ot satar (reyhan, semizotu vs) keklik, tavşan satar, organik yumurta satar.
0
gabe h coud
(27.12.21)
(21)

Keşke farklı şekilde yapsaydım dediğiniz şeyler

dissendium
Keşke farklı şekilde yapsaydım dediğiniz şeyler var mı, varsa neler?Biraz daha açıklamaya çalışayım. Üniversitede seçmeli dersler vardı zorunlu. Ben de gidip birkaç dersi enerji alanından seçmiştim. İklimlendirme dersi gibi. Şimdi o alanda çalışmak istemiyorum. Keşke o dersi seçmeseydim, başka bir d
Keşke farklı şekilde yapsaydım dediğiniz şeyler var mı, varsa neler?

Biraz daha açıklamaya çalışayım. Üniversitede seçmeli dersler vardı zorunlu. Ben de gidip birkaç dersi enerji alanından seçmiştim. İklimlendirme dersi gibi. Şimdi o alanda çalışmak istemiyorum. Keşke o dersi seçmeseydim, başka bir dersi seçseydim diyorum. Daha iyi olabilirdi.

Sizin de böyle küçük ya da büyük pişmanlıklarınız var mı? Puanınızın yetmesine rağmen tıp tercih etmemek gibi şeyler de olabilir.
0
dissendium
(27.12.21)
İlk senemde ben kendime geleyim diye beni ana dal dersim olan Gitardan bıraktılar. Oysa fakülte içi geçişler çok kolaydı ve risksizdi Ses Teknolojileri bölümüne geçebilirdim. Gitar çalmaktan bezmiş bir hale gelmiştim emeğimin karşılığını vermeyen bir enstrümandı ve ortam gereği üzerimizde inanılmaz bir baskı vardı. Hem sosyal hayatımdan oldum, hem de panik atak hastası oldum. Günün sonunda sadece klasik müzik gitaristi oldum ve o da para etmiyor. Oysa müzikten anlamak bir tarafa dursun elektronik, coding ve donanım benim zaten nerd ü olduğum bir şeydi yerim tamimiyle Ses Teknolojileriydi. Bunun yanında mutsuzca sırf alışkanlık olduğu için süren ilişkim. Ailemin benim hayatıma karşı olan vurdum duymazlığı. Neyse gece gece açtı kutuyu zor kapanır.
0
guitarissimo
(27.12.21)
Ohoooo nereden başlasam

* AFL'yi kazanınca zekiyim ben yaparım her şeyi tanrıyım ben diye dolandım 1.5 sene, sonra kurtaramadım tabii.

* Yine de h*cettepe yerine yarı burslu da olsa bilkent gitmeliydim

* İlkokulda ailem gitar hocasıyla tanış bi, istersen ders aldıralım dediğinde gidip meh diyip reddetmem büyük hataydı.

* Anksiyete sahibi ama extrovert biriyken yıllarca kendimi introvert sanıp kandırmam da gelişimime zarar verdi.

* Yine korkup sevgili edinmeye uzun yıllar uğraşmadım. Sonra olaya acemi olduğum için ilk sevgilime çok aşırı abartılı sevgi gösterdim, bunaldı gitti; sonraki ilk ciddi ilişkimde de sevgimi yansıtamadım istediğim kadar, ondan gitti. Şimdi çözdüm gibi bilmiyorum.

* Yine lisede beden eğitimi dersi yerine kesinlikle müzik seçmeliydim.

* Ha bir de sivilcelerimle oynamamalıydım izler iyileşti bayağı ama psikolojik olarak hala o eski halindeler kafamda hkgfdlh
- - -

Sanırım büyük pişmanlıklarım bir tek ilişkiler konusunda. Diğer her şey yoluna girdi.
0
aguen
(27.12.21)
spor abi spor. çocukken hem futbolu hem basketbolu şahane oynardım, kulüplerden teklif almıştım ki basketbolda o zamanki Ülkerspor'un altyapı sorumlusu tarzı birisi ilgilenmişti ama ailem ne yazık ki hiç üstüne düşmedi. atlattık artık tabii ama ne zaman düşünsem çok üzülürüm. ben çekingen çocuktum, fazla yırtık değildim, o yüzden kendi başıma o işlere girişip kulübe yazılmak ve bu yolu zorlamak akıl edebildiğim bir şey değildi. bir de hoca kontrolünde oynamayı sevmiyordum, o yüzden kaçtım biraz.

annem babam bu yeteneğimin farkındaydı aslında. evde akşamları haber yerine basketbol maçı izlenirdi ki babam ters adamdır, normalde böyle şeylere kızar. akşam izlemeyi geçtim bazen ben rica edince gece 3'te nba maçına bile kaldırırdı, uyandırmazsa ertesi gün çok üzülüyorum diye kıyamazdı, "iyi madem ben gece uyumıcam boyum kısa kalıcak gelişemicem diyorsan izle pezevenk bana ne" derdi kdkdkdld. evde bile potam vardı, okulda zaten hep oynuyordum ama okul yoksa sürekli alıp götürürlerdi ya okula ya başka potaya, sürekli oynardım yani.

kısacası ben bilinçsizdim ve ailem de bu tutkumu profesyonelleştirmem için yardımcı olmadı, hiç "oğlum emeksiz başarı olmaz, koçla da oynaman lazım, canını dişine takıp bol bol azar yiyip her şeyin üstesinden gelmen lazım" demediler. halbuki çocuğum ben, ne kaba soksan onun şeklini alacağım zaten ama yok abi, biraz fazla serbest bıraktılar, maymun gibi herif oldum çıktım sonra.

bazen "sen o disipline gelemezdin, takıma soksalar da profesyonel oynayamazdın, karıya kıza uyuşturucuya düşerdin, hem zaten boyun uzun değil" diye avutuyorum kendimi...

ama diğer taraftan... belki çocuk yaşta kulüpte disipline edilseydim farklı bir gelişim süreci (hem mental hem fiziksel) geçirebilirdim. bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

şu an ayakta zor duran bir şişkoyum. iki üç sene önce okuldan arkadaşlarla biraz oynamıştım bir gün. çok şaşırdılar. oha aq sen 10 dakika yolu üç saatte yürüyen adamsın, nasıl böyle oynuyorsun, babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi muhabbeti olmuştu. gururum okşanmıştı, çok mutlu olmuştum ama eve geçince ağlayacaktım neredeyse.

bi jordan olmazdık belki ama royal halı gaziantep'te rotasyona girerdik be abi. yazık oldu. ailem hep sevdiğim şeyler için beni destekledi ama yönlendirmedi... olm ben 8 yaşındayım desenize oğlum seni kulübe verek, gitmiyorsan kurşuna dizeriz gitmen şart diye. anca "oo kralsın kamki yapıyosun bu işi haa" diye gazlayıp öyle kenardan izlediler. ünlü filozof uğur ışılak'ın da söylediği gibi... bu kafayla kurulamaz koalisyon.

kısacası çekingen olsam bile şu ana kıyasla çok daha az ürkek olduğum, dünyayı tanımayan bir çocuk olduğum dönemde cesaret edip "koç boyunduruğu" altına girme konusunda direnç göstermemiş olsam belki şu an her şey farklı olabilirdi. en büyük pişmanlıklarımdan, "acaba nasıl olurdu"larımdan biri, belki de en derini budur.
0
der meister
(27.12.21)
keske o evlilik teklifini kabul etseydim. en buyuk pism. bu.

keske bana mobbing yapan kadini sikayet etseydim isten stifa edecegime.

keske o arkadasimla kusmeseydim.

keske bana ortalama ustu kazandiracak o isi kabul etseydim birkac yil once. is kolaydi da basarisiz olmam mumkun degildi. bu is bircok derdime kisa vadeli uzun vadeli dermandi.
0
Kittie
(27.12.21)
Keşke sarışın kıza evlenme teklifinde bulunsaydım. Şimdi çoluğa cocuğa karışmıştım. Swh.

İşin aslı, böyle büyük bir keşkem yok. Çünkü keşke demeyeceğim şeyleri yaptım ve her fırsatı değerlendirip, denemeye gayret gösterdim. Bir ihtimal son ciddi ilişkimin böyle uzun sürmesine izin vermeseydim diyebilirim. Ama herşey bazan senin elinde olmuyor.

Düşünüyorum artık çember daraldı. 1 yıl içerisinde ya çok keşkem olacak ya da bu başlığı okurken gülümseyeceğim.
0
baldan kaymak
(27.12.21)
Yani bu butterfly effect olaylari biraz karisik. Ben de sorsan "keske 5 sene once ayrildigim sevgilime karsi daha ilgili davransaydim, daha fazla cabalasydim" diyorum ama o 5 sene icinde cok iyi arkadaslarim oldu, muhtemelen sevgilimin cevresinde kalsaydim muhtemelen onlarla tanismazdim. Ayrilmamin hayatima net olarak pozitif etkisi oldu sanirim ama ote yandan o zamandan beri tek bir iliskim bile olmadi, bir daha da ne zaman olur bilmem.

Gene klasik, universitede tip veya bilgisayar muhendisligi gibi dise dokunur bir sey okusaydim diyorum. 20'li yaslarimda hic zora gelemeyen bir yapim vardi, simdiki aklim olsa buyuk resme odaklanirdim hehe.

Diger yarismacilar gibi zamaninda bir spor ogrensem fena olmazdi. Yani hala gec degil de sifirdan baslamamis olurdum.
0
hot potato
(27.12.21)
o kadar çok var ki. hayatı baştan alsaydım daha iyi olurdu.

bir kaç tanesini yazayım:

üniversite sınavında derece yaptım, herhangi bir okulun herhangi bir bölümüne gidebilirdim ama saçma bir yere girdim. Girdikten sonra çok sevdim, okulu ve arkadaşlarımı ama başka bir yerde de oranın insanlarını ve ortamını severdim.

iş hayatında yaptığım yanlışlar var. 25 yaşındayken büyük bir bankanın iştiraklerinden birinde mali işler direktörlüğü görevini yaşım ve tecrübem yetmez diye geri çevirmiştim. aşırı saçma bir hareket.

2009'da fransız bir kız arkadaşın ilişki teklifini reddetmiştim: bu işlerde o kadar saçmayım ki, kız bana "beni lütfen incitme, çok incindim" dediğinde aslında ilişkimizin çoktan başladığını düşünmüş. ben sadece türkiye'de iyi vakit geçirmesi için empati yaparak ona destek oluyordum ama yanlış anlamış. uzak ilişki bana göre değil diyip hızlı bir şekilde çözdüm olayı ve kız da garip bir şekilde aynı gün dostluğa çevirdi ilişkiyi. ilişki mi, ne ilişkisi :) neyse öyle saçma bir şey. şimdi çok sevdiğim bir insan, evli ve 3 kız annesi, kızlar inanılmaz olağanüstü şirin şeyler ama bizim olabilirdi o kızlar. bizimki belki o kadar sarışın olmazdı :) ama güzel olurdu. ondan sonra yaşadığım o kadar dramaya da gerek olmazdı belki. ama aşık değildim, ilişki aklımdan bile geçmiyordu.

sonra sözlükten biriyle tanıştım, çok kültürlü biri, benden çok daha fazla kültürlü, bilgi birikimi olsun, zekası olsun, pırlanta gibi. profesyonel voleybolcu. benden epey uzun ve çok daha güçlü :) bi baldır var, benim koşucu baldırımın iki katı. ama kötü durmuyor, orantılı. yere öyle sağlam basıyor ki, iki kolumla kaldırmaya çalışıyorum ama ayağını santim hareket ettiremiyorum. aynı zamanda biontech kurucuları gibi araştırmalar yapan doktor. yurtdışında üniversitelerde araştırmalar yapıyor. adını koymadığımız bir kaç ay süren ilişkimiz oldu. sonra görüşmeyi kestik. orada minik bir keşkem var. bir sene sonra tekrar gördüğümde obez olmuştu. en az 30-40 kilo almıştı. tabii ki, benden kaynaklı diyecek egom yok ama belki bir şeyler yaşadı ve ben destek olabilirdim derim hep.
0
gabe h coud
(27.12.21)
Seo,dijital marketing, google analytics gibi konularda tum dunyanin cahil oldugu bir donem vardi.
Ben bunu daha amerika'da moda olmadan kesfetmistim. Google bile olayi anlamayip bedava veriyordu datayi.
Hatta google hesabim cok eski oldugu icin su an menuler bile calismiyor, google benim hesabi bozdu komple bug'da kaldi hesap.

O donem bu isten para kazanmayi kendime yediremedim.
Muhendisim illa kod yazicam diye dusunuyorum.
Cok aptalca ve cok basit geldi, menuden 2 tane degiskenle oynayip google'da onemli bir konuda ilk siraya geliyordum.

Benden 100 kat cahil arkadaslara gosterdim, simdi onlar silikon vadisinde villada yasiyor. yesil cimlerini bicip, sonra karisi jessica'yi opuyor.
haftasonu cocuklarinin beyzbol macini konusuyorlar.

Turkiye'de kalanlarin da 2 milyonluk arabalari 100bin tl maaslari var.
Ve bu heriflerin hic calismasi gerekmedi sadece menuden 2 yere tiklayarak head of marketing oldular.
0
divit
(27.12.21)
dogduguma pismanim diyebilirim ehehehhw
0
ala09
(27.12.21)
yazılanları okudum hayatımı gözden geçirdim ve hiç bulamadım. :) hiç yok. hep ortalama bir hayatım oldu. ne en önde oldum ne sona kaldım. hep ortalarda oldum hayatım boyunca. :)))
0
naksidil
(27.12.21)
4 ay önce birine bir şey söyledim, üstelik 4/5 alternatifi düşündükten sonra en kötü seçeneği seçtim. bu sıralarki en büyük pişmanlığım. genel olarak hayat pişmanlıkları içerisinde pek bir şey yok. genel olarak böyle iyiyim. sadece bazen liseyi bırakmasaydım sosyal yeteneklerim çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum o konuda ufak bir pişmanlığım var ama bu sadece sosyal zeka ve becerilerim için geçerli mesleki anlamda elbette faydası olurdu ama bu o kadar da önemli değil, internet lebiderya bilgi konusunda.
0
selam
(27.12.21)
İş hayatında daha "talepkar" işlere kariyerimin ilk yıllarında atılmaya çalışırdım. Aile firmalarında çok vakit harcadım.
0
trixi
(27.12.21)
Her şeye rağmen okumak için İstanbul'da kalmak yerine Ankara'ya gitmeyi göze alsaydım.

4 Haziran 2013'ü tekrar yaşayıp o gün verdiğim kararların tam tersini yapsaydım.

Bu ikisi şimdilik yeterli gibi.
0
south park in kapusonlu uyesi
(27.12.21)
Birkaç keşke de benden gelsin:

- Lisede ve üniversitede 2. bir dil öğrenme şansım vardı keşke üzerine eğilseydim.
- Ailemden başka şehirde üniversiteye gitseydim.
- Bir arkadaşım ile kötü ayrıldık keşke öyle kesip atmasaydım.
- Ülkeden ayrılmak için daha erkenden çaba harcasaydım.
0
peki madem
(27.12.21)
aslında ciddi anlamda yok öyle ah keşke dediğim şey ama soruyu okuyunca lisans son sınıftayken bi hocamın bana ve en yakın arkadaşıma "gpa'iniz yüksekmiş, amerika'da bütünleşik doktoraya başvurabilirsiniz. bunu bi düşünün." dediği an aklıma geldi. demek ki içten içe öyle yapsaymışım diyorum.
0
erenderk
(27.12.21)
yıllar önce çok samimi olduğum bir arkadaş grubu ile saçma sapan bir olaydan dolayı iletişimimi sonsuza dek kopardım. bende de onlarda da hata vardı. keşke o zaman krizi daha düzgün yönetseydim.
0
iwillsee
(28.12.21)
Yurtdışında kalmaya kassaydım keşke. 1 sene bitti mal gibi döndük hemen.
0
d max
(28.12.21)
bir cocuk vardi, bir is toplantisinda tanistik, bana yürümedi, kostu. Ben de cok rahatsiz olmustum, napiyo bu ya? sapik mi bu ? diye söylenip durmustum, daha sonra yine konusmaya calisti, teklif etti ama ben tanimadigim icin de kactim.
bu bugünlerde oluyor, o yüzden pismanligim, baska bir arkadasimla fotografini görünce ona sordum megerse tam benlik biriymis.
0
durgunfoton
(28.12.21)
sıgaraya hiç başlamamalıydım.
0
marul hirsizi
(28.12.21)
hangi birini sayayım.
arkadaş ilişkilerim,
üniversite tercihim,
kpss tercihim,
off offf
0
sizofren06
(29.12.21)
Valla pişman olduğum bazı şeyler var ama halen ne olduğunu tam olarak belirlemedim bir türlü.

2007 senesinde üniversite eğitimini İngilizce olarak seçmem, hayatımın en doğru kararıydı. Hazırlık sınıfını geçip, birinci sınıfa başladığımda iyi kötü bir İngilizce altyapısı vardı.

- Mallığım bu pişmanlığın üstüne koymamaktır. Ulan İngilizce seçmişsin, üstüne koysana mal mısın?

- Üniversite geçirdiğim 4+1 seneleri bir insan anca bu kadar boş geçebilir. Gerçi İngilizce ile ne kadar utangaç biri olduğumu hazırlıktayken fark etmiştim. Bu açından olumlu tabii ama bugün düşünce ne kadar mal olduğumu görebiliyorum. Dönüp dönüp ne kadar malmışım diyorum sürekli.

Daha fazla sinemaya gitseydim, daha fazla kitap okusaydım. Bir şeyler yapsaydım keşke.

- Valla bilmiyorum cidden. Ortada bir pişmanlık var ama çözemedim. Dur bakayım, halledeceğiz inşallah.
0
put it in your appropriate place
(29.12.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.