Giriş
(25)

Ailenize sitem eder miydiniz? -2

deveyidiken
Toplam 22 senesini İsviçre'de yaşamakla geçirmiş ancak bu 22 senenin sonunda İsviçre'den vatandaşlık alamayarak Türkiye'ye dönmeyi tercih etmiş bir aileye sahip olsaydınız bunu ailenizin yüzüne vurur muydunuz?"Bu da dert mi be olm" diyebilirsiniz ama son 10 yıldır falan bu gerçek beni her geçen yıl
Toplam 22 senesini İsviçre'de yaşamakla geçirmiş ancak bu 22 senenin sonunda İsviçre'den vatandaşlık alamayarak Türkiye'ye dönmeyi tercih etmiş bir aileye sahip olsaydınız bunu ailenizin yüzüne vurur muydunuz?

"Bu da dert mi be olm" diyebilirsiniz ama son 10 yıldır falan bu gerçek beni her geçen yıl daha da derinden yaralıyor. Ülkenin içinde bulunduğu şartları görünce bir kağıt parçasının aslında ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

sizin tepkiniz ne olurdu?

Edit: Önceki duyuru küfürden ötürü silindi, yeniden düzenledim.
0
deveyidiken
(03.02.22)
Almayarak Türkiye'ye dönmeyi tercih etmiş bir aileye çok ciddi olmamakla beraber "Ah be kalaydınız ya orada" diye düzenli olarak söyleyebilirdim.

Kalamadılarsa ama yapacak bir şey yok.

Kimi kağıt parçaları çok önemlidir, hayatlar kayıyor bazı kağıt parçaları uğruna.
0
hedep
(03.02.22)
Siz burada mıydınız? Olay tam anlaşılmıyor.
0
rose parks
(03.02.22)
Ben ve abim İsviçre'de doğduk ve abim sonrasında "Ben İsviçre'yi istemiyorum" dedi ve annem babam da ona uyup oturumu iptal etme kararı aldılar. Benim bir ağırlığım yoktu tabi 12 yaşında. Şu anki düşünce yapısına sahip değildim.

2013 yılında turist olarak gittiğimde bazı şeyleri görmeye başladım.

Ayrıca öncesinde bir kez ailem vatandaşlığa başvuruyor ama yaşadığımız belediye ret veriyor. Başka yere taşınıp yine başvuru yapabilirlerdi ama yapmamışlar. Her kantonun yasası bir olmadığı için birinin ret verdiğine öteki tamam diyebiliyor.
0
🌸deveyidiken
(03.02.22)
Sitem etmem tabi ki.

Birincisi zaten vatandaşlık alamamışlar. Diğer yere başvursalar alabileceklerinin bir garantisi yok. İkincisi de "X iyi TR kötü" gibi bir akım/moda var şu aralar ama ben şahsen katılmıyorum, ekonomi kötü ama iklim güzel mesela, şu an kazandığımın 2-3 katını verseler gidip İsveç'e yerleşmem.

Aslolan "isteği" kontrol altına almak bence. İsviçre'de olsan o zaman da "niye daha çok kazanmıyorum" diye şikayet ederdin belki. Sürekli daha fazlasını istemek yerine elde ne var, iyi yönleri neler, bir de ben neyi daha iyi yapabilirim düşüncelerine odaklanmak daha sağlıklı geliyor bana mental açıdan.

Bu arada benim dedem de TR'ye gelirken, kardeşi ABD'ye göç etmiş. Şimdi kuzenlerle aramızda maddi açıdan uçurum var, ama gidip dedeme sitem etmek hiç aklıma gelmemişti :)
0
plutongezegendegilmi
(03.02.22)
10 yıllık mevzu, olmuş bitmiş. Böyle geçmişe bağımlı yaşayıp aileyi suçlamak biraz yanlış. Birey olarak sen ne yapabiliyorsun ona bakmak lazım, önüne bak yani artık boşver.
0
roket adam
(03.02.22)
@ roket adam

Sorun şu ki, mevzu önünü görememek. Görebilseydim elbette umursamazdım bile belki.
0
🌸deveyidiken
(03.02.22)
Tamam da bu da senin sorunun artık yani. 10 yıl önce alınmış kararı irdelemenin bir manası yok yani, o karar verilmiş bitmiş. Kurban psikolojisine girmeye gerek yok, yetişkin gibi mevcut durumu kabullenip ona göre önüne bakacaksın. **bence**.
0
roket adam
(03.02.22)
Hocam seninki yine iyiymis, eski ofiste bi cocugun babasi turkiyeye donunce cocugun belcika vatandasligini iptal etmis sadece turk vatandasi olsun diye :) her gun babasina kufu ediyordu :)
0
brkylmz
(03.02.22)
@ brkylmz

Neler neler duyuyoruz. Bu insanlar şaşırmış :(
0
🌸deveyidiken
(03.02.22)
gerek yok. keşke derdim 1-2 geçerdim.

bu bağlamda 2013te niye bitcoin almadık diye üzülebiliriz ama gerek yok böyle şeylere. gerek yok derken üzülmeye sitem etmeye gerek yok. onu başlarına kakmanız mutsuzluktan başka bi şey getirmeyecek.
0
jack lupino
(03.02.22)
o halde anlamsız bir sitem. herkesin ailesi herhangi bir konuda seçim yapıyor, sonucu iyi ya da kötü şekilde bizleri etkiliyor. etkiniz olmayan şeyler için ah vah etmek anlamsız.
0
rose parks
(03.02.22)
Yani @hedep'in dediği gibi ah be kalaydınız seviyesinde olur, ben rahmetli babamın yanlış aldığı kararlar için bile keşke diyorum bazen, sitem etmek değil bu, ona karşı bir kızgınlık da değil, sadece bazı fırsatları değerlendirseymiş keşke seviyesinde.

Sizin durumunuzda TR'ye dönmeleri maddi olarak ne seviyede eksiye götürdü o önemli bence, İsviçre iyi güzel bugün çağırsalar bavulu toplar giderim ama burada maddi olarak iyi durumda olsam yine ailemin arkadaşlarımın olduğu yer daha iyi derdim.
0
atom karincanin torunu
(03.02.22)
Onlara artı kattı burası. Çünkü emekli olmuşlardı. Orada da geçinemezlerdi aldıkları paralarla. Ama burada şimdi durumlar malum. Baya artıdalar.
0
🌸deveyidiken
(03.02.22)
dedemin kardeşi abd'ye göçmemiş ama plutongezegendegilmi +100000

şikâyet etmek çocukça bir şey.
orada doğmuş olduğunuz için kullanabileceğiniz bir avantajınız varsa onu kullanın.
yoksa da yapılacak bir şey yok.
0
blatta hiberna
(03.02.22)
Birkaç kere sitem ederdim ama sonra takmazdım. Herkes kendi hayatını yaşıyor. Siz de kendi hayatınızı yaşayın. Onlar onu yaşamış, belki siz daha iyisini yaşarsınız.
0
dissendium
(03.02.22)
onlar 22 yılda dünyayı hiç okuyamamışlar demek. İsviçre AB'de değilmiş gerçi ama yine de oranın pasaportuyla dünyaya açılman daha kolay olurdu veya orada okuman çalışman.

İsviçre çifte vatandaşlık kabul etmiyorsa belki o yüzdendir dedim, baktım kabul ediyormuş. O zaman istememişler demek.

Fakat 70-80'lerde oraya gidip çalıştılarsa bu işleri çok kolay görmeleri de olası. Benim bir hocam kaçak olarak İngiltere'ye gidip çalışmış, oradan Almanya'ya geçip kalmış sonra vatandaş olmuş vs anlatıyordu. Şimdi kaçak olarak git sıkıysa :D o dönemki bakış açısı çok farklı olabilir yani.

genel olarak, yapacak bir şey yok.
0
nhk ni youkosu
(03.02.22)
Bakış açısı +1 @ nhk ni youkosu

Aynı süreci teyzemler yaşadı, onlar Zürih’e taşındılar ve dünya kadar vergi borçlarına rağmen vatandaş oldular.
0
🌸deveyidiken
(03.02.22)
Biz de İsviçre'den döndük, bizimkiler hepimiz için vatandaşlığı alıp döndüler ve bunun için minnettarım onlara. Fakat herkes aynı öngörüye sahip olamıyor. Aynı dönemlerde vatandaşlık almadan dönen tanıdıklarımız var.

Belirli bir yaştan sonra kurban psikolojisine girmenin, aileyi suçlamanın bir anlamı yok. Bu konuda roket adam'a katılıyorum. Yetişkin olarak önünüze bakıp yolunuzu çizmeniz gerekiyor. Çünkü bu bakış açısıyla vatandaşlığınız olsaydı, bu sefer de "neden döndünüz" diye suçlayacaktınız ailenizi belki de. Olan olmuş artık.
0
gmzo
(03.02.22)
1980'lerin başında kanada işçi alıyormuş. O zamanlar bu kadar ağır şartlar yokmuş. Başvuranların büyük çoğunluğu alınıyormuş. Babama da gel sende başvur çok kolay bak gideriz demişler tüm evraklar hazırmış ama babam "kanada çok soğuk olur" diye vazgeçmiş. Bazen derim baba kabul etseydin şimdi kanada vatandaşıydık.

olur böyle şeyler.
0
komando kani var bende
(03.02.22)
ahah benimkiler almamis, yurtdisi dogumluyum, ama ben kendim aldim baska ulkeden. sitem ettigim olmadi. vizyonsuzluk deyip gectim.
0
camussar
(03.02.22)
yas kac bilmiyorum ama anlamsiz bir hareket cunku eline bir sey gecmeyecek. "tepki", "sitem" vs sen gosterince/edince karsindaki kisinin kendini duzeltme ihtimali olan seye denir. burada oyle bir sey yok.

bir de orada dogup buyuduysen ana dil seviyesinde almanca olmali, almanya'da falan bedavaya universite okuyabilirsin.
0
hot potato
(03.02.22)
senin çözemeceğin bir problem değil ki bu? vatandaşlık alabileceğin bir çok ülke var düzgün şekilde, yurt dışı iş basvuruları yap, git çalış, otur, vatandaşlık al.

sizinkiler zamanında nasıl gitmişlerse sende şimdi gidebilirsin, doğumdan ötürü vatandaşlık veriyorlar mı bakarsın, belki ben gitsem 6 sene de alacağım, sen 2 senede alacaksın falan filan.

onlar yapamadı yada yapmadı diye seninde yapamayacağın anlamına gelmiyor, zaten her bir bireyin sorumluluğudur bir önceki nesilden daha iyi olmak.
0
selam
(03.02.22)
Yeniden dönmemin tek olur yolu evlilik yoluyla gitmek. Konsolosluktan ilgili belediyelere hatta havalimanındaki pasaport polisine kadar herkes “Hacı kız bulcan evlencen. Başka türlü uzun süreli kalmak zor” diyorlar.

Fakat sağolsun akrabalar yardımcı olmuyor bunun için. Diyorum kendim gidip bulayım, ancak bu sefer de isviçre’nin pahalı bir ülke olması tokat gibi yüzüme çarpıyor. Yani 2-3 ay kalmaya niyetlensem, ciddi bir bütçe gerekiyor. Ama bir şekilde harekete geçmek istiyorum artık.

Mesela zamanında babam da evlilik yoluyla oraya gitti, annemle evlendiği için.
0
🌸deveyidiken
(03.02.22)
arada bi abimi döverdim
0
all girls dream
(03.02.22)
benzer bir hikaye bende var.

peder 70'lerde almanya'da doktora yaparken yapilan vatandaslik teklifini reddetmis, toplamda 12 sene yasadiktan sonra kulustur bir vosvos ile kesin donus yapmis. Siniri geciyor, ilk benzincide duruyor. Pompaci cocuk alman plakayi gorunce hayirdir abi tatile mi geldin diye soruyor, o da yok kesin donus diyor. Abi sen bir baltaya sap olamamissin herkes sifir mercedes/bmw ile geliyor diye cevap veriyor.

mevzuyu defalarca konustuk, vatandaslik almadan donmem hataydi, size buyuk faydasi olurdu ama dondugum icin pisman degilim der.

ben de uzun sureli yurtdisi deneyimi sonrasi pederin gorusune katiliyorum. Disarida fazla vakit kaybetbeden, mumkunse pasaportu cebine koyup doneceksin.

Nedeni ozgul agirlik, derin mevzu ama eskiler ozetlemis "tas yerinde agirdir"
0
cooperr
(03.02.22)
(7)

Önümüzdeki yıllarda yazılımcı konusunda bir enflasyon olur mu?

levent bilgen
Konudan tamamen uzak biri olarak soruyorum. Ülkede ne zaman böyle bir alan olsa 10 seneye kalmayıp şişmeye başlıyor. En son Tıp ve Diş Hekimliği bölümü dışındaki sağlık bölümleri nasibini almıştı bu şişmeden. 4 ayda öğrenilebilir deniyor. 10 yıl sonra da yazılımcılık bu popülerliğinde ve maaş getiri
Konudan tamamen uzak biri olarak soruyorum. Ülkede ne zaman böyle bir alan olsa 10 seneye kalmayıp şişmeye başlıyor. En son Tıp ve Diş Hekimliği bölümü dışındaki sağlık bölümleri nasibini almıştı bu şişmeden.

4 ayda öğrenilebilir deniyor. 10 yıl sonra da yazılımcılık bu popülerliğinde ve maaş getirisinde olabilir mi?
0
levent bilgen
(02.02.22)
4 ayda öğrenme olayı hikaye de, enflasyon çoktan oldu bile.

3 birim maaş verip, 10 birim üretkenlikte birini almaktansa, 1 birim maaş verip, her biri 1 birim üretkenlikte olan 5 kişi almayı tercih ediyor şu an Türk yazılım şirketleri.

Böylece hem daha çok para harcayıp, hem de daha düşük kalitede / verimde ürün çıkarmak zorunda kalıyorlar.

Ama müşteri umursamıyor. Akbank çöktü, bir şey olmadı. Yemeksepeti bilgileri çaldırdı, sorun yok. Trendyol'da kredi kartları patladı, hala satış rekorları kırmaya devam ediyorlar. Getir'in CTO'su bile yok aylardır, ama yürüdü gitti.

Yani teknik anlamda rekabet gerektiren bir durum olmadığı için, zaten iyi yazılımcıya talep o kadar yüksek değil. Kötü yazılımcıyı çok daha kolay replace edebiliyorsun, başta biraz daha maliyetli olsa da uzun vadede daha kârlı hale geliyor. Yazılım sektöründe turnover rate de o yüzden bu kadar yüksek.

Ha bu 1 birim üretkenlikte olan adamı bulmak bile kolay değil her zaman, o yüzden maaşlar görece yüksek. Bir de işte remote çalışma şansı var, gidip yarı fiyatına Almanlara çalışıyor millet, dövize endeksli piyasa, o yüzden mecburen maaşlar TL bazında biraz yükseldi. Ama onun haricinde olması gerekenin yarısı kadar bile yükselmiş değil.

Bu verim / maliyet hesabını sıkı sıkı yapması gereken bir tek startuplar var, o yüzden oralarda daha yüksek maaşlı işler bulunabiliyor. Ama startup sektörü de ölüyor, o yüzden oranın da uzun süre devam edeceğini zannetmiyorum.

Böyleyken böyle.
0
plutongezegendegilmi
(02.02.22)
Ben şuna dikkat ettim. Yazılımcı yurt dışına kaçabildiği için içeride açık oluşabiliyor. Yurt dışına kaçmayan adam Türkiye'de kalacak olsa şu anki yazılımcıların önemli bir kısmı iş bulamaz çünkü o kişilerle rekabet edemezler. Yazılım yurt dışına göç sayesinde ülke içinde dengeleniyor.

4 ay saçmalığı her şeyde var. İngilizce için de 4 ayda öğrenilir diyorlar. Öğrenmek adını söyleyebilmekse evet, öğrenirsin. Yazılım için de aynı şey söz konusu. Öğrenmek derken ne kastediliyor.
0
dissendium
(02.02.22)
4 aydan sonra ogreniliyor olabilir mi? bu varsayim anlamsiz. 4 ay kurs bitirene devlet otomatik maas baglamiyor ki. sen isveren olsan 4 aylik kuru kuruya ezber bilgiye proje verir misin?

yani demek istedigim yazilimci dedigin surekli yeni teknoloji, yeni teknikler ogrenmek ve takip etmek zorunda olan kisidir. bunu yapmayan havadan maas alamayacagi icin oyle bir risk yok.
0
hot potato
(02.02.22)
Hayır, piyasanın doygunlasmasina daha çok uzun zaman var ve dijitalleşmesi gereken çok fazla sektör/işkolu var.
0
kaptankedi
(02.02.22)
enflasyon simdiden cok ama dolasimdaki "iyi" yazilimci (insiyatif alabilen, bir sistemin butun mimarisini tasarlayabilecek, sonra ya kendi ya da yonetecegi ekibiyle bunun implementasyonuna on ayak olabilecek) sayisi talebin hep cok cok altinda.

yazilim o kadar buyuk ve o kadar farkli yan dalda ozellesilebilecek bir alan ki, butun hepsini "yazilim" olarak genellemek yanlis oluyor. iki yetenekli yazilimci, birbirlerinden bambaska dillerde birbirlerinden bambaska isler yapiyor olabilirler. o yuzden bu soru sey gibi de oluyor: "ofis calisanlarinda bir enflasyon olur mu?" herkes farkli is yapiyor. bazi kollarda bir enflasyon olabilir evet ama mobilite nispeten kolay, kendini dengeleyebilen bir sistem.

yani ciddi bir enflasyon olacaksa da bizim hatta cocuklarimizin hayati boyunca olmayabilir bence.
0
robokot
(02.02.22)
4 aysa öğrenilebilen her şeyin enflasyonu olur, a4 aysa öğrenenler kendi aralarında kapışır, ama katma değerli işlerde enflasyonu geçtim eleman açığı olmaya devam eder diye düşünüyorum. yani alanında özelleşebilen, uzmanlaşabilenler her zaman on adım önde.
0
roket adam
(03.02.22)
Yazılım diğer alanlara pek benzemiyor.

Ne kadar çok adam varsa o kadar çok şey yapılabilir.

Ve bu yapılan şeyler bir alan kaplamasına gerek yok ev-ofis tarzı.

Ve aynı şeye hizmet etme ihtimalleri çok az fikirlerin ve alanların.

Bir insaat, bir dis hekimi gibi değil. bunlar arttıkça bölgede tıkanma olabilir. bölge diyorum, küçük düşündüm. ama bölgede yazılımcı sayısının artması çoğu alana hizmet etme, tüm dünyaya hizmet etme, yeni fikirlere hizmet etme.. gibi imkanlar tanıyor.

Ne kadar çok yazılımcı o kadar çok iş, o kadar çok büyüme, o kadar çok fikir.

Tıkanma ön görülemiyor genel olarak fakat detaya indiğimizde mesela junior yazılımcı patlaması var, orada sorunlar yaşanabiliyor.

Ama yine de çoğu insan işini gücünü bırakıp yazılımcı olsa, yeni açılan bir alana, büyüyen bir şirkete, start-uplara falan girme ihtimali yüksek. Ne zaman ki bunlar büyümez ve yenileri açılmaz işte o zaman sıkıntı çıkabilir.
0
ananiyimioguz
(03.02.22)
(7)

Bu işi kabul etmeli miyim? :(

jacque
Siyasi olarak pek haz etmediğim büyük bir medya kuruluşundan 6.000 TL net, 750 TL diğer ve 1.000 TL yemek kartı şeklinde bir teklif aldım.(Bu arada kurum dev ama birim küçük sanırım, ben de daha fazla bekliyordum.)Benim durumum ise şöyle:- Kasım ayında ayrıldığım işimden 4.500 TL alıyordum (Asgari ü
Siyasi olarak pek haz etmediğim büyük bir medya kuruluşundan 6.000 TL net, 750 TL diğer ve 1.000 TL yemek kartı şeklinde bir teklif aldım.
(Bu arada kurum dev ama birim küçük sanırım, ben de daha fazla bekliyordum.)

Benim durumum ise şöyle:
- Kasım ayında ayrıldığım işimden 4.500 TL alıyordum (Asgari ücret 2.825 TL'ydi.)

Şu an:
- Yan işimden (çeviri, tez yazma vs.) aylık 4.000 TL civarı
- Asıl işimden (ortaklı ve küçük çaplı bir reklam ajansım var, anca kendini döndürüyor) aylık 1.000 TL
- Kira gelirim 1.350 TL

Yani aylık 6.000 TL civarı bir şekilde kazanıyorum. Ama bunların hiçbiri düzenli olmadığından bir mesleğim varmış gibi de sayılmıyor pek.

5 aylık evliyiz. Eşim ticaretle uğraşıyor ve işleri bu ara çok sıkıntılı. Kira, aidat ve faturaları bir süredir ben ödüyorum ve birkaç ay da böyle gidecek. Yani kıt kanaat geçiniyoruz. Ama bana sundukları teklif benim rahatımdan vazgeçip 1 yıldır uğraştığımız ajans işini de çöpe atacak (ben gidersem ortağım da sürdürmez) bir ücret de değil. Bir yandan da ajans pek gelecek vaat etmediğinden bundan 2-3 ay sonra asgari ücretle işe girmek zorunda kalırsam diye çok korkuyorum...

Fark eder mi bilmem ama cinsiyet kadın, konum Ankara, yaş 30, eğitim yüksek lisans. Dil, tecrübe vs. de var.
0
jacque
(02.02.22)
Basla begenmezsen birakirsin veya baska yere gecersin
0
hot potato
(02.02.22)
Bence kabul edin.
0
michael_knight
(02.02.22)
kabul et ve iş aramaya devam.
0
jack lupino
(02.02.22)
öyle ortamlarda çalışanlar da aynı sizin gibi. Tabi ki girin çalışın.
0
allah yazdiysa bozsun
(02.02.22)
Kabul etmekten başka şansın yok bence.
0
dissendium
(02.02.22)
ben olsam ajansı bırakmazdım bu teklif için. ajanstan geliriniz artıyor mu, azalıyor mu yoksa sabit mi kalıyor bu da önemli. sadece iyi işler çıkararak ve zamanla mevcut müşterilerinize sunduğunuz hizmetleri artırarak işleri büyütmenizin mümkün olacağını düşünüyorum. full time çalışırken çeviri işini sürdürebilecekseniz teklifi kabul etmeniz mantıklı olabilir.
0
slow like honey
(02.02.22)
Tüpçü'nün firmasından recruiter aramıştı, o sıralar aldığım maaşa 20% ekleyip istedim, paraları yetmedi o yüzden gitmedim, ama bu tarz işlere gidilir bence.

Şu anda kamuda çalışıyorum mesela, içeride benden muhalifi yok. Bazen aptalca paralar harcanmasın diye kendime gereksiz iş çıkarıyorum "alın gitsin ya" diyebilmek varken. Milliyetçi bir insan da değilim sadece israfa karşıyım.

Sizin yerinize alacakları insan belki onların kafasında olacak ve "sisteme" istekle hizmet edecek. Paralarını alın iş etiğinizi salmayın diyorum.
0
aguen
(02.02.22)
(2)

Hangi Nilüfer plağı

takıl yani takmıyo belli
Ufaktan bir plak arşivi oluşturmaya çalışıyorum. Size hangi hangi Nilüfer plağını almalıyım?
Ufaktan bir plak arşivi oluşturmaya çalışıyorum.
Size hangi hangi Nilüfer plağını almalıyım?
0
takıl yani takmıyo belli
(02.02.22)
yine yeni yeniden
0
hot potato
(02.02.22)
secmek zor ama ben olsam geceler ya da selam soyle secerdim.
0
congratulationsyouwon
(22.02.22)
(2)

youtube'dan para kazanma

yiss
14 sene evvel youtube hesabi acmisim ve birkac video paylasmisim. bu videolar milyon izlenmis. simdi hesabimi tanimladim ve dogruladim. gecmise donuk, bu milyon izlenen videolarin izlenme sayilari icin de para alabilir miyim?
14 sene evvel youtube hesabi acmisim ve birkac video paylasmisim. bu videolar milyon izlenmis. simdi hesabimi tanimladim ve dogruladim. gecmise donuk, bu milyon izlenen videolarin izlenme sayilari icin de para alabilir miyim?
0
yiss
(01.02.22)
support.tunecore.com:~:text=YouTube%27s%20policy%20does%20not%20allow,of%20opting%20into%20this%20service.

help.songtrust.com

bu kaynaklar hayir diyor.
0
hot potato
(01.02.22)
Youtube para kazanabilmek için monetize aktif etmeniz lazım. Etmediğiniz videolar reklamsız oynadığı için bir gelir söz konusu değil bildiğim kadarıyla.

Hala popüler videolarsa şu an monetize ederek videoları reklamlı hale getirebilirsiniz.
0
hedep
(01.02.22)
(12)

Otelde kalmak kiraya göre daha iyi değil mi?

ceann deas
İstanbul'da düzgün bir semtte kiraya çıkayım desen en az 6000 vermen gerekiyor. Üzerine güvenlik vs olursa +200 aidat, 200 elektrik faturası, doğalgaz faturası interneti mutfak masrafı tadilatı derken temel ihtiyaçların maliyeti 8000 i geçiyor. Az önce aklıma takıldı bakayım dedim istanbul genelinde
İstanbul'da düzgün bir semtte kiraya çıkayım desen en az 6000 vermen gerekiyor. Üzerine güvenlik vs olursa +200 aidat, 200 elektrik faturası, doğalgaz faturası interneti mutfak masrafı tadilatı derken temel ihtiyaçların maliyeti 8000 i geçiyor. Az önce aklıma takıldı bakayım dedim istanbul genelinde geceliği 200-300 liradan çok güzel otel odaları var. Fatura aidat derdi yok üzerine temizliği yok bulaşığı yok yemek hazırlaması yok... Üzerine arada otel etkinliklerine katılıp kafa dağıtırsın spor salonunda sporunu yaparsın havuzu falan da var... Üst kattaki komşun manyak çıktı gece 2 de elektrik süpürgesi çalışıyor derdi yok. Diğer odalardan rahatsız olup odanı her zaman değiştirebilirsin ama kiradaki evinden her zaman taşınamazsın. Boyut olarak 6000'e kiralık evlerin de otel odasından farkı yok zaten. Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ama otelde kalmanın kirada çıkmaya göre bir eksisini bulamadım şimdilik.
0
ceann deas
(31.01.22)
Ben bir gece bile otelde kalsam huzursuz oluyorum, benlik bir şey değil. Ailesi sevdiği eşi dostu olmayan yaşamdan bi beklentisi kalmamış insanlar böyle yapıyor gibi geliyor bana biraz.
0
Zaman Tamircisi
(31.01.22)
Eksisini bulamadınız mı? O kadar para verip sadece bir odada kalmak en büyük eksik bence.
0
dissendium
(31.01.22)
O fiyata yemek, çamaşır yıkama vs dahil mi?
0
elorelia
(31.01.22)
Birkaç cümle daha yazsan ikna olurdum gibi geldi.
0
primetime
(31.01.22)
değil... iş gereği otellerde uzun süre konaklamak zorunda kaldığım oldu. düzgün oteller senin gibi müşterileri pek istemezler, sirkülasyon olmasını tercih ederler. yani 100 odası varsa, 25'ini aylık kalacak müşterilere kapatmak işlerine gelmez. çünkü sen her ne kadar para veriyor olsan dahi, daha büyük müşterilerin gelmesini kapasiteyi düşürdüğün için engelliyorsun. pazarlama birimi istediği gibi çalışamıyor. bir süre sonra suratları ekşiyor, yukarıdan "yav gönderin bunları" diyorlar, sonra resepsiyon nazikçe odanızı değiştircez, şöyle edecez böyle edecez yapıyorlar. daha kötü oteller ise ucuz olsa dahi bir süre sonra konfor açısından insanı germeye başlıyor.
0
malheiros
(31.01.22)
Böyle bir fiyata otel mi var? :D
Yani vardır da düzgün, zincir otel markalarından biri değildir. Zeki demirkubuz seti görünümlü oteller bulunur ancak. Uzun süreli kalmayı/ buna göre fiyat almayı bile deneseniz bu fiyatlara zor.
O çok güzel odaları biz de merak ettik paylaşın, fikrimiz olsun :)
0
rewlack
(31.01.22)
karsilastirma yanlis. bir tarafta kira basliginda "duzgun semt olsun, mutfak tadilati olsun, guvenlik olsun" diye bir suru sey eklerken diger tarafta en ucuz kenar mahalle oteline tav olmussun.

"yemek hazırlama derdi yok" - otel uc ogun yemek vermez ki. hem de 200 liralik otel...
0
hot potato
(31.01.22)
Geceliği 200-300 liraya çok güzel otel derken? O otellerin çoğu fuhuş yuvası yalnız. 2 ya da 3 yıldız olurlar. Ben bir defa kaldım Ankara'da, gece 4 gibi koridordan gürültüler gelmeye başladı, ne oluyor acaba diye kapıyı açmamla karşımda bir yığın konsomatris gördüm, hepsi müşterisini bekliyordu.
0
el conquerador
(31.01.22)
Bu yaz bence düzgün bir yerde 3000e ev tuttuğum için bence iyi değildir. Ve tek odanız olacak otelde.
0
ceketimi alip cikcam
(31.01.22)
Bir kere 'otelde kalma' 'kirada kalmaktan' daha ucuza nasil oluyor onu anlayamadim, mantiga da aykiri. Gun uzerinden vs hesabinizi tekrar yapin bence. Ha belki Korona muhabbeti yuzunden gecici bir dengesizlik vardir konaklama sektorunde. Otel odasi yalnizligi diye baslik var kardes, hic mi duymadin, 129 sayfa olmus:)
0
neverletyougodown
(31.01.22)
1. 200-300 nerde güzel otel var? 200 liralık otelde kahvaltı bile yoktur. (İşim gereği hep otellerde kaldığım için biliyorum. Anadolu'da bile yok, İstanbul'da mümkün değil. Ya da dedikleri gibi fuhuşturucu yuvasıdır)
2. Hadi buldun diyelim, o paraya 1+0 sıfır evde kalıyormuş gibi olacaksın. Mutfak bile yok.
3. Kahvaltı tamam ama o hesaba birde günde iki öğünden aylık 60 tane yemek ekle. Hadi 50 tane olsun. Ki hep dışarıda kötü yağlardan yapılan yemekleri yiyeceksin.
4. Sevgilini, arkadaşlarını, aileni davet edemeyeceksin. 5. Odaların çoğunda koltuk olmaz, oturamayacaksin bile. Tek yatakta yatacaksın devamlı.
6. Teoride olsa bile pratikte hiç bir otel uzun süreli oda kiralamaz. 1 ay en fazla 2 ay veriyorum.
7. Bir çok imkanın kısıtlı veya sıfır olacak ama en önemlisi Ütü bile yapamayacaksin.
0
etna
(31.01.22)
aylık 9.000 liraya kümes kiralamak mantıklı değil insanın içi daralır

7bine eşyalı 3+1 bile bulursun
0
bir soru sorcam
(01.02.22)
(11)

cok begenilince hollywood versiyonu cekilen filmler

theconqueror
das experiment gibi bildiginiz ve begendiklerinizden yazar misiniz?
das experiment gibi bildiginiz ve begendiklerinizden yazar misiniz?
0
theconqueror
(31.01.22)
Kore filmi My Sassy Girl vardı. Amerikalılar kendilerine uyarlamıştı.
0
prole
(31.01.22)
den skyldige 2018 / the guilty 2021
amerikan uyarlaması yine
0
veritaslibertas
(31.01.22)
rec
0
tantunisultansuleyman
(31.01.22)
Oldboy.
0
onemoremile
(31.01.22)
magnicifient seven
0
all girls dream
(31.01.22)
Sergio Leone'nin "A Fistful of Dollars" sayılırsa onu eklemek isterim listeye:

Yojimbo - Akira Kurosowa
A Fistful of Dollars (ve devamında Dollars Trilogy) - Sergio Leone
0
burka
(31.01.22)
Orijinalini beğendim, Hollywood yapımını değil. Shall We Dance (Japon filmi)
0
d max
(31.01.22)
the ring
girl with dragon tattoo
vanilla sky - Abre los ojos
the secret in their eyes
0
hot potato
(31.01.22)
funny games - michael haneke
0
adse
(31.01.22)
return to paradise (1998)
ilk versiyon fransaninmis.
0
Kittie
(31.01.22)
danimarka yapımı "loft" geldi aklıma, onu da yazayım, orijinali daha yüksek puanlı imdb'de
0
🌸theconqueror
(31.01.22)
(10)

Babalık Hakki

integral almayi bilmeyen muhendis
Selamlar duyuru ahalisi,Dişi siyam kizim ilk defa doğurdu. 3 bebegimiz oldu yalnız bir tanesi anomaliydi. Anne kabul etmedi zaten. Diğer yavrulardan ayirip süt tozuyla biz besledik ama 3 gün yaşayabildi(kurtul hayvancagiz durumu çok kötüydü)Ciftlestirmeden önce direk babalık hakkı olarak bir tane di
Selamlar duyuru ahalisi,

Dişi siyam kizim ilk defa doğurdu. 3 bebegimiz oldu yalnız bir tanesi anomaliydi. Anne kabul etmedi zaten. Diğer yavrulardan ayirip süt tozuyla biz besledik ama 3 gün yaşayabildi(kurtul hayvancagiz durumu çok kötüydü)

Ciftlestirmeden önce direk babalık hakkı olarak bir tane dişi istiyorum demişti(konuştuğum başka kişilere direk "2 yavru olursa babalik hakkı vermem" diyordum.buna söylemedim galiba)

Doğumdan itibaren gece gündüz annem,ben,kardeşim herkes seferber oldu.Normalde de inanılmaz nazlı premses biriydi şimdi x3 oldu. Yuvadan çıkıp mama ve su içmiyor. Biz elimizle götürüp küçük çocuğu kandırır gibi yedirmeye icirmeye çalışıyoruz.

İşin özeti 2 yavrudan birini vermek içime sinmiyor.Kesinlikle satma gibi bir düşüncem yok. Yavrulardan birini zaten kardeşim alacak. Fazla olsaydı yakın arkadaşlarımdan, kuzenlerden kafadan 4-5 kişi bekleyen vardı. Adamın direk dişi istemesi ticari olabilir.

Ne diyorsunuz ?

Esen kalın...
0
integral almayi bilmeyen muhendis
(30.01.22)
baştan şart koşmadıysan yavrulardan birini vermen gerekir. işin ticari boyutuyla ilgili bir şey söyleyemem ama senin yavrular üzerinde ne kadar söz hakkın varsa malesef karşı tarafın da var.
0
theseachange
(30.01.22)
Ben olsam vermem belli ki çiftleştirmede kullanacaklar ama senin nasıl aldığın da önemli muhtemelen ya satın aldın ya da bu söz karşılığında aldın ya da her ikisi de, yani her şartta vereceksin. Cins hayvan aşkınız böyle şeylere neden oluyor ne yazık ki.
0
Zaman Tamircisi
(30.01.22)
doğru olan vermen. ticari olup olmadığını bilemeyiz.
0
a darkness coming
(30.01.22)
yavrulardan birini vermek istemiyorsaniz belki para verebilirsiniz odesmek icin.
0
hot potato
(30.01.22)
Ticari amacla kullanacaksa da yine de hakki var uzerinde talep ettigi icin en bastan sen de itiraz etmedigin icin.

Kaldi ki ticari olarak kullansa bile inek degil ki bu suni dollenme falan yapsin. Vakti geldikce doguracak iste. Para veren olursa satacak, millet kediye para vermeyi keserse de kisirlastirip bakmaya devam edecek.
0
floydian
(30.01.22)
Büyük ihtimal yavru dişiyle babayı ciftlestirecek öyle hissettim. O da içime hiç sinmiyor.
0
🌸integral almayi bilmeyen muhendis
(30.01.22)
Büyük ihtimal bile değil kesin. Zaten babalık hakkı gibi tabirler bu işin ticaretini yapan insanların jargonu. Ha bu arada hediye edeceğiniz yavruların da bu ticaretin bir parçası olmayacağının garantisi yok. Zaten kontrol etme şansınız da yok. Ben aslında sizin kedinizi çiftleştirip karşınızdakinin niyetini yeni yeni keşfetmenize şaşırdım açıkçası. "Piyasa" bu.
0
not dark yet
(30.01.22)
vermek zorundasiniz bana gore.
0
ala09
(31.01.22)
İki yavru da erkek oldu deseniz?
0
marla is in my head
(31.01.22)
böyle birine yalan söyleseniz ne olacak ya? yazılı anlaşma yapmadınız ya. diğeri de öldü filan deyin ne bileyim.
0
snape i başından beri tanırım
(24.02.22)
(4)

Kredi kartının ekstresi kesilmeden kartı iptal etsem?

the real brad pitt
Dönem içinde harcanan miltarı karta yatırıp tabii. Mümkün mü bu? Yoksa beklemek mi gerekir ekstrenin kesilmesini. Bir de en kolay yoldan garanti kredi kartını nasıl iptal ederim.
Dönem içinde harcanan miltarı karta yatırıp tabii. Mümkün mü bu? Yoksa beklemek mi gerekir ekstrenin kesilmesini.

Bir de en kolay yoldan garanti kredi kartını nasıl iptal ederim.
0
the real brad pitt
(30.01.22)
mümkün, şubeye gider borcunu kapatır ve iptal edebilirsin.
0
orpheus
(30.01.22)
Geçen hafta garanti kartımı aynen bu şekilde kapattım, sorun olmuyor
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(30.01.22)
kartı kapatsanız da borç için ekstre gelebilir. borcu ödemeden kapatabilirsiniz, engel yok. zamanı gelince borcu çıkar ekstre ile.
ekstre kesilmeden borç kadar para yatırırsınız, kapatırsanız zamanı gelince ekstre gelir, borç alacak eşit olacağından borcunuz çıkmaz.

kartı kapatmanın en güzel yolu, müşteri hizmetlerini arayın. kartım kayboldu 10 dk önce diyin. yenisini gönderme işlemine geçince istemiyorum, diyin. kartınız kapanmış olacak.
0
ykyt
(30.01.22)
istedigin zaman kapatabilirsin. zaten bekleyince de bir degisiklik olmayacak ki... bir donem bitip aninda digeri basliyor zaten. sonsuza kadar beklemek zorunda kalirsin oyle olsa.
0
hot potato
(30.01.22)
(7)

CV'de okul bilgisi

senolll
Merhaba,Mevcut bir işte çalışıyorum 1.5 sene olacak, ama çok bıktım o yüzden başka iş arıyorum. Arıyorum ama beni geri çeken bir şey var. Türkiye'de lisans okudum ve şu an Avrupa'da bir şehirdeyim. Buraya yüksek lisans için geldim ve kaldım. 2015'te geldim, program 2 yıllık, ben 2018'de tezimi sundu
Merhaba,

Mevcut bir işte çalışıyorum 1.5 sene olacak, ama çok bıktım o yüzden başka iş arıyorum. Arıyorum ama beni geri çeken bir şey var. Türkiye'de lisans okudum ve şu an Avrupa'da bir şehirdeyim. Buraya yüksek lisans için geldim ve kaldım. 2015'te geldim, program 2 yıllık, ben 2018'de tezimi sundum ancak teslim yapmadım. Yani resmiyette halen yüksek lisans mezunu değilim. Araya başka şeyler girdi, gözümde büyüdükçe büyüdü, bitirmeye çalışıyorum kalan ufak tefek şeyleri de.

Sorum ise şu, cv me ben onu ne yazmalıyım?
Bu işe girerken (2020 idi) neden 5 senedir bitmedi diye sordular 2 yıllık program. Üstüne yıl olarak 2 sene daha geçti.
Yani artık CV ye 2015- Halen olarak yazmak istemiyorum. Bitmiş gibi de yazmak istemiyorum, yalan söylemek yani. Bir yandan da başka işlere başvurmak istiyorum teze bitirmeye çalışırken.
2015-2018 yazsam nasıl olur acaba? Önümüzdeki bir ay içinde tezi bitirebileceğimi umarak. Tezin başına da 'Savunma Tarihi: Mart 2018' gibi bir şey yazdım.

Sırf bu konu yüzünden işlere başvuramıyorum, insanlar kaç senedir yüksek bitirmemiş diye eleyecek, ya da mülakatta açıklayamayacağım, çok kötü, sorumsuz görünecek diye.

Cevaplarınızda işe alımla ilgili çalışıp çalışmadığınızı da belirtirseniz sevinirim.
Teşekkürler
0
senolll
(29.01.22)
Diplomada mezuniyet tarihi yazılıyor. CV'ye 2015-2018 yazıp, diplomada 2022 görünürse 'sen hayırdır?' diyebilirler.
0
archmage mahmut
(29.01.22)
Devam ediyor şeklinde yazmanda bir sakınca yok, sorarlarsa açıklamasını yaparsın. Bu okul mevzuları tecrübesiz adaylar için etkili daha çok, yoksa işi bilen kendini profesyonel hayatta kanıtlamış insanlar için çok bir önemi yok.

İşe alımla ilgili çalışıyorum.
0
Bruce
(29.01.22)
@bruce, sorarlarsa açıklamasını yaparım ama çok geçerli bir açıklamam da yok aslında. Yani çalıştım falan ama işsiz olduğum zamanlar da oldu, o zamanlarda da bitirmedim. Yani beni kötü göstermeyecek bir açıklama olacağını sanmıyorum.

Öte yandan işi bilen kişi kısmına katılsam da maalesef ben tam olarak kendi alanımda çalışmıyorum şu an :/ ucundan kenarından bağlantısı olan ama aslında epey de alakasız
0
🌸senolll
(29.01.22)
İnsanların hayatlarında iniş çıkışlar olur, özellikle Avrupa bu konuda mülakat süreçlerinde bizdeki gibi kalıplara tıkılmış şekilde bakmıyor bu işe alım sürecine. Yüzde yüz dürüst olmana da gerek yok, zor bir dönem geçiriyordum sonra işe girmem gerekti ve sonrasında yeterli zaman bulamadım. Sonra buldum devam ettim şu zamanda da bitiyor dersen insanların gözünde sorumsuz tembel teneke olmazsın.
0
Bruce
(29.01.22)
Benim CVimde 2015 - birakti (2018) yaziyor. Ama bu sekilde ise basvurmadim. Yaptigim birkac proje yaziyor mesela hala

2018de girdigim iste calisiyorum, o zaman da 2015 - halen yaziyordu.
0
kuehles blondes
(29.01.22)
Benim cv'mde bitirdigim programlarin sadece mezuniyet yili yaziyor. illa aralik yazman gerekiyorsa 2020-2022 yaz ortamlarda kim bilecek
0
hot potato
(29.01.22)
başlangıç yılını yazma, "devam ediyor" gibi bir şey yaz geç.
Ayrıca seni değerlendirecekleri pek çok başka kriter var, bu utandığın şeyin etkisi belki %5'tir belki daha azdır. O kadar önemli olduğunu sanmıyorum.
0
michael_knight
(29.01.22)
(17)

Kilo vermem icin gaz versenize

abuzer
Arkiler min 6 - max 8 kilo vermem lazim. Gaza getirmelik bişiler soylesenize
Arkiler min 6 - max 8 kilo vermem lazim. Gaza getirmelik bişiler soylesenize
0
abuzer
(28.01.22)
veremezsin. (ters psikoloji)

en güzel yöntem bir buddy bulmak. geçen sene bu zamanlar 108 kilo yakın bir arkadaşım var. onunla apple watch üzerinden iddiaya girerek ve birbirimize laf atarak, instagram'da geçemezsin, hayır sen geçemezsin gibi postlar atarak uğraştım, ciddi kilolar verdi. 78'i gördü. ama şimdi yine aldı kiloları. havalar biraz ısınsın tekrar başlarım tacize.
0
gabe h coud
(28.01.22)
sen o kiloyu ver sana bir bira ısmarlarım
0
selam
(28.01.22)
@sel, 1 adet mi xd
0
🌸abuzer
(28.01.22)
Ahsha sen 8 versen ne olacak. Ahshahsha
15.in altı fark edilmez bile
0
kisa
(28.01.22)
Not: sen o kiloyu ver açarız bir roze
0
kisa
(28.01.22)
Şişko hicbir şey yapma yan gel yat sen
0
kediperili
(28.01.22)
Max. 8 kilo için en az 3 ay diyet yapacağını unutma, tabii bu süreç kadın-erkek için daha farklı erkeklerde biraz daha kısa sürebilirken kadınlar için süreç uzayabilir bunlara hazırlıklı ol hayal kırıklığı yaşama, kolay gelsin.
0
Zaman Tamircisi
(28.01.22)
Arkiler ters psikoloji ise yaramio. Guzelli yaparsın aslanli kaplanli cümleler seviom ben
0
🌸abuzer
(28.01.22)
Sana 8 kilo nedir ya. Azıcık sıksan 2 ay, çok dikkat etsen bir ay.
İş değil. Neler yaptın sen, komik olma. Sen abuzersin büyük düşün
0
kisa
(28.01.22)
eminem lose yourself şaşmaz.
0
marul hirsizi
(28.01.22)
şu anda kaç kilosun?
0
kaptankedi
(28.01.22)
@kaptan, :')
0
🌸abuzer
(28.01.22)
Manitan zayıf hatunları gördükçe senden soğur haberin olsun.
0
Bruce
(28.01.22)
Kim ne derse desin kadınları en çok gazlayan şey yine kendi aralarındaki rekabettir. O yüzden kendinizi diğer hemcinslerinizle karşılaştıracaksınız. Şöyle bir şey olabilir: Sürekli foto çekindiğiniz hemcinsiniz olan bir arkadaşınız varsa birlikte çekindiğiniz fotolara bakın (mümkünse yan yana çekilmiş boydan foto olsun), oradan aranızdaki kilo farkına bakın. Çekineceğiniz sonraki fotoda arkadaşınızdan daha zayıf çıkacağınıza dair kendinize söz verin. Arkadaşınızı zayıflama davanıza kurban ettiğim için üzgünüm ama zafere giden yolda her şey mübahtır :D
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(28.01.22)
gazdan ziyade yontem diyorum. myfitnesspal gibi kalori tracking uygulamalari bazi kisilarde acayip ise yariyor. ben hicbir seyden motive olmam hayatta genel olarak ama yontem iyiyse sonuc aliyorsun
0
hot potato
(28.01.22)
zayif halinle kilolu halinin fotografini yanyana kolajlayip ekranina koy kimin tarafindasin sec....
0
ala09
(28.01.22)
Daha yeni bununla ilgili bir kitap okudum. arastırmalarla deneylerle vs desteklenmis bulgular…
Kendinizi gidip de bir fitness modeli ile kıyaslarsanız motıve olmuyorsunuz, cunku o nıspeten baska ligde bir insan degil mi? Sizin kendiniz gibi benzer fiziğe sahip vs ve kilo verebilmis insanlarla kıyaslamanız gerek. “O yapıyorsa ben de yaparım tabii” diyebilirsiniz boylece.
Tavsiye degil gaz istemissiniz o yuzden bu konuyu uzatmayayım da, yukarıda baska hemcinslerle kıyaslayın dendigini gordugum icin soyledim.
Bence en guzel gaz bes altı ay sonra “iyi ki yapmısım” diyecek olmanız, bugun harekete gectiğiniz icin kendinizi sevecek olmanız. Saglıklı olmak adına yapılan adımlar kendimizi sevme seklimiz, kimsenin bizim icin bizim yerimize yapamayacagı bir iyilik yapıyoruz kendimize ki sürekli yeterli olmadıgımız algısını pompalayan bir dunyada kendini sevmek radikallik degilse nedir.
0
sopiro
(30.01.22)
(8)

En çok sevdiğiniz 3 Türkçe şarkı

Zaman Tamircisi
Benim şöyle bir sıralamam var, sizin de var mı? Teşekkür ederim. 1: Tarkan-Kış Güneşi2: Orhan Atasoy-Gemiler3: Ercan Saatçi-Sayenizde
Benim şöyle bir sıralamam var, sizin de var mı? Teşekkür ederim.

1: Tarkan-Kış Güneşi

2: Orhan Atasoy-Gemiler

3: Ercan Saatçi-Sayenizde
0
Zaman Tamircisi
(28.01.22)
1- Kesmeşeker - Metin Kurt Yalnızlığı

2- Yavuz Çetin - Her Şey Biter

3- Aşık Veysel - Anlatmam Derdimi Detsiz İnsana (Harekete Kimse Mani Olamaz)

Ama az oldu gibi, aklımda başka bir sürü şarkı kaldı.
0
rahip janick
(28.01.22)
yasar - kumralim
tarkan - salina salina sinsice
kubat - bahca duvarindan astim

ben sadece tarkan, yasar ve kubat'i dinliyorum galiba türkce.
0
durgunfoton
(28.01.22)
1:Levent Yüksel-Bu gece son.

2:Mor ve Ötesi-Bir derdim var.

3:Gökhan Kırdar-Yerine sevemem.
0
mikahakkinen
(28.01.22)
Şimdi uzaklardasın
Gesi bağları
Bir ay doğar
0
ruhen hastayim ben
(28.01.22)
1) Mor ve Ötesi-Cambaz
2) Düş Sokağı Sakinleri-Gayret Et Güzelim
3) Kimseye Etmem Şikayet
0
pro9it9is9
(28.01.22)
1. Sertab Erener - Aslolan Asktir www.youtube.com
2. Hande Yener - Bu Yuzden www.youtube.com
3. Goksel - Istemeyerek Istemeyerek www.youtube.com
0
hot potato
(28.01.22)
yavuz çetin - benimle uçmak ister misin
110 - özledim seni
bülent ortaçgil - yağmur
0
phoarbix
(28.01.22)
düşmedim daha gemiler duymak istiyorum
0
kafadanbacakli
(29.01.22)
(6)

özlem tekin şarkısı tavsiyesi

owaki
"sen anla" ve "kimse bilmez" dışında konuya uzağım, top5 top10 tarzı tavsiyelere açığım hızlı giriş yapmak istiyorum.
"sen anla" ve "kimse bilmez" dışında konuya uzağım, top5 top10 tarzı tavsiyelere açığım hızlı giriş yapmak istiyorum.
0
owaki
(28.01.22)
nasıl şarkılar biliyorsan sen de ömrümde ilk defa duydum bu şarkıları, hele sen anla, albümdeki her şarkıyı biliyorum nerdeyse bu yok.

sevdiğim şarkıları:
aşk her şeyi affeder mi
dağları deldim
duvaksız gelin
beni yakan aşkın
0
ekaterina
(28.01.22)
1. Degmez
2. Bahar
3. Yazmamislar
4. Oz
5. Hep yek
6. Beni yakan askin
7. Biri var
8. Oof
9. paparazzi
10.Yar bana varmadi
0
hot potato
(28.01.22)
10,9,8,7,6,5,4,3,2,1 ve kargalar albümü baştan sona oturulup film gibi dinlenir. Zamanında tr'de bu kadar sert işler nasıl yapılmış diye afallanılır, hayat sorgulanır.
0
onemoremile
(28.01.22)
Yar Bana Varmadı başyapıttır nazarımda.
Duvaksız Gelin güzeldir, Kime ne güzeldir.
Kötü şarkısı var mı diye düşünüyorum.
0
kumandanim
(28.01.22)
en bilinen ve sevilenler

aşk her şeyi affeder mi
dağları deldim
beni yakan aşkın
yar bana varmadı
hep yek
sen anla
laubali
0
rose parks
(28.01.22)
aska dair www.youtube.com

kim bilir www.youtube.com

adresler karisti www.youtube.com
0
exlibris
(28.01.22)
(12)

İş Yerinde Size Verilen İş Bitince Ne Yapıyorsunuz?

alicek
Arkadaşımla konuşuyorduk bana verilen iş bitince ne yapıcam vs diyerek serbest şekilde takılıyor, ben genelde işimle alakalı şeylere bakıyorum, mesela yaptığım işle ilgili sektörel dergi vs olur falan. Bu konuda etik bir kural var mıdır? Siz ne yapıyorsunuz? Yurt dışında çalışanların gözlemleri nedi
Arkadaşımla konuşuyorduk bana verilen iş bitince ne yapıcam vs diyerek serbest şekilde takılıyor, ben genelde işimle alakalı şeylere bakıyorum, mesela yaptığım işle ilgili sektörel dergi vs olur falan. Bu konuda etik bir kural var mıdır? Siz ne yapıyorsunuz? Yurt dışında çalışanların gözlemleri nedir?
0
alicek
(27.01.22)
başkaları görür çalışma motivasyonu düşer diye çok internette vs gezinmiyorum. işle ilgili devam ediyorum..
0
sttc
(27.01.22)
Reddit
Kulaklığımı takıp müziğe (içimden) çılgınca eşlik ediyorum
Kahve arası
Sohbet muhabbet vs
İşimle alakalı eğitimler
İşimle alakasız eğitimler

- - -
Evden çalışıyorsam:

Oyun oynuyorum
Dizi izliyorum
Piyano çalışıyorum
Diğer bir hobiye uğraşıyorum
Hoparlörlerdeki müziğe (dışımdan) çılgınca eşlik ediyorum

_______________

İşyerleriyle bir anlaşmamız var; sana şu kadar para vereceğiz, karşılığında şu işi istiyoruz diyorlar. Sonrası onları bağlamaz.

Olabilecek en kurumsal kurumda çalışıyorumdur belki. Pazartesi acil toplantı yapıldı önemli bir proje bu hafta bunları yapmamız gerekiyor çok hızlı ilerleyeceğiz vs. Benim haftalık işim pazartesi 11:00de bitmişti. Başka biri olsa iki haftada belki biterdi aynı iş. O yüzden rahatım. Bir yarım iş günü daha kendi cebimden çalıştım hadi bonus olsun keratalar diye.

Çok etik bir insan olduğumu düşünüyorum. Save ralph izledim cruelty free ürünlere geçtim komple vs. vs. her sabah işim olsun olmasın 8:30'da online olurum. Ama etik bir problem görmüyorum.
0
aguen
(27.01.22)
@aguen, proje bazlı mı çalışıyorsunuz yoksa full time mı?
0
🌸alicek
(27.01.22)
Evden calisiyorum. Yatip uyuyorum genelde. Etiklik bir durum yok, adi uzerinde is bitmis.
0
hot potato
(27.01.22)
tepe yöneticiyim. iş asla bitmez. ben özellikle ekipler ara versin, istediklerinde soluklansın, kendi planını programını yapsın diye dokunmam kimseye. micromanage yapmam ama yardım isterlerse bilgisayarına bağlanıp onunla birlikte yaparım işi,(home office) işi veririm, süre veririm. ara ara sorarım ama strese sokmam. işleri bitince de sonrasında ne yapacakları bellidir. herkesin orta ve uzun vadeli iş listesi var. günlük işlerde tüm ekipler zaten otonom bir şekilde çalışır. 1000 kere yapılan işi takip etmek gerekmez. işlerin biri biter diğeri başlar. %100 bütün iş bitti, yapacak bir şey kalmadı durumu, 15 senelik iş hayatımda bir kere bile olmadı.

bazen çok yoğun çalışırım, oturduğum yerden 15 saat kalkmadığım, yemediğim içmediğim tuvalete gitmediğim olur. bazen de iş bilgisayarı açık kalır, gider pcde konsolda 15 dk oyun oynarım, balkona çıkar güneşlenirim, çiçeklerime bakarım. sigara molası sayılır bunlar. genel olarak şirketin sahibiymiş gibi sorumluluk bilinciyle çalıştığım için aklıma kaytarmak gelmez. belli yoğun dönemlerden önce ve sonra recharge olurum ki yoğun dönemimde işe de yansısın.
0
gabe h coud
(27.01.22)
Akşam saat 18:10 a kadar PC başından ayrılmamam gerekiyor ama iş yoğunluğum da düşük. Yani yarım saat işim oluyorsa sonraki yarım saatim boş. PC’den çok uzaklaşmayacağım için yanda ipadle falan vakit geçiririm, açar müzik dinlerim. Ama kafamı tamamen işten uzaklaştırmamak için de derinlemesine bir şeyle uğraşmam. Yüzeysel şeylerle vakit geçiririm.
0
eksisozlukokuryazari
(27.01.22)
Eski işimde birkaç gün hiç işim olmadığı zamanlar olurdu, ekşide burada zaman öldürür, makale falan okur alışveriş sitesi gezerdim.

3 seneden fazladır işin bittiği gün hatırlamıyorum, en fazla o gün bitmesi gerekmiyordur, onda da ekiple molada zaman öldürürdük.
0
Bruce
(27.01.22)
Ben kendi adıma iş bulup oradan devam ediyorum. Yazılım yapıyorum, elimdeki task bitse kodun kötü kısımlarını refactor ediyorum mesela, o bakımdan yapılacak iş bitmiyor.

Yurtdışında benim gördüğüm işi biten bitmemiş gibi yapıyor, uzatabildiği kadar uzatıyor. Çok profesyoneller ama bu konuda, yani bilmesen gerçekten harıl harıl çalışıyor sanabilirsin.

Etik açısından, tam zamanlı çalışıyorsan "işim bitti" diye bir konsept yok bence, çünkü anlaşman task/görev bazlı değil, saatini satıyorsun. O saatlerde çalışıyor olman lazım. Ha tabi işi "yaya yaya" da yapabilirsin, orası biraz şirketin problemi oluyor o konuda, işi hızlı bitirmen için sana bir incentive sunması lazım.
0
plutongezegendegilmi
(28.01.22)
beyaz yaka olarak kuzey amerika'da elindeki is bittiyse gider is istersin. Sana is vermesi gereken kisinin elinde is yoksa o zaman 1-2 aylik bir egitime gitmeni isteyebilir bos zamanini iyi kullanman icin. O da olmazsa ve 3-4 ay bos kalirsan ve cok da kritik bir eleman degilsen sepet havasi calarlar sende raks ederekten onundeki maclara bakarsin.

Bir de sunu ekliyim, devamli olarak biryerden is gelmesini bekleyen bir beyaz yaka eninde sonunda girdigi her isten kovulur. O yuzden biran once kendine yetebilecek bir konuma gelmek lazim, magara adami kafasi. Sabah uyandin acsin, bortu bocek artik birsey yakalarsan doyarsin, yakalayamazsan gece ac yatarsin..Insanlar aslinda bircok acidan hala oldukca primitif yasamaya devam ediyor.
0
cooperr
(28.01.22)
Mesleğim ile ilgili şeylere bakıyorum, düşünsenize mesai saatinizde yeni bir şeyler öğreniyorsunuz ve bunun için size para ödüyorlar, bundan güzel bir şey var mı? şimdiye kadar hep öğrenmek için para ödediniz, şimdi öğrenmek için para alıyorsunuz, üstelik aynı iş yerindeki yada aynı meslekteki diğer kişilerin de önüne geçiyorsunuz, size maaş artışı olarak geri yansıyor, iş bulma derdiniz azalıyor.
0
selam
(28.01.22)
Yönetici iseniz iş bitmez. gabe +1
0
yeninesiltupcu
(28.01.22)
@alicek: full time çalışıyorum. türkiye'deki mühendis ortalamaları belli olduğu için birkaç ekiplik işi tek başıma yapıyorum bu yüzden herkes inanılmaz mutlu benden.

arkadaş grubum hep böyle ama. yurtdışında kamuda çalışanlar da aynı, türkiye'de startupta çalışan da.


edit: mesela geçen aralık'ta son anda birisi "aguen, şu senin yıllık hedefinmiş yapılmamış" dedi. neyse iki günlük işmiş benim için yaptım. sonra dönüp dolaşıp soruyorum kim dedi bunu ben bulamadım bu işi falan. en son müdürüme gittim, "e bu senin 2022 sene sonu hedefindi naptın yuh" dedi kibarca.
0
aguen
(28.01.22)
(9)

Evden çalışanlara sorular

cavelier
bir süre önce süresiz evden çalışacağım bir şirkete geçiş yaptım. başta trafikten, yol masrafından, fastfooddan ve toksik iş arkadaşlarından kurtulduğum için epey mutluydum. ancak aylar geçmeye başladıkça başka bir şeye evriliyor bu evden çalışma durumu. belki kış ayları olduğu için bu durumdayım bi
bir süre önce süresiz evden çalışacağım bir şirkete geçiş yaptım. başta trafikten, yol masrafından, fastfooddan ve toksik iş arkadaşlarından kurtulduğum için epey mutluydum. ancak aylar geçmeye başladıkça başka bir şeye evriliyor bu evden çalışma durumu. belki kış ayları olduğu için bu durumdayım bilmiyorum çok asosyalleştim ve işe de motive olamıyorum yeterince. siz nasıl baş ediyorsunuz? ne yapmak lazım?

Edit: genel kanı sosyalleşmek ve spor olmuş. İkisi ile birlikte sorun çözülür muhtemelen. Bana küçük sosyal çevrem yetmiyor. Daha çok dışarı çıkmam gerek. Ankara’da benim modumda olan çoksa sosyalleşeceğimiz bir ortam mı kursak acaba?
0
cavelier
(26.01.22)
trafik, yol masrafı, fastfood ve toskik iş arkadaşlarımı düşününce tekrardan evden çalışmaya motive oluyorum :)

geyik bir yana biraz spor, biraz kendine vakit ayırma, sosyaleşmeyi eksik etmeme, bazen de ofise - ortak ofis alanlarına (kolektif house gibi), kahve dükkanlarına falan gidiyoruz arkadaşlarla.
0
roket adam
(26.01.22)
bütün sosyal aktiviteleri evin dışında yapmak lazım. eş, sevgili vs varsa onunla da evde bir şeyler yapmaktansa dışarda yapılmalı etkinlikler.

bunun dışında kesinlikle spora gidin. hem evden dışarı çıkarsınız hem de evdeki bu iyice hareketsiz kalmış vücudunuzu çeşitli fiziksel rahatsızlıklardan korursunuz. bazen de çevrede sessizce ders çalışılan cafeler oluyor oralara gidip çalışabilirsiniz, toplantı vs olmayan işlerin daha rahat olduğu günlerde. farklılık olur.
0
ilgeru
(27.01.22)
Sanırım biraz da mizaç meselesi bu durum. 2020 Mart ayından beri evden çalışıyorum. Ofise toplama 6-7 defa gitmiş olabilirim. Ve bunlarda da seyreltilmiş çalışma şartları nedeniyle ekip arkadaşlarımın hiç biri ile ofiste aynı anda bulunmadım. Yani ofiste de yalnızdım.

Bu süreçte açıkçası kimseyi özlediğimi, evde sıkıldığımı falan hatırlamıyorum. Ofise gittiğim o bir kaç günde de açıkçası sıkılmıştım ofiste. Gereksiz görüştüğüm insanlardan da kurtulmuş oldum. Artık sadece gerçekten görüşmek istediğim kişilerle görüşüyorum. Haftasonlarının bir anlamı oluyor, yani hafta içi ile gerçekten kontrast oluyor ve bence ofise gittiğim zamanlara oranla daha önemli günler olarak hissediyorum haftasonlarını.

İlk başta bana zor gelen şuydu: bir ofis çalışanı olarak artık hiç ofise gitmemek garip bir kimlik bunalımı yaratmıştı. ömür böyle mi geçerdiler sormuştum, ofis dışında bir çalışma hayatı tahayyül edememiştim. Ama zaman geçince ofisin bir sosyalleşme aracı olmadığını ve o saatlerin iş verenime sattığım saatler olduğunu bir şekilde özümsemiş oldum. Ofiste de çalışırken zaten İşten güçten kafamı kaldıramıyordum, yani sosyal anlamda çok da farkı yoktu.
0
eksisozlukokuryazari
(27.01.22)
Ben pandemiden kaynaklı nedenlerle çok fazla kalabalık alanlara girmediğim için bu cevapların hiçbirini uygulama fırsatım olmadı :) Şuanda da bir bitkiye dönüştüm, odadan odaya gezinip ev içi aktivitelerle mutlu olmaya çalışıp günde 10 saat çalışan, arkadaşlarıyla da web'ten görüşen bir yaşam formu:) Çalıştığım insanlar da benzer şeylerden bahsediyorlar genelde, belki de sorun başkadır bilemem :) Ama sorun evden çalışmak değil pandemide olmak benim özelimde, o kesin.
Sizin esnekliğiniz daha fazlaysa bu konularda daha efektif planlar yapıp uygulayabilirsiniz. Benim pandemiden önce de evden çalıştığım gayet sosyal bir hayatım vardı, şuan o günleri özlüyorum.
0
dreamnesiac
(27.01.22)
trafik, yol masrafı, fastfood ve toskik iş arkadaşlarımı düşününce tekrardan evden çalışmaya motive oluyorum +1

bunlara bir de uyku ekliyorum. sabah 8:45'te uyaniyorum harika bir durum. sosyallesesim gelirse is disi normal arkadaslara ulasiyorum bulusuyoruz.
0
hot potato
(27.01.22)
Sıkılıyoruz biz de reis
0
curukturpkokusu
(27.01.22)
Alisiyorsun bir yerden sonra ama donem donem com boguyor tabii ki insani yine de
0
floydian
(27.01.22)
Alisiyorsun ama kotu bir durum haklisin. Spor yapmak istiyorum mesela ben ama evden spor yapilmadigindan spor salonunun bu istegimden haberi yok.
0
baldan kaymak
(27.01.22)
Arada sıkılıyorum, bazen bir gun belirleyip ofise gidiyoruz ama genelde o kadar çok işim oluyo ki oturup bunalamiyorum bile.
0
passive aggressive
(27.01.22)
(4)

Yurtdışı yatırımları

opitseri
Soru net. Yurt dışı yatirimlari hakkında bilgi verebilecek yazarları aşağı bekliyorumNasıl, nerede, kaç para ile olur.
Soru net.
Yurt dışı yatirimlari hakkında bilgi verebilecek yazarları aşağı bekliyorum

Nasıl, nerede, kaç para ile olur.
0
opitseri
(26.01.22)
Ne yatirimi? Borsa mi? Gayrimenkul mu?
0
hot potato
(26.01.22)
hot patato +1 —Ne yatırımı? Melek yatırımcı mı olmak istiyorsunuz, yurtdışı borsaları mı? Ev, iş, şirket satın almaları mı?

Soru net değil :)
0
kaptankedi
(26.01.22)
Aslında uzmanı olduğunuz konuyu anlatabilirsiniz. Ben daha çok gayrimenkul gibi seyler düşünmüştüm ama melek yatırımcı da konusunu da öğrenmek isterim.
0
🌸opitseri
(26.01.22)
Avrupa’da bir adada turizm sektöründeyiz. Eğer ilginizi çekerse detayları konuşabiliriz. Lütfen sözlükten özel msj yazın.
0
hepbiarayisicinde
(27.01.22)
(5)

Silah patlamali şarkılar

dafuq
Murda gece gündüz şarkısında olduğu gibi ritminde silah patlaması olan şarkılar neler?Bir tane de 50 cent şarkısı vardı eskilerden aynı böyle.
Murda gece gündüz şarkısında olduğu gibi ritminde silah patlaması olan şarkılar neler?
Bir tane de 50 cent şarkısı vardı eskilerden aynı böyle.
0
dafuq
(25.01.22)
Dr. Dre - Natural Born Killaz
0
marsli gocmen
(25.01.22)
Bjork - Crystalline (makineli tüfek)
0
hot potato
(25.01.22)
jagged - vaşak
0
olsa da yesek
(25.01.22)
www.youtube.com portishead - machine gun. silah sesi değil ama silah imitasyonu
0
mirafiori
(26.01.22)
nerobianco
(26.01.22)
(6)

hediye alan birini terk etmek

Pertev nail
merhaba,bi süredir görüştüğüm biri var, geçenki buluşmamızda gelecek göremediğimi ve ayrılmak istediğimi söyleyecektim ancak elinde hediyeyle gelmişti buluşmaya. hasta olduğumda da epey ilgilendi benimle. açıkçası biraz vicdan yaptım, terk edemiyorum. sizce ne yapmalıyım? yakın zamanda bi planımız
merhaba,

bi süredir görüştüğüm biri var, geçenki buluşmamızda gelecek göremediğimi ve ayrılmak istediğimi söyleyecektim ancak elinde hediyeyle gelmişti buluşmaya. hasta olduğumda da epey ilgilendi benimle. açıkçası biraz vicdan yaptım, terk edemiyorum. sizce ne yapmalıyım? yakın zamanda bi planımız var orada mı söylesem telefonda mı söylesem?
0
Pertev nail
(25.01.22)
Bence iyi niyetli biri. Yüz yüze konuşulmayı hak ediyor.
0
dissendium
(25.01.22)
Sen de ona hediye al ödeşmiş olursunuz, sonra ayrıl.
0
Bruce
(25.01.22)
Yüz yüze +1, sen de hediye al.
0
gabe h coud
(25.01.22)
Plan sirasinda gene gurultuye gidecek muhtemelen. Ben olsam bu gece veya yarin bulusup konusurdum acilen. Hediye almaya gerek yok bence ama cok pahali bir sey aldiysa onu geri verebilirsin. Geri vermene bozulacaktir ama vermesen de suclu olursun, kacisi yok.
0
hot potato
(25.01.22)
Hot potato +1
0
invictae
(25.01.22)
Uzatmaya gerek yok. Söyle gitsin.
Hediye konusunda Hot potato haklı. Pahalıya geri ver. İşte bu yüzden hediyeye karşıyım ne gerek var ya eski adetler bunlar hep
0
dafuq
(25.01.22)
(5)

Yurtdışına Belge Gönderme

lacrim
Arkadaşımla Polonya’da master’a basvurduk. Hali hazirda burdayiz ve apostil gerekiyor universiteye basvurunun tamamlanmasi icin. Bildigim kadariyla 1-2 sayfa bir sey. Yani totalde 3-4 sayfa evrak gonderilmesi gerekiyor turkiyeden polonyaya. İnternetten baktigimda cok fahis fiyatlar gordum ama hatirl
Arkadaşımla Polonya’da master’a basvurduk. Hali hazirda burdayiz ve apostil gerekiyor universiteye basvurunun tamamlanmasi icin. Bildigim kadariyla 1-2 sayfa bir sey. Yani totalde 3-4 sayfa evrak gonderilmesi gerekiyor turkiyeden polonyaya. İnternetten baktigimda cok fahis fiyatlar gordum ama hatirladigim kadariyla gecen sene arkadasima turkiyeden koca bir koliyi 150 liraya gondermistim. Bu tarz evrak gonderimi icin hangi firmayi oneriyorsunuz ve ucreti hakkinda bir fikriniz var mi?
0
lacrim
(25.01.22)
ptt'nin turkuaz mi oyle bir posta turu var. DHL ile gonderim yapiyor ama DHL'den cok cok daha ucuza geliyor. PTT subelerinde expres gonderim olacak derseniz anlarlar herhalde.
ben evrak gondermistim ve 3. gun ulastirilmisti.

Ayrica apostili konsolosluga da sorabilirsiniz. Onlarin da veriyor olmasi lazim.
0
65 derece
(25.01.22)
PTS diye bir firma var, zaman problemi olmayan ufak tefek evrak için kesinlikle fiyat sormanızda fayda var.
0
co2s2
(25.01.22)
Ben zamaninda basvuru yaparken hep PTT'nin takipli en ucuz hizmeti neyse onunla yolladim, herhangi bir sorun yasamadim.
0
hot potato
(25.01.22)
boğaziçi ünv nin orada bir kırtasiye vardı dhl şubesi mi ne öğrencilere epey indirimli gönderiliyordu.
0
fistikthecat
(25.01.22)
Tek bir parca kagit ile 1kglik kutuya asagi yukari ayni fiyati cekerler.
UPS $70-80 ister. DHL'in biraz daha insafli olmasi lazim.
0
cooperr
(25.01.22)
(19)

Homesick durumu

garavel
Merhaba, geçen yaz üniversiteden mezun oldum ve hayatımda ilk kez ailemden ayrılıp başka bir ülkeye göçtüm tek başıma ve iş hayatına atıldım. Ara sıra ‘ benim burada ne işim var ’ diye düşündüğümde bir şekilde kendimi motive edebiliyordum fakat şu sıralar motivasyonum çok düştü. Türkiye’de ortalama
Merhaba, geçen yaz üniversiteden mezun oldum ve hayatımda ilk kez ailemden ayrılıp başka bir ülkeye göçtüm tek başıma ve iş hayatına atıldım. Ara sıra ‘ benim burada ne işim var ’ diye düşündüğümde bir şekilde kendimi motive edebiliyordum fakat şu sıralar motivasyonum çok düştü. Türkiye’de ortalama üstü bir üni hayatı yaşadım, çalışma ve maddi kaygım olmadı hiç. Şimdi ise o hayattan çıkıp birden başka bir ülkede çalışmaya başlayınca sudan çıkmış balığa döndüm. En basitinden 2 aydır ev arıyorum ev bile bulamıyorum adam akıllı, kiralar uçuk ( londra ) ve başkalarıyla evi paylaşıyorsun birikim yapmak yeni mezun tecrübesiz biri için zaten imkansız. Ben böyle hep kira mı vereceğim düşüncesi var, maaşımda ortalamanın altı tabii ki şuan onun da etkisi var. Her ne kadar artma potansiyeli olsa da kısa vadede 2-3 yıldan önce istediğimi yakalamam mümkün değil.

Şimdi tartıya koyuyorum, türkiye’de ev var, iyi kötü bi araba da çekebilirim altıma aile desteği ile üç beş bişey kazansak en azından istediğimde ailemi görürüm, yazın dostlarla 2 saatte denize kaçar kafayı sıfırlarım diyorum.

Böyle zorlanan, geri dönen ya da kalıp devam eden vardır belki aramızda. Her türlü yoruma açığım, türkiye’den başka yerde yaşayamam diyenleri de dinlerim manyak mısın kal diyenleri de.

Bu arada ingiltere tek şansım değil, döndükten sonra ileride yarın bir gün yine avrupa’ya göçebilirm. Tek kurşunum olsa kesinlikle kalırım onu belirteyim maalesef onun da rahatlığı var.
0
garavel
(25.01.22)
Bekleme hemen dön.
Türkiye hep böyle kalmayacak. Ülkelerin siyasi arenadaki konumları değişiyor.
Zorluklar dibine kadar yaşanıyor ama başka bir ülke olsa buna herhalde dayanamazdı.
Her şeyi sıralayamam buraya ama özellikle maddi anlamda ilerisi için umut var.
Sadece doğru kararlar alınmalı.
Konu uzun aslında ama kısa tutalım.
0
Erva
(25.01.22)
dönme abi, napıyorsun. biraz fazla gayret göster. yaparsın. burası bambaşka bir yere çıktı, hiç boşuna kafanda kurma.
0
gabe h coud
(25.01.22)
Valla ben de yurtdışından dönmüş biri olarak söylüyorum. Sen zoru görünce tırsmışsın. Belli ki burada rahat yaşamışsın, iş kendi başına ayakta kalmaya gelince pes etmişsin gibime geliyor.

Türkiye'de olup ailenden ayrı eve hayatta çıkmazdın sen mesela, çıksan da "uf yapamıyorum ya annemin yemeklerini özledim" der ailenin yanı a geri dönerdin.

O bahsettiğin 2-3 yılı aşmaya çalış derim. Biraz dişini sık ve sertleş bence. Dönmenin manası yok.
0
Nocturne
(25.01.22)
Döndükten sonra "göçmen" çok daha zor olur.

Anlattığın şey de konfor alanının bile ötesinde "emekli hayatı" gibi hayali bir düzen:) Dostlar arkadaşlar da hep TR'de mi olacaklar mesela?

Bahsettiğin zorlukları anlıyorum, TR'de birebir aynıları olmasa da yine çok zor bir hayat bekliyor olacak seni. Kısa süre sonra her şeyi Londra'yla kıyaslamaya başlarken bulabilirsin kendini. Bahsettiğin yaz tatilini yapmak için bile insanlar aylarca taksit ödemek durumunda, alım gücü olarak şuanki maaşın orada "kirayı zor karşılarken" bir süre sonra buradakine göre yüksek bir hayat standardın olabilir. Benzer şeyleri oraya yeni giden çoğu kişi yaşıyor zaten, dayanabiliyorsan devam..
0
dreamnesiac
(25.01.22)
gabe, nocturne +1, bu tür zorluklar ve bunların üzerinden gelebilme seni sen yapan şeyler, bu tür konfor alanından çıkmak zaten kişisel gelişim için tavsiye edilen şeyler.

birde şunu düşün bir hafta sonra evleneceksin ve iyi kötü bir eve ihtiyacın var, nasıl çözeceksin? iç güveysi mi gideceksin yoksa aile evine mi taşınacaksınız? bu konuda eşin ne düşünecektir sence? bir ev bulmayı bile başaramadı ne işim var bununla diye düşünmez mi?

iş verenin daha kendine bakmayı beceremiyor ben buna nasıl sorumluluk vereyim müdür yapayım demez mi?

Bu arada işe yeni başlamış tecrübesi az birinin (ki hayvan gibi tecrübeyle giden 30+ arkadaşlarım bile bir yıla yakın oda tutarak yaşadılar) tabii ki ev bulması tutması o kadar da kolay değil bunu iyi anlıyorum yukarıdaki örnek sizin de örnek verdiğiniz içindi, yaşadığınız diğer problem/sorunları da benzer şekilde ileri doğru hayatınızın ilerisindeki konular içinde kullanabilirsiniz. eğer vereceğiniz cevaplar sizi tatmin ediyorsa tebrikler, oldunuz.
0
selam
(25.01.22)
Dönme, senin yerinde olmak isteyenleri düşün.
0
gunisigi90
(25.01.22)
Yorumlar haklı zaten, yukarıda da belirttim. zoru görünce ve etrafta tam manasıyla güvenebileceğim kimse olmayınca insan tabii ki boşluğa düşüyor afallıyor ve zorlanıyor. Burda doğup büyüyen kiminle konuşsam “ iyi cesaret, ben ailemden ayrı yaşayamazdım, nasıl yaptın vs “ tarzı şeyler durmak iyice bi durup düşündürüyor kırıyor insanı.

Tr’de en azından bi 2-3 sene iş yaşamında olsam 27-28 yaşında gelsem dediğim gibi en azından hazırlıklı olurdum neyle karşılaşacağımı bilirdim. Ama üni bitti, arabamı sattım ve buraya geldim hayatımda ilk kez çalışmaya başladım ve bu hiç bilmediğim bir ülkede bilmediğim bir kültürde oldu. Türkiye’de bile çalışmaya başlasan bi afallarsın ama etraf yabancı değil, çifte şok yaşadım. Biliyordum zaten bunu kendimi hazırlamıştım zaman zaman motivasyonum düştüğünde yükselttim ama bazı zamanlar da çok düşüyor işte.

Ben büyürken sürekli babam yurt dışındaydı, bu yaşıma geldim hala yurt dışında onunla uzak kaldık hep. Şimdi o yapacağını yaptı komple türkiye’ye dönecek ben yurtdışındayım. Bi tane hayatımız var aileden ayrı mı geçireceğiz hissi berbat bir şey.

Burada olmak çok daha mantıklı her açıdan ama aile bağları insanı yiyip bitiriyor.

@selam türkiye’de ailemin kaldığı ev haricinde 2 tane evimiz daha var. yani tam anlayamadım dediğinizi ama aile evinde yaşama gibi bir durum olmaz evlenme durumunda.
0
🌸garavel
(25.01.22)
iki kişi arasında dialog olacak ama

“ iyi cesaret, ben ailemden ayrı yaşayamazdım, nasıl yaptın vs “ tarzı şeyler durmak iyice bi durup düşündürüyor kırıyor insanı.

1 - onların cesaretsizliği, bağımlılığı (bağlı değil bak, bağımlı) onların problemi, seni ilgilendirmez
2 - onların yapamadığı şeyi yapıyorsun, bir kısmının özendiği, imrendiği, bir kısmının korktuğu bir şey ve bu cesaret ister. kırılmak yerine gurur duymalısın dünya nüfüsunun sadece %5'inin yapabildiği bir şey yapıyorsun. ne kadar az o kadar çok değer.

Ailenin evleri, geliri bir gün kaybolur gider, deprem olur yıkılır, iflas edilir, dolandırılır olur da olur dünyanın bin türlü hali var, oraya güvenme hiç.

Anne baban tahminim sağlıklı insanlar, senin için bir sürü şeyi yapabilecek durumdalar şu anda, bu zamanları iyi değerlendir, diyorsun ya belki geri giderim baka yere falan, o iş yalan, aile yaşlanacak rahatsızlıklar artacak vs. şimdi yaptın yaptın sonrası daha zor olacaktır, tabii sen de yaş alındıkça konfor alanından çıkmak istemeyeceksin, ne kadar yaşlıyız o kadar tembelleşiyoruz.

tuttuğun takımın rakip takım tarafından yenildiğini ancak maç'ın çok güzel geçtiğini düşün, belki bir gün son kurşununu da sıkıp döneceksin, ve herkes soracak manyakmısın niye döndün diye, şunu diyebilirsen "yapamadım, yenildim ama maç çok güzeldi" o zaman başın fezaya değer. illa ki kalacaksın diye bir şey yok bu arada, buradaki insanların derdi aman yurt dışına gitmişsin buralar bok gibi sakın gelme değil, daha çok bu genç yaşta hayatın içindeki mücadeleyi tek başına verebilecek ve veriyor olman. önemli olan "başarmak" değil, mücadelenin kendisi.

henüz ailen sağlıklı iken hayatını yaşa, derdin olursa yardım edecek birileri var etrafında ama bir gün bu dünyadan gittiklerinde kimsen kalmayacak yardım edecek.

Ben bu argümanla evimi ayırmıştım, doğru düzgün yemek yapmayı bilmiyorum, bozulan şeyleri nasıl tamir edeceğimi, nereden tamirci bulacağımı bilmiyorum, şimdi sen varsın sana sorar öğrenirim, sen ölünce kime soracağım, nasıl öğreneceğim bunları diye bir argüman koymuştum babamın önüne. benzer argüman senin içinde geçerli, ailen sağlıklı iken öğreneceksin ne öğreneceksen.
0
selam
(25.01.22)
bence buradaki ana nokta tr'deki iş hayatınla ilgili. anladığım kadarıyla maddi kaygın yok bu iyi, ama tr'de alanında iş bulup, seni mutlu edecek bir kariyer yapabilecek misin? eğer cevap evetse, bir şeylerden feragat edip geri dönülebilir. yerinde olmak isteyenlerin borcunu ödemek zorunda değilsin, özlem de gerçek bir duygudur ve acayip zor bi hayat yaşamana gidip başka ülkede sıfırdan başlamana falan gerek yok. gelirsin trde mutlu olacağın işinde orta halli bi hayat yaşarsın konfor alanında güzel bir hayatın olur.

bunları maddi kaygın olmadığını baz alarak yazıyorum, yani işten gelecek paraya aşırı ihtiyacın yoksa manasında. (maddi açıdan sıkıntılı bir ailedeysen kesinlikle geri dönme.) genel olarak insanlar tr'deki hayatlarından memnun olmadıkları için göçmen oluyorlar, buradaki hayatından memnunsan çok da şart değil bence.
0
roket adam
(25.01.22)
Yurtdışına gitmeyi çok istiyor bence herkes ve türkiye’den bunalmış durumdalar o yüzden cevaplar hep tek yönlü. Sen kendine soracaksın bu sorunun cevabını, kimse cevaplayamaz. Mesela benim imkanım oldu ve gitmedim, o kadar uzun yıllar yurtdışında yaşamak istemiyorum çünkü, gidersem 1-2 yıl kalıp dönecek şekilde gitmek isterim. Bana göre değil ya refah da umrumda değil para da. Ailem sonsuza dek benimle olmayacak, hayattalarken beraber vakit geçirmek istiyorum, benim babam da 32 yıl yurtdışında çalıştı yeni döndü, şimdi ben gidiyorum desem inanılmaz üzülür.

Bir de bak hayat standardın düşmüş, burda araban varmış orda metroya biniyorsun, kendi evin varken 2-3 kişiyle aynı evde yaşamaya başlamışsın, bir sürü arkadaşın varken yalnız kalmışsın. Bilmiyorum insanlar yurtdışına mutlu olmak için gidiyor, eğer mutsuzsan ve gerçekten bıktıysan hayatı kendine zindan etmeye değer mi? Mesela evli olsan sana destek olacak birisi olurdu, o kadar yalnız kalmazdın belki. Şu an daha zor sanırım senin için. Bence iyi düşün, hiçbir şey %100 güzel değil, pişmanlıklar neyi tercih edersen et olacak önemli olan kendini en iyi hissedeceğin şıkkı seçmek. Böyle bir arkadaşım berkeley’de doktorayı bıraktı döndü yapanlar var yani.
0
ekaterina
(25.01.22)
Bu arada bugün itibariyle geleli 4 ay oldu, onu belirtmemişim. Çok taze sayılırım, tam da bu zamanlarda vurmaya başlıyormuş sanırım insanlara aile hasreti, hayat zorluğu vs.

@roket adam, valla kira vermeyeceğim ve izmir’de yaşayacağım için şöyle bi 7-8 gelirim olsa kral gibi yaşarım. ailemin beklentisi yok benden, orta şeker bi araba da olur bazı şeylere sıfırdan başlamam yani. gül gibi geçinirim de işte o parayı da maaşla bu yaşta kazanamam. işten gelecek paraya önümüzdeki 2-3 sene daha ihtiyacım yok ama sonrasını bilemiyorum.

şuan bilsem ki türkiye’de haftada 5 gun 9-5.30 bi iş bulacağım dediğim maaşa dakika düşünmem de, bulamayacağımı biliyorum :(
0
🌸garavel
(25.01.22)
Türkiye'de iş hayatına girmediğin için aklında o var. İş hayatında olanlar fırsatını bulsa gidiyor öyle düşün. (en kurumsal yerlerde bile hayvan gibi sömürü olabiliyor burada.)

Ev-araba almak Türkiye'de de maaşlı çalışan için imkansız gibi ama aile durumundan rahatım diyorsan, onu sen düşüneceksin işte. İstediğin tam olarak ne? Bu arada İzmirliler batıya pek adapte olamıyor galiba onu gördüm, belki iklim vs. sosyal olamamak seni üzüyordur. Ben 1 yıl İngiltere'de yaşadım (okudum) sonra Türkiye'ye döndüm. O dönem kendi işimi bulamadığım ve vize uzatmadığım için dönmüştüm. Türkiye'de de fena halde değildim başta. Fakat şu anki aklım olsa İngiltere'de master sonrası herhangi bir şeyde de olsa kalmaya çalışırdım. (ki bir arkadaşım Forensic Osteology masterı sonrası call centerda çalışarak orada kaldı :D Şimdi üniversitede çalışıyor. Çok iyi yaptı)

Fakat 4 ay çok kısa. Bir ülkeye alışmak aslında 6-9 ay. Tam olarak alışmak 2-3 yıl belki de. Bak bir öğretim görevlisi olarak şunu net söyleyeyim, mezun olan öğrencileri görüyorum hepsi afallıyor ve Türkiye'de iş dünyası şu an çok daha kötü. Eskiden biz yine 900-1000 dolar gibi rakamlara ilk işimize girmiştik, şu an bu 300-400 dolar ve bu paraya geçinmeleri imkansız. Ayrıca öyle "çalışma saati" diye bir şey pek yok. İlk işleri olduğundan laf da edemiyorlar. Ailesiyle yaşayan ailesiyle kalmak istemiyor psikolojisi bozuluyor. Sevgilisi olan sevişecek yer bulamıyor. Türkiye'de de bir sürü alt sorun var.

Artıları eksileri iyi düşün. Kendi ayakların üstünde durup orada başarılı olursan harika bir şey başarmış olursun. Fakat neden illa Londra? Daha küçük özellikle sahil şehirlerinde (Brighton?, Southampton vs.) iş bulup yaşayabilirsen çok daha mutlu olabilirsin.

Bence sana gereken şey sosyal çevre (ve mümkünse sevgili). Sosyallik yok diyorsan en kötü kafana göre birkaç Türk, Yunan, İtalyan, Portekizli falan bulmaya çalış.
0
nhk ni youkosu
(25.01.22)
@nhk ni youkosu söylediğiniz şeylere %100 katılıyorum, şuan aldığım maaşı londra dışında alsam muhteşem olurdu mesela ama ingilizcem çok yeterli seviyede değil b2 idim geldiğimde şimdi kulak yavaş yavaş alışıyor dilim biraz çözülüyor vs, ondan londra dışını şuan gözüm kesmiyor her yerde iş yapan geçerli bir mesleğim yok( ing işletme bitirdim şuan online sales tarzı bi ofis işindeyim telefon ve mailde geçiyor bütün gün ) o yüzden türk şirketinde başladım, bir de londra’da 2-3 tane arkadaşım var yakın ve onlarla vakit geçiriyorum işten arta kalan zamanlarda fakat onların da sevgilisi var işte adamlar pazar günü off :)

siz söyledikten sonra farkettim de şöyle pazar günü çıkıp hiç bilmediğim yerleri gezdiğim 3-4 hafta olmuştu ve hepsinde baya mutluydum, ama şuan bunu yapacak birisi yok etrafımda yalnızken de keyif almıyorum.
0
🌸garavel
(25.01.22)
dostum yanlış anlama ama izmir şartlarında ingilizcen yokken sırf ing işletme diplomasıyla eğer birkaç önemli üniden biri değilse gidip 7-8 bin ile başlaman zor. arkas vs tarzı bir holdinge girmediğin sürece hayattan nefret edecek bir iş hayatın olabilir cidden. yani bence önemli konu, dönersen nerede çalışacaksın? belki şimdiden bazı iş başvuruları yapıp londrada olduğunu çaktırmadan mülakat yapıp bi piyasanın durumunu tartabilirsin ama bana çok iç açıcı gelmedi.

o yüzden bu şartlar altında ben de biraz daha kovalamanı önereceğim.
0
roket adam
(25.01.22)
@roket adam yok neden yanlış anlayayım, maalesef tr’nin gerçeği bu. 2-3 arkadaşım güzel maaşlarla işe başladılar ama şans meselesi tabi. bu arada ingilizcem yok demedim ingilizcem sadece british aksanı konuşulan yerde iş yapmaz yoksa şuan türkiye’de ben biliyorum diyenlerin %70 inden iyi olduğuna eminim.

öyle kurumsal bir yerde iş kovalamak da mantıklı dediğiniz gibi linkedin üzerinden koşturulabilir. en büyük sorun dönünce ne iş yapacağım zaten.
0
🌸garavel
(25.01.22)
sen türkiye'den çok öğrencilik hayatını özlüyormussun gibi geldi bana yazdıklarından.

tr'de iş hayatına girip yaşın da büyüdükçe ve sorumluluk aldıkça yine benzer şeyler hissedeceksin.
0
nuisance
(25.01.22)
Turkiye ve Ingilteredeki hayat karsilastirmanizi 'arabam vardi' falan gibi yuzeysel seviyelerde degerlendirmemek lazim bence. Londra'da arabayi napacaksiniz yani teknik olarak, sirf arabayi kapinizin onune park etmek icin bile gidip izin alip, belge cikartip, vergi odemeniz gerek. O trafikte bir yerden bir yere gitmek sacmalik. Londra'da yasiyorsaniz tabii ki metroya bineceksiniz, gap'i mind edeceksiniz, o kulturun bir parcasi da bu degil mi sonucta?

Tabii yasadiginiz durumu en iyi kendiniz bilirsiniz ama su asamada mumkun oldugunca sabirsizlikla bekleyeceginiz durumlar yaratmaya calisin bence. (Something to look forward to, yani) Turkiyeye bir kisa kacamak, ordaki bir aktivite, haftasonu icin Cambridge'e bir tren bileti falan, artik caniniz ne yapmak istiyorsa maddi imkanlariniz elverdikce.

Ayrica en onemli kriterlerden biri insanlar olarak zaman icinde ne hissedecegimizi ongoremiyor olmamiz. Yani kendi zihnimiz, kendi duygumuz, kendi beynimiz ama yine de anlayamiyoruz. Dort ay sonra, alti ay sonra, yaz gelince neler dusunuyor hissediyor olabileceginizi bilemiyorsunuz ki. O yuzden -gecen gun de baska bir cevaba yazdim- direkt karar vermeden once kendinize bazi milestonelar belirleyin. Misal, Nisan ayinda hala ayni derecede mutsuzsam geri donmeyi dusunmeye basliycam. Haziran'da hala ayni gucle karamsarlik hissediyorsam Turkiye'den en az bes yere is basvurusu yapicam. Temmuz'a kadar en az iki yerden haber duyarsam birini secicem vs gibi. Oyle karar verirsiniz, boylece elinizde hep kararinizi destekleyen veya desteklemeyen datalar olur.
0
sopiro
(26.01.22)
Herkes baska ulkede yasamaliymis gibi sacma bir algi var. Bazisinin zevklerine kulturune vs en uygun ulke Turkiye. Yasadigin yerin kulturune ozel bir heves duymadan yasanmaz Almanci usulu veya karin tokluguna calismiyorsan.

"senin yerinde olmak isteyenleri düşün"
bosanmak isteyen adama "bak evlenmeye calisip evlenemeyenler var" demek gibi. ne alaka.
0
hot potato
(26.01.22)
+ homesick olayi ilk 5 sene zorlar sonra yavas yavas etkisini kaybediyor. Gurbet enteresan bir olay, yurtdisinda uzun sure kalmadan anlamasi zor. Ben de karsima cikmadan once cok dalga gectim, sonra yuzlesince anliyorsun.

+ senin profilindeki birine ben gocmenlik tavsiye etmiyorum ama yurtdisi deneyimi onemlidir ve bu tarz denemeler yapilacaksa bunlari 30'dan once yapmak lazim.

+ senin yerinde olsam 4-5 sene takilirim. Biraz calisirim, dil meselesini toparlarim, mumkunse bir de MBA falan patlatirim aradan ciksin. 30'a gelmeden, fazla kok salmadan copluge geri donerim. Gocmenlik falan islerine pek bulasmam.

+ Yurtdisi eger cok buyuk paralarla oynama imkaniniz yok ve coplukte keyfiniz yerinde ise size pek de fazla birsey sunmuyor. Cikinca finansal olarak ciddi seviye atlayacaksaniz, ya da geldiginiz yerde cok ciddi sikintilariniz varsa ve bunlari cozmek icin tek careniz kacmak ise mantikli.
0
cooperr
(26.01.22)
(4)

Takım elbise yoksa ne giymeli?

izza
Biriyle yapacağınız görüşmede takım elbise giymeniz gerekiyorsa ve hiç takım elbiseniz yoksa -hiç gerekmemişti- ne giyilebilir? Olmazsa olmaz mıdır yoksa?
Biriyle yapacağınız görüşmede takım elbise giymeniz gerekiyorsa ve hiç takım elbiseniz yoksa -hiç gerekmemişti- ne giyilebilir? Olmazsa olmaz mıdır yoksa?
0
izza
(24.01.22)
kumas pantolon, gomlek, kiravat?
0
hot potato
(24.01.22)
Oxford gömlek, chino pantolon
0
freebird5406_2
(24.01.22)
chino+gomlek +1
0
ala09
(24.01.22)
ceket varsa altına herhangi bir pantolon ile durumu kurtarırsınız. bi tane blazer vaziyeti toparlar varsa eğer. yok ise gömlek kravat süveter kumaş pantolon da olabilir
0
photo85
(24.01.22)
(4)

En hızlı yoldan yabancı dil geliştirme?

cavelier
Selam, dil konusunda çok geri kaldım, işim gereği çok ihtiyacım oluyor ve ülke gidişatından ve çalıştığım şirketlerde sık sık duyduğum yurtdışı fırsatlarından dolayı bu yıl dil işini halletmeyi kafama koydum. dil kursuna da yazıldım. ancak kurs dışında kendimi çok fazla veremiyorum neler yapabilirim
Selam, dil konusunda çok geri kaldım, işim gereği çok ihtiyacım oluyor ve ülke gidişatından ve çalıştığım şirketlerde sık sık duyduğum yurtdışı fırsatlarından dolayı bu yıl dil işini halletmeyi kafama koydum. dil kursuna da yazıldım. ancak kurs dışında kendimi çok fazla veremiyorum neler yapabilirim en hızlı yoldan geliştirmek için? bildiğiniz uygulamalar var mı sohbet ederek pekiştirebileceğim?
0
cavelier
(24.01.22)
Yabanci dil? Hangisi?
0
hot potato
(24.01.22)
Hangisi olduğu farketmeden bol bol kelime ezberlemek lazım. Dile maruz kalacaksın bir şekilde.
0
antropolog
(24.01.22)
Kelime ezberlemek ve bundan da önemlisi yabancı dilini konuşabileceğin biri her zaman olacak.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(24.01.22)
native ev arkadasi
0
camussar
(24.01.22)
(10)

Berlin'de Aylık 2000 Euro

parcaliham
Selamlar,İşim gereği Berlin'de 6 ay geçirme durumum var. Bir davet üzerine gidiyorum ve merkezi bir yerde 2+1 evi karşı taraf karşılıyor. Aylık da harcamam için 2000 Euro veriyorlar. Üstüne 6 aylık oturma izni vizesi masrafı, uçak vs. onlar karşılıyor.Bu süreçte Berlin'de aylık 2000 Euro ile nasıl b
Selamlar,

İşim gereği Berlin'de 6 ay geçirme durumum var. Bir davet üzerine gidiyorum ve merkezi bir yerde 2+1 evi karşı taraf karşılıyor. Aylık da harcamam için 2000 Euro veriyorlar. Üstüne 6 aylık oturma izni vizesi masrafı, uçak vs. onlar karşılıyor.

Bu süreçte Berlin'de aylık 2000 Euro ile nasıl bir hayat standartım olur?

Not. Yaş 28. Öğrenci değilim.
0
parcaliham
(23.01.22)
Surekli disarida yemek yemedigin/eve yemek soylemedigin takdirde rahat gecinirsin.
0
hot potato
(23.01.22)
2000 net mi? brüt mü?
0
helenart
(23.01.22)
Ooo hayırlı olsun. Artistic residency falan mı? Oldukça rahat geçinirsiniz.
Bu ücretin “net” olduğunu varsayıyorum.
Hesabı blue card/yüksek nitelikli göçmen ücretleriyle kıyaslarsak 2700-3000 arası bişey geçecekti net olarak , wgde kalmazsanız bu paranın min 1000 eurosu zaten kiraya gidecekti.
Bu şartlarda sizin durum daha bile cazip oluyor.
Asla endişe etmeyin.
0
rewlack
(23.01.22)
@helenart 2000 euro net. brüt değil.

@rewlack WG nedir?
0
🌸parcaliham
(23.01.22)
kira olmadiktan sonra net 2000 ile cok rahat yasanir, hatta istenirse birikim bile yapilabilir

WG: Wohngemeinschaft yani paylasimli daire.
0
emrahday
(23.01.22)
ev masrafı olmadığında 2000 euro ile çok güzel yaşanılır berlin'de.
0
king lizard
(23.01.22)
1200 ile güzelce geçinir, 800 euro da kenara atarsın
0
mg3929
(23.01.22)
Kral gibi yaşarsın. Aylık 1000 euronun üzerinde birikim yapabilirsin.
0
chihirovekohaku
(23.01.22)
Kreuzberg'den cevap vereyim, ben aylık 450 euro kira ödüyorum (WG), yeme içme masrafı da aylık 300-350 euro. Onun dışında bişey yapmıyorum, zaten hayat durdu her yer kapalı max 150-200 euro sosyalleşme. Bunlarla bayağı her gün et yiyip, sabahları pastırmalı vs kahvaltı yapabiliyorum, alkol veya farklı şeyler denemek itersen sgsgs neyse işte 50 euro da ona say.
Geçici geleceksin wunderplatz dışında opsiyonun yok. Wunder ile 1200 aylık ödeyen de 800 de var bildiğim, kira işi temel masrafın olacak.
0
wiekannich
(23.01.22)
youtube veya instagram'da, berlin'de yaşayan ve çoğunlukla yeme-içme öneri ve fiyat karşılaştırmalarını paylaşan türk çift yoldabiblog'la da iletişime geçebilirsiniz veya videolarından fikir de edinebilirsiniz.
0
amelie poulain
(24.01.22)
(14)

Ne fabrikanız olsun isterdiniz

dissendium
Çok önemli bir soru olmadığı için gönül işleri kategorisinde açtım soruyu.Ne fabrikanız olsun isterdiniz ve neden o fabrika? Geliriniz çok fazla olacak. Her ay en az 10 milyon lira kazandığınızı düşünün. Ne üretmek sizi mutlu eder? Ne üretimine hayatınızı harcayabilirsiniz?
Çok önemli bir soru olmadığı için gönül işleri kategorisinde açtım soruyu.

Ne fabrikanız olsun isterdiniz ve neden o fabrika? Geliriniz çok fazla olacak. Her ay en az 10 milyon lira kazandığınızı düşünün. Ne üretmek sizi mutlu eder? Ne üretimine hayatınızı harcayabilirsiniz?
0
dissendium
(23.01.22)
İşlemci
0
aeroknight
(23.01.22)
Oyuncak
0
basond
(23.01.22)
Rakı.
0
j r r tolkien hayrani
(23.01.22)
Otomatik silah fabrikasi.
0
stavro
(23.01.22)
Gelir elde etmek değilse amacım
Müzik aleti olabilir.
0
kisa
(23.01.22)
tekne, motoryat, katamaran, otomobil, karavan

ama seri üretim değil, el yapımı olacak.

ve ilginç teknolojiler olacak. büyük bir kısmını argeye ayırırdım. hiç kimsenin düşünmediği icatları uygulamak isterdim.
0
gabe h coud
(23.01.22)
ilaç
0
ya ben lan neyse
(23.01.22)
Sanat, Andy Warhol usulu :D
0
hot potato
(23.01.22)
oyuncak +1
0
in vino veritas
(23.01.22)
vida
0
ala09
(24.01.22)
gözüm o kadar yüksekte değil, kask fabrikası, motorsiklet fabrikası. az kazanayım sorun diil.
0
selam
(24.01.22)
kedi, köpek maması.
0
kumandanim
(24.01.22)
Fişek fabrikası, tanesi 5 lira oldu namussuzun, atamıyoruz.
0
John Bloor
(24.01.22)
yarı iletken veya chip üretimi yapan bir fabrikam olsun isterdim.
0
baharat
(26.01.22)
(5)

Sırf anime seviliyor diye Japonya'ya gidilir mi?

ya ben lan neyse
animeleri hobi edinmiş biri turistik amaçlı giderse hayal kırıklığına uğrar mı?
animeleri hobi edinmiş biri turistik amaçlı giderse hayal kırıklığına uğrar mı?
0
ya ben lan neyse
(23.01.22)
Mevzuyu yalnızca animeye bağlayacaksak. Hangi animeleri sevdiğine bağlı, ormanda uçup dövüşmeleri seviyorsa yalnızca bilemem ama bazı animelerde japon kültürü çok güzel gözlemlenebiliyor bunları seven de gidip görmeyi ilginç bulacaktır sanki.
0
hedep
(23.01.22)
Gidilir gittim mutlu döndüm
0
basond
(23.01.22)
Neden hayal kırıklığına uğrayabileceğinizi düşünüyorsunuz? Yani ne beklediğinize bağlı biraz. Özel bir etkinliğe denk getirebilirsiniz ziyaretinizi, yok o olmazsa gidip restoranlarda ramen, onigiri gibi animelerde sıkça tüketilen şeyleri yiyebilir, kendinize geleneksel giysi ve aksesuarlar, mangalar ya da beğendiğiniz animelerin hatıra eşyalarından alabilirsiniz.

Yani gezileri buna göre yaparsınız zaten, sonuçta japonyaya ait bir şeyleri hali hazırda severken neden hiçbir fikrinizin olmadığı bir yere gidesiniz mesela? orayı japonyadan daha çok seveceğiniz kesin mi? eğer kesinse oraya gidin. Japonya'ya gidip dönmeyi karşılayabiliyorsanız dünyanın birçok yerine gidebilirsiniz sanırım.
0
akhenaten
(23.01.22)
gidilir.
0
janderzel zartanyan
(23.01.22)
Japonya'ya anime sevilmese de gidilir ama parasiz veya sinirli butceyle gidilmez. Hem cok pahali bir yer, hem de degisik oldugu icin gidince biraz kalmak lazim anlamak icin. Yoksa o zaman hayal kirikligi olur.
0
hot potato
(23.01.22)
(4)

Kaliteli el kremi

iddaaci
Merhaba, eşimin elleri çok fazla suyla temas halinde. Biberon yıkıyor hep. Sabun ve temizleyici de kullanınca elin yağ katmanı zarar görüyor haliyle. Bir de tiroit çıktı. O da kuruluk yaparmış. Şöyle sağlam bir el kremi ve banyo kullanımı için sıvı sabun önerseniz. Ne iyi olur.
Merhaba, eşimin elleri çok fazla suyla temas halinde. Biberon yıkıyor hep. Sabun ve temizleyici de kullanınca elin yağ katmanı zarar görüyor haliyle. Bir de tiroit çıktı. O da kuruluk yaparmış.

Şöyle sağlam bir el kremi ve banyo kullanımı için sıvı sabun önerseniz. Ne iyi olur.
0
iddaaci
(23.01.22)
Kenevirli bi el kremi vardı adını unuttum ama aratırsan çıkar, kokusu falan kötü ama kendisi iyi.
0
Zaman Tamircisi
(23.01.22)
bahsi geçen kenevirli krem bodyshop'ın +1

çok iyi gerçekten.

ayrıca eşinizin biberon yıkarken eldiven kullanmasını tavsiye ederim.
0
blatta hiberna
(23.01.22)
bioderma'nın atoderm serisine de bakabilirsiniz. kuru ciltler için olan bir seri, bir sürü çeşit ürün var bu seride. ben tüm vücuda kullanılabilen kremini ve durulanan duş yağını kullanıyorum, memnunum. normal duş jeli de var, onu kullanmadım hiç ama bakabilirsiniz belki ona da.
0
nimberjack
(23.01.22)
cerave. el kremi degil de normal vucut/yuz nemlendiricisini alip elinizde kullanabilrsiniz.
0
hot potato
(23.01.22)
(14)

istenmeyen bölümde okumak

dodonene
gece gece yine uyutmadı. bölüm değiştirsem bu sefer 25-26 yaşında mezun olacağım. iki ucu boklu değnek. siz olsanız napardınız veya naptınız ?
gece gece yine uyutmadı. bölüm değiştirsem bu sefer 25-26 yaşında mezun olacağım. iki ucu boklu değnek. siz olsanız napardınız veya naptınız ?
0
dodonene
(23.01.22)
canım ne istiyorsa onu yaparım. kaç yaşında mezun olduğunun bir önemi yok. ama maddi bir kaygın bulunuyorsa önünde iki seçenek bulunuyor:

1-bölümü bitirip çalışmaya başlamak, sonrasında çalışırken istediğin bölümü okumak.
2-maddi kaygıya rağmen okulu bırakıp istediğin bölüme girmek.

ilk üniversitemi 25-26 yaşımda bitirdim. 30 yaşından sonra ikinci üniversitemi okuyorum. bitince üçüncüyü de düşünüyorum. yaş sadece boş bir rakamdan ibaret, takma kafana.
0
lesmiserables
(23.01.22)
22 yaşımda hukuk fakültesini bitirdim (ki Türkiye'nin top 5 üniversitelerinin birinde), aynı sene psikoloji bölümüne başladım. 26 yaşında mezun oldum.

Şimdilerde yüksek lisansım da bitmek üzere, üzerine tecrübeli de sayiliyorum artık iş hayatında.

O dört yılı kafama taksaydim sevmediğim bir mesleği yaparak adliye koridorlarında her gün kendime aciyacaktim büyük ihtimalle.
0
fraise
(23.01.22)
Okuyacağın bölüme göre değişir ne olacağı. Geç mezun olunacaksa sonuç buna değer olmalı.
Bana kalırsa üniversite eğitiminin bazı alanlar dışında çok da değeri kalmadı. Hedefin nedir bilmiyorum ama bu süreçlerde çok zaman harcamak çok mantıklı değil artık.

Eğitimin kalitesi belli. Ezbere dayalı ve hocaların egolarını tatmin ettiği bir sistem var. Boğaziçi, odtü falan da dahil olmak üzere kaliteli iş yapılan okul yok bu ülkede. Lisansı bölüm derecesiyle bitirdim. Şimdiki aklım olsa hiç uğraşmazdım diyorum. İlgi duyduğun konularda okul dışında kendini geliştirebilirsin.

Diplomadan ziyade bir iş yapmayı öğren. Skill kazanmaya bak. Artık tüm dünyada bilgisayar başında oturacak insan yeterince var. Üniversite mezunlarında sanayideki ustanın sahip olduğu beceri yok mesela. Ayrıca vizesi, finali derken bir roman okumaya zaman bulamıyor insan. Ödevdir bilmemnedir derken kültür sanat aktivitelerine zaman da kalmıyor. Yazarken bile darlandım.
0
garylineker
(23.01.22)
25-26 ile 40 arasında 14-15 yıl fark var. Hiç çekinme yap gitsin. Ömür 1 tane.
0
muhayyer divan
(23.01.22)
Cogumuz "istemedigim bolumde okuyorum" donemlerinden gecmisizdir. 25-26 yasinda mezun olmakta bir sikinti yok da: istemedigin bolum ne istedigin bolum ne? Bunlari bize soylemek zorunda degilsin de kendin iyi anladigindan emin olmalisin.

Ikinci olarak, zaten cogumuz -'istedigimiz bolum'de okumus olanlar dahil- istedigimiz veya okudugumuzla alakali isi yapmiyoruz en sonunda. Neyi bulursak o isi yapiyoruz. Istedigin bolum gerecekten de istedigin kariyer icin kapi acan bir sey degilse gene digerleriyle ayni havuza girip rasgele bir is bulana kadar yuzlerce basvuru yapacaksin, aylarca belki yillarca email bekleyeceksin. O yuzden cok buyutme gozunde.

Yap gitsin demek kolay ama kariyer imkanlari olan bir bolumden sirf "istedigim bolum" diye issizler ordusuna katacak bir seye gecersen hayatinin hatasi olur.
0
hot potato
(23.01.22)
istemedigin bir isi yapmak zorunda kalirsan hayatinin geri kalani baya acili gecer. O yuzden yol yakinken degisikligi yap. 25-26 yas mezuniyet icin ideal, 22'de bitirene madalya vermiyorlar.
0
cooperr
(23.01.22)
birinde istemediğin bir işi ömür boyu yapmak var, yıllarını çöpe atarsın.

diğerinde 2-3 seneni çöpe atmış olcan.

ben bölüm değiştirmediğim halde 25 yaşında bitirdim okulu. geç değil.
0
jelly bear
(23.01.22)
30 yaşındayım, her gün “23- 24 yaşında bölüm değiştirmeyen aklıma sıçayım” diyorum. Ne sevdiğini keşfettiysen ya da bi fikrin varsa hiç vakit kaybetme. Ben hala kariyerimi yakıp yeniden okul okuma kafasındayım
0
zimbirik
(23.01.22)
25-26 dediğin benim yaşıtlarım, ya işsizler ya da daha yeni işe başladılar. günümüzde 25 yaşında işe başlanıyor artık. asla geç değil. ayrıca o işi 65 yaşına kadar yapacaksın büyük ihtimalle. sevmediğin işi 40 sene yapmak akıl karı mı?

insan gençken mücadele etmeli ki ilerde hem pişman olmasın hem de rahat etsin.
0
rose parks
(23.01.22)
ben olsam üniversiteyi komple bırakırdım bu durumda.
ya istemediğin bir kariyer edineceksin ya da 4 belki 5 sene daha geç atılacaksın hayata. o 5 sene içinde en absürt bir alanda kendini geliştirsen bile üniversite okumaktan daha çok faydalı olur.
0
etna
(23.01.22)
ben bolumumden 28 yasinda mezun oldum. diyeceklerim bu kadar.
0
nibba
(23.01.22)
26 yaş hiç birşey takılma ona. Ama gerçekten istemediğinden emin ol hatta rehber hoca vs birileriyle otur konuş öyle karar ver, sonra keşke o işi yapsaydım kariyer olanakları daha iyiydi vs vs dememek için.
0
bluewhale
(23.01.22)
25 26 geç değil
Hemen dön o yoldan
0
photo85
(23.01.22)
aynı ikilemde kalıp bölüm ve okul değiştirdim, 26 yaşında mezun oldum.

benimki çok büyük riskti çünkü maddi kaygım fazlaydı. ortalamamı yüksek tutup bulduğum bir iki bursla geçinerek yaşadım. geçmişe dönüp baktığımda iyi ki değiştirmişim diyorum.
0
beatbox yapan metalci
(24.01.22)
(22)

Haftalık kaç saat çalışma?

plutongezegendegilmi
Elinizde 3 opsiyon var:1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün g
Elinizde 3 opsiyon var:

1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.
2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.
3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.

X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün gereksiz harcamalar yapmazsanız.

Hangisini tercih ederdiniz? Neden?
0
plutongezegendegilmi
(22.01.22)
3.
Çünkü henüz gençsiniz.

Bir süre sonra daha az saat çalışarak 3X-4X kazanmanın yolları da açılacak böylece.
0
michael_knight
(22.01.22)
3 kesinlikle. Önce save le sonra live.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Gittiği yere kadar 3, burn out olunca, vites küçültüp 2.
0
gabe h coud
(22.01.22)
1 derdim. Hayat bir kere yaşanıyor. İhtiyaçlarımı karşılayabiliyorsam sorun olmaz.
0
mysticriver
(22.01.22)
2. Çünkü madem çalışmaya başladım, başlamışken tam çalışayım. 40 saat uygun. Ama süre 20'den 40'a çıkarken ücret niye x'ten 2x'e çıkmıyor, ona takıldım.
0
dissendium
(22.01.22)
gabe h coud +1

akarken doldurmak mantıklı.
üstelik yaş gençken, iş performansı iyiyken daha da mantıklı.
yaş ilerleyince o performansı istikrarla sürdürmek zaten pek mümkün olmayacak.
0
blatta hiberna
(22.01.22)
1.

hayatımı minimum sürdürmeme yeten paranın iki katı ortalama bir hayat sürmeme yetecektir. haftada sadece 20 saat çalışarak bu parayı kazanan yetişkin insanın yanakları al al olur, saçları ahenkle dans eder. sağlığına dikkat eder, yemeğini kendisi hazırlayabilir, kitap okumak istiyorsa sabahlara kadar okur, ne bileyim çok masraflı olmayacak her türlü hobi ve aktiviteyle dilediğince ilgilenebilir... kaldı ki bazı iş kollarında freelance olarak ek gelir elde etmek de mümkün olabilir; yani atıyorum çevirmenlik yapabilecek biriyse çok lazım olursa öyle de para kazanabilir.

eğer arada kayda değer bir gelir farkı oluşacaksa veya belli planlarım varsa 2'yi de düşünebilirim ama 3 asla olmaz. başka çıkış yolumun olmaması lazım onun için, mecbur olmam lazım. kendi işim değilse haftada 60 saat çalışmaya asla rıza göstermem.

bu hustle kültüründen nefret ediyorum açıkçası. ben her saniyeyi aktif geçirmek, kendimi geliştirmek, daha çok kazanmak, daha çok öğrenmek vs. istemiyorum abi. bazen parkta yürüyüp kuşları muşları izlemek, bazen evde yatıp tavana bakmak, hiçbir şey yapmamak filan şahane özgürlükler. maaşlı olarak haftada 60 saat çalışmam. gerçi böyle diyorum da üç sene sonra "abi yeter ki işe alın bkunuzu yiyim gerekirse ofiste yatarım" demeye başlarım, garibanın suyunu sıkmadan bırakmayacak zenginler, nasılsa her geçen gün daha da zenginleşiyorlar, yakında biz fakirlerin/işçilerin elinde koz da kalmayacak hehe.
0
der meister
(22.01.22)
3u kesinlikle tavsiye etmiyorum. Paraya cok ihtiyaciniz vardir vs o ayri. Insan bunaliyor, hayati kacirma hissi, asosyallik, kulturel, sanatsal aclik ot gibi bir yasam kisaca. Trafigi, yolu da vardir onun. Gencligi harcamaya deger mi, firsat maliyeti kurtariyor mu supheli. O degil oran-oranti onemli konu lisede dinlemediniz galiba:) Garip garip farkli saatlere farkli maaslar falan
0
neverletyougodown
(22.01.22)
Şu anda tam olarak içinde bulunduğum durum, sayılar ile açıklayalım:

5 yıl önce başladığım gemi adamlığında (cruise sektörü) kontratlarım 6 aydı ve maaşım 10x kadardı. Gerek işimde yeni olmam, gerekse de iş yoğunluğu sebebiyle bu süreç zorlayıcı geçti ama yukarıda yazıldığı gibi yaşın genç olması, motivasyonun yüksek olması vb. ile yıpratıcı olmadı.

1 sene önce terfi aldım, kontratım 4 aya düştü, maaşım ise 16x'e çıktı. Zaten deneyimim, iş becerim arttığı için artık çok daha verimli çalışıyordum. Şimdi olgunluk dönemindeyim.

Bu terfinin kattığı yan avantajlar sayesinde tasarruf ve yatırım imkanlarım arttı, çeşitlendi. Önümüzdeki 4-5 yılı daha böyle geçirip sonrasında yavaş yavaş kontrat aralıklarımı açmayı planlıyorum. Hayat bir kere yaşanıyor kısmına katılıyorum ama akarken doldurmak da önemli. Genç, verimli yaşımda gece gündüz parti mi yapacağım? İşimde, gücümde yaşayıp kendime ait zamanı kaliteli değerlendirmeyi tercih ediyorum. Zaten evde dursam çok sıkılırım. Muhtemelen bir yaştan sonra insan zoraki olarak işe gitmek istemeyecek, yük olacak. Şimdilik böyle devam etmek daha uygun geliyor bana.
0
burka
(22.01.22)
@dermeister
3X kazanan bir insan 10 yıl çalışıp, doğru yatırımları da yapıp emekli olabilir ve yapmak istediğin bu aktiviteleri çok daha uzun yıllar yapabilir.
X kazanan bir insan 30 yıl çalışır ve aynı yatırımları, emekliliği yapabileceği şüpheli.

Ayrıca arada işsiz kalmak, hasta olmak gibi öngöremeyeceğimiz durumlar ortaya çıkabilir.
O yüzden gençken, sağlık varken doldurdukça doldursun derim.

Ama elbette tercih meselesi, diğer seçeneklere yanlış diyemem.
0
michael_knight
(22.01.22)
cok net 1

baskasina calisarak zengin olunmaz
0
foster
(22.01.22)
Ben sahsen gunde 10dk calisarak X kazanmayi sectim.

Belirli bir birikimin varsa arabani falan aldiysan her turlu 1 numarayi secerim.

Araba yoksa 3 secerim 2 sene kafayi kirarim.
Bu sekilde 2 sene gecirip iyi bir servet edinmistim. Sonra 6 ayri doktora falan gitmem gerekti :)
0
divit
(22.01.22)
@michael_knight,

abi ben yapacak hiçbir şeyim olmasa zaten kafama sıkarım. asosyal adamım. kaldı ki sadece türkiye değil, dünyanın ekonomik gidişatına bakarsan şurası çok açık: bizim neslimiz (90 sonrası doğanlar diyeyim) muhtemelen emekli olamayacak. temel ihtiyaçta sorun yok ama şu an en varlıklı ülkelerde bile gençler iş bulmakta, ev almakta vs. zorlanmaya başladı... daha da zorlaşacak bu.

doğru yatırım yapmak kolay bir şey değil, yatırdığım paradan fayda sağlayacağım kesin değil. tabii ki birikim yapmak, yatırım yapmak har vurup harman savurmaktan çok daha mantıklı ama 3x parayla 10-15 yılda emekli olmak hele ki ülke şartlarında bence imkânsız. burada x lirayı 8-10 bin lira olarak kabul ediyorum, hadi 15 bin diyelim... ayda 60 bin kazansam bile 10-15 yılda emeklilik parası çıkaracağımı sanmıyorum. bu durumda ne olur? 30-45 yaş arasını köpek gibi çalışmış olarak geçiririm; geri kalan 30-40 senemi ise hep tutumlu olarak, daha az harcayarak ve "yatarak" geçirmem gerekir.

o yüzden ben mümkünse 70-75 yaşıma kadar çalışmak, her zaman aktif kalmak ama sürdürülebilir bir iş yüküne sahip olmak isterim açıkçası... günde beş saat çalışmakla insana hiçbir şey olmaz. ne yorulurum, ne sıkılırım. gençliğimde de, yaşlılığımda da keyif alırım diye düşünüyorum.

bu tabii ki benim şahsi fikrim, kendi düşüncemi açıklıyorum sadece. başkası için 3x çok daha makuldur, ona bir şey diyemem. kendi adıma ama saçmalık olarak görüyorum, haftada 60-70 saat çalışmak zorunda kalsam muhtemelen 3-5 yıla intihar ederdim, akıl sağlığımı koruyamazdım.
0
der meister
(22.01.22)
@dissendium, @ neverletyougodown, oran orantı olmama sebebi, opsiyonların farklı çalışma şekilleri olması :) Biri danışmanlık, öbürü freelance vs. gibi.
0
🌸plutongezegendegilmi
(22.01.22)
Ben 2 diyorum. 32 yaşındayım, para bir şekilde kazanılıyor ama zaman geçtikten sonra insanın gözüne gitmediği tatiller çok daha fazla batmaya başlıyor. Haftada 60-80 saat ayrıca bilişsel işlerde sürdürülebilir değil, uzun vadeli kariyer hedefleyen biri olarak burnout riski çok yüksek. Yaşamadıktan sonra, stresler içinde uyuyamadıktan, sağlığımı arkadaşlarımı ailemi ihmal ettikten sonra benim için kazandığım paranın hiç bir önemi yok.

Bir de şu da var, ben şimdi deli gibi çalışayım 40 yaşında emekli olayım kafasında değilim çünkü çalışmayı seviyorum, ilerledikçe tempoyu düşüreceğim ama yine de çalışacağım. Şu an aşırı çalışıp erken emekli olmak da bi model ama benim hoşuma gitmiyor, her yaşın ayrı güzelliği var o güzellikleri çok kaçırmış oluyorsun o şekilde. Ya da mesela zaten hayatın yoksa (ailesiyle görüşmeyen, arkadaşı olmayan, hayattan tat almayan çok insan var vs), o zaman da bari deli gibi çalışayım da sonra hayatın tadını çıkarırım, parayla saygınlık kazanırım diyen insanlar olacaktır, buna da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(22.01.22)
üçüncü seçenek
parasını versinler 7-24 çalışırım, hiç dert değil
zaten 20 saat çalışsam, arda kalan zamanda deliririm herhalde sıkıntıdan
0
rain when i die
(22.01.22)
İkinci seçenek

@dermeister +1
0
put it in your appropriate place
(22.01.22)
bu durumda 3 diyenlere anlam veremedim vallahi.
1 veya 2. 2 ile belki biraz de dogru yatirimlarla orta vadede erken emeklilik-finansal bagimsizlik bile kazanabilirsin.

3'e gelirsek biraz kasayim, 40 yasinda hic calismama gerek kalmaz, ondan sonra her seyi yaparim diyorsan o biraz zor. atiyorum 40 yasindan sonra mesela ne kadar clubbing yapabilirsin, veya konser insani olabilirsin, basketbol oynayabilirsin, vucut gelistirme yapabilirsin, yeni bir dil veya muzik aleti calmayi ogrenebilirsin? bunlar icin azmin ve istegin kalmayabilir mesela? o yuzden bazi seyleri yasinda yasamak daha mantikli. o yuzden denge onemli bence.
0
baldur2
(23.01.22)
3 - direk elenir,3-5 ay icinde burnout olursun, o sekilde yasanmaz.
2 - 1.5x veriyor ama 40 saatini kapatiyor, seni yine kitliyor. 20 saatini 0.5x'e satmak mantiksiz.
1 - ben bunu secerim, cunku senin 20 saatini bosa cikariyor ve bu zamanda sana 10x kazandiracak bir is kovalayabilirsin.
0
cooperr
(23.01.22)
1'i seçip ek uğraş / iş (mümkünse tamamen kendime ait) yaratırım.
0
gmzo
(23.01.22)
60 saat calisip 3X. Haftada 40 saat calisiyorum su an ve bos zamandan bol seyim yok. Ozellikle evdeysen (yolda vakit kaybi yok)
0
hot potato
(23.01.22)
ben biraz tembel olduğumdan 1>2>3

ama ortalama bi insan için 2>1>3. hem anlattığına göre iyi bir para kazanıyorsun hem de fazla çalışmaktan yorulmuyorsun. fazla çalıştıkça verimin düşer. üstelik kazandığın parayı harcayacağın yaşında hala çalışıyor olmak iyi değil.
0
paintov
(23.01.22)
(6)

Osmanlı zamanında alışveriş poşeti

vatanperver
Mesela sene 1650, şehir Bursa. Aktardan çay ve karabiber alacağız. Yanımızda kap kacak mı götürüyoruz, genelde neye koyuyoruz? Aktarda kese kağıdı diye bir şey yoktur herhalde? Yanımızda topraktan yapılma birer kap mı götürüyoruz, birisi çay diğer karabiber için? Çuval gibi bir şeye belki çay girer
Mesela sene 1650, şehir Bursa. Aktardan çay ve karabiber alacağız. Yanımızda kap kacak mı götürüyoruz, genelde neye koyuyoruz? Aktarda kese kağıdı diye bir şey yoktur herhalde? Yanımızda topraktan yapılma birer kap mı götürüyoruz, birisi çay diğer karabiber için? Çuval gibi bir şeye belki çay girer de karabiber olmaz.
0
vatanperver
(22.01.22)
Kese?
0
Zaman Tamircisi
(22.01.22)
kumastan yapilan kucuk torbalar, heybeler gibi esyalar kullaniliyordu muhtemelen. simdi dusundum de cop diye hic bir sey yok etrafta ne guzel, ne plastik ambalaj atigi, ne kagit, ne yumurta kartonu etraf tertemiz vay be
0
exlibris
(22.01.22)
baharat ya da şu an toz olarak kullandığımız diğer şeyler belki toz olarak satılmıyordu, örneğin karabiber top şeklinde tarçın çubuk şeklinde, insanlar evde havan gibi birşeyle taşla vurarak öğütüyor olabilirler kullanmak için

yine bunları da kumaş keselere koyuyorlardır diye düşünüyorum ben de
0
freebird5406_2
(22.01.22)
File gibi bir şey olabilir mi o zamanlar acaba? Bu arada örnek olsun diye yazmışsınız ama o dönemler çay yoktu ülkemizde.
0
mezarkabul
(22.01.22)
1650 bol keseden kesekagidi uretimi icin fazla erken. kitap/mektup gibi amaclar icin kagit uretilirse anca.

cevabim: bez torba ve kap kacak.
0
hot potato
(22.01.22)
bez torba ve file gibi örülen taşıma aksesuarlarının yanında yine örme sepetler ve daha geniş alışverişler için hamalların taşıdığı küfeler kullanılıyor. aynı şekilde tablalı at arabaları da başka bir taşıma aracı.
0
akhenaten
(22.01.22)
(3)

Pandemi Dönemi Tarihi Geçen Kozmetikler?

dreamnesiac
Kadınlara Cuma akşamı sorusu gelsin:)Pandemi döneminde nerdeyse hiç dokunmadığım bir dolu şey var evde.Gözle ilgili olanlar çok değil, onları kullanmasam da olur diyorum alerji nedeniyle ama çok sayıda parlatıcı ve ruj var. Açılmış, 1-2 kez kullanılmış, 2 senedir hiç dokunulmamış. Kullanım tarihi ge
Kadınlara Cuma akşamı sorusu gelsin:)

Pandemi döneminde nerdeyse hiç dokunmadığım bir dolu şey var evde.
Gözle ilgili olanlar çok değil, onları kullanmasam da olur diyorum alerji nedeniyle ama çok sayıda parlatıcı ve ruj var. Açılmış, 1-2 kez kullanılmış, 2 senedir hiç dokunulmamış. Kullanım tarihi geçmiş ama açıldığı için.
Baya da özene bezene aldığım kaliteli ürünler, artık tekrar alamam büyük olasılıkla.

Siz napıyorsunuz benzer durumlarda? Eskiden olsa sağlığa zararlı olabileceğini düşünürdüm ama şimdi kıyamıyorum. Bir yere gideceğimiz de yok saksı bitkisi yaşam formu olarak. Ne yapılır bunlar? 2 senedir makyaj yapmayıp, boyanıp boyanıp Zoom'a çıksam noldu buna mı derler? :))

İyi haftasonları:)
0
dreamnesiac
(21.01.22)
orta ve üst segmentten vardı bende de. attım hepsini. sağlığımdan önemli değil.
0
dedim ben sana
(21.01.22)
butun kozmetikler koruyucu yuklu. Pudra urunler zaten kolay kolay bozulmaz. Krem urunler ve rujlar da gozle gorulur bir sekilde bozulmamissa/kokusunda bir degisme yoksa sorun yok. Firmalarin urunlerin uzerine yazdigi "acildiktan sonra su kadar ay" ibareleri abartili/fazla muhafazakar. ABH paletlerinin cogunda 6 ay diyor mesela, sacmalik.
0
hot potato
(21.01.22)
kokusu bozuk degilse bir sey olmaz. kokusundan cidden anlayabiliyorsunuz bozulmayi. makyaj temizleme diskleri vardi, kutusunu acamadim kokudan oyle diyeyim. bir deneyin.
0
supergirl
(22.01.22)
(10)

Almanca dizi/film

stejerners
Tavsiye edebileceğiniz Almanca dizi veya film var mı?
Tavsiye edebileceğiniz Almanca dizi veya film var mı?
0
stejerners
(21.01.22)
Alman yapimi olmasi gerekmiyorsa ben pixar'in dublajli animasyon filmlerini izlerdim. Bol ve gundelik seviyede diyalog oldugu icin en faydali kaynaklardan biri.
0
hot potato
(21.01.22)
Who Am I (film)
0
dissendium
(21.01.22)
How to Sell Drugs Online (Fast)
0
old possum
(21.01.22)
Werk ohne Autor
0
frankfurt skyliners
(21.01.22)
dizi: babylon berlin, dogs of berlin, unsere mütter unsere vater

film: barbara
0
kornisch
(21.01.22)
The Man In The High Castle. Yarı İngilizce, yarı Almanca ama çok sürükleyici.
Der Untergang
0
PhoenixRising
(21.01.22)
İlk aklıma gelen birer film ve dizi önerisi
Film: der Himmel Über Berlin
Dizi: Babylon Berlin
0
candanag
(21.01.22)
Türkisch für Anfänger i kesin izle.

Dil öğrenmek içinse.

Birde olay yeri temizlikçisi vardı bulamadım o diziyi Netflix de vardı vpn ile girince çıkıyordu.

Okunuşu; totorganika gibi bir şeydi
0
aligan
(22.01.22)
Nico’s Weg :))
Deutschland 83/89
Das Parfume
Dark
Der Untergang
0
arenas
(22.01.22)
The billion dollar code (4 bölümlük mini dizi)
0
oldtimer
(22.01.22)
(19)

bir telefona 17 bin lira verilir mi?

birmilyonunvarmi
iphone 13 128 gb almayı düşünüyorum. havadan gelen bir param var ama elim gitmiyor. hiç iphone'um olmadı. hatta genelde dandik telefonlarım oldu. bu kez alayım mı verilir mi bu para?
iphone 13 128 gb almayı düşünüyorum. havadan gelen bir param var ama elim gitmiyor. hiç iphone'um olmadı. hatta genelde dandik telefonlarım oldu. bu kez alayım mı verilir mi bu para?
0
birmilyonunvarmi
(21.01.22)
Baştan söyleyeyim ben androidciyim fakat senin durumunda apple almak mantıklı

17 birim paraya apple aldın diyelim beğenmedin 15 birime kolayca elden çıkarırsın ufak zararın olur onu da merakına ve hevesine sayarsın
0
freebird5406_2
(21.01.22)
Telefona ne kadar verdiğiniz değil ne kadar kazandığınız önemli. Ben bir ürün beğendiğim zaman fiyatı hakkında ikileme düşersem almıyorum.
0
hayirsiz
(21.01.22)
Bu soru aslında iPhone yıllarca hasret kalmış ama gerçekte bir androidci olduğunu gösteriyor.

iPhone'u unutarak kendine Redmi note 10 ile beyaz bir sayfa açmalısın.
0
Erva
(21.01.22)
şahsen ben vermem. bilgisayar alırım o fiyata.
0
nothing in my way
(21.01.22)
5-6 sene kullanacaksın maksimum. İyi bir android alsan da bu kadar dayanır. Sorunun cevabı gelire göre değişiyor aslında.
0
garylineker
(21.01.22)
A52 al gec.
Ali koc bile s3 mini kullaniyor
0
divit
(21.01.22)
bir iPhone alınca 5 sene kadar sıkıntısız bir şekilde kullanmanız mümkün. bu arada yavaşlamıyor ve yazılım güncellemesi almaya devam ediyor. 5 sene sonra telefon artık çalışmadığı için değil de, yeni telefonların özellikleri kafanızı çeldiği için yeni telefon alıyorsunuz. bir ihtimalle de telefonda yer kalmıyor, özellikle bol bol video çeken biriyseniz yer kesinlikle kalmıyor.

bunun yarı fiyatına canavar gibi android telefonlar var doğru ancak bu telefonlar 2-3 seneden sonra yavaşlıyor, sonrasında telefonu yine kullanıyorsunuz ama gayet keyifsiz oluyor. bizim şirkette bu Huawei ve xiaomi'lerden alan 4-5 kişi var. bir yerden sonra ölüyor telefon. iPhone gibi 4 sene kafa rahatlığıyla kullanmak için alacağınız android'ler için yine samsung'a dönüp iPhone parası vererek almanız gerekecek.
0
co2s2
(21.01.22)
Iphone'ların kullanım ömrü kitapçığında bile 4 yıl yazar.
5 sene sonra yavaşlamaktan öte güncellemeleri telefonunuza yükleyemez, yeni uygulama kuramaz hale gelebilirsiniz.

Sorunuzun yanıtı, telefonu ortalama ne kadar kullandığınıza, kullanım tercihlerinize, hatta kullanım biçiminize bağlı. android'lere göre fiziksel olarak daha dayanıklı olduğu bir gerçek, her sabah telefonu 1metre düşürerek uyanacak olsam mesela android almayı denemezdim:)

güvenlik vb nedenlerle de iphone tercih edilebilir.

tamamen tercih. 17bin tl ciddi yatırım, 4 sene eskise de kullanırım , yukarıdaki nedenler benim için geçerli, alım gücüme uygun diyorsanız seçim sizin.
0
dreamnesiac
(21.01.22)
eski iphone 5'i yedek telefon olarak kullaniyorum. hala telefon tak diye aciliyor, whatsappta takilmadan isimi goruyor. 10 yil once cikmis bi telefon. barack obama baskan oldugu donemden. kitapcikta 4 yil yaziyor diye 4 yil sonra cope mi atmamiz gerekiyor?

iphone guzel telefon, alinir kullanilir. ama son modelini almaya gerek var mi, bunu kullanim amaci belirler. 13 128gb yerine ikinci el garantili 11-12 de alabilirsiniz mesela. bi de tabi diger ihtiyaclariniz onemli. sirf havadan para geldi diye luks tuketime para verilmez, oncelikli ihtiyaclari gidermek daha dogru olur.

ama para harcanacak bi yer yoksa, telefon mantikli. her gun en az 1-2 saatimizi geciriyoruz telefonla. onun yerini tutacak baska bi ekipman pek yok. televizyon falan bazen acmadigim gunler oluyor ama tuvalette bile telefonda takiliyorum, o yuzden telefonun iyisi yasam kalitesini artiriyor.
0
icim urperiyor
(21.01.22)
Bu soruyu soruyorsan verilmez. O telefonlar hesabindan 17bin kaybolsa farketmeyecek gruptakiler icin.
0
hot potato
(21.01.22)
çok daha ucuza ipad air alıp yanına bir de orta/üst segment android telefon alabilirsiniz.

iphone iyi güzel hoş ama o paraya çok daha mantıklı aletler var kafamda, hepsini dizdikten sonra hala kenarda 15 20 bin telefona kalırsa vermelik gibi geliyor bana hep.

Apple alemine ipad ile dalmak güzel bişey bence, kullanım senaryo ve alışkanlığınıza göre ipad mini de bakabilirsiniz air ile aynı spec'lere sahip. Yalnızca daha ufak.
0
hedep
(21.01.22)
Son model telefon almak bana şu piyasada çok saçma geliyor. Kendi kullandığım 128 gb iphone 11 bence ideal 10bin lira fiyatı.
Kendim yaklaşık 11 senedir iphone kullanıyorum android tarafında da bu seviye vardır hem de çok daha ucuza.
0
cilekli pasta
(21.01.22)
TR'de olsam 3-4 nesil geriden takip ederim...17 verecegine 7-8 harca, kalani btc'ye bas.
0
cooperr
(21.01.22)
Telefonla çok aşırı vakit geçiren, gezen fotoğraflar videolar çeken telefonu harbiden eskiten ve buna verecek parası da olan biri olarak bu sorunun cevabı benim için evet. sadece telefon olarak kullansam gider fiyat performans şampiyona şayomi alırım
0
roket adam
(21.01.22)
ben verdim, ertesi gün 20.000’e sonra da neredeyse 30.000’e çıktı fiyatı. indi herhalde 20.000 küsüre yine dolar inince.

altın gibi meret ama satmaya niyetim yok. rahat 5 sene kullanırım bunu, sonrası allah kerim.
0
avianthem
(21.01.22)
verilir.

laptop olsa vermez misin? bence pek bir farkı yok hatta çok daha kullanışlı bir alet.

15-20 bin lira laptop fiyatlarını normalleştirdiğim için 17 bine iphone da normal geliyor.
0
gabe h coud
(21.01.22)
android fanı ve apple kullanıcısıyım. apple 6s bayağı bildiğiniz 32 gb'lık model. pil seviyem halen %100 ve çizik yok telefonumda. o kadar temiz bakıyorum.

çok kez android kullandım. 6s ilk çıktığında "10 sene sonra android farkı açacak" demiştim. şu an aralarında dağlar kadar fark var ilerleme olarak. 6s halen güzel telefon. kayıyor. fotoğraf çekimi gayet yeterli günlük kullanım için ama insanların dilinde bir 5 yıl sonra kasılır muhabbeti var. bitmiyor. bitmeyecek. sebebi: android'de o temalar, eklentiler gerçekten yapı. inanılmaz güç-donanım gerektiriyor. bildiğiniz cep pc. ios buradan dolayı takılmıyor, stabilitesi dışarıya kapalı olmasından kaynaklı. android son cihazlarda artık 5 sene de geçse takılmıyor. şu an 2 yılın üzerinde cihazlar var elimizde M serisi, ilk günden farksız. bu muhabbet eskidendi.

zaten artık apple'da satamadığı için kendi yavaşlatıyor cihazları.

bu tartışma sabaha kadar sürse sonuç çıkmaz ama konuşmalar hep burada kilitleniyor. 12 mini alma taraftarıydım bende. şayet fiyatlar 8.400'ten 11'in üzerine gelmeseydi. ama 10+k TL bir apple cihaza vereceğime; S serisi bir samsung'a sahip olabiliyorsam mantık denilmesine gerek yok.

Elma logosunun da suçu yok ama tablo böyle. Daha kritik bir detay paylaşayım: 2 tane iphone 13 ile 2021 model sıfır km arazi motosikleti alabiliyorsunuz.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Kasma muhabbetine ben de yorum yapayim.

2010 model android 1.6 telefon evde hala 3. Telefon olarak kullaniliyor.

2014 model note4'u daha bu ay biraktim. Cunku millet fakir misin diye laf etmeye basladi.
Bir de outlook destegi cekti mail'lere bakamaz oldum.

Bu ay aldigim androide daha kutudan cikarir cikarmaz taktim kabloyu.
Yaklasik 30 tane samsung çöpü sildim.
Bixby falan var hatta trendyol,tiktok default yuklu geliyor. Kablo takmadan silemezsin bunlari.
Telefon 3 kere tuglaya donustu ama pes etmedim bastan basladim.

Bunlari silmezsen daha alir almaz telefon %20 dusuk basliyor hayatina.

Ikincisi android'in segmentleri var.
J,M,A var bunlar aslinda anne baba telefonu. 100 tane program yuklersen kasar bunlar.

S ve note alirsan telefonun cercevesi ekrani kirilana kadar kullanirsin.
0
divit
(22.01.22)
uzun yillar android kullananlara pek hitap ettigini soyleyemem ayfonun. sevdiiginizi dusunuyosaniz alinir
0
ala09
(22.01.22)
(4)

İngilizce bir kelime

dimia
Sevgili ingilizce çevirmenleri,,Böyle sesi çok tiz ve berbat bir kişinin sesini ifade etmek için tam olarak hangi sıfat kullanılıyor.(özellikle yüksek sesle bağırarak şarkı söyleyen ve karga sesli olan bir kişi düşünün :D ) Ne deyim size sanki bir keçi bağırıyormuşcasına bir ses.
Sevgili ingilizce çevirmenleri,,
Böyle sesi çok tiz ve berbat bir kişinin sesini ifade etmek için tam olarak hangi sıfat kullanılıyor.
(özellikle yüksek sesle bağırarak şarkı söyleyen ve karga sesli olan bir kişi düşünün :D ) Ne deyim size sanki bir keçi bağırıyormuşcasına bir ses.
0
dimia
(21.01.22)
like nails on a chalkboard diyebilirsin belki.
0
hot potato
(21.01.22)
tek kelime olan sıfatlardan bir şey ne kullanılır acaba
0
🌸dimia
(21.01.22)
pitchy/off-key
0
cooperr
(21.01.22)
high pitched kullanildigini biliyorum, screech var bir de ama bu daha cok ciglik tarzi sesler icin kullaniliyor sanki.
0
in vino veritas
(21.01.22)
(18)

Ot gibi yasamayalim derken hayatimizi mi zorlastiriyoruz?

karanlik yanim
Kendi adima konusucam ama belki bana benzeyenler cikacaktir.Hayati ot gibi yasamayayim derken kendimi mutsuzluga itiyorum. Anlamli bir is hayatim olsun diye bilim/teknolojiye yakin bir alanda kariyer sectim. Fakat bu kariyeri tatmin edici seviyelerde sürdürebilmek sürekli yüksek motivasyon, konsantr
Kendi adima konusucam ama belki bana benzeyenler cikacaktir.

Hayati ot gibi yasamayayim derken kendimi mutsuzluga itiyorum. Anlamli bir is hayatim olsun diye bilim/teknolojiye yakin bir alanda kariyer sectim. Fakat bu kariyeri tatmin edici seviyelerde sürdürebilmek sürekli yüksek motivasyon, konsantrasyon ve öz disiplin gerektiriyor. Dolayisiyla enerjimin büyük kismini buraya veriyorum. Fakat ot gibi yasamamaya kararli oldugum icin bunun yaninda bir de sosyal hayatim cok iyi olsun istiyorum, görüstügüm cesit cesit arkadaslarim olsun istiyorum. Dünyada ne olup bitiyor, gündemi hep takip edeyim. Kültür, sanat, müzik, sinema, spor hepsi hakkinda bir fikrim olsun. Sportif olayim, düzenli bir sekilde bir takim sporuna dahil olayim. Sürekli yeni seyler ögreneyim, podcastler dinleyeyim, faydali youtube kanallari takip edeyim. Her ay en az bir kitap bitireyim. Uykum düzenli olsun, her gece 7-8 saat deliksiz uyuyayim. Disardan hizli ve sagliksiz beslenmeyeyim, evde hep saglikli seyler hazirlayayim istiyorum.

Yani böyle listeleyince cok gibi görünebilir ama aslinda cogumuzun istedigi standart seyler. Fakat kendim icin sectigim kariyerle celisiyor gibi geliyor, cünkü isimde mutsuz ve yetersiz hissediyorum kendimi. Yetisemiyorum yapmam gereken islere, ya da hep son dakika. Is arkadaslarim benim gözümde ot gibi yasiyorlar (laf etmek icin söylemiyorum, tespit yapiyoum) ama belki de dogrusunu yapiyorlar. Bu bahsedecegim kisiler islerinde basarililar ve bundan son derece tatmin oluyorlar ve islerinde mutlular. Bunun disinda baska bir seye ihtiyaclari yokmus gibi. Soruyorum mesela dün aksam ne yaptin, hic bir sey, bi bölüm dizi izledim sonra sizmisim. Spor? Yok, ayda 1-2 kosuya ciksam yetiyor. Yemek? Disardan söyledim. Haftasonu ne yaptin? Sosyallik? Iste kiz/erkek arkadasimla takiliyoruz, hep ayni. Ee baska ne yaptin? Iste bugünkü toplantiya hazirlandim, su raporlari okudum, yazdim vs. Toplantida zipkin gibiler, raporlar, sunumlar zehir gibi, basarililar, tatmin oluyolar. Basit bir formülde yasiyorlar yani aslinda. Anlamli bir kariyer secmisler, bundan tatmin oluyorlar ve kolay kolay baska bir seyin bunun önüne gecmesine izin vermiyorlar. Ha sonra gidip en kralindan tatili de yapiyorlar, ama iste gündelik yasamlarini cok basit tutuyorlar. Ben cok karmasik yasiyorum ve hem is yasaminda hem de is disinda kendime cok fazla yük yüklemisim gibi bir halim var. Oturup ise odaklansam hayati kaciriyorum ot gibi oldum diye üzülüyorum. Diger türlü olunca isime öncelik vermem gerekiyor diye gözüm arkada kaliyor, yaptigim is disi aktivitelerden de tatmin olamiyorum. Böyle garip bir kisir döngü. Var mi benzer seyler yasayanlariniz? Caresi ne? Caresi belli aslinda iste ama biraz dert yanayim dedim :)
0
karanlik yanim
(20.01.22)
Yazdıklarınızın hepsini okudum ve ekleyecek bir şey bulamadım. Çok haklısınız.
0
aeroknight
(20.01.22)
Türkiye'de idealizm daima kaybettirir. Süper işler yapacağım diye özel sektöre girenlerin hepsi bitik, erken yaşta kronik hastalıklara yakalanıyorlar ve ölüyorlar. Dediklerinizin maddi karşılığı falan yok. Kimse de size aferin demez. Birilerini zengin ediyorsunuz işte.

zaman>para. eğer yaptığınız işten zamanı satın alacak kadar para kazanmıyorsanız idealizm gereksiz. sizin yemeğinizi ve işlerinizi birinin yapması gerekir. Bunu satın alabilmeniz gerekir.
0
garylineker
(20.01.22)
ay gerçekten zorlamamak lazım.
sizi okurken yoruldum.

arkadaşlarınızın hayatı daha makbul benim için. dizi yerine kitap, sporu da biraz daha sık yapıp düzenli ev yemeği yemek, düzenli yaşam, arada ufak tefek seyahatler ve tiyatro-sinema, bitti gitti. öyle her an çeşit çeşit arkadaşa, aktiviteye zaman ayırırsam kendimle ilgilenemem, evi de ... götürür :) pilim de biter.

sağlığınıza dikkat ediyorsunuzdur umarım.
0
adse
(20.01.22)
aslında bu neye benziyor biliyor musunuz? hem ergen-genç, hem de yetişkin/olgun yaşamı sürmeye çalışmaya benziyor. gençken(üni bitene kadar olan dönem) sosyal olabiliyoruz. çünkü para kazanma kaygısı olmuyor. gez, toz, ye iç, sinemaya tiyatroya git, sevgilinle arkadaşlarınla takıl. vakit bol, sorumluluk yok. ancak iş hayatına başlayınca o dönem yavaş yavaş kapanıyor artık yetişkin oluyorsunuz ve birtakım sorumluluklar da yükleniyor. 8-10 saat gibi çalışma sürelerinden bahsediyoruz. bunun üzerine işe hazırlanma süresini ve yolu da ekleyince bir günün yarısı harcanmış oluyor. 8 saat de normal uyku süresi. ee geriye ne kaldı? yemek pişir, ye, çamaşır yıka, as, bulaşık yıka, yerine koy, banyo yap, ütü yap... sana kalan resmen 1-2 saat. bu sürede de insanın bir şey yapası gelmez zaten.

problem çalışma saatleri aslında. bana hiç insani gelmiyor. en iyi ihtimalle 8 saat çalışıyoruz. günde 14-15 saat bile çalışan da bir sürü insan var. zengin aileden gelmiyorsak hepimiz hergün sabahın köründe eşek gibi uyanıp işe gitmek zorundayız.

bir de bahsettiğiniz arkadaşlarınız bu tarz şeyleri düşünecek tipler değil, biz nedense kafamıza takıyoruz. rahat bir yaşam için böyle şeyleri düşünmeyip sürüye uymak gerekiyor. zaten işle birlikte evlilik ve çocuk kombosu da eklenince insan insanlıktan çıkıp robota dönüşüyor. tek çare; çalışmak zorunda olmayacağınız kadar paranızın olması :)
0
rose parks
(20.01.22)
ben de böyle hissediyorum. çevremdekiler mükemmeliyetçisin, çok kasıyorsun falan diyorlar hep. bir de ''perfect is the enemy of good'' durumu var. o bahsettiğin insanlar iyi/ortalama sonuç ile tatmin olabiliyorlar. biz de her şey mükemmel olsun diye uğraşırken yetişemiyoruz çoğu zaman dediğin gibi.
0
william morris
(20.01.22)
hayati ot gibi yasamamak demek ANLAMLI tecrubeler yasamak demek benim icin. senin tanimin daha cok "hayatini dolu yasadigini dusundugum kisilerin yaptigi seyleri kopyalamak" gibi tinladi bana, kendin icin de anlamli bulmuyorsun yaptiklarini ve tatmin olmuyorsun. bunu da suni olarak devam ettirmek zulum geliyor haliyle.

kendince gercekten anlamli buldugun bir sey yaparsan (isinin yaninda bile olabilir yani is degistir demiyorum) mutlu olursun bence. baya da sadelesmis olur hayatin.
0
robokot
(20.01.22)
"Hayati ot gibi yasamayayim derken"

Birilerinin sana baski yapmasina izin verme, zirada sozkonusu durum o sekilde. Buradaki "ot" standardini kim koymus? Kendi hayatindan kendin sorumlusun. Kitap okumak istiyorsan oku. Ayda 1 degil, 5 kitap okusan bile kimse "ooo ot gibi yasamayan, anlamli yasayan klas insan geciyor" diye parmakla gostermeyecek zaten. Dolayisiyla sonu basi belli olmayan bir hamster kosusu bu. Takilma yani.
0
hot potato
(20.01.22)
seni anlıyorum ve tamamen aynı düşünüyorum

bence iş hayatı ve kariyer peşinde koşmak ömrü heba eden aptalca bir şey.
o unvanlar, karizmatik linkedin profilleri falan kölelik tasması gibi.

ömür geçip gidiyor senin de yazdıgın gibi hiç bir şey yapılmıyor.
0
dafuq
(20.01.22)
Çok haklısınız. Zaman zaman durup yarın ölmeyeceğim ne malum neden ot gibi yaşayıp keyfime bakmıyorum diye ben de düşünüyorum. Ama o ot gibi yaşama olayına girince de mutlu olmam bence. Mutluluk otluk ya da ot olmamakla alakalı değil. Esas nokta bu. Ama katılıyorum size. Ve motive olmakta cok zorlanıyorum +1

Bu şey başlığı işte. Memur olup sıradan bir hayatla ölüp gitmek.

Biraz da kendini kabulle alakalı sanırım. Öz kabul.
0
westblack
(20.01.22)
Dediginiz sey bu zamanin sorunu, hem de alan farki olmadan.

Ornegin akademide interdisipliner calismalisiniz. Bir tarihci bir ton alandan bilgiye sahip olmali. Hem alaninda cok ilerleyeceksin, hem de bircok alanin bilgisine hakim olacaksin. Böyle bir sey olabilir mi? Bunun korkusu altinda ezilip kalan cok.

Modern insan da oyle. Spor yapmali, kendini buldugu ve ileriye goturdugu bir hobisi olmali, iyi beslenmeli; iyi bir sosyal cevresi olmali; isinde ilerlemeli vs. vs...

Bu isin bir dogrusu yok. Kimin nereden tatmin olduguna bakip, karsilastirma yapma cok saglikli degil. Siz onlardan ustun degilsiniz. Onlar da sizden ustun degil.

Ne yapmak istiyorsunuz? Cok dolu bir gun sizi tatmin ediyor mu? Etmiyorsa, sadece bu "yarista" one gecmek icin mi acaba bu kadar cok sey yapma telasindasiniz?

Isim bittiginde, bana zevk vermeyen yerde yokum. Her yerde olamam. Siz de olamazsiniz. Eskiden ates icinde yatarken sosyallesmeye calisiyordum, etkinlik kacsin istemiyordum. Bunun telasini sanirim 20lerin ortasinda biraktim. Caresi telas halinden cikmaniz. Zorlamayin. Size recete ile verilmis seyleri yapmak yerine, size haz veren seylerin pesinden kosun. Yemek yapmak hobiniz ise o alanda derinlesin. Ama buna vakit harcarken, ayni zamanda 3 spor dalinda ilerleyemeyebilirsiniz. Bircok alanda ortalama olmayi da kabul edin.
0
buf-e kür
(20.01.22)
"sosyal hayatim cok iyi olsun istiyorum, görüstügüm cesit cesit arkadaslarim olsun istiyorum. Dünyada ne olup bitiyor, gündemi hep takip edeyim. Kültür, sanat, müzik, sinema, spor hepsi hakkinda bir fikrim olsun. Sportif olayim, düzenli bir sekilde bir takim sporuna dahil olayim. Sürekli yeni seyler ögreneyim, podcastler dinleyeyim, faydali youtube kanallari takip edeyim. Her ay en az bir kitap bitireyim. Uykum düzenli olsun, her gece 7-8 saat deliksiz uyuyayim. Disardan hizli ve sagliksiz beslenmeyeyim, evde hep saglikli seyler hazirlayayim istiyorum."

bunları yapmak kısa vadede de keyifli değil mi? sağlık, beslenme bir de sosyalleşme dışındaki şeyleri keyif vermediği için bırakırsanız ot gibi yaşıyor olmazsınız.
0
curious mind
(20.01.22)
mukemmel olmaya calisiyosunuz ve korktugunuz profil olmamak icin biraz zorluyosunuz. ben de cok boyle davrandim biraz isle tatmin olmamaktan da kaynaklaniyor bence. ben isten sonra yorgunluktan ölurken bi seyler de yapmaya calisinca cok daha yoruluykrum zorlama olunca. ama ayda yilda bir yapinca dinlenmis, stres atmis hissediyorum. kisisel bakim disinda arada gundemden uzak kalmak, sosyal olmamak o kadar iyi geldi ki. kendime daha alakasiz bi gundem yapip tek basina takilmak daha guzel hissettirdi. mutfakla arasi olan biri degilim durduk yere butun izin gunumu mutfakta tatli yaparak gecirince guzel oluyor. ne saat kaygim ne yapilacaklae listesi var tek 1 is. veya bi besteyi calmaya calisiyorum butun gun tek amacim bu belki aksam yuruyus market vs. naptin denince evdeyim diyorum hicbi sey yapmiyomus gibi ama saate bakmadan gunu bitirmek, listesiz o kadar guzel ki. vizyonsuzluk hissine kapilmadikca, sıkıştırılmış hizli hayata mola vermek iyi

zaman obsesifligi diyebilir miyiz cok sey yapma istegi? umarim ornekle saptirmamisimdir konuyu.
0
ala09
(20.01.22)
Hayatınız güzel böyle bakılınca. Ben bahsettiklerinizin çoğunu yap(a)mayan, ve işyüküne de anca yetişebilen versiyonuyum :)
O gün dinlenmiş uyanıp, kendime bir-iki kahve yapıp, sevdiğim temel şeyleri yerine getirince mutlu sayıyorum kendimi.
Netflix falan zaten muhteşem şeyler :)

Bence güzel ve biraz "lüks" bir "kısırdöngü", seçenekleri optimize etmek tamamen size bağlı, tadını çıkarın :)
0
dreamnesiac
(21.01.22)
yaşamak sancılı bir süreç; dünya bok gibi bir yer, insan olmak bok gibi bir deneyim. Onca koşuşturma, hedef, tatmin sağlama araçları; hepsi bu bok gibiliği kapatmak için çırpınışlarımız. Bunun farkına vardıkça daha çok çırpınmaya başlıyorsun. O kocaman boşluğu, anlamsızlığı doldurmak için çabalıyorsun ve hiçbir zaman yeterli olmuyor.

Bununla baş edemezsin. Bazı insanlar gözlerini buna kapatıp, belirli şeylere konsantrasyon sağlayıp önlerine bakabiliyor. Bazıları ise durup nefes aldıkları anda o boktanlıkla yüz gelip dehşete kapılıyor, sonrasında ise bundan kaçmak için bir şeylere tutunmaya çalışıyor.

Bunun kurtuluşu yok, ne yaparsan yap huzura eremeyecek, kendi küçük dünyanda kalmakta başarılı olamayacaksın. Bunun tek yolu kendini kandırmayı başarmak, bir şeyleri fark etmemeye, etsen de görmezden gelmeye çalışmak. Şu anda hayatının bu noktasında değilsin, olabilir misin onu da bilemem.

Çaresi var ama reçetesi yok, şunu yap böyle bak şöyle düşün ile olacak iş değil. Belki de ilk adım bunları kabullenmek midir diye düşünüyorum; belki, bir umut..
0
Bruce
(21.01.22)
bu insanların ot gibi yaşadığına nereden kanaat getirdiniz? insanlar andan zevk alıyor olabilir. bir bölüm dizi izler sızar ama huzuru vardur, mutludur, stres yoktur.

sizin ot gibi yaşamayayım diye verdiğiniz çaba sizi diğerlerinden üstün kılmıyor aksine yoruyor.
0
Hallegadola
(21.01.22)
tamamen benim ideal bulduğum yaşam biçimini anlatmışsınız ve işin kötüsü bunların hepsini düşünüp hiçbir şey yapamamak, sonunda yetersiz hissedip hiçbirini isteyemez hale gelmek ile sonuçlandı benim serüvenim. bu sabah bunları düşünürken aklıma Turgut Uyar'ın Terziler Geldiler şiiri geldi: her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...

Madem bunların hepsini yapmak beni hepsinde başarısız kılıyor sadece hayati olanlara odaklanayım dedim sonunda. Yapmam gereken iş ve vücudumun ihtiyacı olan kadar hareket.

Diğer konularda da ben beceremedim ama izlediğim onlarca zaman yönetimi vb. videolarından ve okuduğum kitaplardan çıkardığım sonuç: alışkanlıklar işleri kolaylaştırır. bunun üzerine cumartesi akşamlarını film akşamı olarak belirledim. Haftada bir film izlemek yılda 52 film izlemek demek oluyor. Bu kadar kültür bana yeter. Haftada 2 günü boş zamanlarımı sadece kitap okumaya vererek bu konuda da bir kademe atlayabilirim. tik... Aralara da sosyal aktivite atarsam fena olmaz. Şimdilik bu plan emekleme aşamasında ama şu ruh halimi atlatabilirsem düzene koyabileceğime inanıyorum. Tek bir gün içerisinde her şeye yetişmeye çalışmak beni hepsinde başarısız yapıyor, tek cephede savaşmak gerek.

Şu an düzeninden memnun olduğum tek bir şey var: sağlıklı beslenme. Bu konuda gerçek bir guruyumdur, içlerinde en kolayı bu bence. Buharda haşlanmış sebze ve fırında pişirilmiş tavuk/balık ile besleniyorum sadece. Bir de salata. Bunların hepsi de çok kısa zaman alıyor. Eti al fırın poşetine koy ya da direkt kağıda koyup fırınla, kendi kendine pişsin. Haşlanmış sebze de öyle, yıka ve buharın üstüne bırak, kapağını kapatınca karıştırmaya bile gerek olmuyor. Tik... Bunların yanına bazen salata bazen bulgur pilavı yapıyorum bunlar da yarım saatlik basit yemekler.
0
Mossy
(21.01.22)
Hocam işini hobin haline getirirsen hobine vakit kalmaz. Yani en azından TR koşullarında bu böyle. Ama bence şöyle olması makul. işe yeni giren biri her halukarda adaptasyon sorunu yaşıyor. 3 sene filan dişini sıkarsa, sonra iyi seviyeye geldiğinde hem işinde iyi olur hem de sosyalleşebilir. şimdi burada risk şu: 3 sene dişini sıkan o durumu normalleştiriyor ve ot gibi hayatı sadece iş olan birine dönüşebiliyor. Bu noktada dikkat etmek gerek.
0
lcha
(21.01.22)
bence çok doğru yoldasın, koç burcu falansın heralde. bana sorsan şu an hayalim bu anlattığın hayatı yaşamak fakat tek farkla, yaşarken yaptığım her aktivitede bu beni mutlu etti mi etmedi mi diye sorgulayıp kendime o anda yok ya bunu yapmayayım deme hakkı vererek.

nitekim senin yaşadığının tam tersi bir deneyim yaşadım ve artık hayatta sevmediğim şeyleri yapmayı bırakıyorum dedim, işi bıraktım, arkadaslarımın coguyla gorusmeyı bıraktıgım, sevmedıgım mekanlara gıtmeyı bıraktım. gunun sonunda gittikçe asosyallasan bır hayatım oldu bır senede şu anlattıklarının yarısına enerjim yok gibi hissediyorum ama bir yandan eskisinden mutluyum.

kısacası ne benimki ne seninki dengede olan. ben sevdigim seyleri bulup tek tek eklemeye calısmalıyım, sen de sevmediklerini tek tek çıkarmayı orta yerde buluşuruz
0
kurcalamabozarsin
(22.01.22)
(7)

İngilizce kelime öğrenme

dissendium
Durumumu kısaca açıklayayım. Var olan kelime bilgimin üstüne bol bol BBC okumayla bayağı kelime ekledim. Artık BBC okuyunca bir yazıda belki 2 3 tane bilmediğim kelime çıkıyor. Bazılarında hiç çıkmıyor. Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim. Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde. Be
Durumumu kısaca açıklayayım. Var olan kelime bilgimin üstüne bol bol BBC okumayla bayağı kelime ekledim. Artık BBC okuyunca bir yazıda belki 2 3 tane bilmediğim kelime çıkıyor. Bazılarında hiç çıkmıyor. Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim. Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde. Ben bu durumda kelime öğrenmeye ne şekilde devam edebilirim? Dizi seçenek dışı. Kelimelere, cümlelere odaklanınca diziye odaklanamıyorum. Aklıma iki seçenek geliyor. Sürekli dinleyebileceğim radyo ve kitap. Ama kitabın da basit olmaması lazım. Çok edebî de olmaması lazım. Seviyemi bir adım öteye taşıyacak hangi kitapları önerirsiniz?
0
dissendium
(20.01.22)
Anki veya quizlet tarzı tekrarlı öğrenme metoduna dayanan uygulamalar kullanabilirsiniz.Şahsen Ankiyi,kendi öğrenme kartlarınızı kendiniz oluşturarak, kullanmanızı tavsiye ederim.
0
arenas
(20.01.22)
Tureng Kelime Defteri uygulamasındaki hazır Oxford listelerine bakın
0
kaset
(20.01.22)
@kaset, o şekilde ezber istemiyorum. Yazı içinde öğrenmek istiyorum.
0
🌸dissendium
(20.01.22)
@dissendium Simple Wiki basit kaçar sanırım. En son Sally Rooney kitapları okudum, ona bakabilirsiniz. E-kitap olarak güncel yazarların kitaplarını previewlerine bakarak satın alıyorum.

Psychology Today websitesi düzeyinize uygun olabilir, ben verim alıyorum. Burada bilmediğim kelimeleri Tureng Kelime Defteri’ne ekleyip sonradan çalışıyorum.
0
kaset
(20.01.22)
non fiction kitaplar olabilir şuradakiler gibi www.goodreads.com bilim kurgular da zor olmuyor "the martian" mesela. podcast olarak da şu gerçekten çok güzel www.thisamericanlife.org transkripti de var. bunun çok fazla bölümü var, babysitter ve the ghost in the machine bölümlerini dinledim en son harikaydılar.

ne sevdiğinize bağlı. en iyisi bence ilginizi çeken birkaç kitap belirleyip birkaç paragraf okuyup deneyin. young adult romanlara da bakabilirsiniz. harry potter da iyi olabilir. gerçi baştan anlamasanız da aynı kelimeler tekrar edebiliyor, bir süre sonra da alışılabiliyor. yani birkaç paragraf okumak da o kadar belirleyici olmayabilir. ama çok keyifsiz olacaksa daha basitlere dönülebilir.

non fiction için mesela bunun ilk bikaç sayfasına bakabilirsiniz buradan www.amazon.com
0
curious mind
(20.01.22)
@curious mind, Harry Potter uzun süre önce okudum. Oradan öğrendiğim çok kelime var ama ben güncel yazılar arıyorum daha çok.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸dissendium
(20.01.22)
"Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim"
Bu normal bir sey, (bkz: diminishing returns) madem konumuz ingilizce.

"Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde."
Yani anlatim olarak cok allengirli olmasa da BBC gibi yerlerde kelimeler super duzgun kullanilir, cumleler olmasi gerektigi gibi duru ve yanlissiz kurulur. O yuzden "anlamadigim kelime yok, demek ki gereksiz" diye bakma, illa ki cok faydali olacaktir.

Kitap onerilerine referans olarak New York Times'ta listebasi olan kitaplara bakabilirsin. En populer kitaplar hem cok uyduruk olmaz hem de cok uclarda/agir olmaz. Harry Potter falan okumasi eglenceli olsa bile bir noktadan sonra cok sey katmayabilir. Biyografi veya guncel nonfiction faydali olacaktir.
0
hot potato
(21.01.22)
(4)

İş görüşmesine feedback vermek istiyorum

zannedersem tek eksiginiz bendim
Amerika’nın en büyük kargo firması şuanki çalıştığım sektör farkli ama pozisyonda benzerlikler var diye başvurdum zaten sektör değiştirmek istiyorum.Herneyse iş görüşmesinde departmanda çalışacağım iki insanla yaptım ama birinin tavrın çok kötüydü görüşme biter bitmez inşallah hiçbir insan evladı bu
Amerika’nın en büyük kargo firması şuanki çalıştığım sektör farkli ama pozisyonda benzerlikler var diye başvurdum zaten sektör değiştirmek istiyorum.

Herneyse iş görüşmesinde departmanda çalışacağım iki insanla yaptım ama birinin tavrın çok kötüydü görüşme biter bitmez inşallah hiçbir insan evladı bu kadınla çalışmak zorunda kalmaz dedim içimden.

Koskoca firma diyosun hr bile yoktu görüşmede. Böyle iş bilmezlere kalıyor. Olumsuz mail atmış geri bi feedback vermek istiyorum kadına tavrından dolayı uygun olur mu?

Biliyorum iş dünyasından bunlardan çok var ben tek hamlemle bunu düzeltmem ama bu insanın tavrını şirket ve kendisi bi farkına varsın. Eminim kimse bu şekilde bu kadına dönmemiştir.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(20.01.22)
rahatlatici bir eylem olacaksa da kiminle nerede ne zaman tekrar yollarinizin kesisecegi belli olmaz. o yuzden tercihen yari anonim bir sekilde (mesela hangi pozisyon icin gorustugunu falan belirtip) bir uslerine mail cakilabilir. tabii ne yaptigi da onemli. somurtuyordu, negatifti, cok kritikti falan gibi seyler olmaz bence. daha somut bir sey varsa onlarin ipini tutan kisiye soylemekte bir zarar yok derim.
0
robokot
(20.01.22)
somut bir olay varsa yaz +1
ayrica boyle insanlar hep "ileride kimle karsilasacagin belli olmaz is dunyasinda" sozunden turuyorlar.
ilerisini bosver, sen hakkini savunuyorsun kotu bir sey yapmiyorsun. ileride bu yuzden biri sana bilenip zor duruma sokacaksa da soksun.

sinirli ifadeler kullanmadan yaz yasanani. belki kimse umursamaz ama belki de farkindalik olusur.
0
Kittie
(20.01.22)
normalde ben de "nerede ne zaman tekrar yollarinizin kesisecegi belli olmaz" derdim ama amerikada'ysa (ve sen degilsin sanirim) yardir. nerden kesisecek. ama yukarida soylendigi gibi biraz daha net ve somut olman lazim, buradaki gibi muglak olursan aksine kadin hakli gozukur.
0
hot potato
(20.01.22)
zamanında amerikalı bir firma ile baya görüştüm. skype + 2.skype + yüzyüze görüşme ve test + almanca mülakat olacak şekilde.

alman müdür "herşey uygun bizim şehirden ev bakmaya başla" dedi. ok dedim ama sözleşme olmadan tabii girmedim o işe. 1 hafta sonra amerikadan arayıp "ya bize alman ehliyetli biri lazım kusura bakma" dediler :) senin babanın bıyığına tükürrüm deyip HR müdürüne mail döşedim uygun dille. evraklarımı silin sizinle çalışma hevesim kaçtı vs dedim.

şimdi o firmanın TR temsilcisiyiz. ne zaman amerikaya eğitime gitsem kadın gözünü kaçırıyor utancından:)

özet: döşe, ama saygını yitirmeden.

edit: ha bu arada firmada efsane oldum. kim beni görse "ya seni ehliyetten nası almazlar sdfs mal bunlar" diyo :)
0
KidLazer
(20.01.22)
(9)

Deneyimli yazilimciya hangi ülke?

logisticsmanager
Kuzeni yurtdışına getirme planımız var.Aklina gelen ülkele (daha yeni basliyoruz ne yapariz ederiz konuşmaya);Danimarka, Belçika, İngiltere, Hollanda ve Portekiz (random girismis, güzel vatanimiz fransa yok :( Kariyer olarak; 10 yıldır Türkiye'de yabancı bir yazılım firmasında software architect ve
Kuzeni yurtdışına getirme planımız var.
Aklina gelen ülkele (daha yeni basliyoruz ne yapariz ederiz konuşmaya);
Danimarka, Belçika, İngiltere, Hollanda ve Portekiz (random girismis, güzel vatanimiz fransa yok :(

Kariyer olarak; 10 yıldır Türkiye'de yabancı bir yazılım firmasında software architect ve development technical lead.
Çok anlamıyorum ama bir sürü yazilim ve web dili biliyor işte.
En son londra facebooktan teklif aldıydi ama çocuk var o dönem ailevi sıkıntı vardi gitmedi.
Simdi ülkenin hali dert oldu , esiyle de ayrildi iste tek çocuğunu görmesi lazim.
O yüzden tek gidecek. 37-38 yaşında bir birey

Özelikle yazilimcilar, böyle bir kişiye ve Türkiye zaten iyi kazanan bir kisiye ülke tavsiyeniz olur mu?
Çalıştığı yer sen yurtdışına git gene bize çalış falan da demişti ama zor iş o.
0
logisticsmanager
(19.01.22)
faang teklif almis tecrubeli biri her yerde calisir hangi ulkeye gitmek istedigine karar versin sadece. yani ise gore ulke degil de ulkeye gore is secebilir bence.
0
robokot
(19.01.22)
Portekiz sacma, onun haricinde yukaridaki herhangi bir ulkeye gidebilir. Ulke degil is secmeli, neticede bahsedilen Hollanda ile Belcika arasinda falan onceden secim yapacak kadar bir fark yok.
0
hot potato
(19.01.22)
bence hayat tarzına bağlı, deli doluysa sosyalse eğlenceyi seviyorsa ilk tercih ingiltere ve tabii ki londra. sosyalliğin de eğlencenin de dibine vurur. ikinci tercih hollanda / amsterdam.

yok para yapıcam sessiz sakin bi hayat arayışındayım çok sosyalleşmesem de olur diyosa danimarka ve belçika.

portekiz saçma +1.

kişisel : %60 londra , %40 amsterdam şuan. londrayı öne geçiren unsur multikültürelliği, ing'nin daha sosyal bi devlet olması, ve tabii ki ana dili ingilizce.

hollanda daha stabil, daha güvenli.
0
garavel
(19.01.22)
Kişi öyle sosyal değil. Türkiye genel hayati spor, ev, çocuk. Hobileri falan var ama hiçbir zaman kopayim, egleneyim olmadi.

Çocuk için de iyi bir gelecek mantığı ile düşünüyor. Şimdi olmasa da ileride yanina gelir vs.

O yüzden sakin yer, düzgün kariyer vs eglenmekten daha önemli.
0
🌸logisticsmanager
(19.01.22)
Bence bi US şirketi bulup Portekiz'e gitsin. Remote çalışan yazılımcılar için oturum iznini kolaylaştıran kanunlar çıkardılar yeni, gelirin varsa rahat gidebiliyorsun.

Niye Portekiz? Çünkü havası ve yemekleri güzel, insanları da sosyal (1 portekizli tanıyorum toplamda, ama bi kaç ispanyol arkadaşım var, onlar iyiydi baya:). Bu yaştan sonra Hollanda'ya gidip, evde kendi başına otururken yağmurlu havada ekmek arası peynir kemirmenin bi anlamı yok.

Edit: üstteki cevabı mesajı gönderdikten sonra gördüm. Sosyal biri değilsen çok bi anlamı yok tabi.
0
plutongezegendegilmi
(19.01.22)
Bu deneyime bence de nerede isterse orada yaşar +1
Gelecek fikri (çocuklar) + refah vs hem en optimumu hem en ideali danimarka tabiiki, sonra ingiltere.
Lig alçaltacaksa sırasıyla belçika ve hollanda diyorum.

Portekiz, ispanya falan yaşamak için dünyanın en güzel yerleri, insanın ömrü uzar. Ama çocuk var :/ ayrıca yaşamaya değil bir süre daha “çalışmaya” gidecek. Yani UK’den sterlin maaş alıp portekizde yaşama seçeneği bile çocukları düşününce anlamını yitiriyor.
0
rewlack
(19.01.22)
Yaşamak açısından yazıyorum Belçika’da sıkılabilir. Danimarka gibi Kuzey ülkelerinin kültürlerine hemen alışması zor olabilir. İngiltere ve Amsterdam dil açısından çok avantajlı, evde zaman geçirse bile illa sosyalleşecek. Hollanda’da herkes İngilizce konuşuyor. Mümkünse 3 günlük kısa geziler yapabilir bu ülkelere
0
kaset
(19.01.22)
Hollanda’da vergi avantajı da var. Ve bir sure çalışıp mavi kartını aldıktan sonra istediği yere yerleşebiliyor kafasına göre.
0
kaptankedi
(19.01.22)
Hollanda ve vergi avantaji diyorum. Yani kaptankedi +1
0
kuehles blondes
(20.01.22)
(14)

hangisini seçerdiniz? (yemek masa takımı)

filteria
merhabalar, linklerdeki takımlardan hangisini tercih ederdiniz? ve diğerini neden etmeezdiniz? teşekkürler. https://www.vivense.com/woodesk-beril-masif-tik-renk-sandalyeli-masa-takimi-140x70-modeli.htmlhttps://www.vivense.com/palace-masa-takimi-krem-modeli.html
merhabalar,

linklerdeki takımlardan hangisini tercih ederdiniz?
ve diğerini neden etmeezdiniz?

teşekkürler.

www.vivense.com

www.vivense.com
0
filteria
(19.01.22)
1'i seçerim. Cam masa sevmem.
0
dissendium
(19.01.22)
1

diğeri de güzel ama onu temizlemek dert. nemli bezle silince leke kalır, kurulaman lazım falan.
0
himmet dayi
(19.01.22)
1. daha iyi.
Camın kullanımı çok zor. Çok güzel de değil.
0
heritage
(19.01.22)
1
0
floydian
(19.01.22)
Kesinlikle 1.

O cam kırılır, hiç olmadı taşınırken kırılır. kırılmasa da silersin silerin tertemiz olmaz, uyuz eder.
0
antihero
(19.01.22)
Birincisi güzel.

1. link o siyah renk tonuyla biraz daha ağırbaşlı bir ortam sağlıyor.

2. linkteki ise itici tasarıma sahip.
0
Erva
(19.01.22)
Camın yukarıda yazılan dezavantajlarına ek olarak iskeletinde oyuk desen var, masayla ayakların arasında boşluk var, hep toz tutar oralar.

1 daha güzel hem.
0
kobuzchu kiz
(19.01.22)
beyaz olan sandalyeler cok sekilsiz. ktuk gibi. o yuzden 1 olan daha masa ve sandalye gibi
0
exlibris
(19.01.22)
illa ki birini secmem gerekiyorsa 1 diyorum. ozellikle 2 cok 'trendy' bir tasarim. 5 sene icinde asiri demode olmasi kacinilmaz.
0
hot potato
(19.01.22)
@herkes:

ben de 1'ciydim zaten de kafamı karıştırdılar.
yalnız diğerinin ne temizliği ne de kırılganlığı aklıma gelmemişti.
cidden üzerine 20 santimden kupa düşürsem çat diye kırılabilir.
tereddüt kalmadı şimdi. teşekkürler.
0
🌸filteria
(19.01.22)
@filteria

o cam muhtemelen 8 ya da 10 mm kalınlığında temperli camdır. o cam bırak kupa düşürmeyi, üstüne çıksan kırılmaz. temperli camın kırılması için yan duvarından çekiçle vurmak gerekiyor. üst yüzeyinden darbe ile kırılması imkansıza yakın.
0
himmet dayi
(19.01.22)
1’deki masa ile başka sandalyeler seçerdim. Youtube daire kanalından fikir alabilirsiniz.
0
kaset
(19.01.22)
1’i seçerdim çünkü 2 biraz göz yorucu ve sandalyelerinin biçimi hoşuma gitmedi pek.
0
ms brownstone
(20.01.22)
2'yi bilmiyorum ama robot süpürgeniz varsa ya da almayı düşünüyorsanız 1'in ayaklarına takılır.
0
nonik
(20.01.22)
(6)

Yıllık izinde ne yapayım

Filinta61
Haftaya 7 gün izin verildi. Kışı ortası ne yapayım. Bir yerlere gidip gezmek istiyorum ama memleket dogu karadeniz gidis zorlayacak gibi. Bolu filan korkutuyorAdanaya gideyim dedim adana mersin antep yemek turu atayim. Oraya da kar yagmis.Araba var. Lokasyon istanbul. Karsız kışsız gezme yeri nere
Haftaya 7 gün izin verildi. Kışı ortası ne yapayım. Bir yerlere gidip gezmek istiyorum ama memleket dogu karadeniz gidis zorlayacak gibi. Bolu filan korkutuyor

Adanaya gideyim dedim adana mersin antep yemek turu atayim. Oraya da kar yagmis.

Araba var. Lokasyon istanbul. Karsız kışsız gezme yeri nere olur.

Yoksa benzin pahalı herşey pahalı otur evinde be yaa mı dersiniz.
0
Filinta61
(19.01.22)
Kar yüzünden şu anda Konya Ereğli'de kalmış biri olarak söylüyorum;
Otur evinde be yaa
0
etna
(19.01.22)
"Adanaya gideyim dedim adana mersin antep yemek turu atayim. Oraya da kar yagmis."

Adana Mersin'de kar sozkonusu degil, azicik kar yagan yer bir tek Antep.
0
hot potato
(19.01.22)
Kesinlikle evde oturmazdım. Ama arabayla da çıkmazdım. Çünkü sonra bu 7 günün benden küfür yeme ihtimali doğardı :D

Bir gün vapurla simitli çaylı boğazda takılırdım ben olsam işe gidiyomuş gibi ama tamamen troll. :D sonra haritadan bir kafe seçilip orayı deneyimlemeye gidilebilir. Yada ilk konsere bilet alıp gidilebilir. En son tiyatroya ne zaman gidilmiş olunabilir? Bazı İBB Müze yerlerinde sanat gösterileri/galeriler vs oluyor gösterimlerine bakılabilir. Cep telefonu iyiyse yada kamera varsa fotoğraf çekmek için istanbul'da görülmemiş yerlere gidilebilir. Balık ekmak tadılmadıysa iyi bir çilingir konuşması anı'sı edinilebilir. Udemy'den eğitim alınır o bitirilebilir. Ikea'ya gidilip "ne zımbırtılar varmış" diye çıkılır, çıkıştaki zararlı fast-food büfe'den uzak durularak tabi. Teknoloji marketler gezilebilir. Ev varsa onun eksiğiyle, boyasıyla vs ilgilenilebilir. Günübirlik turlarla biraz İstanbul'dan uzaklaşılabilir.

Daha da türetirdim ama 7 gün bunlara yetmeyecektir nasılsa :)
0
baldan kaymak
(19.01.22)
2-3 hafta once 2-3 gunluk longosphere'e gittik gayet iyiydi.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(19.01.22)
Ben olsam kar tatili yapardım. Türkiyede bu karı bi daha bulamazsın. Tam kayak/snowboard öğrenmelik pistler. Düşsende acıtmaz vs.
0
zimbirik
(19.01.22)
Trenle eskisehir/ankara vs gezebilirsiniz. Illa arabayla bir yere gitmek zorunda degilsiniz.
0
kuehles blondes
(19.01.22)
(2)

alnımın ortasında çıkamayan sivilcemsi şey

Efoody
tam alnımın ortasında neredeyse iki haftadır sivilce deseniz sivilce olmayan siyah nokta deseniz siyah nokta olmayan bir gariplik söz konusu. er kişi halimle de pek anlamıyorum ne yaparım. elde bir pudra bir nemlendirici krem var. ikisi de fayda etmedi anlayabileceğiniz üzere.bu dertten en hızlı ve
tam alnımın ortasında neredeyse iki haftadır sivilce deseniz sivilce olmayan siyah nokta deseniz siyah nokta olmayan bir gariplik söz konusu. er kişi halimle de pek anlamıyorum ne yaparım. elde bir pudra bir nemlendirici krem var. ikisi de fayda etmedi anlayabileceğiniz üzere.
bu dertten en hızlı ve sorunsuz nasıl kurtulabilirim?
0
Efoody
(19.01.22)
En hizli sonucu buyuk ihtimalle hic ellemeseniz alirsiniz.
0
hot potato
(19.01.22)
eczacıyım. ilk etapta enfeksiyon olma ihtimaline karşı bir kaç gün terramycin deri merhemi sürün. enfekte olduysa tedavi edecektir, yok geçmediyse neye dönüşeceği 2-3 güne kendini belli eder, ilacı bırakır başka çare bakarsınız.

tabii ki en mantıklı seçenek, hemen bir hekime görünmek. yukarıda yazdığım en mantıklı ikinci seçenek. geçmiş olsun.
0
theselfish
(19.01.22)
(11)

barınma sorununa dünya'da getirilen çözüm önerileri neler?

avatar is back
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliy
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.

peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliyor? ne öneriliyor? bir aralar fast installation house dalgası vardı. hatta kuzey ülkelerin bazılarında baya 3-4 katlı 70-80m2 evler falan yapılmıştı ama sonra depremdi yangındı sağlamlıktı derken yattı o mesela.

binlerce yıldır süre gelen bu barınma problemi böyle devam edecek mi? gıdayı beslenmeyi ulaşımı giyinmeyi çok kolaylaştırdık ve neredeyse beleşe yapar olduk tarihe bakınca. ama barınmada geride kaldık gibi. nedir çözüm önerileri? özellikle teknoloji şirketlerinin falan bazen oluyordu önerileri falan
0
avatar is back
(18.01.22)
Büyük oranda bireysel seçimlerin sonucunda ortaya çıkan bir sorun bu. Örneğin İstanbul'da sadece yaşamış olmak için yaşıyor millet. Aynı gelirle başka bir şehirde çok daha kaliteli yaşanabilir. 1950'lerin İstanbul'unda değiliz. O dönemdeki yaşam kalitesini başka yerde aramak gerek.

Ayrıca devletler nufus planması politikaları izlemeli. 3-4 çocuk günümüz için çok fazla. Bu doğan çocuklar birçok şeyden mahrum kalacaklar.
0
antropolog
(18.01.22)
@antropolog; planlamadan ve diğer durumlardan ziyade teknik çözümleri merak ediyorum aslında.
0
🌸avatar is back
(18.01.22)
Çin, Hong Kong bu soruna şöyle çözüm bulmuş.

www.boredpanda.com

Benim gözlemim eski insanlar daha insanca bir dünya hayal etmiş, tasarlamış. Her eve güneş girsin deyip bir sürü cam yapmışlar, balkon yapmışlar. Herkesin kendi bahçesi olsun deyip her eve bahçe koymuşlar. Bir de bahçesini ağaçlandırmışlar.

İnsanca olmayan şey ise insanları güneş görmeyen, bahçesi olmayan, ağaç bile olmayan yerlere tıkmak. Buna ne kadar çözüm denir, orası tartışmaya açık.
0
dissendium
(18.01.22)
Ev yaparak çözmeye kalksan bu sefer göç durmadan devam eder. Bu sefer de trafik sorunu başlar. Tarihi doku varsa yok olur gider. Her taraf beton olur.

Barınma sorunu dünyanın her yerinde yok bunu kabul etmek gerek. Bazı bölgelerde çok masraflı.
0
antropolog
(18.01.22)
Avrupa'daki sorun daha ziyade yogun conservation kaynakli. Yani teknik cozumluk, innovasyonluk bir yani yok zira sorun para olmamasi kaynakli degil. Sehirlerin disa dogru yayilmasini, doga ve tarim alanlarinin azalmasini istemiyorlar. Gene halihazirdaki sehir merkezlerinde de eski binalarin yikilip daha cok katli yeni kulelerin dikilmesinin onunde engeller var, sehrin atmosferini ve kimligini korumak adina.
0
hot potato
(18.01.22)
"Çözüm" gerçekten aranıyor mu, ya da bu bir problem olarak görülüyor mu? Mesela Birleşik Krallık, Londra daha fazla büyüsün istemiyor. Ülkenin diğer şehirlerine bakarak orantısızca fazla nüfusu var, bu yüzden farklı büyük şehirlerin nüfus/iş çekmek için teşvik programları var. Yine Fransa'da Paris daha fazla büyüsün istenmiyor.

Almanya görece nüfusunu homojen dağıtabilmiş bir yer, en çok Berlin'de barınma sıkıntısı görülüyor. Emin olmamakla birlikte, orada da nüfus artsın istenmiyor diye hatırlıyorum.

Silikon vadisi civarında barınma korkunç bir sorun olduğundan, bazı şirketler barınmanın sorun olmadığı eyaletlere doğru akın ediyorlar.

20 -30 milyonluk metropolleri sanıyorum sadece Çin benimsedi, yine bu başlık altında gösterildiği gibi distopik toplu konutlar yapıyorlar ama hava kirliliği gibi çözülemeyen bazı problemleri var.

Bu şartlar altında sorunuzu yeniden alabilir miyim? :)
0
kaptankedi
(18.01.22)
sosyalizm.

Bunu ilk dile getirenlerden biri de bizzat Engels. Konut Sorunu adlı kitabı var 1872 İngiltere'sindeki konut sorununu anlatan. Bunu okursanız 1872'den 2022'ye hiçbir şeyin değişmediğini, çıldırtıcı derecede aynı olduğunu görebilirsiniz.

Bugün vikipedi'ye göre sovyetlerin üzerinden 30-32 yıl geçmesine rağmen en yüksek ev sahipliği oranları listesinde eski sovyet ülkeleri hep tepelerde. tr.wikipedia.org
0
patronaj1
(18.01.22)
Sabaha herkes şehir merkezinde yaşamasıncılar gelir ama sosyal konut kavramını araştırabilirsiniz.
0
gmzo
(19.01.22)
Bu söyleyeceğim bir veri ya da verilere dayanmıyor ancak bu istihdam, çalışma alanları ile olduğu kadar medyanin oluşturduğu algılar ile de ilgili diye düşünüyorum.

Mesela akşam haberlerini açın. Kanal farketmeksizin İstanbul + meclis/siyaset tahakkümü var. Yani İstanbul da yasiyormus kadar İstanbul'da olan biteni de sorunlarını da biliyor gibi hissediyorum. Sanki ülke oradan ibaret. Yerel, bölgesel kanallara geçtiğinizde de o bölgedeki merkezler domine ediyor. Mesela yaşadığım yer olan İzmir'deki her şey, bütün kayda değer olaylar sanki Alsancak konak civarında oluyor gibi. Halbuki haber yaptıkları şeylerin benzerleri (mademki haber değeri var) diğer ilçelerde de oluyor. ​


Yani bana kalırsa bu "merkez orası" algısını percinliyor ve hem para harcamaya gidilecek yerler (mal veya hizmet alımı olan her şeyi dahil edebilirsiniz) hem de yatırım yapılacak yer orasidir şeklinde bir onyargi oluşturuyor.

Sonucunda da birçok insanın sebepsizce oraya yerleşmek ya da orada olmayı istemesi geliyor doğal olarak.

İş seçeneği daha fazla olması vb. durumlar da var. Ya da kasaba algısı ve baskısından yılmak ve çıkmak/kaçmak istemek.

Neyse sözün özü, benim çözüm önerim haber ajanslarinin yarattığı bu algıya bir sekilde müdahale edilmesi. Artık şube mi açarlar naparlar Afyon'a Giresun'a da yer versinler. Aynı şekilde mesela İzmir için Alsancak kadar menemen e de deginilsin.

Bu kadarı sorunuza cevap olmuş mudur emin değilim, ancak postfordizm ve fordizm ile mimari ilişkisine dair de okuyabilirsiniz derim bulduklarinizi, bu anahtar kelimeleri kullanarak.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
barinma problemi kotuleserek artacak, metropollerde tutunmak git gide zorlasacak.

devlet buyuk binalar satin aliyor ya da yaptiriyor. sonra daireleri ihtiyac sahiplerine uygun fiyata kiraliyor. sen basvurup listeye adini yazdiriyorsun, boyle bir formu arkadas icin doldurdum. banka hesap dokumlerinden arabanin markasina kadar veriyorsun. kac cocugun var, cocuklar nerede okuyor vs. Sonra sana gore bir yer buluyorlar ama bulmalari birkac sene surebiliyor. normalde o sehirde 2 oda bir daire $1200'e kiralaniyorsa sen 500-600 verip oturuyorsun. binalar le$ tabii cogunlukla soylemeye gerek yok.
0
cooperr
(19.01.22)
encokbenisevinnolur +1

Türkiye sanki istanbul'dan ibaret gibi. Oysa ki yaşam kalitesi yerlerde. Kasaba baskısı istanbul varoşlarında taşradan daha çok mesela. Gelen rahat etmek için geliyor ama başını sokacak yer bulamıyor. Her imkan istanbul'da deniliyor ama her şey paraya dayalı. 8-10 bin lira kazanan biri ancak her şeye uzaktan bakar, o imkanları izleyip sinir stres olur.
0
garylineker
(19.01.22)
(4)

Çamaşırları ütülü çıkaran kurutma Makinesi

tum haklari saklidir
Reklamları dönüyordu ama hangi markanın var acaba böyle makinesi?
Reklamları dönüyordu ama hangi markanın var acaba böyle makinesi?
0
tum haklari saklidir
(18.01.22)
kurutma makineleri zaten öyle yapar. o reklam çamaşır/kurutma hibrit makine reklamıydı.
0
malheiros
(18.01.22)
kurutma işi bittikten sonra bekletmeden hemen çıkartınca jilet gibi olmasa da çoğu kıyafette ütü ihtiyacı olmuyor.
0
himmet dayi
(18.01.22)
reklamlari gormedim ama tum kurutma makineleri oyle yapar +1. Anahtar nokta makineyi az doldurmak, dusundugunden cok daha az camasir koymak (atiyorum kurutma makinesinin buyuklugune gore max 5 gomlek)
0
hot potato
(18.01.22)
Bekonun var
0
primetime
(18.01.22)
(11)

Köpek bana havladı

vatanperver
Sabah kahvaltı için ekmek olmadığını farkedince fırına koştum. Zaten yeni uyanmışım kafam dalgın. Ben koşarken kedi kadar ufacık bir köpek benim önüme atlayıp havlamaya başladı, ödüm patladı bir anda. İpi falan yok. Sahibi kadın da "ponçik oğlum ayıp yapma" falan dedi. Sabah sabah adrenalinle doldum
Sabah kahvaltı için ekmek olmadığını farkedince fırına koştum. Zaten yeni uyanmışım kafam dalgın. Ben koşarken kedi kadar ufacık bir köpek benim önüme atlayıp havlamaya başladı, ödüm patladı bir anda. İpi falan yok. Sahibi kadın da "ponçik oğlum ayıp yapma" falan dedi. Sabah sabah adrenalinle doldum, o heyecanım geçmedi bir türlü, sinir oldum.

Konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

A. Olur öyle şeyler arada, takma kafana
B. En azından ip takıp köpeği öyle gezdirmesi gerekirdi
C. Diğer
0
vatanperver
(18.01.22)
Sahibine kızıp, bağırsaydın. Tasmayla dolaştırsınlar. Ponçik olduğunu nerden bilelim. Bir ısırsa dikiş falan atmaları bile gerekebilir.
0
sevilen progressive türkücü
(18.01.22)
A ve B

Kafaya takılacak bir şey değil alttan alınabilir bir durum.

Yasal olarak sanırım zaten tasmalı olması da gerekiyordu hayvanın tam emin değilim.

Yanıt yazdığım en güzel başlık olabilir bu bu arada :D
0
hedep
(18.01.22)
Eğer köpek normalde hiç yapmiyorsa; olabilir. Köpekler de insanlar gibi. Ama yasal olarak tasmasiz gezdirilebilir dışında olduysa kişinin hatası dünyanın en güzel köpeği de olsa.

Yok köpek normalde boyleyse; sahibinin salakligi.

Reaktif köpek sahibi biri olarak; köpeğim insanlara havliyor üzerinde çalışıyoruz. Ama köpeğimi asla tasmasiz gezdirmem.

Köpek havlayabilir yani hayat. Herkes köpek sevmek ya da korkmamak zorunda değil.
0
logisticsmanager
(18.01.22)
Köpek sizi ısırsaydı bile sahibinn gözünde yine de ponçik kalacaktı, belki sizi bile suçlardı. Daha büyük olsa ısırırabilirdi de. B diyorum.
0
izza
(18.01.22)
b asikar. cevreye rahatsizligi bir yana, kopegin selameti icin de b.
0
ateistanbul
(18.01.22)
A

Köpeğin sahibi ben olsam "kusura bakmayın sizi de korkuttuk" derdim.
0
pispinti
(18.01.22)
D şıkkı .
Ponçik kadar bir köpeğin havlamasına verdiğin o andaki korkuyu başkaları gördü. Belli de asıl sorun budur.
0
Erva
(18.01.22)
Genelde ufak kopekler daha agresif olur, normal yani.
0
hot potato
(18.01.22)
Belki seni koşarken görünce hareketlenmiştir, öncesinde uslu uslu yatıyordur… sinir olacak kadar takma bence
0
her giriste sifresini unutan adam
(18.01.22)
Hem A Hem B bence
0
psmstc
(18.01.22)
küçük köpeklerin geneli ota boka her önüne gelene havlar ve saldırır. aşırı derecede şımarık oldukları için agresifler. burada A diyorum kafana takma.

ama B konusunda sonuna kadar haklısın. köpeğin boyutu ne olursa olsun tasmalı gezmek zorunda. ısırması durumunda sahibi tamamen suçlu.
0
unique hint kumasi
(18.01.22)
(9)

instada eski sevgiliyi takipten çıkarıyor musunuz? neden?

baldan kaymak
sb.
sb.
0
baldan kaymak
(17.01.22)
Nasıl ayrıldığına bağlı. Benim eskilerden sadece bitanesi duruyor, diğerleri kendi çıkartmıştı.

Ben öyle günlük hayatımı kendimi paylaşmadığım için bana fark etmiyor takip edip etmemesi, benim de onunkini görmem bana etki etmez çok derbeder bir ayrılık değilse. O yüzden ben kimseyi çıkartmadım şu ana kadar ama durumuna göre yapılabilir.
0
Bruce
(17.01.22)
Hayatindan cikan biri sosyal medyada olmamasi daha iyi hesabim konfor alanim oldugu icin o gerginligi istemem. bu sefer ustune alinir veya bazi seyleri mesaj algilar falan ceya sen oyle zannedebilirsin sadece insta degil twitter da gecerli
0
ala09
(17.01.22)
Ayrılırken saygımı yitirdiğim için birini çıkarmıştım. Onun dışında umursamam. Çok paylaşım yapan biri de değilim zaten.
0
asteriks
(17.01.22)
Çıkarıyorum, bazıları da beni çıkarıyor. Benim sebebim, hatırlamak istememem.
0
barguzhale
(17.01.22)
evet. üzülmemek, devam edebilmek için.
0
gabe h coud
(17.01.22)
takipten cikarmadim ama mute ettim hem postlari hem storyleri.
0
hot potato
(17.01.22)
E tabii ki. Son ex'imi çıkardım mı? Hayır çünkü gerçekten arkadaş kaldık konuşuyoruz günlük. İlişki olmadı ama en yakın arkadaşım herkesten çok tanıyor beni. Ondan öncekilerde konuşmadıklarımı anında sildim, konuştuklarım durdu yine.

Genel olarak biriyle 6 ay hiç konuşmamışsam instagramımdan uçuruyorum. Öneririm.
0
aguen
(17.01.22)
Bundan 20 yıl önce sevgiliden ayrıldığında eğer okuldan iş yerinden veya mahalleden falan değilse komple hayatından çıkıyor gidiyordu, şimdi böyle değil. bence olması gereken bir kişi hayatınızdan çıktıysa her yerinden çıkmalı. tıpkı sizin hayatınıza hiç girmemiş 80 milyon kişiden biri olmalı ki siz devam edebilesiniz.
0
selam
(18.01.22)
ben o çıkarmadıkça çıkarmıyorum.

ama genelde hemen olmasa da bir süre sonra takipten çıkıyorlar, ben de aynı şekilde çıkarıyorum.

numarası da aynı şekilde. o silmeden silmem.
0
jelly bear
(21.01.22)
(18)

Sağlıklı beslenme kaygınız var mı? Yüzde kaç sağlıklı besleniyorsunuzdur?

ms brownstone
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
0
ms brownstone
(17.01.22)
hiç bu tarz kaygılarım yok, 43 kiloyum.
0
rose parks
(17.01.22)
Var.

Yuzde 55 60 gibi
0
floydian
(17.01.22)
Evet bu kaygıyı taşıyorum. Yüzde seksen uyduğumu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kaygim var ama tembelim. %15 diyorum.
0
hot potato
(17.01.22)
Kaygım yok, %70-80
0
gabe h coud
(17.01.22)
kesinlikle var. kendi yaptığım ev yemeği olmak zorunda illa. dışarıdan söyleyince uyku düzenimden tut cildim bile bozuluyor.

tatlı dışında %80 sağlıklı besleniyorumdur. kendime söz verdim, ayda yılda bir evde yaptığım sütlaç dışında tatlıyı da keseceğim artık.
0
adse
(17.01.22)
Kaygım var hatta takıntı seviyesinde. %80-90 sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Dışarda yemek ve paketli gıdalar minimum seviyede. Canım tatlı isterse sağlıklı bir tarif bulmaya çalışıyorum. Şu an evden çalıştığım için buna uymak kolay ama işe gidince zor oluyor.
0
jazzabel
(17.01.22)
Valla hiç öyle bir kaygım yok. Yediğim sağlıklı şeyleri hep kazara yiyorum sanırım. Yani atıyorum 3-4 lahmacun yiyorsam lahmacun içine kattığım yeşillik falan sağlıklı sayılır herhalde anca. O yüzden benim yüzdem 20 falandır herhalde.
0
j r r tolkien hayrani
(17.01.22)
Yemek seçerim. Ispanak, pırasa falan yemem. Ama dikkat ediyorum. Gidip kekin üstüne çikolata yemem. Bir cips yediysem sonra bir hafta yemem. Kola içtiysem iki bardağı geçmem. Ben bu şekilde sınırlamayla kontrol ediyorum.
0
dissendium
(17.01.22)
Maaşımın çoğunu organik ürünlere ve vitamin takviyelerine verdiğim için %80 diyebilirim ancak sağlıklı beslenme kaygısından çok pahalılığın artacağından ve sağlıklı ürün alamayacağımdan kaynaklı bir kaygı mevcut.
0
BuddyGuy
(17.01.22)
Günlük aldığım kaloriye ve aldığım besindeki protein, karbonhidrat, yağ dengesine dikkat ediyorum.
Yıllardır şeker ve şekerli bir besin, dolayısıyla paketli gıda tüketmiyorum.
Günde en az 2 litre su (sıvılar hariç) tüketiyorum.
Her gün mutlaka farklı bir sebze (Çiğ ya da haşlanmış) tüketiyorum.
Kendi ekmeğimi, zeytinimi, peynirimi, yoğurdumu, şarabımı, cider ımı kendim yapıyorum.

Yüzde hesabı nasıl yapılır bilemediğim için cevaplayamayacağım.

Beslenmeyle alakasız gerçi de iyi de spor yaparım.
0
Mirket
(17.01.22)
Yok. Sevdiğim şeylerden sağlıklı olanlar sayesinde yüzde 10u tutturuyorumdur herhalde yani umarım:)
0
asteriks
(17.01.22)
Canımın çektiği şeyi ne olursa olsun tüketecek kadar sağlıklı besleniyorum. Sağlıklı beslenmek uğruna anlık isteğimi yadsıyacak kadar sevmiyorum bu hayatı.
0
Bruce
(17.01.22)
benim de var, şöyle var. evde abur cubur, kolay şeker tutmuyoruz. gereksiz kalori almıyoruz (hani açlık ve stres anında bi gofret yiyeyim dersin ya o), gereksiz alkol kullanımımız yok sadece sosyal okazyonlarda kullanıyoruz. dengeli beslenmeye çalışıyoruz (evde pişecek şekilde arada bi sebze, çoğunlukla tavuk, et) kahvaltı dışında ekmek yemiyoruz. tabii ki sağlıksız beslendiğimiz, hamburger baklava vs yediğimiz oluyor ama sık sık ve dandik yemektense seyrek ama kaliteli yiyoruz mutlaka, yediğimize değiyor yani.
0
roket adam
(17.01.22)
kızartma ve rafine şekerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. yemeklerimi evde kendim yapmaya çalışıyorum, dışarıda yiyeceksem sağlıklı şeyler seçemeye özen gösteriyorum.

yemeklerde zeytinyağı kullanıyorum.

bazı dönemler tatlıya karşı zaafım oluşuyor, kontrollü bir şekilde yemeye çalışıyorum sonra geçiyor.

asitli içecekler on yıldan fazladır hayatımda yok.

bu şekilde idare etmeye çalışıyorum, iyi beslendiğimde iyi hissediyorum ama yemek yemeyi de çok seviyorum:) denge kurmaya çalışarak devam ediyorum diyebilirim.

bir de haftanın üç günü direnç antremanı yapıyorum, bu hayat kalitemi baya yükseltti.
0
elma
(17.01.22)
Midem her şeyi kaldırmadığı için dikkat ediyorum.

Şeker, tuz, ekmek, paketli gıdalar, katı yağ ,yağlı gıdalar minimumda yiyorum.

Bakliyat,yumurta,peynir,tavuk tüketmeye çalışıyorum
Meyve ve sebzeye ilaveten yulaf, kinoa , börülce tüketiyorum
Kuru kayısı ceviz kuru üzüm enerjim düştüğünde yiyorum
Kahvemi çayımı sade içiyorum

Canım çok tatlı isterse ki senede 2-3 supangle tercih ediyorum.

Tek sorun yeni tarifler bulamıyorum ve bazı tarifler yavan olduğu için en ufak lezzet verici bir sos-krema-baharat filan eklemek maliyeti arttırıyor.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.22)
sağlıklı beslenme çok geniş bir kavram ülkemizde.
Sadece "Fit" gıdalar tüketen de sağlıklı yiyorum diyor.
Organik beslenen de...
Karatay diyeti uygulayan da.
Kendince tuhaf diyet rituelleri uygulayanlar da sağlıklı yediğine inanıyor.

Sağlıklı beslenmeden benim anladığım katkısız (bu şartlar altında düşük katkılı), gıda ürünleriyle dengeli ve düzenli yemek (akdeniz diyetine yakınım diyelim)

Ama maalesef ülkemizde marketten alınan ürünlerin birçoğu bu tanıma uymuyor. Tamam dengeli beslenmek mümkün bir şekilde. Ama tükettiğimiz ürünler sorun.

Tohumlara güvenemiyorum, et ürünlerine güvenemiyorum çünkü hayvan nasıl yemleniyor, nasıl ilaçlanıyor bilmiyoruz.

Gıdalara eklenen birçok renk ve katkı maddesi bir şekilde "sağlığa olumsuz bir etkisi kanıtlanmamıştır" denerek yırtıyor.

Ne yazık ki doğal gıdaya ulaşmak hem çok maliyetli, hem de çok eforlu. Çünkü her ürünü Türkiye'nin dört bir yanından almak ve bunu düzenli bir şekilde almak dert.
Sırf bu iş için bir ekibinizin olması lazım.
0
anten
(18.01.22)
Üniversiteye başladığım dönem sağlıklı beslenmeyle ilgili neyin ne olduğunu öğrenmeye başladım, fakat sağlıklı yemeklerin üstüne ek olarak dışarıdan aperatif söylerdim, kilo sorunum hiç olmadı ama yağ oranım biraz yüksekti, hep rahatsız oldum bu durumdan.

Üniversite sonrası yemek yapma konusunda çok iyi noktaya geldim, nadir yediğim abur cubur ve dışarıdan yemeleri özel günler haricinde bıraktım.

Artık her gün evde spor yapıyorum, beslenmeyle ilgili son gelişmeleri takip edip vücuduma iyi gelen rutinleri oluşturuyorum.

Nadiren dışarı çıktığımda burger, pizza gibi kaçamaklar yapıyorum. Hayatım bu sayede kökünden değişti, çok iyi hissediyorum. %95 diyebilirim.
0
hadi ya la
(18.01.22)
(3)

topallayan kedi videosu ariyorum twitter

ala09
dun gordum yabanci bi hesapti ama kaybettim sonra. kedi disarda topalliyor gibi yururken eve adimi attigi anda normal yurumeye basliyor bilen varsa lutfen cok onemli...
dun gordum yabanci bi hesapti ama kaybettim sonra. kedi disarda topalliyor gibi yururken eve adimi attigi anda normal yurumeye basliyor bilen varsa lutfen cok onemli...
0
ala09
(17.01.22)
hot potato
(17.01.22)
@hot potata cok tskler ama bu degilmis :(
karsidan cekilen bi video
0
🌸ala09
(17.01.22)
anatomik
(17.01.22)
(2)

Doğru Kalori Hesabı için Akıllı Saat?

materyalist imam
Selamlar,Bisiklet sürerken o gün içerisinde yaktığım kaloriyi hesaplayabilmek istiyorum, ucuz yollu 1 akıllı saat işimi görür mü?İstediğim şey şu: teldeki uygulamadan aktiviteyi bisiklet olarak seçeyim ve toplam yaptığım km, aktivite boyuncaki nabız ve boy/yaş/kilo gibi parametrelere göre bana gün g
Selamlar,

Bisiklet sürerken o gün içerisinde yaktığım kaloriyi hesaplayabilmek istiyorum, ucuz yollu 1 akıllı saat işimi görür mü?

İstediğim şey şu: teldeki uygulamadan aktiviteyi bisiklet olarak seçeyim ve toplam yaptığım km, aktivite boyuncaki nabız ve boy/yaş/kilo gibi parametrelere göre bana gün gün şu kadar kalori harcadın hesabı tutsun
0
materyalist imam
(16.01.22)
Ucuz yollu olsun dersen amazfit neo’yu oneririm. Bahsettigin tum verileri sagliyor. Ancak daha iyi bir sey olsun dersen yine amazfit’in ust modellerine bak. Amazfit bu konuda rakipsiz.
0
halitkin
(17.01.22)
Ucuz degil ama apple watch diyorum iphone varsa (bende yok)
0
hot potato
(17.01.22)
(6)

ipad vs ipad air

nundu
Çoğunlukla akademik amaçla kullanmak üzere ipad almayı düşünüyorum. İşte textbook veya paper okumak, maillere bakmak, wordde basit işleri halletmek vs gibi düşüncelerim var.Halihazırda memnun olduğum bi laptop ve telefonum var yani bunların yaptığı işleri yapması (oyun, video izleme vs) gerekmiyor s
Çoğunlukla akademik amaçla kullanmak üzere ipad almayı düşünüyorum. İşte textbook veya paper okumak, maillere bakmak, wordde basit işleri halletmek vs gibi düşüncelerim var.

Halihazırda memnun olduğum bi laptop ve telefonum var yani bunların yaptığı işleri yapması (oyun, video izleme vs) gerekmiyor sadece taşınabilir ve telefondan büyük ekranlı olarak idealleştirmek istiyorum bu eylemleri. Özellikle okumaları telefondan ya da laptoptan yapmak çok yorucu.

Eğitim indirimiyle alırım diye düşünüyorum, ipad ve ipad air arasında kaldım. Air daha şık, ekranı daha güzel vs avantajları var ama genel olarak fiyat farkına değecek bi farkı var mı?
0
nundu
(15.01.22)
Fiyat farkına değecek fark var air gerçekten acaip güzel bir alet, düz ipad'ın dehşet performans konusunda pek iddiası yok.

Ama bahsettiğiniz işlere de düz ipad fazla fazla yeter.

Yeterlilik ise eşiğiniz ipad her türlü yeter uzun süre, aşırı güzel bişeyim olsun belki başka acaipli şeyler de yaparım derseniz ipad air alın. (gerçi ipad ile de yeterince acaipli şeyler yapılıyor tam bilemedim)
0
hedep
(16.01.22)
İpad minim var true tone özelliği var. Onuda aklında bulundurabilirsin.
Çok memnunum ders notu ve slayt bakmak için kullanıyorum tek sıkıntısı kılıf bulmak filan zor ve maliyetli.
0
kararsızataletfilozofu
(16.01.22)
Ucuz olanani alin, size yeter duz iPad. Her sene Yeni modeller cikiyor surekli, cafcafli modeli alinca bile hemen 'eskiyor'.
0
hot potato
(16.01.22)
Aynı dilemmayı yaşamış ve düz ipad + apple pencil almayı tercih ettim. Açıkçası fazla bile standart ipad'in özellikleri.

Tek eksisi apple'ın kasıtlı sınırlandırmaları. (Hala kaç senelik görünüşü inatla değiştirmemesi, usb-c yerine lightning kablo ısrarı)

A13 işlemci 2 sene öncesinin en iyi işlemcisi, ben ARKit sağolsun bayağı performans isteyen işlerde kullanıyorum bir eksikliğini hissetmedim.
0
aguen
(16.01.22)
Birkaç hafta önce benzer (akademik) amaçlarla ipad 9. jenerasyon aldım. Ben de yanında kalem alıp almama konusunda kararsızdım. Genel öneriler al yönünde oldu ve kalemi de aldım. Ipad işimi tam olarak görüyor, bir üst modele ihtiyacım olduğunu hiç hissetmedim, gerek de yok zaten. Ama normalde de kalem kullanmayan birisi olarak kalemi almasam da olurmuş diyorum.
0
but that was just a dream
(16.01.22)
aradaki fiyat farkına değecek bir fark yok. düz ipad fazlasıyla yeter ve çok uzun yıllar kullanılır. sanırım 2012 model 1. nesil ipad air'i hala kullanıyoruz günlük olarak bu tarz işler için, hiç kafana takma.
0
roket adam
(16.01.22)
(5)

Çiftçiden pazar tezgahına kadar olan fiyat farkı ne kadar?

emir135
Selam,Sebze ve meyveler için konuşursak eğer, bunu direk çiftçiden almış olsak, ortalama ne kadar ucuza almış oluruz? Yani nihai tüketiciye ulaşana kadar bu ürünlerin üzerine ne kadar ücret koyuyorlar?
Selam,
Sebze ve meyveler için konuşursak eğer, bunu direk çiftçiden almış olsak, ortalama ne kadar ucuza almış oluruz? Yani nihai tüketiciye ulaşana kadar bu ürünlerin üzerine ne kadar ücret koyuyorlar?
0
emir135
(14.01.22)
Belli bir ürün için bir şey söylemek zor ama üretücüden müşteriye kadar 4,5 kata kadar vardığını duydum.
0
Erva
(14.01.22)
Ciftci sana daha ucuza vermez. Yani toptan mal adama 1 liraya verdigi sey markette 5 liraysa sen de 4 liraya alirsin anca
0
floydian
(14.01.22)
BBC TR'nin kasım'da bunla ilgili güzel bir videosu var: www.youtube.com
0
celeron 300a
(15.01.22)
Ciftciden ucuza alamazsin +1. Ciftci dedigin bir hamlede satip kurtulmak, isine gucune bakmak istiyor. Teker teker son kullaniciya satmakla ugrasmanin espirisi yok, boyle bir sey yapmaya karar verse bile bu fiyata yansir.
0
hot potato
(15.01.22)
Kg bazinda bakarsan sifir tl.
En son cocukken bir meyve satma isimiz olmustu.
Kg bazinda tedavulde olmayan bir paraya satmistik.

Yani su an piyasada 5 kurus alti madeni para yoksa biz 4 kurusa sattik gibi dusun.

Ama perakende alamazsin adam bir de sana ayar olur.
Ciftcilerin cogu kar edip etmediklerini bile bilmiyor.
Tarlayi toplayip 20bin aldiysa iyi kazandik deyip oturuyor.
Belki o tarlaya 19bin mazot yakmistir ama oturup hesaplamaz.

Pro ciftcileri saymiyorum.
0
divit
(15.01.22)
(7)

Kızlar daha mı kolay vize alıyor ?

aligan
Ülke fark etmeksizin bunun verisi var mı ? Konsolosluk bu veriyi açıklıyor mu ?
Ülke fark etmeksizin bunun verisi var mı ? Konsolosluk bu veriyi açıklıyor mu ?
0
aligan
(14.01.22)
Konsolosluk hicbir sey aciklamiyor (bakmadim ama oyledir, ozellikle Avrupa) ama ortadoglulu erkeklerin gidip vizeleri bitince illegal kalmaya/calismaya daha yatkin olduklarini kesfettilerse bu gruba vize vermekte eksta cimri davraniyor olabilirler. Bir de Turkiye gibi ulkelerden vize basvurulari 20/80 10/90 gibi bolunuyorsa kadin erkek arasinda bu da o istatistiklere etki edebilir.
0
hot potato
(14.01.22)
Tipine göre bile vize durumunu incelediklerine eminim ama ispatlayamam.

not: kadınım, 3 vize aldım (biri sigortam olmamasına rağmen almanya'dan 6 aylıktı) hiç red yemedim.
0
amelie poulain
(14.01.22)
amelie poulain +

verdigini izlenime gore degisir.
0
ubi dubium ibi libertas
(14.01.22)
Turistik veriyi bilmiyorum ama Amerika için H-1B'nin 3'te 2'si erkek mesela. H-4 de sanırım komple kadın.

Tabi hangi cinsiyetten kaç kişi başvuruyor da kaçı alabiliyor bunu bilmediğimiz için kolaylık açısından bir şey söylemek zor.
0
plutongezegendegilmi
(14.01.22)
Hayır bence çünkü kafadan türk kadınına vize verilmeli. Kaç tane türk kimlikli kadın terörist vakası yaşandı ki, öyle ilticadir kaçak göçmenlik de kaç tane türk kimlikli kadın var sanki.

Bin kadın başvursa maksimum 5 10 red gelmeli bence. Fazlasını red etmek şerefsizliğe girer.

Erkeklerde bas abi reddi. Ben olsam bende basarım. Haklısınız..
0
🌸aligan
(14.01.22)
Vize denen olayın hiçbir kesin şarta bağlı bir yanı yok. Irka, cinsiyete, yaşa, dine vs vs göre ayrımcılık yapılır ama tabi ki bunun belgesini, istatistiğini bulmanızın ihtimali dahi olamaz.
0
mikro patlama
(14.01.22)
Zaten vizeyi neye bakarak verecek ki.
Sonucta herkesin belgeleri makul olcude normal. Herkesin bankada parasi var, isi gucu benzer.

Adam tipine,cinsiyetine,yasina bakip eliyor.
0
divit
(14.01.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.