Giriş
(9)

Evden çalışanlara sorular

cavelier
bir süre önce süresiz evden çalışacağım bir şirkete geçiş yaptım. başta trafikten, yol masrafından, fastfooddan ve toksik iş arkadaşlarından kurtulduğum için epey mutluydum. ancak aylar geçmeye başladıkça başka bir şeye evriliyor bu evden çalışma durumu. belki kış ayları olduğu için bu durumdayım bi
bir süre önce süresiz evden çalışacağım bir şirkete geçiş yaptım. başta trafikten, yol masrafından, fastfooddan ve toksik iş arkadaşlarından kurtulduğum için epey mutluydum. ancak aylar geçmeye başladıkça başka bir şeye evriliyor bu evden çalışma durumu. belki kış ayları olduğu için bu durumdayım bilmiyorum çok asosyalleştim ve işe de motive olamıyorum yeterince. siz nasıl baş ediyorsunuz? ne yapmak lazım?

Edit: genel kanı sosyalleşmek ve spor olmuş. İkisi ile birlikte sorun çözülür muhtemelen. Bana küçük sosyal çevrem yetmiyor. Daha çok dışarı çıkmam gerek. Ankara’da benim modumda olan çoksa sosyalleşeceğimiz bir ortam mı kursak acaba?
0
cavelier
(26.01.22)
trafik, yol masrafı, fastfood ve toskik iş arkadaşlarımı düşününce tekrardan evden çalışmaya motive oluyorum :)

geyik bir yana biraz spor, biraz kendine vakit ayırma, sosyaleşmeyi eksik etmeme, bazen de ofise - ortak ofis alanlarına (kolektif house gibi), kahve dükkanlarına falan gidiyoruz arkadaşlarla.
0
roket adam
(26.01.22)
bütün sosyal aktiviteleri evin dışında yapmak lazım. eş, sevgili vs varsa onunla da evde bir şeyler yapmaktansa dışarda yapılmalı etkinlikler.

bunun dışında kesinlikle spora gidin. hem evden dışarı çıkarsınız hem de evdeki bu iyice hareketsiz kalmış vücudunuzu çeşitli fiziksel rahatsızlıklardan korursunuz. bazen de çevrede sessizce ders çalışılan cafeler oluyor oralara gidip çalışabilirsiniz, toplantı vs olmayan işlerin daha rahat olduğu günlerde. farklılık olur.
0
ilgeru
(27.01.22)
Sanırım biraz da mizaç meselesi bu durum. 2020 Mart ayından beri evden çalışıyorum. Ofise toplama 6-7 defa gitmiş olabilirim. Ve bunlarda da seyreltilmiş çalışma şartları nedeniyle ekip arkadaşlarımın hiç biri ile ofiste aynı anda bulunmadım. Yani ofiste de yalnızdım.

Bu süreçte açıkçası kimseyi özlediğimi, evde sıkıldığımı falan hatırlamıyorum. Ofise gittiğim o bir kaç günde de açıkçası sıkılmıştım ofiste. Gereksiz görüştüğüm insanlardan da kurtulmuş oldum. Artık sadece gerçekten görüşmek istediğim kişilerle görüşüyorum. Haftasonlarının bir anlamı oluyor, yani hafta içi ile gerçekten kontrast oluyor ve bence ofise gittiğim zamanlara oranla daha önemli günler olarak hissediyorum haftasonlarını.

İlk başta bana zor gelen şuydu: bir ofis çalışanı olarak artık hiç ofise gitmemek garip bir kimlik bunalımı yaratmıştı. ömür böyle mi geçerdiler sormuştum, ofis dışında bir çalışma hayatı tahayyül edememiştim. Ama zaman geçince ofisin bir sosyalleşme aracı olmadığını ve o saatlerin iş verenime sattığım saatler olduğunu bir şekilde özümsemiş oldum. Ofiste de çalışırken zaten İşten güçten kafamı kaldıramıyordum, yani sosyal anlamda çok da farkı yoktu.
0
eksisozlukokuryazari
(27.01.22)
Ben pandemiden kaynaklı nedenlerle çok fazla kalabalık alanlara girmediğim için bu cevapların hiçbirini uygulama fırsatım olmadı :) Şuanda da bir bitkiye dönüştüm, odadan odaya gezinip ev içi aktivitelerle mutlu olmaya çalışıp günde 10 saat çalışan, arkadaşlarıyla da web'ten görüşen bir yaşam formu:) Çalıştığım insanlar da benzer şeylerden bahsediyorlar genelde, belki de sorun başkadır bilemem :) Ama sorun evden çalışmak değil pandemide olmak benim özelimde, o kesin.
Sizin esnekliğiniz daha fazlaysa bu konularda daha efektif planlar yapıp uygulayabilirsiniz. Benim pandemiden önce de evden çalıştığım gayet sosyal bir hayatım vardı, şuan o günleri özlüyorum.
0
dreamnesiac
(27.01.22)
trafik, yol masrafı, fastfood ve toskik iş arkadaşlarımı düşününce tekrardan evden çalışmaya motive oluyorum +1

bunlara bir de uyku ekliyorum. sabah 8:45'te uyaniyorum harika bir durum. sosyallesesim gelirse is disi normal arkadaslara ulasiyorum bulusuyoruz.
0
hot potato
(27.01.22)
Sıkılıyoruz biz de reis
0
curukturpkokusu
(27.01.22)
Alisiyorsun bir yerden sonra ama donem donem com boguyor tabii ki insani yine de
0
floydian
(27.01.22)
Alisiyorsun ama kotu bir durum haklisin. Spor yapmak istiyorum mesela ben ama evden spor yapilmadigindan spor salonunun bu istegimden haberi yok.
0
baldan kaymak
(27.01.22)
Arada sıkılıyorum, bazen bir gun belirleyip ofise gidiyoruz ama genelde o kadar çok işim oluyo ki oturup bunalamiyorum bile.
0
passive aggressive
(27.01.22)
(4)

Yurtdışı yatırımları

opitseri
Soru net. Yurt dışı yatirimlari hakkında bilgi verebilecek yazarları aşağı bekliyorumNasıl, nerede, kaç para ile olur.
Soru net.
Yurt dışı yatirimlari hakkında bilgi verebilecek yazarları aşağı bekliyorum

Nasıl, nerede, kaç para ile olur.
0
opitseri
(26.01.22)
Ne yatirimi? Borsa mi? Gayrimenkul mu?
0
hot potato
(26.01.22)
hot patato +1 —Ne yatırımı? Melek yatırımcı mı olmak istiyorsunuz, yurtdışı borsaları mı? Ev, iş, şirket satın almaları mı?

Soru net değil :)
0
kaptankedi
(26.01.22)
Aslında uzmanı olduğunuz konuyu anlatabilirsiniz. Ben daha çok gayrimenkul gibi seyler düşünmüştüm ama melek yatırımcı da konusunu da öğrenmek isterim.
0
🌸opitseri
(26.01.22)
Avrupa’da bir adada turizm sektöründeyiz. Eğer ilginizi çekerse detayları konuşabiliriz. Lütfen sözlükten özel msj yazın.
0
hepbiarayisicinde
(27.01.22)
(5)

Silah patlamali şarkılar

dafuq
Murda gece gündüz şarkısında olduğu gibi ritminde silah patlaması olan şarkılar neler?Bir tane de 50 cent şarkısı vardı eskilerden aynı böyle.
Murda gece gündüz şarkısında olduğu gibi ritminde silah patlaması olan şarkılar neler?
Bir tane de 50 cent şarkısı vardı eskilerden aynı böyle.
0
dafuq
(25.01.22)
Dr. Dre - Natural Born Killaz
0
marsli gocmen
(25.01.22)
Bjork - Crystalline (makineli tüfek)
0
hot potato
(25.01.22)
jagged - vaşak
0
olsa da yesek
(25.01.22)
www.youtube.com portishead - machine gun. silah sesi değil ama silah imitasyonu
0
mirafiori
(26.01.22)
nerobianco
(26.01.22)
(6)

hediye alan birini terk etmek

Pertev nail
merhaba,bi süredir görüştüğüm biri var, geçenki buluşmamızda gelecek göremediğimi ve ayrılmak istediğimi söyleyecektim ancak elinde hediyeyle gelmişti buluşmaya. hasta olduğumda da epey ilgilendi benimle. açıkçası biraz vicdan yaptım, terk edemiyorum. sizce ne yapmalıyım? yakın zamanda bi planımız
merhaba,

bi süredir görüştüğüm biri var, geçenki buluşmamızda gelecek göremediğimi ve ayrılmak istediğimi söyleyecektim ancak elinde hediyeyle gelmişti buluşmaya. hasta olduğumda da epey ilgilendi benimle. açıkçası biraz vicdan yaptım, terk edemiyorum. sizce ne yapmalıyım? yakın zamanda bi planımız var orada mı söylesem telefonda mı söylesem?
0
Pertev nail
(25.01.22)
Bence iyi niyetli biri. Yüz yüze konuşulmayı hak ediyor.
0
dissendium
(25.01.22)
Sen de ona hediye al ödeşmiş olursunuz, sonra ayrıl.
0
Bruce
(25.01.22)
Yüz yüze +1, sen de hediye al.
0
gabe h coud
(25.01.22)
Plan sirasinda gene gurultuye gidecek muhtemelen. Ben olsam bu gece veya yarin bulusup konusurdum acilen. Hediye almaya gerek yok bence ama cok pahali bir sey aldiysa onu geri verebilirsin. Geri vermene bozulacaktir ama vermesen de suclu olursun, kacisi yok.
0
hot potato
(25.01.22)
Hot potato +1
0
invictae
(25.01.22)
Uzatmaya gerek yok. Söyle gitsin.
Hediye konusunda Hot potato haklı. Pahalıya geri ver. İşte bu yüzden hediyeye karşıyım ne gerek var ya eski adetler bunlar hep
0
dafuq
(25.01.22)
(5)

Yurtdışına Belge Gönderme

lacrim
Arkadaşımla Polonya’da master’a basvurduk. Hali hazirda burdayiz ve apostil gerekiyor universiteye basvurunun tamamlanmasi icin. Bildigim kadariyla 1-2 sayfa bir sey. Yani totalde 3-4 sayfa evrak gonderilmesi gerekiyor turkiyeden polonyaya. İnternetten baktigimda cok fahis fiyatlar gordum ama hatirl
Arkadaşımla Polonya’da master’a basvurduk. Hali hazirda burdayiz ve apostil gerekiyor universiteye basvurunun tamamlanmasi icin. Bildigim kadariyla 1-2 sayfa bir sey. Yani totalde 3-4 sayfa evrak gonderilmesi gerekiyor turkiyeden polonyaya. İnternetten baktigimda cok fahis fiyatlar gordum ama hatirladigim kadariyla gecen sene arkadasima turkiyeden koca bir koliyi 150 liraya gondermistim. Bu tarz evrak gonderimi icin hangi firmayi oneriyorsunuz ve ucreti hakkinda bir fikriniz var mi?
0
lacrim
(25.01.22)
ptt'nin turkuaz mi oyle bir posta turu var. DHL ile gonderim yapiyor ama DHL'den cok cok daha ucuza geliyor. PTT subelerinde expres gonderim olacak derseniz anlarlar herhalde.
ben evrak gondermistim ve 3. gun ulastirilmisti.

Ayrica apostili konsolosluga da sorabilirsiniz. Onlarin da veriyor olmasi lazim.
0
65 derece
(25.01.22)
PTS diye bir firma var, zaman problemi olmayan ufak tefek evrak için kesinlikle fiyat sormanızda fayda var.
0
co2s2
(25.01.22)
Ben zamaninda basvuru yaparken hep PTT'nin takipli en ucuz hizmeti neyse onunla yolladim, herhangi bir sorun yasamadim.
0
hot potato
(25.01.22)
boğaziçi ünv nin orada bir kırtasiye vardı dhl şubesi mi ne öğrencilere epey indirimli gönderiliyordu.
0
fistikthecat
(25.01.22)
Tek bir parca kagit ile 1kglik kutuya asagi yukari ayni fiyati cekerler.
UPS $70-80 ister. DHL'in biraz daha insafli olmasi lazim.
0
cooperr
(25.01.22)
(19)

Homesick durumu

garavel
Merhaba, geçen yaz üniversiteden mezun oldum ve hayatımda ilk kez ailemden ayrılıp başka bir ülkeye göçtüm tek başıma ve iş hayatına atıldım. Ara sıra ‘ benim burada ne işim var ’ diye düşündüğümde bir şekilde kendimi motive edebiliyordum fakat şu sıralar motivasyonum çok düştü. Türkiye’de ortalama
Merhaba, geçen yaz üniversiteden mezun oldum ve hayatımda ilk kez ailemden ayrılıp başka bir ülkeye göçtüm tek başıma ve iş hayatına atıldım. Ara sıra ‘ benim burada ne işim var ’ diye düşündüğümde bir şekilde kendimi motive edebiliyordum fakat şu sıralar motivasyonum çok düştü. Türkiye’de ortalama üstü bir üni hayatı yaşadım, çalışma ve maddi kaygım olmadı hiç. Şimdi ise o hayattan çıkıp birden başka bir ülkede çalışmaya başlayınca sudan çıkmış balığa döndüm. En basitinden 2 aydır ev arıyorum ev bile bulamıyorum adam akıllı, kiralar uçuk ( londra ) ve başkalarıyla evi paylaşıyorsun birikim yapmak yeni mezun tecrübesiz biri için zaten imkansız. Ben böyle hep kira mı vereceğim düşüncesi var, maaşımda ortalamanın altı tabii ki şuan onun da etkisi var. Her ne kadar artma potansiyeli olsa da kısa vadede 2-3 yıldan önce istediğimi yakalamam mümkün değil.

Şimdi tartıya koyuyorum, türkiye’de ev var, iyi kötü bi araba da çekebilirim altıma aile desteği ile üç beş bişey kazansak en azından istediğimde ailemi görürüm, yazın dostlarla 2 saatte denize kaçar kafayı sıfırlarım diyorum.

Böyle zorlanan, geri dönen ya da kalıp devam eden vardır belki aramızda. Her türlü yoruma açığım, türkiye’den başka yerde yaşayamam diyenleri de dinlerim manyak mısın kal diyenleri de.

Bu arada ingiltere tek şansım değil, döndükten sonra ileride yarın bir gün yine avrupa’ya göçebilirm. Tek kurşunum olsa kesinlikle kalırım onu belirteyim maalesef onun da rahatlığı var.
0
garavel
(25.01.22)
Bekleme hemen dön.
Türkiye hep böyle kalmayacak. Ülkelerin siyasi arenadaki konumları değişiyor.
Zorluklar dibine kadar yaşanıyor ama başka bir ülke olsa buna herhalde dayanamazdı.
Her şeyi sıralayamam buraya ama özellikle maddi anlamda ilerisi için umut var.
Sadece doğru kararlar alınmalı.
Konu uzun aslında ama kısa tutalım.
0
Erva
(25.01.22)
dönme abi, napıyorsun. biraz fazla gayret göster. yaparsın. burası bambaşka bir yere çıktı, hiç boşuna kafanda kurma.
0
gabe h coud
(25.01.22)
Valla ben de yurtdışından dönmüş biri olarak söylüyorum. Sen zoru görünce tırsmışsın. Belli ki burada rahat yaşamışsın, iş kendi başına ayakta kalmaya gelince pes etmişsin gibime geliyor.

Türkiye'de olup ailenden ayrı eve hayatta çıkmazdın sen mesela, çıksan da "uf yapamıyorum ya annemin yemeklerini özledim" der ailenin yanı a geri dönerdin.

O bahsettiğin 2-3 yılı aşmaya çalış derim. Biraz dişini sık ve sertleş bence. Dönmenin manası yok.
0
Nocturne
(25.01.22)
Döndükten sonra "göçmen" çok daha zor olur.

Anlattığın şey de konfor alanının bile ötesinde "emekli hayatı" gibi hayali bir düzen:) Dostlar arkadaşlar da hep TR'de mi olacaklar mesela?

Bahsettiğin zorlukları anlıyorum, TR'de birebir aynıları olmasa da yine çok zor bir hayat bekliyor olacak seni. Kısa süre sonra her şeyi Londra'yla kıyaslamaya başlarken bulabilirsin kendini. Bahsettiğin yaz tatilini yapmak için bile insanlar aylarca taksit ödemek durumunda, alım gücü olarak şuanki maaşın orada "kirayı zor karşılarken" bir süre sonra buradakine göre yüksek bir hayat standardın olabilir. Benzer şeyleri oraya yeni giden çoğu kişi yaşıyor zaten, dayanabiliyorsan devam..
0
dreamnesiac
(25.01.22)
gabe, nocturne +1, bu tür zorluklar ve bunların üzerinden gelebilme seni sen yapan şeyler, bu tür konfor alanından çıkmak zaten kişisel gelişim için tavsiye edilen şeyler.

birde şunu düşün bir hafta sonra evleneceksin ve iyi kötü bir eve ihtiyacın var, nasıl çözeceksin? iç güveysi mi gideceksin yoksa aile evine mi taşınacaksınız? bu konuda eşin ne düşünecektir sence? bir ev bulmayı bile başaramadı ne işim var bununla diye düşünmez mi?

iş verenin daha kendine bakmayı beceremiyor ben buna nasıl sorumluluk vereyim müdür yapayım demez mi?

Bu arada işe yeni başlamış tecrübesi az birinin (ki hayvan gibi tecrübeyle giden 30+ arkadaşlarım bile bir yıla yakın oda tutarak yaşadılar) tabii ki ev bulması tutması o kadar da kolay değil bunu iyi anlıyorum yukarıdaki örnek sizin de örnek verdiğiniz içindi, yaşadığınız diğer problem/sorunları da benzer şekilde ileri doğru hayatınızın ilerisindeki konular içinde kullanabilirsiniz. eğer vereceğiniz cevaplar sizi tatmin ediyorsa tebrikler, oldunuz.
0
selam
(25.01.22)
Dönme, senin yerinde olmak isteyenleri düşün.
0
gunisigi90
(25.01.22)
Yorumlar haklı zaten, yukarıda da belirttim. zoru görünce ve etrafta tam manasıyla güvenebileceğim kimse olmayınca insan tabii ki boşluğa düşüyor afallıyor ve zorlanıyor. Burda doğup büyüyen kiminle konuşsam “ iyi cesaret, ben ailemden ayrı yaşayamazdım, nasıl yaptın vs “ tarzı şeyler durmak iyice bi durup düşündürüyor kırıyor insanı.

Tr’de en azından bi 2-3 sene iş yaşamında olsam 27-28 yaşında gelsem dediğim gibi en azından hazırlıklı olurdum neyle karşılaşacağımı bilirdim. Ama üni bitti, arabamı sattım ve buraya geldim hayatımda ilk kez çalışmaya başladım ve bu hiç bilmediğim bir ülkede bilmediğim bir kültürde oldu. Türkiye’de bile çalışmaya başlasan bi afallarsın ama etraf yabancı değil, çifte şok yaşadım. Biliyordum zaten bunu kendimi hazırlamıştım zaman zaman motivasyonum düştüğünde yükselttim ama bazı zamanlar da çok düşüyor işte.

Ben büyürken sürekli babam yurt dışındaydı, bu yaşıma geldim hala yurt dışında onunla uzak kaldık hep. Şimdi o yapacağını yaptı komple türkiye’ye dönecek ben yurtdışındayım. Bi tane hayatımız var aileden ayrı mı geçireceğiz hissi berbat bir şey.

Burada olmak çok daha mantıklı her açıdan ama aile bağları insanı yiyip bitiriyor.

@selam türkiye’de ailemin kaldığı ev haricinde 2 tane evimiz daha var. yani tam anlayamadım dediğinizi ama aile evinde yaşama gibi bir durum olmaz evlenme durumunda.
0
🌸garavel
(25.01.22)
iki kişi arasında dialog olacak ama

“ iyi cesaret, ben ailemden ayrı yaşayamazdım, nasıl yaptın vs “ tarzı şeyler durmak iyice bi durup düşündürüyor kırıyor insanı.

1 - onların cesaretsizliği, bağımlılığı (bağlı değil bak, bağımlı) onların problemi, seni ilgilendirmez
2 - onların yapamadığı şeyi yapıyorsun, bir kısmının özendiği, imrendiği, bir kısmının korktuğu bir şey ve bu cesaret ister. kırılmak yerine gurur duymalısın dünya nüfüsunun sadece %5'inin yapabildiği bir şey yapıyorsun. ne kadar az o kadar çok değer.

Ailenin evleri, geliri bir gün kaybolur gider, deprem olur yıkılır, iflas edilir, dolandırılır olur da olur dünyanın bin türlü hali var, oraya güvenme hiç.

Anne baban tahminim sağlıklı insanlar, senin için bir sürü şeyi yapabilecek durumdalar şu anda, bu zamanları iyi değerlendir, diyorsun ya belki geri giderim baka yere falan, o iş yalan, aile yaşlanacak rahatsızlıklar artacak vs. şimdi yaptın yaptın sonrası daha zor olacaktır, tabii sen de yaş alındıkça konfor alanından çıkmak istemeyeceksin, ne kadar yaşlıyız o kadar tembelleşiyoruz.

tuttuğun takımın rakip takım tarafından yenildiğini ancak maç'ın çok güzel geçtiğini düşün, belki bir gün son kurşununu da sıkıp döneceksin, ve herkes soracak manyakmısın niye döndün diye, şunu diyebilirsen "yapamadım, yenildim ama maç çok güzeldi" o zaman başın fezaya değer. illa ki kalacaksın diye bir şey yok bu arada, buradaki insanların derdi aman yurt dışına gitmişsin buralar bok gibi sakın gelme değil, daha çok bu genç yaşta hayatın içindeki mücadeleyi tek başına verebilecek ve veriyor olman. önemli olan "başarmak" değil, mücadelenin kendisi.

henüz ailen sağlıklı iken hayatını yaşa, derdin olursa yardım edecek birileri var etrafında ama bir gün bu dünyadan gittiklerinde kimsen kalmayacak yardım edecek.

Ben bu argümanla evimi ayırmıştım, doğru düzgün yemek yapmayı bilmiyorum, bozulan şeyleri nasıl tamir edeceğimi, nereden tamirci bulacağımı bilmiyorum, şimdi sen varsın sana sorar öğrenirim, sen ölünce kime soracağım, nasıl öğreneceğim bunları diye bir argüman koymuştum babamın önüne. benzer argüman senin içinde geçerli, ailen sağlıklı iken öğreneceksin ne öğreneceksen.
0
selam
(25.01.22)
bence buradaki ana nokta tr'deki iş hayatınla ilgili. anladığım kadarıyla maddi kaygın yok bu iyi, ama tr'de alanında iş bulup, seni mutlu edecek bir kariyer yapabilecek misin? eğer cevap evetse, bir şeylerden feragat edip geri dönülebilir. yerinde olmak isteyenlerin borcunu ödemek zorunda değilsin, özlem de gerçek bir duygudur ve acayip zor bi hayat yaşamana gidip başka ülkede sıfırdan başlamana falan gerek yok. gelirsin trde mutlu olacağın işinde orta halli bi hayat yaşarsın konfor alanında güzel bir hayatın olur.

bunları maddi kaygın olmadığını baz alarak yazıyorum, yani işten gelecek paraya aşırı ihtiyacın yoksa manasında. (maddi açıdan sıkıntılı bir ailedeysen kesinlikle geri dönme.) genel olarak insanlar tr'deki hayatlarından memnun olmadıkları için göçmen oluyorlar, buradaki hayatından memnunsan çok da şart değil bence.
0
roket adam
(25.01.22)
Yurtdışına gitmeyi çok istiyor bence herkes ve türkiye’den bunalmış durumdalar o yüzden cevaplar hep tek yönlü. Sen kendine soracaksın bu sorunun cevabını, kimse cevaplayamaz. Mesela benim imkanım oldu ve gitmedim, o kadar uzun yıllar yurtdışında yaşamak istemiyorum çünkü, gidersem 1-2 yıl kalıp dönecek şekilde gitmek isterim. Bana göre değil ya refah da umrumda değil para da. Ailem sonsuza dek benimle olmayacak, hayattalarken beraber vakit geçirmek istiyorum, benim babam da 32 yıl yurtdışında çalıştı yeni döndü, şimdi ben gidiyorum desem inanılmaz üzülür.

Bir de bak hayat standardın düşmüş, burda araban varmış orda metroya biniyorsun, kendi evin varken 2-3 kişiyle aynı evde yaşamaya başlamışsın, bir sürü arkadaşın varken yalnız kalmışsın. Bilmiyorum insanlar yurtdışına mutlu olmak için gidiyor, eğer mutsuzsan ve gerçekten bıktıysan hayatı kendine zindan etmeye değer mi? Mesela evli olsan sana destek olacak birisi olurdu, o kadar yalnız kalmazdın belki. Şu an daha zor sanırım senin için. Bence iyi düşün, hiçbir şey %100 güzel değil, pişmanlıklar neyi tercih edersen et olacak önemli olan kendini en iyi hissedeceğin şıkkı seçmek. Böyle bir arkadaşım berkeley’de doktorayı bıraktı döndü yapanlar var yani.
0
ekaterina
(25.01.22)
Bu arada bugün itibariyle geleli 4 ay oldu, onu belirtmemişim. Çok taze sayılırım, tam da bu zamanlarda vurmaya başlıyormuş sanırım insanlara aile hasreti, hayat zorluğu vs.

@roket adam, valla kira vermeyeceğim ve izmir’de yaşayacağım için şöyle bi 7-8 gelirim olsa kral gibi yaşarım. ailemin beklentisi yok benden, orta şeker bi araba da olur bazı şeylere sıfırdan başlamam yani. gül gibi geçinirim de işte o parayı da maaşla bu yaşta kazanamam. işten gelecek paraya önümüzdeki 2-3 sene daha ihtiyacım yok ama sonrasını bilemiyorum.

şuan bilsem ki türkiye’de haftada 5 gun 9-5.30 bi iş bulacağım dediğim maaşa dakika düşünmem de, bulamayacağımı biliyorum :(
0
🌸garavel
(25.01.22)
Türkiye'de iş hayatına girmediğin için aklında o var. İş hayatında olanlar fırsatını bulsa gidiyor öyle düşün. (en kurumsal yerlerde bile hayvan gibi sömürü olabiliyor burada.)

Ev-araba almak Türkiye'de de maaşlı çalışan için imkansız gibi ama aile durumundan rahatım diyorsan, onu sen düşüneceksin işte. İstediğin tam olarak ne? Bu arada İzmirliler batıya pek adapte olamıyor galiba onu gördüm, belki iklim vs. sosyal olamamak seni üzüyordur. Ben 1 yıl İngiltere'de yaşadım (okudum) sonra Türkiye'ye döndüm. O dönem kendi işimi bulamadığım ve vize uzatmadığım için dönmüştüm. Türkiye'de de fena halde değildim başta. Fakat şu anki aklım olsa İngiltere'de master sonrası herhangi bir şeyde de olsa kalmaya çalışırdım. (ki bir arkadaşım Forensic Osteology masterı sonrası call centerda çalışarak orada kaldı :D Şimdi üniversitede çalışıyor. Çok iyi yaptı)

Fakat 4 ay çok kısa. Bir ülkeye alışmak aslında 6-9 ay. Tam olarak alışmak 2-3 yıl belki de. Bak bir öğretim görevlisi olarak şunu net söyleyeyim, mezun olan öğrencileri görüyorum hepsi afallıyor ve Türkiye'de iş dünyası şu an çok daha kötü. Eskiden biz yine 900-1000 dolar gibi rakamlara ilk işimize girmiştik, şu an bu 300-400 dolar ve bu paraya geçinmeleri imkansız. Ayrıca öyle "çalışma saati" diye bir şey pek yok. İlk işleri olduğundan laf da edemiyorlar. Ailesiyle yaşayan ailesiyle kalmak istemiyor psikolojisi bozuluyor. Sevgilisi olan sevişecek yer bulamıyor. Türkiye'de de bir sürü alt sorun var.

Artıları eksileri iyi düşün. Kendi ayakların üstünde durup orada başarılı olursan harika bir şey başarmış olursun. Fakat neden illa Londra? Daha küçük özellikle sahil şehirlerinde (Brighton?, Southampton vs.) iş bulup yaşayabilirsen çok daha mutlu olabilirsin.

Bence sana gereken şey sosyal çevre (ve mümkünse sevgili). Sosyallik yok diyorsan en kötü kafana göre birkaç Türk, Yunan, İtalyan, Portekizli falan bulmaya çalış.
0
nhk ni youkosu
(25.01.22)
@nhk ni youkosu söylediğiniz şeylere %100 katılıyorum, şuan aldığım maaşı londra dışında alsam muhteşem olurdu mesela ama ingilizcem çok yeterli seviyede değil b2 idim geldiğimde şimdi kulak yavaş yavaş alışıyor dilim biraz çözülüyor vs, ondan londra dışını şuan gözüm kesmiyor her yerde iş yapan geçerli bir mesleğim yok( ing işletme bitirdim şuan online sales tarzı bi ofis işindeyim telefon ve mailde geçiyor bütün gün ) o yüzden türk şirketinde başladım, bir de londra’da 2-3 tane arkadaşım var yakın ve onlarla vakit geçiriyorum işten arta kalan zamanlarda fakat onların da sevgilisi var işte adamlar pazar günü off :)

siz söyledikten sonra farkettim de şöyle pazar günü çıkıp hiç bilmediğim yerleri gezdiğim 3-4 hafta olmuştu ve hepsinde baya mutluydum, ama şuan bunu yapacak birisi yok etrafımda yalnızken de keyif almıyorum.
0
🌸garavel
(25.01.22)
dostum yanlış anlama ama izmir şartlarında ingilizcen yokken sırf ing işletme diplomasıyla eğer birkaç önemli üniden biri değilse gidip 7-8 bin ile başlaman zor. arkas vs tarzı bir holdinge girmediğin sürece hayattan nefret edecek bir iş hayatın olabilir cidden. yani bence önemli konu, dönersen nerede çalışacaksın? belki şimdiden bazı iş başvuruları yapıp londrada olduğunu çaktırmadan mülakat yapıp bi piyasanın durumunu tartabilirsin ama bana çok iç açıcı gelmedi.

o yüzden bu şartlar altında ben de biraz daha kovalamanı önereceğim.
0
roket adam
(25.01.22)
@roket adam yok neden yanlış anlayayım, maalesef tr’nin gerçeği bu. 2-3 arkadaşım güzel maaşlarla işe başladılar ama şans meselesi tabi. bu arada ingilizcem yok demedim ingilizcem sadece british aksanı konuşulan yerde iş yapmaz yoksa şuan türkiye’de ben biliyorum diyenlerin %70 inden iyi olduğuna eminim.

öyle kurumsal bir yerde iş kovalamak da mantıklı dediğiniz gibi linkedin üzerinden koşturulabilir. en büyük sorun dönünce ne iş yapacağım zaten.
0
🌸garavel
(25.01.22)
sen türkiye'den çok öğrencilik hayatını özlüyormussun gibi geldi bana yazdıklarından.

tr'de iş hayatına girip yaşın da büyüdükçe ve sorumluluk aldıkça yine benzer şeyler hissedeceksin.
0
nuisance
(25.01.22)
Turkiye ve Ingilteredeki hayat karsilastirmanizi 'arabam vardi' falan gibi yuzeysel seviyelerde degerlendirmemek lazim bence. Londra'da arabayi napacaksiniz yani teknik olarak, sirf arabayi kapinizin onune park etmek icin bile gidip izin alip, belge cikartip, vergi odemeniz gerek. O trafikte bir yerden bir yere gitmek sacmalik. Londra'da yasiyorsaniz tabii ki metroya bineceksiniz, gap'i mind edeceksiniz, o kulturun bir parcasi da bu degil mi sonucta?

Tabii yasadiginiz durumu en iyi kendiniz bilirsiniz ama su asamada mumkun oldugunca sabirsizlikla bekleyeceginiz durumlar yaratmaya calisin bence. (Something to look forward to, yani) Turkiyeye bir kisa kacamak, ordaki bir aktivite, haftasonu icin Cambridge'e bir tren bileti falan, artik caniniz ne yapmak istiyorsa maddi imkanlariniz elverdikce.

Ayrica en onemli kriterlerden biri insanlar olarak zaman icinde ne hissedecegimizi ongoremiyor olmamiz. Yani kendi zihnimiz, kendi duygumuz, kendi beynimiz ama yine de anlayamiyoruz. Dort ay sonra, alti ay sonra, yaz gelince neler dusunuyor hissediyor olabileceginizi bilemiyorsunuz ki. O yuzden -gecen gun de baska bir cevaba yazdim- direkt karar vermeden once kendinize bazi milestonelar belirleyin. Misal, Nisan ayinda hala ayni derecede mutsuzsam geri donmeyi dusunmeye basliycam. Haziran'da hala ayni gucle karamsarlik hissediyorsam Turkiye'den en az bes yere is basvurusu yapicam. Temmuz'a kadar en az iki yerden haber duyarsam birini secicem vs gibi. Oyle karar verirsiniz, boylece elinizde hep kararinizi destekleyen veya desteklemeyen datalar olur.
0
sopiro
(26.01.22)
Herkes baska ulkede yasamaliymis gibi sacma bir algi var. Bazisinin zevklerine kulturune vs en uygun ulke Turkiye. Yasadigin yerin kulturune ozel bir heves duymadan yasanmaz Almanci usulu veya karin tokluguna calismiyorsan.

"senin yerinde olmak isteyenleri düşün"
bosanmak isteyen adama "bak evlenmeye calisip evlenemeyenler var" demek gibi. ne alaka.
0
hot potato
(26.01.22)
+ homesick olayi ilk 5 sene zorlar sonra yavas yavas etkisini kaybediyor. Gurbet enteresan bir olay, yurtdisinda uzun sure kalmadan anlamasi zor. Ben de karsima cikmadan once cok dalga gectim, sonra yuzlesince anliyorsun.

+ senin profilindeki birine ben gocmenlik tavsiye etmiyorum ama yurtdisi deneyimi onemlidir ve bu tarz denemeler yapilacaksa bunlari 30'dan once yapmak lazim.

+ senin yerinde olsam 4-5 sene takilirim. Biraz calisirim, dil meselesini toparlarim, mumkunse bir de MBA falan patlatirim aradan ciksin. 30'a gelmeden, fazla kok salmadan copluge geri donerim. Gocmenlik falan islerine pek bulasmam.

+ Yurtdisi eger cok buyuk paralarla oynama imkaniniz yok ve coplukte keyfiniz yerinde ise size pek de fazla birsey sunmuyor. Cikinca finansal olarak ciddi seviye atlayacaksaniz, ya da geldiginiz yerde cok ciddi sikintilariniz varsa ve bunlari cozmek icin tek careniz kacmak ise mantikli.
0
cooperr
(26.01.22)
(4)

Takım elbise yoksa ne giymeli?

izza
Biriyle yapacağınız görüşmede takım elbise giymeniz gerekiyorsa ve hiç takım elbiseniz yoksa -hiç gerekmemişti- ne giyilebilir? Olmazsa olmaz mıdır yoksa?
Biriyle yapacağınız görüşmede takım elbise giymeniz gerekiyorsa ve hiç takım elbiseniz yoksa -hiç gerekmemişti- ne giyilebilir? Olmazsa olmaz mıdır yoksa?
0
izza
(24.01.22)
kumas pantolon, gomlek, kiravat?
0
hot potato
(24.01.22)
Oxford gömlek, chino pantolon
0
freebird5406_2
(24.01.22)
chino+gomlek +1
0
ala09
(24.01.22)
ceket varsa altına herhangi bir pantolon ile durumu kurtarırsınız. bi tane blazer vaziyeti toparlar varsa eğer. yok ise gömlek kravat süveter kumaş pantolon da olabilir
0
photo85
(24.01.22)
(4)

En hızlı yoldan yabancı dil geliştirme?

cavelier
Selam, dil konusunda çok geri kaldım, işim gereği çok ihtiyacım oluyor ve ülke gidişatından ve çalıştığım şirketlerde sık sık duyduğum yurtdışı fırsatlarından dolayı bu yıl dil işini halletmeyi kafama koydum. dil kursuna da yazıldım. ancak kurs dışında kendimi çok fazla veremiyorum neler yapabilirim
Selam, dil konusunda çok geri kaldım, işim gereği çok ihtiyacım oluyor ve ülke gidişatından ve çalıştığım şirketlerde sık sık duyduğum yurtdışı fırsatlarından dolayı bu yıl dil işini halletmeyi kafama koydum. dil kursuna da yazıldım. ancak kurs dışında kendimi çok fazla veremiyorum neler yapabilirim en hızlı yoldan geliştirmek için? bildiğiniz uygulamalar var mı sohbet ederek pekiştirebileceğim?
0
cavelier
(24.01.22)
Yabanci dil? Hangisi?
0
hot potato
(24.01.22)
Hangisi olduğu farketmeden bol bol kelime ezberlemek lazım. Dile maruz kalacaksın bir şekilde.
0
antropolog
(24.01.22)
Kelime ezberlemek ve bundan da önemlisi yabancı dilini konuşabileceğin biri her zaman olacak.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(24.01.22)
native ev arkadasi
0
camussar
(24.01.22)
(10)

Berlin'de Aylık 2000 Euro

parcaliham
Selamlar,İşim gereği Berlin'de 6 ay geçirme durumum var. Bir davet üzerine gidiyorum ve merkezi bir yerde 2+1 evi karşı taraf karşılıyor. Aylık da harcamam için 2000 Euro veriyorlar. Üstüne 6 aylık oturma izni vizesi masrafı, uçak vs. onlar karşılıyor.Bu süreçte Berlin'de aylık 2000 Euro ile nasıl b
Selamlar,

İşim gereği Berlin'de 6 ay geçirme durumum var. Bir davet üzerine gidiyorum ve merkezi bir yerde 2+1 evi karşı taraf karşılıyor. Aylık da harcamam için 2000 Euro veriyorlar. Üstüne 6 aylık oturma izni vizesi masrafı, uçak vs. onlar karşılıyor.

Bu süreçte Berlin'de aylık 2000 Euro ile nasıl bir hayat standartım olur?

Not. Yaş 28. Öğrenci değilim.
0
parcaliham
(23.01.22)
Surekli disarida yemek yemedigin/eve yemek soylemedigin takdirde rahat gecinirsin.
0
hot potato
(23.01.22)
2000 net mi? brüt mü?
0
helenart
(23.01.22)
Ooo hayırlı olsun. Artistic residency falan mı? Oldukça rahat geçinirsiniz.
Bu ücretin “net” olduğunu varsayıyorum.
Hesabı blue card/yüksek nitelikli göçmen ücretleriyle kıyaslarsak 2700-3000 arası bişey geçecekti net olarak , wgde kalmazsanız bu paranın min 1000 eurosu zaten kiraya gidecekti.
Bu şartlarda sizin durum daha bile cazip oluyor.
Asla endişe etmeyin.
0
rewlack
(23.01.22)
@helenart 2000 euro net. brüt değil.

@rewlack WG nedir?
0
🌸parcaliham
(23.01.22)
kira olmadiktan sonra net 2000 ile cok rahat yasanir, hatta istenirse birikim bile yapilabilir

WG: Wohngemeinschaft yani paylasimli daire.
0
emrahday
(23.01.22)
ev masrafı olmadığında 2000 euro ile çok güzel yaşanılır berlin'de.
0
king lizard
(23.01.22)
1200 ile güzelce geçinir, 800 euro da kenara atarsın
0
mg3929
(23.01.22)
Kral gibi yaşarsın. Aylık 1000 euronun üzerinde birikim yapabilirsin.
0
chihirovekohaku
(23.01.22)
Kreuzberg'den cevap vereyim, ben aylık 450 euro kira ödüyorum (WG), yeme içme masrafı da aylık 300-350 euro. Onun dışında bişey yapmıyorum, zaten hayat durdu her yer kapalı max 150-200 euro sosyalleşme. Bunlarla bayağı her gün et yiyip, sabahları pastırmalı vs kahvaltı yapabiliyorum, alkol veya farklı şeyler denemek itersen sgsgs neyse işte 50 euro da ona say.
Geçici geleceksin wunderplatz dışında opsiyonun yok. Wunder ile 1200 aylık ödeyen de 800 de var bildiğim, kira işi temel masrafın olacak.
0
wiekannich
(23.01.22)
youtube veya instagram'da, berlin'de yaşayan ve çoğunlukla yeme-içme öneri ve fiyat karşılaştırmalarını paylaşan türk çift yoldabiblog'la da iletişime geçebilirsiniz veya videolarından fikir de edinebilirsiniz.
0
amelie poulain
(24.01.22)
(14)

Ne fabrikanız olsun isterdiniz

dissendium
Çok önemli bir soru olmadığı için gönül işleri kategorisinde açtım soruyu.Ne fabrikanız olsun isterdiniz ve neden o fabrika? Geliriniz çok fazla olacak. Her ay en az 10 milyon lira kazandığınızı düşünün. Ne üretmek sizi mutlu eder? Ne üretimine hayatınızı harcayabilirsiniz?
Çok önemli bir soru olmadığı için gönül işleri kategorisinde açtım soruyu.

Ne fabrikanız olsun isterdiniz ve neden o fabrika? Geliriniz çok fazla olacak. Her ay en az 10 milyon lira kazandığınızı düşünün. Ne üretmek sizi mutlu eder? Ne üretimine hayatınızı harcayabilirsiniz?
0
dissendium
(23.01.22)
İşlemci
0
aeroknight
(23.01.22)
Oyuncak
0
basond
(23.01.22)
Rakı.
0
j r r tolkien hayrani
(23.01.22)
Otomatik silah fabrikasi.
0
stavro
(23.01.22)
Gelir elde etmek değilse amacım
Müzik aleti olabilir.
0
kisa
(23.01.22)
tekne, motoryat, katamaran, otomobil, karavan

ama seri üretim değil, el yapımı olacak.

ve ilginç teknolojiler olacak. büyük bir kısmını argeye ayırırdım. hiç kimsenin düşünmediği icatları uygulamak isterdim.
0
gabe h coud
(23.01.22)
ilaç
0
ya ben lan neyse
(23.01.22)
Sanat, Andy Warhol usulu :D
0
hot potato
(23.01.22)
oyuncak +1
0
in vino veritas
(23.01.22)
vida
0
ala09
(24.01.22)
gözüm o kadar yüksekte değil, kask fabrikası, motorsiklet fabrikası. az kazanayım sorun diil.
0
selam
(24.01.22)
kedi, köpek maması.
0
kumandanim
(24.01.22)
Fişek fabrikası, tanesi 5 lira oldu namussuzun, atamıyoruz.
0
John Bloor
(24.01.22)
yarı iletken veya chip üretimi yapan bir fabrikam olsun isterdim.
0
baharat
(26.01.22)
(5)

Sırf anime seviliyor diye Japonya'ya gidilir mi?

ya ben lan neyse
animeleri hobi edinmiş biri turistik amaçlı giderse hayal kırıklığına uğrar mı?
animeleri hobi edinmiş biri turistik amaçlı giderse hayal kırıklığına uğrar mı?
0
ya ben lan neyse
(23.01.22)
Mevzuyu yalnızca animeye bağlayacaksak. Hangi animeleri sevdiğine bağlı, ormanda uçup dövüşmeleri seviyorsa yalnızca bilemem ama bazı animelerde japon kültürü çok güzel gözlemlenebiliyor bunları seven de gidip görmeyi ilginç bulacaktır sanki.
0
hedep
(23.01.22)
Gidilir gittim mutlu döndüm
0
basond
(23.01.22)
Neden hayal kırıklığına uğrayabileceğinizi düşünüyorsunuz? Yani ne beklediğinize bağlı biraz. Özel bir etkinliğe denk getirebilirsiniz ziyaretinizi, yok o olmazsa gidip restoranlarda ramen, onigiri gibi animelerde sıkça tüketilen şeyleri yiyebilir, kendinize geleneksel giysi ve aksesuarlar, mangalar ya da beğendiğiniz animelerin hatıra eşyalarından alabilirsiniz.

Yani gezileri buna göre yaparsınız zaten, sonuçta japonyaya ait bir şeyleri hali hazırda severken neden hiçbir fikrinizin olmadığı bir yere gidesiniz mesela? orayı japonyadan daha çok seveceğiniz kesin mi? eğer kesinse oraya gidin. Japonya'ya gidip dönmeyi karşılayabiliyorsanız dünyanın birçok yerine gidebilirsiniz sanırım.
0
akhenaten
(23.01.22)
gidilir.
0
janderzel zartanyan
(23.01.22)
Japonya'ya anime sevilmese de gidilir ama parasiz veya sinirli butceyle gidilmez. Hem cok pahali bir yer, hem de degisik oldugu icin gidince biraz kalmak lazim anlamak icin. Yoksa o zaman hayal kirikligi olur.
0
hot potato
(23.01.22)
(4)

Kaliteli el kremi

iddaaci
Merhaba, eşimin elleri çok fazla suyla temas halinde. Biberon yıkıyor hep. Sabun ve temizleyici de kullanınca elin yağ katmanı zarar görüyor haliyle. Bir de tiroit çıktı. O da kuruluk yaparmış. Şöyle sağlam bir el kremi ve banyo kullanımı için sıvı sabun önerseniz. Ne iyi olur.
Merhaba, eşimin elleri çok fazla suyla temas halinde. Biberon yıkıyor hep. Sabun ve temizleyici de kullanınca elin yağ katmanı zarar görüyor haliyle. Bir de tiroit çıktı. O da kuruluk yaparmış.

Şöyle sağlam bir el kremi ve banyo kullanımı için sıvı sabun önerseniz. Ne iyi olur.
0
iddaaci
(23.01.22)
Kenevirli bi el kremi vardı adını unuttum ama aratırsan çıkar, kokusu falan kötü ama kendisi iyi.
0
Zaman Tamircisi
(23.01.22)
bahsi geçen kenevirli krem bodyshop'ın +1

çok iyi gerçekten.

ayrıca eşinizin biberon yıkarken eldiven kullanmasını tavsiye ederim.
0
blatta hiberna
(23.01.22)
bioderma'nın atoderm serisine de bakabilirsiniz. kuru ciltler için olan bir seri, bir sürü çeşit ürün var bu seride. ben tüm vücuda kullanılabilen kremini ve durulanan duş yağını kullanıyorum, memnunum. normal duş jeli de var, onu kullanmadım hiç ama bakabilirsiniz belki ona da.
0
nimberjack
(23.01.22)
cerave. el kremi degil de normal vucut/yuz nemlendiricisini alip elinizde kullanabilrsiniz.
0
hot potato
(23.01.22)
(14)

istenmeyen bölümde okumak

dodonene
gece gece yine uyutmadı. bölüm değiştirsem bu sefer 25-26 yaşında mezun olacağım. iki ucu boklu değnek. siz olsanız napardınız veya naptınız ?
gece gece yine uyutmadı. bölüm değiştirsem bu sefer 25-26 yaşında mezun olacağım. iki ucu boklu değnek. siz olsanız napardınız veya naptınız ?
0
dodonene
(23.01.22)
canım ne istiyorsa onu yaparım. kaç yaşında mezun olduğunun bir önemi yok. ama maddi bir kaygın bulunuyorsa önünde iki seçenek bulunuyor:

1-bölümü bitirip çalışmaya başlamak, sonrasında çalışırken istediğin bölümü okumak.
2-maddi kaygıya rağmen okulu bırakıp istediğin bölüme girmek.

ilk üniversitemi 25-26 yaşımda bitirdim. 30 yaşından sonra ikinci üniversitemi okuyorum. bitince üçüncüyü de düşünüyorum. yaş sadece boş bir rakamdan ibaret, takma kafana.
0
lesmiserables
(23.01.22)
22 yaşımda hukuk fakültesini bitirdim (ki Türkiye'nin top 5 üniversitelerinin birinde), aynı sene psikoloji bölümüne başladım. 26 yaşında mezun oldum.

Şimdilerde yüksek lisansım da bitmek üzere, üzerine tecrübeli de sayiliyorum artık iş hayatında.

O dört yılı kafama taksaydim sevmediğim bir mesleği yaparak adliye koridorlarında her gün kendime aciyacaktim büyük ihtimalle.
0
fraise
(23.01.22)
Okuyacağın bölüme göre değişir ne olacağı. Geç mezun olunacaksa sonuç buna değer olmalı.
Bana kalırsa üniversite eğitiminin bazı alanlar dışında çok da değeri kalmadı. Hedefin nedir bilmiyorum ama bu süreçlerde çok zaman harcamak çok mantıklı değil artık.

Eğitimin kalitesi belli. Ezbere dayalı ve hocaların egolarını tatmin ettiği bir sistem var. Boğaziçi, odtü falan da dahil olmak üzere kaliteli iş yapılan okul yok bu ülkede. Lisansı bölüm derecesiyle bitirdim. Şimdiki aklım olsa hiç uğraşmazdım diyorum. İlgi duyduğun konularda okul dışında kendini geliştirebilirsin.

Diplomadan ziyade bir iş yapmayı öğren. Skill kazanmaya bak. Artık tüm dünyada bilgisayar başında oturacak insan yeterince var. Üniversite mezunlarında sanayideki ustanın sahip olduğu beceri yok mesela. Ayrıca vizesi, finali derken bir roman okumaya zaman bulamıyor insan. Ödevdir bilmemnedir derken kültür sanat aktivitelerine zaman da kalmıyor. Yazarken bile darlandım.
0
garylineker
(23.01.22)
25-26 ile 40 arasında 14-15 yıl fark var. Hiç çekinme yap gitsin. Ömür 1 tane.
0
muhayyer divan
(23.01.22)
Cogumuz "istemedigim bolumde okuyorum" donemlerinden gecmisizdir. 25-26 yasinda mezun olmakta bir sikinti yok da: istemedigin bolum ne istedigin bolum ne? Bunlari bize soylemek zorunda degilsin de kendin iyi anladigindan emin olmalisin.

Ikinci olarak, zaten cogumuz -'istedigimiz bolum'de okumus olanlar dahil- istedigimiz veya okudugumuzla alakali isi yapmiyoruz en sonunda. Neyi bulursak o isi yapiyoruz. Istedigin bolum gerecekten de istedigin kariyer icin kapi acan bir sey degilse gene digerleriyle ayni havuza girip rasgele bir is bulana kadar yuzlerce basvuru yapacaksin, aylarca belki yillarca email bekleyeceksin. O yuzden cok buyutme gozunde.

Yap gitsin demek kolay ama kariyer imkanlari olan bir bolumden sirf "istedigim bolum" diye issizler ordusuna katacak bir seye gecersen hayatinin hatasi olur.
0
hot potato
(23.01.22)
istemedigin bir isi yapmak zorunda kalirsan hayatinin geri kalani baya acili gecer. O yuzden yol yakinken degisikligi yap. 25-26 yas mezuniyet icin ideal, 22'de bitirene madalya vermiyorlar.
0
cooperr
(23.01.22)
birinde istemediğin bir işi ömür boyu yapmak var, yıllarını çöpe atarsın.

diğerinde 2-3 seneni çöpe atmış olcan.

ben bölüm değiştirmediğim halde 25 yaşında bitirdim okulu. geç değil.
0
jelly bear
(23.01.22)
30 yaşındayım, her gün “23- 24 yaşında bölüm değiştirmeyen aklıma sıçayım” diyorum. Ne sevdiğini keşfettiysen ya da bi fikrin varsa hiç vakit kaybetme. Ben hala kariyerimi yakıp yeniden okul okuma kafasındayım
0
zimbirik
(23.01.22)
25-26 dediğin benim yaşıtlarım, ya işsizler ya da daha yeni işe başladılar. günümüzde 25 yaşında işe başlanıyor artık. asla geç değil. ayrıca o işi 65 yaşına kadar yapacaksın büyük ihtimalle. sevmediğin işi 40 sene yapmak akıl karı mı?

insan gençken mücadele etmeli ki ilerde hem pişman olmasın hem de rahat etsin.
0
rose parks
(23.01.22)
ben olsam üniversiteyi komple bırakırdım bu durumda.
ya istemediğin bir kariyer edineceksin ya da 4 belki 5 sene daha geç atılacaksın hayata. o 5 sene içinde en absürt bir alanda kendini geliştirsen bile üniversite okumaktan daha çok faydalı olur.
0
etna
(23.01.22)
ben bolumumden 28 yasinda mezun oldum. diyeceklerim bu kadar.
0
nibba
(23.01.22)
26 yaş hiç birşey takılma ona. Ama gerçekten istemediğinden emin ol hatta rehber hoca vs birileriyle otur konuş öyle karar ver, sonra keşke o işi yapsaydım kariyer olanakları daha iyiydi vs vs dememek için.
0
bluewhale
(23.01.22)
25 26 geç değil
Hemen dön o yoldan
0
photo85
(23.01.22)
aynı ikilemde kalıp bölüm ve okul değiştirdim, 26 yaşında mezun oldum.

benimki çok büyük riskti çünkü maddi kaygım fazlaydı. ortalamamı yüksek tutup bulduğum bir iki bursla geçinerek yaşadım. geçmişe dönüp baktığımda iyi ki değiştirmişim diyorum.
0
beatbox yapan metalci
(24.01.22)
(22)

Haftalık kaç saat çalışma?

plutongezegendegilmi
Elinizde 3 opsiyon var:1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün g
Elinizde 3 opsiyon var:

1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.
2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.
3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.

X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün gereksiz harcamalar yapmazsanız.

Hangisini tercih ederdiniz? Neden?
0
plutongezegendegilmi
(22.01.22)
3.
Çünkü henüz gençsiniz.

Bir süre sonra daha az saat çalışarak 3X-4X kazanmanın yolları da açılacak böylece.
0
michael_knight
(22.01.22)
3 kesinlikle. Önce save le sonra live.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Gittiği yere kadar 3, burn out olunca, vites küçültüp 2.
0
gabe h coud
(22.01.22)
1 derdim. Hayat bir kere yaşanıyor. İhtiyaçlarımı karşılayabiliyorsam sorun olmaz.
0
mysticriver
(22.01.22)
2. Çünkü madem çalışmaya başladım, başlamışken tam çalışayım. 40 saat uygun. Ama süre 20'den 40'a çıkarken ücret niye x'ten 2x'e çıkmıyor, ona takıldım.
0
dissendium
(22.01.22)
gabe h coud +1

akarken doldurmak mantıklı.
üstelik yaş gençken, iş performansı iyiyken daha da mantıklı.
yaş ilerleyince o performansı istikrarla sürdürmek zaten pek mümkün olmayacak.
0
blatta hiberna
(22.01.22)
1.

hayatımı minimum sürdürmeme yeten paranın iki katı ortalama bir hayat sürmeme yetecektir. haftada sadece 20 saat çalışarak bu parayı kazanan yetişkin insanın yanakları al al olur, saçları ahenkle dans eder. sağlığına dikkat eder, yemeğini kendisi hazırlayabilir, kitap okumak istiyorsa sabahlara kadar okur, ne bileyim çok masraflı olmayacak her türlü hobi ve aktiviteyle dilediğince ilgilenebilir... kaldı ki bazı iş kollarında freelance olarak ek gelir elde etmek de mümkün olabilir; yani atıyorum çevirmenlik yapabilecek biriyse çok lazım olursa öyle de para kazanabilir.

eğer arada kayda değer bir gelir farkı oluşacaksa veya belli planlarım varsa 2'yi de düşünebilirim ama 3 asla olmaz. başka çıkış yolumun olmaması lazım onun için, mecbur olmam lazım. kendi işim değilse haftada 60 saat çalışmaya asla rıza göstermem.

bu hustle kültüründen nefret ediyorum açıkçası. ben her saniyeyi aktif geçirmek, kendimi geliştirmek, daha çok kazanmak, daha çok öğrenmek vs. istemiyorum abi. bazen parkta yürüyüp kuşları muşları izlemek, bazen evde yatıp tavana bakmak, hiçbir şey yapmamak filan şahane özgürlükler. maaşlı olarak haftada 60 saat çalışmam. gerçi böyle diyorum da üç sene sonra "abi yeter ki işe alın bkunuzu yiyim gerekirse ofiste yatarım" demeye başlarım, garibanın suyunu sıkmadan bırakmayacak zenginler, nasılsa her geçen gün daha da zenginleşiyorlar, yakında biz fakirlerin/işçilerin elinde koz da kalmayacak hehe.
0
der meister
(22.01.22)
3u kesinlikle tavsiye etmiyorum. Paraya cok ihtiyaciniz vardir vs o ayri. Insan bunaliyor, hayati kacirma hissi, asosyallik, kulturel, sanatsal aclik ot gibi bir yasam kisaca. Trafigi, yolu da vardir onun. Gencligi harcamaya deger mi, firsat maliyeti kurtariyor mu supheli. O degil oran-oranti onemli konu lisede dinlemediniz galiba:) Garip garip farkli saatlere farkli maaslar falan
0
neverletyougodown
(22.01.22)
Şu anda tam olarak içinde bulunduğum durum, sayılar ile açıklayalım:

5 yıl önce başladığım gemi adamlığında (cruise sektörü) kontratlarım 6 aydı ve maaşım 10x kadardı. Gerek işimde yeni olmam, gerekse de iş yoğunluğu sebebiyle bu süreç zorlayıcı geçti ama yukarıda yazıldığı gibi yaşın genç olması, motivasyonun yüksek olması vb. ile yıpratıcı olmadı.

1 sene önce terfi aldım, kontratım 4 aya düştü, maaşım ise 16x'e çıktı. Zaten deneyimim, iş becerim arttığı için artık çok daha verimli çalışıyordum. Şimdi olgunluk dönemindeyim.

Bu terfinin kattığı yan avantajlar sayesinde tasarruf ve yatırım imkanlarım arttı, çeşitlendi. Önümüzdeki 4-5 yılı daha böyle geçirip sonrasında yavaş yavaş kontrat aralıklarımı açmayı planlıyorum. Hayat bir kere yaşanıyor kısmına katılıyorum ama akarken doldurmak da önemli. Genç, verimli yaşımda gece gündüz parti mi yapacağım? İşimde, gücümde yaşayıp kendime ait zamanı kaliteli değerlendirmeyi tercih ediyorum. Zaten evde dursam çok sıkılırım. Muhtemelen bir yaştan sonra insan zoraki olarak işe gitmek istemeyecek, yük olacak. Şimdilik böyle devam etmek daha uygun geliyor bana.
0
burka
(22.01.22)
@dermeister
3X kazanan bir insan 10 yıl çalışıp, doğru yatırımları da yapıp emekli olabilir ve yapmak istediğin bu aktiviteleri çok daha uzun yıllar yapabilir.
X kazanan bir insan 30 yıl çalışır ve aynı yatırımları, emekliliği yapabileceği şüpheli.

Ayrıca arada işsiz kalmak, hasta olmak gibi öngöremeyeceğimiz durumlar ortaya çıkabilir.
O yüzden gençken, sağlık varken doldurdukça doldursun derim.

Ama elbette tercih meselesi, diğer seçeneklere yanlış diyemem.
0
michael_knight
(22.01.22)
cok net 1

baskasina calisarak zengin olunmaz
0
foster
(22.01.22)
Ben sahsen gunde 10dk calisarak X kazanmayi sectim.

Belirli bir birikimin varsa arabani falan aldiysan her turlu 1 numarayi secerim.

Araba yoksa 3 secerim 2 sene kafayi kirarim.
Bu sekilde 2 sene gecirip iyi bir servet edinmistim. Sonra 6 ayri doktora falan gitmem gerekti :)
0
divit
(22.01.22)
@michael_knight,

abi ben yapacak hiçbir şeyim olmasa zaten kafama sıkarım. asosyal adamım. kaldı ki sadece türkiye değil, dünyanın ekonomik gidişatına bakarsan şurası çok açık: bizim neslimiz (90 sonrası doğanlar diyeyim) muhtemelen emekli olamayacak. temel ihtiyaçta sorun yok ama şu an en varlıklı ülkelerde bile gençler iş bulmakta, ev almakta vs. zorlanmaya başladı... daha da zorlaşacak bu.

doğru yatırım yapmak kolay bir şey değil, yatırdığım paradan fayda sağlayacağım kesin değil. tabii ki birikim yapmak, yatırım yapmak har vurup harman savurmaktan çok daha mantıklı ama 3x parayla 10-15 yılda emekli olmak hele ki ülke şartlarında bence imkânsız. burada x lirayı 8-10 bin lira olarak kabul ediyorum, hadi 15 bin diyelim... ayda 60 bin kazansam bile 10-15 yılda emeklilik parası çıkaracağımı sanmıyorum. bu durumda ne olur? 30-45 yaş arasını köpek gibi çalışmış olarak geçiririm; geri kalan 30-40 senemi ise hep tutumlu olarak, daha az harcayarak ve "yatarak" geçirmem gerekir.

o yüzden ben mümkünse 70-75 yaşıma kadar çalışmak, her zaman aktif kalmak ama sürdürülebilir bir iş yüküne sahip olmak isterim açıkçası... günde beş saat çalışmakla insana hiçbir şey olmaz. ne yorulurum, ne sıkılırım. gençliğimde de, yaşlılığımda da keyif alırım diye düşünüyorum.

bu tabii ki benim şahsi fikrim, kendi düşüncemi açıklıyorum sadece. başkası için 3x çok daha makuldur, ona bir şey diyemem. kendi adıma ama saçmalık olarak görüyorum, haftada 60-70 saat çalışmak zorunda kalsam muhtemelen 3-5 yıla intihar ederdim, akıl sağlığımı koruyamazdım.
0
der meister
(22.01.22)
@dissendium, @ neverletyougodown, oran orantı olmama sebebi, opsiyonların farklı çalışma şekilleri olması :) Biri danışmanlık, öbürü freelance vs. gibi.
0
🌸plutongezegendegilmi
(22.01.22)
Ben 2 diyorum. 32 yaşındayım, para bir şekilde kazanılıyor ama zaman geçtikten sonra insanın gözüne gitmediği tatiller çok daha fazla batmaya başlıyor. Haftada 60-80 saat ayrıca bilişsel işlerde sürdürülebilir değil, uzun vadeli kariyer hedefleyen biri olarak burnout riski çok yüksek. Yaşamadıktan sonra, stresler içinde uyuyamadıktan, sağlığımı arkadaşlarımı ailemi ihmal ettikten sonra benim için kazandığım paranın hiç bir önemi yok.

Bir de şu da var, ben şimdi deli gibi çalışayım 40 yaşında emekli olayım kafasında değilim çünkü çalışmayı seviyorum, ilerledikçe tempoyu düşüreceğim ama yine de çalışacağım. Şu an aşırı çalışıp erken emekli olmak da bi model ama benim hoşuma gitmiyor, her yaşın ayrı güzelliği var o güzellikleri çok kaçırmış oluyorsun o şekilde. Ya da mesela zaten hayatın yoksa (ailesiyle görüşmeyen, arkadaşı olmayan, hayattan tat almayan çok insan var vs), o zaman da bari deli gibi çalışayım da sonra hayatın tadını çıkarırım, parayla saygınlık kazanırım diyen insanlar olacaktır, buna da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(22.01.22)
üçüncü seçenek
parasını versinler 7-24 çalışırım, hiç dert değil
zaten 20 saat çalışsam, arda kalan zamanda deliririm herhalde sıkıntıdan
0
rain when i die
(22.01.22)
İkinci seçenek

@dermeister +1
0
put it in your appropriate place
(22.01.22)
bu durumda 3 diyenlere anlam veremedim vallahi.
1 veya 2. 2 ile belki biraz de dogru yatirimlarla orta vadede erken emeklilik-finansal bagimsizlik bile kazanabilirsin.

3'e gelirsek biraz kasayim, 40 yasinda hic calismama gerek kalmaz, ondan sonra her seyi yaparim diyorsan o biraz zor. atiyorum 40 yasindan sonra mesela ne kadar clubbing yapabilirsin, veya konser insani olabilirsin, basketbol oynayabilirsin, vucut gelistirme yapabilirsin, yeni bir dil veya muzik aleti calmayi ogrenebilirsin? bunlar icin azmin ve istegin kalmayabilir mesela? o yuzden bazi seyleri yasinda yasamak daha mantikli. o yuzden denge onemli bence.
0
baldur2
(23.01.22)
3 - direk elenir,3-5 ay icinde burnout olursun, o sekilde yasanmaz.
2 - 1.5x veriyor ama 40 saatini kapatiyor, seni yine kitliyor. 20 saatini 0.5x'e satmak mantiksiz.
1 - ben bunu secerim, cunku senin 20 saatini bosa cikariyor ve bu zamanda sana 10x kazandiracak bir is kovalayabilirsin.
0
cooperr
(23.01.22)
1'i seçip ek uğraş / iş (mümkünse tamamen kendime ait) yaratırım.
0
gmzo
(23.01.22)
60 saat calisip 3X. Haftada 40 saat calisiyorum su an ve bos zamandan bol seyim yok. Ozellikle evdeysen (yolda vakit kaybi yok)
0
hot potato
(23.01.22)
ben biraz tembel olduğumdan 1>2>3

ama ortalama bi insan için 2>1>3. hem anlattığına göre iyi bir para kazanıyorsun hem de fazla çalışmaktan yorulmuyorsun. fazla çalıştıkça verimin düşer. üstelik kazandığın parayı harcayacağın yaşında hala çalışıyor olmak iyi değil.
0
paintov
(23.01.22)
(6)

Osmanlı zamanında alışveriş poşeti

vatanperver
Mesela sene 1650, şehir Bursa. Aktardan çay ve karabiber alacağız. Yanımızda kap kacak mı götürüyoruz, genelde neye koyuyoruz? Aktarda kese kağıdı diye bir şey yoktur herhalde? Yanımızda topraktan yapılma birer kap mı götürüyoruz, birisi çay diğer karabiber için? Çuval gibi bir şeye belki çay girer
Mesela sene 1650, şehir Bursa. Aktardan çay ve karabiber alacağız. Yanımızda kap kacak mı götürüyoruz, genelde neye koyuyoruz? Aktarda kese kağıdı diye bir şey yoktur herhalde? Yanımızda topraktan yapılma birer kap mı götürüyoruz, birisi çay diğer karabiber için? Çuval gibi bir şeye belki çay girer de karabiber olmaz.
0
vatanperver
(22.01.22)
Kese?
0
Zaman Tamircisi
(22.01.22)
kumastan yapilan kucuk torbalar, heybeler gibi esyalar kullaniliyordu muhtemelen. simdi dusundum de cop diye hic bir sey yok etrafta ne guzel, ne plastik ambalaj atigi, ne kagit, ne yumurta kartonu etraf tertemiz vay be
0
exlibris
(22.01.22)
baharat ya da şu an toz olarak kullandığımız diğer şeyler belki toz olarak satılmıyordu, örneğin karabiber top şeklinde tarçın çubuk şeklinde, insanlar evde havan gibi birşeyle taşla vurarak öğütüyor olabilirler kullanmak için

yine bunları da kumaş keselere koyuyorlardır diye düşünüyorum ben de
0
freebird5406_2
(22.01.22)
File gibi bir şey olabilir mi o zamanlar acaba? Bu arada örnek olsun diye yazmışsınız ama o dönemler çay yoktu ülkemizde.
0
mezarkabul
(22.01.22)
1650 bol keseden kesekagidi uretimi icin fazla erken. kitap/mektup gibi amaclar icin kagit uretilirse anca.

cevabim: bez torba ve kap kacak.
0
hot potato
(22.01.22)
bez torba ve file gibi örülen taşıma aksesuarlarının yanında yine örme sepetler ve daha geniş alışverişler için hamalların taşıdığı küfeler kullanılıyor. aynı şekilde tablalı at arabaları da başka bir taşıma aracı.
0
akhenaten
(22.01.22)
(3)

Pandemi Dönemi Tarihi Geçen Kozmetikler?

dreamnesiac
Kadınlara Cuma akşamı sorusu gelsin:)Pandemi döneminde nerdeyse hiç dokunmadığım bir dolu şey var evde.Gözle ilgili olanlar çok değil, onları kullanmasam da olur diyorum alerji nedeniyle ama çok sayıda parlatıcı ve ruj var. Açılmış, 1-2 kez kullanılmış, 2 senedir hiç dokunulmamış. Kullanım tarihi ge
Kadınlara Cuma akşamı sorusu gelsin:)

Pandemi döneminde nerdeyse hiç dokunmadığım bir dolu şey var evde.
Gözle ilgili olanlar çok değil, onları kullanmasam da olur diyorum alerji nedeniyle ama çok sayıda parlatıcı ve ruj var. Açılmış, 1-2 kez kullanılmış, 2 senedir hiç dokunulmamış. Kullanım tarihi geçmiş ama açıldığı için.
Baya da özene bezene aldığım kaliteli ürünler, artık tekrar alamam büyük olasılıkla.

Siz napıyorsunuz benzer durumlarda? Eskiden olsa sağlığa zararlı olabileceğini düşünürdüm ama şimdi kıyamıyorum. Bir yere gideceğimiz de yok saksı bitkisi yaşam formu olarak. Ne yapılır bunlar? 2 senedir makyaj yapmayıp, boyanıp boyanıp Zoom'a çıksam noldu buna mı derler? :))

İyi haftasonları:)
0
dreamnesiac
(21.01.22)
orta ve üst segmentten vardı bende de. attım hepsini. sağlığımdan önemli değil.
0
dedim ben sana
(21.01.22)
butun kozmetikler koruyucu yuklu. Pudra urunler zaten kolay kolay bozulmaz. Krem urunler ve rujlar da gozle gorulur bir sekilde bozulmamissa/kokusunda bir degisme yoksa sorun yok. Firmalarin urunlerin uzerine yazdigi "acildiktan sonra su kadar ay" ibareleri abartili/fazla muhafazakar. ABH paletlerinin cogunda 6 ay diyor mesela, sacmalik.
0
hot potato
(21.01.22)
kokusu bozuk degilse bir sey olmaz. kokusundan cidden anlayabiliyorsunuz bozulmayi. makyaj temizleme diskleri vardi, kutusunu acamadim kokudan oyle diyeyim. bir deneyin.
0
supergirl
(22.01.22)
(10)

Almanca dizi/film

stejerners
Tavsiye edebileceğiniz Almanca dizi veya film var mı?
Tavsiye edebileceğiniz Almanca dizi veya film var mı?
0
stejerners
(21.01.22)
Alman yapimi olmasi gerekmiyorsa ben pixar'in dublajli animasyon filmlerini izlerdim. Bol ve gundelik seviyede diyalog oldugu icin en faydali kaynaklardan biri.
0
hot potato
(21.01.22)
Who Am I (film)
0
dissendium
(21.01.22)
How to Sell Drugs Online (Fast)
0
old possum
(21.01.22)
Werk ohne Autor
0
frankfurt skyliners
(21.01.22)
dizi: babylon berlin, dogs of berlin, unsere mütter unsere vater

film: barbara
0
kornisch
(21.01.22)
The Man In The High Castle. Yarı İngilizce, yarı Almanca ama çok sürükleyici.
Der Untergang
0
PhoenixRising
(21.01.22)
İlk aklıma gelen birer film ve dizi önerisi
Film: der Himmel Über Berlin
Dizi: Babylon Berlin
0
candanag
(21.01.22)
Türkisch für Anfänger i kesin izle.

Dil öğrenmek içinse.

Birde olay yeri temizlikçisi vardı bulamadım o diziyi Netflix de vardı vpn ile girince çıkıyordu.

Okunuşu; totorganika gibi bir şeydi
0
aligan
(22.01.22)
Nico’s Weg :))
Deutschland 83/89
Das Parfume
Dark
Der Untergang
0
arenas
(22.01.22)
The billion dollar code (4 bölümlük mini dizi)
0
oldtimer
(22.01.22)
(19)

bir telefona 17 bin lira verilir mi?

birmilyonunvarmi
iphone 13 128 gb almayı düşünüyorum. havadan gelen bir param var ama elim gitmiyor. hiç iphone'um olmadı. hatta genelde dandik telefonlarım oldu. bu kez alayım mı verilir mi bu para?
iphone 13 128 gb almayı düşünüyorum. havadan gelen bir param var ama elim gitmiyor. hiç iphone'um olmadı. hatta genelde dandik telefonlarım oldu. bu kez alayım mı verilir mi bu para?
0
birmilyonunvarmi
(21.01.22)
Baştan söyleyeyim ben androidciyim fakat senin durumunda apple almak mantıklı

17 birim paraya apple aldın diyelim beğenmedin 15 birime kolayca elden çıkarırsın ufak zararın olur onu da merakına ve hevesine sayarsın
0
freebird5406_2
(21.01.22)
Telefona ne kadar verdiğiniz değil ne kadar kazandığınız önemli. Ben bir ürün beğendiğim zaman fiyatı hakkında ikileme düşersem almıyorum.
0
hayirsiz
(21.01.22)
Bu soru aslında iPhone yıllarca hasret kalmış ama gerçekte bir androidci olduğunu gösteriyor.

iPhone'u unutarak kendine Redmi note 10 ile beyaz bir sayfa açmalısın.
0
Erva
(21.01.22)
şahsen ben vermem. bilgisayar alırım o fiyata.
0
nothing in my way
(21.01.22)
5-6 sene kullanacaksın maksimum. İyi bir android alsan da bu kadar dayanır. Sorunun cevabı gelire göre değişiyor aslında.
0
garylineker
(21.01.22)
A52 al gec.
Ali koc bile s3 mini kullaniyor
0
divit
(21.01.22)
bir iPhone alınca 5 sene kadar sıkıntısız bir şekilde kullanmanız mümkün. bu arada yavaşlamıyor ve yazılım güncellemesi almaya devam ediyor. 5 sene sonra telefon artık çalışmadığı için değil de, yeni telefonların özellikleri kafanızı çeldiği için yeni telefon alıyorsunuz. bir ihtimalle de telefonda yer kalmıyor, özellikle bol bol video çeken biriyseniz yer kesinlikle kalmıyor.

bunun yarı fiyatına canavar gibi android telefonlar var doğru ancak bu telefonlar 2-3 seneden sonra yavaşlıyor, sonrasında telefonu yine kullanıyorsunuz ama gayet keyifsiz oluyor. bizim şirkette bu Huawei ve xiaomi'lerden alan 4-5 kişi var. bir yerden sonra ölüyor telefon. iPhone gibi 4 sene kafa rahatlığıyla kullanmak için alacağınız android'ler için yine samsung'a dönüp iPhone parası vererek almanız gerekecek.
0
co2s2
(21.01.22)
Iphone'ların kullanım ömrü kitapçığında bile 4 yıl yazar.
5 sene sonra yavaşlamaktan öte güncellemeleri telefonunuza yükleyemez, yeni uygulama kuramaz hale gelebilirsiniz.

Sorunuzun yanıtı, telefonu ortalama ne kadar kullandığınıza, kullanım tercihlerinize, hatta kullanım biçiminize bağlı. android'lere göre fiziksel olarak daha dayanıklı olduğu bir gerçek, her sabah telefonu 1metre düşürerek uyanacak olsam mesela android almayı denemezdim:)

güvenlik vb nedenlerle de iphone tercih edilebilir.

tamamen tercih. 17bin tl ciddi yatırım, 4 sene eskise de kullanırım , yukarıdaki nedenler benim için geçerli, alım gücüme uygun diyorsanız seçim sizin.
0
dreamnesiac
(21.01.22)
eski iphone 5'i yedek telefon olarak kullaniyorum. hala telefon tak diye aciliyor, whatsappta takilmadan isimi goruyor. 10 yil once cikmis bi telefon. barack obama baskan oldugu donemden. kitapcikta 4 yil yaziyor diye 4 yil sonra cope mi atmamiz gerekiyor?

iphone guzel telefon, alinir kullanilir. ama son modelini almaya gerek var mi, bunu kullanim amaci belirler. 13 128gb yerine ikinci el garantili 11-12 de alabilirsiniz mesela. bi de tabi diger ihtiyaclariniz onemli. sirf havadan para geldi diye luks tuketime para verilmez, oncelikli ihtiyaclari gidermek daha dogru olur.

ama para harcanacak bi yer yoksa, telefon mantikli. her gun en az 1-2 saatimizi geciriyoruz telefonla. onun yerini tutacak baska bi ekipman pek yok. televizyon falan bazen acmadigim gunler oluyor ama tuvalette bile telefonda takiliyorum, o yuzden telefonun iyisi yasam kalitesini artiriyor.
0
icim urperiyor
(21.01.22)
Bu soruyu soruyorsan verilmez. O telefonlar hesabindan 17bin kaybolsa farketmeyecek gruptakiler icin.
0
hot potato
(21.01.22)
çok daha ucuza ipad air alıp yanına bir de orta/üst segment android telefon alabilirsiniz.

iphone iyi güzel hoş ama o paraya çok daha mantıklı aletler var kafamda, hepsini dizdikten sonra hala kenarda 15 20 bin telefona kalırsa vermelik gibi geliyor bana hep.

Apple alemine ipad ile dalmak güzel bişey bence, kullanım senaryo ve alışkanlığınıza göre ipad mini de bakabilirsiniz air ile aynı spec'lere sahip. Yalnızca daha ufak.
0
hedep
(21.01.22)
Son model telefon almak bana şu piyasada çok saçma geliyor. Kendi kullandığım 128 gb iphone 11 bence ideal 10bin lira fiyatı.
Kendim yaklaşık 11 senedir iphone kullanıyorum android tarafında da bu seviye vardır hem de çok daha ucuza.
0
cilekli pasta
(21.01.22)
TR'de olsam 3-4 nesil geriden takip ederim...17 verecegine 7-8 harca, kalani btc'ye bas.
0
cooperr
(21.01.22)
Telefonla çok aşırı vakit geçiren, gezen fotoğraflar videolar çeken telefonu harbiden eskiten ve buna verecek parası da olan biri olarak bu sorunun cevabı benim için evet. sadece telefon olarak kullansam gider fiyat performans şampiyona şayomi alırım
0
roket adam
(21.01.22)
ben verdim, ertesi gün 20.000’e sonra da neredeyse 30.000’e çıktı fiyatı. indi herhalde 20.000 küsüre yine dolar inince.

altın gibi meret ama satmaya niyetim yok. rahat 5 sene kullanırım bunu, sonrası allah kerim.
0
avianthem
(21.01.22)
verilir.

laptop olsa vermez misin? bence pek bir farkı yok hatta çok daha kullanışlı bir alet.

15-20 bin lira laptop fiyatlarını normalleştirdiğim için 17 bine iphone da normal geliyor.
0
gabe h coud
(21.01.22)
android fanı ve apple kullanıcısıyım. apple 6s bayağı bildiğiniz 32 gb'lık model. pil seviyem halen %100 ve çizik yok telefonumda. o kadar temiz bakıyorum.

çok kez android kullandım. 6s ilk çıktığında "10 sene sonra android farkı açacak" demiştim. şu an aralarında dağlar kadar fark var ilerleme olarak. 6s halen güzel telefon. kayıyor. fotoğraf çekimi gayet yeterli günlük kullanım için ama insanların dilinde bir 5 yıl sonra kasılır muhabbeti var. bitmiyor. bitmeyecek. sebebi: android'de o temalar, eklentiler gerçekten yapı. inanılmaz güç-donanım gerektiriyor. bildiğiniz cep pc. ios buradan dolayı takılmıyor, stabilitesi dışarıya kapalı olmasından kaynaklı. android son cihazlarda artık 5 sene de geçse takılmıyor. şu an 2 yılın üzerinde cihazlar var elimizde M serisi, ilk günden farksız. bu muhabbet eskidendi.

zaten artık apple'da satamadığı için kendi yavaşlatıyor cihazları.

bu tartışma sabaha kadar sürse sonuç çıkmaz ama konuşmalar hep burada kilitleniyor. 12 mini alma taraftarıydım bende. şayet fiyatlar 8.400'ten 11'in üzerine gelmeseydi. ama 10+k TL bir apple cihaza vereceğime; S serisi bir samsung'a sahip olabiliyorsam mantık denilmesine gerek yok.

Elma logosunun da suçu yok ama tablo böyle. Daha kritik bir detay paylaşayım: 2 tane iphone 13 ile 2021 model sıfır km arazi motosikleti alabiliyorsunuz.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Kasma muhabbetine ben de yorum yapayim.

2010 model android 1.6 telefon evde hala 3. Telefon olarak kullaniliyor.

2014 model note4'u daha bu ay biraktim. Cunku millet fakir misin diye laf etmeye basladi.
Bir de outlook destegi cekti mail'lere bakamaz oldum.

Bu ay aldigim androide daha kutudan cikarir cikarmaz taktim kabloyu.
Yaklasik 30 tane samsung çöpü sildim.
Bixby falan var hatta trendyol,tiktok default yuklu geliyor. Kablo takmadan silemezsin bunlari.
Telefon 3 kere tuglaya donustu ama pes etmedim bastan basladim.

Bunlari silmezsen daha alir almaz telefon %20 dusuk basliyor hayatina.

Ikincisi android'in segmentleri var.
J,M,A var bunlar aslinda anne baba telefonu. 100 tane program yuklersen kasar bunlar.

S ve note alirsan telefonun cercevesi ekrani kirilana kadar kullanirsin.
0
divit
(22.01.22)
uzun yillar android kullananlara pek hitap ettigini soyleyemem ayfonun. sevdiiginizi dusunuyosaniz alinir
0
ala09
(22.01.22)
(4)

İngilizce bir kelime

dimia
Sevgili ingilizce çevirmenleri,,Böyle sesi çok tiz ve berbat bir kişinin sesini ifade etmek için tam olarak hangi sıfat kullanılıyor.(özellikle yüksek sesle bağırarak şarkı söyleyen ve karga sesli olan bir kişi düşünün :D ) Ne deyim size sanki bir keçi bağırıyormuşcasına bir ses.
Sevgili ingilizce çevirmenleri,,
Böyle sesi çok tiz ve berbat bir kişinin sesini ifade etmek için tam olarak hangi sıfat kullanılıyor.
(özellikle yüksek sesle bağırarak şarkı söyleyen ve karga sesli olan bir kişi düşünün :D ) Ne deyim size sanki bir keçi bağırıyormuşcasına bir ses.
0
dimia
(21.01.22)
like nails on a chalkboard diyebilirsin belki.
0
hot potato
(21.01.22)
tek kelime olan sıfatlardan bir şey ne kullanılır acaba
0
🌸dimia
(21.01.22)
pitchy/off-key
0
cooperr
(21.01.22)
high pitched kullanildigini biliyorum, screech var bir de ama bu daha cok ciglik tarzi sesler icin kullaniliyor sanki.
0
in vino veritas
(21.01.22)
(18)

Ot gibi yasamayalim derken hayatimizi mi zorlastiriyoruz?

karanlik yanim
Kendi adima konusucam ama belki bana benzeyenler cikacaktir.Hayati ot gibi yasamayayim derken kendimi mutsuzluga itiyorum. Anlamli bir is hayatim olsun diye bilim/teknolojiye yakin bir alanda kariyer sectim. Fakat bu kariyeri tatmin edici seviyelerde sürdürebilmek sürekli yüksek motivasyon, konsantr
Kendi adima konusucam ama belki bana benzeyenler cikacaktir.

Hayati ot gibi yasamayayim derken kendimi mutsuzluga itiyorum. Anlamli bir is hayatim olsun diye bilim/teknolojiye yakin bir alanda kariyer sectim. Fakat bu kariyeri tatmin edici seviyelerde sürdürebilmek sürekli yüksek motivasyon, konsantrasyon ve öz disiplin gerektiriyor. Dolayisiyla enerjimin büyük kismini buraya veriyorum. Fakat ot gibi yasamamaya kararli oldugum icin bunun yaninda bir de sosyal hayatim cok iyi olsun istiyorum, görüstügüm cesit cesit arkadaslarim olsun istiyorum. Dünyada ne olup bitiyor, gündemi hep takip edeyim. Kültür, sanat, müzik, sinema, spor hepsi hakkinda bir fikrim olsun. Sportif olayim, düzenli bir sekilde bir takim sporuna dahil olayim. Sürekli yeni seyler ögreneyim, podcastler dinleyeyim, faydali youtube kanallari takip edeyim. Her ay en az bir kitap bitireyim. Uykum düzenli olsun, her gece 7-8 saat deliksiz uyuyayim. Disardan hizli ve sagliksiz beslenmeyeyim, evde hep saglikli seyler hazirlayayim istiyorum.

Yani böyle listeleyince cok gibi görünebilir ama aslinda cogumuzun istedigi standart seyler. Fakat kendim icin sectigim kariyerle celisiyor gibi geliyor, cünkü isimde mutsuz ve yetersiz hissediyorum kendimi. Yetisemiyorum yapmam gereken islere, ya da hep son dakika. Is arkadaslarim benim gözümde ot gibi yasiyorlar (laf etmek icin söylemiyorum, tespit yapiyoum) ama belki de dogrusunu yapiyorlar. Bu bahsedecegim kisiler islerinde basarililar ve bundan son derece tatmin oluyorlar ve islerinde mutlular. Bunun disinda baska bir seye ihtiyaclari yokmus gibi. Soruyorum mesela dün aksam ne yaptin, hic bir sey, bi bölüm dizi izledim sonra sizmisim. Spor? Yok, ayda 1-2 kosuya ciksam yetiyor. Yemek? Disardan söyledim. Haftasonu ne yaptin? Sosyallik? Iste kiz/erkek arkadasimla takiliyoruz, hep ayni. Ee baska ne yaptin? Iste bugünkü toplantiya hazirlandim, su raporlari okudum, yazdim vs. Toplantida zipkin gibiler, raporlar, sunumlar zehir gibi, basarililar, tatmin oluyolar. Basit bir formülde yasiyorlar yani aslinda. Anlamli bir kariyer secmisler, bundan tatmin oluyorlar ve kolay kolay baska bir seyin bunun önüne gecmesine izin vermiyorlar. Ha sonra gidip en kralindan tatili de yapiyorlar, ama iste gündelik yasamlarini cok basit tutuyorlar. Ben cok karmasik yasiyorum ve hem is yasaminda hem de is disinda kendime cok fazla yük yüklemisim gibi bir halim var. Oturup ise odaklansam hayati kaciriyorum ot gibi oldum diye üzülüyorum. Diger türlü olunca isime öncelik vermem gerekiyor diye gözüm arkada kaliyor, yaptigim is disi aktivitelerden de tatmin olamiyorum. Böyle garip bir kisir döngü. Var mi benzer seyler yasayanlariniz? Caresi ne? Caresi belli aslinda iste ama biraz dert yanayim dedim :)
0
karanlik yanim
(20.01.22)
Yazdıklarınızın hepsini okudum ve ekleyecek bir şey bulamadım. Çok haklısınız.
0
aeroknight
(20.01.22)
Türkiye'de idealizm daima kaybettirir. Süper işler yapacağım diye özel sektöre girenlerin hepsi bitik, erken yaşta kronik hastalıklara yakalanıyorlar ve ölüyorlar. Dediklerinizin maddi karşılığı falan yok. Kimse de size aferin demez. Birilerini zengin ediyorsunuz işte.

zaman>para. eğer yaptığınız işten zamanı satın alacak kadar para kazanmıyorsanız idealizm gereksiz. sizin yemeğinizi ve işlerinizi birinin yapması gerekir. Bunu satın alabilmeniz gerekir.
0
garylineker
(20.01.22)
ay gerçekten zorlamamak lazım.
sizi okurken yoruldum.

arkadaşlarınızın hayatı daha makbul benim için. dizi yerine kitap, sporu da biraz daha sık yapıp düzenli ev yemeği yemek, düzenli yaşam, arada ufak tefek seyahatler ve tiyatro-sinema, bitti gitti. öyle her an çeşit çeşit arkadaşa, aktiviteye zaman ayırırsam kendimle ilgilenemem, evi de ... götürür :) pilim de biter.

sağlığınıza dikkat ediyorsunuzdur umarım.
0
adse
(20.01.22)
aslında bu neye benziyor biliyor musunuz? hem ergen-genç, hem de yetişkin/olgun yaşamı sürmeye çalışmaya benziyor. gençken(üni bitene kadar olan dönem) sosyal olabiliyoruz. çünkü para kazanma kaygısı olmuyor. gez, toz, ye iç, sinemaya tiyatroya git, sevgilinle arkadaşlarınla takıl. vakit bol, sorumluluk yok. ancak iş hayatına başlayınca o dönem yavaş yavaş kapanıyor artık yetişkin oluyorsunuz ve birtakım sorumluluklar da yükleniyor. 8-10 saat gibi çalışma sürelerinden bahsediyoruz. bunun üzerine işe hazırlanma süresini ve yolu da ekleyince bir günün yarısı harcanmış oluyor. 8 saat de normal uyku süresi. ee geriye ne kaldı? yemek pişir, ye, çamaşır yıka, as, bulaşık yıka, yerine koy, banyo yap, ütü yap... sana kalan resmen 1-2 saat. bu sürede de insanın bir şey yapası gelmez zaten.

problem çalışma saatleri aslında. bana hiç insani gelmiyor. en iyi ihtimalle 8 saat çalışıyoruz. günde 14-15 saat bile çalışan da bir sürü insan var. zengin aileden gelmiyorsak hepimiz hergün sabahın köründe eşek gibi uyanıp işe gitmek zorundayız.

bir de bahsettiğiniz arkadaşlarınız bu tarz şeyleri düşünecek tipler değil, biz nedense kafamıza takıyoruz. rahat bir yaşam için böyle şeyleri düşünmeyip sürüye uymak gerekiyor. zaten işle birlikte evlilik ve çocuk kombosu da eklenince insan insanlıktan çıkıp robota dönüşüyor. tek çare; çalışmak zorunda olmayacağınız kadar paranızın olması :)
0
rose parks
(20.01.22)
ben de böyle hissediyorum. çevremdekiler mükemmeliyetçisin, çok kasıyorsun falan diyorlar hep. bir de ''perfect is the enemy of good'' durumu var. o bahsettiğin insanlar iyi/ortalama sonuç ile tatmin olabiliyorlar. biz de her şey mükemmel olsun diye uğraşırken yetişemiyoruz çoğu zaman dediğin gibi.
0
william morris
(20.01.22)
hayati ot gibi yasamamak demek ANLAMLI tecrubeler yasamak demek benim icin. senin tanimin daha cok "hayatini dolu yasadigini dusundugum kisilerin yaptigi seyleri kopyalamak" gibi tinladi bana, kendin icin de anlamli bulmuyorsun yaptiklarini ve tatmin olmuyorsun. bunu da suni olarak devam ettirmek zulum geliyor haliyle.

kendince gercekten anlamli buldugun bir sey yaparsan (isinin yaninda bile olabilir yani is degistir demiyorum) mutlu olursun bence. baya da sadelesmis olur hayatin.
0
robokot
(20.01.22)
"Hayati ot gibi yasamayayim derken"

Birilerinin sana baski yapmasina izin verme, zirada sozkonusu durum o sekilde. Buradaki "ot" standardini kim koymus? Kendi hayatindan kendin sorumlusun. Kitap okumak istiyorsan oku. Ayda 1 degil, 5 kitap okusan bile kimse "ooo ot gibi yasamayan, anlamli yasayan klas insan geciyor" diye parmakla gostermeyecek zaten. Dolayisiyla sonu basi belli olmayan bir hamster kosusu bu. Takilma yani.
0
hot potato
(20.01.22)
seni anlıyorum ve tamamen aynı düşünüyorum

bence iş hayatı ve kariyer peşinde koşmak ömrü heba eden aptalca bir şey.
o unvanlar, karizmatik linkedin profilleri falan kölelik tasması gibi.

ömür geçip gidiyor senin de yazdıgın gibi hiç bir şey yapılmıyor.
0
dafuq
(20.01.22)
Çok haklısınız. Zaman zaman durup yarın ölmeyeceğim ne malum neden ot gibi yaşayıp keyfime bakmıyorum diye ben de düşünüyorum. Ama o ot gibi yaşama olayına girince de mutlu olmam bence. Mutluluk otluk ya da ot olmamakla alakalı değil. Esas nokta bu. Ama katılıyorum size. Ve motive olmakta cok zorlanıyorum +1

Bu şey başlığı işte. Memur olup sıradan bir hayatla ölüp gitmek.

Biraz da kendini kabulle alakalı sanırım. Öz kabul.
0
westblack
(20.01.22)
Dediginiz sey bu zamanin sorunu, hem de alan farki olmadan.

Ornegin akademide interdisipliner calismalisiniz. Bir tarihci bir ton alandan bilgiye sahip olmali. Hem alaninda cok ilerleyeceksin, hem de bircok alanin bilgisine hakim olacaksin. Böyle bir sey olabilir mi? Bunun korkusu altinda ezilip kalan cok.

Modern insan da oyle. Spor yapmali, kendini buldugu ve ileriye goturdugu bir hobisi olmali, iyi beslenmeli; iyi bir sosyal cevresi olmali; isinde ilerlemeli vs. vs...

Bu isin bir dogrusu yok. Kimin nereden tatmin olduguna bakip, karsilastirma yapma cok saglikli degil. Siz onlardan ustun degilsiniz. Onlar da sizden ustun degil.

Ne yapmak istiyorsunuz? Cok dolu bir gun sizi tatmin ediyor mu? Etmiyorsa, sadece bu "yarista" one gecmek icin mi acaba bu kadar cok sey yapma telasindasiniz?

Isim bittiginde, bana zevk vermeyen yerde yokum. Her yerde olamam. Siz de olamazsiniz. Eskiden ates icinde yatarken sosyallesmeye calisiyordum, etkinlik kacsin istemiyordum. Bunun telasini sanirim 20lerin ortasinda biraktim. Caresi telas halinden cikmaniz. Zorlamayin. Size recete ile verilmis seyleri yapmak yerine, size haz veren seylerin pesinden kosun. Yemek yapmak hobiniz ise o alanda derinlesin. Ama buna vakit harcarken, ayni zamanda 3 spor dalinda ilerleyemeyebilirsiniz. Bircok alanda ortalama olmayi da kabul edin.
0
buf-e kür
(20.01.22)
"sosyal hayatim cok iyi olsun istiyorum, görüstügüm cesit cesit arkadaslarim olsun istiyorum. Dünyada ne olup bitiyor, gündemi hep takip edeyim. Kültür, sanat, müzik, sinema, spor hepsi hakkinda bir fikrim olsun. Sportif olayim, düzenli bir sekilde bir takim sporuna dahil olayim. Sürekli yeni seyler ögreneyim, podcastler dinleyeyim, faydali youtube kanallari takip edeyim. Her ay en az bir kitap bitireyim. Uykum düzenli olsun, her gece 7-8 saat deliksiz uyuyayim. Disardan hizli ve sagliksiz beslenmeyeyim, evde hep saglikli seyler hazirlayayim istiyorum."

bunları yapmak kısa vadede de keyifli değil mi? sağlık, beslenme bir de sosyalleşme dışındaki şeyleri keyif vermediği için bırakırsanız ot gibi yaşıyor olmazsınız.
0
curious mind
(20.01.22)
mukemmel olmaya calisiyosunuz ve korktugunuz profil olmamak icin biraz zorluyosunuz. ben de cok boyle davrandim biraz isle tatmin olmamaktan da kaynaklaniyor bence. ben isten sonra yorgunluktan ölurken bi seyler de yapmaya calisinca cok daha yoruluykrum zorlama olunca. ama ayda yilda bir yapinca dinlenmis, stres atmis hissediyorum. kisisel bakim disinda arada gundemden uzak kalmak, sosyal olmamak o kadar iyi geldi ki. kendime daha alakasiz bi gundem yapip tek basina takilmak daha guzel hissettirdi. mutfakla arasi olan biri degilim durduk yere butun izin gunumu mutfakta tatli yaparak gecirince guzel oluyor. ne saat kaygim ne yapilacaklae listesi var tek 1 is. veya bi besteyi calmaya calisiyorum butun gun tek amacim bu belki aksam yuruyus market vs. naptin denince evdeyim diyorum hicbi sey yapmiyomus gibi ama saate bakmadan gunu bitirmek, listesiz o kadar guzel ki. vizyonsuzluk hissine kapilmadikca, sıkıştırılmış hizli hayata mola vermek iyi

zaman obsesifligi diyebilir miyiz cok sey yapma istegi? umarim ornekle saptirmamisimdir konuyu.
0
ala09
(20.01.22)
Hayatınız güzel böyle bakılınca. Ben bahsettiklerinizin çoğunu yap(a)mayan, ve işyüküne de anca yetişebilen versiyonuyum :)
O gün dinlenmiş uyanıp, kendime bir-iki kahve yapıp, sevdiğim temel şeyleri yerine getirince mutlu sayıyorum kendimi.
Netflix falan zaten muhteşem şeyler :)

Bence güzel ve biraz "lüks" bir "kısırdöngü", seçenekleri optimize etmek tamamen size bağlı, tadını çıkarın :)
0
dreamnesiac
(21.01.22)
yaşamak sancılı bir süreç; dünya bok gibi bir yer, insan olmak bok gibi bir deneyim. Onca koşuşturma, hedef, tatmin sağlama araçları; hepsi bu bok gibiliği kapatmak için çırpınışlarımız. Bunun farkına vardıkça daha çok çırpınmaya başlıyorsun. O kocaman boşluğu, anlamsızlığı doldurmak için çabalıyorsun ve hiçbir zaman yeterli olmuyor.

Bununla baş edemezsin. Bazı insanlar gözlerini buna kapatıp, belirli şeylere konsantrasyon sağlayıp önlerine bakabiliyor. Bazıları ise durup nefes aldıkları anda o boktanlıkla yüz gelip dehşete kapılıyor, sonrasında ise bundan kaçmak için bir şeylere tutunmaya çalışıyor.

Bunun kurtuluşu yok, ne yaparsan yap huzura eremeyecek, kendi küçük dünyanda kalmakta başarılı olamayacaksın. Bunun tek yolu kendini kandırmayı başarmak, bir şeyleri fark etmemeye, etsen de görmezden gelmeye çalışmak. Şu anda hayatının bu noktasında değilsin, olabilir misin onu da bilemem.

Çaresi var ama reçetesi yok, şunu yap böyle bak şöyle düşün ile olacak iş değil. Belki de ilk adım bunları kabullenmek midir diye düşünüyorum; belki, bir umut..
0
Bruce
(21.01.22)
bu insanların ot gibi yaşadığına nereden kanaat getirdiniz? insanlar andan zevk alıyor olabilir. bir bölüm dizi izler sızar ama huzuru vardur, mutludur, stres yoktur.

sizin ot gibi yaşamayayım diye verdiğiniz çaba sizi diğerlerinden üstün kılmıyor aksine yoruyor.
0
Hallegadola
(21.01.22)
tamamen benim ideal bulduğum yaşam biçimini anlatmışsınız ve işin kötüsü bunların hepsini düşünüp hiçbir şey yapamamak, sonunda yetersiz hissedip hiçbirini isteyemez hale gelmek ile sonuçlandı benim serüvenim. bu sabah bunları düşünürken aklıma Turgut Uyar'ın Terziler Geldiler şiiri geldi: her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...

Madem bunların hepsini yapmak beni hepsinde başarısız kılıyor sadece hayati olanlara odaklanayım dedim sonunda. Yapmam gereken iş ve vücudumun ihtiyacı olan kadar hareket.

Diğer konularda da ben beceremedim ama izlediğim onlarca zaman yönetimi vb. videolarından ve okuduğum kitaplardan çıkardığım sonuç: alışkanlıklar işleri kolaylaştırır. bunun üzerine cumartesi akşamlarını film akşamı olarak belirledim. Haftada bir film izlemek yılda 52 film izlemek demek oluyor. Bu kadar kültür bana yeter. Haftada 2 günü boş zamanlarımı sadece kitap okumaya vererek bu konuda da bir kademe atlayabilirim. tik... Aralara da sosyal aktivite atarsam fena olmaz. Şimdilik bu plan emekleme aşamasında ama şu ruh halimi atlatabilirsem düzene koyabileceğime inanıyorum. Tek bir gün içerisinde her şeye yetişmeye çalışmak beni hepsinde başarısız yapıyor, tek cephede savaşmak gerek.

Şu an düzeninden memnun olduğum tek bir şey var: sağlıklı beslenme. Bu konuda gerçek bir guruyumdur, içlerinde en kolayı bu bence. Buharda haşlanmış sebze ve fırında pişirilmiş tavuk/balık ile besleniyorum sadece. Bir de salata. Bunların hepsi de çok kısa zaman alıyor. Eti al fırın poşetine koy ya da direkt kağıda koyup fırınla, kendi kendine pişsin. Haşlanmış sebze de öyle, yıka ve buharın üstüne bırak, kapağını kapatınca karıştırmaya bile gerek olmuyor. Tik... Bunların yanına bazen salata bazen bulgur pilavı yapıyorum bunlar da yarım saatlik basit yemekler.
0
Mossy
(21.01.22)
Hocam işini hobin haline getirirsen hobine vakit kalmaz. Yani en azından TR koşullarında bu böyle. Ama bence şöyle olması makul. işe yeni giren biri her halukarda adaptasyon sorunu yaşıyor. 3 sene filan dişini sıkarsa, sonra iyi seviyeye geldiğinde hem işinde iyi olur hem de sosyalleşebilir. şimdi burada risk şu: 3 sene dişini sıkan o durumu normalleştiriyor ve ot gibi hayatı sadece iş olan birine dönüşebiliyor. Bu noktada dikkat etmek gerek.
0
lcha
(21.01.22)
bence çok doğru yoldasın, koç burcu falansın heralde. bana sorsan şu an hayalim bu anlattığın hayatı yaşamak fakat tek farkla, yaşarken yaptığım her aktivitede bu beni mutlu etti mi etmedi mi diye sorgulayıp kendime o anda yok ya bunu yapmayayım deme hakkı vererek.

nitekim senin yaşadığının tam tersi bir deneyim yaşadım ve artık hayatta sevmediğim şeyleri yapmayı bırakıyorum dedim, işi bıraktım, arkadaslarımın coguyla gorusmeyı bıraktıgım, sevmedıgım mekanlara gıtmeyı bıraktım. gunun sonunda gittikçe asosyallasan bır hayatım oldu bır senede şu anlattıklarının yarısına enerjim yok gibi hissediyorum ama bir yandan eskisinden mutluyum.

kısacası ne benimki ne seninki dengede olan. ben sevdigim seyleri bulup tek tek eklemeye calısmalıyım, sen de sevmediklerini tek tek çıkarmayı orta yerde buluşuruz
0
kurcalamabozarsin
(22.01.22)
(7)

İngilizce kelime öğrenme

dissendium
Durumumu kısaca açıklayayım. Var olan kelime bilgimin üstüne bol bol BBC okumayla bayağı kelime ekledim. Artık BBC okuyunca bir yazıda belki 2 3 tane bilmediğim kelime çıkıyor. Bazılarında hiç çıkmıyor. Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim. Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde. Be
Durumumu kısaca açıklayayım. Var olan kelime bilgimin üstüne bol bol BBC okumayla bayağı kelime ekledim. Artık BBC okuyunca bir yazıda belki 2 3 tane bilmediğim kelime çıkıyor. Bazılarında hiç çıkmıyor. Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim. Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde. Ben bu durumda kelime öğrenmeye ne şekilde devam edebilirim? Dizi seçenek dışı. Kelimelere, cümlelere odaklanınca diziye odaklanamıyorum. Aklıma iki seçenek geliyor. Sürekli dinleyebileceğim radyo ve kitap. Ama kitabın da basit olmaması lazım. Çok edebî de olmaması lazım. Seviyemi bir adım öteye taşıyacak hangi kitapları önerirsiniz?
0
dissendium
(20.01.22)
Anki veya quizlet tarzı tekrarlı öğrenme metoduna dayanan uygulamalar kullanabilirsiniz.Şahsen Ankiyi,kendi öğrenme kartlarınızı kendiniz oluşturarak, kullanmanızı tavsiye ederim.
0
arenas
(20.01.22)
Tureng Kelime Defteri uygulamasındaki hazır Oxford listelerine bakın
0
kaset
(20.01.22)
@kaset, o şekilde ezber istemiyorum. Yazı içinde öğrenmek istiyorum.
0
🌸dissendium
(20.01.22)
@dissendium Simple Wiki basit kaçar sanırım. En son Sally Rooney kitapları okudum, ona bakabilirsiniz. E-kitap olarak güncel yazarların kitaplarını previewlerine bakarak satın alıyorum.

Psychology Today websitesi düzeyinize uygun olabilir, ben verim alıyorum. Burada bilmediğim kelimeleri Tureng Kelime Defteri’ne ekleyip sonradan çalışıyorum.
0
kaset
(20.01.22)
non fiction kitaplar olabilir şuradakiler gibi www.goodreads.com bilim kurgular da zor olmuyor "the martian" mesela. podcast olarak da şu gerçekten çok güzel www.thisamericanlife.org transkripti de var. bunun çok fazla bölümü var, babysitter ve the ghost in the machine bölümlerini dinledim en son harikaydılar.

ne sevdiğinize bağlı. en iyisi bence ilginizi çeken birkaç kitap belirleyip birkaç paragraf okuyup deneyin. young adult romanlara da bakabilirsiniz. harry potter da iyi olabilir. gerçi baştan anlamasanız da aynı kelimeler tekrar edebiliyor, bir süre sonra da alışılabiliyor. yani birkaç paragraf okumak da o kadar belirleyici olmayabilir. ama çok keyifsiz olacaksa daha basitlere dönülebilir.

non fiction için mesela bunun ilk bikaç sayfasına bakabilirsiniz buradan www.amazon.com
0
curious mind
(20.01.22)
@curious mind, Harry Potter uzun süre önce okudum. Oradan öğrendiğim çok kelime var ama ben güncel yazılar arıyorum daha çok.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸dissendium
(20.01.22)
"Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim"
Bu normal bir sey, (bkz: diminishing returns) madem konumuz ingilizce.

"Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde."
Yani anlatim olarak cok allengirli olmasa da BBC gibi yerlerde kelimeler super duzgun kullanilir, cumleler olmasi gerektigi gibi duru ve yanlissiz kurulur. O yuzden "anlamadigim kelime yok, demek ki gereksiz" diye bakma, illa ki cok faydali olacaktir.

Kitap onerilerine referans olarak New York Times'ta listebasi olan kitaplara bakabilirsin. En populer kitaplar hem cok uyduruk olmaz hem de cok uclarda/agir olmaz. Harry Potter falan okumasi eglenceli olsa bile bir noktadan sonra cok sey katmayabilir. Biyografi veya guncel nonfiction faydali olacaktir.
0
hot potato
(21.01.22)
(4)

İş görüşmesine feedback vermek istiyorum

zannedersem tek eksiginiz bendim
Amerika’nın en büyük kargo firması şuanki çalıştığım sektör farkli ama pozisyonda benzerlikler var diye başvurdum zaten sektör değiştirmek istiyorum.Herneyse iş görüşmesinde departmanda çalışacağım iki insanla yaptım ama birinin tavrın çok kötüydü görüşme biter bitmez inşallah hiçbir insan evladı bu
Amerika’nın en büyük kargo firması şuanki çalıştığım sektör farkli ama pozisyonda benzerlikler var diye başvurdum zaten sektör değiştirmek istiyorum.

Herneyse iş görüşmesinde departmanda çalışacağım iki insanla yaptım ama birinin tavrın çok kötüydü görüşme biter bitmez inşallah hiçbir insan evladı bu kadınla çalışmak zorunda kalmaz dedim içimden.

Koskoca firma diyosun hr bile yoktu görüşmede. Böyle iş bilmezlere kalıyor. Olumsuz mail atmış geri bi feedback vermek istiyorum kadına tavrından dolayı uygun olur mu?

Biliyorum iş dünyasından bunlardan çok var ben tek hamlemle bunu düzeltmem ama bu insanın tavrını şirket ve kendisi bi farkına varsın. Eminim kimse bu şekilde bu kadına dönmemiştir.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(20.01.22)
rahatlatici bir eylem olacaksa da kiminle nerede ne zaman tekrar yollarinizin kesisecegi belli olmaz. o yuzden tercihen yari anonim bir sekilde (mesela hangi pozisyon icin gorustugunu falan belirtip) bir uslerine mail cakilabilir. tabii ne yaptigi da onemli. somurtuyordu, negatifti, cok kritikti falan gibi seyler olmaz bence. daha somut bir sey varsa onlarin ipini tutan kisiye soylemekte bir zarar yok derim.
0
robokot
(20.01.22)
somut bir olay varsa yaz +1
ayrica boyle insanlar hep "ileride kimle karsilasacagin belli olmaz is dunyasinda" sozunden turuyorlar.
ilerisini bosver, sen hakkini savunuyorsun kotu bir sey yapmiyorsun. ileride bu yuzden biri sana bilenip zor duruma sokacaksa da soksun.

sinirli ifadeler kullanmadan yaz yasanani. belki kimse umursamaz ama belki de farkindalik olusur.
0
Kittie
(20.01.22)
normalde ben de "nerede ne zaman tekrar yollarinizin kesisecegi belli olmaz" derdim ama amerikada'ysa (ve sen degilsin sanirim) yardir. nerden kesisecek. ama yukarida soylendigi gibi biraz daha net ve somut olman lazim, buradaki gibi muglak olursan aksine kadin hakli gozukur.
0
hot potato
(20.01.22)
zamanında amerikalı bir firma ile baya görüştüm. skype + 2.skype + yüzyüze görüşme ve test + almanca mülakat olacak şekilde.

alman müdür "herşey uygun bizim şehirden ev bakmaya başla" dedi. ok dedim ama sözleşme olmadan tabii girmedim o işe. 1 hafta sonra amerikadan arayıp "ya bize alman ehliyetli biri lazım kusura bakma" dediler :) senin babanın bıyığına tükürrüm deyip HR müdürüne mail döşedim uygun dille. evraklarımı silin sizinle çalışma hevesim kaçtı vs dedim.

şimdi o firmanın TR temsilcisiyiz. ne zaman amerikaya eğitime gitsem kadın gözünü kaçırıyor utancından:)

özet: döşe, ama saygını yitirmeden.

edit: ha bu arada firmada efsane oldum. kim beni görse "ya seni ehliyetten nası almazlar sdfs mal bunlar" diyo :)
0
KidLazer
(20.01.22)
(9)

Deneyimli yazilimciya hangi ülke?

logisticsmanager
Kuzeni yurtdışına getirme planımız var.Aklina gelen ülkele (daha yeni basliyoruz ne yapariz ederiz konuşmaya);Danimarka, Belçika, İngiltere, Hollanda ve Portekiz (random girismis, güzel vatanimiz fransa yok :( Kariyer olarak; 10 yıldır Türkiye'de yabancı bir yazılım firmasında software architect ve
Kuzeni yurtdışına getirme planımız var.
Aklina gelen ülkele (daha yeni basliyoruz ne yapariz ederiz konuşmaya);
Danimarka, Belçika, İngiltere, Hollanda ve Portekiz (random girismis, güzel vatanimiz fransa yok :(

Kariyer olarak; 10 yıldır Türkiye'de yabancı bir yazılım firmasında software architect ve development technical lead.
Çok anlamıyorum ama bir sürü yazilim ve web dili biliyor işte.
En son londra facebooktan teklif aldıydi ama çocuk var o dönem ailevi sıkıntı vardi gitmedi.
Simdi ülkenin hali dert oldu , esiyle de ayrildi iste tek çocuğunu görmesi lazim.
O yüzden tek gidecek. 37-38 yaşında bir birey

Özelikle yazilimcilar, böyle bir kişiye ve Türkiye zaten iyi kazanan bir kisiye ülke tavsiyeniz olur mu?
Çalıştığı yer sen yurtdışına git gene bize çalış falan da demişti ama zor iş o.
0
logisticsmanager
(19.01.22)
faang teklif almis tecrubeli biri her yerde calisir hangi ulkeye gitmek istedigine karar versin sadece. yani ise gore ulke degil de ulkeye gore is secebilir bence.
0
robokot
(19.01.22)
Portekiz sacma, onun haricinde yukaridaki herhangi bir ulkeye gidebilir. Ulke degil is secmeli, neticede bahsedilen Hollanda ile Belcika arasinda falan onceden secim yapacak kadar bir fark yok.
0
hot potato
(19.01.22)
bence hayat tarzına bağlı, deli doluysa sosyalse eğlenceyi seviyorsa ilk tercih ingiltere ve tabii ki londra. sosyalliğin de eğlencenin de dibine vurur. ikinci tercih hollanda / amsterdam.

yok para yapıcam sessiz sakin bi hayat arayışındayım çok sosyalleşmesem de olur diyosa danimarka ve belçika.

portekiz saçma +1.

kişisel : %60 londra , %40 amsterdam şuan. londrayı öne geçiren unsur multikültürelliği, ing'nin daha sosyal bi devlet olması, ve tabii ki ana dili ingilizce.

hollanda daha stabil, daha güvenli.
0
garavel
(19.01.22)
Kişi öyle sosyal değil. Türkiye genel hayati spor, ev, çocuk. Hobileri falan var ama hiçbir zaman kopayim, egleneyim olmadi.

Çocuk için de iyi bir gelecek mantığı ile düşünüyor. Şimdi olmasa da ileride yanina gelir vs.

O yüzden sakin yer, düzgün kariyer vs eglenmekten daha önemli.
0
🌸logisticsmanager
(19.01.22)
Bence bi US şirketi bulup Portekiz'e gitsin. Remote çalışan yazılımcılar için oturum iznini kolaylaştıran kanunlar çıkardılar yeni, gelirin varsa rahat gidebiliyorsun.

Niye Portekiz? Çünkü havası ve yemekleri güzel, insanları da sosyal (1 portekizli tanıyorum toplamda, ama bi kaç ispanyol arkadaşım var, onlar iyiydi baya:). Bu yaştan sonra Hollanda'ya gidip, evde kendi başına otururken yağmurlu havada ekmek arası peynir kemirmenin bi anlamı yok.

Edit: üstteki cevabı mesajı gönderdikten sonra gördüm. Sosyal biri değilsen çok bi anlamı yok tabi.
0
plutongezegendegilmi
(19.01.22)
Bu deneyime bence de nerede isterse orada yaşar +1
Gelecek fikri (çocuklar) + refah vs hem en optimumu hem en ideali danimarka tabiiki, sonra ingiltere.
Lig alçaltacaksa sırasıyla belçika ve hollanda diyorum.

Portekiz, ispanya falan yaşamak için dünyanın en güzel yerleri, insanın ömrü uzar. Ama çocuk var :/ ayrıca yaşamaya değil bir süre daha “çalışmaya” gidecek. Yani UK’den sterlin maaş alıp portekizde yaşama seçeneği bile çocukları düşününce anlamını yitiriyor.
0
rewlack
(19.01.22)
Yaşamak açısından yazıyorum Belçika’da sıkılabilir. Danimarka gibi Kuzey ülkelerinin kültürlerine hemen alışması zor olabilir. İngiltere ve Amsterdam dil açısından çok avantajlı, evde zaman geçirse bile illa sosyalleşecek. Hollanda’da herkes İngilizce konuşuyor. Mümkünse 3 günlük kısa geziler yapabilir bu ülkelere
0
kaset
(19.01.22)
Hollanda’da vergi avantajı da var. Ve bir sure çalışıp mavi kartını aldıktan sonra istediği yere yerleşebiliyor kafasına göre.
0
kaptankedi
(19.01.22)
Hollanda ve vergi avantaji diyorum. Yani kaptankedi +1
0
kuehles blondes
(20.01.22)
(14)

hangisini seçerdiniz? (yemek masa takımı)

filteria
merhabalar, linklerdeki takımlardan hangisini tercih ederdiniz? ve diğerini neden etmeezdiniz? teşekkürler. https://www.vivense.com/woodesk-beril-masif-tik-renk-sandalyeli-masa-takimi-140x70-modeli.htmlhttps://www.vivense.com/palace-masa-takimi-krem-modeli.html
merhabalar,

linklerdeki takımlardan hangisini tercih ederdiniz?
ve diğerini neden etmeezdiniz?

teşekkürler.

www.vivense.com

www.vivense.com
0
filteria
(19.01.22)
1'i seçerim. Cam masa sevmem.
0
dissendium
(19.01.22)
1

diğeri de güzel ama onu temizlemek dert. nemli bezle silince leke kalır, kurulaman lazım falan.
0
himmet dayi
(19.01.22)
1. daha iyi.
Camın kullanımı çok zor. Çok güzel de değil.
0
heritage
(19.01.22)
1
0
floydian
(19.01.22)
Kesinlikle 1.

O cam kırılır, hiç olmadı taşınırken kırılır. kırılmasa da silersin silerin tertemiz olmaz, uyuz eder.
0
antihero
(19.01.22)
Birincisi güzel.

1. link o siyah renk tonuyla biraz daha ağırbaşlı bir ortam sağlıyor.

2. linkteki ise itici tasarıma sahip.
0
Erva
(19.01.22)
Camın yukarıda yazılan dezavantajlarına ek olarak iskeletinde oyuk desen var, masayla ayakların arasında boşluk var, hep toz tutar oralar.

1 daha güzel hem.
0
kobuzchu kiz
(19.01.22)
beyaz olan sandalyeler cok sekilsiz. ktuk gibi. o yuzden 1 olan daha masa ve sandalye gibi
0
exlibris
(19.01.22)
illa ki birini secmem gerekiyorsa 1 diyorum. ozellikle 2 cok 'trendy' bir tasarim. 5 sene icinde asiri demode olmasi kacinilmaz.
0
hot potato
(19.01.22)
@herkes:

ben de 1'ciydim zaten de kafamı karıştırdılar.
yalnız diğerinin ne temizliği ne de kırılganlığı aklıma gelmemişti.
cidden üzerine 20 santimden kupa düşürsem çat diye kırılabilir.
tereddüt kalmadı şimdi. teşekkürler.
0
🌸filteria
(19.01.22)
@filteria

o cam muhtemelen 8 ya da 10 mm kalınlığında temperli camdır. o cam bırak kupa düşürmeyi, üstüne çıksan kırılmaz. temperli camın kırılması için yan duvarından çekiçle vurmak gerekiyor. üst yüzeyinden darbe ile kırılması imkansıza yakın.
0
himmet dayi
(19.01.22)
1’deki masa ile başka sandalyeler seçerdim. Youtube daire kanalından fikir alabilirsiniz.
0
kaset
(19.01.22)
1’i seçerdim çünkü 2 biraz göz yorucu ve sandalyelerinin biçimi hoşuma gitmedi pek.
0
ms brownstone
(20.01.22)
2'yi bilmiyorum ama robot süpürgeniz varsa ya da almayı düşünüyorsanız 1'in ayaklarına takılır.
0
nonik
(20.01.22)
(6)

Yıllık izinde ne yapayım

Filinta61
Haftaya 7 gün izin verildi. Kışı ortası ne yapayım. Bir yerlere gidip gezmek istiyorum ama memleket dogu karadeniz gidis zorlayacak gibi. Bolu filan korkutuyorAdanaya gideyim dedim adana mersin antep yemek turu atayim. Oraya da kar yagmis.Araba var. Lokasyon istanbul. Karsız kışsız gezme yeri nere
Haftaya 7 gün izin verildi. Kışı ortası ne yapayım. Bir yerlere gidip gezmek istiyorum ama memleket dogu karadeniz gidis zorlayacak gibi. Bolu filan korkutuyor

Adanaya gideyim dedim adana mersin antep yemek turu atayim. Oraya da kar yagmis.

Araba var. Lokasyon istanbul. Karsız kışsız gezme yeri nere olur.

Yoksa benzin pahalı herşey pahalı otur evinde be yaa mı dersiniz.
0
Filinta61
(19.01.22)
Kar yüzünden şu anda Konya Ereğli'de kalmış biri olarak söylüyorum;
Otur evinde be yaa
0
etna
(19.01.22)
"Adanaya gideyim dedim adana mersin antep yemek turu atayim. Oraya da kar yagmis."

Adana Mersin'de kar sozkonusu degil, azicik kar yagan yer bir tek Antep.
0
hot potato
(19.01.22)
Kesinlikle evde oturmazdım. Ama arabayla da çıkmazdım. Çünkü sonra bu 7 günün benden küfür yeme ihtimali doğardı :D

Bir gün vapurla simitli çaylı boğazda takılırdım ben olsam işe gidiyomuş gibi ama tamamen troll. :D sonra haritadan bir kafe seçilip orayı deneyimlemeye gidilebilir. Yada ilk konsere bilet alıp gidilebilir. En son tiyatroya ne zaman gidilmiş olunabilir? Bazı İBB Müze yerlerinde sanat gösterileri/galeriler vs oluyor gösterimlerine bakılabilir. Cep telefonu iyiyse yada kamera varsa fotoğraf çekmek için istanbul'da görülmemiş yerlere gidilebilir. Balık ekmak tadılmadıysa iyi bir çilingir konuşması anı'sı edinilebilir. Udemy'den eğitim alınır o bitirilebilir. Ikea'ya gidilip "ne zımbırtılar varmış" diye çıkılır, çıkıştaki zararlı fast-food büfe'den uzak durularak tabi. Teknoloji marketler gezilebilir. Ev varsa onun eksiğiyle, boyasıyla vs ilgilenilebilir. Günübirlik turlarla biraz İstanbul'dan uzaklaşılabilir.

Daha da türetirdim ama 7 gün bunlara yetmeyecektir nasılsa :)
0
baldan kaymak
(19.01.22)
2-3 hafta once 2-3 gunluk longosphere'e gittik gayet iyiydi.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(19.01.22)
Ben olsam kar tatili yapardım. Türkiyede bu karı bi daha bulamazsın. Tam kayak/snowboard öğrenmelik pistler. Düşsende acıtmaz vs.
0
zimbirik
(19.01.22)
Trenle eskisehir/ankara vs gezebilirsiniz. Illa arabayla bir yere gitmek zorunda degilsiniz.
0
kuehles blondes
(19.01.22)
(2)

alnımın ortasında çıkamayan sivilcemsi şey

Efoody
tam alnımın ortasında neredeyse iki haftadır sivilce deseniz sivilce olmayan siyah nokta deseniz siyah nokta olmayan bir gariplik söz konusu. er kişi halimle de pek anlamıyorum ne yaparım. elde bir pudra bir nemlendirici krem var. ikisi de fayda etmedi anlayabileceğiniz üzere.bu dertten en hızlı ve
tam alnımın ortasında neredeyse iki haftadır sivilce deseniz sivilce olmayan siyah nokta deseniz siyah nokta olmayan bir gariplik söz konusu. er kişi halimle de pek anlamıyorum ne yaparım. elde bir pudra bir nemlendirici krem var. ikisi de fayda etmedi anlayabileceğiniz üzere.
bu dertten en hızlı ve sorunsuz nasıl kurtulabilirim?
0
Efoody
(19.01.22)
En hizli sonucu buyuk ihtimalle hic ellemeseniz alirsiniz.
0
hot potato
(19.01.22)
eczacıyım. ilk etapta enfeksiyon olma ihtimaline karşı bir kaç gün terramycin deri merhemi sürün. enfekte olduysa tedavi edecektir, yok geçmediyse neye dönüşeceği 2-3 güne kendini belli eder, ilacı bırakır başka çare bakarsınız.

tabii ki en mantıklı seçenek, hemen bir hekime görünmek. yukarıda yazdığım en mantıklı ikinci seçenek. geçmiş olsun.
0
theselfish
(19.01.22)
(11)

barınma sorununa dünya'da getirilen çözüm önerileri neler?

avatar is back
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliy
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.

peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliyor? ne öneriliyor? bir aralar fast installation house dalgası vardı. hatta kuzey ülkelerin bazılarında baya 3-4 katlı 70-80m2 evler falan yapılmıştı ama sonra depremdi yangındı sağlamlıktı derken yattı o mesela.

binlerce yıldır süre gelen bu barınma problemi böyle devam edecek mi? gıdayı beslenmeyi ulaşımı giyinmeyi çok kolaylaştırdık ve neredeyse beleşe yapar olduk tarihe bakınca. ama barınmada geride kaldık gibi. nedir çözüm önerileri? özellikle teknoloji şirketlerinin falan bazen oluyordu önerileri falan
0
avatar is back
(18.01.22)
Büyük oranda bireysel seçimlerin sonucunda ortaya çıkan bir sorun bu. Örneğin İstanbul'da sadece yaşamış olmak için yaşıyor millet. Aynı gelirle başka bir şehirde çok daha kaliteli yaşanabilir. 1950'lerin İstanbul'unda değiliz. O dönemdeki yaşam kalitesini başka yerde aramak gerek.

Ayrıca devletler nufus planması politikaları izlemeli. 3-4 çocuk günümüz için çok fazla. Bu doğan çocuklar birçok şeyden mahrum kalacaklar.
0
antropolog
(18.01.22)
@antropolog; planlamadan ve diğer durumlardan ziyade teknik çözümleri merak ediyorum aslında.
0
🌸avatar is back
(18.01.22)
Çin, Hong Kong bu soruna şöyle çözüm bulmuş.

www.boredpanda.com

Benim gözlemim eski insanlar daha insanca bir dünya hayal etmiş, tasarlamış. Her eve güneş girsin deyip bir sürü cam yapmışlar, balkon yapmışlar. Herkesin kendi bahçesi olsun deyip her eve bahçe koymuşlar. Bir de bahçesini ağaçlandırmışlar.

İnsanca olmayan şey ise insanları güneş görmeyen, bahçesi olmayan, ağaç bile olmayan yerlere tıkmak. Buna ne kadar çözüm denir, orası tartışmaya açık.
0
dissendium
(18.01.22)
Ev yaparak çözmeye kalksan bu sefer göç durmadan devam eder. Bu sefer de trafik sorunu başlar. Tarihi doku varsa yok olur gider. Her taraf beton olur.

Barınma sorunu dünyanın her yerinde yok bunu kabul etmek gerek. Bazı bölgelerde çok masraflı.
0
antropolog
(18.01.22)
Avrupa'daki sorun daha ziyade yogun conservation kaynakli. Yani teknik cozumluk, innovasyonluk bir yani yok zira sorun para olmamasi kaynakli degil. Sehirlerin disa dogru yayilmasini, doga ve tarim alanlarinin azalmasini istemiyorlar. Gene halihazirdaki sehir merkezlerinde de eski binalarin yikilip daha cok katli yeni kulelerin dikilmesinin onunde engeller var, sehrin atmosferini ve kimligini korumak adina.
0
hot potato
(18.01.22)
"Çözüm" gerçekten aranıyor mu, ya da bu bir problem olarak görülüyor mu? Mesela Birleşik Krallık, Londra daha fazla büyüsün istemiyor. Ülkenin diğer şehirlerine bakarak orantısızca fazla nüfusu var, bu yüzden farklı büyük şehirlerin nüfus/iş çekmek için teşvik programları var. Yine Fransa'da Paris daha fazla büyüsün istenmiyor.

Almanya görece nüfusunu homojen dağıtabilmiş bir yer, en çok Berlin'de barınma sıkıntısı görülüyor. Emin olmamakla birlikte, orada da nüfus artsın istenmiyor diye hatırlıyorum.

Silikon vadisi civarında barınma korkunç bir sorun olduğundan, bazı şirketler barınmanın sorun olmadığı eyaletlere doğru akın ediyorlar.

20 -30 milyonluk metropolleri sanıyorum sadece Çin benimsedi, yine bu başlık altında gösterildiği gibi distopik toplu konutlar yapıyorlar ama hava kirliliği gibi çözülemeyen bazı problemleri var.

Bu şartlar altında sorunuzu yeniden alabilir miyim? :)
0
kaptankedi
(18.01.22)
sosyalizm.

Bunu ilk dile getirenlerden biri de bizzat Engels. Konut Sorunu adlı kitabı var 1872 İngiltere'sindeki konut sorununu anlatan. Bunu okursanız 1872'den 2022'ye hiçbir şeyin değişmediğini, çıldırtıcı derecede aynı olduğunu görebilirsiniz.

Bugün vikipedi'ye göre sovyetlerin üzerinden 30-32 yıl geçmesine rağmen en yüksek ev sahipliği oranları listesinde eski sovyet ülkeleri hep tepelerde. tr.wikipedia.org
0
patronaj1
(18.01.22)
Sabaha herkes şehir merkezinde yaşamasıncılar gelir ama sosyal konut kavramını araştırabilirsiniz.
0
gmzo
(19.01.22)
Bu söyleyeceğim bir veri ya da verilere dayanmıyor ancak bu istihdam, çalışma alanları ile olduğu kadar medyanin oluşturduğu algılar ile de ilgili diye düşünüyorum.

Mesela akşam haberlerini açın. Kanal farketmeksizin İstanbul + meclis/siyaset tahakkümü var. Yani İstanbul da yasiyormus kadar İstanbul'da olan biteni de sorunlarını da biliyor gibi hissediyorum. Sanki ülke oradan ibaret. Yerel, bölgesel kanallara geçtiğinizde de o bölgedeki merkezler domine ediyor. Mesela yaşadığım yer olan İzmir'deki her şey, bütün kayda değer olaylar sanki Alsancak konak civarında oluyor gibi. Halbuki haber yaptıkları şeylerin benzerleri (mademki haber değeri var) diğer ilçelerde de oluyor. ​


Yani bana kalırsa bu "merkez orası" algısını percinliyor ve hem para harcamaya gidilecek yerler (mal veya hizmet alımı olan her şeyi dahil edebilirsiniz) hem de yatırım yapılacak yer orasidir şeklinde bir onyargi oluşturuyor.

Sonucunda da birçok insanın sebepsizce oraya yerleşmek ya da orada olmayı istemesi geliyor doğal olarak.

İş seçeneği daha fazla olması vb. durumlar da var. Ya da kasaba algısı ve baskısından yılmak ve çıkmak/kaçmak istemek.

Neyse sözün özü, benim çözüm önerim haber ajanslarinin yarattığı bu algıya bir sekilde müdahale edilmesi. Artık şube mi açarlar naparlar Afyon'a Giresun'a da yer versinler. Aynı şekilde mesela İzmir için Alsancak kadar menemen e de deginilsin.

Bu kadarı sorunuza cevap olmuş mudur emin değilim, ancak postfordizm ve fordizm ile mimari ilişkisine dair de okuyabilirsiniz derim bulduklarinizi, bu anahtar kelimeleri kullanarak.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
barinma problemi kotuleserek artacak, metropollerde tutunmak git gide zorlasacak.

devlet buyuk binalar satin aliyor ya da yaptiriyor. sonra daireleri ihtiyac sahiplerine uygun fiyata kiraliyor. sen basvurup listeye adini yazdiriyorsun, boyle bir formu arkadas icin doldurdum. banka hesap dokumlerinden arabanin markasina kadar veriyorsun. kac cocugun var, cocuklar nerede okuyor vs. Sonra sana gore bir yer buluyorlar ama bulmalari birkac sene surebiliyor. normalde o sehirde 2 oda bir daire $1200'e kiralaniyorsa sen 500-600 verip oturuyorsun. binalar le$ tabii cogunlukla soylemeye gerek yok.
0
cooperr
(19.01.22)
encokbenisevinnolur +1

Türkiye sanki istanbul'dan ibaret gibi. Oysa ki yaşam kalitesi yerlerde. Kasaba baskısı istanbul varoşlarında taşradan daha çok mesela. Gelen rahat etmek için geliyor ama başını sokacak yer bulamıyor. Her imkan istanbul'da deniliyor ama her şey paraya dayalı. 8-10 bin lira kazanan biri ancak her şeye uzaktan bakar, o imkanları izleyip sinir stres olur.
0
garylineker
(19.01.22)
(4)

Çamaşırları ütülü çıkaran kurutma Makinesi

tum haklari saklidir
Reklamları dönüyordu ama hangi markanın var acaba böyle makinesi?
Reklamları dönüyordu ama hangi markanın var acaba böyle makinesi?
0
tum haklari saklidir
(18.01.22)
kurutma makineleri zaten öyle yapar. o reklam çamaşır/kurutma hibrit makine reklamıydı.
0
malheiros
(18.01.22)
kurutma işi bittikten sonra bekletmeden hemen çıkartınca jilet gibi olmasa da çoğu kıyafette ütü ihtiyacı olmuyor.
0
himmet dayi
(18.01.22)
reklamlari gormedim ama tum kurutma makineleri oyle yapar +1. Anahtar nokta makineyi az doldurmak, dusundugunden cok daha az camasir koymak (atiyorum kurutma makinesinin buyuklugune gore max 5 gomlek)
0
hot potato
(18.01.22)
Bekonun var
0
primetime
(18.01.22)
(11)

Köpek bana havladı

vatanperver
Sabah kahvaltı için ekmek olmadığını farkedince fırına koştum. Zaten yeni uyanmışım kafam dalgın. Ben koşarken kedi kadar ufacık bir köpek benim önüme atlayıp havlamaya başladı, ödüm patladı bir anda. İpi falan yok. Sahibi kadın da "ponçik oğlum ayıp yapma" falan dedi. Sabah sabah adrenalinle doldum
Sabah kahvaltı için ekmek olmadığını farkedince fırına koştum. Zaten yeni uyanmışım kafam dalgın. Ben koşarken kedi kadar ufacık bir köpek benim önüme atlayıp havlamaya başladı, ödüm patladı bir anda. İpi falan yok. Sahibi kadın da "ponçik oğlum ayıp yapma" falan dedi. Sabah sabah adrenalinle doldum, o heyecanım geçmedi bir türlü, sinir oldum.

Konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

A. Olur öyle şeyler arada, takma kafana
B. En azından ip takıp köpeği öyle gezdirmesi gerekirdi
C. Diğer
0
vatanperver
(18.01.22)
Sahibine kızıp, bağırsaydın. Tasmayla dolaştırsınlar. Ponçik olduğunu nerden bilelim. Bir ısırsa dikiş falan atmaları bile gerekebilir.
0
sevilen progressive türkücü
(18.01.22)
A ve B

Kafaya takılacak bir şey değil alttan alınabilir bir durum.

Yasal olarak sanırım zaten tasmalı olması da gerekiyordu hayvanın tam emin değilim.

Yanıt yazdığım en güzel başlık olabilir bu bu arada :D
0
hedep
(18.01.22)
Eğer köpek normalde hiç yapmiyorsa; olabilir. Köpekler de insanlar gibi. Ama yasal olarak tasmasiz gezdirilebilir dışında olduysa kişinin hatası dünyanın en güzel köpeği de olsa.

Yok köpek normalde boyleyse; sahibinin salakligi.

Reaktif köpek sahibi biri olarak; köpeğim insanlara havliyor üzerinde çalışıyoruz. Ama köpeğimi asla tasmasiz gezdirmem.

Köpek havlayabilir yani hayat. Herkes köpek sevmek ya da korkmamak zorunda değil.
0
logisticsmanager
(18.01.22)
Köpek sizi ısırsaydı bile sahibinn gözünde yine de ponçik kalacaktı, belki sizi bile suçlardı. Daha büyük olsa ısırırabilirdi de. B diyorum.
0
izza
(18.01.22)
b asikar. cevreye rahatsizligi bir yana, kopegin selameti icin de b.
0
ateistanbul
(18.01.22)
A

Köpeğin sahibi ben olsam "kusura bakmayın sizi de korkuttuk" derdim.
0
pispinti
(18.01.22)
D şıkkı .
Ponçik kadar bir köpeğin havlamasına verdiğin o andaki korkuyu başkaları gördü. Belli de asıl sorun budur.
0
Erva
(18.01.22)
Genelde ufak kopekler daha agresif olur, normal yani.
0
hot potato
(18.01.22)
Belki seni koşarken görünce hareketlenmiştir, öncesinde uslu uslu yatıyordur… sinir olacak kadar takma bence
0
her giriste sifresini unutan adam
(18.01.22)
Hem A Hem B bence
0
psmstc
(18.01.22)
küçük köpeklerin geneli ota boka her önüne gelene havlar ve saldırır. aşırı derecede şımarık oldukları için agresifler. burada A diyorum kafana takma.

ama B konusunda sonuna kadar haklısın. köpeğin boyutu ne olursa olsun tasmalı gezmek zorunda. ısırması durumunda sahibi tamamen suçlu.
0
unique hint kumasi
(18.01.22)
(9)

instada eski sevgiliyi takipten çıkarıyor musunuz? neden?

baldan kaymak
sb.
sb.
0
baldan kaymak
(17.01.22)
Nasıl ayrıldığına bağlı. Benim eskilerden sadece bitanesi duruyor, diğerleri kendi çıkartmıştı.

Ben öyle günlük hayatımı kendimi paylaşmadığım için bana fark etmiyor takip edip etmemesi, benim de onunkini görmem bana etki etmez çok derbeder bir ayrılık değilse. O yüzden ben kimseyi çıkartmadım şu ana kadar ama durumuna göre yapılabilir.
0
Bruce
(17.01.22)
Hayatindan cikan biri sosyal medyada olmamasi daha iyi hesabim konfor alanim oldugu icin o gerginligi istemem. bu sefer ustune alinir veya bazi seyleri mesaj algilar falan ceya sen oyle zannedebilirsin sadece insta degil twitter da gecerli
0
ala09
(17.01.22)
Ayrılırken saygımı yitirdiğim için birini çıkarmıştım. Onun dışında umursamam. Çok paylaşım yapan biri de değilim zaten.
0
asteriks
(17.01.22)
Çıkarıyorum, bazıları da beni çıkarıyor. Benim sebebim, hatırlamak istememem.
0
barguzhale
(17.01.22)
evet. üzülmemek, devam edebilmek için.
0
gabe h coud
(17.01.22)
takipten cikarmadim ama mute ettim hem postlari hem storyleri.
0
hot potato
(17.01.22)
E tabii ki. Son ex'imi çıkardım mı? Hayır çünkü gerçekten arkadaş kaldık konuşuyoruz günlük. İlişki olmadı ama en yakın arkadaşım herkesten çok tanıyor beni. Ondan öncekilerde konuşmadıklarımı anında sildim, konuştuklarım durdu yine.

Genel olarak biriyle 6 ay hiç konuşmamışsam instagramımdan uçuruyorum. Öneririm.
0
aguen
(17.01.22)
Bundan 20 yıl önce sevgiliden ayrıldığında eğer okuldan iş yerinden veya mahalleden falan değilse komple hayatından çıkıyor gidiyordu, şimdi böyle değil. bence olması gereken bir kişi hayatınızdan çıktıysa her yerinden çıkmalı. tıpkı sizin hayatınıza hiç girmemiş 80 milyon kişiden biri olmalı ki siz devam edebilesiniz.
0
selam
(18.01.22)
ben o çıkarmadıkça çıkarmıyorum.

ama genelde hemen olmasa da bir süre sonra takipten çıkıyorlar, ben de aynı şekilde çıkarıyorum.

numarası da aynı şekilde. o silmeden silmem.
0
jelly bear
(21.01.22)
(18)

Sağlıklı beslenme kaygınız var mı? Yüzde kaç sağlıklı besleniyorsunuzdur?

ms brownstone
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
0
ms brownstone
(17.01.22)
hiç bu tarz kaygılarım yok, 43 kiloyum.
0
rose parks
(17.01.22)
Var.

Yuzde 55 60 gibi
0
floydian
(17.01.22)
Evet bu kaygıyı taşıyorum. Yüzde seksen uyduğumu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kaygim var ama tembelim. %15 diyorum.
0
hot potato
(17.01.22)
Kaygım yok, %70-80
0
gabe h coud
(17.01.22)
kesinlikle var. kendi yaptığım ev yemeği olmak zorunda illa. dışarıdan söyleyince uyku düzenimden tut cildim bile bozuluyor.

tatlı dışında %80 sağlıklı besleniyorumdur. kendime söz verdim, ayda yılda bir evde yaptığım sütlaç dışında tatlıyı da keseceğim artık.
0
adse
(17.01.22)
Kaygım var hatta takıntı seviyesinde. %80-90 sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Dışarda yemek ve paketli gıdalar minimum seviyede. Canım tatlı isterse sağlıklı bir tarif bulmaya çalışıyorum. Şu an evden çalıştığım için buna uymak kolay ama işe gidince zor oluyor.
0
jazzabel
(17.01.22)
Valla hiç öyle bir kaygım yok. Yediğim sağlıklı şeyleri hep kazara yiyorum sanırım. Yani atıyorum 3-4 lahmacun yiyorsam lahmacun içine kattığım yeşillik falan sağlıklı sayılır herhalde anca. O yüzden benim yüzdem 20 falandır herhalde.
0
j r r tolkien hayrani
(17.01.22)
Yemek seçerim. Ispanak, pırasa falan yemem. Ama dikkat ediyorum. Gidip kekin üstüne çikolata yemem. Bir cips yediysem sonra bir hafta yemem. Kola içtiysem iki bardağı geçmem. Ben bu şekilde sınırlamayla kontrol ediyorum.
0
dissendium
(17.01.22)
Maaşımın çoğunu organik ürünlere ve vitamin takviyelerine verdiğim için %80 diyebilirim ancak sağlıklı beslenme kaygısından çok pahalılığın artacağından ve sağlıklı ürün alamayacağımdan kaynaklı bir kaygı mevcut.
0
BuddyGuy
(17.01.22)
Günlük aldığım kaloriye ve aldığım besindeki protein, karbonhidrat, yağ dengesine dikkat ediyorum.
Yıllardır şeker ve şekerli bir besin, dolayısıyla paketli gıda tüketmiyorum.
Günde en az 2 litre su (sıvılar hariç) tüketiyorum.
Her gün mutlaka farklı bir sebze (Çiğ ya da haşlanmış) tüketiyorum.
Kendi ekmeğimi, zeytinimi, peynirimi, yoğurdumu, şarabımı, cider ımı kendim yapıyorum.

Yüzde hesabı nasıl yapılır bilemediğim için cevaplayamayacağım.

Beslenmeyle alakasız gerçi de iyi de spor yaparım.
0
Mirket
(17.01.22)
Yok. Sevdiğim şeylerden sağlıklı olanlar sayesinde yüzde 10u tutturuyorumdur herhalde yani umarım:)
0
asteriks
(17.01.22)
Canımın çektiği şeyi ne olursa olsun tüketecek kadar sağlıklı besleniyorum. Sağlıklı beslenmek uğruna anlık isteğimi yadsıyacak kadar sevmiyorum bu hayatı.
0
Bruce
(17.01.22)
benim de var, şöyle var. evde abur cubur, kolay şeker tutmuyoruz. gereksiz kalori almıyoruz (hani açlık ve stres anında bi gofret yiyeyim dersin ya o), gereksiz alkol kullanımımız yok sadece sosyal okazyonlarda kullanıyoruz. dengeli beslenmeye çalışıyoruz (evde pişecek şekilde arada bi sebze, çoğunlukla tavuk, et) kahvaltı dışında ekmek yemiyoruz. tabii ki sağlıksız beslendiğimiz, hamburger baklava vs yediğimiz oluyor ama sık sık ve dandik yemektense seyrek ama kaliteli yiyoruz mutlaka, yediğimize değiyor yani.
0
roket adam
(17.01.22)
kızartma ve rafine şekerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. yemeklerimi evde kendim yapmaya çalışıyorum, dışarıda yiyeceksem sağlıklı şeyler seçemeye özen gösteriyorum.

yemeklerde zeytinyağı kullanıyorum.

bazı dönemler tatlıya karşı zaafım oluşuyor, kontrollü bir şekilde yemeye çalışıyorum sonra geçiyor.

asitli içecekler on yıldan fazladır hayatımda yok.

bu şekilde idare etmeye çalışıyorum, iyi beslendiğimde iyi hissediyorum ama yemek yemeyi de çok seviyorum:) denge kurmaya çalışarak devam ediyorum diyebilirim.

bir de haftanın üç günü direnç antremanı yapıyorum, bu hayat kalitemi baya yükseltti.
0
elma
(17.01.22)
Midem her şeyi kaldırmadığı için dikkat ediyorum.

Şeker, tuz, ekmek, paketli gıdalar, katı yağ ,yağlı gıdalar minimumda yiyorum.

Bakliyat,yumurta,peynir,tavuk tüketmeye çalışıyorum
Meyve ve sebzeye ilaveten yulaf, kinoa , börülce tüketiyorum
Kuru kayısı ceviz kuru üzüm enerjim düştüğünde yiyorum
Kahvemi çayımı sade içiyorum

Canım çok tatlı isterse ki senede 2-3 supangle tercih ediyorum.

Tek sorun yeni tarifler bulamıyorum ve bazı tarifler yavan olduğu için en ufak lezzet verici bir sos-krema-baharat filan eklemek maliyeti arttırıyor.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.22)
sağlıklı beslenme çok geniş bir kavram ülkemizde.
Sadece "Fit" gıdalar tüketen de sağlıklı yiyorum diyor.
Organik beslenen de...
Karatay diyeti uygulayan da.
Kendince tuhaf diyet rituelleri uygulayanlar da sağlıklı yediğine inanıyor.

Sağlıklı beslenmeden benim anladığım katkısız (bu şartlar altında düşük katkılı), gıda ürünleriyle dengeli ve düzenli yemek (akdeniz diyetine yakınım diyelim)

Ama maalesef ülkemizde marketten alınan ürünlerin birçoğu bu tanıma uymuyor. Tamam dengeli beslenmek mümkün bir şekilde. Ama tükettiğimiz ürünler sorun.

Tohumlara güvenemiyorum, et ürünlerine güvenemiyorum çünkü hayvan nasıl yemleniyor, nasıl ilaçlanıyor bilmiyoruz.

Gıdalara eklenen birçok renk ve katkı maddesi bir şekilde "sağlığa olumsuz bir etkisi kanıtlanmamıştır" denerek yırtıyor.

Ne yazık ki doğal gıdaya ulaşmak hem çok maliyetli, hem de çok eforlu. Çünkü her ürünü Türkiye'nin dört bir yanından almak ve bunu düzenli bir şekilde almak dert.
Sırf bu iş için bir ekibinizin olması lazım.
0
anten
(18.01.22)
Üniversiteye başladığım dönem sağlıklı beslenmeyle ilgili neyin ne olduğunu öğrenmeye başladım, fakat sağlıklı yemeklerin üstüne ek olarak dışarıdan aperatif söylerdim, kilo sorunum hiç olmadı ama yağ oranım biraz yüksekti, hep rahatsız oldum bu durumdan.

Üniversite sonrası yemek yapma konusunda çok iyi noktaya geldim, nadir yediğim abur cubur ve dışarıdan yemeleri özel günler haricinde bıraktım.

Artık her gün evde spor yapıyorum, beslenmeyle ilgili son gelişmeleri takip edip vücuduma iyi gelen rutinleri oluşturuyorum.

Nadiren dışarı çıktığımda burger, pizza gibi kaçamaklar yapıyorum. Hayatım bu sayede kökünden değişti, çok iyi hissediyorum. %95 diyebilirim.
0
hadi ya la
(18.01.22)
(3)

topallayan kedi videosu ariyorum twitter

ala09
dun gordum yabanci bi hesapti ama kaybettim sonra. kedi disarda topalliyor gibi yururken eve adimi attigi anda normal yurumeye basliyor bilen varsa lutfen cok onemli...
dun gordum yabanci bi hesapti ama kaybettim sonra. kedi disarda topalliyor gibi yururken eve adimi attigi anda normal yurumeye basliyor bilen varsa lutfen cok onemli...
0
ala09
(17.01.22)
hot potato
(17.01.22)
@hot potata cok tskler ama bu degilmis :(
karsidan cekilen bi video
0
🌸ala09
(17.01.22)
anatomik
(17.01.22)
(2)

Doğru Kalori Hesabı için Akıllı Saat?

materyalist imam
Selamlar,Bisiklet sürerken o gün içerisinde yaktığım kaloriyi hesaplayabilmek istiyorum, ucuz yollu 1 akıllı saat işimi görür mü?İstediğim şey şu: teldeki uygulamadan aktiviteyi bisiklet olarak seçeyim ve toplam yaptığım km, aktivite boyuncaki nabız ve boy/yaş/kilo gibi parametrelere göre bana gün g
Selamlar,

Bisiklet sürerken o gün içerisinde yaktığım kaloriyi hesaplayabilmek istiyorum, ucuz yollu 1 akıllı saat işimi görür mü?

İstediğim şey şu: teldeki uygulamadan aktiviteyi bisiklet olarak seçeyim ve toplam yaptığım km, aktivite boyuncaki nabız ve boy/yaş/kilo gibi parametrelere göre bana gün gün şu kadar kalori harcadın hesabı tutsun
0
materyalist imam
(16.01.22)
Ucuz yollu olsun dersen amazfit neo’yu oneririm. Bahsettigin tum verileri sagliyor. Ancak daha iyi bir sey olsun dersen yine amazfit’in ust modellerine bak. Amazfit bu konuda rakipsiz.
0
halitkin
(17.01.22)
Ucuz degil ama apple watch diyorum iphone varsa (bende yok)
0
hot potato
(17.01.22)
(6)

ipad vs ipad air

nundu
Çoğunlukla akademik amaçla kullanmak üzere ipad almayı düşünüyorum. İşte textbook veya paper okumak, maillere bakmak, wordde basit işleri halletmek vs gibi düşüncelerim var.Halihazırda memnun olduğum bi laptop ve telefonum var yani bunların yaptığı işleri yapması (oyun, video izleme vs) gerekmiyor s
Çoğunlukla akademik amaçla kullanmak üzere ipad almayı düşünüyorum. İşte textbook veya paper okumak, maillere bakmak, wordde basit işleri halletmek vs gibi düşüncelerim var.

Halihazırda memnun olduğum bi laptop ve telefonum var yani bunların yaptığı işleri yapması (oyun, video izleme vs) gerekmiyor sadece taşınabilir ve telefondan büyük ekranlı olarak idealleştirmek istiyorum bu eylemleri. Özellikle okumaları telefondan ya da laptoptan yapmak çok yorucu.

Eğitim indirimiyle alırım diye düşünüyorum, ipad ve ipad air arasında kaldım. Air daha şık, ekranı daha güzel vs avantajları var ama genel olarak fiyat farkına değecek bi farkı var mı?
0
nundu
(15.01.22)
Fiyat farkına değecek fark var air gerçekten acaip güzel bir alet, düz ipad'ın dehşet performans konusunda pek iddiası yok.

Ama bahsettiğiniz işlere de düz ipad fazla fazla yeter.

Yeterlilik ise eşiğiniz ipad her türlü yeter uzun süre, aşırı güzel bişeyim olsun belki başka acaipli şeyler de yaparım derseniz ipad air alın. (gerçi ipad ile de yeterince acaipli şeyler yapılıyor tam bilemedim)
0
hedep
(16.01.22)
İpad minim var true tone özelliği var. Onuda aklında bulundurabilirsin.
Çok memnunum ders notu ve slayt bakmak için kullanıyorum tek sıkıntısı kılıf bulmak filan zor ve maliyetli.
0
kararsızataletfilozofu
(16.01.22)
Ucuz olanani alin, size yeter duz iPad. Her sene Yeni modeller cikiyor surekli, cafcafli modeli alinca bile hemen 'eskiyor'.
0
hot potato
(16.01.22)
Aynı dilemmayı yaşamış ve düz ipad + apple pencil almayı tercih ettim. Açıkçası fazla bile standart ipad'in özellikleri.

Tek eksisi apple'ın kasıtlı sınırlandırmaları. (Hala kaç senelik görünüşü inatla değiştirmemesi, usb-c yerine lightning kablo ısrarı)

A13 işlemci 2 sene öncesinin en iyi işlemcisi, ben ARKit sağolsun bayağı performans isteyen işlerde kullanıyorum bir eksikliğini hissetmedim.
0
aguen
(16.01.22)
Birkaç hafta önce benzer (akademik) amaçlarla ipad 9. jenerasyon aldım. Ben de yanında kalem alıp almama konusunda kararsızdım. Genel öneriler al yönünde oldu ve kalemi de aldım. Ipad işimi tam olarak görüyor, bir üst modele ihtiyacım olduğunu hiç hissetmedim, gerek de yok zaten. Ama normalde de kalem kullanmayan birisi olarak kalemi almasam da olurmuş diyorum.
0
but that was just a dream
(16.01.22)
aradaki fiyat farkına değecek bir fark yok. düz ipad fazlasıyla yeter ve çok uzun yıllar kullanılır. sanırım 2012 model 1. nesil ipad air'i hala kullanıyoruz günlük olarak bu tarz işler için, hiç kafana takma.
0
roket adam
(16.01.22)
(5)

Çiftçiden pazar tezgahına kadar olan fiyat farkı ne kadar?

emir135
Selam,Sebze ve meyveler için konuşursak eğer, bunu direk çiftçiden almış olsak, ortalama ne kadar ucuza almış oluruz? Yani nihai tüketiciye ulaşana kadar bu ürünlerin üzerine ne kadar ücret koyuyorlar?
Selam,
Sebze ve meyveler için konuşursak eğer, bunu direk çiftçiden almış olsak, ortalama ne kadar ucuza almış oluruz? Yani nihai tüketiciye ulaşana kadar bu ürünlerin üzerine ne kadar ücret koyuyorlar?
0
emir135
(14.01.22)
Belli bir ürün için bir şey söylemek zor ama üretücüden müşteriye kadar 4,5 kata kadar vardığını duydum.
0
Erva
(14.01.22)
Ciftci sana daha ucuza vermez. Yani toptan mal adama 1 liraya verdigi sey markette 5 liraysa sen de 4 liraya alirsin anca
0
floydian
(14.01.22)
BBC TR'nin kasım'da bunla ilgili güzel bir videosu var: www.youtube.com
0
celeron 300a
(15.01.22)
Ciftciden ucuza alamazsin +1. Ciftci dedigin bir hamlede satip kurtulmak, isine gucune bakmak istiyor. Teker teker son kullaniciya satmakla ugrasmanin espirisi yok, boyle bir sey yapmaya karar verse bile bu fiyata yansir.
0
hot potato
(15.01.22)
Kg bazinda bakarsan sifir tl.
En son cocukken bir meyve satma isimiz olmustu.
Kg bazinda tedavulde olmayan bir paraya satmistik.

Yani su an piyasada 5 kurus alti madeni para yoksa biz 4 kurusa sattik gibi dusun.

Ama perakende alamazsin adam bir de sana ayar olur.
Ciftcilerin cogu kar edip etmediklerini bile bilmiyor.
Tarlayi toplayip 20bin aldiysa iyi kazandik deyip oturuyor.
Belki o tarlaya 19bin mazot yakmistir ama oturup hesaplamaz.

Pro ciftcileri saymiyorum.
0
divit
(15.01.22)
(7)

Kızlar daha mı kolay vize alıyor ?

aligan
Ülke fark etmeksizin bunun verisi var mı ? Konsolosluk bu veriyi açıklıyor mu ?
Ülke fark etmeksizin bunun verisi var mı ? Konsolosluk bu veriyi açıklıyor mu ?
0
aligan
(14.01.22)
Konsolosluk hicbir sey aciklamiyor (bakmadim ama oyledir, ozellikle Avrupa) ama ortadoglulu erkeklerin gidip vizeleri bitince illegal kalmaya/calismaya daha yatkin olduklarini kesfettilerse bu gruba vize vermekte eksta cimri davraniyor olabilirler. Bir de Turkiye gibi ulkelerden vize basvurulari 20/80 10/90 gibi bolunuyorsa kadin erkek arasinda bu da o istatistiklere etki edebilir.
0
hot potato
(14.01.22)
Tipine göre bile vize durumunu incelediklerine eminim ama ispatlayamam.

not: kadınım, 3 vize aldım (biri sigortam olmamasına rağmen almanya'dan 6 aylıktı) hiç red yemedim.
0
amelie poulain
(14.01.22)
amelie poulain +

verdigini izlenime gore degisir.
0
ubi dubium ibi libertas
(14.01.22)
Turistik veriyi bilmiyorum ama Amerika için H-1B'nin 3'te 2'si erkek mesela. H-4 de sanırım komple kadın.

Tabi hangi cinsiyetten kaç kişi başvuruyor da kaçı alabiliyor bunu bilmediğimiz için kolaylık açısından bir şey söylemek zor.
0
plutongezegendegilmi
(14.01.22)
Hayır bence çünkü kafadan türk kadınına vize verilmeli. Kaç tane türk kimlikli kadın terörist vakası yaşandı ki, öyle ilticadir kaçak göçmenlik de kaç tane türk kimlikli kadın var sanki.

Bin kadın başvursa maksimum 5 10 red gelmeli bence. Fazlasını red etmek şerefsizliğe girer.

Erkeklerde bas abi reddi. Ben olsam bende basarım. Haklısınız..
0
🌸aligan
(14.01.22)
Vize denen olayın hiçbir kesin şarta bağlı bir yanı yok. Irka, cinsiyete, yaşa, dine vs vs göre ayrımcılık yapılır ama tabi ki bunun belgesini, istatistiğini bulmanızın ihtimali dahi olamaz.
0
mikro patlama
(14.01.22)
Zaten vizeyi neye bakarak verecek ki.
Sonucta herkesin belgeleri makul olcude normal. Herkesin bankada parasi var, isi gucu benzer.

Adam tipine,cinsiyetine,yasina bakip eliyor.
0
divit
(14.01.22)
(6)

Pierre cardin markasının yurtdışı bilinirliği var mı?

havadakarada
Bizde Aydınlı Giyim'e ait orta üst düzeyde bir marka olarak biliniyor. Yurtdışında var mı satışı vs?
Bizde Aydınlı Giyim'e ait orta üst düzeyde bir marka olarak biliniyor. Yurtdışında var mı satışı vs?
0
havadakarada
(13.01.22)
kuruluş amacı orta üst düzey bir marka olmaktı fakat geldiğimiz noktada orta seviyeye geldi pierre cardin.

balkanlarda ve almanya'da ürünlerini görmüştüm.
0
a darkness coming
(13.01.22)
Turkiye'de orta ust degil yahu, gayet alt seviye. Tasrada bile ufacik dukkanlara bulunur.

soyle bir sey buldim: eksisozluk.com
0
hot potato
(13.01.22)
Sizin dediginiz Turk mali olan Pierre Carden sanirim. Orijinal markanin bir harfini degistirip Cardin'i Carden yapmis uyanik(!) Turkler.

Pierre Cardin yurt disinda cokca taninan, hatta muzesi de olan Fransiz bir modaci ve modacinin markasi.

pierrecardin.com
www.britannica.com
0
sertac akin
(13.01.22)
geçenlerde bu konuyu araştırmıştım.

1. pierre cardin büyük bir marka. isviçre'de bir kotunu 10.000 tl'ye falan alabilirsin.
2. türkiye'de aydınlı grup satışını yapıyor.
3. türkiye'de saçma şekilde çok ucuzdur.
4. kağıt üzerinde isviçredeki marka ile türkiyedeki aynı. ama bu kadar fiyat, kalite farkına anlam veremiyorum.
0
dokunmakalbime
(13.01.22)
Hollanda’da çorabını aldım wibra diye dandik şeyler satılan yaygın bir mağazadan. Çorap da dandik çıktı.
0
but that was just a dream
(13.01.22)
Pierre cardin'de harf hatasi falan yok, bir uyaniklik da yok.

Lisans parasi verip satin almis adamlar zaten sitesinde yaziyor bunlar.
ilk basta pahali satiliyordu vakko kadar olmasa da bir havasi vardi.
Sonra surumden kazanma yoluna gittiler ama kalitesi yine fena degil urunlerinin.

Lcw de benzer olay.
En basta yabanci firma kendi satti sonra markayi komple aldilar.


Harf degisikligi olan Dockers var.
Dockers by gerli yaptilar.
Polo assn mi oyle bisey var o da harf uyanikligi.

Hic harf lisans almadan uretilen markalar da var.
North face, jack wolfskin falan.
Cayir cayir esenyurt uretimi hepsi.
0
divit
(13.01.22)
(26)

hayat kalitenizi yükselten, iyi ki almisim dediğiniz neler var?

buenosdias
uzun suredir birey almadigim icin alisveris yapayım diyorum. isime yarayacak bireyler olsun istiyorum. sizden ilham almak istiyorum:)
uzun suredir birey almadigim icin alisveris yapayım diyorum. isime yarayacak bireyler olsun istiyorum. sizden ilham almak istiyorum:)
0
buenosdias
(13.01.22)
Alışveriş çılgıncısı :) Erkekseniz traş makinası dışında benim sevdiklerim: powerbank, airpods kulaklık, windproof ve waterproof herşey; mont ve ekipmanlar, polar şapka ve kazaklar, hınıs, outdoor trekking bot, euro*swh*, otomobil için kolçak dayama, otomobilin kendisi (şu direksiyon arkası radyo kontrollü olanlardan bayılıyorum buna), kask için interkom, 10 yıllık pasaport, motosiklet ehliyeti ve yazmadıysam motosiklet ehliyeti, motosiklet ehliyeti demiş miydim? Demediysem motosiklet ehliyeti.

sonradan aklıma geldi: elektrikli diş fırçası, interkom, likralı herşey.
0
baldan kaymak
(13.01.22)
en son güzel bi telecaster gitar aldım, iyi ki almışım diyorum.
0
killerbee
(13.01.22)
Robot süpürge. Evden çalışıyorsanız kaliteli ofis sandalyesi. Evden ve dizüstü bilgisayarla çalışıyorsanız monitör.
0
kobuzchu kiz
(13.01.22)
Robot süpürge +10000

Kablosuz kulaklık.

Bir de miband bileklikler. Senelerce 2'yi çok severek kullanmıştım, şimdi 6'sina geçtim; kac gündür aşırı bir mutlulukla kullanıyorum kendisini.
0
fraise
(13.01.22)
apple watch, apple tv, airpods, benq monitör, ikea mouse pedi, lg sk10y soundbar, adidas ultraboost ayakkabılar, melitta kahve makinesi, dyson saç kurutma makinesi, dyson v15 süpürge, divoom tivoo max, philips hue, mi bedside lamp 2, küvings katı meyve sıkacağı, philips sonicare diamondclean
0
gabe h coud
(13.01.22)
Robot süpürge
Güzel bir kablosuz kulaklık
Araç telefon tutacağı
Çok bölmeli dosya :D :D
0
invictae
(13.01.22)
balkona bu makrome salıncaklardan aldım, kendime yaptığım en güzel yatırım. sefa pez. olduğum için sallana sallana bir yerlere varmaya çalışıyorum.
0
denef
(13.01.22)
Mekanizmalı kartlık
0
megalomaniac
(13.01.22)
Victorinox çakı
0
mezarkabul
(13.01.22)
Robot süpürge inanılmaz rahatlık. çalışan insanlar için bulunmaz nimet.
Dalış ekipmanları
Kablosuz kulaklık
0
Dr_Stat
(13.01.22)
1) traş makinesi
2) kahve makinesi
0
a darkness coming
(13.01.22)
en son cekmece duzenleyici, katlanan sandalye, asiri miktarda askilik almistim surekli daginik olan odamda iyi duzenli olustu *-*
0
ala09
(13.01.22)
Para vermedim ama hp elitebook bilgisayar.
Senelerdir eseklik edip laptop tasimisiz hayatimdan yuk gitti resmen. Sarji da 1 mesai cikariyor.
0
divit
(13.01.22)
markalardan bağımsız olarak

2. ve 3. televizyon ve akıllı tv yönetim sistemi
iyi bir ses sistemi
aydınlatma sistemi
güzel bir kahve makinesi
otomatik diş fırçası
büyük ekran hızlı bir tablet
kendini iyi hissedeceğin her gün kullanabileceğin güzel bir kıyafet (çanta, ceket vb ama her gün kullanabilmen lazım)
belirli periyodlarda masaj hizmeti
dinlediğin müziğe göre kulaklık
0
duyurukullanıcısı
(13.01.22)
kaz tüyü kaban
victorinox bıçak
Termos
Enseden dolanmalı bluetooth kulaklık
Muhtelif uzatma kabloları
0
sagini solunu bilmez cahil
(13.01.22)
Iki haftada bir gelen temizlikci. Alisveris degil ama illa bir seye para harcamak gerekiyorsa...
0
hot potato
(13.01.22)
smart wake up light
0
durgunfoton
(13.01.22)
philips airfryer
bosch autocook
27" 4k ips monitör
0
orpheus
(13.01.22)
Su arıtma cihazı
Şarjlı diş fırçası
Traş makinesi
Patates soyacağı
Balkona yumuşak tüylü halı
Kaliteli bot
Havuz gözlüğü
Çadır, şişme yatak, kamp masası
Motosiklet
.
.
.
0
antihero
(13.01.22)
Ortopedik yastık.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.22)
bluetooth kulaklik (anker)
arabada kullanmak icin magsafe sarj aleti (spigen)
kahve/cay icin 1 litrelik termos (contigo)
el supurgesi (dyson)
0
cooperr
(13.01.22)
robot süpürge, beurer elektrikli ısı pedi/battaniyesi
hamur yoğurma makinesi
tefal actifry
0
photo85
(13.01.22)
bir sürü var da son zamanlarda;

youtube premium
xbox + gamepass
projeksiyon cihazı
kindle
kablosuz kulaklık
akıllı lambalar
fırın
hamile destek yastığı
0
AlsterWasser
(13.01.22)
Şarjlı Diş Fırçası
0
2027
(14.01.22)
Kindle
coook sicak tutan bir outdoor montu
ipad ve tutacagi
bose gurultu onleyici kulaklik
dolar
0
sopiro
(14.01.22)
2 gündür bu soruya yazacak bişey bulmak için kendimi yedim - niyeyse:)))))) nası' bi' fakirlikse artık :)))))) dün aklıma geldi :)))) valla çok güldüm halime ne yapayım.
- non iron gömlek, pandemi başlangıcında nası' denk geldiyse gayet uygun fiyata 4 tane aldım network' ten, iş seyahatlerinde, fuarlarda o kadar işime yarıyo' ki anlatamam.
- freebelt(koşarken çok işe yarıyor)
bu kadar galiba :)
0
kumandanim
(14.01.22)
(7)

işletme stratejisini değiştiren ürünler

holydreamer
apple'ın i serisini çıkarttıktan sonra stratejisinin değişmesi gibi aklınıza gelen başka örnekler var mı? yani bir firma bir ürün çıkartıyor iyi ya da kötü anlamda bu ürün işletmenin bütün stratejisini ve yönünü değiştiriyor.teşekkürler.
apple'ın i serisini çıkarttıktan sonra stratejisinin değişmesi gibi aklınıza gelen başka örnekler var mı? yani bir firma bir ürün çıkartıyor iyi ya da kötü anlamda bu ürün işletmenin bütün stratejisini ve yönünü değiştiriyor.

teşekkürler.
0
holydreamer
(11.01.22)
- Microsoft'un Office için abonelik sistemine geçmesi.
- Nokia'nın zamanında Symbian işletim sistemini kullanıp telefon piyasasına hükmetmesi.
- Amazon. Vaktinde sadece kitap alınıp satılan bir siteyken şimdi dünyanın en büyük alışveriş platformu.
- IBM'in bilgisayar satmaktan vazgeçmesi.
- Gittigidiyor. Eskiden açık artırma ile ürün satılan bir platformdu. e-bay'in satın alması ile bugünkü haline geldi.
- Trendyol. Eskiden ünlü markaların ucuzluğa girdiği yarı outlet gibi bir siteydi. Sonradan her şeyin satıldığı bir hale geldi. Aliexpress'in almasıyla yemeksepeti, getir gibi servislere de başladı.
- Yemeksepeti Banabi. Getir'e rakip çıktı.
- Getir. Eskiden kendi depoları yoktu. Marketten alıp getiriyorlardı. Şimdi kendi depoları var.
- Hepsiburada. Eskiden sadece kendi ürün satardı. N11 ve Gittigidiyor gibi pazar yeri haline geldi.

Bunlara ilaveten var olan üründe değişiklik yapıp strateji değiştirenler var. Örneğin Camel (sigara) eskiden Marlboro kaliteesi ve fiyatındaydı. Satışlarını artırmak için hedef pazar değişikiği yaptı. Kaliteyi ve fiyatı aşağı çekti. Bunun gibi birçok sektörden pek çok ünlü marka sayılabilir.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Beşiktaş'ta B Blok eskiden normal yemek satıyordu, cheesecakeleri çok tutunca tüm stratejiyi cheesecake satmak üzerine değiştirdiler.

Bu bilgi senin işine büyük olasılıkla yaramayacak ama yolun düşerse gidip yersin.
0
archmage mahmut
(11.01.22)
akaryakıt istasyonlarındaki tuvaletler. adamlarda bir dönem akaryakıt 2. plandaydı, tuvalet hizmetinin yanında akaryakıt alıyordun. şimdi o da yok.
0
gabe h coud
(11.01.22)
Netflix'in dvd kiralama sirketinden streaming'e hatta icerik produksyonuna donmesi.
0
hot potato
(11.01.22)
roket adam
(12.01.22)
bunun kralını samsung yapmış zamanında. önceleri kuru balık ve çeşitli sebze satışı yaparken sonraları teknoloji şirketi olmuşlar :)
0
pardus
(12.01.22)
Amazon örneği alışveriş üzerinden verilmiş ama bence oradaki daha güzel örnek Amazon'un kendisi kullanmak için geliştirdiği servis arabirimi ve cloud altyapısının başlı başına bir ürün haline getirip AWS olarak diğer şirketlere satması, hatta AWS'in Amazon'u neredeyse gölgede bırakması...
0
salihdt
(12.01.22)
(9)

En sevdiğiniz Radiohead şarkıları?

himmet dayi
Birden fazla yazabilirsiniz.Teşekkürler.
Birden fazla yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Amnesiac (tüm albüm), videotape, jigsaw, everytinh right place, no süpriz, all i need, reckoner, exit music
0
mirafiori
(11.01.22)
pyramid song
all i need
no surprises
everything in its right place

ilk albümden de you olabilir.
0
phoarbix
(11.01.22)
how to disappear completely
pyramid song
myxomatosis
everything in its right place
nude
0
rahip janick
(11.01.22)
Paranoid Android. Tüm şarkılar arasında en sevdiğim şarkı değil ama radiohead içinde öyle ve sanatsal açıdan gelmiş geçmiş en iyi şarkı olduğunu düşünüyorum.
0
Bruce
(11.01.22)
you and whose army
reckoner
karma police
0
ceylinf
(11.01.22)
A wolf at the door
0
floydian
(11.01.22)
Klasik olanların zaten hepsi söylenir, onları yazmayayım. Ben de son albümü eklenir, fazla hakkı teslim edilmedi underrated kaldı gibime geliyor. Neredeyse tüm şarkılarını çok seviyorum a Moon shaped pool'un, albüm baştan sona muazzam bir iş.

Desert island disk
Daydreaming
Burn the witch
Decks dark
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
creep diye bir sarkilari var super
0
hot potato
(11.01.22)
Top bende Pyramid Song'dur.
0
invictae
(11.01.22)
(8)

Şirketteki Pozisyonum Nedir?

alicek
Merhabalar, ben pek profesyonel olmayan ancak büyük firmalarla iş yapan bi aile şirketinde çalışıyorum. Ancak şirket içi organizasyon ve hiyerarşi pek yok, patronun yardımcısı gibiyim ama patrondan sonra gelmiyorum çünkü dediğim gibi hiyerarşi yok. İlk görevim kalite rapor kontrolü fakat bunun ötesi
Merhabalar, ben pek profesyonel olmayan ancak büyük firmalarla iş yapan bi aile şirketinde çalışıyorum. Ancak şirket içi organizasyon ve hiyerarşi pek yok, patronun yardımcısı gibiyim ama patrondan sonra gelmiyorum çünkü dediğim gibi hiyerarşi yok. İlk görevim kalite rapor kontrolü fakat bunun ötesinde rapor istatistik vs de hazırlıyorum, satın alma teklifi de yapıyorum, organizasyonda da sorumluluk alıyorum, satın alma yaptığım da oldu, eksik gördüğüm için katalog yaptığım da oldu, veri girişi de yapıyorum epey ancak linkedinde ne yazayım bilmiyorum. Executive assistant dedim ama o pek oturmuyor gibi. Benim gibi birileri vardır mutlaka Sizce ne yazayım?
0
alicek
(11.01.22)
Jack of All Trades, Master of None yaz.
0
himmet dayi
(11.01.22)
assistant manager yaz gec.
0
cooperr
(11.01.22)
assistant to the manager, yaz.
0
gabe h coud
(11.01.22)
Project Manager yaz :)
0
hot potato
(11.01.22)
Komik bişeyler denemek istersen Random Engineer veya Chief Ninja Officer diyebilirsin.
0
fistikthecat
(11.01.22)
Assistant to the regional manager.

Neyse aslında ilk denilen çok doğru ama assistant manager/project manager bir şey olur belki.
0
logisticsmanager
(12.01.22)
Herkese teşekkürler
0
🌸alicek
(12.01.22)
Aile Şirketlerinde Pazarlama Departmanı Neden Önemlidir?

Pazarlama, modern iş dünyasında bir organizasyonun başarısını belirleyen kritik bir faktördür. Başarılı markaların iş yapış stillerine baktığımızda bunu çok rahatlıkla görebiliriz. Ancak, özellikle aile şirketlerinde, pazarlamanın doğru anlaşılması ve uygulanması sıklıkla ihmal edilmektedir.

kobitek.com
0
ForzAras
(12.02.25)
(26)

Bu insanlar çıldırmış mı? #2

deveyidiken
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı) İstanbul’da ailemle birlikte kalıyo
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(

Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı)

İstanbul’da ailemle birlikte kalıyorum. 28 yaşına çok az kalmışken ayrı bir eve çıkıp düzen kurmayı çok istesem de bu para ile anca kiramı ödeyebilirim.

Kazandığım para itibariyle bir düzene sahip olmak imkansızken, çevremdeki insanlar bana sanki keyfiyetten düzen kurmuyormuşum gözüyle bakıyor. Bu insanlar mı normal düşünüyor, yoksa ben mi çok farklı bir bakış açısına sahibim?

Yani 4000-5000 lira ile İstanbul’da hayatta kalmak bana olanaksız geliyor. Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?
0
deveyidiken
(11.01.22)
Hayatta kalmasına kalırsın da her gün makarna yediğin hayat ne kadar hayat olur onu sen düşün. Eve taşınma masrafı bile binlerce lira tutuyor. Kimsenin aklına uyma. Gerçekçi düşünmüyor o kişiler.
0
dissendium
(11.01.22)
Zamanında rahat rahat ev, araba sahibi olabildikleri için. Bir de yaşlanınca gerçekten zekada bir gerileme oluyor, artık bundan emin olmaya başladım ben.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Uyulacak bir akıl yok maalesef ortada. Ne ev kiralayacak ne de araba alacak durumu göremiyorum kendimde. Yemeyip içmeyip iki senedir birikim yapıyorum ama o bile yeterli değil. Bu ortamda yeterli param olsa da hareket edemem.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Yani insan belli bir yastan sonra kendi evine cikmasi makbuldur eyvallah da bunun basit bir matematigi var, ac kalacagini bile bile de bunu yapmanin alemi yok. Su anki piyasada bir asgari ucretliye bedava ev verseler sadece aile evinden cikip o eve yerlesmenin masrafini 2 senede odeyemez. Akil var mantık var.
0
stavro
(11.01.22)
ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor yani, bizde genelde baskalarinin hayatini nasil da yanlis yasadigini gostermek gibi bir takinti var. "ben senin yerinde olsam ne yapardim biliyor musun?" -yapamazdin abicim

elestiri aileden geliyorsa uzun vade cozumunu merak ediyor olabilirler. barinma + yemek parasi olmadiktan sonra (aileyle yasaniyorsa, tabii onlara para veriyor musun bilmiyorum) o maas direk egitime harcanabilir. sonucta kendini gelistirmiyorsan maasin zamlansa bile alim gucun asagi yukari hep ayni kalacaktir. omur boyu bu sartlarda yasamak istemedigin varsayimiyla, "tamam simdi 4500 maas aliyorsun, sirada ne var? bu durumdan nasil cikacaksin?" diye merak ediyor olabilirler.
0
robokot
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?"
0
invictae
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?" Çünkü boş konuşmaya bayılırlar.
0
invictae
(11.01.22)
İş değiştirme imkanınız yok mu?

Şu an vasıfsız işçiler bile 4.250 lira alıyor. 4.500 liranın çok üstünü hak ediyorsunuzdur eminim. benim gibi düşünen işverenler de vardır. bu şartlarda çalışmak zorunda değilseniz mutlaka yeni bir iş bakın.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Schengen vizesine başvurdum, o çıkar çıkmaz işimi bırakacağım. Şu an Tik Tok’un işlerini yapan bir firmada çalışıyprum. Yani işim kabaca tik tok’ta içerikleri silmek. Çok havalı geliyor kulağa ama asla değil. İstifa etme sebebim de psikolojimin bozulması. İş bulabilir miyim, umutsuzum açıkçası bu konuda. Başvurduğum yerlerden dönüş alamıyorum. Yurt dışından çok daha iyi dönüşler var ama onda da çalışma izni sorun.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
insanlari bosver, duzen kurmak istiyorsan once istanbul'dan tasinman lazim..
ayakta kalabileceginiz paranizin yettigi sehirde yasayin. Metropolde yasamanin bir maaliyeti var, ve bu giderek artmaya devam edecek. Ilerde gelirini duzeltirsen donersin.
0
cooperr
(11.01.22)
@robokot +1 Özellikle ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor +5


@invictae948 +1 Çünkü boş konuşmaya bayılırlar. +5
0
put it in your appropriate place
(11.01.22)
maalesef ülkemizde hava atmak, üstünlük taslamak, başkalarını aşağılayarak, ezerek, kötü hissettirerek iyi hisseden çok insan var. bu dediklerimi hobi gibi yapıyorlar, nefes almak gibi bir şey onlar için. kendilerini başka türlü önemli ve iyi hissedemiyorlar.

ülkemizde privacy denilen kavramın olmaması, herkesin birbirinin hayatına dan diye burnunu sokma cürretinde olması işleri daha da kızıştırıyor.

ek olarak hosftede kültür boyutlarından güç mesafesini inceleyebilirsiniz. ülkemizde ciddi bir ye kürküm ye durumu var. insanlar kendilerini ve diğerlerini güç, makam, mevki, mal, mülk üzerinden değerlendiriyor sadece.
0
la lykia
(11.01.22)
insanlar hakikaten cok ilginc. turk insani hayati su planda kuruyor: oku > askerligi yap > ise gir > evlen. ben cocuklugumdan beri bu anlayisi hicbir zaman hazmedemedim. mesela ben evlenmem diyen bir arkadasim bile gecen gun bana dedi ki, isin gucun var keyfin yerinde niye evlenmiyorsun? dedim, niye evleneyim??? neden yani ne icin? duzen olur hayatina ortak olur falan diyor. sana bunlara ihtiyacim oldugunu kim soyledi birader :D ben ciddiye almiyorum valla allah nasip etsin falan diyorlar yok etmesin diyorum geciyorum. insanlarla ugrasmak cok zor, ya dalga gec ya da gormezden gel bosver
0
nibba
(11.01.22)
öncelikle sakin olun ve insanları da yargılamayın.
kaç senedir çalışansınız bu da önemli.
yalnız olay sizin şu anki ekonomik ve sosyal durumu normalleştirmemenizde yatıyor. napalım ülke böyle, süreç böyle diyip dur bakalım bekleyelim dememek lazım. neyi bekleyeceksiniz bişey gelmeyecek, eee ne güzel işte yerinde sayan bir fakir yani sürekliliğe sahip bir "mahrum" olursunuz ve asla değişmez.

insanlar bu kabullenişe sitem ediyor bira da.
ev arkadaşıyla çıkmayı düşündünüz mü? iş değiştirmeyi, ek gelir sağlayacak bir iş yapmayı düşündünüz mü? aileden bir destek alabilir misiniz örneğin? ev kredisi gibi bir şeye girseniz? bu kadar para getiren bir mesleğe sahipseniz ve bu -sosyal ve ekonomik statü açısından- pek değişmeyecekse neden istanbulda yaşıyıyorsunuz? küçük bir şehre gitme imkanınız var mı? yurt dışına göç etme imkanınız var mı?

4+1 bir eve çıkmak değil olay; kendi kendinize yetecek, birey olabilecek düzen kurmak önemli.
0
rewlack
(11.01.22)
Sana öyle diyenlerin bir yerden desteği vardır. İstanbul'daki çoğu kişi ailesinden destek alıyor. Başkasının ne dediğini boşver. Zaten Türk insanının aklı ortada, gösteriş için yaşıyor millet.

Bir de beyaz Türk tayfası var. Kadıköy, Beşiktaş'ta evinde yoga yaparak ailesinin kira gelirleriyle falan yaşıyor. Bunları hiç dikkate bile alma.
0
OrangeYellow
(11.01.22)
ruhsen +1. zamaninda ucuza ev almis grup guncel gelir gider matematigini yapamiyor, zihinleri almiyor. takma.
0
hot potato
(11.01.22)
Ayrıca şu an Türkiye'de iş bulsam da alacağım maaş 3700'den 10 bin seviyelerine fırlamayacak bence. Bu olsa bile bu pahalılıkta hayat kurmaya yine yetmeyecek gibi geliyor bana.

Bu ortamda yurt dışını zorlamak daha makul geliyor.

Önümde iki seçenek var; ya Polonya gibi ülkelere master için gideceğim ya da İsviçre'de evlilik kovalayacağım.

"Neden İsviçre?" derseniz, 2006'da oradan döndük ailecek. Ben orada doğdum. C -kalıcı- oturumumuz vardı ama ailem bu oturumu iptal edip Türkiye'ye döndü. Akrabalar hala orada ama kimseye faydaları yok

Bir şekilde evlilik yolunu zorlayıp dönmek bir seçenek olabilir ama kısmet bulmak zor. :( -Ayrıca konsolosluğundan tutun, ülkeye girerken muhatap olduğum pasaport polisi bile evlilik yolunu en sağlıklısı olarak görüyor, bu yolu işaret ediyorlar-

Bundan üç sene önce konsolosluğa gittiğimde benimle ilgilenen kadın "Akrabalarına söyleyeceksin, onlar sana kız bulacak. Öyle gideceksin" demişti.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Sorun şu ki, o kadar maaş verirler mi bilemiyorum. Onu da geçtim, ben şu anki işime benzer bir işin yakınından bile geçmek istemiyorum artık. Milletin rezilliklerini izlemek gerçekten sinir bozucu çünkü. Her allahın günü intihar eden insanları görmek hoş olmuyor.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Çevrendeki insanlardan kastın eş, dost, yaşlı akraba ise onların varsayılan davranışı o, değiştirmek mümkün değil. Yani içinde bulunduğun maddi durum, sosyal statü, ruh hali vb. ne olursa olsun hayatında bulunduğun aşamaya göre evlenmeni, ev ya da araba almanı, +1 çocuk sahibi olmanı falan istiyorlar. İnanılmaz garip bir kafa yapısı. Bazen bot olduklarını falan düşünüyorum bazı akrabalarımın. Gerçi bot için bile fazlasıyla basit kaçıyorlar, olsa olsa oyunlardaki tek repliği olup, sürekli onu tekrarlayan NPC gibiler.
0
salihdt
(12.01.22)
Ayrı eve çıkma konusu, "tek başına hayatımı ve düzenimi kurdum" tavrı Türkiye'ye öğretilmiş bir davranış. 80'lerin sonundan itibaren türkiye'de bireyciliğin şişirilmesiyle bu yaşam tarzının itelenmesiyle ivme kazandı 2000'lerden itibaren. O yüzden sanki tek seçenek buymuş gibi kendini zorlama takılma:)

Sanılanın aksine Avrupa'da özellikle akdeniz ülkelerinde, yunanistan, italya, ispanya vb ve doğu Avrupa'da ailelerin bir arada yaşama alışkanlığı çok yaygın.
İş için bu konuda bir araştırma görmüştüm oradan biliyorum. "Tek başına yaşama" anglosakson ve kuzey avrupa kültüründe daha yaygın. Bir de bizim gibi onlara özenen ülkelerde. O yüzden üstünde böyle bir baskı hissetme stres olma.

Neyse bu kısmı geçiyorum. Önemli olan ekonomi zaten. Bizde insanlar gücü yetmese de zorluyor sırf etrafa kendini kanıtlamak için. ama istanbul'da bir evin maliyeti zaten 4000 lira, kirası, faturası, mutfak gideri vs.... O yüzden boşver kardeşim milletin ne dediğini. Herkes bol keseden atıyor. Emin ol "bak biz hayatımızı kurduk" diyenlerin çoğu 35-40 yaşında bile hala borç içinde yüzüyor oluyor. Ne hayat kurması?

Mesleğiniyazmışsın ama iş bulsan bile 4500 TL'den 8-9 bine çıkartabilecek misin maaşını?

eğitim durumunu bilmiyorum deidğim gibi. Ailenin maddi durumunu da.
Ama senin yerinde olsam şunları denerdim.

1-Eğer şansım varsa (aileyle yaşadığına göre kira, fatura vb giderlerin daha azdır diye düşünüyorum) maaşımdam mümkün olduğunca yatırım için ayırırım. Ama böyle NFT, Metaverse fantezi yatırımlar değil. Bir bankaya gider görüşürüm elimdeki nakiti ufak da olsa değerlendirmek istiyorum diye. Aile yanında olmanın en büyük avantajı bu.

2-Eğitimini bilmiyorum ama bana daha fazla maaş getirecek bir meslek için eğitim alırım. Beyaz yaka, mavi yaka fark etmez. İstersen bilişim üstüne teknik eğitim veren yerlerle görüş, istersen mutfak çalışanı yetiştiren eğitim kurumlarına falan git. ilgim alakam el yatkınlığım neye uyuyorsa ona giderdim.

3-Bir meslek edinmeye yoğunlaşırım. Yani büyük bir firmada çalışıyorsun ama bir uzmanlığın yok gibi duruyor. O yüzden yasal geçerliliği olan bir meslek sertifikası edinmeye çalışırım. Uluslararası olması daha iyi tabii. O yüzden elin yatkınsa mutfak çalışanı olmak bir seçenek çünkü uluslararası sertifikalar veren okullar var Türkiye'de.

4-Kulağımı etrafa tıkar, kendi hayatımı yaşarım.
0
anten
(12.01.22)
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. 4000'den 8-9'lara fırlamak pek mümkün gelmiyor bana şu ortamda.

Halkla ilişkiler mezunuyum ve bu alandaki işlerin maaşları maalesef bir yazılımcı vs kadar olamıyor bu ülkede. Artık alanımla ilgili pek konuşmak da istemiyorum, çünkü insanlar sanki herkes yazılımcı olmak zorundaymış gibi birbirini yermeye fırsat kolluyor. Bu ülkenin insanını zaten artık anlayamıyorum, neyse.

Bugün istifamı verip sonrasına bakacağım. Bir süre kendimi çekip çevirecek param var. Sonrasına bakıp bir yol bulacağım artık.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
yaptigin is cok yipratici bir is. yipratici oldugu bilinen bir is (turkiye'de biliniyor mu bilmiyorum ama yabancilar uyandi buna coktan). bir suru kisi profesyonel yardim almak zorunda kaliyor sonradan. kesinlikle degecek bir is degil yani, aile yaninda kaliyorsan istifa etmekle cok iyi yapmissin.
0
robokot
(12.01.22)
Son cevabına göre istifa etme derim. İnanılmaz mantıksız bir hareket olur. Hareket alanın kısıtlanır. İş bulmadan istifa etme kesinlikle. Yıl başı olduğu için biraz durgunluk var. 4500>0. Ayrıca işe gitmeyince ailenle daha çok zaman geçireceksin.
0
dissendium
(12.01.22)
Git Sultanbeyli'de bir giriş katında 1+1'de otur. Orada da A101 ve Bim'den kredi kartı ile borç içinde yaşayarak aldıklarınla beslen diyorlar. Çünkü onlar için o hayat ile Kadıköy'de, Beşiktaş'ta falan oturmak arasında fark yok. Sadece Etiler'de ve Bebek'te oturmak lüks diye biliyorlar, onların da masrafı kesin pahalı marka ve içki onlara göre o kadar. Geri kalan hepsi aynı onlara göre.

Kafa yok.
0
nawar
(12.01.22)
Türkiye'de insanlar bilmiyor bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu. Arkadaş çevremde falan bu işi yapıyorum deyince "Ooo ne güzel, evden video izleyip para kazanıyorsun" diyorlar. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Şirketim de bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyor ki, geçen ay bize sözleşme imzalattılar "Psikolojiniz bozulursa bizi dava edemezsiniz" diye. Ki şirket psikolojik destek de sağlamıyor.

Geçen sene Dublin ofisine QA olarak başvurdum, sponsor da oluyorlardı ama şirkette daha 5 aylıktım o zaman. Deneyimden çuvalladım zannediyorum. Maaşı da 3000 euro civarıydı. Kısmet değilmiş.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
@ dissendium

İstifa etmezsem kanser olacağım. Çok bunaldım çünkü. Vücudumda çıkmadık yara kalmadı.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
(17)

harry potter'ın setini şimdi alsam sarar mı sizce? yaş 27

der meister
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, h
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.

ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, hoşuma gitmişti. okuduğum kitabı da yengem almıştı bana, annem paramız yok diye almak istememişti, o yüzden aslında içimde uktedir baştan sona okuyabilmek ama bu yaştan sonra kurgusu sarar mı emin olamadım ya, az para da değil yani indirimde 230 küsür lira şu an.

tavsiye eder misiniz, almaya değer mi? en kötü ilerde 13-14 yaşında birilerine veririm diye düşündüm, baktılar ki hoşlarına gitti bir çocuğu/ergeni okumaya teşvik etmiş oluruz en azından.

bunun dışında farklı evrende geçen, kurgusu sağlam bu tarz seri önerebilir misiniz? george martin şüşkosunu okumak istiyordum da bunun bitireceği yok, yarım kalacak bir 5 bin sayfalık hikaye okumak istemiyorum açıkçası. asoiaf gibi var mı başka mesela öyle bi şeyler?
0
der meister
(11.01.22)
Hem de nasıl sarar, bak şimdi çok özledim:)
Harry Potter ile büyümüş şanslı kuşaktanım. İki sene önce (yaş 27'ken) açtım yeniden bitirdim mesela yedi kitabı, yine aynı heyecan ve keyifle okudum.

Eminim şu an açsam yine yedi kitabı arka arkaya okuyabilirim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
Ben sarmayacağını düşünüyorum. Yaşım 30 şimdi açsam ben de okurum tekrar ama hiç okumamış olsam bu yaşımda okumazdım.

Set olarak değil de sadece ilk kitabı alıp okumak daha mantıklı olabilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.01.22)
Ben kitap karakterleri ile aynı yaşta iken okuyordum ve adeta onlarla birlikte büyüyorduk. Çok keyifliydi ve bizi adeta girdap gibi içine çekiyordu. Aynı dönemde pek çok yetişkin de zevkle okuyordu Harry Potter kitaplarını.

Ben şimdi okusam aynı keyfi alır mıyım bilemem ama ilk defa okuyan kişi bence hoşlanabilir. Ayrıca; ilk kitaplar daha çocuksu seyrederken 3-4 ile birlikte daha karanlık ve grift bir yapıya bürünüyor. Hızlı okunur zaten.

Satın alma kısmını bilemeyeceğim. Kütüphanelerden ödünç alma imkanınız varsa öyle okuyun derim.
0
burka
(11.01.22)
28 yaşındayım. Daha geçen Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın resimli kitabını okudum. Her canım istediğinde açıp okurum. Teyzemin çocuğuna da Harry Potter sevgisi aşıladım. Harry Potter koleksiyonu yapmaya başlamış. İnsanın elinin altında sevdiği birkaç kitap olması güzel bir şey. O yüzden seviyorsan tavsiye ederim ama hepsini almak zorunda değilsin. Benim okumayı en sevdiğim kitap Ölüm Yadigârları. En çok onu okudum, okuyorum. Sen de sevdiğin kitabı alabilirsin sadece. Sonra istersen zaten diğerlerini de alırsın. Ben şu an gidip de set almam çünkü koyacak yer yok. İndirimi kaçırmayayım diyorsan al ama yeni kapak tasarımlarını ben beğenmedim.
0
dissendium
(11.01.22)
Valla ilk kitaplar pek sarmayabilir belki anca sonradan oldukça sarar bence. İlk kitaplarda falan cidden atmosfer daha çok sanki masalsı ve çocuksu gibi. Sonraki kitaplarda kademe kademe atmosfer değişip daha bir rayına oturuyor ve o çocuksuluk gidiyor.

Başka seri için de herkese şiddetle tavsiye ettiğim fırtınaışığı arşivi serisine bak derim. Her kitap tuğla gibi olmasına rağmen herif resmen roman yazma makinesi gibi pat pat çıkarıyor kitapları.
0
j r r tolkien hayrani
(11.01.22)
Nerede indirimde ya, yeni kutulu sette benim de gözüm var, link atsana. :)

37 yaşındayım, bir buçuk yıldır sesli kitaplarını dinliyorum çünkü resmen özledim kitapları. Al tabii, çok keyifli seri.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
@kobuzchu, kitapyurdu'nda indirimde görünüyor, eğer gerçek fiyatına bindirip geri indirdiyseler onu bilmiyorum tabii: www.kitapyurdu.com&filter_name=harry+potter
0
🌸der meister
(11.01.22)
Sarmama ihtimali var. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. 3'te biraz olay ciddileşse de 4'ten öncesi zor. Ben (33) resmen Harry Potter ile büyümüş oldum. O yüzden şimdi gidip aynı hevesle ilk filmi de izleyebiliyorum ilk kitabı da okuyabiliyorum ama ilk kitabı okurken yorumum hala çocuk kitabı olduğu yönünde.

ASOIAF için %100 haklısın. 124214 yıldır ortada kaldık bekliyoruz ve bu can sıkıcı. Dune, Zaman Çarkı, Unutulmuş Diyarlar, Ejderha Mızrağı ve bunlara bağlı başka seriler var. Yüzüklerin Efendisi'ni okuyabilirsin bütün diğer kitapları ile.
0
nawar
(11.01.22)
Meh, Kitapyurdu'nu boykot ediyorum ben fakat YKY'nin kendi sitesinde de 236 lira, haberin olsun :)

(Mobilden edit yapamadım.)

Azmettim edit yapmaya. Eganba'da daha ucuz. www.eganba.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
Degmez. Bence alisveris yapasin gelmis. Bana da oluyor arada. Ortaokul/lisede okunacak kitaplar, yetiskin olarak para vermeye degmez. Bende kitaplarin bazilari var (4/5/6 sanirim), 30 sene bos kalsam tekrar acip okumam.
0
hot potato
(11.01.22)
Gecen sene sesli kitap ile ilk 3 kitabi tekrar bitirdim
Potter ile buyumedim 26 27 yaslarimda okumistum ilk, cokta keyif almistim.
0
eja
(11.01.22)
Abi filmleri izle gec vaktine yazik
0
floydian
(11.01.22)
Harry Potter o yaşta gayet de sarar eğer genel olarak ilgiliyseniz o türe. Filmleri de güzeldir ama kitapların yerini tutmaz.
0
salihdt
(12.01.22)
Ilk 25 yas civari okumustum ben de, gayet de sardi ama ilk iki uc kitap ve filmin cocuksu olduguna katiliyorum ben de. Onlari asarsaniz arkasi gelir yani.

Zaman Carki'ni deneyebilirsiniz, dizisi de var artik.

Edit: burada falan bir sorsaniz belki elden cikarmak isteyen veya odunc verebilecek kisiler vardir seriyi ya da bazi kitaplari.
0
sopiro
(12.01.22)
Ben de yeni okudum sayılır ve okuduğumda yaşım 39'du. Tüm kitapları çok kısa bir süre içinde yutar gibi okumuştum. Kitaplar da, Harry Potter büyüdükçe onunla birlikte büyüyor ve dili, anlatımı olgunlaşıyor.

Bazı kitaplar bazı mevsimlerle çok iyi eşleşiyor. Bence içinde bulunduğumuz aylar Harry Potter okumak için mükemmel seçim olurdu.
0
thracia
(12.01.22)
30 yaşındayım ve bu sene tüm serisini aldım ve okuyorum. gayet de sarıyor.
0
drako
(12.01.22)
Harry Potter her yaşta okunur. Her zaman sarar. Bence hiç geç değil. İlk 3 kitabın çocuksu olmasının sebebi bence Harry'den kaynaklı. O büyüdükçe kitaplar karanlık bir hal alıyor. Dili de sürükleyici. Güzel..
Yüzüklerin Efendisi olabilir başka. Dili Harry Potter kadar sürükleyici değil ama.
0
matilda
(12.01.22)
(4)

Farklı Janrlarda Kült Filmler

coldegezenkutupayisi
epey fazla film izlememe rağmen eski yapımları hep es geçtiğimi fark ettim. filmin yapım yılı 1990 öncesiyse direkt eliyordum kafamda. son zamanlarda özellikle türlerin ilk denemelerine özel bir ilgi duymaya başladım. korku sinemasıyla başladım ve hoşuma da gitti açıkçası. bunu bir alışkanlık haline
epey fazla film izlememe rağmen eski yapımları hep es geçtiğimi fark ettim. filmin yapım yılı 1990 öncesiyse direkt eliyordum kafamda. son zamanlarda özellikle türlerin ilk denemelerine özel bir ilgi duymaya başladım. korku sinemasıyla başladım ve hoşuma da gitti açıkçası.

bunu bir alışkanlık haline getirip farklı janrlarda "özellikle" ilk denemeleri izlemeyi planlıyorum. her tür için ilk denemeleri bulmak kolay ama türün gidiş yolunu değiştirmiş, farklı bir anlatım kazandırmış, kıyıda köşede kalmış (böyle bir şey mümkünse) kült filmleri de izlemek istiyorum. atıyorum zombiler o filme kadar her filmde yürüyordur, o filmde koşmaya başlamıştır ve sonrasında filmin etkisinde kalan diğer yapımlar da o çizgiden devam etmiştir gibi.

türüyle birlikte bu filmi mutlaka izlemelisin dediğiniz filmleri paylaşır mısınız?
0
coldegezenkutupayisi
(11.01.22)
Pulp fiction
Kahraman Şerif ve bir avuç dolar için
0
deer hunter
(11.01.22)
mesela zombi demişsiniz, zombi filmlerinde night of the living dead kilometre taşıdır. western konusunda sergio leone’nin spagetti western’leri de john wayne dönemi western’lerinden sonra ayrı bir hava getirmiştir bu türe. yalnız benim için western diyince diğer tüm westernlerden ayrılan butch cassidy and sundance kid ile high noon (yukarıda arkadaş kahraman şerif adıyla önermiş) filmleri gelir, bunlar western kültleridir misal.

bilimkurgu-korku diye bir türü alien serisi başlatmıştır diyebiliriz, özellikle ilk iki filmi müthiştir. onları severseniz yine bilimkurgu-korku türünün gediklisi john carpenter’dan the thing’i deneyebilirsiniz.

film-noir dönemi genelde siyah beyazdır, oraları da birçoğuna fazla eski gelir ama güzel yazılmış diyalogları ve senaryosuyla (ünlü romancı faulkner yazmış) the big sleep’i öneririm. film-noir’den esinlenen sonraki dönem neo noir örnekleri olarak chinatown’u da deneyebilirsiniz. avrupalı bir neo noir örneği olarak le samourai’yı da çok severim ben.

açıkçası gizem içeren hikayeleri seviyorsanız hitchcock filmlerini her halükarda seveceğinizi düşünüyorum. zaten 4-5 hitchcock filmi izleyince o dönemin yıldızları (cary grant, james stewart, gene kelly vs) zaten tanıdır insanlar oluveriyor ve başka eski filmlere de tanıyıp sevdiğiniz oyuncuların filmi olduğu için sıcak bakmaya başlıyorsunuz. aa brad pitt filmi mi, dur hadi izleyeyim demek gibi. o açıdan hitchcock’u öneririm. etkilemediği bir sinemacı yok gibidir zaten.
0
phoarbix
(11.01.22)
Dünyanın ilk öpüşme sahnesini barındıran "The Kiss". Tabii dünyanın ilk filmi dersen Lumiere Kardeşler'in istasyona giren treni çektikleri bir film olarak biliyorum.
0
d max
(31.01.22)
night of the hunter
0
hot potato
(31.01.22)
(3)

ev almak

fatihreis
arkadaşlar sa, aracımı yarın inşallah satıyorum lakin ev almayı düşünürken tekrar prim yapacak araç mı alsam golf gibi aklım karışık yoksa altına atıp ev mi kovalayayım, arabaya ihtiyacım yok açıkçası boşuna masraf artık hatta gecen gun 1800 tl hız cezası yedikten sonra
arkadaşlar sa, aracımı yarın inşallah satıyorum lakin ev almayı düşünürken tekrar prim yapacak araç mı alsam golf gibi aklım karışık yoksa altına atıp ev mi kovalayayım, arabaya ihtiyacım yok açıkçası boşuna masraf artık hatta gecen gun 1800 tl hız cezası yedikten sonra
0
fatihreis
(10.01.22)
Ev al tabi ki
0
olaylar olaylar
(10.01.22)
Arac yatirim degil. Ev al.
0
hot potato
(10.01.22)
alabiliyorsan bence de ev al
0
senolll
(10.01.22)
(6)

Ankara 20k copenhag ?k

xiii
Copenhag'ta bir sirket ile gorusme halinde arkadasim. Oradan gelecek teklifi henuz bilmiyor. Tecrubeli muhendis diyelim. Sizce ne kadar net maas ok'dir?Teşekkürler
Copenhag'ta bir sirket ile gorusme halinde arkadasim. Oradan gelecek teklifi henuz bilmiyor. Tecrubeli muhendis diyelim. Sizce ne kadar net maas ok'dir?

Teşekkürler
0
xiii
(10.01.22)
kopenhag asssssiri pahali bir yer. aylik net 5000 euro (karsiligi kron) olmali, ayni seviyeyi surdurebilmek icin. gercekci mi degil mi bilmiyorum.
0
hot potato
(10.01.22)
kopenhag aşırı pahalı +1
birçok insan malmöde yaşıyor hem kiralar hem hayat daha ucuz. yol da 20-40 dk falan sürüyor trenle.
kopenhagta danimarka kronuyla min 10k kira için. yine min. 5-6k market alışverişi için düşünün. bir de danimarkada vergiler yüksek. alınacak teklifin net brüt konusunda emin olun. isveçte yalnız brüt maaş konuşuluyor, danimarkada da öyle tabii genelde. %40 vergi diyin brüt maaş teklifi gelirse kafadan.
0
senolll
(10.01.22)
Numbeo.com sitesinden kıyaslama yapabilirsin
0
basond
(11.01.22)
@senolll,
Kophenag Danimarka'da, Malmö İsveç'te, arada Baltık denizi var nasıl trenle gidiliyor?
0
theconqueror
(11.01.22)
@senolll
Arada bağlantı varmış aydınlandım resmen
0
theconqueror
(11.01.22)
altinci nesil caylak
(11.01.22)
(13)

Hangi zammı tercih edersiniz?

top_secret
Mesela her zaman 1 TL ye aldığınız 100 gr ekmek var (Rakamlar ve ekmek örnektir)Buna zam gelmesi gerekiyor. Hangi şekilde gelmesini tercih ederdiniz?1- 100 gr ekmek 2 TL2- 50 gr ekmek 1 TL3- 150 gr ekmek 2,5 TL(burada rakamlar vs örnek olup müşteriye hangi seçeneğin daha kabul edilebilir olduğunu me
Mesela her zaman 1 TL ye aldığınız 100 gr ekmek var (Rakamlar ve ekmek örnektir)
Buna zam gelmesi gerekiyor. Hangi şekilde gelmesini tercih ederdiniz?

1- 100 gr ekmek 2 TL
2- 50 gr ekmek 1 TL
3- 150 gr ekmek 2,5 TL

(burada rakamlar vs örnek olup müşteriye hangi seçeneğin daha kabul edilebilir olduğunu merak ediyorum.)
0
top_secret
(10.01.22)
Karşılayacak param varsa 1 aynı miktarı alırım, yoksa 2 asla 3 değil.
0
ceketimi alip cikcam
(10.01.22)
4 - 75 gr 1.5 tl.

hem zam az yapilmis gibi olur hem de 25gr fark farkedilmez belki, caktirmadan zam yapilmis olur.

tuketici olarak 1'i tercih ederdim
0
fakyoras
(10.01.22)
50 gram. Ne kadar ufak parcalara bolunebiliyorsa o kadar iyi. parami ekmekte degil cebimde tutup lazim oldukca almayi tercih ederim.
0
floydian
(10.01.22)
fakyoras 4.madde +1
en az zammi gormek isterim kafamda ona ayirdigim butcenin cok sarsilmasini istemem
0
ala09
(10.01.22)
2 ekonomik olarak en mantikli olani.
0
hot potato
(10.01.22)
Neyse o. 2 liraya alırım.
0
işimdeyim gücümdeyim
(10.01.22)
2. tek yaşadığım için ne kadar az porsiyon o kadar iyi.
0
sanal uyku
(10.01.22)
1.'yi tercih ediyorum. ürün kalitesi ya da gramajından feragat edince çok sinir oluyorum, kazıklanmış gibi hissediyorum kendimi. efendi gibi zam yapsın aynı kaliteyi gramajı korusun daha iyi. isterse 2-3'ü opsiyon olarak yine versin ama asıl seçenek 1'dir.
0
roket adam
(10.01.22)
fakyoras ın dediği gibi zam yapan çok var.
sizin 2. seçenek gibi yapan da çok var ama gramaj yarı yarıya düşmüş o çok fark edilir. yıllarca tadımın çekirdekleri hep 1 liraydı ama gramajını düşürdüler hep yavaşça. eğer gramaj farkı o kadar büyük olmayacaksa aynı fiyatta tutup azaltmaya gidilebilir.
0
senolll
(10.01.22)
50gr 1tl. Pahalandigi için daha az tuketme yoluna gidebilmem acisindan.
0
stavro
(10.01.22)
gramajı düşüren firmalara sinir oluyorum, fiyatın artmasını tercih ederim.
0
do you remember me
(11.01.22)
ürüne göre değişir bence. ekmek için 1 derken ayran için 3'ü tercih edebilirim mesela. sakız/ayran gibi ürünler gizli zam yüzünden cücük kadar kaldılar, çifter çifter gidiyor. zamdan çok hemen bitmesi verdiğin paranın hakkını vermediği düşüncesini getiriyor akla.
0
vampir akrep
(11.01.22)
2
0
barankovan
(11.01.22)
(9)

Yeni birilerini tanıma evresinden aşırı ötesi sıkılmak

magni
İnsan doğası gereği karşı cinsten yeni birileriyle tanışıp yakınlıklar kurabilmeyi istiyor tabii, bunun için de hepimizin malumu olduğu şekilde dating app'ler revaçta.Ama birileriyle eşleş, sohbet et -hep de benzer sohbetler-, yöneltilen merak sorularını cevapla, düzenli iletişim yürüt durumlarından
İnsan doğası gereği karşı cinsten yeni birileriyle tanışıp yakınlıklar kurabilmeyi istiyor tabii, bunun için de hepimizin malumu olduğu şekilde dating app'ler revaçta.

Ama birileriyle eşleş, sohbet et -hep de benzer sohbetler-, yöneltilen merak sorularını cevapla, düzenli iletişim yürüt durumlarından gerçekten aşırı sıkılmış durumdayım ve bu "tanıma evresi" için zerre enerji hissetmiyorum kendimde. Birkaç aydır durum bu şekilde.

Hayatımda yeni birileri olsun, takılalım edelim istiyorum ama tanıma evresi için enerji hissetmiyorum kısacası, iki kelime yazışmaya bile inanılmaz üşeniyorum ve buna ayıracağım zaman dilimi gözümde büyüyor. Var mı benimle benzer durumda olanlar? Merak ettim.
0
magni
(10.01.22)
Aynı durumdayım bu çok can sıkıcı bi olay olmaya başladı artık. Sanıyorum yalnızca sosyal medyada sosyalleşmek gibi bir seçeneğe sıkıştık o yüzden. Alakasız bir yerde alakasız bir zamanda bir şekilde karşılaşacak olsam daha çok heyecanlanacağım sanki
0
olaylar olaylar
(10.01.22)
Pek çok! Bu yüzden farklı mecralarda kendisini ifade ediyorsa oralardan bilgi edinmek hoşuma gidiyor. Twitter, sözlük vs
0
kaptankedi
(10.01.22)
+1. Normal bence.
0
hot potato
(10.01.22)
hep benzer süreçler yaşandığı ve günümüzde biriyle tanışmanın yolları sınırlandığı için monoton sohbetler oluyordur.
sıkılmanız normal.
ancak size farklı gelecek, ezbere konuşmalar yapmadığınız biri olursa heyecanlanırsınız, o zaman da sıkılmazsınız.
0
blatta hiberna
(10.01.22)
var. asla canim cekmiyor hele cafede falan yabanciyla oturmak oh no... ve app kullandim bilhassa yabancilar vs icin app e ihtiyac duymustum. sadece bir hemcinsimle konusabildim o da evime cok yakin oturuyor ve turkce bilmiyor benim iki yabanci dilim icin iyi olacagini dusundum. onun disinda ilk mesajdan oteye pek gidemedim zaten birinin benle ilgilenmesinden hic hoslanmam......:( sanirim date islerinde yokum gibi tavir olarak
0
ala09
(10.01.22)
aynı. hatta bu yüzden en son milattan önce falan flörtüm olmuştu.
0
ceylinf
(10.01.22)
Bi yaştan sonra cidden sıkıyor bu
Aynı durumdayım
0
photo85
(10.01.22)
Ek: app kullanmıyorum ama normal arkadaşlıklar için bile yeni insan yorucu
0
photo85
(10.01.22)
online yerine yüzyüze daha iyi oluyor bu işler, en azından mimikler espriler falan eğlenceli geçiyor.
0
selam
(11.01.22)
(2)

Google'da Şirket Adres Değişikliği

daha cok beklicez mi abi
Şirketimiz bu yılbaşı taşındı, google'dan adres değişikliği yapamıyoruz. Daha önceki çalışan kendi mail adresi ile kullanıcı oluşturmuş ve işletme sahibi gibi bir şey gözüküyor. Ama işten ayrıldığı için o mail adresi şu an kullanılamaz durumda. Bir türlü değiştiremedim. Bu şirketin aynısı var diye d
Şirketimiz bu yılbaşı taşındı, google'dan adres değişikliği yapamıyoruz. Daha önceki çalışan kendi mail adresi ile kullanıcı oluşturmuş ve işletme sahibi gibi bir şey gözüküyor. Ama işten ayrıldığı için o mail adresi şu an kullanılamaz durumda. Bir türlü değiştiremedim. Bu şirketin aynısı var diye düzenleme önerisi yapıyorum ama red geliyor google'dan. Ne yapmak lazım?
0
daha cok beklicez mi abi
(10.01.22)
O mail adresini tekrar olusturup kontrolu ele alsaniz?
0
hot potato
(10.01.22)
buradan Google ile iletisime gecin. dogrulama yapiyorlar bir sekilde, (adrese kod gonderme vb). uzun surebilir ama calisani bulma, mailini alma gibi yontemlere gerek yok isletme sahibi oldugunuz surece. boyle bazi insanlar var organize olup bu yerleri acip sonra dukkan sahibine satmaya calisiyormus. ama iste cozumsuz degil (arkadasim destek ekibinde calisiyor)

support.google.com
0
supergirl
(10.01.22)
(6)

Diş çekimi sonrasında verilen antibiyotiği yarıda bırakmak ?

senbensennedenbenlen
Doktor 10 tablet antibiyotik verd, 5 tanesi içtim. Şu an ağrı, sızı, kanama yok. Yarıda bıraksam sıkıntı olur mu sizce ?
Doktor 10 tablet antibiyotik verd, 5 tanesi içtim. Şu an ağrı, sızı, kanama yok. Yarıda bıraksam sıkıntı olur mu sizce ?
0
senbensennedenbenlen
(10.01.22)
olur, bırakmayın, bitirin.
0
erty_ksk
(10.01.22)
bitirin, kürü tamamlamak önemli.
0
blatta hiberna
(10.01.22)
Zamaninda fizik hocamiz soyle bir grafik cizmisti eksponansiyel kavramini anlatmak icin images.theconversation.com
0
hot potato
(10.01.22)
yapılan en büyük hatalardan.
0
jelly bear
(10.01.22)
Antibiyotik ağrı için değil, iltihap için. Tedaviyi sekteye uğratmamak için bitirmek gerkir.
0
d max
(10.01.22)
5 tanede bitecek olsaydı, doktor 5 tane verirdi
0
co2s2
(10.01.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.