Giriş
(3)

eski camlar, bardaklar

mistreated
60'lı-70'lı yıllarda sıkı devrimci olup zamanla daha yumuşak bir siyasi çizgiye oturan bir şahsın bu değişimini mantık çerçevesinde, akla yatar şekilde anlattığı, otobiyografik ve tarihi değer taşıyan herhangi bir kitap tavsiye edebilir misiniz acaba? söz konusu şahıslara örnek olarak hasan cemal, c
60'lı-70'lı yıllarda sıkı devrimci olup zamanla daha yumuşak bir siyasi çizgiye oturan bir şahsın bu değişimini mantık çerçevesinde, akla yatar şekilde anlattığı, otobiyografik ve tarihi değer taşıyan herhangi bir kitap tavsiye edebilir misiniz acaba?

söz konusu şahıslara örnek olarak hasan cemal, cengiz çandar, oral çalışlar, şahin alpay ve şu an aklıma gelmeyen pek çokları gösterilebilir herhalde.

not: hani olmaz ama, eğer varsa polemik yapacaklar başka duyuru açıp orda takılsınlar.
0
mistreated
(22.01.12)
"Kimse kızmasın kendimi yazdım." var mesela Hasan Cemal'in.
0
dusunuyorumoyleysevurun
(22.01.12)
kitap değil ama bahsettiğin türde birinin hayatından bir kaç fırça darbesi için:

(bkz: hadi uluengin)
0
compadrito
(22.01.12)
ismet özel'in waldo sen neden burada degilsin'i var. soldan daha yumusagina degil, bu tarafa gecmis birisinin degisimi ilginc.
0
atmacaged
(22.01.12)
(1)

İngilizce'den Türkçe'ye ufak bir cümle çevirisi

dusunuyorumoyleysevurun
Because it's shown, the way we apply, generate and use knowledge is affected by our social and institutional context.Bu cümlenin çevirisinde biraz sıkıntı yaşıyorum. Anlamada problem yok zira konu hakkında yeterli bilgiye sahibim fakat her dinleyicinin anlayabileceği şekilde nasıl Türkçeleştiririz b
Because it's shown, the way we apply, generate and use knowledge is affected by our social and institutional context.

Bu cümlenin çevirisinde biraz sıkıntı yaşıyorum. Anlamada problem yok zira konu hakkında yeterli bilgiye sahibim fakat her dinleyicinin anlayabileceği şekilde nasıl Türkçeleştiririz bu cümleyi?

Aslında cümleyi takip eden diğer cümlelerle birlikte, komünizmin sürekli ciddi olmayı salık vermesi iğnelenecek biraz. Institutional context'ten kasıt odur.

Bi el atarsanız makbule geçer :)
0
dusunuyorumoyleysevurun
(22.01.12)
çünkü bilgiyi uyguladığımız, ürettiğimiz ve kullandığımız yolun, sosyal ve kurumsal bağlamımızdan etkilendiği gösterildi. (naaapsan anlamazlar bu cümleyi, hiç kasma. klasik boş laflardan bu da).
0
compadrito
(22.01.12)
(6)

güzin abiler-ablalar toplanın. çok kötüyüm. (bi oku, korkma)

slavez
öncelikle. temmuz ayında şöyle bir blog yazmıştım.http://www.berkancesur.com/hayali-sevgiliileri sarıyoruz. günlerden 15 ekim 2011, yer istanbul: mr big konseri. bir arkadaşım sayesinde bir kızla tanışıyorum. balıkesirden gelmiş konseri izlemeye. o gün bir şekilde samimileşiyoruz. ikimiz de o akşam
öncelikle. temmuz ayında şöyle bir blog yazmıştım.
www.berkancesur.com

ileri sarıyoruz. günlerden 15 ekim 2011, yer istanbul: mr big konseri. bir arkadaşım sayesinde bir kızla tanışıyorum. balıkesirden gelmiş konseri izlemeye. o gün bir şekilde samimileşiyoruz. ikimiz de o akşam arkadaşımızın evinde kalmamız yüzünden samimiyetimiz artıyor, hoşlantılarımız da. sevgilisinden ayrılalı uzun olmamış, o dert çıkıyor başımıza. çocuk beni öğrenince delleniyor. ama kız yine de onu rahatlattığımı söylüyor. 2 geceyi birlikte geçiyoruz. bir dakika bile sıkılmadan konuşarak. mükemmel zaman geçirerek. aylar önce hayalini kurduğum kızın portresi karşımdaki. birebiri. resmen çizilmiş, canlandırılmış hali.

başlıyoruz böylelikle. o balıkesirde ben istanbulda. o 21 ben 19. yaşı ve ortak arkadaşımızı dert ediyor. daha önceki 2 sevgilisi de o ortak arkadaşımızın arkadaşı. onun arkadaşları hep bana kazık attı diyor. bi türlü güvendiremiyorum. ama çok hoşlanıyoruz. skype'ta 10-12 saat konuşmalar, bütün gün bilgisayar oyunu oynamaları. elimizden düşmeyen telefonlar. balıkesir'e gitmem, onun gelmesi. derken merken büyüyen biz. ama hala güven sorunu. yaş sorunu. o sorunu bu sorunu.

bana diyor ki sen benim için mükemmel erkeğin tanımısın ama sana sevgili olarak bakamıyorum çünkü x'in arkadaşısın. güvendirmek için her şeyi yapıyorum, kozmoz biliyor ya zerre de kötü niyetim yok. ama bir türlü sevgili diyemiyor bana. öpüşüyor koklaşıyor geziyor eğleniyor mükemmel vakit geçiriyoruz ama bana güvenmekte hep mesafeli. bir gün balıkesirdeyken kızıyorum bu duruma çekip gidiyorum. sonra tekrardan iyileşiyoruz. ama kız bir türlü belki yapısından belki karakterinden belki de benim kadar önem vermemesinden bilmiyorum ama benim ona verdiğim önemi vermiyor gibi. mesela ben o kafası bir şeye sıkıldığında yüzünü güldürene kadar şebeklik yapıyorum ama o bir deniyor iki deniyor iç sesim "haadii biraz daha üstüme düş" dese de o bırakıyor. yine böyle oldu bir gün beni canı sıkkın bıraktı, öbür gün de istanbul'a gelecekti. geldi, kavga ettik. kopuştuk. bi daha dikiş tutmadı. sonra yine barıştık yine küstük falan derken boka sardı her şey.

dün de bir daha konuşmama kararı aldık.

ama biliyorum ya böylesini de bir daha bulamam. resmen hayali sevgilimin tanımı. world of warcraft dövmeli kız mı olur yahu! ya da benimle sırf eğlencesine c++ kodlama çalışacak pipisiz?!

ayrı kaldığımız zamanlarda hayatıma birini almayı denedim, her şeyiyle on numara olmasına karşın o aklımdan çıkmadığı için özür dileyerek kopardım bağlarımı kızla.

napmalı?.. çok yıprandık ve şu an dipteyiz. şeytan diyor, dinlen ve git kapısına balıkesire son kozunu oyna. uyumalarım dışında aklıma gelmediği herhangi bir 10 dakika aralık yok 1 aydır.

ne önerirsiniz, bir şey diyin, çok kötüyüm.
0
slavez
(22.01.12)
biraz bekle sonra git konuş aklındaki herşeyi söyle.
Editlendi.
0
basond
(22.01.12)
bak, eğer world of warcraft dövmeli bir kız ile muhabbet ediyorsan uzun süre bu onun iyi bir arakdaş olduğujnu gösteriyor. ben de hardcore gamer iken böyle bir kız isterdim, elde edince soğudum. hele oyuna harcadığım vakit azaldıkça hayatta istemez oldum böyle bir şey.

akıllı ol, koşma peşinden.

a. değerini anlar senin peşinden koşar (buyuk ihtimal)
b. sen başka aşklara yelken açarsın.

laçka olmuşsunuz. ben de aşık oldum, hakikaten "o" dedğim kişi ile "ayrılık" kelimesini dahi etmedik kavgalar sonrasında bile. gerçekten aşık olduğun kişi ile bunları dile getirmezsin bile. en fazla geyiğine uzak kalırsın bir kaç gün.

özel mesaja da takilma, sözlükte arkadaş olarak muhabbet ettiğim kişilerden bile benzer mesajlar almışımdır.

böylesini daha bulamam diyor ya. ciddi misin olm sen? daha 19'sun. öylesinin 20 katı çıkacak karşına, gülüp geçeceksin bunlara.

hakikaten "aşk buymuş" dediğim her kadının benden farklı zevkleri vardı, bana apayrı şeyler kattı. keyifli olan nedir biliyor musun? her gün yaptığın şeyi bir başkası ile yapmak değil, hiç tatmadığın bir şeyi bir başkası ile keşfetmek.

dene bunu bir.
0
kuja
(22.01.12)
madem dahi anlamındaki -de'leri ve soru eklerini ayrı yazmayanlar sana batıyor, tabi ki yerine tabii ki, öyster yerine oyster yazmaya ne dersin?

sorunun cevabına gelince: zevkleri ve geçmişleri birbirine anahtar kilit gibi uyacak iki iyi insan mutlaka iyi geçinecekler diye bir kaide yok. bambaşka şeylerden hoşlanıyor olabilirsiniz ama birbirinizi seversiniz.

haa bi de, nur içinde yatasıcadan sana gelsin:

(bkz: aşk/@ataturkiye)
0
compadrito
(22.01.12)
@basond durumdan haberdar ettim seni.

@kuja ciddi olmak istemiyorum da yazdığımın birebirini bulmama istinaden buyurdum. peki b şıkkında kısa vadede acıyı azaltmak için napılabilir? a zor gözüküyor, belki de objektif bakamadığım için.

@compadrito orjinali öyster, tabii konusunda ise haklısın :)
0
🌸slavez
(22.01.12)
tam da yazında bahsettiğin gibi "bana önem ver ama hayatının merkezine koyma. hayat her şeyiyle güzel."

yazdıklarından onun sana değer verdiği açık ama aşamadığı bazı problemler (yaş, güven vb.) var gibi duruyor. belki de kendi içinde büyütüyor bunları. belki o kadar da aşılamaz değillerdir? bence ilk yapman gereken bu problemleri aşmasına yardımcı olup olamayacağına karar vermek? bu kararı da böyle bi ayrıl-barış kısır döngüsündeyken değil kafanı toplayıp sakinleştiğinde, doğru düşünebildiğinde verebilirsin. en iyisi biraz kendine ve ona zaman tanıman. mesela gün içerisinde kafanda onunla ilgili ne varsa kağıda dökebilirsin. (yazmaktan hoşlanıyorsun) böyle bi dönemde rahatlamana ve doğru düşünmene etkili bir biçimde yardımcı olur. ne istediğini, ona nasıl yardımcı olabileceğini daha iyi gözlemlemiş olursun. kendini hazır hissettiğinde ve cümlelerin hazır olduğunda da gidip konuşursun. sonuç olumlu da olsa olumsuz da olsa unutma: "hayat her şeyiyle güzel."

ayrıca 19 (on dokuz) yaşındasın, ergenleşme! :)
0
pudica
(22.01.12)
pudica benim cümlelerimle bana ters köşe yaptın. canımsın. teşekkür ederim.
0
🌸slavez
(22.01.12)
(8)

Düğüm olmuş bir ilişki işte

petrucia
Merhaba duyuru,Ergenler gibi gözükmek istemiyorum ama hani insanın dipte olduğu dönemler vardır ya, ilk defa o kadar dipteyim şu anda ve her türlü saçmalığı yapabilirim sanıyorum... Acayip karışık ve boktan bir duruma soktum kendimi. Beni tanımayan tarafsız birilerinin fikrine ihtiyacım var. Okumaya
Merhaba duyuru,

Ergenler gibi gözükmek istemiyorum ama hani insanın dipte olduğu dönemler vardır ya, ilk defa o kadar dipteyim şu anda ve her türlü saçmalığı yapabilirim sanıyorum... Acayip karışık ve boktan bir duruma soktum kendimi. Beni tanımayan tarafsız birilerinin fikrine ihtiyacım var. Okumaya sabrınız varsa size aşk ve entrika yüklü uzun bir hikaye anlatacağım... Şimdiden teşekkür ederim sabrınız için.

En baştan alırsam, yaklaşık 6 yıl önce üniversitenin başında bir çocuğa baya aşık oldum. Açıkça söylemediysem de belli ettim, yüz vermedi. Neyse kapandı gitti, aklımı kurcalamaz oldu, ama hep bir zaafım kaldı çocuğa. Aynı arkadaş ortamındaydık üniversite boyunca, görünce etkileniyordum ne olursa olsun.

Bundan 1 yıl sonra biriyle ilişkiye başladım, aşık oldum 2. kez, ama arada uzaklık vardı (otobüsle 10 saat). O yürütemedi, 1 ay sonra beni terketti, uzaklığı ve 6 ay önce ayrıldığı eski sevgilisini sevmese de hala etkisinde olduğunu, bizim ilişkimizden de erken olmasına rağmen aynısını beklediğini söyleyerek. Bir ilişkiye henüz hazır olmadığını anladığını söyleyerek. Ama ayrıldıktan 4 ay sonra tekrar arayıp birleşmek istediğini söyledi. Başladık tekrar, 2.5 yılı uzaktan, 4 yıl sürdü, son 1.5 yılında birlikte yurtdışındaydık, 1 yıl boyunca birlikte yaşadık. Ama bu beni terketmesi yüzünden genelde hep ilişkiyi sırtlayan, alttan alan, çaba harcayan o oldu. El üstünde tuttu hep beni, şımarttı çok. Ta ki yurtdışına birlikte gidene kadar, orada işler değişti, birden bana soğuk ilgisiz davranmaya başladı, çok sık kavga eder olduk, hemen her gün ağlıyordum filan. Bana sevgisinin azaldığını söylüyordu, ama ayrılamıyorduk da aynı yerde çalıştığımız için. Galiba beni tümüyle elde ettiğini düşündü ve bunun rahatlığıyla böyle davrandı. 1 yıl böyle sürdü, en sonunda artık katlanamayacağımı söyleyip kendisini düzeltmezse hiçbir şeyi umursamayıp ayrılacağımı söyleyince tekrar eskiye döndü. Ama bu 1 yıllık süreç beni baya hırpaladı, yurtdışına gitmişsin yalnızsın, birdenbire değişen erkek arkadaşın, sürekli kavgalar.. Sonrasında toplayamadım, seviyordum ama mutsuzdum, ayrılık fikri vardı hep aklımın bir köşesinde. Ama o evlenmek istiyordu, korktum.. Henüz 23 yaşındayım, evlilik için erken, ama 4 yıldır birlikteydik... Emin değildim.

Bunun üstüne, gecen yaz tatilinde 6 yıl önce aşık olduğum, hep zaafım olan çocuğu gördüm yine. Yakınlaştık, öpüştük. Açıldı bana. 4 yıldır beni düşündüğünü, bana çok pis aşık olduğunu, ama sevgilim olduğu için şimdiye kadar söyleyemediğini söyledi. Tanıştığı herkesi benimle karşılaştırdığını, beni takıntı haline getirdiğini söyledi. Beni unutmak için bir kızla çıktığını ama yürütemediğini, başka da kimseyle birlikte olmadığını söyledi. Doğru olduğunu biliyorum. Etkilendim. Mail adreslerimizi aldık. Sonra ben evime, sevgilimin yanına... 2 gün sonra mailleşmeye başladık. Aşık oldum tekrar. Uluslarası bir ilişki beklentim yoktu ama tabi ki sevgilimi aldatmak gibi bir niyetim de yoktu. Başka birine aşık olabiliyorsam, birşeyler yolunda gitmiyor demektir, ilişki giderek ciddiye gidiyor diye düşünüp 3. gün sevgilimden ayrılmak istedim. Çok üzüldü, istemedi, evleri ayırmayı önerdi. Yüzük almış bana, evlenme teklifi etmeyi planlıyormuş Pariste gelecek ay, gösterdi... Dayanamadım, yumuşadım... Kabul ettim evleri ayırıp ayrılmamayı, sonrasında ayrılmak daha kolay olur diye düşündüm, ay sonunda taşınacaktı, 10 gün sonra. Ama o 10 günde mailleri gördü.. Yıkıldı. üzülmesin diye yalan söyledim, sadece bir hoşlanmaydı, başka bir şey değil, görüşmeyi kesecektim, bunalımdayım, heyecan aradım dedim. Inandı, beni affetmek, tekrar birleşmek istedi. Ama ben istemedim, duygularımdan emin olmadığımı ve biraz zaamn istediğimi söyledim. 1 ay boyunca uğraştı beni ikna etmeye, ayaklarıma bile kapandı. Çok üstüme geldi, zaman verelim dedikçe ısrar etti.. İstemedim, tümüyle bitti dedim, onu kendimden soğutmak için elimden geleni yaptım, beni unutsun acı çekmesin diye. Aşıktım çünkü diğerine işte... Sonra başka bir kızla görüşmeye başladı. Kızla görüştüğü ilk ay boyunca beni ikna etmeye çalışmaya devam etti. Bu arada, diğeri 2 kez beni görmeye yanıma geldi. İkinci gelişinden önce geleceğini ayrıldığım sevgilime söyledim, beni aldattığın adamı şimdi benim evime mi getiriyorsun diyerek 2. bir yıkım yaşadı, ve bundan sonra benden uzaklaştı. Diğer görüştüğü kıza yöneldi, onunla çıkmaya başladı, benim yeninin geldiği haftasonu o kıza aşık olduğunu söylemeye başladı.

Güzel değil mi, o mutlu ben mutlu artık, ama öyle değil işte.. İşte bundan sonra kendimi anlayamıyorum sözlük. Ben birlikte zaman geçirdikçe, yıllardır gözümde büyüttüğüm, aklımın bir köşesinde hep olan insanın aslında beklediğim gibi olmadığını farkettim, gittikçe soğudum. Pişmanlık içimi kemirmeye başladı. Eski sevgilime haksızlık ettiğimi düşünmeye başladım. Tamam, içimi yıllardır kemiren bir soru işaretinden kurtuldum bu insanla deneyerek. Eski sevgilimle evlenmek istediğimden emin değildim, o yüzden bir süre ayrı kalmamız iyi oldu benim onu gerçekten sevdiğimi ve istediğimi anlayabilmem için, ama onu tümüyle kaybettim.

Ben bunları farkettiğimde onun yeni ilişkisi 2 haftalıktı henüz. Başlangıçta kızla beni kıskandırmak için birlikte olduğunu, takıldığını, onun sevgilisi olabiliecek seviyede olmadığını söylüyordu.. Benim yeninin geldiğini duyup kızla çıkmaya başladıktan sonraysa aşık olduğunu.. Hala da kızla uyuşmadıkları birçok nokta olduğunu söylüyor. İnanmadım bu yüzden, gidip pişman olduğumu ve bir şans daha istediğimi söylemeye karar verdim. Allak bullak oldu, hiç beklemiyordu, kafası karıştı. 2 hafta boyunca gelgitler yaşadı, sonrasında bana beni istemediğini, affedemeyeceğini ve bu kıza şans vermek istediğini söyledi. Kabullendim, ama gelgitler yaşamaya devam etti, gelip ağladı zaman zaman, beni suçladı, hakaretler etti.. Sürekli tartıştık, kavga ettik.. İlişkimizin bitmesine çok üzüldüğünü, benim herşeyi mahvettiğimi ama beni affetmeyeceğini söyledi. Sonra bir ara bana geri dönmek istediğini söyledi, birleşir gibi olduk... Bu süreç 2 ay sürdü, çok yıpratıcıydı, baya bir depresyona girdim, 7 kilo verdim, sürekli yalvardım filan.. En son beni hala sevdiğini ama o kıza aşık olduğunu, kafasının karışık olduğunu ama duygularından emin olduğunu, ama yaşadıklarımız yüzünden hala mutlu olmadığını söyledi.. Beni affettiğini, ama o kıza karşı olan duyguları yüzünden bana geri dönmeyeceğini söyledi.

Aynı işyerindeyiz hergün birbirimizi görüyoruz, bu çok zor oluyor. Ve bu 3 yıl daha böyle olmak zorunda. Ayrılalı 5 ay oluyor şimdi, onun kızla görüşmeye başlayalı 4 ay, çıkmaya başlayalı 2.5 ay filan. 1 aydır tatiller yüzünden görmüyoruz birbirimizi, ama bu sürede beni birkaç kez aradı, merak ediyormuş ben çok üzüldüğüm için. Eğer bana geri dönmeyecekse aramamasını, bunun beni daha çok üzdüğünü söyledim. Ev arkadaşımı arayıp benim iyi olup olmadığımı soruyormuş sürekli, arkadaşlarıma dönüp dolaşıp beni soruyormuş. Ama o kızdan da şu an ayrılmayı düşünmediğini söylüyormuş. Benim tatilimin bitmesine 2 hafta var daha. Onu çok özledim, 4 yıldır ilk defa bu kadar ayrı kalıyoruz, ve onu geri istediğimden eminim. Gidicem yine ve hergün onu görücem yine işte, kız arkadaşını görücem arada, düşündükçe içim daralıyor.

Pembe dizinin bir özeti işte.. Durum böyle.. Ben kıza aşık filan olduğunu düşünmüyorum, aşık olan biri böyle gelgitler yaşar mı.. veya hala mutsuz olduğunu, içinin acıdığını söyler mi.. Ama sanıyorum beni unutmak istediği için kendini buna inandırmaya çalışıyor. Sizce hala onu geri kazanma olasılığım var mı? Ne yapsam bilemiyorum, kendimi çok kötü hissediyorum, ama her an doğru olanı yapmaya ve dürüst davranmaya çalıştım, onu hiçbir zaman üzmek istemedim.. Bu yüzden bu hale getirdim işleri zaten, biraz olsun stratejik davranabilseydim onun sevgisini tüketmemiş olurdum.. Biraz daha üstüne gidip ilgimi sevgimi göstermeli miyim (ilgiyi sever kendisi), yoksa artık tümüyle uzaklaşıp onu kendi haline mi bırakmalıyım... Yoksa unut artık, bu ilişkiden bir hayır gelmez mi diyorsunuz... Ama şu anda öyle hissediyorum ki, ben artık başka kimseyle yapamam, hayatımın en çok sevebileceğim, en uyumlu olabileceğim insanını kaçırdım bir sürelik ruhsal çöküntü yüzünden... 4 yıllık emeği harcadım... Off duyuru, hayatımda böyle şeyler yazacağımı ummazdım, aşk acısı ne boktan birşeymiş... Bir insan ne kadar aptalca şeyler yapabiliyormuş... 2.5 ayda 5 yıl yaşlandım...
0
petrucia
(22.01.12)
Valla ne diyip eşimle beraber hepsini okuduk ikimizin de düşüncesi aynı müstehak olmuş.

Ya bi insan sevdiğinden soğudu diye başkasına gidermi resmen aldatmışsın kusura bakma ama erkeğin sana ölsem dönmem demesi normal dönmesede olur bence yani güven kavramı sıfırın altında malesef çıkılmaz bir durum.
0
basond
(22.01.12)
Hepsini okudum. Iliskiler konusunda acemi oldugum icin tavsiye verecek durumda degilim ama su ana kadar yaptiginiz hareketler bir hata degildi, denemeniz gerekiyordu. Umarim mutlu olursunuz.
0
excusez
(22.01.12)
aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık. james harden gibi hacı. açıkçası ben erkek arkadaşınızın yerinde olsam dönüp size bakmazdım bile ama o ayrı bi insan demek ki.
şimdi bi laf vardır ya alışmış kudurmuştan beterdir diye, bunun ayrımını yapmanız lazım. ona alışmış olduğunuz için onu geri istiyosanız unutun tabii zorlamanıza gerek yok. ki bence öyle, aşık olsa idiniz aldatmazdınız. son olarak:

www.youtube.com
0
ron dennis
(22.01.12)
şarkı başlamadan önce Belkıs abla doğru söylüyor:

www.youtube.com
0
compadrito
(22.01.12)
bazı ilişkiler drama ile beslenir, sizinki de öyle demek ki, şimdi size gelse seviyorum dese 2 gün sonra bir arıza çıkarıp ayrılacaksınız ondan muhtemelen. yepyeni bir sayfa açmak eskisini onarmaktan kolay olmalı.
0
pinking of you
(22.01.12)
aman sil at hepsini yeni iş ara yeni birini bul. en temizi. çok karışmış işler. yeni ilişkinde de kafan karışırsa başkası yüzünden, önce sevgilinden ayrılmayı unutma.
0
merena
(23.01.12)
sevgilinin geri dönme olasılığı yok artık. bunu kabullen. dönse bile asla eskisi gibi olmayacaktır. sağlam bir ilişkiniz olmayacak. zaten zamanında da yeterince yara almış bir ilişki. sana neden böyle yaptın demiyorum. hayat o kadar karmaşık ki bazen hatalarımız bizim elimizde bile olmayabiliyor. madem 3 yıl daha aynı iş yerinde çalışma durumunuz var, önce beyninden sil. sen hala bunu yapamamssın. düşün ve mantıklı olanın onu unutmak olduğunu kabul et, sonra kalbinden de silinir.
0
alis su hallerime
(15.03.12)
bence de her şeyi sil at. yurt dışıymış, işmiş, 1. sevgiliymiş, 2. sevgiliymiş. tamamen sana bi reset tuşu gerekiyor başka bişey değil.

üstelik daha 23 yaşındasın ve neler yapmışsın öyle. bence bunları yaşanması gerekiyordu diye düşün. ve hatta mutlu ol. ot gibi bi hayat yaşamamışsın en azından her ne kadar üzücü de olsa.

dediğim gibi her şeyi sil, yeni bi hayat kur kendine. kariyerinle ilgili beklentin nedir bilmiyorum ama mesela ben bu kadar şey yaşamış olsam, kalkar giderdim bi ege kasabasında domates biber yetiştirir, akşamları güneş batımında rakımı içerdim, eşim dostumla. hayat budur bence.
0
lamneth
(15.03.12)
(10)

Büyülü Film

secretdorm
İçinde büyü, cadı, büyücü vb. öğeler içeren filmler arıyorum. Eski-yeni zamanlarda geçmesi sorun yaratmıyor. Herkes aklına geleni paylaşırsa sevinirim. Teşekkürler şimdiden.
İçinde büyü, cadı, büyücü vb. öğeler içeren filmler arıyorum. Eski-yeni zamanlarda geçmesi sorun yaratmıyor. Herkes aklına geleni paylaşırsa sevinirim. Teşekkürler şimdiden.
0
secretdorm
(22.01.12)
www.imdb.com

böyle oyunculuk da bulamazsın kolay kolay. kaçırma derim.
0
godfrey
(22.01.12)
the sorcerer's apprentice
0
somethinginthewayshemoves
(22.01.12)
practical magic
0
napoli
(22.01.12)
pamuk prenses ve yedi cüceler
0
compadrito
(22.01.12)
Harry Potter?
0
boo ya moon
(22.01.12)
stardust
0
wessago
(22.01.12)
cadının aşkı.
0
hocuspocus
(22.01.12)
irbat
(22.01.12)
Häxan: Witchcraft Through the Ages
0
irbat
(22.01.12)
Three Sovereigns for Sarah
0
irbat
(22.01.12)
(4)

nereden bulunu kalpak ?

tek resim arasindaki ucbucuk fark
selamlar şöyle çok pahallı olmayacak ama iyi iş görecek kalpak istanbulda nerede bulunur ?
selamlar şöyle çok pahallı olmayacak ama iyi iş görecek kalpak istanbulda nerede bulunur ?
0
tek resim arasindaki ucbucuk fark
(21.01.12)
Kapalıçarşı Kalpakçılar sokağı?
0
compadrito
(22.01.12)
kapalıçarşı kalpakçılarda bulabilirdiniz; ama bir kaç yüzyıl önce:)
0
charlesbukowskiineksi
(22.01.12)
yes mi no mu kapalıçarşı kalpakçılarda var mı yok mu ?
0
🌸tek resim arasindaki ucbucuk fark
(22.01.12)
Mustafa Özünegüven




İstanbul'un son kalpakçılarından. Kalpakseverlerin siparişlerini yerine getiriyor. Kalpaklar üç renkli: siyah, gri, kahverengi... Astragan dışında peluşdan da kalpak üretimi yapıyor.

İLETİŞİM
0538 2014210
0
compadrito
(22.01.12)
(9)

taşıt tutması ve ipad

napoli
Merhaba,Taşıt tutmasından muzdarip olduğum için yolda kitap okuyamıyorum. Günde 2-2.5 saatim yolda geçtiği için o vakti de değerlendirmek istiyorum haliyle. Acaba ipad üzerinden okusam bu sorun azalır mı? Bir farkı olmaz diyorlar genelde.
Merhaba,
Taşıt tutmasından muzdarip olduğum için yolda kitap okuyamıyorum. Günde 2-2.5 saatim yolda geçtiği için o vakti de değerlendirmek istiyorum haliyle. Acaba ipad üzerinden okusam bu sorun azalır mı? Bir farkı olmaz diyorlar genelde.
0
napoli
(21.01.12)
bir farki olmuyor. edit: en azindan benim icin.
0
entrapmen
(21.01.12)
iPad üzerinden okumaya geçmeden önce, daha hafif, daha eğlenceli şeyler yaparak, kendini "taşıt tutmaz" hâle getir. sonra yavaş yavaş okumaya geçersin.
0
compadrito
(21.01.12)
azalmaz. beni araba tutmuyor ama geçen film izlerken tuttu.
0
gurur
(21.01.12)
tutuyorsa gene tutar. denedim ordan biliyorum.
0
apathetic
(21.01.12)
mide bulantısı için emedur isimli ilaç işe yarıyor ama baş dönmesi falanda yapıyorsa bilemiyorum.
0
r_u_h
(21.01.12)
@r_u_h bu tür ilaçları her gün mü kullanmak gerekir? yoksa bir süre sonra bulantıyı kalıcı olarak önlüyor mu?
0
🌸napoli
(21.01.12)
bulantıyı geçici olarak önlemek istiyorsan bi çay kaşıgının ucuyla benzin yut daha bişey olmaz.
0
al basmadan donu var
(22.01.12)
Bende de var arac tutmasi.Hic birsey okuyamiyorum.
Ipad tarzi seylerle okudugum zaman daha da kötü oluyorum.
Ama bu sadece tekerlekli araclarda oluyor bende.Trende ucakda metroda birsey olmuyor.
0
boops
(22.01.12)
o anlık etki ediyor sürekli kullanmak sakıncalı olabilir. bu arada bir parça çikolata da araç tutmasını önler.
0
r_u_h
(22.01.12)
(4)

Sosyolojiye Giriş

slrs
yarın aöf'te "sosyolojiye giriş" sınavım var. vizede çok fazla sayıda isim sordular. konuya uzak olunca bu tarz sorularda tahmin etme imkanı da olmuyor. aslında çalışıyorum ama isimler çok karışıyor.kısaca bu işten anlayanlardan ricam, durkheim, weber, marx vb. önemli kişilerin genel görüşlerini içe
yarın aöf'te "sosyolojiye giriş" sınavım var. vizede çok fazla sayıda isim sordular. konuya uzak olunca bu tarz sorularda tahmin etme imkanı da olmuyor. aslında çalışıyorum ama isimler çok karışıyor.

kısaca bu işten anlayanlardan ricam, durkheim, weber, marx vb. önemli kişilerin genel görüşlerini içeren kelimeler (örn. durkheim-toplumsal vb.) veya ipuçlarını yazmaları. amacım en azından soruyu okuyunca kafamda bir şeyler şekillenmesi ve doğru tahmin oranını arttırmak.

şimdiden teşekkürler.
0
slrs
(21.01.12)
eogrenme.aof.edu.tr

www.umittatlican.com(Kenneth%20Tucker,%20Jr.-1998).pdf
0
compadrito
(21.01.12)
sosyoloji hocası isimlere mi takılı... vay be
0
Angelismeee
(21.01.12)
zaten ben de benzer bir kaynaktan çalışıyorum. istediğim, bariz bilinen, detay olmayan ipuçları. mesela işlevselcilik deyince şu isim akla gelir, yapısalcılık deyince şu isim vb.. gibi. yani bu isimlerin savundukları temel düşünceler.
0
🌸slrs
(21.01.12)
(1)

çelloyu tamir ettirmece

saveur
selamlar olsun sevgili duyurucular,bir süre önce çok sevdiğim çellomun tuşe kısmı gövdesinden ayrılıverdi,elimde kaldı resmen. daha önce taksim'de, bilinen ve güvenilen birkaç ustayı ziyaret etmişti çellom, kulaklarda gevşeme ve buna benzer birtakım problemlerden dolayı, fakat problemler 1-2 hafta i
selamlar olsun sevgili duyurucular,
bir süre önce çok sevdiğim çellomun tuşe kısmı gövdesinden ayrılıverdi,elimde kaldı resmen. daha önce taksim'de, bilinen ve güvenilen birkaç ustayı ziyaret etmişti çellom, kulaklarda gevşeme ve buna benzer birtakım problemlerden dolayı, fakat problemler 1-2 hafta içerisinde yinelenmişti. ankara ya da istanbul'da (taksim civarındaki ustalara güvenemiyorum artık, onun dışında herhangi bir yerde olabilir) çello tamiri konusunda güvenilir bir usta/ mekan önerebilecek var mıdır? çok teşekkürler şimdiden!
0
saveur
(21.01.12)
(3)

''insan her şeyin ölçüsüsüdür.''

lynyrd skynyrd
bu sözü, yunan ve roma sanatı için temel aldığınızda nasıl bir değerlendirme yapabilirsiniz? her iki sanatta da insan, ne bakımdan ölçü olarak alınmıştır?
bu sözü, yunan ve roma sanatı için temel aldığınızda nasıl bir değerlendirme yapabilirsiniz? her iki sanatta da insan, ne bakımdan ölçü olarak alınmıştır?
0
lynyrd skynyrd
(21.01.12)
Çünkü gözlemleyen insandır. Az ve öz.
0
McScReaM
(21.01.12)
İnsan beyni sadece 3 temel kavrama göre çalısır.

Tüme varım
Tümden gelim
Kıyaslama

Hani deriz ya kime göre neye göre. İşte onla bağlantılı. Değerlendirmeyi yapan insan olunca, ölçüp tartan biçen ve değerlendiren insandır. Aşırılık yada saçmalık bile, kıyaslamaya göre ölçülü ve dengeli kabul edilebilir yerine göre.
0
mauro eterna
(21.01.12)
(6)

Ukrayna (çok önemli, kesin bilgiye ihtiyacım var)

onakomabunako
Okuyan cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim. (tecrübe ettiğiniz tarihde benim için önemli)Şimdi benim yeşil pasaportum var, ukraynaya uçak biletimi almış bulunmaktayım. 1) Ukraynaya vize tamamen kalktımı? Sıradan (lacivert) pasaportlu bir vatandaş girebi
Okuyan cevap veren herkese şimdiden teşekkürler.
Tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim. (tecrübe ettiğiniz tarihde benim için önemli)
Şimdi benim yeşil pasaportum var, ukraynaya uçak biletimi almış bulunmaktayım.
1) Ukraynaya vize tamamen kalktımı? Sıradan (lacivert) pasaportlu bir vatandaş girebiliyormu?
2) Benim yeşil pasaportum olduğuna göre vize var yok bana işlemez burası tamam. Peki gittiğimde benden herhangi bir belge ve ya fotoğraf isteniliyormu? Sorgu sual var mı?
Geçememe durumum var mı?
3) Kalıcağım yer tam belli değil. Bana kalıcağım yeri belirtmemi isterler mi ?
Sorular dışında extra bilgileride severek okurum yeter ki siz yazın.

Not: Bu duyuru benim durumuma düşenlerinde faydalanması için benim tarafımdan süresiz yayında kalıcaktır (belirli süre geçince kendiliğinden imha oluyormu bilmiyorum)
0
onakomabunako
(21.01.12)
Bakına bakına geçiyorum yani. Kafamda türlü sorular, kieve adım atana kadar kafam rahatlamıycak galiba :(
0
🌸onakomabunako
(21.01.12)
Ukrayna: Umuma Mahsus Pasaport hamilleri vizeye tabidir. Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri vizeden muaftır.
10 Eylül 2011 tarihinden itibaren, geçerli umuma mahsus pasaport hamili vatandaşlarımıza Ukrayna’ya yapacakları turistik amaçlı seyahatleri için Kiev Borispil, Odesa ve Simferopol Havaalanları ile Odesa Limanı’nda 30 ABD Doları karşılığında 14 gün ikamet süreli tek giriş vizesi ita edilmeye başlanacaktır.

Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı İnternet Sayfası

www.mfa.gov.tr

her durumda tuzun kuru yani. sen prezervatifleri hazır et.

@big bang, Ukranya değil abicim, Ukrayna
0
compadrito
(21.01.12)
Teşekkürler cevaplar için. Dediğiniz gibi girilmiyecek durum yokta son anda orada pürüz çıksın istemiyorum. Her şey hazır sadece "içeri" girmesi kaldı merak etmeyin :)
0
🌸onakomabunako
(21.01.12)
soru nick uyumu diye buna derim ben. meraklanma, hallolur ve kolay girersin, pürüzsüz...
0
compadrito
(21.01.12)
Oha söylemeseniz fark etmiycem sürekli kullandığım nick halbuki :) ne yazık ki yazar değilim. Hayırlısıyla bir giriyim buraya yazıcam ilk :) Vodka dışında ne getirilir oradan bilginiz var mı ?
0
🌸onakomabunako
(22.01.12)
matruşka. yanında fotoğraf makinen varsa Lvov'a gitmeyi ihmal etme.
0
compadrito
(22.01.12)
(3)

kanserli çocuklara yardım

meredith
merhaba arkadaşlar, ben kanser hastası çocuklara bizzat elimden geldiğince yardımda bulunmak istiyorum. ama bir yere para yatırmak değil kendim görerek maddi manevi yapabildiğimce destek olmak istiyorum. gitmem gereken yer neresidir ne yapsam yardımcı olabilirim? yardımcı olursanız sevinirim.
merhaba arkadaşlar,
ben kanser hastası çocuklara bizzat elimden geldiğince yardımda bulunmak istiyorum. ama bir yere para yatırmak değil kendim görerek maddi manevi yapabildiğimce destek olmak istiyorum. gitmem gereken yer neresidir ne yapsam yardımcı olabilirim? yardımcı olursanız sevinirim.
0
meredith
(21.01.12)
bulunduğun şehrin üniversite hastanelerindeki pediatrik onkoloji kliniklerini ziyaret edersen amacına ulaşırsın. nöbetçi doktor veya oraların patronu niteliğindeki uzmandan izin almadan dalma koğuşlara. fırça yersin. denetim, gözetim altında ziyaret etmene müsaade ederler çünkü onkoloji hastaları, dışarıdan gelecek enfeksiyonlara karşı çok hassastır. ilaçlar tarafından bağışıklık sistemleri baskı altına alınmıştır. iyilik yapayım derken, misal sende hiç bir şeye yol açmayacak bir mantar, o çocuğun beyninde mantar enfeksiyonu oluşmasına ve ölümüne sebep olabilir.
0
compadrito
(21.01.12)
dediklerinde çok çok haklısın..teşekkür ederim ilgin ve cevabın için.
0
🌸meredith
(21.01.12)
evet bulunduğun şehirdeki üniversite hastanesinin pediatri hematoloji onkoloji kliniklerine yardım edebilirsin. hatta gitmeden önce hastaneyi arayıp çocukların yaşlarını ve cinsiyetlerini öğrenip ona uygun birşeyler alman daha iyi olur. servisin sorumlu hemşiresi ile konuşursan bu konuda sana yardımcı olacaktır.
0
yrn
(21.01.12)
(1)

ingillzce çeviri

last
ben basla dediğimde sen projeye baslarsın arkadastan haber bekliyorm
ben basla dediğimde sen projeye baslarsın arkadastan haber bekliyorm
0
last
(21.01.12)
I have been waiting for confirmation from my friend, when I give the go-ahead, you will start the project.
0
compadrito
(21.01.12)
(6)

amerikalı bir asker kişisi

cagdassalur
ölen bi arkadaşının mezarını ziyarete gitti diyelim. selam durur mu her zaman ölene saygı babında?
ölen bi arkadaşının mezarını ziyarete gitti diyelim. selam durur mu her zaman ölene saygı babında?
0
cagdassalur
(21.01.12)
oyunlardan hatırladığım kadarıyla duruyor.
0
karlmarx
(21.01.12)
Arkadaşı da askerse muhtemelen ama bir zorunluluk olduğunu sanmıyorum.Filmlerde verilmediği de oluyor.
0
grgn
(21.01.12)
mezar sahibi asker değil ama. olmaz di mi öyle?
0
🌸cagdassalur
(21.01.12)
her zaman selam durmaz. içinden geliyosa verir. zorlama yok. ama askerin saygı gösterme, saygı duruşunda bulunma şekli "selam durma" hâlidir. bu bakımdan abes karşılanmaz. selma vermezse de "neden selam vermiyo?" denmez.
0
compadrito
(21.01.12)
bence ölen kişi asker,ziyarete giden kişide resmi üniformalıysa selam durur. Diğer türlü durumlarda durmaz. Ama selam durmasıda zorunluluktan çok saygı ile alakalıdır. Zira 'selam durma' 'selam verme' saygı belirten harekettir sivil hayatta da askeriyede de
0
skywalkeremre
(21.01.12)
(15)

Anlayamıyorum

McScReaM
Hoşlandığım kişinin hareketlerine anlam veremiyorum. Bazen bana çok sıcak hissettiren anlar yaşıyorum onunla bazen beni görmüyormuş gibi hissediyorum. Birkaç gün önce yanımda uyudu mesela. Ben de onu izledim. Uyandığında çok güzel uyuduğunu söyledim, o da teşekkür etti biraz da utandı. Ertesi gün se
Hoşlandığım kişinin hareketlerine anlam veremiyorum. Bazen bana çok sıcak hissettiren anlar yaşıyorum onunla bazen beni görmüyormuş gibi hissediyorum. Birkaç gün önce yanımda uyudu mesela. Ben de onu izledim. Uyandığında çok güzel uyuduğunu söyledim, o da teşekkür etti biraz da utandı. Ertesi gün selam ve iyi akşamlar (ben söylemesem o da olmayacak) dışında tek kelime etmedik. Etrafında 3-4 dakika durdum dönüp yüzüme bile bakmayınca mecbur uzaklaştım. Ve bu döngü sürekli tekrar ediyor. Ben gerçekten bunu anlamakta zorlanıyorum, bir an özgüvenim tavan yapmışken 2 dakika sonra her boktan bir anlam çıkarmaya çalışıyor gibi hissediyorum aynaya bakamaz hale geliyorum. Duygularımı hiç belli etmiyormuşum, öyle demişti bana bir süre önce. Bir de şöyle bir şey var aklıma takılan, ne bileyim en basitinden her akşam sırf ona iyi akşamlar diyebilmek için yanında olmaya çabalamama rağmen - ki eminim anlıyordur - ben yokmuşum gibi davranan biri zaten bana ilgi duymuyordur. Benim o sıcak dediğim anlar da onun canayakın biri olmasından kaynaklanıyordur herkese öyle davranıyordur. Ama bu ben yokmuşum gibi davranması da bir banaymış gibi hissediyorum. Anlatabildim sanırım demek istediğimi mantıklı tartamıyorum ben bunları şu haldeyken. Bir de ben göz temasına çok önem veren bir insanım ve bazen dönerken sırf gözlerime değmemek için çabaladığını hissettiğim oluyor. Neyse çok uzattım. Ne bileyim bir iki tavsiye veren çıkar diye umuyorum. Bu arada hayır ilk defa aşık olmuyorum. Sadece ilk defa aşık olduğum kişiye bu kadar (ne kadarsa) yakın oluyorum.
0
McScReaM
(21.01.12)
bu anlattıkların, bana içinde olduğu ilişkiyi istemeyen, yakında "ayrılalım" diyecek bir kızın hareketlerini andırdı.
0
oblitus
(21.01.12)
Bir şey beklemiyorum zaten. Hani olur ya sırf yazmış, paylaşmış olmak istiyorum. Boş yorum gelse bile tatmin olurum yani. Hani sırf rüyamda onu görüyorum diye 15 saat uyumuşluğum da var ama fayda etmiyor. Ben yine de yorum bekliyorum. Belki ne bileyim yaşamışlığı olan biri çıkar da yol gösterir. En azından içimi rahatlatır.

@oblitus: ben abartıp bir şeyleri yanlış anlıyor da olabilirim. Bilmiyorum anlayacağın, anlayamıyorum.
0
🌸McScReaM
(21.01.12)
Kız senden emin değil, üstüne biraz daha düşersen direk ters teper, toptan kaybedersin. Bırak o sana gelsin, özlesin, ihtiyaç duysun; gelmiyosa zaten hayırlısı olsun diyeceksin, başka yolu yok sanırım.
0
aks-i endaz
(21.01.12)
kadınları anlamaya çalışmayacan, sadece sevecen... sarıl, kokla, öp, saçını okşa...
0
compadrito
(21.01.12)
@compadrito: Yapabilsem ne işim var benim burada. Önce onları yapabileceğim bir vasıf kazansam daha sağlıklı olur sanırım. Bu arada saçını okşama kısmını yapabildim bak bu iyiye işaret sanırım.
0
🌸McScReaM
(21.01.12)
bazen insan sevdiğinin kendine kendinden emin ve sımsıkı şekilde sarılmasını ister.ne yaparsa yapsın sizden cesaret bekler.gözlerini çevirmesi ilgisizlik olarak anlaşılmış ama bence üstüne gitmediğiniz, durumu havada bıraktıgınız için sizden uzaklaşmaya çalışıyor da olabilir.
0
manifeste
(21.01.12)
Böyle şeylere fazla kafa yorarsan kafayı yersin. Sen kızı başkası kucağa oturtmadan kendin kucağa oturtmaya bak. Eline geçen fırsatı değerlendirmezsen ayvayı yedin, o fırsat daha da eline geçmez. Açığını buldum mu direkt kucağa oturtcaksın, bunu bilir bunu söylerim.
0
Kafkaslı
(21.01.12)
Kaç kere ona sarılmak istediğimi söylemek istedim ama olmadı. Yani birinin böyle bir isteğe nasıl karşılık vereceğini gerçekten bilmiyorum. Gerçi birden bire sarılsam elbette bir şey demez hatta herhangi bir arkadaşıma bile sarılsam hoşuna gidecektir ama ne bileyim öyle işte.
O yanımda uyurken saçlarını kenara çekip uzun uzun onu seyrettim o da bunu farketti yani farketmiştir. Bu gerçekten iki taraf için de özel olan anlardan mı, acaba ben mi yanlış değerlendiriyorum?
0
🌸McScReaM
(21.01.12)
madem sarılamıyosun, duygusal bi ânınızda, ona yaklaş, dudaklarını da onun dudaklarına çok yaklaştır ve nefesinin kokusunu içine çek. öylece dur, bekle (bakalım noolacak? tokadı yiycek misin, yoksa kendiliğinden o mu sana sarılacak?)
0
compadrito
(21.01.12)
Ağzından bal damlıyor. Öyle bir anı beklemeye devam edeyim o zaman :) Ben olayı biraz yanlış aktardım galiba, hani bana sorarsanız onun bana ilgili olduğunu hiç sanmıyorum ama yorumlarınız için çok sağolun en azından biraz içimi rahatlattınız. Teşekkürler.
0
🌸McScReaM
(21.01.12)
Ben sanırım ortada hiçbir şey yokken kafamda anlamlar çıkarıyorum. Düşünüyorum da onun bana meyilli olduğuna dair elimde en ufak bir anım yok. Bilmiyorum ne yapacağımı.
0
🌸McScReaM
(22.01.12)
Bahsettigin durum kizlarin erkekleri peslerinden kosturmak icin yaptiklari orospuluklarindan biri.Olgunlasmamis cogu kiz yapar bunu.Kafana takma sende ilgisiz görün ( o sana ilgi gösterse bile yelkenleri suya indirme) Unutma "Kacan kovalanir"
0
boops
(22.01.12)
Tamam da yemişim taktiği ben sırıl sıklam aşık olmuşum kaçayım da kovalasın diye nasıl düşüneyim allah aşkına :S Hadi düşündüm diyelim nasıl dayanırım uzak durmaya?
0
🌸McScReaM
(22.01.12)
O zaman ya herro ya merro diyip kiza acilacan.
0
boops
(22.01.12)
Bütün gün parçalanmış bir şekilde bir kenarda otururken neyin var diye sormayı geçtim dönüp bakmaya bile tenezzül etmeyen biri hoşlanmayı bırakın er kişiyi arkadaş olarak bile etrafında istemiyordur herhalde. Ben bunu anladım. Vaktini harcayıp da cevap verenlere teşekkürler.
0
🌸McScReaM
(24.01.12)
(5)

erkek kişisiyim, çok fena özgüven eksikliğim var

zaraeta
nasıl yenebilirim bunu bir yardım edin bu güzel kardeşinize. uzun olacak biraz. eğer okumak istemiyorsanız tekrar başlığa tıklayıp kapatabilirsiniz. pek eğlenceli geçeceğini söyleyemem çünkü.ilk olarak, dış görünüş olarak kendimi hep ortanın baya altında hatta vasat olarak görüyorum. sırf bu yüzden
nasıl yenebilirim bunu bir yardım edin bu güzel kardeşinize. uzun olacak biraz. eğer okumak istemiyorsanız tekrar başlığa tıklayıp kapatabilirsiniz. pek eğlenceli geçeceğini söyleyemem çünkü.

ilk olarak, dış görünüş olarak kendimi hep ortanın baya altında hatta vasat olarak görüyorum. sırf bu yüzden "ulan tip yok bari vücut yapalım." diye baya bir gittim spor salonuna. işe yarardı da biraz ama konumuzla alakası yok bunun. gözlük de kullanıyorum, iyi ki diyorum gözlerim bozukmuş. gözlüksüz bakıyorum kendime bin kat daha da çirkinim lan.

arada konu açılıyor kendi aramızda sohbet ederken, hep "oğlum saçmalama lan bak bi etrafına senden daha yakışıklı birisi var mı ?" lafını duyuyorum. diyorum x var, bi kahkaha kopuyor. tamam la y var o zaman diyorum daşşak mı geçiyon sen diyorlar.

karşı cinsle olan ilişkilerimi göz önüne getirirsem, ne zaman nerede kiminle ne konuşacağımı biliyorum. en azından kızlar öyle diyor. dün akşam bi kız arkadaşla konuşurken o anlattı bana; "bilirsin kızlar hep kendi arasında birilerini kıyaslar dedikodusunu yapar. bilmiyorum bunu sana anlatmak ne kadar doğru ama (bu arada söyliyim x ve y sevgili x dişi) geçen gün senle y'nin, senle b'nin, y ile b'nin karşılaştırmasını yaptık. sen iyi birisin çünkü kızların yanında ne konuşacağını biliyorsun ve onlar saçma bir şey dediği zaman konuyu kapatmaya çalışıyorsun. senle y'nin kıyaslamasını yaparken x tabi ki de senin daha iyi birisi olduğunu söyleyemedi çünkü sevgilisi sonuçta o. ama biz haklı olduğumuz için ve sen daha iyi birisi olduğun için mecburen bir şey diyemedi."

2 gün önce falan 4 kişi takılmıştık biraz. hiçbir şey yapmamamıza rağmen hiç bu kadar eğlenmediğini, hiç değilse x ve y'nin bakışırken bizim canımızın sıkılması veya y'nin saçma saçma laflar sokmasının olmadığı söyledi. onlar gelmemişti zira.

neyse kafanızı ütüledim kusura bakmayın eğer hepsini okuduysanız. neyse, çok teşekkür ederim hiç değilse birine anlatmış oldum. :)
0
zaraeta
(21.01.12)
kaç yaşındasınız bilemiyorum ama tipe takılmayın--gerçekten..

kadınlar - en azından sığ olmayanlar - tipin ötesini görür. insanlık, zeka, espri anlayışı--bu sırada olması da şart değil.

ne adamlar gördük/görüyoruz, ölünen bitilen tipler belki, ama puştun önde gideni. efendi gibi adamı bin defa tercih eder kadın milleti, hiç merak etmeyin...
0
cedilla
(21.01.12)
bu resme bak geçer : static.thehollywoodgossip.com
0
alideemir1
(21.01.12)
cedilla belli ki bayan onu hic dinleme :D kizlar hep boyle erkekleri role model olarak anlatir ama boyle tipler de genelde sIkIcI oldugundan tercih etmezler.
Ben de eskiden sen gibi dusundugumden sana en iyi ben yardimci olabilirim.
1. si biraz metroseksuel ol. Kim nederse desin tip cok onemli. Rimel de cek demiyorum ama ne bileyim, bakimli olsun yuzun. Kiminin yanaginda olmamasi gereken bi yerde boyle bi kil cikiyo adam almiyo resmen. mesela benim sakallarim boyun kisminda sekilsiz, simetrik degil, ve bazi yerler digerlerine gore daha cok assagiya sarkiyo. Usenmiyorum duzeltiyorum surekli. Anlayanlardan geribildirim alirsan yavas yavas tipine rotus vermeyi ogrenirsin.
2. seni ayiran 1-2 ozelligin olmasi da arti. Ben dansa baslamistim ve cok faydasini gordum. salsa &bachatadan cok kizla tanistim.
3. Bi de moralini cabuk bozma. Bana da cok oldu. Bi cok sekilsiz kiz bana ayar vermistir. Moralimi bozuyolar aslinda ama artik anladim. Kimyanin tutacagi insanlari aramak lazim. Karsindakinin ne istedigini bilemiyosun. Bana barda cok oldu. Kiza ben yaziyorum (ki ortalama bir tipim var) kiz assagiliyo sonra da gidiyo cok daha tipsiz bi siyahiye gidiyo. Siyahi seviyo ablamiz yapacak bisey yok. Bazen de tersi oluyo. Benden daha yakisikli tipler kosede mal gibi beklerken ben dans ederek guzel kizlari kaldirdigim oluyo. (p.s. dans etmek TR`de bi ise yaramiyo bu arada :D )
bu kadar yeter.. sana bol guvenler :)
0
mustancu
(21.01.12)
ozguvenin yakisiklilikla olustugunu dusunmekle bence buyuk bir hata yapiyosun.

ozguven donanimla gelir. bu kulturdur, bilgidir, iyi gozlem yetenegidir, gozlemledigini iyi yorumlayabilmektir, empati yapabilmektir, global dusunebilmektir, detaylara takilmadan satir aralarini okuyabilmektir, kendinden asagidakini hor gormemetir, topluluga uymak adina beliginden odun vermemektir, farkli olana saygi duymaktir ve en onemlisi kendi fikirlerine guvenmen ama ayni zamanda da bildigin herseyin yanlis da olabilecegini goz onunde bulundurmaktir.

oku, dil ogren, gym'e gitmek yerine yuzmeye vs git, arada sanat galerine goz at, ilgilendigin her ne varsa onunla ilgili daha fazla bilgi edin. ama bunlari sadece sagda solda ne kadar ustun oldugunu gostermek icin yaparsan, butun emeklerine yazik demektir.
bi kitapciya git, ilgini ceken kitap ne ile ilgili olursa olsun, al oku. okuma zevkin boyle boyle zamanla gelisir.
bir dili, CVnde gorunmesi icin degil, kultur tanimak icin ogren.
sanattan anlamayabilirsin, sadece goz zevkin icin git.

hicbir sey icin baskalarini bekleme ve kendini bahanelerin arkasina atma. hepimizin bahaneleri var, hepimizin karsilastigi zorluklar var.

eger bu dediklerimi ya da buna benzer seyleri yapabilirsen, ozguven zaten kendiliginden gelir. o zaman gercekten sokakta yururken bile bu "karizma" dedigimiz sey olur. karizma joleli saclar, ustu acik araba vs ile olmaz. kisinin ozguveninden ve ozgunlugunden gelen enerjisinden olur.

iste o zaman zaten kizlar da dahil olmak uzere toplum icinde ilgi cekmeye baslarsin.

bu kolay bi sey degil ama (sanirim einstein'in lafiydi) hicbir basariya cicekli yollardan gidilmez.
0
lamartin
(21.01.12)
bol okuyacan abi. senin yaşıtların doğru dürüst okumuyo zaten. hemen sivrilirsin aradan.

montaigne'in denemelerini okuyarak başla. ayda iki kitap bitir. ama dandik kitaplar olmasın, sana katkısı olacak şeyler olsun. seneye bu zamanlar, sendeki özgüvene kendin de şaşırırsın. evelek gevelek konuşmayı bırakırsın, ağzın laf yapmaya başlar.
0
compadrito
(21.01.12)
(5)

'günün ilerleyen saatlerinde' ingilizce ?

orixim
arkadaşlar bunu nasıl çeviririm ?Teşekkürler
arkadaşlar bunu nasıl çeviririm ?Teşekkürler
0
orixim
(21.01.12)
later today: bugünün ilerleyen saatlerinde, later that day: o günün ilerleyen saatlerinde...

earlier ise tam tersi için kullanılır. earlier today, bugün erken saatlerde gibi.
0
hollowlife
(21.01.12)
Başlığı okurken aklıma işten çıkarken adama ingilizce ... geldi. İlginç değil mi? Late hours of the day bu arada.
0
McScReaM
(21.01.12)
later today
0
ben smyrna
(21.01.12)
today bugün demek. halbuki soruda "gün" soruluyor. dolayısıyla, "later within the day" demek daha doğru olur.
0
compadrito
(21.01.12)
"in the wee hours of the night" da var, o gecenin 3'ü 4'ü falan.
0
cedilla
(21.01.12)
(5)

'i wish i could put you in my pocket' çeviri ?

orixim
Arkadaşlar şimdi bu cümleyi birisi size söylerse ne demek istemiş olur ? Normalde manasını biliyorum ama bu bir kalıp filan mı acaba ? iyi geceler
Arkadaşlar şimdi bu cümleyi birisi size söylerse ne demek istemiş olur ? Normalde manasını biliyorum ama bu bir kalıp filan mı acaba ? iyi geceler
0
orixim
(21.01.12)
"keşke seni cebime koyabilseydim" demek istemiş olur.

evet bu bir kalıp, bir varsayımı kastettiği için, aynen Türkçe'deki gibi past tense kullanılıyor.

hani "if I were a rich man" diye bi şarkı var ya, "ah bi zengin olsaydım" diyen şarkı hani, orada da, normalde past tens'te "I was rich" denirken, o kalıpta "were" kullanılıyor. konumuzla direkt alâkası yok ama aklıma geldi işte.
0
compadrito
(21.01.12)
adam cebinde taşır senin gibi gelini gibi bir şey demek istiyor da olabilir :)
0
in vino veritas
(21.01.12)
keşke her an yanımda olabilsen, ufacık olsan cebime felan sığsan da hep dibimde kalsan minvalinde..
0
shubulubapshubaptishaluva
(21.01.12)
bildiğim kadarıyla;

wish'den sonra past kullanılıyorsa anlamı geniş zaman/şimdiki zaman olur.

"wish you were here": keşke burada "olsan"

past participle kullanılıyorsa anlamı geçmiş zaman olur. past'ın pastı yani.

"wish you had been there": keşke orada "olsaydın"
0
holy diver
(21.01.12)
@holy diver

doğru biliyosun, ben yukarıdaki cevabımda yanlış yazmışım. doğrusu senin dediğin gibi...
0
compadrito
(21.01.12)
(1)

Bağırsak kanseri olan bir hasta için ankara da prof öneriniz var mı acaba?

garfield
Bağırsak kanseri olan bir hasta için ankara da profesör öneriniz var mı acaba? istanbulda da olabilir.teşekkür ederim.
Bağırsak kanseri olan bir hasta için ankara da profesör öneriniz var mı acaba? istanbulda da olabilir.

teşekkür ederim.
0
garfield
(21.01.12)
compadrito
(21.01.12)
(7)

Sigarayı bırakanlar, Sözüm size!

reyals
Şunu soracağım;Sigarayı bıraktıktan ne kadar zaman sonra bir fark hissetmeye başlıyorsunuz?Mesela ben yaklaşık olarak 12 senedir sigara içmekteyim. Çok içen bir insanım, günlük 1,5-2 paket arası tüketimim var. Haftada bir halı saha maçı yapıyorum. Bırakırsam ne kadar zamanda Sabri gibi koşmaya başla
Şunu soracağım;

Sigarayı bıraktıktan ne kadar zaman sonra bir fark hissetmeye başlıyorsunuz?

Mesela ben yaklaşık olarak 12 senedir sigara içmekteyim. Çok içen bir insanım, günlük 1,5-2 paket arası tüketimim var. Haftada bir halı saha maçı yapıyorum. Bırakırsam ne kadar zamanda Sabri gibi koşmaya başlarım?
0
reyals
(21.01.12)
cigerlerin sifirlanmasi 2 seneyi buluyormus

sigara icmeyen birisi bile sabri gibi kosamaz antrenman idman lazim

ama sigarayi blraklrsaniz ilk gunden itibaren fark hissedersiniz siz yeterki blrakln
0
demlikposet
(21.01.12)
9 senedir günde düzenli 1 paket içen birisiyim.ve gerçektende sigara içerken zevk alıyorum.yalnız bugun 14:00 itibarıyle bırakmaya karar verdim.o saatten bu yana sureklı sakız çiğnıyorum,çekırdek çitlıyorum.lakın muthıs derece de başım ağrıyor.ama kafaya koydum bırakıcam...
0
integral almayi bilmeyen muhendis
(21.01.12)
kaybettiğin ciğer kapasiten geri gelmeyecek. şu an atıyorum ciğerlerin sigaraya başlamadan öncekinin %80'i kapasitede olsun - 10 yıl beklesen bile o %81 olmayacak.

ama ciğerlerin kendini temizleme becerisini geri kazanacak, ki bunun için bir kaç hafta yeterli. 1-2 hafta sonra falan daha rahat nefes almaya başladığını farkedersin her türlü. kabaca bir ay sonra ise sabahları artık balgam falan olmayacak. o hırıltı, kuruluk hissi azalacak.

ben 6 yıl içtim, 4 ay öcne bıraktım. bu hisleri unutalı o kadar olmuş ki geri gelince insan bi afallayıveriyor.
0
celeron 300a
(21.01.12)
E kötüymüş o zaman... Ciğer kapasitesi denilen şey ölçülebilen bir veri mi? Öyleyse gidip ölçtüreyim. Kime gitmek lazım dahiliye?
0
🌸reyals
(21.01.12)
göğüs hastalıkları
0
compadrito
(21.01.12)
bıraktıktan sonra spora verirsen kendini deli farkediyor ben 2 kez bıraktım birinde babamın sağlığı sebebiyle başladım...

midem bulanıyor zaten içemiyorsun 3 ay filan sık dişini devamlı spor yap stresten uzak dur aramiyorsun bir muddet sonra hele de spora gidersen tiksinti geliyor :)

yalnız sporda çok zorlama kalp krizi riski oluyormuş sigara kalbe ciddi zarar verdigi icin agir agir gidin diyorlar.
0
kulustur
(21.01.12)
72 saat
0
9gagger
(21.01.12)
(6)

japonca öğrenmek için ne yapmalı

adnan mazmanoglu
istanbul kadıköy civarındayım. arkadaşla japonca öğrenme niyetimiz var. türkçe-japonca forumlar ya da eğitim veren nereler var? aynı dil ailesinden olduğumuz için çabuk öğreneceğimize dair söylentiler var. japon sempatimiz de var. ne yapmalı?
istanbul kadıköy civarındayım. arkadaşla japonca öğrenme niyetimiz var. türkçe-japonca forumlar ya da eğitim veren nereler var? aynı dil ailesinden olduğumuz için çabuk öğreneceğimize dair söylentiler var. japon sempatimiz de var. ne yapmalı?
0
adnan mazmanoglu
(20.01.12)
japonca dünyanın en zor dillerinden biridir. 3 alfabesi vardır. 2 alfabesi hiragana ve katakanadır, onları öğrenmek kolaydır. 3.sü kanji alfabesidir. Sanırım japonca gazetenin politika bölümünü okuyabilmek için en az 6500 kanji'yi bilmek lazımdı. hala yeteri kadar kanji bilmediği için gazetelerin bu kısımlarını okuyamayan üniversite mezunu japonlar vardır. grameri desen daha ayrı bir zordur. farklı seviyelerdeki kişilerle bambaşka gramerle, kelimelerle konuşulur. iyice düşünüp taşınıp uzun vadeli karar verip öyle öğrenmeye başlamak lazım. öyle ispanyolca gibi hobi olarak öğrenilecek bir tarafı ne yazık ki yok.
0
baransel
(20.01.12)
kursa gitmeden öğrenemezsin. forum falan yok olmuyo hocam. japon kültür iyidir taksimde.
0
be forever young
(21.01.12)
avrupa yakasına geçerseniz özel ders veren birilerini bulabilirsiniz belki? belki de o kişi bir mesaj kadar yakınınızdadır?
0
anonim yazar
(21.01.12)
beyoglunda japon kultur bu konuda ilk akla gelen yerlerden biri. kadikoy diil belki ama kolay bi yerde sonucta.
0
chavezding
(21.01.12)
japonyaya git en kestirme yol.
0
writeitright
(21.01.12)
(git: 83516)
(git: 60074)
(git: 233600)
(git: 345786)
0
compadrito
(21.01.12)
(9)

ingilizce "hani" ne demek

foma
"hani dün gelecektin" nası deriz örneğin ???'^+'+%%&/(
"hani dün gelecektin" nası deriz örneğin ???'^+'+%%&/(
0
foma
(20.01.12)
it doesn't work that way

yani bu işler öyle yürümez. hani'nin tam karşılğını bulamazsın, yani bu bağlamdaki karşılığını...
0
compadrito
(20.01.12)
you were supposed to come yesterday.
weren't you supposed to come yesterday?

zorlarsak suppose burada hani'nin yerine geçiyor.
0
anonim yazar
(20.01.12)
how come olabilir mi? emin değilim.
0
herseynasilbasladiysaoylebiter
(20.01.12)
"how come" benim de aklıma geldi ama pek olmaz gibi, olumsuzla birlikte kullanılması gerekiyor hem. o da "nasıl olur da/oldu da dün gelmedin" gibi bir şeye denk düşüyor.
0
sanat guresi
(20.01.12)
hani zaten ingilizcedir.

(bkz: honey)
0
zaraeta
(20.01.12)
you have promised that you would come?
0
gijilti
(20.01.12)
you would have come yesterday!

burada hani yok ama türkçeye "hani dün gelecektin!" diye çok güzel bir şekilde çevrilebilir bence :D
0
turkay
(20.01.12)
you were supposed to come yesterday, weren't you?

bunu dersen hani weren't you olabilir bence.
0
f atih
(21.01.12)
o sorduğunu anlam olarak en iyi ifade etmek istersen
"I thought you were coming yesterday"
yok ben kelime kelime(mot a mot)çeviricem dersen, öyle bişey yok.
0
aysiku
(21.01.12)
(25)

kardeşimin sorunu ne?

make a wish
edit: yazarken farketmemişim çok uzun olmuş kusura bakmayın. okuyanlara şimdiden teşekkürler. okumam diyenler için özet geçiyorum: sorumsuz ve aylak bir kardeşi nasıl adam ederim?23 yaşında bir erkek kardeş sahibiyim. çok efendi ve saygılı bir insan (en azından bir zamanlar öyleydi)olmasının yanı sı
edit: yazarken farketmemişim çok uzun olmuş kusura bakmayın. okuyanlara şimdiden teşekkürler. okumam diyenler için özet geçiyorum: sorumsuz ve aylak bir kardeşi nasıl adam ederim?

23 yaşında bir erkek kardeş sahibiyim. çok efendi ve saygılı bir insan (en azından bir zamanlar öyleydi)olmasının yanı sıra, zeki olduğunu düşünüyorum. öğrencilik hayatı boyunca hep orta halli bir öğrenci olmuştur. sadece okula giderek(dershaneye falan gitmeden),anadolu lisesini kazanmıştı.

ancak lisede işler ilköğretimdeki gibi yürümedi. hem okul notları düşüktü, hem sınav notları. bu arada başka uğraşlara kafayı taktı(bilgisayar oyunları, müzik vs) hatta bu uğraşlarla o kadar zaman geçirdi ki, üniversite okumanın artık onun için hiç bir anlamı kalmamıştı. üzerindeki psikolojik baskı nedeniyle okula bile gidemez oldu. sabah okula gitmek için kalktığında, ya da deneme sınavı falan olduğunda istifra ediyordu ve tekrar yatıyordu. son aylar bu şekilde geçti ve sonuç olarak ilk yıl kötü bir not aldı. tercih yapmadı.

"bu sene çalışıcam ve kesin kazanıcam" dedi. dersaneye yazdırdık. (ben bu sırada şehir dışında okuduğum için durumuna bizzat şahit olmadım, annemden dinlediklerimi yazacağım) ilk aylar dersaneye gitmedi. "daha sınava çok var" diyerek zaman geçirdi. sınav yaklaştıkça dersaneye gitmesi için annem babam çok baskı yapmaya başladılar (bu arada evdeki kavgaları, annemin babamın birbirini suçlaması vb hiç girmiyorum) sınav yaklaştıkça strese girip aynı belirtileri tekrar göstermeye başladı. mide bulantıları, bunalım takılmalar, odaya kapanıp yüksek sesle müzik dinlemeler, anne baba bişey diyince bağırıp kavga çıkarmalar..evde sinir harbi. kısacası ikinci yıl da benzer bir puan aldı.

ben burda devreye girdim. bir sene daha hazırlansa bile sonucun farklı olmayacağını düşündüğüm için özel bir üniversitenin yüksek okulunu yazdırdım. başarılı olursa dikey geçiş hakkı olduğunu anlattım. sonuç olarak o okula yerleşti ve ailem de onunla birlikte o şehre taşındı.

düzenli bir şekilde okula gidip geliyordu, yeni arkadaşlar edindi. sevdiği bölüm olduğu için derslerle ilgileniyordu ve bölüm üçüncüsü olarak mezun oldu. ancak bu arada dgs sınavına hazırlanmadığı için lisansa yerleşemedi.

"bu sene sadece dgs'ye konsantre olacağım için seneye yerleşirim" dedi. ama maalesef o senesi, aynen öss hazırlık senesi gibi geçti (önce ertelemeler, sınav yaklaştıkça stres ve hastalıklar) yine yerleşemedi.

tüm bu yıllar boyunca annem ve babam sürekli tartıştılar. kardeşimin durumu yüzünden birbirlerini suçladılar, küstüler vs 1 yıllık ağır hastalığın sonucunda babamı geçen sene kaybettik. kardeşimin bu durumda yaşadığı travmayı tahmin edebilirsiniz sanırım.. belli etmese de kendine pay çıkardığına eminim.

şu anda -güya- dgs'ye hazırlanıyor. dersaneye kaydoldu, ama bir kere bile gitmedi. annem sabah uyandırınca midesi bulanmaya başlıyor. fazla ısrar ederse istifra ediyor. birkaç ay önce "daha çok var" diyordu, şimdi sınav yaklaştıkça stres başladı. aynı döngü yani..

annem ve babam daha ilk öss senesinde kardeşimi doktora götürdüler. biraz süre ilaç kullandı ama sonra bıraktı. konsantrasyon sorunu var dendiği için nlp uzmanına götürdüler. verilen alıştırmaların hiç birini yapmadı. bir psikiyatri uzmanı tavsiye edildi, taa kalkıp istanbul'a götürdüler. 1 hafta kalacak şekilde ayarlamalar yapıldı. bir gün gitti, ikinci gün gitmedi. otel odalarında çıkan kavgalar, istanbulda sokak sokak evladını arayan anne baba... ben de dayanamayıp kızıyorum tabi her seferinde. boşa harcattığı paraya değil de, annemi babamı böyle üzmesine kızıyordum en çok.

bundan sonra ne olacak bilmiyorum. herhangi bir sınava hazırlanıp okuyası yok. ancak bir işe girip çalışacak adam da değil. sabaha kadar bilgisayar başında oturup, akşama kadar yatıyor. ayrıca sabaha kadar sigara içtiği için ev leş gibi kokuyor. annemin astımı var.. ne desek laf anlamıyor. daha bir kere markete gidip ekmek almışlığı yoktur. iyice insanlıktan çıktı. kızıyoruz olmuyor, güzellikle anlatıyoruz olmuyor. hani gücüm yetse dövücem yani o derece delirtiyor artık beni.

şimdilik idare ediyoruz ama maddi açıdan da düşünüyorum gelecekte ne olacağını. ben çalıştığım için anneme destek oluyorum, kardeşimin ihtiyaçlarını bir ölçüde karşılayabiliyorum. şu anda nişanlıyım, önümüzdeki sonbaharda evlenmeyi düşünüyorduk, ama bu durumda annemi yalnız bırakamam.

sınav kazanmasını falan geçtim, normal bir hayat sürmesini istiyorum sadece. çocukluğundaki gibi efendi bir adam olmasını.. anneme karşı saygı ve sorumluluk duymasını.. annemi ona emanet edemiyorum ben.

bir tavsiye verin bana ne olur. ne yapmam gerekiyor?
0
make a wish
(20.01.12)
defolup gitsin. anneniz bence yalnız daha mutlu ve huzurlu olacaktır. burnu sürter akıllanırsa gelebilir. gelmesede olur. faydası mı var sanki?
0
Angelismeee
(20.01.12)
senin kardeşinin çok sağlam dayağa ihtiyacı var. bir temiz dövsek akıllanır. anladığım kadarıyla babanız yanınızda değil. annenizde çok anlayışlı ise böyle olmuştur. yani alman stili gibi 18i geçince sokağa atmak var çözüm değil tabi bu. en mantıklısı psikolog. sorunları var demek ki. hayatından memnun değil ki böyle yaşıyor. yoksa kim ister 23 yaşında tüm gün oyun oynayıp tüm gün evde oturup ailesine yük olmayı. bir de galiba kardeşiniz gerekli olgunluğa erişememiş.
0
ayiadam
(20.01.12)
Kız falan yok mu hayatında onun zorlamasıyla adam olurdu belki?
0
hkaan
(20.01.12)
@hkaan hoşlandığı biri vardı ama kız önce umut verip, sonra da "ben bu sıralar ilişki düşünmüyorum" dedi. klasik yani.
0
🌸make a wish
(20.01.12)
para musluğunu kısacaksınız. İnternet faturalar yüzünden ödenmedi diyip kestireceksiniz harçlık veremez durumdayız gibisinden ayaklar yapacaksınız elde yok avuçta yok diyeceksiniz o zman aklı başına gelir.
Evde vakit geçirecek birşey bulamaz arkadaşları ile parasızlıktan ötürü takılamaz ister istemez sizin yönlendirmelernizle bir işe girme çalışma durumu gündeme gelir.
Birkaç ay çalıştıktan sonra zaten ya çalışmak zor gelir okur yada çalışır para kazanır para kazanırken okumuş adamların kıymetini anlar.
0
basond
(20.01.12)
Şu yukarıdaki iki yanıta bakarak diyebilirim ki; tavsiye almak için yanlış yerdesiniz. Sizin uzman birinden tavsiye ve destek almanız gerekmekte. Hayatınızdaki bu büyük problemi ne kadar önemsediği/anladığı meçhul adamların "defolsun, temiz bi dayak"vari yorumları, yerinizde olsam, beni rahatsız ederdi. her şeyden önce, sabırlar dilerim.
0
hınzırpaşa
(20.01.12)
bu çocuk babanı mezara sokmuş, sıra annene gelmiş. inşallah senin evlenmene mâni olmaz ya da evliliğini olumsuz etkilemez. kişilik bozukluğu diyesim var. her hâl ve kârda psikiyatrların müdahale etmesi gereken bir durum ama herifi nasıl ikna edip götüreceksin?

gerçekçi olmak gerekirse, normal bir hayat sürmeyecek. çare psikiyatr. askerlik yapmadı mı? kendi hâline bıraktığında bu çocuğun kırklı yaşlarını düşünmek bile istemiyorum.

Allah yardımcın olsun ve sabır versin.
0
compadrito
(20.01.12)
bu psikoloji masallarınada tiltim haaa benimde problemlerim oldu bende üzüldüm haylazlık yaptım hayatı sallamadım ama bugüne kadar psikoloğa gitmedim.
Şu andada çok mutlu düzenli bir hayatım var.
Bence psikolog herşeyi çözemez sadece kaçamak kolay çözüm...
0
basond
(20.01.12)
23 çok ciddi bir yaş. bir kere hiç yalnız bırakılmamış. üniye bile peşinden gidilmiş. dgs dersanesine kendi isteğiyle yazılmamış. ne biliyim çocuk gibi elinden tutulup istanbula doktora götürülmüş.
maddi şiddet çok güçlü bir şeydir. vermeyin para. sigara içiyormuş, nasıl alacak sigarasını. çalışmaya mecbur olmalı. artık çocuk olmadığının farkına varmalı. annesinin astımını dahi düşünmüyorsa bu yaşta, artık geçmiş olsun yapacak bir şey yok. bari burnu sürtülsün maddi anlamda da en azından kendisini doyurma yollarına baksın.
0
mlky lvn
(20.01.12)
bence hatayı gittiği iki yıllık üniversitede onu tek göndermek yerine beraberinde gitmekle yapmışsınız. zorlukları görmesi vurdumduymaz olma durumunu frenlerd diye düşünüyorum.
0
neysene
(20.01.12)
aynen parayı kesin it gibi çalışmayı öğrensin. gerekirse evden kovun daha çok yararını görürsünüz.

hala bu deliyle uğraşmak istiyorsanız doktorlarda zamanınızı ve paranızı harcayabilirsiniz tabi.

her insan aynı değil unutmayın. büyük ihtimal hasta kardeşiniz.
ailede daha önce hastalık geçirmiş benzer vaka varsa örnek olsun size.
0
fukka
(20.01.12)
@neysene, ailem maddi açıdan onunla birlikte gitmek zorunda kaldı. yurtta kalsa bile gücümüz yetmiyordu. ben başka şehirde okuyorum, onunki özel okul...
0
🌸make a wish
(20.01.12)
söyleyeceklerim belki hoşunuza gitmeyecek ama bence bu çocuğu bu hale siz getirmişsiniz. ailecek yani. el birliğiyle. zorla sınava sokmanız, bu sırada yaşadıklarına sözde çözüm arar gibi yapıp daha çözüme ulaşmadan aynı sıkıntılara tekrar zorlamanız, ev içerisindeki kavgalar ve suçlamalar, tam istediğini buldu derken baskı yaparcasına peşinden taşınmalar, sınav stresini bilmenize rağmen tekrar sınava zorlamalar.....

zaten ergenliğini doğru dürüst yaşayamaz hale gelmiş bir neslin üyesi olan bir insanı, tam az çok fırsat bulup rahatlayıp, sonra da düzgün bir hayata dönecekken sıkıştıra sıkıştıra acayip bir adama çevirmişsiniz.

bence alın karşınıza el birliğiyle yediğiniz halt için özür dileyin ve ona da artık söz hakkı tanıyın. sizin verdiğinizi sandığınız özgürlük sadece daha fazla baskı aslında. bırakın rahat kalsın bir süre. isterse arkadaşlarında, isterse sokaklarda yatsın kalksın. ama bunalımlarını atsın üzerinden. gerekiyorsa bir uzman desteği alsın, eğer kendisi istiyorsa.

ama bu adamın adam edilmeye falan ihtiyacı yok. sadece kendi kişiliğini, isteklerini ve hayatını yaşamaya ihtiyacı var. sizin çizdiğini yolun dışını görebilmek istiyor. bunu verin adama.

o artık yeni doğan kardeşiniz değil, 5 yaşındaki size muhtaç, çaresiz bebek değil, 23 yaşında kocaman adam. ona saygı duyup, söz hakkı verdiğinize gerçekten inandığı gün sizi cezalandırmayı kesecektir.
0
kedili madam
(20.01.12)
bence de para musluğunu kısın.
okurken bile sinirlerim bozuldu, annene sabır diliyorum.
0
kayranin kedisi
(20.01.12)
Herkes üniversite okumak zorunda mı? Herkes 20 yıllık notlarla ders işleyen ve mühendislikte bile ezbere sorulardan sınav yapan köhne öğretim üyelerine sabretmek zorunda mı? Bırakın o noktada kalsın, eğer yeteri kadar iyiyse -özellikle bilgisayarda- kendi yolunu zaten bulur. Bence DGS'yi çok istemiyorsa siktir etmesini söyleyin, 'canının istediği' bir alana yoğunlaşsın.

Adam o yaşa gelmiş hala anne baba abi oturup kara kara düşünüyorsunuz. Ulan herif YİRMİ BİR yaşında be. Bırakın ne yapmak istiyorsa yapsın, hayatı boyunca anne babası abisi vermiş kararlarını belli, bırakın biraz kendi beynini kullansın.

Üniversite kazanınca o şehre taşınmak nedir abi? Doğu'dan kız aileleri yapmıyor böyle şey, bu nedir yani? Neyse daha fazla okuyamicam. Ailesine muhtaç 23 yıllık bir 'çocuk' var elinizde, tebrik ederiz.
0
roket adam
(20.01.12)
kardeşini anlatırken bi an beni anlatıyosun sandım bence de yalnızlık en iyi çözüm olabilir. ben de aynı süreçlerden geçtim 3. yılımda iü iktisat'ı kazandım ve şu an arkadaşlarımla yaşıyorum tekrar sınava hazırlanıp iyi kötü bi yer kazanırsa ve yalnız başına yollarsanız bi nebze düzelebilir fakat bu birden hallonulacak bir sorun değil zamanla düzelir sizin yapmanız gereken de onu eleştirip sorumluluklarla boğmak değil ona değer verdiğinizi göstermek. gerekirse bazı durumlara göz yumun.. umarım yardımım dokunur.
0
bilgiyeacım
(20.01.12)
Sigara, dersane, bilgisayar, internet parasını nerden buluyor, adama hiç hayatın zorluklarını göstermemişsiniz ki, adamı iyi alıştırmışsınız. Şimdide şikayet ediyorsunuz!!
0
commander64
(20.01.12)
@roket adam, sabaha kadar bilgisayar başında oturuyor dediysem kod yazıyor demedim. oyun oynayarak mı bulacak yolunu?
0
🌸make a wish
(20.01.12)
aynı yaşlarda benimde bir kardeşim var. erkek. hemen hemen aynı şeyleri yaşadık bizde. babam ileride sorumsuz bir hergele olacağını çok iyi gördü kardeşimin. sonra kendisinden nefret etmesi pahasına kardeşime tüm maddi manevi desteğini kesti. ama tabi bunu erken yaşlarda yapmıştı. biz lise sürecinde yaşamıştık aynı durumu. şimdi kardeşim tek başına ünv.kazandı hem okuyor hemde kendine bir iş buldu çalışıyor para kazanıyor. ilk zamanlarda babama sen ne kötü babasın, şöylesin-böylesin diye epey bir sitem etmişti ama şuan 22 yaşında ve babama teşekkür ediyor.

erkeklerin olgunlaşması için kendi ayakları üstünde durmaları şart. biraz ilgiyi ve desteği kesin. bırakın çalışır ya da çalışmaz. ona şunu öğretin, hayat onun hayatı!! bu kadar basit işte mesele. gelecekte karşılaşacağı hiç bir zor durum için sizi suçlayamaz artık.

not: maddi-manevi desteği kesiti derken başından da kovmadı. aldı karşısına konuştu. benim senin için yapacaklarım bunlar. kendi hayatın için ne yapmak istiyorsan öyle yap dedi. tabii ki dershaneye gitti, harçlığını aldı vs. ama suistimal edemeyeceğini aynı şansın 2.kere verilmeyeceğini anladı.
0
ucankedii
(20.01.12)
bende üniden arkadaşım hatta ev ve şimdiki iş arkadaşımın başına gelenleri anlatayım(hepsi aynı eleman haa),
Eleman lisede haylazlık yapıyo sürekli kaytarıyor babasıda senin okucağın yok diyor sanayiye veriyor bizim arkadaşı orda 3 ay çalıştıktan sonra bakıyor okumak lazım zora gelemiyor üniversiteyi kazanıyor şimdi 27 yaşında ev aldı onun borcunu ödüyor evlendi aile kurdu maşallah.10 yıl önce gördüğü zorluk onun için süper bir öğretmen oldu.
İnsanları dize getirmenin tek yolu zoru göstermektir,
tatlı dil ilk seçenek baktın olmuyor zoru göstereceksin.
0
basond
(20.01.12)
nişanlı olduğunuza göre enişte beye ufak bir rica ile kulaklardan çekilmesi akabinde annenin yalandan bir muhabbetle para musluğunu kapatması onu gerçek hayatla yüzleştirir, çalışsın biraz akıllanır mümkünse askere yollayın parasız ama(bkz: astsubay başçavuş.)
0
writeitright
(20.01.12)
2 yıllık hangi bölüm mezunu ?
0
taha1907
(20.01.12)
öncelikle geçmiş olsun, durumunuz hakikaten zor.

para musluğunu kısmak sadece ve sadece "sorumsuz" bir adamda işe yarayabilir ancak şu halde ters de tepebilir diye düşünüyorum.

en çok takıldığım nokta sizin yönlendirmenizle girdiği bölümden 3.lük ile mezun olmuş olması, yani hakikaten işe yaramaz bir adam değil aslında, isteyince ya da sevince yapabildiğine göre ilgi alanına göre yönlendirilmesi gerektiği açık. sabaha kadar oyun oynuyorsa belki de online o tip oyun sitelerinde bir iş bakması yerinde olur - sadece bir fikir-.

23 yaşında diyorsunuz ama bildiğimiz gibi akıl yaşta değil başta, sizin yönlendirmenize ihtiyaç duyduğu da ortada ancak bunun için kardeşiniz olduğu kadar siz de yardım almalısınız. yani doktora beraber gidilmeli, anneniz de doktorla ayrıca görüşmeli çünkü kendisi de aynı evin içinde bu tip bir buhranla yıllarını geçirdiği için artık normal tepkiler veremiyor olabilir. hem de kardeşinizin tedavi sürecinde verebileceği olası tepkiler için anneniniz de bilinçlenmesi gerekiyor.

son olarak, bu uzun bir süreç, çünkü bu tip asosyalleşme vakaları yıllar geçtikçe kemikleşiyor ve yeniden sosyal hayata adaptasyon da o derece zorlaşıyor. bu sefer bu işe başlayın ve asla yarım bırakmayın derim.
0
mocha
(20.01.12)
rocket adam ve commander64 doğru söylemiş.

şimdi gelip buraya şikayet ediyorsunuz sanki o suçluymuş gibi, ondan bir problem varmış gibi. sorunları kendileri yaratıp sonra da psikologlardan medet uman bir zihniyet.

çocuğuna iyilik yaptığını zanneden "modern ve iyi" anne babalar sonra çocuklarından şikayet ediyorlar. bahsedildiği gibi, üniversiteye başladığında bile(ilkokul değil ortaokul değil) peşinden gitmişsiniz. Amacınız neydi? böyle yaparak bile çocuğa büyük kötülük yaptığınızın farkında olmayışınız, kusura bakmayın ama çocuk yetiştirmeyi bilmediğinizi ve bu konudaki cahilliğinizi gösteriyor. modernim her işe koşarım demekle olmuyor bu işler. Yobaz cahil diye nitelendirdiğiniz insanlar bile sizden daha iyi çocuk yetiştiriyor. Hiç değilse salıyor çocuğunu, çocuk kendi öğrenip yolunu buluyor bir şekil. Tabi o kadarı da fazla, ama çocuğu biraz hayata alıştırmaz mı insan? Üniversiteye bile peşinden gitmek vs. Nasıl ana babalık bu? Bir de kız çocuğu olsa hadi neyse diyecem yine...

Bu şekilde çocuk yetiştiriseniz sonuçlarına katlanırsınız. ve belki de bu şekilde yetiştirilmenin getirdiği bir beklenti ve bunu bulamamış olmasıdır hepsinin sebebi.

Çözüm olarak: Memleketin de hali ortada. Gençler zaten beklentisiz(ben de gencim daha yaş 25) İş bulmak zor. Kendi aramaya kalksa da hemen yılabilir yani. Siz iş bulmaya çalışın işe başlatın. Devam ederse ne ala düzene girer, etmezse hala sorunlar devam ederse tekrar düşünürüz.
0
zzrex
(20.01.12)
birçok kişi doğru şeyler söylemiş. çok şımartmışsınız ve hazıra alıştırmışsınız. kesin kurallar koyulmalı. evde kesinlikle sigara içilmeyecek, çık balkonda iç denilmeli. para kesilmeli. sorumluluk almayı öğrenmesi lazım. varsa çiftliği, tarlası falan olan akrabanız, yollayın yanına 2 ay çalışsın toprak görsün akşam 7 de yorgunluktan uyuyakalsın anlasın gerçek hayatı. kendisinden bekleneni yapmadıkça onun istekleri de yapılmamalı.
o kadar ağır vaka olmasa da benzer bir kardeş bende de var, zeki olmasına rağmen üni kazanamayan hiç ders çalışmayan ekmek almaya gitmeyen, annenin sağlığını düşünmeyen. ama işe başladı, kendisinden hiç beklemediğim şekilde işe acayip odaklandı, sabah akşam demeden çalışıyor, gece yarısına kadar çalıştığı oluyor. belki öyle seveceği bir uğraş bulursa iyi olur, sorumluluk almak insanı mutlu eder sonuçta.
0
r_u_h
(20.01.12)
(3)

Biraz acil - Tecrubeli arkadaslardan fikir gerekli

bbsfatih
Beyler, bir iş icin firmanin ik danismanlik firmasiyla ilk gorusmeyi yaptim. İkinci gorusmeye cagirdilar. Bu sefer firmanin ik muduru ve satis muduruyle gorustum. Bu son gorusmenin ustunden iki hafta gecti. Arayan soran olmadi. Gecen hafta danismanlik firmasini aradim ve sonucu sordum. Dedi ki "siz
Beyler, bir iş icin firmanin ik danismanlik firmasiyla ilk gorusmeyi yaptim. İkinci gorusmeye cagirdilar. Bu sefer firmanin ik muduru ve satis muduruyle gorustum. Bu son gorusmenin ustunden iki hafta gecti. Arayan soran olmadi. Gecen hafta danismanlik firmasini aradim ve sonucu sordum. Dedi ki "sizin surec olumlu ama o pozisyon sanirim askiya alinacak, kesin durumu haftaya size bildirecegiz". Bu hafta da arayan soran olmayinca ben ik danismanlik firmasini aradan cikarip direk firmanin kendi ik mudurunu (istanbulda gorustugum) aradim. daha surec belli degil buyuk ihtimal haftaya belli olur dedi. Ben de "su an bi kariyer secimi yapmam lazim beklemeli miyim yoksa diger secenege mi yonlenmeliyim sizce" dedim. O da "bu konuda surec tamamlanmadan bir geribildirim vermem saglikli olmaz. Zaman kazanabiliyorsaniz biraz bekleyin, eger diger firma sikistiriyorsa ona evet deyin cunku bizden olur da olumsuz bir sonuc cikarsa sizi zor durumda birakmak istemeyiz" dedi. Ben de "o zaman ben biraz daha zaman kazanayim bu arada sizden cevap bekliyorum" dedim kapattik.

Su an boktan bi iste calisiyorum ve gorustugum iki firma var. Birisi yukarida anlattigim digeri de X firmasi. X firmasi orta halli, su an calisitigim Firmadan hallice bi firma ama ilk firma kadar super degil. O firmayla surec olumlu bitti benden cevap bekliyorlar ama gonlum ilk firmada. Riske alip ilk firmayi beklemeye deger mi?

Bir yorum yapin beyler bayanlar cok arada kaldim.
0
bbsfatih
(20.01.12)
çok da fazla olmayan tecrübelerim bana o ilk firma geri dönmez diyor. o yüzden bence mantıklı olan ikinci firma.
0
paspasanahtarinustunde
(20.01.12)
sezgilerim ilk firmanın olmayacağını söylüyor. en iyi ihtimalle 50/50.

X firması garanti ise, "eldeki bir kuş, is better than two on the bush".
0
compadrito
(20.01.12)
arkada birçok sebep olabilir; pozisyon onaylanmamış olabilir, farklı adaylarla görüşüyor veya haber bekliyor olabilirler vs. her ihtimale karşı X firmasına geçin derim. ilk firmadan olumlu dönüş olursa, bırakıp geçersiniz. kimse size niye hemen bıraktın diyemez; çalıştığım şirketi 3 gün içinde bırakanlar oldu.
0
infeasible
(20.01.12)
(7)

Sanat ve bok ilişkisi

paspasanahtarinustunde
sanata bok bulaştıran bazı ilginç sanat girişimler var. sıçıp bak bu sanat diyen. (gerçek anlamda) var mı böyle bildiğiniz olaylar, şahıslar?
sanata bok bulaştıran bazı ilginç sanat girişimler var. sıçıp bak bu sanat diyen. (gerçek anlamda) var mı böyle bildiğiniz olaylar, şahıslar?
0
paspasanahtarinustunde
(20.01.12)
bedri baykam bi mendile spermini silip sergilemişti, sergisine koymuştu diye biliyorum 4-5 yıl önce duymuştum sanki üniversitedeydim.

googledanda şöle bi link çıktı

www.habervitrini.com
0
basond
(20.01.12)
(bkz: piero manzoni)
0
tenrengi
(20.01.12)
(bkz: chris ofili)
(bkz: bokla resim yapmak)
chris ofili abimiz bi tarihte istanbul bienaline fil dışkısıyla yaptığı bir tablosuyla katılmıştı hatta.
0
felina
(20.01.12)
sanat tarihi dersi aldım 2 sene önce isimlerini hatırlamasam da çok var böyle adamlar.

hatta aklımda en net yer eden adam koca koca kancaları etine geçirmiş sonra kendini tavana astırmış. sonra da sergi demiş.

şı köpek olayı var sonra. sergide bağladılar da hayvan öldü gitti.

gore olmasa da marjinallik dolu. ama gore da dolu.
0
ayiadam
(20.01.12)
bunların hepsine yolu açan marcel duchamp
techbiotic.com
0
rn
(20.01.12)
m+1. herşey bir pisuvarla başladı.
0
african rain
(20.01.12)
(6)

tercüme düzeltim ricası

beholderrulez
We are excepting and planning all the tasks finish until 31.01.2011 but we would have difficulties finishing all the tasks.During this process we are excepting (anlayış)anlayış yerine ne kullansam? ve cümle tutarlı mıdır? Tavisye verebilecek olan var mı?
We are excepting and planning all the tasks finish until 31.01.2011 but we would have difficulties finishing all the tasks.
During this process we are excepting (anlayış)

anlayış yerine ne kullansam? ve cümle tutarlı mıdır? Tavisye verebilecek olan var mı?
0
beholderrulez
(20.01.12)
except yerine expect olması gerekiyor öncelikle. şöyle olabilir:
we are planning to finish all tasks until 31.01.2011. but we had difficulties in finishing tasks. Your understanding will be appreciated during this process.
0
crudelis
(20.01.12)
we are planning değil we were planning olacak. planlıyorduk yani.

daha da güzeli, we WERE planning to complete all tasks BY January 31st, 2011 but we had some difficulties. Bundan sonrası crudelis'in dediği gibi.
0
compadrito
(20.01.12)
ben de 2011 değil de 2012 diye algıladım o tarihi. hala zaman olduğunu düşünerek present yapmıştım.
0
crudelis
(20.01.12)
compadrito doğru olanı söylemiş. crudelis'in ikinci cümlesi ile de tam olarak doğru oluyor.
0
endless dream
(20.01.12)
zıçtım: 2011 değil yahu 2012 olacak o. Bende diyorum niye geçmiş zaman yapmışlar.

Son durum nedir?
0
🌸beholderrulez
(22.01.12)
We are planning to complete all tasks by January 31st, 2012 but we have been having some difficulties. Your understanding and co-operation will be appreciated in case of any delay.

2012'li cevap böyle iyi olur. Yani diyosun ki, hâlâ 31 Ocak tarihine yetiştirmeye niyetliyiz ama elimizde olmayan sebeplerden gecikirsek de gusura galmayın.
0
compadrito
(22.01.12)
(1)

Tarih-i Kadim

zibinti
Tevfik Fikret'in Tarih- i Kadim ve Tarih-i Kadim'e Zeyl şiirlerinin orijinal hallerini (harf devriminden öncesi olması şart değil, latin harflerine çevirisi de olabilir) arıyorum. Orhan karaveli'nin sadeleştirmiş halleri nette mevcut ancak "Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği" adlı kitabında eserin oriji
Tevfik Fikret'in Tarih- i Kadim ve Tarih-i Kadim'e Zeyl şiirlerinin orijinal hallerini (harf devriminden öncesi olması şart değil, latin harflerine çevirisi de olabilir) arıyorum. Orhan karaveli'nin sadeleştirmiş halleri nette mevcut ancak "Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği" adlı kitabında eserin orijinal haline yer vermiş mi bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam bu manzume toplam 212 dizeden oluşuyor. Arama kolaylığı olsun diye şiirin ilk kısmını vereyim:

Tarih-i kadim:

Beşerin köhne sergüzeştinden
Bize efsaneler terennüm eden
Bize en dogru en güzel örnek
Diye evvel zamanı göstererek
Gelecek günlerin geçen geceden
Farkı yok, hükmü yok zehabı veren...


Tarih-i Kadim'e Zeyl başlangıcı:

Ben ki üç beş pulu tercihinden
Protestanlara zangoçluk eden
Şairim… Ziver-i Kürsî-yi Yakîn
Şair-i müctehîd-i din-i mübîn.
Hazret-i Molla Sırat’a ebedî
İhtirâmâtımı takdîm ile bî
Bî-terddüd diyorum: “Zangoçluk”
Lutf-i tavsifine şâyân olduk.
0
zibinti
(20.01.12)
edebiyatfatihi.blogspot.com


Şunlardan birinde:


Kaplan, Mehmet, Tevfik Fikret: Devir- Sahsiyet- Eser, Dergâh Yayınları,
İstanbul 2009

Parlatır, İsmail, Tevfik Fikret, Akçag Yayınları, Ankara 2004.

Sertel, Sabiha, Tevfik Fikret – İdeolojisi ve Felsefesi, Yurt ve Dünya
Yayınları, İstanbul 1946.

Yücebas, Hilmi, Bütün Cepheleriyle Tevfik Fikret, Ahmet Halit Kitabevi,
İstanbul 1959.

Özellikle şunda:

Cevdet Kudret, Tevfik Fikret, Son Şiirler, Varlık Yayınları,İst.,1968,s.2

olma ihtimali var. Çünkü aşağıdakinin 394. sayfasına bakarsan:

uam.mehmetakif.edu.tr

Kitapları kütüphanelerden bulabileceğini ümid ediyorum.

Bonus:

dergiler.ankara.edu.tr
0
compadrito
(20.01.12)
(1)

istanbul

Hamuş
bir arkadaşım memleketten 1 haftalığına istanbul'a geliyor.nerelere gidilir buraya gitmezsen olmaz gibi önerilerinizi bekliyorum.avrupa anadolu farketmez.ulaşım hiç farketmez.aylık akbil :)
bir arkadaşım memleketten 1 haftalığına istanbul'a geliyor.nerelere gidilir buraya gitmezsen olmaz gibi önerilerinizi bekliyorum.avrupa anadolu farketmez.ulaşım hiç farketmez.aylık akbil :)
0
Hamuş
(20.01.12)
(git: 356469)
0
compadrito
(20.01.12)
(2)

tıpçılara bir soru

mlky lvn
merhabalar, efendim diş hekimliği için tıp bitirmeye gerek yok, ayrı fakültesi var. sanırım nedeni vücudun tamamını ilgilendiren şeyler değil dişler. size göre tıp okumasa da olur dediğiniz alanlar var mı bunun gibi. örneğin göz doktorluğu. sanki tıp okumayıp dört sene göz doktorluğu okunsa da işler
merhabalar, efendim diş hekimliği için tıp bitirmeye gerek yok, ayrı fakültesi var. sanırım nedeni vücudun tamamını ilgilendiren şeyler değil dişler. size göre tıp okumasa da olur dediğiniz alanlar var mı bunun gibi. örneğin göz doktorluğu. sanki tıp okumayıp dört sene göz doktorluğu okunsa da işlerini hakkıyla yapabilirlermiş gibi geliyor. yoksa tamamen saçma bir soru mu sordum?
0
mlky lvn
(20.01.12)
gözler kalbin aynasıdır, o yüzden göz doktorluğu diğerlerinden ayrı düşünülemez. Dişlerle ilgili bu tarz bir şey duymadım, belki bu yüzden ayrı fakültesi vardır ne dersin?
0
karnim doymak bilmedi
(20.01.12)
saçma soru sormadın. göz ve beyin cerrahisi gibi çok spesifik dallarda, insanların daha tıp fakültesindeyken, bölümlere ayrılmasının gerekli olduğunu düşünürüm bazen. ama öte yandan bir de şöyle bir şey var: sistemik hastalıklar. yani bir çok sistemi tutan hastalıklar. en klasik örneği diyabet. yani sistemik hastalıklara bağlı göz hastalıklarına müdahale için, genel bir tıp nosyonu gerekli. göz doktorluğunu sadece gözlük reçetesi yazmaktan ibaret zannediyorsan, o dediğine benzer bir meslek grubu olarak optisyenler var ya da optometrist mi deniyo, bakmaya üşendim şimdi. ABD'de var, başka ülkelerde de vardır. Ama göz doktorluğu o dediğinin çok ötesinde cerrahi bir dal. gözünde tümör olan bir hastanın gözünü alma ameliyatını kim yapıyor mesela? göz doktoru yapıyor. onun için o dediğin 4 senelik okul yeterli olmaz. altı sene tıp ve dört sene ihtisas gene lazım ama tıp fakültesinin son iki senesi göz ağırlıklı okutulursa, sanki daha iyi olur gibi. ya da göz yerine baş boyun ağırlıklı okutursun, mesela, gözü seçeceklere, KBB seçeceklere, nöroloji, nöroşirürji (beyin cerrahisi) seçeceklere, çene cerrahlarına, maksillofasiyal cerrahlara, plastik cerrahlara gibi. ilginç olabilir yani.
0
compadrito
(20.01.12)
(6)

balgam vücuttan nasıl atılır

natalz
balgamdan nasıl kurtulunur ?
balgamdan nasıl kurtulunur ?
0
natalz
(19.01.12)
antibiyotik eğer ileri safhaysa penisilin tedavisi ile.
0
rentts
(19.01.12)
günde en az 3 litre yani 12 su bardağı su içeceksin. yumuşamazsa da Assist içeceksin. eczanede bulabileceğin bir ilaç bu. balgamı oluşturan faktör neyse onu da tedavi edeceksin. sigara mı, sinüzitin var da, geniz akıntısı mı oluyor? gibi.
0
compadrito
(19.01.12)
mucoplus 1200 effervesan kullan düzenli 1 haftaya bişeyciğin kalmaz
0
big bang
(19.01.12)
öksürürken sırtına vurdur ayrıca (bkz: postural drenaj)
0
mr fusion
(20.01.12)
zencefili kaynat ic.
0
boops
(21.01.12)
neyse doktora gittim ilaç aldım. sağolun.
0
🌸natalz
(21.01.12)
(3)

İngilizce geliştirmek- Sömestr

hicunutmam
İngilizce düzeyi beginner ile pre-intermediate olan kendiniz için sömestr süresince ( 1 ay ) bir çalışma planı yapsanız nasıl olurdu?En büyük faydayı nasıl sağlardınız?
İngilizce düzeyi beginner ile pre-intermediate olan kendiniz için sömestr süresince ( 1 ay ) bir çalışma planı yapsanız nasıl olurdu?
En büyük faydayı nasıl sağlardınız?
0
hicunutmam
(19.01.12)
okuya okuya, seyrede seyrede...

seyredeceğin şey YouTube olsun.

okuyacağın şeyler de basit hikayeler olsun. eminim YouTube'u arasan, pre-intermediate düzeye uygun basit filmler vardır. YouTube son derece önemli bir eğitim kaynağı. bunu iyi değerlendir. bol bol seyret.

o düzeyde hikayeler de vardır eminim nette. azıcık ara, birazcık eşele. zibil gibi malzeme bulacağından eminim.

bana e-mail adresini atarsan, sana iki tane Excel dosyası sallarım. Bir sene boyunca öğretecekleri gramerin iki sayfa özeti.

Gerisi kelime öğrenmene kalmış. (bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito) bu tabii şimdisi için değil, senin düzeyinde biraz daha ilerisi için... ama böyle de bir durum var diye yazayım dedim.
0
compadrito
(19.01.12)
yeni öğrendiğiniz gramer kuralları ve yeni kelimeleri içeren cümleler kurabilirsiniz.
0
incitanesi2004
(19.01.12)
Şurdan başla mesela:

www.youtube.com

www.youtube.com

bunların ders gibi olanlarından ziyade, bayaa film gibi olanları daha eğlenceli olabilir. bu işi kendine eğlenceli hâle getirmende fayda var.
0
compadrito
(20.01.12)
(3)

ortopedik koltuk?

dereotu
arkadaşlar bilgisayar karşısında nasıl rahat ediyorsunuz? 20 dk bilg. karşısında dursam manyak belim ağrıyor. ne tip koltuk tavsiye edersiniz? nerden temin ederiz koçtaş vs..
arkadaşlar bilgisayar karşısında nasıl rahat ediyorsunuz? 20 dk bilg. karşısında dursam manyak belim ağrıyor. ne tip koltuk tavsiye edersiniz? nerden temin ederiz koçtaş vs..
0
dereotu
(19.01.12)
benim patron koltuğum var ve gerindiğimde neredeyse dümdüz böyle yatak gibi geriye yatıyo kemiklerim kütürdüyo anca öyle rahatlıyorum.
0
neira
(19.01.12)
Ortopedik koltuk değil de medikalcilerden bel yastığı alabilirsin. Çok faydasını görürsün.
0
evergreen
(19.01.12)
Demek ki oturuşun hatalı. Oturduğun koltuk da ergonomik değil. Senin aradığın şey ergonomik koltuk. Orta pahalılıkta ergonomik koltuk tavsiye ederim. Bel yastıklı veya yastıksız. Sen kendine göre ayarla. Püf noktası şu: Bacakların yere paralel olmayacak. (Bacak=diz ile kalça arasındaki bölüm yani uyluk kemiği denen bölüm)

Dizlerin daha yukarıda kalçan daha aşağıda olacak, aynı seviyede olmayacaklar. Yaslandığında da koltuk bir miktar (tamamen değil) geriye doğru kaykılacak. Belinde de destek olacak.

Yani sana şu pozisyonu sağlayabilecek bir koltuk olması lâzım:

www.visiondecor.net

90 derece ile değil, geriye doğru kaykılmış olarak oturacaksın. Ama kıçın, koltuğun sırt kısmına tam dayanacak. Koltukta kıçın ileri kaykılmış olmayacak. Kıçın koltuğun arkalığına tam temas edecek.
0
compadrito
(19.01.12)
(8)

opera nedir ?

zaraeta
evet, tahmin edebileceğiniz üzere browser olandan bahsetmiyoruz. operanın ne olduğunu bile bilmeyen bu cahil bünyeye basitçe operayı anlatabilir misiniz ? halk diliyle lazım bana o yüzden vikipedi falan pek yardımcı olamadı. sözlükte aradım yine pek bir şey bulamadım. bu kardeşinize bir yardım eders
evet, tahmin edebileceğiniz üzere browser olandan bahsetmiyoruz. operanın ne olduğunu bile bilmeyen bu cahil bünyeye basitçe operayı anlatabilir misiniz ? halk diliyle lazım bana o yüzden vikipedi falan pek yardımcı olamadı. sözlükte aradım yine pek bir şey bulamadım. bu kardeşinize bir yardım ederseniz süper olur gerçekten.. önemli de biraz bunları öğrenmem.
0
zaraeta
(19.01.12)
"Opera, bir adamın sırtından bıçaklandığı sırada kanamak yerine şarkı söylemesidir." demiş Ed Gardner
0
gyroscope
(19.01.12)
aynısını az önce okudum. hatta radyo komedyeni mi neymiş. ama açıkçası bi bok anlamadım.

@spesifikasyon sayesinde daha ilk cümleyi bile okuyamayan trollerin olduğunu keşfettik.
0
🌸zaraeta
(19.01.12)
şimdi böyle direkt sorunca hakikaten insan nasıl tarif edeceğini bilemiyormuş..

şöyle diyeyim, tiyatro izlemeye gittiğiniz düşünün, bir performans izliyorsunuz ancak canlı orkestra mevcut ve sanatçılar müzikli bir şekilde performans sergiliyorlar - yani söyledikleri şeylerin tamamı nağmeli.

sanırım şu video'dan daha anlaşılır olacak
www.youtube.com
0
mocha
(19.01.12)
Opera çok üstün bir sanat dalıdır. İçinde müzik, tiyatro, dans, resim, heykel gibi bir çok sanatı barındırır. Evet, YouTube'dan operalar seyrede seyrede ne olduğunu, ne olmadığını anlarsın.
Temel olarak insanlar klasik müzik orkestrası eşliğinde şarkılar söylüyorlar. Tiyatro oyunu gibi ama tiyatrodaki konuşmalar yerine şarkılar söylenerek sahneleniyor.
0
compadrito
(19.01.12)
müzikal gibi ?
0
🌸zaraeta
(19.01.12)
Evet müzikal gibi ama klasik müzik orkestrası var sahnenin önündeki koc-ca-man çukurda. Seyirci orkestrayı hiç görmüyor. Sadece en ön sırada oturan seyirciler, orkestranın en arka sırasında oturan müzisyenleri görür, belki bir ön sırayı daha. Ama diğer seyirciler göremez orkestrayı. Sadece müthiş sesini duyarlar orkestranın. Tabii ki orkestrayı yöneten bir de şef var. Sırtı seyirciye dönük. Sahnede ise opera sanatçıları, sahneye konmuş olan operanın özelliğine göre, rengârenk ve çok abartılı kostümler giyerler genellikle. Perde açıldığında, sadece bu görsel şölen bile seni heyecanlandırmaya yeter. Genellikle sanatçı kadrosu çok kalabalık olur. Tiyatrodan daha fazla sanatçı olur sahnede. Operada solo söylenen aryalar olduğu gibi bir de koroların söylediği eserler vardır. O orkestra ve o muhteşem koro, o dekor, o kostümler, o ışık, o koreografi ile birleştiğinde, başka hiç bir sanat dalının uyandıramayacağı bir zevk uyandırır seyredende. Operayı seyrede seyrede seversin. Başta sana bazı şeyler gülünç ya da saçma gelebilir. Ama okuya okuya, seyrede seyrede sonunda çok seveceğine eminim. YouTube'dan bol bol seyretmeni tavsiye ederim. Opera eserinde işlenen konu komik olabileceği gibi, son derece trajik de olabilir. Çok büyük bir ekibin, çok fazla emek vererek, çok büyük maliyetlerle sahneye koyduğu eserlerdir opera eserleri. Üstelik o ekip en uzun eğitimi almıştır. Yanlış bilmiyorsam, opera sanatçısı olabilmek için liseden sonra konservatuarda yedi sene okumak gerekiyor. Bütün bunlar bir araya gelince, adeta gözün kamaşır, "vay bee! sanata bak!!!" dersin.
0
compadrito
(19.01.12)
ilk bakışta müzikal gibi görünebilir ama çok farklıdırlar. en büyük farkı vokal tekniktir. opera sanatcısının sesi kullandığı teknik vs çok farklı ve çok daha fazla özveri çalışma vs gerektirir.
müzik tekniği altyapısı filan çok daha komplikedir diyebiliriz.
opera'da konuşma neredeyse hiç kullanılmaz ancak bir iki kelime filandır ama müzikalde bu yarı yarıya bir oranda bile olabilir.

ikisi ayrı kulvarlarda..
0
nwnd
(19.01.12)
@spesifikasyon, karşim "browser olandan bahsetmiyoruz." derken insanlar anlayamıyor mu bunun aynı zamanda bir tarayıcı olduğunu. fışkırıyor maşallah zeka.
0
🌸zaraeta
(20.01.12)
(5)

İngilizce- Dinleme

mrsnyldz
Merhabalar. Şimdi ben ortalama bir üni. öğrencisi olarak ingilizce konuşabiliyorum. Ne kadar konuşuyorum, eh işte, erasmusa gidicek kadar. Yalnız benim listening'im speaking'den daha kötü. Evet kardeşim, herkesininkinin tersine. Bunu sınav sonuçlarına dayanarak falan demiyorum. Uygulamayla sabit. Öy
Merhabalar. Şimdi ben ortalama bir üni. öğrencisi olarak ingilizce konuşabiliyorum. Ne kadar konuşuyorum, eh işte, erasmusa gidicek kadar.

Yalnız benim listening'im speaking'den daha kötü. Evet kardeşim, herkesininkinin tersine. Bunu sınav sonuçlarına dayanarak falan demiyorum. Uygulamayla sabit. Öyle yani, beynin o kısmı çalışmıyor herhalde..

Şimdi ben sürekli türkçe altyazılı izlediğim ingilizce dizilerden biri olan House MD'nin 7. sezonunu altyazısız izliyim dedim, daha ilk bölüm amma bir cümle anlıyorsam öbür cümle yok.

Soru şu, acaba ben mi çok kötüyüm yoksa House'un konuşurken yaptığı ironilerden vs mi zor geliyor da anlamıyorum, muhabbeti kaçıyorum..?

Başka bir dizi mi indirip denesem? (Hazır SOPA yürürlüğe girmeden) :p

Ya da İngilizce altyazıyla mı başlasam önce?

Evet sorular bunlar, leddigeymbigin
0
mrsnyldz
(19.01.12)
ben de başlarda house izleyemiyordum, sonra alıştım. bunun sebebi daha çok tıbbi terimlerden fazlaca bahsetmeleri. sen adamın bir dediğini kaçırıorsun, dikkatin dağılıyor ama adam çatır çutur yardırıyor tabi beklemek yok. özetle daha az terim geçen dizilere bak önce, orada adamın dediği şeyin türkçesini bile bilmiyorsun sonuçta.
0
fortisvita
(19.01.12)
ingilizce altyazi ile izlemeyi dene daha sonra altyazisiz izlersin. ben oyle yapmistim.
0
latios
(19.01.12)
bir kaç faktör var:

Sen İngilizce öğrendin, onlar Amerikanca konuşuyorlar
Sen İngilizce'yi Türklerden öğrendin, onlar Amerikan aksanıyla ve hızlı konuşuyorlar
Sen gündelik konuşma ve yazı dilini öğrendin, onlar tıbbi terimler kullanıyorlar
Dinleme süren yetersiz.
İngilizce öğrenme sürecinde, senin seviyendeki herkes senin durumunda. Aksini iddia edene şüpheyle bak. Palavra sıkıyor olabilir.

Öneri geç, özet geç piç: Başka bir dizinin bölümlerini tekrar tekrar, durdura durdura, deşifre ede ede, cümleleri ezberleye ezberleye dinle. Öyle ki, sonunda dizinin metnini ezberleyecek hâle gelmiş ol. Tabii ki alt yazıyla başlayacaksın. Alt yazısız başlamak, doğru dürüst okuma bilmeyen çocuğun eline roman vermek gibi bir şey olur. YouTube'dan bol dizi izle. Hem kısa kısa bölümler, hem de çeşit bol.
0
compadrito
(19.01.12)
house'la başlamak yanlış olmuş bence. youtube'dan falan bir şeyler izleyerek başla. belgesel vs gibi. house 2. aşama olsun. oradaki tıbbi terimler bile insanı şaşkına çevirebilir ilk anda.
illa diziyle başlamak lazımsa da daha sade bir dizi ile başlanabilir. ingilizce altyazılı olsun, sonra altyazısız devam, sonra house.
bir de şeye dikkat etmek lazım, hangi aksan? yani ingiliz aksanı, irlanda aksanı, iskoç aksanı, yeni zelanda aksanı, o aksanı, bu aksanı...
house abd aksanı ama içinde yer yer farklı aksanlar kullanılır, özellikle ingiliz aksanı (hugh laurie özellikle).
0
endless dream
(19.01.12)
compadrito-alıntı: "Başka bir dizinin bölümlerini tekrar tekrar, durdura durdura, deşifre ede ede, cümleleri ezberleye ezberleye dinle. Öyle ki, sonunda dizinin metnini ezberleyecek hâle gelmiş ol."

Bu aklıma gelmişti yeminle :d Aynı bölümü 4-5 sefer izlemek.. Bunu deneyeceğim.

Herkese teşekkür ederim.
0
🌸mrsnyldz
(20.01.12)
(9)

çikolata adı - hayati önem taşıyor - alman - istanbul

goddar
arkadaşlar bir çikolata markası arıyorum.çikolata almanya da üretiliyor. türkiye'de sadece istanbul'da satıldığını söyledi bir arkadaşım.bütün bildiklerim bunlar, samanlıkta iğne aramak gibi ama n'apayim.bi buldurun arkadaşlar.teşekkürler.
arkadaşlar bir çikolata markası arıyorum.
çikolata almanya da üretiliyor. türkiye'de sadece istanbul'da satıldığını söyledi bir arkadaşım.
bütün bildiklerim bunlar, samanlıkta iğne aramak gibi ama n'apayim.

bi buldurun arkadaşlar.
teşekkürler.
0
goddar
(19.01.12)
(bkz: lambertz)?
0
marikaki
(19.01.12)
nasil sadece istanbulda satiliyor

almanyada uretilen bir cikolata var
ve sadece istanbulda satiliyor

sizce bu parametreler yeterli mi?

birseyin sadece istanbulda satildigina nasil emin olabilirsiniz?
ya izmirde de varsa?
0
demlikposet
(19.01.12)
gofret tarzı bişi ise muhtemelen hanuta'dır...
0
ruhibirbanyo
(19.01.12)
rafello
0
🌸goddar
(20.01.12)
toffefee?
0
brotha b
(20.01.12)
sağolun arkadaşlar adı rafello (:
0
🌸goddar
(21.01.12)
Arkadasinda amma abartmis :) sadece istanbul da satiliyor falan....Bütün büyük süper marketlerde var.Agri nin dogubayazit ilcesinde bile gördüm :)
0
boops
(21.01.12)
@demlikposet sadece istanbul'da değil, türkiye'de sadece istanbul'da diye yazmıştım. biraz agresif bir tavır sezdim (:
@boops evet biraz abartı söz konusu (:
0
🌸goddar
(21.01.12)
(9)

bir şarkının metronomunu bulma

zaraeta
açtım metronomu artır-azalt şarkıyı ileri sar geri sar denedim ama bulamadım. şarkı da belki de dünya üzerinde metronomu bulunması en kolay şarkıdır. nasıl bulabilirim ? ha merak edenler,http://www.youtube.com/watch?v=tHlYLt7Vt2cresmen metronomu bağırıyor ben şuyum diye ama ben daha yüksek bağırıyor
açtım metronomu artır-azalt şarkıyı ileri sar geri sar denedim ama bulamadım. şarkı da belki de dünya üzerinde metronomu bulunması en kolay şarkıdır. nasıl bulabilirim ? ha merak edenler,

www.youtube.com

resmen metronomu bağırıyor ben şuyum diye ama ben daha yüksek bağırıyorum olm duyamıyom seni diye. bir yardımcı olun be. çok teşekkür ederim.
0
zaraeta
(18.01.12)
şarkının ritmini mi arıyorsunuz?
0
efx
(18.01.12)
(bkz: metronom)
evet, ritm kelimesi daha uygun bu durumda.
0
compadrito
(18.01.12)
ilk kisim (vokal girene kadar) 173 bpm kalanini dinlemeye usendim.
0
thefin
(18.01.12)
benim için ne dediğimiz önemli değil. adını feriha bile koyabiliriz. yaklaştım gibi ama neyse..

@thefin,

8lik bunlar. ben en son 85 buldum. yani seninkine orantılarsak 170 oluyor. 3 bpm'nin de lafı olmaz. :)
0
🌸zaraeta
(18.01.12)
edit: 85,4 bpm
son kararim :)
0
groovettin
(18.01.12)
hocam ben 5er 5er atlıyorum yine de zorlanıyorum. virgülü ne alaka yav. onu nasıl buldun.
0
🌸zaraeta
(19.01.12)
ios'da 'beats' adinda bir program var, onu kullanabilirsiniz.
0
groovettin
(19.01.12)
songsterr'den buldum. piyanoyu yalnız bırak, bateriyi yalnız bırak, sağlama gibi bir şey yaptım yani. 168-171 / 2 bpm. çok teşekkür ederim.
0
🌸zaraeta
(19.01.12)
Bilgisayar ile hesaplattığımda 85,5 BPM çıkıyor. Fakat dikkat ettiğimde bilgisayar 2 ölçüyü tek ölçü olarak algılamış. Yani gerçek temposu 85,5 x 2 = 171 BPM diyebiliriz. Belki bir iki sayı fark edebilir.

Hiç dinlemeyecek olmama rağmen parçayı indirdim, kotama yazık, bir tik atarsın artık :)
0
sahinnnnnn
(19.01.12)
(6)

forever living

in vino veritas
kadın anamı burdan çağırmışlar iş görüşmesi için. bir şey çıkmaz ordan salla boşver dediysem de inat etti gitti görüşmeye. çıkmış baya aklıma yattı diyor ama benim aklımda bu iyi bir şey değil olarak kalmış. nedir bu tam olarak? izin vereyim mi ne yapayım? bir de demişler ki sen sadece ürünleri evde
kadın anamı burdan çağırmışlar iş görüşmesi için. bir şey çıkmaz ordan salla boşver dediysem de inat etti gitti görüşmeye. çıkmış baya aklıma yattı diyor ama benim aklımda bu iyi bir şey değil olarak kalmış. nedir bu tam olarak? izin vereyim mi ne yapayım? bir de demişler ki sen sadece ürünleri evde kullanacaksın, arkadaşlarına filan anlatacaksın. bir de her hafta toplantılara gelirken bir arkadaşını getireceksin o da senin elemanınmış gibi çalışacak. ilk başlarda sattıkların üzerinden prim alacaksın daha sonraki zamanlarda ise sabit bir maaşın olacak mesela ben ayda 8000 tl kazanıyorum filan demiş adam. nedir ne değildir bizimki baya heveslenmiş, git diyim mi yoksa boşversin mi?

not: sırf sıkıntıdan iş arıyor, 20 yıllık iş hayatından sonra evde oturmaktan sıkılmış hiç değilse elime ekstra para geçer fena olmaz diyor. çalışması şart değil yani.
0
in vino veritas
(18.01.12)
Aklıma direk herbalife'ı getirdi anlattıkların. kısaca şöyle diyeyim

www.ticarethayati.com

ya da kendin herbalife kandırmacası, dolandırıcılığı vb. diye arat.

hepsi aynı yola çıkıyor bu tip şirketlerin.
0
cigara boregi
(18.01.12)
network marketing panpa

arkadaslarina urun kakalatiyorlar ayni herbalife gibi

onca yillik arkadaslarini yolunacak para kapisi gibi gormene neden olur
0
eksimtrak
(18.01.12)
bu islerde maas verildini duymadım.

bu urunu duydum kaktusgillerden bir sey faydasi goreni hic duymadim eskiden mucize bir sey gibi sundular fakat bir iki yila maskeleri dusuyor...

buyuk rakamli mal satmaya calisiyor olabilirler seni represant yapicaz ayagina hic bulasmayin...
0
kulustur
(18.01.12)
yalan onlar dolandırıcılığın kitabına uydurulmuş hali. boşversin tabi. ürünler için para isteyecekler. ondan sonra on çalışan ortak vs bulursan bu kadar kazanacaksın falan(bkz: titan )
0
mr fusion
(18.01.12)
(bkz: amway) başlığında yazanları okudun mu? onlar gelecek annenin başına.
yani direkt pazarlama yöntemi.

bir süre meşgul olacak ama sonunda kandırılmış olduğunu anlayacak.
0
compadrito
(18.01.12)
orası beni de görüşmeye çağırdı yeni. uluslararası şirket diyince bi havalara girdim. ama iş görüşmemiz 2 saat sürecek ve öncesinde de firmamızı tanıtıcaz diyince adam şüphelendim. telefonu kapatınca araştırdım ve sakat bir iş olduğunu anladım. zaten işsizim bir de duygularımla oynadı alçaklar:( bence hiç akıl karı bir iş değil.
0
jolly jumper
(18.01.12)
(4)

İçimizdeki Ankaralılar!

tukaka
Yarıyıl tatilinde Ankara'da olacağım.Bana Ankara'da gidilip görülecek mekanları,özellikle lezzetli yemekler yiyebileceğim mekanları yazarsanız çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler.
Yarıyıl tatilinde Ankara'da olacağım.Bana Ankara'da gidilip görülecek mekanları,özellikle lezzetli yemekler yiyebileceğim mekanları yazarsanız çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler.
0
tukaka
(18.01.12)
ankara'ya gelince uğramadan gitmeyin diyeceğim meaknlardan birisi tunalıda kuğulu parkın hemen dibindeki "kıtır" kokoreç midye veya kumpir yer, biranızı içersiniz. genelde kalabalıktır, hafta içi 4-5 civarı yer bulma olasılığınız artar. çayyolunda park cad. de bir kıtır vardır ama orayı tavsiye etmem.

ulus, çengel han. içinde koç müzesi vardır. oradan çıkınca civarda da gezersiniz biraz.

www.rmk-museum.org.tr

ankara kalesine de gidebilirsiniz ancak bu mevsimde epey soğuk olur. hemen kalenin dibindeki anadolu medeniyetleri müzesini tavsiye ederim.bu da ulus'ta.

balgat'ta görecek bir şey yok ancak bolu et mangal vardır. damağınıza hitap eder.

www.bolumangal.com

hafta sonu incek'te köy kahvaltısına gidebilirsiniz.
gerçi aracınız olacak mi bilmiyorum. buraya araçsız ulaşım zordur, taksiye binerim diye düşünmeyin sakın!

necatibey caddesinde balıkçı ama öğle yemeğinde gitmek gerek.paşalar v.b geliyor hep, üstelik fiyatları da gayet uygun. alkolsüzdür. şimdi tam mevsimi
balığın.adresini bulamadım, tarif edeyim. güvenpark'ın arkasında kumrular sokaktan giriyorsunuz sokağın hemen sonundan sola dönüp karşıya geçiyorsunuz.

güvenpark demişken; kumrular sokak üzerinde cici piknik. hemen sağ kanatta sokağın ortasına doğru. odun ateşinde ankara döneri yapar, lavaş arasında tavsiye ederim. ankara'da en güzel döner yenilebilecek yerdir. ama piknik, minicik bir yer işte.


alkol de alayım akşam yemeğinde derseniz sakarya cad. kumsal restoran. balık rakı ikilisi için uygun fiyatlı nezih bir yer. ama rezervasyon yaptırın, kalabalık olur hep. www.mekanist.net

atakule'den panoromik ankara manzarasına bakabilir, hemen altındaki botanik parkında yürüyüş yapabilirsiniz.

arabanız varsa mogan gölüne, eğer mezun kartı olan biri varsa odtü eymir tesislerine gitmenizi tavsiye ederim. şarap evi, gözleme yapan kulübeler... çok şirin bir yerdir.


klasik müzik seviyorsanız Cumhurbaşkanlığı senfonide konser dinleyebilirsiniz.

rock severim derseniz kızılay'da if'i tavsiye ederim. cumartesi gecesi çıkan bir abla vardı, çok sağlamdı.

www.ifperformance.com


aklıma gelenler bunlar şimdilik.
havaların kötü olması seçenekleri epey kısıtlıyor
0
balik kraker
(18.01.12)
anıtkabir'i de ekleyeyim hemen :)

ayrıca

(git: 267540)
(git: 249474)
0
balik kraker
(18.01.12)
Kolej'den Tunalı'ya doğru giden Bağlar caddesi vardır. Meşrutiyet caddesinin Bağlar caddesi ile buluştuğu noktaya yakın Beğendik Mutfağı var. Oradaki mönülerden herhangi birini yemeni,

eğer başka bir yerde gitmişliğin yoksa tavacı recep ustayı,

ulus'ta Denizciler caddesindeki uludağ kebapçısını,

Tunalı'da Bülten sokağının Bestekâr sokağına yaklaştığı yerde Jale lokantasını

tavsiye ederim. Müze merakın varsa, Anadolu Medeniyetleri müzesine git. 1. Meclis'e git.
0
compadrito
(18.01.12)
www.bogazicilokantasi.com
burayı herkes bilmez ankaralılara bile hava atabilirsin. buraya uğra, mutfağa bakıp istediğin yemeği seç derim. "ankara tava" şahsi önerimdir.

behzat ç.nin takıldığı meyhaneye gidebilirsin esat dörtyolda, sokakbaşı meyhane. söğürmesini mutlaka meze yap.
0
diyojenimtırak
(18.01.12)
(3)

isviçre transit vize sorunsalı

veritas89
selam sevgili frigyalılar Zürih aktarmalı moskova bileti almayı düşünüyorum fakat isviçre nin transit vize uygulaması istiyor mu acaba? cevaplarınızı 4 bin gözle bekliyorum :)
selam sevgili frigyalılar Zürih aktarmalı moskova bileti almayı düşünüyorum fakat isviçre nin transit vize uygulaması istiyor mu acaba? cevaplarınızı 4 bin gözle bekliyorum :)
0
veritas89
(18.01.12)
Hayır. Havaalanından çıkmadığınız sürece sorun yok. Eğer 100% sağlama almak istiyorsanız havayolunuzu arayın. 1000% emin olmak istiyorsanız müşteri ayağına yatıp Swissair'i arayın, en iyi onlar bilecektir.
0
poorgod
(18.01.12)
poorgod+1
0
serabetan
(18.01.12)
Zürih aktarmalı New York uçtum, transit vize istemiyor.
0
compadrito
(18.01.12)
(3)

istanbul'a glecegim,ama nerelerde gezmeliyim???

yoruldumamayorgundegilim
Soru sekli biraz dandik oldu biliyorum.kisacasi istanbulu hic bilmiyorum,ve cool yerlerde ucuza takilmak istiyorum.ucuz etin yahnisi olmaz sözünün anlamsizligini,bendeniz de ki bünye'ye ispatlamakta,ayrica düsledigim bir durumdur.bunu da belirtmeden gecmeyeyim.''Arkadas biz istanbul'un kitabini yaza
Soru sekli biraz dandik oldu biliyorum.kisacasi istanbulu hic bilmiyorum,ve cool yerlerde ucuza takilmak istiyorum.ucuz etin yahnisi olmaz sözünün anlamsizligini,bendeniz de ki bünye'ye ispatlamakta,ayrica düsledigim bir durumdur.bunu da belirtmeden gecmeyeyim.''Arkadas biz istanbul'un kitabini yazariz,yeri gelir taksicilere bile rehberlik etmisligimiz olur.''diyen,yagiz istanbul delikanlisi ve bayankanlisi arkadaslar,etmeyin eylemeyin,farzedin ki öz kardesiz.saklamayin bildiklerinizi.yokmu su garibana,birazda sen yasa diyen...
0
yoruldumamayorgundegilim
(18.01.12)
tam anlamıyla gezebılmen ıcın bi 10-15 sene kalman lazım.. dıgerlerı dısında. sana taksım bebek sarıyer topkapı sarayı vs vs gıb ı yerlerı soylerler.. hee belkı bıde adalar
0
tadutadu
(18.01.12)
burda denmişi var..

(git: 350470)
0
anonimyususer
(18.01.12)
taksim istiklal caddesi'nden tünel'e yürü. geze geze yürü ama. İnci pastanesinde profiterol ye. Profiterol sevmezsen Tünel'den (semtin adı) tünele (taşıtın adı, dünyanın en eski ikinci metrosu) bin ve karaköy'e in. karaköy'de Güllüoğlu'nda baklava börek yap. Paran çoksa, Namlı'da zengin kahvaltı yap. baklavayı yanda Güllüoğlu'nda yersin. galata köprüsünden eminönü'ne geç. Mısır Çarşısı'nın içinden geç, yürüyerek Kapalıçarşı'ya git. Orada gezdikten sonra eğer hâlâ vakit ve tâkat kalmışsa, Sultanahmet'e git. Vakit yoksa ertesi gün Kabataş'tan veya Karaköy'den hafif raylıya binip git. Ayasofya, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı, Topkapı Sarayı yap. Başka bir gün Eminönü'nden Boğaziçi'ne giden vapurlara bin. Başka bir gün Beşiktaş çarşıyı gez, karnını Balkan Lokantası'nda doyur. Çarşıda sorarsın. oradan motorla Üsküdar'a geç biraz dolaş oralarda. Taksim'i ve İstiklal caddesini hem gece hem gündüz gör. AVM merakın varsa, Kanyon ve İstinye Park'a git. Kanyon için Taksim'den metroya bin Levent'te in. İstinye Park için Beşiktaş'tan minibüse bin. Gene Taksim-Tünel hattında gezdiğin bir gün Galata kulesine git. Eminönü'ndeyken balık ekmek ye. Galata köprüsünün altındaki balık lokantalarında da demlenebilirsin. Bütün bunları rahat rahat yapman için, İstanbul Kart almanı tavsiye ederim. Daha fazla vaktin ve paran varsa, Rahmi Koç müzesine git, Oyuncak müzesine git. Avrupa yakasındaysan, Taksim'den metroyla Mecidiyeköy'e git. Oraları bir dolaş şöyle. Mecidiyeköy'den metrobüsle Zincirlikuyu'ya git. Oradan Söğütlüçeşme'ye giden metrobüse bin ve Anadolu yakasına geç. Bağdat caddesine nasıl gidileceğini sor Söğütlüçeşme'de. Oraları gez. Dönüşte Kadıköy'e gel. Vapurla Karaköy'e geç. Bir başka gün, tercihen güneşli bir gün Ortaköy'e git. Kumpir mi yersin, çay tost mu yaparsın sana kalmış. fotoğraf çek, çektir. harita.iett.gov.tr sitesini iyi incele. zor sitedir. kullanımı biraz saksı gerektirir. mantığını çözersen, hem rahat edersin hem de az parayla bissürü yere gidersin. özellikle metrobüsün hattını iyi öğren. binerken meydan muharebesi yaşasan ve içinde pestil gibi ezilsen de, çok etkili bir toplu taşıma aracıdır. binenler, hem ağlarım hem giderim şeklinde giderler. netten derslerine iyi çalış. gitmeden önce okuyarak git yani. dikkat etmen gereken noktaları bilerek gitmiş olursun. yanına bol para al. istanbul'da para su gibi gider. daha da vaktin varsa meşhur 500Tye bin.
0
compadrito
(18.01.12)
(1)

Çeviri

hürmüz
Please provide details of your Compensation scheme including a breakdown of your percentage split of Fixed to Variable salary forBu cümlenin çevirisi lazım arkadaşlar.
Please provide details of your Compensation scheme including a breakdown of your percentage split of Fixed to Variable salary for

Bu cümlenin çevirisi lazım arkadaşlar.
0
hürmüz
(17.01.12)
sana ne şekilde maaş ödeniyor bunu soruyor. sabit ve değişken maaşının yüzde olarak açılımı da olsun bunun içinde diyor. hani bir baz maaş vardır bi de üstüne satış primi filan gibi her ay değişen bir miktar vardır ya, onu ayrı ayrı göster diyor.
0
compadrito
(17.01.12)
(2)

Hangi müzik enstrümanı?

absel
Selamlar efenim,Yıllardır içimde uktedir bir enstrüman öğrenmek. Okuldu, işti derken geç kalıyoruz galiba. Müzik kulağımın etkililiğini kaybetmeden bir enstrüman öğreneyim diyorum. Lakin karar veremedim. Şunları düşündüm mesela:Saz/bağlama: Sanki beni sadece türküye bağlayacak, biraz da denedim pek
Selamlar efenim,

Yıllardır içimde uktedir bir enstrüman öğrenmek. Okuldu, işti derken geç kalıyoruz galiba. Müzik kulağımın etkililiğini kaybetmeden bir enstrüman öğreneyim diyorum. Lakin karar veremedim. Şunları düşündüm mesela:

Saz/bağlama: Sanki beni sadece türküye bağlayacak, biraz da denedim pek beceremedim. Akort sıkıntı, bir notayı almak piyanodaki kadar kolay değil.
Keman: Çok zor dediler, perdesiz dediler. Bir sene komşunun başını ağrıtacaksın dediler. Ama ağlıyor be alet.
Piyano: İyi hoş, iki elle çalıyorsun pek güzel. Ama pratik yapma işi? Şimdi piyano almak zor iş, ucuz bir orgla nereye kadar?
Klarnet: Bu yeni geldi aklıma, pek araştırmadım o yüzden. Olur mu ki?

Sizlerden bu emsal enstrümanlarla sınırlı kalmayarak tavsiye istiyorum, müzikal ufkumu açmanızı rica ediyorum. Yalnız enstrüman dinleyenlerden ziyade, icra edenler yorum yaparsa, daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.

Ekstra duyuru: Enstrümanla ilgilenenin Ankara'da bildiği, güvendiği kurs da vardır değil mi?
0
absel
(17.01.12)
Dinlediğiniz müzik tarzına göre kendiniz belirleyin ne çalmak istediğinizi. Keman, klarnet gibi yüksek ses çıkartan aletleri her yerde çalışamazsınız. Çalacağınız enstrüman için ev durumunuz müsait mi bunu da göz önünde bulundurun.

Piyano evet oldukça zor bir alet(en azından bana zor geliyor) ama iyisinden bir org ile, yeteneğiniz de az çok varsa evde güzelce öğrenebilirsiniz. Hem her türlü müzik için kullanabileceğiniz bir alet.

Türkü seviyorsanız bağlama da olur tabi. Akordun dert edilecek bir yanı yok. Başlangıçta tuner ile falan akort edebilirsiniz. Sonrasında zaten kulağınız alışıyor ve kafadan akort edebilmeye başlıyorsunuz.
0
trinitrotoluen
(17.01.12)
piyanoya karar vermek zor. zorluk şurada: eve piyano alıp, çalamazsan atacak ya da satacak mısın? öğrendin diyelim, her istediğin yere götürebilecek misin? ama gittiğin bir çok yerde piyano vardır. orada piyanonun başına geçip kör topal bir parça çalabilmek bile, seni çok mutlu eder.

ben sana mandolin almanı ve ders almanı öneriyorum. neden biliyo musun? klavyesi kemanla aynı. mandolini çok iyi öğrenirsen, kemana kolay geçersin. çünkü "ağlıyor be alet" demişsin. mandolini iyi öğrenmiş kişinin gitara geçmesi de farklı oluyor.

Türk müziğini daha çok seviyosan, cümbüş de alabilirsin. uda göre hem daha ucuz, yani çalamazsan, boşuna para gömmemiş olursun, hem de sesi daha çok çıkıyor, bakarsın açık havada çalacağın tutar. sonra ud gibi kırılgan değil netçe itibariynen.

doğrudan gitara da başlayabilirsin. seni ne türküye bağlar, ne de türküden mahrum bırakır. Türk müziği de çalarsın, gâvur müziği de.

klarinet için ciğer ister, nefes ister.

özet geç piç: hepsi için azim ve çok çalışmak, çok sevmek ister.
0
compadrito
(17.01.12)
(4)

ABD Öncesi Hazırlık ve Tavsiyeler..

toshiro
selamlar ahali.. uzun çabaların sonunda bugün abd vizesini aldım, pasaport ta 1-2 güne eve gönderilir sanırım. muhtemelen minimum 6 ay falan kalacağım. gideceğim şehir ise philadelphia. buna göre sizce;- yanıma ne alayım, ne almayayım? bak orda şu özlenir, ararsın diyeceğiniz şeyler var mıdır?- abd'
selamlar ahali.. uzun çabaların sonunda bugün abd vizesini aldım, pasaport ta 1-2 güne eve gönderilir sanırım. muhtemelen minimum 6 ay falan kalacağım. gideceğim şehir ise philadelphia. buna göre sizce;

- yanıma ne alayım, ne almayayım? bak orda şu özlenir, ararsın diyeceğiniz şeyler var mıdır?
- abd'ye gidince şunu yapmadan/ şuraya gitmeden dönme diyeceğiniz şeyler/ yerler var mı?
- abd'de hatun olaylarında şuna dikkat et diyeceğiniz nokatalar var mı:)? new york'ta olsun philadelphia'da olsun, gerek ortam gerek yeme-içme açısından tavsiye edeceğiniz hangi mekanlar var?
- uçuşla ilgili önerileriniz var mıdır? thy ile uçmayı düşünüyorum. hangi koltuğu seçmeli? yolculuk sırasında sıkıntıdan patlamamak için ne yapmalı?

aklınıza gelen başka tavsiyeler varsa onları da çekinmeden yazabilirsiniz.
0
toshiro
(17.01.12)
hatun matun diyince...

las vegasta dikkat et diyorum dostum,aman aman.haberlere cikarsin sonra yazik...

alkislarlayasiyorum.com
0
serabetan
(17.01.12)
haha, haberim var bu olaydan serabetan, sağolasın :) fuhuşla falan işim yok zaten, doğal yollardan olan olayları sormuştum ben. o değil de elemanlar harbiden bildiğin madara oldu, gazetede falan da çıkmışlar :)
0
🌸toshiro
(17.01.12)
delta'dan uzak dur. caaaanım THY'den şaşma. aradaki fiyat farkına tamah etme.
yanına flash disk'te müzik al. bunu yapamasan bile sıkıntıdan patlayacağını hiç sanmıyorum gene caaaanım THY sayesinde. gurur duyuyorum lan, THY gibi bi havayolumuz olduğu için!!!
o ingilizcenle ve o aksanınla (evet seni tanımadan ve ingilizce seviyeni bilmeden yazıyorum bunu) hatun düşürebilirsen, "helal olsun, sen aşmışsın abi!!!" der, şapka çıkartırım. hatun mevzularında bizde suç olmayan şeyler, ABD'de suç olabilir. sexual harrasmenttan kelepçeyi takar, direnirsen de kafana postalla basıp, suratını kaldırıma bastırırlar. nelerin kur, kompliman, nelerin suç olduğu konusunu çok iyi araştır, eğer ciddi ciddi bu faaliyete gireceksen. ama şansın yaver gider, oraya senin gibi eğlenme amacıyla gelmiş Avrupalı bi köylü kızı bulursan, ona da bi şey diyemem. Özellikle 2001 yılındaki malum hadiseden sonra, o işler çok zorlaştı, bizim gibiler için.
zencilerle başın belaya girerse, sana musallat olur ve dövmeye falan kalkarlarsa, "weydeminit bro, aym mazlım" demeyi ihmal etme. bakarsın hayat kurtarır. philadelphia maddesine en ayrıntılı yazmış sözlükçüye mesaj at ve şehrin sakat yerlerini öğren önce. her şehrin "şu saatten sonra yakınından bile geçme" denen yerleri vardır. eğlenceye sıra gelmeden önce götü kollamayı öğren yani. gerçekçi olabilmek için, pasaport kontrolden geçerken, 6 ay kalış izni alabileceğini hiç sanmıyorum. kendini 3 ay alabilecekmişsin gibi hazırla da, iyi birinin, iyi bi saatine denk gelirsen ve 6 ay alırsan da, bonus olsun.
philadelphia'da bizim döner ekmeğe benzer bi zımbırtı var, philly cheese steak diyolla. onu yapan çok çok meşhur bi yer var ama bana bi philly'li herif, aslında en iyi yerin orası olmadığını söyleyip asıl iyi yeri söylemişti, herkesin bilmediği. tabii ben orayı unuttum, şu anda sana söyleyemiyorum ama böyle de bi gerçek var.
new york'ta en son kontrol ettiğimde yirmi bin restoran vardı. tavsiye edeceğim yerlere paran yetecek mi? sen paradan haber ver. KFC, Burger King, McDonald's, Wendy's gibi yerlerden uzak dur. bünyen çok sağlam değilse, ve meteliğe kurşun atar durumda değilsen, seyyar sosis, "shish kabob" satanlardan da uzak dur. ya da şöyle özetleyeyim, adam başı en az elli kâat verdiğin lokantada iyi şeyler yersin.
Paran çoksa, bir NBA maçına git mesela. Götün yiyosa, futbol maçına da gidebilirsin mesela.
iflah olmaz bir çay tiryakisiysen, yanına minik bir porselen demlik alabilirsin. orada en çok özleyeceğin şey o olur. Avrupa tipi elektrik fişini, Amerikan tipine çeviren adaptör almayı sakın unutma. ABD'ye yiyecek sokmak beyana tabi ve bagajları gümrük polisinin köpekleri kokluyor. Pastırma, sucuk mucuk gibi maceralara girersen, madara ve rezil olursun. Philly'de kesin Türk bakkalı vardır. Yakınında var, ben alışveriş ettim de içinde de kesin vardır. Netten bi bak. Dolayısıyla, bi bok özlemezsin, kekik suyuna kadar satar herifler.
New York'ta Times Square'den DOWNTOWN istikametine giden 1 no'lu trene atla ve son istasyondaki kızılderili müzesine git. beleş olduğu için söylüyorum. Orası, Özgürlük Anıtı'na giden teknelerin kalktığı yer aynı zamanda. Kırk kâadın ve video kameran varsa, güzel bi havada NYC sightseeing otbizlerine bin. video kameran yoksa da fotoğraf makinenle idare edersin.
Müze merakın varsa, City Pass almanı tavsiye ederim. Seksen kâat. Vakit ayırabileceksen al. Yoksa paran ziyan olur. Domuz yemeyen biriysen, Yunanların sattığı ve adına Gyro dedikleri döner taklidi şeyden yeme. Çünkü domuzdan yapıyolar.
Uçak yolculuğun sırasında iki tane form dolduracaksın. Bunun için yanında bir tükenmez olsun, sağdan soldan dilenme. Pasaport numaran kolayda bir yerde olsun, kalacağın yerin adresi kolayda bir yerde olsun, JFK'e uçacaksan uçuş numaran TK 001 olacak. onu da yazman gerekecek.
Polisle bir şekilde bir iletişimin olursa, son derece efendi ol. Soru soracağında ekskiyuzmi sör, diye başla cümlene. Zencilere bir şey soracak olursan da yol mol, yani, böyle başa cümlene. Bi zararı olmaz, ama faydası olur. Başın ağrımasın istiyosan, efendi ol, dürüst ol, cici çocuk ol. Yoksa, hayatın boyunca hatırlamak istemeyeceğin hatıraların olur. Türklerle ne kadar az takılırsan, İngilizcen o kadar çok gelişir.
haaa, az daha unutuyodum, yanına çok kuvvetli ağrı kesici, iyi bir antibiyotik al ama bunlar için doktordan reçete de al. gümrükte valizlerini açtıracak olurlarsa, reçete isterler ilaçlar için. ABD içinde uçacak olursan, uçağa binerken boş bulunup silahlı, bombalı espri yapmaya kalkma, kendini hapiste bulursun. boş boş konuşup, salak espriler yapıp yavşama yani. akıllı ol.
yanına prezervatif alabilrsin, muhtemelen Türkiye'de daha ucuzdur. Bakarsın lazım olur. tabii ki en rahat ayakkabılarını al. en çok iş ayaklarına düşecek. sen de Türklerin ezici çoğunluğu gibi alışveriş çılgınlığına kapılıp, sonunda iflas edeceksin. bunun için gerekli mâlî planlarını şimdiden yap. yurda döndüğünde veya ABD'deyken kimlere el açacağının listesini yap. eğer o tip birisiysen, yanında iki boş valizle gelmende fayda var. yoksa, aldıklarını ya geri götüremezsin, ya da 150 kâat ekstra valiz parası ödersin. bu şekilde bir alışveriş çılgınlığına kapılmanı tavsiye etmem. ileride "ne salakmışım lan! bütün bu ıvır zıvıra o kadar para vereceğime, tek kalem .... alsaymışım keşke" deme ihtimalin çok büyük.

iyi eğlenceler dilerim
0
compadrito
(17.01.12)
@compadrito, eyvallah çok sağolasın cevap için :) abd'de 6 ay kalırım dedim ama turist vizesi ile gitmiyorum. öğrenci vizesi aldım, kurs bi 3 ay sürüyor. ilk kurdan sonra diğer kurlara da devam etmeyi düşünüyorum. böyle böyle uzatabildiğim kadar uzatıcam kalış süremi. ingilizcem de havadan sudan sohbet edecek kadar işte. daha önce yabancı arkadaşlarım, ingilizce konuşulan ortamlarım olmuştu. bütçem için de normal diyelim, orada da belli bir öğrenci hayatı yaşayacağım için harcamalarımda aşırıya kaçmamaya özen göstericem. kalacağım yer belli, yakın bi arkadaşımın evinde kalıcam. ilaç meselesini de öğrendiğim iyi oldu.. bu arada vize görüşmesi için de daha önceki sorumda taktik vermiştin, onlar için de tekrardan teşekkürler :)

daha bir şeyler eklemek isteyen olursa eklesin efenim..
0
🌸toshiro
(17.01.12)
(2)

felçli hasta

turuncujelibondanhazzetmeyensarijelibon
Merhaba doktorlar ve sağlık çalışanları.Babaannemiz birkaç ay önce beyninde bir pıhtı atması sonucu felç geçirdi ve o zamandan beri hareketsiz ve konuşmadan yatıyor.Doğal olarak kendisi ile iletişim kuramıyoruz. Yattığı yerde sürekli ağlaması, dilini çıkararak -kontrol edemeyerek- dudaklarını yalam
Merhaba doktorlar ve sağlık çalışanları.

Babaannemiz birkaç ay önce beyninde bir pıhtı atması sonucu felç geçirdi ve o zamandan beri hareketsiz ve konuşmadan yatıyor.

Doğal olarak kendisi ile iletişim kuramıyoruz. Yattığı yerde sürekli ağlaması, dilini çıkararak -kontrol edemeyerek- dudaklarını yalaması gibi bazı sabit tepkileri var. doktorlar pek ağrı olmayacağını söylemişti ama sürekli olarak benzer tepkiler veriyor. bu durumda kendisi için ne yapabiliriz? muhtemelen iyileşme olmayacak çok yaşlı çünkü ama en azından bu günleri rahat geçirmesi için neler yapabiliriz ve dilini istemli olarak çıkarıp dudaklarında gezdirmesi gibi hareketlere nasıl anlamlar yükleyebiliriz? bir bilgisi olan paylaşırsa sevinirim. teşekkürler.
0
turuncujelibondanhazzetmeyensarijelibon
(17.01.12)
geçmiş olsun,
doktor falan değilim ama böyle bir çok hasta ile uğraştığım ve yaşadığım için bilgi verme ihtiyacı duydum. yani dediklerimin bir kesinliği yok.

bir kere her şeyden önce sabırlı olun. onun artık hasta olduğunu kabullenin. bu çok salakça bir giriş gibi gözükebilr ama bir zaman sonra yaptığı bazı hareketlere verdiğiniz tepkilerden utanabilirsiniz. o raddeye gelmeden onun davranışlarının nedeninin felç oldugunu kabul edin. anlayış gösterin.

iletişim genelde hastadan hastaya değişiyor benim gördüğüm. muhtemelen şu anda dilini ve ağızını hissetmeye çalışıyor. buna fazlası ile canı sıkılacak. bir anda felç olan insanın da tepkilerini veriyor. ağrıları sızıları olmuyor ama büyük bir depresyon içine girmiştir muhtemelen.
iletişim kolay olmuyor ama yavaş yavaş o kadar küçük şeylerden ne istediğini anlamya başlayacaksınız ki şaşıracaksınız. mutlaka onu izleyin ve hareketlerinin nedensiz ve saçma olduğunu düşünmeyin. bağlantı kurmaya, empati yapmaya çalışın. size nedensiz ve saçma gelen hareketlerin çoğu onun için çok mantıklı ve nasıl anlamadığınızı bile düşündürecek kadar açıklayacı gelebiliyor.
ha bir de yaşına falan bakmadan fizyoterapist olayına girin bence doktora da danışarak. refleksolojiyi araştırın bu konuda. gerçi çoğu doktor kusura bakmasınlar ama kadavra gördüğü için bu tip insanları yapsanız da olur yapmasanız da gibi bir tutum takınıyorlar ve hasta psikolojik olarak da yavaş yavaş çöküyor. böyle hayata bağlanan ve tersi olup hayata küsen çok insan tanıyorum.
tekrar geçmiş olsun. size de ona da allah kolaylık, sabır versin.
0
oe911
(17.01.12)
ya bedeninde açılacak yatak yaralarının enfekte olması sonucu, ya derin ven trombozu sonucu, ya da idrar yolları enfeksiyonu sonucu durumu daha da ağırlaşabilir. ikinci bir pıhtı da atabilir tabii. bunlar hazırlıklı olmanız ve önlemeye çalışmanız gereken şeyler.

bu tür bir hasta 24/7 bakım ister. öncelikle, bunu sağlayabilecek maddi gücünüz veya insan gücünüz yoksa, zaten çok uzun yaşatamazsınız.

yatak yarası açılmaması için her iki saatte bir pozisyonunun değiştirilmesi, topuklarının, kaba etlerinin, her iki yanda leğen kemiği çıkıntıları, sırt gibi en fazla basıya maruz kalan vücut bölgelerine vazelinle masaj yapılması lazım.
altının terlememesi, idrar veya dışkı bulaşmaması, çarşafının çok gergin olması gerekiyor. havalı yatak satın alabilir veya kiralayabilirsiniz. bir dereceye kadar faydası olur. nasıl olsa havalı yatak aldık, pozisyon değiştirmeye, masaja çok da gerek yok derseniz, yara açılır. havalı yatak, yatak yarası açılmasını yüzde yüz önlemez. sadece daha geç açılmasını sağlar.
yatak yarası açılacak olursa, bu yaraların üzerini film gibi kaplayan gâvur malı bir pansuman malzemesi vardı. mucizevi bir şey ve yaranın enfekte olmadan kapanmasını sağlıyor. onu araştırın.

derin ven trombozunu önlemek için gerekli masajların ne olduğunu fizyoterapistlerden öğrenin. nette arayarak da öğrenebilirsiniz.

ben sizin yerinizde olsam ne yapardım biliyo musunuz? giderdim bir hastanenin nöroloji servisine ve oradaki kıdemli yoğun bakım hemşiresini bulur ve ondan tavsiyeler sorardım. size en fazla yardımı dokunacak kişi odur. böyle bir hastanın bakımını doktor hiç ama hiç bilmez, ayrıca da iplemez. (istisnai doktorları tenzih ederim).

yutma refleksinde problem var ve ağızdan besleyemiyorsanız, gastrostomi açtırmanızı önerebilirim. midesine bir delik açıyorlar, o deliğin ağzını da karın derisine veriyorlar, oradan sıvı mamayla besliyorsunuz ama sıvı mama bayaa bi pahalı ve uzun vadede sodyum eksikliğine sebep oluyor.

bilinci yerindeyse veya değilse bile farketmez, ellerini çocuklarının, torunlarının yanaklarına sürün, elini alın elinize kendi yanağınıza sürün ve sevdirin.

maddi durumunuz çok iyiyse ve gerçekten rahat etmesini istiyorsanız, bir tane elektrikli hastane karyolası alabilirsiniz, dandik olmayanından. hem bakıcılar rahat eder hem de babaanneniz. normal yatakta yatalak hastanın altını değiştirmek ve pozisyonunu değiştirmek çok zordur.

vücut temizliğinin nasıl yapılacağını da kıdemli nöroloji yoğun bakım hemşiresine sorun. en iyi o bilir. sizin hayatınızı kolaylaştıracak bir sürü püf noktası öğretir. bu iş gerçekten uzman seviyesinde bilgi isteyen bir iştir.

yatak yarası açılmasını önlemenin bir diğer yolu da idrar sondası taktırmaktır. bakıcının alt temizleme işini de çok önemli ölçüde azaltır idrar sondası ama mesane enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonu riski vardır. bunun için sık sık değiştirilmesi ve sondayı takan kişinin mahalle berberi kılıklı birisi olmayan hakiki bir profesyonel olması, iş ahlâkının da yüksek olması gerekir. medikal sarf malzemesi satanlarla da ahbap olun. onlar da size piyasada bu konudaki son ürünleri öğretirler. babaannenizin ve sizin hayatınızın bu zor dönemini daha temiz ve daha az pürüzlü geçirmenizi sağlayacak önerilerde bulunabilirler.

Allah maddi manevi dayanma gücü versin hepinize...
0
compadrito
(18.01.12)
(7)

ayağı sıcak tutcak çorap-patik vs kız için?

rudeboy
beyler çok üşüyen bi kız arkadaşım var;böyle yünlü pofuduk çorap,patik tarzı şeyleri nereden bulabilirim.şehir:izmir.
beyler çok üşüyen bi kız arkadaşım var;

böyle yünlü pofuduk çorap,patik tarzı şeyleri nereden bulabilirim.

şehir:izmir.
0
rudeboy
(16.01.12)
anneniz örgü biliyorsa şöyle yünden güzel bi patik örsün. biz çetik deriz gerçi, neyse bu muhabbetler önemli değil de, ben anamın ördüklerini giyiyorum mis gibi.
0
sanal hayvan
(16.01.12)
bir de spor mağazalarında filan termal çoraplar oluyo. şirin olmuyolar genelde ama kesinlikle işlevsel.
0
minguinho
(16.01.12)
kemeraltı'ndaki dükkanlardan birinde vardı öyle bir şeyler. kocaman terlikler var, ayakkabı gibi giyiyorsun, tasarım itibariyle de peluş oyuncaklara benziyorlar. geyikler pandalar.. benim de vardı fi tarihinde ve çok sıcak tutuyordu.
0
karaage
(16.01.12)
penti'deki patiklere ve twigy'deki panduflara bakın.
0
drink the stars
(16.01.12)
alsancakta twigyde var öyle bir sürü şey. kemeraltıne hiç girme orası hep kro. bim'den geçen sene tavşan yününden çoraplar almıştım çok seviyorum çok sıcak tutuyor hala var mı bilmem.
0
overdose
(16.01.12)
kızın kansızlığı var mı? bir tam kan tahlili ve demir seviyesi baktırsan.
0
compadrito
(16.01.12)
alsancak gündoğdu twigy
0
sli
(16.01.12)
(6)

Başbaşa yemek - şarap yapılabilinecek mekan önerileri

Camcı
bir önceki duyuruda alttakileri yazmıştım artık sinir strese girdim istanbul merkezde sadece güzel ama dediğim kriterleri karşılayabilecek bir mekan arıyorum. "Yurtdışından kız arkadaşımın bana süpriz yapmak için gizlice geleceğini öğrendim an itibari ile, ben de onu ters köşeye yatırmak için bi pla
bir önceki duyuruda alttakileri yazmıştım artık sinir strese girdim istanbul merkezde sadece güzel ama dediğim kriterleri karşılayabilecek bir mekan arıyorum.

"Yurtdışından kız arkadaşımın bana süpriz yapmak için gizlice geleceğini öğrendim an itibari ile, ben de onu ters köşeye yatırmak için bi plan yapayım dedim. olay ciddi...

şimdi "fırsat bu fırsat" gibi yerlerden, kuruçeşme' de suada diye güzel denilecek bi yere baktım, rezervasyon dolu, olmadı, tarabyada var böyle yerler o da bana uzak kalıyor...

olay maddi açıdan da önem arz ettiği için bunun gibi bildiğiniz yer veya tavsiyeniz var mı?"



şimdiden çok ama çok teşekkürler.
0
Camcı
(12.01.12)
akaretler corvus.
gurmeningunlugu.blogspot.com
0
block
(12.01.12)
fiyat olarak nasıldır bilmiyorum ama yıllar önce tv'de gördüğüm bir mekan vardı. mekan kuledibi taraflarında, eski bir ingiliz hapisahanesi mi neymiş burası. sonra restore edip restoran ve şarapevi gibi bir yere dönüştürmüşler ama mekan süper olmuş. adını hatırlayamıyorum ama burada belki adını bilen, duyan vardır.
0
toshiro
(12.01.12)
yemek yapmakta mesele yok da. şarap yapmak sıkıntı.
0
mr fusion
(12.01.12)
şuna paran yeter mi? yeterse götür.

www.tripadvisor.com

www.gecce.com
0
compadrito
(12.01.12)
pano şarapevi eski yerine yakın, nevizadeye çıkan sokakta yeni bir yer açtı, terası da var.
0
mermaid
(12.01.12)
dediğim mekan burasıymış; www.thegalatahouse.com
0
toshiro
(12.01.12)
(3)

iyi derecede ingilizce bilenler

lynyrd skynyrd
sizlerden bir ricam olacak. yarın bir final sınavım var ve alttaki metnin çevirisi gerekiyor. zira ''19. yy başkenti paris'' ile ilgili kaynaklara ihtiyacım var. bulabildiğim tek şey bu. lütfen yardımcı olunuz. yarınki sınav için bu konuyu çalışmalıyım. teşekkürler şimdiden.''Under Napoleon's rule,
sizlerden bir ricam olacak. yarın bir final sınavım var ve alttaki metnin çevirisi gerekiyor. zira ''19. yy başkenti paris'' ile ilgili kaynaklara ihtiyacım var. bulabildiğim tek şey bu. lütfen yardımcı olunuz. yarınki sınav için bu konuyu çalışmalıyım. teşekkürler şimdiden.

''Under Napoleon's rule, Paris became the capital of an empire and a great military power. He crowned himself Emperor in a ceremony held in Notre-Dame on 18 May 1804. Like his royal predecessors, he saw Paris as a "new Rome" and set about building public monuments befitting the capital of an empire. Some of these were conscious copies of great Roman buildings, such as the Église de la Madeleine .

Napoleon's military campaigns against the British , Austrians and Russians initially met with great success but hubris, overconfidence and poor planning caused the annihilation of his army in 1813 in the depths of a Russian winter. Russian and Austrian armies invaded France in 1814 and on 31 March 1814, Paris fell to the Coalition.
19th century revolutions



Napoleon's brief return from exile in 1815 saw him pass through Paris, en route to destiny at Waterloo on 18 June. His replacements, the restored Bourbon monarchs Louis XVIII (1814, 1815–1824) and Charles X (1824–1830), managed between them to provoke yet another revolution in Paris, confirming the saying that the Bourbons could "learn nothing and forget everything."
The powers of the monarchy were in theory confined by a Charter of Liberties but in practice both Louis and Charles ran an authoritarian regime reliant on Church support. On 25 July 1830 Charles issued the repressive Ordinances of St-Cloud, abolishing the freedom of the press, dissolving the Chamber of Deputies and restricting voting rights to the landed gentry only. A general uprising in Paris followed with three days of fighting between loyalists and rebels, including whole regiments of the Paris garrison. The king was forced to abdicate, being replaced by the more acceptable Louis-Philippe .

The arrival in Paris of the Industrial Revolution prompted the city's breakneck growth, with migrant workers arriving from the countryside on newly-constructed railway lines. By now its population was over 900,000 people, making it the second largest city in Europe after London , the third largest city in the world and far surpassing any other city in France (the next largest, Lyon and Marseille , had only about 115,000 each). The city's status was reflected in the construction of grandiose new monuments, such as the Arc de Triomphe and the Eglise du Dome in which Napoleon's body was interred. Much of the population, however, lived in appalling conditions in diseased slums; a cholera outbreak in 1831 killed over 19,000 people.''
0
lynyrd skynyrd
(12.01.12)
kimse bunu çevirmez kanka.
çevirmenler zaten bu yüzden var.
çevirecek arkadaşa bir pizza falan ısmarlarım de bari bir iki kişi gönüllü olsun:)
0
Jan Valjan
(12.01.12)
Google translates :)
0
hayyam ara
(12.01.12)
www.nuveforum.net

www.filozof.net

www.salom.com.tr

tr.wikipedia.org

www.telepati.com

edebi-rehber.blogspot.com

www.tarih.gen.tr

şu metni, içinde "Paris" kelimesini aratarak oku:

dipnotkitap.net

www.megaforum.com

v3.arkitera.com

tr.wikipedia.org

www.politics.ankara.edu.tr

dergiler.ankara.edu.tr

bu aşağıdakini oku, öğren, 19. Yüzyıl Paris'i hakkında gelecek sorudan tam not almazsan, paranı iade ederim. Senin bulduğun metinden çok daha güzel bir metin bu:

dergiler.ankara.edu.tr

bu yarınki sınavın için değil, genel kültürün için:

sablon.sdu.edu.tr
0
compadrito
(12.01.12)
(16)

Bir insan nasıl sigara içer aklım almıyor. Açıklar mısınız?

excusez
ve nasıl içmeye devam eder? 1)Baca mısınız? 2)Sigara insanları öldürüyorsa, yani zararlı, bu kesin ve insanlar istediği halde sigarayı bırakamıyorsa, ya da sigarayı bırakmak istemiyorlarsa (bu nokta önemli, seni öldürdüğünü biliyorsun, içmeye devam ediyorsun o zevk için, demek oluyor ki rasyonel düş
ve nasıl içmeye devam eder? 1)Baca mısınız? 2)Sigara insanları öldürüyorsa, yani zararlı, bu kesin ve insanlar istediği halde sigarayı bırakamıyorsa, ya da sigarayı bırakmak istemiyorlarsa (bu nokta önemli, seni öldürdüğünü biliyorsun, içmeye devam ediyorsun o zevk için, demek oluyor ki rasyonel düşünme kabiliyetini yitirmişsin. 7. kattan atlamak seni öldürür (hızlı ölüm) o yüzden atlamazsın yani rasyonel düşünüyorsun, kurşun (Pb) yersen ölürsün (nispeten daha yavaş) yemiyorsun kendini koruyorsun yani rasyonel düşünebiliyorsun. Peki sigarada öldürüyorsa neden içiyoruz, çünkü bağımlılık yapıyor ve rasyonel düşünme yetimizi yok ediyor. Bu noktada sigaranın şu anda yasak olan uyuşturucu maddelerden bir farkının olmadığını düşünüyorum. Biz bu düşünme yetimizi kaybettiğimiz için devletin araya girip bizim alamadığımız (bağımlıyım, mantıklı düşünemiyorum) kararları bizim yerimize alıp sigarayı yasaklaması gerekir. Bunu neden yapmıyor?
0
excusez
(12.01.12)
hocam sorularına bir cevabım yok ama ben de bir şey eklemek istiyorum senin sorularına:

- bir insan nasıl sigara kokmayı başarabilir? inanılmaz rahatsız edici olduğunun farkında değil misiniz. neden gerekli önlemi almazsınız?
0
godfrey
(12.01.12)
Sigara satanlar hooooop, bi dakkaaaaa demez mi o zaman?
0
compadrito
(12.01.12)
@compadrito devlet yasaklarsa hiç birşey diyemezler. Eskiden bazı uyuşturucular serbestti, şimdi yasak. Satanlar batar ya da illegal işlere girer. Bu bizi ilgilendirmez. Bu ilkelliğe bir son vermemiz lazım.
0
🌸excusez
(12.01.12)
evet, mantığa büründürme yükümlülüğü soru kökünde bile kendine yer etmiş. akıl almayacak zaten... ileride de "rasyonel" kelimesi gördüm, orada bıraktım.

edit: sigarayı değil, soruyu.
0
sanat guresi
(12.01.12)
çünkü karizmatik görünüyorum sigara içince.
0
check minus
(12.01.12)
Devlet(ler) yasaklamayı bırak, vergi artsın diye sigaraya zam yapıyorlar, sigara şirketleri çekilse şu an piyasadan en çok itirazı devlet eder emin ol.

Örneğin bir marlboro başına 5 lira vergi falan alıyor devlet. Eh günde kaç paket içiliyor Türkiye'de, ne kadar giriyor ceplere, sen hesapla...

Sorunun diğer kısmının cevabı için ise (bkz: irade)
0
only alcoholica
(12.01.12)
@inner child haklısın. Ama devlet uzun vadede sağlık hizmetine harcadığı paranın azalmasıyla kara geçmez mi? Bir kanser hastasını iyileştirmeye çalışmak çok pahalı birşey, sigaradan alınan vergilerin çoğu zaten oraya gider
0
🌸excusez
(12.01.12)
insanların ne içeceğine devlet karışamaz. o yasakladıkları da zararlıdır ya da değildir ancak isteyen istediğini yapar, onların da serbest bırakılması lazım. ancak diktatörler bunu yapar. hitler döneminde sigara tüketimi hatırı sayılır miktarda düşmüştür. kimsenin canı üzerinde başka birinin hakkı yok.

illegal işlere girilince satılmayacak mı, Amerika'da 30'larda uygulanan içki yasağını ve bunun sebep olduğu yasadışı olayların gelişimini biliyor musunuz? Al Capone kimdir mesela?

Buyurun buradan bakın bağımlılık/zarar skalasına
upload.wikimedia.org

bu durumda alkol ve içkiden daha az zararlı görünen esrarın serbest bırakılması gerekiyor. gerçi dediğim gibi hepsinin serbest bırakılması gerekiyor ama o mantıktan yola çıkıp söyledim.

Alkol dışında hiçbir maddeyi kullanmamama rağmen, insanların nasıl yaşadıkları beni ilgilendirmediği için bu tip soruları sormayı aklımdan geçirmiyorum.

Bugün morfin ve kokain sadece kırmızı reçeteyle ulaşılınca yasal sayılan uyuşturucular arasında, ancak ulaşmaya kalkışıldığı zaman eminim 1 hafta içinde ben bile bunları piyasa değerlerinin oldukça yüksek fiyatına almak durumunda kalırım. bu da uluslararası uyuşturucu kartellerinin işine gelen bir şey. asıl serbest bırakılmalı ki, bu heriflerin kökü kurusun.
0
sanal hayvan
(12.01.12)
çünkü özenti. ergenlikte başlayan kompleks duyguları, "sigara içiyorum bir bok oldum" havası vs. yani kisme kusura bakmasın ama biraz karakter zayıflığından bu sigaraya başlayanların çoğunun öyküsü. karakter zayıflığı ağır oldu, aciz, psikolojik olarak narin olmanın sonucu diyim.

sonuçta zararı büyük. buna rağmen koyim zararına benim hayat felsefemde sağlık tedbiri yok ben keyfime bakarım sigarayı da keyif için kullanırım diyenler de olabilir. yapacak bişe yok.
0
zzrex
(12.01.12)
zaten hepimiz özentiyiz, karakterimiz bozuk, boktan heriflerin tekiyiz, acizin önde gideniyiz, içi tütün dolu ufak bir boruyu yakıp içimize çekerek efsane adamlar oluyoruz; mevzuyu einstein'ın yeğeni arkadaşlar gayet güzel çözmüş o üstün karakterleriyle sağolsunlar. bizim çok da düşünmemize gerek yok herhalde.

diyelim ki düşündük; neden yağlı pirzolaları, kuzu kaburgaları löpür löpür götürüyoruz? neden saatlerce bilgisayar/televizyon başında gözlerimizi sikiyoruz? neden zaman zaman amı götü dağıtacak şekilde içip karaciğerimize yükleniyoruz? çünkü keyifli kardeşim. şimdi başka einstein arkadaşlar çıkıp "öroyin de iç o zomon" diyecekler. ben de diyeceğim ki aynı şey mi? sigaranın, alkolün vesairenin bana verdiği keyifle bana verdiği zararı oranladığımda alınabilir risk olarak görüyorum. ağır kimyasalların, uyuşturucuların vb. getirdiği fiziksel sorunlar ve başka problemler sebebiyle onları kullanmaya değer görmüyorum. budur.

yasak konusuna gelince, sigara firmalarından tutun da ekonomiye kadar 1000 yere gider bu mevzu.
0
thejester
(12.01.12)
sigara içmiyorum, başlama gibi bir girişimim de olmadı ama çevremde içen çok insan var. bugüne kadar hiç bir şekilde rahatsız olmadım bu durumdan. yalnız arada ( böyle, iki ayda bir) djarum, backwoods falan alırlar bana da ikram ederler, onları keyifle içerim. belki bu durumdan dolayı bir sigara düşmanlığım yoktur bilemedim şimdi.

sigaraya herkesin başlama sebebi farklı. olası sebepleri genellemek bence çok ta doğru olmaz. bir paket sigara alıp bir ayda bitiren adam da var, bir günde bir paket, iki paket sigara içen de. tek sebep özentilik olmasa gerek, insan hayatının sonuna kadar ergen kalmıyor. insanların kendi tercihi, yasalar çerçevesinde istediklerini yapmakta özgürler. sigara içen adama " vay efendim niye içiyorsun" demem ama izmaritini böyle sokağa, sağa sola atarsa, çoluk çocuk yanında içerse o zaman kızarım.

belirttiğin unsurlar çerçevesinde sigaranın, yasak olan uyuşturucu maddeler kadar tehlikeli olduğunu düşünmüyorum. bu sigara için ağır bir itham bence. öyle olsa medeniyet simgesi görülen bir sürü ülke var, onlar da düşünmez mi bunu? yasaklamak ta çözüm olmaz, arkadaşlar da bahsetmiş zaten.

ha bir de tütün mamüllerinin de bi tarihçesi, kültürü var. bunlarla ilgili türkçe veya başka bir dilde yazılmış çeşitli kitaplar var falan. ( türkiye için pek değil belki ama ) sigaranın bir kültür boyutu da var.
0
toshiro
(12.01.12)
aklın almıyor ve merak mi ediyorsun birader, yarın ilk iş aç güzelinden bir paket 1 aya kalmaz bağımlı hale gelirsin, sonra gider kişisel çeterini tutar merakına nail olursun.
lan zihinden,beyinden,kimyasal maddelerden bahsediyoruz, her zihnin işleyişi başka, tamam elbette ortak güdüler var bağımlılığı kurtulmayı zor kılan ama burda sigara içenlere hakaret ederek ortaya dökülücek şeyler değil bunlar.

"karakter zayıflığı" diyen arkadaş, ergenlikteki "kompleks" duyguları adlı tamlamasıyla zekasının nerelere ait olduğunu elinden geldiğince kanıtlamaya çalışmış zaten. ben sigarayara 22 yaşında başladım, içesim geldi içtim, illa ki benzerlik kurmak gerekirse eninde sonunda bırakılır diyenlerdenim.

Şimdi bakıyorum hayatın her anında sigara, içmekten farklı zilyon bağımlılığı var kişiye göre değişen;

-yemekten sonra sigara bağımlılığı
-efkarlanınca sigara bağımlılığı
-içkinin yanında olmazsa olmaz bağımlılığı
-sıçarken sigara bağımlılığı

ortada bir tek içmek diye bir olay yok sayın sigmund freudlar. gereksiz yere, noksan bilgilerle, noksan tecrübelerle empati kurup olayları çözümlemeye çalışmayalım bence, uzmanı var bu işlerin, bırakmak isteyen onların nezdinde bırakabiliyor falan filan.

saygılar.
0
Ryu
(12.01.12)
ulan ne yasakçı zihniyetsiniz ya. içmiyoruz işte barda kahvede daha ne istiyorsunuz_? rasyonel düşünme yetini yok ediyorsa alkolü de yasaklasınlar o da öldürüyor, hatta alkol ile alakalı ölümler sigara ile yarışabilir. o yüzden alkol de yasaklansın. sonra ne bileyim kolestrole yol açan şeyler de yasaklansın sonuçta onlar da öldürüyor.


ayrıca sigara yasak olsa nolacak. esrar yasak da noluyor_? ağzına içki koymayan adamlar bile içiyor bir ton. sen gidip sigara bulamayacan mı yasak olsa. bulucan ee daha ne.
0
ayiadam
(12.01.12)
sağol kardeş 3. gözümü açtın bisikletimi kaptım tibete yerleşiyorum şimdik.

şaka bi yana şimdi televizyon da gözleri bozuyor. hem aptal kutusu kimseye bir şey katmıyor. bence televizyonun yasaklanması lazım. hiç olmadı flash tv nin yasaklansa iyi olur bence.

şaka bi yana bir insan niye müslüm gürses dinler ki şimdi? hep melankolik hep depresyon falan. keyif verdiği yok. hem müzikalite olarak da iyi sayılmaz. bence arabeskin yasaklanması lazım. klasik müzik dinlesin herkes.

şaka bi yana senin gibilere ciddi cevap veremiyorum ya. tek kelimeyle "keyifli" arkadaşım. nesini anlamıyorsunuz bunun senelerdir?
0
kta
(12.01.12)
içinde 4000 zehir olan bir maddeyle ilgili olarak, 20 sene kullanan birisi bile bu soruya cevap bulamıyor. niye içtiği konusunda kendisine sorduğu sorular hep havada kalıyor. e zevk alıyorum diyor mesela? ama zorunluluktan yapıyormuş gibi geliyor ve kendi de inanmıyor zevk aldığına.. stres atıyorum diyor, ama daha çok strese giriyormuş gibi geliyor, ona da inanmıyor. tek dostum bu diyor ama kendini öldüren bir düşmanla dost olamayacağını da biliyor. işin özü, içenlerde hayalet modunda takılıyo, niye içtiğini bilmeden, bir işi yapmış olmak için, bi görevi yerine getirmek için içiyorlar.

insanlar, psikolojik olarak bir işi tamamladıklarında beyinlerinde + sinyaller oluşur ve kişi kendini iyi hisseder. sigarayı içip bitirmekte kısa süreliğine bu hazzı yaşatıyor.
0
daglien
(12.01.12)
hepimiz malız. ondan içiyoz
0
The_Lollok
(12.01.12)
(9)

ABD, Öğrenci Vizesini Alır mıyım? Yoksa Babayı mı?

toshiro
selamlar ahali.. yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. salı günü vize görüşmem var. vizeyi alabilirsem, dil eğitimi için abd'ye gidicem. ufaktan bir heyecan sarmaya başladı şimdiden. bu işleri kendi başıma yaptığım için bi yerden falso verecekmişim gibi geliyor sürekli. şu maddelere göre sizce vize durum
selamlar ahali.. yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. salı günü vize görüşmem var. vizeyi alabilirsem, dil eğitimi için abd'ye gidicem. ufaktan bir heyecan sarmaya başladı şimdiden. bu işleri kendi başıma yaptığım için bi yerden falso verecekmişim gibi geliyor sürekli. şu maddelere göre sizce vize durumum ne olur, nelere dikkat etmem gerekir?

- geçtiğimiz haziran ayında kamu yönetimi bölümünden mezun oldum, o zamandan beri çalışmıyorum ( bu sanırım eksi puan olacak ). kamuda çalışmayı düşünüyorum ve istediğim pozisyonlar için ingilizce gerekli. ayriyetten dönüşte yüksek lisans ta yapmak istiyorum.

- okul 3 aylık ama kur sonunda bir 3-4 ay daha kalmayı düşünüyorum ( başka bir kursa daha yazılarak tabi ). üniversiteden yakın bir arkadaşım şu an abd'de öğrenci, onun yanında kalıcam ve kira ödemiycem ( mutfak masraflarına ortak olucam sadece ).

- okul 10000$ teminat göstermemizi istemişti, bankadan kredi çekip 13000$ gösterdik. hesap benim ve annemin adına.

- annem babam devletten emekli. şu an oturduğumuz ev bizim. bir de dededen kalma küçük bir köy evimiz var. ayriyetten dededen hisse sahibi olduğumuz, müteahhite verilmiş, sözleşmesi yapılmış ve inşaat hazırlıkları yapılan bir arsamız var. hepsinin tapusu falan var.

- yeşil pasaportum var ama abd vizesinde bi b.ka yaramıyormuş sanırım.

- askerlik tecilli, ayriyetten aöf'de sosyal bilimler bölümüne yeni kayıtlı öğrenciyim.

sizce ne olur durum? bir de bu tapu, sözleşme gibi belgeleri illa notere onaylatmak mı gerekir? hem orjinalini hem de fotokopisini yanımda götürsem olmaz mı? cevap verebilecek ve vize tecrübelerini paylaşabilecek olanlara çok teşekkürler şimdiden..

not: tikler sonra..
0
toshiro
(12.01.12)
bu işin psikolojik yönüne iyi odaklan. vize alamazsan dünyanın sonu gelecekmiş gibi endişeli bir yüz ifadesiyle, kan ter içinde çıkma soru soracak kişinin karşısına. sakin, mantıklı, tutarlı ve kendinden emin cevaplar ver. arkadaşının sürücü ehliyeti varsa ve fotokopisini yanına alırsan iyi olur. (fazla mal göz çıkarmaz hesabı). yeşil pasaportun bir farkı yok, dediğin gibi. orijinallerle fotokopileri beraber götür. konuşacağın kişi Amerikalı ise, daha fazla gülümsemeyi ihmal etme. orada nasıl geçineceğine dair sorular gelecek. arkadaşının mali durumuna dair gösterebileceğin bir belge olsa, bir zararı olmaz. misal, kalacağın adresten, kursa nasıl gideceğini sorabilirler. bu tür spesifik sorulara hazırlıklı ol. hiç beklemediğin yerden kontra bir soru gelirse, gak guk etme, heyecanlanıp kekeleme. makul, mantıklı, sakin ve DÜRÜST bir cevap ver. ayak üstü yalanlar atmaya kalkma, yemezler, çünkü artık insan sarrafı olmuşlardır. sorulan kadarına cevap ver, dolambaçlı hikayeler anlatma. kafaları bulandırma. neden gitmek istiyosun? dil öğrenmek istiyorum. bitti, nokta, o kadar, full stop, period. ingilizce öğrenirsem, kariyerim için çok iyi olacak, gibi. pozitif düşün, pozitif gir görüşmeye. etrafına negatif elektrikler saçma. efendi bir kılıkla git. kravat takman şart değil ama temiz ve ütülü bir gömlek olsun üstünde. hırpani görünme. kirli sakal filan gibi gereksiz şeylere prim verme. temiz, dürüst, cici çocuk ol.
0
compadrito
(12.01.12)
@compadrito, çok sağolsın cevap için. valla aynen dediğin gibiyim. dünyanın sonu olarak görmüyorum. vize reddi verirlerse de kendimce bi b planım, c planım var. işte bu iş için çok zaman kaybettim, tek üzüntüm o olur heralde. dediğin gibi ütülü gömlek, tıraşlı, efendi çocuk modunda gitmeyi düşünüyordum ben de. arkadaş şirketlerinin sponsorluğunda gitmişti, kaldığı ev de kendilerinin zaten. arkadaşın mali durumunu belgeleyemem sanırım. hatta arkadaştan bahsetsem mi ondan bile emin değilim. kimisi söyleme diyor, kimisi de söyle iyi olur diyor. ingilizce seviyem akıcı konuşmaya elverişli değil , görüşmede türkçe veya ingilizce konuşmanın etkisi nasıl olur peki?
0
🌸toshiro
(12.01.12)
ingilizce veya türkçe'nin bir etkisi olduğunu sanmıyorum. mesele, senin orada, "ulan bu herif bi girerse, kalır, bir daha da çıkmaz" gibi bir görüntü vermemen. bir de şunu unutma: şu anda tartıştığımız şey, oradaki görevlinin ruh hâline, iyi tarafına denk gelmene de bağlı. dolayısıyla 50/50 olan ihtimali, senin lehine 51/49 yapmaya uğraşıyoruz, öyle bak bu işe. ama pozitif görünür, pozitif düşünürsen de, hiç bi zararı olmaz yani.
0
compadrito
(12.01.12)
yalnız görüşmeye gittiğin adamın hiç bir önemi yok, o adamlar bir aracı şirket, sizin pasaportunuzu, belgelerinizi US'e göndermekle yükümlüler, yani vizeyi verecek kurum Amerikada bulunuyor. Yalnız o adamlar formlara, bu adam sakat vermeyin vize tarzı şeyler yazıyorlarsa bilemeyeceğim.

İngiltere vizesi alırken böyleydi en azından.
0
Sabac
(12.01.12)
muslimovic
(12.01.12)
@compadrito, sağolasın tekrardan. valla elimden geldiğince pozitif olmaya çalışıcam. göçmenlik gibi bir niyetim de yok ama bakalım..

@sabac, abd ile ingiltere'nin sistemi farklı diye biliyordum ben. ingiltere vizesi almak daha zor sanırım. abd'de aynı sistemimi kullanıyor kesin bi fikrim yok.

@muslimovic, eyvallah :)


bir de bugün ds-160 formunu doldurttum. formdaki sorulardan bir tanesi abd'de ne kadar kalacaksınız idi. kursun süresi olan "14 haftayı" yazdılar ama benim de içime kurt düştü. şimdi ben bu kurdan sonra diğer kurlara da devam etmek istiyordum. e forma "14 hafta" yazdılar, ya ona göre 3 aylık falan vize verirlerse? formu doldurmaya yardımcı olan eleman 14 haftadan sonra tekrar kursa yazılmak istersen türkiye'ye gelip bi daha vize başvurusunda bulunman lazım dedi ama bana saçma geldi. gayet abd'deyken diğer kurlara devam eden, okul değiştiren insanlar var çünkü. bunun doğrusunu bilen var mı?
0
🌸toshiro
(12.01.12)
Amerika vizesi 10 veya 5 senelik veriliyor genelde.asil sizin icin baglayici olan vize suresini amerikaya giriste pasaporta yazilan suredir.kendi deneyimime dayanirsak her girisim de 6 aylik verdiler, halbukii vizem 10 senelik. Hep tatil amacli gittigimden, uzatma geregini duymadim ama eminim bu surede uzatiliyordur.
0
mahilda
(12.01.12)
çeket gömlek ayakkabı herşey çok sağlamdı çok sıktım traslı fılan saçlar düzgün kesilmiş filan ogün kız istemeye gitsem kızı alırdım vizeyi vermediler kıyafetı pek kasma günlük kot ve bir gömlek kazak neyse artık kafıdır.

@sabac dediğin olayı worldbrigde ingiltere vizesi için yapıyor..abd ye vizeyi istanbulda 3 kişi veriyor..

1 i kel kısa çekik gözlü
1 sarısın bayan
1 i de yapılı bır abı kelmıydı değilmiydi hayal meyal

bu üçünün ruh hali önemli ..aq usama bın ladının öldüğü gün vermedi ibneler nasıl sıkıntıları varsa
0
mustancigano
(16.01.12)
bugün görüşmeye gittim ve vizeyi aldım :) genç uzun boylu bir elemana denk geldim. 7-8 dakikalık bi görüşme oldu sanırım. biraz türkçe biraz ingilizce konuştuk sonra vizenizi onaylıyorum dedi ve ups masasasına gönderdi beni :)
0
🌸toshiro
(17.01.12)
(6)

bu ne vurdumduymazlıktır, kabullenmeciliktir insanlardaki...

kibritsuyu
arkadaş üç ayrı örnek vereyim.1. ankara konya sokak'ı kesen sokaklardan birindeki apartmanda bir tabela, aynen şu yazıyor: "serbest MUHABESEBECİ mali müşavir bilmemkim"2. ankara karşıyaka mezarlığında bir mezar taşı: "bilmemkim YORULMZA" (zaa xdxd tövbe yarabbim) (bir insanın "yorulmza" diye soyadı
arkadaş üç ayrı örnek vereyim.

1. ankara konya sokak'ı kesen sokaklardan birindeki apartmanda bir tabela, aynen şu yazıyor: "serbest MUHABESEBECİ mali müşavir bilmemkim"

2. ankara karşıyaka mezarlığında bir mezar taşı: "bilmemkim YORULMZA" (zaa xdxd tövbe yarabbim) (bir insanın "yorulmza" diye soyadı olabileceğine ihtimal vermiyorum, ha dedik belki nüfus memuru yanlış yazmıştır, lan sülalenin soyadı yanlış oldu herif yüzünden, aynı durum mermerci için değil nüfus memuru için geçerli o zaman)

3. ankara sıhhiye lale sokak'ta bir büfenin camekanındaki yapıştırma harfler "sıkma POTRAKAL suyu"

ulan denyo musunuz birader, hadi tabelacı mermerci dangalak, yazdığı şeyi okumadan basmış, nasıl kabul edip kullanıyorsunuz lan onları? ben olsam yapanın kafasında kırardım yeminle yahu. nedir insanlardaki bu vurdumduymazlık, kabullenme? "s.ktir git doğrusunu yap getir beceriksiz herif" diyemiyorlar mı? "yapmışsın madem, boşver öyle kullanalım" denecek hatalar mı lan bunlar?
0
kibritsuyu
(12.01.12)
ama bunu yapanların mal olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
0
clones
(12.01.12)
Merhum Yorulmaz'ın yakınları "Oha, bu ne yaa? Olmaz kardeşim, bunu yeniden yap" demiş ve mermerci de "Abi, başka bi işe gittiydim, çırağın dikkatsizliğine gelmiş, patlattım tokadı ensesine ama olan oldu, sizden para almayım bari" demiş olabilü.

Muhasebecinin kafa da rakamlarla meşgul olduğundan tabelayı görmemiştir.

Büfecinin bildiği Türkçe o kadardır. Onda bi hata yok. Göstersen gene anlamaz.
0
compadrito
(12.01.12)
onlar yine iyimiş. Bornova özkanlarda bi' cafenin tabelasını ters monte etmişler, öyle duruyor :)
0
maimai
(12.01.12)
kibritsuyu ben kesinlikle katılıyorum, bana kalırsa doğal falan da değil. küçük bir detay ya da büyük birşey olması farketmez, rakı masası muhabbetine dökmek istemiyorum ama bu tip özentisizlikler bizi milletçe pek güzel tanımlıyor.
0
fotrsapka
(12.01.12)
abi bütün bunların, yazdığındaki yanlışı sorun etmeyen y.rrak kafalı internet kullanıcılarından kaynaklandığına dair bir teorim var sözüm meclisten dışarı.
0
fredi
(12.01.12)
Şöyle bir araştırma var (bkz: sublexical units and the split fovea)
Belki buna güvenerek kimsenin farketmeyeceğini düşünüyor olabilirler :)
0
johan sebastian
(12.01.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.