Giriş
(1)

Sizce ne yapmalıyım?

milamber
Aslında sorudan çok iç dökme diyebilirim. O yüzden okumadan kapatabilirsiniz. Okuyanlar içinse teşekkür ederim.Yaklaşık 4 yıldır havalimanında çeşitli şirketlerde başarılı bir şekilde değişik görevlerde çalıştım fakat son çalıştığım şirkette twitter'da yazdığım ve tamamen özgür bir düşüncem yüzünden
Aslında sorudan çok iç dökme diyebilirim. O yüzden okumadan kapatabilirsiniz. Okuyanlar içinse teşekkür ederim.

Yaklaşık 4 yıldır havalimanında çeşitli şirketlerde başarılı bir şekilde değişik görevlerde çalıştım fakat son çalıştığım şirkette twitter'da yazdığım ve tamamen özgür bir düşüncem yüzünden ve tabi işgüzar birisinin şikayeti ile şirket sözleşmemi yenilememe kararı aldı. twit şu şekilde idi;

"x havayolundaki bazı kaptanları görünce yine geldi tipini siktiğim diyesim geliyor". şimdi bu twiti x firması kendisine hakaret olarak algılamış ve benim şirketime bunu söylemiş dahası baskı uygulayarak yani bir nevi müşteri kaprisi ile beni istememiş firma da özgür bir ortam oradaki düşünceleri bizi ilgilendirmez diyemediği için de bu baskıya boyun eğmiş yani beni korumamış. her ne kadar burada firmaya hakaret olmasa da, hatta kişisel bir düşüncenin gittiği spesifik birisi olmasa da yazı bu şekilde işlem görmüş. yani tersi savunmam işe yaramamış.

26 yaşımdan beridir sadece havacılık sektöründe çalıştığım için de hali ile başka sektörlerde tecrübem yok. yaşım e 30 da olunca Türkiye şartlarında iş bulmak zordan da öte imkansız hale geliyor. Siniri geçtim stresi diz boyu. 4 senedir kendi paramı kendim kazanıyorken bir anda boşluğa düşmek ve ödemelerimin aksamasını görmek de bu stresimi arttırıyor. Üstüne de ssk denen gerzek bir yapılaşmanın çalışmadığım yani bir gelirim olmadığını bildiği halde benden belirli bir para istemesi de cabası.

içimden bir şey yapmak gelmiyor, bir anda tüm neşem, hayata bakış açım ve gelecek ile ilgili planlarım suya düştü. Yaşama sevincim kalmadı ve hayatla ilgili bir düşüncem de kalmadı. Kısacası bildiğiniz bunalım denen bir dönemecin eşiğindeyim. Evet farkında olduğum bir şey ama bundan sıyrılmak ve bu adaletsizliği gördükten sonra pek anlamı kalmıyor. Arkam olsaydı yani bir vekil, bir bakan olsaydı değil işten çıkartılmak söz konusu şikayet firmaya gülücük yapılarak gönderilirdi eminim. Böyle bir düzende yaşamanın da bir anlamı yok. İnanın 3 gündür iştahım bile yok, zorla o da mecburiyetten yemek yemekteyim.
0
milamber
(15.11.12)
Kendi dusen aglamaz hocam. Hayatinin hatasini yapmissin ve sana cok pahali bir tecrube olarak geri donmus.

Su lafi hic unutma: "Itibar 30 senede kazanilir, 30 saniyede kaybedilir!"

Sosyal medyada, gelisi guzel sallayanlara da ibret olsun senin durumun. Boyle bir duzenden kastin, Turkiye degildir umarim. Bu anlattigin hareket, dunyanin cogu ulkesinde bu sekilde cezalandirilir. Bunun adi adaletsizlik degil. Cunku profesyonel hayatin en kirmizi cizgisini, camurlu pabuclarla gecmissin. Ben senin amirin olsaydim, boyle bir olayda seni koruyamazdim inan. En has elemanim olsan bile koruyamazdim. Korumazdim demiyorum, koruyamazdim.

Twitter'in ne menem bir sey oldugunu gayet iyi anlatan bir olay bu.

Meshur birine sormuslar, "Basari nedir?" diye, "19 Kere dustukten sonra, 20. kere ayaga kalkip, kaldigin yerden devam edebilmek ve sonuca ulasmaktir." demis.

Bundan sonra senin yapacagin sey, hic bir sey olmamis gibi ayaga kalkip, kaldigin yerden veya biraz gerisinden baslamak icin gayret etmek olacak. Netice itibariyle, dunyanin sonu degil. Olan olmus, gelecege bakalim...

Gecmis olsun...
0
compadrito
(16.11.12)
(8)

insanların tepkisizliği (uzun)

mistreated
uzun zamandır bunun farkındaydım ama örnek olaylar yaşadıkça fazlaca rahatsız etmeye başladı beni. örneklerden gideyim sonuca varacağım.örnek olay 1: lisans son sınıf. semiyoloji diye bir dersimiz var. en çok katılım olan ders ve gerçekten de zor bir ders. ama derse gelen tiplerin bir kısmı hocanın
uzun zamandır bunun farkındaydım ama örnek olaylar yaşadıkça fazlaca rahatsız etmeye başladı beni. örneklerden gideyim sonuca varacağım.

örnek olay 1: lisans son sınıf. semiyoloji diye bir dersimiz var. en çok katılım olan ders ve gerçekten de zor bir ders. ama derse gelen tiplerin bir kısmı hocanın 3 dakikada bir kibarca susun demesine rağmen yeniden konuşmaya devam ediyor. bunu herkes duyuyor ama kimse çıkıp sertçe "susun , sizi dinlemeye mi geldik, dinlemeyecekseniz çıkın ya da susun" demiyor. ben hariç. geçen hafta bir kere bağırdım. önceki senelerde de bir kere bağırmıştım. susturdum da. ama sonraki ders her şey yeniden baştan başlıyor. hoca otorite kurmuyor, sınıftakiler de rahatsız görünmüyor. tepkisiz herkes. bu durumda artık her hafta birilerine bağırmak bana saçma görünüyor ama derse konsantre olamadığımdan da üzülüyorum. fransa'da erasmustayken derste çıt çıkmazdı. arıyorum, özlüyorum.

örnek olay 2: birbirine yakın iki üniversitenin kütüphanelerini sürekli kullanmaktayım. vize dönemi. tekil ve grup halinde çalışanlar var. bu insanlardan ikinci kısımdakiler genellikle devamlı kendi aralarında konuşuyorlar. kimisi telefon çıkarmış sessiz olmaya çalışıp beceremeyerek konuşmaya kalkıyor, ki yasak. bir diğeri müzik dinliyor ama kulaklığın sesi dışarı taşıyor. bunların hepsi çok dikkatimi dağıtıyor. ben oraya sessizlik aradığım için gidiyorum. çevreme bakıyorum, kimi insanlar ses çıkaranlara bakıp bakıp işlerine geri dönüyorlar, kimse kalkıp bir şey demiyor. mamafih ben arada diyorum. deyince susuyorlar. ama kendimi deniz yıldızlarını suya atan çocuk gibi hissediyorum.

şimdi bu tepkisizlik durumları bizim ülkeye mi özgü? bunun sebebi ne? insanlar rahatsız olmuyor mu? tek gergin kıl rahatsız adam ben miyim? hakkımı aramam yanlış mı, herkes gibi susmalı mıyım? ne biçim insanlar lan bunlar?
0
mistreated
(15.11.12)
haklısın tabii de, belki rahatsız olmuyordur insanlar. ben mesela yanımda istediğin kadar ses yap, bir şeye konsantre olmuşsam sikimde olmaz, duymam bile.
0
diyarbakir karpuzu
(15.11.12)
sen çok fazla şeysin ne denir ona hassas mı artık herneyse anladın sen onu, sınıfta konuşuşanlar için ya hocaya şikayet et ya da gerekli mercilere, kütüphane içinde aynı şey geçerli, ve olayıda genellememek lazım bi bizim ülkemizde mi böyle diye, bunlar olabilitesi yüksesk şeyler ve heryerde olmaz, bizim okulda mesela dersler sessiz kütüphane mezarlık gibidir.
0
slmcnmnbr
(15.11.12)
herkes kendi şeyinin derdinde çünkü, bazıları var kendileri en üsttedir altındakilerini görmez ve onların rahatsız olması onu rahatsız etmez, bazıları diğerleriyle iletişime girmez girmek istemez bulaşmayım der. hangi üniversitedesin bu arada hacettepe bilkent odtü üçlüsündeysen alternatif yerler önerebilirim
0
jedilance
(15.11.12)
Kalkıp çoğunluğu karşına alarak azarlamak özgüven, enerji ve karakter ister. Türkiye'de de çeşitli şartlardan dolayı bu üçünü bir arada bulamıyoruz. Senin gibi 5 kişi daha olsa emin ol sessizlik sağlanır.

Ben de geçen tramvaydayım tıkış tıkış gidiyoruz öküzün teki kadına: "ilerler misiniz hanımefendi orada bir kişilik boş yer var." dedi. Buraya kadar normal, sonra dönüp herkesin duyabileceği ses tonunda benden iyi çoban olurmuş ha dedi. Kadın o kadar bıkmıştı ki tek kelime etmedi bile.
0
vexations
(15.11.12)
Doğrudan veya dolaylı olarak devlet eliyle gerçekleştiği bilinen onlarca ölüme, haksızlığa, hakarete rağmen hala devleti insandan öte tutan bir toplumda biraz tıro viro bir yerden rahatsız olmuşsun. Haklısın ama fazlaca bireysel bir sıkıntı için gereksiz bir genelleme yapmışsın.
0
yokartikdahaneler
(15.11.12)
sen "çok şey" falan değilsin. gayet olması gerektiği gibi "normal"sin.
insanlar artık @eranicus'un dediği gibi kendi özgürlüklerinin, başkalarını rahatsız ettiği noktada bittiğini bile bilmeyecek bir cehalete boğulmuş durumda.

ha, ama diğer yandan çoğunluğu üniversitede okuyandır, eğitimini alandır, en iyi teknolojik ürünleri kullanandır, en son çıkan kitapları okuyandır, filmleri izleyendir.. yani insanı geliştirdiğine ve medenileştirdiğine inandığımız her şeyi yapandır. ama nedense bu en basit "sosyal alanda toplu yaşama alanlarındaki görgü/gelişmişlik kuralları"ndan nedense ısrarla ve gittikçe büyüyecek şekilde habersiz olandır. kendini bilmeyendir. dışına bir sürü etiket yapıştırmak için türlü taklalar atarken içindeki kendini görmek istemeyendir.

saydığın sorunlarda sana katılıyorum ve daha onlarcasını yüzlercesini de ekleyebilirim.

bir metroya veya inme binme davranışını kim nerede öğrenebilir ki yahu? okula mı ihtiyaç vardır bunun için, yoksa bir gram beyin bile yeterli midir..

veya daha basitini söyleyeyim; insanlar yolda yürümesini bilmiyor yahu? bir dikkat edin bu açıdan küçük bir gözlem yapın. herkes başkalarının ağzının içine girecek şekilde yürür. daha yolun hangi tarafından yürümesi gerektiğini bile bilmez. karşıdan gelenin üstüne çıkmaya çalışır. mutlaka sağı solu diğerine değer ama umurunda olmaz. özel alan diye bir şeyden haberi olmaz. haa, ama baştan aşağı her şeyi son modeldir.. dışı parlaktır da içi koftur.. teneke misali..

en çok anlayamadığım da, sanki insanlar yüzyıllar boyu tek başlarına yaşadılar da o yüzden şimdi toplu yaşam alanlarında birlikte olmaya henüz alışamamışlar gibi davranıyorlar. te allam yaa...

artık scotty'ler dönemine gelsek de kurtulsak.. ya da birer tardis'imiz olsa..
0
holy diver
(15.11.12)
Gecenlerde kutuphanedeyim. (Bu olay ABD'de oluyor, bu arada). Yan masaya 5-7 civarinda ergen geldi. Okuldan cikip gelmisler. Poker oynamaya basladilar, bildigin poker. Orasi daha onceden "Sessiz calisma salonu" olarak tahsis edilmis bi yerdi. Sonradan degistirmisler, tabii bundan benim haberim yok. Oyle fisilti filan yok, en hayvanisinden ve topluca kahkahalar, cigliklar atiyolar. Sessiz olun diye uyardim. Takmadilar. Pis pis baktim. Onlar da hep beraber bana bakmaya basladiklarinda topuna birden kufrettim. Iclerindeki en hazircevap olan zilli, "Burada oturmak zorunda degilsin" dedi bana. Gittim gorevliye sikayet ettim. Kutuphanede poker oynanabiliyo mu? dedim. Caresiz bir sekilde boynunu bukerek, "Evet, orasi ergenlere tahsis edildi. Sizi isterseniz su camli odaya alalim" dedi. Göt oldum.

Ozet: Kendini ufak tefek gurultulere, seslere alistirsan iyi olur. Yarin, is hayatina atildiginda da, ya acik ofiste calismaya baslayacaksin, ya da tarif ettigin kadar sessiz bir yerin olmayacak. Yani, ortalama gurultulu bir ortamda bile yaptigin ise konsantre olabilme becerisini gelistirmen lazim. Yoksa hayatin boyunca, mutsuz ve gergin olursun.
0
compadrito
(15.11.12)
her ne kadar yurtdışına çıkmadımsa da böyle insanların türkiye ye özgü olduğunu hiç sanmıyorum. birde şöyle bir şey var, erkek iseniz, askere gittiğinizde bu tür insanların artık uç boyutlarıyla karşılaşıyorsunuz. "neee lan bu" diye geçiyor ilk zamanlar sürekli. tabi sonradan sevmeye başlıyorsunuz biraz insanları ^^
0
daglien
(16.11.12)
(1)

Çocuk odası için güvenliğin öncelikli olduğu ranza yatak

ankara cobani
Yeri geldiğinde ayrılıp iki farkı yatak olabilecek güvelikli ve sağlam bir ranza arıyorum hangi markalarda ne fiyata istediğim gibi bir ranza bulabilirim tecrübeleri oaln arkadaşlar yardım etsinler.
Yeri geldiğinde ayrılıp iki farkı yatak olabilecek güvelikli ve sağlam bir ranza arıyorum hangi markalarda ne fiyata istediğim gibi bir ranza bulabilirim tecrübeleri oaln arkadaşlar yardım etsinler.
0
ankara cobani
(15.11.12)
Siteler'e gidecen, cocuk mobilyasi satanlari tek tek gezecen, nasil bir guvenlik sagladiklarini gozunle gorecen. Sonra sececen.
0
compadrito
(15.11.12)
(1)

Türkçe'den Türkmence'ye çeviri

nightphoenix
Ya bir inşaat şirketinin işi için lazımmış şu kelimelerin türkmencelerini bulmamız mümkün mü??1) damper2) römork3) siloya genelde ostim'deki oto tamircisi gibi bir yerin tabelasında neler bulunabilecekse lazımmış sanırım..
Ya bir inşaat şirketinin işi için lazımmış şu kelimelerin türkmencelerini bulmamız mümkün mü??

1) damper
2) römork
3) silo

ya genelde ostim'deki oto tamircisi gibi bir yerin tabelasında neler bulunabilecekse lazımmış sanırım..
0
nightphoenix
(15.11.12)
su adama bi mayil sallayin, kelimesini 5 cent'e ceviriyomus. bi sakal atarsiniz.

www.translatorscafe.com

lan, o degilde, yolda gezerken suna rastladim, sizin acayip isinize yarar, cok eglenceli!

famdliflc.lingnet.org
0
compadrito
(15.11.12)
(2)

ankara ve pipo sorunsalı

maresal jedi
selamlar,ankarada pipo içmeye başlayan biri olarak büyük sıkıntılar çekiyorum. bu güne kadar iki defa kentparktan yabancı tütün aldım ve içimleri çok iyiydi. gordion ve çayyolu çevresinde yabancı tütün satan bir yer bulamadım yerli tütün almak zorunda kaldım. temizleme fırçasıda yok hiçbir yerde. me
selamlar,
ankarada pipo içmeye başlayan biri olarak büyük sıkıntılar çekiyorum. bu güne kadar iki defa kentparktan yabancı tütün aldım ve içimleri çok iyiydi. gordion ve çayyolu çevresinde yabancı tütün satan bir yer bulamadım yerli tütün almak zorunda kaldım. temizleme fırçasıda yok hiçbir yerde. mevcut pipolarımı temizleyemiyorum. yeni pipo almak istediğmide de herkes yüksek fiyat çekiyor.

sorularım:
-yabancı tütün nerden bulunur?
-fırça nerden bulunur?
-uygun fiyata pipo nerden bulunur?
0
maresal jedi
(15.11.12)
ankara kızılay izmir cad. amerikan pasajında pipo ve tütünle alakalı her şeyi bulabilirsin ben ithal tütünleri oradaki dükkanlardan alıyorum ilk pipomu da oradan almıştım pir paket tütün 10 tl gibi bir fiyata satılıyor captain black ve Borkum Riff tütünler bulunabilir bu pasajdan.
0
ankara cobani
(15.11.12)
compadrito
(15.11.12)
(10)

Türkiye'yi tanıtacak şeyler!

slymene
Merhaba,Her haftasonu sunum hazırlayıp bunu biri Polonya'lı biri de Kazakistan'lı olan iki arkadaşa sunuyorum.İstiyorum ki genelde sıkıcı slaytların arasına şöyle Türkiye'den birşeyler serpiştireyim.Mesela geçen hafta, sunumun sonuna 'Ebru sanatı' ile ilgili resimler koymuştum.Beğendiler, hoşlarına
Merhaba,
Her haftasonu sunum hazırlayıp bunu biri Polonya'lı biri de Kazakistan'lı olan iki arkadaşa sunuyorum.
İstiyorum ki genelde sıkıcı slaytların arasına şöyle Türkiye'den birşeyler serpiştireyim.

Mesela geçen hafta, sunumun sonuna 'Ebru sanatı' ile ilgili resimler koymuştum.Beğendiler, hoşlarına gitti.

Bu haftaki konumuz ne olsa ?

Teşekkürler.

Edit:Aşure hakkında birşeyler yazmaya karar verdim.Gelecek hafta da mevlevi kültüründen bahsedeceğim :)
Teşekkürler.
0
slymene
(15.11.12)
belki yardımı olur bu videonun :)

www.youtube.com
0
ReiDeXogo
(15.11.12)
mevleviler?
0
tzum_tzum
(15.11.12)
cam üfleme, kukla (özellikle Karagöz&Hacivat), zenneler/köçekler
0
jimjim
(15.11.12)
yemek içmek üzerine yapabilirsin balık üzerine helva yeriz mesela, çoğu Türk arkadaşa bile garip geliyor
aşure getirmesi komşunun - Noah's pudding
yemek kültürüyle bağlantılı birçok örf adet gelenek var
0
sadegazoz
(15.11.12)
dansöz tabi ki.
0
anarsi yureklerde
(15.11.12)
dansöz & rakıyı görüyorum ve arttırıyorum: Sulukule nights!
0
tzum_tzum
(15.11.12)
minyatür konusu ilginç gelebilir. bize özel yiyecekler ve yapımları hoşlarına gidebilir. hamam kültürüyle ilgili şeyler genelde çok ilgilerini çekiyor.
0
kedili madam
(15.11.12)
mimarî de ilgilerini çekebilir.
0
historien
(15.11.12)
nargile. genelde acayip ilgilerini çekiyor. pişmaniye yapımı görsel olarak hoştur. ilgili bir video işe yarayabilir.
0
kedili madam
(15.11.12)
(3)

Bire Bir Sohbet Programlari

gerard
hani bazi tv programlari oluyor ya studyoya sadece tek kisi cagrilip onunla 1 saat boyunca kadar sohbet ediliyor. charlie rose, aykiri sorular, mehmet barlas'la 45 dakika bunlardan bazilari.bu turde baska hangi programlar var? ingilizce, almanca, fransizca, turkce farketmez. altyazi varsa hic bisi f
hani bazi tv programlari oluyor ya studyoya sadece tek kisi cagrilip onunla 1 saat boyunca kadar sohbet ediliyor. charlie rose, aykiri sorular, mehmet barlas'la 45 dakika bunlardan bazilari.

bu turde baska hangi programlar var? ingilizce, almanca, fransizca, turkce farketmez. altyazi varsa hic bisi farketmez.
0
gerard
(15.11.12)
the young turks mü ne vardı sanırsam amerika'da yayınlanan bir program.
0
1 saat bende 50 dolar
(15.11.12)
akşama doğru.
birkaç bölümü var youtube'da.
0
heritage
(15.11.12)
(7)

Diferansiyel vizesi var çalışssam mı sizce

amusan
selam gençlerpazartesi günü diferansiyel denklemler vizesi var.şu anki bilgim bak bu tam diferansiyel denklem derseniz anca çözebilecek kıvamda.uğraşmamaktan integrali türevi de unutmuşum basit hesaplar yaparken bile tereddüt ediyorum.şu ana kadar yazdıklarımdan direk bırak diyilebilir fakat şu var.
selam gençler
pazartesi günü diferansiyel denklemler vizesi var.şu anki bilgim bak bu tam diferansiyel denklem derseniz anca çözebilecek kıvamda.uğraşmamaktan integrali türevi de unutmuşum basit hesaplar yaparken bile tereddüt ediyorum.şu ana kadar yazdıklarımdan direk bırak diyilebilir fakat şu var.şuanki dif hocam ii bi adama benzio en azından vizeden iyi alsam bütte kıyak geçebilir herif.bu sene kalırsam seneye adi bi adam giricek muhtemelen onda geçme ihtimali%10 gibi bişey.hoca eulere kadar geldi konu olarak.8 ders alıyorum buna çalışmasam pekala çalışacak derslerim var ama bunu şimdi veremezsem de okulu uzatma ihtimalim çok yüksek.sizce ne yapıyım?uğraşıyım mı?çalış diyosanız nerelere çalışıyım hocalar nerelerden sormayı sefer eulere kadar olan bölümde?
0
amusan
(14.11.12)
çalış tabi, bol bol soru çöz, bi noktaya gelince görür görmez bu lineer, bu tam dif. denklem diyebiliyorsun, hiç olmazsa birkaç adım çözümde yanlış yoldaysan anlayabiliyorsun. soru çöz ve denklem türlerinin formüllerine iyi bak. zor bir şey yok, çalışmamak için bahane arıyosun sadece.
0
r_u_h
(14.11.12)
Pazartesine kadar diferansiyel uzmani olur ve şanzımanı da dagıtmazsın. Nerelerden soru gelecegini bilemem ama, vizeden, 100 ustunden 10 almis ogrenciyle, 45 almis ogrencinin, bütteki durumu ayni olmaz. Birinde sermişlik, serkeşlik var, digerinde iyi kotu bi gayret var.
0
compadrito
(14.11.12)
@r_u_h
bahane deil resmen kafam almıo.biraz da boşa gitme ihtimali var tabi o da kötü yönde etkilio olabilir.şu anda integral çarpanını bile tam olarak anlayamadım kategorilerdeki farkları kestiremiyorum.acaba ilklere çok asılmadan son konulara çalışsam daha mı iyi olur.adamın bi müh. problemi sorcağı garanti ben son konuya doğru olan bölümleri iyi bilsem kurtarabilir miyim?
0
🌸amusan
(15.11.12)
ekonometri dersini hem teorik, hemde eviews uygulamalı alıyorum.
alıyorum dedimse yüksek lisas seviyesinde yani lisans 3 ekonometrisi değil.
ve ben en son türevimi sanırım lise son da aldım. lisans ise uluslararası ilişkiler. en son istatistikden örneklem ne demek tanım yaptım 3 4 yıl önce sanırım o kadar.

yani ekonometri için gerekli olan iktisat temeli yok.
matematik temeli topallıyor.
istatistik temeli; böyle tanımlanmış bi veri bile yok.

ama sanırım yaptım :)
ben bırakma derim.

damodar gujarati hocamıza da kucak dolusu öpücükler.
0
cecilia
(15.11.12)
sen bilirsin.
0
jpsartre
(15.11.12)
ben de aynı dertleri yaşadım, önce eski bildiğin her şeyi bir kenara bırak hatta çöpe at, ön yargısız ve bilgisiz olarak, tabula rasa şeklinde çalışmaya başla. pazartesiye kadar kitabı bitirirsin. diferansiyel göründüğü kadar zor bir ders değil.
0
r_u_h
(15.11.12)
diferansiyelden anlayarak geçen görmedim. ezberle zaten. kimse senden bi laplace, bi euler olmanı beklemiyor.
0
kargn
(15.11.12)
(3)

tek bir cümleden şarkı bulmak

northside
az önce dream tv'de klibin son 10 saniyesine denk gelebildim. raul meireles'in saç tipine sahip bir adam "i am the one" dedi ve şarkı bitti. bunu bulabilmek mümkün müdür? :(
az önce dream tv'de klibin son 10 saniyesine denk gelebildim. raul meireles'in saç tipine sahip bir adam "i am the one" dedi ve şarkı bitti. bunu bulabilmek mümkün müdür? :(
0
northside
(14.11.12)
0
compadrito
(14.11.12)
maalesef bu değil. hareketli bir şarkıydı.
0
🌸northside
(15.11.12)
bu adammiydi?

www.google.be
0
trt2deki ressam
(18.11.12)
(2)

Rapor okumayı anlayan biri bunu tercüme etse..

matilda
Annemin akcigerinin sol lobunda ödem olduğunu tespit ettiler. Bronkoskopi çekildi. Sonuçları bugün aldık. Kağıtta tam olarak bunlar yazıyor. Doktoru bugün orda olmadığı için gösterememiş. Başka doktor da "O bizim hocamız, eğer buna ben bakarsam ona çok ayıp olur, siz ona görünün" demiş. Ama hoca sal
Annemin akcigerinin sol lobunda ödem olduğunu tespit ettiler. Bronkoskopi çekildi. Sonuçları bugün aldık. Kağıtta tam olarak bunlar yazıyor. Doktoru bugün orda olmadığı için gösterememiş. Başka doktor da "O bizim hocamız, eğer buna ben bakarsam ona çok ayıp olur, siz ona görünün" demiş. Ama hoca salı günü orda ve ben o zamana kadar meraktan çatlarım..


Klinik bilgi: sol altta bronşektazi
Komplikasyon: yok
Bronkoskopik bulgular: Topikal anestezi ile yapılan videobronkoskopik incelemede LTC normal, sağ sistem normal. Sol ana bronşa girildi, her iki lob dan pürülan sekresyon geldiği görüldü. Lob ve segment ağızları açık mukozası ödemli, hi, peremik. Sol sekonder karinadan mukoza biyopsisi alındı.


Mikroskopik bulgular: Büyüğü, 0,1x0, 1x0,1 cm ölçüsünde fibrinli doku parçası

Patolojik Tanı: SOL SEKONDER KARINA, BRONKOSKOPİK BİOPSİ:
- KRONİK NONSPESİFİK İNFLAMASYON BULGULARI GÖSTEREN BRONŞ MUKOZASI
0
matilda
(14.11.12)
kronik bronşit gibi geldi ancak tabi hiç emin değilim, birazdan daha net bi cevap gelir. evet cevabımı onaylattım da şimdi... geçmiş olsun.
0
kediebesi
(14.11.12)
Akcigerde, gelisimi ani olmayan, uzun suredir var olan ve cerahat (irin) olusturan bir durum var. Kotulesmemis, daha kotuye gitmemis. O korktugun kotu hastalik yok. En kesin ve en net sonucu patoloji soyler ve zaten burada da soylemis.

(bkz: bronşektazi)

Tabii burada "Hoca teroru ve hoca korkusu"nun ne oldugunun canli ornegini goruyoruz. O "baska" doktor, su benim soylediklerimi soylese, sizi rahatlatsa ve ardindan "Ben boyle dusunuyorum ama o bizim hocamiz, ona bu dediklerimi onaylatmaniz sart" dese noolurdu ki? Ama olmazdi, korku sarmis o bolumu de... Yazik...
0
compadrito
(14.11.12)
(2)

referans soruşturması

fenerbasket
şirketlerin bu uygulaması nasıl oluyor? direk verilen cep tel. numaralarını arıyorlarmı? e adam katakulli yapsa bi arkadaşıyla anlaşıp onun numarayı referans diye verse ne olacak?edit: ik'cılar özellikle aydınlatırsanız sevinirim...
şirketlerin bu uygulaması nasıl oluyor? direk verilen cep tel. numaralarını arıyorlarmı? e adam katakulli yapsa bi arkadaşıyla anlaşıp onun numarayı referans diye verse ne olacak?

edit: ik'cılar özellikle aydınlatırsanız sevinirim...
0
fenerbasket
(14.11.12)
referans iki turlu olabilir. kisisel referans veya profesyonel referans. kisisel referans icin arkadasinin numarasini verebilirsin. kisisel referans kabul ediliyorsa tabii. arkadasin da, telefonda dilinin dondugunce seni anlatir. Turkiye'de uygulandigini pek sanmiyorum ama atmayayim simdi, cok da bilmiyorum.

profesyonel referansa gelince: IK'ci, o numaranin cep telefonu numarasi mi, yoksa, adamin calistigi isyerlerinden birinin sabit hatti mi olduguna tabii ki bakar. Cep telefonu numarasi olsa bile, karsisindaki kisiye, o sirketteki gorevini sorar, bir kac soru daha sorar.

Soyle dusun: Doviz burosunda doviz aliyosun. O sirada, doviz burosunun bir diger elemani sakir sakir dolar sayiyor. Bi deste dolari, cok suratli bir sekilde sayiyor. Birden duruyor, dolarlardan birini kenara ayiriyor ve "Bu sahte!" diyor. Saniyenin kesrinde o parmaklar, o dolarin sahte oldugunu nasil anlayabiliyor? Hayali bir olay degil, ben gozumle gordum. Sahte dolari da gordum.

Haa, iste iyi bir IK'ci da o kadar cok referansla, o kadar cok telefon gorusmesi yapmistir ki, o katakullileri biraz zor yutar.
0
compadrito
(14.11.12)
Beni biri referans olarak göstermişti.

Başvurduğu şirket benim önce linkedin'den profilime bakmış. Daha sonra beni aramış.

Sonuçta o da çakma olabilir ama yaptığım iş hakkında biraz bilgi sahibi olmuşlar.
0
hatali sifre
(15.11.12)
(3)

Akut Batın - Karın Zarı İltahabı ameliyatsız geçmez mi?

maviiiii
Merhabalar, Bir süredir göbek çevresinden başlayan çok şiddetli karın ağrım vardı. Aslında geçtigimiz günlerde iş yerindeyken ağrılar dayanılmaz olunca bir acile götürüldüm fakat ağrı kesici ile geçti o sırada. Bu ağrılar arada tekrarlamaya başlayınca bugün doktora gittim. Enfeksiyon karın boşluğuna
Merhabalar,

Bir süredir göbek çevresinden başlayan çok şiddetli karın ağrım vardı. Aslında geçtigimiz günlerde iş yerindeyken ağrılar dayanılmaz olunca bir acile götürüldüm fakat ağrı kesici ile geçti o sırada. Bu ağrılar arada tekrarlamaya başlayınca bugün doktora gittim. Enfeksiyon karın boşluğuna yayılmaya başlamış. Akut olduğunu söyledi ama antibiyotik vs. biraz azaltmaya çalışalım, 1 hafta sonra gelirsin bakarız ona göre ameliyat gününe karar veririz dedi. (Sınırlı karın zarı iltihabı falan dedi ama pek algılayamadım.)Şimdi sorum şu,
1. si ameliyattan korkuyorum onsuz gecmez mi?
2. si Madem bende akut karın zarı iltihabı var durumum acil olmaz mıydı?
3. sü bu antibiyotik ağrılarımı azaltır mı?
4. Başka bir doktora daha gitmeli miyim?
Bu arada doktor cok iyiydi ama güvenemedim nedense.

Çok soru sordum ve sanırım saçma sorular ama gerçekten korkuyorum.

Teşekkür ederim şimdiden.
0
maviiiii
(14.11.12)
Akut karına tanı koyulmadan ağrı kesici verilmez diye biliyorum. Karın zarı iltihabı dediği peritonit olsa gerek. Ama peritonit nasıl gelişti? Ağrınız göbeğinizin çevresinde başladı sonra nasıl bir yayılım gösterdi? Yer-şiddet değişikliği oldu mu? Akut karın acil durumlardır kesinlikle bir genel cerraha görünün.
0
forzabjk
(14.11.12)
Karni agriyan hastaya agri kesici verilir mi lan! Acildeki o doktoru buradan ilan et!


Korkacak bi sey yok. Karin boslugunu yikamalari gerekiyor. Sadece sistemik antibiyotikle olmaz o is.

Acil servisteyken durumun acildi yani TIP dilinde akut idi. Simdi "subakut"a donustu. Agri kesici vermeselerdi, muhtemelen cerrahlar seni gorup ameliyata alacaklardi ve karin zari iltihabi gelismeyecekti.

Sansin varmis ve bagisiklik sistemin kuvvetliymis ki, karin zari iltihabi "lokalize" kalmis, yayginlasmamis, yoksa hayatini bile kaybederdin!

Antibiyotik agrilarini kismen azaltabilir.

Iyi bir genel cerraha daha gitmende bir mahzur yok. Ama iyisini bul.
0
compadrito
(14.11.12)
@forzabjk

Aynen peritonit. Hastaneye götürüldügümde atesim varmış. Sanırım acildeki doktor regl agrısı zannetti ama ben durumumu anlatamadım o anda. Ağrılarda şöyle önce kramp oluyordu hafif hafif şiddetini arttırarak. zamanla karnım sertleşmeye başladı. agrı geldiginde mide bulantısı oluyor ama cok hafif. Acilen iyi bir genel cerraha gitmem gerekiyor sanırım.
0
🌸maviiiii
(14.11.12)
(13)

Banyodan önce mi sonra mı tıraş olmak

ermanen
daha iyi? neden?kılların yumuşaması ve daha iyi kesilmesi olayı doğru mu? zaten tıraş köpüğü onu sağlamıyor mu?
daha iyi? neden?

kılların yumuşaması ve daha iyi kesilmesi olayı doğru mu? zaten tıraş köpüğü onu sağlamıyor mu?
0
ermanen
(14.11.12)
ben önce tıraş oluyorum. aksi halde yüzümde tıraş köpüğü kalıntısı varmış gibi hissediyorum.
0
zgrydn
(14.11.12)
cevap: banyodan sonra traş olmak.
0
vedatchilipeppers
(14.11.12)
sonra.
0
sharksmile
(14.11.12)
banyodan once oluyorum ben. tras derken direk sinek kaydi degil, cenedeki sakalin ve biyigin inceltilmesi, geri kalaninin jiletle alinmasi, favorilerin inceltilmesi filan hersey dahil. banyodan sonra yapsam kil tuy sikinti olur.
0
eindaclub
(14.11.12)
bazı insanların sakalı sert oluyor.eğer yumuşak bir sakala sahipseniz tıraş köpüğü yeterli olabilir.ben 30 yaşındayım sadece köpüklediğim zaman bıyıklarımı keserken hala canım acır misal.
0
aşksız prens
(14.11.12)
hepiniz yanlışlardasınız. en iyisi banyoda tıraş olmaktır.
0
bira sisesi kapagi
(14.11.12)
Banyoda ol bazen öyle yapıyorum ben jilet kullanacağım zaman ne zaman sinek kaydi olsam cildim yamuluyor beyaz beyaz pütürcükler oluyor çenemin etrafında en iyisi imkanin varsa ufak makinelerle 0 alacaksın
0
gündüz m
(14.11.12)
banyodan sonra dogru cevap.
0
lorenzen
(14.11.12)
ben hep makinayla traş oluyorum, sinekkaydı yapmıyorum düzeltici ucuyla kesiyorum. Kestikten sonra yüzümde kıllar kalabiliyor o yüzden banyodan önce traş oluyorum.

Ama jiletle olacaksa, banyodan sonra olmak daha mantıklı olabilir. Ama bu devirde ne jileti ne köpüğü birader ortalama bi traş makinası(Braun Cruzer vs) ile çok kısa sürede traş olabilirsin..
0
rodriguez2
(14.11.12)
Ben banyodan önce oluyorum. Ama zaten kıllarım pek sert sayılmaz. Sert olsa da yine fark etmezdi. Herşeyin sırası var aga. Banyo keyfinden sonra hiç uğraşamam.
0
ayazkan
(14.11.12)
Sakalin sert, cildin yumusaksa, banyodan sonra daha iyi olur. Tiras kopugunun amaci o; ama banyo yaparken, isin icine, daha sicak, daha uzun sureli ve cok daha bol su faktoru giriyor. Kopuge gore hem cildi hem de sakali daha iyi yumusatiyor. Ama banyodan sonraki tirasta kil, tuy de kalir yani orda burda. Banyo sirasinda tiras da bir cozum ama su sarfiyatini arttirir.
0
compadrito
(14.11.12)
top sakal hariç makinayla traş oluyorum çok kıl çıktığı için banyodan önce olmayı yeğlerim.
0
her gece aç
(14.12.15)
Banyo sonrası yapılması daha kolay traş sağlasa da ben de banyo öncesi traş olanlardanım, daha pratik buluyorum. Traş sonrası kullandığım yüz temizleme jelini lavaboda değil banyoda tam olarak temizleyebiliyorum, kuruyunca da nemlendirici. Oldu da bitti...
0
candanag
(14.12.15)
(3)

Lenf sistemi

zipparabon
Lenf dolaşımı hızlandırıcı, arttırıcı bir şey ?
Lenf dolaşımı hızlandırıcı, arttırıcı bir şey ?
0
zipparabon
(14.11.12)
Uzun yuruyusler
0
compadrito
(14.11.12)
masaj.
0
blatta hiberna
(14.11.12)
en etkilisi kahkalarla gülmek ve masailer gibi olduğun yerde zıplamak. lenf sistemi hareketle çalışıyor. en büyük düğüm göbekte olduğu için güzel bir kahkaha birebir. veya köpek gibi delicesine derinden havlayabilirsiniz aynı mantık, ani diyafram hareketi.
0
kediebesi
(14.11.12)
(5)

Kıyafet düzenleme sorunu- Açık gardrop gibi birşeyler mi alsam?

eksielma
Yeni tasındığımız ev öncekinden daha küçük. Hal böyle olunca gardroplarımızdan birisini getiremedik ve şu anda kıyafetlerimizin yarısı dışarıda koltukta sandalyede fln sürünüyor. Her sabah işe giderken neyi nerede arayacağımı şaşırıyorum. Hepsini dolaba koyunca da üstüste oluyor ve düşüyor. Nasıl bi
Yeni tasındığımız ev öncekinden daha küçük. Hal böyle olunca gardroplarımızdan birisini getiremedik ve şu anda kıyafetlerimizin yarısı dışarıda koltukta sandalyede fln sürünüyor. Her sabah işe giderken neyi nerede arayacağımı şaşırıyorum. Hepsini dolaba koyunca da üstüste oluyor ve düşüyor.

Nasıl bir düzenlemeye gideceğimi bilemedim. en fazla 2 kapaklı küçük bir gardrop koyabilecek yerimiz daha var (cok zorlarsak).

Buna göre önerilerinizi bekliyorum..
0
eksielma
(14.11.12)
Dolap almak yerine sadece gardrop borusu satılıyor, odada başka bir duvara monte edebilirsiniz, ya da üst üste iki tane yapabilirsiniz. Çok şık görünmüyor ama kullanışlı.
0
homo sapiens gotgobekus
(14.11.12)
açılır baza kullan, onun altını bi şekilde düzenleyebilirsin kutularla falan.
0
jimmydarmody
(14.11.12)
bi öğrenci evinde görmüştüm, tam pencerenin önüne boru sarkıtmışlardı askılık asmak için. hem perde, hem gardırop. :)
0
zazazaraeta
(14.11.12)
küçük kiler gibi bir odanız var mı? tüm odaya raf sistemi kuruluyor çok daha kullanışlı oluyor, yatak odası da ferahlar böylece.
0
meriadoc
(14.11.12)
(3)

Bir münazaram var!

berat1058
Merhabalar. Okullar arası münazaram var ve ne yazık ki istediğim kaynaklara erişemiyorum. Münazaranın konusu çocuk eğitiminde(gelişiminde) aile mi etkili aile dışı çevre mi? Bunun için çoğunlukla bilimsel kaynaklara ihtiyacım var örneğin bireyin okula başlamasıyla kişiliğinin değiştiği bir grafik ol
Merhabalar. Okullar arası münazaram var ve ne yazık ki istediğim kaynaklara erişemiyorum. Münazaranın konusu çocuk eğitiminde(gelişiminde) aile mi etkili aile dışı çevre mi? Bunun için çoğunlukla bilimsel kaynaklara ihtiyacım var örneğin bireyin okula başlamasıyla kişiliğinin değiştiği bir grafik olabilir. Çevrenin ünlü kişilere etkileri vb.

Niyetim hazıra konmak değil, fakat İngilizce araştırmalarımda bir türlü sonuç alamıyorum. Elinizde bu konuyla ilgili belgeler varsa paylaşabilir misiniz? Yoksa da ben bu kaynaklara veya bilgilere nasıl ulaşabilirim?

Teşekkürler.
0
berat1058
(14.11.12)
@compadrito, açıkçası hiç farketmez, Türkçe tek bir kaynak bulamadığım için İngilizce kaynaklara yöneldim. Eğer seni yormayacaksa Türkçe bilgi de sağlayabilirsin. Bu arada unutmuşum, savunduğum tez; çevre çocuk eğitimini etkiler. Adresleri inceleyeceğim, çok teşekkür ederim.
0
🌸berat1058
(14.11.12)
(9)

neden cevap e ? (kpds sorusu)

dereotu
soru fotoda.
soru fotoda.
0
dereotu
(14.11.12)
tüm ideolojiler içinden, bıdı bıdı diyor cümle. kalıp gibi bir şey olması lazım bunun. of all the choices, filan filan. ondan.
0
cagdas donem kuramcisi
(14.11.12)
of all... gibi bir kalip var ama benim hep gordugum cumleler "onca xin icinden ala ala gidip de bunu almis" gibi bir anlamliydi. Yazar bu secimi anlamlandiramiyor yani. Burada pek öyle degil ama sanki.
0
natnan
(14.11.12)
bana c gibi geldi
0
the game
(14.11.12)
from olması lazım soru yanlıs butun ıdeolojıler ıcınden bla bla.. seklınde bır olay var ıcınden onu secmıs from olur of olmaz.
0
pez
(14.11.12)
of'un oradaki anlami among gibi, yanlislik falan yok.
0
atmacaged
(14.11.12)
O kalıp zaten.. of all the bilmemne bilmemne x is the most y

yani şu şeylerin arasında x en hedesi..
0
nightphoenix
(14.11.12)
kalacaksan c ve e arasında kalırsın bu soruda. türkçe düşününce de from doğru gibi gelebilir ama of doğrusu.
0
rectoa
(14.11.12)
all ile en iyi anlaşan of kalıbıdır hocam .
ayrıca miktar ifadeleri ile en iyi anlaşan preposition da of ' dur.
ösym bu tip soruları soruyor. fazla mantık aramaya gerek yok yani.
0
buubuu
(14.11.12)
(34)

Mallık, kerizlik, enayilik, çok sevmenin getirmiş olduğu körlük hakkında

raif_efendi
Mallık, kerizlik, enayilik, çok sevmenin getirmiş olduğu körlük sonucu oluşan durum hakkındaBirazdan anlatacaklarım %100 yaşanmış olup, sizlerin önerilerini bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.Şu an 28 yaşındayım. Üniversite okumak için gelmiştim ve tam 10 senedir İstanbul'dayım. Bu süre zarfının büyü
Mallık, kerizlik, enayilik, çok sevmenin getirmiş olduğu körlük sonucu oluşan durum hakkında

Birazdan anlatacaklarım %100 yaşanmış olup, sizlerin önerilerini bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.

Şu an 28 yaşındayım. Üniversite okumak için gelmiştim ve tam 10 senedir İstanbul'dayım. Bu süre zarfının büyük çoğunluğu kendi ayaklarımın üzerine durmakla geçti. Yaklaşık 6-7 senedir süreli-süresiz işlerde de çalıştım. Bunun son 3 senesi sevdiğim iş, iyi bir maaş ve sosyal olanakları da güzel olabilecek şekilde gelişti.

Bahsetmiş olduğum işe başlayana kadar hiç kız arkadaşım olmadı. Bu meselenin ise benim açımdan çok fazla detayı vardı. Neden olmamasını ise şöyle özet geçebilirim.
- Yüreğimi kıpırdatmayan bir kişi ile deneyimim olsun diye çıkmanın doğru olmadığını düşünüyorum.
- Bir ilişkinin maddi ve manevi onlarca sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı da sevdiğim insanla yola çıkarken tek hayalimin huzurlu bir yuva kurmak olduğunun altına çizerim.(Salt olarak vakit geçirmek, gençliğimi yaşamak bana maalesef çok uzak) Özetle bunun için de maddi olarak hazır olmam gerekiyordu.

Yaklaşık 2,5 sene önce bir kız tanıdım. Yüzünü dahi görmeden yazdıklarından dolayı aşık olmuştum. Günlerce, aylarca fotoğrafını paylaşmasını bekledim. Bir gün İstanbul'a geleceğini söyledi. Ben bir şans olur mu diye yüz yüze buluşma teklifi ettim. Kabul etti. Ben onunla buluşmadan önce 1 günlük bir İstanbul planı yaptım. O gelmeden gideceğimiz mekanları tek tek yerinde tespit ettim. O güne özel kıyafetler, hazırlıklar vs... Ve buluştuk. Onu kaldığı adresten aldım. Önce Emirgan Korusu'nda kahvaltı, sonra Otağtepe'de kahve-sohbet keyfi... Her şey mükemmel. Konuştukça konuşuyoruz. İkindi vakti Üsküdar iskeleden ve karaköy'e geçiyoruz. Tünel'den sonrada İstiklal caddesindeyiz. Yemekler, tatlılar, sohbetler derken gece 11 oluyor. Normalde akrabasından akşam 7 için izin alan ve benimle maksimum 1 saat görüşmeye planlayan kız ile çok zor ayrılıyoruz. Ardından İstanbul'da kaldığı sürece 2 kez daha buluşuyoruz. O buluşmalar da en az ilki kadar keyifli geçiyor.

Ben kıza aşık olmuş, çok sevmiştim. Sonra yaşadığı şehre döndü. Uzak mesafe ilişkisi başladı. Bazen o geliyor, bazen ben gidiyordum. Ancak ilişkide problem yoktu. Onun okulu bitirmesi için bir kaç dersi vardı. Ben maddi manevi her anında yanında olmak için çabalıyordum. Ve bunları yaparken de zerre bir beklentiye girmiyordum. Bir gün , artık çalışmak istediğini söyledi. Tek bir işte çalışma hayali vardı. Ve bu iş için ben bağlantılarımı kullanarak bir ihtimal yardımcı olabilirdim. Yöneticilerime durumu açtım. Tek tek kapıları çaldım ve sonunda mülakat için bir gün aldım. Başvurdu. 1 ay sonra çağırdılar ve hayalini dahi zor kurduğu iş için kabul edildi. Bu süreç içerisinde ilk tartışmalar ufaktan yaşanmaya başladı ve çağrıldı günden (bundan benim haberim yoktu) bir gün önce buluştuk(Aniden çağırdı). Halbuki o beni o buluşmaya çağırırken ben onun için 25 farklı doğum günü hediyesi(onunla olamadığım her sene için bir hediye gibi düşünüp) hazırlamak için dükkan dükkan dolaşıyordum. Elimde bir kaç hediye ile yanına gittim ve ayrılmak istiyoruz dedi... Çok çok çok kötü oldum. Herkesin içinde hüngür hüngür ağladım. Çekti gitti. Ben öylece kaldım. Tek başıma bir evde kalıyordum. Kendimi eve atmam ile saatlerce ağladım. Gecenin bir vakti 12. kattan saatlerce baktım. Atlamak ile atlamamak arasında defalarca gidip, geldim.

Birkaç ay böyle geçti. Saçlarımı üçe vurdum. Evimdeki eşyaları yok parasına sattım ve geride her şeyi bırakmak için kendime söz verdim. Arkadaşların yanına çıktım. Bu süreç içerisinde de bir ay geçtikten sonra tekrar konuşmaya başladık. Dişleri ağrıyordu. Kendi cebimden tüm tedavisini karşıladım. Telefona ihtiyacı vardı, gittim iphone aldım. Bu tarz harcamaları ayrılmamızdan önce de yapıyordum. Ancak ayrılık sonra bir daha onu kaybetme adına kendimden daha fazla fedakarlık yapıyordum. Doğumgünlerimiz iki gün araylaydı. Benim doğumgünümde o bana hediyeleri verirken, ben sürpriz yapıp bir hediye verdim. (nikon d7000) Mutlu oldu. İşi için ihtiyacı olacağı, hem de harika bir dslr makinesi olmuştu. İki gün sonra doğum gününde de kendisini özel hissettin diye kolye, kıyafet gibi daha önceden alamadığım bazı şeyleri hediye etmiştim. Ancak bunlara rağmen garip bir mutsuzluk vardı...

Yaklaşık bir 6 ay zaman zaman iyi, zaman zaman da mutsuz bir şekilde bir ilişki yürüdü. Bunların sebepleri arasında benim biriken 17 bin tl borcum oldu. Ancak bu borcun en büyük sebebi, onu biraz daha mutlu edebilirim mi diye, elimden geleni değil de, elimden gelenin fazlasını yapmak yüzünden oldu. Cebime 2 lira giriyorsa, ben 4 lira harcama yapıyordum. Sadece doğum gününde 5 bin tl nin üzerinde harcama yapmışım. Biliyorum bunları okurken beni mallık, kerizlik, enayilik ile suçlayacaksınız... Ama ben de böyleyim işte...

Bu mart ayında bir mesaj attım. Benimle olmaktan mutsuz musun diye.. Cevap olarak evet minvalinde laflar edip, ayrıldık. Aradan 1 ay geçti ve bana mail olarak evleneceğim diye mail attı. Ben de Allah mutlu mesut etsin dedim. Sonra da bende bazı emanetleri olduğunu söyleyip, son bir kez görüşelim dedim. Tamam dedi. Bana hediye ettiği hediyelerin büyük kısmını ona teslim ettim ve arkama bakmadan gittim. Mayıs ayı gibi evine hırsız girdi. Neyse ki kendine bir zarar verilmemişti ve maddi olarak kaybı yoktu. Ben bir şekilde bunu öğrendim ve geçmiş olsun demek için aradım. Şaşırdı. O dönem tekrar konuşmalar başladı. Aynı evde birden fazla kişiyle kalınmadığını, muhitin in kötülüğünden bahsedip duruyordu. Özetle tek başına eve çıkma niyetindeydi ve ben de saf gibi yine koşturmaya başlamıştım. Kendisi evi buldu. Ben o borçlu halimle evinin depozitosunu ayarladım. Tam 1 günde evinde yaşayabilecek şekilde bütün eşya işlerini hallettim vs. Bu dönem içerisinde dönem dönem sadece iletişim halindeydik. Evlilik meselesinin yalan olduğunu anlamıştım. Ancak üstelemiyordum. Kendisi ara ara gündeme getiriyor, ben de üzerinde durmuyordum. Bu arada evin kirası konusunda da ona destek oluyordum. Yaklaşık bu mesele de 3 ay sürdü. Ve artık bu süreçte de soğumaya başladım. Artık kira konusunda benden bir beklentisi olmamasını dile getirdim. Zaten bunca zaman borçları kapatacağım diye uğraşmaktan aylardır maaşımın tamamını bankaya yatırmaktan bıkmıştım.

Bu olaylar yaşanır yaşanmaz, çok kısa sürede evlilik meselesi bu sefer ciddi bir biçimde gündeme geldi. Bir anda bunu istediler. Ben evleneceği kişiyi öğrendim. Aynı iş yerinden bir çocukmuş. Normalde diyelim x semtinden aşağısı olmaz diye talep eden kız gitmiş, bir anda hiç istemediği semtte bile yaşayabilecek kız gelmiş. Belki aklınıza gelir diye şu detayı da paylaşmak istiyorum. Çocuk zengin değil. Yahut daha iyi bir mevkide filan da hiç değil. Hatta ona bunu öğrendikten sonra bir soru sormuştum. Seni taşıyabilecek biri değil diye. O da bana evet deyip, umarım ikimizi de yanıltır diye cevap verdi...

Biliyorum çok uzattım. Bu meseleyi kısmen ailem ile birlikte 3-5 arkadaşım biliyor. Düne bu kadar detaylı olarak kimseye anlatmamıştım. Ancak bir arkadaşıma yine hepsini olmasa da bir kısmını anlattım ve çocuk beyninden vurulmuşa dönüp, bana bir sürü laf söyledi. Özellikle benim kıza verdiğim tüm hediyeleri tek tek istememi söyledi. Eğer vermeye yanaşmazsa, git eşi olacak kişiden bunu talep et filan dedi. tamam %100 malın, enayinin, kerizin önde gideniyim ama bunu yapabilecek bir yapım yok. bana çektirdiği onca acıdan sonra benim de böyle davranmam bana gereksiz geliyor. Ama bir yandan da onca borcu kapatmak için eşek gibi çalışmak ve başka bir adamın çıkıp, ellerinle büyüttüğün bir çiçeği alıp koparması, koklaması insanın zoruna gidiyor.

Kimle evlenirse evlensin. Zerre umrumda değil artık. Ancak benim bunca sıkıntımın bir karşılığı olmalı... Biz en başından evleneceğiz diye yola çıktık ve ben ne yaptıysam sevgilim değil de, hanımımmış gibi mücadele ettim. Ben ne yapayım aaa dostlar?
0
raif_efendi
(14.11.12)
Siz çiçeği ellerinizle falan büyütmemişsiniz, bir yığın para harcayarak sadece kendinizi böyle bir yanılgı içerisine sokmuşsunuz. Daha baştan itibaren kızın pek umrunda olmadığınız anlaşılıyor. İlk büyük aşkınızı tamamen kendi kendinize yaşamışsınız.

Psikolojik destek alın. Bilhassa şu saçları üçe vurdurma hikayesi falan kendinizi gereksiz yere derbeder aşık yerine koymaya meyiliniz olduğunu gösteriyor. Ama boşuna yapıyorsunuz. Kız şimdi evlenmeyeceğim, tekrar beraber olalım canım dese atlayarak gidersiniz, hiç de umrumda değil falan demeyin. Acaip kerizmişsiniz evet.
0
sanal hayvan
(14.11.12)
harbi kerizmissin raif efendi, maria icin bile yapilmaz bunlar.

hediyelerini geri al, burdan ucuza satarsin bize.
0
nawres
(14.11.12)
Seninle görüşüp, sonra tam istediği işi alınca ayrılalım demesi,

HEdiyelerinin enteresan bir şekilde çalınması,

daha çıkmıyorken senin aşırı yüce gönüllü olup kızın evinin parasını ödemen veya yardımcı olman,

üzerine 6 ay daha çıkıp çıkmadığın belirsizken kıza para yağman 17bin borca girmen filan,

ya hayatının sonuna kadar bu eziklikle yaşa, ya da git erkek gibi eşi olacak adamla buluşup kibarca bütün bu olanları anlatıp hediyeleri vb geri iste.
0
efrasiyab87
(14.11.12)
öncelikle dediğin gibi malmışsın ve enayinin önde gideniymişsin. Kızı parayla satın almaya kalkmışsın ama o önce davranıp seni satın almış. Ben de kız olsam ve böyle bi mal bulsam iliğine kadar sömürürüm. Ayranı yok içmeye tahtaravanla gider sıçmaya hesabıyla davranmışsın. Cebinde paran yokken kirasına kadar vermişsin.

Benim öyle bi yapım yok demişsin, kusura bakma ama senin yapın filan kalmamış arkadaşım. Yüzsüzlüğün en son sınırına dayanıp kıza olmayacak şeylerle yanaşmaya kalkmışsın. Şimdi yapacağın şey arkadaşının dediği gibi "artık buraya kadar , ver bakalım eşyaları ve hediyeleri" diyip söke söke almak. Eğer vermiyorsa her türlü pisliği yapmak.(Kocası , ailesine söylemek) İcabında kirasına kadar ödediğini kocasına söylemek.
0
aspoo
(14.11.12)
çirkin bi adammısın_? nedir yani senin olayın_?
0
clever
(14.11.12)
Boş ver dostum hayatına bak. Çalışır ödersin borçları bundan sonra da kız arkadaşın olursa emin olmadan işini gaantiye almadan fedakarlık yapma.

aslında nickini okuyunca insan anlıyor nasıl bi acı çektiğini. benzer olaylar benim de başıma geldi evleniyor şimdi. bana bi beşiktaş forması almıştı bakamıyorum formaya bi arkadaşa verdim sende dursun dedim forma geçince sıkıntım alırım dedim. evleneceği kişi de beşiktaş'lı.

ona kürt mantolu madonnayı okutmuştum sen biraz raif efendiye benziyorsun demişti. boş ver hediye isteme görüşmeyi de kes. hatıralarını sil.

ve inan ki bana bu dünya seni sevmeyen biri için ağlamaya değmez. sevse yanında olurdu. bunca sıkıntının karşılığı tecrübe ve mutlu bi hayat. bundan sonra ilişkin olursa sen mutlu olabilirsin ama o ilk mutsuzluğunda seni hatırlayacak. sen mutlu bi ilişkiye başlarsan onu tamamen unutacaksın. acı çekeceksin doğru. ben evlilik haberini alınca hastaneye düştüm 4 serum verdiler kalbim çok hızlı atıyormuş. hemşire ambulansta bana baktı "gülüyor musun ağlıyor musun" dedi. monaliza oldum yani :)
0
meksi
(14.11.12)
hayatımda bu kadar keriz bir adam görmedim. ilyas salman'ın canlandırdığı karakterler senin yanında kurnaz kalır.
0
baldur
(14.11.12)
öncelikle şunu belirteyim. birlikte çok özel şeyler yaşadık. birlikteyken çok bir sorun yoktu. yani inek gibi süzme durumu yok. ben yaptım. o istemese de ben yaptım.

bu kadar açık açık yazdıysam, siz de benim samimiyetime inanın lütfen. hırsızlık olayı da %100 doğru. çirkinlik konusuna gelecek olursak. çirkin filan değilim. süper yakışıklı bir adam da değilim. 1,83 boy. 73 kilo. Eli ayağı düzgün, kendini bir çok konuda geliştirmiş, sosyal ortamda sevilen, sayılan birisiyim. sigara, alkol, kumar alışkanlığım yok.
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
Ayrıca özel mesejdan gelene de cevap olarak, ekleme ihtiyacı hissediyorum.

beni param için sevmedi. sonuçta zengin bir adam da değilim. ortalama bir hayatım var. ben onu sevdiğim için mücadele ettim diyorum. mesele sadece hediyeler değil ki. ona iş bulmam da mı paraya boğmak oluyor? yahut her sıkıntısında yanında olmakda mı paraya boğmak?
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
bir ekleme ihtiyacı daha.

ben onunla birlikteyken hep şunun söyledim. benim bir çift ayakkabım olsun, senin 10 çift.. ben sana 11. sini almaya hazırım. Akşam eve geldiğimde taşın suyunu kaynatsan ve yemek bu desen, ben oturur, onu içer, elini sağlık derim, demişimdir...

ben sevdim arkadaşlar. hepsi bu. mesele sadece para meselesi değil. lütfen biraz daha beni anlamaya çalışın.
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
sevmeyi bilmiyorsun raif efendi.
0
nawres
(14.11.12)
birader tam salak asikmissin kusura bakma. kimsenin sevgisinden emin olmadan yatirim yapma. hem maddi hem manevi. kiz hic bir zaman sana asik olmamis. sadece onun icin olen biten birisini yayinda istemis. ha yaslariniz 35 civari olsaydi ya da kiz biraz erken evlilik guven telasina dusseydi evlenirdiniz bile. kizlar sevdiklerinde asik olduklarinda direk belli ederler. gozlerinden, davranislarindan herseylerinden anlarsin. sana asik olmayan birisine bu kadar baglanman kotu olmus. zamanla normale donersin fakat tahribat hep seninle birlikte olacaktir. gecmis olsun.
0
roadrunnerr
(14.11.12)
uzuldum haline.
kiza karsi asiri duygu beslemis fakat ayni karsiligi gorememis gibisin. genelde turk insani iliskilerinde, bu bi standarttir. hep bi taraf verirken, diger taraf almaya o kadar cok alisir ki, vermeyi aklindan bile gecirmez.. burda veren taraf sen olmussun.
kiz seni finansal anlamda kullanmis gibi gorunuyor. ne zamanki finansal anlamda birazcik destege ihtiyaci varmis, o zaman seni tekrar hayatina almis gibi yapmis gorunuyor.
bence bu verdiklerini kendine dert etme, verdin gitti. bak burasi cok onemli: insan hayatinda her donem hata yapar.. ama kimse bile bile hata yapmak istemez. sen o anki hislerinin verdigi inancla, dogru oldugunu dusundugun seyleri yaptin, geriye donup bakinca her ne kadar cogu yanlismis gibi gorunse de. hangimizin hayatinda geriye donup baktiginda, hersey %100 dogru ki? sen de buna takilma bence. hayatina devam et. kendine eziyet etmeden.
ve herseyden ote sunu aklindan cikarma raif efendi: 'bu hayati sen yasiyorsun, bu hayat senin hayatin, kimse seni mutsuz edecek kadar degerli degil, en degerlisi sensin.'
0
uyku semesi
(14.11.12)
www.yenicarsim.com

bi nikon d7000 2.500 falan ediyor raif kardaş ne yaptın sen ?
0
charlotte blanc
(14.11.12)
Kız resmen senin aşkını harcamış, sana borç olarak geri dönmüş bunlar. Yaşadıkların tecrübe olsun sana abi, bu kadar enayi olmasaydın demeyeceğim, ol enayi ol ama daha önemlisi sevmeyi öğren..

Seni malınla sevmeyecek birini sev..
0
solo
(14.11.12)
Seven insan enayi olamaz olsa olsa şaşkın olur. Olan olmuş bunu dert yapma. Hayat sana daha uygun olanını mutlaka çıkarıcaktır
0
essoist
(14.11.12)
seninkine benzer şeyler yaşayan bir arkadaşım vardı. kız çocuğa altın seti bile aldırmıştı kendine hediye olarak.

bu olayda kız başta sevmiş olsa da, zamanla maddi konular çok ortaya çıktığı için bir noktadan sonra senden yararlanma yoluna gitmiş. başlarken böyle bir niyetle başladığını sanmıyorum ama sen abartmışsın panpa.
0
tantunisultansüleyman
(14.11.12)
vay babam vay.
sen neler yapmışsın.
bence artık çirkinleşmen lazım.
bunun için kıza verdiğin tüm hediyeleri geri iste hemen.
sende nasıl bir kafa var anlamadım ben.
nasıl bir aşk ki bu kıza her seferinde gözün kapalı inanıyorsun.
0
pukay de souza
(14.11.12)
Ne yazsam, nerden başlasam diye çok düşündüm. En iyisi kısa ve net yazayim dedim:

Hayatinda görüp görebilecegin en bencil insana denk gelmistir. Ahlaki acidan dünyada iki cesit insan vardir: iyi ve kötü insan. Sen kötü insana denk gelmissin. Cünkü bütün kötülüklerin nedeni, bencilliktir demisti bir felsefe hocam.

Gelelim bu durumun duygusal iliskiyle baglantisina.

Sana cok net bir cevap: seversen sikilirsin, sikersen sevilirsin.

28 yasindasin. Hayat yeni baslarken, hatta ve hatta oturmuşken, böyle bir sey yasamak, seni diplere sürükler. sürüklesin, bosver. hayatinin tecrübesini yasadin, sonradan anlayacaksin... Yasin da bunu cabuk anlamaya müsait. Aklini basina topla, cik disina, pencelere, apartmanina disardan bak!

Herkesin ilginc bir hikayesi var buna inan. Seninki de bunlardan bir tanesi. koy bur çekmeceye, sakla. zamani gelince, cikar cikar, bak. ders al. duyurunu da silme ya da kopyasini al. 6 ay sonra falan bir bak. neler göreceksin, neler...

Sevmissindir, dogrudur. Zaten gönül sevince önünde hicbir sey duramaz. Sevmek, vermektir, fedakarliktir. Sen hediyelerle, üstelik düsünceli hediyelerle sevgini göstermek istemissin. ancak karsiligini alamamissin. alacagimizin garantisi yoktur her zaman. bu durumu kabullen. ama bir gün bunlarin karsiligini alacaksin, merak etme.

sen kalkip onun icin, o fizanda diye, fizana da gitsen, onun önüne dünyalari da sersen, benligini dahi teslim etsen, o insan seni sevmiyorsa, sevmez arkadaş. aci ama gercek; seni hiç de sevmeyecek. sen ona güzel seyler vererek, askini besledin. pisman olma, ders al. pismanlik faydasizdir. yaşam ise pragmatik ilerler...

" Yüreğimi kıpırdatmayan bir kişi ile deneyimim olsun diye çıkmanın doğru olmadığını düşünüyorum."

Demissin. Ah be güzel kardesim. O yürek tir tir titrer. Agzina gelir. Yanarsin, donarsin. Ama aşk da bu değil midir zaten? Üstelik gözleri kör eden!!!

İyi ki kisa yazdim he?! :) Hediyeleri isteme. Sakin yapma böyle bir sey... birak o karakteri ve hayatla basbasa kalsin. Böyle bir cirkinligin karsisinda asaletini kaybedersen, sen de ondan farksiz olursun. "Bu yapabilecek bir yapim yok" demissin zaten. Evet, yapma. Seni cok iyi anliyorum bu konuda... Sakin sakin yapma.

Ha bir de son bir elestiri: aslinda belki ondan degil senden kaynakli bu durum. Daha önce de degindigim gibi, sen fazla vericisin. Bu yüzden, yineliyorum, durumu kabullen. Aşk gözü kör eder. Sen de kör olmussun, ama gecti. "Ucuz" atlattin. Bir de evlenseydin böyle bir insanla neler olurdu düsün! Bazen kötüde iyi vardir. Unutma...

Bir yakinim dügünün olacagi günün ögleni ayrildi. ayni senin gibiydi. hediyeler, istedigi her seyi yerine getirmeler falan... sonuc: yeni evdeki buzdolabinda yumurta yok diye her sey iptal. yumurta lan bu. yumurta. bakkalda tanesi 15 kurustu o zamanlar... ama olmayacagi varmis iste. simdi evli, tatli mi tatli bir kizlari var. gecen ablasindan yine dinledim. ölüyorum geberiyorum diye anirmis onu severken. sonra aldi yumurtayi...

Özet: bencil insana denk gelmis ve severken sikilmissin. Kurtuldun diye sevin.

P.s. Maria Puder, Raif Efendi'yi hic sevmedi. Raif Efendi de bunu hic göremedi...
0
hiçbirşeyyok
(14.11.12)
arkadaşlar okuyup, beni dinlediğiniz için teşekkürler. büyük çoğunluk isteme taraftarı. annemle de durumu paylaştım. o da benim böyle yapmamın, doğru olacağını söyledi.

asıl mesele. ben, web sitesi yaparak para kazanan adamım ve müşterinin işini %100 yapsam bile para isterken yüzüm kızarır. O yüzden ayrıldıktan sonra aklımın ucundan dahi geçmeyen bu meseleler, arkadaşımın ağır konuşması sonucunda beni bu noktaya sürükledi.

Kız beni sömürdü veya değil. Ancak şunu anlamanızı isterim. Kendimi kabullendirmek için bu hediyeler alınmadı. Ezik olduğum için değil. Ondan başka bir seçeneğim olmadı için de değil. Arkadaşlar ben sevdim. Aşık oldum. Tamam ilk kez bir kızla çıktım. Ama size yemin ediyorum, ben bu zamana kadar beklettiğim için böyle oldu. Bu zamana kadar onlarca kızla da çıkabilirdim. Bu noktada kendimi anlatıp, böbürlenir gibi gözükmek ve anlaşılmak da istemiyorum.

Ben karşımdaki kişiye, paramla görgüsüzlük de yapmadım. Sadece inandım, güvendim ve onun mutluluğu için koşturdum. Teşekkür için yapmadım. Beklemedim de. Ki mesele onun yüzünü güldürmek için para ile yapılan meseleler de değildi. Duygusallık, romantizm, ince düşünme, sevgi, saygı, samimiyet vs vs... Ben bunların hepsini ona yaşattım. Bunu kendi de defalarca söyledi, hissettirdi.

Tekrar herkese teşekkürler.
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
millet eleştiriyor ama film olsa bayıla bayıla izleyip haklı çocuk dersiniz bence.

yaşayarak öğrenilecek şeyler listesinde top sıralarda yer alır senin durumun.
0
fukka
(14.11.12)
komedi diyorum. hiç görmediğin birine sadece yazdıklarından mütevellit 1 günlük istanbul turu ha? o yea baby. sonrasında maddiyata dayalı sözde bir ilişki. Suyundan da koy. hayır, ne zaman bu derece sevdin, ne zaman aşık oldun, ne zaman o aklının gizli köşelerinde saklı kalmış ilişkiyi yaşamaya başladın? Senin özgüven kayış sıyırmış, hatunda bunun emarelerini toplamış. Hediyelerin geri istenmesi konusu ise ayrı bir tiyatro. Bırak yapma. Cezanı çek.
0
dokuzeylul
(14.11.12)
@dokuzeylul

bu kadar şey anlattım. ilk tanışmada istanbul turu konusundan neden yalan söyleyeyim. tamam inanmayabilirsin ama inanman için ne yapayım?
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
sana inanmadım mı demiş ?

yaptıklarının saçmalğından bahsetmiş.

badaksın gördüğüm kadarıyla, üstüne üstlük beta-erkeksin. bunlar birleşince sen de sonunda seni kabul eden birini bulunca yardırmışsın, kız da kullanmış. olay bundan ibaret. hayatına devam etmeye bak ve yaşananları unut.
0
turk kelekom
(14.11.12)
öncelikle aranızdaki ilişki belki başlarda iki sevgili olarak yürüyordu muhakkak. ancak zamanla bu biraz baba-kız ilişkisine dönmüş gibi gözüktü, ya da abi-kardeş. cinsel ilişkinizin içeriğinden bağımsız olarak, sadece anlattıklarından, o tarz bir ilişkinin varlığını hissettim. yani kızcağızımızın belki de aradığı şey böyle bir ilgidir hayatı boyunca, neden olmasın. ve bunu sende gördüğünde, önce aşk duygusu hissetti, daha sonra ise, zamanla bu aşk, yerini sadece sevgiye bırakmıştır. insanoğlu böyledir, bir insana her istediğini yaptığın takdirde, hatta karşısındaki insana bahsetmemesine rağmen, içten içe birşeyi arzu ettiğinde ve bu arzu ettiği şeyler bir bir gerçekleşirse, bunu gerçekleştiren kişiye karşı kendisini borçlu hisseder, bu borçlu hissetmenin devamında ise, o kişiyi sevgiyi paylaştığı bir insan olarak değil, daha çok hayatını sürdürebilmesi için hem zevk hem de ihtiyaç için istediği herşeyi aldırabileceği insan olarak görmeye başlamıştır. dolayısıyla, bir zaman sonra böyle bir ayrılığın olması gayet doğal. ayrılığın sonrasında dahi, senin destekte bulunman zaten yeni bir ilişkinin başlamasına dahi gerek kalmadan, senden destek alabileceğini görmesini sağlamıştır.

hediyeler almışsın zamanında, bu harcamalar sana yüklü bir borç olarak geri dönmüş. fakat ne yazık ki, hediyeleri gidip de geri istemek yakışık almayacaktır. anlıyorum borcun var fakat her insan yaptığı hatanın cezasını hafif ya da ağır çekmelidir. senin hayatında yaptığın bu hataların cezası da o borçlar. dolayısıyla hediyeleri geri istemek yerine, bir şekilde borcunu ödemek için çözümler aramaya koyul.

onun dışında, hediyeleri geri istediğin takdirde, unutman gereken bir insana, ilişki esnasında aldığın tüm hediyeleri görerek, tekrar o günlerin geri gelmesini istemen mümkün olacaktır. bu da sadece sana zarar verir. maddi olarak rahatlatır, ancak manevi olarak uzun vadede zarar vereceği aşikar. dolayısıyla hediyeleri geri istemeyip, kesinlikle bu kişiyle irtibatı bir an önce kesmelisin. telefon, mail, ona ait ne varsa hayatından çıkarıp, atmalısın. mümkünse kendi telefon numaranı dahi değiştirebilirsin. hem 28 yaşındasın, yaşayacak daha farklı anların olacak, çok daha iyi ya da kötü deneyimlerin olacak. bunu da hayatın boyunca yaşayabileceğin kötü deneyimlerden biri. bu yaşadıklarının sonucunda, hayata, insanlara, aşka, vefaya ve duygulara karşı bakış açının değişmesi gerekiyor, ki ister istemez değişmiştir bile.

özetle, şu saatten sonra, senin onunla alakalı ne varsa kafandan silip, ne hediye geri alıp ne de başka birşey yapmaman gerekiyor. kendi hayatına odaklan, kendine odaklan, işine odaklan, başka insanlar tanı, ki şüphesiz tanıyacaksın da. önemli olan, kendine olan saygını ve inancını kaybetme. onunla yaşadıkların senin için sadece bir anı olarak kalsın, geçsin gitsin.
0
soso
(14.11.12)
Mallık, kerizlik, enayilik degil, bunun adi "delusion". Kendi kendine bir ruya tasarliyor ve kendini o ruyaya inandiriyorsun. Bu ruya, aklinin ve mantiginin onune geciyor. Deyim yerindeyse, "kendi kendine beyin yikama" da diyebiliriz buna. Tabii o ruyadan nemalanan taraf da, seni kullaniyor bu arada.

Olaya iyi tarafindan bakalim: Bi daha boyle bir sey yapmazsin. Tecrubelisin artik. Eh, tecrube de bedava elde edilen bir sey degil. Kimi daha az bedel oduyor, kimi daha cok. Su veya bu konuda tecrubeliyim diyen birisi, o tecrubeyi kazanmak icin maddi ve manevi bedeller odemistir. Bedel odemeden tecrube sahibi olunmaz. Kim ki, "Bedel odemeden tecrube sahibi oldum" diyosa, bil ki yalan soyluyordur. "Ancak benim bunca sıkıntımın bir karşılığı olmalı..." demissin ya, iste karsiligi, bu tecruben. Yoksa, hakime gidip "Evlenme vaadiyle beni kandirdi ve elimden su kadar liralik hediye aldi" dersen, ne cevap alirsin bilmiyorum. Hediyeleri geri iste. Isterken, "Cocuklar Gulsun Diye dernegine bagislayacagim" dersin.

"Elinle cicek buyutmek" ifadesi, hala romantizm pesinde oldugunu gosteriyor. Artik aramiza donmelisin.
0
compadrito
(14.11.12)
cevaplar arasında gerçekten çok güzel yazanlar var. okuyucu olarak bana bile çok çok faydalı düşünceler. kendi adıma onlara teşekkür ederim.

*******

yaşadıkların yakından tanıdığım (kadın) birinin yaşadıklarına çok benziyor.
kendinin olmadığı halde sevdiğinin olması için çabalamaların, koşturmaların,vs..
o yüzden seni o kadar iyi anlıyorum ki..

sevmişsin..
tam da raif efendi gibi sevmişsin hatta..
ve sahip olduğun her şeyi vermek istemişsin..
"ben"den önce "sen" demişsin..

bundan sonra her karşına çıkana şüpheyle yaklaşacaksın, güvenemeyeceksin ve bahsettiğin kadar çoğu geçtim, normal bir ilişki yürütecek kadar bile sevemeyeceksin. ama, hayatının tecrübesini kazanmış oldun..

maddi olarak kaybettiklerini unut. verilen şeyler geri istenmez. ama ayrılmalarda çok ciddi büyük pahada hediyeler varsa geri verilmemesi de o kişinin ayıbıdır bence (bana sorsan, her şeyi geri veririm).

gerçekten çok düşük seviyeli bir yapıya sahipmiş karşındaki. ve ne yazık ki bu yaptıkları da (kendi çıkarı için senin borçlara girmene göz yumması) onun yanına kalmaz, çıkar aheste aheste.

onu ve onunla ilgili her şeyi hayatından çıkar. temiz bir sayfa aç ve hayatına öyle devam et.

umarım gerçek maria puder'ini bulursun..


çünkü piyasada o kadar çok sahte raif efendi'ler ve maria'lar var ki...



***
bir de söylemeden duramayacağım (ama kimseye karşı kişisel tavrım yok, lütfen yanlış anlaşılmasın); kişinin kendisine bir takım sıfatlar yakıştırmasıyla üçüncü kişilerin de aynı şeyi yapması aynı şey değildir. ayıptır. o kişinin kendisiyle olan bağı/ilişkisi/samimiyeti(ne derseniz artık) ile üçüncü kişiler arasındaki ilişkisi bir mi de o cüreti kendinizde buluyorsunuz anlayamadım. yakışmıyor diyeceğim ama herkes kendisine yakışan şekilde ifade ediyor düşüncelerini tabi..
0
holy diver
(14.11.12)
öncelikle büyük geçmiş olsun. bu kız, sen hediyelerini geri istesen de sana iade edecek gibi gözükmüyor. bir daha ki ilişkilerinde de böyle pahalı hediyeler almaman ve büyük harcamalar yapmaman senin yararına olacaktır. Ama sen bir sonraki sevgiline ya da bu kız sana geri dönse yine bu kıza aynı harcamaları yapacaksın o ayrı... hayırlı başarılar.
0
pascaldiscoda
(14.11.12)
böbreğinin gitmediğine şükret, kız insaflıymış.
0
kirkbir
(14.11.12)
@dirildimde geldim

Bek gözel didin abim de, 17 bin lira borcla, AVM'ye gidip nasil "Tanrim beni bastan yarat!" denebiliyor?
0
compadrito
(14.11.12)
vay anasını neler var ya. biz de gerçek değildir bu adamlar idare eder durumdakileri kaçırmayalım bari filan diyoruz.

hediyeleri isteme. neye malolmuş olursa olsun sen onları içtenlikle ve mutlu etmiş olmak için aldınsa ki öyle diyorsun, şimdi iş borç ödemeye gelince, kız terkedince dur geri alayım bunları kurtarayım olmaz. seven için, sevilenin sefası da cefası da boynunun borcu. alırken düşünecektin bu iş olmazsa ayrılırsak bana koyar mı bu fotoğraf makinesini almış olmak diyecektin. geçmiş gitmiş artık.

değişme, piç olma. herkes gibi olmak, devrin adamı olmak zorunda değilsin. sadece bir daha ki sefere şunu bil, seni seven kadın, seni öyle bir maddi sıkıntıya sokacak hediyeleri asla kabul etmez. yok ne gerek vardı hayatta olmaz filan diyip de neyse madem bu seferlik alayım vs değil bak, kesinlikle kabul etmez. kendimden biliyorum. sonunda onu mutsuz edecek hiç bir şey beni mutlu etmez çünkü.

bence güzel bi insansın. acı çekmek istemiyorum dersen anlarım ama yine de değişme bence.
0
yassa leyn
(15.11.12)
böyle bir şeyi kendi senden istemedikçe neden yaptın sana minnet duymasını falan mı istiyosun ya da o bana bakar diyip senden vazgeçmez gibi bi fikirle mi yaptın bunları sevdim yaptım dersin biliyorum ama biraz başka şeyler var gibi hediyelerini geri istemen parasal olarak sana yararsa iste yoksa napıcan daha para harcama yeter kıza kendi borcunu harcını bitir yarın öbürsügün ailen olcak senin de onlara biriktir
0
nunishuris
(15.11.12)
raif kardeş, enayiliği filan geçtim boşver onu da, ne yap ne et o hediyelerin hepsini çatır çutur al kızdan, senin öyle bir yapın yoksa ben senin için yaparım ama d7000'i ucuza vereceksin bana :d kız vermezse kocasına söyleyeceğini söyle her şeyi odü patlar garanti, belki sen istemiyorsun ama o hediyeleri geri aldığında kendini keriz hissetme katsayın çok düşecek, ayrıca al yani ıphone ne amk ?
0
gates
(15.11.12)
Özür dileyerek yazıyorum ama ona iş buldum, şu hediyeleri aldım (modeline kadar), şöyle para verdim, tedavisini yaptırdım falan diyorsun da,bunları zaten dediğine göre isteyerek, severek yapmışsın, ne gerek var burada çarşaf çarşaf yazmaya, listeleyip göze sokmaya? Sadece para gücüyle yapılabilecek şeylerden bahsetmiş olman tuhaf bence. Tamam insan çok sevince her şeyi yapar, helal olsun ama dememişsin ki bana öyle bir bakardı ki nefesim kesilirdi ya da saçlarını okşarken sonsuza kadar sürsün isterdim o an. Ne mübarek, ne müthiş adamsın densin mi istiyorsun sana? Bazen bir minik öpücük o nikon d7000 midir nedir ondan daha değerlidir.
0
zuppa
(17.11.12)
(2)

Geniz eti alındıktan sonra tekrar oluşur mu ?

spica
Yıllar önce ameliyatla aldırmıştım. Nefes almam gayet düzenli idi lakin birkac aydır sürekli burnum tikali nefes almam güç hele ki hamam gibi ortamlarda boguluyormusum gibi hissediyorum. Doktora gideceğim ama tekrar geniz eti oluşmuş olma ihtimali varmi acaba ?
Yıllar önce ameliyatla aldırmıştım. Nefes almam gayet düzenli idi lakin birkac aydır sürekli burnum tikali nefes almam güç hele ki hamam gibi ortamlarda boguluyormusum gibi hissediyorum. Doktora gideceğim ama tekrar geniz eti oluşmuş olma ihtimali varmi acaba ?
0
spica
(14.11.12)
www.youtube.com

Tekrar olusurmus hocam.
0
compadrito
(14.11.12)
ben aldırdım sonra tekrar oluştu rahatsız edince bi daha alındı ama ilki kadar büyük değildi
0
aleoveralıkrem
(15.11.12)
(1)

ingilterede yakın zamanda olan ayaklanmalar

90lar türk pop
arap baharına paralel olarak yakın zamanda ingiltere fena karışmıştı.yabancılar sanırım ayaklandılar. bu ayaklanmalara ingiliz gazeteleri ne ad verdi? ya da bir link göndermeniz mümkün mü arkadaşlar?
arap baharına paralel olarak yakın zamanda ingiltere fena karışmıştı.yabancılar sanırım ayaklandılar. bu ayaklanmalara ingiliz gazeteleri ne ad verdi? ya da bir link göndermeniz mümkün mü arkadaşlar?
0
90lar türk pop
(14.11.12)
(3)

pastanelerdeki inanılmaz mantık hatası

dokunmakalbime
bence poğaça, simit ve açmanın bildiğimiz kuru ekmekten pek farkı yok. neden pastaneler kuru kuru poğaça, açma, simit satar ve insanlar deli gibi tüketir? kuru ekmek yersen zavallı, ezik bilmem neysin ama poğaça yiyince bişey yok he mi? bence bunların yanında peynir, zeytin, salam, domates falan da
bence poğaça, simit ve açmanın bildiğimiz kuru ekmekten pek farkı yok. neden pastaneler kuru kuru poğaça, açma, simit satar ve insanlar deli gibi tüketir? kuru ekmek yersen zavallı, ezik bilmem neysin ama poğaça yiyince bişey yok he mi? bence bunların yanında peynir, zeytin, salam, domates falan da olmalı.

imza : kuru poğaça mağduru
0
dokunmakalbime
(14.11.12)
ekmeğin on katı yağ var. daha çok tuz var. yumurta var. sonra bunun içi zeytin, pattis, beynirlisi var. pizza gibilisi var onda biber bile var. susam var. haşhaş var. var oğlu var. hele haşhaşlı çörek. ekmekle bir mi şimdi bu? ekmek bulamıyosanız pasta yiyin olmuş bu :)
ayrıca poğaçada mahlep var mahlep dünyanın en güzel bişeyi.
ekmekte sadece un,su,tuz,maya.
bağdat baharatın poğaça harcı var. herkese tavsiye olunur, fırınınız varsa yarım saat içinde en bi sağlıklı poğaçayı kendiniz yapabilirsiniz.

ya sadegazoz da aynı konuya değinmiş. o açmalar nerede? pofuduk pofuduk olurdu açma dediğin. kimse açma yapamıyor artık. açma dünyasındaki bu gizem nedir? biri açıklasın.
0
kediebesi
(14.11.12)
Saydıkların ile ekmek arasında bir fark görememen enteresan tabi, bununla birlikte saydığın mamüllerin tamamının zeytinli peynirli vs. vs. çeşitleride mevcut.
0
poseidon1
(14.11.12)
www.geziistanbul.com

pastane var pastanecik var. sen paradan haber ver dostum. parayi bastirirsan, o dediklerinin hepsi var.
0
compadrito
(14.11.12)
(1)

Telaffuzu gelistirmek

dahinnotha
Merhaba, konu yabanci dil, fr. telafffuzum hosuma gitmiyor. nasil gelistirebilirim? ayrica anlama hizim dusuk. kolay bi sey de olsa bi iki saniye sonra jeton dusuyor. nicin? ne yapilabilir?
Merhaba, konu yabanci dil, fr. telafffuzum hosuma gitmiyor. nasil gelistirebilirim? ayrica anlama hizim dusuk. kolay bi sey de olsa bi iki saniye sonra jeton dusuyor. nicin? ne yapilabilir?
0
dahinnotha
(14.11.12)
beta.eksisozluk.com

bu yazidaki ingilizce kelimelerini fransizca olarak degistir ve uygula.
0
compadrito
(14.11.12)
(4)

Fazıl Say ın Arabesk müziğe tepkisi...

sonhakan
Arabesk müzüik için aşağılık ve iğrenç nitelemeleri onu dinleyen kesimi rencide etmez mi? Sonuçta bu işin matemetiği yok beğenme meselesi beğeniyorsam iyidir.bu kadar basit.Yanlış mıyım ?
Arabesk müzüik için aşağılık ve iğrenç nitelemeleri onu dinleyen kesimi rencide etmez mi? Sonuçta bu işin matemetiği yok beğenme meselesi beğeniyorsam iyidir.bu kadar basit.Yanlış mıyım ?
0
sonhakan
(14.11.12)
Arabeski ben de iğrenç bulsam da haklısın.
0
trinitrotoluen
(14.11.12)
fazıl say başkasının rencide olabileceğini düşünebilecek veya umursayacak kapasitede birisi değil öncelikle...
ayrıca bu kadar sivri açıklamalar yapmasa kimsenin umurunda olmayacak söyledikleri. nasıl dikkat çekecek? e bir de kendi şak şakçı tayfasına hoş gözükmek zorunda. vay be adam ne cesur demelerini bekliyor... e kendi tayfası da arabesk ten nefret ettiği için bence fazıl say açısından gayet yerinde açıklamalar bunlar...
not: arabesk harbiden iğrenç benim gözümde de ama dinleyen adamdan banane yahu.
isteyen dinler isteyen dinlemez...
0
enkolaykullaniciadi
(14.11.12)
yahu bayadır unutulmuştu fazıl say.
şimdi gündemi çok esaslı bir şekilde meşgul edecek açıklamalar olmuş bunlar...
adam zaten gündeme gelme sevdasında...
hayır ben hala bu söylediklerini savunabilen adamlara şaşıyorum...
arabesk müzik ile vatan hainliğini hangi aklıselim insan bağdaştırabilir?
0
benaslindayohum
(14.11.12)
Fazil Say'a laf uzatan dingillerin, Kapikule gumruk kapisinin 1 kilometre batisinda veya Gurbulak gumruk kapisinin 1 kilometre dogusunda veyahut Turkiye'de ne gibi bir basarisi veya sohreti var acaba? Bundan 100 sene sonra hic birimiz hatirlanmayacagiz. Ama Fazil Say ve Orhan baba hala dinleniyor olacak.
0
compadrito
(14.11.12)
(2)

ankara' da kpds icin ingilizce kursu

munchausen by proxy zooey deschanel
gencler ben su an kamu yonetimi 3. Sinif ogrencisiyim. bu sene dil kursuna baslamam gerekiyor. ingilizcem rezalet. ankara' da nereyi onerirsiniz. kpds de seneye iyi bir puan cakabilmem icin yardimlariniza ihtiyacim var.
gencler ben su an kamu yonetimi 3. Sinif ogrencisiyim. bu sene dil kursuna baslamam gerekiyor. ingilizcem rezalet. ankara' da nereyi onerirsiniz. kpds de seneye iyi bir puan cakabilmem icin yardimlariniza ihtiyacim var.
0
munchausen by proxy zooey deschanel
(14.11.12)
compadrito
(14.11.12)
English Exam Center
0
sharon and hope
(14.11.12)
(1)

makale aranıyor.

anarkokombi
osmanlını kuruluş dönemi (osman,orhan,murat) ile ilgili 2010-2011 yıllarında yayınlanan makale yahut bilimsel dergilerde yayınlanan yazılar aramaktayım . nerden ve nasıl temin edebileceğimi bilen varsa yardımcı olur is sevnirim . şimdiden teşekkürler . iyi akşamlar.
osmanlını kuruluş dönemi (osman,orhan,murat) ile ilgili 2010-2011 yıllarında yayınlanan makale yahut bilimsel dergilerde yayınlanan yazılar aramaktayım . nerden ve nasıl temin edebileceğimi bilen varsa yardımcı olur is sevnirim .

şimdiden teşekkürler . iyi akşamlar.
0
anarkokombi
(13.11.12)
acikders.ankara.edu.tr

sablon.sdu.edu.tr

www.tid.web.tr

jfa.arch.metu.edu.tr

www.historystudies.net



www.acikders.org.tr

ÜLKEMİZDE BULUNAN BELLİ BAŞLI AÇIK ERİŞİM VERİTABANLARI

www.toplukatalog.gov.tr (TÜBİTAK - ULAKBİM)

uvt.ulakbim.gov.tr (TÜBİTAK - ULAKBİM ULUSAL VERİTABANLARI)

www.mitosweb.com (AÇIK ERİŞİM VERİ TABANLARI PORTALI)

www.iudergi.com (İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DERGİLERİ)

onlineyayinevi.ankara.edu.tr (ANKARA ÜNİVERSİTESİ YAYINLARININ TAMAMI)

Uluslararası Akademik Açık Erişim Veritabanı:
scholar.google.com.tr (kısmen açık erişim)
opendoar.org

oaister.worldcat.org


www.doaj.org/
0
compadrito
(16.11.12)
(6)

değişik bir gönül işleri sorusu

focke wulf
hani hep çalışanlar stajyerlere asılır ya.ben de ki durum tam tersi.güzide ülkemizin en taşaklı şirketlerinden birinde part-time işe başladım. son sınıf öğrencisiyim. burada yanımdaki masada benden sadece 1 yaş -hatta 11 ay- büyük bir hatun var. 1 + yıldır çalışıyor. bunun sebebi hem benim geç kalma
hani hep çalışanlar stajyerlere asılır ya.ben de ki durum tam tersi.

güzide ülkemizin en taşaklı şirketlerinden birinde part-time işe başladım. son sınıf öğrencisiyim. burada yanımdaki masada benden sadece 1 yaş -hatta 11 ay- büyük bir hatun var. 1 + yıldır çalışıyor. bunun sebebi hem benim geç kalmam, onun da biraz erken bitirmesi.

neyse çok tatlı, bebek gibi hatun. güzel mi güzel. iyi de bir muhabbetimiz var. şimdi yazamam çekindim de okulum 2 aya bitiyor. 5-6 ay sonra da burda full time işe başlayacağım büyük ihtimalle.

sizce şansım olur mu ki ? ya da şu an yaz diyenler el kaldırsın ?
0
focke wulf
(12.11.12)
bekle.
0
basond
(12.11.12)
ayni isyerinde calistigin kiza yazma, pisman olursun.
0
compadrito
(12.11.12)
bekle
0
yue
(12.11.12)
iş yerinden sevgili olmaz. saçmalama. başka sosyal çevreler edin, kafanı dağıt.
0
spiritus sanctus
(12.11.12)
yaz.
0
clones
(12.11.12)
bekleyeyaz:)

iş yerinden sevgili olmaz lafına yüzde yüz katılıyorum. sabah akşam aynı muhabbetler döner, hayattan soğursun.
0
fayfim
(12.11.12)
(1)

Makalede Kısa Yardım

jesterdvine
Bir belgeselle ilgili yazdığım değerlendirme makalesindeki sonlara doğru bir paragrafta işin içinden çıkamadım. Pek içime sinmedi. Bir bakın da anlatım bozukluğu noktalama işareti yanlışlığı vs var mı söyleyin yav :)"Freud’un bu makalede de bahsedilen insan davranışı hakkındaki fikirleri düşünüldüğü
Bir belgeselle ilgili yazdığım değerlendirme makalesindeki sonlara doğru bir paragrafta işin içinden çıkamadım. Pek içime sinmedi. Bir bakın da anlatım bozukluğu noktalama işareti yanlışlığı vs var mı söyleyin yav :)

"Freud’un bu makalede de bahsedilen insan davranışı hakkındaki fikirleri düşünüldüğünde; İlk önemli işleri “Dünyayı Demokrasi için Daha Güvenli Bir Yer Haline Getirmek” fikriyle beraber ABD’nin
I. Dünya Savaşına girişini halkça kabul edilebilir kılmak (Ewen, akt. O'Shea, T. (2001) ve 1929 yılındaki geniş ilgi uyandıran bir yürüyüşteki kadınlara “Özgürlük Meşalesi” olarak sigara içirtmek olan Bernays’in açtığı yoldan gidenlerin eserleri kalıcıdır. (burada sorun yok)

Şu andaki dünyamızda da hakkında hiç düşünmeden kabul edebileceğimiz “gerçekler” üretilmiş ve üretilmektedir. Bu ateşi 11 Eylül saldırıları sonrasında gördüğümüz Araplara karşı duyulan nefret ve Irağın işgalini “Demokrasi Getirmek Adına” meşrulaştırmak olarak gördüğümüz işi basitçe hakkında bildiğimiz şeyleri yeniden çerçeveleyip büyük kitlelere ulaştırmak olan Bernays yakmıştır ve Sigmund Freud’un insan doğasına ilişkin irrasyonellik ve içgüdüsellik savlarından hareketle milyonları istenen şeye yönlendirmenin yolunu keşfetmiştir.

(burada sorun yok) Bütün bu çabaları konu alan belgesel The Century of Self sadece tarafsız bir fotoğraftır. 1970’li yıllardaki Varoluşçuluk ve Hümanizm gibi akımlarsa çoğunlukla Freud’un istemeden yol açtığı dalga altında kalmış ve uygulamalar açısından kenara çekilmiştir. Bu yüzden de biraz karamsarca da olsa Freud insan davranışı hakkında haklıymış deyip yeğeni Bernays’in de son derece usta bir şekilde bu açıklığı kötüye kullanabilmeyi gösterdiğini söyleyebiliriz."
0
jesterdvine
(12.11.12)
Irağın yerine Irak'ın olacak

yilindaki yuruyusteki yerine, yilinda yuruyusteki desen daha sugar olur

Şu andaki dünyamızda da hakkında (ne hakkinda?)

deyip yerine diyerek daha sugar olur

akimlarsa'dan sonra bir virgul sugar olur

gördüğümüz işi'den sonra bir virgul sugar olur
0
compadrito
(12.11.12)
(16)

çikileta mı çikelata yoksa çukulata mı???

qwermans
hangisi daha güzel?(ya da ekstradan başka bir deyiş de ekleyebilirsiniz.)
hangisi daha güzel?
(ya da ekstradan başka bir deyiş de ekleyebilirsiniz.)
0
qwermans
(12.11.12)
çikolat en güzeli bence.
0
hope ender
(12.11.12)
çoklıt derim arada.
0
basond
(12.11.12)
çikolata. orijinali kulağa daha tatlı geliyor bence.
0
gzg
(12.11.12)
genel olarak hepsine çikilop diyorum ben
0
hasmetizm
(12.11.12)
hepsi itici.
0
jpsartre
(12.11.12)
çikolata+1

diğerleri yandan yemiş.
0
goldentitan
(12.11.12)
ben kısaca çÇç diyorum
0
jedilance
(12.11.12)
Çikolata varken ne diye onlar ki?
0
Vicy89
(12.11.12)
çukulata > çikolata > çikileta > çikelata
0
bass solo take one
(12.11.12)
kardeşimle beraber çikileyta deriz
0
MiraTaurus
(12.11.12)
çikolata iyidir.
diğerleri saray,şölen falan
0
vizdilva
(12.11.12)
Çikülat da olabilir bence.
0
pirasa sevmem
(12.11.12)
çikoleyt.
0
Skey295
(12.11.12)
çükületa
0
compadrito
(12.11.12)
çikoleybüs
0
erayguloglu
(12.11.12)
şokolat
0
9kuyruklukedi
(12.11.12)
(5)

genel psikoloji kitap önerisi

plastic_angel
psikolojiye merakı olanlar için önerebileceğiniz güzel bir kaynak arıyorum. genel şeyler işte, teknik şeylerden değilde daha çok hobi olarak ilgilenenlerin sıkılmadan okuyabilceği bir kaynak arayışındayım. Doğan Cüceloğlu - insan ve davranış, rod plotnik - psikolojiye giriş ve david brooks - sosyal
psikolojiye merakı olanlar için önerebileceğiniz güzel bir kaynak arıyorum. genel şeyler işte, teknik şeylerden değilde daha çok hobi olarak ilgilenenlerin sıkılmadan okuyabilceği bir kaynak arayışındayım.

Doğan Cüceloğlu - insan ve davranış, rod plotnik - psikolojiye giriş ve david brooks - sosyal hayvanı ve jerry burger - kişilik kaynaklarını okudum.

Teşekkürler şimdiden.
0
plastic_angel
(12.11.12)
Psikoloji ve Yaşam - Philip Zimbardo & Richard J. Gerrig
0
Hallerlale
(12.11.12)
bütüncül psikoterapi - dr tahir özakkaş.
0
ben smyrna
(12.11.12)
www.dr.com.tr

psikoloji okumaya başlamadan önce aldım, hala yararlanırım.
0
empati kuramayan psikolog
(12.11.12)
freud'un günlük hayatın psikopatolojisi ve interpretation of dreams. ikisi de iyi fikir verir. psikanaliz ve uygulama da olabilir. içinde çok teknik şeyler yok o kitabın da.
0
cagdas donem kuramcisi
(12.11.12)
Insan Olmak - Engin Gectan
Sevme Sanati - Erich Fromm
Az Secilen Yol - Scott Peck

www.kitapyurdu.com
www.idefix.com
www.kitapyurdu.com
0
compadrito
(12.11.12)
(1)

Kitap Adı?

Agnahie
Elimde kapaksız bir kitap var. Charles Aznavour'dan sıkça bahsedilen bir roman. Teknede yaşayıp balıkçılıkla geçinen çok seksi çekici bir puşt. Tam bir retro. Kumsalda bi kadınla tanısıyor kadının arkadaşlar falan tekneye davet ediliyor o akşam kadınla işi pişiriyor. Sonra sevgili oluyorlar. Herif b
Elimde kapaksız bir kitap var. Charles Aznavour'dan sıkça bahsedilen bir roman. Teknede yaşayıp balıkçılıkla geçinen çok seksi çekici bir puşt. Tam bir retro. Kumsalda bi kadınla tanısıyor kadının arkadaşlar falan tekneye davet ediliyor o akşam kadınla işi pişiriyor. Sonra sevgili oluyorlar.
Herif balıkçı ya bi balıga takıntı yapmış. Orfoz balıgına. sürekli hayvanın kaldıgı magaraya gidip onu yakalaamaya calısıyor falan. Kitabın sonunda kadın bunu terk ediyor. Adam terkettiğini nihayet balıgı yakalayıp tekneye dönerken anlıyor. Böyle odun gibi anlatıyorum ama çok güzel kitap yani. Adı ne bu kitabın bilen var mı?

Sürekli charles aznavour dinlenmesinden tutun da başka şeylere kadar falan kitabın 60 sonu 70 ortası yıllarda basıldıgını veya yazıldıgını da düşünmekteyim. Bi el verin kardeşinize.
0
Agnahie
(12.11.12)
kitaptan bir iki cumle yazman mumkun mu?
0
compadrito
(16.11.12)
(3)

ingilizce ama nasıl ?

fenerbasket
şimdi arkadaşlar ingilizce öğrenmek istiyorum ama kurs için vaktim pek yok. çalışan biriyim. temeline çok yabancı değilim, neler önerirsiniz. çok istesem bile ne kadar öğrenebilirim?
şimdi arkadaşlar ingilizce öğrenmek istiyorum ama kurs için vaktim pek yok. çalışan biriyim. temeline çok yabancı değilim, neler önerirsiniz. çok istesem bile ne kadar öğrenebilirim?
0
fenerbasket
(11.11.12)
dil konusunda doğuştan bir yatkınlığın varsa:

kitap okuyarak (İşe gidip gelirken okuyabilirsin)
film izleyerek
müzik dinleyerek
kendi kendine ingilizce düşünerek
oyun oynayarak

çok rahat ingilizce öğrenebilirsin. tabi meraklısı olman lazım.
0
reavelyn
(11.11.12)
yabanci arkadaslar edin ya da sana yardim edebilecek birilerini bulup onlarla ingilizce konus. kagit ustunde istedigin kadar ogren ama konusamadiktan sonra bir hicsin.
0
eindaclub
(11.11.12)
beta.eksisozluk.com

bi de bana mesajla e-mail adresini verirsen, sana bi kac dosya yollayayim, faydasini gorursun.
0
compadrito
(11.11.12)
(5)

jackass profesyonelleri

vizdilva
'evinizde denemeyin bunlar profesyonel' falan diyor, bu adamları profesyonel yapan nedir? ciddi ciddi eğitim/idman falan mı, yoksa televizyona çıktıkları için mi:)düşerken falan kollarını bacaklarını doğru şekilde uzatmak, knoxville gibi bir eliyle sürekli aletini korumak falan mı?
'evinizde denemeyin bunlar profesyonel' falan diyor, bu adamları profesyonel yapan nedir? ciddi ciddi eğitim/idman falan mı, yoksa televizyona çıktıkları için mi:)
düşerken falan kollarını bacaklarını doğru şekilde uzatmak, knoxville gibi bir eliyle sürekli aletini korumak falan mı?
0
vizdilva
(11.11.12)
Bi yerlerini kirsalar bile dert etmeyecek olmalari. Diger bir yandan izleyicilerin yapip bi yerlerini kirip vs dava acma ihtimallerini ortadan kaldirmak. Biz demistik hesabina getirmek icin.
0
she was my baby
(11.11.12)
Bir iş için para alıyorsan profesyonelsindir.

Adamlarin işi bu, şov yapmak. Sadece tek kamerayla gidilmiyor muhtemelen arkada sağlık ekibi de var.

Ve son olarak bunu yazmak zorundalar, yazmazlarsa malın birisi yapar sonra da dava açar beni özendirdiler ne bileyim 2. kattan atlarsam bacağımın kırılacağını diye.
0
lpgli tosbaga
(11.11.12)
uyarının sebebini anladım da, ben daha çok 'profesyonel'lik kısmına takıldım. yani cidden tecrübe, eğitim falan mı var diye..
0
🌸vizdilva
(11.11.12)
stunt okullari var
0
aero dynamik
(11.11.12)
compadrito
(11.11.12)
(4)

Ankara'da Meze + raki en iyi yer?

engel
Merhaba,Ankarada meze ve raki keyfi icin en iyi adresler neresidir? En iyi balik yencek yer degil de en iyi meze karides kalamar?
Merhaba,
Ankarada meze ve raki keyfi icin en iyi adresler neresidir? En iyi balik yencek yer degil de en iyi meze karides kalamar?
0
engel
(11.11.12)
akdeniz akdeniz fena değil.

farabi'de.
0
soulforge d
(11.11.12)
compadrito
(11.11.12)
lennonn
(11.11.12)
zgrydn
(11.11.12)
(2)

Teknik ingilizce terimleri

cemlemikonusuyorsun
selamlar. teknik ingilizce diye bi dersimiz var, sınavda şekillerin teknik isimlerini soracakmış. quiz olduk mesela hemisphere inverted exerted revolved curved circle cone prism gibi şeyler var basit şeyler sayılır. fakat bunların genel başlığını bulamadım hepsine bakmak istiyorum. internette de ara
selamlar.

teknik ingilizce diye bi dersimiz var, sınavda şekillerin teknik isimlerini soracakmış. quiz olduk mesela hemisphere inverted exerted revolved curved circle cone prism gibi şeyler var basit şeyler sayılır. fakat bunların genel başlığını bulamadım hepsine bakmak istiyorum. internette de aradım bulamıyorum.

bilen varsa yazarsa çok güzel olur.
0
cemlemikonusuyorsun
(11.11.12)
Abi, hiç okumadım etmedim. Sırf sana bulayım diye google da technical english terms yazdım ve şöyle bir şey çıktı(kitap galiba):

tr.scribd.com

Belki böyle aratırsan sen de bir şeyler bulabilirsin.
0
otonom
(11.11.12)
compadrito
(11.11.12)
(22)

babanızı seviyor musunuz ?

soljenitsin
ben şahsen sevmiyorum.hiç anlaşamıyoruz..şu an farklı şehirlerdeyiz telefondan konuştuk az önce hayatımda bu kadar zoraki konuşma görmedim.sizde de oluyor mu böyle ?
ben şahsen sevmiyorum.hiç anlaşamıyoruz..şu an farklı şehirlerdeyiz telefondan konuştuk az önce hayatımda bu kadar zoraki konuşma görmedim.

sizde de oluyor mu böyle ?
0
soljenitsin
(10.11.12)
önceden nefret ederdim son zamanlarda nefret bile etmiyorum. o da artık herkes gibi. kimsenin babasıyla iyi anlaşması gerekmiyor
0
sonsuz
(10.11.12)
aslında sevıyorum ama cogu zaman sacmalıyor, aptal aptal seyler yapıyor. sınır oluyorum o zaman sevmıyorum..
0
ece_ce
(10.11.12)
bazen çok sinirleniyorum ama gözümde sınırsız kredisi var, o olmasa olmam sonuçta, hem sunduğu imkanlar...
0
wayne
(10.11.12)
seviyorum tabi lan.
0
pukay de souza
(10.11.12)
çok seviyorum hemde.
0
mantarliborek
(10.11.12)
ece_ce +1

bazen çok tav ediyor beni bazen de çok seviyom keratayı yine de babadır tabi kıyamıyor insan
0
beyazatlicokoprens
(10.11.12)
ben babamı çok seviyorum.
0
basond
(10.11.12)
babam derdi, küçükken babalar kahramandır, biraz büyüdükçe "sen bilmezsin"dir, daha büyüdükçe "keşke babam yanımda olsadır".

galiba yaşlandıkça onu sevmeye, sevmesen bile anlamaya, anlamasan bile kabullenmeye başlıyoruz. kaybedince ise kaybettiğimiz için üzülüp, keşke yanımda olsa, keşke daha sık birlikte olabilseydik diyoruz belki de. eğer uç örnek değilse...

benim babam yaşıyor, çok şükür ve şu an ben keşke yanımda olsa diyemesem bile taktir ediyorum, geçmişteki bazı yanlışlarına rağmen. teşekkür ediyorum emekleri için.
0
puc
(10.11.12)
lan öyle böyle sevmiyorum ha o kadar kızdığım afra tafra yaptığım adam birgün dönüp patlatmadı o derece.. benim oğlan bana aynılarını yapacak aç bırakıp öldürürdüm herhalde..

bir de insan babasını ilk zamanlar herşeyi bilen süper insan sanırmış sonra ise bişi bilmediğini düşünmeye başlarmış e gözünde o kadar büyüttüğün adamın hatalarını farketmeye başlıyosun ama sonra yani son gelmeye başladığında tekrardan onun aslında herşeyi bildiğini ama gerektiği gibi davrandığını farkedermişsin.. lan olum annenizi seviyorsa sevmemeniz için ahım şahım bir sebep yok ortada bence..
0
andlee
(10.11.12)
puc'la aynı şeyi söylemeye çalışmışım aslında :D
0
andlee
(10.11.12)
babam bir yana, dünya bir yana. babam yoksa, yaşamanın anlamı yok! sırdaşım, dostum, herşeyim lan babam benim.
0
lionel andres
(10.11.12)
şahsen ben sevmiyorum. yani arasira iyiyiyiz genellikle kavga ederiz o yuzden uzun zaman once onu anlamaya calismaktan vazgectim sonra bir baktim sevgim de bitmis.
0
la femme de turc
(10.11.12)
şöyle söleyim ölse üzülmem, cenazesine bile ayıp olmasın diye giderim, baba olmak oğlunu köle gibi kullanma veya herhangi birisiymiş gibi davranma hakkı vermez bazı babalar gerçekten o sıfatı haketmiyor, benimkide onlardan.
0
ananza
(10.11.12)
sevmiyorum karakter olarak
0
rastgele bir gun
(10.11.12)
sevmem ama saygı duyarım tersleşmem yani
0
lathspell
(10.11.12)
sevin lan babanızı, manyak mısınız, pişman olursunuz sonra :(
0
ron dennis
(10.11.12)
iyiyiz.
0
japon askeri
(10.11.12)
0
compadrito
(10.11.12)
O kadar cok seviyorum ki, bazen onu dusunurken aglayacak gibi oluyorum sevgimden. Anneme de aynisi
0
sharon and hope
(11.11.12)
sevmiyorum, görüşmüyorum.
0
gakgul
(12.11.12)
babamdan daha çok kimseyi sevmiyorum. hiç düşünmeden ölebilirim onun için. önceden/ergenken hiç sevmezdim, anlaşamazdık falan ama şu anda her şeyi çok daha iyi görebiliyorum.
0
3003
(12.11.12)
allah yokluğunu hiç kimseye göstermesin bence, hiç kimseye :(
0
aguilas negras
(12.11.12)
(1)

The Culture of Organs kitabı orjinal metin pdf vs.

cicekleri sulamayi unutma
Arkadaşlar 1938 yılında basılmış The Culture of Organs adlı kitabın pdf ya da başka bir formda orijinal metnini arıyorum. Kitap Alexis Carrel ve Charles Augustus Lindbergh tarafından yazılmış. Yardımcı olabilir misiniz?
Arkadaşlar 1938 yılında basılmış The Culture of Organs adlı kitabın pdf ya da başka bir formda orijinal metnini arıyorum. Kitap Alexis Carrel ve Charles Augustus Lindbergh tarafından yazılmış. Yardımcı olabilir misiniz?
0
cicekleri sulamayi unutma
(10.11.12)
bulamadim; ama yolda gezerken su arkadaslara rastladim, sana selam soylediler:

frank.biofluids.net

d-scholarship.pitt.edu
0
compadrito
(10.11.12)
(1)

Bir cümle ingilizce çeviri

xenderoth
bu bir sözleşme metni ve cümlenin tamamı şu;WARRANTY: on the net machine price Lindhaus grants 2% in spare parts free-of-charge (consumable excluded) on each machine shipment.kafamı karıştıran kısım da;" grants 2% in spare parts free-of-charge " Lassie bize ne anlatmaya çalışmış burada tam olarak, v
bu bir sözleşme metni ve cümlenin tamamı şu;

WARRANTY: on the net machine price Lindhaus grants 2% in spare parts free-of-charge (consumable excluded) on each machine shipment.

kafamı karıştıran kısım da;

" grants 2% in spare parts free-of-charge "

Lassie bize ne anlatmaya çalışmış burada tam olarak, ve sözleşme metnine uygun şekilde nasıl çevrilir?
0
xenderoth
(10.11.12)
Her bir gonderdikleri makine icin, Lindhaus %2 oraninda bedelsiz yedek parcayi makinenin net fiyatina dahil etmis ama sarf malzemelerini odemeyiz diyolla.

Her bir makine gonderimi icin gecerli olmak uzere, Lindhaus, makine net fiyatinin %2'si tutarinda yedek parcayi bedelsiz olarak garanti edecek ancak sarf malzemeleri kapsam disi olacaktir.

seklinde çevrilebilü.
0
compadrito
(10.11.12)
(2)

aranızda hiç san marino'ya gitmiş olan var mı?

illuminatinin basindaki adam
nasıl bi' yer?
nasıl bi' yer?
0
illuminatinin basindaki adam
(09.11.12)
milli takım kalecileri anahtarcıydı bir tek onu hatırlıyorum. Bu da hiç yararlı bir bilgi değil, laf olsun diye yazdığım için pişmanım ama kendimi tutamadım. :/
0
mega idea
(09.11.12)
Bologna'ya giderken, uzagindan gectiydik, arabadaki Italyan gosterdiydi, surasi San Marino diye galiba. Tepelik bi yerde, yesillikler icinde bi yerdi. Ama icine gitmedim.

Soyle bi yer galiba:

newspaper.li
0
compadrito
(10.11.12)
(6)

ankara esenboğa'dan kızılay'a ulaşım?

merkezefendi
arkadaşlar 17 kasım cumartesi 23.20'de esenboğa'ya ulaşmış olcam, uçak iniş saati o yani. peki biz en ucuz yolla nasıl kızılay'a ulaşabilirim?alternatifler nelerdir?
arkadaşlar 17 kasım cumartesi 23.20'de esenboğa'ya ulaşmış olcam, uçak iniş saati o yani. peki biz en ucuz yolla nasıl kızılay'a ulaşabilirim?

alternatifler nelerdir?
0
merkezefendi
(09.11.12)
ego otobüsleri gidiyor en ucuz. 5.20 lira civarında ego kartıyla gidebilirsiniz. havaş yaklaşık 10-15 lira civarında ve biraz daha hızlı olur.
0
pccopath
(09.11.12)
belediye otobüsü var 5 tl idi en son. kızılaya da gidiyor. havaşa gerek yok.
0
jenshina
(09.11.12)
23.20 de uçak iniyor. o saatte otobüs bulabilir miyiz? bi de bu araçlar kızılay'a gidiyor mu?
0
🌸merkezefendi
(09.11.12)
3 alternatifin var.

1- ego otobüsleri 5.25 tl. ego bileti otobüs içinde satılıyor diye biliyorum.( o saatte hala çalışır mı ego'nun sitesinden bakman lazım)
2- havaş. ulus'ta inip kızılay'a metro ile geçebilirsin. (00.00'dan sonra metro yok ama, havaş kızılay'da durmuyor)
3- taksi (50 tl'den az yazmaz heralde, belki çok daha fazla)
0
pesen
(09.11.12)
(bkz: secure drive)
0
blatta hiberna
(09.11.12)
O saat icin, Havas + taksi yapacan gibi duruyor.
0
compadrito
(10.11.12)
(3)

Kalp sesi-kalp kapakları

elmalı turta
Diyastoldeki yani ikinci kalp sesinin nefes alma-derin nefes alma sırasında fizyolojik çiftleşmesi, pulmoner arterlerden akciğere kanın geçişi uzun sürdüğü için olduğuna göre bu çiftleşmeyi hangi kapağın gecikmesinden dolayı duyarız, aort kapağı mı pulmoner kapak mı? Ben pulmoner kapak olduğunu düşü
Diyastoldeki yani ikinci kalp sesinin nefes alma-derin nefes alma sırasında fizyolojik çiftleşmesi, pulmoner arterlerden akciğere kanın geçişi uzun sürdüğü için olduğuna göre bu çiftleşmeyi hangi kapağın gecikmesinden dolayı duyarız, aort kapağı mı pulmoner kapak mı? Ben pulmoner kapak olduğunu düşündüm ama emin olamadım.
Bir de bu çift kalp sesi gerçekten oluyor mu yoksa derin nefes çekmeden dolayı biz mi çift gibi duyuyoruz?
0
elmalı turta
(09.11.12)
www.google.com

12. slayt
0
compadrito
(09.11.12)
evet bence de pulmoner kapak geciktiği için oluyor. son cümlede ne sorduğunu anlamadım.
0
the kene
(09.11.12)
Slayt bütün olarak güzelmiş, teşekkürler.

Yani çift duymamız bi yanılsama mı demeye çalışmıştım.
0
🌸elmalı turta
(09.11.12)
(8)

var mıdır böyle insanlar?

sagopa kajmer mahlas kafkef
bugün kampüs içinde ringe bindim. indikten hemen sonra farkettim ki bir anlık dalgınlıkla sırt çantamı ringde unutmuşum. yetişemezdim, ama hemencecik diğer kampüse gidip gelecekti. durakta bekledim, 15 dakika sonra ring geldi, içinde çantayı aradım taradım, yoktu. şoföre sordum, kendisine kimsenin g
bugün kampüs içinde ringe bindim. indikten hemen sonra farkettim ki bir anlık dalgınlıkla sırt çantamı ringde unutmuşum. yetişemezdim, ama hemencecik diğer kampüse gidip gelecekti. durakta bekledim, 15 dakika sonra ring geldi, içinde çantayı aradım taradım, yoktu. şoföre sordum, kendisine kimsenin getirmediğini söyledi.

birinin alıp, şöföre vermeyi de akıl edemeyip bir şekilde bana ulaştırabileceğini umuyorum, içinde fazla değerli şeyler var zira.

ama diğer yandan, gerçekten o çantayı bulup ona 'kısa günün kârı' gözüyle bakıp içindekileri içi rahat bir şekilde kullanabilecek insanlar var mıdır sizce? ben inanmıyorum ya da inanmak istemiyorum buna ya, yapamaz kimse bunu. yoksa yapabilir mi, o seviyede insanlar var mı? bence burada klasik bir 'hırsız'dan fark bilinçli bir şekilde 'çalma' işlemi gerçekleştirmemesi. dediğim gibi, bunu kendisine bir 'şans' olarak görebilecek insanlardan bahsediyorum. var mıdır?
0
sagopa kajmer mahlas kafkef
(07.11.12)
dün cüzdanımı çaldırdım, bugün süpermarket kamerasından baktık, arkamdaki yaşlı amca dalgınlığımdan faydalanıp poşetine bir güzel atıyor cüzdanımı. umarım insaflı birinin eline geçmiştir sizinki.
0
9kuyruklukedi
(07.11.12)
çok çok fazlalar. allah belalarını versin.
0
sen git ben geliyorum
(07.11.12)
ben de inanmak istemiyorum, hele kampus ortamında. ben bi defa tuvalette 50 tl bulduydum, ki belki sans denebilecek bişey, onu da parktaki garsonlara verdiydim kim kime dum duma bi mekandı ama ihale birine kalcaksa garsonlara kalsın bari diye dusunmustum.
bu arada kuyruklukedi geçmiş olsun o da fenaymış.
0
heyamo
(07.11.12)
ben de kabul edemiyorum böyle birilerinin var olduğunu
0
dieselsingle2
(07.11.12)
compadrito
(07.11.12)
valla ben bulduğum herşeyi teslim ettim, bana da birçok şey teslim edildi, hem de en absürd şekillerde. o yüzden ben inanıyorum öyle insanların varlığına. ve inancın doğrultusunda da karşına çıktıklarına da ayrıca inanıyorum.
hatta bir seferinde aynı kuyruklukedi gibi cüzdan düşürdük. oralarda dolaşan yaşlı, çöp arabası gibi bişi süren amca hemen ardımızdaydı ve sonradan anladık ki gerçekten o almış. tekrar düşürdüğümüz yerde aradık taradık, o sırada artık nasıl olduysa amca vicdana geldi ve geri getirdi cüzdanı teslim etti, yapamadı kötülük. değişikti gerçekten.
0
kediebesi
(08.11.12)
bir defasında markete dalan köpekten korkup acele edince, cüzdanımı markette unutmuştum. birisi fark etmiş kasiyere vermiş. çok şükür bişey olmadan geri bana dönmüştü. bu güzel örnek. ama diğer taraftan da babam arabanın ruhsatını düşürmüş her nasılsa. yoldan geçen birisi görmüş. babamı arayıp ruhsatı satmaya kalkmıştı. tabii mecburen verdik istediği parayı. inşallah sizinki insaflı birisine denk gelir. bir an önce bulursunuz çantanızı...
0
elikası
(08.11.12)
üniversitenin güvenliklerine de sorun bence, belki onlara teslim etmişlerdir.
0
bihaber
(08.11.12)
(7)

Teknik İngilizce Terim

punkertifo
Selam,Bir Avrupa standardının içinde geçen şu:"a procedure for handling changes and modifications"cümlesinin Türkçesi'ni bir türlü çözemedik.Teknik İngilizce'si iyi olan birileri yardım ederse süper olur valla.Not: Zannımca, "handling changes" bir kalıp ve bu şekilde kullanılıyor.
Selam,
Bir Avrupa standardının içinde geçen şu:
"a procedure for handling changes and modifications"
cümlesinin Türkçesi'ni bir türlü çözemedik.
Teknik İngilizce'si iyi olan birileri yardım ederse süper olur valla.

Not: Zannımca, "handling changes" bir kalıp ve bu şekilde kullanılıyor.
0
punkertifo
(07.11.12)
valla biraz sallama olcak ama zorlayan değişikliklerib ve modifikasyonların prosedürü.
0
jpsartre
(07.11.12)
ben kalıp olduğunu düşünmüyorum: "handling" burada "kotarmak, başarmak, kontrol altında tutmak, idare etmek" manasında kullanılmış ve sonuç

"değişiklik ve modifikasyonları idare etmek (yönetmek, düzgün işlemesini sağlamak) için bir prosedür" olarak çevrilebilir. (Tabi cümlenin gelişi-gidişi de önemli)
0
tzum_tzum
(07.11.12)
değişim ve modifikasyonları idare etme -yönetme- prosedürü (kılavuzu)
0
alphaville
(07.11.12)
"değişiklikleri ve modifikasyonları işlemek için bir prosedür" olabilir, ama ingilizcem çok iyi değil.
0
barix
(07.11.12)
Arkadaşlar sağ olun tavsiyeleriniz için ama maalesef bunlardan biri olduğunu sanmıyorum.
İlk bakışta insanın aklına hemen gelen "değişiklerin idaresi/yönetilmesi" ifadesi, bu çeviriye uygun değil.
Eğer öyle olsaydı, o zaman ben kendi kendime şunu soracaktım; hangi değişiklikler, hangi modifikasyonlar, projenin hangi aşamasındalar, hangi proses ile ilgililer?
Başta da belirttiğim gibi, bu bir Avrupa standardı (BS EN 1090-2) ve standartlarda bu şekilde ucu açık, nereye varacağı belli olmayan tanımlara/tamlamalara izin verilmez. Kesin ve kat'i hükümler kullanılır ki, bu standarda göre iş yapacak olanlar kararsızlık içinde kalmasın.
Dediğim gibi, "handling changes" bir kalıp ve ben onu bulana ya da getirene 100bin lira veriyorum!
0
🌸punkertifo
(07.11.12)
o halde proz.com'a sorun ve orada da aratın. Bu işi profesyonel yapan insalar var gayet de yardımcı oluyorlar.
0
tzum_tzum
(07.11.12)
Surada da gorebilecegin uzere, "handling"in "yukleme, bosaltma, santiye ici tasima" gibi anlamlari var. BS EN 1090-2 sanirim celik yapilarla ilgili bir standard. Dolayisiyla, handling'i bu sekilde anlamak cok mantiksiz olmaz. "Handling changes"in bir kalip oldugunu dusunmuyorum.

tureng.com

Sonuc: Yukleme/bosaltma/santiye ici tasimadaki degisiklik yontemleri/prosedurleri/yollari

gibi anlayabilirsiniz.
0
compadrito
(07.11.12)
(6)

Neden İşleri Son Ana Bırakırız?

rebio
Şu projeyi yapmak için iki günüm vardı. O iki günde yapmadım ve şimdi sabaha yetiştirmeye çalışıyorum. Yüzmeye gidecektim ona da gidemedim projeyi yetiştiremem diye. Halbuki o iki gün içinde rahat rahat yapardım ama önümde zaman olunca konsantre olamıyorum sanırım bir türlü. Elim gitmiyor yapmaya. D
Şu projeyi yapmak için iki günüm vardı. O iki günde yapmadım ve şimdi sabaha yetiştirmeye çalışıyorum. Yüzmeye gidecektim ona da gidemedim projeyi yetiştiremem diye. Halbuki o iki gün içinde rahat rahat yapardım ama önümde zaman olunca konsantre olamıyorum sanırım bir türlü. Elim gitmiyor yapmaya. Dikkatim çok çabuk dağılıyor, başka şeylere dalıyorum.

Niye böyle oluyor ki? Rahat rahat yapmak varken niye kendimi sıkıştırıp bir şeylerden istifade etmek durumunda kalıyorum? Sizde de oluyor mu böyle? Ne yapmak lazım bundan kurtulup hayatı bir düzene sokmak için?
0
rebio
(07.11.12)
Tamamen kişilikle alakalı bence.Bu genelde bizde var bence.belki diğer akdeniz ülkelerinde filan da.bi alman disiplini denilen olay bize küçükken aktarılmadığı için olabilir.Ama kendini eğitirsen bu konuda aşılabilcek de bişey bence.
0
jpsartre
(07.11.12)
icinde bulundugumuz hayatla alakali bir sey bence bu. surekli bir kosturmaca icindeyiz, sabahlari alarm caldiginda uyumak icin 5 dakikadan fazla vaktimiz olmuyor, cogu zaman isten mesai bitiminden daha erken cikmamiz hos karsilanmiyor.

yani zaman kavramiyla hep bir munakasa, bir cekisme icindeyiz gunumuzde.

resmi tatil gunleri haric yilin neredeyse tamaminda calismamiz karsiliginda cogumuz icin yalnizca 20 gun kadar bir izin hakkimiz var, sikistirilmis tatil paketleri arasindan secim yapmaya zorlaniyoruz. bir haftalik bir yillik izinde bile ne yapacagimizi sasiriyoruz resmen.

yani zamanimizin el verdigi ust limitte calisiyoruz resmen. islerimiz tam zamanli ama kisisel hayatimiz yari zamanliya donusuyor gun gectikce.

hal boyleyken, ornegin sabahlari alarm caldiginda 5 dakika ertelemek bile mutlu ediyor cogumuzu, cogu zaman.

sabah ise / okula gitmeden onceki 5 dakikalik erteleme bizi kisa vadede nasil ki mutlu ediyorsa, yapmamiz gereken bir projeyi, yetistirmemiz gereken bir odevi veya benzer herhangi bir seyi de tipki sabah ise giderken alarmi ertelemek gibi son ana birakmaya calisiyoruz.

icgudulerimiz bize tempomuzu yavaslatmamiz gerektigini soyluyor. bu da haliyle bu tur projeleri son ana birakmamiza vesile oluyor.
0
emfuzi
(07.11.12)
Şu an aynı şeyi ben de yapıyorum. Önümde 3 hafta vardı bugünkü sınava çalışmak için, ben şimdi yetiştirmeye çalışıyorum. Daha hala kendimi kandırıyorum sabah çalışırım diye, duyuruda sürtüyorum mesela.

Bir keresinde kendimi kandırmayı başarmıştım, bir hafta sonraya yetişmesi gereken işi sanki yarına yetiştirmek gerekiyormuş gibi davranıp bitirmiştim. Çok güzel bir his önceden halletmek, kafan çok rahat oluyor. Biraz kendine laf geçirebilmek lazım işte.
0
zetsuboushita
(07.11.12)
yumurta kapıya dayanınca deyimi neden var ki:)
en iyi böylesi insan iyice odaklanabiliyor konuya, o anda bitip gidiyor işte.
0
crimsonlady
(07.11.12)
sanırım biz türklere özel bir hastalık.
0
halitkin
(07.11.12)
compadrito
(07.11.12)
(4)

Müzik Teorisi ve İngilizce Hakkında Birtakım Sorular.

odanesi
Birkaç yıldır gitar çalan, bu işe çok zaman harcayan bir insanım. Artık tab ezberlemekten, üçüncü telin onyedisine basmış demekten, do majör ve la pentatonikten solo atmaktan sıkıldım. İntervalleri biraz biliyorum, armoni, gam, modlar, akor kurulumu gibi konuları da öğrenmek istiyorum. Bu konular h
Birkaç yıldır gitar çalan, bu işe çok zaman harcayan bir insanım. Artık tab ezberlemekten, üçüncü telin onyedisine basmış demekten, do majör ve la pentatonikten solo atmaktan sıkıldım. İntervalleri biraz biliyorum, armoni, gam, modlar, akor kurulumu gibi konuları da öğrenmek istiyorum. Bu konular hakkında yazılmış bir ton kitap var ama hangisi iyidir bilemiyorum.
Okuduğunuz, beğendiğiniz Türkçe müzik teorisi kaynakları(online ya da kitap farketmez) varsa, onları bana da önerirseniz, hayat bayram olabilir.


İkinci olarak da İngilizce öğrenmeyle ilgili bir sorum var.

Şöyle ki, günlük hayatta konuşulan İngilizce'yi konuşabiliyorum, anlayabiliyorum, yazabiliyorum vs, fakat daha resmi metinleri, örneğin akademik çalışmaları, ya da ne bileyim bir dilekçeyi bırakın yazmayı, anlamakta bile zorlanıyorum. Kurs hem pahalı, hem de zamanım yok.
Bir kaynak olsa, her akşam bir saat baksam, birkaç bir şey öğrensem. Bu kriterlere uyan bildiğiniz kaynak var mı hiç?(Tekrar ediyorum, simple present, comparative öğretmeyecek, daha üst seviyede kaynaklar arıyorum.)
0
odanesi
(06.11.12)
Ankara'daysan elimde geçen seneden kalma birkaç Academic Writing kitabı var, verecek bir yer arıyordum, veririm. Olmadı Olgunlar'da çok rahat bulabilirsin zaten ucuza. Yani şu an bildiğim her şeyi bana onlar öğretti diyebilirim, ingilizce bir bölüm okuyorum, zorlanmıyorum da. Akademik olarak da şöyle bir şey var. Hani kendi alanının akademik makalelerini anlayabilirsin, anlamak için de bol bol essay okuyup çevireceksin.
0
Hallerlale
(06.11.12)
İstanbul'dayım. Öyle kitaplar olduğunu bilmiyordum, o academic writing kitaplarını burada da bulabilirim gibi geliyor. Teşekkürler.
0
🌸odanesi
(07.11.12)
guitar techniques magazine'in "rock guitar made easy" serisini bul malum ortamlardan.
0
r_u_h
(07.11.12)
(13)

Türk kızındaki Türk - Yabancı ayrımı

rastgelebiri
Çok hızlıca konuya giriyorum:Kalabalık, kızlı-erkekli bir grup kamp yapmak üzere bir tatil yöresine gittik. 25'li yaşlarında Hollandalı 3 erkek de komşumuzdu. Gidiş dönüş bileti alıp gelmişler, ceplerinde 5 kuruş paraları yok. Üstler başlar toz içinde, içmeye sigaraları yok, bazı günler sadece kaşar
Çok hızlıca konuya giriyorum:

Kalabalık, kızlı-erkekli bir grup kamp yapmak üzere bir tatil yöresine gittik.

25'li yaşlarında Hollandalı 3 erkek de komşumuzdu. Gidiş dönüş bileti alıp gelmişler, ceplerinde 5 kuruş paraları yok. Üstler başlar toz içinde, içmeye sigaraları yok, bazı günler sadece kaşar ekmek yiyorlar vs. Yakışıklı da sayılmazlar. Çoğu zaman biz sigara ve bira ikram ettik, zaman zaman da mangalımıza ortak ettik vs. Hani bir yerde kolladık azcık çocukları.

Bir diğer tarafımızda da yine 3 erkek, Türk, öğrenci, yine 5 parasız, hemen hemen diğer grup ile aynı, güzel sohbetli, kibar çocuklar. Yakışıklı da sayılır keratalar. Hollandalı gruptan farklı olarak bu fırlamalar komikler de. Arada bizi çok güldürdüler falan.

Bak şimdi soru geliyor:

Bizim kızlar, Hollandalı çocuklar için ''yaa ne tatlılar, gelseler ya, kıyamam paraları da yok'' tribindelerken, bizim Türk çocuklara ''başı ezilmesi gereken insan'' muamelesi yaptılar. Ben şahidim, Türk çocuklar en küçük bir densizlik, bir kabalık, ne bileyim bir gürültü bile yapmadılar.

Şimdi bizim kızlara neden parası olmayan yabancı sevimli gelirken, parası olmayan yerli itoğlu it?

Biz grupçana çıkamadık bu sualin içerisinden bir de size sorayım ahali, bi yorumlar alayım.
0
rastgelebiri
(06.11.12)
cevabı çok net. çünkü onlar yerli. Hergün o tipte insanlar görüyolardır ( türk anlamında ) ama elin hollandalısını bir daha ne zaman görecek ?
0
Kreuzberg
(06.11.12)
beta.eksisozluk.com

edit: bu ara olayı çalışmıyor mu nedir anlamadım. ama türk kızı diye ararsan görürsün.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(06.11.12)
çünkü onlar kezban
0
focke wulf
(06.11.12)
çünkü türk erkeğiyle iki oynaşsa adı orospu olur, elin gavuru şöyle takıldım bu manita böyle kaşar diye muhabbet yapmaz, insanların mahremiyetine saygılıdır.genel olarak böyle yani.ha türk kızlarında da her insanda olduğu gibi az bulunan kıymetli olur sendromu vardır tabi.bir de hollandalı hatunlarla cirit atmış bir erkeğin sana ilgi duyması başka, galatasaray fenerbahçe maçı izleyip posta gazetesinin arka sayfa güzeline bakarak 2 posta atmış adamın sana ilgi duyması başka.
0
alice practice
(06.11.12)
@alice practice kezban alert. bütün türk kızları jennifer lopez, bütün türk erkekleriyse ayı, abazan 31 ci.

bak türk erkekleri efendiymiş ama bu kezbanlara göre

hollandalı çingene > eğitimli yakışıklı efenditürk
0
focke wulf
(06.11.12)
o kızlar malmış. yapacak bir şey yok. çevrenizdeki kızları değiştirin, eskisini götürüp yenisini getirin.
0
d.
(06.11.12)
keşke başlığı 'türk kızındaki türk-yabancı ayrımı'diye açmasaydın.çünkü bu durum yani yabancıya hayranlık sadece kızlara özel bi durum değil.türk erkeklerinde de yabancı kız hayranlığı var.mesela ben de gittiğim bi tatilde yabancı bi kız vardı,çok kiloluydu ama aşırı bir kilo.yanında da türk erkeği belli ki büyük aşk yaşanıyo.o kız türk olsaydı muhtemelen o türk erkeği kıza şişko diyip beğenmicekti.hatta dalga bile geçebilirdi.yani hem kadınlarda hem erkeklerde bir yabancı hayranlığı söz konusu.o yüzden cinsiyetlere indirgemek yanlış diye düşünüyorum.
0
rock n roll
(06.11.12)
türk erkekleri esprili falanmış = yavşak
hollandalılar nispeten da sakin oldukları için = karizmatik, gizemli
0
yarey
(06.11.12)
turk grubunda olsaydim sana bu basligi actirmazdim. herkes farkli olana ilgi duyabilir, gayet normal.
0
groovettyn
(06.11.12)
compadrito
(07.11.12)
Aynısının türk erkeğinde de var olduğu düşünülünce bu kadar kafanızı kurcalamasın tuhaf buldum.
Bence sebebi ortak zaten bu durumun. Yabancı merakı işte.
İlkokul ikinci sınıftayken, turistik bir semtteki bir okula yazılmıştım. Teneffüste öğrencilerin okul demirlerine yaslanmış heyecanlı heyecanlı bişeyler yaptığını gördüm. Otobüslerden inen turistlerden imza istiyorlardı. Bildiğin normal vatandaş olan turistler işte. Ama çocukların gözünde onlar film yıldızı gibi bişey. Çünkü yabancı ülkeden gelmişler. Bu insanların büyümüş hali işte anlattığınız.
0
cereal killer
(07.11.12)
amını altın sanan dünya görüşü dar özenti çapulcuları "kız" yerine koymadığın gün bu tip başlıklar açmaya tenezzül etmeyeceksin.
0
donsuzum
(07.11.12)
sen hollanda pasaportunun nelere kadir oldugunu biliyomusun hey ki hey :)
0
hami10
(18.02.13)
(3)

bu nasıl çevrilir, bi türlü yapamadım :/

austenia
percent of peak flow for flow cycling off threshold for pressure support breaths
percent of peak flow for flow cycling off threshold for pressure support breaths
0
austenia
(06.11.12)
mekanik ventilasyonla veya ventilatorle ilgili bi cumleye benziyo bu. eger bu cumle bir paragraf icinde geciyorsa, paragrafin tamamini buraya yazman mumkun mu?
0
compadrito
(06.11.12)
Hayır paragraf içinde değil. Kılavuz gibi bişey bu. Bi tuş işareti koymuş. Sonra (:) koyup bunu yazmış.
0
🌸austenia
(06.11.12)
for pressure support breaths: "basinc destekli spontan solunumda" demek.

percent of peak flow: "zirve akim hizi yuzdesi" demek

for flow cycling off threshold: "inspiratuar eşik..." (tam emin olamadim. flow cycling off threshold, Newport marka ventilatore ozgu bir mod galiba.

bu ceviri, yogun bakimda mekanik ventilatore bagli hastanin sagligiyla dogrudan ilgili oldugu icin, sen isi saglama al ve 0 (212) 453 18 18 numarali telefondan Levent hocaya ulas, bu soruyu ona sor. Levent Kart, Bezmialem Universitesi Tip Fakultesi'nin dekan yardimcisi ve gogus hastaliklari ana bilim dali baskani.
0
compadrito
(06.11.12)
(3)

küçük parayla minicik yatırım?

golgem var iyi ki golgem var
bana burs çıktı -kitap bursu- ben öyle 100 maksimum 200 falan beklerken 700 lira dediler şu an dünyanın en zengin insanıymışım gibi geliyo. bi de daha önceden okul kazandım diye takılan bi çeyreğim var. şimdi ben o 700 liranın maksimum 300ünü bi kenara koyucam zaten. naapsam ya bi yol gösterin hacıl
bana burs çıktı -kitap bursu- ben öyle 100 maksimum 200 falan beklerken 700 lira dediler şu an dünyanın en zengin insanıymışım gibi geliyo. bi de daha önceden okul kazandım diye takılan bi çeyreğim var. şimdi ben o 700 liranın maksimum 300ünü bi kenara koyucam zaten. naapsam ya bi yol gösterin hacılar
0
golgem var iyi ki golgem var
(05.11.12)
eğer 5-6 sene dokunmam diyorsan altın al. çok bir karın olmaz ama en mantıklısı o
0
ihaleli batak
(05.11.12)
zaten eğer altın alırsam çok elzem durumlar harici bozdurmam öylece durur o. mantıklı mı ki ya bilemedim. azcık param oldu bu kadar kafayı yediysem bi kenara atıyim diye of bi de param olsa naparım ola.
0
🌸golgem var iyi ki golgem var
(05.11.12)
www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com

bu sorulara verdigim cevaplar isine yarar.
0
compadrito
(05.11.12)
(6)

yırtıcı hayvanlardaki "lan" eki ne ne ola ki?

ground
aslan, kaplan,sırtlan, yılan, neoplan gibi örneklerde olduğu gibi.http://www.nisanyansozluk.com/?s=suffixes&w=lAn buradaki linkte ektir köktür demiş ama yine de ekin manasını çözemedim.mesela "baz" oynayan uğraşan demekmiş. canbaz canı ile, sihirbaz sihir ile oynayan uğrşan anlamında.lan ne dek lann
aslan, kaplan,sırtlan, yılan, neoplan gibi örneklerde olduğu gibi.
www.nisanyansozluk.com buradaki linkte ektir köktür demiş ama yine de ekin manasını çözemedim.
mesela "baz" oynayan uğraşan demekmiş. canbaz canı ile, sihirbaz sihir ile oynayan uğrşan anlamında.
lan ne dek lannn!!
not: neoplana takılmayın yolların yırtıcısıdır o da.
0
ground
(05.11.12)
keş de çeken demek. içimden geldi söylemek.
0
herbivor
(05.11.12)
compadrito
(05.11.12)
manası vahşi ve yırtıcı hayvan ismi yapması işte. hayvanın yırtıcı olduğunu gösteriyor demek.


(bkz: lan eki)

ek: eklerde anlam aranmaz ki. mesela kedicik derkenki -cik eki kelimeyi küçültmeye yaramış. yani tek başına "cik: küçük" demek olmaz. burada da -lan eki, yırtıcı hayvan yapma görevi görmüş.
0
sizofren hayaller
(05.11.12)
(bkz: çıyan)
0
compadrito
(05.11.12)
bence öyle bir ek yok ya. kıçınızdan ek uydurmayın. he kelimenin geldiği yere gidelim nasıl oluşmuştur acaba derseniz arslan hakkında şu entry'de güzel bir şey söylenmiş

www.eksisozluk.com
0
nedensizce
(05.11.12)
nedensizce'nin linkine bakarsak o ek -lan değil -an imiş.
0
Skey295
(05.11.12)
(3)

veteriner tavsiyesi.

jameskeenan
epilepsi hastası kedim için önerebileceğiniz veterinerler var mıdır? şu an acıbadem vethouse'da tedavi görüyor ve her geçen gün daha kötüye gidiyor hayvancağız. günden güne de eriyor.anadolu yakasında oturuyorum. aslında tüm mesafeyi göze alıp avcılara götürecektik fakat haftasonu krizleri artınca a
epilepsi hastası kedim için önerebileceğiniz veterinerler var mıdır? şu an acıbadem vethouse'da tedavi görüyor ve her geçen gün daha kötüye gidiyor hayvancağız. günden güne de eriyor.

anadolu yakasında oturuyorum. aslında tüm mesafeyi göze alıp avcılara götürecektik fakat haftasonu krizleri artınca acil vethouse'a götürdük ve orada devam edildi tedavisine. kesin cevaplar alamadığım için alternatifler arıyorum.
0
jameskeenan
(05.11.12)
eger cozum bulamazsan, sana sunu onerebilirim. ben epileptik kedide denedim ve basarili oldum:

depakin oral solusyon 200 mg

bu bir antiepileptik. insanlar icin kullanilan bir ilac.

bunun cocuk dozu, cocugun vucut agirliginin her bir kilogrami basina, 10-15 mg.

1 mililitre depakin solusyonda, 200 mg etken madde var.

1 mililitrede yaklasik olarak 20 damla olur. demek ki, bir damla depakin oral solusyonda, 10 mg etken madde var.

kedin bir kilo agirliginda ise, gunluk 10 mg'la yani bir damlayla baslayabilirsin. iki kilo agirliginda ise, iki damla damlatirsin.

kedinin agzina bir ya da iki damla damlat. sonuc alamazsan, gunde 6 damlaya kadar cikabilirsin. bunu da 3 sabah, 3 aksam olacak sekilde ayarlayabilirsin.

tabii butun bunlari, baska hicbir care bulamazsan diye yaziyorum...
0
compadrito
(05.11.12)
Altıntepe/Bostancı'da Migros ve Çilek Mobilya'nın arasından, aşağıya (sahilden kalkan) dolmuşların olduğu yere inen sokakta, (inerken) solda bir pet shop var. Orada Ahmet Bey var.

Arkadaş Pet Klinik 02163672638 Bağdat Cad. Ger Apt. No:26 Altıntepe /Maltepe Istanbul Küçükyalı
0
fauxhumanitas
(05.11.12)
merhaba, mesaj yolladım.
0
blatta hiberna
(05.11.12)
(5)

güzel bi gününüzü anlatın dostlar

dahinnotha
ödevim var, en güzel günümü anlatmam lazım. düşündüm, bilemedim! hayal gücümü katabilirim bu güzel gün hikayesine. ama merak ettim, böyle dank diye sorulunca insan cevap vermekte zorlanıyor, bi de "en" ibaresi koyulunca. siz anlatabilir misin en güzel gününüzü?
ödevim var, en güzel günümü anlatmam lazım. düşündüm, bilemedim! hayal gücümü katabilirim bu güzel gün hikayesine. ama merak ettim, böyle dank diye sorulunca insan cevap vermekte zorlanıyor, bi de "en" ibaresi koyulunca. siz anlatabilir misin en güzel gününüzü?
0
dahinnotha
(05.11.12)
sapanca'ya gittik bir gün. maşukiye'ye çıktık. butik oteller falan var. ahşap yapılar. böyle bi dere var. yol dereden yüksek. otelin arka tarafı dereye bakıyor. heryer kar. ormanın içinde. dere şırıl şırıl. restorandayız. rakı içiyoruz, mezeler falan. ara sıcaklar geliyor. balık tabi. soba da yanıyor içerde. ne üşüyoruz ne terliyoruz sobaya yakınız. dört kişiyiz. fotograf çekiyorsun fotograf bile güzel çıkıyor. kendi kendine. öyle bir gün. istanbul'a dönüyorsun akşam. vay amk diyosun ne güzel bir gündü lan.
0
il padrino
(05.11.12)
çocukluk yıllarında aileyle birlikte yapılan pazar kahvaltılarından biri olurdu herhalde.
0
nedensizce
(05.11.12)
belki ödev açısından işe yaramayabilir, ama kendi hikayemi anlatayım. yıllar boyu insanların nikah davetiyelerinde "bu en mutlu günümüzde.." diye giden cümleler okudum. ulan bu ne saçmalık, bir insanın en mutlu günü evlendiği gün mü olur lan, yazık böyle düşünen insanlara falan derdim. sonra sıra kendi nikahıma geldi, bu süreci mümkün olabilecek en sade şekliyle patırtısız geçiştirdik. ve ben o güne neden "en mutlu gün" dediklerini gayet iyi anladım. o güne kadar, sevdiklerim içinden o kadar çok insanı hiç bir arada görmemiştim. olay buymuş meğer. nikah bitince 20 küsur kişiyi toplayıp eve gittik, çay içip börek falan yedik, sohbetler ettik, ve o gün benim için en güzel gündü.
0
kül
(05.11.12)
exodia
(05.11.12)
compadrito
(05.11.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.