Giriş
(5)

Stephen king kitap önerisi

Sakinolmamlazim
Sadist (misery) kitabını okudum en son ve çok begendim. Sizin en beğendiğiniz Stephen king romanı hangisi?
Sadist (misery) kitabını okudum en son ve çok begendim. Sizin en beğendiğiniz Stephen king romanı hangisi?
0
Sakinolmamlazim
(18.07.21)
en sevdiğim misery kesinlikle.
filmini de tavsiye ederim.

mahşer'i okumadıysanız o da güzeldi mesela.
0
blatta hiberna
(18.07.21)
Cinnet'in filmini izlemeden kitabını oku. Efsane. Sonra Göz, onun da filmi var.
0
ryhmer
(18.07.21)
Biraz gözünüz korkabilir ama Kara Kule tek kelimeyle enfes.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.07.21)
Sayfa sayısı gözünüzü korkutmazsa kesinlikle Mahşer. Bunun dışında Tılsım ve peşi sıra Kara Ev de harika bir okuma serüveni olur.
0
ultranil07
(18.07.21)
ortaokul zamanları hayvan mezarlığı'yla stephen king okumaya başlamış bir kafa olarak yazayım :)

kara kule gerçekten büyük macera ve ben çok severek okumuştum. ben okumaya başladığımda son kitap daha yazılmamıştı hatta, sonuna ilişkin tartışmalarına kadar hatırlarım. süper seridir. o çektikleri filmle yazık ettiler kitap serisinin namına.

tılsım en çok sevdiğim stephen king kitaplarından biri, tabi peter straub ile birlikte yazılmış. çok çok güzeldir, bende ayrı bir yeri var.

hayaletin garip huyları (night shift) diye bir hikaye kitabı vardı, içinde gerçekten korkunçlu hikayeler var, severdim ben. ama o kadar korkmayayım kalsın diyorsanız kalabilir.

mahşer'i çok geç okudum, ama o da gerçekten epikmiş, epey uzun ama roman gibi roman.

ilginç bir deneyim için yüzyılın fırtınası okunabilir, aslında dizi olarak çekilmiş, kitabı senaryo metni olarak okuyorsunuz. ben çok sevmiştim, sonunda ağlamıştım hatta, ama ergenlik tabi muhtemelen sebebi :)

uykusuzluk diye bir kitabı vardı, o da sevdiklerimdenmiş arşiv bilgilerime göre ama hikayesini pek hatırlamıyorum.

tamamen farklı bir stephen king okumak istediğinizde de çocukları için yazdığı ejderhanın gözleri kitabını okuyabilirsiniz.

bu arada birçok kitap kara kule'ye bağlanır, o açıdan çok eğlencelidir bir sürü stephen king okuyup kara kule'yi de okumak.

iyi okumalar!
0
nimberjack
(19.07.21)
(3)

Pismis zyagli sarmayi buzluga koysam nolur?

proletarier aller lander vereinigt euch
Cikinca yenebilir mi sizce?
Cikinca yenebilir mi sizce?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.07.21)
sarılmış, hazır ve pişmemiş halde etli yaprak sarma buzlukta dayanıyor, çözdürmeden direkt pişirilebiliyor.
zeytinyağlı hiç denemedim ama olmaz bence.
çözülünce kötü olur muhtemelen.

bir de buzluktan çıkıp çözülmüş ve pişmemiş (yani zeytinyağlıyı tekrar pişirmeyeceğiniz için) halinde bir tür buzluk-buzdolabı kokusu olabilir.
0
blatta hiberna
(18.07.21)
Valla yeniyor da çok tatsız oluyor, buzdolabı kokusu da cabası.
0
plutongezegendegilmi
(18.07.21)
Çiğ olursa sıkıntı yok çıkartıp pişirince taze gibi oluyor. Ama pişmişi olmaz bence de. :/
0
naksidil
(18.07.21)
(16)

Bugün benim doğum günüm

Mossy
İyi dilekler kabul edilir ^-^
İyi dilekler kabul edilir ^-^
0
Mossy
(17.07.21)
Dgko <3
0
coca cola
(17.07.21)
Dgko
0
2027
(17.07.21)
kutlu olsun, nice mutlu yıllara.
0
blatta hiberna
(17.07.21)
Güzel yaşlar olsun o zaman
0
kisa
(17.07.21)
Doğum günün kutlu olsun.
0
himmet dayi
(17.07.21)
@gabe 26 bitti
0
🌸Mossy
(17.07.21)
doğum günün kutlu olsun ^^
0
black mamba
(17.07.21)
27'ler kulübüne hoş geldin:D Sağlıklı, mutlu ve huzurlu yaşların olsun.
0
Amaranta ursula
(17.07.21)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(17.07.21)
Allah sağlıklı ve mutlu yaşlar nasip etsin, doğum günün kutlu olsun.
0
John Bloor
(17.07.21)
Ya bu sıcakta doğulur mu hiç :)

Kutlu olsun, seneye unutma yine yaz kutlayalım. Bu süre zarfında da mükemmel bir senen olsun.
0
infernalcadre
(17.07.21)
@Amaranta ay alıştıra alıştıra söyleyin daha pek kabullenemedim 25ten sonrasını :D ama hoşbuldum diyelim kulüptenim artık ne de olsa

@infernalcadre yaz çocuğu olmak harika bence, her yıl yazıyorum bu arada :)
0
🌸Mossy
(17.07.21)
Doğum günün kutlu olsun Mossyyyyyy
youtu.be
0
Hallegadola
(17.07.21)
Bugün benim de doğum günüm :) güzel, mutlu, sağlıklı yıllar dilerim.
0
ziya özdevrimsel
(17.07.21)
mutlu yıllar!!
0
yatakdosek
(17.07.21)
Çoook mutluuu bir yaş diliyorum
Etrafında hep seni seven bi çok iyi niyetli güzel insan olsun
0
photo85
(19.07.21)
(4)

Köpeğe başka ne komut öğreteyim?

logisticsmanager
Mart basindan beri köpeğimiz var. Su an İngilizce olarak;Otur, yat, bekle, birak(leave it; yediği seyi, baktigi şeyi vs), birak (drop; agzindaki topu) getir, koş, dur, bırak/dur(off; yemek veriyorum bitti ama hala bakıyor off diyorum anliyor, oyun oynarken off diyince oyunu bırakıyor vs), hadi (ya b
Mart basindan beri köpeğimiz var. Su an İngilizce olarak;
Otur, yat, bekle, birak(leave it; yediği seyi, baktigi şeyi vs), birak (drop; agzindaki topu) getir, koş, dur, bırak/dur(off; yemek veriyorum bitti ama hala bakıyor off diyorum anliyor, oyun oynarken off diyince oyunu bırakıyor vs), hadi (ya bunu Türkçe öğrettim agiz aliskanligi sebebiyle, eve gelince yere öyle bir pozisyonda yat ki patilerini sileyim demek bu), halter (kafasini head haltera gecirmek), gel, heel (Türkçesi ne bilemedim, solumda yürüyüp bana bakmasi icin), benimle (with me; neredeysen kos, soluma gel ve otur bana bak), lets go (bunu yürürken hadi yon degistirirken falan kullanıyorum), sag/sol pati (patisini vermesi icin)

Baska ne ogreteyim hareket ya da komut olarak? Hızlı öğreniyor zaten burnunun üstün ödül koyup beklemesini saglamam 2-3 deneme aldi, bacaklarimin arasindan geçmesini sağlamam 2 deneme. Ne verdiysek aliyor çocuk borador(border collie, labrador) haliyle eğitime, öğrenmeye aç.

Bunlarin bir de fransizcalarini öğretebilirim misal.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
labradorlar koklayıp bir şeyleri bulma konusunda da iyiler zaten doğal olarak. border collie de çoban köpeği zaten.

komuttan ziyade geniş alanlara bir şeyler saklayın salın sonra bulmak için saatlerce koşsun getirince ödül verin :D
0
passion rules the game
(16.07.21)
@passion malesef anskiyete sorunu var su an için cok fazla kendi basina salamiyorum, ilac+conditioning. Yani belki denerim biraz seyrek saat denk getirirsem. Evde yapiyorum bunu ofelia'nin önerisi sonrasi; evde baya mutlu oluyor manyak gibi kokluyor zaten ve buluyor.
0
🌸logisticsmanager
(16.07.21)
sizden başkasının elinden bir şey yememeyi ya da en azından sokakta bulduğu ve/veya ona verilen şeyleri yememeyi öğretebilirsiniz.
bu komut değil tabii ama bir şekilde öğretmeniz iyi olur.
0
blatta hiberna
(16.07.21)
şu durum için komutunuz yoksa diye yazayım. benimkiler ağaçların etrafından geçerken bazen aralarından dolanıyorlar, yani kayış dolanıyor, ya tasmayı ağaç gövdesinden geçirip almam gerekiyor ya da köpeğin geri geri çıkması gerekiyor. "bu tarafa" komutuyla geri çıkıyor benimki.
0
pide
(16.07.21)
(21)

Maaşın ne kadar sorusu

tuborg yesili
Tarafıma sorulan bu sorudan sonra merak ettim. ( bana soran kişi eşimin dedesi) Eskiden herkes herkese bunu soruyor muydu? Ben kimsenin maaşını sormuyorum. Size maaş soran var mı ve varsa kimler?
Tarafıma sorulan bu sorudan sonra merak ettim. ( bana soran kişi eşimin dedesi) Eskiden herkes herkese bunu soruyor muydu? Ben kimsenin maaşını sormuyorum. Size maaş soran var mı ve varsa kimler?
0
tuborg yesili
(16.07.21)
Babam, ablam ve çok yakın arkadaşlarım dışında soran olmaz. Yakın arkadaşlar da maaşın ne diye değil de iş değiştirme sürecinden haberdar oldukları için gelen teklifi sorarlar.
0
himmet dayi
(16.07.21)
annem babam dahil kimse sormaz maasimi ben de kimseye sormam. esime de ben soyluyorum yoksa bilmez maasimi.
0
in vino veritas
(16.07.21)
genellikle çok yakın arkadaşlarım bile ben maaşımı söylediğim zaman çok rahat etmiyorlar, maaş paylaşmak çok garipsenen bir durum. ben, çok yakınlarımla paylaşmaktan hiç çekinmesem dahi, birisinin (dede gibi) bunu sorması beni şaşırtır (:
0
mestre
(16.07.21)
çok nadir aldığım bir soru, maaşımı yöneticim ve hr harici kimse bilmez.
0
a darkness coming
(16.07.21)
Herkes herkese soruyor bu soruyu özellikle bayramlarda çok duyuyorum. Anneme benim maaşımı sorup karşılaştırma yapan kocakarılar var. Daha ilerisi lohusa yatağımda görümcem ve benim maaşım karşılaştırılmıştı halaları mühendisler kazanmıyor sağlıkçılar kazanıyor diye.
Ben sorana çok şükür okuduğum emeklerimin karşılığını alıyorum diyorum kapatıyorum konuyu.
0
cilekli pasta
(16.07.21)
Aslında maaş sormak görgüsüzlük göstergesi ve ayıplanacak bir eylem. Ama maalesef Türkiye'de pervasızca soranlar var. Bana soran olmadı, ben de insanlara sormam bunu.
0
kurmaca
(16.07.21)
dedeler sorar eskiden beri ya :) mayış kaç mayış derler hep.
0
vudin
(16.07.21)
Benim dedem de sorar ya böyle. Dedeliğine vermek lazım. Yaşıt biri sorsa ayıp tabi.
0
Kahir ekseriyet
(16.07.21)
Ailede densizliği ile bilinen bir şahıs sormuştu, onun haricinde soran olmadı.

Ama aynı sektördeki yakın arkadaşlar ile konuşuruz ve konuşulması lazım, piyasadan haberdar olmak mühim. Onun haricinde anne, baba, kardeş biliyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.07.21)
Birçok insan soruyor. Ben kimseye sormuyorum ama soranı garipsemem.
0
hayirsiz
(16.07.21)
Bana garip gelmiyor. Tabi az maaş alıyorsan buna sevinecek insan dışında. Yakın bir arkadaşın soruyorsa belki endiselidir senin için. Benim bir arkadaşım çok maaş aliyorsa sevinirim. Arkadaşım benden bunu gizlemek istiyorsa üzülürüm.
0
howfaristhesky
(16.07.21)
Soran çok oldu ama geçiştiriyorum ya da dalgaya vuruyorum. Ben kimseye sormam, bence çok ayıp.
0
iwasbornonamountainside
(16.07.21)
maaşlı bir işim olmadığı için kimse sormuyor ama yaşam standartlarımdan çıkarım yapmaya çalıştığını, merak ettiği hâlde soramadığını hissettiğim birkaç akraba var.
lüzumsuz bir durum tabii.
0
blatta hiberna
(16.07.21)
Valla direkt görgüsüzlük ile ilişkilendirmek yanlış bence. Soran kişiye bağlı olay. Misal ben @plutonun dediği gibi sektördeki ortalama ücretleri öğrenmek ya da aynı sektör olmasa bile farklı sektörlerdeki ücretleri öğrenmek için sorabilirim. Bu şekilde bana sorulması da garibime gitmez. Haa cevap verip vermeyeceğim soran kisiyle aramdaki samimiyete bağlı olur ancak direkt "maaşımı sordu görgüsüz. Bu soru sorulur mu hiç" tarzi tepki vermem. Insanlar kendilerince bilgi topluyor bişekilde.
0
j r r tolkien hayrani
(16.07.21)
Ben herkese soruyorum, yoksa piyasadan kopuyorum.
Hatta bir arkadasi o kadar zorladim ki karima soylemedim sana soyluyorum dedi, her sene hepsini arar guncelleme alirim mutlaka :)

Bana pek soran yok, cok oldugunu biliyorlar.
0
divit
(16.07.21)
akrabaların sorması saçma (aile hariç) ama sevdiğim bir arkadaşımla konuşmayı seviyorum ben de. "Maaş gizlidir" muhabbeti patronların aynı işi yapan iki kişiye farklı paralar verebilmesinin bahanesi gibi geliyor bana. Haberin olursa hakkını arayabiliyorsun çünkü. Bence eski kuşak daha açıkmış bu konuda evet. Maaş, kira, arabayı kaça aldın vs. çoğu şeyi açık açık konuşuyorlardı bence.
0
nhk ni youkosu
(16.07.21)
10 Yıldır çalışıyorum geçen hafta daha yeni anneme söyledim, ben sormamda söylememde, ha böyle yukarıdaki örnek gibi dıdımın dıdısı gibi birileri sorarsa uçuk bi rakam söylüyorum mal gibi kalıyor.

Geçen sene teyzem sormuştu akrabalar içinde, 25 bin demiştim, mal gibi kalmıştı. Böyle insanlara güzellikle anlatamıyorsun bu durumu anlamıyorlar, anlayabilcek kapasitede olsalar sormazlar zaten o nedenle böyle şok geçirticen ki akşam yatarken düşünüp dursun ''ulan harbiden öylemi'' diye
0
paramolacak
(16.07.21)
Annem, babam ve nişanlım biliyor. Yakın arkadaşlarımızla da konuşuyoruz çünkü hepimizin mesleği aynı ve yüksek lisanslar yeni bitti, işlere yeni girildi vs. Birbirimizle paylaşıp ona göre gelen teklifleri değerlendiriyoruz.

Onun dışında soran olmadı ama benim maaşım dışında ek gelirim de olduğu için kıyaslama yapamıyorlar zaten.
0
fraise
(16.07.21)
Eskiler sorar, onlar için normal bir durum, zaten dede sormuş, ayıplanacak bir şey değil.
0
epitaf
(16.07.21)
Genelde sormuyorlar ama soran da var yok değil. Maas sorulmaz normalde.
0
stavro
(17.07.21)
Ben başkalarına sormam ama bana sorana soruyorum merak etmediğim halde. Cunku sen benim ozelime girdin, o zaman aynisini ben de senden isterim mantigi. Sen bana sorma curetini gosteriyorsan ben de curet ederim. Ote yandan test etme amacli soruyorum bakalim kendi gizlemek isteyecek mi diye. Genelde söylüyorlar kendileri de.
0
stavro
(17.07.21)
(2)

cam korkuluk nasıl silinir

not sure if serious
evimin balkonun korkuluğu dümdüz parça cam, yerinden oynamıyor. içerisi tamam cam sili dayar silerim ama dışarısını nasıl yapacağım bilemedim. komşunun balkona akıtmadan ve fazla sarkmadan nasıl temizleyebilirim ben bu camları?teşekkürler.
evimin balkonun korkuluğu dümdüz parça cam, yerinden oynamıyor. içerisi tamam cam sili dayar silerim ama dışarısını nasıl yapacağım bilemedim. komşunun balkona akıtmadan ve fazla sarkmadan nasıl temizleyebilirim ben bu camları?

teşekkürler.
0
not sure if serious
(15.07.21)
şu tarz bir şeyle olabilir:
www.trendyol.com

ya da böyle tek bir alet olmasa da, bir mopla köpükleyip ıslatacaksınız, ayrı bir cam sileceğiyle çekeceksiniz.
kusursuz olmaz tabii ama temizlenir en azından.
komşuya da fazla akmaz.
0
blatta hiberna
(15.07.21)
En iyi yagmur yagarken siliniyor.
0
divit
(15.07.21)
(1)

Büyük bölmeli kutu tavsiyesi istiyorum

theconqueror
1500 parça civarında legomuz var, kullanımı kolay renk renk ayırabileceğimiz kullandığınız bölmeli kutu var mı?
1500 parça civarında legomuz var, kullanımı kolay renk renk ayırabileceğimiz kullandığınız bölmeli kutu var mı?
0
theconqueror
(15.07.21)
ikea'nın bölmeli kutularına bakın bence.
0
blatta hiberna
(15.07.21)
(15)

Biz bu kiloları nasıl vericez arkadaşlar ?

paramolacak
20 gündür her sabah 1 haşlanmış yumurta, zeytin, peynir, domates ile kahvaltı yapıyor, öğlenleri haşlanmış tavuk , meyve yoğurt yiyor, akşamlarıda 1 tabak ev yemeği yiyorum 80 kilo olarak başladığım bu süreçte hala 80 kiloyum.Yahu ben zaten günde 1 öğünde 1 ekmek gömen insandım kilo almıyordumda ver
20 gündür her sabah 1 haşlanmış yumurta, zeytin, peynir, domates ile kahvaltı yapıyor, öğlenleri haşlanmış tavuk , meyve yoğurt yiyor, akşamlarıda 1 tabak ev yemeği yiyorum 80 kilo olarak başladığım bu süreçte hala 80 kiloyum.

Yahu ben zaten günde 1 öğünde 1 ekmek gömen insandım kilo almıyordumda vermiyordumda ama şimdi hem 20 gündür 1 dilim bile ekmek yemedim hemde her aksam 5-6 km yürüyorum, alkol şeker vs de yok.

Bizim illa Rocky gibi koşmamız mı lazım bu kilolardan kurtulmak için, istediğimde Ağustos sonuna kadar maks 75 olmak falan öyle uçuk hedeflerim yok.

Biz bu kiloları nasıl vericek arkadaş, bende neden işlemiyor bu iş.
0
paramolacak
(15.07.21)
Kilo vermeni engelleyen bi kan değeri düşüklüğü, şeker vs ğibi faktör varsa kalori açığı hikaye. Endokrinolojiye bi merhabaa de
0
photo85
(15.07.21)
1. Peynir nasil peynir? Icinde tereyagi kadar yag olan peynirler var. Yulaf, tatlandirici, sut oneririm.
2. Meyveyi azaltmaniz gerekebilir.
3. Aksam yemek yerine saat 5 - 6 gibi salatalik ve domates oneririm.

Diyetisyen degilim ama bende bu sekilde ise yariyor.
0
howfaristhesky
(15.07.21)
Peynir normal peynir işte, bakmadım yağ oranına vs ama yulaf'a döneyim bakayım , bilmiyordum bu işi. Çok teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸paramolacak
(15.07.21)
Aralıklı oruç (IF) yapmak ve şekeri bırakmak baya etki ediyor kiloya. Şu doktor hesabında güzel bilgiler paylaşıyor, göz atmanızı tavsiye ederim. www.instagram.com
0
anthemis nobilis
(15.07.21)
Miktarlarda ve meyvede sorun olabilir. Ben senden daha çok yiyerek 22 kilo verdim 3 ayda. Kahvaltı seninki ile aynı gibi. Öğle yemeğinde ızgara et/tzvuk/balık + sebze yemeği + yoğurt + salata + çorba vardı. Akşam yemeğinde de aynı menünün etsiz hali. Aralarda da 3 öğün badem ceviz vs. var. Meyve olarak günde 1 tane yeşil elma gibi çok da şekerli olmayan bir şey olması lazım.

Kahvaltı için miktarlar 5 zeytin, 1 yumurta, 1 dilim peynir şeklinde. Hatta 2 dilim ekmek de var (çavdar ya da tam buğday), diğer ana öğünlerde de 2'şer dilim ekmek vardı ve ilk 2 ayda 15'ini verdim bu 22 kilonun. Kalan 7 kiloyu da OMAD ile verdim diyebilirim. Bi yerden sonra kilo verme durdu çünkü.
0
himmet dayi
(15.07.21)
Kalori sayarak, yediklerinizi not ederek gerçekten az yiyor musunuz onu tespit etmek lazım.
0
ceketimi alip cikcam
(15.07.21)
20 gündür yukarıda saydıklarım dışında bişey tüketmiyorum, artı olarak günde 3 bardak su içen ben 5 litreye kadar çıkardım. Olmuyor olmuyor olmuyor
0
🌸paramolacak
(15.07.21)
meyve demişsiniz, meyve direkt şeker zaten.
bu süreçte yememeniz lazım.

diğer yandan, sağlam falan yemiyorsunuz, çok az yiyorsunuz.
(protein yeterli, hatta belki fazla görünüyor gerçi ama çok daha fazla yeşil yapraklı sebze tüketmeniz lazım)
bu yediklerinizde kayda değer bir kalori zaten yok.
az yerseniz vücut kendini korumaya alıp kilo vermez.
insülin direnciniz varsa o da engel olur.

günde iki öğünle başlayın, aralıklı oruca geçin.
ne yediğinizden ziyade ne zaman yediğiniz ve hormonlarınız önemli kilo vermek için.
insülini kontrol altına almadıkça kilo vermeniz zor, aralıklı oruç o yüzden iyi.
0
blatta hiberna
(15.07.21)
çocukluğundan gelen bir obezite sorunun yoksa muhtemelen kilo vermeni engelleyecek bir sağlık sorunun da yoktur. senin günlük 1800-2000 cal alman gerekiyor.(yağ yakımı için) kilonu koruma kalori miktarın da 2700-2800 dür. karalar bağlamanın anlamı yok 20 gün iyi bir süre, kendine yeni bir beslenme planı çıkar 1500 cal altında kesinlikle alma. 2000 cal geçme . süper diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum diyerek direnci kırılan çoğu kişiye sabit öğün (takibi kolay) önerdim ve gerçekten işe yarıyor. lan kilo verebiliyorum diyene kadar hergün aynı şeyleri ye. dediğim kalori hesabıyla ister 2 öğün ister 3 öğün tüket. yapacak başka bişey yok. mesela ben bi oturuşta ya bi tabak pilav dediğim porsiyonun 350 gr olduğunu öğrenmiştim. gramajlı-adetli çalış. 1700-1900 cal aşma. öğünler dışında ağzına bişey girmesin (kalorili) yok ara öğün falan traş bunlar. artan her öğün sayısı risktir.
0
kapti
(15.07.21)
Yürüyüş yerine kısa süreli koşular (5 dakika koşu 5 dakika yürüyüş 5 dakika koşu 5 dakika yürüyüş gibi) yapın ve bunu aç karnına yapın. Yulaf, yeşillik gibi bol lifli şeyler yyin tokluk hissi için. Ekşi elma da iyidir bu konuda. Ve nasıl olsa protein kilo aldırmaz deyip yüklenmeyin. Açlık hissini tatmadan kilo vermek bence hayal.
0
neysene
(15.07.21)
Herhangi bir sağlık sorunu yoksa bir insanın kalori takibi yapip kilo vermemesi imkansiz. Ben pizza vs yiyerek de kilo verdim çünkü kalori ve macro takibi yaptim.
Gördüğüm üzere kalori takibi yapmiyorsunuz, yani meyve diyorsunuz ama ne kadar meyve? Peynir diyorsunuz ne kadar peynir? Zeytin misal kalorili bir gida.
Onun dışında bu dediklerinize ek bir adet bile birşey yemiyor musunuz? Misal iki adet findik bir parca cikolata vs gibi. Çünkü gramajda küçük gelse de kalori yani.

If, paleo vs vs hepsi eninde sonunda kalori açığına dayaniyor.
Dayanmiyor diyen, kalori acigi onemsiz diyen makale yollasin bakalim.

En mantikli aciklama alperz+1. Istersen kaloriyi pizza ile al, macro ve kalorilere uyduğu sürece önemi yok.
0
logisticsmanager
(15.07.21)
1-2 gündür yapmaya başladım ama sürekli kalori açığım çıkıyor, birde tavuk, peynir yumurta yiyorum samsng'un uygulamasından bakıyorum doymuş yağ oranı fazla çıkıyor tükettiklerimde.

Aynen başka hiçbişey yemiyorum su ve sade kahve içiyorum.
0
🌸paramolacak
(15.07.21)
@paramolacak tartarak gramaj olarak mi bakiyorsunuz? Yani 130 gr peynir 240 gr tavuk(pismeden once, piserde yuzde 20 civari gramaj kaybeder) vs diye.

Bir de ne kadar kalori aciginiz cikiyor. Yani günde 1000 kalori acigi cikiyorsa orada sikinti var öyle diyet olmamali.
0
logisticsmanager
(15.07.21)
@logisticsmanager yok öyle tartı vs işi yok :)

Dilim hesabı ve kepçe hesabı, tabi kepçe var kepçe var biliyorum ama benimki 1 kepçe oluyor akşam yemekleride.
0
🌸paramolacak
(15.07.21)
Hah işte öyle olmaz. Dilim ya da kepçe guvenilir metotlar değil. Kepçe ne kadar büyük? Dilim ne kadar büyük? Yani bu şekilde güvenilir bir hesaplama olamaz.
Ben kilo verdiğim zaman yediğim cipsin gramajini tartardim, yediğim ekmeği tartardim.
0
logisticsmanager
(15.07.21)
(5)

Tepsi böreği yapanlara soru

jorah the andal
Arkadaşlar merhaba, Tepsi böreği yapıcam da bu bu yufkaları dizip sosu ve içini hazırlayıp pişmeye hazır hale getirdikten sonra dolaba atsam 15 saat sonra çıkarıp direkt fırına atıp pişirsem sorun olur mu ? Ayrıca börek(peynirli) yanına güzel gidecek tavsiyeler de alınır :)
Arkadaşlar merhaba, Tepsi böreği yapıcam da bu bu yufkaları dizip sosu ve içini hazırlayıp pişmeye hazır hale getirdikten sonra dolaba atsam 15 saat sonra çıkarıp direkt fırına atıp pişirsem sorun olur mu ?

Ayrıca börek(peynirli) yanına güzel gidecek tavsiyeler de alınır :)
0
jorah the andal
(13.07.21)
İçini hazırlayın, sarın, üstüne bir şey sürmeden paketleyip koyun buzdolabına. Üzerine ne sürecekseniz fırına vermeden hemen önce sürün. Islak paketlerseniz yufka yumuşar, katları birbirine yapışır, çıtır çıtır kat kat olmaz böreğiniz.

Edit: Ha sarmadan tepsiye yayacaksınız. Yine aynı şey, üzerini ıslatmadan koyun dolaba.
0
kobuzchu kiz
(13.07.21)
@kobuzchu peki içine de sürüyoruz ya sostan o sıkıntı oluşturmayacak mı beklerken içinde, sonuçta sadece üstüne sürmüyoruz onu ara katlara da sürüyoruz yanlış mı düşünüyorum, bir şey olmazsa dediğinz gibi yapayım

bide fırına vermeden önce içine soda dökmek mantıklı olur mu dolaptan çıkardıktan sonra :D
0
🌸jorah the andal
(13.07.21)
Sodayı geceden dökün, ertesi gün pişirin. Sodayı emeceği için yufka böyle su böreğimsi bir şey oluyor. Canım istedi :(
0
irene
(13.07.21)
Ara katlarda sıvıyı peynir de emeceği için çok sorun olmaz diye tahmin ediyorum. Ben (patatesli) börek yaptığımda içine dolu dolu sos sürmüyorum, iç dolgusuyla sarıp buzdolabına (ya da buzluğa) koyuyorum. Sorun olmuyor.

Sodayı hiç bilmiyorum, hiç denemedim.
0
kobuzchu kiz
(13.07.21)
ben tepsi böreği yaparken o süt-yumurta-tereyağlı sosu her katın arasına ince bir şekilde sürer, kalanı da üstünden dökerim, hem içine, hem altına altına falan iner.
o zaman çıtır çıtır oluyor.

bence de buzdolabında bekletmek böreği yumuşatıyor, o çıtırlık olmuyor.
0
blatta hiberna
(13.07.21)
(13)

taciz şüphelilerinin linç edilmesi

gelmeistemem
Erkek olmak çok tehlikeli olmaya başlamadı mı? Haberlerde izliyorum, 10 yaşındaki çocuğa gözlerin güzel demiş, mahalleliden dayak yemiş. Çağır polisi. Gözlerin güzel demek taciz mi? Daha önce de diş hekimi linç edilmişti, ondan önce de emekli hakim. Bir de Afrikalının dediğini anlamadığı halde, taci
Erkek olmak çok tehlikeli olmaya başlamadı mı? Haberlerde izliyorum, 10 yaşındaki çocuğa gözlerin güzel demiş, mahalleliden dayak yemiş. Çağır polisi. Gözlerin güzel demek taciz mi? Daha önce de diş hekimi linç edilmişti, ondan önce de emekli hakim. Bir de Afrikalının dediğini anlamadığı halde, taciz ediyor, bana bakıp gülüyor diye ortalığı birbirine katan bir kadın vardı.

Olan gerçekten mağdur edilenlere olmuyor mu?

Kadınım bu arada.
0
gelmeistemem
(12.07.21)
amerika'da bir cok yerde bu egilimin oldugunu duydum. babalar cocuklariyla disarida yalnizken millet tip tip bakiyor, supheli diye ihbar ediyor vs. Turkiye'ye de geliyor demek ki yavas yavas.
0
robokot
(12.07.21)
bu duyuruyu görünce artık dışarıda çocuktan makas alma vs gibi işlere eskisi kadar girmediğimi fark ettim. doğru tespit.
0
makarnavodka
(12.07.21)
buna bir de karşı cinse en ufak bir yaklaşma ya da adım atma çabasına taciz deme olayı eklendi.
millet hoşlandığı kıza çiçek göndermekten çekinir oldu.

olan mağdur edilene ve uzun vadede aslında kadınlara oluyor.
çünkü erkekler bu nedenle ilişkileri bile ucundan ucundan yaşamaya başladılar.
sahiplenmeyi başa iş almak olarak gören çok ve haklılar da işin kötüsü.

bunun tabii ki cinsler arası diyalog eksikliği gibi sebepleri de var ama artık birinden hoşlanıp baksan dayak yeme ihtimalin varken kim kimle ilişki kurar ki?
0
blatta hiberna
(12.07.21)
konu çok hassas olduğu için insanlar çok gergin. bir erkek olarak ben böyle bir durumla karşılaşmaktan çok korkuyorum.

geçenlerde komşumuzun 4 yaşındaki kızı 3 yaşındaki oğlumla oynamak için bize geldi. kızın hal ve tavırlarından bana karşı özel bir hissi var ki çok normal. 4-5 yaşlarındaki çocuklar yaşça büyük erkeklere özel ilgi besleyebilir, hayranlık duyabilir, aşık olabilir.

neyse annesi ile telefonda konuşmak istediğini söyledi. aradık annesini verdik telefonu konuşmaya başladı. konuşma aynen şu şekilde: "anne ben burda kalmak istiyorum, burty amcam benimle uyumak istiyormuş, ben bu gece onunla yatacakmışım."

o an vücudumdaki tüm damarlarda akan kanı hissettim. ne yapacağımı bilemedim. eşim hemen yanına gitti, telefonu kapatmasını bekledi. kapatınca yan odaya geçip tekrar aradı. böyle bir şey olmadığını söyledi. allah'tan anlayışlı bir aile ve bizi iyi tanıyan bize güvenen bir aile. "sorun değil, kızımız bu aralar çok yalan söylüyor, hayal ettiklerini yaşamış gibi anlatıyor. dert etmeyin." deyip geçiştirdiler.

bahsettiğiniz düşüncelere kısmen katılıyorum. kurunun yanında yaş da yanar gibi bir durum oluşuyor. ya kızlarına inansalardı? ne olurdu ne yapardım, nasıl bir ikna çabam olurdu? çok zor bir durum.
0
burty
(12.07.21)
Kötüye kullanıma çok açık bir durum var. Benim gördüğüm bu.

@burty'nin yaşadığı olay düşük bütçeli korku filmi olmuş.
0
dissendium
(12.07.21)
Bir film vardı jagten miydi neydi adı. Bu konuyu işliyor. Bir hocamız üniversitedeyken sürekli bu konuda dikkatli olmanımizi söylerdi. Kız öğrenci vs sizinle görüşmek isterse odanızda biri daha olsun, şahit olur size vs derdi. Sıkıntılı durumlar kısacası. Yakın zamanda bir arkadaşım da davalık oldu tacizden. Kendisine çok güveniyorum, olaya şahit olmadım ama kuvvetle muhtemel iftira atıldı. Çamur at izi kalsın. Korkunç şeyler ya. Kendini ifade edememek de acayip lanet
0
mezarkabul
(12.07.21)
Konuya ilgi duyanlara şu filmi seyretmelerini öneririm.

www.imdb.com

Bu arada erkekseniz ve yorulduysanız Moskova'da bir çocuk parkında bir banka oturmayın. Metroda veya yolda, annesinin kucağında ya da pusette dahi olsa bir çocuğa gülümseyerek bakmayın. Kendinizi karakolda bulursunuz.
0
Mirket
(12.07.21)
Bu bahsettiğiniz kişilere çok üzülüyorum, iftiraların en ağırı sayılır bence bu. Ama insanların iyice hassas bir hale gelmesini de anlıyorum. Sürekli çocuk tecavüzü, kadın cinayeti vb haberler duyuyoruz ve adalet işlemiyor. Suçlular ceza alacakları yerde destekleniyorlar. Devlet eliyle adalet sağlanmayınca insanlar kendi adaletlerini kendileri sağlama yoluna gidiyor. Sonuçta böyle üzücü bir tablo çıkıyor ortaya. Olan gerçekten madur edilenlere olmuyor mu sorunuza cevaben, hayır olan sadece onlara olmuyor. Hem toplumun birbirine ve adalete duyduğu güvene oluyor hem taciz iftirası ile şiddet görenlere oluyor hem de tacize uğrarken kendisine yardım edecek birilerini arayan ya da devlet yeterince koruyucu önlem almadığı için cinayetlere, tecavüzlere, tacizlere kurban giden insanlara oluyor. Bunları birbirinin doğal sonucu olarak görüyorum.
0
Mossy
(12.07.21)
Benzer bir durumla üniversitede asistanken karşılaşmıştım. Proje gösterimleri için öğrenciler kendilerine uygun zaman aralığını seçip odaya projeyi anlatmaya geliyordu.

Bir kız öğrencinin ödevini incelerken durduk yere "hocam ben zamanında bir asistanı tacizden okuldan attırdım" dedi, nabzım anlık 150 olmuştur. Odada kamera yok, bir de o kadar kötü hazırlamış ki ödevi, 20 vermiştim sadasdasd. Bağırsa, kendimi savunsam bile o an okulda adımı tacizciye çıkartabilirdi.

Benzer taktiği başkalarına da denemiş bu arkadaş. Dolayısıyla artık iletişimi geçtim, iş yerinde yazışmalarda bile iki defa okuyorum göndermeden. Sıkıntılı tip çok.
0
nehara
(12.07.21)
bu duyuruyu okuyunca ben de şeyi fark ettim, uzun süredir herhangi bir yakınımın, akrabamın, iş arkadaşımın vs. çocuğuna belli bir mesafeden daha yakın olmuyorum. eskiden yaptığım yanak sıkma, mıncırma, saç karıştırma tarzı şeyleri de yapmıyorum. buna sebep benim için haberler değil de izlediğim belgesel ve diziler oldu. o yüzden dediğinize katılıyorum. üstelik benzer ruh hali bende de var. anne babası dışında 3. bir kişinin çocukla (yakın aile dostu akrabası olsa bile) çok fazla fiziksel temas kurması beni de "noluyoruz" yapıyor, maalesef. bilinçaltına yerleşti bu.
0
ilgeru
(12.07.21)
İş hayatı, ast-üst ilişkileri gibi istismara açık durumları hariç tutuyorum. Yetişkin-çocuk arasındaki diyalog olması gereken noktaya geldi bence. Biz zaten fazla sırnaş bi milletiz çocuk sevgisi konusunda. Çocuk seviyor diye makas almak öpmek zorunda değil kimse. Anne babasının hoşuna gitmeyebilir, çocuğun ebeveynleri dışında yabancılarla koruması gereken mesafe konusunda kafası karışabilir.. olmayıversin o abartı sevgi gösterisi. Çok da lazım değil.

Yetişkinler arası durum belki biraz kötü anlamda değişti. Bir avrupa değildik hiçbir zaman. Taksici örneği belki kendi elleriyle aşıladıkları antipati yüzünden kötü bir örnek olacak ama, yolcusuyla eskiden girebildiği diyalog artık yok. İki muhabbet etse tedirgin olur kadın haklı olarak. Halbuki bütün gün direksiyon başında, sıkılmış olabilir, konuşkan biridir, gevezedir, şudur budur.. artık bu da kolay değil.
0
IncredibleMau
(12.07.21)
Ah be bacım gel alnından öpücem seni dicem ama şimdi oda tacize girer diye diyemiyorum. Yemin billah korkunç bir durum oldu, hoşlandığım kişiye 2 hafta boyunca açılamadım '' aman yanlış anlar mı, taciz anlar mı, dur yazmayayım, açık açık istemiyorum diyemeyebilir benim anlamam lazım mı gibi, geçende bi duyuru vardı bu şekilde fermuarı açık olan kadına söyler misiniz açık olgunu vs gibi bişeydi, valla afedersiniz donu götünden düşçek noktaya gelip farketmese bile umrumda olmaz, manyağın teki çıkar avazı çıktığı kadar bağırır linç olurum.

Keza geçen hafta başıma geldi, metroda bi kadın oturuyor bende ayaktayım hemen önünde, baktım yanımdaki adam kadının göğüslerine bakıyor sonra kadına baktım yakasında çalıştığı yere ait yaka kartı var isim soy isim ıd no vs yazıyor. Adam hemen girdi instagrama yazı adını soyadını ekledim ne yaptı orasını tam göremedim, diğer sosyal medya hesaplarına bakındı vs vs . Neyse kadınla aynı yerde indik, kalabalıktan dolayı seslendim hanımefendi bakar mısınız diye duymadı, sonra adıyla seslendim baktı, siz kimsiniz nerden biliyorsunuz adımı vs vs diyor, ya diyorum yaka kartınızdan bi adam sizi arattı ekledi sanırım dikkat edin yakanıza asmayın vs yok dinlemiyor manyak. Aman be dedim allah ne belan varsa versin, çok bağırırsın yeri gelince kurtarın beni diye gittim.

Bu își acayip kullanmaya başladı kadınlar.
0
paramolacak
(12.07.21)
çok büyük sıkıntı, ilgi göremedi diye ya da başka bir çıkarı için taciz edildiğini iddia eden kadınlar var. sadece cazgırlıktan karşısındaki insana ne kadar zarar vereceğini hiç düşünmeden bunu iddia eden, hayatta biriktirdiği öfkeyi erkeklerden bu şekilde çıkaran kadınlar var.

the life of david gale benzer bir konuyu anlatıyor.
www.imdb.com
0
orpheus
(13.07.21)
(5)

Yeşil elbise altına siyah ayakkabı olur mu

regina phalange
Yoksa hangi renk olur. Önü açık bantlı ayakkabı bu arada
Yoksa hangi renk olur. Önü açık bantlı ayakkabı bu arada
0
regina phalange
(10.07.21)
Tarz olarak uyumlularsa olur. Şık olacaksa ben nude topuklu seçerdim sanırım.
0
jazzabel
(10.07.21)
İnce bantlı ise olabilir. Siyah dışında Gold ve gümüş de olur.
0
Amaranta ursula
(10.07.21)
Kırmızı daha iyi olur.
0
prole
(10.07.21)
kırmızı olur, mor olur, siyah olur, nude olur, lame olur, dore olur, yeşilin tonuna uygun bir pembe ya da fuşya olur, lacivert olur, kahvenin bazı tonları veya taba da olur.
aynı tondaysa ya da çok uyum yakalanırsa yeşil bile olur.
0
blatta hiberna
(10.07.21)
Nude, taba, kahve veya dore. Hiçbir şey yoksa siyah
0
Hallegadola
(11.07.21)
(21)

doğum günleriniz nasıl geçer?

Mossy
Herkesin cevabını merak ediyorum ama özellikle o günü yalnız başına geçirmeyi sevenler varsa aranızda, onların cevaplarını daha çok merak ediyorum. (Öncelikle yalnız geçirenler neden yalnız geçirmek istiyor?) Bugüne kadar doğum günleriniz genelde nasıl geçti ve o gün neler yaparsınız?Bonus: En güzel
Herkesin cevabını merak ediyorum ama özellikle o günü yalnız başına geçirmeyi sevenler varsa aranızda, onların cevaplarını daha çok merak ediyorum. (Öncelikle yalnız geçirenler neden yalnız geçirmek istiyor?) Bugüne kadar doğum günleriniz genelde nasıl geçti ve o gün neler yaparsınız?

Bonus: En güzel doğum günü anınızı paylaşır mısınız?
0
Mossy
(07.07.21)
genelde tektim. ilk tek olmayi huznu anaokulunda yasadim herkesinkini kutladik, benimkine sira gelecek diye beklerken okul tatil oldu... dumur olmustum ahahaha

sonralari zaten onemsemez oldum, ben kutlamiyorum diye kiz kardeslerimin kendi aralarinda.pasta alip benim dogumgunumu kutladiklarini biliyorum.
ulan bu nasil is ben yokum dogumgunumu kutluyorlar.
erkekler zaten umursamiyor dogumgunumu bilen kizlar da mesaj atiyor o kadar. zaten genelde calisiyor oluyorum kendim bile unutuyorum dogumgunumu.
en guzel dogumgunu de 99 depremi sonrasi koydeki dogumgunumdu herhalde bi 50/60 kisi vardik. hollandadan rusyadan almanyadan mektup arkadaslarim gelmisti.
0
turbo sadık
(07.07.21)
Ne yalnız geçirmeyi, ne de abartılı eğlence biçimini beğeniyorum. Ama son birkaç yıldır sadece whatsapp üzerinden, hatırlayabilenler kutluyo. Farklı bi doğum günü geçireli epey bi yıl olmuştur.

En güzel doğum günüm lisedeyken yakın arkadaşımın "kuzenime bi şeyler alcam, boyu falan senle aynı sayılır, akşam bi alışverişe gidelim beraber" deyip 'kuzenine' aldığı hediyeleri aslında bana alıyor olması ve benim bunu hediyelerin bana verildiği ana kadar fark etmemem ve akşam bi cafede sürpriz doğum günü etkinliğine sürüklenmem.

Evet. Jeton kare.

Bu arada doğum günün şimdiden kutlu olsun.
0
himmet dayi
(07.07.21)
@himmet dayı heheh teşekkür ederim. Her yıl burada "bugün benim doğum günüm" başlığı açarım zaten, klasiğimdir :D o zaman tebriklerinizi alırım, 10 gün kaldı ^^
0
🌸Mossy
(07.07.21)
Çocukluğumda hep mini partiyle kutlandı aile arasinda.

Doğum günüm belirli günler ve haftalara dahil xd o yüzden kolay unutulmuyor. Varligimdan gerçekten mutlu olduğunu bildiğim arkadaslarimin mesajları cokkk mutlu ediyor. Ancak iş yeri gibi ortamlarda pasta alinip kutlanacak olmasini bilmek aşırı geriyor beni... Hiç hoslanmiyorum.

Eğer hayatımda biri varsa onunla güzel bir yemek yemek isterim. Onun dışında kimsenin yapmacık kutlamalarini görmek istemiyorum (ancak maalesef görüyorum). Hl

Hatta son doğum günümü anlatayim. Arkadaslarima ısrarla "kutlanmasini hiç sevmiyprum.sakin kutlamayin" dedim. Sonra yine de suprizimsi yapmaya çalıştılar. Bir suratim düştü, bir moralim bozuldu... Dedim sevmiyorum demistim. Sonradan çok üzüldüm onların da keyfini kaçırdım diye

En güzel doğum günüm yok galiba
0
abuzer
(07.07.21)
kendime Bremen'e 2 günlük seyahat armağan etmiştim 2015'teki doğum günümde. çouchsurfinğ'de anlaştığım arkadaş da nehir kenarında bir köşkte oturuyormuş, gitmeden anlamamıştım. terasını komple benim için ayarlamıştı. hem o 2 gün hem nehir yanı teras keyfi baya iyiydi. ryanair kampanyalarına denk getirmiştim gidiş dönüş uçak 18 euro idi. bir de festivale denk gelmişti ki her şey dahil maks 70-80 Euro'ya süper bi 2 gün geçirmiştim. en janti doğum günüm odur. ama genelde sade geçer.
0
dnzbrs
(07.07.21)
En güzel mi bilmiyorum ama lisede sınıf arkadaşlarım aralarında para toplayıp doğum günümü kutlamıştı. Pasta almışlardı. Hatta o günkü harçlıklarını harcadıkları için biraz aç bile kalmışlar. Hoşuma gitmişti düşünmeleri, fedakâr olmaları. Kız arkadaşım da pasta yapmıştı bir kez. O da güzeldi. Ailem de pasta almıştı birkaç kez. Birkaç iyi geçen doğum günüm oldu. Ama yaş ilerledikçe eskisi gibi olmuyor. Ben o günü sakin geçirmek istiyorum. Hatta olaysız bitsin istiyorum. Biraz çekingen davranıyorum. Bunun yaşla ilgili olduğunu düşünüyorum.
0
dissendium
(07.07.21)
ben bu konuda cok uzun yazabilirim. dogum gunu ve dogum gunu kutlamasina farkli gozle bakiyorum. burclarla filan hic isim yok mesela.

bundan 10 sene oncesine kadar herkesin dogum gununu caba gostermeksizin ezbere bilirdim. rastgele insanlar da olabiliyor bunlar. bir gun eski bir tanidigi gordum barda. sen dogum gunlerini hatirlardin benimkini hatirliyor musun dedi. bir dakka dedim ve onu bir arkadasimin yanina goturdum. arkadasima "dogum gununu soyler misin lutfen" dedim. (ikinci arkadasimin dogum gunu tanidik olan ile ayni gundu - 16 subat)

facebook cikana kadar insanlar cok deger veriyordu hatirlanmaya. sonra duvardan duvara yazmalar basladi ve herkes herkesinkini zaten biliyor oldugu icin cok onemsenmemeye baslandi. ben de biraktim bir yerden sonra.

su anda sadece cok yakinlariminkini kutlarim. o da oyle gece 12'den sonra filan degil gayet ertesi gun gun icinde (yegenlerim haric onlar benimkini 12'de kutluyor)

yeni tanidiklarimin dogum gunu ne zamandir hic bilmiyorum. onumde parti yapmadiklari surece kutlu olsun bile demem. cunku bunun onemsendigini dusunmuyorum. onemseyecek kisilerinkini kutluyorum.

bir gun bir "yakin" arkadasim dogum gunumu kutlamayi unuttu. "yani sen kutlamiyorum dedin ondan cok sey yapmadim" dedi. yahu kutlamadan kastim toplanma idi (kendisi her dogum gununde yemek organiza eden bir sahis)

ortalama 20-25 kisi kutluyor. kim kutlamadi diye aklima bile gelmiyor. ama yakinlarim bi zahmet kutlasin istiyorum :)

nasil geciyor? cok alelade geciyor. 12'de sevgili kutluyor ilk. sonra yegenler ve 20 yillik arkadas. aksamina da iciliyor (opsiyonel) pasta masta yasini zaten gectik (gene de arada aliniyor, olsun. pasta severim :D)

son birkac senedir toplu hicbir dogum gunu etkinligim olmadi (kendimin)

bu sene patronum (yunan) eve turkce mesajli cicek gonderdi hic ama hic beklemiyordum (birkac gun once gelmesi daha da surpriz yapti olayi) yani mutlu oldum tabi (birkac hafta once tatsiz olaylar yasamistik)

unutamadigim dogum gunum sanirim suydu: sene 2004 yurtta kaliyoruz. ben aksamlari calisiyorum part time. oda arkadaslarim hic kutlamadi ya da yarim yamalak kutladi hatirlamiyorum. dogum gunm ama 12'yi gecti saat yurda dondugumde.

kapiyi actim mumlar, karanlik, iyi ki dogdun...

dedim ki: bi dakka, ama benim dogum gunum gecti

arkadasim dedi: ulan demedim mi size bu kesin buna laf edecek diye sfdlsjfsldf

oyle tatlis bir andi. oyle...
0
supergirl
(07.07.21)
dogum gunlerim sene gectikce berbatlasiyor hele bu yili hatirlamak bile istemiyorum. cocukken ailecek kutlardik teyzeler dayilar vs okulda da arkadaslarimizla kutluyorduk onlardan genel olarak memnundum ne abarti ne bir sey sadece toplanmak icin bahaneydi ve hediyeler mutlu ediyordu. artik olmuyor

tarihim kotu hava genelde yagmurlu ruzgarli vs oluyor cok ic acici degil
0
ala09
(07.07.21)
Tam doğum günümün olduğu gün, son senelerde yalnız odamda içip film izleyerek geçirmeye başladım. Çünkü canım kendim. Öncesinde de kendime hep hediyeler alırım.

Doğum günüm öncesi/sonrası eski şirket, lise, üniversite arkadaşlarımla basit bi yemek yeriz.

En güzeli de, üniversitedeyken arkadaşım bir sürü kişiyi bir partide toplamıştı. Partinin amacı başkaydı ama bir anda benim partim haline gelmişti.
0
jazzabel
(07.07.21)
Valla ben de ne ozellikle yalniz gecirmeyi ne de ozellikle gidip birileriyle olmayi istiyorum. Nasil denk gelirse artik oyle giriyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(07.07.21)
29 yaş havuza atlamalı içip gebermeli parti
30 yaş evde tek başıma uyuyarak geçmişti
31 yaş arkadaşlarla rakı
32 yaş bekarlığa veda gecemi doğum günüme denk getirdim
33 yaş eşim tüm arkadaşlarımı toplayıp sürpriz yapmış kalamış parkında goygoy
34 yaş pandemiye denk geldi evde oturduk
35 yaş pandemiye denk geldi evde oturduk

En sevdiğim doğum günüm evde uyuyarak geçirdiğim.
0
suicides underground
(07.07.21)
Ağustos ayında olduğu için okul arkadaşlarımla hiçbir etkinliğim olmadı zaten sosyal bi tip değildim ama belki okul olsa en azından bir hareket olabilirdi.

Hayatımda bir kez evde doğum günü partisi yapıldı akrabalar birkaç arkadaş vs geldi hatırladığım tek anı; gelen en güzel hediyenin tam verilecekken veren kişinin elinden kayması sonucu kırıldığı an :/
gecesi 17 Ağustos depremi yaşandı yabancı ve kendi evimden çok daha yüksek ve desteksiz bir evdeydim çok korkmuştum. Çocuk kafası kıyamet kopuyor sanmıştım :):):) bir de o günlere dair güneş tutulmasını izlemeye çalıştığım bir an kalmış zihnimde.

Bu travmayla ilgili değil ama sonra hiç doğum günü kutlamadım.
Facebook kullandığım zamanlarda gün yaklaşınca profilimden doğum tarihi bilgisini gizlerdim kimse görmesin sayfam gerekesiz kutlama mesajlarıyla dolmasın diye.

99 dan sonra ilk kez bu yıl tam gününde olmasa da hemen bitişiğindeki hafta sonu minik tatilli bir etkinliğimiz var umarım güzel geçer.

Nice yıllara :)
0
mutekebbir
(07.07.21)
Ben etrafımdaki insanların doğum günü için bir ay önceden hediye bakmaya başlarım. Pastayı kendim yapacaksam nasıl yapacağıma, hazır alacaksam nerden nasıl alacağıma, kutlamayı nasıl yapacağımıza karar veririm. Özenirim yani.

Ama benim doğum günüm gelir, doğaçlama, öyle baştan savma kutlamalar, bir gün kala sana ne hediye alalım diye sormalar. Tamamen soğuyorum. Bir gün kala hala ne yapacağını bilmiyorsan, ne hediye al bana öyle alel acele sırf almış olmak için, ne de laf olsun diye doğum günü kutla.

Kastettiğim abartılı şeyler değil, ama en azından düşünme kısmında özenilmeli. 1. derece yakınlardan bahsediyorum bu arada.
0
hrvl
(07.07.21)
Ben kendiminkini pek önemsemiyorum. Etrafımdaki sevdiğim insanlar için bir farklılık yapmaya çalışıyorum ama o zamanki şartlara göre.
0
nucleon
(07.07.21)
Hayatım boyunca doğum günleri kutlanan bir insan olmadım. Önem de vermedim açıkçası. Çocukken kutlansaydı belki önermserdim.

Bugün ailem doğum günümü kutladı mesela. Ama benim doğum günüm 10 Haziran. Sürpriz oldu bana da. :)

Peki gerçek doğum günümde ne yaptım? Hiç. Ama bu beni kötü hissettirmiyor. Sadece bir - iki arkadaşım var. Muhakkak kutluyorlar doğum günümü. Belki onlardan biri kutlamazsa biraz burulurum.
0
rahip janick
(07.07.21)
Birazdan yeni yaşıma gireceğim ailem memlekette, manitam uyudu, yalnızım. :( yarın bir şeyler yaparız herhalde. Doğum günlerini de çok severim bu arada.
0
Hallegadola
(07.07.21)
genelde mesaj atmaktan fazlasını yapan olmadığı için yalnız geçirmeyi tercih ediyormuş, umursamıyormuş gibi yapıyorum. heheh.
0
olsa da yesek
(07.07.21)
dogum gunu kutlamayi cooook severim.

universiteye kadar ailemle kutladim. universiteden beri arkadaslarimla kutluyorum. sevgilimin oldugu donem onunla da kutlamistim.

eski sevgilim evime gelmis ve her yere kalpli mum koymus ve bana balon almis. cok tatliydi. onceki dogum gunumde de yarisi sonmus balonlarla kapima gelmisti ahahahhaha.

arkadaslarimla olanlar da cok eglenceli. bir tanesinde best friendimle ictik ictik uyuduk. video cektik bol bol. yilda 1 icen tipler oldugumuz icin baya sacmalamistik. cikolatalar bir yerde, biz bir yerdeydik. asik oldugum kisiyi aramamam icin beni tutmustu ki arayacak halim de yoktu ahahah. video cekmek onemli. sonradan cok guluyoruz.

benim degil ama bu bestimin dogum gunu de superdi. bu sefer bir yakin arkadasimiz daha vardi. sozde beni tutacaklardi o kisiyi aramamam icin ama onlar da kafayi bulunca ara ulan dediler. ben aradiiim, ses kaydi attiiiim, mesaj gonderdiiim... kendimi cok guzel rezil ettim. her yerde balon vardi. ben hepsini patlattim. bundan manyak gibi zevk aldim. sonra agladim agladim agladim. ilk defa viski denemistik. o bizi bozdu. ozellikle beni bozdu. kahve ictim olmadi, su ictim olmadi. midemin icine etmisim bir kere. bolca da pasta cikolata falan yemistim. ertesi gun acilden cikamadim :)) yine de guzeldi.
0
batlegolas
(08.07.21)
Başlasınında kendi doğum gümü de kutlamayı sevmem. O nedenle şimdiye kadar hiç kutlamadım yaş 30.
0
paramolacak
(08.07.21)
Doğum günlerini önemsemiyormuş gibi yapıp 1 yıl daha geçti diye içimden hüzünlenirdim. Gelen mesajlara cevap ver, pasta ye. O ruh halini dağıtmaya karar verdim. 1 ay önceden aileme doğum günümü nasıl kutlayacaksınız, bana ne alıcaksınız diye geyik yapmaya başladım. Artık doğum günümde ortalarda zıp zıp zıplıyorum. Ailem de bana uydu bir ay şamata yapıyoruz. Şakadan daha çok hediye istiyorum. Yalnız bir doğum günü geçirirsem de samimi olarak kendime hediyeler almayı, şımartmayı düşünüyorum. Belki hayır hasenat yapabilirim.
0
birbuket
(08.07.21)
doğum günümü yalnız geçirmeye özellikle bir düşkünlüğüm yok.
tam aksine, eğlenceli geçenler insana daha çok yaşam enerjisi veriyor bence.
özellikle çocukluğumda hep çok güzel partiler yapardı annemler.
palyaçolar hediyeler mi getirmedi, barbie bebekli pastalar mı yapılmadı...
akla gelebilecek her şekilde kutlandı doğum günüm.
o yüzden bana hep eğlenceyi ve neşeli olması gereken bir günü çağrıştırır doğum günü.

35 yaşındayım, bugüne kadar sabahlara kadar eğlendiğim doğum günlerim de oldu, sabahlara kadar çalışarak geçirdiklerim de.
belli bir ritüelim ya da düzenim yok bu konuda ama yalnız geçirmek bence biraz morali aşağı çekebiliyor.
doğum günü kutlanması gereken bir şey çünkü.

çocukluğumdakiler dışında bugüne kadar en çok eğlendiğim doğum günüm, birinci ve en fazla ikinci dereceden yakın olduğum arkadaşlarımın olduğu kalabalık bir grupla asmalı'da yemek yedikten sonra sabaha kadar meyhane, nargileci, sahil falan dolaşıp eğlenip sabaha karşı bir arkadaşımın evine gidip kaldığımız doğum günümdü.
sabah yine hep birlikte kahvaltı yapmıştık.
grupta yeni tanışanlar olmasına rağmen gece boyu ve sabah tek bir kişi bile erken ayrılmadı, başladığımız kadroyla süreci tamamladık.
asmalı'da yemek yediğimiz yerde yan masadakiler doğum gününü duyunca kalan yarım şişe rakılarını bana hediye etmişlerdi, şişeyi hâlâ saklarım.

bir de, lisedeyken arkadaşlarımın harçlıklarını birleştirerek bana radyolu, çok güzel bir pikap aldıkları doğum günüm vardı.
kendilerince prodüksiyon yapmışlar.
annemle işbirliği yapıp benden gizli odama taşımışlar, paketlemişler falan.
ben eve gitmek isterken sürekli birileri oyaladı.
meğerse okulda neredeyse herkesin haberi varmış, bilerek lafa tutulmuşum.
ben de doğum günüm diye insanlar benle ilgileniyor sanmıştım, hiç uyanmadım o yüzden :)

sonra o kocaman paket açıldı, bütün gün boncuk strafor topladık odada.
ama çok eğlenmiştik, pikap da hâlâ çalışıyor.
0
blatta hiberna
(08.07.21)
(9)

pazının tadını nasıl yok ederim

nahtoderfahrung
ıspanak gibi yaptım domatesli sarmısaklı vs ama acayip acı bir tadı var, annem yaptığında ıspanak gibi oluyordu tadı ben yapınca acayip acı oldu nedir bu işin taktiği
ıspanak gibi yaptım domatesli sarmısaklı vs ama acayip acı bir tadı var, annem yaptığında ıspanak gibi oluyordu tadı ben yapınca acayip acı oldu nedir bu işin taktiği
0
nahtoderfahrung
(05.07.21)
tadı çok benzer zaten, bir taktiği yok.
bence sorun pazıda değil, muhtemelen baharat ya da sarımsak kullanımında bir hata yaptınız.
0
blatta hiberna
(05.07.21)
pazının kendiliğinden buruk bir tadı oluyor, pişirirken bir kesme şeker atarsanız daha ıspanağa yakın bir tat elde edebilirsiniz.
0
evde liyakat kalmamis
(05.07.21)
baharat kullanmadım hiç, domatesli soğanlı sos koydum üstüne sarımsak tozu döktüm biraz sosuna o kadar. yenmeyecek kadar değil ama yerden çim koparıp çiğnemek gibi tadı var :D
0
🌸nahtoderfahrung
(05.07.21)
Annene sorsana ben de merak ettim, belki içine bir küp şeker kadar şeker atıyordu belki önceden bir kavuruyordu vardır kaçırdığın bir nokta :)
0
freebird5406_2
(05.07.21)
allah allah.
sarımsak tozu mu fazla geldi diyeceğim ama o da çim yemek gibi yapmaz yani.

ben domatesli falan değil, direkt ıspanak kavurur, soteler gibi soğanlı mantarlı falan yapıyorum pazıyı da.
ıspanaktan hiçbir farkı olmuyor neredeyse.
sadece biraz daha buruk sayılır +1.
domates değil, salça kullanmış olsanız salça mı ekşimişti falan diyeceğim ama...
şu durumda ben de anlamadım.
0
blatta hiberna
(05.07.21)
Sapları daha acı oluyor. Yaprak ağırlıklı yapsaydınız keşke. Bekledikçe de acılaşıyor bu arada pazı, özellikle de sapı.
0
Deathrow
(05.07.21)
saplarından olabilir, ama yedim valla ziyan olmasın diye tuza abandık yanına da domates kestim yapcak bişey yok, küp şeker atamam diyet yaptığım için, hafif tereyağında tavuk bonfile kızarttım kurtardı biraz :D
0
🌸nahtoderfahrung
(05.07.21)
Yemeği, çorbayı acılaştıran, karartan malzemelerin ön haşlama yapıldığı oluyor 3-5 dk haşlayıp suyu süzülerek... (İncir reçeli, mantar çorbası vb. Hiç pazı pişirmedim ama işe yarayabilir.
0
beetlejuice
(05.07.21)
Ben genelde bir tatlı kaşığı şeker koyarım bir de soğanı iyice sotelerimki karamelixe olsun daha tatlı bir tadı oluyor.
0
esinikaybetmiscorap.
(05.07.21)
(13)

hayatta adaleti sorguluyor musunuz?

Kittie
mesela bu bos beles insan dururken neden hastalanan/olen/kaza geciren vs bu kisi oldu diye dusunuyor musunuz?neden bazi kotucul insanlar cok guzel hayatlar yasiyorlar simdi?bunlari dusunuyorum ve sinir oluyorum bu adaletsizlige.ayni sekilde sakat doganlara da uzuluyorum, neyin cezasini cekmeye dogmu
mesela bu bos beles insan dururken neden hastalanan/olen/kaza geciren vs bu kisi oldu diye dusunuyor musunuz?

neden bazi kotucul insanlar cok guzel hayatlar yasiyorlar simdi?

bunlari dusunuyorum ve sinir oluyorum bu adaletsizlige.

ayni sekilde sakat doganlara da uzuluyorum, neyin cezasini cekmeye dogmuslar diyorum? neden diger insanlarin standardindan mahrum dogmuslar anlayamiyorum.

boyle seyler dusunuyor musunuz ve yorumunuz nedir?
0
Kittie
(04.07.21)
Yok, hic.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.07.21)
evet, çok, adalet yok. milyon dolarlık hastalıklara asgari maaş alan kişilerin çocukları yakalanıyor.
0
gelmeistemem
(04.07.21)
Hayir cunku yok.
0
thesomberlain
(04.07.21)
hayır
0
dafuq
(04.07.21)
Valla ben sorguluyorum ancak oyle romantik bir sekilde "hayat neden adil degil?" ya da "Niye x kisi hasta oldu" seklinde degil. Bu olay adaleti falan sorgulamak degil bana gore. Hayat denilen kavrama sanki canli bir varlikms ya da daha dogrusu sanki bir insanmis gibi sifatlar yukleyip onun adil olmasini beklemek bana cok sacma geliyor. Hayat dedigin seyi olusturan sensin, benim, bizleriz. Yani o adaletsiz olarak gorulen seylerin sebebi su ya da bu sebepten dolayi bizim yaptigimiz ya da yapmadigimiz hareketler.

Hayat oyle rastgele 'dur bugun kimi hasta edeyim' diye dusunmuyor cunku dusunen bir hayat yok. Hasta olan kisi ya yasamin kosullari(kendisinin, ailesinin vs) ya genetigi ya da yanlis zamanda yanlis yerde vs olmasi yuzunden hastaligi geciriyor.

Bazi kisilerin iyi hayatlar yasamasi da yine hayatin 'dur bir sunu zengin edeyim de sevinsin' sekli yuzunden olmuyor. Ya ozel mulkiyet olayinin abartilip baskasinin emeginin su ya da bu sebeple nesiller boyu somurulmesi sonucu ya da bisekilde ugrasip didiip biseylerin elde edilmesi sonucu bazi kisiler bunlari elde ediyorlar. Yani ortada yine insan etkisi var.

Sakat dogma olaylari falan da oyle. Ya genetik oluyor, ya anne karnindayken bir etki olusuyor ya da dogum aninda vs bir olay oluyor. Yani oyle 'dur su da sakat dogsun' tarzi gorunmez bir olay yok.

Uzun oldu ancak hep adalet olayina sanki kendiliginden var olacak biseymis gibi bakilmasi canimi siktigi icin yazmak istedim. Boyle romantik bir bakis acisinin adaletle vs alakasi yok bence. Bunlar bisekil etki-tepki ya da karmasik olasiliksal hesaplama sonuclari. Adalet cok daha degisik bisey, senin insa edecegin ve senin katki saglayacagin biseydir bana gore adalet.
0
j r r tolkien hayrani
(04.07.21)
Hayatin adaletsiz oldugunu düşünüyorum. Ama bunun rastgele olduğunu düşünüyorum.
Bu kisim sebebiyle silinebilir bilmiyorum ama kendi düşüncelerim; Bu sebepten herhangi bir yüce vs güce inanmıyorum komik geliyor. Varsa da dünyadaki herşeyden daha zalim olduğunu dusunurum. Ha ona boyun egmisim ha diktatör. O yüzden zerre umrumda değil o tanrı bu tanrı.

Fakir olecegime zengin oleyim. En azindan olmeden bir sise single malt ile iki cuban içer ölürüm.
0
logisticsmanager
(04.07.21)
Hayır sorgulamıyorum. Adaletsizliğe itiraz ediyor, yapabileceğim bir şey varsa düzeltmeye ya da kendi adıma adil olmaya çalışıyorum ama dünyada neden adalet yok diye kafaya takmıyorum. Çünkü saçma geliyor. Adaletsiz durumlara üzülmek, üzerinde düşünmek değil bunu sorgulamak, yargılamak, bana/bize göre kötünün iyi durumda gözükmesi gibi durumlara takılı kalmıyorum. Çünkü adaletin aranacağı yer burası olamaz. Bu şuna benziyor, oyun bitmeden sonucu belirlemek gibi. Ya da bir filmin ortasında neden her şey çözümlenmiyor diye kızmak gibi, halbuki sonunu beklemek zorundayız. Düşünsenize 400 bölümlük bir dizide ne olaylar dönecek ama finali beklemek zorundayız.

Hayat da bunun gibi, dünyada gerçek bir adaletin sağlanması asla mümkün olamaz. Benim istediğim başka, karşıdakinin ki başka, diğerinin ki hepsinden başka olacak. Birimize adil gibi gelen ötekine gelmeyecek. Durumu etkileyen bir çok bileşen var, herkes için adaleti sağlamak mümkün olamaz. En sonunda oyun bittiğinde, kozlar paylaşıldığında adalet terazisi kurulduğunda herkes için gerçek bir adil yargılama başlayacak ve herkes hakkını alabilecek. Zaten ahiretin olmasının amacı bu. Çünkü oyun devam ederken, skor belli olmaz, hakem son düdüğü çalmadan maç bitmiş sayılmaz.

Her şeyin dünyada çözülmesini nasıl bekleyebiliriz? Basit bir örnekle diyelim ki adam 10 kişiye zarar verdi. Bu 10 kişinin adalet beklentisi aynı olur mu? Hayır. Biri şu yapılsa tamam der, öteki hayır bunu adil bulmuyorum şöyle olmasını istiyorum der, beriki başka bir şey... Dolayısıyla adalet böyle sağlanamaz.

Ancak tabi ki de dünyanın adaletli olmasına çalışmak, bunun için mücadele etmek gerekiyor. Bu başka bir durum. Zengin ultra zengin olup fakir aşırı fakir olmamalı, gelir dağılımı daha adil olmalı, insanlar emeğinin karşılığını alabilmeli, yaşam koşulları herkes iyileştirilmeli vs vs. Zaten iyi insanın bu dünyadaki varlık amaçlarından birisi de bunun için mücadele etmektir. İnsanlar kendi güçlerinin yetebildiği konularda adaleti sağlamakla yükümlüdür, yoksa kimin ölüp kimin yaşayacağına karar vermekle değil. Ben de sağlam bir ahiret inancı olmayanların bu konuya takıldığını düşünüyorum.
0
epitaf
(04.07.21)
Evet kolay kolay değiştirilemeyecek şeyler adaletsizliklerin çoğu ve bazıları değişmesi imkansız. Ahirette görüşürüz deyip kestirip atanlara imreniyorum mesela ama ben inanmadığımdan böyle düşünenlere de üzülüyorum. Hepimiz nasılsa öleceğiz’i avuntu olarak görüyorum e ölecez de bir kere geldiğimiz bu dünyada yaşayamadıktan sonra ne anladım bu işten, kötü kötülüğünü yaptıktan ve yanına kâr kaldıktan sonra. insan eliyle yapılan haksızlıkları kastediyorum tabi. Ölümden sonrasını kesinkes bilen olmadığına göre tüm bu şeyler dünyada hallolmalı fakat yüz yıllardır bir değişim yok. Hayat bu dengesizliğin üzerine kurulmuş anlaşılan. Müdahale edemediğine kapıl git yıllarını harca derken ömür böyle bitiyor.
0
heathen
(05.07.21)
Sağlık sorunları, kazalar dışında seçimlerin rolünün olduğunu düşünüyorum. Mesela akraba evliliği kaynaklı doğumsal kusurlar ana babanın tercihlerinin sonucu. Askerde bunu anlattığım kişiler Allah'ın işine karışma dediler.
0
mj23
(05.07.21)
sorgulamıyorum dünya böyle bir yer. hep vahşi doğa şartlarını düşünürüm bu durumlarda. insanlığında çok farkı yok. güçlü olan şanslı olan zeki olan yolunu buluyor bir şekilde. diğerleri için yapacak bir şey yok. rip.
0
xrated
(05.07.21)
tanrıya inanmama konusundaki en büyük motivasyonlarımdan biri bu söylediklerin.
0
reanarchy
(05.07.21)
hayır, sorgulamıyorum çünkü herkesin hayatı kendine, herkesin sınavı ayrı.
buna sakat doğanlar da dahil.

zaten "güzel hayat" ne demek?
bu çok subjektif bir şey.

kaldı ki, güzel hayat olarak nitelediğiniz şeyin nasıl bir hayat olduğunu içinde olmadan bilemezsiniz.
insanlar paralı pullu rahat yaşantıların bedelinin olmadığını sanıyor.
hayatta her şeyin bedeli var.
bazısı bu bedeli ödemeyi namuslu, şerefli bir şekilde gerçekleştiriyor, bazısı da tam tersi.
ama o da bir bedel.

yani kerimcan durmaz'ın kazandığı paranın da bir bedeli var, sokaktaki seks işçisinin de.
bunların hepsi, kişilerin kabullendikleri, hayatın kendilerine getirdiği ve cesaret edebildikleri bedeller.
hayatın insanları bazı şeylere mecbur bırakması, çok zorlaması da etken olmakla birlikte, herkesin kendi içinde kendine göre yaşadığı acılar, travmalar, üzüntüler var.

evet bazılarınınki daha zor, ama "en zor" diye bir şey de yok.
hayatta zorlukların sınırı yok, ölçüsü olan ya da karşılaştırılabilir bir şey değil bu.
her şeyin iki yönü var.
herkesin hayatına, herkesin küçük ya da büyük sınavına saygı duyarak yaşamak gerek, görüntünün iyi olması her şey demek değil.
o yüzden önemli olan insanın kendi potansiyelinin maksimumunda yaşamak için gayret göstermesi.

bu tür sorgulamaları zaman kaybı ve motivasyon eksilmesi olarak görüyorum.
başkasının hayatına bakıp kendininkinden şikayet etmek yetişkin bilincine ait bir şey değil.
şikayet ettiğin şeyleri kabullenirsen onları en azından belli ölçüde değiştirebilir, bazı şeyleri kendi lehine dönüştürebilirsin.
intiharın eşiğinde, depresyonda yaşayan sakat da var, olimpiyat şampiyonu olan da, ayağıyla resim yapan da.
buradaki fark bakış açısında ve bilinçte.
"başkasının kolu var da, benim niye yok?" diye soran, ayağıyla resim yapamayan olur.
o yüzden bana göre hayatta her şeyin başı, bazı şeyleri kabullenebilmek.
bunun için de olgunlaşmak lazım.
şikayet etmenin olgun bir yanı yok.

aynı zamanda insanları yaşadıkları hayat için o hayat hakkında, o insan olmak hakkında hiçbir şey bilmeden yargılamak hakkaniyetli bir şey değil.
herkes kendi bildiği şekilde hayata tutunmaya çalışıyor.
dünyada kimle konuşsanız, herkesin anlatacağı bir hikâyesi var sonuçta.
bu sebeplerle, insanın derdi kendiyle olmalı.
0
blatta hiberna
(05.07.21)
Sıklıkla sorguluyorum.
0
Hallegadola
(05.07.21)
(5)

Süreyya plajı semtini nasıl bilirsiniz

mg3929
Marmaray'a yakın olan kısımlarında biraz dolaştım güzel gibi geldi. Nasıl bilirsiniz burayı? Nezih midir insanı düzgün müdür? Ev alınır mı?
Marmaray'a yakın olan kısımlarında biraz dolaştım güzel gibi geldi. Nasıl bilirsiniz burayı? Nezih midir insanı düzgün müdür? Ev alınır mı?
0
mg3929
(04.07.21)
biraz yukarısı olan idealtepe'nin sahil kısmı daha iyi.
ama süreyya paşa da fena değildir, düzgündür yani.
0
blatta hiberna
(04.07.21)
Burada marmaraya yakın çok uygun fiyatlı evler görüyorum o yüzden acaba buralarda bi bokluk mu var diye düşündüm ama bi yandan da her şey gayet düzgün görünüyor etrafta biraz gezince
0
🌸mg3929
(04.07.21)
Karadenizliler yerlesiyor diye pek tercih edilmiyor.
0
divit
(04.07.21)
gayet iyidir. evler eski o yüzden fiyatı uygundur.
0
jangbogo
(04.07.21)
iyidir nezihin bir tık altı ve nezih karışık gayet yaşanır bir yer.
0
ala09
(04.07.21)
(4)

Erkek kedi- idrar yolu enfeksiyonu

hindistan cevizi
Arkadaşlar selam. Sevgilimin 9 aylık erkek kedisi idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle aşırı acı çekiyor. Sürekli ağlayıp kendine tıslıyor. Veterinere 3 gün önce götürdü antibiyotik vermiş veteriner. Kristallenme var demiş daha başlangıç seviyesinde hastalık demiş. 10 gün tedavi olucak. Ama ne zaman bir
Arkadaşlar selam. Sevgilimin 9 aylık erkek kedisi idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle aşırı acı çekiyor. Sürekli ağlayıp kendine tıslıyor. Veterinere 3 gün önce götürdü antibiyotik vermiş veteriner. Kristallenme var demiş daha başlangıç seviyesinde hastalık demiş. 10 gün tedavi olucak. Ama ne zaman biraz rahatlamaya başlıycak bu garibim söylememiş bi şey. İnternette tedavi boyunca ayrıca serum damardan sıvı filan verildiğini okudum kedilere bizimki öyle bir şeye gerek var demedi. Başlangıç seviyesinde diye mi acaba ayrıca bi serum vs gerek duymadı, veteriner de eve en yakın veteriner aşırı iyi güvendiğimiz bi veteriner değil. İlk gidişimiz.

Bu garibim kedi antibiyotikle ne zaman biraz acısı azalıp ağlamalarından kurtulur, tecrübesi olan var mı?? 10 gün boyunca mı bu kadar acı çekicek? :(
Başka veterinere gitmeye gerek var mı, 10 gün bekleyelim mi? Teşekkürler
0
hindistan cevizi
(04.07.21)
kesinlikle başka veterinere götürün.
hem de acilen.
o haldeki hayvan eve gönderilmez.
0
blatta hiberna
(04.07.21)
Antibiyotik + damardan sivi + ozel mama veriliyor normalde. Bazi durumlarda sonda gibi mudaheleler de oluyor.

Kisaca baska vet goturun
0
oscar
(04.07.21)
Başka veterinere götürüp ağladığını söyleyin. Kristalleşme olduğunda sadece kum kabındayken ağlayan kedime ağrı kesici de vermişti. Ayrıca kotervin diye bitkisel bir destek de önermişti. Çok geçmiş olsun.
0
boyalı kuş
(04.07.21)
baska vet +1

gecmis olsunnn. benim de 9 aylik 2 kedim var. kendi yavrularima olmus gibi oldum :( kiyamam bebege.
0
batlegolas
(05.07.21)
(20)

Euro 2020 - TRT spikerleri

mysticriver
Ekşi sözlükteki maç başlıklarında maç ile ilgili yorumlardan çok spiker eleştirisi görüyorum. Spiker yorum yapıyor bununla ilgili 10 entry art arda geliyor, spiker yorum yapmıyor sadece adları söylüyor yine çok fazla eleştiri geliyor. İstisnasız her maçta böyle yorumlar var. Bazı spikerler daha iyi
Ekşi sözlükteki maç başlıklarında maç ile ilgili yorumlardan çok spiker eleştirisi görüyorum. Spiker yorum yapıyor bununla ilgili 10 entry art arda geliyor, spiker yorum yapmıyor sadece adları söylüyor yine çok fazla eleştiri geliyor. İstisnasız her maçta böyle yorumlar var. Bazı spikerler daha iyi bazıları değil fakat ben izlerken spiker seyir zevkimi fazla değiştirmiyor -milli takımın maçlarındaki demagoji hariç o hayattan soğutuyor tabi-. Gerçekten bu kadar rahatsız ediyor mu sizi de spikerler merak ettim. Ve gerçekten çok mu kötüler?
0
mysticriver
(03.07.21)
Ediyor tabi. Adam bi ara ispanya milli takımımız falan dedi.
Replay olan pozisyonu o an oynanıyor gibi bağıra bağıra anlattı. Çok rahatsız ediyorlar hem de.
0
Deathrow
(03.07.21)
Az önce şöyle dedi mesela: dünyanın en basit oyunu olmasına rağmen milyonları peşinden koşturan…….
Bu ne şimdi? Kim diyor futbol dünyanın en basit oyunu diye? Deli oluyorum ya.
0
Deathrow
(03.07.21)
Akışı bozuyor bazen anlamsız yükselişler, yanlış yerde verilen tepkiler de çok dikkat dağıtıyor. Beni en çok rahatsız eden tehlikeli pozisyonların hiç heyecanlı anlatılmamasıydı. Taa ki beinsporttan bi kaç kişi gelene kadar.
0
olaylar olaylar
(03.07.21)
Bir tanesi haric(bu aksam mac anlatan) hepsi rezil seviyede bence. Ersin düzen falan anlatsa belki daha iyi olurdu(eskiden ntvsporda anlatırdı arada) ama 250bin lira maas alıyordu sanırım aylık. Maç anlatmakla uğraşacağını sanmıyorum.

Keske ssport spikerleri anlatsaydi turnuvayı. Erman yaşar, Emre Özcan falan bunlardan 10 kat iyi spiker. Ve yeni jenerasyona uygun spikerler. Gencler zaten 90dk mac izlemiyor. Bari eğlenceli, entelektüel ve düzgün anlatsınlar da ilgi çeksin. Sacma sapan bilgiler veren sıvacı ertem sener de bunlardan iyi bence.
0
westblack
(03.07.21)
şu an oynanan ingiltere maçında bile en az 3 topçunun adını yanlış söyledi bütün maç. kane şut çekti kaleci tuttu ve top açıldı, arkadaş 3 saniye sonra keyyyynnn şuutt diye bağırdı.

yani demem o ki inanılmaz rezalet seviyedeler. yorum yapma kısmında da avrupa futbolunu az takip eden insanlar verdikleri sözde bilgilerin ne denli boş/yanlış/hatalı olduğunu bildikleri için keyifleri kaçıyor. çok kötü değiller, rezaletler. sanki bilerek maçlar kötü anlatılıyor. istenilse bu denli kötü olamazlardı.
0
ilgeru
(03.07.21)
ben de takılmıyorum maç izlediğimde. insanlar sürekli bişeylerden şikayet ediyolar, artık ülkenin genel durumu mu nedir bilmiyorum. "dünyanın en basit oyunu olmasına rağmen milyonları peşinden koşturan" desin yani ne yapabilirim. buna da sinirleneceksem genel olarak çok daha zor bir hayatım olurdu. daha iyi spikerler vardır mutlaka ama maç izleyeceksem izlerim yani problem değil benim için.
0
tepedeki psychedelic adam
(03.07.21)
ilk maçlarda çook kötülerdi. Son maçlarda biraz daha iyi bence.
0
nundu
(04.07.21)
beni çok etkilemiyor. sadece bazen mesela bir pozisyon oluyor, pozisyonun tekrarını veriyorlar, sen de korner mi aut mu anlayamıyorsun, spiker de bir şey demiyor, "acaba stattan anlatmıyorlar mı?" diyorsun ama onu da bilmediğim için bir şey diyemiyorum. eğer her maçı stattan anlatıyorlarsa spikerin burada bir şey dememesine sinirlenirim. onun dışındaki hatalar da senkronizasyon problemi olabilir. başka bir problem vardır. spikerleri dinleyin, "bazen stattaki konumumuz sahaya çok uzak oluyor, önümüzdeki ekrandan anlatalım desek, oraya da 1 saniye geç geliyor" diyor. yani bir adamın nasıl bir zihinsel problemi olabilir ki bir hareketi gördükten 3 saniye sonra onu anlatsın?

"dünyanın en basit oyunu" artık klişe olmuş bir laftır. bunu da bilmeyene, ilk defa duyana da ilk defa rastlıyorum. türkiye'deki herkes illa ki söylüyor bunu. dünyada ne kadar söyleniyor bu laf bilmiyorum ama johan cruyff'un artık atasözü olan bir lafı var bununla ilgili: "futbol basit bir oyundur, zor olan ise basit oynamaktır." gelip bunları bilmeyip de ona buna laf etmek çok ilginç cidden.

insanlar sinirlenmeyi çok seviyor demek ki. ben de buna sinir oluyorum.
0
hlot
(04.07.21)
Özellikle ülkede çok iyi spikerler varken Avrupa futbolunun ülke bazında en önemli turnuvasını gerçekten en kötü spikerler anlatıyor. TRT o kadar yozlaştı ki zamanında bu turnuvaları anlatanlara bakın bir de şimdikilere.
0
bartholomew87
(04.07.21)
Bizim milli takimin maclarindaki hamasetten kaynakli takti millet, seyir zevkini etkileyecek bir durum yok benim icin. Koyun surusu mantigiyla eskiden urundul linc yerdi simdi spikerler.

Bonus: italya-belçika macindaki "bir futbolcunun goz yaslarindan daha onemli ne olabilir" sözü beni de germişti biraz
0
pofudukayi
(04.07.21)
euro 2020 için değil de, tenis ve wimbledon için yorum yapacağım.

bu yıl wimbledon ssport'ta, o yüzden ingiliz spiker(ler)le orijinali izlemek mümkün oluyor.
meğerse trt spor da wimbledon'ı yayınlıyormuş, haberim yoktu.
dünkü federer-norrie maçına baktım ve trt 2'deki spikerle izlemeyi tercih ettim.

gerçekten çok iyiydi.
türkçe hakimiyeti olsun, maçı aktarması olsun, gayet iyiydi.
eurosport'takilerle kıyaslandığında bayağı iyiydi mesela.
yani aradaki farkı dünkü maçı izleyince daha iyi anladım.

futbolu pek bilemiyorum ama teniste spiker seyir zevkini çok etkiliyor bence.
o açıdan spiker önemli.
0
blatta hiberna
(04.07.21)
@pofudukayi o söz beni de irrite etti fakat o maçı anlatan spiker aslında euro 2020 boyunca nispeten iyiydi bence. Talihsiz oldu biraz o lafı söylemesi.

Ben de basketbolda daha çok rahatsız oluyorum. Çünkü sürekli bir basket olma durumu var ve her baskette bağıran spiker yada tam tersi durgun spiker hiç çekilmiyor. Ancak futbolda bu ayrım bu kadar keskin değil gibi geliyor.

Bir de şahsi kanaatimce milli takım yada avrupa maçlarında basketbol özelinde konuşursam gerçekten en az futbol kadar abartı bir hamaset var kanal/spiker farketmeksizin. O nedenle futbola bakınca rahatsız hissetmedim belki de.
0
🌸mysticriver
(04.07.21)
Ben çok başarılı buluyorum trt spikerlerini.
Bu turnuvada da 1-2 maç hariç anlatımlar gayet iyiydi.
Bizim millet genetik olarak “yorum yapmazda ölecek” hastalığına sahip olduğu için her boku eleştirmek zorunda.
Bu sebeple her maçta yorum yapıyor spikerlerle ilgili.
0
otopsicocugu
(04.07.21)
bizim maçı anlatan 2 tane yaşlı adam var onlar sahiden kötü ya. Kendini kanıtlama, izleyici heycanlandırma peşinde ama işe yaramıyor daha kötü oluyor. Diğer iki tane sesi daha genç olanlar var. Onlar gayet iyi beni rahatsız etmiyor.
0
eazy
(04.07.21)
kardes naaptin, ekside mac basligi okunur mu hic? En kalitesiz entryler mac basliklarinda. O anlik pas hatasi yapti, diye Messi futbolcu degil diyen mi ararsin, ana avrat soven mi:)
0
neverletyougodown
(04.07.21)
Formula 1'i İngilizce yayınından izliyorum ben de. Serhan Acar'ı çok öven arkadaş var ama ben arkadaşların heyecanlı anlatmasıyla bilgi ve yorum yeteneğini karıştırıyorlar diye düşünüyorum.

İngiliz yayınında 4 kişi filan anlatıyorlar, biri eski F1 pilotu oluyor. Olabilecek ihtimaller, stratejiler, paddock'tan bilgiler, çok daha doyurucu geçiyor.
0
burfak
(05.07.21)
bu arada şimdi levent özçelik chiesa'ya inzaghi deyince aklıma geldi. turnuvanın başlarında bi maçı izlerken yine levent özçelik'in böyle çok bariz hata yaptığını duyunca bunun bi hastalık belirtisi olabileceğini düşünmüştüm. yani bunun gibi çok bariz bikaç hata yapmıştı ve bunun bilmemekle filan da alakası yok. ne bileyim alzheimer başlangıcı filan gibi bişey mesela, ciddiyim.
0
tepedeki psychedelic adam
(06.07.21)
ben de inzaghi olayı için geldim.

yahu chiesa'ya ısrarla inzaghi demek ne oluyor? sonra "federico chiesa" diye düzeltiyor ama 5 dk sonra yine inzaghi diyor. yahu italya'nın bu turnuvada 6. maçı, inzaghi kardeşler çoktan tarih oldu, iyi misiniz ya?

acaba chiesa'ya inzaghi benzetmesi mi var, bizim duymadığımız? bu kadar bariz hata da olamaz çünkü. inzaghi'nin çocukları da top oynuyor desen, yine karıştırabilir diyeceğim ama çocukları var mı yok mu onu bile bilmiyoruz.

muhtemelen kendi aralarında çocuktan sürekli inzaghi diye bahsediyorlar bir sebepten benzettiklerinden dolayı. o yüzden de dili sürçüyor. başka mantıklı bir açıklaması yok. buna benzer başka bir hikaye de duymuştum.
0
hlot
(06.07.21)
@hlot italya maçı sonunda da italya 0 - türkiye 3 demişti:)
0
nothing in my way
(06.07.21)
@nothing in my way: o zaman sağlık sorunları olabilir :) zaten az önce de "yıllardır anlattığımız inzaghi adını telaffuz ettim, kusura bakmayın" dedi. başka sebep sunmadı.

çok yaşlı da değil gerçi, 63 doğumluymuş.
0
hlot
(06.07.21)
(14)

yemek yaptım, gün bitti

dnzbrs
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambaz
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambazlıklar derken aslında söyleyince çok basit olan şeyler 2 saatten fazla sürdü??? e bunun bir de mutfağı toplaması, yemek yemesi, sonra bulaşığı var. bi de yani acayip güzel yapmışım hepsini, bittiler hemen!?? halbuki 2 gün götürür diye düşünmüştüm. bu kadar nankör bir iş olabilir mi ya? püre yapması bile en az 40 dakika sürüyor, püre ya püre. püre yani... semizotu salatası en az yarım saat. tavuk mavuk hiç girmiyorum. böyle ömür mü geçer ya? ben bir de bunu ayda yılda bir, sadece kendim için ve az çeşitle yapıyorum hani her gün veya haftada birkaç kez yapanlar nasıl sabrediyor anlamıyorum. değer mi ya bu kadar uğraşmaya alt tarafı doymak için? sandviçle de doyuluyor yani maks. 10 dk (ve çoğu şeyden sağlıklı ve güzel).

her bu işe yeltendiğimde isyan çıkarasım geliyor, hayatı (aslında daha çok teknolojiyi) sorguluyorum. bu yemek işlerinin çoktan çözülmüş ve hap olayına geçmemiz lazımdı şimdiye dek. isteyen yine yemeğini yapsın uzun uzun ama pratik bir çözüm şart artık. yemek yapmak ve keyfi olmadığı sürece yemek yemek müthiş vakit kaybı bence. (2-3 ay sonra yine bir haller gelene dek) kararlıyım artık asla yemek olayına girmeyeceğim. değmez. bu konuda teknoloji dünyasında bir gelişme var mı ya? şipşak yemek/hap ne bileyim var mı bir girişimler? bir de tabii benim gibi düşünen var mı merak ediyorum.
0
dnzbrs
(03.07.21)
+1
0
edgenabby
(03.07.21)
Yazdıklarını okurken refleks olarak yeni tab açıp yemeksepetine girdim. Tarif okumaya bile üşeniyorum şu an.

Çok vaktimi almasın diyorsan şu videoya bir bakabilirsin, çok lezzetli değiller ama 30-40dk içinde halledebilirsin.

www.youtube.com
0
nehara
(03.07.21)
+1

yemek yapmaktan, yemek düşünmekten, acıkmaktan, yiyince üstüme çöken ağırlıktan kısacası yemekle ilgili kafa yorulması gereken her şeyden nefret ediyorum. bu duyuruyu okuyunca yemek yemediğimi hatırladım ama planladığım yemek için de saat geç oldu, yine ne yiycem diye dolaba aptal aptal bakmaya gitmem lazım.

2-3 gün yetecek kadar pişirin pişirdiğinizde.
0
amugochi
(03.07.21)
ev işi nankör mü evet bir bakıma öyle, ev durmadan bakım isteyen bir makine, mutfak da öyle bugünü ya da iki günü atlattın tekrar yapmak gerekiyor

fakat tek tek baktığımda uzun sürmüş, buradan mutfak pratiğin fazla değil gibi görünüyor, yaptıkça hem eş zamanlı pişirmeyi hem hızlı hazırlamayı hem de en uygun boyutlu tencereyi tabağı gereçleri kullanarak verimli olmayı öğreniyorsun

önden patatesleri haşlamaya koyarsın, bu arada tavuk sotenin hazırlık kısmı 10 dakika pişme kısmı yarım saat, bunlar pişerken 15 dakikada semizotu salatasını hazırlarsın, tavuk piştiğinde patatesler haşlanmış ezilmeye hazır hale gelir 10 dakika bu kısım

yani 3 yemeği 50-70 dk da çıkarabilirsin eş zamanlı
0
freebird5406_2
(03.07.21)
@freebird 50-70 dk de çok ki :D

bir de bunlar basit olanlar bu kadar sürüyor. insanlar daha zor/uğraştırıcı şeyler yapıyorlar 0_o
0
🌸dnzbrs
(03.07.21)
aslında hazırlama süreleri kısa 10ar dakika senin yapacağın işler ama yemeklerin pişme süresi var patates en az 30 dakikada haşlanıyor, tavuk sote de 30 dk da pişiyor bu kısımda yaptığın bir iş yok aslında, yemeklerin ne kadar sürede piştiğini öğrenirsen bu sürede dizi, youtube vs izleyebilirsin, bu his zaman yönetimi mutfağa hakimiyet yaptıkça zamanla oturuyor
0
freebird5406_2
(03.07.21)
freebird5406_2 +1
insan eli alıştıkça ve yemek yapmaktan anlar hâle geldikçe, aynı sürede iki katı şeyi de çıkartabiliyor.
deneyimle ilgili.

ben haftada bir gün fırsat bulduğumda 2-3 saatimi mutfakta geçiriyorum, neredeyse bir haftalık yemeğim hazır oluyor.
o anda pişip sonra tüketilemeyecek şeylerin de en azından hazırlıklarını yapıyorum.
o gün pişecek eti sabah buzluktan çıkardıktan sonra her gün 10-15 dakikada halloluyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Kısmen katılıyorum. İnsan yapa yapa pratik kazanıyor, 2 saat gerçekten uzunmuş. Mesela ben haşlanacak şeyleri veya pişmesi vakit alan şeyleri başka bir iş yaparken ocağa koyuyorum. Yemek yaptığımda 2-3 gün götürecek porsiyon belirliyorum. Sandviç olayına katılmıyorum. Vücudunu seven bir insan olarak gerekirse her gün iki saatimi mutfakta geçiririm yine de o sandviçi yemem.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
kesinlikle öyle.. 2 saatte sarma sarıyorsun 15 dkda yok oluyor :) o tür püreli alengirli yemekleri haftada 1 yapıyorum yaparsam. varsa yoksa herşeyin tencereye aynı anda konduğu tencere yemekleri.

bir de derin dondurucu sağolsun doğranmış sebzeler, önceden kavrulmuş et, haşlanmış bakliyat hatta doğranmış dereotu maydanoz vesaireyi çıkarıp oradan kullanıyorum. mesela karnıyarık yapacaksam boş bir zamanımda veya zaten mutfakta işim varsa bir yandan fırında patlıcanları kızartıyorum, buzlukta hazır bekliyor, yapacağım gün çıkarıp pişiriyorum. yani kısacası minik zaman boşluklarında yaptığım hazırlıklar yemek yapma süremi epey azaltıyor.
0
evanka
(04.07.21)
Ben de geçen gün lazanya yaptım ve pişip sofraya gelmesiyle beraber 3 saatten fazla sürdü. 3 kişiydik ve 6 dilimi 5 dakikada falan yedik çünkü çok güzel yapmışım :D Sonra bulaşıkları toplamak falan da yemekten çok daha fazla vaktimi aldı.

Ben de “bu ne içindi” diye düşündüm bi ama ben her türlü seviyorum ya yemeğin her aşamasını. Yeme kısmı zaten en büyük zevklerimden biri ama yapma kısmından da her zaman olmasa da zevk alıyorum çoğu zaman. Kapsüllere geçilmesini asla istemem ama şöyle maksimum 1 saatte birkaç çeşitten oluşan bir sofra kurulabilseydi her gün güzel olurdu.
0
ms brownstone
(04.07.21)
evlenmek istememe sebeplerimden biri de bu. valla. ben zaten 44 kiloyum, pek bir şey yemiyorum. kendim için de oturup özenli yemek yapmam zaten asla. o yüzden yemek derdim yok. evli olsam adama hergün hergün ne pişiricem, bir de dediğiniz gibi vakit alıyor. üstüne işten yorgun argın gelinecek. kadın olmak zulümdür...
0
candide
(04.07.21)
+1. zaten eşim de ben de kiloluyuz, ciddi ciddi şu habit benzeri eve diyet yemek getirme şeysilerine abone olalım diyoruz. böyle zayıflayan bir yakınım var. kaldı ki zaten yemek sepetiyle aynı şeye geliyor. salata malzemesini temizlemek bile -hele de şu pandemide- hem uzun hem zorlayıcı. ya da komple üşengeç olduk (bu ikinci seçenek daha mantıklı geldi şimdi XD )

aslında yaptıkça hızlanırsın da, cidden pişme süresine -düdüklü tencere kullanmak dışında- müdahil olma şansın yok. altına ateş olacak halin yok ya. o bakımdan ya anne yemeği ya da hazır yemek rulez...
0
pasp
(04.07.21)
Hem pratiğiniz eksik, hem de daha pratik yemekler de var. Ben dün akşam zeytinyağlı taze biber dolması yaptım, içini hazırlaması doldurması 20 dakika sürmemiştir. Tencereye pişerken 3-4 tane beybi patates koydum. Yoğurt ile afiyetle yedik.

Tarife bakmaya, düşünmeye giderseniz, çok uzun sürer. Günlük hayatta tek tencere yemekleri yanına salata veya yoğurt daha pratik oluyor. 3 çeşitli yemeği haftada 1-2 yiyoruz. Mesela suyu çektirilerek pişirilen ton balıklı makarna yanına salata, enginarlı pilav-yoğurt, kapaklı borcamda patates tavuk (efsane oluyor) - salata, fırında sebze (ne varsa) ve yoğurt. Daha da sayabilirim. Bu örnekleri hazırlamak yarım saat sürmez. Bulaşıkları da az. Bunlar gerçekten iş değil. Pazar günü yarım gününü mutfakta geçirip haftalık yemek hazırlayanlar da var, duruma göre o da mantıklı.

Haftada bir kez dışarıdan yiyoruz. Daha fazla yemem. Hangi yağı, unu, eti kullanıyorlar belli değil. Paketli ürünlerin içeriğine hiç değinmiyorum bile. Her gün vücudumuza alıyoruz gıdayı, fiziksel sağlıktan ruhsal sağlığımıza kadar binbir türlü etkisi var. Ben bu şekilde beslenip beyaz un ve rafine şekeri hayatımdan çıkardım, senelerdir birlikte yaşadığım yumurtalık kistlerimden kurtuldum.

İzlediğiniz dizilere, oynadığınız oyunlara, patrona para kazandırmaya harcadığınız onca vakti düşünün. Bunların yanında bedeninize yararlı olacak yemeğe her gün bir miktar vakit ayırmak mı çok?
0
gmzo
(04.07.21)
+ 0,5 :D

Ben de yemek yapmayi hic sevmiyorum ama sebebi tek basima yasadigim icin tek kisilik yemek yapmanin zor olmasi. Ertesi gun ayni yemegi yemeyi de pek sevmiyorum cunku.

Burada cook box denilen naneler var. her ogun icin tarifiyle beraber nokta atisi malzemeleri yolluyor. Mesela 50 gr peynir mi diyor? Tam 50 gr peynir. 75 gr domates sosu mu? Tam 75 gr domates sosu…
Sonra kendin yapiyorsun yemekleri. Oyle olunca “ay bi su bardagi hangisi acaba, yarim demet ne abi” vs demeden cat cut yapiyorsun ve hazirlamasi min 40 dk surmesine ragmen keyif aliyorsun.

Evde malzemeleri bir araya getirmeye sinir oluyorum kisaca ve ne yapsam diye dusunmekten nefret ediyorum.
O yzuden salata-meyve-et yanina kepekli pirinc/bulgur pilavi vs seyler yiyorum ya da disarida yiyorum :D eve siparis etme gibi bir huyum yok allahtan. Bazen dondurulmus pizza vs oluyor evde, mumkun oldugunca almiyorum cunku usenip firini acip pizzayi atiyorum, hos olmuyor.

Bulasik makinasi olduktan sonra bulasik hic is degil bence, 5-10 dk ayirabiliyorum ona :) en kotu aciyorum arka planda bi dizi tablette, onla takiliyorum mutfakta, is de akip gidiyor yani
0
kuehles blondes
(04.07.21)
(2)

tavuk göğsü soteli yemek

diffarentiationation
dünden yağda kızarmış kuşbaşı tavuk göğsü kaldı. çok kuruydu, ne ile karıştırabilirim bugün yemek için?
dünden yağda kızarmış kuşbaşı tavuk göğsü kaldı. çok kuruydu, ne ile karıştırabilirim bugün yemek için?
0
diffarentiationation
(03.07.21)
soya soslu/kremalı/salçalı yapabilirsiniz.
içine mantar, biber, aklınıza ne geliyorsa onları ekleyebilirsiniz.
ama tavuk pişmiş olduğu için önce diğer malzemeleri sosunun içinde pişirip tavuğu en son içine atın tabii.

pilav yapıp tavuklu pilav gibi yiyebilirsiniz.
çorba yapıp içine didiklenmiş olarak atabilirsiniz.
soslu makarna yapıp sosun içine tavuğu karıştırarak tavuklu mantarlı biberli falan makarna yapabilirsiniz alfredo gibi.
ya da lavaş gibi bir şey varsa, tavuğu didikleyerek ya da kuşbaşı haliyle mayonez, marul, dereotu falan gibi şeylerle karıştırıp dürüm yapın.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Malarnayı haşlayıp beşsmel sosla tavuğu da karıştırıp üstüne kaşar rendesi koyarak fırına atabilirsiniz. Çok güzel oluyor.
Ben domatesli soğanlı falan soteliyorum tavuğu bunun için ama siZin tavuk da iş görür.
0
somethinginthewayshemoves
(03.07.21)
(6)

analarımızın lady diana hayranlığı

zgrydn
nedeni nedir? benim annem "o charles olacak şerefsiz az çektirmedi kadına." diyerek direkt bir cevap vermedi. crown'ın son sezonunu mu izlesem ne yapsam?
nedeni nedir? benim annem "o charles olacak şerefsiz az çektirmedi kadına." diyerek direkt bir cevap vermedi. crown'ın son sezonunu mu izlesem ne yapsam?
0
zgrydn
(03.07.21)
Hepimizin annesinin ortak yarasi :) cunku erkek, prens de olsa erkek; kaynana, kralice de olsa kaynana! :D

Diana belgeseli de var Netflix'te 2 bolumluk onu da izleyebilirsin hap niyetine.
0
invictae
(03.07.21)
Direkt sözlükteki başlığında da görebilirsin, günümüzde biz nasıl harry ile meghanı konuşuyorsak, o dönemde daha fazla Diana konuşulmuştur, e başta charlesın aldatması, bi kaynana ve sonunda dramatik bir ölüm. Diana güzel ve sevilen birisi olunca bizim analarımız da hala bunları diyebiliyor.
0
atom karincanin torunu
(03.07.21)
Konuyu ne kadar biliyorsun bilmiyorum ama İkinci kadın devreye girince evliler kendini bağdaştırma refleksi oluşturuyorlar evli kadınla. Diana’nin masum ve saf görünüşü de eklenince daha çok sevgi duyuluyor. Bir de onların yanlarına bırakmadı her şeyi anlattı ya cesaretine hayrandırlar belki.
0
coca cola
(03.07.21)
diana'nın hep mahcup bir kadın olması, üzüntüden hastalanması, insanlarla iletişiminin çok iyi olması, yardımsever ve halka, insanlara dokunan, samimi biri olması da bunlarda etkili.
diana'dan önce kraliyet ailesinde bu denli ortalıkta olan ve tanınan, hakkında bilgi veya fikir sahibi olunan biri yoktu.
bu anlamda kraliyet ailesinin insani yönünü öne çıkaran ilk kişiydi.
bu kraliyet dizileri, röportajlar, belgeseller falan hep ondan sonra başladı.

diğer yandan, yaşadığı zorlukları, sıkıntıları, sağlık sorunlarını da açıkça konuştuğu için o mahcup görüntüsünün sadece poz olmadığı da biliniyordu.
kadının tek sorunu aldatılmak değil.
evet, evliliğinde yaşadığı hayal kırıklığı çok büyük ve belki bunu genç yaşında yaşamış olduğu için de çok travmatize olmuş ama resmen paravan bir gelin olarak seçilip sonra da kadının hayatının mahvedilmiş olması meselesi var.

yani aldatılmaktan öte, charles camilla zaten hayatındayken diana'yla evlendi.
çünkü camilla zaten evliydi ve saray evlenip boşanmış bir kadınla evlenmesini onaylamazdı falan filan.
peki şimdi nasıl onayladı?
hatta daha neleri onayladı.

bu açıdan "madem evlenebiliyorlardı, o zaman o kadının hayatını neden mahvettiler?" diye düşünüyorum şahsen.
yani boşu boşuna ziyan ettiler kadını.

bir tek anneler değil, benim gibi öldüğü günü hatırlayıp, hakkında bir şeyler bilecek yaşta olanlar da (ben dahil) severdi.
öldüğünde gayet üzülmüştüm, hâlâ da "celebrity" olarak iyi anımsadığım ve erken öldüğü için üzüntü duyduğum biridir.

ayrıca saray tarafından "öldürüldü" teorisine direkt olarak inanmasam da, inanmaya biraz meyilliyim.
bazı konularda açıkça konuşabiliyor olması bence birilerini ürkütüyordu.
özellikle, prens andrew'un jeffrey epstein'le olan ilişkisi ortaya çıktıktan sonra, diana'nın bir röportajında bildiği bazı şeyler olduğunu ve bu bildikleri yüzünden kendisinden rahatsız olunduğunu belirtmesinin aslında başka şeylerle ilgili olabileceğini düşündüm.
belki de gerçekten ölümüne neden oldular ya da öldürdüler.
taa o zamanlardan beri ölümünün sarayla ilgili olduğuna inanılması da bu sempatinin duyulmasına neden oluyor, kurban gibi görülüyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
hahaha benim annem de öyle. yani annemin kraliyet ailesinden birini bu kadar çok tanıyor olması benim için çok şaşırtıcı. şimdikileri sorsam bilmez demek ki türk medyasında da çok konuşuldu o zamanlar.
0
bohr atom modeli
(03.07.21)
queen'e gidip nbr? diyemezsin ama diana'ya diyebilirsin imajı var.

o sebeple seviliyor.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
(7)

Hamamböceğine en etkili çözüm nedir?

freedomwriters
Merhaba, oturduğum eve yeni taşındım. Benden önceki kiracının iki kedisi vardı. Ben de kedileri çok severim ancak evde düzgün bakılmadığında her türlü haşerata sebep olabileceği kanısına vardım. Çünkü binada bir arkadaşım komşum ve evinde karınca dahi yok. Ancak bu evde karınca cirit atıyor. Bunun m
Merhaba, oturduğum eve yeni taşındım. Benden önceki kiracının iki kedisi vardı. Ben de kedileri çok severim ancak evde düzgün bakılmadığında her türlü haşerata sebep olabileceği kanısına vardım. Çünkü binada bir arkadaşım komşum ve evinde karınca dahi yok. Ancak bu evde karınca cirit atıyor. Bunun mama kaplarından olabileceğini düşünüyordum ve beni rahatsız etmiyordu. Ancak dün gece banyoya gittiğimde yavru sayılabilecek bir hamamböceği ile karşılaştım ve baya korktum açıkçası. Pazartesi günü bir yolculuğa çıkacağım, evden gitmeden önce bu hamamböceğinin daha fazla ürememesi ve ileride daha büyük sıkıntılar oluşturmaması için ne yapabilirim? Lütfen yardım edin :(
0
freedomwriters
(03.07.21)
k-othrine kesin ve benim gördüğüm en etkili çözüm.
eczanelerde var, sprey halinde zaten.

evin her yerine sıkın.
sıktığınız yerden geçince ölüyorlar.
lavabo altları, duvar dipleri, banyo/küvet/lavabo/balkon giderleri, buzdolabı gibi eşyaların altı, kapı dipleri, sokak kapısının girişi öncelikli yerler.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Mirket
(03.07.21)
Kothrine +++++1 pervazlar, kapı kenarları, mutfak dolabi arkası, banyo dolabi ve banyodaki gizli yerler kısaca onlara yuva olabilecek her yer.

El pompası alın küçük 25-30 liraya. Kothrine ile Ve her yeri ilaclayin.
0
westblack
(03.07.21)
k-othrine'in bir eski sulandırılması gereken versiyonu var, onu alırsan dozunu ayarlayabilirsin (böceğe göre değişiyordu), pompa da alman lazım.

fakat artık hazır sulandırılmış sprey şeklinde de satıyorlar, ben 4-5 ayda bir onu yapıyorum. İnternetten bulabilirsin n11, trendyol vb. çoğu yerde yerel satıcılar satıyor.

Bu arada kedi böcek varsa onları avlıyordur, yani kedisiz evde daha çok şeyle karşılaşabilirsin. Lavaboların altında vs. delikler varsa kapatmanı tavsiye ederim. K-othrine'i de pervazlara, köşelere her yere sık ve sonra silme. Oralar uzun süre öyle dursun. Ben kapalı balkona sıkıyorum mesela, kapı önüne, cidden ölü böcekler görüyorum içeri giremeden engelleniyorlar.
0
nhk ni youkosu
(03.07.21)
yolculuğa çıkmadan önce mutlaka giderleri bir şeyle kapat.
0
biravekahve
(03.07.21)
Apartmani ilaclatmadan kurtulamazsin.
0
divit
(03.07.21)
duvara giren gider hortum deliklerini ve baca deliği kapaklarını şeffaf silikonla kapat. böceklerin eve en fazla girdiği yerler bunlardır.
ayrıca kokuyuda engeller.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.07.21)
(3)

Veterinerin muayenesini beğenmedim.

ofelia
Sabah kedimi veterinere götürdüm, bildiğim bir yer ama asıl iş kliniğin sahibi veterinerdeymiş meğer, sabah o yoktu. Muayene eden veteriner elle karnının altından hiç muayene etmedi. İdrar kesesine ve bazı iç organlara bu şekilde dışarıdan dokunarak, sıkarak vs. bakabiliyorlar diye biliyorum. Ağzına
Sabah kedimi veterinere götürdüm, bildiğim bir yer ama asıl iş kliniğin sahibi veterinerdeymiş meğer, sabah o yoktu. Muayene eden veteriner elle karnının altından hiç muayene etmedi. İdrar kesesine ve bazı iç organlara bu şekilde dışarıdan dokunarak, sıkarak vs. bakabiliyorlar diye biliyorum. Ağzına, dişlerine bakmadı. Sadece ateş ölçtü. Kusma, yabancı cisim yutma var mı diye sordu. Ateşi yüksek diye antibiyotik ve ateş düşürücü verdi, yarın tekrar gelin dedi.

Şimdi bu muayene benim içime sinmedi. Öğleden sonra asıl hekimin geleceğini biliyorum. Yarını beklemeden tekrar gitsem mi? Sabah geldim içime sinmedi desem sabahki muayeneyi yapan hekime çok ayıp olur mu? Tekrar ateş ölçtüreceğim yarına kadar bekleyemezdim diyebilirim. Ne yapayım, götüreyim uygun bir dille içim rahat etmedi diyeyim insan gibi ne olacak? Sabahki hekim de genç ve tecrübesiz olabilir insanlık hali belki unuttu. Bu kliniği başka sebepten dolayı çok seviyorum da çalışanları üzmek istemem.
0
ofelia
(03.07.21)
gidin tekrar öbür hekimi beğeniyorsanız. kusura bakmayın çok endişelendim evhamlıyım biraz falan diye geçiştirirsiniz. veya karnında bir şey varmış gibi hissettim falan diyebilirsiniz. üzmek istemiyorum dediğiniz için bahane önerdim ama nihayetinde diğer veterinere ayıp olup olmaması kedinizin sağlığından önemli değil. geçmiş olsun
0
amugochi
(03.07.21)
amugochi +1

siz de bir görün istedim diyebilirsiniz, sorun olmaz ki.
kendi hekiminize göstermek istemeniz normal.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Götür bence icine sinmedi ise. Kimse niye getirdin demez bence. Kırmak istemiyorsan dediğin gibi uygun bir dille içim rahat etmedi, ateşi düşmemiş gibi geldi, duramadım çıktım geldim dersin. Takılmaz bence kimse ikinci gelişine.

Geçmiş olsun.
0
elorelia
(03.07.21)
(3)

Kapali yuzme havuzlari-yuzme kurslari?

nefertarii
hala mi kapali ya? mantigi ne sacma degil mi?
hala mi kapali ya? mantigi ne sacma degil mi?
0
nefertarii
(02.07.21)
açık bildiğim kadarıyla.
evimin çok yakınındaki tesisle daha yeni konuştum havuz üyeliğiyle ilgili.
kapalı havuz üyeliğinden de bahsettiler, "tekrar kapanırsak, sizin üyelik süreniz de ona göre uzayacak, daha önce öyle yaptık" falan dediler.
açıklar yani.
0
blatta hiberna
(02.07.21)
daha geçen gün belediyeden mesaj geldi.. havuzlarımız ve kurslarımız açılmıştır diye.
0
jepa
(02.07.21)
açılacakmış, ben de kurs arıyorum bu aralar.
0
clones
(02.07.21)
(19)

sizin çevrenizde de "aşı olmam ben" diyen var mı?

m e b
günaydın.ofistekiler dahil olmak üzere aşılar henüz türkiye'ye gelmemişken "aha ölüyoruz, bitiyoruz; aşı kalmayacak bize; tüm dünya aşılanıyor, hükumet bizi kaderimize terk etti. geberip gideceğiz!" diyen bir sürü kişi şimdi de aşı olmaktan kaçınıyor, "ben aşı olmamaya karar verdim." diyor. sizin de
günaydın.
ofistekiler dahil olmak üzere aşılar henüz türkiye'ye gelmemişken "aha ölüyoruz, bitiyoruz; aşı kalmayacak bize; tüm dünya aşılanıyor, hükumet bizi kaderimize terk etti. geberip gideceğiz!" diyen bir sürü kişi şimdi de aşı olmaktan kaçınıyor, "ben aşı olmamaya karar verdim." diyor. sizin de etrafınızda bu tiplerden var mı? aşı olmama sebepleri ne? komplo teorileri mi?
0
m e b
(02.07.21)
Var, kuzenim. İcinde ne oldugunu bilmedigi seyi vucuduna sokmazmis. 10 liraya yedigi durumun icinde ne oldugunu biliyor sanki.
0
invictae
(02.07.21)
Var. Yari yariya sanirim durum. Komplo teorilerinden etkilenen de var, asi da dahil kendini her turlu bilimsel yenilige kapatan cahil de var, usenen de var.
0
brkylmz
(02.07.21)
Var bir iki kişi. Gerekçeleri de aşının yıllar sonra ne yapacağının bilinmemesi. uğraşmıyorum sen bilirsin deyip geçiyorum.
0
somethinginthewayshemoves
(02.07.21)
var. adam kola içiyor aşı olmam diyor. sigara içiyor ama aşı olmam diyor. büyük bir akıl tutulması. acayip soğudum hepsinden nasıl bu kadar gerici olabildiler hayret ettim. eğitimli insanlar hepsi sözde.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.07.21)
Yok. Aşının yıllar sonra ne yapacağını bilmediği için şüpheyle yaklaşana saygım var sadece. Diğerleri pek de umrumda değil. Aktif bir nefretim yok.
0
ryhmer
(02.07.21)
genelleme yapmak istemiyorum ama akpli ve düşük eğitimli akrabalarım yaptırmıyor. işyerimde yaptırmayan duymadım, hatta hepsi koşa koşa gidip oldu.
0
nuisance
(02.07.21)
var, 2 kişi bir de okumuş etmiş adamlar bunlar.

biri mühendis
biri müşavir
0
xdenizx
(02.07.21)
AKP ile hiç alakası olmayan, wellness olaylarına takık bir çalışanım var. Olmazsan seni ekip görüşmelerine çağırmam dedim lol.

Teyit.org'un aşılarla ilgili hazırladığı bilgileri gönderdim, vatandaşlık görevim budur. İkna olur mu bilmiyorum ama şu aşamada çok diretmemek lazım, neden tehdit olmadığını, ya da fayda dengesini kurduktan sonra tehditlerin göze alınabilir olduğunu anlatmak lazım. Zorlamak işe yarayan bir yöntem değil.
0
Jux
(02.07.21)
ben varim.
Bu kadar israr edince olasim gelmiyor.

Bir de olanlari ofise cagiracaklar, alemin kerizi ben miyim neden ise gideyim :)

Birak koronayi 2 senedir nezle bile olmadim maske ve kolonya sayesinde.
0
divit
(02.07.21)
Teyzem var bi tek,
İşin garibi tüm ailesi oldu kendisi olmadı, yani olmamıştı. Sonra karşı komşu aşı yaptırmam diyen kankisi covid olup yoğun bakıma düşünce ayakları götüne vura vura gitti yaptırmaya.

Bırak aşıyı enjekte ettirmeyi, şimdi aşıyı litre litre versen nefessiz diker kafaya.
0
paramolacak
(02.07.21)
Tam anlamıyla denyo bir 3lü dişi çete var. Defalarca temaslı ayağına rapor aldılar. Kendilerine verilen her görevi ay virüs kapacük diye yapmaktan imtina ettiler. Yaptıkları işin fiziksel zorunlulukları da olmasına rağmen sürekli evden çalışmak istiyoruz diye söylendiler. Sonuç aşı olmayı düşünmüyoruz diyorlar.
0
baal
(02.07.21)
Var. Newager,ezoterik islerle ugrasan ancak cok iyi egitimli insanlar.
0
buf-e kür
(02.07.21)
Ben varım. Sağlıklıyım. Sigara ve alkol kullanmıyorum. Çok zayıf ya da çok şişman değilim. Dışarıdan yemek yeme huyum yok. Erken uyurum. Salgın başından beri rüzgarda kalmamaya, saçım ıslak dışarı çıkmamaya eskisine nazaran daha çok dikkat ediyorum. Harıl harıl aşı derdine düşecek değilim. Siz neden kuduz aşısı olamıyorsanız ben de o yüzden corona aşısı olmuyor. Benlik bir durum yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(02.07.21)
evet, 40+ birkac kisi var.
neden olarak da israrla asinin kisir yapacagina inaniyorlar, baska bir yan etki endiseleri yok.
0
la lykia
(02.07.21)
40+ birisi var benim çevremde aşı olmam diyen. o da ülkenin parası yokken bu kadar fazla aşı nasıl geldi, ülkeyi insan deneği olarak kullanıyorlar diye söylüyor. ek olarak erkekte kısırlık yaptığına dair bulgular olduğunu söylüyor. çocuk yapacakmış, bundan dolayı aşı olmayacakmış. ama eşi aşı oldu. o pek sallamıyor mesela.

gerçi biontech'in sperm sayılarını artırdığını söylüyorlardı. onu hiç sormadım, sorayım, buna nasıl bahane sunacak. asdhfg

ben aşı oldum. her koşulda bilime inanmayı seçtim. bugün doğru diyorlar, yarın bu bilgi değişebilir, ne yapalım. bilime inandık.
0
ananotherlife
(02.07.21)
Aşı olan biri olarak bir miktar şüpheye ben de karşı değilim. Bu şüphenin dozu arttıkça aşı olmak istemiyor insanlar. E haklılık payı da yok değil, acelece yapılmış bir aşı var ortada.

Birileri işin sonunda haklı çıkacak ama hangi taraf zamanla göreceğiz.

İkinci dozum haftaya, tüm bunlara rağmen o dozu da olacağım bu arada.
0
jamiro
(02.07.21)
ben var(d)ım.
"aşı olmam ben" demiyordum, fransa biontech'le ilgili soruşturma açıp biontech almaktan vazgeçince ve israil de yan etkilerle ilgili bazı raporlar sununca, bari fransa'nın soruşturması bitsin, incelemesi sonuçlansın da öyle olayım diyordum.
zaten bizdeki aşı bolluğu da bu sayede oluştu.

bu arada halihazırda 15-16 yıldır homeoffice çalışan biri olduğum için zaten izole olma lüksüm var, yani çok insan içinde olan, sabah akşam gidip geleceğim bir işim olsaydı, sürekli toplu taşımaya binmem gerekseydi biontech olurdum.
yaşam tarzım müsait olduğu için beklemeyi düşündüm.

o arada sinovac geldi, aşısız kalmayayım bari diye "hiç yoktan iyidir" diyerek sinovac oldum.
çevremde kendi seçimiyle sinovac yaptıranlar bir tık daha fazla.
ne çevremde, ne ailemde, ne muhitimde akp'li yok.
eğitim seviyemiz de gayet yüksek.

aşının gerekli olduğunu düşünmekle ve olmak gerektiğine inanmakla birlikte, biontech'e ölümsüzlük iksiri muamelesinin de yapılmasını saçma ve yanlış buluyorum.
inşallah öyledir, o ayrı.
ama böyle bir durumda, hastalık ayrı, tedavisi ayrı, aşısı ayrı etkilere sahipken insanların şüpheyle yaklaşmasından ve/veya çekinmesinden daha doğal bir şey olamaz.
bu herkesin "çip takacaklar" seviyesinde düşündüğünü göstermez.

tam aksine, biontech her derde deva diye pazarlandığı için artık insanlar aşı olduktan sonra önlem almayı bıraktı ve sadece ilk dozu olmuş olsa bile, "aşılıyım, hasta olmam/bulaştırmam" düşüncesine kapıldı.
geçen gün yakınımdaki bir kuaförde "ben aşılıyım" diye kapalı ve küçük alanda olduğu halde maske takmayı reddeden bir müşteriyle kavga ettiler.
bu düşünce yüzünden eylül'den sonra tekrar kapanmak zorunda kalacağımızı düşünüyorum.
0
blatta hiberna
(02.07.21)
var ve gerçekten bu düz dünyacılar tayfasını sollayacaklar yakında =) yani işin komiği aşının içindekileri okuyorsun nerden belli diyor sanki çok anlıyor da virolog musun genetik mi okudun diyorum ?!
twitter'da gönüllü olarak biz garibanlara her şeyi tek tek şeye anlatır gibi anltan virolg bilim insanımız semih tareen'e havale ediyorum.
0
windymimas
(02.07.21)
kendim. ben hiç öyle demedim geçmişte de, şimdi de demiyorum.

yaşım genç. riskli değilim. riskli olanlar olabilir isterlerse.

grip aşısı da olmuyordum, zatürre aşısı da olmuyordum.

aşı olmamız için bu kadar ısrarlı olunmasından kıllanıyorum. covid'den de pek korkmuyorum, iki kere oldum bir şey olmadı. evden çalışma döneminde annemle yaşıyorum annem benden sağlıklı, kendisi olmak istedi oldu, ben hiçbir şey demedim ona.

aşı olmak geri dönüşü olmayan bir şey, genel olarak müesses nizama yani hükümet, devletler, birleşmiş milletler, who, o şu bu bunların hiçbirine güvenmiyorum. bunların ipiyle geri dönüşü olmayan bir yere giderken acele etmeye gerek görmüyorum. çok riskli durumda olsam bi düşünürdüm.

her yerde sabah akşam benim gibi aşı olmayacağını söyleyenlere korkunç hakaretler ediliyor. sizin gibi. ben o gün de aşı istemedim bugün de. olan olsun olmayan olmasın. zorunlu tutulması ise özgürlüklerimiz açısından tamamen yanlış. bu özgürlükler bu kadar kolay vazgeçilecek şeyler değil. hayır "aşı olmazsan her saniye maske takıp 2 dakkada bir test olacaksın" dediğinizde aşıyı zorunlu kılmamış olmuyorsunuz. ben normal yaşamımı sürdürmek istiyorum. siz istemiyorsanız sürdürmeyin, bana elleşmeyin.
0
bronz böcek
(02.07.21)
(19)

3. doz muhabbeti nerden çıktı?

msb
Daha önce 2 doz sinovac aşısı olan 65 üstü annem için soruyorum.Bu aşılar 2 doz değil miydi? Şimdi millet üçüncü dozu almaya başlamış. Arada bi şey mi kaçırdım acaba?Dünya genelinde var mı böyle bi uygulama?
Daha önce 2 doz sinovac aşısı olan 65 üstü annem için soruyorum.

Bu aşılar 2 doz değil miydi? Şimdi millet üçüncü dozu almaya başlamış. Arada bi şey mi kaçırdım acaba?

Dünya genelinde var mı böyle bi uygulama?
0
msb
(02.07.21)
ozetle ucuz diye basta yoneldikleri 2 doz sinovac olsa bile antikor miktarinda belli bir sureden sonra dusus yasandigini gorduler. biontech'in de viruse ve cesitli varyantlarina karsi diger asilardan daha etkili oldugunu gorduler.

dunya genelinde boyle bir uygulama yapan baska bir ulke yok, zaten 1. sinif dunya ulkeleri tatava yapmadan biontech basti gecti genel olarak.

edit: dunyada 3. dozun gerekebilecegi konusuluyor ancak uygulamaya gecen yok henuz. (grip asisinin her yil yenilenmesi gibi)
0
do you remember me
(02.07.21)
Üçüncü doz yaklaşık 6 ay sonra hatırlatma aşısı olarak yapılacak ve ilk 2 aşının hangisi olduğundan bağımsız olarak BioNTech olacak.

Bir de şöyle bir şey var: www.cnbc.com
0
himmet dayi
(02.07.21)
rte'den.
0
duyurukullanıcısı
(02.07.21)
Bu olaydan bağımsız, toplum bağışıklığı kazanıp virüsün dolaşım alanını kısaltmazsak bundan sonrasında her sene 2 doz olmak gerekecek gibi duruyor. çünkü mutasyona uğradıkça bazı aşıları elimine etmeye başladı, önümüzdeki kış daha başka mutasyonlarla karşılaşma ihtimali de artacak ve bu durumda bazı eski aşılar yetersiz kalacak, belki de yeni aşı çıkacak.

Tüm bu hızlı aşı kampanyaları covid'in grip gibi her sene aşı gerektiren hızlı mutasyona uğrayan bir virüs halini almadan yok edilmesi için yapılıyor.
0
Jux
(02.07.21)
bu aşılar zaten altı aylık etkiye sahip.
bir kere olunup ömür boyu etki sağlamıyor ki.
şu anda 3. doz olanlar, aşı ilk geldiğinde, yani altı ay önce aşı olmuş olanlar.

altı ay geçtikten sonra ikinci parti için biontech diyorlar işte.
"3. doz" tabiri kafa karıştırıyor.
grip aşısının yenilenmesi gibi +1
0
blatta hiberna
(02.07.21)
Sinovac delta varyantina karsi istenilen etkiyi saglyamiyor. O yuzden ucuncu asi biontech. Guclendirmek icin.
0
kuehles blondes
(02.07.21)
Ellerde asi kaldi muhtemelen, vurdukca vuruyorlar.

Hollanda 1 kere covid gecirene 1 doz vuruyor.
0
divit
(02.07.21)
Daha sene başında ilk aşı yapılırken ikinci dozdan sonra koruyuculuğu 6 ay olacak diye bir bilgi vardı.
Sanırım, bu 6 ay içerisinde herkes aşılanacak, hastalık bitecek diye düşünülüyordu. 6 ay sonrasında hastalığı durduracak bağışıklık, dünya genelinde sağlanamadı.

Şapkadan çıktı gibi gelmiyor bana.

bir de "do you remember me" +1.
0
burfak
(02.07.21)
"booster" butun ulkeler vuracak. hepsinde aşı yok. kanada mesela 2. dozu bile 4 ay arayla yapiyor (biontech yapmayin dese de), 20 senedir ilk defa 4 ayak uzerine dustuk. sinovac deltaya karsi falan korumuyor. endonezyada sinovac olan doktorlar patır patır ölüyorlar su anda (delta varyanti), turkiye'de durum ne bilmiyorum ama kendi imkanlariyla amerikaya gidip 3. doz biontech booster olan doktorlar vardi.

neyse sonucta booster eninde sonunda gerekecek. hatta dunya asi olmada cok yavas oldugu icin aşısız populasyonlarda ortaya cikacak yeni varyantlar sebebiyle bu varyantlar icin gelistirilmis yeni aşıları da olacağız. sonra grip aşısı gibi senelik bir mesele mi olacak yoksa kurtulacak mıyız bu beladan büyük ölçüde zaman gosterecek.

yani buna 3. doz diye degil booster olarak bakmak lazim.
0
robokot
(02.07.21)
endonezya'da 160bin doktor asilanmis 10 tanesi ölmüs.

Nasil salliyorsunuz abi patir patir ölüyor falan.
0
divit
(02.07.21)
Aha bu da haberi.

getir.net
0
divit
(02.07.21)
ABD'de 3 yok çünkü ilk iki biontech. Do you remember me +1
0
howfaristhesky
(02.07.21)
@divit toplam ölüme degil ölen doktorlar arasındaki sinovac oranina bakacaksin. istatistik 101. 2 doz aşısını olan birinin ölmeyi bırak ağır hastalık geçirmemesi beklenir, hele ki bu oranlarda.
0
robokot
(02.07.21)
Oyle istatistik bukeceksek biontech asisi olduktan sonra olen kisi sayisi daha fazladir.
Hatta yan etkiden olen sayisi da 10'dan fazladir.

Gecen burada birisi de istatistik paylasmisti, rakama baktim asi virusten daha oldurucu adamin dataya bakarsak :) bilgi paylasirken verinin kaynagini da paylasin da patir patir ne demekmis ogrenelim.

% 0,006 = patir patir
0
divit
(02.07.21)
benim annem babama da çıkmış.. ikinci doz sinovacı mart ayında olmuşlardı 4. ayda çıkmış görünüyor. yaşlı insanlara hadi tekrar aşıya da diyemiyorsun. tam bir karmaşa var. doğru dürüst bilgi yok.. sağlık bakanı geleneksel aşılar en güvenilir deyip mrna aşılarını kötülerken şimdi aksini iddia ediyor.. kim bilir ileride neyi iddia edecek?

biz de henüz karar veremedik. şimdi biontech yaptırsak ocak gibi yeniden mi olması gerekecek bilmiyoruz. biraz bekleyip ekim gibi yaptırsak o zamanki aşı durumu ne olacak belirsiz.
0
jepa
(02.07.21)
@divit istatistik bukmeyle alakasi yok, burada covidin ne kadar bulasici / olumcul olduguna dair bir arguman degil, belli bir aşının ne kadar koruyucu olduguna dair bir arguman sunuyorum. sen ise doktor sayisi / ölüm sayısı uzerinden bir istatistik sunuyorsun. tamamen alakasiz seyler yani. "patir patir" derken ölenlerin ne kadarinin tam sinovac aşılı olduguna dair bir benzetme yapıyorum yani (cunku normalde ölmemeleri bekleniyor). yoksa covidin ve varyantlarinin olduruculuk orani asagi yukari zaten belli.
0
robokot
(02.07.21)
dün oldum 3. dozu. Sinovac'in oluşturduğu antikor kısa süreli ve delta varyantına etkisiz. Biontech'in daha uzun süreli olduğu söyleniyor. Delta varyantına etkisi de çok yüksek düzeyde. Bu durumda imkanı olan ve iki doz Sinovac olanlar üçüncü doz Biontech aşısını mutlaka olsun. Korkulacak bir yanı yok.
0
nundu
(02.07.21)
Haha iste buna guluyorum, daha dun yazdim korona gecirenlere hollanda 1 tane vuruyor diye.

Dun gece bizim ulke de korona gecirenlere iptal etti 2. dozlari.

Bu gidisle 3'ler de iptal olur.
Resmen sonradan uydurdular 3. Doz olayini.
0
divit
(03.07.21)
iki doz Sinovac olanların 3. doz Biontech olmaları iptal olmaz ve sonradan uydurulan bir şey değil, gayet bilimsel olarak çalışmaları da var. Sinovac tek başına yeterli değil özellikle son çıkan delta varyantına. Sinovac ilk çıktığında her aşı hiç aşıdan iyidir mantığıyla olduk ama şimdi asıl koruyucu aşı olma imkanı verildi Sinovac olanlara.
0
nundu
(03.07.21)
(14)

Bacağa dövme sorusu

chillbabe
Bacağımın üst kısmına şöyle bir boyutta dövme yaptırmak istedim ama sizce nasıl olur? Mini etek ve hatta genel olarak etek giyerken boyutuyla ilgili sürekli sorun yaşarmışım gibi geldi. Yani yok dövmenin şu kadarı göründü, kötü duruyor vs. gibi sorunlar. Deneyip tecrübelerini paylaşacak olan var mı?
Bacağımın üst kısmına şöyle bir boyutta dövme yaptırmak istedim ama sizce nasıl olur? Mini etek ve hatta genel olarak etek giyerken boyutuyla ilgili sürekli sorun yaşarmışım gibi geldi. Yani yok dövmenin şu kadarı göründü, kötü duruyor vs. gibi sorunlar. Deneyip tecrübelerini paylaşacak olan var mı?
0
chillbabe
(01.07.21)
Bence güzel durur, ama aklınızda bu gibi sorular varsa yaptırmayın lütfen. Geri dönülmez bir yol sonuç olarak.
0
paramolacak
(01.07.21)
Kesinlikle çok kötü ve estetikten de uzak.

Kaval kemiği ve üst bacak tattoo için inanılmaz uygunsuz iki alan ve oradaki resimler oldukça eğreti görünecektir.

Basen her zaman daha etkilidir bel altı tattoo'ları için.
0
Avoiding The Puddle
(01.07.21)
Dövme kavramına nasıl baktığında da alakalı. O dövmenin üstüne yeri gelicek kot pantolon da giyeceksin. Taşıdığına memnun olmalısın bence. Sadece bir aksesuar, mini etek kombini gibi görüyorsan neden olmasın, yaptır gitsin.
0
lüzumsuz adam
(01.07.21)
Pişman olma, sıkılma ihtimalin %99. Bence yaptırma.
0
mg3929
(01.07.21)
bu kadar büyük dövmelerin noluy bana bakın ben çok mayjinalim diye bağırmakla aynı şey olduğunu düşünüyorum. bana kesinlikle estetik gelmiyor. bilek hizalarında daha küçük bir dövme hem daha estetik durur hemde giyinirken dövmeyi göz önünde bulundurmak zorunda kalmazsınız.
0
srjkvon
(01.07.21)
Denemedim tecrübem yok ama bana hiç estetik gelmiyor uzun vadede pişmanlık yaratır
0
kestane gürgen palamut
(01.07.21)
Yabma +1
0
WithWorth
(01.07.21)
Desenli bir çorap al. Çorabı esnet biraz.

yaş ilerledikçe, bacak ister istemez kalınlaştıkça o dövme de öyle görünecek bacakta.
0
anten
(01.07.21)
Bencede dövmenin yarısı gözüküp yarısı gözükmeyince içinize sinmeyecek çünkü zaten şimdi bunu düşünüyorsunuz dövmeyi yaptırınca bu düşüncenizi hatırlarsınız. Ayrıca alt taraftada dövme varsa diz kapağındaki boşluk sırıtıyor. Uyumsuz
0
rapisa
(02.07.21)
bir erkek olarak benim hoşuma gitmiyor bu boyutta büyük dövmeler kadında. bacak güzelliğini kapatıyor bence. yapma +1
0
phiphi
(02.07.21)
Görseldeki dövmeyi hiç beğenmedim ama sadece boyutu ele alacağız sanırım.

Çizim iyiyse, estetik duruyorsa ben büyük dövme beğeniyorum. Üst bacakta da beğeniyorum. Özellikle bir kısmı görünmeyen dövme daha çok hoşuma gidiyor.

Kafanızda belli bir şey oturana kadar yaptırmayın ama.
0
jazzabel
(02.07.21)
bir kısmı görünmeyen dövmeler daha güzel duruyor +1. bir dövme sanatçısı şey demişti normalde ne tarz giyindiğinizi düşünüp ona göre karar verin, mesela genelde v yaka giyen biriyle bisiklet yaka giyen biri boyun bölgesine dövme yaptıracaksa tasarım bunu düşünerek yapılmalı. veya asla giymem dediğin bir dekolte tipi varsa işte vb. tamamen kişinin tarzıyla alakalı.

fotoğraftaki kızın dövmelerinin aynı tarzda olması da bir artı bence. çoğu insan kişinin genel görünüşüne bakıyor çünkü tek dövmeye odaklanmak yerine, o yüzden bu kadar detaylı düşünmeye gerek yok aslında ama tabi ki kafanda ne istediğini netleştirmeden kesinlikle yaptırma.
0
william morris
(02.07.21)
izmirde görüyorum bazen kızlarda, bence yakışıyor, ama gördüklerim hep kaliteli işler ve güzel modellerdi. yarım görünse de sorun değil, güzelliği orada zaten. modeli ve dövmeciyi doğru seçmek en önemlisi.
0
hasmetizm 2046
(02.07.21)
sırtının neredeyse yarısı dövmeli biri olarak, dövmenin aksesuar olarak düşünülerek yaptırılması ilerde pişmanlığa neden olur diye düşünüyorum.
ya da sıkılırsınız.

dövmeyi insan kendisi için yaptırmalı, biri görsün diye değil.
"yaptırmalı" derken, bu işin raconu anlamında demiyorum.
öyle bir içsel düşünceniz yoksa, sizin için bir anlamı yoksa, sadece "şunu yaptırırsam eteklerle güzel durur" gibi bir düşünceyle yaptıracaksanız iki gün sonra sıkılırsınız.
geçici dövme falan yaptırabilirsiniz belki, o da bir seçenek.

sorunuza gelecek olursak, ben dövmenin şekline, yapıldığı kişiye/vücuda ve yerine göre değiştiğini düşünüyorum.
bazı insanın kolunda çok güzel duran, başkasının bacağında kötü olur.
birinin bacağındaki çok seksidir, ama aynı bacağa başka dövme yakışmayabilir.
birinin kolu dövme kaplıdır, çok kötüdür, başkasının kolu başka bir dövmeyle kaplıdır, ona yakışır vb.
çok değişken bir şey.
0
blatta hiberna
(02.07.21)
(5)

Büyüksen cinayeti

abuzer
Busranin suçsuz olduğunu düşünen var mı?Genel olarak fikriniz ne bu cinayet hakkinda
Busranin suçsuz olduğunu düşünen var mı?

Genel olarak fikriniz ne bu cinayet hakkinda
0
abuzer
(01.07.21)
Busra 10 tane laf etse bunlarin icinden 2 tanesi bile birbirini tutmuyor.
0
invictae
(01.07.21)
emin değilim ama büşra sanki susturuluyormuş gibi geliyor bana.
yani işin içinde betül ve uğur varsa, ki muhtemelen varlar, tehdit ediyor olabilirler.
kesinlikle sakladığı bir şeyler var bence de.
0
blatta hiberna
(01.07.21)
İlginç bir şekilde ben Busra'yi çok inandırıcı ve tutarlı buluyorum. Tamam donuk, tepkisiz vs ama soyledikleri tutarsız değil izleyip gördüğüm kadariyla.
0
🌸abuzer
(01.07.21)
Busra ya suclu ya da isin icinde, uzun zamandir mugeyi izliyorum, her suclunun yaptigi biseyi yapti. Mugenin cok basit bi sorusuna o sorunun cevabini vermek yerine baska bisey soyledi. Zaten sacma sapan seyler anlatiyo ama benim bu dikkatimi cekti.
0
durgunfoton
(01.07.21)
Büşra’nın anne babası hakkında bu kadar soğuk kanlı olmasının altında kendiyle ilgili önemli bir şey olduğu olabilir. Yüzde yüz kimin yaptığını biliyor abisi yaptıysa konuyu nasıl bu kadar bir mehir davasından saklayabiliyor büşrayla yengesi arasındaki büyük sır neyse çok önemli olmalı. Ama büşra’nın anlattığı hikaye yalan kesinlikle. Maskelinin yüzü dışında başka hiç bir fikri yok konusulmuyor. Maskeli adam hiç konuşmuyor çok saçma
0
esinikaybetmiscorap.
(02.07.21)
(6)

anksiyete hastalığım tetikleniyor

kaptan maydanoz
uzun bir süre yoğun anksiyete problemi yaşamıştım ama ilaçlı tedavi ile iyi olmuştum. 5 yıldır çok iyiyim ve hiç sıkıntım yoktu. 3 ay önce kedi sahiplendim. onunla birlikte anksiyetem de geri geldi. hatta duyuruya da çok kez soruyorum onun hakkında. sürekli mamasını unutursam, suyunu unutursam diye
uzun bir süre yoğun anksiyete problemi yaşamıştım ama ilaçlı tedavi ile iyi olmuştum. 5 yıldır çok iyiyim ve hiç sıkıntım yoktu.

3 ay önce kedi sahiplendim. onunla birlikte anksiyetem de geri geldi. hatta duyuruya da çok kez soruyorum onun hakkında.
sürekli mamasını unutursam, suyunu unutursam diye endişeleniyorum. en ufak hareketinde veterinere götürmek istiyorum. sürekli gözüm onun üstünde acaba mutlu mu hasta mı oldu iyi mi diye. sonra kafamda kurduğum endişe o kadar gerçekçi geliyor ki minicik bir davranışından ölmek üzere olabileceği sonucuna götürüyor beni, ağlıyorum.

ne yapacağım? ne güzel düzelmiştim ben.
0
kaptan maydanoz
(01.07.21)
Konunun temelde kediyle ilgisi yok aslında. kedi harici herhangi bir sorumluluk aldığınız bir zamanda da bu otomatik düşünceler ve panik hali devreye girebilir. Sürekli kötü ihtimalleri düşünmek, %1 ihtimali bile kafada büyütmek aslında anksiyete veya takıntının tam olarak bitmediğini, ara ara patlak verdiğini gösteriyor. Bir psikiyatriste gidin bence, belki küçük dozda ilaçlar yatıştırır sizi. İmkanınız varsa terapi+ilaç ya da sadece terapi daha iyi olur elbette.
0
tamam sakinim
(01.07.21)
Kedi beslemeyi birakmalisin acilen.
0
Avoiding The Puddle
(01.07.21)
Kediyi bırak nasıl bı tavsiye turu ya. Sonra daha detaylı cevap yazacağım sadece yaşadığın çok normal demeye geldim. Tam da senin gibi durumum, pandemi hayatın sıkıştırmaai falan derken beş sene sonra hortladı hastalığım.
Bu hastalığın çaresi kaçma savaş. Sonra detaylı konusuruz. Kediyi de takma kafaya bizimkiler üçer defa camdan uçtu bişey olmadı:)) kedi cidden baya dayanıklı bı canli
0
galandar kostumu
(02.07.21)
Evlat sahibi olan anksiyetesi sahibi bizler, anksiyete azınca çocuğu sokağa mı atalım :)

Kendi kendine telkinler verip bunun senin hastalığın olduğunu, böyle bir şey olmadığı ve olmayacağı (hastalık, kaza, ölüm, bela vs) düşündükçe bunu abartacağını kendine söyle.

Gerçekten de böyle, sakin ol, bunlar sadece vesvese. Düsturun şu olsun;

- şu an bir problem var mı?
+ yok
- salla o zaman.

telegramda bir anksiyete grubumuz var, gel istersen seni de alayım. Gerçi pek aktif değil ama atak gelince yazarsın telkin veririz, bedava terapi.
0
John Bloor
(02.07.21)
tedaviniz iyi sonuç vermiş ama iyileşmemişsiniz ve sorunu çözmemiş, bastırmışsınız bir şekilde demek ki.

bunun kediyle alakası yok, o sadece sizin düşünce yapınızı tetikleyen bir araç.
terapiye devam etmeniz, bu anksiyetenin temel nedeni neyse onu bulup üzerinde çalışmanız lazım.
0
blatta hiberna
(02.07.21)
hocam acilen tımarhaneye yatman lazım
0
sizofren06
(06.07.22)
(13)

Şehrin ortasında açık terasta güneşlenir misiniz?

ms brownstone
Ya da yatar mısınız?Terasımız çok geniş ve bir hevesle çift kişilik şişme yatak aldık bugün. Karşımızda avm ve üstünde onlarca daire var bize göre çok yüksekte. Kesin görünüyordur yani karşıdan ama pek umrumda olmadan yatakta takılasım var tatile gidene kadar. Sadece yobaz birine denk geliriz de baş
Ya da yatar mısınız?

Terasımız çok geniş ve bir hevesle çift kişilik şişme yatak aldık bugün. Karşımızda avm ve üstünde onlarca daire var bize göre çok yüksekte. Kesin görünüyordur yani karşıdan ama pek umrumda olmadan yatakta takılasım var tatile gidene kadar.

Sadece yobaz birine denk geliriz de başımız ağrır mı diye bir düşünce geldi aklıma. Sizce yatılır ya da güneşlenilir mi bu şekilde? Tr insanını düşününce yapar mıydınız siz olsanız?
0
ms brownstone
(30.06.21)
Kanka yobaz bir insana nasıl denk geleceksiniz. Kapınızı çalıp üstünü başını giyin bacım diyecek hali yok. Ama ben bakardım valla. Avm de olsam da apartmanda olsam da bakardım.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.06.21)
Ben denizde bile güneşlenmiyorum. Güneş çok zararlı. Dediğiniz durumda ben erkek olduğum için güneşlensem de bir şey olmaz ama kadınlar için biraz riskli. Günümüzde telefonlar bile aşırı yakınlaştırma yapabiliyor. Terası yukarıdan gören binalar varsa fotoğrafınızı çekebilirler. Sağını solunu havluyla kapatırsanız mümkün olabilir belki.
0
dissendium
(30.06.21)
ben olsam güneşlenirdim.

sizin eviniz, kim ne diyebilir ki?
elbette bir şey diyen de olabilir ama bundan çekinip bunu düşünerek hareket etsek evden çıkmamamız lazım.

rahatsız olacaksanız bir balkon şemsiyesi alıp binanın olduğu tarafa doğru koyun, diğer yöne doğru yatıp güneşlenin.
0
blatta hiberna
(30.06.21)
bu tarz çok yüksek katlı binalarda pek yobaz olmuyor genelde, en azından giyim kuşam anlamında. hele ki arada mesafe varsa kimsenin gelip sorun çıkaracağını sanmıyorum. korkunuz buysa endişe etmeyin derim.

YALNIZ hayvanın teki dürbünle izleyebilir ya da fotoğraf filan çekebilir, o risk her zaman dünyanın her yerinde var. misch miydi neydi eskiden fotoğrafçıyım ayağına kız düşürmeye çalışan bir tip vardı, berlin'de kanalda güneşlenen kadınların fotoğrafını falan çekmişti kdsfjdfd. yani görülmek veya izlenmek konusunda çekinceniz yoksa yardırın gitsin, kimse kalkıp da sizi uyarmaya gelmez karşı taraftan bence.
0
der meister
(30.06.21)
bir kadın olarak yapamazdım ya, ruh hastası çok çünkü. yüzüm de vücudum da çirkin olmasına rağmen yani.
0
candide
(30.06.21)
Terasında güneşlenebileceğin kadar lüks bir apartmanda/sitede o dediğin nasıl olacak ki ?

Ayrıca zaten "terasta" olduğun için o yükseklikte görülebilmen olanaksız.
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
Güneşleniyoruz, havuza bile giriyoruz. Burada olay semtle alakalı, biz ataşehir'deyiz. ümraniye'de yapamam mesela o yüzden oralarda açık havuza para vermek manasız.
0
roket adam
(30.06.21)
Ben gayet luks rezidansta calisiyordum, gayet de ayi gibi bakiyorduk.
Herkes de okumus etmis elit beyefendiydi.

Bakilir yani, yabanci ulkede de bakilir.
Foto cekip ustune geyik de yapilir.
0
divit
(30.06.21)
Okumuş etmiş farketmez yüz tane insan içinden fotoğraf çeken bile olur, keşke bu ülkede yaşamasaydınız, sıradan eylemler bile lüks
0
freebird5406_2
(01.07.21)
Çıplak güneşlenmeyecekseniz bence sorun yok, ha görsem ben de bakarım bi şaşırıp. Ama 5 dk içinde alışır insan bu duruma bakmaz artık.

Plajlarda, havuzlarda da insanlar bizi görüyor, fotoğraf ta çekseler haberimiz olmaz.

Normal bir mayo ya da bikini ile bence hiç sıkıntı olmaz, şöyle düşünün;

Birileri fotoğraf çekti ve sosyal medyada yayıldı diyelim, komik ya da ayıp bir görüntü mü bu sizce? Herkes birbirini gerçek hayatta da internette de bikinili/mayolu görüyor zaten.

Bir iki örnek koyalım;

i.ytimg.com

cameralabs.org

lh3.googleusercontent.com

dictat.net

mosmonitor.ru

Komik ya da ayıp bir durum yok sanki. Yalnız güneşin saatlerine dikkat edin, 11-15 arası mıydı tehlikeli saatler?
0
John Bloor
(01.07.21)
çıplak olsanız nolucak. yani çıplak fotoğrafınızı çekmiş diyelim. nolucak.
0
bronz böcek
(01.07.21)
o avm'nin rezidansında bir sürü arap yaşıyor muhtemelen. çarşaf çarşaf fotoğraf çekerler, gider hemen dürbün alır gelirler. drone bile alırlar.
0
reanarchy
(01.07.21)
Amaannn giyin mayo/bikini/deniz kiyafeti ne isterseniz yatin gitsin.
Bende de teras var, camlari sileceksem ya da baska sey yapacaksam gayet de deniz kiyafeti ile yapiyorum cunku sabah 8’den itibaren gunes aliyor. Bakan da acsin kendine baksin :)
0
65 derece
(02.07.21)
(8)

plastik-kağıt çöpleri ayrı poşetliyor musunuz

bir soru sorcam
daha çok duyarlılık için açtımdamacana yerine 1,5luk su aldığım için baya çıkıyor onları kapaklarını filan biriktirip çöp kenarına koyuyorumher şey kargoya döndüğü için baya da kağıt birikiyorbu ikisini ayrı ayrı poşetlemeye üşeniyorum amaşişe sütleri de yapmaya çalışıyorumsoda şişeleri normal çöpe
daha çok duyarlılık için açtım

damacana yerine 1,5luk su aldığım için baya çıkıyor onları kapaklarını filan biriktirip çöp kenarına koyuyorum

her şey kargoya döndüğü için baya da kağıt birikiyor

bu ikisini ayrı ayrı poşetlemeye üşeniyorum ama

şişe sütleri de yapmaya çalışıyorum
soda şişeleri normal çöpe gidiyor
bunları taşıması tek tek cam dönüşüm kutusuna çıkarması biraz dert
bir de cam dönüşüm kutusu çok yaygın değil
0
bir soru sorcam
(30.06.21)
Valla ben 3-5 ayrı poşet şeklinde değil de 2'ye ayırıyorum. Birinde sebze- meyve-yemek artıkları diğerinde kağıt, karton, cam-plastik şişe şeklinde oluyor.
0
Amaranta ursula
(30.06.21)
Ben her şeyi ayırıyorum. Yemek artıklarını mahalledeki hayvanlara, atık yağları, eski elektronik eşyaları ve kağıt atıkları ve eski kıyafetleri belediyeye veriyorum. Cam, plastik atıkları da konteynere atıyorum.

Ama bunların hepsine erişimim kolay. Mesela evimin önünde ayrı ayrı atabileceğim konteynerler var. Bu kadar kolay erişiyor olmasam uğraşır mıydım emin değilim. Benimki geri dönüşüm bilinci değil sanıyorum ki. Belediye o kadar uğraşmış boşa gitmesin diye düşünüyorum herhalde.
0
bunetantana
(30.06.21)
Geri dönüşüm zannettiğimiz kadar efektif değil, hele bizim ülkede hiç değil bence. Yine de ayırıp (yakınlarımda geri dönüşüm kutusu olmadığı için) çöpe ayrı atıyorum. Atık toplayan çocuklar bari alsın diye.

playing star again +1
Ayrıştırmak yerine daha az atık çıkarmaya çalışsak daha iyi.

blogs.scientificamerican.com
0
kobuzchu kiz
(30.06.21)
evet, plastik, kağıt ve ambalajları ayrı, evsel atıkları ayrı çöp poşetlerinde biriktirip ona göre çöpe atıyorum.
0
dnzbrs
(30.06.21)
Her şeyi ayırıyorum, üşenilecek bir şey değil. Belediyenizi ve muhtarınızı arayıp bilgi almanızı öneririm. Geri dönüşüm kutusu her ilçede olmayabiliyor, örneğin bizim burda haftanın bir günü belli bir saatte evlerin önünden toplanıyor. Cam dönüşüm kumbaralarını da mahalleniz için talep edebilirsiniz.
0
fotrsapka
(30.06.21)
Daha çok plastik tüketerek nasıl bir fayda sağladığınızı anlayamadım.
0
suicides underground
(30.06.21)
yakınımda iki cam kumbarası olduğu için camları muhakkak ayırıp onlara atıyorum.
ambalaj atabileceğim bir kumbara da var ama o biraz uzak sayılır, her zaman oraya atamıyorum.
o zaman da belki plastik toplayanlar alır diye ayrı bir poşetle atıyorum.
0
blatta hiberna
(30.06.21)
"Daha çok plastik tüketerek nasıl bir fayda sağladığınızı anlayamadım."


haklısınız
ama damacanaların temizliğine güvenmiyorum cam da olsa
olası sağlık sorunları daha fazla probleme yol açacak
0
🌸bir soru sorcam
(01.07.21)
(17)

eşim yarın doğum yapıyor

bugisme
ilk çocuğumuza kavuşmamıza saatler kaldı ve eşim geçireceği planlı sezaryen ameliyatı için oldukça heyecanlı.her türlü öneri ve temennilerinizi alırız. ne yapalım ya da yapmayalım gibisinden :)mutlu geceler.
ilk çocuğumuza kavuşmamıza saatler kaldı ve eşim geçireceği planlı sezaryen ameliyatı için oldukça heyecanlı.

her türlü öneri ve temennilerinizi alırız. ne yapalım ya da yapmayalım gibisinden :)

mutlu geceler.
0
bugisme
(29.06.21)
Hayırlı olsun. Eşinize çok daha hassas davranmanız gerekecek ilk haftalar.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(29.06.21)
Süper Hayırlı olsun :) inşallah sağlıkla geçer tüm süreç.
İlk etapta sütü gelmeyebilir, yılmadan emzirsin geliyor süt.
Hemşirelerden destek istemekten çekinmeyin, ben nasıl tutacağımı, memeyi nasıl vereceğimi onlardan öğrendim.
Tabii doktora danışarak ilk günlerde süt yeterli değilse mama vermekten kaçınmayın, sarılık olmasın. Biz üç aya yakın sarılıkla uğraştık maalesef, gerçekten çok yıpratıcı.
Gece 1.5 saatte bir bebeği uyandırıp besleyin, ilk günler çok zor uyanıyorlar, biz hep altını açarak uyandırdık.
Aklıma ilk bunlar geldi.
0
somethinginthewayshemoves
(29.06.21)
cok tebrik ederim saglikla gelsin bebisiniz :) hic kendisini kasmasin hic telaslanmasin zaten her sey yolunda giderse bebis doguma girdikten 5 dakika sonra kollarinda olacak :) bir de benim esim inanilmaz bir deneyimdi iyi ki girmisim doguma demisti ki oncesinde ben istiyorum diye gireyim bari filan demisti ozellikle girmek isteme gibi bir durumu yoktu. siz de tereddutteyseniz girin bence doguma, bebegin ilk saniyelerini babasinin da paylasmasi ozel bir duygu bence. her zaman yasanabilecek seyler degil :)
0
in vino veritas
(29.06.21)
Imkan varsa doguma girin, mucizeye taniklik etmek gibi bir sey.

Turkiye'de cok hassaslar mi bilmiyorum ama bebegin dogunca anneyle temasi cok onemliymis. Gobegi kesip, hafif bi temizlik vs'den sonra anneye versinler mumkunse.

Simdiden gozunuz aydin :)
0
brkylmz
(29.06.21)
sezaryan dedik epiduralsız normal doğum yaptı hanım. üzerinden 2.5 sene geçti, şimdi evde terör estiriyor bıcırık. rahat olun geçip gidiyor zaman, kendinizi tek bir şeye şartlamayın. olumsuz yada şüphelendiğiniz bir şey olursa hemşirelerden yardım alın, yardım etmezse başka hemşireye gidin sorun. aklınıza takılan kuşku duyduğunuz her şeyi sorun çekinmeyin.
mecbur kalırsanız mama vermeniz gerekiyor ama süt vermek için insan üstü bir çaba sarfedin. bizimki çekmeyi tutmayı bilemedi önce silikon bi meme ucu ile sonra şırıngayla beslemek durumunda fln kaldık. sütü hastanedeki makine ile sağdık. eğer içmeyi bilmezse ilk süt çok faydalıymış gerekirse makine ile sağıp bi şekilde verin bebeye.
her fırsatta dinlenin uyuyun.
büyüklerin tavsiyeleri bazen hurafe gelebilir. önemseyin. dinleyin onları. yardım istemekten çekinmeyin onlardan.
doğuma girin mutlaka eşinizin yanında olun.
doğum öncesi sırt, bel masajı baya bir rahatlatıyor eşinizi. ama bi bakıyorsunuz doğum başlamış aslında. :)
0
morcivert
(30.06.21)
Verebileceğim bir tavsiye yok malesef, tebrik etmeye geldim :) Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin, hayırlı bir evlat olsun inşallah.
0
hrvl
(30.06.21)
Epidural sonrası kendine geldiğinde kahve içilmesini öneriyorlar, baş ağrısı için. Şimdiden geçmiş olsun, sağlıkla kavuşun bebeğinize.

Yanınızda kimler olacak? Eşinizle aranızda bir parola belirleyin, onu söylediğinde odadakileri dışarı çıkarın. Bunalabilir, gazını çıkaramıyor olabilir, kendisi bi gidin diyemez belki.

Bebek ilk başta ememeyebilir, hemşirelerden yardım almaktan çekinmeyin. Memeyi tutturmayı orada iyice öğrenin eğer böyle bir zorluk varsa.
0
curukturpkokusu
(30.06.21)
Hayırlı olsun, sağlıkla gelsin kuzunuz. Eşinizin de kolayca atlatması için dua edeceğim.
0
suicides underground
(30.06.21)
Çocugun egitimi için simdiden kollari siva gerekirse bobregini sat. Simdiden cocugun 20'li yaslarini dusun, gelecegini hiç etme.

Baska tavsiyem yok.
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdakilere ek olarak herkes bakımla ilgili ayrı bir şey söyleyecek, müdahale edecek. bir gün büyüklerle bilimin sözleri çelişirse bilimi seçin :) bir de annenin bol bol her fırsatta dinlenmesi gerekiyor. lütfen özellikle ilk günler o uyuyacaksa yanındaki kişilerin telefonları sessizde olsun. kimse arayıp da uykusuna engel olmasın.
0
pide
(30.06.21)
Hayırlı olsun, sağlıklı büyüsün. Tebrik ederim. Tavsiyem yok :)
0
mrtkbl
(30.06.21)
iki kitap önerebilirim.
1-Bebeğinize fransız kalın
2-mahallenin en mutlu bebeği
0
allahinadiylaoku
(30.06.21)
sağlıkla, mutlulukla.
0
duyurukullanıcısı
(30.06.21)
hayırlı olsun, analı babalı mutlulukla sıhhatle büyüsün yavrucuk.

benim çevremden gördüğüm kadarıyla tek tavsiyem şu olur, imkanınız varsa bir yeni doğan hemşiresinden en azından ilk hafta sürekli destek alın. etrafta aile çemberinden olmayan bir bilen olması işleri çok değiştiriyor.
0
evde liyakat kalmamis
(30.06.21)
hayırlı olsun. sakin olun ve keyfini çıkarın. bir de bol bol video çekin bence anı olarak kalsın
0
burya
(30.06.21)
Geçen ay 18 mayısta başımdan geçen olay :) Dün gibi hatırlıyorum 1,5 ay geride kalmış bile. Çok tebrik ederim sağlıkla gelsin inşallah. Yanınızda mümkünse tecrübeli bir büyük bulunsun, bulunsa bile bazı taktikleri onlar değil o yanınızdayken siz yapın. Yoksa siz tek kalınca nasıldı diye afallayabiliyorsunuz :)
0
va
(30.06.21)
gözünüz aydın, tebrik ederim :)
umarım rahat geçer.
0
blatta hiberna
(30.06.21)
(3)

televizyon yüksekliği konusunda saçmalıyor muyum?

kahve45
yatağımın ucuna koymak için bir televizyon aldım ve yatağıma eşit yükseklikte bir sehpa yaptırdım. ama televizyonun ayakları olunca ve yatağa uzanınca televizyon biraz yüksekte kaldı gibi. şimdi sehpanın ayaklarını kestirteyim diyorum. yani sehpa yataktan alçak olacak:) bilemiyorum anlatabildim mi
yatağımın ucuna koymak için bir televizyon aldım ve yatağıma eşit yükseklikte bir sehpa yaptırdım. ama televizyonun ayakları olunca ve yatağa uzanınca televizyon biraz yüksekte kaldı gibi. şimdi sehpanın ayaklarını kestirteyim diyorum. yani sehpa yataktan alçak olacak:) bilemiyorum anlatabildim mi olayı... biraz garip bi görüntü ortaya çıkacak yani :) estetik çok önemli değil yatak odam olunca. ne düşünüyorsunuz?
0
kahve45
(29.06.21)
bence gereksiz. tvnin oturduğun yerde biraz yüksek olması sıkıntı değil iyi bile bence. zaten ayaklar 10-15 cm falandır.
0
jelly bear
(29.06.21)
Yatarken kendi ayaklarından televizyonu görebilecek misin sehpayı kestirirsen? :)

Bir de TV çok aşağıda kalırsa uzandığında başını çok eğmen gerekebilir TV izlerken. Boynun ağrır. Önemli olan ergonomi zaten. En rahat izleme pozisyonunu bulup ona göre ayarla yüksekliği.
0
himmet dayi
(29.06.21)
televizyonun dediğiniz şekilde biraz yüksekte kalması yatarken izleyebilme konforu açısından bence daha iyi.
0
blatta hiberna
(29.06.21)
(14)

abartıyor muyum?

not sure if serious
sevgilim işe gidip gelirken toplu taşıma kullanıyor bazen de kendi arabasını. neyse merak ediyorum gittiğinde geldiğinde haber versin istiyorum. o da haber veriyor zaten, problem yok bunda. birgünden birgüne rahatsız olduğunu söylemedi/ hissettirmedi. sadece ben kendimi sorguluyorum, baskıcı olmak i
sevgilim işe gidip gelirken toplu taşıma kullanıyor bazen de kendi arabasını. neyse merak ediyorum gittiğinde geldiğinde haber versin istiyorum. o da haber veriyor zaten, problem yok bunda. birgünden birgüne rahatsız olduğunu söylemedi/ hissettirmedi. sadece ben kendimi sorguluyorum, baskıcı olmak istemiyorum.

abartıyor muyum sizce? yoksa hangi ülkede yaşıyorsun; bu ülkede endişelenmen, merak etmen normal mi dersiniz?
0
not sure if serious
(28.06.21)
Çok normal. Evimizin önünde bile tacize uğradığımız bir ülkede yaşıyoruz. İşe gittiğim zaman Annem her sabah ben ofise varınxaya kadar uyumazdı. Eşime de ben geldim diye haber verirdim hep gayet normal.
0
suicides underground
(28.06.21)
Bu çok kişisel bir şey, bana yapılsa çıngar çıkarırım ama aynı düşüncede iki insan için normal bir şey olabilir. Benim kuzenim de mesela ailesine çok düşkün, her gün işten eve yürürken başka şehirde yaşayan anne ya da babasını arar konuşur. Gerçi onun biraz anksiyete-okb karışık durumları da var, iyi olduklarını ondan duyduğumda rahatlıyorum diyor.

Bunun karşı tarafa baskı olmuş olabileceğini düşünmen güzel bir yaklaşım, sevgiline sor bence "ya ben böyle diyorum ama" diye.
0
Jux
(28.06.21)
elbette ilişkilerde "geldim ben" ya da "çıkıyorum" gibi haberleşilir çoğu zaman ama merak edip baskıcı olup olmadığınızı sorgulayacak kadar ciddi bir psikolojiyle bunu yapıyorsanız, abartıyorsunuz.

karşınızdaki bir yetişkin.
size ihtiyacı olduğunda zaten bunu belirtecektir.
"böyle bir ülkedeyiz", "ülkenin ne olduğu belli" falan gibi sürekli saldırıya uğramaya hazır beklemek tam bir kurban psikolojisi.
korkularla yaşamanın anlamı yok.
0
blatta hiberna
(28.06.21)
zaten o başlamıştı haber vermeye. hani ben de bir yere gidiyorsam varınca haber ver vs der. @blatta en başta dediğin gibi ''geldim ben'', ''çıkıyorum'' seviyesinde beklentim. unuttuğunda bir kere (fırsatı olduğunda arar eder) ''merak ettim, aramana gere yok her seferinde. küçük bir mesajla vardığını/ iyi olduğunu bileyim yeter'' dedim.

genelde de zaten başka konularda da bana fazla açıklama yapmaya başladığında durdururum açıklama/ hesap verme psikolojisine girmemesi için. derim ben hesap vereceğin birisi değilim.

otorite figürü olmaktan kaçınırım, parteriyim onun ben.
0
🌸not sure if serious
(28.06.21)
normali bu zaten aslında. "ben çıktım - dikkat et kendine" diyaloğu yapılır. bir de işe varırken aranıp "ben otobüsten indim şimdi giriyorum işe - hadi öptüm kolay gelsin" muhabbeti hep yapılır ki zaten.

endişe konusunda da az biraz haklısın ama çokta korkmana gerek yok. ama normal aramak, araşmak güzel şeyler dilemek güzeldir. karşı tarafta seviyorsa bunu yap geç. iki defa 30 saniye telefonla konuşmaktan kimse bişey kaybetmez.
0
avatar is back
(28.06.21)
Başkan ben Fransa'da yaşıyorum, bir adet suç haberi günlerce haber oluyor o kadar aksiyon yok yaşadığım yerde.
Buna rağmen eşim çıktığında döndüğünde ufak bir mesaj atmasini isterim. Kafa rahatligi.
Ha bunu benim ailem de yapardi, aramana gerek yok da iyiyim de yeter derlerdi. Haftada iki kere ailemle konusan biriyim ondan böyle bir kültür/aliskanlik yerlesmis diyelim.

Ama esim Türkiye'deyken daha da meraklanirdim yani, yabanci tek basina. O sebepten ben anlıyorum ve karsi taraf bir tepki göstermediği sürece bir sıkıntı göremiyorum. Olursa da oturup konusursunuz karsilikli, bu kadar zor bir konu değil.
0
logisticsmanager
(28.06.21)
Haberleşmeniz normal ama her seferinde sormak baskıya sebep olabilir. Bunun yerine arada bir varacağı saatten 15 dakika sonra mesaj atın, günaydın vs. gibisinden eğer çok merak ediyorsanız tabii.
0
himmet dayi
(28.06.21)
@esther evet veriyorum, o da merak eder. yazmazsam sorar.

@himmet ekseriyetle o haber veriyor zaten. acelesi olduğunda, yoğunlukta filan yazamıyor. onda da vardın mı gibi bir şey yazıyorum.
0
🌸not sure if serious
(28.06.21)
Yok ya, bence normal, hele ki boyle bir ulkede.

Birak sevgiliyi, normal kiz/erkek arkadaslarimizla bile aksamlari ayrildigimizda eve vardin mi diye kontrol ediyoruz biz.
0
invictae
(28.06.21)
Kişisine göre değişir, benim gözümle bakarsak: sürekli çocuk-ebeveyn şekline dönüşen bir ilişkide karşımdaki insana çekim duymam imkansızlaşır.
0
lcha
(28.06.21)
vardın mı
yerine başka bi şey sor, muhabbet et

bu tip msjlar insan konuşmka istemediğinde rahatsız edici
sabah yorgun uyanmışsın bi şekilde gitmişsin işe, tak msj-arama geliyor
görüldü yapsan yetmiyor
bi şey yazsan zoraki
0
bir soru sorcam
(28.06.21)
Panik bir insanım, nişanlım eve gidince yazsın istiyorum ve bekliyorum, gecikince korkuyorum arıyorum. Sadece nişanlıma değil kardeşime vs de yapıyorum.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(28.06.21)
Baştan söyleyeyim, kadın tarafı benim. Böyle bir talebi olsa eşimin çok rahatsız olurum. Gün içinde konuşuyoruz zaten, özellikle eve dönerken günün kritiğini yaparız ama sizin bahsettiğiniz "eve / işe geldim, her şey yolunda" mesajı büyük bir gerginlik yaşadığınızı gösteriyor. Şehir dışına gitse hadi normal diyeyim, bilmediği yer vs. ya da gece yarısı bir arkadaş yemeğinden dönerken haber versin ama her gün gittiği işine varınca "ara beni" biraz fazla geldi. Kendinize de zarar.
0
SiyamkedisiZorro
(06.07.21)
Bu arada, eşim değil ama ablam çok yapar mesela. Rahatsız oluyorum. Her an kontrol altında olmaktan hoşlanmıyorum ben.
0
SiyamkedisiZorro
(06.07.21)
(4)

Psikolog süreç sonlandırma

dembudemdirdembudem
Merhaba,Psikolog desteği alıyorum, yaklaşık 10-12 seans oldu. artık ihtiyacımın pek kalmadığını düşünüyorum ancak erken bir karar da vermek istemiyorum. ana tema ise yas süreci idi. süreç sonlandırma işlemi nasıl ilerletilir ?
Merhaba,

Psikolog desteği alıyorum, yaklaşık 10-12 seans oldu. artık ihtiyacımın pek kalmadığını düşünüyorum ancak erken bir karar da vermek istemiyorum. ana tema ise yas süreci idi. süreç sonlandırma işlemi nasıl ilerletilir ?
0
dembudemdirdembudem
(28.06.21)
10-12 seans psikolog için az sayılır ama tabii soruna göre de değişir.
bunu zaten psikologunuzla konuşmanız lazım.
kendisine sorun ne zaman, nasıl bitirmek gerektiğini.
en sağlıklı kararı birlikte verirsiniz.
0
blatta hiberna
(28.06.21)
Bunu terapistinizle konuşmalısınız.
0
chillbabe
(28.06.21)
Terapistinize süreci bitirmek istediğinizi söylersiniz, o ya bitirelim ya da başka bir yol önerecektir
0
michael_knight
(28.06.21)
genel de 12 seans yeterli görülür, soruna göre değişir. psikoloğunuza danışın.
0
mikahakkinen
(28.06.21)
(1)

Kadıköy tesisatçı

sta
Alt kat komşuya banyodan su akıyormuş. En az 3 defa usta çağırdık. Yapıyorlar ama birkaç ay sonra yeniden akıyor. İşini düzgün bir şekilde yapan, bildiğiniz, memnun kaldığınız tanıdık usta var mıdır? Teşekkürler.
Alt kat komşuya banyodan su akıyormuş. En az 3 defa usta çağırdık. Yapıyorlar ama birkaç ay sonra yeniden akıyor. İşini düzgün bir şekilde yapan, bildiğiniz, memnun kaldığınız tanıdık usta var mıdır? Teşekkürler.
0
sta
(27.06.21)
var.
hem mutfak yapılırken borulardaki tıkanıklığı açmıştı, borunun yerini değiştirmişti ve montaj işlerini yapmıştı, hem de banyodaki radyatör patladığında onu değiştirmişti.
iyi ustadır.
mesaj kutunuza bakın.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
(2)

tüy dökme sorunu - neyi yanlış yapıyorum?

arıkuşu
aşırı bir tüy dökme sorunu var. bu kedi bana geldiğinde 2 aylıktı, hiç tüy dökmüyordu. mama da çok seçiyordu ve kalitesiz uyduruk bir mamayı sevdi 1 ay kadar onu yedi, sıfırdı yine tüy dökmesi. sonra biraz mamaya alıştı ben onu proplana geçirdim. feci bir tüy dökme sorunu oldu. 1 ay öyle geçti. bakt
aşırı bir tüy dökme sorunu var. bu kedi bana geldiğinde 2 aylıktı, hiç tüy dökmüyordu. mama da çok seçiyordu ve kalitesiz uyduruk bir mamayı sevdi 1 ay kadar onu yedi, sıfırdı yine tüy dökmesi. sonra biraz mamaya alıştı ben onu proplana geçirdim. feci bir tüy dökme sorunu oldu. 1 ay öyle geçti. baktım olmayacak royal canin aldım yavru maması, 1 aydır da onu kullanıyorum yok hala geçmiş değil her gün de tarıyorum oysa ki. felaket dökülüyor. kalitesiz şeyi yerken dökülmüyordu.
bu arada tüyleri mükemmel parlak. her gören soruyor nasıl böyle sağlıklı parlak tertemiz diye :)

mamasını düzenli vermiyorum, mama kabı her zaman tepeleme dolu. acaba o sebeple mi?
0
arıkuşu
(27.06.21)
mama kabının dolu olmasıyla alakası yok, bu mevsimde kediler ve köpekler maalesef çok tüy döküyorlar.
bir de bebek olduğu için bebeklik tüylerini de dökmeye devam ediyordur.
yani sizin için normal bir süreç.

onun dışında proplan'dan n&d'ye geçtiğimde benimkilerin tüylerinin dökülmesi neredeyse bitti.
ama benimkiler yetişkindi, dediğim gibi sizinkinin yavru olmasının da tüy dökmeye etkisi var.
o kadar fazla mama değiştirmeyin, benim tavsiyem n&d ama siz ne istiyorsanız birinde sabit kalın.
sadece tavuk gibi kümes hayvanlı mamalar yaz aylarında daha çok kaşıntı ve alerji yapabiliyor.
o yüzden balıklı, geyik etli gibi seçeneklere yönelmenizi tavsiye ederim.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
blatta hiberna +1

tüy dökmeyen tek kedi türü sfenks sanırım. anormal bir durum yok. Benimkiler de çok tüy döküyor. Dökülen tüyler zayıf olanlar değil de kalın kalın asıl tüylerse kedi strese de girmiş olabilir.
0
himmet dayi
(27.06.21)
(4)

Son kullanma tarihi 06.2021 olan krem şanti?

coca cola
İyi pazaaarlaar Tarhi geçmiş mi oluyor yoksa 3 gün daha mı var?Bir paketini 2 hafta önce yaptım bir şey yoktu tadı da iyi sadece biraz az köpürdü ama fazla süt koymuş olabilirim. Katayım mı pastaya
İyi pazaaarlaar
Tarhi geçmiş mi oluyor yoksa 3 gün daha mı var?
Bir paketini 2 hafta önce yaptım bir şey yoktu tadı da iyi sadece biraz az köpürdü ama fazla süt koymuş olabilirim. Katayım mı pastaya
0
coca cola
(27.06.21)
kullanabilirsiniz, bir şey olmaz.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
Üzerine gün koymayacak kadar önemsizse 3-5 günün önemi olmaz; yapıştır, spatula ile ehüehüe
0
Jux
(27.06.21)
Ben 1 ay geçmişse bile yiyorum. Skt her zaman yerseniz zehirlenirsiniz demek değil. Eskisi kadar taze olmaz demek. Böyle konularda en önemli olan tadına ve kokusuna bakmak.
0
howfaristhesky
(27.06.21)
Skt yanlis bir terim, tavsiye edilen tuketim tarihi dogru olan. 1 temmuz gelince mucizevi bir sekilde birden bire bozulmayacak urun :)
0
kuehles blondes
(27.06.21)
(11)

Şekeri bırakanlar?

nefertarii
Nasıl başardınız? En fazla yapabildiğim çay ve kahveden kesmek, abur cuburu azalttım ama hala kahvaltıda ekmek (çavdarlı) bal/kaymak yiyorum. Nasıl kesebilirim ya belli bir metod var mı? Dikkat etmem gereken bir şey filan?
Nasıl başardınız? En fazla yapabildiğim çay ve kahveden kesmek, abur cuburu azalttım ama hala kahvaltıda ekmek (çavdarlı) bal/kaymak yiyorum. Nasıl kesebilirim ya belli bir metod var mı? Dikkat etmem gereken bir şey filan?
0
nefertarii
(27.06.21)
tamamen kesmesi çok zor ya şu vakitte. her yer şeker çünkü. almazsan o kadar tüketmezsin ama en basit olarak. bal alma yani eve. ne bileyim çok sevdiğin bir sosun içinde şeker var diye o sosu almayı bırakırsan hayat eziyet olur.

edit: öyle kısa dönem gaza gelip denemişliğim var da olmadı hiç uzun süreli. çevremde 1-2 kişiye denk geldim hiç şeker tüketmeyen. pek normal tipler değillerdi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.06.21)
ben şak diye kesiyorum, bugüne kadar sadece bir kere 1-2 gün baş ağrım oldu.
onun dışında tuhaf bir şekilde zorluk çekmedim, çekenler oluyormuş.

şekeri azaltmak şekeri bırakmaya yardım etmiyor çünkü şekeri yedikçe yemek istiyorsunuz.
o yüzden en iyisi tamamen kesmek.
yemeyeceğim diyecek ve yemeyeceksiniz.

illa ekmek istiyorsanız, yumuşak geçiş olması açısından mesela çavdar ekmeği dışında protein ekmeği yiyebilirsiniz.

ama bal kaymak yerine bir şey koyamazsınız, yemeyeceksiniz.
abur cuburu, balı kaymağı aynı anda keserseniz, birkaç gün zorluk çekersiniz en fazla.
insan ilk günden bile hafiflik hissediyor.
kilo olarak olmasa da, tuhaf bir rahatlama veriyor.

kilo sorununuz yoksa, abartmadan meyve yiyebilirsiniz mesela.
aslında şeker açısından vücuda etkisi çok farklı değil maalesef ama en azından vitamin mineral vb. açısından daha faydalı.
yine de ekşi meyve ve "berry" türü olanlar daha iyi.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
Şekeri birden değil, azaltarak keserseniz daha çok istikrar sağlarsınız. Aynısı karbonhidrat için de geçerli. Vücudunuzun yavaş yavaş alışmasını beklemelisiniz. Bir de illa tüketecekseniz sabah tüketmeye özen gösterin.
0
ruhen hastayim ben
(27.06.21)
İnsülin direncini kırıp sonra kesmek daha yapılabilir olur. Bir süre if yapıp kırabilirsin, sonrasında yemediğin zamanlarda zaten kriz haline gelmiyor.
0
Jux
(27.06.21)
şekeri bu kadar sıfırlamak zorunda değilsin. kahvaltıda bir iki kaşık bal, arada bir, bir dilim ekmek yemende sorun yok.

ben kahve ve çayda sıfırladım, gazlı-gazsız şekerli içecekler hiç yok zaten içemiyorum artık, makarnayı belki 15 günde bir, ekmeği de tam buğday ekmeği şeklinde haftada 3-4 dilim kadara düşürdüm. bu süreçte arada bir kahvenin yanında bir iki parça bitter çikolata yediğim oluyor. yani önemli olan miktarı ciddi oranda azaltmak bunu bir zehir gibi sıfıra çekerek kendine işkence etmene gerek yok.
0
orpheus
(27.06.21)
acikcasi soyle bir seyden dolayi istiyorum ayriyeten onu da paylasirsaniz sevinirim.

konsantrasyona etkisi ne oldu siz sekeri birakinca? enerjinizde? birakma istegim tamamen bunla alakali. herkes zipkin gibi oldum, aklimi daha iyi topluyorum filan da diyor okudugum kadariyla.
0
🌸nefertarii
(27.06.21)
dediğiniz sebeplerle ilgiliyse orpheus'un verdiği örnekteki gibi devam edebilirsiniz bence de.

bahsettiğiniz zihin berraklığını ve enerji artmasını ben de çok yaşadım.
o açıdan da tavsiye ederim.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
çelik gibi iradeniz yoksa en güvenilir ve geçerli yol karbonhidratı mümkün olduğunca azaltmak olacaktır. basitçe özetlemek gerekirse glisemik indeksi yüksek gıdalar olan hain karbonhidratlar kan şekerini ve insülin hormonunu çok fazla oynatıyor. karb ağırlıklı beslenirken şeker bağımlılığını kırmak çok ama çok zor çünkü vücut bu oynaklık/çabuk değişiklik sebebiyle sürekli yenisini talep ediyor.

şeker bağımlılığımın boyutunu anlamanız için söylüyorum: boyum 178, 20 yaşına kadar aktif spor yapan ve tartıya çıkma ihtiyacı duymamış biriydim. şu an 27 yaşındayım ve maksimum 115 kiloyu gördüm. bu süreçte elime aldığım eklemlerin, döktüğüm ve kırdığım dişlerin, yaşadığım sağlık sorunlarının haddi hesabı yok. üç kuruşluk iq'mun da yarısını kaybettim bu süreçte. SİGARAYI BIRAKTIM ama akşam çayın yanında kek-gofret yoksa dünyam başıma yıkılırdı. sağlıklı yaşama, kilo verme, biraz kendimi toparlama çabalarımın tamamı şeker bağımlılığı yüzünden sonuçsuz kaldı çünkü az yemek yemeyi asla sorun etmiyordum ama kolasız, keksiz, çikolatasız hayat düşünemiyordum. kendimi çok zorlayıp 2-3 gün dayanmaya çalıştığımda sigaradakinden daha beter yan etkiler yaşadım, mental olarak perişan oldum.

benim çözümüm (şimdilik) doktorun "kan şekerinde sorun var, dahiliyeye görün, şeker hastası olabilirsin" demesiyle ketojenik diyete başlamak oldu. ara sıra canım hala çekiyor ama "yersen kolunu bacağını kesecekler, kör olacaksın" diye düşününce aslında mental anlamda bloklayabilmeyi başarıyorum, yani iyi ve sağlıklı yaşamak için şekerden uzak durma fikrini içselleştirmeyi başardım çünkü benim için artık "şekersizlik" kavramının karşısında "renksiz, keyifsiz" hayat değil de "hayatta kalmak" var. o açıdan beni durduran şey "yersen ölürsün" düşüncesi. bilmiyorum belki sağlıklı bir psikoloji değil ama işimi görüyor.

keto bence aşırı yorucu ve disiplin isteyen, sürdürülebilirliği de şüpheli bir beslenme tarzı. belli bir sürenin üzerine çıkabilmek için terminatör olmak lazım. o yüzden benim gibi çok ciddi bir sorununuz yoksa direkt ketoya uçmak yerine karbonhidratları azaltmayı deneyebilirsiniz. internetten araştırın nelerde karb olduğunu (çünkü sağlıklı ve sık tüketmemiz önerilen gıdalarda bile olabiliyor). sanırım söylemeye gerek yoktur, ambalajlı gıdalardan vs. uzak durun. onlar zaten karb/şeker deposu. tabii sadece kesmek yetmez, yerine mümkünse protein ve sağlıklı yağlar (zeytinyağı, hakiki tereyağı, belki kuruyemiş vs) koymaya çalışın abartmamak kaydıyla (kalorileri yüksek çünkü). aksi takdirde daha bile kötü olursunuz çünkü vücut bu sefer de "karb nerde it" diye huzursuzlanmaya başlar, yerine besleyici bir şeyler koymak lazım ki çok mızmızlanmasın :)

***

ben bu şekilde neredeyse hiç şeker istemiyorum diyebilirim. sadece psikolojik olarak zaman zaman "bu maçın yanında çayla kek iyi giderdi" gibi düşünceler geliyor arada ama onlar bile çok zayıf.

etkilerine gelecek olursak bende pek bir şey değişmedi açıkçası, hala salağım ama enerjim bir tık arttı gibi. uzun vadede vücudunuz için çok ama çok hayırlı bir iş yaptığınız kesin, o açıdan kısa süreli kazanımları çok da kafaya takmayın derim.
0
der meister
(27.06.21)
çikolatayı çok seven biri olarak azaltarak kesmek işe yaramadı bende. birden bire ilave şeker içeren paketli her şeyi yemeyi kestim. en basitinden içtiğim bir küçük çikolatalı sütün içinde bile 16 gram şeker olduğunu görünce, daha önceki beslenme düzenimde ne kadar ilave şeker tükettiğime üzüldüm. alışverişte abur cubur reyonunu pas geçiyorum artık, eve almadığım için yemiyorum. hiç satın almazsanız, canınız isteyince elinizin altında olmaz ve yemezsiniz. zamanla şekerli şeyler yeme isteği azalıyor.
0
anthemis nobilis
(27.06.21)
ben de birden sıfırlayanlardanım. 8-9 sene evvel çaya kahveye şeker atmayı bıraktım. ilk başlarda içemeyince yanında çokça tatlı çikolata gofret yiyerek bastırmaya çalıştım. baktım olmuyor onları da kaldırdım. sonra bi ara çaydan falan vazgeçtim. e öyle de olmayınca açık, limonlu falan derken alıştım. pandemide de çokça tatlı yaparak yedim (evet kahretsin elim bi haylı lezzetli) hayatımda gördüğüm en yüksek kiloyu tartıda görünce hepsinden vazgeçtim. hiç biri sağlığımdan önemli değil çünkü. son 15 gündür tatlı namına yediğim tek şey sade türk kahvesinin yanında 2 tane hurmanın içine bıçak ucuyla konulmuş fıstık ezmesi. isteyince oluyor. yeter ki ihtiyacınız olmadığına inanın. ve evdeki, işteki abur cubur çekmecesine bişey almayın, teklif edildiğinde geri çevirin.
0
dedim ben sana
(27.06.21)
realist ve doğrularla yaşayan, iç disiplini olan biriysen başarırsın. bunun yanında şekersiz hayat derken de sadece rafine şekerse kolay onun dışında zilyon tane üründe şeker var ve beslenme çerçevesini iyi bilmek lazım.

patates, ekmek, pirinç, makarna bunlar basit şekerdir. hatta salça içine bile şeker katılıyor. süt de cabası... cheat day ile dengeyi rahat şekilde kurabilirsiniz.

bunun yanında zararlarını öğrenince , bünyenize saygınız varsa da bırakılabilir diye düşünüyorum.
0
evimin paspasi
(27.06.21)
(11)

"davetimiz yemekli ve alkollüdür" kalıbı

hooiken
merhaba,"davetimiz yemekli ve alkollüdür" kalıbı için ne düşünüyorsunuz? nikah & düğün kutlamamız için bu ibareyi de belirtmek istiyoruz ama çok mu eğreti durur? ya da aynı şekilde, büyükada'da yapılacak olan bu davet için insanlar ispark'a araçlarını bırakıp motorlarla karşıya geçecekler. ona göre
merhaba,

"davetimiz yemekli ve alkollüdür" kalıbı için ne düşünüyorsunuz? nikah & düğün kutlamamız için bu ibareyi de belirtmek istiyoruz ama çok mu eğreti durur?

ya da aynı şekilde, büyükada'da yapılacak olan bu davet için insanlar ispark'a araçlarını bırakıp motorlarla karşıya geçecekler. ona göre bak alkollü, aracınla geleceksen bilgin olsun vs... gibisinden de çıtlatmak istiyoruz.

bu kalıp başka şekillerde nasıl belirtilebilir? ya da bana mı eğreti geliyor sadece?
0
hooiken
(27.06.21)
hmmm, yok aslında gelecek herkes alkol içiyor.

acaba bunu yazmak istememin sebebi, insanlar tok karnına gelmesin diye mi bilmiyorum ki :)))
0
🌸hooiken
(27.06.21)
bence eğreti duran bir şey değil. önemli bir bilgi. yemek zaten direkt olmalı. alkol de dediğiniz gibi aracıyla gelip de "ulan alkol varmış keşke taksiyle gelseydik" diyenler için gerekli bir bilgi.

şöyle denebilir belki "davette yemek ve içki servisi olacaktır.""
0
himmet dayi
(27.06.21)
eğreti gelmedi bana. kalıbın bir sorunu yok. politically correct olayı artık bir noktada yoruyor.

"isteğinize bağlı içki ve yemek servisi yapılacaktır" yazılabilir. tercih sizin, içersen ekime içmezsen yine ekime der gibi.
0
phonex
(27.06.21)
himmet dayi +1

bu "alkol içmek, alkol almak" meselesi son yıllarda başladı nedense ve tuvalete lavabo demek gibi eğreti duran bir şey.
doğrusu "içki içmek" ve "içki"dir, türkçe olarak da hoş değil yani.
"yemek ve içki servisi" en şık olanı.

zaten davetliler arasında içki içmeyen ya da öyle bir ortamda bulunmak istemeyen de varsa uyarıda bulunmakta da sakınca yok.
herkes içki içiyorsa da, araba/taksi vb. organizasyonu açısından uyarmak iyi olur.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
"Yemek ve içki ikram edilecektir." Nötr bir cümle. Yazdığınız kulağa hoş gelmiyor.
0
ryhmer
(27.06.21)
Şöyle de yapılıyor:

18:00 başlangıç servisi
18:30 yemek ve içki servisi
19:30 nikah
Gibi program yazan davetiyeler gördüm
0
suicides underground
(27.06.21)
Bence gerekli.

Ornegin oyle bir yere taksiyle gecerim. Insanlarin alkol alip arac kullanma ihtimalini sifira dusurmek icin oyle bir not eklerdim.
0
buf-e kür
(27.06.21)
himmet dayı'ya katılıyorum, aynen belirtildiği gibi adam arabayla gelecekse gelmez taksiyle gelir mesela. kesinlikle yazmanızda fayda var.
0
roket adam
(27.06.21)
Düşünceniz eğreti değil, içki kullanmayan biri olarak bu şekil uyarıyı tercih ederdim ama cümle çok iyi değil. Uygun şekillerini yukarıda belirtmişler bence bunlardan birini eklemeniz uygun.

Eklemeden geçemeyeceğim, @alperz’in yazdığına da epey güldüm. Kaç kişi kaldı mirim şunun şurasında bunları bilen :)
0
epitaf
(27.06.21)
"davetimize aksam yemegi dahildir ve alkol de sunulmaktadır" yazmaniz yeterli

arabayle gelecek olan ona gore icmez. zorla alkol dayamayacaksaniz sorun yok bence
0
exlibris
(27.06.21)
yok hocam ayıp değil bunu belirtmen. bu sene gördüm yani çoğu kesim "neyli ve nasıl olacak?" kısmını da takılıyor.
0
evimin paspasi
(27.06.21)
(13)

Hangisi ev mi araba mı yatırım mı?

grid
Bir akrabamız 3+1 evini bana satmak istiyor. Piyasa değerinin baya altına. 150k ya. İçinin boyanması gerekiyor. Mutfak dolapları vs değişmesi gerekiyor. Çok kötü durumda değil ama. Kiraya versem en fazla 1000 tl ye verebilirim. Evi alıp sonra yakın zamanda satamam. Çünkü zaten yapancıya satılmayacak
Bir akrabamız 3+1 evini bana satmak istiyor. Piyasa değerinin baya altına. 150k ya. İçinin boyanması gerekiyor. Mutfak dolapları vs değişmesi gerekiyor. Çok kötü durumda değil ama. Kiraya versem en fazla 1000 tl ye verebilirim. Evi alıp sonra yakın zamanda satamam. Çünkü zaten yapancıya satılmayacak diye bana satılıyor.
İkinci ihtimal elimdeki arabayı satıp üzerine 150 daha koyup yeni araba almak.
Üçüncü ihtimal parayı yatırım araçlarında bekletmeye devam etmek. Şu an zaten büyük bir kısmı altında bekliyor. Ancak altın son sene hiç kazandırmadı.
Sizce ne yapayım
0
grid
(27.06.21)
Normalde eve para verilmesine çok sıcak bakan biri değilim ama bin lira civarı bir kira getirisi olan evin 150 bin lira olması gerçekten kaçırılmayacak fırsat. Normal şartlarda bu evin 250-300 bin aralığında olmasını beklersin.

Zaten aracınız da varmış. Çok sorun yaşatmıyorsa satıp yenisini almanın hayatınıza katacağı çok bir şey olmayacak. Biraz daha konfor ve biraz daha uzun ömür. Vergisinden ötürü (MTV) onun masrafı da mevcut araca göre çok olabilir.

Yatırım aracı tavsiyesi vermiyorum. Çünkü yasak :)
0
himmet dayi
(27.06.21)
Kiradaysan ev
Değilse yatırımda kal. Nakiti koru. Arabalar değerinden daha fazla fiyatlı.
0
etna
(27.06.21)
Ev yaşadığım yerde değil memlekette. Oturma imkanım yok.
0
🌸grid
(27.06.21)
bence evi alın, içinin mutfak dolaplarını yenileyip satın.
eğer evin satış fiyatını çok etkilemeyecekse, yenilemeden piyasasının 10-20 bin altında satışa çıkartıp daha hızlı satılmasını da sağlayabilirsiniz.

sonra da arabanızı satıp üzerine evin parasını (tercihen bir kısmını) koyun ve arabanızı yenileyin.
elinizde para kalırsa da (alacağınız arabaya bağlı tabii) bir kenara atarsınız.

arabayı şimdi yenilemezseniz, önümüzdeki dönemlerde, en iyi ihtimalle 2023'e kadar sürekli artmaya devam edecek.
bugün aldığınız arabayı üç ay sonra satsanız kârdasınız gibi bir durum var piyasada.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
dar vakitte 150 bine tanıdığa satılan ev uzun vakitte bence 200 bine bile gider resmen fırsat ayağınıza gelmiş şuan hiçbir yatırım aracı veya araba ucuz fiyatta değil gayrimenkuller ise döviz bazında ucuz. arabanız zaten varsa evi alıp geniş vakitte satmayı deneyebilirsiniz. içini ucuza yaptırır evin albenisini arttırırsanız dahada karlı satmanız mümkün.
0
alp9900
(27.06.21)
185 ayda kira getirisi ile kendisini amorti edecek ev, ciddi fırsat demektir. Sizinki 150 ay şu an için. Düşünmeye gerek bile yok.
Önemli olan gerçekten 1000 tl ile kiraya verebileceğinizden emin misiniz? Cevap "evet" ise o ev alınır.
0
han20
(27.06.21)
memleketinize sık sık gitmiyorsanız o evi almayın. yabancıya satılmasın istiyorlar demişsiniz, anladığım kadarıyla akraba apartmanı. ama bu durumda yabancıya kiralanmasını nasıl kabul ediyorlar? bahsettiğiniz 1000tl kira hesabınız hayal olabilir. içine yapılacak tadilat ve sonra gelecek olan yıllık masraflarını ekleyince sizi memnun etmeyecektir...
0
malheiros
(27.06.21)
1000 lira kira getiriyorsa kesin soyle ben 180 bin veriyorum 150 bin yerine. o yuzden ya evi sen al ya da bana pasla :D
0
baldur2
(27.06.21)
Sizin şartlarınızı ve ne yapacağınızı bilemem ama anlattıklarınızdan yola çıkarak ben evi kesin alırdım. Düzgün, maaşlı, sorunsuz bir kıracıyla yola devam edip aldığım kirayı yine altın/döviz gibi değerlendirirdim. Burada önemli nokta evin şartları, bulunduğu muhit, ne tür kiracılar bulunabilir, ev tercih ediliyor mu vs.

Yatırım olarak arabadan anlamadığım için arabaya çok para gömmeyi tercih etmem. Altın/döviz gibi unsurlar da yatırımdan ziyade daha çok paranın erimesinin önüne geçiyor.
Evi aldığımda hem elimde bir evim olacak, hem de birikim yapmaya devam edebileceğim. Tabi bu benim bakış açım, kimseye yatırım tavsiyesi olamaz.
0
epitaf
(27.06.21)
Ev al.
0
j r r tolkien hayrani
(27.06.21)
Evin konumu iyi üniversiteye yakın. Çevrede çok öğrenci apartı var. Geçen sene boyanmadan kiraya çıkartıldı arayan soran eden oldu. 1200 kira yazmıştık kiraya veremedik. Sanırım pandeminin de baya bir etkisi oldu.
Bu sene alırsam içini güzelce boyayıp ilana çıkartırım. 1000 liraya kesin tutulur diye düşünüyorum. Yasaklar falan devam etmezse.
Geçen sene evi alacam diye 10 bin verip doğalgaz kombi sistemini de ben yaptırmıştım. Yani evi aslında 160k ya almış gibi olacağım.
Bana da ev daha mantıklı gibi geliyor ama tekrar paramın birikmesi için baya beklemem gerekecek. Karlı bile çıkıyorum bu durumdan aslında. Ne bileyim emin olup karar vermedim
0
🌸grid
(27.06.21)
evi kaçırma. zaten doğalgaz masrrafını bile yapmışsın.
0
sutlu nescafe
(27.06.21)
Bilemedim @sutlu
Hala karar veremedim
0
🌸grid
(30.06.21)
(20)

şu elbise düğünde giyilir değil mi

regina phalange
https://www.olegcassini.com.tr/mint-yesili-onu-kisa-arkasi-uzun-tul-elbiseboğazda bir otelde olacak düğün
www.olegcassini.com.tr

boğazda bir otelde olacak düğün
0
regina phalange
(26.06.21)
Bu elbise giyilir mi? Evet giyilir. Ama güzel bir elbise mi? Bence hayır.
0
elorelia
(26.06.21)
Çok çirkin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.06.21)
Bence de kötü bi elbise.
0
mg3929
(26.06.21)
Baba parasıyla İtalya'da üniversite okuyan 23 yaşındaki concon kız elbisesi değil mi bu?
0
Jux
(26.06.21)
Giyilir giyilmesine ama jux+1
0
suicides underground
(26.06.21)
Giyilir ama gerçekten çirkin. Koleksiyona şöyle bir göz attım da şu hoşuma gitti benim.

www.olegcassini.com.tr
0
old possum
(26.06.21)
bogazda dugunde giyilir. ama cok kotu bir renk
0
ala09
(26.06.21)
bacaklariniz linkteki model gibi degilse cok kotu duracak bir elbise ki onda da kotu durmus.
0
hot potato
(26.06.21)
hışır hışır sert bir tül. resimlerden bile belli oluyor. ayrıca bu tüle bu fiyat oehh diyorum.
0
sir gawain
(26.06.21)
Rengi güzel değil.
0
jazzabel
(26.06.21)
Uzgunum fakat ben de kotu demeye gelmistim
0
balpolen
(26.06.21)
herkes yeterince gommemiscesine yazmak istedim. o kadar parayi bu elbiseye hayatta vermem ben olsam. cok daha guzelleri var cunku. hatta bu elbiseye para verip alir miydim? sanmiyorum.
0
in vino veritas
(26.06.21)
Az once dugunden geldim, bu elbiseyle birini gorsem begenmezdim.
0
brkylmz
(26.06.21)
Belki klasik olacak ama içinde kalmasın çok çirkin,acayip çirkin.

Teknik olarak giyilir
0
paramolacak
(26.06.21)
Giyilir ama bence güzel değil. Elbiselere baktım ve şu ikisini beğendim, hatta düğün olsa da gitsem dedim.

www.olegcassini.com.tr

www.olegcassini.com.tr
0
ruhen hastayim ben
(26.06.21)
Delikanli adam dugunde boyle bir sey giymez
0
exlibris
(26.06.21)
3 yaşında değilsen giyme.
0
himmet dayi
(27.06.21)
Giyilir de elbise cok cirkin +1

Bu fiyata neler neler bulunur abiyecilerde.
0
kuehles blondes
(27.06.21)
bence gömüldüğü kadar kötü değil.
en azından arkadan fena sayılmaz, ön tarafın belki daha katlı şekilde kısalması daha iyi olabilirdi.
ama en fazla 24-25 yaş civarında, uzun boylu ve genel olarak bu tip bir tarza sahip olmanız lazım.
en azından işçiliği kötü değil, yani ucuz durmuyor ama kesinlikle genç işi.
düğüne giyilir mi? giyilir.

düğüne gidiyorsunuz diye illa klasik, bilindik bir model ve koyu renkler giymenize gerek yok.
bence yaz düğünleri için canlı renkler gayet uygun.
anladığım kadarıyla isteğiniz de o yönde.
bu bütçeye çıkabiliyorsanız biraz daha bakın, yine böyle değişik ve renkli şeyler bulabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
Kadın model olmasına rağmen ne kadar kilolu durmuş. Direkt bir beden üstü gösteriyor elbise.
0
cilekli krep
(27.06.21)
(4)

Kedilerde emboli/pıhtı ile damar tıkanması/bacakların tutmaması

rapisa
Merhaba, bu konuyu açma sebebim yaşadığım kötü tecrübeyi başkalarının yaşamaması.bir kişi bile okuyup faydalanırsa mutlu olurum. Ne yazık ki veterinerlerin yapması gerekeni biz yapmak zorunda kalıyoruz :(Semptomlar*Acı acı bağırma*Bacaklarını yerde sürüme*Bacaklarda hissizlik*Bacaklarda soğukluk*Su
Merhaba, bu konuyu açma sebebim yaşadığım kötü tecrübeyi başkalarının yaşamaması.bir kişi bile okuyup faydalanırsa mutlu olurum. Ne yazık ki veterinerlerin yapması gerekeni biz yapmak zorunda kalıyoruz :(
Semptomlar
*Acı acı bağırma
*Bacaklarını yerde sürüme
*Bacaklarda hissizlik
*Bacaklarda soğukluk
*Su içme fakat mama yememe
(semptomlar tek veya her iki bacakta da görülebilir)
Kedimin aniden, herhangi bir düşme, saldırı, darbe almadan arka patisi tutmamaya başladı. İlk önce telaşla ikisininde üzerine basamıyor sanmıştım fakat tek patiymiş. Hemen kedimi veterinere götürdüm fakat yanlış teşhis(zehirlenme) sonucunda bir gün kadar geç müdahale edildi. Böyle bir durumda ilk saatlerde doğru tedavi uygulanırsa kedinin eskisi gibi yürüme ihtimali çok yüksek, ne kadar geç müdahale edilirse sakat kalma, tek bacaktan diğer organlara yayılması ve ölüm riski oluşuyor.
Böyle bir durumda veterinerler, fip(aslında fipte bir anda bacakların tutmaması olmuyormuş), zehirlenme, kırık gibi hastalıklardan şüpheleniyor. Fakat malesef veterinerler emboli (damarın kalbin pıhtı atması sonucu tıkanması) hk yeterli bilgiye sahip değiller. Bu durumda kedinizi veterinere götürdüğünüzde eliyle bacağına giden damarın atıp atmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Tedavi konusunda istanbul da yaşıyorsanız Avcılar da cerrahpaşa veterinerlik fakültesinde tedavi ettirebilirsiniz. Bunun dışında ist Maltepe de petmosfer kliniğinde ecem hn biliyormuş tedaviyi. (ben gitmedim araştırmalarım sonucu öğrendim).
Kedim yaklaşık 15 günlük tedavi sürecinde tek patisini kestirmek zorunda kaldık. Çünkü damar tıkalı olduğu için cilt dokusu beslenemiyor ve bacak derisi çürümeye başlıyor. Gerçekten oldukça zor bir süreç. Dilerim hiç bir hayvan ve hayvansever böyle bir şey yaşamaz.
0
rapisa
(25.06.21)
Eğer kedinize emboli teşhisi konulmuşsa bunun sebebini araştırmalısınız. Benim kedimde kalp büyümesi varmış fakat yanlış hatırlamıyorsam troid kaynaklı da olabilirmiş. Kalp büyümesi teşhisi için ultrasonla bakılması gerekiyor
0
🌸rapisa
(25.06.21)
ecem hanım benim veterinerim.
çocukluğumdan beri sürekli veterinerlerle ve hayvanlarla haşır neşir olan biri olarak, genç yaşına rağmen gördüğüm en iyi veteriner diyebilirim.

ölüm fermanı olarak görülen mega kolonlu kedimi yaşattı.

çok geçmiş olsun.
kediler iki bacakla bile çok hareketli bir şekilde yaşayabiliyorlar, iyileşince eski hareketine kavuşacağından eminim.
umarım kalan hayatını bir daha böyle bir sorun yaşamadan sürdürür.
0
blatta hiberna
(25.06.21)
Blatta hiberna güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Bugün ameliyat oldu.benimde dileğim kedimin eski neşesine, hareketli günlerine dönmesi. Bende veterineri burada bir hayvanseverden öğrendim.
0
🌸rapisa
(25.06.21)
bilgilendirme için teşekkürler. 2 kedi evladı olan biri olarak çok üzüldüm. umarım kediniz çabucacık iyileşip eski neşesine kavuşur. ve umarım hayat ona bir daha hiç zorluk çıkarmaz.
0
batlegolas
(26.06.21)
(22)

Alman disiplini

dissendium
Alman disiplini gerçek mi yoksa biraz abartılıyor mu? Bir videoda izlemiştim, Celâl Şengör'e bir Alman profesör sabah saat 7 için randevu vermiş. O da ben 12'de uyanıyorum, 7'ye randevu mu verilir diyordu. Gerçek hayatta Almanlar gerçekten çalışmasa bile erken saatte uyanan, zamana dikkat eden insan
Alman disiplini gerçek mi yoksa biraz abartılıyor mu? Bir videoda izlemiştim, Celâl Şengör'e bir Alman profesör sabah saat 7 için randevu vermiş. O da ben 12'de uyanıyorum, 7'ye randevu mu verilir diyordu. Gerçek hayatta Almanlar gerçekten çalışmasa bile erken saatte uyanan, zamana dikkat eden insanlar mı?

Almanya'da yaşayan bir tanıdığım var teyzemin tarafında. Çocukları olduğunda çocuğun uyku saati geldiğinde çocuk ağlasa da çocuğu uyutuyorlardı. Türkiye'de çocuk ağlayınca tamam, uyuma deyip pes ediyorlar. Bu örnek abartılı mı yoksa tüm Almanya'ya yayılmış bir olay mı?
0
dissendium
(23.06.21)
Abartı şeyler bunlar. Nice disiplinsiz alman arkadaslarim oldu, nice almanla calisiyorum hic de öyle makine gibi değiller.
Dakikligi bilemem de öyle herkes 7de uyanıyor falan saçma.
0
logisticsmanager
(23.06.21)
Ortaokul ve lisede anadolu lisesinde Alman hocalarla okudum, net bir şekilde bu konularda karakterime yön verdi. Buraya bile yayılıyor yani :) Tabii ki Alman disiplini olsun diye diye yapmıyorlar, normalleri öyle, bizim gibi sallapati yaşamak diye bir konsept yok. Çünkü her şeyin belli bir günü ve saati var, x şey için yarın alırım diyemiyorsun çünkü kapalı oluyor kesin vs. Ama tabii ki tüm ülkenin her bireyi aynı değil. Yoksa delisi divanesi de çok, niye olmasın.
0
whoosie
(23.06.21)
Adamlar ilkokuldan üniversiteye önemli şahsiyetler olarak Kant, hegel, marx, scheler, huserrl, nietzche filan okuyorlar ya da onları okumuş öğretmenler tarafından yetiştiriliyorlar. Biraz farkları olsun.
0
iddaaci
(23.06.21)
genelleme yapmak gerekirse, almanlar kesinlikle daha sistemli calisiyorlar, isleri belirli bir plana gore ilerliyor ve zamaninda da tamamlaniyor. esneklige, son dakika degisimlilerine acik degiller haliyle. planinin disina cikmak, is taniminda degisiklerin olmasi tolere edebilecekleri seyler degil. bu sadece is icin gecerli degil, sosyal yasantilari da oyle, spontane hadi suraya gidelim gibi durumlar onlara ters geliyor. bulusulup biryerlere gidilicekse cok onceden planlanmis olmasi gerekiyor.
0
Labyrinthe
(23.06.21)
Üniversitedeyken Alman öğrencilerle birlikte okumuştum. Öğlene kadar uyuyup dersi kaçıranı da var projeyi iki hafta önceden bitirip hazır bekleyeni de var. Mesela biri her gününü saati saatine planlar, sabah altıda uyanırdı. Onun yakın arkadaşı kervan yolda düzülür kafasındaydı.
Genelleme yapmak cok zor. Mesela ben Alman olmama rağmen ortaokuldan beri her sabah altıda kalkar, günlük programa göre hareket ederim. Bence milletle pek alakası yok.
0
Anthony McCarten
(23.06.21)
Böyle şeyler genele nispet edilir. İlla zıt örnekler vardır. Benim gözlemimde genel anlamda dakikler. Düsseldorf’ta sabah 6’da tramwaylar dolu oluyordu hep insanlar işlerine gidiyordu erkenden.
0
but that was just a dream
(23.06.21)
@iddaaci, dediğiniz şeyle bağlantı kuramadım maalesef.
0
🌸dissendium
(23.06.21)
avusturya liseliyim.

bir öğretmenimizin eşi vefat ettiğinde kadın "yasımı kendi boş zamanımda tutabilirim." diyerek ertesi gün okula gelip derse girmişti.
bunun gibi çok örnek hatırlarım lise yıllarımdan.

genel olarak "iş zamanında iş yapılır, boş zamanda boş zamanda ne yapmak istiyorsan o yapılır" kafasındalar.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
Almanya'da Erasmus'ta okulda surada burada iki Alman tanidim, onlar soyledi o zaman 85 milyon Alman'in hepsi boyle diyen tipler turemis. Bunlarin Alman versiyonu iki Turk gorunce tum Turkler barbar diyen tipler.

Gercek su, Almanya'da disiplin kulturu var. Kultur var kisaca. Cogunluk bu kulture uyum saglar. Arada 15 milyon farkli insan da secebilirsin, kalan 70 milyon bu acigi kapatir.
0
howfaristhesky
(23.06.21)
cocugu bilmem ama is hayati su sekilde:

mesai girisi: 7:15 olan isler var. 7:15'te gelirsen personeli bulursun.

bir is gorusmesine gittim. berlin'de potsdam diye bir bölge var. berlin merkeze uzak. görüsme 8'deydi. ben 7:50'de vardim. görüsmeciler 2. tur kahveye dönüyordu.

son örnek: asi merkezi 7:12'ye randevu verdi. 7'de gittim. sira vardi ve islemler baslamisti. öyle bir iki degil calisan. ~70-80 kisilik bir ekip var asi merkezinde.

diyecegim o ki is ve saat konusunda hassaslar.
0
helenart
(23.06.21)
Ben size Almanlarda neyin farkli oldugunu soyleyeyim.Elbette Alamanlarda da kaytaran, tembellik yapan, vergi kaciran, kurallara uymayan, toplumsal normlara ters hareket eden kisiler var.Ancak bu gibi davranislarda bulunan kisiler yaptiklarini arkadas grubunda anlattiginda herkes ayiplar.Kimse helal olsun demez.Toplumsal ahlak cok guclu.Bu toplumsal ahlak insanlari dogru ve duzgun olana yonlendiriyor.Bizde ise tam tersi.Ne kadar kaytarirsan, kurallari ihlal edersen o kadar itibar gorursun.Herkes seni takdir eder.
0
turkuaz
(23.06.21)
Almanya'da doktora yapiyorum en caliskan ögrenciler Tr'den gelenler. digerleri saat 17 olunca kaciyorlar. Alman caliskanligi yalan.
Sabah erken kalkiyorlar ama saat 8'de zaten heryer kapaniyo, erken uyuyorlar.
sert bi disiplin degil de, yapilacak isleri programlayip yapiyorlar, ama aklina sert yogun bi is programi gelmesin.

edit: zuhahaha
0
durgunfoton
(23.06.21)
Almanlara spesifik bir disiplin değil bu bana göre. Kuzey ve batı Avrupa'da cehalet az olduğu için insanlar olması gerektiği gibi yetiştiriliyor. Olması gereken bu yani.
Ha Almanlar o bölgenin bayrak sallayanı olduğu için adları çıkmış tabii disiplinli diye.
2. Dünya savaşı ile anilmalarinin da bunda büyük etkisi var işte Nazilerin gümbür gümbür yürümesi gibi :)
0
yarey
(23.06.21)
Alman ekolunde mukemmelliyetcilik kesinlikle var, herseyin perfect olmasi lazim. Liyakat cok onemlidir. Almanlar disiplinde herhalde dunyada ilk uce girer. Oyle olmasa o kadar dunyaca unlu markayi sansa cikartamazlardi.
0
cooperr
(23.06.21)
21. yüzyılda ajanda kullanıp 3 ay sonra yapacağı (çok da önemli olmayan) şeyi yazan Hollandalı gördüm ama Alman görmedim. Belki de Hollandalı disiplinini konuşmalıyız?
0
1195
(23.06.21)
Almanya bizim gibi jenerasyonlar arasi devasa farklar var.

Su an disiplin falan yok aldiklari projeleri bitiremiyorlar, berlin havalimani insaatina bakabilirsin.
Asiyi bile vuramadilar kendi urettikleri halde beceremiyorlar.

Iyi zamanlar gevsek insanlar getirir muhabbeti iste.
Projeye turk muhendis almasinlar fabrikalari bile acamazlar.
Biontech gocmenlerden olusmasa 100 yil gecse o asiyi bir alman bulamazdi
0
divit
(23.06.21)
Türkiye ya da diğer orta sınıf ülkelerden giden doktora öğrencileri ABD'de de daha iyi çünkü o ülkenin kendi vatandaşının iş bulmak için ugrasmasina bizimki kadar gerek yok. Lisan bitirdi diye ayda en az 3000 dolar maaşla işe basliyorlar. Bizim lisans bitiren mühendisimiz 1000 dolar maaş alamıyor. Yüksek lisans yapayım doktora yapayım da maaşım 8000'e çıksın en azından 1000 dolar olsun diye uğraşıyor. Bu nedenle Batı'da ortalama biri Türkiye'de ise en iyiler yurt dışında doktora yapıyor. Onların en iyileri dünyanın en büyük sirketlerinde.

Bu nedenle doktora öğrencisi karşılaştırması yapmak yanlış. Hala iki üç Almanla Almanya'yı karsilastiriyorsunuz.
0
howfaristhesky
(23.06.21)
yanlış bulunsa da doktora öğrencisi olarak da yazacağım :D
Tanıdığım tüm arkadaşlarımın ajandaları var, çok yükleri yok ama kesinlikle programlarına uyuyorlar.
bir proje sundular, 10 yılda bitirdik, başarılıyız vs. diye, şok geçirdim. Türkiye'de 3 öğrenci ile 4 yılda yapılır. ama 1 ay çok yapılabilir, 1 ay gevşek yapılabilir, bunlarsa aynı sabit hızla ilerliyorlar. Kendi araştırma merkezimde hiç 10 yıllık proje görmedim, belki askeriyede vardır bizde.
0
Ley
(23.06.21)
Kaç zamandır %90 Almanlardan oluşan bir ortamda çalışıyorum. X jenerasyonundan Z jenerasyonuna kadar her tür her insan var. Ben övülen disiplinlerinden çok gereksiz prosedür ve bürokrasi ile isleri zora sürmelerinden başka bir maharetlerini görmedim.
0
PopeHope
(23.06.21)
Hem Almanya'da, hem Türkiye'de çeşitli projeler için Almanlarla birlikte çalıştım. Almanlar zamanı verimli kullanıyor. Bir de sorumluluk bilinci yüksek. Arada elbette gevşekler var. Ama genel oranda sayıları bizdekinden fazla. Fark bu. Şöyle özetleyeyim gözlemlerimi:

-Ofisten genelde Türk ekipleri en son çıkar. Daha çok çalıştığımız için değil. Gün içinde geyiğe çok sarıp işi yetiştiremediğimiz için. Almanlar iş saatinde iş yapıyor. Bizde 10'a kadar çay sigara eşliğinde güne hazırlanma. 11'e kadar statüs görünümlü sohbet muhabbet. 45 dk iş. 1145'ten itibaren yemek için hazırlanma. Uzun bir öğle yemeği, yemek dönüşü bir sigara. Türkiye'de gerçek mesai 1buçukta başlar. Böyle uluslararası projelerde genelde İtalyanlarla Türkler çok iyi anlaşır:)

-Buna ben akıllı çalışmak diyorum. Genelde yukardaki örnekteki gibi durumlarda Türk ekibi şöyle bir tribe girer... "biz geceye kadar mesai yaptık". Yahu mevzu mesai yapıp kendini yıpratmak değil ki. Akıllı ol günü verimli kullan sen de 6'da çık.

-Paralarını da tasarruflu kullanıyorlar. Genelde savurganlıktan hoşlanmazlar. Bizde her ofis çalışanının mesela bir temizlikçisi vardır. Maaşı kaç olursa olsun. Almanlar'da bu oran çok düşüktür. Dışarda yemek konusu da öyle. Çoğu insan yemeğini evden getirir.

-Ben bir toplantıya hazırlanırken şirketin genel müdür yardımcısının elinde paspasla yerleri sildiğini gördüm. Türkiye'de bu pozisyonda bir adam gidip kendi suyunu bile almaz mesela. "AYşe hanım 1 çay 1 su rica edelim...". Hatta Türkiye'de şunu görmüşlüğüm var yediği yemeğin çöpünü odası kokmasın diye kapının önüne bırakıyor adam. KApının önü 100 kişinin çalıştığı ofis. Çöpe atmıyor adam "title"ı yüzünden. Almanlar bunlara çok takılmıyor gördüğüm kadarıyla.

-
0
anten
(23.06.21)
Uzun süre Almanlar ile çalışmış birisi olarak gerçek olduğunu söyleyebilirim.
0
depresif çocuk
(23.06.21)
Alman yöneticileri olan biri olarak iş anlamında konuşabilirim. Disiplinden ziyade sistemli çalışıyorlar bence de. Belirledikleri sistem dışına çıkman, inisiyatif alman, sonuçları olumlu olacak olsa bile onlar için anlamsız. Zaten sistem kendini götürüyor niye ekstra bir şey yapman gereksin ki modundalar.

Alman politikası ile Türkiye'de iş yapmaya çalışmak çok zor, buradaki pazarın farklı olduğunu anlamak bile onlar için zor; sebepleriyle anlatıyorsun ama öyle bir sebebin olacağını bile kavramakta zorlanıyorlar. Açıklıyorsun, olsun yine de normaldeki gibi yapalım diyorlar. Ve işin tuhafı, sistemin dışına çıkıp sıra dışı başarı göstersen bile sonuca odaklanmayıp bi dahakine böyle olmasın diyorlar.

Jenerasyon arası fark olduğuna katılıyorum ama. Eskileri aynı zamanda despot, gençler biraz daha sistem dışına çıkmaya meyilli; en azından seni anlamaya çalışıyorlar.
0
Jux
(23.06.21)
(22)

yumurtaya alternatif ne olabilir şeker sınırındaki bir şüşko için?

der meister
"şeker sınırındaki şüşko" kısmına dikkatinizi çekmek isterim. mümkünse glisemik indeksi düşük, proteini bol, hatta bi' de hazırlaması yumurta kadar olmasa bile kolay/fazla vakit almayan gıda(lar) önerebilir misiniz? yumurtayı çok severim ama haftanın yedi günü yemek istemiyorum. öte yandan yemek rep
"şeker sınırındaki şüşko" kısmına dikkatinizi çekmek isterim. mümkünse glisemik indeksi düşük, proteini bol, hatta bi' de hazırlaması yumurta kadar olmasa bile kolay/fazla vakit almayan gıda(lar) önerebilir misiniz?

yumurtayı çok severim ama haftanın yedi günü yemek istemiyorum. öte yandan yemek repertuarım pek geniş olmadığı için öğle saatlerinde saydığım kriterleri karşılayan sağlıklı bir öğün hazırlamakta zorlanıyorum.

hani işte nasıl dört yumurtayı haşlayıp hap niyetine yutabiliyorsak o tarzda çok vakit almayan, temel bi' şeyler arıyorum. var mı böyle ikinci bir mucize besin?
0
der meister
(22.06.21)
Lor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.06.21)
@forvet, hocam "baklava ye kahvaltıda belki daha çabuk geberirsin" desen daha az canım yanardı :(( hiç sevemedim loru acayip tatsız tuzsuz bi şey ama belki baharatla falan gidebilir belki, teşekkür ederim.

@konetsu, kırmızı eti fazla tüketmemem gerekiyor şu an için sağlık durumumdan dolayı. tüketeceğim zaman da akşam yemeğinde yemeye çalışıyorum. bana daha ziyade böyle sağlıklı ve basit kahvaltı lazım. intermittent fasting yapıyor ve karbı elimden geldiğince az tutmaya çalışıyorum. keto benim asla yapabileceğim bir şey değil açıkçası, aşırı zorlar ama ne yiyip içtiğime baktığım için genelde 70-80 gram civarında kalıyor karb zaten.
0
🌸der meister
(22.06.21)
verdiğin cevapla ilgili olarak yazıyorum:
karbonhidrat için 70-80 maalesef çok yüksek, onu tekrar gözden geçir bence.
çok bol yeşil yapraklı sebze, protein olarak da lor tarzı peynirler, yumurta, beyaz/kırmızı et, yoğurt tüketirsen bence dengeyi bulursun.

senin durumun için doğru olan şey aslında omad.
dr. eric berg'ün youtube kanalını yalayıp yutarsan gerisi çok kolay.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
@blatta hiberna, eric berg'ü yıllardır takip ediyorum ama keto kısmı bana çok ağır geliyor. günlük 60-70g karb düzenli değil bu arada. ketosise girmemi engelleyecek kadar çok tükettiğim için öyle bir rakam verdim. yani çoğu gün 50'nin altında kalıyor ama ketosise girip de çatır çatır yağ yakacak boşluk vermiyorum fazla. çünkü doğrusunu söylemek gerekirse keto yapmak istemiyorum. bıraktığım an geri şişeceğimi biliyorum ve ömür boyu ketoyla yaşayacak motivasyonum ve disiplinim yok. ben daha ziyade "IF + düşük karb + sağlıklı yağ + bol protein" formülüyle ilerlemeye çalışıyorum. şimdi diyeceksin ki "ulan zaten keto bu" ama işte ben üç gün karb yemeyip bir gün iki patates yesem keto işi bitiyor.
0
🌸der meister
(22.06.21)
ama öbür türlü de o iki gün yemediğin, karb'ı düşük tuttuğun günkü emeklerine yazık.
keto dediğin makarna, pilav, ekmek, patates ve şeker sınırındaysan meyve yememek.
illa guacamoliler falan yapmak zorunda değilsin ki.
türk tipi her zeytinyağlı (barbunya, fasulye pek yememen lazım gerçi) ya da tencere yemeği zaten keto.
o kadar da atla deve değil yani.

herhangi bir protein yanına salata, cacık falan yemek ya da en kötüsü bir tavuk şiş, et şiş yemek (yanındaki iki kaşık bulguru dahil bile etsen olur) yeter, oldu bitti işte.

ekmek diye tutturuyorsan da protein ekmekleri var, ondan ye.
biraz pahalı sayılabilir gerçi ama olacak artık o kadar.
hadi omad yapma, iki öğün ye ama en geç beşte, hadi bilemedin altıda ye.

şeker sınırındaysan zaten patatesi hayatından çıkart düzelene kadar.
bir de çok fazla su iç, o kadar işte.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Polonez'in hindi fümesi güzel. İşlenmiş et ama haftada 1 yemenin çok fazla zararı olmaz herhalde.. Yanına da ceviz veya avokado, peynir zeytin.

Peynirli cevizli/bademli avokadolu yeşillikli kahvaltı salatası olabilir yine.
0
gmzo
(22.06.21)
hah işte bundan söz ediyorum... o yazık olma kısmı benim canımı çok sıkıyor. psikolojik olarak müthiş bunalıyorum ve keyifsiz hissediyorum. sağlıklı olmak için yaşam tarzımda değişiklikler yapmam gerektiğinin farkındayım ki bunu yapıyorum zaten. buna hiç itirazım yok. yani "niye börek yiyemiyorum kardeşim allah allah" şeklinde bir isyanım yok ama haftalar veya aylar boyunca patatese bile el süremeyecek olma fikri delirtiyor beni. "böyle hayat mı yaşanır" diyorum. şimdi mesela bunu aylarca yaptım, her şey çok güzel... sonra birinin doğum gününde bir dilim pasta bile yiyemiyorum. yiyince tekrar ketosise girmek için 3-4 gerekiyor falan. ben bu tarz bir beslenme düzeniyle başarılı olacağımı hiç düşünmüyorum açıkçası. IF ve olabildiğince düşük karb yetmez mi, niye illa keto :(
0
🌸der meister
(22.06.21)
neden illa keto?
çünkü kilo verme sürecini yarıya yarıya azaltır da ondan.
yani iki sene gırtlağına hakim olup sürünüp sürekli üzerinde kilo verme ihtiyacının getirdiği baskıyla yaşayacağına, altı ay temiz bir keto ve if kombosuyla konuyu bağlarsın.

ondan sonra arkadaşının doğum gününde bir dilim pasta yediğinde haldır haldır ketoya girmeye ihtiyaç duyacak bir kilon da olmaz.
istiyorsan haftada 1-2 öğün cheat edersin ve bu seni şeker sınırına getirmez.
çünkü o sıralarda kilonu vermiş, sağlığına kavuşmuş ve otomatikman hareketi artmış bir insan olursun.
kızların ilgisi, "ya şu gömlek de ne güzel durdu üstümde" etkisi derken, zaten kendi kendini kontrol edebilmeye başlarsın.

metabolizman da her anlamda düzeleceği için zaten bünyene bir dilim pastanın edeceği etki de şimdiki gibi olmaz.

bu süreçte insana kendini en güçlü hissettiren şey, en sevdiği şeyi yememeye direnmek oluyor.
2-3 gün açlık hissedeceksin, sonra zaten acıkmıyorsun bile.
sık dişini, gir ketoya.
düşündüğün kadar zor değil.
patatesler kaçmıyor, hayatının sadece birkaç ayı yemeyeceksin, onlar orada duracak.

gerekirse kendine patates hedefi koy, altı ay sonra üç porsiyon patates kızartması yiyeceğin günü düşünerek yaşa.
yani patates aşkını hedefe dönüştürsen bile motive olursun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
şimdi sen böyle yazınca çok mantıklı geldi aslında ya, ben ketoya mafya üyeliği muamelesi yapıyorum resmen, 3-5 ay düzgünce yapıp sağlıklı kilona indikten sonra git yiyorsan yine patates ye allah allah, niye bu kadar dramatize ettiysem.

eric berg hocamın zaten hastasıyım, senden de böyle bir motivasyon gelince şu an bunu denemeye karar verdim. dediğim gibi ben zaten şu an büyük ölçüde keto besleniyorum, sadece ketosise girip girmediğim konusunda bilgim yok, çünkü aktif olarak karbonhidrattan uzak kalmaya gayret ediyorum. o açıdan açıkçası zorlayacak bir şey de yok. yalnızca gerçekten çok sevdiğim canım papateslerime bir süre veda etmem gerekecek jdfdkf.

umarım 3-5 ay sonra buraya daha sağlıklı, daha mutlu, bir ayağı çukurda olmayan birisi olarak gelebilir ve cevaplar için teşekkür edebilirim. şu zamana kadar "amaan gencim daha hallederim" diye ciddiye almadığım için hep motivasyon sorunu yaşamıştım ama artık doktorun da uyarısıyla umarım bir şeyleri değiştiririm. LET'S GO FAT BOI
0
🌸der meister
(22.06.21)
dünyada kıtlık çıktığında bile insanlar patates yiyebildiler.
yani onları tüketmek için acele etmene gerek yok.

yap mis gibi ketonu.
et salata dendiğinde de çok abartma.
marulu, rokayı kesmeden kuzu gibi kemirsen o da salata oluyor.
at fırına mantar üstüne mozarellayı, yoğurtlu patlıcan salatası yap, yoğurtlu semizotu ye, köfte yanına cacık ye, hepsi keto işte.

kabak dolması bile keto, bas yoğurdu ye.
(içine pirinç değil bulgur koyarsan daha iyi tabii ama olsun)
yani normal ev düzeniyle bile keto yaparsın.
baktın canın istiyor, haftada 1-2 öğün öğle saatlerinde iki kaşık da bulgur pilavı ye etin yanına.
omad yap, yapamıyorsan öğlen proteinini ye, akşam çorba, sebze, yoğurt vs. kombinasyonu yap.

dediğim gibi 5'ten 6'dan sonra yeme, kilon fazla olduğu için muhtemelen vücut kitlene göre 4 litre falan su içmen gerekebilir.
onu iç, zaten o su sana kilo verdirecek.
bağırsaklarını da o çalıştıracak.
seni tok tutan da o su olacak.
kaç litre su içmen gerektiğini bir diyetisyenden ya da internetteki hesap makinelerinden öğren, o hedefi tutturmaya gayret et.
ilk başlarda su mide bile bulandırıyor ama sonra alışıyorsun.
suyu içmeye alışınca da sabahları limonlu ya da elma sirkeli su iç bir bardak.

ilk 3-4 gün açlığa, su içmeye alış, sonra gerisi gelir.
yavaş yavaş geliştirirsin.
iki öğün başlarsın, omad'a geçersin, sonra tek gün atlamalı bile yaparsın kendiliğinden.
hatta buna alışıp o kiloları verip kendini iyi hissetmeye alıştıktan sonra o hedefindeki patatesi yediğinde, "e bu muydu yani?" falan dersin.

yaparsın.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
blatta hiberna süpersin. beni de gaza getirdin durduk yere.

yancı olarak şu keto önerilerini bir listelemeni istesem. mozeralla mantar hiç aklıma gelmemişti.
0
absel
(22.06.21)
Buraya çok güzel öneriler yazılmış kilo vermek isteyen ama motivasyonunu sürdüremeyen biri olarak takip etmek istiyorum. Umarım der meister gibi motive olabilirim. Cevabım silinmesin diye örneklerim:

Domates rendesi ile pişirilmiş beyaz peynir
Hindi fümeye sarılmış cevizli karabiberli lor
Tabi benim için bunlar yumurtanın yerini tutmuyor. Ama yumurtayı belki aynı şekillerde yediğiniz için bıkmışsınızdır. Kabak rendesi veya mantar ile yapmayı deneyin. Çok güzel oluyor.
0
curukturpkokusu
(22.06.21)
kendi yaptıklarımdan örnekler vereyim:

-bildiğimiz cacık ve haydari.

-bildiğimiz, balıkçılardaki yoğurtlu patlıcan salatası.

-fırında mantar üzerine mozzarella (üzerine kırmızı toz biber)

-fırında graten türü şeyleri beşamel soslu değil, süt içine atılmış kaşar ya da mozarellayla yoğunlaştırıp bir kıvam vererek yapabilirsiniz.

-sumaklı maydanozlu soğan (kebapçılardaki)

-turşu (özellikle lahana).

-yoğurtlu, sarımsaklı semizotu.

-zeytinyağlı her türlü sebze ama dr. berg bezelye ve bean yememek gerektiğini söylüyor, o yüzden daha çok enginar, pırasa falan tercih edin.
pırasa pirinçsiz de oluyor.
enginar istanbul usulü zaten dereotlu yapılır ya da patatessiz, sadece havuçlu yapabilirsiniz.
pişmiş havucun gi'i nispeten yükselse de, ince ince doğrarsanız porsiyon başına 3-4 ince dilimden bir şey olmaz.
bean meselesi yüzünden piyaz olamıyor maalesef.

-kabak mücver (bir kilo kabak içine atılan iki kaşık undan bir şey olmaz, olur diyen badem unu kullanabilir, tadı alınmıyor zaten)

-patlıcan biber kızartması.
domates sosundan yoğurduna kadar keto, sadece derin yağda kızartmasanız daha iyi, yarım parmak yağda çevirirsiniz.

-sotelenmiş soğan, kapya/çarliston/bell pepper, mantar ve ıspanak.
wok tavada söylediğim sırayla kavurun, tavanın altını kapatıp bir avuç mozarella atıp karıştırdığınızda kremalı gibi oluyor tadı.

-şekersiz coleslaw mümkün.
dr. berg'ün dediğine göre çiğ havuç yemek keto'ya aykırı değil.
normal limonlu havuç rendesi de salata olarak yenebilir.

-mayonezi evde yapabilirsiniz, çok kolay oluyor, sossuz kalmayın.
hardal da ketoya engel değil, aklınızda olsun.
ayrıca acı seviyorsanız tabasco falan da kullanabilirsiniz, ki acı faydalı bir şey.

-humus (nohut tüketimi bazen sakıncalı olabiliyor, çok abartmayın bunu)

-az bir cevizle girit ezme (lor, ceviz, maydanoz, zeytinyağı) yapabilirsiniz.
badem ve fındık keto için pek uygun değil, o yüzden ceviz içiyle daha iyi.

-şakşuka

-karnıbahar rendesinden yapılan "körili" pilav.
karnıbahar rendesinden yapılan pizzalar olmuyor maalesef, ama pilav çok başarılı oluyor.
çok kavurun, içine biraz et ya da tavuk suyu ekleyip çekmesini bekleyin, en son köri ve zerdeçal atın, karnabahar demezsiniz.
görüntüsü pek hoş olmayan bir lapaya benzese de, lezzeti etin yanında falan gayet iyi oluyor.

-fırında ya da ocakta közlenmiş bostan patlıcanı ikiye bölüp içini mozzarellayla ve çeşitli baharatlarla (ve mesela maydanozla) falan karıştırıp yine üstüne kaşar ya da mozzarella koyup tekrar fırına verebilirsiniz.

-tencere yemeklerinin hepsi ketoya uygun.
kabak dolmasından ıspanak yemeğine, kapuskaya kadar.
sadece dolma gibi şeylerin içine pirinç değil, bulgur koyun, onu da az koyun.

-fırında üstü her türlü peynirli her türlü sebze yapılabilir.
mesela patlıcan, üzerine domates, üzerine mozarella gibi.

aklıma gelenler ve benim kendi diyetimde yaptıklarım bunlar.
ayrıca mozzarellalı ve badem unlu çok basit hamur tarifleri var youtube'da.
onlarla sarımsaklı ekmek veya pizza yapabilirsiniz.
bir de bol yumurtalı cloud bread denen bir şey var.
bunların dışında, hazır olarak da mestemacher protein ekmeği de keto'ya uygun.

o ekmeklerle hardallı, evde yaptığınız mayonezli, didiklenmiş tavuk göğüslü ya da hindi/et fümeli, domatesli falan sandviçler de yapabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Çok güzel tavsiyeler gelmiş ama bu Dr. Berg dediğiniz adamın gerçekte doktor olmadığının farkındasınız di mi :( ne bileyim konuya vakıf biri değil yani, burada iki makale okuyup benzer site kurup aynı işi yapabilir herkes.

Bu arada ben bi dönem intermittant fasting ve aşırı sıkı olmayan bi low carb diyetle 6 ayda 12 kilo vermiştim tam pandemi öncesi (Ekim 2019-Mart 2020). 87'den 75 civarına düştüm. Hatta 73'e doğru gidiyordum ki pandemi başladı ve eve kapandım, kahvaltısız sistemimi sürdüremedim, hareketsiz kaldım derken şu an itibariyle 81-82 civarındayım yine :(

Yani keto falan iyi güzel de, bence aşırı kasmadan güzelce dikkat edip, bol su içip, hareket ettiğin zaman fena olmayan bi ilerleme kaydediyosun.
0
nundu
(22.06.21)
@nundu:
eric berg yerine jason fung da koyulabilir, youtube'da popüler olan ve if/keto öneren herhangi bir doktor da.
aşağı yukarı aynı şeyi söylüyorlar.
verilecek kilosu 20 üzeri olan insanlar için dediğiniz şekilde kilo vermek pek mümkün ve kolay olmuyor.
çünkü işin önemi insülini yükseltmemek.

siz eminim daha fit olmuşsunuzdur ama 6 ayda 12 kilo çok az bir kilo bu tip durumlar için.
fena olmayan ilerleme değil, sağlık nedeniyle keskin ve hızlı bir değişim gerekiyor.
çünkü 20+ (hatta 30, 40, 50, 60+) kilosu olan insanların metabolizmaları, insülin dirençleri, hormonları da ona göre çalışıyor.

ve dolayısıyla bu süreçteki kişilerde kramplardan, hormon dengesinin bozulmasına, diyabetten insülin direncine, ishalden kabızlığa bir sürü şey de oluyor ya da diyet sürecinde bunlar yaşanıyor.
benim diyetisyenimin çözemediği kramp sorunumu eric berg çözdü mesela.
sirkeli su içmeye başladım, kramplar geçti.

kendi adıma, if ve ketoyu destekleyen bir diyetisyenim olmasına rağmen asıl kiloyu diyetisyen sayesinde veremedim.
çünkü barbunya yememde sakınca olmadığını düşünüyordum mesela.

konuya vakıf değil demek biraz haksızlık olur yani.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
elinize sağlık, muazzam öneriler. kopyaladım, sakladım.

iki sorum var:

- patates haşlansa bile olmuyor mu?
- hardaldaki şekerde sıkıntı yok mu? şekersiz bulamamıştım bir zaman.
0
absel
(23.06.21)
@absel:

patates maalesef olmuyor.

hardalın şekersiz olanları var.
genelde yabancı ve biraz daha pahalı markalar oluyor ama var.
daha şekersiz olanlar dijon hardalları oluyor anladığım kadarıyla.

edit:
içeriğine baktım, en ulaşılabilir olan delizia'da yok mesela şeker.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
belki 10 yıldır burada yazıp çiziyorum, bu kadar verimli ve birden fazla kişinin faydalandığı duyuruya az rastladım. emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

benim boyum 178. hayatımın ilk 20 senesinde tartıya çıkma ihtiyacı bile hissetmemiş, ne yediğine asla dikkat etmemiş, hentboldan tutun buz patenine kadar farklı farklı en az 5-6 sporu yapmış biriydim. kiloma hiç bakmıyordum ama gayet fit ve sağlıklı biriydim işte.

ne olduysa üniversiteye başladıktan sonra sakatlık, fiziksel aktivitenin durması, depresyona bağlı AYU GİBİ YEME vs. derken sadece altı yıl içinde (tahminen 67-75 aralığından) 115'e kadar çıktım ve doktorlar bile artık "birader sen de abarttın artık dur istersen" demeye başladı.

o yüzden hiç ama hiç alışık olmadığım halde artık her şeyi saymak ve dikkatli olmak durumundayım. blatta hiberna'nın dediği gibi iş bu noktaya gelince ve şüşko olunca hiçbir şeyi normal yapamaz oluyor insan. çıkıp yürüyeyim desem bir hafta eklemlerim ağrıyor diye ağlıyorum. mümkünse bu durumun da tabii ki sağlıklı fakat mümkün olan en hızlı şekilde sona ermesini istiyorum çünkü böyle yaşamaya devam ettiğim her gün vücudumu perişan ediyor ki yaşadığım iğrenç değişimi tecrübe etmeyen birinin anlaması mümkün değil, umarım hiç kimse anlamak zorunda da kalmaz zaten.

ben bu gece başlıyorum. mevcut düzenim dolayısıyla ketosise girmemin maksimum birkaç gün süreceğini ümit ediyorum. bu duyuru bizler için milat olsun, şüşkoluk eski günlerin yorgunluğu olarak kalsın.
0
🌸der meister
(23.06.21)
iyi gidersen 3-4 gün içinde ketosise girersin.
hadi bir hafta olsun.

girdiğini de anlarsın zaten merak etme.
ben ketosise girdiğimde, akşam 10'da buzdolabı temizlemiş, küvet ovmuştum enerjiden ne yapacağımı bilemeyip.

bir de yukarıda yazmamışım ama kendi deneyimimden yola çıkarak, olabildiğince erken yatıp olabildiğince erken kalkmak çok önemli.
uykusuzluk dünyada iştahı en çok açan şey.

gün içinde uyumadan, gece olabildiğince uzun uyumanı tavsiye ederim.
gün içinde uyumak insülin dengesini ve hormonları şaşırtıyor biraz, uyanınca acıkıyorsun.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
blatta peki sen bu idrar çubuklarından kullanıyor musun? kullanıyorsan önerebileceğin ve güvendiğin bir marka var mı? sanırım aynı zamanda kandaki glikoz oranını gösterenleri de varmış bunun. o açıdan ekstra faydalı olabilir diye düşünüyorum. acon mission expert gözüme çarptı mesela, şu: www.hepsiburada.com

işimi görür mü bu?
0
🌸der meister
(23.06.21)
valla ben hiç kullanmadım ama beni en çok fitbit motive etti.

diyete başladığım günden itibaren nabzım, uyku puanım, uykudaki oksijen seviyem her gün birer ikişer değer değişti.
şimdi bu süreci izlemek eğlenceli geldiği için acaba açlık kan şekerini falan da ölçüp iyice delirsem mi diyorum.

eğer motive edecekse al, öyle şeyler işe yarıyor.
0
blatta hiberna
(23.06.21)
Ben de takipte kalmak adına bir iki yemek önerisi yazayım:

//1 kabak rendesi ile 2 yk bulguru az yağda (sarımsak da olursa süper oluyor) pişirip üzerine yoğurt & toz biberli yağ gezdirmek (opsiyonel)
//karnıbaharları az yağda kavurup (az miktarda haşlama da olabilir) üzerine yoğurt & toz kırmızı biberli yağ ile çakma mantı oluyor, az kıyma da kavurursanız mantıyı hiç aratmıyor.
//etlerin yanına pilav yerine küçük doğranmış brokoli kavurulup içine çok az soğan tozu eklerseniz sürekli haşlama yemenin verdiği sıkıntıdan kurtulabiliyorsunuz.
//makarna seven biriyseniz Shirataki Noodle veya Konjac Noodle gibi ürünlerden tüketebilirsiniz.
//kerevizin rendelenip tavada çok az öldürüldüğü ve yeşil elma rendesi & yoğurtla karıştırıldığı bir salata hem doyurucu hem fresh bir alternatif oluyor.
//salataları köz kırmızı biber ve turşu ekleyerek farklılaştırabilirsiniz
0
ruz
(23.06.21)
(29)

Abimden yedigim azari gururuma yediremiyorum

Bikit
Merhabalar, Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor. Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdu
Merhabalar,

Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor.

Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.
Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdugu icin abimin esinin annesi de onlarda kaliyordu. Ben de onlara dahil olmus gibi oldum. Ozellikle abim, esi, esinin ailesi en buyuk yardimcilarim oldu

Ktlerim bittigi hafta tekrar abime ciktigimda esi soguk davranmaya basladi. Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi. Yani her gun onlara gitmememi ima etti bir anlamda. Ben de anlayisla karsiladim. Sonucta yeni dogum yapti, ben de cok pozitif durumda degilim, onun da kendine gore dertleri var. Ama annesi, kardesi vb. onlarda kaliyordu. Bu arada benim onlara gitme amacim yemek yemek ya da hizmet degildi. Cok ciddi intihar egilimlerim vardi ve doktor yalniz kalmamami onerdi. Major depresyon tanisi aldim. Televizyon acip oturuyordum zaten gunde 1-2 saat ancak onlardaydim.

Bu arada saclarim kaslarim dokuldugu icin disariya da cikamiyordum ihtiyaclarimi internetten karsiliyorum. Surekli hastaneye gittigimden abimlerin adresini vermistim. Daha sonra bunun icin de beni uyardilar. Cocuk uyuyormus zile basiliyormus baska adres versen olmaz mi gibi seyler. Tamam dedim. 3 ay hic bir sey siparis vermedim. 70 yasinda babami ariyorum o alip bana getiriyor. 2-3 is arkadasim baya bi kosturdular ihtiyaclarima.

2 gun once yine bir siparis verdim. Radyoterapilere her gun gittigim icin esine sordum size gelebilir mi bu kargom diye. Tamam kapiya not yazarim oraya birakirlar dedi. Bugun cikarken baktim kapiya not yazmis cocuk uyuyor kapiya birakin diye. Ama kargocu gormemis zile basmis. Babamla radyoterapiden ciktik, abim aradi. Once nasilsin falan diye 10 dakika muhabbet etti. Alakasiz seyler sordu. Sonra senin kargon gelmis dedi. Daha gelecek mi dedi. Cocuk uyuyormus zile basmislar hos olmamis gibi seyler soyledi. Esim rahatsiz oluyor zaten zor uyutuyor dedi. Ben de bunu soylemek icin 10 dakika yalandan muhabbet etmene gerek yoktu bi daha gelmez kargo kusura bakmayin dedim. Cok da sakin, izole yasayan insanlar degiller. Evde 7-8 kisi akraba gunu, cocuklu insanlar gunu falan yapan tipler.

Sonra biraz icime oturdu. Cocugum olmadigi icin anlamayabilirim belki. Ama bu durum beni uzdu acikcasi. Agladim epey. Onlari bi miktar anlamakla beraber simdi ne diyecegimi, nasil davranacagimi bilemiyorum. Belki asiri duygusal bir donemdeyim fazla alinganlik yaptim ama gidip alacaksiniz tabi bi gidin diyesim geliyor. Su anda muhtac durumdayim cunku. Trip ya da pasif agresiflik yapmak istemiyorum. Ama onlarin o cocuklu hayat cemberine de girmek istemiyorum artik. Bana ne onerirsiniz bu duruma yaklasimimla ilgili? Goremedigim bir hatam var mi?
iyi aksamlar.
0
Bikit
(22.06.21)
kusura bakmayın, biraz haddimi aşabilirim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla abinizin eşi buldumcuk anne sendromuna kapılmış.
abiniz de buna çanak tutuyor,
böyle durumlarda lafı edilecek şeyler değil bunlar.

kırıcı ve üzücü olduğunu çok iyi anlıyorum, üstelik normalin dışında da bir ihtiyacınız var ama mecburen araya biraz mesafe koymanız gerekiyor.
dünyada bir gün herkesin birilerine ihtiyacı olabilir, oluyor da.
bunları biraz düşünmek lazım.
düşünememek onların ayıbı.

kendinize farklı bir sistem kurmaya çalışın.
gerekirse kargo şirketleriyle konuşun, kargonuzu sizin kapınıza bıraksınlar.
ya da başka bir yol bulun.

bu gibi durumlara da "insan doğası" deyin, geçin.
üzülmek size iyi gelmez.
çok geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Kargocu niye onlarin ziline basiyor anlamadim.
Zil olayini cozseniz kavga bitecek.
0
divit
(22.06.21)
Abinin esi fena. Sal gitsin abini de esini de sana destek olan olacak baskalari varsa
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.21)
@divit

çünkü bu arkadaş o sırada evde olmuyor, ben öyle anladım.

Bence abiniz zil konusunda haksız. AMA sizin de her gün gidip 1-2 saat onlarda oturmanız normal değil, artık abinizin kendi evi, kendi hayatı var.
0
hayirsiz
(22.06.21)
anlattigin hikayede kargocu zurnanin son deligi gibi. bence kargocu bahane. hani onlari da suclamak istemiyorum seni de; ama hem depresyon hem kanser olup ustune yeni evli insanlarla yakın olmak çok hassas bir durum. muhtemelen farketmedigin seylerle rahatsizlik veriyorsun. abin de kibar olmaya calismis ama bir yere kadar, umarım bir an onxe duzelir
0
buenosdias
(22.06.21)
Zile cozum bulunur, surada herkes elektronikci.

bulamazsan da benzincilerde,avm'lerde kargo kutulari var oraya yonlendirebilirsin. Bazi esnaflar da kargo noktasi.
0
divit
(22.06.21)
Abin ve eşi kötü insanlar olsalar seni kt durumunda yalnız bırakırlardı. Abimin 3 ay önce çocuğu oldu ve ben de bir süre yardım için gidiyorum er birey olarak. Çocuk inanılmaz yorucu birşey. Derdini hiç anlamıyorsun herşeyi cidden dert. Doğum sonrasında kadın bireyler de o süreçteki zorlukla biraz değişiyorlar. Bence bu biraz birşeylerin üst üste gelmesinden kaynaklı. Bu kadar dert etme.Yengenin annesi sonuçta aileden biri ve sana kıyasla çok saha farklı iletişimi var. O yüzden kendini kıyaslama onlarla. Kendi sağlığına odaklan bir yerden sonra her koyun kendi bacağından asılıyor
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(22.06.21)
abini de seni de tanimayan biri olarak "gurur" falan tarzi seylere cok takilma. hayat uzlasma ve taviz uzerinden yurur. abin tutup senin karakterine laf soylememis. cocuk bakmak da asiri iskence bir olay, bunalmis olabilir.

aninda cevap da vermissin zaten, "icimde kaldi" demelik bir durum da yok. o yuzden devam et.
0
hot potato
(22.06.21)
Benim diyeceğim şey şu;
Kargoyu kendi katınıza yönlendirip kendi kapınıza kapıya bırakın yazmanız bir çok sorunu çözerdi eğer hırsızlık konusundan çok korkmuyorsanız.

Dürüst olayım, bazen size çok basitmiş gibi gelen şeyler karşı tarafa batabiliyor, bu kargo mevzusunda sadece zile basılması değil belki, sizin daha sonra kargonuzu almaya çıkmanız da batıyor olabilir, mesela sadece şey diyebilirsiniz, kargomu alıp gidiyorum, bu durumda onları kargo şubesi gibi kullanıyorsunuz gibi durur.

Burada size haksınız demek değil amacım, bazen ne kadar empati yapsanızda anlayamayacağınız şeyler olabiliyor.

Mesela ben örnek vereyim, bir arkadaşım, kendisinin benden isteyeceği bir çok şeyi yapabileceğim birisi, bana abi benim amazon hesabı yok sen alsan olur mu dediğinde bu bana batıyor. Bak çok basit bir şey ama batıyor.
0
atom karincanin torunu
(22.06.21)
Lohusa/yeni anne kadın çok özür dilerim göğüslerini bir salmak don atlet gezinmek ister. Sizin de hassas döneminiz sağ olsun güzel karşılamış. Ama sınır dolmuş biraz.
Anne olmak yetebiliyor muyum korkusu onu da germiş. Bu çocuk uyutmak dünyanın en zor işlerinden. Bizim zile yanlış basan bir yaşlı komşu var bu adam her bastığında çocuk uyanır ben de ağlardım içli içli. 40 dk emzir uyusun biri zile bassın dön başa, dünyam yıkılırdı. Abartı bir tepki biliyorum ama o an abartı gelmiyor işte dengen bozulmuş bir kere.
O sizin depresyonunuzu çekmiş siz de onun depresyonunu çekin uzak durun. Sakın kendinizi üzüp suçlamayın. Siz ebeveyn değilsiniz hesap edemezsiniz, onlar rahatsızlıklarını dile getirmiş siz de yapmazsınız konu kapanır.
0
cilekli pasta
(22.06.21)
Çocuk uyutmak zor, zille falan uyandırılması muhabbetine maraz yapmayan görmedim. Eve kargo söyleme dediği halde niye zorluyorsunuz ki? Trendyol falan teslim noktaları yapmış. Marketler de saatli getiriyor. Bence düzenlenebilecek şeyleri düzenlememişsiniz.
0
baal
(22.06.21)
Kadınların çoğu hamilelik depresyonuna girip uzun süre çıkamıyor. Çocukları 3 yaşına girene kadar da oldukça sinirleri bozuk oluyor. Hem uykusuzluk hem çocuğa bir şey olacak endişesi hem hormonlar hem yetersizlik hissi. Siz de çok pozitif hissetmiyor olabilirsiniz ama alan tanımak konusunda alınganlık göstermeyin böyle dönemlerde insanların ihtiyacı oluyor. Buldumcuk anne diyenleri de çocuk doğurup büyütmeye davet ediyorum. Karşılıklı hoşgörü ile halledilemeyecek bir olay değil.
0
eatpraylaw
(22.06.21)
abiniz kötü bişey söylememiş ki sizi dolduracak. bence fazla alınganlık ediyorsunuz. onların da ilk çocukları. ana-babalığı öğreniyorlar. neyi nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. günlerce uykusuz kalıyor insan ilk zamanlar. abinin eşine de hak vermek lazım biraz.

karşılıklı hoşgörü içerisinde halledilmeyecek şey yoktur. bence bi akşam küçük bir hediye ya da ne bileyim akşam yemeği alıp gidin arayı soğutmadan. araya soğukluk girdimi kolay kolay düzelmez tekrar.
0
naksidil
(22.06.21)
şimdi tanımadığım bir kimsenin niyetini veya samimiyetini bilemem tabi ama küçük bebeği olan bir baba olarak söyleyebilirim ki, zil konusu gerçekten bahane filan olmayabilir. gerçekten hayatı kabusa çeviren bir şey. bebek hadi iki salla pış pış yap uyusun bir varlık değil, uyutmak gerçekten çok uzun vakit alabiliyor ve yorucu. dakikalarca, saatlerce uyutmaya çabalıyorsunuz ve o bir zil her şeyi bok etmeye yetiyor. çok defa yaşadık.

kendinize göre haklısınız, bunalım, yalnız kalmama tavsiyesi vs ama ortada evli bir çift var ve hemen her gün sektirmeden 1-2 saat eve gelen biri var. yani hiçbir şey yapmasanız bile bu bir yerden sonra çok rahatsızlık verici olur. evde çocuklu insanlar günü, bilmem ne günü yapmaları kendi istedikleri zaman yaptıkları bir şey, sizin her gün gelmeniz veya gelmeseniz bile kargo sebebiyle dolaylı yoldan varlığınızın bir şekilde o evde kendini hissettirmesi aynı şey değil.

aslında abiniz bence gayet dürüst ve kibar bir insan gibi geldi bana. ''Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi'' yani gayet düzgün konuşmuş. burada tabi çelişki şu, bunlar soylenirken abinizin eşinin anasının, danasının evde ikamet etmesi. bu da karşı olduğum bir durum, çogu çocuklu çift aman cocuğa baksın diye kadın tarafının annesini eve getiriyor. tamam kolaylık da huzur muzur kalmıyor genelde o durumda da. (biz iki tarafın ailesine de uzak bir şehirde olduğumuzdan aile büyüğü filan yok ama cevremde çok sahit oldum)çiftlerin mahremi falan kalmıyor. bir kere getirmişler ya şimdi kolaylarına geldiği için veya git diyemedikleri için veya abiniz rahatsız olsa bile abinizin eşi, anneme git mi diyorsun bla bla yaptığı için abinizin kaynana evde. sizin de zorunuza gidiyor. ama dediğim gibi sizin de o veya bu sebeple her gün onlarda olmanız bence doğru değil.

ya ben aslında aynı aileden kişilerin, hele ki evlilik falan varsa aynı apartmanda komşu olmasını da tasvip etmiyorum. yani sürekli dip dibe olmaz ki. şahsen sosyal hayattaki arkadaşlarımla bile aynı apartmanda olmak istemem.

kargo için kesinlikle alternatif bulun.
0
wilhelmwasmuss
(22.06.21)
bu kadar duygusal olmamalısınız bence. abinizin eşi kendi ailesiyle kalmak istiyor olabilir, kendisi uyuyamıyor olduğu için uyutma meselesine takılmış da olabilir.

abiniz kırmamak için uğraşmış gibi ama siz bayağı hassas olmalısınız sahiden, insanları bu kadar umursamamaya çalışmanız en doğrusu.
0
dnzdnz
(22.06.21)
yeni bir anne olarak soyleyebilirim ki bebegi uyuttugun anda calan zil gercekten insanda o zili gereksiz calan insana kafa atma istegi uyandiriyor. butun gece uyumamissin ve neden agladigini kendi bile bilmeyen bir canliya bakim vermeye calisiyorsun. belki kucaginda uyumus ve yaklasik 1 bucuk saat boyunca sadece biraz sessizce oturabilmek icin kipirdamadan durmussun. ya da ne bileyim bebegi uyutayim dusa gireyim/tuvalete gideyim/yemek yiyeyim demissin. insani ihtiyaclarin icin bile beklemekten bahsediyorum farkindaysan. tuvalete gitme hayaliyle 1 bucuk saat uyutmaya calistigin bebegi tam yatagina koydugun anda seninle hicbir ilgisi olmayan ve farkli sekilde pek cok cozumu olabilecek bir sey yuzunden zilin calindigini ve bebegin uyandigini dusun. buyutmuyorum, abartmiyorum, yasamayan bilemez anlayamaz diyorum. biz apartman girisinden calan zile kapatma dugmesi taktik ve evin kapisina da bebek uyuyor zili calmayin yazdik. ona ragmen bazen oyle bir an oluyor ki bekledigim kargo geliyor ama ben bebegi emzirerek uyutuyorum. kapi acmak inanilmaz bir problem oluyor. ya dalmak uzere olan bebegi uyandirip kapiyi acicam ya da lanet olsun kargosuna diyip acmiycam. cogunlukla tercihim ikincisi oluyor. artik esimin ofisine soyluyorum kargolari cunku bu kadar fiziksel ve psikolojik derdin yaninda bir de kargocuydu zildi dert edinemiycem.

tabii bir de yeni dogum yapmis ve surekli emzirme halinde olan bir kadin soz konusu. senin yaninda rahat hissedemiyordur, ben salonumun koltugunda rahat rahat emzirebilecekken evde esimin kardesi var diye baska bir yerde sıkış tepiş emzirmeye calismak istemezdim acikcasi. bu konuda da kiz hakli.

asla dogurmamis ve bebek emzirmemis kisilerin gelip buraya kiza b.k atmasina gonlum razi gelmedi, biraz anlatmak istedim.

zaten sana destek de olmuslar ve ben abinin soylediginde olumsuz bir sey gormedim acikcasi. tatli dille soyleseymis denmis de daha ne soylesin 10 dk sirf konuyu yumusatmak ve belli ki seni kirmamak icin havadan sudan konusmus. ki yine de ters tepki vermissin bence.

pasif agresif bir tavira girmeye gerek yok burada, onlar senin depresyon doneminde destek olmuslar yani gercekten yapabileceklerini yapmislar gibi anladim ben. sen de bu zor donemlerinde onlara anlayis gosterebilirsin bence. ve kesinlikle ama kesinlikle kargo isine onlari dahil etmeyecek bir cozum bulmalisin.

son olarak gecmis olsun diyorum. umarim bitmistir kanserle ve depresyonla isin.
0
in vino veritas
(22.06.21)
Çocuğu oldu diye dünyanın tüm önceliklerine sahip olmayı hakettiğini düşünen bir kesim var. Bahsettiğiniz çift tam olarak bu. Kapıya yazıldığı halde zile basan kargocunun derdini size yükleyemez kimse. Bu sizin sorumluluğunuzda-kontrolünüzde olan bir mesele değil ki…
Olabildiğince onlara yaklaşmadan halletmeye çalışın işlerinizi, siz kendinize yetersiniz bunca şeyi atlatmışsınız bunu mu aşamayacaksınız, destek oldular diye onlara bir şey borçlu değilsiniz. Kendinizi düşünün kimseye eyvallah etmeyin.
0
megalomaniac
(22.06.21)
Hepinize tesekkurler. Gormedigim seyler oldugunu farkettim, sagolun. Ben zaten rahatsiz olduklarini bildigim icin son 3 ayda toplam 10 kere falan gittim onlara, 30 dakika sureli yegen sevme amacli.

Sadece kemoterapi zamani olan o 3 ayda her gun gidiyordum. Onun da 1.5 ayi ailemde kalmisimdir. Gittigim zaman da yengemin annesiyle dizi izliyoduk ben sonra eve donuyordum. Ama sagolsunlar haklarini odeyemem. Kolay surecler degildi bana katlandilar.
Daha once ise ayda 1 kere belki kahveye ugrardim. Disarda bulusurduk genelde.


Eklemek istedigim hususlar: kanser tedavisi cok agir bir surec. Dusmanimin basina bile gelmesin. Logusalikla 32 yasinda kemoterapilerle menopoza sokulmus bir insanin hormon durumunu ayni degil.
Hayatta 2-3 senesi kalmis insan psikolojisiyle cocugu zilden uyanmis, uykusuz kalmis insan psikolojisi ayni degil.
Bu iki durumu karsilastirmak bile abes. Umarim bu duruma gelmek zorunda kalip o eziyet zannettiginiz gunlerinizi mumla aramazsiniz.
Hediye alip gitmek de degisik fikirmis.
Ama suna katiliyorum. Aile de olsa kimse kimseye yardim etmek zorunda degil. Tolere etmek zorunda degil. Bencilliklerine katlanmak zorunda degil. Her koyun kendi bacagindan asilir. Yine ellerinden geleni yaptilar. Ikisine de minnetarim.

Ben tanidan itibaren tedavi olmak istemedim zaten. Bunun en buyuk nedeni yalniz olmam ve kimseye yuk olmak istemememdi ve bu agir tedavileri cekip 2-3 sene daha yasayacagima 1 sene hayatimi dibine kadar yasar, veda ederim kafasindaydim. Hala da bu fikrimin daha dogru oldugunu dusunuyorum. Hayat bu. Elbet bitecek.

Aileme direnemedigim icin kabul etmis bulundum. Cok kavgalar dovusler duygu somuruleri gozyaslariyla dolu pazarliklar yapildi. Her seyine raziyiz, yeter ki tedaviyi reddetme bilmem ne edebiyatlari.
Su an geldigim noktada biraz ikna edene kadar kus sutuyle besleyelim, tedaviden sonra naparsa yapsin durumuna gelindi. Amacim kimseyi suclamak degil ama sadece sanal bi sevgi cemberi yaratilmis gibi hissettim. Tiyatro oyunu gibi. Zaten yasamla bagi cok kuvvetli biri degilim artik, kusla bocekle, kendime aldigim mumlarla mutlu olmaya calisiyorum bi de onlarin tuzu kuru dertlerini ve sitemlerini isitmek asiri itici geliyor. Ama dedigim gibi anne baba kardes de olsa kimse kimseyi cekmek zorunda degil.

Hepinize tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.06.21)
Benim nacizane tek tavsiyem saçınızı kaşınızı dert etmeden rahatca dışarıya çıkmanız, gelip geçici süreçler bunlar kimseye muhtaç görünmeyin herkese gücünüzü gösterin geçmiş olsun
0
apocalipy
(23.06.21)
Uzunca yazmaya gerek yok.
Ayıp etmişler.
0
teritori
(23.06.21)
Oncelikle gecmis olsun, allah sifa versin. Insanin ilgiye/yardima ihtiyaci varken ihmal edildigi duygusu cok agir. Ben olsam boyle bir seyi kardesime hissettirmemek icin elimden geleni yapardim ama kardeslerimden boyle bir fedakarlik beklemezdim. Bu konularda bilerek ve isteyerek toplumun bakisina gore biraz malim.

Benim toplumda gordugum kadariyla kardeslik olayini cok buyutmemek gerekiyor. Hic bir zaman bir anne baba kadar insanin derdiyle dertlenmelerini beklememek lazim. Bana kalirsa anne baba da cogu zaman insanin eşi seviyesine cikamiyor bu konuda. Bosuna hayat arkadasi demiyorlar. Deli Dumrul'u bilirsiniz. Azrail canini baska bir can getirmesi sartiyla affedince anasi, babasi degil eşi canini vermeye razi oluyordu. Hikayede kardes lafi bile gecmiyor. Baskalarinin abisi kardeslerine sizin abinizin size destek oldugu kadar bile olmuyor emin olun.

Ben olsam olumlu tarafından bakarim. Yapabiliyorsam abime az biraz hiyar gibi davrandigini soylerim mutlaka ama bir abim oldugu icin de sevindigimi eklerim hakkini teslim etmek icin.

Bu arada baslikla icerik uyusmuyor. Bi azar olmadığı gibi gururunuzu kiracak bir durum da olmamis. Bu durum insanin gardini dusuruyor evet ama boksor yere dustugu zaman degil, ayaga kalkamadigi zaman yenilir. Sanki sizde de bi yumruk daha yesem de ringin surasina uzansam biraz gibi bir istek olabilir mi? Son ana kadar maci birakmayin. O kadar darbeden sonra tum gucunu toplayip rakibini aparkartla nakavt eden bir suru boksor vardir. Cindirella man oluyor da cinderalla girl niye olmasin?
0
Kirmizibavul
(23.06.21)
Öncelikle geçmiş olsun acil şifalar dilerim

Eşim de doğumdan sonra değişti karakteri filan cocuk onları cok zorluyor hele uyumayan bir çocuk varsa kadinlar lohusa ve bebekli dönemlerinde alıngan olurlar.

Bu döneme rast gelmissiniz öncelikler değişebilir bebekle beraber

Abiniz arada kalmış saniirim, onlar cocugua alıştıkça sizinle araları eskisi gibi olacaktır
0
intern in the house
(23.06.21)
bir evde bebek doğarsa o bebek evin yöneticisi ve merkezi olur.

bebeğimiz 1 yaşında ve ben eşimi inanın çocuk doğduğundan başlayan süreç ve çocuğun 3. aya giren sürecine kadar tanıyamadım. bazı kadınlar böyle durumlar yaşayabiliyor. 9 yıldır tanıdığım pamuk gibi insan asabi, sinirli ve çekilmez bir hale büründü. bizim çocuk ilk 6 ay uyumama ve emmeme problemi yaşattı bize aşırı şekilde. çocuk olunca anladım bu gerçekten büyük bir problem (özellikle büyüyebilmesi için uyku ve emzirme cok önemli).

haliyle yengeniz abinize bu konuya paralel bir durum yaşatmış olabilir. abinize kırılmayın zaten kötü bir insan olsa tedavi sürecinde size yardım etmezdi. emin olun çocuk 1 yaşına yaklaşınca ve çocuk sizi severse "amcası amcası" diye sürekli sizinle olacaktır. o da size moral katar umarım. bir süre onlardan uzak durmaya, onların sizi ziyaret etmesine altyapı hazırlamaya çalışın. çocuğa bir hediye alın vs. inanın size daha güzel döneceklerdir.

geçmiş olsun.
0
bisorumvargaliba
(23.06.21)
senin cevabına kadar okudugum yorumlarda biraz içim ezildi acıkcası, herkes kıza yuklenmiş ne kadar ebeveyn savunucusu cıktılar falan diye iç sesim konusuyordu.

cocuk olayı cok zor ama senin durumun ve psikolojinin bozuk olması da cok zor. biri diğerinin üstüne konabilecek bişey mi, bence buna bi cevap var ama gördüğümüz üzere herkesin farklı bir cevabı olabiliyor. senin için de önemli olan muhatap oldugun insanların yaklasımı.

pek cok ihtimal var, tekil değerlendirmemek lazım. mesela bugun eşimin kardesi aradı, onun da 9-10 aylık bi bebegi var. normalde dunyanın en fedakar ve sorumluluk sahibi evladıdır, babaları rahatsız biraz. ben yetişemiyorum gelsin babasıyla ilgilensin gibi son derece soguk bi ifadeyle aradı. cok sasırdım ama cocuk sahibi olmak böyle bişey dedim sonra.
öte yandan bebek sahibi olan insanlarda bi takdir beklentisi ve belki bunun duygusal anlamda sefasını sürmek içgudusu de olmus olabilir, belki de senin bu ilgi isteyen surecin gelin hanımınkini baltaladıgı icin elinde olmadan, artık tedavi surecinin de sona yaklasmasıyla biraz daha hayattan isteklerini almak konusunda hırcınlasmıs olabilir. bence abine kızmamalısın ama zira duygusal anlamda en sıkısık kişi o olabilir su resimde. on dk muhabbet etmesi falan kibarlıgına veriyorum ben. muhtemelen evde büyük psikolojik baskı altındadır.
bir de şöyle acı bir gerçek var ki, psikolojik hastalıklarda kimse kimsenin derdinden anlamıyor. senin kanser tedavini idrak etmişlerdir ama major depresyonun nasıl bir bela oldugunu hiçbirinin anlayabildigini dusunmuyorum.
girls dizisinde duymustum, hala da unutmam beni cok etkilemişti. depresyonda olan birini ancak depresyonda olan biri anlayabilir, atlatan bile degil. (bu arada vaktin varsa bu diziyi izle cok iyidir)

durum zor ama hayatta sunu ögrenmek lazım, kendine faydan önce senden gelecek. dısardan beklentiyi ne kadar azaltırsan kafan o kadar rahat olur. cok zor biliyorum, ama dene lutfen
0
galandar kostumu
(23.06.21)
tabii ki net olarak , bozulmakta haklısınız. lohusaymış da bilmem neymiş. lohusalık depresyonu olsa tamam derim de, abiyle iyi, evdeki 7-8 kişi ile iyi sadece kanser tedavisi alan size mi depresif yengeniz?! radyoterapiye gidiyorsanız tedaviniz hala devam ediyor demektir. çocuk oldu, yakamızdan düşsün moduna geçmiş. abiniz de desteklemiş. ikisi de haksız. herkes kanser tedavisi alan kardeşini desteklemek zorunda mı? kesinlikle evet zorunda. yoksa kardeş sıfatını haketmiyor demektir.
bunlara üzülüp moralinizi bozmayın. kanser tedavisinde moral çok önemli. inşallah en yakın zamanda tedaviyi tamamlayıp hastalık öncesi hayatınıza dönersiniz. siz moralinizi yüksek tutun, buldumcuklardan da uzak durun.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
buldumcuklara da biri söylesin; bebek uyuyor notunu kapıya değil zilin üstüne yapıştırıyoruz.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
Daha önceki bir duyurunda da böyle sitemkardin sanki, adamin birinin üzerine bile yürümüstün yok yere. Hastalik seni duygusal olarak yipratmis aslinda.

Bir de hastalik güçtür ama hasta bakmak, ilgilenmek çok daha güçtür.
0
Avoiding The Puddle
(23.06.21)
Öncelikle çok geçmiş olsun, çok zor bir dönemden geçiyor olmalısınız, umarım bir an önce hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığınıza kavuşursunuz.

Abiniz kendi ailesini kurmuş, üzerine birkaç ay önce ailelerine yeni bir birey katılmış ve yeni düzenlerine alışmaya çalışıyorlar. Telefonda sizi azarlamamış. Uzunca bir süre size destek olmuşlar. Sonra da düzgün bir dille size beklentisini aktarmış, siz önemsemeyip aynı hareketi tekrarlamışsınız.

Aşağıda verdiğiniz cevapta dertleri yarıştırıp kendi derdinizi abinizin eşinin derdinin üzerinde tutuyorsunuz. Böyle bir şeye hakkınız yok, dert yarıştırılmaz. Birine küçük görünen dert, diğeri için çok ağır yük olabilir ya da tam tersi. Sizin derdinizi yüklenmek için kimse kendi derdini görmezden gelmek zorunda değil, hatta bunu yapmamalı da zaten, yoksa kendi ruh sağlığı bozulur.

Fiziksel rahatsızlığı olan birine destek olup, birlikte vakit geçirmek zor ama ruhsal problemleri olan birisiyle daha da zor. Bunu kişisel deneyimlerim doğrultusunda söylüyorum. Bu duyurudan bile depresyonunuz sebebiyle bazı konuları düzgün değerlendiremediğinizi görebiliyoruz. Abinizin daha size söylemediği bir sürü şey olduğundan eminim.

Herkesin kişisel sınırlara ihtiyacı var. Abiniz ve eşi size bu sınırı göstermiş, siz sınırı ihlal etmişsiniz, sonra tekrar size sınır hatırlatıldı diye sinirleniyorsunuz. Bu doğru değil. Ne olursa olsun insanların talep ettiği kişisel sınırlara saygı göstermek zorundasınız. Özel durumunuz size bu sınırları ihlal hakkı tanımaz. İnsanların diğer ilişkilerini nasıl yürüttüğü de sizi ilgilendirmez.

Er ya da geç düştüğümüz zor durumlardan kendimiz sıyrılmayı başarabilmeliyiz. Başka insanların az ya da çok, geçici destekleri söz konusu olabilir sadece. Her şeyden önce, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızın sorumluluğu sizde. Bunun farkına varmadan asla iyileşemezsiniz. Umarım bu farkındalığa ve güzel günlere bir an önce kavuşursunuz..
0
gmzo
(23.06.21)
Çok çok geçmiş olsın.
Allah önce abinize
Sonra size ve ailenize sabır versin.
Yenge hanım ile mümkün mertebe muhabbeti sıfır'a indirirdim ben olsam.
0
paramolacak
(23.06.21)
(10)

kendi hatchback arabamla ne iş yapabilirim?

ayseee
bir firma ile anlaşıp taşımacılık, teslimatcılık gibi şeyler olabiliyor mu?
bir firma ile anlaşıp taşımacılık, teslimatcılık gibi şeyler olabiliyor mu?
0
ayseee
(21.06.21)
banabi kurye var mesela, sanırım oraya kurye olarak üye olabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(21.06.21)
@blatta hiberna araba ile oluyor mu o kuryelik olayı? motor şart değil mi?
0
🌸ayseee
(21.06.21)
hayır arabalı kuryeleri de var.
hatta arabayı çoklu dağıtımlar için tercih eden işletmeler falan da oluyor.
0
blatta hiberna
(21.06.21)
@blatta hiberna detaylı bilgiye nerelerden ulaşabilirim acaba?
0
🌸ayseee
(21.06.21)
uygulaması ve internet sitesi var, oradan bakın isterseniz.
ya da çağrı merkezini arayıp telefonla bilgi alabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(21.06.21)
Trendyol, Hepsiburada gibi pazar yerlerinin kuryeliği de yapılabilir. Dağıtım için pazaryerinin ana deposundan bir sürü özel kurye dağılıyor.
0
Evocati
(22.06.21)
Arabaya reklam alabilirsin
0
yuyu
(22.06.21)
şehirler arası evcil hayvan taşımacılığı yapabilirsin.
0
kaptan maydanoz
(22.06.21)
istanbul'da arabayla teslimat park yerinden trafiğe kadar çok büyük işkence
saat ya da rota seçme şansın da olmaz
0
bir soru sorcam
(22.06.21)
(bkz: pet taksi)
0
d e j i n
(22.06.21)
(6)

Yeni sevgiliye ufak tefek bi şey ne alınır?

noluyo yaa
Böyle alayım da hatun mutlu olsun diyorum ama çok abartılı bir şey de olmasın istiyorum.
Böyle alayım da hatun mutlu olsun diyorum ama çok abartılı bir şey de olmasın istiyorum.
0
noluyo yaa
(21.06.21)
onda yoksa kablosuz kulaklık
her fiyata var
0
bir soru sorcam
(21.06.21)
Küpe olabilir. Taktığı küpe tarzına göre benzer bir çift küpe.
0
himmet dayi
(21.06.21)
takı diyorum ben de; gümüş takıyorsa ya da doğal taş.. gayet makul olur.
0
lcha
(21.06.21)
içine tatlı bir not iliştirilmiş incili istiridye kolye
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(22.06.21)
kolye, küpe falan gibi şeyler olabilir bence.
en temizi.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Çok tatlı öneriler geldi, sağolun. ama en sonunda farklı bir şey almaya karar verdim.

www.ciceksepeti.com

bu tarz bir şey aldım, kız da çok sevindi :)
0
🌸noluyo yaa
(22.06.21)
(3)

Sardunya bakimi, sardunyayi kurtarma

balpolen
https://www.hizliresim.com/i95ggbtResimde goruldugu gibi bir sardunyamiz var. Cok buyuktu, kisin kurudu ama simdi alttan yeniler geliyor fakat ustteki kurumus dallari keselim mi ya da keserken dikkat etmemiz gereken bir sey var mi bilemedikSiz ne onerirsiniz?
www.hizliresim.com

Resimde goruldugu gibi bir sardunyamiz var. Cok buyuktu, kisin kurudu ama simdi alttan yeniler geliyor fakat ustteki kurumus dallari keselim mi ya da keserken dikkat etmemiz gereken bir sey var mi bilemedik

Siz ne onerirsiniz?
0
balpolen
(20.06.21)
sardunyanın kuru görünen dallarından birini eklem yerinden kesin, içi beyaz ve canlı görünüyorsa, yani kurumuş, kahverengi değilse kestiğinizi toprağa saplayın.
o kök salar, o da büyür.

içi canlıysa, o zaman kuru görünen yerler de canlı demektir.
kurumuşsa toprağa yakın yerlerinden kesin.

bu arada kurumamışsa ve canlıysa da biraz budayabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(20.06.21)
Peki budamayi nasil yapalim, ozel bir yolu var mi?
0
🌸balpolen
(20.06.21)
yok, sardunya çok kolay bir bitkidir, mümkün mertebe eklem yerlerinden boyunu kısaltın.
zaten hızlı büyür, biraz da canlanır iyi olur.
kestiklerinizi de dediğim gibi toprağa saplarsanız kök tutar.
0
blatta hiberna
(20.06.21)
(6)

Kusan kediye ne verilir?

mezarkabul
Kedimiz üç buçuk aylık. Bugün iki defa kustu, tüy vs kusmadi, mamayı hazmedememis. Yoğurt ve su verdim biraz. Başka ne vermeli
Kedimiz üç buçuk aylık. Bugün iki defa kustu, tüy vs kusmadi, mamayı hazmedememis. Yoğurt ve su verdim biraz. Başka ne vermeli
0
mezarkabul
(20.06.21)
hiçbir şey vermeyin.
kusabilir arada bir, normal.
mamayı çiğnemeden yutmuş, fazla yemiş olabilir.

suyu ve kuru maması ulaşılabilir olsun, o istediği zaman gidip yer.
öğün olarak veriyorsanız mamayı bulmuşken olabildiğince fazla yemeye çalışıyor olabilir.
0
blatta hiberna
(20.06.21)
bizim veterinerimiz kustugu zaman mamayi ve suyu kaldirin 4-5 saat yemesin ve icmesin diyor.
0
la lykia
(20.06.21)
Kusana kadar yiyebiliyolar bazen, diri diri mama gözüküyorsa çıkardığında çok paniklik bir durum yok fazla yemiştir. Çok tekrarlarsa endişelenirsiniz.

~Yavru maması mı veriyorsunuz yetişkin mi?
0
hedep
(20.06.21)
Yavru kedi maması veriyorum hocam.
0
🌸mezarkabul
(20.06.21)
Kedidir kusar
Gün gelir günde 3-5 kez kusar
Silip geçeceksin
Sakın Bişi verme yabancı şeyler. Yoğurt falan aman.
0
otopsicocugu
(20.06.21)
Yoğurt, süt vs laktozlu şeyler sakın vermeyin. Kusması gayet normal. Asıl ishalini kontrol edin lütfen.
0
one minute
(24.06.21)
(5)

İst and yakasında detaylı veteriner

the real brad pitt
Merhaba. 12 yaşındaki köpeğimizin kalb, organlar, detaylı kan (lab) incelelelerini yapacak gğvenilir iyi brir veteriner söyler misniz. Sağolun.
Merhaba. 12 yaşındaki köpeğimizin kalb, organlar, detaylı kan (lab) incelelelerini yapacak gğvenilir iyi brir veteriner söyler misniz. Sağolun.
0
the real brad pitt
(20.06.21)
Pet Love veteriner kliniği vet hekim Umut Demir @petlove_tr
0
suicides underground
(20.06.21)
adatepe petmosfer veteriner kliniği, ecem hanım.
0
blatta hiberna
(20.06.21)
Devletin adresleri var tedavide yapıyorlar sanırım

kedimamasi.net
0
kedimamasi
(20.06.21)
Anaconda veteriner kliniği
Daha iyisini görmedim
0
otopsicocugu
(20.06.21)
Vetanimal- tolga leman- engin leman (ciftehavuzlar)
Caglar kondu (suadiye)
0
65 derece
(21.06.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.