Giriş
(14)

Dizi tavsiyesi

yadigar
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
0
yadigar
(19.04.26)
su an succession izliyorum.

ne zaman cekildi bilemiycem. ama coook iyi.
0
Purple life
(19.04.26)
peaky blinders
sharp objects
the night of
the night manager
22.11.63
when they see us
-3
baldur2
(19.04.26)
Battlestar Galactica
The Expanse
dexter
sons of anarchy
scrubs
Lucky Louie
Louie
+2
late viper
(19.04.26)
dizi işlerinde yeni olduğu için kısa, sürükleyici ve popi diziler önereceğim.

ingiliz mizahı karışık, aşk soslu varoluş sancısı severse: fleabag (iki sezon)
acil servis ortamı severse: the pitt (şimdilik iki sezon).
restoran ortamı ve koşturmaca severse: the bear (iki sezon)
polisiye türü severse: mind hunter (iki sezon), chernobil (mini dizi).
kadın ağırlıklı polisiye severse: mare of easttown (mini dizi), little big lies (2 sezon)
tatilli ve büyük prodüksiyonlu polisiye severse: the white lotus (3 sezon)
0
lil siztah
(19.04.26)
sopranos
the wire
band of brothers
+3
orpheus
(19.04.26)
Person of interest
+3
etna
(19.04.26)
The Sopranos, The Wire ve Better Call Saul'u izledim ve kesinlikle öneririm.

Henüz izlemesem de listemde olan ve çevremde zevklerini bildiğim ve güvendiğim herkesin şiddetle tavsiye ettiği Succession da ekleyebilirim buraya.
+3
10551037
(20.04.26)
Spartacus 1. sezon
0
yurtsuz john
(20.04.26)
Klaiskleri sıradan sayarım.

GoT
Lost
Prison Break
OZ
Behzat Ç
HIMYM
...
0
matematisyen
(20.04.26)
bir sonraki bölümü merak etsin, izlemeye devam etsin diyorsanız Lost'la başlasın.

aşk, entrika, aksiyon, gizem her şey olsun derseniz Game of Thrones.

gülsün derseniz how I met your mother ve friends.

genel olarak süper bir dizi derseniz breaking bad ve better call Saul.
0
co2s2
(20.04.26)
Sherlock
Six Feet Under
Dark
Oz
Fringe
Twin Peaks
The X-Files
Vikings
Nip/Tuck
0
auroraaurora
(20.04.26)
Breaking Bad
Narcos
Bron|Broen
The Serpent
0
amelie poulain
(23 saat)
Sopranos
Oz
Breaking Bad
The Wire
House of Cards
Person of Interest
Prison Break
Fargo
Narcos
Peaky Blinders
+1
iwasbornonamountainside
(22 saat)
person of interest
fargo
dexter
black sails
lost
the wire
dark

mini diziler
1883
11.22.63
chernobyl
+1
tabii lan manyak mısın
(21 saat)
(3)

Duyuru metalcilerine zor soru + şarkı önerisi.

eurhka
Metalci değilim arada açar 1-2 saat çalışırken dinlerim. O yüzden aradığım şarkı hakkında sadece birkaç bilgi verebiliyorum.1- Gaz bir şarkı2- Megadeth, Slayer vb. 'metalsizlerin' de nispeten bildiği ünlü bir gruptu.3- Albüm kapağında zincir tutan ve sanırım bir şeye binen adamlar/adam vardı. Lacive
Metalci değilim arada açar 1-2 saat çalışırken dinlerim. O yüzden aradığım şarkı hakkında sadece birkaç bilgi verebiliyorum.

1- Gaz bir şarkı
2- Megadeth, Slayer vb. 'metalsizlerin' de nispeten bildiği ünlü bir gruptu.
3- Albüm kapağında zincir tutan ve sanırım bir şeye binen adamlar/adam vardı. Lacivert ve siyah ton ağırlıklıydı sanırım.

Bu şarkıyı bulmak zor olabilir, o sebeple bir iki tane şöyle gaz şarkı atsanız da kafayı sallayarak çalışsam şahane olur. Teşekkürler.

Cevapların hepsine tik koyacağım, doğru şarkı gelirse edit'leyeceğim.

EDİT: Buldum şükür.
Judast Priest Painkiller
open.spotify.com
köpekli motora binen bir abimiz varmış kapakta.
+1
eurhka
(15.04.26)
metal albüm kapakları için çok genel geçer bir tema bu. ilk aklıma gelen, iced earth olabilir mi?
iced earth-alive in athens dinleyebilirsiniz. prophecy-birth of the wicked-coming curse yapın sırayla.

edite edit: şunu öneriyorum öyleyse: www.youtube.com
bu da priest'in şarkısı ama orijinali bu kadar vurucu değil bence.
0
lil siztah
(15.04.26)
Albüm the Number of the Beast olabilir mi? Zincir tutan deyince bu geldi aklıma. Şarkı da Run to the Hills olabilir.
0
auroraaurora
(15.04.26)
Bulmuşsun ama benden de bi şarkı çalışır :) music.youtube.com
0
Improbable
(15.04.26)
(5)

İyi kabak çekirdeği

mbond
İyi kabak çekirdeğini nereden buluruz. Tadım'ın ki yıllardır aynı ve bence epey güzel ama belki daha uygun fiyatlı alternatifleri de vardır diye sormak istedim.Bir diğer soru da yer fıstığı olabilir. Yerli ve milli yer fıstığı, gene Tadım'da var sanırım ama tam da emin değilim, kabuklu kırmızı paket
İyi kabak çekirdeğini nereden buluruz. Tadım'ın ki yıllardır aynı ve bence epey güzel ama belki daha uygun fiyatlı alternatifleri de vardır diye sormak istedim.

Bir diğer soru da yer fıstığı olabilir. Yerli ve milli yer fıstığı, gene Tadım'da var sanırım ama tam da emin değilim, kabuklu kırmızı paketteki. Var mıdır bunun da alternatifi?
+1
mbond
(12.04.26)
en iyi kabak çekirdeği nevşehir ürgüpte yetişir sütle kavrulur satışa sunulur yerli üreticilerin sitesinden temin edebilirsin googledan aratın
+1
baknedicem
(13.04.26)
Nevşehir +1
Tatbak'ınki fena değildi bozmadıysa. Uzun zamandır almadım.
0
auroraaurora
(13.04.26)
ürgüp +1

sütlü kabak favorimdir.
0
gercekdunya
(13.04.26)
file marketteki harras tadımla bence aynı kalite düzeyinde, çok niş olanlara göre daha ulaşılabilir
0
eja
(13.04.26)
pazarlarda kuruyemişçilerde hemen her türü bulunuyor. bol bol tadım da yaparak alabilirsiniz.
0
ground
(13.04.26)
(8)

Takviye kullanıyor muyuz?

dorian greyfurt
günlük magnezyum, haftada 2-3 balık yağı ve haftada 1 d vitamini kullanıyorum ama dr tavsiyesi falan sıfır. Neler kullanıyosunuz? nasıl yapmak gerek bunu?
günlük magnezyum, haftada 2-3 balık yağı ve haftada 1 d vitamini kullanıyorum ama dr tavsiyesi falan sıfır. Neler kullanıyosunuz? nasıl yapmak gerek bunu?
0
dorian greyfurt
(09.04.26)
neredeyse her gun d vitamini, kreatin ve gaba kullaniyorum. doktor tavsiyesiz. en iyisi tahlil yaptirip doktor tavsiyesine uymak, duzgun beslenmeye, spora, uykuya oncelik vermek.
0
lemmiwinks
(09.04.26)
her gun d3k2 kullanmaya özen gösteriyorum, arada da çeşitli magnezyum takviyerlerim var onları alıyorum. krill omega 3 yağını da arada kullanıyorum
0
sweetoffice
(09.04.26)
talasemi taşıyıcısı olduğumdan kronik olarak mineral ve vitaminlerim düşük. covid'den sonra bağışıklığım da çok düştü.
6 ay al-6 ay bırak şeklinde ferritin ve b12 kullanıyorum. son 6 aydır haftada 2 dvit, her gün imuneks plus, iki yıldır da kafama göre magnimore plus kullanıyorum. bunlar hem bağışıklığıma çok iyi geldi, hem de çok şükür kışı virüssüz geçirdim.
6 aydır demir ve b12'ye ara vermiştim ve bu aralar enerjim çok düşüktü. tahlil yaptırdığımda demirimin çok düşmüş olduğunu gördüm. şimdi demire başlayıp, imuneks'i biraz aralıyacağım. yalnız b12 değerim iğneyle bile hiç çıkmadığı kadar yükselmiş; bu da düzenli et yemeye başlamamla oldu sanıyorum. buna çok sevindim.
folik asitim de çok düşük genelde ama takviyesi beni hiç iyi hissettirmiyor. bu sebeple düzenli kullanamıyorum ama ona da eğileceğim.

bu aralar youtube'da yabancı doktorların videolarında çok denk geliyorum; vitamin ve minerallerin her gün alınması ile gün aşırı alınması arasında fayda anlamında önemli bir fark olmadığını söylüyorlar. bu kez demirde bunu deneyeceğim bakalım.

Edit: soruya daha iyi cvp olması için ekleyeyim; 3 ayda bir tahlil eşliğinde kullanıyorum takviyeleri. demir, b12, folat ve d’yi doktorun önerisi sebebiyle kullanıyorum ama devletin verdiklerini almıyorum. orzax, solgar falan tercih ediyorum. mag, omega ve imuneks’i kendi kararımla kullanıyorum. unutmuşum, ekleyeyim; sonbaharda möller’s omega-3’e de başlamıştım, ikinci kutu bitmek üzere. onun da bağışıklığa etkisi olmuştur mutlaka. kutu bitince gelecek sonbahara kadar bırakacağım.
0
lil siztah
(09.04.26)
www.eksiduyuru.com

Biraz sadeleşmeye gittim:
D3K2 ve kalsiyum (Doktor tavsiyesi.)
Omega 3
Ferritin (Alt sınıra yakın çıkıyor tahlillerde.)
0
auroraaurora
(10.04.26)
Suplementasyona inanmıyorum.
Senelerce yurtdışından envai çeşit takviye getirniş, bir o kadar da burada denemiştim. Yıllar boyunca hiçbir takviyenin belirgin bir faydasını görmedim. En son dizler için glukozamin+kondoritin+msm+zerdeçal türü bir şey kullanmıştım. Onun da belirgin bir faydasını görmedim.

İnsanın günlük güzel güzel tükettikleri gıladar harici bir takviyeye ihtiyacı olmadığını düşünüyorum artık. Günlük vitamin/mineral tablolarının ve vitamin mineral tahlil referans aralıklarının her insan için aynı ölçüde genel geçer olmadığını, belirli bir problemi/semptomu yoksa kişinin, aylarca yıllarca referans dışı gözüken bir değwrin çok da problemi olmadığını/kurcalamamak gerektiğini düşünüyırum.
0
yadigar
(11.04.26)
diyetisyen hafta1 balık omega yı fazlasıyla karşılar dedi
Mg haftada 1 ilaveten badem ve çikolota
0
mantık
(11.04.26)
magnezyumlusudur, B12'dir farklı farklı var bir kaç tane aklıma geldikçe alıyorum. B12 eksik;)
0
late viper
(11.04.26)
Her gün d3k2, haftada 3 gün omega369,
unutmazsam da magnezyum biriki gün.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
(3)

Bir film arıyorum: Laptop başında ellerinin yazdığını okuyan karakter

gadlemler
Böyle bir film vardı sanki. Adam yazar mıydı neydi. Masabaşında laptopunda yazarken elleri yazdırıyordu sanki yani nasıl desem kendini serbest bırakıyordu yazıveriyordu. Bu tarz bir şey. Hangi film bilen var mı?
Böyle bir film vardı sanki. Adam yazar mıydı neydi. Masabaşında laptopunda yazarken elleri yazdırıyordu sanki yani nasıl desem kendini serbest bırakıyordu yazıveriyordu.
Bu tarz bir şey. Hangi film bilen var mı?
0
gadlemler
(07.04.26)
www.youtube.com

yanıt bu değil ama bu sahne aklıma geldi.
+1
late viper
(07.04.26)
stranger than fiction olabilir mi?
+1
Improbable
(08.04.26)
Joko Anwar's Nightmares and Daydreams adlı dizinin bir bölümünde böyle bir hikaye var, ama karakter kadın.
0
auroraaurora
(08.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(8)

yaptırdığınız dermokozmetik işlemler neler?

eileengray
hangi işlemleri yaptırdınız? birden fazla işaretleyebilirsiniz.
hangi işlemleri yaptırdınız? birden fazla işaretleyebilirsiniz.
📊 dermokozmetik işlemler

Bu anket sona erdi. 37 oy kullanıldı.

0
eileengray
(02.04.26)
Koltuk altına botoks
Mezoterapi
Prp
0
douchebag
(02.04.26)
@douchebag dolguyu da merak ettim :)
0
🌸eileengray
(02.04.26)
Hepsi seçeneği niye yok. :D
Birkaç tanesi hariç hepsini yaptırdım. Dolgu ve botoks birkaç haftalık.
+2
auroraaurora
(02.04.26)
seçenek ekleyebilirsiniz ama hepsi değildir herhalde? :)
0
🌸eileengray
(02.04.26)
epilasyon kafaya oynar, malum ortadogu..
+1
cooperr
(02.04.26)
sac ektirme gibi bir ata sporunu eklemememis olmaniz cok tuhaf.

edit: sizin bu yazdigim ironiye alinmis olmaniz daha da tuhaf.
-2
Sour
(03.04.26)
siz de ekleyebilirsiniz, aklıma gelmemiş. alınmış gibi yazmanız ve laf sokup gitmeniz daha tuhaf.

edit. espriyse, ironiyse ekleseydiniz madem. böyle boş konuşmuş oluyorsunuz çünkü.
+1
🌸eileengray
(03.04.26)
lasik. şıkkı ben ekledim.
evet temel amacı görünüşü değil görüşü düzeltmek ama yan etki olarak görünüşte de çok ciddi fark yaratıyor, buradaki diğer seçeneklerin birçoğundan fazla fark ediyor hatta :)

bir de ev tipi ipl cihazı aldım düzenli kullanamadım pek ama azalma ve zayıflama yaptı kıllarda, lazer ve iğneli epilasyon ayrı seçenekler olarak eklenmişken bunun da eklenmesi çok garip kaçmaz herhalde ama bilemedim..

kol ve bacaklarda vs. azalma var ama sakalda etki etmedi gibi. biraz daha denerim ama sakala ileride mecbur iğneli filan yaptırmak lazım sanırım, en etkilisi o deniyor. bütçe ayırabilirsem ve yapacak yer bulursam :(
0
konetsu
(03.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(7)

Spotify Playlistlerinizi nasıl düzenleniyorsunuz?

AlsterWasser
sb.her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum. ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin al
sb.

her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?

benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum.

ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin alt-türleri gibi olanları tek bir şemsiye türde birleştiriyorum ama yeni keşifler oldukça playlistin bazen karakteri değişmeye başlıyor can sıkıyor.

gurme playlistçilerden öneriler lazım.
0
AlsterWasser
(30.03.26)
Ayrı ayrı
0
duster
(30.03.26)
genelde mod/tempo ya gore. 1 tane arsiv/copluk playlistim var. digerleri iste spor playlisti, sabah kahvesi playlisti, aksam yemegi playlisti filan, tempo ve tarz ayrisiyor. playlist yapmayi da biraktim son zamanlarda; benimkilere benzer biseyler yapan illa ki o,ustur diyip aratip onume cikani aciyorum. insanlarin yaptigi playlistere tiklamaya ozen gosteriyorum, spotify'in bana onerdikleri fazla kisisel oluyor.
+1
taurina
(30.03.26)
Benim genelde tür-tempo şeklinde oluyor. Aynı parçayı farklı iki listeye eklediğim de olabiliyor.
+1
truf
(30.03.26)
Enstrumanlara gore duzenledigim var. Ayrica annas archive metadasina gore popularity e gore de duzenledim. Popularitysi 49-100 arasinda olan 250k sarki var playlistimde
+1
lapaz
(30.03.26)
Baktim simdi benimkiler, ruh(ikindi vakti muzikleri, geceler), durum (kosu, yol muzikleri), dil( kürtçe, Arapça, vs), tür, sanatçı/grup şeklinde.
+1
Amaranta ursula
(31.03.26)
Ayırmıyorum. Winamp zamanından beri böyle geldi, böyle gidiyor. Iron Maiden'dan sonra Arif Sağ çalar. :) Kötü bir şey değil bence.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Çok karışık düzenlemek için bir günümü ona ayırmam gerek ve çok üşeniyorum.
Yerli ve yabancı olarak iki ana grup var içinde türden bağımsız sevdiğim şarkılar var.
Spor, soundtrack, govend, yerli, yabancı diye kendim oluşturduğum listeler dışında başkalarının listelerini de indirip dinliyorum, sevdiğim sanatçılara özel hazırlanmış “this is ….” listelerini seviyorum zamanla oradan kendi listelerime uygun yere geçiriyorum sevdiğim şarkıları.
Düzenli takip ettiğim podcastleri otomatik indirmeye alıyorum yalnız yemek yerken çok iyi oluyor hemen birini açıyorum.

Düzenlemek istediğimde de yapabildiğim tek şey artık dinlemediklerimi silmek.
Neye göre nasıl düzenleyeceğimi pek bilmiyorum, çok karmaşık.
+1
mutekebbir
(31.03.26)
(9)

Türk versiyonu olamayacak dizi

michael_knight
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar. (Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?

House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar.
(Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
-2
michael_knight
(30.03.26)
sense8 :)
+1
amelie poulain
(30.03.26)
Black mirror olabilir mi
0
egerbiryolcu
(30.03.26)
battlestar galactica
0
redlinetheturk
(30.03.26)
House MDyi çekmişlerdi galiba Hekimoğlu diye mi ne :)

The Lord of the Rings-The Rings of Power ya da Stranger Things gibi diziler olurdu bence. Maaliyetli olduğu için biz çekince yavan kalabilir :)
0
truf
(30.03.26)
shameless tabii ki.

soruyu yarim okumusum ama.

six feet under diyorum o zaman. ay aman allah korusun diyip konu kapanir herhalde.
+1
taurina
(30.03.26)
Shameless cekildi. Hazal kaya oynuyordu hatta.

Utopia. Ceken herkes gözaltina alinir.
+1
Purple life
(30.03.26)
Masters of Sex.
+2
auroraaurora
(30.03.26)
Oz - Hapishane ortamında Erkek erkek ne şiddetler ne aşklar yaşandı. Dizi, ilk bölümü biteremez. 17.dakikasında reklam girer, bir daha dönemez.

The Good Place - En ufak dini şakanın, mizahının yapılamadığı bir ülkede, Good place (cennet) - Bad Place (Cehennem) Felsefesi üzerine komedi yapılacak. Peki oldu tamam.

house of cards - Biat kültürü olduğundan ve algımız kapalı olması nedeniyle imkanı yok.
+3
put it in your appropriate place
(30.03.26)
The walking dead. Bizde bu tür işler komik oluyor.
0
ekimoloji
(30.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(14)

Yeni veya geç kesfettiğiniz tatlar var mı ve nedir?

egerbiryolcu
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/

Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
tembel kumpir dediğim şey. patatesi haşlayıp püre yapıyorum. varsa içine biraz süt, tereyağı ve kaşar... bu haliyle bile çok lezzetli oluyor zaten. bunu yayıyorum küçük bir kaba. üstüne ne varsa artık ton balığı olur, salam-sosis olur, zeytin olur... haşlamadan dolayı biraz zaman gerektirebiliyor ama hem çok pratik hem çok lezzetli oluyor. özellikle evde ekmek yoksa süper alternatif.
+3
der meister
(29.03.26)
midye iç pilavı yapmayı öğrendim. tadı sokakta satılan midye dolmayla aynı oluyor. midye yoksa ton balığı ekliyorum.

wasa ekmeğini keşfettim. diyet için iyi tok tutuyor.

tablacı salatası yapıyorum. kebapçı salatası. et yemeklerinin yanına yakışıyor.
+1
yurtsuz john
(29.03.26)
Pirinç yufkasından 52668263 çeşit yiyecek yapabiliyorum artık

www.instagram.com

Neredeyse hepsini bu sayfadan öğrendim. Seneleeer önce cafe fernandonun blogunda reyhanlı bulgur pilavı görüp denemiştim o da çok güzel oluyor tavsiye ederim.

www.instagram.com
Milföy hamuruyla mini lahmacunlar yaptım bir de yakın zamanda. Çok güzel oldu
0
kullanicadi
(29.03.26)
Sütlü çay.
Geçen i swear filmini izledikten sonra hadi bir deneyeyim diyerek başladım ve şu an hastasıyım.
Sütlü kahveden nefret ederim ama kahve de bir yerden sonra bayiyor gün içinde, burayı süper doldurdu. Akşam da yemekten sonra falan içiyorum. Bağımlısı oldum.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Nugget la çilek reçeli fena gitmiyor. Tam çilek değil de daha ekşili bir reçel, marmelat gibi bir şeyle tavuk kızartma özellikle şarabın ya da biranın yanında hoş oluyormuş.
0
sekizdokuzon
(29.03.26)
Tortillanın içine dilediğim malzemeleri koyup, rulo yapıp kısık ateşte içindeki malzemeler eriyinceye kadar pişirip yemek.
+1
truf
(29.03.26)
yeni keşfetmedim ama bu aralar çok sık rezene tüketiyorum. tohumu ya da baharatı değil bu arada. sebzenin kökünü dilim dilim doğrayıp rezene salatası yapıyorum. istanbul’da sebze olarak bulabileceğim yer biliyorsanız yeşillendirirseniz çok sevinirim.

www.tazemasa.com
0
eileengray
(29.03.26)
Sade keki hiç sevmem ama tahinli kekin müptelası oldum.
Bir de şu kek muhteşem:
www.damyskitchen.com
Alakasız başka bir örnek ise kuru fasulyede soğanların yüzmesini hiç sevmezdim artık bir soğanı tüm haliyle içine atıyorum hem tadını veriyor hem de görüntüsü daha iyi oluyor.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
munchies için kaynak gibi kaynak.
0
birdirbir
(30.03.26)
hurma.
cocukken ve gencken nefret ederdim, 35den sonra yemeye basladim simdi eksikligini hissediyorum evde olmayinca.
+1
cooperr
(30.03.26)
Yoğurdun kaymağı.
Hurma +1
Bu ikisini önceden sevmezdim.
Yeni keşif ise kamkat. Hem lezzetli, hem pratik.
0
auroraaurora
(30.03.26)
Krema sevmezdim bir makarna bağımlısı olarak, son zamanlarda baya baya yemeye başladım.

Enginar bi' de, 40 yaşıma kadar ağzıma koymadım, şimdi bayıla bayıla yiyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
bulgur pilavina toz nane atmak. yurt disinda bir restoranda yemistim, bayildim. bence bir sans verin, karabiber atmadan.

soru gercekten boyle mi ya, cevaplar biraz garip. "ben cocukken sarimsak yemezdim ama simdi yiyorum." bravo sana! aydinlandik!
+1
Sour
(30.03.26)
YULAF!

ama ogutulmus degil de kesilmis olandan. 10 dkda risotto gibi bir kivam aliyor. bazen tavuk suyunda haslayip icinde yogurt atip yiyorum, bazen haslandiktan sonra uzerine mantar, ispanak fln koyup normal risotto niyetine yiyorum, bazen de normal suyla haslayip icine bal, elma, muz fln koyup tatli niyetine yiyorum.
0
taurina
(31.03.26)
(5)

Kurgu dışı Türkçe kitaplar

herzan
Belirli bir millet hakkında olmayan, herhangi bir türde, sizi su gibi içine çekip duvardan duvara vurarak beyin kıvrımlarınızı vıcık vıcık hareketlendiren kitaplar oldu mu?
Belirli bir millet hakkında olmayan, herhangi bir türde, sizi su gibi içine çekip duvardan duvara vurarak beyin kıvrımlarınızı vıcık vıcık hareketlendiren kitaplar oldu mu?
0
herzan
(29.03.26)
daha okumadım sırada ama poetik ve politik öyle olabilir gibime geliyor.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
Betimlediğiniz kadar değil tabii ama gayet ufuk açıcı bir kitap bırakayım buraya. Peynir ve kurtlar - carlo ginzburg
+1
sadakatsiz
(30.03.26)
Benim son yıllarda okuduğum ve ilk aklıma gelenler:

Victor Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Marcus Aurelius - Kendime Düşünceler

Lisa Barrett - Beynimizin Parmak İzleri

Erich Fromm - Sevme Sanatı

Gündüz Vassaf - Cehenneme Övgü
+1
auroraaurora
(30.03.26)
Türkçe deyince aklım "çeviri olmayan" kitaplara gitti.

Beyin kıvrımlarımı çok şeyapmasa da İrfan Değirmenci'nin Anne Bir Sabah İyiler Kazanacak'ını sevdim son zamanlarda.
Yaşını Gösteren Kadınlar; Yaşlanmanın Feminist Deneyimi güzel bir deneme olmuş, içindeki tüm metinler iyi değil ama iyi metinler var.

Şunlar da "yakın gelecekte okuyayım" listemden kurgu dışı kitaplar:
Şarkı Okuma Kitabı (Bülent Somay)
Çalınan Dikkat (Johann Hari)
Sivil İtaatsizlik (H. D. Thoreau)
Fazla Mesai (Kyle Lewis, Will Stronge)
Salla Gitsin (Mirian Goldenberg) Bu biraz kişisel gelişim gibi geliyor ama çevirmeni önerdi, ona güvenerek okuyacağım.
The Geek Feminist Revolution (Kameron Hurley) Türkçe çevirisi yok, bonus olsun.
+1
kobuzchu kiz
(30.03.26)
Pürdikkat - Cal Newport
Dijital Minimalizm - Cal Newport
Alışkanlıkların Gücü - Charles Duhigg
Akış: Mutluluk Bilimi - Mihaly Csikszentmihalyi
Beyin Daha Fazlasını İster - Daniel Z. Lieberman
+1
pide
(31.03.26)
(4)

game of thrones'a benzer kitaplar

put it in your appropriate place
Ara ara game of thrones tarzı kitaplar okumak istiyorum, ama bu tür kitaplara uzak olduğum için hangisi uygun olur olmaz kestiremiyorum.Ne tavsiye ederseniz?
Ara ara game of thrones tarzı kitaplar okumak istiyorum, ama bu tür kitaplara uzak olduğum için hangisi uygun olur olmaz kestiremiyorum.

Ne tavsiye ederseniz?
+1
put it in your appropriate place
(28.03.26)
The Kingkiller Chronicle var Patrick Rothfusstan bir değerlendirmeye alın derim. bir ara bu türde kitap okumak istediğimde buna karar kılmıştım ben.

ama türün sevenleri daha iyi önerilerle gelebilir bence ben çok okumuyorum bu türden.
+2
AlsterWasser
(28.03.26)
Yerdeniz serisi.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Okumadım ama The Kingkiller Chronicle'a başlamayın bence. Yazarı üçüncü kitabı 15 senedir yazamadı ve muhtemelen yazamayacak da. Aslında babası yazıyordu, o ölünce kendi yazamadı gibi dedikodular var. Eğer bir gün çıkarsa o zaman okursunuz, ilk iki kitap çok övülüyor ama üçteki bu durumdan dolayı okumadım ben de.
0
nundu
(31.03.26)
wheel of time / mistborn guzel seyler
+1
fakyoras
(09.04.26)
(12)

Çocuklukta, ergenlikte favori çizgi filmleriniz ve tv programlarınız neydi?

yadigar
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
0
yadigar
(27.03.26)
Çizgi Film: Thundercats. (Şimdi geriye dönüp baktığımda, taş devri, eek the cat, taz gibi her yaşta izlemesi zevkli muazzam şeyler olsa da, çocukken en çok thundercats, ergenken benjamin (gol) en zevdiğim çizgi dizilerdi.

Tv programı olarak, atv’de uzaklar vardı, atasoyların dünya turunu anlatan…
0
🌸yadigar
(27.03.26)
Benim çocukluğumda olup hiç kaçırmadıklarım: uçan kaz, güneşin oğlu esteban ve şeker kız candy.

Uçan kaz pazar öğlenleri çıkıyordu. TRT’nin programı, pazar konseri> işitme engelliler haber bülteni>uçan kaz şeklindeydi. Çizgi filmi izlicem diye erkenden oturup, işkence çeke çeke pazar konseri ve işitme engelliler haber bülteni’ni de izliyordum :D

Candy üniversite zamanımda yeniden yayınlanmaya başlamıştı. Bir kaç bölümünü izleyip şoka girmiştim, bunları bize nasıl izletmişler diye. İşte candy ile antony mi terry mi unuttum, küsüyorlar. Candy bunun evinin önüne gidip barışmak için yalvarıyor; oğlan da pencereden bakıyor. Sonra çok şiddetli bir yağmur başlıyor, candy de çok ıslanıyor. Oğlan bunu eve alıyor; ıslak kıyafetlerini çıkarıp sarınması için bir havlu veriyor. Bir sonraki sahnede candy havluya sarınmış, oğlana yalvarıyor, özür diliyor falan. Oğlan da “tamam, gel hadi” gibi bişeyler söylüyor. Kamera arkadan candy’i gösterirken havlu yavaşça aşağı iniyor.. :D
+1
lil siztah
(27.03.26)
Clémentine
+2
compumaster
(28.03.26)
mac gyver ve contact (3-2-1 contact olan)
0
orpheus
(28.03.26)
Akıllı Bıdık.
Google'a yazınca alakasız şeyler çıkıyor. Onun için bir örnek bırakayım.

www.youtube.com
0
Mirket
(29.03.26)
redkit
tsubasa
sirinler
insan vucuduyla ilgili bir cizgifilm var di birde, mikroplarla savas vs. biyolojiye bayilirdim ya keske dr olsaydim aluminyum..
0
cooperr
(30.03.26)
laff-a-lympics’e bayılırdım.
0
eileengray
(30.03.26)
90'ların ortası gibi Kanal D ana haberden önce Şirinler yayınlanıyordu. Reytinglerde üst sıralarda yer alması haber olmuştu. Ben de müptelasıydım.

Ondan önce Şeker Kız Candy.

Daha da öncesinde Looney Tunes ve Çakmaktaşlar
0
auroraaurora
(30.03.26)
pembe panter bir numaralı çizgi filmimdir, hala bayılırım ilk versiyonlarına.

taş devri, tom ve jerry, laff a lympics, tom ve jerry falan zaten klasik.
0
kibritsuyu
(30.03.26)
Yine olsa yine izlerim diyebileceğim çizgi filmler muhtemelen batman ve tusubasa olurdu.
0
rakicandir
(30.03.26)
laff-a-lympics +1
0
osssy
(30.03.26)
burada sayılan klasiklerin hepsini severek izledim ama yeri ayrı olanlar:
He-Man and the Masters of the Universe
Batman: The Animated Series
X-Men: The Animated Series
Spider-Man
0
late viper
(30.03.26)
(8)

Duş seti vs.

tchuck
ya bu tepesi yağmurluklu, el duşu denen şeyin de olduğu duş seti arıyorum.o kadar fazla marka var ki, ne alsam bilemedim hepsinde apayrı yorumlar var. vitra'lar çok pahalı geldi ona kadar çıkmak istemiyorum. ama siz hangi markayı önerirsiniz?bizim burada sular kireçli, kireç filtresi sistemi falan t
ya bu tepesi yağmurluklu, el duşu denen şeyin de olduğu duş seti arıyorum.

o kadar fazla marka var ki, ne alsam bilemedim hepsinde apayrı yorumlar var. vitra'lar çok pahalı geldi ona kadar çıkmak istemiyorum. ama siz hangi markayı önerirsiniz?

bizim burada sular kireçli, kireç filtresi sistemi falan taktırdım eve ama ona rağmen bence tam yok olmamıştır kireç. o yüzden biraz düzgün bir marka olmazsa tesisat kısa sürede patlar diye düşünüyorum.

hangi markaları önerirsiniz?
bi de bu termostatik olanlarda fiyat farkı oluyor da, cidden iyi mi bu termostatik ürünler yoksa hızlı bozuuyor mu?
0
tchuck
(27.03.26)
ben eca'dan aldım. sular kireçli ve şu ana kadar tıkanmadı. uçlarında kireç izleri var ama delikler aktif.
www.eca.web.tr
0
tolgan
(27.03.26)
Artema. Vitra ile aynı gruba ait.
0
auroraaurora
(27.03.26)
Pirinç almayacaksan hemen hemen hepsi aynı.
0
etna
(27.03.26)
@etna +1 Boşuna bir sürü para vermeyin. Bunların o büyük başlıkları da değişiyor. Bozulunca yenisini alırsınız. Benim geçen sene 700 tl ye aldığım sapasağlam çıktı. Suyumuz çok saşırı kireçli ayrıca. Sıfır gibi duruyor. Hem de montajını kendim yaptım.
0
rodeocu
(27.03.26)
Ben de itimat diye bir markanınkini almıştım, iyi çıktı.
0
adivar
(27.03.26)
Banyonun tesisatı da değişecekse ankastre modelleri öneririm. Biz gpd marka aldık gayet memnunuz.
-1
duhan
(27.03.26)
Qua banyoya bakmanızı tavsiye ederim. Ürünleri çoğunlukla vitra kalitesinde ve fiyatlar görece makul.
0
elvan abeyiylegezse
(28.03.26)
Komple bu seti 3400 liraya almıştım Eylül ayında. Firma siparişi verir vermez aradı, WhatsApp'tan kurulum videosu gönderdi, aşırı ilgililerdi. Ürünlerin kalitesinden de memnun kaldım, kiracıyım bataryaları ev sahibine söylemeden komple yenilemiş oldum. Tertemiz kullanıyorum.

app.hb.biz
0
strawberry first
(29.03.26)
(7)

Schengen vizesi - işyeri izin yazısı

whatdreamsnevercome
ya 1 mayısta gidip 6 mayısta dönecek şekilde ispanya planı yaptık.1 mayıs cuma resmi tatil.cumartesi pazar haftasonu.halyile ben işyerimden yalnızca 4-5-6 ve 7'si için izin aldım ekstradan.uçak biletim bookingim falan 1-6 arası.işyeri izin yazım ise 4-7 arası gözüküyor (çünkü 1-2-3 zaten çalışmıyoru
ya 1 mayısta gidip 6 mayısta dönecek şekilde ispanya planı yaptık.

1 mayıs cuma resmi tatil.
cumartesi pazar haftasonu.

halyile ben işyerimden yalnızca 4-5-6 ve 7'si için izin aldım ekstradan.

uçak biletim bookingim falan 1-6 arası.
işyeri izin yazım ise 4-7 arası gözüküyor (çünkü 1-2-3 zaten çalışmıyoruz)

bu ciddi bir sorun olacak mı?
ilk etapta hiç önemsememiştim ama sonradan içime kurt düştü açıkçası.
0
whatdreamsnevercome
(26.03.26)
yani niyet mektubuma
1 mayıs resmi tatil ve 2-3 mayıs haftasonu, 4-5-6 ise işyeri iznim ile geliyorum falan gibi bir şey ekleyebilirim.

veya da diğer alternatif uçak biletimi vs. değiştirip 4-5-6-7 mayıs uçak bileti alabilirim.
artık işyerinden yeni izin alamam, çünkü görüşmem yarın, yetişmez evraklra.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.03.26)
Sizin başvuru formunda belirttiğiniz seyahat tarihi ile uçak biletiniz tutarlıysa sıkıntı olacağını sanmıyorum.

İşyerinden alınan dilekçede seyahat tarihlerinin yazması lazım aslında. Hangi günlerde izin kullandığınız konsolosluğu ilgilendirmez. Öncesinde veya sonrasında evimde dinlenecek de olabilirim. İş seyahatlerinde de alınıyor o yazı mesela. İzinli olunmuyor seyahat döneminde.
0
auroraaurora
(26.03.26)
o zaman işyerinden aldığım dilekçede seyahat tarihlerim tutmuyor oluyor.

ben 1-2-3ü zaten resmi tatil olduğu için yalnızca 4-5-6'sı için seyahat girdirdim. uçak biletimi mi değiştirmem en doğrusu olacak?
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.03.26)
Ben bu haliyle sorun olacağını sanmıyorum açıkçası. Zaten başvuru formuna da 1-7 Mayıs yazmışsınızdır. Niyet mektubunda bahsedin isterseniz içinizin rahat etmesi için.
0
auroraaurora
(26.03.26)
işyeri 1-6 mayısta izin olacaktır yazsın giren çıkan ne anlamıyorum. benimkiler direkt gideceğim tarihlerde izinli olacaktır yazıyor hafta sonuna denk gelse bile.
0
jelly bear
(26.03.26)
@jelly bear, öyle talep etmemiştim zaten diğer trihlerde izin gerekli olmadığı için.
görüşme de yarın olduğu için şirket yazısını tekrar çıkarttırmaya artık vaktim yok.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.03.26)
bir sorun olacağını sanmıyorum, konsolosluk görevlileri hem türkiye’deki tatillere göre hem de kendi tatillerine göre çalışıyorlar; 1 mayıs’tan kesin haberleri vardır. siz yine de garanti olsun diye niyet mektubunuza eklersiniz.
0
eileengray
(26.03.26)
(4)

Dosyayı hızlıca mail atmak

kibritsuyu
Arkadaşlar bilgisayarımı değiştirdim. Windows 7'den windows 11'e geçince bir afallama yaşamış durumdayım. Alıştığım hiçbir şeyi bulamıyorum.Dosyayı seçer, sağ tık/gönder/posta alıcısı derdim, e-mail programı açılırdı, adresi girer gönderirdim. Aynı klasördeki dosyaları sırasıyla seri şekilde atardım
Arkadaşlar bilgisayarımı değiştirdim. Windows 7'den windows 11'e geçince bir afallama yaşamış durumdayım. Alıştığım hiçbir şeyi bulamıyorum.

Dosyayı seçer, sağ tık/gönder/posta alıcısı derdim, e-mail programı açılırdı, adresi girer gönderirdim. Aynı klasördeki dosyaları sırasıyla seri şekilde atardım herkese.

Şimdi sağ tıklıyorum, ne gönder var, ne posta alıcısı var. Telefona gönder falan diyor. Yahu mail atıcam ne telefonu. Altta daha fazla seçenek göster diyince eski menü çıkıyor, gönder/posta alıcısı diyorum, varsayılan mail programı yok diyor. E var, outlook kurdum, varsayılan dedim??

Dosya listesinden tıklayıp mail at diyebileceğim, hop diye outlook açılıp maile eklenen bir kolaylık yok mu ya?
0
kibritsuyu
(26.03.26)
tam aradığınız çözüm mü emin değilim ama yeni mail sayfasına sürükleyip bırakabilirsiniz dosyaları. bu bana hep daha kolay gelmiştir.
0
shadowfollower
(26.03.26)
Bahsettiğiniz adımları izleyince Outlook'ta ek olarak gelmesi lazım. Varsayılan uygulama ayarınızda bir sorun olabilir mi? "Mailto" ayarınızı kontrol edin bence.
0
auroraaurora
(26.03.26)
windows 11 old context menu github diye google layin
0
lapaz
(26.03.26)
Windows 7'den geçtiyseniz kendinize yapacağınız en büyük kolaylık www.startallback.com adresinden StartAllBack'i indirip kurmak olur. 30 gün deneyin, sonra küçük bir ücretle ömürlük lisans satın alırsınız.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
(3)

dizi yorumlari nereden okunur

aloneinthedark
izledigim bir dizinin her. bolumden sonra yorumlarini analizlerini okumak istiyorum.normalde youtubeda guzel yorumlar oluyor ama diziler baska platformlarda hep basladim diziye guzel dizi yaziyorlar eksisozluk de biraz boyle bunlarin disinda bakabilecegim bir yer var midirolaylari karakterleri anali
izledigim bir dizinin her. bolumden sonra yorumlarini analizlerini okumak istiyorum.
normalde youtubeda guzel yorumlar oluyor ama diziler baska platformlarda hep basladim diziye guzel dizi yaziyorlar eksisozluk de biraz boyle bunlarin disinda bakabilecegim bir yer var midir

olaylari karakterleri analiz edecek bir yer

su an izledigim dizi how i met your mother

tesekkurler
0
aloneinthedark
(26.03.26)
çok bilmemekle beraber imbd veya ekşiden okumak mantıklı.
0
mikahakkinen
(26.03.26)
+1
auroraaurora
(26.03.26)
Reddit +1
Her bölüm için episode discussion açıyorlar. Bitmiş diziler için de bazen rewatch yapanlar tekrar açıyor.
0
black holes in the sky
(26.03.26)
(5)

scotch brite'a noldu?

konetsu
bu da mı türkiyeden çekildi? (bkz: scotch-brite )başlığında kimse yazmamış ama aylardır migroslarda da buradaki yerel marketlerde de göremiyorum. internette de amazon, hepsiburada gibi platformların kendi satışında yok birkaç üçüncü parti satıcıda bulunuyor gibi sadece. bunun kaliteli bi alternatif
bu da mı türkiyeden çekildi? (bkz: scotch-brite )başlığında kimse yazmamış ama aylardır migroslarda da buradaki yerel marketlerde de göremiyorum. internette de amazon, hepsiburada gibi platformların kendi satışında yok birkaç üçüncü parti satıcıda bulunuyor gibi sadece.
bunun kaliteli bi alternatif yok ki? napıcam şimdi?
0
konetsu
(24.03.26)
ovalıyorum ovalıyorum çıkmıyor mu diyosun :)

bizim mahalledeki veltaş markette var. bir yanı yumuşak diğer yanı sert her sünger aynı değil mi yav?
0
yurtsuz john
(24.03.26)
Vileda var.
0
gabe h coud
(24.03.26)
Hiç fark etmemişim, soruyu görünce bir şaşırdım evet göremiyorum artık. Ama john'a katılıyorum yani devasa bir fark yok. Her hafta alıp attığımız bir şey.
0
sadakatsiz
(24.03.26)
Parex'ten memnunum.
+1
auroraaurora
(24.03.26)
Marka olmayı ve fark yaratmayı beceremedi. Aynısını antep organize sanayide de yapıyorlar.
-1
ground
(24.03.26)
(7)

Yazar maratonu yapmak

AlsterWasser
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz? maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.-----ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz?
maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.


-----
ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre geçtikten sonra o yazarın diğer bir kitabını okumayı tercih ediyorum.

böylelikle sanki hem o merak duygum devam ediyor hem de bazen ne okuyacağımı bilemediğimde hep girebileceğim güvenli bir yol hazır oluyor gibi hissediyorum.

ancak araya giren o zaman ve başka kitaplar sebebiyle de o yazarın tarzı veya gelişimi hakkında tümüyle bir analiz yapmakta zorlandığım oluyor.
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
ben bunu peşpeşe olarak değil de şöyle yapıyorum. okumayı tercih ettiğim belli konular var çocuk gelişimi, iş vs gibi. araya da bir tane kurgu atıyorum. o kurgu da tarzını sevdiğim bir yazarın kitabı oluyor o yazarın tüm kitaplarını bitirene kadar.
+1
pide
(22.03.26)
bunu yaptim. kurt vonnegut ile ilk tanistigimda bulabildigim tüm kitaplarini siparis edip siradan okudum. aradan birkac sene gecince araya baska kitaplar koyarak tüm o kitaplari tekrar okudum cünkü kitaplar kafamda cok karismisti. mesela cat's cradle kitabinda olan bir seyi mother night'ta olmus gibi hatirliyordum, vs.
kendi tecrübeme göre pek tavsiye etmem. en azindan, sayet bir seri degilse, ayni yazarin her kitabi arasina baska yazardan 1-2 baska kitap girmeli.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
Paul Auster kitaplarını üst üste okudum.
Bazı romanları aynı formüllerle kurgulanmış hissi veriyor. Aralıklı okusaydım da fark ederdim gerçi.
Roman dışı otobiyografik eserlerinden çok keyif aldım. Edebi derinliğini kurgudan daha iyi yansıtmış o eserlerinde. Zaten romanlarında kendi hayatından bolca iz var.
+1
auroraaurora
(23.03.26)
Ben de araya başka yazarlar alırım her zaman. Dediğiniz gibi güvenli bir liman oluyor artık o. Tabii sevdiğim yazarın külliyatını da bitirmek istemem açıkçası o yüzden pek yanaşmıyorum.
0
sadakatsiz
(23.03.26)
Düzenli yaptığım bir şey değil ama sanırım iki sene önce Annie Ernaux ile tanışma fırsatım oldu ve onun çevrilen tüm kitaplarını birkaç gün içinde bitirdim. Yeni kitapları da çevrildikçe hemen alıyorum, güzel bir deneyimdi.
Özellikle bu yazar için bu tür okuma yapmak çok iyi oldu çünkü hepsi birbiriyle bağlantılıydı.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Birçok kere yaptım. En son geçen sene (2025) şule gürbüz e ait bütün kitapları okudum.
Bir yandan çok güzel. Çok hızlı bir şekilde yazara imtizaç ediyorsunuz, sanki çok yakın bir arkadaşınız gbi oluyor. Zihninin dehlizlerinde dolaşıyorsunuz çünkü.
Bir yandan “tüketmiş” olduğunuz için kötü. Yazarım yeni kitaplarını bekliyorsunuz vs.
Çok yazarla yaptım bu peşpeşe okumayı. En son şule gürbüzle yapmıştım ondan örnek verdim.
+1
love and trust
(26.03.26)
kitap okuduğum dönemde çok yaptım. marquez mesela. müzikte ve filmde de öyle yapıyorum ve bundan çok keyif alıyorum. son olarak john fowles - büyücü, thomas mann - büyülü dağ ve oliver sacks - hareket'i okuduktan sonra bu yazarların diğer kitaplarını aldım ama sonra keyfi kitap okumaya ayıracak zihin kalmayınca, onlar da beklemede kaldılar. bunlardan devam ederim sanıyorum.
+1
lil siztah
(27.03.26)
(22)

son günlerde ne okuyorsunuz?

rakicandir
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum+ Darwin (iş Bankası yayınları)+ Mülksüzler (le guin)+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum
+ Darwin (iş Bankası yayınları)
+ Mülksüzler (le guin)
+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)
+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
+1
rakicandir
(22.03.26)
Moon Palace - P.Auster (hastasıyım...)

Modern Sanatın Kısa Tarihi - E.Osman Erden
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
calikusu - ise yolda giderken okuyorum. trenle gittigim icin cok keyifli oluyor.
the 48 laws of power ayni zamanda. hala bitmedi :(
0
Purple life
(22.03.26)
tüfek mikrop ve çelik kitabını okuyorum. tarih cahili olduğum için epey öğretici oluyor benim için. ama oldukça eleştiri alan bir kitapmış tarihçiler tarafından. yine de artık başladım bi kere mecbur bitecek :')
+1
pide
(22.03.26)
Sevgili Arsız Ölüm- Latife Tekin birkaç gün önce bitirdim

Bu Hikaye Senden Uzun Osman - Aylin Balboa az önce bitti :)

The Rithmatist - Brandon Sanderson sırada bu var. 10 yaşında oğlum okumak istedi, Harry Potter'a benzeyen kitaplar var mı diye sormuş gpt'ye. Gpt bunu önermiş. Önce ben okuyayım onayımdan geçerse ona da okuturum🙈
+2
kullanicadi
(22.03.26)
Geceye bürüneceğim - sir terry pratchett
+1
sadakatsiz
(22.03.26)
terry eagleton, after theory.
bu akademisyenin çok akıcı bir dili var, kültürel çalışmalar ile ilgileniyorsanız kitaplarını öneririm.
+2
eileengray
(23.03.26)
Asimov 'dan Vakıf'a başladım.
+2
Amaranta ursula
(23.03.26)
civil disobedience and other essays - henry david thoreau
iran-israil savasi'nda güzel bir okuma oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Bu arada bu grubu kurduğun için teşekkürler
+3
rock n roll
(23.03.26)
Agamben-Kutsal İnsan.
0
tiredofwaiting
(23.03.26)
Gurur ve Önyargı
Bomboş bir roman. Tavsiye etmiyorum.
-4
auroraaurora
(23.03.26)
saygın ersin'in yedi kartal efsanesi serisine devam ediyorum, şu an son kitabındayım.

yerli fantastik bir seriyi ilk kez okuyorum ama sevdim mi sevmedim mi, henüz çözemedim. sanki yapay bir evren gibi, bir yandan da "fantastik dünya böyle olmaz mı zaten?" diyorum.
0
m e b
(23.03.26)
savas sanati - sun tzu
+1
baldur2
(23.03.26)
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Bitmesine az kaldı. Bitince Şibumi'ye sıra gelecek.
+2
egerbiryolcu
(23.03.26)
Falih Rıfkı Atay-Zeytindağı
Daha yeni Günübirlik Hayatlar'ı bitirdim.
+1
umutt
(23.03.26)
Tatil Kitabı - Mahir Ünsal Eriş
0
nyist_
(24.03.26)
Koku: Bir Katilin Hikayesi - Patrick Süskind
+1
matilda
(27.03.26)
Ruhsallık Üzerine Denemeler - Ergün Arıkdal
Şimdinin Gücü - Eckhart Tolle
Esrarname - Feridüddin Attar dönüşümlü okuyorum.
+1
sinematikcrop
(27.03.26)
yarım bıraktığım çokça kitabın ardından bunun da kaderinin aynı olmaması ümidiyle,
Iza'nın Şarkısı - Magda Szabo
0
katalitik
(27.03.26)
Engin Gençtan - Hayat (İnsan Olmak kitabını beğenip almıştım ama bunu biraz dağınık buldum yine de okumaya devam ediyorum)
+1
ekimoloji
(31.03.26)
yapraklar evi - mark z. danielewski yi okumaya başladım bugün. poe, gizem, korku, bilinmezlik, tekinsizlik sevenlere şiddetle öneririm.
+1
lüzumsuz adam
(02.04.26)
Yitik Dünya - Tom Sweterlitsch

Bilim Kurgu romanı. Pek okumam ama riske girip okumak istedim.
+1
put it in your appropriate place
(02.04.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(12)

Düzenli bağış yaptığınız kurum/dernek

fildirfildir
Lösev dışında bir yer aklıma gelmiyor. Sizlerin güvenilir bularak bağış yaptığınız yerleri sormak istedim.
Lösev dışında bir yer aklıma gelmiyor. Sizlerin güvenilir bularak bağış yaptığınız yerleri sormak istedim.
0
fildirfildir
(18.03.26)
hiç bağış yapmadım ama güveniyorum: yalnız yürümeyeceksin
0
substituent
(18.03.26)
darussafaka
0
deepness
(18.03.26)
Darüşşafaka
Koruncuk
Lösev

Bir süredir düzenli bağışı durdurmuştum, Darüşşafaka'yı tekrar başlattım, diğerlerini de tekrar başlatacak duruma dönerim umarım.
0
mutekebbir
(18.03.26)
Darüşşafaka +1
KEDV
Nesin vakfı
0
kobuzchu kiz
(18.03.26)
darüşşafaka sadece.
0
nathanieltroy
(18.03.26)
Türkiyeden Angel's farm sanctuary

Onun dışında friendsofunwantedrabbits, rabbitresidence, savesomebunny vs. vs. Tavşan sığınaklarına biraz biraz bağışım oluyor.

edit: bazen ogretmen tanidiklar yardima ihtiyaci olan icin bi bagis vs toplayinca ona da katiliyorum
0
aguen
(18.03.26)
Darüşşafaka +4
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
darüşşafaka
0
a7x
(19.03.26)
Encander.
0
auroraaurora
(19.03.26)
İHH
0
faberkastelli
(19.03.26)
Tema.

İnsandan umudu kestim.
+1
tiredofwaiting
(19.03.26)
Memleketimdeki aşevi.
Gerçekten fakirlere yemek dağıtıldığını görüyorum o sebeple güvenip düzenli bağış yapıyorum.
0
kaptan maydanoz
(19.03.26)
(3)

İstanbul'daki Özel Tiyatroların Oynadığı Sahneler

put it in your appropriate place
Hangilerine gidiyorsunuz? Anadolu ile Avrupa fark etmez.Baba SahneDasDasZorlu Psm
Hangilerine gidiyorsunuz? Anadolu ile Avrupa fark etmez.

Baba Sahne
DasDas
Zorlu Psm
0
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Moda Sahnesi
Oyun Atölyesi
DasDas
Nadiren CKM ve Zorlu
0
auroraaurora
(13.03.26)
Çok uzun zamandır sahneleri değil oyunları takip edip oynadıkları salonlara göre bilet alıyorum.
Baba sahne ve zorlu boykot, dasdas çok uzak diye nadiren giderim.

Moda sahnesini seviyorum, oyun atölyesi de güzel, sahne pulcherie seviyorum, ara sahne fena değil, Cihangir atölye sahnesi güzel.
İstediğim oyunları bu sahnelerden birinde görünce içim rahat bilet alırım.
0
mutekebbir
(13.03.26)
kumbaracı50
0
anlamlihatalar
(14.03.26)
(2)

Vietnam savaşı

yurtsuz john
Savaşı Vietnamlıların gözünden anlatan belgesel ve film tavsiyeniz var mı?
Savaşı Vietnamlıların gözünden anlatan belgesel ve film tavsiyeniz var mı?
0
yurtsuz john
(11.03.26)
Mubi’de Viet ve Nam var.
Zor bir film ama. Herkese hitap etmeyebilir.
0
auroraaurora
(11.03.26)
10 bölümlük "The Vietnam War" adlı mini belgesel serisi var, 2017 yapımı.

www.imdb.com

Ağırlıklı olarak Amerikalıların gözünden olayı anlatsa da Vietnam tarafını da gösteriyor. Hala izlemediysen tavsiye ederim, yapılmış en iyi Vietnam belgeseli olabilir.
0
gyroscope
(11.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-6
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(10)

Bebeğe hiç tatmadığımız şeylerden vermek?

eisberg
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin gelen
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin geleneklerinde olmayan" şeyleri vermenin sakıncası var mı?
0
eisberg
(10.03.26)
Bu saydıklarınız günümüzdeki pek yabancı değil. Ben çocukluğumda mangoyu en iyi ihtimalle televizyonda görmüşümdür. Şimdi semt pazarında almayanı dövüyorlar neredeyse. Hakeza yaban mersini de öyle. Chia tohumu zincir restoranlarda menülere gireli çok oldu. Ayrıca bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Bizim eve roka girmezdi mesela. Hala yemez annemler. Dışarıda yemeğin yanında gelince nevrim dönüyor. Nefret ediyorum. Bir de yekpare koymuyolar mı! Hah, çocuğunuz benim gibi olmasın istiyorsanız her şeyden tattırın bence.
+1
auroraaurora
(10.03.26)
Ben de tatlı patatesi oğlanın tadımları sırasında yemiştim ilk kez :) Gelecekten spoiler vereyim nasıl başlarsanız öyle gidiyor. Eşek sıpası eti sadece kuzu seviyor, en sevdiği meyve ejder mervesi, yoğurdunu yaban mersini ile yiyiyor. Anası pudra şekeri serperdi mesela kış günü yaban mersinini mi görmüş.
Sakıncası ona değil de sizin cebe olur olsa olsa.
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
sorunuza cevap: bir sakincasi oldugunu zannetmiyorum.
ama bu dönemsel cikan superfood olayi beni asiri irrite ediyor. cocuga her sabah keciboynuzu unundan muffin yapmaz, omletinin icine chia tohumu koymazsan cocuk gerizekali olacakmis gibi bir algi ve baski var. ek beslenmeye gecen cocuklar icin tarif veren kanallardan bu sebeple gercekten nefret ediyorum. abartisiz haliyle hislerimi nefret kelimesi tanimlar. insanlarin %90'i fakirlik sinirindan bir tik üstte yasiyor, asiri görgüsüzlük olmasi da bir yana, sanki herkes bir anthony bourdain yetistiriyor, o bicim tarifler.
cogu cocuk yemek seciyor. simdi secmese yuvaya baslayinca arkadasindan görüp seciyor. adventurous eater cocuk ben hayatim boyunca belki iki tane tanidim, onu da görünce sak diye anliyorsun zaten. marketteki sebzeyi meyveyi yese kafi. kicindaki beze dolduran cocugun refined palate sahibi olmasina gerek yok.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
ülkenin geleneksel ek gıdası çaya şeker atıp ekmek doğramaktı eskiden mesela çok mu iyi :) siz ne yapıyorsanız aynen devam edin, her nesil üzerine bir şey koyarak ilerliyor sonuçta. yani öyle olmalı. ejder meyvesini benim bebe de 7 aylıkken yiyodu hapur hupur :D
yine de keçiboynuzunu fazla kaçırmayın bazı doktorların erken ergenliğe soktuğu görüşü var. hurma özü, keçiboynuzu özü gibi özler yerine direk hurmanın kendisini verebilirsiniz.
+1
rayde
(10.03.26)
Bu işlere başlarken bizim doktor dedi ki siz sofrada ne yiyosanız ona adapte olması önemli. Kahvaltıda avokado yiyorsanız ona da verin, yemiyorsanız ona da gerek yok. Kahvaltıda yeşillik yiyosanız yeşillik kıyın verin gibi. O kadar makul o kadar benlik bir öneri ki harfiyen öyle yapıyorum. Bizim yediğimizden gayrı tuza şekere dikkat ediyorum.
Beslenme ihtiyaçlarının yanında o ailenin bi parçası olarak alışkanlıkları değerleri de şekilleniyor. Çok hoşuma gidiyor bizle birlikte bize benzer bişey olarak büyümesi.
Ha gelecekte müthiş egzotik siksok çekirdeği kahvesi içmeyi tercih eder kendi bilir. Ben düz çayımı içmeye devam ederim muhtemelen.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.26)
Ya ben sürekli superfood verilen bebeklere üzülüyorum. Reel hayatta karşılığını göremeyecekler. Çocuk büyüyecek ve ne yiyecek? Sen ben ne yiyorsak o. Bence asıl superfood ev yemeğidir. O kültüre topluma ait reel yiyeceklerdir.
Anaokulunda alerji listesinde gojiberry olan çocuk var ya. Sen ne ara yedin de alerjin çıktı.
Ben kızıma evde lor yapmadım, kendim ilik çırpmadım ya da sürekli chia vermedim. Şimdi içli köfte bile yiyen bir 18 aylık kendisi.
+6
wild honey suckle
(10.03.26)
Bana göre sürdürülebilir gelmiyor. Ek gıdaya başladığımızda bulamaç gibi labne avokado vermedim her şeyi kendi haliyle yedirdim şimdi maşallah çok iştahlı bir çocuk olmasa da biz ne yiyorsak onu yiyor.
+1
ekimoloji
(10.03.26)
hiçbir sakıncası yok bence, çeşitlilik iyidir. sadece şeyi yazmaya geldim, keçiboynuzu erken ergenliğe sebep olabilir çok seyrek vermek lazım verilecekse. yaban mersini de çok pestisit tutan yiyeceklerdendi diye hatırlıyorum, karbonatta falan bekletilebilir organik değilse
0
mezzosprite
(10.03.26)
Chia tohumunda protein var diyenlere yumurtadan fazla mı deyin.
Omega 3 var diyenlere "ALA'dan DHA'ya dönüşüm: Genellikle %1'den azdır (bazı kaynaklarda %0.01 - %1 olarak belirtilir)." deyin.

Tırnak içinde yazdığım cümleyi AI'a zorla söylettim. O da baştan bana Chia tohumu güzellemesi yapıyordu. :)

Yani @konuşma +1

Edit: Şimdi de "bitkisel beslenen kişiler için (vejetaryen/vegan) önemli bir kaynak yaratır. Hiç yoktan iyidir, ancak balığın yerini tutmaz" dedi.
Bu yapay zekalarla sohbet için konuya vakıf olmak lazım. Yoksa yanlış bilgi veriyorlar.

"Günlük ihtiyacın 10 katı omega 3" ten "hiç yoktan iyidir"e evrildi gerizekalı.
0
Mirket
(10.03.26)
annemize sorsak avakadonun ne olduğunu bilmez. biz de bilmezdik. ama çocuk olunca ek gıda döneminde millet avakado veriyor. ne mana anlamıyorum. çoğu doktor zaten bunun gereksiz olduğunu söylüyor. siz ne yiyorsanız çocuk da onu yesin. sürdürülebilir değil zaten.
bizimki kreşe başladı mesela. kahvaltıda peynir, zeytin, omlet vs. bizden her gün bir meyve istiyorlar. elma, portakal, armut... yani çocuk ileride bunlarla karşılaşacak.
pankek yapıyorlar mesela sanmıyorum keçiboynuzu unu kullandıklarını.
diğer meyveler kötü mango çok besleyici desek öyle bi durum da yok.
ha sakıncası var mı, yok. ama gerek de yok.
0
elorelia
(11.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(3)

iftar mekan öneri

deartheodosia
düşünülen yerler aliee ve olden 1545’ti ama ikisi de olmadı. benzer önerileriniz var mı bu çevrelerde? teşekkürler
düşünülen yerler aliee ve olden 1545’ti ama ikisi de olmadı. benzer önerileriniz var mı bu çevrelerde? teşekkürler
-1
deartheodosia
(03.03.26)
Sarnıç geldi aklıma.
0
auroraaurora
(03.03.26)
Zennup
0
kumandanim
(03.03.26)
Bu oruç fakirlerin halini anlamak için değil miydi ağa millet restorant beğenmiyor. Tüm mekanlar full+full. İftarı unutup AVM'de yerim ne de olsa dedim ulan bir gittim oturacak yer yok. Makarnacı da boşluk vardı makarna yedik donduk.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(19)

Sac kesimine kac para veriyosunuz

Kittie
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.Napsam versem mi bi 1500-2000.Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.
Napsam versem mi bi 1500-2000.

Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
📊 Kuafor fiyatlari nasil sizce?

Bu anket sona erdi. 35 oy kullanıldı.

0
Kittie
(02.03.26)
500 erkek
-1
grimavi
(02.03.26)
Erkek 900 uzun saç.
-1
anon1m
(02.03.26)
ben fönle 1600 mü ne vermiştim 1,5 ay önce

çok çok çok çok
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Esentepe'de bir pasajda 800 verdim geçen ay.
0
auroraaurora
(02.03.26)
saç-sakal 700 veriyorum. 30 senelik berberim. başkasına 1000 liradan aşağı kesmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
son 1.5 yıldır evde kendim hallediyorum. parasını geçtim aptal berber muhabbetinden sıkıldım. ayrıca asla istediğim gibi kesemiyorlar saçımı sakalımı.
0
scudman1
(02.03.26)
Fönle beraber 2500 verdim 2 ay önce

Kesim ücreti çok gözüme batmıyor da röfleye gelen zam üzüyor:')
0
kullanicadi
(02.03.26)
Saç sakal kesme yıkama 1200 oldu geçen ay.


eksileyen berberim galiba :))))))
-1
kumandanim
(02.03.26)
saç, sakal, dandik kil maskesi, omuz kütürdetme, parmak kıtlatma, yüze sıcak havlu basma, hepsi 500. ankara kızılay'da normal berber dükkanı.

edit: 400 imiş, yanlış hatırlamışım.
0
kibritsuyu
(02.03.26)
500 kadin Ankara
0
kassiopeia
(02.03.26)
Türkiye’nin en küçük illerinden birindeyim şu an ve burada da mahalle kuaförü diyemeyeceğimiz iyi bir kadın kuaföründe bin tl dediler.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
Fiyatlar aşırı, tamam emektir, her şey pahalıdır ama biraz da gelinen noktayı mazeret gösterip fiyatları uçuruyorlar gibi.

Ben kaş+manikür+pedikür için perpada bir yere gidiyorum hepsine 2.000 veriyorum çok memnunum, yıllardır aynı yere gittiğim için başka yerde fiyatlar nasıl bilmiyorum.

Saç için Levent'te bir yere gidiyorum;
Genel kesim + fön 3.000 bunu çok sık yaptırmıyorum, düzenli olarak kahkül kesimine gidiyorum 1.000.
Burası mesela bana çok fazla geliyor ama memnun olduğum için mecbur.
+1
mutekebbir
(02.03.26)
450 tl kadın/Ümr-Ist/mahalle kuaförü
kestigi saçı da fönlemeden bırakmıyor zaten o da ücrete dahil.
+1
beetlejuice
(02.03.26)
İzmir, geçen yıl fancy kuaföre 1500 lira vermiştim, 1-2 ay önce mahallemdeki kuaförde 600 liraya kestirdim saçımı.
0
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Erkek 800.
Zaten saçım kısa 3e vurduruyorum. Sakalla birlikte bu fiyatı veriyorum.
-1
anatomik
(02.03.26)
Cevaplar asabımı bozdu.
3 gün önce saç sakal yıkama falan derken 1300 verdim. Öyle şekil şükül bir yer falan değil, dümdüz berber. 15-16 senedir gittiğim adam. Sana laflar hazırladım oğuz abi.
Kadıköy.
-1
cay koy geliyorum
(02.03.26)
750 lira saç+ sakal trim + kil maskesi + yıkama. erkek.
0
elektr10
(02.03.26)
saç kesimi kaş bıyık 1000 tl verdim geçen hafta bugün, mahalle kuaförü sayılır
0
mezzosprite
(02.03.26)
Erkek kişisi 1.300 vermiştim Ocak ayında. Saç sakal
0
put it in your appropriate place
(02.03.26)
(17)

Saç nasıl uzar?

Kahvedesu
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
0
Kahvedesu
(27.02.26)
Kestirmeyince/kesmeyince kendiliğinden uzuyor, bende öyle oldu en azından, ekstra bir şey yapmadım.
+1
kizil karga
(27.02.26)
Karga -1

2-3 ayda bir kestirmeniz lazım hızlı ve sağlıklı uzaması için.
0
auroraaurora
(27.02.26)
Biberiye suyu falan diyorlar? Yağı var.
+1
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
her gün yıkamak uzatır ama sonra buna alışmasın.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Demir, çinko, B12 ve D vitamini seviyelerine baktırıp eğer bunlar eksikse takviye kullanmak. Protein ağırlıklı beslenmek.

Bakım yağları, biberiye suları falan aman aman fayda sağlamıyor. En azından benim deneyimim o yönde
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Bu da uzatır.

www.narecza.com

erkek versiyonunu kullanıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.26)
İlaç da kullanmam ya:)) Uzamıyorsa, dışa dönmesine çözüm bulalım.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
biotin 5000 mg
çiğ kabak çekirdeği
çiğ kaju
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Bekleyerek uzar,başka yolu yok.1-2 yıl sabredeceksin.saçı beline kadar erkek tarafıyım.
0
duptıs
(27.02.26)
Belime değil, Kulak memesinin altına gelsin ya.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
Tamam arıyorum şimdi en kısa sürede gelsin diye.

Sakın kuaföre gitme,kırık alıyprum diye kuşa çevirirler yine.sal kendi haline.bırak yanları kabarsın ,taç al bir tane maymun jackson donemini onunla atlat.yaz ortasına bu iş tamam olur.
0
duptıs
(27.02.26)
wax diye bi ürün vardı
-1
iwillsee
(27.02.26)
Saç uzaması için ilaç kullanmak değil aslında. Çinko, demir ve birkaç vitamin zımbırtısından sonra tırnaklarımın kırılması vs durup saçlarım daha hızlı daha güzel uzamaya başlamıştı. Değerlerinize de bu bahaneyle baktırmış olursunuz. Özellikle tırnak için neler neler yapmıştım da işe yaramamıştı. İki vitaminle çözülüyormuş meğerse.
Diğer önerim sık ılık suyla yıkamak. Bence su uzatıyor saçı.
Sonuncu önerim de medikal şeyler yaptırmanız. Bunların fiyatı uçuk ama işe yarıyorlar ya. Kök hücresi de yarıyor prpsi de. Hiçbiri saça boğmuyor insanı okey de, eldekini en iyi yapıyor işte.
0
asue
(27.02.26)
Önerilerim;
Şampuana E,D,B vitaminleri eklemek.
Bioxcin Argan Yağı ve Biberiye sütü kullanmak.

Süt ve yağı aynı anda kullanmıyorum ikisini de nemli saça kullandığım için dönüşümlü gidiyorum, saçımı her gün yıkamıyorum bir iki gün kendi yağıyla durmasına da izin veriyorum.
Saçlarım çok hızlı uzar o kadar hızlı uzuyor ki utanmasam kahküllerimi 10 günde bir kısaltacağım, direnip gözümün altına gelene kadar bekliyorum :/
0
mutekebbir
(27.02.26)
Link verdiğim ilaç değil. Şişkotluk yapma al.
0
gabe h coud
(27.02.26)
haftada 1-2 defa susam yağı sür yarım saat bekle sonra şampuanla yıka
saçı besler gürleşir ve uzar . sonra bana teşekkür edersin .

revigen şampuan öneririm internette eczanelerden daha ucuz ben de hep internetten alıyorum .
0
devilone
(27.02.26)
Kafayı öne eğip gece yatmadan masaj yapmak ve saç derisini uyarmak kesinlikle uzamayi hızlandırıyor. Hem gevşetici de oluyor, deneyiniz.
0
buzbebek
(28.02.26)
(32)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri gördük. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+5
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(8)

Dyson hava temizleyicileri kullananlar

selamun aleykum kitty
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
0
selamun aleykum kitty
(26.02.26)
Tam yanıt olmasa da bacasız aspiratör takıp karbon filtre kullanırsanız (yani havayı filtreden geçirip yine mutfağa verecek) bu da işe yarayabilir ve muhtemelen daha ucuza gelir.

edit: biraz fiyatlara baktım da Dyson muhakkak iyidir fakat o fiyatlar ne öyle? sharkninja fiyat/performans açısından iyi görünüyor ama ben olsam dediğim gibi 2000 liraya ucuz bir aspiratör alır karbon filtre takarım. pahalı cihazların da yaptığı temelde aynı şey; havayı bir filtre içinden geçiren basit bir motor düzeneği. yazık günah.
0
orient blue
(26.02.26)
Philips'inki var bende. Yemek kokusunu yok etmek için de kullanıyorum. Hızlı sonuç vermiyor ve aspiratörün yerini tutmuyor, ama nihayetinde ferahlatıyor evi.
0
auroraaurora
(26.02.26)
www.sharkninja.com.tr
mutfağınız çok büyük değilse bu gayet iyi. büyükse bunun üst modelleri bakılabilir.

yapay zeka çok detaylı yanıt veriyor. biz de dyson araştırıyorduk ama buna yönlendirdi. odalarda kullanıyoruz ama şimdi sordum, mutfak kokusunu temizlemek için uygun dedi. üstelik filtre ömrü açısından piyasadaki en mantıklı marka buymuş. içinde koku adaptörü de var.
-2
elorelia
(26.02.26)
karbon filtreli tüm temizleyiciler kokuyu alacaktır. markadan bağımsız.
+2
kisa
(26.02.26)
pandemide dyson'ın hava temizleyicisinden aldım. bize arkadaşımın köpeği geldiğinde bile ağız kokusunu algılayıp hızlıca çalıştırıyordu kendini ve gerçekten de havayı temizliyordu. yemek kokusu duyduğunda da direkt algılıyor. cep telefonun uygulamasından da evin hava kalitesini ölçümleyebiliyorsun.

ama maalesef 2 kere ürünü geri göndermek zorunda kaldım. birincisinde dönen başlığı dönmemeye başladı. ikincisinde de kumandası çalışmadı. aslında hep yenisini almak istedim memnundum çünkü ama pandemiden dolayı ellerinde stok kalmamıştı ve alamamıştım.

kısacası ben çok memnundum aslında. ama dreame, shark ninja ve philips övenler de var. kullanıcı yorumlarına bir bakın onların da isterseniz.
0
elektr10
(26.02.26)
yav her şeyi yapay zekaya sormaktan vazgeçin biraz okuyun izleyin araştırın. yapay zeka bunu dedi diye ürün alınmaz. shark hava temizleyiciler hakkında olumlu yorumdan cok olumsuz yorum var. kimse shark'ın hava temizleyicilerini önermiyor. shark'ta bluetooth yok. Dijital fonksiyon yok. Sessiz mode, uyku modu, genel mod gibi opsiyon seçenekleri yok. havasız ortamda filtreleri açıyor ve aşırı ses cıkarıyor. shark'larda en büyük sorun zaten ses sorunu.

xioami alabilirsin. fiyat permormans ürünü. arkadaşlarımda var. ve hepsi memnun. evde olmasan bile uzaktan kontrol edebiliyorsun. çok sessiz çalısıyor ve hafif.
-1
Başka
(26.02.26)
@başka

bundan sonra bi şey almadan önce sana soracağım o zaman.

hava temizleyen cihazda bluetooth aramıyorum zaten. hava temizleyici telefondan kontrol etmek gibi bir amacım yok. sence alırken bu özellik var mı yok mu, kontrol etmemiş olabilir miyim? sence biri 4 bin (ben alırken o fiyattı) biri 30 küsür bin tl olan iki cihaz arasında kullanım kolaylığı açısından bir fark olduğunu tahmin etmemiş olabilir miyim? sence cihazdaki mod ayarları neler, benim ihtiyacımı karşılıyor mu, çocuk uyutmaya çalıştığım odada hayvan gibi ses çıkarıyor mu diye bakmamış olabilir miyim?

uyumadan önce yüksek modda açıp yeterli hava kalitesini sağladıktan sonra mod 2ye düşürdükten sonra cihaz ses filan yapmıyor ayrıca. yüksek modda tabi ki ses çıkarıyor. evet cihazın ayarını değiştirmek, kapatmak için ayağa kalkmak gerekiyor. ve evet tabi ki bu durumu almadan önce biliyordum. kaynak; yapay zeka. eskiden google'dan araştırmıyor muyduk yahu. yani ben bu cihaz dyson'ın sağladığı her şeyi sağlıyor demiş miyim? hayır. mutfak kokusu için uygun mu demiş. yapay zekaya sormuşum. kaldı ki bu cihazdan evimde iki tane var. kullanım tecrübem de var. ama yanıltmamak için yine de teyit etmişim. kalanı zaten kişi araştırıp öğrenir.
0
elorelia
(26.02.26)
karcher öneriyorum. harika bir şey.
+2
klassno
(26.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(7)

Nakliyatçılara Bahşiş

bradshaw
Veriyor musunuz?Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
Veriyor musunuz?

Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
0
bradshaw
(24.02.26)
ben bi kere suriyelilere vermiştim, belliydi adamı 3 kuruşa çalıştırdığı birer sigara parası atmıştım.
0
kveldulv
(24.02.26)
Yemek soyledigimiz icin vermedik firma sahibi bizi boyle yonlendirmisti
0
eja
(24.02.26)
veriyorum. uzun zamandır taşınmadım ama kaç kişi geldiğine göre değişir. min 200'er, az kişiyse ve memnun kaldıysam 300/400'er veririm.

bir kere de bulaşık makinemi düşüp kırdıkları için vermemiştim. taşıyan çocuk da türkmendi, çok da suçu yoktu ve çok üzüldü. evde eski bir gitar vardı, baktım taşırken onunla ilgileniyor. gitarı ona hediye ettim. bulaşık makinesi de çok yeni değildi zaten değiştirecektim. onu da onlara verdim hurdacıya satsınlar diye.
+1
awlmi
(24.02.26)
neden vereyim? zaten taşınmak için para veriyorum. yapılması için para verdiğim bir iş için neden extra para vereyim? ama emekçi karşılığını almıyor gibi bahaneler benimle alakalı değil. hangi birimiz hak ettiğinin karşılığını alıyor bu ülke sınırları içinde.
+3
scudman1
(24.02.26)
Hep verdim. Yazık, günah.
0
gabe h coud
(24.02.26)
Isini ekstra ozenli yapana veriyorum. Standart yapana vermiyorum.
0
aguen
(24.02.26)
Market ve lokanta kuryeleri dışında bahşiş veriyorum. Zaten komisyon alınıyor müşteriden online siparişlerde.
Nakliyeci, arabanın camını silen pompacı, kazıkçı olmayan kuaför... Bunlara veririm.

Ramazan davulcusuna da asla bahşiş vermem. Ama şunu görüp yarıldığım için bu sene bir istisna yapabilirim.
hizliresim.com
0
auroraaurora
(25.02.26)
(10)

Sinematografik olarak ilginc filmler

mirafiori
Mesela Safdie kardeşlerin 'candid' kamera kullanımı, doğal hareketlerle çekmeleri, agresif grainli film kullanmaları, Tele lenslerle uzaktan takip sahneleri veya dar alanlarlarda öznenin dibine girmeleri gibi. Good time'daki araba takip sahneleri de ilginçti, GTA gibi.Ya da one battle after another'
Mesela Safdie kardeşlerin 'candid' kamera kullanımı, doğal hareketlerle çekmeleri, agresif grainli film kullanmaları, Tele lenslerle uzaktan takip sahneleri veya dar alanlarlarda öznenin dibine girmeleri gibi. Good time'daki araba takip sahneleri de ilginçti, GTA gibi.
Ya da one battle after another'daki araba takip sahnesi gibi, gereksiz uzun denilebilecek sekanslar kullanılması, yine uzaktan yapılan çekimler.
Ya da Wong Kar Wai gibi süper geniş açı kullanımı
Lanthimos da benzer geniş açıları kullanıyor.

Böyle değişik bulduğunuz, çekim detayları kendisini belli eden filmler aklınıza gelirse yazabilirsiniz.
+3
mirafiori
(23.02.26)
Sinemadan pek anlamam, ilginç sayılır mı onu da bilmiyorum ama Wes Anderson filmleri deyip gidiyorum.
+1
a perfect lie
(23.02.26)
5 dklik bir bölümünde tek kamera cekim akimini costuran ve bu sayede oscar alan "el secreto de sus ojos". Ve onun yolundan giden "1917", Sam Mendes filmi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
tamamı tek plandan oluşan 96 dakikalık russian ark vardı, ermitaj müzesinde geçiyordu ama çekim tekniğine bu kadar saplanıp kalınca filme konsantre olup konuyu anlayamamıştım.
0
phoarbix
(23.02.26)
Tam aradığınıza uyar mı bilmiyorum ama Lars von Trier'in Dogville (2003), kapalı alanda (tiyatro sahnesi gibi) duvarların olmadığı, onun yerine yere çizilen tebeşir çizgileriyle sınırların belirlendiği bir film. Yanlış hatırlamıyorsam okuduğum bir yerde dekorlarla sahnelerin kurulması yerine dünya zaten bir sahne anlayışıyla film çekilmiş.
+1
Amaranta ursula
(23.02.26)
Mommy. Görüntü oranı ana karakterin ruh haline göre daralıp genişliyordu yanlış hatırlamıyorsam.
0
auroraaurora
(23.02.26)
Children of men'deki araba sahnesini çok severim.
Poor Things ve Favorite'taki balıkgözü açıyı severim.
Midsommar'da tepeden çekilen dans sahnesi...
Barry London kapalı alan çekimleri, gerçekten ışıksız, mum ışığında çekildi diye kalmış aklımda çok başarılıydı.
0
mutekebbir
(23.02.26)
The green knight. kullandıkları farklı bir lensten dolayı ölçek farklı algılanıyordu.
0
eileengray
(23.02.26)
climax: kamera rahat durmuyor. dönüyor, yer yer kesilmeden ilerliyor. Olan biteni diyalogdan çok kamerayla hissettiriyor film. spoiler vermeyim ama karakterlerin başlarına gelenler kamera çelimiyle iyi anlatılmış. dans sahnesi çekimleri de ilginç

enter the void filminde de baya saykodelik çekimler var. kamera, tokyo sokaklarında karakterin yanında, üstünde uçuyor vs.

requiem for a dream: kamera ve montaj öyle agresif ki, uyuşturucunun etkisini direk gözlerinin önüne seriyor. hızlı yakın çekimler ve kesmelerle kafayı allak bullak ediyor

buried filmi sadece tabut içinde geçiyor. bu kadar kısıtlı mekan ve açı çekimi ilginç baya. youtube'da "making of" videosu var (2 bölüm):
www.youtube.com

the lighthouse: old-school lens ve kareye yakın dar format çekimi alışılmışın dışında. aynı zamanda modern zamanlarda yapılmış siyah-beyaz bir film

leos carax filmleri olabilir. uzun aradan sonra uzun metrajlı film olarak holy motors ile dönmüştü. sürekli değişen lensler, açılar ve bakış açıları var. fimle ilgili şöyle bir makale var okumak istersen (spoiler içerebilir):
cleojournal.com

bonus:
contact filmindeki ayna sahnesi:
www.youtube.com
+3
ermanen
(23.02.26)
the fall (2006)
0
lonelycowboy
(24.02.26)
True Detective'de de sanırım dizi tarihinin en uzun plan sekans sahnesi vardı. Hangi bölümü hatırlamıyorum.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-1
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(5)

Son 6 ay

rakicandir
Son 6 ay boyunca yeryüzünden bir hayli uzaklaşmıştım. Ne bir film, ne bir dizi, ne de kitap okudum. Bu son 6 ay içinde kayda değer izlediğiniz/okuduğunuz ne oldu? En son Pluribus'a başlamıştım, yarısında kalmışım onun da.Teşekkürler şimdiden.
Son 6 ay boyunca yeryüzünden bir hayli uzaklaşmıştım. Ne bir film, ne bir dizi, ne de kitap okudum.
Bu son 6 ay içinde kayda değer izlediğiniz/okuduğunuz ne oldu? En son Pluribus'a başlamıştım, yarısında kalmışım onun da.

Teşekkürler şimdiden.
0
rakicandir
(22.02.26)
shrinking.

eglenceli bir dizi.
bir de muhtesem ms. maisel. harikaydi.
0
buenosdias
(22.02.26)
Shrinking +1 üçüncü sezonu güzel devam ediyor.
Masumiyet Müzesi çıktı, beğenen de çok beğenmeyen de.
İlk ve Son'un yeni sezonunu izliyorum. Biraz daha toparlamaya başladı gibi.
0
black holes in the sky
(22.02.26)
Netflix'ten:
Monster: Ed Gein Story
House of Guinness
Las Muertas
Dept. Q
0
auroraaurora
(23.02.26)
oscar adayı filmlerden; Frankenstein, Bugonia, One Battle After Another ve Train Dreams izledim.
Dizi olarak G.o.t(tekrar), Pluribus, masumiyet müzesi, Bridgerton, izledim.
The knight of seven kingdoms ve Stranger things izliyorum şu anda da.
Akşama da "Eden" diye bir film attım listeye onu izleyeceğim.

Kitap olarak şu an Anna Karenina 1.cilt okuyorum. aynı anda birkaç farklı tür kitap okumayı sevdiğimden bir yandan da intermezzoyu okuyorum.
0
Kediyi üzdün
(23.02.26)
film:
28 years later (2025)
28 years later: the bone temple (2026)

uzun yıllar sonra, 28 days later ve 28 weeks later'ın devamı olan böyle peşpeşe devam filmleri geldi. başarılı baya
0
ermanen
(23.02.26)
(7)

Dili agir olmayan ingilizce kurgu dışı/ kuram kitap önerisi

japon balığı
Seviyesi b2 civarında olan birine ne okumasını önerirsiniz. Biraz ilgi çekici olursa tadından yenmez.
Seviyesi b2 civarında olan birine ne okumasını önerirsiniz. Biraz ilgi çekici olursa tadından yenmez.
0
japon balığı
(20.02.26)
kaset
(20.02.26)
Mary Roach olabilir belki?
0
peki madem
(20.02.26)
Tarihe ilginiz varsa:
Destiny Disrupted: A History of the World Through Islamic Eyes
0
auroraaurora
(20.02.26)
Factfulness
0
Purple life
(20.02.26)
hocam kurgu disi icin ilgilendiginiz konu onemli. ne tur seviyorsunuz tarih, felsefe, bilim, sosyoloji, ekonomi ona gore yazar insanlar.
0
antikadimag
(20.02.26)
@antikadimag
Sosyoloji, siyaset bilimi, politika
0
🌸japon balığı
(20.02.26)
guy debord- the society of the spectacle. neredeyse manifesto gibi cümle cümle ayrılmış bir kitap.
0
eileengray
(21.02.26)
(2)

Dışarıdayken terleme ve terin kuruması ilgili birkaç soru

put it in your appropriate place
Bir süredir dışarıdayken normalin üzerinde terliyorum ve bu ter üzerimde kuruyor. İçime sadece bir tane kolsuz atlet giyiyorum.1) Islak kıyafetle rüzgar yiyip üşütmekten ve hastalanmak. Zira dışarı bir çıkıyorum, 3-5 saat dışarıdayım. Oraya git, buraya dön. Yanımda sürekli atlet taşımakla da olmuyor
Bir süredir dışarıdayken normalin üzerinde terliyorum ve bu ter üzerimde kuruyor. İçime sadece bir tane kolsuz atlet giyiyorum.

1) Islak kıyafetle rüzgar yiyip üşütmekten ve hastalanmak. Zira dışarı bir çıkıyorum, 3-5 saat dışarıdayım. Oraya git, buraya dön. Yanımda sürekli atlet taşımakla da olmuyor. Bir restoranta oturacağım, montu çıkartıyorum haliyle. İçeride olunca problem değil ama her zaman rast gitmiyor, rüzgar yiyorsun haliyle.

2) Ter; gömleğe, tişörte geçiyor. Bunun önüne geçmek için içime iki tane mi atlet giymeliyim?
Biraz ilk yazdığımda bağlı. Haftasonu yürüyorum mesela. Kafeye gidiyorum ter geçmiş tişörte veya gömleğe. Kötü görüntü oluyor haliyle.

İş yerinde ara ara dış göreve çıkıyorum. Araba ile gidip geliyorum. Ofise bir geliyorum, terlemişim, üstüne ter gömleğe geçmiş.

Hareketsiz bir insanda değilim, iki adımda yürüdüğümde terliyim. Ne yapayım, ne önerirsiniz?
0
put it in your appropriate place
(18.02.26)
Ter tutmayan sentetik kumaşlar tercih etmeniz gerekiyor. Pamuk sizin dostunuz değil.
0
auroraaurora
(18.02.26)
Termal içlik deneyebilirsiniz, rüzgar geçirmez, teri de dışarı geçirmez ama sıcak tutacağı için terlemeyi artırabilir.
Rüzgarı önlemek için rüzgar geçirmez bir şeyler deneyebilirsiniz.

Sıcak tutan termal içliklere alternatifler vardır tahminim, yani teri çok geçirmeyen ama ısıtmaktan çok ısıyı tutmaya yönelik, sporcu içlikleri gibi bir şey olabilir.
0
atom karincanin torunu
(18.02.26)
(12)

Doktorlara ne söylemek isterdiniz?

suicmeyenadam
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı? ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı?

ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı laboratuvar testler önerilmesi sizi rahatsız eder mi yoksa sar ordan bir paket mi?

teşekkürler.
+1
suicmeyenadam
(17.02.26)
Hasta ve hasta yakınlarına karşı nazik olmaları gerektiğini söylemek isterim
-1
rock n roll
(17.02.26)
hekim,
tanrınin yeryüzündeki elleri gibi diyor,
öyle davranin,
paraci olmayin.
0
designer
(17.02.26)
sizli bizli konuşalım.

gereksizse pahalı testler istemeyin lütfennnnn.
+1
art cat chocolate
(17.02.26)
Doktor hasta ilişkisi yoksa veya sadece hastane /muayenehane ile sınırlı ise, bunun yerini ilaç şirketleri ile doktor ilişkisi alma ihtimali yüksektir .
Doktor ile hasta ilişkini olumlu yönde geliştirecek bir şey varsa doktorun hastasını tedavi sürecinde takip etmesidir.
Gözden kaçan şeylerden biri de batı tıbbı ile doğu tıbbı arasındaki farkı bir türlü göremememiz ve yanı başımızdaki bitkilerin faydalarından etkilerinden kesinlikle bi-haber olmamız .
Bir de önleyici hekimlik konusunda büyük eksiliğimiz var . Çoğunlukla hastalık/ rahatsızlık yaşandıktan sonra tedaviye başlanıyor . Oysa hastalık riskini arttıran etkileri azaltıcı nedenlere yönelmek lazım .
Doktara / hastaneye giden eve geldikten sonra adeta hastalığını unutmuş halde artık yaptığı masrafı konuşur oldu. yıllar yılı ilaç kullanmayı " tedavi olmak " zannettik.
-1
diyecevaplandı
(17.02.26)
bizi müşteri olarak görmeseler iyi olur.
0
erty_ksk
(17.02.26)
üniversite hastanesi hekimlerine:
- bölümler arası kavgayı bitirin
- dönem V ve üstüne jürilerde acımayın, iyice öğrensinler
- her bölümün daha çok yatağı olsun

edit: @nundu’nun düzeltmesiyle dönem IV demek istiyormuşum, not düşelim.

sosyal medyada ve çevrede tıp eğitimi almadan uzmanlık taslayan insanların daha iyi denetlenmesini talep ediyorum. 2 yıllık program mezunları teşhis için hekimlerden önce kendilerine yönlendiriyorlar. denetleme mekanizmaları gelişmeli.

tüm hekimler özellikle muayenehanelerinde ve bu çakma uzmanlar hizmetlerinde fatura kesmeli, vergi kaçırmamalı.

tüm hekimler hastasına holistic yaklaşmalı. yaşam şekli, beslenme, alışkanlıklar, semptomlar hepsi bir arada. eğer plasebo sorunu çözüyorsa bırakın çözsün. illa ki ilaç dayamayın.

ilk çözüm her zaman ameliyat olmayabilir, ameliyat o kadar basit olmamalı. özellikle ortopedistlere bu cümlem.
0
eileengray
(17.02.26)
Ödediğim ücret veya aldığınız maaş karşılığı, bana, ihtisasınıza ilişkin hizmet üretmekle görevli bireysiniz. Bana yaklaşımınız ve tavrınız bu minvalde olmalı.

Raporlu ilacımın üç aylık dozunu reçete etsin diye gittiğim en az on yaş küçüğüm edepsiz, bana 'sen' dediydi de içimden, birkaç kez ona kadar saymam gerekmişti.
-6
Mirket
(18.02.26)
olabildiğince sekreter vs filan kullansınlar, fazla yorulmasınlar.

ben doktorların bana açıklama yapmasını seviyorum. mesela ciğerimi dinliyorsa ciğerimi dinlediğini söylesin, kalbini dinliyorum, ritmi iyi filan gibi.

dişimi yapan doktorum var, bana diyor ki şimdi minedeyim, sinire geldik, burada şöyle bir dolgu uyguluyorum...

geçen aylarda kan tahlili yaptırdım, doktor demir eksikliği konusunda bir şey yok dedi, tahlil sonucunu arkadaşıma gönderdim, hemen karbonhidratı azalt, diyabetle ilgili değer ortayı geçmiş dedi. mesela normalde tahlili alan doktor değer aralığında normal gözüyle baktı.
+1
hoot
(18.02.26)
Özellikle belli bir yaşın üstündekilerin güncel çalışmaları ve araştırmaları takip etmesini / edebilmesini istiyorum.
0
auroraaurora
(18.02.26)
bence doktorlar aslında kibar insanlar, en azından genç asistan olanları öyle. ama muhtemeln iş yoğunluğundan biraz tepeleri atıyo. bana hep kibar davranıldı ama sekreterlerin inanılmaz burnu havada. sekreter ve hemşireleri uyarmalarını isterdim. doktorun bile girmediği havaya onlar giriyo. pahalı test ise gerekliyse tabi ki önerilsin.
+2
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Kesinlik yoksa yapilan akil yurutmedir ve akil yurutmelerini gizli degil danisanla paylasarak yapmalarini tercih ederim. Bu danisanin katki saglamasina olanak tanir, danisanin kararini daha saglikli almasini saglar ve baska bir yerde, baska bir zaman, baska bir doktorla daha hizli surecler yaratir. Ayrica sistemin dislisi olmamalarini umarim.
0
osssy
(18.02.26)
üniversite ve devlet hastanesinde henüz yüzüme bakıp da konuşan bi doktora denk gelmedim. yaşım da epey var.

geçen hafta özel hastanede bi ameliyat oldum burnumdan, ameliyat sonrası kanamam durmadı. üç hemşire başımda nöbet tuttu resmen doktor gelene kadar. doktor geldi, inceledi ve tekrar ameliyata alındım. devlet hastanesinde olsam neyle karşılaşırdım bilmiyorum.

ben ilk önce devlet hastanesine gidiyorum bi şey olduğunda. bi işlem gerekiyorsa da neyse parası verip özele. işin garip tarafı en son gittiğim devlet hastanesindeki doktor daha yeni özelden devlete geçmiş, ve inanır mısınız o da konuşurken artık insanların yüzlerine bakmıyor. çok tuhaf.
0
antihero
(22.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(2)

Ashwagandha bulmak

strawberry first
Merhaba,Vücuttaki inflamasyon ve kortizol seviyesini düşürmek için ashwagandha almak istiyorum. Withanolide oranı %5 veya daha yüksek olursa iyi olur.Trendyol ve hb'da ashwagandha yazdığımda ya bulmuyor ya da saçma bir iki ürün gösteriyor. Marka +anahtar kelime yazarsam o zaman pek çok buluyor ama s
Merhaba,
Vücuttaki inflamasyon ve kortizol seviyesini düşürmek için ashwagandha almak istiyorum. Withanolide oranı %5 veya daha yüksek olursa iyi olur.
Trendyol ve hb'da ashwagandha yazdığımda ya bulmuyor ya da saçma bir iki ürün gösteriyor. Marka +anahtar kelime yazarsam o zaman pek çok buluyor ama sadece o markanın ürünleri oluyor. Anlamadım neden?

Yazdığım özellikte ürünü bulmama yardımcı olur musunuz?

Ashwagandha tablet Form, withanolide oranı %5+

Not :chatgpt'nin bulduğu markalar yurtdışı, verdiği linkler bozuk, kırık, saçma

Teşekkürler.
0
strawberry first
(15.02.26)
Anladığım ksm-66 istiyorsun. Malesef Türkiye'de çok sıkıntı gibi, ben de kuzenime yurtdışından getirdim çünkü fiyatlar 100€-127€ falan Türkiye'de ama Avrupa'da 20€ falan.
Ksm-66 birkaç tane buldum google'de iyi mi değil mi bilemem ama fiyatlari Avrupa'nın 4-5 katı hep.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
Ben aşağıdakini alıyorum. Türkiye'de satışı olan başka bulamadım.

www.trendyol.com
0
auroraaurora
(16.02.26)
(13)

Bayat eşiğiniz nedir?

yurtsuz john
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
0
yurtsuz john
(14.02.26)
1 normal
2 taze son gün
3 bayat
4 büyük ihtimal çöp.
Yemeğe bağlı
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
3 güne kadar kafam rahat yerim, 5 e kadar da bir şey olmaz diyerek yerim *swh
-1
belkider
(14.02.26)
yapıldıktan sonraki 2. gün yenilmediyse atarım.
bu süre içinde de bir kez ısıtır, artan varsa yine atarım.
pişirme ve yeme konusunda buna göre planlama yaptığımdan neredeyse hiç atmıyorum ama.

eski bir patronum, dolapta bekleyen şeyler için "yiyecekseniz bi bakın, bozulduysa ben yerim" derdi. maşallah donuz gibi adamdı..
0
lil siztah
(14.02.26)
Yemekleri yapıp dolaba koyarız. Ertesi gün yiyeceğimiz kadar ısıtıp isitmadigimizi ertesi güne saklariz. Yani üç güne kadar yolu var.
+1
egerbiryolcu
(14.02.26)
Hanıma kalırsa 2 bana kalirsa 5 den sonra atarım
+2
mirty
(14.02.26)
Yemeğin önce kokusundan sonra tadından anlaşılıyor. Yemeğine ve nasıl sakladığına göre değişir. Zeytinyağlılar dolapta 1 hafta rahat bekliyor
0
grimavi
(14.02.26)
Bozulmadıysa tazedir.
0
auroraaurora
(14.02.26)
Koklarım, kötü kokmuyorsa tadarım, ekşimemişse yerim.

Son kullanma tarihi geçmiş ürüne de aynı tarifeyi uygular, ekşime kokma yoksa gömerim. B.k boğazlı bir adamım.
0
kibritsuyu
(14.02.26)
Bozulmadığı sürece gömerim, bulamayanlarlar var hakka giremem.
0
baldan kaymak
(14.02.26)
genelde 3 günde bitiyo ama bitmemişse 4. gün de yiyorum. hep dolapta duruyo tabii. yiyeceğim kadarını ısıtıyorum.
0
spirit crusher
(15.02.26)
3-4 gun yiyoruz rahat.
mis gibi tencere yemegini 3 gun sonra dokeceksek ona para yetmez.
0
cooperr
(15.02.26)
Psikolojik olarak 3 gün ok dir sonra atarım. Yemeden önce bi koklarım tabi hep.
0
basond
(15.02.26)
Oğluma günlük taze yediririm ısıtılmış yedirmem.
Kendimize de sadece dünden kalanı yeriz daha fazla bekleyeni yemeyiz. Onda da kremalı yiyecekler, balık vs riskli diye yemeyiz. Olabildiğince taze yeriz.
0
yenibirgüzelnick
(15.02.26)
(18)

m.ö. 200'de roma'da yaşasaydınız ve 20-30 tane köleniz olsaydı

duyurukullanıcısı
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?

mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
0
duyurukullanıcısı
(12.02.26)
Şimdi ne söylesem anakronizm olur.

Üvey Baba Halil gibi Köle Sabriyeeee kahvaltımı getir diye böğürmezdim tabi ama aynı sofrada da yemezdim. Tepemize çıkarlar sonra.
+6
yurtsuz john
(12.02.26)
Kölelik sistemine karşıyım ve bu sistemi yok etmek için var gücümle çalışırdım.
-13
rock n roll
(12.02.26)
Net iyi davranırdım. 10 numara muhabbet geyik takılırdık.
-1
gobekliraki
(12.02.26)
erkek kadın fark etmeksizin her gün birisine tecavüz ederdim. üzerlerinde deneyler yapardım. köle gibi davranırdım kısacası. çünkü m.ö. 200 yılında yaşıyorum. medeniyet ne ola ki?
-2
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
eziyet edip türlü işkenceler yapmazdım ama aynı sofrada da yemek yemezdim herhalde.
o zamanın etkisi bende de olurdu. ashur diye spartacusun devam filmi var. tam onun gibi davranırdım.
+1
OgutucuRecep
(12.02.26)
Ruh halime göre ama aynı sofrada yemek de yemezdim herkes yerini bilecek. Acıma yetime demişler.
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
Tabii, aynı zamanda malum dönemlerde Yahudileri evimde saklar ve kölelerin Kuzey’e kaçmasına yardım ederdim. Gerçekte ise bunları yapanların sayısı üç falan. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Eziyet etmezdik, ama dışlanmamıza veya kendimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şekilde davranmazdık çoğumuz. Şu anda sürdürdüğümüz yaşam tarzı da yargılanacak önümüzdeki dönemlerde.
+1
auroraaurora
(12.02.26)
O zamandaki ortalama bir köle sahibi gibi davranırdım muhtemelen.

Louis CK'den gelsin: www.youtube.com
+1
salihdt
(12.02.26)
MÖ 200 civarında zengin bir Roma vatandaşı olsaydım, dönemin diğer Romalıları nasıl davranıyorsa ben de öyle davranırdım. O çağda kölelik toplumsal düzenin normal ve kabul edilmiş bir parçasıydı. Köle, bugünkü anlamda bir "birey" değil, bir mülk statüsündeydi.
Bu nedenle köleye eşit bir yurttaş gibi "günaydın" ya da onunla aynı masada yemek yemek dönemin sosyal normlarına aykırı olduğu icin yapmazdım. Yapılan iş sonrası da teşekkür etmezdim, çünkü kölenin işi zaten verilen görevi yapmak. Ancak iyi hizmet o dönemde de ödüllendiriliyordu, bundan dolayı güven kazanmış bir köleye daha iyi koşullar sağlardım.
Kısacası dönemin zihniyeti ve toplumsal normları içinde hareket ederdim.
+1
morqos
(12.02.26)
o zamanlarda büyüsem bilemiyorum ama kimseyi köle falan alamam. maaşlı çalışıyorlarsa olabilir.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
şu an ne desek boş. o gün köle sahibi hatta kölelerine eziyet eden pek çok insan bugün yaşasa "ne köleliği yav!" derdi muhtemelen. o açıdan günün eğitimi, ahlakı, toplumsal düzeni vs. içinde yaşayıp da 2020'lerde yetişkin olan bir insanın kafasıyla düşünmek bence yüzde bir ihtimal filan.

ha karakter-kişilik bazında bakarsak ben kendinden "aşağı" gördüklerine eziyet etmek isteyen kompleksli bir davar değilim, hiçbir zaman olmadım. ister iyi insan olmak, ister empati kabiliyeti, ister benzer yoldan geçmiş olmak... adına ne dersen de. garibana eziyet etmeyi sevmem, bundan beslenmem. o yüzden açıkçası "yav köle de olsa insandır ulan yazık günah" diyeceğimi, iyi davranacağımı düşünüyorum. çocuklarına oyuncak alır, kendilerine de sahip çıkar ve iyi bakardım. neticede hayatlarını bana adamış, benim için çalışan insanlar bunlar. kölelik düzenine karşı çıkacak kadar onurlu & vizyoner bir adam olmazdım muhtemelen ama kendi köleme de iyi davranırdım diye düşünüyorum. sadece ciddiye almadıklarını, zayıflık sezdiklerini düşünürsem DOMINUS SERTLEŞİYOR manşetleri atılırdı gazetelerde. yoksa karşıma alıp çay bile içerdim yani bi sıkıntın var mı aslanım durumlar nasıl hanım nasıl çocuklar nabıyo hiç göremiyorum diye. bana isyan edecek kadar aydınlanmasınlar ama o günkü koşullarda olabildiği kadar onurlu, namuslu ve beni severek yaşasınlar isterdim sanırım.

aslında derin bilgim olmamakla beraber özünde kölelik konseptinin de büyük oranda böyle yürüdüğünü düşünüyorum. tabii ki korkunç örnekleri de var ama her köle sırtına kırbaç vurulan türde değildi. atıyorum sahibine danışmanlık yapan birisi bile resmiyette "köle" diye geçiyordu esasen ama o adamla belki karşılıklı oturup yemek yiyorlardı. biraz şimdiki iş hayatı gibi. bazıları çok zor koşullarda yaşayan, hakları çok kısıtlı köle. bazıları daha iyi durumda köle.
+1
der meister
(12.02.26)
"aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzer şeyleri düşünebilir, benzeri şeyler yapabilirdim demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir."

Alaaddin Şenel.

Kölelik insan medeniyetinde binlerce yıl öyle kilit bir oynamış ki tanrı buyruğu (!) İbrahimi dinlerde bile kölelik açık ve seçik yasaklanamamıştır.

Yani peygamberlerin vs yapamadığı devrimi ben yaparım kafası, insanlık tarihini hiçbir zaman anlayamayacak olan o kafa.

Olacak olan: herkes nasıl davranıyorsa sen de öyle davranacaktin. Ha belki cezalandirirken 50 kırbaç değil de 40 kırbaç atarak çok iyi davranabilirdin :)
+1
makbur
(12.02.26)
Hiç kimseyi kendimden daha aşağıda ya da daha üstte görmüyorum. Kimse benim kölem olamaz ben de kimsenin kölesi olamam.

Hiç bir canlıyı mal statüsünde görmedim hiçbir zaman ve görmeyeceğim. İnsanlık tarihini, başkalarını anlamak ya da anlamamak umurumda değil. O dönemde yaşasam kendi işimi kendim görürdüm.

Bu arada 10 eksi oy almışım, şaşırdım gerçekten. Kölelik sistemine karşı olmak takdir edilmesi gereken bir düşünce aslında ama ne çok meraklı varmış kölelik sistemine.
-3
rock n roll
(12.02.26)
(bkz: Pareto principle)
%20 yasar , %80 kolelik yapar. hangi cagda yasadiginin pek onemi yok.
0
cooperr
(12.02.26)
bu soruyu cevaplayanların tamamı köle olurdu muhtemelen ama cevaplayayım yine de.
o zaman köleye nasıl davranılıyorsa öyle davranırdım. hatta köleliğin amansız savunucusu olurdum gibime geliyor.
0
Hallegadola
(13.02.26)
@ rock n roll, sanırım gereksiz duyar kastığın için eksilenmişsin.

kimse burada kölelik övmüyor. soru zaten "şöyle şöyle olsaydı nasıl yapardınız" sorusu. Sen gelmiş "hayır şöyle şöyle olamazdı ben karşıyım" diyorsun. Konu o mu şu an allasen.

neyse cevaba gelirsek; az verip hırsız etmez, çok verip arsız etmezdim +1

bugün bir çalışanına, hizmetçiye, bakıcıya, temizlikçiye bile fazla iyi davran, müsamaha göster hemen tepene çıkıyor, sululaşıyor, arsızlaşıyor... köleye öyle iyi davranırdım diyen minnak kalplerinizi yerler.
+4
ananiyimioguz
(13.02.26)
Bugünün şartlarıyla cevap verip kendimizi kandırmayalım, neredeyse hepimiz çağın gereğini yapardık.

Ricky gervais:
www.instagram.com

Ama ben de iyi davranırdım kölelerime Rickyciğim gibi:
youtube.com
0
kullanicadi
(13.02.26)
Ne münasebet!
0
lazor
(15.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.