Giriş
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(16)

Kredi kartı puanları ve kampanyalar

nundu
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da esk
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?

Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da eskiden biraz daha fazla birikirdi sanki, 40 lira da dalga geçer gibi bir miktar. Sizde durumlar nasıl?
0
nundu
(25.12.25)
pahalı bir harcama yapacaksam kampanyalara bakıyorum. Çoğu zaman bir şey olmuyor.
Genel olarak bir faydası dokunmuyor.
0
burfak
(25.12.25)
aklıma geldikçe katılıyorum. kartım sayesinde bazı restoranlarda 20% indirim ve otoparklarda (geçmişte havalimanı otoparkı dahil) 50%'ye yakın indirim kazandığım oluyor. kampanyalarla aylık 1500-2000 tl'ye yakın puan biriktiriyorum; o puanları nakit olarak market alışverişlerinde kullanıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
40 lira komikmiş gerçekten. Az önce arabayı şarj ettim, 300 lira tuttu, 60 tl bonus geldi.

Alışkanlık oldu, garanti’nin kampanyalarına her ay katılıyorum, muhakkak bir şeyler denk geliyor, ilk online alışverişe 150 lira, markette 100 lira, yurtdışında 500 lira, temassız ödemeye 100 lira derken hemen her ay birkaç bin lira bonus mutlaka geliyor.
0
orient blue
(25.12.25)
İşbank black kartım var. Akbank ilk kez kart çıkartıp bir ay içinde 60 bin lira harcama yapana 12 bin tl bonus veriyorum dedi. Hemen atladım ve bonusumu aldım. 2.000 TL de chip para verdi. Onu da aldım. Market alışverişi için hem İşbankası'nın hem de Akbank'ın kampanyaları var. Hangisi iyiyse ondan alıyorum.

Kıyafet konusunda kampanyaları takip ederim. Genelde acil bir kıyafet ihtiyacım olmaz, onun için yıllık plan yaparım. Kampanya zamanı sonra giyeceğim kıyafetleri alırım.

İşbank ve Akbank'ın kampanyalarından yararlanabilmek için uygulamadan katıl butonuna tıklamak gerekiyor. Her ay sıfırlanıyor, tekrar yapmak lazım. Hepsine katılırım ay başında.
0
gabe h coud
(25.12.25)
tüm kampanyalara ay başında katılıyorum. arada girip yeni kampanya varsa onlara da katılıyorum. 7 bin puanım vardı geçenlerde. otel rezinde 2 ile çarpılıyor. o şekilde otel tuttum.
0
glamdr1ng
(25.12.25)
Paraf'ın bir kampanyası vardı mesela. 3 ay süreyle 20.000 liralık alışveriş yaptığın aylarda 400 TL veriyor. Yani 3 ayda 1.200 lira. Geçen sene bu kampanyayı yanılmıyorsam 3 kez yaptı.
Ayrıca market, e ticaret, restoran, akaryakıt, küsürat bizden, paraf günüm vs. kampanyaları da sürekli var. Takip edince epey kazandırıyor.
0
Mirket
(25.12.25)
aidatsız kart kullanıyordum yıllar boyu.
world eco idi yıllarca kullandım. bir kaç lira puan veriyordu.
sonra bir sebepten world gold'a geçmek durumunda kaldım. yıllık 600 gibi bir şeydi şimdi değişti mi bilmiyorum. harcamalarımda ekstra değişiklik olmadığı halde verdiği bonus aidatı geçiyor. arada bir kampanya, ekstra taksit vs gibi avantajlar da oluyor.
ama özel kampanyaları takip etmedikçe genelde verilen puanlar öyle çok bir şey değil.
0
biseysorcaktim
(25.12.25)
iş bankası maximum ile baya puan geliyor sağdan soldan. sadece ay başı uygulamadan kampanyalara katılıyorum o kadar. aylık 60-70k arası geliyor kart harcaması. sadece geçen ay 2000 liraya yakın puan geldi mesela.
0
oldtimer
(25.12.25)
Bir kamu bankasının üst segmentteki kartını kullanıyorum. Topladığın puanları kampanya sonunda geri almıyor. Akaryakıt, e-ticaret vb. kampanyalarını takip ediyorum. 12.000 civarında tl vardı kartımda. Kampanyasıyla içerdeki puanı 4 ile çarpıyor ve bu yaz tatile gittim. 12.000 tl ile 48.000 tl’lik otelde kaldım diyelim..
0
yankee jumping
(25.12.25)
bonus'tan geçen ay 6bin lira, bu ay da 8bin lira bonus geldi. genelde yurtdışı kampanyaları iyi puan kazandırıyor. (30binlik otel harcamasına 2500 vs.)

bir de e-ticaret. (30bin tl altı alışverişlerin pek bir getirisi olmuyor)
bana bir de her ay kişisel bi kampanya geliyor. X lira harca 2000 TL bonus gibi.

geçen sene maximum da kullanıyordum fakat bilet alım kısmı ve hizmet bedeli olayı aşırı saçma olunca onu iptal edip komple bonusa geçtim.

genel olarak konuşursam da kartların hiç birinin eski havası yok. takip etmeye değer çok bir durumları da yok. eskiden orta halli bir kartla bile ücretsiz lounge'lara girer, ücretsiz vale hizmeti kullanırdın. şimdi mevduat yatırmazsan bu tarz ekstralar prive kartlar da bile yok.
0
brkylmz
(25.12.25)
kampanyaları takip edip katılman gerekiyor. çoğu kampanyaya katılmadan bir şey alamıyorsun. harcamaları ona göre ayarlaman gerekiyor.

her ay sürekli kazanıyorum bi şeyler. örnek vermek gerekirse bu ay 4*1000 tllik yakıt alımına 400 puan kazandım. %10 indirim hiç fena değil.

başka bankadan restoranlarda geçerli %10 indirim alıyorum.

başka ön ödemelide amazonda geçerli 100 tl indirim aldım 1000 tlye.

bakıp takip etmezsen birikmesi zor. bi de çoğu bankada harcama süresi oluyor ona dikkat etmek lazım.

akbank ve ziraat süresiz puan veriyor direkt istediğin harcamayı silebiliyorsun puanlarla orası güzel.
0
jelly bear
(25.12.25)
Bonus'um var. Özellikle katılmak gerekmiyor kampanyalara. Üç beş bir şeyler kazandırıyor. 40 TL çok az gerçekten. Siz de katılım gerektirmeyen bir kart tercih etseniz iyi olur gibi.
0
auroraaurora
(25.12.25)
@auroraaurora

TEB Bonus Platinum benim de :(
0
🌸nundu
(25.12.25)
bende çok takip ederim ama 1000 liralarca bonusta çok geldi, o kadar takip edip alışveriş yapmıyorum mesela bonus sadece 2k ve üzeri market alışverişine puan veririm diyor ben o kdr şeyi bir arada hiç bir zaman almıyorum alsamda taşıyamam yani..
genel olrak takip ediyorum ama kriterleri sağlamak uğraştırıcı oluyor ben 200-300 falan anca topluyorum aylık.
mesela 4 seferde yakıt al diyor ben hep fullcuyum 4 kere gidemem o benzinciye :/
0
eja
(25.12.25)
benzinle ilgili olanlara bakıyorum. ne ideali bonus genelde.
0
mikahakkinen
(25.12.25)
teb bonus platinum'dan maximiles black'e geçtim, bugüne kadar hiç biriktiremediğim kadar puan birikti 3-5 ayda. mil kullanımım da olduğu için bu kartı tercih etmiştim, iyi ki diyorum şu an. ama söylenildiği gibi kampanyalara katılmak gerekiyor.
0
a7x
(25.12.25)
(6)

Temizlik alışkanlıkları

egerbiryolcu
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanıKendi alışkanlıklariniz: haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm. Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?Her
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanı

Kendi alışkanlıklariniz:
haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm.
Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?

Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?
Her gün yastık kılıfı değişmek gereksiz.
Bulaşıklarda çamasir suyu kullanmak abartı, gereksiz, aşırı titizlik...

Gibi gibi.

Sorma nedenim de: kendi aliskanliklarimiz bize doğru geliyordur fakat dışardan belki eksik bir rutinimiz vardır veya başkasında gördüğümüz gereksiz alışkanlıklar belki genel herkes için doğrudur, gereklidir.
0
egerbiryolcu
(24.12.25)
haftada iki gün süpürme (yetmiyor)
haftada bir nevresim değiştirme. nadiren yastık kılıfını hafta içi bir kere daha.
haftada bir toz alma ve yerleri silme. yerleri atlıyoruz bile bazen
pencereleri eve taşınırken silerim, bir daha silmem.
bulaşıkları makineye atarım. tahta kaşıklar ve iyi bıçaklarım hariç her şeyi makineye atarım. çok yapışmış kiri yoksa öncesinde temizlemeye uğraşmam, sudan geçirmem. yıkadığı kadar yıkar.
mutfak lavabosunun içini çamaşır suyu ile temizlerim çünkü sadece o görüntü olarak tertemiz yapıyor. normal deterjan görüntüyü kurtarsa orda da çamaşır suyu kullanmam. çamaşır suyunu sadece tuvalet temizliğinde kullanıyorum.
arada koltuk üstleri, yatakları süpürüyorum mesela. özellikle yataklardan minik minik tozlar çıkıyor.

yapmak isteyip yapamadıklarım;
imkanım olsa ayda bir perde yıkardım mesela. ama senede 2-3 defa ancak heralde şu an. perdelerin inanılmaz toz tuttuğuna ve pis olduğuna inanıyorum. ama çıkarıp yıkayıp geri takmak vs aşırı zahmetli ve zor bi iş.
nevresimi ve özellikle yastık kılıflarını daha sık değiştirmek,
mutfak dolaplarını iç dış daha sık temizleyebilmek.
evi haftada 3. defa süpürebilmek iyi olurdu. evin bi cephesi özellikle çok çabuk tozlanıyor ve kedi var. ama süpürmeye fırsat olmuyor. robot da var aslında ama öncesinde toplamak vs gerektiği için uğraşamıyorum.

aşırı bulduklarım;
aşırı deterjan, çamaşır suyu vs kullanımı mesela. şifonyerin üstünü deterjanlı su ile silmek nedir? ya da tuz ruhu filan gibi şeyleri karıştırarak insanın canına kast etmesini mantıklı bulmuyorum.
camların dışını silmek. ayda bir silenler var, deli misiniz?
foşur foşur sürekli açık balkon yıkamak
koruyucu kıyafet giyip tuvalet ile içli dışı olanlar, kolunu gidere kadar soka soka fırçamak... zemine s.çmış gibi her yeri köpürtmek
bulaşıkları makineye koymadan önce neredeyse tamamen yıkamak

genel olarak mesela bizim ev çok temiz olmuyor diye düşünüyorum. özellikle tüy ve toz açısından. kedi ve çocuk varken ve çalışırken daha fazlası olmuyor çünkü. olur da kendimi yıpratmış olurum. ya da mesela yemek yapıyoruz, ocak kirleniyor. o akşam mutfağı temizlesek bile ocağı temizleyemiyoruz. ertesi gün kirli ocağın üstünde yeniden yemek yapıyoruz. ama mesela tezgahı ve lavaboyu kirli bırakmamaya çalışıyorum çünkü o görüntüyü sevmiyorum. lavabo içine bulaşık biriktirmekten hoşlanmıyorum.

çamaşır konusuna girmemişiz ama iç çamaşırlarını vs ayrı yıkayanlar var. onlara anlam veremiyorum. iç çamaşırlarını da normal kıyafetlerle birlikte yıkıyorum. ha havlularla birlikte yıkamıyorum tabi ki.

temizlik için köle olanları anlamıyorum. var öyle komşularım mesela, gece ona kadar temizlik yaptım diyor. iki gün sonra bir daha yapıyor. yani belki sürekli dip köşe temizlik yapmak o kadar sürüyordur ama gereksiz geliyor. çalışsın ya da çalışmasın, kişinin sürekli evi temizlemesi mantıksız bence. bazıları cidden çok abartıyor.
+5
elorelia
(24.12.25)
robot süpürgeye haftada iki üç kere süpürüp sildirmek.
nevresimleri iki haftada bir, yastık kılıflarını haftada bir değiştirmek.
arada bir (kafama estiğinde) toz almak.
haftada bir çamaşır. ütü yapıyordum ama artık yapamıyorum. hiçbir zaman öyle çorabı, havluyu bile ütüleyen manyaklardan olmadım. yumuşatıcı kullanmıyorum.
iyi bıçaklar hariç herşeyi bulaşık makinesi yıkıyor. koymadan önce sudan geçirmiyorum. sadece üzerinde artık varsa çöpe sıyırıyorum.
kirlendikçe lavabo ve tuvalet temizliği.
+2
inheritance
(24.12.25)
bence herkesin evinin tozlanma kirlenme seviyesi aynı değil. temizlik rutinleri bu nedenle değişebilir. ben cadde üstü bi evde oturduğum için tozlanma oranı aşırı yüksek oluyor. camların çok sık silinmesi gerek ama cam silmek çok zahmetli olduğu için yılda 2 defa falan siliyorum.
evi süpürme haftada 2 bazen 3
silme haftada 1 bazen 2 haftada 1
toz alma 2 haftada 1
çarşaf değiştirme 2 haftada bir (kılıfları ayrıca değiştirmiyorum)
ütü - gerektikçe
çamaşır yıkama işinde hiçbir şeyi ayırmıyorum açık renkleri 60 derece, koyuları 40 derecede yıkıyorum haftada 1'er defa.
tuvalet banyo yıkama 2 haftada 1.
mutfak tezgahını hep temiz tutma +1
ocak silme haftada1 bazen 2
kedi olduğu için halılar 6 ayda 1 yıkamaya gidiyor bi de.

ama çalışan biri olmasam mutlaka 2 günde 1 ev süpürürdüm. tuvalet banyonu mutlaka haftada 1 yıkardım. el yıkama lavobosunu belki 2 defa yıkardım. ocağı her gün silerdim. tozları haftada ayrıntılı silerdim. mutfak dolaplarının içini 2 ayda 1 silerdim, perdeleri 2-3 ayda 1 yıkardım. evimi kesinlikle daha temiz tutmaya çalışırdım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
evde çocuk yok pet yok
evden çalışıyorum
ev küçük
rutin bir temizlik günüm saatim hiç yok. işe ara verdikçe elim boş kaldıkça evi de çekip çeviriyorum. gece uyku tutmayıp ya da akşama kadar yağmur yağıp sıkıntıdan mutfak dolabı sildiğim olmuştur ama düzenli olarak silmem.

sürekli olarak ev yemeği yiyorum.
yemek yaparken mutfaktaki balkon kapısı filan açık duruyor. evde sigara içen yok. banyo harici yerde saç/makyaj yapma deodorant vb. kullanımı yok. yatak odasına yiyecek içecek girmez. tütsü mütsü de yakmam. bunları yapsam daha sık süpürür ve perde yıkardım. perdeleri büyük temizliklerde yıkıyorum 4-5 ayda bir anca. pencerelerin camlarını ayna gibi yapma merakım yok -zaten olmaz çift çam ve önceden kalan bir sürü leke vs. var- daha çok doğramalardaki tozu siliyorum bunu herhalde ayda bir siliyorumdur.

genelde toplu yemek/yemek hazırlığı yaparım, toplu ayıklar yıkar eder pişirir porsiyonlar buzluğa filan da koyarım, diğer günler birazını ısıtır, yanına salata ya da çorba yaparım anca. yemek yaptığım gün mutfakta ufak bir kaos olur, bitince mutfağı süpürür, tüm dolapları filan yerleştirir, yerleri silerim. günlük olarak gece yatarken mutfak kesinlikte toplanmış, ocak silinmiş, bulaşık kaldırılmış olarak yatarım -en rutin alışkanlığım budur.

bunun ışındaki süpürme silme rutinim kullanıma göre. yazın kapı pencere açıkken toz çok oluyor gün aşırı süpürüyorum. halıları filan yazın kaldırıyorum zaten. kışınsa sadece yemek yenince yemek masasının etrafını süpürdüğüm olur, hep evdeysem 4-5 günde bir tüm evi ama mobilyaları/halıları kaldırmadan, 15-20 günde bir de mobilyaları çekerek, tüm halıları (hepsi kilim gibi zaten) kaldırır, silkeler öyle siler süpürürüm. ev robot süpürgeye uygun değil.

çamaşır suyu sadece klozete haftada bir ve de mutfak lavabosuna 2-3 haftada bir.
evi silerken 1 sefer sirkeyle filan 1 sefer yüzey temizleyiciyle, gibi.
ahşap mobilyam çok, toz gördükçe arap sabunuyla filan siliyorum.

en çok nevresim değiştirmeye üşeniyorum yastık kılıflarını daha sık değiştirmeye çalışıyorum bu yüzden.

banyom çok sıkıntı. duşakabini berbat. gideri ters, meyili yok. ona da sinir oluyorum. banyo düzgün olmadığı için foşur foşur yıkamayla ancak temizleniyor.
çamaşır makinesinin yıkayıp o suyu boşalttıktan sonra durulama suyunu banyoya akıtıyorum ben de tazyikle ve bol suyla anca...

ev eski olmasa da temizlik gösterse değişir miydi bilmiyorum. ben genelde fazla dağıtmam çok temizlik yapmaktan ziyade temiz düzenli tutarım, evde başka kimse yokken temiz kalıyor zaten.
+1
subcomponent
(24.12.25)
haftada 2 robot süpürge, 1 kere de ben süpürüyorum daha detaylı giriyorum makinenin farklı uçlarıyla.
haftada 2 yastık kılıfları, 1 nevresim.
2 ayda 1 falan battaniyeleri yıkarım. Yılda 2-3 kez yastıkları yorganları yıkarım.
ayda 1 camlar, çünkü cam silme robotu aldım hehe
kullanmak isteyip zaman bulamadığım koltuk süpürme şeysi var mite süpürgesi diye geçiyor, cidden çok iyi toz çıkarıyor koltuktan yataktan ama elim gitmiyor üşeniyorum.
bir de buharlı temizlik makinesi var, onu da keşke ayda 2 kullansam, tamamen buhara dönüp deterjan işlerini azaltmak isterim ev temizliğinde.
ıslak mendilleri çok kullanıyorum, bence asrın icadı. ayakkabı da siliyorum, duşakabin de. bir sürü farklı çeşidi var artık, yağ çözenler, kireç çözenler filan çok pratik.
0
turk kizi
(25.12.25)
Temizlik yapmayı sevmem. Yanımda yapılmasını bile sevmem. Annem çok titiz bir kadındı; elektrik süpürgesi sesinden iğrendirdi beni. Rahmetli babaannemin bipolar bozukluğu vardı. Çalı süpürgesi ile sokakları süpürürdü mani döneminde. Bu ikisi travmatize etti beni.
Kendim dahil bir şeyleri yıkamayı çok severim. İmkan olsa tüm evi tazyikli suyla yıkarım. Makinede çamaşır yıkamak bile arınma hissi yaşatıyor bana. Ama süpürmekmiş, toz almakmış. Zül geliyor. Yazın camlar açıkken lazım aslında.
Haftada bir ben evde yokken kadın gelip temizliyor evi. Kediler de var, ama ayrıca süpürge açmıyorum. Camlar senede 2-3 defa siliniyor sanırım.
Tek hassasiyetim yatak zımbırtılarının haftada bir değişmesi. Kedilerden dolayı.
0
auroraaurora
(25.12.25)
(5)

rinoplasti doktoru onerisi var mi? ist

ala09
estetikten nefret eden, nisantasi cadde doktorlarindan fenalik geciren bireye doktor araniyor
estetikten nefret eden, nisantasi cadde doktorlarindan fenalik geciren bireye doktor araniyor
0
ala09
(24.12.25)
İsmet Aslan.

Liv Ulus & özel muayenehane.
0
auroraaurora
(24.12.25)
Mehmet erdil
0
fildirfildir
(24.12.25)
Ben burnumu yaptırdım sorunuz varsa da sorabilirsiniz, yalnızca kendi tecrübem için konuşmak doğru olur tabi ama ben çok memnunum hem burnumdan hem de sürecimden
0
fildirfildir
(24.12.25)
Op.Dr.Rahmi Özcelep

çok iyi bir kulak burun boğaz doktorudur tavsiye ederim
ben ve 2 arkadaşım ameliyat olduk çok memnunuz .
0
devilone
(24.12.25)
bu işte en iyilerden birisi barış çakır.
0
eileengray
(24.12.25)
(5)

Bu moda nasıl sizce?

yurtsuz john
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz? Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?https://ibb.co/0RrNv2Rghttps://ibb.co/jvLycYKp
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz?
Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?

ibb.co

ibb.co
0
yurtsuz john
(22.12.25)
Glam rock cosplay'i gibi bakınca güzel diğer türlü kötü.
+2
kizil karga
(22.12.25)
Yakışmış beğendim.
Ben bu moda gelsin ister miydim? Açıkçası tarzım olmadığı için özellikle istemezdim ama bazen saç modeli böyle, kıyafetleri daha eski moda insanlar görüyorum gayet hoş buluyorum yakıştırıyorlar kendilerine.
Canları ne isterse giyen insanları cool bulurum.
+1
mutekebbir
(22.12.25)
80'lerden bir moda geri gelecekse bunlar değil ya ahahah
+2
black holes in the sky
(23.12.25)
fakir ülkelerde bu tarz hobiler tutmaz. cringe.
0
plastic_angel
(23.12.25)
80'ler ve 90'lar modası bana hiç hitap etmiyor. 'Fast fashion'a pek rağbet etmediğim için geri gelse de beni etkilemez.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(10)

2000'lerdeki polisiye dizileri (Cold Case, Bones, The Mentalist, Csi)

put it in your appropriate place
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
the wire
forbrydelsen
slow horses
broen
0
mikahakkinen
(22.12.25)
bunlar arasındaki en eğlencelisi mentalist diyebilirim. çerezlik gibi başlayıp birkaç bölümde kendine bağlıyor.

bunlar dışında bosch da güzel bence (legacy sarmamıştı beni, izleyemedim onu ama ana seri iyi). dizi eski (2000'ler dizisi) değil ama o zamana da uygun bence.

wire (zaten yukarıda yazılmış) ve shiled var ama bunlar biraz daha ağır konular. herkesi sarmıyor.
0
shadowfollower
(22.12.25)
Rizzoli & Isles, karanlık başlayıp ilerleyen sezonlarda biraz yumuşuyor.
The mentalist +1
Castle
Bones
Daha yeni ama aynı ekolden: The Rookie
0
kobuzchu kiz
(22.12.25)
24
0
ground
(23.12.25)
body of proof
0
elorelia
(23.12.25)
Luther
0
auroraaurora
(23.12.25)
eski dizileri izleyemiyorum.
insanların dudak yapıları, saçları, kıyafetleri, konuşmaları bi garip geliyor, bakışları bile melül.
lie to me benim favorimdi. başrol çok başarılıydı.
0
plastic_angel
(23.12.25)
izlemişsindir ama sherlock.
bi de Lilyhammer.
0
lalu
(23.12.25)
Ben The X Files izlemeye başladım öneririm.
Edit: 2000'ler demişsin benim önerim 90'larınmış. Neyse ben de The Wire diyorum.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
24 +1
su gibi akıyor.
0
nothing in my way
(23.12.25)
(8)

Kedinize mamasını nereden alıyorsunuz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?

Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(22.12.25)
amazondan kapıma sipariş veriyorum genelde, satıcısının amazon olmasına dikkat ediyorum
+1
hakmut
(22.12.25)
Amazon +1
+1
kobuzchu kiz
(22.12.25)
genellikle amazon
bunun dışında indirim kodu olan pazaryerlerinde mavi reyon, kuzey pazarlama ilk baktığım satıcılar.
petshop ve veteriner klinikleride eczaneler gibi geçirebildiğine geçirmece.
0
my fault
(22.12.25)
Bizim kedi kısırlaştıktan sonra RC veteriner serisi bir mamaya başladık, internet satışı yok. Normalde sadece vette satılıyor 12 kiloluk olanını alıyoruz 5-6 ay gidiyor. Ama şimdi bir vetle anlaşmalı olan petshop bulduk. Aynı mamayı 1000 tl daha ucuza getirtiyor bize. RC ile görüştük verdiği mama nın orijinal olduğunu teyit ettirdik. Bu bahsettiğim pet shop ist cevizlibağda.

Sizin kedi daha küçük olduğu için kısırlaştırana kadar vetten de alsanız bişey olmaz bu geçici bi süre. Kısırlaştıktan sonra hep aynı mamayı kullanacağınız için direkt 12 kiloluk olanlardan alırsınız ve o zaman uyguna gelir.
0
Sadece soruyorum
(22.12.25)
veterinerlerde falan hep daha pahalı oluyor. alma zamanı geldiğinde akakçede falan aratıp alacağım mama o gün / o an en kampanyalı - ucuz neredeyse oradan alıyorum. bir önce aldığım yer 2-3 ay sonra tekrar aldığımda en ucuz yer olmayabiliyor (günlük / haftalık bir kampanya olmuş olabiliyor). aynı mama, aynı kg için farklı yerlerde kilosuna göre 1000-2000 lira fark olabiliyor o yüzden az çaba büyük getiri - böyle mantıklı geliyor. almadan önce yorumlara kısa bir bakıyorum, açıklamada SKT var mı diye bakıyorum. ama bazen SKT yoksa da alıyorum, en kötü geri yollarım ama hiç başıma gelmedi. en ismi bilinmez tuhaf yerlerden bile sipariş verdim 15 - 20 sene içinde en ucuzu diye, sıkıntı yaşamadım. (sadece kapalı mama alıyorum)

edit: bildigim mama tabii sahte olursa hemen anlarım. huyunu suyunu bilmediğim mamayı ilk emin olduğum bir yerden alırım.
0
robokot
(23.12.25)
veteriner kliniğinden alıyorum ben de. hill's urinary stress metabolic c/d.

denemeleri için farklı mama da vermek istediğimde amazon'dan aldım. açık mama hiç almıyorum. arada bir de schesir marka yaş mama alıyorum. ambalajlarını inceliyorum skt'sine bakıyorum. eskiden schesir'i e vetimizden alıyordum ama artık satmıyor :/
0
art cat chocolate
(23.12.25)
Satıcı kendisi olmak kaydıyla Amazon ve nadiren KolayMama.
0
auroraaurora
(23.12.25)
sahte mama piyasası inanılmaz boyutta hills alıyorum sitesinde yetkili satıcılar yazıyor en çok petlebi ve markamama dan alıyorum fiyatını +-250 tl ye kadar umursamıyorum asla trendyol ve amazondan almam açıkçası
0
eja
(23.12.25)
(11)

60'larının sonundaki babam...

gnosis
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert t
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert tepkiler veriyor. Birgün ya tansiyondan düşüp ölecek ya da biri öldüresiye dövecek. Sürekli peşinde dolaşamıyoruz. Sosyalleştiği bir ortam da yok. Birkaç kere kahvehaneye gitmeyi denedi, bir daha gitmedi. Biraz anlayışlı ol diyoruz, bize de kızıyor. Bana karışamazsınız diyor. Annemi geçen sene kaybettik. O zamana kadar annemin bakımı ile ilgileniyordu. Şimdi tamamen boşlukta kaldı. Ne yapılabilir? Her türlü öneriye açığım.
+1
gnosis
(22.12.25)
nöroloji de kontrol demans flnda böyle sinir yapıyor, nörolojik birşey çıkmazsa psikiyatri rahatlatıcı ilaç verirse kendide sakin kalır tansiyonu fln çıkmaz
+3
eja
(22.12.25)
plus özellikli yapay zekanın cevapları şu şekilde oldu: (chatgpt)

Baban/annenin sokakta tanımadığı insanlarla tartışması ve kavga etmesi tehlikeli bir durum. Bu sadece “huysuzluk” değil, tıbbi bir sorun olabilir.

1️⃣ Önce güvenlik
• Yalnız başına dışarı çıkmamalı. Mümkünse mutlaka biriyle çıksın.
• Tartışmaya girme, uzun açıklama yapma.
→ “Tamam, hadi eve gidelim” gibi kısa ve sakin cümleler kullan.
• Kavga anında haklı/haksız tartışması yapma, ortamdan uzaklaştır.

2️⃣ Acil durumlar (bekleme!)

Şunlardan biri olursa 112 / acil:
• Fiziksel kavga riski
• Kaybolma
• Ani kafa karışıklığı, gerçekleri tanıyamama
• Günlerce uykusuzluk, aşırı öfke, şüphecilik

3️⃣ En doğru ve hızlı tıbbi yol
• İlk ve öncelikli: Nöroloji
• Aynı zamanda: Psikiyatri

Bu iki branş birlikte değerlendirmeli.
(Eş kaybı sonrası başlayan öfke → depresyon / demansa bağlı davranış olabilir)

4️⃣ Doktora mutlaka söyle
• Ne zamandır var, eş kaybından sonra başladı mı
• Son zamanlarda artış var mı
• Sokakta kavga etme, öfke patlamaları
• Unutkanlık, yön bulamama, şüphecilik
• Kullandığı tüm ilaçlar

5️⃣ Evde yapabileceklerin
• Kalabalık, gürültü, tartışma ortamından uzak tut
• Düzenli uyku ve yemek saatleri olsun
• Kafein ve uykusuzluktan kaçın

⚠️ Bu durum kendi kendine düzelmez. Erken müdahale edilmezse hem kendisi hem başkaları için risk büyür.


“ ben de bunlara harfiyen katılıyorum. İnşallah süreci bu tavsiyeleri uygulayıp En sağlıklı şekilde yönetirsiniz.
-2
psmstc
(22.12.25)
1. kedi almayı da düşünebilirsin.
2. kesinlikle duyma testi yaptır ve uygun kulaklık al. (az duyduklarında hele ki yalnızlıkta iyice izole oluyorlar ve duygusal durumları fark etmeden değişiyor. tüm psikolojileri etkileniyor, erken bunama ve demansa sebep oluyor
0
kisa
(22.12.25)
Nörolojiye gitti, mr çekildi. Doktoru yaşına göre normal dedi. Elektronik aletleri; cep telefonu, tablet kullanıyor. Yolunu kaybetmiyor. Günlük tutuyor. Sosyalleşme yok sadece. Psikiyatriye gitmez. Keşke gitse.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
@kisa Evet, ağır işitmeye başladı. Rahatsız olmuyorum diyor ama önce ondan başlamak lazım sanırım.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
etkilerini tahmin bile edemezsin. yalnızlık, depresyon, denge kaybı vs vs.
+1
kisa
(22.12.25)
53 yaşında bana bile bazen her şeyden bıkkınlık geldiği anlar oluyor. eşinin vefatından sonra muhtemelen hayata karşı öfkesi iyice artmış olabilir. psikologa gitmek istememesi de kötü tabi.
+1
lazpalle
(22.12.25)
o yaşlardaki emekli adam devamlı saracak bir şey arar. Eşi de vafat etmiş yapayalnız kalmış. adamın normal yaşamak için sebebi kalmamış.
onu oyalayacak aktiviteler bulmak zamanınını dolduracak şeyler aramak gerekiyor.

TSM veya THM koroları ahşap boyama kursları ,o yaş aralıgına göre trekking aktiviteleri bu durumlar için var.
kahvehanelerin önünde geçerken şöyle bir kafanızı kaldırıp bakın hep o yaş aralıgı adam doludur. sabahtan akşama kadar laklak yaparlar kagıt oynarlar okey oynarlar. yani amaç saga sola sarmadan vakit öldürmek.

Babanızda işte bunlar eksik. Yaşamına devam etmesi için amaç verirseniz sizi rahat bırakır
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Limonlu eksi+1

Benim babam da emekli olunca içinden canavar çıkmıştı. Depresyona girdi. Evde sürekli bir gergin hava vardı. Aynı şekilde kahvehane alışkanlığı hiç yoktu. Sonra tekrar çalışmaya başladı normale döndü.

Yalnız adamın ilgisi yoksa tsm korosu, ahşap boyama gibi şeylere yönlendirmeyin ya. Ben de kahvehane alışkanlığı olmayan, sosyallik yönünden benzer biriyim. O yaşlarda çocuğum müzik korosu veya ahşap boyama benzeri şeyler önerse, çocuk mu eyliyorsunuz diye öfkelenirdim muhtemelen. Yani öneri sunmanın zor olduğu bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(22.12.25)
şekerine bir baktırın.
0
ground
(23.12.25)
Yürüyüş grupları var. Adalar ve şehre yakın kolay rotalarla başlayabilir isterse. Hafta içi yürüyüşlerine emekliler veya çalışmayanlar katılıyor genelde.
Kendini biraz daha zorlamak isterse hafta sonları doğa yürüyüşlerine katılabilir. Her yaştan insan oluyor.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(7)

İstanbul'da gezilecek yerler

ted
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyı
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyıda köşede kalmış ama gezilmesi gereken nereler var sizce?
0
ted
(22.12.25)
sakirin camii, sali pazari, iluzyon muzesi, tophane i amire, sabanci muzesi, sadberk hanim muzesim, ferikoy bit pazari, bomontiada, uniq istanbul
0
buenosdias
(22.12.25)
üsküdar yazmadığın için üsküdar diyorum. laleli tarafları, eski bizans surlarının olduğu yerler olabilir.
0
hoot
(22.12.25)
Aşiyan
Sabancı Müzesi
0
gabe h coud
(22.12.25)
İstanbul Modern ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. İkisi de Galataport'ta.
0
auroraaurora
(22.12.25)
adalar
0
bay b
(22.12.25)
Metrobüs
Kadıköy Üsküdar sarı dolmuş
Çengelköyde sabah börekçiden börek alıp çay bahçesine gidip börekle kahvaltı
Kadıköy’de Rulo Ezberbozan Lezzetler’de humuslu falafelli dürüm
İstiklal caddesi Terkos pasajından herhangi bir tişört almak
Okunmadıysa okuyup Masumiyet Müzesi’ne gitmek.
Eminönü Yeni Cami’de güvercinlere yem atmak.
Tahtakale’deki sokaklar ve çarşılarda gezip Çin’den gelen cins cins eşyalara bakmak
Balık ekmek kesinlikle yemek o yendiyse balık dürüm yemek.
+1
michael_knight
(22.12.25)
Koç müzesi
Borusan contemporary

Ve burgazada
0
suicides underground
(22.12.25)
(10)

muhacir torunları

eileengray
aileniz nereden nereye göç etmiş? siz gidip gördünüz mü?benimkiler naousa, imathia, yunanistan (eski adıyla ağustos) -> karaburun ve izmirbir dedem de tırnova doğumlu
aileniz nereden nereye göç etmiş? siz gidip gördünüz mü?

benimkiler naousa, imathia, yunanistan (eski adıyla ağustos) -> karaburun ve izmir
bir dedem de tırnova doğumlu
+2
eileengray
(19.12.25)
Balkan harbi sonrasında Silistreden, Afyon'un bi ilçesinin 10-15 km uzağına yerleştirmişler, köy kurmuşlar.

Şu an 45-50 hanelik bi köy. Geldiğim topraklara ise hiç gitmedim.
+1
antihero
(19.12.25)
babamin annesi karacaova'dan (yunanistan) edirne'ye,
babamin babasinin dedeleri nineleri kirim'dan edirne'ye,
annemin tarafi edirne'nin koylerinde yerlesikmis.

edit: gitmedim hic.
+1
lemmiwinks
(19.12.25)
anne tarafı iştip'ten uzunköprü'ye göçme.
baba tarafı giresunlu. sadece çepni kökenli olduklarını biliyorum.
+1
lazpalle
(19.12.25)
Kafkas ırkları misafirperverlikleri ile ünlüdür.
Tanrı, her millete ülke dağıtacağını ilan etmiş, bir gün hepsinin toplanmasını buyurmuş. O gün herkes ülkesini almış. Aradan birkaç gün geçmiş, Abhaz huzura çıkıp, ben o gün gelip ülke alamadım demiş ve Tanrı kızmış, Abhaz açıklama yapmış, misafirim vardı, bırakıp gelmek olmazdı demiş. Tanrı bu misafirperverlikten hoşlanıp ona Cennet olarak ayırdığı topraklardan birazını vermiş.

Henüz görmek nasip olmadı Cennet Abhazya'yı.
0
Mirket
(19.12.25)
hemseriler toplasmis merhaba herkese :)

bir taraf selanik'ten kismen edirne'ye,
diger taraf da kismen kiracli'den edirne'ye gocmus.
ben de edirne'den abd'ye goctum

her iki tarafta da hala gocmemis olan uzaktan akrabalar var, arada gelir misafirimiz olurlar, carsiyi pazari alt ust ederler. bizimkiler de bulgaristana sik sik gidiyor, ama yunana yilda belki 1-2 kez belki daha da az gidiyorlar
+2
adrianapole
(19.12.25)
Anne tarafı Kayalar-Yunanistan’dan gelip Uzunköprü ve Meriç’in köyüne yerleştirilmişler. Mübadiller. Ben görmedim; annem ve anneannem gitti.
Baba tarafı kısmen Sofya’nın kuzeyinde o zamanki adıyla Izladı diye bir köyden, kısmen Filibeli. 19. yy’da Uzunköprü’ye gelmişler.
+1
auroraaurora
(19.12.25)
babamın annanesi razlık bulgaristan doğumlu, 1907.
gidip görmedim ne yazık ki.
0
rain when i die
(19.12.25)
Baba tarafı novipazar, anne tarafı florna.
0
adivar
(19.12.25)
Baba tarafı Tırnova anne tarafım Buhara, iki tarafta iki nesil öncesi çok eski de değil ama gidip görmedik hiç.
0
mirty
(19.12.25)
Baba tarafı Selanik, anne tarafı Şumnu. İki taraf da Ege'ye göçmüş.
0
gnosis
(20.12.25)
(7)

Kedinize hangi marka kumu kullanıyorsunuz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Ben proline parfümsüz olanı kullanıyordum, son siparişimde proline aktif karbonluyu sipariş verdim kokuyu hapsediyor vs. diye Ama acayip tozlu bir kum. Ne zaman kumunu temizlesem o tozlar ağzıma burnuma ve bulunduğum odaya doluyor. Çok rahatsız edici. Sizler hangi markayı kullanıyorsunuz? Me
Merhaba,

Ben proline parfümsüz olanı kullanıyordum, son siparişimde proline aktif karbonluyu sipariş verdim kokuyu hapsediyor vs. diye Ama acayip tozlu bir kum. Ne zaman kumunu temizlesem o tozlar ağzıma burnuma ve bulunduğum odaya doluyor. Çok rahatsız edici.

Sizler hangi markayı kullanıyorsunuz? Memnun musunuz?

Bir de kum kabına geçirilen poşetler var onlardan kullanıyor musunuz? Benim kedim kumu iyice kazıyıp plastiğe yapıyor genelde tuvaletini. O poşetler ise yariyorsa alacağım ama kedim onuda kazıyıp yırtabilir diye almıyorum.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
eğer kedi kumun dibine kadar kazıyorsa o torbaları parçalar, o yüzden gereksiz maliyet. fakat kumu biraz fazlaca koyunca dibine kadar kazmıyor bizimki, hem temizlemesi kolay oluyor hem kabın kendisi kirlenmiyor. torbadan önce kumu fazlaca koymayı deneyebilirsiniz. everclean kullanıyorum ben, temizlemesi kolay, tozsuz. pahalı gibi görünse de aslında temizlerken daha az kum çöpe gidiyor.
0
orient blue
(19.12.25)
@orient, kumu oldukça fazla dolduruyorum her zaman olmasada çoğunlukla kazıyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
Sandy aktif karbon. Çok memnunum.
0
auroraaurora
(19.12.25)
ever clean, en kalitelisi.
0
candy'ye müslüman
(19.12.25)
everclean'in fiyatı diğerlerinin 5 katı. bence değmez.

ben migros'ta satılan ak kedi kumu alıyorum. aktif karbonlusu yoksa herhangi bir çeşidi de olur. bir de trendyol'dan kiloyla aktif karbon aldım. her kum yenilemede iki avuç karbon atıyorum, oluyor sana aktif karbonlu kum.

şimdilik memnunum.
0
kibritsuyu
(19.12.25)
en az 10 farklı marka denedim.
ever clean dışında tozsuz kum görmedim.

en son dönüp dolaşıp ever clean alıyorum. bir yerden sonra saldım artık başka marka denemiyorum.
0
aynabugusu
(19.12.25)
pro plan extra aşırıtozsuz ek olarak
active clean alıp avuç avuç atıyorum hiç koku olmuyor
www.akakce.com
0
eja
(23.12.25)
(16)

Bu cüzdan nasıl? (Erkek)

incelikler yüzünden
Erkek arkadaş için bu cüzdan nasıl sizce? Rengi, boyutları vs iyi görünüyor mu, kullanışlı olur mu?Ben çok sevdim ama erkek cüzdanları hakkında hiçbir fikrim yok :Dhttps://www.amazon.es/Timberland-Hombres-Cazador-color-block-Trifold/dp/B00MCW8MGI/ref=mp_s_a_1_11_mod_primary_new?crid=34NZ7V1OD6GR1&di
Erkek arkadaş için bu cüzdan nasıl sizce? Rengi, boyutları vs iyi görünüyor mu, kullanışlı olur mu?
Ben çok sevdim ama erkek cüzdanları hakkında hiçbir fikrim yok :D

www.amazon.es
0
incelikler yüzünden
(19.12.25)
bazıları sadece kartlık seviyor ince ve küçük olması açısından. bunu taşımak bana zor. ama bazısı da göt cebinde böyle cüzdan taşımayı seviyor. eğer öyleyse alabilirsin değilse ince bi kartlık al bence.
0
jelly bear
(19.12.25)
Nakit para taşıyor hep yanında :( o yüzden kartlık ona küçük kalır. Ben de böyle bir şey bakayım dedim, teşekkür ederim
0
🌸incelikler yüzünden
(19.12.25)
Çok klasik, Kötü manada söylemiyorum yani erkek arkadaşınızın tarzı buysa olur tabii ki.

Konudan bağımsız kiç bir erkek göt cebinde cüzdan taşımasın :)
+1
kumandanim
(19.12.25)
Peevv diye bir deri ürünler yapan markadan almıştım. Ben baya memnun kaldım oraya da bakabilirsiniz.
0
Take it away honey
(19.12.25)
Kadın gözüyle beğendim ben. Erkek arkadaşınızın tarzını, beğenisini siz bilirsiniz veya tahmin edersiniz. İçinize sindiyse alın.
0
auroraaurora
(19.12.25)
Benim tarzım değil çok klasik duruyor. Herschel, Rains veya Vespa'nın cüzdanları daha hareketli bence. Ama diğer arkadaşların da söylediği gibi tarzı bu şekildeyse bunu alabilirsiniz.
+2
elektr10
(19.12.25)
Cüzdan işi bitti. Kartlık kullanılıyor. Bu 2000'li yıllara ait bir şey.
-2
arbre
(19.12.25)
Cevaplar için çok teşekkür ederim. Bana da cüzdan risksiz gibi gelmişti :D başka öneriniz varsa link yollayabilirsiniz (:
Aslında hep yanında taşıması için bir şey almak istiyordum, takı hariç . Aklıma başka hediye gelmedi ne yazık ki
0
🌸incelikler yüzünden
(19.12.25)
benim erkek arkadaşım logosuna takılırdı, o yüzden almazdım. rains+1
0
eileengray
(19.12.25)
Artık kartlık kullanıyorum da, cüzdan kullanırken 5 kredi kartım vardı, 5 kart gözü isterdim, iki sürekli göstermek zorunda kaldığım kimlik kartım vardı, iki kimlik gözü olandan isterdim. İki ülke parası kullanıyordum, iki kağıt para gözü isterdim.
Benim için cüzdanın görüntüsü değil, işlevi önemliydi. Bu şartları sağlamayan en klas cüzdan gözümde değersizdi.
Onun için de cüzdan hediye edilmesinden hazetmezdim. Düşünsene, istediğin şartları sağlamıyor ama hoşuna gitsin diye kullanmak zorundasın.
0
Mirket
(19.12.25)
iki renk olması riskli. vakko erkek cüzdanlara bak.
0
archmeister8
(19.12.25)
ben erkek olarak logolu ve çift renkli kullanmam. tek mat renk kullanırım.
0
mikahakkinen
(19.12.25)
hep yanında taşısın istiyorsan seviyosa akıllı saat, sevmiyorsa da normal saat al bence.
0
jelly bear
(19.12.25)
cüzdan yerine kartlık daha mantıklı ya da kartlık içerek telefon kılıfları.

örnek:
www.spigen.com.tr

çok farklı çeşitler var. deriler daha güzel.
0
gabe h coud
(19.12.25)
kartlık +1

secrid diye bir marka var, ben 2017den beri kullanıyorum aldığımı, sağlam ve kaliteli bir marka. kompakt hem de. cüzdan gibi cebi şişirmiyor.

www.trendcuzdan.com

farklı renk ve modelleri var, aynı zamanda içinde nakit para bölümü de var. fotoğraflarda görebilirsiniz.
0
oldtimer
(19.12.25)
secrid' in çok güzel kartlıkları var, bazılarına bir miktar para da konabiliyor.

veya secrid kartlık + moneyband.

secrid.com
0
galahad reloaded
(19.12.25)
(5)

iş arkadaşına yılbaşı hediyesi

thefirstaction
selamlar,işyerimizde yılbaşı hediye çekilişi yapıldı, bana başka bir şubede çalışan bir erkek ismi çıktı. kişiyi tanımıyorum, ne yaşı, ne boy posu, ne zevklerini... sadece ismini ve soyadını biliyorum.hediye üst limiti 2.000 tl, sizce ne alınabilir?
selamlar,

işyerimizde yılbaşı hediye çekilişi yapıldı, bana başka bir şubede çalışan bir erkek ismi çıktı. kişiyi tanımıyorum, ne yaşı, ne boy posu, ne zevklerini... sadece ismini ve soyadını biliyorum.

hediye üst limiti 2.000 tl, sizce ne alınabilir?
0
thefirstaction
(18.12.25)
Atkı eldiven takımı olabilir en klasiğinden, yeni yıl desenli bir şeyler olabilir, battaniye, kırlent vs, bir etkinlik bileti olabilir, kaan sekban bugün reklamını yapıyordu, parfüm alacağınıza kahkaha hediye edin sevdiklerinize yılbaşında diyerek.
+1
(18.12.25)
www.iksv.org

Bana gelse çok sevinirim.
+2
auroraaurora
(19.12.25)
iletişime geçmeyi denersen belki seversin.
muhatap olmak istemiyorsan large beden gömlek ve kravat al.
0
duyuruuser
(19.12.25)
kendisinin iletişim bilgisi yok. 2500 çalışanlı bir şirkette çalışıyorum. Onu pazartesi bir şekil bulup hediyesini vereceğim. Belki zayıf birisi L beden gömlekte almak istemiyorum. Hediye çeki versem kendi beğendiğini alır belki ama o hediye olarak versem daha iyi olacak gibi sanki
0
🌸thefirstaction
(20.12.25)
bana da aynısı oldu, stanley termos aldım geçtim
0
turk kizi
(22.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(11)

çayı şekersiz içicen agaa

Rondak
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.

acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
0
Rondak
(17.12.25)
Yuzyillardir sekersiz iciom, berbat... sekerli cok ii
-1
üğpoıuy
(17.12.25)
Hayatımda duyduğum en boş şeylerden ilk 10'a girer. Çayı şekersiz içebilen ve buna alışan insandan her kötülük beklenir.
-14
arbre
(17.12.25)
Az da olsa şeker lazım.
Bu arada kendin şekersiz çay içerken böyle tabağa sığan küçük yaramazlıklar yapmalısın :
i.hizliresim.com
+2
diyecevaplandı
(17.12.25)
Bence biz yanılıyor olamayız da siz istiyorsanız yine şekerli için
+4
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Çayı şekersiz içip yanında tatlı birşey yersen tadı güzel oluyor.
Ama light kola yanında yağlı börek yemek gibi birşey oluyor.
0
parka
(17.12.25)
olamazsın. yediğin tatlının tadı ağzında kalıyor çay içince çayla birleşiyor ondan daha güzel geliyor.

iyi çay şekersiz içilir gayet. acıysa bayattır ya da fazla demlidir içme zaten. bu arada ben de 4-5 yıldır şekersiz içiyorum ve alışılıyor bi süre sonra çok kolay biçimde. 1-2 ay sonra şekerli çay kötü gelmeye başlıyor. başlangıç olarak açık çay içilebilir.
0
jelly bear
(18.12.25)
kahve şekersiz içilir de çay pek olmuyor sanki ya.
-1
nothing in my way
(18.12.25)
Günün ikinci çay duyurusunu görmek çok hoş :D

Çay net şekilde şekersiz içilmeli, en saf ve lezzetli haline o zaman ulaşılıyor. Şekeri dayayıp şerbet gibi çay içenlerle hiç empati yapamıyorum.
0
jonas
(18.12.25)
Lezetli bir çayın asla şekere ihtiyacı olmaz. 7/10 ve altı çaylarda şekerin faydası olur. Kötü çaya şekersiz hiç katlanılamıyor. İyi çayı şerbet yapar şeker. Şerbet de güzeldir ama çay da güzeldir. Çay şekersiz içilir. (Sütlü ise şekerli daha iyi oluyor sanki)
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
cayin sekerli icilmesi baska, yaninda biskuvi falan yemek baska. karsilastirma sekerli ve sekersiz cay arasinda olmali. yaninda biskuvi vs. yediginizde aldiginiz tat caydan gelmiyor ki, biskuviden geliyor. sonraki yudumlarda da agzinizda kalan tatlidan geliyor. eger hepsini katiyorsak elbette biskuvili, kekli vs cay ilk sirada olur, ama sonrasinda sekerli cay gelmez, sekersiz cay gelir. en son ise sekerli cay gelir.
+1
Sour
(18.12.25)
E, tuzluların yanında da güzel oluyor. İçine kahvaltılıklarımızı atmıyoruz mesela.
+3
auroraaurora
(18.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
-1
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(7)

Akbank chip para

arbre
Akbank sürekli chip para veriyor. 150, 200 TL. Harcamadığım için geri alıyor. Bu nasıl kullanılıyor? Size de geliyor mu? Ne için kullanıyorsunuz?
Akbank sürekli chip para veriyor. 150, 200 TL. Harcamadığım için geri alıyor. Bu nasıl kullanılıyor? Size de geliyor mu? Ne için kullanıyorsunuz?
-1
arbre
(12.12.25)
Bazı online alışveriş sitelerinde geçerli. Hepsiburada mesela.
0
auroraaurora
(12.12.25)
akbankta chippara olayı çok güzel. her yerde geçerli. şöyle ki herhangi bir harcama yapıp daha sonra o harcamayı chippara ile ödeyebiliyorsun mobil uygulamadan.
örneğin 300 tl harcama yaptın diyelim 200 chipparan varsa 200 tlsini direkt ödeyebilirsin. ekstre kesilmeden yapmak gerek sadece.

diyelim 100 tl harcama yaptın 200 chipparan var bu sefer 100 tlsini chippara ile ödüyorsun 100 chipparan kalıyor.
0
jelly bear
(12.12.25)
a101'de geçerli kasada puanları kullanacam diyorsun
0
messina123
(12.12.25)
Peki kredi kartını mı kullanmam gerekiyor? Ben banka kartı kullanıyorum ve kredi kartı bilgilerini bu kartta da görebiliyorum.
-1
🌸arbre
(12.12.25)
puanlar banka kartındaysa, kredi kartın varsa juzdan uygulamasından müşteri hizmetlerine bağlanıp puanlarını kredi kartına aktarabilirsin. evet kredi kartından harcama yapman gerek sonradan chippara ile ödeme için.

ama sadece banka kartın varsa bazı marketlerde, benzin istasyonlarında vs kullanabilirsin. kullanmadan önce akbank posu var mı diye sor. internette de hepsiburada n11 vs geçer.
0
jelly bear
(12.12.25)
Juzdan uygulamasına gir işlemlere gel harcamalarını chip para ile öde yap.
çok şanslısın aslında bonus kartın böyle bir olanağı yok anca alışveriş yaparken puanımdan çekin diye kartı vermek gerek, kartı takmadan puan alamıyorlar.
0
eja
(12.12.25)
Akbank'ı aktif kullandığım dönemde chippara ve milleri direk kredi kartına yatırıp esasen tüm kredi kartı harcamalarımdan düşebiliyordum.

Akbank Wings Black kullandığım dönemde hayatımda ilk kez bir bankanın kredi kartını kullanırken avantaj yaşadığımı hissetmiştim.
0
Lethe
(13.12.25)
(2)

İlaç Raporu Nasıl Çıkarılıyor?

auroraaurora
Merhaba,Özel kurumda doktorun reçete ettiği ve düzenli kullanacağım 2 ilacım var. Biri kontrole tabi ilaç. Rapor çıkarmak istiyorum, ama nasıl olacağını hiç bilmiyorum. Devlet hastanesinden randevu aldım. Bana diğer doktorun teşhisini kabul etmiyorum, rapor mapor vermem diyebilirler mi? Sadece rapo
Merhaba,

Özel kurumda doktorun reçete ettiği ve düzenli kullanacağım 2 ilacım var. Biri kontrole tabi ilaç. Rapor çıkarmak istiyorum, ama nasıl olacağını hiç bilmiyorum. Devlet hastanesinden randevu aldım. Bana diğer doktorun teşhisini kabul etmiyorum, rapor mapor vermem diyebilirler mi? Sadece rapor almak için doktora başvurmak saçma geliyor bana bir yandan. Devlette rapor çıkaramama gibi bir durum olabilir mi? Eğer öyleyse tanıdık hekim bulmaya çalışacağım. :(

Teşekkür ederim.
0
auroraaurora
(12.12.25)
sgk anlaşmalı özel hastanede de rapor çıkıyor önemli olan hastane ve gideceğin doktorun sgklı olması, bazı özeller rapor ücretinide ayrı alıyor. devletten randevu falan bulamazsan mahalle hastanelerinde kolayca halledersin.
ama ilacına rapor yazılabileceğinden emin ol olmadı bir eczacıya danış boşuna gitme, mesela xanax için rapor çıkarılmıyor düzenli doktora gidip yazdırmak gerekiyor.

devleti genelleyemeyiz ama doktor uygun bulmazsa rapor çıkartmaya bilir.
0
eja
(12.12.25)
@eja Teşekkür ederim. Randevu buldum 10 gün sonraya. İşyeri hekimi rapor çıkarabilirsin dedi. Benim çekincem ilaca rapor düzenleyebilen hekimin uzmanlık alanıyla bana ilacı düzenli almam gerektiğini söyleyen hekimin alanlarının farklı olması. Rapor vermem falan derlerse SGK anlaşmalı 'butik' hastane bakayım madem.
0
🌸auroraaurora
(12.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(12)

Taciz :(

beyaztenlikiz
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne y
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne yapacağımı bilemedim. Neden tepki vermedim diye kendime kızdım. Kendimi kötü hissediyorum:( Böyle durumlarda nasıl tepki verilir? Ne söylenir? Bir daha görüşmeme kararı aldım
+3
beyaztenlikiz
(12.12.25)
Elini bacağınıza koyduğunda elini tutup kenara koyup, hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz herşey olması gerektiği yola girerdi.
Bir hareketinizi yanlış olarak davet gibi algılamış olabilir. ilişiği kesmektense mesafeli olun bir süre. Anlayacaktır.

Ayrıca, kendinizi de suçlamayın. Böyle ani bir ayılık karşısında, insan ne yapacağını şaşırıp tepkisiz kalabiliyor. Normaldir yani.
-10
Mirket
(12.12.25)
"hayirdir??" deyip kaşları çatmak, uyarmak lazim.

"hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz". >> katılmıyorum. hicbisey olmamıs gibi yapmayı boyle insanlar "rıza" olarak anlıyor.
+6
sttc
(12.12.25)
kendinizden iğreneceğiniz bir durum yok. kendinizde "suç" aradığınız bir soru girdabına kapılmayın. karşı tarafı olumlamaya, davranışlarını anlamlandırmaya çalışmayın.

mesela tepki vermediğinizi zannediyorsunuz, ancak kalakalmış olmanız da bir tepkidir. karşınızdaki "insan"sa, olumlu cevap vermediğinizi anlayıp bir daha size dokunmaya yeltenmez. ek olarak akşamki samimi hareketlerin hoşuma gitmedi bir daha olmasın diye mesaj da gönderebilirsiniz.

ama karşınızdaki "insan" değilse malesef adamına göre, anlayacağı dilden tepki vermek gerekiyor. bunun doğrusu yok. fitratınıza ne uyuyorsa.
+5
tnz
(12.12.25)
çek ön patilerini de, anlayacaktır.
0
galahad reloaded
(12.12.25)
Donup kalma çok yaygın bir tepki. Bu konuda kendinizi hiç üzmeyin ve suçlamayın.
+3
auroraaurora
(12.12.25)
erkekler ne yazık ki karşı tarafın samimiyetini hep yanlış anlıyorlar. sanıyorlar ki gel gel yapıyor. gerçi bizim toplumla da bunun alakası olabilir. kadınlar da hiç bir zaman gerçekten istediğini söylemiyor. nazlanıyor ki hafif yada kolay kadın diye anlaşılmasın. bu yüzden erkekler hep adım atmak zorunda kalıyor. karşı taraf isterse güzel istemezse taciz oluyor.

sizin durumda yapmanız gereken arkadaşlık seviyesine göre o anda uyarmak yada bu noktadan sonra uyarmanızdır. sadece arkadaş olduğunuzu betimlerseniz muhtemelen anlayacaktır. yoksa zaten ilişkiyi kesin.
-3
gercekdunya
(12.12.25)
Sorsan sen gel der gibiydin falan deyip kendini haklı görecektir.

Daha görüşmemeyi istemekte haklısın
+1
basond
(12.12.25)
üzme kendini. sende ne hata var ki üzülüyorsun.

yapabileceklerin:
1. olayları çok büyütmeden kapatmak için; bir sonraki görüşmede oto pilottan çık ve hareketlerini izle. benzer bir davranışını yapmadan önce durdur ve daha önce bir şey söylemedim ama bu tavrın çok yakışıksız diyerek cevap vermesini bekle. yanlış anladın, kusura bakma gibi bir ifade gelirse, peki ben yanlış anlamışım de. özeti, utanması lazım böyle bir tepkide ve ya senden uzaklaşır ya da artık bu davranışını keser.

2. olayları bir tık büyüterek, risk de alarak (karşı tarafın yükselmesi, başkalarının müdahil olma ihtimali) çözmek için; bir toplantı odasında kısa bir 1-1 görüşme iste ve direkt şu gün yaşananları benim gözümden anlatmak istiyorum sonra da seni dinlemek isterim diyerek yaşananları ve hissettiklerini fazla duygusal olmadan anlat. görüşme başında ne konuşmak istediğini ve ne beklediğini güzelce anlatırsan sakin kalınabilir.

3. olayları kabul etmeyerek, sıfır tolerans ile çözmek; ik'yı ve yöneticini, farklı kişiyse arkadaşın yöneticisini konuya dahil etmek ve çözüm için onları beklemek. ne çözüm beklediğini de açıkça belirterek.

bana sorarsan, bu resmen bir taciz ve sıfır tolerans olmalı.
+5
gabe h coud
(12.12.25)
erkek tarafı haklı. adam kendi kız arkadaşının poposunu ellemeyecekse kiminkini elleyecek. şikayet edilecek bir durum yok. belli ki konu sekse getirilmek istenmiş.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Kendini suçlama, çoğu kadın benzer durumu yaşayıp konduramadığı için ya da acaba yanlış mı anladım diye düşünerek tepki veremiyor.
+3
ekimoloji
(12.12.25)
ben temastan çok hoşlanmıyorum diyip elini itebilirdin. sonrasında da mesafe koyardın. ama donup kalman da normal beklemediğin bir şey çünkü. kendini suçlama. suç karşı tarafın.
0
archmeister8
(12.12.25)
o an tepki verememeniz, nasıl tepki vereceğinizi bilememeniz son derece insani, normal. bu konuda kendinize yüklenmeyin.

çok sevdiğim bir arkadaşım dediğinize göre birbirinizle bir hukukunuz, görece yakın bir arkadaşlığınız var gibi anlıyorum. şayet böyleyse ve karşıdaki kişi 25 yaş üstüyse yaptığı şeyin sınırı aşmak, sizin sınırlarınızı ihlal etmek olduğunu bilir. yani bu durumda da işgalci ve rahatsız edici bir tavır.

hiç bir şey olmamış gibi davrandığınızda hani böyle küçük bir söküğe müdahale etmeyince genişledikçe genişler ya, öyle davranacağına ya da bu konuda ben rahatsız oldum diye ona belirttiğinizde üste çıkmak için her şeyi yapacağına adım gibi eminim. belli bir yaşın üstündeki bütün kadınlar bilir bunu ve artık bu davranışın geleceği ortamın havada kokusunu dahi alabilmeye başlar.

Edit: görüşmemek doğru tercih, moralinizi de bozmamaya çalışın zira bu gibi konularda maalesef bu ülkede deriniz kalınlaşmak zorunda...
0
Phoebe
(12.12.25)
(5)

Sürekli kendi reklamını yapan iş arkadaşı

bepicolombo
İşyerinde sadece algı, başkasının bilgisini satıp sorumluluktan kaçan buna rağmen üst yönetim tarafından da başarılı görülen insanlar ile nasıl başa çıkıyorsunuz Ya da şöyle diyim bu insanla kendiniz mi başa çıkmaya çalışıyorsunuz ? Yoksa yöneticiniz ile bu Durumu komuşurmuydunuz ? Bu zamana kadar h
İşyerinde sadece algı, başkasının bilgisini satıp sorumluluktan kaçan buna rağmen üst yönetim tarafından da başarılı görülen insanlar ile nasıl başa çıkıyorsunuz
Ya da şöyle diyim bu insanla kendiniz mi başa çıkmaya çalışıyorsunuz ? Yoksa yöneticiniz ile bu Durumu komuşurmuydunuz ? Bu zamana kadar hayatımda kimseyi yöneticiye şikayet etmedim ama bu sefer durumu anlatacağım. Sizin tavsiyeleriniz nedir?
0
bepicolombo
(11.12.25)
Sallamıyorum. Çünkü banane
Bizde de var bir tane lafa gelince mangalda kül bırakmıyor icraat sıfır, mailleri kendi sorumlulugundaki konu bile olsa başkasına fyi yazarak iletiyor :D
Açıkçası ben haline güldüğüm için eğleniyorum da kalabilir
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.12.25)
Sallamıyorum +1

- Yoksa yöneticiniz ile bu Durumu komuşurmuydunuz ?
+ Hayır konuşmam. Zira yönetici bu durumun kendi farkına varamıyorsa, benim söylememle değişmeyecektir. Yöneticinin kendisi bu durumu görmesi gereken kişidir.

- Sizin tavsiyeleriniz nedir?
+ Yöneticiye söylememek en baştaki tavsiyem. Bu iş yapmıyor ama yapıyormuş gibi gözüküyor dendiğinde sanki ispiyonlamak gibi geliyor kulağa. Yapılması gereken; yaptığınız bir işi kendisine değil, bir şekilde direkt yöneticiye kendiniz söylemektir.
0
put it in your appropriate place
(11.12.25)
Benim 40 yaşından sonra nihayet fark ettiğim bir gerçek var: Alemin akıllısı ben değilim. Herkes her şeyin farkında, ama umursamıyor. Çünkü konunun kendileriyle bir alakası yok. Sizin işinizi yapmanızı engellemiyorsa, sizin maaşınızdan kesip ona vermiyorlarsa içten içe dalganızı geçip gülün geçin. Boş teneke tıngırdar diye boşuna dememişler.
Benim için tek sınır bana akıl öğretmeye çalışması olur. O zaman işler değişir ve tepki gösteririm.
+1
auroraaurora
(12.12.25)
yöneticiye yerinde ve zamanında muhabbet arasında söylenebilir.
sadece o kişiyi yöneticiye anlatmak için yanına gidilmez.
yemekte ya da bir sohbet ortamında yalnız kaldığınızda lafı oraya getirip söylersin.
0
duyuruuser
(12.12.25)
Arkadaşınızda lider özellikleri var. Umarım hakettiği yere gelir. İş hayatında popüler olmak istiyorsan böyle davranmalısın. Bazen çalışmak değil, işin nasıl işlediğini bilmek, onu nasıl satacağını bilmek yeterli.
+1
plastic_angel
(12.12.25)
(11)

uçak korkusu (ya da uçak korkusundan korkmak??)

nolmus yani
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum. "ya binin
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.

uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum.

"ya binince parmaklarım uyuşursa, göğsüme o ağırlık çökerse, karnıma ağrılar girerse? kalbim küt küt atcak, ya kalp krizi geçirirsem panikten? ya bu paniği atamazsam ve 1 saat boyunca bu hisleri çekmek zorunda kalırsam?"

böyle bi korku içerisinde olduğumu fark ettim. yani korkmaktan korkuyorum sanırım daha çok?

bu konu hakkında psikiyatra da gideceğim. ama bu sefer de "ya bir ilaç verirse ve o ilaç aslında bende yan etki yapan manyak bir şeyse ve küt diye ölüverirsem?" düşüncesi de var :)))

alkol genelde rahatlatıyor beni. böyle abartmadan 1-2 shot atsam gevşesem... mide vs problemlerim olmuyor. ya da bitkisel bir şeyler alsam... bilemedim.

düşünceleriniz neler?
0
nolmus yani
(11.12.25)
artık uçaktan korkmayacağım diye kendini motive edip binsen?
+1
antihero
(11.12.25)
Mesele sadece uçak korkusu değil sanırım. Evet, bir uzmana danışmanız iyi olur.

Kendi adıma uçak yolculuğunu çok sıkıcı buluyorum. Kalkarken ve inerken birazcık aksiyon olması iyi bence. Bir defasında yoğun türbülansa denk gelmiştim. Kusanlar ve fenalaşanlar olmuştu. Ben çok eğlenmiştim, tövbeler olsun.
0
auroraaurora
(11.12.25)
Bir arkadaşımda panik atak vardı, o sebeple bişey olur diye korkup uçağa binemiyordu hala pek binmek istemiyor. Bunun çözümü psikolog veya psikiyatr.
0
nhk ni youkosu
(11.12.25)
uçuş öncesi 1-2 shot bişiler içmek en mantıklısı bence.
0
oldtimer
(11.12.25)
Hocam bu aslında sadece uçak korkusu değil gibi duruyor, bence bir psikologla görüşün ya da psikyatristle.

Ben de uçakta endişe ediyorum.

Telefonunuza tabletinize güzel pozitif filmler indirin.
Sakinleştirici meditasyonlar var onlardan indirin.
Nefes egzersizleri yapın youtube'dan uçuştayken.

gözünüzü kapatıp bunlarla meşgul olmayı başarırısanız uçak zaten daha havalanmamışken uykuya bile dalabilirsiniz.

Türbülans vs konusunda da şunu söyleyebilirim, sizin hissettiğiniz sarsıntı aslında sandığınız kadar büyük bir olay olmuyor.

Bazen uçak bir anda sarsılınca çok yüksekten düşüyor sanıyorsunuz. Ama aslında 1 metre bile oynamamış oluyor uçak.

Bir de yolcu uçakları sandığınızdan daha ağır şartlara dayanacak şekilde tasarlanıyor. Neredeyse akrobatik manevralar yapabilecek seviyelerdeler.
0
anten
(11.12.25)
İlk defa mı bineceksiniz? Ben de korkuyordum. İlk uçuşumda gerildim ama keyif almadım dersem yalan olur. Cam kenarı seçmiştim. Camdan izledim hep. Fotoğraf çektim. Kaderinde varsa kaçamazsın zaten. O yüzden takma.

Bir de uçak güvenli ama çok riskli. Onlarca mekanik, elektrik sistem var. O açıdan yaklaşırsan hiç binemezsin. Doğruya doğru. (Makine mühendisiyim)
-1
arbre
(11.12.25)
uçak fobiniz yok, psikiyatrik bir kriz anı yaşamakla ilgili korkunuz var. ya panik atak geçirirsem ya stresten midem ağrırsa/bulanırsa, terlersem, parmaklarım uyuşursa vs. vs.

hızlı çözüm lazımsa psikiyatriste gitmeniz şart. bu kaygılarınız yüzünden uçağa binemediğinizden bahsederseniz xanax/tranko buskas tarzı (artık durumunuz göre) bir ilaç reçete eder. binmeden yarım saat önce içersiniz ve kaygılarınız azalır. ilacın etkisi korkusu da aynı korkuya çıkıyor ama ilacı alınca o kaygınız da azalacak zaten. isterseniz 3-5 gün önceden birkaç kere deneyim kendinize ilacın kötü bir etkisi olmadığını kanıtlayabilirsiniz ama.
0
gitdaddy
(11.12.25)
o korku kolay kolay geçmez. madem içki rahatlatıyor at çantana bir 35'lik viski uçuştan önce içersin.

2-3 senede bir uçan biri için başka yollar aramaya lüzum yok.
0
yurtsuz john
(11.12.25)
Yaşadığınız şey korkunun korkusuyla beraber gelen beklenti anksiyetesi. Panik bozuklukta sıkça karşılaşılan bir durum. Bilişsel davranışçı terapi ve psikiyatrist uygun görürse anksiyolitik ilaçlardan fayda görürsünüz. Önemli olan kaçınmamak. Kaçınmak süreci besleyen en temel şey. O yüzden uçağa binme kararınızı tebrik ediyorum. Evet belki alkol süreci yönetmeye yardımcı olabilir diyen bir grup var fakat bu sağlıklı bir baş etme becerisi değil. Kısa vadede doktorunuzun uygun gördüğü bir ilaç, uzun vadede ise psikoterapi yanlış alarm veren panik sistemini düzenleyecektir.
0
dediysem dedim
(11.12.25)
teşekkür ederim cevaplar için. uçağa ilk defa binmiyorum ama yıllar içinde bir ölüm korkusu gelişti, bu korkuyla beraber korkmadığım uçaktan da korkmaya başladım :) 2-3 sene önce en son uçağa bindiğimde öyle korktum ve ağladım ki etkisi aylarca geçmedi ve normal takside bile giderken çok hız yapıldığında ya da sarsıldığımda korkmaya başladım.

bazen durup dururken tavan çökecek de öleceğim diye bile korkuyorum. terapi ile epey azaldı aslında ama uçağa bayadır binmediğim için "ya yine aynı korku olursa" korkusuna dönüştü şu an olay :) pazartesi bir konuşacağım durumu psikiyatrla bakalım.
0
🌸nolmus yani
(11.12.25)
uçak sen bindiğinde düşmeyecek. o ihtimal sana denk gelmeyecek. milyonda biri denk getiremeyeceksin. bu sebeple kafana takmana değecek bir durum yok.
0
xephyr
(11.12.25)
(6)

Restaurant açmak için aşçılık belgesi almak

Caletti
Sakatat, çorba ve kebap üzerine restaurant açmak istiyorum, ilk etapta çoğunlukla için başında kendim olmakstiyorum. İşletmeyi açmak için aşçılık belgesi de lazım sanrıım. İstiyorum ki aşçılık belgem de olsun. Yaşın 35. Bu belgeyi nereden nasıl alabilirim? Eğitim süreci nasıl? Lokasyon İzmir.Not: he
Sakatat, çorba ve kebap üzerine restaurant açmak istiyorum, ilk etapta çoğunlukla için başında kendim olmakstiyorum. İşletmeyi açmak için aşçılık belgesi de lazım sanrıım. İstiyorum ki aşçılık belgem de olsun. Yaşın 35. Bu belgeyi nereden nasıl alabilirim? Eğitim süreci nasıl? Lokasyon İzmir.

Not: her türlü bilgiye ihtiyacım var. Teşekkürler.
0
Caletti
(10.12.25)
2 yıllık aşçılık meslek yüksekokulundan mezun olman gerekiyor. daha kolayı varsa ben bilmiyorum ama ben orada okurken sınıfta bir sürü kişi bu sebepten dolayı okuyordu.
0
neira
(10.12.25)
İstanbul'da ismek meslek edindirme kurslarında 6-7 aylık kurslar oluyor onlara bakın meb onaylı sertifika veriyorlar.
0
anten
(10.12.25)
anten +1
Meb sertitikalı kurslar var. Derslere ek olarak, yazılı ve pratik sınav ile staj dönemi oluyor. En ünlüleri MSA ve Usla, ama başka şehirlerde de kurslar vardır illa ki.
0
auroraaurora
(11.12.25)
Halk eğitim merkezlerinde bu tarz kurslar oluyor.
0
kendinibulankadin
(11.12.25)
öncelikle size lazım olan şey ''ustalık belgesi''

yöntemler şunlar;
1) halk eğitim merkezlerinde aşçılık alanı ile ilgili kurs bulup belli bir saati tamamlamanız durumunda, o sertifikalar ile mesleki eğitim merkezlerine (mesem) müraacaat edersiniz. denklik işlemi yapılır. teorik ve uygulamalı sınavlara girip başarılı olmanız durumunda ustalık belgesi edinirsiniz.

2) cevaplarda bahsedilen aşçılık myo da olur. oradan mezun olursanız o diploma ustalık belgesi yerine geçer ama gene o diploma ile mesleki eğitim merkezine aynı işlemler için gitmeniz gerekir.

3) ustalık belgesi edinmek için 5 yıl bu alanda çalışırsınız. sigorta dökümünüz ile gene mesleki eğitim merkezlerine müraacat eder aynı süreci yaşarsınız.

4) mesleki yeterlilik kurumu (myk) tarafından yetkilendirilmiş kurs merkezleri var. myk nın sitesine girersiniz. aşçılık/yiyecek içecek alanında hangi şehirde nerede kurs varmış bulursunuz. en az 4.seviye olmak kaydıyla bu belgeyi o kurslar üzerinden alırsınız gene mesleki eğitim merkezine gider aynı süreci yaşarsınız.

5) ismek kursları 1.maddede belirttiğim kapsamda değerlendirilir mi ondan kesin emin değilim. eğer olursa o da halk eğitimin eş değeri gibi değerlendirilebilir.

yani dönüp dolaşıp mesleki eğitim merkezine gidersiniz. çünkü ustalık belgesi vermeye yetkili tek kurum ülkemizde mesleki eğitim merkezleridir.

bunun haricinde şu fiyata şu sürede meb onaylı ustalık belgesi veriyoruz, e devlet te görünen karekodlu belge bilmem ne diye vaatler veren özel kurslar tarafından dolandırılmayın. ha size bir belge verirler mi evet verirler fakat geçerliliği olmaz, süs eşyası olarak kullanırsınız. aman dikkat.
0
wilhelmwasmuss
(11.12.25)
firma türü şahıs olacak ise sizin ustalık belgesi almanız gerekir. ancak şirket kuracaksanız belgesi olan birisini çalıştırmanız yeterlidir.
0
bravoteam
(11.12.25)
(16)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(7)

trakyalilik müessesesi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
istanbul'dan öteyi dogu siniri yapan hemserilerim burada mi? duyuruda kimler var, bir toplasalim buraya. belki lazim olur ileride. bir konuda organize olmamiz falan gerekirse biliriz.gecenlerde bir baska duyuruda gördüm, biz de yapalim dedim. ben: enezspor.bu da 11-12 sene önce galiba kücükevren'de
istanbul'dan öteyi dogu siniri yapan hemserilerim burada mi?
duyuruda kimler var, bir toplasalim buraya. belki lazim olur ileride. bir konuda organize olmamiz falan gerekirse biliriz.
gecenlerde bir baska duyuruda gördüm, biz de yapalim dedim.
ben: enezspor.
bu da 11-12 sene önce galiba kücükevren'de (hisarli da olabilir) cektigim damardan trakya fotografi: imgur.com
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.12.25)
selam, nabuyun beyağuuu. edirneliyim. bütün sülalem karağaçlı. hemen hemen her edirneli gibi edirneden başka bir trakya şehrinde yaşamaktayım. edirneye dönüş hayalim var ama edirnede iş imkanı olmaması , kızların çok güzel olması vb gibi sebeplerle henüz gerçekleştiremedim. saydgılar.

42 e, sakallarım beyazladı gandalf gibi oldum ama rakıdan, ruhum genç
+3
Fodera
(08.12.25)
Tum adaslara benden selam olsun, bir 22 (merkez) de benden gelsin.
+3
adrianapole
(08.12.25)
Kircali'li olarak beni de alirsaniz araniza ekleyin.
+3
turkuaz
(08.12.25)
Merabalar, ayırlı başarılar..
Ben de Malkaraspor.
+2
benimadımmayıs
(09.12.25)
Keşan efenim
+1
turk kizi
(09.12.25)
Doğma büyüme Tekirdağ' lıyım. Favori içeceğim damacanada kokteyl.
+1
kumandanim
(09.12.25)
Uzköp.
+1
auroraaurora
(09.12.25)
(4)

Kusan kedide iştahsızlık normal mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Yaklaşık beş aylık bir kedim var. Ilk kez kedi bakıyorum. Daha önce bir kere yediği yaş mamayı kusmuştu. Haftasonu aynı günün sabahında ve akşamında iki kere daha kustu. O günden beri bir iştahsızlık var. Sebebi ne olabilir? Kedi bakma tecrübem olmadığı sizlere danışmak istedim.Teşekkürler
Merhaba,

Yaklaşık beş aylık bir kedim var. Ilk kez kedi bakıyorum. Daha önce bir kere yediği yaş mamayı kusmuştu. Haftasonu aynı günün sabahında ve akşamında iki kere daha kustu. O günden beri bir iştahsızlık var. Sebebi ne olabilir? Kedi bakma tecrübem olmadığı sizlere danışmak istedim.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.12.25)
Kliniğe götürmeniz lazım. Birçok ihtimal var.
0
auroraaurora
(08.12.25)
auroraaurora +1
Yabancı cisim yutmuş olabilir mi? Lastik tokalarla oynamayı seviyorlar. Belki de böyle bir şey oldu ve önemli. Hemen bir veteriner hekimin görmesi iyi olur.
0
rock n roll
(08.12.25)
acil veteriner +1
0
art cat chocolate
(08.12.25)
korkutmak gibi olmasın ama o yaşlarda kusup ve iştahsız olan kediyi acilen kliniğe götürmen gerek.
0
gobekliraki
(08.12.25)
(8)

Neye/ kime/ nasıl/ hayır dersiniz?

egerbiryolcu
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?Mesela;Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gid
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?

Mesela;
Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gidelim.
İş yerinde müdür işiniz olmayan bir şey yaptırdı. Hayır dediniz. Bu benim görevim değil.
Toplu taşımada otururken kadının biri geldi ben ters oturamiyorum midem bulaniyor yer degiselim mi/ hayır dediniz.
Çok emek verdiğiniz bir ödevi yakın arkadaşıniz rica etti seneye kendi odevi diye kullanmak için. Ben çok emek verdim. Hazira konulsun istemem dediniz.

Bunun gibi somut şeyler. Çok basit bir şey de olabilir çok büyük bir şey de. Fark etmiyor.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
iş yerinde yasal olmayan durumlara hayır derim. rüşvet, kayıt dışı işler, vergiden kaçmak gibi. onun dışında işim değil diye hayır hiç demedim.

uzun bir sıra varsa önüme geçmek isteyen birine hayır derim. market değil de konser sırası gibi ya da devlet dairesi sırası gibi. herkesin zamanı önemli, benden sonrakilerin hakkına girmem. (trafik kuyruğu hariç. orada ciddi bir boşluk varken önüne geçilmesine kızmam, diğer insanların hayatında bir değişiklik yaratmadıysa)

yakın arkadaşlarımla emek verdiğim bir şeyi paylaşırım, istemese bile paylaşmaya açık olduğumu belirtirim.

dedikoduya hayır derim. bir başkasını bana çekiştireni kibarca uzaklaştırırım.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
Merhametli ve ters tarafım var. Hangisine denk gelirse. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
-1
arbre
(08.12.25)
İşte de özel hayatımda da eskiye nazaran çok daha rahat hayır diyorum. İçime sinmeden, kendimden ödün vererek dediğim her evet iç huzurumu kaçırıyor. Varsın uyumsuz, geçimsiz, bencil desinler. Ben kendimden memnunsam ötesine pek fazla kafa yormuyorum. Bu demek değil ki nezaketi, yardımseverliği elden bırakacağım. Ama bu tercihi kendim yapmak istiyorum. Başkalarını hoşnut etmeye çalışmıyorum ve bol keseden 'iyi niyet' dağıtmıyorum. Zaten daha çok saygı gördüğümü fark ediyorum her şeye evet demedikçe.
+1
auroraaurora
(08.12.25)
hafta içi akşam buluşmalar bana uygun değil. buna hep hayır derim.

o ödev olayına da hayır demiştim zamanında.

iş konusunda... benim işim olmayan 3-5 iş geldi yaptım, baktım daha da geliyor yöneticimle konuştum o da bu işleri kabul etme dedi. artık kabul etmiyorum. yardımcı olayım deyip birkaç kez yapınca işler üstüne kalıyor.

sevgilimle hep evde buluşmuşsak son zamanlarda, yine eve çağırırsa hayır derim.

annemin benden istediği bir şey bana uymuyorsa ona da hayır derim.

birisi bir filmin veya şarkının güzel olduğunu söyleyip ısrar ediyorsa, ben sevmemişsem bence değil derim.
+1
art cat chocolate
(08.12.25)
iş hayatında çılgın fikirlere genel yaklaşımım;
youtu.be

Ne zaman bir satışçı falan böyle fantastik lojistik fikirleri ile geldiğinde "olmaz canım çünkü şu bu" ya da birinin fantastik bir SAP fikri olduğunda "olmaz çünkü şu bu" demenin hastasıyım. iş hayatında anladığım gate keeping yapmazsan millet kafayi yiyor.

Onun dışında günlük hayatımda böyle biri değilim.
0
logisticsmanager
(08.12.25)
borç isteyen herkese hayır derim. kefil olmamı isteyenlere, arabamı isteyenlere, sinsi sinsi sohbete başlayıp bir şey satmaya çalışan herkese, son anda çağrıldığım her yere ya da sana geliyoruz yoldayız vs diyenlere hayır diyorum. bir de kendince bir şeyler anlatırken ikide bir bana dönüp "değil mi" diye onay isteyenlere de hayır derim.
0
ground
(08.12.25)
eskiden 20 30 yaş arasında hayır demekte zorlanan, bana fark etmez diyen bir insandım. insanları kırmamaya çalışıyordum. ancak bunun beni yorduğunu ve strese soktuğunu fark ettim. en sevdiğim insanlara, aileme, dostlarıma da gayet hayır diyorum. iyi insan olmasam da olur, bana bir katkısı olmadı.
ısrarcı insanlara ne kadar ısrar ederlerse etsin, hayır derim devam ederse geçiştirir ve kaçınırım. iş arkadaşım ve arkadaşlarımla da net olarak sınırlarımı belirlerim. bazen gerçekten gereksiz bir sertlik olsa da hayır derim.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
- bir arkadas bana yalandan referans ol dedi, 10 sene once beraber calismisiz, ben onun ekip lideriy misim falan gibi bir hikaye salladi, red - eleman bana kustu hahaha.
- hanim yilbasinda tatile gidelim dedi, para yok dedim, red.
- patron "cam mukavemeti" uzerine ders al dedi, isim olmaz ugrasamam dedim, red.
0
cooperr
(08.12.25)
(2)

İstanbul avrupa yakası - Roza tedavisi yapan klinik biliyor musunuz?

xu
4.levent tarafındayım. bu bölgeye yakın Roza hastalığı tedavisi yapan özel klinik biliyor musunuz?
4.levent tarafındayım. bu bölgeye yakın Roza hastalığı tedavisi yapan özel klinik biliyor musunuz?
0
xu
(08.12.25)
Arkadaşım Şehriyar Nazari'den çok memnun. Ama bazı yorumlarda herkese yüksek doz Roaccutane reçete ettiğini yazmışlar. Belki göz önünde bulundurmak istersiniz diye önermiş olayım.
0
auroraaurora
(08.12.25)
anadolu yakasinda zeynep demircay var, kuzenimin rozasini gecirdi, tavsiye ederim,
0
monicapp
(08.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(6)

Gece 3-4te uyanmak

gobekliraki
Sonra tekrar uyuyamamak gibi bir sorunum var. Ne yaptıysam olmadı. Spor, geç yatmak, melatonin, cedrina vs. Olmuyor. Gün içinde de öğleden sonra başlıyorum esnemeye. Alternatif önerisi olan var mı? 3 tane de antidepressan kullanmama rağmen. Ya da onların mı etkisi var?
Sonra tekrar uyuyamamak gibi bir sorunum var. Ne yaptıysam olmadı. Spor, geç yatmak, melatonin, cedrina vs. Olmuyor. Gün içinde de öğleden sonra başlıyorum esnemeye. Alternatif önerisi olan var mı? 3 tane de antidepressan kullanmama rağmen. Ya da onların mı etkisi var?
+2
gobekliraki
(07.12.25)
Normalde 8 civarı zirve yapması gereken kortizol seviyeniz erken zirve yaptığı için uyanıyorsunuz ve tekrar dalamıyorsunuz. Uyku için reçete edilen ilaçlar uyku sürekliliğini sağlayamıyor maalesef. Kortizol seviyesinizi düşürmeniz lazım.
L-teanin ve ashwagandha kısmen etkili oluyor. Aynı şekilde bitki çayları da. Meditasyon da deneyebilirsiniz.
Yurt dışında CBD sakızları çiğneyip çiğneyip uyuyor millet. Türkiye’de de piyasa girecek sanırım, ama hangi formda olacağı ve temin edilme şartlarını bilmiyorum.
+2
auroraaurora
(07.12.25)
Bu bir hastalığınızın semptomu da olabilir. O hastalık tedavi edilirse düzelir muhtemelen.
0
gnosis
(07.12.25)
cevabım yok ama benzer bişeyi ben de zaman zaman yaşıyorum; kendimden örnek vermeye geldim.
ben genelde bişeye takıksam (çoğunlukla bitirmem gereken sorunlu bir proje vd), dönemsel olarak bu durum başıma geliyor. uyandığım saniye "şöyle yaparım; olmazsa bunu yaparım" gibi düşünmeye koyuluyorum. hatta abartı durumlarda sırtımda fibromiyaljik belirtiler de başlıyor. rahatladığımda ise hepsi kayboluyor. bir hafta-on gün kadar sürüyor genelde (çünkü bu süre içinde "canımı mı alacaklar yea?!) moduna kavuşuyorum).
uyanınca bana kalkıp oturmak hiç yaramıyor; çünkü bir daha uykum gelmiyor ve yeni başlayan gün canlı cenaze gibi geziyorum. yatakta kalırsam tekrar dalabiliyorum bazen. gündüz fırsatım varsa uyurum; o sıralar gece uyanma sorunum yoksa, gündüz uyumak, gece uyanmama hiç sebep olmaz mesela. gün içinde çok yorulmak, spor, yoga, bitki çayı falan da işe yaramıyor. benimki tamamen anksiyeteyle paralel gidiyor ve hiçbir şey çare olmuyor. ne zaman ki ipleri gevşetiyorum; o zaman kendiliğinden yoluna giriyor.
0
lil siztah
(07.12.25)
bende de aynı durum var yaklaşık 1 - 1.5 aydır. çözemedim bir türlü.
0
inheritance
(08.12.25)
asırı stres. aynı saatte uyumaya gayret edin
0
koela
(08.12.25)
@koela uyumakta sorun yok da uyanmakta var. kaçta yatarsam yatayım bu saatlerde uyanıyorum. bugün de saat 4ü biraz geçe uyandım.
0
🌸gobekliraki
(08.12.25)
(28)

Lise kütüphanesi için kitap desteği yapar mısınız?

kobuzchu kiz
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğre
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)

Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğretmeni bir liste oluşturdu. Direkt oradan alıp öğretmenimize ulaşmasını sağlayabilirsiniz. (Satın alınan kitaplar listeden düşüyor, özellikle kontrol ettim, böylece aynı kitabı birden fazla kişi almamış oluyor.) Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen.

4 Şubat 2026 editi: Bu postu paylaşmamın üzerinden iki ay geçti. Artık wishlist linkini kaldırıyorum, hâlâ destek olmak isteyen olursa doğrudan @üğpoıuy'la iletişim kurabilir.
+6
kobuzchu kiz
(04.12.25)
var mı benden başka yollayan :D (gaza gelen olur mu acaba?)
+4
kisa
(04.12.25)
kisa +1
+3
lazpalle
(04.12.25)
Ben listeden özellikle en sevdiğim kitapları seçtim yolladım valla. Listede olmayan bir kitabı da göndermek istiyordum, öğretmenimiz eklerse bir tur daha alışveriş yapacağım. :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Yolladım ben de.
+4
kumandanim
(04.12.25)
en uygunlardan bi sepet yaptım ben :D iyi düşünmüşsünüz.
+4
elorelia
(04.12.25)
destek oldum ben de.
+5
koela
(04.12.25)
Affınıza sığınarak sorayım.
Buradaki konu nedir?
Yurdumun fakir yörelerinde bir ilkokul için olsa anlayacağım,
Evinin kütüphanesini bağışlayıcılar hedefleniyor olsa yine anlayacağım.
Tekirdağ, Lise ve Amazon kelimeleriyle bağış konusunu bir araya getirmeye çalıştım.
Başaramadım.
Neyi kaçırıyorum ben.

Ben görev yaptığım lisede şöyle bir şeye heveslendim, (bana) desteğinize ihtiyacım var şeklinde bir açıklama olsa, ona da tamam diyeceğim de.
+4
Mirket
(04.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Amazon'dan alıp göndereceksen bu liste dışından gönderemiyorsun diye biliyordum (o yüzden göndermek istediğim bir kitabı listeye eklesinler diye bekliyordum) fakat şimdi tekrar baktım, listeden herhangi bir kitabı sepete ekledikten sonra başka kitap eklersen beraber gönderebiliyorsun. Listeden bir şey eklemezsen hediye olarak gönderemiyorsun, @üğpoıuy'dan adres alıp adresi girerek göndermen gerekiyor.

Diğer soruların cevabı bende yok. :)
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@Mirket
(git: 1616433) şu duyuru üzerine ben @üğpoıuy'a ulaşıp bilgi istedim, kitapları göndereceğimiz okulun kütüphanesinin çok zayıf olduğunu ve kütüphaneye kitap eklemeye çalıştıklarını söyledi. Kendi kitaplığımdan kitaplar seçip göndermeyi düşündüm fakat kargo çok pahalı, kitap gibi ağır nesnelerin kargosu daha da pahalı oluyor, o yüzden evden göndermek yerine internetten satın alıp göndermeyi daha mantıklı ve ekonomik buldum.

Sonra da, duyuruda belirttiğim gibi, Amazon'da istek listesi yapmak ve oradan alıp göndermek çok pratik geldiği için böyle bir şey yapabilirler mi diye sordum, yaptılar. İlk duyuru çok az görüntülendiği ve artık bir de istek kitap listesi eklendiği için yeni duyuru açtım. Mevzu bundan ibaret.

Arzu ederseniz evinizin kütüphanesinden de gönderebilirsiniz elbette. Ya da mantıklı bulmadıysanız hiçbir şey yapmazsınız. Ve maalesef ülkemizin her yerinde fakir okullar, boş kütüphaneler var. (İzmir'in göbeğinde okulun hademesi olmadığı için çocuklarının sınıfını nöbetleşe temizleyen veliler tanıyorum, "fakir yöre" olmasına gerek yok.)
+4
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
iyi niyetli kolektif eylemler çok hoşuma gidiyor.
bir kaç kitap aldım listede yer alan, 1 tane de listede bu da olmalıydı dediğim bir kitabı yolladım. umarım daha önce alınmış olduğu için listede görünmüyor değildir.

çok güzel bir seçki yapılmış, kimisi okuduğum çoğu ise okumak için heves ettiğim kitaplar.

mirket'in sorgusu yerinde bence. ama okullarda kitaba bütçe ayıramayan çok öğrencinin olması ve bazen bir kitap okumanın bile insanlara fayda sağladığı düşünülünce; alınan bazı kitapların hiç okunmayacağı ihtimalini de göze alarak okul kütüphanesi oluşturmayı çok yerinde buluyorum. teşekkürler.
+7
biseysorcaktim
(04.12.25)
Şu kitaplar olur mu diye mesaj attım @üğpoıuy'a, mesaj okundu ama geri dönüş yapmadı.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(04.12.25)
@biseysoracaktim'in yazdığı ilk cümlenin etkisiyle çorbada tuzum olsun isterim. Adres paylaşılırsa Amazon'dan ama liste dışı katkıda bulunmak isterim.
+4
Mirket
(04.12.25)
@mirket listeden mesela en ucuz kitabı sepete atıp sonra üstüne başka kitaplar ekleyince göndermek mümkün oluyor, alternatif çözüm olarak ekleyeyim buraya.

@i'm gonna start a revolution from my bed yapacaktır, o sırada zamanı yoktur ya da o da öğretmene sorup cevap bekliyordur belki :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@kobuzchu kiz, Konuya senin yaklaşımına ve yaptıklarına ancak saygı duyulur. Maksadımı aşıp seni eleştirmiş gibi oldumsa, üzdümse bağışla.
+2
Mirket
(04.12.25)
@Mirket yok yok, olur mu öyle şey, hiç sorun yok, ben de neyin ne olduğunu daha net açıklamış oldum işte :)
+1
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Şu duyuru ve altındak, konuşmalar ülke kalitesini 0,01 yükseltmiyosa ben de bi' şey bilmiyorum.
+3
kumandanim
(04.12.25)
Çok pratikmiş Amazon üzerinden göndermek. Organize edenlerin eline sağlık.
+3
auroraaurora
(04.12.25)
Lise ve kitap denilince, hemen aklıma elimdeki hiç kullanılmamış üniversite sınavına hazırlık soru bankaları geldi. Ancak baktım ki mesele bu değilmiş.
Duyuru daha açık yapılamaz mıydı acaba?
Elimizdekilerden de gönderebilir miyiz mesela?
Yoksa deprem zamanında olduğu gibi, illaki sıfır giysi ve yatak, battaniye isteyen kuruluşlara yapılan bağışlar gibi mi olacak?
Amazon'dan ve belli serilere ait kitaplar (!)
-3
pro9it9is9
(04.12.25)
@pro9it9is9
"Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen."
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Bir de şöyle bir şey var.

www.ptt.gov.tr
+1
Mirket
(04.12.25)
ben de gönderdim, aracı olduğunuz için teşekkür ederim.
+3
awlmi
(05.12.25)
Guncelleme: kitaplarin bi kismi bugun ulasmis cok tesekkurler <3 fotografli guncelleme de gelecek
+2
üğpoıuy
(05.12.25)
satın alındı listesini de görebileceğimiz bir yer var mı?
satın alınanlar listede görünmediği için bazı alımlar mükerrer oluyor ister istemez.
+3
biseysorcaktim
(06.12.25)
@üğpoıuy aslında Google drive'da falan bir spreadsheet oluşturup paylaşsan çok güzel olur gerçekten, alınan kitapları güncellersin geldikçe.
+1
🌸kobuzchu kiz
(06.12.25)
Fotografli tesekkurlu guncelleme: hizliresim.com simdiye dek ulasan kitaplar icin katki veren herkese tesekkurler

@bisey, alinanlar listeden ciktigi icin mukerrer alım amazonda olmuyor. ama @kopuscuyla konustuk bireysel gonderimde boyle bir durum ortaya cikabiliceni hatirlatti. O yuzden onerdigi listeyi hazirlicaz
+1
üğpoıuy
(08.12.25)
Paylaşım için teşekkürler, gönderdim ben de.
+2
daddy
(08.12.25)
Kardeşlerimize feda olsun :)
Vesile ve destek olanlara helal olsun !
Çok fazla aynı kitaplardan olmaması adına seçtiklerimi paylaşıyorum.

Kuzgun
Bozkır – Bir Yolculuk Hikayesi
Pal Sokağı Çocukları
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Morgue Sokağı Cinayetleri
Köpek Kalbi
+1
erty_ksk
(09.12.25)
Arkadaslar cok özür ama listeyi hazirlamaya vakit bulamiyorum kesinlikle, bazi ozel durumlardan oturu :( yeni gonderim yapacak birileri olursa buradaki kitap ismi paylasimlarina goz atmanizi rica etsem affiniza siginarak

Bi de zaten okul cok kalabalik. Bir kitabin birden cok olmasi pek kaynak israfi da olmayacaktir bi yandan
+1
üğpoıuy
(16.12.25)
(9)

Bugün AI için ne yaptın?

croswell
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
0
croswell
(27.11.25)
işime entegre ettim
0
nolmus yani
(27.11.25)
Hem iş hem eğlence için kullanıyorum. Kendimi zombi ve goblin yaptım bir fotoğrafımda bugün, eğlence kısmı. Bir görseldeki metni okuyup Word dosyası olarak hazırlamasını istedim, iş kısmı. Ahım şahım şeyler değil, ama ciddi vakit ve emek tasarrufu sağlıyor iş konularında. ChatGPT ve CoPilot dışında ne var ne yok pek bakmıyordum. Şirkette giriş seviye bir eğitim aldık. Kullanabileceğim ne çok model varmış.
0
auroraaurora
(27.11.25)
ben claude ile seviyeli bir birlikteliğe sahibim.
gemine pek az kullanıyorum, kullanmıyorum sayılır.
chatgpt ile aram iyice soğudu, aklıma bile gelmiyor.

claude code'u kullanıyorum.
terminal uygulaması var. iterm2'yi de çalışma ortamıma göre dizayn ettim, yeni bir sekme açıp claude yazıyorum console'a, hemen işimi yaptırıyorum. artık nereye bakması gerektiğini de biliyor. bir süredir sıfırdan bir iş geliştirmek değil, varolan projeye bakım ve bugfix yapıyoruz. o yüzden çok işime yarıyor ve başarılı da.

claude kullanımımı biraz daha genişlettim.
mesela rar uzantılı bir dosya vardı, uygun bir program yoktu, rar uygulaması aramak yerine claude code'a söyledimi, açık kaynak kodlu basit bir rar app'i indir diye. indirdi.

300e yakın şarkı olan bir çok albüm vardı, isimlerinde (remastered) falan gibi bir sürü ifade vardı. grup adı - şarkı adı olsun isimleri, metatag'lerinde de böyle ifadeler yer almasın düzelt dedim. bir iki yanlış işlem yaptı önce, sonra hatasını farkedip düzeltti.

bunlara şarkı sözü ekle metatag'larına dedim, python ile bir fetcher yazdı, api'ye bağlandı, şarkı sözlerini indirdi ve teker teker ilgili dosyalara ekledi.

iş ve böyle işler için çok kullanıyorum claude code'u.
ama izin verirken dikkat, ben al sana tam yetki çalıştır kodu demiyorum çoğunlukla.
0
biseysorcaktim
(27.11.25)
Soru yazdırıyorum ama şimdilik işimi elimden alacak kadar yetenekli değil. Sürekli şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye geri bildirim vermem gerekiyor. Yine de işimi kolaylaştırıyor. Onun dışında yemek tarifi de alıyorum sık sık.
0
sekizdokuzon
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sadece bişeyler çevirmem gerektiğinde.
+2
gobekliraki
(27.11.25)
Ben sık kullanıyorum, gemini'ye güzel gem tanımlayınca çok başka bir boyuta geçiyor. Eğitim / hobi amaçlı kullanıyorum. Botanikçi gemim var mesela bitkinin fotosuna bakıp morfolojik tanımını yapıp, evrimsel geçmişine, ilginç anatomik detaylarına, endüstriyel, tıbbi, mutfak kullanımlarına falan değiniyor. Bunun gibi mineraloloji ve sedimantoloji gemi, taksonomi gemi, çeşitli tarihçi gemleri falan bir sürü şey var. Üniversite kurdum.

İşle alakalı çok işime yaramıyor, sadece gramer imla kontrolü yaptırıyorum bazen. Bir de okumaya vaktim olmayan makaleleri kitapları notebooklm'e atıyorum geceden, sabah podcast olarak dinliyorum yolda falan, çok ilgimi çeken olursa okuyorum, bu olay çok iyi.
+1
akhenaten
(27.11.25)
bugün şükran günü yemeği için pişirilecek yemekleri ve yancıları aşamalara göre planlamasını ve zamanlamasını istedim. her şey aynı anda hazır olacak şekilde listeledi.
0
eileengray
(27.11.25)
part time emlakcilik yapmaya basladim, listing hazirlarken isime yariyor.
yaptigim isleri elimden alma olasiligi sifir.
0
cooperr
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sıfır. Tabii, hiç kullanmamayı marifet de saymıyorum. İhtiyaç duymuyorum sadece.
0
yadigar
(27.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(3)

Yuvadan düşmüş , terkedilmiş karga yavruları hakkında

devilone
Sevgili duyuru sakinleri , Geçen yaz sokağımda bir yavru karga buldum yemek yiyemiyor uçamıyordu . Evimde serbest olarak yedirdim içirdim uçmayı öğrettim . Balkona alıştırdım , Balkona da diğer kuşlar için sürekli masa hazırladığım için gelen kargalar vardı onlarla arkadaş oldu ve 4. ay sonunda haz
Sevgili duyuru sakinleri ,
Geçen yaz sokağımda bir yavru karga buldum yemek yiyemiyor uçamıyordu . Evimde serbest olarak yedirdim içirdim uçmayı öğrettim . Balkona alıştırdım , Balkona da diğer kuşlar için sürekli masa hazırladığım için gelen kargalar vardı onlarla arkadaş oldu ve 4. ay sonunda hazır hissettiğinde uçup gitti . şimdi evimin çevresinde kankaları ile uçuyor oynuyor çok mutlu .
Bu süreçte ben kargalara aşık olduğumu farkettim . Aşırı zekiler ve iletişimleri harika .Zamanımı , paramı ve enerjimi severek harcayabileceğimi farkettim ve sokakta kalsa 5 dakika sonra ölecek olan o minik güzelliğin mutlulukla kanat çırpması her şeye değer benim için .

Eğer sokağınızda ( istanbul ) bir yavru karga bulursanız onu kaderine terketmeyin bir karton kutuya koyun eve alın sonra beni çağırın gelip alayım bakayım büyüteyim .
Çocukluğumdan beri hayvanlarla yaşıyorum ve çok seviyorum . Benim dünyaya geliş nedenim sanki bu iş gibi hissediyorum .
Karga pis ve evde bakılmaz diyenler için benim ona ayırdığım odada hala izleri var ve hiç rahatsız değilim .
Bir youtube kanalım var orada büyüme gelişme ve uçmaya hazır olma sürecini izlemek isterseniz takip edebilirsiniz .
Siz bakmayı denemek isterseniz yine destek olurum . Neler yedireceğinizi anlatırım ve yardımcı olurum .
Umarım bu mesajım hayvan sever duyarlı insanların aklında kalır ve bana ulaşırlar .

* başka cins kuşlar da olabilir , saksağan , sığırcık gibi . zevkle bakar büyütür doğaya salarım .
+10
devilone
(26.11.25)
Ben izlemek isterim. Link var mı?
0
auroraaurora
(26.11.25)
www.youtube.com

oynatma listelerinde kargamın videolarını toparlıyorum , daha yüklemediğim çok video var
ilginiz için teşekkür ederim ¯\(ツ)/¯
+2
🌸devilone
(26.11.25)
İzledim bazı videolarınızı. Ne kadar güzel bir insansınız. Barney de çok tatlıymış
+1
suicides underground
(27.11.25)
(10)

"Nasılsın?" sorusuna verilebilecek alternatif cevaplar

sekizdokuzon
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?Teşekkürler.
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.

Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(25.11.25)
aynı be ya, noolsun işte.
+1
kisa
(25.11.25)
yuvarlanıp gidiyoruz.
+1
tiredofwaiting
(25.11.25)
Kimse samimi cevap beklemiyor bu soruya. Günlük hayatın ritüellerinden biri.
İyiyim demek içimden gelmiyorsa iyi demek adet olmuş derim genelde.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
saçma sapan konuşma la (bkz. Behzat Ç)

en samimi cevap bu bence. çünkü herkes öylesine soruyor, laf olsun diye.
+1
faberkastelli
(25.11.25)
Yakınım olmayan herkese iyiyim deyip geçiyorum.
Yakınlarıma “bok gibiyim” derim.
Şu sıralarda da böyleyim maalesef :/
0
mutekebbir
(25.11.25)
Bomba gibiyim! Düşmanları ve hasetçileri sevindirmemek gerek.
0
komando kani var bende
(25.11.25)
Murat Ağırel, is that you?
+1
🌸sekizdokuzon
(25.11.25)
iç güveysinden hallice
+1
my fault
(25.11.25)
Standart
İyi diyelim iyi olalım
Çok şükür yaşıyoruz der gibi
0
substituent
(25.11.25)
Mukemmele yakinim derim genelde.
0
duster
(26.11.25)
(3)

Online terapi deneyip memnun kalan var mı?

sekizdokuzon
Pek çok uygulama var bu konuda. Fiyatları da makul. Deneyip verim aldığınız, onerebileceginiz bir uygulama ya da uygulama içinde bir terapist var mıdır? Anksiyete problemim epey ciddi bir boyut almaya, geceleri uyutmamaya başladı. Yüz yüze terapiyi karşılayacak maddi durumum yok.Teşekkürler.
Pek çok uygulama var bu konuda. Fiyatları da makul. Deneyip verim aldığınız, onerebileceginiz bir uygulama ya da uygulama içinde bir terapist var mıdır? Anksiyete problemim epey ciddi bir boyut almaya, geceleri uyutmamaya başladı. Yüz yüze terapiyi karşılayacak maddi durumum yok.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(25.11.25)
Hiwell üzerinden terapi alıp memnun kalan çok insanla konuştum ama kendim deneyimlemedim.
0
mutekebbir
(25.11.25)
Online terapi de olsa güvenilir, yüksek lisans veterapi eğitimlerini tamamlamış, kendi terapi sürecinden geçen, süpervizon almış birilerini tercih etmeye çalışın. Ortalık lisans mezunu, 15 saatlik bdt eğitimi almış, yeni mezun psikologlardan geçilmiyor.

Online terapinin handikapları olsa da yetkin bir terapist olduğu sürece verim alırsınız.

Bu noktada en iyi platform bana kalırsa da Hiwell zira her psikoloğu kabul etmiyorlar. Eğitim ve belgeleri sorguluyorlar. Güven açısından bu önemli. Ayrıca bir terapist ile sizi eşlerken durumunuza ve ekole göre uygunluk soruları soruyorlar, bu da önemli.

Platform yerine tavsiye edilen terapistlerden online terapi de alabilirsiniz. Ücret yüz yüzeyle aşağı yukarı aynı olur ama.

Yine de özelden bana yazarsanız, size uygun birkaç isim önerebilirim belki.
+1
fraise
(25.11.25)
Evital'e de bakabilirsiniz.
0
auroraaurora
(25.11.25)
(7)

30'larınızda neleri değiştirdiniz?

gnosis
Özellikle kadın duyuruculara soruyorum ama erkekler de cevap verebilir. Beslenmenizde değişiklik yaptınız mı? Alkol tüketiminizi azalttınız mı? Uykuya önem vermeye başladınız mı? Kas ve iskelet sistemini desteklemek için spor yapıyor musunuz? Günlük protein hesabı yapıyor musunuz? Kıyafet seçimlerin
Özellikle kadın duyuruculara soruyorum ama erkekler de cevap verebilir.
Beslenmenizde değişiklik yaptınız mı? Alkol tüketiminizi azalttınız mı? Uykuya önem vermeye başladınız mı? Kas ve iskelet sistemini desteklemek için spor yapıyor musunuz? Günlük protein hesabı yapıyor musunuz? Kıyafet seçimleriniz değişti mi? Gibi.
0
gnosis
(25.11.25)
Bende birçok şey kötüye gitti.
Sigaraya 30’dan sonra başladım, içkiyi arttırdım.
Uyku düzenim iyiydi aslında ama bir süredir işimden dolayı bozuldu.

Sağlıksız beslenmeyi azalttım, düzensiz ve çok yesem de görece daha düzgün besleniyorum.

İşimden dolayı spora devam edemedim bir dönem pilatese gittim ama ona da artık zamanım yok, yürüyüş yapmaya çalışıyorum.

Kıyafet seçimlerim değişti diyemem ama istifçiliği bıraktım giymediğim kıyafetleri dolapta tutmuyorum, ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi satın almıyorum.

Yeme içme konusunda çok iradeli olamasam da alışveriş yaparken doğal ve vegan ürünler ilk seçeneğim oluyor.
+2
mutekebbir
(25.11.25)
30'dan ve hatta 40'tan sonra çok şey değişti benim için.

29-35 vegandım. 6 yıldır değilim. Veganken çok daha sağlıklı besleniyordum. Kilom yok, ama çok pis besleniyordum kısa süre öncesine kadar. 07:30-16:30 çalışmak dengemi bozmuştu; evde makarna bile yapmıyordum. Yeni yeni birkaç şey yapıp dışarıdan yemekten vazgeçiyorum.
3 yıldır doğa yürüyüşü yapıyorum. Onun dışında sahilde ve parkta da her fırsatta yürüyorum.
Yoga ve ağırlık antrenmanını ise yeni aldım hayatıma. Gençlikte olduğundan çok da önemli artık. Keşke daha önce başlasaymışım.
Sigarayı bıraktım, 5 aydan fazla oldu. Ama hiç güvenmiyorum bu konuda kendime. Yarın tekrar başlasam şaşırmam.
2 yıllık psikoterapi sürecini de goygoya döndüğü ve adam he desem beni sağmaya devam edeceği için yeni sonlandırdım. Tekrar ihtiyaç hissedersem başka biriyle çalışmak isterim.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
kozmetik urunler kullanmaya basladim. e artik yaslaniyoruz, bakim sart. hatta tavsiye vereceklere acigim. sunu kullan bu iyi vs gibi, fransiz markalari tercihimdir. her turden olur, ama ozellikle kirisiklik giderici, gerginlestirici, vitaminler, anti-aging vs. bir de ozellikle goz alti torbalarina bir seyler yazarsaniz sevinirim.

erkek
0
Sour
(25.11.25)
30'lar işimi oturtmaya, aynı anda okulu yürütmeye ve saçma sapan ilişkileri oldurmaya çalıştığım bir dönem olduğu için hiçbir farkındalık yaşamaya halim ve vaktim yoktu. yalnız öncesinden farklı olarak gelir düzenim oturduğu için üstüme-başıma, dermokozmetiğe ve gezmeye harcayacak param oldu.
ancak 40 benim için milat oldu diyebilirim. insan azalttım herşeyden önce; gereksiz ilişkileri, çok eski arkadaş olsa dahi temizledim. canımı sıkan şeyleri daha açık ifade etmeye başlayıp, keyfimi önceliğe aldım. birikimin önemini anladım (henüz istediğim ölçüde yapamasam da). yeme içmeye dikkat modu, şeker tehlikesiyle birlikte geldi bana. kan şekerini çıkaracak şeylere dikkat ediyorum (bunun sonucunda 6 ayda 13 kilo verip ideal kiloma ulaştım). doğal ve organik şeylere para harcamaya acımıyorum. içki ayda yılda bir içerdim ama artık senede 1-2'yi geçmemeye çalışıyorum.
bence henüz yeterince iyi olmadığım şey, zaman yönetimi. zamanın kıymetini yeterince anlamak ve daha efektif kullanmak da sanırım bir sonraki 10 yılda gelecek bir güncelleme olacak :) ha bir de uykuya ve spora yeterince ağırlık vermiyorum hala :/

@sour, gözaltı torbaları genetikse, kozmetikte çaresi yok gibi bişey.
+1
lil siztah
(25.11.25)
Sigarayı bıraktım, çok iyi oldu. Kahveyi azalttım. Alkollü içeceği zaten çok içmiyordum ama canım istemediği halde herkes içiyor diye içmeyi bıraktım, sevmediğim halde içtiğim birayı bıraktım.
Uykum düzene girdi ama ben yapmadım, otuzlarımın sonunda kendiliğinden oldu.
Saçımı boyamayı bıraktım, makyajı neredeyse bıraktım, ara sıra yapıyorum, sırf şık diye rahat edemediğim giysiler/ayakkabılar giymeyi bıraktım. Fakat güneşten korunmayı ve cildimi temiz/nemli tutmayı daha çok ciddiye alıyorum.

Aslında en çok akran/toplum baskısı nedeniyle bir şeyler yapmayı bıraktım, orta yaşlarımı "no fucks given" yaşamayı düşünüyorum. Sevdiğim insanlarla görüşüp sevdiğim hobilere zaman ayırıyorum, yaşlı hobilerimle mutlu mesut yaşıyorum. Tek derdim spor, onu düzenli yapamıyorum çünkü hiç keyif almıyorum.
+3
kobuzchu kiz
(25.11.25)
41 E yazdıklarının hepsini er ya da geç yaptım şu an 20li yaşlarımdan daha iyi durumdayım fiziksel ve beden sağlığı olarak.
ayrıca her kararımı önce kendimi düşünerek almaya başladım.
kimin ne dediği ne düşündüğü artık umurumda değil.
0
bay b
(25.11.25)
sporu 30dan önce yapıyordum hala düzenli olmasa da yapmaya çalışıyorum ve sanırım daha sıkı asılmam gerekiyor spor konusuna.

sabahları erken uyanmanın da günü uzun kıldığını fark ettim, erken uyanmaya özen gösteriyorum.

yemek yapmayı sevmeye başladım ama çok zaman alan bir şey en saygı duyduğum meslek aşçılar :D

kıyafet seçimim değişmedi gözüm hala mağazaların teenage bölümlerine kayıyor ksgjskj (ruhum genç)
+1
Kediyi üzdün
(25.11.25)
(4)

iki rakip firmanın reklamında oynamış ünlüler/kişiler?

secretcode
soru başlıkta. var mı örnek?
soru başlıkta. var mı örnek?
0
secretcode
(24.11.25)
Tam ayni sayilmaz ama GSM operatoru olarak Telsim icin oynayan Cem Yilmaz, daha sonra Turk Telekom icin de oynadi. Turk Telekom sadece GSM operatoru olmasa da nispeten tanima uyuyor.
0
mbond
(24.11.25)
Çok eskilere gittim.

Osman Cavcı ve ekibi başka gazeteye 'transfer' olmuştu. Yanlış görmüyorsam Halit Ergenç, Özgür Özgülgün ve Yosi Mizrahi de var.

www.youtube.com
0
auroraaurora
(24.11.25)
Ata Demirer Avea reklamında oynamıştı, son birkaç yıldır da Turkcell'de


+ Brad Pitt, iki rakip saat marka yüzü olmuştu; TAG Heuer ve Breitling
0
hakmut
(24.11.25)
Emin değilim ama galiba Haluk Bilginer uzun süre Turkcell’in sesiydi sonra Türk Telekom’un sesi oldu.
0
michael_knight
(24.11.25)
(7)

ozempic hk.

kiyiya vuran dildolar
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?

diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
0
kiyiya vuran dildolar
(20.11.25)
Bu konuda Fatih Altaylı’nın bir programı vardı muhakkak izlemenizi öneririm aşırı derecede detaylı net ve kesin anlatıldı orada konular. Bir dönem ben de denedim ama bana faydası olmadı yakın çevremde çok fazla faydasını gören insanlar var
0
ground
(20.11.25)
Mounjaro varken ozempik ne?
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.11.25)
Benzer bir soruyu ben de sormuştum:

www.eksiduyuru.com

Nasıl çalıştığı da şurada anlatılmış yine:

www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(20.11.25)
Vallahi açık konuşmak gerekirse geçen mart ayında eşime recete etmişlerdi o kullanmadı ben kullandım o süreçte bir caba sarf etmeden günlük rutin ile 10 kg civari verdim 3 aylık dozdu galiba sonra ilaç bitti kilolar geri tabi bir de o zamandan beri zaman zaman böbrek ağrısı çekiyorum ki bu ilaçlar ciddi böbrek hasarına sebep olabiliyormuş..

O yüzden sürdürülebilir bir ürün olduğunu düşünmüyorum kullanacaksanız böbrek sağlığı destekleyici ürünlerle beraber kullanmanızı tavsiye ederim
+1
apocalipy
(20.11.25)
pankreatit vakalari az değil; daha geçen gün ünlü bir yabancı oyuncu görme bozukluğu oluştuğunu açıkladı. uzun dönem etkileri hala çok belli değil. eğer çok kiloluysaniz kar-zarar hesabına göre kullanabilirsiniz tabii ama yaşam tarzınızı değiştirmeden zaten sürdürmek zor.
0
eileengray
(20.11.25)
Evrim Ağacı'nın videosu:

www.youtube.com

Obezite ve tip-2 diyabetin tedavisi için mucizevi. İnsanların yeme içme alışkanlıklarını kökten değiştirmesi, fast food şirketlerinin ürünlerinin içeriğinde değişikik yapması gibi göstergeler harika.
Eczanelerde leblebi şeker gibi satılıyor. Keyfi kullananlar ne dozaja ne kullanım süresiyle ilgili talimatlara uyuyor. İş yerinde böyle iki kişi var. Biri ciddi kilo verdi, diğerinde hiçbir değişiklik yok gördüğüm kadarıyla.
0
auroraaurora
(21.11.25)
bilgiler icin tesekkurler. ben adamin hasiyim veririm bu kilolari ilac olmadan
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(22.11.25)
(7)

Çamaşır yumuşatıcısı gerçekten işe yarıyor mu?

michael_knight
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?Siz kullanıyor musunuz?Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdi
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?
Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?

Siz kullanıyor musunuz?
Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdiğini okumuştum, bilgisi olan var mı?
0
michael_knight
(19.11.25)
yumuşatıyor.
yumuşatıcı kullanmadan makineden çıkınca biraz sert oluyor, soğukta kurutulmuş da donmuş gibi. silkeleyip, hareket ettirince geçiyor aslında.

yumuşatıcı ile daha güzel bir hissiyat var.

ama ben kullanmıyorum ve hatta kullanamıyorum.
değil bir ölçek, bir iki damla ile yıkansa bile gözlerim kızarıyor ve yanıyor.
bende bu kadar etki gösterdiği için olsa gerek, sağlığa zararlı olduğuna inanıyorum.
+3
biseysorcaktim
(19.11.25)
yumuşatıcı uzun vadede çamaşırı yıpratıyor evet. bildiğim kadarıyla havluları sertleştirmiyor ama fazla yumuşattığı için sıvı emme kapasitelerini düşürüyor. bir de çamaşırın üzerinde kalıp durulanmıyor olması da kötü. çamaşırların yapay şekilde kokmasındansa temizlenmesi yeterli bence.

ekstra bir koku istersen rossmann'da falan çamaşır parfümü diye şeyler satılıyor, deterjana ek olarak kullanabiliyorsun.
+1
knight of cydonia
(19.11.25)
Bulunduğunuz bögede su çok kireçliyse, kalgon da kullanmıyorsanız, beyazlarınız gri ve tüm çamaşırlarınız kaskatı olur.

Yumuşatıcı bir yandan çamaşırı mahvederken diğer yandan da gerçekten yumuşatır.

Bizim bölge suyu haddinden fazladan da fazla kireçli olduğu için havlu ve yatak takımlarında yumuşatıcı kullanıyorum. Giysilerde asla.
0
Mirket
(19.11.25)
Yumuşatıcıya alerjisi olan bir arkadaşım var, yumuşatıcı yerine beyaz sirke kullanıyor.

Ben havluları diğer çamaşırlardan ayrı, yumuşatıcısız yıkıyorum. Asarak kurutunca kaskatı oluyor ama kurutma makinesinde kurutursam yumuşuyorlar. Diğer çamaşırlara da önerilen miktarın üçte biri kadar falan yumuşatıcı koyuyorum, yetiyor.
Kurutma makinesi için şöyle koku verici mendiller de var: www.rossmann.com.tr

Edit: @mirket'in cevabını görünce aklıma geldi, suyunuz kireçliyse deterjanla birlikte çamaşır sodası kullanın, calgon'dan çok daha ucuz ve çok işe yarıyor.
+1
kobuzchu kiz
(19.11.25)
gavurun sert su dediği kireçli suyu yumuşatmaya yarıyor olabilir. kireçli suyla daha yüksek sıcaklıklarda yıkama yapmak zorunda kalmak yerine daha düşük sıcaklıklarda benzer deterjan performansını alabilmek için kullanılıyor olabilir. benim bu konudaki spekülasyonum budur.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
lisede yumuşatıcı kullanmıyordum. ve kireçli olan bir yerdeydik. düz en baz çamaşır toz deterjanını kullanıyorduk. çamaşırlar kuruduğunda beton gibi oluyordu. kokunun yanı sıra bir miktar yumuşatma olayı var gibi. ama bence günümüzdeki sıvı deterjanlar böyle işlemiyordur.

ikincisi rossmanlarda falan sadece koku veren koku kapsülleri var. onları kullanabilirsiniz. minik toplar halinde böyle.
+1
sanal hayvan
(19.11.25)
Beyaz sirke kullanıyorum. Bir ara herkes birbirine bunu tavsiye ediyordu.
Pamukluları kurutucuya atmayınca her türlü sertleşiyor.
Parfümlü deterjanlar var. Unibaby'nin var mesela. Kokusu için alınabilir.
0
auroraaurora
(20.11.25)
(8)

İçim Dışım Gıda Takviyesi Oldu

auroraaurora
Her gün aldıklarım-Osteo miks-D3K2-Magnezyum (uyku için olan)-Omega 3Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)-C vitamini + çinko-Magnezyum malat + sitrat-Biotinİkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenme
Her gün aldıklarım
-Osteo miks
-D3K2
-Magnezyum (uyku için olan)
-Omega 3

Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)
-C vitamini + çinko
-Magnezyum malat + sitrat
-Biotin

İkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenmeyle eksikleri tamamlamak zor. Yine de 'bundan da olsun' diye aldıklarımı azaltayım mı veya keseyim mi?

Sizde durumlar ne?
0
auroraaurora
(19.11.25)
Başlık harika olmuş.

İlk aklıma geleni söyleyeyim. Covit ya da aşısının kanda pıhtılaşmaya sebep olduğu, bunun da pandemi sonrası genç kalp krizi ile ölüm vakalarında patlama yaptığı konusu bissürü yazıldı. Çizildi. Pıhtı korkusu ile Coraspine başlayan dünya kadar insan vardı.

Ben söylemeyeyim de internete bak. k2 fazlasının pıhtılaşmaya etkisi nasılmış.
O arada çinko fazlasının zararlarına da bakılabilir.
Bunların kullanımındaki yaygınlık kapitalizmin dayatması ile oluyor. Her birinin faydası kadar zararı da var.

Bunlardan geçtim de, tamamen bitkisel diyen insanlar oluyor arada. Onlar da karanfilin zararlarına zerdeçalın zararlarına baksınlar.
+4
Mirket
(19.11.25)
bende benzer durumdayım
devamlı aldıklarım; magnezyum, omega3, d3k2(en son ölçtürdüğümde 100 çıkınca 2ay ara verdim) ve c vitamini
rotasyona soktuklarım b12, bromelain, glukozamin-kondroitler, 4 hepa ve milk thistle
0
my fault
(19.11.25)
Bunların vücudunuzda "eksik" olduğunu biliyor musunuz, kan tahliliyle her birine tek tek bakıldı mı yoksa kafanıza göre mi takılıyorsunuz? Bu kadar çok takviye almak zararlı olabilir, evet.

Karaciğer hasarlarının arttığı ve bunun kafamıza göre takviye kullanmamızla bağlantığı olduğu yönünde makaleler var yıllardır.
pmc.ncbi.nlm.nih.gov
weillcornell.org
www.nbcnews.com
+2
kobuzchu kiz
(19.11.25)
Ben D ve B12 vitaminleri, demir ve folat alıyorum ama hepsi kan tahlili sonrası doktorun yazdığı takviyeler. Mümkünse bir kan tahlili yaptırın +1
0
peki madem
(19.11.25)
D vitamini ve osteo için olan doktor tavsiyesi. Hayat boyu kullanacağım.
Magnezyum dışındakileri keyfi alıyorum. :(
0
🌸auroraaurora
(19.11.25)
D, B 2-3-6-9-12, Magnezyum, Resveratrol, 5HTP

Bol su.
0
gabe h coud
(19.11.25)
zararlı mı derken dozları ve formlarını bilmeden bunu yanıtlayamayız. mesela d3k2 günde 1-2 damla ile hayır zararlı değil. ancak günlük ihtiyacı karşılar.

omega3 kaliteli epa-dha değerleri yüksek ifos onaylı ise gayet sağlıklı ve gerekli. mesela bunda istesen de overdose yapamazsın.
0
orpheus
(19.11.25)
Çünkü big pharma karşıtı konuşan her "bilirkişi" 2-3 cümle sonra bu takviyeleri pazarlıyor; covid aşısı kanser yapıyorcular şifayı "ilaş diil ki bunlar yeaa" diyerek bunlarda arıyor.

Beslenme ile ihtiyaç karşılanmadığını düşünmek için tahlil yapıp emin olmak lazım. Gelgelelim, mesela bromelanin zaten vücutta eksiği hissedilen bişey değil ki yerine koyasın. Sindirime iyi geliyomuş alayım madem kadar afaki bişi yok.

Önemli cevaplar yukarıda verilmiş zaten, tabii ki bunların zararı var. Ama doktoruna sorup öyle al da diyemiyorum çünkü doktor sana bizzat bunu aldırmak için uğraşacak; ki bu sayede titanic deluxe'de kaçak et kesebilsin.
0
Bruce
(19.11.25)
(8)

doğalgaz faturanız ne kadar geldi?

biseysorcaktim
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedimilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.yeni taşındı
bana bin yüz lira gelmiş.
yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.

yetmiş metrekare, soğuk değil ev.
bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık.
alttan ısıtmalı.

bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedim
ilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.
yeni taşındım sayılır bu eve. geçmiş faturalarla kıyaslayamam.
0
biseysorcaktim
(18.11.25)
yakıt + ocak için toplam 1500tl geldi. yakıt merkezi sistem. ev 4+1 çok ısınmıyoruz.
0
scudman1
(18.11.25)
yerden ısıtma var. henüz açmadım bu sene.
0
gabe h coud
(18.11.25)
sadece ocak 12 lira. merkezi ısıtma faturası daha gelmedi. edit: 775 lira merkezi ısıtma. 95 lira sıcak su.
0
inheritance
(18.11.25)
338 gelmiş. 2+1 İstanbul. Günde 3-4 saat 35 derecede çalıştırıyorum kombiyi. 1.000 küsurlar kara kışta ancak gelir. Depozito dahil olabilir mi sizin faturaya?
0
auroraaurora
(18.11.25)
sadece ocak ve duş için 200 tl gelmiş, apartman merkezi ama ortalaması 500 lerde 1000 tl ve üzeri yakan 4-5 daire var , geneli 800 900 bandında
0
eja
(18.11.25)
sizinle hemen hemen aynı metrekare, aynı fatura geldi

ama alttan ısıtmalı değil ve oda kapatmıyorum, düşük ayarda hep yanıyor, kapatırsam tümden kapalı mesela 10gün zaten evde yoktum, 2-3 gün de hava iyiydi yanmadı. + ocak sık kullanılıyor sürekli evde yemek pişer.

ben evden çalışıyorum, bir oda çalışma odam bir oda yatak odam vs.
yani evdeysem evin hepsi hep sıcak. etrafımdakilerin çoğu benim kadar ısıtmıyor evi, idare ediyor.
sabah gidip akşam gelen birileri 3-4 saat çalıştırıp kapabilir bence bu kış
ben 30 gün yaksam 2bini çok rahat geçer, soğuk olup dereceyi de artırırsam 3ü bile bulabilir.
0
subcomponent
(18.11.25)
bir ayda toplam 10 gün falan yaktık ekim sonu ve kasım ortası olmak üzere, 750 tl gelmiş. yakıt + ısıtma şeklinde. 32-35 derece arası yanıyordu. 2+1, mutfakla birlikte 4 petek yanıyor.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
1500.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.11.25)
(4)

trekking rotaları

knazım
İstanbul içinde veya yakınında yürümekten haz ettiğiniz trekking rotalarından bahsetmek ister misiniz? Sakin ve mümkünse az bilinen yerler olursa sevinirim.
İstanbul içinde veya yakınında yürümekten haz ettiğiniz trekking rotalarından bahsetmek ister misiniz? Sakin ve mümkünse az bilinen yerler olursa sevinirim.
0
knazım
(18.11.25)
wikilocta güzel rotalar var.
0
inheritance
(18.11.25)
wikiloc'ta da cok az rota var sanki, bana mı öyle geliyor?
0
🌸knazım
(18.11.25)
Alltrails e baktiniz mi?
0
kuehles blondes
(18.11.25)
Fikir edinmek için İstanbul Doğa Sporları Kulübü'nün etkinliklerine bakabilirsiniz.
0
auroraaurora
(18.11.25)
(6)

Homeland, the diplomat, watch american manhunt tadında tavsiyeler

ground
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin.
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin. Mümkünse netflix olsun.
0
ground
(18.11.25)
ingiliz olur mu?
Slow horses
+1
eileengray
(18.11.25)
Okkupert. İzlediğim en iyi politik dizilerden. Aksiyonu da bol.

House of cards+1 (siyaset, entrika ağırlıklı)
+1
?
(18.11.25)
Bodyguard
www.imdb.com
The Night Manager
www.imdb.com
+1
auroraaurora
(18.11.25)
bodyguard
the night manager
The Day of the Jackal
the americans
0
croswell
(18.11.25)
line of duty ; cia falan değil ama ingiliz yozlaşmış polisler üzerine sürükleyici tavsiye ederim.
Special Ops: Lioness ; bu da tam istediğin gibi cia operasyonları.
Tyrant; klasik amerikanın ortadoğu ülkelerinde darbe yapıp yönetimi değiştirmesini anlatıyor.
0
my fault
(18.11.25)
gerçek hayat hikayesi olarak Spy öneririm
Tehran da güzel
0
devilone
(27.01.26)
(8)

Sopranos'dan sonra ne izleyeyim?

sekizdokuzon
Aşırı bağlandım diziye, yarısı bitti. Bitince yokluğunu aratmayacak ne izleyeyim?Teşekkürler.
Aşırı bağlandım diziye, yarısı bitti. Bitince yokluğunu aratmayacak ne izleyeyim?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(17.11.25)
wire
+2
fyodor fyodorovic
(17.11.25)
izlemediysen
- better call saul
- the wire
- band of brothers
+2
orpheus
(17.11.25)
six feet under?
+4
nothing in my way
(17.11.25)
Six feet under +1: aşırı derece depresif bi dizidir ama. Sopranos’un antitezi gibi birazda, çok sakin, aksiyon neredeyse yok.

Orange is the new black, izlemediyseniz bunu da tavsiye ederim. Harika bir dizi, biraz daha cilalayıp uğraşsalar efsaneler kategorisine girebilirmiş.

Eğer izlemediyseniz yine lost.
0
substituent
(17.11.25)
Sopranos gibisi çok yok, işleyiş, karakterler, kurgu kısacası herşey bence çok iyi. Bittikten sonra açıp tekrar izle başka çaresi yok. :) Şaka tabi.. Bittikten sonra ben eski yapımlara sarmıştım Casino, A Bronx Tale gibi yapımlar bir süre idare ediyor. Haricinde pek benzerliği olmasada bence heyecan açısından eşit olarak Ozark derdim ben.
+1
herseysoyledigimgibioldu
(17.11.25)
the wire cok iyi dizi ama sopranos'un alternatifi olamaz.

Lilyhammer var sopranos'un alternatifi olabilir. Oradaki elemanlar oynuyor. Komedi de var mafyacılık da.

Ama mafya dizilerinde en iyisi Gomorrah'tır. Şiddetle tavsiye.

ps: OZ'da mükemmeldir.
0
koela
(18.11.25)
Boardwalk Empire.
0
auroraaurora
(18.11.25)
sopranos sonrası imkansız bence de ya
ozark sayabilirim bir nebze
+1
croswell
(18.11.25)
(3)

kedi besleme düzeni tavsiye

la mort heureuse
selamlar, 13 yaşında bir kedimiz var ve diyabet tehşisi kondu. şu anda insülin kullanıyoruz ve otomatik mama kabıyla saatli ve gramajlı bir şekilde besliyoruz. ama 13 yaşındaki bir kedinin besleme düzenini bir anda değiştirmek tahmin edersiniz ki baya zor. şu an evde tek düşündüğü şey yemek gibi, pe
selamlar, 13 yaşında bir kedimiz var ve diyabet tehşisi kondu. şu anda insülin kullanıyoruz ve otomatik mama kabıyla saatli ve gramajlı bir şekilde besliyoruz. ama 13 yaşındaki bir kedinin besleme düzenini bir anda değiştirmek tahmin edersiniz ki baya zor. şu an evde tek düşündüğü şey yemek gibi, peşimizde dolanıyor. en ufak bir hareketimizde mama kabına gidiyor. sağlığı için tabii ki yapmak zorundayız ama bu şekilde düzene sokmak onu çok mu strese sokuyor diye de korkuyorum. yaşlı bile olsa bu düzene alışır mı bir süre sonra? tecrübeleriniz var mı bu konularda?
0
la mort heureuse
(17.11.25)
Alışıyorlar. Ben günde iki defa verdiğim yaş mamayı menüden kaldırmak zorunda kalmıştım. Birkaç haftaya unutuyorlar.
Geçmiş olsun.
0
auroraaurora
(17.11.25)
geçmiş olsun evet alışıyorlar bende otomatik mama ile tanıştırdığı 1 sene falan oldu hala mama kabı boş olunca arada söyleniyor eskiden hep doluydu tabağı, 1-2 aya alışacaktır ama bzde hastalık gibi bir durum yoktu, insandaki diyabet gibiyse çocuk kendini sürekli aç hissediyordur :/
0
eja
(17.11.25)
alışır ama insülinle ilgili önemli bir konu. çok sakin kediler bile veterinerde gizli strese girip şekeri çok yüksek çıkabiliyor. bu yanıltıcı oluyor.

mümkünse kedinizin kan şekerini sabah saatlerinde veya insülini yapmadan önce mutlaka evde kendiniz ölçün. kedilerin canı fazla acımaz kulak ucundan veya ön patiden çok ufak kan damlası alıp şekerine bakabilirsiniz.

bizim kedimizin şekeri çok yüksek çıkınca insüline başlamıştık. daha sonra evde kendim test etmeye başladığımda aynı değerleri göremedim. test amaçlı ölçüm cihazını veterinere götürdüm ve onların kendi cihazı ile de ölçüm yaptık. bizim makina da doğru ölçüyordu. dünyanın en sakin kedisi gibi görünen bizim minik kendi içinde strese giriyormuş meğer.
+1
orpheus
(17.11.25)
(16)

Makinede çamaşır kurutma olayını sevmedim. Siz?

santimantal
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.Arçelik'ten bir model aldım.Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan ken
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.
Arçelik'ten bir model aldım.
Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.
Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan kendini iyi hisseder.
Fakat ben makinede kuruyan çamaşırları katlarken bile rahatsız oldum. Sanki hiç yıkanmamış gibi atletler, nevresimler, kotlar.
Bıraktım kurutmayı.
Evin içinde tele asıyorum, kışın bile bir günde kuruyor, mis gibi katlayıp kaldırıyorum, giyerken de yenilenmiş gibi.

Bu arada, eskiyen ama hâlen ömrü olan tüm giysilerimin belli yerleri yıprandı ve yırtıldı. Kıyafetlerin ömrünü de kısaltıyor.

Sizde durum nedir? Seviyor musunuz? Sizin kıyafetleriniz de mıncıklanmış gibi oluyor mu?
0
santimantal
(16.11.25)
Kumaş ömrü açısından zararlı olması bir yana, bana da gereksiz geliyor. Çamaşır kurutacak fiziksel yerin olmamasını da çok anlamıyorum mesela, 3 m2 yer olmaması için japonya misali küplerde yaşamak lazım.

Evcil hayvan tüyü konusundaki başarısını deneyimlemedim, belki ondan muzdarip olsam anlamlı gelebilirdi.
0
Bruce
(16.11.25)
Çok özür dileyerek kaynak yapmak istiyorum. Ben hala çamaşır makinesi alamadım. Kurutmasız ve otomatik deterjan ayarsız çamaşır makinesi arayışım sürmektedir. Üzerime marka ve model atın, lütfen.
0
gnosis
(16.11.25)
Kışın evde kurutunca koku oluyor bazı çamaşırlarda. İkinci olarak, havlular sertleşiyor. Sadece bu ikisi için bile kullanışlı bir alet.
Benimki kurutmalı çamaşır makinesi. Tüy konusunda pek yardımcı olmuyor, lastikte kalıyor tüyler. Birkaç kıyafetim de çekti. Bir daha atmadım kurutucuya.
Arçelik tabii ki. Tövbeliyim, bir daha almam; ki evdeki tüm beyaz eşyalar Arçelik.
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Valla ben severek kullanıyorum. Kurutma benim için her zaman bir çileydi. Kurutma makinasıyla yurtta kalırken üniversitede tanıştım. Sabah bakıyorum kıyafetler kirli, öğleden sonra arkadaşlarla buluşacağız. Şak yıkama, şak kurutma, sonra giy çık. Rüya gibi gelmişti. Sonra kendi evime de aldım gerçi ev tipi makinalar daha uzun sürede kurutuyor ama yine de güzel. Özellikle şu kış aylarında nevresimler için çok iyi.

Çamaşırların daha hızlı eskiyor olması doğrudur, bir şey diyemiyorum ancak yıllar boyunca zaten hep kurutmaya uygun kıyafetler aldım. Artık çok da öyle gibi gelmiyor. Bir de ben aksine daha temiz hissediyorum kurutmada kuruyan çamaşırı ama konunun bu yönü tamamen kişisel zevk heralde. İki türlü de dramatik bir fark olmasa gerek.

İhtiyaç hissetmiyorsanız kullanmayın bence.
+2
akhenaten
(16.11.25)
ben çok memnunum. giysilerimin ömrünün de azaldığını düşünmüyorum. lg kullanıyrum ve kırış kırış değil, neredeyse yarı ütülü gibi geliyor tüm giysilerim. o yüzden baya memnunum bi sorunum yok.
0
tchuck
(16.11.25)
kışın nevresim ve çarşaf kurutmak çile. ayrıca evin içinde kurutunca rutubet yapıyor ev kokuyor. bir de neredeyse her gün kıyafet yıkanıyor, sürekli evin ortasında tel mi dursun? (kendi evim stüdyo olduğu için maalesef evin ortası oluyor)

yazın balkona asıyorum. kışın kurutma makinesi kullanıyorum.
0
nolmus yani
(16.11.25)
sana katılıyorum. çarşaf ve havlu dışındaki her şeyi tele asıyoruz. tişörtleri yaydırıyor, bunu fark edince artık iyi kıyafetleri atmıyoruz. bizde de arçelik var.
+1
mikahakkinen
(16.11.25)
Amerikadayken kullanmıştım kaldığım apartmanda vardı. En düşük ısıda tutunca kurutmuyordu doğru düzgün, ısıyı arrıtınca kıyafetlerim çekiyordu ve evet kesinlikle çok yıpratıyor. Yeni modeller nasıl bilemiyorum ama koku için tazelik veren mendiller var, onlar ekstra bi tazelik veriyordu.

Şu an 1+1 de kalıyorum ve balkonum yok. Şu an olsa acayip işime yarardı çünkü etrafta serili çamaşır görmek çok sinirimi bozuyor :D
0
truf
(16.11.25)
kurutma makinesi en sevdiğim ev aletleri listesinde 4. sırada
0
( . )( . )
(16.11.25)
15 yılı aşkındır kullanıyoruz hunharca. Bence direkt yaşam kalitesi arttıran bir cihaz.

Çırpma, serme, bekleme, toplama derdi yok. Çamaşır makinesinin önüne bir sepet koyuyoruz. Makineden çıkardığımızı direkt üstteki kurutmaya koyuyoruz, bitti. Dolaba kaldırmaya hazır.

Bir kıyafete acil ihtiyacımız olunca hemen yıkayıp kurutabilmek çok iyi. İstanbul'un havasında bazen üç günde kurumayıp kokmaya başladığı oluyordu çamaşırların. Büyğk rahatlık bence. Kedileri olan bir eviz. O açıdan da çok faydası oluyor.

Yıpratıyor evet. Ömrünü kısaltıyor çamaşırların. Bazen küçültüyor. Kıyafet ve beden seçimlerimizi ona göre yapıyoruz. Kurutmaya uygun olmayan hassas kıyafetleri atmıyoruz kurutmaya.

Bahsettiğiniz hissin tam tersi, bence yumuşacık ve kırışıklıkları açılmış olarak çıkıyor kıyafetler. Yün toplar ve kurutma mendili kullanmanızı tavsiye ederim.
+1
yadigar
(16.11.25)
Ben çok sevdim, toz ya da kumaş kalıntısı her neyse onları toz haznesinden almak çok tatmin ediyor beni, giysiler ekstra temizlenmiş gibi hissediyorum. Bozulan giysim olmadı hiç. Bebeğimin kıyafetlerini ütülemediğim için kendimi kötü hissetmedim bi de, zaten yüksek sıcaklığa maruz kaldılar diye. Pratiklik için de güzel tabi ama ben çamaşır sermeyi toplamayı da seven biriyim o yüzden son sırada
+1
mezzosprite
(16.11.25)
oo robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalına laf söylemişsin. eleştirilere hazırlan:)
0
nothing in my way
(16.11.25)
Spor kıyafetleri, spor ayakkabıları, iç çamaşırları, çarşaflar ve havlular için çok yerinde bir alet.

Gömlek ve tişört atmıyorum.
0
gabe h coud
(16.11.25)
benim nevresimlerim filan çoğunlukla o eski %100 pamuklardan
şimdiki ranforce'lerden değil
tişörtlerim filan da öyle
kurutmada muhtemelen az da olsa yıpranır kırışır ve çekerler. bir de benim çok kıyafetim ve çok ev tekstilim var. yazık olur bu kadar eşyaya.

ben tekim, evlerin küçük olduğu bir yerdeyim çok yerim de yok ama 2 balkon var
çamaşır meselesi sabit olarak hep balkonun birinde benim, 1 günde kurumazsa 2 günde de kuruyabilir. bu kadar acele gerekecek bir çamaşırım yok. ne biliyim scrubs filan giymiyorum.
her çamaşırı da iyice çırpıp asarım, balkonda toplarken de çırparak alıp katlarım (ütü yapmıyorum), o yüzden bu toz kıl tüy meselesiyle bir sorunum yok, alerjik bir durumum da yok .evde pet yok. dahası evde erkek yok zaten ki öyle aman aman bi kıl tüy sorunu olsun. çamaşırın havını da makine almasın zaten, alırsa yıpratıyor.

bana da kurutmadan çıkan çamaşır bir tür "göpsümüş" (bizde öyle denir) gibi geliyor, o dediğiniz sanki fresh değil gibi, evet. güneş alan bir ülkeyiz, ben yazın öğlen güneşine bile çamaşır sermiyorum ki daha önemlisi kurutma bence gereksiz bir enerji kullanıyor. (bu konularda hassasım)
balkonda 1 fincan kahve içerken çamaşırı da hallediyorum. bu kadar vaktim var yani, bence sorun yok. çok kuzeye gitmedikçe alma herhalde.
0
subcomponent
(16.11.25)
eski konserlerliler ile ısı pompalılarda sıcaklık farkı var. yeni nesil ısı pompalılar daha düşük sıcaklıkta çalıştığı için kurutma süresi uzun (3-4 saat) ama çamaşır çekmiyor. ısı pompalı tavsiye ederim
0
sttc
(16.11.25)
bazen çok işe yarıyor gibi geliyor ama yine de çok bayılmıyorum ya. birçok parçayı atmıyorum kurutmaya, çekiyor ya da çeker diye korkuyorum. onu atma bunu atma derken her seferinde 5-6 parça kıyafeti askıya asıyorum zaten. ne anladım o zaman diyorum
0
dfn4
(17.11.25)
(3)

Amazon’un Yaptığı Saçma Değil mi?

auroraaurora
İki ciltlik kitabın ilk cildini göndermediler. Elimdekini iade alıp, yanına eksik kitabı koyup tekrar bana iletecekler. Neymiş, set olarak sattıkları için sadece eksik cildi gönderemezlermiş. Saçma değil mi bu? Ben niye bunun iadesi ile uğraşmak zorunda kalıyorum?
İki ciltlik kitabın ilk cildini göndermediler. Elimdekini iade alıp, yanına eksik kitabı koyup tekrar bana iletecekler. Neymiş, set olarak sattıkları için sadece eksik cildi gönderemezlermiş. Saçma değil mi bu? Ben niye bunun iadesi ile uğraşmak zorunda kalıyorum?
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Amazon son zamanlara iyice cozuttu, yanlış ürün gönderip hımm katalog hatası olmuş iade edin diyip duruyorlar. Eskisi gibi telafi vs de yok uğraş dur…
0
ekimoloji
(16.11.25)
depo öyle çalışmıyor. Yani kitaplar orada tek tek durmuyor, zaten ikili paket ve tek barkod olması lazım. Tahminen gönderilirken hasarlı olan veya birinin iade ettiği bişey size geldi, onu alıp satıcı başkasıysa ona kitleyecekler veya amazonsa da kendilerine hasarlı olarak yazacaklar. Size de yeni ürün gönderecekler işte.

Eskiden olsa o sizde kalsın yenisini gönderelim diyebilirlerdi evet, ama artık yapmıyorlar pek.
+7
nhk ni youkosu
(16.11.25)
@nhk
Teşekkür ederim, aydınlandım gerçekten. :)
0
🌸auroraaurora
(16.11.25)
(9)

Doğum stresi

camlicagazoz
Merhabalar,Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diye
Merhabalar,

Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.

Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diyemeyecegiz. Sırf bu yüzden dolayi sevinemiyorum bile.

Nasil olacak bu iş? Neler yapayim?
-9
camlicagazoz
(12.11.25)
İnşallah trolsünüzdür.
Ben ne annenizin ne eşinizin yerinde olmak isterim. İllallah dedirtirsiniz insana.
Sabah sabah sinir oldum. :)
+3
auroraaurora
(12.11.25)
karınıza sabırlar diliyorum. sizin gibi biriyle evlilik zor. annenizin ağzının içine bakacaksanız ne diye evleniyorsunuz ki?
+7
elorelia
(12.11.25)
annenin gelmesi kötü bi şey değil ya yardım ederler. kadının ağrısı sancısı dikişi vs olur. stres yapma.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
hocam artik sizi az cok bu anlamda tanidigimiz icin size gore cevap vermemiz gerekiyor,
normal birisi olsa derdik ki, sadece esinin ve bebeginin ihtiyaclarini dikkate al, ne istiyorsa onu yap, yalniz kalmak istiyorsa (esiniz ve siz) yalniz kalacaksiniz, destek istiyorsa sadece istedigi kadar ve istedigi alanda destek alacaksiniz, esiniz kimseyi istemiyorsa kimse gelmeyecek siz cekirdek aile olarak bu surecte birlikte olacaksiniz ve hayir diyeceksiniz, esiniz sadece birinin yemek yapip birakmasini istiyorsa ona gore kim yemek yapacaksa (anneler/babalar vs.) ona gore soyleyeceksiniz, esiniz birinin gelip kalmasini istiyorsa oyle olacak, yani bu sureci esinizle surekli iletisim ve destek halinde atlatacaksiniz. esinize ve size neyin nasil yapmasi gerektigi konusunda kimse ders vermeyecek, herkes agzindan cikani tartacak, ona gore konuscak vs. vs..

ama simdi siz bu profilin cok disindasiniz.
eger bu sureci dogru yonetmezseniz; esinizin hormonlari uzun bir sure alt ust durumda olacagi icin, lohusalik depresyonundan tutun da (olabilir de olmayabilir de) asiri alinganliga kadar, asiri korumaciliga kadar (cocugu kimseye birakamamak, dus almak icin birakmakta bile zorlanmak vs.) bir suru sey olabilir. bunlarin hormonlarin alt ust oldugu donemde mantikli hicbir aciklamasi yok. sizin ve etrafinizdakin yapmaniz gereken tek sey saygi gostermek ve esinizin istedigi gibi destek olmak olurdu. bu olmazsa, ya evde inanilmaz bir kavga gurultu olacak, ve kadinlarin o donemde gozu bebeklerini korumak disinda hicbir seyi gormuyor, dolayisiyla aile birliginiz ciddi anlamda sarsilabilir ya da esiniz yaptiginiz ve ona yapilan bir cok seye (zaman zaman yerli zaman zaman yersiz) cok kirilacak, sesini pek cikarmayacak (zira kendisi de alt ust olmus oluyor) ve acisi sonradan cikacak (benim etrafimda gordugum lohusalikta kirilan kalp asla unutulmuyor). bunlar kotu senaryo. iyi senaryo, esiniz de anneniz de balli kaymak olacak, esiniz ve anneniz bu sureci tatlis tatlis atlatacaksiniz. size bol sans diliyorum.
sizin yerinizde olsam mesela buradaki annelere sorardim, lohusayken nasil bir destek istemisler/ihtiyaclari olmus, ya da internette forumlardan okurdum kadinlarin en cok neye ihtiyaci olmus vs.
+2
kassiopeia
(12.11.25)
Bakıcı, hizmetçi tutacak paranız yoksa epey ihtiyacınız olacak o kadına.
Sonra bebek şunu yapıyo, bunu yapmıyo diye paniklediğiniz, çaresiz gecelerinizde ilk aklınıza gelen onun telefonu olacak.
Ona göre de tedbirli olun.
-3
Mirket
(12.11.25)
"evlenirken o kişiyle değil ailesi ile de evlenirsin" sözünün yaşayan örneğisiniz. Herkes gibi bende eşinize sabırlar diliyorum.
Öncelikle dünyaya bir birey getirebiliyorsunuz fakat ne yazık ki bireyin ve eşinizin sorumluluklarını taşıyabilecek kadar olgunlaşamamışsınız. Eğer doğacak evladınızı gerçekten düşünüyor ve seviyorsanız en az 3 aylık olana kadar (daha fazla süre de olabilir) annesi ve sizden başka kimse öpmesin. Kış aylarındayız zaten covid denen meret yine hortladı haberlerini görüyoruz aman diyim hepinizden önce eşinizin psikolojisi ve çocuğunuzun sağlığı önemli.

Doğacak çocuğun dünyaya gelmesine siz ve eşiniz vesile olduğunuz içinde "o benim çocuğum şöyle yapmayın." vs deme hakkına da sahipsiniz. Nasıl ki anneniz sürekli size karışıyorsa (anlattıklarınıza istinaden) sizde bebeğinize nasıl davranılması gerektiği hakkında yorum yapabilirsiniz. Lütfen artık annenizin oğlu kimliğinizi bir kenara bırakın falancanın eşi ve falancanın babası kimliğine bürünün. Böylesi daha sağlıklı olacaktır.
0
mermaidd
(12.11.25)
Eskiden ekşi sözlükte bir kullanıcı vardı. Her türlü mevzuya 'Çare İki Bira' yazardı. Bence de işe yarardı.

Senin de ilacın iki bira bence. Ne zaman gerilirsen iki bira çak. Emin ol geçer (:
0
yurtsuz john
(12.11.25)
Hayır diyeceksiniz. Sizin istemediğiniz onay vermediğiniz hiçbir şey yapamayacaklar çünkü siz engel olacaksınız. Bebişin huzuru için annenin ruh sağlığı doğrudan önemli, siz anneyi kollayacaksınız o bebeği kollayacak. Kavga gürültü çıkarsa bebek huzursuz olur, bebek sevme meraklıları kaçar siz uğraşırsınız sonra aylarca yıllarca. Biraz yenidoğan bakımı öğrenmişsinizdir diye düşünüyorum 9 ayda. Hastanede de sorarsınız. Eşinizin whatsapp numarasını özelden yazarsanız anne grubumuza eklerim her türlü sorusunu sorar ordan 7/24. Bence kimseyi almayın eve, çok düşünüyorlarsa kapıdan yemek verip gitsinler. Hazır olduğunuzda davet edersiniz. Bunları kiminle ne zaman nasıl konuşacağınızı eşinizle birlikte güzelce planlayın, laflarınızı hazırlayın, prova yapın, ilgililere saygılı sakin ve kararlı bi şekilde bildirin, tartışmaya açmayın. Artık bu duruşu sergilemenizin vakti gelmiş, yoksa cidden yazık size de evliliğinize de bebeğinize de. Sağlıkla gelsin
0
mezzosprite
(13.11.25)
kadinlara dogumdan sonra once kendi annesi bakar.
kendine geldikten sonra kayinvalide dahil olur.
annene biraz uzak dur, kendine gelsin sana haber veririm diyeceksin.
ilk cocukta ne yapacagini bilmemek normal.

cocuk dogdugu dakika itibariyle hayatin tamamiyle degisecek, sonrasini zaten "icgudu" hallediyor. hardware sende takili zaten, software'de zamanla update ede ede oturur.
0
cooperr
(13.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.