Giriş
(8)

Alman dizisi önerir misiniz?

mikahakkinen
dark, babylon berlin, unsere mütter unsere väter, deutschland 83 serisini izleyip beğenen birisine bu tarz alman dizisi önerir misiniz?
dark, babylon berlin, unsere mütter unsere väter, deutschland 83 serisini izleyip beğenen birisine bu tarz alman dizisi önerir misiniz?
0
mikahakkinen
(18.02.25)
Cassandra
0
gabe h coud
(18.02.25)
Ben Kleo'yu sevmiştim
0
SiyamkedisiZorro
(18.02.25)
the allegation
0
Phoebe
(18.02.25)
Parfum var çıtır çerezlik.
0
auroraaurora
(18.02.25)
Dogs of Berlin baya iyiydi.
0
alimcgraw
(18.02.25)
dizi değil de film önereyim: das leben der anderen.
0
biravekahve
(18.02.25)
Çerez olarak
- Die Discounter
- Viktor bringt's
- ich dich auch!
0
reactionic
(18.02.25)
liebes kind

polisiye, gerilim, dram. fena değildi.
0
sir gawain
(19.02.25)
(22)

antidepresan kullananlar

deartheodosia
antidepresan kullanımına nasıl bakıyorsunuz? farklı görüşler var bir kesim uzman gereksiz olduğuna inanıyorken diğer grup zıttını savunuyor. uzun uzun yazmayacağım ama duyguları bloke ettiği, “gerçek” iyileşmeyi önlediği vs. yalnızca antidepresan kullananlar yanıtlarsa daha iyi olur.
antidepresan kullanımına nasıl bakıyorsunuz? farklı görüşler var bir kesim uzman gereksiz olduğuna inanıyorken diğer grup zıttını savunuyor. uzun uzun yazmayacağım ama duyguları bloke ettiği, “gerçek” iyileşmeyi önlediği vs.

yalnızca antidepresan kullananlar yanıtlarsa daha iyi olur.
0
deartheodosia
(09.02.25)
Çok uzun zamandır kullandığım için normalim oldu benim. Duygusal olarak gelişmeye engel olmuyor benim gözlemlediğim. Ama dediğim gibi ben çok uzun süredir ve eser miktarda kullanıyorum. Benim bu vücudum o dozu antidepresandan saymıyor olabilir.
0
sekizdokuzon
(09.02.25)
Kullanmayanlar negatif görüş bildirecektir bence herkes yanıtlasın.

Bana iyi geldiği sürece ölene kadar kullanırım sorun yok. Plaseboda olabilir , mühim olan iyi hissetmem. Duyguları körelttiğini hissrdersem doktorla konuşurum ilaç doz değişikliği vs için.
0
jülsezar
(09.02.25)
Lustral kullanıyorum. Herkese öneririm.
0
gabe h coud
(09.02.25)
Kullananların hormonu mu, beynindeki bir şeyleri mi dersin bilemem ama hepsi bağımlı oluyor ve kullanmayı bıraktığında veya doz az gelmeye başladığında eski hallerine dönüyorlar. Çevremde kullanıp da iyileşen olmadı. Sallıyorum ilk 8 10 saat iyi sonra sadece birazcık iyi, orta, eski hal diye ilerliyorlar. Kullan diyenler zayıf kişiler. Ağlak ve ailesiyle sorunlu, kendi sorunlarını çözemeyen ve bunu hileyle çözmeye çalışanlar. Anksiyetem var .ss diye dolaşırlar. O yüzden ben bu tuzağa düşme derim.

Burada da kullanıp psikolojisi hala bozuk olan kişileri görebilirsin.
0
Shepard
(09.02.25)
Antidepresan iyileştirmez, seni zihinsel olarak ayağa kaldırıp "hayatını düzene koyabilecek seviyeye" getirmeye yardımcı olur

İlaç sayesinde iyi hissedip hayatında memnun olmadığın şeyler için aksiyon alamazsan aynı döngüye girip bu ilaç beni iyileştirmedi dersin
0
grimavi
(09.02.25)
Olumlu bakıyorum.

20 yıldır alıyorum bu hapları.

Duyguları bloke ettiği doğru. Robotlaştırıyor insanı.

''gerçek'' iyileşmeyi önleyip önlemediğini bilemiyorum.
0
yurtsuz john
(09.02.25)
Dünyada her şeye inanan herkes var. Ben şöyle düşünüyorum, bence doğrusu budur. Uzman olmadığım, kendi fikrimin olmadığı alanda bir uzmanın, bir grup uzmanın veya azınlıktaki bir kesimin görüşlerine itimat etmektense uzmanların çoğunluğunu oluşturan tarafın görüşlerine itimat ediyorum.

Çok detaylı bakmadım, ancak konuya uzmanların bir kısmı ve diğer kısmı diye bakınca sanki %50-50 bir karşıtlık var izlenimi veriyor; ancak şöyle bir anket yapılmış;

www.reddit.com

%79 psikiyatrist anti depresanların tedavide acil kullanımı lehine görüş bildirmiş, aynı anket bu yönde görüş bildiren psikiyatristlerin %39'unun kendi depresyonları için de ilk çözüm olarak anti depresan kullandıklarını göstermiş. %61'i ise ilk elden antidepresanla bir çözüm aramadıklarını ve ileri gözlem için beklediklerini söylemiş. Psikiyatristlerin kendi yetkinlikleri ve çevrelerinin rahatsızlıklarının gözlem ve tedavisi için daha geniş imkanlara sahip olduğunu düşünürseniz böyle olması çok da şaşırtıcı değil.

Şimdi söyleyeceğim şey için bir anket vs aramadım, ancak benim örneklerden gördüğüm kadarıyla anti-depresanlar hakkında olumsuz konuşan psikiyatristlerin birçoğu da antidepresanlara karşı değil, anti depresanların reçete edilmesinde acele edilmesine karşı. Yukarıda yolladığım sayfada acil çözüm için anti depresan önermeyen doktorların ne kadarının tamamen karşı ne kadarının sadece ilk etapta kullanımına karşı olduklarını bilmiyoruz ancak çok yüksek ihtimal ki o kümenin bir bölümünü de bu tip "ilk etapta kullanımına karşı" olanlar oluşturuyor.

Bu kadar laf ettim çünkü aslında "uzmanlar ikiye ayrılmış" gibi bir durum yok ortada.

Ben yıllar önce depresyon teşhisiyle antidepresan tedavisi aldım. İşe yaradı, depresyonum dönememek üzere geçti. Ben hastayım, ben tedavinin nasıl işlediğini iyileşmeme sebep olan süreçte ilaçların ne kadar payı olduğunu bilmiyorum. Ben depresyonun tedavi edilebilir olduğunu biliyordum bunun için doktora gittim ve dediklerine uydum. Size de bunu tavsiye ederim.
0
akhenaten
(09.02.25)
Günde 4 tane kullanıyorum. Sulinex alıyorum 375mg hem de.

Ben bir işe yaradığını düşünmüyorum. Doktora bırakmak istediğimi söyledim daha kötü olursun diyor. Şahsen ben eski halime göre aynı olduğumu düşünüyorum. Sadece intihar dürtüsü azaldı sanırım ama çok değil. Eskiden biraz daha meyilliydim sadece. Onun dışında çok uyku yapıyor bir de.

Sonraki muayenede artık gerçekten bırakmak isteyeceğimi söyleyeceğim. Herhalde prim falan alıyor bana yazdığı ilaçlardan o yüzden bu kadar ısrarcı :) devlette gidiyorum bu arada
0
substituent
(09.02.25)
Ben kullanıyorum ama mecburiyetten kullanıyorum. Kullanmak zorundayım çünkü iş yaşamıma devam etmem lazım.
Ben sinirli olduğum için kullanıyorum geçmişte insanlarla çok kavga ettim. Eğer bu şekilde devam etseydim ya mezara girecektim ya da hapishaneye ayıca işten de atılacaktım.
Bu antdepresanlar libidoyuda düşürüyor. İşte bu yüzden hiö kullanmak istemiyorum ama mecburum.
0
komando kani var bende
(09.02.25)
@komando: çok özür dileyerek nick-cevap uyumu diyorum:) başlık biraz içimizi sıktı, neşe olsun diye. ..
0
sekizdokuzon
(09.02.25)
Hayatımı devam ettirmeme yarıyor. Sabah kalkıp işimi yapabilmem lazım, kafamın içinde kaybolup gidemem.
0
peki madem
(09.02.25)
@sekizdokuzon ne demek neşelendiyseniz ne mutlu bana :)
0
komando kani var bende
(09.02.25)
hayatımı kurtardı. yan etkisi varsa filan da umrumda değil, o halimle zaten uzun yaşayamazdım ama öyle 80 sene yaşayacağıma böyle 50 sene fonksiyonel ve normal yaşayıp ölmeyi tercih ederim.

ayrıca farklı dönemlerde, farklı ilaçlar kullandım ve kısa süreli geçişler dışında hiç öyle robot filan olmadım. bonibon değil bu, maddi imkansızlık gibi mecburi durumları ayrı tutuyorum, terapistle psikiyatristle görüşmek ve arada takip etmek lazım. her ilaç herkese sürekli iyi gelmez, aynı etkiyi göstermez, yan etkileri değişebilir. ben tam tersine "ilaçlıyken" daha normal, keyifli, dolu yaşıyorum mental açıdan.
0
mark greg sputnik
(09.02.25)
depresyon psikiyatrik/nörolojik bir hastalık
antidepresan da bir ilaç
pek tercih şansı yok bu konuda
döngünün depresyonda olmayan tarafındayken kullanılmasa bile tekrar ilaca başlamak tekrar bırakmak sağlıklı olmyacağı için kullandırıyorlar
0
bir soru sorcam
(09.02.25)
İlaç kullanımında en büyük bakılması gereken şey "kişi hayatını devam ettiremiyor mu? Hayatı cehenneme dönmüş vaziyette mi? İşlevini yitirmiş mi?". Bu soruların cevapları evet ise ilaç kesinlikle bir müddet için işlevsel. Ancak bunun yaşam boyu kullanılması, gerçek problemin üzerini örtmek anlamına geliyor.

Yani kişi ne oluyor da ben böyleyim sorusunun dibine inmezse ilaç artık bir halı altı toz süpürme ve o halının ne kadar toz kaldıracağı meçhul. Yan etkisi cabası... Birçok insan uzun süreli ilaç kullanımı sonrası neşesini ya da ağlama becerisini kaybettiğini ifade ediyor.

Ez cümle hayatınız gerçekten yaşamanıza engel olmadığı müddetçe "ay tamam desteklesin" diyerek ilaç kullanılması doğru değil. Tabii hepsi "bence".
0
charbiel
(09.02.25)
neden oldugu belirsiz bacak/kalca agrisi nedeniyle kullaniyorum. agri kesiciler ise yaramiyor, inflamasyon var ama neden oldugunu 7-8 senedir bulamadilar. kullanmazsam agridan duramiyorum, ozellikle kisin agri artiyor.

cymbalta spor.
0
cooperr
(09.02.25)
dr la konuşmam
sana cipralex yazıyorum 6 ay çok düzenli kullanacaksın.
6 ay sonra ki randevu
dr: nasıl durumlar kendini iyi hissediyormusun?evet bırakmak istermisin? hayır.
o zaman bir 6 ay daha devam edelim.
depresanlar seni mantıklı düşünmeye itiyor.kontrol tamamen kendinde olduğunu inandığın an bırakmalıyım düşüncesine giriyorsun.ama düzen tertip önemli.
0
jamswety
(09.02.25)
Antidepresan gerçek iyileşmeyi önlemez aksine kolaylaştırması için geliştirilmiştir çünkü beyin stres hormonlarının baskısı altında kaldığında vücudu tamamen tehlike moduna sokar ve vücut buna göre tepkiler vermeye, temel hayat aktivitelerini dahi yerine getiremez hale gelmeye başlar, dış dünyadaki gidişata sağlıklı bir şekilde katılamaz olur, stresi yönetemez olur, kendini bir şeylerden koruyamaz olur, başkalarına zarar verebilir vs vs. Bunlar öncelikle hormonların düzenlenmesini gerektiren şeyler olduğu için ve yaşam tarzı değişiklikleri fayda etmediği zaman ilaca başvurulmalıdır. İlaçtan önce yaşam tarzı değişiklikleri muhakkak ama muhakkak yerine getirilmelidir ama yetmiyorsa yahut olumlu sonuç alınamıyorsa ilaca ihtiyaç var demektir. İlaç burada beynin kırmızıdan mora kaçan alarm durumunu önce kırmızıya sonra turuncuya sonra sarıya sonra ufak ufak beyaza sonra hafiften yeşile maviye falan döndürür. Ama bu doktor kontrolünde olmak zorundadır. Doktor ise danışanlara mutlaka yine hayat tarzı değişikliklerini ödev olarak vermelidir, gerekirse terapi yoluyla ikna etmelidir ve ayrıca yine psikoterapiye de yönlendirmelidir.

Yalnız şu var, sadece ilaç kullanmakla da şifa olmaz arkadaşım. Hayat tarzı değişiklikleri hakkıyla yerine getirilmeden ve doğru düzgün bir psikoterapi alınmadan gerçek iyileşme elde edilemez. İlaç sadece kolaylaştırıcı, alan ve imkan sağlayıcıdır, şifa vermez şifayı bir taksi gbi alır getirir diyelim.

Bunlara bakarak karar verebilirsin. 42 yaşında, hayatında 13 defa antidepresan tedavisi almak durumunda kalmış bir ablan olarak söylüyorum.
0
muhayyer divan
(09.02.25)
Dulester kullanıyorum. Hem belfıtığıma iyi geliyor hem depresyonuma.
44 yaşında, bekar, işsiz 9 yaşında erkek çocuk annesiyim. Yani olabilecek en dip kuyudan el sallıyorum size. (nafaka ile geçiniyor diyenleri şöyle kenara alayım, değil nafaka almak oğlumun 7. aylık bebekliğinden beri babası ortada yok)

Daha önce özel hastanede terapi +antidepresan tedavisi deneyimim oldu. Hiç memnun kalmadım. Yıllar sonra artık çok çaresiz hissettiğim bir anda tesadüfen devlet hastanesine gelen psikiyatra gittim. İlk verdiği ilaç 1 ayın sonunda beni rahatlasa da kabızlık yapmıştı. Hemen ilacımı değiştirdi, 1.5 yıl yeni verdiği ilacı kullandım.(prozac, lustral vb değil) Bel fıtığı olunca bir değişiklik daha yapıp dulester kullanımına başlattı.şimdi sadece arada doz değişimine gidiyorum. Yetersiz hissedince dozu arttırıyor, sonra düşürüyor.

Daha önce bu doktor tanışma şansım yoktu ama yine de bu geçen yıllara yanmama engel değil. Keşke daha önce bulsaymışım kendisini. Kesinlikle doğru ilaç ve doğru doz önemli.

Çevremde hiç kimse depresan kullandığımı anlamıyor. Hatta söyleyince şaşırıyorlar. Çünkü uykulu (narkolepsi hastası olmama rağmen) sersem ve tepkisiz değilim. Aksine üzücü bir olay karşısında ağlayabildiğim gibi keyfim yerindeyse gayet de neşeliyim.
Libido düşüşü de yaşamadım. Aksine keyifli ve memnun bir halde olduğum için libidomda artış bile var. Çünkü anlamsız şeylere takılmıyorum, içimde huzursuzluk duygusu yok, kendimden memnunum, geri planda sürekli kendimle tartıştığım iç sesim sustu. Hatta şimdi tek derdim son 2 yıldır hayatımda kimsenin olmaması. Hatta geçenlerde duyuruya da yazdım, arkadaşlarım bile o kadar uzak ki bana yalnızlıktan bunaldım. Ama bu bunalma hissi bir en fazla iki gün sürüyor sonra yine eski keyfimle devam ediyorum hayata. İlaçlar herhangi birinin yaşadığı sıkıntılarla başetme gücünü veriyor bana. Bunu da beni ruhsuzlaştırarak ya da beni ekstra neşeye boğarak yapmıyor.
Üstelik burada terapi şansım yok. Ona rağmen... Bu arada bende de oğlumda da dehb tanısı var. Düşünün benim ev nasıl bir tımarhane :p
0
strawberry first
(10.02.25)
bir ruh sağlığı çalışanı olarak kullanılması gereken durumlar kesinlikle var. ancak ruhsal durumu toparlama gibi bir durumu olamaz. yani bir ilaç içtim sıkıntılarım bitti durumu olamaz. psikotik hastalıklarında kullanım gerekli ancak nevrotik hastalıklarda böyle bir zorunluluk yok.v
şöyle bir durum da var. işin içinden çıkılmaz durumlar bilinç seviyesinin düşük olduğu durumlarda kullanılması kaçınılmaz oluyor. her sorun konuşularak çözülmez, ilaç içerek de çözülmez.
0
mikahakkinen
(10.02.25)
Olmasaydı olmazdım muhtemelen.
Şimdiki aklım olsa o kadar uzun süre (10 yıl) kullanmaz, yemez içmez psikoterapiye daha erken başlardım. Terapi almaya başladıktan 6 ay sonra bıraktım.
Tekrar ihtiyaç doğsa kullanmaktan çekinmem. Yaşam kalitesini artırdığı bir gerçek. Ama uzun vadede atalete sürükleyebiliyor insanı. İçgörünüz azalıyor, kendinize ve hayatınıza dışarıdan bakıp harekete geçemiyorsunuz. Robotlaştırıyor dedikleri bu olsa gerek.
Benim tecrübem böyle.
0
auroraaurora
(10.02.25)
Duyuruda psikolojisi bozulmamış kullanıcımız yokmuş...
0
Shepard
(10.02.25)
(9)

Odadaki esyalarin konumuna dikkat ediyo musunuz

lapaz
North maturity acceptsnce deathSouth activity clarity simplicityWest aging questioning wisdomEast youth innocence freshnessOlarak gecmis
North maturity acceptsnce death
South activity clarity simplicity

West aging questioning wisdom
East youth innocence freshness

Olarak gecmis
0
lapaz
(04.02.25)
instagramda bir adam var meraktan takibe almıştım odadaki kapı ve cam arasındaki enerji geçişini diğer eşyalar kesmemeli diye nasıl yerleştirileceğini gösteriyordu

Bu bilgilere sahip olmasan bile yatağı nasıl yerleştireceğini çoğu insan içsel olarak bulur, en rahat nasıl kullanılır vs düşünerek

Evin mimari çizimleri de zaten az çok eşyaların yerleşimine göre hazırlanıyor, bizim toki tipi apartmanlarda yatağın dolabın komodinin yeri bellidir

Uzattım ama soruya cevabım hayır :)

Çok zengin olup işlevsellikten çok estetiğe göre mimara bir villa projesi çizdirsem güneş ışığından evin içindeki doğal rüzgara kadar kafa yorarım ama :)
0
grimavi
(04.02.25)
@grimavi'nin dediği Dear Modern olabilir çok komik o adam.

Benim dikkat etmiş olduğum bir alan var o da kardeşim şans kedisi almıştı o nereye konmalı diye bakmıştım adeti budur diye. Yoksa eşyaları farklı şekilde koyacak yer yok evde.
0
peki madem
(04.02.25)
@peki madem

Takipten çıkmıştım tam da o adammış :) şuraya koyalım merak eden olursa
www.instagram.com
0
grimavi
(04.02.25)
Günümüzde inşa edilen evlerin boyutları belli, 2+1'ler 70 m2, 3+1'ler 90-100 m2 yapılıyor; insanlar 1+1'de kimisi stüdyo dairede yaşıyor. Yatak odasına yatağını veya dolabını kaç farklı şekilde yerleştirebilirsin ki bunlara dikkat edeceksin. Geniş evim olsa da dikkat etmem, boş iş olarak görüyorum.
0
Lethe
(04.02.25)
Verdiğiniz örnekler kadar "düz" olmayanı için (bkz: feng shui)
Ha bence ciddiye alınacak bir şey değil :)
0
kobuzchu kiz
(04.02.25)
ben sadece yatak konumuna dikkat ediyorum. bende gercekten uyku kalitesini etkiliyor.
0
buenosdias
(04.02.25)
Kışın koltukları peteklerden uzaklaştırıyorum; sayılır mı? :)
Az eşyam var, ıncık cıncık doldurmuyorum odaları. Çıplak bırakıp ofis ortamına da benzetmiyorum. Optimumu yakalamaya çalışıyorum kendimce. Tek dikkat ettiğim detay bu.
0
auroraaurora
(04.02.25)
Ben de "eve biri girdi mi, odanızı karıştıran oldu mu?" konusunda bir şey bekliyordum. Hayır. Yatağı aynanın yanına koyma, kaloriferin önüne koltuk dayama gibi güvenlik ve ekonomi temalı şeyler olabilir. Onun dışındakiler aklımın ucundan bile geçmez.
0
nawar
(04.02.25)
tabii ki hayır. günümüzün minicik kutu kutu evleri böyle zengin eğlenceleri için uygun değil. bu evlerde bir odayı nasıl yerleştireceğin az çok bellidir zaten. üçlü koltuğun sığabileceği tek bir uzun duvar varken kim takar doğusunu batısını. dünya nüfusunun anca binde birine hitap edebilecek bu tür lüks uğraşları fakirlerin dert edinmesi bana hep komik gelir.
0
sir gawain
(04.02.25)
(2)

Hasta kedi için kuru mama tavsiyesi

nick konusunda kararsizim
Mahallemde baktığım bir kedi hastalandı. Tüylerinde öbek öbek kelleşme ve kıpkırmızı yaralar oldu. Halsizlik, üsye eşlik etti. 10 gündür tedavi oldu bugun tekrar sokağa salındı ama zayıflamış.Ben genelde 15kg mito alıyorum ona ve arkadaşlarına bahçede veriyordum. Bu mama mı bağışıklığını düşürdü bil
Mahallemde baktığım bir kedi hastalandı. Tüylerinde öbek öbek kelleşme ve kıpkırmızı yaralar oldu. Halsizlik, üsye eşlik etti. 10 gündür tedavi oldu bugun tekrar sokağa salındı ama zayıflamış.

Ben genelde 15kg mito alıyorum ona ve arkadaşlarına bahçede veriyordum. Bu mama mı bağışıklığını düşürdü bilemiyorum.

Besleyici red etmeyeceği çok pahalı olmayan bir mama önerebilir misiniz? yaşlı ve kısır kendisi.
0
nick konusunda kararsizim
(04.02.25)
kuru mama: temizmama.com renkli ve balıklı olan. 1kg veya 15kg paketi var.
yaş mama: pınar hindi salam baton 500gr olanlar 75TL gibi (a101,bim,şok,migros)
0
alfired
(04.02.25)
Temizmama'nın diğer markaları (Bonacibo ve Micho) biraz daha iyi. Petshop'lardan Royal Canin, ProPlan vb. açık mama da alınabilir belki bir süre; ama fiyatlar malum.
0
auroraaurora
(04.02.25)
(2)

Ayvacık vb. bölgelerde otel/spa

tchuck
şöyle 2 günlük falan gidip bi gevşemek istiyoruz.içinde spa da olan, şömineli falan filan bir otel sormak istiyorum. nereyi önerirsiniz?yani bu bölgeyi syöledim ama, böyle doğanın içinde, spasıdır ambiansıdır önereceğiniz başka bölgeler varsa onlara da açığım.bu mevsimde nereye gitmeyi önerirsiniz?
şöyle 2 günlük falan gidip bi gevşemek istiyoruz.
içinde spa da olan, şömineli falan filan bir otel sormak istiyorum. nereyi önerirsiniz?

yani bu bölgeyi syöledim ama, böyle doğanın içinde, spasıdır ambiansıdır önereceğiniz başka bölgeler varsa onlara da açığım.

bu mevsimde nereye gitmeyi önerirsiniz?
0
tchuck
(02.02.25)
spada afyon iyi ancak afyonda doğa falan yok. denizlide pamukkaledeki oteller var ama oradada doğa falan yok. izmir merkezde spalar var. balçova tarafında, balçova manzarası ve çevresi güzel hareketli.
0
mikahakkinen
(03.02.25)
Yalova veya Sapanca olabilir. Sapanca için NG, Richmond Nua ve Elite World iyidir. Yalova'da Limak var; ama malum sebeplerden ben tercih etmezdim.
0
auroraaurora
(03.02.25)
(9)

Kedi kumu kokusu

strawberry first
Kristal kuma şiddetli alerjim var, eledik.Kedime çam peleti kullanıyorum. Hergün temizliyorum, çişleri de alıyorum. H aba aliyle biraz daha pelet ekliyorum. Ortalama 2 haftada 1 de tüm kutuyu boşaltıp, çamaşır suyu ile temizleyip tekrar dolduruyorum.Ancak kum 1 kere bile kullanılıp temizlense kokuyo
Kristal kuma şiddetli alerjim var, eledik.

Kedime çam peleti kullanıyorum. Hergün temizliyorum, çişleri de alıyorum. H aba aliyle biraz daha pelet ekliyorum. Ortalama 2 haftada 1 de tüm kutuyu boşaltıp, çamaşır suyu ile temizleyip tekrar dolduruyorum.

Ancak kum 1 kere bile kullanılıp temizlense kokuyor. Bentonit de dokunuyor ancak belki kokuyu alır diye 1/3 kader bentonit de ekliyorum artık, ama hala kokuyor.
Bir arkadaşımın da kedisi var, onu evi mis gibi kokuyor. Mamayı değiştirme şansım yok, 20kiloluk almıştım. Günde 3 kere kaka yapıyor.
Nasıl azaltılır bu koku?
0
strawberry first
(01.02.25)
kedi kaç kilo? kaç kedi var? mama ne kadar veriyorsunuz? benimki günde 1 yapıyor, 2 de çiş, günde3 için ciddi yemeli? mama markası ne?
active clean kullanıyorum yazın özellikle koku olmasın diye, bu üründen en az 2 avuç atıyorum. bunu kışın kullanmıyorum mesela ya ben en kötü kumu bile alsam kokmuyor. hillls mama kullanıyorum


www.kolaymama.com

kum
www.amazon.com.tr
0
eja
(01.02.25)
Mamasıyla alakalı muhtemelen. Mamayla değilse öğün sayısı ile alakalı olabilir.
0
derbeder ve süklüm
(01.02.25)
Kedim 8 aylık. Mama kabı sürekli dolu sık ama az az yiyiyor. Günde 3 bazen de 4 kere kaka yapıyor. Bu metabolizma ile mama için transfer aracı gibi bir şey benim kedi, yediğini yapıyor, midesinde durmuyor ki :p
Ben de mamadan şüphelendim. Ama dediğim gibi şu an değiştirme şansım hiç yok. Ne yapacağım 15 kilo mamayı, sokaktakilere vermek mesele değil, severek de veririm Ama fiyat pahalı. Ben de özel mamalar alabilecek durumda değilim.
0
🌸strawberry first
(01.02.25)
@eja bir de bu ürünü deneyeyim. Umarım işe yarar.
0
🌸strawberry first
(01.02.25)
Tamamen bentoniti 15 yıl önce beslediğim kedilerime denemiştim. Parfüm süz de olsa o da dokunuyor. Pelette de çişi toplayabiliyorum. Kumda çiş katılaşıyor, Pelette de aksine peleti çözüyor ve o kısmı alıyorum kürekle. Zaten bir günün sonunda kutudaki kumun 2/3ünü atmış oluyorum. Yeniden üstüne ekleme yaparak gidiyorum.
0
🌸strawberry first
(02.02.25)
Çam peletinin paketini açtığınızda tüm ev çam kokar. Eğer sizde çam peleti kokmuyorsa, başka pelet bakın.

Bir de kürekle toplamamanız lazım. Pelet kullanıyorsanız, pelet için olan 3lü kat kat delikli tuvalet kabı kullanın. Çözülen peletler aşağıya düşsün. Yoksa kedi, tuvalet yapacağı zaman karıştırırken eski peletle yeni peleti birbirine bular.

Ama peletin kalitesi en önemlisidir. Piyasada satılan çam peletleri, sanayi artığından üretiliyorsa kokmaz. Hem de çabuk çözülür. Yakacak soba peleti ise kesinlikle kullanmayın, kimyasal artık var içinde. Marka öneremiyorum, araştırmanız lazım, günden güne değişiyor kaliteleri ve fiyatları.
0
alfired
(02.02.25)
Kediniz belki de kızgınlıktadır. O yüzden de ağır kokuyor olabilir.

Biz @eja nın önerisi üzerine active clean almıştık. O kokuyu bence hapsediyor. Denemeye değer. Kısa bir süre önce kedimizi kısırlaştırdık, meğerse Bizim kedi kızgınlık geçiriyormuş biz farkında değilmişiz. kızgınlıkta olduğu için de tuvaleti çok kötü kokuyordu ama biz bu kokunun normal bir kedi kokusu olduğunu zannediyorduk daha önce kedi bakmadığımız için. kısırlaştırdıktan sonra tuvaletinde neredeyse hiç koku kalmadı.

Kokunun sebebi mama da olabilir bu arada. Biz şu anda Royal canin kullanıyoruz ama kediyi ilk aldığımızda bize veren kişi nd kullanıyormuş ve o mama kakasını çok ağır kokutuyordu. Bu arada sizin kedinizin Günde 4 kere 3 kere kaka yapması Garip bir durum bence. ishal olabilir mi? Siz fark etmiyor olabilir misiniz? Öyleyse de çok kötü kokması normal, çünkü Bizim kedimiz de @eja nın dediği gibi günde 2 veya 3 tane çiş bir tane kaka yapıyor normali bu diye biliyorum.
0
turuncu tonlarda
(02.02.25)
Sandy aktif karbondan çok memnunum. Çok kirlenip komple temizlenme zamanı gelene kadar hiç koku olmuyor. Ama yazıldığı gibi kısırlaştırmadan önce idrar kokusu keskin olur.
0
auroraaurora
(02.02.25)
Kedim 8 aylık ve eve geldiği haftadan beri günde 3-4 kaka yapıyor hep. İshal değil, normal.
Pelet çam peleti, açınca mis gibi çam kokuyor ama maşallah kaka kokusu ölümcül :p eve geldiğinden beri (5 aylıkken aldım) kızgınlıkla ilgisi olduğunu sanmıyorum. Daha önce de kedi bealemiltim tipik kızgınlık belirtileri de yok henüz.
Veteriner takibinde bir kedi, kendisi de bir olumsuzluk görmedi kontrollerinde.
Sanırım koku gidericiyi deneyip ilk fırsatta 3 lü kum kutusu almalıyım.
Mama değişikliğine epey var çünkü :(
Veteriner
0
🌸strawberry first
(02.02.25)
(8)

Beyaz far terörü

Bir ben var benden şurada
Bu neden yasaklanmıyor, yani fabrika çıkışlı mercekli farları demiyorum ama sonradan takılan ve karşıdan gelen araçları kör eden sonradan bu farlar bu kadar risk oluştururken neden yokmuş gibi davranılıyor acaba?
Bu neden yasaklanmıyor, yani fabrika çıkışlı mercekli farları demiyorum ama sonradan takılan ve karşıdan gelen araçları kör eden sonradan bu farlar bu kadar risk oluştururken neden yokmuş gibi davranılıyor acaba?
0
Bir ben var benden şurada
(30.01.25)
Muktediri besleyen sosyokültürel yapının oyuncaklarından biri
0
Mirket
(30.01.25)
Neredeyse ihlal edilmeyen trafik kuralı yok. Denetleyen ve yaptırım (ceza) uygulayan yok. Yasaklansa n'olur yasaklanlasa n'olur.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.01.25)
Abi en azından muayeneye girdiğinde bu yasak parça dersin muayeneden bırakırsın bir de gizli bir şey değil yani gece eşek gibi açtıklarında trafik polisinin özel bir şey yapmaya da ihtiyacı yok istemese de görüyor gördüğünde de ceza mı kesiyorsun bağlıyor musun ne yapıyorsan yap işte bi şeyler.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(30.01.25)
Yasak diye biliyorum. Benim ikinci el aldığım araba muayeneden geçmemişti bu nedenle yanlış hatırlamıyorsam

Onun haricinde şu var, şimdi fabrika çıkışlı farlarimla da sürekli selektör yiyorum. Yukseklik ayarını en dusukte tutmak zorundayim hep. Hatta arabam abimdeyken polis uyarmış farların modifiye olduğunu düşünüp. Aracın sıfır olduğunu söylese de inanmamis.

Beni de kör eden farlar oluyo. Tek sorun modifiye değil galiba
0
abuzer
(30.01.25)
Fabrika çıkışlı olanlar da yasaklansın o zaman onu da başta söyleyecektim ama her ski de yasaklamayalım derler diye içime attım yoksa onlara da tutuluyorum ben, en azından ayarı düzgün yapılsın düzgün yapılmamışsa kusurlu sayılsın bu ne kardeşim trafikte mi gidiyoruz ışın kılıçlarıyla mı savaşıyoruz belli değil.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(30.01.25)
bu beyaz farı türk arabalarına öneren sanayicilerin direk içeri atılması lazım. nerde 15 senelik araba var beyaz far takmış. bir de wattı en yüksek olanı takıyorlar ki uzun gibi. bizim millete kural mural işlemez, vizeye girmeden tüpü söküp vizeye giren bu milletten korkulur.
0
mikahakkinen
(31.01.25)
Hayattaki tüm şansımı burada kullandım galiba: x.com
0
🌸Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
Dur kalk trafiğinde öndeki aracın şoförünü de çok rahatsız ediyor. Sabah karanlığında gözümün içine içine giriyor minibüslerin farları.

Edit: Eski konuymuş. :) Sevindim yasaklanmasına, uygulanır umarım.
0
auroraaurora
(12.03.25)
(2)

Sinefillere soru: Luis Bunuel tarzı yönetmenler?

sekizdokuzon
Var mıdır bu yönetmenin tarzına yakın, tavsiye edebileceğiniz yönetmenler?Teşekkür ederim.
Var mıdır bu yönetmenin tarzına yakın, tavsiye edebileceğiniz yönetmenler?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(17.01.25)
Jodorowski.
0
auroraaurora
(17.01.25)
Yorgos lanthimos
0
olaylar olaylar
(18.01.25)
(5)

yabanciya hitab

WithWorth
Şirkette çok yaşlı bir amerikali var."Sir" (sör) diyorum adama.Millet ismi ile hitab ediyor.Benim ki de olur mu ?
Şirkette çok yaşlı bir amerikali var.
"Sir" (sör) diyorum adama.

Millet ismi ile hitab ediyor.
Benim ki de olur mu ?
0
WithWorth
(15.01.25)
Olur tabii, ama sizin dışınızda herkes ismiyle hitap ediyorsa siz de ismiyle hitap edebilirsiniz. Adama/kadına sorun önce ilk isminle hitap etmemde sakınca var mı diye.
0
auroraaurora
(15.01.25)
sir ne la. hintli it service agent misin? mistir yada adiyla hitap edicen:D
0
buenosdias
(15.01.25)
olur tabi neden olmasin amerikalilar yabanci olduklari erkeklere sir kadinlara m'am (madame) der zaten sorun degil
0
bay b
(15.01.25)
Amerikalilara aksi bir durum yoksa ismiyle hitap ederdim.Bizde CEO'ya bile ismiyle hitap ediyoruz
0
turkuaz
(15.01.25)
benim çalıştığım yerlerde müdürlerime andy bey, mitch bey vb hitap ederdim. diğer iş arkadaşlarına da isimleri ile yaş fark etmeksizin.
bir tek bond soyadlı bir yaşlı vardı. ona herkes gibi mr.bond derdim.
0
mathilda.may
(15.01.25)
(3)

Diş implantı

Bir ben var benden şurada
Tercihen İstanbul, Avrupa yakasında diş hastanesi klinik ya da doktor öneriniz varsa süper olur.
Tercihen İstanbul, Avrupa yakasında diş hastanesi klinik ya da doktor öneriniz varsa süper olur.
0
Bir ben var benden şurada
(15.01.25)
Mesaj atin
0
topkapiaksaray
(15.01.25)
Mehmet Köse. Nispetiye'de muayenehanesi. Tuzludur, ama çok iyi hekimdir.
0
auroraaurora
(15.01.25)
beyaz ışık fulya. umut bey
0
co2s2
(15.01.25)
(21)

Çocukken izleyip derinden etkilendiğiniz sahne/film/dizi

kullanicadi
Var mıydı?25 yıl sonra "Şeker Kız Candy'deki Anthony neden öldü ki:(" düşüncesi ile aniden gelen melankoli perileri sordurttu bu soruyu :/ çoook ağlamıştım bana ne oluyorsa.. Terry Grandchester gelince unuttum ama Anthony'yi sdfasdfBir de çok betimleyemicem fena oluyorum hala ama küçük emrah ve hama
Var mıydı?

25 yıl sonra "Şeker Kız Candy'deki Anthony neden öldü ki:(" düşüncesi ile aniden gelen melankoli perileri sordurttu bu soruyu :/ çoook ağlamıştım bana ne oluyorsa.. Terry Grandchester gelince unuttum ama Anthony'yi sdfasdf

Bir de çok betimleyemicem fena oluyorum hala ama küçük emrah ve hamamböcekli film diyip susayım...
0
kullanicadi
(14.01.25)
Ben de Terry gibi bir küheylanın attan düşmekle ölmesini aşamıyorum, 30 sene oldu.
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Anthony pardon.
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Sahnede kullanılan renk paletini de hatırlıyorum; cayır cayır kırmızı, siyah, koyu turuncu. İnanılmaz travmatik bir sahneydi.

Bir de bununla kıyaslanamaz ama küçük İbo'nun yengesini aşığıyla yatakta basma sahnesi var: icdn.ensonhaber.com
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Bende zaman etkisinden etkilendim, aşamadım.

Su akarken herşeyi bırakıp kenara çekildiğinde zaman akar. Senli ya da sensiz. Öneminin olmadığının, toz tanesi olduğunun kanıtı. Gerçekten mi? diye düşünerek 1 yıldır deniyorum. Ve gerçekten aşamadığım şey gerçek.

Filmlerdeki derin psikolojik mesajların insanları etkilediğini ancak görünür etkileri geç çıktığı için farkedemediğimizi düşünüyorum. Soru o kadar kaliteli ki bu arada, duyuruda böyle kaliteli bir konuya değinildiğini belki yıllardır ilk kez görüyorum. Bir cuma gecesi sabaha kadar konuşulası. Bravo.
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Mumya evinde kız kurtulmak için mazgaldab parmağını çıkarıyordu, psikopat katil parmagini kesiodu

Bı de asıl tendonunu makasla ...
0
abuzer
(14.01.25)
amerikan filmlerinden biriydi, bir tane cocuk filmi vardi, ari sokmustu, vefat etmisti. iste o.
0
Coma
(15.01.25)
Allah'in belasi Chucky
0
freedonia
(15.01.25)
Sinemada izlediğim ilk film Tarzan'dı 1999-2000 civarı olması lazım. Filmin sonunda baba goril ölünce hüngür hüngür ağlamıştım 3-4 yaşındaydım. O zamandan beri animasyon filmlerde ekstra duygusal oluyorum. Normal filmlerde pek duygulanmam, animasyonlarda en ufak şeylerde ağlarım shdhdh

Bi de Pokemon'da Ash'in butterfree'si pembe bi dişi butterfree bulup ash'ten ayrılıyodu. Çocukken bu sahneyi izleyip yatağa gidip ağlaya ağlaya pokemon şarkısını söylemiştim hshshs

Harry Potter'ın ilk filminde Profesör Quirrell'ın kafasının arkasındaki Voldemort da baya korkutmuştu beni. Gece uyuyamamıştım sinemada izlediğim gün ahaha
0
nundu
(15.01.25)
ilk bilinçli ve hüngür hüngür ağladığım film braveheart idi. william wallace ın bruce un ihanetini öğrendiği ve yine wallace ın "özgürlük" diye bağırdığı anlarda gerçekten hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. çok etkilemişti :D
0
lüzumsuz adam
(15.01.25)
arı mayanın annesini kaybedip hep onu araması. eşek arılarıyla takıldığı bir bölüm vardı sanırım hayal meyal hatırlıyorum arı mayayı zorbalıyorlardı çocuk aklımla çok ağlardım o bölüme.

bir de türkan şorayın bir filmi vardı çocuğuna kalp pili arıyordu kalp pili diye kalem pili satıyorlardı türkana tüm parasını alıp. sonra doktorlar türkana ne bu cahillik vs diyorlardı orada da çok ağlardım
0
Hallegadola
(15.01.25)
canım kardeşim
uçurtmayı vurmasınlar
a nightmare on elm street

anthony sahnesinde ablamlar derinden etkilenmişti :)
0
gabe h coud
(15.01.25)
canım kardeşim
uçurtmayı vurmasınlar

Korku gerilim olarak,
Merdiven altindakiler filmi mukemmeldi ama cok yusuflatmisti

Birde Kucukken klozet vardi konusan seninyicem fln yapan o yüzden wc ye gidenemistim yalniz uzun sure
0
Zetnikov
(15.01.25)
alacakaranlık kuşağının dizisi vardı trtde. bir bölümde bir ailenin başına evlerinde acayip şeyler geliyordu, depremler vs gibi çok kaygı vericiydi. ama sonra aslında bir kızın oyuncak evi olduğunu anlıyorduk. yani oyuncak ev ama insanlar da gerçek gibiydi. sanırım biz kimin oyuncak evindeyiz acaba sorusunu sordurttuğu için çok etkilenmiştim. 35 sene filan olmuştur, hala ara ara aklıma gelir.
0
red g
(15.01.25)
Hayalet Gemi sanmistim ama sanirim degilmis. Sene 2005 veya oncesi, Findikkale Turizm'in Giresun-Istanbul seferinde gece gec saatlerde bir film actilar. Balo sahnesi var, dans ediyorlar vs, ses duyamiyorum tabii, neyse bir duzenek kurmuslar birileri, metal bir ip gibi birsey var, onu serbest birakiyorlar, butun pistin uzerinden zart diye geciyor ve dans eden herkes ikiye bolunuyor vs.
0
mbond
(15.01.25)
Fatma Girik tabi ki, kartalin cocugu kaptigi film.
Bir de aysecik olabilir, kadin tasi bebegi yapmisti, sonra denize atiyordu falan.
neler izlemisiz :D
0
Ley
(15.01.25)
Psycho yüzünden belli bir yaşa kadar evde kimse yokken duşa giremezdim.
0
mutekebbir
(15.01.25)
Cevaplar kümülatif travma etkisi yaşattı, bazılarını unutmuştum hatırladım:))

@Ley Fatma Girik Boş Beşik :(( en çok bunu hatırlayınca üzüldüm
0
🌸kullanicadi
(15.01.25)
Bermuda şeytan üçgeni.
0
Amaranta ursula
(15.01.25)
Cevaplar beni de geçmişe götürdü.
İlaveten, Jaws ve Tarkan'ın ahtapotu yüzünden kıyıda bile tedirgin yüzerdim.
0
auroraaurora
(15.01.25)
@eileengray ayyyyy dur dur ben bu filmi VHS kasetten izlemiş olabilirim!!!

Üvey anne ablaların ayaklarını törpülemek istediğinde şey demişti "kraliçe olunca zaten yürümene gerek kalmayacak" (evil smile)

Beyaz çorapların kanlanma sahnesinde de külkedisinin güvercinleri konuşarak şey diyordu. "ayakları kanıyor gerçek gelin o olamaz"

Ps: o filmden ne kadar etkilendiysem, ayaklarım 39 numara ama bazen modelini çok beğendiğim numarası kalmamış 38 38,5 ayakkabıları satın alıp kendi kendime şey derdim. "kızım boşver kraliçe olunca yürümene gerek kalmayacak" sdfsdad
0
🌸kullanicadi
(15.01.25)
hayvan ciftligi filminde atin ölümü
braveheart - freedom sahnesi.

11-12 yaslarindayken solcu kuzenlerimle izledigimiz filmler.
0
sonsuz
(15.01.25)
(8)

Mısır nasıl bir ülke?

bugisme
Sömestır tatili için 10 günlüğüne Kahire-Sharm- hurghada turu aldık. Ama ilk kez gideceğimiz için hiç bir fikrim yok.Özellikle ülkenin güvenliği, iklimi, yanımızda kaç para olmalı vs gibi şeyler aklımı kurcalıyor. 3 yaş çocukla gidiyoruz. Daha önce giden şuna dikkat et, yap veya yapma tavsiyesi olan
Sömestır tatili için 10 günlüğüne Kahire-Sharm- hurghada turu aldık. Ama ilk kez gideceğimiz için hiç bir fikrim yok.Özellikle ülkenin güvenliği, iklimi, yanımızda kaç para olmalı vs gibi şeyler aklımı kurcalıyor. 3 yaş çocukla gidiyoruz. Daha önce giden şuna dikkat et, yap veya yapma tavsiyesi olan var mıdır?
0
bugisme
(13.01.25)
hurgada hariç gittik gördük şarm el şeyh güzel sıkıntı yaşamazsınız ancak kahire tehlikeli sayılabilir. kesinlikle araç ile(taksi) ile gezin. özellikle giza bölgesi çok turistik(piramitlerin dibi) ancak çok tehlikeli. biz hep taksi ile ulaşımı sağladık.
0
basond
(13.01.25)
Şarm ve Hurgada’nın herhangi bir deniz tatili beldesinden farkı yok. Kahire’de güvenlik ve hijyen sıkıntılı. Ben olsam çocukla gitmezdim açıkçası.
0
auroraaurora
(13.01.25)
Bence güvenlikle ilgili çok sıkıntınız olmaz. Turcular alışveriş için saçma sapan tourist trap dükkanlara götürecekler, girer çıkarsınız. Bunun yerine Kahire'de kapalıçarşı gibi yerler var, akşam turdan bağımsız oradan alışveriş yaparsınız. Çocuklara artık apple tag mi koyarsınız ne yaparsınız bilmiyorum, ama özellikle piramit, tapınak gibi yerlerin çıkışlarında bir suru tur otobüsü, mahşer gibi kalabalık oluyor. Olur da çocuk yanınızdan ayrılırsa kaybolabilir. Ona dikkat edin. Yine tarihi yerlerde para koparmak için sahte şeyler satanlar, rehber gibi görünüp bir iki şey dedikten sonra para isteyip darlayanlar falan var, onlara hiç yüz vermeyin. Papirüs falan alamayın, saçma sapan şeyler.
0
malheiros
(13.01.25)
Kahire'yi gördüm, 3 gün için, kirli bir yer.

Ayrıca çöl kumu her an her yerde havaya sinmiş durumda, tozdan kurtuluşun yok, bir süre genzin yanacak ve öksüreceksin. Kirli bir yer. Binalar çirkin çünkü sürekli rüzgarla taşınan çöl kumuyla baş edilemiyor. Flaan fıstık. Kirli.
0
muhayyer divan
(13.01.25)
Piramit etrafinda acayip iyi rol yapan dolandiricilar var. Youtube a egypt pyramid scam yaz izle
0
Zetnikov
(14.01.25)
Çocuk size hayal edemeyeceğiniz bir yük olur, iyi bir ders olur. Bi daha yurtdışı gezmeye çocukla gitmezbeniz :)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(14.01.25)
rotasiz seyyah su an güncel misir videoları yüklüyor, onları izleyin
0
oscar
(14.01.25)
Erkek nüfusunun alayı tacizci. Özellikle kahire “bence” korkunç bir yer. Şehir planlaması desen sıfır, hijyen yok, turizm bilinci yok, herkes kazıklama derdinde, lezzetli ve temiz yemek bulmak anca şehrin varlıklı kısmında mümkün. Ay hatırladıkça sinirlerim bozuluyor.
0
wild honey suckle
(17.01.25)
(3)

İstanbul’da fitness, spa, saunası güzel otel

damba
Selam arkadaşlar, İstanbul’da fitness salonu geniş, büyük, spa ve saunası olan otelleri söyleyebilir misiniz?Anadolu Avrupa Yakası fark etmez. Bir de bu otellerde dışarıdan ücretli aylık abone olabiliyor muyuz fitness salonuna?
Selam arkadaşlar,

İstanbul’da fitness salonu geniş, büyük, spa ve saunası olan otelleri söyleyebilir misiniz?

Anadolu Avrupa Yakası fark etmez. Bir de bu otellerde dışarıdan ücretli aylık abone olabiliyor muyuz fitness salonuna?
0
damba
(13.01.25)
kozyatağı hilton
0
jamswety
(13.01.25)
Elite World Küçükyalı fena değil. 6 aylık veya 1 yıllık üye olabiliyorsunuz.
0
auroraaurora
(13.01.25)
Ben taksim meydandaki the Marmara otelde kaldim cok memnundum hersey temizdi

Yuz havlusu
Banyo havlusu
Pestemal
Terlik
Icme suyu

Sinirsiz alabiliyorsun



Spor salonu iyiydi ama kucuk bi alan
Acik havuz (sicak aylar)
Hamam
Sauna
Buhar odası
Kafa dinleme odasi
Yoga yada degisik takilmak icin buyuk bi alan belkide grup dersi yaparlar bilmiyorum odasi


Masaj ek ucretli sadece
0
Zetnikov
(14.01.25)
(8)

Hatunlara saç boyama sorusu

muhayyer divan
Selam hanımlarRegl döneminde saç boyanır mı? Saçım epeyce beyazlamış koyu kestane renkli bir saç. Saç diplerim çabucak terlediği için yağlanması da çabuk olur, 3 hfatada dip boyamaya ihtşyaç duyulur hale gelir. Kullandığım boya da saçımın kendi rengine çok yakın tonda, bir ton koyusu galiba. Ne ders
Selam hanımlar

Regl döneminde saç boyanır mı? Saçım epeyce beyazlamış koyu kestane renkli bir saç. Saç diplerim çabucak terlediği için yağlanması da çabuk olur, 3 hfatada dip boyamaya ihtşyaç duyulur hale gelir. Kullandığım boya da saçımın kendi rengine çok yakın tonda, bir ton koyusu galiba.

Ne dersiniz boyayayım mı? Lüzumsuz kimyasala boğulmak istemiyorum ama kendime saygıyı önemsemiyormuş gibi görünmek de istemiyorum. Şaşırdım, ne yapsam??
0
muhayyer divan
(12.01.25)
burdaki hanzolar kadinlara hatun, benim hanim falan diyorlar da sen niye böyle kelimeler kullaniyorsun?

reglde sac boyanir, neden boyanmasin. hasta degilsin. her ay basina gelen bir döngüyü yasiyorsun.
0
sonsuz
(12.01.25)
@sonsuz

Hanım da hatun da Türkçe kelimelerdir onun için kullanıyorum. Kadın da Türkçedir. Onu da kullanırım, bugün canım bunu çekti.

Bu kelimeleri kullananlara hanzo dersen gözümde değerin düşer.

Hasta değilim ama vücudumda hormonal değişimler var, saç boyayı tutmaz deniyor internette, tecrübeleri öğrenmek istedim.
0
🌸muhayyer divan
(12.01.25)
Saç boyamak ≠ özsaygı
Saçınızı kolay şekillendirebileceğiniz bir biçimde kestirip, saç tipinize göre nemini/maskesini/bakımını ihmal etmezseniz hem doğal renginde kullanır hem de bakımlı gözükmesini sağlayabilirsiniz.

Ve "hanım" bir hitap sözcüğüdür. Tamam "bayan değil kadın" ama kadın yerine kullanılan diğer tüm sözcükler düşman değil, yeri gelince (mesela bir grup kadına hitap ederken) hanımlar demek gayet makul, bunun için birbirimizi kırmayalım :)
0
kobuzchu kiz
(13.01.25)
Regl döneminde saç boyanmaması hurafe. Herhangi bir etkisi yok boyanın tutup tutmamasında.
0
auroraaurora
(13.01.25)
bugün boyarsan daha kalıcı olur.

regl olunca neden boyanmıyormuş ki? ilk defa duydum.
0
mathilda.may
(13.01.25)
Regl döneminde beden yağlanması daha fazla oluyormuş onun için boya turmuyormuş gogula göre. Tecrübelerinizi merak ettim ben de.
0
🌸muhayyer divan
(13.01.25)
eşim deneme yanılma yaptı, regl döneminde kesinlikle boyamıyor / boyatmıyor.
0
Improbable
(13.01.25)
@improbable

Çok teşekkür ederim.

Sormamın sebebi, her boya muhakkak bir miktar yapay kimyasal içeriyor, saç tutmayacaksa o kimyasalla zaten yorgun ve yağlanmış karaciğeri daha fazla yormayayım dedim.

@kobuzchu kiz

İçinde bulunduğum iş çevresi için dış görünüş her şey. Dış görünüşün şahaneyse muazzam bir sanatçı sayılabiliyorsun, o şekilde. Onun için görüntüyü biraz önemsemeye uğraşıyorum, yapı olarak tam tersi insanım maalesef... İşim beni eğitiyor...
0
🌸muhayyer divan
(13.01.25)
(1)

Görme engelli kedi sahiplenme

seni tanıdığım güne lanet olsun
Daha önce kedi deneyimim var, geçmişte birden fazla kedim oldu. Kedilerim değişik zamanlarda vefat ettikten sonra ancak toparlanabildim ve şu sıralar bir Instagram sahiplendirme sayfasında gördüğüm iki gözü de görmeyen, kucak delisi 7-8 aylık bir kediyi sahiplenmeye niyetlendim. Kuru mama ve tuvalet
Daha önce kedi deneyimim var, geçmişte birden fazla kedim oldu. Kedilerim değişik zamanlarda vefat ettikten sonra ancak toparlanabildim ve şu sıralar bir Instagram sahiplendirme sayfasında gördüğüm iki gözü de görmeyen, kucak delisi 7-8 aylık bir kediyi sahiplenmeye niyetlendim. Kuru mama ve tuvalet eğitimi varmış.

Görme engelli kedi sahipleri internette kedilerin eve çok kolay alıştığını, ilk hafta evin eşyalarını patileriyle tanıması için yardımcı olmak gerektiğini yazmış. Daha önce engeli olan bir kediyle hiç ilgilenmedim, onu incitmek istemem.

Nelere dikkat etmem gerekiyor? Evin eşyalarında nasıl bir düzenleme yapayım veya yapayım mı? Deneyimi olanların özellikle dikkat etmem için bir önerisi olur mu?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(12.01.25)
Ekşi'deki Kör Kedi başlığına bakmanızı tavsiye ederim.
0
auroraaurora
(13.01.25)
(2)

Almanya Vize hk

Take it away honey
Arkadaşlar merhaba geçen de farklı bir soru sormuştum ancak tam kafamda oturtamadım. Şimdi görüştüğüm bir şirket beni yüz yüze görüşme için Almanya'ya çağırıyor. Ancak vize türü olarak ticariyi mi seçmeliyim yoksa turistik mi? Malum turistik vize randevusunun gelmesi 3-4 ay sürüyor. Ancak ticari viz
Arkadaşlar merhaba geçen de farklı bir soru sormuştum ancak tam kafamda oturtamadım. Şimdi görüştüğüm bir şirket beni yüz yüze görüşme için Almanya'ya çağırıyor. Ancak vize türü olarak ticariyi mi seçmeliyim yoksa turistik mi? Malum turistik vize randevusunun gelmesi 3-4 ay sürüyor.

Ancak ticari vize seçersem de gerekli belgeleri mevcut şirketime çaktırmadan nasıl toparlıyorum. İnanın kafam baya karıştı. Masrafları davet eden şirket ödeyecek ancak ne yapmam gerektiğini anlayamadım.

Daha önce bu tarz bir vizeye başvuran varsa yol gösterebilir mi? Şimdiden çok teşekkürler.
0
Take it away honey
(12.01.25)
normal şartlarda turistik vize alman gerek çünkü ticari bir işlem yapmayacaksın sorarlarsa da kanıtlayamazsın sonra daha çok uğraşırsın.
0
nahtoderfahrung
(12.01.25)
Turist vizesini başvurup masraflarınızın sözkonusu şirket tarafından karşılanacağını dilekçenizde belirtin. Eklerde de firmayla yazışmalarınız olsun.
0
auroraaurora
(13.01.25)
(18)

Göçmen filmleri önerisi

bisorumvardı
Önceki sorumda yol filmi tavsiyesi istemiştim, çok iyi öneriler gelmişti keyifle izledim. Şimdi de göçmenlik, göçmen olmak, yolda olmak, yabancı olmak üzerine film tavsiyesi istiyorum. Ama crime'dan daha çok dram olsun. Şimdiden thanx.
Önceki sorumda yol filmi tavsiyesi istemiştim, çok iyi öneriler gelmişti keyifle izledim. Şimdi de göçmenlik, göçmen olmak, yolda olmak, yabancı olmak üzerine film tavsiyesi istiyorum. Ama crime'dan daha çok dram olsun. Şimdiden thanx.
0
bisorumvardı
(10.01.25)
Benim listem var bununla ilgili:
La promesse- Söz g.co
Même si tu vas sur la lune/ Ay'a gitsen bile (belgesel)
Gitmek: Benim Marlon ve Brandom g.co
Sınır Çiti (belgesel) www.populersinema.com
Kefernahum
Bir de Haneke'nin La cache gibi birkaç filminde arka temada goc, göçmenlik temaları var.

Listemde Otobüs (1974) var. Nasipse bu akşam izleyeceğim.
0
Amaranta ursula
(10.01.25)
District 9
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.01.25)
grimavi
(10.01.25)
o zaman başka bir film arayalım. suriyeli iki yüzücü kızın almanya'ya iltica etmesi konulu bir film
Anladım, belki de "Yüzücüler" (The Swimmers) filmi arıyorsunuz. Bu film, 2022 yapımı ve Suriye'den kaçarak Almanya'ya iltica eden iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Film, gerçek olaylardan esinlenmiş ve Yusra Mardini'nin hayatına dayanmaktadır. Yusra, olimpiyatlarda yarışan bir mülteci yüzücü olarak bilinir.

diye bir sohbetimiz oldu Copilotla.

İki zenci çocuğun İspanya'ya iltica etmesi konulu çok güzel bir film vardı. Biri başarabiliyordu. Onu tarif ettim. Bulamadı :(
0
Mirket
(10.01.25)
fremde haut
0
Phoebe
(10.01.25)
Bread and roses
0
strawberry first
(10.01.25)
Angst essen Seele auf
Sin Nomber
Dedemin Insanlari
0
sonsuz
(11.01.25)
aşk, mark ve ölüm (belgesel, türkiye-almanya, 2022)
la promesse +1 (belçika 1996),
gene dardenne'lerden tori and lokita (belçika 2022),
the cyclist (orijinal adı bicycleran, iran 1989)
the other side of hope (finlandiya 2017)

ben bu 5'ini çok severim ama daha da izlemek isterseniz şunlar da önerilebilir:

le havre (finlandiya 2011),
io capitano (italya 2023, mirket'in bahsettiği film bu olabilir)
ali: fear eats the soul (almanya 1974),
flee (belgesel, danimarka 2021),
otobüs (türkiye 1974)
0
semaforo de medianoche
(11.01.25)
Almanya acı vatan
0
strawberry first
(11.01.25)
biutiful
0
nothing in my way
(11.01.25)
merhaba. the beastes/as bestas (2022). tarifinizden "yolda olmak" kısmını karşılamıyor, gerçek bir hikaye, çok iyi film.
0
libertine
(11.01.25)
13 tzameti
0
mark greg sputnik
(11.01.25)
lo capitano
0
deartheodosia
(11.01.25)
40m2 almanya
0
Phoebe
(11.01.25)
Aglamak icin:
Dancer in the dark

Klasiklerden (tom hanks basrol):
The Terminal

Post-apocalyptic dunya ve yolculuklu:
Children of Men

Cogunlukla tek mekan survival tarzda:
Nowhere
0
ermanen
(11.01.25)
Petzold un ‘Transit’ i
0
lüzumsuz adam
(11.01.25)
Şöyle bir şey gördüm bu sabah ve epey kapsamli bir liste. Aklıma bu duyuru geldi.
datawrapper.dwcdn.net
0
Amaranta ursula
(24.02.25)
Adu
Godfather Part II
La Promesse +1
Gegen Die Wand
Incendies
Lilja 4-Ever
The Old Oak
0
auroraaurora
(24.02.25)
(3)

El kaşıntısı için krem önerebilir misiniz?

jonas
Bazı geceler uyku esnasında el kaşıntısı tutuyor, uyku haliyle parçalar gibi ellerimi kaşıyorum ve sabaha kanatmış olduğumu görüyorum.Bu tür kaşıntıları o an hızlıca kesebilen verimli krem önerileriniz var mıdır acaba? Kremi baş ucuma koyayım, uyanıp sürüp rahatlayarak uykuma devam edeyim istiyorum.
Bazı geceler uyku esnasında el kaşıntısı tutuyor, uyku haliyle parçalar gibi ellerimi kaşıyorum ve sabaha kanatmış olduğumu görüyorum.

Bu tür kaşıntıları o an hızlıca kesebilen verimli krem önerileriniz var mıdır acaba? Kremi baş ucuma koyayım, uyanıp sürüp rahatlayarak uykuma devam edeyim istiyorum.
0
jonas
(10.01.25)
Kalmosan iş görür, ama sebebini de bulmak lazım sanki.
0
auroraaurora
(10.01.25)
@auroraaurora Sebebi gereğinden fazla el yıkamaya bağlı cilt reaksiyonu. Pandeminin bana bıraktığı sıkıntılar işte...
0
🌸jonas
(10.01.25)
kendinize uyan bir antihistaminik ilaç bulup uyumadan bir süre önce içip yatabilirsiniz. Atağı önceden engellemiş olursunuz. Hani ilaç içmeye engel bir durum yoksa, neden krem tercih ettiniz bilmiyorum ama en azından uyku krem sürmek için de olsa bölünmemiş olur.
0
a perfect lie
(10.01.25)
(6)

Outlook'ta teams bağlantısını nereden ekliyorduk?

kanasla intihar eden adam
toplantı daveti atmak istiyorum kişileri ekledim ama teams bağlantısını nerede oluşturacağım bulamadım. bilginiz var mıdır?
toplantı daveti atmak istiyorum kişileri ekledim ama teams bağlantısını nerede oluşturacağım bulamadım. bilginiz var mıdır?
0
kanasla intihar eden adam
(10.01.25)
Takvime tıklayınca da sol üstte new meeting kısmı var.
0
Amaranta ursula
(10.01.25)
@Amaranta ursula dediğin şekilde yapınca sadece toplantı maili gidiyor, mailin içinde teams toplantı linki ya da başka bir şey gitmior.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(10.01.25)
new meeting dedikten sonra teams meeting seçtikten sonra mail içeriğinde link oluşuyor.
0
inheritance
(10.01.25)
hizliresim.com

ya hiç dediğiniz şeyler yok bu menüde 1 saattir çözemedim.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(10.01.25)
Teams uygulaması üzerinden de toplantı daveti gönderebilirsiniz.
0
auroraaurora
(10.01.25)
başaramadım olmuyor. toplantı seçip, toplantıya katılacak kişileri ekliyorum teams bağlantısı olmuyor.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(10.01.25)
(5)

gaz sancısı

günaha davet
karnınız gaz birikiminden acımaya başladığında, balon gibi olduğunuzda uygulayıp verim aldığınız size özel bir yöntem var mı?
karnınız gaz birikiminden acımaya başladığında, balon gibi olduğunuzda uygulayıp verim aldığınız size özel bir yöntem var mı?
0
günaha davet
(09.01.25)
Kök sebebini bulman lazım. Gluten mi, asitli içecekler mi, şekerli gıdalar mı gaz yapıyor? Teşhis ettikten sonra o gıdaları hattından çıkaracaksın. Diğer türlü hayat konforun alt üst olur ilaç bağımlısı olursun.

Simflat isimli ilaç gazı sönümlemeye yardımcı olur.
0
HellKeePer
(09.01.25)
ülser kaynaklı bir sorun bendeki, yani midede sıkıntı var. mucize bir çözüm arıyorum, kısa vadeli.
0
🌸günaha davet
(09.01.25)
aynı problem vardı, kusmaya çalışır gibi boğazımı parmaklıyordum. sonra garrk diye midemdeki gazı çıkartıyordum öğürerek hafif de kusarak. anında rahatlıyordum.

bir keresinde benzer yöntemler işe yaramadı, ne yaptıysam geçmedi. 2 ayrı hastaneye gittim. ikincisinde nöbetçi genel cerraha denk geldim. safra kesesine baktı ultrasonla kendisi aramızdan ayrılmış, çamurlaşmış. hemen acil bir ameliyatla safra kesemi aldılar, aradan birkaç yıl geçti hiçbir şekilde gaz sancısı çekmedim bir daha. şimdi arada ekşime falan oluyor ya da hafif yanma, bir renniduo falan anında çözüyor onu da. ohbe dedim rahatladım.
0
emfuzi
(09.01.25)
4 aylık oğlum gaz sancısı çekince bacaklarına bisiklet hareketi yaptırıyorum hemen geçiyor :D yetişkinlerde işe yarar mı bilemedim.
0
yenibirgüzelnick
(10.01.25)
Gaviscon, Rennie vb. işe yaramıyor mu?
0
auroraaurora
(10.01.25)
(6)

Kendi başıma plakalığı söküp takabilir miyim?

hadi ya la
Bir yerden araç almıştım, noter dönüşü ekip hemen şarjlı bir cihazla plakamı yerleştirip altında "XYZ MOTORS" yazılı plakalığı taktı.Ben de aşağıdaki üründen aldım, herhangi bir yazı istemiyorum.Bir tornavidayla kolayca kendiminkini takabilir miyim?Ürün: https://www.trendyol.com/beray-plastik/bos-ya
Bir yerden araç almıştım, noter dönüşü ekip hemen şarjlı bir cihazla plakamı yerleştirip altında "XYZ MOTORS" yazılı plakalığı taktı.

Ben de aşağıdaki üründen aldım, herhangi bir yazı istemiyorum.
Bir tornavidayla kolayca kendiminkini takabilir miyim?

Ürün: www.trendyol.com
0
hadi ya la
(07.01.25)
evet takabilirsin
0
jelly bear
(07.01.25)
çok kolay.
(bkz: akıllı vida)
0
orient blue
(07.01.25)
Takabilirsiniz, ama benimki yarım saat geçmeden düştü ve üzerinden başka araçlar geçtiği için parçalandı. Tekrar notele gitmem ve plaka bastırmam gerekti. Aman dikkat.
0
auroraaurora
(07.01.25)
uğraşma camcıya git 2 dkda halletsinler
0
mikahakkinen
(07.01.25)
kalın uçlu bir tornavidayla halledersin.
0
jamswety
(07.01.25)
linkteki ürünü satın almıştım ben de geçen gün tesadüfe bak:) sadece bir klasik tornavida yeterli. çok basit sökmesi takması.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.01.25)
(2)

29-31 mart bayramda Kapadokya'ya gidilir mi?

Cesario
1) Hava gezmek için müsait olur mu yoksa çok mu soğuk olur? Balona binilir mi o mevsimde?2) Bayramda aşırı kalabalık olur mu? Geçen sene Ramazan bayramında Güneydoğu turu yaptım, adım atılmıyordu Mardin'de. Kapadokya nasıldı ramazan bayramında geçen sene, giden oldu mu aranızda?Tur aracılığıyla gide
1) Hava gezmek için müsait olur mu yoksa çok mu soğuk olur? Balona binilir mi o mevsimde?

2) Bayramda aşırı kalabalık olur mu? Geçen sene Ramazan bayramında Güneydoğu turu yaptım, adım atılmıyordu Mardin'de. Kapadokya nasıldı ramazan bayramında geçen sene, giden oldu mu aranızda?

Tur aracılığıyla gideceğimi gidersem. 2 gecelik tur.
0
Cesario
(31.12.24)
29 Ekim tatilinde gittim. Gündüz ılık, gece çok soğuktu. Mart'ta da benzer olur muhtemelen. Uygun giyinirseniz gezip görülebilir. Balona binenler de oldu -ki sabah saatlerinde hava -5 derece civarıydı.
0
auroraaurora
(31.12.24)
Gidilir de Balona.binilir mi emin olamadım
0
primetime
(01.01.25)
(3)

Pataloji sonucu

orin
Merhaba annemin yüzünde ben vari bir kitle vardı. Bu kitleyi alıp patolojiye göndermişti. Sonuç çıkmış fakat şu an doktorla görüşemiyoruz. Acaba aşağıda vereceğim raporu yorumlayabilecek var mıdır?MAKROSKOPİK BULGULAR:Üzerinde 0,7x0,6 cm deri elipsi bulunan 0,7x0,6x0,6 cm boyutlarda deri deri altı o
Merhaba annemin yüzünde ben vari bir kitle vardı. Bu kitleyi alıp patolojiye göndermişti. Sonuç çıkmış fakat şu an doktorla görüşemiyoruz. Acaba aşağıda vereceğim raporu yorumlayabilecek var mıdır?

MAKROSKOPİK BULGULAR:
Üzerinde 0,7x0,6 cm deri elipsi bulunan 0,7x0,6x0,6 cm boyutlarda deri deri altı operasyon materyalidir. Deri üzerinde deriden
kabarıklık yapmamış hiperpigmente görünümde 0,6x0,5 cm boyutta lezyon izlendi. Lezyon tüm cerrahi sınırlara bitişik olarak
izlendi.
Tabanı boyanarak 2 pv 1 ks TTA
MAKROSKOBİ ASİSTANI :Dr. Berk Büber 17.12.2024

İmmünohistokimyasal çalışmalar:
MelanA olağan boyanma
Ki-67 bazaloid olağan boyanma
P53 bazaloid olağan boyanma (wild tip) fokal bazal hiperplazi alanlarında hafif artış

TANI: İRRİTE ÖZELLİKTE SEBOREİK KERATOZ İLE UYUMLU, SOL YANAK, EKSİZYONEL BİYOPSİ
0
orin
(31.12.24)
Temiz. Geçmiş olsun.
0
auroraaurora
(31.12.24)
@auroraaurora çok teşekkür ederim.
0
🌸orin
(31.12.24)
Seboreik keratoz genellikle iyi huylu bir deri tümörü olup, raporda görülen immünohistokimyasal bulgular da bunun doğrultusundadır.
0
jamswety
(31.12.24)
(5)

meme kanseri için genel cerrah önerisi verir misiniz? (İstanbul)

psmstc
SB Şimdiden çok teşekkürler
SB Şimdiden çok teşekkürler
0
psmstc
(30.12.24)
Amerikan Tıp Merkezi / Hastanesi Prof. Dr. Can Atalay.
0
auroraaurora
(30.12.24)
Çok geçmiş olsun. Haydarpaşa Numune Prof. Meryem Günay Gürleyik. Çok kıymetli bir hocadır.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.12.24)
İstanbul Onkoloji Hastanesi-Prof Taflan Salepçi. Geçmiş olsun.
0
liligum
(31.12.24)
Osman Cem Yılmaz. www.drcemyilmaz.com hem insan hem doktor olarak inanılmaz kaliteli, akademik ünvanı olmaması sizi yanıltmasın uluslararası akademilerle işbirlikleri olan ve eğitimler veren, son teknolojileri yakından bilen bir uzmandır. Geçmiş olsun.
0
engelbert humperdinck
(31.12.24)
youtu.be

Sebeplerle uğraşma, gerçeği gör.
0
anteelope_
(01.01.25)
(17)

Nedir bu çok yoğunum, çok işim var muabbeti?

mikahakkinen
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.
Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı olduğunu düşünüyorum.
Fazla etiketlemeli ve önyargılı oldu ama azcık doğru değil mi?
0
mikahakkinen
(27.12.24)
Yazdığınız kadarıyla buradan bakınca siz de onlar gibi duruyorsunuz aslında, yani iş hayatınızdan şikayetçi gibisiniz. Sadece bunu çevrenize çok açık etmiyormuşsunuz.

Olay ne bilmiyorum ancak birinin iş hayatından çok da mutlu olmadığını, yorulduğunu söylemesi çıkarcılık ve pragmatizmle çok ilgili durmuyor. Bir şeyler anlatmak istemişsiniz ama tam açıklayamamışsınız gibi.
0
akhenaten
(27.12.24)
Yakın geçmişte 23 yıldır kanka dediğim şahıs bana kaç defadır attığım mesajlara en ufak bir etkileşim dahi vermemesini bahsettiğin yoğunluk, mobbing ve hastalık ile açıkladı.

Tuvalete giderken eline telefonu alamazmış, iki satır mesaj yazamazmış, çok yoruluyormuş mesaj yazmaktan. Sesli mesaj da gönderemezmiş, yoğunmuş. Bu 81'li.

Yoğunlarmış baksana. Ülkeyi kurtarıyorlar, her biri birer Salih Bozok, birer Kazım Karabekir.
0
muhayyer divan
(27.12.24)
@akhnaten çok detaylı yazmak istesem yazardım benim işle alakalı bir sorunum yok, olsa verirdim. Siz de 90 sonrası doğumlusunuz galiba. Anlatmak istediğim @muhayyer divanın anlattığı herhangi bir durumda her şeye bir mazeret bulmaları.
0
🌸mikahakkinen
(27.12.24)
yoğun/yorgun diye şikayet etmekle pragmatist/çıkarcı olmak çok korele gelmedi bana. Keyif pezevengi, tembel, rahatına düşkün diye şikayet etseniz haklılığınız tartışılabilirdi de bu iki olgu arasında bir ilişki göremedim.

Bu tarz şeyleri nesle bağlamak da bana çok makul gelmiyor. Herkes benzer oranda çıkarcı bana kalırsa.

Ayrıca insanları niye durduk yere sohbet için arıyorsunuz? Öncesinde mesaj atıp müsait misin diyor musunuz? Aile üyesi de olsa birini sohbet/muhabbet için aramadan önce mesaj atmak lazım bence müsait mi değil mi diye? Ha arayıp bi şey rica ediyorsanız da o sırada gerçekten yoğunlardır yapamıyorlardır belki sizin ricanızı. Bağlamı bu açıdan da anlamadım.
0
nundu
(27.12.24)
Abi jenerasyon eleştirisi dünyanın her ülkesinde her jenerasyon tarafından yapilir. Yüzde yüz eminim ki senden önceki jenerasyon da seninki için aynısını dedi.

Ahanda taa milattan önce hesiod;
I see no hope for the future of our people if they are dependent on frivolous youth of today, for certainly all youth are reckless beyond words.

Kısacası böyle düşünen ne ilk ne sonsun abi. Senin üst jenerasyon da aynısını seninki için dedi, ondan önceki de onlar için.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Bu arada şunu da ekleyeceğim; isinizin zorluğunu söyleyip ben hiç sikayet etmem diyorsunuz.

Abi bu muhabbete girersen zaten kimse şikayet edemez. Misal maden işçisi edebilir mi? Itfaiyeci? Peki misal bim'de çalışan asgari ücretli? Yani kimin neye göre şikayet edip, yorgun olup olmayacağını kim belirliyor?

Ayni anda hem jenerasyon eleştirisi hem de kişilerin işinin aslında o kadar şikayet edilmeyi gerektirmeyen işler olduğu belirtmissiniz. Bu muhabbeti sosyal medyada falan trilyon kere görüyoruz.

Misal benim işimi söylesem ona da şikayet etmeye hakkın yok dersiniz kesin. Jenerasyon olarak da sizin bahsettiğiniz jenerasyondanim.

Bu arada Türkiye'de çalışan gençlerin hakki var +1. Üç kuruş paraya hiçbir gelecek umudu olmadan, bir konsol almak için 1 aylık maaş verecek hale gelmiş kişilerin, tazminatlari falan üç kuruş olmuş kişilerin hakkı var yani.

Anneme de misal yorgunum diyemem çünkü anlamıyor. Aksine buradaki neredeyse annem yaşındaki çalışma arkadaslarimsa çok çalışıyorsun bak dikkat falan şeyinde. Çünkü yetiştikleri ortam, ülke farklı. Yani bu tam jenerasyon işi de değil yetişme olayı. Türkiye'nin güzel zamanını görüp şimdi yetişkin olanlar "bu ne lan" diyor. Türkiye'nin rezil zamanını görüp sonra iyi zamanında kendine ev, araba alanlar "şikayet etmeyin lan tembeller" diyor.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Erkek arkadasım komiser ama allahtan halden anlayan insanmıs diyorum simdi.

Herkesin işi, hayatı kendine göre yoğun ve stresli. Bunu bir şeye göre mukayese edemezsiniz.
0
jazzabel
(27.12.24)
Ben de bağlamı anlamadım. Aradığınızda nasıl bir konuşma geçiyor ki aranızda? Niye onların aramadığını mı soruyorsunuz? Birlikte bir şey yapmak mı istiyorunuz? Ben telefonda laklak sevmem mesela. Topla çantanı İstanbul'dan Kars'a yürüyeceğiz deseniz tamam derim; ama telefonda niye arayıp sormuyorsun muhabbetini hiç çekemem. Sohbet etmek isteyen zaman ayırıp yüz yüze görüşmek için fırsat yaratsın bir zahmet.
Sizden 'yaşlıyım.'
0
auroraaurora
(27.12.24)
Sana katılıyorum.

Öncelikleri başka olan insanların kıçından uydurduğu bahane
0
gilbeys
(27.12.24)
Çoğu kişiyle yan yana olsakta gerçekte onlarla bir iletişimimiz kalmamıştır.

Evet, bir nesil var ki nefslerinin istediği her şeyi tatlı/hoş sanıyorlar. Alış verişlerindeki dengesizlikler, israf, günlük yaşama, - bana ne yaae gibi sözler ...
onları en iyi anlatan örneklerden .
0
diyecevaplandı
(27.12.24)
Yoğunum diyorsa aklına başka bahane gelmemiştir.
Sizinle görüşmek istemiyorlardır.
hele mesaja cevap yazamayacak kadar yoğunum diyorsa, görüşmemeyi yüzünüze söylemek istemediği için diyordur.
0
durbidakka
(27.12.24)
genc onlar ya :)
0
sonsuz
(27.12.24)
İnsanları bu şekilde değerlendirmemeliyiz bence.
Bana göre 5 birimlik bir iş basit hemen çözülüp devam edilebilecek bir işken başka biri bu 5 birimlik işi çok yoğun yaşayabilir, üzerindeki etkisi daha farklı olabilir.
Bize daha basit gelen şeyler başkalarına ağır gelebilir.
Bir işle uğraşırken sadece ona konsantre olmak isteyebilirler.
Belki de o an sizinle konuşmak için havasında değildir ve yoğunum deyip geçiştiriyordur bu da olabilir.

Bir de insanlarda maalesef "en yoğun benim", "benim işim en zor" gibi bir algı var. Böyle bir şey yok size öyle geliyor sadece.
Bana da sorsan ben olmasam dükkan batar öyle önemli iş yapıyorum :) Ama gerçeğe bakarsan benden önce de var olan ben gitsem de bir şekilde var olabilecek bir şirketteyim yani yok öyle bir dünya.
0
mutekebbir
(27.12.24)
92liyim ve dün bütün işlerimin yanı sıra, bir butonun rengini 70 kere değiştirten bir patronun hem istediklerini yapmakla, hem de kendisine laf anlatmaya çalışmakla geçti bütün günüm. Mesai bittiğinde fiziksel bir iş yapmış olmamama rağmen pertim çıkmış durumdaydı.
Aldığım maaşın yarısından fazlası, beni istediği zaman evden çıkarabilecek ya da en azından bunun için uğraşabilecek bir başka insanın evine kira ödemeye gidiyor. Para biriktirip ev, araba almak gibi bir şansım yok.
Tırto bir yıllık izne çıkmak için bile yasal hakkımı kullanmak istediğimde "5 gün üstüste izin yapmak biraz fazla ama ne yapalım ya neyse :s" diye trip vari bir karşılık alıyorum. Bir tatile çıkarsam önümüzdeki 3 ay boyunca ekonomik olarak düzelemeyeceğimi bildiğim için bu beş günü evde geçireceğim.

Ne yapacağım mesela biliyor musun? Evde boş boş yatacağım. Tavanı izleyeceğim. Ekran görmek istemiyorum, telefon dahi almayacağım elime. Boş beleş mevzular için arayanlara da yoğunum, çok yorgunum diye ağlanacağım. Ve bu beni çıkarcı ya da pragmatist yapmayacak. Emekli olduğunda alacağı maaşla hayatta kalamayacağını bilen, hayata karşı umudunu çoktan kaybetmiş depresif, mutsuz, anlaşılmayan bir insan yapacak.
0
nolmus yani
(27.12.24)
biriyle konusmak veya bulusmak konusunda cok istekli olmadiginda soylenecek en mantikli sey cok mesgulum zamanim yok falandir. bunu drama queen'lige baglamaya gerek yok. hele ki kusaklarla hicbir ilgisi yok.
0
bohr atom modeli
(27.12.24)
Yaw yalan inanma 24 saat ellerinde telefon var. Benimde cevremde boyle tip cok hatta en son bi arkadasim vardi cok yogunum falan diyen sana suprizim var dedim kamera ac meraktan acti bi baktim oyun oynuyor yalanini s....ktigim.

Inanma yalanci hepsi bu tipler isi dusmeden de aramazlar.

Sor bakalim wc ye gitmiyor mu tv izlemiyor mu yemek yemiyor mu ne yogunuymus seninle gorusmek istemiyorlar iste
0
Zetnikov
(27.12.24)
sorun yoğunluk oladabilir olmayadabilir ama asıl sorun sosyal pil. hem de telefonla iletişim aşırı zor. diyalog kurmak yerine reels linki atma iletişimini tercih ediyoruz
0
ala09
(28.12.24)
(2)

kulak içi kulaklık tavsiyesi

KidLazer
android tel ile kullanacağım şarjı ayı gibi giden kulaklık tavsiyeniz lazımdırsoundcore bişe bişe kullanıyorum kalitesi iyi ama 1 saatlik toplantıda şarjı bitiyor. ANC falan çok kritik değil sesi iyi olsun bataryası dayansın yetertenks
android tel ile kullanacağım şarjı ayı gibi giden kulaklık tavsiyeniz lazımdır

soundcore bişe bişe kullanıyorum kalitesi iyi ama 1 saatlik toplantıda şarjı bitiyor. ANC falan çok kritik değil sesi iyi olsun bataryası dayansın yeter

tenks
0
KidLazer
(26.12.24)
Mcdodo hediye gelmişti bana. Memnunum. 2 senedir kullanıyorum; batarya ömründe bir düşüş olmadı.
0
auroraaurora
(26.12.24)
Lecoo Ew305
0
nothing in my way
(26.12.24)
(3)

Yeni Kimlik Kartı Başvurusu

arnold schwarzeneger
Eski kimlik 10 seneden önce alındıysa yanında akrabanla gelmeni istiyorlar diye bir şey söyledi fotoğrafçı. Var mı böyle bir şey? Ehliyetim 3 senelik. Onun bir etkisi olur mu?
Eski kimlik 10 seneden önce alındıysa yanında akrabanla gelmeni istiyorlar diye bir şey söyledi fotoğrafçı. Var mı böyle bir şey? Ehliyetim 3 senelik. Onun bir etkisi olur mu?
0
arnold schwarzeneger
(26.12.24)
Kural olarak değil, ama memur tanıklık talep edebiliyormuş. Fotoğraftan sizi tanıyamaması durumunda mesela. Ehliyetiniz güncelmiş zaten. Gerek olmaz diye düşünüyorum.
Ben 2 sene önce yeniledim eski tip kimliğimi. Bir sıkıntı olmadı.
0
auroraaurora
(26.12.24)
Valla geçen gün babam yenilemeye gitti beni aradı gelmen gerekiyor diye gittim hallettik
0
olaylar olaylar
(26.12.24)
Ancak memur çok gıcıksa yapar. Ben, 15 senelik kimliğimi değiştirdim, bir sıkıntı yaşanmadı. Ama anneannem için şahit istediler. Yanında torunu olarak ben vardım, "olmaz birinci derece vs" dediler. Neyse ki ,çok diretmediler de hallettik.Ehliyetiniz yeniyse sıkıntı olmaz bence. Bu arada, pasaport da olur.
0
PhoenixRising
(27.12.24)
(13)

Sevmediğim İş Arkadaşına Hediye

auroraaurora
Mütekabiliyet ilkesi kapsamında almış bulundum. O kozmetik ürün almış; ben başka yerden yürüyeyim dedim. Şu üzerine isim yazılan Oscar heykelciklerinden aldım. Üzerine X'in süper kahramanı yazdırdım. Sorun şu ki; kadından hiç hazzetmiyorum. Ama hediye alınca hemen yelkenleri suya indirdim. :D Şimdi
Mütekabiliyet ilkesi kapsamında almış bulundum. O kozmetik ürün almış; ben başka yerden yürüyeyim dedim. Şu üzerine isim yazılan Oscar heykelciklerinden aldım. Üzerine X'in süper kahramanı yazdırdım. Sorun şu ki; kadından hiç hazzetmiyorum. Ama hediye alınca hemen yelkenleri suya indirdim. :D Şimdi hediyeyi verip vermemek konusunda kararsızım. Düz, nötr bir şeyler mi baksam?
0
auroraaurora
(25.12.24)
Çok kötü bir hediye almışsın zaten :) mum al, kozmetik al bundan daha iyi
0
grimavi
(25.12.24)
dalga geçer gibi olmuş hediyen. ayıp.
0
elorelia
(25.12.24)
Nesini beğenmediniz yahu :) Ben tam tersi fazla özenilmiş bir hediye gibi algılanmasından endişelenmiştim.
0
🌸auroraaurora
(25.12.24)
bence yanlis dusunuyorsun; hediyen dogru. cunku tam da haz etmedigin kisiye alinacak samimiyetsizlikte bisey almissin. bunun bi tik ustu, isminin yazili oldugu superkahraman pelerini falandir.
0
buenosdias
(25.12.24)
eksiden bi milyoncu tarzı yerlerde satılan bir şeyden bahsediyoruz. birbirinize manevi hisler beslemediğinize göre alıp evinde sergilemeyecek, bi köşeye atacak. faydasız ve saçma. kaliteli bi biblo filan olsa bari. kadından hazzetmiyor olman on kötü bir hediye alman için sebep değil.
0
elorelia
(25.12.24)
Üzerine kadının ve departmanının adını yazdırdım. :/ Kinayeli algılanmasını anlarım da bir dünya para verip aldığım şeyin bayağı olduğunun düşünülmesi üzer doğrusu.
0
🌸auroraaurora
(25.12.24)
bana da hiç sevmediğim bir arkadaş hediye verdi bu sene :D ben de karşılığında samimiyetsizce bir yılbaşı çorabı alıp verdim. böyle bişi ok bence :)
0
theseachange
(25.12.24)
hocam oscar heykelciğini düşmanına vermez insan alsfalshgasf

2000lerin başında falan bitti onun dönemi. (yılın annesi, yılın eltisi falan yazardı millet)

sen de bi kozmetik ürün al geç bence.
0
brkylmz
(25.12.24)
Sanırım 15 sene önce dedeme almıştık o zaman popülerdi sen hesap et. Kupa ya da çorap alsaydın daha iyiydi. Katia'da güzel yılbaşı çorapları var kutulu falan 4 lü 5 li.
0
kullanicadi
(25.12.24)
hocam afedersin ama çok güldüm ya :( gerçekten birine alınabilecek en dandik hediyeyi almışsın. Yılbaşı çorabı ya da yılbaşı temalı bi mug al geç. Hem işe yarar hem de kullandıkça seni hatırlayacağı için belki sana karşı pozitif his besler. Biri bana Oscar heykelciği alsa içimden baya dalga geçerdim. Bi de şimdi hediye geldiği için odasında görünür yere koyması gerekecek ama başka görenler komik bulacak falan iyice zor durumda bırakırsın yani
0
nundu
(25.12.24)
Bana boyle bir sey gelse, annemden dahi olsa saniyesinde cope giderdi sanirim yaaa hahaja. Cok kotu bir hediye ya. Mum filan alin.
0
kassiopeia
(25.12.24)
bu biraz saldırgan ve işlevsiz bir hediye olmuş olabilir mi?
ben çöpe atardım böyle bir şey gelse. ikea çerçeve bile daha iyidir.

kozmetikle fişekleyin siz de.
seviyorsa dikenli olmayan sukulent aranjman olabilir.
0
mathilda.may
(25.12.24)
Kesinlikle verme. Mum, ilginç düz not defteri olabilir
0
kaset
(25.12.24)
(8)

sürücü belgesi yenileme için sağlık raporu

estranged
özel hastane yalnızca göz raporu veriyoruz, başka bir rahatsızlığınız yoksa yeterli oluyor gibi bir şey söyledi.en hızlı ve makul yöntem nedir?
özel hastane yalnızca göz raporu veriyoruz, başka bir rahatsızlığınız yoksa yeterli oluyor gibi bir şey söyledi.

en hızlı ve makul yöntem nedir?
0
estranged
(23.12.24)
Aile hekiminize neden gitmiyorsunuz ki? Ben hemen gidip sürücü belgesi için diye giriş yapıp muayene olup çıkmıştım. Raporda da göz gibi kapsamı daraltıcı bir ibare yoktu, direkt sürücü olabilir temalı bir rapordu.
0
akhenaten
(23.12.24)
En iyisi özel hastane. Aile hekimleri de rapor veriyor; ama gerekli görürse hastaneye sevk eder veya özelden rapor alma seçeneği sunar. İki yöntem de kolay; ama kılı kırk yaran bir aile hekimine denk gelirseniz hastaneye başvurmak durumunda kalabilirsiniz. En iyisi direkt özel hastaneye gitmek.
0
auroraaurora
(23.12.24)
aile hekimine gittim ve o devlet hastanesine sevk yapabileceğini söyledi. kendileri veremiyormuş rapor.

özelde daha hızlı hallolur diye düşünmüştüm.
0
🌸estranged
(23.12.24)
aile hekimleri veriyor. gerek görürse göz ya da başka bir şey için sevk ister. onun dışında aile hekimleri verebiliyor.
0
jülsezar
(23.12.24)
gözlük varsa aile hekimi veremiyor. özel hastanenin de dediği doğru. onlardan aldığınız rapor yeterli.
0
elorelia
(23.12.24)
1 ay önce ben aile hekiminden aldım. E-Devletten form dolduruyorsunuz aile hekimi de uzaktan harfleri okutup raporu veriyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(23.12.24)
aile hekiminden aldım. öncesinde e-devletten bi onay formu doldurdum. Aile hekimine gittim. Sadece sorduğu soru gözlük kullanıyor musun oldu. Gözlüğüm var ama kullanmıyorum dedim. Onayladı o kadar. Bir çıktı vs olmadan sistemden gördü nüfus yeniledim. Sadece fotoğrafla gittim. Bu arada eskiyi bulamamıştım. Kaybettiğimi söyledim ona da sorun çıkartmadılar ne zaman kaybettin dedi. Bilmiyorum dedim. Bi tarih at kafadan dedi 1 Haziran olsun dedim :)

Ekim ayında aldım.
0
naksidil
(23.12.24)
o zaman aile hekiminden aile hekimine değişiyor. çünkü ben de geçen hafta gittim ve biz veremiyoruz artık dedi.
0
🌸estranged
(23.12.24)
(8)

Son 1-2 senede borca sıkışan var mı

coner
Ödemesi kredi faturalara giden, ayı zor kapatan var mıdır?
Ödemesi kredi faturalara giden, ayı zor kapatan var mıdır?
0
coner
(18.12.24)
Yakınımın bir iki ay kredi kartı borcunu ödememiş ya da ödeyememiş. Bankalarla problem yaşadı. Faizi ile beraber iki katına çıkmış borcu. Toplamda ni yıllık maaşına yakın bir borç. Dışarıdan sipariş ve kıyafet çoğunlukla.

Ama bu kişi bir ekonomik gösterge örneği değil. Daha önce de başına gelmiş böyle bir şey.
0
biseysorcaktim
(18.12.24)
Karı koca kendi işimizi yapıyoruz ve hiç bu kadar kötü zamanlar yaşamamıştık, ekstrem hiçbir harcamamız yok, dışarda kahve bile içmeyi bıraktık sayılır, tüm yemek evde pişer, trend satın alma alışkanlığımız yoktur, ama iki senedir asgarileri ödeyerek yaşıyoruz, piyasa gerçekten kötü. Tüm yatırımlarımız kenarda bekliyor satılmıyor ki kapatalım, yani ne yapacağız şaşırdık. Eve iki haftada bir gelen temizlikçiyi bile bıraktık uzun zaman oldu. İki yaşında da çocuğumuz var. Cidden savurganlığın ötesinde de yaşanan zorluklar var maaşla yaşamıyorsanız.
0
kullanıcıadımbuolsun
(18.12.24)
maaşını alamayan, aynı zamanda eşinin maaşı ile aşırı harcama yapan bir arkadaş bu duruma düşmüştü.
0
kondansator
(18.12.24)
iki arkadaşım var. Biri ekonomi ile alakasız darbe yediği için zor duruma girdi, sonra ekonomi kötü olunca da ona borcu olanlar ödemiyor. Totalde piyasada birkaç milyonu var ödenmesi gereken.

Bir arkadaş emlakçı. Geçen sene sıkıntıya girince (evlilik vs) kredi çekti. Şimdi daha iyi ama geçen sene normal sekilde ayi cikartamiyordu.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
döviz bazında bile olsa eski geliriyle aynı yaşam standartlarını sürdürmeye çalışan herkes dibe gidiyor. örneğin 2020-2022 arası aylık 3k usd ile ortalama bir yaşam süren ailenin şu an minimum 6-7k harcaması var. gelirler bu kadar artmadığı ve kimse de kolay kolay yaşam standartlarını düşürmek istemediği için kredi kartları-avans hesaplar patlıyor.
0
orpheus
(18.12.24)
Ben. 3-4 aydır baya sıkışık durumdayım. İlk kez kredi kartlarımın asgarisini odeyebiliyorum yalnızca. Baya bir masraf yapmak durumunda kaldım 2-3 aya toparlarım diye düşünüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(18.12.24)
Soru şu olmalıydı: son 1-2 senedir ayı zor kapatmayan, ödemesi kredilere gitmeyen var mı?
0
Lethe
(18.12.24)
Para biriktiremediğim için ekstra masraf çıkınca borçsuz harçsız iş göremiyorum. Bu yıl diş hekimi belimi büktü. Sonra da çok az nakitle araba aldım; daha doğrusu almak zorunda kaldım. Üç ayrı kredi borcum var. Bu sene dişimi sıkmam gerekecek.
0
auroraaurora
(18.12.24)
(12)

Dizi tavsiyesi

lorne malvo
Bu ara dizi kıtlığı var gibi platformlarda var mı güncel izlediğiniz dizi? Cerezlik değil ama kaliteli
Bu ara dizi kıtlığı var gibi platformlarda var mı güncel izlediğiniz dizi? Cerezlik değil ama kaliteli
0
lorne malvo
(17.12.24)
Yüzyıllık yalnızlık kitabının dizisi güzel 8 bölüm

Aksiyon istersen the day of the jackal

Her bölümü farklı bir bilgisayar oyununun dünyasında geçen antoloji istersen secret level

İngiliz espiyonaj dizisi istersen slow horses
0
grimavi
(17.12.24)
norek
(17.12.24)
The white lotus
0
Amaranta ursula
(17.12.24)
line of duty
Special Ops: Lioness
Southland
0
my fault
(17.12.24)
Fargo'yu tavsiye ederim.
0
mungojerry
(17.12.24)
slow horses
ripley
disclaimer

bu sene izledigim en iyi üc dizi.
0
sir gawain
(17.12.24)
the bear başarılı ve her sene yeni sezonu geliyor
dune seviyorsan dune: prophecy dizisi yayınlanıyor, izlemedim ama ortalama galiba.
0
Sumashi
(18.12.24)
penguin kesinlikle.+1
yüzyıllık yalnızlık +1
0
unalub
(18.12.24)
Disclaimer +1

Ben de çok beğendim, hem de mini dizi
0
kullanicadi
(18.12.24)
bad sisters fena değil.
0
atacaksinfinke
(18.12.24)
Super kahraman dizisi izledim normalde sevmiyorum veledimsi oluyor bu dizi en son abarti degildi cok begendim

Gen V
0
Zetnikov
(18.12.24)
İzlemediyseniz "The Last of Us."
0
auroraaurora
(18.12.24)
(7)

Aşırı emiş güçlü el supurgesi tavsiye

jadle
Şu damacana yamultan küçük supurgelerden alan var mi?Cidden kuvvetli mi?Hangi marka nereden aldiniz?
Şu damacana yamultan küçük supurgelerden alan var mi?

Cidden kuvvetli mi?
Hangi marka nereden aldiniz?
0
jadle
(17.12.24)
aşırı güçlü süpürge diyince aklıma gelen tek şey bu süpürge, rahmetli babannem kontrolünü kaybederdi tuşa basınca

i.ibb.co

şaka bi yana çubuk küçük süpürgelerin çoğu gürültü dolayısıyla bu kadar güçlü üretilmiyor yeni model motorlar biraz iyileşti gibi ama aşağı yukarı hepsi aynıdır 700-800w oluyor (üstteki fotodaki 2000w)
0
nahtoderfahrung
(17.12.24)
bu isin piri miele.
0
buenosdias
(17.12.24)
Beko bks 1270ey 1800w

Evde bu var kisip acabilion seviyeyi torbali

Sona getirsen halı cekemezsin yapisiyor o derece guclu havaya kaldiriyor resmen

Tek sikintisi pesinde gezdirmen lazim uzun suredir kullaniyoruz bozulmuyorda
0
Zetnikov
(17.12.24)
Miele Boost CX1 Cat&Dog PowerLine. Çok memnunum.
0
auroraaurora
(17.12.24)
miele +1 herhangi bir modeli diger markalara fark atar
0
mamu
(17.12.24)
arkadaş mini araba süpürgesinden bahsetmiş millet ev süpürgesi tavsiye ediyor.
arkadaşım çoğu hikaye onların söyliyim sana bende niyetlendim ve araştırdım çoğu çöp.

ama şunu tavsiye ederim ne büyük ne ufak ince uzun bir şey denedim iyi performans veriyor.

www.amazon.com.tr
0
jamswety
(17.12.24)
Bütçenizi bilmiyorum ama el süpürgesi olarak üretilmemiş dyson tipi xiaomi süpürgeler gayet iş görüyor (arabada) Borusunu çıkarıp kısa uçları taktığınızda 90'larda kullandığımız el süpürgelerinden çok da farklı olmuyor boyut olarak. Performans olarak baya bi farklı oluyor.

(Ev süpürgesi öneriler muhteşor bu arada :D)
0
hedep
(18.12.24)
(7)

Kanser tedavisi için Küba'ya gitmenin olayı nedir?

dedeminhirkasi
Orada olup da Türkiye de olmayan ne var? İnsanlar niye gidiyor anlamıyorum. Onların uyguladığı tedaviler burada yasak mı? Vs vs
Orada olup da Türkiye de olmayan ne var? İnsanlar niye gidiyor anlamıyorum. Onların uyguladığı tedaviler burada yasak mı? Vs vs
0
dedeminhirkasi
(15.12.24)
Çeviri sektöründeyim; sıklıkla Küba'ya hasta göndermek için başvuran ve tonla epikriz raporu, test sonucu gibi dosyalar çevirten müşterim oluyor.
Bildiğim kadarıyla Küba'daki hastaneler çok sınırlı sayıda hasta kabul ediyorlar ve yalnızca belli durumda olanları alıyorlar. Hastalığın durdurulamaz şekilde kötüye gidiyor olması ve diğer hastanelerdeki belli yöntemlerin denenip sonuç alınamıyor olması gibi durumlar sağlanıyorsa ancak o zaman kabul ediyorlar.
Küba'nın tıptaki başarısını ben de eskiden sosyalist arkadaşların Küba'yı şişirmek için kurdukları ve efsaneleştirdikleri bi şey zannediyordum yani PR olduğuna emindim (bunu anlata anlata bitiremeyenlerden birisi de babamdır bu arada).
Ciddi kaynaklardan biraz araştırınca cidden muazzam bi başarılarının olduğu görülüyor tıp konusunda.
Örneğin Küba ve Venezuela ortak bir proje başlatıp 2004 yılından günümüze kadar Güney Amerika'da bir sürü yoksul insana ücretsiz sağlık hizmeti verdi, sadece Paraguay'da 25bin 650 kişi göz doktorlarınca tedavi edildi, ücretsiz ameliyatlar bile yapıldı. 2015 yılında göz tedavisi yapılan insan sayısı 3 milyonu geçmişti.
"Operación Milagro" diye aratabilirsiniz.
Medyada yer bulamamasını da malum Küba'ya uygulanan ciddi bir ambargo var, direkt ona bağlıyorum.
0
norek
(15.12.24)
Detayını bilmiyorum, ama dördüncü evre mide kanserini Küba’da uygulanan tedaviyle atlatan biriyle tanışmıştım. Türkiye’de birkaç ay ömür biçmişler.
0
auroraaurora
(15.12.24)
peki bu adamlar bildiğimiz kemoterapi, ışın tedavisi dışında ne uyguluyorlar da modern tıbbın kısa ömür biçtiği insanları iyileştiriyorlar, bilen var mıdır?
0
titanyum22
(15.12.24)
Kübanın sağlık sektöründe çok iyi, yetiştirdiği hekimlerin çok başarılı olduğunu ben bile biliyorum, düz varandaş olarak. Muhtemelen teknik ve deneyimsel şeylerle de ilgilidir.
0
rewlack
(15.12.24)
"Evrakları inceleyerek nasıl bir tedavi biçimi, nasıl bir hastalık olduğunu belirleyerek kişiye özel aşı üretiyorlar. Eğer sizin hastalığınıza uygun aşı üretilemiyorsa, ülkeye kabul etmiyorlar. Bana yaptıkları aşının hammaddesi mavi akrep zehriydi. Günde beş kere birer damla alıyorum. Ömür boyu kullanmam gerekiyor."
anlatilaninotesi.com.tr
0
ensar
(15.12.24)
Küba, venezuela, iran. Bu ülkeler batıdaki sektörün müdahalesinden uzak ve belirli bir protokole bağlı olmadıkları için bağımsız çalışmalar yapabiliyorlar.

Örneğin burada bir tedavi yöntemi buldun ve sonuç aldın diyelim. Yerleşik sistemdeki sürecin dışında bir çalışma yaptıysan onların protokolünü uygulamadığın için tedaviyi uygulamanı engelleyebilirler.
0
hebanon
(16.12.24)
Bir çeşit zırvalık olma ihtimali de var. Bu tip tedavilerin bulunması için ciddi araştırmalar gerekiyor ve bu para demek. Küba açlıktan kırılan bir ülke. Araştırmaya para ayırmaları pek olası değil. Bilim yapmıyorlar.

Bu biraz bir dönem Iran çok güçlüymüş, herkesi darma duman edermiş diyen solcu zırvalarını andırıyor bana. Iran kendi başkanının düşen uçağını bulamadı
0
wd40
(16.12.24)
(5)

anneye modem onerisi

kassiopeia
arkadaslar, ben yurtdisinda yasiyorum. annem sanirim son 15 yildir ayni modemi kullaniyor. salondan diger odaya gectigimizde internet cekmiyor. uygun bir modem onerir misiniz? apartmanda VDSL var, fiber'e vs. uygun degilmis. ben cok anlamiyorum bu konulardan ama modemi alip takinca yine ayni sekilde
arkadaslar, ben yurtdisinda yasiyorum. annem sanirim son 15 yildir ayni modemi kullaniyor. salondan diger odaya gectigimizde internet cekmiyor. uygun bir modem onerir misiniz? apartmanda VDSL var, fiber'e vs. uygun degilmis. ben cok anlamiyorum bu konulardan ama modemi alip takinca yine ayni sekilde turk telekom ile kullanmaya devam edebilecek degil mi? yoksa benim bir sey yapmama gerek var mi?
tesekkurler simdiden.
0
kassiopeia
(12.12.24)
600 lira civarı zyxel vmg 1312 adsl modemi öneririm ama buna da internet pakedinizin kullanıcı adı ve şifrenizi girerek kurulum yapmanız gerek

Gidip türk telekomdan yeni modem alsanız da bu kullanıcı adı şifre kurulumunu yapmanız gerek

Youtube da adım adım kurulum videoları var ama çevrede bir genç varsa 5 dakikada bunlara bakarak yapabilir
0
grimavi
(12.12.24)
Türk Telekom'un sattığı modemler alınabilir. Taksitli olarak faturaya yansıtıyorlar bedeli. Fiyatı daha uygundu piyasadaki diğer modellerden ben aldığımda.
0
auroraaurora
(12.12.24)
cok tesekkurler ben bu hafta gidicem, o zaman yapayim diye dusundum, yazmayi unutmusum.
0
🌸kassiopeia
(12.12.24)
Ben de birmsoru sorayım. Aynı evde kablonet modemi var. Bazı odalarda çekmiyor. Ne tavsiye edersiniz?
0
help im alive
(12.12.24)
türk telekom üzerinden modem alırsanız ayarlarını kendisi alıyor diye biliyorum. tabi operatörünüzünde türk telekom olması gerek.
0
inheritance
(12.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(11)

Ev alma sorunsali

tuborg yesili
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat f
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.

Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat fiyat bicildiginden yanina yaklasamiyoruz.

Cok buyuk beklentilerimiz yok ama yani oyle evler var ki ruhum cekiliyor, sahibini arayip sen kafayi mi yedin bu evin hali ne ve sen bu parayi istiyorsun demek istiyorum. Sahibinden fobim oldu resmen, bakinca moralim bozuluyor.

Nasil bulunuyor az cok eli yuzu duzgun, normal fiyatli ev?

Valla isim olmasa tek tek ev sahiplerine ulasip sovesim var, mutfak fayanslari kirik dokuk eve 6 mio isteyen var, hele esya olan evlerdeki o zevksizlik o her seyin dandikliginin taaa fotolardan belli olmasi.

Lutfen uzerime oneri atin, ev nasil bakilir, bulunur?
0
tuborg yesili
(10.12.24)
öncelikle şunu kabullenmek gerek: dört dörtlük ev bulmak dört yapraklı yonca bulmak gibi bir şey. ona yakın olanlar da muhtemelen bütçenize uymuyor.

kriterlerinizi biraz esnetmeniz gerekecek. lokasyon olabilir, banyonun durumu olabilir, m2 ölçüleri olabilir. tadilat, dekorasyon vb. ile biraz idare etmek gerekebilir.

kolay gelsin, bol şans.
0
zakk
(10.12.24)
Evin fiyatını büyük ölçüde muhit belirliyor. Kiralık dairelerde durum daha kötü. 40 yıllık binadaki, 40 yıldır ne tadilat ne bakım görmüş dairelere servet isteniyor. Nasıl ev bulunur? Çemberi genişletmek lazım; ama yine de içinize sinen bir ev bulamayabilirsiniz. Benim ilk evim kötüydü. Şimdiki bir tık daha iyi. Bir sonraki daha iyi olur inşallah. :)
0
auroraaurora
(10.12.24)
ev kültürümüz gelişmemiş. aslımız göçebe, yerleştikten sonra da fakirlik...
0
parka
(10.12.24)
@ sanemkk+1

Bence evin içinden çok muhit önemli, apartman komşuları çok çok önemli. Kapı önlerinde ayakkabı hatta vestiyer varsa kaç. Çamaşır asılmışsa balkona böyle ipe asılanlardan kaç. Çocuk parkı varsa da kaç. Kediler ve köpekler için mama ve su kabı yoksa ve en önemlisi bu hayvanlar insan gördüğünde kaçıyorsa , topukların vura vura kaç.
0
rock n roll
(10.12.24)
Kesinlikle katılıyorum. Mevcut türk yapıları içi de dışı da iğrenç. Annemin dairesini değiştirmek istiyorum gerçekten her yerde ışıktan, çakma mermerden, her yere bir şey koymaktan kusacagim. Bu kadar zevksiz adamların eline verilmiş bu sektör.

Ama yapacak bir şey yok. Yapısına, firmasina, komsusuna falan bakıp alacaksiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
İnsanlar tadilata 500 bin harcıyorsa bunu ev fiyatına en az + 2 milyon olarak ekliyorlar.

Tabi söz konusu istanbul ise bu paraları bir de eski evlere istiyorlar, dediğiniz gibi deprem sebebiyle malzemesi, temeli vs hep soru işareti.

Yeni yapılan evler de muamma bu arada. Celiginden cimentosundan çalamiyorlar belki ama zemin etüdünü düzgün yapmiyorlar, 5 metre örneği 20 metre diye laboratuardan geçirip oldu bittiye getiriyorlar. Depremde Lego gibi devrilen evleri ya da olduğu yerin göçüp içine girip yıkılan evleri hatırlayın. Bunlar hep zemin etüdü düzgün yapılmamış binalar.
0
makbur
(10.12.24)
Bugün bir arkadaşla bahsi geçti. Benzer bir süreçten sonra ev almayıp, fiyatlar uçup gidince de, ev alamadığından bahsetti.

Sağına soluna, kapısına vs. bakarsanız, evsiz kalırsınız. Fiyatlar tekrar yükselişe geçerse, alamazsınız. Satın aldıktan sonra 250-300 bin gibi bir bütçe ayırıp, bazı şeyleri tadilat yaptırabilirsiniz.

Kimse geleceği bilemez ama çok beklemeyin. 2-3 ay içinde bir anda tepetaklak olabilir her şey.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
ben de taze aldım evi. tam 3 senedir beklemedeydim. ben deprem yönetmeliği ferah olması ve muhite bakarak aldım. antalya 3.4 1+1 konyaaltında yeni gibi olan evler yani 10 yaşına kadar olan evler 3.5 milyon liradan başlıyor.
0
denizmaniaherif
(10.12.24)
Genel bir ic boguculuk ve zevsizlik problemi var evet. Alamadığın için satıcıya küfretmene gerek yok ama. Eski evler daha genis ve ferah genel olarak.
0
osssy
(10.12.24)
Hocam türkiye'de düzgün işçilikli ev bulmak çok zor.

Altyapı anlamında en düzgün projeler gördüğüm bugüne kadar soyak grubunun evleriydi.

Bence fayansa mayansa takılmayın. Onlar zaman içinde yapılır. Millet dışı döküntü evlerin içlerini ne hale getiriyor. Dışından bakıyorsun gece kondu, daireye bakıyorsun new york'ta penthouse...

Türkiye'de en önemli konu evin altyapısı kesinlikle. Boyasını mutfağını banyosunu düzeltirsin. Ama bozuk altyapı büyük dert.

Nedir o?

Mesela çatısı akıtıyor mu? İstanbul'da bağdat caddesine 2-3 sokak mesafede 3-4 senelik binanın çatısı su akıtıyor mesela? Yalıtım düzgün değil, giderleri yanlış yapmış...

Ya da su tesisatı dandik.

gibi gibi...

Bunlar daha büyük sorun.
0
anten
(10.12.24)
millet fayansına, kapısına bakma filan demiş ama yapısız evde mutsuz mutsuz oturmak da büyük mutsuzluk sebebi. bilmemkaç milyon verilen evin de eli yüzü az düzgün olsun istiyor insan. ve cepte 300-400 yoksa büyük tadilat işlerine de girişemiyorsunuz, çok pahalı. 110 m2 evin boyasına 16bin tl verdik bir sene önce. şimdi 50bin isterler kesin.

arayacaksınız ve önünüze çıkacak başka çaresi yok da bu arada bazı kriterlerden vazgeçilecek.

ben mesela asansört şart diyordum, asansörsüz 1. katta oturuyoruz şu an. ama eski döküm petekli evi direkt eliyordum önceki evden çok ses yaptığını bildiğim için. banyo ve tuvalet yüzüne bakılmayacak gibiyse direkt eliyordum. çünkü parke kötü ise üstüne halı serebiliyorsunuz ama banyo leş gibi ise iyi bi masraf yapmadan düzelmiyor. örnekler çoğaltılabilir.

bir sene önce benzer yollardan geçmiş biri olarak kolaylıklar diliyorum.

benim örneklerim de dahil olmak üzere verilen örneklerin hepsi aslında kişiye göre değişiyor. mama kabı varsa kaç demiş bi arkadaş, bizim sitede her yer mama kabı ama tutup kediyi binanın içine alıyolar, kaka kokusu çekiyorsun. evin bir cephesi site içindeki parka bakıyor. gürültü oluyor mu, kesinlikle. ama ben de kızımı parka kolayca götürebiliyorum, işime yarıyor. gibi gibi.
0
elorelia
(11.12.24)
(3)

Ayakkabı tavsiyesi

takıl yani takmıyo belli
Su geçirmeyen hafif ve rahat bir ayakkabı bakıyorum. Maalesef vaktim olmadığı için internet üzerinden almalıyım. Salomon’un modelleri hoşuma gitti ama rahat mıdır bilemedim.Kullanıp memnun kullandığınız marka ve modelleri benimle paylaşırsanız mutlu olurum.
Su geçirmeyen hafif ve rahat bir ayakkabı bakıyorum. Maalesef vaktim olmadığı için internet üzerinden almalıyım. Salomon’un modelleri hoşuma gitti ama rahat mıdır bilemedim.
Kullanıp memnun kullandığınız marka ve modelleri benimle paylaşırsanız mutlu olurum.
0
takıl yani takmıyo belli
(07.12.24)
Nike Air Winflo 9 Shield Weatherised var.outdoor ayakkabılara göre daha hafif daha rahat bence. Winflo serilerinin su geçirmezleri daha spor ve hafif.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
Asics’in modellerine de bakabilirsiniz.
0
auroraaurora
(07.12.24)
Salomon çok rahat ama gore tex olanlar biraz fazla outdoor. Yani hafif isteğini karsilar mi emin olamadim. Spor ayakkabi kategorisinden seçmek daha mantıklı olabilir.
0
abuzer
(08.12.24)
(8)

İngilizce harf kodlamasında neden "of" yerine "for" kullanılıyor?

Bu ne ya?
Merhabalar!Mesela a'yı, b'yi kodlarken karşı tarafa "a for apple" ve "b for Batman" diyorlar. Ama "a of apple" veya "apple for a" denmesi daha mantıklı değil mi? for'u "a for apple" dizilişinde anlamsal açıdan mantıklı kılan gerekçe nedir?
Merhabalar!

Mesela a'yı, b'yi kodlarken karşı tarafa "a for apple" ve "b for Batman" diyorlar. Ama "a of apple" veya "apple for a" denmesi daha mantıklı değil mi? for'u "a for apple" dizilişinde anlamsal açıdan mantıklı kılan gerekçe nedir?
0
Bu ne ya?
(06.12.24)
merhaba, illa ki bir ingilizce öğretmeni ya da ingilizce bilen bir edebiyat hocası daha mantıklı bir açıklama yapacaktır, ancak bence for = için şeklinde kodluyorlar; tıpkı "a for apple" gibi. biz ise türkçe düşündüğümüz için bunu "elmanın 'e'si" şeklinde ifade ediyoruz. yani düşündüğümüz dil, konuşma şeklimizi etkiliyor.

geçenlerde buna benzer bir entry vardı. take a bath ve take a shower ifadelerinin, bizim "banyo yapmak" ve "duş almak" ifadelerimize göre farkını açıklıyordu. ingilizcede ikisi aynı şekilde ifade edilirken, bizde farklı şoyle ki birini "alıyoruz", diğerini ise "yapıyoruz". (duş almak genellikle kısa ve hızlı bir temizlik, banyo yapmak ise daha uzun süren ve temizlik eylemini tam anlamıyla gerçekleştirdiğimiz bir durum olarak algılanıyor.) resmen laf lafı açtı.
0
libertine
(06.12.24)
@arbre: İngilizce düşününce de aynısı, bu sebeple sorumu "for'u 'a for apple' dizilişinde anlamsal açıdan mantıklı kılan gerekçe nedir?" diye bitirdim. Verdiğin film örneğinde mantıklı bir for kullanımı var. çünkü karakter her yerde v kullanıyor. doğal olarak da "vendetta (intikam) için v" anlamını kelime dizilişi ile de saptırmadan/kaydırma yapmadan verebiliyorsun. Ama harf kodlarken kelime söylemenin mantığı nedir? "Elma diyorum, çünkü elmanın e'si" diyorsun ya da motamot çeviri yapacak olursak "e için elma" demeye çalışıyorsun. Ama İngilizce dizilim olarak for'un veya kelime diziliminin yeri yanlışmış gibi bir anlam ortaya çıkıyor.

for, için/gaye/amaç/aitlik vs oluyor ama tam olması gereken yerde değil gibi.
0
🌸Bu ne ya?
(06.12.24)
“For” bir şeyin örneği olma anlamı veriyor. “A for alphha,” alpha örneğindeki A demek yani. “A of alpha” desen A alpha’ya ait bir şeymiş gibi bir anlam çıkar. Apple’ın başındaki ses A değil bu arada. Ters e ile gösterilen ses.
0
auroraaurora
(06.12.24)
Ben yıllaaaar önce İngilterede "3 for 2" diye kampanya görünce benzerini düşünmüştüm ama sonra alıştım. Şu an eskisi gibi düşünemiyorum saçma geliyor ama o zamanlar kaç alınca kaç fiyatına geliyor tam tersi gibi gelmişti, o yüzden seni anlayabiliyorum.

Ama sonuç olarak bu Türkçe gibi düşünmekten kaynaklanıyor. Mesela İngilizcedeki any kelimesi de Türkler için lanet bişeydir. You can do anything ne demek mesela düşün bi :)
0
nhk ni youkosu
(06.12.24)
mantık arama. dilde çoğu zaman mantık olmaz, yerleşik kullanımlar vardır. ezberle geç.

inanmayan redditte turkish learning subına girsin sorulara baksın. hiç aklımıza gelmeyecek "mantıksızlıklarla" dolu bizim dilimiz de.
0
titanyum22
(06.12.24)
sıkıcı bir cevap olduğunu biliyorum ama gerçekten çoğu şey dilin kendi kullanımıyla ilgili o yüzden evet "türkçe düşünüyorsun". her dil kendi içinde mantıklıdır ama o kurallar veya mantık dizisi çok daha farklı şartlarda gelişmiştir. şey gibi düşün yani türkçe 12345 ise ingilizce 246810. ikisinde de bir örüntü ve mantık görüyorsun ama dizaynları farklı. bunun açıklaması olmayabilir veya "1500'lerde dedem teker teker saymayı bilmiyomuş" gibi abuk bi şey de olabilir...

ingilizcede "a of apple" dersen muhtemelen bildiğimiz meyve olarak elma'nın a'sı düşünülür. e malum meyvenin de kabuğu olur, vitamini olur vs. harfi olmaz. onlarda öyle yerleşik değil.

bunlar dilin "bizde böyle kardeşim, işine gelirse" kısmıdır. her dilde vardır.

yine bu arada başka bir duyurucu tarafından dikkat çekildiği üzere türkçede de böyle çok şey var. ev arkadaşım türkçe öğrenimi gören bir yabancı, bizzat ondan biliyorum. kendim yabancı dil öğrencisi olmama rağmen hiç türkçede bu kadar manyak şeyler olduğuna dikkat etmemiştim mesela, çocuk sordukça "aa harbi lan ne alaka" diyorum.

dil bizimle beraber yaşayan ve gelişen bi şey, istisnai durumlar dışında oturup kuralları yazılmıyor. onu da öyle kabul etmek, öyle öğrenmek lazım.
0
mark greg sputnik
(06.12.24)
türkçe düşünmekten oluyor kesinlikle.
0
co2s2
(06.12.24)
kimse söylemediği için ben yazayım, türkçe düşünmekten oluyor..
0
halanne
(10.12.24)
(7)

Sakil kelimesini kullanmaya çalışan insanlar hakkında

benim icin hic boyle suslenmemistin
Görüşleriniz nedir?
Görüşleriniz nedir?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(04.12.24)
olur. her türlü olur.
0
sonsuz
(04.12.24)
Hiç denk gelmedim. Eğreti, çirkin, kaba anlamında kullanılıyormuş sanırım anlamına baktığımda. Ben doğrudan bu saydığım sözcükleri kullanıyorum. Bazen hukukçular falan buna benzer kelimeler kullanabiliyor alışkanlıktan.

Benim kafamda bu tür sözcükleri kullanan insanların birbirine zıt iki görünümü var. Biri yeşilçam'daki kibar kadın profili; diğeri elleri hep biraz terli, hafif göbekli, badem bıyıklı muhafazakar patron. Ortası yok :D
0
akhenaten
(04.12.24)
Sakil telaffuzu namümkün bir kelime olduğu için kullanıcıları şöyle görünüyor:
www.sosyalciniz.net
0
🌸benim icin hic boyle suslenmemistin
(05.12.24)
"saakil" şeklinde kullananlar çok iticiler. Bilmediklerini düşünğnce yumuşuyorum ama öğrenmeyi çok büyük çoğunlukla reddedeceklerini düşündükçe huysuzluğum artıyor.

"Sakıyl"

A kısa okunur, y ise ı'nın etkisinden kurtulmak ve i'ye dönüşmesi için kullanılır ama aslında "sakîl" şeklinde yazılır ve k harfi kalın, i harfine de uyum sağlamak zorundadır, l harfi de incelir.

Telaffuzu nâmümkün değildir, sadece küçüklükten beri bol bol rastgelinmediği için âşinâ olunmadı, öğrenilmedi. Kelimeleri terk etmenin sonuçları.

Kelimeyi bilip de doğru kullanana denk gelirsem değeri gözümde anında üçe beşe katlanıyor. Daha bir dikkat ediyorum, saygı duyuyorum ona.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
Soruyu soran vatandaş da kullananlar güruhuna dahil ise, onları hiç sevmiyorum çok ayıp ediyorlar.
0
10551037
(05.12.24)
Benim çocukluğumda memlekette aptalla eşanlamlı kullanılıyordu. “Sakil durmak”taki kullanımını duyunca çok şaşırmıştım.
0
auroraaurora
(05.12.24)
özel bi düşüncem yok. nötr.
kelime dağarcığı geniş diye düşünürdüm sanırım.

ben anlamını yanlış biliyormuşum, telaffuzunu da yanlış biliyormuşum.
"sakil durmak" olarak kullanmışımdır belki cümle içinde gelişine, ama özel bi çabam olmadı hiç.
0
biseysorcaktim
(05.12.24)
(13)

Şehirden siz de sıkılıyor musunuz?

ofelia
İzmir'de çok merkezi bi yerde oturuyorum. aslında görece şanslıyım, evimle işim çok yakın, toplu taşıma kullanmıyorum aracım var, normal günde maksimum trafikte kalma sürem 40 dk. ama çok sıkıldım. insanlardan, trafikten, herkesin önce kendini düşünmesinden, çöplerini yere atanlardan, sokağa tüküren
İzmir'de çok merkezi bi yerde oturuyorum. aslında görece şanslıyım, evimle işim çok yakın, toplu taşıma kullanmıyorum aracım var, normal günde maksimum trafikte kalma sürem 40 dk. ama çok sıkıldım. insanlardan, trafikten, herkesin önce kendini düşünmesinden, çöplerini yere atanlardan, sokağa tükürenlerden. hiç yakın zamanda mümkün görünmüyor ama en büyük hayalim sakin bir müstakilde yaşamaya başlamak ve olabildiğince az yabancıya maruz kalmak.

2. mesleğim gereği her pazar ormana gidiyorum. geçtiğimiz pazar çok yağmurluydu, deli ıslandık ekipçe ormanda, en son oturduğum ağacın dibinde yağmur sesinde meditasyon yaptım. (yağmurda bir 30 dakika beklemem gerekiyordu.) ormana gitmesem çoktan delirirdim gibi hissediyorum bazen.

siz nasıl yapıyorsunuz? güvenli alanınız var mı? hele istanbul... nasıl delirmediniz? yoksa seviyor musunuz?
0
ofelia
(03.12.24)
ben de izmir'deyim. yoğun bir iş tempom vardı. plaza hayatı filan. 2 yıl önce künerde bir arazi aldım. duvardan temele, bir sürü inşaat işleri ile uğraştım. bir yaşam alanı oluşturdum.işi gücü bayağı bıraktım. bıraktım derken işverenim, işe 10 günde falan bir gelip kontrol ettim. köpeklerim var. ormanın içindeyim. kuşlar kurbağalar sincap ve tavşanlar daha neler neler. yazın fonda ağustos böcee sesi, sonbahar ve kış karadeniz gibi yağmur sesleri. mangallar mı dersin odun ateşinde yemekler, pizza fırını yaptım börekler çörekler. her neyse 1 ay önce birden bire inanılmaz derecede sıkıldım. şehri özledim. şimdi sadece cuma aklamları kalıyorum. c.tesi pazar sabah gidip 1-2 saat köpeklerle ilgilenip geri geliyorum.çalışmayı, şehri, kalabalığı trafiği özlemişim. demem o ki; ikisi de lazımmış.
0
ground
(03.12.24)
Sehirden bunaldim. Sizin belirttiginiz herkesin kendini dusunmesi durumu yok fazla, bu buyuk arti, ama gene de patladim. Tabii sehir disina gecme durumunda da kendimi kirsala uygun ve uygun olmayan islere adamadiktan sonra muhtemelen bir sonra sehre donmek isterim diye dusunuyorum. Gene de denemek istiyorum.
0
mbond
(03.12.24)
Evet, bunalıyorum. Doğa sporları külübüne üyeyim. Ayda en az 2 hafta sonu hiking, nadiren de olsa trekking yapıyorum.
0
auroraaurora
(03.12.24)
Evden çok çıkmıyorum.
Sessiz sakin, şehrin az dışında, orman + göl yanında sevimli bi muhitte oturuyorum. Durumu iyi yaşlıca insanların tercih ettiği bir mahalle. Ofise de 10 dk arabayla.
Sessiz, tantanasının az olması yeterli benim için oturduğum yerin.
Hiç güvenli alan ihtiyacı hissetmedim açıkçası. Size göre çok içeri dönük bi insanım sanırım, o yüzden sıkıntı çekmiyorum.
0
norek
(03.12.24)
Aşırı kalabalık, kaotik yerleri ben de pek sevmiyorum ama kırsal, orman, @ground'un anlattığı tarzı müstakil evleri daha da sevmiyorum o yüzden şehir <3 ben. İstanbul diye sormuşsun sonunda, İstanbul'da delirirdim ama muhtemelen. Nefret ediyorum İstanbul'dan, umarım orada yaşamak zorunda kalmam.

İzmirliyim, İzmir bile artık kalabalık geliyor bana. İki sene Denizli'de yaşadım, son iki senedir de Eskişehir'deyim (ondan önce ilk 7 yılım Urla'da sonra İzmir merkezde geçti 25 yaşına kadar) Denizli ve Eskişehir tarzı orta büyüklükteki şehirler ideal bence. İşe toplu taşıma ile gidiyorum, dışarı çıkmak istediğimde taksi çok tutmuyor çünkü her yer yakın ya da yine toplu taşıma ile her yere gidebiliyorum. Kalabalık bunaltıcı değil, evim de çok merkezi bir yerde ve konumunu çok seviyorum. O yüzden burda baya mutluyum yani. İzmir'deki hayatımı da seviyordum Balçova'da yaşıyordum ki çok severim Balçovayı. Ama en son gittiğimde o kalabalık falan bunaltıcı geldi artık. Bence ideal hayat 500 bin - 1 milyon arası insanın yaşadığı orta büyüklükteki şehirlerde (Hem Denizli, hem de Eskişehir şehir nüfusu olarak bu klasmanda)
0
nundu
(03.12.24)
Beykoz'dayım. Çok seviyorum. Ön tarafta harika manzara. Arka bahçem göl. Lotus çiçekleri, ördekler, kaplumbağalar. Trafik yok.
0
gabe h coud
(03.12.24)
Bursa'da doğdum kış mevsimini merkezde, yazları ise yine Bursa'nın küçük bir sahil kasabasında geçirirdik. Her haziran oh be dünya varmış, ağustos gibi de yeter artık be okullar açılsın derdim. 10 yaşına kadar çok sorun etmedim gerçi çoluk çocuk parkta bahçede oynuyorduk sonuçta ama ergenlikle beraber kasabada yapılacak bir şeyin olmaması bana batmaya başlamıştı ne bir avm, tiyatro, sinema. Göl, doğa, ağaç, bahçe falan da bir yere kadar. Bir de küçük yer insanını çok sevmem en azından bizim oradakiler insanın işine çok karışıp çok konuşuyordu.

O yüzden ben şehir sevdiğime karar verdim. Ufak yerlerde kısa süreli zaman geçirip kafa dinleyip dönmeyi tercih ediyorum. İstanbul'u seviyorum. Yaklaşık 10 sene metro metrobüs ün dibinde yaşadım. Ani bir tepe atması sonucu arabayla 20 30 dk da şehir merkezine inebileceğim ama aslında merkeze o kadar da yakın olmayan bir yerdeyim yani Göktürk'te. 5 dk da ormana gidiyorum. Şimdilik beni mutlu ediyor <3
0
kullanicadi
(03.12.24)
İzmir'deyim salı günü öğleden sonra trafikte takılı kalınca bazen kafam ısınıyor bu nedir diye. Ama şehrin nimetleri de güzel kırsal iyi hoş 4. gün canım sıkılmaya başlıyor mütemadiyen orada da olmaz gibi geliyor. (Yaş 37 çok genç de sayılmam)

Genel değişiklik lazım bence insana şehirden değil de nerede bulunursak bulunalım belli bir süre tekrara düşünce batmaya başlıyor çoğu irili ufaklı şeyler. Genel bir değişiklik halinde olabilecek bir hayat tarzı çok güzel olurdu gibi geliyor bana.
0
hedep
(03.12.24)
"Aşırı kalabalık, kaotik yerleri ben de pek sevmiyorum ama kırsal, orman, @ground'un anlattığı tarzı müstakil evleri daha da sevmiyorum o yüzden şehir <3 ben." +1
Doğayı uzaktan ve küçük dozlarda seviyorum. Hatta küçük şehir de sevmiyorum, kültürel ve sosyal hayatı, tiyatrosu konseri sergisi olan şehir seviyorum. Bunun için mesela Eskişehir şahane, Denizli Çanakkale falan hayır.

Eskişehir, Antalya, Ankara ve İstanbul'da yaşadıktan sonra İzmir'e taşındım, çok mutluyum. (İstanbul dışında diğer üç şehirde de gayet mutluydum.) Karı koca evden çalıştığımız için sabah akşam trafiğine çok nadir giriyoruz. Sürekli konser/tiyatro izliyoruz. Canımız isterse etraftaki küçük kasabalara köylere koylara gidebiliyoruz. Ben <3 deniz kenarında büyük şehir.

Edit: güvenli alanım = evim. Huzurlu bir aileyiz, kendimize konforlu ve hobilerimize yer ayırabildiğimiz bir ev yaptık. Şehrin kalabalığından yarım saat içinde eve dönmek bana yetiyor.
0
kobuzchu kiz
(03.12.24)
Şehir iyidir. Ben köy kökenliyim ama köyü tavsiye etmem. Çünkü; küçük yerinin başka sıkıntıları var. Herkes biribirini gözetler, dedikodu çok olur, bazıları işine karışmaya kalkar.

Nundu'nun yazdığı gibi orta büyüklükte bir şehir olabilir ya da ekonomik durum iyiyse İzmir'in sessiz fazla gürültülü olmyan bir yerden müstakil ev alınabilir.
0
komando kani var bende
(03.12.24)
30 yaşındayım, bütün hayatımı "şehir bebesi" olarak yaşadım ve gerçekten bunaldım. yaşadığımın hayat olmadığını özellikle dağ-taş-toprak görünce fark ediyorum. köy hayatı romantizmi filan yapmayacağım, büyük şehrin bana sunduğu fırsatların vs. farkındayım ama mental olarak klasik tabirle toprağa/çimene dokunabilsem çok daha iyi durumda olurdum diye düşünüyorum.

güvenli alan sayabileceğim tek yer teyzemlerin trakya'daki minnak arazisi. senede birkaç kez de olsa oraya giderim. genelde kalabalık grup oluyoruz zaten. en yakın köy bile araçla 10-15 dakika mesafede. ormanın dağın içinde. utanmasam yani çıblak koşup ağaçlara tırmanırım. öyle doğal, öyle güzel. orada geçirdiğim 3 gün şehirde geçirdiğim 50 güne bedel resmen yoğunluk ve yaşadığını hissetme açısından. şehirdeyken hep sağlıklı kalma takıntısıyla genç olmayı isterim mesela... oradayken "burda 90 yaşında olsam bile sorun değil" diye düşünüyorum. fiziksel ve ruhsal olarak kötü hissedemiyorum oradayken.

uzun vadede sorunu nasıl çözebilirim onu da bilemiyorum açıkçası. çok zengin olsam şehre araçla 30-40 dakika mesafede kırsalda bahçeli evde vs. yaşamak isterdim ama öyle bir şansım da yok. akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz işte.
0
mark greg sputnik
(03.12.24)
İsimle evim arası 5dk bile yoktur. Her gün parka yürüyüşe koşmaya gidiyorum. Dün gece koşu dönüşü bildiğin kömür dumanı soludum, üstüm başım hep is kokuyordu. Ağlamak istedim. Bu ve daha pekçok sebeple hayalim köye yerleşmek.
0
Amaranta ursula
(03.12.24)
İstanbul Kadıköy since 1989.

Ara ara darlandığım oluyor tabii ama seviyorum yine de. Bu cuma Kadıköy'e bir restorana gideceğim, muhtemelen arkasından Standup gösterisine giderim.
0
put it in your appropriate place
(03.12.24)
(3)

Kombi bakımı

camlicagazoz
Merhabalar herkese,DemirDöküm marka kombim var. Takılalı 3,5 sene falan oldu. Kış mevsiminde suyu yeterince ısıtmıyor. Yani 50 derece ayarliyorum suyu ama ısıtmıyor. Geçenlerde kombi bakımı mı yaptırsam diye sormuştum ama neredeyse herkes ne gerek var dedi. Gerçekten gereksiz mi?Su ısıtmama problemi
Merhabalar herkese,

DemirDöküm marka kombim var. Takılalı 3,5 sene falan oldu. Kış mevsiminde suyu yeterince ısıtmıyor. Yani 50 derece ayarliyorum suyu ama ısıtmıyor.

Geçenlerde kombi bakımı mı yaptırsam diye sormuştum ama neredeyse herkes ne gerek var dedi. Gerçekten gereksiz mi?

Su ısıtmama problemim kombiyle alakalı olabilir mi?

Ayrıca petekler de pek ısınmıyor. Yani mutfak ve antre peteği çok iyi ısınıyor ama diğerleri iyi ısınmıyor. Ev serin oluyor haliyle. Ya da bunun çözümü petek temizliği mi?
0
camlicagazoz
(01.12.24)
Su ısıtmamadan kastınız petekler ise hava kalmış olabilir. Peteklerden hava almak karmaşık bir iş değil, herhangi bir nalburdan purjör anahtarı alıp her bir peteğe aşağıdaki delinin yaptığını yapacaksınız:

www.youtube.com

Her petekten sonra kombinin su seviyesini kontrol edecek, seviye azalınca (ki havasını alırken azalacak) cihaza su verip 1,5 bar seviyesine geri çıkaracaksınız. Bu kadardı. Deneyin ve kontrol edin, petekler normalden daha iyi ısınıyorsa sorunu çözdünüz demektir.

Eğer petekler yine aynı durumda ise, mutfak-banyoda kullandığınız su da zaten yeterince ısınmıyorsa servisi çağırmanız gerekir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(01.12.24)
Her sene kombi bakımı yaptırmakta fayda var. Servis için gelen personele anlatırsınız derdinizi. Kombiyle alakalı olup olmadığına bakar. Değilse ne yapmanız gerektiğini de söyler muhtemelen.
0
auroraaurora
(02.12.24)
abi burdaki olay guvenilir bir usta bulmakta, ben o konuda sansliyim neyse ki.
su damlatiyordu kombi adami cagirdim baska bir ariza daha buldu ki o da peteklerin isinmasiyla alakali. adami cagirmis olmasam kisin cayir cayir da yaksam istedigim sekilde isitamayacakmisim evi. adam tabi beyefendi oldugu icin tane tane anlatti her seyi. arada bir bilen birini cagirip goz attirmaktan zarar gelmez. uzun vadede daha cok zarar etmekten dahi kurtulursun.
0
bay b
(02.12.24)
(11)

aylik ne kadar temettü ya da kira geliriyle calismayi birakirdiniz?

robert bosch
sb.ben 5k $/€'ya okayim. 7.5k€ olursa da arkadasmis, aileymis, alayi gelse tanimam kfjghayal iste.. siz?
sb.

ben 5k $/€'ya okayim.
7.5k€ olursa da arkadasmis, aileymis, alayi gelse tanimam kfjg

hayal iste.. siz?
0
robert bosch
(01.12.24)
100k usd
0
gabe h coud
(01.12.24)
nereden geldiği fark etmeksizin ayda 4bin dolar para bi yerden gelirse çalışmam. iyi hoş zaten calısmıyorum keyfi işler kovalarım diyeyim.
0
Aşk Adamı
(01.12.24)
Şöyle bakmak lazım bence; diyelim ki 80 bin tl maaşınız var. 80 bin lira pasif geliriniz varsa zaten maaşınızla aynı olduğu icin teknik olarak çalışmadan da yaşayabiliyor olmalısınız. Bu bana yetmez diyorsanız maaşınız da yetmiyor olmalı. Yani bu sorunun cevabı eğer maaşınız size yetiyorsa en az maaş kadar pasif gelirle çalışmayı bırakabilmeniz lazım. Onbinlerce hatta yüzbinlerce dolar havada uçuşuyor ama gerçekçi gelmiyor bana.
0
orient blue
(01.12.24)
Bugünün 300.000 tl'sine bırakırdım.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.12.24)
Bırakmam, çalışmayan adam paslanir. Geri gider. Tatmin konusunda eksik kalır. Elindekini de bir şekilde kaybedebilir.
0
Shepard
(01.12.24)
açık konuşmak gerekirse ben günümüz türkiye ekonomisinde/şartlarında günde 10 saat kendimi paralasam da çok para kazanabileceğimi düşünmüyorum. çalışmak benim için para kazanmaktan ziyade oyalanma, alkole düşmeme, az buçuk sosyalleşme yöntemi oldu artık... o açıdan bugün enflasyona/dolara endeksli aylık 50 bin türk lirası para ver bana hiçbi şey yapmam açıkçası.

öte yandan shepard'ın söylediğine de katılıyorum. asla hustle bustle'cı kapitalist bir gt oğlanı değilim ama yetişkin insanın "yatması" bana sağlıksız geliyor.

ayda 50 bin lirayla yaşayacaksam günde 4 saatlik, gönüllü bile olsa bana bi şey ayarlaman lazım. yoksa alkolik olurum, yalnız kalırım, 3-5 seneye ölürüm.

sabahın 7'sinde olmasa bile sokağa çıkmak, birkaç insanla selamlaşmak, bir şeyler yapmak, sağlıklı ölçüde baskı ve stres hissetmek... bunlar yetişkin insana lazım diye düşünüyorum.

neblim mesela şey olabilir, 9 yaşında çocuklara futbol antrenörlüğü yapacaksın, günde 4 saat, haftada 5 gün. bu durumda 50 bine tavım. yok tamamen serseri gibi zevk itlik serserilik için yaşayacaksın dersen bu YAŞAM SİDİLİni sürdürebilmem için en az 100 bin lazım.
0
mark greg sputnik
(01.12.24)
Bazen o kadar bunalıyorum ki asgari ücrete fitim. Yeter ki çalışmak zorunda olmayayım. Kira derdim yok; çoluk çocuk yok. Azıcık aşım kaygısız başım.
0
auroraaurora
(02.12.24)
Ben de 5k euro tarzı bi paraya fit olurum ya, fazlasında gözüm yok :d

İki sene önce kendi elimde olmayan sebeplerle çalışmadan maaşımı almaya devam ettiğim birkaç aylık bir dönem olmuştu. Böyle diyince etik dışı ATM memurluğu gibi duruyor da öyle değil :d neyse kişisel olarak kendimi en çok geliştirdiğim dönem o zamandı. Her gün yeni bir şeyler öğreniyordum. Sadece sosyal olarak biraz yalnızlaşmıştım ama o da bulunduğum şehirle alakalıydı. Yani çalışmazsam gelişmem konusu, en azından benim için, geçerli değil. Çalışmazsam daha da gelişirim :D
0
nundu
(02.12.24)
evim varsa ve buyuksehirdeysem 1000 dolar
evim varsa ve memleketteysem 750 dolar
evim yoksa 1500-2000 arasi
0
bay b
(02.12.24)
@orient, maasin yetmemesi her ay eksiye cikiyorsun demek degil. sonucta sen 5 seneye ekstra deneyiminle, belki yönetici pozisyonuyla cok daha fazla maas alacaksin. temettü ya da kiralarda öyle büyük sicramalar olmaz ama genelde.
0
🌸robert bosch
(02.12.24)
2bin dolar.
Evim, arabam vs var, çok bir giderim yok. Zaten maaş olarak da o kadar geçiyor elime hemen hemen.
Hatta Türkiye'nin geçmişini ve geleceğini göz önüne alınca 2bin doların yetersiz geldiği/geleceği bi zaman düşünemiyorum ben. Her zaman iyi paraydı ve her zaman iyi para olarak kalacak gibi.
0
norek
(02.12.24)
(5)

Vizesiz gezilebilecek en güzel şehirler?

HellKeePer
34/er kişi. Tek gideceğim. Belgrad'ı gördüm. Pasaport mevcut. Tarihi yerler, gece hayatı, sosyal aktiviteler ilgimi çekiyor. Tavsiyeniz olursa çok sevinirim.
34/er kişi. Tek gideceğim. Belgrad'ı gördüm. Pasaport mevcut. Tarihi yerler, gece hayatı, sosyal aktiviteler ilgimi çekiyor. Tavsiyeniz olursa çok sevinirim.
0
HellKeePer
(30.11.24)
Bakuyu giden çok övüyor ama bu mevsimde değil tabii ki. Karadağ da güzelmiş ama gene yazın. Kış için mısır diyebilirim sanırım ya hem ılık da olur hava.
0
wild honey suckle
(30.11.24)
Singapur
0
gabe h coud
(30.11.24)
Hocam soru biraz geniş olmuş. Zaman ve bütçe bu soruda belirleyici olan.

Japonya, Kore, Tayland da vizesiz, Balkanlar da, Afrika ülkeleri de.

Ama zaman+para varsa Tokyo diyorum
0
tss
(30.11.24)
Batum.
0
auroraaurora
(02.12.24)
ben de Tokyo demeye geldim.
0
Ley
(02.12.24)
(16)

flörtünüzle konusurken chatgpt'yi kullaniyor musunuz

robert bosch
cevap yazmayan üsenirsiniz, konu bulamazsini, ne diyeceginizi bilemezsiniz vs.yararlaniyor musunuz?
cevap yazmayan üsenirsiniz, konu bulamazsini, ne diyeceginizi bilemezsiniz vs.

yararlaniyor musunuz?
0
robert bosch
(29.11.24)
Hiç aklıma gelmemişti ama yapmazdım. MMF müstehcen kategorisi ilişki gibi hissederdim çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(29.11.24)
senin troll olmadığını biliyorum ama inan troll sorusu gibi geldi ahaha, flörtümle konuşurken chatgpt'ye başvurmayı geçtim chatgpt aklıma gelse kendimi feshederdim herhalde.
0
mark greg sputnik
(29.11.24)
Ben de troll sorusu sandım. Herhalde Shepard kardeş "kadınlarla konuşamıyorum çünkü çok sıkıcı, cahil ve paragözler" gibi başlayıp yine hikaye yazıyor diye düşündüm.

Hiç aklıma gelmedi kullanmak, bundan sonra da yapmam.
0
morca
(29.11.24)
bir arkadas yapiyormus. bana da komik geldi common bir sey mi diye merak ettim alla alla.
soru troll geldiyse cevaplamadan gecebilirsiniz, soru bana troll geldi yhaaa :SS diyeceginize :)
0
🌸robert bosch
(29.11.24)
chat gpt yi çok kullanıyorum ama bu amaç için kullanmak son tercihim olurdu herhalde
0
ananiyimioguz
(29.11.24)
Chatgpt'ye bu konuda soracağım tek şey nasıl susabilirim ve sessiz kalabilirim olur. Cool nasıl olunur diye sorarım mesela çünkü benim çenem düşüyor konu bulamamak söz konusu değil saatlerce saçma salak konuşurum sonra da "ne gereği vardı yaaa" diye kendime kızarım.
0
kullanicadi
(29.11.24)
Gönül işinde akıl danıştığım oldu. Nasıl tepki vereyim, bir sonraki adımım ne olsun diye soruyorum mesela. Sonuna gülücük bile koyuyor cevaplarının. Çok tatlı bence.
0
auroraaurora
(29.11.24)
nE
0
abuzer
(29.11.24)
AKLIMA hiç gelmedi. Vay be. Kullanmam, ihaleye fesat karıştırmak gibi bir şey bu. Olayın doğallını bozar. İki taraf da flörte varsa zaten konuşulacak konular derya deniz olur. Galiba...
0
Shepard
(29.11.24)
Kullanmam.

Cevap yazmaya üşeneceğim insanla konuşmam. İki kişi de birbiriyle gerçekten ilgileniyorsa konu bitmez. Ne diyeceğimi hep bilirim. :)

Kullanılırsa samimi de olmaz.
0
rock n roll
(29.11.24)
Beynim olmasaydi belki..
0
feastofthedamned
(29.11.24)
Aklıma ne geldi,

Oldu olacak chatgpt - whatsapp entegrasyonu kurup online oyunlarda karakteri bota bırakıp kastırmak gibi birden fazla manita kastırabilirsin.

Hatta başka makina öğrenmeleri ile birleştirerek başarısızları eleyip başarıları doğru kabul ederek en mükemmel manita yapma ve sohbet etme botu geliştirilebilir / eğitilebilir.

Ama bu şekilde insanları denek olarak kullanmak suç teşkil eder mi orasını bilmiyorum.

Hem belki o kadar mükemmel hale gelir ki karşıdaki hiç bir insan yapay zeka olduğunu anlamaz, turing testini de geçmiş olursunuz.
0
ananiyimioguz
(29.11.24)
hayır. konu bulamazsam ilerlemez flört. varsın ilerlemesin. hayra alamettir.
0
gabe h coud
(29.11.24)
Arkadaşın aralarından çekilsin o zaman bence
0
yazdonumu
(29.11.24)
@yaz, hahahrkgdj
0
🌸robert bosch
(29.11.24)
az önce kullandım :p
0
gabe h coud
(29.11.24)
(2)

Yaşlı ve hasta sokak kedisi için daha fazla ne yapmalıyım?

ms brownstone
Kediyi 6-7 hafta önce sokakta bulup veterinere götürdük 2 kişi. Diğer arkadaşım sahiplendirme vs yapan, güya bize yardım bulacak biriydi ama bir şekilde olay şu an tamamen benim üzerime kaldı. Gerçekten ne yapacağımı şaşırdığım için belki aklına başka bir fikir gelen birileri olur diye sormak istedi
Kediyi 6-7 hafta önce sokakta bulup veterinere götürdük 2 kişi. Diğer arkadaşım sahiplendirme vs yapan, güya bize yardım bulacak biriydi ama bir şekilde olay şu an tamamen benim üzerime kaldı. Gerçekten ne yapacağımı şaşırdığım için belki aklına başka bir fikir gelen birileri olur diye sormak istedim.

Kedi 10 küsür yaşında. Hem üst solunum yolu enfeksiyonu var hem de böbrekleri kötü durumda. 4 hafta falan veterinerde kaldı. Sonra ben yurt dışına gidecekken ücreti karşılığında evinde kedi bakan birini buldum ve oraya götürdüm. 2 haftadır falan da orada.

Arkadaşım ölüye yatınca kedinin bütün maddi ve manevi yükü bana kalmış oldu. Böbrek hastası kediler için özel mama aldım bugün 2 kutu. Veterinere zaten bir sürü ödeme yaptım. Şu an bakan kadında her gün kalışı zaten para. Yani kendi köpeğime yapmadığım masrafı bu kedi için yaptım gibi bir şey oldu.

Kedi her gün ilaç kullanıyor, yaşlı ve hasta. Yani az çok tahmin edersiniz durumunu. Fakat ben gerçekten bakan kişinin her gün “biraz halsiz gibi, veterinere mi sorsan”, “bu gece durumu kötü sanki” tarzı mesajlarından aşırı bıkmış durumdayım. Gece 2’de böyle mesajlar alıyorum ya da gece 12’de çat diye arıyor mesela…

Bu arada sosyal medyada hesabım yok. Sahiplendirme işlerinin instagram twitter vsden yürüdüğünü biliyorum ama sahiplendirme için açacağım yeni hesaba kim güvenip hayvan sahiplenir bilmiyorum. Zaten onu da geçtim 10 küsür yaşında her gün pahalı ilaçlar içmesi ve özel mama yemesi gereken bir kedinin sahiplenilme ihtimali çok düşük zaten.

Az önce yine aldığım “bugün kötü gibi” araması ve mesajlarıyla iyice doldum artık. Yani tamam ben hayvanları seviyorum ve bu bu şekilde peşine düşüp yardım ettiğim kim bilir kaçıncı kedidir ama bu kadarı bana fazla gelmeye başladı ya sanırım artık. Yarın yine veterinere götürmem gerekecek mesela ve kadınla yakın da oturmuyoruz. Hem maddi olarak gerçekten artık çok fazla olmaya başladı hem de ne bileyim kendi kedim değil ya sonuçta. O kadar bağ kurduğum bir hayvan değil :( Böyle düşününce de kızıyorum kendime ama böyle bir hayvana ömür boyu bu tempoda bakmaya hazır değilim sanırım ya.

Ne soracağımı da çok bilmiyorum ama aklına bir fikir gelen, bu kedi köpek bakma işini daha profesyonel yapan birilerini tanıyan biri falan vardır belki aramızda. Aklınıza gelen herhangi bir şey varsa yazabilir misiniz? Gerçekten hem arkadaşımın beni böyle ortada bırakmasına hem kadının bu her gün darlamalarına hem de salak gibi böyle her şeye atlamama çok fena dolmuş durumdayım.
0
ms brownstone
(29.11.24)
Veteriner hekim sahiplendirme konusunda yardımcı olabilir mi? Kliniklerde ilanlar oluyor.
Petlebi ve Sahibinden'e de ilan verebilirsiniz. Ama dediğiniz gibi sahiplendirme ihtimalinız çok düşük. Sürekli bakıma ihtiyacı olduğu için Encander'le görüşün bence. Belki bakımını üstlenmeyi kabul ederler. Tedavisi bittikten sonra sokağa dönemez miymiş? Hekim bir şey dedi mi bu konuda?
0
auroraaurora
(29.11.24)
Eskiden barınaklarla ilgilenen bi arkadaşa sordum da şu cevabı verdi :

Yedikuleye sorsun istanbuldaysa, zonguldakta seda hn var. Hande yener seren serengil ve derin nermerciye igden yazsın cenk erene yazsum haytapa sırsun
İnstagram hesaplarından tweet dm vs
"Kurtaran ev" var ona mutlaka sorsun
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(29.11.24)
(19)

en iyi black mirror bölümü

robert bosch
sizce hangisiydi?bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm. dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
sizce hangisiydi?

bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm.

dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Çip dediğiniz noelli bölüm müydü? O güzeldi evet.

Çok popüler değil sanırım ama bu robot arılarla insanları öldürdükleri bölümü beğenmiştim ben.

Bi de san junipero'ydu sanırım ölenlerin bilincini aktardıkları sanal ada gibi yer. Mutlu sonla biten tek bölümdü (son 1-2 sezonu izlemedim). O kadar kasvetin arasında iyi gelmişti
0
nundu
(28.11.24)
Playtestmis adi.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Benim en sevdiklerim White Christmas ve şu akbilli olan Entire History Of You idi sanırım adı.
0
(28.11.24)
İzleyeli baya olduğu için bölüm isimlerini şak şak hatırlayamıyorum ama şimdi baktım nosedive bölümünü beğenmiştim. İnsanların birbirlerini puanladıkları bölüm.

Bir de shut up and dance.
0
kullanicadi
(28.11.24)
Ceza verilen kisilere 1 gunu yasatiyorlardi ama 1 sn geciyordu aslinda falan oyle birseydi, bence de cok psikopatti. Dusununce keyif kaciran cinsten bir bolumdu.
0
mbond
(28.11.24)
@mbond, hangi bölümdü o?
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Mbond'un dediğini anladım ben de, White Christmas o diye hatırlıyorum. Playtest fazla korku filmi klişesiydi ve biraz mehh bağlanmıştı çok sevmemiştim.

Bu ilk sezonda bisiklet binerek puan toplanan, siyahi abinin isyan edip en son sistemin çarklısı olduğu bölüm de iyiydi.

Bu ölen eşini robot olarak alan kadının olduğu bölüm ve insan bloklama teknolojisi olan bölümler çok popülerdi ama ben pek beğenmemiştim izlediğimde. O zaman yaşımız gençti belki şimdi izlesem severim :d
0
nundu
(28.11.24)
White Christmas ve San Junipero'yu eşit seviyorum.

White Christmas benim daha önce de kafamda düşündüğüm tarzda bir konuyu çok güzel işlediği için çok etkilenmiştim. Zaten dizinin en iyi bölümleri arasında hemen her listede bulunduğu için çok lafa gerek yok sanırım.

San Junipero ise tam aradığım tarzda bir konuydu. Ölen insanları dijital ortama upload etme konusu cidden çok iyi düşünülmüş bir şey. Bu kadar ilgi çekici bir şey nasıl daha önce düşünülmedi, neden daha sonra Upload gibi komedi dizisi dışında daha ciddi bir tonda işlenmedi bilmiyorum. Ben çok beğenmiştim.

Bu arada bu konu daha önce işlendiyse bile duymamıştım, bilen nerede işlendiğini söylerse bana da izleyecek bir şeyler çıkardı ne güzel.

Dizinin kendisini sevdiğim için Black Museum'u da sevmiştim örneğin ama Black Mirror'u hiç izlemeden onu izlesem öyle çok bayılmazdım.
0
akhenaten
(28.11.24)
white xmas
0
ala09
(28.11.24)
ben white christmasi izlememisim ya. sayenizde izleyecegim. jon hamm oynuyormus bi de.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
bu kadar cevap arasında görmeyince şaşırdım açıkçası. benim için hated in the nation kesinlikle. hikayede belli kopukluklar ve abukluklar yok değil ama "vay ananıski!" etkisi açısından bence inanılmaz bir bölümdü. babadır bizim için.
0
mark greg sputnik
(29.11.24)
ben 4. sezonun tamamını çok seviyorum. o sezon içinde de timsah ve metal kafa bölümleri. o 2 bölümün günümüzde veya yakın gelecekte gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmüştüm. oyunculuklar da çok iyiydi.
0
jepa
(29.11.24)
Entire History of You
Nosedive
The National Anthem
0
black holes in the sky
(29.11.24)
1- entire history of you
2- white christmas
3- san junipero
0
sir gawain
(29.11.24)
@mark

Benim robot arılı dediğim oydu ya çok severim o bölümü
0
nundu
(29.11.24)
san junipero
0
tantunisultansuleyman
(29.11.24)
İlk 2 sezonun tüm bölümleri. Özellikle "White Bear."
0
auroraaurora
(29.11.24)
Fifteen Million Merits
White Christmas
Nosedive
Shut Up and Dance
USS Callister
Black Museum

favori bölümlerim :)
0
sizofren06
(29.11.24)
San Junipero
Black Museum
Nosedive
USS Callister
Arkangel
Crocodile
0
mutekebbir
(29.11.24)
(31)

AKP yönetiminin vatandaşın iyiliği için

Bir ben var benden şurada
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
demokrasilerde yanındaki, karşındaki, mahallendeki, ülkendeki insanlardan da sen sorumlusun. öyle yok ben oyumu verdim kardeşim daha ne yapayım ile demokrasi yürümez anlayışını öğretti bize sağolsunlar.
0
duyurukullanıcısı
(27.11.24)
Sigara içme konusunda kısıtlamalar AKP'ye maledilir ama bu konuda Dünya'da eş zamanlı bir hareket oldu. Bir yerlerden global bir emir gelmiş gibi. Ben Sigara ile ilintili küresel devlerin, Amerika merkezli olarak diğer devlere mevzi kaptırması olarak yorumladım bu sigara yasağını. Türkiye'ye özgü bir hareket değildi çünkü.
0
Mirket
(27.11.24)
Paradan altı sıfır atmak diyebilirim. Cesur ve yerinde bir karardı.
0
etna
(27.11.24)
sigara kisitlamalari.
posetleri parali yapmak.
c-sectiondan caydirma propagandasi
bes

her yaptiklari kötü degil ama iyi bir sey yapsalar bile akp kafasiyla baskici, dikte eden bir tutumlari var.
0
robert bosch
(27.11.24)
AKP'nin icraati olmasından çok onun dönemine denk geldi diyebiliriz, ama veri sızıntılarını saymazsak e-devlet. Birçok ülkede göbeğiniz çatlayarak yapacağız bürokratik işlerinizi birkaç tıkla hallediyorsunuz.
0
auroraaurora
(27.11.24)
bes tek başına iyi dursa da aslında insanlara "sgk sizin emekliliğinizle mi uğraşacak, gidin kendi başınızın çaresine bakın" demenin kibarcası.

c-sectiondan caydırma politikası tartışmalı. Normal doğumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Yapılış şekli de c-section olmak zorunda kalan insanları rahatsız edecek şekilde.

sigara yasakları da biraz akp'den önce cep telefonu mu vardı demek gibi. Yani dünya zaten oraya gidiyordu. akp değil bkp olsa en fazla birkaç yıl sonra yine benzer yasaklar gelirdi
0
nundu
(27.11.24)
Yukarıda "her yaptıkları kötü değil" diyen laleye hatırlatmak isterim bugün taze çıkan kararnameyi;

"30 Euro'luk alışveriş limitine kargo gönderim bedeli de eklendi"
0
feastofthedamned
(27.11.24)
E Devleti de ben gömeyim.

Diğer devletler bu işe girmiyorlarsa bu onların beceriksizliğini mi gösterir, yoksa
bir bildikleri mi var acaba denir?
0
Mirket
(27.11.24)
E-Devlet olayında ben de Mirket gibiyim galiba, e-nabız sızıntısı gibi bir sızıntının E-devlet'te olmayacağının ve milyonlarca insana ait verinin açık hale gelmeyeceği nasıl garanti edilebilir ki? Bence Almanlarının tüm bürokratik işlemleri posta yoluyla yapmasının da bir nedeni var gibi.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
pratikte artik nerdeyse uygulanmayan kapali alanlarda sigara icme yasagi, ozellikle alkollu mekanlarda istinasi falan yok. pasaj, carsi vb yerlerde de cayir cayir iciliyor. bi kahveciler ve kafeler kaldi sanirim. kahvenaleri bilmiyorum.

paradan 6 sifir atma denmis de yanilmiyorsam 57nci hukumet zamaninda calisilmaya baslanmis ve yol haritasi asagi yukari ortaya cikmisti yaniliyor da olabilirm.
0
bay b
(27.11.24)
@feastofthedamned, soru akp nin yaptigi yararli seyler.
sen yaptiklari iyi bir sey olmadigini düsünüyorsan, bence yok de gec. ama bana saldiriyorsun.

sen ve senin gibiler akp'nin iktidarda olmasinin sebebisiniz. agzindakileri köpükleri sil de öyle konus.
0
robert bosch
(27.11.24)
sence öyle bir düşüncesi var mı? sadece o partinin değil, tüm partilerin ve kişilerin sence memlekete ve vatandaşa hizmet etmek gibi bir derdi var mı? hangisi vatandaşa hizmet aşkı ile yanıp tutuşuyor acaba? Allah ıslah etsin hepsini.
0
since1907
(27.11.24)
akepe ve halkin yararina diye iki farkli ifadeyi ayni cümlede kullanmak bile buradakilerin akliyla alenen dalga geçmektir.
0
feastofthedamned
(27.11.24)
Olması gereken şeyleri olumlu sayılmış, ilişki ufak tefek iyi şeyler vardır ama bence yapılan o kadar büyük usulsüzlükler var ki, küçücük olumlu şeyi yok ediyor gözümde
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
Cimer.

Bir de devlet denetleme kurumuna bazı görevler yeni verilmiş hayrımıza olacak şekilde. İleride haberleri gelir.
0
diyecevaplandı
(27.11.24)
harp okullarının kapatılması, başörtüsü yasağının kaldırılması.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
@benim icin harp okullarinin kapatılması nasıl iyi bir şey açıklayabilir misin?
0
unabomber
(27.11.24)
Akp kaostan beslenen bir parti. ben faydalı icraatlarını görmedim. atatürk ve laiklik düşmanlığı ile Türkiye'yi sömürüp duruyorlar. Aynı osmanlı'daki gibi halk fakirleşti ve cahilleşti. Benzerini yaparak kontrol mekanizması oluşturmaya çalışıyorlar. İktidara geldikleri günden itibaren özgürlükler kademeli olarak azaldı.
0
wd40
(27.11.24)
kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
20 küsür senede halkın yararına bir şeyler olmuştur muhakkak.

benim aklıma gelenler sadece yukarıda söylenenler. hatta sadece sigara yasağı, diğerleri bile değil.

ancak;
sigara yasağı şimdi uygulanmıyor, her yerde cayır cayır sigara içiliyor.
tüm dünyada öyle bi trend vardı +1 ve doğal bir şeydi belki +1
ayrıca sigara yüzünden çok fazla sağlık harcaması oluyor. belki bu sağlık harcamalarını biraz daha kontrol altına almak için böyle şeyler yapmaya kalktılar.

yani tek argüman da suya düşmüş oluyor.

en başta söylediğim "20 yılda muhakkak iyi şeyler yapmışlardır" bunun arkasındayım, ama bir şey daha var, kendilerine iyi geleceği için yapmışlardır, vatandaşa da faydası olmuştur az ya da çok.

imar barışı vs gibi şeyler sadece kendi tabanını değil tüm ülkeyi etkileyen şeylerdi. kimi insanlarca iyi şeylerdi. ama imar barışını bu haliyle mantıklı kimse savunmaz herhalde. ruhsatsız evi olana, tarlaya kulübe yapmış olana, kaçak kat çıkmış olana iyiydi onlar.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
AKP ne yaparsa kendisi için yapar.

1. Eğer yapılacak şey iktidarlarının devamı için şart ise kesinlikle yaparlar. Gerekirse Apo için af çıkartılar ama yaparlar.
2. Yapılacak şey iktidarın devamı için şart değilse, para kazanılıp kazanılmadığına bakarlar. Önce kendilerine, sonra etrafındakilere para kazandırırlar. Kaldı ki bu para da iktidarın devamı için bir yerde şart.
3. İlk 2 maddeden halkın yararına görünen şeyleri de “Bak halkın için bir şeyler yapıyoruz” diye gözümüze sokarlar.

Bunun haricinde sigara yasağı falan denmiş. Alkol yasakları ile benzer bir şey sigara yasağı. Bizim hayrımıza yapmadılar.

Yaptıkları tek iyi şeyin edevlet olduğunu düşünüyorum ama edevlet’le alakalı olmasa da sürekli bilgilerimizin çalınmasını engelleyememeleri ayrı bir konu.
0
co2s2
(27.11.24)
Sigara kısıtlamaları.
Sadece bu.
Başka da hiçbir şey yok. İlk bakışta var gibi görünüyorsa da arkasında rant ya başka hesap vardır, sonucuna bakınca keşke yapmasalarmış dersin. Demen lazım. Demedikleri için bu haldeyiz.
0
Bruce
(27.11.24)
Ne düşünsem aklıma sonra rezillik geliyor hep. Misal hastanelerdeki sıra muhabbeti biterken bu sefer de devlet hastanelerinin komple bitik halde olmasi, şehir hastaneleri gibi devletmis gibi özel halde olan hastaneler geliyor.

Bruce+1000
Ekonomi, eğitim, hukuk vs sürekli daha geriye daha geriye.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
illaki vardır ama vatandaşa faydası olsun diye yaptıklarına inanmıyorum. aklıma gelen tek şey sigara yasağı.

plastik poşetin paralı olmasına güldüm. tam batılı libtard yaklaşımı. taylor swift sçmaya bile özel jetiyle gitsin ama bizim market alışverişimizden 50 kuruş alan akp hükümeti iyi bir şey yapmış olsun haha. gerçekten bu küreselciler yok edilmeden dünyaya huzur yok, ben buna inanıyorum artık.
0
mark greg sputnik
(27.11.24)
Ak Parti'nin yaptigi pek cok seyi zamanin ruhuna atfetmek daha dogru olur. Bir de bu yapilanlarin motivasyonuna bakmak lazim. Yollar, kopruler vatandas icin mi yapiliyor yoksa birileri zengin olsun diye mi? En buyuk kaymagi bu akraba, arkadas zenginler yiyor. Bu koprulerin ve yollarin parasini biz zaten vergilerimizle veriyoruz. Hatta gecis garantisi gibi seylerle gelecekte calisip vergi verecegimize dair bile sozlesmeye imza atiyoruz.
0
Sour
(27.11.24)
edevlet keşke hiç olmasaydı da devlet dairelerinde sürünseydik. gün aşırı yaşlı anne babama adıyla soyadıyla mesajlar telefonlar geliyor olmayan kargolar, icra takipleri için. sigara yasağı da bir işe yaramadı, dallama müptezeller karşı inatlarından sokakta yürünecek yer bırakmadı. her yer dumanaltı.
0
titanyum22
(28.11.24)
ücretsiz kitap dağıtımı. ne sıkıntılar çekerdik ders kitaplarını alabilmek adına yaz tatillerinde çalış parasını çıkartmaya, 2. el kitapçılar gez, sıfır dahi olsa kitapları bulamamak.
0
odiyus
(28.11.24)
@benim için

kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.

kimin subay olup kimin olamayacağına tabi ki görev başındaki askerler karar verecek. takunyalı imamlar değil. bunda sorun nedir? ordunun içine sokulan çürük yumurtaları sokup ayıklamayı becerememek veya ayıklamak istememek beceriksizlik, ordumuza sızmış 3-5 hain yüzünden silahlı kuvvetlerimize kılıçlı terör örgütü demek ayıp, yüzlerce yıllık kültürü olan harp okullarını yönetemeyip de kapatmak ise en hafif tabiri ile kolaycılığa kaçmaktır.
0
unabomber
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok. ikisini söyleyen de aynı mal, renkleri farklı sadece.

aklıma ilk gelen, sağlık hizmetlerini daha "ulaşılabilir" kıldı.

zorunlu eğitimde kullanılan kitapları ücretsiz hale getirdi.

karayollarını geliştirerek ölümlü trafik kazalarını önemli ölçüde azalttı.

pkklı teröristlerin yurtiçindeki faaliyetlerini önemli derecede azalttı.

ancak tüm bunların yanında koca birer "ama" var. bunları yaparken neye rağmen, neye sebep olarak yaptı, onları gözden kaçırmamak lazım.
0
yemrem
(28.11.24)
Kocam beni yıllardır dövüyor, çalışıp kazandığım paraya kafasına göre el koyuyor, dışarı çıkmama izin vermiyor, çocuklarımızı dilendirmeye çalıştığı için evden kaçtılar, ben kenara köşeye ayırarak biriktirdiğim parayla üst baş almaya çalışıyorum,o ise Gucci'den tom ford'dan giyiniyor. Ama allah için iyi tarafları da var. Mesela sigarayı balkonda içiyor.
0
thracia
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok"

Oo aktroller burayi da basmis.

"Akepeli degilim ama" diye cümleye baslasa daha iyiymis.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
(11)

Kurumsal Şirketlerde Günde Kaç Saat Çalışılıyor?

andy kaufman
Selamlar,Sorum beyaz yakalılara. Örneğin Turkcell, Zorlu Holding vs gibi yerlerde standart bir beyaz yakalı çalışan ( müdür falan değil) günde kaç saat çalışır. Yoksa herkes 9.00-17.00 mi çalşıyor günde 8 saat yani. Sevgiler.
Selamlar,

Sorum beyaz yakalılara.

Örneğin Turkcell, Zorlu Holding vs gibi yerlerde standart bir beyaz yakalı çalışan ( müdür falan değil) günde kaç saat çalışır. Yoksa herkes 9.00-17.00 mi çalşıyor günde 8 saat yani.

Sevgiler.
0
andy kaufman
(26.11.24)
saatler degisse de gunde 8 saat calisma 1 saat oglen arasi oluyor genellikle.

turkcell bir ara 07:30 - 16:30 calisiyordu, hala oyle midir bilmiyorum.
07:00 - 10:00 arasi istedigin saatte baslayip 9 saat sonra birakabilecegin yerler de var.
haftada 45 calisip fazla olan 5 saati izin olarak kullanabildigin bir yerde de calistim.
08:00 - 17:00 veya 08:30 - 17:30 veya 09:00 - 18:00 calisan da bir cok yer var.
0
lemmiwinks
(26.11.24)
8.00 17.30 oluyor genelde yemek 45 dk
0
a perfect lie
(26.11.24)
Benim gördüğüm bir holding örneğinde 08.00-17.00 yani sekiz saat.

Onu söylemeye geldim aslında, mevzuata göre öğle tatili mesai saatinden sayılmadığı için haftalık 45 saate eklenmiyor. Dolayısıyla bir saat öğle arasıyla dokuz saatiniz iş yerinde geçince sekiz saat mesai yapmış oluyorsunuz.
0
akhenaten
(26.11.24)
büyük sanayi şirketleri genelde 8:00-17:30 çalışıyor.
0
awlmi
(26.11.24)
siemens
08.00 - 17.00
cuma: 08.00 - 16.00
0
tabudeviren
(26.11.24)
9-17 duymadım. Genellikle 09:00-18:00 olur. Bazısı bu saatleri 1 saat geriye alır. 08:00-18:00 de olabiliyor.

Son dönemde esnek çalışmalar revaçta yani 8'de mi 9'da mı çalışmaya başlayacağına sen karar veriyorsun, akşam ona göre mesaini tamamlıyorsun. Kurumuna göre değişiyor.
0
Lethe
(26.11.24)
En son calistigim gorece kurumsal sirket 8:00-17:00 calisirken kopru calismalarindan dolayi giris ve cikisi erkene alip, biraz da sirketten yarim saat falan vermislerdi. 7:30-16:00 idi sanirim. Sonra bu saatler begenildi diye 7:30-16:30 sabitlendi.

Bir digeri 8:00-10:00 baslangic, 17:00-19:00 bitis yapiyorlardi ama sonradan turnike icinde 37,5 saat tamamladiktan sonra kismen daha esnek olundu. Tabii bu saat siniri baya mesele oldu da sonradan kabullenildi. Patronun serpme kahvalticilara basarili darbesi olarak tarihe gecti.
0
mbond
(26.11.24)
8-17 veya 9-18
0
wd40
(26.11.24)
08:30 -17:30, 1 saat öğle arası
0
mirty
(26.11.24)
Servis kullananlar için 07:30-16:30. Kullanmayanlar ve/ya ofise gelmeyenler işinin durumuna göre esnetebiliyor.
0
auroraaurora
(27.11.24)
Kurumsaldan bildiriyorum:
08:00-18:00
1 saat öğle arası

Cuma 16:00 sonra flex
0
kedidir o kedi
(28.11.24)
(5)

zihinsel engelli rolunde oynayan kadin oyuncular

antikadimag
i am sam izlerken fark ettim. butun zihinsel engelli rollerinde erkekleri hatirliyorum. tom hanks, dustin hoffman, sean penn, di caprio, de niro erkek oyuncular var. boyle kafa yerinde degilmis gibi rol kesen kadin oyuncu var mi?
i am sam izlerken fark ettim. butun zihinsel engelli rollerinde erkekleri hatirliyorum. tom hanks, dustin hoffman, sean penn, di caprio, de niro erkek oyuncular var. boyle kafa yerinde degilmis gibi rol kesen kadin oyuncu var mi?
0
antikadimag
(26.11.24)
İlk aklıma gelen Claire Danes oldu. Otizm spektrumlu bir bilim insanı Temple Grandin'i canlandırdı. Yapmur Adam'dan örnek verdiğiniz için yazdım. Grandin zihinsel engelli değil.
0
auroraaurora
(26.11.24)
aslinda tam kast ettigim sean penn gibi, tom hanks gibi konusmasini degistiren veya di caprio gibi deli deli hareketler yaparak oynayanlari kast ediyorum. 12 monkeys'deki brad pitt de olur. ama kadinlardan boyle davranisi, konusmasini degistirerek oynayan hic hatirlamiyorum.
0
🌸antikadimag
(26.11.24)
ben de hatırlayamadım şimdi
0
edaddy
(26.11.24)
guzel tespit yaptim o zaman. kadinlar pek girmiyor gibi bu topa. zor rol gercekten.
0
🌸antikadimag
(26.11.24)
Senaryo yazılmıyor kadınlar niye girmesin? Poor things örneği daha yeni. Kadın vücudunun her santimetrekaresini konuşturdu o absürt bebek kadın gelişimini göstermek için. Sybil gibi bir kadın karakter var, çoklu kişilik bozukluğunun ilk örneklerinden. Yazılımca oynanmış diyeceğim.
0
sibertenik
(27.11.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.