Giriş
(2)

Sanatta zenci plastiği ne oluyor?

hasmetizm 2046
"braque ve picasso, zenci plastiği ve maskeleri topluyorlardı."Sanatta devrim kitabında kubizimden bahsederken adı geçiyor ama Googleda bir şey bulamadımNedir bu
"braque ve picasso, zenci plastiği ve maskeleri topluyorlardı."
Sanatta devrim kitabında kubizimden bahsederken adı geçiyor ama Googleda bir şey bulamadım
Nedir bu
0
hasmetizm 2046
(31.05.24)
ChatSPT şöyle buyurdu:

"Zenci plastiği ve maskeleri" ifadesi, sanat tarihindeki belirli bir döneme ve etkilenmelere işaret eder. Bu terim, Pablo Picasso'nun sanatında önemli bir yer tutan Afrika sanatı ve özellikle Afrika maskeleri ile ilgilidir. 20. yüzyılın başlarında, Batı sanatçıları Afrika sanatını keşfetmeye ve bundan ilham almaya başladılar. Bu dönemde Picasso, Georges Braque ve diğer modernist sanatçılar, Afrika maskeleri ve heykellerinden etkilenerek kendi sanat anlayışlarını geliştirdiler.

Picasso, 1907 yılında "Avignonlu Kızlar" (Les Demoiselles d'Avignon) adlı ünlü tablosunu yaparken Afrika maskelerinden büyük ölçüde ilham aldı. Bu tablo, Batı sanatında Afrika sanatının etkisinin belirgin bir örneğidir ve aynı zamanda modern sanatın gelişiminde önemli bir dönüm noktasıdır. Picasso'nun bu eseri, Afrika sanatının estetik özelliklerini ve stilize edilmiş insan yüzlerini içerir, bu da onun sanatında "zenci plastiği" teriminin kullanılmasına neden olmuştur.

Kısacası, "zenci plastiği ve maskeleri", Picasso ve diğer modernist sanatçıların Afrika sanatından etkilenerek oluşturdukları eserleri ifade eder. Bu terim, Afrika sanatının Batı modernizmine katkısını ve Picasso'nun bu etkilenmeyi nasıl kendi sanatına entegre ettiğini anlatır.
0
auroraaurora
(31.05.24)
carl einstein'ın negerplastik diye bir kitabı varmış. oradan geliyor olmalı. kapağında da yine bir maske var hatta. zenci plastiği diye çeviren olmuş ama bu afrika heykel sanatı ile ilgili gibi görünüyor.
0
sanat guresi
(31.05.24)
(5)

petsitter/ tatilde eve gelen evcil hayvan bakıcıları

eja
Tatil dönemlerinizde petsitter deneyiminiz oldu mu?İlk defa kediyi götürmeden 9 günlük tatilimiz var ayarladığımdan beri nasıl bırakıcam diye perişanım, bizim kedi saldırgan olsada insan arar yalnız kalmayı sevmiyor otomatik yemek kabı su olaylarını halletsekte psikolojisine çok dertleniyorum.Bizim
Tatil dönemlerinizde petsitter deneyiminiz oldu mu?

İlk defa kediyi götürmeden 9 günlük tatilimiz var ayarladığımdan beri nasıl bırakıcam diye perişanım, bizim kedi saldırgan olsada insan arar yalnız kalmayı sevmiyor otomatik yemek kabı su olaylarını halletsekte psikolojisine çok dertleniyorum.

Bizim kedi ile başa çıkabilcek(kapıdan kaçması-ayaklara saldırması) bir yakınım yok o yüzden çevredeki veterinerlere sordum yardımcı oluruz dediler ama evde kamera olsada evin anahtarını bir yabancıya vermek ve riskleri gözümü korkutuyor siz ne yapıyorsunuz hiç deneyiminiz oldumu ne gibi güvenlik önlemleri aldınız?

konum istanbul/beylikdüzü

PS bakıcı buldum ama güvenilir referanslara açığım
0
eja
(31.05.24)
Nerede yaşıyorsunuz
0
numlock
(31.05.24)
Ben bu yaz Buddygo’yu deneyeceğim.
0
auroraaurora
(31.05.24)
Doggo diye bi yer de var Kadıköy merkezli, oraya da bakabilirsin.

Bu işin garantisi yok tabi, güvenilir mi güvenilmez mi vs. Denemekten başka çare yok.

Anadolu yakasındaysan ben 2 günde bir gider kum, mama, su temizliği yaparım xd
0
numlock
(31.05.24)
Bakıcı bol bol vakit geçirsin kediyle bir arkadaşım 5 gün bıraktı annesi her gün 1 2 saat falan ilgilendi ona rağmen yataklarına idrarı bırakmış:)
0
jülsezar
(31.05.24)
selamlar benim çok kere kullandığım bir referansım mevcut, özel mesaj atıyorum
0
azeriturku
(31.05.24)
(2)

Türk ölümsüz/vampir başrol dizisi

wild honey suckle
Sorum yeni nesil bir diziyle alakalı değil, belki 2000'lerin başı zorlarsak 90'larda bir dizi. İstanbul'da binlerce yaşında bir adam artık vampir miydi ölümsüz müydü, onunla alakalı fantastik değişik bir diziydi. Mahalle onun kaç yaşında olduğunu falan bilmiyordu. Neydi o?
Sorum yeni nesil bir diziyle alakalı değil, belki 2000'lerin başı zorlarsak 90'larda bir dizi. İstanbul'da binlerce yaşında bir adam artık vampir miydi ölümsüz müydü, onunla alakalı fantastik değişik bir diziydi. Mahalle onun kaç yaşında olduğunu falan bilmiyordu. Neydi o?
0
wild honey suckle
(31.05.24)
Şemsi İnkaya’nın dizisi Efsane sanırım aradığınız.
0
auroraaurora
(31.05.24)
süpersiniz valla bu:)
teşekkür ederim.
0
🌸wild honey suckle
(31.05.24)
(5)

Çok mutsuzum kedimin böbreklerinden biri iflas etmiş

nefertarii
11 yaşındaki Norveç Tekir kırmasını 9 yaşındayken sokaktan sahiplendim. Sahiplendiğimde dışkısı filan kötüydü ancak böbrek değerleri iyiydi. Evde pet su sebili var, karbon filtreli olan, ve ona musluk suyu dolduruyorduk hep. Bundan önceki iki veterinerimiz de musluk suyu kullanmakta bir sakınca olma
11 yaşındaki Norveç Tekir kırmasını 9 yaşındayken sokaktan sahiplendim. Sahiplendiğimde dışkısı filan kötüydü ancak böbrek değerleri iyiydi. Evde pet su sebili var, karbon filtreli olan, ve ona musluk suyu dolduruyorduk hep. Bundan önceki iki veterinerimiz de musluk suyu kullanmakta bir sakınca olmadığını söylemişlerdi. Şimdi senelik check-up’ta böbrek taşı düşürdüğünü o taşın üreter kanalı tıkadığını böbreklerden birinin işlevini yerine getirmediğini öğrendik. Üstelik doktorun verdiği 15 günlük tedavi sonucu böbreğin süzme kapasitesi artmış ancak kreatninin ve bun yine yükselmiş. Serumlu tedavi uygulanacak 15 gün. Aşırı vicdan azabı çekiyorum. Benim yüzümden sağlığı bozuldu hayvanın. Önerdiğiniz bir veteriner var mıdır böbrek üstüne uzmanlığı olan?
0
nefertarii
(27.05.24)
İhtiyacım olmadı, ama Koç Grubu’nun VetAmerikan’ını tercih edeceğim ihtiyaç halinde.
Yaşı nedeniyle böbrek sorunları normal; kendinizi üzmeyim. Hatta rutin kontrolünü de yaptırmışsınız, teşhis konmuş. Tez zamanda iyileşir umarım.
0
auroraaurora
(27.05.24)
kendinizi üzmeyin böbrek sorunu çok sık yaşanıyor musluk suyundan bağımsız olarak
kilo mama kalitesi gibi şeyler etken, 15 günlük tedavi iyi gelecektir emin olun
0
eja
(27.05.24)
böbrek rahatsızlıkları çok yaygın kedilerde, sizle ilgili değildir vicdan yapmayın. kediler zaten yeteri kadar su içmiyorlar maalesef. bol su tüketmesini sağlayacak önlemler alırsınız evin içinde. tedavsini de olsun sıkıntıları geçicektir zaten muhtemelen. sonrasında da diyet mamayla devam ederseniz.
0
veritaslibertas
(27.05.24)
lütfen kendinizi üzmeyin, 3 yaşındaki kedimi böbrek yetmezliğinden kaybettim. kardeşi ise 7 yaşında ve o da bir kere böbrek tedavisi gördü. inanılmaz yüksek kedilerde böbrek yetmezliği.

ne yaş, ne yediği, ne içtiği... önüne geçebilecek bir şey yok gibi görünüyor. 7 yaşındaki kedim tedaviden sonra çok iyi şükürler olsun. dilerim sizinki de çok iyi olacak. ama sizin suçunuz yok.
0
ofelia
(27.05.24)
vicdan azabı çekme. üzül elbette hasta oldu yavrucak diye ama senlik bişey değil.

11 yaş dediğin ciddi bir yaş kedi için. e böbrek de zaten kedilerde sıkıntılı bir organ. yaşlılık da etkili olmuştur. üzme kendini.
0
numlock
(27.05.24)
(4)

Sigaranın çok yorması

veritaslibertas
MerhabaGünde 4 5 adet sigara içiyorum maks.Çok uzun bir süredir sabahları çok uykusuz ve yorgun uyanıyorum ve gün içinde de uykusuzluk yorgunluk devam ediyor.Gecen gün hic sigara içmedim ve sabah iyi uyandim uzun zamandan sonra. Dün de tüm gün içmedim, aksam 11 gibi hadi bitane yakayım dedim, sabah
Merhaba
Günde 4 5 adet sigara içiyorum maks.
Çok uzun bir süredir sabahları çok uykusuz ve yorgun uyanıyorum ve gün içinde de uykusuzluk yorgunluk devam ediyor.
Gecen gün hic sigara içmedim ve sabah iyi uyandim uzun zamandan sonra. Dün de tüm gün içmedim, aksam 11 gibi hadi bitane yakayım dedim, sabah yine çok zor uyandım uykumu alamamıştım.
Sigara bu kadar etkiliyor olabilir mi ya? Yani sigaradan diye düşünüyorum artık. Kan degerlerime baktirdim her sey gayet iyi. Herkes içiyor ben bu kadar neden etkileniyorum anlamadım.
Alerjim var, bazen inhaler ve alerji ilacı kullanmam gerekiyor, alerjik astım var demislerdi ama çoğunlukla iyiyim yani bir etki yaşamıyorum. Bununla ilgili olabilir mi acaba
0
veritaslibertas
(15.05.24)
Onlarla ilgili de olur ama inhaler demişsiniz oksijen açlığı çektiğiniz bir gerçek. Ayrıca vücutta magnezyum ve D vitamini eksikliği olduğundan nerdeyse eminim, e-nabızdan kontrol edin lütfen D vitamini en az 50 olmalı (ki Canan Karatay 100'ün üstüne çıkarın der).

Gözlerimizin ve cildimizin güneş görmesi de vücudumuzun (bkz: sirkadiyen ritim)ini oluşturur ve olumlu etkiler. Güneş göremiyorsanız mutlaka güneşe çıkın öğlenleri, bunu bütün yaz yapın.

Dolayısıyla doğadan ve güneşten uzaklaştığınızı ve vücudunuzun hassaslaştığını anladım. Bir de beslenme tarzınız da sizi çok yoruyor olabilir, uyumadan önce bişeyler yiyorsanız fazla fazla yorar. Beslenmenize gece uykusundan en fazla 5 saat önce son verin, çok daha iyi gelecektir.
0
muhayyer divan
(15.05.24)
elbette etkiliyordur ama ana problem değil gibi duruyor. az içiyorsun zaten. tek sigara da böyle etki etmez bence. bi süre kullanma. duruma bakarsın
0
paintov
(15.05.24)
Uyku takibi için uygulamalar var. İçtiğiniz ve içmediğiniz günleri karşılaştırabilirsiniz. Evet, sigara ne kadar içtiğinizden bağımsız olarak uykunuzu bozuyor. Ben birkaç hafta bırakabildiğim dönemde horlamam hemen durmuştu. Tekrar başlar başlamaz da geri geldi. Tabii bir de öksürük konusu var. O da uyku kalitesini düşürüyor.
0
auroraaurora
(15.05.24)
Alerji/astım var diyerek cevabı vermişsiniz sanki. Siz doğrudan hissetmeseniz de vücudunuz yeterince oksijen alamıyor ve sigara kullandığınızda durum hissedilir hale gelecek kadar kötüleşiyor olabilir. Sigaranın aynı astım gibi solunum kapasitesini düşürdüğü biliniyor zaten. Yerinizde olsam oksimetre ile düzenli ölçüm alıp oksijen seviyesini gözlemlerdim.
0
mikro patlama
(15.05.24)
(2)

şirket organizasyonu için mekan tavsiyesi

delidiyorum
40-50 kişilik bir şirket organizasyonu için mekan arayışındayız son dönemde belki dahil olduğunuz beğendiğiniz yerler olabilir fikir almak istedim.gün kahvaltı ile başlayacak, ardından toplantı dolayısıyla perde projeksiyon ve uygun bir salon lazım, masa düzeni vs,ardından öğlen yemeği , 4 sonrası s
40-50 kişilik bir şirket organizasyonu için mekan arayışındayız son dönemde belki dahil olduğunuz beğendiğiniz yerler olabilir fikir almak istedim.
gün kahvaltı ile başlayacak, ardından toplantı dolayısıyla perde projeksiyon ve uygun bir salon lazım, masa düzeni vs,
ardından öğlen yemeği , 4 sonrası serbest takılmaca.

en son tarabya otel ve ortaköy feriyede yaptık güzeldi ama tekrar olmasın diye yeni yer bakıyoruz. boğaz hattı olabilir, çook eskiden bir çubuklu hayal kahvesi vardı set up ı güzeldi ama şimdi ne olmuştur bilmiyorum

çayır çimen / polonezköy kemerburgaz tarafları belki olabilir.

para sıkıntımız yok, alkol servisi isteriz
0
delidiyorum
(14.05.24)
İstanbul Modern’in toplantı odalarını kullanabilirsiniz. Yemek için Restoran Modern veya Galataport’ta başka bir yer tercih edilebilir.
0
auroraaurora
(14.05.24)
Burada bir kac kere sirket toplantisi yapmistik: www.portaxe.net
0
sertac akin
(14.05.24)
(13)

Ne versen yiyecek misafir ve itibar konusu

beyfendi
Misafirin "yemek için zahmete girme çok, ne varsa onu yeriz" diyeni sizin gözünüzde profili küçük, genel konularda da zahmete girmeye değmez biri konumunda biri midir?Sorudaki maksadı, aradaki samimiyetin durumu vs. gibi konuları uzun uzun yazıp daha net bir şey sorayım istedim ama gelecek cevabı ma
Misafirin "yemek için zahmete girme çok, ne varsa onu yeriz" diyeni sizin gözünüzde profili küçük, genel konularda da zahmete girmeye değmez biri konumunda biri midir?

Sorudaki maksadı, aradaki samimiyetin durumu vs. gibi konuları uzun uzun yazıp daha net bir şey sorayım istedim ama gelecek cevabı manipüle etmemek adına en yalın haliyle ilk akla geldiği şekliyle soruyorum.

ek: çok samimi olmadığınız, yeni yeni tanıştığınız biri olduğunu varsayın.
0
beyfendi
(29.04.24)
aksine profili yüksek, can dostum, tam güvendiğim kişi/kişiler demektir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.04.24)
El üstünde tutulması gereken, profili en yüksek kişidir.
0
rock n roll
(29.04.24)
Hocam gelen misafir "Ben bi biftek alayım" dese daha mı hayırlı misafir olacak anlamadım. Ben ki çok yemek seçen biriyim, gittiğim evde ne yemek varsa onu yerim, olması gereken budur yani
0
nundu
(29.04.24)
Ben çok şaşırdım böyle bir soruya. Hayır değildir tabi ki, hiç böyle bir şeyin düşünülebileceğini bile bilmiyordum.

Yani zahmet etmeyin diyen insanın bunu söylerkenki niyeti değişebilir. Kimi laf olsun diye söyleyip aksinin yapılmasını bekler, kimi gerçekten samimi şekilde söyler. Ancak "ben misafir gittiğim yerde iyi yemek beklerim" diyen birisiyle hiç karşılaşmamış olsam da, böyle birini görsem çok şaşırır ve hakkında olumsuz düşünürdüm.

Yani aslında cidden şaşırdığım için ne desem bilemedim. Ben yemeği özensiz buldum, daha iyi olmalıydı diyen biriyle karşılaşacağımı hiç sanmıyorum.

Sizin nereden aklınıza düştü ki bu? merak ettim.
0
akhenaten
(29.04.24)
Nundu +1
Akhenaten +1
0
jülsezar
(29.04.24)
Profili düşük? Aklıma bile gelmez.
0
unabomber
(29.04.24)
Yemek daveti gerçek bir durum değil sadece örnekti aslında. Gelecek misafirin yemek için özel siparişinin olması kulağa abes şekilde nasıl küstah geliyorsa, benim örnekte de nezaket kör göze parmak olmuş. Asıl kastettiğim aslında nezaketin, iyi niyetin yanlış anlaşılıp, insanın kendine ne kadar değer veriyorsa başkalarının da ona sadece o kadar değer vermesiyle ilgiliydi. Aşağılık kompleksi olan, öz değeri düşük birinden de benzer durumlarda benzer şeyler söylemesi beklenir ya hani, bunun ayrımını bizi çok da iyi tanımayan insanlar yapabiliyor mu acaba onu merak ediyorum.

"ne versen yiyecek misafir" deyimini geçen haftalarda fatih altaylı'nın yayınlarından birinde duymuştum. o başka bir bağlamda kullanmıştı bunu ama aklıma bunu getirmişti.
0
🌸beyfendi
(29.04.24)
Misafir ağırlayacaksam ve yemekli olacaksa güzel bir ana yemek ve meze, tatlı vs olur masada. Eğer birisi ben et, tavuk, balık yemem derse mezelerle bile idare edebilir. Hele ki en baştan "zahmet etmeyin" dedilerse gerekirse dışardan istediği bir yemeği söylerim, eşim evdeki mevcut malzemelerden bir şeyler ayarlar.

Eğer evime çağıracak kadar değer veriyorsam en iyi şekilde ağırlamaya çalışırım, hiç kimse için "zahmete değmez" demem.

Çok samimi bir arkadaşım geliyordur, o zaman duruma göre gerekirse dışardan pizza söylesem de sıkıntı olmaz. (hatta pizza daha pahalıya geliyor sdfgsdf)
0
kimlanbu
(29.04.24)
@beyefendi, anladım. Eh tabi, insanın kendine verdiği değer nasıl muamele gördüğünü de etkiliyor ister istemez. Ancak örnek biraz zorlayıcı olmuş gerçekten. Yemek konusundaki tavırlar genelde kültürel kodlarla sıkı sıkıya sınırları çizilmiş şeyler.

Örnek bir açıdan da iyi olmuş, çünkü "insanın kendine verdiği değer" talepkarlıkla ilişkili değil her zaman. Şımarıklık ve bencillik gibi kavramlar da var. Eğer kendine saygı konusu yanlış anlaşıldıysa belli bir zihinsel çıta aşılıp bu olumsuz sınırların içine de ilerlemek olası.

İnsan hakkını koruyabimeli, gerektiğinde mesafe koyabilmeli bu daha çok karakterle alakalı bir durum. Kendine saygısı olan insan şunları şunları yapar demek çok güç. Birçok konuda bu geçerli, davranışlar ortamın kokusuna göre anlam kazanır. Kendine saygısı olan ve olmayan insanlar arasındaki fark da onlar istese de istemese de kendisini bu sebeple hissettirir zaten.

Çevrenizdeki insanlar da haliyle farkında olsunlar ya da olmasınlar bunu algılayacak ve ona göre davranacaklardır.
0
akhenaten
(29.04.24)
Empati, nezaket, tevazunun eziklik olarak algılandığı bir toplumda, evet “düşük profil.” Ben düşük profilliyim mesela bu bakış açısına göre. Ama bencil, kaba ve kibirli olacağıma ezik olayım daha iyi.
0
auroraaurora
(29.04.24)
Bence öylesine söylenen, otomatik bir laftır. Hiçbir anlam ifade etmez.
0
michael_knight
(29.04.24)
Ben de gittiğim yerlerde bunu. söylerim ama öylesine değil, samimiyetle. Asıl maksat görüşmek konuşmak ne de olsa.
Düşük profilli biri olma meselesi değil bu bana göre.
Arkadaşlarının yanına hal hatır sorma kılıfı altında sadece midesi için gidenlerden ben de hoşlanam.
0
diyecevaplandı
(29.04.24)
enteresan bir soru, hic dediginiz gibi bakmamistim.
soyle yazmissiniz; iyi niyetin yanlış anlaşılıp, insanın kendine ne kadar değer veriyorsa başkalarının da ona sadece o kadar değer vermesiyle ilgiliydi. Aşağılık kompleksi olan, öz değeri düşük birinden de benzer durumlarda benzer şeyler söylemesi beklenir ya hani, bunun ayrımını bizi çok da iyi tanımayan insanlar yapabiliyor mu acaba onu merak ediyorum.

buna istinaden sanirim ben soyle dusunuyorum, ben degerliyim, benim degerim bana hazirlanan sofra ile belirlenmedigi gibi sofrayi hazirlayan kisi tarafindan da belirlenmiyor. ama kendi degerimi bildigim icin bana ozen gosteren insanlarla birlikte olmayi seciyorum (ve ben de ozen gosteriyorum). yeni tanistigim birinin hazirladigi/hazirlamadigi sofra benim degerimden cok onun ozeni/ozensizligi/zamani olup olmadigi/aliskanliklari/kulturu ile ilgilidir. dolayisiyla bu konuya deger uzerinden degil bu cercevede yaklasirim. zamani olmamis olabilir, ya da ozensiz biri olabilir. eger yakin arkadaslarim davet ediyorsa zaten ne varsa onu yeriz evet, bazen de yemeyiz, mukellef sofra hazirlarlar.

son olarak, beni yemege davet eden birine hic dediginiz gibi bir sey deme ihtiyaci duymadim acikcasi, beni yemege davet ettiyse ztn ne pisirip pisirmeyecegini dusunmustur, o onun sorumlulugunda olan alandir, boyle bir yorum yapma ihtiyaci duymam, tesekkur ederim, gidip gidemeyecegimi soylerim ve bir sey getireyim mi derim, hele hele de yeni tanistigim biriyse.

yakinimsa zaten usulunu bildigim icin kendini misafir agirlamak icin paralayan biriyse soylerim boyle bir sey sanirim. dediginiz yorumu genellikle kendim birine gitmeyi teklif ettiysem soylerim, yani 'ayse sana geleyim aksam ama lutfen bir sey hazirlama vs.' gibisinden.
0
kassiopeia
(29.04.24)
(1)

İşyerinde herkese saygılı, nezaketli ama mesafeli olmak problem midir?

psmstc
Müdürlerimden yaptığım işimle ilgili olumlu geribildirimler alıyorum. Ama asosyalsin, mesafelisin gibi geri bildirimleri de konuşma içerisinde birşekilde samimiyete bağlı olarak geçiyor. Özetle sosyalleşmeyi seven ama sosyal iletişim veya sosyal zeka konusunda bir yetişkine göre biraz zayıf bir yap
Müdürlerimden yaptığım işimle ilgili olumlu geribildirimler alıyorum. Ama asosyalsin, mesafelisin gibi geri bildirimleri de konuşma içerisinde birşekilde samimiyete bağlı olarak geçiyor.

Özetle sosyalleşmeyi seven ama sosyal iletişim veya sosyal zeka konusunda bir yetişkine göre biraz zayıf bir yapım var. Bugüne kadar güleryüz, saygı ve nezaketle bir de sanırım bu açığımı telafi etmeye çalıştım.

Sizce bu iş hayatında sürekliliğim için büyük bir problem midir? Acaba daha az sosyal iletişim beklentisi olan iş sahalarına mı yönelmeli?

Şimdiden teşekkürler…
0
psmstc
(22.04.24)
Beni ve yöneticilerimden aldığım geri bildirimleri tarif etmişsiniz. :D
Benim tecrübem şöyle: İnsanlara zamanla alışıyorum ve daha fazla diyaloğa girebiliyorum. Onlar da beni tanıdıkça olduğum gibi kabul etmeye başlıyorlar. İş dışı konularda sohbet ettiğim kişi sayısı üçü dördü geçmez.
İletişim becerilerini geliştirmek üzerine biraz çaba harcayabilirsiniz bence bir yandan. Mizaç önemli olsa da kendinizi geliştirmek mümkün. Ben psikoterapiye başladım mesela. Faydası olacağına inanıyorum.
0
auroraaurora
(22.04.24)
(16)

Tatil Bütçesi

auroraaurora
1 haftalık tatile kaç maaşı vermek makul olur? 3-4 aylık maaşı gömmek saçma mı?
1 haftalık tatile kaç maaşı vermek makul olur? 3-4 aylık maaşı gömmek saçma mı?
0
auroraaurora
(17.04.24)
1 haftalık tatile 1 maaş bile vermem.
0
prezarlatif
(17.04.24)
2 maaş ideal
0
bir demet ben
(17.04.24)
yuh yani 3-4 aylık maaş nedir. en fazla 1 aylık maaş
kendimden örnek vereyim maaş 40 bin bu yıl 20 bin 1 haftalık tatile ayırdım.
0
sizofren06
(17.04.24)
cok fazla evet. bütcenin cok üzerinde. lüks bir tatil o yüzden mi yoksa zaten bütce mi düsük?
lüks icin vermem ama zaten maasim azdir o zaman veririm.

2 haftalik tatil icin max 1 maas gibi benim hesap.
0
robert bosch
(17.04.24)
çok saçma olur. o bir hafta için 3-4 ay çalışmak zorunda olduğun gerçeği tatilde geçireceğin her saniye içine oturur, keyif alamazsın.
0
hrskrs
(17.04.24)
1 haftalık tatile 2 maaş verdim mutluyum. ama 3-4 ay fazla ya maaşın düşük ya baktığın yer çok uçuk.
herşey gibi tatil fiyatlarıda saçmalamış durumda olduğu için fiyat algın artık gitmiş durumda
0
eja
(17.04.24)
maaşla bakmamak lazım olaya. maaş 500k ise 500k mı harcayacaksın? her tatilin bir ederi var.

her halükarda 3-4 aylık maaşı 1 haftalık tatile vermek çok saçma olur. zaten pratikte batmadan mümkün olmaz gibi.
0
gabe h coud
(17.04.24)
EUR olunca çok pahalıya mal oluyor. :(
Lüks bir tatil değil, ama cennetten bir köşe olduğu görmek isterdim. Vazgeçeceğim maalesef sanırım.
0
🌸auroraaurora
(17.04.24)
Belek Maxx Royal 6 gece 2 kişi 120bin fiyat verdi şimdi baktım da.
Benim için çok ruh halimi değiştirmez boşa masraf olur ama size iyi gelecekse neden olmasın?

Ben senede 3 maaş rahat tatil parası harcıyorum açıkcası parça parça ama yeni ülke görmek, yeni kültürler tanımak vs. bana iyi geldiği için değiyor.
0
cilekli pasta
(17.04.24)
1 - 1,5 Genelde ben de çevremdekiler de öyle yapıyoruz.

3-4 maaş harcamak çok fazla benim gözümde. 1 haftalık rahatlama için 4 ay çalışacağımı bilince o bir haftayı da çok rahatsız geçiririm.
0
michael_knight
(17.04.24)
1 aylık maaş verdim yazın. Ama seneye 1 yetmeyecek gibi.

Ben dinlenmeyi önemsiyorum bu arada. İçime sinerse 2 maaş bile verebilirim.
0
drako
(17.04.24)
bu kişinin maaşına göre değişir.
50k diyelim maaşa.
yurtiçi 1/4 maaş, yurt dışı max 1 maaş veririm.
0
jelly bear
(17.04.24)
Cok sacma geldi bana. 1 maas verilir anca ama o da yurt disinda bi yer olmali. Turkiyede tovbeliyim otellere. Kimseye de tavsiye etmiyorum. Max royale falan gitmeyeceksen turkiyede tatile para verilmez. Dolandirma uzerine kurulu bi sistem var artik bana gore. Fiyat algisi yok nasilsa diyip paranin karsiligi hizmeti asla vermiyorlar.
0
Kittie
(17.04.24)
15 günlük tatile 1 maaş verdim geçen yaz, yol yemek barınma vb dahil Airbnb tutmustuk, sadece çok az içki içtim.
0
sanguine
(17.04.24)
10 günlük italya tatiline her şey dahil 1 maaşa yakın harcadım. Bir şeyden de kısmadım. Ama tek kişiydim. Kişi başı 1 maaş olur sanki.
0
ruhen hastayim ben
(18.04.24)
3-4 aylik gomersem batarim.
max. 1 ay diyorum ama o bile zorluyor.
0
cooperr
(18.04.24)
(5)

Makyaj sorusu

Kittie
Seyrek kaslarin cozumu illa microblading mi?Nasil daha derli toplu ve koyu gozukur?Beyaz tenliyim, kaslarim da ayni oranda acik renk.Kas kalemleri, farlari cok yapay geliyor.Ben mi yapaylarini aliyorum yoksa?
Seyrek kaslarin cozumu illa microblading mi?
Nasil daha derli toplu ve koyu gozukur?
Beyaz tenliyim, kaslarim da ayni oranda acik renk.
Kas kalemleri, farlari cok yapay geliyor.
Ben mi yapaylarini aliyorum yoksa?
0
Kittie
(07.04.24)
kas rimeli dene o zaman. renk tonu olarak acik tonlara yonel siyah siyah durmasin
0
ala09
(07.04.24)
Bir de pudralama diye bir teknik var. O daha doğal duruyor. Dökülme vb. bir sorun varsa elletmeyin bence. Bir defa işlem yaptırınca doğal haline dönemezsiniz.
0
auroraaurora
(07.04.24)
benefit'in ürünleri bence kaş konusunda en üst noktada. precisely my brow detailer ürününü öneririm aşırı ince uçlu bir şey ve çok doğal uygulanabiliyor. benefit harici denediğim ürünlerden pek memnun kalmadım ben de. microblading'in doğal durması için dağınık da olsa biraz kaş lazım bence. çok seyrekse yapay duruyor.
0
theseachange
(07.04.24)
uzun vadede kozmikbakim.net sitesinden kaş bakım günlerinde kaş aldırmak ve maya maskesi veya tatlı badem yağı ile beslemek çözüm.
küsmüş kaşım toparlıyor bu sayede. o yüzden tavsiye ediyorum. biri iki parmak diğeri incecik :/

microblading de yapay değil mi? hani bir süre sonra kalıp boya kalıyor, gerçekten bilmediğim için soruyorum.
0
janderzel zartanyan
(07.04.24)
micro kaş kalemleri var çok ince kağıt gibi onlar daha çizik çizik yapıyor microbilading öncesi deneyebilirsiniz
0
eja
(07.04.24)
(11)

Psikoterapi işe yarıyor mu? Kişisel deneyimleriniz nasıl?

qwerty321
Merhabalar, ben uzun süredir mutsuzum. Yapı itibariyle de çok kafaya takıyorum. Işsizim vs. Ve asla saygı görmüyorum. Özgüvenim ve özsaygım çok düşük. Internetten online terapi almayı düşündüm bugün. Bunun bir şeyleri dönüştürmeye faydası olur mu? Ayrıca kaç seans sonrasında verim alabilirim? Sizler
Merhabalar, ben uzun süredir mutsuzum. Yapı itibariyle de çok kafaya takıyorum. Işsizim vs. Ve asla saygı görmüyorum. Özgüvenim ve özsaygım çok düşük. Internetten online terapi almayı düşündüm bugün. Bunun bir şeyleri dönüştürmeye faydası olur mu? Ayrıca kaç seans sonrasında verim alabilirim? Sizlerin kişisel tecrübeleri nelerdir? Gidip de değişeniniz oldu mu? Hepinize güzellikler dilerim, şimdiden teşekkürler.
0
qwerty321
(01.04.24)
merhabalar, daha önceleri de almıştım ama son bir yıldır düzenli sayılabilecek bir şekilde terapiye gidiyorum. benim de özgüvenin ve özsaygım ciddi anlamda düşük. terapinin faydalı olduğunu düşünüyorum ama uzun dönemde bir şeylerin değişmesi için aksiyon almam gerektiğini düşünüyorum kendi adıma. şu zamana kadar bu aksiyon kısmını beceremedim.

imkanınız var ise gitmenizin iyi olacağını düşünüyorum. sizi hiç tanımayan birisine her şeyi anlatabilmek iyi geliyor.

Selamlar...
0
meiyisi
(01.04.24)
O parayi tatile ve gezmeye harcasan daha iyi. Esas meseleyi yine sen cozeceksin. Is ve es bulman gerekiyor. Cik sokaga saatlerce yuru terapiden iyidir.
0
halk
(01.04.24)
Ben de halk kafasındaydım birkaç ay öncesine kadar.
Bir de terapiste açılamayacağımı düşünüyordum. Taşma noktasına gelmişim ki hiç susmadan konuşabilirim terapistle. Sadece içini dökmek, iyileşmek için bir adım atmak bile büyük bir gelişme bence. İşinin ehli birini de buldum sanırım. Bakalım kısfmet.
0
auroraaurora
(01.04.24)
eşim panikatak için 2 yıl psikoloğa gitti. bence 6 ay sonra etkisini gördü ancak süreç 2 yıl sürdü çünkü herkes ekmeğinin peşinde. "sen tamamsın, artık gelme" diyecek doktor sayısı çok az. son son kadın kendi dertlerini anlatmaya başlayınca dedim artık yeter çünkü seansı 1500e dayandı. Bu süre zarfında eve iki tane kedi aldık ve tabii ki psikiyatri sakinleştirici yazdı. bence sorunun %90'ını bu iki etken çözdü ancak tabii bu bir varsayım. terapi kişiden kişiye çok farklı etki gösterebilir. eşime sorsam çok iyi geliyor konuşmak diyor da çok ağır bir vaka değilsen 50dk'sı 1500 tl pahalı bir konuşma:)
0
KidLazer
(01.04.24)
ben yillarca halk'in dedigi gibi kafam estikce tatile gittim simdi de psikologa gidiyorum hala sorunlarim devam ediyor yani bazen olmayinca olmuyor ama cabalamak lazim^.^ tatil ornegi de kesinlikle kiyas edilmeyecek bir durum. ben de "sakin tatile, yuruyuse giderek cozebilecegini sanma" diye duzenleyeyim
0
ala09
(01.04.24)
Bana cok faydasi oluyor. Tavsiye ediyorum
0
robert bosch
(01.04.24)
Tabii ki de yarıyor, ben kendi adıma faydasını çok gördüm keza eşimde bipolar o da yıllardır gidiyor ve bu sayede üstesinden geldi. Psikoterapi bence herkese zorunlu hale getirilmeli yediğin yemek içtiğin su gibi zorunlu olmalı.
0
mirty
(01.04.24)
faydası olur ama herhangi bir işe girmenin daha çok faydası olur
2sini aynı anda yapmana engel bir durum yok

verim almak güvenip açılabilmeyle ilgili
karşı cinse gidersen kendini beğendirmeye ya da acındırmaya çalışmak yerine kendi sorunlarına odaklanman gerekiyor
hem cinse gidersen ister istemez kendini kıyaslıyacaksın, abi-amca konumundaki bir terapist daha ideal olur
0
bir soru sorcam
(01.04.24)
Ben bugün diş hastanesine gittim, röntgen için gönderdi doktor. Röntgenci bir iki kere röntgen aletini ağzıma soktu sonra elinle tut dedi doğru tutamadım sanırım ardından bana salak muamelesi yapmaya başladı. Söylenmeye başladı ve daha sert davrandı hatta damağım incindi. Sonra tamam bırakın dedim ve adeta bana siktir çekip röntgeni çekmeden kaldırdı beni. Dişimi yapamadım eve döndüm. O kadar çok dert ettim ki, hem adama karşı kendimi savunamayışıma hem bu sefilliğime üzüldüm. Kendimi savunmuyorum, işsizim, asla değer görmüyorum, her şeyi kafaya takıyorum, tek bir arkadaşım dahi yok vs. Bu yüzden belki terapi işe yarayabilir diye size sormak istedim.
0
🌸qwerty321
(01.04.24)
Sorun aileyle ilgiliyse işe yarayan psikoterapi bulursanız bana da haber verin.
0
ashleybon
(01.04.24)
Klinik psikolog olarak yazacağım bu cevabı; psikoterapi tabii ki ise yarıyor, yaramasa psikoloji bir dilim dalı olmazdı.

Fakat terapistin elinde sihirli bir değnek yok; tek başına danisani bir anda iyi edemez. Danışanın da efor harcaması gerekir. İnsan ve insan psikolojisi oldukca komplikedir. Kişinin kendisinin yanında çevresi, genetik faktorleri, yaşam tarzı gibi bir çok şey devreye girer bu süreçte. Her danışan her terapi ekolune uygun olmadığı gibi, her terapist ile her danışan da uyum sağlayacak diye bir şey yok. Ayrıca bazı danisanlara sadece terapi yeterli gelmez, yanında ilaç desteği de gerekebilir. Terapötik süreç kişiye özgü ve biriciktir. Genel yorum yapmak doğru değildir fakat çok net cevabı tekrar verebilirim; terapi ise yarar.

3-5 seansla ilerleme kaydetmek güç (bu bir akut fobi değilse), genelde farklı görebilmek için en az 4-5 ay devam etmek gerekir. ekolden ekole de değişiklik gösterir. bu süreç davranışçı terapilerde süreç biraz daha kısadır ama psikanalitik terapilerde daha uzundur gibi gibi. Birçok detay var bu konuda.

Ayrıca terapiye gitmesi gereken kişiye "tatile git, arkadaşına anlat rahatlarsın" vs demek ateşi 40 derece olan çocuğa "şimdilik başına soğuk havlu koyalım, ateş düşürücü vermeye gerek yok" demek gibi bir şey. Sorunu cozmezsiniz, sadece belki biraz otelemis olursunuz.

Sizin durumunuzda ben olabiliyorsa bir uzmandan destek almanızı tavsiye ederim.
0
fraise
(01.04.24)
(2)

Bayramdan önce Dalyana gitmek için doğru zaman mı? Ne yapılır.

mikahakkinen
1 2 günlük bayram önü gezme planı yapmak istiyorum. Egeliyim ama Dalyanı merak edipte gitmedim. Fethiye Dalyan 2 gün ne yapılır?
1 2 günlük bayram önü gezme planı yapmak istiyorum. Egeliyim ama Dalyanı merak edipte gitmedim. Fethiye Dalyan 2 gün ne yapılır?
0
mikahakkinen
(28.03.24)
Discovery dalışı yapılabilir.
0
auroraaurora
(28.03.24)
bora bilgin seyahat blogunda dalyan kısmını okuyun ordan tavsiye ile gitmiştik harika bir yerdi.
www.tripadvisor.com.tr
0
eja
(28.03.24)
(2)

ofis için su arıtma cihazı

MtKrt
bina kuyu suyu kullanıyor.şuan damacana kullanıyoruz, günde 7-8 litre tüketiyoruz.kaliteli, filtre değişimi uçuk fiyatta olmayan, gönül rahatlığıyla kullanabileceğimiz bir makine arıyoruz.https://www.trendyol.com/philips/aut3060-62-pompasiz-su-aritma-cihazi-p-791911270https://www.trendyol.com/ugur/u
bina kuyu suyu kullanıyor.
şuan damacana kullanıyoruz, günde 7-8 litre tüketiyoruz.

kaliteli, filtre değişimi uçuk fiyatta olmayan, gönül rahatlığıyla kullanabileceğimiz bir makine arıyoruz.

www.trendyol.com

www.trendyol.com

philips marka buldum ancak çok fazla yorum yok, bilgi de yok sayılır. filtre fiyatı hakkında da bilgi bulamadım.

Uğur daha samimi geldi, filtreleri de 300tlye değişiyormuş.

siz ne dersiniz?
önereceğiniz bir marka & model var mı?
0
MtKrt
(25.03.24)
bu işin piri ihlastır. philipsi de satan onlar sanırım, isim hakkını mı aldılar bilemiyorum.
0
adivar
(25.03.24)
Benim eski ofisimde Arçelik kullanıyordu. Başlarda koku sorunu oluyor, ama kullanıldıkça koku kalmıyor. Suyun cihazın içinde uzun süre kalmaması gerekiyor. Bir de bu cihazların aslında daha fazla su israf ettiği ile ilgili bir şeyler okumuştum. Maliyeti düşürebilir, ama su israfı artıyor diye hatırlıyorum.
0
auroraaurora
(25.03.24)
(8)

Kıyıda köşede kalmış romanlar?

m e b
Selamlar. Kendi alanında kıyıda kalmış güzel romanlar önerebilir misiniz?Örneğin Türk edebiyatında Vedat Türkali - Bir Gün Tek Başına gibi, Rus edebiyatında Lermontov - Zamanımızın Bir Kahramanı gibi, Bulgakov - Usta ile Margarita gibi diğer eserlerden çeşitli yönlerden ayrılmış, kenarda kalan eserl
Selamlar.
Kendi alanında kıyıda kalmış güzel romanlar önerebilir misiniz?
Örneğin Türk edebiyatında Vedat Türkali - Bir Gün Tek Başına gibi, Rus edebiyatında Lermontov - Zamanımızın Bir Kahramanı gibi, Bulgakov - Usta ile Margarita gibi diğer eserlerden çeşitli yönlerden ayrılmış, kenarda kalan eserlerden bahsediyorum. Amacım, bu koskoca eserlere bilinmiyormuş gibi muamelede bulunmak değil ama nihayetinde matematiksel olarak revaçta eserler de değil diğer klasiklere göre. Bana böyle güzel romanlar önerebilir misiniz?
0
m e b
(24.03.24)
kırmızı değirmen-Pierre La Mure eski bir roman babamın kitapları arasında bulup okumuştum.Çok güzel bir romandı hala 1000k'da konusunu okuyabilirsiniz.
0
ramazanali
(24.03.24)
Emile Ajar (Romain Gray)- Onca Yoksulluk Varken
Herman Melville - Katip Bartleby
0
Amaranta ursula
(24.03.24)
Hamdi Koç- Ciplak ve Yalniz
Muhtesem otesi, yazarin alametifarikasi, asiri kivrak bir dilin ornegi. Hastasiyim.
0
mor oje
(24.03.24)
Okumadım, ama merak ediyorum:
Nihal Atsız - Ruh Adam
0
auroraaurora
(25.03.24)
ernesto sabato - tünel
cobo abe - kumların kadını
buzatti - tatar çölü (kişisel favorim)
tanizaki - anahtar
hasan ali toptaş - uykuların doğusu (yazardan bağımsız eser güzeldir)
hesse - bozkırkurdu
0
lapetite
(25.03.24)
nahid sırrı örik'in bütün romanları.. başta Sultan Hamid Düşerken ve kıskanmak. enfestir
0
kel aynak kusu
(25.03.24)
jackyr
(25.03.24)
Erendiz Atasü - Dagin Öteki Yüzü
Ferit Edgü - Giden Bir Kedinin Ardindan
Mehmet Günsür - Iceriye Bakan Kim
Halikarnos Balikcisi - Mavi Sürgün
Kemal Bilbasar - Denizin Cagirisi
Vüs'at O. Bener- Dost - Yaşamasız
Feyyaz Kayacan - Siginak Hikayeleri

roman ya da öykü. kiyida kösede kalmis harika kitaplarin isimleri.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.03.24)
(2)

Kaçınmacı Kişilik Bozukluğu

auroraaurora
Merhaba, tavsiye edebileceğiniz psikolog var mı acaba?
Merhaba, tavsiye edebileceğiniz psikolog var mı acaba?
0
auroraaurora
(22.03.24)
Sema terapi ve/ya bdt calisan bir psikolog faydali olacaktir. Daha cok kullanilan yonteme gore filtrelemek iyi olabilir
0
mor oje
(22.03.24)
@mor oje
Psikoterapiye başladım zaten de tavsiye edilen biri olur mu diye merak ediyorum.
0
🌸auroraaurora
(22.03.24)
(14)

Güney Afrika

Angelismeee
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
0
Angelismeee
(22.03.24)
Cape Town, Table Mountain, Chappie, Afrikaans, Apartheid, Mandela, Siyahi çalıştırma mecburiyeti, güvenlikli siteler, vahşi cinayetler, fakirlik, zenginlik, barbekü, her yere arabayla gitmek
0
michael_knight
(22.03.24)
albino zenciler
afrikalı beyazlar

kisaca afrika algima ters dusen ten rengi konulari.
0
buenosdias
(22.03.24)
Johannesburg, vergi vermemek için oraya giden bazı teknoloji şirketleri, tten bıçaklanan turistler, ikiye ayrılan bi tarafı müferreh diğer tarafı favela gibi şehirler
0
avatar is back
(22.03.24)
Die Antwoord
Cape Town
Jojannesburg
yasama yürütme yargıya 3 farklı başkent durumu
Charlize Theron
0
AlsterWasser
(22.03.24)
Apartheid, Elon Musk, Desmond Tutu, Mandela.
0
auroraaurora
(22.03.24)
2010 Dünya Kupası
Johannesburg
Kaizer Chiefs FC
Cape town/Bloemfontein/Pretoria başkentleri
Durban
2. Elizabeth ölünce Port Elizabeth şehrinin ismini Gqeberha olarak değiştirmeleri
Tshabalala'nın Meksika'ya attığı gol :d
Table Mountain
Penguenler
Mandela, Apartheid, Afrika Ulusal Kongresi partisi vs
ülkenin içinde başka ülke olan Lesotho
10 kadar resmi dili olması
Çok beğendiğim bayrakları
Çok çirkin olan eski apartheid dönemi bayrakları
Elon Musk
Dünyanın en büyük altın madeni
Cape Town'da özellikle yaz aylarında çok büyük susuzluk olması
0
nundu
(22.03.24)
suç
0
basond
(22.03.24)
charlize theron
0
noxie
(22.03.24)
@Angelismeee sizin aklınıza neler geliyor?
0
michael_knight
(22.03.24)
Açıkçası önceleri hiç dikkatimi çeken bir ülke değildi ilk olarak ümit burnuna yapılan bir turistik geziyi incelememle dikkatimi çekti en güney uç vs diyerek ki orası değilmiş aslında sonrasında İsrail için açtıkları dava ile cidden takdir ettim. Onlar dışında penguenleri direkt aklıma geliyor ve diğer fil, zürafa gibi safari hayvanları. Rengarek evler olan bir mahallesi canlanıyor gözümde.

Tüm bunlardan esinlenerek bir heykel yapmam gerekiyor da. Ondan genel olarak g.afrika deyince ne geliyor akıllara merak ettim. Çünkü yapacağım heykele bakınca ga olduğunun anlaşılması gerekiyor.
0
🌸Angelismeee
(22.03.24)
2010 dünya kupası yazan var ama vuvuzela yazan olmamış, enteresan.
0
hrskrs
(22.03.24)
BRICS
Dunya Sosyal Forumu
yolsuzluk
suc
kirmizi isikta durmamak
Jaracanda agaclari
0
songforsomeone
(22.03.24)
cape town, johannesburg, afrikanın en güneyi, commonwealth, afrikanın en geliş birinci veya ikinci ülkesi olması (diğeri Mısır), BM'de Filistin halkı için İsrail'e karşı açılan soykırım davası
0
doharkoman
(22.03.24)
- johannesburg, cape town şehirleri
- kruger ulusal parkı / safari
- kabileler, zulu
- afrikaans dili
- büyük beyaz köpek balığı (yuzen bi adami yemisti bi tanesi, haberlerde cikmisti)
- suç orani yuksek diye biliyorum

ek:
- afrika'da en gelişmiş birinci veya ikinci ulke saniyordum ama verilere gore yedinci siradaymis. birinci mauritius: worldpopulationreview.com
0
ermanen
(22.03.24)
(12)

İnsanların çocuk ismi seçme kriterleri neden bu kadar değişti?

wild honey suckle
Eskiden türkçüler, türkçü isimleri koyar, dinciler, klasik arapça kaynaklı ama mantıklı isimler koyar, bir tık daha modernler de dönemin moda isimlerini koyar geçerdi.Şimdi isimler her kesim için o kadar kötü olmaya başladı ki.Paşa, Alfa gibi evcil hayvan isimleri koyanlar mı ararsın, liya, miya, ni
Eskiden türkçüler, türkçü isimleri koyar, dinciler, klasik arapça kaynaklı ama mantıklı isimler koyar, bir tık daha modernler de dönemin moda isimlerini koyar geçerdi.
Şimdi isimler her kesim için o kadar kötü olmaya başladı ki.

Paşa, Alfa gibi evcil hayvan isimleri koyanlar mı ararsın, liya, miya, nina, gibi dört harfli nereden geldiği ne anlam ifade ettiği isimler koyanlar mı, dincilerin 2 isim sevdası mı.. nerede kaldı zeynepler, mehmetler falan. islami isimse bunlar da islami. modern isimse, batuhanlar, gökçeler, dilaralar falan nerede? cidden anlamıyorum yeni nesilin bu denli kötü isimler koymasının bir sosyolojik nedeni var mıdır?

şu an okuttuğum sınıflarda sarya, parscan, hafız falan isimli çocuklar var. isim seçme kriterlerimizi bu kadar kökten değiştiren neydi?
0
wild honey suckle
(22.03.24)
Değişen kültürel yapı tabiiki.

İsim bir imajdır, insanların kılık kıyafeti, hangi restoranlara gittiği, nerede kahve içtiği nasıl değiştiyse, isimler de bununla paralel olarak değişti. Dizilere bakın kaç tane ahmet, dilara var, anlarsınız.

Hafız eski bir isim buarada.
0
biryazgünü
(22.03.24)
İsimler eskiyen şeyler bence ya. Bebek isimleri ve yetişkin-yaşlı isimleri her dönemde az çok farklı oluyor. Çok klasik mehmet falan gibi isimleri saymazsak bu hep böyleydi.

Bebekler isimleriyle birlikte büyüyor büyürken de eskitiyor. Sonrasında yeni gelen nesiller bunları dede, nene adı olarak görüp demode buluyor. Şu üst soy sorgulama modülü e devlette ilk açıldığında herkes gördüğü tuhaf isimleri yazıyordu neler neler vardı ekşide başlığı var hala.

İsimlerin garip gelmesi tamamen alışılmışlıkla ilgili değil mi sizce de. O isimlerle büyüyen insanlar bunları tuhaf bulmayacaklar. Ben bu tarz tartışmaları 10-15 sene öncesinden de hatırlıyorum. Furkanlar bile garip geliyordu, ilerde furkan dedeler mi olacak şimdi diye kıkırdıyordu insanlar. Şimdi her yer furkan doldu, çok alışıldık bir isim haline geldi hatta demode bile oldu.
0
akhenaten
(22.03.24)
Farklı olma çabası. Ve bence ülkede kültürel olarak bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Özellikle batıda böyle bir isim vermede kültürel değişim yaşanmıyor gördüğüm kadarıyla.
0
prole
(22.03.24)
bizim ülkenin insanı çok konuda eksik, bir şekilde eksikliklerini çocuklarından çıkarıyorlar. hem bizim kuşak hem bizden önceki kuşak.
0
gule gule
(22.03.24)
çocuğuma alper koyduğum için neden modern isim koymadın linci yedim arkadaşlarımdan. böyle bir algı var. erkek çocukların tamamı aras uraz pars filan
0
kaptan maydanoz
(22.03.24)
@prole evet batıda hala jack, sarah, beth ne bileyim klasik isimler devam ediyor. bizde herkes farklı olmaya çalışıyor. cidden artık yeni nesil isimleri hem anlamıyorum hem de garipsiyorum. Meva diye isim var mesela. Meva nedir? Nereden geliyor bunlar.
0
🌸wild honey suckle
(22.03.24)
Farklı olma çabası +1
Bir de Türkçe karakter olmasın, yabancılar kolay telaffuz etsin isteği var.
0
auroraaurora
(22.03.24)
böyle giderse insana isim yerine barkod dahi verilebilir.
www.indyturk.com
0
diyecevaplandı
(22.03.24)
Yabancı ülkelerde telaffuz konusu oldukça mantıklı ama farklı olma çabasına kahkaha atıyorum. Farklı olacağız diye girdikleri yolda herkesin kızının adı Lena, Eva falan oldu. Mehmet-Ayşe yerine Ömer Eymen-Eva olacak en yaygın isim. Farkında değiller :)
0
nawar
(22.03.24)
bi tanıdığım çocuğunun adını "efra" koymuş.
anlamını çok merak ettim google'da kaynağı birinin götü herhalde, allahtan gelen esinti yazıyor. lol
evde osmanlı türkçesi sözlüğüm var, tuğla kadar ona baktım. "kuruntulu, vesveseli adam" demekmiş. azıcık araştırsalar bari.
0
ofelia
(22.03.24)
ben de tersine klasik isim cok duyuyorum hatta icim bayiliyo mesela ayse, zeynep, ahmet, ali, muhammed. bi de bunlarin junioruni istemem cevremde herkesin ismi ayni en az 10 tane busra vardir aktif gorustugum, bir o kadar sena, zeynep, merve..... artik birinden bahsederken parantez acmam gerejiyor, mehmet zaten bizde dededen toruna kadar silsile seklinde gidiyo soyadlari da ayni olacak sekilde. kesinlikle farkli olmayi savunacagiz hele bu konudaki magduriyetim hat safhadayken. sorun sadcee farkli zannettiklerinin yine furya seklinde akranlariyla ayni ismi tasiyacak olmalari. en korkuncu benim icin ecrin ile ceylin...
0
ala09
(22.03.24)
Çünkü ebeveynler, çocuklarını yetişkinlik projeleei olarak görüyorlar. Isim koyma ile bu süreç başlıyor.
0
Amaranta ursula
(23.03.24)
(1)

APA Benzeri Kitap-Döküman Standartları

ckisc
Merhabalar. Şimdi APA bir standart olması açısından çok güzel. Öte yandan sözlükte de birçok insan şikayet etmiş. Mesela biri demiş ki bir footnote ile halledilecek şeyi saçma sapan bir hale getirmişler ki doğru. Yani ben merak ediyorum buna benzer bir standart var mıdır, örneğin Oral Sander gibi ho
Merhabalar. Şimdi APA bir standart olması açısından çok güzel. Öte yandan sözlükte de birçok insan şikayet etmiş. Mesela biri demiş ki bir footnote ile halledilecek şeyi saçma sapan bir hale getirmişler ki doğru. Yani ben merak ediyorum buna benzer bir standart var mıdır, örneğin Oral Sander gibi hocalar kitaplarını yazıyor footnote koyuyor vs. bunların mutlaka uydukları standartlar vardır.
ÖZET: Dökümanlarımı oluştururken bir standartta tutmak istiyorum ama APA çok saçma geliyor. Başka standart önerileriniz nelerdir?
0
ckisc
(21.03.24)
Yaygın olarak kullanılan iki stil var. APA ve MLA. MLA biraz daha sadedir.
0
auroraaurora
(21.03.24)
(4)

Cipralex de gözle görülür etki ne zaman ortaya çıkıyor ?

frenk
Doktor reçetesi ile bu ilaca başladım.4. haftanın içersindeyim.Şu ana kadar tek hissettiğim yerlerde olan libido, artan iştah ve ağır uyku.Bunun dışında hissettiğim pozitif bir etki hemen hemen yok. Hala anksiyete bozukluğu ile ilgili bir çok belirtiyi hissediyorum.Bu ilacın gözle görülür etkileri k
Doktor reçetesi ile bu ilaca başladım.

4. haftanın içersindeyim.

Şu ana kadar tek hissettiğim yerlerde olan libido, artan iştah ve ağır uyku.

Bunun dışında hissettiğim pozitif bir etki hemen hemen yok. Hala anksiyete bozukluğu ile ilgili bir çok belirtiyi hissediyorum.

Bu ilacın gözle görülür etkileri kaç haftada ortaya çıkar ? kaç hafta kullandıktan sonra bu ilaç işe yaramıyor diyeceğimiz bir veriyi elde etmiş oluruz ?
0
frenk
(20.03.24)
Doktor kontrole çağırdı mı? Dozajı arttırabilir belki.
0
auroraaurora
(20.03.24)
@auroraaurora

Daha önce kullandığım başka bir ilaç vardı. Bir süre bunu kullan eğer işe yaramazsa bırak 10 gün ara ver ona geç dedi ama bu etki süresinde kafam karıştı. Bazı yerlerde 6-8 hafta gibi süreler yazarken bazı yerlerde 3-4 hafta diyor.
0
🌸frenk
(20.03.24)
kabaca 3 hafta sonrasında birtakım olumlu etkilerin ortaya çıkması beklenir. anladığım kadarıyla kontrole gitmeniz gerek, tedaviyle ilgili bazı değişiklikler yapılabilir gibi duruyor.
0
gibicibicis
(20.03.24)
6 ay en dusuk dozda kullandim.
libido olarak 5 yasina donmem disinda hicbir etkisi olmadi, kestik.
cymbalta 60mg'dan yardiriyorum, 2 haftada toparladi beni.
0
cooperr
(20.03.24)
(5)

göz çizdirenler sorum size,

carpikbacaklibasketbolcu
gözünüzü ne zaman çizdirdiniz?lasik/i-lasik mi yoksa no touch lazer mi tercih ettiniz?gözünüz kaç numaradan kaça düştü?konforlu bir süreç miydi?süreci yaşayan birisi olarak tavsiyeleriniz nedir?
gözünüzü ne zaman çizdirdiniz?
lasik/i-lasik mi yoksa no touch lazer mi tercih ettiniz?
gözünüz kaç numaradan kaça düştü?
konforlu bir süreç miydi?

süreci yaşayan birisi olarak tavsiyeleriniz nedir?
0
carpikbacaklibasketbolcu
(17.03.24)
ben 2 sene once cilzdirdim
i lasik idi
3 ten indi ama sol gozde astigamt kaldi 0,25
simdi sol goz 0.5 astigmat oldu
kedsinlikle tavsiye ederim muhtesem bir konfor
gozluk yasa kalitesini dusuruyormus
doktor iyi arastimak lazim
0
aloneinthedark
(17.03.24)
2 seneye yakın oldu lasik oldum bir miktar kusur kaldı göslük takmıyorum sıkıntı yaşamıyorum ama gözlükle daha net görüyordum bence konforum azaldı
Notouch tavsiye etmediler olan arkadaşlar çok acı çektim dedi

Ha birde hadtane doktor makine önemli
0
basond
(18.03.24)
20 sene oldu. :) Teknoloji epeyce gelişti tabii o zamandan beri. Tavsiyem, yaptırın.
0
auroraaurora
(18.03.24)
Eğer gözün ilasik için uygunsa düşünme yaptır. 2 ay önce yaptırdım Ulus medikalparkta. 0 sorun şu an.

Eğer retina kalınlığın uygun değilse diğer yöntemleri araştır. Onlara hakim değilim.
0
jackyr
(18.03.24)
2 sene once yaptirdim, keske daha once yaptirsaymisim diyorum hep. muhtesem bir rahatlik. hic komplikasyon olmadi bende. hangi teknik oldugunu bilemiyorum acikcasi, cok guvendigim bir aile doktoru testleri yapti, ne uygunsa onu yapti. cok kisa sure icinde iyilestim.
0
songforsomeone
(18.03.24)
(26)

Anne babanız ele ayağa düşse evinize alır bakar mısınız?

ananiyimioguz
Siz de 40 yasindasiniz ve evlisiniz.A) evime alir bakarimB) bakıcı tutarim kendi evinde bakılırC) ben bakamam kardeslerimden biri bakar ona para gonderirizD) bakim evine veriririmE) hic ilgilenmem baslarinin caresine baksinlar, devlet sahip ciksinEdit: Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye bil
Siz de 40 yasindasiniz ve evlisiniz.

A) evime alir bakarim
B) bakıcı tutarim kendi evinde bakılır
C) ben bakamam kardeslerimden biri bakar ona para gondeririz
D) bakim evine veriririm
E) hic ilgilenmem baslarinin caresine baksinlar, devlet sahip ciksin

Edit: Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye biliyorum bu arada onu da hesaplıyor musunuz düşünürken?
Bakım evine verseniz de yine 500-1000 dolar arası bir ücret isteyecekler.
Kaldı ki her şey dahil mi yani ilaç veya bez paraları dahil olmayabiliyor onları da eklemek lazım.
0
ananiyimioguz
(11.03.24)
b
0
gabe h coud
(11.03.24)
a ya da b duruma göre değişir.
kendi evimde bakmasam da kendi evinde çokça baktım.
0
jelly bear
(11.03.24)
Allah büyük konuşturmasın da

a-b
0
ya ben lan neyse
(11.03.24)
babam erken ölünce bunları konuşur olduk annemle. kendisi kimseye yük olmayan tonton nene olarak ara sıra bizim yanımızda olmak isteyeceğini ama KESİNLİKLE ona bakmamamızı söylüyor. evlat olarak gelin, görün, halimi hatrımı sorun, beni yalnız bırakmayın ama sizin başınıza kalacağım bi durum da olmasın diyor sigma reyiz.

o yüzden bana en mantıklı gelen B veya kendisi isterse C. bakıma muhtaçsa eğer ne yaptığını bilen, ona iyi davranacağını da bildiğim bi profesyonele işi yıkmayı tercih ederim. mümkünse annemin bize olabildiğince yakın yaşamasını sağlarım. bakımıyla profesyonel uğraşır, ben de hep yanında yöresinde olurum. hem o kimseye yük olduğunu hissetmez hem de oğlunun yanında olduğunu bilir.

A çok sıkıntılı bir olay. yaşlanan anamı öylece bırakmayı kendime yakıştıramıyorum, doğru bulmam. diğer taraftan 40 yaşında adamım, evliyim, eşim "ben senin annene mi bakıcam bu saatten sonra" derse o da haklı. ne biliyim. çok zor iş. umarım hiç öyle bi noktada olmam ama olursam da eşime güzelce açıklamaya çalışırım, anamla ilgili tüm sorumluluğu üstlenirim, hem eşimin rahatı bozulmasın hem de annem kendini rahatsız hissetmesin diye uğraşırım. 40 yaşındaki adamın önceliği kendi karısı ve çocuğu olmalı diye düşünüyorum ama anamı da sokağa bırakamam yav, gönlüm razı gelmez.
0
mark greg sputnik
(11.03.24)
Yatılı bakıcı fiyatlarını araştırın ya da hiç araştırmayıp B seçeneğini eleyin bence.

Bakım evi dediğiniz Devlete ait huzurevleriyse hem yıllar önceden sıraya girmesi gerekiyor ve hem de 'kendine bakabilecek yeterlilikte' şartı var. Dolayısıyla E maddesinin virgülden sonrası da iptal.
Özel huzur evi diyorsanız eğer onun için de B maddesi için söylediklerim geçerli.

Benim cevabım A.
A dışındaki maddeyi düşünenleri (gerçi şahsi görüşümdür kimseyi bağlamaz da) insani bulmam.
0
Mirket
(11.03.24)
B
Mevcutta benim anne babam daha genç ama yatalak hastalarımıza böyle bakıyoruz. Annem vakti zamanında anneanneme bakarken bel fıtığı oldu. Senelerdir ceremesini çekiyoruz yatan hastaya bakmak herkesin harcı değil.
0
cilekli pasta
(11.03.24)
Benim evimde bakıcısı olur. Ben çalışıyorum, eşim de çalışıyor olacak. O yüzden bakıcı olur. Ekonomik durumumuza göre ya yarım gün ya da yatılı olur. Evin her yerine kamera koyarız, tuvalet ve banyoya ise sadece ses kaydı alan tipte kamera eğer varsa. Biraz detaylı anlattım ama :))
0
rock n roll
(11.03.24)
Duruma göre a ya da b. A olacaksa mutlaka yine bakıcı olur evde. O ilgilenir ama benim gözüm üstünde olur. B olacaksa da benim evime yakın bir yere taşınılir. Ben yine her gün, gün içinde görürüm. Başka türlüsünü hayal edemedim. Bu arada aynısı eşimin annesi için de geçerli.


Bu arada ben yurtdışındayim, ailem de öyle. Buna gore cevap verdim.
0
fraise
(11.03.24)
Allah kimseye öyle bir durum yaşatmasın ama A şıkkı fazla hayalci.

Kendi evinizde bile baksanız bakıcı tutmak zorunda kalabilirsiniz zira pek hareket edemeyen bir hastayı kaldırmak, oturtmak, yatırmak, yıkamak vb. zor işler ve üstüne "dışarıdan" biri psikolojik olarak o işi daha iyi yapıyor. Sürekli yanınızda kötüleşen ve ölüme giden biri olması, ve o kişinin anneniz babanız olması sizin için de aşırı yıpratıcı olacaktır. Anneannem alzheimer'dı ve göçmen bakıcı tutulmuştu onlarla bile psikolojik harp oldu, komple annem veya teyzem baksa onların psikolojisini ve bedensel sağlıklarını(bel vs.) kaybederdik sanırım.
0
nhk ni youkosu
(11.03.24)
A. Ama bu senaryoda ben de çalışacağım için bakıcı tutmam gerekecek.
0
Amaranta ursula
(11.03.24)
Bana kalsa ben A isterim. İçim ancak öyle rahat eder ama ailem çok karşı bu bakma olaylarına. Onlar B dışındaki tüm seçeneklerde mutsuz olur. İkisi de bana ve kardeşime yük olmama konusunda aşırı takıntılı.
0
juliette
(11.03.24)
B zaten kendi evinden baska yerde olmak istemez ana biz gununirlik temizlikci bile zor bulurken bakimina guvenecek kisi bulmak zor. imkan varsa C en guzeli ama kardeslerime de yazik olur. insanlar boyle sorumluluk alinca bir anda hayatsiz oluyorlar ve o sorumluluk ustune yapisiyor. ama evliyken eve anne baba gelmesi allah korusun misafir olarak bile yatili kalmasini istemem hic benlik degil. eger alzheimer gibi bi hastaligi varsa D secenegi en sagliklisi ki bizimkiler de bunu ister muhtemelen
0
ala09
(11.03.24)
b.

Gördüğüm kadarıyla A uzun vadede her iki taraf için çok zorlayıcı oluyor düzenli bakım gerektiren hastalık durumlarında, C kardeşler arasında sürtüşmelere sebep olabiliyor, D ne yazık ki Türkiye'de hala insanlara tuhaf geldiği için çocuklarda vicdan azabına sebep olabiliyor, E aile ile olan ilişkinin kötülüğüne göre bir seçenek.
0
lolita
(11.03.24)
A. Daha genç ve bekarım ama alzheimer olan annemi baktım/baktık. Alzheimer hastasını biz ailesi olarak zor bakarken bakıcıyla nasıl olurdu düşünemiyorum. Annemden birkaç yıl sonra komşumuzun kardeşine teşhis kondu, bakmak istemediler ve bir bakımevi bulup yerleştirdiler. Kadıncağız bir yıl bile dayanamadı, öldü.
Genelde çevremdeki aileler de dünüşümlü bakıyor. Birkaç ay sizde birkaç ay başkasında şeklinde.
0
gnosis
(11.03.24)
Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye biliyorum bu arada onu da hesaplıyor musunuz düşünürken?
Bakım evine verseniz de yine 500-1000 dolar arası bir ücret isteyecekler.
Kaldı ki her şey dahil mi yani ilaç veya bez paraları dahil olmayabiliyor onları da eklemek lazım.
0
🌸ananiyimioguz
(11.03.24)
@ananiyimioguz'un da işaret ettiği gibi, bakıcı ve bakımevi seçeneği artık biz fakirler için yok.

Verilen cevaplardan insanımızın yeni ekonomik düzene fikir olarak tam bir geçiş yapamadığı anlaşılıyor.
0
Mirket
(12.03.24)
En güzeli yan daire, alt/üst daire vs gibi yakınlıkta oturup B seçeneği. Hem senin ayrı hem onun ayrı yaşam alanı olur, hem sürekli gözümün önünde olur. A ya da dediğim şekilde B diyorum ben.
0
yazdonumu
(12.03.24)
insan eti ağırdır. kimseye bakamam. bakılmak da istemem ötenazi haktır.

mümkünse b yi seçerim.
0
anon1m
(12.03.24)
Siz ne plan yaparsaniz yapin olay esinizin bu konuda ne dusundugunde dugumlenecek.Umarim anlayisli esleriniz vardir/olur
0
turkuaz
(12.03.24)
Bence insani olan hatta olması gereken A'dır fakat bugün Türkiye'de gerek toplumsal yozlaşma gerek egoizmden dolayı ebeveynler çocuklarına dahi bakmıyorlar, kadınlar evde yemek pişirmek istemiyorlar. Bana göre A dışındaki seçenekler tartışmaya kapalı benim için ama Türkiye gerçeği B ne yazık ki.
0
doharkoman
(12.03.24)
Annem anneanneme, amcam ve eşi babaanne ve dedeme baktı. Dede dışında ağır hastalığı olan yoktu, birlikte yaşadılar diyelim.
Annem de abimlerle yaşıyor. Ben başka şehirdeyim. Yaşlılığında da böyle devam ediyor diye düşünüyorum.
Kendi şartlarımdan bağımsız olarak ve annemle yakın bir ilişkim olsaydı B’yi seçerdim. Hasta insana bakabilecek beceriler yok bende.
0
auroraaurora
(12.03.24)
valla benim için 40 olmadan yaşanacak bir durum olabilir. 32 yaşındayım babam neredeyse 80 olacak. ev üzerinde ev olmaz bence. bakımlık bir durum olunca da eşim de ben de çalışıyoruz nasıl bakacağız? imkanım el verdikçe "b" seçeneği benim için. öbür türlü gene evde yalnız kalıyorlar bir anlamı olmuyor.
0
wild honey suckle
(12.03.24)
parasından bağımsız olarak A. yani bakıcı fiyatı 100 dolar da olsa seçenek değil benim için. annem babam çocukken bakıcıya vermedi beni. ele ayağa düşmelerine de gerek yok, başımın üzerinde her zaman yerleri. şu an 10 dk mesafede yaşıyoruz, haftanın en az 3-4 günü birlikteyiz.
0
mustafakesekci
(12.03.24)
doğrudan süreci yaşamış ve hala da yaşayan biri olarak tecrübelerimi paylaşayım.

88 yaşındaki babam özel bir bakımevinde kalıyor. kendi isteğiyle oraya yerleştirdik. yani bizim için cevap önce a, sonra d.

a. evime alır bakarım.

çok vicdanlısınız ama sanırım işiniz gücünüz yok, çalışmıyorsunuz. yani evinize aldıktan sonra 24 saat yanında kalmayacaksanız evinize almanın mantığı nedir? evinize aldıktan sonra bırakıp gidebiliyorsanız zaten elden ayaktan düşmüş değildir.

babam hastaneden ilk çıktığında 3 ay kadar bizde kaldı. bizim bir şikayetimiz yoktu. keşke işsiz güçsüz adamlar olsak da evimizde bakabilsek. ben 3 ay işime gücüme gidemedim. ayağa kalkıyor, yürüyor, tuvalete gidiyor ama kalkıp dolaptan yemeği bulup, ocağa koyup, ısıtıp yiyemez. o yüzden iki öğün arasındaki süreden daha uzun yalnız bırakamadık. yemeğini koyup çıkıyorsun, diğer öğünden önce de dönmek zorundasın.

o yüzden a şıkkını eliyoruz. bakımevinde kalıyor olduğunu duyan pek vicdanlı kişiler evime niye almadığımı sorguluyor, ya da bana babasını köpek gibi barınağa vermiş şerefsiz ibne gözüyle bakıyor, yüzlerinden hissediyorum. ama karı koca sabah işe gidip akşam döndüğümüz evde bu adam bütün gün ne yer, ne içer, ne yapar, kimse onu düşünmüyor.

b. bakıcı tutar kendi evinde bakılır.

güzel fikir. babam bakımevinde kalmak istediğini söylediğinde ben de baba olur mu öyle şey, bakıcı tutalım evde baksın dedim. dedi ki naapıcam ben bakıcıyla bütün gün evde? evet minimum 1000 dolar gibi bir rakam istiyorlar. ayrıca evin elektriği, suyu, doğalgazı yine ödeniyor. babamın ve bakıcının yediği, içtiği var. üstüne bir de nazını kaprisini çekmeniz gerekiyor ve kalıcı olacağı da garanti değil, bir şeye tepesi attığı anda yaşlı maşlı demeden, haber bile vermeden çekip gidebiliyor, yüz üstü kalıyorsunuz. ekonomik de değil, verimli de değil. üstelik 7/24 kendi evinde kös kös bakıcıyla oturmak pek eğlenceli de değil. bir de kadının biriyle evde yalnız kadın "beni elledi, bana sarktı, taciz etti" dese, 88 yaşında al başına belayı.

c. tek çocuk olduğum ve benden başka bakacak kimse olmadığı için bu şıkka bir şey diyemiyorum. keşke 3-4 kardeş olsaydık da üçer dörder ay her birimiz baksaydık. hep bunun için keşke dedim. ama kime "keşke kardeşim olsaydı" dediysem "biz kaç kardeşiz de ne oldu, herkes birbiriyle küs, kimse kimseyle konuşmuyor, şükret haline" diyor. belki de böylesi daha hayırlı. öyle olsa ben baktım, sen bakmadın diye tatava çıkacaktı. hepsi tahmin tabii, bilemeyiz.

e. o kadar da şerefsiz vicdansız hayırsız değilim.

d. devlet bakımevleri kendi işini kendi görebilen ve aklı başında yaşlıları kabul ediyor. kendi işini, temel ihtiyaçlarını kendi göremeyen ve/veya alzheimer/demans hastası yaşlıları kabul etmiyor. sıraya giriyorsunuz, sıranız gelince kabul ediyorlar. sıra nasıl geliyor? birileri vefat ettikçe... babam çok şükür kendi temel ihtiyaçlarını görüyor, aklı da başında. ama biraz daha iyi hizmet için devleti tercih etmedik. devlet de ücretsiz değil ama özelin yanında çok cüzi bir ücret alıyorlar.

özel bakımevinde kalıyor. 3 öğün yemek veriyorlar. ara öğünlerde meyve, kurabiye, bisküvi falan veriyorlar. elektriği, suyu, ısınması içinde. bakım personeli var, hemşiresi var, doktoru var. ilaçlarını veriyorlar, çamaşırını yıkıyorlar, banyosunu yaptırıyorlar, sosyalleşebileceği arkadaşları var, kimsenin nazını çekmiyorsunuz, onlar size hizmet sunmak için uğraşıyorlar. devletin karşıladığı bütün ilaçları alıyorlar. babamın bez ihtiyacı yok, kullanmıyor. ama raporunuz varsa devlet bez için de bir ödeme yapıyor, onu veriyorsunuz, bezi de karşılıyorlar. yetmediği kısmı siz karşılıyorsunuz. başına bir iş geldiği zaman anında haberim oluyor, gerekiyorsa ambulans çağırıp hastaneye gönderiyorlar. düştü mü, kalktı mı, fenalaştı mı, rahatsızlandı mı aklınız kalmıyor. çok affedersiniz ishal olup tuvalete yetişemediği de oldu. evde bakıcı olsa eeh ben bununla uğraşamam diyip bok içinde bırakıp gidebilir, burada öyle bir derdiniz olmuyor, temizleyip, yıkayıp paklayıp, üstünü başını değiştirip sizi de haberdar ediyorlar.

bugünün fiyatıyla da aylık 23 bin lira ödüyorum, emekli maaşı ile hemen hemen karşılanıyor. kendisi de memnun, benim de kafam rahat. elbette evindeki kadar rahat bir ortam değil, yatılı okul gibi, öğrenci yurdunda kalıyor gibi. ama bu şartlarda hepimiz için en iyisi bu. üstelik kendi evini de kiraya verdik, oradan da güzel kira geliyor.
0
kibritsuyu
(12.03.24)
iyiki kardeslerim var: C
olmasaydi B + periyodik ziyaret
elden ayaktan dusmus bakim gerekiyse D
0
buenosdias
(12.03.24)
evliysem b ama ben de sık sık giderim, evli değilsem a ama bakıcı da tutarım maddi gücüm varsa.
0
nic cage
(12.03.24)
(9)

Tatil ve seyahat yorucu mu oluyor sizin için?

ermanen
Tatil ve seyahat deyince insan dinlenmek ister aslında. Ama çoğunlukla yorucu oluyor gibi. Çok yürümek ve kısa zamanda bir çok yer görmeye çalışmak asıl sebebi oluyor. Fotoğraf çekme kaygısı ve sosyal medyada paylaşma dürtüsü de olabiliyor. Yolculuk da insanı yorabiliyor. Bunun yanında psikolojik yo
Tatil ve seyahat deyince insan dinlenmek ister aslında. Ama çoğunlukla yorucu oluyor gibi. Çok yürümek ve kısa zamanda bir çok yer görmeye çalışmak asıl sebebi oluyor. Fotoğraf çekme kaygısı ve sosyal medyada paylaşma dürtüsü de olabiliyor. Yolculuk da insanı yorabiliyor. Bunun yanında psikolojik yorgunluktan uzaklaşmış oluyoruz sanırım.

Tabii bazıları yorulmasını da seviyordur. Çok gezmeyi, çok görmeyi de. Ama mesela bir otele veya bir yere gidip, yiyip içip yatabilirsiniz de.

Sizin için tatil ve seyahat nasıl oluyor? Yorucu mu? Ya da yorucu ve yorucu olmayan farklı tatiller mi yapıyorsunuz?

benim cevap: benim icin baya yorucu oluyor cunku ben genelde müzik etkinlikleri icin seyahat ediyorum ve ayni zamanda etrafi da geziyorum. dans, yürüyüş, uzun sure ayakta kalma derken baya yorucu oluyor. ama zaten ben böyle tatil seviyorum ve yorulmaya değiyor :D daha kaldırabileceğimiz yaşlarda yorulmak, daha yaşlıyken yorulmaktan daha iyi tabii.
0
ermanen
(11.03.24)
Ben hareket halinde olursam, yeni yerler görür yeni tatlar denersem dinlenmis hissediyorum. Hiçbir yere gitmeyip evde yatarak geçirdiğim tatiller hiç yapilmamis hissettiriyor.

32 k
0
abuzer
(11.03.24)
yeni yerler görünce, yeni şeyler tadınca yorgunluk gibi gelmiyor. sonrası için deşarj olmuş gibi hissediyorum hatta.
0
noxie
(11.03.24)
Gezip görmeyi seviyorum. Otel tatilinin yeri de ayrı, ama 3 günden sonra sıkıyor.
0
auroraaurora
(11.03.24)
Tatil dönüşü evde 1-2 gün dinlenmeden işe dönemiyorum ben :)

Yiyip içip yatmalı tatilden çabuk sıkılıyorum, onu evde de yaparım (tropik adada çok huzurlu tatil hariç, ondan sıkılmam). Yürüyeyim, değişik şeyler yiyip içeyim, müze/antik kent/turistik yer gezeyim, işi düşünmeyeyim... Ama dönünce kendime gelmek için bir günüm olsun.
0
kobuzchu kiz
(11.03.24)
Hem de çok, g.t başı dağıtıyorum. Bazıları nasıl jilet gibi oluyor merak ediyorum.
0
Kahvedesu
(11.03.24)
cok hareket+1 guzel deneyimler yormuyor asiri bomba gibi donuyorum bir de denize falan gidince denizde hem yorulup hem dinleniyorum tatli bi yorgunluk o
0
ala09
(11.03.24)
City break'ler yorucu oluyor ama deniz tatillerimde zaman duruyor, yan gelip yatmali geciyor. Ama en pisi bayram, aile ziyareti, akraba ziyareti, misafir agirlama gibi angaryalarla gecen tatiller.
0
freedonia
(11.03.24)
Kafa yorgunluğu ile vücut yorgunluğuna bağlı değişiyor. Kafa dağıtmak istediğim zaman aklı kurcalayan, yeni yerler gezmeli görmeli, tempolu tatil işe yarıyor. Overthinker insanı dünyanın en güzel denizine plajına da götürsen güneşlenirken aklından uzaklaşamıyor. Yoğun tatiller kafa dağıtmak için daha uygun bana.
0
Bruce
(11.03.24)
Tatil kısa sürecekse yorucu oluyor çünkü zamanım az olduğu için gezmeyi ve görmeyi yetiştirmeye çalışıyorum.
0
rock n roll
(11.03.24)
(11)

Vergiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

nundu
Vergiler derken Türkiye'de alınan vergiler değil, genel olarak vergi sistemi hakkında düşüncenizi merak ediyorum. Yani Türkiye'de hem toplanırken adaletsiz hem de harcanırken güven vermeyen bir vergi sistemi olduğu için Türkiye özelinde pozitif düşünceye sahip olmak zor da, ütopik derecede iyi olmas
Vergiler derken Türkiye'de alınan vergiler değil, genel olarak vergi sistemi hakkında düşüncenizi merak ediyorum. Yani Türkiye'de hem toplanırken adaletsiz hem de harcanırken güven vermeyen bir vergi sistemi olduğu için Türkiye özelinde pozitif düşünceye sahip olmak zor da, ütopik derecede iyi olmasına gerek olmadan hem toplanmada hem harcanmasında görece adil bir toplum için soruyorum.

Özellikle ekonomik liberaller arasında vergi=devletin yaptığı hırsızlık gibi bir algı var. Yani bilmiyorum, kazandığım tutardan makul bir kısmın alınıp toplum faydasına kullanılması beni rahatsız etmiyor düşününce. Sağlıklı ve iyi eğitilmiş bir toplum için vergi alınması, alınan vergiden çok daha fazla katma değer üreten bir olay gibi geliyor. Ha tabii ki bizden alınan verginin harcanacağı yeri seçemiyoruz ve belki çok da işime yaramayacak bir alana harcanacak benden alınan vergi ama toplumsal olarak bakarsak zaten bir şekilde dengeleniyor. Ee daha zengin olanın daha çok vergi vermesi de bana mantıklı geliyor. Kızıl komunist biri değilim de genel sosyal demokrat perspektifte bakınca en azından bir seviye fırsat eşitliği sağlamak için çalışılması bana mantıklı geliyor.

Sizin bu konudaki düşünceniz neler? Vergilerin sıfır ya da sıfıra yakın olduğu bir toplumda yaşamayı mı isterdiniz yoksa adil bir sistemle vergi toplanan ve bu toplanan vergilerin halk yararına harcandığı bir toplumda mı?
0
nundu
(04.03.24)
Gece 3 te birkaç kişinin kapını kırıp evi talan edip gırtlağını kesip gitme ihtimalinin sıfıra haddinden fazla yakın olmasının maliyeti sence nedir?

Ya da senden iri birinin artık bu ev benim, ya da dükkanın benim deyip seni kapıya koyarsa gideceğin bir yerlerin olma maliyeti?

Akşam çocuğun okuldan eve dönmediğinde arayabileceğin bir yerlerin olması,

Şeker koması, kalp krizi vs. düştüğünde çarşının ortasında, bir ambulansın gelip seni alacağını bilmenin,

İş makinesine kolunu kaptırırsan artık sana devletin bakacağını bilmenin,

Daha binlerce örnek sayarım. Bunların maliyeti senin için senin gözünde nedir? Yani bunlar için kazancının ne kadarını fedaya hazırsın?
0
Mirket
(04.03.24)
@mirket

ben vergileri destekliyorum zaten, sorular direkt bana gibi üzerime alındım :d
0
🌸nundu
(04.03.24)
vergi olmazsa kamu hizmeti olmaz. yani sosyal devleti geçiyorum temel kamu hizmeti bile alınamaz. buna anarko-kapitalizm deniyor. parasıyla şirketlerden kamu hizmeti alıyorsunuz. vergi ödemiyorsunuz. devlet yok, şirketler var. bir aralar mantıklı gelse de artık doğru bulmuyorum.

vergi alınmasını yanlış bulmuyorum. ekonomik duruma göre dengeli toplanan vergiyi ve harcanan vergiyi yani kamu giderlerinin denetlenebilir olmasını doğru buluyorum. zenginlerden daha fazla vergi alınması gelir dağılımındaki adaletsizliği düşürür. komünist olmak ayıp değil. sert bir sosyal devlet olması gerektiğini düşünüyorum.
0
paintov
(04.03.24)
Estğ. Abi.
Geçen gün bir Western filmi seyrettim. Dağ başında bir kulübede yaşayan bir aile. Evi basıyorlar falan.
O an düşündüklerim bunlar.
'Devlet aslında ne büyük bir nimet.' demiştim.
0
Mirket
(04.03.24)
yaşasın vergi :D
0
gule gule
(04.03.24)
Devlet ne yaparsa kötü yapar.
En basit örneği okullar.
10 senede İngilizce cümle kurduramayan bir eğitim sistemi.
Devlette çalışan bir öğretmenin ders saat ücreti de özel de çalışanın 10 katı falandır.
Devlet adalet, güvenlik gibi alanlar dışında olmamalı. Sadece kontrol ve düzenleme yapmalı.
0
parka
(04.03.24)
Avrupa ülkeleri veya ABD gibi ülkelerdeki gibi denetimi sıkı yapılıp halka "eşit" bir şekilde yayılırsa ne ala.

Bizde millet kaçak elektrik kullanır bize girer, üretim olmaz 1 araba kendine 2 araba devlete alırsın, yurtdışından alabileceğin eşya aylık olarak sınırlandırılır, fiyat olarak sınırlandırılır, verginin vergisini almak gibi saçmalıklar olur, kafalarına göre ek mtv uydururlar. Kodamanların vergi borçları silinir...

Özetle vergi gerekli ama bizdeki gibi halkı öpüp zenginleri korursanız millet de kaçırmak ve kaçınmak için elinden geleni yapar.
0
kimlanbu
(04.03.24)
Sen istiyor sosyal devlet, kamu girişimleri ve kolluk kuvvetleri? O zaman ödeyecek vergi.

Bizim ülkenin başarısızlığı, toplum olarak bölünmüşlüğü ve vergi afları üzerinden bakınca tabii ki insanın vergi ödeyesi gelmiyor.
0
nawar
(04.03.24)
Eğitim, sağlık ve barınmada belli bir standarttaki hizmeti kamunun sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında isteyen özel hastaneye gitsin, çocuğunu özel okula göndersin, yalıda yaşasın.
Bazı cevaplarda asayiş vurgulanmış, ama bir dönem sık sık patlayan bombalar veya denetimli serbestlikle sokaklarda cirit atan caniler unutuldu sanırım. Önce sosyal devlet ve vatandaşlık bilinci gelmeli ki hesap sorabilelim.
0
auroraaurora
(04.03.24)
vergi iyi ancak vergilerin harcandığı yerleri kontrol edemiyoruz. vergilerimizi sorgulayabilmeli ve hesap sorabilmeliyiz.
0
benarrivo
(04.03.24)
Gördüğüm kişi zenginlestikce "aman parama kimse dokunmasin" diyor, her şeyi zaten parası ile alabildiği için önemsiz oluyor.
Kişi fakirlestikce de tam tersi.
Bana göre dünyanın en komik düşüncelerinden biri yani devlet olmasın, vergi olmasin. Ha aynı şekilde komünizmi de komik buluyorum.
Misal güvenlik denmis, itfaiyenin falan da paralı olması gerektiğini düşünenler var. Bunun sonu yok.

Benim kendi düşüncem sosyal kapitalizm gibi bir şey. Vergi toplanmali ama vergi takip edilebilmeli. Ama kesinlikle toplanmali. Ve gelire göre de ayarlanmali. Onun dışında egitimin ve sağlığın vergiler ile ödendiği ulkelerde yaşamayı ve kişilerin gelirleri arasında ucurumlar olmayan yerlerde yaşamayı tercih ettiğim için Avrupa'dayim.
0
logisticsmanager
(04.03.24)
(5)

Film onerisi

hakiki bulut
Kırsalda, doğada geçen (Mümkunse IMDb puani 7 üzeri) filmler önerebilir misiniz? NBC filmleri, Into the wild, Castaway benzeri...
Kırsalda, doğada geçen (Mümkunse IMDb puani 7 üzeri) filmler önerebilir misiniz? NBC filmleri, Into the wild, Castaway benzeri...
0
hakiki bulut
(04.03.24)
127 saat
0
jepa
(04.03.24)
Adam's apple
Where is my friend's house?
Summer 1993
0
Amaranta ursula
(04.03.24)
Kurak Günler.
0
auroraaurora
(04.03.24)
hala izlemediyseniz: Stand by Me (1986)
0
beatbox yapan metalci
(04.03.24)
Teşekkürler.
0
🌸hakiki bulut
(06.03.24)
(7)

Bisikleti Kaybeden Arkadaş

parcaliham
Arkadaşım (yılda 2 kere falan görüyorum ama severim kendisini) Avrupa'da bir şehre geldi. Benden bir günlüğüne bisikletimi ödünç istedi. Tabii dedim. Onunla evin arka bahçesine indim, bisikletin kilidini açtım, anahtarını ona verdim. Ertesi gün aynı yere bırakmasını söyledim ve emanet ettim.Ertesi g
Arkadaşım (yılda 2 kere falan görüyorum ama severim kendisini) Avrupa'da bir şehre geldi. Benden bir günlüğüne bisikletimi ödünç istedi. Tabii dedim. Onunla evin arka bahçesine indim, bisikletin kilidini açtım, anahtarını ona verdim. Ertesi gün aynı yere bırakmasını söyledim ve emanet ettim.

Ertesi gün arka bahçeye değil, apartmanın içine bıraktığını ve kilidi de bisikletin kendisine bağladığını söyledi. Yani birisi kaldırıp götürebilir pekala. Apartmana indim, bisiklet yok. Komşulara sordum, bilen yok.

Bisikletle birlikte iyi bir kilit ve telefon tutacağı falan da gitti tabii.

Arkadaş üzgün olduğunu söyledi ve özür diledi. Ancak şimdilik maddi bir zararı karşılamayı talep etmedi. (Maddi durumu iyi, benden daha yüksek gelirli bir işi var) Belki olayın sıcaklığıyladır, bilemedim. Ama bana garip geldi. Ben de bir şey demedim.

1) Hesapla ve ona kibarca şu kadar ödemelisin de.
2) Hiçbir şey deme. Teklif etmesini bekle ve etmezse de uzaklaş.
3) O senin arkadaşın, boşver.

?
0
parcaliham
(28.02.24)
Olay çok soğumadan "çalınan bisikletle ilgili ne yapacağız?" deyin. Ne ondan teklif bekleyin ne de direkt bir para söyleyin bence.
"Ne yapalım?" derse işte o zaman "benzer bisikletlerin, kilidin ve telefon tutucunun fiyatına bakıp seni arayayım" dersiniz.

"Arkadaş kaybetmeyeyim" diye düşünmeyin. Çünkü bisikletinizi çaldırıp da almayı teklif etmeyen insanla zaten arkadaş olmamak daha iyidir.
0
michael_knight
(28.02.24)
@doharkoman
başkalarının olaya yaklaşımını merak ediyorum. eksiduyuru bu gibi durumlar için uygun bir yer. biraz sakin olmanızı öneriyorum :)
0
🌸parcaliham
(28.02.24)
1. seçenek.
Ama şu kadar ver.. diyerek değil de ortalama değerine göre birlikte bir meblağ belirleyiniz.
kaybolanın benzeri veya size de lazım başka eşyayla tazmin teklif ederse onu da düşünün.

Ayrıca sadece sizin değil onun da araması, telaşlanması, merak etmesi lazım. Üzülmesi, özür dilemesi olayı kapatmıyor. Tazmin etmesi gerekiyor.

Aranızda başkaları gibi olmayan bir güven hissi ve güvene dayalı hukukunuz varsa olayı boş verebilirsin.
Ama buraya yazdığına göre o kadar bir yakınlığınız da yok.

Dediği gibi en son bıraktığı yeri gören güvenlik kameraları da varsa bakınız.
0
diyecevaplandı
(28.02.24)
Ben ikinci seçeneği seçerdim, ama doğrusu birinci. Ağlamayana meme yok.
0
auroraaurora
(28.02.24)
3 kesinlikle değil. ben olsam 2 ile de oyalanmam. “acilen yeni bisiklet almam lazım, eski bisikletin muadili bir şey alıcam, şu kadar” diyin ya da yazın. aptal ya da aşırı umursamaz değilse anlar zaten. yüzde yüz kabahatli, sizi dinlemeyip kolayına nasıl geliyorsa öyle davranmış ve bisikleti göz göre göre çaldırmış. bunun bedelini ödemesi gerekiyor.

ben bir arkadaşımın, hatta yakın bile olmadığım bir arkadaşımın maddi zarar görmesine doğrudan sebep olsam hemen o an zararı karşılamayı teklif ederim, yoksa vicdan azabından uyuyamam. insanlardaki bu rahatlığı gerçekten anlamıyorum.
0
sir gawain
(28.02.24)
yurtdisinda yasadiginiz icin yaziyorum, eger ev sigortaniz varsa, ev sigortasi karsiliyor bazi durumlarda, ona da bakmanizi oneririm.
0
kassiopeia
(28.02.24)
yakınlığı göre değişir bende bu.
yakın bir arkadaşımsa, eğer ben böyle bir şeye sebep olmuşsam para muhabbetine girmem, belli bir süre sonra, bir yemek, etkinlik, tatil vs ısmarlarım. benzer şekilde benim başıma geldiği zaman da yakınımdan para almam, benzer bir jesti onlar yapar.

eğer samimi olmadığım biriyse, mağduriyeti gidermek için hiçbir şey yapmıyorsa, kendisi direkt bir teklifte bulunmuyorsa düzgün bi dille söylerdim herhalde, nabıcaz diye.
0
bcdhms
(29.02.24)
(6)

antibiyotik kullanımı sonrası huzursuz bağırsak sendromu

kaleciyle karşı karşıya
selamlar. önce farenjit için augmentin, sonra dermatit için azitro kullandım. azitro bittikten bir iki gün sonra bağırsaklarımda fazlaca hareket, yarı ishal yarı kabız, şişkinlik başladı. zaten bunun olabileceğini tahmin etmiştim ama bunun için gene doktora gidip gitmeme konusunda kararsızım. bıktım
selamlar. önce farenjit için augmentin, sonra dermatit için azitro kullandım. azitro bittikten bir iki gün sonra bağırsaklarımda fazlaca hareket, yarı ishal yarı kabız, şişkinlik başladı. zaten bunun olabileceğini tahmin etmiştim ama bunun için gene doktora gidip gitmeme konusunda kararsızım. bıktım doktor doktor gezmekten. benzer sorun yaşamış birileri varsa tecrübelerini anlatabilir mi?
0
kaleciyle karşı karşıya
(28.02.24)
valla ben olsam doktora gitmek yerine markete gidip marul soğan limon alırım, zeytinyağ ve tuz zaten evde vardır, bunları kullanarak salata yapıp öğlen vakti fırından sıcak alınmış normal glutenli ekmeği banarak yerim, üzerine de şöyle doya doya da 600ml kadar su içerim. bunu günde 1 ya da 2 kez yaparsan kabız olman mümkün değil, ama kıvam hala cıvıksa artık bulmak çok zor ama migroslarda oluyor tamek şeftali suyu.

edit: dimes de olur.
0
gece abisi
(28.02.24)
Ben antibiyotik kullanırken reflor alıyorum. Sonradan işe yarar mı bilmem.
Probiyotik hapları da deneyebilirsiniz.
0
auroraaurora
(28.02.24)
reflor +1
antibiotiklerin ishal yapma olasılığı var, aynı şekilde dokunmuştu antibiotik, doktor reflor vermişti.
0
eja
(28.02.24)
ibs stresle alakalı diye biliyorum. böyle tıp dünyası tarafından hala gizemini koruyan bi hastalığı antibiyotikle ilişkilendirmen ve doktor doktor geziyor olmanı yanyana koyunca aşırı evhamlı, endişeli olduğunu ve dertlerinin stresle alakalı olduğunu düşünüyorum. zira stres o kadar şeyle alakalı ki..
0
buenosdias
(28.02.24)
probiyotik kullanın. kefir filan da tüketebilirsiniz.
0
elorelia
(28.02.24)
hocam doktor doktor gezmekten kastım sürekli bir araz çıkması. ibs ile ilgili değil. onun için de gitmeyeyim diyorum sadece. reflor deneyeyim.
0
🌸kaleciyle karşı karşıya
(28.02.24)
(2)

Saç Dökülmesi - Doktor Önerisi

auroraaurora
Merhaba, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi için tavsiye edebileceğiniz dermatolog var mı?
Merhaba, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi için tavsiye edebileceğiniz dermatolog var mı?
0
auroraaurora
(13.02.24)
Geçmiş olsun. Konuyu çok bidiğimden değil ama bir Endokrinoloji uzmanına mı görünseniz diye fikir yürüttüm.

Yanında cinsel isteksizlik, sivilce sorunları falan da varsa özellikle endokrinoloji derim.
0
Mirket
(13.02.24)
Mirket hormon ve bilimum kan değerlerim normal. Genetik faktörler iş başında.
0
🌸auroraaurora
(14.02.24)
(7)

Tercih edilmemiş yalnızlık

dedeminhirkasi
Merhaba,Bugün Engin Günayadin in bir röportajına denk geldim. Covid döneminde uygulanan karantinalar ve sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili şöyle diyordu “Meğerse ben covidden önce de karantina hayatı yaşıyormuşum” minvalde bir cümlesi oldu. Bende de uzun suredir böyle bir durum var. Fakat benimki terc
Merhaba,
Bugün Engin Günayadin in bir röportajına denk geldim. Covid döneminde uygulanan karantinalar ve sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili şöyle diyordu “Meğerse ben covidden önce de karantina hayatı yaşıyormuşum” minvalde bir cümlesi oldu.

Bende de uzun suredir böyle bir durum var. Fakat benimki tercih edilen bir yalnızlık değil. 7 -8 yıla yakındır çevremde dost diyeceğim kişiyi bırakın yakın arkadaş bile yok. Kan ihtiyacım oldu. Kan için arayacağım arkadaşım bile kalmamış, iş arkadaşları haricinde. Onlara da arkadaş gözüyle bakmıyorum. O zaman kafama dank etti ne durumda olduğum.
Belki ben de var bir sorun. Olabilir…
Bu durumdan rahatsız değilim. Arkadaş edinmek için artık çok geç fakat zamanında da bu durum için pek çaba sarf etmedim. Yalnız başıma konsere, sinemaya gitmeye, alışveriş yapmaya daha yatkın oldum hep. Çünkü bu durum hoşuma gidiyordu. Hal böyle olunca da yalnız bi adam olup çıktım.

Ama insan bir süre sonra istiyor bi eş dost muhabbeti, akşamları buluşup dert neşe bi seyler paylaşmak. Bir de şunu fark ettim. Bazen aile dışında o kadar kimseyle konuşmuyorum ki yani nasıl anlatım, konuşmayı bile unuttum derler ya aynen öyle, insanlara meramımı bazen anlatamıyorum, kelimeler gelmiyor aklıma,dilim dönmüyor. Ulan sen ne salak adamsın iki kelime lafı bir araya getiremiyorsun diyorum. Asosyal bir adam değilim. Tanımadığım insanlarla çok güzel sıcak kanlı bi profille iletişim kuruyorum fakat onlarla bir mesaim, arkadaşlığım olmaya başladığı anda ben ister istemez eskisi gibi neşeli can atar şekilde sohbeti kesiyor soru sormazlarsa muhabbete dahil olmuyorum ve böyle böyle kopup gidiyor ilişkiler. Bu durumu normal karşıladınız mı peki siz? Var mı bu hal içinde olan?
0
dedeminhirkasi
(11.02.24)
Benim durumum soyle olmustu. Liseden samimi oldyklarim uzaklastilar. Unidekiler de yurtdisina gitti. Odtu kuluplerine katilmaya calisiyorum yeni yeni
0
lapaz
(11.02.24)
Ben yazdım sandım. Durumdan memnuniyetsiz sayılmam ben de. Arkadaşlarım başka şehirlerde, buluştuğumuzda kaldığımız yerden devam ediyoruz ama uzakken uzak. Ama dediğin gibi arkadaş/dost edinmek zor bu yaştan sonra benim için. Keşke şöyle iş çıkışı bir pubda buluşup sosyalleşebileceğim bir ortam olsaydı diyorum ben de ara sıra. Çok uzatmadan, sığ ilişkiler, ne bileyim günlük konulardan, borsadan, müzikten, kitaptan filan bahsedip herkesin yine kendi hayatlarına döndüğü bir ortam olsa yok demezdim. Ama ne öyle bir pub var ne de öyle birileri. Varsa da bende yok işte. Seni çok iyi anlıyorum. Yalnızsın ama yalnız değilsin :)
0
Godless
(11.02.24)
Benzer yönlerimiz var.
Bir yaştan sonra yakın tanıdıklar da dahil çevremizin maddiyat konusunda aşırıya kaçan tavır ve hırsları onlardan uzak kalmama en büyük sebeplerden biri.
Hayata sanki sadece para için gelinmiş gibi bir düşünceyle yaşı 60 - 70'e varan insanlar ve aynı kafayla yetiştirdikleri çocukları..

Doğrusu, bu gibilerin ilgi alanları, aradıkları bizde olmadığı için onlar da bizlerden uzak kalmayı yeğliyor olmalılar.
Bir yere ziyarete gidildiğinde ya da dışarıdan ziyarete gelenler olduğunda konuşmalar her an maddiyat etrafında dönüp dolaşıyor.

İş ortamı da işle sınırlı kalıyor çoğu zaman.
Alış veriş,düğün,sinema gibi sosyal şeylere de oldukça uzağım.
Ömrümde sinemaya gitmedim, sinemaya yatkınlığım da yok arşivimde.
Ama dram ve insan psikolojisini yansıtan filmlerdeki bazı diyaloglar için izleyebilirim.

Çevremizdekilerin ortalaması kadar olduğumuz.. sözü ,
- neden daha kaliteli bir çevreye sahip olamadığımız? hususunu akla getiriyor ve rahatsız vefen bir etki taşıyor.
Kalite eksikliğini de az çok youtubedaki bazı yorumcularla ve kanallarla telafi ediyoruz neyseki

Geçenlerde kendi yalnızlığım hususunda aklıma gelen artı yönler ise,
gereksiz para harcamama,
dedikodu yapmama,
daha iyi şeyler yapma hususunda planlama,
kitaplara,pdflere yakın olma vs.
bunlar da pollyanna avuntusu değil yaşanan gerçekler.

Kendi normalimizin bir kısmı bunlar.
Yeni bir akım trend ne çıktıysa artık bunun için sürü gibi o yöne sorgulamadan gidenlerden uzak durmak lazım. bize verebilecekleri kendi acı tevrübelerinden başka verebilecekleri çok bir şey yok
0
diyecevaplandı
(11.02.24)
Benim uniye kadar çok arkadaşım vardı, uniden sonra koptuk hicbiriyle görüşmüyorum daha doğrusu ben aramayı bırakınca arkadaşlığımızin tek taraflı olduğunu gördüm.

Ünide çoğunlukla yalnızdım gerektiğinde sosyalleşebiliyordum,ama yalnız basima olmak koymuyordu.

Ne zaman uniden mezun oldum o zaman dank etti, etrafımda gerçekten dostum, yol arkadasim yokmuş. Çalışma hayatında edindiğim arkadaşları özel hayatıma almadım, bazı şeyler de bu konuda haklı olduğumu gösterdi.

Ben de her türlü aktiviteyi tek başıma yapıyorum, ya aslında işten sonra bir şey yapmaya çok da vaktim kalmıyor. O yüzden mutlak bir yoksunluk yaşamıyorum belki ama iş olmasaydı delirirdim herhalde. Yaş aldıkça yalnız olmak daha çok koymaya başladı, kafama takar oldum

Işin en kötü kismi, halı hazirdaki arkadaşlarim saçmalamaya başladı onları da birer birer çıkarmaya başladım listeden. Ne olacak bilmiyorum, ben de yeni arkadaş edinemiyorum pek. Işten tanıdıklarımi saymazsam 5 yılda 4 kişiyle sıfırdan arkadaş oldum paylaşımlar yapıyorum, biri zaten yurtdisina gitti. Ikisiyle aslında aynı kafada olmadığımızı görüyorum onlarla bı noktada tamamen kopacagiz.

Tamamen ümitsiz değilim açığım yeni insanlarla tanışmaya ama yalnızliga alıştıkça tahammülüm çok azaldı, istiyorum ama enerjim yok, bı hata yaptıkları zaman göz ardı edemiyorum. Keşke zamanında karşıma düzgün insanlar ciksaymis.
0
sanguine
(11.02.24)
Benim de öyle çok yakın arkadaşım olmadı gibi bir şey. Senede birkaç sefer yüz yüze görüştüğüm üç arkadaşım kaldı.

Dördüncü kişi ise başka bir şehirde.

Kimsenin en sevdiği, dostu olmadım. Bunu fark ettiğimde biraz üzülmüştüm ama dedim hayatım devam ediyor.

Üniversiteye başladığımda sosyal bir üniversite hayatı bekledim ama arkadaşlarla birkaç kişi erkek grubu olarak kampüste mal mal durduk öyle. Diyordum sinema filan diye ama dediğim kaldı hep.

Sinemaya kendim gittim hep üniversite öğrencisiyken. Tek kişilik bilet istediğimde sesim çıkmıyordu, çıktığında da titriyordu.

Tek başıma sinemaya gitmek, tek başıma olabilme yetisi kazandırdı.

Bugün kendi başıma kalkıp yurtdışına gidebiliyorum çok şükür.

Bir arkadaş grubum olmasını isterdim ama ne yapalım hayat devam ediyor.
0
put it in your appropriate place
(12.02.24)
Ben yazdım sandım +1
Zaman içinde benim iletişimi kestiğim, benimle iletişimi kesen yakın arkadaşlarım oldu.
Bir kitap kulübüm var ayda bir bir şeyler içip sohbet ettiğimiz bir de trekking grubu. Hayatıma birini almakta zorlanıyorum. Hem yenen kazıkların etkisi var bunda hem de benim mizacımın.
0
auroraaurora
(12.02.24)
Ya İnsanlara karşı güven sorunun vardır ya da kendinle ilgili kabul sorunların. Eğitim alarak aşabilirsin sosyallik kısmını.
Yalnızlığın tek kötü yanı vardır sevgisiz kalmak. İki yönlü bir bağı olan bu duygunun eksikliği fark edilebilenden çok daha fazla can acıtır aslında. İçindeki sevgiyi aktaramazsın, aradığın şefkatli sevgiden eksik kalırsın. Hayatına arkadaş veya dosttan önce bir sevgili almalısın diye düşünüyorum. Sevgili seçimlerinde hayal kırıklıkları yasadiysan da yine bu konuda eğitim alarak duygusal güvenliğini sağlama alıp, ihtiyaçlarına göre seçim yapmayı öğrenebilirsin. Ayrıntı istersen dm at açıklayayım
0
hasmetizm 2046
(12.02.24)
(4)

Bayramda yani nisan başında bodruma gitmek

condom kurşunu
Denize girilir mi acaba? Güneşlenemeyiz herhalde ama denize de mi girilmez ki?
Denize girilir mi acaba? Güneşlenemeyiz herhalde ama denize de mi girilmez ki?
0
condom kurşunu
(11.02.24)
Kişiden kişiye değişir, ama Bodrum’un denizinde Ağustos’ta bile üşüyorum ben.
0
auroraaurora
(12.02.24)
Donarsin
0
halk
(12.02.24)
nisan başı baya üşütür. 2-3 sene önce 24-25 nisan gibi gitmiştim o taraflara, denizde 5 dk kalınmıyordu.
0
oldtimer
(12.02.24)
Bodrum da yaz kış oturan biri olarak neredeyse 9-10 ay denize giriyoruz biz. Hatta aralıkta ocakta bile aşırı sıcak günlerde denize girenler oluyor.

Bodrum merkez-Bitez tarafı (güney), Yalıkavak, Gümüşlük (kuzey) e göre 3-4 derece daha sıcak oluyor. Yalıkavak ta üşürsen bi gidiyosun Bodrum da denize giriyor insanlar, kısa kolluyla dolaşıyorlar falan.

Ha kaç derecelik bir hafta olacağı da önemli, bikaç senedir Ramazan bayramları soğuğa denk gelmişti, gelen komşular evlerinden çıkamadılar mesela.
Yani biraz şans ama bence gelinebilirdi dediğim gibi güneyde bi otele
0
su olsam ates olsam
(12.02.24)
(6)

İngilizce Telaffuz Kursu

auroraaurora
İstanbul’da sadece telaffuz ve aksan törpülemeye yönelik kurs yok sanırım. Londra merkezli bir okulun online kursunu buldum. 15 saat 20.000 TL. Kendi kendime iyileştirmeye çalıştım, ama olmadı. İş hayatında sık olmasa da İngilizce konuşuyorum. Anlaşmakta zorlanmıyorum, fakat daha iyisi neden olmasın
İstanbul’da sadece telaffuz ve aksan törpülemeye yönelik kurs yok sanırım. Londra merkezli bir okulun online kursunu buldum. 15 saat 20.000 TL. Kendi kendime iyileştirmeye çalıştım, ama olmadı. İş hayatında sık olmasa da İngilizce konuşuyorum. Anlaşmakta zorlanmıyorum, fakat daha iyisi neden olmasın deyip paraya kıysam mı?
0
auroraaurora
(07.02.24)
Elsa speak isimli ai destekli bir telaffuz ve tonlama uygulaması var. Denediniz mi bence başarılı.
0
herp
(07.02.24)
Denedim. Yerleşmiş hataları akıcı konuşmada düzeltemiyorum.
0
🌸auroraaurora
(07.02.24)
aksan işi biraz yetenek bence
0
deranzo1
(07.02.24)
Merhaba, belirli bir seviyedeyseniz akademik seviyede üniversitede ilgili bölümlerde "Dinleme ve Sesletim" dersi oluyor. Bu derste teknik açıdan bir dilin sesle ilgili tüm detaylarını öğreniyor, mantığını kavrıyorsunuz.

Bunları öğrenip ek olarak telaffuz pratiği yaparsanız mutlaka gelişirsiniz. Ama yine de belirtmem gerekir ki önemli olan anlaşılır bir konuşmanızın olması, aksan her millete özel bir izdir, kaygılanmanıza hiç gerek yok. Yine de bu konuda bilgili olmak ve pratik yaparak gelişmek istiyorsanız tabii ki yapabilirsiniz.

İngilizce öğretmenliği lisans ve yüksek lisans mezunu olarak fikrim bu şekilde. Daha fazla bilgi isterseniz mesaj gönderebilirsiniz :)
0
dejame
(07.02.24)
Butik ingilzice adında leventte bir firma var. oradaki amerikalı hoca ile özel ders almanı öneririm.

boutique english

firma parayı ödediği için ortak bir yere karar vermek zorunda kaldıgımız için başka yere gitmek zorunda kalıyorum
0
liberal
(07.02.24)
liberal, derdim konuşmak değil aslında. Akıcı konuşmada zinhar bazı sesleri telaffuz edemiyorum. "Th," "w" gibi. Bazen "v"yi "w" gibi telaffuz ediyorum vs. Kendi kendime çözemediğim için bir uzmanla çalışmak istiyorum. Mesele bu. :)
dejame, evet aradığım tam olarak böyle bir şey. Aksanı kafaya takmıyorum aslında, ama o da törpülense fena olmaz sanki.
Online derse kaydoldum, kısfmet.
0
🌸auroraaurora
(07.02.24)
(13)

Din etkisi az olan yaşam yeri

dakota
Merhaba. Türkiye’de dinin hiç olmadığı hiç yaşanmadığı yer yoktur elbette ama en az yaşanan etkisinin yok denecek kadar az olduğu sakin ilçe veya belde var mı ? Lisans ve lisans üstü eğitimli kişilerin de fazla olduğu. Şöyle Karadenizliler’in falan olmadığı bir yer
Merhaba. Türkiye’de dinin hiç olmadığı hiç yaşanmadığı yer yoktur elbette ama en az yaşanan etkisinin yok denecek kadar az olduğu sakin ilçe veya belde var mı ? Lisans ve lisans üstü eğitimli kişilerin de fazla olduğu. Şöyle Karadenizliler’in falan olmadığı bir yer
0
dakota
(05.02.24)
Kadıköy ve Beşiktaş'ın bazı semtleri ve belki İzmir'de birkaç semt hariç hariç pek mümkün değil bu durum. Maalesef bunlar da sakinlik kriterini karşılayamıyorlar doğal olarak.
0
chaos moleculaire
(05.02.24)
muğla köylerinde pek din olmuyor. yaşlıları doğu-iç anadolu yaşlıları gibi din din diyerek delirmemişler.
0
ferenc
(05.02.24)
mersin.
0
atacaksinfinke
(05.02.24)
Trakya.
0
auroraaurora
(05.02.24)
ismini vermeyeyim öyle bir yerde yaşıyorum ama lisans/yükseklisans düzeyinde olanlar kulağa hoş geliyor ama yerel kendi işinde gücünde pek okumamış halktan daha beterler bir araya gelince
0
grimavi
(05.02.24)
İstanbul için doğup büyüdüğüm yer Ulus. Yabancı nüfus fazladır ve sakindir. Kafe ve restoranlar tarafından işgal edilmediği için de diğer semtlerden insan çekmez. Türkiye’nin bambaşka bir yüzü var içine doğup büyüdükten ve başka yerlere gittikten sonra gördüklerim moralimi bozmuştu.
0
ruhen hastayim ben
(05.02.24)
alevilerin yoğunlukta yaşadığı yerler. ama genelde doğu anadolu’dalar ve yaşanılacak şehirler değil pek.
0
sir gawain
(05.02.24)
bu konuda izmir denir ama izmir artık göçmen şehri oldu tehlikeli. dinin etkisi ege ilçelerinde az ama lisans lisanüstü zor. yani kuşadası marmaris en yaşanılası olabilir ancak yazın ege eziyet.
0
mikahakkinen
(05.02.24)
10 sene önce sorsaydın, İskenderun derdim. Şu anki halini bilmiyorum.

Şu an için, İzmir'de, Karşıyaka(Anadolu caddesinin sahil tarafı, Alsancak, Bayraklı'nın gökdelenler bölgesi, Bornova'nın merkezi, Konak meydan-Fahrettin Altay arasının İnönü Caddesi'nin sahil tarafında kalan kesimi. Bu son kısmı Çeşme'ye kadar uzatabiliriz.

Antalya'da sahil kesimi ve Rusların yoğun olarak yaşadığı bölgeler

Bodrum, Marmaris

Trakya'nın birçok yeri
0
Mirket
(05.02.24)
Datça veya Urla.
0
alfired
(05.02.24)
Kadıköy ve Beşiktaş'ın bazı yerleri +1 Yani arada aşure dağıtan komşumuz var. Onun dışında kaç yaşına geldim, dinle ilgili herhangi bir varlık ya da dayatma görmedim. Bu arada İstanbul'un herhangi bir yerinde olduğu gibi eve yakın 3 tane cami var. Tek dinli konu o.

Aleviler -1 Alevi diyenleri Okmeydanı'nda görmek isteriz. İnançsızların/Dinsizlerin arasına serpiştirilmiş birkaç alevi ile alevi mahallesi aynı şey değil. Bu arada bu cümle hakaret içermiyor. Ben de öyleyim çünkü.
0
nawar
(05.02.24)
Tunceli’den bahsediyorsunuz.
0
yadigar
(05.02.24)
Ege kıyılarındaki yazlık siteler.

Çok başka kafalar bambaşka hayatlar.
0
makbur
(06.02.24)
(2)

Nisanda bayramda nereye gidilir

condom kurşunu
Tirana bakayım dedim tek gidiş 3600 minimum yuh nereye gidiyorsunuz siz bayramda?
Tirana bakayım dedim tek gidiş 3600 minimum yuh nereye gidiyorsunuz siz bayramda?
0
condom kurşunu
(04.02.24)
Günleri birleştirdim, 10 gün İtalya. Biletleri aralıkta almıştım.
0
ruhen hastayim ben
(04.02.24)
Şarm El Şeyh. Her şey dahil 18.000 TL. Ama ekstralara da para bayılacağım.
0
auroraaurora
(05.02.24)
(3)

Kış oteli arıyorum (ege bölgesi)

tchuck
1 veya 2 gece gidip;yalnızca spa, masaj, sıcak su havuzu falan gibi şeylere gireceğim, 2 gün boyunca sırf uyuyup, masaj yaptırıp, mayışacağım, içkimi içip sızacağım bir otel tatili arıyorum.bu tür otellerin konsepti genelde muhafazakar olduğu için, bana pek gelmiyor. bir çoğunda çoluk çocuk, veya iç
1 veya 2 gece gidip;

yalnızca spa, masaj, sıcak su havuzu falan gibi şeylere gireceğim, 2 gün boyunca sırf uyuyup, masaj yaptırıp, mayışacağım, içkimi içip sızacağım bir otel tatili arıyorum.

bu tür otellerin konsepti genelde muhafazakar olduğu için, bana pek gelmiyor. bir çoğunda çoluk çocuk, veya içkisiz vs. vs. oluyor ve kitle de benim isteğime pek uymuyor.

bana önereceğiniz yerler var mıdır?

mesela; manici kasrı bir spa oteli olsaydı tam aradığım yer orası olurdu. sabah kalk doğada bi tur at, kahvaltını yap, ordan spaya gir 3 saat vur kafayı uyu. sonra içeceğini al, açık hava sıcak su havuzunda şarabını içip biraz da orda sız, bi tur daha masaj yaptır günü bitir.

ama bakıtğımda bu konseptte yer pek göremedim.
0
tchuck
(04.02.24)
Cocos The Club Solto

Benim deneyimledigim kadarıyla aradıgınız her şey var. İsterseniz bir de siz arayın sorun. Çok kaliteli mekandıdr
0
limonlu eksi
(04.02.24)
doğa termal denizli

kaya termal izmir

afyon merkez termalleri iyidir.
0
mikahakkinen
(05.02.24)
Otelden çıkmayacaksınız anladığım kadarıyla. İstanbul içi düşünmez misiniz? Elite World Küçükyalı veya Radisson Blu Tuzla olabilir.
0
auroraaurora
(05.02.24)
(10)

Köpek Sahiplenme Hk.

auroraaurora
Çok istiyorum, ama şartları ve huyu suyu aşağıdaki gibi olan biri sahiplenmeli mi?- Evde 10 yaşında iki kedim var.- Sabah 06:15'te evden çıkıp 18:15'te eve dönüyorum.- Uykuyu severim ve pek enerjik bir insan değilim. Hafta sonları dışında köpeğe gösterebileceğim ilgi ve ayırabileceğim zaman çok kısı
Çok istiyorum, ama şartları ve huyu suyu aşağıdaki gibi olan biri sahiplenmeli mi?

- Evde 10 yaşında iki kedim var.
- Sabah 06:15'te evden çıkıp 18:15'te eve dönüyorum.
- Uykuyu severim ve pek enerjik bir insan değilim. Hafta sonları dışında köpeğe gösterebileceğim ilgi ve ayırabileceğim zaman çok kısıtlı olacak.
- Ola ki sahiplenmeye karar verdim. Kedilerle uyumlu, orta yaşlı ve/ya engelli bir köpek arayışına gireceğim.

Ne dersiniz?
0
auroraaurora
(19.01.24)
Yani bir köpeğin barinakta kalmasindansa sizde kalmasi daha iyi. Özellikle yaşlı, enerjik olmayan bir köpek alırsanız olabilir.
Ama evinize iseyecek o kesin. Insan bilr 12 saat cisini tutamazken köpek nasıl tutacak.

Bir de yaşı fazla alirsaniz veterinere harcayacak paranız da olmalı.

Ama gidip border collie almayın yani. Enerjisi düşük ve yaşlı bir köpek olabilir.
0
logisticsmanager
(19.01.24)
Köpekler yapı itibariyle evde yaşamaya programlanmış canlılar değil. Oyuncak köpek denilen, ufak tefek olanlar bir miktar ev ortamına adapte olmuşlar, onun dışında kalanlar çok küçükten alınıp eğitilerek eve alıştırılmış köpekler olabilir. Ancak hepsinin gürültü patırtı çıkaracak hareketlilik, bazılarında zaman zaman bazılarında sıklıkla havlama, Husky'lerde uluma sorunları hep var.
Ve bu arkadaşlar yaradılışları gereği yaşadıkları yerlere abdest bozmamakta bu yüzden de her gün aynı saatte bina dışına çıkarılmaları gerekmekte. Bu esnada da biraz koşayım, oynayayım derdinde olurlar.
3-4 yaşında bir çocuk kadar da ilgi muhtacıdırlar.
Kediler gibi ilişme bana, takılayım kendi kendime canlıları değildir.
Eğitimleri 1 yaşına kadar olursa bir işe yarar. Sonrasında öğrenme güçlüğü yaşarlar. Küt burunlu cinslerinde ve de cins olmayan köpeklerde öğrenme güçlüğü zaten hep vardır.
Çok iyi eğitilmiş bir cins (oyuncak köpek ırkı veya golden)köpek alacaksan her gün aynı saatte bir yarım saat gezdiririm diyorsan olur da, onun dışında başta köpeğe ve komşulara, sonra sana yazık.
0
Mirket
(19.01.24)
Ben tekrar diyorum;
Türkiye'de ciddi bir köpek sorunu var ve bir köpeğin sokakta ya da dandik barınaklarda yasamasindansa evde olmasi daha iyi.

Köpekler evcilleseli bilmem kaç yıl oldu. Dışarıda olmayi, hareket etmeyi sevmeyen bir sürü köpek var ve bunlara özel tür de var.

Sizin yapmaniz gereken kesinlikle kediler ile anlasabilen (normalde Fransa'da deneme falan yapiliyor barinaklarda) ve özellikle enerjisi düşük köpek almak. Ki bu da genelde yaşlı köpek olur. Ben buralarda da görüyorum yani tek isteği koltukta yatsın uyusun olan köpekler. Köpekleri tek bir genellemeye sokmak yanlış.

Kısacası 2 yaşında border collie almayacağınıza göre yaşı almis, tür olarak iş köpeği olmayan, kedilerle anlaştığı deneyle görülmüş bir köpek alirsaniz sorun olmaz.

Tek sorun çiş. 12 saat gercekten çok fazla. Bu arada köpekler kendi yasadiklari yeree çok rahat yapabilirler eğitim ile. Ama yaşı gelmiş köpeğe de bu eğitim verilmez misal, zor yani.

O yüzden çiş vs ugrasamam derseniz almayin.
0
logisticsmanager
(19.01.24)
Mirket, hocam Husky falan ne yaptın :) İlk defa köpek bakacağım, o toplara girmem.
Manager, pede alışkın bir kuçu var ama genç ve hareketli. Takip edeyim, bakalım.
0
🌸auroraaurora
(19.01.24)
@auro; genç ve hareketli demek yalnız kalınca sorun çıkarma(seperations anxiety bakarsiniz) olayına yatkın olmak demek.
Ben sansliyim çünkü köpeğimin bazi sorunlari olsa da en rahat olduğu konu yalnız kalmak. 7-8 saat banamisin demez. Ama 10 dakika yalniz kalamayan köpekler var. Harbiden hayal edilemeyecek kadar kötü.

Bu sebepten genç ve enerjik kesinlikle almamalisiniz. Sizin hayata uygun değil.
0
logisticsmanager
(19.01.24)
kedilerle uyum saglayabilecegini onceden bilemezsin. kopek uysal olsa bile senin kediler anlasamayabilir. "sabah 06:15'te evden çıkıp 18:15'te eve dönüyorum" kismi da buyuk sikinti.
0
hot potato
(19.01.24)
yaşlı köpek denmiş ama şöyle bi durum var. yaşlı köpekler yaşları sebebiyle tuvaletlerini tutamıyorlar genelde. iki köpeğim de böyle. küçük olanı bezliyorum, büyüğe uyan bez de yok. çiş hassasiyetiniz varsa bunu da düşünün. bir de hem enerjiniz düşük hem de ilgi gösteremem diyorsunuz o zaman neden özellikle köpek istiyorsunuz?
0
pide
(19.01.24)
genç kediler bir nebze bu durumu kaldıra bilir ama yaşlı kedileri köpeğe alıştırmak zordur. zaten yaşamının son dönemine girmiş kedilere yazık.
köpek kedilerden daha çok ilgi, alaka, oyun isteyen canlılar. sabahtan akşama kadar evde bırakmak hem köpeğe hemde kedilere eziyet olur.
her gün iki defa dışarı tuvalete çıkarmayı saymıyorum bile.
0
my fault
(19.01.24)
Sizin profilinize köpek uygun değil. Gelin bu sevdadan vazgeçin.
0
pispinti
(19.01.24)
sabahları köpeğinizi yürütmeniz ve çiş kaka düzenini oturtmanız gerekiyor. evden 06:15te çıkıyorsanız sabah 4-5 gibi hayvanı çıkarıp dolaşmanız, onunla oynamanız, çişini kakasını yaptırmanız gerek. sonra eve koyup işe gidersiniz. ayrıca köpekler kedilere göre daha fazla masraf çıkaran bünyelere sahip. her türlü maddi sorumluluğuna yetişebileceğinizden emin olmalısınız. haftaiçi bütün gün yalnız kalacağı ve sizi bekleyeceği için (kediler sizin yerinizi tutmaz) haftasonları da arkadaşlarla gezme tozma cafelerde sürtme işini geri plana atıp önceliğinizi köpekle birebir vakit olarak belirlemelisiniz. çok görüyorum, millet cafeye gidip arkadaşlarıyla laklak yapıyor 5 saat hayvanı masaya bağlayıp suratına bile bakmıyor. hayvan gözlerinin içine bakıyor hadi gidelim artık diye üzüntüden geberiyor millet çekmiş gözlüğü goygoy bira sigara yapıyor. böyle bir köpek sahibi olmayın. köpek sahibi olmayın demiyorum, mutlaka olun. çok büyük iyilik yaparsınız. ama böyle bir sahip olmayın. hayvan sizin esiriniz değil kardeşiniz gibi olmalı.
0
drunken sailor
(20.01.24)
(5)

Hangi çanta?

sacrilegious
Merhaba,Sırt çantası arıyorum kararsız kaldım. Yüksek lisans derslerime ve bazen işe giderken kullanmak istiyorum. (32yaş, kadın). Avrupa’da yaşıyorum. Herkes sırt çantası kullanıyor. Pratik olsa gerek diye düşündüm. İçine 13” laptop ve termos, sığsa yeterli. Bir de telefon kartlık gözü kolay ulaşıl
Merhaba,
Sırt çantası arıyorum kararsız kaldım. Yüksek lisans derslerime ve bazen işe giderken kullanmak istiyorum. (32yaş, kadın). Avrupa’da yaşıyorum. Herkes sırt çantası kullanıyor. Pratik olsa gerek diye düşündüm. İçine 13” laptop ve termos, sığsa yeterli. Bir de telefon kartlık gözü kolay ulaşılabilir olmalı ve liseli çantası gibi olmamalı. Sizce aşağıdakilerden hangisi?

www.boyner.com.tr
2- www.stradivarius.com
3- derimod.com.tr (omuz çantası ama bu da hoşuma gitti)
4- www.yargici.com
5- ty.gl
6- ty.gl
7- ty.gl

2500tl ye kadar farklı önerilere de açığım.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(10.01.24)
şu tarz bir şey olmalı, rahatlık açısından biraz daha sırt çantasına benzemeli ve avrupada yaşayıp içinde laptop, iş evrakı vs taşıyacaksan, suyu emecek bir malzeme olmamalı

www.mrporter.com

www.mrporter.com
0
freebird5406_2
(10.01.24)
yargıcı olan fena değil, küçük değilse belki o olabilir. dayanıklılığını bilemedim (mesela yağmur yedi mi ne olur gibi) ama fena gözükmüyor.

fabrika olanın yorumlarından anladığım kadarıyla kalitesi kötü, öyle kağıt gibi, kazık gibi çantalar çok iyi olmuyor. stradivarius'unki fena değil ama ne kadar dayanıklı olur tartışmalı. omuz çantası aradığınızı karşılamaz. trendyol'daki yargıcı olan açma kapama kullanımı sanki rahat gözükmüyor. mavi'ninki liseli çantası gibi. tredyol'daki derimod bana tip olarak kötü göründü.

ek bir öneri olarak kaft bırakabilirim:
www.kaft.com

bi zamanlar fazla modaydı ama bence fjallraven kanken'ler hala güzel, onlar olabilir. ya da başka fjallraven modelleri olabilir, kanken biraz liseli çantası gibi.

şu markanın bir çantasını bir yakınıma hediye etiğimden biliyorum, kalitesi düzgündü, sağlam da bir malzemesi var, bu modeli de güzel göründü gözüme:
www.hepsiburada.com
bu marka veya türevlerine bakabilirsiniz belki.
0
nimberjack
(10.01.24)
Yargicilar guzel.
0
ala09
(10.01.24)
Şunu aldım ben, memnunum.
www.amazon.com.tr
0
auroraaurora
(10.01.24)
1 ve 7 yi beğendim
0
meraklitursucu
(10.01.24)
(2)

Hava temizleme makineleri arasındaki fark nedir?

mikahakkinen
Dyson 25 bin tl bandındayken xiaomi 8 9 bin tl bandında fark nedir?Malzeme kalitesi mi?
Dyson 25 bin tl bandındayken xiaomi 8 9 bin tl bandında fark nedir?

Malzeme kalitesi mi?
0
mikahakkinen
(08.01.24)
dyson'ın fiyat farkının sebebi : tasarım + arge + marka. bir de çoğunlukla bir kaç cihazı bir araya getiriyor. hava temizleyici + nemlendirici vs gibi.

daikin'e bakmanızı öneririm. filtre değiştirme derdi yok, nemlendirici vs de var. kaliteli ancak tasarım yok :D
0
elvan abeyiylegezse
(08.01.24)
Ben soğutucu olarak da kullanılabildiği için Philips aldım. 18 küsurdu sanırım birkaç ay önce.
Soğutma özelliği istemeseydim Xiaomi düşünürdüm. Annemler kullanıyor, gayet memnunlar.
0
auroraaurora
(09.01.24)
(15)

Baş Ağrısı ne sıklılıkta yaşarsınız?

magni
Geçenlerde bir arkadaşım "Benim hiç başım ağrımaz, en son ne zaman başımın ağrıdığını hatırlamıyorum bile" deyince aşırı imrendim, meğer böyle şanslı insanlar da varmış dedim. Zira benim sık sık can sıkıcı baş ağrılarım oluyor. Hayatımda stres unsuru eksik olmadığı için öyle de şahane bir tetkileyic
Geçenlerde bir arkadaşım "Benim hiç başım ağrımaz, en son ne zaman başımın ağrıdığını hatırlamıyorum bile" deyince aşırı imrendim, meğer böyle şanslı insanlar da varmış dedim. Zira benim sık sık can sıkıcı baş ağrılarım oluyor. Hayatımda stres unsuru eksik olmadığı için öyle de şahane bir tetkileyicim de mevcut tabii.

Peki sizde durumlar nasıl? Ne sıklıkta baş ağrısı yaşarsınız? (Örneğin ayda 1-2 kez gibi)
0
magni
(04.01.24)
aynı arkadaşınız gibiyim, 3 ayda max 1-2.
0
kojonotsuki
(04.01.24)
arkadaşın gibiyim, vurunca çok kötü vuruyor ama kırk yılda bir.
0
penceredengorunenmorbina
(04.01.24)
Benim de başım ağrımaz. Yılda bir belki.
0
ruhen hastayim ben
(04.01.24)
sadece sigarayı fazla kaçırdığım zaman ağrır. onun dışında pek ağrıdığını hatırlamıyorum.
0
mustafakesekci
(04.01.24)
işim gereği ben de sürekli bi stres içerisindeyim ama benim de öyle sık sık başım ağrımaz. en net çok içtikten sonraki gün gün boyu süren baş ağrısı oluyo o kadar.
0
chanandler bong
(04.01.24)
Başım dışında her yerim ağrır. :)
0
auroraaurora
(04.01.24)
Ayda 2-3 migren atağıyla merhaba. Utanmadan bir de 2-3 gün sürüyor her biri.
0
kobuzchu kiz
(04.01.24)
çok çok nadir, 2-3 ayda 1 belki
0
delidiyorum
(04.01.24)
en son migren atağının tamamen geçmesi nerdeyse 7 gün sürdü :(, kocaman kadın gece yatakta oturdum ağladım ağrıdan. çok uzun yıllardır özellikle kış aylarında hava durumu/basınç değişiklikleri nedeniyle sık atak gelebiliyor. vitamin, beslenme vb. dikkat edip hafifletmeye çalışıyorum.

migren ilacı relpax'ın da fiyatı aldı başını gitti, başı ağrımayanlar bu açıdan da şanslı.
0
Phoebe
(04.01.24)
7/24. Başım ağrımıyor dediğim zamanda bile aslında 2/10'luk bir baş ağrısı arkaplanda sürüyor.
0
akhenaten
(04.01.24)
migren var bende. ayda 1 kez gelir. bazen cok kotu olup uyuyup uyaninca da devam ediyor.
0
antikadimag
(04.01.24)
Migren var bende de ayda en az 1 kez gelir+1 özellikle pms döneminde. Onun dışında uzun süreli açlık, ekran süresi ve ağır kokuya maruz kalınca da tetikleniyor.
0
Amaranta ursula
(04.01.24)
Her hafta. Migren. mesela şu anda da var. Sevgiler.
0
invictae
(04.01.24)
3-4 ayda bir.
0
cooperr
(04.01.24)
grip olunca (senede iki uc) veya uyku duzenimi bozarsam
0
sttc
(05.01.24)
(7)

Beyaz yakanin patron, ust yonetici vs gorunce ayaga kalkmasi

tantamount_to_equivalent
Su skeci izlerken dikkatimi cekti, boyle bir duruma hic rastladiniz mi is hayatinda? https://youtu.be/DGAWwEXtx_4?t=36 Daha once kurumsal olmayan patron sirketinde de calistim ama hic rastlamadim ben, cok absurt geldi, komik olsun diye abartmislar degil mi?
Su skeci izlerken dikkatimi cekti, boyle bir duruma hic rastladiniz mi is hayatinda? youtu.be Daha once kurumsal olmayan patron sirketinde de calistim ama hic rastlamadim ben, cok absurt geldi, komik olsun diye abartmislar degil mi?
0
tantamount_to_equivalent
(28.12.23)
hiç rastlamadım, patronun mizacıyla da ilgili olabilir. benim patronla abi-kardeş gibiyiz mesela. çalışanların da çoğu öyle. ama bu konuda takıntısı olan ve çalışanlarca bu takıntısına katlanılan patronlar da illa ki vardır diye düşünüyorum.
0
faberkastelli
(28.12.23)
Benim yöneticim kalkmamı istiyor, ama kalkmıyorum. :) Şoföründen arabasının kapısını açmasını bekleyen bir tip ayrıca. Aslında mütevazı ve egosuz bir insan. Böyle şeylere önem veriyor nedense.
0
auroraaurora
(28.12.23)
Konunun beyaz yaka veya işçi olmasıyla çok ilgisi yok.
Okulda öğrenciler öğretmen karşısında, eve gelen bir misafir olduğunda vs. olduğunda ayağa kalkılır.
Tabi silsile kıdemler arası yakınlık, ortamın etkisi de burada belirleyicidir.

Öyle ki bazen çok değişik bir hal alabiliyor. Sosyal deneymiş:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(28.12.23)
19 yıllık beyaz yakalı olarak hiç kalmadım istenmedi de.
0
delidiyorum
(28.12.23)
ay bizde var sesli gülmüştüm ilk görünce, bir bölümün muhasebesi mali direktörü odaya gelince tüm personel ayağa kalkıyor ama müdürde herkesin ağzına sıçan cinsten.
yarı kurumsal şirketiz yarı kurumsal nasıl oluyorsa
0
eja
(28.12.23)
Nostaljik fotoğraflara bakarken görmüştüm. Bir İstiklal caddesi fotoğrafı, herkes takım elbiseli. 1960lar falan sanırım.
O dönemde bazı kurallar varmış. Birine kapı açmak, yol vermek, görünce kalkmak, oturmadan oturmamak, o başlamadan yemeğe başlamamak. Saygı ifadesiymiş. Büyüğe, yaşlıya, patrona, kadına. Saygı duyulan kişiye ufak tefek hareketlerle gösterme gereği duyulurmuş. Görgü kuralı denirmiş. Eskidenmiş.
0
Mirket
(28.12.23)
Selamlaşmak için ben de ayağa kalkarım. Saygı gösterisi olarak düşünüyorum.
Bu arada bir çok üstüm de beni selamlamak için ayağa kalkabiliyor.
Karşılıklı saygı gibi düşünmek lazım.
0
burfak
(28.12.23)
(3)

3 4 günlük yurtiçi tur önerileri

rebecca
Sömestr tatilinde annemle bikaç günlüğüne tura katılalım dedik. Karadeniz olur, ege olur, kaplıca olur, her öneriye açığım. İnternette cıkanlara bakıyorum ama denenmiş onaylanmıs olursa diye sormak istedim. O yüzden tur şirketi önerisi de gelirse muazzam olurdu.
Sömestr tatilinde annemle bikaç günlüğüne tura katılalım dedik. Karadeniz olur, ege olur, kaplıca olur, her öneriye açığım. İnternette cıkanlara bakıyorum ama denenmiş onaylanmıs olursa diye sormak istedim. O yüzden tur şirketi önerisi de gelirse muazzam olurdu.
0
rebecca
(25.12.23)
Setur’dan şaşmayın derim.
0
auroraaurora
(25.12.23)
Jolly kapadokya turuna gitmiştik guzeldi
0
instant crush
(25.12.23)
anneyle birlikte kesinlikle gap turu öneririrm ama şu anda buz gibidir havalar bilemedim ya.

kapadokya bölgesi de çok güzel orası da olabilir.

biz bütün turlarda ssc tur kullandık. genel olarak memnunuz ama iş tamamen rehberde bitiyor. iyi tur/kötü tur yoktur, iyi rehber/kötü rehber vardır. kesinlikle buna emin oldum.

ben şimdi ssc tavsiye ederim rehber öküzün biri çıkar sonra dersin ki ssc çok kötüymüş. vs. şans işi yani.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.12.23)
(4)

Ev tipi lazer cihazları

damladamla
1) çok memnun olan yorumlar okudum. Sizin memnuniyetiniz nedir?2) tüyleri azaltıyor diyorlar ama peki bu tüyleri azaltıyorsa koskoca lazer epilasyon merkezleri neden var?3) lazer epilasyon bile zararlı deniyor. E bu cihazlar daha mı zararlıdır?4) kullanmam diyen varsa neden kullanmam diyor?
1) çok memnun olan yorumlar okudum. Sizin memnuniyetiniz nedir?
2) tüyleri azaltıyor diyorlar ama peki bu tüyleri azaltıyorsa koskoca lazer epilasyon merkezleri neden var?
3) lazer epilasyon bile zararlı deniyor. E bu cihazlar daha mı zararlıdır?
4) kullanmam diyen varsa neden kullanmam diyor?
0
damladamla
(21.12.23)
Merkezlerdeki kadar etkili değil. Hızlı sonuç alamıyorsunuz.
En büyük avantajı istediğiniz zaman kullanabiliyorsunuz. Randevu derdi yok, tüm bölgenin çıkmasını beklemeye gerek yok.
0
auroraaurora
(21.12.23)
klask olarak şunu söylerler; ev tipi cihazlar kıl kökünü uyutur yapmazsan düzenli geri çıkar
merkezlerde kıl kökünü yakar hormonel değişiklik vs gibi değişikler olmazsa bir daha çıkmaz
0
eja
(21.12.23)
Ben kullandım seneler önce. Etkisini de gördüm mesela kollarım ve bacaklarım seyrekleşti. Sonradan tekrar çoğalma vs olmadı.

Güncel fiyat bilmiyorum ama evde uğraşmak, düzenli yapmak vs zor yani değer mi bilemiyorum.
0
elorelia
(21.12.23)
lazer merkezindeki aletlerle bu bir değil ayrıca atım derecesi var epilasyon merkezinde 12-13 yaparlar bu aletler 5 falan oluyodu galiba en fazla. ben ikisini de denedim ev tipi bi işe yaramadı bende ama çok düzenli kullanmadım. en güzeli epliasyon merkezi. zararıyla ilgili bişey duymadım.
0
hobarey
(21.12.23)
(10)

hijyen, tüketim kültürünün bir sonucu mu?

ahm1
bu aslında bazı postmodernistlerin söylemi sanırım ama geçen gün bir programda akademisyen ve yazar vedat ozan'ı dinliyordum ve özetle şöyle dedi: "eski çağlarda sıcak su bulmak çok zordu, dolayısıyla birkaç ayda bir yıkanılıyordu, belki senede bir. kimse yıkanmadığı için de kimse kimseye kötü kokmu
bu aslında bazı postmodernistlerin söylemi sanırım ama geçen gün bir programda akademisyen ve yazar vedat ozan'ı dinliyordum ve özetle şöyle dedi: "eski çağlarda sıcak su bulmak çok zordu, dolayısıyla birkaç ayda bir yıkanılıyordu, belki senede bir. kimse yıkanmadığı için de kimse kimseye kötü kokmuyordu. pis kalalım demiyorum ama saçlardaki yağın orada olmasının da bir sebebi var. şu an hijyen paranoyası yaşıyoruz." vs. diyip tüketim kültürüne bağladı bu kadar fazla temizlik ürünü tüketmemizi.

düşündüm de, tuvaletten çıktıktan sonra elleri yıkamanın illa ki faydası vardır ama 1-2 günde bir duş almanın, saçları yıkamanın da gereği olmayabilir cidden. tabii ki şimdi düşününce "ıyy yağlı yağlı olur mu öyle" diye düşünüyoruz ama bunun pis olduğu bize öğretilen bir şey zaten. çinlilerin yemek kültürünü garipsemekle aynı şey. 300 sene önceki insanların kendilerini pis hissettiklerini hiç sanmıyorum.

bu konuda ne düşünüyorsunuz? araştırmak için kaynaklar var mı?

edit: yazarın kendisi de küçükken sıcak su haftada bir verildiği için haftada bir banyo yapıyormuş. kimse kimseye kötü kokmuyordu ama çok terli biri gelince hala kokusu kötü geliyordu diyor. sanırım ben de ilkokulda haftada bir banyo yapıyordum. sadece bazen saçlarımı hafta ortasında 2. kez yıkıyordum. çocukken terimiz o kadar kötü kokmuyor mu, anlamadım. şu an haftada bir banyo yapmam imkansız.
0
ahm1
(07.12.23)
eskiden saçlarına metro havası ya da egsoz yapışmıyordu
buradan sık yıkanma modasını* reddetmek gibi ahlaki bi tavır çıkmayabilir. ama su zengini de değiliz.
0
lambırcek
(07.12.23)
@lambırcek'e ilave, eskiden yediklerimizde bu denli kimyasal katkı yoktu, bunun da tere ve çabuk kirlenme hissine etkisi var. Bir de kozmetik dünyası "yağlı saç = kirli saç" gibi bir algı yarattı. Oysa sebumun saç derisine faydasını sadece merak eden araştırıp öğreniyor. Koku işin kırmızı çizgisi elbette, vücutta bir noktada koku varsa orada bakteri vardır, kirlenmiştir ve en kısa zamanda temizlenmesi gerekir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.23)
bir şeyin iyisine alışınca "eskiden bunu nasıl yapıyormuşuz ya" dersin. Koku duyusunda, temizlikte vs. her şeyde böyle bence.

Türkiye'de bazı kişilerde hijyen paranoyası var ama genel olarak bakarsak son 100 yılda insan ömrünün uzaması da bu hijyene bağlanıyor mesela.
0
nhk ni youkosu
(07.12.23)
Yani böyle düşününce ayakkbı giymeme akımları da var mesela. Bir video görmüştüm, adam "bana neden ayakkabı giymiyorsun?" diye soruyorlar halbuki ben en güzel ayakkabılara sahibim zaten, yalınayak dolaştığımdan beri kendimi harika hissediyorum falan diyor.

Teknolojinin hangi miktarının doğal olduğuna kim karar veriyor ki? Eskiden diyorsunuz da, eskinin de eskisi her daim var. Bunun sonu yok. O gün ne doğru düzgün tesisat vardı ne de bu kadar kapsamlı baraj sistemleri, haliyle yapılanıyordu. Bugün var, yapılabiliyor.

Bizim ülkede çok fazla eskiler romantizmi yapılıyor. Ben duya duya usandım artık aslına bakarsanız. Diğer taraftan antibiyotik gibi basit bir şey olmadığı için ishalden bile kolayca ölebiliyordunuz eskiden örneğin.

Bu yola girmeyin bence, bu yolun sonu hiç iyi yerlere çıkmıyor.
0
akhenaten
(07.12.23)
Kalabalık bir ilkokula giderek kokup kokmadığını test edebilirsiniz. Koku direkt ciğerinize işliyor.
Ayrıca, yıkanmak, banyo yapmak, duş almak farklı farklı kavramlar. Sıcak su bulamayan derede yıkanır, ama yine de temizlenir.
0
auroraaurora
(07.12.23)
akademisyen kimliğine bürünüp sallamış biraz anlaşılan. yağı kümden yok etmiyoruz zaten saçtan, ciltten. etraftan binbir pislik yapışıyor cilde. temizleyip kurulayıp nemli olsun diye yağlı krem sürüyoruz.
akademisyen(!)'in dediklerinde doğruluk payı var ama baktığı ve durduğu nokta yanlış. köyde herkes tezek koktuğu için ve burun da bir müddet sonra alışacağı için, köydeyken o kokuyu almaz olabilirsiniz ama bu durum cildinize, kıyafetinize, o kokuya sebep olan koku molekülleri, mikroorganizma vb her neyse, onların sindiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. ve bu sağlık için risktir. En başta da söylenmiş, bugün bir çok zararlı kimyasal molekül havada uçuşup bizlere yapışıp duruyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.12.23)
saçımızı yıkamadığımız zaman biriken şey sadece yağ değil ki? sigara kokusu, toz toprak vs... zaten saçtaki yağ 6 cm'e kadar gidiyormuş. saçın kalanı için o yağın bi faydası yok.

bence şurada sıkıntı var. iki günde bir duş almak normal örneğin. ama her duşta delicesine sabun, duş jeli, şampuan, krem cart curt kullanmak evet tüketim kültürünün bir sonucu olabilir. geçen bi kuaförün youtube kanalına takıldım. saç kremlerini yorumluyor ve hepsinin arkasında saça bolca uygulayın yazıyordu. halbuki uzun saça en fazla iki fındık büyüklüğü yetermiş.

ev için olan temizlik malzemelerinde de durum bu bence. geçen bi doktorun paylaşımında gördüm. atıyorum 2 lt suda bir damla çamaşır suyu bile en güçlü mikrobu öldürür diyordu. ben klozet harici bir yerde çamaşır suyu kullandığımı hatırlamıyorum ama tuz ruhu ile buzdolabını silen biliyorum mesela, çok saçma bu.

yani sonuç olarak reklamların filan bize normalmiş gibi göstermeye çalıştığı bazı ürün kullanım şekilleri var ve bunlar çok gereksiz katılıyorum. ama eskiden su yoktu az yıkanıyorduk bu normaldi, eee, bu devirde de az yıkanalım demek mantıksız.
0
elorelia
(07.12.23)
İnsanlar eskisine göre çok daha fazla bir arada yaşıyor (15 milyon İstanbul'da) ve etkileşim çok fazla, şehirler arası, uluslar arası uçuşlarla mikroplar çok hızlı ve uzaklara taşınıyor.
O yüzden mikrop çeşitliliği ve maruz kalınması çok daha yüksek eskisine göre.
Tüm bunlara rağmen yaşam kalitesi ve süresi uzuyor, çünkü abidik bir mikropla ölme ihtimalin düşük hijyen sayesinde.

Eskisi gibi dağda tek başıma yaşayacağım diyorsan, daha gevşek davranabilirsin bence.
0
burfak
(07.12.23)
(kesinlikle duyuruya cevaptır)

su hakikaten sayılı. öyle bol bol kullanmak, 2 günde 1 yıkanmayı bile alt sınır saymak bilemiyorum. ankarada sular uzun süre kesildiğinde içme suyu kullandık. bakanın biri 2 günde 1e indirdim yıkanmayı dedi de bu lütfunu ayıpladık.

daha 20 sene olmadı, haftada 1 yıkanmak normaldi. muhtemelen bazı yerlerde halen öyle. şimdi 2 günde 1 normal oldu. normal değişiyor. tüketim değişiyor.

her tenefüs 100lerce çocuk savaş ediyor, okul kokar, kokmalıdır

ilaç iyi bi şey tabii ama eskiden antibiyotiği alt ede ede ejderhaya dönüşmüş bakteri de yoktu
ih1.redbubble.net

çamaşır suyunda zaten 5 litreye 1 kapak atın yazıyor ki bu bile suları kirletiyor. biz o suyu içiyoruz. balık geliyor soframıza oradan. başka hayvanlar yiyor oradan bize ulaşıyor. eskiden insanlar eşerya koliden ölmüyordu, demek ki tuvalet temizleme yöntemleri mevcutmuş.
0
lambırcek
(08.12.23)
Vucut temizliği dışında tüketim kültürü sonucudur. Ev temizliği, aşırı kıyafet temizliği hem zaman hem de kaynak israfıdır.
0
ferenc
(08.12.23)
(3)

Kedi Alerjisi

auroraaurora
15 yıldır kedilerle yaşıyorum. Hem kedi, hem köpek epiteline alerjim çıktı. Maalesef uyumaya çalışırken çok rahatsız ediyor. İlaca başladım, ama uykumun ortasında boğulurcasına öksürerek uyanıyorum iki gecedir. Kedilerle yaşayıp alerjisi olanların bu durumla başetmek için yönlemteleri var mı? Doktor
15 yıldır kedilerle yaşıyorum. Hem kedi, hem köpek epiteline alerjim çıktı. Maalesef uyumaya çalışırken çok rahatsız ediyor. İlaca başladım, ama uykumun ortasında boğulurcasına öksürerek uyanıyorum iki gecedir. Kedilerle yaşayıp alerjisi olanların bu durumla başetmek için yönlemteleri var mı? Doktor birlikte uyamayacaksın diyor, ama gündüz zaten işteyim. Bir birlikte uyku keyfimiz var. :(
Hava temizleyici aldım belki faydası olur diye. Ama uykuda yararı olmuyor. Çok üzülüyorum, var mı tavsiyesi olan?
0
auroraaurora
(04.12.23)
Antihistaminikler işe yaramıyorsa aşı tedavisi uygulanabilir belki. Elbette doktorunuza danışın. Kedi köpekte de uygulanabiliyor mu bilmiyorum. Kişiye özel aşı üretiliyor, epeyce de uzun bir tedavi süreci var (3-4 sene) ama kesin çözüm oluyor.
0
orient blue
(04.12.23)
alerji ilaçları hemen etki etmiyor, birde bu alerji atak gibi geliyor. benimde bir ara her gece boğularak uyandığım oldu, ilaç içmeden rahat uyuduğum dönemlerde var. ilaçlara devam kendi bünyen nasıl tepki veriyor zamanla öğreneceksin malesef.

yatak çarşaflarını özellikle yastığını günlük değiştir. odana kaliteli güçlü hava temizleme filtresi almanı tavsiye ederim çok işe yarıyor, temizleyicide odaya sen girmeden en az 2 saat önceden açık olmalı, odanın içindeki akarları bir anda çekemiyor.

odayı havalandırmada şart, gündüz veya eve geldiğin gibi camını açıp havalandır uyuyana kadar, mümkünse kapını kapat gün içinde kedi odaya girmesin(biliyorum bu çok zor)

kafanı yüksek tutmanıda öneririm, birde eğer sürekli öksürerek uyanıyorsan uyku apnesi olabilir, ufak bir nefes cihazı ile sorunsuz uyutuyor(eğer tüm yüz maskesi önerirse doktor kedi alerjeninide havadaki ekarte etmiş olursun) bunun için bir gece yatmalı uyku testleri yapıyorlar veya açık göz doktor bulursan yatırmadan uygun bir model tavsiye eder düşük ayarda
0
eja
(05.12.23)
@Eja Teşekkür ederim. Dün gece sorunsuz uyudum neyse ki ;) Dediğiniz gibi sabırlı olmam gerekiyor.
0
🌸auroraaurora
(05.12.23)
(6)

1.sınıf çocukların alfabeyi öğrenişindeki değişiklik

avatar is back
biz ünsüzleri "be, ce, de" diye öğrendik ama yeni nesil "bı, ccc, dd" diye değişik falan öğreniyor. ilber ortaylı çok ağır konuşmuştu bi yerde; "çok bilinçli olmayan 3-5 meb öğrencisi amerikaya 2 yıllığına yüksek lisansa gidiyor, dönünce her şeyi bildiklerini sanıyorlar. türkçe, ingilizce gibi bir d
biz ünsüzleri "be, ce, de" diye öğrendik ama yeni nesil "bı, ccc, dd" diye değişik falan öğreniyor.

ilber ortaylı çok ağır konuşmuştu bi yerde; "çok bilinçli olmayan 3-5 meb öğrencisi amerikaya 2 yıllığına yüksek lisansa gidiyor, dönünce her şeyi bildiklerini sanıyorlar. türkçe, ingilizce gibi bir dil değil, bu öğretilen bizim dilimize uygun değil" falan demişti.

bunun sebebi hikmeti nedir?
0
avatar is back
(28.11.23)
sebebi hikmeti: öğretmemeye yönelik, adeta fallik sembol gibi bir eğitim sistemimizin olması.
0
avianthem
(29.11.23)
öğretmemeye yönelik eğitim sistemimiz olduğu doğru da, bunun sebebi o değil. el yazısı saçmalığın daniskasıydı mesela. bir nesil heba oldu. neyse ki ondan yırttık. o yollardan geçmiş bir baba olarak cevap vereyim.

harfin okunuşunu bee diye öğretince, çocuk kelimeyi okurken kelimedeki harfi de öyle okuma eğilimine giriyor çünkü.

mesela ilk öğrendikleri üç harften biri "k". k harfinin okunuşuna kee dersen, "ek" kelimesini "e kee" diye okuma eğilimine giriyor. "ek" diye okuması gerektiğini kavratamıyorsun. harfe "kee" diyip kelimeyi niye "ek" diye okuduğuna anlam veremiyor. o yüzden harfi sesli söylerken "kk" demek gerekiyor ki "çocuk da "ek" diye okusun. okumayı öğrenince geçiyor bu.
0
kibritsuyu
(29.11.23)
Alfabeyi bu şekilde öğrenmiyorlar, sesleri bu şekilde öğreniyorlar. Bahsettiğiniz şeyler harfler değil fonemler ("phoneme"), dildeki en küçük ses yapı taşları. Okuma yazmanın temeli olarak tüm dünyada günümüzde yaygın olarak kullanılan bir yöntem. Kibritsuyu'nun açıkladığı mantık.
0
fotrsapka
(29.11.23)
Bu yıl okuma yazma öğretiyorum. 5 adet ses grubu var 3 ayda hepsi okuma yazmaya geçtiler. Eski sistemden daha iyi kesinlikle. Çünkü “b” ile “be” başka şeyler.
0
ruhen hastayim ben
(29.11.23)
Ben 84 doğumluyum. Fotrsapka’nın tarif ettiği yöntemle öğretildi bize.
0
auroraaurora
(29.11.23)
Bence eskisinden güzel bu sistem. Mesela "L" harf olarak öğretilince buna "le" diyorlar. "Kal" kelimesini örnek alalım, bazı öğrenciler kelimenin sonunda "l" görünce bunu kale diye okuyabiliyorlar. Tabii ki öğrenci bunu ilerleyen zamanlarda daha iyi kavrıyor ve düzeltiyor ama mevcut sistemde bu karışıklık önlenmiş oluyor ve okumayı daha hızlı öğretiyor.
0
Tutkun
(29.11.23)
(3)

Toi Moi Kedi Kumu

auroraaurora
Bu markayı deneyen var mı acaba? Tozsuz kedi kumu arıyorum. Eve girer girmez hırıltılı solumaya başladım, kumdan olduğunu düşünüyorum. Başka marka önerilerine de açığım.
Bu markayı deneyen var mı acaba? Tozsuz kedi kumu arıyorum. Eve girer girmez hırıltılı solumaya başladım, kumdan olduğunu düşünüyorum. Başka marka önerilerine de açığım.
0
auroraaurora
(24.11.23)
Van cat aktif karbonlu kullanıyorum, memnunum. Ayrıca evet, kum tozutuyor ve koku yapıyordur.
0
prole
(24.11.23)
Van Cat Aktif Karbon çok iyidir, bence piyasadaki en iyisi. Diğer markaların aktif karbonlu olanlarını da deneyebilirsiniz.
0
alfired
(24.11.23)
Aktif karbonlu kullanıyorum zaten şu anda. Tozutmayan bir markaya ihtiyacım var. Alerjik reaksiyona neden oluyor muhtemelen.
0
🌸auroraaurora
(24.11.23)
(4)

İngilizce nasıl denir: güle güle kullanın

cccbehzatccc
Soru başlıkta :)use it by laughing laughing değildir sanırım :)
Soru başlıkta :)
use it by laughing laughing değildir sanırım :)
0
cccbehzatccc
(24.11.23)
enjoy it
0
matilda
(24.11.23)
"Use it in good health"
0
auroraaurora
(24.11.23)
enjoy +1
0
brakgn
(24.11.23)
enjoy +1

nikimi enjoy yapacaktim sozlukte zamaninda olmamisti..
0
gule gule
(24.11.23)
(9)

the north face mont

paintov
linkteki mont kalın mı? ankarada üşütür mü?https://www.amazon.com.tr/North-Face-Erkek-Quest-Triclimate/dp/B07T7WBSQL?ref_=Oct_DLandingS_D_04b9da51_2&th=1
linkteki mont kalın mı? ankarada üşütür mü?

www.amazon.com.tr
0
paintov
(22.11.23)
Web sitesine baktınız mı? Kalın durmuyor ama bunlar özel malzemelerden yapıldığı için görece ince oluyorlar. Kullanım amacı olarak dağda hiking yazıyor. Bunun altına kat kat hiking’e uygun kıyafetler giyerseniz üstüne hiking yaparken de ısınacağınız için sıcak tutacaktır ama statik vaziyette ya da kısıtlı şekilde hareket ederken (metroya yürürken, işten eve dönerken falan) Ankara’da sıcak tutacağını sanmıyorum.

Çok daha ucuza decathlon’a da bakabilirsiniz. Ya da pofuduk polyester montlara bakabilirsiniz. Sabit dururken ne kadar kalın, o kadar sıcak tutar bunlar.
0
orient blue
(22.11.23)
Net üşürsünüz. Bu ceket iç tarafında bir polar, dış katmanda da su geçirmez bir yağmurluk olarak geliyor. Yani aslında bir poların üzerine giydiğiniz bir yağmurluk olarak düşünün. Sizi sıcak tutacak olan içteki polar. Dış katman rüzgar geçirmediği için nispeten ısıyı muhafaza etmeye yarar. Ancak bu ürünler aslında aktivite ürünleri. Yani hareket etmediğinizde, otobüste, durakta vs beklerken üşürsünüz.

Bunun yerine bence Decathlon'dan bir -10 Kaz tüyü mont ve üzerine de dış katman bir yağmurluk alırsanız, north face'in yarı fiyatına tüm kışı sadece Ankara'da değil, herhangi bir yerin soğunda sorunsuz geçirirsiniz.
0
thracia
(22.11.23)
Ankara’da kış bununla çıkmaz
0
but that was just a dream
(22.11.23)
Ankara ayazinda olmaz bu. Bayagi kaz tuyu kalin montlarindan lazim NF’nin.
0
mor oje
(22.11.23)
Siz erkek için sormuşsunuz gerçi, ama bende aşağıdakinden var. Geçen kış hem hiking'de hem şehirde giydim. Geçtiğimiz hafta sonu 2 derecede giydim. Rüzgar ve yağmur geçirmemesi en büyük avantajı. Çok soğuk havalarda boğazlı kazak veya sweatshirt ile giyerseniz hiç üşümezsiniz.

www.trendyol.com
0
auroraaurora
(22.11.23)
Kalın değil.
0
ditu
(22.11.23)
linkteki ürünü mağazada inceleyip çok beğenmiştim ama benzer bir montum olduğu için almadım. tavsiye ederim.

www.decathlon.com.tr
0
jepa
(23.11.23)
@jepa

ya tipi çok kötü duruyor yoksa işlevsel tabi

@auroraaurora

bu modelin erkek için olan modelini biliyorum da 14-15k fiyatı
0
🌸paintov
(23.11.23)
oncelikle sogukluk rekorum -46c, o yuzden mevzuyu biraz biliyorum.

herkes kalinlikdan bahsediyor da kislik urunlerin teknolojisi arttikca incelir.
arcteryx diye bir marka var, kislik ceketleri inceciktir ama baya tuzludur mesela, dagcilar falan kullanir.

yani ne kadar kalin o kadar soguga dayanikli mantigi yok artik.

acikcasi ben internetten mont almam, giyip dokunup bakmak lazim. ama linkteki mont bana ankara sogugunu halleder gibi geldi. Bir kere uzun, kicini kapatiyor. Bir de boyun bolgesi baya korunakli. iki kat, ici polarli. Imkansiz degil bence.
0
cooperr
(23.11.23)
(2)

Bu adamların ne istediğini anlayamıyorum

filipis
İrlandada bir üniversiteye data analytics alanında master başvurusu yaptım ama benden istediklerini anlamadığım mail atıp duruyorlar. Ve konu hakkında açıkça ne istediklerini yazmıyorlar. Günde bir kez mailleşip duruyoruz. Ne yapacağımı cidden anlamadım. Adamlara staj dışında bir deneyimim olmadığın
İrlandada bir üniversiteye data analytics alanında master başvurusu yaptım ama benden istediklerini anlamadığım mail atıp duruyorlar. Ve konu hakkında açıkça ne istediklerini yazmıyorlar. Günde bir kez mailleşip duruyoruz. Ne yapacağımı cidden anlamadım. Adamlara staj dışında bir deneyimim olmadığını açıkladım bu arada.

Mail-1:
“Please put any of your programming and stats experience into a pdf document so we can attach your personal statement for the course director

Kind Regards,
Breege”

Mail-2:
“Can you please send us a SOP outlining your programming and stats knowledge for the course director to review. Their CV wouldn't be enough unfortunately.

Thanks”
0
filipis
(15.11.23)
Niyet mektubu istiyorlar sanırım. Niye o programa katılmak istiyorsunuz, bu konulardaki tecrübeniz vb.
0
auroraaurora
(15.11.23)
SOP dediği şey statement of purpose, yani niyet mektubu. ayrıca bir personal statement yazmadıysanız iki mailde de aynı şeyi istiyor olsa gerek. fakat sop ile ps arasında içerik bakımından bir nüans var. kabaca varsa stajda ilgili deneyiminizden veya lisansta ilgili ders aldıysanız onlardan bir kompozisyon biçiminde bahsedip pdf olarak gönderebilirsiniz.
0
inveniam viam
(15.11.23)
(3)

Kolonoskopi hazırlığında Pegdin kullanan oldu mu?

magni
selam. kolonoskopi hazırlık aşamasında bağırsakları temizlemek için Pegdin adında bir toz varmış. sgk karşılamıyor, pahalı bir şey. bunu kullanınca lavmana gerek kalmıyormuş sanırım. bu pegdin'i kullanarak kolonoskopi olanlar var mıdır aramızda? var ise pegdin kullanımına rağmen lavman yapmış mıydın
selam. kolonoskopi hazırlık aşamasında bağırsakları temizlemek için Pegdin adında bir toz varmış. sgk karşılamıyor, pahalı bir şey. bunu kullanınca lavmana gerek kalmıyormuş sanırım. bu pegdin'i kullanarak kolonoskopi olanlar var mıdır aramızda? var ise pegdin kullanımına rağmen lavman yapmış mıydınız?
0
magni
(10.11.23)
3 defa kolonoskopi oldum, doğru hazırlık yapılırsa zaten lavman kullanılmıyor.
Sonuncusunda 2 * X-M DIET COZELTI (250 ML) ve 1 * CITRAFLEET
kullanımı en kolay hazırlık sıvısıydı ikisi de.
0
spankenstein
(10.11.23)
İki defa kolonoskopi oldum. İkisinde de lavman istedim. İlkinde 4 litreden fazla ilaçlı su içmem gerekiyordu, bitiremedim. İkincide sizin ilaçtan kullandım, temizlenmedi gibi geldi bana. Lavman kesin çözüm. Bağırsak temizlenmemişse tekrar aç kalacaksınız; ki bence kolonoskopinin tek zor tarafı önceki gün yapılan diyet.
0
auroraaurora
(10.11.23)
Bence yapacak doktor ne veriyorsa onu kullanin ki islem gununde bagirsak temizlenmemisse mahcup olmayin gereksiz yere. Veya bu soruyu da o doktora yoneltebilirsiniz. Diger turlu "benim verdigim hazirligi yapmayip kafana gore is yapmissin" olur.

Son 15 senede 7 defa falan olmusumdur. Acikcasi lavman bir giriyor bir cikiyor hazirlik listesinden ben de anlamadim gercekten gerekli mi degil mi.

Siviyi icmekte ilk donemler ben de zorlandim ama artik cok kolay geliyor. Nefessiz icmen lazim, nefes alirsan agiz kokusunu tadini hissediyor ve orada kayis kopuyor. Tavsiyem bir bardak ilacli suyu nefessiz dikmek, ardindan nefes almadan bir bardak sprite/ice tea/elma suyu/vs dikmek araliksiz ki ilacin tatsizligi sana tekabul edemesin.

Aclik hos degil evet. Ben genelde hazirlik dokumaninda tavsiye edilenden de fazla ac birakiyorum kendimi, son gece temizlik islemi daha rahat ve risksiz gitsin diye.
0
hot potato
(10.11.23)
(7)

Fazla TL yüklenen İstanbul Kart sorunu

marjinal kereste
Merhaba,Turistim. İstanbul'da nasıl olduysa 200 tl den fazla yüklemeyle İstanbul karta para attım. Bireysel kart değil gişeden alınan sıfır kart.Sanırım 3 sene içinde kullanmam lazımmış ama senede 2 defa gelen ben 3 senede o karti bitiremem. Sorum su.Bu kartta ki fazla yüklenen parayı geri nasil ala
Merhaba,

Turistim. İstanbul'da nasıl olduysa 200 tl den fazla yüklemeyle İstanbul karta para attım. Bireysel kart değil gişeden alınan sıfır kart.

Sanırım 3 sene içinde kullanmam lazımmış ama senede 2 defa gelen ben 3 senede o karti bitiremem.

Sorum su.

Bu kartta ki fazla yüklenen parayı geri nasil alabilirim?

- İstanbul kart dolum yapan yerlere karti kirdirtabilir miyim?

- Bir ara bu kartlar kredi karti yerine geçecek haberleri vardı ama onda daha sonuç yok sanırım.

- Kartta ki parayı nakit çekemiyorum peki İstanbul İl sınırı içindeki örneğin belediyelerin Cafe sinde kredi karti yerine bu karttaki parayı alışveriş için kullanabilir miyim?

- Veya son çare gelene geçene karti verip içindeki bakiye kadar karşı taraftan nakit mi alayım?
0
marjinal kereste
(02.11.23)
Marketlerde geçiyor. Hangileri bilmiyorum, ama uygulamadan bakabiliyor olmanız lazım.
0
auroraaurora
(02.11.23)
belediyenin kendi kafeleri var, orda geçiyor. gir bir cheesecake ye, kahve iç. hamburger yaptır olmadı. her şey var.
0
adivar
(02.11.23)
starbucks hesabına yükleyebilirsin
0
jelly bear
(02.11.23)
bir ara getirde de geçiyordu. Eğer değiştirmedilerse tabi.
0
nuevo
(02.11.23)
istanbulkart uygulamasını yükleyip seçenekleri görebilirsiniz. mesela lcw'de kullanılabiliyormuş veya multinet kabul eden yerlerde geçiyormuş.
0
lazpalle
(02.11.23)
a101 bim carrefour hakmar getir migros şok ve lcw mağazalarında kullanılıyor. halk bakkalarda ve multinet geçen yerlerde istanbul'da kent lokantalarında geçiyor
0
exlibris
(02.11.23)
İçindeki bakiyeyi starbucks'a aktardım en azından bir kahve içmiş olduk. Güzel çözümmüş.
0
🌸marjinal kereste
(08.11.23)
(3)

Şu italya turu sizce nasıl?

baldan kaymak
https://www.prontotour.com/Buyuk-Italya-Turu-Nisan-6-2024-200776Nisan'da katılmak istiyorum, 31k fiyatı var. Ne dersiniz? İlk yurtdışı deneyimim olacak.
www.prontotour.com

Nisan'da katılmak istiyorum, 31k fiyatı var. Ne dersiniz? İlk yurtdışı deneyimim olacak.
0
baldan kaymak
(02.11.23)
8 günde çok yer geziyor. İlk İtalya gezisi için Roma Floransa Venedik 3 şehit yeter. Sadece vatikan yarım günden fazla alabiliyor ve bir sürü saray ve gezilecek yer var. Mesela romaya 3 gün lazım ve bu müzeler saraylar internetten randevu ile çalışıyor. Bana fark etmez şöyle bakar geçerim derseniz sıkıntı yok.
0
mikahakkinen
(02.11.23)
Bu fiyatlara aldanmayın. Hemen her etkinlik ekstra. Ayrıca Mika’nın dediği gibi görüp hemen araca dönülecek muhtemelen.
0
auroraaurora
(02.11.23)
bu kadar şehri anca otobüsten inmeden gezersiniz. her geziye de ekstra 100 euro demişler kişi başı.

ingilizceniz varsa (çat pat da olsa olur) kendiniz yapın bence. roma-floransa-venedik
0
brkylmz
(02.11.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.