[]

e-kitaplarınızı nereden indiriyorsunuz?

Google sonuçlarda bulduğum linkler hep saçma sapan sitelere yönlendiriyor.

Sizin indirdiğiniz ekitap siteleri hangileri?


 
Çoğu yadi.sk bağlantılı linklerden . Pek sorun çıkmıyor.


  • Erva  (05.12.20 11:07:06) 
Z-library. b-ok.org olarak da biliniyor ancak engellemeler yüzünden adresi sürekli değişiyor. son ulaşılabilir adresi bu b-ok.org.convey.pro


  • Anthony McCarten  (05.12.20 11:15:00) 
hattusa.live


  • 2oda1salon  (05.12.20 13:16:02) 
bibliotik


  • battal gemalmaz  (05.12.20 14:31:43) 
Ben kullanmıyorum e kitap ama ara ara ekşide linkler paylaşılıyor yandex disk'e yüklenmiş şekilde. Bulursam atayım.


  • playing star again  (05.12.20 14:34:25) 
[]

İphone 12'nin 4gb ram'i olması, nasıl bu kadar stabil?

Arkadaşlar Android cephesinde 16 GB ramli telefonlar var. 6gb ramli telefonum teklemeye başladı mesela.

Ama gelin görün ki 12K TL'ye satılan telefon 4gb ram ve en az 3-4 sene kasmadan götürür.

İphone bunu nasıl başarıyor? Yazılımla, işlemciyle diyebilirsiniz ama tek cümleyle geçiştirmeyeceğiniz doyurucu yanıt arıyorum.

Android neden bunu yapamıyor? Birkaç seneye 64 GB ram'li telefon çıkarırlar. İnstagram, facebook vs deli gibi ram yiyor ve stabil değil mesela.

 
tamamen android vs ios ram tüketimiyle alakalı. doyurucu nasıl yanıt veririm bilmiyorum ama ioste her cihaza özel optimizasyon oluyor. androidde bu pek yok. donanım-yazılım uyumu ile de çok alakası var tabi. büyük oranda sebebi işletim sistemi. twitter mesela iosta daha az ram tüketiyor.


  • jelly bear  (04.11.20 22:41:59) 
stabillikle farklı şeyler aslında. iphonelarda arkaya çok şey açınca ram yetmezse uygulama arası geçiş yaptığında yeniden yüklüyor mesela. Androidde ram yeterliyse(daha çoksa) bunu yaşamıyorsun.

Fakat ios ve android sanıyorum baya farklı. Donanımsal olarak Apple'ın işlemcisi de gerçekten çıktığı yılın en hızlı işlemcisi olarak çıkıyor hep. Bunun üstüne her yıl 3-4 telefon olduğu için optimize etmeleri kolay oluyor.(konsolları düşün, ilk çıktığında oyunlar "eh" oluyor ama optimize edip donanımı daha iyi kullandıkça çok iyi grafikli oyunlar çıkıyor, ama donanım aynı. Kasmıyor da.) Yani kasan telefon google'ın suçu olmayabilir, telefonu dolduran samsung, xiaomi vb.nin sorunu olabilir. Kendi özelliklerini arayüzlerini ekledikleri için bir şeyi tam yapamıyorlardır. Ayrıca apple gibi 3-4 cihaz değil çok daha fazla çıkarıyorlar ve hepsinin rami, işlemcisi, pili vs farklı.
  • nhk ni youkosu  (04.11.20 22:44:36 ~ 22:45:38) 
bunun benim fikrimce şöyle bir cevabı var.

apple'in işletim sistemi iphone, ipad belki appletv'de kullanılıyordur. Wozniak'ın röportajlarını dinlediğimizde zaten ios öyle aman aman bir evrim geçirmiyor sadece daha iyi performans için güncelleniyor.

yani apple ios'u daha iyi performans için sürekli güncelliyor.

bunun yanında android binlerce cihazda kullanılıyor. google şimdi ben androidde performans kasıcam dese her cihaz için ayrı çalışması lazım birinde olsa diğerinde olmasa müşteri şikayeti olacak hemen.

o sebeple android performansı hardware'e bırakıyor çeşitliliğe yükleniyor.

yani apple CTO'su
hacılar zaten bizde 3 tane model var boşuna hardware kasıpda 8gb 64gb 128gb ram diye kendimizi öldürmeyelim elimizde apple kullanıcılarının tüm verileri var biz ios güncellemesi ile hardware i düşük tutabiliriz diye brif verirken

android CTO'su
aq vestel bile telefon çıkardı ben şimdi hepsine nasıl destek vereyim. düz bi android versiyonu çıkaralım isteyen taksın ram'i işlemci'yi yürüsün gitsin diye brif veriyordur.

hareket alanı meselesi biraz.
  • duyurukullanıcısı  (04.11.20 22:51:24) 
İşletim sistemi donanıma optimize. Adamlar bu işi iyi yapıyor. Geçen gün elime bir iMac G5 geçti. 1.6 GhZ core 2 duo ve 1 gb 667mhz ddr 2 ram var. Antika yani. Teyzemin 3-4 sene önce aldığı i5'li lenovo laptoptan daha hızlı, daha akıcı. İçinde yüklü olan Photoshop CS3 bile kasmıyordu (Bu nasıl olabiliyor anlayabiliş değilim). Geçenlerde mediamarktta telefonlara bakıyordum, Orta direk diyebileceğimiz 2-3 GB ramlı Xiaomi falan telefonlar benim 1Gb ramli 6 yıllık iPhone'dan daha hantal çalışıyor.


  • mirafiori  (04.11.20 23:30:04 ~ 23:30:28) 
isin icinde olan birisi olarak cevap vereyim.

olay isletim sisteminde. ama bu "apple hem donanim hem yazilim yapiyor o yuzden en iyi sekilde optimize ediyor" sigliginda degil. ki bu olayin ram tuketimi ile alakasi yok. olay multitasking kapasiteleri ile alakali. ios, Apple uygulamalari disindaki uygulamalarin arka planda calismasina musaade etmez. uygulamalar arasi gecis yaptiginda arka plana giden uygulamanin o anki halini diske yazar ve uygulamayi memory'den ucurur. boylece tum memory isletim sistemine ve aktif olan uygulamaya ayrilmis olur. onceki uygulamaya geri gelmek istediginde isletim sistemi diskten uygulamanin son halini hafizaya geri yukler ve uygulamayi acar.

android'de ise tipki bilgisayarlardaki gibi "full" multitasking mevcuttur. arka plana atilan uygulamalar, hafizada yer oldugu surece orada durmaya devam eder. cok fazla uygulama acip hafizayi doldurmaya baslarsan, isletim sistemi en eski kullanilan uygulamalardan baslayarak sirayla arka plandaki uygulamalari hafizadan temizler ve aktif uygulamaya gerekli hafizayi saglar.

bir uygulamanin yada sistemin fazla ram tuketmesi aslinda kotu birsey degildir. ram kullanilsin diye cihaza konur, tursusu kurulsun diye degil. ne kadar cok ram'in olursa o kadar fazla seyi hazir kullanimda tutabilirsin. isletim sistemi'ne Ram yetersiz geldigi icin 8-12GB'lik modeller yapmiyorlar. cihazda bu kadar RAM oldugu icin isletim sistemi bunu en verimli bir sekilde (~%70-80'i dolu olacak sekilde) kullaniyor.
  • crucio  (05.11.20 03:35:53 ~ 03:36:41) 
Valla tamamen sallıyorum ama bence olay kullanılan dilde bitiyor. Android Java'yla yazıldığı (hem OS hem app'ler) ama iOS C ve Swift/Objective-C ile yazıldığı için arada böyle bir fark var.

Java memory efficient oluşuyla bilinen bir dil değil. VM üzerinde çalıştığı ve byte-code'a dönüştürüldüğü için boş + boş Java uygulaması bile kim bilir kaç yüz MB ram kullanıyordur. OOP olduğu için dümdüz bir string için bile obje oluşturman lazım falan. Küçük bir fark gibi görünüyor ama işi milyonlarca satıra vurduğunda oluşacak fark muazzam.
  • plutongezegendegilmi  (05.11.20 08:46:49) 
[]

Canımız neden çikolata çeker?

Hiç öyle "vücudun şeker ihtiyacı vs" demeyin.

Şu an 1 tepsi baklava yesem de yine de canım çikolata ister. Çikolatanın yeri ayrı.

Bağımlılık yapıcı bir madde mi var içinde niye canımız çikolata istiyor, şekerli başka şeyler çikolatanın yerini tutmuyor? Bende tutmuyor sizi bilemem.

Not: bu arada çikolata bağımlısı değilim en son ne zaman yediğimi unuttum. Ama birkaç gündür canım deli gibi çikolata istiyor, ama evde yok, olduğu zaman da canım istemiyor.

Not2: adetli günümde değilim, çünkü erkeğim..

Edit: evde nutella var ama istemiyorum, ben ısıra ısıra yemek istiyorum şu an. Ülker çikolatalı gofret bile isteğimi bastırırdı. Öyle aman aman Belçika çikolatası, Swiss chocolate falan arayan zengin lerinden değilim..

 
beynin kodlaması, ödül mekanizmasının koşullanması vs. şeker bir nevi uyuşturucudur zira şeker tıpkı uyuşturucuda olduğu gibi dopamin aktivitesini artırır. vücudun ihtiyacı falan da yok bildiğimiz şekere. o ihtiyaç diğer yollardan karşılanıyor zaten dengeli beslenildiğinde.

şu linkte kısa bir yerde geçiyor ama nerede olduğunu araştıramayacağım şimdi (içerik ingilizce)
www.youtube.com
  • lesmiserables  (24.10.20 18:40:15) 
Çıkıp alsana bi tane madem.


  • antihero  (24.10.20 19:22:26) 
Aynı durumdayım özellikle 1 aydır yemeden tek gün geçiremiyorum. Çok fena... Ben bağımlı olabilirim bence.
Tv'de bi doktor şeker bağımlılığı ile çikolata bağımlılığının farklı şeyler olduğunu söylemişti. Çikolata bağımlıları için süte kakao ekleyip içmelerini veya hurmaya kakao döküp yemelerini tavsiye etmişti. Bende işe yarıyor.

  • megalomaniac  (24.10.20 19:27:48) 
çin tuzu


  • sizofren06  (24.10.20 19:57:29) 
[]

Türkiye ekonomik olarak hangi ülkelere benziyor?

Son senelere kadar asgari ücret 400-450 Dolar iken (zam yapıldığı ayı kastettim 12 ay içinde enflasyonla 400 dolar altına inerdi her zaman) şu an 250 Euro'nun altına düşmüş durumda.

İnternetten baktığım kadarıyla Avrupa'da en düşük asgari ücrete sahip birkaç ülkeden biriyiz Arnavutluk vs gibi ülkelerle birlikte.

Halkın alım gücünü kıyasladığımız zaman çok rahatlıkla Türkiye'nin alım gücü ve halkın fakirlik oranı birebir olmasa da şu ülkelere benzerlik gösteriyor diyebileceğimiz ülkeler hangileri? Asgari ücret ve nüfusun asgari ücretlilere oranına dayanarak yazarsak güzel olur.

Örnek veriyorum Tr'de asgari ücret 250 Avro ve çalışan nüfusun %50'si asgari ücretli, diyelim Afrika Cumhuriyetinde de asgari ücret 200 Euro ama çalışan nüfusun %20'si asgari ücretli. O zaman Güney Afrika Türkiye'den daha kötü bir ülke diyemeyiz direkt olarak.

Bu değişkenleri de işin içine kattığınız zaman Tr için şu ülkelere benziyor diyeceğiniz ülkeler neler özetle?

Özellikle gezip gördüğünüz ya da yaşadığınız ülkelerden yola çıkarsanız daha güzel olur ya da bizzat araştırdığınız ödev için olur, belgesel ya da programlar olur.

 
arjantin


  • ankara06  (21.10.20 23:27:42) 
her geçen gün daha kötü hale gelen tipik bir brics.


  • alors  (22.10.20 00:00:33) 
Bana Ukrayna gibi geliyor. Dışarıdan gelenlere efsane ucuz ama halk boku yemiş durumda.


  • materyalist imam  (22.10.20 00:02:39) 
Ukrayna. Arjantin'e doğru gidiş var. Temel gıda fiyatları böyle artmaya devam ederse Venezüela bile olabiliriz


  • horowitz  (22.10.20 00:28:20) 
Bana gore Venezuella, Nijerya, Kuzey Kore..


  • Avoiding The Puddle  (22.10.20 01:17:56) 
@avoiding

Bence oralar olmak için 5 sene daha var.

5 seneki tahmin 1 dolar 32 TL. (yatırım tavsiyesi değildir)
  • Cesario  (22.10.20 01:24:51) 
Bir zamanlar Brezilya ile ciddi parallellik gosteriyordu
Oradaki grafiklerle buradaki grafikler sahiden parallel onlar devaule edince real i cok gecikmez bizim de cbaskani anayasa kitapcigi firlatirdi.
Sonra 2002 de bize Reyiz geldi, onlara lula.
Sonra Gezi parki ayaklanmasi oldu. Orada hukumetin mekanlarini Sivil gostericiler basti.
Bizde 15 temmuz oldu, batinin koltuk ciktigi darbeciler yenildi. Orada yargi darbesiyle hukumet dusurduler. Yerine trump a ve batinin piyasalarina yakin bir rezil diktator geldi.
Azicik yabanci dili olan okumus adamlar kaciyor. Aylarca issiz kalan otomotiv muhendisi bir eski dosta “donmeyi dusunecek misin?” diye sorduydum. “Asia” diye yanitladiydi.
Artik torpilden, yolsuzluklardan, curumeden, akilsiz izansiz islerden Nasil biktilarsa. Umutlari Nasil sonduyse.
  • viva paulista  (22.10.20 05:33:33) 
[]

Taksi mafyası İstanbul'da taksi sayısının neden artmasını istemiyor?

Bunlar hayırdır Belediyeye kafa tutuyor ve İmamoğlu bir türlü onaylattıramıyor belediye meclisine binlerce yeni taksi ekletmek için?

İstanbul'da 20 yıldır mı ne taksi sayısı aynı.

Bu taksi plakaları kime ait de mafya gibiler? Kaç para kazanıyorlar, taksi sayısı artsa aç mı kalacaklar yani nedir olay?

Birçok insan bunlar yüzünden korsana yöneliyor. Geçende ihtiyacım oldu taksi bulamadım. İş-çıkış saatlerinde, yağmurda taksi bulmak imkansız zaten.

Mecbur korsan taksiye yöneliyor insanlar.

Bir diğer sorum da bu korsan taksicilikte kimler para yiyor da sarı taksiler kadar sayıları fazla? Yani devlet denetlese bulur ama resmen izin veriliyor gibi.

 
milletvekili, milletvekili akrabaları ve eş dostuna aitler. kısacası yandaş tayfa. korsan taksiyi bulursun da tepesinde taksi yazmıyor ki, teyzemin oğlunu taşıyorum der geçer


  • nahtoderfahrung  (20.10.20 18:00:59 ~ 18:01:46) 
2-3 milyonmuş bir plaka


  • ShadowOfMoon  (20.10.20 18:08:44 ~ 19:57:53) 
Aslında taksi plakaları şu anki sistemde sürelidir. Yani belli dönemlerde yeniden ihaleye çıkarılması gerekiyor.

Ama tabii ki herkes boşluklardan faydalanarak elden ele plakaları satıyor, kiralıyor devrediyor vs...

Yapılan sözleşmelerin hukuki geçerliliği tartışılır durumda.

www.haberturk.com

Bir de yanılmıyorsam 2015'teki düzenlemede taksi plakası sahibi, taksicilik yapmak zorunda. Yani işi yapacak kişi plakayı alabilir. Tabii ki denetim olmadığından kimse umursamıyor.

Neticede ortada yasal statüsü tartışmalı bir karaborsa var. İnsanlar 2milyona taksi plakası alıyor. Ama mesela bunu devletten almıyor. Kime ödediği belli değil... Bu fiyat neye göre belirlenmiş belli değil. Yasal mı o da tartışmalı.

Baya orman kanunları işliyor.

Şimdi bunu bir düzenlemek istiyorlar. Mesela direkt şoföre belediyeden kiralama gibi bir model konuşuluyor.
Yani adam gidecek belediyeye, ben taksicilik yapacağım diyor. Sınava giriyor. Plakayı süreli olarak kiralıyor. Kimseye de devredemiyor.

TAbii ki milyarlık bir rant var. Kimsenin işine gelmiyor. Düşün bir plaka 3-5 milyona el değiştiriyor. 18000 plaka var şehirde. Rantın büyüklüğünü düşün.

Şimdi belediye dese ki sistemi değiştirdim. Ya da piyasaya 18000 plaka daha çıkartıyorum. Plaka isteyen de gelip benden alacak. Kiralayanların da plakasını elinden alacağım.

Yapabilene helal olsun.
  • anten  (20.10.20 18:28:55 ~ 18:29:26) 
Taksi işi başlı başına bir sektör. Kendi içinde bir yapılanması var. Özetle şöyle bir akışı var ;

1)Taksi plakası ortalama 2 Milyon TL civarında el değiştiriyor (git: www.kaletaksi.com)

2)Plaka sahipleri bu plakayı kiraya veriyor. Bu işi yapan bir sürü şahıs veya şirket var, aylık kiraları 8.000 - 9.000 TL civarında.

3)Plakayı kiralayan kişi bir araba satın alıyor, kiraladığı plaka ile birlikte bu arabayı günlük 2 şöföre kiraya veriyor. Şöförler ise yaptıkları cirodan aracın günlük kirasını ve masraflarını ödedikten sonra kalan para kendilerinin oluyor. (Günlük kira ücretini bilmiyorum açıkçası)

Kısacası 2 milyon TL'ye plaka alan adam hiç bir şeye karışmadan aylık 8.500 TL gelir elde ediyor ve plakanın değeri de sürekli yükseliyor. 2 sene önce bu fiyatlar 1.5 Milyon TL civarındaydı mesela. Plaka sahipleri genelde kalburüstü insanlar, bir çok tanınmış ismin (sanatçılar vs..) 1'den fazla taksi plakası olduğunu duymuştum.

Taksi plakası üretilen ve maliyeti olan bir şey olmadığı için fiyatı arz / talep dengesine göre oluşuyor. Yani birisi o plakaya 2 milyon TL ödemeyi kabul ettiği için 2 milyon TL'lik bir değeri var. Yarın belediye çıksa 10.000 tane yeni plaka çıkartacağız dese bunu parayla satamayacağı için (en azından 2 milyon tl gibi bir paraya satamayacağı için) plakın izafi değeri yok olacak. Bu sebeple de mevcut plaka sahipleri bunun önünü kapatmak istiyorlar.
  • talasas  (20.10.20 18:34:41) 
Çünkü inanılmaz bir rant var ve piyasayı elinde tutanlar arpanın azalmasını istemiyor. İmamoğlu olur da bu taksi işini hallederse çok hayır duası alır. Ama adamlarda öyle bir lobi var ki uber, careem vs. hepsinin köküne kibrit suyu döktüler. İktidar bile karşısına alamadı/almak istemedi. O yüzden İmamoğlu'nun işi zor ama başarırsa büyük iş yapmış olur.


  • halitkin  (20.10.20 20:52:07 ~ 21.10.20 13:43:13) 
3-4 tane taksi plakası kiralayan büyük galeri var.
Plaka sahipleri bunlara 6-7bin lira aylık ücret karşılığında plakalarını veriyorlar.

Bu galerilerde şöförlere 8-10bin arası aylıkla kiralıyorlar. Basit bir hesapla şöför günde 300-400liranın altına düştüğünde zarar yazıyor. Galerici arkadaşlar mafya olduğu için plakayı ve aracı birkaç güne geri alıyorlar.

Semtin taksicilerinden duyduğum birde galeriler kendilerinden araç kiralama şartı koyuyorlar, yani Fiat Egea veya Hyundai Accent gibi bir aracın olsa bile plaka kiralayıp giremiyorsun. ÖTV indirimli alınan araçlar olduğundan Egea 90-100bin lira aralığında olmasına rağmen galeri bunu da 150-160bin liradan kiralıyor. Tabi birde yıllık 10bin-20bin lira da galerinin hava parası denilen haracı var.

Sonuç olarak bu galeriler oturdukları dükkandan senede trilyondan fazla paralar kazanıyorlar.
  • Northern Mariner  (20.10.20 22:57:50) 
Diyelim senin 5 tane taksi plakan var, ortalama 2 milyon TL'den 10 milyon TL'lik ürün var elinde.

Şimdi piyasada iki katı taksi plakası olursa elindeki her bir plakanın değeri düşecek, belki yarısı olacak. Hop gitti 5 milyon TL. Aynı zamanda bunlardan aldığın düzenli kira da düşecek.
  • burfak  (21.10.20 16:54:53) 
[]

Votka içenlere soruyorum, genel olarak alkol içenlere aslında sorum?

Nasıl içiliyor bu içki?

Bardağın kaçta kaçında votka, diğer yarısı aroma (meyve suyu) vs olmalı?

Geçende arkadaş ikram etti de, yarısına kadar koydu, dedim napiyosun sen, bu kadar fazla koyulmaz buna.

Neyse: boğazımdan mideme kadar yanarak geçti. 2 yudum aldım, dedim bir daha içeni şey etsinler böyle iğrenç bir şey ağzıma koymadım daha önce.

Midesiz misiniz nesiniz, nasıl içiyorsunuz kolonya gibi alkolleri yav, ne zevk alıyorsunuz? Çakmağı çaksam havaya uçar, nasıl su gibi içiyorsunuz.

SORU2: Votkaya kezzap, kolonya gibi acı diyen biri nelerden uzak durmalı? Rakı, viski, likör, konyak, cin vs. Bunlar da içerken kezzap gibi yakıyor mu boğazı, mideyi?

Soru3: Șampanya ya da şarap da boğazdan mideye kadar yakarak mı iniyor? Hiç tatmadım çünkü. 300 papel verip içemezsem acırım paraya. Yoksa ona göre ateistim ama tövbe edicem sigara gibi tadına bile bakmadan.

Millet su gibi içiyor da, fen dersindeki etil alkol gibi anasını satayım..

 
Votkayı ben shotlar halinde içiyorum sek olarak. Bir kokteylin yarısına kadar votka koysaydım beğenmeyebilirdim muhtemelen. Tadından ziyade verdiği hissi seviyorum.

Diğerleri hakkında bir yorumda bulunamam, damak tadıyla ilgili. Ben viskiyi, cini, şarabı severek içiyorum.
  • ruhen hastayim ben  (25.09.20 20:34:10) 
ben de aynı şekil, insan alışkın olmayınca hepsi acı zehir gibi. biraz meyveli şarap içebiliyorum diğerlerine göre daha az acı :) meyveli şekerli kokteyl deneyebilirsin, dediğim gibi geri kalan her şey zehir.


  • rose parks  (25.09.20 20:41:35) 
votka sek içilir. shot içilir. sarhoş olmak için içilir. lezzeti için içilmez.

sen böyle meyve şarapları var onlardan al iç bence. geçen bi böğürtlen şarabına denk geldim şerbet gibi içtim.
  • alperz  (25.09.20 20:44:44) 
Güzel votka sek içilir+1.
Misal russki standart (iyi bir votkadir. zevkler ve renkler tartisacak durumda degilim).Kötü votka tadi belli olmasin diye meyve suyu ile boca içilir.

Dediklerinden hiçbirini içerken bu ne ya demiyorum. Ama eşim icemez misal viski, brandy falan. Kişiden kişiye değişir.

Sarap ve şampanya alkol orani az oldugundan sizde öyle bir etki bırakması zor. Yoksa su gibi gidiyor ikisi de ki bu sebepten yemekle içiliyor çoğu zaman. Yoksa öyle olsa yüksek alkol ile yemeğin butun tadini alir götürür (bkz raki).
  • logisticsmanager  (25.09.20 21:03:44 ~ 21:31:54) 
votkayı buzluğa koyup sek shot atabilirsiniz.

canınız nasıl istiyorsa öyle içersiniz aslında. genelde ben 1/3 votka 2/3 meyve suyu ya da redbull. votka redbull tatlıdır güzeldir.
  • fezagezgini_4  (25.09.20 21:11:25) 
İyi votkaların aslında kendine göre güzel bir lezzeti oluyor. Boğazı fazla yakmadan su gibi akıyorlar. Ucuz votkalar kolonya gibi oluyor. Denedikçe fark ediyor insan


  • i ve been mistreated  (25.09.20 21:21:16) 
Soru 1: iyi vodkalar (belvedere, grey goose, beluga vs) sek içilebilir ama bir aroması olmadığı için bir tad da beklememek lazım (alkol tadı dışında). Bununla birlikte bu vodkaların aromalı çeşitleri de mevcut. bu arada ruski standart iyi bir vodka değil. Ayrıca vodkayı enerji içeceği, kızılcık suyu gibi aromatik içkilerle karıştırabilirsin. 1 ölçü vodka, 2 ölçü de onlardan.

Soru 2: Bahsettiğin yelpaze çok geniş. Likörler genel olarak rahat içimlidir. Cin isi genelde sek içilmez ama bazı aromatik cinler içiliyor. Cin dediğin zaten bir nevi aromalı vodka. Rakı zaten bildiğin gibi. Viski ve konyak zinhar sek içilir ama bunlar da serttir. Vodkayı sek içemiyorsan bunları da içemezsin denilebilir.

Soru 3: şarap ve şampanya kolay kolay yakmaz. Belki kekremsi bir tad bırakır ağızda hepsi bu.
  • giovanne  (25.09.20 21:29:06) 
votkacıyım. 1/2 fazla. başlangıç seviyesi için 1/4, ileri seviyeler için 1/3 önerebilirim. kafa bulmak istemiyor ama alkol de alayım diyorsanız 200 ml bardağa 1/10 olacak şekilde bile koyabilirsiniz. 20 ml votka yapar yaklaşık 8 ml alkol alırsınız. bu da aynı miktarda biraya eşit olur. yani bira içmiş gibi olursunuz ama içimi hafif ve gerçekten lezzetli olur.
ona göre oranı arttırarak deneyebilirsiniz.
russanız votka sek içilir tabi. ama benim öyle şekil dertlerim yok.
  • ozdek  (25.09.20 21:57:10) 
Pahalı ama grey goose alıp, dondurucuya atarsan lıkır lıkır içebilirsin.

Veya herhangi bir votka/cin'i shot yapar gibi iç. Ama içmeden önce ağzına bi dilim mandalina at. Ohh sabaha kadar içersin
  • owaki  (25.09.20 22:01:34) 
Cin tonik ve yanına hafif bir meyve salatası dene. Daha gazoz gibi içersin. Kinin seversen tabii:)


  • tum haklari saklidir  (25.09.20 22:47:07) 
votka 40-50 volümlük saf alkoldur. meyveden damatılmışsa o meyvenin adıyla anılır.
saf olduğu için illa ki yancısıyla içilmesi gerekir. yancı yarı yarıya konulur.
limon, elma suyu iyidir. cola ile kesinlikle olmaz.
saf olduğu icin seyreltilmiş hali 20 volüme dek düşer ve sorun olmaz.
şampanya + şarap 12-18 volüm arasıdır fermente içkidir ve probiyotik sayılır.
normal ölçülerde içerseniz faidelidir.
45 volüm içtiyseniz demek ki halinizi harab etmiştir.
  • ankarakecisi  (25.09.20 23:01:01) 
Soruyu kabaca okudum. Votka boğazını yaktıysa dandik votkadır. Viski de öbürleri de.

Ben Rusyada, Ukraynada takılırken önüme konan votkaları hatırlıyorum da su gibi yumuşaktı. İyi içki rahat içimlidir bunu bilir bunu söylerim.
  • heidi'nin dedesi  (26.09.20 00:27:02) 
benim ayıkken sek olarak tahammül edebildiğim içkiler bira, şampanya ve şarap. o son saydıkların vodka veya rakı gibi yakmaz. tada alışık olmadığın için muhakkak rahatasız edecektir en başta ama ağır gelmez o kadar. çok içen birisi olmamakla birlikte saydıklarının hepsini denemişimdir sanırım. yok aga vodka ve rakı cidden başka bir şey. ben FİSKİ, konyak vs. içebiliyorum mesela ama vodka yok, ya bi şeylerle karıştırıcam ya da şat atıcam. şat atıyosam da tadını, kokusunu vs. bastırmak için 50 çeşit yiyecek lazım yanına. sevemiyorum.


  • der meister  (26.09.20 00:32:06) 
Bardakta iyi votka olmalı. Başka hiçbir şeye gerek kalmıyor o varsa. Ben de ilk Polonya'ya gittiğimde fark etmiştim. Hiç öyle yakan, mide bulandıran bir şey değil. İyi işçilik gerektiren bir içki.

Soru 3, hayir, hayir ve hayir! Ekşilik, acılık abartılı hallerdeyse, kötü yapılmıştır şarap. İyi şarap bulamayacaksanız, içmemek en iyisi. Kafanızda kötü yer etmesin. İyi bir el işçiliğinden geldiğine eminseniz, başlayın derim. Ancak 300 papel ile şampanya olmaz. Vintage şampanyası en az 70 Euro civarında. En çöpü, en endüstriyel yapılmış non-vintageleri 35-40 Euro civarında.
  • buf-e kür  (26.09.20 00:56:01 ~ 00:57:18) 
[]

Tetanoz aşısı hakkında doğru bilinen yanlış var mı?

Geçende bir paylaşıma denk geldim ama instagram story'si olduğu için SS almayı unuttum. Özetle:

Bir yerimiz kanadığı zaman tetanoz aşısı öneriyorlar ya, eğer o an tetanoz kapmışsak aşı bir işe yaramazmış. Çünkü aşının işe yaramaya başlaması için belli bir gün geçmesi gerekiyormuş. O esnada tetanoz kapıldıysa zaten aşı olsak da bir işe yaramayıp hasta ölüyormuş.

Bayağı antikorlu vs açıklayıcı bir paylaşımdı.

Böyle bir şey doğru mu gerçekten? Yani kanadıktan sonra aşı olmamız tamamen bir şehir efsanesi mi, gönlü ferahlatmak için mi oluyoruz o aşıyı?

 
Yanlış. O bakteri kuluçka evresi ortalama 8 gün falan, genelde de 5 gün içerisinde yapılması öneriliyor hatta


  • primetime  (05.09.20 22:42:41) 
toplumdaki herkese çocukken en aza 4 doz tetanoz aşı yapılmış zaten, o anki aşı hatırlatma dozu denilebilir, vücudun daha güçlü cevap vermesi için. ayrıca yaralanma çok pis ve enfekte ihtimali yüksek ise aşı yanında immünglobulin verilir.


  • alicandan  (05.09.20 22:44:30) 
abi zaten normal aşı takviminde tetanoz var. Yani çocukken oluyosun. Ama ortalama her 10 yılda bir repel doz olman gerekiyor. Eğer bir yerini yaraladığında son repel dozundan beri 5 yıl geçtiyse 10 sene geçmiş gibi davranıp yine aşı oluyosun. Sonuç olarak amaç bağışıklığı canlandırmak. Ayrıca @primetime da haklı kuluçka gününde


  • nundu  (05.09.20 22:53:36) 
Askerde tetanoz aşısı zorunlu olarak yapılır. Ben askerden sonra tam bağışıklık için kalan dozlarını da yaptırmıştım. Aslında tetanoz olayında her paslı çivi, iğne tetanoza neden olmaz. Tetanozun bulaşması için batan cismin doğrudan toprakla temas etmiş olması gerekiyor.


  • silah taciri  (05.09.20 23:09:17) 
[]

Reel tinder gibi etkinlikler vardı?

Yıllar önce görmüştüm, bilmiyorum hala var mı.

Cafe gibi bir yerde kadınlarla görüşülüyordu. Amaç tanışmak, tek farkı reel olması.

Bunu hatırlayan var mı? İsmi neydi ayrıca cafenin ya da etkinliğin? Nasıl ve nereden katılabiliriz?

Aranızda katılan oldu mu?

Yoksa cafe sahiplerinin keriz.avi tokatlamak için uydurduğu bir şey miydi? Kadınlar cafeye para kazandıran çalışan mıydı yoksa?

BONUS: Bunun haricinde karşı cinsle tanışma organizasyonları yapılan bir etkinlik vs var mı? Amaç karşı cinsle tanışmak. Yani dans kursu, gezi, hobi vs tarzı etkinlikleri kastetmiyorum. Etkinliğin amacının karşı cinslerin tanışma fırsatı yakalayacağı etkinlik, tanışma vs düzenlemesi.

Elbet vardır diye düşünüyorum, yoksa büyük bir açlık var piyasada böyle girişimlere. Cebimde para olsa yatırım yapardım. :)

 
Speed dating olabilit


  • kuehles blondes  (05.09.20 10:02:17) 
3-4 sene önce bazı partilerde ne istiyorsan ona göre farklı renklerde şu ışıklı bilekliklerden takılıyordu. Hala kaldı mı ya da yaygın mı bilmiyorum.


  • jazzabel  (05.09.20 10:18:11) 
open.spotify.com

Podcastte 8.30 dan itibaren speed dating düzenleyen kişi anlatıyor
  • freebird5406_2  (05.09.20 10:22:59) 
@firibört

spotifay hesabım yok malesef, dinleyemiyorum :/
  • Cesario  (05.09.20 10:35:31) 
Spotify da podcastler dinlenebiliyor diye biliyordum

Soundcloud dan dinle
soundcloud.com
  • freebird5406_2  (05.09.20 10:38:01) 
speed dating deniyor.


  • baldur2  (05.09.20 10:39:41) 
adı speed dating. herkese 3 dk gibi bir sure veriliyor. sonra iste bir sonraki kisiyle konusmaya basliyorsun falan. birbirinden hoslananlar bulusuyor falan.

bir de renkli bilekliklisi vardi bunun. istanbul avrupada gecen yil vardi hatta iste. orasi daha boyle ortamdaki oyunlarla falan ortak yonleri olanlari konusturan bir etkinlikti.

nasil birsey oldugunu kisaca gormek istersen hitch diye bir film var filmin sonuna dogru speed dating etkinligine de yer vermislerdi.
  • baldan kaymak  (05.09.20 12:23:29) 
Oyle Adam speed dating'e ihtiyac duyar mi?

Abi sen kafayi bu dating isleriyle cok bozmussun. Sal gitsin.
  • baldur2  (05.09.20 16:56:49) 
speed dating deniyor tamam da, şu salgın zamanı kimseyle tanışmanı, muhatap olmanı önermem.


  • d max  (05.09.20 18:51:55) 
[]

Hangi sabun, duş için?

1)Klasik Dove
www.migros.com.tr

2)La petit
www.migros.com.tr

BONUS: Eşek sütlü sabun
www.migros.com.tr

Arkadaşlar parfümsüz, kokusuz bir şey lazım. Genital bölge için kullanılacak duşta.

Bunlar cildi kurutma, tahriş ya da egzema yapar mı?

 
iclerinden olivos'u tercih ederdim


  • sweetoffice  (28.07.20 11:57:10) 
la petit'den memnunum, sabunları ve duş jelleri güzel oluyor.
sorduğunuz durum için eşek sütlü daha uygun gibi ama genital bölge için yine de hiçbiri uygun olmaz bence ph açısından.
kokusuz genital bölge jelleri ya da sabunları falan var, öyle bir şey baksanız?
  • blatta hiberna  (28.07.20 12:01:02 ~ 12:01:49) 
Dove tüm vücut icin iyidir aslinda.


  • chitosan  (28.07.20 13:16:00) 
Dalan dalan dalan.

Zeytinyağlı, torba içinde satılan Dalan sabunlardan alın.
  • derleme  (28.07.20 13:16:43) 
Sebamed feminine intimate wash


  • pass  (28.07.20 13:37:20) 
El yapımı Dalan sabun kullanıyorum.

Ama Dove da iyi bir sabun, hiç sorun yaşamadım
  • ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar  (28.07.20 16:08:57) 
[]

Şu site Xiaomi'nin resmi satış sayfası mı?

market.miuiturkiye.net

Ayrıca elektrikli scooter için ne düşünüyorsunuz? 3-5 km civarda ulaşım için nasıl sizce? 4500 tl verip sonra köşeye atarım diye bulaşıp bulaşmamakta kararsızım.

Araba fiyatları uçtu, artık scooter bakıyorum. :)

bonus: metroya, metrobüse biniliyor mu bu scooterlar ile? scooter alıp İstanbul'u turlicam anasını satayım..

 
önce Martı scooter kirala bir dene. Ben kullanıyorum seviyorum, fakat taşımak zor gelirse bir köşeye atarsın. Xiaomi'ler katlanabiliyordu, metroya katlayıp koyan falan gördüm.

Metrobüse zor sanki, insanlar isyan edebilir (kuralı nedir bilmiyorum) ama metroya binen var.
  • nhk ni youkosu  (27.07.20 20:39:49) 
Resmî değil ancak 2 alışveriş deneyimim oldu, ufak bir sorun dışında memnun kaldım. Tekrar tercih ederim. En pahalı alışverişim 150 ₺ civarı idi gerçi, onu da belirtmiş olayım.


  • cinsi kisi  (27.07.20 21:03:40) 
Şu videoda ,diğer alternatifleriyle birlikte , istanbulda kullanan arkadaşların tecrübelerini izleyebilirsin..
youtu.be

  • arenas  (27.07.20 23:32:06) 
[]

Wifi 2.4 ghz ile 5 ghz arasında ne fark var?

Evde Wifi kullanan 2 kişi varız, ikimiz de cep telefonundan. Annem ve ben, annem de yoğun kullanmıyor zaten.

5 ghz olunca hızı mı daha fazla kapsama alanı mı İnternetin?

Gerek var mı 2.4 ghz'i kapatıp 5 ghz'i açmaya?

 
5 GHz daha stabil ve hızlı bağlantı sağlar destekleyen cihazlarda.


  • faati  (23.07.20 13:04:16) 
2.4ghz = mesafe uzak hız 5gden düşük
5ghz = mesafe 2.4gden kısa ama hız yüksek

5g her cihaz desteklemez o yüzden 2sini birden açık tutmakta fayda var, bazı yeni nesil modemler tek wifi üzerinden 2'sini birden verip bağlanmaya çalışan cihaza göre bandı değiştiriyor.
  • nahtoderfahrung  (23.07.20 13:12:51 ~ 13:13:50) 
ikisini de denemek için aktif yayına alıp kullanıyorum. hız olarak hiç bir fark yok . *5ghz kapsama alanı daha düşük.
* çok fazla 2.4 olduğu yerde 5ghz daha stabil
*alacaksan 5 antenli 5ghz modeli al
  • x571  (23.07.20 13:16:00 ~ 13:16:24) 
Ağırlıklı olarak 2.4 kullanıldığı için eğer 5 kullanma durumunuz olursa sinyal daha temiz oluyor. Bant genişliği artıyor


  • Unde bach canim  (23.07.20 13:52:55) 
[]

Hayatımda ilk defa yıldız kayması gördüm :)

Gökyüzünde binlerce yıldız vardı. Işık kirliliği sıfırdı.

3 tane yıldız kayması yakaladım.

Saatlerce izlemek isterdim ama fırsatım olmadı.

Bir yıldızı takip ederken başka tarafta cok hızlıca ateş gibi bir şey geçti kırmızı.

Meteor olabilir mi o yoksa göz yanılması mı?

Meteor, alev topu sık görülen bir şey mi?

lokasyon: Giresun.

 
Perseid meteor yağmurları başladı geçen hafta, muhtemelen buna denk geldin. ağustos'un son haftasına kadar devam edicek. Bu sene 12-13 ağustos en yoğun görüleceği tarih, bu tarihlerde ışık kirliliğinin olmadığı bir yerde, şanslıysan saatte 10-15 adet "yıldız kayması" görebilirsin.


  • Bruce  (20.07.20 09:38:28) 
@bruce

Yıldıza odaklandığımdan tam bakış açımda değildi, bi an "o neydi gız" tepkisi verdim.

İstanbul'a dönüyorum malesef. Arabam da yok. Çatalca tarafına falan gidiyorlar ışık kirliliğinden kaçmak için.
  • Cesario  (20.07.20 09:52:02) 
Açılın bu işin kompedanı geldi.
Öncelikle süper bir yerden gözlem yapmışsın, neresi orası?

Yıldız kayması (dünya atmosferine meteor girmesi) sürekli olan bir olaydır. Çok ışık kirliliği olmayan bir yerde gökyüzüne beş on dakika bak, bir tane denk gelir. Bazıları cidden büyük olur ve onlara fireball (ateş topu) denir.

Rengi içinde bulunan elementin ne olduğuyla ilgili. Atmosfere girerken ısınıp yanıyor bu taş. Çoğu zaman dünyaya ulaşamadan erir gider.
  • işimdeyim gücümdeyim  (20.07.20 09:52:21) 
@isimdeyim

Giresun Doğankent ilçesine bağlı Asarkaya Yaylasına çıktık. 9 gün kaldım, full kapalı, yağmurlu geçti hava. Son gün açık yakaladım. 15-20 dakikada 3 tane yakaladım. Işık kirliliği hiç yoktu.

İstanbul'da sadece Ay ve Jüpiter, Mars, Satürn gözüküyor çıplak gözle. 3-5 yıldız görürsen şanslısın. Onlar da büyük takım yıldızlarından zaten. Çatalca tarafı iyi diyorlar ama şimdi her yer beton, oralar nasıldır bilemem 2020 döneminde.
  • Cesario  (20.07.20 10:02:49) 
Hocam yıldız kayması dediğiniz de meteor.


  • fezagezgini_4  (20.07.20 11:00:38) 
Ben çatalda'dayım bu arada :))


  • işimdeyim gücümdeyim  (20.07.20 11:42:23) 
yıldız değil göktaşı o kayanlar. ilk kez görmeniz tuhaf, herhalde hep büyükşehirde yaşadınız


  • burya  (20.07.20 12:07:33) 
@burya

Evet, İstanbul çocuğuyum ben. Giresun Merkezdeyim şu an, burada da gözükmüyor. Gerçekten güzel bir konuma gitmek gerek galiba.

Goktasi kaydı da, ona bakarken alev topunu kaçırdım. Onu merak ettim neydi diye.
  • Cesario  (20.07.20 12:18:21) 
o daha yakın veya daha parlak bir meteordu muhtemelen. bazıları gerçekten uzaktan silik kayar, benim de ateş topu gibi gördüğüm olmuştur geçmişte


  • burya  (20.07.20 12:23:08) 
[]

Videoyu indirmeye yarayan eklenti vardı?

Geçende de soruldu ama bulamadım.

Bir sitedeki videoyu indirmek için en kaliteli en yaygın eklenti hangisi Chrome için?


 
chrome da youtubedan indirmek isterseniz, indirmek istediğiniz video linkinin başına ss koyup çıkan sayfadan indirebilirsiniz örnek bir linki kopyaladınız www.ssyoutube.com..... şeklinde devam etmeli chrome da video indirme eklentileri düzgün çalışmıyor diye biliyorum.ayrıca tarayıcı değiştiririm derseniz mozilla indirip google yazdıgınız zaman karşınıza çıkan ilk eklentiyi bile indirseniz çalışıyor.


  • Diskirminant  (01.07.20 00:07:40) 
[]

Yüzde cilt lekesi, doktor çare oluyor mu?

Annemin yüzünde cilt lekesi vardı kahverengi, güneş kaynaklı muhtemelen.

1 hafta tatile gitti, leke iyice azmış yayılmış yüzünde çok kötü duruyor.

Cilt bakım kremi alsak krem, serum vs 400 TL tutuyor Yves Roche vs mesela.

Bu tarz şikayetlere cilt doktorları nasıl bir çözüm buluyor lazer vs dışında? Krem mi veriyor ilk başta, geçiriyor mu nasıl oluyor?

 
annenize alacaginiz tek krem yuksek korumali dermokozmetik gunes kremi.

bunun haricinde doktora gideceksiniz, muhtemelen lazer tedavisi uygulanacak. hic bir sey %100 gecirmiyor.

anneniz evde bile olsa sabah ilk is gunes kremini surecek yuzune, disari cikinca 3-4 saatte bir yenileyecek.

yaz kis kullanacak.
  • cairo  (29.06.20 11:49:43) 
lekenin boyutuna göre ilaç tedavisi de olabilir. ancak lazer derse lazere kışa doğru başlarsınız. kafanıza göre krem sürmeyin direkt doktor.


  • kestane gürgen palamut  (29.06.20 12:05:38) 
Sorunuza cevap değil ama ek bilgi vermek istedim, belki sorunun kaynağı olabilir diye. C vitaminli şeysileri cilde sürünce güneşle birlikte lekelere sebep oluyormuş. C vitaminli ürünleri yazın kullanmamaya dikkat etmekte fayda var(mış).


  • serbest gezen koala  (29.06.20 12:06:28) 
Annemin neredeyse tüm yüzünde güneş lekeleri var. Aynı annenizde olduğu gibi güneşe çıktıkça bu kahverengi lekeler daha belirgin ve koyu bir hal alıyor.

Annem birkaç kez cilt doktoruna gitmişti. Kışın dahi dışarı çıkarken yüzüne güneş kremi sürmesini önerdi. Vichy, bioderma gibi markaların güneş kremini alsanız iyi olur. Ben geçen sene bioderma almıştım, annem çok rahat ettiğini söylemişti.

Krem dışında doktor anneme lazer önermişti ama lazer için çok iyi bir yer bulmak gerekiyormuş. Cildi daha kötü hale gelenler oluyormuş.

Annem bir ara cilt soyucu kremlerden kullandı ama hiçbir işe yaramadı. Cilt soyucu kremlerin ben açıkçası işe yaradığını düşünmüyorum. Hatta zarar veriyor olabilir.

Ama ben geçen sene ilk çıktığında nivea markasının leke giderici serumunu satın almıştım, serum gibi baya krem bu. Annem ilk şişeyi bir iki ay kadar düzenli kullandı ve lekeleri fark edilecek kadar düzeldi. Hiçbir zararını görmedi. Kaşıntı, kızarıklık hiçbir şey olmadı. Ürünün kullanıcı yorumları da çok iyiydi. Ama ilk şişe bitip, ikinci şişeyi aldığımızda artık içeriği mi değişmiş ne olduysa ürün annemin yüzünü kızartıp, kaşıntı yaptı. Birkaç kullanıcı da benzer sorunu yaşamış. Ürünün linkini bırakıyorum 50-100 lira arasında fiyatı değişiyor:

www.nivea.com.trşekillendirici-leke-giderici-serum-40059005994070082.html
  • GoodMorningTeacher  (29.06.20 12:36:43) 
[]

Video editleme ustalarına soruyorum? (yardım)

Arkadaşlar 30 dakikalık bir video çekmem gerekiyor. İşle ilgili, tanıtmam gereken ürünler var.

Mesela ben ürünü anlatmaya başlarken o ürünün görseli çıksın ekrana ya tamamen ya da belli bir kısmına, arkadan sesim oynasın vs. Bunun gibi editler yapacağım.

Hangi program önerirsiniz ücretsiz ya da deneme sürümü?

40 yılda bir işim düştü, para veremem.

BONUS: Ayrıca bu işin püf noktaları nedir? Yani ham videoyu çekip üzerinde mi oynama yapmam gerekiyor yoksa bütün olarak düşünüp nerede neyi ne zaman söyleyeceğimi ona göre mi ayarlamam gerekiyor?

 
Neyi ne zaman soyleyecegini planlayarak cekim yapmana gerek yok. Sen bolca detay goruntu alacaksin. Sonra montaj yaparken sesi ve muzigi koyup, uygun olan goruntulerin uzerine yazilarini yazip isi bitireceksin.

Temel olarak movie maker yeter gibi ama duzgun bi is icin edius-premiere-imovie kullanabilirsin.
  • brkylmz  (27.06.20 21:51:55) 
ben olsam şöyle yapardım.
bir defaya mahsus ve acil bir durum varsa eğer,

videonuzu sesli olarak çekin.
bunun dışında da ürün fotoğrafları ve detay fotoğrafları çekin.

sonra verin bir öğrenci sizin için yapsın 50-60 liraya.

programı bulmak, onu çözmek, kırmak vs. uğraşmayın.

not: Yine de bahsettiğiniz şeyleri yapmak zor değil yeni öğrenecek birisi için de.

Camtasia Studio full olarak bulabilirsiniz muhtemeleni bunları yapabilirsiniz onunla.
Vegas gibi, Premiere gibi profesyonel programlar da kullanabilirsiniz.
Mac kullanicisi iseniz final cut pro da kullanabilirsiniz.
  • la traviata  (27.06.20 22:13:24) 
Android için Youcut isimli bir program var, hele ki çekimi telefon kamerası ile yapacaksanız tam sizin iş için.

fotoğrafı video haline de donusturebiliyor, ses de ekleyebiliyor kaydettiğiniz ya da hazır ses efektleri, basit görsel efektler ekleyebiliyorsunuz.
  • encokbenisevinnolur  (27.06.20 22:55:56) 
[]

En iyi pizza nereden sipariş edilir? (istanbul)

Salamı, sucuğu tavuk-hindi eti olmayan, pidesi dandik olmayan, malzemesi bol olan, yağı sanayi yağı olmayan pizza istanbul'da var mı? Varsa eve servis var mı?

Eve servisi yoksa direkt mekan da söyleyebilirsiniz, ama öncelik eve servis.

edit: yazdığım özellikte pizza en az 100 TL olur herhalde :D olsun, 40 yılda bir yemek için sordum.

edit2: lokasyon Beylikdüzü de, burada yoktur diye düşünüyorum.

 
Ben little ceasertan alıyorum genelde.

Papa jonesta fena değil.
  • Cruyff  (22.06.20 20:40:10) 
Lokasyon yazmadığınız için sevdiklerimi sırasıyla yazıyorum
Beppe moda,miss beyoğlu,locale akaretler ,eatlay zorlu

  • imnotsureabout  (22.06.20 20:40:51) 
@Crufy

little sezar ile kötü hatıram var, hayatta yemem ordan, ve eminim oradan 10 kat güzel yapan bilyon tane yerler vardır.
  • Cesario  (22.06.20 20:47:57) 
zincirlerden pizza bulls, papa johns fena değil.


  • not dark yet  (22.06.20 20:54:54) 
Pizza Locale


  • pass  (22.06.20 21:00:15) 
Pizza bulls.


  • Fiyu  (22.06.20 21:01:41) 
Zincir: Pizza Station

Restoran: Çukurcuma 49 (cihangir)
  • Etanglement  (22.06.20 21:35:20) 
yediğim en kötü pizzalardan birini pizza locale'de yedim. o sebeple bir daha da kapılarından girmem. yani onu da bir güzel elemek gerek bence.


  • yukselen gunes evi  (22.06.20 21:42:54) 
zincirlerden pizza bulls


  • essoist  (23.06.20 00:34:41) 
fornello ve donatello fena degil. kadikoy.


  • xfestos  (23.06.20 02:57:53 ~ 03:01:09) 
fornello ve çukurcuma 49 +1
Miss pizza (şişhane)
Zucca pizza (kurtuluş)
  • lolita  (23.06.20 16:06:01 ~ 16:06:59) 
benim evin sokağında var bi pizzacı
istanbulda yediğim en iyi pizza sanırım.

Pizzeria 14, nişantaşı

zincir restoran pizzası sevmiyorum ben
  • Corc  (23.06.20 16:17:32) 
fornello +5

Hem Kadıköydeki hem küçükbakkalköydeki güzeldir.
  • noluyo yaa  (23.06.20 17:00:06 ~ 17:01:00) 
beylikduzune servis yoktur herhalde ama dilim pizza - yesilkoy malzeme kalitesi olarak cok iyidir. Suflesi de harikadir.


  • cooperr  (23.06.20 17:11:43) 
[]

Erken seçim geliyor mu sizce, tahmin alalım?

Ayasofya, pkk operasyonları, Libya meselesi, seçim sistemi vs haberleri, Bahçeli ile görüşmeler..

Bence seçim yaklaşıyor, geliyor gelmekte olan.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Pandemi olmasa bu sene yaparlardı, bence seneye 7 Kasımda seçim olacak, belki o tarihi bile beklemezler.

Sizin yorumlarınız?

not: siyasetçilerin erken seçim olmayacak sözüne güvenmiyorum. Tam tersi erken seçim kararı alınmadan önce hep erken seçim gündemimizde yok diyorlar sonra Bahçeli çıkıp erken seçim olsun hodri meydan diyor ve 3 ay sonra seçim oluyor...

 
Ben olmayacağını düşünüyorum.


  • himmet dayi  (19.06.20 08:48:59) 
Sanmam


  • infernalcadre  (19.06.20 08:51:26) 
Kesin. Davutoğlu ve Babacan'ın da durup durup şimdi ortaya çıkmış olmaları bence bunun için. Beklettiler seçim öncesi kafa karışıklığı yaratıp muhalefetin oylarını güya böleceklerdi.


  • malheiros  (19.06.20 08:52:01) 
secim olmayacak diyorlarsa en fazla 1 seneye mutlaka secim olur bu hep boyle oldu. ellerindeki kozlari toparliyorlar ama bir yandan da anketler kotu gidiyor, sonuc yetersiz hala kendileri icin. zaten buyuk sehirleri kaybettikleri icin telaslilar. bunu riske atamazlar o yuzden bu sene icinde degil belki ama onumuzdeki sene icinde olacak bence.


  • in vino veritas  (19.06.20 09:09:40) 
Pandemi olmasaydı erken seçim olurdu. Corona en az bir sene ileri attı seçimi.


  • SiyamkedisiZorro  (19.06.20 09:52:40) 
Seçim olursa cumhurbaşkanlığı gidecek ama. Tekrar aday olması yasak. (Tabii neden anayasaya uyacağına inandığımı sormayın)


  • wish i could find a way to disappear  (19.06.20 10:00:23) 
2021 yılı Nisan, mayıs haziran aylarının birisinde ben bekliyorum.


  • komando kani var bende  (19.06.20 10:27:33) 
bu yıl sonuna kadar bir erken seçim kararı alınacağını düşünüyorum. seçim de önümüzdeki bahara kadar yapılır.

ve tabiki de seçimi ben kazanırım. oylar makedon'a!
  • attirmayin makedonun kafasini  (19.06.20 10:31:05) 
Bence de olmaz, niye yapsınlar ki böyle bir sey, ellerinde tertemiz 3 sene var onbinlerce parazite maaş bağlayacak, onlarca ihaleye fesat karıştıracak, bir sürü garantili yap iş devlet projesi icat edecek.

CB seçiminin erken yapılması bence dövizin patlayacagini hissettiler ondan öne aldılar 2018de. Şimdi boka da batsak aynı oyu aldıklarını gördüler o yüzden niye riske girsinler. Ve bence erken de olsa zamanında da olsa yine kazanacaklar
  • sanguine  (19.06.20 10:34:21) 
bana da bu sefer 3 sene daha sefa surup sonra defolup gideceklermis gibi geliyor. erken secim neden olsun ki su anda? hem de cikisa gecmesi muhtemel ve direkt akp secmenini hedefleyen 2 adet yeni parti varken.


  • baldur2  (19.06.20 10:36:44) 
ben 2021 baharda bir seçim olacağını düşünüyordum. hala öyle düşünüyorum.

seçim gündemimizde yok demeleri hiç bir anlam ifade etmiyor. gündemimizde olmayacak demiyorlar, şuan yok diyorlar.
  • biseysorcaktim  (19.06.20 10:39:26) 
Erken seçimin mantığı, 3 sene sonra seçim var evet ama sen acaba 3 sene sonra aynı oy oranını koruyabilecek misin? Koruyamayacağını düşünüyorsan seçim şimdi olsun diyorsun. Ortam da zaten ona doğru evriliyor.


  • malheiros  (19.06.20 13:21:09) 
2021 baharında en erken olur. 2021 sonbaharı da olabilir. önümüzdeki 9 ay içinde olmayacağına eminim


  • avatar is back  (19.06.20 13:33:56) 
[]

Manual vites arabadan anlayanlara soruyorum?

Arkadaşlar sadece kursta Punto 2014 model ve arkadaşın Linea arabasını kullandım.

Linea'da yokuş kalkış desteği olmasına rağmen hiç rahat gelmedi. Yokuşta kaydırdım arabayı. Tabi amatörüm normal. Punto daha rahat geldi.

SORUM şu: Manuel Punto ile manuel Golf arasında nasıl farklar vardır amatör biri için?

Golf'ü örnek olarak yazdım. Tabi ki motor gücünden tutun zibilyon tane değişkene göre değişir ama genel bir soru soruyorum.

Punto, Golf, Polo, Corsa, Fiesta, Clio vs alayını kullanmış olanlar varsa (manuel) hangisinin sürüşü daha konforlu? Vites geçişleri olsun, arkaya kaydırma olsun manuel açısından soruyorum.

Mesela ben Punto ve Linea'ya binmiş biri olarak Tofaş sürsem bu ne lan çekerim. Hangi manuel arabayı kullansam 2014 Punto'ya binince punto da ne kadar kötüymüş çekerim? Amatör biri hangi manuel arabayı daha rahat kullanır?

 
böyle bir genelleme yapmak. kavrama, baskı balatanın ve vites sisteminin sağlık çalışmasına bağlı bir sistem. iki ayrı punto arasında bile aynı sorunu yaşabilirsin. geriye kaydırmamak için kavrama noktası mantığına aşina olman gerekiyor. bu da biraz zaman alır. endişe ediyorsan el freni ile kalmanı tavsiye ederim.


  • helenart  (15.06.20 15:25:00) 
Geri kaydırma bakımından aralarında pek fark yoktur. Genelde hepsi siz gaza basıp arabayı kaldırana kadar ya da debriyaja bastıktan sonra 5 saniye kadar frenleme yapar. Ardından salar.

Konfor olarak Golf diğer saydıklarının alayının kulağından tutar geçmişini şey eder atar. Konfor bakımından bence kendi segmentinin (bmw mercedes gibi lüks grup hariç) en konforlu aracı golf'tür. Aralarında en kötüsü de Punto'dur. Punto ile 6 saatlik yol gittiğimde boynum falan tutuluyor. O kadar konforsuz bir araç. Kendi aracım Polo. Bence yeteri kadar konforlu. Onu ikinci sıraya yazıyorum. Nihai sıralamam şudur:

Golf >> Polo > Fiesta > Corsa > Clio > Punto.

Hepsinin manuelini kullandım.
  • himmet dayi  (15.06.20 15:53:47 ~ 15:54:05) 
manuel arabada kalkış bence debriyajla çok alakalı, bazı arabaların debriyajı arabayı daha aşağıda harekete geçiriyor bazıları yukarıda. arabayı düz yolda deneyerek anlayabilirsiniz. el freni inik, debriyaja tam basılı iken ayağı frenden çekin düz yol olduğu için araba pek hareket etmez, sonra çok yavaşça debriyajdan kaldırmaya başlayın. eğer azıcık bile kaldırınca araba hareket etmeye başlıyorsa aşağıda kavrıyordur ama hareket için daha yukarıya kaldırmanız gerekiyorsa yukarıda kavrıyordur. yukarıda kavrıyan araba hoş değil bence, yokuşlarda onlarla kalkmak daha zor, acemiler o arabayı zıplatır ya da sık stop ettirir. aşağıda kavrayan aracı kullanmak daha kolay. benim paliom vardı ve hiç gaz vermeden debriyajdan kaldırırak veriyordum hep ilk ivmesini, debriyaj erken kavrıyordu ve yokuşlarda bile rahat ediyordum. bu ayarı yapılabilen bir şey mi bilmiyorum eğer öyleyle debriyaj ayarını alıştığınız şekilde yaptırtabilirsiniz.


  • ofelia  (15.06.20 15:59:24) 
@ofelia

Linea yukarıda kavrıyordu. Arkadaş sanayide kendine göre öyle ayarlatmış. Yani değiştirilen bir şey.

@himmet dayı

Peki Citroen C4, Auris, Yaris, Civic hb vs aynı segmentte alayını sıralamaya soktuğumuzda f/p olarak hangisi? Fiesta mı?
  • Cesario  (15.06.20 16:21:08) 
Kuş serilerinden bir tek kartal kullandım ve en rahat kullandığım araçtı diyebilirim. Debriyaj hassasiyeti daha az olduğu için(vites oranıyla da ilgili sanırım) söndürmeden kaldırmak çok kolaydı. Vites geçişleri de sert olmasına rağmen o dönem acemi olan beni hiç zorlamadı.

Uzun süre palio kullandım. Daha hassastır, debriyaj aralığı(mesafesi)daha kısadır. Ama alışınca bir zorluğu kalmaz. Sorunuz eğer kullanım kolaylığına göre hangi aracı almalıyım ise, bence hiçbir fark yok. Alışınca sizin aracınız size en kolay gelecektir. Beni en çok zorlayan araç ise arkadaşın dizel golfüydü. Sanırım yakıt ekonomisi amacıyla şanzımanla veya vites aralıklarıyla oynanmış. İnanılmaz hassas bir debriyajı vardı.

Diğer soruya gelince, bulacağınız aracın temizliğine bağlı. Ben piyasada tutulan bir araç almanızı öneririm. Civic hb gibi meraklısına satılacak bir araç yerine, clio fiesta polo vb daha mantıklı.
  • the coon  (15.06.20 18:18:17) 
Ben olsam B segmenti ile C segmentini kıyaslamam. Çünkü C segmenti biraz daha konfor odaklı iken B segmenti yakıt ekonomisi, daha ufak tefek olmak gibi amaçlar taşır. Pek aile arabası değildir ama iş görür. Örneğin Yaris, Polo, Fiesta, Corsa, C3 gibi araçlar B segmenti. Bunların bence hiçbiri Golf, Focus, Astra, C4, Leon, Civic, Auris (artık Corolla HB olarak geçiyor), Corolla gibi araçlar kadar konforlu değil. Ancak şunu belirteyim, örneğin Polo ve Ibiza'nın son kasaları eskilere göre daha büyük ve bu da ekstra bir konfor sağlıyor. Örneğin bana sorsalar Corolla HB mi, yeni Polo mu diye Poloyu seçebilirim.

Şu ana kadar saydıklarım arasında en beğendiğim araç Golf. Sözlükte çok yerilen bir araç ama ben seviyorum. Golf'teki konforu muadili hiçbir araçta bulamadım. Ama Golf'ü saymazsak Honda Civic de mesela en az Golf kadar iyi, hatta çoğu kişiye göre daha iyidir.
  • himmet dayi  (15.06.20 20:03:30) 
punto dizel, linea benzinli ise ondan fark etmiştir sana.


  • orpheus  (15.06.20 23:12:01) 
[]

Kabızlık mı bu nasıl geçer?

İş yerinde çok katı gıdalar var, o yüzden olduğunu düşünüyorum.

Eve geldikten sonra tuvaletimi çok zor yaptım. Rahat 2 saat falan bekledim ve canım çok yandı, ter içinde kaldım ve gözlerimden yaşlar geldi acıdan. Neyseki kanama olmadı.

Ama tamamen bağırsaklarım boşalmadı ve bir süre sonra tekrar geldi tuvaletim. Yaptım, tekrar içinde kaldı. Bugün yine aynı.

Yapıyorum ama içinde hala var, bokun kafası çıkıyor popodan gerisi çıkmıyor ve çok acıtıyor. Sanki dikenli bok çıkıyor. Ablam kabızken doktorun verdiği şuruptan verdi. Şu an karnım gurulduyor, tuvalete de çıktım ama yine kaldı içinde. Rahatsız ediyor şu an beni bu.

Nasıl geçer? Kabızlık mı bu? Benim bildiğim kabız hiç gelmemesi tuvaletin 2-3 gün çıkmamak. Benim öyle değil.

Kuru kayısı da yicem şimdi.

Yanlış ilaç içip ishal olmak da istemem. :/

 
bol su iç - bu çok önemli bro
meyve, sebze yemeye özen göster
lifli gıdalar tüket.

kahvaltıdan sonra 1 elma çok iyi iş görüyor. sabah kahvaltısında kahve içmek gibi. bir dene, anlayacaksın.
  • MtKrt  (27.02.20 19:24:52) 
Açlık oyunu demleyip iç.


  • you and me in paradise  (27.02.20 19:26:33) 
Anal fissür olabilir. Fissürde bağırsak tam boşalmıyor.
Kabızlığı ve dolayısıyla acıyı azaltmak için Osmolak, Duphalac vb şuruplar yararlı olur.
Kayısı ve inciri (kuru) birlikte kaynatıp yumuşatarak yemek de yararli oluyor.
  • pro9it9is9  (27.02.20 19:30:11) 
zorlama götü yırtarsın. kuru kayısı, incir ye her gün 5 6 tane. bol su iç. çorba iç bol. sabahları bir kaşık zeytinyağı iç. sebze ye bol bol. et, acılı yeme fazla.


  • glamdr1ng  (27.02.20 21:20:15) 
Probiyotik alın


  • chatrefhill  (27.02.20 22:06:04) 
turşu suyu iç haşlanmış mısır ye mutlaka


  • neoluyokardesimnebutantantana  (27.02.20 22:06:24) 
Magnesie calcinee saba toz. Git al eczaneden. Etki etmesi 8 saat sürüyor. Akşam yatmadan iç. Sabaha yumuşatır dışkıyı. Durumun çok kötü değilse ikinci defa içme yoksa popondan işersin o derece.


  • sylr  (27.02.20 22:39:10) 
[]

Rusça öğrenmek, hangi site ya da aplikasyon?

Sıfırdan Rusça öğrenmek istiyorum. B1 seviyesine geleyim yeter. İş için lazım.

50-60 kelime ezberlesem de yeter ama B1 düzeyinde bilmek istiyorum.

En baştan alfabeyi öğrenmekten başlayacağım, o kadar baştan yani.

Hangi ücretsiz website ya da aplikasyon önerirsiniz?

 
www.youtube.com
www.youtube.com
ve benzeri kanallar ve duolingo diyorum ben.
  • n62  (27.01.20 20:19:26) 
ingilizcen varsa bu seti izle. en baştan başlıyor. şahanedir.

www.youtube.com
  • heidi'nin dedesi  (27.01.20 20:42:49) 
(git: alinkrusca.com)
ücretsiz ders içerikleri mevcut. sınav ve alıştırmalarda var.

  • ada meltemi  (28.01.20 00:50:14) 
[]

Yerli otomobilin bütün parçaları %100 yerli mi?

Motorundan kaputuna kadar hepsi %100 yerli mi?

Mesela Vestel de yerli cep telefonu üretiyor ama ekranı, işlemcisi vs hepsi ya amerikan ya Çin.

BONUS: ayrıca yerli otomobilin ekonomiye katkısı ne olacak? şaha kalkacak mı ekonomi ve arabaların fiyatı ne olacak kdv, otv falan?

 
dunyada hic bir otomobil % 100 yerli degil. Olmasi da zaten cok mantiksiz


  • oscar  (28.12.19 10:20:01) 
@oscar

Bütün parçaları yurt dışından sipariş edilip burada montajı mı yapılacak yani onu merak ediyorum?

Motoru mesela yerli mi? Tasarımı mi yerli?
  • Cesario  (28.12.19 10:35:20) 
fikri ve mulki haklari togg'a ait olacak. yani sirket %100 yerli. parcalarin nerede uretildigi nerede montajlandigi onemli degil. hangi parcalarin nasil, ne kadar uretilecegi hep bu grup tarafindan karar verilecek, baska ulkelerdeki fabrikalar sadece gecilen bu siparisleri uretip, geri yollayacak. turkiye'deki fabrikada muhtemelen bu parcalar montajlanacak. nasil burada uretilen honda'lar, ford'lar o arabalari turk mali yapmiyorsa, disarida uretilen bu urunler de bu arabanin(eger uretilirse) yerliliginden birsey kaybettirmeyecek. konusma esnasinda Gurcan Karakas, bataryasi kendi tasarim ve uretimimiz dedi. bu ne kadar dogru tam olarak ne demek istedi bilmiyorum, ama eger dogruysa tek basina bu bile cok ciddi birsey. tahminim Tesla'nin public yaptigi tasarimlar uzerinden biraz modifikasyon yapmislardir.

araclar tasarim ve donanim olarak cok orta-ust segment gibi konumlanmis, belki daha az donanimli, daha ucuz versiyonlari da satisa cikar ama 50bin liralik bir araba beklemeyin. amac dunya starndartlarinda bir turk araba markasi ortaya cikarmak, turkiye'deki herkesi araba sahibi yapmak degil. tahminim, otv/kdv muafiyeti getirip, fiyati rakipleri karsisinda cazip hale getirebilirler belki. yurt disi icin nasil bir strateji izleyecekler bilmiyorum.

hicbir yatirim ekonomiyi tek basina saha kaldirmaz. yan sanayisi, servis agi ile beraber bu araba belki 50-100bin kisiye istihdam saglayabilir. aileler ile beraber 200-500bin kisilik bir nufustan bahsediyoruz. issiz ordusu icinde bir damla. ama eger ic piyasada talep cok olursa, cari aciga pozitif katkisi guzel olur.
  • crucio  (28.12.19 10:40:03 ~ 10:43:05) 
Üç sene önce de saab’in bir modelini yapıyorlardi. O ne oldu ? Ya milleti oyalıyorlar işte.


  • prizmatik  (28.12.19 11:16:37) 
Mensei olarak Türkiye oluyor, %100 turk yapimi olamaz bir otomobilin her bir modulunu sifirdan tasarlayip turk mali olarak ve tamamini Türkiye'de uretemezler, oyle bir dunya yok.

Ben pilinin Türkiye'de tasarlandigina da inanmiyorum sahsen ama Vestel pil icin 28milyar 396 milyon tl tesvik aldi zamanında. 28milyar diyorum bak, yanlis yazmadim. Bir zahmet yerli olsun pil de.
  • stavro  (28.12.19 11:34:26) 
Özet olarak elin italyan firmasının 2018 de hazırladığı konsept aracı allayıp pullayıp adını da togg koyup getirmişler.

Kendimiz üretmesek bile biz tasarlamış olsak inan sevinçten ağlayarak izlerdim. Bu ülkede motorunu tasarlayacak adam da var, sürücüsünü tasarlayacak adam da var.

Ama parayı bastırıp yurtdışında elin firmasına tasarlatılan araba için neden bu kadar yaygara kopuyor anlamıyorum.

Ayrıca sürecin yönetiminde de soru işaretleri var. fabrikayı kim kuracak, parayı kim götürecek göreceğiz. Alım garantisi var şimdiden...
  • kimlanbu  (28.12.19 13:48:32 ~ 13:49:07) 
Önce şunu söyleyeyim; bu araçlar üç sene önce basına ifşa olan Saab'lar ile bağlantılı değil. Saab olayı TÜBİTAK'ın bir araştırmasının sonucuydu. Dün tanıtılan araçlar 5 yerli firma + TOBB'un ortak girişimi olan özel bir şirketin prototip çalışmalarıydı. Bu ikisini birbirine karıştırmayalım önce.

İkinci olarak @oscar'ın söylediği doğru. Dünyada hiçbir otomobil firması sizin hayalinizdeki üretim modelini uygulamıyor. Böyle bir şey mantıken mümkün değil. Yerli otomobil denince akla neden her şeyin Türk üretimi olması gerektiği geliyor bilmiyorum ama böyle bir model dediğim gibi dünyada yok. İçi boş milliyetçi tavırlar. Hiçbir mantığı yok.

Şu aracın tasarımı konusuna gelelim. Yok İtalyanlar yapmış da, nesi yerliymiş de... Pininfarina firması dünyanın önde gelen tasarım firmalarından biri. Bu işi işin ehline yaptıracaksın. Yerli ve milli olacak diye tutup saçma sapan birine tasarım yaptırırsan o aracın yüzüne kimse bakmaz. Şimdi milletin dibi düştü, aracın tasarımı çok iyi diye. Çok çok doğru buluyorum tasarımı Pininfarina'nın yapmasını.

Bir de şöyle bir argüman var; "Daha fabrika yok yerli araç diye yaygara kopartılıyor."
Bu argümanı biraz anlıyorum. Ama bu yorumu işin içinde olmayan adamlar yaparsa anlarım. İşin içinde olan, az çok otomotiv sektörünün geliştirme süreçlerini bilen adamlar bu yorumu yaparsa siktiri çekerim.

2022'de seri üretime geçileceği öngörülen bir aracın fabrikasını şimdiden yapmış bitirmiş olmanın neresi mantıklı, biri bana açıklasın. 2 yıl boyunca atıl durumda olacak bir tesise milyonlarca dolar yatırım yapılır mı aq? Bak sinirlendim şimdi. Aracın tasarımı, prototipi yeni bitmiş. Önce aracın parçaları ve sistemleri tedarikçiler ile anlaşılacak. Örneğin far ve stop lambasını muhtemelen Farba adlı firma yapacak, Küçük aydınlatmaları (sinyal, reflektör vs.) Farplas yapar. Aracın elektronik sistemlerinin bir kısmını ve silecek sistemini muhtemelen Bosch yapacak. Daha bir sürü sistem ve donanım var araçta. Tüm bunlar tedarikçiler ile anlaşılacak ve parçaların tasarımları yapılacak. Prototip araç üretmek ile seri araç üretmek arasında farklar var. Bu nedenle aracın donanımlarının ve sistemlerinin seri üretime uygun hale getirilebilmesi için tasarımlarında değişiklikler olacaktır. Araçla ilgili birçok sistem Full Service Supplier olarak geçen (FSS) firmalar tarafından yapılır. Örneğin Bosch'a dersin ki, aracın silecek sistemi sende. aracın sileceğinin çalışacağı ve sistemin konumlanacağı çevre datasını Bosch'a verirsin. Geri kalan her şeyi Bosch halleder. Tüm detay parçalar, sileceklerin boyutları, kullanılacak malzemeleri, kullanılacak motoru vs. hep Bosch belirler ve tedarik eder. Bu örnekteki gibi diğer birçok sistem ve donanım tedarikçiler tarafından tasarlanıp üretilecek. Şu an muhtemelen tedarikçi belirleme (sourcing) süreçleri devam ediyor. Sırf bu süreç bile diğer otomotiv firmalarında aylarca sürüyor. Tedarikçiler belirlenecek, ekipman tasarımları ve yatırımları yapılacak (kalıp, makine, pres, vb.). Ekipmanlar bittiğinde ilk çıkan parçalar ile araçlar üretilecek. Bu araçlar bin tane teste tabi tutuluyor. Testlerden gelen sonuçlara göre değişiklikler, iyileştirmeler yapılacak. Birkaç faz daha araç üretimi yapılacak. Test sürüşleri, çarpışma testleri, aracın regülasyona tabi olan sistemlerinin sertifikasyonları (homologasyon) ön seri üretim başlangıcı vs. derken zaten 2022'ye gelmiş olacağız bile. Bu süreçte fabrika yerinin belirlenmesi ve kurulması çok rahat tamamlanabilecek bir iş. Buna takılmak anlamsız.

Volkswagen Türkiye'ye gelecek. Seri üretim 2022'de başlayacak deniyor. Ne sanıyor bu insanlar mesela VW hazır fabrikaya mı gelecek sanıyor? Onlar da Manisa'da yeni fabrika yapacaklar. İnşaatı da 2020 sonunda başlayacak.

Şu araçların bütün parçaları isterse yurtdışından alınsız Türkiye'de sadece montajı yapılsın bu araç yine yerli araçtır. Bu kadar basit. Hee Türkiye'de daha ucuza yaparsın o zaman sorarım niye Türkiye'de yapılmıyor diye.

Bugün dünyanın bütün otomotiv devleri işbirliği içinde hareket ediyor. Kimse saçma sapan milliyetçilik derdinde değil. Mercedes A serisinde Renault motoru, BMW de 1 serisinde PSA (Peugeot-Citroen) motoru kullanabiliyor. Magna adlı bir firma Avusturya'da (Steyr) aşağıdaki araçları üretiyor. Kimse "BMW arabalarını başka firmalara ürettiriyor, BMW diye satıyor." demiyor ama? Neden? Çünkü malca bir yorum olurdu da ondan.

Magna üretimi araçlar:
Mercedes-Benz G-Class
BMW 5
Jaguar E-Pace
Jaguar I-Pace
BMW Z4
Toyota Supra

Bakın Magna bu araçların tedarikçisi değil. Direkt bitmiş ürün olarak bu araçlar çıkıyor üretim hattından. Mercedes, BMW, Jaguar, Toyota. Hiçbiri Avusturya firması değil. Ama kimse bundan gocunmuyor. Alman yine BMW'siyle, Mercedes'iyle övünüyor.

Bonus soruya cevap: ekonomiye katkısı olur. Ama kimse ekonomi şaha kalkacak diye beklemesin. Üretimin şaha kalkabilmesi için bu aracı bütün dünyanın kapışması, dünyanın dört bir tarafında üretim tesisi kurmamız falan gerekir. O zaman iyi bir ekonomik gelişmeden bahsedebiliriz. Arabanın fiyatı ve vergiler için konuşmak saçma olacak. Şu an hiçbir şey belli değil.
  • himmet dayi  (28.12.19 14:06:19 ~ 14:10:51) 
Bu yazılanlara istinaden sorayım, daha önce Türkiye'de üretilen Anadol yerli araç neden sayılmıyor?


  • burya  (28.12.19 15:30:51) 
akp oncesi yapilanlar sayilmiyor arkadaslar. mesela temsa'nin urettigi otobusler turk sayilmiyor ya da tofas fabrikasindan cikanlar, anadol vs.. en buyuk akp en buyuk comaristan..

devrim'i erbakan tekbasina yapti hayin cehapeliler urettirmediler..
  • ubi dubium ibi libertas  (28.12.19 15:36:21) 
Hybrid Kinetic K550 ve K750 diye googleda yazınca bizimkilerin tanıttığı arabalar cıkıyor.(2017de tanıtmışlar bu arabaları) Bi değişiklik yapılmadan direk hakları alınmış gibi ...
Yüzde yüz yerli zaten olmazda boyleside sacma oldu.
Fabrikayı ülkemizde açıp istihdam yaratılar umarım.
  • bnmzz  (28.12.19 17:36:56) 
[]

Balparmak piyasanın en iyi balı mı?

Çoğu insan 50-60 TL'den ucuz bal olmayacağını söylüyor. Markette 20 TL'ye falan koca kavanoz satıyorlar.

Üzerinde de doğal falan yazıyor Balparmak'ta. Bilmem kaç bitkiden elde edilmiş vs.

Uzmanlar köy balı alın falan diyorlar, bulamazsanız Balparmak. :)

Bu balparmak piyasanın tekeli olmuş sanırım, herkes bu markayı öneriyor piyasada. Yapımını vs gören bilen var mı, sağlıklı mı?

Gerçekten piyasada satılan en iyi, en güvenilir bal kendilerine mi ait?

Bal almam lazım ama almadım. Şırnak balı, hakkari balı, kayseri balı vs milyon tane bal çeşidi var migrosta. Hangisi güzeldir? Fıstık ezmesine sürüp yemek için soruyorum.

 
Anavarza bal alırım arada gayet güzel


  • Topalordek  (18.12.19 19:39:20) 
piyasanin en iyi mali oyle alalade her markette satiliyor olabilir mi? mantiksiz.


  • hot potato  (18.12.19 19:41:29) 
bisey olmasi gerektiginden ucuz ise ben uzak duruyorum. 20tl'ye koca kavanoz normal degil gibi kesin bir bokluk vardir. balparmagin tadi benim pek hosuma gitmiyor acikcasi.

fikir vermesi acisindan aldigim kaliteli bir bal var, yarim kilosu $50 civari, sertifikali falan.
  • cooperr  (18.12.19 19:43:25) 
en iyisi mi bilmiyorum ama market bali alacaksan en azindan bilinen bir marka ve bir cok kalite belgesine sahip,

balparmak cam balini seviyorum ben
  • exlibris  (18.12.19 19:58:55) 
Eğriçayır Balı
İster web sitesinden ister instagram hesabından bak
Dünyanın en iyi balı seçildi geçtiğimiz günlerde amerika’da dünya arıcılık örgütü tarafından
Tavsiye ederim
İnstagram’da 113 bin takipçisi var ki baş satan bir yer için çok iyi sayı..
  • otopsicocugu  (18.12.19 19:59:28) 
Gide test laboratuvarinda calisan bir arkadasim balparmakin guvenilir oldugunu testleri cok siki tuttuklarini anlatmisti. ancak bu nereden baksan 6/7 sene evvel. en iyi derken glikoz surubu olmayen demek istiyorsan balparmak bu standardi tutturur. ender dag ciceklerinden yapilsin sadece dunyada her sene 3 kilo uretilsin diyarsan bunu baska yerde aramalisin.

fikir vermesi acisindan avusturya ve almanyada normal insanlarin urettigi glikoz vs icermeyen yerel bal kilosu 6-12 euro arasi.
  • JohnOakley  (18.12.19 20:01:01) 
Temanın balları güzel bence,daha doğal olduğunu düşünüyorum.


  • asteriks  (18.12.19 20:38:09) 
Eğriçayır +1


  • mezarkabul  (18.12.19 20:49:28) 
Bahar balını severim ben


  • all girls dream  (18.12.19 20:55:04) 
Şu devirde websitesi olmayan, web sitesinde güncel geçerli sertifika ibraz etmeyen bal markası alınmaz.


  • Hakan1980  (18.12.19 21:42:17) 
Tkv'den alıyorum ben. Kesinlikle güvenilir. Türkiye kalkınma vakfının.
www.tkvbal.com
Tesisleri de güzel ciddi çalışıyorlar. Hatta kendinize kovan, arı vb. Bile alabilirsiniz.
  • jefferson  (18.12.19 21:54:04) 
Çoğu markette var bu arada.


  • jefferson  (18.12.19 21:54:38) 
Öğrenmek amaçlı 3 yıl arıcılık yaptım, yemedim ama duyduğum en iyi bal markası eğriçayır.
Balparmakın, üreticileri çok, iyi kötü tüm balları alıp paçal yapıyor. Balda olması gerekli belli değerler var satış için, bunların elde edilmesi önemli. Balparmak bunu yapıyor.

  • Rh Negatif  (20.12.19 18:50:34) 
Bu arada Köyceğiz balı da iyi gibi, en azından araştırmaya değebilir.


  • mezarkabul  (22.12.19 17:36:57) 
[]

Avrupa'yı bilenlere soruyorum? Hamburg-Amsterdam-Brugge

Arkadaşlar iş için Hamburg'a gidicem Mart sonunda. 4 gün kalıcam, yıllık izinle birleştirip 7-8 gün daha kalmak istiyorum izin verirlerse.

Amsterdam ve Brugge kesinlikle görmek istediğim yerler.

Hamburg-Amsterdam arası 700 km. Uçakla mi gideyim trenle mi Amsterdam'a?

Haritadan bakınca Hamburg-Amsterdam-Rotterdam-Brugge-Genk-Brüksel yukarıdan aşağıya bir hat şeklinde, sırasıyla mantıklı mı bu şehirleri seçmek?

Dönüş biletim Brüksel'den mi olsun?

Hem zamandan hem paradan tasarruf etmek adına nasıl bir rotasyon izlemeli hangi şehirden İstanbul'a dönmeliyim?

not: rotterdam'da teyzem yaşıyor, ziyaret edebilirim, yoksa gitmezdim ama yol üstünde.

cevaplara göre başka sorular da sorabilirim. sizin önerilerinizi de bekliyorum. ilk yurt dışı deneyimim olacak.

 
Tren pahalidir muhtemelen. Lowcost havayoluyla gidersin Amsterdam a.


  • stavro  (17.12.19 18:38:19) 
Amsterdam'a ucakla gidin. tren veya otobus hem cok uzun surer bir gununuzu yer, hem de pahaliya gelir. Arada sehir degistirmek icin flixbus baglantilarina bakabilirsiniz. donus biletinize amsterdam veya brukselden bakin. ama bana kalirsa brukselden donun hem de zamandan tasarruf olmus olur, tekrar geldiginiz yolu donmemis olursunuz.

ayrica turlara da bakabilirsiniz bu guzergahlarda olan.

ha bir de ucuza.ucak hesabini takip edin instagramdan
  • interview with the vampire  (17.12.19 18:50:41 ~ 18:57:59) 
sehirlerin sirasi mantikli. ama genk yerine gent'e gitmek istiyosun sanirim. bilet alirken dikkat et, genk diye abuk bi sehir var cunku.
brukselden donmek mantikli.
ayni anda zamandan ve paradan tasarruf etmek zor. hamburg - amsterdam ucak (alternatif olarak rotterdam veya eindhoven), digerleri ya tren ya da otobus

flixbus > ucuz otobus
ns.nl > hollanda ici tren
nsinternational.nl > hollanda'dan belcikaya tren
belgiantrain.be > belcika ici tren

bi de brukselden ucak bileti alirsan havalimanina dikkat et. zaventem bruksel'deki havalimani, charleroi ise bruksel'in 60km guneyinde.
  • lamartin  (18.12.19 09:41:42) 
[]

İş yerinde ön plana çıkmaya çalışan tiplere ne yapmalıyız?

İş yerinde biri var. Öyle rekabet ortamımız yok. Yani kendisi benimle kıyaslanmayacak, puan verilmeyecek ya da yarıştırılmıyoruz ama davranışları hoşuma gitmiyor.

Örnek1: Almanya'dan Alman yöneticimiz geldi. Bu çocukla birlikte karşılamaya gidecektik, denilen oydu. O sırada yemek molasındaydım ve acelemiz de olmamasına rağmen bu çocuk o zaman ben karşılarım diye atladı ve adamın izin belgesini götürmeye gitti koşa koşa. Ama sonra beni aradı birlikte gidelim, seni şurada bekliyorum diye. Bir gittim çocuk tuvaletin yolunu bile bulamayacak kadar yabancı oraya ve ben de yolu bildiğim için beni bekleme kararı aldı diye düşündüm. Ya benim içim fesat ya da insanlar gerçekten çok uyanık zannediyor kendini. Neyse;

Adam geldi, tuvalete gidecem dese "efendim pipinizi tutmaya yardım edebilirim" diyecek kadar adamı bunalttı. Valizini taşırım falan deyince "kişisel eşyalarım var içinde, laptop falan ne alaka sen taşıyacaksın?" gibi bir tepki verdi. Ben de Avrupa insanının yardıma ihtiyacı yoksa yardım teklifini hoş karşılamadıklarını bildiğimden dolayı 1 adım hep geride kaldım ve mesafeli davrandım.

Diğer olay: Bu çocukla farklı lokasyonda görevliyiz. İkimizin de partneri kadın. Bizim mesai bittiğinde o kişilere devrediyoruz o işi. Her neyse; bu çocuk bizim de lokasyona atlayıp bizim yollamamız gereken raporları yolluyor. Gerçekten müsait olmadığım zamanlarda ya da ekstrem durumlarda tabi ki ben söylerim yollar mısın diye ama onun dışında neden gelip sen atlıyorsun benim işime yahu. Neyse çocuk beni fark etti ve görünce zorunlu olarak "yolluyorum?" dedi ben de "tamam yolla" dedim ama neden böyle dedim?

Yolladıktan sonra benim partner kadın da whatpsapp grunundan yolladı "ben yollayacaktım zaten" tarzında, benim partner de bozuldu aslında o çocuğa. Onun üzerine bir de ben detaylı rapor yolladım. Umarım çocuk yaptığının yanlış olduğuna farkına varır diye yollamasına izin verip onun attığı rapordan daha detaylı rapor attım. Zaten onu benim yapmam gerekiyordu. Adamın kendi lokasyonu var zaten. Öyle bir şey olsa ve adamı müsait görsem sormaya utanırım "ben yolluyorum?" diye. Kimsenin işine karışmam.

Önümüzdeki günlerde tekrar raporlu vs görevler var ve tekrar yöneticimiz ziyarete gelecek.

Ön plana çıkmaya çalıştığı zaman teke tek mi uyarmam gerekiyor "birader sen işime karışma, müsait olmadığım zaman söylerim zaten onun dışında sen kendi işine bak" diye yoksa whapsapp grubunda herkesin içinde "zaten ben yollayacaktım bir sorsaydın ya da benimle iletişim kurmayı deneseydin keşke, bak numaram bu 0555....., bilmiyorsan ekleyebilirsin rehberine ;)" mi demeliyim?

Alman yöneticinin gözünde de kavgacı, bozguncu olarak gözükmek istemem. Nasıl bir kültüre sahipler detaylı olarak bilmiyorum. Türk yönetici olsa bu çocuk benden daha değerli gözükür ön plana çıkmaya çalıştığı için ama bir Alman olaya nasıl bakar bilmiyorum, yorumlarsanız sevinirim.

not: en baştan dediğim gibi yarıştırıldığımız bir ortam yok ve kıyaslanma da yok ortada. yani "milleti ezeyim de ben üste çıkayım" çabaları gerçekten gereksiz ve çok itici.

 
niye bu kadar heyecan yapıyorsun her durumda, sen kendi sorumluluklarını hallet benim işlere karışma de. yönetici konusunda da fazla yalakalık yapma avrupalılar hoşlanmaz de, boz biraz elemanı. aklındakileri yansıt yani içine atmana gerek yok.


  • xrated  (08.11.19 16:10:06 ~ 16:10:33) 
@xrated

Aslında sormak istediğim bu rahatsız olduğumu millete yansitmadan teke tek mi söylemeli yoksa herkesin içinde mi diye.
  • Cesario  (08.11.19 16:16:16) 
Söyle hemen bizim şirkete başvursun. Bizde yöneticiler çok seviyor öylelerini. Yürür valla önü açık olur.


  • pati  (08.11.19 16:28:10) 
yüzüne karşı söyle derdim ama bazıları yüzüne de söylesen anlamaz. elemanı herkesin daha iyi tanıyabilmesi için grubun içinde söylemen diğerleri tarafından bir farkındalık oluşturabilir. ama biraz daha ağdala tırnak içindekileri, rencide olup kin gütmesin.
yüz yüze söylesen tamam der belki ama bu kez de sinsiliğe vurur. arkandan yürür bu tipler.

ya da s.ktiret hem yüzüne söyle, hem herkesin içinde söyle.
  • Improbable  (08.11.19 16:37:28) 
sen ve diğerleri sadece sizin işlerinize atladığı noktada müdahale edebilirsiniz bence. birebir konuşmak iyi olur. Yöneticilere davranışı ya da ön plana çıkma çabasında sizlik bir durum yok. İstediği şekilde ön plana çıkmaya çalışabilir, onun tarzı bu demek ki.


  • aquarium  (08.11.19 16:55:03 ~ 16:57:33) 
Önce açık ve samimi konuş. Bak yaptıkların bu bu anlama gelebilir ben işimi yapmıyormuşum da sen yardıma yetişiyormuşsun gibi oluyor de. Büyük ihtimalle hiperaktif bir işgüzar bu arkadaş. Bu açıklaman işe yarayacaktır. Durduk yere kalp kırma. Ayrıca böyle birini nahoş bi şekilde uyarırsan sen kompleksli görünürdün gözüme. Bu açıklaman işe yaramazsa bu sefer benİm işlerime karışmanı istemiyorum şeklinde daha net konuş. Bence.


  • jeharfi  (09.11.19 03:39:30) 
[]

Her gün bir şeye zam gelmesi veya vergi konulması?

Bunun sonu ne zaman gelecek?

Oksijen vergisi almadıkları kaldı.

Hiçbir kesimden en ufak bir eleştiri bile yok. Ben böyle bir halkın başkanı olsam nefes alma vergisi, sıçma vergisi bile alırım.

Bu zamlar ve yeni vergiler nereye kadar gidecek?

Bu zam ve vergilerle Türkiye ekonomisi kurtulacak mi? Yani çok kötü durumda olduğumuz için mi bu vergiler?

Bir bilen dünyadaki örnekleriyle anlatsın, aydınlatsın bizi. Halk zaten fakir, halkın aldığı paradan haraç keser gibi vergi alarak ekonomi çarkı nasıl döner üretim vs yapmadan?

Şili'de otobüse zam geldi diye kıyamet koptu mesela.

Bizde desen konaklama vergisi getirildi en basitinden. Halk zaten tatil yapamıyor. O yüzden mi tepki yok? Yani yapan kesime de günlük 18 tl çerez parası. Ya da ne bileyim pasaporta telefon kaydı 1500 tl. Parası olana koymuyor zaten, parası olmayan da ucuz telefonla idare ediyor.

Ama market poşetlerini yap en az 1 tl bak nasıl tepki geliyor.

 
aynı konuyu geçen gün açmayı düşündüm. cidden inanılır gibi değil. bunca olumsuzluğa rağmen sağ ve sol kesim halla ülke güzellemesi yapıyor. artık her şey bana lüks gibi gelmeye başladı. verdiğim her paraya acıyorum. bir de evli çocuklu olsam kafayı yerdim herhalde. bu pahalılığa rağmen halk nasıl sokaklara dökülmüyor, bunu ben de anlamıyorum.


  • nothing in my way  (02.11.19 11:21:34) 
Inanilmaz oranda bir sistematik fakirlesme/fakirlestirme var ama medyanin zam kelimesini kullanmasi yasak.

Inanilmaz bir durum. Goebbels bunlarin yaninda stajyer kalir.

Helal olsun ama adamlar bundan sonra ayda bir kere devlet gorevlileri gotunuzu zikecek diye yasa cikarsa kimse sesini cikarmaz.
  • baldur2  (02.11.19 11:26:21) 
Devletlerin, özellikle bizim gibi üretmeyen devletlerin bir numaralı geçim kaynağı vergilerdir, o nedenle o veya bu şekilde bu vergiler hep alınır vergiler artırılır hiçbir şey yapılmazsa yeni bir vergi kalemi çıkarılır o vergiler yine alınır, bu "devlet"ler var olduğundan beri böyle Antik Yunan'da da böyleydi Anglo-Sakson İngiltere'sinde de böyleydi her yerde böyleydi, bunun için yapılabilecek bir şey yok, ha bir yerde bardak ağzına kadar dolar o noktaya kadar kimse sesini çıkarmaz ama otobüs bileti zammı gibi birkaç damla bardağın taşmasına neden olduğu için halklar zaman zaman isyan eder devletler ufak tefek geri adımlarla halkın gazını alır ama sonra yine bildiğini yapar bir şey değişmez.

Misal bizde ağaçlar kesilmesin diye günlerce sokakta çatıştı insanlar ama sonuçta ne oldu? Taksim'i olduğu gibi betona gömdüler. Şili'de otobüs biletine zam geldi diye halk sokağa döküldü çatıştı, sonra Şili devlet başkanı çıkıp özür diledi haklısınız dedi, peki bir şey değişecek mi? Değişmeyecek o zam yine yapılacak, bunu engelleyemeyiz başta da dediğim gibi devletlerin en büyük gelir kaynağı vergilerdir.
  • angelus  (02.11.19 11:43:27) 
sıçma vergisi var zaten, adı atık su bedeli, tuvaletinin rezervuarı'ını doldurmak için suya para veriyorsun, revervuarı boşaltmak için ayrı para veriyorsun. hoş daha rezervuar'ı doldururken alıyorlar o bedeli ama olsun, sonuçta alıyorlar.

bu vergilerin bir kısmı garanti verilen hastahaneler, yollar, köprüler, hava alanları gibi yatırımların işletmecilerine aktarılacak. sana bana bir faydası olmayacak yani. Deprem vegilerinin duble yol olması gibi olacak. Doymuyorlar, doyamıyorlar.

niye kimse ayaklanmıyor tepki vermiyor sorusu ise basit, bir kere insanlar toplandı (türkiyenin nerede ise bütün illerinde) tepki gösterdiler vatan haini oldular, şerefsiz oldular, satılmış oldular. Ben senin hakkını savunacağım ve sen bana vatan haini diyeceksin öyle mi? o bir kere yer, ikinciye yemez. o güzel insanlar o güzel atlarına bindiler ve gittiler, gitmeyenler de o güzel atları ile yalnız kaldılar. o dönemde dolar 30 kuruş arttı diye ekonomik krizi yol açmakla suçlandı insanlar, rahip robinson olayında dolar 3 lira arttı kimse sesini çıkartmadı.

meyda/basın ele geçirilmiş, zamlar güncelleme olmuş, vergiler müjde olarak verilir halde. hindistanda adamın biri kendini yaktı millet ayaklandı, mısırda pazarcı kendini yaktı millet ayaklandı, brezilyada adam kendini yaktı millet ayaklandı, 2019 senesi içerisinde 6 kişi kendini yaktı türkiyede, kimsenin sesi çıkmadı.

kendi yakmak öyle kolay bir şey değildir, kendini asarsın, ilaç içersin, kafana sıkarsın o kadar etkilemez insanları ama yakmak öyle değildir, kişi kendi bilinci ve isteği ile acı çekerek ölmeyi tercih eder, yaşarken içinde bulunduğu acının; ateşin acısından daha ağır olduğunu ifade etmiştir ama kimsenin umurunda olmaz.

doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar; bu bir türk ata sözüdür, işte bu nedenle kimse bir şey söylemiyor, daha nereden kovacaklar beni? uğur mumcu irticai güçler kendilerini gizleyip askerin/polisin içine giriyorlar, bunlar 40 sene sonra general olacaklar, ordu komutanı olacaklar ve darbe yapıp devletin rejimini şeriatla değiştirecekler dedi, adamı patlattılar, benzer şeyleri aziz nesin söyledi yakmaya kalktılar, artık kovmuyorlar, kovacakları bir yer yok çünkü o kadar büyük değil topraklarımız, artık yakıyorlar, öldürüyorlar.

insanlar doğru söylediğinde şerefsiz/vatan haini, ülkenin kalkınmasını istemeyen dış güçlerin maşası oldu. bu kadar çok kalp kırıklığı varken kimse artık tepki vermez.

hoca efendiye kalbinizi açmsaydınız bu günler olmazdı diyen adamı istanbul belediye başkanı diye çıkartıyorlar önümüze, kimse sorabildi mi sen, hayırdır diyebildi mi? onu boş verin eskiden RTE yurt dışında panellere katılıyordu insanlar soru soruyordu, ecnebi memleket olduğundan kimse dokunamıyordu soru sorulurken, artık onu da yapamıyor. kimse ayıkmasın isteniyor.

ulan şimdiye kadar hangi padişahın paşası,veziri önce damat sonra vezir/paşa oldu? osmanlıcılık var ya hani? ne oldu o geleneklere peki? yalan dolan hepsi yalan dolan, herkes farkında kimse sesini çıkartmıyor kendini düşünüyor, çünkü gördü kendini düşünmezsen sana ne isimler takılacağını.
  • selam  (02.11.19 12:40:16) 
Eskiden Fox kanalında "Komedi Türk" diye bir skeç programı vardı Altan Erkekli ile Rasim Öztekin'in beraber oynadığı. Bölümü netten bulup paylaşamam tabii ama bir bölümde (tabii bundan 10 sene önce) vergileri tiye alan bir skeçleri vardı.

Bir masanın etrafında bir dolu insan bir de onlara başkanlık eden bir şahıs (Rasim Öztekin) "acaba nelere vergi getirsek, bi düşünün" diye beyin fırtınası yapıyorlardı.

"Efendim, kahve Yemen'den gelir vergisi koyalım" diyordu bir kadın, yanındakiler de "koy koy koy koy" diye tezahürat yapıyordu :)

Rasim Öztekin de elindeki damga ile "alllaaaaah! koydum gitti" diye bağırıyordu.

***

Son birkaç yıldır ülkedeki vergi furyası bu hâle geldiğinden beri hep bu skeç gelir aklıma, "gerçek oldu resmen" diye...
  • Avoiding The Puddle  (02.11.19 13:59:42) 
[]

Anayolda giderken selektör mü yapmalıyız yola atlamamaları için?

Atlamak kelimesini yaya için değil "araba" için kullandım.

Haftaya direksiyon sınavım var. Arkadaşla pratik yaptık. 40-50 ile gittim max. Ana yolda giderken yavaş gittiğimi gördüğünden muhtemelen arabalar yola direkt atlıyor. Ya da sıradaki araba geçince anayola geçmek için, arkasındaki araba da basıp geçiyor.

Bu arabalar sağa da dönmüyor önümden sola dönüyor.

Trafikte ana yolda giderken selektör yapan, korna çalan çok araba var anayolda. "Dikkat et, atlama yola" gibisinden. Doğru bir hareket mi bu?

Arkadaşım araba başını çıkardıysa yol ver gitsin dedi. Ben de hızımı koruyup 40 ile gitsem arabaya çarpıcam.

Birkaç kez başıma geldi, ben zaten anayolda ben olduğum için bana yol verirler diye hızımı azaltmadım ve 2 arabaya çarpabilirdim ama yola atladıkları için beni görmelerine rağmen, mecbur durdum.

Allah korusun 60-70 ile gitsem bu arabalar yola atlasalar ve ani fren yapmasam ortadan caaaat diye çarparım.

Bunun yaşanmamasi için selektör yapa yapa mi gidicez ya da korna çala çala mi düğüne gider gibi?

Yayaya kırmızı yansa, yol boş bile olsa yeşili bekleyen Alman disiplinine sahip biriyim. Türkiye'de işlemiyor bu disiplin ama doğal seleksiyona kurban giderim bu topraklarda.

 
Yola atlamamalı lazım, ben yol vermiyorum selektor atıyorum arda çıkmasın diye. Yol bosalana kadar bekleyecek kural bu.


  • Mcfly  (20.10.19 11:29:10) 
dingil gibi atlayanlar var ve fren yapman lazim vurmamak icin.

senin durumunda ise yavas gittigin icin arabalar gecebileceklerini tahmin edip yola cikiyorlar. daha seri ve kararli gidersen cikmazlar. soforun kafasi sana donuk degilse selektor ya da kucuk bi bip yapabilirsin ekstradan uyarmak icin.

istanbul, trafigi seri akan bir sehir. nehir gibi hic durmuyor. ana yolda da olsan yavas gidiyorsan onune cikarlar.
  • brkylmz  (20.10.19 11:29:52) 
Yola “atlayan” muhtemelen senin düşük hızına güveniyor ve feen mesafen çok kısa olduğu için “en kötü frene basar - yavaşlar” deyip çıkıyor.

Dediğin gibi facia bir durum olsa her gün 100’lerce hatta 1000’lerce kaza olur.
Oluyor mu evet, ama 1000’lerce mi?
Hayır..
Ben olsam bu durumda ben de çıkarım,
Ama senin yerinde olsam ve frene basmak istemezsem de mutlaka selektör yaparım, korna bir işe yaramaz..
Ama selektörü 1 kez yapıp bırakmam, 4-5 kez yaparım çıkmaması için.

Bu olay tamamen ana yolda senin düşük hızla araba kullanmanla alakalı.

Ayrıca adamın sağda kaçabileceği bir alan varsa yine atlar yola, sen yetişsen bile o sağdaki emniyet şeridine ya da mıcırlı yola atar kendini kaza olmaması için
  • otopsicocugu  (20.10.19 11:30:04) 
Ben de ehliyet olmadığı için araba sahibi de tam güvenmediğinden dörtlü yakarak gittik.

Aslında bu daha büyük tehlike. Yani trafikte ne yapacağım belli değil demek anlamına gelebilir, acemi sürücü misali. Valla 2 tane arabaya çarpacaktım, hız düşürmeden üzerlerine sürdüm, yok yine de atladılar yola durdum bekledim mecburen. Ondan sonra dedi arkadaş, arabanın burnunu çıkardıysa bekle diye.
  • Cesario  (20.10.19 11:35:15) 
İstanbul trafiği böyle, orman kanunu geçerli; kim daha cesaretli ve kararlı olursa yol onun olur. Sen normal normal hızla gidersen kimse atlamaya cesaret edemez. Baktın hareketlendi sen hızını arttırıyorsun, durmak zorunda kalan atlamaya hazırlanan oluyor.


  • Bruce  (20.10.19 11:47:14) 
doğru anladıysam anayolda 40'la giderken orta şeridi kullanarak hatayı sen yapıyosun. 40 en düşük hız limitidir ve bu hızda gidiyorsan sağdan seyretmen gerekir.


  • sinek kral  (20.10.19 11:56:45 ~ 11:57:11) 
@sinek

orta şeritten gitmiyordum, sağdan gidiyordum.
  • Cesario  (20.10.19 12:18:30) 
"Bu arabalar sağa da dönmüyor önümden sola dönüyor."

burası bana sen ortadasın, sağ şeridinden giden adam önünden sola geçiyor izlenimi oluşturdu.

sağ şeride fazla saygı gösteren olmaz. 80'le ortadan gitmek, 40'la sağdan gitmekten çoğu zaman daha güvenlidir.
  • sinek kral  (20.10.19 12:24:37) 
Sen normalden biraz agir gittigin icin atliyordur o adamlar yola. Herkes onune atliyor olamaz normalde. Yavas geldigini gorunce adam girer yola, butun gun yola girmeyi beklemeyecek en nihayetinde. Sagdan biri ana yola giriyorsa sen de hafif hiz kesersin adam girdiğinde.
Bu olay biraz senle alakali gibi geldi bana. Alistikca insanlarin aslinda senin oneune atlamadigini farkedeceksin. Herkes de apaci degil trafikte, arada denk geliyor.
Kimse selektor yapa yapa gitmiyor zaten.
  • stavro  (20.10.19 13:04:45 ~ 13:08:00) 
40-50 ile giderken selektor de yapsan pek sallayan olmaz, cikacak olan yine cikar. 100-110 ile yardirirken bile selektoru takmiyor insanlar. olmasi gerekn sen anayolda isen yanyoldakiler seni bekleyecek, istersen 100 ile git istersen 30. turkiye'de maalesef yol verilmiyor, yol aliniyor.


  • crucio  (20.10.19 14:14:39) 
[]

Pejo 206 (otoban faresi) alınır mı?

www.youtube.com

Arkadaşlar ehliyet sınavlarım yaklaştı ve bende heyecan arttı.

Pejo 206 alınır mı sizce? Temiz bulunur mu, çok masraf çıkarır mı sizin yorumlarınız nelerdir?

SORU: Ayağımı yerden kessin, tamir istemesin, tekrar satarken fazla zarar ettirmesin, kullanım ömrü yaklaşmamış olsun diyen birine ne önerirsiniz, heçpek araba olmalı? (50 bin TL altı)

mesela şöyle bir pejo 206: www.sahibinden.com

ya da

www.sahibinden.com

neden alınmaz?

 
Elektronik arızası pejo da çok çıkıyor o yönden sorun yoksa olabilir. Bide reno parçalarından bazıları da uyuyor orası garip. Neyse sınıfında piyasası olan bir araç bence ama o sınıfta eskide olsa polo olabilir ya da Fiesta. Bunlar daha iyi gibi


  • Topalordek  (07.10.19 21:54:45) 
Temiz bulman cok zor ya.

Hatchback diye diretmezsen senin kritlere gore accent oneririm.

50bine cikabiliyorsan 308'i de arastir.
  • stavro  (07.10.19 22:33:39 ~ 22:34:09) 
Buraya sorarsan bir şey alamazsın. Ama ben yine de çok eski pejo almazdım.


  • gameofannen  (07.10.19 23:02:29) 
peugeot 206 temizi zor bulunacak bir araba,
bu yaşta ve kilometrede nasıl kullanıldığı bilinmeyen bir araba alınacaksa, dizel peugeot değil de en az risk lpg'li japon arabasında olur bence.
206 gibi genç işi değil tabii ama, corolla 2006 hb falan şunun gibi
www.sahibinden.com
  • gkhncnzdgn  (07.10.19 23:12:00) 
pejo 206'dan dili yanmış biri olarak sakın yaklaşma diyorum.

amcamız pejo servisi olmasına ve çok iyi fiyatlarla yapmasına rağmen bazı aylar ona çalıştık sadece. boşver onu.
  • yukselen gunes evi  (08.10.19 02:58:46) 
2007-2009 civic

www.sahibinden.com
  • cooperr  (08.10.19 07:43:36) 
yalnız benim bildiğim otoban faresi 105 ya da 106.


  • ravenudon  (08.10.19 08:30:38) 
temiz bir dizel hyundai getz bak derim.


  • xdenizx  (08.10.19 08:32:10) 
12 arabam oldu, 11'inin çıkardığı sorundan fazlasını pejo 206 daha fazla çıkardı. boşver, 20 yaşında 260 bin km de araba bakma her türlü üzer seni.


  • duster  (08.10.19 08:34:15 ~ 08:34:52) 
Yillar yillar onceki ikinci arabamdı, o kadar cok sorun cikariyordu ki servistekiler benden cok kullanmistir arabayi.

Bu fiyat bandinda Opel Astra H kasa (manuel vites) oneririm. Bu aracin otomatigine bulasmazsaniz cok rahat edersiniz, sorunsuzdur.
  • msb  (08.10.19 12:24:00) 
[]

Araba kredi faizine indirim, arabalara ise zam kampanyası?

Arkadaşlar krediler 0,49 falan dediler ama Fiat fiyatlarda güncelleme yapmış ve arabalar 20K TL civarı zamlanmış

Bu kredi faizine indirim, arabalara ise zam kampanyası hangi markalar için geçerli?

Sözlükte Fiat markasına ciddi derecede küfürler yağıyor.

Egea 200 bin eder mi falan diye. Kredi faizi indirim her markayı kapsamıyor diye biliyorum. Bütün arabalara mı zam gelecek nedir olay?

Daire fiyatına Fiat..

 
Fiat, honda, Hyundai, Renault mais.

Enflasyon da tek haneye dustu bugun. Araba falan almayi dert etmeyin, tuik hepsini cozdu.
  • stavro  (03.10.19 12:47:20) 
bunlarla beraber başka markalar da kendi aralarında kampanya yaptı toyota ve mercedes de bu grupta. hepsi 0.49 değil 0.49 ve 0.69 o değişiyor.
bu kamyanyalar eski nesil motorlar için yeni nesil motorlar dahil değil zamlı olanlar da zaten yeni nesil motora sahip olanlar.
eski nesilleri indirimli vs diye köstürüyorlar işte.
  • turbo sadık  (03.10.19 12:56:46) 
85K'ya Reno Sembol'e mi binilir diye duyuru açmıştım ve şu an .t oldum. 150K'ya Fiat mı olur. :/


  • Cesario  (03.10.19 13:03:03) 
e aradaki faiz farkını firmanın cebinden ödeyeceğini mi düşünüyordunuz? piyasanın yarısı faizle parayı kim verecek? bunun maliyeti nereden çıkacak?

şu aşamada kampanya kapsamında olmayan markalar zam yapmamış gibi görünüyor. honda civic 150 bin, fiat egea 200 bin. tercih sizin.
  • babilbaligi  (03.10.19 13:10:01) 
türkiye montajlılara geldi kredi kampanyası. mercedes ticari ve toyota eklendi. 0 araç almak çok mantıksız zaten.


  • mikahakkinen  (03.10.19 14:15:46) 
Kredi faizleri halk ucuza araba alsın diye değil, üreticiler daha çok araba satabilsin diye yapıldı. Dolayısıyla öyle bi indirin falan beklemeyin yakın zamanda.


  • roket adam  (03.10.19 19:44:35) 
@babilbaligi
Faiz farkinin firmayla ne alakasi var? Ortada bir zarar varsa, bunu odeyecek olam kamu bankaları oluyor. Arabayi satan firmanın faiz indirimiyle ne alakasi var ki faiz farki onun cebinden ciksin?

  • stavro  (03.10.19 22:58:20) 
@stavro: anlaşmalı faiz sistemi şöyle işler; banka satıcının istediği faiz oranından kredi verir, aradaki farkı da satıcı karşılar. sen sıfır faizli banka kredisi kullandıran bankaların bunu hayrına mı yaptığını sanıyordun?

şimdi de durum aynı; birkaç otomobil markası bankalar ile anlaştı, düşük faiz oranı aksiyonu yaptı. bunun faturasını banka niye ödesin, elbette satıcı ödeyecek. o da fiyata yansıtacak tabi, ya ne olacağdı!?

adamlar açık açık yazmış işte; "Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank tarafından yapılan ortak açıklamaya göre, 3 kamu bankası, bireysel ve kurumsal müşterilerine yönelik tüm alanlarda yaptıkları öncü uygulamalara bir yenisini daha ekleyerek, yerli üretimi desteklemek amacıyla Türkiye'de üretim yapan otomotiv markaları ile iş birliği gerçekleştirdi."

işbirliği dediği bu. ne başka acaba?
  • babilbaligi  (04.10.19 09:54:22) 
"Bunun cezasini banka niye odesin" kismi icin soyluyorum, niye odemesin? Kamu bankalari bunlar ve cesitli hukumet politkilari ile catir catir zarar yazdilar, olmayan bir sey degil.
Yani maliyetin otomobil firmasina yuklenecegi mantikli geliyor da kamu bankasina yuklenecegi neden mantikli gelmiyor? Bu spesifik mevzu icin ben %100 emin degilim, belki de senin dedigin dogrudur ama kamu bankasina boyle seylerin fatura edilmesi olmamis bir sey de degil olmayacak bir sey degil, boyle dusunmeni saglayan sey nedir bilmiyorum.

Ben mantik yurutuyorum, ozel sektor neden boyle bir maliyete katlansin? Ozel sektorle anlasma saglaman icin bir avantaj saglaman lazim, adamin maliyetini arttirirsan adam neden anlassin kamu bankasiyla? Veya bu maliyeti tuketiciye yansitacaksa adamin satisini arttiracak faktor nedir burada?
Bunun faturasini niye banka odemesin? Kamu bankalari bunlar bildiginiz gibi.

Evet adi ustunde isbirligi iste. Neden maliyetin bankanin sirtina yukleniyor olamayacagini dusunmem gerektigini anlamadim hala.
  • stavro  (04.10.19 14:08:42 ~ 14:10:20) 
benim bildigim burada yuku firmalar ve bankalar ustlendi.


  • turbo sadık  (04.10.19 14:10:42) 
[]

İstanbul'da araba şart değil mi?

Evet trafik çok, benzin çok pahalı, hatta arabalar 10 kat daha pahalı ama konumuz bu değil.

Ama toplu taşıma ile bir yerden bir yere gitmek de eziyet. Hem kalabalık hem de her an kavgaya hazır psikopat insanlarla seyahat ediyoruz.

Belki plaza kadınlarının kullandığı metro hattında (Levent) seyahat edenler "yooo" çekebilir dediğime ama İstanbul'un en pislik ulaşım hattı olan metrobüs kullananlar bana katılacaktır.

Metrobüs ilk başta güzel falandı ( www.youtube.com ) ama şu anki haliyle daha ilk duraktan full geliyor. Binmek imkansız, binsek de kibar Japon insanı yok karşımızda. Ayağına bastık diye tekme tokat girişecek psikopat insanlar var, 2-3 günde bir ana haber bültenlerinde kavga haberleri gösteriliyor ki, her gün onlarca olan kavganın birkaç tanesi gösteriliyor.

Hele hastaneye giderken, ya da düğün gibi bir yere giderken veyahut herhangi bir davete toplu taşıma ile gitmek hiç hoş olmuyor. Tamam bakkala giderken bile araba kullananlar var ama ben onu kastetmiyorum kesinlikle.

"İstanbul'da kesinlikle araba kullanılmaz" diyenlere soruyorum:

Metrobüs mü araba mı?
Şöyle seyahat etmek mesela: www.youtube.com

Ben arabası olanların metrobüse bindiğini görmediğim. "Abi trafik fena, metrobüste bastı mı gaza gidiyor" demenin fakir avuntusu olduğunu düşünüyorum.

Yalan yok, arabam olsa metrobüse binmem şahsen ben.

 
Araba kullanmıyoruz, kullanmak zorunda kalıyoruz. İstanbul'da araba kullanılmaz diyenlerdenim, araba sürenler de genelde sinir harbi geçiriyor.
Metrobüs'te zincirlikuyu'dan anadolu yakasına gideceksen görece daha sakin oluyor.
Avrupa yakasında da oturmak için sıra bekliyorsun ama yok ben ayakta da giderim dersen o sırayı beklemiyorsun, ve duragına göre gayet mantıklı saatlerde gidiyorsun.

Arabası olan çoğu kişi toplu taşıma kullanıyor. İstanbul'a yeni mi geldiniz?
  • liberal  (02.10.19 15:10:52) 
@liberal

Doğma büyüme İstanbulluyum. :)

Sanırım benim çevremdeki insanlar biraz kibirli toplu taşımaya binmemek için. Keanu Reeves olamaz herkes haliyle.

edit: beylikdüzü'nde yaşıyorum. gittiğim noktalar Kadıköy falan oluyor haliyle. ayakta gitmek bile zor. sırf ayakta tutunacak yere denk geleyim diye aktarmalarda indiğim oluyor. tabi ki beylikdüzünden arabayla 50 km yol tepmek de mantıklı değil ama "mecbur kalıyorum" diyorsun işte. mecbur kaldığın zamanlarda da insanlar metrobüse binmek zorunda arabası yoksa.
  • Cesario  (02.10.19 15:15:09 ~ 15:17:53) 
Sadece İstanbul'da değil her yerde araba şart ama kavgadan gürültüden kaçıyorsan çözüm araba sahibi olmak da değil zira toplu taşımada ettiğin kavganın 10 katını trafikte edebiliyorsun, İstanbul bu bakımdan toplu taşımalı ya da değil her şekilde sıkıntılı ama sana yine de katılıyorum kendi arabamla 1 saatte gideceğim yere toplu taşımayla yarım saatte gitsem bile toplu taşımaya binmem.


  • angelus  (02.10.19 15:16:01) 
istanbul icin en mantikli arac motosiklet. ne toplu tasimanin igrencligiyle ne de sacma sapan arac trafigiyle ugrasiyorsun. hava sogukken sikintili tabii ama caresiz degil yine de.


  • in vino veritas  (02.10.19 15:18:02) 
Araba da eziyet bence, en guzeli kendine yuruyerek ulasim saglayabilecegin bir duzen kurmak, mecburi uzak mesafelerde de mumkun mertebe trafigin yogun olmadigi zamani tercih etmek.


  •   (02.10.19 15:19:16) 
istanbul'da araba kullanmanın avantajları var ama dezavantajları daha fazla. evin ve işin farklı yakadaysa sabah akşam 2'şer saatini o iğrenç köprü trafiğine harcamaya hazır mısın mesela? işe giderken kullanmayayım dersen evin önünde yatacak araba, durduk yere servisini, pulunu, harcını vs. ödeyeceksin. yatırım olarak da iyi değil. paranı tl'de tutuyorsun, git dolar al altın al kenara koy o parayı daha çok kar edersin. sonuç olarak, en azından benim şartlarımda, sırf hafta sonu bir yere gideyim diye (ki onu da canım çok istemeyecek, sırf araba var diye gidicem muhtemelen) o kadar parayı sokakta yatan bir şeye vermek istemiyorum. kırk yılın başında lazım olursa da taksi kullanırım. zaten hayatımın %90'ı beşiktaş, üsküdar, kadıköy, şişli gibi birbirine yakın merkezi yerlerde geçiyor. o yüzden alacak imkanım olmasına rağmen yıllardır almıyorum, istanbul'dan gitmedikçe almayı da düşünmüyorum.


  • sir gawain  (02.10.19 15:19:36 ~ 15:22:50) 
angelus+1 Sadece istanbul'da değil her yerde şart. Araban olsa her gün kullanmak zorunda değilsin. Sırf işe gidip geleceksen yine belli bir yere park edip sonra toplu taşıma kullan. Ama gezme tozmayı geçtim zorunlu haller var.. hastalık olur, acil iş olur, kar kış olur, hele şimdi aşırı sıcak nemli havalarda o metrobüsün iş çıkış halini düşünemiyorum bile!


  • iwasbornonamountainside  (02.10.19 15:53:01) 
genel hatlarıyla sir gawain +1

arabası olduğu halde metrobüse metroya binen çok fazla insan var çevremde, çünkü istanbul trafiğinde araba kullanmayı tercih etmek için gerçekten ya biraz deli olman gerekiyor ya da trafiksiz çalışma saatleri. herhangi bir zaruriyet doğduysa, davete veyahut etkinliğe gidiyorsak da taksiyle gidiyoruz zaten. bence bu yöntem çalışıyor, deneyebilirsin.

bir gün başka bir şehire taşınırsam yapacağım ilk iş araba almak olur fakat istanbul için konuşuyorsak sadece lüzumsuz buluyorum.
  • evde liyakat kalmamis  (02.10.19 16:13:09) 
lazimsa taksi, cok lazimsa araba kiraliyorum. daha ucuza geliyor. bokuyla pusuruyle de ugrasmiyorum. her ay iki kere kiralasan senede en fazla verecegin para 5000 lira. ona gore dusun.


  • alperz  (02.10.19 16:18:11) 
İstanbul'da ev-iş arası her koşulda yakın olmalı. Bu şekilde olursa hem araba ile hem de toplu taşıma ile gidip gelmek eziyet olmaz.

Metrobüs denilen araç en büyük eziyet bence. İnsanı psikolojik ve fiziksel olarak bitiriyor. Uzun süre metrobüse binmektense istanbuldan kaçıp gitmek daha iyidir.
  • insomniac  (02.10.19 16:29:44) 
araba kenarda hep hazır duracak ama metrobüs gidiyorsa metrobüs


  • basond  (02.10.19 17:50:52) 
[]

İskan izni olmayan ev için kredi çekiliyor mu?

SORU1: Başlıkta.

SORU2: Sahibinden'de "krediye uygun" yazması neyi vurguluyor ya da "krediye uygun değil" yazması?

kesin bilenler yanıtlarsa sevinirim.

 
1- kredi çekilemiyor.
2- krediye uygun demek oluyor. Yani paran yoksa bankadan kredi alamıyorsun demek. Evi satın aldın diyelim bir şekilde. Ama satmak istediğinde yine senin satın aldığın şekilde bir satış olabilir. Krediye uygun olmayan ev nanaydır..

  • silah taciri  (01.10.19 22:52:44) 
1- kredi çekilebiliyor.
2 bilmiyorum

iskanı olmayan bir evde oturuyorum.iskan olmayan ev alacaksan satıcısı valla hazır 3 aya alınıyor diyorsa yapman gerekenler.

1-belediyeye gidip apartmanın iskan durumunu öğren %60 üzerinde ise yaklaşmışlardır,%80 üzerindeyse dediği gibi harçları yatırıp alabilir durumdalar. bu değerlerin altındalarsa imkanı yok kolay kolay alamazlar.

2-evi satana değerin %2 sini iskan sonrasında verecek şekilde bir anlaşma yap, olurda ikanı apartman sakinleri olarak siz alacak olursanız bunun parasını saklamış olursun.
  • prezarlatif  (01.10.19 22:56:41) 
kredi çekiliyor. 9 yıl önce henüz tamamlanmamış binaya kredi aldım, taksit bitmek üzere ama hala iskanımız yok.


  • altinci nesil caylak  (02.10.19 08:29:59) 
İstanbul'da bir sürü evin tapusunda kat mülkiyeti değil arsa paylaşımı vardır. Bu evler krediye uygun değildir.
Yeni evlerden bahsediyorsak çoğu zaten iskan almaya müsaittir. Oturulmaya başlandıktan sonra bir sene içinde filan iskanı da çıkar. Evi alırken kredi kullanacaksanız zaten banka bütün bunları kontrol ediyor, merak etmeyin.

  • SiyamkedisiZorro  (02.10.19 08:45:38) 
Oturduğum evi iskansız olarak krediyle aldım. İskan sonradan oldu.

- İskansız evin tapusunda "kat mülkiyeti" değil "kat irtifakı" vardır.
- Kat irtifakı olmasının krediyle çıkıp çıkmamasıyla bir alakası yoktur.
- Kredi çıkıp çıkmayacağını banka eksperi belirler. Eğer iskan alınmasının önünde bariz bir engel yoksa kredi çıkar.

Eğer ev projesine uygun yapılmamışsa. Kaçak kat, projesinde olmayan çıkma vb. varsa iskan alamayacağı için kredi vermezler. Krediye uygun değil'in anlamı bu tip bir uygunsuzluk olduğudur. Eski bir evin iskanı yoksa bu tip bir problemi vardır.

Yeni evlerde asansörde, elektrik tesisatında vb. problem varsa eksper bunu görmez. Kredi çıkar. İskan için müteahhitin bunları halletmesini beklersiniz. Bizimki elektrik panosu ve su tesisatındaki eksikleri tamamlamadı. Kendimiz para toplayarak yaptık.
  • zombi  (02.10.19 09:29:33 ~ 09:30:38) 
[]

İstanbul'da manuel araba kullanmak saçma değil mi?

Bugün ilk kez araba kullandım kursta.

Bu ne yav, gaza basmadan debriyajla zaten araba gidiyor. Yani gazlamadan istanbul'da sürülür yani trafik yüzünden.

Sürekli dur kalk var trafikte. E haliyle debriyaj fren, gaz, fren debriyaj, gaz. Bu ne alüminyum..

İmkanı olan bir insanın otomatik yerine manuel alması saçma değil mi?

Tesla insansız giden araba yapacak neredeyse.. :/

BONUS: Diğer kurslar Golf, Mercedes hatchpack ile kullanıyordu. bizim kurs Fiat ile gelince ister istemez yüzüm düştü. Araba tirt. Dandik arabada öğrenmek daha mı iyi öğrenme açısından? (iyi yönünden bakmaya çalışıyorum)

Ehliyet almamış arkadaşlar: Eğer kesinlikle otomatik kullanacaksanız özel hayatınızda, otomatik vitese yazılın, manuel gereksiz, pişman oldum ben manuele yazıldığıma.

 
ben de fiatla başladım. çok zorlandım. sonra peugeotya geçtim. daha rahattı.
sağlık sebebiyle manuel araç kullanamıyorum. kullanabiliyor olsam bile otomatik vites alırdım. manuelde ısrar edenleri anlayamıyorum.

  • sutlu nescafe  (04.09.19 19:33:56) 
Evet, manuel kullanmak cok sacma İstanbul'da.

Not: manuelspor.
  • stavro  (04.09.19 19:37:21) 
Otomatik candır
İki viteside sorunsuz kullaniyorum ama istanbul trafiğinde zulüm manuel

  • basond  (04.09.19 19:46:41) 
İmkanı olan kimse manuel almıyor ki zaten


  • sessiz kalma hakkina sahipsin  (04.09.19 19:51:49) 
Manuel daha ucuz ama daha az sorun çıkarıyor. Haliyle tercih edilmesinin nedeni bu. Aynı fiyat olsa zaten manuel tutkunları hariç kimse manuel almaz.


  • tinky winky  (04.09.19 20:00:46) 
abi verdigin son oneri cok sacma bence. ogrenmisken manuel ogrenin iste lazim olur, otomatik zaten surulur manuel ogrendikten sonra.


  • aydonno  (04.09.19 20:11:53) 
@aydonno

Şahsi arabamız yok. Eğer ehliyet aldıktan sonra manuel araba almayacaksam unutucam. Çevremde ehliyet almış olup akabinde araba almamış herkes ben manuel kullanmayı unuttum, çıkamam trafiğe diyor.

O zaman neden özel hayatında otomatik araba alacak adam daha önce kullanmadıysa önce arabayı kaldırmak vs gibi şeyleri öğrenmekle vakit harcasın ki.

Ben şahsen otomatik araba almayı düşünüyorum. Manuel öğrenirken harcadığım vakti otomatik öğrenirken daha profesyonel kullanmaya harcayabilirdim. Tabi bugün ilk kurs deneyimimdi.
  • Cesario  (04.09.19 20:18:45) 
Ya bu bisiklet sürmek gibi bir şey abartmayın. iyi öğrenirsen unutmazsın. Bir gün kendinden başkasının arabasını kullanman gerekir, manueldir lazım olur.


  • tinky winky  (04.09.19 20:32:12) 
Ben de manuele yazıldığıma çok pişmanım :(

Bir de yalnız değilsin, bizim kursun da arabaları dandik fiat hatta kliması yok. Geçen izmir'in 40 derece sıcağında öğlen 2,5 saat klimasız arabada ders yaptık.
  • pati  (04.09.19 20:45:21) 
@pati

eğer ilk seferde geçemezsem ben otomatik sınavına girerim 2.cide. resmen amelelik başka bir şey değil. çünkü araba alırsam otomatik alırım kesinlikle.

fiat nedir ya :/ merso ile gelenleri görünce kıskandım..
  • Cesario  (04.09.19 20:50:01) 
İstanbul’da manüel araba sürmek saçma değil, en fazla yorucu olabilir arkadaşlar. Saçma mantığı olmayan demek, manüel arabanın mantığı şudur; otomatik vitesli araçların çok sık arıza vermesini ve bunun olası masraflarını kendine dert edenler manüel kullanabilir, tercih edebilir. Özellikle VAG grubunun (vw, audi, sest, skoda) DSG ismini verdiği şanzıman çok sık arıza vermesi ile ünlüdür. Bu arızalarda 3 bin 5 bin 10 bin tl lere varan masraflar çıkarmaktadır bu araçlar. İkincisi bilimum robotize otomatik araçlar ise sürüş konforunu etkilemekte ve vites geçişlerini aşırı hissettirmektedir. Bir diğer yandan CVT ismini verdiğimiz variable yani değişken oranlı şanzıman ise uzun yolda ses yapması ve gaz tepkilerine ani cevap verememesi adına tercih edilmeyebilir. Saydığımız bir çok sebepten ötürü manüel araçlar halen ve muhtemelen ebediyen var olacaklardır.

Fakat en önemli husus, manüel arabanın dinamiklerini bilmenin önemidir. Sadece otomatik bilen bir kişi manüel araç dinamiklerini bilmediğinden örnek veriyorum: çoğu aracın yokuşta dibine girmekte ya da onlar yokuşta beklerken yol vermemektedirler. Bunun sebebi manüel kullanmadıklarından trafiği okuyamayacak kadar bilgisiz ve ilgisiz oluşlarındandır. Trafik kazalarının çoğu trafiği okuyamamaktan kaynaklanıyor bence. Bu sebeple manüel araç kullanmayı öğrenmek sandığınızdan daha önemli.

Son olarak manüel kullanmayı unutmak demek, zaten hiç manüel kullanmayı bilmediğinizin ispatıdır. Kullandığınız dönemlerde “mantığını” bilmeden sadece ezberleyerek kullanmış ve ezberlediğiniz şey unutmuşsunuzdur. Manüel kullanmayı kalıcı olarak öğrenmek şurdan geçer debriyajın mantığını ve çalışma şeklini anlamak, öğrenmek ve özümsemek. Debriyajdan ayağını çekerken vitese geçirmiş olduğunuz dişlilerin sürekli çalışmakta olan motorun döndürdüğü krank koluna bağlantısını sağlıyorsunuz debriyajdan tamamen çektiğinizde krank kolu vites aracılığı ile gücü tekere aktarıyor. Burada önemli olan bu mantığı iyi oturtmaktır ve bütün ezberlerden kaçınmak en önemlisidir. Hep niye sorusunu sorun.

Geçen bir arkadaşım arabamı kullanırken frene basarken aynı anda debriyajada basıyor arabayı boşa çıkararak frenliyor. Neden böyle yaptığını sorduğumda bana öyle yap dediler diyor. Bunu diyeceğiniz şeyi yapmayacaksınız. Bilmediğin şeyi sırf yap dediler diye neden yapıyorsunuz? Fren yaparken kademeli olarak vites küçültüp frenajı destekleyebilirsiniz ama boşa alıp ya da debriyaja basılı tutup fren yapmanın hiçbir “mantığı” yoktur. Bilakis frene daha çok yük bindirir aşındırırsınız. Bunun dışında debriyaja yüksek hızlarda seyirdeyken basılı tuttuğunuz her an debriyaj baskı ve balatalarının daha fazla aşınmasına sebep olur. Bakın niye sorusunu sormadığı için arkadaşım boşuna arabasının sarf malzemelerini harcamakta.
  • kilimanjaro  (04.09.19 20:54:46) 
Bana da öyle dediler de ilk sınavda kalma ihtimalini düşünmek istemiyorum:( sen de düşünme.

Erken gelmişim dünyaya, şöyle ben 20'lerin başındayken şoförsüz kendi kendine giden arabalar yaygınlaşmış olmalıydı.
  • pati  (04.09.19 21:06:28) 
evet istanbul trafiğinde kullanacaksanız otomatik daha mantıklı seçim.

milletin manuel alması saçma değil, çünkü manuel neredeyse hiç arıza yapmıyor. fakat piyasadaki çoğu otomatik şanzıman arızası ile meşhur. -aslında arızaya teşne olanlar genelde yarı otomatik denilen, robotize/otomatikleştirilmiş manuel mekanizmalar. tork konvertörlü gerçek otomatikler çok daha sorunsuz bunlara göre, ama daha eski teknoloji, yakıt tüketimi bariz yüksek, performansı düşük (gerçi buna dönmeye başladı üreticiler, yeniden geliştirmeler falan yapılıyor hatta piyasada yavaşça tam otomatiklere dönüş başladı sanırım)-
bu şanzıman denen alet de öyle yarım saatte yüz liraya tamir edilebilen bir şey değil ki insanlar "aman ne olacak canım" deyip alsın. binlerce lira masraf, tamir süresince araçsız kalmak (eğer o da tamir ettirebilirseniz, servis çirkeflik yapar, iyi niyet garantisi vb.) üç kuruşluk konfor için kanser olmaya gerek yok.

ben bu tür sorunlar olmasa otomatik alırdım, ama manuel aldım. biliyorum ki çok çok müthiş bir istisna olmazsa sıkıntı yaşamayacağım. umarım aracımı değiştirmek isteyeceğim zamana kadar gerizekalı üreticiler şu üç kuruşluk şanzıman işini çözer, ben de otomatik alırım.

bence kötü araçla öğrenmek daha iyi tabii, arabanın nasıl sıkıntılı bir alet olabileceğini bilmeniz açısından. ben öğreneli uzun zaman oldu, direksiyon kursunda değil de eski model araçlarda öğrendim. sınava da hidrolik direksiyonu olmayan, karbüratörlü manuel vites eski model bir arabada girdim mesela sıkıntı çekmedim.

fakat otomobiller de evrim geçiriyor artık tabii, sizin bakış açınızla bu doğru olmayabilir. yeni arabaların teknolojisini bilmeden araç kullanmaya başlamak size ters etki edebilir. bire bir doğru olacağı için değil de örnek olsun diye atıyorum sizin alacağınız araçta yokuş kalkış desteği olacaktır, ama kurstaki araçta bu özellik yoktur, siz başka türlü alışırsınız, yenisine uyum sağlayana kadar bir süre gerekir vesaire. yoksa öyle büyük bir fark olacağını sanmıyorum.

bana sorarsanız manuel ile öğrenin, neyin ne olduğunu kavrayın, vites nedir, nasıl geçer, geçince ne olur, geçmezse ne olur bilginiz olsun ki ileride bir sorunla karşılaşırsanız daha bilgili olun.

ayrıca kilimanjaro +1
  • gkhncnzdgn  (04.09.19 21:12:58 ~ 21:14:26) 
kilimanjaronun manuel araçlar ebediyen kalacaktır dediği kısım hariç diğerlerine katılabilirim.


  • sutlu nescafe  (04.09.19 22:06:07) 
İmkanım vardı almadım. Kullanım tarzım değişmediği sürece de almam.

Senede 15.000 km yapan bir insanım. Şu an arabam 88.000 km civarında.

Trafikten kaçınıyorum. Genelde uzun yollarda kullanmayı tercih ediyorum. Arabanın 75.000 bakımında bir tek fren balataları değişti. Debriyaj hala ilk günkü gibi. Arabanın motoru düz teknoloji atmosferik.

Senede 15.000 km zor kullanıp biraz daha konforlu olacağım diye her an patlama riski olan yeni nesil şanzımanlara, kafam rahat olacak diye de trafikte aşırı yakıt tüketen, uzun yolda performansı törpüleyen tam otomatik vites araç almamayı seçtim.

Tabi belli bir bütçeye sahip olsaydım mercedes ya da bmw'nin sorunsuz otomatik viteslerini tercih edebilirdim. Fakat param c sınıfı baz bir arabaya yetiyordu ve tercihimi sorunsuzluk ve güvenlik opsiyonlarından yana kullandım.

Pişman da değilim.

Ayrıca daha ehliyet dahi almadan, gereksiz kararı verilmesini de saçma buluyorum. Otomatik vites kiralık araç fiyatları daha yüksek. Ayrıca hayatın ne getireceği belirsiz. Düz vites kullanan kişi otomatik vites de kullanabilir, ama otomatik viteste öğrenmiş kişi düz vites kullanamaz. Burası amerika değil, ülke istanbuldan da oluşmuyor. Düz vites araç hayatında her zaman karşına çıkar.
  • anneterligi  (04.09.19 22:32:35 ~ 22:36:45) 
tecrübelerimden faydalanarak, sana öyle otomatik şanzıman arızaları anlatırım ki hemen arabanı satmak zorunda kalırsın. hele start stop ile donatılmış, en az 6 ileri orana sahip, yüksek güç ve torka sahip dizel motorlu arabalarda 2-3 sene içerisinde çok güzel dağılabiliyorlar.

----

garantili aracınız yoksa, manuel rulez.
  • rain when i die  (04.09.19 22:37:23) 
[]

Araba galerileri ne kadar kar koyup satıyor? (Reno Clio)

www.sahibinden.com

Galeri 78950 TL'ye satıyor. Sahibinden yani kullanıcısından bulsak ne kadara alırdık?

ya da pazarlık yapılıyor mu bu galerilerle?

BONUS: Linkteki dizel 2016 model Reno Clio alınır mı? Çok yakar mı bu arabalar ve uzun ömürlü mü?

Artık hatchback olarak Vosvos Polo var sağda solda, Reno'lar eskisine göre daha pahalı, pek alınmıyor mu ne.

 
galeriden araç alınmaz diye söylüyor işten anlayanlar. genel prensipmiş.


  • zgrydn  (23.08.19 13:25:22) 
Dizel bir clio hiç yakmaz. Garanti.


  • iddaaci  (23.08.19 13:28:59) 
linkteki arac alinir. boyle araci sahibinnden de en acilinden satandan zaten 72 73e alabilirsiniz. pazarlik yaparlar elbette ama kullanici kadar dusmezler bu adam 75 e vermez mesela en iyi ihtimal 76.500


  • eipcack  (23.08.19 13:59:35) 
Sahibi galeriden ucuza satmaz, acelesi varsa ancak. O da zaten acil satılık varsa sen yakalayana kadar bir galerici gidip alır.

Biraz bakınca aracın fiyatının sitedeki diğer ilanlara göre normal görünüyor, benzer km ve temizlikte araçlar aşağı yukarı aynı civarda.

Pazarlık tabi ki yapılır, kaça kadar düşeceği muamma.

En az yakan ve en başarılı dizel motorları üretiyor renault, Nissan/Mercedes vs farklı firmalar bile bu motoru alıp takıyor küçük cc araçlarına.

Şehir dışı yolda ortalama 90 km/h hız ile 5 litre yakıyor.

Fakat EDC şanzıman beyni 120-150 bin km gibi arıza verecek, verir demiyorum bak kesin verecek :)
  • John Bloor  (23.08.19 14:14:29) 
İlk soru: Galeriler genelde piyasa fiyatına satıyor. Alırken ucuza buluyor. Yani örneğin siz masrafsız araç bakıyorsunuz bu fiyatlara. Demiyorsunuz ki "70 bin liraya 5 bin masrafı olan bi araç bulayım, yaptırıp binerim". Bunu diyen de var ama işte genelde galericiler bu araçları bulup ankaşmalı ustasına ucuzdan yaptırıp piyasa fiyatına satıyor.

BONUS: Renault'nun hem dizelleri hem de benzinli motorları cidden çok az yakıyor. Şuradan detaylarına bakabilirsiniz. Yakıt değerleri cidden çok iyi: www.arabalar.com.tr

Kişisel olarak şunu söyleyeyim. Clio'ya hayatta o kadar para vermem. 3-4 yaş daha büyük Golf alırım. Golf ile Clio arasında konfor bakımından uçurum var.

edit: bu araın şehir dışı 90 km/sa hızda 5 litre yakması çok fazla. 3.5-4 litre yakar en fazla. Bende Polo var. Şehir dışı 3.4 litre ortalaması var 90'la giderken. Şehir içi 4.5 - 4.7 oluyor.
  • himmet dayi  (23.08.19 14:24:32 ~ 14:26:27) 
[]

Peugeot Rcz alınır mı Vs Mazda Rx 8?

www.sahibinden.com

2011 model, 46K km'de. Hasar kaydı vs boya yok yazmış adam 95K fiyat.

Hemen hemen bütün ilanları gezdim, hepsinde ağır hasar kaydı falan var, hem de galeri satıyor sahibindende.

Soru: Temiz RCZ bulunursa alınır mi? Verilen paraya değer mi, İstanbulda kullanılır mi, hayvan gibi benzin yakar mı? Alternatifi ne olabilir?

Bilen biri yorumlarıyla yazarsa sevinirim.

SORU2: Aynı fiyata Mazda Rx 8 var ama hasar kayıtlı.

Zaten her ilanda "Sigorta şirketinin abartması yüzünden" yazıyor.

Arabadan anlamayan birini sağlam tokatlarlar şu ilanlarda.

Not: arabadan anlamayan ve yapılan kazıklamalara, yalanlara karşı, ehliyete yeni yazılmış, poposu kalkmış şu arkadaşınızı bi aydınlatıverin gari.

sizi bu tarz sorularla biraz sıkabilirim bu aralar.

 
RCZ sikinti cikartir mi bilmem ama bence tipi kotu. franzsizlari sevemedim gitti, zamanin 205 gti'i haric tabiiki.

rx8 cok daha yakisiklidir, ayrica dort kapili ve daha kullanisli. ama rotary motorun cok omru kisa. ben tek motorla 100.000km gorene denk gelmedim. bir de saglam yakar bu araclar.

sekil olarak bmwlerin iki kapilari guzeldir. ama iki kapi araclar bir sureden sonra cakal cukal takiminin eline dustugu icin temizini bulman zor olur. ayrica bmwler de masrafsiz araclar degil.

bence ehliyeti yeni aliyorsan biraz pisene kadar iki kapi falan alma, al kucuk bir tane 4 kapi arac acemligini at, biraz sanayi falan gordukten sonra gir bu islere...
  • cooperr  (21.08.19 07:07:05) 
wankeller sikinti hocam 1.3 motordan 236 hp mi ne uretiyorlardi. unuttum ve bu 2016 modeller icin falandi belki yenilerde daha da fazladir.

ben girerdim bakardim ikinci elleri hep 45.000 km 50.000 km'de satiliga cikmis oluyordu. gene oyledir. sahibinden'e gir bak satilik olanlar kac kilometrede. ha tip olarak yol tutusu olarak (mekaniksel acidan kusursuzdur) mukemmeldir ancak motorlar (isidan contadan aslinda) sikintili.

rcz hayvan gibi yakmiyor. normal bi bmw 3.20i gibi kendisi. mazda'dan daha iyidir kendisi.

ek olarak ben zaten hic hic sigortadan sisirilmis hasar kaydi olmayan ilan gormedim. hepsi sigortadan sisirilmis. ahahaha. yalan konusurken yuzleri de kizarmiyor.
ha bu arada ayni motor sikintisi mini cooper gp'de de vardi yasadik bunu. sikintili arac kendiliginden airbag bile.acmisti.
cogu insan bmw seviyor bilindik marka gosterisli marka diye temiz 3.20d 2011 bulursaniz alin arac gidiyor. ayni fiyatlar hemen hemen. bos yolda 250'yi goruyorsunuz. yol tutusu frenleri de iyi. malzeme kalitesi normal seviyede 2008 astra sedan var. ici onunla ayni kalitede. hatta opelinki daha iyi olabilir cunku benim aracin kapi kollarinin tutulan yerinde plastik boyle sumuk gibi olmustu.
su ana kadar kullandigim en zevkli en iyi araba type R fn2 idi. ama bmw daha az yakiyordu. type r'in temizini bulamazsin da bmw'nin bulursun.

edit: g'tu biraz toplayayim 850 ya da cruze almayi dusunuyorum. performans icin 850 aile tipi icin ise cruze'u oneririm. bu arada cruze'un 2.0 dizeli de cok iyi gidiyor.
  • turbo sadık  (21.08.19 07:59:40 ~ 09:36:29) 
Sigorta şirketi enayi değil. Kimse kimseye havadan para vermez. Şişirme falan yalan dolan.

Bence ikisi de alınmaz. Rcz kullanışsız. Apaçi arabası. Rx8’de wankel motoru var, her ikisinin de piyasası kötü.

Macera arayıp zarar etmeye gerek yok
  • Delay Fuze  (21.08.19 08:33:54) 
Arkadaşlar ilanlarda neye dikkat etmeyelim?

Memurdan yazanlar var, memurlar sütten çıkmış ak kaşık mi yani? Memurlar hiç günah işlemiyor mu :/

Bir de araba önerileri alacağım.

Ama bunlar ayrı duyuruların konusu. Ayrı ayrı duyuru açıcam.

Tabi ki arabadan anlamıyorum pek. O yüzden bilmemem doğal şu motor sıkıntılıdır vs.

Anladığım kadarıyla bunları alanın elinde patlar bu canavarlar. Zarar ettirir yani. Sadece heves atmak için kullanılır, o kadar da zengin değilim.

Hatchpack araba önerileri de alacağım.
  • Cesario  (21.08.19 09:32:53) 
@ces bence hic ugrasma ayni duyurular zaten var.
youtube'ta begendigin arabalarin inceleme videolari var.

araba alirken dikkat edilecek hususlar diye baslik vs de var.

90.000 liran paran mi var. bak youtube'a 90.000 lira civarina alinabilecek arabalar yaz incele begen. sonra forunlara facebooka gruarina uye ol. en cok hangi sorunlari var kronigi var mi? tamam iste.

beyaz melek bilmem ne doktordan kadindan yer ucagi gibi tanim varsa kacin diye zaten uyariliyor her yazida.
daha once bunun ornegini verdim, doktor bi hanimdi galiba, arabasini satiyor. alici ile birlikte expertize goturuyor. aracim doktordan bayandan temiz diye ilanda. araba evet kaza yapmamis doktor ve hanimdan ama expertiz aracin kaputunu acamiyir ahaha levye ile acmislar. o kadar zaman bakima falan goturulmemis ki oas tutmus. arac da vw polo. servise falan goturmemis kadin ahahaha. bilmiyordu sanirsam.

al sana doktordan 'bayandan" araba.
  • turbo sadık  (21.08.19 09:42:42) 
rcz piyasada çakma ferrari olarak bilinir. 1.6 200 beygir araç benzini içer. istanbula lpgli küçük motorlu araç lazım. rcz tarzı arabaların piyasası çok yoğun değio seveni alır.
rx 8 de wankel motor var. araştırırsan görürsün motor belli kmden sonra bitiyor, değişik bir motor sistemi.

galiba spor araç bakıyorsun, farklıda olsun istiyorsun. bmw 116 m sport öneririm ancak bmw de temiz bulmazsan seni üzer.
eski kasa clk 200ler falan daha az üzer seni
  • mikahakkinen  (21.08.19 14:29:53) 
rx8 gerçekten zengin çocuk oyuncağıdır. Yani bu iki aracı da alan, aracın tüm maliyetini göze alarak satın almalıdır. Özellikle ilk kez arac alacaksan, otomobil sahibi olmaya alışmak için daha genel geçer bir araçla başlamanı öneririm. bu araçların neredeyse hepsi hor kullanılmış, abartılmış, muhtemelen süratli kazalarda parçalanmış, kıymeti gereği yeniden toparlanmış araçlardır.en azından

rcz için ise hiçbir şey diyemiyorum. bilmediğim, bilmek de istemediğim bir araç.

belki bütçene uygun bir mini cooper modeli iyi olabilir senin için.
  • kratos  (21.08.19 14:40:41) 
Dostum seni tanıdığım kadarıyla o parayı ya ucu ucuna biriktirdin yada öyle bir para yok hayal etmek için bize soruyosun. İlk araç olarak ikisi de alınmaz. Doğru düzgün paran yoksa bu araçlar alınmaz, ilk arızasında yaptıracak para bulamazsın. Millette tane tane anlatmış alıcan sanıp, ayıptır.


  • Tears of Devil  (21.08.19 14:46:52 ~ 14:47:03) 
rcz konusunda bir bilgim yok maalesef, ama kullanıcı kitlesi malum, temiz bulmak zor.
rx8'e yaklaşmayın derim. wankel ancak bu işin hastası olan, tecrübeli birinin kullanması gereken motor. sürekli yağ eksiltir, bagajda küçük yağ bidonu ile gezersiniz. kullanım alışkanlığı gerektirir, huyu suyu farklıdır. yakıt tüketimi yüksektir. ustası parçası azdır, bir sorun olursa pahalıya patlar. temiz kullanılmış, yıpranmamış araba yok gibidir, olanlar da ya satmaz ya da uçuk fiyatlar çeker.

  • gkhncnzdgn  (21.08.19 16:44:47) 
[]

Yabancı müzik piyasası durgun değil mi sizce de?

Yabancı müzik piyasası son birkaç yıldır kısır döngüde değil mi?

Artık öyle aman aman parçalar çıkmıyor. Sürekli 2-3 yıllık şarkılar tekrar edip duruyor yabancı müzik kanallarında.

Reytingi olmayan yabancı müzikler de piyasaya çıkıyor ama tutunamiyorlar.

Açın bi nr1, power tv ya da dream tv'yi ne dediğimi anlarsınız.

 
katılıyorum, ağır isimler uzun zamandır albüm/parça çıkarmıyorlar. piyasada yeni çıkan isimlerden birkaç tane rap birkaç tane de elektronik şarkı var sadece o.


  • tabirimekruh  (11.08.19 22:22:43) 
Piyasada hep aynı sıkıcı işler var maalesef. Rihanna hala albüm çıkarmadı. Katy Perry artık bok gibi şarkılar çıkarıyor, eski Lady Gaga ya da Britney Spears yok, Latin Amerika kökenli şarkıcılar da eskiden piyasaya hakim olan isimleri kendilerine benzetti, Justin Timberlake albümüne gereken tanıtımı yapmadı. Beyoncé zaten artık tamamen kafasına göre takılıyor ve genelde sadece kendisini takip edenlere sıcak gelecek şarkılar/albümler yapıyor.

Halbuki 2008-2012 arasında yapılan şarkılar ne güzeldi. Timbaland öldü. Max Martin eskisi kadar şahane işler yaratmıyor. Pharrell iyice sıkıcılaştı. Zedd hep tekrar ediyor. Mike Will Made It işleri eskisine oranla daha sönük geliyor.

Piyasa boşluğundan dolayı Ariana Grande (ki çok güzel işleri de var aslında) duymaktan kusasım geliyor artık.
  • m e b  (11.08.19 22:36:54) 
Katılmıyorum. Spotify, Youtube vs. platformlarda self-publishing (bir label'a bağlı olmadan sanatçılarının kendilerinin yayınlayabiliyor olması) müzik piyasasını hiç olmadığı kadar canlı yapıyor.


  • aguen  (12.08.19 00:28:49) 
Dinlemediğiniz genre’lar öne çıkmış olabilir mi?

Belki sadece size hitap etmiyordur?
  • marsargo  (12.08.19 07:54:09) 
@aguen

@marsargo

Tabi ki birçok yeni müzik çıkıyor vs ama benim kastettiğim Hit olam müzik ve radyo kanalları.

spotify hiç kullanmadım :/
  • Cesario  (12.08.19 08:24:45) 
Evet. Muzik kalitesi dustu artik.
Simdi kimisi diyebilir ki yav senin begenmedigin muzigi bir suru begenen var, sana gore gununmuz muzikleri kotu cunku sen sevmiyon. Hayir, sevip sevmeme meselesinden ibaret degil. Gunumuz populer muziklerinin kulaga hos gelip gelmedigi zevk meselesi ama muzik kalitesinin yerlerde oldugu gercegi bence tartismasiz. Bir 15 yil oncesiyle karsilastirdiginda cok rahat anlasiliyor. Simdiki sarkilarda bir melodi yok. Abidik kubudik ses efektleriyle sarkiyi dolduruyorlar, sozler de ayni.

Muzik piyasasini bu hale getirenler bu son yillarda parlayan melez sarkicilar. Evet melezler anasini belledi muzik piyasasinin. Melodisi de sozu de olmayan, abuk subuk seslerler olusturulan yandan yemis sarki turunu ortaya cikardi bu melezler. Sarkilari da ne kadar tutulursa tutulsun birkac aydan fazla dinlenmiyor. Muzik kalitesi yok cunku. Melez dediklerim bildigin melez, beyaz/zenci, beyaz/kahverengi karisimi sarkicilar. Bu aralar cok var. Muzik piyasasini isgal edip anasini silkelediler.
  • stavro  (12.08.19 09:00:05 ~ 09:04:35) 
sen yaşlandın sadece. senin prodüksiyonlardan büyülendiğin dönemdeki tarzda pop müzik yapılmıyor artık.


  • alperz  (12.08.19 09:14:52) 
@alperz

26 yaşındayım ne yaşlılığı :/

ben Jennifer Lopez ya da Beyonce şarkı yapsın da dinleyelim demiyorum ki, geçti zaten onların modası.

Birkaç tane elle tutulur dinlenecek şarkı var yaz için, gerisi çöp.
  • Cesario  (12.08.19 09:32:42) 
26 yeni tarzı benimsemek için ileri bir yaş. sen 15-20 arası dinlediklerine kaliteli demeye devam edeceksin. bu işin psikolojik boyutu böyle. herkes için geçerli.


  • alperz  (12.08.19 09:35:28) 
ben ne demek istediğini anladım. önceden yaz aylarında hit şarkılar birbiriyle yarışır nereye gitsek bunlar çalardı. eczanede, mağazada, yoldan geçen arabalarda, cep telefonu melodilerinde,... artık böyle bir şey yok. hit şarkı yok. bunu anlayan tüm o büyük isimler de zaten artık iç çamaşırı, makyaj malzemesi markası yaratıyor.


  • violetsky  (12.08.19 10:19:25) 
[]

İnsanlar Reno arabaya neden 100-150 bin TL bayılıyor?

Aynı fiyata birçok araba var. Honda, Vosvogen falan.

Reno sevdası neden?

Arabadan anlamıyorum o yüzden soruyorum.

Neden Reno?

edit: www.renault.com.tr

 
2. el piyasası iyi, yedek parçası kolay bulunuyor ve görece ucuz, ustası bol.


  • hadsafhada  (11.08.19 15:52:18) 
Fiyatına göre dolu araba alıyorsun da ondan. Aynı fiyata aldığın Volkswagen utanmasa koltuk koymayacak arabaya. Civic'in en dolusunu alsan da otomatik kararan dikiz aynası yok mesela.


  • thewhitewolf  (11.08.19 15:53:21) 
@hadsafhada

Peki "ucuz alacak kadar fakir değilim" felsefesi işliyor mu araba sektöründe?
  • Cesario  (11.08.19 15:54:09) 
ben de arabadan anlamıyorum, neden reno olmasın ki?


  • king lizard  (11.08.19 15:56:41) 
1-her yerde servisi var
2-motorları çok dayanıklı ve yakıt tüketimleri az
3-malzeme kalitesi düşük gibi gözükse de eşeğe biner gibi kullanlara dayanıyor
4-ikinci eli kolayca paraya çevrilebiliyor
  • Huan8  (11.08.19 16:01:30) 
Servis
Dayaniklilik
Tuketim
Ikinci el
O paraya en dolusunu aliyorsun ayni segmentte
Markaya parayi az oduyorsun
Vosvos un parcasi bakimi carpan hiziyla gidiyor
  • baldan kaymak  (11.08.19 16:03:24) 
Niye almasın? Reno, folksvagın'dan daha mı kötü? Daha ucuza daha dolu araç alıyor adamlar. Parçası da ucuz.


  • synesthesia  (11.08.19 17:21:51) 
tek kriter sağlamlık olsa bence japon markalardan başka araç satılmazdı. renonun yedek parçasını köy bakkalıında bile bulabilecek konuma getirdi adamlar piyasayı. herkes büyük şehirde yaşamıyor ki. bi de şöyle bi yanılgı var adamların parçası ucuz ama japonlara göre daha fazla arıza veriyor.

malzeme kalitesi düşük olsun azcık konfordan da ödün vereyim ama yağını suyunu koyayım gitsin dersen japon almak en iyisi.
  • ergenpezeveng  (11.08.19 18:44:58) 
Sadece tasarımını bile seviyor olabilirler. Ben mesela acaip çirkin buluyorum Honda'yı. Özellikle yeni Civic'i. Her yeri ayrı telden çalıyor. Renault modelleri daha bütünlüklü geliyor Honda'ya kıyasla.


  • orient blue  (11.08.19 20:19:29) 
reno deyip geçmemek lazım, ucuz model mercedeslerin alayının motoru reno.

asıl soru şu olmalı;

mercedes'e o kadar para veriyorsan motoru neden reno?

sadece mercedes de değil bi kaç marka daha var.
  • Fodera  (11.08.19 21:15:37 ~ 21:15:55) 
Yaklaşık 1 sene kadar yeni kasa Megane dizel otomatik kullandım. Araç fiyatına göre oldukça iyi, konforlu, içi kocaman, inanılmaz az yakan bir motora sahip (1.5 dci), parçaları çok ucuz ve her yerde var, tık dese sesinden anlıyor ustalar. Bunun eşdeğeri mesela Jetta DSG arızasından, parça pahalılığına, iç küçüklüğüne kadar bir sürü dezavantaja sahip. Reno direkt türk insanına hitaben araba yapıyor yani. Ha bir de inanılmaz dayanıklı araçlar, gir sahibinden.com'a, mesela çok yüksek kilometreli Jetta bulamıyorsun ama fluence'da 300-400 bin kilometreler çıkıyor. Servis ücretleri de ucuz.

Bu arada Honda'dan ben de nefret ediyorum, böyle ucuza satılan, yavaş ve aşırı sportif tasarımlar genelde çok itici geliyor: Bir sınıfa dahil olmak istiyorum ama param buna yetti gibi.
  • roket adam  (11.08.19 21:17:30 ~ 21:18:45) 
Kullanım maliyeti. Yukarida aciklamislar. Arabanin maliyeti satin alırken odediginden ibaret degil.
Ayrica reno Volkswagen fiyatina degil, onu gecelim bi sefer. He alirsin da Reno c sinifi aldigin fiyata vw b sinifi model alirsin mesela. Veya ayni sinifin bosunu alirsin.

  • stavro  (11.08.19 22:15:58) 
Yeterince açıklamışlar ama ben kişisel gözlemimi söyleyim. Renoyu beğenmezdim eskiden. Estetikten yoksun ve kalitesiz olduğunu düşünürdüm. Fakat kullandıkça farkettim ki mantığın sesiymiş. Otomobile bakış açınızla alakalı.

Diyelim bir aracı şu kategorilerde değerlendiriyorsunuz. Fiyat, estetik, sağlamlık, konfor, motor-şanzıman, yakıt tüketimi, yedek parça-bakım, 2. El piyasası. Reno bence estetik konusu dışında çok iyi puanlar alacaktır. Donanım konusunda da haklı arkadaşlar. Dolu bir aracın keyfi çok başka. Bunu renoda sağlamak daha kolay.
  • the coon  (12.08.19 00:23:21) 
80 bine tam donanımlı dizel otomatik diğer araç markalarında bulamazsın da ondan.


  • shbz  (12.08.19 11:55:35) 
[]

Erkeklere sakal tıraşı "olamama" sorusu?

Arkadaşlar iş yerinde sinekkaydı tıraş isteniyor. Sakalların çıkış yönüne doğru alıyorum hem de 5 bıçaklı jilet ile ama 1 günlük sakal gibi sakal kalıyor almıyor. Ters alınca da batık, kıl dönmesi vs oluyor. Ters alınca bile %100 sinekkaydı olmuyor, boyunda vs 1 günlük sakal kalmış oluyor.

Yüzüm patates tarlasına dönmüş durumda. Elm Sokağındaki Freddy gibi oldum.

Bugün sakal çıkış yönüne doğru aldım ama bildiğiniz kirli sakal gibi duruyor ve iş öyle gidicem. Canım yanıyor çünkü ters alınca ve ters alınca bile kirli sakallı gibi duruyorum.

Erkek erkeğin halinden anlar mı iş yerinde laf yesem hatta savunma yazdırılmak istense?

"Yarın kendi jiletimi getireyim gözünüzün önünde olayım"? desem?

Katı bir iş ortamı var. Askerdekiler vs herkes şaşırmıştı sakal olayıma, yok almıyor arkadaşlar. Bebek g.tü gibi yumuşak derim ve seyrek sakallarım var ama yok almıyor jilet.

Sonunda makina alıcam. Makina daha iyi alıyor.

edit: jilet önerisi ile gelmeyin. 5 bıçaklı en güvenli jilet ile bile kulağımı kaşımı gözümü kesebilecek kadar kazmanın en önde bayrak sallanıyım.

 
www.hepsiburada.com

Şöyle bir şey alın kesinlikle sonuç veriyor.
  • synthetic a priori  (14.07.19 16:13:37) 
Beyaz tenliysen sakal diplerin cok belirgin duruyordur belki.

Ayrıca konu dışı tavsiye başka iş bulun bence hocam o nasıl işyeri öyle gulag kampında mı memuriyet
  • alwayschargeneverbend  (14.07.19 16:19:01) 
Şikayet gelmediyse durduk yere dertlenmeyin. Şikayet gelirse de çıkın hakikaten o nasıl bir iş yeri.


  • chavezding  (14.07.19 16:24:36) 
deneme yanılma yoluyla en uygun traş köpüğü traş kremi ve bıçagını seçmen lazım. herkes mach3 diye bayılırken benim yüzüme blue3 süper oluyor. benim sakallarım aşırı sert yüzüm yağlı cilt, sakalımı ve yüzümü önce sıcak su ile gevşetip sabunla 2 kere yıkayıp yağ ve ölü deriden arındırıp sıcak duşun altında traşımı olup çıktıktan sonra krem sürüyorum şayet bunları yapmasam hem traş olurken canım yanar hemde kesiklerle dolu tahriş olmuş cilt ile gezerim tüm gün. böyle açıklayınca uzun işlemmiş gibi geliyor ama pratik oluyor bana.


  • Fritz-X  (14.07.19 16:46:59) 
Evinizin yakinlarinda uygun fiyatli bir berberle anlassaniz? Bir sureligine sabahlari ise gitmeden tras olsaniz orada?


  • nax  (14.07.19 17:02:47) 
aynısı askerde bana da oluyordu. beyaz tenliyim ve cildim baya hassas. mach 3',ü bile en fazla 2 kez kullanıyordum. bıçak degiştirmesem tahriş yapıyordu ve almıyordu. diğer çocuklar zombi gibi mach 3 ' leri fusion' ları haftalarca kullanıyordu.

çözümü kullan at tarzında bulmuştum. derby gibi çok para olmayan 3 bıçaklıdan alıyordum çarşıda. bir paketin içinde 10 tane vardı ve 10 gün demekti.

ondan sonra tahriş falan olmadı. bu şekilde tersten bile alınca sorun olmadı bende.

toptan çözüm olarak sıfır alan kaliteli bir makine al. alana kadar da kullan at tarzı, aynı bıçakla ikinci defa tıraş olmayacağın bir çözümü dene bir de.
  • Neill  (14.07.19 17:29:53) 
[]

Hangi müzeye gidelim?

İstanbul için soruyorum:

Beyoğlu, Nişantaşı vb gibi merkezi yerlerde bir şey olursa çok şükela olur. :)


 
kariye


  • jimicik  (28.06.19 17:28:18) 
deniz müzesi
uzak demeyin;koç müzesi
istanbul arkeoloji müzesi
  • jimjim  (28.06.19 17:39:12) 
Pera Müzesi. Cuma günleri 18:00'den sonra ücretsiz.


  • fotrsapka  (28.06.19 17:41:01) 
[]

İngilizce mülakata nasıl hazırlanmalı, öneriler?

Arkadaşlar önümüzdeki günlerde ingilizce iş mülakatlarına katılabilirim. B2 seviye İngilizcem var. Yani benim buna hazırlanmam lazım.

Mühendis falan değilim, öyle çok mesleki bir şey olmayacak. Standart şeyler. İş görüşmesine gireceğim firma hakkında da zaten İngilizce bir şekilde araştırmamı yaparım.

Standart dediğim güçlü yönlerin neler vs klişe şeyler sorulur muhtemelen diye tahmin ediyorum ve karşıma kariyer.net'in bir sitesi çıktı şöyle.

www.kariyer.net

Sizce başka hangi siteleri check etmeli (pilaza inglish hehe) ya da kitabı almalıyım?

 
soruları araştırın.
en çok sorulan 50 soruyu seçip kendi kendinize sesli prova yapın.
şu online ingilizce cambly'den ders satın alabilirsiniz.en kötü starbucks ilanlarından bi yabancı hoca bulup bir iki ders çalışın.
  • jimjim  (30.05.19 22:17:59) 
(git: 1353583)


  • helenart  (30.05.19 23:02:45) 
introduce yourself
what's your strengths/weakness?
bunlar hemen hemen banko ilk 2 soru denilebilir.
şuraya da bakmanı şiddetle öneririm.
www.glassdoor.com
  • ezkaza  (30.05.19 23:33:27) 
[]

USB belleği ntfs ile mi fat32 ile mi biçimlendirmeliyim?

16GB hafızası.

çok zor açılıyor, içindekileri zor kurtardım.

şimdi biçimlendircem. ne seçmeliyim?

 
4gbtan büyük dosya atacaksan mutlaka ntfs. atmayacaksan istediğini seç.


  • sutlu nescafe  (21.04.19 01:16:02) 
ne amaçla kullanacağınıza bağlı diye biliyorum. büyük boyutlu dosyalar için ntfs yapın gitsin.


  • g7mor  (21.04.19 01:16:51) 
@sutlu nescafe
@g7mor

Müzik, resim vs atıcam. 4gb'tan büyük derken tek dosya olarak mı 4gb'dan büyük olmasını kastettiniz yoksa küçük küçük müzik gibi dosyaların toplamı 4GB'tan büyükse de aynı şey mi?
  • Cesario  (21.04.19 01:19:55) 
tek parça 4gbtan büyük dosya.


  • sutlu nescafe  (21.04.19 01:20:43) 
@sutlu nescafe

FAT32'yi seçiyorum o zaman, önerileni yani. Peki ayırma birimi boyutu önemli mi? Kaç kilobayt ya da bayt olacağı?
  • Cesario  (21.04.19 01:23:05) 
ben hiç ellemem onları. standart ayarda bırakırım.
ancak çok zor açılıyor, içindeki zor kurtardım demen midemi bulandırdı. bellek bozulmuş olabilir.

  • sutlu nescafe  (21.04.19 01:26:57) 
çok zor açılıyor ve içindekileri zor kurtardım diyorsan önce bir bozulmadığından emin ol. dosya sisteminin hızla ilişkisi yoktur.
kullandığın bilgisayarlar sadece pc ise ntfs iyi iş görür. ancak mac ve pc arasında dosya aktarımı yapacaksan exfat kullanman gerekir. ya de smart tvlerde film filan seyredeceksen de fat32 gerekir.
ancak fat32 ya da exfat için 4 gbden büyük dosyaları usb ye yükleyemezsiniz.
  • tururo  (21.04.19 02:14:03) 
@tururo
exfat 4gb'dan büyük dosya alır. exfat'ın olayı o zaten fat sistemine büyük dosya özelliğini getirmek.

ntfs seç gitsin çok bi önemi yok bu kadar takılacak.
  • rotten head  (21.04.19 03:06:11) 
Arabada müzik flaan için fat32 gerekir. Eski mp3 çalan teypler fat32 dışında görmüyor. Hatta 4 gb üstü de görmüyor.
Onun dışında ntfs yapın geçin

  • neymis  (21.04.19 11:28:21) 
fat32 ile biçimlendirmiştim tekrardan aynısı oldu. çok yavaş açılıyor ve okumuyor, zor erişiyorum dosyalara. son kez ntfs ile format atıcam, aynısı olursa tekrar usb'yi çöpe atıcam.


  • Cesario  (23.04.19 16:35:43) 
[]

Vakıfbank kredi kartından nakit avans çekmek hakkında?

Arkadaşlar internet bankacılığından nakit avans seçiyorum taksit sayısını vs seçiyorum.

Şak diye para hesabıma mı geçer yoksa faiz oranlarını falan söyler mi onaylıyor musunuz diye?

ona göre işlem yapıcam çünkü, birden para hesabıma geçerse sıkıntı.

ATM'den yapsam nasıl olur bir de?


bana çekeceğim miktara ne kadar faiz koyuyor onu öğrenmem lazım.

 
www.vakifbank.com.tr

buradan hesaplanmıyor mu=?
  • elorelia  (14.03.19 17:35:25) 
Garanti bir ara sıkıntıydi ama vakıf İnternet bankacılığı onaylı çalışıyor


  • birtambirboludort  (14.03.19 22:02:32) 
Ben demin çektim, aylık %2,25 akdi faiz alıyor. Kaç ay olduğuna göre vs değişmiyor. Ben 540 gibi bi şey çektim, 570 falan ödeyeceğim. Benimki vadesiz hesap bu arada.

Ben atm den yaptım, önce tutarı girdim sonra faiz ister misiniz diye seçenek çıktı, kabul ettim, kaç faiz istediğim ve buna işleyecek faizi gösterdi, taksit sayısını seçtim, sonra ödeme planı gösterdi, ne kadar faiz işleyecek vs. Kabul ettim sonra verdi parayı.
  • turuncu tonlarda  (14.03.19 22:04:13) 
[]

Güçlü Ad blocker (reklam engelleyici) önerin? (chrome için)

s.b.


Tikler sabaha...

 
ublock origin + anti adblock killer + popup blocker for chrome


  • sutlu nescafe  (02.06.18 02:39:44) 
chrome.google.com
chrome.google.com

şu ikisini kur keyfine bak başka bir şeye ihtiyaç yok. birbirinin tamamlayıcısıdır ikisini birden kurman gerek. ublock origin anti-adblock konusunda yetersiz kalıyor onu geç. nano'nun temeli de ublock zaten ama anti-adblocklara karşı daha güçlü olması için geliştirilmiş hali.
  • rotten head  (02.06.18 06:24:40 ~ 06:24:53) 
[]

Avrupa'ya tur aracılığıyla mı gitmek, yoksa diğer yol mu? (yardım)

(uzun yazı, üşenen okumasın)

Arkadaşlar Amsterdam ve Brugge kentlerini mutlaka görmek istiyorum.

Tur paketlerini inceliyorum da.

1.SENARYO: 7 gece kalmalı paket var 400 Euro mesela bu.
www.etstur.com

Ama boş paket 400 Euro. Yani Brugge gezisi var, Paris Disneyland var, hepsi için extra para alıyorlar. 400 Euro oluyor sana 800 Euro. Kahvaltı hariç bütün yemeklerin parası sizden. Ayrıca linki okursanız ordan oraya 200-300 km kara yoluyla yolculuk var durmadan. Ben kara yolculuğundan hiç hoşlanmam mesela. Gittiğimiz yerlerde muhtemelen kısa süre durup hemen diğer destinasyona hareket edilecek. Adamlar 7 geceye Paristen tutun Köln'e, Brugge'a, Brüksel'e her yeri sığdırmışlar. Tur şirketinin amacı da kar etmek sonuçta. Keyif alamayabilirim diye korkuyorum. Yani Disneyland örnek veriyorum çocukluk hayalim ama "arkadaşlar 2 saat sonra çıkış yapıcaz ona göre" denmesi hoşuma gitmez, özgürce eğlenmek isterim otlarda amaçsızca tepinen inekler gibi.

6-7 milyar parayı 1 hafta tatile gömüp keyif alamamaktan korkuyorum. (4 aylık maaşım, öküz keseriz o paraya)

2.SENARYO: 3 gece kalmalı 350 Euro'luk Amsterdam turu var. www.etstur.com

Extra gezi olarak Brugge da var. Yani 1 taşla 2 kuş vurmuş olcam. 2 şehri de görürüm ve kara yolculuğu pek yapmam, geniş geniş Amsterdam'a zaman ayırırım. 350 Euro ama kahvaltı dışında yemek paraları bizden. 250 euro da extra paket Brugge gezisi, kanal gezisi derken sadece 600 Euro yemek hariç gidecek. Alkol ve sigara kullanmıyorum. 600 Euro'nun yanında yemeğe, eğlenceye gider. Etti mi sana 3 gece için 1000 Euro yani 5 milyar türk lirası.

Euro'nun 5 TL olması soru işareti aklımda. Yoksa bu kafayla hiç tatile gidemez miyim?

Hollanda'da yemeğe, suya kaç para gider? 1 bardak suya adamlar 1 euro isterlerse 5 tl yapar. :/

3.SENARYO: Rotterdam'da teyzem yaşıyor. Amsterdam'a inerim. 1-2 gece takılırım. Sonra trene biner Rotterdam'a giderim. Sonraki gün trene atlar Brugge'a giderim. Belki Brugge'dan başka şehirlere de atlarım. 1 haftanın sonunda trenle Amsterdam'a geri dönüp s.ktir olup Türkiye'ye gelirim. Hayaller Türkiye'den s.ktir olup gitmek ama ben Türkiye'ye sikt.r olur gelirim geri :) Gülsenize yav, espri yapayım dedim.

4.SENARYO: "Birader bu kadar para harcama sen 3 gece için falan, git Ukrayna'yı gez" derseniz, önerilerinize açığım. Ukrayna'da sigara ve alkolü olmayan bir insan yeme, içme, eğlenme, gezme için 1 haftada max kaç TL harcar? Lviv şehrine giderim herkes orayı övüyor.

 
ingilizceniz varsa nolur şu aptal turlara para dökmeyin.
önce gidiş dönüş uçak biletleri
ardından booking'den oteller
son olarak da şehirlerarası tren biletleri
hangi şehirde konaklayacağınız, hangilerine günübirlik gideceğiniz, nerede ne kadar dolanacağınız sizin keyfinize kalıyor. onlarca insanla aval aval rehberin gösterdiği yerlere bakınmak, insanların toplanmasını beklemek, hiç merak etmediğiniz yerlere rehber götürüyor diye gitmek zorunda kalmak, sürekli ek ücret ödemek falan ne gereksiz şeyler.
gitmeden önce biraz yorucu oluyor her şeyi ayarlamak, kabul, ama oradayken her şey tıkır tıkır ilerliyor. kimsenin derdiyle uğraşmıyorsunuz.

ama umarım soğuk havada gitmiyorsunuzdur bruges'a. ben sonbaharda gitmiştim. harikaydı.
  • dento  (25.03.18 13:01:54) 
Tura falan gerek yok, bir anlami da yok. Atla git kendin. Ingilizcen cat pat varsa tamamdir, cok ingilizceye de gerek yok.


  • stavro  (25.03.18 13:07:05) 
Bu tur işlerine hiç girmeyin derim. Eğer vizeniz varsa gidin kendiniz takılın. Planı önceden yaparsanız her şey ucuza gelir. Şehirlerarası ulaşım için flixbusa bakın. Hostelworldden kalacak yer ayarlayın vs. Yemekler de bir şekilde hallolur zaten. Kafanız rahat olur. Batı avrupa doğal olarak pahalı. Amsterdam 1 günde gezilecek kadar küçük bir yer ki brugge çok daha küçük. Kölnde katedral dışında bir şey yok gezmek için gitmek çok gereksiz.
Bu turlar çok boş geliyor bana. Kendiniz ayarlayın derim

  • but that was just a dream  (25.03.18 13:08:02) 
Hacı okumadım, baştan söyleyeyim. Ama şu “Tur çok öcü çok yivrenç bir şey yhaa .s.s.s” çıkışlarını hiç anlamıyorum. Pek çok kez tura katıldım çok da memnun kaldım. Ki İngilizcem de var. Ama her şeyi benim yerime ayarlayacak birileri varken ben niye uğraşayım planlamakla? Paran varsa bastır parayı turla git.


  • i m cool with that  (25.03.18 13:14:39) 
turlar her şeyi senin yerine ayarlamıyor, sen turun ayarladığı şeyleri yapmak zorunda kalıyorsun. ben istediğimi turdan ayrı yaparım diyeceksen mantığı ne o parayı vermenin?

amsterdam'a yüksek sezonda gidersen geceliği 30-35 avroya mis gibi hosteller bulursun, hem arkadaşlık kurarsın eğlenceli geçer hem de ucuza halledersin. konaklamaya o kadar para vermeye gerek yok, bir tek uyumak için kullanacaksın zaten, 3 gün için incilerin dökülmez.
  • Bruce  (25.03.18 13:30:39 ~ 13:31:46) 
@bruce turun ayarladığı yerlerde konaklıyorsun, otobüslerle seyahat ediyorsun, genel şehir turlarını da birlikte yapıyorsun ama arta kalan zamanda kendi kafana göre takılıyorsun. Ekstra turları satın almazsın olur biter. O zamanları kendince değerlendirirsin. Çok basit ve güzel bir mantık. Her zaman yapıyorum, herkese de tavsiye ederim.


  • i m cool with that  (25.03.18 13:52:40 ~ 13:55:35) 
ayranı yok içmeye turla gider amsterdam'a durumu olmuş seninkisi biraz. 4 aylık maaş iki tane şehir görmek için gömülmez. ben bir fakir olarak param olduğunda ukrayna'ya gidiyorum, sana da onu tavsiye ederim. dünyayı görmüş adamları etkilemez belki ama bizim gibi sokağından çıkmamış fakirler için ukrayna bile nefis macera. ayrıca lviv ve kiev farklı iki ülke gibi - lviv'de orta avrupa havası var, kiev basbayağı doğu-rus şeysi.

hollanda'da evet 1 bardak suya 5 lira isteyecekler, bu kafayla gitsen de keyif alamazsın gibi duruyor. ayrıca schengen vizesi alman gerektiğini biliyorsun di mi? malum, banka hesabında 500-600eur olan birine bunu vermeleri neredeyse imkansız. vize başvurusu için uğraşacaksın, onu da göz önünde bulundur.
  • der meister  (25.03.18 13:56:10) 
Eğer kuzenim müsait ise beni gezdirmek için ancak öyle tek giderim onunla Amsterdam'da buluşurum. Onun dışında tek gitmek istemem canım sıkılır, o zaman turla gidilebilir kendi açımdan söylüyorum.

@der meister "elime para geçse çatır çatır harcarım" insanı olmadım hiçbir zaman. Param olsa bile ayakkabım yırtılmadan 2.ci yeni bir ayakkabı almayan insanım. Tutumlu bir insanım yani.

Bu tatil için de fiyat/performans durumunu göz önünde bulunduruyorum. Dediğin gibi daha ucuza daha fazla eğlenceli bir tatil olabilir Ukrayna. Şehir yazıları, gezi yazıları incelemem lazım. 2-3 gecelik bir tatil için 5 bin tl ye yakın para çok asgari ücretli biri için.

Peki Ukrayna'da kaç gün geçirmemiz lazım tatilin tatil gibi geçmesi için ve max kaç TL para gider? Ayrıca hangi şehirler görülmeli?

Kiev'e belkide hiç gitmem.
  • Cesario  (25.03.18 14:29:09) 
turun avantajları var. herşey derli toplu demek yerine eğer kokartlı turist rehberi varsa oranın tarihiyle ilgili ilginç bilgiler veriyor. yani taksime gidip hmm güzel bina deyip geçmekle bir turist rehberinin ''arkadaşlar israil işte tam burada taksimdeki bu binada kuruldu'' demesi arasında -bence- gezi doyumu açısından baya fark var.

ben bir kez sakız adası turuna katılmmışım. zaten sakıza gidiyorsanız tura katılmazsanız hiçbir işe yaramıyor. şehir merkezinde boş boş takılırsınız. olay köylerde. pirgide mestada. onu da turun otobüsü var atlıyosunuz rehberiniz size politik tarımsal tarihi herşeyi anlatıyor. bu yüzden tur için ''bırak o paçozları şekerim'' diyenlerin aksine eğer basit tur değilse yani uçak ve otel ayarlaması dışında bişeyi olmayan tur değilse gezi faslı varsa ki seninkinde yok hepsi paralı sadece ilk günü doldurmuşlar o zaman sen de ayarlayabilirsin. mesela kanal turuna 20€ istemiş pezevenkler. ama ben şuradan geçen sene bilet almıştım geçen sene 14€ ydu. şimdi netten alınca 15€ olmuş: www.stromma.nl ayrıca tekneye binince kulaklık getiriyolar ve türkçe dil seçeneği de var.

örneğin amsterdamda ben olsam heineken fabrikasına albert cuypmarket a flovermarkt a kesin götürürdüm. volendama 55€ istemişler. bence çok. hollanda zaten konya kadar bir ülke. yol parası desen bizde o mesafeye bi akbil parası alırlar. kişi başı 15-20€ yeterli olmalıydı.

ha benim gitmediğim bilmediğim yerlere götürüyorlar oralar nasıl bilemem. yani heineken yerine ki alkolünüz yokmuş dolayısıyla ilginizi çekmeyebilir, Scheveningen daha mı çok ilginizi çeker bilmiyorum. Mesela amsterdamda görülmesi gereken 1 numaralı yer red light district yok. peynir tadımı gibi şeyler konsa iyi olurmuş çünkü amsterdamın peynirleri güzeldir. yeşil sarı hatta siyah peynir bile görmüştüm. sex museum yok. van gogh müzesi yok ama ben çok müze gezmeyi seven biri değilim. sizin tercihiniz. bu açılardan baktığımda kısır bir tur olduğunu söyleyebilirim. ama fiyatı da ona göre. ben sizi gezdirsem ''git kal gez tatmin ol gel'' modelini 3 kaada ayarlarım. ama turist rehberinin anlatacağı ''buralar 100 yıl önce dutluktu sir alexander bilmemne geldi bilmemne savunması yapıldı ve hollanda şöyle oldu böyle kalkındı işte lalenin tarihi burada şöyle başlar gibi detaylar yok onu söyleyim.

not: bu arada amsterdamda suya para vermedik. çeşmeden içtik. kaldığımız otelin resepsiyon görevlisi türktü. dedi biz çeşmeden içiyoruz burada içiliyor. biz de şişeye doldurup doldurup içtik. tat olarak da sağlık olarak da sıkıntı yaşamadık.
  • error522  (25.03.18 14:40:34 ~ 26.03.18 00:21:18) 
saydıkların arasında en mantıklısı 3 numara.

daha önce tura katılmadım, belki iyidir belki kötüdür ancak grupça hareket etmek demek zamanı iyi değerlendirememek demek. bir de belirttiğiniz gibi bir sürü ekstra çıkıyorsa çok makul değil.

şu siteden hangi şehirde ne kadar harcayacağınızı görebilirsiniz;
www.numbeo.com

amsterdam'da bir şişe suya 1 euro isterler en azından. daha bile fazla istenebilir.

amsterdam - paris arasında otobüs kullanabilirsin. 30 euro civarında otobüs. ben kulanmıştım bir kez. sanırım 6 saat sürmüştü.
shop.flixbus.com

bence gitmeden önce az buçuk ne kadar harcayacağını planyabilirsin. gençsin ve gezmek istiyorsun, plan yapabilecek düzeydeysen ve zamana sahipsen kendi programını kendin yaparsan daha ekonomik olur.

kalacak yeri couchsurfing'den bulur ya da hostel'lerde kalırsın. ulaşım zaman tutacaksa geceye denk getirirsin böylece kalacak yer parasından tasarruf edersin. merak ettiğin bir kaç yemek dışında restorantlara uğramaz gittiğin şehrin bim'inden alışveriş yapar ekmek arası bir şeyler yaparsan hem keyifli hem ucuz olur.
  • dahinnotha  (25.03.18 15:44:35) 
[]

Çaylakların entryleri nereden görülüyor belli bir başlığa yazdıkları?

Örnek veriyorum: Diyelim bir çaylak Galatasaray başlığına uzun süre entry girmemiş. Sol tarafta da haliyle Galatasaray başlığı çıkmıyor çaylaklar sekmesinde.

Peki Galatasaray başlığında çaylaklarin yazdıklarını nereden görecem, nerelere tıklayacam?


 
Arama çubuğundaki linkin sonuna ?a=caylaklar yazarsan o gün o başlığa girilen çaylak entry'lerini gösterir, benim bildiğim en pratik yöntem bu.


  • angelus  (03.03.18 10:40:25) 
Angelus ben de denedim ancak çıkmadı nerde yanlış yaptım acaba anlamadım.


  • antipartizan  (03.03.18 14:05:31) 
Evet arama sekmesinden değil de sol frame'deki başlığa tıkladığında linkin sonunda ilgili sekme ile ilgili başka bir kod oluyor, onu silip ondan sonra yapıştırmak gerekiyor.

Şöyle ki; eksisozluk.com

Buradaki şu kodu silip onun yerine yapıştırmak gerekiyor: ?a=popular
  • angelus  (03.03.18 14:12:22) 
Eğer çaylak kişinin entryi girdiği gün yaparsan görebiliyorsun bunu. Geçen hafta girilmiş bir çaylak entrysini göremiyorsun başlığın sonuna ?a=caylaklar yazınca


  • kalemdefter  (03.03.18 14:33:42) 
@kalemdefter

çaylak entrysi görebilmenin tek yolu @angelus'un yazdığı yol mu yani senin de bildiğin?
  • Cesario  (03.03.18 21:53:52 ~ 21:54:03) 
[]

İstanbul'da otel tavsiyesi? (taksim civarı)

1)VPN üzerinden booking'den rezervasyon yapsam olur mu, sıkıntı çıkmasın sonra? Bir de fiyatlar euro ile, daha pahalıya gelmesin?

2)Taksim civarı max 200 TL'ye hangi oteli tavsiye edersiniz?

3)Otel yerine o fiyata lüks günlük daire mi baksak?

 
innpera o fiyat civarında olması lazım.


  • goodz  (27.01.18 13:08:27) 
Grupanya vb gibi fırsat sitelerine bakmanızı öneririm. Onların anlaşmaları oluyor, 5 yıldızlı otellerde çok uygun fiyatlara kalabilirsin


  • goodyes  (27.01.18 13:33:15) 
hotels.com'dan da bakabilirsin. yorumları iyi puanı yüksek bir otel işinizi görecektir.


  • materyalist imam  (27.01.18 14:30:53) 
trivago.com gibi alternatifi değerlendirmelisin bence otel konusunda


  • facebook  (27.01.18 17:01:38) 
[]

Bu el işaretinin anlamı nedir? (capsli)

Arada whatsapptan yazarken ben de kullanıyorum da. İçimden geldiği için ama, anlamını bildiğimden değil.

Bu el işaretinin anlamı nedir?

Ronaldinho gol attıktan sonra sevinince yapıyordu bu el hareketini 2 eliyle ve dans ediyordu, oradan hatırlıyorum.

Hey gidi hey, yıllar akıp gidiyor..

 
ara beni?


  • mungojerry  (27.07.17 14:10:39) 
@mungojerry O 2.anlamıdır diye düşünüyorum.


  • Cesario  (27.07.17 14:12:46) 
@Sour

Bi çeşit zenci selamı diyebilir miyiz?
  • Cesario  (27.07.17 14:16:52 ~ 14:17:01) 
  • hononu  (27.07.17 14:47:35) 
[]

Bir video vardı? (dublaj/seslendirme ile ilgili)

2 kişi filme dublaj/seslendirme yapıyordu. Mesela filmde adam yürüyorsa dublaj yapan da yürüyordu, filmde 2 kişi dövüșüyorsa dublaj yapan 2 kişi de dövüșüyordu.

Ekipmanları falan vardı, donanımlı bir stüdyo gibi bir yerde geçiyordu.

YouTube'a baktım ama bulamadım.

Çok ilginç gelmiş ve beğenmiştim.

Buldurur musunuz dostlar?

 
bahsettiğiniz şey foley sound. youtube'da bu şekilde aratırsanız ilgili videoyu bulabilirsiniz.

örnek olarak atıyorum belki buna benzer bir şeydir: www.youtube.com
  • Hendrix'e tapan adam  (13.03.17 13:20:23) 
@hendrix

Bizim izlediğimiz orjinal İngilizce filmlerde de efektleri böyle mi yapıyorlar peki?
  • Cesario  (13.03.17 13:24:15) 
@cesario hemen hemen tüm filmlerle foley kullanılır. daha temiz ve efektif bir etki bırakmak amacıyla tüm ses kuşağı bu şekilde hazırlanıyor. tabi bu işin maddi imkanlarla yapılan kolay kısmı. bu tip bir ses kuşağı arşivlerden edinilen ses efekleriyle de hazırlanabilir fakat daha meşakatli bir süreç olur.


  • Hendrix'e tapan adam  (13.03.17 13:30:23) 
çoğu üzeri dublajlı film sadece oyuncu sesleri hariç full ses geliyor
patlamalar, kapı sesleri vs vs

sadece oyuncular ağzını oynatınca boş.
sonra üzerinde dublaj yapılıyor.

doğan tv 'de (dsmartta 20 tane dizi/film kanalımız var) yayın teknikte çalışıyorum, daha net bir cevap alamazsın yani :)
  • Corc  (13.03.17 13:30:59) 
adamlar dövüş sahnelerinde bildiğin yıktılar stüdyoyu:))


  • makbur  (13.03.17 13:32:14) 
@Corc Bazı filmlerin türkçe dublajında orjinal sesler arada kaynıyor. O yüzden sinemaya gittiğimde dublaj yerine orjinal seslendirmeye gitmeye çalışıyorum.


  • Cesario  (13.03.17 13:39:13) 
[]

Bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir?

Arkadaşlar microsoft windows gibi bağışıklık sistemim çöküp duruyor. AİDS testi bile yaptırdım,temiz çıktı.

Çocukların bağışıklığını güçlendircek:çıplak ayakla sokakta toz-toprak içinde oynayacak,kedi besleyecek yaşı geçtim diye düşünüyorum. (yaş 24)

5-6 yıl önce soğuk havaya karşı bağışıklığım,direncim güçlensin diye bu havada t-shirtle çıkmıştım,sonucunda akciğerleri üşütmekten verem olmuştum. Lapa lapa kar yağarken gömlekle nasıl dolaşıyor Doğu'dan göç eden arkadaşlar hala anlayamıyorum. Bilimsel açıklaması varsa onu da araya sıkıştırın pls.

Hani bağışıklığımı düşürecek şeyin üzerine gitmem de çare olmuyor,firefox oturumu gibi çöküyor.

İstanbul'da yaşıyorum. Doğal besinlerle beslenmem imkansız. "Sosyete Organik Pazarı"nda da 1 kilo domatese 10 TL veremem. Canan Karatay'da diyor eski doğal domatesten alacağınız besin değeri ile şimdikinin çok farklı. 9 domatesten aldığınız besin değeri organik 1 domatesin vereceği miktara eşit diyor. Yani pazardan alacağım sebze-meyve ile bağışıklığım gıdım güçlenmez. BJK defansına Baki Mercimeği alarak takviye yapmak gibi olur.

Eczanede satılan bir ilaç var mı bununla ilgili? Almanya'da satılan da olabilir,getirtebiliriz belki. Başka hangi testler yaptırsam,ne yapsam bu şikayetimle ilgili,ne yesem ne içsem?

NOT: Ne olursan ol yine gel ama;Supradyn,Pharmaton vb. vitamin haplarıyla sakın gelme.

 
immuneks ya da imutor kullanabilirsin.


  • orpheus  (12.12.16 22:47:39 ~ 22:47:47) 
Düzenli spor yapabilirsin.


  • babilbaligi  (12.12.16 22:48:35) 
Immuzinc olabilir.
Selenyum olabilir.
Gümüş iceren damla yurtdışında satılır yahut aloevera suyu olabilir.

Hergun yoğurt içine zencefil zerdecal ve tarcin tozu koy 1 er cay kaşıgi. Bu da iyi gelir.
  • mobydick  (12.12.16 22:48:57) 
Propolis kullanabilirsin.


  • kuehles blondes  (12.12.16 22:49:30) 
Benimki de zayıf sanırım. Son zamanlarda bunu fark ettim. Ben çok yemek seçerim. Ispanak, pırasa, karnabahar, lahana yemiyorum. Hatta hayatımda yemedim diyebilirim. Benim en büyük eksikliğim sebze. Kıvırcık haricinde yeşil bir besin tüketmiyorum. Eğer siz de yemek seçiyorsanız bunu aşmaya çalışın. Sebzeler aslında çok faydalı.

Bir de düzenli sporla hiç ilgisi yok. İki yıldır lisanslı sporcuyum. Basketbola 10 yaşında başladım. Lisede hep oynadım. Spor sadece vücudunu aktif tutar. Hasta olacaksan yine olursun.
  • dissendium  (12.12.16 22:51:54 ~ 22:54:02) 
her gun düzenli ev yapımı mayası belli kefir için.


  • balik kraker  (12.12.16 23:54:12) 
1. en iyi bağışıklık dengeli beslenme ve hareketle olur. öncelikle hayatına sporu bir rutin gibi eklemelisin. metabolizman hızlandıkça, göreceksin ki, vücudunun direnci artmış.

2. dünya kadar ilaç ve gıda takviyesi adı geçiyor. bedeninde bunları tutamıyorsan hiçbir işe yaramaz. asla tek başına bunları tüketerek bağışıklığını arttıramazsın. bunları tüketirken bir kaç kez öğününü atlasan ya da almayı bıraksan bilmelisin ki eskisinden daha kötü hasta olabilirsin. çünkü o maddeleri kanında tutabilmen için sürekli almaya devam etmen gerekir.

3. eğer alerjin yoksa doğal zencefili sana önerebilirim. ayrıca her sabah küçük bir sarımsak yutabilirsin (hap yutar gibi). ancak bunlara karşı bir hassasiyetinin ya da alerjinin olmadığına emin ol.

4. kefir de iyi bir tercih olabilir. @balik kraker+1

5. doğal yoldan vücudunun yeteceği kadar c vitaminli gıdalar tüket. portakal, greyfurt, limon vs. c vitaminini fazla almanın bir anlamı yoktur. bir mg bile fazlası hemen vücuttan idrara yoluyla atılır.

6. kaç yaşındasın bilmiyorum ama, mutlaka ama mutlaka her gün uykunu almış olarak kalk. ne fazla ne eksik.
  • tahtelbahir  (13.12.16 00:24:28 ~ 00:25:21) 
azcık pislik direnç artırır, kirlenmekten korkmamak lazım,


  • selam  (13.12.16 00:43:42) 
Haci bagisiklik bagirsaklardan basliyor. O yuzden kefir ic yogurt ye bol bol. Bagirsak florani guclendirecek seyleri arastir internetten.


  • tezek  (13.12.16 01:36:41) 
sabahları aç karna hakiki harput pekmez iç yarım çay bardağı.


  • mrthany  (13.12.16 01:48:26) 
değerlerine baktırdın mı düzgün bir hastanede? BAzı doktorlar gerçekten kafasından atmak için 18 parametre test yaptırıp bişeyin yok diyip yolluyor.
+pekmez ve yaşam tarzını değiştirmen diyorum sebze ağırlıklı sağlıklı beslenmelisin bunuda ay hemen sebze haşlayayım diye değil bir kaç sağlıklı beslenme kitabı okuyarak bilinçlenebilirsin ancak

immunace kullandım bende bağşılıklığım düşükken tek kutu deneyebilirsin vitamin + besin desteği ama önemli olan yeme tarzını değiştirmen, sigara içiyorsan bırak bir an önce
  • eja  (13.12.16 09:42:43) 
şeker, un ve içinde bunları barındıran hiçbir şeyi yemeyerek.


  • gezegen olan pluton  (13.12.16 19:10:30 ~ 19:10:59) 
seker, unlu mamuller ve cikolata adinda satilan paket urunleri hayatindan cikarin. yogurdunuzu evde kendiniz yapin.

sporun her bunyede etkisi farklidir. spor yapan insanlarda genel olarak gozlenen; duzenli araliklarla vucut sicakligini ve dolasim hizini arttirdigin icin vucudun daha saglikli bir forma kavusmasi. ormanlik alanda(veya oksijeni yuksek olabilecek bir yerde) 30-60 dklik haftada 3 sefer tempolu spor kesinlikle olumlu yansir.

mumkunse uyku durumunuzu gozleyin yatma/kalkma saatlerinizi dikkate alin. havalandirma ve iyi uyuyamakta kaynakli sorunlar olabilir. mumkunse beyaz isiktan kacinin.
  • samicin  (13.12.16 21:17:00) 
[]

Tatil arkadaşı bulmaca?

Tatil denilince akla hemen Bodrum sahilleri,ellerde içkili kokteyli kadehler,dans,Hande Yener,Demet Akalın şarkıları vs gelmesin hemen.

Karadeniz de olur. Doğayla iç içe bir ortam. Yeni yerler keşfetme de olabilir. Yukarıda yazdığım gibi deniz-kum-güneş olabilir.

SORU:Yurt içinde böyle bir araya gelen arkadaş arayan platformlar var mı ya da sizin deneyimleriniz?

Eylül-ekim gibi bir boşluğum olacak. Çevremdeki arkadaşlarla gidemiyorum. Ya birisinin başka programı oluyor ya da para yok diyorlar.

4-5 yıldır İstanbul dışına çıkmıyorum. Aşırı bunaldım. Tek başıma da gidemem,canım sıkılır. Zaten sessiz,sakin birisiyimdir. 5-6 yaşındayken de yeni insanlarla tanışamazdım,23 yaşına geldim hala aynıyım. İnternetten bulmak zorundayım.

 
craigslist


  • ateistanbul  (12.07.16 23:49:19) 
facebook da gezgini gezdir diye bir sayfa var. adı tam bu olmayabilir emin değilim. interrail tr nin alt grubu. bu amaca hizmet ediyor bak istersen.


  • tuborg yesili  (12.07.16 23:53:54) 
interrail turkiye ve alt gruplarina post at cikar birileri.


  • xenophobe  (12.07.16 23:54:56) 
@üğpoıuy Karadeniz listemde kesinlikle var. Daha önce hiç gelmedim. Trabzon,Rize kısaca Doğu Karadeniz'de bir şehri görmek istiyorum. Ama turistik yerler Arap kaynıyormuş(kalabalıkmış),herkes yerden yere vuruyor Uzungöl'ü falan. Kalabalıktan pek hoşlanmam zaten.

Sonrasında az bilinen yerlere bakmaya başladım. Şimdi Artvin deyince o kritere uyan bir yer. Aklımda olsun o zaman,teşekkürler :)

Uçak bileti bile baktım şimdi,350 tl falan gidiş-dönüş. Promosyonlar bitmiş,ekonomi sınıfı var. Yakında o da biter. Herkes programını şimdiden yapıyor galiba.
  • Cesario  (13.07.16 00:17:58) 
@üğpoıuy Eylül'de bayram 9 gün tatil olduğu için o ay herşeyin fiyatı tavan :)


  • Cesario  (13.07.16 00:29:23) 
123   « Önceki Sonraki
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.