Giriş
(7)

Sizce artık elektrikli araç alınır mı? Yoksa hâla Erken mi?

psmstc
4’e 1 5’e 1 gibi yakıt tasarrufu oluyor deniyor. Fakat haftada bir avm, ev herneyse elektriğe bağlanması gerekecek. Günde 50 km yol yapan, Ayda 1500 km yol yapan biri için almak akıllıca mı? Yarın üç beş sene içerisinde elektrik fiyatları (yüksek kullanım vs) denerek dizel gibi uçması benzinle eşitl
4’e 1 5’e 1 gibi yakıt tasarrufu oluyor deniyor. Fakat haftada bir avm, ev herneyse elektriğe bağlanması gerekecek. Günde 50 km yol yapan, Ayda 1500 km yol yapan biri için almak akıllıca mı?

Yarın üç beş sene içerisinde elektrik fiyatları (yüksek kullanım vs) denerek dizel gibi uçması benzinle eşitlenme ihtimali de yok değil…

Sizce elektrikli araçlar almak için hala erken mi?

Alınır derseniz stabillik kafa ağrıtmaması adına Tog mu tesla mı bir de?
0
psmstc
(16.12.25)
Erken arkadaşım kendi oturduğu sitesinde aracını şarj edemiyor araç çokluğundan(8araç)
+1
basond
(16.12.25)
Bende Tesla ve Mercedes EQB 350 var.

Otoparkımda iki araçlık yerim var. Wallbox ile gece koyuyorum, sabah full. Olmasaydı, her yer hızlı şarj dolu, alışveriş yaparken doldurursun. Sadece Tesla’da 2025 yılı içinde 93 bin tl yakıt tasarrufum olmuş, Tesla ölçüyor.

EQB’yi satıp 743 km menzilli EQS almak istiyorum.
0
gabe h coud
(16.12.25)
bence erken değil ama herkesin hayatı da bir değil. kısa bir zaman sonra fiyatları el yakacak. o açıdan bence geç bile ama neyse.

tüketimi hesaplayalım;

ortalama bir ev 100 km'de kabaca 15 kwh enerji harcar. ayda 1500 km'den 225 kwh enerji gerekir.

bugünkü fiyatlardan tamamen evde şarj etseniz; 3 liradan 675 lira elektrik harcarsınız. tamamen dışarda şarj etseniz ortalama 12 liradan 2700 lira harcarsınız. ortalama 8 litre yakan bir benzinli olsa aynı senaryoda yaklaşık 6500 lira harcarsınız. yarın elektrikteki 4000 kwh limiti sıfıra inerse (ki inecek muhtemelen) birim fiyat 6 lira olacak, bu durumda da tamamen evde şarj ederek 1350 lira harcarsınız. yani senaryolara göre benzinli 2.4 kat ile 9,6 kat arasında daha pahalı. servis ücreti ve daha yüksek mtv'yi de hesaba eklemek lazım.

bence elektrik fiyatı artarken benzin sabit kalmaz. 2,4-9,6 kat diye verdiğim oranlar benzin lehine değişse bile elektrik her zaman ucuz kalır. benzinle eşitlenmesi için elektriğin yaklaşık 10 katına çıkması lazım ki bu durumda derdimiz arabanın şarjı olmaz çünkü ortalama bir evde günde 6-7 kwh enerji harcanır (ısıtma-soğutma hariç). elektriğin birim fiyatı 30 liraya çıksa aylık 6000 lira elektrik faturası gelir.

bunun yanında ev'lerde ikinci el piyasası birkaç sene öncesi gibi olmasa da tam dengeye gelmedi, hala değer kaybı daha fazla. kapanacaktır ama daha vakti var. o yüzden alacaksanız 2. el alın ve bu dertten kurtulun.

evde şarj imkanı olmazsa olmaz değil ama olması maliyet dışında da çok büyük fark yaratır. sürekli avm'ye sırf şarj için gitmek yorar. yakın çevrenize bakın, çokça istasyon varsa, zaman ayırabilecekseniz olabilir. bugün mesai saatleri içinde bir avm'ye gittim, 20 tane soket vardı ama hepsi doluydu örneğin, evde şarj ettim dönünce.

togg-tesla arasında stabilite açısından elbette tesla ama bu kadar büyük bir araca ihtiyacınız var mı? neredeyse yarı parasına satılan ev'ler yetmiyor mu?
+2
orient blue
(16.12.25)
günde 50km yol yapıyorsan, haftada 1 defa şarj etmen yeterli. haftada 1 defa 20-25 dakika civarı şarj etmek bence çok uzun bir süre değil. büyük şehirlerin hiçbirinde de arj sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum. ben memnunum.
0
whatdreamsnevercome
(16.12.25)
Araç hep 100 km çapında şehir içinde dolanıyorsa ve evimde sorunsuz şarj etme imkanım varsa tereddütsüz hemen alırım.

Kendi adıma, Uzun mesafelere ve şehir dışına çok çıktığım, ve de şarj istasyonu yetersiz bir yerde oturduğum için elektrikli almadım. Hibrit araç kullanıyorum ve çok memnunum.
0
yadigar
(17.12.25)
Ev veya işyerinizde uygun fiyata şarj etme imkanınız varsa, ikinci araç olarak kesinlikle alınır. Hemen şimdi alınır.
Tek araç olarak alınabilmesi için ben menzilin biraz daha uzun olmasını isterdim.
0
burfak
(17.12.25)
Dışarıda şarj edilecekse açıkçası şarj maliyeti yine yüksek olacak tamam benzinli kadar olmayacak ama gerçekten tasarruf ediyorum dedirtmeyebilir ama şarj imkanı varsa evden veya işten o zaman olur. yeterli şarj istasyonu var bence de ama dediğim gibi şarjınızın genelini ucuza yapabilirseniz ciddi mantıklı.
0
atom karincanin torunu
(17.12.25)
(6)

beyazit bayezit bayezid hangisi dogru yaw?

nibba
muhtesem yuzyil acik da diger ekrandaarkadas bir sahnede beyazit diyor obur sahnede bayezid, oburunde bayezithangisi dogru bunun?ek soru: bayezid dogruysa icinde yezid geciyor nasil oluyor bu?
muhtesem yuzyil acik da diger ekranda

arkadas bir sahnede beyazit diyor obur sahnede bayezid, oburunde bayezit

hangisi dogru bunun?

ek soru: bayezid dogruysa icinde yezid geciyor nasil oluyor bu?
0
nibba
(14.12.25)
Türk Dil Kurumu tarafından kabul edilen doğru yazım Bayezid'dir.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
yedigimiztavuk
(14.12.25)
Ebû yezîd'dir aslı. (Şaka yapmıyorum)
Bâyezîd-i Bistami'den dolayı isim olmuştur. Ebâ Yezîd -> Bâyezîd -> Beyazıt

Araplardaki tek Yezîd, mel'un yezid bin muaviye değildi. Çok yaygın bir isimdi. Anlamı da bolluk-bereketli gibi, olumlu bir anlamı var. Hz. Peygamber'in (s.a.v) ashabından, bildiğimiz yedi tane ismi Yezîd olan var mesela. Gerek cahiliyye arabistanında, gerek İslam dünyasında yüzyıllarca yaygın bir isimdi. Anadolu'da tercih edilmez malum sebeplerle...

edit: benim bildiğim 7 tane vardı. bilinen tam 147 tane yezid isminde sahabe varmış:
companions.hawramani.com

bu arada yukarıda verilen makaleyi şimdi baştan sona okudum. tamamen saçmalık. yazan akademisyeni araştırdım. uzmanlık alanı yeniçağ tarihi ve osmanlı tarihi olan bir tarihçiymiş. hadi arapçası, islam tarihi, ilahiyat/tasavvuf tarihi bilgisi falan olsa, tamam derim. O kadar zorlama bir teori olmuş ki.... Farsça'da "taraf/rağmen" gibi bir anlam veren eki "karşıtı" gibi aslından tamamen farklı bir anlama zorlamış. Olmaz öyle şey. Anadolu'da bayezid adının yegane kaynağı bayezid bistami'dir. Neredeyse tüm tarikatler tarafından tasavvuf büyüğü kabul edildiği için bayezid ismi de, tıpkı "bahaeddin, muhyiddin, celaleddin, sadreddin, cafer, selman, kasım, abidin, veysel, abuzer" isimleri gibi o sebepten çocuklara konagelmiştir. (sufi değilim)
+1
yadigar
(14.12.25)
günümüzde ikincisi.
ismin orijinalinde beyaz yok. d harfi kelime sonuna gelmez.
eskiden Murad deniyormus, simdi Murat. eskiden Bayezid deniyor olabilir ama simdi Bayezit. bu, t ile biteni yanlis yapmiyor.
padisahtan bahsedeceksen o zaman adini d ile yazdigi icin Bayezid dersin. bugün bir cocuga vereceksen bu ismi Bayezit koyarsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.12.25)
yezid'in babasının kısa söylenişidir. hitap olduğunda ebu, eba'ya dönüyor. ya eba yezid! zamanla seslenişte e uçuyor. arap olmayanlar arasında ismin esas yayıcısı da bayezid bistami gibi görünüyor. türklerde ebubekir dışında bu formatta bir ismin kabul edildiğine rastlamak güç. çünkü bu, isimden çok künyeyi belirtir.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
Benzer değişimler sonucu bizde kullanılan bazı isimler:

Abuzer: Ebu Zerr El-Ğıfari’den gelme. (Abuzer Gaffari) Ebubekir ve Bayezid gibi bunda da Ebu var.

Zeynel ve Abidin isimleri: 4. İmam olan Ali bin Huseyn’in lakabı olan “zeynülabidin” yani zeyn el-abidin’den gelme. Âbidlerin, ibadet edenlerin süsü, önde geleni anlamına geliyor. Biz Zeynel Abidin olarak almışız. Sonra da iki ismi ayırmışız.

Veysel: Üveys El-Karenî’den almışız. Orijinali Üveys de olsa biz onu önce “Veysel Karani” yapıp, kısaca “Veysel” demişiz. (Veysi ismi de aynı kökten, aynı kişiye nisbeten. Üveysî’den gelme)

Turabi: Peygamber’in (s.a.v) Hz. Ali’ye hitaben söylediği “Ebu Turab” lakabından ötürü kullanılır.

Şimdilik aklıma bunlar geldi. Başka örnekler de vardır elbet. Fonetik değişimler çok var zaten. Ukaşe-Ökkeş, Umar-Ömer, Uśman-Osman gibi. Onlardan bahsetmiyorum. Ama form değiştirip bizde isme dönüşen künye, lakap yahut tamlamalar da hayli var.

Rıza, Murtaza, Haydar, Turabi, Ekber hep Hz. Ali’nin lakapları diye çocuklara konmuştur. Anadolu’da oldum olası bir Ehlibeyt sevgisi vardır. Sunnisinde de en az Alevîsi kadar vardır.
+2
yadigar
(15.12.25)
(6)

Nasıl daha fazla hazır cevap olurum ?

kestane gürgen palamut
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
0
kestane gürgen palamut
(11.12.25)
Kötü arkadaş edin biraz.
-1
arbre
(11.12.25)
hazır cevaplık hızlı düşünme ve geniş kelime haznesi gerektirir. daha fazla okumak faydalı olabilir ama bir yere kadar. herkesin kafasında kırk tilki dolaşamaz.
+1
merhum
(11.12.25)
iyi arkadas edinin biraz.

surekli bir seylere cevap vermek, laf sokmak zorunda oldugunuz bir ortamdaysaniz hazir cevap olmak size fayda getirmez, psikolojik acidan insani yipratan bir ortamin parcasi olmus olursunuz. zaman kaybi, kalitesiz ve guven vadetmeyen iliskiler, arkadasliklar kurmak da cabasi.
+5
Sour
(11.12.25)
Benim de merak ettiğim bir konu. Öyle insanlara maruz kalıyoruz ki Nahif kalmanın hiçbir anlamı kalmıyor. Kendi adıma sonradan aklıma gelen cevaplara yanıyorum veya zamanında lafımı soyleyemedigim için o kişiye karşı içimdeki öfke bitmiyor. Durduk yere aklıma takılıyor.
Belki böyle bir dizi karakteri, YouTube da bir fenomen yani direkt örneklerle takip edileilecek içeriklere göz atılabilir. Hazir cevapliligi ile ünlü ünlülerin programları izlenebilir. Ben de denemeyi düşünüyorum.

Kitap olarak öneri de gelse ne güzel olurdu.
0
egerbiryolcu
(11.12.25)
Belli bir birikime sahip olmak gerekir. Bu birikim de ancak edebiyat, sinema, felsefe, tarih vs ile ilgilenmekle mümkün.

Mizah ve hiciv okumak yararlı olabilir. Muzaffer İzgü’yü tavsiye edebilirim.

Ekleme: Entelektüel birikim kadar önemli diğer unsuru eklemeyi unutmuşum. Hayatın içinde olun. Çalışın. Sosyoekonomik ve kültürel grupların mümkün olduğunca tümüyle iletişim halinde olun.
0
10551037
(12.12.25)
Bence sorun hazırcevap olmamanızda değil. Sonrasında olayları kafaya takmaya devam etmenizde. Zeka dolu cevaplar vermeye kasmayın. Kızın, küfredin, "uysa da k.dum, uymasa da k.dum" deyin yani... Sonrasını da umursamayın. Mesela benim bu yazdıklarıma zekice bir cevap aramayın. "S.tir git, fikrini kendine sakla!" deyin.

Olayları sonradan ölçüp, biçip, tartıp "tüh, keşke şöyle deseydim/yapsaydım" diyen insanlar pek huzurlu yaşayamıyorlar. Geçmişten sadece ders çıkarmak; geçmişe hayıflanmamak lazım...
0
yadigar
(12.12.25)
(4)

çeviri yardımı çok kısa

vikingstekibalta
merhaba. bir karakterden bahsederken önüne pulp fiction tamlaması koyulmuş. ne demek tam? ucuz edebiyat olduğunu biliyorum ama bana şu lazım: anadili türkçe olan bir okuyucu okuyunca direkt anlayacak. ucuz edebiyattan bir sey anlasılmıyor okuyucunun yine google veya chatgpt kullanması gerekiyor.tsek
merhaba. bir karakterden bahsederken önüne pulp fiction tamlaması koyulmuş. ne demek tam? ucuz edebiyat olduğunu biliyorum ama bana şu lazım: anadili türkçe olan bir okuyucu okuyunca direkt anlayacak. ucuz edebiyattan bir sey anlasılmıyor okuyucunun yine google veya chatgpt kullanması gerekiyor.

tsekkur ederim....
0
vikingstekibalta
(10.12.25)
abi yazdığını anlamak için chatgptye sordum kusura bakma

cevap olarak aklıma üfürükten teyyare geldi, ucuz edebiyat değil de belki ucuz roman veya tıraş hikaye falan olur belki
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
“Ergen edebiyatı?”
0
yadigar
(10.12.25)
Uyduruk kendi başına karşılar. uydurulmuş şey hikaye oluyor zaten.
0
Bruce
(11.12.25)
tırt hikaye
0
ground
(11.12.25)
(3)

küveyt türk hk

sweetoffice
emekliler için şu an çok iyi promosyon veriyor, babamı filan geçirelim diyoruz ancak nasıl bilirsiniz ? hesap işletim ücreti vb. alıyorlar mı acaba , deneyen var mı bankayı
emekliler için şu an çok iyi promosyon veriyor, babamı filan geçirelim diyoruz ancak nasıl bilirsiniz ? hesap işletim ücreti vb. alıyorlar mı acaba , deneyen var mı bankayı
0
sweetoffice
(09.12.25)
Yillardir hesabim var, ne arayip rahatsiz ettiler, ne de birseyden herhangi bir ucret istediler. Mobil uygulamasi falan cok kullanici dostu degil ama sizin icin farketmiyor zaten sanirim. Ozetle bir problem yasamadim.
0
mbond
(09.12.25)
hesap işletim ücreti alan bir banka yok çok eskilerde kaldı o.
alacaksa kredi kartı aidatı, havale/eft ücreti alır anca. onlara bakın. ama kuveyt eft havaleye ücret almıyordu en son
0
jelly bear
(09.12.25)
Kuveyt Türk'te internet, mobil ve telefon bankacılığında havale, eft, fast ücretsiz. Miles&Smiles dışındaki kredi kartları ücretsiz/aidatsız. En masrafsız bankalardan biri.
0
yadigar
(09.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(9)

Yola çiğ düşmesi sebebiyle yaptığım kaza hakkında

there are too many yobaz
Arkadaşlar merhaba;1 saat önce beykoz riva yolunda keskin bir virajda araba aniden savruldu. hızımı çok hatırlamıyorum fakat önümde araba vardı onu takip ediyordum. Zorla toparlayıp bir kaç sağ sol yaptıktan sonra, sağ arkayı bariyerlere vurdum. Göçük ve boya hasarı var. Kaskom var fakat ne denli do
Arkadaşlar merhaba;

1 saat önce beykoz riva yolunda keskin bir virajda araba aniden savruldu. hızımı çok hatırlamıyorum fakat önümde araba vardı onu takip ediyordum. Zorla toparlayıp bir kaç sağ sol yaptıktan sonra, sağ arkayı bariyerlere vurdum. Göçük ve boya hasarı var. Kaskom var fakat ne denli donanımlı bilmiyorum. İşe yetişmek için yolu, virajı ve arabayı fotoğraflayıp ayrıldım. Kaskoyu mu aramalıydım yoksa şimdi mi aramalıyım yanlış bir şey yapmak istemediğimden herhangi bir aksiyon almadım. Sizce ne yapmalıyım?

Edit : lastiklerim 4 aylık ve yaz lastiği. önümdeki araba range rover'dı ve benimle aynı hızdaydı, onun savrulmaması veya kaymaması belki bu sebeple olabilir.

Edit : Babam çok fazla bir şey olmadığı için önce sanayide baktıralım, çok pahalı tutmazsa biz yaptıralım dedi. Yoksa seneye kasko ödemem artabilirmiş ve daha sonraki kazaları etkileyebiliyormuş. Şimdilik acente veya firmayı aramayacağım sanırım.
0
there are too many yobaz
(03.12.25)
aslında bir de onu sormak istiyorum. kış lastiğine dönmem gerekiyor mu şu an? ben sadece kar yağdığında gerekiyor diye bildiğim için değiştirmedim.
0
🌸there are too many yobaz
(03.12.25)
tek taraflı kazalarda polise tutanak tutturulmalı. kaskonuzu bi arayın sorun onlar yardımcı olacaktır. ben olsam hemen polisi arardım. olmazsa en yakın trafik şubeye gidip sor vakit geçmeden. bazı kaskolar tutanaksız işlem yapmayabilir çünkü.
+1
jelly bear
(03.12.25)
kış lastiği 7 derecenin altında gereklidir. sadece kar yağdığında değil. ama kış lastiklerinin performansı ıslak zeminde daha kötüdür. hava ortalaması 7 derece altında değilse değiştirmeye gerek yok henüz.

her arabanın yol tutuşu aynı değil. hem araba hem lastik farkettirir. lastikler aynı olsa bile araba da yol tutuşunda farkettirir.
+2
jelly bear
(03.12.25)
olay yerini terk etmeden sigorta firmasını arayıp bilgi almak çok işe yarıyor, çok geçmiş olsun.
+2
sweetoffice
(03.12.25)
Kış lastikleri buzlanmada daha iyi tutunum sağlar. Sıvı, yağmur gibi durumlarda kaymaya daha meyillidir. Hız için de pek uygun değillerdir. Sorunun yaz lastiği olduğunu düşünmüyorum. Lastiğinizin kalitesi, kondisyonu, aracınızın marka/modeli ve hızı ile akalı durum. Çok geçmiş olsun.

İki kişilik kaza olsaydı, e-devletten tutanak dolduracaktınız. Ancak, tek araçlık kazada sigorta şirketinize nasıl beyan vereceğinizi bilmiyorum. Bence kasko yaptırdığınız sigorta şirketini değil de acenteyi arayıp danışın.

Verecekleri cevaba göre kaza yerine dönüp, yeni yapmış gibi polisi aramanız gerekebilir.
+1
yadigar
(03.12.25)
geçmiş olsun. hocam range rover gibi büyük araçlarda tank paleti gibi geniş tabanlı lastik var. muhtemelen aynı marka model lastikleriniz bile olsa, araç ağırlıklarının farkı , yere basması ve lastik taban genişliği dolayısıyla yine o savrulmayabilirdi.
+2
Fodera
(03.12.25)
öncelikle geçmiş olsun. kasko poliçenizi inceleyin beyan hakkınız var mı? var ise sorun yok istediğiniz zaman yaptırırsınız. yok ise tek taraflı kazalarda polis tutanağı şart.
+2
gercekdunya
(03.12.25)
geçmiş olsun.

mevzuat değişmediyse tek taraflı kazalarda kaskodan yararlanmak için polise veya tutanağa gerek yok. olayın ve olay yerinin fotoğrafları ile kasko şirketine bir beyan yazıyor ve olayı anlatıyorsunuz, fotoğrafları da ekliyorsunuz, kasko karşılıyor. yoll aynı renkte dev bir kasise hızlı girdim. o anda bir şey olmadı sandım devam ettim. ama amortisörler patlamış, motor kulağı kopmuş, çamurluğun plastik bağlantıları kırılmış. sigortacıyı aradığımda sadece hasarın ve kasisin fotoğraflarıyla bir beyan dilekçesi istedi, kasko hasarı ödedi. ama bu dediğim yıllar önceydi, değişmiş olabilir.

hasarınız mini onarım kapsamında ise ve kasko da bunu karşılıyorsa hasarsızlık indiriminiz bozulmadan tamir ettirebilirsiniz. yoksa hasarın boyutuna göre hasarsızlık indiriminiz bir miktar düşer.
0
kibritsuyu
(03.12.25)
ben daha önce park ederken aracımı sürttüm, kaskodan tek taraflı bir beyan dilekçesi ile yaptırdım. poliçeden poliçeye göre değişiklik gösterme ihtimali de bulunabilir.

bu arada kazanın sebebi, viraj içinde frene basmış olma ihtimaliniz olabilir.
lastikleriniz iyi tutunmamıştır.
araba önden çekişlidir toparlamaya yetmemiştir
öndeki arabada esp vardır, o toparlar sizde yoktur ya da diğeri kadar iyi değildir.
lastik farkı vardır
ağırlık farkı vardır

sebep veya ihtimaller çoğaltılabilir.
0
reanarchy
(04.12.25)
(13)

Akıbetini merak ettiğiniz son insan

sekizdokuzon
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?Teşekkürler.
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.

Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
İnternet Mahir'i merak ediyorum.
+1
kizil karga
(02.12.25)
Universiteyi Hacettepe de okumuştum. Bilkent ten Odtü den arkadaşlarım vardı sözlukten sağdan soldan tanistigim. Yurttan çok samimi olmadigim ama tatlı insanlar vardi. (Yurdumuz karmaydi ve çoğunluğu araştırma gorevlisi yüksek lisans ogrencisi eğlenceli tiplerdi, benim yaşım kucuktu biraz onlara gore, ama çok eglenceli idi) sonuçta yıllarca her gün gördüğüm insanlardi. Birden kayboldular gibi oldu
o zamanlar WhatsApp yoktu. Messenger vardı :( sosyal medya hesabım da pek yoktu, izini kaybettigim bir cok arkadaşlarım var. Soyadlarını hatirlayamiyorum. Hatirladiklarimdan da bulamadiklarim var. Düşünüyorum yani ara ara nerde ne oldular diye.
0
a perfect lie
(02.12.25)
Yıllaaaar yıllar evvel Relief nickini kullanan bir duyuru kullanıcısı kız vardı. İntihara meyilli bir yapısı vardı. Ben o yıllarda puzzle halısı mı, 2000 parça puzzle mı, bir şey satacaktım. Hafızam çok karışık. Şunu hatırlıyorum, miami ink’i izleyip kendi kendine dövme yapmaya karar vermişti. Neyse, işte bir anda bıraktı duyuruyu. Merak ederim yıllardır akıbetini. Kendine bir zarar vermemiştir umarım…
0
yadigar
(02.12.25)
camlicagazoz nickli duyuru kullanıcısı
+2
mezzosprite
(03.12.25)
ilkokul ve lisede beraber okuduğum, ayrıca meslektaşım olan 2 kişinin kariyerlerine baktım. helal olsun dedim. tipleri de kariyerleri de güzel maşallah.
0
rain when i die
(03.12.25)
Der meister. Öldü mü yaşıyor mu?
0
luluki
(03.12.25)
"tüm hayatın boyunca değersiz bir yığına dönüşeceksin" diyen joker liseliyi merak ediyorum.
0
summerjam0306
(03.12.25)
eksisozluk.com sözlükte böyle bir yazar vardı, onu okumayı seviyordum. Acaba nerelerde ne yapıyor.
0
liberal
(03.12.25)
1 saat önce önüme düştü mahir, napıyo diye baktım takılıyor galiba.

5-6 ay önceki röportajı : www.instagram.com
+1
brkylmz
(03.12.25)
üniversitedeyken (2009 mezunuyum) karşı dairemizde de üç öğrenci kalıyordu. bir tanesi kafayı definecilikle bozmuş, gibi dizisindeki şadan abi gibi geveze bir gaziantepli çocuktu. köyleri zeugma antik kentinin olduğu köy ya da komşu köyü mü ne öyle bir şeydi. 365 gün 24 saat define işleri konuşan bir tipti. define arama çalışmalarından falan bahsedip devamlı surette kafa açardı.

bir gün ansızın, ev arkadaşlarına benim acil antep'e gitmem lazım hadi görüşürüz diyip memleketine gitmiş, giydiği donlar, bilgisayarı, kişisel eşyaları vs her şeyi bırakıp gitmiş, bir daha haber alabilen olmadı kendisinden.

arkadaşları epey bir süre bekledi, elemanın daha da dönmeyeceğine kanaat getirince bilgisayarını falan satmışlardı.

gerçekten define bulup parayı mı vurdu? yoksa define davasına illegal kişiler tarafından öldürüldü mü? akıbetini merak ediyorum.
0
wilhelmwasmuss
(03.12.25)
Ya bir ara sözlükte de çok gündem olan bir site vardı. Sayılardan falan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Bir elemanın günlüğü gibi bir şeydi. Sümer miydi adı neydi ya

O arkadaş nerede ne yapıyor çok merak ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
Eski iş arkadaşım.

Çok özledim onu, umarım çok mutludur.
0
rock n roll
(03.12.25)
İlk okul 2 ya da 4.sınıfta adı Hanım olan zayıf, sessiz, içine kapanık bir arkadaşım vardı. Öğretmenimiz bit kontrolünü sınıfta yaşı büyük, bitten anlayan (anladığını sanan) bir sınıf arkadaşımızla yapıyordu. Bu sınıf arkadaşımız da Hanım'ın saçındaki kepeklere bu bit deyince öğretmenimiz Hanım'ın annesini çağırıp kızı eve gönderdi. O günden sonra herkes Hanım'ı bitli diye zorbalamaya başladı. Sonra okul tatil olunca bir daha ses seda çıkmadı Hanım'dan. Hatırladıkça haline üzülüyor, şimdi nerede ne yaptığını çok merak ediyorum.
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
(4)

emlak ofisi için elektrikli araç

MtKrt
emlak ofisi için elektrikli araç araştırıyoruz. hem müşteri hem de ara sıra müşteriler için eşya taşımada kolaylık sağlayacak, geniş bagajı olan bir araç bakıyoruz.tesla furyasını kaçırdık gibi. ama 2.el uzun menzilli toggları araştırıyoruz, 1.8M TL'ye bulunuyor, bu fiyat aralıklarında ne önerirsini
emlak ofisi için elektrikli araç araştırıyoruz. hem müşteri hem de ara sıra müşteriler için eşya taşımada kolaylık sağlayacak, geniş bagajı olan bir araç bakıyoruz.

tesla furyasını kaçırdık gibi. ama 2.el uzun menzilli toggları araştırıyoruz, 1.8M TL'ye bulunuyor, bu fiyat aralıklarında ne önerirsiniz?

belki faydası olur, daha önce kullandığımız araçlar:
geçen ay 2018 ford tourneo courier aracımızı sattık. dıştan küçük, içten büyük, her işimizi gören bir araçtı ama manuel olması çok yoruyordu. ayrıca mazot gideri de elektrikli araçlar yaygınlaşınca fazla gelmeye başladı.

şuan jeep renegade kullanıyoruz ama sadece müşteri taşımada faydalı. içi ve bagajı çok küçük.
0
MtKrt
(02.12.25)
togg kampanyası var.

1 milyon sıfır faiz taksitli.

o en iyi alternatif şu an.
0
gurur
(02.12.25)
2000000-2500000 arası Peugeot e5008’ler var, düşünürseniz. Bayağı geniş bagajı var.
0
yadigar
(02.12.25)
çok iyi bildiğim bir pazar değil ama şu durumda 1 milyon sıfır faiz kampanyası varken togg derim ben de, zaten togg bakıyormuşsunuz. t10f sedan araba da iyi duruyor. 1.8 milyon peşin verip ikinci el togg almaktansa, 2.170.000tl'ye sıfır t10f sedan alın, 1milyonu 12'ye sıfır faizle böldüğünüzde daha ucuza gelmiş olur.
0
awlmi
(03.12.25)
stellantis elektriklilerden uzak durun.

hyundai / kia elektriklilerini başarılı buluyorum. bütçenize uygun düşünülebilir.

elektronik ve yazılım arttıkça kore öne çıkıyor.
0
rain when i die
(03.12.25)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(3)

Kobo Libra Colour 32 gb parasina deger mi?

tantamount_to_equivalent
Liseden beri dogru duzgun kitap okuyamiyorum. Yeni yil resolutionlarima kitap okuma aliskanligi kazanmayi koydum. O yuzden black friday indirimlerinin bitmesine 12 saat kalmisken e-kitap okuyucu almak istiyorum. Bilgim sifir, ilk e-reader'im olacak. Amazon Kindle'lara reklam koyuyormus diye duydum.
Liseden beri dogru duzgun kitap okuyamiyorum. Yeni yil resolutionlarima kitap okuma aliskanligi kazanmayi koydum. O yuzden black friday indirimlerinin bitmesine 12 saat kalmisken e-kitap okuyucu almak istiyorum.

Bilgim sifir, ilk e-reader'im olacak. Amazon Kindle'lara reklam koyuyormus diye duydum. Secenek olarak sadece kobo'lar kaldi. 7inch 6 inch'den daha iyi diyorlar. 7 inch olsun dedik. O sekilde filtreledigimde Kobo Libra Colour 32 gb'dan baska okuyucu kalmadi iyi mi. Kesin onu mu alicaz yani? 210 sterlin. (Uk'deyim bu arada) Renkli menkli gerek yoktu aslinda bebe degiliz, kitabin duzunu okusam yeter. Neyse parasina deger derseniz alayim. Ben aldigim seyi uzun yillar kullanirim cok buyuk devrim, teknoloji degisimi olmaz herhalde okuyucularda 5-10 yil gitsin bir zahmet.
0
tantamount_to_equivalent
(02.12.25)
amazon'a "türkiye'de kindle olmadığından reklamlardan faydalanamıyorummm :(" minvalinde bir mail atınca reklamları kaldırıyorlardı en son. 7 sene önce kindle paperwhite aldığımda kaldırmışlardı reklamı. belki hala çalışıyordur.

bu ürünler rahat 5-10 yıl iş görür. kindle scribe 2022 de 200-250 pound arasında. tercih edilebilir. veya 200 pound altındaki kindle colorsoft. renkli olmasın, not almaya da gerek yok derseniz kindle paperwhite gayet yeterli. kobo tarafında hiç bilgim yok.
0
efreet sultan
(02.12.25)
İstemeyeceğiniz kadar aşırı detaylı bir karşılaştırma videosu:
www.youtube.com
Olası tüm senaryoları içeriyor. İlgilendiğiniz kısmı izleyin isterseniz.
0
yadigar
(02.12.25)
Yalnız Türkçe kitaplar epey kısıtlı. Bu kısıtlı arasından biçim olarak dandikler de var. İngilizce kitaplar ise derya deniz.
0
put it in your appropriate place
(02.12.25)
(6)

demet akbağ

deranzo1
https://www.youtube.com/watch?v=XZVsRyfpWNwbu şarkıyı ne maksatla söylemiş sizce? bir demet tiyatro'nun ilk bölümünde söylemiş tamam, katıldığı birkaç programda da söylemiş ona da tamam, ama buradaki amacı anlayamadım. diziden bir sahne değil gibi, konser ortamı var? ama bir yandan da inceden oyuncu
www.youtube.com

bu şarkıyı ne maksatla söylemiş sizce? bir demet tiyatro'nun ilk bölümünde söylemiş tamam, katıldığı birkaç programda da söylemiş ona da tamam, ama buradaki amacı anlayamadım. diziden bir sahne değil gibi, konser ortamı var? ama bir yandan da inceden oyunculuk yapıyor. anlayamadım valla.
0
deranzo1
(02.12.25)
Emel Sayın parodisi.
0
yadigar
(02.12.25)
hocam biliyorum emel sayın'ı taklit ettiğini de ortamı anlayamadım. emel sayın konseri öncesi sahneye mi çıkarılmış yani.
0
🌸deranzo1
(02.12.25)
sahnede hulyacilar ibocular yaziyor. ilk yillarindaki ibo sov olabilir. 90'larin basindaki formatlar cok baskaydi/garipti. taklit falan da yaygin bir konseptti eglence programlarinda. benim tahminim ibo sov bolumlerinin cekimlerini yaz sezonu icin boyle acik havada bir yerde yapiyorlardi, bir de koltukta oturmali sohbet/talk show fikri henuz cok gelismemisti ve program daha fazla muzik agirlikliydi.
0
hot potato
(02.12.25)
Kanal D'nin logosundan 94 yılı olduğu anlaşılıyor. İbo Şov hiç Kanal D'de yayınlanmadı. Ayrıca o yıllarda yaz konsepti başlamamıştı İbo Şov'un.

Mekanı Harbiye'ye benzettim ama emin olamadım.

Bence konser ön şovu. O yıllarda İbo'nun bu tarz konserlerinde ara skeçler olurdu. Demet Akbağ'la bu tarz işlerde çalıştıklarını mesela (bkz: Mega Show) biliyoruz. Hatta muhtemelen Mega Show'dandır görüntü.
+1
yadigar
(02.12.25)
evet tam olarak mega showmuş.
aynı sahne, demet akbağ da rasim öztekin ile birlikte skeç tarafındaymış.

youtu.be
0
🌸deranzo1
(02.12.25)
Mekan da Bostancı gösteri merkeziymiş…
0
yadigar
(02.12.25)
(8)

Siz de kötümser misiniz?

gnosis
Ülke ve dünya gündemi, gelecekle ilgili kaygılar, hastalıklar, yolunda gitmeyen işler derken son yıllarda iyice kötümser birine dönüştüm. 2026’nın 2025’ten daha iyi olacağına pek inanmıyorum. Sonuçta her şey algıyla ilgili ama objektif olarak bakınca gidişat kötü değil mi? Aksine inanmak da biraz Po
Ülke ve dünya gündemi, gelecekle ilgili kaygılar, hastalıklar, yolunda gitmeyen işler derken son yıllarda iyice kötümser birine dönüştüm. 2026’nın 2025’ten daha iyi olacağına pek inanmıyorum. Sonuçta her şey algıyla ilgili ama objektif olarak bakınca gidişat kötü değil mi? Aksine inanmak da biraz Pollyannacılık gibi geliyor.

Kötümser: dünyada iyi şeylerden çok kötü şeyler olduğuna inanan, gelecekten umudunu kesen, her şeyin sonunu ya da belli bir işin sonunu kötü gören (kimse).
0
gnosis
(02.12.25)
bazı arkadaşlarım bana çok kızıyor ama kurt yediği ayazı unutmaz misali geçmişte yaşadığım sıkıntılardan maddi problemlerden vb. dolayı her şeyin en kötüsünü düşünür ona göre hazılanırım ama duruma göre hareket ederim. bu bence realist olmaktır. dediğin gibi ülkemiz ve hayat şartları çok bi polyyannacılık oynanılacak gibi değil. realist olup ayağımızı yorganımıza göre uzatmazsak, b planı c planı yapmazsak işimiz zor.


geçen bir youtube videosu daha doğrusu reklamı izledim. hayvancılıkla uğraşan bir adam yakında para geçmeyecek hayvanı olan hayatta kalacak diyordu. hak vermemek elde değil.

1 yumurta 10 lira başka sözüm yok.
0
Fodera
(02.12.25)
(git: 1613457) nolu duyuruya verdiğim cevabı kopyalıyorum:
——alıntı——
Türkiye'deyim. Tadım hiç kaçık değil şu sıralar. Çok kaçtığı zamanlarım da oldu. Bu biraz sizinle de alâkalı.

Hep söylerim, her çeşit kriz ortamında (sağlıksal, ekonomik, sosyokültürel, afet vs. ve hatta savaş) gerek ekonomik olarak büyüyen, gerek maddi/manevi üretebilen insanlar hep var olmuştur. İdeal koşulların oluşması için çok beklememek, adapte olmak, pozitif yaşamayı öğrenmek lazım.

Bugün 42 oldu yaş. Hayattan öğrendiğimden biri budur. Sakın "memleket güllük gülistanlık" anlaşılmasın. "Samanlığı seyran etmek" bahsettiğim şey.

Türkiye'den çok beter ve çok güzel yerler bolca mevcut dünyada.

Psikolojide dış etkenlerin katkısı bir ise, iç dünyamızın on...
——alıntı——

Kötümser olmamak, mevcut koşullarda pozitif şeylere odaklanmak lazım. Kendimizi kandırmaktan bahsetmiyorum. İnsanoğlu toba felaketinde bile yaşamayı başarabilmiş. Adapte olup mücadele etmek lazım. Şu anda dünya 2. Dünya savaşı yılları kadar kötü değil mesela. Ama güllük gülistanlık da değil. Karamsarlık insanı mutsuz ve işlevsiz yapar. Umut ve mücadele lazım.
+1
yadigar
(02.12.25)
hep kotumserim, cunku eninde sonunda (bkz: murphy's law)
youtu.be
0
cooperr
(02.12.25)
hersey yolunda diye yillardir kendimi uyutuyordum. taa ki gecen sene 2 ay yurtdisinda yasayincaya kadar. dondugumde aslinda herseyi sadece idare ettigimiz gercegini idrak ettim. yok marmariste yasiyorum, yok param var, evim var, arabam var, sporumu yapiyorum, manitam var vs.. hepsi sadece makyaj. gun sonunda sokaga cikip trafikte bagiran, lokantada kaziklayan, apartmanda kavga eden, televizyonda zirlayan tipleri gorunce birim anlaminda yasam kaliten dusuyor. kotumserlik bana gore degil cok saglıksız. polyanna da sayilmam. her kotu olaydan bir ders, ders yoksa motivasyon yukseltme firsati olarak gorurum. kotumser olan yada guzellemesi yapan biriyle asla isim olmaz. kotumser olunca noel baba catidan gelip oyuncak vermeyecek.

www.youtube.com
+1
buenosdias
(02.12.25)
sıfır kötümserim. %100 iyimserim demek değil. küçük şeylerin tadını çıkarıyorum ve azla mutlu olmayı becerebiliyorum. az da denmez. elimdekiyle.
+2
gabe h coud
(02.12.25)
Kötümser olmayanlar her şeyin iyiye gittiğine ve düzeleceğine mi inanıyor? Mesela ben yukarıda değinilen toplumsal sorunların da her geçen yıl daha kötüye gittiğini ve gideceğini düşünüyorum. Seneye daha çok çatışma olacak, daha çok çocuk işçi ve çocuk suçlu olacak, dolandırıcılık olayları ve uyuşturucu kullanımı artacak, işyerlerinde daha çok ölümlü kaza olacak...

Bugün beni mutlu eden şeylerden olabildiğince keyif almaya çalışıyorum. Çünkü yarın çeşitli nedenlerle onlara erişemeyebilirim ya da onların da tadı kaçabilir.
0
🌸gnosis
(02.12.25)
Herseyi sosyal medyaya baglayan dallama olmak istemiyorum ama bana biraz sosyal medya etkisi gibi geliyor. 80'ler 90'lar guzellemesi biraz nostalji, burada gereksiz tartismalara da girdik daha once cok detaya girmeye gerek yok. Turkiye toplumunun durumunda dert edecek birsey yok demiyorum, kesinlikle var ama ne yapabiliriz.

Uzun zamandir Facebook'a girmiyordum. Birkac gruba bakayim derken aliskanlik oldu gene. Neyse omurgasiz zuckerberg oyle seyler gosteriyor ki hem sinirleniyorum hem bagimlilik yapiyor. Mesela hep damarima basacak turden, vay efendim Turkler ne kadar da barbardi, bizi oldurduler temali seylere denk geliyorum. Genelde balkan halklarindan gelen paylasimlar oluyor. Dolayisiyla bu durum bende bir cesit ic sikintisi yapiyor.

Mesela 2010'lara dair yazilanlara bakin, gene bir karamsarlik var. Ekonomik kriz baglamindaki soylemler daha zayif bugune kiyasla ama gene var.
0
mbond
(02.12.25)
@mbond twitter, facebook, instagram kullanmıyorum. Burası, reddit ve sayılıyorsa YouTube sadece. Redditte de yabancı sublara bakıyorum. Hemcinslerimin yoğun olduğu sublar, hobiler vs. Hayat başka ülkelerde daha güzel yanılgım yok. Dünya genel olarak kötüye gidiyor bence.

"Bir çocuk yaptık, şimdi durumumuz çok iyi değil, zor geçiniyoruz ama gelecek yıllarda daha iyi olacağına inanıyorum. Bir tane daha yaptık." diyen var mı mesela?
0
🌸gnosis
(02.12.25)
(5)

duyurudaki yeşil ışık

Rondak
durun hemen vurmayın başka bir şey sormaya geldim :)bu ışık bizim yazdıklarımızı göndermeden kaydedildiği anlamına geliyor buraya kadar tamam. peki bunu göndermesek bile modlar falan okuyabiliyor mu? eskiden böyle bir olay vardı
durun hemen vurmayın başka bir şey sormaya geldim :)

bu ışık bizim yazdıklarımızı göndermeden kaydedildiği anlamına geliyor buraya kadar tamam. peki bunu göndermesek bile modlar falan okuyabiliyor mu? eskiden böyle bir olay vardı
0
Rondak
(01.12.25)
Göndermediğiniz cevabı hiçbir zaman okuyamıyorduk, hala da okuyamıyoruz.
+2
fraise
(01.12.25)
Kamera ışığı o :)
www.youtube.com
0
rakicandir
(01.12.25)
compu seni izliyor isigi o, eminim ama ispatlayamam.
ben hep takim elbise giyip duyuruyu aciyorum, gerisi beni baglamaz.
+1
cooperr
(02.12.25)
İşin teknik kısmına bakınca, gönder tuşuna basana dek yazdıklarınız sizin cihazınızda kaldığından, sizin dışınızda kimse göremez. Çünkü sessionStorage’da tutuluyor. (Bu sitedeki “cevapla” kutusu için söylüyorum)
+1
yadigar
(02.12.25)
yadigarin dedigi dogru. Sizin bilgisayarinizdan ayrilmiyor gondere basana kadar.
+1
compumaster
(02.12.25)
(3)

marka başvuru itiraz vb süreçler

duyurukullanıcısı
bir domain aldım ve marka başvurusu yaptım. markanın süresi dolmuştu 12yıl ve benden başka başvuran da yoktu.ünlü bir kelime + ek kelime şeklindeistinye mühendislik gibiwww.istinyemuhendislik.com bende meselaistinye üniversitesi, istinye elektrik, istinye midye falan herkes itiraz etmiş. markayı kul
bir domain aldım ve marka başvurusu yaptım. markanın süresi dolmuştu 12yıl ve benden başka başvuran da yoktu.


ünlü bir kelime + ek kelime şeklinde

istinye mühendislik gibi
www.istinyemuhendislik.com bende mesela

istinye üniversitesi, istinye elektrik, istinye midye falan herkes itiraz etmiş. markayı kullanamazsın diye. ama bu kuruluşlar istinyemühendislik'i de almak istememişler ama yinede itiraz etmişler.

buna itiraz ile uğraşmalı mı? yoksa bu mantıklı bir itiraz mı?

o zaman ben istinye döner'de alamam. veya istinye kokoreç açmak istersem istinye hastahanesi de itiraz edebilir.

öyle mi?
0
duyurukullanıcısı
(01.12.25)
Mantıken bu tarz şeyler marka ile özdeşleltirilme ihtimali arttıkça önemlileşiyor.

"İstinye" örneği için itiraz çok da şart değil gibi. Çünkü bir semt adı ve farklı kullanımları çok.

Bazı markalar var ki, tüketici direkt o isim ile o firmayı bağdaşlaştırıyor.
"Bim kırtasiye", " a101 muamelecilik işlemleri", "Alarko bikgisayar", " Pepsi manavı" gibi senaryolara itiraz çok mantıklı. Zamanında garantiarkadas.com diye bir arkadaş/partner bulma sitesi vardı mesela. Garanti Bankası'nın çağrı merkezinde çalışan tanıdıklar "millet arayıp 'garanti arkadaş hesabımı kapamak istiyorum' diyor, bir de onlara laf anlatmakla uğraşıyoruz" diyorlardı.

Bence örnek özelinde değişir. Ama yasa öyle işlemiyordur zannımca.
0
yadigar
(01.12.25)
Diğer markaların tescilli olduğu sınıfları bulun. Eğer sizin tescil başvurunuz farklı bir sınıftaysa itiraz edebilirsiniz. Bazı firmalar sırf bu yüzden 45 sınıfta tam tescil yaptırıyor.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(01.12.25)
farklı sınıf olması yetmiyor bildiğim kadarı ile. benzer kabul edilen sınıflar var. bir de halk tarafından kolaylıkla karıştırılabilir olması gibi takdir yetkisi içinde kalan durumlar var. çok alakasız sınıflar ise muhtemelen onların itirazları reddedilir. ama tabi uzman tarafından incelenmesi lazım. bu işle uğraşan firmalar var. imkanınız varsa danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
0
elorelia
(01.12.25)
(2)

Person of interest vs westworld

love and trust
Person of interest’i çok severek izlemiştim. Hala ara ara açıp bölümler izlerim. Yeni ne izlerim diye bakarken westworld’ü çok önerdiler. 1 bölüm izledim ama biraz irrite oldum. Dizi bu şekilde “distopik” olarak mı devam ediyor. Poi’de teknoloji çok yükseklere varmış olsa da finch, reese, root, fusc
Person of interest’i çok severek izlemiştim. Hala ara ara açıp bölümler izlerim. Yeni ne izlerim diye bakarken westworld’ü çok önerdiler. 1 bölüm izledim ama biraz irrite oldum. Dizi bu şekilde “distopik” olarak mı devam ediyor. Poi’de teknoloji çok yükseklere varmış olsa da finch, reese, root, fusco gibi kaeakterler hala insani sıcaklık taşıyorlardı ama westworld’de (ilk bölüme göre) bu sıcaklık yok, rahatsız edici tarafları çok geldi bana.

Sorum şu; dizi bu şekilde distopik ve soğuk mu devam ediyor. İnsanlığın sonunu mı anlatıypr. Mesela poi’de iki tarafın savaşı vardı, buna dair bir umudumuz vardı. Westworld de bu durum galiba yok. İzleyenler nasıl yorumlarsınız
0
love and trust
(01.12.25)
Çok benzer diziler değiller. İki diziyi de izledim. İzlerken yaşadığınız hisler çok farklı. İkisi de kendi çapında iyi diziler.

POI biraz daha aksiyon. Ww biraz daha durağan. Yani aslında onda da sürüyle aksiyon oluyor ama daha yavaş bir anlatım var. 2. Sezon ve sonrasında daha katmanlı, daha karmaşık bir hal alıyor. Son sezonda öykünün arkasındaki hikaye devam etse de dizinin ön planı çok farklılaşıyor

İlk bölümden ww sizi boğmaya başladıysa, sonraki sezonlarda hiç açmayacağını düşünüyorum.

Bir de POI sezondan sezona daha ilginçleşirken, WW daha boğucu ve çekilmez bir hal alıyor.

Konulara girip spoiler vermekten kaçınarak anca bu kadar anlatabildim.
+4
yadigar
(01.12.25)
Teşekkür ederim
Tahmin ettğim gibi yorumlamışsınız, soğukluğu, karamsarlığı artarak devam ediyor sanırım.
Bir de bygün şunı düşündüm, ww, poi’nin devam dizisi gibi. Poi’deki machine ve samaritan düalitesi, ww’de samaritan olarak açılım getirlmiş gibi. Yani tam demek istediğimi kelimelere dökemedim ama galiba böyle.
0
🌸love and trust
(01.12.25)
(10)

Şener Şen'in en çok sevdiginiz

aloneinthedark
Filmi ya da dizisi hangisiTesekkurler
Filmi ya da dizisi hangisi

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(28.11.25)
muhsin bey
namuslu
milyarder
0
pislick0
(28.11.25)
Milyarder
0
yurtsuz john
(28.11.25)
duster
(28.11.25)
2. Züğürt Ağa
1. Muhsin Bey
0
yadigar
(28.11.25)
1. Muhsin Bey
2. Çiçek Abbas
3. Banker Bilo
4. Arabesk
5. Şekerpare
0
ekaterina
(28.11.25)
Yadigar +1

Hababam sınıfı Şener Şen filmi kategorisindeyse ekleyelim listeye.

Neşeli günler aynı şekilde.

Dizi olarak ikinci baharı severdim zamanında.

Son yıllarda canlandırdığı rolleri (hatta rolü çünkü aynı iyi, hayatı sırtlanmış, omuzları düşmüş namuslu insanı canlandırıyor) çok düz ve derinliksiz buluyorum.
0
(28.11.25)
Fılmlerden,

Gölge oyunu
Muhsin Bey
Kabadayı

Dizi olarak da İkinci Bahar.
0
anaphylacticshock
(28.11.25)
Sinema eşkiya yeri çok ayrıdır bende.
Dizi olarak da ikinci bahar...
0
brnbrs
(28.11.25)
Eşkıya gittiğim ilk sinema filmim, yeri ayrıdır.
0
ekimoloji
(28.11.25)
film - ciplak vatandas
dizi - ikinci bahar
0
cooperr
(28.11.25)
(6)

akünün eksisi söküp takma

princess eugenie
akünün eksisi nasıl söküp takılır? motor ışığı yanıyor muayeneye gidicem böyle yap söner dediler.
akünün eksisi nasıl söküp takılır? motor ışığı yanıyor muayeneye gidicem böyle yap söner dediler.
0
princess eugenie
(27.11.25)
Kim demişse sallamış, problem ortadan kalkmadan ışık sönmez. Beyindeki hataları silmek lazım ancak o ışık yine gelecektir. Bu soruyu soruyorsanız hiç denemeyin başka problem çıkmasın, şehrinizdeki araçla ilgili iyi yorumları olan bir ustaya gidin.
0
mirty
(27.11.25)
Akünün iki tane kutup başı var zaten. Kırmızı renk yahut kapaklı/korumalı olan uç artı uç, diğer uç (siyah) eksi uç.

Eksi uçlu kutup başına takılı olan kelepçeyi gevşetip çıkarıp biraz bekleyip geri takacaksınız.

Civatanın somununu modeline göre 10-11 veya 12-13 anahtarla sökebilirsiniz. Yani yanınızda anahtar yahut lokma takımı ve bir pense olması yeterli. Gücünüz yerindeyse ve somunu sadece pense ile gevşetirim diyorsanız, anahtara/lokma takımına da gerek yok.

İnternette milyon tane akü değişimi videosu vardır. Bir ikisine göz atın. Orada eksi ucun çıkarılışını takip edip öğrebirsiniz. Çok kolay bir şey.

Tabii ben sorduğunuz işlemi anlattım. İşe yarayıp yaramayacağına dair bir fikrim yok. Lambayı söndürür mü bilmem.

Bir de bildiğim kadarıyla motor arıza lambasının yanması muayeneden geçmeye engel değil.
0
yadigar
(27.11.25)
Akünün eksisini sök derken, elektrik sistemini kısa süreliğine devreden çıkar da reset atılmış olsun gibi bi mantıkla söylendi sanırım. Ne kadar işe yarar hiçbi fikrim yok.
Şunu söylemek isterim; akü sökerken, ark yapmasın diye önce eksi sökülür, sonra artı. Takarken de önce artı takılır, sonra eksi. Yoksa çat çut ark yapar. Eksiyi sökmenin mantığı bu yani.
+2
lil siztah
(27.11.25)
250 300 liraya bi obd cihazı alsan hatanın neden olduğunu da görebilirsin. istersen silersin aküyle uğraşman gerekmez... herkeste bulunması lazım bence.

ha hemen olmasa da bi süre sonra evet döner o check engine ışığı eğer sorun devam ediyorsa. bende oksijen sensöründen yanıyor, temizledim 3 gün sonra geri geldi mesela. daha hızlı da gelebilir hataya ve kullanıma göre değişir.
0
konetsu
(27.11.25)
yokuşta debriyaj zorlanmıştı biraz orda yanmıştı. üstüne 2000 km yol gittim
0
🌸princess eugenie
(27.11.25)
Sorunun cevabını bilmiyorum başka bir şey söylemeye geldim.

Ben ne yapsam bir türlü lambası sönmeyen arabamı, lambanın üstüne siyah bant yapıştırarak 10’a yakın muayeneden geçirdim. Hiçbir sorun olmadı.

Lamba panelin en kenarındaydı ama. Sırıtmıyorsa deneyebilirsin.

Motor lambasının yanması kusur mu, kusursa ne derece kusur onu bilmiyorum.

Edit: Google sonuçları, lambanın kendi başına kusur olmadığını söylüyor.
0
lazor
(28.11.25)
(5)

Erasmus için yurtdışı sağlık sigortası

somewhat unique
Merhaba, erasmusa gidecek yakınım için sağlık sigortası araştırıyorum. seyahatpolicesi.com sitesi üzerinden 8 Euro'ya poliçe alabileceğimi gördüm. İlgili siteyi daha önce kullanan oldu mu? Bunun dışında önerebileceğiniz/kullandığınız sigorta firması var mı? Yanıtlarınız için teşekkür ediyorum :')
Merhaba, erasmusa gidecek yakınım için sağlık sigortası araştırıyorum. seyahatpolicesi.com sitesi üzerinden 8 Euro'ya poliçe alabileceğimi gördüm. İlgili siteyi daha önce kullanan oldu mu? Bunun dışında önerebileceğiniz/kullandığınız sigorta firması var mı? Yanıtlarınız için teşekkür ediyorum :')
0
somewhat unique
(27.11.25)
Kullandığınız bankacılık uygulamalarına da giriş yapıp teklif alabilirsiniz.
0
yadigar
(27.11.25)
Cevabınız için teşekkür ederim. Ziraat bankası daha uygun görünüyor
0
🌸somewhat unique
(27.11.25)
Kurumun istediklerine iyi bakın. Min 30k euro teminatı olan poliçe istiyorlar. Ölüm vs durumunda cenaze masraflarını da kapsayan bir poliçe gerekiyordu bizde.

Ben Allianzdan yaptırmıştım, yanlış hatırlamıyorsam 72 eur tutmuştu (6 aylık) Hangi poliçe olduğunu merak ediyorsanız isterseniz ona da bakarım.
0
substituent
(27.11.25)
Cevabınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi min 30k euro teminat isteniyor. Başka detay var mı bilgim yoktu, önce onu araştıralım. Yarın direkt şirketi arayıp sorayım, teşekkür ederim
0
🌸somewhat unique
(27.11.25)
Formalite icabı yapıyorsanız;

Kendisi burada ebeveyninin SGK’sının kapsamında sigortalı mı?

Almanya ile Türkiye arasında anlaşma olduğundan, yıllar önce ben babamın sigortası sayesinde (SGK’da AT11 adında bir belge alarak) Almanya’da da sigortalı olmuştum.

Hangi ülkeye gidiyorsa bunu bir araştırabilirsiniz. O ülkeyle de geçerliyse ve zorunluluktan yapıyorsanız böyle yapabilirsiniz.
0
lazor
(28.11.25)
(7)

Kuduz aşısı

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sokak kedisi tarafından bir kaç yerimden güzel bir şekilde derince tirmalandim. Kuduz aşısı yaptırmama gerek var mı sizce? 5 doz tetanoz asim var hala süresi geçerli. Istanbul avrupa yakasında hangi hastaneler yapar? Seyrantepe Şişli etfal veya okmeydanı ssk yapıyor mudur? Bir de ücretli mı
Merhaba, sokak kedisi tarafından bir kaç yerimden güzel bir şekilde derince tirmalandim. Kuduz aşısı yaptırmama gerek var mı sizce?

5 doz tetanoz asim var hala süresi geçerli.

Istanbul avrupa yakasında hangi hastaneler yapar? Seyrantepe Şişli etfal veya okmeydanı ssk yapıyor mudur? Bir de ücretli mı bu aşı? Hangi bölgeden yapıyorlar asiyi?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(27.11.25)
Şehirde yaşayan kedilerde kuduz riski en düşük ihtimal neyse odur. Yani yediğiniz etin kuduz virüsü taşıma ihtimali gibi. İstanbul'da kuduz vakası en son ne zaman kayda geçmiş, bakıp anlayabilirsiniz riski :D Her gün yüzlerce insan öyle veya böyle tırmalanır. Ayrıca tırmalamadan bulaşma riski de düşüktür. Bu demek değil ki aşı olmayın.

Aşılar ücretsiz.

Aşıyı yapan hastanelerin listesi oluyor. Açık bir liste olmalı.
-1
moto
(27.11.25)
dosyaism.saglik.gov.tr
Şehir merkezinde ihtimal düşük fakat aşıyı yaptırın, içiniz rahat etsin. Zaman zaman kuduz hayvan nedeniyle karantinaya alınan köyler oluyor, ülkemizde kuduz var.

Aşıyı koldan yapıyorlar fakat belli aralıklarla birkaç doz olacak, takip edip yaptırmanız gerekiyor.
+1
kobuzchu kiz
(27.11.25)
dün gece eve gelirken patisi topallayan bir kediyi kontrol ederken ısırıldım. çok derine batırmadı, uysal bir hayvandı, izi varla yok arasındaydı, kan bile çıkmadı ama gecenin o saatinde gidip yaptırdım.

ihtimal ne kadar düşün olursa olsun, riske atılacak bir şey değil.

aşı ücretsiz koldan yapılıyor. şu saatte hastanelerin kuduz birimleri kapalıdır o yüzden acilden giriş yapın ancak yarın mutlaka kuduz birimine gidin size acilden verilecek kağıtla beraber aşı takviminizi çıkarsınlar.

ayrıca acilde mutlaka tetanos aşınızın olduğunu belirtin yoksa onu da yaoarlar.

geçmiş olsun.
0
issiz karga
(27.11.25)
sadece devlet hastaneleri yapıyor. acilden gir kayıt oluştur. hastanedeki kuduz merkezine yönlendirecekler 10 gün içinde toplam 4 doz koldan yapılıyor.
bir zorluğu rahatsız edici yanı yok. yaptır kurtul.

not:kuduz birimleri 24 saat açık. hatta devam eden aşılar için gece geç saatlerde bile gidebilirsin.
0
orpheus
(27.11.25)
Bu tarz şeyler başıma gelince yaptırmıyorum ama soran olursa "riske etme, yaptır" diyorum. Kedi bilindik bir kediyse ve öteden beri huysuz olduğu biliniyorsa yaptırılmayabilir. Ama yine de riske etmemeli.

Tırmalanan yerleri iyice sabunla yıkayıp, baticon vb. bir şey ile pansuman yapmanız önemli. Kuduz çok düşük ihtimal ama tırmalanmayla başka enfeksiyonlar da kapılabiliyor.
0
yadigar
(27.11.25)
geçmiş olsun,

aşı olun içiniz rahat etsin. @kobuzchu zaten link paylaşmış, size uygun hastaneye gidin.

aşıyı koldan yapıyorlar, 3-4 gün bir hafta aralıklarla toplam 4 doz yapıyorlar. bana ilk aşı ile birlikte tetanoz aşısı da yapmışlardı. tetanoz aşısı beni çok sarsmıştı, bir iki gün toparlayamıştım kendimi. ama sizin geçerli aşınız varmış zaten. yine sorrsınız.

bu arada not, bu tarz tırmalama durumlarında, yaralanmadan hemen sonra yarayı bol sabunla köpürte köpürte yıkamamı önermişti doktor. bilginiz olsun.
0
exlibris
(27.11.25)
Hepinize çok teşekkür ederim. Aşımı yaptırdım. 4 doz asi yapılacakmış.
@issiz karga Karneyi hemen verdiler. Yarın bir daha gitmeme gerek kalmadı.
+4
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(27.11.25)
(9)

Bugün AI için ne yaptın?

croswell
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
0
croswell
(27.11.25)
işime entegre ettim
0
nolmus yani
(27.11.25)
Hem iş hem eğlence için kullanıyorum. Kendimi zombi ve goblin yaptım bir fotoğrafımda bugün, eğlence kısmı. Bir görseldeki metni okuyup Word dosyası olarak hazırlamasını istedim, iş kısmı. Ahım şahım şeyler değil, ama ciddi vakit ve emek tasarrufu sağlıyor iş konularında. ChatGPT ve CoPilot dışında ne var ne yok pek bakmıyordum. Şirkette giriş seviye bir eğitim aldık. Kullanabileceğim ne çok model varmış.
0
auroraaurora
(27.11.25)
ben claude ile seviyeli bir birlikteliğe sahibim.
gemine pek az kullanıyorum, kullanmıyorum sayılır.
chatgpt ile aram iyice soğudu, aklıma bile gelmiyor.

claude code'u kullanıyorum.
terminal uygulaması var. iterm2'yi de çalışma ortamıma göre dizayn ettim, yeni bir sekme açıp claude yazıyorum console'a, hemen işimi yaptırıyorum. artık nereye bakması gerektiğini de biliyor. bir süredir sıfırdan bir iş geliştirmek değil, varolan projeye bakım ve bugfix yapıyoruz. o yüzden çok işime yarıyor ve başarılı da.

claude kullanımımı biraz daha genişlettim.
mesela rar uzantılı bir dosya vardı, uygun bir program yoktu, rar uygulaması aramak yerine claude code'a söyledimi, açık kaynak kodlu basit bir rar app'i indir diye. indirdi.

300e yakın şarkı olan bir çok albüm vardı, isimlerinde (remastered) falan gibi bir sürü ifade vardı. grup adı - şarkı adı olsun isimleri, metatag'lerinde de böyle ifadeler yer almasın düzelt dedim. bir iki yanlış işlem yaptı önce, sonra hatasını farkedip düzeltti.

bunlara şarkı sözü ekle metatag'larına dedim, python ile bir fetcher yazdı, api'ye bağlandı, şarkı sözlerini indirdi ve teker teker ilgili dosyalara ekledi.

iş ve böyle işler için çok kullanıyorum claude code'u.
ama izin verirken dikkat, ben al sana tam yetki çalıştır kodu demiyorum çoğunlukla.
0
biseysorcaktim
(27.11.25)
Soru yazdırıyorum ama şimdilik işimi elimden alacak kadar yetenekli değil. Sürekli şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye geri bildirim vermem gerekiyor. Yine de işimi kolaylaştırıyor. Onun dışında yemek tarifi de alıyorum sık sık.
0
sekizdokuzon
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sadece bişeyler çevirmem gerektiğinde.
+2
gobekliraki
(27.11.25)
Ben sık kullanıyorum, gemini'ye güzel gem tanımlayınca çok başka bir boyuta geçiyor. Eğitim / hobi amaçlı kullanıyorum. Botanikçi gemim var mesela bitkinin fotosuna bakıp morfolojik tanımını yapıp, evrimsel geçmişine, ilginç anatomik detaylarına, endüstriyel, tıbbi, mutfak kullanımlarına falan değiniyor. Bunun gibi mineraloloji ve sedimantoloji gemi, taksonomi gemi, çeşitli tarihçi gemleri falan bir sürü şey var. Üniversite kurdum.

İşle alakalı çok işime yaramıyor, sadece gramer imla kontrolü yaptırıyorum bazen. Bir de okumaya vaktim olmayan makaleleri kitapları notebooklm'e atıyorum geceden, sabah podcast olarak dinliyorum yolda falan, çok ilgimi çeken olursa okuyorum, bu olay çok iyi.
+1
akhenaten
(27.11.25)
bugün şükran günü yemeği için pişirilecek yemekleri ve yancıları aşamalara göre planlamasını ve zamanlamasını istedim. her şey aynı anda hazır olacak şekilde listeledi.
0
eileengray
(27.11.25)
part time emlakcilik yapmaya basladim, listing hazirlarken isime yariyor.
yaptigim isleri elimden alma olasiligi sifir.
0
cooperr
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sıfır. Tabii, hiç kullanmamayı marifet de saymıyorum. İhtiyaç duymuyorum sadece.
0
yadigar
(27.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(5)

ip atlamak üzerine

liberal
Kilo vermek adına kardiyo agırlıklı spor yapıyorum.1 saat egimli (6) yürüyüş bandından 5,00 hızından 1 saat yürüyorum. Sonrasında da ip atlıyorum.1 saat yürüyüş sonrasında ip atlamayı biraz abartıp 2.000'e dogru giderken şimdi vucuda zararı olur diye düşünüp 1.500'leri biraz geçince bıraktım.sizce i
Kilo vermek adına kardiyo agırlıklı spor yapıyorum.

1 saat egimli (6) yürüyüş bandından 5,00 hızından 1 saat yürüyorum. Sonrasında da ip atlıyorum.

1 saat yürüyüş sonrasında ip atlamayı biraz abartıp 2.000'e dogru giderken şimdi vucuda zararı olur diye düşünüp 1.500'leri biraz geçince bıraktım.

sizce ip atlamanın kalp ve damarlara zararı var mıdır?

Çogu şeyin fazlası zarar mantıgı burada da işler mi?
0
liberal
(25.11.25)
Kilo vermek adına yapıyorsan fazla kiloların eklemlerini sakatlayabilir, iyi bir şey yapayım derken zararı olur
0
grimavi
(25.11.25)
Aşırı fazla kilom yok sadece ip atlamayı seviyorum. %10 fazlalıgım var, kemikler tabii önemli ama benim asıl merak ettiğim kalp ve damarlar üzerinde etkisi.
0
🌸liberal
(25.11.25)
Yaşınız gençse (12-25) bilakis faydalı olur. 40+ ise dizlere zararı kalbe faydasından fazla olur. 25-35 arası, ortopedik/sportif bir probleminiz yoksa, atlayın. Keyiflidir.

İp atlamak sağlam kardiyo egzersizidir. Otoriteler ikite bölünmüş kardiyo hususunda. Kimi düzenli egzersiz kalp sağlığını korur derken, kimisi kalbi yorar diyor. Ben hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum.
+1
yadigar
(25.11.25)
spor sonrası(zıplamalı trampolinli seanslar) diz problemim olmuştu, doktor böyle aktivitelerin çok sık yapılmaması gerektiğini söylemişti, dizlerde problem sıvı kaybı sürtünme gibi şeylerden bahsetti, 1 ay kadar baya buz tutmak zorunda kalmıştım
0
eja
(25.11.25)
Arkadaşın dediklerine katilmakla beraber bir ilave, 40 yaş altı olsanız da dizlere zarar verebilirsiniz.

Dizleri korumak için ya güzel bir spor ayakkabı ile atlayın, çıplak ayakla atkayacaksaniz da ya tatami minder ya da kalın bir yoga mati üzerinde atlayın. (Burdaki amaç ağırlığın yumuşak bir zeminde ilk etkisinin emilmesi)

Bir de her ip atlamadan önce özel diz ısınma hareketleri var onları mutlaka yapın.

Ben bir dönem mal gibi tüm yaz boyunca mermer zemin üzerinde çıplak ayak jumping jack yaptım ve sonrasında sol dizimde problem oldu. Dizim iyilestikten sonra diz ısınma + yumuşak zemin/ayakkabi şeklinde yapıyorum herhangi bir sıkıntı yok .
0
makbur
(25.11.25)
(13)

Hanımdan ozur dilerken ele yüze bulaştırmak

dedeminhirkasi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi. Yedirdik içirdik bir de adamı gönderiyoruz cep harçlığı da vereyim mi diye bir güzel de laf soktu, hala sokuyordu o arkadan ben dolmuşla giderken ohh serinliği geldi.
-3
dedeminhirkasi
(25.11.25)
Yemekte özürünü kabul etti mi? Mesele bu, kabul ettiyse sonra toparlarsın bu durumu bir şey olmaz.
Laf sokulmasını gayet hak etmişsin o da tatlı tatlı lafını sokmuş işte ne güzel :)

Cüzdanın yanındayken güzel bir yerde yemek ısmarlarsın.


Ekleme;
Bu para lafı yapmak mı yaa bu kadar kırılgan olmayın artık. Şaka yapmış işte ne olacak.
+3
mutekebbir
(25.11.25)
Epey bir süre evli kaldım. Gırtlağımıza kadar sorun dolu bir evlilikti. Evlenirken o öğrenciydi, boşanırken öğretmen. Onca sorun içinde bir gün bile para konusuyla ilgili en ufak bir sorun olmadı.
Böyle espiri dahi olsa para konu edilen evlilik ya da birliktelikler çok tuhaf geliyor bana.
+1
Mirket
(25.11.25)
telefonun yanında değil miydi? tüm kartlarda qr ile ödeme imkanı mevcut. qr ile para da çekilir. bi daha başına gelirse diye yazdım.

ama evlilikte para sorun edilmemeli. ediyorsa sıkıntı. ha o ödemiş ha sen.
+1
jelly bear
(25.11.25)
sadece yazdiginizi okuyarak soyluyorum: ozur dilememissiniz ki? sevimli sevimli siritmak ne ya bes yasinda cocuk gibi? bu kadar mi zor dogru duzgun ozur dilerim demek?
+5
Sour
(25.11.25)
biraz şey gibi olmuş. yüzsüzlük.
planlı düzgün bir şeyler yapmalısın.
+2
ohmho
(25.11.25)
kalkıp iş yerine gitmek gayet güzel bir özür dileme yöntemi aslında niye beğenilmedi ki.
para konusunu ben hiç sorun etmezdim. sonuçta tüm paralar ortak değil mi zaten. biz kimin kartından ne harcadık diye bile bakmıyoruz rastgele ödeniyor hep.
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
evlilikte bütçe ortak olur. eşiniz şaka yapmıştır. takılmayın bu kadar.
+3
summerjam0306
(25.11.25)
İyi bile denk gelmiş.
Kontrolü ele almış olması, size espiriyle karışık laf dokundurması... Psikolojik olarak size karşı güçlü hissetmiştir. Gazını almışsınız yani. Tatlıya bağlanır.

(Olayın ekonomik boyutu ile ilgili burada söylenenlerin bir kısmını ciddiye almayın. Bir problem yok ortada o açıdan)
+2
yadigar
(25.11.25)
hanımdan özür dileyip ele yüze bulaştırmayan mı var. ananın babanın kimsenin sana söyleyemediği hakaretleri sana güzelce söyleyip, ağzına sıçp, bir gün sonra hiç bir şey olmamış gibi davranmamızı sağlayan kişiye eş denir. bu saçma düzene de evlilik denir. ben haklı olup haklı çıktığım herhangi bir durumda eşimle tartışmayı kazanamadım. hayatımda olan kadınlarının hiç birininde hatasını kabul ettiğini görmedim. anam eşim kaynanam...
0
mikahakkinen
(25.11.25)
Haksızlık ettiğiniz konu çocukça idiyse, devamını da tam bir çocuk gibi getirmişsiniz gibi görünüyor :)
Soru yok sanırım ama bence bundan sonra biraz daha adam adam, şöyle jestli mestli bişeyler iyi gider.
+2
lil siztah
(25.11.25)
bir yemek ısmarlayıp yol parası verdi diye laf ediyorsa sorun büyük demektir, kolay gelsin
-2
sweetoffice
(25.11.25)
@mirket abi sen neden kocasından sürekli hediyeler alan kadını kıskanan karşı komşu gibi cevap veriyon abi bana
+2
🌸dedeminhirkasi
(25.11.25)
Bence kötü bir durum yok hatta komik bile olmuş, 7 yıllık mutlu bir evliyim.
0
mirty
(25.11.25)
(10)

Yaban mersini değerlendirme

kisa
Merhaba insanlar,elimde bir sürü dondurulmuş yaban mersini var. Yemekle bitmez :) buzlugumda yer azaldı. Sanırım bunlar ancak yaban mersinli kekle falan yenir. Kokteyl hariç, bol yaban mersini kullanabilecegim tarifiniz var mı?mümkünse sallamayın :) yani kek yap ama 1kg koy demeyin denemediyseniz. F
Merhaba insanlar,
elimde bir sürü dondurulmuş yaban mersini var. Yemekle bitmez :) buzlugumda yer azaldı. Sanırım bunlar ancak yaban mersinli kekle falan yenir. Kokteyl hariç, bol yaban mersini kullanabilecegim tarifiniz var mı?
mümkünse sallamayın :) yani kek yap ama 1kg koy demeyin denemediyseniz. Fazla gelmeyeceğine emin olalım da ziyan olmasın.
0
kisa
(24.11.25)
Reçel/marmelat yapabilirsiniz.
hello: ibb.co
+3
eileengray
(24.11.25)
Ankara’daysan bana verebilirsin
0
dedeminhirkasi
(24.11.25)
@dede :) aksilik olmazsa 5 inde geleceğim de yolda çözülür bence.
0
🌸kisa
(24.11.25)
Öksüz hırsızlığa çıkınca ay akşamdan doğarmış. Canın sağ olsun.
0
dedeminhirkasi
(25.11.25)
- Reçel +1 hepsini hızla tüketmenin en kolay yolu bu. (Hâlâ İstanbul'da yaşasaydım getir bana reçel yapayım, paylaşalım derdim negzel.)
- Çok güzel ve kolay bir yabanmersinli muzlu muffin tarifim var, göndereyim mi?
- Blueberry upside down cake diye arayınca kalıbın tabanını yabanmersiniyle kaplayan tarifler çıkıyor, standart kekten daha fazla yabanmersini kullanılabilir ama hiç yapmadım, istersen birkaç tarif okuyup fikir verebilirim.
+3
kobuzchu kiz
(25.11.25)
@kobuzchu kiz teşekkürler, denediğin tarifi gönderirsen sevinirim ama başka tarifler okuyup vaktini harcamana gerek yok, o kadar zahmet vermeyeyim.
@eileengray in eklediği fotoyu şimdi gördüm. pek kahvaltı etmediğim için reçele biraz uzaktım. kek dediğin şey çayla güzel gider diye düşündüm ama bir anda reçel de neden olmasın diye düşündüm.
şekersiz yapmak isterim, sizce şekersiz olur mu? reçel tarifiniz varsa alırım tecrübelilerden
0
🌸kisa
(25.11.25)
alkolle aranız varsa likör yapabilirsiniz. yaban mersini ile değil ama donmuş vişne ile yapmışlığım var.
0
inheritance
(25.11.25)
www.bbcgoodfood.com
Tarif bu, pecan yerine hem içine hem üstüne donuk blueberry koyuyorum, çözdürmeden direkt buzluktan alıp koyman, bekletmeden pişirmen gerekiyor.
share.google bunun gibi kalın kâğıtlardan alırsan ayrıca kalıp gerekmez, düz tepsiye dizip pişirebilirsin. İnce cupcake kâğıtları için altına metal kalıp da kullanmak gerekiyor.

Şekersiz reçel yapanlar var ama ben hiç denemedim, şeker aynı zamanda koruyucu görevi de görüyor, reçel bozulmadan daha uzun süre dayanıyor. Ama şeker miktarını standart tariflerden %25-50 arası azaltarak yapsan olur bence.
+1
kobuzchu kiz
(25.11.25)
Yabanmersini reçeli şekersiz çok zor. Yerken tadı normal/tatlı olan mübareği azıcık pişirince ekşi tadı baskına çıkıyor. Şeker yahut tatlandırıcı (takita formtat 60 reçellere uygun) gerekecek. Meyvenin kendi şekeri yetmez karamelize olmasına.

Çok lezzetli, güzel bir blueberry pancake tarifim var. Paylaşayım ama pancake bu, çok eritmez stoklarınızı.

100 gr un
12 gr şeker
5 gr kabartma tozu
2,5 gr karbonat
1 gr tuz
120 ml süt
1 yumurta
30 gr tereyağı (yumuşak veya erimiş)

(Malzemeler 6 orta boy pancake için. Fazla adet yapacaksanız, hepsinin gramlarını ihtiyacınıza göre 2 ile, 3 ile çarpabilirsiniz)

Bunları kıvama gelene kadar çırpıp, göz kararı, alabildiği kadar yaban mersiniyle karıştırıyorsunuz. Meyveler çok iriyse 2 yahut dörde bölebilirsiniz. Değilse bütün halinde...

Önceden kızdırılmış yapışmaz/az yağlı tavaya kepçeyle ufak parçalar koyuyorsunuz. Aşırı pofuduk, böyle 1-2 parmak kalınlığında, tam kıvamında oluyor.

Yerken, üzerine de yine yabanmersini şurubu/reçeli dökülüyor. Bu pazar yaptık, enfes oldu.
0
yadigar
(25.11.25)
kızım bayılıyor, dondurması, reçeli, keke pastaya filan koymayı seviyor, hatta sıcak havalarda soğuk soğuk bile yiyordun donmuş halini, bizde iyisini bulalım diye uğraşıyoruz :))
0
sweetoffice
(25.11.25)
(9)

Aşağıdaki ingilizce nasıl denir?

Kahvedesu
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
-1
Kahvedesu
(22.11.25)
You ignore me nowadays...
(Yanımda ingilizce hocası yazdı )
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
you are neglecting me nowadays. ingilizce hocasına söyleyelim, zahmet edip 2 kelime öğrensin.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@üstte birilerini düşünen ..
Sordum kendisine kendisinden oldukça emin . Sorun yok .
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
ingilizce hocasının kullandığı tense bu bağlamda kulağa garip geliyor.

Lately you have been ignoring me bence daha doğru.
ya da i feel neglected
+7
eileengray
(22.11.25)
Ignore bence. İngilizce hocana selamlarımı ilet kardeşim. Neglect hiç duymadım. Google'de translate de aynı anlamı veriyor.
-6
🌸Kahvedesu
(22.11.25)
ignore kesinlikle degil. ignore etmekte aktif bir eylemi karsiliksiz birakmak gibi bir anlam var. sen bir sey anlatiyorsun umrunda degil mesela.

ama neglect de degil. gramer acisindan dogru gozukse de neglect cok daha formal ve hatta ciddi kacan bir sey. ornegin bir ebeveynin cocuguna gereken bakimi gostermemesi neglectingtir ve bu yuzden gunluk hayatta pek kullanilmaz. (ama kullanilsa da dunyanin sonu degil)

daha dogal bir sey olarak "you've been distant lately" gibi bir sey soylenebilir biraz da yumusatarak.
+5
ghilleinthemist
(22.11.25)
ignore da olur, neglect de olur. ifadelerin tek bir dogru cevirisi yok ve bu baglamda ignore gayet de ayni anlami veriyor.
+1
antikadimag
(23.11.25)
Yani bir konuda sabit fikirliyseniz niye duyuru açıp insanlara soruyorsunuz ki? Hiç duymadığınız "neglect" tam olarak "ihmal etmek" anlamına geliyor ve gayet de kullanılıyor. Ignore ise "görmezden gelmek, yok saymak" anlamına geliyor.

Yani neglect'te bir şeyi/kişiyi çeşitli nedenlerle ihmal etmek, yapılması gereken bir şeyi muhtelif sebeplerle (ya da sebepsiz) yap(a)mamak kast edilir. Ignore ise bilinçli bir şekilde görmezden gelmedir.

Başka bir deyişle:

Annenizi iki pazar aramadınız: Neglect.
Annenizin iki aramasına dönmediniz: Ignore.

Ben olsam, böyle bir durumda "turn away" kullanırdım mesela.
+1
yadigar
(23.11.25)
soruyu görünce ben de kendim şu şekilde çevirdim. yanlış olabilir, doğru olduğunu iddia etmiyorum.
seç beğen al istediğini :)
nowadays you don't care of me.
-1
sevilen progressive türkücü
(23.11.25)
(9)

Apple macbook kullanabilir miyim?

sonhakan
20 yillik windows kullanicisi olarak macbook air duşünuyorum. Zorlanir miyim?
20 yillik windows kullanicisi olarak macbook air duşünuyorum. Zorlanir miyim?
0
sonhakan
(22.11.25)
spesifik ihtiyaclariniz yoksa zorlanmazsiniz bence. bazi seyleri (kisa yollar vs) yapmak icin basta bir iki google aramasi falan gerekebiliyor. ama sonra alisiyor insan. zor degil.
0
lemmiwinks
(22.11.25)
Saç baş yoldurduğu oluyor. Ama kullanılır yani. Sorun yok.
0
Mirket
(22.11.25)
başlangıçta zorlanırsınız ama alıştıktan sonra problem kalmıyor.
0
black holes in the sky
(22.11.25)
1-2 hafta içinde alışırsınız. Çok güzel videolar var, birkaç tanesini izleyip temel şeyleri öğrenirsiniz, gerisi zaten gelir.
0
10551037
(22.11.25)
ben aldim zorlaniyorum. cunku is bilgisayarim windows. haftada 20-30 saat is bilgisayarini kullaniyorum. sonra evde haftada 2-3 saat macbooku acinca (bazen o bile olmuyor) bu nasildi su soyle miydi falan diye karistiriyorum hep. O yuzden windowsa geri donuyorum.
0
icim urperiyor
(23.11.25)
En büyük pişmanlığım apple'a geçmek oldu. O kadar saçma bir işletim sistemi ki.
Windows herşey ile uyumlu, çok kolay kullanması. Kısayolları vs çok zor apple'da
0
plastic_angel
(23.11.25)
İş yerinde macbook kullanıp eve döndüğümde windows makineme sarılıyorum.
0
rakicandir
(23.11.25)
Bir heves aldım ama doğru dürüst hiç kullanamadım. Pişman değilim ama almasam daha iyi olurmuş kesinlikle
+1
umutt
(23.11.25)
Çevremde Windows'a alışık olup Mac'e geçenlerin yarısı ya bir yıl içinde sattı ya da işlerini yine Win yüklü makinede halledip, Macbook'u nadir kullandılar.

℅50 ihtimal yani.

(Ben ikisini de kullanmıyorum. 20 yıllık Linuxçuyum)
+1
yadigar
(23.11.25)
(6)

Yatağı yere koymak

cambalkon
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtma
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtmalı evde kalorifer açıkken soğuk çekmez diye düşünüyorum ama bahar ve yaz aylarında kalorifer kapalıyken sorun olur mu?
+3
cambalkon
(22.11.25)
Eskilerin döşekte yattığını düşünerek sorun olmayacağını tahmin ediyorum. Böcek hususu bence de birinci problem. Havasızlıktan böceklenme söz konusu olmaz ama evin gerçekten de böceksiz olması lazım. Bir de ne yaparsanız yapın, kir/toz olacak altı. O yüzden haftada/on günde bir kaldırıp altını süpürmek gerekebilir.

Öğrenciyken uzun müddet öyle kullandım yatağı. Sabahları yandan kaldırıp duvara yaslardım ben.

Ekleme: Soğuk çekmez tabii ki ama balkon kapısı varsa odada, hava akımı/cereyan olabilir yerde. O şekil üşütebilir.

Bir de, kışın kaloriferin önünde güzel oluyor.
+1
yadigar
(22.11.25)
Yerde niye böcek olsun. Yerde olup bazaya tırmanamayacak böcek çeşidi mi var.

Hiçbir şey olmaz. Rahat ol.
+1
Mirket
(22.11.25)
Kapı altlarından hava akımı olur. Hasta olursun. Gereksiz bir şey.

Isı geçişi açısından da verimsiz.
0
arbre
(22.11.25)
Yatağı battal boy bir nevresime geçirip nevresimin ağzını sıkıca dikin. Sonra yatağın altına da üzerine de bir çarşaf serin. On günde bir yatağı koyduğunuz bölgeyi silip iyicene kurutup, alttaki çarşafı değiştirin. Tertemiz, mis gibi bir olur. Gayette kullanışlı olur.
+1
anaphylacticshock
(22.11.25)
Evde, gece işemesi sorunu olan yoksa alez kullanılmamalı bence. Poşet üzerinde yatmaktan ne farkı var. Sıvı geçirmeyen şey hava mı geçirir :(
+1
Mirket
(22.11.25)
Japonların tatami zemin odaları var. Bildiğimiz hasır. Yatağın altına hasır konursa olur sanki. Yatağı her gün kaldırmak, arada güneşlendirmek şart ama.
0
gnosis
(22.11.25)
(2)

Muhasebeciler ve IK'cılar ne iş yapıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Muhasebede fatura ve irsaliye yazdırılıyor, ik'da yapılan bütün işlerse excell makrosuna yaptırılabiliyor. Bu işlerin tamamı + siparişleri takip etme, telefonlara bakma, kargolama yapma, işçi bulma ve işe giriş - çıkış yapma, dijital medya reklamcılığı, web sitesi yönetimi, yerlere paspas atma gibi
Muhasebede fatura ve irsaliye yazdırılıyor, ik'da yapılan bütün işlerse excell makrosuna yaptırılabiliyor. Bu işlerin tamamı + siparişleri takip etme, telefonlara bakma, kargolama yapma, işçi bulma ve işe giriş - çıkış yapma, dijital medya reklamcılığı, web sitesi yönetimi, yerlere paspas atma gibi hadiseler tek kişiye yaptırılabilmesi gereken şeyler değil mi? Limited şirketlerin niye birkaç tane muhasebecisi var?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kobi diyeceğimiz şirketler için bir tam zamanlı ön muhasebe elemanı yetiyor. Küçük işletmelerde iş yüküne göre bu kişiye bazı ek işler kitleyebiliyorlar. Bir de aylık düzenli para ödedikleri mali müşavirleri oluyor defterlerini takip eden. İhtiyaç durumunda da yeminli'den hizmet alıyorlar. Yani ön muhasebeye şirkette tam zamanlı birisi bakmak durumunda. Bu kişi iş yüküne göre şirketin sahibi de olabilir, ön muhasebe elemanı da. Ama smm ve ymm'ler dışarıdan hizmet veriyor müşterilerine avukatlar gibi.

Tabii büyük şirketlerde, kurumsallarda, holdinglerde iş değişiyor. İhtiyaç ve iş yüküne göre çalışan sayısı artıyor. Lşmited şirjetlerin birden fazla muhasebecisi olması diye bir genellemeden bahsedemeyiz.
+1
yadigar
(22.11.25)
küçük şirketlerin birçoğunda muhasebeci (daha doğrusu ön muhasebeci) hem fatura, ödeme gibi işlere bakar, hem personel işlerine bakar (ik gibi ama tam da değil), hem satınalma yapar yani ben çalıştığım veya görüştüğüm kobilerde birden fazla muhasebeci hiç görmedim, tam aksine muhasebecinin birden fazla fonksiyonu olduğunu gördüm hep.
+1
faberkastelli
(22.11.25)
(14)

Şu video hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmemAnkara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:https://x.com/bosunatiklama/status/1991807966920708114?s=46
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmem

Ankara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:

x.com
0
messina123
(22.11.25)
insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor (herkes bunu yapmak zorunda değil tabi)

Orada olsam vay be gençlik işte deyip gençler adına mutlu olurum
0
grimavi
(22.11.25)
Ben hayatta yapmam ama yapani da yadirgamam. Ortada garip bir durum yok.
0
bosver nicki
(22.11.25)
orada bir maymunluk varsa solda memnuniyetsiz teyze gibi olanlardır.
-3
jepa
(22.11.25)
Mutlu gibiler. Değil mi? Çok yadırgadım doğrusu. Olmamalılar.

Şaka bir yana. Çoğumuzda öyle bir gen var sanırım. Hazetmiyoruz mutlu insan görmekten.
0
Mirket
(22.11.25)
maymunluk yapmak bilinçli bir tercihtir. buradaki düşük iq'luluk. dekart bunları görseydi düşünmeden de var olunabildiğini görür, tövbe ederdi. içimizdeki robotların bu sürümünde sınırlı sayıda nöron var, özgür iradeleriyle çiftleşme dansı bile yapmaya kabil değiller. bunlar tek bir beacon'dan kontrol ediliyor, güncelleştirmelerini elektromanyetik radyasyonla alıyorlar. milletin npc diye dalga geçtiği tipler tam olarak budur. bu tiplere güya şaşıracakları bir şey yapın, size filmlerden öğrendikleri şu pozlarla karşılık verirler: img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kendi adıma, dans eden insanlardan rahatsız olmam. Mutlular işte. Bana da bir zararları yok. Mal gibi kameraya alıp sosyal medyada paylaşılmasını doğru bulmuyorum.

Ulaşım aracı içinde müzik yapılmasına karşıyım. Orada oturan insanların sizin seçtiğiniz/sevdiğiniz tarzda gürültülere maruz kalmaya hakları yok.

Sokak ve metro durağı müzisyenliğine karşı değilim. İsteyen bekler, dinler. İsteyen katılır, eşlik eder. İsteyen çeker gider. Kimseye zorla dinletmiyorlar.

Dans etmenin de rezillik veya maymunluk olduğunu düşünmüyorum. Velev ki öyle olsun, insanlar kimseyi rahatsız etmeden rezillik ve maymunluk da yapabilir. Çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek, aile ve toplum değerlerine, genel ahlaka mugayir şeyler olmamak kaydıyla tabii.

Bırakın gençler mutlu olsun.
0
yadigar
(22.11.25)
maymunluk, rezillik derken? dans ediyor ya insanlar.

ha ulaşım aracında müzik gürültü falan olmamalı bence o ayrı.
+1
robokot
(22.11.25)
sağır insanlar dans edenleri deli sanar diye enfes bir söz vardır.
+1
galahad reloaded
(22.11.25)
ben yapmam. ama farklılıklarada bu kadar kapalı değilim. ülke muhafazakar sapkın grupların elinde. onları görmektense bunları görmeyi tercih ederim.
-1
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben de zannettim ki rezillik var. Zaten ülkece mutsuzuz, keyfi yerinde gençler görelim işte ne güzel.
(Toplu taşımada müziğe maruz bırakılmayı ben de sevmiyorum, o ayrı.)
0
kobuzchu kiz
(22.11.25)
teklif kadından gelmiştir derim.
erkek kalıp da "haydi dans edelim :)" sanmıyorum desin.
-2
WithWorth
(22.11.25)
maymunluk değil tabi ki. ama bu kadar dar ve insan olan bir ortamda çok da abartılı hareketler yaparak dans edemem. ben irrite olmadım. insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor. ayrıca bazı erkekler kadınlardan daha dans etmeye yatkın olabiliyor.
-1
sevilen progressive türkücü
(22.11.25)
koca bir saçmalık.

www.youtube.com
0
gurur
(22.11.25)
İçlerinden gelmiş, dans etmişler, mutlular, hoşuma gitti, ha bu bir akıma dönüp tabelada fotoğraf çektirmek gibi sırf paylaşmış olmak için başkaları tarafından tekrarlanırsa o zaman irite olurum.
0
(23.11.25)
(6)

benzer temadaki filmleri ya da dizi önerilerinizi bekliyorum

Nerdian
the theory of everythingA Beautiful Mindenigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen. Genius (NatGeo'nun)The Queen's Gambit House of Cardsdesignated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler. özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Ön
the theory of everything
A Beautiful Mind
enigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen.

Genius (NatGeo'nun)
The Queen's Gambit
House of Cards
designated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler.

özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Önerilerinizi beklerim.
0
Nerdian
(21.11.25)
The imitation game, tam dediğiniz gibi

Şu ikisi de benzer tatdta:
Mr. Nobody
Severance
+1
substituent
(21.11.25)
Sherlock
House MD
0
rakicandir
(22.11.25)
mindhunter
tinker tailor soldier spy
oppenheimer
0
eileengray
(22.11.25)
π (1998)
0
yadigar
(22.11.25)
Sherlock +1

Tam aradiginiz seyin karsiligi degil ama The Wire’daki Lester karakteri, cok iyi dizi.
0
taurina
(22.11.25)
Children of men
0
mutekebbir
(22.11.25)
(11)

polis teşkilatı nasıl kötü şöhretinden kurtuldu?

plastic_angel
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu.
türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim gümrük, tapu, nüfusta tam olamadı (kişisel fikrim)
-12
plastic_angel
(21.11.25)
Akp ile birlikte polis devleti olduk, ülke devasa bir yandaş, polis teşkilatı da öyle, haliyle korkacak bir şey kalmadı.
+2
kizil karga
(21.11.25)
z kuşağıyım. polisin kötü şöhretli olduğu bir dönem hatırlamıyorum. bugünkü polisin kötü yanı profesyonel olmamaları.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.11.25)
bahsettiğiniz işkence, kötü muamele işleri darbe zamanları işkenceleri, hortum süleymanlar, Mehmet Ağar polisliği, Metin Göztepenin gözaltında öldürülmesi gibi simgelerle ifade edeceğimiz şeylerse
1- polis her zaman devlet aparatıydı, hala öyle ama o eski kaba dayak tırmak sökme gözaltında kaybetme kadar olan olaylar zaten genel olarak kalmadı. devletin tarzı dğeişti.
cezaevlerinde de döve döve öldürmüyorlar. ilacını vermeyip tahliye etmeyip öldürüyorlar ama elektrik vermiyorlar mesela. (her yer kamera her yer kayıt her yer kanıt çünkü, darbe gibi gezi gibi çok büyük kargaşada gümbürtüye gitmediğin sürece illa ortaya çıkar)
80de 90da ortaya çıkartılamıyordu kolay kolay
devir değişti yani.

2) bir de AB uyum sürecimiz vardı bizim eskiden, açılan fasılların en dişe gelir maddeleri arasında karakolların cezaevlerinin bu eski yapılarının temizlenmesi idi. o zamanlarda hakikaten baya uğraşıldı bu konularla.

3) 95'lerde filan PKK mücadelesi kılıfıyla çok pis şeyi polislere yaptırdılar, şimdi öyle bir PKK mevzusu yok

4) çete bağlantısı kısmında ise bence konu polisin değil çetelerin yapısının değişmiş olması.
eskiden çeteler daha siyasi idi Alaattin Çakıcı filan idi mesela. onlar devletten adam kullanma kendilerinin devletin adamı görme vs vs gibi işlere eğilimli idi. Şimdiki çeteler ise daha az devletten adam kullanıyor (sanırım). Bu polis temizlendiğinden değil, şimdiki çeteler sosyal medyadan tas kafalı tetikçiyle işini yapıyor sonra o arkadaşları gürcistana filan atıyor, polis lazım olmuyor. yoksa polis lazımsa onu da bulur -bence.

5) kuruma mahsus olmayan diğer konularda (yolsuzluk, usulsüzlük) bir farkları yoktur muhtemelen
+2
subcomponent
(21.11.25)
Bunun üç nedeni var.

Birincisi Dünya bir bütün halinde medenileşiyor. Türkiye'de bundan nasibini alıyor. Bunun herhangi bir yönetimle ya da siyasi partiyle alakası yok.
Eskiden anne babalar çocuklarını terbiye etmek için dövermiş. Bir çocuk çırak olarak ustanın yanına verilirken 'eti senin kemiği benim' denirmiş. Eskiden okullarda dayak varmış. Öğretmen dövdü diye evde söylersen bir dayak da evde yermişsin. Eskiden dayak yemeden teskere alabilen mümkün değil olmazmış falan. Yani konu sadece karakol ve polis konusu değil.

İkincisi. İnternetin icadı herkesin ayağını denk almasına sebep oldu. Şimdi herhangi bir yerde olan herhangi bir aşırılık anında sosyal medyanın konusu oluyor. Videolar internete düşüyor. Bu durum muktedirde oto kontrole sebep oldu.

Üçüncüsü. AKP iktidara ilk geldiğinde sebebine burada girmeyeyim de, Avrupa Birliği uyum yasaları konusu üzerine eğildi. Eskinin devlet otoritesi epey yumuşatıldı.
0
Mirket
(21.11.25)
90'larda peki bahsettiğin bu olaylardan nasıl haberdar oluyorduk?

Medyada, haberlerde, gazetelerde bir şekilde gazeteciler haber yapabiliyordu değil mi?

Fıkra bu kadar.

(Bu arada mirket in yazdıklarina da katiliyorum ama esas meseleyi atlamayalim)
+2
makbur
(21.11.25)
akp sayesinde kurtuldu. bugün yolsuzluk var, enflasyon kontrolden çıkmış falan diyemiyorsak nedeni biraz da polis devletinden korkmak.

türkiye bir devlet ülkesi. yol yap, körü yap; bunları yaparken de biraz çukkala ülkesi yani. polis bu açıdan bir güvence oluyor.
-2
michael harddd
(22.11.25)
polis teskilati buyuk oranda profesyonel ve guvenilir mi? mhp genel merkezinden mi yaziyorsunuz yahu boyle seyleri, akpliler bile boyle dusunmuyordur lol
+1
ghilleinthemist
(22.11.25)
Dünya bütün halinde medenileşmiyor. Bizde değişim oldu. Yaşı yeten ve dünyanı gezen herkes fark eder.

2002'deki iktidar değişikliğini müteakip ilk yıllarda Türkiye'de agresif değişiklikler oldu. Sonra genetik kodlarımız ağır bastı ve yeni statüko oluştu.
0
yadigar
(22.11.25)
90'lara gore degisen sey arabalar, baska bir numara yok.

sene olmus 2025, bizim polisler hala bos beles dolasirken cakarlarin yakilmamasi gerektigini ogrenemedi, cakari "hos gorunuyor" diye yakiyorlar. yaw sizin devriye atarken gorunmemeniz gerekmiyor mu? 2 km oteden isiklari goren zaten bir is ustundeyse birakir kacar.
0
cooperr
(22.11.25)
eskiden kamera yoktu. cezaevlerinde neden dayak yok? her yer kamera, hükümlüye vurduğun an meslekten ihraca kadar gidiyor. polis teşkilatında düzelme falan yok. mobbing ve baskıdan geçen sene intihar eden en az 10 polis var.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben hatırlıyorum. AB uyum yasalarıyla ve internetin gelip kameranın yaygınlaşmasıyla çok şey değişti. Eskiden karakol mahkeme gibiydi. Hem yargı hem ceza infaz kurumu. AB sürecinde kısa zamanda değişim oldu

O zamanlar mahkeme kararıyla ehliyetimi geri almaya emniyet müdürlüğüne gitmiştim orada oturan memur ehliyeti teslim ederken "al buna da itiraz et" diye yeni bir ceza daha yazdı. AB yasalarından önce olsa belki döverdi.

Bu arada polis, doktor, tamirci, politikacı hepsi de toplumun aynası. Kimse gökten gelmiyor toplumun içinden çıkıyor
+1
hebanon
(22.11.25)
(5)

İstanbulda oyun oynamalık kafe

chanandler bong
Merhaba. 4 kız 101 oynamak istiyoruz kdjfk ama oynayabileceğimiz düzgün kahvehane gibi olmayan bir yer var mıdır bildiğiniz? Anadolu yakasında olması tercih. Çok gebzeye doğru gitmezse güzel olur :) tşkler şimdiden
Merhaba. 4 kız 101 oynamak istiyoruz kdjfk ama oynayabileceğimiz düzgün kahvehane gibi olmayan bir yer var mıdır bildiğiniz? Anadolu yakasında olması tercih. Çok gebzeye doğru gitmezse güzel olur :) tşkler şimdiden
0
chanandler bong
(21.11.25)
Tam lokasyonunuzu bilmiyorum ama yeditepe üniversitesi karşısındaki (üst kapı) mekanlar hep böyle. Üniversite çevresi olduğu için daha çok kafe gibi ve kız kıza oynamaya da uygun.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.11.25)
Marmara'da okurken okul hayatimiz goztepe kampusun oradaki kafelerde oyun oynayarak gecti, bizim asil oynadigimiz kafenin oldugu bina kentsel donusume girmis kapanmis maalesef. Ama orada yer yoksa surada oynardik:

maps.app.goo.gl

Hala ogrenciler gidiyordur diye tahmin ediyorum.
0
bosver nicki
(21.11.25)
Böyle eşşek kadar büyüklükte kafe konseptleri oluyor. Bir kısmı oyunlu, bir kısmı oturmalı, bir kısmı ligtv, bir kısmı bahçe gibi. Düzinelerce masa. Aile ve arkadaşlarla gidilebilen. O tarz bir yer seçmeniz lazım.
Çekmeköy'de shine var mesela.
(Düzenli oynayacaksanız ucuzundan okey takımı da alınabilir)
0
yadigar
(22.11.25)
Fenerbahçe / Tesadüf Kafe diyelim. Bilen herkes kendini bildi bileli biliyor.

Acıbadem'de Bira Bahçesi diye bir yer var. Ağaçlardan biralarınızı toparken oyun oynanması da mümkün oluyormuş.
0
sportexhaust
(22.11.25)
Ben avrupa yakası zkuyu taraflarındayım diğer arkadaşlar da anadoluda ama araç var gitmek sorun olmaz diye net bi bölge yazmamıştım. Herkese teşekkür ederim
+1
🌸chanandler bong
(22.11.25)
(5)

Banka yaklaşık gelirimi nasıl hesaplıyor?

bobinhoo
Geçen kredi kartı başvurusunda bulunmuştum Akbank'a limit çıkmamıştı önce, diğer bankalardaki kart limitlerinden ötürü.1 hafta sonra mesaj geldi "Güncel verilerle 686.900 TL olan tahmini gelirinize dayanarak bilmem şu numaralı kartınızın limiti bilmem ne kadar olmuştur" diye.Banka bu geliri nasıl he
Geçen kredi kartı başvurusunda bulunmuştum Akbank'a limit çıkmamıştı önce, diğer bankalardaki kart limitlerinden ötürü.

1 hafta sonra mesaj geldi "Güncel verilerle 686.900 TL olan tahmini gelirinize dayanarak bilmem şu numaralı kartınızın limiti bilmem ne kadar olmuştur" diye.

Banka bu geliri nasıl hesaplıyor? böyle bir gelirim yok tabi ki. Neye dayanarak böyle olduğunu tahmin ediyor? Ya da sırf bana limit verebilmek için mi şişik gösteriyorlar?
0
bobinhoo
(21.11.25)
Muhtemelen ters hesap yapıyordur yani mevcut kart limitlerinizin 1/4’unu gösteriyordur.
0
orient blue
(21.11.25)
Ama ilk istediğimde limit vermedi adamlar, diğer bankalardaki limitleri düşürmeniz lazım dediler.

Ters hesap yapacaksa, direkt başta da verirdi sanki?
0
🌸bobinhoo
(21.11.25)
Bu, bu ay rastladığım bu konudaki üçüncü duyuru. Akbank ve garanti köklemiş limitleri. Millete 1 ay önce onay çıkmazken milyon milyon limit veriyorlarmış bu ay.
Edit: (git: 1615409) (git: 1615585)
+1
yadigar
(21.11.25)
işine geldiği gibi hesaplıyor.
benimkine de limiti yükseltmek için astronomik bir rakam yazmış
0
duyuruuser
(21.11.25)
deneyeyim dedim akbank 600 bin olan limitimi 1.460.000 yaptı birden.
+1
jelly bear
(21.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(16)

Durabiliyor musunuz?

sekizdokuzon
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?Teşekkürler.
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(20.11.25)
Hayır tam bir fomocuyum
0
grimavi
(20.11.25)
Duramıyorum. Aşırı bir kaygı hali yaşamıyorum. Ama hiçbir şey yapmadığım zamanlarda dahi yapmam gerekip yapmadığım şeyler zihnimi meşgul eder.
0
dediysem dedim
(20.11.25)
Evet, mükemmel bir kafa boşaltma ve dinlenme oluyor ama süre daha az.
0
kisa
(20.11.25)
Duramıyorum. Acaba yapmam gereken ama yapmadığım bir şey var mı diye de düşünüyorum.
+1
rock n roll
(20.11.25)
Hayır, belki müzik dinleyip yürürken bir tık sakinleşip uzaklaşabiliyorum ama bomboş duramam.
0
mutekebbir
(20.11.25)
evet zaten o kadar fazla yapiyorum ki bunu herhangi is yapmak cok zor geliyor
0
ala09
(20.11.25)
maalesef duramıyorum. yani kaygılanma veya endişe vs yok ama olmuş bitmiş, artık değiştiremeyeceğim şeyler hakkında hep bir düşünme, hep bir pişmanlık ve kendine sinir olma durumu yaşıyorum. hiçbir şey düşünmesem bile beş dakika, geçen hafta, geçen sene, 5 sene, 10 sene önceki utanç verici anlarım aklıma geliyor. keşke susmak istediğimizde çenemizi kapatabildiğimiz gibi düşünmek istemediğimizde de beynimize es verebilsek...
0
m e b
(20.11.25)
Duramıyorum. Hatta ağırlık çalışırken başka şeyler düşünmekten sayamıyorum diye duyurum var. Kafam hep dolu.
0
gnosis
(20.11.25)
hiçbir şey yapmadan ve hiçbir şey düşünmeden durabiliyorum.
0
koela
(20.11.25)
Yapamıyorum. Sesli kitap açıyorum
0
yadigar
(20.11.25)
hayır ne yazık ki. kafamın içi çoğunlukla saat 17:00-19:00 arası zincirlikuyu metrobüs durağı tadında
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
durabildiğim zamanlarda megabaytlarım yükseliyor, daha zeki bir adam oluyorum resmen. keşke durdurma butonum olsa.
0
loch ness
(20.11.25)
öylece duramam ama heyecanlı-hareketli bir iş yapıyorsam unutabilirim. örneğin yelken, motosiklet gibi aktiviteler.
0
orpheus
(20.11.25)
durabiliyorum. genelde bir fon muzigi caliyor kafamda ve ne dusunmek istiyorsam onu dusunuyorum.

senelerce meditasyonun da bir sey hakkinda cok derin dusunme oldugunu dusunmustum. meger benim default state'mis.
0
cilgin fantezilerin adami
(20.11.25)
Birkaç saat full odaklanarak endişelenmeden çalışabiliyorum ama hiçbir şey yapmadan imkanı yok :) Yani endişeler başka bir düşünceye ya da eyleme yönlendirilmezse bu dediğinin imkanı yok bence :)
0
truf
(20.11.25)
Çocukluğumdan beri duramıyorum ama ilacını bu sene buldum.
0
dunyao
(06.12.25)
(6)

Eski usül lezzetli tavuk döner yapan yer var mı?

yadigar
Soslu, mayonezli, patatesli dürüm şeklinde değil de, bildiğimiz sossuz, baharatı yerinde, lezzetli tavuk döner yapan yer kaldı mı? Sarımsaklı da olur. (Mümkünse başta İstanbul olmak üzere, Türkiye sınırları içi için soruyorum)
Soslu, mayonezli, patatesli dürüm şeklinde değil de, bildiğimiz sossuz, baharatı yerinde, lezzetli tavuk döner yapan yer kaldı mı? Sarımsaklı da olur. (Mümkünse başta İstanbul olmak üzere, Türkiye sınırları içi için soruyorum)
0
yadigar
(20.11.25)
Aksaray'da (il olan) Has döner
0
etna
(20.11.25)
Ankara Hosta
0
but that was just a dream
(20.11.25)
trabzon'da var 2 tane baya iyi. hayatımda yediğim en iyi tavuk döner.
ankara'da ben de arayıştayım 1-2 yer buldum deniyorum şu an.
vadi döner denerim ankarada fena değil.
istanbul'u hiç bilmiyorum.
0
jelly bear
(20.11.25)
istanbul'da iyi tavuk döner yapan bir yer yok.
0
koela
(20.11.25)
@jelly'nin yazdığı trabzon'dakiler doksanoğlu ve kuğu'ymuş. isimlerini yazmış olayım.
0
🌸yadigar
(20.11.25)
kadıköyde park büfe
0
de jure
(21.11.25)
(4)

HP Smart Tank 519 yazıcının her gün açılıp kapanması zararlı olur mu?

santimantal
Günde en az bir kez fişini çekiyorum.Yeni açılınca online olarak bilgisayara bağlanıyor.Yeni başlayınca içindeki yazıcı kafası sağa sola gidip geliyor. Bunu neden yaptığını bilmiyorum ama her gün bu hareketin olmasının bir zararı var mı?Eğer zararı varsa fişini hiç çekmem. Gece gündüz açık kalır.
Günde en az bir kez fişini çekiyorum.
Yeni açılınca online olarak bilgisayara bağlanıyor.
Yeni başlayınca içindeki yazıcı kafası sağa sola gidip geliyor. Bunu neden yaptığını bilmiyorum ama her gün bu hareketin olmasının bir zararı var mı?

Eğer zararı varsa fişini hiç çekmem. Gece gündüz açık kalır.
0
santimantal
(19.11.25)
fişini niye çekiyosun ki illa kapatcaksan açma kapama tuşunu kullan. bi şey değişmez gerçi ama
0
jelly bear
(19.11.25)
Yazıcı kafası açılışta kalibre oluyordur .
Bizim kendi kalibrasyon şeklimiz ise:
i1.wp.com
+1
diyecevaplandı
(20.11.25)
yazicinin ustune el oymasi dantel de koyuyorsan fisini cekmeye devam.
yok abi isim olmaz oyle islerle diyorsan fise dokunma, rahat birak, elle$me.
-1
cooperr
(20.11.25)
Hiçbir zararı olmaz. Yazarken sürekli o hareketi yapacak şekilde tasarlanıyor zaten. Devam edebilirsiniz.
0
yadigar
(20.11.25)
(6)

Sabiha'da el bagajinda sivi kurallari gevsetildi mi?

speedy
Y.disi ucusum vardi dun aksam. Pasaport oncesi son kez guvenlikten gecerken sirt cantamda 2 tane 500 ml'lik su varmis(Gec kaliyorum diye telastan unutmusum). Kimse bir sey demedi sagolsun. Avrupa'da 100ml sivi yasagi gevsetilecek haberleri okudugumu hatirliyorum. Bizimkiler basladi mi, yoksa sansa m
Y.disi ucusum vardi dun aksam. Pasaport oncesi son kez guvenlikten gecerken sirt cantamda 2 tane 500 ml'lik su varmis(Gec kaliyorum diye telastan unutmusum). Kimse bir sey demedi sagolsun.

Avrupa'da 100ml sivi yasagi gevsetilecek haberleri okudugumu hatirliyorum. Bizimkiler basladi mi, yoksa sansa mi gecmisim ben, ucan var mi yakin zamanda?
0
speedy
(19.11.25)
bazen geçiliyor öyle ben de geçmiştim. gevşetildiğini sanmıyorum
0
jelly bear
(19.11.25)
suyu algılayabilen xray cihazlarının kullanılmaya başlandığını okumuştum. o sebeple olabilir.
0
elorelia
(19.11.25)
Ben de iki gün önce aynen 2 adet 500 mu su ile geçtim sabiha'dan y.dışı uçuşum için. ben de şaşırdım açıkçası. Aynı şeyi düşündüm acaba kurallar mı esnedi diye.
0
wilhelmwasmuss
(19.11.25)
Başka sıvılara acımıyorlar da, pet şişede kapalı suya ses etmediklerine ben de 4 ayrı havaalanında rastladım farklı zamanlarda.
0
yadigar
(19.11.25)
Suyu geçirdiklerini deneyimledim +1
0
peki madem
(19.11.25)
bazi alanlarda su artik serbest. Italya ve Prag havaalaninda 2 litreye kadar yaniniza alabiliyorsunuz mesela.
0
65 derece
(19.11.25)
(9)

Santurlu popüler şarkı

mevsimler
2000lerde popüler olan santur başlangıçlı bir popüler şarkıyı arıyorum. Telefon melodisi falan yapan da çoktu bu şarkıyı. “dını nını nını nını nınınımNını nını nını nımm”Diye devam eden bir santur başlangıcı vardı.
2000lerde popüler olan santur başlangıçlı bir popüler şarkıyı arıyorum. Telefon melodisi falan yapan da çoktu bu şarkıyı.

“dını nını nını nını nınınım
Nını nını nını nımm”

Diye devam eden bir santur başlangıcı vardı.
0
mevsimler
(18.11.25)
vocaroo gibi bir platformda mırıldanırsanız bulmak kolaylaşır belki, bu şekilde zor biraz ^^
0
hakmut
(18.11.25)
yapay zeka Omar Faruk Tekbilek – Shashkin olabilir dedi. Eğer bu doğruysa şapka çıkarırım :D
0
koskoca kirpi
(18.11.25)
Maalesef değil. Hindistanlı bir grubun şarkısıydı sanki. Türk ya da bilindik biri değildi.
0
🌸mevsimler
(19.11.25)
Bahsettiğiniz versiyon olmamakla birlikte, melodisi şu mu?
İlk 10 saniye m.youtube.com
0
yadigar
(19.11.25)
Ya da bu:
www.youtube.com

(İçimden bir ses ikisinden biri diyor)
0
yadigar
(19.11.25)
Santur mu sitar mı ?
0
diyecevaplandı
(19.11.25)
olaylar olaylar
(19.11.25)
İçimden bir ses şu şarkıyı aradığınızı söylüyor;

www.youtube.com
0
thracia
(19.11.25)
Hiçbiri değil maalesef. Telefon melodisi olarak kullananlar çoktu bunu.
0
🌸mevsimler
(19.11.25)
(14)

Aşk acısı

mermaidd
Biz kadınlar olarak daha çok aşk acısı çektiğimizi daha doğrusu bunu daha çok yansıttığımızı düşünüyorum. Siz erkekler de yoğun şekilde aşk acısı çekiyor musunuz? Duygularınızı özellikle belli etmemeye çalışıyor musunuz ve çalışıyorsanız ne yapıyorsunuz? Ve en merak ettiğim aylarca aşk acısı çeken v
Biz kadınlar olarak daha çok aşk acısı çektiğimizi daha doğrusu bunu daha çok yansıttığımızı düşünüyorum. Siz erkekler de yoğun şekilde aşk acısı çekiyor musunuz? Duygularınızı özellikle belli etmemeye çalışıyor musunuz ve çalışıyorsanız ne yapıyorsunuz? Ve en merak ettiğim aylarca aşk acısı çeken var mı?
0
mermaidd
(17.11.25)
4-5 yıl kadar aşk acısı çektim. güzel eski bir anı olarak kaldı şimdi... aklıma gelince tebessüm ediyorum. zaman her şeyin ilacı.
0
HellKeePer
(17.11.25)
Kadınlar bu konuda daha paylaşımcı, çevrelerine arkadaşlarına anlatıp bu süreci daha sağlıklı atlatıyor

Erkeklerin böyle bir sosyal etkileşimi yok, bunu kendi içlerinde yaşayıp tek başlarına çözmeye çalışınca daha zor atlatıyorlar

Atlatamayanları da youtube daki bazı şarkıların altlarındaki yorumlarda görebilirsin :)

Son aşk acım 2 ay yemeden içmeden kesilmeli geçmişti
+3
grimavi
(17.11.25)
Her ilişkiyi aşk zannetme saçmalığına inanmıyorum.
Kadınlar ilişkiye hangi gözle bakıyor bilmiyorum ama abarttıkları kesin.
Erkekler için ilişkinin yüzde doksanı seks gibi bir şey. Erkeklerin duygusal hezeyanlarına çok inanmayın.
-8
Cezcez
(17.11.25)
Nefes alamaz hale gelmiştim. Benim kadar aşk acısı çeken kadın tanımadım. Erkek tanıdım. Erkek aşk acısı çekmiyorsa zaten aşık olmamıştır. Eğlence, partner falan aramıştır.
+1
yadigar
(17.11.25)
aşk acısı çeken hiç kadın tanımadım.

aşkla ilgili şiirlere şarkılara bi bakın zaten %80’i erkeklerdir
+3
asap raki
(17.11.25)
Bu konuyu yıllar önce bir kadın arkadaşla konuşmuştuk.

Hemcinslerinin aşk acısı çekmediklerini, çünkü yeni bir dalı tutmadan eski dalı bırakmadıklarını erkeklerin ise yapısal olarak asla bir B planına ihtiyaç duymadıklarını, dolayısıyla aşk acısının erkeklere özgü bir şey olduğunu söylemişti.

İnandırıcı gelmiştir hep bana.
+2
Mirket
(17.11.25)
@mermaid
Aşk acısı çekmedim diye mi tik yok bana:/
-1
Cezcez
(17.11.25)
@cezcez aşk acısı çekmedin diye değil elbette. Yaptığın genellemeyi hoş bulmadım.
0
🌸mermaidd
(17.11.25)
Cinsiyetle alakali oldugunu dusunmuyorum belki iliski dinamigiyle alakalidir cok verici davranmak, iliskide buyuk hedefler koymak ve ona ulasamamanin acisi, aldatilmak vs ask acisini percinleyebilir. duygu yasayabildiginiz icin sukredeceginiz yerde hayiflaniyorsunuz siz de.
0
ala09
(17.11.25)
Aldatılmanın sonucu hayal kırıklığı, kandırılmışlık ve tiksintidir. Çok verici davranıp karşılık bulamamanın sonucu yıpranma ve önemsiz/değersiz hissetmedir, ilişkideki hedeflere ulaşamamanın neticesi de mağlubiyet/yenik düşme, mutsuzluktur. Yani @ala09’un bahsettiği dinamikler insanı üzgün, mutsuz ve depresif yapabilir.

Aşk acısı ise “onsuzluk”tur. Fazlası değil. O olmayınca, yerini acı alır.
+1
yadigar
(17.11.25)
@ala09 bu bahsettiklerinden dolayı aşk acısı çekene pek rastlamadım hayatımda. Ayrıca burada konu ne şükürsüzlük ne de hayıflanmak merak ettiğim bir şeyi danışmak istedim hepsi bu.
+1
🌸mermaidd
(17.11.25)
ben kahroluyorum ya. çünkü arkadaşlıklar ve hatta esnaf ile düzenli alışveriş neticesinde oluşan tanışıklık dahil bütün insan ilişkilerinin çok değerli olduğunu düşünüyorum. hele ki romantik ilişkiler , deli gibi aşık olduğun bir insanla kurduğun bağ o kadar değerli ki. çok büyük özen gösterilmeyi hak ediyor.

ama çer çöp sebeplerle bu tesadüfi ve biricik eşleşmelerin öylece güme gittiğini, kaderlerin ayrı yollara savrulduğunu görmek beni çok ama çok üzüyor.
+1
loch ness
(17.11.25)
daha çok yansıtmak konusunda haklı olabilirsiniz ama erkeklerin aldığı darbe büyük bence çoğu zaman. bunda yine çoğunlukla kadının bitirmek istemesi, erkeğin devam etmek istemesi de olabilir. belki yanlış düşünüyorumdur ama bence çoğu kez kadınlar bitirir.

belki erkek ilk bir kaç hafta hatta bir kaç ay boyunca farketmiyor durumu.
ama mevsimler değişmeye başladığı gibi artık o kişinin hayatında olmama hali tüm ağırlığıyla çöküyor. "aylardır yok zaten, bak hayat devam ediyor. hatta her şey daha güzel artık. hem özgürsün hem de sürekli tetikte olmanı gerektiren bir durum yok. üstelik sen de ona iyi gelmiyordun belki. belki birbirinizi kötü ediyordunuz, bitmesi iyi oldu" diye düşünsen de ve bu düşüncelerin doğru olduğunu bilsen de, yine de acını hafifletmiyor.

kadınlarda durum daha farklı gibi geliyor bana.
dışarıdan bakınca çok etkilenmiş oluyorlar. kimisi yemekten kesiliyor, kimisi çok yiyor, kimi çok geziyor ya da alışveriş yapıyor. bir gün çok mutlu ertesi gün çok mutsuz. fiziksel değişiklikler yapıyor. bazen mutlu görünüyor, bazen mutsuz. ama bir kaç hafta sonra her şey yoluna giriyor.

erkek tarafı "ben şimdi ne b*k yicem, kavgalarımız manasızdı aslında, düzeltebilirdik" diye düşünürken kadın tarafı artık ona uzatılan yeni davetleri görmeye hatta yanıt vermeye başlıyor. aradan geçen aylarda artık alışkanlıklar da değişmiş, diğer kişiden pek fazla bir şey kalmamış oluyor.

"erkek kadından daha yoğun yaşar"ın sebebi belki de ilk cümlem, yazarken farkettim.
çoğunlukla ilişkiyi kadın bitirir çünkü zaten sorunlar vardır, bitirmek istemiştir, kavgalar edilmiş acılar çekilmiş kadın zaten ilişki içindeyken bir sürü dert çekmiştir. sonra ayrılık aşamasına gelinmiştir. kadın için planlı bir süreçken erkek için damdan düşer gibi olmuştur bu.
0
biseysorcaktim
(17.11.25)
@biseysorcaktim aslında haklısınız bir yerde okumuştum kadın ilişki içerisindeyken aylar evvel ayrılma kararı alır, kendi kafasında ayrılır ve o yas sürecini ilişki bitmeden yaşamaya başlarmış. Bundan dolayı ayrıldıktan sonra kadınlar ve erkekler olarak verdiğimiz tepkiler böyle gelişiyor sanırım.
0
🌸mermaidd
(17.11.25)
(14)

İstanbul'da en lezzetlisini nerede yediniz?

dilemma of subscribtionability
18 yıl sonra aynı duyurudan bir tane daha açmanın vakti geldi sanırım. (git: 6294)Kategoriler:Kebap (Adana/Urfa)Tavuk (Gerek şiş, gerek başka formda)Kanat (Yukarıdan ayrı kategori)HamburgerPideKuzu Şiş/Dana Şiş/Çöp Şiş vs.DönerKendi adıma bir iki döner tavsiyesi ile başlayayım.Döner: Dönerci Engin/Ş
18 yıl sonra aynı duyurudan bir tane daha açmanın vakti geldi sanırım. (git: 6294)

Kategoriler:
Kebap (Adana/Urfa)
Tavuk (Gerek şiş, gerek başka formda)
Kanat (Yukarıdan ayrı kategori)
Hamburger
Pide
Kuzu Şiş/Dana Şiş/Çöp Şiş vs.
Döner

Kendi adıma bir iki döner tavsiyesi ile başlayayım.
Döner: Dönerci Engin/Şişhane, Dönerci Hacı Osman/Mercan

Yazmayan bir kategori varsa, tavsiye edebilirsiniz yine de tabii ki. Mesela "Biryani: Ali Baba Büfe/Taksim" gibi...

Afiyet olsun.

Edit: Cevaplarını silme adeti olan duyuruculardan ricam, ya 3-4 gün silmeyin ya da silmeden aynı metni bana mesaj atın. Toplu halde liste oluşturacağım çünkü 4 gün sonra.
+3
dilemma of subscribtionability
(16.11.25)
zevkler ve renkler tartışılmaz diyerek yazayım kendiminkileri
döner: karadeniz döner
kabap: emin baba
0
renegade
(16.11.25)
Büryan: Kulu Büryan / Bağcılar
0
hakmut
(16.11.25)
adana kebap: sembol ocakbaşı ataşehir
hamburger: biber burger beşiktaş
döner: metet döner
0
asap raki
(17.11.25)
pide: şakir usta kasımpaşa
buryan: uğur buryan avratpazarı
kebap: baran et mangal avratpazarı
lahmacun: yeşilköy taş fırın
0
fyodor fyodorovic
(17.11.25)
en iyi challah: padoca bakery
en iyi rakı-balık: sur balık veya kıyı
en iyi sandviç: şimdilik guido’s diyeyim
en iyi ezme: bebek badem ezmesi
en iyi döner: karadeniz (beşiktaş çarşı)
en iyi vegan: bi nevi deli
en iyi smash burger: supernormal burger
en iyi bagel: türkiye’de yok
0
eileengray
(17.11.25)
adana kebap: adana il sınırı
döner: karadeniz +1
balık: kahraman, kıyı, azur, uskumru
hamburger: biber +1
ciğer: sürmeli kebap kozyatağı (daha bilindik ve havalı yerler var ama en iyisini burda yedim)
Köfte: Köfteci şükrü bostancı (piyaz ve ciğerle birlikte)
Brasserie: Neni
Streetfood: Basta
0
awlmi
(17.11.25)
Patlıcan Kebabı: Asiller Kebap/Bakırköy
0
yadigar
(17.11.25)
Pide: Haçapuri, Kadıköy Belediyesi'nin orada.
maps.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(17.11.25)
En iyi simit: Fırın Anatolia Ekşi Mayalı
En iyi ekmek: Fırın Anatolia Karakılçık Ekmeği + Nicel Bakes Cevizli Ekşi Maya
En iyi meze: Tarihi Safranbolu
En iyi kuruyemiş: Koz Kuruyemiş
0
silverleaf
(17.11.25)
en iyi döner: bayramoğlu
en iyi hamburger: nusret
büryan: siirt erçelik (özellikle bu enfesti)
0
sabenburak
(17.11.25)
favoriye atmaya calistim fakat favorilerimde cikmiyor (bug var sanirim), takip icin cevap birakiyorum
+1
mirafiori
(17.11.25)
et şiş'te açık ara yediğim en iyi yer mangal keyfi, istiklal'in arka sokağında, taksim camisi yakınlarında.
0
biseysorcaktim
(17.11.25)
Pideban Sarıyer sahil.
0
gabe h coud
(17.11.25)
kokoreç: maps.app.goo.gl
0
late viper
(17.11.25)
(14)

Pazar akşamı için film tavsiyesi

Moonpie
İyi pazarlar. Bu akşam için tatlı, bulut gibi hafif ve mod yükselten bir film önerirseniz ne güzel olur. Şimdiden teşekkürler :))
İyi pazarlar. Bu akşam için tatlı, bulut gibi hafif ve mod yükselten bir film önerirseniz ne güzel olur. Şimdiden teşekkürler :))
-1
Moonpie
(16.11.25)
ben dün ilk defa when harry met sally's izledim iyiydi, eğlendirdi, güldürdü.
julie and julia tam tarif ettiğiniz tipten bir film bence.
the intern
0
black holes in the sky
(16.11.25)
little miss sunshine
0
kassiopeia
(16.11.25)
Captain fantastic. (süperkahraman filmi değil bu arada)
www.imdb.com
Mod yükseltme derecesi hayata bakış açısına bağlı olarak değişir, benim için feel good movie'dir.
0
Bruce
(16.11.25)
@black önerdiğiniz filmleri çok severek izlemiştim, teşekkürler :)
-2
🌸Moonpie
(16.11.25)
İzlemediysen kesinlikle
(bkz: 3 idiots)
0
etna
(16.11.25)
Geleceğe Dönüş (1985)

Parliament pazar gecesi sineması...

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(16.11.25)
Big fish var tim burton'un
0
yadigar
(16.11.25)
Bütün öneriler için çok teşekkür ederim. Fantastik filmleri çok severim ama şu anda daha çok "he's just not that into you" tadında daha boş ama akan bir şeyler olsa süper olur :)
-2
🌸Moonpie
(16.11.25)
Karigurashi no Arietti (www.imdb.com

Örneği sonra gördüm :) İzlemişsindir gerçi muhtemelen ama Holiday (www.imdb.com belki?

GFY.
0
truf
(16.11.25)
a time to kill.
0
mikahakkinen
(16.11.25)
when harry met sally (edit:önerilmiş)

annie hall.
0
biravekahve
(16.11.25)
EDEN
0
HellKeePer
(16.11.25)
im juli.
+1
gurur
(16.11.25)
sorunuza tam cevap değil ama şöyle bir kanal keşfettim
www.youtube.com

christmas filmlerini severim, kafa boşaltmak için uygun oluyor, burada da bu tarz filmler var, belki ilginizi çeker
0
exlibris
(16.11.25)
(16)

Makinede çamaşır kurutma olayını sevmedim. Siz?

santimantal
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.Arçelik'ten bir model aldım.Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan ken
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.
Arçelik'ten bir model aldım.
Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.
Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan kendini iyi hisseder.
Fakat ben makinede kuruyan çamaşırları katlarken bile rahatsız oldum. Sanki hiç yıkanmamış gibi atletler, nevresimler, kotlar.
Bıraktım kurutmayı.
Evin içinde tele asıyorum, kışın bile bir günde kuruyor, mis gibi katlayıp kaldırıyorum, giyerken de yenilenmiş gibi.

Bu arada, eskiyen ama hâlen ömrü olan tüm giysilerimin belli yerleri yıprandı ve yırtıldı. Kıyafetlerin ömrünü de kısaltıyor.

Sizde durum nedir? Seviyor musunuz? Sizin kıyafetleriniz de mıncıklanmış gibi oluyor mu?
0
santimantal
(16.11.25)
Kumaş ömrü açısından zararlı olması bir yana, bana da gereksiz geliyor. Çamaşır kurutacak fiziksel yerin olmamasını da çok anlamıyorum mesela, 3 m2 yer olmaması için japonya misali küplerde yaşamak lazım.

Evcil hayvan tüyü konusundaki başarısını deneyimlemedim, belki ondan muzdarip olsam anlamlı gelebilirdi.
0
Bruce
(16.11.25)
Çok özür dileyerek kaynak yapmak istiyorum. Ben hala çamaşır makinesi alamadım. Kurutmasız ve otomatik deterjan ayarsız çamaşır makinesi arayışım sürmektedir. Üzerime marka ve model atın, lütfen.
0
gnosis
(16.11.25)
Kışın evde kurutunca koku oluyor bazı çamaşırlarda. İkinci olarak, havlular sertleşiyor. Sadece bu ikisi için bile kullanışlı bir alet.
Benimki kurutmalı çamaşır makinesi. Tüy konusunda pek yardımcı olmuyor, lastikte kalıyor tüyler. Birkaç kıyafetim de çekti. Bir daha atmadım kurutucuya.
Arçelik tabii ki. Tövbeliyim, bir daha almam; ki evdeki tüm beyaz eşyalar Arçelik.
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Valla ben severek kullanıyorum. Kurutma benim için her zaman bir çileydi. Kurutma makinasıyla yurtta kalırken üniversitede tanıştım. Sabah bakıyorum kıyafetler kirli, öğleden sonra arkadaşlarla buluşacağız. Şak yıkama, şak kurutma, sonra giy çık. Rüya gibi gelmişti. Sonra kendi evime de aldım gerçi ev tipi makinalar daha uzun sürede kurutuyor ama yine de güzel. Özellikle şu kış aylarında nevresimler için çok iyi.

Çamaşırların daha hızlı eskiyor olması doğrudur, bir şey diyemiyorum ancak yıllar boyunca zaten hep kurutmaya uygun kıyafetler aldım. Artık çok da öyle gibi gelmiyor. Bir de ben aksine daha temiz hissediyorum kurutmada kuruyan çamaşırı ama konunun bu yönü tamamen kişisel zevk heralde. İki türlü de dramatik bir fark olmasa gerek.

İhtiyaç hissetmiyorsanız kullanmayın bence.
+2
akhenaten
(16.11.25)
ben çok memnunum. giysilerimin ömrünün de azaldığını düşünmüyorum. lg kullanıyrum ve kırış kırış değil, neredeyse yarı ütülü gibi geliyor tüm giysilerim. o yüzden baya memnunum bi sorunum yok.
0
tchuck
(16.11.25)
kışın nevresim ve çarşaf kurutmak çile. ayrıca evin içinde kurutunca rutubet yapıyor ev kokuyor. bir de neredeyse her gün kıyafet yıkanıyor, sürekli evin ortasında tel mi dursun? (kendi evim stüdyo olduğu için maalesef evin ortası oluyor)

yazın balkona asıyorum. kışın kurutma makinesi kullanıyorum.
0
nolmus yani
(16.11.25)
sana katılıyorum. çarşaf ve havlu dışındaki her şeyi tele asıyoruz. tişörtleri yaydırıyor, bunu fark edince artık iyi kıyafetleri atmıyoruz. bizde de arçelik var.
+1
mikahakkinen
(16.11.25)
Amerikadayken kullanmıştım kaldığım apartmanda vardı. En düşük ısıda tutunca kurutmuyordu doğru düzgün, ısıyı arrıtınca kıyafetlerim çekiyordu ve evet kesinlikle çok yıpratıyor. Yeni modeller nasıl bilemiyorum ama koku için tazelik veren mendiller var, onlar ekstra bi tazelik veriyordu.

Şu an 1+1 de kalıyorum ve balkonum yok. Şu an olsa acayip işime yarardı çünkü etrafta serili çamaşır görmek çok sinirimi bozuyor :D
0
truf
(16.11.25)
kurutma makinesi en sevdiğim ev aletleri listesinde 4. sırada
0
( . )( . )
(16.11.25)
15 yılı aşkındır kullanıyoruz hunharca. Bence direkt yaşam kalitesi arttıran bir cihaz.

Çırpma, serme, bekleme, toplama derdi yok. Çamaşır makinesinin önüne bir sepet koyuyoruz. Makineden çıkardığımızı direkt üstteki kurutmaya koyuyoruz, bitti. Dolaba kaldırmaya hazır.

Bir kıyafete acil ihtiyacımız olunca hemen yıkayıp kurutabilmek çok iyi. İstanbul'un havasında bazen üç günde kurumayıp kokmaya başladığı oluyordu çamaşırların. Büyğk rahatlık bence. Kedileri olan bir eviz. O açıdan da çok faydası oluyor.

Yıpratıyor evet. Ömrünü kısaltıyor çamaşırların. Bazen küçültüyor. Kıyafet ve beden seçimlerimizi ona göre yapıyoruz. Kurutmaya uygun olmayan hassas kıyafetleri atmıyoruz kurutmaya.

Bahsettiğiniz hissin tam tersi, bence yumuşacık ve kırışıklıkları açılmış olarak çıkıyor kıyafetler. Yün toplar ve kurutma mendili kullanmanızı tavsiye ederim.
+1
yadigar
(16.11.25)
Ben çok sevdim, toz ya da kumaş kalıntısı her neyse onları toz haznesinden almak çok tatmin ediyor beni, giysiler ekstra temizlenmiş gibi hissediyorum. Bozulan giysim olmadı hiç. Bebeğimin kıyafetlerini ütülemediğim için kendimi kötü hissetmedim bi de, zaten yüksek sıcaklığa maruz kaldılar diye. Pratiklik için de güzel tabi ama ben çamaşır sermeyi toplamayı da seven biriyim o yüzden son sırada
+1
mezzosprite
(16.11.25)
oo robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalına laf söylemişsin. eleştirilere hazırlan:)
0
nothing in my way
(16.11.25)
Spor kıyafetleri, spor ayakkabıları, iç çamaşırları, çarşaflar ve havlular için çok yerinde bir alet.

Gömlek ve tişört atmıyorum.
0
gabe h coud
(16.11.25)
benim nevresimlerim filan çoğunlukla o eski %100 pamuklardan
şimdiki ranforce'lerden değil
tişörtlerim filan da öyle
kurutmada muhtemelen az da olsa yıpranır kırışır ve çekerler. bir de benim çok kıyafetim ve çok ev tekstilim var. yazık olur bu kadar eşyaya.

ben tekim, evlerin küçük olduğu bir yerdeyim çok yerim de yok ama 2 balkon var
çamaşır meselesi sabit olarak hep balkonun birinde benim, 1 günde kurumazsa 2 günde de kuruyabilir. bu kadar acele gerekecek bir çamaşırım yok. ne biliyim scrubs filan giymiyorum.
her çamaşırı da iyice çırpıp asarım, balkonda toplarken de çırparak alıp katlarım (ütü yapmıyorum), o yüzden bu toz kıl tüy meselesiyle bir sorunum yok, alerjik bir durumum da yok .evde pet yok. dahası evde erkek yok zaten ki öyle aman aman bi kıl tüy sorunu olsun. çamaşırın havını da makine almasın zaten, alırsa yıpratıyor.

bana da kurutmadan çıkan çamaşır bir tür "göpsümüş" (bizde öyle denir) gibi geliyor, o dediğiniz sanki fresh değil gibi, evet. güneş alan bir ülkeyiz, ben yazın öğlen güneşine bile çamaşır sermiyorum ki daha önemlisi kurutma bence gereksiz bir enerji kullanıyor. (bu konularda hassasım)
balkonda 1 fincan kahve içerken çamaşırı da hallediyorum. bu kadar vaktim var yani, bence sorun yok. çok kuzeye gitmedikçe alma herhalde.
0
subcomponent
(16.11.25)
eski konserlerliler ile ısı pompalılarda sıcaklık farkı var. yeni nesil ısı pompalılar daha düşük sıcaklıkta çalıştığı için kurutma süresi uzun (3-4 saat) ama çamaşır çekmiyor. ısı pompalı tavsiye ederim
0
sttc
(16.11.25)
bazen çok işe yarıyor gibi geliyor ama yine de çok bayılmıyorum ya. birçok parçayı atmıyorum kurutmaya, çekiyor ya da çeker diye korkuyorum. onu atma bunu atma derken her seferinde 5-6 parça kıyafeti askıya asıyorum zaten. ne anladım o zaman diyorum
0
dfn4
(17.11.25)
(2)

Çarpıntı

muhayyer divan
MerhabaMasada öne eğilerek oturduğumda çarpıntı tutuyor. Doğrulunca bir süre sonra geçiyor. Elimde telefon iki kolumu masaya koyup biraz kamburlaşınca yine başlıyor. Çarpıntı böyle bir şey değildi sanki ya, ne oluyor??
Merhaba

Masada öne eğilerek oturduğumda çarpıntı tutuyor. Doğrulunca bir süre sonra geçiyor. Elimde telefon iki kolumu masaya koyup biraz kamburlaşınca yine başlıyor. Çarpıntı böyle bir şey değildi sanki ya, ne oluyor??
-1
muhayyer divan
(16.11.25)
Kendini dinlersen yatarken de olur. Kardiyoloji kontrolü gerekiyor rahatsız ediyorsa.
-1
arbre
(16.11.25)
Bahsettiğiniz pozisyonlardayken tansiyon ölçünce normalden yüksek çıkıyor. O mantıktan yola çıkarak, belirli bir seviyeye kadar doğal olduğunu düşünüyorum. Ama fark ettirecek kadar belirginse, kilo da eşlik edince, bir kardiyolojiye görünmek gerekebilir.

Evde iyi bir tansiyon aleti varsa, saat başı tansiyon ve nabzınızı ölçün birkaç gün. Kaliteli bir aletse ritim bozukluğu/çarpıntı gibi durumları da gösterir. Sıkıntı, sorun çıkarsa hekime gitmeli.
+1
yadigar
(16.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(15)

Duyurudan ya da sözlükten kaç kişiyle görüştünüz?

Dağcı
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.

Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.

Sizde durumlar ne?
0
Dağcı
(14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.

Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.

Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)

2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)

Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.

Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.

Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :)
avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi.
bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim.
evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım.
Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce.
Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım.
Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)

Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.

sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.

Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.

Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
(13)

En iyi internet servis sağlayıcı hangisi?

sweet child o mine
Şu anda Turksat Kablonet müşterisiyim. Sağladıkları hizmetten mi yoksa verdikleri Netmaster modem yüzünden mi bilmiyorum ama sürekli kopmalar yaşıyorum. Sizin kullanıp da en çok memnun kaldığınız ya da asla kullanma dediğiniz internet servis sağlayıcıları hangileri paylaşırsanız çok sevinirim
Şu anda Turksat Kablonet müşterisiyim. Sağladıkları hizmetten mi yoksa verdikleri Netmaster modem yüzünden mi bilmiyorum ama sürekli kopmalar yaşıyorum. Sizin kullanıp da en çok memnun kaldığınız ya da asla kullanma dediğiniz internet servis sağlayıcıları hangileri paylaşırsanız çok sevinirim
0
sweet child o mine
(13.11.25)
Büyük firmaların müşterileri de çok sayıda olduğundan, sorunlu vakası olmayan firmadan bahsetmek zor.

Kilit nokta, bulunduğunuz yerde hangi iss'nin altyapısının iyi olduğu.
0
yadigar
(13.11.25)
en iyi turknet bence en kotusu de türk telekom
0
koela
(13.11.25)
En iyiden kastın, müşteri hizmetlerine erişim, ilgi, alaka, arıza durumunda kısa sürede geri dönüş falan diyorsan, en iyiyi bu şekilde sorabilirsin.

Ama onun dışında sizin mahallenin iyisi öbür mahallenin kötüsü olabilir. Her yerde altyapı aynı değil ki. Mahalle belirterek soman lazım. Hatta apartman.
+1
Mirket
(13.11.25)
En iyiden kastım müşteri hizmetleri değil de, daha çok kopma yaşatmaması. Bölgeden bölgeye değişiyor anladığım kadarıyla. Benim apartmanda en iyisi hangisi onu nasıl anlayabiliriz acaba? Komşulara falan mı sormak lazım?
0
🌸sweet child o mine
(13.11.25)
Fiber ise sorun yaşanacak durumlar %90 azalıyor o yüzden fiyata bakmak yeterli.
Fakat VDSL ise komşuya sormak bile fayda etmeyebilir. Çünkü size ayrılan portun durumuna, eve gelen kabloya, binadan size ulaşan kabloya göre her şey değişir. Maalesef.

VDSL için ben Türk Telekom öneriyorum. Çünkü müşteri hizmetleri var, son bir senede ciddi bir saha ekibi yayginlasmasi mevcut ve önceliği her zaman kendilerine veriyorlar. Diğer sağlayıcılar içinde eğer VDSL kullaniyorsaniz Türk Telekom geliyor ve canları ne zaman isterse o zaman geliyorlar.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
Kablonet in interneti gayet stabildir ama verdikleri modemler berbattır. Güzel bir router alarak çözebilirsiniz (10 yıldır bu şekilde kullanıyorum.

Yazlikta malesef Türk telekom tekel. Vdsl 70 Mbit ama aksamlari/geceleri bazen 3-4 Mbit e düşüyor hız. Modemi resetleyip yeni ip alınca düzeliyor.

Düşmanımın başına vermesin öyle bir şey türk telekom.
0
makbur
(13.11.25)
Türk telekom'da şöyle bir şey var mesela:
Mobil uygulamaya giriyorsun, hattımı kontrol et diyorsun, bir mesaj geliyor. Hattınızı kontrol ettik, kopmalar tespit ettik, ekibimizi yönlendireceğiz, iki gün içinde kontrolü sağlayıp sizinle iletişime geçecekler, sonra biz arayacağız, tamam derseniz arıza dosyasını kapatacağız. O arada mağdur olmamanız için mobil telefonunuza bir hafta geçerli 2 GB internet hakkı tanımladık. diyor.
Diğer İSS ler de böyle midir bilmiyorum.
0
Mirket
(13.11.25)
turknet, turk telekom ve superonline hepsini kullandım.

ortalama hizmet konusunda superonline iyi. müşteri hizmetleri ve kampanyaları iyi.

turknet fiyat anlamında en iyisi. müşteri hizmetleri çok iyi değil ama tecrübeli son kullanıcıysanız çok ihtiyaç duyulmuyor.

turk telekom alt yapı anlamında iyi. 1000 mbit kullanabiliyorum sayelerinde. fiyatlar orta. müşteri hizmetleri iyi değil. verdikleri modem de kötü.
0
false pretension
(13.11.25)
turknet
0
black holes in the sky
(13.11.25)
Ben türk.net kullandım yazları tatilde işimize yarar diye . Bedava verseler abone olmam o derece. Bağlantı hızı söz verdikleri hiçbir hızı göremedik( 50 mb yerine 7-8 mb) sürekli kopmalar.

Türksat modemleri yeniliyor müşteri hizmetleri arayın yeni tip modem versinler.
0
tolgan
(13.11.25)
Komşulara sormak doğru yaklaşım. Bir de fiber kablo dairenin içine kadar geliyorsa yani opt cihazı evin içindeyse ve buradan router'a (~modeme yani) bağlanıyorsa daha az sıkıntı yaşarsınız.

Bir de @Mirket'in bahsettiği kontrol ve arıza anında cep hattınıza ücretsiz ek paket hizmeti turkcell superonline'da da var. Muhtemelen vodafone'da da vardır.
0
yadigar
(13.11.25)
Komşu +1
Altyapı kaynaklı sıkıntılar genelde kronik oluyor, bunu da en iyi yaşayanlardan öğrenirsin.
0
Bruce
(13.11.25)
Makbur +1

Kablonetten iyisi yok, ama o netmaster modem rezil.

En önerilen şey, tv alıcısı (receiver) ile modemin güç adaptörlerini değiştirmek. Saçma geliyor ama işe yarıyor.

Teknik bilginiz varsa benim yaptığım en temizi, ikinci bir router aldım netmaster'ı bridge mode'a alıp kabloyla yeni routera bağladım. Her şey yeninin üstünden dönüyor.
+1
aguen
(14.11.25)
(13)

Tefecilik neden kötü?

michael_knight
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok. Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok.
Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?

Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu alan kişi bunu bilerek alıyor zaten.
Zor durumda, çaresiz kalmış ama geri ödeyebileceğine inanan bir insana böyle bir fırsat sağlayan tefecilere daha iyi gözle bakmak gerekmez miydi?
-3
michael_knight
(12.11.25)
www.youtube.com
Edit: Cevabım beğenilmemiş yahut anlaşılmamış. Linkini verdiğim şiir hakkında:
aya.org.tr
0
yadigar
(12.11.25)
bankalar da dediğin gibi yasal tefeci. biraz geçmişten kalan bir alışkanlık galiba, tefeci ile münasebetin sonu tebligatla değil de morgla bitebildiği için. günümüzde geçmişe oranla bir iyileşme vardır herhalde bir nebze de olsa. gerçi banka borcundan kendisini asanlar da çok. distopyanın dibine dibine vuruyoruz.
+1
lüzumsuz adam
(12.11.25)
Tefecilik dediğimiz şey geri ödememe riski çok yüksek olan bireylere çok çok yüksek faizle borç vermek. Geri ödememe riskinin çok yüksek olması demek kişinin düzenli bir geliri yok, mevcut borç stoğu çok yüksek ve toplam mal varlığı borcunu ödeyebilecek kapasitede değil demek. Eğer tefeci bu riski sadece yüksek faiz karşılığında alsaydı bu yasal olabilirdi, zaten bunun yasal örnekleri belli ölçülerde çeşitli ülkelerde "Pay day loan" vb. isimler altında var, buna "Predatory Lending" deniyor. Bunlarda genelde tutar görece çok düşük ve faiz çok yüksek.

Ancak tefecinin çok yüksek riskle birine para vermesinin arkasında kaba kuvvetle alacağını tahsil edeceği varsayımı var. Eh faiz oranlarından ve riskten bağımsız bu tabi ki yasal değil. Yani siz mal sattığınız ama sonrasında senedinin vadesi geldiğinde ödemesini yapmayan esnafa çek senet mafyasını tahsilat için yollarsanız bu da yasal değil. Banka da alacağına istinaden aynısını yapsa illegal olurdu.

Diğer yandan sosyal devletin vatandaşlarını bu tür durumlara karşı ticaret serbestisini de zedelemeden koruma görevi var. O yüzden bazı ülkelerde yukarda örneğini verdiğim "Pay day loan" servisleri ya yasak ya da maksimum bir faiz oranıyla regüle ediliyor. Zira 500 lira parayı %250 faizle alacak adamın daha derin finansal sorunları vardır, o finansal sorunlar da 500 lirayla çözülmez, olsa olsa o 500 liralık borç ve üstündeki faiz adamın üzerine bir kürek daha toprak atar.
+5
salihdt
(12.11.25)
nasıl yasal değil? bankalar, leasing adındaki firmalar, yatırım ayağı altında bu işleri yapan herkes tefeci. buna türk tarihindeki geçmişine bakara karar vermek lazım. Anadolu'da toprak ağaları zorda kalanlara borç verip karşılığında adamın karısına kızına el koymuş. Daha sonra bu işler ccumhuriyet döneminde banker, mafya vb. zenginlere kalmış. Mesela anadoluda çoğu kuyumcu bu tarz tefeciliği halen yapar. parayı sana verip 2 katını almaya zorlayan bir tefeci ve sistemi neden sevilsin. bu işler hep yasal yapılmamış ki.
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Kanka insanları istismar eden her kurum kuruluş kötüdür ve sevilmez ama mesela banka da seni istismar ediyor ama bankanın sana yapacakları belirli yasal sınırlar içinde kalıyor ama tefeci dediğin adam sen borcunu ödemeyince mesela senin karını kızını evden aldırıp tecavüz etmekle tehdit ediyor, yani cezai müeyyidesinin sınırı yok, bu da hem yasal hem de insani olarak etik değil, bunları bilerek borç almak da bunları meşrulaştırıp sevilmesine bir neden olmuyor.
+4
kizil karga
(12.11.25)
Mesele 3 alıp 5 vermek değil, paran yokken sana, ailene zarar vermekle tehdit eden paran varken neden yapmasın? Borcunu tamamen ödediğinde, hayır daha bitmedi derse kime gideceksin?
+1
duyuruuser
(12.11.25)
şöyle tahmin ediyorum, bankadan kredi çektin ödemedin ne yapar? icra uygular, evine hacze gelir ama icra iflas kanununn öngördüğü sınırlar içinde hareket eder, örneğin lüzumlu eşya dediğimiz ev eşyalarını haczedemez. senin mülkiyetindeki evini satışa çıkarsa bile yine bunu senin yasal hakların kapsamında yapar, örneğin evin değeri bağımsız bilirkişiler tarafından belirlenir, senin mahkemede itiraz hakkın bulunur vs.

ama mahallenin tefecisi senin zor durumundan faydalanarak sana çok yüksek faizle para verir ve geri alırken yasa masa yoktur. direkt canınla ailenle tehdit ederek geri alır. burada sen evet kendin baştan kabul ederek alıyor olabilirsin ama normal bir ruh halinde değilsin o anda. acil paraya ihtiyacın var çocuğun ameliyat olacak mesela. bu ruh haliyle hareket eden biri tefeciden borç aldığında "e baştan kabul ettin kardeşim" demek o kişi için haksızlık.

kanunlar yapılırken de güçlü ve güçsüz konumda olan tarafların eşitliği gözetilerek yapılır. örneğin tüketicinin korunmasına dair kanun çıkarılırken tüketicinin satıcıya göre daha güçsüz konumda olduğu bilindiği için ona bazı avantajlar sağlanır, mesela kanunda der ki tüketici hakem heyetine başvururken tüketici ücret ödemez veya dava açtığında kaybetse bile harçlardan sorumlu olmaz. ama satıcının açtığı davalarda öyle değil satıcı tüm harçlardan sorumlu olur. çünkü devlet güçsüz konumda olanın haklarını gözetmek eşitliği sağlamakla yükümlüdür.

kira işlerinde de şu örneği verebilirim, tahliye taahhütnamesi diye bi şey var mesela. kanun diyor ki kiralayan adam zaten sıkıntılı bi durumda, zar zor bütçesine uygun bir ev bulmuş, sen o anda adama ne imzalatırsan imzalat o kabul edecek çünkü en temel ihtiyacımız olan barınma ihtiyacını karşılamak için uğraşıyor. sen bu adama kira sözleşmesiyle aynı tarihte tahliye taahhütnamesi düzenleyip imzalatamazsın.

tefeciden para alan adam da o an kimbilir hangi ihtiyacını karşılamak için para arıyor, sen bu adamın zor durumundan faydalanıyorsun, adam 1000 tl alsa gelecek ay 5000 geri vereceksin diyorsun, adam belki çocuğuna ilaç alacak seninle pazarlık yapma şansı yok ki ne desen tamam diyor. bu nedenle bence iyi gözle bakılmıyor.
+5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Besim Tibuk'un da böyle bir açıklaması vardı. Tefeciler sayesinde ticaret dönüyor diye.

Bizim insanımızda, yaptığının sonuçlarına katlanma gibi bir durum olmadığı için tefeciler kötü olmuş.

Şimdi şöyle bir yöntemi var. 1000 tl istiyorsun diyor ki bunun aylık faizi 100 tl. Sen bu adama ay ay 100 veriyorsun. Tüm parayı verene kadar aylık 100'ü ödemek zorundasın. Anlaşma böyle. 10 ay geçiyor, sen 1000 tl ödemiş oluyorsun. Diyorsun ki borcum bitti. İnsafsız adam 1000 verdik daha benden 1000 daha mı istiyorsun diyorsun. Ama 10.ayda borcunu kapatmaya söz verdiysen 10.ayda ödeyeceğin para 2000 tl. Öyle anlaşmıştınız. 1000'i ödeyince borcum bitti sanıyorsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.11.25)
tefeciler iyidir hocam cek %200 faizli bir kredi.
0
koela
(12.11.25)
çok ilginç bir yaklaşm valla. tefecilere imkan sunduğu için iyi gözle bakmak ha?

tefeci başkasının çaresizliğinden yararlanarak 1-2 birim kazanabileceği bir işten 5-6 birim kazanmaya çalışan birisi. sana tam olarak nerede özverili davranıyormuş gibi geldi?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
@kiyiya vuran,
Ailesinden, arkadaşlarından, iş yaptıklarından, bankacılık sisteminden hiçbir yerden borç para bulamayan insana borç para bulma imkanı sağlıyor.

Ama ekmek almak için gibi düşünme bu parayı.
Çok uyduruk bir örnek veriyorum ama diyelim ki börekçi dükkanın var ve iflas etmek üzeresin ama diyorsun ki dükkana bir kahve makinesi alsam gidişatı değiştirebilirim fakat yüz bin liralık kahve makinesini almak için para lazım ve işler kötü gittiği için hiçbir yerden bulamıyorsun.

Tefeci seçeneği olmasa iflas edeceğin kesin ama belki de kahve makinesini bu sayede alıp dükkanı kâra geçirebiliyorsun.

Tüm çözümleri tüketen kişiye bir çözüm daha yaratıyor tefeci.
-1
🌸michael_knight
(12.11.25)
olm yaratıyo da kara kaşının, kara gözünün hayrına mı yaratıyor sanki?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
Hocam, o mantıkla haksızlık ettiğimiz meslekler:
Eskortluk: Aslında cinsel ihtiyaçları olanlara imkan sağlıyor.
Sahte içki satıcıları: Vergilerden beli kırılan içicilere ycuz alternatif sunuyor.
Torbacılık: Madde kullanan insanların işini görüyor.
Çek Senet Mafyası: Alacağını tahsil edemeyen mağdurlara yardımcı oluyor, sevap işliyorlar.
Konsomatrislik: Eşlerinden şefkat göremeyen mutsuz erkeklere bir kucak, adeta bir psikolog oluyorlar.
Dolandırıcılık: Doğal seçilime katkıda bulunuyor, uzun vadede insanların ders alıp gözünün açılmasına yardım ediyorlar.
Kiralık katillik: Kişinin kendisinin gücünün, cesaretinin veya uzmanlığının yetmemesi durumunda elini kana bulamadan düşmanını yok etmesine yardımcı oluyorlar.

Şimdi şu bir gerçek: Yukarıda saydığım meslekler gerçekten de var. Ve talep olmasa olmazlar. Yani iş görüyorlar ki, halen mevcutlar.

Ama iş görmesi bir meslek grubunu namuslu yapmaz, temize çıkarmaz.

Tefecilik de gözümde en aşağılık meslek gruplarından biridir. Çünkü insanın en çaresiz ve zor durumundan istifade ederler. Paralarını bu şekil kazanırlar.

Hayatımdan gereksiz bir ayrıntı ekleyeyim:

Fi tarihinde işten yeni ayrılmışım. Bir arkadaşım vesilesiyle bana yeni kurulacak ortadoğu sermayeli bir ödeme/cüzdan uygulamasının tüm teknik altyapısını kurup yönetmem teklif edildi. Ekipman, yazılımcılar, kullanılacak teknolojiler vs. hepsini ben seçip belirleyeceğim. Sınırsız yetki, kaynak ve çok sağlam bir maaş ile. Benim için adeta rüya gibi bir teklifti. Balıklama atladım. Adamlarla görüşmeden önce hali hazırda "varlık yönetimi şirketleri" olduğunu öğrendim. Bu tür şirketler, banka, telekom gibi firmalardan alacaklarını satın alıp, borçluların üstüne kabus gibi çöküp, bundan para kazanan firmalar. Sadece ama sadece o sebeple teklifi tereddütsüz reddettim. Boğazımdan geçecek bir lokmanın başka insanların âhı olacak olması gerçeğini midem kaldırmadı.

Tefecilik dünyanın en aşağılık mesleklerinden.

Ekleme:
Bir de "tüm çözümleri tüketen kişi" zaten çaresizlikten illegal ve kötü çözümlere teveccüh eder genelde. Zaten bundan da bir sonraki "çözüm" genelde intihar oluyor. Zaten makbul şeyler "son çare" olarak denenmez.
+2
yadigar
(13.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.