Giriş
(6)

Gilaburu suyu

narod
Bunu icen, deneyimleyen var mi? Annem duymus komsudan, tansiyona iyi geliyor falan diye. Tecrube edeniniz var mi?
Bunu icen, deneyimleyen var mi? Annem duymus komsudan, tansiyona iyi geliyor falan diye. Tecrube edeniniz var mi?
0
narod
(08.09.26)
Herhangi bir bitkide herhangi bir hastalığa iyi gelme durumu varsa, bilim bunu inceleyip bu bitkideki hangi madde bu işi yapıyor ve hangi miktarda ne kadar etki yapıyor konusunu araştırıyor. Bu etkinin yanında yan etkiler neler araştırılıyor, yüzlerce hayvanda ve sonrasında insanda denenip öyle piyasaya sürülüyor.
Bu meyve suyu tansiyona iyi geliyorsa hangi miktarda alınırsa kaçtan kaça düşürüyor. Bunu araştırma olanağınız var mı?

Ayrıca bu meyve suyu damarlarda genişlemeye sebep olduğu için tansiyon düşüyor. Teyzemin bir beyin damarında balonlaşma var ise, o damarı genişletmek o damarın yırtılma riskini ortaya çıkarmaz mı?

Allah korusun da yırtılırsa adına beyin kanaması deniyor.

Kısa cevap: Doktorunuzun dediğinden şaşmayın.
+1
Mirket
(08.09.26)
Böbrek taşı için kullanılıyor. Kalsiyum bazlı taşlarda işe yarıyor diyorlar. İlk elden 3 kişinin fayda gördüğünü gördüm
+4
kisa
(08.09.26)
Gilabulu asıl adı bu su her yönden şifadır kayseri yöresinde herkese doktorlar dahil tavsiye edilir fkt şöyle bişey buna şeker katmadan acı şekilde brz su katarak içmenizi tavsiye ederim
0
smokee
(09.09.26)
İdrar sökücü mucize değil.
0
ser-ra
(09.09.26)
Böbrek için içtim bir müddet. Belirgin bir zararını görmediğim gibi mucizevi bir fayda da sağlamadı.

Tadı güzel. Özellikle de yazın soğuk soğuk içilirse. Kokusu korkunç. Kokmuş ayak gibi...
0
yadigar
(09.09.26)
safra taşı için denedim. sonuç alamadım, ki bitki tıbbı ile ilgilendim.
(bkz: plant medicine)
0
janderzel zartanyan
(10.09.26)
(10)

eşya kaybıyla başetme

lil siztah
selam,iki tane çok sevdiğim yüzüğüm vardı; son bir yıldır her gün takıyordum. ikisini birden, bundan bir ay kadar önce evin içinde kaybettim. dışarıdan eve geldiğimde, ellerimi yıkayıp, yüzükleri çıkarıp bir yere koydum ve bir daha bulamadım. daha önce bunları ayrı ayrı kaybetme tehlikesi yaşadığım
selam,
iki tane çok sevdiğim yüzüğüm vardı; son bir yıldır her gün takıyordum. ikisini birden, bundan bir ay kadar önce evin içinde kaybettim. dışarıdan eve geldiğimde, ellerimi yıkayıp, yüzükleri çıkarıp bir yere koydum ve bir daha bulamadım. daha önce bunları ayrı ayrı kaybetme tehlikesi yaşadığım için koyduğum yer konusunda çok dikkat etmeye çalışıyordum ve belirlediğim 1-2 yer dışında rastgele bir yere koymuyordum. ancak o gün, bir yandan telefonda bir aksiliği çözmeye çalışıyordum ve kafam dalgın olduğu için elimdeki peçeteyle birlikte çöpe atmış olmam dışında hiçbir ihtimal olası gelmiyor artık bana. çünkü bir aydır bakmadığım yer kalmadı ve kedim bile halen yüzük arıyor, öyle söyliyim.

birini 10 yıl kadar önce rönesans festivali gibi bir yerden almıştım; el yapımıydı. diğeri de antikacıdan alınma, 1930'lardan bir yüzüktü. yani aynılarını bulup almam da mümkün değil.
ben bunları bulmaktan ümidi kesmek istiyorum artık, çünkü üzücü bir takıntı oldu. evde sürekli arar vaziyette gezip, hayal kırıklığına uğruyorum. hayatta tonla ciddi kayıplar yaşıyoruz, iki yüzüğün bu kadar değeri olmamalı diye telkin ediyorum ama sonra yine yüzük ararken buluyorum kendimi..
önereceğiniz yöntem var mı?
+1
lil siztah
(07.09.26)
Esyalarima ben de baglanirim. Cok zor.

Yeni yüzüklerle bag kuracaksiniz. Allah daha güzelini karsiniza cikarsin. Evde degil disarida arayin artik.
0
Purple life
(07.09.26)
merdaneli çamaşır makinesi?
+1
televole0
(07.09.26)
benim tek bildiğim aradığım şeyi asla bulamadığım ve saçma sapan bir anda gözüm bir yere takılır yerde birşeyin yanında parlar falan öyle bulurum, arama unut ve bulduğunda çok sevineceğini bilerek devam et.

süpürge +1
birde çamaşır mak. altında su boşaltma yeri var sağ altta kapak oluyor orayı aç yuvarlak şeyi çevir belki orda olabilir
0
eja
(07.09.26)
Son bir "arama günü" planlayın önceden. Mesela "bu çarşamba saat 17:00-21:00 arası".

Son kez bakacağınız her yere bakın. Sonunda -ki bulamayacaksınız büyük ihtimalle- oturup vedalaşın yüzüklerinizle. Ciddi ciddi arkalarından üç beş kelam edip helalleşin. Bir kapanış olsun. Mesela "Sizi severek takmıştım ama nasip buraya kadarmış. Sizinle olan maceram bitti. Sizi severek kullandım. Sizden razıydım. Elveda..." gibisinden... Sonra bir bardak bir şey için. Yahut şeker, çikolata yahut sevdiğiniz bir şey yiyin.

Bu kapanış ritüeliyle birlikte. Asla bulacağınızı umut etmemeye ve bir daha aramamaya karar verin. Hatta diyelim yaptınız bu kapanış törenini ama bir hafta sonra aklınıza çok mantıklı bir yerde olma ihtimali geldi daha önce bakmadığınız. Oraya bile bakmayın. Konu kapansın. Acısıyla tatlısıyla sizinle geçirdiği günler bitmiş oldu o yüzüklerin. Şimdi yeni şeylere odaklanma zamanı...
+1
yadigar
(07.09.26)
Kedinizle daha fazla ilgilenin. ( samimi cevap )
0
kumandanim
(07.09.26)
bunun arkasında başka durumlar var. onları size gösteriyor olmalı. bununla ilgilenmiyor olabilirsiniz. sizin kararınız.

beşeri olarak da, el şeklinde yüzüklükler var. her koşulda oraya takmaya alışmanız lazım. 21 gün tekrar ettiğiniz her davranış alışkanlık için bir adım. sonra bunu 90 güne tamamlayınca yerleşiyor. diş fırçalamak gibi.

genel olarak bir kaygı, anksiyete ve mutsuzluk durumu söz konusu olabilir. b6 eksikliği olabilir. bağırsaklarınızda sorun olabilir. hekime gitmenizde fayda var. fonksiyonel tıpçı ruhani nedene de iniyor.
-1
janderzel zartanyan
(07.09.26)
ben bir gün sabah uyandım ve tek bir dişimin olmadığını farkettim. galiba 24 ya da 25 diş yaptırmıştım ve o zamanlar cidden servet gibi birşeydi değeri. zirkon kaplamaydı ve ve sallanıp duruyordu. diş hekimi de 3 gün sonraya gün verdi. tek bir diş. ev 4+1 ve 250 m2. dedim ki ben bunu bulacağım. öyle bir aramayı fbi, cia yapamaz. sonuç; bulamadım. geriye tek bir ihtimal kalmıştı. yutmuş olabilirdim gece uyurken. .........
neyse o tek dişi buldum. :))))))))))))))))))))))))
+1
ground
(07.09.26)
Çöpe gitmediyse evden çıkar bir gün.

Aslının yerini tutmaz ama fotoğrafları varsa bir atölyeden kopyasını yaptırabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(07.09.26)
alternatif yöntemler de var bulmak için, bir ritüel önerisi okuyunca şimdi :) ancak ben yine de bunun arkasındaki "kaybolmuşluk" ile ilgilenmenizi tavsiye ederim.

ethem dede'den bulmasını isteyebilirsiniz.

horary astrolojisi kayıp eşya bulmak için de kullanılır.

başka bir de şeytan ta*akları bağlama var. bundan şahsen imtina ederim. detayını o yüzden bilmiyorum.
-2
janderzel zartanyan
(07.09.26)
Janderzel zartanyan +1

Dua etmenin kimseye bir zararı yoktur, dua edilebilir. Ayrıca horary astrolojisi bu tarz sorularda çok büyük çoğunlukla nokta atışı cevaplar verir, tabii işin ehline başvurmak gerekir. Bence düşünülebilir.

İkisi de mutlaka ve mutlaka artık yoksa da bir şeylerin ikamesi olmuş olmasına niyet etmek iyi olabilir. Kimi der ki en sevdiği şeyi bağışlayan insan sadaka vermiş olur, başından bela savmış olur der. Böyle bakılıp daha az üzülünebilir, takıntıdan uzaklaşılabilir. Ya kendini kastıkça kasıcan üzüntüden kaktüs gibi olucan ya da yukarıdakileri dahi deneyip hiçbir şey elde edemezsen salacan çayıra Mevla kayıracak. O şekilde yani...
-1
muhayyer divan
(09.09.26)
(10)

böyle olsa nasıl beslenirdiniz?

art cat chocolate
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiy
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?

ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.

edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiyorum da. kaldım bir kiloda öyle. onu kastettim. yiyip yiyip çubuk gibi olduğum 15-25 yaşlarım arasıydı :D artık 30'um o özelliğimi kaybettim :D
0
art cat chocolate
(03.09.26)
sabahtan aksama kadar araliksiz bir seyler yerdim.
+1
baldur2
(03.09.26)
Linç edilmek istiyorum demek gibi bir şey bu :)
+3
kisa
(03.09.26)
Her şeyi yemem, veganım.

İhtiyacım kadar yiyip bırakıyorum, asla abartmıyorum. Vücudumun ihtiyacı karşılandıysa bitmiştir. Keyif için asla yemem.

Kilo meselesi değil sebep, tamamen abartıdan uzak kalma isteği, kendimi eğitmek.

Yemek, sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için yapılan bir eylem olmalı bana göre.
+1
rock n roll
(03.09.26)
Şuankinden fazla yemezdim herhalde, mevcut hayatımda da yemek yemeyi seviyorum ve keyif alıyorum.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Her şeyi yerim ya. Yemek yerim üstüne tatlı iyi gider der tatlı yerim, ardından tatlı içimi baydı der tuzlu bişiler yerim, ardından bi renk gelsin der bişiler içerim filan.
Yemek yemenin, hele ki güzel yemeğin keyfi bambaşka, tadını sonuna kadar çıkarırım. Zararı da yok madem, niye yemeyeyim ki? :)
0
mor oje
(03.09.26)
Canımın her istediğini her miktarda yiyorum zaten. Obezim :)
0
yadigar
(03.09.26)
hiç kilo almamak ve normal kiloda kalmak farklı şeyler. hiçbir şey yemesek de aynı kiloda kalıyor muyuz beslenme ihtiyacımız ortadan kalkıyor mu mesela? vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin mineral protein aminoasit vs. olaylarının ortadan kalkması gerekir hiçbir şeyin zararlı olmaması ne yersen ye farketmemesi için... öyleyse neredeyse hiç bişey yemem

yok ihtiyacı hala karşılamalıyız ama sadece fazla yemenin zararı yok olayıysa aynen devam ederim daha fazla/farklı yiyeceğimi sanmam. yiyeceklerin bedava olduğu durumda sonuç değişebilir ama durduk yere ihtiyaç fazlası beslenip niye masraf edeyim?
0
konetsu
(04.09.26)
zaten istediğim her şeyi yiyen bir insanım, hamileyim diye bazı şeyleri yiyemiyorum içemiyorum sadece. yoksa benim için bir şey fark etmezdi
0
Hallegadola
(04.09.26)
Yerdim. Özellikle yemediğim zararlı şeylere dalardım.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Yemek yeme alışkanlıklarımda bir değişiklik olmaz.
0
peki madem
(05.09.26)
(7)

Sevdiğiniz birisinin ölümünü beklemek

icimdekipollyannatinerebasladi
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber büyüdüğüm insani bu halde gormek ve kaybedecek olmak beni bitiriyor. Bu acıyı yıllar öncede yaşadım ve en sevdiğim arkadaşlarımdan bir tanesini daha kaybettim. Onu hala atlatamamışken şimdi yeni bir acıyla nasıl baş edeceğim? Gözlerimizin önünde eriyip gidiyor ve hicbir şey yapamıyoruz.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(03.09.26)
insan oğlu çoğu şeye alışıyor dense de arada istisnalar var. hayatı kendine zehir eden veya ilaçlarla ayakta durabilen. anahtar kelime kabullenmek olsa gerek. 54 yaşına doğru gidiyorum sevdiğim veya sevmediğim birçok insanla vedalaştım bu yaşıma dek. sıra yavaştan bana da geliyor. onu da kabullendim açıkçası. neticede süreci tersine çevirme imkanımız yok. hatta saçma da bulabilirsiniz. kendimi o kadar da önemli görmüyorum. insan soyunun devamını sağlayan taşlardan biriyim sadece. en iyi ihtimalle 3-4 nesil sonra beni kimse tanımayacak bile. tanısa ne olur zaten. ben artık yokum.
+1
lazpalle
(03.09.26)
Doktorlar ne derse desin inanmak istemiyorsunuz çünkü. İçten içe farkındasınız gidiyor ama umudunuz oluyor iyileşir belki diye. Kendinizi kandırmak sizi rahatlatıyor çünkü
0
meraklitursucu
(03.09.26)
üzücü elbette. dayanması da çok zor ama en azından o çok yakın arkadaşınız için sizin daha dayanıklı olmanız lazım. ben babamı 13 yaşımda kaybetmiştim. insan bir şekilde alışıyor. 6 yaşımda çok sevdiğim dedemi kaybetmiştim. 19 yaşımda da canım anneannemi kaybettim. anneannemin kaybı en ağırı oldu o anki duygu yükü olarak. ancak insan alışıyor zamanla.
0
art cat chocolate
(03.09.26)
şöyle (yalnızca sözleri de yardımcı olur).

youtu.be
0
klassno
(03.09.26)
Kader ve ahiret inancı kabullenmeye bir nebze etkili oluyor. Herkes ne olacağını bilse de kimse dillendiremiyor. Hastane-ev arası mekik dokunuyor. Her şey "Normalmiş" gibi yaşanmaya, espriler yapılıp moraller yüksek tutulmaya çalışılıyor. Görece şanslıysanız palyatif servisinde yanında olup ilgilenebiliyorsunuz. Ağlamak yasak. Kan ağlayıp içinize, dıştan gülümsüyorsunuz. Hatta şebeklikler yapıyorsunuz. Daha şanssızsanız, hastanız yoğun bakım ünitelerinde sürünüp gün be gün sönerken, siz kapılarda nöbet tutup, bazen yalvar yakar, bazen kavga dövüş, bazen hatır gönül, özel kıyafet, bone, maske giyip bir 5 dk onun o perişan halini görebiliyorsunuz. (Her iki durumu da yaşadık)

O malum haber gelince içinizde derinlerde bir yerde bir rahatlama da oluyor hatta. Ölüm de nimet. Yerine göre kurtuluş...

Ölümler de tıpkı diğer her şey gibi bu hayatın parçası. Hatta yaşınız ilerledikçe, pek hazzetmediğiniz ama benimsediğiniz eski bir komşunuz gibi oluyor ölüm. Bakıyorsunuz, hayatınız cenazelerde, taziyelerde geçer olmuş...

Hayat her zaman mutlu, neşeli, zevkli olacak diye bir kaide yok. Acılarımız ve kayıplarımız, çilelerimiz de hayatımızın bir parçası. Alışmak ve kabullenmek zorundayız. Kimi bünyeler çabuk adapte olur, survival yetileri daha gelişkindir. Ben zor adapte olan, tutunamayan taraftayım. Bu tarz durumlarda hastanın durumu neticelenene kadar dişimi sıkıp full kapasite koşturuyorum. Sonrasında şalterler iniyor. Bazen bir yıl kadar uzun süreler bile işlevsiz hale gelebiliyorum.

Böyle zamanlarda insan en çok sevgi ve koşulsuz desteğe ihtiyaç duyuyor. Kim ne derse desin, zaman ne olursa olsun, insan sosyal bir varlık. Gelip sana candan sarılıp öpen, omzunu omzuna yaslayan, kendinle kalmana izin vermeyip zorla sosyal etkinliklere dahil eden, anzısın elinde bir tencereyle yahut hediyeyle gelen, siz hastane bahçesinde kaldırımda oturup sabahı beklerken elinde dürüm, yüzünde tebessümle gelip karnını ve gönlünü doyuran, yarım ağız geçmiş olsun/başın sağolsun demeyip, acını/sıkıntını paylaşan kişiler, eş, dost, arkadaş en büyük destekçin oluyor. Bir de zaman tabii. O da büyük nimet.

Şahsi olarak, kuvvetli bir Allah inancı da bana çok faydalı oluyor ama inançlar kişisel ve mahrem mevzular. İnsana "acını hafifletmek için kuvvetli bir tanrı inancın olsun" diyemezsin. Ama rabbi ile hemhal olan bünye, dünyanın sıkıntılarını daha kolay göğüsleyebiliyor. İster afyon deyin, ister pansuman, ister cehaletin mutluluğu, ister hakikatin huzuru... Benim için böyle bir gerçek de var.

Bir de en zoru evlat acısı. Rabbim yaşatmasın.
+1
yadigar
(03.09.26)
sorunuz acikcasi son zamanlarda üstüne düsündügüm bir iki seyden sonra cok manidar geldi.
bir tanidigimin babasina haziran ayinda kanser teshisi kondu. karacigere ve kemiklere yayilmis dendi. agustos'un 14'ünde bu tanidigimizin halasi cok cok ani bicimde, bir kaza sonucu vefat etti. babasi o esnada hastanede yatiyordu. tanidigimiz avusturya'dan kalkip cenazeye gitti, babami da görürüm hem, dedi. o dönemde doktorlar babasinin da birkac haftasi kaldigini söylemisler. ben, türkiye'de kisitli zamani olan (en cok iki hafta) ve üstelik babasinin da bu dünyada kisitli vakti kalan birinin tüm o vaktini babasinin yaninda gecirmesini beklerdim acikcasi ama halasinin cenazesinin üstünden sadece bir hafta gecer gecmez, babasi onkoloji servisinde son günlerini yasarken kalkip antalya'ya tatile gittiler. ayin 31'inde de babasi vefat etti. antalya'dan kalkip cenazeye geldiler. bugün de avusturya'ya döndü. annesinin yaninda biraz kalmak, annesine yardimci olmak falan gibi kaygilari da olmadi.
agzim saskinliktan acik izledim her seyi. baba-kiz arasinda da hicbir problem yoktu.
tatili önceden almissan bile, sokayim afedersin 5-6 bin euro paraya, halasinin topragi cökmemis, babasi hastanede can cekisiyor, son günlerini yasiyor, kendisi tatile gidiyor. inanilmaz. sahiden inanilmaz. dedim yani, demek milletin böyle kaygilari yok yani, ay son günlerinde sevdigim insanin yaninda olayim gibi.
hala cok saskinim acikcasi.
hayat sizin gibi hassas kalpler icin cok zor.
baksaniza millet babasini umursamiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
dayanamadık, hasta olduk.

bir de cünort vefat etmiş. yeni öğrendim. sinirim bozuldu. hastalık sürecini instadan paylaşıyordu. herkes sizin durumunuzdaydı. cidden sizi rahatlatacak bir şey bulmalısınız. bunda utanılacak bir şey yok.

özellikle kanser hastası yakınlarının psikolojik destek alması şart. bağınız kuvvetliyse siz de o grupta sayılırsınız. size bu durumla baş etmek için ne lazımsa yapın. lütfen.
0
janderzel zartanyan
(04.09.26)
(23)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+3
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Altın kol düğmesi almıştım.
0
boyalı kuş
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(11)

Carrefour anketi

eileengray
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
📊 Alışverişe Carrefour’a gider misiniz?

Bu anket sona erdi. 41 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.09.26)
Benim için otopark belirleyici oluyor. Önünde boş yer varsa migrosta yoksa girebilirim.
0
kisa
(03.09.26)
Market seçmem, alacağım ürünün markasına ve fiyatına bakarım.
0
Mirket
(03.09.26)
şıkların hiçbiri tam geçerli değil benim durumum için.

evet artık daha soğuk bakıyorum, ama zaten carrefour konum olarak çok tercih ettiğim bi yerde olmadığından neredeyse hiç gitmiyordum.

genelde tercih etmesem de indirim durumunda, daha yakın/kolaysa veya migrosta stok vs kalmadıysa a101 bim gibi marketlerden nadiren de olsa alışveriş yaparım katı şekilde "asla" gitmem durumum yok.

yakınıma carrefour açılsa mesela duruma göre uyguna geliyorsa yine gidebilirim.

özetle boykot yapacağım diye kendimi maddi zarara uğratamam. ülker de mesela hiç sevmediğim bi markadır kendim tüketmem ama dükkanda ikram olarak müşteriye verilecek bişeyler bulunsun dediğimizde ülker indirimdeyse ülker de alırım. normal şartlarda fiyatlar eşit veya yakınsa ilk tercih eti olsa da ülkeri "asla" almam demem.

ayrım yaparım ama katı şekilde değil. ha eskiden carrefour'a gitsem mesela indirimli ürünlerle beraber normal fiyatlı ürünleri de oradan alıp geçebilirdim, ama şuan bariz avantajlı veya acil ihtiyaç duyduğum bişey varsa alır kalanları oradan almak yerine ayrıca migrostan alır veya sanal market/hemen'den söylerim. yani ek avantaj sağlamadığı sürece oradan harcamamı minimize ederim.
0
konetsu
(03.09.26)
eskiden a101'e gitmemek gibi bir kararım yoktu. carrefour'a da giderim ama ne a101, ne de carrefour evimin etrafında yok.
0
co2s2
(03.09.26)
Zorda kalsam bile gitmem.
+2
gabe h coud
(03.09.26)
"Gitmiyordum, gitmemeye devam edeceğim. Bir şey değişmedi yani." seçeneği yok. Tercihimi cevap olarak bırakayım.
+5
yadigar
(03.09.26)
ben çok sık gidiyordum, çünkü ufak tefek market elışverişi buna sebze meyve de dahil ve tekel alışverişimi bir yerden yapıp çıkıyordum.

şimdi tekel alışverişi yapamadığım için, oraya gitme ihtiyacı da duymuyorum çünkü ne fiyatları çok uygun, ne aradığım şeylerin çoğunu bulabiliyorum. tekel satmayan ama çok daha iyi sebze meyve reyonları olan yakın başka marketler var.

101 de öyledir, şoka bime giderim ama a101 kapısından girdiğim çok nadirdir. markaları ve ürün gamı bana hitap etmiyor.
+1
omer460
(03.09.26)
asla gitmem. kendileri gibi olanlara satsınlar b.klu mallarını.
+2
scudman1
(03.09.26)
En son ne zaman kapısından girdiğimi bile hatırlamıyorum. Ne eve ne işe yakın şubesi var. Online’da ise Migros’a alışkınım. Denk gelirsem giderim; boykot etmiyorum.
-2
auroraaurora
(03.09.26)
balık ve kedi kumu için gidiyordum. kedim artık yok. balığı da halden alacağım. yine de bunlar söz konusu olursa giderim çünkü en hesaplısı oluyorlar. boykot ürünlerine devam ama beslenmemin kolaylığı daha önemli.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Genelde balık ve alkol için gidiyorduk zaten anlamı kalmadı, balığı da Migros’tan alırım.
0
ekimoloji
(03.09.26)
(13)

yaya geçitinde yol vermek üzerine

biseysorcaktim
eskiye oranla farkındalık ya da bir düzelme var mı?ben olumlu gözlemliyorum."türkiye'de genelde araçlar yayalara yol verir" gibi bir çıkarıma gitmiyorum ama geçen bir kaç yıla oranla yaya geçitlerinde yayalara yol verme oranının arttığını düşünüyorum. belki cezalar, belki başka farkındalıklar etkili
eskiye oranla farkındalık ya da bir düzelme var mı?
ben olumlu gözlemliyorum.

"türkiye'de genelde araçlar yayalara yol verir" gibi bir çıkarıma gitmiyorum ama geçen bir kaç yıla oranla yaya geçitlerinde yayalara yol verme oranının arttığını düşünüyorum. belki cezalar, belki başka farkındalıklar etkili olmuştur.

sizce nasıl gözlemleriniz, yavaş da olsa düzeliyor mu?
+3
biseysorcaktim
(03.09.26)
Evet benim de gözlemim bu yönde. Önceki yıllara göre daha çok yol veriliyor.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Kesinlikle muthis bi degisim var
0
üğpoıuy
(03.09.26)
Bence de bu konuda olumlu yonde gelismeler var. Devlet biraz kassa aslinda baya fark eder. Suleyman Soylu ic isleri bakaniyken bu konuda birseyler soylemisti, o zaman bile aninda bir fark ortaya cikmisti. 90'lar ve 2000'lerin basinda yaya gecidi neredeyse yok hukmundeydi.
0
mbond
(03.09.26)
her sabah kadıköy rıhtımın orada sabahları yaya geçidinden geçiyorum ve sabahları düzenli olarak o yolu kullananlar arasında ciddi bir yaya geçidinde yol verme kültürünün oturduğunu gözlemleyebiliyorum, fakat aynı yerin 700-800 metre ötesinde yer alan numune hastanesinin orada karşıdan karşıya geçmek istediğimde ise tümsek olsa da şoförler direkt üstüne gazlayarak geliyor.
genel olarak eskiye göre bir gelişme olsa da hala çok yol alınması gerekiyor, zira benim gözlemim bölgesel olarak işlediği ve farklı bölgelerden gelenlerin umursanan bölgede terör estirmeye devam ettikleri yönünde.
+1
denizgonen
(03.09.26)
@edmond +1

Müthis bir degisim yok ama herkese daha cok ceza yazilirsa o ufak akillar ufak baslara gelebilir.
-1
Purple life
(03.09.26)
Kesinlikle var.
yaya geçinde yol vermedeki gelişme kadar, yayaların kırmızıda durma beceri gelişmedi bence. (özellikle kadıköy içi, rıhtım, kuşdiline çıkan vişne sokak ve moda havuzunun orası)
+1
kisa
(03.09.26)
evet, kesinlikle bir duzelme var. mesela siraya girme kulturu de eskiye gore epey iyi durumda. bir onceki gicik nesil azaliyor sonucta yerini bir sonraki nesil dolduruyor. bir de polis drone kontrolu yapiyor artik, suruculer ceza yememek icin sartlanmis olabilir. :))
+2
arakaali
(03.09.26)
bu iş en güzel balıkesir merkezde oturdu. birkaç yıl öncesi kavşaklarda geçiş önceliğine riayet etmeyen ve yaya yolunda durmayanlara 250'şer lira ceza yazdılar. hemen hemen her binada ceza yiyen birisi oldu, miktar düşük olsa da çok kişiye ceza yazıldı. şimdi ise gelişmiş bir avrupa kenti gibi hem geçişe hem yaya yoluna dikkat ediliyor, adımını attığın esnada herkes duruyor. farklı illerden arkadaşlarım geldiğinde inanamıyorlar.

edit: hatta farklı şehirden gelenler balıkesir'de yol vermiyor diye haber yapmışlar. :D
www.instagram.com

bu da başka bir haber
www.habercigazetesi.net
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Kesinlikle iyiye gidiyor. Hele sürücüyle anlık göz teması kurulabilirse sürücü anında duruyor.

Kısa süredir Balıkesir’deyim ve önceki yollara göre bu durumu ben de fark ettim ancak yayaların ısrarla kaldırım kullanmamaları ve inatla yoldan yürümeleri ile karşıdan karşıya geçerken yola bakmama sorunları son 20 yolda hiç de iyiye gitmemiş.
0
10551037
(03.09.26)
Artık yayaya yol verince daha az korna yiyorum. Demek ki bir değişimden bahsedebiliriz.
0
yadigar
(03.09.26)
neredeyse araba kullanmaya başladığımdan beri, yani yaklaşık 30 yıldır, yaya geçidinde yayaya yol veriyordum. 10 yıl kadar önce, geniş ama tek şeritli bir yolda yol verdim, yaya geçiyor, bekliyorum. sağdan aynama bir baktım, arkadan bir dallama sağımdaki boşluktan geçecek şekilde hızlıca geliyor ama yayanın görmesi mümkün değil. kornaya bastım, yayaya elimle dur işareti yaptım, yaya durdu. tam o anda da sağdan araba geçti. yaya işaretle teşekkür etti. ben tabii sağımdan geçen dallamaya ağır saydırdım içimden. bu olay sonrasında, "doğru şeyi yapsan da, bu tarz dallamalar kurala uymadığı için olan yine yayaya olacak, o zaman ben de uymayayım, durduk yere başımıza bela almayalım" diye düşündüm. yol vermemeye başladım.

3-5 yıl geçti. ufak ufak tekrar yol vermeye başladım. bir gün iki git iki gel, dört şeritli bir yoldayım. yaya geçidi var. yolun ortasında biri bekliyor. arkamda da kıyamet gibi araba var, hepsi benim gibi sol şeritte. "yol vermezsem bu adam daha çok bekler" dedim durdum. yaya geçişine başladı. o arada sağ şeritten bir dallama, o yolda kesinlikle yapılmaması gereken bir hızla (ben diyeyim 80, sen de 90) geldi, geldiğini göremedim bile. yaya da göremedi, ben de uyaramadım. bu dallama frene basamadı bile, yayaya vurdu. yaya biraz sürüklendi. ölümle sonuçlanabilecek bir kazaydı ama kısmet, yayada kırık çıkık bile yoktu. sadece sürüklenmeden sebep yara bere vardı.

indik arabalardan, vuran dallama titreye titreye indi. gittik yayaya baktık, çok önemli bir şeyi yok, bir oh çektik. ortalık az sakinleşti. bu arada ben de inceden endişelendim. trafik kuralları çok ilginçtir, doğru şeyi yaptığını sanıyorsundur ama çok acayip teknik bir detaydan dolayı suçlu çıkarsın. yayaya yol vermem doğru hareket olsa bile, baktığında ben yol vermesem kaza olmayacaktı. o arada dallama şöför, "solda durup da yol veren, benim adama çarpmamı sağlayan şöför kimdi, durulur mu öyle?" gibisinden saçma sapan bir çıkış yaptı, suçu üstünden atmaya çalışıyor. daha polis gelmemişti. benim bir şey dememe kalmadan, 10-15 şöför birden adama "sen manyak mısın, biz gerizekalı mıyız burada duruyoruz, baksana burası yaya geçidi. hiç mi düşünmüyorsun bu kadar adam neden durdu diye, alemin tek akıllısı sen misin, biz bilmiyor muyuz geçmeyi. burada yaya geçidi olmasa bile zaten hızlı gidiyorsun, kimseye suç atmaya çalışma, buradaki tek suçlu sensin, az daha adamı öldürüyordun" falan diye bağırmaya başladılar. (bu arada, kimsenin günahına girmek istemem ama dallamayı net suçlu bulan şoförlerin çoğunluğu belki de o yayaya yol vermezdi) sonra polis geldi. tutanakta benim ismim plakam falan kesinlikle geçmedi. en son polis ayrılırken, çaktırmadan sordum. polis de "sen en doğrusunu yapmışsın, senlik bir durum yok, yol vermeye devam et" dedi.

ancak işin bir de vicdani boyutu var. verilmesi gerektiği gibi yayaya yol verdiğim için az kaldı yaya ölüyordu. bu olay sonrasında her yaya geçicinde her yayaya yol vermeyi bıraktım.
+1
co2s2
(03.09.26)
Bence de eskiye nazaran daha bir artis var fakat bir sofor olarak her zaman yayaya yol vermek en makul yol gibi gelmiyor bana. Turkiye'de malum hiz siniri hak getire sehir icinde 40 50 ile gitsen bazi yollarda adami doverler, bazen cift seritli yollarda 60 70 ile giderken aniden yaya gecidine denk gelince durmak cok mantikli olmuyor, hem arkadaki mesafeyi koruyor olmuyor hem de sag veya sol seritte arkadan gelen arac yaya gecidini cogu zaman kaale almiyor. Bu da ozellikle yaya icin fazlasiyla tehlike arz ediyor bence. Yaya gecidi gordugum zaman once hafif bir frenle aynalarimi kontrol ediyorum ve ortam musaitse mutlaka yol vermeye ozen gosteriyorum. Ama degilse de maalesef basip geciyorum, icimden kusura bakma hocam diyerek.

Bunun disinda hiz sinirlarinin tabelalarla daha ciddi belirtilmesi ve yaya gecitlerinden once ozellikle cift seritli yollarda kasis konulmasi gerekli.
0
bosver nicki
(03.09.26)
TR'de cogu zaman kurallar ancak bir kaza olduktan sonra hatirlaniyor. Kaza oncesi herkes kuralsizmis gibi davraniyor. kaza olunca herkes o kurala uyuyormus gibi "dogrusu budur" , "boyle olmaliydi" tavrina geciyor. Sonra yine kuralsizliga geri donuluyor... Yayalar da dahil buna.
0
KafayıYedimAbi
(03.09.26)
(7)

böyle bir şey var mı?

nickini degistiren yazar
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı do
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı doğru bir rakamın ortaya çıkacağını düşünüyorum.

bir de mesela yeterince güzel/yakışıklı değilsek puanımızı artırmak için neler yapılabilir? çirkinliğimizin kaynağı ne? burnumuz mu, çenemiz mi, vs.? bunlar hakkında karşı cinsin yorumlarını alsak. harika bir iş fikri değil mi :)
-3
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
deep research konusu bu :)

istersen duyuruma bi göz at ve araştırmaya başla :)

eskiden burada ifşa yapardık ama dünya güzelini bile yerin dibine sokmuş insanlarız hahah
0
omer460
(01.09.26)
yapay zekaya sorsan? güzel bi prompt ile gerçeği söyler gibi
0
eja
(01.09.26)
at fotonu biz oylarız.
0
mikahakkinen
(01.09.26)
baldur2
(01.09.26)
Diğer arkadaşların da dediği gibi burada ifşa yapılan zamanlar oldu. Çok acımasızca yerin dibine sokulanlar vardı.

Bence birilerine güzelliğimizi, cirkinligimizi yorumlatmaya gerek yok zaten yorumlayan kim, acaba bu kişi neye benziyor ya da bir şeye benziyor mu?

Bir de burnun daha güzel olsa n'olacak?

Ayrıca bu bir iş fikrine dönerse, insan da metaya döner.
0
rock n roll
(01.09.26)
1 milyon yıl önce hotornot.com vardı. (bkz: hotornot.com) Hâlâ duruyor mu bilmiyorum. Aynı işlevde tr için de sevgilim.com'un "hoş muyum boş muyum" diye hoşboş isminde bir sitesi vardı. Tam olarak dediğiniz şeyi yapıyordu. Yıl 99-2000 falan. Belki 2001.

Hatta arkadaşa (erkek) bir tuzak kurmuştum zamanında. Cehennemî sıcaklıkta bir istanbul gecesinde benim evde üzerinde sadece donla koltukta uyurken, bilgisayar monitörünü sadece özel bölgesini kapatacak bir açıyla önüne koyup fotosunu çekmiştim. Monitör donu öyle ustaca kamufle etmişti ki, gören çırılçıplak yatmış zannediyordu. İşte o fotoyu hotornot'a koymuştum. 7.5'un üstünde ortalamada oy almıştı ki, o site için çok yüksek bir skordu.

Sonra aynı fotoyu eksibition'a da atmıştım. Millet "monitör çok fena bakmış" gibi yorumlar yazmıştı...

Yaş ilerledikçe duyuruda her cevabıma anı serpiştirir oldum. Ben de sevmiyorum bu huyumu...

Diğer sorunuza gelince, reddit'te roastme diye bir sub var. Fotonuzu yolluyorsunuz, yüzünüzün fiziksel özellikleriyle dalga geçip aşağılıyorlar. Fikir verebilir.

Yasal uyarı: Fiziksel görünüme çok takılmamak lazım. Temel kişisel bakım gayet yeterli.
0
yadigar
(01.09.26)
İfşa deniyor Duyuru'da buna. Eskiden yapılırdı. Hey gidi glori günleri.

Bition da böyle bir şeydi.

Arkadaş söylemiş, Reddit'te roastme var. Orada ama özellikle kötü yorumlar yazmaya çalışıyor insanlar. Az kilon varsa konu sadece oraya gider. Olumlu tarafların hiç yazılmaz.
+1
gabe h coud
(01.09.26)
(11)

Büyü var mı ? Büyüye inanıyor musunuz? Enerji, Ses Frekans vs

OgutucuRecep
Bizzat şahit olduğunuz bir durum oldu mu? Başkasının değil bizzat sizin yaşadığınız ya da direkt gözlerinizle gördüğünüz bir durum? Frekans, büyü, enerji vs bu durumlarla alakalı görüşleriniz nelerdir?
Bizzat şahit olduğunuz bir durum oldu mu? Başkasının değil bizzat sizin yaşadığınız ya da direkt gözlerinizle gördüğünüz bir durum?

Frekans, büyü, enerji vs bu durumlarla alakalı görüşleriniz nelerdir?
-1
OgutucuRecep
(01.09.26)
Yok
Hayır
Keriz silkeleme/tokatlama.
+8
kizil karga
(01.09.26)
kizil karga +1

mini ek: her inanç gibi başkasının hayatını etkileyecek şekilde, kendini hayatta tutma, direnci gücü bulma amacıyla bir motivasyon sağlayıcısı olarak kullanıldığı müddetçe faydalı görebilirim.
Örnek, büyük sıkıntıları vardır, hayatla barışamıyordur ama bu tip bir inançla hayatta, toplumda kalıyorsa, başkasını etkilemeye çalışmadığı sürece benim için sorun yok.
ama bunu din yayar gibi, bu var, kesin var, var valla diye konuşanları topluma karşı zararlı görüyorum
+3
kisa
(01.09.26)
mana içiyorsam büyü de vardır. kaynak diablo oyun serisi.
+3
omer460
(01.09.26)
He var aq 2026dayiz artık yia

youtu.be
+2
üğpoıuy
(01.09.26)
Şöyle düşünün büyü paraya çevrilebilir bir şey, insanlık tarihi de uzun. Büyü diye bir şey olsa bugün bin çeşit büyü inovasyon konferansı olur, büyünün efektif kullanımıyla alakalı makaleler yazılır, büyünün insanlık onuruna uygun kullanılıp kullanılmadığı ile alakalı kamplaşmalar görülürdü. Büyü kullanım esaslarını regüle eden bir mevzuat ve uluslararası anlaşmalar olurdu. Çünkü büyü kavramının alışılageldik haliyle sağdalığı fayda şaka değil, ciddi bir boyutta olurdu.

Peki bu sayılanlar gibi bir şey var mı? Yok. Ancak hobi olarak böyle bir şeye inanıp bundan haz duymanızın önünde de bir engel yok elbette.
+3
akhenaten
(01.09.26)
Sadece enerji olarak kötü düşünürsen kötü olacağına, kötüyü daha da çekeceğine inanıyorum. Buna inanınca insan bir şekilde kendi kötülüğünü kendi yaratıyor, yapım değil ama iyi düşünmeye zorluyorum kendimi bu yüzden.

Bunu dışında büyü, frekans, dua, enerji, fal hatta burçlar bile yok bende.
0
mutekebbir
(01.09.26)
en clickbait duyurulardan :D
0
kisa
(01.09.26)
bütün muggle'lar dolusmus buraya. demek sihir bakanligimiz iyi calisiyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.09.26)
beyler bayanlar burada yorum yapın, başınızdan geçen bir şey varsa anlatın
0
🌸OgutucuRecep
(01.09.26)
Tabii ki var. Her sene dünya kadar insan büyü yaptırıyor.

Var ama işe yarayan bir şey değil. Astroloji gibi, fal gibi, reiki vs. gibi yani. Büyücüler insanları kandırıp paralarını alıyorlar.

İslam'da cezasının ve günahının olmasının sebebi de bu. Çünkü büyü yaptıran insan, kendini en aşağılık seviyeye çekmiş oluyor. İstediğini elde etmek için türlü türlü sapıklık ve kötülük yapmış oluyor.

Genelde istediklerini de elde ediyorlar. Ama büyü "büyülü" bir şekilde işe yaradığı için değil. Bunlar istekleri gerçekleşsin diye insanlara haberleri olmadan adet kanı yahut vahşi hayvanların bilmem nerelerini yedirip içirmeyi, hatta gözleri dönüp masum hayvanları, albino insanları, hatta küçük kız çocuklarını öldürmeyi göze alacak kadar hırslı ve gözleri dönmüş acımasız insanlar olduklarından, yani "istediğimi elde etmek için her yol mübah" kafasında olduklarından, genelde istediklerini de elde ediyorlar. Ama bunda büyünün bir etkisi olmuyor.

Büyü yaptıran bir insan, gözümde dünyanın en aşağılık insanıdır. Büyü yapan ise, eğer bir canlıya direkt/dolaylı zarar vermiyorsa, yolunu bulan bir şarlatandır. Veriyorsa o da yaptıran kadar aşağılık ve yine şarlatandır.

Enerji, frekans vb. sapkınlıklar için de "keriz silkeleme" ve "kendini kandırma" olduklarını düşünüyorum. En azından daha masum sapkınlıklar.
+3
yadigar
(01.09.26)
ortaokul yıllarında aile içinde ciddi sorunlar yaşanıyordu. annem ve babam düşman olmuşlardı. sonra ne oldu bilmiyorum. bir jcb ile geldi babam ve evin önündeki betonu kazmaya başladılar.
sonra bir kağıt bulundu. kime gittiler, kim yönlendirdi ve sonrasında ne yaptılar o muskayı bilmiyorum ama sorun bir süre sonra çözüldü. o evden hemen taşındık.

büyü yapılırken astroloji kullanılır evet ancak astroloji büyü değildir. okült astroloji de ritüeller falan verir vs.

büyünün çok çeşidi var. "ritüel yapıyoruz kızlar" denilen her şey büyü. yaşamın çarkına sokulan her çubuk ya senin yaşam amacını kaydırır ya da hayatının tamamını. intihar etmekle benzer seviyede olabilir astral düzlemde. arafta kalmış ruhlar...

kedileri sevmeyen bir kadın, ki 20 senede 1 ancak birkaç kere görüştüğüm biri. kedi sevmediği için "inşallah giderler" dedi. iki kedi de gitti. kadına verdiğim bir zarar olduğunu düşdünmüyorum. evlerine çağırıp beni doyurdukları çok oldu. eşini kıskanıp yaptıysa da günahı boynuna çünkü eşi ile iş yerinden arkadaştık. bu bir beddua aslında. kadının haritasında ne dua etse olur etkisi var.

bunun bile vebali çok büyük. "keşke x ölse" demek, başlıklar açmak, başlık altında "sol framede adını görünce öldü sandım tüh" demek bile büyü ve büyü yapan için iki mezar kazsınlar denir. kişinin kendisine de döner çünkü ve maalesef 7 nesile de aktarılıyor.

her şeyi düzgün yapıp da işleri asla rast gitmeyenler genelde bu nesilden biri oluyor.
-3
janderzel zartanyan
(01.09.26)
(5)

MS Office

baldur2
alternatif olarak ne var ya da torrent'ten indirmeyi vs tavsiye eder misiniz? doc dosyalari ve excel icin alternatif ariyordum.bir de bu outlook'ta hesap acmak niye bu kadar zor, bin tane guvenlik adimi var, onlar da dogru duzgun calismiyor?
alternatif olarak ne var ya da torrent'ten indirmeyi vs tavsiye eder misiniz? doc dosyalari ve excel icin alternatif ariyordum.

bir de bu outlook'ta hesap acmak niye bu kadar zor, bin tane guvenlik adimi var, onlar da dogru duzgun calismiyor?
0
baldur2
(01.09.26)
trendyoldan 50 liraya al 1 senelik veriyorlar indirme linkini veriyorlar, artık torrentle program indirmek biraz sıkıntılı virus falan olabiliyor içinde sağlam bi publisher değilse
0
eja
(01.09.26)
libre office var ücretsiz. ben de sizin gibi arayışa girip sormuştum. benim işimi çözdü.
+1
omer460
(01.09.26)
libre ve open office ücretsiz. İlla microsoft kullanayım ama para vermeyeyim derseniz massgrave.
+1
klassno
(01.09.26)
Ücretsiz olarak alternatif yazayım;

Wps office
-1
put it in your appropriate place
(01.09.26)
yadigar
(01.09.26)
(6)

tomografi çekimi hakkında

panamera
Selamlar,MR tecrübem var ama tomografi olmadı hiç. iki gün önce gidip bir ilaç yazdırmam gerekiyor, bir de öncesinde kan tahlili yaptırıyoruz. zamanında bir tanıdığım bir litre ilaçlı bir sıvı içmek zorunda kaldığını söylemişti, aynı işlem mi?bir de genel prosedür nasıl oluyor? mr gibi midir?
Selamlar,
MR tecrübem var ama tomografi olmadı hiç. iki gün önce gidip bir ilaç yazdırmam gerekiyor, bir de öncesinde kan tahlili yaptırıyoruz. zamanında bir tanıdığım bir litre ilaçlı bir sıvı içmek zorunda kaldığını söylemişti, aynı işlem mi?
bir de genel prosedür nasıl oluyor? mr gibi midir?
0
panamera
(31.08.26)
Normalde tomografi için bir şey içmek gerekmiyor. Cihazı mr'a benziyor ancak manyetik değil, röntgen gibi x ışınları kullanıyor. Süresi mr kadar uzun değil genelde. Mr kadar gürültülü de değil. Ben genelde sonrasında bol su ve yoğurt tüketiyorum. Geçmiş olsun.
0
yadigar
(31.08.26)
tomografide damardanda veriyorlar ilacı, içemekte gerekebiliyor türüne bağlı çekimin.
hatta yine bazı işlemlerde hasta içemezse o ilacı vermek zorunda kalabiliyorlar damardan, çok detay bilmiorum ama damardan verilen ilaç fena bişi 10 saniye kadar heryerine ateş basmış gibi oluyor fena bişi.
tomografi bu arada mr dan kat be kat daha rahat seni büyük bir tabuta sokmuyorlar sadece silindir var tomografide
0
eja
(31.08.26)
Kontrast madde kullanılan görüntülemelerde, yani halk arasında "ilaçlı emar, ilaçlı tomografi" denen radyolojik işlemlerde sıvı içirme yahut damardan ilaç alma oluyor. İlaçsız tomografide bildiğiniz normal uzanıyorsunuz sadece.
0
dilemma of subscribtionability
(31.08.26)
1 litre ilaçlı sıvı içilip girilen tomografi "pet ct", hem damaryolu ile radyoaktif madde veriliyor hem de 1-1,5 litre ilaçlı bir su içiriliyor.

yalnız pet ct -Positron Emission Tomography (PET) and Computed Tomography (CT)- eğer biyopsi sonucu kanıtlanmış kötü huylu tümör doku vs varsa çekiliyor genelde. Buna zaten kimse de direkt "tomografi" demez, halk arasında da doktordan hastaya da "pet" diye geçer.

bir de kontrast madde ile olan tomografi var -ilaçlı tomografi- damaryolundan kontrast madde veriliyor ve bu sayede dokular çok daha net görülüyor.

başka duyurulara da yazmıştım, kontrast madde almadan önce mutlaka böbrek değerlerinizin iyi olduğuna dair bir tahlil yaptırmanız gerekiyor. özellikle tomografilerde verilen kontrast madde daha yoğun oluyor ve takip eden 2-3 günde bol su içmek gerekiyor (böbreklerden su yolu ile atılıyor vücuttan)
0
makbur
(31.08.26)
başımıza geldiği için söyleyeyim, hanımın kontrast maddeye alerjisi çıkmıştı, mahvolmuştuk. çok nadir karşılaşılan bir durum olsa da eğer alerjik bir bünyeniz varsa alerji ilacıyla yaptırın işleminizi garanti olsun.
0
Improbable
(31.08.26)
tahlilsiz yaptırmayın. böbrek değerlerine bakmak lazım kreatinin, egfr değerleri önemli düşükse yapmayabilirler.
bt ve mr da genellikle damardan verilir. mide, bağırsak için içirilir yine pet-ct de içiliyor.
0
my fault
(31.08.26)
(6)

tamam mı devam mı?

ercu cozer
karşı cinsle tanışma konularında çok muhafazakarım normalde sosyal medyadan, olmaz date app olmaz gibi büyük konuşmuşluklarım var. geçen (aynı muhitte olduğumuzu profilinden tahmin ettiğim bir hanıma ) birine instadan bir şey sordum aslında hesabı kapalıydı ve görsel yoktu ama profili çok hoşuma git
karşı cinsle tanışma konularında çok muhafazakarım normalde sosyal medyadan, olmaz date app olmaz gibi büyük konuşmuşluklarım var. geçen (aynı muhitte olduğumuzu profilinden tahmin ettiğim bir hanıma ) birine instadan bir şey sordum aslında hesabı kapalıydı ve görsel yoktu ama profili çok hoşuma gitmişti ve sohbet açacak konum da vardı; biraz konuştuk sohbetin devamı geldi. işte ortak arkadaşlar , karşılıklı sokaklarda oturduğumuz vs çıktı (ortak arkadaşlardan teyit de aldım) bir güven oluştu. sonra muhabbete sesli , görüntülü devam derken de yarın da buluşup bir kahve içeceğiz.

kız da görsel olarak tam beğendiğim tarz da biri (sosyal hayatın içinde denk gelmem mümkün değil anca aynı iş yeri olacak da bağ kurulacak) o da beğendi ki görüşmek istedi. ama bunları konuşmak için çok erken birkaç date , birkaç ortak aktiviteden sonra belli olur bunlar neyse; muhabbetimiz de çok akıyor ama sosyal medyadan tanışmadan hayır gelmez ilerletme bırak mı dersiniz? yoksa tanışmanızda eksi bir yan görmedim önünüze bakın deneyin bir devam mı dersiniz?
-4
ercu cozer
(24.08.26)
Sosyal medyadan tanışıp evlenen de var, saçma sapan şeyler yaşayan da.
Bence kendini karşı tarafa çok kaptırma birkaç görüş , hemen güvenme. Bende hemen güven oluşmazdı mesela. Çok özelini açmamanı tavsiye ederim.
0
gadlemler
(24.08.26)
yok abi çok temkinliyim bir şey paylaştığım yok zaten , ortak arkadaşlarımızdan teyit aldığımı için ve aynı muhitte olduğumuz için görüşeceğim bir de. düzgün biri ise ne ala.
+1
🌸ercu cozer
(24.08.26)
Sosyal medyadan tanışacaksanız böyle tanışın. Tabloda olumsuz bir şey göremedim.
+2
yadigar
(25.08.26)
muhabbetinizin aktigi, kafanizin uyustugu birini sirf sosyal medyadan tanistiniz diye niye eliyorsunuz yahu? kendinizi sabote etmeyin.
+2
taurina
(25.08.26)
sosyal medyadan tanıştığım biriyle 2009'dan beri beraberim, 2018'den beri de evliyim ve çok mutluyum. karşındaki insan düzgün biriyse ve sen de öyleysen ne sakıncası olacak ki? hepimiz sosyal medya kullanıyoruz zaten. ama genelde sosyal medyadan tanışınca sohbet akıyor buluşunca tıkanıyor biraz ittirmek gerekiyor bazen. gönlünüz varsa sürer yoksa fark etmez sosyal medya ya da değil.
0
matilda
(25.08.26)
sosyal medyadan tanıştığınız birine güvenmemek ile, muhallebicide yan masada oturan biriyle konuşup güvenmek arasında nasıl bir fark var?
0
co2s2
(26.08.26)
(7)

Kirayı elden getiren kiracı nereye şikayet edilir

yadigar
Nasıl bir yaptırım uygulatabilirim? Yarısına yakınını resmi yatırıyor. Kalanını elden getiriyor. Hepsini resmi hesaba yatırmasını istediğimde de kabul etmiyor. Ne yapmalı, nasıl mecbur etmeli? (Dükkan)
Nasıl bir yaptırım uygulatabilirim? Yarısına yakınını resmi yatırıyor. Kalanını elden getiriyor. Hepsini resmi hesaba yatırmasını istediğimde de kabul etmiyor. Ne yapmalı, nasıl mecbur etmeli? (Dükkan)
0
yadigar
(24.08.26)
kira stopajından kaçmak için bunu yapıyor. ödediği kira miktarının %20'si kadar devlete stopaj ödüyor. uzun süredir böyleyse maliyeye gidip şikayet etseniz size de geliri düşük beyan etmekten ceza çıkar :D
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(24.08.26)
Elinde kira kontratı yok mu? İcraya ver düşük kira ödüyor diye. Elden verdiklerinin kanıtı var mı?
0
Mirket
(24.08.26)
Size de bir miktar ceza çıkar. Fakat buna razıysanız maliyeye gidip şikayet edebilirsiniz. Naçizane tavsiyem bir daha böyle elden ödemeli toplara girmemeniz.
+1
nejdet c
(24.08.26)
Zaten kabul etmiyorum. Önceki mal sahibine öyle yapıyormuş. Bir nevi dayatıyor.
0
🌸yadigar
(24.08.26)
patron sensin.
+1
designer
(25.08.26)
elden kesinlikle kabul etmeyin. eksik yatırdığı için icraya vermekle tehdit edin.
0
co2s2
(25.08.26)
Şu fikir nasıl:

Noter aracılığıyla bir ihbarname göndersem ve “sözleşmemizdeki falan maddeye istinaden kiranın her ayın şu tarihine kadar mülk sahibinin banka hesabına yatırılması gerekmektedir. Anlaştığımız kira ücretinin şimdiye kadar tahakkuk eden toplam x tl tutarındaki miktarının y tl kadarını elden teslim aldık. Kalan ayların kiralar ödenirken aylık kira miktarının tamamının banka havalesiyle ödenmesini talep eder, 2026 yılı vergi dönemi için 2027 yılında vereceğimiz g.v. beyannamesinde, yıllık kira miktarını, elden alınan + bankadan yatırılan toplam z tl şeklinde beyan edeceğimizi bildirir, sizlerin de zorluk yaşamamanız adına, aylık taahhüt eden stopaj miktarını ödenen toplam kirayı baz alarak yatırmanız gerektiğini tarafınıza ihbar ederiz.” gibisinden bir şey yazsam, mart ayında da beyannamede 2026 için elden+bankadan yatan neyse hepsini de toptan beyan etsem, adam stopajı eksik yatırmışsa bile stopajı ben olması gerektiği şekilde beyan etsem, olur mu? Nasıl olur?

Ya da avukata biraz para verip, buna göndersem, oturup bu taleplerimi kendisine tek tek anlatsa daha mı iyi? (Ben p.zev..kle muhattap olmak istemiyorum, sinirlerim zıplıyor)
0
🌸yadigar
(27.08.26)
(8)

Matt Damon Nasıl Bir Oyuncu?

burka
SelamlarBen Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyu
Selamlar

Ben Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyuncular çok başarılıydı" filan gibi yorumlar görüyorum. Bu yüzden de insanların neye istinaden böyle dediğini, yorumlarının temelini merak etmeye başladım. Sizin görüşünüz nedir?

Teşekkürler
📊 Matt Damon Oyunculuğu

Bu anket sona erdi. 26 oy kullanıldı.

0
burka
(24.08.26)
iyi ya da kötü diyemiyorum ama temiz çocuk tipi dolayısıyla yalnızca belli rollere gittiği açık. yani oynadığı rollerde iyi ama çeşitliliği olmadığından, sınırları zorlayan bir oyuncu da diyemeyiz bence.
+2
lil siztah
(24.08.26)
Tom cruise'un tropic thunder'daki rolü gibi çok beğendiğim bir konuk oyunculuğu vardır matt damon'ın eurotrip filminde.
+1
yadigar
(24.08.26)
Odysseus’u oynamaya uygun muydu tartisilir. bana hep iyi aile babasi rollerini cagristiriyor, o yuzden odysseus olarak olmadigi kadar ahlakli ve kefaret borcunu odeyen bir tip ortaya cikmis. onun disinda iyi ya da kotu diyemem, role bagli biraz da. genel olarak kendisini severim.
0
eileengray
(24.08.26)
Matt damon sektörün desteklediği risksiz oyunculardan. Bu yüzden bir sürü popüler filmde oynuyor demek ki iyi oyuncu algısı yaratıldı
0
grimavi
(24.08.26)
jason bourne serisi bile yeter. izlemediyseniz izleyin.
martian'da da çok iyiydi.
+1
jelly bear
(24.08.26)
good will hunnting arkasından the talented mr. ripley filminde oyunculuk şovu yapmış birine popüler olduğu için iyi filmlerde oynuyor demek haksızlık olur bence. Departed filmi çok popülerdi evet ama o filmde de iyi oyuncu olmasının getirdiği popülerlik sayesinde rol bulmuştu. Bunlar birbirini besleyen şeyler.
+1
thracia
(24.08.26)
iyi oyuncu oldugu icin populer filmlerde oynuyor, populer oldugu icin filmlerde oynuyor degil. bu adam sarkici degil sonucta.
-1
baldur2
(24.08.26)
Yetenekli bay ripley filmindeki oyunculuğu süperdi.
+1
abelardo
(24.08.26)
(16)

Sorum erkeklere: bugüne kadar aldığınız en güzel/iyi hediye neydi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirsen
Merhaba arkadaşlar,

Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirseniz çok güzel olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar, hürmetler.
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
2+1 ev. gürültüden ve kalabalıktan şikayetçiyim ama 10 senedir kira ödememek şu an sahip olduğum şeylere sahip olmamı sağladı.
-3
denizgonen
(24.08.26)
eşim bana yelken eğitimi hediye etmişti, başlamak isteyip öteliyordum. tatillerimizi kendi kiraladığımız teknelerde geçiriyoruz 5 senedir.
+3
awlmi
(24.08.26)
valla çok iyi hediyeler almadım. tek hatırladığım eşimin bana aldığı puma bvb forması.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
öyle bir hediye yok. biz erkolar sizin gibi hediye için günlerce düşünüp aldığımızda gözyaşlarına boğulacak duygu yoğunluğuna sahip değiliz. şık bir kalem, cüzdan al geç.
-4
buenosdias
(24.08.26)
@buenosdias,
Sorumu anlamadınız galiba. Ben de oyle duygulu hisli bir hediye sormuyorum. Gerçekten işinize yarar kullanışlı uzun ömürlü bir hediye aldınız mı diye soruyorum.
0
🌸Amaranta ursula
(24.08.26)
İlla işe yarar bir şey mi olması gerek?

Bana bir Lego alınmıştı mcqueen’in. Onla uğraşmak zaman geçirmek gayet keyifliydi benim için. Özellikle lego uygulamasını keşfetmek deneyimlek bambaşkaydı resmen.
0
substituent
(24.08.26)
kazak, gömlek.
+1
duyuruuser
(24.08.26)
Geçen sene eşim bütün yıllardır çekildiğimiz telefon fotolarından albüm yapmıştı. O güzeldi.
Çok sevmem/kullanmam olarak dersek de leatherman alındı bir kere noelde, vallaha hayat kurtarıcı bir olay.
Bir kere de alet çantası ve şarjlı matkap/tornavida. Gene efsane hediyeler isime yaramasi olarak.
+1
logisticsmanager
(24.08.26)
koşu için kıyafet alınca çok hoşuma gider.
termos almıştı. yıllardır kullanırım.
www.trendyol.com

yıllarca kullanabileceğim ve boşa gitmeyecek bir hediye erkekler için en iyisidir. bizim olayımız ya beni düşünmüş, kendi elleriyle yapmış ne güzel değil, pratik, fiyat performans ve işe yarar hediyedir. benim için kendi elinle aylarca emek verip yapacağın ama hiç kullanmayacağım bir atkıdan ziyade parasını verip alacağın ama her gün kullanabileceğim bir hediye çok daha değerli. çünkü biz erkeğiz. :)
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Ben erkek değilim ama yemek yapmayı seviyorsa babama hediye olarak döküm tava aldım severek kullanıyor. Markası Black Bear Dökümcübaba.
+1
peki madem
(24.08.26)
Almadım galiba.

Anahtarlık boy uçuşa engel olmayan isviçre çakısı hediye edildi. (Bıçaksız. Makas, soda açacağı, kürdan, cımbız ve yıldız tornavidadan ibaret) En çok makbule geçeni o.
0
yadigar
(24.08.26)
Çok hediye aldım, bir süre düşündüm ama sonuç:
404 Not Found

Cidden bizim için en güzel hediye huzur, sorun çıkarmama, şefkat, iyi bir masaj, güleryüz, nezaket, iyi bir seks hayatı falan sanırım. öyle aklında kalan bir hediye olacağını düşünmüyorum normal bir erkeğin.

Yine de soruyu bu yönüyle değil de, hediye önerileri olarak cevaplayabilirim.

- min 100Watt güç verebilen taşınabilir powerbank
- min 100Watt güç verebilen ve üzerinde birden fazla typeC - typeA usb çıkışları olan şarj adaptörü
Tercihen aohi marka.
- powerbank e takılabilen usb fan veya led ışık.
- gürültü önleme özellikli bluetooth kulaklık. tercihen sony.
- ceyo erkek ev terliği
- kaliteli bir sırt çantası (kullanıyorsa) samsonite vs.
- güncel bir oyun konsolu veya oyun (playstation 5, xbox series x)
- vr gözlük (bir süre sonra sıkılınıp kenara atılabilir dikkat. ama yine de yaşanması gereken bir deneyim) örn: meta quest 3
- kullanıyorsa kaliteli bir mouse veya klavye. tercihen logitech mx series veya razer
- sevdiği veya merak ettiği bir şehir için tatil planı
- kapsamlı tornavida seti (öyle şeylerle uğraşıyorsa)
- uzun atlet, boxer
- outdoor ürünler olabilir. termos, ayakkabı, yağmurluk, eldiven, çadır sandalye, masa vs...
- fotoğraf çekmeyi seviyorsa makine veya lens
- ofis / oyuncu koltuğu
- direksiyon seti
- drone
- monitör
- mutfakla uğraşıyorsa mutfak aletleri, bıçak takımı, tost makinesi, blender, tava seti vs.
- isviçre çakısı
- kitap okuyorsa kindle paperwhite
- araç kamerası
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
Hayatım boyunca pek hediye almamış birisi olarak, dümdüz siyah swatch saat idi
0
kondansator
(25.08.26)
esim cips yemeyi sever. ama ayni zamanda duyusal hassasiyeteri var, ellerinin pek yaglanmasini sevmez, herhangi bir yuzey es kaza yaglanirsa kosa kosa temizlik yapar filan. uyduruk plastik bir tutacak almistim elleri yaglanmadan doya doya cips yesin diye, aylarca tesekkur etti. bu bayaa uyduruk bisey, cips tutacagi diye aratirsaniz cikiyor, isaret ve orta parmagin arasina oturan plastik bisey. fare kullanimini da engellemiyor.

yine ayni esim kendi bilgisayari, sirket bilgisayari ve tableti arasina gunde 2352352 kez gecis yapiyor usenmeden. hepsi ayni masada, ama duruma gore monitor kablosu sokup takar, klavyeyi aktarir filan. bu gecisleri kolaylastirmasi icin klavye + mouse seti almistim logitech'ten, 3 cihazda birden calisabilecek bisey. diger ekrana gectiginde bi tusa basmasi yetiyordu klavye ve fareyi de gecirmesi icin. onun icin de bana 2 sene filan tesekkur etti.

bi de elektrikli bisiklet aldim ikimize de. oncesinde normal bisikeltlerimiz vardi ama daglik bir yere tasininca biraz amelelik olmaya basladi. onlar pek ucuz degildi ama hala her ciktigimizda "bisikletlerimiz cok guzel, iyi ki almisiz" diyor.

aa bi de senede bir tava degistirmekten gina gelince celik tencere tava seti aldim. tencereler ok de tavalara alismasi biraz surdu, ama simdi oha tavalarimiz ne kadar da guzel diyip duruyor, ahaha :D

bunlarin hepsi epey kisisel ornekler. sik seyahat eden birisi icin iyi bir ucak yastigi, powerbank, kulaklik vs gibi seyler ise yarar olabilir. okumayi sevenler icin kindle turu seyler, ya a sevdikleri bir derginin yillik uyeligi guzel olabilir. 5 metrelik sarj kablosu epey ise yarayabilir, ya da kablosuz sarj standi. kahve sevene kaliteli ogutucu, ya da iyi bir yerden birkac aylik kahve uyeligi olabilir. iyi alet edevata (matkap, tornavida, lazer vs) ben bile cok mutlu olurum, omurluk seyler.
0
taurina
(26.08.26)
Tişört alınması çok hoşuma gider, beden için de çok problem olmaz. Giyebildiğim kadar da uzun süre keyifle giyerim. Saat de aynı şekilde, uydu mu uymadı mı problem olmaz, illa bi şeye uyar. Mutfak için tava, bardak, kupa, kap kacak da benzer şekilde. Uçlu kalem de benzer şekilde. Karşıdaki kişinin bir şey alacağını hissedersem doğrudan şunu al derim, pilot shaker mesela. Evde boş yatacak hediye asla istemem. Buzdolabına magnet olacaksa bile bi tekelin, kuruyemişçinin olsa daha makbul gelir.
0
bumbum
(26.08.26)
Ahşaptan dandik bir masa üstü takvim almıştı hanım, ayları günleri sürekli değiştiriyorsunuz.

velapati.com

bu değil de benzer işte, ömür boyu kullanmalık olması aşırı güzel bi' özellik bence, ben böyle ucuz ama inanılmaz işlevsel şeylere bitiyorum :)

benim hayatta para verip almayacağım koşu ayakkabısı aldı bi' kere de, o da çok güzeldi.
0
kumandanim
(26.08.26)
(15)

Sorum özellikle y ve x jenerasyonuna: üzerinizde travma bırakan şarkı ve klipler

cccbehzatccc
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var. Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :) Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var.
Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :)
Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
tuana :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Travma değil de aslında iz bıraktı o dönem toplumda. Klip yaşadığın çevre ve bu dönem için şu an biraz farklı gelebilir
Köyden kente göçen ama ortama tam adapte olamayan kentleşememiş varoşlar veya kırsal kesim için hit bir parçadır.

Hafiften benzerlik içeren biraz mizahi bir ifade , absürt versiyonu için
Grup raptiye - Hello Malatya (1991) parçasına bakabilirsin.

Evet, bir dönem ünlü olmak için istanbula gidenler ve beklediğini bulamayanlar, başlarına kötülük gelenler vardı.

90 'larda şu an yayınlanması bile düşünülemeyen travma oluşturacak o kadar yayın, (bazısı canlı yayınlara bir denk gelirdi) vardı ki ekranlarda hangisini saysam bilemedim. Gelincik parçası bunların arasında hiç yer almaz bile .
+1
diyecevaplandı
(23.08.26)
Bende süper tuhaf bir şey var. Travma olarak niteleyebilir miyiz bilmiyorum.

Ay inanmıyorum şarkısını ve hatta Aşkın Nur Yengi'nin ismini duyduğum an aklıma sadece ve sadece bezelye geliyor. Her taraftan kasa kasa bezelyeler üzerime fırlatılıyormuş gibi oluyor.
+2
cay koy geliyorum
(23.08.26)
5 6 yaşlarındaydım, Sibel Alaş - Adam klibi beni çok korkuturdu:)
+2
kullanicadi
(23.08.26)
sertap erener tanrı unutmuş olsa da. her duyduğumda 99 depremi aklıma gelir.
+1
mikahakkinen
(23.08.26)
demet sağıroğlu - arnavut kaldırımı. klibi travmatik.
+1
eileengray
(23.08.26)
Seçil - Uhde
Şükrüye Tutkun - Arda Boyları

Ayna kliplerinde hep bi tecavüz... Gelincik olsun, bari sen unutma beni olsun... Saçma ve travmatik. Erol köse işte... Gerçi Ayna'nın (erhan-cemil) şamdan dergisine soyunması daha da travmatikti. Gelincik demişken, yatılı okulda sözlükten samanliktaki zuhtulerin koğuşunun kapısına permanent marker ile "vizite 4milyon" yazmıştım. Olaylar olmuştu :) hey gidi günler...
+1
yadigar
(23.08.26)
Candan Erçetin-YALAN
+3
melpomeneman
(24.08.26)
Çocuk değildim ama internele ve yabanci muziklerle tanistigim ilk zamanlarda hikayesi( birkac hikaye teorisi var ama tecavuzlu olani) çok etkilemisti. O zamandan beridir dinleyemedim sanırim. Neyse etkisi geçti artık açıp dinleyeyim. falco-- (bkz: jeanny)
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
kurşuni renkler. sözleri falan yaşlılığı ve ölüme yaklaşmayı anlatıyor. ilk dinlediğimden beri ürpertir.
+1
ground
(24.08.26)
Oksuzler filmi 1973 sakın kucuk çocuklara izletmeyin. (Spoiler) bir sahnesinde hasta olan kucuk kızın kafasına uvey annesi terlikle vuruyor kalk temizlik yap diyordu. Hala içim parçalanıyor. Cocuk aklımla inanilmaz etkilenmiştim. 39 yaşındayım simdi bile açıp da izleyemem.

Fatma girik in bos beşik filminde taşı alip bebek gibi bağrına basması...

Ay yarabbim hepsi travmatik.

Ve tabi ki

Gulyabani.

Soru klipmis simdi fark ettim. Ayna gelincik +1
+1
buzbebek
(24.08.26)
Suat Suna - O Lelli
+1
kablelvuku
(24.08.26)
elorelia
(24.08.26)
Murat Kekili - Çılgın
Kıraç - Senden Başka

Edit: Gelincik bildiğim sevdiğim bir şarkıydı ama klibini bilmiyordum hiç denk gelmedim izlesem kesin benim de travmam olurdu daha yeni izledim :D
+1
ananiyimioguz
(24.08.26)
+ 1 ayna gelincik...
Bekaret travması
0
gadlemler
(24.08.26)
(8)

Açık hava sinek çözümü

yadigar
1. Gündüz balkon kahvaltılarına karasinek ve arılar (gerek balarısı gerek sarıca) dadanmasın diye en etkili çözümünüz nedir?2. Akşam/gece sivrisinekleri balkondan uzak tutmak için en efektif çözümünüz nedir?Tamamen açık alan. Balkon, veranda, bahçe gibi. Kırsal mekan. Tel, cibinlik vs. söz konusu de
1. Gündüz balkon kahvaltılarına karasinek ve arılar (gerek balarısı gerek sarıca) dadanmasın diye en etkili çözümünüz nedir?

2. Akşam/gece sivrisinekleri balkondan uzak tutmak için en efektif çözümünüz nedir?

Tamamen açık alan. Balkon, veranda, bahçe gibi. Kırsal mekan. Tel, cibinlik vs. söz konusu değil.

Teşekkür ederim.

Ekleme:
Duyuruyu açarken altına "kahve yakmak dışında öneri lütfen" tarzı bir not düşmeyi düşünmüştüm de densizlik gibi gelip vazgeçmiştim. Ama duyuru "kahve yak yine en iyisi o" önerileriyle dolmak üzere. O yüzden, kahve yakmak dışında çözüm bilen varsa paylaşmasını rica ediyorum.
0
yadigar
(22.08.26)
kahvaltı/yemek esnasında masaya metal bir kabın içine toz türk kahvesini yakıyoruz biz. kokusu biraz rahatsız etse de arıları büyük oranda uzaklaştırıyor
0
faberkastelli
(22.08.26)
Hocam çay tabağına kahve koyup kolonya döküp yakıyoruz hep ama etkili olmuyor. Kahveyi boşu boşuna ziyan ediyormuşuz gibi geliyor.
+1
🌸yadigar
(22.08.26)
bizim bağ evi var ve çok miktarda eşek arısı var, bu yöntemle gayet rahat yemek yiyoruz ama kolonya dökmedim hiç, etkisini kırıyor olabilir mi bilmiyorum. doğrudan kahveyi yakıyoruz biz.
0
faberkastelli
(22.08.26)
Kokusu değil, dumanı kaçırır arıları. Kolonya yanlış. Kullanılmamış kahve şart değil. Kahve telvesi veya filtre kahve artığı kurutulmuşu da olur.

Sinekler, özellikle de sivrisinek için yakınınızda fan, vantilatör çalıştırın. Rüzgarı sevmezler. Uçamazla çünkü.

Güneş varsa yukarıya su dolu şeffaf poşet asın. Işığı kırıp yansıtması sineklerin hoşuna gitmez.

Temu'da zaman zaman açık hava/ balkon cibinlikleri oluyor. Pratik ve çok işe yarar bişey.
0
Mirket
(22.08.26)
Daha önce de benzer bir soruda önermiştim diye hatırlıyorum. Biz bunun için balkonda gaz lambası yakarız. Ama içinde süslü görünsün diye koyulan renkli kandil yağı vs. değil direkt petrolden alınan gazyağı kullanırız. Bunun kendine özgü kokusu sinek ve sivrisinekleri hep uzak tutar. Tabii ottamdaki tek ışık kaynağı bu olmalı, balkon lambasını yakmıyoruz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.08.26)
1 - sinek kovucu vantilatör. www.trendyol.com

2 - vanilya kokusu. sivrisinekler buna gelmiyor. bedeninize boca edip varsa tuz lambası üzerine döküp ısı ile de yayılımını sağlayabilirsiniz. vanilya esansı veya hac dükkanlarında satılan alkolsüz olanları satın alabilirsiniz. alkolsüz olunca daha kalıcı oluyor. ek kalıcılık için vazelin ile karıştırıp sürebilirsiniz.

2 - marketlerdeki kek vanilinlerini de suyla karıştırıp spreyle bedenlere sıkıyorlar. şekerli veya şekersiz fark etmiyor diye okudum. şekerli olanları pencere kanalına döktüm ve gelmemişti sivriler. sonra temizlemek biraz sıkıntı oldu.
0
janderzel zartanyan
(22.08.26)
kolları bezden vantilatör gibi bir şey var çok etkili masanın üstündeki yemekler için. masanın altına konulacak bir vantilatör de sivrileri kovmak için birebir. kahve falan çok etkisi yok.
-1
ground
(22.08.26)
Sivrisinek için mekanik olarak uzaklaştırmaktan etkili bir şey yok, ayaklı bir vantilatör koyup çalıştırın. Kara sinek ve arı panzer gibi olduğu için vantilatör çok etkili olmaz ama kimyasaldan etkilidir.
0
orient blue
(22.08.26)
(10)

dügün taki sorusu

Purple life
liseden arkadasin dügünü var. instagram sayesinde birbirimizin hayatlarindan haberdariz ama yakin degiliz. 2 yakin arkadasim katiliyor diye ben de gidecegim. bu su an dügün yapan arkadas diger ikisinin dügününe gelmisti. bisiler de takmistir muhtemelen.ben dügün yapmadim ve evlendim diye de bir hedi
liseden arkadasin dügünü var. instagram sayesinde birbirimizin hayatlarindan haberdariz ama yakin degiliz.

2 yakin arkadasim katiliyor diye ben de gidecegim. bu su an dügün yapan arkadas diger ikisinin dügününe gelmisti. bisiler de takmistir muhtemelen.

ben dügün yapmadim ve evlendim diye de bir hediye gelmedi. yani ne yaparsam yapayim ölü yatirim olacak. asagidakilerden hangisini takmaliyim?

-50€
-1 gr altin
- ceyrek altin
-2
Purple life
(22.08.26)
50€ tak geç fazla bile
+1
Hallegadola
(22.08.26)
Yarım gram takılabilir gibi geldi
0
aslanim giralicam
(22.08.26)
50 USD tak daha avantajlı ve de yeterli
0
exlibris
(22.08.26)
50 euro
0
black holes in the sky
(22.08.26)
"Yakın değiliz"
50 euro en fazla.
0
yadigar
(22.08.26)
50 Euro.

Ben katılmazdım bile bu arada. Katılsam da zarfa koyuluyorsa orda 400 TL koyar geçerdim. Yemekli düğünse 1000 TL koyardım. Yemeğin maliyetini çıkarsın diye. Sana takı gelmemiş, çok yakın da değilsin. Bu senaryo için cevabım...
+2
Cesario
(22.08.26)
Yarım gram ya da 50 $
Maddi durumuna bağlı
0
cccbehzatccc
(22.08.26)
Tebrik et, gec.
0
KafayıYedimAbi
(22.08.26)
Ben geri gelmeyecek kişiye sırf eli boş gitmiş olmamak için 500 ya da 1000 tl veriyorum. Çünkü nasılsa iade alamayacağım neden çeyrek gram falan takayım.
0
Sadece soruyorum
(23.08.26)
Benim lise arkadaşlarımın tamamı düğünümde (2025) 1000 lira taktılar ki, hepsinin de işi geliri yerinde, görüşürüz de. 1000 de fazla aslında.
0
mahsus mahal
(23.08.26)
(25)

şekersiz soğuk içecek

kibritsuyu
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğ
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğuk çayı niye illa şekerli üretiyorsunuz? kola mesela, şeker koymayınca çok mu iğrenç oluyor acaba, tadını seviyorum, şekerini sevmiyorum.

içinde doğal olarak şeker bulunan meyve sularına yapacak bir şey yok tamam. mesela file market'te sorbe marka içecekler var mesela, sıradışı detoks, vitamin deposu falan diyor. ama neymiş, hurma suyuyla tatlandırılmış, güya sağlıklı. sorbedrink.com

yav tatlandırmasak? tatsız olsun. şeker tadı verecek, benim tatlı isteğimi dürtecek bir madde olmasın? gerçekten yok mu böyle içecek? kışın demlediğim ıhlamuru soğutup, buz atıp içiyorum mesela, mis gibi oluyor. ama ben marketten de girip alıp içebilmek istiyorum. hepsi mi tatlı, hepsi mi şekerli?
+3
kibritsuyu
(19.08.26)
ayran
sekersiz limonata
sekersiz kola
sekersiz ice tea da vardir diye dusunuyorum.

bunlar olmaz mi?
-6
baldur2
(19.08.26)
PİN diye bi şey bence sikimsonik bi tadı var ama şeker hissi vermiyor pek.
0
kizil karga
(19.08.26)
şekersiz limonatada tatlandırıcı var. şekersiz kolada da tatlandırıcı var. şekersiz ice tea zaten hiç görmedim. ha istersem onun da tatlandırıcılı olanı var. ama ben tatlılık istemiyorum. tatlı olmasın.

ayranı bu tarz soğuk içeceklerle aynı sınıfa koymak istemedim.
+2
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
yav limonlu soda alıyorum dümdüz olmasın biraz aromalı olsun diye, o da şekerli.

lan şeker tadı veren şeyi koymadan sadece limon tadını koysan olmuyor mu? beypazarı sade sodaya bildiğin sarı limonu ortadan kesip sıkmışlı içeceğin hazır şişede olanı mesela. tamam limon aromasına da razıyım, hakiki limon sıkacak halleri yok. marketten alıp dikeyim.

derdim sağlıklı olsun falan diye değil, aromaya şekere karşı da değilim. sadece tercih meselesi, bazen de içtiğim şey tatlı olmasın istiyorum.
+3
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
teakina (macro’da var)
0
eileengray
(19.08.26)
züber'in ice tea'si olmaz mı? koruyucu, şeker ve tatlandırıcı yok diyor.
0
orient blue
(19.08.26)
maalesef bu duruma ben de sinir oluyorum. markete girdiğimde önüm arkam sağım solum şeker. hızlıca tüketebileceğim ne varsa şeker.
ayran, maden suyu, şalgam alternatifler ancak.
0
rayde
(19.08.26)
ice latte içiyorum şu an. evde kendim yapıyorum şekere de ihtiyaç olmuyor mis.
geçen gün canım çok latte çekti dedim bakkalda teneke kutuda benzer bişiler oluyor. nescafeninkini aldın 2 yudum sonra çöpe attım böyle kötü bir şey olamaz.
0
neira
(19.08.26)
evde kendim yapıyorum zaten, limonlu soda istersem soda açıp limon sıkıyorum, yeşil nane atıyorum, tarçınlı karanfilli zencefilli zerdeçallı ıhlamur kaynatıp soğutup buz atıp içiyorum, kahvaltıdan artan çaya limon sıkıp, sulandırıp buz atıp içiyorum falan.

ama insan sokakta sıcaklayınca da markete gidip alıp içmek istiyor.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
Yurtdışında şekersiz ve tatlandırıcı olmayan tek içecek meyveli soda. Yüzde 99.9 su geri kalanı meyve aroması (perrier, st pellegrino, badoit falan).

Ben de açıkçası Türkiye'de olmasını isterim. Ben çok severek içiyorum bu limonlu, misket limonlu, greyfurtlu falan sodalari.
Onun dışında büyük markalar için bahsettiğiniz şeyin mantığı yok. Içinde şeker olmayan ve tatlandırıcı olmayan ürünü içmek isteyen niş bir kitle var.
Sodalarda olmama sebebi de çoğu kişinin onu su yerine içmesi.
Biraz arz talep meselesi.
0
logisticsmanager
(19.08.26)
dünya sağlık örgütü bile ilaçların, takviyelerin içinde belli bir oranda şeker olması gerektiğini şart koşuyor.

bağımlılık yaratmak için bunlar.
ayrandan başka seçenek yok sanki ama onun da etiketini okumanızı tabsiye ederim. şalgamda doğal şeker var.

şeker orucuna girdikten sonra şeker oranlarının korkunç boyutta olduğunu anlayabiliyorsunuz. salça bu konuda başı çeker.

sizinle aynı nedenden sadece su içiyorum senelerdir.
-3
janderzel zartanyan
(19.08.26)
@janderzel; abi salçada olan domatesin sekerinden bahsediyor olmayasin? Merak edip baktım, içine şeker katılmış salça bulamadım.
Yüz gram domateste 3-4 gr şeker varmış. Baktım 100 gr salça için 500-600 gr domates lazım. Etti sana 14-15 gr şeker 100 gr salçada.
Bir de WHO'nun ürünlere şeker koyun dediği yeri okumak isterim. Google'de çıkmıyor.
+1
logisticsmanager
(19.08.26)
Sizinle aynı dertten mustaribim seçenekler sınırlı ne yazık ki, gazlı içeceklerde maden suyu ve soda dışında çok bir şey yok, soğuk kahveler var, bira ve türevi içecekler var (bunlarda baya şeker var aslında ama ben tada göre konuşuyorum), süt grubu var; süt, ayran, kefir. Eğer varsa marketlerdeki diyabetik gıda reyonlarında da bir şeyler oluyor illa ki ama bunlara da her zaman denk gelmek zor bunların da büyük kısmı tatlandırılmış zaten ve ayrıca buz dolabında da olmuyorlar. Bir keresinde cidden şekersiz bir limonataya denk gelmiştim ama şimdi marka hatırlayamıyorum ne yazık ki, ama var böyle bir şey. Yine denk gelmesi zor gurme marketlerde hurmasız falan da detoks içecekleri oluyor.

Tonla şey saydım ama çoğuna denk gelmek zor, hepsini aynı yerde bulmaksa imkansız gibi bir şey ne yazık ki. Çok saçma bir iş gerçekten.
0
akhenaten
(19.08.26)
dediğim gibi. sıkıntım şeker içeriği ile değil. sıkıntım o "tatlı" dediğimiz tat ile. yani coca cola zero'da hiç şeker yok, ama tatlı. salçaya gelene kadar, sodaya sıktığım limonda bile şeker var ona bakarsan, ama o tatlı değil. içerdiği şeker miktarı problem değil, tadı tatlı olmasın.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
meyan kökü serbeti. adanada çok yaygın gün içinde denk gelmemek mümkün değil. izmirde sabit bir yerde satan yok. seyyarlar da çok az ve denk gelemiyorum bir türlü. adının şerbet olduğuna bakma şekersizdir kendi doğal bir tatlı tadı vardır ama belli belirsizdir. inanılmaz da faydalıdır. ayrıca buzzz gibi satılır. çok kısa bir videosu:
www.youtube.com
0
ground
(19.08.26)
eksisozluk.com
aradiginiz seyin adi mugicha. türkiye'de markette satilmiyor ama evde yapmasi cok kolay. ister kendiniz kavurun, ister poset seklinde alip demleyin, cok basit sekilde litre litre icecek hazirliyorsunuz. sonra termosa doldurup yanima aliyorum ben.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Maden suyuna sallama mangolu yeşil çay koyuyorum güzel oluyor, şekersiz hafif aromalı.
+2
ekimoloji
(20.08.26)
Ben aynı sorunu şekeri iyice azaltıp beslenmeme dikkat ettiğim zamandan beri yaşıyorum. Özellikle cin ile kokteyl yapabilecek şekersiz bir hazır içecek bulamıyorum. Cola zero'nun tadını seviyorum ama piyasada şekersiz diye satılan diğer tatlandırıcılı soğuk çay, limonata gibi ürünler aşırı şekerli geliyor içemiyorum. Ben çözüm olarak koruk suyu buldum köylerden bulamadığımda erik suyu alıyorum. Soda ile karıştırıyorum biraz zero tonik ekliyorum. Sırma maden suyunun erikli olanını da yeni keşfettim o da al iç ürün arıyorsanız iş görür.
0
creepy
(20.08.26)
içinde şeker olması ok ama şeker tadı baskın olmasın istediğim zamanlarda avşar'ın değişik maden suları var onları içiyorum.

sirkeli
tuzlu erik
volkanik vs.


benzer değil ama benim de içecek konusunda en çok istediğim şeylerden birisi: lipton ice tea'nin sparkling ice tea'leri geldi türkiye'ye. yurtdışında bunların şekersiz (sizin istemediğiniz şekilde tatlandırıcılı) versiyonları var. ama türkiye'ye bu şekersizler gelmedi. olsa bu yaz en çok tükettiğim içecek olurdu muhtemelen.
0
a darkness coming
(20.08.26)
bira var?
+1
co2s2
(20.08.26)
Kombucha, soğuk kahve vb.
Şalgam
(Alkolsüz yahut light) Bira
Turşu suyu
Ayran (Ekşi, Naneli, fesleğenli, acılı, semizotlu, sodalı vb.)
Churchill
Biyam var şeker ilavesiz ama meyan kökünden ötürü şeker içeriyor.
Soğuk arpa çayı.
Aromalı sular.

Bunlardan bazılarını çiğköftecilerde, bazılarını kahvehanelerde, bazısını coffee shoplarda, bazısını marketlerde bulabiliyorsunuz. Şanslıysanız, sokakta satılanına da denk gelebilirsiniz belki…
0
yadigar
(20.08.26)
yanıtları okumadım ama ben soğuk buzlu çay ya da ice latte/americano içiyorum.
0
deartheodosia
(21.08.26)
Obsesso'nun sade siyah kahvesi var.
0
peki madem
(21.08.26)
BİM’e kuzukulağı ve limonlu bi içecek gelmiş 2 gündür alıyorum. Tadını ben çok beğendim. Karbonhidrat ve şeker 0 yazıyor etiketinde. Biraz pahalı bi şişesi 25 tl ama bence değer güzel gidiyor.
0
naksidil
(21.08.26)
Soda makinesi ve tupu alip suya gaz basip ufaktan aroma atabilirsiniz, ornegin limon suyu, demlikten biraz cay, ne bileyim tarcin vs
0
The_Lollok
(21.08.26)
(3)

4170 USD Eskişehir vs 8350 USD Abu Dhabi

depresif çocuk
Hangi işi seçerdiniz?
Hangi işi seçerdiniz?
📊 Hangi iş?

Bu anket sona erdi. 47 oy kullanıldı.

-1
depresif çocuk
(19.08.26)
tüm hayatımı bae'de geçirecek bir radikal karar değilse abu dhabi. beni geçindirecek ve tatmin edecek bir para bırakması da önemli. ardından yatırım yapabilecek bi sermayeyi kazandığımda ülkeye geri dönerdim.
+2
kurmalifare
(19.08.26)
Evli misiniz, çocuk var mı? Maaşlar net ele geçecek miktar mı? Abu Dhabi seçeneğinde, maaşa ek paket var mı (kira yardımı, araç yardımı vb)
0
efx
(20.08.26)
Abu dhabi demem için eskişehir’in 2500$ altı yahut bae’nin 10bin$ üstü olması lazım.
0
yadigar
(20.08.26)
(5)

hepsiburada mail atmıyor mu

f02561
az önce fark ettim hepsiburada siparişimle ilgili mail atmamış mailim.e yanlışlıkla engelledim mi diye baktım yok. n11 trendyol falan siparişiniz oluşturuldu, kargoya verildi vs. aşamalarında hep mail atıyor ama hepsiburada en son 2025teki bir siparişimde mail göndermiş. sizde de böyle mi
az önce fark ettim hepsiburada siparişimle ilgili mail atmamış mailim.e yanlışlıkla engelledim mi diye baktım yok. n11 trendyol falan siparişiniz oluşturuldu, kargoya verildi vs. aşamalarında hep mail atıyor ama hepsiburada en son 2025teki bir siparişimde mail göndermiş. sizde de böyle mi
0
f02561
(16.08.26)
Paketiniz kargoya verildi, paketiniz teslim edildi, faturanız oluşturuldu vs. diye gelmiş daha geçen haftalarda.
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Atıyor. Uygulama ve hesap ayarlarınızı kontrol edin. Spam, ikincil, alışveriş vb. klasörlere zaten bakmışsınızdır.
0
yadigar
(16.08.26)
az önce ürün sipariş ettim. mail geldi.
0
lazpalle
(16.08.26)
Mail gönderme iznini kapatmış olabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(16.08.26)
her aşamada mail geliyor evet. uygulamadan mail iletişimini devre dışı bırakmış olabilir misiniz?
0
in vino veritas
(16.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(6)

Hintli mavi yaka ile calisan var mi daha once?

tantamount_to_equivalent
Yer: IngiltereInanilmaz uyusuk, tembeller, is ahlaki, is disiplini sifir adamlarda. Kameranin, yoneticinin olmadigi yerde kilini dahi kipirdatmaz, calismazlar. Baslarinda surekli bir coban olmasi lazim. Bizim firma ozellikle en mallarini bulup mu istihdam ediyor yoksa hepsi mi boyleler? Bilginiz, te
Yer: Ingiltere

Inanilmaz uyusuk, tembeller, is ahlaki, is disiplini sifir adamlarda. Kameranin, yoneticinin olmadigi yerde kilini dahi kipirdatmaz, calismazlar. Baslarinda surekli bir coban olmasi lazim. Bizim firma ozellikle en mallarini bulup mu istihdam ediyor yoksa hepsi mi boyleler? Bilginiz, tecrubeniz var mi sizin?
+2
tantamount_to_equivalent
(16.08.26)
Benim çalıştıklarım tam tersiydi. Aşırı çalışıyorlardı. Mesai bitimi 3-4 saat daha çalışırlardı hatta. (2006 yılı)
Edit: Pardon, beyaz yakaydı onlar.
0
yadigar
(16.08.26)
Hintli diyoruzda Hindistan kendi basina bir kita aslinda. Sayisiz etnik ve kulturel gruplar var icinde.

Ben her tarzdan insan tanidim acikcasi. On yargili olmamakta fayda var. Tabiki sizin sansiniza kotu olan denk gelmis olabilir.

Edit: bende simdi fark ettim Mavi yakadan bahsedildigini.
+1
inte17
(16.08.26)
Hitnli nin ne işi var orada ben ona takıldım
-5
genki
(16.08.26)
hindistan'da 250 tane etnik koken olmasiyla alakasi yok. adamlarin hepsi ayni.
0
baldur2
(16.08.26)
Onlarca beyaz/mavi yakali Hindistanli ile calistim.

Bence isini iyi yapanlarin hepsi micromanagement ve direkt supervizyon altinda iyi calisiyorlar. Birinin surekli baslarinda olmasi, yapilan isi duzeltmesi gerekiyor. Bagimsiz da calisamiyorlar. Yazdigin gibi arkani donmeye gelmiyor. herhangi bir isi b.mbok etme ya da bastan savma sekilde yapma potansiyelleri yuksek.

Ustune nerede dusuk maasli bir is varsa, Hindistanlilar calisiyor. Fast food, otel, temizlik, benzin istasyonu, guvenlik, soforluk gibi islerdeler... Bu islerde motivasyon yok. Maas dusuk. Bir kariyer yolu yok onlerinde...
0
KafayıYedimAbi
(16.08.26)
Bır tanıdığımın tecrübelerini dinledim:
Saçları için kullandıkları coconat yagına kadar tiksinti veriyorlar.
İş aktarımı konusunda oldukça kurnazlar. Bahsedildiği gibi başlarında mutlaka bir çoban olmalı. Özellıkle 3-4 kişi olduklarında kavga ve gruplaşmaları oluyor. Müslüman hintlilerle asla samimi degiller. İngilizceleri , Hint aksanlı oldukların hiç birşey anlasılmıyor. Tamamen kurnaz bir millet.
0
diyecevaplandı
(17.08.26)
(10)

bavul hangi marka önerilir? (anket de var)

klassno
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
📊 seçenek eklemeli
amazon basics %0 (0)
samsonite %77.8 (7)
american tourister %0 (0)
muji %11.1 (1)
abidas %11.1 (1)
0
klassno
(14.08.26)
digerlerine gore biraz tuzlu ama muji. american tourister kullanmadim ama samsonite bir bavulum ikinci seyahatimde yamuldu. amazon basics de güven vermiyor.

muji hem saglamlik acisindan hem de kullanim rahatligi acisindan (tekerleri kaymak gibi kayiyor) baya iyi.
0
king lizard
(14.08.26)
Türkiyeden alabilirim diyorsan ve Eminönü Mercan tarafına gidebilirsen kesinlikle şurayı öneririm: share.google

kendi üretimleri, zaten birçok yere üretim yapıyorlar ve biz 4-5 yıl önce Boyner'de atıyorum büyük boy 3000 lira ise buradan 3lü set + 1 büyük valizi 3200 liraya almıştık. Yıllardır İngiltere-Türkiye arası gidip geliyoruz bişey olmadı çok memnunuz. (polipropilen midir nedir kırılmayan dediklerinden almıştık)

Bu tür şeylerde yerli üretimi destekliyorum ben, hem bişey olursa yedek parça bulmak da kolay olur sanırım.
+5
nhk ni youkosu
(15.08.26)
Yerli üretim +1
Cok seyahat eden birisi değilim o yüzden değerlendirmem ne kadar doğru bilmiyorum ama ççs (cavusoglu çanta sanayi) ürünlerine bir bakın derim. Düzgün bir markadır. Yerli üretimin bir avantajı da yedek parça tsbi ki.
+2
kisa
(15.08.26)
bizim ulkede kargadan baska kus bilinmedigi icin tahminim ankette ezici samsonite birinciligi cikar. benim samsonite'lar pek dayanikli cikmadi hemen kirildi gitti o yuzden ben dandik bavul alip 2-3 senede bir yenileme taraftariyim.

yerinde olsam cok buyuk bir bavul almam, max orta boy alirim. yoksa kilo limitini asarsin, bela olur. ucak ici icin mutlaka olculere dikkat et, artik surekli kontrol ediyorlar.

bir de mutlaka 4 tekerli, dik olarak yurutebilecegim bir bavul alirim.
marka bence cok onemli degil.
+3
cooperr
(15.08.26)
herkese teşekkürler, mercana bi gideyim. ççs eskiden vardı ben de 4 5 yıl her ay kullanmıştım, uzun zamandır markayı da ortalarda görmüyorum aklımdan çıkmış.
0
🌸klassno
(15.08.26)
primark'tan it marka set alıyorsunuz; bavul işini uzun yıllar unutuyorsunuz.
hafif paket yolculuk yapanlar için en önemli avantajı, dünyanın en hafif bavulu olması. gayet de sağlam.
0
lil siztah
(15.08.26)
Almanya’ya gittiğinde tkmax’e bak. Amerikan turisterim var. 5 yıldır bişey olmadı. Ama bir daha gittiğimde yine alayım dedim bulamadım başka marka aldım o da iyi.
+1
Ley
(15.08.26)
Albatros diye yerli bir marka var. Hem kaliteli hem de tasarımlarını beğeniyorum.
0
yadigar
(16.08.26)
samsonite'in birinci cikmasi asiri komik. samsonite gibi markalarda öncelik asiri seyahat eden kisiler icin bavulun kendi agirligini minimize etmektir. hafif bavul ve maksimum dayaniklilik beklenir ama bu maksimum dayaniklilik hafif bavul klasmanindaki maksimum dayanikliliktir. yoksa agirligi ön plana koymayan bircok marka var, samsonite'tan daha dayanikli.

asiri seyahat etmeyen, yer kaygisindan ziyade saglamligi ön planda tutan ve seyahatlerini "sert geciyor" diye tanimlayan biri icin eastpak, titan gibi bavullar iyi olur. samsonite degil. (bir samsonite ve pierre cardin kullanicisi)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.26)
20 seneye yakındır kullandığım (bunun 10 senesi hayli yoğun kullanıldı) roncato bavulum var. içi dışı sert malzeme kumaş vs yok, temizlemesi silemsi kolay. 2 teker her zeminde rahat devrilmeden sürüklenebilen bir bavul. pek bilerek almamıştım, indirimde diye almıştım ama iyi ki de almışım.
0
nwnd
(19.08.26)
(16)

Emlak satis isi

lina
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.

Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini satar satmaz komisyonla o ulkede villaya tasinmis... tek bir evin satisindan kalacak para olarak 600, 700 binden (tl olarak) bahsediliyor.

Birikim yakip bu yola girer miydiniz?

Buradaki kosullariniz ise 60 binle maasli calisansiniz. Ev yok, araba yok, anca hayatta kaliyorsunuz.

Ama gidip 3. Ay hala satis yapamazsaniz geri gonderileceksiniz ve dondugunuzde bu 60 binlik isi de bulamayabilirsiniz bi daha. Nitelikten bagimsiz konusuyorum bu konuda, hemen aranan eleman degilsinler gelmesin lutfen, piyasa berbat, ne kalifiye tanidiklarima 40 bin teklif ediliyor 40 yilin basi cikan is firsatlarinda.

Konuya donersek ulke bir avrupa ulkesi degil. Ve bu paralar kazaniliyor mu gercekten bu iste? Illa satilir gibi de geliyor aslinda bir ev. Ayrica Is teklifi sadece bana gelmedi, koca bir grup goturulecek, tutunabilen tutunacak seklinde.
0
lina
(14.08.26)
Kazanılıyor maalesef
0
Cezcez
(14.08.26)
kazanılır şöyle düşün 500 bin dolara ev satsan yüzde 3 komisyon alsan 15 bin dolar eder. az para değil.
denenebilir bence.
0
jelly bear
(14.08.26)
Bir körfez ülkesinden bahsediyorsak, zamanlama olarak çok da hevesli olmazdım.
0
Mirket
(14.08.26)
Burada kilit kelime villaya taşınmış.

Herhangi bir şemada size lüks arabalı aynı işi yapan,villaya taşındı denilen ,köpürtülüp iştah kabartan sunum yapılıyorsa bunun sonunda ya ponzi çıkar ya dolandırıcılık.

Kısaca seni dubai ,gürcistan vb.ne götürecekler,ordaki projeyi birilerine pazarlamanı bekleyecekler.olursa olur suyu olmazsa pilav suyu olacak.eskiden bu işlerin ahlağı vardı giderkende iyi paralar ödüyorlardı,artık onuda kaldırmışlar.

Gitttiğin yerde yaşayacakların çok ahlaklı olmayacak.
+3
duptıs
(14.08.26)
ilk komisyonla villaya taşınmış olmak yanıltıcı bir ifade bence. villada oturmaya devam edebilmek önemli.

bu tarz "şu işte acayip para varmış" şeklindeki tevatürlere, hele hele emlak satışı gibi eğitim gerektirmeyen (tıp okumak, mühendislik okumak gibi) işler için, "o halde neden herkes bu işi yapmıyor?" diye bakmak lazım.
0
co2s2
(14.08.26)
Aman, dolandırıcılık olmasın... Çin mafyasının Kamboçya gibi uzak doğu ülkelerindeki modern köle ticaretinden haberdar mısınız? "Viila" ve "Komisyon" anahtar kelimeler. Bir araştırın internetten, tuzağa düşmeyin, maazallah hayatınız kaymasın.

Linkteki olayı mutlaka okuyun:
eksisozluk.com

Yine konuyla ilgili:
home.treasury.gov
freetheslaves.net
link.springer.com

Laos, myanmar, filipinler, kamboçya gibi uzak doğu ülkelerinde çinli mafyatik oluşumların böyle tuzakları var.
0
yadigar
(14.08.26)
Calisanina deger veren firmalar yurt disi yer degisimi istedigi calisanina bu sartlardan iyi imkanlar teklif ediyorlar. Sizin teklifte bu deger olmadigi gibi muhtemelen calisan bile sayilmayacaksiniz. Calisan degilseniz araci size ne katacak bunu iyi degerlendirmek lazim. Daha da onemlisi calisan olmayip "geri gonderilecek" biri iseniz pasaportunuza el koyuyor olabilirler, bu da her turlu suistimale acik bir durum olurdu. Belirsiz bir "cok para" bir havuc olarak sunulduysa daha da dikkatli olmak lazim.
0
osssy
(14.08.26)
Abi acayip dolandırıcı işine benziyor.
Yani yanlış anlama da dolandırıcıların tam aradığı insan modelisin; az maaştan bıkmış, ancak hayatta kalıp kaçış yolu arayan.
En basiti ilanları senin adın soyadınla açıp parayı senin üstünden döndürüp sonra polisle senin basının derde girmesi.
Misal sallıyorum proje ev olur, evin emlakçısı sensin, evi satan sensin. Para senin hesabından döner ve hop o ev verilmediği zaman sana patlar.

Sen 60 bin lira alan biri olarak yurtdışında emlakçı olacaksın ve vaadlerden biri "o kadar para var ki villaya geçti" olacak.
0
logisticsmanager
(14.08.26)
Hepinizi katilmakla birlikte, o ulkede cok iyi bilinen bir sirketmis bu. Orada bir sure yasamis kisilerden bizzat duydum. Adi sani var. Logistics o tarz bir sey degil. Ama hala red flag benim icin de. Ama bir yandan yoksa ciddi bir firsat mi kaciyor diye dusundum. Ama en onemlisi neden ben mesela? :) su ilan senin adina acilir hic aklima gelmemisti, olabilir her sey haklisiniz
0
🌸lina
(14.08.26)
Abi peki anlamadığım şey;
Bu şirketin olduğu ülkede adam yok muymus?
Misal dubai'de adam olmadığı için fabrikada çalışmalık insani hindistan, filipinlerde falan arıyorlar. Onu anlarım.
Sen sana deli paralar kazandıracak emlakçılık işi için Türkiye'den adam mı getiriyorsun?
Buna ek olarak şirket çalışanı olmadan (sigorta yok) nasıl o ülkede çalışacaksın onu da anlamadım. Böyle rastgele kapısı açık olup adam alan hangi ülke var?
+2
logisticsmanager
(14.08.26)
60binlik işi emlak satış işinin yürümeyeceğini biliyor olsam dahi sadece deneyim edinmek bir şeyler öğrenmek için bile düşünmeden yakarım. Emlak kendi alanınsa eğer ve yeteri kadar idare edecek birikimin varsa yapmalısın bunu. Hangi ülke bu? Tek başına da değilsin ekipce gidiliyor. Daha ne kadar iyi olabilir ki.
0
beyfendi
(14.08.26)
ortada tuhaf bir seyler var. yazildigi gibi boyle bir is imkani varsa neden baskasi yapmiyor onu anlamak lazim. boyle firsatlar icin hayrina adam toplayip goturmezler. sana gelene kadar ese dosta paslanir gercek bir firsat olsa.

bir de ulke de onemli burada. her ulkenin hukuku farkli. ulkeye nasil gireceksin? turist olarak girip mi calisacaksin? parayi yatiracaklari ne malum hicbir kaydin kuydun yoksa. sigortasiz orada calistigin icin nezarete atilip deport edilme ihtimalin bile var.
+1
antikadimag
(14.08.26)
bahsettiğiniz büyük para orası için çok büyük olmayabilir. mesela 3 ayda ev satması gerekiyor demişsiniz; o zaman 3 ayı bir ev satmak için frekans olarak baz alırsak mesela 600bin tl nyc’de 3 ay geçinebilmek için iyi bir para değil. ülke önemli diyorum ve bu iş oranın yerelleri tarafından neden yapılmıyor +1.
0
eileengray
(14.08.26)
ek is olarak emlakcilik yapiyorum. zaten insaat sektorundeydim, emlaga ordan bulastim. 3 senedir kovaliyorum ama isler kesat.

yasadigim sehirde 10bin emlakci var, ve bunlarin sadece %5i bu isten fulltime gecimini saglayabiliyor. %95'inin ya ek isi, ya da acliktan agzi kokuyor.

cunku ev satmak da, ev alacak musteri bulmak da o kadar kolay degil. parasi olan asiri nazli, gercekten ev almak isteyende de para yok.

tek evin satisindan 600-700bin tl alabilirsin ama onun icin milyon dolarlik ev satman lazim, onu da satacak adam neden daha ulkeye yeni gelmis birine guvensin, sen daha evin oldugu muhitin ismini bilmiyorsun, adam iki soru sorsa kitlenip kalacaksin??

belese peynir fare kapaninda olur, bobrek.avi.
bulasma
0
cooperr
(15.08.26)
Öncelikle işin hangi ülkede olduğuna göre işler değişir. Mesela dubai ise bombalar yüzünden işler kesattır. Afrika ülkeleri ise dolandırıcılık çetesi kaçırabilir size illegal işler yaptırmak için. Özetle sıkıntılı ülkelerden biri ise uzak durun.
0
filipis
(15.08.26)
ülkeyi niye gizli tutuyorsun ki?
0
parka
(15.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(6)

Gece 01:20'de ist havalimanından iç hat uçuşum var. İş çıkışı ne yapayım?

put it in your appropriate place
Durumlar;Bakırköy'de çalışıyorum.16.45'de mesaim bitiyor.İki alternatif aklıma geliyor;1) Metro - Metrobüs ile Zincirlikuyu'ya gidip, metroya biner, havalimanına gidebilirim. Bu durumda Loung'da takılma.2) Sağda solda takılma. Öyle havalimanına gitmek.
Durumlar;

Bakırköy'de çalışıyorum.
16.45'de mesaim bitiyor.

İki alternatif aklıma geliyor;

1) Metro - Metrobüs ile Zincirlikuyu'ya gidip, metroya biner, havalimanına gidebilirim. Bu durumda Loung'da takılma.

2) Sağda solda takılma. Öyle havalimanına gitmek.
-1
put it in your appropriate place
(12.08.26)
Kulağını ters tutuyorsun.bakırköyde takıl,saatini ayarlayıp marmarayla halkalı ordan havalimanı metro
+2
duptıs
(12.08.26)
ev nerde ki? baya vakit varmış ben olsam evden giderdim heralde. lounge ücretsizse o da bi seçenek tabii de çok yorar beklemek
0
jelly bear
(12.08.26)
@jelly bear Ev Acıbadem Kadıköy’de.
0
🌸put it in your appropriate place
(13.08.26)
sinemaya gidebilirsin belki. veya arkadaşlarınla bi akşam yemeği falan filan. o saatlerde zaman geçirebileceğin bir şeyler bulman şart eve gidemiyorsan ki gittiğine değecek gibi görünmüyor.
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.08.26)
M3 yahut m9 hattıyla mall of istanbul'a gelip, orada takılıp, sonrasında olimpiyat yahut kayaşehir m11 aktarmasıyla havalimanına devam edebilirsiniz. MOI ferah bir avm. Sinema, yemek, cafe/bar, alışveriş vs. imkanı var. Yalnız havaalanı metrosu seferleri gece 12'de bitiyor, dikkat etmek lazım.
0
yadigar
(13.08.26)
zorlu center'a geçilebilir metrobüs ile, metro ile havalimanına geçilir saat 10 gibi, sinema mantıklı geldi bana da.
+1
atom karincanin torunu
(13.08.26)
(12)

2. el arabada km

Purple life
2.el araba alirken su iki araba arasinda (diger kalan tüm özellikler ayni olsa bile) fark olur mu?yani kisa sürede yeni ama yipranmis araba vs daha eski model ama daha genis zamanda kullanilmis arabaA arabasi 2021 model 30.000kmB arabasi 2026 model 30.000km
2.el araba alirken su iki araba arasinda (diger kalan tüm özellikler ayni olsa bile) fark olur mu?
yani kisa sürede yeni ama yipranmis araba vs daha eski model ama daha genis zamanda kullanilmis araba

A arabasi 2021 model 30.000km
B arabasi 2026 model 30.000km
0
Purple life
(12.08.26)
5 yılda bi arabada çok şey değişir. fiyat farklı çok makul olmalı ki a'yı tercih edesin.
+1
jelly bear
(12.08.26)
@jelly, tesekkürler ama ne degisebilir ki?

benim sormak istedigim daha cok ay kmyi 2-3 seneye yayarak yapmak vs arabanin yasi yeni de olsa cok aktif kullanmak. ikincisi birinciden daha cok yorar mi arabayi yoksa km nin ne kadar sürede yapildigi önemli degil mi?
0
🌸Purple life
(12.08.26)
tabi ki fark olur. 5 yılda kasa değişmese bile makyaj yemiştir o araba muhtemelen. Makyaj da yememiş olsun hadi, birebir aynı araba olmuş olsun.

-Birinin garantisi bitmiş, birinin devam ediyor bir kere önemli burası.
-1 yılda 30bin yapan araba uzun yolda yapmıştır o km'yi, 5 yılda yapan muhtemelen şehir içi daha dur kalk trafikte yapmıştır. Malzemenin yaşlanması ve daha uzun süre çalışması vb etkilerden çok daha eskimiş olur 5 yıllık araba.
- İki arabanın iç tasarımında (koltuk, direksiyon simidi, konsol vb.) yıpranmalar eşit olmaz kesinlikle. 5 yıllık araba daha çok aşınmış olur.
+1
bobinhoo
(12.08.26)
yeni daima iyidir. hiç hareket etmediklerini düşünelim. malzeme ömrü bile önemli faktör.
0
lazpalle
(12.08.26)
5 yılda ne olursa olsun fark olur. @konetsu reis bu işi çözer.
0
mikahakkinen
(12.08.26)
Fark olur fiyata göre daima yeni tercih edilmelidir
0
basond
(12.08.26)
Hocam bu öyle ezbere cevaplanacak bir soru değil kesinlikle.

Bir kere araçların modelleri ne? Kim kullanmış nasıl kullanmış... İkisi de ikinci el diye varsayıyorum. İlla yenisi iyidir diye düşünmemek lazım.

Atıyorum biri 2021 model toyota'dır, öbürü 2026 model opel'dir. Ben 2021 toyotayı alırım.

Biri 2021 modeldir ama düzenli yetkili servis bakımı görmüştür. Pırıl pırıldır.
2026 hor kullanılmıştır bir senede eskiyi alırım.

2021 model 2026 model bir araçla aynı fiyat aralığındaysa, muhtemelen daha üst donanım özelliklerine sahiptir, donanım benim için önemliyse eskiyi tercih ederim.

Eski araç daha dayanıklı bir markadır, yeni araç daha kronik sorunlarıyla bilinen bir araçtır eskiyi alırım.

Yani yenisi her zaman iyi diye düşünmemek lazım. Araçlar ne? Modelleri ne? Özellikleri ne...

Ona göre bakılır eskisi mi daha iyi yenisi mi diye
-2
anten
(12.08.26)
yeni araba her zaman daha iyidir. eski arabanın değer kaybı daha hızlı olacaktır.

arabalar her yıl aynı üretilmiyor. her yeni model yılında yenileniyorlar. araç bir yandan iyileştiriliyor, sıklıkla problem çıkartan parçalar daha sağlamları ile değiştiriliyor. 2021 model arabadaki bazı parçalar ile 2026 modeldeki bazı parçalar aynı değil.
0
co2s2
(12.08.26)
2021 modelin 30 bin olması bence şaibeli.
0
ground
(12.08.26)
Sadece verdiğiniz özellikler baz alındığunda (diğer detayları bilmiyoruz) her zaman eşit km'de yeni olanı tercih etmek mantıklı. Bir aracın bir yılda 30bin km yapmış olması, 5 yıllık bir araçtan daha fazla yıprandığı anlamına gelmez.
0
yadigar
(12.08.26)
@ground, yooo bizim ailenin arabasi 2017 model ve 30k kmde. emekli arabasi. yazliga gitmek icin kullaniliyor sadece o da 70km uzaklikta.
-1
🌸Purple life
(12.08.26)
arabanin aksamlari durdugu yerde de eskir. o yüzden arac ne kadar yeniyse o kadar iyi.
0
sir gawain
(13.08.26)
(7)

New York Önerilerinizi Alırım

bloodymoon
Tek başıma olacağım, Manhattan'da kalacağım. Aktivite önerileriniz yanı sıra akşam için güzel yemekleri ve kaliteli şarapları olan mekan önerileriniz de şahane olur. Şayet orada yaşayan lokal arkadaşlarımız varsa ayrıca yeşillendirirlerse birkaç deep dive sorum da mevcut. Sevgiler
Tek başıma olacağım, Manhattan'da kalacağım. Aktivite önerileriniz yanı sıra akşam için güzel yemekleri ve kaliteli şarapları olan mekan önerileriniz de şahane olur. Şayet orada yaşayan lokal arkadaşlarımız varsa ayrıca yeşillendirirlerse birkaç deep dive sorum da mevcut. Sevgiler
0
bloodymoon
(11.08.26)
Yerel değilde turisttim. Brodwayde müzikaller vardı, harry potter ama dalga geçiyordu.
Newyork city pass’e bir bak
Starbucks reserved var
Pastırmacı adını unuttum yani beğendim ama etkilenmedim.


Bir de dikkat et. Bizim arabaya evsizler içecek, pasta attıydı.
0
spherical
(11.08.26)
ben ve @oscar’lar 15+ yıldır nyc ve çevresindeyiz. ikimiz de daha önce bir iki soruya uzun uzun cevap yazmıştık. bulunca yapıştırırım buraya.

Bir de hangi bölgede kalıyorsunuz, ne zaman geliyorsunuz? mesela şu an hiç önermem çünkü gezilebilecek bir hava yok.

edit: önceki cevaplarım:
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(11.08.26)
Ben de eylül sonu ekim başı gibi 10 gün süreli nyc düşünüyorum. Kalacak yer hala ayarlamadım, neresi en makul f/p karar veremedim henüz.
Bana da Rehber olması açısından sorunuza yanıt yazıyorum ve formata uymak için de katz deli’yi mutlaka deneyin diyorum.
0
ezkaza
(11.08.26)
Frick collection'u çok beğenmiştim. Antika/sanat merakınız varsa uğramazlık etmeyin.
0
yadigar
(11.08.26)
ben zamanlama ile ilgili onerim olacak, ilkbahar, yaz ve sonbahar'da gittim.
ilkbahar harikaydi, sonbahar fena degildi, yaz berbatti.
eger amac agustos'da gitmek ise ben olsam gitmem sonbahar'i beklerim.
yazlari sehir asiri kalabalik ve bence o kalabaligi kaldirmiyor.
0
cooperr
(12.08.26)
Listemi yeniledim. Eski cevaplarımla örtüşüyor muhtemelen. Çok yazmış olabilirim, hepsine elbet gidemezsiniz ancak google mapste göz atıp bookmarklayabilirsiniz.

müze:
-the met (met’e gideceğiniz gün öncesinde iki sokak üstte neue galerie’de klimtleri ve egon schiele eserlerini gezip cafe sabarsky’de avusturya tatlıları denemenizi tavsiye ederim)
-moma
belki:
-guggenheim
-amnh
-whitney, the new museum, frick, morgan library (jp morgan’ın ilk evi ve nycde ilk elektrik kullanan ev)
-tenement museum (bu çok ilginç bence)
zaman kalırsa:
-upstate’te dia:beacon
-noguchi museum
-cloisters (burası da çok ilginç)

galeriler:
sergiye göre chelsea’de galeri turu
soho’da the earth room ve the broken kilometer

Yeme içme (rastgele sıra):
(* çok turistik demek)
the boat house
torrisi
artusi, don angie
Monkey bar
Au cheval (özellikle burger)
Gramercy tavern
Polo bar
the corner store (walk-in zor)
Peter luger steak house* (veya keens)
Dirty candy (veg)
Fish cheeks, Thai Diner
Penny
Smithereens
Bistrot ha
Frenchette (Whitney museum lokasyonu)
Cafe sabarsky (met günü)
Balthasars*
St ambraeous*
Din tai fung (times çevresi için)
Pecora Bianca (yoklukta gideri var)

F/p omakase:
Sugarfish
Souraji
Sendo

Bar:
Campbell
Bemelmans
rooftop bar adını unuttum yazarım.
Sip and guzzle
Up up
Lillie pub

Pizza:
Lindustrie
Ceres (tüm pie satılıyor sadece)
Emily (deep dish)
4ps (Japon İtalyan)
Studio tamaki

Taco:
Los tacos no1
Ramirez taco

Kahve:
Gem home
La cabra
Devocion
Stumptown
L’Appartement 4f
Lyria

Brunch kahvaltı:
Buvette
Clinton St baking co
Cafe cluny
Bubbys
Maman
Two hands
Bourke st bakery
Pura vida
Oldays
Bluestone lane
Tartine
Daily provisions

Bagel:
Tompkins sq bagel
Apollo bagel
Leone’s
Utopia
Black seed bagels

Tatlı ve dondurma:
Panna (çok iyi)
Levain
Culture espresso choc chip cookie
Hani’s
Te company
Lysee
Salswee
Magnolia bakery*

Jewish heritage:
Russ and daughters (füme somon)
Katz* (herkesin meşhur katzı)
S&P

Brooklyn için:
Four horsemen
Birds of a feather
Maison premiere (oyster)
Misi
4ps (yanındaki dükkan da çok iyi)
Barbalu
Lucali (en iyi pizza ama girmesi zor)


dükkanlar (kadınlara yönelik):
mcNally bookstores ve kırtasiye goods
the strand
moma design store, nypl store
uniqlo, muji, aritzia
free people, fp movement
skims, and other stories
gentle monster, jimmy fairly
reformation, farm rio
sezane, anthropologie, alohas
le labo, aesop, korres
jcrew, madewell
tumbao (favorim), peche, frankie shop, sandy liang, rachel comey
ulta, glossier
macys, tjmaxx, marshalls, nordstrom rack (özellikle indirimli marka ayakkabılar)

müzikal:
hamilton
the book of mormon
+1
eileengray
(12.08.26)
eileengray mukemmel liste cikarmis. eger partilemeyi seviyorsaniz, chetanaworld bakin. brooklyn den mükemmel nyc manzarasi ile roof da takiliyorsunuz. ayrica su aralar hava berbat, her gun firtina yagmur kopuyor.
0
oscar
(12.08.26)
(12)

Kedim öldü

gobekliraki
Ve aşamıyorum.
Ve aşamıyorum.
-5
gobekliraki
(09.08.26)
yeni kedi sahiplen.
3.gün alışırsın
-11
OgutucuRecep
(09.08.26)
böyle söyleyince biraz garip kaçacak ama insan beyni hayvanlarla derin bir bağ kurabiliyor fakat bu bağ çok da hızlı çözülüyor. yani bir insanı, aileden birini kaybetmek gibi aylar-yıllarca üzülmüyor.
0
orpheus
(09.08.26)
Başın sağ olsun.
Onlar da evlat oluyor, sadece kedi/köpek gözüyle bakanlardan değilim. O yüzden acını, yasını sonuna kadar yaşa. Yas sürecini mutlaka yaşa, üzüntünü hisset. Küçümseme acını yani. Bir süre nadasta kal. Belki onun adına sokaktaki kedileri besleyebilirsin, bu tip şeyler iyi hissettirebilir.
+1
mor oje
(10.08.26)
Çok zor.

Yavru bir kedi sahiplen
0
topkapiaksaray
(10.08.26)
Sabırlar diliyorum. Ama yine de çoğu kediye göre çok şanslı, kafası hiç okşanmadan bu dünyadan göçüp giden bisürü kedi var maalesef. Nasıl gitti, ne oldu bilmiyorum ama arkasından böyle başlık açan bir dostu olduğuna göre güzel bir hayat yaşamış. Bir de bu durumda bence en güzel teselli, bizden sonraya kalmalarındansa bizden önce gitmelerinin her türlü daha iyi olmasıdır. Başın sağ olsun, kalbin çabucak ferahlasın.
+3
megalomaniac
(10.08.26)
başınız sağolsun. çok üzücü bir durum, dost kaybetmek zor. herkesin çözüm yolu farklıdır ama ben de yavru kedi ile çözüleceğini düşünenlerdenim. fotoğraflara bakmak iyi gelmeyebilir bu arada.
0
cisimcik golgi
(10.08.26)
Başınız sağolsun, kolay aşılmıyor maalesef neredeyse 10 yıl olacak hala ona benzeyen bir kedi görünce kötü oluyorum.
İlk birkaç sene ben yeniden kedi sahiplenmek istememiştim kendimi hazır hissetmedim dışarıdaki çocukları besledim, sonra kendimi tekrar kedi sahiplenecek ruh halinde gördüm ama bu sefer de annem istemedi, onlar gün içinde çok daha fazla zaman geçirdikleri için onun aşması daha uzun sürdü

Açıkçası tavsiye veremiyorum ama zamanla alışılıyor, çok zor gerçekten sabırlar diliyorum.
0
mutekebbir
(10.08.26)
Başın sağolsun :/
0
yadigar
(10.08.26)
sayısız sokak kedisi kaybetmiş biri olarak (yani sizin kurduğunuz bağdan çok daha hafifi çoğu zaman) bazısının halen resmine bile bakamıyorum.
acınızı paylaşıyor ve baş sağlığı diliyorum.
0
lil siztah
(10.08.26)
Başınız sağ olsun.
0
peki madem
(10.08.26)
Başınız sağ olsun hocam, zamana ihtiyacınız var.
0
kumandanim
(11.08.26)
Benim kedim öleli 3 yıl oldu temmuzda, 13 yıl yarenlik etti bana. Hiç dövmem yoktu, şimdi anıt mezar gibi kolumda yüzünün resmini taşıyorum, bana iyi geldi bu yas sürecinde
0
mavibalık
(11.08.26)
(1)

Konfor filmi, dizisi yahut kitabı ile yaş ilişkisi

yadigar
Sahne sahne ezber dahi olsanız tekrar tekrar izlediğiniz dizi, film gibi yapıtlar varsa, bu alışkanlığınız öteden beri mi vardı, yoksa bir yaştan sonra mı oldu? Öyle ise, tahmini kaç yaş civarında başladı?
Sahne sahne ezber dahi olsanız tekrar tekrar izlediğiniz dizi, film gibi yapıtlar varsa, bu alışkanlığınız öteden beri mi vardı, yoksa bir yaştan sonra mı oldu? Öyle ise, tahmini kaç yaş civarında başladı?
📊 Var mı?

Bu anket sona erdi. 7 oy kullanıldı.

0
yadigar
(09.08.26)
Bunu burada sormamın sebebi, bu hafta memlekette ebeveyn ziyaretinde kafama dank etmesi...

Babam tv'de yıllardır aynı dizilerin tekrarlarını izliyor. Ben saçma buluyordum. Ama baktım, birkaç yıldır ben de hep aynı sesli kitabı tekrar tekrar dinler, aynı film ve dizileri tekrar izler olmuşum. Dedim acaba yaşla alakalı bir şey mi?

Konuyla ilgili fikri, bilgisi, yorumu olan kendi fikirlerini yahut link, makale vs. paylaşabilir.
0
🌸yadigar
(11.08.26)
(2)

En iyi coban salata tarifi

duyurukullanıcısı
Gram gram adet adet Nasil olmali?
Gram gram adet adet
Nasil olmali?
0
duyurukullanıcısı
(08.08.26)
çobanların dağda hassas terazi ile dolaştıklarını sanmıyorum. adı üzerinde çoban salata. iki domates üç biber. bi küçük soğan vb.
+3
omer460
(08.08.26)
Ayrıyeten, herkesin damak tadı da farklı. Mesela benim için, domatesi ve maydanozu bol, biberi acı sivri biber, soğanlı ve naneli olanı enfes. Yani 3 domates, yarım demet maydanoz, bir orta soğan, birkaç dal taze nane (sadece yapraklar), iki acı sivribiber ve yalnız bir adet salatalık. Bol limon ve az zeytinyağı ile. Bir de, biber ve maydanozları fazla kıyıp, soğanları piyaz usûlü doğrayıp, tüm malzemeleri, tuzu vs. ekleyip karıştırdıktan sonra en son domatesleri -biraz da irice- doğrayıp eklemek ve domates ekledikten sonra azıcık bir iki karıştırmak güzel oluyor.

(Bazen salatalığı hiç koymuyorum)

Fahiş hatalar:
-soğanı sosluk gibi küp küp doğramak.
-domatesi en başta doğrayıp, karıştırırken suyunu salmak.
-naneleri saplarıyla doğramak.
0
yadigar
(09.08.26)
(10)

ehliyet sürüş sınavı

art cat chocolate
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sade
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.

sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.

ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.

ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sadece sınavda böyle oluyor.

bunu nasıl aşarım?
0
art cat chocolate
(08.08.26)
(bkz: dideral)
+1
yadigar
(08.08.26)
Motive etmeye geldim 😀

Heyecanlanman normal ama kendine şunu sorabilirsin. " Yapamazsam en kötü ne olur?" Böyle düşündüğünde rahatlarsın. Dünyanın sonu değil, sağlık olsun.

Yapamazsam en kötü ne olur? bu soruyu sorduğunda bence rahatlayacaksın ve kolay olacak. Çünkü sen zaten yapabiliyorsun, sadece heyecanlandığın için olmuyor.
+1
rock n roll
(08.08.26)
dideral bu durumlarda önerilse bile pek faydalı olduğunu görmedim:/
0
homohominilupus
(08.08.26)
direksiyon sınavında ezbere hareket ediliyor haklı olarak, ama yeterince tecrübeli sürücüler bunları düşünerek yapmıyor. çok veya iyi yaptığınız herhangi bir şey heyecanınızdan daha az etkilenir. yani daha fazla pratikle "unutulabilir" bir şey olmaktan çıkarmak işe yarayabilir.

ilk cevabı tiklememişsiniz, ama ciddi anksiyete yaşıyorsanız da psikiyatriste danışmak ve ilaç çözümlerini değerlendirmek mantıklı olabilir.
+3
matlii
(08.08.26)
dideral cevabı eksilenmiş ama sakinleştirici iyi fikir olabilir. uzman değilim altını çizerek belirteyim de sonra başıma iş almayayım ama bu tür işlere yönelik hızlı etki eden sakinleştiriciler var. yalnız başka bir zamanda bir tane atıp denemenizi öneririm etkisini görmek açısından, çok etkili olursa koordinasyonu etkileyebiliyor çünkü. sınav stresi farklı. biz bir kere araçla cıngan mahallesine girdiydik. teyzem usta şoför olmasına rağmen o anın stresiyle çıkmakta zorlandı. sanki tır sürüyormuş da arkada dorse varmış gibi manevrayı ters filan yapıyordu çıkarken, sağa kıracağı yerde sola filan kırıyordu, acayip şaşırmış da ben düzeltmiştim. sinir-stres-panik yaptırıyor insana bunu.

bu arada bir kez tecrübe ettiğiniz için muhtemelen hiçbir şey yapmasanız bile ikincisinde daha rahat olursunuz. sakinleştirici gerçekten iyi bir fikir olabilir önceden denemek kaydıyla. çok gördüm ben öyle ehliyet zamanı hapçı gibi gezen adam, anormal bi durum da değil herkes yapıyor.
+2
der meister
(08.08.26)
Gitmeden evde veya termosunuza doldurup yolda içmek için papatya çayı yapın, beni epey sakinleştirmişti.
0
ekimoloji
(08.08.26)
Dideral demeye gelmiştim. Reçetesiz satılıyor diye biliyorum. Ben sunum yapmadan/ sınava girmeden önce atarım bi tane genelde.

Eczaneye danışabilirsiniz bu konuda bence.
+1
substituent
(08.08.26)
dideral hormon salinimini ve kalp damarlarinin uyarimini engelleyen bir ilac. boylelikle kalp atisini yavaslatiyor, tansiyonu dusuruyor. eger kalple ilgili (gizli) bir probleminiz varsa dideral kullanmak yan etkiler ortaya cikarabilir (ritim bozuklugu gibi). eger ola ki nabziniz dusukse ve bu ilaci alirsaniz bilinc kaybi yasayabilirsiniz. bilin de ona gore alin.
0
Sour
(08.08.26)
mesajla cevap veriyordum. buraya yazayım.

ben astım hastasıyım. dideral benim için riskli, kullanamam. kulanırsam astım krizine girerim. kalple ilgili de mitral yetmezliğim var. beta bloker olarak saneloc kullanıyorum.

kurstaki hocalar da dideral deyip durdular, tüm heyecanlı öğrencilere bunu öneriyorlarmış. bence doğrudan ilaç ismi verip öneri yapmak tehlikeli
+2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
uzun nefes verme tekniği anksiyeteyi azaltıyor. 4 saniye de alip 8 saniyede veriyoruz. bunu 4-5 dakika tekrarliyoruz.
0
sinematikcrop
(09.08.26)
(21)

Çocuk yapmazsanız soyunuzun kuruyacağının farkında mısınız?

messina123
Yüzbinlerce yıldır öyle veya böyle devam eden bir soy ağacı siz çocuk yapmadığınızda tarih olacak. Bunun farkında mısınız?
Yüzbinlerce yıldır öyle veya böyle devam eden bir soy ağacı siz çocuk yapmadığınızda tarih olacak. Bunun farkında mısınız?
-34
messina123
(19.07.26)
O kadar sikimde değil ki dandik soyumun kuruması anlatamam sana, sizin dandik soylarınızın kuruması da insanlık için çok sorun olmaz bence.
+32
kizil karga
(19.07.26)
ee kurusun ne yapayım? üç kuruşla geçinmeye çalışıyoruz. evladı olan adam daha fazla şeyi sineye çekmek zorunda kalır. soyuma bırakabileceğim bir şey de yok zaten. hanedan soyuyum sanki niye gelip burada amelelik yapsın ömür boyu sefillik çeksin diye çocuk sahibi olayım ki soyum devam etsin diye?

ayrıca soy o kadar kolay kuruyan bir şey değil. kardeşim var, amca çocukları var vs. soyadını ve geni taşıyacak onlarca insan var benden başka. hepsini geçtim olmasa ne yani 8 milyar insan var zaten. beş tane soy varmış da sadece benimkisi kuruyacakmış gibi bir durum yok.
+11
der meister
(19.07.26)
Ee yani?
+4
mor oje
(19.07.26)
Kuruyacak diye bakma, en mükemmel şekilde sonlandı diye bak.
+13
kisa
(19.07.26)
Değiliz. Salağız biz.
+9
Jazz
(19.07.26)
secimlerde oy lazim diye kontrollu intihar bombacilarindan da kuruyabilir, sokaga sicilan cocuklar tarafindan bicaklanip da kuruyabilir, denetimsizlikten yikilan bir binada da kuruyabilir.

benim tercihim olup kurumasi cok da kotu bi fikir gelmiyor
+6
aguen
(19.07.26)
Napim
-3
arbre
(19.07.26)
Kızıl karga başlığı okurken içimden geçeni yazmış.
Umurumda bile olmayan bir konu gerçekten.
+1
mutekebbir
(19.07.26)
"Dandik soy" gibi ithamda bulunanları anlıyorum,belki gerçekten haklılar,bilmem.ama en azından problemin farkında olmanız da bişeydir bence. Ve kısa yoldan,çocuk yapmayıp kurtulabilirsiniz gerçekten.işin boktan yanı,hiç böyle düşünceleri olmayan bizzat dandik insanların çatır çatır çocuk yapması. Bildiğin tersine evrim gibi bişeyle sonuçlanacak durum bu gidişle.yazık.
0
denizciman
(19.07.26)
Sanki bana paşazade, asilzade öyle bir soy.
+1
ekimoloji
(19.07.26)
eskiden
topragi islemek icin marabaya,
mirasa sahip cıkmak icin
alt soya ihtiyaç vardi,
şükür ne toprak var,
ne de miras.
0
designer
(19.07.26)
Milyonlarca türden, bakın, milyonlarca türden herhangi birinin üremek istememesi büyük sıkıntı kendisi için. İnsanlardan da bu mantıksızlığı kendince rasyonalize edecek şekilde evrilen örneklerin olması yine tabii bir sonuç... Gelsin eksiler :)

Ekleme: Yalnız, duyurudaki iddia yanlış. Yüzbinlerce yıldır süregelen soy ağacı devam edecek. Çocuk yapmamaya karar veren kişinin dalı kuruyacak. Herkes tek çocuk gelmedik atalarımızdan günümüze...
-3
yadigar
(19.07.26)
Şu an kafamı duvarlara vurarak ağlıyorum. Çok pişmanım.
+1
Lh12
(19.07.26)
Çocuk yaptık ama kız oldu. Kuzenler dahil erkek çocuğu olan ve yapan yok.bizimki yaşarken tükendi napak dayı
0
mikahakkinen
(19.07.26)
birileri fazla fazla yapıyor işte. hem soyumuz falan ne kadar abartı önemsenen şeyler. hepsi bitse nolur, ne önemi var?
0
enteg
(19.07.26)
Dandik soyu olanlar için pek problem değildir tabi bilemem.
Ama benim ciddi şekilde değerli bir genetiğimin olduğunu düşünüyorum yani bu zamana kadar epey güzel şekilde taşınmış, o sebeple devam ettirmek istedim insanlığın güzel genetiğe ihtiyacı var. Ben bu sebeple çocuk yaptım Allah nasip ederse o da devam ettirir inşallah.
-10
yenibirgüzelnick
(20.07.26)
Yalnız böyle düşünmen genetiğinin ciddi şekilde değerli olmadığının ispatı zaten.

İnsanoğlu zihninde kendini çok önemli zanneden, belki öyle zannetmek zorunda olan hayvandan bozma bir canlı sadece.

Milyonlarca yıldır çok farklı şekillerde ortaya çıkmış yaşayanı binbir zorluk, zahmet, minnet, acı ve rezillik içinde yaşam boyu süründüren lanet bir yaşamın zavallı bir mağduru.

İnsan bu çıkmazın için sıkışmış halde var oluşu anlamlandırmaya çalışırken evrenin ve yaşamın boyunu çok aşan karmaşıklığı karşısında dumura uğramış beyniyle kendini değerli zannedebilir. Kimseye bir zararı olmadığı müddetçe sorun yok ama komik.
0
uygunsuz
(20.07.26)
İnsan türü %99.9 oranında aynı dna dizilimine sahip. Ürediğin zaman çocuğa aktarılan bilgi saç göz rengi hastalıklar vs. gibi eften püften şeyler. Siyaha çalan kahve göz rengini dökülmeye mahkum saçının siyahını devam ettirip napacaksın sanki. Kaldı ki bunlar da birkaç kuşak sonra tamamen farklılaşıyor (genetik seyrelme). Soy dediğin şey üreme dürtüsünün üstüne giydirilmiş koftiden bi gömlek, tamamen yapay kültürel bir şey.
Biraz geniş kadraj bakınca, sıçan yavrusu bile dna dizilimindeki benzerlik sebebiyle soyumuzun devamı sayılabilir biyolojik anlamda.
+2
beyfendi
(20.07.26)
Bunu biliyor ve bu durumu bildiğim için üzülüyorum. İnsanın dünyaya bırakacağı en özel miraslardan birisi çocuk yapmak, bana göre.

Herkes sen kimsin ki soyunun ne kıymeti var diye yazmış. Mesela bu mantığa bakacak olursak Koç ya da Sabancı hatta Rockefeller ailesi kim? Paraları haricinde hangi buluşta direkt olarak ailecek ya da aile üyelerinden birisinin imzası var? Mesela bu mantığa göre bundan 150 yıl önce Koç ailesi de ürememeliydi, çünkü o dönemlerde bugünkü kadar zengin değillerdi.
+3
ulukayin
(20.07.26)
dawkins'e göre soy bireylerin degil genlerin devamliligi üzerine kurulu. yani bir birey üremez ise aslinda bu bireyin tercihlerinden degil onu birey haline getiren genlerin basarisizligindan dolayidir. bizim tercihlerimizin buna bir etkisinin oldugunu düsünmüyorum. elbette sans faktörleri var fakat ortalamada (özellikle günümüzde) minimal etkisi var. dolayisiyla bunun üzerine düsünmeye kafaya takmaya gerek yok, hepimiz elimizde olmayan rastlantilarin sonucuyuz.
0
arkadakiadam
(20.07.26)
karı koca iki tarafın 7 kuşak sülalesinde dahi yok, sanatçı yok, sporcu yok, güzellik-yakışıklılık yok. bizim ürememiz büyük kayıp değil yani. hatta aynı sülalede sağlık desen sgk'nın batma sebebi, üstüne şizofren, alkolik, işsiz güçsüz serseri, dolandırıcı ne ararsan var, bence bu soyun kuruması insanlığın geleceği açısından daha iyi olabilir. ama ne yazık ki benim abimden 1, eşimin ablasından 1 gelen soy sizin çocuklarınızın başına bela olacak, şimdi soyunu devam ettiren siz düşünün.
0
halanne
(20.07.26)
(5)

Telefona atılmış root kaldırılabilir mi?

runaway
Root nedeniyle bazı uygulamaları kullanamıyorum. Root'u kaldırmanın bir yolu var mıdır?
Root nedeniyle bazı uygulamaları kullanamıyorum. Root'u kaldırmanın bir yolu var mıdır?
0
runaway
(18.07.26)
Rootlı olsa da (banka gibi güvenliğe aşırı önem veren ve insanı yeni telefon almaya mecbur eden ) kurulmayan uygulamaları kurabilme yöntemleri var diye biliyorum . İyi bir arama yapman lazım Youtubeda .
0
diyecevaplandı
(18.07.26)
Bazı uygulamalar izin veriyor bazıları da sorun çıkarıyor. Şuan root'a ihtiyacım yok. IMEI için root atılmıştı. Bundan tamamen kurtulmak istiyorum
0
🌸runaway
(18.07.26)
Teknik olarak mümkün. Markası ve modeli ney?
0
yadigar
(18.07.26)
google pixel 8
0
🌸runaway
(20.07.26)
(6)

bir uçak sorusu

mezzosprite
bence karmaşık bi soru, umarım anlatabilirim, bi bilen cevaplayabilirse çok sevinirim..bi yetişkin çocuğunu almak için bi yere gidecek, aynı uçakla geldiği yere dönmek istiyor, başka pek seçeneğin olmadığı küçük bi şehir. uçak 17:45'te inip 18:25'te tekrar kalkıyor.1. bu durumda yetişkine sağlanabil
bence karmaşık bi soru, umarım anlatabilirim, bi bilen cevaplayabilirse çok sevinirim..

bi yetişkin çocuğunu almak için bi yere gidecek, aynı uçakla geldiği yere dönmek istiyor, başka pek seçeneğin olmadığı küçük bi şehir. uçak 17:45'te inip 18:25'te tekrar kalkıyor.

1. bu durumda yetişkine sağlanabilecek bi kolaylık var mı çıkıştan çıkıp girişten tekrar girmeye uğraşmaması için? uğraşmakta sorun yok da yetişemezse diye.
2. çocuk normalde yalnız seyahat edemeyecek yaşta, 6-7 gibi, bu çocuğu diğer ebeveyni havaalanına getirip durumu açıklarsa uçak kapısına kadar tek başına ya da biletsiz ebeveyniyle gitmesine izin verilir mi diğer ebeveynle orda buluşsa?

önemliyse ajet.

teşekkür ederim şimdiden
0
mezzosprite
(17.07.26)
Merhaba, eger yardimci olacaksa, 90'li yillar boyunca 3-9 yaslarim arasinda annem beni istanbul'dan ucaga bindirirdi, adana'dan babannem alirdi. yanimda yetiskin olmazdi, bu durumda cocuklar genelde hosteslere emanet ediliyor. iki defa da kuzey kibris'a gönderilmisligim var bu sekilde. hosteslerle lounge'da falan oturup bir seyler yiyip iciyorsun.

ebeveyn ucak kapisina kadar gidemez ama hostesler halleder gerisini.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.07.26)
merhaba teşekkürler, ona da baktım ama korkar gibi geldi tek başına, siz korkmamış mıydınız? :')

şimdi öğrendim 8 yaşındaymış çocuk, yani tek başına seyahat edebilir yaş gibi duruyor ajette. ama sanmıyorum bunu isteyeceklerini.

aynı uçakla gelen ebeveyne yardımcı olunma durumu nedir acaba? yani çık gir yapmasa, doğrudan boarding kapısına geçişi sağlanabilse çok iyi olurdu mümkün müdür acaba?
0
🌸mezzosprite
(17.07.26)
Bu sorunun çözümü havayollarında mevcut.kısaca UM yolcu.çocuğa um bilet kesiliyor,sonra havalanına geliyor,boynuna kolye etiket takılıyor.sonra hasta.yaşlı.çocuk yolcu bölümünde bekliyorsunuz.bir görevli gelip çocuğu teslim alıyor,direk uçağa götürüp uçağın amirine teslim ediyor.onu gözönünde tutup havayollarının çocuğu oyalayacak kitap,defter vs veriliyor.güle oynaya geliyor.inişte görevli gelip çocuğu teslim alıyor,getirip size teslim ediyor.

Benim iki kızda bu şekilde çok yolculuk yaptılar.çocuğun özgüveninede çok olumlu etki edeğini düşünüyorum.
0
duptıs
(17.07.26)
aktarmalarda nasıl oluyor? bilemedim ya bana çok küçük bi yaş gibi gelmişti 8 ama soralım kendisine
0
🌸mezzosprite
(17.07.26)
Havacılık kuralları gereği çık-gir yapacaksınız. Uçakta yolcu kalmaması gerekiyor. HER TÜRLÜ yetişirsiniz o uçağa. Özellikle de küçük şehir havaalanlarında. Uçaktan ilk inenlerden biri olun. Daha uçak boşalmadan geçmiş olursunuz gidişteki arındırılmış alana.

Gidiş uçağınız kalkmadan, dönüş uçağınız için online check in yapıp uçuş kartınızı oluşturun mutlaka. Çocuk UM yolcu olsun. Koltuklarınızı yan yana ayarlayın yahut uçakta kabin ekibinden yer değişimi rica edin. Büyük ihtimalle terminalde gidiş kısmında, küçük ihtimalle uçakta buluşursunuz. Sadece, çocuk UM olduğu için belki dönüşte tüm uçağın boşalmasını bekleyeceksiniz.
0
yadigar
(18.07.26)
güncelleme yapayım, uçağa girerken kendisini karşılayan kabin memuruna durumu anlattı, kabin memuru en öne oturmasını sağladı, gittiği havalimanı da baya küçük olduğu için rahat rahat yetiştiler aynı uçağa. cevaplar için çok teşekkür ederim
0
🌸mezzosprite
(30.07.26)
(10)

İşverenlerin iyice hödükleşmesi

sekizdokuzon
İki senedir aynı yerdeydim. Piyasalardan uzaktım. Şimdi gene yavaş yavaş iş görüşmelerine katılmaya başladım. Yani daha önce de böyleydi de benim mi dikkatimi çekmiyordu bilmiyorum ama katıldığım görüşmelerde mutlaka beni inanılmaz dumur eden en az iki şey oluyor. Yani bu da söylenmez, ayıptır dediğ
İki senedir aynı yerdeydim. Piyasalardan uzaktım. Şimdi gene yavaş yavaş iş görüşmelerine katılmaya başladım. Yani daha önce de böyleydi de benim mi dikkatimi çekmiyordu bilmiyorum ama katıldığım görüşmelerde mutlaka beni inanılmaz dumur eden en az iki şey oluyor. Yani bu da söylenmez, ayıptır dediğim, böyle kitlendiğim mutlaka bir iki şey oluyor. Yani birinde mesela yüz yüze görüşmeye çağırdılar. Görüştük ettik. Sonra beni bekleme alanına aldılar. Bir çay söylemişlerdi işte. Bir taraftan da çayımı içiyordum. Görüştüğüm kız üstüyle konuşacakmış. Onun yanına gitti vesaire. Geldi daha sonra. Şu anda müsait değil, daha sonra görüştüreceğim sizi, bugünlük gidebilirsiniz falan filan dedi. O esnada çayımı içiyordum. Çay bitmemişti yani. Hani bekliyor ki hemen kalkayım gideyim. Lan bir bekle hani bir çayımı içeyim kalkacağım yani. Ofisinize çökmeyeceğim.

Bugün başka bir görüşmeye katıldım. Ya adamın resmen kendini övmek için birini işe alıyor gibi bir hali vardı. Şu anda ne yapıyorsunuz, işsizsiniz vesaire gibi bir şey sordu. Instagram'da içerik üretmeye çalışıyorum, reels çekmeye uğraşıyorum vesaire dedim. Reels çektiğimi duyunca böyle bir gülmeler, böyle bir aşağılayıcı bir tavır, işte kendisi Robert Koleji'ne mülakata gitmiş de orada çalışmak istiyormuş da, işte daha önce ona yılın öğretmeni ödülü verilmiş de falanmış da filanmış da. Tamam süpersin, ne yapalım yani. Hani bu kadar süpersen benim işimi de sen yap. Boşuna para verme ya. Ya o işlere girsem başıma gelecekleri o kadar net görüyorum ki ne hevesin kalıyor ne bir şey. Aç biilaç bir köşede öleyim ama bu insanlarla birlikte çalışmayayım, bunlara muhtaç olmayayım diyorsun ya. Yani artık her görüşmeden sonra böyle bütün günüm sinir bozukluğuyla geçmeye başladı. Ya bu hep böyle miydi? Benim dikkatimi mi çekmiyordu yoksa artık insanlar hakikaten nezaket sınırlarını aşmama gibi bir kaygı duymuyorlar mı? Merak ediyorum.

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(14.07.26)
hep böyleydi ama son zamanlarda daha da çok arttı bence. bana da aynen öyle geliyor. tuhaf zamanlardayız gerçekten.
0
abelardo
(14.07.26)
İşverenlerle sınırlı değil bence. Toplumca hödükleşiyoruz.
+7
yadigar
(14.07.26)
eldeki malzeme bu işte.
+1
designer
(14.07.26)
bolluk psikolojisi işte. işe başvuran 100 kişi ile 10 kişi arasında çok büyük fark var.
+2
skr1292
(14.07.26)
Haklısın aslında. Yani bunlara daha nadir rastlanan bir hizmet sunmak gerekiyor ki insan muamelesi görebilelim.
-1
🌸sekizdokuzon
(14.07.26)
Yılın cartu curtu ödülü şu müsamere tadında geçen, parasını verip aldığın ödüllerden muhtemelen.
+1
bumbum
(14.07.26)
Çok haklısın ama eskiden durum böyle değildi. Eskiden işini bilen, sorgulayan, inisiyatif alan ve tuttuğunu koparan insanlara ihtiyaç vardı. Şimdi ise bilenle bilmeyen arasında pek fark gözetilmiyor. Önemli olan, sorgulamadan çalışan ve sorun çıkarmayan biri olmak.

Özellikle Türkiye'de birçok yerde ayaklar baş oldu. O ayaklar da kendilerinden daha donanımlı ve daha zeki insanları yanlarına almak istemiyor. Fırsatını bulduklarında da onları küçümsemeye çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sen o ortama girersen, onların ne kadar yetersiz ve kalitesiz olduğu kısa sürede ortaya çıkacak.
0
Rondak
(15.07.26)
Mesele sadece işverenlerle sınırlı değil bence. Gün geçtikçe toplum içinde artan bir popülasyon, kimle nasıl konuşması gerektiğini, nerede ne yapması gerektiğini bilmeden saçma davranışlarda bulunuyor. Çoğu kişi ne yaptığının farkında bile değil. Karşısındaki insana empati sıfır. Kibarlık, asalet, naiflik gibi kavramlar zaten bir zayıflık göstergesi vs. vs.
+1
unseal
(15.07.26)
---0---
Görüştüğüm kız üstüyle konuşacakmış. Onun yanına gitti vesaire. Geldi daha sonra. Şu anda müsait değil, daha sonra görüştüreceğim sizi, bugünlük gidebilirsiniz falan filan dedi.
---0---

asıl hödüklük bu, o kadının işi o anda sizsiniz. normalde oturup çayınızın bitmesini daha sonradan size kapıya kadar eşlik etmesi gerekiyor. hayır belki hırlı hırsız birisiniz, departmanın birisine dalıp arıza çıkartacaksınız. belki rakip firmadan geldiniz, içerinin fotoğraflarını çekeceksiniz. nasıl almış o riski.
0
galahad reloaded
(16.07.26)
Açıkçası maalesef böyle özellikle patron firmalarında böyledir. Siz daha kurumsal ve kurumsal kültürü olan yerlere bakın kesinlikle. Taşradaysanız böyle hödükler daha fazla maalesef. Fakat çalışan olmak biraz böyle tipleri bile idare edebilme becerisi geliştirmeye zorluyor insanı. Mümkün olduğunca iyi geçinmeye saygılı davranmaya çalışın, bu tiplerin hödüklüğüne rağmen...
0
mahmuttt
(16.07.26)
(14)

saygi duydugunuz meslekler

Purple life
neler?extra özel bir saygidan bahsediyorum.
neler?

extra özel bir saygidan bahsediyorum.
-1
Purple life
(14.07.26)
Ogretmenler. Kendilerini hic sevmem, ne bilim teknik okuyan fizik öğretmeni kaldi, ne edebiyat dergisine abone olan edb ogretmeni. Tarih ogretmeni dediğin history channel gibi olmali ama bunlar tugrali yuzukle geziyor. Kisisel gelisime onem verem ogretmen 20 senedir gormedim.

Neyse konu o değildi, bu devirde bu dallama ogrenci kitlesi ile kapali ortamda günde 8 saat kaldiklari için saygi duyuyorum. Ben bir tanesine katlanamam.
+6
duster
(14.07.26)
doktor, baska da yok.
+4
lemmiwinks
(14.07.26)
doktor ama spesifik olarak cerrahlar benim gözümde başka seviye. ya diş ağrısından aklını kaybeder insan, onun çekilmesi bile inanılmaz geliyor bana. veya düşünsene sabah poğaça yiyip meyve suyu içiyosun sonra ALTI SAAT beyin ameliyatı yapıyosun. hayatın, rutinin bu. sorumluluğu, ağırlığı, üstüne üstlük direkt olarak insan hayatına önemi filan bence korkunç bi şey. kasap gibi insan kesip biçiyosun ve ölüyolar, iyileşiyolar, etrafında sürekli hastalar ve yakınları... hem müthiş bi şey hem de manevi yükü çok ağırdır diye düşünüyorum. bana milyonlar versinler ben 3-5 sene sonra "yeter lan böyle hayat mı yaşanır" diye bırakıp kaçarım herhalde naled olsun ameliyatına da profesörlüğüne de deyip.
+4
der meister
(14.07.26)
Tozlu, pis, gurultulu, cok sicak, cok soguk vs zor ortamlarda calisan, calismak zorunda kalan emekciler, agir kaldiranlar, uzun sure ayakta duranlar vs
+2
freedonia
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var. üniversite sınavında tıp yazdı diye saygıyı hak etmez kimse.
+9
co2s2
(14.07.26)
özellikle bir mesleğe saygı duymuyorum. işini ciddiye alıp yapan herkese saygım var +1

işine saygısı olan, kaytarmayan, işini olması gerektiği gibi yapan herkese saygım var. meslek ayırmıyorum. ayırmayı doğru bulmuyorum
+3
abelardo
(14.07.26)
Acı bir deneyim oldu benim için bu duyuru. Ağzımın ucuna kadar gelse de ne "doktor" diyebildim, ne "asker". Ne " imam" diyebildim, ne "öğretmen"...

Sanırım, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatleri inatla icra edenlere ekstra saygı duyuyorum. Bir de milli savunma sanayiinde çalışan yetenekli ve özverili teknik personele...
0
yadigar
(14.07.26)
ben sadece doktorlara saygı duyuyorum. burada sabah akşam kendini öven beyaz yaka tayfaya ise antipati duyuyorum.
+2
nothing in my way
(14.07.26)
Günümüzde itfaiye att hariç genelleme yapmak zor.
0
topkapiaksaray
(14.07.26)
doktor ama kesip bicen tayfa, oyle aile hekimi falan kurtarmaz. dalak bobrek dalanlara hayranim, arada acip ameliyat izlerim..

mansiyon olarak muhendisler derim, uc kurus paraya ciddi olarak kendini adayip her sabah daha iyi seyler yapmak icin uyanan onlarca muhendis taniyorum. tok evin ac kedileri.
-1
cooperr
(15.07.26)
Öğretmenler, birine bir şey öğretebilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum bu yüzden bunu yapabilenlere ekstra bir saygım var.
0
mutekebbir
(15.07.26)
Çöpçüler + doktorlar + öğretmenler ve de ilaç geliştirmede çalışanlar
0
gadlemler
(15.07.26)
Öğretmenler. Millet çok sövüyor da çoluk çocuk ve ebeveynleriyle uğraşmak yapılacak iş değil.
+2
halitkin
(15.07.26)
Cerrahlar +1

Abim cerrah. Çocuklarla ilgili bir alanda.
Hepimiz gün sonunda iş nasıldı neler yaptın diye ailecek konuşuyoruz. Kimse abimi dinlemek istemiyor lütfen sen anlatma diyoruz. Bizim duymak istemediğimiz detayları her gün yaşıyorlar. Kutsalın da kutsalı.
0
yenibirgüzelnick
(16.07.26)
(16)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(14.07.26)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
+1
pro9it9is9
(14.07.26)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+4
baldur2
(14.07.26)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(14.07.26)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+3
co2s2
(14.07.26)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+4
Hallegadola
(14.07.26)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14.07.26)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14.07.26)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
+1
msb
(14.07.26)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14.07.26)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Enayiyim verdim
+2
messina123
(15.07.26)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
+1
guitarissimo
(15.07.26)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
+1
mutekebbir
(15.07.26)
Hep güvenilir geldi ama vermedim
-1
gadlemler
(15.07.26)
Vermedim ama verene de "neden verdin?" demem. Ben Lösev'den devam.
0
halitkin
(15.07.26)
Açıkaçık’ta listelenmeyen hiçbir stk’ya bağış yapmam prensip olarak.
-1
kullanıcıadımbuolsun
(15.07.26)
(4)

tencere altı tırtıklamak

kibritsuyu
bu gözünü sevdiğim tasarım mühendisliği midir, endüstri ürünleri tasarımı mıdır ne halttır ya o bölümlerden adam çıkmıyor, ya da firmalar bu gençler yerine tasarımları yeğenlerine yaptırıyor anlamadım.yazlıkta tencerelemiz var kaç yıllık. pimpirikli bir adam olmadığım için zamanında satın alırken oc
bu gözünü sevdiğim tasarım mühendisliği midir, endüstri ürünleri tasarımı mıdır ne halttır ya o bölümlerden adam çıkmıyor, ya da firmalar bu gençler yerine tasarımları yeğenlerine yaptırıyor anlamadım.

yazlıkta tencerelemiz var kaç yıllık. pimpirikli bir adam olmadığım için zamanında satın alırken ocak demirini de yanımda götürmemiştim ama götürmek lazımmış. bu amk tencereleri ocağın üstünde durmuyor. altını yağlamış gibi vırt vırt kayıyor. tencere kayıp kaynar yemek üstümüze dökülmesin diye cambazlık ediyoruz.

ocak mı problemli dedim, çünkü dandikti, yeni ocak aldım, onda da aynısı. demek ki ocakta sıkıntı yokmuş. başka tencere koyuyorum küt diye duruyor. çünkü üreten firma sürtünme kuvvetinin varlığından haberdar ve tencere ocaktan kaymasın diye kafası çalışan birine tasarlatmış.

velhasıl bu tencereleri iade edemem, çöpe atamam. kaymasını engellemem lazım, yoksa üstümüze devirip yakacağız.

ne önerirsiniz, asit mi dökeyim, zımpara mı çekeyim, ne yapayım da kaymaz hale gelsin?
+1
kibritsuyu
(13.07.26)
Ocak küçültücü veya cezvelik diye geçiyor, bi aratsana, 1 tane alsan denesen belki iyi gelir.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
olur deneyeyim ama ocak tarafında sıkıntı yok ki. tencerenin altını kaymak gibi pırıl pırıl yapmışlar.
0
🌸kibritsuyu
(13.07.26)
dandik ocaklar malesefki öyle, bizimde evde var olan alveus marka aynı şekilde tencere üstünden bildiğin kendi kendine kayıyor(4 senedir her gün küfür ediyorum yapana), yamukta değil su terazisi ile bakıldı ama dediğiniz gibi oluyor. ben zımpara yaptım bir tanesine(ocağın tencere tutan siyah hedesi) çok kötü gözükünce bıraktım o siyahı biraz soydum kaydırması sanki azaldı gibi, paslanırmı bilemediğim için diğerlerine yapmadım.
pazarlarda satılıyor bu demirler kendinizkini götürün benzer başka deneyin olmadı.

ps. tencereden değil bizimki ocaktan kayıyor, her tencerede kaymıyor eski emsan tencere zinhar kaymıyor mesela ama tefaller jilet gibi kayıyor
0
eja
(13.07.26)
O kadar haklısınız ki... Çok sinir bozucu bir durum.

Endüksiyonlu ocakların kapanmaması için kullanılan tabanlıklar/ısı difüzörleri var. Bunlardan yüzeyi pütürlü olan yahut sürtünmesi mevcuttan daha iyi olacak yapıda olan varsa belki ocakla tencere arasına konabilir. Aklıma başka çözüm gelmedi.
0
yadigar
(13.07.26)
(5)

Sabah ezanı neden vaktinde okunmuyor?

herzan
Diyanet'e göre imsak vakti 3.30 ama ezan 4.20'de okunuyor. Neden?
Diyanet'e göre imsak vakti 3.30 ama ezan 4.20'de okunuyor. Neden?
0
herzan
(13.07.26)
Diyanete güveniyorsan fetva hattındaki sorularda ara ya da gogılda ara. İmsak ile ezan vakti aynı şey değil diye biliyorum, ramazanda böyle yapmalarının sebebinin müezzine kolaylık olduğu falan söyleniyordu. Yine de 1 saatten fazla erken okuyorlar ezanı, imsakın kesilme vaktine göre yani. Ben şahsen diyanete güvenmiyorum. Kur'an'a bakıyorum.
-1
yaren
(13.07.26)
insanlar daha rahat namaza gelsin diye geç okunur sabah. ama imsaktan itibaren kılınabilir
+2
jelly bear
(13.07.26)
hanefi mezhebine göre sabah namazını gün doğumuna yakın kılmak daha faziletli kabul ediliyor. ülkemizde de diyanet bu mezhebe göre hareket ediyor.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(13.07.26)
Sabah namazının vakti İmsak ile, yani fecr-i sadık dediğimiz, tan yerinin ufukta ağarmasıyla başlar. Güneşin ufukta doğmaya başlamasıyla biter. Yani sabah namazı takvimlerde "imsak" ve "güneş" yazan saatler arasında kılınabilir.

Şafii mezhebinde sabah namazında tebkir daha faziletliyken, Hanefi mezhebinde, sabah namazında tehir daha müstehab kabul edilir. Yani, sabah namazının farzı, hanefi toplumlarda gün aydınlanmaya başlayıp güneş doğmaya yakın kılınır. Kalan üç mezhepte ise erkenden, imsaktan az sonra daha hava karanlıkken kılınır.

Türkiye'de ben kendimi bildim bileli, sabah namazının farzı camilerde güneş doğmasına yarım saat kala kılınıyor. Bu sebepten, Ramazan ayı haricinde diğer zamanlarda sabah ezanı imsak vaktinde değil de güneşin doğmasına bir saat kala okunuyor. Ramazan'da oruca başlansın diye imsak vaktinde okunuyor.

İmsak vakti için İslam ülkelerinde güneşin ufukta yükselme açısı 10 derece ila 20 derece arasında farklı farklı değerlere göre karar veriliyor. Türkiye için, diyanet 18 derece olarak hesaplıyor ve takvimlerde imsak vaktini buna göre belirliyor.

Doğru olanı, imsak vakti girince oruca başlamak. Sabah namazı farzı içinse, münferit kılınacaksa, imsak girdiği gibi değil de, en az bir 10-15 dk. beklenmesi daha sağlam oluyor. Türkiye'de camilerde ise yaygın mezhep hanefi uyarınca daha çok bekleniyor, güneş doğmasına yarım saat kala farz için kamet getiriliyor.

İmam yahut müezzin güneş doğmasına yaklaşık 1 saat kala gelip camiyi açıp ezanı okuyor. Ezan sesiyle uyanan bir insanın lavaboya gidip, abdest alıp, hazırlanıp camiye gelmesi için ideal bu yarım saatlik süre. Ezandan sonraki yarım saat içinde cemaat yavaş yavaş camiye geliyor. Kimisi sünnetini evde kılıp gelmiş oluyor hatta. Güneşe yarım saat kala kamet getiriliyor.

Ramazan'da ise, millet zaten sahur için uyanık olduğundan, ezan imsak girdiği an okunuyor. Cemaat daha erkenden camiye gelip, farzı beklerken ramazan mukabelesi yapılıyor. Yani her sabah bir cüz kuran imam tarafından cemaate topluca okunup takip ediliyor.

Diğer İslam ülkelerinin bir kısmındaysa, imsağa 1 saat kala, insanları uyandırmak için bir ezan daha okunuyor. Buna "birinci ezan" yahut "sahur/teheccüd ezanı" diyebiliyoruz. Fecr-i Sadık'a 1 saat kala okunan bu ezanda "Essalatu hayrun minen nevm" denmiyor. İmsak vaktinde de 2. ezan yani sabah namazı ezanı okunuyor. İlk sünnet için 10-15 dk beklenip sonrasında hemen farz için kamet getiriliyor. Sabah namazı gün ağarmadan kılınmış oluyor.
+1
yadigar
(13.07.26)
Bir hoca, diyanetin imamlara 20-30 dakika kıyağına benzediğini, başka bir dayanak göremediğini söymemişti.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(14.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(17)

Tuvaletten çıkınca ellerinizi yıkıyor musunuz?

deniz kiyisi ve papatyalar
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen dedikleri şey bir efsaneden mi ibaret yoksa?
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Götünü yıkamayanı anlarım da elini yıkamayan yavşaktır.
+1
mikahakkinen
(11.07.26)
Her zaman, yanımda dezenfektan bulundururum. Bazı lavabolar bok gibi oluyor, o zaman yıkamam. Ama sonrasında lavabo bulur yıkarım.
-1
Kahvedesu
(11.07.26)
Ellerimi mutlaka yıkarım.

Covid zamaninda birisi doktora sormuş," hocam anladık bu maskeyi uzun süre takacağız ama elimizi yıkama işi nasıl olacak, o da mı daha devam edecek" diye. Ona çok gülmüştüm 😂
+3
rock n roll
(11.07.26)
Milleti böyle göre göre kimseyle tokalaşmaz oldum. Uzakta duruyorum ki kimse el uzatmasın.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Ben tuvalete girerken de ellerimi yıkıyorum. Hatta 1-2 saat aralığında tuvalete girmemiş olsam sadece masa başında çalışıyor olsam da mola verdiğimde ellerimi yıkıyorum.
+1
Jazz
(11.07.26)
Hem öncesinde hem sonrasında yıkarım. El yıkamayan erkekten tiksinirim, şeyine dokunup yıkamaması çok tiksindirici
+1
gadlemler
(11.07.26)
Her zaman her koşulda yıkarım. Yanımda bir şişe suyla ıssız adada kalsam içmek yerine elimi yıkarım o derece nefret edelim pis elden.
0
yenibirgüzelnick
(11.07.26)
Sık seyehat ediyorum ve dünyanın dört bir yanında varlar. Çok görüyorum, belli ırkların elini sıkarken bile öğüresim geliyor.
0
kimlanbu
(11.07.26)
Bazen zorunluluktan aşırı bakımsız pis tuvalete girersin de musluğun vanasına bile dokunmadan kendini dışarı atmak istersin, öyle bir tuvalete denk gelmediysem evet yıkarım
0
grimavi
(11.07.26)
Kesinlikle. Hatta lavabo iyi değilse/sabun yoksa tuvaleti kullanmam bile.

Çoğu yerde zaten doğru düzgün peçete bile olmuyor. Bu yüzden tuvalete giderken muhakkak yanıma bi paket cep mendil dr atarım. Kriz anları için yanımda kolonya ve cep ıslak mendil de daima vardır. Tuvalet kapısınıda elimi kuruladığım peçete ile açarım asla dokunmam.

El yıkamayandan ziyade, yalandan yıkayana çok şahit oluyorum. Sabun bile kullanmadan 2-3 saniye suya tutuyorlar sadece.
-1
substituent
(11.07.26)
tabii ki yıkarım. umumi tuvaletleri de yani avm tuvaletlerini falan da zorda kalmadıkça kullanmam. ayrıca işe vardığımda yıkarım, eve vardığımda yıkarım falan...

yıkamayanlar var ne yazık ki ve o yıkamayanlardan yemek yediğimiz çok olmuştur kafelerde, restoranlarda.

insanlar gerçekten pis.
+1
art cat chocolate
(12.07.26)
Türk milleti yine dünyada en çok yıkayanlardan. Buna rağmen dışarıda pisuvarda falan işerken direkt giden veya elini şöyle bi suya tutan giden çok gördüm. (ben hep yıkarım)
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
Mutlaka, her zaman, her koşulda sabunla yıkarım.
Biz küçükken bir kamu spotu vardı trt'de:
(bkz: suya sabuna dokunun)
Bizim nesle travmatik ama çok başarılı bir şekilde aşılamıştı bu alışkanlığı...
+1
yadigar
(12.07.26)
Umumi var umumi var. Otomatik musluklu otomatik sabunu olan bir yer ise yıkarım. Ancak sadece küçük tuvaletimi yaptıysam -ki dışarıda büyük yapamam- ve ortalığı pislik götürüyorsa o musluğu bir yerleri elleyeceğime benimkini ellemeyi sonra arabaya gidince elimi kolonya ile yıkamayı tercih ederim.
0
denizgonen
(12.07.26)
Elini yikamayanlar selamimi sabahini keserim o derece!
+1
hlt1985
(12.07.26)
@denizgonen
O musluğu bir yerleri peçeteyle elliyoruz biz.
+1
yadigar
(12.07.26)
valla bizim yüksek lisansta profesörün bile el yıkamadığını görmüştüm pisuvardan sonra. gerçi onların odasında lavabo vardı ama kapıya falan sonuçta o şekilde dokunmuştu.
0
high hopes of the sozluk
(13.07.26)
(6)

Booking Parayı Nasıl Tahsil Edecek?

eisberg
Bir otel rezervasyonu yaptım ve ücretsiz iptal seçeneği yok. Ödeme otelde tahsil edilecek ve daha 1 ay var. Şimdi rezervasyonu iptal etmek istesem parayı benden keseceğini söylüyor da ben sanal kart ile yaptım rezervasyonu, kartımda para olmazsa nasıl tahsil edecek benden parayı? Teşekkürler
Bir otel rezervasyonu yaptım ve ücretsiz iptal seçeneği yok. Ödeme otelde tahsil edilecek ve daha 1 ay var. Şimdi rezervasyonu iptal etmek istesem parayı benden keseceğini söylüyor da ben sanal kart ile yaptım rezervasyonu, kartımda para olmazsa nasıl tahsil edecek benden parayı? Teşekkürler
-1
eisberg
(11.07.26)
Provizyon almamış mı? Almamışsa tahsil edemez kart limitiniz kapalı olduğu müddetçe.
0
yadigar
(11.07.26)
Benzeri şeyleri yaşadım
Öncelikle sanal kart fraud karşısında mutlaka kullanılmalı (kamu spotu)

Yabancı şirket veya booking benzeri aracı kurum hukuken haklı olsa da olmasa da parayı tahsil etmesi için Türkiye de önce icra başlatmalı ardından siz itiraz edince itirazın iptali davası. Bence 6 hane altı tutarlarda bununla uğraşmaları daha pahalı. Tüketici mevzuatında illa size haklı yerde çıkabilir. Devredecekleri Türk bürolar tehdit ederse de aldırış etmeyin. Ta ki bir gün icra emri gelirse itiraz edin
0
fistikthecat
(11.07.26)
booking.com önce türkiye'ye aldıkları komisyonların vergisini ödesin. Ondan sonra dava açarlar.
0
Jazz
(11.07.26)
@yadigar provizyon yok. Kart zaten sanal limit tanımlamadım.
-1
🌸eisberg
(11.07.26)
otelde offline ödeme alma sistemi varsa sanal kartınızın limiti eksiye düşer ve sizden tahsil etmiş olur.

offline yoksa herhangi bir ödeme alamaz.

bu arada sırf sizin gibi rezervasyon yapıp da "kendi çapında akıllılık" yapanlar yüzünden otelciler tümüyle iade edilebilir rezervasyonlarda bile tam ücreti tahsil etmeye başladılar.
+1
bravoteam
(12.07.26)
adını duyduğumdan beri booking kullanıyorum . kapanmadan önce ülke içinde de çok kullandım . hiç sorun yaşamadım . iptal ettiğim ya da bir aksilik yaşadığım durumlar da çok oldu . bir defasında 2 defa para çekilmiş ben farketmedim booking bana ulaştı ve geri ödedi.
yurtdışı bir otelde ücretsiz iptal seçeneği yoktu o gün uçak geç indi oteli bulamadım . taksiye bindim taksici de oteli bulamadı . başka bir otele giriş yaptım . gelen maile durumu açıkladım . kredi kartım açık ve tanımlı olmasına rağmen para çekilmedi.
0
devilone
(13.07.26)
(7)

En son aldığınız ürünler

arbre
Alışveriş isteği geldi. En son akıllı saat aldım. Kullanıyorum ve beğeniyorum. Neler önerirsiniz? Amazon, Trendyol...
Alışveriş isteği geldi. En son akıllı saat aldım. Kullanıyorum ve beğeniyorum. Neler önerirsiniz? Amazon, Trendyol...
-7
arbre
(10.07.26)
teknolojik olarak airtag almisim en son. anlik lokasyon takibi yapamiyor, o yuzden cok memnun degilim. ama bir sey kaybolursa faydali olabilir. bu haliyle cin aktarmali japonya seyahatinde bavullari takip etmek icin kullandim. rahatlatmak yerine daha cok endiselendirdi, cok gecikmeli update yaptigi icin bavullar cin'de/japonya'da kalmis gibi gosterdi. orada iphone kullanimi daha az oldugu icin daha sorunlu sanirim.

teknolojik olmayan da silikon hamburger ekmegi kalibi aldim, henuz kullanmadim. bir de peynir bezi aldim suzmek icin, ondan memnunum, peynir yapmak isterseniz alabilirsiniz.
-1
lemmiwinks
(10.07.26)
teknolojik olarak en son kule tipi vantilatör aldım.

teknolojik olmayan: miso, instant dashi, shiitake mantarı, yün kurutma makinesi topu.

bir de geçenlerde prime indirimlerinde diş ipi ve güneş kremi stokladım.
+1
inheritance
(10.07.26)
Skg G7 Pro boyun masaj aleti aldım iki hafta önce. Boyun fıtığım yok ama masa başı çalışıyorum, bazen ekrana ve telefona bakmaktan boynumun ağrısının tuttuğu oluyor.

Ben çok memnun kaldım ama asıl olumlu geri dönüşleri denettiğim iş arkadaşlarım verdi. 5 kişiye denettim, 3 tanesi indirime girdiğinde almaya karar verdi. Masa başı çalışan biri günde iki kez 20’şer dk kullansa boyun ağrısı diye bir şey hayatında kalmaz.
0
phoarbix
(10.07.26)
Meme pompasi ve süt sağma makinesi aldim. Momcozy diye bir marka. (: Süt sağıyorsanız öneririm.
+2
alice in potatoland
(10.07.26)
alice in potatoland, :D erkeğim, bir gün eşim olursa alırız
-4
🌸arbre
(10.07.26)
Canapuff delta 9 thc puff bar paketi
0
birdirbir
(10.07.26)
Contour plus şeker ölçüm cihazı.
0
yadigar
(11.07.26)
(5)

Iyi bir kartlik/cùzdan markası

The colors of my sea perfect color me
Merhaba Aldığınız ya da size alınan çok memnun kaldığınız bir marka var mi? Mümkünse uzerine not/sayı yazilabilen bir mecrada olursa çok iyi olur?Teşekkürler
Merhaba
Aldığınız ya da size alınan çok memnun kaldığınız bir marka var mi? Mümkünse uzerine not/sayı yazilabilen bir mecrada olursa çok iyi olur?

Teşekkürler
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.07.26)
5-6 yıl önce almıştım hala ilk günkü gibi ve çok kullanışlı

tr.uspoloassn.com
0
pislick0
(05.07.26)
arakaali
(05.07.26)
Tergan gayet başarılı. Uzun yıllardır kullanıyorum.
www.tergan.com.tr
www.tergan.com.tr
+1
yadigar
(06.07.26)
kartlık olarak soruyorsanız secrid.

üzerimde sürekli nakit taşıdığım ve malum ülke şartlarından dolayı da para bandı kullanıyorum.
0
galahad reloaded
(06.07.26)
yaklaşık 10yıldır kullanıyorum. az önce kontrol ettim ne bir deformasyon ne de dikiş atması var. gayet memnunum.

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(06.07.26)
(14)

Diktatör olsanız yapacağınız şımarıklıklar

sekizdokuzon
Doğum haritasına göre insan hapsederdim. Siz neler yapardınız? Atış bayağı serbest.Teşekkürler
Doğum haritasına göre insan hapsederdim.

Siz neler yapardınız? Atış bayağı serbest.

Teşekkürler
-6
sekizdokuzon
(05.07.26)
Herkes sevdiği bir şeyin üretiminin bir bölümünde 1 ay çalışacak. Örneğin muz sevenler muz üretiminin bir ya da birkaç basamağında bulunup emeği ve zahmeti yerinde görecek gibi...
+2
grimavi
(05.07.26)
Herkese psikiyatr & psikolog tarafından hazırlanan psikolojik testleri yaptırır, çıkan sonuca göre tedaviyi zorunlu kılarım. Bazı testlerde ve sonuçlarda da ebeveyn olma, evlenme vb. bazı hakları kısıtlar, adli sicil gibi her yere yazarım ki işe alımlarda ya da ilişkilerde bilinsin.
Gerçi diktatörlük değil aksine toplum sağlığı aksiyonu gibi oldu bu sjsksk
0
mor oje
(05.07.26)
Bütün diktatörler de kendilerini bu şekilde konumlandırıyor, hiçbir sıkıntı yok
-1
🌸sekizdokuzon
(05.07.26)
@sekizdokuzon beni diktatörlerle bir tutmanı övgü olarak alıyorum, zira böyle kitlesel bir güç potansiyelim olabileceğine ben inanmıyorum.

Yazdığıma gelince de; haklıymışım, diktatörlük değil sağlıklı bir toplum ve sağlıklı ilişkiler için gerekli gerçekten.
-3
mor oje
(05.07.26)
Çocuklara ve hayvanlara yönelik suçlarda ağır yaptırımlar uygulardım.
Akraba evliliklerini yasaklardım.
0
ekimoloji
(05.07.26)
sokakta sigara içenler taş ocaklarında 1 ay çalıştırılacak.
+4
beatbox yapan metalci
(05.07.26)
kırmızı ve siyah dışındaki arabaları yasaklanrdım :)
+1
kuzey li
(05.07.26)
dalkavukların kalemini kırarım.
0
designer
(05.07.26)
Birkaç milyon kişiyi istanbul ankara ve izmirden göçe zorlarım. İstedikleri bi anadolu şehrinde işlerini hazırlarım öyle de koca yürekli bi diktatörüm.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.07.26)
"Şımarıklık" dendiği için, hemen bugün gerçekte yapılması gereken ıslahat, reform ve adalet türünden icraatlardan bahsetmeyeceğim.

-Gürültüye idam cezası getirirdim. Arabayla mahalleye yayın yapanları, bluetooth hoparlörden plajda piknikte kendi vıcık vıcık zevkine hitap eden şarkılarını millete zorla dinletenleri, motorunu bağırtanları falan direkt itlaf ettirirdim.

-Göz kanatan çakma zenon, ayararsız yahut sürekli uzun farla gezenlerin farlarının sökülüp bir taraflarına sokulmasına dair khk yayınlardım. Olay yerine acil intikal etmesi gereken kolluk kuvveti hariç çakar yakan tüm araçlar için de aynı işlemi çakarlarıyla yaptırırdım.

-Bir yere girince selam vermwywn yahut gülümsemeyen insana bir adet tokat atılmasını serbest bırakır. Hatta teşvik ederdim.

-Bir mağaza yahut restoran/kafe gibi yerde isteğini yahut siparişini "lütfen ve teşekkür ederim" gibi cümlelerle ifade etmeyene ℅50 "kabalık vergisi" getirirdim.
+2
yadigar
(06.07.26)
Şımarıklık denmiş de herkes reform hareketine girişmiş.

Yıldızları görmek istediğimde akşam şehrin elektriklerini kestirirdim mesela, küçük şımarıklık budur.
+2
salihdt
(06.07.26)
Kapı zilleri ve araç kornalarını söktürürüm.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Kolluk kuvvetlerini, askeriyeyi kaldırır; hapishaneleri kapatır; tatile çıkardım.
0
aloha snackbar 3
(06.07.26)
üniversiteleri, büyük şirketleri, gümrükleri, devlet dairelerini kapatır kapatır geri açarım. sonra şak, bir daha kapatırım. 3-5 gün sonra hop, açarım. tam final dönemi gelirken üniversitelerin bir bölümünü açarım, bir daha kapatırım. finaller bitince geri açarım.


böyle oynar dururum. herkes manyak olsun.
0
babilfish
(06.07.26)
(3)

Lahmacun/Anadolu Yakasi

narod
Nerede yiyelim? Iyi pazarlar
Nerede yiyelim?

Iyi pazarlar
-1
narod
(05.07.26)
Acıbadem'deki Sahra Kebap fena değil.
0
benimkibu
(05.07.26)
Kuzu lahmacun
+1
ırene adler
(05.07.26)
Sembol ve Dedecan'ın lahmacunları da yenir.
0
yadigar
(06.07.26)
(8)

Hangi dizi çifti ideal ilişki anlayışınızı yansıtıyor

sekizdokuzon
Breaking Bad ikinci sezon Jesse Pinkman - ev sahibi (sanırım) Jane in yasaklı madde batağına batmamış ve Walter White kanserine maruz kalmamış hali dünyanın en tatlı ilişki türü bana göre.Siz hangi dizi ikilisi gibi bir ilişkiye sahip olmak isterdiniz?Teşekkürler
Breaking Bad ikinci sezon Jesse Pinkman - ev sahibi (sanırım) Jane in yasaklı madde batağına batmamış ve Walter White kanserine maruz kalmamış hali dünyanın en tatlı ilişki türü bana göre.

Siz hangi dizi ikilisi gibi bir ilişkiye sahip olmak isterdiniz?

Teşekkürler
-3
sekizdokuzon
(05.07.26)
Larry Paul - Ally Mcbeal olabilir.
+1
yadigar
(06.07.26)
Parks & Rec Leslie - Ben
0
black holes in the sky
(06.07.26)
spike - buffy
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.07.26)
Jesse-Celine (Before Sunrise, .…..)
+1
mutekebbir
(06.07.26)
chandler - monica

lily - marshall
-1
matilda
(06.07.26)
Brooklyn 99 amy-jake
+1
elorelia
(06.07.26)
adnan - bihter
+2
plastic_angel
(06.07.26)
7 numara vahit ile zeliha
0
bartholomew87
(08.07.26)
(17)

Kutsalınız ne kadar kırılgansa, o kadar putperestsiniz!

banach
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...Kaynak: https://x.com/tfnkymz/status/2071201944840917256
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...

Kaynak: x.com
0
banach
(03.07.26)
Kafirun Suresinin Anlamı
-Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1- De ki: Ey kâfirler.

2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam.

3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.

4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz.

6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.

Hümeze Suresi anlamı
1-2 - Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!

3- O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.

4- Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.

5- Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?

6-7 - O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.

8-9 - Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları hâlde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.

Kalem Suresi 7-15 ayetleri anlamı:

7- Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
-12
dilemma of subscribtionability
(03.07.26)
@dilemma of subscribtionability; cok guzel. butun bu kirilganliklara cevap kitapta varmis iste: لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ

gunun kitabi: ali seriati - dine karsi din.
0
🌸banach
(03.07.26)
@banach
Selam
0
yadigar
(03.07.26)
@yadigar, ve aleykumselam!

gunun siiri: asaf halet celebi - ibrahim

"ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim"
+1
🌸banach
(03.07.26)
gunun put kiricisi: ebu zer el-gıfari
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun ezgisi: bir sabah gelecek kardan aydinlik

link: www.youtube.com
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun kitabi (malum gun dondu): daryush shayegan - yarali bilinc: geleneksel toplumlarda kulturel sizofreni

link: www.amazon.com
0
🌸banach
(04.07.26)
valla din isi yalan ama hayat da komple kolpa olamaz teorisini takip eden birisi olarak benim icin dusunce ozgurlugu, baskasi "senin tavrin beni uzuyor, canimi sikiyor" dediginde sinira ulasmis oluyor.

yani adam Muhammed'i cizme, bu benim canimi sikiyor kardesim, beni gucendiriyor, uzuyor diyorsa ustune gitmeyeceksin. yok ben bunlari dinlemem putlari yikacam kafasindaysan da basina birsey gelince sikayet etmemen lazim.

falan filan..
-1
cooperr
(04.07.26)
gunun tez konusu: islamcilarda oportünizm, guc ve para hirsi
+2
🌸banach
(04.07.26)
gunun siyonisti: malum dalyarak
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun sozu: "din; ölümden önce bir işe yaramayacaksa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır"
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun buyukelcisi: bakara, makara
+2
🌸banach
(04.07.26)
bunu illa islam’a indirgememek lazım, başkalarının dinine saygılı olacaksın işte, ateistse de saygılı olacaksın yahudiyse de. birbirine saldırıp duran insanlar düşük zekalı.
+1
deartheodosia
(04.07.26)
gunun putu: din, kitap, para, bayrak, vatan, ata, dede, ana, baci... herkesin putu kendine.
0
🌸banach
(04.07.26)
baskalarinin dinine saygili olacaksin soylemi basta guzel dursa da pratikte karsiligi olan bir sey degil. cunku dinler toplumsal yasami sekillendirme islevine sahip olduklarindan kendilerine yonelik goruslere karsi bu sekilde notr bakmiyorlar. bir ateistin islama inanmamasi, ya da inancsizligini acikca ifade etmesi bile bir dindar acisindan dinine hakaret olabiliyor. cok da garip degil esasinda, ateist olmak nihayetinde muhammed'in gercek olmadigini ya da yalanci/hasta oldugunu iddia etmek temelinde.

bu yuzden ifade ozgurlugunun sinirini dine saygili olmak gibi hakim dinlerin rahatca egip bukebilecegi bir yerden cekmek cok tehlikeli. kutsallarla da, dinlerle de dalga gecilebilir, saka yapilabilir, ve dahi hakaret edilebilir. buna benzer olcude tepki vermek de normaldir. ama devletin mudahil olmasi gereken bir sey degil.
+1
ghilleinthemist
(04.07.26)
katılmıyorum.
0
gurur
(04.07.26)
katılıyorum.

benim anlayışıma göre, bir inancın, dünya görüşünün değeri, mutlakiyeti, kabul edilebilirliği; bu görüşlere karşı kimi "sataşmalar" karşısında onlara inananlarının takındığı tavırda gizlidir.

onlarla alakalı en ufak bir eleştiride ya da espiride, müritlerinin öfkeden deliye döndüğü ve eldeki imkanları, olanakları nispetinde söz konusu eleştiriyi yahut şakayı yapan zatları cezalandırma yolunu seçen inanç değerlerini benimsemem.

Hakikate böylesi inanç sistemleriyle ulaşılamayacağını düşünürüm.

Çevremizdeki tüm aynaları kırarsak, en sonunda neye benzediğimizi unuturuz diye düşünüyorum.
0
pangea
(05.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.