Giriş
(7)

17 inc jantli arabanin 18 inc jantli stepnesi

ceann deas
Araci 6 ay once bayiden sifir cikardim kriko falan kontrol ettim ama stepnenin kac inc olduguna hic bakmamistim. Az once babamin lastik patlayip stepne takinca bi aklima takildi baktim stepne 18lik. Bayi danisanima yazdim stepne ince yanak oldugu icin sorun olmaz esitler diyor ama cok da kafama yatm
Araci 6 ay once bayiden sifir cikardim kriko falan kontrol ettim ama stepnenin kac inc olduguna hic bakmamistim. Az once babamin lastik patlayip stepne takinca bi aklima takildi baktim stepne 18lik. Bayi danisanima yazdim stepne ince yanak oldugu icin sorun olmaz esitler diyor ama cok da kafama yatmadi. Degisim istemeli miyim?
0
ceann deas
(07.07.25)
istemelisin
0
jelly bear
(07.07.25)
Stepnenin temel amacı zaten aracı lastikçiye kadar idare etmek. Birçok markanın stepneleri normal lastikten farklı. Bence durum normal.

Bazısı uğraşmamak için her 5 lastiği de aynı ölçü aynı jant yaptırıyor ancak bayiden talep eden duymadım.
0
yadigar
(07.07.25)
yuvarlanma çapı önemli. lastik üzerindeki rakamları tam yazarsan fikir verebiliriz.

225/50 R17 lastiğin yuvarlanma çapı yaklaşık: 657 mm.
125/80 R18 ya da 135/70 R18 yuvarlanma çapı yaklaşık: 658–660 mm.

böyleyse sorun yok. amaç zaten max 80km hız ile kendini servise atmak. iş görür. %3'e kadar okey der kılavuz-u kullanım.
0
avatar is back
(07.07.25)
Aracin lastikleri 205/55/R17

Stepne 125/70/R18

Bunu hesaplayabilecegimiz bi site falan var mi?
0
🌸ceann deas
(07.07.25)
@avatar is back +1 önemli olan ölçü. zaten istetme çok uzun süre kullanmak için değil.
0
mikahakkinen
(07.07.25)
normal lastikleri metre ile en dıştan ölçün,
stepneyi de en dıştan ölçün
bir birine yakın rakam çıkması lazım.
çıkmasa da sorun değil sonuçta lastikçiye kadar gideceksiniz ve hız yapmamalısınız.
0
duyuruuser
(07.07.25)
www.calculator.net

yaklaşık %4 fark çıkıyor. ama sadece lastikçiye gidene kadar takacağınız için sorun olmaz bence.
0
inheritance
(07.07.25)
(4)

Kıskançlık yapmak kıskanç biri olmak utanç verici değil mi?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(06.07.25)
Kesinlikle.

kiskançlik acziyettir.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
Bunu yapanlar kendine "ben kıskanç biriyim" diyor mu ki? Bence demiyor, dese daha az yaygın olur böyle şeyler, genelde kendilerine göre "haklı" oluyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
ben de kıskanç olduğumu sanmazdım ancak 30'umdan sonra bazı şeyleri kıskanmaya başladım ve aşağılık bir düşünce olduğunu düşünüyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.07.25)
Kıskançlıktan kasıt nedir? (Gavurun deyişiyle jealousy mi, envy mi, spite mı?)

-Gıpta etmek, takdir etmek ok zaten.

-Haset, çekememezlik vs. ise yani kendi elinde, yetkisinde, gücünde olmayan şeyi başkasında görünce çatlamak ise, hoş bir şey değil... Azıcık gıpta ediyor, özeniyor ise insani bir duygu ama karşıya karşı bildiğin negatif hissediyorsa, yitirdiğinde içten içe sevinecekse gerçekten de korkunç... -> eksisozluk.com

-Sevdiği kişiyi (anne, baba, kardeş, evlat, arkadaş vs.) başkasıyla paylaşamıyorsa bencilliğin dik âlâsı...

-Sevgilisinin, eşinin, görüştüğü kişinin vs. başkalarıyla vakit geçirmesine tepkili ise durum üçe ayrılır:

1. Paranoyaklar:
Ortada güven vs. yoktur, alınan nefesi dar ederler insana.

2. Gözü kapalı güvenenler:
Eğer bir taraf çok kişilikli bir insansa ve toplum içinde ve arkadaş çevresinde zaten oturaklı hareket ediyorsa, karşı taraf tarafından böyle onore edilebilir. İçten içe kıskanacak olsa da, güven buna engel olur.

3. Alagavatlar: Kimisi değer yargıları olmadığından, kimisi de "medenilik" gördüğünden, kıskanmaz. Zaten kendisi de her haltı yemeye meyyâldir.

Bir de dozunda sakınanlar vardır. Çiftler arasında zamanla oturur miktarı, birbirlerini tanıdıkça ona göre adapte olurlar duruma...
0
yadigar
(07.07.25)
(1)

aktif karbon

kibritsuyu
evde rakı yaptığım zamanlarda etil alkolü süzüp yumuşatayım diye granül halde aktif karbon almıştım.rakı yapmayı falan bıraktım ama bu granül aktif karbonlar hala duruyor. bunları kedi kumuna katsam kokuyu alır mı? daha da önemlisi kediye bir zararı olur mu?aktif karbonlu kumlar satılıyor ama her za
evde rakı yaptığım zamanlarda etil alkolü süzüp yumuşatayım diye granül halde aktif karbon almıştım.

rakı yapmayı falan bıraktım ama bu granül aktif karbonlar hala duruyor. bunları kedi kumuna katsam kokuyu alır mı? daha da önemlisi kediye bir zararı olur mu?

aktif karbonlu kumlar satılıyor ama her zaman bulamıyorum. karbonsuz kum alıp içine iki avuç bundan atsam olmaz mı?
0
kibritsuyu
(06.07.25)
Ben 1 kg kadar almıştım ve düzenli olarak serpiyordum kuma uzun bir müddet. Bir problem olmadı. (Ben yaptım oldu)

Mantıken de, aktif karbon gibi zehirleri emen, yeri gelince diş fırçalanan, hatta yeri gelince yenebilen bir maddenin zararı olmasa gerek... (Uzmanı değilim)

Koku için ciddi bir faydasını hatırlamıyorum. Ben kullandığım aylarda evde tek kedi vardı ve her gün temizliyordum kumu düzenli olarak. O yüzden zaten koku problemimiz olmuyordu.
0
yadigar
(07.07.25)
(9)

Yolculukta/seyahatte/tatilde gerekli olabilecek şeyler

ermanen
neler?aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir- pratik bir şey olabilir- tüyo
neler?

aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.

- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse
- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir
- pratik bir şey olabilir
- tüyo veya faydalı bilgi de verebilirsiniz
0
ermanen
(06.07.25)
Terlik, terliksiz asla.
0
tiredofwaiting
(06.07.25)
Ağrı kesici, alerji ishal ilaçları, yara bandı. Şapka gözlük, plastik poşet, güneş kremi, nemlendirici krem, ıslak mendil, atıştırmalıklar. Ayrıca rossman Gratis gibi mağazalarda seyahat boyu ürünler bölümü var. Zamanınız varsa göz gezdirin
0
pembediken
(06.07.25)
powerbank
0
jelly bear
(06.07.25)
Çoğu temu'dan alınmış, açılır kapanır seyahat terliği, ince çabuk kurur seyahat havlusu, ilaç kutusu, şarj kablo ve adaptör kutusu, powerbank,katlanır diş fırçası, ufak diş macunu, mini boy sabun, şampuan, duş jeli, balsam vs. tüpü, mini traş jeli ve traş bıçağı, gün sayısı kadar don, tişört ve çorap, yedek pantolon, deniz şortu, şort, sandalet, şapka, deniz gözlüğü, e book, Macbook, aklıma gelenler

Ayrıca bagajda, kafa lambasından şişme yatağına, çadırından kamp ocağına, hamağından, kamp tava tenceresine herşey var da onları saymadım.
0
Mirket
(06.07.25)
@Mirket

katlanabilir terliği ilk defa duydum. yazdıkların arasında bir tek onu bilmiyordum :)
temu'da varmış da temu'nun kalitesiz plastik zımbırtılarına güvenemiyorum pek.
0
🌸ermanen
(06.07.25)
Linkini bulamadım da, evet, adi, plastik ama yer kaplamıyor. Önemli olan da o.
0
Mirket
(06.07.25)
sizi soyle alalim: valizim.com
0
freedonia
(07.07.25)
Benim bir ilaç bir de kişisel bakım çantam oluyor küçük. Bunlar sırt çantamda.

İlaç:
Varsa düzenli kullanılan ilaçlar.
Ağrı kesici(ler)
Antifungal/pişik kremi
Yanık kremi (silverdin)
Yara kremi (Madefix vb.)
Güneş kremi
Yara bandı ve antiseptiği
(Eskiden alerji ilacı da olurdu)

Kişisel Bakım:
Makyaj pamukları ve kulak çubukları
Tıraş bıçağı
Tırnak makası
Kulak tıkacı
Seyahat tipi fırça ve macun
Ped
Sprey kolonya

Yukarıdakiler, kağıt ve ıslak mendil, bandana, yedek birer alt ve üst iç çamaşır ve çorap, bazen yedek tişört, bluetooth kulaklık, şarj aleti, e-kitap okuyucu, küçük bloknot ve bir iki kalem sürekli bulunur çantamda. Bir de biraz tuz... (Çok tuz tüketiyorum maalesef)

Torpidoda kablolu kulak içi kulaklık, kürdan, tuz, çakı, bir çift temiz çorap, bir rulo buzdolabı poşeti, laser pointer ve mushaf bulunduruyorum hep.

Bagajda çok zengin bir ilkyardım çantam var işyeri tipi böyle ne ararsanız var. Hamak, ip, hasır, örtü, seccade, 2 katlanır koltuk, 1 katlanır masa, şal, kapşonlu hırka, 1 çift terlik, sıvı sabun, temizlik mendili, kağıt havlu, birkaç şişe su, kedi maması, eldiven, maske, kafa lambası, askılı lamba ve şemsiye var.

Anahtarlığımda da şişe açacağı, USB bellek ve mini İsviçre çakısı var.
0
yadigar
(07.07.25)
en gerekli olacak ve en pratik sey kucuk ve hafif bir cantayla seyahat etmek. seyahat sirasinda agir yuk tasimak zorunda olmamak, hizli hareket edebilmek kadar buyuk bir luks yok.

illa nesne yazmak gerekiyorsa cebi fermuarli kargo sort veya kargo pantolon diyorum. pasaportu, cuzdani falan cebine atip fermuari cekebilmek cok pratik.

avrupanin yagmurlu bir yerine gidiliyorsa ufak bir semsiye.
0
hot potato
(07.07.25)
(4)

1.2m hangi araba alınır?

OgutucuRecep
otomatik, dizel ya da elekrikli olabilir? suv da olabilir 4x2sizce bu fiyata hangi araç alınır?
otomatik, dizel ya da elekrikli olabilir? suv da olabilir 4x2

sizce bu fiyata hangi araç alınır?
0
OgutucuRecep
(04.07.25)
308 1.5 bluehdi geldi aklıma
golf 7 de olabilir ama km biraz yükselir
0
tabii lan manyak mısın
(04.07.25)
derli toplu bir focus ya da corolla
0
co2s2
(04.07.25)
2019-2022 corolla hybrid 1.8
0
yadigar
(05.07.25)
şehir-uzun yol düşünüyorsanız megane 4 az yakar
yakıt çok önemli değil derseniz focus
biraz kırsaldayım derseniz qashqai
sadece şehir küçük olsun rahat olsun derseniz bayon
0
bravoteam
(05.07.25)
(24)

bugün türkiye nüfusu 50 milyon olsaydı ne olurdu?

messina123
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?chatgptye göre-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.-konut fiyatları daha düşük olurdu.-Siyasi söylemler daha az
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?

chatgptye göre
-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.
-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.
-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.
-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.
-konut fiyatları daha düşük olurdu.
-Siyasi söylemler daha az kutuplaşmış olurdu.
-Doğa tahribatı daha sınırlı kalırdı.
-Devletin vergi gelirleri düşük olurdu.
-Küresel ölçekte daha az etkili bir ülke olurduk.
-Xenofobik (yabancı karşıtı) eğilimler artabilirdi.
-50 milyonluk Türkiye, İran, Mısır gibi bölgesel rakipleriyle askeri veya siyasi anlamda başa baş bir pozisyonda olmaz. Etki gücü düşer.

sizin fikriniz ne?
0
messina123
(04.07.25)
nasıl bir 50 milyon ama? yaşlı nüfus mu? yeni büyüyen ve 50 milyona ulaşmış bir nüfus mu ne? 1980'lerde 50 milyon nüfustuk mesela. 1985 türkiyesini mi soruyorsun? çok iyi eğitim almış 50 milyon nüfus mu hangisi?
0
avatar is back
(04.07.25)
şu anki 85 milyon nasılsa öyle bir 50 milyon.

yani yüzdelik dilimler birebir aynı
0
🌸messina123
(04.07.25)
daha mutlu olurduk. söylenenlere o açıdan katılıyorum.

mesela daha az konut yapardık.
belki marmaray, metro, üçüncü köprü gibi şeylerimiz olmazdı.
şehirlerarası bu kadar yol yapılmazdı.

ama daha fazla yeşil alanımız olurdu.
ekonomik olarak daha güçlü olup olmayacağımızı bilmiyorum. bu salt nüfusla ilgili bir şey değil.

ai'ya bir de "bence yanlış biliyorsun, nüfusla bunların alakası yok, daha yüksek nüfus rekabet ve hizmet kalitesindeki artış anlamına gelir. ayrıca konut talebi olduğu için toplu konutlar yapılarak yaşam maliyetleri de düşürülür" yaz bakalım neler diyecek. kendisi manipülasyona oldukça açık ve yaratıcı.
0
biseysorcaktim
(04.07.25)
Konu nüfus sorunu değil, zaman zaman dünya için de sorun nüfusmuş gibi konuşuluyor fakat dünya bundan daha fazla insanı da refah içinde yaşatabilir

Tekrar edeyim konu nüfus değil, bölüşüm, yeniden dağıtım/ redistribution sorunu
0
grimavi
(04.07.25)
Nüfusla alakasi yok. Listelediklerinin hiçbirisi olmazdi buna emin ol.
0
feastofthedamned
(04.07.25)
Konu nufus sorunu degil diyenler sicakta fazla dolasmasin, sonuclari kotu oluyor:) Demokrasi eksikliginden sonra ulkenin en buyuk sorunu kaynaklarin yetmemesi sorunudur. Barinma, ulasim, istihdam, egitim sorunlari hep bu nufus yuzunden. Kaynaklar yetmiyor bize. Ulkede nufusun dagilimi da buyuk sorun fakat Turkiye bu haliyle bu nufusu besleyecek bir ulke degil. O yuzden zaten emekliler kus kadar maas aliyor, ulkenin yarisi asgari ucret alip surunuyor
0
freedonia
(04.07.25)
ben 65 milyonluk zamanları hatırlıyorum. bulunduğum şehir daha tenhaydı. çok daha huzurluydu. şimdi keşmekeş, gürültü, koku...
0
ya ben lan neyse
(04.07.25)
eskiden olsa düzelir derdim ama artık nüfus da kurtarmaz sanki. her sene bir öncekini aratıyor.
0
nothing in my way
(04.07.25)
thanos'un siklatmasiyla 50 milyona dusecek olsa super olurdu. kisi basina dusen milli gelir artardi. sehirlerin problemleri ve konut problemleri ortadan kalkardi. issizlik azalirdi.
0
antikadimag
(04.07.25)
Listedekilerin hiçbirinin nüfusla alakası yok.
Daha iyi ya da daha kötü olmamızın da nüfusla bir alakası yok.
Listedekilerin tamamı ve daha iyi olmamız veya daha kötü olmamız tamamen yönetimle alakalı, yani seçtiklerimizle alakalı yani cehaletimizle alakalı.
0
Mirket
(04.07.25)
En kötü Polonya olurduk.
0
halitkin
(04.07.25)
1 milyon bile olsa hiçbir değişiklik olmazdı.
0
sanal hayvan
(04.07.25)
Nufusla alakasi yok ya.
Cocugun sadece 20 kisilik sinifta okuyacak,
sadece kira, ev, araba fiyatlari 9-10 kat dusmus olacak,
sadece esnaf seve seve ya da ss fiyatlari indirecek
sadece parkta bahcede bankta yayila yayila saatlerce oturabileceksin
sadece hastanede 2 ay emar sirasi, 3 ay ameliyat sirasi beklemeyeceksin
sadece bos yollarda araba kullanacaksin, trafik olmayacak
sadece otobusunde, metronda oturarak, kitabini okuyarak gideceksin
bunun gibi ufak seyler farkedecek sadece. Goruldugu gibi hepsi onemsiz, fasa fiso seyler. Nufusla alakasi yok yani:)
0
tantamount_to_equivalent
(04.07.25)
devletin vergi gelirleri eger kacagin onune gecilirse dusmez, kacak cok.

kuresel olcekte nufus azligi zayiflik gostergesi olsaydi israil'in nufusu 10 milyon kimse sesini cikartamiyor, nufus = guc tipik sagci kafasi.

80lerde "kendi kendine yeten nadir ulkelerden" diye okutulurdu. ozal ile fastfood'a alistik, simdi tipik bir obez gibiyiz. tarimin hayvanciligin icine ettiler, min. 3 cocuk kafasi ile tuy diktiler. ustune bir de gocmen doldurdular.

yonetici olsam once gocmenlerin alayini sepetlerim, amerika takir takir adam toplayip yolluyor. o arada siniri guclendiririm, kacak geceni indiririm. vergileri sikilastiririm, cocuk olayini da gelire gore yaparim, gelir yoksa max. 1, arttikca cocuk sayisi artar.
0
cooperr
(04.07.25)
55 milyonluk Türkiye'de 55 kişilik sınıfta ilkokul okudum. Üstelik ilk 20 büyük şehirden birinde. Üstelik "pilot" bir okulda...

5. Sınıfta sınıf 40 kişiye düştü. Çağ atladık gibi oldu...

Türkiye nüfusu 55-60 milyonken emin olun, hayat daha zordu. Her anlamda...

Bence sıkıntı nüfusta değil. Sosyal medya devrimi sonrası asıl sıkıntı...
0
yadigar
(05.07.25)
Yaşam kalitesi daha yüksek olurdu. İşsizlik olmazdı. Konut sorunu olmazdı. Eskisi gibi olurdu. Eskiden en boktan bölüm okuyan kamuda bir masa kapıp 1 ev 1 yazlık 1 araba yapardı. 90'lar Türkiyesi
0
runaway
(05.07.25)
Nüfus azaldıkça ölçek ekonomisini düşünmüyorsunuz sanırım arkadaşlar. Şu anki altyapıyla 50 milyona düşeceğini varsayamazsınız. Aynı şekilde okul sayısı sınıf sayısı, sağlık hizmeti sunan kurumların ve donanımının sayısı, toplu taşıma araçları sayısı da doğal olarak orantılı olarak düşer böyle bir ülkede.
0
sanal hayvan
(05.07.25)
Sanal hayvan +1

Ben de birim maliyet üzerinden örnek vermeye gelmiştim

Siz 80 milyon kişinin yarattığı katma değeri ve geliri 40 milyon kişiye paylaştıracağınızı düşünüyorsunuz

Nüfus yarıya inince sağlık eğitim ulaşım gibi hizmetlere ayırdığınız bütçeniz de yarıya inecek

Devlet 100 öğrenci için 100 birim para ayırabiliyorsa 50 öğrenci için yine 100 birim para ayıramayacak, çünkü bütçesinde 50 lira parası olacak o zaman

Birim maliyetler çok değişmeyecek, bu yüzden de refah artışı sadece nüfustan dolayı iyileşmeyecek
0
grimavi
(05.07.25)
80 milyonun yarattigi katma deger denmis de sanki burasi almanya herkes kalifiye, catir catir uretimdeyiz, sanayi oturmus dunyaya acilmisiz yardiriyoruz.

50 milyonluk turkiye'de 80lerde 65 kisi ilkokulda siralarda 4 kisi oturarak bitirdim. ama o siniftan 10-15 kisi saglam okullara girdi, galatasaray, istanbul erkek gibi okullara ogrenci gitti. bugun hangi devlet ilkokulu bunu yapabilecek duzeyde, bana bir tane isim verin.

hersey sayi degil, bunu anlamadiginiz surece bizden bir cacik olmaz..
0
cooperr
(05.07.25)
Kısaca şunu söyleyeyimm. Evet. Her şey sayıdır. Evren sayıdır. Yan sınıftan macır elemanın galatasaraya girmesi de ancak istaitsiktir.
0
sanal hayvan
(06.07.25)
@yadigar arti 1.

cok fazla nufus ile gelismislik ile dogal olarak ters korelasyon var ama yadigar'in dedigi gibi nufus 50 milyonken benim sinif da 50 kisiydi :D simdi 50 kisilik sinif oldugunu sanmiyorum.

digerlerinin de dedigi gibi su anki sorunlarin cogu nufus 50 milyonken de vardi.
0
baldur2
(06.07.25)
@baldur2: bu zamanda milet 50 kisilik sinif bulsa zil takip oynar, okul kalmadi cunku, adim basi imam hatip acip, tum okullari imam hatipe cevirip mahvettiler egitimi, kendi cocuklarini Amerikalarda okutup, halka imam hatibi laik goruyorlar
0
freedonia
(07.07.25)
60 milyonluk Türkiye'yi hatırlıyorum 90'larda, öyle uçup kaçmıyorduk, mesele nufus değil aslında, nufus artış hızı, türkiye kurulduktan sonra çok kısa sürede nüfusu çok arttığı için çok fazla sorun yaşadı/yaşıyor. Belli yerlerde sabitlensek aslında çok daha kolay yönetilebilir bir ülke olurduk.

yalnız 60 milyonluk türkiye'de şehirler çok daha yaşanabilirdi, arabalar cok yoktu, daha sesiz sakindi sokaklar, ayrıca taşra yerlerde (ilçeler, belediyeler, küçük iller hatta köylerde) de çok daha canlı bir yaşam vardı, kimsenin büyük kente geleyim derdi yoktu, doğduğu yerde devam ediyordu herkes.
0
gezegen olan pluton
(07.07.25)
hersey sayidir evet, mesela kilosu olmasi gerekenin ustunde olan birisi obezdir
her sayi pozitif katma deger saglamaz.

nufus da eger yarisi gereksiz kalabalik ise obezlik gibidir.
turkiye 70lerden beri obez. cunku ozal da obezdi, demirel de.

cunku sagcilarin tek bildigi sey gozle gorunen, elle dokunulabilen sayidir. daha cok yol, kopru, okul vs. ama okulun ici bos olabilir, onemli degildir. yollar yapilir, sonra ilk selde coker, ama onemli degildir.

hizlandirilmis tren diye dandik birsey icat edilir mesela, niye cunku daha hizli gitmek daha iyidir, al sana sayi. sonra tren ilk virajda patlar cunku altyapi hazir degildir. ona da fitrat denir. yersen.
0
cooperr
(07.07.25)
(19)

akplilere soruyorum vicdanınız rahat mı?

messina123
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
0
messina123
(04.07.25)
akp menfaat partisi. ideolojisi yok. o yüzden vicdanın rahat mı diye sormak çok saçma
0
runaway
(04.07.25)
Son gelişmeler o çevrede de rahatsızlığa neden oldu, onlar da insan da işte önemli olan hak, hukuk değil siyasilerin kariyeri. İki taraf da bunun farkında. Aslında bence iki taraf da bunun değişmesini umut ediyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
çevremde maalesef bir sürü akpli var. açık söylüyorum vicdanları çok rahat.
ofiste var mesela bi tane. ekonomiye sövüyodu geçen gün.
peki bugün seçim olsa kime oy vereceksin diyorum. akp diyor.
çok sevdiğim ve maalesef akpli olan birine dedim ki "her şeyi bırak sence insan olarak iyi bi insan mı?" dedim. "ben çok iyi bir insan olduğunu düşünüyorum" diyor.
her ikisi de 28 şubatçı. bu giderse bizim karılarımızı kızlarımızı zorla açık saçık gezdirecekler diyolar.
bu kişilerin biri DOKTOR. bildiğiniz hasta olduğunuzda yardım istediğiniz biri. insan olarak da çok iyi biri ama zihniyet bu.
yıllarca okumuş insan bunu diyorsa bu ülkenin okumamışlarını yabana atmamak lazım.
üzülerek ve içim kan ağlayarak hep söylüyorum.
malum şahıs ölmediği sürece iktidar. ölürse de gelen kişi "onun emaneti" denilerek iktidar.
nasıl tepemizden inerler cevabı bende var ama halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek istemem.
0
matilda
(04.07.25)
Melih ve Osman içeri atılsa hak ettiklerini düşünürüm. Fatih de daha fazlasını hak ediyor, Ekrem de, Tunç da… Binaenaleyh, herhangi bir siyasi (buna akp’liler de, chp’liler de, dem parti, mhp, zp vs. dahil) içeri atılsa üzülmem. Fatih Altaylı gibi “gazeteci” lere hiç mi hiç üzülmem. Doğan Yurdakul, Mustafa Balbay gibilerine üzülmüştüm. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e üzülmüştüm. Muhtemelen bugün ikisine de üzülmem…

Üzüntüm Ekrem gibi klasik menfaatçi iş adamlarının, Fatih gibi bir derde derman olmamış her devrin adamı şahısların kahramana dönüşmesine…
0
yadigar
(04.07.25)
akp’liler gündemi senin benim kadar takip etmiyor. kemik seçmen kitlesi olan anadolu köylüsü ‘vardır bir sebebi’ deyip geçiyor. o yüzden merak etme, hepsinin vicdanı rahattır.
0
sir gawain
(04.07.25)
çok rahatlar. fazlasıyla rahatlar. eğer karar mercini vicdan yaparsan herkesin vicdanı kendine çalışır, kimse de kalkıp bence kötü demez.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.25)
Ak partili değilim su an çeşitli sebeplerden ama 2018 öncesi oy verdim çoğu seçimde, vicdanım rahat.
0
mbond
(04.07.25)
guce tapan insan cok. ahlaki pusulasi olmayan insan cok. bunlar toplumda azinlik degiller. genis genis yasiyorlar.

cogu akp'linin dusuncesi su: bizimkiler de yapiyor ama en azindan muslumanlar. ve buna okeyler. zaten dinler kendi ahlak paketleriyle gelirler. mesela oldurmeyeceksin denir ama din icin oldurursen sorun yok. calmayacaksin ama din icin calarsan sorun yok gibi gibi.

bu bir guc mucadelesi. ama herkesin bir akp'lilik seviyesi var. bu sekilde giderse oy kaybedecekler de, bir sonraki secim olmasa, veya adaylar hapisteyken olsa ne olacak? tayyip'in yapmaya calistigi sey sivrilmis herkesi hapise alarak kk seviyesi adaylarla yarisa girmek. oyle olursa yine kazanir.

bu sikayetci olanlar sandiga giderken abi bi yanda tayyip, bi yanda x kisisi. ona mi oy verecegiz diyip yine oy atarlar. bu ortam olusmadan akp secime gitmez. yargi, asker, polis, burokrasi, medya her mekanizma akp'de su anda. erdogan istemedigi surece gitmez. bu gucu birakip gidemez. gitmek istese etrafindakiler izin vermez. cunku yedikleri herzelerden sonra kusura bakmayin beyler kaza oldu denilecek bi durum yok. guc yuzugu yozlastiriyor insani.

biz bu gunleri taa 2011 secimi oncesi anlatiyorduk da o zaman ulkede sicak para bollugu ve zenginlik oldugundan anlamiyordu ahmaklar.
0
antikadimag
(04.07.25)
Biri ak parti diyorsa turnusoldur, şaşmaz. (Soruya cevabım yok, Allah’ıma şükür bir kere bile oy vermedim)
0
ekimoloji
(04.07.25)
Partinin adini akp diye söyleyerek yok ettin, aferin.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

seni 2018'de durduran şey neydi peki? neden 2018 mesela. 2018'de hangi hassasiyetten ötürü vazgeçtin oy vermeye de 2018'den önce oy veriyordun?

vallahi merak ettim. samimiyetin için de teşekkür ederim.
0
makbur
(04.07.25)
@makbur, tam spesifik olayı hatırlamıyorum ama ana baslik olarak, rüşvet, iltimas, adamcilik basligi altindaki şeyler, öncesinde yok muydu diyeceksin, vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi. Hele kabaca ilk 10 yillarindaki meseleler “koyluye anani da al git dedi” gibi zorlama meselelerdi.
Mesela ekonominin durumu umurumda olmazdi. Tabii yukarda bahsettiğim konular dışında. Kotu yönettiler diye cok umursamazdim. Kendi ailem ve çevresindeki çoğu kişi 2002 öncesi düşük gelirlilerdi. Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

"vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi."

hocam o zamanki özelleştirmeler (özelleştirme kötüdür demiyorum ama memleketin nesi var nesi yok yok pahasına peşkeş çektiler etraflarına), kemal unakıtan -ya kemal unakıtan diye bir adam vardı ya nasıl unutursunuz-, melih gökçek'in yediği naneler..

fetö işbirliği ile ergenekon balyoz operasyonlarıyla namuslu askerleri öldürme.. bülent arınç'a suikast (!) yapılacak diye kozmik odayı fetöcülere açtırtıp memleketin bütün savunma, olağan üstü hal, svaş planlarını sırlarını abd'ye satma.. (800 civarı yurtdışında çalışan istihbaratçının açığa çıkması..)

kürt açılımı bahanesiyle ölmüş pkk'yı diriltme..

yani bunların hepsi 2018 öncesiydi. bunları görüp bilip, vicdanım rahat akp'ye oy attım diyorsan o zaman eyvallah.

"Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar."

biz üç kardeştik, annem çalışmıyordu; babamın da gayet kötü bir işi vardı. üçümüz de devletin en iyi okullarında okuduk, dershaneye gittik, servise bindik vs vs bu bahsettiğim yıllar 90'lar ve 2000 başları. şu anda düşünüyorum, hangi aile böyle bir performans sergileyebilir acaba diye? yahu devletin okulu diye bir şey kalmadı. çocuğuna düzgün bir eğitim aldırmak istiyorsan özel okula göndermen şart. eğitimde fırsat eşitliğini bitirdi adamlar.

vallahi inanamadım yazdıklarınıza.
0
makbur
(04.07.25)
Ne akpli ne de chpli değilim. Hayatımda bir siyasi partiye üye bile olmadım.
bahsettiğin şahısların tutuklanmasından hiç rahatsız değilim. Olmam gerektiğini de düşünmüyorum.
Ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okumuş biri olarak söylüyorum bunları.

Rüşvet yolsuzluk ve indire gandicilik muhalefeti iktidarı ayırt etmeksizin herkesin ve hepsinin kanında var. Kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık sanmasın. Buna kendini bile inandıramaz çünkü.

Üniversite sınavında barajı bile geçemeyip parasıyla girdiği denkliği bile olmayan bir binadan tam puana yakın koskoca istanbul üniversitesine babasının nüfuzu sayesinde katakulli ile geçen birini savunmaktan bence herkes utanç duymalı.

Ben köpek gibi gecemi gündüzüme koyup kazandım okulumu. Bu bana haksızlık ulan ilk önce!
Hırsızların peşinden giden de hırsızdır benim gözümde. Ve türkiye’de ve dahi pek çok yerde siyaset tüm aktörleriyle aynıdır. Hepsi yozlaşmıştır. Bunu görecek cesareti olmayanlar ucuz tarafcılık oynar. Kendisinin iyi karşındakinin kötü olduğuna inandırır kendisini. Bir çeşit afyonlu olma hali işte. Paralize olmuşsunuz siz.

Fatih altaylı denen herif klasik bir sahibinin sesi. Hangi onurlu gazetecinin torununun torununa yetecek kadar parası olabilir?
Ona üzüleceğinize gidin sokaktaki kedilere üzülün.
Bir kap mama bir kap su.
0
ezkaza
(04.07.25)
Burdan son kez yazayım konu uzamasın diye, bir sorunuz olursa mesajla cevap verebilirim.

Özelleştirme konusunda her kurumun durumunu tek tek bilmiyorum ama mesela SEKA'nın durumuna yakından şahittik, çalışanlar resmen çiftliğe çevirmişlerdi, aynı bugünkü belediye çalışanlarının maaşları muhabbetlerine benzer şeyler oluyordu. Üstelik pek çalışılmıyordu da, daha kötüsü fazla mesai falan da ayarlıyorlardı. Yoksa en azından derdim ki işçiler ne yapsın devlet iş getiremiyorsa.

Kemal Unakıtan olayını hatırlıyorum. İlk mesajımda da belirtecektim aslında bir örnek olarak. O ilk kayda değer meselelerdendi ama onu çok uzun süre tutmadan uzaklaştırdılar. Ben bunu bireysel olarak değerlendirdim. Zaten yaşım da küçük o zamanlar.

Kürt açılımı PKK'yı canlandırdı meselesi biraz subjektif. Bunlar bir dönem çekildi. Başka bir dönem geri geldiler. Dış destekli bir örgüt, yarın birşey olur gene eylem yaparlar ya da gene dururlar. Bitirildi veya canlandırıldı olarak görmüyorum.

Genel geçimle ilgili notlarınıza da ben şaşırdım açıkcası. Bir de o dönemler asgari ücret nerdeyse hakaret olarak görülüyordu ona rağmen. Bazı şeyler mesela ev almak bugüne göre çok kolay olabilir. Ancak genel geçimde falan siz rahattık diyorsanız biz herhalde şu katmanlı dizideki bodrum katında falandık. İnanılmaz dikkat ediliyordu harcamalara ve akraba komşu çoğu insan böyleydi.

Diğer yazdıklarınızın durumunu tam bilmiyorum. Duymadım anlamında değil tabii ki duydum. Şu an hala güncel durumu bilmiyorum. Ekşisözlük veya burada yazılan şeyleri yıllardır okurum ama buralarda bariz bir şekilde seküler/kemalist fanus içinden bakış var. Objektifliğine güvenemiyorum. Objektif olunmadığını gösteren en bariz örnek fetönün TSK kadrolarına vs saldırdığı dönemde söylenen herşeyin peşinen yalan olduğu söylendi (yalan değildi demiyorum) sonra ak parti ile papaz olduklarında ise gene aynı fetönün yaptığı her türlü operasyon haklı ve doğru kabul edildi. Ak parti hakkında bu ortamlarda söylenenlere inan demek, benim size aç a haberi ve söylenenlere inan demem gibi birşey. Ben vatandaş olarak kozmik odadan bilgi alınıp ABD'ye satıldığını nereden bilebilirim.

Bütün bunların yanında bir de içinde bulunulan kesimin etkisi var. Çok koyu olmasa da muhafazakar bir çevredeyim. 90'larda falan ana akım medyanın, elitistlerin falan açıktan aşağıladığı bir çevre. Bugün burada hala benzer yaklaşımlar devam ediyor. Seçimlerde potansiyeli olan partiler de ortada, hiç oy vermemek de tercih edilebilirdi tabii benim için bu durum 2018 yılına kadar sürdü. O noktadan sonra artık denge fazla ak parti leyhine gelişti ve nihayetinde bir daha oy vermemeye karar verdim.

Son not: devleti bağlı bir yerde çalışan, devlet memuru, devlete iş yapan bir tane bile akrabam 2002 öncesi ve sonrası olmadı. Yani bizim aile değil sülale bazında ak partinin hükümette olmasının hiç bir doğrudan faydasını görmedik.
0
mbond
(04.07.25)
@ezkaza

"ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okudum" diyen biri olarak, tek 1 adamın bir ülkeyi 23 yıldır yönetmesini nasıl değerlendiriyorsun acaba?

@mbond

uzun cevabın için teşekkür ederim, ben de alacağımı aldım. yalnız sadece 1 şey diyeceğim, tsk fetö kurmaca da akp'ye niye değil diye.

kardeşim ayakkabı kutularına o paraları fetöcüler koydu kumpas dediler, iş geçtikten sonra o paraları mahkeme kararı ile geri aldılar :))))

bunun için olabilir mi acaba :)))
0
makbur
(04.07.25)
ben, vicdani olan kimsenin akp'ye oy attigini görmedim. soru oksimoron barindiriyor bu sebeple.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.07.25)
çok rahat. chp belediyesinde çalışmış azıılı bir muhalif olarak söylüyorum bunu. dönen yolsuzlukları bilseniz hepiniz ertesi gün akp'ye üye olurdunuz.
0
zeleno
(05.07.25)
@konusma +1

ya ahlak ya akil. ikisi tamsa oy vermesi mumkun degil. cok cok netim bu konuda. biri veya ikisi eksikse vurur muhru.
0
antikadimag
(05.07.25)
(6)

balı arı mı üretiyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu kadar çok balın arıyla üretilmesi mümkün mü? marketteki ballar arılardan mı elde ediliyor?
bu kadar çok balın arıyla üretilmesi mümkün mü? marketteki ballar arılardan mı elde ediliyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.07.25)
Piyasadaki balın % 90 i sahte.
0
designer
(04.07.25)
Bu kadar çok sütün ineklerden elde edilmesi gibi, evet, arılardan elde ediliyor.

(bkz: hayvancılık)

Ortalama bir kovan arı 20kg'a yakın bal üretir bir yılda. İyi verimli bir ırk ise, ideal koşullarda ve optimum verimle avrupada 80 kg'a kadar çıkabiliyor bazen...

Dünyanın her tarafı çiçekler, ağaçlar vs. nektar kaynaklarıyla dolu... Kaldı ki şekerli su verseniz yine bal yapabiliyor arılar.

Marketteki bal eğer namussuz bir üreticiden ise pek tabii glikoz vs. maddeler katılmış olabiliyor, bu ayrı bir konu...

Balın kalitesi içinse bin çeşit faktör var. En önemlileri arının ırkı, hastalık ve parazit olmaması, nektar topladığı flora, mevsimsel özellikler...
0
yadigar
(04.07.25)
Mobildeyim, ekleme:
Bu kadar yumurta da tavuklardan elde ediliyor. Ama o tavuklar hayat boyu 1 adım atmıyor. Sun'i yemler ile besleniyor, antibiyotik basılıyor vs... Haliyle yumurta tavuktan da olsa besleyici ve sağlık verici özelliklerini yitiriyor. Marketteki balların birçoğu da şekerli su şerbeti verilmiş arılardan... Bal zaten yüzde doksan bilmem kaçı saf fruktoz olan bir ürün. Şekerli sudan mamul olunca polen ve enzimlerden fakir oluyor. Glikoz şurubu kadar olmasa da, ondan çok da farklı bir şey olmuyor. Canan Karatay gibilerin tüketmeyin dediği bal bu. Flora çeşitliliği bol, rakımı yüksek bir yaylada üretilmiş ve arılara verimi arttırmak için şeker, kek vs. verilmemiş bir karakovan balının bir çay kaşığı bile inanılmaz aromatiktir. İnsan fazla tüketemez...
0
yadigar
(04.07.25)
Sahtesi nasıl yapılıyor bilmiyorum ama organik diye satılan ve arının yaptığı ballarda da hile oluyor.
biliyorsunuz arı çiçeklerden polen toplar kovanda bal yapar. ama arıların çiçek çiçek gezip uzaklara gidip gelmesi vakit aldığı için bazı arıcılar(%90ı) kovanların önüne bildiğiniz toz şeker(zirai marketlerde içine bişeyler daha karıştırılarak arı yemi, maması, besini, diye satılır) döküyorlar ve arılar o şekerleri bala çeviriyor. eğer düzenli aldığınız bal markası varsa ve bu balın tadı sürekli aynıysa o arı şekerle bal yapmıştır.
0
duyuruuser
(04.07.25)
her balı arı üretiyor fakat arıların normalde çiçeklerden nektar toplaması ve onunla bal üretmesi gerekirken üreticiler bu süreci daha hızlı ve ve verimli olması adına arı kovanlarının dibine karşısına şeker şurubu koyuyor. arı kilometrelerce ucup nektar aramak yerine devamlı burdan şeker alıp kovana peteklere koyuyor.Bunda da arının doğal olarak kattığı enzimler, amino asitler ve diğer besin öğeleri olmuyor. boş şeker yani. sahte bal dedigimiz şey bu
0
limonlu eksi
(04.07.25)
arilari kovanlarinin onune seker serbeti veya ari keki konulmasi endustriyel uretimde biraz zorunluluk. normal sartlarda arilar mevsim sartlari, cevredeki cicek cesitliligine gore farkli yerlerlere goc etme egiliminde oluyorlar. ornegin baharda bol cicekli olan alcak bolgeler yazin sicak ve kurak olabiliyor. o nedenle de arilar mevsime gore yer degistiriyorlar. endustriyel uretimde ise belli bir yere bagli kalindiginda kovandaki suruyu kaybetmemek, kovanin aclik cekip goc etmemesi icin takviye besin veriliyor.

bilincli ureticiler bulundugu bolgeyi tanir ve sadece zorunlu durumda bu besin takviyesini verir, ama bilincsiz ureticiler maksimum verim icin devamli besin takviyesi ile arilari tembellestiriyorlar. ayrica kisin arilar her turlu aclik ceker, kovanin buyuk kismi kaybedilir. bu kaybi azaltmak icin besin takviyesi verilir.

besin takviyesi olmamasi icin de cesitli yontemler var, ornegin kara kovan denilen yontemle kovanlar insan etkisinden uzak yuksek yerlere, orman ve vadi derinliklerine kuruluyor, tum sezon acilmiyor. bu kovanlarda bal orani az oluyor, en onemlisi de tum yil beklenen bal supriz olarak mevcut olmayabiliyor. bu isi gelir olarak yapiyorsaniz kara kovan bali riskli, ama daha degerlidir.

ya da gezici kovanlar var, mevsim sartlarina gore uretici kovani kamyonetine yukluyor ilkbaharda alcak bolge ciceklerinin oldugu, yazin ise daha serin yuksek yaylalara cikartarak geze geze uretim yaptiriyorlar.

marketten aldiginiz bal buyuk ihtimalle besin takviyesi olan baldir. ureticiden direkt alirsaniz ozellikle yaz sonu alacaginiz bal takviyesiz, baharda aldiginiz balda arilar takviye almis olur. tadarak bu farki anlamak zordur.

kisaca bal endustriyel uretimle maksimum verime ulasarak arilar tarafindan uretilir. en dogal bal ise kara kovan balidir, ama her kara kovan diyene de inanmamak lazim
0
emrahday
(04.07.25)
(7)

komünistler müslüman olabiliyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa türkiye'de allah, kitap gibi şeylere kötü gözle mi bakılıyor?
yoksa türkiye'de allah, kitap gibi şeylere kötü gözle mi bakılıyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.07.25)
Yok, yasak. Das Kapital in girişinde yazar.
0
sekizdokuzon
(03.07.25)
Müslüman ve sosyalist pek tabii olunabilir. Hatta İslam sosyalizme çok uygun bir din.

Komünizm ise zaten dinleri kabul etmez. Diyalektik Materyalizmin babası Marks amcamızdır.
0
yadigar
(03.07.25)
muhafazakar ailede büyümüş bir komünist olarak şahsi fikrimi paylaşayım: esasında kol kola gitmeleri belli bir ölçüde mümkündür. özellikle türkiye'deki "solcu = kitapsız" algısı tamamen abd ekseninde bir ülke olmamızdan kaynaklı.

komünizmi zaten bir kenara koy, onu mevcut şartlarda "hardcore" sayabiliriz. sosyalist devletler vardı. bunların içinde yugoslavya gibi din konusunda esnek örnekler mevcut. kısacası sosyalist/solcu bir ülkede allah'a inanabilir, namaz kılabilir, dinini yaşayabilirsin. teoride sorun yok. bunun işleyişi engellememesi, cemaatleşme-örgütleşme faaliyetinin olmaması yeterli.

yalnız islam'da ticaret övülür mesela, temelde islam'ın değerleriyle komünizmin değerlerinin uyuşmadığını düşünüyorum. adalet, eşitlik gibi kavramlarda bazı yerlerden yakalayabilirsin ama islam'daki eşitlik anlayışı komünizmdekiyle aynı değil - islam'da mesela "fakir" vardır, zekat vardır, toplumsal dengeyi sağlamak "zenginin fakire vermesi ve onu gözetmesi" yoluyla olur. komünizmde ise zekat verebileceğin bir fakirin olmaması lazım. ya da islam'da kadere iman vardır, fakirin susup oturması vardır vs... bunlar komünizmin temel ilkelerine çok ters.

temelde örtüşüyor mu? hayır. ama genel olarak baktığında komünistlerin müslümanlarla iyi anlaşabilmesi aslında belli bir noktaya kadar mümkün. abd ve israil'in ortadoğu'nun içinden geçmesinin sebeplerinden biri bu zaten, müdahale ettikleri hemen her ülkede çok kısıtlı da olsa sosyalizm uygulamalarını/örneklerini görebilirsin.

***

kısacası bir komünistin müslüman ya da bir müslümanın komünist olması kendi içinde bana çok mantıklı gelmiyor ama BÜYÜK ORANDA birlikte hareket edebileceklerine inanıyorum. dediğim gibi bu coğrafyada komünizmin öcü olmasının bir numaralı sebebi türkiye'nin abd kuçusu bir ülke olması, başka bir şey değil.
0
der meister
(03.07.25)
Komünizm tarihine ve ülkelerdeki uygulamalara, yine komünist silahlı örgütlere bakılırsa hiçte İslam'ı benimseyen bir ideoloji değildir.
O sistemde yaratıcının varlığı asla kabul edilmezken, yaratılan insanın o rejimde halini düşünmek ayrı problem.

Tarihi eskilere dayansa da kabaca sanırım son 100 yıla aşan sürede yahudilerden destek görmesi üzerinde düşülmesi gereken bir husus.
Çin'de Mao nun yakınında bile yer alanlar söz konusu.
Ariel Şaron'un da che Guevaranın akrabası oldulu söylenir.

sosylizmle de İslam uyuşmaz.
Çünkü İslam'ın kendisi tamamen
hayat nizamıdır.

Dini yapılara ağır baskılar yapan sovyetlerden sonra şimdiki Rusya bile Ortodoks Hristiyanlığa bağlandı.

Ne de olsa yönetim mekanizmalarının halkı yönetecek ve onları bir arada tutmayı sağlayacak unsurlara ihtiyacı vardır.
0
diyecevaplandı
(03.07.25)
müslüman komünist olmaz, komünist de müslüman. ama 7 milyarlık dünyada her çeşidi var. yani dolayısı ile kılıfına uyduran da vardır.

muhtemelen 2 mahallede de bu tipler çok hoş karşılanmaz.
0
gurur
(03.07.25)
Zekat verince komünist olunmuş olunmuyor mu zaten?
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
komünistin namaz kılanı da makbul.
0
mikahakkinen
(04.07.25)
(10)

Rakı içerken arada çay gelmesi? Yozlaşma mıdır?

mikahakkinen
geçen gün sayın vedat milor meyhaneye gidiyor ve rakı arasında çay gelince çok şaşırıyor. ve diyor ki rakı arası çay gelmesi toplumsal yozlaşmanın bir göstergesidir.ben de rakı içerim arada çay gelir. çay genel olarak içmem ama rakı arası çay gelmesi bence yozlaşma değil. bu tarz mavi yakalı insanla
geçen gün sayın vedat milor meyhaneye gidiyor ve rakı arasında çay gelince çok şaşırıyor. ve diyor ki rakı arası çay gelmesi toplumsal yozlaşmanın bir göstergesidir.

ben de rakı içerim arada çay gelir. çay genel olarak içmem ama rakı arası çay gelmesi bence yozlaşma değil. bu tarz mavi yakalı insanların yorumlarına ne diyorsunuz?
0
mikahakkinen
(03.07.25)
değildir. isteyen istediğini içer. yoğurtlu mantıyla ayran da içilir. kim ne karışabilir?
0
jelly bear
(03.07.25)
En büyük yozlaşmamız böyle olsun.
0
sekizdokuzon
(03.07.25)
bence değildir. sonuçta anasonlu ve buzlu bir içecek içiyorsun. midenin rahatlaması ve ağzı yenilemek lazım. eskiden olmamasının sebebi meyhanelerde çay demlenmemesi veya yakınlarında o saatlerde çay ocaklarının açık olmaması.
0
elektr10
(03.07.25)
Akşamdan kalmayı önlüyor diye biliyorum. Önlemese de yozlaşma böyle bir şey değil.
0
peki madem
(03.07.25)
30 seneye yakın süredir rakıcıyım. "adabı vardı" diyenlerden hem de. ilk kez 10 sene önce gördüm, masada bir arkadaş "şefim çaylasana bizi" dedi. "gidiyor muyuz lan daha yeni geldik" dedim. o derece şaşırdım.

garson getiriyor, terslemek istemiyorum ama her seferinde "rakı arası çay olur mu be kardeşim ne alaka" diye soruyorum. bunu savunan gitsin şarap arası ayran içsin. yozlaşmanın allahı olarak görüyorum.

mideyi rahatlayıp ağzının tadı değişsin isteyenler, o yüzden rakının yanına meze dolduruyoruz masaya. hiç bişey yoksa cacıktan 1 kaşık al hem miden rahatlasın hem ağzının tadı değişsin. buz gibi rakı içip mideyi sıcacık çay ile doldurmak nedir?
0
duster
(03.07.25)
Yozlaşmak derken, bu vedat milor gerçekten iyice bunadı, bunu Yunanistan’da görse nasıl öveceğini bilemezdi muhtemelen. Kendi ülkesindeki her şeyi gömüyor ama başka ülkelerdeki saçma ne varsa övüyor ya da görmüyor. Bu kadar da olmaz, çay ulan bu muazzam bir zenginlik işte.
0
olaylar olaylar
(03.07.25)
Vedat Milor'un birkaç senedir gerçeklik algısı kaymış durumda. Ciddiye almayıp geçin. Maklube övmeye geri döner hatta seneye.

Rakı arası çay muhabbetine ilk şahit olduğumda bu çay içme konusunda alevi göndermesi yapılmıştı. Hani rakı arası çay alevi geleneğiymiş gibi. Neden yapıldı, nedir, ne değildir bir fikrim yok. Rakı sevmem. Arada etkinlik olarak gittiğimizde çay söyleyen olur. İçerim.
0
nawar
(03.07.25)
Bizim millet çaycıdır. Mesela iftarda da yemeğin önünde yahut arasında çay içenler olur mutlaka.

Rakı sofrasında "ara çayı" muhabbeti eskiden yoktu, eyvallah. Şimdi (yeni binesil meyhane muhabbetleriyle beraber) neredeyse standart haline gelince insanların neden rahatsız olduğunu da anlayabiliyorum. Mesela ben de çiğköftenin cips ile yenmesinden yahut soğuk baklavadan, çikolatalı tulumbadan falan tiksiniyorum. Ancak, çay çok bizden bir içecek. İnsanlar kuafördeyken bile çay arası veriyor. Bence çay 24 saat boyunca istenen zamanda içilebilir. Bir anormallik yok.

Rakı'nın ise hemen hemen tek bir adabı vardır. O da tabiri caizse "ağzınla içmek"tir. Gerisi biraz boş muhabbet gibi geliyor...

@olaylar olayların Vedat Milor yorumuna da katılmamak mümkün değil bence. Başka yerde görse överdi muhtemelen.
0
yadigar
(03.07.25)
valla yozlaşmamı bilmiyorum ama ilk duyduğumda bana da garip gelmişti. sonra bir denk geldi içtim iyi de geldi rakının o damakta bıraktığı boktan tadı falan aldı hoşuma gitti. normalde çok çay aramamam aylarca içmesem aklıma bile gelmez. ama rakıyı çok bayılarak içmiyorsanız arada çay içmek iyi geliyor bence. yozlaşmayla da alakasını kuramadım bu arada bunun neresi yozluk ki?
0
bay b
(03.07.25)
jely ve bay +1 bu kadar anlam yüklemeye gerek yok. bunu savunanlar yozlaşmanın ne demek olduğunu bilmiyordur.
0
unabomber
(03.07.25)
(7)

erkeklerde meme ucu sorunsalı

duyurukullanıcısı
ersoy kadar olmasada maalesef atlet vs giysemde meme uclarım belli oluyor. atlet giyiyordum belli oluyor ve pişiyorum giymiyorum bu sefer yine belli ama rahatım.bu bir sorun mudur? yoksa erkek anatomisinin bir parçası olarak kabul edilebilir mi?boy 1.80 kilo 85 görünüm fit, zaten slimfit falan giydi
ersoy kadar olmasada maalesef atlet vs giysemde meme uclarım belli oluyor. atlet giyiyordum belli oluyor ve pişiyorum giymiyorum bu sefer yine belli ama rahatım.

bu bir sorun mudur? yoksa erkek anatomisinin bir parçası olarak kabul edilebilir mi?

boy 1.80 kilo 85 görünüm fit, zaten slimfit falan giydiğimde biraz daha belirgin oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(02.07.25)
mememiz olduğu için sorun değil görsellik ve giyim zevkine göre müdahale edebilirsin. kadınlar rahatsız olduğu zaman meme ucu silikonları takıyor her zamansin fit giymiyorsan giydiğinde böyle bir önlem alabilirsin ya da bantlar var uzun vadeli kullanabilirsin koli bandı gibi kesip yapıştırılıyor www.penti.com
0
ala09
(02.07.25)
normal bir durum erkekte. sivilce bantlarından alıp ucunu kapatabilirsin.
0
koela
(02.07.25)
180/85 çok. 6-8 kg vermen lazım. idealin 75 ama hadi 78 falan diyelim. sorun değil de erkekte çirkin duruyor.
0
avatar is back
(02.07.25)
Erkeğim. Yazın aşağı yukarı ne giysem meme uçlarım belli oluyor. Hiç problem olarak düşünmedim.
0
yadigar
(02.07.25)
Yaz kış meme uçlarım aktif geziyorum.

Hiç rahatsızlık duymadım.

Oyna devam.
0
chicha_v2
(02.07.25)
meme ne kadında ne erkekte kapatılması gereken bir vücut bölümü değil.
0
yurtsuz john
(02.07.25)
Yara bandı kapatabilir ama gerek yok
0
pembediken
(03.07.25)
(3)

Karasinekler için çözüm?

zeleno
Köy evindeki karasinekler için tuzak tavsiyesi ya da ürün tavsiyesi olan var mıdır acaba?
Köy evindeki karasinekler için tuzak tavsiyesi ya da ürün tavsiyesi olan var mıdır acaba?
0
zeleno
(01.07.25)
titanic kemancısı
(01.07.25)
Kurban bayraminda, ciflige gittik,gecen sene cok sinek olmasina ragmen bu sene hic yok gibiydi,

5-10 metrede bir sari renkte sinek yakalama kovasi gibi birsey asmislar,sinekler icine girip hapis oluyordu. ismi: sinTut gibi bisi idi.
0
designer
(02.07.25)
0
yadigar
(02.07.25)
(20)

Pkk'ya gerilla diyen örgüt sempatizanı mıdır

biseysorcaktim
Yakın zamanda Van'a gittim gezmeye, ilk kez o kadar doğuya gittim. Misafir olduğum ve tanıştığım insanlar kürt. Pkk yandaşı olan aşiret ve bireyler de var tam karşıtı da. Sohbet içinde askerle çatışan Pkklılar için gerilla dediler. Pkk için de örgüt kelimesini kullanıyorlar. Bu ifadeleri kullananlar
Yakın zamanda Van'a gittim gezmeye, ilk kez o kadar doğuya gittim. Misafir olduğum ve tanıştığım insanlar kürt.
Pkk yandaşı olan aşiret ve bireyler de var tam karşıtı da.
Sohbet içinde askerle çatışan Pkklılar için gerilla dediler.
Pkk için de örgüt kelimesini kullanıyorlar.

Bu ifadeleri kullananlar pkk yı haklı buluyor be onlara yakın hissediyor demek çok yüzeysel bir düşünce mi. Merak ettim.
0
biseysorcaktim
(29.06.25)
Öyle görüyorlar ve kelimeleri seçerken dikkatli davranıyorlar.
0
olaylar olaylar
(29.06.25)
Benim de Doğulu tanıdıklarımın neredeyse tamamı öyle diyor. Buradan bile bir fikre varılabilir. Hatta biraz daha samimi olursan bilmem kaç kişiyi vurduktan sonra askerden, polisten kaçan cefakar gerillacıkların hazin öykülerini de anlatabilirler sana. Bunların zihniyeti değişmez maalesef.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(29.06.25)
başlıktaki soruya cevap.
tek kelimeyle evet.
0
lazpalle
(29.06.25)
Evet, parçası değilse de sempatizanıdır.
Hayır, en fazla trafikte kırmızı ışık görünce durmak kadar "yüzeysel"

Ekleme yapayım. "Örgüt" demesinde sakınca yok. Duyuruyu da "örgüt" diye açmışsın zaten. Kelimelerin seçilmesi konusunda @yadigar +1 ama "gerilla" hariç. Bir de terör örgütüne "Kürt hareketi" demek de turnusol. Yoksa hümanist, barışçıl, modern, gelişmiş partililer gelip senin evinin adresine kadar X'te ifşa edebilir ya da kamu çalışanıysan bir gün eve dönerken gelip ensene sıkabilir.
0
nawar
(29.06.25)
Bulunduğu yer gereği demek zorunda da kalabilir. Bir dem parti sempatizanıyla tartışırken, konuşurken mesela...

Bazen daha yumuşak tabirler kullanılabiliyor. Öteki türlü diyalog kurulamıyor.

Bu doğrudur, yanlıştır demiyorum ama bu sebeple "gerilla" diyen insanlar biliyorum.
0
yadigar
(29.06.25)
Terör yandaşları işte. Hiç bir türkten böyle bir şey duyamazsın
0
messina123
(29.06.25)
Gerilla demek, onlar için pkkyı terör örgütü görmemek ile eşdeğer.
siyasilerinde de bu kelime dilden düşmez şarkılarında da.

Onlar öldükten sonra toplumuz leş derken, onlara sempati kuranlar da şehit diyor. ne tür bir şehitlikse artık?
Bir zaman yayınlanan örgüt içinde yapılan inanç anketinde bile İslam en son sıralardaydı. Kadın erkek karışık Namazla ile dalga geçen teröristlerin videosu bile aramalarda bulunur sanırım.

abd ve siyonistlerin maşası olandan ahirette kendine bir faydası yoktur.

pkk yı haklı bulmak, onlara yakın olmak demek askerimize kurşun atılmasını , Türkiye'nin bölünmesi çok normal görmekle eş değerdir.

Osmanlı zamanı Türk Kürt ayrımcılığı "hiç " yoktu. Aksine 2. Abdülhamid zamanının doğuda kendilerine , Rusların kışkırtması altındaki ermenilerin yaptıkların dolayı destek verildi.
Şimdi neden bu konuları olayları ne oldu da farklı bir manada yaşıyoruz anlamak imkânsız.
Ve bu yaşananlar kimin işine yarıyor ? diye bir düşünmek lazım.

Bir açıdan bakarsak hainlikten, diğer bir taraftan namazında niyazında olduğu halde cahilliğinden onlara destek veren de var.
Doğu'da bazen yaşı 70 - 80 olan bile konunun özünüden habersiz olduğundan destek verebiliyor.

PKK'nın ne olduğunu, gecenin bir yarısında kapılarına gelen teröristlerce "12-13 " yaşlarındaki çocuklarının örgüte asker lazım diyerek dağa çıkarılmasını kendi halinde doğudaki bir köyde yaşayan ailelere sorun.

Doğu'da giden, duydukları karşısında: hıım öylemiymiş demesin.
Konuya hakim ise üslubu dikkat ederek onlara sempati besleyenler fırsat varsa doğruları anlatmalı.

Darbe teşebbüsü sonrası onların "kucağına kaçan" askerler bile oldu.
Oysa görünürde Türkiye Cumhuriyeti devletimiz için çalışıyorlardı .

aylar öncesinden darbe teşebbüsüne kadar olan zaman içinde pkk, fetö
ile anlaşmalı olunduğundan ve bir şüphe uyanmaması için eylem herhangi yapmadı.
Darbeden sonra işler beklendiği gibi gitmediğinden bir çok (sayı sanırım 100ü aşıyor) Türkiye Cumhuriyeti devletimiz için çalışan istihbarat çalışanları, fetö örgütü tarafından PKKya hedef olarak gösterildi.

Terör örgütleri haricinde de ABD ve Avrupa'nın yardım ettiği fon sağladığı örgüt, yapı, kurum , kuruluş, şahıslardan bize fayda olmadı, fayda gelmedi, gelmesi beklenemez.

Devletimizin doğu meselesini farklı boyutta ele alıp yeniden kaynaşma ve sosyal inşa sürecine girmesi lazım.

Doğu insanının, genel manada onun bunun uşağı olan örgütlere değil ticarete, aşağılanmamaya, olumlu manada bilinmeye, bölgede kalkınmaya ihtiyacı var.

80li yıllardan itibaren, PKK'nın
köy basarak sivil katliam yapmaları,
şehir içinde olay çıkarmaları,
karakol baskınları,
hendek kazmaları,
rehin almaları,
yol kesmeleri,
memur ve öğretmen hatta imam katletmeleri vs.
ellerine geçen kandan başka bir şey olmadı.
0
diyecevaplandı
(29.06.25)
Bu ülkede kelimeleri dikkatli bir şekilde kullanmayan sadece çok aydın, çok eğitimli, ülkenin geleceği parlak kesim var. Bir tek bu arkadaşların kafası basmadı daha.
Diğer herkes kelimeleri gerçekten çok dikkatli kullanır. Bazı kelimeleri de asla kullanmaz.
Kürtajcı dayıyla dalga çok dalga geçildi de, bu konuda birkaç dil bilen adamı suya götürür susuz getirir o insanlar.
0
mrvln
(29.06.25)
evet.
0
gurur
(29.06.25)
Gerilla demeleri net destekci olduklarini gosterir.
0
Kittie
(29.06.25)
daha ne olacaktı
0
owaki
(29.06.25)
PKK'lılara "gerilla" "örgüt" söylemlerinin normalleşmesi yine akp dönemi ile gerçekleşti.

m.haberturk.com

İçişleri Bakanı "gerilla" diyor :))

Yukarda bir aktroll zirvalamis gene bişiler de, ülke 1984 kitabı gibi yani birileri sanki saniyor ki gerçekler yazilmazsa unutulacak.

Adamlar açılım sürecine zarar gelmesin diye PKK'nın asfalt altına dosedigi Mayınlara ses etmiyolardi (bkz: cem kucuk)

Güneydoğu'da herkes örgüt der tabii, senin iç işleri bakanın gerilla dedikten hükümet ortakları Apo'nun heykelini yapacak kıvama geldikten sonra.
0
makbur
(29.06.25)
Açılım Süreci akp açıklamalarını tv kanallarını sosyal medya hesaplarını arastirirsaniz görürsünüz anlatmak istediklerimi.

Bu memlekette feto ile pkk ile ortaklık etmek ve bunun gibi pek çok suç akplilere serbest, diğer vatandaşlara yasaktır.

Sonra bir de utanmadan uzun uzun yazarlar :)
0
makbur
(29.06.25)
Gerilla evet, örgüt diyen net değil ama muhtemelen hayır, dikkat et sen de örgüt demişsin başlığı açarken. Nusaybin'de hendek olayları sırasında askerlik yaptım. Subaylar da bazen örgüt diyor, ağzım zor alışmıştı. Bariz bir durum olmadığı sürece de kimse terörist lafını kullanmaz.

Pkk'lilara ağız arayıp haber uçuran da oluyor, sırf açıkça desteklemiyorlar diye.

Yani gerilla evet, örgüt net değil, içeriği de kısaca bu.
0
encokbenisevinnolur
(29.06.25)
gerilla diyorsa evet

pkk oylarını genel ve yerel seçimde hamuduyla götürüp hala açılım goygoyuyla bunlar pekeke! mast. yapmak 1984te işleniyor.

akepe akepe akepe güya pkkyla ortaklık yaparken selocan seni başkan yaptırmayacağız diye bağırıyordu meydanlarda. akepe yine de ulusalakların 100 senedir yediği boku temizlemeye çalışıyordu. ha kcksı ypgsi chp ittifakı derken ellerinde patladı.

bir oy hdpye bir oy chpye'leri, seçim ortaklıklarını bunlara göstermeden yapıyorlar ya da bunlar mankurt :D
"HDP'de büyükşehirlerde CHP adayının desteklenmesi formülü tartışılıyor" 2018
ww.bbc.com
0
lambırcek
(29.06.25)
@makbur

yazdıklarıma tekrar baksana.
particilikle ilgili bir şey var mı?
belli bir kişiyi savunmak var mı?
Türkiye Cumhuriyeti devletimiz diyorum.
Hain olana da hain diyorum.
Başka ne ?

Yazıda ciddi manada sana özellikle batan bir nokta varsa belirt ki daha iyi anlayalım.
Uzun uzun yazmışım.. demek seni rahatsız eden bir şeyler oldu arada.

1994 te doğudaydım. Sen o tarihte neredeydin ? Dünyaya gelmiş miydin ?
Oradaki olayları yaşadın mı?
Gece vakti güvenlik güçlerine yapılan ve saatlerce süren
taciz atışlarında evin koridor veya salonuna sığındın mı?
Çocukları dağa kaçırılan köylüleri düşündün mü ?

derdin parti olmuş. Blgin varsa aktar anlat.
90ların o kaos içeren gündeminde sevmediğin o parti yoktu.
O nedenle o dönemde o bölgede dünyaya gelmişsen biliyorsan bir şeyler anlat.

Benim yazdıklarım, seni gibi konuyu saptırmaya hazır olanlar için bir mana ifade etmeyebilir.

Parti dediğin de insanlardan müteşekkil ve yanlışlar oluyor.
Her yapılan doğru diye bir şey de yok.

Hangi partiye yakınsan şu an onlarda olan bitene bak. Ekşi'de senin kafanda olanların özeleştiri tadında yazdıklarından bir demet linkte bulmak zor değil.
Ama burada doğru konuşana da "doğru konuştu" demelisin.

Tabi niyetin sorunlu ise hiç bir şey demene de gerek yok ki üstte yazdıklarından da bu anlaşılıyor.
0
diyecevaplandı
(29.06.25)
büyük oranda evet.
0
ya ben lan neyse
(29.06.25)
Dogunun cogu teror sempatizani, istanbulda yasayan bi dogulu olarak belirtiyorum bunu. Tum tr yi fiziken gezmis biri olarak, dogu 500 yil geriden geliyo medeniyet olarak maalesef.
0
die fetten jahre sind vorbei
(29.06.25)
içten içe sempatizan olmayan kürt yoktur. bu çok normal bir şey.
0
mikahakkinen
(30.06.25)
"diyecevaplandı" diye bir arkadaş var.

eğer ortada reis, akp övme olasılığı bir duyuru varsa ekürisi lambırcekle birlikte hemencecik orada bitiveriyorlar.

fakat ne hikmetse akp'nin kepazelikleri olan hiçbir başlıkta kendilerini görmüyorum. itiraf ediyorum, kendilerini "sazan.avi" yapmak için esad'la ilgili bir duyuru açmıştım ve hemen zıplamışlardı :)

gelelim bu duyurudaki sinsi aktrollüklere..

94'te neredeydin demişsin. 93'teki eşref bitlis suikastini çok iyi hatırlıyorum mesela. eşref bitlis kimdir, nedir bilir misin? neden suikaste kurban gitti? www.kaynakyayinlari.com kürt sorununu bizim-kendimizin çözmesine niçin müsade etmediklerini, tr'ye dikta ettirdikleri, pkk'ya yardımları vs mükemmel bir kaynak kitabıdır (okumayacağını biliyorum çünkü reis ve akp için olumlu bir şey yok burada, genelde sizin ekürilerden bahsediliyor çünkü)

"pkk yı haklı bulmak, onlara yakın olmak demek askerimize kurşun atılmasını , Türkiye'nin bölünmesi çok normal görmekle eş değerdir."

"PKK'nın ne olduğunu, gecenin bir yarısında kapılarına gelen teröristlerce "12-13 " yaşlarındaki çocuklarının örgüte asker lazım diyerek dağa çıkarılmasını kendi halinde doğudaki bir köyde yaşayan ailelere sorun."

işine yine gelmez ama 99'da apo paket yapılınca özellikle 2000 başlarında pkk bitme noktasına geldi. bana 94'te neredeydin diyorsun ama 2002 sonrası şova dönüştürülen (müsade edilen) terörist cenazelerini hatırlıyor musun mesela? akp başa geldi ve pkk, açılım sürecine doğru giden dönemde tekrar toparlanma dönemine girdi. öyle ki hükümet "süreç" var diye istihbarat faaliyetlerini sıfırladı. reisin bizzat kendisi diyor "bunlar (pkk) silah yığmış bu süreçte!" çok afedersin ama sen ne yapıyordun? sen nesin? terör örgütüne güvenilir mi? bir millet, terör örgütüne güvenip anlaşma imzalayanlara emanet edilir mi?

bak yukarıda pkk'nın nasıl bir terörist oluşum olduğunu ne güzel yazmışsın. teröristle masaya oturulur mu? Oslo görüşmelerini hatırlıyor musun mesela?

teröristlerin ayağına gidilip çadır mahkemesi kurularak affedildikleri günleri hatırlıyor musun? hani yukarda çok güzel tarif ettiğin o teröristler.

habur karşılamalarını hatırlıyor musun? sınırdan türkiye'ye giren (tek özellikleri türk askerlerini şehit etmek olan o terörist liderler) ve milyonların halay zurna ile karşıladğı habur karşılamasını hatırlıyor musun?

pkk'yı ne güzel tanımlamışsın ama ülke tv'ler, ahaber'ler twitter'lar bütün yandaş basın ve medyada teröristbaşı ve teröristler hükümet kaynaklı ölümüne savunulurken sen neredeydin?

TÜM BUNLAR OLURKEN DAHA DOĞMAMIŞ OLABİLİR MİSİN ACABA?

bak daha dün "1 tanesi 2 yaşında bebek olmak üzere 8 kadını, toplamda 11 vatandaşımızı yakarak öldüren katil"i bıraktılar.

x.com
x.com

en azından bu aralıkta doğmuş olup hayatta olduğunu bilyoruz. buna tepki gösterebildin mi mesela? gösterebilir misin. var mı o yüreğin?

sana neden kızdığımı sen de çok iyi biliyorsun da aslında..

akp'nin bunları türkiye'nin selameti için yapmadığını da çok iyi biliyorsun.

ad hominem'le bana vereceğin cevabı da biliyorum "bu mesele hiç çözülmesin mi o zaman insanlar mı ölsün vs vs"

akp'nin yaptıklarının olayı çözmek için değil, abd'den gelen emirlerle kendi koltuğunu sağlamlaştırmak olduğunu sen de biliyorsun.

kürt sorunu hakkında görüşüm sabittir; kürt'lere -özellikle 80 darbesinde gladyo vs kaynaklı bilinçli olarka- haksızlıklar yapıldı. bunlara isyan edip, devlete başkaldıran kürt'leri bile anlayabiliyorum. ama terör eylemleri yapıp masum insanların öldürmenin hiçbir mantıklı açıklaması, insani alt zemini yok.

işte sen bu eylemlerin başı olan adamı muhattap alıp, onu göklere çıkarıp, daha en başından emir kulu olduğunu belli ediyorsun.

selahattin demirtaş neden içeride mesela hiç düşündün mü? selahattin demirtaş denen adam hdp'yi hard kürtçülerin, pkk'lıların partisi olmaktan çıkarıp gerçekten bütün türkiye'nin partisi haline getirmeye başlamıştı.

tabii bundan parti içindeki pkk'lı-kürtçü klikler rahatsız oldular ve reislerine koştular hemen. reis de gerekeni yaptı. hdp tekrar istenilen istikamete sokuldu.

yani akp abd emirleriyle değil de, hakikatten eşref bitlis ve daha niceleri gibi samimi bir süreç yürütse bu olayı pkk'nın ekseninden çıkartmak için her şeyi yapardı. akp ise tam tersini yaptı. çünkü terör vs gibi araçlar, o ağzından düşürmediğin "siyonist" güçlerin başta kalmaları için en büyük güvencedir.

benim derdim senin aktroll olman. lambırcek gibi açık açık bir aktroll değil, sinsi bir aktroll olman. her şeye her konuya sinsi sinsi akp övgüsü sıkıştırman.
0
makbur
(04.07.25)
(3)

Ben oldukten sonra binace'ten devlet parami cekebilir mi

lapaz
Binance tr icin konusuyorum. Ve evet paranin buhar olmasi benim isime gelir ben yiyemedim onlar da yiyemesin
Binance tr icin konusuyorum. Ve evet paranin buhar olmasi benim isime gelir ben yiyemedim onlar da yiyemesin
0
lapaz
(29.06.25)
mirasçı yoksa çeker.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.06.25)
Vasiyetname düzenleyerek istediğiniz bir kişiye, vakfa, kuruluşa miras olarak bırakabiliyorsunuz isterseniz.
0
yadigar
(29.06.25)
Son işlemden 10 yıl sonra tmsf ye devredilir.
0
duptıs
(29.06.25)
(5)

Thy Mil Kampanyasi (1 Milyon Mil)

isiaha
https://www.turkishairlines.com/tr-tr/miles-and-smiles/kampanyalar/6-kitaya-uc-1-milyon-mil-kazan/ 6 kıtaya uç 1 milyon kazan kampanyasını duydunuz mu? Cok mu yorucu olur? Katılmayı dusunur musunuz?
www.turkishairlines.com

6 kıtaya uç 1 milyon kazan kampanyasını duydunuz mu? Cok mu yorucu olur? Katılmayı dusunur musunuz?
0
isiaha
(28.06.25)
Duydum.

- Cok mu yorucu olur?
+ Göze almaya değer. Alışveriş çeklerine dönüştürür, güzel olur bu açıdan.

- Katılmayı dusunur musunuz?
+ Düşünmeyi isterdim ama sanırım süre kısıtlması var. Abd vizem yok. Asya Kıtası ülkelerine
uçak bileti bütçemi aşar. Böyleyken beni aşar kısaca.
0
put it in your appropriate place
(28.06.25)
Bu 6 kıtada da vizesiz ülkeler var vize engel değil. 4 ayda 6 kıtaya yolculuk yorucu olmaz , asya afrika avrupa çerez zaten 2 saatlik uçuşlar. Asıl problem zaman ve para. Bu arada 1 milyon mil abartıldığı kadar yüksek değil. 5 tane gidiş dönüş doğu yakası abd uçuşu , millerin ortalama 2.5 yıl kullanma hakkı olduğunu da unutmamak lazım.
0
Mcfly
(28.06.25)
Süre kisitlamasi 4 ay degil de 6 ay olsa katilabilirdim ama Avustralya‘ya daha yeni gittim mayista o yüzden ekime kdar gitmem mesela.

Süresi var millerin o can sikici ama 4 ayda 6 kita ucan insan zaten 2-3 yilda bitirir milleri.
0
kuehles blondes
(29.06.25)
Kendime suç ortağı (bilet ve masraflarını kendi karşılayacak yol arkadaşı) bulursam direkt yaparım. Solo traveler değilim. ABD vizem var. Avustralya vizesi zor değildir umarım...

Keşke bunu paket yapan bir tur firması yahut topluluk/organizasyon olsa...
0
yadigar
(29.06.25)
(20)

Zenginlik kriteriniz nedir?

messina123
Benim için 1 milyon euro’su veya o kadarlık mal varlığı olan insan zengindir.
Benim için 1 milyon euro’su veya o kadarlık mal varlığı olan insan zengindir.
0
messina123
(28.06.25)
5m€ sinir olarak finansal özgürdür, rahat yasar.
10m€ ve üstü olan biri bana göre zengindir.
0
sonsuz
(28.06.25)
dolapta uno ve activia olması. dolabın markasının whirlpool olması.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.06.25)
@sonsuz 9 milyon eurosu yani 400 milyon lirası orta direk mi sizce? Orta direk olmak için bayağı fazla bir para bence
0
🌸messina123
(28.06.25)
@karim uyuyor o markayı ilk kez duydum. Doğru tespit :d
0
🌸messina123
(28.06.25)
sen ortayi sormamissin ki? 5m€ da orta degil. 5m€ finansal özgür yapar demisim. ortalama bir insan finansal özgür olabilir mi?

10m€ olan biri direkt bir yere bütce yapmadan business first class ucar, tatil yaparken parasini düsünmez. bu lüks hayat standartini sürdürmek icin de calismasina gerek yok cünkü 10m€ u var. cok asiri para harcama aliskanligi yoksa yasar gider öyle.

5m€ olan biri de calismasina gerek yok ama calismadan hayata devam edebiliyor olmak icin cok acilmamasi lazim. 2 kere business ucamaz mesela ayda. ya da uctu baska bisi yapamaz falan filan.
0
sonsuz
(28.06.25)
Bir yerde okumustum, ozetle herhangi bir sey icin sira beklemek zorunda olmayan adam zengindir.

Mesela hesap kitap yapmadan business class ucan insan zengindir denmis, bilet alip tarifeli ucakla ucan adam zengin degildir. Zengin adam gidecegi yere kendi jetiyle (ya da kiraladigi jetle) gider.
0
sertac akin
(28.06.25)
Bence kafan rahatsa zenginsin. Maddi, manevi. Parayı dert etmiyorsan ve istediğin zaman malak gibi yatabiliyorsan veya oraya buraya gidebiliyorsan zenginsin ulan.
0
Shepard
(28.06.25)
1 milyon euro benim mazotuma yetmez.

5 milyon dolar guzel bir sinir. kaygisiz sekilde emekli olabilirsin amerika'da bile. sinir bu simdilik.

@karim uyuyor; buzdolabinda aradigin marka sub-zero.
0
antikadimag
(28.06.25)
fi tarihinde sabancılardan biri 40 milyon dolar sonrası pek farketmiyor demişti

bi bildiği vardır herhal

1 milyon euro çok da zengin değil, lütfen küfretmesin kimse :)
0
gurur
(28.06.25)
Çalışmak zorunda olmayan kişi zengindir. Benim tanımım bu
0
olaylar olaylar
(28.06.25)
shepard ve olaylar olaylar arti 1.

dunyada kendi ozel jeti olan kac kisi var ki zenginlik kriteri bu olsun.
0
baldur2
(29.06.25)
in.pinterest.com

"rich" 30 milyon dolardan falan basliyor.

bu arada "whirlpool" orta kalite bir marka bile degildir.
zengin adamin evinde "subzero" olur en kotu.
0
cooperr
(29.06.25)
Özel şoförü olan kişi zengindir.
0
Mcfly
(29.06.25)
Ask-i memnu'daki Ednan bey gibi olmak benim için zenginliktir. Hiç öyle miktar belirtmeye gerek yok.

Süper rahat, tasasiz ve lüks bir yasam. Dünyanin her yerine istedigin an gidip, istedigin kadar kalabilme.
0
feastofthedamned
(29.06.25)
Toplam mal varlığı (gayrimenkul vs.) 10 milyon doların üstündeyse, aylık geliri de (4 kişilik aile için) 2 milyon TL üzeriyse, zengindir.

Aylık geliri (4 kişilik aile) 400bin tl üzeriyse ve evi, arabası varsa, borcu da yoksa, üst gelir seviyesidir.

Aylık geliri borçlanmadan kendini döndürüyorsa; yeme, içme, gezme, varsa çocukların masrafları vs. karşılayabiliyorsa maddi durumu iyidir.

Bir üsttekileri borçlanarak, ay sonunu düşünerek yapabiliyorsa, bazen de yapamıyorsa orta direktir.
0
yadigar
(29.06.25)
rastgele bir pinterest sayfasındaki gelişigüzel bir post referans alınacak önemli bir kaynak değil kesinlikle, onu belirtmek isterim.
0
owaki
(29.06.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak+1
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
@owaki

abicim bu bir fikir, benim aklima yatiyor seninkine yatmayabilir, sen bilirsin.

ne yapayim burda tek cumlelik soru icin referansli finans makalesi mi yazalim?

bazilari neyin pesinde anlamakta harbiden gucluk cekiyorum.
0
cooperr
(30.06.25)
@cooperr, "rich" 30 milyon dolardan falan basliyor." cümlesi senin kişisel görüşünün x miktarın yeterli olduğunu değil bu konuda konsensusa varıldığını veya kesin bir doğrusu olduğunu ve o tanımın bu olduğunu sinyalliyor, ben de buna karşı çıktım.
0
owaki
(30.06.25)
@owaki

yanlis sinyal almissin kaptan.
evet benim birine "zengin" demem icin 30 milyon dolar net worth sahibi olmasi lazim.
konsensus, meclis karari, dunya bankasi, trump'in fikri falan degil benim gorusum bu.
0
cooperr
(30.06.25)
(28)

Süreli mezarlık

kizil karga
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal mülk kimseye kalmıyor ama özellikle büyük şehirlerde insanlar bir mezara yatıp sonsuza kadar orada kalabiliyorlar, her yeri mezarlık yapamayacağımıza göre yeni ölülere yer açabilmek için her mezarın bir süresi olsa olmaz mı, artık ziyaretçisi geleni gideni kimse kalmayınca başkasına yer açılsın, olamaz mı böyle bir şey mantıksız mı?
0
kizil karga
(25.06.25)
iyi de şu an yer olmamasından mütevellit çoğu mezarlık böyle çalışıyor zaten.
0
jelly bear
(25.06.25)
zaten ona benzer bisi var. (bkz: mukerrer defin)
0
buenosdias
(25.06.25)
Bilmiyordum ben iyi olmuş o zaman.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Abi ben aynı aileden insanların aynı mezara gömülmesinden bahsetmiyorum aslında tam olarak, yani kayıtlara bakılacak mesela 100 seneyi geçmiş tüm mezarlar yeni ölüler için hazırlanacak aile vs ayrımı gözetilmeyecek her mezar herkesin mezarı olabilecek.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
ben ölülerin dikine gömülmesinden yanayım. büyük bir arazi tasarrufu sağlar.
0
yurtsuz john
(25.06.25)
Niye sadece mezar yerleriyle kısıtladın o zaman kendini?

Mülkiyet hakkı 100 seneliktir de. Olsun bitsin.
0
Mirket
(25.06.25)
Mülkiyetin yaşayan insana faydası var mezarın ölüye bi faydası yok o nedenle mezarlıklarla kısıtladım ama gelişime açık bir konu tabii bu.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şöyle yapılsa daha iyi olmaz mı?
Eskiden ulaşım imkanları kısıtlıymış, her şehrin köyün yanıbaşına mezarlıklar yapılmış.
Mezar ya da mezarlık konusunda yapılanların çoğunun dinimizle bir alakası yok. Çoğu şaman geleneği.
Mezarlar, şehrin çok dışında ve yapılaşmanın pek mümkün olmayacağı yerlere taşınsın, Mezar yeri satın alma olmasın. Son gelen cenaze, sıra neredeyse oraya defnedilsin ve hemen üzerine bir orman ağacı ve önüne bir küçük plaket dikilsin. 20 sene sonra o bölge orman olsun.
0
Mirket
(25.06.25)
Mirket evet abi bu da güzel bir fikir, mezarlık olayına anlamsız bir önem yüklüyoruz 2 nesil sonra kimsenin hatırlamayacağı bir organizasyon neticede, senin yönteminle ülkeye orman arazisi de kazandırmış olacağız, ziyaret eden yine gelsin etsin mezar taşı olacağına dediğin gibi bir ağaç bir de sembolik plaket oldu bitti, mis gibi.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
arkadaşlar bu kültürde mezarlık ziyareti diye bir şey var. hatta farklı kültürlerde de var. mezar başında dua etmek, duymayacak bile olsa yatan kişiyle dertleşmek, konuşmak. niye sadece ölenleri gömecek yer bitmiş gibi buna çözüm arıyorsunuz?

onca yerleşime, 90 milyona yakın nüfusa rağmen türkiye'nin %90'ı hala kırsal arazi. ölenleri gömecek yer mi bitti?

olaya biraz da duygusal açıdan bakın. ben anamın babamın kabrine gidip dua edip onları anınca huzurlu hissediyorum (aynı kabirde mükerrer defin şeklinde yatıyorlar. şimdi biri ebesinin biri anasının örekesindeki rastgele iki ağaca gidip dua mı edeyim, ya da anamla babamın yanına kim oduğunu bilmediğim bi herifi yatırsınlar, torunumun çocuğu büyük dedelerini büyük babannelerini o herifle birlikte mi ziyaret etsin?

yer kalmadıysa genişle boş arazilere doğru git. her yer boş anasını satayım.
0
kibritsuyu
(25.06.25)
Gereksiz önem yüklüyoruz diyorsunuz ama gidip de insanların tanıdıklarının mezarlarını deşmek çok da akıl karı bir iş olmaz. Neticede herkes konuya farklı yaklaşıyor. Böyle şeyleri teorikte konuşmakla pratiğe dökmek arasında devasa bir fark var.

Diğer taraftan, mezarlıklar aslında zaten zamanla kayboluyor. Dolup başka yere ikinci bir mezarlık açılınca diğeri zaman içerisinde terk ediliyor. Bu alanlar kullanılıyor. Sonsuza kadar kalmıyor aslında.

Bazı mezarlıklar içerisindeki tanınmış kişilere göre, tarihi değerine göre vs. Daha uzun süre korunuyor.

En azından isteyenler için kremasyon yaygınlaştırılsa iyi olabilir.
0
akhenaten
(25.06.25)
Kibritsuyu abi 100 sene sonrasından bahsediyorum ben, yani bi devlet büyüğü değilsek 100 sene sonra kimse ziyaretimize gelmez biraz gerçekçi olalım.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şu an bu kadar büyük bir sorun değil.
İleride kırsal alan azalıp, ölü sayısı artınca bir çare bulunur.
0
burfak
(25.06.25)
Yurtdışı bazı islam ülkelerinde usül böyle. Mesela Medine’deki Baki’ mezarlığı en az 1500 yıllık. Tarihi kısmı (bazı sahabe kabirleri) hariç geride kalan yerlerindeki mezarlara her 5 yılda bir yeni cenaze defnediliyor.

Bu biraz din ve kültürle alakalı bir durum. Mesela yurtdışında birçok insan yakılmayı tercih ediyor. Benim bir akrabam var. Amcanın derdi kalıcı bir mezarı olması. Diyor ki “150 yıl sonra torunumun torununun torunu merak ederse mezarımı nasıl bulacak? Yağmur, sel, deprem olur, mezar taşı falan kalmaz…” Yani herkesin bu konuda önceliği farklı.

Mesela Rize’nin birçok yerinde aileler cenazelerini kendi bahçelerine defnediyor…
0
yadigar
(25.06.25)
Yanlış anlaşılmak istemem kişisel ve ofansif bir cevap gibi olmasın ama sıradan bir insanın torunumun torununun torunu beni merak ederse diyerek dünyaya kök salmaya çalışması bence bencillik gibi biraz, dünyanın 8,5 milyar nüfusu var bi bu kadarı da gelip gitmiş, yarısı böyle düşünse işimiz var.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
istanbul’da sur içi addedilen kısımda (fatih vs) iki adımda bir sokak aralarında mezarlıklar var ya da yolun ortasında üçgen şeklinde mezarlık vs. osmanlı mezar taşlarını/şekillerini okuyabilenler anlar belki ama kimin mezarları olduğu da belli değil.

neyse, şehir planlaması pek parlak durumda değil zaten ama ben ailemin mezarında yabancıların defnedilmesini istemem. aynı aileye tahsis edilsin, tüm nesil oraya gömülsün zaten yapılan bir uygulama.
0
deartheodosia
(25.06.25)
cryopreservation da yasak olsun, o zaman.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Cryopreservation işlemi kamusal olarak başka bireylerin hakkına girmiyor gibi bi adaletsizlik yok bence ama yaptıranlar için sınıf kini güdeceksek onu da aradan çıkarabiliriz tabii.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Mezar mülkiyeti kanunu (ya da yönetmeliği) çok kısıtlayıcı. Dedem vefat ettiğinde öğrenince şok olmuştum, vasiyeti annesinin mezarına gomulmekti, bir büyük abisi oraya gömüldüğü için öyle ha diyince olmuyormuş.

Dedemin abisinin çocuklarına ulaşmamizi istediler, onların hepsi de ölmüştü. O zaman torunlarına ulaşın dediler, ama o zaman da o çocuğundan olan tüm torunların imzası gerekiyor dediler. Pratikte aynı mahallede yasamiyorsak bu mümkün değil.

Nihayetinde babaannem imza attı, babaannemin annesi ve babasının mezarına gömüldü. Alternatifimiz 3 saat mesafedeki bir ilce mezarlığına gömulmesiydi.

Sözün özü, ilgili mezara en son gomulen kişi ile bağlantılı yaşayan/yasamayan kişilere tüm mülkiyet hakkinin geçmesi bu durumu yaratıyor.

Burayı esnetseler, kalıcı çözüm olmaz belki ama epey rahatlama olur.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
yani şu mesele belki de Türkiye'nin son sıralardaki sorunlarından biridir. Merak etmeyin yıllar önce ölen kimse hakkınıza falan girmiyor. İstanbul'da abbas ağa parkı var mesala.. eskiden mezarmış yıllar içerisinde yok olunca park yapılmış. Bunun gibi yaşadığımız çoğu yer haberimiz olmada zaten mezardır. gelecekte de rant getiren bir yerse o dönemki insanlar bir çaresine bakar. ayrıca biz arap değiliz ki köklü bir mezar/ ölüye saygı kültürü var.
0
jepa
(25.06.25)
Mezarlık meselesi nasıl çözülür bilmiyorum ama artan nüfusla birlikte dünyanın pek çok yerinde bu sorun mevcut. Bu konuda Evrim Ağacı’nın bir videosunu izlemiştim sanki.
0
10551037
(25.06.25)
ya bu niye sorun oluyor ben anlamadım, dünyada 150 milyar insan yaşamış. 5-6 milyarı hala hayatta, 145 milyar insan ölmüş ve bu insanların bedenleri bir şekilde hala dünya üzerinde. hala da gömecek yer var.

yani 100 sene sonra üstüne gömülsün diye kural çıkarmasan bile 500 sene sonra, 1000 sene sonra zaten hepsi yok olacak, o zaman yaşayan adam belki orayı yerleşim yeri yapıp şimdi senin evinin olduğu yeri mezarlık yapacak. bu dediğin kendiliğinden olacak. belki şu anda evimin olduğu yerde 2000 yıl önce toplu mezar vardı. doldukça burası ölü yeri, burası da ölü yeri diye kaplaya kaplaya gitmiyoz ki zaten. bir zaman geliyor, hepsi yok oluyor, tekrar kuruluyor.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
Bu teklifime kimsenin yanaşmamasını ve adeta yalnızlaştırılmış olmamı toplumumuzun bu tür konularda duygusal olup rasyonalist olamamasına bağlıyorum ama er ya da geç çözeceğiz bu sorunu, yok öyle deniz gören en güzel mezarları kapıp 200 sene yatmak, kimse kusura bakmayın.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
Yazdıklarınızdan hiç bir yakınınızi kaybetmediğinizi anlıyorum. Değil bunu savunmak aklınıza bile gelmezdi.
0
meraklitursucu
(26.06.25)
Soruya cevap değil, ama şunu getirdi aklıma :)

eksisozluk.com
0
auroraaurora
(26.06.25)
Anlatıyorum anlatıyorum hala "aynısını senin anana bacına yapsalar mutlu olur musun" sorusundan bir adım ileri gidemiyoruz. Ya güzel kardeşim senin ananın babanın mezarına siz hayattayken bir şey yapmıyoruz, sizin çocuklarınız hayattayken de bir şey yapmıyoruz, 100-200 sene sonra sizi kimse hatırlamadığında mezarınıza başkasını gömeceğiz, bu kadar. Siz ölünce çocuklarınız mezarınıza gelecek merak etmeyin, torunlarınız da gelecek ama torunlarınızın çocuğu da gelmesin bi zahmet zaten gelmezler de. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım hepimiz en fazla dedemizin mezarını ziyaret etmişizdir, aranızda kim dedesinin babasını anasını amcasını ziyaret etti de böyle hararetle savunuyor anlamıyorum doğrusu. Pes.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
mezarliklar satilmamali kiralanmali +1.

almanya'da 30 yil kiralaniyor. eger 30 yildan sonra tekrar kiralayan cikmazsa mezar bosaltiliyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
işte ben de onu diyorum. ben anneannemin annesine kadar ziyaret ediyorum.onun da daha anası babasının mezarının yeri bile belli değil, arasan bulamazsın, ankara'daki iki büyük mezarlık (cebeci ve karşıyaka) arazisi içinde değiller. ankara'nın en eski mezarlığı olan cebeci asri mezarlığı'nın geçmişi 100 sene bile değil (90 sene imiş). 40-50 yıllık bakımsız mezarlar bile dümdüz olmuş. 100 sene sonra muhtemelen geriye hiçbir şey kalmaz. sen süre koymasan da doğa o süreyi otomatik olarak koyacak. o yüzden manevi olarak kimseyi "yakını süreli mezar yerinde yatıyor" düşüncesine sokup üzmenin alemi yok.

1921 yılında ölen anneannemin dedesinin mezarı odtü'nün içinde kaldı mesela, yerini biliyorum ama istesem de gidemiyorum, ormanın bir yerinde yıkılmış köy arazisinde duruyor. tam 104 sene olmuş ve mezar yeri ormanlık arazi içinde hemen hemen kaybolmuş zaten.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
(2)

Videodaki Masanın üstündeki nostaljik büro aleti nedir?

summerof69
https://youtu.be/jVLJD4an3AM?si=5Hu7L_ENd1i1XYGdt=2m52sBuradaki kahverengi zımbırtı. Aramızdaki yaşlılar daha kolay bilebilir belki.Teşekkürler
youtu.be

Buradaki kahverengi zımbırtı. Aramızdaki yaşlılar daha kolay bilebilir belki.

Teşekkürler
0
summerof69
(23.06.25)
Facit hesap makinesini mi söylüyorsun? Kahverengi olanını hiç görmemiştim.
0
Mirket
(23.06.25)
Mirket+1
(bkz: mekanik hesap makinesi)
0
yadigar
(23.06.25)
(5)

ikinci el satışında 6 ay şartı var mı ?

nivoandmira
Merhaba, aracımı ikinci el alalı 4 ay oldu şimdi satışı söz konusu, noterden satışı yapınca 6 bin km ile 6 ay sorunu yaşar mıyım ve e devletten bakınca temmuzun sonunda mtv vergisi gözüküyor. ben mtv yi ödemeden satabilir miyim ? Şimdiden teşekkürler
Merhaba, aracımı ikinci el alalı 4 ay oldu şimdi satışı söz konusu, noterden satışı yapınca 6 bin km ile 6 ay sorunu yaşar mıyım ve e devletten bakınca temmuzun sonunda mtv vergisi gözüküyor. ben mtv yi ödemeden satabilir miyim ? Şimdiden teşekkürler
0
nivoandmira
(22.06.25)
bireyselde yasak yok. ticaride o. aynı sene içinde 3ü geçmezse satış sorun olmaz. temmuz ayına girince ödemek zorundasın
0
jelly bear
(22.06.25)
mtv ödemeyeceksen 1 temmuzdan önce satmam gerekir. 1 temmuzdan itibaren noterde borç çıkar.
0
adivar
(22.06.25)
senin araç kaç km'de? 80k km'de araç aldım 84k km oldu satar mıyım gibi bişeyse o seni ırgalamaz
0
avatar is back
(22.06.25)
O kurallar sıfır araç için. Siz zaten 2. El almışsınız.

6bin km yapma şartı yok. En az 6bin km'de olma şartı var.

Yani millet sıfır araçların fiyatını şişirmeain, stoklamasın diye var.

Eğet araç 6000 km'yi geçmişse, aldığınız gün bile satabilirsiniz.

Eğer aracı sıfır almışsanız ve satacaksanız en az 6000 km yol yapmanız yahut altı ay veklemeniz lazım. Siz 2. El almışsınız.
0
yadigar
(23.06.25)
Ben geçen sene Ağustos ayında ilk sahibinden bir araç satın aldım. Araç trafiğe çıkalı 5 ay kadar olmuştu ve 5500 km civarındaydı. Satış için 6 ayın dolması gerekiyordu veya 500 km yol yapılması lazımdı. :) 15-20 gün kadar beklemiştik.

Sen halihazırda ikinci el aldığından sorun olmaz. Vadesi geçmeden MTV'yi ödemeksizin satışı yapabilirsin ama vadesi geçtiyse noterde satış yapılamaz. Önce borcunun kapatılması lazım.
0
Lethe
(23.06.25)
(7)

Geceye ağlanacak güzel bir film tavsiyesi bırak

respect
Tenk yu
Tenk yu
0
respect
(22.06.25)
Biutiful
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Big fish
0
deckard
(22.06.25)
merhaba. iki göze iki film. i am sam, hachiko
0
libertine
(22.06.25)
mar adentro.

tam terk edildiğim döneme denk geldiydi etkisi muhakkak vardır ama abartısız bi saat filan ağladığımı hatırlıyorum.
0
der meister
(22.06.25)
Aftersun.
0
ekimoloji
(22.06.25)
The father
Manchester by the Sea,
Incendies (bu ağlatmaz belki ama son yılların en güçlü dram filmi bana kalırsa)

Türk olanlardan da eğer mağaradan çıkıp da izlemediyseniz :) ;

7. Koğuştaki Mucize
Ayla

Ayrıca biutiful ve mar adentro da kesinlikle ağlatır ama yazılmış diye yazmadım +1
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
0
yadigar
(23.06.25)
(6)

Obama şarkısı

michael_knight
Mustafa Topaloğlu, Obama başkan seçilince onun için bir şarkı yapmıştı. Neden benden başka bu şarkıyı hatırlayan yok?Siz hatırlıyor musunuz?Sizin hatırlayıp başkalarının unuttuğu şarkılar var mı?
Mustafa Topaloğlu, Obama başkan seçilince onun için bir şarkı yapmıştı.
Neden benden başka bu şarkıyı hatırlayan yok?

Siz hatırlıyor musunuz?

Sizin hatırlayıp başkalarının unuttuğu şarkılar var mı?
0
michael_knight
(21.06.25)
Evet hatırlıyorum.
Hatta link de koyalım.
youtu.be
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Velkam tu prezidensi unutulur mu ya
0
sanal hayvan
(21.06.25)
obama o obama velkamtu pirezidensi
0
sparkle kiddle
(21.06.25)
Hatırlamayanlar 2000 ve sonrası ise doğal. O zamanlar 5-10 yaşında olan kuşak 25'i devirdi bu sene.
0
Cesario
(21.06.25)
Maalesef sözlerini ezberim. Bazen durduk yere kafamda "Abu çi çi" nin sözleri de dönüyor. Onu da biliyorsunuz muhtemelen.

Obama parçasını millet unutmamıştır ya... Zaten duymamışlardır muhtemelen. Mesela yeğenlerim falan biliyorlar hep. Hatta bazen telefonda Topaloğlu tonlamasıyla "helloooooou" diyoruz.

Benim hatırladığım ama herkesin unuttuğu parçalar:

Metiner - Ya Sabır
İnan - Anlatmak zor
Önder - Çak kardaş
Özkancan - Tomofil
0
yadigar
(21.06.25)
Mustafa topaloğlu'nun şarkısını bilmiyorum ama ibrahim Maalouf 'un içinde obama olan bir şarkısı vardı. una rosa blanca .. çok güzel şarkıdır , dinleyin.
0
co2s2
(22.06.25)
(2)

trabzonspor

hknty
trabzon spor aldığı 7 şampiyonluğun 6 tanesini 1976 ve 1984 yılları arasında almış. o dönemde ne oldu da bu kadar yoğun şampiyonluk aldı? ve yine ne oldu da 1984'ten sonra bu başarı devam etmedi?
trabzon spor aldığı 7 şampiyonluğun 6 tanesini 1976 ve 1984 yılları arasında almış. o dönemde ne oldu da bu kadar yoğun şampiyonluk aldı? ve yine ne oldu da 1984'ten sonra bu başarı devam etmedi?
0
hknty
(20.06.25)
biraz bilgi biraz tahminle yazayım.
o zamanlar yabancı futbolcu pek yoktu ülkede. o yüzden maddi güçten çok yerel futbol kaynağının iyi olması önemliydi sanırım. trabzon alt yapısı hala bir çok futbolcu çıkarıyor.

biraz da hatırladığım ts o zamanlar çok güçlü bir savunmaya veya böyle bir taktiğe sahipti. pek az gol yerdi. istatistiklere bakmak lazım.

son olarak ahmet suat özyazıcı faktörünü de katmak lazım.

edit: misal 78-79 sezonunda 30 maçta 7 gol yemiş.
0
lazpalle
(20.06.25)
Kaleci Şenol (Güneş) gol yemiyordu. Galatasaray-Muslera faktörü gibi. Atanınla tutanın iyi olacak.
0
yadigar
(20.06.25)
(1)

Şu Arapça paragrafı matbu yazıp Türkçeye çevirebilir misiniz?

santimantal
Yapay zekaya yükledim ama pek doğru okumuyor. Ücretli sürüm kullanan belki daha iyi yaptırabilir. Kısa bir metin.https://hizliresim.com/p8x6kim
Yapay zekaya yükledim ama pek doğru okumuyor. Ücretli sürüm kullanan belki daha iyi yaptırabilir. Kısa bir metin.

hizliresim.com
0
santimantal
(20.06.25)
وقعت الزلزلة الشديدة في بكرة اليوم الثالث من ايّام التشريق من العيد الأضحى حتى انهدم بعض الأبيات وانحتّى الأشجار وهو في تسع وسبعين ومأة و ألف من هجرة النبوّة yazıyor.
Hicrî 1179 yılının Kurban Bayramı’nın üçüncü gününün erken saatlerinde, evleri yıkıp ağaçları fırlatacak ölçüde şiddetli bir deprem meydana geldi.

(Doğal zeka ve el emeği)

Anladığım kadarıyla 22 Mayıs 1766 Büyük İstanbul depreminden bahsediyor... (Gerçekten Kurban'ın 3. Günüymüş)
0
yadigar
(20.06.25)
(19)

Instagram kullanmayan insanlara inanılmaması

pembediken
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
0
pembediken
(19.06.25)
İnsanlara laf anlatılmaz, niye anlatıcan ki bu kadar basit bi konuda.

Niye diye sorulması ise ayrı mevzu, o daha normal. Sevmiyorum de geç.
0
Bruce
(19.06.25)
Bunun akabininde gel sana bir hesap açalım önerisi (ısrarı) geliyor. Ben konuyu değiştiriyorum artik.
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
Sıklıkla başıma gelen olay.
Var da vermiyor, gizliyor, mutlaka saklayacak bir şeyleri var algısı oluşuyor sanırım.
0
Mirket
(19.06.25)
Bende yok. İnanmayanla karşılaşmadım. Millet reels atıp duruyordu diye dalgaya alıyorum soran olursa.
0
gabe h coud
(20.06.25)
İnanılmıyor ve laf da anlatılamıyor.
@amaranta ursula bahsetmiş hesap açalım ısrarı da yaşanıyor ekstra instagtramsever arkadaşlar tarafından. Ben en sonunda sıkılıp tamam dedim al da sus, verdim telefonumu bu arkadaşlarımdan birine. Açtı hesabı, öyle duruyor 7-8 sene olmuştur. Herkes rahat etti.
0
cay koy geliyorum
(20.06.25)
Senin hayatını.merak ediyorum niye bana dedikodu malzemesi vermiyorsun demenin bir yolu oldu bence bu da.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
@michael_knight gibi insanlar cok maalesef.

Instagram'in yok diye adamin aklina gelen ilk sey tecavuzden hukum giymis eski bir mahkum oldugun. Bu tip insanlara ne anlatabilirsin ki?

Insanlar genellemeyi, onyargiyi sterotyping'i acayip seviyor.
0
baldur2
(20.06.25)
Hayatımda hiç instagram kullanmadım. Stalklamak için bile hesap açmadım.

Hiç kimseye tecavüz falan etmedim bu arada.
0
runaway
(20.06.25)
Facebook, twitter, instagram, whatsapp vs. kullanmıyorum. Laf anlatamazsınız. Bu arada Allah Zuckerberg’in belasını versin.

Edit: bir cevaba binaen yazmam lazım. Ben 40 yaş altı değilim ama ailemde 40 yaş altı (9, 16, 27, 33, 38 mesela) en az beş kişi var kullanmayan. Asıl 40-60 yaş arası kadınlarda kullanmayan yok gibi bir şey… Bugün de aldatan, tacizci, mahkum, cins vs. olduk çok şükür… (Not: Bir dünya var yaşadığımız. Sadece siz ve çevrenizden ibaret değil)
0
yadigar
(20.06.25)
Mağaramdan çıkıp insan içine karışmadığım için bir kez daha mutlu oldum bazı cevapları okuyunca. Laf anlatılmaz bence çünkü insanlar gerçekten anlamak için sormuyorlar zaten. Konuyu değiştirin +1.
0
peki madem
(20.06.25)
hahaha burada da gördüğünüz üzere inanılmıyor

anlatamazsınız
0
jülsezar
(20.06.25)
Asıl tacizci-tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı, influencer adında dolandırıcı ya da kendini pazarlayan tipler İnstagram'da. Hiç de utanmadan hayatlarını paylaşıyorlar. Karısını-kocasını aldatan da yine İnstagram'dan ya da benzeri uygulamalardan buluyor.

Ben işinde gücünde bir insan olarak herhangi bir arayış içinde de olmadığımdan İnstagram'dan uzak duruyorum. 40 değil 30 yaş altıyım. Kansere çare aramasam da zamanımı daha verimli şeylerle geçiriyorum. Bu uygulamalarda sayfa kaydırmaktansa boş duvara bakmak daha yararlı. En azından zararı yok. Birkaç yıl sonra hiçbir şeyden zevk alamayan ve odaklanma süresi gittikçe düşen bir insana dönüşmek istemiyorum.
0
gnosis
(20.06.25)
yadigar ++ hatta musk, tesla, vs. de ekliyorum üstüne.

hiç instagram kullanmadım. 5-6 sene önce bir kere açayım dedim, anında banlandı tekrar uğraşmadım. whatsapp vardı, kapattım. whatsapp kullanmıyorum diyince bön bön bakıyorlar yüzüme. şirkette mail sistemi var, hala doğum günü kutlaması, bayram tebriği, duyuru vs. yi whatsapp grubundan yapıyorlar.

bu arada twitter için xcancel uzantısını da bırakmış olayım: addons.mozilla.org
instagram, facebook için bildiğiniz bir uzantı varsa alabilirim.
0
inheritance
(20.06.25)
michael_knight gibi düşünenlerin var olduğunu görünce şok oldum.

benim de hesabım yok. çevremde olanlar da ayda yılda 1 foto 1-2 reels falan atıyorlar. instagram'ın böylesine sosyal hayata sirayet ettiğini görmek (en azından belli çevrelerde) şaşırtıcı oldu.
0
brkylmz
(20.06.25)
Michael tepkilere cevap vermemiş. Aynı fikirde olanları görmek güzel. Umarım düzelir şu kafalar.
0
🌸pembediken
(20.06.25)
benim instayi hanim "surekli karilarin kicina bakiyorsun" diye patlatti.
halbuki ben daha cok araba fotolari pesindeydim, arada kiclara bakiyordum.
neyse, kafam rahat artik, mis.
0
cooperr
(21.06.25)
@pembediken, cevap verilecek bir soru yok ki.
Ben fikrimi anlattım, eksik anlattığım bir kısım olduğunu düşünmüyorum.

Herkese tik koyup bana koymamış. Halbuki ben sorusunu ciddiye alıp cevap veren nadir kişilerdenim, diğerleri “çok haklısın kardeş, insanların çoğu salak, biz akıllıyız” tonunda laflar.
0
michael_knight
(22.06.25)
@michael kullanmayan insanlar ya şöyledir ya böyledir demek doğru Bence.
Instagram yok diyince yalan söylüyor muamelesi gördüm. Niye yok, herkes kullanıyor nasıl olmaz vb. Bu insanlara laf nasıl anlatılır ne cevap verilir diye sormuştum cevaplar da ona yönelik oldu
0
🌸pembediken
(24.06.25)
annemin arkadaşları bile instagramda artık, iyice facebook uzantısı oldu ve mide bulandırıcı bir yere dönüştü. 70 yaşındaki teyzeler de artık instagram'daysa toplumdaki bu tepki abartılı değil ya. ben de kapatıcam bu gidişle.
0
deartheodosia
(24.06.25)
(24)

İyi biri olduğunuzu düşünüyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben elimden geleni yapıyorum ama hala farkında olmadan yaptığım ya da doğrusunu yapmaya irademin yetmediği irili ufaklı kötülükler var. Tembellik, kabalık, anlayışsızlık, yalancılık gibi meselelerde tam olarak düze çıkabilmis değilim.Siz kendinizi iyi bir insan olarak tanımlar mısınız?Teşekkürler.
Ben elimden geleni yapıyorum ama hala farkında olmadan yaptığım ya da doğrusunu yapmaya irademin yetmediği irili ufaklı kötülükler var. Tembellik, kabalık, anlayışsızlık, yalancılık gibi meselelerde tam olarak düze çıkabilmis değilim.

Siz kendinizi iyi bir insan olarak tanımlar mısınız?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(19.06.25)
Hayır.
0
Bruce
(19.06.25)
ortanin iyisi diyelim.
0
sonsuz
(19.06.25)
10/10
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
kırk yılda bir gelir benim gibisi.
0
tabudeviren
(19.06.25)
Süperim. Yalan yok, sözünde durmak var. Ücretsiz yardım var. Negatiflik saçmak yok, hep neşe.

@arbre yalan atma ulan
0
Shepard
(19.06.25)
İyi tarafım da var kötü tarafım da ancak iyi tarafımın daha baskın olduğunu düşünüyorum.
0
ekimoloji
(20.06.25)
iyi biriyim. iyiler beni seviyormuşlar. hayatım boyunca hep sevilmediğimi düşünmüştüm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.06.25)
Evet 10 üzerinden 9.8
0
gabe h coud
(20.06.25)
Masum değiliz hiç birimiz.

Yine de 7-8 veririm
0
ananiyimioguz
(20.06.25)
Özü sözü bir birisi olmam yeterli basli basina. Gerisi zaten bos.

Yani, sapina kadar iyiyim.
0
feastofthedamned
(20.06.25)
No
0
Cezcez
(20.06.25)
biraz acquired taste bir insanım. süperim bence. 5/7
0
cay koy geliyorum
(20.06.25)
6/10

istedigim seviyede degilim.
hepimiz default kotuyuz zaten, iyilik ogrenilen birsey ve zaman aliyor.
0
cooperr
(20.06.25)
Melek gibi evliya gibi bir şeyim… :)
0
yadigar
(20.06.25)
Eskiden iyi biri olduğumu düşünürdüm meğer değilmişim
0
grimavi
(20.06.25)
Evet iyi biriyim. Neler gördü bu gözler peheeyy
0
mor oje
(20.06.25)
Hiç kimse mutlak iyi olamaz, insanız, android değiliz.

Kendim içinse iyi bir insan olma gayretim ve niyetim çok yüksek derim.
0
Phoebe
(20.06.25)
Zarar vermemeye çalışırım, iyilik yapmaya ekstra çaba göstermem. 5/10.
0
gnosis
(20.06.25)
grimavi ve gnosis arti 1, ayni anda.
0
baldur2
(20.06.25)
Evet.

Çok iyi biriyim hem de.
0
hayirsiz
(20.06.25)
kötülük yapmam ve genelde de düşünceliyimdir. kendi halinde, çocuksu bir yapım var.

amaaa.... tersim pis olabiliyor, damarıma basılmaması lazım. ortada bir haksızlık veya suç gördüğümde deccal gibi davranabilirim.
0
art cat chocolate
(20.06.25)
Valla 'neye gore, kime gore' kartimi oynamak istiyorum. Iyilik ya da kotuluk gibi kelimeler hep muglak seyler bana gore. Net tanimi ve net aciklamasi yok- ki aslinda olmamasi da normal- bence.

Mesela en basindan baslayacak olursak tembellik neden kotu olarak algilaniyor, anlayissizligin baglami ne, yalan niye hep kotu ozellik. Atiyorum belki ben herkes kurtulsun diye kendimi feda etmek icin yalan atiyorum, bu durumda yalan iyi mi kotu mu?

Neyse, cok uzatmak istemiyorum. Ben kendimi ortada konumlandiriyorum. Yani iyilik de yok kotuluk de yok.

5/10.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
tembelim. hareket etmek için itici güce ve motivasyona ihtiyaç duyuyorum. ilk devinimden sonra asla tembel değilim. tembelin tam aksi. her şey evden çıkana dek yani.
kabalaştım son zamanlarda.
fazla anlayışlıydım herkese karşı. hem tölere ederdim hem de her şeyi normal kabul ederdim. hem suistimal ediliyor bu tavır hem de pasif-agresif bir insan olmama sebep oluyor. bu da insanı kötü ediyor zamanla.
yalancılık taraftarı olmadım hiç ama yalancı olduğum söylendi. bazı şeyleri söylememek, atlamak, görmezden gelmek ya da unutmak yalancı olarak ifade edilmeyi gerektirir mi emin değilim. yalancı demezdim ben kendime.

ya siz deneyin elbette iyi olmayı.
ama ne yaparsanız yapın, başkalarının sizi manipüle etmelerine izin vermeyin.

bir de gerek sözlükte gerek diğer bir çok internet mecralarında bu özelliklerimiz daha büyüyor negatif manada. çevrimiçi olarak temiz içerikli mecra bulmak kolay değil ama dışarıda hala bu mümkün.
0
biseysorcaktim
(20.06.25)
Evet, kendimi iyi bir insan olarak tanımlarım. Çevremdeki insanları referans alırsam baya iyi kalıyorum.

10 üzerinden 10 kalıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
(8)

koruyucusuz züber nasil 1 yil son kullanma tarihi verebiliyor?

exitmusic
merak ettiğim durumdur
merak ettiğim durumdur
0
exitmusic
(19.06.25)
Koruyucusuz oldugunu sana kim söyledi ?

Rafta bir yil durabilmesi sence mümkün mü ?
0
feastofthedamned
(19.06.25)
koruyucusuz yoğurt bile kapağı açılmadan son kullanma tarihinin üstüne 6 ay sağlam kalabiliyor. 9 yılda ise sadece suyu buharlaşmış oluyor, küflenme bozulma yok. 9 yıl boyunca oda sıcaklığında sakladığım yoğurdun 9 yıl sonunda sadece kuruyup kaldığını, en ufak bozulma, küflenme belirtisi göstermediğini 9 yıl süren bir deneyle bizzat test ettim.

koruyucu atmosferde, içinde bakteri üreyebilecek en ufak hava bile kalmadan paketleniyor. paketi açıp kontamine etmezseniz o sürelere ulaşır. ama açarsanız birkaç günde bozulur.
0
kibritsuyu
(19.06.25)
Şekerle kramelize olmuşsa (reçel, nutella gibi) ve içinde su kalmamışsa (kuru meyve gibi)... Paketli olduğu için havayla da temas etmiyor...
0
yadigar
(19.06.25)
kurutulmuş ürünlerse dayanıyor olabilirler, ben de evde köpeğime gıda kurutma makinesinde dümdüz tavuk, hindi göğüs falan kurutuyorum, düzgün kurutmuşsam uzun süre bozulmuyor normalde çok çabuk bozulacak ürünler olmasına rağmen. bence nemsizlik ve ambalaj sayesinde olabilir gerçekten katkısızsa.
0
ofelia
(19.06.25)
@kibritsuyu
Demek 2016'daki yoğurtlardan birini daha açtın... (git: 1117301)

Dolaptaki sonuncu duruyor mu hala?
0
yadigar
(19.06.25)
@yadigar

bir tanesi 2022 yılında ofisi boyatırken kazaya uğrayıp açıldı. tek kalmıştı, onu da geçenlerde açtım.
0
kibritsuyu
(19.06.25)
Pakete nitrojen basarsan da raf ömrünü uzatır.
0
kimlanbu
(19.06.25)
Sakin kibritsuyu'nun tavsiyesine uyup yogurtlari yillarca bekletmeyin, bozulmadan tüketin :)
0
feastofthedamned
(19.06.25)
(6)

The Bastard of Istanbul

krmzbvl
Ucaktayim. Yanimdaki kadin bu kitabi okuyor. Turk yazarlarin Ingilizceye cevrilmis cok baski yapmis hangi roman veya hikaye kitaplari var bildiginiz? Iclerinden ozellikle daha kolay anlasilir Ingilizceyle yazilmis olani belirtirseniz sizi severim. May the force be with you.
Ucaktayim. Yanimdaki kadin bu kitabi okuyor. Turk yazarlarin Ingilizceye cevrilmis cok baski yapmis hangi roman veya hikaye kitaplari var bildiginiz? Iclerinden ozellikle daha kolay anlasilir Ingilizceyle yazilmis olani belirtirseniz sizi severim. May the force be with you.
0
krmzbvl
(19.06.25)
Çevirileri nasıl, anlaşılır mı bilmiyorum. Ama Benim Adım Kırmızı, Kar, Masumiyet Müzesi vs, Orhan Pamuk romanlarının İngilizcesi var.

www.goodreads.com
Şöyle bir liste buldum. (Goodreads'de herhangi bir kitabın İngilizce edisyonunun sayfasını açtıktan sonra community reviews'a gidin, filters > Reviews of this edition işaretleyin, İngilizcesini okuyanların yorumları sıralanacak.)
0
kobuzchu kiz
(19.06.25)
aklıma ilk bu kitap geldi ve doğru çıktı

www.pandora.com.tr

aziz nesin kitapları çok sayıda dile çevrildi onu biliyorum. orhan pamuk da aynı şekilde.
0
yurtsuz john
(19.06.25)
Bildiğim kadarı ile Elif Şafak kitapları İngilizce yazıyor sonra Türkçeye tercüme ediliyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü İngilizceye çevrildi birkaç yıl önce ama biraz bakmıştım dilin büyüsü kaybolmuş ne yazık ki.
0
peki madem
(19.06.25)
Evet, Elif Şafak kendisi ingilizce yazıyor kitaplarını. Çeviri değiller.

Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal çevirilerinin iyi olduğunu duymuştum.
0
yadigar
(19.06.25)
Pamuk cevirilerini Victoria Holbrook yapti, cok iyi ceviriler. Tanpınar cevirilerinin de iyi oldugunu duydum. Ama kolay anlasilir bir İngilizce olmasi icin Türkce metnin de "kolay anlasilir" olmasi gerekiyor. Tutunamayanlar'ı kolay anlasilir bir İngilizce ile cevirsin gariban cevirmen, degil mi ama?
0
deckard
(19.06.25)
Orhan pamuk
Ahmet hamdi Tanpinar
Elif shafak

En populerler bunlar.
0
baldur2
(20.06.25)
(3)

Tatil/tur firmasıyla balkan gezisi yapmış olanlara bir soru?

yadigar
Türkiye'nin en bilindik tur firmalarından birinin bir haftalık vizesiz balkan ülkeleri turunu gözüme kestirdim. Eşimle katılmayı düşünüyoruz.En son tur firmasıyla karadeniz gezisine katılmıştık. Tur otobüsü 4 gün boyunca yolda hep son ses oyun havası açtı. Ama adeta kulüpteymiş gibi, kulak patlatan
Türkiye'nin en bilindik tur firmalarından birinin bir haftalık vizesiz balkan ülkeleri turunu gözüme kestirdim. Eşimle katılmayı düşünüyoruz.

En son tur firmasıyla karadeniz gezisine katılmıştık. Tur otobüsü 4 gün boyunca yolda hep son ses oyun havası açtı. Ama adeta kulüpteymiş gibi, kulak patlatan cinsten. Millet koridorda göbek atmaya doymadı. Bir sefer rica ettik sesin rahatsız edici olmayan seviyeye indirilmesi için. Diğer yolculardan kavga çıkaran oldu. "Tahammül edemeyeceksek niye turla gelmişiz?" Vs. Vs.

Türk firmaları turlarında bu hep böyle midir? Tur boyunca her gün, tüm şehirlerarası otobüs transferlerinde son ses müzik açılıp göbek mi atılır? Balkan turlarında da durum aynı mıdır? Kararımızı buna göre vereceğiz..
0
yadigar
(17.06.25)
Rehber önemli sanırım, benim katıldığım son turda böyle müzik çalıp oynama olmadı ama maalesef turda saçmasapan tipler vardı. En arka sırada 4 ergen kendi kendine şarkı söyleyip durdu.
Balkan turlarında bazı güzergahlar çok kötü ayarlanıyor, mesela gidiş dönüş aynı şehir olunca boşu boşuna fazladan yol gidiyorsunuz. Ona da dikkat edebilirsiniz.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(17.06.25)
2023’te katılmıştım baştan başa balkan turuna. Balkan gecesi dışında müzik duymadım ben. Hiç otobüs yolculuklarında o şekil bir durum yaşanmadı. Zaten rehber otobüs içinde de dışında da kendisi anlatıyor bişeyler.
Bu turdan ziyade katılımcıların isteği ile olabilecek bir şey diye düşünüyorum.

tatil sitelerinde gördüğün balkan turlarını düzenleyen zaten toplam 2-3 farklı firma var. Yani Firmalar tatil siteleri aracılığıyla tur satışı yapıyor.
0
ezkaza
(17.06.25)
Hangi turla katılmıştınız? Reklam olmaz sanırım, ets için soruyorum ben. Kendilerini arayıp sorsam verecekleri cevaba güvenmiyorum.
0
🌸yadigar
(18.06.25)
(15)

ehliyette manuel mi otomatik mi?

mark greg sputnik
iyi akşamlar,diğer soruyu görünce aklıma geldi. 31 yaşındayım, ehliyetim yok ama ilk fırsatta almayı istiyorum. araç kullanamadan ölürsem üzülürüm. gerçekte sürüş deneyimim kısıtlı olsa da arabalara uzak birisi sayılmam. bir yanım diyor ki manuel al. zaten acelen yok yani bu yaşa kadar almadın gerek
iyi akşamlar,

diğer soruyu görünce aklıma geldi. 31 yaşındayım, ehliyetim yok ama ilk fırsatta almayı istiyorum. araç kullanamadan ölürsem üzülürüm. gerçekte sürüş deneyimim kısıtlı olsa da arabalara uzak birisi sayılmam.

bir yanım diyor ki manuel al. zaten acelen yok yani bu yaşa kadar almadın gerekirse tekrar deneyip alırsın ne olacak. manuel alırsan her türlü arabayı sürersin, zaten muhtemelen kendine ait araban hiçbir zaman olmayacak, başkalarınınkini kullanırken daha fazla esneklik sağlar. atıyorum yarın bi gün ihtiyaç olur, arkadaşına soracak olursun, arabası manuel çıkar vs...

diğer yanım da hiç amelelik yapma manuel mi kaldı al otomatiği bak dalgana diyor.

şu noktada siz ne dersiniz? dediğim gibi önümüzdeki en az beş yıl içerisinde araç sahibi olacağımı öngörmüyorum, mevcut ekonomide aylık gelirim 200 bin lirayı geçmediği sürece (söylerken bile gülme geldi) araba filan da almam zaten. ben daha ziyade işte ihtiyaç olursa sürebileyim, herhangi bir tanıdığın arabasına gta'daki gibi enter'a basmak suretiyle şoförü aşağı atabileyim, benzinli tekerlekli kapılar açılsın derdindeyim.

avantaj/dezavantaj olarak değerlendirseniz şu aşamada hangisini önerirsiniz? 2026-2027 senesinde manuel ehliyet almak lüzumsuz bir "hipster" girişimi mi olur yoksa "la sen zaten fakirsin en fazla lada samara'ya binersin, ona da otomatik olmaz, manuelden devam" mı dersiniz?
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
İmkanınız varsa manuel vites araç kullanmayı öğrenin. Ehliyeti ise hangisinden alırsanız alın bence.
0
yadigar
(17.06.25)
@yadigar, hocam ayrıca araç kullanımı konusunda tecrübe edinme şansım yok maalesef. düşünüyorum bana arabasını kim verir diye, onlar da zaten meşhur otomatik faresi. yani eğer "manuel vites araç kullanmayı öğrenin" diyorsanız bunu kursta yapmam gerekir. soruyu biraz da ondan sordum zaten. etrafımda ne kadar arabası olan varsa woke oldu, hepsi otomatik kullanıyor. manuel için kurs şart. dediğim gibi ehliyeti alma konusunda acelem yok, gerçi mevzuatı bilmiyorum ama hani bir geçemem iki geçemem üçüncüde geçtiğim sürece çok sorun değil, ben bilerek ve hakkıyla almak istiyorum sadece.
0
🌸mark greg sputnik
(17.06.25)
Manuel öğren. Otomatik kolay ama manuel öğrenirsen otomatik zaten cepte. Hatta eski bir manuelde öğren tofaş falan gibi.
0
runaway
(17.06.25)
Manuel araç üretmeyi bırakan markalar var artık manuel araç tabusunun yıkılması lazım bence otomatik al geç, ben ilk aracım dışında hep otomatik araç aldım çevremde herkes otomatik kullanıyor şirket araçları bile otomatik, bugün ehliyet alsam otomatik alırdım insanlar neden ehliyetin manuel olması konusunda ısrarcı anlamak çok zor, benim duyduğum en enteresan argüman "abi ya lazım olursa" şeklinde, neye lazım olacak o da belli değil birinden arabasını alacak olsam herkesin aracı otomatik araba kiralayacak olsam kiralık araçlar otomatik, neye lazım olacak bu manuel bilemiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.06.25)
Yüz yıldır manuel kullaniyorum; otomatik al geç, manuel gereksiz
0
abuzer
(17.06.25)
Cevabınıza binaen ekliyorum:

Manuel vites için kursta öğrendiğiniz asla yetmeyecek. Düzenli kullanmadan oturtamıyorsunuz. O yüzden "otomatik alın, geçin" diyorum.
0
yadigar
(17.06.25)
Türkiye'de otomatik araba kullanırsın tahminen. Avrupa'da manuel de aşırı yaygın.(Ucuzluk, sağlamlık, eski araba kullanma sebepleriyle)

Modern manueller süper. Kursta tahminen yeni bir hyunda i20 vardır ve yokuş kalkış desteği olan bi manuel ile zorluk yaşamazsın zor diyen falan olursa dinleme. Tek sıkıntı yokuş, o da yeni arabalarda çözüldü.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
manuel arabalar daha ucuz. araba almayı planlıyorsanız aradaki fark sizin için belirleyici olabilir. ama uzun süre araba almayacaksanız ve çevrenizdeki otomatiklerle, kiralık otomatiklerle vs. devam edecekseniz manuel almanın anlamı hiç yok, bu senaryoda zaten kısa sürede körelecek manuel kullanma beceriniz.
0
matlii
(17.06.25)
Manuelden ehliyet, otomatik araç almaktan yanayım.
0
ekimoloji
(17.06.25)
Biir gün 3 metre bile olsa manuel sürmeniz gerekirse manuel ehliyeti almak daha mantıklı. Belli olmaz biri gelip "şu arabayı bi çekebilir misin" dese en azından kaldırırsınız arabayı. Otomatik ehliyet alırsanız manuelle ilgili hiçbir fikriniz olmaz.
Bence en azından fikrinin olması açısından manuel ehliyet almak daha mantıklı. Ama araba alınacaksa da tabi ki otomatik.
0
anatomik
(17.06.25)
Kesinlikle manuel ehliyet alın. Belki iş değişikliği olur şirket aracı kullanmak durumunda kalırsın
0
duyuruuser
(17.06.25)
otomatik ehliyetim var. 8 sene once falan bir kez ehliyet almadan once manuel kullanmayi denemistim kullanmistim ama o zamandan beri de ihtiyacim olmadi haliyle. normal sartlarda artik otomatik kullanmamanin hicbir sebebi yok.

> işte ihtiyaç olursa sürebileyim, herhangi bir tanıdığın arabasına gta'daki gibi enter'a basmak suretiyle şoförü aşağı atabileyim

ama araba kullanmaniz gereken bir is vs olacaksa manual almak daha mantikli olabilir.
0
aguen
(17.06.25)
Manuel elbette. Hayatın ne getireceğini bilemeyiz.
0
duguit
(18.06.25)
manuel ehliyet otomatik arac +1

ayrica manuel ogrendikten sonra unutulan birsey degil, bisiklete binmeyi bilen adam 10 sene binmese bir daha binemiyor mu?
0
cooperr
(18.06.25)
trafik tecrübesi anlamında manuel/otomatik çok farketmiyor.
elbette dur, kalk, yarım debriyaj, yavaş gitmek, geri kaçırmamak gibi şeyler var ve bunlar çoğunlukla manuel'i ilgilendiren şeyler ancak otomatik de alsanız manuel de bu bahsettiğim teknik şeyler dışında trafik ve yol tecrübesi edinmeniz gerekecek.

bu saydığım şeyleri öğrenmek ise o kadar da zor değil. özellikle genç ve temiz bir manuel araçta söylediğim çoğu şey problem değil.

manuel araba kullanabilen otomatik de kullanır bu doğru. ben biraz pimpirikliyim, ilk otomatik araba kullanacağım zaman sürücü kursundan bi ya da iki saatlik ders almıştım. hem trafik tecrübesi, hem park hem diğer şeyleri çalışmak için. sandım ki öğrenene dek biraz zaman geçecek. ben diyeyim 15 siz deyin 25dk içinde manuel/otomatik arasında bir fark kalmadı sürüşte. manuelden otomatiğe geçmek yalnızca yarım saat tuttu yani.

ben emanet/kiralık bir sürü araba kullandım. tercihim otomatik ama hep olmuyor. mesela bir yerde araba kiralayacaktım mevcut otomatik, manuelin neredeyse iki katıydı (kiralık arabalarda çoğunlukla manueller ucuzdur ama fark büyük değildir)

bir kaç kez başıma geldi araç sürebilen var mı, şuraya gitmesi gerekiyor şeklinde sürebilenler vardı ama ben dışında otomatik biliyorlardı.

bence manuel ehliyet alın. sürebileceğiniz araba sayısı iki katına çıksın.

kendi aracınız olsaydı o zaman zaten başka araçları sürmeniz gerekmeyecekti. o yüzden manuelle uğraşmaya gerek yok derdik ama sizin aracınız yok.

bir de, her ne kadar otomatik araba kullanmak rahat ve konforlu olsa da, bazen (sıklıkla) manuel araba kullanımını özlüyorum.
0
biseysorcaktim
(18.06.25)
(20)

meslekte 9.senem ve sıkıldım

Gradient_tabanlı_mor
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük. maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük.

maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun aşısı hastalığı vs.

mesleğimi seviyorum ama işte çalışmaktan sıkıldım galiba. emekliliğe kadar böyle çalışacağımı düşününce daralıyorum. kendi işimi yapabilsem keşke. ama ne yapacağımı bilmiyorum. benim yerimde olsanız ne yapardınız? akademisyen mi olayım, trendyolda tişört mü satayım, oyun yapıp steame mi atayım kafam karışık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Yani ilk akla gelen zaten uzmani oldugunuz mobil uygulama gelistirme alani. Ancak bana oyun yapip oradan para kazanma fikri biraz hayal gibi geliyor. Herkesin aklinda olan birsey, sadece gelistirme emegi var, telifle alakali pek durumu yok. Hal boyle olunca buyuk rekabet oluyor. Buyuk topluluk gerektiren uygulamalarda da gene ustesinden gelinmesi zor durumlar var. Bana en guzeli kendi yan uzmanligin gibi bir konuda, emek gerektiren seylerle yapilan uygulamalar boyle tek calisacak kisiler icin mantikli geliyor. Ya da nis alanlar olabilir, mesela ben para vermem kolay kolay uygulamaya ama bulundugum ulkenin ehliyet teori sinavini gecmem icin vermem gerekti. Cok is yapacak bir alan degil ama boyle orta seviye birkac uygulamayla getiri saglanabilir, tabii biliyorsunuzdur bu aralar hic populer bir para kazanma yontemi olarak gorulmuyor.
0
mbond
(17.06.25)
@mbond uygulama yapıp para kazanma fikri de bana gerçekçi gelmiyor maalesef. yani kazanılır ama bir maaşımı çıkarmaz mesela.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Rahat batmis, olay bundan ibaret. 3 5 gun izin al ortadan kaybol, duzelirsin.
0
Shepard
(17.06.25)
remote iş mis gibi. akademisyenlik eziyet ve az maaş demek.

ha güzel bi fikrin varsa otur yap tabii ki ama yoksa da şu an iyi bi yerdesin zaten.
0
jelly bear
(17.06.25)
kendi uygulamanızı geliştirmek gibi, saatsiz çalışabileceğiniz bir iş yoksa, bebeğinizle her iş size sıkıcı gelecektir.
0
co2s2
(17.06.25)
rahatlık başa bela gerçekten.
0
koela
(17.06.25)
gören de, herkes sabah evden çıkarken bebeğini parka götürebiliyor zanneder.

arkadaşlar, ne yazık ki sabah 9 akşam 6 çalışmamız gerekiyor babadan zengin değilseniz.
0
co2s2
(17.06.25)
Rahat batmış ki olur arada.
Dünyada çalışanların yüzde 99u zaten dediğiniz şekilde yaşıyor ki siz bir de evden calisiyorsunuz.

Sizin yerinizde olsam calismaya devam ederdim. Loto falan kazanmadigim sürece de bu degismezdi.

Akademi falan gerçekten dert aramak olur. Maaşları da sizi asla tatmin etmez.
0
logisticsmanager
(17.06.25)
Cok ilginc ben de mobil gelistiriciyim (iOS) 10 yil civari bir tecrubem var ve 2.5 yasinda kizim var.

Dostum sana kotu haber verecegim eger kendi basina bir seylere atilmak istiyorsan artik gec kaldin. Cocugun olduktan sonra bu tarz seyler daha zor. En azindan onundeki 3-4 senelik kisim icin kesin oyle.

Tabi kosede yuksek miktarda seni 2 yil falan goturecek birikimin varsa orasi ayri.

Ana konuya gelirsek hayat boyle hocam yapacak bisey yok. Yine evinden calisiyorsun mesain bitince direk cocuguna kavusuyorsun. Yol cekmene gerek yok. Iyi yerden bakmak lazim.
0
nuevo
(17.06.25)
Benim de meslekte 10. yılım mobil developer olarak başlayıp product tarafında buldum kendimi. Ben de sıkılıyorum bir ara doktoraya başvursam mı dedim ama profesör bile benim kadar kazanmazken, single mom olarak kıpırdama lüksümün olmadığını düşünüyorum. Dört sene de doktoraya odaklansam çocuğa hiç vakit ayıramayacağım zaten.
İş bağlayabilecek çevreniz varsa, risk alabilecek durumda iseniz, ux tarafını da hallederim diyorsanız kendi şirketinizi kurabilirsiniz.
0
cilekli pasta
(17.06.25)
Çocuk + remote çalışma çoğu insanın hayali. Bir de böyle düşün.

Akademisyenlikten kasıt meslek yüksekokulunda bir iki gün yazılım dersi vermese olur. 2 gün gidersin şimdiki maaşının yarısı veya üçte birini alırsın ama kafan rahat olur. Yok devlet üniversitesi diyorsan torpil, vakıf üni dersen hakkınla girersin (doktora sonrası) ama 5 gün gidersin profların bile girdiği çıktığı saatlere kartları üzerinden bakılıyor takip ediliyor.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
Bence mevcut sürecin rutinliği ve sıkıcılığından ötürü sorun olmuş. Maaşlı haftada 40 saat 5 gün çalışıyorsan, kendi işinde haftada 7 gün 70-80 saat çalışırsın. Kendi işini yapmak demek haftada 2-3 gün rahat ve esnek şekilde eğlenceli çalışmak demek değil ki.

- Akademisyen olmak: uzaktan çalışma imkanını tamamen çöpe atmak, her gün işe gidip gelmek, bebek için bakıcı tutmak demek. Maaşını düşürmek, ekstra birçok harcama yapmak anlamına gelir.

- Trendyolda tişört satmak: aylarca düzgün para kazanamamak, cepten harcamak; "keşke maaşlı işimi bırakmasaydım kaybım büyük oldu" demek.

Davulun sesi dışarıdan hoş gelir, insan önce elinin altındakinin kıymetini bilmeli. "Uzaktan çalışabilme" o kadar büyük bir nimet ki, parasal karşılığı yok. Hangi sektörde bu imkan var ve dünyada herhangi bir noktadan hizmet verilebiliyor. Hangi sektörde y.dışı imkanı bu kadar geniş, maddi olanaklar ülke şartlarında iyi, y.içi Linkedin tarzı platformlardan aramasan da iş önerisi geliyor vs. Hangi sektörde kendi işini kurmak iyi bir fikrin ve motivasyonun varsa bu kadar kolay; sermayen bir adet bilgisayar.

- Oyun geliştirmek: buna olumlu bakarım. İş saati dışında geliştirme yapıp maddi karşılığı alınmaya çalışılabilir. Maaş gibi olmaz, ek gelir gözüyle bakmalı. Sürekliliğinin olacağını düşünmüyorum ama belli olmaz. Bakarsın 1-2 oyunla piyasaya girer, işleri büyütürsün.

Aileden ciddi bir varlık kalmıyorsa çalışmak zorundasın/zorundayız. Senin sorunun burada. Bu fikirle barışık olmak lazım.

Soruna cevap: Yerinde olsam işime gücüme bakarım. Çocuğun da varmış gelecekteki masraflarına yönelik şimdiden nakit akışı sağlayacak yatırımlar planlarım. Yazılım sektörü motivasyon gerektirdiği için sıkılınan noktada tatile çıkmak, yenilenmek lazım. Bununla başlayabilirsin.
0
Lethe
(17.06.25)
''eskiden başkasının işini yapıyordum, cumartesi günleri bile çalışıyordum.
şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazarları da çalışıyorum.''

bence sıkılmışsınız biraz. sunduğunuz alternatifler bunu düşündürüyor. akademisyen olmaya çalışırken de çocuğunuzla sabah parka gidemeyeceksiniz ki... iş değiştirmeyi düşünebilirsiniz yine kendi alanınızda.
0
elorelia
(17.06.25)
yalnız değilsin hepimiz bu hayattan bıkmış durumdayız ama malesef ya komple işi bırakıp sadece çocuğunla ilgileneceksin ki o durumda para kazanamayacaksın ve işten uzaklaşacaksın ya da bu şekilde devam. birçok kadının uzaktan çalışma şansı olmadığı için kariyer hayatı bitiyor. sen şanslı olansın.
0
turuncu tonlarda
(17.06.25)
size tavsiye verebilecek konumda değilim, tek söyleyeceğim bu tip konularda bu platforma danışmamanız olur.

lafta çok akıllılar ama gerçekte buradaki çoğu tipitipin akboylardan farkı yok. bir ebeveyn olarak çocuğunuzu parka götürmek filan istemişsiniz haşa ne haddinize, onlar günde 10 saat çalışıyor, o zaman normal olan bu, siz de çoluğunuzu çocuğunuzu göremeden yaşayıp ölün. bundan şikayet ediyorsanız rahat batmış demektir. kafaları bu kadarına çalışıyor.

velhasıl ne yaparsanız yapın ama buradaki yarısı akıl sağlığı bozuk, diğer yarısı boş beleş tiplerin önerilerini dikkate almayın. istisnası muhakkak vardır herkes üstüne alınmasın ama burası böyle artık. adama "günde 12 saat çalışıp sadece aç karnını doyurabilmek adil değildir, insanca değildir" diyorsun, "sen iş hayatını bilmiyorsun yeğenim" diyor sanki bu geçerli bir argümanmış gibi.

velhasıl gidip kendi sektörünüzdeki benzer durumdaki insanlarla filan konuşmaya çalışın derim, yani en azından sizin seviyenizde ve sizi anlayabilecek insanlar olsun. buraya sorarsanız sadece sinirlendiğinizle kalırsınız.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
sen alakaya çay demleyen işsiz 31cibaşını dinleme ablacım. evvelce de konuşmuştuk çocuğun büyüsün o zaman işi bırakmayı düşünürsün. şimdi bi şey yapacaksan ek iş olarak yap. ve tatile çık +1
0
lambırcek
(17.06.25)
-Maaşınızdan memnun musunuz, yetiyor mu, tatmin ediyor mu, düzgün yatıyor mu?

-İş yerinde yönetici, iş arkadaşı vs. sinirlerinizi zıplatan, mobbing yapan, gününüzü berbat eden var mı?

-İşinizin aşırı stresli son yetiştirme tarihleri (deadline), fazla mesaileri, seyahatleri var mı?

-İbadet, kılık kıyafet vs. temel haklarınıza yahut kişisel yaşamınıza müdahale var mı?

-Ssk, izin vs. özlük haklarınız var mı?

-İşyeri evinize çok uzak mı?

Bu sorulardaki sorunlardan herhangi biri mevcut değilse, iş değiştirmek pek mantıklı değil.

Sizin anlattığınız kadarıyla, çok da problem yok. Rutine bağlamanız sıkmış biraz. Hobi, tatil falan katın araya. Toparlarsınız kendinizi... Bahsettiğiniz alternatifler çocukla daha zor.
0
yadigar
(17.06.25)
ayy rahat batmis tatlim diyenler memur zihniyetli, azicik asim kaygisiz basim tayfa.

icindeki sikintiyi anliyorum, bende benzer seyler yasadim sektorde 10. sene itibariyle ve bazi radikal kararlar vermek zorunda kaldim. seninki buyume sancisi diyebiliriz, herkes onune koyulan kum havuzuyla yetinmek zorunda degil.

once "maas" adi altinda verilen uyusturucuyu birakman lazim. ayni isi yapmaya devam edebilirsin ama bir sirket ac, fatura kes, 8-6 duzenini kir. cashflow sagladiktan sonra ya yan sektorlere gecilir (ki ben bunu yapmaya calisiyorum) ya da bambaska sektorlere dalinabilir. orasi artik senin yeteneklerine bagli.
0
cooperr
(17.06.25)
@edmond honda,

benim nefretim çalışıp düzenini kurmuş insanlara değil, işten bunaldığını söyleyen bir anne/babaya sanki küfretmiş gibi davranıp onu aşağı çekmeye çalışanlara. bir insan DOKUZ SENE aynı işi yapıp sıkılabilir, çocuğuna ya da kendisine vakit ayıramadığını düşünebilir. senin kafan basmıyor olabilir, o senin bileceğin iş.

sen önce bir okuduğunu anla, sonra aklınca laf sokmaya çalışırsın.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
bir sürü cevap var, söylenmiş olabilir ama remote çalışmak ilk zamanlar iyi gelse de uzun zamanda kötü bir şey bence. hiç sosyalleşmemek insanı bitiriyor.
0
ravenudon
(17.06.25)
(19)

uykuya nasil geciyorsunuz

sparkle kiddle
Merhaba,Uykuya geçişi nasil gercekleştiriyorsunuz?oncesinde ya da esnasinda rutinleriniz var mi?disimi fircalarim, yatmadan 15 dakika önce haslama patates yerim, uyurken x hayal ederim, sol elimi sortumun icine sokarim, mutlaka sagima doner burnumdan nefes alirim vs. vs. vs.NASİL UYUYORSUNUZ?
Merhaba,

Uykuya geçişi nasil gercekleştiriyorsunuz?
oncesinde ya da esnasinda rutinleriniz var mi?

disimi fircalarim, yatmadan 15 dakika önce haslama patates yerim, uyurken x hayal ederim, sol elimi sortumun icine sokarim, mutlaka sagima doner burnumdan nefes alirim vs. vs. vs.

NASİL UYUYORSUNUZ?
0
sparkle kiddle
(12.06.25)
Müzik, podcast ve muhakkak ki sağa dönerek uyurum.
0
olaylar olaylar
(12.06.25)
Kafamı koyduğum yastıklar dışında bi tane yanımda duran yastığım var, bir keresinde tatile giderken evde unuttuğumu fark edip 200 km yolu geri dönüp almıştım, o yastık olmadan uyuyamayacağıma kendimi inandırdığım için her zaman yanımda olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.06.25)
ay uyku saatim gelmiş deyip telefonu kenara koyuyorum ve 3 dakika içinde uyumuş oluyorum. Sabah da uyanıyorum :( Arası yok. uyuma çabası yok. dümdüz.
0
a perfect lie
(12.06.25)
Bir yandan oyun oynuyorum, bir yandan da X'de space sohbetlerini dinliyorum. Sohbetler bir süre sonra ninni yerine geçiyor.
Genellikle sağa dönerek uyurum.
0
pro9it9is9
(12.06.25)
Duş alıyorum, dişlerimi fırçalıyorum, kremlerini sürüyorum, pijamalarımı giyiyorum, 5-10 sayfa kitap okuyup uyuyorum.
0
rock n roll
(12.06.25)
youtube'dan bir video açıp arkaplanda dinlerken, yastık kafayla kol arasında sağa ya da sola yatık şekilde 6 7 dönüşten sonra tam uykuya dalmadan sesi kapatıp öyle dalıyorum. uyumaya çalışırken gerçeklikle hiçbir bağı olmayan bir şeyler düşünmem lazım yoksa ya kızacak bir şey buluyorum ya heyecanlanacak bir şey ve uykum kaçıyor.
0
beyfendi
(12.06.25)
Hiç pijama giymedim uyumak için fazla sıcak ve rahatsız edici. Sadece trunk giyerim. Üstüme de yorgan alamam. Pike kışın da ince battaniye. Sağıma yatıyorum. Hiç solda uyumadım. Uykuya geçemem o tarafta. Uyku için yatağa giriyorum. Telefonla uğraşmam. Uyuyamazsam meditasyon yaparım.
0
gabe h coud
(12.06.25)
Yastığa 10cm kala kafamı koyup sabah alarmıyla uyanırım.
0
kimlanbu
(12.06.25)
Sesli kitap. Telefon hafızasında ses dosyası. (Uçak modu) Uykum varsa 11, yoksa 27 dk. içinde kapanmaya ayarlıyorum. Senelerdir aynı sesli kitap. Tekrar tekrar. (Uzunluğu 60 saat civarı) Her gece hatırladığım yere dönüp oradan devam ediyorum.

Aşırı kilo ve reflüden ötürü yarı oturur halde uyuyorum.
0
yadigar
(12.06.25)
Tek rutinim dişlerimi fırçalayıp su içmek.
Genelde 5dk olmadan uykuya dalıyorum. Bazen 1-2 dk. Aklım çok doluysa ya da burun deliklerim tıkalıysa eğer max 10dk.

Edit: Aaa ben de pijamın cebi yoksa elimi pijamamın içine cep hizasına koyarım. Ama bu alışkanlığı bırakmak üzereyim.
0
Amaranta ursula
(12.06.25)
Birseyler dinleyerek uykuya daliyorum. Sessiz ortamda calisamam ve uyuyamam.
0
deckard
(12.06.25)
Dişimi fırçalıyorum, yatak giysim günlük giysimden ayrı oluyor ama çok uyku rutini olarak da yapmıyorum bunları. Amacım bu değil en azından. Teknik olarak uyku rutini gerçi evet. :D böyle uyuyorum.
0
akhenaten
(12.06.25)
Narkolepsi hastasıyım. Eskiden daha düzenliydim. Dişimi fırçalar, her gün aynı saatte yatağımda okur, başımı yastığa koyunca uyurdum.

Şimdi düzenim kaçtı, pijama giyip yatağa gidebilirsem seviniyorum. Yoksa genele kanepede uyuyakalıyorum. Gece uyanırsam sürünerek yatağa geçiyorum. Uyanamazsam bakıyorum sabah olmuş, ışıklar açık, her yer darma duman toplanmamış. Ders çalışıyorsam masada uyumuşluğum da çok :/
0
strawberry first
(12.06.25)
psikiyatristin verdiği cedrina. süper bir şey alışkanlık yaptı. nasıl bırakacağım veya bırakınca nasıl uyurum bilmiyorum.
0
jepa
(12.06.25)
1- dişlerin fırçalanması
2- su içilmesi
3- zorlanarak kitap okuma
4- podcast açıp uykuya dalma ( 4-5. dk da uyuyorum) (komedi unsuru olanlar daha hızlı uyutuyor)
0
pislick0
(13.06.25)
Sesli kitap veya radyo tiyatrosu dinleyerek.
0
ekimoloji
(13.06.25)
karanlik saglanir, sesli bir sey acilir ama her sey olabilir cinayet belgeseli veya podcast. son zamanlarda diddynin mahkemesiyle uyuyorum. yastık bağımlısıyım en az 3 adet ortalama 4. biri kafaya biri bacağa biri ayağa biri kola gibi bi liste. bir de uykunirası var onubiraz bırakmaya çalışıyorum ama var öylr bi uykuya 3 saniyede dalma garantisi
0
ala09
(13.06.25)
uyku birası*
0
ala09
(13.06.25)
girerim yatağa genelde yan yatarım 5-10 dk içinde ise uykuya dalarım. ses olsun diye de telefondan bir şeyler açarım onu dinlerken bir bakmışım dalmışım.
0
koela
(13.06.25)
(6)

thy bagajımı kaybetti

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
7 gün önce gerçekleşen uçuşta yolcuların bir kısmının çantaları bagaj teslim kısmına çıkarıldı. geri kalanlar çıkmadı. ben ve beraberimdeki bir sürü insan bagajımızın teslim edilmediğine dair şikayette bulunduk, kağıt doldurduk. bize kargoyla teslim edileceği söylendi ama aradan geçen 7 güne rağmen
7 gün önce gerçekleşen uçuşta yolcuların bir kısmının çantaları bagaj teslim kısmına çıkarıldı. geri kalanlar çıkmadı. ben ve beraberimdeki bir sürü insan bagajımızın teslim edilmediğine dair şikayette bulunduk, kağıt doldurduk. bize kargoyla teslim edileceği söylendi ama aradan geçen 7 güne rağmen arayan, soran yok. daha önce böyle bir şey yaşayan oldu mu? çantamı nasıl geri alırım?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.06.25)
sitesinde iletisim formu var. oraya yazabilirsin
0
buenosdias
(11.06.25)
Siz sürekli arayın. Daha önce yaşadım, bagaj başka ülkede kalmış 10-15 gün sonra alabilmiştim. Sürekli arayın dememin sebebi malesef bazı personellerin aynı bazı kurumlardaki gibi sorumsuz ve rahat bir çalışma ortamında bulunmaları. İlk başvurumda personelin bana vermesi gereken evrakı vermediğini bu yüzden kayıt açılamadığını iki gün sonra öğrendim.
Sonraki aramalarımda ilgilendiler.
0
hebanon
(11.06.25)
benimkini bulup göndermeleri 3 haftayı bulmuştu(yurtiçi). defalarca aramıştım.
0
late viper
(12.06.25)
thy degil ama baska bir havayolu bir kere bavulu kaybetti 2 ay kadar surdu bulmalari.

1 hafta bisey degil yakinda bulurlar..
0
cooperr
(12.06.25)
Pegasus,klm ve thy defalarca bavulumu kaybetti. Bugüne kadar gelmediği olmadı, sadece 1 kere thy'de valizimden ölçü aleti çalındı, çamura yattılar ödemediler. 10 günü bulabilir, devamlı arayıp darlayın.

Sırf bu yüzden samsung tag kullanıyorum artık, hem valizimde hem sırt çantamda...
0
kimlanbu
(12.06.25)
Thy ile iki defa yaşadım. Birkaç defa da tanıdıklarım yaşadı. Geç olsa da bulundu hep.
0
yadigar
(12.06.25)
(11)

İnternetten tanışılıp mesajlaşılan kişi problemi

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yaklaşık bir ay önce Twitter’da yazdığım bir yorumla ilgili benden 7-8 yaş küçük bir hemcinsim bana mesaj attı. O konudan başlayarak birkaç saat yazıştık. Tatlı bir kız. Birkaç yıl önce bir kaza geçirmiş, yürüyemiyormuş, bu yüzden hep evdeymiş. Ertesi gün yine aynı konuyla ilgili bir şeyler yazdı ve
Yaklaşık bir ay önce Twitter’da yazdığım bir yorumla ilgili benden 7-8 yaş küçük bir hemcinsim bana mesaj attı. O konudan başlayarak birkaç saat yazıştık. Tatlı bir kız. Birkaç yıl önce bir kaza geçirmiş, yürüyemiyormuş, bu yüzden hep evdeymiş. Ertesi gün yine aynı konuyla ilgili bir şeyler yazdı ve tekrar uzun uzun sohbet ettik.

Sonrasında her gün Twitter’da, Instagram’da gördüğü magazin haberlerini veya eski magazin meselelerini bana yazmaya başladı konuşalım diye. Bahsettiği kişilerin neredeyse hiçbirini tanımıyorum. Genelde influencerlar, TikTok ünlüleri, Kick yayıncıları falan oluyor. Tanımıyorum diyorum ama o yine anlatıyor olayları, sonra da karşılıklı yorumlayalım istiyor. Kırılmasın diye hiç ilgimin olmadığı insanların aşk hayatları, arkadaş kavgaları, estetikleri falan hakkında fikir yürütür oldum.

Kız da bana çok bağlandı, her sabah “aşkımmm günaydınnnn” diye yazıyor, gece 4-5’e kadar da “kankammmm, aşkımmm” diye mesajlaşmaya devam ediyoruz. Gerçekten çok yoruldum, sıkıldım. Başka arkadaşı da yokmuş ve gerçekten çok yalnız, engelinden ötürü özgüveni de düşmüş epey. Üzmek, kırmak hiç istemiyorum. Hesabımı kapatmayı bile düşündüm ama öyle pat diye kapatmak da garip olur gibi geliyor. Ne yapayım ben ya? Ne önerirsiniz?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(09.06.25)
Bütün bunları ona açıkça anlat. Benim bu kadar çok konuşacak vaktim de, bunları konuşmaya heves edecek ilgim de yok de. Bunları söylemek istemedim bir çıkış yolu çok aradım ama bulamıyorum, insanlar konuşa konuşa anlaşır, ben de sana derdimi anlatmayı seçtim, anlamak isteyeceğini düşünüyorum de.

Bunların yanına ne kadar iletişim kurabileceğini, neler konuşabileceğini de yazmak mümkün, ama sonuç olarak mutlaka ona bu konuyu anlat. Habersizce bir anda yok olmak hiç doğru değil, bilemezsin çok fazla hassas biri de olabilir.
0
muhayyer divan
(09.06.25)
Samimiyet seviyesini kademeli olarak dengele. Günlük rutinlerin + sorumluluklarının yoğun olduğunu hissettirecek kısa cevaplar ver

İnan pek tanımıyorum bu kişileri. Aslında biraz da farklı şeylerden bahsetsek?

Seninle sohbet etmek güzel, ancak ben bu magazin meselelerine pek uzak kalıyorum; belki ikimizin de ortak ilgisini çekecek başka konular keşfedebiliriz?

Falan gibi
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Aslında yarın şu işim var, bütün gün meşgul olacağım, görüşemeyiz herhalde diyorum arada ve o gün yazdıklarına da dönmüyorum.

Böyle dememe rağmen o gün bir sürü şey yazıyor, ertesi gün yazıyor. Kıyamıyorum sonunda ve cevap veriyorum. Seni meşgul ediyorum, özür dilerim, cevap vermesen de kırılmam zaten ben gibi şeyler yazıyor ve buna da üzülüyorum.

Başka konulardan konuşalım desem o da bir tık tehlikeli sanki çünkü ben konuşmayı tamamen bırakmak istiyorum. @vedatchilipeppers
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(09.06.25)
E o zaman madem komple bırakmak istiyosun kırmadan ve açık biçimde “Seninle sohbet etmek güzeldi ama son dönemde kendi hayatım ve sorumluluklarım sebebiyle bu yoğunlukta mesajlaşmayı sürdüremiyorum. Umarım anlayışla karşılarsın,” diyerek net bir sınır çizmek en doğrusu olmaz mı?

Bu tarz bi açıklık belki ilk etapta zor (hatta belki bir tık kaba) gelebilir ama bu iletişimddki duygusal sorumluluğu tamamen üstlenmek zorunda değilsin biliyosun di mi?
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Blok mesajların alakasız olan son kısımlarından konuyu kırpıp başka bir konuya bağlarsan eğer gevezeliği boşa düşer. Birkaç tekrardan sonra deli mi ne bu der vazgeçer uzun yazmaktan. İflas olmaz gevezeler var ama onlarda işe yaramaz bu. Tatile çıkıyorum bir süre yokum falan diyip uzun ara verirsin o da kendine başka adaylar arar.
0
beyfendi
(09.06.25)
Önce siz twitter’a daha az gireceksiniz. Haftada bir hatta iki haftada bir açıp bakın. Sorarsa hazır yaz da gelmişken bir bahane bulursunuz. İletişim iki taraflı. Uzun süre cevap gelmezse biter.
0
gnosis
(09.06.25)
İnternet arkadaşlıklarinin gerçek arkadasliklar gibi olmadigini bunun oncelikli olmadigini ifade edin bence.
Bu genc kiz sizin arkanizdan yeni internet arkadasliklarina girmemesi belki daha iyi. Gercek arkadaslarina ve gercek ortamlardaki networkune odaklanmasina yonunde tavsiye verin bence. Ben de buna odaklanacagim dilebilirsiniz.
0
WithWorth
(09.06.25)
Siz pek okumayın yazdıklarını. Zaman harcamayın. Bazen kısa cevap verin, bazen hiç cevap vermeyin. Kız da takılsın kendi kendine. O kadar vir yük olmaz. Oyalansın işte kendi kendine...
0
yadigar
(09.06.25)
Kimseye acimayacaksin tepene cikiyor sonra insanlar. Ben de yapamiyorum ama yapmak lazim. Direkt soyle. Sen mi kurtarican milleti. Kendimizden veriyoruz boyle saygisizlar yuzunden
0
Kittie
(09.06.25)
Direkt söyle +1
Başka türlü, böyle don lastiği gibi uzar
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
yav arkadaşlar hayat hiç tanımadığın/görmediğin birinin duygularını bu kadar dert etmek için çok kısa. konuşmak istemiyorum daha fazla de, devam ederse bas engeli geç. ne kadar seviyorsunuz kendinize dert çıkarmayı.
0
bobinhoo
(10.06.25)
(2)

Istanbul-Corlu (Tekirdag)

hlt1985
Istanbuldan corluya ayni gun icinde teslimatli kargo gonderebilir miyim? Otobus ile gondermek haric
Istanbuldan corluya ayni gun icinde teslimatli kargo gonderebilir miyim? Otobus ile gondermek haric
0
hlt1985
(08.06.25)
otobüsle göndermek hariç çok mümkün değil gibi.
0
sanal hayvan
(08.06.25)
Kuryengönderebilirsiniz. Fiyatı yüksek tutar.
0
yadigar
(09.06.25)
(2)

30 kisilik tavuk ve ayrıca pilav

monicapp
ortalama kac liradır?
ortalama kac liradır?
0
monicapp
(02.06.25)
İstanbul, Ankara ve İzmit için, 3000 tl + kdv (ayran dahil)
www.ikramla.com.tr
(Bu siteyi Kullanıp memnun kalan çok tanıdık var)
0
yadigar
(02.06.25)
Konumunuz ne. İlçe merkezi gibi bir yerdeyseniz düğün yemeği yapan ustalara sorun. Büyükşehirlerde astarı yüzünden pahalıya gelir dediğim olay muhtemelen yoluydu ıvırı zıvırıydı.
0
sanal hayvan
(02.06.25)
(13)

duyuruda danışmak için yazdığınız başlıkların altına gelip size saldıranlar

iwillsee
hepimiz bazen oldukça kişisel ama kafamıza takılan kişisel hayatımızla ilgili bir şeyler yazıyoruz buraya kollektif fikir alabilmek adına. çoğu zamanda mantıklı makul fikirler geliyor. ben de bu tarz başlıklara hep bu yönde yazıyorum. nadir de olsa manyağın biri gelip bilip bilmeden kendisiyle alaka
hepimiz bazen oldukça kişisel ama kafamıza takılan kişisel hayatımızla ilgili bir şeyler yazıyoruz buraya kollektif fikir alabilmek adına. çoğu zamanda mantıklı makul fikirler geliyor. ben de bu tarz başlıklara hep bu yönde yazıyorum. nadir de olsa manyağın biri gelip bilip bilmeden kendisiyle alakalı olmadığı halde size saldırabiliyor/sataşabiliyor. sizin zaten canınızın sıkkın olduğu noktadan vuracak şekilde mal mal konuşuyor. mantıklı makul bir eleştiri de değil sırf can yakmak. mantık çerçevesinde eleştiri yapmakla sataşmak arasındaki farkı herkes anlar. bu kişilere karşı tavrınız nedir? siber zorba deyip geçiyor musunuz?
0
iwillsee
(02.06.25)
cok sallamiyorum. burayi kafa dagitmak, sikinti gidermek icin kullanan cok. gunu kotu geciyordur, biseylerle ugrasmak, satasmak istiyordur.
0
buenosdias
(02.06.25)
Bir duyuru okuyunca, kimin açtığına bakmıyorum hiç. Bir cevap yazılınca kimin verdiğine de bakmıyorum. Ancak bir cevaba referans bir şey yazacaksam bakıyorum kim yazmış diye. X yazar yazmışsa @x diye cevap vermek için...

Ben hâlâ bir sorum varsa soruyorum. Bir cevabım varsa cevaplıyorum. Sorunlu insanlar hayatın her alanında var. Burada da vardır illa ki...
0
yadigar
(02.06.25)
2 kisiyi dovmek istiyorum
0
Kahvedesu
(02.06.25)
Yav ne çok kadin tacizcisi destekcisi var şu duyuruda. Asıl bu daha tehlikeli de neyse

Bahsettigin duyuru ve cevabi anladım. Genel olarak psikolojisi bozuk tipleri dikkate almamak lazim.
0
abuzer
(02.06.25)
Kadın tacizcisi yok ama erkek tacizcisi var. Adları belli hepsinin.
0
arbre
(02.06.25)
10 sene önce çok kafaya takıyordum da artık takmıyorum :)

benim asıl canımı sıkan şey başka kullanıcıların sorularına verilen ciddiyetsiz cevaplar. Boş yapma yeri değil burası. İnsanın sorunu var dalga geçer gibi cevap veren bir avuç ergen irisi var burada.
0
false pretension
(02.06.25)
bu yüzden kimlik ve fotoğraf açıklama zorunluluğu gelmeli. yok öyle nicklerin arkasına saklanıp millete lölö yapmak.
0
yurtsuz john
(02.06.25)
Hiç düşünmüyorum bile, o kadar önemsiz.
0
rock n roll
(02.06.25)
15 yıl önce de kullanıyordum. Aynı böyleydi. Boşver. Zehirli insanlar hep olur.
0
sanal hayvan
(02.06.25)
Saldırgan olanlar ezik tipler. Görmezden geliyorum. Bunun haricinde kafası çok az çalışan, empati becerisi çok zayıf, vizyonu çok dar, ilk akla gelecek şeyi söyleyen ve bunun ötesinde fikir geliştiremeyen kişiler de var. Önce gözlemliyorum, aynı tip cevap ve davranışların devamı halinde uygun şekilde sınıflandırıp puanlarını veriyorum. Diğer başlıklarda nicklerini görünce pas geçiyorum direkt, maruz kalmıyorum bunlara.
0
beyfendi
(02.06.25)
Burası, onların gerçek hayatta gösteremedikleri tepkileri verdikleri alter egoları. sallama gül geç. En iyi intikam yok saymaktır
0
respect
(02.06.25)
Kasten yaptığımı hatırlamıyorum ama farkında olmadan öyle hissedilmesine yol aciyorsam da, sonradan farkedince genelde eskiden tanıyıp gıcık olduğum birini hatırlatan bir şeyden dolayı olduğunu farkediyorum.

Dolayısıyla bana yapılırsa da, başka biriyle ilgili herhalde diye düşünüp geçerim.
0
encokbenisevinnolur
(02.06.25)
sadece benim duyurularimda degil, baskasinin duyurularinda da gicik oldugum bir durum. onceden altf4 cekiyordum sinirden :D simdi nikleri hafizaya attim direkt scroll edip geciyorum okumadan. engelleme ozelligi sart malesef. 10 sene once falan bu kadar kotu degildi bence.
0
nibba
(02.06.25)
(3)

Ülke İçi Döviz Transferi

Take it away honey
Dostlar merhaba,İki farklı Türk banka arasında döviz transferi yapılırken sadece paranın gönderildiği hesaptan mı para kesilir yoksa ekstra olarak gönderilen hesaptan da kesinti olur mu? Ya da en mantıklısı nasıl olur?Enpara, QNB gibi bankalar var. Göndereceğim banka da Denizbank.
Dostlar merhaba,

İki farklı Türk banka arasında döviz transferi yapılırken sadece paranın gönderildiği hesaptan mı para kesilir yoksa ekstra olarak gönderilen hesaptan da kesinti olur mu?

Ya da en mantıklısı nasıl olur?

Enpara, QNB gibi bankalar var. Göndereceğim banka da Denizbank.
0
Take it away honey
(02.06.25)
döviz USD ise ve Midas hesabı varsa 1nci banka>Midas>2nci banka şeklinde havale yapılabilir ücretsiz.

SWIFT yapılırsa her iki bankaya da masraf çıkar bankadan bankaya değişir.
3ncü yol ise fiziksel olarak aktarım olur.
0
bay b
(02.06.25)
Biz genelde hep elden hallediyoruz. Swift yapınca seçenekler var, masraflar her iki tarafa mı, alıcıya mı yoksa göndericiye mi diye... Tüm masraflar göndericiye seçilse bile, gelen swiftten kesinti yapan bankalar da var...

Eğer miktar büyükse şöyle bir şey de olabilir:

Alacaklı ile beraber benim şubeme gidip orada alacaklıya hesap açmıştık. Ücretsiz havale olmuştu.
0
yadigar
(02.06.25)
Bildiğim kadarıyla ülke içi olmuyor bu transfer. Para önce Amerika’ya gidiyor oradan geliyor.

En iyisi paraları nakit olarak al, Denizbank’ta kendine hesap açıp yatır.
Ya da Midas. Onu demişler zaten.
0
michael_knight
(02.06.25)
(8)

şöyle bir film var mıdır?

tabudeviren
tek parça gibi dursa da birkaç kısa filmin kesişimiyle oluşan? örneğin birinci film bittiğinde, bitiş sahnesindeki yoldan geçen bir adamla ikinci filme geçiyor ve başka bir hikaye anlatıyor.ikinci filmin bitişi ile üçüncü filmin başlangıcı kesişiyor, üçüncü filme geçiyor. bu filmler öyle bir saat ik
tek parça gibi dursa da birkaç kısa filmin kesişimiyle oluşan?

örneğin birinci film bittiğinde, bitiş sahnesindeki yoldan geçen bir adamla ikinci filme geçiyor ve başka bir hikaye anlatıyor.

ikinci filmin bitişi ile üçüncü filmin başlangıcı kesişiyor, üçüncü filme geçiyor. bu filmler öyle bir saat iki saatlik filmler değil, kısa filmler..

gibi..
0
tabudeviren
(01.06.25)
Relatos Salvajes
0
nothing in my way
(01.06.25)
Tam öyle değil ama Guy richie’nin Snatch filmi geldi aklıma. Birkaç faklı hikaye, ama bir noktada birleşiyorlar.
0
kaptan memo
(01.06.25)
Tam istedigin gibi mi hatirlayamadim ama anlat istanbul filmi icinde birkac film vardı.
0
duster
(01.06.25)
Richard linklater ın slacker filmi buna benziyor

90larda bir mahallede yaşayan her karakterin hayatından bir kesit izliyoruz
0
grimavi
(01.06.25)
(bkz: four rooms)
(bkz: babel) Hatta inaritu’dan (bkz: amores perros) ve (bkz: 21 grams)
0
yadigar
(01.06.25)
multiple stroyline filmleri akla gelecek sanirim. ama sen daha fazla kriter istiyorsun. bazilari boyle olabilir:
www.imdb.com

hiyayelerde bitisle girisin kesistiginden emin oldugum yok su anda.

"a dog's purpose" filminde ölen kopekten yeni kopege gecis oluyor mesela. bunda sahne gecisi zekice kurgulanmis
0
ermanen
(01.06.25)
Relatos Salvajes
0
help im alive
(01.06.25)
Ship of Theseus
0
sanal hayvan
(01.06.25)
(12)

Elimde cikan sey? Egzama mi bakteri mi (capsli)

sonsuz
Elimde böyle bir sey cikti. Bu nedir sizce egzama mi oldum? Bakteri olabilir mi?Diger elimde pütür pütür ama böyle bir yara yok. Ara ara yanma var.https://imgur.com/a/UlYeTw9
Elimde böyle bir sey cikti. Bu nedir sizce egzama mi oldum? Bakteri olabilir mi?
Diger elimde pütür pütür ama böyle bir yara yok. Ara ara yanma var.

imgur.com
0
sonsuz
(01.06.25)
Foto görünmüyor
0
kisa
(01.06.25)
@kisa, tesekkürler düzelttim sanirim
0
🌸sonsuz
(01.06.25)
Yeni linkiniz türkiye'de girmesi yasak/engelli bir site.
0
yadigar
(01.06.25)
Simdi? :D
0
🌸sonsuz
(01.06.25)
Kaşımaktan olmuş gibi görünüyor. muhtemelen uykuda fazla kaşımış gibisiniz. Bepanthen iş görür gibi

Bunun için anamın çok güzel bir lafı vardı :))
0
respect
(01.06.25)
Kaşıma sürtme vs gibi.
0
kisa
(01.06.25)
bence orayı sinek sokmuş kaşımışsın derin soyulmuş şimdi de kabuk olacak
0
neira
(01.06.25)
egzama sonradan olmaz, genetiktir.
0
feastofthedamned
(01.06.25)
Alerjik, fazla kaşımışsınız
0
thor44
(01.06.25)
Bu ara fazla dezenfektan ya da deterjan kullandın mı? Bir sebepten kurumuş ya da tahriş olmuş gibi geldi. Kaşımışsın ve böyle olmuş. Nemlendir bakalım geçecek mi
0
kullanicadi
(01.06.25)
cilt hekimi degilim ama hekimim.
bu sekliyle söylemek zor.
ne kadardir var?
kasinti yapiyor mu?
vücudun baska yerinde benzer lezyonlar var mi?
alerji var mi?

bana daha cok yaralanma gibi geldi. alerji ya da egzama degil gibi.
eger belirtiler israrci olursa tabii ki hekime gidin.

arkadaki program Via Li mi? :)
0
alice in potatoland
(01.06.25)
@alice, gabby peterson :)

Kasinti yok. Önceden cok kasinmisti o zaman kasidim galiba. Teşekkür ederim
0
🌸sonsuz
(01.06.25)
(1)

Kira artis orani

oscar
Istanbul da kiralik evim var ve Haziran ayinda zam yapilacak. Mevcut kiraci 15.000 oturuyor. Yasal zam orani nedir su an ?
Istanbul da kiralik evim var ve Haziran ayinda zam yapilacak. Mevcut kiraci 15.000 oturuyor. Yasal zam orani nedir su an ?
0
oscar
(29.05.25)
Ayın 3'ünde açıklanacak. Şu ankini soruyorsanız, %48.73 yani 15binlik kira 22.309,50tl oluyor.

Her ayın 3'ünde oran açıklanıyor...
0
yadigar
(29.05.25)
(6)

Ucuz yollu online psikolog? Terapist nasil bulunuyor?

fevzi123
Selamlar,Terapi almaya ihtiyacim var ama butcem sinirli. Bu konulari da hic bilmem. Seans ucreti yaziyorsa mesela, asagi yukari kac seans olacagini nasil ongorecegim ki? Ona hoca mi karar verecek 1-2 seanstan sonra? Bu isler nasil oluyor?Terapist nasil bulunuyor? Fiziksel olarak gitmem mumkun degil.
Selamlar,

Terapi almaya ihtiyacim var ama butcem sinirli. Bu konulari da hic bilmem.
Seans ucreti yaziyorsa mesela, asagi yukari kac seans olacagini nasil ongorecegim ki? Ona hoca mi karar verecek 1-2 seanstan sonra? Bu isler nasil oluyor?

Terapist nasil bulunuyor? Fiziksel olarak gitmem mumkun degil. Online olmak zorunda. Bakmaya nereden baslamam lazim?

Tesekkurler.
0
fevzi123
(29.05.25)
Hiwell'i bir inceleyin derim.
0
(29.05.25)
ucuz etin yahnisi yavan olur. mezun çok kendini şişirip satan da çok. zaten online terapi tamamen şişirme bir pazarlama alanı. ama seans ücretleri de saçma sapan. bir psikolog olarak sektörün bu hale gelmesinin tüm sorumlularının psikolog camiasının kendini şişirip satması olarak görmekteyim.
0
mikahakkinen
(29.05.25)
Koç mezunu bir psikolog arkadaşım var durumu olmayanlara uygun fiyatlı travma terapisi veriyor. Matchleyeyim sizi uyarsa?
0
vedatchilipeppers
(29.05.25)
psikolog konusunda ucuz etin yahnisi yorumuna katılmıyorum. seans ücreti çok yüksek birine gidip fayda alamama durumu olabilir ama danışan sayısı az olup kendini geliştirmiş, genç biri çok faydalı olabilir (olmayabilir de). tamamen şans/doğru terapistle eşleşme. online terapi de kötü değil. kendini rahat hissedebileceğin, iletişim kurabileceğin; eğitimlerini almış birini bulmanı tavsiye ederim.
0
deartheodosia
(29.05.25)
klinik psikoloğum, ucuz yollu psikoloğun yahnisine katılıyorum. psikolog dediğin kendi terapisine gider, süpervizyon alır, bunlar hiç olmazsa tek seferde 25 bin tl bandında gider demek. bu gideri yoksa, tabii seansı ucuza yapar psikolog, ama bu giderler varsa seansı uyguna yapamaz gibii.
çoğu klinik psikolog kendi terapisinden geçmiyor süpervizyon almıyor, bu da içgörülerini azaltıyor epey ve karşıdakine katkı sağlamaktan öte kendi atını koşturuyor terapi odasında. hüsran ve boşa verilmiş paralar.
0
damba
(29.05.25)
Mesajla bilgileri yolladım.
0
yadigar
(02.06.25)
(9)

kurban bağışı hk.

gencfb
oğlum adına akika kurbanı kestirip bağışlamak istiyorum, bu işi yapan çok fazla dernek ve internet sitesi var. tavsiye edebileceğiniz daha önce kestiren arkadaşlardan bilgi rica ediyorum. evet bağış yapıyoruz ama öncesinde araştırıp içimiz rahat şekilde bağış yapmak daha uygun olur diye düşünüyorum.
oğlum adına akika kurbanı kestirip bağışlamak istiyorum, bu işi yapan çok fazla dernek ve internet sitesi var. tavsiye edebileceğiniz daha önce kestiren arkadaşlardan bilgi rica ediyorum. evet bağış yapıyoruz ama öncesinde araştırıp içimiz rahat şekilde bağış yapmak daha uygun olur diye düşünüyorum.
0
gencfb
(27.05.25)
her türlü bağışım için lösev i kullanıyorum
0
kisa
(27.05.25)
Lösev +1
0
Mirket
(27.05.25)
lösev +1 benim de annem kanser tedavisi görüyor. iyileştiğinde kurban adağım var inşallah Allah nasip eder.
0
matilda
(27.05.25)
acikacik.org

buradan güvenilirliğine bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(27.05.25)
Lösev +1
0
since1907
(27.05.25)
www.sercev.org.tr
şiddetle öneririm bu çocuklara yardım etmeli.
0
jamswety
(27.05.25)
umudakosanlar.org.tr

Umuda koşanlar derneği.
Gamze özçelik ve arkadaşlarının kurduğu bir dernek.
Yakınlarım çokça bağış yaptılar. Bir sorun yaşayan olmadı.
0
ezkaza
(27.05.25)
Kurban için Cansuyu derneğini tavsiye ederim.
0
hebanon
(27.05.25)
Cansuyu bu konuda gerçekten dikkatli. Video falan gönderiyorlar hatta.

Ben İhh'yı kullanıyorum öteden beri akika ve şükür kurbanları için...

Allah analı, babalı, sağlıklı, imanlı büyütsün.
0
yadigar
(28.05.25)
(17)

en iyi turk oyunculari konusalim

antikadimag
haluk bilginer cevabi disinda kimler var. nadir saribacak iyiydi ama feto meto olaylarindan amerika'ya gitmek zorunda kaldi. serkan keskin iyi. baska kimler var?
haluk bilginer cevabi disinda kimler var.

nadir saribacak iyiydi ama feto meto olaylarindan amerika'ya gitmek zorunda kaldi. serkan keskin iyi. baska kimler var?
0
antikadimag
(27.05.25)
şener şen
erdal özyağcılar
0
mikahakkinen
(27.05.25)
Altan Erkekli
Metin Akpinar
Erkan Can
Cezmi Baskin
Demet Akbag

falan filan
0
cooperr
(27.05.25)
Okan yalabik
Bir de ismini hatırlayamadim, Avrupa yakasında selahattini oynayan
0
kisa
(27.05.25)
Güven hokna
Adile nasit
0
sonsuz
(27.05.25)
haluk bilgineri beğenmiyorum bence abartılıyor. serkan keskin de her yerde var yani hep aynı adamı oynuyor ben beğenmiyorum.

şener şen. yanlış ülkede doğmuş abd'de olsaydı jack nicholson, al pacino silerdi hepsini.
x.com


okan yalabıkın pargalı performansı evet çok iyi ama ozan güven bence ondan daha iyi sırtladı rüstemi. bence çok daha iyi bir oyuncu ozan güven, her türlü rolü oynuyor.
x.com


bu arada binnur kaya kadın oyuncularda tek geçerim. hem drama hem komedi oynamak zordur ve duyguyu da çok iyi veriyor.
0
Hallegadola
(27.05.25)
Şevket Altuğ

Müjde Ar

Coşkun Göğen

Yetenekli oldukları kadar oynadıkları roller tipleriyle çok iyi örtüşüyor.
0
yurtsuz john
(27.05.25)
kıvanç tatlıtuğ geldi aklıma yazılanların dışında. yakışıklı olduğu için oyunculuğu yeteri kadar konuşulmuyor bence
0
sabenburak
(27.05.25)
ilk aklıma gelenler, özellikle erol taş dünya çapında bence.

istemi betil
erol taş
ihsan yüce
engin günaydın
serdar orçin
fikret kuşkan
0
bay b
(27.05.25)
erkan can, şevket çoruh, fikret kuşkan, nejat işler, serkan keskin, ismail hacıoğlu, nadir sarıbacak

nedense kadın yazan pek yok :)
0
koela
(27.05.25)
Kamran usluer rahmetli.
0
yadigar
(27.05.25)
Serkan Keskin diyecektim soruda varmış, Erdem Şenocak çok iyi son yıllarda, son zamanlarda pek varlık göstermese de Onur Ünsal da iyi,(tiyatro kariyeri baskın sanırım, pek oyun izlemediğim için bilmiyorum)
0
(27.05.25)
Arkadaşlara ek olarak aklıma Ertan Saban geldi benim de nedense.
0
bigcaptain
(27.05.25)
sadri alışık'ın yazılmamasına şok oldum
0
deranzo1
(27.05.25)
demet evgar
tansu biçer
fatih artman
erkan can
binnur kaya
çetin tekindor

eskilerden
müjde ar
şener şen
türkan şoray
cüneyt arkın
tarık akan
kadir inanır
aytaç arman
adile naşit
ihsan yüce
erdal özyağcılar
0
gabe h coud
(27.05.25)
okan yalabık, tülin özen, kıvanç tatlıtuğ, aslıhan gürbüz, gökçe bahadır, feyyaz yiğit hem oyunculukları hem yer aldıkları projeler iyi
0
ala09
(27.05.25)
benim favlarim
ugur polat
Selim Bayraktar
Serhat Kılıç
0
Coma
(27.05.25)
Güncelleri yazayım:

Ertan Saban
Yiğit Özşener
Barış Falay
Güven Hokna
Burçin Terzioğlu
Serhat Kılıç

İlk aklıma gelenler bunlar.
0
simderun
(27.05.25)
(3)

ayrandan yoğurt mayası yapılır mı ve yoğurt ayranın tadını verir mi?

tabudeviren
migros'tan aldığım silivri kara maya ayrandan yoğurt mayası yapabilir miyim?ve çiğ sütü kaynatıp bu mayayla yoğurt yaparsam ayranın tadı gibi bir yoğurt olur mu?deneyen var mı?
migros'tan aldığım silivri kara maya ayrandan yoğurt mayası yapabilir miyim?
ve çiğ sütü kaynatıp bu mayayla yoğurt yaparsam ayranın tadı gibi bir yoğurt olur mu?
deneyen var mı?
0
tabudeviren
(25.05.25)
Her hazır yoğurttan bile maya olmazken, hazır ayranın mayalanması beklenebilir mi? Az bir ihtimal. Denemek lazım. Bildiğimiz şekliyle, yoğurdu sulandırarak ayran yaptılarsa olur.

Yoğurdun tadı mayadan ve kullanılan sütten birlikte geliyor. Beklentine uygun baskın bir ayrandakine benzer tat alabileceğini sanmıyorum.
0
Mirket
(25.05.25)
Bir firma sadece ayran yapmaz. Mutlaka tereyağı ve yoğurt da yapıyordur. Hatta süt de satıyor olabilir.
Yoğurdunu bulursan, şansın artar. UHT olmayan sütünü bulursan da başardın demektir.
0
Mirket
(25.05.25)
Ayrandan yoğurt tabii ki mayalanıyor. Defalarca mayaladım. Ama hiç hazır ayran kullanmadım. Hazır ayranları bilmiyorum...

Yalnız, şöyle bir şey diyeyim, yoğurdun lezzeti çoğunlukla sütünüzle, sonra da mayanızla, en son da mayalama şeklinizle alakalı.

Benim memlekette bir kebapçının ayıla bayıla içtiğim bir ayranı var. Bir gün koydum şişeye, getirdim istanbul'a. Mayaladım yoğurdumu. (Süt de açık jersey sütüydü) Ona rağmen, aynı tatta olmadı. Normal, bildiğimiz güzel yoğurt oldu...
0
yadigar
(26.05.25)
(10)

ikinci otomobili almak mantıklı mı?

denizzz
bir otomobilimiz var ancak eşimle işe gidiş ve işten çıkış saatlerimiz tam olarak uyuşmuyor. küçük bir yerde yaşıyoruz ve toplu taşıma sistemi de iyi değil. yaz sonuna doğru ikinci el 300-400 bin aralığında otomatik bir araç almak mantıklı olur mu sizce? masraf çıkartır diyen arkadaşlar oluyor buray
bir otomobilimiz var ancak eşimle işe gidiş ve işten çıkış saatlerimiz tam olarak uyuşmuyor. küçük bir yerde yaşıyoruz ve toplu taşıma sistemi de iyi değil. yaz sonuna doğru ikinci el 300-400 bin aralığında otomatik bir araç almak mantıklı olur mu sizce? masraf çıkartır diyen arkadaşlar oluyor buraya da bir danışayım dedim.
0
denizzz
(24.05.25)
Aynı dertten bende de var. O bantta araç bulmak sıkıntı.
0
rodeocu
(24.05.25)
o bantta otomatik zor ancak manuel bulunur. masraf çıkartmaması için dizel ve kronik sıkıntılı almamak lazım. ben de eylül ekim gibi o bantta alacağım. japon kore üretimlerine bakacağım.
0
mikahakkinen
(24.05.25)
O bantta alacağınız otomatik araçtan hayır görmezseniz. Bütçeyi 600-700 civarına çıkartmayı beklemeyi, ya da manuel bir araç almanızı tavsiye ederim.
0
bak raist tavsanciklar
(24.05.25)
masraf çıkartır+
0
adivar
(24.05.25)
Mantıksız değil kesinlikle. 2004 ve sonrası yaris bakılabilir. Masrafı da kendine göre olur. Park problemi olur mu evde, bunu da düşünün...
0
yadigar
(25.05.25)
Swift veya yaris işinizi görür
0
mirty
(25.05.25)
ekonomik derdiniz yoksa mantıklı, ekonomi sorunsa mantıksız.

sigorta,muayene, periyodik bakım, mtv bunların hepsi ayrıca masraf ve 300-400k arasındaki otomatik araç sürpriz masraflar da çıkartacaktır(çıkartmayadabilir)
0
ssekk
(25.05.25)
Fikir mantıklı bütçe sıkıntılı işlere gidebilir yaris işgörebilir ama onlarda ucuz değil
0
basond
(25.05.25)
300-400 bine otomatik bulabileceğinizi sanmıyorum. Varsa bile sorunludur. Ben sadece 2. Bir araç alınsa ne olur sorusuna yanıt vereyim. 2. Araç aktif kullanılmadığında ya da hep kısa mesafe kullanıldığında akü zayıflıyor. Onun da yıllık bakımları ve beklenmedik masrafları olacak. Vergileri, sigortası ve muayenesi de cabası. Aynı şeyleri her iki araç için de yapmak zorunda olmak fiziksel olarak da yoruyor. Eğer maddi açıdan sizi yormayacaksa konfor tabii ki önemli.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(25.05.25)
citroen ami ya da fiat topolino iş görmez mi? derdi az olur en azından.
0
brakgn
(25.05.25)
(6)

Frelander alındık 2008

kisa
Şimdi arabadan anlayan biri değilim ama daha önce hep aklımda kalmıştı freelander ikinci el araba alınmaz diye yine de size bir Danışayım dedim.2008 model dizel 2 motor hakkında bildiklerim Sadece bunlar 650.000 lira acaba alsam mı Bunun yerine yine Bu fiyatlarda önereceğiniz benzer bir tipte soruns
Şimdi arabadan anlayan biri değilim ama daha önce hep aklımda kalmıştı freelander ikinci el araba alınmaz diye yine de size bir Danışayım dedim.
2008 model dizel 2 motor hakkında bildiklerim Sadece bunlar 650.000 lira acaba alsam mı Bunun yerine yine Bu fiyatlarda önereceğiniz benzer bir tipte sorunsuz bir araç varsa o tavsiyeyi de almak isterim.
Hastalar aç olmayacak Bu
0
kisa
(24.05.25)
Alınmaz, nissan patrol, toyota rav 4, suzuki vitara falan bak
0
grimavi
(24.05.25)
Hobi amaçlı alacaksan olur günlük kullanım için çok uğraşırsın.illa bu tip araç alacaksan ben jeep 2.7 crd tavsiye ederim, tabii ki temiz bakımlı olması şartıyla, sattığıma pişman olduğum tek araç. Araçdan önce ona bakacak ustasını bulman lazım. O paraya temiz patrol veya rav4 bulamazsın. Ankara'daysan jeep için usta önerebilirim.
0
mirty
(24.05.25)
kesinlikle alma eski araç alacaksan da japon grubundan bak.
0
orpheus
(24.05.25)
land rover alacaksan iki tane alacaksın derler. biri sanayideyken diğerine binersin.
0
my fault
(24.05.25)
Teşekkürler
Aracı babam istiyor. Arada kullanacak ve belki memlekette bırakacak. Usta peşinde koşturmayan bir şey olmalı. Japon bakayım o zaman ben
herkese teşekkür ederim
0
🌸kisa
(24.05.25)
Abim çok araba değiştirir. Şu ana kadarki en kötü deneyimini 2. El bir range rover ile yaşadı. Gerçekten, satana kadar hep sanayideydi.
0
yadigar
(24.05.25)
(9)

Pink Floyd’un “Wish you were here” gibi başka şarkısı var mı?

yadigar
10-15 farklı şarkısını dinledim. Müzikleri asla bana hitap etmiyor. (Pink Floyd sevmemenin cinayet sebebi sayıldığı bir nesle mensubum) Ancak, Wish You Were Here inanılmaz güzel bir şarkı. İcrasıyla falan… O tarz bir altyapısı olan başka şarkıları var mı? Nefret ediyorum efektlerden, saykodelik klav
10-15 farklı şarkısını dinledim. Müzikleri asla bana hitap etmiyor. (Pink Floyd sevmemenin cinayet sebebi sayıldığı bir nesle mensubum) Ancak, Wish You Were Here inanılmaz güzel bir şarkı. İcrasıyla falan… O tarz bir altyapısı olan başka şarkıları var mı? Nefret ediyorum efektlerden, saykodelik klavyelerinden vs…
0
yadigar
(24.05.25)
hey you ?
0
orpheus
(24.05.25)
Comfortably Numb, Breathe. "Pink Floyd - Live at Pompeii" yaz, o performanslar komple o tarz.
0
prole
(24.05.25)
Mother
Money
Time
Marooned
0
vedatchilipeppers
(24.05.25)
David Gilmour'un solo albümlerini beğenebilirsin.
0
sekizdokuzon
(24.05.25)
David Gilmour - Raise my Rent
Pink Floyd -Fat old Sun
Pink Floyd - Julia Dream
Pink Floyd - A Pillow of Winds
Marooned

Ama wish you were here gibi değil pink floydun neredeyse başka hiçbir grubun şarkısını bulamazsınız zaten o yüzden wish you were here o.
0
sanal hayvan
(24.05.25)
Live at pompeii’nin o tarzlarla hiçbir alakası yok bu arada. O yayınlandığında comfortably numb ve hatta breathe bile yayınlanmamıştı. Vaktinizi boşuna kaybetmeyin.
0
sanal hayvan
(24.05.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Önerilen her parçayı dinledim. Anladığım, tıpkı "Mutter" şarkısı Rammstein'ın çizgisinden çok farklı olduğu gibi, wish you were here da pink floyd çizgisinden çok farklı. Millet Pink Floyd'u niçin seviyorsa ben de tam o nedenden ötürü sevmiyorum.

Sorum bazı kullanıcılar tarafından tam anlaşılmamış. Klasik rock enstrümanları (gitar, bateri, elektrogitar, bas) ile çalınan eserler hoşuma gidiyor. Bunlara uyumla eşlik eden saksofon, piyano, vs. sazlara da okeyim. Hatta ne bileyim, ney (saz olan) pentagram şarkılarına çok yakışıyor. Ama pink floyd parçalarındaki arkadaki elektronik efektler, klavye çınlamaları vs. bana hiç hitap etmiyor. O yüzden böyle "sade" pink floyd parçası var mı, onu sormuştum.

C.n., breath, marooned vs. asla aradığım cevaplar değildi. Live at pompeii'de daha açar açmaz, efektler enstrümanlardan önce başladı. Sevip sevmememden bağımsız, money gibi şarkılardı aradığım türden olanlar. Hey you ve mother zaten the wall albümünden ki the wall koca bir tek şarkılık albüm gibi. Belki tek katlanabildiğim pink floyd albümü a onda da hep arkadan rahatsız eden sesler geliyor. Böyle tadilat varmış gibi, kulak çınlaması gibi rahatsız ediyor. Yoksa ön plandaki enstrümanlarla akustik söylense muazzam şarkılar hepsi...

David Gilmour'un solo albümlerine gelince, yukarıda önerilen raise my rent dahil çok sağlam birkaç şarkı dinledim. Gayet iyi...

Pink Floyd'un dediğim gibi "sade" parçaları varsa başka, önerilerinize açığım.

Bu arada, wish you were here'ın eşsiz olduğuna katılıyorum zaten. nasıl bir parçadır ya...
0
🌸yadigar
(25.05.25)
illa niye pink floyd dinlemeye zorluyorsun 60,70,80 ler aradığın gibi onlarca şarkı dolu

youtu.be

youtu.be
0
grimavi
(25.05.25)
@grimavi sorumdan "illa pink floyd dinlemek istiyorum" u mu anlıyorsunuz? Sorum "Pink Floyd'un bu tarz başka şarkıları da var mı?" idi. Money varmış mesela.

Yoksa dinlediğim binlerce, duymadığım yüzbinlerce şarkı var dünyada, evet.
0
🌸yadigar
(25.05.25)
(2)

eski 19 mayıs gösteri hareketleri

tabudeviren
https://x.com/pamukkalesever/status/1924356822825160917bu harekette en alttaki kişilere en az iki kişilik ağırlık gelmiyor mu? nasıl dayanıyorlar?yukarıdakiler tepeye nasıl çıkıyor?
x.com

bu harekette en alttaki kişilere en az iki kişilik ağırlık gelmiyor mu? nasıl dayanıyorlar?
yukarıdakiler tepeye nasıl çıkıyor?
0
tabudeviren
(23.05.25)
O aslında demirden bir iskelet, insanlar çocuk parkındaki gibi bu iskelete tırmanıyorlar, dışarıdan belli olmuyor, birbirlerinin üstüne basmıyorlar

youtu.be
8. dakikadan sonra demir iskelet belli oluyor
0
grimavi
(23.05.25)
Olay tamamen “gençlik”te bitiyor.
en.m.wikipedia.org
Ben lisedeyken tam 5 arkadaş üst üste çıkıp fotoğraf çekmiştik. (En alttaki ben) omzumlarıma bir arkadşı,onun omuzlarına bir arkadaşı almıştık. Yani tamamen omuza oturacak şekilde. Hani maçta çocuklar babalarının omzuna oturur ya… 3. ise 4.’yü sırtladı. Beşinci de dördüncünün sırtına sarıldı. (bu ikisi sınıfın hafifleri. Herkes erkek) şimdi düşünüyorum, ben 100, arkadşlar yaklaşık 80, 80, 60, 55 toplam 375 kg’yi taşımış belim ve dizlerim… bir de en zoru, vücut tamamen dik duruyordu. Öne eğilme şansı yok…

Sporcu değildim, bildiğin iri lise talebesiydim. Sonrasında ne ağrı, ne sakatlık… şimdi 60 kg sırtlasam bir ay belim ağrır…

İşin sırrı yükleri dengeli ve eşit dağıtmada… Bu tarz bir formasyonda her katta genelde alttakinin 1/2 kadarı sayıda insan dağılsa mesela, 80 kg desek her bir kişiye yaklaşık; en alttakinin üstüne toplamda en fazla 40 + 20 + 10 + 5 … yani kendi ağırlığına denk gelemeyecek kadar yük biniyor… zorlanmazlar bile…

Paylaştığınız resim ise bana şöyle geldi:
Her bir kat bir platformu gergin bir şekilde tutuyor (kendilerini tamamen geriye çekmişler) ki en rahat pozisyon olmalı. Tüm gücünüzle bir şeye asıldığınızı düşünün…

Kış ortası gece 2 saat halı saha maçı yapıp ardından sabaha kadar üstsüz ve cam açık yattığımı bilirim üniversitedeyken. Sabah normal bir şekilde güne başlamıştım. Şimdi 10 dk koşup 10 dk soğuğa maruz kalsam 1 hafta hasta yatarım…
0
yadigar
(23.05.25)
(16)

Banyo adabı

kizil karga
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.Sorularım şöyle:1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her def
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.

Sorularım şöyle:

1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her defasında sabunlanmalı mıyız?

2: Sabunlanma işlemini lifle yapıyorum, mesela vücudumuza sürdüğümüz lifi erojen bölgemizde de kullanmalı mıyız, kullanmayacaksan o bölge için ayrı bir lif mi kullanmalı mıyız nasıl olacak ya da ayağımız parmak aramız için vs sanki buralar için aynı lifi kullanmak hijyenik değil gibi geliyor ama önyargı da olabilir tam emin değilim.

3: Sabunlanma esnasında suyu kapatıyor muyuz? Kapat-aç yapınca su sıcaklığını tekrar tekrar ayarlamak zaman alıyor diye soruyorum siz nasıl yapıyorsunuz?

4: Kurulanma işini havlu ile yapıyorum, burada da 2. madde ile aynı sıkıntılar başlıyor erojen bölgemizi ayrı bir havlu ile mi kuruluyoruz ve ayaklarımızı, nasıl olmalı?

Aklıma takılan sorular bunlar, yardımcı olan herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
kizil karga
(22.05.25)
1.evet. sacini yikamazsin ama tüm vücut sabunlanir.
3. kapatmiyorum :( kapatmaliyiz ama sanirim.
4. bornoz var bende. yetiyor.
0
sonsuz
(22.05.25)
1-evet. sabunlanmayıp sadece suya girenlere has bir koku oluyor. ben alıyorum en azından.
2-sabun bezi kullanıyorum annemin ördüklerinden. yüzüm hariç her yerimde kullanırım. yüzüm için eşek sabunlu tırtıklı bişey var onu kullanıyorum.
3-kapatmıyorum.
4-bornoz kullanmanı öneririm
0
messina123
(22.05.25)
1-evet şart. Sadece su ile teri, ter kokusunu giderebiliyor musun?

2- aynısını kullan işte ne olacak.

3- açık bırakıyoruz. aç kapa yapmak hem fazla enerji tüketimine sebep olur hemde kombiyi yorar. gereksiz.
4- bornoz en güzel çözüm her yerini kurula geç işte.

Bu kadar gereksiz hassasiyetle yaşamak zor olsa gerek.
0
my fault
(22.05.25)
1-evet.
2-yüzüm hariç her yerde kullanıyorum. yüz için sadece yüz temizleyici kullanıyorum.
3-ben kapatıyorum. diş fırçalarken suyu açık bırakmaktan farkı yok bence. tekrar suyu ayarlamak zor geliyorsa termostatik batarya kullanabilirsiniz. bende sıcak suyu sağa koydukları için kullanamıyorum. yoksa şimdiye 10 kere taktırmıştım.
4-ben tek bir havlu ile her yerimi kuruluyorum. isterseniz saç kafa için ayrı, vücut için ayrı, ayaklar için ayrı havlu kullabilirsiniz.
0
inheritance
(22.05.25)
her gün lifle sabunlanmıyorum
koltuk altlarına filan sabun sürüp duş alıyorum
2-3 günde bir lif
0
mantık
(22.05.25)
1. değil vücut senin istersen duvara sürt.
2. yüzüme sürmem her yere tek lif.
3. su yukardan akar durmaz.
4. bornoz icat edilmişti galiba.
0
mikahakkinen
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanırım

2- bir tarafı yumuşak bir tarafı sert, tutacaklı kesem var. ara sıra kullanıyorum. erojen bölgeme lif sürmem. elle yıkarım.

3- bazen açık kalıyor bazen kapalı

4- kafamı ayrı bir havlu ile geri kalan tüm vücudumu bornozla kuruluyorum.

ayrıca ben düzenli olarak otel hamamlarına gidip kese- köpük masajı yaptırıyorum. vücudumun arkasının kiri evde yeteri kadar çıkmıyor çünkü.
0
yurtsuz john
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanmak daha iyidir. 24 saatte bir insan kirlenir çünkü.
2- aynı lifi kullanmam, ellerimi kullanırım. zaten ayak parmağını filan lifle ovalayamazsın, elinle yap daha temiz olur.
3-ben kapatmıyorum onunla mı uğraşacağım
4-hayır havluyu tüm vücut için kullanmamalıyız. ben kağıt havlu kullanıyorum, eşim de öyle kullanır, hem tamamen kuru olabilmesi hem de hijyen açısından.
0
kaptan maydanoz
(22.05.25)
1. Sabun, dus jeli vs kesin kullaniyorum. Sadece yazin sadece asiri sicak olur da serinlemek istersem, daha yakinda normal dus aldiysam birsey kullanmiyorum.
2. Lif kullanmiyorum bu aralar ama kullanmam lazim aslinda, her yere surerim.
3. Suyu normalde kapatiyordum da bu aralar kapatmiyorum. Gece cocuk uyurken yapiyorsam kesin kapatmiyorum, cok ses gidiyor, sesin devamliligi uyanmama acisindan daha iyi olur diye dusunuyorum.
4. Yani hassas bolgelere degiyor sonucta ama oyle o bolgede derinlemesine bir kurutma da yapmiyorum.
0
mbond
(22.05.25)
Kendi adıma;
Eğer bir günden fazla olmuşsa banyoya girmeyeli, tüm vücut sabunlanıyorum. Eğer bir gün ya da daha az olmuşsa, sadece kol altları ve özel bölgeleri sabunluyorum. Lif genelde kullanmıyorum ama haftada-on günde bir fırçalanıyorum. Suyu ise eğer iyi sabunlanacaksam, yani 20-30 saniyeyi geçecekse kapatıyorum. Su soğumuyor. Aslında en güzeli, eski usûl kova doldurup tas ile yıkanmak. Belki en sonda bir tüm vücut duşun altına girmek. Ama hızlı davranıyorum zaten, aç-kapa yapacak kadar uzun olmuyor. Havlunun ben bir tarafıyla önce yüzü, sonra saçı kurutuyorum. Diğer tarafıyla da önce gövdeyi, en son özel bölgeleri kurutuyorum. Her kurulanma sonrası havlu kirli sepetine gidiyor...
0
yadigar
(22.05.25)
1- Duşta sabunlanıyorum, ama banyo yapar gibi uzun uzadıya detaylı uğraşmıyorum. Duş ve banyo farklı şeyler, bu ikisi bire bir aynıysa birinde bir yanlışlık olmalı.

2- Evet bir mahsuru yok ama lifi yüzünüze sürmeyin, aşındırır. Ben şahsen ayaklarıma lif sürmüyorum duşta.

3- Isınma süresi sabun ve şampuan sürenizden uzunsa kapatmayın veya kova kullanın. Isınma süresi sabun sürenizden kısaysa kapatın. Neticede önemli olan az su harcamak, hedef o.

4- Hiçbir sorun yok, zaten duştan çıktınız. Yani neticede seks diye bir şey var değil mi? Erojen bölgeye vebalı muamelesi yapmanın bir anlamı yok. Deri neticede, yıkıyorsunuz sabunluyorsunuz daha ne yapacaksınız.
0
akhenaten
(22.05.25)
Her gün duş alınmaz, haftada 1 gün yeter. Life gerek yok, kafanı en ucuz şampuanla şampuanlayacaksın, suyu kapatacaksın, orana burana köpük süreceksin, bitecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.05.25)
1- Evet şart sabunlanmazsanız tam hijyen olmaz. vucut yüzeyindeki tozu kiri sabunlanmadan atamazsınız. önce sadece su ile ıslanıp köpürtme sonra durulama işlemi gerekir.
2-yüz hariç her yere aynı lif. yüz için yüz temizle jeli var onunla elimiz ile yüzü yıkamalıyız
3- su tabiki kapatılmalı. boş boş akan suya yazık. bencilce olmamalıyız. bizden sonraki nesillerin işi temiz su bulma konusunda çok zor.
4 bornoz tek başına yeterli

ayrıca saçınızı şampuanladıgınız zaman onun köpügünün vucunuza gelmemesi önemli. yoksa vucudunuz yaglanır. ayrıca saç şampuanu vucut için uygun bileşenler içermez. saçı şampuanladıktan sonra başımızı hafif egip akan köpüklü suyun vucudumuza bulaşmadan başımızdan direk aşagı akması gerekir
0
limonlu eksi
(22.05.25)
1- Her duşta sabunlanmıyorum ben ama biraz duş jeli sürüyorum boynuma kollarıma koltuk altına vs.

2- Lif yok ama şu saplı zımbırtılardan var, sırtımı haşır huşur yıkıyorum onunla. Erojen bölge için özel bir şey kullanmıyorum açıkçası.

3- Suyu kapatmıyorum hiç.

4- Kurulanma havlu ile. Yerde ayak havlusu, bel için bir havlu bir de kafa için. Ama geçen gün bir arkadaşım akıl verdi; saçlarım kıvır kıvır olduğu için havlu yerine tişörtle kurut farkı göreceksin dedi. Öyle deneyeceğim bir de.
0
vedatchilipeppers
(22.05.25)
1-tabi ki de.

2-köpük çıkarana kadar lifi sıkıp köpürtüyorum. lifi o bölgelere sürmüyorum ama lifi köpütüp köpüğü alıp ellerimle yıkıyorum o bölgeleri. sonra kabak lifi keseyle kendimi keseliyorum, (eşimden yardım alarak, genellikle birlikte yıkanırız sırayla keseliyoruz birbirimizi) durulanıyorum. yüzüm için lifli sabunumuz var ayrıca onla yıkıyoruz

3-kapatamıyorum çünkü üşüyorum.

4-bornoz yetiyor zaten her yeri yıkamış oluyoruz temiz bir şey olmaz. ayak havlumuz ayrıca var zaten. havlulu terlik giyiyorum banyo terliği ayrı ayağım kuruyunca çoraplarımı giyiyorum.
0
Hallegadola
(23.05.25)
yazın sabah akşam kısın sadece sabahları duş alırım. 1-2 gün sabunsuz 1 gün sabun (duş jeli) kullanırım. dermatologlar da vücudu kimyasallarla fazla temas ettirmememizi tavsiye ediyorlar. asansör araba, masa başı yaşayınca kirlenmek mümkün değil terlemiyorsunuz bile. ama işiniz farklı ise sadece kirli bölgeleri sabunlayıp diğer yerleri suyla durulamanızı öneriririm. bez veya kabak lifinden ziyade şu ucuza satılan rengarenk olanları öneririm. sabunlanırken sırasıyla önce önce boyun ense, sonra kollar bacaklar, sonra gövde. lifi sıkıp durulayıp tekrar köpürtüp önce apış arası sonra kıç arası en son ayaklar sabunlanıp durulanıp çıkarsınız. banyodan çıktıktan sonra havluyla hemen kurulanmak zor. ben bornoz ve kafa havlusuyla 10 dakika falan telefonda vakit geçiriyorum. yoksa nem kokusu oluyor. en az 3 tane bornoz olması lazım benim gibi sık sık duş alıyorsanız. özellikle kışın kurusada nemli kalıyor. yüzünüze fazla müdahale etmeyin aynı bezle falan kesinlikle temas ettirmeyin. haftada bir yüzünüzü sabunlasanız yeter. sıhhatler olsun.
0
ground
(23.05.25)
(12)

Türkiye'de nerede çocuk yetiştirmek isterdiniz?

chicha_v2
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.Nereye taşınırdınız? Neden?
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.

Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.

Nereye taşınırdınız? Neden?
0
chicha_v2
(21.05.25)
yasam masrafi ve gelir kaynaklarindan bagimsiz olarak

amasra
kas
alanya
izmir
0
sonsuz
(21.05.25)
İstanbul’da (ve hemen her şehirde) nezih mahalleler de var, tehlikeli mahalleler de. Bence yaşadığınız muhit yaşadığınız şehirden daha mühim. Ben şahsen memleketimin yahut omum komşusu bir şehrin nezih bir muhitini seçerdim…
0
yadigar
(21.05.25)
Ben taşındım, Akdeniz'deyim. 66000 nüfuslu bir ilçe.
Okuldan Çıkınca çocuğu deniz/balığa/kampa götürmek iyi geliyor. Dağa taşa tarlaya gidiyoruz. Küçük, güvenle sokağa yolluyorum. Küçük yerde büyürse illa büyük yere alışır ama büyük yerde büyür ve tutunamazsa küçük yerde hiç yapamaz.
Burada avm yok. Oğlumun da böyle bir kültürü yok. Hala eski hayat tarzına benzer bir yaşam sürebilmek beni mutlu ediyor. Notere giderken sokakta yavru kedi sevmek, berbere giderken dalından dut yiyip kıpkırmızı gitmek vb burada normal. Tarla, toprak, dağ, deniz, balık (hiç biri benim değil, hepsi eşten dosttan imkan) ne varsa içiçe büyüyor.
0
strawberry first
(22.05.25)
türkiye'de sadece edirne ve canakkale ama merkez degil. gökceada olur, gelibolu olur, enez olur. kirklareli'nde de sadece burgaz, ama orada deniz yok. türkiye'de yasayacaksam en azindan denize yakin olmak isterdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.25)
@konuşma... cevabına ilave bir şeyler söylemek istedim. Ablam gökçeada doğumlu. Ben o zamanları tabii bilemem ancak özellikle kışın, fırtına vb durumlarında Çanakkale ile irtibat kesiliyor, feribot seferleri iptal olabiliyormuş. Son 4 yıl da Kıbrıs'ta yaşadı. Uçak olduğu için bizzat sıkıntı yaşamadı ama taşucu feribot seferlerinin yapılmadığı ya da yapıldığı zaman yolcuların midesinin kaldıramadığım durumlar çok oldu. Haliyle adaya gelen her malzeme de feribotla geldiği için inşaattan beslenmeye pek çok sektör (haliyle malzeme) Bu durumdan ya yoklukla ya da pahalılıkla etkileniyor. Bilginiz olsun.
0
strawberry first
(22.05.25)
ya turkiyede istedigin yere tasin turkiye turkiyedir. cevap belli=hicbir yerinde

soruyu suna donusturursem, daha sakin ve daha guvenli, dogal guzellikleri olan kucuk bir yere tasinmak istesem, sikintidan cocuk yapma istegi doguracak kadar sakin bi yer==>>muglada kosullara uygun herhangi bi yer fethiye, ula, kas(cok yokus annecim ama kasta acayip bi cocuklu yeni nesil/home office/sehirden kactik agbi tarzinda aile populasyonu var)
0
ala09
(22.05.25)
Hiçbir yerde. Hele ki izmir gibi fuhuş ve uyuşturucuya teslim olmuş bir şehirde asla.
0
runaway
(22.05.25)
İzmir maalesef demografik yapısının bozulması için aşırı göç aldırıldı, 10 sene önce olsa evet ama artık İzmir olmaz
0
mirty
(22.05.25)
izmir yazanlar izmirin son 10 seneki etnik yapısından habersizler galiba. küçük bir şehirin dezavantajıda eğitim kalitesi.
muğla
eskişehir
denizli
ankara
0
mikahakkinen
(22.05.25)
sinop heralde. çünkü türkiyenin en mutlu ili seçiliyormuş.
0
elorelia
(22.05.25)
malum ırk'ın az olduğu yerler.
0
xu
(22.05.25)
Kastamonu cideye çocuk büyütmek için gitmiştim, lise çağına kadar mükemmel bi yer, sonrasında nitelikli lise yok.
0
antihero
(22.05.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.