Giriş
(21)

İlk 5'inizde

kizil karga
Hangi diziler var?
Hangi diziler var?
0
kizil karga
(12.04.25)
Seinfeld
Oz
The Wire
Six Feet Under
South Park
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.04.25)
X files
Seinfeld
Black mirror
Slow horses
Bron broen
0
deckard
(12.04.25)
ilk ve son 1. sezon
yaprak dökümü
ask-i memnu
desperate housewives
gossip girl
0
sonsuz
(12.04.25)
succession
game of thrones
mad men
the office
seinfeld
oz

killing eve ile de duygusal bağ kuruyorum
0
ala09
(12.04.25)
The Wire
Breaking Bad

Bilimkurgu sever olarak da;

Battlestar Galactica
The Expanse
0
makbur
(12.04.25)
Bosch
Justified
The wire
The office
True detective
0
logisticsmanager
(12.04.25)
The wire
Breaking bad
Better call saul
Game of thrones
Sopranos

Aaa oz da var ya
0
antihero
(12.04.25)
Holivud drama:
Oz
Breaking bad
Sopranos
Firefly
Deadwood

Komedi:
Seinfeld
Curb your enthusiasm
Uk coupling
Friends
30 rock

Türk:
7 numara
Kurtlar Vadisi (2003-2005)
Kaygısızlar
Gibi

Anime:
FMA Brotherhood
Death Note
Hunter x Hunter
Afro Samurai

Güzel gidip sonra bozanlar:
Lost
Heroes
Game of thrones
Ezel
Prison Break
Naruto
Bleach
Dragon Ball
0
yadigar
(12.04.25)
better call saul
the wire
breaking bad
six feet under
sopranos
0
beatbox yapan metalci
(12.04.25)
breaking bad
better call saul
the office
the newsroom
chernobyl
0
jelly bear
(12.04.25)
cok dizi izlemem. ama izleyip begendigim asagidakiler oldu.

breaking bad
battlestar galactica
scrubs
louie
six feet under

ayri bir klasmanda da friends var hala arada acar acar izlerim.
0
antikadimag
(12.04.25)
the man in the high castle
sopranos
prison break
black mirror
süper baba
0
adivar
(12.04.25)
Tartışmaya kapalı

24
Person of interest
Breaking var
Kardeş payı
Kurtlar vadisi
0
etna
(12.04.25)
Lost
Supernatural
Killing eve
Sense8
Penny dreadful
Ozark
Fleabag
Leftovers
True detective ilk sezon
hannibal
American horror story ilk 4-5 sezon
0
Bruce
(12.04.25)
Tr
Kaygısızlar
Sıdıka
Geniş aile
Ekmek teknesi

Gavur
The seinfeld
Married with children
The simpsons
Lost
Prison break
South park
0
cakmayazar
(12.04.25)
sopranos
the wire
babylon berlin
band of brothers
hannibal
0
mikahakkinen
(12.04.25)
Gilmore Girls
Firefly
Buffy the Vampire Slayer
Star Trek TNG
(Güncel en favori dizim) The Rookie

Bonus: Black Books
This Is Us
0
kobuzchu kiz
(12.04.25)
1. Six feet under: bu tartışmaya kapalıdır benim için.

Diğerlerinin net bir sırası olmamakla birlikte,

Modern Family
Sherlock Holmes
Fringe
Breaking Bad
0
fraise
(12.04.25)
shameless
scrubs
succession
7 numara
lost
0
oscar
(12.04.25)
True detective (açık ara birinci)
Shameless (USA)
Six Feet Under
Mindhunter
Lost

Mini
State of the Union
The end of the fucking world
One Hundred years of solitude

Komedi
Coupling
The IT Crowd

Yerli
Yeditepe İstanbul
İlk ve Son (1. sezon)
şaşıfelek çıkmazı
0
sparkle kiddle
(12.04.25)
battlestar galactica
dexter
sons of anarchy
the expanse
the boys

battlestar galactica'yı tartışmam - değişmez, diğerleri ilk aklıma gelenler ancak yarın öbür gün sorulsa başka yanıt verebilirim.
0
late viper
(12.04.25)
(15)

italyan futbolu severlere: interci misiniz milancı mı?

mark greg sputnik
hangi tarafa daha fazla sempati duyuyorsunuz eğer spesifik bir şekilde eğiliminiz varsa? şu anki oyunu, takımı sevmekten bahsetmiyorum, küçük yaştan beri duyulan ilgiden söz ediyorum. mesela şu an inter'i çok takdir ediyor ve oynadıkları futbolu beğeniyorum ama ben küçük yaştan beri milancıyım. zama
hangi tarafa daha fazla sempati duyuyorsunuz eğer spesifik bir şekilde eğiliminiz varsa? şu anki oyunu, takımı sevmekten bahsetmiyorum, küçük yaştan beri duyulan ilgiden söz ediyorum. mesela şu an inter'i çok takdir ediyor ve oynadıkları futbolu beğeniyorum ama ben küçük yaştan beri milancıyım. zamanında milan formam da vardı mesela, inter formam yoktu. ayrıca şu an tuttuğum takımla da renkleri aynı.

sizde nasıl durumlar?

burada cevap verebilirsiniz ama daha derli toplu olsun derseniz şöyle bir anket de açtım,

strawpoll.com
0
mark greg sputnik
(11.04.25)
milan
0
basond
(11.04.25)
1994 Şampiyonlar Ligi finali izlediğimden beri Milan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.04.25)
2005’ten bu yana ac milan taraftarıyım
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(12.04.25)
Bizim kuşakta acayip bir inter çılgınlığı vardı fenomen Ronaldo yüzünden. Herkeste r9 forması vardı.

Ben iki takımı da sevmezdim, ikisi de "parası neyse verelim toplayalim herkesi" takimlariydi.
0
makbur
(12.04.25)
Fenerbahçe' den sonra tek sempatim olan takım İnter. Ronaldo, recoba, vieri çocukluğumun starlarıydı.Fenerbahçe ile arasında sayısız benzerlik de vardır, bilen bilir uzun uzun yazmayayım şimdi
0
freedonia
(12.04.25)
AC (van basten, gullit)
0
yadigar
(12.04.25)
İnter aristokratların takımı ben milancıyım. Recoba ve baggio dönemi sevdim ama hep ac milancıydım. Ama italyada aynı şehirin solcu takımı Atalantayı keşfedince tarafımız belli oldu.
0
mikahakkinen
(12.04.25)
20 yıl öncesininin milan'ını çok izlerdim. aşırı bir taraftarlığım yoktu ama muhteşem kadrosu kendini mecbur izletiyordu.
dida - cafu stam nesta maldini - pirlo gattuso seedorf - kaka şevçenko inzaghi
0
g7mor
(12.04.25)
ilkokuldayken vieri formam vardı. gurmeler hatırlar.
o zamandır milano'nun mavi tarafındayım.
0
brakgn
(12.04.25)
ikisini de çok sevmem, juventus her zaman daha sempatik gelmiştir ama ikisinden birini seçeceksem r9 sebebiyle inter'i seçerim.
0
sir gawain
(12.04.25)
ben çocukken juventus tutuyordum. zidane juventusta oynarken yani.
ama genel olarak italyan takımların hepsine sempatim vardır. inter, milan, juve, roma, lazio, parma, hepsi
ingiliz takımları sevmezdim çocukken
0
abelardo
(12.04.25)
milan'in milan oldugu donemde ergen oldugum icin milan. yok o kadar eski degil 80'lerden bahsetmiyorum ama 2003-2007 arasi estirdikleri donemde milan'i cok severdim. fm'de alip ust uste yillarca sampiyonlar ligi sampiyonu yapardim.

o efsane kadroyu bir daha sayalim yasli amcalar gibi.
defansta maldini, nesta, cafu, simic. yaslanmis da olsa costacurta. kisa bir sure jaap stam.
orta sahada pirlo, seedorf, gattuso, kaka, rui costa.
forvette sheva, inzaghi.

benim gordugum en iyi takim olabilir.

benim icin inter'in tek olayi ronaldo'nun 1 sezon top oynamasi. baska nasil bir hikayesi var bilmiyorum. 2010'da defans yaparak sampiyonlar ligi almislardi. cok bilmiyorum ama baska.
0
antikadimag
(12.04.25)
Inter Milan diyerek sorunun canına okumayı tercih ediyorum. :)

Internazionale çocukluğumda aşırı şımarık, transfer rekoru kırarak (özellikle Ronaldo ve Vieri) istediği futbolcuları kadrosuna dolduran ama istikrarlı biçimde başarısız olduğu için bana ziyadesiyle antipatik gelirdi.

AC Milan'ı ise son dakikalarına 1-2 yenik girdiğimiz ama 3-2 yenerek evine gönderip sezonun devamında UEFA Kupası'nı kazandığımız sezonun en büyük maçlarından biri olması nedeniyle, bir Galatasaray taraftarı olarak ayrı severim. (Bu maçı da televizyondan canlı izlediğimi söylememe gerek yok sanırım.)
0
10551037
(12.04.25)
Milan ne abi? Berlusconi'nin takimi. Iticilikte daha otesi var mi?
Diger tarafta Morattiler. Kalite, klas, Italyan asaleti akiyor. AKP zamaninda muzesi kupalarla dolup tasmis Adana conolariyla, Koc'lar arasindaki mucadele gibi iste. Normal sartlarda bu ikisi ayni cumle icinde dahi gecmemesi lazim ama futbol iste, toplumun farkli kesimlerini birlestirip ayni cati altinda yaristirabiliyor.
0
tantamount_to_equivalent
(12.04.25)
S.S. Lazıo :/
0
sparkle kiddle
(12.04.25)
(13)

Türkiye'de hâlâ Windows XP kullanan kalmis midir ?

feastofthedamned
Bu soruyu sorma gerekçem, bu kadar eski bir isletim sistemini benim gibi hâlâ kullanabilen var mi diye merak etmem.
Bu soruyu sorma gerekçem, bu kadar eski bir isletim sistemini benim gibi hâlâ kullanabilen var mi diye merak etmem.
0
feastofthedamned
(09.04.25)
Vardır. Özellikle devlet dairelerinde olabilir.
0
runaway
(09.04.25)
daha eski isletim sistemleri de hala kullaniliyor dunya genelinde.

mesela intel 486 1989 yilinda uretimine baslanmis ve 2007'ye kadar uretimi devam etmis bir islemci, o islemci de zaten windows 95 falan kullaniyor.
0
cooperr
(09.04.25)
Bakınız banka atmleri
0
kaiserr76
(09.04.25)
Birincil PC olarak bireysel kullanan 1-2 kişi dışında kalmamıştır. Hobi yahut sanal makine üzerinde kullananları (ben dahil) saymıyorum. Ancak endüstriyel olarak, değil WinXP, Win98se ve floppy disk kullanan dahi tonla sistem var. Kiosklar, reklam panoları, atm'ler, cnc tezahları, üretim bantları falan ilk aklıma gelenler. Yina bazı oto ustaları arabayı winxp yüklü laptopa bağlıyorlar teşhis için. vs, vs...
0
yadigar
(09.04.25)
Bizim okulda lablarda hala xp var. Tabii o bilgisayalar sadece mikroskoptaki görüntüyü görmek için kullanılıyor. Devlet ünisi
0
substituent
(09.04.25)
Gecen vesikalik cektirmeye gittigimde fotografcida xp gordum
0
floydian
(10.04.25)
köylere ilçelere git. dayıların dükkan xp var hep.
0
mikahakkinen
(10.04.25)
endüstriyel ve hobi kullanımı dışında kaldığını sanmıyorum.

bu arada atmlerde genelde windows 10, en kötü windows 7 var. atmlerde xp kullanımı 2010ların ortalarında son buldu.
0
inheritance
(10.04.25)
Eski çalıştığım şirkette halen kullanıyorlar, çoğu işi mail ve excel ile yapıyorlar, başka program vs. kullanılmadığı için çoğu bilgisayarda XP var ve bu bilgisayarlar en az 10 senelik.
0
lamborcini
(10.04.25)
var hala bir çok şirkette görüyorum. mesela üretimden çıkan ürünlerin sıcaklık degerlerini test eden bir uygulama sadece windows xp'de çalışıyor. onun için fabrikadaki üretim kısmındaki tüm bilgisayarlarda xp yüklüydü

yine bir hastanede lab'da bilgisayarda xp yüklü oldugu gördüm.
0
limonlu eksi
(10.04.25)
Askeriyede var, simülatörlerde
0
mirty
(10.04.25)
otobüs acentelerine yazılım yapan bir firmada web developer olarak çalışıyordum bir kaç sene evvelinde, biz modern arayüz kullanıp güzel güzel sistem tasarlarken otogardaki bazı acentelerin XP kullandığını farketmiştik.

biz hala xp kullanıyor olabileceklerini hiç tahmin etmemiştik başta.
hatta kendi aramızda bu adamlara kendi cebimizden bilgisayar alsak da projeyi onlara uygun getirmesek daha iyi olmaz mı dedik.

sonra bu adamların sayılarının çook fazla olduğunu farkettik.

bireysel kullanıcı görmedim ama bilgisayar lazım olan bazı işyerlerinde bazı küçük esnaflar tarafından kullanılabiliyor hala.

bir haberden alıntı:
"Net bir istatistik olmasa da, küresel çapta XP'nin pazar payı 2025 itibarıyla %0.5'in bile altına düştü—Türkiye'de de benzer bir trend olduğunu söyleyebiliriz"

değil binde 5, onbinde 5'se bile bu çok büyük bir oran.
0
biseysorcaktim
(10.04.25)
Gemilerde hala win xp ve win xp embedded görüyorum, oldukça yoğun hem de.
0
kimlanbu
(10.04.25)
(11)

1 Yaş Hediyesi

rock n roll
1 yaşına girecek bir bebeğe hediye ne alınabilir? Oyuncak olur, kıyafet olur ama şöyle bir şey alsan çok çok iyi olur diyebileceğiniz bir şey var mı? Anne, babalar özellikle fikirlerinizi merak ediyorum.
1 yaşına girecek bir bebeğe hediye ne alınabilir? Oyuncak olur, kıyafet olur ama şöyle bir şey alsan çok çok iyi olur diyebileceğiniz bir şey var mı? Anne, babalar özellikle fikirlerinizi merak ediyorum.
0
rock n roll
(09.04.25)
Oyuncak değil de ailesine bir konuda destek olmak daha tatlı olur gibi. 1. yaşını bitirdiği güne dair somut bir hatıra olsun diye düşünüyorsan belki tatlı cici bir çerçeve içine onun o günkü fotosunu koymak güzel olabilir. Ya da ona o günün bedelinden 1 gr altın alıp saklamak.

Kendi yeğenlerim için yapmak istemiştim de maalesef imkanım olmadı buna.
0
muhayyer divan
(09.04.25)
bebekler için müzikçalarlar oluyor. arkadaşın 1 buçuk yaşındaki çocuğuna aldık. babası içine çocuk şarkıları ve ninniler yükledi. basit iki üç düğmesi var. oradan şarkıları değiştirilebiliyorsun. çocuk o günden beri elinden bırakmıyor, en sevdiği eşyası oldu.
0
sir gawain
(09.04.25)
Lego duplo.
0
Amaranta ursula
(09.04.25)
Aslında sokakta yaşayan hayvanlara mama alıp bebiş adına dağıtmak gibi bir düşünce ağır basıyor. Daha anlamlı olur gibi.
0
🌸rock n roll
(09.04.25)
@rock, sizin birinin adina iyilik yapmaniza gerek yok. onlar takdir ederlerse yaparlar.
bence 2-3 yas kiyafeti falan iyidir. ya da oyuncak.
0
sonsuz
(09.04.25)
@sonsuz
Onlar da çok hayvansever insanlar. Arabalarında hep mama ve su taşıyorlar. Aslında burada yapmak istediğim oyuncak, kıyafet gibi bir şey yerine acaba daha manevi anlamı olan bir şey mi yapsam düşüncesi.
0
🌸rock n roll
(09.04.25)
@rock n roll

Çok güzel düşünüyorsun bence. Bazılarının konuyu yanlış anlamasını da anlayamadım, kimse sana bebeğin adına iyilik yap demedi. O bebeğin yetiştirilmesi için ailesine destek olmayı kastetmiştim. Maddi imkanlara göre değişir, bebeğin yakasına 200 TL takmaktan tut, mesela bir çeyrek veya yarım altın takarken ailesine "hadi bakalım kumbarasının siftahı benden olsun" demeye kadar, aranızdaki samimiyete göre değişmekle birlikte mesela bebek bezi, kıyafet (hiç tavsiye etmem), ayakkabı (tavsiye etmem), hediye etmeye kadar akla gelebilecek her şey o aileye destek ve bebeğe fayda olur.

Çocuğun yediği helal giydiği haram derler, büyüme sürecinde olup sürekli beden değiştirdiği için. Bu sebeple kıyafet ayakkabı bebek eşyası vs alınmasını çok yanlış buluyorum. Ülkemizde bir anne bebek dayanışması geleneği olsaydı tamamdı da, öyle bişey yok. Sen alırsın biri satar biri kullanır biri saklar evladının evladına giydirir filan. Belli olmaz. Bana göre aileye destek olacak bir şey bebeğe de destek olacağından, hatta bu hayvanseverlik konusu da çok şahane olduğundan mesela 2 kg organik kayısı kurusu bebeğe, 20 kg köpek maması sokaktaki bebelere destek olsun şeklinde verilebilir. Ben olsam öyle yaparım.
0
muhayyer divan
(09.04.25)
Badi her daim ihtiyaç. 2 yaşa kadar boy boy alınabilir. Makbule geçer.

Fisher Price tarzı (istediğiniz marka) oyuncaklar olabilir.
0
yadigar
(09.04.25)
oyuncak işi biraz sıkıntılı. hevesle alınan şeylerin suratına bakmayabiliyorlar.

benim kız mutfağa bayılıyor. boyuna göre, fırınlı ocaklı mutfaklardan var. tam 1 yaş için değil ama 1,5-2 yaştan itibaren oynar.

fisher eğitici köpekcik ve robot var. köpeğin yüzüne bakmıyor. robotla arada oynuyor. duplo da var nadiren oynuyor.

bütçeye uyarsa globber çok iyi bi yatırım.

yok manevi bir hediye olsun derseniz instagramdan umut dalı projesine bakabilirsiniz.
0
elorelia
(10.04.25)
lego duplo +1
0
unalub
(10.04.25)
ben çeyrek vermeyi planlıyorum. annesi zaten gelen küçük altınları bozdurup daha büyük altın alıyor kızına.
0
Zia
(10.04.25)
(3)

Youtube to mp3 telifi olmayan kayıların ses çıktısı için

rastinon
Piyasadaki online download uygulamaları paralı olmuş. Siz ne yapıyorsunuz mp3 üretmek için? Chrome extention video download'lar da youtube engeli var.
Piyasadaki online download uygulamaları paralı olmuş. Siz ne yapıyorsunuz mp3 üretmek için? Chrome extention video download'lar da youtube engeli var.
0
rastinon
(03.04.25)
cobalt.tools

sana hayatının linkini verdim hadi iyisin. Reklamsız bişeysiz linki yapıştır, video olarak indir. Sadece ses istiyorsan altta "audio"ya tıkla.
0
nhk ni youkosu
(04.04.25)
Duyuruya cevap değil ama ben de linki alayım diye yazıyorum. Modlarda silerse yapacak bir şey yok.
0
strawberry first
(04.04.25)
(bkz: Newpipe)
0
yadigar
(04.04.25)
(6)

Farkında olmadan bir firmayı dolandırdım. Ne yapayim?

summerof69
Dolandirma derken akliniza para gelmesin. Garanti dahilinde olmamasi gerek urunu garanti dahilinde zannedip, yenisiyle degistirdiler. Ben de bunu sonradan farkettim.Kisaca, aldigim ilk urun kirilinca, yenisini verdiler ve bunu verirken de "garantiniz de resetlenmistir" denildi. Bu 2. Urun de 2 yil s
Dolandirma derken akliniza para gelmesin. Garanti dahilinde olmamasi gerek urunu garanti dahilinde zannedip, yenisiyle degistirdiler. Ben de bunu sonradan farkettim.

Kisaca, aldigim ilk urun kirilinca, yenisini verdiler ve bunu verirken de "garantiniz de resetlenmistir" denildi. Bu 2. Urun de 2 yil sure icinde (ama ilk aldigim urune gore 3. Yilinda) yine kirildi. Dun magazaya gittigimde, onceki personelin, urunun garantisinin sifirlanacagini soyledigini ilettigimde, reyondaki personel boyle bir seyin olamayacagini vurguladi. Bu personel gittikten sonra magaza muduru geldi ve personelin bahsettigi kuraldan bihaber sekilde bu arizali urunu degistirdi.


Bugun musteri hizmetlerini aradığımda, ilk urunun garantisinin gecerli oldugunu, garantinin resetlenmedigini soylediler. Firmanin uluslararasi garanti sozlesmesi de bununla uyusuyordu.

Yani, bu durumda farkinda olmadan firmayi dolandirdim. Hırsız gibi hissediyorum. Sizce ne yapayim? İade edeyim mi? İade etme diyenler neden etmeyeyim? Benim aklimdan gecen, firmayi arayip bu karisikligi bildirmek, eger getir derlerse de geri goturup iade etmek.


Teşekkürler
0
summerof69
(03.04.25)
hocam hiç uğraşmayın, kullanın. iki ürün de 2 yıl içinde benzer şekilde arızalandıysa zaten üretimden veya tasarımdan kaynaklı bir sorun var demek. bu direkt ayıplı ürün olarak değerlendirilir ve standart garantiden farklı işler diye biliyorum (örneğin iki ürünün de benzer sürelerde aynı şekilde arızalandığı gerekçesi ile thh'ye başvursanız iade/değişim kararı çıkabilir). ayrıca ilk değişimde size bir bilgi verilmiş, o sırada size "garanti sıfırlanacak" deseler belki garantiden iade hakkınızı kullanıp yeniden alacaktınız. müdür muhtemelen thh/şikayet gibi durumlarla uğraşmamak adına insiyatif almış, size yeni ürün vermiş. zaten aksi bir durum olsa iletişim bilgileriniz firmada vardır, size ulaşırlar.
0
shadowfollower
(03.04.25)
müşteri memnuniyeti sağlamak adına böyle insiyatifler alınabilir, istisnalar yapılabilir. alan kişi de mağazanın müdürü. gayet normal bir olay. devamke.
0
awlmi
(03.04.25)
Öncelikle hassas düşünceniz çok güzel. Benim anladığım, firmanın dolandırılmadığı. Size "iyi niyet garantisi" uygulandığı.

Tabii ürün nedir, cinsi nedir, kullanım ömrü, fiyatı nedir; bunu bilmiyoruz duyurunuzdan. Ancak, üç yıl içinde iki defa kullanılmaz hale gelmesi (daha doğrusu iki seferinde de iki yıl dayanamaması) birçok ürün için sıkıntı. Değişmeleri doğru olmuş. Bana da ayıplı ürün gibi geliyor.

Şahsi fikrime göre mağaza müdürü, haberi olmayan bir şeybyapmaz. İnsiyatif sahibi oluyorlar. Bence sandığız gibi yanılmadılar. Ama içinize sinmiyorsa, arayın müdürle konuşun.
0
yadigar
(03.04.25)
tuketici.ticaret.gov.tr


Garanti süresi içerisinde değiştirilen malın garanti süresi ne kadardır?

Garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti süresi, satın alınan malın kalan garanti süresi ile sınırlıdır. Örneğin, garanti süresi iki yıl olan bir malın bu sürenin ilk yılının sonunda değiştirildiğinin varsayıldığı bir durumda değiştirilen malın garanti süresi satın alınan malın kalan garanti süresi olan bir yıl kadar olacaktır.

yukarıdaki paragrafa ek olarak ikinci ürünün garantisi teslim aldığınız tarihte, en az bir sene olmalı. verilen örnek ilk yılın sonunda bozuluyor ve ikinci ürün için bir yıl garanti oluyor, diyelim sizin ürününüz 1.5 yıl sonra değişim oldu, ikinci ürün için garanti süresi 1 yıla tamamlanacak şekilde düzenleniyor. kaynak google; www.google.com





ürün teslim tarihinden, ilk değişim tarihine kadar olan zamanı hesaplayın,
ilk değişim tarihinden ikinci değişim zamanını hesaplayın, eğer tarihlerde problem yok ise dolandırmadınız.

eğer problem var ise içinize de sinmiyor ise en son aldığınız ürünü iade
ederek ikinci bozulanın teslim edilmesini isteyin, dışarıdan harici olarak tamir ettirin kullanın.

müşteri hizmetlerini de arasanız ikinci ürünü almanız gerekiyor, hadi ilk'i garantideydi, değişti. ikinci ürünün garantisi bitti diyelim, o ürün sizin, belki harici olarak tamir ettirir kullanırsınız, belki yedek parça diye satarsınız.
0
selam
(03.04.25)
hassasiyetin için seni kutlamak istiyorum.harikasın.
0
duptıs
(03.04.25)
Böyle durumlarda ben haber veririm hemen. Her seferinde de teşekkür edip kullanmaya devam edebileceğimi söylerler. Daha hiç ürünü getir filan diyen olmadı. Çok kez başıma geldi.:)
0
kaptan maydanoz
(03.04.25)
(4)

ABD Vizesi alirken dil bilmek zorunda mıyız

tahirkemalbozoglu
schengen vizesi alırken evrakları verip gidiyoruz. ya veriyorlar ya reddediyorlarabd vizesinde olay nasıl? mülakat mı oluyor, eger böyle bir şey varsa ingilizce mi yapıyorlar.dil bilmeden alınabilir mi abd vizesi
schengen vizesi alırken evrakları verip gidiyoruz. ya veriyorlar ya reddediyorlar
abd vizesinde olay nasıl?
mülakat mı oluyor, eger böyle bir şey varsa ingilizce mi yapıyorlar.
dil bilmeden alınabilir mi abd vizesi
0
tahirkemalbozoglu
(03.04.25)
Dil bilmeden alınabilir. Mülakatı isterseniz türkçe yaparsınız isterseniz ingilizce.
0
kojonotsuki
(03.04.25)
alınır +1
0
jelly bear
(03.04.25)
Turist vizesinde ingilizce konuşmak zorunda değilsin.
0
runaway
(03.04.25)
Türkçe konuşabilen ABD vatandaşı görevliler yapıyor mülakatı. İster ingilizce ister Türkçe konuşabiliyorsunuz mülakatta. Mülakat hassas bir şey, anadil kullanmak daha avantajlı. Ben tekleyeceğime onlar teklesin isterim. Türkçe konuşun, daha özgüvenli olur.
0
yadigar
(03.04.25)
(5)

2025 İstanbul'unda Kuştepe nasıl bir yer?

gyroscope
İstanbul'da bütçeme uygun ev bakıyorum. Şişli, Kuştepe'de bütçeme uygun ve çok eski olmayan binalarda apartman daireleri mevcut. Kuştepe'yi sıkıntılı bir yer olarak biliyorum lakin günümüzde hala sıkıntılı bir yer mi? Bilgi Üniversitesi Kuştepe kampüsü ve civarı için soruyorum özellikle.Durduk yere
İstanbul'da bütçeme uygun ev bakıyorum. Şişli, Kuştepe'de bütçeme uygun ve çok eski olmayan binalarda apartman daireleri mevcut. Kuştepe'yi sıkıntılı bir yer olarak biliyorum lakin günümüzde hala sıkıntılı bir yer mi? Bilgi Üniversitesi Kuştepe kampüsü ve civarı için soruyorum özellikle.

Durduk yere götümü keserler mi kısaca.

Sevgiler.
0
gyroscope
(03.04.25)
Gündüz vakti sokak ortasında sentetik kannabinoid kullanılabilen bir yer hala.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.25)
Böbreğini alıp tavada kızartıp sana ikram ederler.
0
runaway
(03.04.25)
Sen anlamadan seni 2 kere söker takarlar.
0
rastinon
(03.04.25)
Sıkıntılı yer, evet. Ama abartılacak kadar, ne bileyim, Rio'nun Favela'ları gibi de değil. Mahalle işte. İnsanlar kalıyor. Bir "kurtarılmış bölge” değil. En büyük sıkıntısı kışın yokuşlarını tırmanmak.
0
yadigar
(03.04.25)
Semtin içinde bir sıkıntı yaşamazsın. işlerine karışma örneğin kalabalık gördün noluyo diye sorma. Semt içinde yağma, hırsızlık, olay vb yapmazlar. Oraya polis gelsim istemezler çünkü.
0
hebanon
(03.04.25)
(6)

Bundan 30 yil sonra otenazi gelir mo ulkeye?

lapaz
Tum parami harcayip olmek istiyorum da
Tum parami harcayip olmek istiyorum da
0
lapaz
(03.04.25)
Bundan 30 yil sonra otenazi gelmoz ulkeye
0
gabe h coud
(03.04.25)
ötenaziye izin veren ülkeye gidecek parayı ayır kalanını yiyebilirsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.04.25)
ötenazi ile intiharı karıştırmayın. ben ölmek istiyorum öldürün demekle olmuyor. ölümcül tedavisi imkansız bir hastalığınız olacak, acılar içinde son günlerinizi yaşayacaksanız artık hayatınızın sizin için bir işkenceye dönmesindense hayatınıza son verme hakkı tanınıyor o kadar.
0
ground
(03.04.25)
ötenazi gelse bile faydalanamazsınız. ölümcül bir hastalıgınız olması gerekiyor.

Bir eyt'linin eyt'nin gelemesini bekledigi gibi bir arzuyla ölümü beklemekten başka çare yok başkan
0
limonlu eksi
(03.04.25)
Belçika’ya bir uçuşa bakar... Allah mecbur etmesin.
0
yadigar
(03.04.25)
30 yıl sonra ülkenin geleceği durumu bilmek imkansız.
falcıya sormak daha realistik bir tahmin, o derece imkansız.

gelebilir gayet.

ama şuan bildiğim kadarıyla hiç bir ülkede "tamam yeter, ölmek istiyorum" deyip ölünemiyor. belçika, isviçre gibi ülkelerde de ötenazinin koşulları var ve heyet onayı gerekiyor. tedavisi olmayan ruhsal ya da fiziksel bir acı koşulu var.

"ölüm kabini" diye bir şey var (sarco pod) ama o da tam olarak kullanımda değil. 30 sene içinde türkiye'ye bile gelebilir bu.

tr.euronews.com
0
biseysorcaktim
(03.04.25)
(2)

Sağ kulak uzmanı- dostoyevski

benim bir gizli bildiğim var
Tvde konuşurken bir alıntı yaptı adam ve dostoyevskiden olduğunu şöyledi. sağ kulak uzmanının sol kulaktan anlamadığını söylüyor. Aşırı uzmanlaşma ile ilgili bişiyler. Bu hangi öyküsünde kitabında olabilir bilen çıkar mı?
Tvde konuşurken bir alıntı yaptı adam ve dostoyevskiden olduğunu şöyledi. sağ kulak uzmanının sol kulaktan anlamadığını söylüyor. Aşırı uzmanlaşma ile ilgili bişiyler. Bu hangi öyküsünde kitabında olabilir bilen çıkar mı?
0
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.25)
Karamazov kardeşlerde geçiyordu, tam cümleyi bulmaya çalışayım, tam da o cümlenin ekran görüntüsünü aldığımı hatırlıyorum, hala duruyorsa kolay olacaktır paylaşmak.
0
(10.03.25)
Karamazov Kardeşler
11. Kitap Ivan Fyodoroviç Kardeş
9. Kısım: Şeytan. İvan Fyodoroviç'in Kabusu
kısmında geçiyor.

Felsefe üzerine bir tartışma var öncesinde. Doktora gidersiniz, hastalığınızı mukemmel bir şekilde tespit ederler, ancak tedavi etmezler. Ama "bak işte tanı koyduk" derler. Ölebilirsin evet, ama kusursuz bir şekilde hangi hastalıktan öleceğini bilmiş olursun.

Ya bir uzmana sevk etmelerine ne demeli? "Biz sadece teşhis koyarız ama falanca uzmana gidersen o tedavi edebilir." Ne oldu o her derde deva eski ihtiyar doktorlara? Nesilleri tükendi. Sizi temin ederim, artık gazetelerde rwklamlarını bolca gördüğünüz uzmanlar (mütehassıslar) var sadece.

Burnunuzda vir sorun mu var? Sizi Paris'e gönderirler. Derler ki, orada Avrupalı bir burun uzmanı var. Oraya mı gittiniz, size diyecektir ki, "Üzgünüm, ben sol burun deliğinizi tedavi edemem. Benim uzmanlığım sağ burun ile alakalıdır. Sizin Viyana'daki falanca sol burun uzmanına gitmeniz gerekecek."...

Şeklinde devam edwn uzun bir tartışma.

Edit:
İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel serisi olan çeviride 854. Sayfaya denk geliyor.

Sayfanın Resmi:
hizliresim.com
0
yadigar
(10.03.25)
(3)

Mustafa Kemal Atatürk’ün ailesinin soyadı

michael_knight
Atatürk’ün soyadı Atatürk. Peki evlenseydi karısının, çocukları olsaydı çocuklarının soyadları da Atatürk mü olacaktı?Kız kardeşinin soyadı Atadan olarak biliyorum ama soyadı kanunu çıktığında evli miymiş yoksa bekar(dul) muymuş onu anlayamadım. Siz biliyor musunuz?
Atatürk’ün soyadı Atatürk.
Peki evlenseydi karısının, çocukları olsaydı çocuklarının soyadları da Atatürk mü olacaktı?

Kız kardeşinin soyadı Atadan olarak biliyorum ama soyadı kanunu çıktığında evli miymiş yoksa bekar(dul) muymuş onu anlayamadım. Siz biliyor musunuz?
0
michael_knight
(10.03.25)
atatürk soyadi kanunla sadece mustafa kemal'e ait olacak sekilde verildi ve bu soyadini başkasının taşıması yasaklandi.
0
deckard
(10.03.25)
Latife Hanım ile 1925'te ayrılıyorlar. Soyadı kanunu 1934'te çıkıyor. Latife Hanım, Uşşaki (yahut Uşaklıgil miydi?) soyadını alıyor. Makbule hanım Atadan soyadını alıyor, bunları biliyorsunuz. Atatürk, Soyad kanunu çıktığında zaten bir daha evlenmeyi düşünmüyordu. Manev kızları ve himayesi altına aldığı evlatlarına ise hep başka soyisimleri verildi yahut babalarının soyadları kulanıldı... (Atatürk bazı sevdiklerinin soyisimlerini bizzat kendisi kararlaştırmıştır)

Haliyle sorunuzdaki şartlar hiç oluşmadı. Zaten dört sene sonra öldü.

Meclis kararıyla bu soyad sadece kendisine verilmiş de olsa; bence farazi olarak, evlenseydi, eşine de Atatürk soyadı verilirdi. Hem medeni kanun gereği, hem de uluslararası arenada Mrs Atatürk olarak anılması doğru olacağı için. Ama gazinin ne evlenme noyeti vardı, ne de zaten öyle bir koşul oluştu...
0
yadigar
(10.03.25)
Atatürk meclis tarafından verildi. Evlendi boşandı sonraki süreçte yaşasaydı bu soyismi kullandırtmazdı.
0
mikahakkinen
(10.03.25)
(13)

türk vadandaşının farklı bir ülkede yerleşik yaşlı bakım hizmeti alması

Rao
Merhabalar, Bir akrabamız hastalığından dolayı istanbulda özel bakım evinde yaşlı bakım hizmeti alıyorlar ve çokta kalitesi bir hizmet verilmemesine rağmen aylık 70.000 tl gibi bir uçuk ücret ödeniyor. Kişinin sadece emekli maaşı ve bir kira geliri olmasına rağmen bu giderleri karşılayamıyor ve ak
Merhabalar,

Bir akrabamız hastalığından dolayı istanbulda özel bakım evinde yaşlı bakım hizmeti alıyorlar ve çokta kalitesi bir hizmet verilmemesine rağmen aylık 70.000 tl gibi bir uçuk ücret ödeniyor. Kişinin sadece emekli maaşı ve bir kira geliri olmasına rağmen bu giderleri karşılayamıyor ve akrabalardan bazılarımız maddi olarak destek oluyor.

Pahalı olmasının sebeplerini tartışmamak ile birlikte, yurtdışı ülkelerde özellile Malezya gibi din farkının olmadığı
ülkelerde bu hizmeti veren , yaşlı bakım evleri var mı ki varsa , ki varsa prosedürler nasıl olmaktadır , merak etmekteyiz.

Aynı durumda olan insanlara da rehber olması açısından verdiğiniz cevaplar için çok teşekkürler.
0
Rao
(09.03.25)
din farkının olmadığı ülkelerde yaşlı bakım evlerinin çok gelişmiş bir sektör olacağını düşünmüyorum dini öğretilerde yaşlılara evlatları ve torunları bakar anlayışından ötürü AMA

yaşlıyı malezya'ya taşımak, aynı dilde konuşamayacağı, kültürünü paylaşmayacağı, haliyle gelip gideninin olmayacağı bir yere yerleştirmek çok daha korkunç değil mi? onu ziyaret etmeye gitseniz türkiye'deki ekstra masraftan fazlasını yaparsınız zaten.
0
deartheodosia
(09.03.25)
bugun duydugum en sacma fikir bu olabilir.

aylik 70.000 lira masrafi olan bir yasliyi taa 3294982398 km otede malezya, singapur gibi bir ulkeye atip birakmayi dusunuyorsunuz oyle mi? kimin fikriydi bu allasen?

ben bile bu halimle avrupa'da yasasam zorlanirim diye cekinirken, o yastaki insani taa oralara nasil gondereceksiniz? ki yaslilarin gelenege duskunlukleri, adaptasyon, yenilige kapali olmalari vs.. gercegini soylemiyorum bile. eminim kendisine sorsaniz "birakin vatanimda huzur icinde oleyim" der.
0
buenosdias
(09.03.25)
öncelikle cevaplar için teşekkürler, durum daha iyi anlaşılması için biraz daha detay vereyim.

Kişinin kaldığı özel bir bakım ev evet, ancak inanın verilen ücretin %20 karşılığı bile değil , yatak düzeni olarak yataklar arasında bir insanın geçebileceği bir yer bile yok. Şehrin merkezinde de ve hiç bir şeklide ne hava temizliği ve tabiat açısından hiç bir özelliği yok. Çalışanlar derseniz bakım evinin çalışanları çok sık bir şekilde değişiyor ki çalışanlarıda mutlu edecek bir ücret politikası olmadığını düşünüyoruz.

Mevut durumda devlet bakım evinden hallice , sağlık koşulları, sürekli tedavi takip ve fizik tedavi görmesi gerektiğinden dolayı ev ortamına alınma şansıda yok maalesef.

Ayrıca azalan gelirler ve artan bakım giderleri nedeniyle bakım ücretlerini karşılamak her geçen gün çok daha zor bir hale gelip , sürdürebilir olmaktan çıkıyor.


Mevcut durumda siz olsanız ne yaparsınız onu sorayım öyle ise , devletin şefkatli kollarına mı verirsiniz ? yoksa alternatif çareler mi arasınız ?

Burada amaç verilen ücret karşılığı yeterli hizmet kalitesine ulaşmak. Doğa içerisinde , gerçekten işini severek yapabilen çalışanları ile daha ferah bir ortamda kalınması isteniyor.

Ziyaret olarakta çoğunlukla görüntülü görüşme sağlanabilir diye düşünüldü.

Hepimiz biliyoruz ki türkiye artık biz vatandaşlar için için bile çok pahalı olmakla birlikte mal ve hizmetler düşük kaliteli

Bu düşünce hastaya gerçekten , konfor, hizmet kalitesi vb. gbi konularda neler yapabiliriz diye ortaya çıktı.

Din konusu aslında , helal yemekler sunulması açısından yazmıştım.
0
🌸Rao
(09.03.25)
kusura bakmayın ama asya’ya taşımak aşırı saçma bir fikir. yemekler halal olsun istiyorsunuz da o yaşlı belki mama yiyecek. mama yemese asya yemeklerine bile adapte olamaz. bence bu fikri aklınızdan tamamen silin. belki asya’da eziyet görecek, ayrıca kameralı görüşme de çok saçma. vefat edince geri ülkeye mi gönderteceksiniz naaşı?
0
deartheodosia
(09.03.25)
Asyalıların hem çocuk hem de yaşlı bakım konusundaki ilk tercih edilen milletlerden birisi olma sebebiyle aklınıza gelmiş olabilir. Ancak o yaşta bir insanı kültürünü dilini bilmediği bir ortama göndermek kendisi için sosyal intihardır bir nevi.

Dini hassasiyetler nedeniyle elbette benzer kültüre sahip ülkeler tercih edilmesi gayet anlaşılabilir ama o yaşta bir insanın en az medikal tedavi kadar ihtiyaç duyduğu şey iletişim ve etkileşimdir.
Hastalandığında derdini bile doğru düzgün anlayamayacak, aynı dilde muhabbet edemeyecek birisi ne zihnen ne de bedenen sağlıklı bir ortamda yaşayabilir.

Allah korusun ama ölüm vs durumlarda cenazenin buraya getirilmesi vs yasal prosedürler hakikaten çok zor bu durumlarda.
0
ezkaza
(09.03.25)
Abooo, abi yapma etme ne vicdansız hareketler bunlar. Ülke değiştireceğine şehir değiştir. Asya'lılar daha iyi hizmet verir yanılgısına düşme, onların ahlaki değerleri buraya göre çok daha düşük. Din min demiyorum. Genel olarak. Bütün bakım evlerine fiyat kalite araştırması mı yaptınız da yurt dışına açılıyorsunuz, çok ilginç.
0
Shepard
(10.03.25)
Abi kişiyi İstanbul'da değil de izmir'de falan bir yere koysaniz?
70 bin liraya bu işi düzgün yapacak yer kesinlikle çıkar. İstanbul için 70 yeterli olmayabilir.

Asya falan bunlar çok uç düşünceler.
0
logisticsmanager
(10.03.25)
Ben o hasta olsam, dilini, kültürünü bilmediğim bir ülkede yapayalnız bakılmaktansa kendi vatanımda ölmeyi tercih ederdim. Çok yanlış bir düşünce olmuş. Ne sıkıntılar çektiğinizi anlamıyoruz zannetmeyin. Belki de o yüzden, çaresizlikten aklınıza uç şeyler geliyor ama çok yanlış olmuş.

Farklı şehir düşünün, olmadı. Öteki türlüsü zulüm gibi olur...
0
yadigar
(10.03.25)
memlekete gitsin bir de yatılı bakıcı bulun 700 800 dolara. turkmen, özbek vb.

olmaz mı ?
0
kveldulv
(10.03.25)
yukardakilere katiliyorum, kita degistirmeden once sehir degistirmek, kucuk bir ilceye tasimak vs. daha mantikli, ya da bakici tutmak, o paraya bakici olmaz diyebilirsiniz ama ilk geldiklerinde o paralara gelebiliyorlar, belki sik araliklarla degisir bakici ama bence 1er yillik filan bulunabilir.
0
kassiopeia
(10.03.25)
öncelikle konu başlığı güncellendi,

cevap veren bazı arkadaşları bu tip konular başından geçmemiş olduğunu tahmin ediyorum.

Daha önce bakıcı tutulmayı çalışıldı ancak bakıcı hanımefendiler, erkeğin evde aile olarak yaşamasına rağmen ayın ev içerisinde bir erkek yaşamasını kabul etmeyip gelmiyorlar ve ayrı bir ev açılmasını istiyorlar. Kaldı ki bakıcıların bir çoğu bir tık vazla ücreti veren başka yerler bulduklarında toz olup gidiyorlar ki bunlar tecrübe ile öğrenildi.mevcut sağlık durundan dolayı da tedavi destekli bir bakım evinde olması gerekiyor.

Diğer bir konuya gelirsek bizim toplum olarak sorunumuz hep birbirimizi yargılamak, buraya böyle bir konu açılıyorsa öncelikle bu konuyu açan kişinin ayıbı değil, sosyal devlet ilkesinin gereklerini yeterli kalitede yerine getirmeyenlerindir.

Soruyu cevap veren ilk arkadaşın yazısını sosyal devlet açısından gözden kaçırmayın lütfen.

Emekli insanların ülke şartlarında durumları ortada , hastalık halini bırakın sağlıklı bir durumda bile hayatta kalma şartlarını hepimiz farkındayız diye düşünüyorum.

Ayrıca ülkenin fabrikaları, genç beyinleri, vb. varlıklı insanları yurt dışına taşınırken, kültürel farklılıkları ve mesafeyi saymazsak bu düşünce neden garip geliyor ?

Başka şehire götürülsün diye yazan arkadaşlar, onun ile ilgilide araştırma yapıldı, belirli bir standarta sahip bakım evlerinin fiyatı türkiye genelinde çok fazla değişmiyor kaldıki, bu tuik oyunlarıyla gelirlerin azalmasına rağmen enflasyonun ve fiyatların yükselmesi devam edecek. İlgili hasta hayatını belki bir 20 sene daha bu şekilde devam ettirmek zorunda. yani uzun vadeli durumuda hesaba katmak gerek.

Lütfen vatan millet söylemlerine de gerek yok, şahsen ülkelerin içeriinde yaşayan insanlara değer vermesi bir çok şeyin üzerinde. Yaşanan sağlık sorunları, bakıcı bulamama sorunları, maddi sorunlar, vb. gibi tüm bunlara şahit olan bir insan olarak şahsen ben, insanlara değer verilen bir ülkede ölmeyi tercih ederim.
0
🌸Rao
(10.03.25)
oturum izni olduktan sonra olur gibi geldi, burada önemli olan bir konu dil konusu, midemde yanma var diyecek olsa nasıl diyecek, başım ağrıyor dese naslı diyecek, az biraz muhabbet etmek istese nasıl edecek gibi bir takım sorunlar var, bu sorunları çözebilecekseniz sizi engelleyen tek şey oturum izni sanırım.
0
selam
(10.03.25)
Ayrıca türkçe problemi olmayan , azerbaycan, Nahçıvan vb. gibi türki cumhuriyetler de olabilir diye düşündük. Ayrıca türk olup, yabancı ülkelerde bu tip kurumlarda çalışan insanlar olduğunuda biliyoruz.

Burada en önemli konu bir arkadaşın bahsettiği gibi oturum izni ve prosedürler ile hizmet kalitesi.
0
🌸Rao
(10.03.25)
(6)

Arapça tamlamada kelimenin sonunda elif varsa ne şekilde birleşir?

gijilti
mesela "mecrâ" ve "el-ta''am" birleşecek.mecra'nın sonundaki â ne olur?mecra't-ta'âm?macrâu't-ta'âm?Bu durumun ismi nedir? Kuralı nette bulabilmem için ismi lazım.Bir de bana kanıt olabilecek meşhur örnekler var mı?--kaynaklardan da kontrol edebileceğim.
mesela "mecrâ" ve "el-ta''am" birleşecek.
mecra'nın sonundaki â ne olur?

mecra't-ta'âm?
macrâu't-ta'âm?

Bu durumun ismi nedir? Kuralı nette bulabilmem için ismi lazım.
Bir de bana kanıt olabilecek meşhur örnekler var mı?--kaynaklardan da kontrol edebileceğim.
0
gijilti
(25.02.25)
kelimenin sonundaki harekesi iraba bağlı olarak değişir.
kabaca
failse u olur, mefulse a olur, önünde harfi cer varsa i olur.

irab konusuna bakmalısın
0
efruz
(25.02.25)
İkincisi doğru. İsmi muzaf be muzafun ileyhtir.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(25.02.25)
efruz +1
0
WithWorth
(25.02.25)
yanlış kelimelerle ifade edebilirim ama dümdüz şöyle söylenebilir: mecra kelimesinin sonunda hemze yok. yani mecraü, mecrai vs. diyemeyiz. peşine artikel geliyorsa dümdüz bitiştirip okuyoruz, mecra't-ta'am gibi. uzatma artık yok.
0
kesmekes laleler
(25.02.25)
Yasin'den örnek: ve câe min aksa'l-medineti. (اقصى المدينة)
0
tingen
(25.02.25)
Sonda Hemze (ء) değil, elif-i maksura (ى) olduğundan ötürü mecra't-ta'am.

Mebni olduğundan ötürü de, i'raba bağlı değişmez.

Tingen ve kesmekes +1

Ama sonunda hemze olan bir sözcük olsa, mesela esnasında (esna أثناء) diyeceğiz, o zaman esnâü't-ta'am olur.

İ'rabına göre cümlede esnâi't-ta'âm yahut esnâe't-ta'âm olabilir. Hatta taam'ın sonunda bir de gizli i harfi var da, karıştırmayalım şimdi. (Arapça yorucu bir dil)

Türkçe'de kullanacaksak, direkt merfu' halini (esnaü) kullanırız. Hatta bir ara şemsî-kamerî harfleri dahi ayırmıyorlardı. İingilizce'deki Majra Al-Ta'am, Athna Al-Ta'am gibi Esna-ül Taam şeklinde...
0
yadigar
(26.02.25)
(10)

Bugüne kadar ödediğiniz en pahalı hesap?

Kediyi üzdün
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
0
Kediyi üzdün
(29.01.25)
asırlar önce karaköy de bir balıkçıda yüksek bir hesap ödemiştik. aklımda o kaldı çünkü verdiğimiz paranın karşılığı değildi. onun dışında ödeyebileceğim yükseklikteki bir hesap için karşılığını aldığımı düşündüğümde canımı acıtmıyor diyebilirim.

bir de enflasyon yüksek olduğu için 2 yıl öncesinin yüksek tutarı şimdi welldone da burger fiyatı.
0
kisa
(29.01.25)
2005 civarı İzmir havaalanında bir büyük bardak sallama çaya 21.5 lira (o zamanın parası) vermiştik.
0
inheritance
(29.01.25)
Bireysel olarak geçen sene Ruby'de 40 bin lira hesap ödedim.
Şirket yemeği olarak Mavi Balık'ta 190 kişi için 900 küsür bin tl hesap ödedim.
0
gabe h coud
(29.01.25)
benim ödediğim en çok geçen yaz 7-10bin arası bir şey ödedim iki kişi. tadımlık menü gibi bir şey vardı. güzel güzel yedik.
ben çok yemek ya da ortam sevdalısı değilim ama imkan varsa denemek lazım. bilmediğim yemeklerdi. değdi o yüzden.

ha bi de adnan menderes havaalanında damla marka suya yarım litresine 90 lira vermiştik. gerçi ben değil kız arkadaşım verdi ama yine de çok kızdım. etiketlere hiç bakmadan almıştı. yan dükkanlarda üçte biri ve ileride ücretsiz çelme vardı.
0
biseysorcaktim
(29.01.25)
2012 yılında likya yolunu yürürken kuru sıcaktan muslukların gıcırdadığı, açlıktan midemizin turşu gibi büzüştüğü bir noktada, evet gerizekalı gibi ağustos ayında yürüdük, fırsatçı hasan kişisinin evine denk geldik. çorba, pilav, karpuz ve ayrana kişi başına 100 tl vermiştik. halen en pahalısının o olduğunu düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(29.01.25)
Taksimde udonya diye japon restorani var emekleri cok iyi ama asiri pahali heralde orasi ziplatmisti beni bir kucuk tas corba 300tl ustuydu
0
Zetnikov
(29.01.25)
kişi başı üzerinden değerlendirmek daha doğru. yurtdışında kişi başı 275 Eur, turkiye'de geçen haftalarda kişi başı 8500 tl. ikisi de bence %20-25 over priced.
0
awlmi
(29.01.25)
40.000 tl
İstanbul kozyatağı hayati ocakbaşı
0
jamswety
(29.01.25)
Bir pazar sabahı babamla Fenerbahçe Romantika'ya gitmiştik, tost yeyip çay içecektik, meğer pazar sabahları sadece açık büfe kahvaltı varmış, yanlış hatırlamıyorsam 30 lira gibi bir hesap ödemeyi beklerken 300 tl ödemiştik 2006 yılında. Değmedi elbette ama anı oldu, aklımıza geldikçe güldük duruma.
0
(30.01.25)
Mavi Yeşil'de (Mavi Balık'ın eski adı) 2001 senesinde 850.000.000 tl (eski para).

Yediğim en lezzetli iki lüferden biriydi. Her şey kusursuzdu. Değer mi derseniz, bence asla. Ama şirketin misafirlerini götürmek gerekiyordu. Mecburiyet yani.
0
yadigar
(30.01.25)
(6)

Hiçbir yerde "kafeinsiz siyah çay" bulamıyorum. Bilen gören var mı?

Zetnikov
english breakfast da olur siyah turk cayı tarzı da olurkafeınsız butun sıtelere baktım bulamadım :S
english breakfast da olur siyah turk cayı tarzı da olur

kafeınsız butun sıtelere baktım bulamadım :S
0
Zetnikov
(28.01.25)
toganoo.com

Bir de yurtdışından gelen eşten dostan twinings isteyebilirsiniz. Decaf işlemi görmüş siyah çay satıyorlar.
0
kojonotsuki
(28.01.25)
@kojonot

Vanilya cilek gibi biseyler katmislar ben turk cayi kafasi yasamak istiyorum siyah cayla
0
🌸Zetnikov
(29.01.25)
Abi bu soruyu 4-5 kere gördüm ve hiçbir zaman cevap çıkmadı. Yok yani Türkiye'de bu, artık nasıl kimse istemiyorsa bu cevaba yurtdışından getirmek dışında çözüm çıkmadı hiç.

Reddit roobois çayının siyah çay tadında olduğu söylemiş onu deneyebilirsin. Ama öyle siyah çay kafeinsiz demleyeyim falan seni yurtdışı cevaplıyor ancak.
0
logisticsmanager
(29.01.25)
Açılın, uzmanı geldi.

Kafeinsiz siyah (yahut yeşil) çay Türkiye'de yok.

Sadece kafeinsiz çay tüketen bir insan evladıyım. Birkaç yıl evvel Antalya'da bir baharat firması bir parti ithal etmişti hindistan'dan. Kiloyla satıyordu. Çoktan tükendi. HİÇBİR yerde satılmıyor. Çünkü talep yok.

İngiltere yahut ABD'den gelen olursa getiriyor bana toplu halde. Bir ara İngiltere'de bir bakkal kargoladı bana Tetley marka 11 paket demlik poşeti. Çaydan ziyade kargo ve gümrük parası 200 dolara yakın tuttu. Bir de kanada'da bir firma var. Kiloyla satıyor, en son "yollarız" diyordu Türkiye'ye. Tabii kallavi kargo ücreti var ancak ben almadan ABD'den gelen oldu. Oradan getirdi sağolsun. ABD için direkt Twinings'in sitesinden alıyorum. ABD içi kargoluyorlar.

Tr'deki tek decaf çay bizim evde olabilir :/
0
yadigar
(29.01.25)
kafeinsiz cay malesef turkiyede yok. ben marks&spencerdan aliyorum genelde. TR'dayken de her yurtdisi cikisimda stok yapiyordum. Market bolumu olan bir M&S'den alinabilir, fakat TR'da o da yok malesef.
0
65 derece
(29.01.25)
Kalbimi buraya biraktim
0
🌸Zetnikov
(29.01.25)
(11)

Köpeği Olanlara Eğitim Sorusu

alaimisema
Köpeğimi sahipleneli 2 ay oldu ve kendisi 4 aylık bir köpek. Maltese terrier kırması erkek. Normalde çok iyi huylu bir köpek ama mesela gidip perdeyi ısırıp çekiştirdiğinde ben hayır diye bağırırsam direkt bana saldırmaya başlıyor. Ellerimi ısırıyor paçamı ısırıp çekiştiriyor. Resmen kafa tutuyor ba
Köpeğimi sahipleneli 2 ay oldu ve kendisi 4 aylık bir köpek.

Maltese terrier kırması erkek. Normalde çok iyi huylu bir köpek ama mesela gidip perdeyi ısırıp çekiştirdiğinde ben hayır diye bağırırsam direkt bana saldırmaya başlıyor. Ellerimi ısırıyor paçamı ısırıp çekiştiriyor. Resmen kafa tutuyor bana nasıl karışırsın diye :) Çok ufak tefek bir şey perdeden uzaklaştırayım derken canını da yakmak istemiyorum ama asla durmuyor ısırmaya devam ediyor. Bu sorun bir tek perde için değil neye kızsam durdursam hemen elimi kolumu ısırmaya geçiyor. Biraz daha büyüyünce bu huyları azalır mı yoksa daha mı kötüye gider ne dersiniz? Profesyonel eğitmenlere vermeye biraz korkuyorum canını yakarak eğitirlerse diye. Kendim bir çözüm bulamazsam mecbur eğitmen araştıracağım ama en azından 1 yaşına kadar kendim denemek istiyorum. Köpeği olanlarda durum nasıl bu davranışlarını nasıl yorumluyorsunuz?
0
alaimisema
(27.01.25)
Merhaba,
Bilmediğiniz eğitimi nasıl vereceksiniz köpeğe? Hayır diye bağırmakla olmuyor eğitim. Koşullandırmanız lazım. Bence eğitim aldırın.
0
yadigar
(27.01.25)
O egitimler eskide kaldi. Positive only yapan bir egitmen bulursaniz bahsettiginiz korkuya gerek olmaz çünkü positive only oluyor. Sizin bahsettiginiz aversive ki bunlar eskide kaldı ya da işte güvenlik köpekleri falan icindir anca.

Köpeğin ilk yaşı çok onemli. Düzgün bir eğitmen ile çalışın. Önceden arastirin. Kendiniz de okuyun. Ama ilk köpeği olan biri için egitim falan hele bu tarz davranış degistirmede biraz zorlu.
0
logisticsmanager
(27.01.25)
Büyüdükçe muhakkak azalır ama küçük ırklar büyüdüklerinde de çok söz dinlemez ve şımarık olabiliyorlar.
0
(27.01.25)
@yadigar Yanlış ifade etmiş olabilirim. Ben köpeğim robot gibi talimatlarıma uysun şeklinde bir eğitimden bahsetmiyorum elbette. Sadece saldırgan tavrına karşı nasıl reaksiyon vermeliyim bana saldırmaması için bunu çözmeye çalışıyorum. Onun dışında profesyonel gibi eğitim elbette veremem.
0
🌸alaimisema
(27.01.25)
Köpeğim yok, eğitmen önermeye geldim. www.instagram.com
0
kobuzchu kiz
(27.01.25)
köpeğe olduğunuz yerden hayır demeniz bir etki yaratmıyor.

hayır derken ona yakın bir yere mümkünse bir sopa vb ile vurmanız lazım ama asla köpeğe değil. çok küçükken hafif burnuna vurulabilir ama hafif!!
hayır kelimesini de başka yerde kullanmamanız lazım. o yüzden hayır demeyin. dur veya farklı bir dil "halt" da olabilir. çok nazi evet.

koşullandırma mantığı işte.

ödül vermeyi de ihmal etmeyin yapmayı durduğunda.

onu da yaş mama yerken mesela, her gün yediği mama değil de, aferin diye tekrar edin sürekli o mama bitene kadar. sorun çıkarmıyorsa da usulca belirli bir bölgesine (kuyruk üstü) belirli sıklıkla dokunun.

aferin dediğinizde de ilk zamanlarda özellikle her seferinde ödül maması vermeniz gerekiyor. kuru aferin olmuyor. sonra aferin kelimesine alışıyorlar. alıştıktan sonra kuru aferin diyebilirsiniz ama mümkünse demeyin.

ödülü de her zaman verebileceğiniz ulaşılabilir bir şey belirleyin.

o gün çok para vardı da en pahalısından alıp iki ay sonra değiştirmeyin yani.

köpeğin saldırganlığını azaltmak için de kalın ipler var ya, onlar ve bol hareket ile azaltabilirsiniz. atılması gereken bir enerjisi var belli ki. koşturacaksınız, yoracaksınız hayvanı. dışarı çıkabilir haldedir artık değil mi?

uğraşmam bunlarla evde değilim vs derseniz de eğitmen tutun. 1 sene önemli ama benim boxer doğurduğunda 6 tane bebeye hayır öğretmiştim. çok zor değil de bebeklikten itibaren başlamıştım.
0
mathilda.may
(27.01.25)
Hayalperest pembe arkadaşlar yine bilmediğin eğitim, hoca tut bilmem ne diye girişmiş.

Abicim çok basit, özelden de yazabilirsin.
Öncelikle daha yavru. Isırır havlar işer ve sıçar. Her şeyi oyun sanabilir, disipline zor girer. Eğitmeye çalışmaya devam edeceksin, büyüdüğünde bütün davranışları düzelecek. Bir kelime bulacaksın, mesela ben yapma diyorum. Artık yap dersem bile ikinci heceyi duymadan yaptığı şeyi durduruyor. Bir de elinle bir hareket yapmalısın bunu söylerken. Ben işaret parmağımı yukarıdan aşağı doğru indiriyorum. Görüp de duymazsa işe yarıyor, görmeyeceği yerde zaten ses yeterli oluyor. Ama her ihtimale karşı işte. Onun dışında büyüdükçe sana daha uyumlu olacaktır. Hocalara para kaptırma, hayvanın psikolojisini severler, iyi olmaz.

Isırma olayı için oyuncak lazım, dişlemeli sürekli. Kemik alabilirsiniz pet shop veya kasaptan.

Mathilda +1, ama sopayla oraya buraya vurmayın derim yoksa her sopaya benzer şeyden korkar. Dediği gibi köpeğe hafifce vurun, veya arka sağ sol kalça taraflarından ittirin çok hafifçe dürtme gibi.

Mirket +1, gazete rulosu eksi bir. Dışarıdayken sopa ve ruloyla gezemezsin. Elini rulo veya sopa gibi kullanmka lazım.
0
Shepard
(27.01.25)
Zamanında bir köpek eğitim kitabında okuyup uygulamış, olumlu sonuç almıştım.
Auuuvvv!! Hayvan düşmanı falan diye de çıkabilir ama yine de söyleyeyim. Bir gazeteyi rulo yapıyorsun. hep yanında duruyor. İstemediğin bir hareketi yaparsa, Sertçe komut şeklinde Hayır diyorsun, kaşlarını çatıyorsun ve burnuna ruloyla pıt diye vuruyorsun. Pıtın şiddeti onu durduracak kadar oluyor.
Şiddet gün geçtikçe azalıyor ve zaman içinde Hayır deyip kaş çatmak yeter hale geliyor.
0
Mirket
(27.01.25)
Ben gene önerimi yapayim;
Google ve reddit üzerinden köpek eğitimi kaynaklarini okuyorsunuz. Ona göre karar veriyorsunuz.
Köpek eğitimi konusu, özellikle Türkiye'de falan oldukça geri kalmış bir konu. Misal davranış veterineri yok ülkede. Bu sebepten tavsiyem yabanci kaynaklara yonelmeniz.

Dediğim gibi köpeğin ilk yılı önemli. Tabiki kikopop, patricia mcconell falan okuyarak , Sophia yin okuyarak bakabilirsiniz. Gene balanced leerburg academy var.
www.reddit.com

Buradan bakabilirsiniz.
Yani tabiki illa eğitmen lazım değil ama köpek davranışı böyle baskilanarak degistirilirse sorun cikabilir. Misal su an bu köpeğin size bu hareketinin sebebinin oyun mu yoksa gerçekten potansiyel bir agresiflik mi olduğunu görmeden bilemeyiz. Open dog trainingtz video falan çekip sorarlar misal.

Misal burada aversive methodlar onerilmis. Bilimsel olarak bunlar desteklenmiyor. Misal el ile buruna elle vurmak/dokunmak(burada smack demis tabi de gene de burundan elle correction vermek sonuçta) konusunda balanced trainingde ünlü olan robert cabral bile yapilmamasi gerektiğini söyler;
www.facebook.com

Yani kendiniz okuyun, öğrenin. Ben kendi köpeğim sebebiyle galiba 4-5 tane kitap okudum. Çok bilimsel araştırma falan okudum, davranis veterineri ile çalıştım. Şu an elinizde olan sorun sadece positive reinforcement ile cozulebilecek gözüküyor.
Ha tabi biz bilmiyoruz pek hayalperest pembe kisileriz.
0
logisticsmanager
(27.01.25)
Rulo gazete dedim ama terlik de olur.

www.youtube.com

K9 yetiştiriyorsanız tabi, psikoloji, sosyoloji falan düşünün de. Şu anki durumda abartmanın gerekliliği konusunu bilemedim.
0
Mirket
(27.01.25)
bilmediğiniz eğitimi veremeyebilirsiniz, veya tam istediğiniz gibi olmaz da idare eder. yine de olsun tabi, köpek insandan hızlı öğreniyor.

eğitmen de önereyim: instagram.com/eceonderoglu
0
ahmet oturum cerezi
(28.01.25)
(3)

Cipralex ve antidepresan sorusu

chillbabe
Yaklaşık 8 senedir farklı terapistlerle çalıştım ve şu anki psikanalistimle 6 senedir falan terapi yapıyorum. Buna rağmen bu sene 30 yaşıma girmemle birlikte her şey sarpa sardım. Hayatım elimden kayıp gidiyor düşüncelerine kapıldım. Bir senedir sadece fiziksel şeylerden ve sadece geçici zevkler alm
Yaklaşık 8 senedir farklı terapistlerle çalıştım ve şu anki psikanalistimle 6 senedir falan terapi yapıyorum. Buna rağmen bu sene 30 yaşıma girmemle birlikte her şey sarpa sardım. Hayatım elimden kayıp gidiyor düşüncelerine kapıldım. Bir senedir sadece fiziksel şeylerden ve sadece geçici zevkler alma, sürekli hayatın anlamını sorgulama, hiçbir zaman gerçekten mutlu değilmişim gibi hissetme, ara ara intiharı B planı olarak düşünme ve aynada kendime yabancılaşma gibi şeyleri sıklıkla yaşamaya başladım. en son bir aydır da aşırı uykum olmasına rağmen geceleri uyuyamıyorum, uyandığımda da tekrar geri uyuyamıyorum. bu nedenle ilaç almam gerektiğini düşünüp terapistime de danışıp psikiyatriste gittim. Bana light depresyon teşhisi koyup çok düşük bir dozda bir ilaç verdi ama şu anda bu ilacı alıp almamak konusunda çok kararsızım. çünkü ilacı bıraktığımda tekrar eski halime dönmekten korkuyorum. Sahte bir mutluluk ve sonra da yoksunluk hissi yaşamak istemiyorum. Ne yapmalıyım?
0
chillbabe
(21.01.25)
Dostum 8 sene aslinda cozumu aradigin yerin yanlis oldugunu sana gostermek icin yeterli degil mi? Bu konuda ne yedigin ne ictigin cok onemli, saglik beslenmen lazim. Tabi Tr kosullarinda bu paran varsa olabilecek bir sey. Carb agirlikli beslenmekten uzak durmalisin. Hayatina sporu sokmalisin. Wim hof nefes egzersizleri cok isine yarayacak. Kis yaz soguk suyla dus almayi dene. Tabi bunlari once bir arastir. Dunyaca unlu Psikiyatr Daniel Amen bu adami iyice dinle. Andrew Huberman uyku konusunda kolay bulamayacagin seyleri anlatiyor. ilaclar sorunu ortadan kesinlikle kaldirmiyor. Bir sureligine ortuyorlar. Ozellikle Daniel Amen in ilac konusunda dediklerini iyi dinle.
Gecmis olsun.
0
tezek
(21.01.25)
6 yil cok uzun. Hicbir 6 yilda yol alinamayan terapi terapi degildir.

Cipralexten de korkmayin. Muhtemelen bir ay icinde uyku problemlerinize iyi gelecektir.

Antidepresanlar uyuşturucu/uyarici madde değildir. sahte mutluluk yaratip da yoksunluk yaşatmaz.

Ama neticede seratonin geri alım inhibitörü. Yani bir nevi hackleniyor vücut.

Bence tedavinizi reddetmeyin. İlk bir ay farkı pek hissetmezsiniz zaten. Sonra 6 ay ila 3 yıl arası, artık ne kadar süre gerekliysebl kullanır, azalta azalta bir ayda bırakırsınız.

O esnada tabii boş durmayacaksınız. Antidepresan yardımıyla etkili bir psikoterapi alacaksınız. Hayatınızı düzenli ve anlamlı kılacak değişikliklere gideceksiniz. Hazır iyi hissediyorken motivasyonunuzu bulup, hayatın aslında gayet de çekilir olduğunu fark edeceksiniz. Sonrasında azaltıp bırakacaksınız cipralexi ama iyileşme kalıcı olacak. Bu senaryo gayet mümkün.

Terapistinizi daha iyisiyle değiştirin. Cioralexten de korkmayın derim. Çünkü hayat kaliteniz hatırı sayılır seviyede düşmüş.
0
yadigar
(21.01.25)
terapistiniz psikiyatristse bir de psikoloğu deneyin bence.
0
mikahakkinen
(21.01.25)
(4)

Mantar tarih sorusu

hrvl
Geçen haftasonu 11 veya 12 ocakta marketten doğranmış mantar almıştım. Son tüketim tarihi 18 ocak yazıyor. Aldığım günden beri buzdolabında sebzelikte saklıyorum. Ambalajını hiç açmadım. Sizce tüketilir mi? Yoksa atayım gitsin mi?
Geçen haftasonu 11 veya 12 ocakta marketten doğranmış mantar almıştım. Son tüketim tarihi 18 ocak yazıyor. Aldığım günden beri buzdolabında sebzelikte saklıyorum. Ambalajını hiç açmadım. Sizce tüketilir mi? Yoksa atayım gitsin mi?
0
hrvl
(20.01.25)
kuflenir, sulanir yumusar, rengi sararir(kulturse). Yani bakinca elle vs. anlarsiniz kotu mantari, tarihin yaninda.

Bunlar yoksa tuketirim ben. ama besin zehirlenmesi kritik mesele dolayisiyla siz karar verin. Bugune kadar hic bir mantarin tarihine baktigimi hatirlamiyorum ancak hic dogranmis mantar da almadim sanirim.
0
wallcan
(20.01.25)
Bir hafta geçeni yedim kaç kez bir şey olmadı. Ama görüntüsüne, tadına, kokusuna falan dikkat edin. Sağlamsa gömün. Afiyet olsun.
0
yadigar
(21.01.25)
Pardon. Doğranmış yazmışsınız. Yukarıdaki cevabım bütün haldeki mantar içindi. Ben olsam muhtemelen yine dokusuna, tadına, kokusuna vs. bakıp yerdim. Ama bilemiyorum.
0
yadigar
(21.01.25)
Bayatlamış, süresi geçmiş besinlerin gıda zehirlenmesine sebep olma ihtimalleri var. O yüzden soruyu şöyle soralım;

Size 80 TL versem, %10 oranında zehirlenme ihtimaliniz olan yemeği yer misiniz? Vayy 80 tele iyi para, nasılsa %90 zehirlenmeyeceğim diyerek yemeği yer misiniz yoksa benimle dalga mı geçiyorsun, o parayı ben sana vereyim de sen ye mi dersiniz?
0
thracia
(21.01.25)
(12)

Kurutma makinasının yeri

strawberry first
Merhaba,Yeni taşındığım evde kurutma makinasını koyacak yer bulamadım. Ama mutfakta priza yakın ona uygun bir yer var. Mutfakta kurutma makinası olur mu? Kızartma, balık... vb kokusu siner mi çamaşırlara?
Merhaba,
Yeni taşındığım evde kurutma makinasını koyacak yer bulamadım. Ama mutfakta priza yakın ona uygun bir yer var. Mutfakta kurutma makinası olur mu? Kızartma, balık... vb kokusu siner mi çamaşırlara?
0
strawberry first
(15.12.24)
Mobil edit:olmaz derseniz koridorda saçma bir yere koyacağım :/
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
Kapağı açık çalıştırmazsan sinmez.
Koridor mutfaktan daha az saçma bu arada.
0
Bruce
(15.12.24)
Çamaşır makinesinün üstüne monte edebiliyorlar. Biz mesela banyodaki çamaşır makinesi dolabını iptal ettik. Makine açıkta kaldı, üzerine de kurutmayı monteledik. 10+ yıldır sorun yok.
Not: Ablamınki mutfak balkonunda. Varsa düşünülebilir. (Balkon kaplı)
0
yadigar
(15.12.24)
Koridorun ortasında kalacak ve hat çektirmek zorunda kalacağım en yakın buattan. Mutfakta kapının arkası çok derin ve orada bir priz var. Yani mutfak kapısı kapalı olmadığı sürece kimse görmeyecek. Tek derdim Makina ya bir şekilde yağ yemek kokusu siner mi endişesi... Mis gibi kıyafetlerim Fast food restoran gibi kokarsa çok üzülürüm.

Zaten Makina mantığı gereği kapağı açık çalışmıyor ama boş olunca kapağı açık bırakıp havalandırmak gerekiyor.
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
@yadigar çamaşır makinasını bir dolabın altına gömmüşler, dolap da tavana kadar, sökemiyoruz. Kapakları kaldırıp içine koyalım dedik 1cm geniş geldi kurutma. Çamaşır mak. Çevresinde dolap olmayınca o sığdı ama üstü tavana kadar dolap.
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
Kiracıyım, dolap ptalı maalesef söz konusu değil :/
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
benim yatak odamda. kimse girmiyor sonucta, görmüyor. odada olmadığım zamanlar çalıştırıyorum. aynı şekilde kiracıyım ve yer yok.
0
bisorumvargaliba
(16.12.24)
Maalesef herhangi bir odada yer yok :/
0
🌸strawberry first
(16.12.24)
niye sinsin ki, kapalı makina sonuçta. bence mutfak mantıklı.
0
elorelia
(16.12.24)
eski evde mutfaktaydı. hiç öyle bir sorun olduğunu hatırlamıyorum ama ben öyle balık kızartma vs. yapmıyordum.
0
inheritance
(16.12.24)
karşı apartmanımda da yer yok sanıyorum banyolarında hepsinin kurutması balkonda (balkonlar kapalı), balkon banada mantıklı geldi hafif nemli kaldığında hemen balkonda asıveriyorlar. imkan varsa balkon çok pratik banyodansa.
mutfakta olur çoğu 1+1 evin çamaşır makinasıda mutfakta oluyor.
0
eja
(16.12.24)
Estetik kaygılarınız varsa ve uzun süre otururum/paraya kıyarım derseniz, dolabı içine kurutma sığacak şekilde yeniden yaptırabilirsiniz. Ev sahibinin sıkıntı çıkaracağını düşünmüyorum.
0
yadigar
(16.12.24)
(11)

hatırası olan eşyalarla vedalaşmak

tabudeviren
ilk iş yerinde çalışırken aldığım bir kolonya vardı. oradan ayrıldıktan sonra eve getirdim ve bir daha hiçbir işyerine götürmedim. yıllardır kullanıyordum, bir gün elimden kayıp düştü ve kırıldı. hatırası var diye hemen kaldırıp çöpe atamadım. bir süre masa üzerinde tuttum. kırık haliyle de bir süre
ilk iş yerinde çalışırken aldığım bir kolonya vardı.
oradan ayrıldıktan sonra eve getirdim ve bir daha hiçbir işyerine götürmedim.
yıllardır kullanıyordum, bir gün elimden kayıp düştü ve kırıldı.
hatırası var diye hemen kaldırıp çöpe atamadım. bir süre masa üzerinde tuttum. kırık haliyle de bir süre zaman geçirdim. sonra atabildim.

sonra...
odamdaki simit floresan bitmişti. indirdim baktım üzerine tarih atmışım. 2016 yılında. aradan geçen zamanda neler neler yaşandı. onu da hemen çöpe atamadım.
bir süre tutup ondan sonra vedalaştım.

bu sizde de var mı?
0
tabudeviren
(15.12.24)
Hayir. Nostaljik birisin sanirim sen.
Annem eskiyen seyleri atamadigi icin kirilinca sevinirdi gkfkf ben de öyle diyorum aaa artik yenisini alabilirim oh be
0
sonsuz
(15.12.24)
Bende atma hastalığı var. Senin tam tersin olabilirim. Bir dönem 3 sene üst üste, yani üç yılda üç kere taşındım o ara minimalist oldum:p
0
kullanicadi
(15.12.24)
Ben hiç atamıyorum, duruyor. Saklıyorum.
0
rock n roll
(15.12.24)
20 yıl kadar önce Karabük'te kırsal bir alanda öylesine bir taş parçası almıştım hala bendedir. Özel bir şekli rengi değeri de yok.

Bir de tuhaf olacak olacak ama tuvalette duvara asılı kokulu ernet var. Abartısız 10 yılı aşkın hala erimedi. Duvarda öylesine yalnız başına takılıyor. Çöp ile arası yaklaşık 1,5 m. ve hala atamadım :)
Geçenlerde bu gibi şeylerin satıldığı dükkana gittim daha satış için raftayken dağılan toz haline gelen bir çok ernet vardı. İçerikleri farklı olmalı
0
diyecevaplandı
(15.12.24)
Ben de böyle bir şey (artık) yok. Eşyalara ve mekanlara aidiyet duygum yok.
0
Amaranta ursula
(15.12.24)
Eşimle hep kavga ediyoruz evimiz çöp eve dönüşecek diye…
Mesela ortaokul 3’te fotokopiciden kopyaladığım level dergisi mortal kombat 4 hileleri sayfasını yahut ortaokuldaki ibni sina konulu ödev için ansiklopediden çektirdiğim fotokopiyi saklıyorum.
0
yadigar
(15.12.24)
eskiden bende çok vardı. hala da var bir miktar ama son zamanlarda gerçekten el emeği, hatıra olacak şeyler dışında bir şey tutmuyorum.

rahmetli annem şeker hastasıydı. oğlan daha bebekken birkaç ay bizde kaldı, o dönemde de insülin kalemlerini buzdolabına koymuş. vefat ettikten sonra atmaya elim varmadı, hala koyduğu yerde duruyor.

ama tam 9 yıl önce, aldığım ufak paket yoğurtları buzdolabında unuttuğumu fark ettim. son kullanma tarihi 6 ay geçmişti. açıp baktım mis gibi duruyordu. açmadıklarımı da geri dolaba koydum, hatta birini açığa koydum. seneye bakayım hala bozulmamış mı diye deney yapmak istedim, iyice unuttum, aradan 9 yıl geçti hala duruyor. açıp bakmaya da, atmaya da kıyamıyorum şimdi.
0
kibritsuyu
(16.12.24)
Ben işime yaramıyorsa atarım. Gelen hediyeleri değiştiririm. Zamanı gelince işime yaramazsa atarım. Babaannemin evi bu şekilde çöp eve dönüşmek üzereydi. 70 senelik gazeteleri saklamış evinde. Erken müdahale gerekiyor ilerlememesi için.

Eğer şu an işime yaramıyorsa ama belli bir zamanı temsil ediyorsa, ve unutmak istemiyorsam fotoğrafını ya da videosunu cekiyorum. En azından yer kaplamıyor.
0
jazzabel
(16.12.24)
İstifçilik hastalığının ayak sesleri mi onlar?

Minimalizmde mutluluk vardır. Deneyin. Pişman olmazsınız.
0
Mirket
(16.12.24)
1 milyoncularda kendini dikdortgen bir plastik kutu al ona yerlestir gozune batmaz bu sekilde cekyat altina falan kaldir yada dolaba
0
Zetnikov
(16.12.24)
@kibritsuyu
O yoğurtlar asla atılmaz artık. Gittiği yere kadar gidecek…
Hatta bir 10 seneye güzel para edebilir dahi.
0
yadigar
(16.12.24)
(7)

Ne yapmalı?

respect
Ayıptır söylemesi bir yerden künefe söyledim 1 yerine 2 künefe göndemişlerCevaplara göre parasını ödeyeceğim. Buyrunuz
Ayıptır söylemesi bir yerden künefe söyledim 1 yerine 2 künefe göndemişler

Cevaplara göre parasını ödeyeceğim. Buyrunuz
0
respect
(15.12.24)
Öde. Kimsenin hakkina girme.
0
mor oje
(15.12.24)
olur öyle, ödeyin.
0
MtKrt
(15.12.24)
Hahah. Ödeme tabi ki. Zorla ürün satmış olacaklar. İade et ödeyeceğine.
0
hububrad
(15.12.24)
Arkadaşlar cevaplar için teşekkürler. restoranı aradım “afiyet olsun gerek yok” dediler. Bilgisini buradan vermiş olayım :)
0
🌸respect
(15.12.24)
ikramdır, afiyet olsun.
0
kesmekes laleler
(15.12.24)
Doğru olanı yapmışsınız. Onlar da doğru olanı yapmış.
Ben böyle durumlarda “gelin geri alın” diye arıyorum itelemesinler diye. Genelde “gerek yok, afiyet olsun” diyorlar. “Tamam” diyen olursa, “gerek yok” diyip iban istiyorum. Çok sipariş veren bir insandım…
0
yadigar
(15.12.24)
Karma is real
0
Zetnikov
(16.12.24)
(41)

Sisli havada dörtlüleri yakmak

birmilyonunvarmi
Mantıklı mı?
Mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(12.12.24)
Gorulmeyeceginizi dusundugunuz, diger suruculeri potansiyel bir tehlike sebebiy uyarmaniz gereken her anda 4 luleri yakmak mantikli. Cok yogun yagmur, sis, ani yavaslama bunlar hep sebep olabilir. Amac sizin gormeniz degil gorulmeniz.
0
wallcan
(12.12.24)
evet tabiki, arkadan gelen araba beni görsün isterim
0
benaslinda
(12.12.24)
Sisli havada seyir halindeyken dörtlüleri açarsan kimse senin "diğer araçlar beni görsün diye açtım" dediğini düşünmez yolda bir kaza vs bir şeyler olduğunu düşünür, havada sis varsa sis farı açılır dörtlüler dörtlülerin açılması dışında kullanılıyorsa trafikte kargaşaya neden olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
ben çok sis varsa 4lü yakarım. görünür olmak lazım.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Kaleciye ilk -1 imizi verelim ;) her arabada sis farı yok. Dörtlü yakmak mantıklı ve kullanılan da bir yöntem. Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir ;)))

Edit: tx'lerde fln her arabada var mı, bilmiyodum? Sadece arkadan gelen değil karşıdan gelen için de işlevsel.
0
abuzer
(12.12.24)
O dörtlülere boşuna "hazard lights" demiyor adamlar. Boşuna turuncu değil o renkler. Bunlar sis için değil ama sis için de kullanımında sorun yok. Dörtlüler "istediğim yere park ederim" ışıkları değil, arıza, tehlike ve uyarı bildirim ışıkları.

Özellikle Bolu'da inen sislerde görünürlüğü arttırmak için kullanılabilir. Sis farı sizi muazzam bir farkla görünür kılmaz, dörtlüleri yakmak da görüşünüzü ciddi bir oranda iyileştirmez. Kullanımında bir sorun yok. Özellikle araçlar sis sebebi ile yavaşladığında takip mesafesi için de uyarmış olursun.
0
nawar
(12.12.24)
Abuzer arka sis farı fabrika çıkışlı zorunlu bir donanım, olmaması mümkün değil, seni görmesini istediğin sürücü de arkadan gelen sürücü zaten, -1'i geri almanı rica edeceğim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
sisli havada dörtlüleri yakanları gördüğümde: "a aa niye herkes dörtlüleri yakmış? galiba herkesin aracı aynı anda arıza yapmış." diye düşünürüm.

amacı bu olmasa bile "sis var dikkatli ol" anlamına geldiğini asla düşünemem. kapasitem bu kadar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.12.24)
Sisli havada dörtlüleri yakmak bir kural değildir.
Kişinin kendini koruma yöntemidir.

Sisli havada ben yavaş giderim fakat arkamdan hızlı gelen araç benim yavaş gittiğimi ancak yaklaşınca anlayabilir. eğer dörtlüler yanıyorsa arkadan gelen araç benim yavaş gittiğimi anlar ve önceden tepki verir.

Sisli havadan dörtlü açmakta bence fayda var.
0
durbidakka
(12.12.24)
ya normalde yakılmaması lazım sis farlarının yakılması lazım ama dörtlü olunca yanıp sönünce insanlar daha dikkatli türkiye'de.
o yüzden yakmakta fayda var.
yanıp sönünce dikkat çekiyor.
0
OgutucuRecep
(12.12.24)
@kaleci

belirli bir hızda seyrederken öndeki trafik aniden tıkanınca, frene basarken aynı anda dörtlüleri de yakıyorum, arkadan gelen kişinin dikkatini daha fazla çekebilmek için. arabada standart ve zorunlu donanım olarak sağda, solda ve ortada stop lambası var, frene basınca otomatik yanıyor. onu da kullanıyorum. ama onlar frene dokunduğun anda yanıyor. ben arkadakine "ileride trafik duruyor, stop lambalarım pedala dokunduğum için değil, aniden durduğum için yanıyor, önüne bak dikkat et" demek istiyorum ve dörtlüleri yakıyorum. hatta bazı araçlarda bunu özelliğe eklemişler, sert frende kendi kendine yanıyor.

yani standart donanımı kullanma demiyoruz, onu da kullan, ama dikkat çekmek istiyorsan dörtlüyü de yak ne zararı var ki? arıza yapıp kenara çekmiş zannederlerse etsinler. zaten amaç bana dikkat etmesini sağlamak değil mi? ha sisten dolayı yakmış olayım, ha arızadan dolayı, ne fark eder? arıza yapmış zannediyorsa da yanımdan dikkatlice geçmek isteyecek, benim de yürüdüğümü fark edince gerizekalı değilse anlayacak haa sisten dolayı yakmış diye. dikkat çektiysem gerisi teferruat.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
buna mantikli diyenler herhalde trafik kurallarini ve arac donanimlarini yetersiz buluyor. araclarda arka sis farklari zorunlu guvenlik donanimi olarak bulunur. sis farinin gorunumu diger farlardan farkli olarak daha belirgindir. bunun nedeni isigi daha alcaktan ve genis yaymasidir. trafikte hangi donanimin hangi durumda kullanilacagi acik ve net sekilde belirlenmistir. bence bunun nedenleri oldukca basit.

1 - 4lu flasor yani ikaz lambalari herhangi bir sebeble trafikte durmaniz gerektiginde ya da ani yavaslamalarda kullanilir. ariza, kaza vb bir durum yoksa 4lu kullanimi gereksizdir.
2 - Siz 4lu yaktiginiz icin arkanizdaki arac aniden trafigin duracagini, kaza oldugunu vs dusunebilir panik manevrasi yapabilir ve kazaya sebeb olabilirsiniz.
3 - Gereksiz 4lu kullanarak yon belirsizligine neden olur serit degisikligi yaparken kullanicilari zor durumda birabilirsiniz.

gereksiz sekilde 4lu kullananlar, sis olmayan havada sis fari acanlar ve sag seridi bosken sol seritten gidenler ayni kisiler gibi geliyor bana.
0
tahtakafa
(12.12.24)
hem sis var hem de trafik yavaş hatta dur kalk şeklinde ilerliyorsa dörtlü yakarım. arka sis farları yeteri kadar görünür olmuyor.

sadece sis var ve trafik cayır cayır akıyorsa dörtlü yakmam.
0
scudman1
(12.12.24)
Kibritsuyu, abi siz sis lambasının yeterli gelmediğini düşünüp gereksiz stres yaptığınız için böyle bir kaygı hissediyorsunuz anlayabiliyorum ama sisli havada sis lambaları gayet yeterli bir uyarı sağlıyor, daha çok dikkat etsinler deyip dörtlüleri açmanın bir anlamı var mı bilemiyorum, bence yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
Mantikli degil, oyle bir kuralda yok zaten, herkes birbirinden gorup yapiyor, kullanim amaci disinda. Sis olmasi bir acil durum degil arkadaslar, araciniz hala seyir halinde, yalnizca daha dikkatli surmesi gerekiyor herkesin. Ulkede hicbir sey tam olmadigindan, surus egitimi de verilmedigi icin dogru duzgun bilmiyor kimse, kulaktan dolma bilgiler dogruymus gibi savunuluyor ne yazik ki.
0
bosver nicki
(12.12.24)
ben yakarım bana göre mantıklı
0
gilbeys
(12.12.24)
bir zararı yok. arkanızdaki kişi sis dolayısıyla dörtlüleri yaktığınızı, aynı ortamda seyrettiği için anlar. ekstra görülebilir olmak da böyle bir ortamda avantajdır.
0
zgrydn
(12.12.24)
hatali hareket, 4luler durulmamasi gereken bir yerde durman gerekirse yakilir.
mesela onunde kaza vardir, anayolda trafik tikanmistir millet arkadan basmis geliyordur yakarsin.
Hareket halinde iken dortluleri yakmak hatali.
Zaten eger olmasi gereken bu olsaydi araclar arka sis lambalari olmazdi.
Yogun sis var ise on arka sisleri acip, kontrollu sekilde yoluna devam edeceksin.
0
cooperr
(12.12.24)
dortlu lambalar kulturel bir muamma.

TR de "istedig9m yerde dururum" anlamina gelir eger araba park halindeyse.

Birlesik Kralligin irlanda taraflarinda eger diger arabaya onunuze gecsin diye yol vermisseniz, ondeki araba tarafindan size tesekkur etmek icin yakilir.,, uc kere click click click.
0
parcxerox
(12.12.24)
Her sisli havada kullanmam ama ekstrem seviyedeyse kullanirim. Cunku o durumda da ozellikle akici yollarda hiz beklenmedik sekilde yavaslayabiliyor. Sis falan umursamayip cilginca arkadan gelenler de olabiliyor. Mantikli bir tedbir bence. Ayni durum yagmurda da gecerli, genelde Sakarya civarlarinda denk geldim hep, normal siddetli yagmurdan bahsetmiyorum, butun otoban 70'e falan dusuyor o derece bir yagmur.
0
mbond
(12.12.24)
Sisli havada dörtlülüler yakılır. Dörtlünün olayı zaten dikkatli ol demektir. Aşırı sis varsa her an fren yapabilir, yoldan çıkabilir, sorun yaşayabilirsin. Arkadan gelen kişinin bunu bilmesinde fayda var.
Ayrıca gayet de faydalı.

Yakmak kural mıdır bilmiyorum ancak kuraldışı değil. Gayet tabii bir durum. Hatta kural değilse bile racon budur diyebiliriz
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
dörtlüler yakılır. Sis farı yakılır diyenler sadece kendi görmek istediklerinin derdindeler. Millet beni görsün, dikkat etsin anlamında yakılır dörtlüler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.12.24)
Benim arabamda sis farı yok. Dörtlüyü yakıyorum. Bunun da nesine itiraz ediliyor anlamadım. "Şu ya da bu nedenle sıkıntı var, dikkat edin" demiş oluyoruz.
0
firez
(13.12.24)
Dün istanbul İzmir arası gidip geldim ve yollarda baya sis vardı, görüş mesafesi düşüktü ve ben dahil etrafımdaki dötlüleri yakan araclarla uyum içinde ilerledik. Direk anlaşılır kılıyor ışıkların yanıp sönmesi çevredeki araçları.
Bir de yakmayanlar vardı, onlar biraz güven vermiyordu falan.

Bana göre son derece faydalı ve yapılması gereken bir birşey.
0
va
(13.12.24)
yorumları okuyunca bu kadar insanın yanlışı savunması karşısında hayrete düştüm. "dörtlüler tehlikeli durumlar için uyarı amacıyla yakılır siste görüş mesafesinin düşmesi de tehlikeli bir durumdur ne var bunda" gibi bir mantık yürütülmüş de tam da bu duruma özel spesifik olarak üretilip arabalara konulmuş bir donanım olan sis farı varken onu kullanmak teoride de pratikte de doğru ve mantıklı olanken bunu reddetmek çok ilginç. dörtlüler açıkken sinyal vermek sıkıntı bir kere. bir de sis dışında bir uyarı amacıyla yakan da olabilir o sebeple karmaşa oluşabilir. belki adamın arabası arızalandı duruyor yolun ortasında sen de sisten dolayı yakıyor diye başta önemsemedin durduğunu geç fark ettin ani kırıp yan şeritteki araca çarptın falan kafadan bir gereksiz kaza senaryosu size. bence sis farı çok gereken bir şey olmadığı için insanlar bilmiyor ya da unutuyor o yüzden dörtlü yakıyorlar bile bile yanlışı yaptığını sanmıyorum kimsenin.
0
semaforo de medianoche
(13.12.24)
sis farı yeterli diyen arkadaşlar aynı zamanda, dörtlüler ani yavaşlamalarda yakılır yazmış.

frene basınca birkaç milisaniye içinde yanan ve standart donanımda tam üç tane birden bulunan stop lambaları yetersiz mi? demek ki standart donanımın yetersiz olduğunu düşünüyor ve dörtlü yakma ihtiyacı hissediyorsunuz. yani ben sis varken sis lambasının yetersiz olduğunu düşünüp dörtlü yakınca stres yapmış oluyorum, ama aniden tıkanan trafikte frene basınca anında yanan stop lambasının yetersiz olduğunu düşünüp elle dörtlü yakınca siz stres olmamış mı oluyorsunuz?

neticede neymiş? arabanın standart donanımının yetersiz olduğunu düşünerek kendini ve trafiği güvene almak istediğin her durumda yakabilirmişsin.

ayrıca dörtlüyü yakınca "galiba önümde ani fren yapıyorlar" diye panik yapıp kaza yapacak kadar acemi sürücü, sis farını da stop lambası zanneder, fren yapıyorlar diyip kaza yapar. o denli acemiden bu da beklenir.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Abi bu araçların mühendisleri ar-ge çalışanları her türlü hava koşulu için sayısız defa test ediyorlar bu araçları o yetmiyor bağımsız kuruluşlar ayrıca test edip en güvenli şekilde trafiğe çıkmaları için okey veriyorlar, siz bu araçların sdandart donanımının tüm bunlara rağmen yetmeyeceğini kendinizi de sisli havada Sevimli Hayalet Casper gibi görünmez olduğunuzu düşünüp illa dörtlüleri de yakacam kardeşim bana ne diyorsanız ekstra olarak dörtlüleri de açın tabii ne olacak usta sürücü böyle yapmalı :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
bak mesela o arge çalışmasnı yapan mühendisler, ani bir frenleme durumunda dörtlülerin de otomatik yanmasını sisteme eklediler. ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor.

yarın bir gün sis yoğunluğunu ölçen bir sensör koyup, fazla siste dörtlüleri otomatik yakmayacaklarının bir garantisi yok. bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz? 5-10 yıl önce frene ani basınca dörtlüler de yanacak desen ona da gülerlerdi. hatta chery'lerde arkaya da sensör koymuşlar, belirli bir hız üstüne arkadaki araç fazla yaklaşırsa da dörtlü yanıyor gelmee gelmeee diye. trafikte oyuncak etmişler, dibine girip girip yaktırıp eğleniyorlar.

hepsinde amaç aynı, fark edilmeyi arttırmak. sis farı yeter diyorsan yakma, tedirgin hissediyor, yetmez daha çok dikkat çekeyim diyorsan yak. bu tamamen kullanıcı tercihi artık. yakılır diye bir kural da yok, yakılmaz diye bir kural da yok.

yok kenara çekmiş zanneder, yok ani fren yapıyor zannedip panikler kaza yapar falan bunlar komik bahaneler. azıcık trafiği okusun, zannetmesin.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Yoğun siste açılır dörtlüler hocam. Teamül böyle. Yanlış bir şey de değil. Görünürlüğü her türlü arttırmak lazım öyle durumlarda. Arabada çakar (turuncu), hatta pavyon ışıkları olsa onlar dahi açılır.

Şehir içi dip dibe dur kalk trafikte yahut az/normal siste açılmaz.
0
yadigar
(14.12.24)
"ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor" kaza aninda dortluler yanabiliyor, dogru. ama ani frende yanan dortlu gormedim, hatta bu buyuk ihtimal eli yuzu duzgun ulkelerde yasal bile degildir.

4luler yogun siste gorunurlugunuzu falan arttirmaz, cunku sinyallerin icinde dandik bir tane led yada ampul var.

araclarda on sis farlari opsiyonel olabilir, ama arka sisler opsiyonel degil. arka sisler acin, gecin aracin arkasina, sislere bakmakta zorlanirsiniz, cunku oldukca kuvvetlidir. sinyaller ile arasinda kuvvet olarak ciddi fark var.

ezcumle, yogun siste 4lu yakmak kurallardan ve teknikten bir haber ortadogu insani hareketi, uzgunum ama boyle.
0
cooperr
(15.12.24)
Ortadoğu: ben nalaka

Hep otobanda sürüyorsunuz glb.. tek şeritli ucurumlu dağ yolunda yoğun sise yakalanmamis kimse

ve madem standart donanim olan arka sisler yeterli, ön sis opsiyonu neden var? Tüm mühendisler ortadogulu mu diyosun

Dörtlü yakıldı diye eli ayağına dolasip kaza yapacak kisi zaten net araba kullanamiyordur +7 yoğun siste kaza yapmama ihtimali yok, bari kendimizi kurtaralim
0
abuzer
(15.12.24)
yağmur sis görüş mesafesi düştüğünde dörtlüleri yakarım. çok faydalı
0
duyurukullanıcısı
(15.12.24)
"Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir" diyen arkadas, aynen dedigin gibi on sis farklarinin senin farkedilmede pek etkisi yok, onemli olan arkadan gelen birinin sana gommemesi.

O yuzden onler opsiyonel ki bazi modern araclarda opsiyonal bile degil artik. Arkalar ise bildigim kadariyla her aracta var, yanlisim varsa buyrun duzeltin. Mesela bendeki 2021 model f segment SUV aracta on sis farlari opsiyonel olarak bile yok, arkalar standart.

tekrar ediyorum, yogun siste 4luler sizin normal stop lambalariniz kadar bile gozukmuyor olabilir cunku yaktiginiz lambanin kuvveti belli, o yuzden pek ise yaramayan bir aktivite. 4lu yerine bir zahmet sislerinizi yakin, devam edin.

ortada tartisacak bisey yok aslinda, insan hayret ediyor :D
0
cooperr
(16.12.24)
ne bulursam yakarım, ara ara da korna çalarım. yolda uyuyan eden çok. çarpacaklarına sinir olsunlar.
0
titanyum22
(16.12.24)
Arkadaşlar ar-ge ve mühendislik böyle çalışmaz. Yani sen su altında da sorunsuz bir şekilde hayat kurtaracak bir sistemi ya da önünün belli olmadığı kadar sisli yollarda da görüşü sorunsuz bir şekilde sağlayacak far üretebilirsin. işin bu kısmında sorun yok. Yalnız mühendislik burada bitmiyor. Basit tabir ile attığın taşın ürküttüğün kuşa değmesi lazım. Yılda iki kere denk geleceğin yoğunluktaki sis için hiçbir firma standart donanıma bu kadar maliyetli yatırım yapmaz. Görülme sis yoğunluğunun görüş azaltma oranına bakarak görülme sıklığı yüksek olan sis için önlem standart üretilir. Örneğin arazi araçlarındaki sis farları ve standart bir şehir içi aracındakiler de aynı değil. Neden? Çünkü en başta ihtiyaç sıklığı sebepli olan arz-talep konusuna geri dönüyoruz.

"bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz?" @kibritsuyu ve gelişim süreci tespiti doğru. Yan aynalar, silecekler, emniyet kemerleri, hava yastıkları vs. hep ihtiyaca bağlı olarak kullanıma göre artan konular.

Ayrıca yoğun siste dörtlüleri yakıp yavaşlayan aracın makas atarak gitme ihtimali sebebiyle trafikte kaos yaratması, öndeki aracın fren lambası yanmadığı halde dörtlüleri gördüğü için başka şeride aniden direksiyonu kırması gibi şeylerin parçası olacak kişiler trafiğe çıkmasın zaten +1500 Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları gibi fikirleriniz de şahaneymiş. Bu konu neden bu kadar uzadı diye merak ettim, gereksiz Ekşi Duyuru gerginliği yaşanmış :)
0
nawar
(16.12.24)
tartisma gereksiz yere uzuyor cunku ortalama duyuru kullanicisinin tartisma dusturu adhominem. ornek:

- sinyaller siste gorunurlugu arttirir.
- arttirmaz cunku sisler yeterli kuvvete sahip degil.
- Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları...
- peki yogun sis?
- onu salla, benim amacim bir sekilde sana cift dalmak.
- peki.
0
cooperr
(16.12.24)
Olsun acelemiz yok @cooper. Şunu da tekrar cevaplayabilir misin? Önemli olan tek şeyin arkadan gelenin bana gommemesi olduğu fikrine tam olarak nasıl ulastin? Karşıdan gelen istediği gibi geçirsin, rahat mı olayım?

Bı de senin dışında herkesin dün ehliyet alıp bugün ilk kez sise yakalandigi fikri var tabii... Kimse yoğun siste karşıdan ya da önünde giden kisinin dortlulerini görmedi, fark edilirligi arttirdigini deneyimlemedi, o nedenle senin "hayır arttirmaz" tespitin/teorin kesinlige sahip.

Amacı çift dalmak olan da ortadoguya: ben nalaka'yi ilk dedirtendir
0
abuzer
(17.12.24)
ben de bu konu niye bu kadar uzadı onu anlamadım.

kimse sis lambası gereksiz, onun yerine dörtlü yakayım daha iyi demiyor ki. yahu çok basit. siste görünürlüğümü arttıracak ne kadar özellik varsa açıyorum, çünkü neden olmasın? arka sisi de açarım, ön sisi de açarım, dörtlüyü de yakarım, beşlisi altılısı olsa onu da yakarım, modifiye şahin gibi yere mor ışık veren renkli ledlerim varsa onu da açarım, japon keranesi gibi, ankara pavyonu gibi şıkır şıkır gezerim, yeter ki etrafımda daha fark edilir olayım. onu açan toptur bunu açan ortadoğuludur falan. dandik ledliyse gözükmüyorsa da fazladan boşu boşuna yansın amk elektrik mi yazıyor? sis farı gibi sabit yanmıyor, dandik de olsa sis farı gibi sabit değil yanıp söndüğü için dikkat çekiyor işte bunun nesini tartışıyoruz anlamadım ki?

dörtlüyü yanlış anlayıp kaza yapacak angut da trafiğe çıkmasın bir zahmet. azıcık önündeki trafiği okumayı öğrensin öyle gelsin. ben salağın teki yanlış anlar da ani fren yapıp kayar, tam kayarken de fren yerine gaza basıp uçurumdan düşer falan diye niye kullanmamazlık edip görünürlüğümü düşüreyim?
0
kibritsuyu
(17.12.24)
kibritsuyu +1.
0
unalub
(17.12.24)
@abuzer

karsidan gelen farlar ve sis yuzunden zaten 4luleri pek goremeyecek.

bircok aracta artik farlar oldukca kuvvetli, sis olmadigi zamanlarda bile sinyaller karsidan gorunmedigi icin sinyal verdiginizde o taraftaki far ya kapaniyor ya da kisiliyor.

ortadogulu olayindan benim kastim da zaten "ben ne varsa kerhane gibi yakayim, maksat gorunur olmak" mantigi, sagolsun kibritsuyu arkadas da bu tezi hemen dogrulamis...

isik, yanar doner seyleri seven bir milletiz, yapcak bisey yok.
0
cooperr
(17.12.24)
@cooper, ARTİK farlar kuvvetliyse ve dortlumun gorulmesini engelliyorsa 2025 volvomda ona uygun davranırım.

Bir de "goremeyecek" diye future konusmamiza gerek yok, onu diyorum. Hepimiz en az bir kez yoğun siste sürmüşüz belli ki. Ozellikle ben Max 2 günde 1, sisli tek seritli dağ yollarında sürüyorum. Ve yoğun siste dortlulerin faydasini sık sık deneyimliyorum. Teori uretmemize gerek kalmadı bak ilk ağızdan söylüyorum. Zaten yol kenarı uyarı ışıkları bile yanip sönen cinsten. Yoksa dümdüz ışığı koyar gecerlerdi di mi :)

Evet herkes fikrine daha da sıkı sıkıya bağlandığına göre duyuru gorevini tamamladi sanırım ;)
0
abuzer
(18.12.24)
(3)

Algoloji Bölümünde Tedavi Gören Var mı?

3 ay önce bir kaza geçirdim, sırtım bayağı zarar gördü, kırık vs yok neyse ki ama ağrılarım hala devam etmekte, büyük oranda azaldı aslında, ilk haftalar 10 dkdan uzun ayakta duramıyordum, 5 dkdan uzun yürüyemiyordum, yatakta sağdan sola dönmek, hatta sadece yatağa yatmak bile çok zordu. Yaklaşık 1.
3 ay önce bir kaza geçirdim, sırtım bayağı zarar gördü, kırık vs yok neyse ki ama ağrılarım hala devam etmekte, büyük oranda azaldı aslında, ilk haftalar 10 dkdan uzun ayakta duramıyordum, 5 dkdan uzun yürüyemiyordum, yatakta sağdan sola dönmek, hatta sadece yatağa yatmak bile çok zordu. Yaklaşık 1.5 aydır kuru igne tedavisi görüyorum, artık onun mu faydası oldu, zamanla mi iyileştim bilemiyorum geçen aylara göre çok iyiyim, eski sağlıklı halimden epey uzaktayım bir yandan da, bugün doktor son iğneleri yaptı ve ağrılar geçmezse algoloji görsün dedi, ilk defa duyuyorum bu bölümü. Kas ve eklem ağrıları için tam olarak nasıl bir tedavi uygulanıyor bilen, tecrübe eden var mı? Faydasını gördünüz mü?
0
(28.11.24)
Eşimle trigeminal nevralji için gittik. Fayda göremedik ama bu zaten neredeyse dermansız bir hastalık.

Eni#tem bel fıtığı ağrıları için gitti. İleri seviye olduğundan (patlamış falan derler) fayda göremedi. Fizyoterapistler de bir şey yapamayız dediler. 2 ameliyat olması gerekti.

Ancak gidip fayda gören de çok. Kabaca ağrının kökenini, tipini bulmak ve ağrıyı sonlandırmak için araştırıyorlar. Buna göre ameliyat, terapi vs. önerebiliyorlar. İğne, ilaç vs. ile tedavi edebiliyorlar.

Bir hastanede onkoloji sonrası gördüğüm an acıklı polikliniktir algoloji. Hastalarıyla, doktirlarıyla, ortamıyla...
0
yadigar
(28.11.24)
eşimin annesi gitmişti. fizyoterapiye yönlendirdi. yani aslında bu bölüm sadece tedavi şeklini belirliyor, yönlendiriyor sanırım. fayda edip etmeme kısmı alınacak tedaviye bağlı.
0
elorelia
(29.11.24)
Bizim yaşlıların hepsi algolojiye gidip dizlerine, bellerine kortizon iğnesi oldular ultrason yardımıyla. Gördüğüm kadarıyla devlette seriye bağlamışlar, çözümsüz ağrılara bunu yapıp geçiyorlar. Bir de ozon tedavisi tarzı fonksiyonel tıp alanına dahil uygulamalar yapan algologlar var. Kadıköydeki eski Gata'daki algoloji bölümü öyle diye biliyorum.
0
inawen
(30.11.24)
(3)

iPad'i daha efektif kullanmak

tchuck
deftere not alıyorum sık sık ama artık ipadi daha efektif kullanmak istiyorum.işim gereği çok fazla diyagram çiziyorum mesela, bu diyagramları ipadde yaptıracak bir yazılım var mıdır?hatta bu diyagramlara görsel bir şeyler eklemek, not eklemek falan gibi fonksiyonları da olan?aynı şekilde not alırke
deftere not alıyorum sık sık ama artık ipadi daha efektif kullanmak istiyorum.

işim gereği çok fazla diyagram çiziyorum mesela, bu diyagramları ipadde yaptıracak bir yazılım var mıdır?
hatta bu diyagramlara görsel bir şeyler eklemek, not eklemek falan gibi fonksiyonları da olan?

aynı şekilde not alırken de ilişkisellik kurabileceğim hatta belki ekran görüntülerini kırpıp iliştirebileceğim ama tabi bunları pratik yapabileceğim bir şeyler var mıdır önerebileceğiniz?

veya da ipad'i çizim tableti olarak kullanıp tüm bunları ipad üzerinden macbookta mı yapmalıyım?
0
tchuck
(28.11.24)
Penbook diye bir uygulama vardı, dediklerinizin çoğunu yapan. bir bakın derim.
0
yadigar
(28.11.24)
Notability çok güzel bir uygulama. Ben not almak, bazen bir şeyler yazıp çizip hesap yapmak için kâğıt kalem yerine kullanıyorum. Export edebiliyor, dışardan medya import edebiliyor vs. Bir bakın bakalım istediklerinizi karşılıyor mu.
0
orient blue
(28.11.24)
Bir öğrenci olarak söylüyorum; Goodnotes. Diyagramı kalemle mi çiziyorsunuz bilmiyorum ama kalemleyse Goodnotes tam aradığınız program. Ekran görüntü, not alma vs. fazlasını yapıyor. Ben hatta Goodnotes 5 kullanıyorum. Yenisi çıktı ona geçmedim bile. Eski Goodnotes bile fazlasıyla yeterli.
0
substituent
(28.11.24)
(6)

Şu şehirlere giden birisi sıraya nereyi koymalı?

bugisme
Viyana, Prag, Budapeşte, Venedik, Belgrad, Tiran, Kotor, Budva, BatumYakından uzağa bir sonraki muhakkak görmem gereken yurtdışından 3 şehir ne olmalı?
Viyana, Prag, Budapeşte, Venedik, Belgrad, Tiran, Kotor, Budva, Batum

Yakından uzağa bir sonraki muhakkak görmem gereken yurtdışından 3 şehir ne olmalı?
0
bugisme
(27.11.24)
benim avrupada en begendigim sehir stockholm'du.

iki ve uc olarak ben gitmedim henuz ama barcelona ve madride gidilir.
0
hot potato
(27.11.24)
Floransa Barcelona amsterdam
0
alimcgraw
(27.11.24)
Roma
Valencia
Positano Amalfi
Barcelona

Ps: hepsi bir anda değil tabi sırayla.
0
kedidir o kedi
(27.11.24)
yakinda uzaga demissin, o yuzden:
atina, selanik, sofya, saraybosna 4'lusunden 3'u derim.
0
fevzi123
(27.11.24)
Ohri, ljublijana
0
yadigar
(28.11.24)
Hep Avrupa takılmışsın, biraz da Asya diyelim, yakından uzağa Bangkok, Seul, Tokyo
0
d max
(28.11.24)
(4)

Uçak ta takım elbise taşıma

Yalcin
Hafta sonu yurtdışına çıkacağım, yanımda takım elbise götürmem gerekiyor, buruşmaması için elimde askı ile taşımak istiyorum, kabine bu şekilde sokabilir miyim? kimseyi rahatsız etmeden kabinde askı asabileceğim alan var mıdır? teşekkürler.
Hafta sonu yurtdışına çıkacağım, yanımda takım elbise götürmem gerekiyor, buruşmaması için elimde askı ile taşımak istiyorum, kabine bu şekilde sokabilir miyim? kimseyi rahatsız etmeden kabinde askı asabileceğim alan var mıdır?
teşekkürler.
0
Yalcin
(27.11.24)
1. Evet, tabii ki.
2. Business Classta kiyafetleri asabilmek icin bir alan oluyor, hosteslerden imkan varsa asmak icin rica edebilirsiniz. Genelde kabul ederler, eger ayrica bir doluluk yoksa.
3. Ortasindan Dogru sekilde ikiye katlarsaniz, ve baskasinin bavulunun altinda ezilmemesini garanti edebilirseniz, misal en son koyarsaniz ust bagaja da koyabilirsiniz. Ben cogu kez bu sekilde tasidim takim elbiselerimi.
0
wallcan
(27.11.24)
evet. önündeki koltuğun arka yüzünde bir çentik oluyor, oraya asabilirsin. mümkünse cam kenarı koltuk al ki kimseyi rahatsız etme. güzel güzel konuşursan kabin ekibi alıp bir yere asıp çıkarken de verebilir.
0
gabe h coud
(27.11.24)
Hostesten rica et kendi dolaplarında bizim evdeki gibi askılıkları var, asıyorlar. Çıkışta unutma ama
İyi yolculuk
0
erty_ksk
(27.11.24)
Koltuk arkasına asamazsınız. Kalkışta ve inişte oradan alırlar, yasak.
Söylendiği gibi kabinde ceketler için girişte vestiyer var. Güzergahınızda farklı olabilir ancak son yıllarda dolduğunu hiç görmedim. Askınıza asın, varsa gamboçunuza koyun ve yanınızda kabine götürün. @Wallcan'ın söylediği gibi yapacaksınız yani.
0
yadigar
(28.11.24)
(4)

Yarın (Pazar) Sarıyer (Mecidiköy'e kadar mesela?) renkli çıktı?

baburhan
Merhaba.Sarıyer - Tarabya-Sanatçılar Sitesindeyiz. Nispeten yeni taşındığımız için soruyorum. M2 metroyla Mecidiyeköy'e kadar da gidilebilir...Oğlumun ödevi için birkaç sayfalık renkli çıktıya ihtiyacımız var. Ferahevler'de falan kırtasiye var ama açık mıdır ve renkli çıktı basıyorlar mı bilemiyorum
Merhaba.

Sarıyer - Tarabya-Sanatçılar Sitesindeyiz. Nispeten yeni taşındığımız için soruyorum. M2 metroyla Mecidiyeköy'e kadar da gidilebilir...

Oğlumun ödevi için birkaç sayfalık renkli çıktıya ihtiyacımız var. Ferahevler'de falan kırtasiye var ama açık mıdır ve renkli çıktı basıyorlar mı bilemiyorum.

Bu yakınlarda yarın (PAZAR GÜNÜ) renkli çıktı alabileceğimiz bir yer var mı? metroyla mecidiyeköy'e kadar da gidebiliriz?
0
baburhan
(16.11.24)
Ferahevlerde bi kırtasiye var ama 2-3 yıl önce bile sayfasını hayvan gibi paraya basıyordu çok zorda kalmazsam gitmezdim. www.sarbokirtasiye.com Arayıp sorarsınız olmadı.

Ben İtü Ayazağa metro durağında itü çıkışında olan ozalitçi/kırtasiyede bastırıyordum.(baya yürüyen merdivenle itüye çıkmadan hemen orada bir yer) Pazar açık mıdır bilmiyorum.
edit: ismini buldum. numarası doğru mudur bilmiyorum googleda farklı bi numara var onu ararsınız, bu instagramda da whatsapp diyor yazarsınız olmazsa. Açıksa gidilebilir. www.instagram.com

Bu arada 3 yıl sanatçılar sitesinde yaşadım, anılarım canlandı şimdi haha. 38B-1'deydim.
0
nhk ni youkosu
(17.11.24)
Merhaba, metroyla İTÜ çıkışının oradaki özalitçi fikri çok mantıklı.
Benzer bir durum başıma geldiğinde Sarıyer çarşıda Ünaldı Kırtasiye var oraya denk gelmiş işimi halletmiştim.

maps.app.goo.gl`
0
semyasa
(17.11.24)
Beşiktaş merkezde kesin vardır
0
titanyum22
(17.11.24)
Ferahevler sarbo pazarları açık ve renkli çıktı alıyorlar.
0
yadigar
(17.11.24)
(10)

yeni sevgilinizin e-devletinde nereye bakarsınız?

duyurukullanıcısı
bir iddaa sonucu yeni sevgiliniz size kendi e devletindeki 3 sekmeye bakma izni verdi, başka da böyle bir imkanınız olmayacak.hangi sekmelere bakarsınız?3 haftadır birliktesiniz.e-nabız dahil.
bir iddaa sonucu yeni sevgiliniz size kendi e devletindeki 3 sekmeye bakma izni verdi, başka da böyle bir imkanınız olmayacak.

hangi sekmelere bakarsınız?
3 haftadır birliktesiniz.
e-nabız dahil.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.24)
"Sen benimne ne paylaşmak istersen, paylaşırsın. Ötesi beni ilgilendirmez" deyip, iddiayı kazanmama rağmen hiçbir şeye bakmak istemem.

Öte yandan, müsait bir zamanda illa ki telefonunu ele geçirir, nereyi merak ediyorsam, sınırlama olmaksızın bakarım.

Sizin durumunuz içinse bir şey diyemem. Herkesin öncelikleri farklı. Kimisi malı mülkünü (tapu bilgileri) merak eder, kimisi geçirdiği hastalık ve operasyonları (e-nabız), kimisi dava (uyap) ve adli sicil geçmişini, kimisi başka mobil hattı olup olmadığını vs...
0
yadigar
(15.11.24)
Medeni durumu, tahlilleri ve dava gecmisi bence yeterli
0
mor oje
(15.11.24)
1)İcra ve dava dosyaları

2)Medeni durum veyahut aile kütüğü

3)SGK kaydı.
0
drako
(15.11.24)
böyle bir iddiaya asla girmezdim, nasıl bir muhabbet sonucu buraya geliniyor ama sonuçta bakmazdım da.
0
gabe h coud
(15.11.24)
@drako +1
0
muhayyer divan
(15.11.24)
hiç bir yere bakmazdım. nasıl hayatlar yaşıyorsunuz abi ya
0
xdenizx
(15.11.24)
gabe h coud +1
0
jülsezar
(15.11.24)
tribünler ayakta politically correct sizleri alkışlıyor...
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.11.24)
Tapu kadastro :)
0
robert bosch
(15.11.24)
E nabiz
Dava geçmişi
Adli sicil kaydi
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.11.24)
(8)

Eski VHS düğün kasetleri nerede CD'ye bastırılır? (İstanbul)

hincaluluc
Merhaba, elimde aile yadigarı bazı düğün dernek kasetleri var ama İstanbul'da bu iş nerede yaptırılır bilmiyorum. Bu işin en tercih edilen mekanını, en sirkülasyonun bol olduğu yeri arıyorum. Genelde işimi buralarda halletmeyi tercih ederim. Var mıdır önerisi olan? Kadıköy'deyim ben ama illa Sirkeci
Merhaba, elimde aile yadigarı bazı düğün dernek kasetleri var ama İstanbul'da bu iş nerede yaptırılır bilmiyorum. Bu işin en tercih edilen mekanını, en sirkülasyonun bol olduğu yeri arıyorum. Genelde işimi buralarda halletmeyi tercih ederim. Var mıdır önerisi olan? Kadıköy'deyim ben ama illa Sirkeci'ye gidilecekse de giderim. Teşekkürler şimdiden.
0
hincaluluc
(15.11.24)
instagramda bol bol reklamları var. aramaya vhs falan yazsanız çıkar bence
0
ground
(15.11.24)
Eğer elinde fazla vhs kaset varsa bunları bilgisayara aktaran cihazlar var. alışveriş sitelerinde satılıyor. yok ben uğraşamam bi iki tane kaset var dersen okmeydanında cdcopycenter var.
0
komando kani var bende
(15.11.24)
Kadıköy balıkçılar çarşısının üst taraflarında bir elektronik tamircisinde yaptırmıştım ben. Eski video oynatıcıları fln tamir eden bir yerdi. Adını veya adresini bulursam eklerim buraya.
0
kaptan memo
(15.11.24)
Ben bir ara yapıyordum. Hâlâ da elimde teçhizat var...

Aşırı bol bir zaman verirseniz size yapabilirim. Yahut bu işlerden anlıyorsanız, size bir haftalığına vhs vcr (video), easycap usb bağlantısı ve ara kabloları ödünç verebilirim, aktarır geri verirsiniz.

Ben yaparsam ücretli olur. Ödünç alırsanız ücretsiz veririm ödünç. Gelir alır, geri getirirsiniz. (Semt ikitelli civarı)
0
yadigar
(15.11.24)
Ne kadar eski? Ben 30 yıllık kasetler için yaptırmak istediğimde küfler sebepli elinde teçhizat olmayan yerler yapamayacağını söylüyordu, kadıköyde Atölye Lacivert - Lacivert Bilgisayar'da yapmışlardı.
0
atom karincanin torunu
(15.11.24)
Teşekkür ederim, İkitelli'den iki ayda bir ancak geçiyorum. Yakındakilere bir bakayım önce. Kasetlerin biri 20, diğeri de 30 küsür senelik olması lazım. Lacivert'ten başlayayım sormaya. Sağolun.
0
🌸hincaluluc
(15.11.24)
Ben hi8 kasetleri tek tek cekmeye basladim evde bir kamera alip, 100 liraya bir kamera buldum. Ama zaman aliyor tabi. Bir de bazilarini birden fazla cekmek zorunda kaldim bilgisayar isininca frame rate dusmustu. Epey zaman aliyor. Kasetciye sordugumda tanesi 100 lira gibi fiyat cekmisti bende 40'a yakin kaset var.
0
mirafiori
(15.11.24)
Bazı video kayıt uygulamalarında AI destekli "Upscale" özelliği var.
Bu VHS den görüntü aktarımı esnasında kaliteyi arttırır. Yaptıracağınız kişiye baştan belirtin bunu.

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(15.11.24)
(2)

Banshee dizisini izlemiş olanlara bir soru

yadigar
İlk izlediğimde bir bölümde şöyle bir sahne geçiyordu:Adamın biri bulmaca çözerken soru geliyor “screaming soul” diye, cevap da banshee.Bu hafta dizinin 4 sezonunu da baştan sona izledim (kapanış jeneriği sonrası sahneleri dahil) ve böyle bir sahneye rastlayamadım.Hafızam mı bana oyun oynadı, yoksa
İlk izlediğimde bir bölümde şöyle bir sahne geçiyordu:
Adamın biri bulmaca çözerken soru geliyor “screaming soul” diye, cevap da banshee.
Bu hafta dizinin 4 sezonunu da baştan sona izledim (kapanış jeneriği sonrası sahneleri dahil) ve böyle bir sahneye rastlayamadım.
Hafızam mı bana oyun oynadı, yoksa atladım mı bu sahneyi bir şekilde? Hatırlayan eden varsa, hangi sezon hangi bölümde geçmektedir?
0
yadigar
(14.11.24)
Chatgpt

"Banshee" dizisinin 3. sezon 3. bölümünde, Lucas Hood ve ekibi, bir bulmacayı çözmek için "screaming soul" (çığlık atan ruh) ifadesini kullanır. Bu bölümde, bir kilisede saklanan bir hazineyi bulmak amacıyla, kilisenin mimari yapısındaki ipuçlarını takip ederler. "Screaming soul" ifadesi, kilisenin orgunun borularına atıfta bulunur ve bu ipucu, hazineye ulaşmalarında kritik bir rol oynar.​​
0
kisa
(14.11.24)
@kisa tövbe, yalan...
Sallamış gpt efendi
0
🌸yadigar
(14.11.24)
(5)

Toksik-manipülatif insanların bünyemizde öfke, agresiflik yapması normalmi

psmstc
SB Şimdiden çok teşekkürler...
SB Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(23.10.24)
Hocam öyle bir etki yapmıyorsa zaten toksik-manipülatif diyemeyiz bu kişiler için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.10.24)
Mevzu çok derin ama özetle:
Böyle insanların bünyede hayal kırıklığı, kızgınlık vs. kötü etkiler bırakması mümkün ve olağan. Ancak olaylara nasıl tepkibvereceğiniz yahut olaylar sonrasında nasıl hissedeceğiniz sizin elinizde.
Ya bu tarz insanları hayatınızdan çıkaracaksıniz, ya da bunlara sinir olmadan/kafaya takmadan yaşamayı öğreneceksiniz. İkisi de mümkün.
0
yadigar
(23.10.24)
guru yada master bir meditasyon ustasi degilsen gayet normal. cunku hicbirimiz %100 empati yapamiyoruz. bir yerde hep bize donuyor ve orada beklentilerimize uymadigi icin tepki veriyoruz bence.
0
buenosdias
(23.10.24)
Evet çünkü böyle insanlar onu istiyorlar.
Seni sinirlendirip bağırtıp sonra seni suçlamak, sindirmeye çalışmak.

Gülüp geçerek baş edilebilir gibi geliyor ancak böyleleri ile.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.24)
Fazlasıyla, birisiyle baş edebileceğimi zannettim iyi de yürüttüm ama eninde sonunda o öfke agresiflik doğuyor insanda ve bu tip insanları gerçekten ne olursa olsun hayatımızda tutmamamız gerektiğini anladım, hani zaten bilinen bir şeydi ama bu tip narsisizme kayan kişilerle uzun süreli muhattap olmanın sonucu başlıktakilerden fazlası olur, erken farkedip kabullenip ona göre davrandım karşılık verdim ama gerçekten sonuçları kendimize zarar oluyor.
0
atom karincanin torunu
(23.10.24)
(5)

Böyle bir ürün var mı

i-pek
Köpeğimle yürüyüş yaparken yanımda küçük haliyle tasiyabilecegim ve bir başka köpek tehdit ya da saldırısında çubuk hale anlık bir hareketle dönüşebilen, trekking batonu, dede bastonu VS gibi bir ürün? Yani elimde çubukla dolaşmayayim sürekli ama gerektiğinde uzayabilsin çok hızlıca. Oyle bir sopa f
Köpeğimle yürüyüş yaparken yanımda küçük haliyle tasiyabilecegim ve bir başka köpek tehdit ya da saldırısında çubuk hale anlık bir hareketle dönüşebilen, trekking batonu, dede bastonu VS gibi bir ürün? Yani elimde çubukla dolaşmayayim sürekli ama gerektiğinde uzayabilsin çok hızlıca. Oyle bir sopa falan gibi bir şey?
0
i-pek
(20.10.24)
(Bkz: Teleskopik jop) işinizi görür mü?
0
yadigar
(20.10.24)
Olabilir, hızlı mı açılıyorlar acaba. Biraz kısa sanki
0
🌸i-pek
(20.10.24)
Saniyesinde açılıyor. Ancak 40 cm. civarı uzunluğu.
0
yadigar
(20.10.24)
Teleskopik jop taşımak 6136 sayılı kanuna göre suçtur teleskopik trekking batonu daha mantıklı bi iş için
0
apocalipy
(21.10.24)
Teleskopik trekking batonlarinda çok hızlı açılan var mı? Hızlı açılsın da ister olta olsun ister badana fırça sapı
0
🌸i-pek
(21.10.24)
(1)

Savaş Dinçel, Beckett ve Manda ile alakalı bir video

yadigar
Bulamadığım bir video var. İsmini ve yüzünü asla hatırlayamadığım halbuki normalde tanıdığım bir aktrisin röportajından. Konuk olduğu kişi Sunay Akın olabilir, ancak emin değilim.Konservatuar'da bir hocası dönem ödevi vermiş Samuel Beckett ile alakalı. Savaş Hoca da (Savaş Dinçel) ödeve bir kapak çi
Bulamadığım bir video var. İsmini ve yüzünü asla hatırlayamadığım halbuki normalde tanıdığım bir aktrisin röportajından. Konuk olduğu kişi Sunay Akın olabilir, ancak emin değilim.

Konservatuar'da bir hocası dönem ödevi vermiş Samuel Beckett ile alakalı. Savaş Hoca da (Savaş Dinçel) ödeve bir kapak çizmiş, söğüt dalındaki yuvasından yavrusunu sinek kapmış ağlayan bir manda resmi... Olay çok daha uzun, detaylı ve hoş.

Beynimin nöronlarını ne kadar dövdüysem da kim olduğunu hatırlayamadım. Hatta Savaş Dinçel'i hatırlamam dahi çok uzun sürdü...

Videoyu bilen, eden, hatırlayan var mıdır?
0
yadigar
(20.10.24)
Sevinç Erbulak... Evet, Sunay Akın'ın youtube programında geçmiş diyalog.
0
🌸yadigar
(21.10.24)
(7)

Zeki cocuk

alibaba06
28 aylik bir çocuğum var.1.5 ay önce kreşe başladı. Konuşması falan gayet iyi durumda.Cuma günü kresten çocuğunuz olması gerekenden daha zeki, bir kez duyduğu bir şeyi hemen öğreniyor ve unutmuyor. Ancak sosyal olarak kendi yaş grubu ile oynamıyor ve genelde yalnız kalmayı tercih ediyor. Bu durum bi
28 aylik bir çocuğum var.
1.5 ay önce kreşe başladı. Konuşması falan gayet iyi durumda.
Cuma günü kresten çocuğunuz olması gerekenden daha zeki, bir kez duyduğu bir şeyi hemen öğreniyor ve unutmuyor. Ancak sosyal olarak kendi yaş grubu ile oynamıyor ve genelde yalnız kalmayı tercih ediyor. Bu durum bizi endişelendiriyor denilmiş.
Böyle söylenince akla ilk otizm geliyor ancak belirtilerin hiçbiri yok gibi
Normalde çocuğum parkta diğer çocuklarla ilgili, ellerini tutup arkadaş edinmeye çalışıyor. Ancak kreste neden böyle anlayamadım.
Böyle bir ihtimal olabilir mi diye de düşünmeden edemiyor tabi insan.
0
alibaba06
(20.10.24)
Otizm, yaygın gelişimsel bozukluk falan o kadar geniş bir şemsiye ki, hemen herkesi bir yerinden katabiliyorlar.

Eğer temel belirtilerden birisini yahut birkaçını (Evde ve dışında sürekli yalnız takılma, göz teması kuramama, konuşmayı tercih etmeme, kendi etrafında dönme, beş duyuda hassasiyet vs.) göstermiyorsanhiç endişelenmeyin.

Yok bunlardan az da olsa var ise, ama yaşının gerektirdiği fiziksel, duyuşsal, bilişsel ve soysal yeterlilikleri haiz olduğunu düşünüyorsanız, çok endişe edilecek bir şey yok. Elektronik orucu (tablet, tv, monitör, telefon vs. ekranlarla vakit geçirmesini engelleme) dışında ekstra pek bir şey yapmanız gerekmeyebilir.

Yüksek işlevli yahut Asperger olabilir. Yetkin ve kaliteli bir akademik eğitim aldığından emin olmanız ve ailecek bol vakit geçirmwniz yeterli olur.

Sakın ha bir hata yapıp özel eğitime falan kaydetmeyin. Çocuğun kafası karışmasın ve sicili mimlenmesin...

Bu yazdığım özetin özeti. Son tahlilde kısaca ne yapmanız gerektiği. Konunun uzmanıyım. Aklınıza takılan bir mevzu varsa mesaj atın, detaylı yazışalım...
0
yadigar
(20.10.24)
Mobildeyim, editleyemiyorum, ekleyeyim:

Çocuk çok zekiyse bu onu doğal olarak ortalama zekalı akranlarından azade yalnız takılmaya iter. İlgisini çeken konularda daha yetkin kişilerle sorunsuz diyaloğa girebiliyor mu, burası önemli. Muhtemelen kreşteki ortam kendisine yetmiyor, sıkılıyor.
0
yadigar
(20.10.24)
Herhangi bir hassasiyeti yok, her türlü ortama sıkıntısız giriyor. Evde falan hep peşimizde, yalniz durmaz. Sadece kreste fazla yalnız takılıyor, aktivitelere istekli değilmis. Ben de henüz çok yeni kreşe başladığını ve uyum sorunu yaşadığıni düşünüyorum. Ayrıca da bu zamana kadar yasitlariyla aynı.ortamda fazla bulunmadığı için henüz nasıl oynayacağını bilmiyor.
0
🌸alibaba06
(20.10.24)
kresi degistirin derim, oyaliyamiyorlar gibi..
0
cooperr
(20.10.24)
kotu bir sey olarak dusunmeyin. ben de boyleydim. bence zeka testlerini yaptirip once dogrulayin. kresteki bir hocanin dedigine dayanarak olmaz. bir de 2 yasindaki cocugun zekasi nasil anlasilir bilmiyorum. bende daha gec fark edildi (4-5 yas gibi) ustun zekali belgelerim falan oldu. cogu seyi ilk ben kavrarim ama insanlarla cok iyi anlasamam. ben de muhtemelen spektrumda bir yerlerdeyim.

simdi gayet guzel bir hayatim var. ama biz ciddi fukaraydik ve hicbir destek almadim, her seyi kendim yapmam gerekti. cok zor oluyor boyle destek almasini saglayin.

benim cocugum boyle olsa siradan cinko karbon insanlarla nasil iletisim kurmasi gerektigi yonunde bir egitim aldiririm kesinlikle. cunku zeki olmanin en buyuk handikapi sizin anladiginiz seyleri etraftakiler anlayamayinca nasil iletisim kuracagini bilememek oluyor. hayal kirikligina ugrayip yalnizlasiyorsunuz. cunku insani iliskilerde zeka ve entelektuel basaridan cok sosyal yetenekler ve grup kohezyonu onem kazaniyor. bunu nasil yonetmesi gerektigi yonunde egitim aldirin kesinlikle. yani ortada apacik bir gercek var ve siz bunu herkesin anladigi kabulunden hareketle gidince problem oluyor. zeka da boy gibi disaridan gorulup anlasilan bir sey olmadigi icin herkes zeki oldugunu dusunuyor. bu durumu yonetmek zor.

ama tabi 2 yasindaki bir cocugun zeki oldugu nasil anlasilir bilemiyorum. fiziki yapisi nasil, biraz minyon mu yasitlarina gore?
0
antikadimag
(20.10.24)
Fiziksel yapısı normal, boyu biraz uzun gibi kendi ay grubuna göre.
0
🌸alibaba06
(21.10.24)
gayet normal. 2-3 yaş arasında kreşe başlayan çocuklarda sıklıkla iletişim kurmama vs görülür.

bu bir gelişim bozukluğunun işareti olmaz. kreşe tepki gösteriyordur. kreşte düzgün bir yaklaşım görürse, sevgiyle yaklaşılırsa kendiliğinden çözülür.

ama 1.5 ay boyunca çözülememiş ise, muhtemelen kreş öğretmenleri ile ilgili çeşitli sorunlar vardır. başka bir kreş bakmanızı öneririm.
0
babilfish
(21.10.24)
(7)

Tuzun son kullanma tarihi olur mu?

elorelia
Bir kısmı 2022 bir kısmı ise 2023 son kullanım tarihli tuz var elimde çok miktarda. Markası Mayi, öğütme tuzlardan. Şimdi bunlar çöp mü? Başka bir ürün olsa atardım ama tuzda skt olması saçma geliyor. Sirkedeki gibi yasal sebeplerle skt yazıyorlardır diye düşünüyorum. İçinde de başka bir katkı madde
Bir kısmı 2022 bir kısmı ise 2023 son kullanım tarihli tuz var elimde çok miktarda. Markası Mayi, öğütme tuzlardan.

Şimdi bunlar çöp mü? Başka bir ürün olsa atardım ama tuzda skt olması saçma geliyor. Sirkedeki gibi yasal sebeplerle skt yazıyorlardır diye düşünüyorum. İçinde de başka bir katkı maddesi yok.

Kullanmaya devam edilir mi sizce?
0
elorelia
(28.09.24)
Tuzun son kullanma tarihi olmaz, plastik/pet ambalaj içindeyse ambalajın son kullanma tarihi var (su şişeleri gibi). Nemlenmediyse, görüntüsü/kokusu normalse kullanılır. Bir de saklama kabına ya da cam kavanoza alıp saklasanız daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(28.09.24)
Bilirsin "tuz koktu" diye bir söz vardır, mormalde tuzda kokma bozulma olmayacağı için ironi barındırır, tuz doğada mevcut haliyle bulunan bir mineral olduğu için bozulmaz, son kullanma tarihi yoktur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.09.24)
tuza ve bala bir şey olmaz.
0
candide
(28.09.24)
Arkadaşlar hala yazmamışsınız çok ayıp. tuzun skt si olmaz bro
0
respect
(28.09.24)
Tuzun son kullanma tarihi olmaz.
Paket üstünde içindekiler kısmına bakın. Belki bazı işlemlerden geçmiş olabilir
0
diyecevaplandı
(28.09.24)
küçükken tuz paketini incelediğimde üzerinde son kullanma tarihi için "sonsuz" yazdığında bayağı şaşırmıştım.
0
tabudeviren
(28.09.24)
Küçük bir düzeltme:
Eskiden tuz paketlerinde skt "sonsuz" değil, "süresiz" yazardı.

Tuz mineraldir. Yani madendir. Organik olmadığı ve oksitlenmediği için ömrü sonsuzdur.
0
yadigar
(28.09.24)
(10)

Kulağı olan bir insanın neden Bayhan dinlediği

ama ama deme
Valla Bayhancı trol değilim, cidden merak edip soruyorum.Yeni şarkı çıkartmış, öğlenden beri bütün sayfalar paylaşıp duruyor Instagram'da. Yine bir cover ve yine korkunç. Ses korkunç, kelimeleri tam telaffuz etmemesi ve hep ezmesi korkunç, yüz ifadesi korkunç, el kol hareketleri korkunç. Bakışlar he
Valla Bayhancı trol değilim, cidden merak edip soruyorum.

Yeni şarkı çıkartmış, öğlenden beri bütün sayfalar paylaşıp duruyor Instagram'da. Yine bir cover ve yine korkunç. Ses korkunç, kelimeleri tam telaffuz etmemesi ve hep ezmesi korkunç, yüz ifadesi korkunç, el kol hareketleri korkunç. Bakışlar her an bir şey saplayacak gibi.

Benim hatırladığım cinayet, madde kullanma ve satma, polisle çatışmaya girme, fuhuş gibi sabıkaları da var. Kürt kökenli ama ülkücü bıyığıyla ocaktan kendine hayran devşiriyor. Klipler zaten fecaat. Fonun önünde el kol yapıyor, yaratıcılık ve üretkenlik namına hiçbir şey yok.

Ben ne izlemeye ne dinlemeye dayanabiliyorum ama arabalar bunu fulleyip geziniyor her gece sokaklarda. Bu millet niye bir anda bunu dinlemeye başladı? Niye her şarkısı 40 50 milyon dinlenir oldu? Hepsi TikTokçu veya arabesk dinleyicisi olamaz bence.

Ben bu yıl bunun bir anda popüler olmasına ve herkesin buna hayran kalmasına şaştım. Kaçırdığımız bir nokta mı var? Bug falan mı buldu b.ktan coverlarıyla?
0
ama ama deme
(11.09.24)
Seninle olmak var ya’yı ve az bana gönder’i kendisinden severek dinliyorum mesela. O kadar şarkıdan tek bu ikisi bana hitap edebiliyorsa, birçoğu da başkalarına hitap ediyordur. Hatta kendisine İlhan İrem’in Sürgün Gibi Masallarda’sını çok yakıştırıyorum. Keşke coverlasa…
0
yadigar
(11.09.24)
Tas kafa tıraşı neden bu kadar popüler olduysa, eski TikTokçu ama yeni şarkıcıların sayıklamaları neden milyonlarca dinleniyorsa... o sebepten. Örnekler çoğaltılır ama temelde her biri aynı noktaya dokunuyor.
0
moonie
(12.09.24)
Ayıp ediyorsun.
0
potasyum bebek
(12.09.24)
muzik dinlemek icin uzman olmaya gerek yok pampa. ondan.
0
baldur2
(12.09.24)
ülkede varoşun durdurulamaz yükselişiyle ilgili.
0
morca
(12.09.24)
Kendi halindeki gariban adam, kimseye bir zararı yok, kimseye bir sataşması bile yok. Açıkçası neden durduk yere kötü şeyler söylüyorsunuz anlamıyorum.
0
potasyum bebek
(12.09.24)
İş yerine büyük bir bt hoparlör getirdim bir sene önce ortadan müzik açıyorum. Ben metal müzik de seven insanım ama Milletin kafası kaldırmadığı için metal dinlemiyorum, Tekno müziğe falan da hiç anlam veremiyorlar mesela elemanlar. Opera da aynı şekilde, hemen gülmeye başlıyorlar. Onlar müzik açtığı zaman genelde sakin başlayıp yavaştan arabeske kayıyorlar her seferinde.

Ahlakçılığın baskın olduğu bu toplumda suç ve ceza ilişkisi benimsenmiş; acı çekmek önemli ve gururlu varsayılmış diye düşünüyorum.

Günün sonunda müziktir, insanlar ruh hallerine ne uyuyorsa onu dinliyorlar. Çok da yargılamamak lazım. Ben değişik müzik tarzları açıp kısa bilgiler veriyorum genelde. Eskiye göre daha yatkınlar en azından "yabancı" müziğe.
0
hasmetizm 2046
(12.09.24)
Her önüne gelene müzik diyen bir "bilirkişi heyeti" yani şu ortamda devlet olunca halk da gördüğünü doğru sanıyor.

Medyada özellikle televizyonlarda boşuna "yeteneksizsiniz" programları yapılmadı her türlü saçmalığı normalleştirmeye yarayan.

Bugün gider batı müziği konusunda doğru düzgün çalışmalar yapan bilimsel konuşan bir bilirkişi heyeti bulursunuz Avrupa'da. Ama Türkiye'de Türk Müziği için böyle bir bilirkişi heyeti bulamazsınız. Gerçek bilenler öldüler, yerlerine yetişen de olmadı. Aynı kaliteyi devam ettiren kimse neredeyse yok.

Ha, müzik çeşitleri olamaz mı? Olur. Ama her biri ayrı ayrı geliştirilirken doğru bir tane olur, Türkçe'nin en iyi konuşulduğu en kaliteli hali nasıl ki İstanbul Türkçesi ise, müziğin de en kaliteli en doğru en köklü hali vardır ve onun da belirlenip korunması ve halka bunun öğretilmesi gerekirdi,halka ne öğretildi? Siz "gerçek müzik" hakkında ne biliyorsunuz, özellikle yurdunuzun kendi öz müziği anlamında? Bi düşünün.

Kulak sahibi de olsa ruhuna kaliteli müzik ekilmemiş insanlar her şeyi yüceltebilirler.
0
muhayyer divan
(12.09.24)
potasyum bebek- Adamın neresi gariban ya? Hem yazdığını okuyan da adama küfrettik zanneder. Sakin mi olsan acaba?
0
🌸ama ama deme
(12.09.24)
Zaten çok sakinim. Açıkçası küfretmekten daha kötü yazdıkların. Kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor, hitap ettiği bir kitlesi var. Bundan rahatsız olup egosal üstünlük taslamaya gerek yok bence.
0
potasyum bebek
(12.09.24)
(16)

Tekrar çocuk olsanız anne babanızdan sizin için ne yapmalarını isterdiniz?

kullanicadi
SB
SB
0
kullanicadi
(11.09.24)
Nasil yapilacagini tam bilmiyorum ama cekingen biri olmama engel olmalarini isterdim. Gerci belki de cekingenligin sebebi ailemin yaklasimi da olabilir.
0
mbond
(11.09.24)
ben gider onlarla daha yakın olmaya çabalardım. neticede şu anda yetişkin mindset'i anlıyorum. insan neye ihtiyaç duyar, onu da anlıyorum. insanın ailede alıp/öğrenip ardından hayata atılması gerekir. bazı şeyler aile dışında pratik edilmez. ancak sınanabilir. o nedenle yeterli pratiğe kavuşurdum.
0
Etanglement
(11.09.24)
1 direk boşanmalarini
2 bari egitimimle ilgilenmelerini
0
Zetnikov
(11.09.24)
El bebek gul bebek yetistirmemelerini.
0
Kittie
(11.09.24)
anneme hamileyken bosanmasini söylerdim.
babama da hayatimdan cikmasini.
0
robert bosch
(11.09.24)
18 yasinda evden kovmalarini.
0
baldur2
(11.09.24)
eline geçen her para ile migros hissesi almasını
0
screamshot
(11.09.24)
Kittie +1

Bizimkiler ben 2 yaşında ayrılmışlar o yüzden evde kavga gürültü görmedim o konuda şansılıyım.

Ama evde anne-baba figürü de göremedim o yüzden gelişimimde bazı olumsuz sıkıntılara yol açtı bu durum.

Çok sıkıntılı bir çocukluk da geçirmedim ekonomik olarak. Sadece psikolojik olarak annem fazla dominanttı.

Şimdi buralara herkes kendinde olmayan şeyleri yazacak. Yani kavga gürültü ile büyüyen bir çocuk keşke ayrılsalardı demesi gibi, annesi babası ayrı büyümüş bir çocuk da keşke ikisi de yanımda olsaydı diyecek.

El bebek gül bebek yetişmiş çocuk, keşke beni zorlasalardı diyecek,
Şiddet, saygısızlık, zorbalık, erken yaşta çalışma zorunluluğu, psikolojik baskılar ile büyüyen çocuk da keşke daha sevgiyle yetişseydim diyecek.

Yani herkes kendinde olmayanı isteyecek ama bence "doğru çocuk yetiştirme" gibi mutlak bir seçenek yok. her yetiştirmenin kendine has iyi ve kötü sonuçları oluyor.

İyi yetiştirsen kötülüğe karşı direnci olmuyor, kötü yetiştirsen güçlü oluyor ama duygusal olarak zedelenmiş, güven sorunları yaşayan biri haline gelebiliyor. Sevgi ve empati eksikliği çekiyor, insan ilişkilerinde zorlanabiliyor. Duygusal bağ kurmakta zorlanan, sert biri olabiliyor. İç dünyasında kırgın, öfkeli ve mutsuz biri olabiliyor.

İyileri cebe atıp kötülerini belli bir yaştan sonra bizim düzeltmemiz gerekiyor. Yoksa yakınıp durmanın kimseye bir faydası olmuyor.
0
ananiyimioguz
(11.09.24)
müzik konusunda elimden tutmalarını isterdim
sporla alakalı küçük yaşta bir şeylere başlatmalarını isterdim
0
neira
(11.09.24)
Ayni aileye dogacaksam çocukluga dönmenin hiç bir faydasi olmazdi. Çünkü ailem epey yoksukdu, zengin bir ailede yeniden çocuk olacaksam extra bisi istememe gerek olmazdi.
0
Yourcousinmarvinberry
(11.09.24)
Çok derin bir soru olmuş. Muhtemelen bana inanmalarını, güvenmelerini, dinlemelerini falan isterdim. Zamanla tüm ailenin en güvenilen ve sözüne itibar edilen insanı oldum. Çocukları bazen ciddiye almak lazım.

Bir de kitap okumama, resim yapmama karışmamalarını isterdim. Totalde iyi birer ebeveyndiler, Allah razı olsun.
0
yadigar
(11.09.24)
her yaz kuran kursuna göndermek dışında başka bir şey yapmalarını.
TEES Elektronik set almalarını :))
0
theconqueror
(11.09.24)
Ne hata yaparsam yapayım her zaman arkamda olacaklarını, düşersem kaldıracaklarını, kaldıramayacakları zaman sıkıntımı paylaşacaklarını hem net bir şekilde söylemelerini hem de hissettirmelerini isterdim.

Bence anne babanın en önemli görevi bu.
0
michael_knight
(11.09.24)
ilk önce @ananiyimioguz +1 dicektim.
Sonra @theconqueror'ın yazdığını okudum önce güldüm sonra üzüldüm kendi halime, sonra ona +1 demeye karar verdim :)

ulan köye giderdik köy de bile kuran kursuna giderdim. hoş köyde yapılacak çok bişey de yok ama olsun. hoca da bi yandan ayağı çıplak parmak aralarını temizlerdi :/
istanbuldakiler iyidi bak köye nazaran :)
ulan insan bi yüzme kursuna falan yollar. her yaz zonguldak'a giderdik baya denize de giderdik. yüzme bilmiyorum hala.
0
high hopes of the sozluk
(11.09.24)
Fazla rahat yetiştirmişler, sorumluluk sahibi bir insan olmak için çok uğraştım. İş eğitim kariyer vs konusunda sorunları hallettim ama geri kalan konularda kolaya kaçan ve sorumluluk almaktan huzursuz olan bir insanım.
Mesela ödevleri bitirmeden tv izlemek yok, şu kadar sayfa okumadan dışarı çıkmak yok gibi günümüzdeki temel çocuk yetiştirme tekniklerini uygulasalardı hayatım çok kolay olurdu. Rutinlere ve kurallara karşı ayak uydurmak zaman zaman zor geliyor.
0
Bruce
(11.09.24)
Valla karakterim üzerindeki etkileri için bir itirazım yok. Yoksul olmaları da onların suçu ve pek de ellerinde olan bir şey değil. Sanırım yapmalarını isteyebileceğim pek bir şey yok.
0
Amaranta ursula
(11.09.24)
(21)

1 milyon dolarınız olsa ne yapardınız?

Stoneface
vergisiz, hesabınıza yatırdılar. (dolar olarak)nasıl harcardınız? çatır çatır tüketir miydiniz yoksa mantıklı yatırımlar yapmaya mı çalışırdınız?
vergisiz, hesabınıza yatırdılar. (dolar olarak)

nasıl harcardınız? çatır çatır tüketir miydiniz yoksa mantıklı yatırımlar yapmaya mı çalışırdınız?
0
Stoneface
(03.09.24)
En azindan 100 bin dolarini keyfi harcardim diye dusunuyorum. Sirf gezme tozma gibi degil de, guzel bir otomobil alinabilir mesela. Kalaniyla sanirim cesitli isler denemeye calisirdim diye tahmin ediyorum. Her ne kadar gorece mantikli olsa da hic icimden yatirimlik ev vs almak gelmiyor. Alsam da surpriz bir eve oynardim sanirim.
0
mbond
(03.09.24)
Ev alırım

Yatırımlık değil ama kiracılıktan kurtulmak için
0
king lizard
(03.09.24)
Ev alirdim. Cocuk yapardim otururdum icinde
0
robert bosch
(03.09.24)
Sorgusuz sualsiz önce guzel egitimli insanlarin oldugu bi sentten ev alirdim

En kotu denize bir minubus falan olsun max 20dk

Gerisi umrumda degil paranin
0
Zetnikov
(03.09.24)
para demek guc demek. kesinlikle carcur etmezdim. mesela etrafimdaki insanlarin egitimi sagligi icin falan harcayabilirim ama araba gezme tozma falan bunlara pek para harcamam. %90'ini yatirim icin kullanirdim kafadan diye dusunuyorum.
0
hot potato
(03.09.24)
Yarısı kadar nakite ve bir o kadar taşınmaza sahibim bir süredir. Yıllardır ticaretle uğraşıyorum. Çok yoruldum. Oğlumun yurtdisinda yaşama ve gezme isteğini de düşünerek Karayip adalarindski 4-5 ülkeden birinden ev alarak vatandaşlık alacağız kısmetse. 150 ülkeye vizesiz seyahat hakkı veriyor. Kompedani olduğumuz takı işini o turistik adalarda yılda 3-4 ay yapmaya devam edip kalan aylarda gezecegiz
0
deer hunter
(03.09.24)
En az % 70 gibi bi' kısmını sermaye yapar, işime ayırırdım, net.
0
kumandanim
(03.09.24)
emekli olurdum, ne ugrasacam is kuracam da bilmem ne...
0
bay b
(03.09.24)
Bir şeyin şükrü, yine onun cinsinden olur derler.
O nedenle bazı fakir ailelerin durumunu iyileştirirdim en başta.
Gençlerin evlenmesine de bizzat yardım ederdim.

Sonrasında kendim için bazı harcamaların başında, ilk olarak depremden ve apartman hayatından edindiğim tecrübe sebebiyle şehir kenarında yüksek bir yerden önü geniş alan ağaçlık ve bahçeli bir müstakil ev bakardım.
0
diyecevaplandı
(03.09.24)
35 milyon tl...
Oturduğum evi para verip almam derim hep, bu para 3 tanesi bile etmiyor.
Bu paraya kaliteli bir ev bir arabadan başka bişi alınmıyor esasında. Bunlara yatırım diyen olur ama bir ev bir araba parası çatır çatır yenecek paradır bence.
Premium bir yeme şekli ama. Her kıtada en az 3 mişelin yıldızlı restoran, exclusive viski tadım turları, omakase ziyaretleri, hungry tourist'e senelik abonelik, vegas'ta 1 hafta all in geceleri, tulum'da beach party'ler...
Kaliteli eziş. Ölsem gözümün açık gitmeyeceği bir sene.
0
Bruce
(03.09.24)
İyi bir ev, iyi bir araba alır, iyi bir hizmetçi tutar, iyi bir sağlık sigortası yaptırırdım.

Paranın kalanını yatırım hesaplarıma aktarır, hizmetçi (Asistan diyelin ki daha süslü olsun) yanımda, şehir, şehir, ülke ülke, otel otel gezedim.

Hayatımda kısa süreliğine kadınlar olurdu. (Bir gün onu görene kadar)
0
Mirket
(03.09.24)
Yarısını amerikaya gitmek için e2 yatırımcı vizesi programlarından birine yatırırım. Gerisinide Amerika'da yerim.
0
my fault
(03.09.24)
Gelişine bağlı. Havadan geldiyse bir kısmını çarçur eder bir kısmını sevdiklerime yediririm. Olumlu dünya sonuçta.

Yaptığım iş sonucu kazandığım paraysa da, altın artı fon alırım.
0
encokbenisevinnolur
(03.09.24)
@hot potato+1
0
Amaranta ursula
(03.09.24)
%50'si ile dukkan alirim kiralarim.
%20-25 ile zeytinlik alirim.
gerisi ile de sepet yaparim, altin, doviz, kripto vs.
0
cooperr
(03.09.24)
önce bir gezi planlardım: kore-japonya-avustralya-yeni zelanda
kalan para ile de yerli oyun firmalarına ulaşıp yatırım yapmaya çalışırım.
TaleWorlds olmaz elbet ancak Hero Concept, Rogue Duck, Phew Phew Games gibi firmalara yatırımcı olmak isterim.
0
late viper
(03.09.24)
Ev almam, daha çok para kazanacak bir iş kurardım. Bir kısmını borsaya atardım. Sürücü kursu kurulur o paraya 8-9 tane. Sallıyorum dominos, burger king gibi bayilik işleri de olabilir. Ev alan fakir kalmaya devam eder.
0
Shepard
(04.09.24)
Yurtdışına yerleşirdim, iş kurardım.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.09.24)
İlk önce Ortadoğu’dan taşınırdım.
0
dakota
(04.09.24)
araç + karavan, geri kalanı ile kendi işimi kurardım.
0
selam
(04.09.24)
Evi boyatırım. Bir tane corolla cross hybrid alırım. (Hatta bir hovardalık yapar, camry hibrit alırım belki. 100bin dolar olsun) Biraz altın alırım. Şöyle iki kilo falan. 165bin dolar diyelim. 60bin dolarına eşimle hacca giderim. 100bin dolarını ihtiyaç sahiplwrine bağışlarım. 400-500 bin dolara kira getirisi iyi bir semtten inşaat halindeki bir siteden dükkan alırım. Geriye 100bin gibi bir şey kalırsa, tereddütsüz seyahate (yurt içi/yurt dışı) harcarım.
0
yadigar
(04.09.24)
(3)

negatif şeklinde fotoğraf

tabudeviren
evde eskilerden kalma siyah beyaz negatif fotoğraflar var.böyle bir şey neden var?negatif zaten filmde olmuyor mu? neden negatifin basılı hali var?
evde eskilerden kalma siyah beyaz negatif fotoğraflar var.
böyle bir şey neden var?
negatif zaten filmde olmuyor mu? neden negatifin basılı hali var?
0
tabudeviren
(05.02.24)
Eğer makinede slide film kullanılmışsa (slayt filmler negatif değil de bildiğimiz normal renklerde olurdu, projektör ile duvara yansıtılabilirdi), tab eden fotoğrafçı da bu detaya dikkat etmemişse, (slayt filmleri her fotoğrafçı basamıyordu) negatif zannettiği filmler baskıda negatife dönmüş olabilir. Bu bi teori.

Düzeltiyorum: siyah beyaz diyorsunuz. Ben renkliler için söylemiştim. Siyah beyaz slayt filmler oldu mu bilmiyorum hiç.

Edit 2: varmış. Bir bakın derim:
www.bhphotovideo.com
0
yadigar
(05.02.24)
Fotoğrafçılar negatifleri, daha sonra aynı fotoğrafı çoğalttırmak, yeniden karta bastırmak isteyebilirler diye müşterilerine verirlermiş. Ama negatif fotoğraf ilk kez duydum.
0
Mirket
(05.02.24)
slayt pozitiften basılmış olabilir +1
karanlık odada negatif filmi boş filme kopyalayıp filmde pozitif görüntü elde etmek mümkün, bir sebeple öyle çoğaltılmış bir filmden basılmış olabilir.
0
kobuzchu kiz
(06.02.24)
(13)

Din etkisi az olan yaşam yeri

dakota
Merhaba. Türkiye’de dinin hiç olmadığı hiç yaşanmadığı yer yoktur elbette ama en az yaşanan etkisinin yok denecek kadar az olduğu sakin ilçe veya belde var mı ? Lisans ve lisans üstü eğitimli kişilerin de fazla olduğu. Şöyle Karadenizliler’in falan olmadığı bir yer
Merhaba. Türkiye’de dinin hiç olmadığı hiç yaşanmadığı yer yoktur elbette ama en az yaşanan etkisinin yok denecek kadar az olduğu sakin ilçe veya belde var mı ? Lisans ve lisans üstü eğitimli kişilerin de fazla olduğu. Şöyle Karadenizliler’in falan olmadığı bir yer
0
dakota
(05.02.24)
Kadıköy ve Beşiktaş'ın bazı semtleri ve belki İzmir'de birkaç semt hariç hariç pek mümkün değil bu durum. Maalesef bunlar da sakinlik kriterini karşılayamıyorlar doğal olarak.
0
chaos moleculaire
(05.02.24)
muğla köylerinde pek din olmuyor. yaşlıları doğu-iç anadolu yaşlıları gibi din din diyerek delirmemişler.
0
ferenc
(05.02.24)
mersin.
0
atacaksinfinke
(05.02.24)
Trakya.
0
auroraaurora
(05.02.24)
ismini vermeyeyim öyle bir yerde yaşıyorum ama lisans/yükseklisans düzeyinde olanlar kulağa hoş geliyor ama yerel kendi işinde gücünde pek okumamış halktan daha beterler bir araya gelince
0
grimavi
(05.02.24)
İstanbul için doğup büyüdüğüm yer Ulus. Yabancı nüfus fazladır ve sakindir. Kafe ve restoranlar tarafından işgal edilmediği için de diğer semtlerden insan çekmez. Türkiye’nin bambaşka bir yüzü var içine doğup büyüdükten ve başka yerlere gittikten sonra gördüklerim moralimi bozmuştu.
0
ruhen hastayim ben
(05.02.24)
alevilerin yoğunlukta yaşadığı yerler. ama genelde doğu anadolu’dalar ve yaşanılacak şehirler değil pek.
0
sir gawain
(05.02.24)
bu konuda izmir denir ama izmir artık göçmen şehri oldu tehlikeli. dinin etkisi ege ilçelerinde az ama lisans lisanüstü zor. yani kuşadası marmaris en yaşanılası olabilir ancak yazın ege eziyet.
0
mikahakkinen
(05.02.24)
10 sene önce sorsaydın, İskenderun derdim. Şu anki halini bilmiyorum.

Şu an için, İzmir'de, Karşıyaka(Anadolu caddesinin sahil tarafı, Alsancak, Bayraklı'nın gökdelenler bölgesi, Bornova'nın merkezi, Konak meydan-Fahrettin Altay arasının İnönü Caddesi'nin sahil tarafında kalan kesimi. Bu son kısmı Çeşme'ye kadar uzatabiliriz.

Antalya'da sahil kesimi ve Rusların yoğun olarak yaşadığı bölgeler

Bodrum, Marmaris

Trakya'nın birçok yeri
0
Mirket
(05.02.24)
Datça veya Urla.
0
alfired
(05.02.24)
Kadıköy ve Beşiktaş'ın bazı yerleri +1 Yani arada aşure dağıtan komşumuz var. Onun dışında kaç yaşına geldim, dinle ilgili herhangi bir varlık ya da dayatma görmedim. Bu arada İstanbul'un herhangi bir yerinde olduğu gibi eve yakın 3 tane cami var. Tek dinli konu o.

Aleviler -1 Alevi diyenleri Okmeydanı'nda görmek isteriz. İnançsızların/Dinsizlerin arasına serpiştirilmiş birkaç alevi ile alevi mahallesi aynı şey değil. Bu arada bu cümle hakaret içermiyor. Ben de öyleyim çünkü.
0
nawar
(05.02.24)
Tunceli’den bahsediyorsunuz.
0
yadigar
(05.02.24)
Ege kıyılarındaki yazlık siteler.

Çok başka kafalar bambaşka hayatlar.
0
makbur
(06.02.24)
(5)

Bilgisayar kasa özellikleri sorusu

stanhiver
Şöyle bir bilgisayar var ikinci el:Intel Core i5 13400F İşlemciMSI GEFORCE RTX 4060Tİ 16GB Ekran KartıMSI SPATIUM M450 500GB SSDMSI PRO H610M-E 3200MHZ DDR4 AnakartGOODRAM (2x8GB) 3200MHZ RAM35 bin lira iyi bir fiyat mı, temiz ve sorunsuz olduğunu varsayarsak? Bunla en güncel oyunlar oynanır değil m
Şöyle bir bilgisayar var ikinci el:

Intel Core i5 13400F İşlemci
MSI GEFORCE RTX 4060Tİ 16GB Ekran Kartı
MSI SPATIUM M450 500GB SSD
MSI PRO H610M-E 3200MHZ DDR4 Anakart
GOODRAM (2x8GB) 3200MHZ RAM


35 bin lira iyi bir fiyat mı, temiz ve sorunsuz olduğunu varsayarsak? Bunla en güncel oyunlar oynanır değil mi?

Bir de makine öğrenmesi yapılabilir mi bu özelliklerle?

(Bilgisayarlardan hiç anlamıyorum, fikir alabilirsem çok yararlı olacak)
0
stanhiver
(05.02.24)
sende benzer fiyatlara zaten toplayabilirsin ikinci el alma derim o yuzden.
evet oyunlar oynabilir ama ben olsam amd islemci tercih ederim.
makine ogrenmesi derken, dataya, modele gore degisir, basic algoritmalari calistirabilirsin. onun disinda zaten buyuk projeler bir iki ekran karti ile olcak sey degil. ama yinede nvidia ekran karti oldugu icin bircok kutuphene de gpu supportu kullanabilirsin.
0
badcode
(05.02.24)
sıfırı da 30-35k ediyor ki zaten:
www.incehesap.com
www.incehesap.com

bu fiyatla alınmaz bence.
0
kesmekes laleler
(05.02.24)
Bahsettiğiniz sistemin sıfırı 33000 liraya satılıyor şu anda.
www.itopya.com
0
yadigar
(05.02.24)
EKran kartı 16 gb ama benim yazdığım sistemde? Değil mi? @yadigar
0
🌸stanhiver
(06.02.24)
Evet, dikatimden kacmis. 16gb secince 38bin tl oldu:

www.itopya.com

Bence yine ikinci el için pahalı.

30bin lira iyi bir fiyat olur
0
yadigar
(06.02.24)
(7)

New york için kalacak yer tavsiyesi?

bir ileti paylastim
Selam mayıs'ta new york'ta olacağım. kalacak yer tavsiyeniz varsa alırım. gecelik mümkünse 150-200 doları geçmese şahane olur. booking.com, google maps vb yerlerden bakıyorum. başka abd'de şu siteyi kullan dediğiniz yer var mı?teşekkürler.
Selam mayıs'ta new york'ta olacağım. kalacak yer tavsiyeniz varsa alırım. gecelik mümkünse 150-200 doları geçmese şahane olur.

booking.com, google maps vb yerlerden bakıyorum. başka abd'de şu siteyi kullan dediğiniz yer var mı?

teşekkürler.
0
bir ileti paylastim
(04.02.24)
eğer hostel de uyar, 8 kişilik bir yerde konaklayabilirim sadece uyumaya gideceğim diyorsan: napyork central'i önerebilirim. hem geceliği 50 doları geçmemişti hem de temiz, perdeli yatakla falan özel alan sunan bir yerdi.

normal otel arıyorsan da 150-200 dolara var aslında epey, son kaldığıma baktım da onun adını bulamadım ama booking'ten bulmuştum. sınırsız opsiyon var, bence iyi bir arama noktası.
0
gitdaddy
(04.02.24)
HI NYC hostel upper west side. gecelik 70-80 usd
ayrıca Airbnb bakabilirsin. ulaşım biraz uzar ama merkezde hostel fiyatına tek başına kalırsın.
0
carisch
(04.02.24)
Geceliği 150-200 dolar bandında "Ameritania at times square" isimli otel var. Odalar küçük ama gayet nezih, temiz. Semt olarak da güvenli, metro durağının dibinde, times meydanına 5 dk. mesafede bir otel.
0
yadigar
(05.02.24)
mayıs'ta gideceğimden herhalde, bu ay ile arasında iki kat fark var hep. en makul bulabildiğim bronx güneyinde, central park'a 2km mesafede wyndham'lardan biri. o da 4 gece 885 $.

@yadigar, 7-11 mayıs olarak bakınca, 320 dolar en ucuz hali.
0
🌸bir ileti paylastim
(05.02.24)
airbnb bak, ama bolgesine dikkat et.
0
spherical
(05.02.24)
New York'ta Airbnb buyuk olcude kisitlandi. Ki genelde otelden cok daha ucuz degildi. Booking degil de hotels.com veya expedia'dan bakilsa daha iyi. Booking avrupa'da populer, bunlar amerika'da.
0
hot potato
(05.02.24)
@hot potato tam olarak dediğiniz gibi. airbnb seçenekleri çok mantıksız. otelden ucuz değil, milletin evinde odada kalıyorsun.

150 siteden baktım. agoda'dan yaptım şimdilik. bakmaya devam.

groupon kuponlarına da baktım da sanırım 150 lere düşmek imkansız.
0
🌸bir ileti paylastim
(05.02.24)
(2)

Acil tecillik için yardım

TerleyenBalik
Askerliğimi tecil ettirmek için tezsiz yüksek lisansa başladım ve askerliğim 1,5 sene tecil edildi. Ancak henüz harç ücretini yatırmadım. Eğer harç ücretini yatırmazsam, harç ücretini yatırma süresi bittiği an benim tecilimi silerler mi? Yani ertelenen tecil geri alınabilir mi?
Askerliğimi tecil ettirmek için tezsiz yüksek lisansa başladım ve askerliğim 1,5 sene tecil edildi. Ancak henüz harç ücretini yatırmadım. Eğer harç ücretini yatırmazsam, harç ücretini yatırma süresi bittiği an benim tecilimi silerler mi? Yani ertelenen tecil geri alınabilir mi?
0
TerleyenBalik
(26.09.23)
İlişiği keailen öğrenciyi hemen bildiriyorlar.
0
yadigar
(26.09.23)
(git: 1567763) Peki bu dönemin harç ücretini yatırsam ikinci dönemi yatırmasam ikinci dönem de direkt düşer tecil? ya da bir kere harç yatırmak yeterli mi?
0
🌸TerleyenBalik
(26.09.23)
(2)

Yolluk yikama

sanguine
80 cm * 250 cm makinede yıkanabilir bir yolluk 9 kg makineye sığar mı, henüz almadım o yüzden soruyorum
80 cm * 250 cm makinede yıkanabilir bir yolluk 9 kg makineye sığar mı, henüz almadım o yüzden soruyorum
0
sanguine
(24.09.23)
İnce ise sığıyor. Kalın ise sığmayabilir.
0
yadigar
(24.09.23)
Altı lastik olan ince yolluklar da makinada yıkanınca anası ağlıyor öyle de bir şey var. Bahsettiğim bu her halıcıda kestirip aldığımız basit ucuz yolluklar. Çok kısıtlı ömrü var onların.
0
hedep
(24.09.23)
(14)

Atlet (iç çamaşırı olan)

Lubb
Atlet giyer misiniz?Yazın çok sıcak olduğu zamanlardan bahsetmiyorum. Onun dışında genel olarak?Neden giymezsiniz ya da neden giyersiniz ?
Atlet giyer misiniz?

Yazın çok sıcak olduğu zamanlardan bahsetmiyorum. Onun dışında genel olarak?

Neden giymezsiniz ya da neden giyersiniz ?
0
Lubb
(24.09.23)
giymek faydalı, özellikle ter emme/soğuğa karşı katman olarak değerli, sentetik giysilerin tene değmesini de azaltıyor

migrostv.migros.com.tr
www.otsicgiyim.com
0
azeroth
(24.09.23)
Hep giyerim.

1. Bir yaz atletsiz uyuyordum. Böbrek ağrısı olarak döndü. Dertsiz başıma dert almıştım.

2. Terleyince çıkarıp atabiliyorsun. Tişörtü terleyince çıkarıp atarsan bir ayda yıkanmaktan mahvolur.

3. Terin tişörte ıslaklık olarak geçmesi kötü bir görüntü.
0
dissendium
(24.09.23)
tshirt’ün altında çok kötü görünüyor, sırf bu yüzden bile giymem. yazın zaten giyilmez de kışın da sadece tshirt ile çıkmıyoruz, onun üstüne bir ya da birden fazla katman giyince en alta bir de atlet anlamsız geliyor bana.
0
orient blue
(24.09.23)
yazları hariç giyerim. soğuğa karşı fayda sağlıyor. ekstra bir katman a-oluyor
0
paintov
(24.09.23)
atlet işi tamamen bir alışkanlık. eskiden hep giyerdim (yazlar hariç tabi) giymeyenler nasıl yapıyor anlayamazdım o kadar elzem gelirdi. o sarıcılığı tutuculuğu falan olmadan bir kış geçirmeyi düşünemezdim yani. sonra bir bıraktım aslında hiçbir gereği olmadığını tamamen alışkanlık olduğunu farkettim. yani şu anda giymiyorum çünkü gerek yok.

şunu da belirteyim eskiden hayatında hiç spor yapmamış epey zayıf birisiydim. yetişkin bir erkeğin ne kadar az kas kütlesi olabilecekse o kadar az kas kütlem vardı sanıyorum. bir dönem düzenli spor yapmaya başladım ve en azından hala yağ kas oranı açısından kaslı veya fit denecek kıvamda olmasam da ortalama veya ona yakın bir erkek seviyesine geldim kas oranı açısından. sonradan okuduğuma göre kas kütlesi yağdan çok daha fazla sıcak tutuyormuş insanı ve üşümeyi azaltıyormuş. atleti bırakışım da o döneme denk gelmişti etkisi vardır belki.
0
semaforo de medianoche
(24.09.23)
Eskiden hep.

Artık hiç.
0
baldan kaymak
(24.09.23)
Atlet formunda olanları en son lisede giymişimdir. Kışın sweatshirt falan giyince altına eski tişörtlerimden giyiyorum. Gömlek falan giymem gerektiğinde bi şey giymiyorum pek.

Yazın da çok terleyen biri olmama rağmen atleti hiç denemedim ve bilmiyorum tişörtün içine ıslak ıslak atlet giysem rahatsız eder gibi geliyor.

Hem çirkin olduğu için giymiyorum hem de çok ihtiyaç hissetmiyorum genel olarak. Mesela böyle yaşlı hocalar beyaz gömlek içine atlet giyince o atlet görünür ya. O görüntü aşırı çirkin geliyor gözüme.
0
nundu
(24.09.23)
Yaz kış hep giyerim. Yüzde yüz pamuk, hafif, ince ve fitilli tarzda olanından. Resmen ihtiyaç, zorunluluk bana. Tişört altına da giyerim. Sıcak havalarda da giyerim.
0
yadigar
(24.09.23)
Her zaman giyerim. üstteki cevaplarda da belirtildiği üzere ten ve üst giysi arasında tampon görevi görür . Kullanışlıdır.
0
diyecevaplandı
(24.09.23)
Gömlek ile evet. Önceden kafaya takardim ama açık söyleyeyim yaş geldikçe nedense daha erkeksi geliyor bilmiyorum. Evli adamim zaten ne göğüs kılım varmış ne atlet varmış böyle son yıllarda çıkan şeyler umrumda degil.

Bu arada gömlek altına giymeyi şundan da severim; atletin dokusu gömleğe göre daha yumuşak bu sebeple tenime gömlek degmesinden daha iyi oluyor.
0
logisticsmanager
(24.09.23)
hep giyerim, giymezsem tuhaf hissediyorum.
0
baldur2
(24.09.23)
beyaz kıyafetlerle tshrtgömlek gibi kesinlikle giymem.
atletformunun belli olmayacağı daha çok lacoste tarzı tshrtlerle giyerim araba kullanırken sırt çok terliyor.
kışın sadece tshrt üstü sweet vs vs.
0
jamswety
(24.09.23)
yaz-kış giyerim. kıyafetlerimi de iyi kumaştan almaya çalışırım o sebeple atletim tampon olsun çabasında değilim ama alışkanlık herhalde. rahat edemem atletsiz.
0
dilhun
(24.09.23)
Yazın giymem, atlet niyetine ince askılı budy, üşümemek için. ille üşüyorum.
0
gadlemler
(25.09.23)
(2)

Cehennem melekleri önceki bölümleri izlemeden son filme gitmek

regina phalange
Anlar mıyız olayları bedava biletimiz var yarın kullanalım diyoruz da
Anlar mıyız olayları bedava biletimiz var yarın kullanalım diyoruz da
0
regina phalange
(21.09.23)
Anlarsınız. Aksiyon filmi işte. İlk filmlerin herhangi birini tek başına izleyebilirdiniz. Son film de öyledir muhtemelen
0
yadigar
(21.09.23)
Tüm film bir takım adamlar ve bir kadının bambambam gümgümgüm'ünden ibaret. Konu devamlılığı yok, o yüzden elbette gidebilirsiniz. (Bu arada ben pek seviyorum ayrı)
0
charbiel
(21.09.23)
(9)

Kendimiz gibi biriyle er geç karşılaşacak miyiz?

sanguine
Bunu sadece romantik anlamda söylemiyorum geniş kapsamlı, sevgili, arkadaş, is arkadaşı vs. Kendimiz gibi biri derken yanlış anlaşılmasın, aynı şeyden hoşlanmak, aynı dünya görüşü değil kesinlikle.Davranış konusunda benzer; ben kimseyi rencide etmem mesela, vefaliyimdir, yakın arkadaşlarımı asla yal
Bunu sadece romantik anlamda söylemiyorum geniş kapsamlı, sevgili, arkadaş, is arkadaşı vs.

Kendimiz gibi biri derken yanlış anlaşılmasın, aynı şeyden hoşlanmak, aynı dünya görüşü değil kesinlikle.

Davranış konusunda benzer; ben kimseyi rencide etmem mesela, vefaliyimdir, yakın arkadaşlarımı asla yalnız bırakmam, her türlü dertlerini dinlerim, maddi olarak da elimden geleni yaparım, kötü anlarını paylaşırım

30 yaşındayım, 15 yıllık arkadaşlarim saçmalamaya başladı. 4-5 yıldır tanıdıklarim da keza. Rencide edici şeyler duyuyorum, ya da iş dusulunce araniyorum, dert anlatilacagi zaman araniyorum. Bu son ikisiyle ilgili gene çok önemli değil demek ki güveniyorlar da paylaşıyorlar ama bir üstüne rencide edilmek çok koymaya başladı.

Insanları iyi tanırım zannediyordum onun da şaşkınlığı içindeyim. Benimle çok yakın derin paylaşımlar yapan benim de yaptığım insanlar bazen öyle bir söz söylüyor ki şaşıp kaliyorum. Bu densizlikleri ben kimseye yapmıyorum .Ve iletişimi kesiyorum direkt. Özür gelmeyince de engelliyorum, bu insanlarla sık sik aynı ortamı da paylaşıyoruz. Şimdi uzun vadede etkilerini bilmiyorum belki dönüp barışmak isterler ama gene bir anlamı yok, yüz göz olduktan sonra soğuyorum zaten


Ama hep böyle mi olacak, gerçekten yıldım. Kendimi açabileceğim bir insan olmayacak mı bu arkadaş da olur sevgili de başka bir şey de
0
sanguine
(19.09.23)
Yabancılaşıyorsunuz. Doğal akışı hayatın... Bu devirde insanlar ekonomik olarak ne kadar bağımsız ve güçlü olurlarsa o kadar tahammülsüz oluyorlar. Kopuyorlar insanlardan. Birçok insanda durum aynı. Yaşınızdan ötürü doğal bu... Arkadaşlıklar bitiyor, tanıdıklıklar başlıyor.

Üzülerek söylüyorum, kafanıza göre bir insanın hayatınıza girme ihtimali daha da azaldı. Ama bitmiş değil. Bir tane kafa dengi insan sizi uzun müddet idare edebilir. Nasip meselesi.

Yani anlaşma potansiyeliniz olan insan dünyada çok var ama yaş, hayat koşuşturması, tercihler vs. imkan tanımıyor...
0
yadigar
(19.09.23)
Bende siz gibiydim, bunun altında gizli bir egoistlik olduğunu düşünüyorum. Gizli egoistim bence ben. Kendimi sürekli diğer insanlardan daha vefali, daha iyi niyetli gördüm ve yalnız kaldım. Şu an çok ağır bi hatası olmadığı sürece daha az insan siliyorum, herkesle beklentisiz şekilde iletişim kuruyorum. Kötü bir tepki alırsam şaşırmıyorum, iyi tepki alırsam seviniyorum. Beklentiyi düşük tutmak hayat kurtarır. Kimse olduğu haliyle kalmıyor, kendimiz de öyle. Hayat insana yeri geliyor yapmayacağı şeyler yaptırıyor. Kişilik olarak daha tutarlı davranışlar gösteren insanlarla daha çok vakit geçiriyorum, fakat yine de insanların değişebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorum.
0
personaa
(19.09.23)
malesef hayat hassas insanlar için zor oluyor. insanların büyük kısmı sizin istediğiniz gibi değiller ve kibar insanı eziyorlar, hadleri bildirilince insafa geliyorlar. cabası güçlünün yanında olmayı tercih ediyorlar. dilerim istediğiniz gibi insanları bulursunuz ama bulana dek beklentiyi düşük tutun ve üzülmeyin
0
abelardo
(19.09.23)
Sanmıyorum. Ben yakında şöyle olurum www.instagram.com
0
Kahvedesu
(19.09.23)
bence yaşın ilerlemesi ile alakalı. ben de birkaç ay sonra 27'ye giriş yapacağım. üniversite bittikten sonra yavaş yavaş böyle oluyor. iş hayatı başlıyor, sonra evlilikler falan istesen de istemesen de kopuluyor arkadaşlardan. benzer durumdayım ama ufaktan kabullenmeye başladım, hayat böyle. insanların öncelikleri farklılaşıyor ve pek çoğunun da arkadaşları umrunda olmuyor çünkü zaten bir eşi var o bana yeter kafasında oluyorlar. bir de çocuk varsa hepten yoklar yani. bir de iş hayatı var sabahtan akşama kadar çalışma vs.

sonuç olarak yalnızsanız ve evlenmeyecekseniz aşırı berbat bir durum.
0
candide
(19.09.23)
Ben bunu oldum olası hissettim, şuanda da 28 yaşındayım. Günümüzde insanlar karakteristik olarak daha berbat bir hale geldi, kaçınılmaz bir gerçek. Karşındakinin menfaatlerini karşıladığın sürece varsın, seni kullanamadığı anda yok oluyor. Ancak her zaman iyi insanlar olduğunun kanaatindeyim ve bu insanlarla tanışmanın belli bir zamanı olduğuna inanıyorum. Yani bizim hayatımızın her şeyi oturmuş (maddi manevi çok büyük bir problem yoksa) ve karşı tarafın da bu anlamda bir eksiği yoksa, o zaman insan ilişkileri daha sağlam oluyor. Tabi bu çok nadir bir durum. En önemlisi düzgün insan bulmak ve bu da zor, artı şans meselesi.

Bir de derler, hayatı tren gibi düşünürsek, herkesin bizimle kalacağı bir süre vardır. Kimisi 1 durak 2 durak derken kimisi daha fazla gelecektir. Bizi yaralarken bize öğretecekleri şeyler de vardır. Ama yanlış istasyona bindiğimizde inmeliyiz çünkü dönüş maliyeti o kadar artar. 20li yaşlarda ne kadar iyi seçimler yaparsak hayatımızın geri kalanını o kadar iyi geçireceğimizi düşünüyorum. Siz 30 yaşındasınız ki yeni başlıyorsunuz sağlam bir hayata. Seçtiğimiz insanlar önemli faktör ve asıl o kötü insanları hayatınızda tutmayarak iyi bir seçim yapıyorsunuz. Hayatınızdan çıkarın ki yenilerine yer açılsın.
0
babemsi
(20.09.23)
Insanlardan kopmak, arkadaslarin zaman icinde sekil degistirmesi baska, en hassas benim, en kibar benim herkes kotu demek baska. Personaa'nin dediklerine buyuk oranda katiliyorum.

Ayrica kendini degersiz gorup, sevilmek icin, ihtiyac duyulmak icin sinirlarinizi alt ust edip ve belki de baskalarinin sinirlarini cigneyip, sonra herkes bana ayip ediyor diyerek kurban ucgenine girmediginizden emin olmanizi tavsiye ederim. Ne yazik ki sinir koymanin ne oldugu (ve buna benzer bir cok gerekli bilgi) hicbir yerde bizlere ogretilmiyor.

Bir seye kirilip, bunu kibarca ifade edip sinir koymak ve iliskiyi saglikli bir yerden devam ettirmek de bir secenek. Beni rencide etti, ben de sildim, sonra da ozur dilemedi demek de bir secenek. boylesine aslinda yanlis bir yerden iliski kurmadiginiza/iliskilerinizi bitirmediginize emin olun. Sinir koymak duvar ormek degil aksine benimde daha derin ve daha saglikli iliskiler kurabilmen icin yollarim budur demektir. Once sinirlarinizin ne oldugunu belirlemeyi deneyin, kendini gercekten seven, bagimli degil bagli iliski kuran insanlarin sinirlari vardir, sonra kibarlikla ve sevgiyle sinir koymayi ogrenin, yine sinirlariniz ihlal ediliyorsa o zaman yavas yavas insanlari hayatinizdan cikarirsiniz. Son olarak, herkese ayni sinirlari koymayabiliri, sinirlarimiz iliskimiz gelistikce ve derinlestikce esneyebilir ve degisebilir. Bunlarin hepsi mumkun.
0
songforsomeone
(20.09.23)
otuz yaşındaymışsın, on beş yıllık arkadaşlarım diyorsun. muhtemelen onların ve senin kalbinin kararmadığı ergenlik zamanında tanıştınız. ergenlikte ne yapsan mübah. karşındaki deccal olmadığı sürece arkadaşlığını sürdürüyorsun çoğu zaman. devam ettikçe de sevdiğinden ve yılların hatrından kopamıyorsun. ama hepimiz değişiyoruz. aradaki on beş yıl insanın hayatındaki ciddi dönüm noktalarını barındırıyor. o noktaları geçince neye dönüşeceğini sen bile tahmin edemiyorsun. belki senin de eski inceliğinde olmadığın, çevrene tatsızlık veren farkında olmadan yaptığın şeyler vardır. gururuna dokunuyorsa açıkça söyle, çözümcül olmaya bak bence niye böyle oluyor diye buraya yazacak kadar dertleniyorsan. bunu yaptığın halde beklediğin gibi davranılmıyorsa da boşver gitsin.
0
black holes in the sky
(20.09.23)
Başlığa cevap; mümkün değil…
0
hayalhayal
(20.09.23)
(2)

anneye buzdolabı ama sıfır mı, ikinci el mi, az mı eski çok mu eski

halanne
annemin 20 yıllık buzdolabının motoru bozulmuş, tamirci 4 bin diyor.tamir ettirsek bile 20 yıllık buzdolabı daha ne kadar götürür, yenisini alalım dedik. dedik ama çarşıya çıkıp fiyatları görünce dudağımız uçukladı. annem 79 yaşında, tek başına yaşıyor. yemek bile yapmıyor artık, buzdolabının yarısı
annemin 20 yıllık buzdolabının motoru bozulmuş, tamirci 4 bin diyor.
tamir ettirsek bile 20 yıllık buzdolabı daha ne kadar götürür, yenisini alalım dedik. dedik ama çarşıya çıkıp fiyatları görünce dudağımız uçukladı.

annem 79 yaşında, tek başına yaşıyor. yemek bile yapmıyor artık, buzdolabının yarısı boş, yarısı meyve ile dolu. sağlığı eh işte (allah uzun ömür versin tabi de) daha kaç yıl yaşar, yaşadığı sürede tek başına yaşamını idame ettirebilir mi, yanına bakıcı mı alır, o mu bizim yanımıza taşınır, bir bakım merkezine mi gider, bir sürü belirsiz durum var. bu yüzden buzdolabı işi tam bir yılan hikayesine döndü, bir de üstüne ev sahibi evden çıkarttı kadıncağızı, yeni ev tuttuk, emlakçı, depozito, boya-badana, nakliye derken bu ay karı-koca iki maaşımızı anneme harcadık bile, üstüne de bir aydır bu işlerle koşturmaktan, sürekli bi şeylere karar vermekten yıldık. üstüne tüy diken buzdolabı hem fiyat hem de karar aşamasında resmen soğuk savaş yarattı evde.

1. tamir ettirmek hala bir seçenek, 20 yıllık ama bosch marka, motoru bozulmadan önce tank gibi çalışan bir buzdolabıydı, 4 bine değer mi, hadi değdi kaç yıl daha götürür belirsiz.

2. spotçuları dolaştık, çok kullanılmıştan az kullanılmışa 5 ila 10 bin arasında değişiyor fiyatlar. garanti yok tabi, en fazla 2-3 ay içinde arıza olursa biz tamir ettiririz diyorlar. taksit de yok.

3. iki tane tamirci-satıcı var. çok eski dolapları alıp tamir ve bakım yapıp satıyorlar. oldukça eski bir arçelike 2,5 diyor, sağlam gibi görünüyor ama hani beyaz eşyaların plastik kısımları zamanla sararır ya, öyle işte, hiç albenisi yok. tabi gene garanti de yok, 1 ay içinde arıza olursa ücretsiz tamir, 1 aydan sonra allah kerim.

3. sıfır alsak o ayrı bir dert. marka, model, büyüklük, küçüklük iyice kafamızı karıştırdı:

3a. büyük, güzel sağlam, pahalı bir şey alıp ki en az 20 bin civarı oluyor, annemden sonra bizim zimmetimize geçirme opsiyonu var (bizim dolap da 15 yıllık bu arada) sizin dolabı anneye verin, kendinize yenisini alın diyecekler için, aynı ilde olsak ilk yapacağımız bu olurdu ama nakliye işi zaten bi buzdolabı parası.

3b. büyük ama orta halli bir şey 15 bin civarı alıp annemden sonra, eşimin ailesine transfer opsiyonu var. onların da dolabı eski sayılır. bunda da annemin dolabı boşa çıkmadan onlarınki bozulursa kötü senaryosu var.

3c. ufak, tefek, idareten ucuz bir şey alsak o da en ucuz 9-10 bin liraya altus markadan başlıyor.

annemin ölüm tarihine bahis oynuyormuşum gibi geliyor, üzülüyorum bu opsiyonları düşünürken ama gerçek hayat da çok acımasız.

soru ne bilmiyorum, galiba aynı kişilerle aynı konuyu konuşup aynı noktalarda kararsız kalmaktan sıkıldım, farklı bir bakışa ihtiyacım var.

siz olsanız hangisini yapardınız, neden?
0
halanne
(18.09.23)
istanbul anadolu yakası ise tamirci önerebilirim.

kendime alacaksam arçelik ya da altus alırım (sıfır alacaksam) ama bu şartlar altında ben tamiri seçerdim çünkü motor öyle kolay kolay bozulan bir parça değil. düzgün yapıldıktan sonra uzun yıllar gideceğine inanıyorum.
0
kisa
(18.09.23)
80 yaşına gelmiş kadının büro tipi cihaz kullanabileceğini sanmıyorum. Eğilip kalkması sıkıntı olur. En mantıklısı tamir ettirmeniz gibi duruyor. 20 yıllık Boschlar kaliteli cihazlardır. Uzun yıllar ikinci bir sıkıntı çıkaracağını sanmıyorum.
0
yadigar
(19.09.23)
(12)

Satılacak evdeki kiraciyi çıkarmak ne kadar etik?

sckxyss
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var. Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.
Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var.
Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle deneyelim diyorum. Anne baba ayıp olur diyor. Sizin fikriniz nedir?
0
sckxyss
(12.09.23)
Ayıp olur ama kiraciyi çıkarın. Yapacak bir şey yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(12.09.23)
Kiracılı evi kimse almak istemiyor. Şu ortamda satma şansınız düşük. İyice zorlanırsınız, en az 300-400 bin TL'de düşük vermek zorunda kalırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.09.23)
Aklı olan kiracılı ev almaz. Alırsa da epey bir fiyat kırılmasını ister. Yine de önce kiracı ile konuşun, durumu anlatın. Anlaşamazsanız çıkarma yoluna gidersiniz. Zaten yeni ev almak için elinizdekini satıyorsunuz. Belki sizden rüşvet ister evden çıkmak için. Taşınma masrafları + kira falan gibi. Zaten anlayışla karşılamazsa "ayıp" masadan kalkmış olur.
0
nawar
(12.09.23)
bence ayıp olmaz, sonuçta 3 ay sonra çık demiyorsunuz, bu gibi durumlarda kendi çıkarınızı düşünmeniz lazım. yasa size hak tanımışsa gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. ayrıca evi alacak insan belki kiraya vermeyecek kiracı olsa bile çıkaracaktır.
0
Fodera
(12.09.23)
Bizimkiler de bir benzeri. Kiracı 2000 lira kira veriyor. Komşu dairelerde kiracılar 12000 lira kira veriyorken bu durum böyle. Bizimkilere söyleyince de beni susturuyorlar. Ayıp olurmuş. Yani sizin mesele Anne ve babayı ikna etmekte. 10 yıl dolduguna göre elveda deme hakkınız var
0
limonlu eksi
(12.09.23)
satış işlemiyle birlikte sonuç olarak kira sözleşmesi de devredilecek. alıcı istiyorsa hiçbir sebep göstermeksizin siz nasıl çıkartabiliyosanız o da çıkartabilir, fesih sürelerine uyarak.

evi alan yeni malik nasıl olsa çıkarabilirmiş deyip vicdanınızı rahatlatıp aynı şekilde siz de çıkartabilirsiniz, karar sizin.
0
jimmydarmody
(12.09.23)
12 yıllık olsa dahi çıkarmak için belli prosedürler ve dava süreci var.
ayrıca ihtar çekmeniz için belirli süreler oluyor sözleşme tarihine göre.

o nedenle bu yola gidecekseniz bir an önce başlayın yasal işleme yoksa konu çok uzar.
0
nuisance
(12.09.23)
Kiracıyı çıkarmalısınız.

Kiracı olmaması evin değerini belki 50 belki 100 bin TL yükseltecek veya satılıp satılamayacağını belirleyecek. Anne-babanızın kiracıyı çok sevdiği için, ona ayıp olmasın diye harcayabileceği 50-100 bin lirası varsa dokunmayın kiracıya.
0
michael_knight
(12.09.23)
2 sene once kiracili sattik, fiyatta bir dusus falan olmadi.
yeni sahibi ihtar cekip 6 ayda cikartabiliyor, yasal prosedur boyle.
0
cooperr
(12.09.23)
Etik.
0
koskoca kirpi
(12.09.23)
Uzun yıllık kiracınızmış. Elbette bir hukukunuz vardır. Açık açık konuşun buraya yazdığınız gibi. Madem evi satmanız gerekiyor, hoşuna gitmese de karşı tarafın, anlayışla karşılamak zorundalar. Dersiniz “İnsanlar yatırımdan ziyade içinde oturmak için ev arıyor, müşteri bulanıyoruz. Siz eğer bulabilirseniz… falan, filan” Önden yolunu yapın yani…
0
yadigar
(12.09.23)
10 yılı geçtikleri için kanun sana çıkarma hakkını veriyor. Bunda etik olmayan bir durum yok.

Öncesinde kiracın ile uygun bir dille konuyu konuşmak, hatta almak istiyorsa evin satışında onlara öncelik vermek hoş olur. Kiracılı evlerin satışı şu dönem ciddi sorun. Kimse 3-5M para ödeyip de ayda 5000 TL civarı kira almak istemiyor. Boş ev çok daha hızlı ve makul fiyata gider. Kiracılı evi satman zorlaştığı gibi, fiyat olarak aleyhine olur. Şartlar 2 sene öncesi gibi değil.

Benim ailem de kiracı idi, 10 yılı doldurmaya yakınlardı. Aracımı sattım, onlara da 0.99 faizle zorla kredi çektirip kirada oturdukları evin yarısı büyüklüğünde (130'lardan 65 metrekareye düştüler) ev aldırdım. Günümüz şartları böyle tedbirler gerektiriyor. Ev sahibi evden çıkın deseydi ya kirayı 3x yapacaklardı, ya da çıkacaklardı. Kanunun nadiren ev sahibini koruduğu durumlardan biri.
0
Lethe
(12.09.23)
(12)

Öyle bi film söyleyin ki oha oha noluyor ya diyelim izlerken

regina phalange
Teşekkürler
Teşekkürler
0
regina phalange
(09.09.23)
Hodejegerne
Collateral
A perfect murder
Ronin
Heat
A simple olan
U turn
0
alimcgraw
(09.09.23)
The Usual Suspects
Predestination
0
bravoteam
(09.09.23)
life of david gale
better watch out
primal fear
the others
0
Kittie
(09.09.23)
coherence
timecrimes
0
pide
(09.09.23)
enemy (2013)
0
vacigok
(09.09.23)
pain & gain
0
fakat
(09.09.23)
The Lobster
0
burka
(09.09.23)
Oldboy (kore yapımı olan, Hollywood değil)
0
yadigar
(09.09.23)
Nueve Reinas

En iyisi değildir ama son zamanlarda izleyip sevdiğim filmlerden.
0
ruhen hastayim ben
(09.09.23)
We need to talk about kevin
Köpek dişi
Paramparça aşklar ve köpekler
Dönüş yok
Midsommer
0
Phoebe
(10.09.23)
Little Bone Lodge
0
oldtimer
(10.09.23)
White Tiger
0
alfired
(10.09.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.