Giriş
(3)

Gece 3-4 ya da sabaha kadar acik kafe onerisi

narod
Anadolu Yakasinda nereler var bildiginiz?
Anadolu Yakasinda nereler var bildiginiz?
0
narod
(10.11.25)
maps.app.goo.gl

cayi kotu ama kahveleri fena degil.
0
arakaali
(10.11.25)
beanq coffee
www.instagram.com
7/24 açıkmış.
0
orpheus
(10.11.25)
Vaniköy'de bir yer var denize sıfır. Eski adı "vaniköy cafe" idi. İsmi değişti galiba. Orası vardı. Edit: Adı Perla olmuş ama 2'de kapanıyormuş artık.

Çekmeköy'de Shine var. Çok geç saatlere/sabaha dek açık oluyor.
0
yadigar
(11.11.25)
(18)

Ayva seven var mı?

kisa
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
+1
kisa
(10.11.25)
Özellikle tuzla yemeye bayılıyorum. Denemeyenlere de tavsiye ederim
+1
mermaidd
(10.11.25)
çok severim.
+1
eileengray
(10.11.25)
Çok severim. Ben ayvanın yemeğini bile yapıyorum nohutlu.
+1
rock n roll
(10.11.25)
Bayılırım. En sevdiğim meyve hatta.
+1
Murtazaaylak
(10.11.25)
tazesini ayri tatlisini ayri severim, cennetlik meyvelerden bence.
+1
cooperr
(10.11.25)
ekmek ayvasını severim. yumuşak olur. dışı hafif tüylü olur.

ayva bana oldum olası çocukluğumu anımsatmıştır. memleketten dönen eş dost getirirdi.
+1
yurtsuz john
(10.11.25)
çok severim, elma gibi ısıra ısıra yiyorum çocukluğumdan beri.
+1
deartheodosia
(10.11.25)
çok severim, bazıları boğazda takılıyor aşağı gitmiyor ama bazıları da yumuşacık oluyor, hafif ekşi kışın en sevdiğim meyvelerden biridir.
+1
exlibris
(10.11.25)
okurken huylandım için gıcıklandı sus sus :D
0
neira
(11.11.25)
severim ama bıçakla yerim.
+2
hrskrs
(11.11.25)
O zaman yaşasın Ayva seven insanlar 💥
+1
🌸kisa
(11.11.25)
huloooggggg
+1
cooperr
(11.11.25)
Ayva sevilmez mi! Ama elma gibi ısıramıyorum dişlerden dolayı. Anca dilim dilim...

Ayva bitanedir.

Edit: Gidip bir umut bakacağım dolaba, vicdansızlar 🥲

Edit2 : 😄😄hizliresim.com
+3
yadigar
(11.11.25)
Bayılırım. Tuz ve limonla dene bambaşka bir şey oluyor :)
+1
sadakatsiz
(11.11.25)
kink mi yaptin o nasil ayva yeme tanimlamasi.

ayva oyle yenmez, olursun.
0
warrior princess
(11.11.25)
senede 2-3 kez rakının yanına meze yaparım. bol tuz ve limonla iyi gider. ayrıca üzerine türk kahvesi döküp yemeyi deneyin enfes olur.
0
ground
(11.11.25)
ayva, muşmula gibi yerken boğaza takılan ve hafif boğulma hissi veren mayhoşumsu meyveleri çok severim. kuru olanları hiç çekilmiyor ama sulu sulu, güneş gibi sapsarı olanları çok seviyorum.
0
m e b
(11.11.25)
+1

En sevdigim meyvedir
0
chunksia
(14.11.25)
(10)

erkekler vucut kıllarını nasıl almalı?

duyurukullanıcısı
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsınc- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecekd- madem aldın komple temizlen. tüm vucutbirde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.
b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsın
c- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecek
d- madem aldın komple temizlen. tüm vucut

birde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.25)
vücut fitse kemer üstü komple alınsın, bacaklar da bir miktar seyreltilsin.
ama vücut çok fit değil göbek meme falan yağlıysa hiç dokunulmasın en azından kamufle eder.
almak için en iyisi lazer epilasyon. diğer yönetmler daha fazla çıkartır, sakal gibi her hafta almak zorunda kalırsınız.
0
joooper
(10.11.25)
ben sırt, ense, omuz, kol üstünü alıyorum. göbekli olduğum için ön tarafı bırakıyorum.
kol ve bacaklar aşırı yoğun olmadığı için onlara da dokunmuyorum.
en iyi tercih folyo traş makineleri özellikle philips bodygroom 3000 ve benzerleri. ben yıllardır bunu kullanıyorum. kasık ve testis bölgesini de çekme yapmadan sorunsuz traş ediyor.
kestikçe gür/kalın çıkar tamamen şehir efsanesi.
0
my fault
(10.11.25)
Joper'ın dediği gibi fit vücutlu birinin alması bence sıkıntısız ama götlü göbekli biri aldığında Kybele gibi oluyor.
+1
kizil karga
(10.11.25)
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir. (Dalga cevresi ve koltuk alti haric)
+2
mbond
(10.11.25)
buna bayanlar cevap versin. ama ben bir erkek olarak şunu diyim: bir yer alınmış bir yer alınmamış o zaman bülbül yuvası gibi duruyor hoş değil. git lazere yat kıçından alnına kadar aldır, jiletle falan uğraşma.
0
mikahakkinen
(10.11.25)
kıl almakla kim ugrasacak kanka. sirtinda yoksa koltuk alti ve pipi çevresi kâfi.
kıl almakla ugrasacagin vakitte git 2 spor yap daha iyi görünmek istiyorsan.
+1
arkadakiadam
(10.11.25)
eskiden a grubundaydım.

covid'den sonra bir süre nabzım falan dengesizleşmişti, o sıralar kardiyolojiye gidiyordum sık sık. çam ve sakura'da doktor arkadaşım vardı o ilgileniyordu her şeyimle, bir gün sana eforlu ekg de yaptıralım dedi. randevu verirlerken "gelirken mutlaka göğüs kıllarınızı kesin kıl varsa işlemi yapmıyoruz" dediler :) o gün üst gövdeyi bir kestim, oh be dünya varmış dedim. hijyen olarak da daha iyi oluyor. ayrıca sporla ilgileniyorsan kasların falan çok belirginleşiyor :)

o gün bugündür çok sık olmasa da üst gövde -sırt göğüs omuz hatta üst arka kollar- kıllarımı kesiyorum.

normal traş makinesiyle kesiyorum. jiletle kesince gür çıkıyor algısı da efsaneymiş bu arada, ilk 2 sefer jiletle kestim normal çıktı sonrasında. makine ile daha kolay oluyor ama.

yalnız bacak kıllarımı kesmem. kesene bir şey demem tabii de
0
makbur
(10.11.25)
Ya bu jiletle alırsan gürleşir olayı tabii efsane öyle bir şey yok ama jilet tahrişe açık bir yöntem, bir de nedense jiletle alındığında çok daha fazla batığa neden oluyor bunlar ekstra dertler, o nedenle makine kesimi bayağı sağlıklı.
0
kizil karga
(10.11.25)
B.
"killi erkek merhametli olur" - A. Einstein
+1
cooperr
(11.11.25)
Etek bölgesi, kol altları, ense, kulaklar, burun delikleri alınmalı.

Saç/sakal/bıyık opsiyonel.

Göğüs, kol, bacak, el ve ayağa dokunmamak lazım.

Sırta bir şey demiyorum. Alınmasa daha iyi bence.

Kaş arası hadi tamam da, onun dışı kaşa dokunmamalı.

Benim görüş bu şekilde.
0
yadigar
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(8)

Hiç Yemediğiniz Yöresel Yemekler

auroraaurora
Çılbır sorusundan aklıma geldi. Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
Çılbır sorusundan aklıma geldi.
Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?

Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
+1
auroraaurora
(10.11.25)
-soğanlı yumurta

-domatesli pilav

-kuru fasulyeli lahana

-kuşkonmaz

para versen yemem. memleket gastamonu.
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
Mendek diye bir bitkiden corba yapiyorlar. Allah affetsin korkunc.
Karalahana corbasini da sevmiyorum ama mesela onun Gumushane usulu yapilani gene fena degil.
Tursu iceren yemekler,
0
mbond
(10.11.25)
Şırdan, beyin, göz

Bunlar tam anlamıyla yemek sayılmaz, ama bunları yemedim ve yemem de.
+2
VIPCH
(10.11.25)
Şu popüler Antep yemeği, etli çorba mı ne, adı aklıma gelmedi
-2
arbre
(10.11.25)
Mumbar dolması
Hangi yörenin bilmiyorum ama hiç çekici gelmiyor.

Karadeniz mutfağından kara lahanayla yapılan şeyleri yemem (dolma hariç).
0
mutekebbir
(10.11.25)
yozgatlıların çok sevdiği, bağımsız ülke olsalar adeta bir milli gurur nesnesi yapacakları ''arabaşı'' denen garabet. biz de iç anadoluluyuz ama bereket şehrimizde bu yiyeceği yapan da yiyen de görmedik. bir komşumuz bir kere bunu yapıp büyük bir gururla getirmişti bir tencere (ki öyle şuna buna ıyy yiyemem diyen kıl kuyruk hassas tiplerden değilim, hatta eminim çocuğunuza göre midesiz kategorisindeyimdir ama) bir kaşık bile almak içimden gelmemişti. yani benim kafamda sadece kıtlık zamanı ölmemek için yenecek şeyler diye kategorize ettiğim bir liste vardır. onun en tepesinde arabaşı var anadolu yöresel yemekleri içinde.
0
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
Hocam bahsettiğiniz kiraz yaprağı sarması efsanevi bir lezzettir. Karamelize soğan, erik ekşisi, tereyağı, kiraz yaprağı, yoğurt gibi malzemeler bulgura öyle bir dengeli ve zengin bir lezzet veriyor ki... Vedat Milor Malatya'ya geldiğinde iki ayrı yerde yedi ve neredeyse ağlayacaktı. Sonrasında kaç farklı yerde anlattı. Görüntüsü pek albenili değil, kabul. Hatta bazı Malatyalılar "bulamaç köftesi" der o yüzden. Ama müstesna bir tadı var. Mevsimine göre dut, ayva ve fasulye yaprağıyla da yapılır ama en makbulü kiraz yaprağıyla yapılanıdır. Tahmin ettiğiniz kadar ağır bir yemek değil. Zengin ve dengeli bir lezzeti var.

Soruya cevap olarak da, duyup da yemediğim/tatmadığım yöresel yemek çok azdır. Aklıma bir tek mutancana geliyor. Onu da rastgele bir yerde yemek istemiyorum. Riskli bir tarif çünkü.
+1
yadigar
(11.11.25)
Soru sahibi nefret ettiğiniz yiyecekler diye bir soru mu sormuş? Denemediğiz yöresel yemekleri sormuş. Türkiye'de okuduğunu anlama oranının yerlerde olmasına güzel bir örnek olmuş bu soru:d

Keşkek benim de listemde ama nerede bulur yerim bilmiyorum ben de çok merak ediyorum.
-1
sadakatsiz
(11.11.25)
(7)

İsmail ismi ingilizcede neden kullanılmıyor

plastic_angel
Yani niye popüler değil . Bugune kadar hiçbir Amerikan filminde görmedik bu ismi
Yani niye popüler değil . Bugune kadar hiçbir Amerikan filminde görmedik bu ismi
0
plastic_angel
(09.11.25)
Samuel ya da kisaca Sam olarak görüyoruz
0
herzan
(09.11.25)
İsmail'i İngilizce'de Ishmael olarak görüyor olmamız lazım. İbrahim'in ilk oğlu ..
+1
co2s2
(09.11.25)
Samuel'in Ishmael'den türediğini bilmiyordum mantıklı görünüyor. İsimlerin geçişi döneme ve diller arası dolaşıma göre birkaç çeşit olabiliyor.

Ancak doğrudan Tevratta geçen haliyle Yishmael (ing. Ishmael) olarak görmememizin sebebi Judeo-Hristiyan kültürün İbrahim'in diğer oğlu Yitzhak (ing. Isaac) üzerinden devam etmesi.

Bildiğiniz gibi Yishmael ve Yitzhak, Abraham'ın iki oğlu. Yishmael, Hagar (Hacer)'dan doğma. Yitzhak ise Sara (Sare)'dan doğma. Yishmael büyük oğul olsa da Eski Antlaşmadaki anlatıda Yitzhak Yahudilere giden soya devam ediyor. Yishmael ise daha çok Araplara giden soyla ilişkili. Tevratta Yitzhak'ın ağırlığı ve bu konumunu elde etme süreci aynı zamanda Sara'nın Hagar'a göre konumu öyle baskın ele alınıyor ki Yishmael'in çocuğa koyulabilecek bir isim olarak görülmesi çok zor, çünkü çocuğunuza talihsiz bir isim koymak istemezsiniz.

Yahudi - Hristiyan kültüründe durum bu olduğundan bu dinlere sahip milletlerin dillerinde de bu isim yok, en azından İbrahim oğlu İsmail'i tasvir eden şekilde yok. Başka bir şekilde Samuel formuyla geçtiyse bunu bilmiyordum.
+4
akhenaten
(09.11.25)
Samuel ve İsmail isminin hiçbir bağlantısı yok.
0
kizil karga
(09.11.25)
akhenaten'in dedigi dogru. olmamasinin nedeni judeo-christian anlatida soyun ishak'tan devam etmesi.

samuel ve ismail ayni kisiler degil. sml koken benzerligi cok cazip duruyor, biraz bakindim ama kabul gormus bir durum yok koken konusunda bile.
0
antikadimag
(09.11.25)
İsim kökenleri için hep danıştığım kaynaktan gelsin:

www.behindthename.com
From the Hebrew name יִשְׁמָעֵאל (Yishmaʿel) meaning "God will hear", from the roots שָׁמַע (shamaʿ) meaning "to hear" and אֵל (ʾel) meaning "God". In the Old Testament this is the name of a son of Abraham. He is the traditional ancestor of the Arab people.

www.behindthename.com
From the Hebrew name שְׁמוּאֵל (Shemuʾel) meaning "name of God", from the roots שֵׁם (shem) meaning "name" and אֵל (ʾel) meaning "God". Other interpretations have the first root being שָׁמַע (shamaʿ) meaning "to hear" leading to a meaning of "God has heard". As told in the Books of Samuel in the Old Testament, Samuel was the last of the ruling judges. He led the Israelites during a period of domination by the Philistines, who were ultimately defeated in battle at Mizpah. Later he anointed Saul to be the first king of Israel, and even later anointed his successor David.
0
peki madem
(10.11.25)
Samuel, Hz. İsmail değil. İslam kaynaklarında İşmevil (Şemuil, Şemvil) Peygamber olarak geçer. Hz. İsmail’in ingilizcesi Ishmael’dir.
İbranice okunuşları da, Samuel’in “Şmo’el”, Ishmael’in de “(Y)İşmael” şeklinde.

Tamamen iki ayrı kişi.

Evet, batıda pek tercih edilmez isim olarak çünkü Hz. İsmail Arapların babasıdır. İsrailoğulları ise Hz. İshak’ın (Isaac/Yitzhak) soyundan gelir. Ama yine de rastlanır Ishmael ismine.
0
yadigar
(10.11.25)
(4)

Semt pazarlarında kredi kartıyla alışveriş yapılıyor mu?

sekizdokuzon
SbTeşekkürler.
Sb

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.11.25)
Bazı tezgahlarda var. Kimisi de üzerine fiyat ekleyip yan tezgahın pos'unu kullanabiliyor.

Kart geçen tezgah sayısı da semtine bağlı biraz. Bizim buralar için 1/3-1/4 gibi oranı.
+1
yadigar
(09.11.25)
kullanmayın. pazarcı iki kuruş para kazanıyor, onu da bankaya komisyon olarak vermesinler.
-3
co2s2
(09.11.25)
Pazarcının 2 kuruş kazandığını sananlara hayatta başarılar diliyorum.

Küçük tezgahlar hariç çoğunda geçiyor bizim muhitte.
+2
Mcfly
(09.11.25)
benim gittiğim pazarda satıcıların yarısında vardı pos cihazı.
0
biseysorcaktim
(09.11.25)
(6)

bulaşık makinesi su taşma sorunu

egerbiryolcu
Bulaşik makinemizde bir süre önce şöyle bir sorun oluşmaya başladı. Genelde gün içinde bir problem yok sabah bir uyanıyoruz mutfak halısı sırılsıklam olmuş makinenin alt haznesinde berrak temiz bir su birikmis.Tamirci teknik servis cağırdık conta mi neydi net hatrlamiyorum bir şey değiştiler fakat k
Bulaşik makinemizde bir süre önce şöyle bir sorun oluşmaya başladı. Genelde gün içinde bir problem yok sabah bir uyanıyoruz mutfak halısı sırılsıklam olmuş makinenin alt haznesinde berrak temiz bir su birikmis.

Tamirci teknik servis cağırdık conta mi neydi net hatrlamiyorum bir şey değiştiler fakat kisa süre sonra aynı şey tekrar oldu.
Bu sorunu yaşayınca makineyi çalıştırdığınızda biriken su yok olup bir kaç gün hatta bazen bir kaç ay sorunsuz çalışmaya devam ediyor ama ara ara bu problem hortluyor hortlayinca da üst üste birkaç gün sürüyor.

Mesela dün sabah yine aynı şey yaşandı. Makineyi çalıştırdik su gitti falan. Az önce makineye bulaşık atarken fark ettim o su havuzu altta yine birikmiş. Muhtemelen sabaha mutfak yine batacakti. Ben de yine çalıştırdım makineyi.


Şimdi biz tamirci cagirsak nokta atışı çözüm için neleri vurgulayalim?
Bazi zamanlar bu problemin hortlayip bazı zamanlar sorunsuz devam etmesi neyle ilgili olabilir, kendi çapımda kontrol edebileceğim bir şey var mı? Filtreleri temizliyoruz, pervanelerde bir sorun da yok gibi.
YouTube da araştırdığımda ventil diye bir şeyin durumumuza en benzer sorun olduğunu düşündüm. Sorun buysa bunun ücreti çok pahalı mıdır?
Bir de tezgah altındaki musluk kapatılınca su birikmiyorsa sorun kesin ventil diye okumuştum ama denemedim bunu henüz.
0
egerbiryolcu
(08.11.25)
Dediğiniz gibi muhtemelen ventil - su giriş valfı ile ilgili bir sorun var.

Geçici çözüm için, bulaşık makinesine su giden vanayı makineyi kullanmiyorken kapatabilirseniz en azından şimdilik sıkıntı olmaz.

(Tabi vana kolay ulaşılabilir bir yerdeyse)
0
makbur
(09.11.25)
Babamlarda aynı sorunu olan bir makine var. Geçenlerde yüksek ısılı uzun programda (düdüklü resmi olan) su akıtırken, normal programda akıtmadığını keşfettik. Tamir ettirmeyip, normal programda kullanmaya başladık. Böyle kötü bir çözüm bulduk. Belki sizin de işinize yarar.
0
yadigar
(09.11.25)
ventil basit bir parça alıp kendiniz de değiştirebilirsiniz. youtube bakın, videoları var.
0
adivar
(09.11.25)
çağırdığınız tamirci işin ehli değil. yetkili servis çağırın fiyat yüksek çıkar ama fatura ve kayıt olduğu için sıkıntı çıktığında firmaya bildirirsiniz.
ayrıca kendiniz yapmaya kalkmayın ben denedim daha da ayarı kaçırdım.
0
mikahakkinen
(09.11.25)
@mikahakkinen
Bekonun sitesinden cagiriyorduk yani yetkili servisi aslında ama tabi orda da demek işin ehli olmayan çıkabiliyordur ya da detaylıca bakmamış olabilirler o yüzden bu defa ben de sorunu en doğru şekilde anlatmaya caliscam.
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
Direk bekoya şikayet edin. Geldi servisiniz yapamadı, para vermiyeceğim diyin. Sonuçta servis baktıktan sonra çözülmesi gereken bir sıkıntı bu sonuçta.
0
mikahakkinen
(09.11.25)
(9)

Kafa Karışıklığı

sezai karesort
Selamlar,Direkt konuya girizgah yapıyorum.Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.Beraber çalışmamız gereken süreler
Selamlar,

Direkt konuya girizgah yapıyorum.

Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.

Beraber çalışmamız gereken sürelerde iletişimimiz esprili, enerjik özetle samimi bir iletişim şeklinde gerçekleşti. Hatta bu durum benim dikkatimi çekti sanki bir frekans yakalamışız gibi bir durum oldu, diğer çalıştığım ekip arkadaşlarımla yaşadığım gibi bir iletişim değildi. Fakat iş dışında herhangi bir şekilde iletişimimiz olmuyordu açıkçası. Bazen 1 ay iş sebebiyle bile olsa iletişime geçmediğimiz oluyordu.

Ve bu Hanımefendi benimle iletişim kurması gerektiği zamanlarda mail veya teamste yazması kafi olacakken genellikle direkt cepten arayarak iletişim kuruyordu. Bu durumdan da bir kıllandım açıkçası.

Bir konuşmamızda sanırım ben samimiyet boyutunu biraz ileri götürünce sanki ona karşı bir ilgim varmış gibi algıladı sanırım bana "biz seninle bu kadar çok iş yapmazdık ne oldu sürekli yazıyorsun :) " gibi sanki üstü kapalı şekilde bana amacın ne kardeşim mesajı çaktı. Bu soru karşısında afallayan ben "ne diyeceğim lan ben" moduna girip gayet ciddileşip çünkü bu işin bu kısmı senin sorumluluğunda öteki kısmı da benim haliyle sana yazıyorum dedim.

Neyse sonra bir şey daha fark ettim ki -biraz avelim, laglı çalışıyor algılarım- son konuşmalarımızda beni telefonla aradıktan sonra konu daha kişisel özel hayata kapsayacak kısımlara kayıyordu, yani sohbet etmeye çalışıyordu. İşte kurumsal hayat bana uygun değil, şöyle planlarım var vs. gibi sen ne planlıyorsun kendin için vs. gibi. Yani işi konuştuk hallettik fakat telefon kapanmadı farklı bir konu açıldı ama ben her zamanki gibi hımm anladım geri dönüşleriyle neyse o zaman görüşürüz deyip telefonu kapattım genellikle.

Neyse son bölüme geçiyorum.

Geçen Cuma günü pat diye "Bugün benim son iş günüm" diye yazdı.
Şaka yapıyor sandım "ciddi misin ?" diye dönüş yaptım.
"Evet, sizleri tanımak güzeldi :) instagramdan ekle :)" diye geri döndü bana.
Ben de; "Seni tanımak da güzeldi fakat instafram kullanmıyorum, söz açtığım gibi ilk seni ekleyeceğim :) dedim.
"hahaha mantıklı, tamamdır. Kendinize iyi bakın" diye dönüş yaptı.

Lan kafamda deli sorular oluştu sonra dedim "lan kafayı mı yedi bu sanki daha şimdi tanışmışız gibi sizli bizli konuşuyor" tak diye gideceğini söylüyor ve şimdi bana instagramdan ekle vs. diyor. Telefon numaram da var halbuki instagram ne alaka mk diyorum.

Sonra vakit geçtikçe acaba kendisine yalan söylediğimi mi düşündü instagramım yok diye vs. kuruntu yaptım. Sonra dedim bir arayayım sonra dedim bu iş farklı yerlere de gidebilir amacı ne çözemedim şehirler de farklı falan fistan kafam karışık yani anlayacağınız.

Belki söylemedi bana ama benim bulunduğum şehire de geliyor olabilir. İletişimimin kesilmesini de pek istemiyorum ama durum da ciddileşirse diye de korkuyorum. Sanki benim hissettiğim o ikimizin arasındaki freakansı o da hissetti ve "lan belki ?" oldu veya ben kuruntu yapıyorum.

Yardım edin ya :( napayım ben :(
0
sezai karesort
(08.11.25)
ne kaybedersin ki? ara konuş. aniden çıktın gitti ne oldu nereye geçeceksin bir yer buldun mu merak ettim de. cesur ol konuş. gönlü varsa uzar gider muhabbet. gerçekten instagram'ın olmadığını açıkla ama yaş 50 değilse bence aç o instagram'ı. instagram kullanmamak havalı değil. kullanmak da değil. ama günümüzde gerekli bir sosyal medya ve iletişim aracı bence.
+2
art cat chocolate
(08.11.25)
@art cat chocolate +1 bence de instagramı açmalısın. Hatta bunu yaparsan bi taşla iki kuş vurmuş olursun. Onun için instagram hesabı açtığını anlayıp eğer gerçekten aranızda bahsettiğiniz gibi bir frekans varsa ve bunu o da hissettiyse sana kendini daha da açıkça ifade etmesine vesile olacaktır bu hareketin.
Ama yok hala arkadaş gibi davranıyor o zaman da "ya acaba iletişim kursa mıydım?" ikileminden çıkmış olursun ve "en azından denedim." dersin.
+1
mermaidd
(08.11.25)
Bir iş arkadaşınla ilk defa özel konulara girdin sanırım. Bu kadar panik yapacağın bir şey yok. Bunlar normal şeyler. Bunlar ilişki için sinyal değil. Bu arkadaşlık başlangıcı olabilir. Instagram tavsiye etmem. Ona bir sürü erkek mesaj atıyordur. Whatsapp'tan ya da arayıp kahve içelim mi de. O zaman hoşlandığını belli edebilirsin.
0
arbre
(09.11.25)
kimin lafı hatırlamıyorum.

erkekler, kadınların tüm nazik hareketlerini flört çabası zanneder. kadınlar, erkeklerin tüm flört çabalarını nazik hareket zannederler.
+2
co2s2
(09.11.25)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.

İlk olarak ilk defa iş arkadaşlarımla özel konulara girmedim açıkçası özellikle karşı cinsle. Oturup mekana gidip, içip dertleştiğimiz çok oldu fakat herkesin mesafesi gayet netti yani anlayabiliyorsun onu.

Nazik davranış konusunda da katılmıyorum açıkçası. Nazik davranış veda niyetinde olur iyi temennide bulunma olur kalkıp instagramdan ekle diyorsan bu artık nazik davranışın dışına çıkmış oluyor. Bilmiyorum ben mi yanlış yorumluyorum.

Burada asıl sorun asılında benim gibi duruyor.

İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam ama adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir işte ben bunu istiyor muyum ondan tam emin değilim ki şu açık belli gibi duruyor bence; eğer iletişimi devam ettirir hatta hafif meyilli konuşmalar yaparsam yüksek ihtimal karşılık alacağım gibi hissediyorum bu sefer olay ciddiye binip farklı bir boyuta geçecek.

İşte ben bunu istiyor muyum ? bilemiyorum. İletişimim kopmasın da istiyorum ama bir sonraki evreye (Sevgililik) de hemen geçmek de istemiyorum.
+1
🌸sezai karesort
(09.11.25)
Tabii ki instagram açmak zorunda değilsiniz. Kullanmıyorsanız kullanmamaya devam edin bence.

Bir buçuk yıldır iletişim halinde olduğunuz birisi için hâlâ "acaba" diyorsanız, hiç zorlamayın derim. Aksi bir durum olsa ve "keşke sevgili olsak" tarzı bir temenniniz olsaydı, farklı konuşurdum.

İkinizin de yolu açık olsun.
0
yadigar
(09.11.25)
Sen erkeksin. Yani hem başlatıcı hem de ilişkiye yön verici sensin. Kadın tarafı aklına yatarsa, uygun bulursa devam eden taraf, beğenen kişiyi beğenirse uyan taraf. Sen bağı kuracaksın ve yöneteceksin. Dolayısıyla hemen sevgili olmak istemiyorsan olmazsın, hiçbir kadın seni istemediğin şekle sokamaz ki, yani senin kadınlar karşısında bu tarz bir iradenin olması lazım. Kendine güvenmeyen bir erkek kaçar evet ama kadınlar da özgüvensiz erkeği ya istemezler ya da elde edip yönetirler, bence kendini iyi bir incele.
-2
muhayyer divan
(09.11.25)
iş için, iş sırasında yapılan muhabbete bence fazla anlam yüklemişsiniz. size özel hissettiğiniz, kıllandığınız davranışların tamamı pekala karşı tarafın doğal hali olabilir.

"İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam..." demişsiniz de kadın zaten "instagramdan ekle :)" diyerek iletişimin kopmaması adına bir girişimde bulunmuş. siz ise reddetmişsiniz.

"adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir" kısmındaki "farklı noktalar" ile kastettiğiniz nedir? yani bu noktada kendinize fazla güveniyorsunuz gibi geldi. iş arkadaşlığı dışında muhabbetinizin olmadığı bir kişiyle ilk defa karşılıksız sohbet edeceksiniz ve konuşunca hemen sevgili olacağınızı zannediyorsunuz. karşı taraf da sizi bir arkadaşı gibi görüyor olamaz mı, illa sizden hoşlanmış mı olmalı? hadi hoşlanmış diyelim, belki sohbet sarmayacak ve sürdürmek istemeyecek(siniz). fazla anlam yüklüyorsunuz. biraz rahat olun.

son olarak instagram tanımadığınız bir kişiyi tanıyabilmek için de kullanılan bir araç. yeni açacağınız -yani hiç geçmişi olmayan- hesap saklayacak bir şeyleriniz olduğu şüphesini uyandırabilir. sizin yerinizde olsam instagram hesabı açmamaya devam eder, ama bir şekilde sohbeti farklı kanaldan devam ettirip buluşmaya çalışırdım.
0
tnz
(09.11.25)
instadan eklersin mevzusu özel bir anlam ifade etmiyor bana göre. Ara, de ki merak ettim yaa nereye gidiyorsun nasıl oldu vs. sonra son mesajlarında siz'li biz'li konuştun şirketle beraber bizi de mi geçmişte bıraktın cart curt derken verdiği cevaplar ve tonlardan olay bir yere gidiyor mu gitmiyor mu anlarsın. arkadaşça aramış olursun yani bir şey yok bunda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.11.25)
(3)

Bizde bu muhabbet yok di mi

lapaz
Su sicak su gelene kadar tap water i akitmak?His prior dishwasher videos rescued my parents' 30-ish year old dishwasher -- one they had previously been advised to avoid replacing as long as possible, as modern units don't have the same construction quality.Following his cleaning instructions and, su
Su sicak su gelene kadar tap water i akitmak?


His prior dishwasher videos rescued my parents' 30-ish year old dishwasher -- one they had previously been advised to avoid replacing as long as possible, as modern units don't have the same construction quality.
Following his cleaning instructions and, subsequently, his usage advice, did the trick.

Regarding the latter, notably adding the recommended prewash dose of detergent in addition to the main dose, and running the kitchen sink's hot tap until the water is fully hot before starting the dishwasher. Here in the US with our lower power capacity, resulting in dishwasher heating elements being restricted to lower power to avoid circuit breaker trips, when the dishwasher is correctly connected to the hot water line (typically, of the kitchen sink), doing this results in a hotter prewash and often also wash.

This all really does make a substantial difference.

Take the time to watch his dishwasher videos. If you struggle at all with the performance of yours, you won't regret doing so.
-1
lapaz
(08.11.25)
yok
0
king lizard
(08.11.25)
Yok. Bunu hep Amerika'da görüyorum/duyuyorum ben.
0
logisticsmanager
(08.11.25)
Bizde sıcak su girişli/çift musluk girişli bulaşık makinesine rastlamadım hiç. Çamaşır makinelerinde eskiden sıcak/soğuk musluklar olurdu. Uzun zamandır yeni binalarda ve yeni makinelerde hep tek musluk (soğuk) var. Bizde yapmanın bir anlamı yok.
0
yadigar
(09.11.25)
(7)

Düğünlere gitmemek

egerbiryolcu
Eskiden ailecek giderdik. Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.Annem de bir zamandan sonra din
Eskiden ailecek giderdik.
Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.

Annem de bir zamandan sonra dini sebeplerden gitmemeye başladı. Babam hayattayken o gidiyordu yine akşamları bir görünüp gelirdi.

Şimdi annem gitmiyor ben gitmiyorum. Komşuların çocuklarının torunlarının düğünü nişanı kınası da bitmiyor. Annem daha sonra ev hediyesi veya düğün hediyesini ev ziyareti yaparak veriyor.

İnsanlar annemin sebebini biliyorlar ama yine de ayiplaniyor muyuzdur?
Bir de düğüne gitmek tercih meselesi değil de bir görev gibi algılanıyor bence toplumumuzda? Siz de görev olduğunu mu düşünüyorsunuz? Böyle durumda yadirgar misiniz insanları?
0
egerbiryolcu
(08.11.25)
ayıplanma değil de herkes davetine icabet etmeyene gönül koyar ister istemez.

gelgelelim sen de haklısın. belli ki muhatap olmak, yüz yüze gelmek istemediğin insanlar orada olacağı için gitmek istemiyorsun. zorla halaya kaldırılmak istemiyorsun. aranızdaki sosyo-kültürel fark açılmış.

son yıllarda iyice bireyselleştik. insanlar kendi zümresi dışındakinin düğününe gitmeyi bırak mutahap bile olmak istemiyor. haklılar mı, haklılar.
+1
yurtsuz john
(08.11.25)
Düğünlerde masaların üstünde uyuyakalan çocuklar olarak düğün sevmememiz çok normal bence:p
+1
sekizdokuzon
(08.11.25)
hayatta cogu seyi istemeyerek yapiyoruz zaten. insanin olgunlasmasini saglayan da istemedigi seyleri sorumluluk geregi yapmasi oluyor. yani bir tercih meselesi degil.
0
Sour
(08.11.25)
komşunun çocuğunun düğününe niye gidersin ki .
yakın arkadaş ve 1ci derece akraba dışındaki düğünlere gitmek saçma zaten
0
my fault
(08.11.25)
Annenizin tercihleri yahut hassasiyetleri ayıplanacak şeyler değil. Buna rağmen insanlar ayıplayabilir. İnsanoğlu hadsiz bir canlı. Takmamak lazım.

Ben de saatlerce süren düğünlerde çok sıkılıyorum. Bazen görünüp, hediyemi takıp, tebrik edip kaçıyorum. Bazen biraz oturup tanıdıklarla muhabbet ediyorum. Hem gürültü sevmeyen hem de oynamayan birisi olarak saatlerce oturup bekleyemez insan.

Ayıplamak isteyen her şeyi ayıplar. "Gelmedi", gelse "Görünüp kaçtı", kalsa "Oynamadı", oynasa da bir kulp bulurlar. Elalemi takmamak lazım.

Kendi adıma, davet ettiğim insanın düğünümüze gelmemesine üzülürüm. İnsan böyle zamanlarda mutluluğu paylaşmak istiyor. Ama 10 saniye görünmesi yeter bana. Eğer gelmemesi için bir mazereti varsa, düğün sonrası tebrik etmeye uğrarsa memnun olurum. Ama hiç gelmezse, günlük hayatta rastlayınca falan ayak üstü tebrik ederse, ya da aynı şehirde olmasına rağmen telefonla tebrik ederse üzülürüm.
+3
yadigar
(08.11.25)
Cenazeye ve düğüne gidilir.
Ben de düğüne gitmeyi sevmem bundan dolayı beni temsil edecek birini buldum ki yapıştırım bahaneyi. Ama temsil edecek biri yoksa giderim. Sevdiğimden değil. Hiç de sevmem. Cenazeler de aynı şekilde. Anksiyete ve depresyonla kafayı tırlatmama az kalmışken iki gün üç gün kendime gelemediğim bile oluyor ama gidiyorum.
Bu tür şeylere katılmamak gayet de ayıplanan bir şey. Değil diyenler kime göre yazıyor kime göre değerlendiriyor.
Herkesin hassasiyeti de kendine. Bu mantıklı baça baziyi de yargılamayalım çünkü bu da başkasının hassasiyeti.
Yetişkinler için önemli bunlar. Kültür hızla değişiyor farkındayım, bundan da inanılmaz keyif alıyorum ama cenaze ve düğün temel zımpırtılar. Bunlar değişmez.
Sorunuzun cevabı evet.
-2
asue
(08.11.25)
Yasamda aklimizdan cikarmamamiz gereken en onemli seylerden biri herkesi memnun etmenin mumkun olmadigi bence. Dugune/cenazeye gitme zorunlulugu diye bir kural yok. Herkesin kendi yasantisi ve tercihi.
Anneniz gitmediginde, sebebini bilmelerine ragmen ayiplayacak insanlar vardir, ama saygi duyacak insanlar da vardir. Annenizin gitmesi halinde saygi duyacak insanlar oldugu gibi, bak bak imanli olmasina ragmen dugune gelmis diye ayiplayacak insanlar da vardir emin olun. Bunun istisnasi yok, cunku herkes farkli farkli. Bu nedenle yapmaniz gereken tek sey kendinizi dinleyip, gitmeniz gerektigine inaniyorsunuz gitmek inanmiyorsaniz da gitmemene nedeninizi ilgili kisiye iletip, gerekirse ozur dileyip, anlayacagini umarak konuyu kendi icinizde kapatmaktir. Nasil ki siz 8 milyar insanin tamamini anlayamazsiniz, anlasilmamakla da ok olacaksiniz.
0
kassiopeia
(08.11.25)
(4)

Yurtdışından online siparişte taksit sorusu

prole
Merhabalar. Yurtdışından bir siteden yurtdışındaki bir adrese ürün sipariş etmek istiyorum. Bu site, satın almada faizsiz 12 taksit yaptığını da yazmış. Merak ettiğim şu: Türkiye'de iki bankaya ait, biri euro ekstresi de yollayan, diğeri sadece TL ekstre yollayan iki kredi kartım var. Bu alışverişi
Merhabalar. Yurtdışından bir siteden yurtdışındaki bir adrese ürün sipariş etmek istiyorum. Bu site, satın almada faizsiz 12 taksit yaptığını da yazmış. Merak ettiğim şu: Türkiye'de iki bankaya ait, biri euro ekstresi de yollayan, diğeri sadece TL ekstre yollayan iki kredi kartım var. Bu alışverişi 12 taksitle yapsam, tahminen euro ekstre kesen banka her ay euro taksit kesecek. TL ekstre kesen banka kredi kartı ile yapsam o günkü toplam TL fiyat karşılığını 12 taksite bölüp her ay TL olarak mı taksit kesecek? Bu iş nasıl olur, hangisi daha mantıklıdır?
0
prole
(08.11.25)
Normalde Türkiye'deki taksit işleri bankaların kendisi tarafından hem kartın, hem de üye işyerinin aynı bankaya ait olduğu durumlarda yapılıyor. Mastercard vb. çeşitli takstitli ürünler çıkardı ama bunlar genelde uluslararası işlemlere açık değil. Taksit yapılabildiğine eminseniz bir ihtimal üye işyeri kendi sistemi üzerinden yapıyor olabilir; yani sizin kart bilgileriniz kaydedilir ve her ay kartınızdan ilgili tutar yeni bir ödeme olarak çekilir (Bir nevi abonelik, mesela Netflix, gibi); bu durumda da Euro ekstre aldığınız durumda Euro ödersiniz, TL ekstre durumunda da tutar TL'ye o ayın hesap kesim tarihindeki kurundan (Yanlış hatırlamıyorsam) çevrilir. Hatta yine yanlış hatırlamıyorsam Euro'dan TL'ye de çevrilmiyor; Euro -> Dolar -> TL şeklinde bir çevrim var. O yüzden döviz ekstre daha mantıklı.
0
salihdt
(08.11.25)
selamlar,
türk kredi kartları ile yurtdışı alışverişte taksit yapılması yasak.
eğer taksit yapabiliyorsa muhtemelen türkiye'de de faaliyet gösteriyordur.
eğer türkiye'de faaliyet gösteriyorsa ve siz oradan alacaksanız euro cinsinden satış yapması yasak :)
tahminimce siz ödeme aşamasına geldiğinizde euro veya tl olarak taksitsiz devam ettirecektir.
0
artci sarsinti
(08.11.25)
Muhtemelen sadece o ülkenin kartlarına yapıyordur.
0
yadigar
(08.11.25)
Ayrıntılara baktım, bir aracı kurum üzerinden Visa ve MasterCard kredi kartlarından her ay USD ya da EUR olarak çektiğini yazıyor. Yani TL olmuyormuş ama tam da Netflix, YouTube gibi çalışıyor diye tahmin ediyorum. Teşekkürler tüm cevaplar için.
0
🌸prole
(08.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(3)

Passat mekatronik ve enjektörlerin değişimi için 220.000 TL fiyat verdiler

psmstc
Araç 2012 model. Mekatronik ve enjektör değişimleri için 220 bin TL fiyat verdiler :)) Aracı Bosch oto servislerine mi götürsem? Fakat muadil parça ve yetkili servis ustaları olmaması ileride sıkıntı çıkarır gibi geliyor. Yapılmazsa ileride şanzıman ve motora daha büyük maliyetler de ortaya çıkar
Araç 2012 model. Mekatronik ve enjektör değişimleri için 220 bin TL fiyat verdiler :))

Aracı Bosch oto servislerine mi götürsem? Fakat muadil parça ve yetkili servis ustaları olmaması ileride sıkıntı çıkarır gibi geliyor.

Yapılmazsa ileride şanzıman ve motora daha büyük maliyetler de ortaya çıkarabilir yaptırın diyor yetkili servis elemanı

Sizce ne yapayım?
0
psmstc
(06.11.25)
4 enjektör de mi arızalı? Arızalı enjektör varsa yaptırın. Arızalı olmayanlar temizlenip gittiği yere kadar gitsin.

Enjektör üstü bobin arızası da olabilir. Sadece bobin değişimiyse de halledilebilir. İyi bir usta baksın.

Mekatroniği iyi niyet garantisinden değiştirtmeye zorlayın. Dsg sorunlarına bazen yetkili servis iyi niyet garantisi kapsamında ücretsiz değişim yapabiliyor. Olmazsa iyi bir şanzımancıya götürün, daha uyguna hallederler. Maalesef şanzıman sorunlarını yaptısmazsanız olmaz. Görmezden gelemezsiniz.

Edit: Araç 2011'miş iyi niyet garantisi yalan oldu.
0
yadigar
(06.11.25)
13-14 yaşında araba için yetkili servise gitmek bence tamamen gereksiz. Yetkili servisin tek olayı 7 sene boyunca sektirmeden bakımlarını yaptırırsan bazı durumları "iyi niyet garantisi" kapsamına almaları. Zaten yetkili servisler tamir değil, parça değişimine odaklı olduğu için ustaları da pek usta sayılmaz (istisnalar illa ki vardır).

Bosch Car Service orijinal parça kullanıyor diye biliyorum. Arayıp teyit edebilirsiniz. Yine özel servislerden birini tercih edip orijinal kullanıp kullanmadığını sorabilirsiniz. Ben zamanında VW özel servisine değiştirilecek parçaları (filtre, yağ vs.) kendim orijinal alıp gitmiştim. Sadece işçilik ödedim. Ama orada öğrendim ki benim satın almakla uğraşıp götürdüğüm parçaların tamamen aynısını takacaklarmış hiç götürmesem de. Üstelik 150-200 TL gibi bir farkla.
0
himmet dayi
(06.11.25)
yetkili servis olmasa da fatura kesen bir yerde yaptır. bana da enjektör dediler sonra motoru elime aldım. sanayide tanıdığa gittik ne dese he dedi önce enjektör sonra zincir derken motor aşağı indi.
0
mikahakkinen
(06.11.25)
(5)

Kristal sızma zeytinyağı kullanan var mı?

grimavi
https://images.migrosone.com/sanalmarket/product/04130302/04130302_1-03b6a3-1650x1650.jpgMarket yağları arasından tariş kullanıyorum fakat 5 litrelik kristal migrosta 1400 liraya indirime girmiş, litresi 280 liraya geliyor kristal markası nasıldır alınır mı ?
images.migrosone.com

Market yağları arasından tariş kullanıyorum fakat 5 litrelik kristal migrosta 1400 liraya indirime girmiş, litresi 280 liraya geliyor kristal markası nasıldır alınır mı ?
0
grimavi
(06.11.25)
bu mavi tenekeli olanı gördüm ama hiç denemedim. yeni çıkardılar. eskiden sarı teneke vardı, kırmızı teneke vardı. şimdi sarı yok, mavi çıktı yerine.

sanırım şöyle; sarı teneke kuzey ege zeytinleri, kırmızı teneke güney ege zeytinleri, mavi tenekede öyle bir ayrım yok, karışık. (bir de riviera var, o da sarı ama bahsettiğim o değil, riviera konu dışı).

ben hep kırmızı etiketli/tenekeli kristal sızma kullanırım ve çok memnunum. daha yeni 1700 liraya aldım kırmızısını.

kristal güvenilir bir yağ markası. indirimdeyse kaçırma.
0
kibritsuyu
(06.11.25)
Güneybatı egede zeytin hasatı zamanı şu an ve yağ yok denecek kadar az çıktı yazın çok sıcak geçtiği için. Muhtemelen fiyatlar çok yükselecektir, beğendiğiniz ürünü stok yapabilirsiniz.
+1
physcos physcos
(06.11.25)
Artık kendi zeytinyağımızı kullanıyoruz ama öncesinde kristal kullanırdım bizde kahvaltıda falan ekmek banılır salataya boca edilir falan lezzet açısından beğeniyorduk ama elbet üretimden üretime değişimler olabilir partideki hammaddeye bağlı herşey
0
apocalipy
(06.11.25)
sahibi arkas, ben güveniyorum.
0
eileengray
(06.11.25)
30 yıl önce kullanıyorduk. Sahibi, üreticisi falan aynıysa her türlü alınır. Köklü markadır.
0
yadigar
(06.11.25)
(7)

Bangladeşli komşum

iwillsee
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine icabet ettim. bakın farklı kültürlere damak tadlarına saygım sonsuz. lakin pişirdikleri yemekleri tadına dahi bakamıyorum. görüntü ve koku olarak bana kesinlikle hitap etmiyor. bir de maalie sulu yemeği ve pilavı önce parmakları ile iyice mıncıklayıp hatta avuçlarının içine alıp mıncık mıncık yapıp geri tabağa koyup öyle yiyorlar. evet kültür farkı biliyorum ama bu ortamda tek bir lokma bile yiyemiyorum. başka bir şey olsa nezaketen dayanırım ki dayanıyorum mesela evleri çok kokmasına rağmen nezaketen bir saat oturup sohbet ediyorum ama bu yemek meselesi olunca zorla tek lokma dahi yiyemiyorum biliyorum ki zorla yersem kusarım. neyse bu kibar ve nazik evin hanımı ikidir benim bu yememe olayıma çok bozuldu. kırıldı. sen bangladeş yemeği sevmedin dedi. ben de karnım aç değil ondan falan dedim. ama yine de kırıldı. yazık uğraşmış bir de. belli ki bu yemeğe çağırma muhabbetleri devam edecek ve ben bir kez daha gitmek istemiyorum çünkü çok geriliyorum gözüme bakıyorlar yiyecek miyim diye. yazık bi sürü de çeşit yemek yapıyor. sofrayı donatıyor ama tek bir şey bile bana hitap etmiyor. hani böyle margarita pizza kurabiye vs. gibi herkese hitap eden bir şey olsa karnım tok olsa bile yerim. ama has bol baharatlı görüntüsü bile oldukça garip gelen yemekler. ve bu son ziyaretten sonra ben yine hiç bir şey yemediğim için kadın bana inanılmaz kırıldı. ben de o üzüldüğü için üzüldüm. sizce bu durumu nasıl düzeltebilirim. kadın çok iyi niyetli. bruada kendini yalnız hissediyor ve arkadaş edinmeye çalışıyor. (ben de kadınım)
+1
iwillsee
(06.11.25)
'Bir sağlık sorunum var. Diyetisyen özel bir menü hazırlıyor. Onun dışında su içmem bile yasak. Anlayışınız için çok mersi.' de geç.
+6
Mirket
(06.11.25)
"Yetiştiğim evde asla soğanlı, sarımsaklı, baharatlı yemek yapılmaz, yenmezdi. Bana çok ağır geliyor. Bakamıyorum bile. N'olur zahmet etmeyin, keşke yiyebilsem, hiç seni kırmazdım. Yabancı tatlara açık da değilim, alışmadığım tatlarda midem bulanıyor." gibi kırmayan nazik bir üslupla söyleyin bence. "Ben gelince hiçbir şeye zahmet etme. Çok mecbur hissedersen, bi kahve yaparsın, ben de bi paket kurabiye alırım, otururuz beraber." gibi...

Baktın olmuyor, sen eve çağır. Çiğ sütün içinde ketçaplı çiğ brokoli, reçelli et gibi iki üç uydurduğun yemeği ikram et. Bir daha ısrar etmezler sanırım.
+2
yadigar
(06.11.25)
açık açık konuşup "çok farklı bir kültür alışamadım" diyemiyorsan sen de onu çağır, çeşit çeşit yemek yap, ama yine de çok az ye. gündüz falan boş vaktinde de yanına uğra yemek amacıyla olmadan. atıyorum alışverişe, parka falan çağır. yemek yiyemeseniz bile beraber arkadaşlık yapmaya devam edeceğini hissettir. zamanla alışır arkadaşlığınızın yemek yemeyi kapsamayan cinsten olacağına.

bir de böyle "yapamam, kesin kusarım, deneyemem" dedikçe şartlandırırsan kendini zaten kusarsın. hiç mi yok denemeye yakın safe bir şeyler? sade pirincimsi bir şeyler? ucundan denemelik, "elle yiyemem ama bi çatal varsa şunu denemek istiyorum" demelik bir şeyler olmuyor mu?
+1
nolmus yani
(06.11.25)
pirinç yemeye çalıştım ama bizdeki pilav gibi değildi. buz gibi lapa şeklinde. patates kızartmasını bile bi tuhaf yapmışlardı. hamur kızartmışlar ama onu da şekere ve tuza aynı anda bulayıp kızartmışlar falan ne bileyim işte hitap etmiyor. zorla yiyince kusma oluyor bende. bir de hep karnım tokken çağırıyor tabi onun da etkisi var. ya insan yemek yerken ortamdan kokudan yemeğin görüntüsü ve şeklinden çok etkileniyor bilmiyorum en azından bende öyle.
0
🌸iwillsee
(06.11.25)
sen de onları davet et türk yemeği görsünler.
+1
duyuruuser
(06.11.25)
Gastritim var, reflüm var, diyetteyim, detoksdayım vs diyebilirsinşz ya da direkt doğruyu söylesenşz ne olur ki..
0
suicides underground
(06.11.25)
bunda kırılacak darılacak bir şey olmamalı. yemek kültürlerimiz çok farklı diyebilirsin. ki tr içinde bile bazı mutfaklar diğer bölgelere hitap etmiyor. misal bizim oralara gelip de ısırgan yiyene daha denk gelmedim. :D
+2
lazpalle
(06.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(17)

Telefonunuzun kapasitesi kaç gb ve yetiyor mu?

messina123
128gbYetiyor
128gb
Yetiyor
0
messina123
(03.11.25)
128 gb
Yaklaşık altı yıllık telefon
Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.

telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.

1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum.
241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu.
+ 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor.
istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları.
Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(

Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
0
cemallamec
(03.11.25)
256 yetiyor. Hatta 195 gb’si boş.
0
yadigar
(04.11.25)
64 bile yeter google photos kullanıyorum.

ama 512gb telefonum, yetiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(04.11.25)
1tb, fazla fazla yetiyor.
0
inheritance
(04.11.25)
(19)

Bir süreliğine bir yerlere gitmek isteseniz nereye giderdiniz?

whatdreamsnevercome
avrupa amerika asya falan farketmez.üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.turistik bir yer görme
avrupa amerika asya falan farketmez.

üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.

turistik bir yer görmek vs. gibi bir amacım da yok. hatta gitmeden önce çok bir şey araştırmadan gitsem daha bile iyi olur belki bi sıfırlanırım.

siz nereye giderdiniz böyle bir durum içinde olsanız?
bu kişiden kişiye değişen bir şeydir tabi ki ama, yine de sormak istedim.
0
whatdreamsnevercome
(03.11.25)
Ben bir ara bu sebeple Artvin Arhavi'de bir tanıdığın köyüne gittim. Bayağı tarlada bahçede çalışıp insanlarla vakit geçirdim.
+3
Amaranta ursula
(03.11.25)
Bhutan geçti gönlümden.
0
auroraaurora
(03.11.25)
"Belki Japonya" dediğin için direkt Japonya demek geldi aklıma aşırı merak ediyorum, durumum müsait olsa düşünmem oraya giderim.
Bunun haricinde şu an içinde bulunduğum koşullarda kendim için cevap verecek olursam, böyle kafa dinlemek için düşünmeden kalkıp gideceğim yer Sinop olurdu.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Madeira
0
gabe h coud
(03.11.25)
las vegas
0
hold the door
(03.11.25)
rusya - yekaterinburg. daha kuzey şehirlerine de gidebilirsin.

ilginç bir memleket rusya
0
yurtsuz john
(03.11.25)
Bled kasabası. Sessiz sedasız bir kasaba. Göl muazzam. Lübliyana'dan bir saat uzaklıkta otobüsle. Lübliyana da sessiz sedasız bir şehir.
0
Ovic
(03.11.25)
tayland

kültür değişimi iyi gelir.
0
co2s2
(03.11.25)
Ben olsam kafama yatan bir latin amerika ülkesini seçerdim. Vize falan uğraşmadan al valizini git gibisinden
0
michael harddd
(03.11.25)
Ben senin yerinde olsam dünyanın en izole airbnb evleri gibi bir araştırma yapıp öyle giderim. Madem turistik amacın yok, çok enteresan yerlerde, seni bambaşka bir ortamda hissettirecek evlerde kalmak daha efekti bir çözüm olur.

Nevada'da çölün ortasında klas bir ev vardı, ya da Amazon ormanlarında yeşilin içinde cam bir ev. Nordiklerde brutalist soğuk evler ya da.
0
Bruce
(03.11.25)
2-3 hafta dendiği için amerika ya da japonya. tayland da olabilir.

avrupa da güzel olur aslında ama havalar soğudu. yine de soğukla bi derdiniz yoksa büyük bi avrupa gezisi de olur.

izole olmak istiyorsan isviçre ve iskoçya öneririm.
0
jelly bear
(03.11.25)
fazla uzaga gitmeye gerek yok.
sengen varsa yunan adalarina gec, adadan adaya feribotla gezersin sikildikca.
mis gibi..
0
cooperr
(03.11.25)
boyle bir durumda olsam bir kere bir metropole gitmezdim. yani japonya demissiniz ama fazlasiyla kalabalik, kaotik, surekli bir aksiyon, civil civil ortam vs. kafa dinlemelik yer degil. bu tarz yerlere gitmek spor gibi oluyor. hele kisin gitmek daha da zor. ben tayland, endonezya (bali) veya vietnam diyorum. yani guneydogu asya ulkeleri. benim de ihtiyacim var.
0
Sour
(03.11.25)
Bir süreliğine bir yere gideceğim zaman kullanacağım parayla bir yere gitmem, araba alırım. Para kalıyorsa anneme yakın bir yerlerde şöyle 1 hafta 10 gün tek başıma zaman geçiririm, bol yeşillik ormanlık sulak alan filan.
0
muhayyer divan
(03.11.25)
Cok populer degil ama Mostar'in asagilarinda Počitelj diye bir yer var. Oralar veya civarlari olabilir. Biraz asagilara gitsen hava da isinir mis gibi.
0
mbond
(03.11.25)
Benim gitmek istediğim üç yer var:
Puerto Williams, Pontianak ve Longyearbyen.

Kabaca, biri dünyanın en kuzeyinde, diğeri en güneyinde, öteki de en ortasında bulunan üç yerleşim yeri. Madem kaçacaksınız, en uzağa kaçın…
0
yadigar
(04.11.25)
Birçok kişi asya, rusya gibi yerlerden örnekler vermiş. Seyahat amacınızın dinlenmek ve kafaca bir şeylerden uzaklaşmak olduğu anlaşılıyor. Asya ülkeleri gibi bir yerden bir yere gitmek için planlama gerektiren veya rusya gibi kredi kartı bile kullanılamayan bir yere gitmek sizi dinlendirmekten çok yoracaktır. Ben olsam dil sıkıntısı yaşamayacağım (en azından ingilizce bilinen) ama bir yerden bir yere gitmek için de ne bileyim sherpalara ihtiyaç duyulan, alpacalara binilen veya bambu ormanlarında kayıklarla seyahat edilen bir yere değil efendi gibi tramvay, otobüs, flixbus bulabileceğim bir yere giderdim.

iskoçya bir seçenek, daha yumuşak bir hava için portekiz veya endülüs ispanyası olabilir. sicilya veya sardinya olabilir. illa daha uzak ve egzotik olacaksa nispeten sakin japon şehirleri veya yeni zelanda olabilir.
+1
phoarbix
(04.11.25)
@phoarbix soyle nedenini bir mantik zeminine oturtarak aciklayan insanlara hasret kalmisiz.
0
Sour
(04.11.25)
bruce'in fikri hosuma gitti ama benim cok yoruldugum ve tamamen uzaklasmak istedigim donemlerde basvurdugum yontem, muhtesem 2 tane tur sirketi var kullandigim (yabanci) oradan istedigim ulkeyi secip istedigim uygun bir tarihte olan turla gidiyorum. para ve butceden bahsetmediginiz icin yazdim bunu. o turlardan birini secer giderdim, cok keyifli, gencler, her sey ayarlanmis, acayip kafa insanlar, parmaginizi oynatmaniz geremiyor ve tamamen uzaklasiyorsunuz. tercihim elbette sicak diyarlar olurdu ama patagonia da tam istediginiz tarz bir sey olabilir hiking seviyorsaniz.
0
kassiopeia
(04.11.25)
(11)

Birikim Yapmak / Para Biriktirmek

Başka
Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum. 1 yılda 150 bin lira kenara atacağım diye fakat sonra miktarı değişirdim 1 yılda kenara 200 bin lira atacağım dedim ve bu hedefime ulaştım. Sizde 1 yılda 200 bin lira biriktirmek iyi bir şey mi kimine göre 2 maaş olabilir fakat asgari ücretin 9 katı. Maaş 50k
Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum. 1 yılda 150 bin lira kenara atacağım diye fakat sonra miktarı değişirdim 1 yılda kenara 200 bin lira atacağım dedim ve bu hedefime ulaştım.

Sizde 1 yılda 200 bin lira biriktirmek iyi bir şey mi kimine göre 2 maaş olabilir fakat asgari ücretin 9 katı.

Maaş 50k ev kira degil araba yok. Yeme içme dısardan ve sosyal bi yaşantım var.

Sizce iyi mi kötü mü?

ps: yıl sonu 220 ile kapatacagım
-3
Başka
(03.11.25)
Yılda 200 demek ayda 17 bin
50-17=33 harcanan oara
Harcamanın yarısı kadar para biriktirmissin. Bence iyi.
0
kisa
(03.11.25)
gayet iyi bence. maaşının %25'ini kenara atmışsın.
0
elektr10
(03.11.25)
iyi ama umarım türk lirası cinsinden değildir birikim. eğer öyleyse çok berbat bir birikim yöntemi olmuş olur.
0
wilhelmwasmuss
(03.11.25)
Aylık yüzde 10 iyidir. Sizin için bu yıl 60bin. Bunun 3 katından fazla, 200bin biriktirmek çok iyi.

Kira olmayınca, (İstanbul koşulları için söylüyorum) ortalama bir 15bin tl avantajınız oluyor. Yıllık 180 bin yapar. Yani kira ödemeyen bir insan için çok da biriktirmiş sayılmazsınız. Ama tabii ayağınızı yine de yorganınıza göre uzatmışsınız. Aynı maaşa aynı imkanlara kenara beş kuruş koyamayıp üstüne kredi borcu yapan insanlar çok.

Bence gayet iyi. Allah güzel şeylere harcatsın... (Aksaklıklara, sıkıntılara değil, keyfe, mutluluğa)
0
yadigar
(03.11.25)
tebrikler.
az çok demeyelim, boş geçmeyelim diye düşünenlerdenim.
yeter ki biriktir, az da olsa çok da.
çok olursa daha iyi elbette.

yıllık kazancınızın üçte birini biriktirmiş ve aylık 35bin lira ile geçinmişsiniz.
yüzde 30 birikim çok iyi, çünkü hafta bir çıksanız bile bir kahve 200 bir bira olmuş 230 civarında. daha az harcamak için anneanne gibi yaşamak lazım.

--
para parayı çeker gerçekten.
biriktirdiğiniz parayı bilginiz dahilinde bir yatırım aracına çekerseniz sizin için daha karlı olur. bu sene 200 olan para, aynı oranda birikip yapmaya devam ederseniz seneye 400 değil, 600 hatta 700e ulaşabilir.
0
biseysorcaktim
(03.11.25)
bence gayet iyi.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
Bence ayda kenara bir çeyrek ya da bir yarım altın koy. En mantıklı birikim bu yine de ytd.
0
cemallamec
(03.11.25)
4te 1 tasarruf guzel oran, daha agresif olup olmamak sana kalmis tabi. agresiflik iyice kisarak oldugu gibi mevcut harcamalari gozden gecirip alternatiflerine bakmak, yuksek kalemlerde gereksiz gorulen kisimlari tiraslamak seklinde de yapilabilir.

daha agresif olupr 50/50 seklinde mesela kisa surede daha iyi birikim yaparsan gaza gelip motive olduktan sonra zamanla orani dusurebilirsin.

isi ciddiye alarak yapmak istiyorsan da aylik butce takibi, tasarruf orani takibi vs gibi excelden ve mobil applerden faylanarak yapabilirsen daha tertipli ve duzenli olmak da ekstra motivasyon saglayabilir.
0
bay b
(03.11.25)
diger duyuruculara katilmakla birlikte ayni seyleri tekrar yazmamak adina baska bir konuya deginmek istiyorum. bu parayi nasil biriktirdiginizle ilgili iyi veya kotu diyebilirim. eger yatirim yaparak biriktirdiyseniz iyi. fakat bu parayi sadece kenara attiysaniz kotu bir sekilde biriktirmissiniz cunku buyuk ihtimalle bu paradan en az %50 fazlasi elinizde olabilirdi. yani bir sepet yaparsaniz (altin, fon, hisse, doviz, mevduat vs.) cok daha fazla biriktirebilirsiniz.
+2
Sour
(03.11.25)
Bir yılda şu kadar para biriktireceğim sözü kötü. Bu kadar enflasyonist bir ortamda, ifade ettiğiniz meblağ çok kısa süre sonra anlamsız hale gelir. Uygun olanı, yolda bulsam dahi elime geçen her paranın % (örneğin )20 sini derhal yatırıma yönlendireceğim demektir.

Ancak bu parayı ayırmak da çok önemli değil, biraz zaman ayırıp finansal okuryazarlık becerisi edinip her gün üç beş dakikanızı bu konuya ayırarak bu birikimi çoğaltabildiğiniz ve enflasyon karşısında ezmediğiniz sürece başarılısınız demektir.

Ve bir de bu paraya (örneğin) konut almak dışında, (örneğin) emekliliğime kadar asla dokunmayacağım deyip bunu becerebiliyorsanız o zaman başardınız demektir.
0
Mirket
(03.11.25)
TL olarak maaş aldığımız için miktarı belirttim yoksa para kumbara da değil :) sepet yaptım. dövizde aldım, altın da. ayrıca %47'den faizde ek bir param da var.

Araba almak için biriktirdim ve su an ortalama bir araba alabilecek durumdayım.
0
🌸Başka
(04.11.25)
(9)

sigarayı nasıl bıraktınız?

tabudeviren
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum. mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..

tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum.

mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
0
tabudeviren
(02.11.25)
Ben 10 yıldır içmiyorum. Bırakmak çok zor olmuştu. En zor günü atlatınca gerisi geliyor. Benim için bu ikinci gündü ve ben çok fazla bitter çikolata yemiştim. Midemi bulandıracak kadar. Bir de çok fazla su iyi geliyor. Buna ek olarak mental olarak motivasyonu yüksek tutmak önemli. Sürekli içimden “ben sigara içmeyen birisiyim” “[adınız-soyadınız] sigara içmiyor” gibi telkinler çok faydalıydı.
0
but that was just a dream
(02.11.25)
2021 Şubat ayında bıraktım sanırım. Babamın ciğerinde su toplamıştı, akciğer kanseri çıkma ihtimali vardı - ki çıktı da - zaten hep aklımda olan beni rahatsız eden bir konuydu. Zaten üzücü bir ortam var, annem daha çok üzülmesin vs gibi düşüncelerle bıraktım. Aradığınız tarzda bir cevap olmasa da böyle oldu, buna benzer birçok bırakma kararı genelde kısa sürelerde hüsranla sonuçlanmıştı.
0
mbond
(02.11.25)
ChatGPT’nin çok faydasını gördüm. Bırakma gerekçelerimi esas alarak motivasyonumu yükseltti. Yoksunluk çektikçe ona yazıyordum. Ne, neden oluyor, ne kadar sürecek. Çok işimi gördü.
İlerlemenizi takip edebileceğiniz telefon uygulamaları var. Sağlığınızdaki gelişmeleri de gösteriyor. Birini indirin bence.
Bunun dışında Olips’e abandım. İştah artışım olmadı. Kilo aldığı gerekçesiyle tekrar başlayan kişiler olduğu için tıkınma tipi yemek yemenizi tavsiye etmem.
+1
auroraaurora
(02.11.25)
Ben bıraktığım yıllarda champix diye bir ilaç vardı son aşamada sigaradan soğumam için çok işe yaradı, ama öncesinde marka değiştirip en düşük katranlı sigaraya filtre takarak içerek kendimi hazırlamıştım. Eve güzel bir kahve makinesi alıp sigara yerine kahve ve çay koydum hayatıma onlar da zararlı ama yine sigaradan iyi oldu.
0
creepy
(03.11.25)
Bir dinozorun anıları kitabında anlatılan bir yöntem var, o benim de işime yaradı. Sigara içme isteğinin sigaradan birkaç nefes aldıktan sonra (belki yarısını falan içtikten sonra) bittiğini, kalanını alışkanlıktan veya boşa gitmesin vs. diye içtiğimizi söylüyordu. Bununla mücadele yöntemi de o doygunluk noktasına geldikten sonra sigarayı ucundan kesmek, sonra istediğinde kaldığı yerden yakıp tekrar içmekti. Ben de böyle yapınca aldığım nikotin ciddi miktarda azaldı.

Daha sonrasında da sigarayla beraber yaptığım şeyleri sigarasız yapmaya başladım (çay, kahve, içkiye eşlikçi veya yemek sonrası hemen içme vs.). Alışkanlıkları birbirinden ayırmak çok iyi oldu. Öncesinde bunu yapmadan bırakmayı denediğimde kalan şeyleri yapmak çok zor ve tetikleyici olmuştu.
+3
matlii
(03.11.25)
Kararlılık belirleyici etken. Lise 1’den beri süregelen sayısız başarısız denemeden sonra paket almayı ve düzenli içmeyi nişanlanınca bıraktım. “Çocuklarım elimde sigara görmemeli” gerekçesiyle. Ailedeki iki kanser vakasından sonra da sosyal içiciliği ve nargile vs. tüm tütün ürünlerini bıraktım.

“Bir sabah içmemeye karar vermek” gerçekten en kesin çözüm. Yani kafada bitirmek. Aksine ihtimal vermemek. Yani tek gerçek yöntem kararlılık. Diğerleri etkisini zamanla yitirebiliyor.

Sorunuza cevap olarak;

-İlk bıraktığım zaman uzunca bir müddet sigaralı ortamlardan kaçındım. Sigara içen arkadaşlarımla ya buluşmadım ya da kamusal iç mekan gibi sigarasız ortamlarda görüştüm. Sigara molası verenlerin yanına çayımı alıp sigarasız eşlik etmek gibi şeylerden de kaçındım. İşe yarıyor.

-Oldum olası çikolata, waffle gibi tatlılardan sonra sigara içemezdim. Öncesinde şekersiz bir çay ile ağzımdaki tadı giderir, sonra yakardım. Sigara isteği olunca ağza atılıp uzun çiğnemeler sonucu yutulan küçük çikolata parçaları kalorili ama güzel bir çözümdü.

-Bırakma döneminin ilk iki-üç ayı boyunca içinde sigara içilen /daha önce içilmiş mekanlardan uzak durmak da faydalı. Odaya, perdelere, arabaya vs. sinen kokulardan uzak kalınca 2-3 ay, sonrasında sigaradan daha bir tiksiniyor insan.

-Arkadaşım canı her sigara istediğinde gidip bir şişe maden suyu açıyordu. Onda işe yaramıştı.
+1
yadigar
(03.11.25)
çok bıraktım grip falan oluyorsan ağır bırakmak kolay, en fazla 1 hafta 2 hafta zaten hasta kalıyorum sonrasında 2 hafta kriz çekiyorum benim için asıl problem her bıraktığımda +10 kilo almak , bir keresinde kilo almayı durduramadığım için tekrar başladım ya.

birde pet şişede sigara söndürüp tekrar canın sigara çektiğinde o şişeyi koklayan arkadaşm vardı koku okdar kötü ki hiç içmemişti.
0
eja
(03.11.25)
25 yıl sigara içtim, günde en az 2 paket. Tek dal içtiğim sigara azdır, hem uzun sigara kullanırım hem de arka arkaya 2 tane içerim. (İçerdim)

Mhrs'den sigarayı bırakmayı kliniğinden randevu aldım. Bırakacağıma dair inancım yok da uğraşmamış olmamak istiyor gibiyim sadece. Akciğer filmi istediler, yakın zamanda kan vermiştim zaten, o değerlere de baktılar, nikitaps diye bi ilaç verdiler, gidip ilçe sağlık merkezinden alıyorsun bedavaya.

İlk gün günde 6 tabletle falan başlanıyor, bende yan etki olarak hafif mide bulantısı ve yediğim içtiğim şeylerde biraz tat değişikliği yaptı. 4. gün doktora tekrar gidiyorsun, sigara isteğinde azalma varsa devam, değilse bıraktırıyor ilacı. Ben devam ettim, 5. gün mü, 6. gün mü ne bırakıyorsun sigarayı, ilaca 20-25 gün devam. Günde alacağın tablet sayısı giderek azalıyor. İnanır mısın yokluk çekmiyor insan, sadece elim kolum boş kalıyor, onun için de tespih aldım. Bi de sigara molasına değil de çay molasına çıkıyorum. Bıraktım demek için erkendir belki, 2 haftadır içmiyorum.

Çok canım çekerse yudum yudum su içiyorum, bu kadar etkili olacağını düşünmezdim.
Akşam tv karşısında da zor oluyor, onda da çay çekirdek falan idare ediyorum.

Ama alıştım gibi. Mesela uyanır uyanmaz yakardım, aklıma gelmiyor. Arabaya biner binmez yakardım, aklıma gelmiyor, çay koyarken önce sigarayı ağzıma alır, çayı koyar, sigarayı yakardım, ı ıh, unutmuşum.

Arada bir aklıma geliyor, gelmiyor değil. Ama sabredilmeyecek bi durum yaşatmıyor bu ilaç. Ki ben 25 yılda kaç kere bırakmaya çalıştım, en fazla 1 gün dayanabilmiştim.
+1
antihero
(03.11.25)
12 sene günde minimum 1,5-2 yeri geldiğinde 3 paket içtikten sonra Allen Carr Sigarayı bırakmanın kolay yolu kitabını okuyup bıraktım hocam, şiddetle tavsiye ederim.
+1
kumandanim
(03.11.25)
(3)

Sebepsiz yere huzursuzluk

huygens645
Haftasonu oldu dünden beri hiç birşey ne yapasım var ne edesim var. Kendimi dışarı attım falan bir işe yaramadı. Sabah 6 da kalkıp işe gittim bari birşeyle meşgul olayım diye hiç odaklanamadım 3 saat sonra ofisten çıktım.Bir yemek yedim şimdi de kahve içiyorum ama acayip şekilde hzuusrusuzum ne yap
Haftasonu oldu dünden beri hiç birşey ne yapasım var ne edesim var. Kendimi dışarı attım falan bir işe yaramadı.
Sabah 6 da kalkıp işe gittim bari birşeyle meşgul olayım diye hiç odaklanamadım 3 saat sonra ofisten çıktım.
Bir yemek yedim şimdi de kahve içiyorum ama acayip şekilde hzuusrusuzum ne yapayım var mı tavsiyeniz ?
+2
huygens645
(02.11.25)
Tesadüf mü, anlamlı mı bilmiyorum dünden beri aynıyım. Sebep de bulamıyorum. Battaniyenin altına girdim şimdi. Mevsimsel mi acaba?
0
yadigar
(02.11.25)
insanız, olur arada öyle tabii ki.

bir şey rahatsız etmiştir, bir konuda kararsız kalmışsınızdır, emin değilsinizdir vs.

kalıcı olmadığı sürece gayet normal şeyler. eğer 2 haftadan uzun sürüyorsa: psikiyatri
+1
substituent
(02.11.25)
Ben de öyleyim. Hafta sonu boyunca ay balık burcundaydı, takip ettiğim bir astroloğa kendi bilgilerimi listeleyerek sordum, aynen dediklerini anlattım, kesinlikle ay balık geçişinden kaynaklı dedi, çünkü başka sebep yok. Gökyüzündeki yerleşimler epey ağırlık veriyor bazen.

Tavsiye: nefes almak rahatlatır dersen temiz havaya çıkıp nefes al bol bol. Ya da yürümek, ya da müzik, hafif bir dans, belki bitki çayları, belki sessizlik, belki içinde öfke var da atamıyorsan atabileceğin sertlikte müzikler... kendini dinleyip en iyi gelecek olan nelerse onlar yani. Seni tanıyor olsaydım daha iyi tavsiyelerde bulunabilirdim.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
(4)

Devlet dairesine (Ilce nufus mudurlugu) valizle girebilir miyim?

freedonia
Ucaktan iner inmez ilce nufus mudurlugune ugrayim diyorum, elimde kabin bagaji boyutunda valizim, sirtimda kabin olculerinde sirt cantam olacak. Sorun olur mu giriste vs.?
Ucaktan iner inmez ilce nufus mudurlugune ugrayim diyorum, elimde kabin bagaji boyutunda valizim, sirtimda kabin olculerinde sirt cantam olacak. Sorun olur mu giriste vs.?
0
freedonia
(31.10.25)
girersin
+3
jelly bear
(31.10.25)
Kallavi bir sırt çantasıyla (kamp çantası boyutunda, yarı dolu) girmiştim. Valize de bir şey deneceğini sanmıyorum
+1
yadigar
(01.11.25)
girersin abi, sorun olmaz. x-ray cihazı var zaten girişte, en fazla oraya koymanı rica ederler.
0
der meister
(01.11.25)
Sorun olmaz, girebilirsiniz. X-ray’den geçirirsin, çantanı da açtırabilirler o kadar.
İlçe nüfus müdürlüklerinde havaalanı güvenliği gibi bir prosedür yok, sadece girişte çantanı kontrol ederler.
0
dijitalritm
(01.11.25)
(2)

Katarakt ve gözün arkasında birler birikmesi ? Astro halis gibi bişey demişler

dunyatuhaf
Bu ameliyat edilmesi gereken rahatsızlık nedir arkadaşlar , bilen var mı ? Askında gözümüzü kapattığımız an oluşan hareketin daha fazlası olurmuş , iğne + sonrada ameliyat edilip oraya bişey enjekte edilecekmiş ?Bilen ameliyatı olan tavsiyesi olan var mı ?
Bu ameliyat edilmesi gereken rahatsızlık nedir arkadaşlar , bilen var mı ? Askında gözümüzü kapattığımız an oluşan hareketin daha fazlası olurmuş , iğne + sonrada ameliyat edilip oraya bişey enjekte edilecekmiş ?
Bilen ameliyatı olan tavsiyesi olan var mı ?
+1
dunyatuhaf
(31.10.25)
Vitrektomi olabilir mi? Vitreus sıvısını boşaltıp yerine gaz ya da tuzlu su enjekte ediyorlar. Tam teşekküllü bir göz hastanesi ve retina konusunda uzman bir cerrah öneririm eğer bu ameliyat kastedildiyse. Geçmiş olsun
0
kullanicadi
(31.10.25)
"Gözün arkasında birşeyler birikmesi" eğer Santral Seröz Retinopati ise, fotodinamik tedavi ile çözüm aranıyor.
0
yadigar
(01.11.25)
(17)

Mükemmel yumurta yemek için çaba harcıyor musunuz?

messina123
Süre tutmak gibi mesela. Yoksa allah ne verdiyse pişirip yiyor musunuz
Süre tutmak gibi mesela. Yoksa allah ne verdiyse pişirip yiyor musunuz
0
messina123
(31.10.25)
yani mükemmel yumurta yemek gibi bir idealim yok ama mesela haşlıyorsam sarısının çok katılaşmasını sevmiyorum o yüzden süre tutuyorum kaynadıktan sonra 3-4 dk. gibi.
+1
king lizard
(31.10.25)
Ben hafif sulu kayısı kıvamı sevdiğim için tutuyordum ise yariyordu. Su kaynadıktan sonra 180 saniye tutuyordum. Fakat sayı 200 e çıktı. Sonra da 200 üstüne. Bı yerde hata yapmaya başladim galiba artık zor tutturuyorum ama yine de hep bu şekilde deniyorum.
0
egerbiryolcu
(31.10.25)
çaba mı alışkanlık mı bilmiyorum ama haftaiçi işe geç kalmamak için yumurtamı haşlarım. sürem ve ısı derecem hep aynıdır (gazlı ocakta) ve hep kayısı olarak yerim.

hafta sonları da en az 1 kere menemen yaparım ve beyazı ile sarısını ayırır en son sarılarını atarım ki daha sulu kıvamda olsun.
0
elektr10
(31.10.25)
@egerbiryolcu yumurtalar büyümeye başladı.
+2
king lizard
(31.10.25)
Evet zamanlayıcı tutarım. Kaynamaya başladıktan hemen sonra 2 dakika 15 saniye zamanlayıcı başlar. İstediğim kıvamda kayisi yumurtayı yerim. Marketten yumurta almam.
0
ırene adler
(31.10.25)
kısık ateşte ilk kaynama anından itibaren altı dakika kaynatirim. yoksa cıvık oluyor, iğrenç.
+1
tabudeviren
(31.10.25)
allah ne verdiyse diye yumurta haşlandığını da ilk defa duydum. Sahanda Karışık yumurtanın pişme derecesi biraz tabii hissiyat da yumurta haşlamak süreli.

Mikemmel kayısı tarifi, yumurtayı fokur fokur kaynayan suya atıyoruz 7-8 dk, süre bitiminde ya önceden hazırladığınız soğuk(buzlu) suyun içine yada benim gibi direkt musluğun altında soğuk suya maruz bırakıp daha fazla pişmesini önlüyoruz. Kesin çözüm.
0
wallcan
(31.10.25)
Adet hakine getirdiğim birkaç şey var. Yumurtaları yıkayıp peçeteyle kurutuyorum. Haşlama suyuna soğuktan tuz ekliyorum. Renk değiştiren yumurta zamanlayıcım var. Onu da her seferinde yumurtalarla beraber kaynatıyorum. Üzmüyor beni.

Kayısı kıvam severim ve tuttururum. Azıcık daha pişmiş, azıcık daha rafadan olursa kafaya takmam.
0
yadigar
(31.10.25)
bir yumurta ne kadar mükemmel olabilir ki? hani birkaç malzemeden oluşan yemekten bahsetsek anlarım da yumurta yani bu, suda belli bir süre kaynat, ye gitsin.

sarısı fazla pişmiş ya da neredeyse hiç pişmemiş olanları değil de kayısı gibi sarı olunca güzel ama bunun için de taktik, süre, saniye tutacaksak işimiz yaş valla :)
0
m e b
(31.10.25)
haşlamak için belli bir kural gerekiyor, "koyayım suya pişsin, olmuştur ya şimdi çıkarayım" ile olmuyor. ya yumurta çatlar, ya içi çiğ kalır.

ocağın şiddeti ve yumurtanın türüne göre de değişiyor bu, illa saniyesine kadar süre tutmak ya da termometre ile su sıcaklığını ölçmek gerekmiyor ama bir dikkat etmek lazım yine de.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
rafadan yemeği çok severim. kaydatıktan sonra 100 saniye sayar alırım. bazen unutuyorum bu sefer de kayısı olma riskinden ötürü (hiç sevmem) lop olana kadar kaynatıyorum yaklaşık 4 dakika o da.
0
neira
(31.10.25)
Haşlama için kısık ateşte kaynadıktan sonra 3-4 dakika.

Kavurması ise kesinlikle köydeki gezen veya koşan tavuk yumurtasından olmalı .
0
diyecevaplandı
(31.10.25)
Çocuğum için pişirdiğim için evet sevdiği gibi olması için çabalıyorum
0
basond
(31.10.25)
Evet basinda bekliorm kaynadiktan sonra 2 dk kayisi gibi organik yumurtacidan aliorm h sonu 1 yumurta keyfim var bi tane
0
eja
(31.10.25)
Yumurta pişirici kullanıyorum, hep aynı ayarda pişiriyor. Bu tarz bir takıntınız varsa öneririm.
0
akhenaten
(31.10.25)
ben haşlanmış yumurtayı uzun süre tutmayı seviyorum akmasın dökülmesin löp löp yiyeyim diye. o yüzden hiç ayar tutturma kaygım olmadı, garanti olsun diye 10-11 dakika tuttuğum bile olur. farklı yemek istesem muhtemelen zaten beceremezdim, onunla uğraşamam.
0
der meister
(31.10.25)
Çaba gerekmiyor çünkü her şey gözümün önünde oluyor. Hep sahanda yaparım. Öğrencilik zamanımda rafadan yaparken saat tutardım ama.
0
mikro patlama
(31.10.25)
(24)

Ekşi Duyuru'da Yeni Özellik: Kullanıcı Tagleme

fraise
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz. Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz.

Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.

Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
+11
fraise
(30.10.25)
Hayırlı tagler
Benim mesaja da cevap verirseniz sevinirim

Düzenleme: mesajıma cevap ricasını mod arkadaşa yazdım. Özel mesaja cevap vermedi yanlış anlaşılmış
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
Hayırlı olsun :) Biri compu'yu durdursun... (Biri de beni etiketlesin, böyle tagleye tagleye gidelim mi bu duyuruda?)
+4
yadigar
(30.10.25)
tag'lenince uyarı mı gidiyor?
0
co2s2
(30.10.25)
ben de merak ediyorum. geldi mi bir uyarı?
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
Tag’lemek güzel fakat bi de duyuru yorumlarına cevap özelliği gelse mük olur.
0
olaylar olaylar
(30.10.25)
sağ taraftaki bildirimlerde başında etiket işareti ile birlikte çıkıyor.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
Boş işlerde bugün :)

bknz aylak bakkal
-14
Rondak
(30.10.25)
deneme 1-2
0
art cat chocolate
(30.10.25)
hmm sağ altta bildirimler kısmında gözüküyormuş ve taglendiğimiz cevap sarı oluyor.

bu hayal ettiğim şey değildi. yine de iyi. teşekkürlerrr.

bir de lütfen bildirimler ve son cevaplar sekmeleri otomatik kapanmasın, hep açık kalsın ya. bir duyuruyu okuyorum cevaplıyorum, başka şeylere bakmak için her seferinde onları açmam gerekiyor. saniyelik bir iş de olsa sinir bozucu :')
+1
batlegolas
(30.10.25)
Madem sözlük hesaplarımızla ikinci cevabı giriyoruz, ben de öyle yapmış olayım.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Bunu ben talep etmiştim, teşekkürler.

Bir talep hakkım daha var mı? Eğer varsa bir talebim daha var.

Karanlık mod kullanıyorum ve etiketin rengi ile etiket içindeki fontun rengi birbirine çok yakın, okumak çok zor. Etiketin rengi böyle kalacaksa, etiket içindeki fontun rengini koyulaştırmak mümkün mü acaba?
0
10551037
(31.10.25)
Etiketlenecek yazar sayısına bir sınır mı getirilse? Biraz suistimale açık bir uygulama olmuş sanki...
+4
yadigar
(31.10.25)
Allam yarabbim
+8
compumaster
(31.10.25)
bastim eksiyi compu, $ikayet yok :D
0
cooperr
(31.10.25)
çıkarın beni bu mentiondan :))
0
false pretension
(31.10.25)
şu günleri göreceğim aklıma gelmezdi 18 yıl olmuş oldlar... boomerlar..compu kalp sözlük
+1
eja
(31.10.25)
insan insanı hiç tagler mi yeaö...
0
Fodera
(31.10.25)
deneme 1-2-3 deneme
0
rakicandir
(01.11.25)
Elinize sağlık! Karanlık moddaki etiketleme renklerine de bir el atabilir miyiz?
0
nawar
(01.11.25)
bu durumda bir cevap silinme gerekçesi olan iki kişi arasında diyalogun da kaldırılması gerekmez mi?
0
Whily
(01.11.25)
çoktan kaldırdık bile. artık "teşekkür ederim, iki kişi arasında diyalog" diye bir entry silinme gerekçesi yok. hakaret, aşağılama, küfür, kısacası saygı sınırları dışında kalan diyaloglar dışında istediğiniz gibi teşekkür edebilir, diyaloğa girebilirsiniz.
+3
kibritsuyu
(01.11.25)
olmuyor rakı hocam. bahsettiğim sıkıntı o. zaten duyuruya cevap vermişsem bildirimlerde çıkıyor. etiketleyince ayrı bir bildirimi yok, bildirimlerde de etiketlendin diye çıkmıyor. deneme deneme diye etiketlediğini gözümle etiketi görmesem anlamazdım mesela. çünkü zaten altına yazılanlardan dolayı bildirimlere girmiş. etiketlendiğime dair bir bilgi yok.
+1
kibritsuyu
(01.11.25)
Su özellikler bizim Prime zamanda gelseydi ya… o zirveleri yaptigimiz zamanlar… herkesin birbirini tanidigi zamanlar…

Yine de Yetmez ama evet ile devam ediyoruz 🍻👍🏼
+3
c1b2k3
(01.11.25)
Çok iyi olmuş ama görsel ekleme de gelsin mobil için
+1
cemallamec
(01.11.25)
(6)

Mantarları kim yiyor?

michael_knight
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?
Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
0
michael_knight
(28.10.25)
Bizim buralarda sezonu gelince topluyorlar. Hatt ev sahibim topluyor, bize de getiriyor.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
İnsanların yediği mantarlar toplam mantarların ufak bir kısmı. Zehirsiz olsa bile çoğu mantar lezzetli de değil. Diğer mantarları böcekler yiyordur ya da bakteriler çürütüyordur. Memeli hayvanlar pek tercih etmiyor bildiğim kadarıyla.

Bi de mantarlar besin değeri açısından da çok fakir. Yemek için pek sebep de yok hayvanlar için
0
nundu
(28.10.25)
Yiyen hayvanlar var, sincap, geyik, tilki, karga ve bazı ismini hatırlamadığım tür kuşlar ve bazı böcekler. Hatta bazıları insanlar için zehirli olanları da yiyebiliyor diye biliyorum.
0
truf
(28.10.25)
hayvanlar da mantar yer.
hatta mantarların yayılımı için önemli. hayvanların dışkıları ile sporlar da yayılabiliyor.
sincap ve benzeri bir çok hayvan mantar yer. türkiye'de insanların güvenle tüketebileceği mantar sayısı çok az. tam sayısını bilmiyorum 20 civarı olsa gerek.
hayvanlar için bu sayı daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(28.10.25)
Memeliler içinde bir örnek olarak domuzlar var. Hatta trüfler gibi toprağa gömülü mantarlar domuzlarla aranabiliyor, bu hayvanların diyetinde mevcut.

Zehirli zehirsiz ayrımı yapmıyorlar elbette, ancak farklı türlerin farklı diyetleri var. Görünüşünden, kokusundan belli gıdalara içgüdüsel olarak yöneliyorlar. Bu da türün gelişimi boyunca yerleşen kompleks bir süreç.

Böcekler açısından daha zengin tabi, örneğin sadece belirli karınca türü tarafından "tarımı yapılan" bir tür mantar da var. Doğada kendi başına bulunmuyor sadece bu karıncalarca yetiştiriliyor. Jeolojik süreçte doğal yaşam alanı yok olmuş, ancak bu karıncaların oluşturduğu ortama adapte olmuş, karşılıklı fayda içinde yaşıyorlar.

Birçok şey var cidden, ama yeniyor yani. Tabi esasen mantarlar bir şeyleri yiyorlar. Mantarlar ölü organizmaları ayrıştıran grupların en önde gelenlerinden.
+2
akhenaten
(29.10.25)
Domuzlar meşelerin dibine yer yer 1 metre çukur açarlar mantar yemek için. Bazen gelir bakarsınız, ağaçlarınızın dibi çapalanmış, bellenmiş. Anlarsınız domuz mantar aramış.
+1
yadigar
(29.10.25)
(6)

Çocukken yaramaz olanlar değişiyor mu

kiriko
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
+1
kiriko
(28.10.25)
Kendimden biliyorum değişiyor
0
basond
(28.10.25)
yaramazlıkla küstahlık/saygısızlık çok farklı şeyler. bunu ayıralım.

ortaokulda böyle delilik derecesinde yaramaz olan 2-3 arkadaşım öss'de ilk bine falan girmişti mesela. yaramazlık yaşla, enerjiyle ve çocuklukla da alakalı biraz.

küstahlık/saygısızlık ise daha çok yetiştirilme tarzı ile alakalı. çocukken küstah/saygısız olup ilerde nispeten daha saygılı anlayışlı olan, olabilen insanlar tanıyorum. bu biraz eq ile de alakalı tabii.

ama yaramaz olanların ilerde uslanmasına oranla çok daha azdır tabii bu değişim.
+2
makbur
(28.10.25)
Ortaokul bitene hatta lise başına kadar komşulardan şikayet gelmeyen günüm yoktu. Sonra efendi bir adam oldum, işinde gücündeyim.
0
kimlanbu
(28.10.25)
Ben de değiştim.
0
gabe h coud
(28.10.25)
Benim gözlemim,

Bazı çocuklar kendini, dertlerini, isteklerini, duygularını çocukken düzgün ifade edemediği için yaramazlıklar yapabiliyor. Bunlar olgunlaşınca değişebiliyor.

Bazıları ergenlikteki ani değişimlere düzgün adapte olamıyor. Bunların bir kısmının da davranışları yaşla beraber oturuyor.

Bazıları şımartıldığı için veya zeka/yetenek bakımından ilerideyse bunun altında kalıyor. Onları da ileride hayatın gerçekleri olgunlaştırabiliyor.

Ama "özünde kötü" yahut "cismi bozuk" diyebileceğimiz zararlı insanlar var. Bunlar çocukken de kötüler. Büyüyünce de kötü kalıyorlar. Kimisi ustaca gizleyebiliyor. Kimisi ona bile uğraşmıyor. Bunlar değişmiyor.
0
yadigar
(29.10.25)
Erkek çocukların geneli değişiyor.
0
ground
(29.10.25)
(1)

normal kapı kolunu wc kapı kolu ile değiştirmek

Rondak
usta tuvalete normal kapı kolu takmış. ben wc kapı koluyla değiştirmek istiyorum. sadece dış kısmı alsam yeter mi göbeği de mi almak gerekir?
usta tuvalete normal kapı kolu takmış. ben wc kapı koluyla değiştirmek istiyorum. sadece dış kısmı alsam yeter mi göbeği de mi almak gerekir?
0
Rondak
(28.10.25)
İç kısmın komple değişmesi gerekiyor maalesef. Wc/banyo kilitlerinin iç mekanizmasında dikdörtgen şeklinde bir çukur vardır, çevirdiğiniz yer buraya oturur. Yani aynen kolun içine girdiği delik gibi, altta anahtar deliği kısmında da aynı şekilde dikdörtgen bir yer var, alt çevirme mandalının içine oturduğu. Normal kapı kollarında ise onun yerine anahtar deliği var. Sadece dışı alırsanız, kolu kilide oturtamazsınız.

Çok problem olmaz derseniz, değişmeyin, anahtar içeri tarafta hep kilide takılı halde kalsın. Uğraşmamış olursunuz. Öteki türlü tüm mekanizmayı değişmeniz gerekecek.
0
yadigar
(29.10.25)
(6)

Mutfak Tezgahı - Lavabo deliği küçültülebilir mi

tchuck
kötü anlattım da :)lavabo koymak için açılan delik 82cm olarak açılmış. mevcut lavabo şu iğrenç, kullanışsız yanında kurulama bölümü olan lavabolardan. yani mevcut lavabo 40cm bile yer kaplamıyor, yanında 45cm'lik kurulama bölümü var diye. ustalar sağolsun tam 83cm lik delik açmışlar.şimdi 75cm'lik
kötü anlattım da :)

lavabo koymak için açılan delik 82cm olarak açılmış. mevcut lavabo şu iğrenç, kullanışsız yanında kurulama bölümü olan lavabolardan. yani mevcut lavabo 40cm bile yer kaplamıyor, yanında 45cm'lik kurulama bölümü var diye. ustalar sağolsun tam 83cm lik delik açmışlar.

şimdi 75cm'lik bir lavabo koymak istiyorum ama yanında 8-10cm lik fazlalık olmuş olacak. o boşluğu kapatmanın bir yolu yok demi? yani aklıam da hiçbir şey gelmedi.
0
tchuck
(27.10.25)
kapatmanin yolu var da belli olur yani ben sizi anliyorum, sanki hic yokmus gibi tezgah malzemesiyle kapatamazsiniz, kapatmaniz zor olur ya da.

Ancak lavabonun rengi gibi iste bir kapatma detayi yapilabilir. Yerinde bakmak lazim Lavabo metalse diyelim, yine paslanmaz celikten bir diktortgenle kapatilabilir(flashing) etrafinin su gecirmezligi saglanarak vs.
0
wallcan
(27.10.25)
yani evet aslnda lavabo çelik, çelik bir panel koyulup öyle o boşlul alınabilir. onu da kabul edebilrim aslında. aslında mantıklı geldi, lavanon etrafına çelik bir kelepçe gibi bir şey koyup onu da mutfak tezgahına yerleştirmek fena fikir değil
0
🌸tchuck
(27.10.25)
damlalık sevmiyorsan aynı büyüklükte teknesi olan 82 cm'lik lavabo yok mu? çift gözlü falan?

damlalık da benim olmazsa olmazımdır halbuki.
0
kibritsuyu
(27.10.25)
@kibritsuyu, hiç yok. en fazla 75cm genişlikte oluyor diğerleri. 80cm lik bile yok maalesef.
0
🌸tchuck
(27.10.25)
Emin misiniz? Ben 82 cm evye (eviye) yazınca çok sonuç çıktı da… (kurulama bölümü olmayan)
Mesela: akcayapimarket.com
0
yadigar
(27.10.25)
bir de aklıma eğer yerin müsaitse daha da büyüttürüp, teknesi geniş, ya da çift gözlü ama damlalığı da olan 1 metrelik lavabolardan koyma ihtimalin geldi. eğer o damlalık kısmına tümüyle gıcık değilsen.

eviye.com.tr

benimki şu model mesela, bunun granit olanı. 1 metre genişliği var. yani endüstriyel kazan yıkamıyorsan derinliği ve genişliği yetiyor. çift göz de ayrıca yıllardır eksikliğini duyduğum şeymiş.
+1
kibritsuyu
(27.10.25)
(14)

Üniversite hazırlık sınıfında hocalar 'sadece' İngilizce mi konuşuyordu?

hadi ya la
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
0
hadi ya la
(26.10.25)
Yuzde yuz İngilizce. Bogazici Uni.
+1
ırene adler
(26.10.25)
Türkçe yasaktı. Biri hariç tüm derslerin hocaları hep her zaman ingilizce konuşurdu. İronik bir şekilde sadece Speaking hocası Türkçe konuşurdu. Adam hazırlık program koordinatörüydü üstelik. Japonya anılarını falan anlatırdı.
0
yadigar
(26.10.25)
Sadece İngilizce hiçbir işe yaramaz Türkiye'de. Bunu savunan ülkeyi tanımıyordur. Amaç İngilizce öğretmekse hem Türkçe hem İngilizce anlatılır. Öğrenciler anlamadıktan sonra sadece İngilizce bir işe yaramaz. Speaking dersinde sadece İngilizce konuşulabilir. Grammar falan İngilizce anlatılmaz. Böyle bir kural da yok zaten.
-6
arbre
(26.10.25)
Grammar translation yöntemi eskide kaldı artık modası geçti. O bizim zamanımızda öyleydi, grammar Türkçe anlatılırdı. Artık communicative method, lexical approach ve task based learning kullanılıyor ağırlıklı olarak. Kurallar örnekler içinde fark ettirilerek öğretiliyor. Üniversitede hazırlık okumadım çünkü zaten dil bölümü mezunuyum mütercim tercümanlık okudum hazırlık yoktu bile bizim bölümde ama lise hazırlığı hatırlıyorum da bizim dersler %100 İngilizce işlenirdi. Türkçe belki ilk ay falan biraz kullanılmıştır. Özel okulda okumadım bu arada, yabancı dil ağırlıklı devlet okuluydu, o zamanlar süper lise deniliyordu.
0
kullanicadi
(26.10.25)
ingilizceydi diye hatırlıyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
Okula bağlı. Hacettepe de kural buydu. Zart zurt ünilerde mecburen türkçe ingilizce.
Arbre.. iyi okullarda gramer dersi dahi olmaz. Öğrenci grameri aradan süzerek alır. Gramer dersi 3. Dünya ülkelerinde olur.
0
luluki
(26.10.25)
ingilizce değil ama başka bir dilde hazırlık okudum. 3 hoca vardı derslerimize giren.
bir tanesi çoğunlukla türkçe konuşuyordu.
diğer ikisi çoğunlukla yabancı dilde konuşuyordu.
türkçe'yi daha az konuşmaları iyi olurdu.
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
Bu arada 1 sene okutmanlık yapmıştım çok kötü bir vakıf üniversitesinin hazırlık bölümünde. İngilizceyi geçtim bir ders sırf Türkçe dil bilgisi anlatmam gerekmişti. Zamir ne demek bilmeyen vardı, Türkçe bir cümleyi öğelerine ayıramayan vardı, tamam dil Türkçe düşünerek öğretilmez ama insanda bir ana dil temeli olur ki insan başka bir dil öğrenirken kafasında o mantığı oturtur. Hayatımın en zor yılıydı çalışma anlamında. Bak işte o sene clt falan sallamıştım işte:d grammar translation da kullanıyordum yani ara ara, eclectic method uyguluyorum diyordum:p
0
kullanicadi
(26.10.25)
Ege de her şeyi ingilizce anlatıyorlardı hazırlıkta

%100 ingilizce mühendislik okudum, orada da her şey ingilizceydi sadece 1 e 1 de sorduğun sorulara türkçe cevap veriyordu hocalar
0
pislick0
(26.10.25)
luluki, alakası yok. Eğitim kimsenin malı değil. Eğitimi kimse şöyle anlatacaksın, böyle anlatacaksın diyerek sınırlayamaz. MEB bu kadar teori, yaklaşım uyguluyorsa millet neden bir tane cümle kuramıyor? Bir insana bir şeyi öğretmek için her yolu deneyebilirsin, her dili kullanabilirsin. Fransa'dan Türkiye'ye ailesinin işi sebebiyle gelmiş biri bir konuyu anlamıyorsa Fransızca biliyorsan Fransızca da anlatabilirsin. Maalesef bu tip üstten bakan, içi ve altı boş bakış açıları nedeniyle binlerce genç hiçbir şey öğrenemeden yıllarını harcayıp mezun oluyor.
-4
arbre
(26.10.25)
merhaba. beykent ingilizce sinema tv mezunuyum. 4 yıl boyunca tek bir hoca bir cümle bile ingilizce konuşmadı, tek bir cümle bile. hatta sovyet rusya döneminden değerli eski toprak hoca vardı, Azerbaycan Türkçesi/ rusça karışık konustuğu için iletişimde zorlandık (hiç bi sey anlamadık) yalvardık okula da türkçe ye çevirmen tuttu. sınıfta da kimse ingilizce bilmiyordu zaten "dublajlı izleyelim hocam", "bu devirde siyah beyaz film mi izlenir" falan diyen besyo tutmayınca uzun dönem askere gitmemek için sinema tv mezunu olan bir yığın insanla okudum.
0
libertine
(26.10.25)
Ilkokulun 5 yillik oldugu donemler, ilkokul bitince Anadolu Lisesi hazirlik okurken (yas 13) hocalar %100 Ingilizce konusurdu. Sonra bir daha hazirlik okumadim, hep muaf oldum (lisans, yuksek lisans vb).

Ortaokul, lise, lisans ve yuksek lisansta hocalarim Turk ya da yabanci farketmeksizin icerigi Ingilizce olmayan Turkce, Almanca, tarih, cografya, din kulturu gibi dersler haric dersleri tamamen Ingilizce islerlerdi, Turkce soru sorarsan cevap vermezlerdi.
0
sertac akin
(26.10.25)
%100 ingilizce. hiçbir şekilde Türkçe konuşmuyorlar, lisans derslerinde de böyle, adama ders arasında (sayısal bir bölüm dersi) Türkçe soru soruyorum ısrarla ingilizce cevap veriyor. Bence çok doğru bir sistem değil grammar konularını sağdan soldan video izleyerek öğrendim.

bilkent uni.
0
hold the door
(27.10.25)
ingilizce 90'larda özel ortaokul hazırlık sınıfında öğrendim ilk. %100 ingilizce konuşulurdu, ders içinde ve dışında. Kimi hocalar yabancıydı, istese de Türkçe konuşamazdı. Bence gayet etkili bir yöntemdi, daha sonra devlet okullarına geçmiş olsam da lisede dil öğrencileri dahil benden iyi ingilizcesi olan tanıdığım olmadı.
0
robokot
(27.10.25)
(17)

Babanızın bir lafı var mı?

michael_knight
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?
Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
0
michael_knight
(26.10.25)
“Gelir gelmez huzurumuzu kaçırdın” demişti bir kez.
0
mutekebbir
(26.10.25)
"Şimdi taksi tutalım, 250 milyon verelim." Acil veya maddi bir şey istediğinde verdiği sarkastik cevap.
"Dünya üzerinde benden daha çok kitap okuyan kimse yoktur. Dünya'da benden daha bilgili kimse yoktur. Her şeyin en iyisini ben bilirim." Herhangi bir tartışmada sığındığı laflar.
nursuz pç
0
gabe h coud
(26.10.25)
rahmetlinin ısrarla yanlış telaffuz ettiği kelimeler.
çok fazla vardı hepsini yazamam da "barbüke"nin yeri ayrıdır.
+3
late viper
(26.10.25)
Babam: Kırk kere ölç, bir kere biç.
Sırrınızı hanımınız dahil kimseye söylemeyin.
Bu da geçer, her şey geçiyor.
Parasızlığınızı kimseye belli etmeyin, millet durumunuzu hep iyi bilsin. Yoksa yardımcı olmazlar.

Babaannem: Elalemi eşek yapıp üstüne bineceğine it yapıp kendine saldırtıyorsun.

Annem: Evladım hiçbir arkadaşınla yarışma, güreşe tutuşma, gururunu kırma. Kaybeder, gurur yapar. Yüzüne güler, arkandan kin tutar, zarar verir.

Dedem: Kalın ki göresiniz...
Sizin aranıza düşeceğime moskofun (bazen 'urusun' ) eline esir düşeydim... (İstiklâl gazisiydi)

Halam: Her yanlış birer nakış. (Bir yanlış bir nakış)

Ben (Evlatlarıma): En çirkin hakikat en güzel yalandan iyidir.
Güveni hiçbir parayla elde edemezsiniz.
Yitireceğiniz en değerli varlığınız imanınız, gırtlağınıza kadar günaha batsanız bile rabbinizden yüz çevirmeyin.
Merak etmeyenden bir halt olmaz.
+3
yadigar
(26.10.25)
Ne guzel duyuru olmus. Bissuru var denk geldikce not aliyorum farkli olanlari xd

Ama en boyle yasam mottosu tarzinda ve benim yasamima da etkisi olan "kimseye gebe kalamam" sık duyulur ;)
0
abuzer
(26.10.25)
En aklımda kalanı küfürlü buraya yazamam
0
basond
(26.10.25)
En sevdiğim anneanne sözüm: her zaman en önde koşan atın peşinde olacaksın. Siyaset tartışması sırasında söylemişti anlarsınız kimi kastettiğini ahahahahha.


Avkurma bilmeyen köpek kurdu kapıya getirir.
Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.
İmam osurursa cemaat sıçar.
Acıma acınacak hale düşersin.
Kimseye çok yüz verme.
Dayak bulunca kaç, yemek bulunca ye.
Babamın sözleri bunlar daha var da hatırlayamadım şimdi.

Babamdan Tavsiyeler de var,
Her zaman dönüş paranı ayır, geri kalanı harca.
Kakanı yaptıktan sonra bile kontrol et, evden çıkarken her şeyimi kontrol etmem gerektiği için söylenen bir söz.
Bir şeyi sakatlıktan kırdım mesela yanlışlıkla oldu bilerek yapmadım dedim, Bilerek yapmadım deme zaten hiçbir şey bilerek yapılmaz dikkatli ol.

Vs vs aklıma bunlar geldi şimdi

Benim sözlerimse şu:
Maç 90 dakika artı uzatmalar var daha hiçbir şey bitmedi.
Her zaman bir çıkış kapısı vardır. Onu bul.
Her şerde bir hayır vardır.
İnsan doğası kötüdür, herkes kişisel çıkarları peşindedir kimseye güvenme.
Ben iyi bir insan olduğumu söylemem ama kendine ben iyi bir insanım diyen herkesten iyiyimdir.
+1
Hallegadola
(26.10.25)
Babamın küfürü var. Ciğerini .... çocuğu.
Anamında her yerde reklamı var büyük oğlum bahisçi küçük oğlum pavyoncu diye.
Şu an babayım ama nasihat vericek insanın bir yeterliliği ve zorluğu aşması gerektiğini düşünüyorum. Bizim y kuşağı genelde zorlandığında ana baba yardım etti, apartman dairelerine doğduk. Analarımız babalarımız 0 dan geldi onlarınki nasihat bizimki boş laf olur. Şu an bir babayım çocuğuma nasihatım mutlu olacağı ve seveceği işi yapması.
+2
mikahakkinen
(26.10.25)
dedemden: "sıçan sidiğinin bile değirmene faydası vardır."
bizi ufak tefek işleri yapmaya motive ederken kullanırdı.
+2
hrskrs
(26.10.25)
“Kuzular koyunları emer”
Kendisine çocukları tarafından hediye alındığında ya da para maddi bir şey verilmek istendiğinde söyler. Biz vermeliyiz siz değil anlamında.

“Düven öküzünün ağzı bağlanmaz”
İş yaptırdığın insana karşı cimrilik yapma manasında.

Çok eli açık bir insandır kendisi de canım babam.
+1
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
''Akıllı hesabını yapana kadar deli suyu geçer.''

Babaannemin lafıdır. Ne zaman tereddütte kalsam uygularım. Pişman etmedi.
+1
yurtsuz john
(26.10.25)
"Gün geçer kin geçer"

Çoğu yerde işime yarıyor.

Benim kendi lafım var, "temizlik olmadan temizlik olmaz" hani kirli malzemeyle kirli yer temizlenmez anlamında. Bunu hem somut hem soyut anlamlarda kullanırım. Ama anne değilim ve olmayacağım 🙂
+1
muhayyer divan
(26.10.25)
kışın araba dinlenmez.

arabadan gelen takır tukur seslerin sebebini düşünüp araştırırken böyle bir şey demişti ve mevzuyu kapatmıştım.
+1
eisberg
(26.10.25)
dik dur dik otur. zamanında dinlemedim şimdi acısını çekiyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
hahaha şahane duyuru.

rahmetliyle aramız pek iyi değildi, öyle hayat dersi vermişliği yoktur en azından bilinçli olarak ama bir keresinde "lord musun pezevenk, sen ara" demişti asla unutmuyorum.

lisedeyim, yaz tatili. bilgisayar başında pinekliyordum. hiç huyu değildir ama yanıma gelip niye bilgisayarda oturduğumu, dışarı çıkmadığımı sormuştu. ben de sitem edip "bütün arkadaşlar yazlıkta baba ya, buralarda olan varsa da kimse arayıp gel bir şeyler yapalım demiyor ki" demiştim.

inisiyatif almaktan çekinen bir çocuktum, şimdi bile insanlara rahatsızlık vereceğimi düşünürüm ve kimseye yazıp çizmeyi sevmem ama babamın bu lafı çok hoşuma gitmişti. o yüzden artık bir şey istersem, birileriyle görüşmek istersem vs. karşıdan beklemeyip ben iletişim kurmaya çalışıyorum. olmazsa yine olmaz ama kendim çaba göstermiş oluyorum en azından.

babam bu lafı söyleyene kadar yaptığımda hiçbir yanlışlık görmemiştim bile. bir şeyler olacaksa ben otururken onun gelmesi, beni bulması lazımdı. tek cümleyle hayata bakış açımı değiştirmişti filozof.

bir de favori lafıdır sadece bana değil herkese "analitik düşünemiyosun" diye kızardı. analitik ne demek diye sorsan bilmez.
+1
der meister
(26.10.25)
göt öpmekle ağız kirlenmez :')
+1
since1907
(26.10.25)
$api kaynatsan olur mu seker
cinsine yandigim (sictigim) cinsine ceker
0
cooperr
(26.10.25)
(7)

Kacinci sevgiliniz esiniz oldu?

lapaz
Sekreter problemi vardi matematikte, ona uydunuz mu?https://en.wikipedia.org/wiki/Secretary_problem
Sekreter problemi vardi matematikte, ona uydunuz mu?

en.wikipedia.org
+1
lapaz
(25.10.25)
6
0
mirty
(25.10.25)
Flörtleri saymıyorum gerçek sevgili olarak 4. Eşim oldu
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.10.25)
İlk ve tek.
0
yadigar
(25.10.25)
İlk ve tek +1
+1
Hallegadola
(25.10.25)
2.
0
hrskrs
(25.10.25)
merhaba ben sözelciyim. bu teoriyi anlayabilmem zaman aldı cevaplar daha çok kafamı karıştırdı. herkesin cevabı doğruysa böyle bir kitleyi en son askerde gördüm.
+3
libertine
(25.10.25)
saymamin imkani yok ; zaten yaş olarak erken evlenmedim de
0
sweetoffice
(25.10.25)
(11)

Sigarayı da bıraktım

sekizdokuzon
Bir compu bir ben, bu ara damping üzerine damping.12 gündür alkol almıyorum, dün gece sigarayı da bıraktım. Bu süreci daha sancısız nasıl atlatırım?Teşekkürler.
Bir compu bir ben, bu ara damping üzerine damping.

12 gündür alkol almıyorum, dün gece sigarayı da bıraktım. Bu süreci daha sancısız nasıl atlatırım?

Teşekkürler.
+7
sekizdokuzon
(25.10.25)
Vay, tebrikler
0
kisa
(25.10.25)
Yoksunluk çekmiyor musun?
0
Kahvedesu
(25.10.25)
Yürü. Rahvan yürü, tırıs git, hafif koş, sağlam koş ama o bacaklar çalışsın ve o ter atılsın. Çok fayda göreceksin emin ol. Bir de vücudun uyku saatlerini geri çekerse direnme, o melatonin seni çok çok destekleyecek çünkü.
0
muhayyer divan
(25.10.25)
@Kahvedesu: Yoksunluk çok belirgin değil şu an, o atağı üçüncü gün bekliyorum. Bugün şokta gibiyim ya da akşamdan kalma gibi. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor içeridekiler.
0
🌸sekizdokuzon
(25.10.25)
O atak geldikçe "yarım saat beklersem geçecek" deyip her canım sigara istediğinde yarım saat oyalana oyalana sigarayı bıraktım ben, on sene oldu.

Sigara istedikçe başka bir şeylerle kendinizi oyalayın, çocuk gibi dikkatinizi dağıtacak bir şey bulun. Yarım saate unutuyorsunuz.
+3
kobuzchu kiz
(25.10.25)
İçine deterjan koyunca baloncuk yapılan oyuncaklar var ya onlar da yardımcı oluyor. Bu şekilde bırakan arkadaşlarım var.
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.10.25)
İlk bir kaç gün karanfil çiğnedim ben. Canım sigara çektikçe karanfilli su içtim. 3-5 gün dayanırsan bırakırsın. Nerdeyse 1 sene olacak tek sigara içmedim. Canım çekiyor ama içesim gelmiyor.
0
rodeocu
(25.10.25)
Ben önceki duyurularınız üzerine “keşke sigarayı da bıraksanız” türünden şeyler yazacaktım, hadsizlik gibi geldi, vazgeçtim.

Şimdi bu kararınız üzerine can-ı gönülden yazayım:
Tebrikler!

Hayırlı, daim olsun…
0
yadigar
(25.10.25)
umarım sonsuza kadar sürer
0
Başka
(25.10.25)
Tebrik ederim <3
0
kullanicadi
(25.10.25)
tebrik ederim.
hayırlı olsun.
doğru karar.

daha önceki bıraktım tarzındaki duyurunuza yazmıştım yine yazıyorum "sigaralı ortama girdim, içmiş kadar oldum zaten, bir taneyi içeyim bir şey olmaz" demeyin.
velev ki bir tane içtiniz "zaten orucum bozuldu, battı balık yan gider bir kaç hafta keyif yapayım tekrar bırakırım" demeyin. bu işi zihninizde farklı kapılara sokup "sonsuza kadar içmeyeceğim" demeyin. o zaman daha zor olur. bırakmak bile değil, sadece "içmiyorum" olarak tanımlayın zihninizde.

sigaranın kimyasal bağımlılığı uzun değil, 1-3 gün arasında bir şey. sayısını tam hatırlamıyorum ama günler-aylar değil. 1-2 gün dayanırsanız eğer, bundan sonra canınızın sigara istemesi sadece alışkanlık ve sigaralı anlara özlem. onları da farklı şeylerle değiştirmeniz gerek.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(11)

Kibirli ünlü var mı?

michael_knight
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
0
michael_knight
(24.10.25)
Cem Yılmaz bence
-1
arbre
(24.10.25)
Hakan peker. Görme engelli bireyi kıskanmıştı canlı yayında. İlber Ortaylı, Murat Bardak ve Celal Şengör gereksizleri de var.
+1
prole
(24.10.25)
Bulent Ersoy
Ilber Ortayli
Okan Bayulgen
Cem Yilmaz +1
0
freedonia
(24.10.25)
kibirsiz unluleri listelemek cok daha kolay olur herhalde.
une ulasip kibirsiz kalabilmek cok zor bir olay cunku.
+3
cooperr
(24.10.25)
cem yılmaz kibirli değil bence. yaklaşık 30 yıldır zirvede. hadsizlere laf sokmak kibir değil.

ibrahim tatlıses kibirli mesala.. ayrıca kıskanç da. konuklarına olan tavrından anlıyorsun bunu. rahmetli kemala sunal'ın da figüranlara yaptıklarını okuyunca öyle olduğunu düşünmüştüm.

fatih terim sayılmazsa olmaz.. ali koç.. spor camiasından ilk aklıma gelenler.

ilber ortalı+1
+1
jepa
(25.10.25)
kibir denilince aklıma ilk olarak ali koç geliyor. koç dışında:
ibo
cem yılmaz
ilber ortaylı
şahan gökbakar
okan bayülgen
engin altan düzyatan
hande ataizi
fatih altaylı(yaşlanınca azaldı)
murat bardakçı
armağan çağlayan(yaşlandıkça azaldı)
berrak tüzünataç
ahmet mümtaz taylan
+2
cisimcik golgi
(25.10.25)
cem yilmaz'in kibirli oldugunu dusunmuyorum. o populariteye sahip olan en canayakin, samimi insan olabilir.

aklima en cok bana soracaksiniz diye bagiran erol buyukburc geliyor.

diger yazilanlara goz attim. ilber ortayli, okan bayulgen, murat bardakci'ya katiliyorum.
+2
antikadimag
(25.10.25)
Mazhar Alanson
Okan Bayülgen
Fahriye Evcen
0
anaphylacticshock
(25.10.25)
zamanında çalıştığım mağazaya gelenlerden iki kişi hatırlıyorum.
kibir abidesi bergüzar korel
cana yakınlık abidesi asuman krause.
+1
lazpalle
(25.10.25)
Müge Anlı
İnanılmaz bir kibri var.
+2
hayalhayal
(25.10.25)
Fatih Terim, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu
+1
yadigar
(26.10.25)
(10)

Yatak odası kapı askısı

Bruce
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
0
Bruce
(20.10.25)
yok.
0
deartheodosia
(20.10.25)
Kot ceketim asılı askıyla birlikte

Temsili olarak:
i.ebayimg.com
0
grimavi
(20.10.25)
Var, çanta asılı genelde, kıyafet nadir asarım kapı arkasına
0
kuehles blondes
(20.10.25)
var. milyon tane eşarp...
0
yadigar
(20.10.25)
İkea'nın kapı arkası askısı var. Üstünde de giyilmiş ama daha makineye atma kıvamına gelmemiş, tekrar giyilebilecek kıyafetler asılı. Pantolon, kazak, swaeshirt vs.
+1
kibritsuyu
(20.10.25)
Sabahlıklar ve kolyelerim asılı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Evet çantalar hırkalar var. Odada yer az olunca işe yarıyor
0
pembediken
(20.10.25)
eski evimde vardı, taşınırken almayı unuttum, kaldı orda. Şimdiki evimde duvarda iki askı var biraz köylü işi sddjs onları kullanıyorum.

Pantolon işinde her gün "bugün hangi pantolonu giysem" diye düşünmeyi ve ceplerindekini/kemeri değiştirmeyi sevmediğim için giydiğim pantolonu oraya asıyorum ve yıkama zamanı gelene kadar ordan alıp giyiyorum.
+1
nundu
(20.10.25)
var, bornozum havlum ve röbdoşambrım asılı.
0
co2s2
(20.10.25)
yok
0
gabe h coud
(20.10.25)
(6)

Obez birisinin yumruğumu daha kuvvetlidir yoksa kaslı birisinin mi?

slm ben yalnız komando yasin
Elimizde 2 erkek var birisi obez birisi kaslı kiloları, boyları ve diğer özelliklerinin aynı olduğunu varsayalım. Hangisinin yumruğu daha kuvvetlidir? Arkadaşımla baya bir fikir tartışması yaşadık o kaslı diyor ben obez diyorum.Sizce hangisi?
Elimizde 2 erkek var birisi obez birisi kaslı kiloları, boyları ve diğer özelliklerinin aynı olduğunu varsayalım. Hangisinin yumruğu daha kuvvetlidir? Arkadaşımla baya bir fikir tartışması yaşadık o kaslı diyor ben obez diyorum.

Sizce hangisi?
0
slm ben yalnız komando yasin
(18.10.25)
Kütle ve hız bilgisi lazım
yağ kas değil.
0
kisa
(18.10.25)
Kuvveti şu lunapark'lardaki yumruk makinaları ile ölçeceksek, ben de oyumu obezden yana kullanıyorum.
0
WithWorth
(18.10.25)
Kaslı olanın.
Daha doğrusu eğitimli olanın ve ağırlığını yumruğuna en iyi iletebilenin yumruğu.

Obez cevabı veren arkadaşlar sorudaki iki kişinin kilolarının aynı olduğunu farketmediler sanırım.
+1
michael_knight
(18.10.25)
yumruk atmasını bilenin.

vücudu ile birlikte gücü aktarabilen karşı tarafı yamultur.

birisi aktif spor hayatına sahip olmuş ama sonra salmış biri olsun diğeri gym delisi. boksör emeklisi 70 küsür yaşında 3 kişi indirir.

son olarak delinin bence. (bkz: deli kuvveti)
0
gurur
(18.10.25)
kaslı olanın tabi.

ama kaslı olmak yanlış anlaşılıyor. sanki fit olmakla eş anlamlı olarak görülüyor. halbuki bu yanlış.
obez olan kişi daha kaslı olabilir. yani 130 kg birisi, 80 kg fit ve kaslı birisinden daha kaslı olabilir. arada 50kg fark var. bu 50 kilonun bir kısmı mutlaka ekstra kas içerir. yüzde olarak daha az kas içerir obez olan ama toplamda daha kaslı olabilir
0
benarrivo
(18.10.25)
Mantık yanlış. Boyları aynı ise, biri obez biri kaslı iken kiloları kolay kolay aynı olamaz.

Ama diyelim ki mesela boyları 1.80, bir tanesi (kaslı) 95 kilo, diğeri (obez) 120 kilo. Bu tarz bir karşılaştırma daha mümkün.

Bence kol ve sırt kasları, yere ayak basışve teknik, bu üçünde iyi olan daha iyi yumruk atar.

İyi bir yumruk ta topuktan başlar ve tüm vücut ağırlığı ve momentumunu yüklenir.

Bir de genetik faktörü var. Bazı obezler kof, bazıları zebellâ gibi...
+1
yadigar
(19.10.25)
(5)

mc donalds tatlı adı

exlibris
100 bin yıl önce mc donalds'da satılıyordu, yıllardır gitmediğim için hala var mı yok mu bilmiyorum. sadece ismi aklıma takıldı. yiyeceğimden değil de ismini hatırlamaya çalışıyorumböyle dikdörtgen şeklinde hamur - milföy kızartma gibiydi, içi elma dolguluydu, sonra vişne dolgulu olanı da çıkmıştı.
100 bin yıl önce mc donalds'da satılıyordu, yıllardır gitmediğim için hala var mı yok mu bilmiyorum. sadece ismi aklıma takıldı. yiyeceğimden değil de ismini hatırlamaya çalışıyorum

böyle dikdörtgen şeklinde hamur - milföy kızartma gibiydi, içi elma dolguluydu, sonra vişne dolgulu olanı da çıkmıştı. adı neydi bu tatlının?

görüntüsü yaklaşık bunun gibi bir şeydi
www.hepsiburada.com
0
exlibris
(16.10.25)
Elmalı Turta (Apple Pie)
+1
ırene adler
(16.10.25)
@irene afili bir adı yok muymuş bunun? dümdüz apple pie mıydı? tamamdır şimdi hatırladım. yakışmadı mc donald's
0
🌸exlibris
(16.10.25)
"Elmalı tatlı" diye geçiyordu aslında. Ama millet "apple pie" diyordu. Hatta yanına dondurma sıkılanı da vardı. Yüz yıl olmuş hakkaten...
0
yadigar
(16.10.25)
apple pie +1
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
şu an bundan yok. benzerini almıştım, bu yıl içindeydi sanırım.
www.thesun.co.uk
vişnelisiydi ama berbattı tadı.
0
elorelia
(17.10.25)
(1)

Çam ve Sakura civarı yaşanabilecek mahalleler?

jackyr
Bir yakınım hemşire olarak ilk atama bu hastaneye atandı. 20li yaşların başlarında kadın. Bu belgeyi de hiç bilmiyoruz. Nerede kalsın. Nereden ev tutalım. Araç olacak gibi ama metroya da yakın olsa iyi olur direkt hastaneye gider vs vs. Yardımcı olabilir misiniz?
Bir yakınım hemşire olarak ilk atama bu hastaneye atandı. 20li yaşların başlarında kadın. Bu belgeyi de hiç bilmiyoruz. Nerede kalsın. Nereden ev tutalım. Araç olacak gibi ama metroya da yakın olsa iyi olur direkt hastaneye gider vs vs.


Yardımcı olabilir misiniz?
0
jackyr
(16.10.25)
Başak Mah, Başakşehir Mah ve Kayabaşı Mah (Kayaşehir) gayet yaşanabilir yerler. İlk ikisi sırasıyla daha nezih ama biraz daha pahalı. Her üç mahalle de ağzına kadar site ve toplu konut dolu. Seçeneğiniz çok.

Güvercintepe Mahallesinden tamamen uzak durun. Kendisine hiç uymaz. Ziya gökalp Mah orta karar ama bence ilk üç söylediğimden birini tercih etsin.
0
yadigar
(16.10.25)
(22)

İnsanlar bu kadar km nasıl yapıyor?

chicha_v2
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.

Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?

Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
0
chicha_v2
(16.10.25)
@bir sıcak el Memleket neresi Kazakistan mı? 236 bini kaç yılda yaptın?
+1
🌸chicha_v2
(16.10.25)
yilda 30 bin km yapar, az degil tabii ama abartili da degil. Yilda 25 bin km yaptigim olmustu Turkiye sinirlarinda. Ise gidip geldim yakindi gorece, arada bizimkilerin yanina gidiyordum git gel 100 km falan, koye gitmisimdir 2-3 kez, tek yon 1000 km vs vs derken cok gezen insan yapar. Ise de gidiyorsa kolayca yapilir.
0
mbond
(16.10.25)
ben yılda 10-15 arası yapıyorum 2 araç var eşimde benzer km yapıyor
0
basond
(16.10.25)
Zaruret , iş halini anlarım ama genel olarak düşüncem ayrıca tembellikten veya tatili, gezmeyi, zevki abartmaktan bu kadar km yapılıyor olmalı.
Abartı gelebilir ama yürümekten aciz, az ötedeki tuvalete bile aracıyla gidecek olan insanlar var.
Zevkin abartılması ise genelde öyle hayırlı şeyler sebebiyle de olmuyor.

Yürümeye yabancılaşmış ve anne karnındaki embriyo misali sürekli birileri bu kimseleri bir yere taşımalı.
Sonra da haraketsizlik kaynaklı kilodan vs. rahatsızlıklardan bahsederler .
0
diyecevaplandı
(16.10.25)
Pazarlamacıyım. Geçen seneye kadar ayda 8000 kilometre yol yapıyordum. İş değiştirdim de bu sene 4000 km'ye düştüm.
0
etna
(16.10.25)
bizim 2004 model ilk sahibi olduğumuz bir araba vardı, 2020 yılında 100bin km de idi.
ben de anlamıyorum.

aracı sattım adam 3 yılda 200bin km ye getirmişti aracı :(
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Şahsi araçlarımla ortalama 25 bin

Şirket aracıyla da günde 60 km, ayda 1250 desen, 15 bin
0
gabe h coud
(16.10.25)
Arabamı mayıs ayında 0 km aldım. Şu anda 13xxx km. Senede yaklaşık 30k km yapıyor. Her gün işe git gel için 35-40 km yapıyorum, gerisi seyahat.
0
tss
(16.10.25)
işi uzaktır çok geziyordur vs
0
jelly bear
(16.10.25)
Türkiyede eğer şirketiniz karşılamıyorsa, -ki öyle bile olsa- benzine verilen para yazık günah. abd de olsak anlarım da türkiyede bu kadar arabayla gezmeyi seveni ve yakıtı dert etmeyeni anlamıyorum boşa para atılıyormuş gibi geliyor.

Bir de aracı çok yakınca normal karşılayan var aslan besleyen yemini düşünmez falan... diyorlar. Ağır gerizekalılık başka bişey değil sanki benzin ucuzmuş gibi.

Bazı arkadaşları biliyorum kafaları dağılsın diye çevre yolunda turluyorlar iyi geliyor diyorlar.

Yani şahsen bana iyi gelse bile yaktığı yakıtı düşününce nötrler hiç bişey anlamam.
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Evle okul arası 35 km. Ayda 1120 km yapıyor. Günde 5 km günlük işler olsa +150 km. Haftasonları da 100 km gezi olsa, +400 km. Ayda 1700 km yapar yuvarlak. Yılda 20bin km yapıyor. Yılda 15-20bin İstanbul için normal bir rakam.

Hibrit araç kullanarak bütçeme ve çevreye karşı vicdanımı kısmen rahatlatmış oluyorum. Toplu taşımayla gitsem yolum git-gel toplam 3 saat daha uzayacak.

Araç üreticilerinin periyodik bakım aralıkları genelde 1 yıl/15bin km şeklinde oluyor.

5 yıl için 75bin km normal yani. Ama İstanbul'da 5 yaşında 75binde araç çok düşük km kabul edilir. Genelde 100-110bin civarı oluyor 5 yaşındaki arabalar.
0
yadigar
(16.10.25)
işim git gel 130km. ayda 2500 km. yılda 30 bin. işte böyle yapılıyor.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
benim 2020 model, 120 bin km. normal geldi ya, yılda 20-25 bin km işte.

ev-iş arası 20 km ise bile ayda 2x20x20'den 800 eder. bi de yazın istanbul-ege, kışın istanbul-ankara tarzı bi kaç şehir dışı yol yapsan 20 bini rahat bulur.
0
gitdaddy
(16.10.25)
iş ev arası mesafe uzaksa ondan oluyordur, biz de geçen düşündük 7 ayda 10 bin falan yapmışız, işe gidip geliniyor her gün istanbul olunca mesafeler uzak malum. arada uzak ilçelere akraba ziyaretlerine vs de gidiyosun, 1 defa tatil, 3-4 defa izmit edirne gibi mesafelere aile ziyareti derken oluyor yani. arabasız da gitmek istemiyoruz bir yere çünkü arabayı zaten o konfor için aldık.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
kimisinin işi mobil. yılda 60-70 bin yapıyorlar. zaten bi şehir dışı git gel 2 bin km. yılda 30 40 yapan var.

kimi de gezmeyi çok seviyor. bi arkadaşım ben yemek yemeyi çok severim. eşimle tüm türkiyenin köylerine kadar gezdik demişti. o da yılda 80 mi ne yapmış. ilginç yani.
0
gurur
(16.10.25)
eski arabayı 2016da 0 almıştım. 2020de 10000 km anca olmuştu. 2024te 55000 km iken sattım. yeni arabayı 2024te 0 aldım, şimdi 19000 km.
0
inheritance
(16.10.25)
evle isim cok yakin, benden baska araci kullanan yok, is disinda haftada 2-3 gun bir o kadar daha yol yapiyorum, ekstar avm, yemek, etkinlik, senede birkac tatile de arabam ile gidiyorum senelik 15bin'i kolay kolay gecmiyorum
0
sweetoffice
(16.10.25)
Sahaya gittiğimde şehrin öteki ucuna tek yön 100 km yol gidiyorum. Servis pahalı ve az yoğun olan bu yolu kullanmadığı için hergün kendi aracıyla giden nice arkadaşım var. 200x20x12 senede 48.000 km yapar. Bunun marketi haftasonu gezmesi yaz tatili derken bu rakam daha da artıyordur.
0
cilekli pasta
(16.10.25)
Pandeminin zirvede olduğu dönemde bir ara her şeyin fiyatı ve maaşlar bile artarken benzin fiyatları sabit kalmıştı.
İşe başladıktan 1 ay sonra pandemi patlamıştı ve ben iş için şehir değiştirmiştim.
Pandemi patlayınca tüm şirket tamamen evden çalışmaya geçti 2 sene boyunca. Benim gibi bazı kişilere de haftada 1 işe gel dedi ama taksi parası verdi fiks.
Oturdum hesapladım haftada 1 kalkıp izmirden istanbula gidip akşam da dönmek daha mantıklı.
2 sene boyunca ayda 2500-3000 km arası yaptım. Arada bodruma falan da yazlığa kaçamak yaptım.
5 yıllık sadece 40.000 km'deki arabam 2 yılda 80.000 km'ye yakın yol yaptı.
0
denizgonen
(16.10.25)
ortalamam senede 30.000, altina pek dusemedim.
evde iki araba var, toplam 50.000 civari yapiliyor her sene.
0
cooperr
(16.10.25)
bir ara evden işe 35 km mesafem vardı. git gel 70km. günde ortalama 5km ekstra sağa sola illa gidiyordum (annemlere uğramak gibi) x yılda 260 gün = 19500 km.

ayda 3 kere çanakkale'ye gidip geliyordum. 360 km tek yön. 30-40 en az orada yapıyorumdur. 800 x 3 x 12 =28.800

toplam 48300 km yaptı. illa ıvır zıvır olmuştur 50binin üzerine tamamlıyorumdur.
0
co2s2
(17.10.25)
Günde ortalama 30 km senede maksimum 10 bin yapıyorum ben.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
(15)

Eski sevgilinin hediyesini atamamak

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Çok uzun süreli bir ilişkinin bitimine yakın bir tişört göndermişti bana. Paketini açmadan bir köşeye atmıştım. Ayrıldık. Birkaç yıl geçti. Ciddi bir ilişkim var şu an. Açıp giymedim ama atamıyorum da. Veremiyorum da. Orada evin en ücra köşesinde, paketinde, poşetinde duruyor. Evimi taşırken yakın z
Çok uzun süreli bir ilişkinin bitimine yakın bir tişört göndermişti bana. Paketini açmadan bir köşeye atmıştım. Ayrıldık. Birkaç yıl geçti. Ciddi bir ilişkim var şu an. Açıp giymedim ama atamıyorum da. Veremiyorum da. Orada evin en ücra köşesinde, paketinde, poşetinde duruyor. Evimi taşırken yakın zamanda, getirmemek için çok uğraştım ama bir şekilde girdi kolilere.

Medenice bir ayrılık oldu. Sonrası beni çok yıprattı ama alıştım. Sosyal medyada minimal de olsa iletişimimiz var. Beğeni, minik yorum gibi. İkimiz de alıştık zamanla. Şu anki sevgilimle aram da gayet iyi. Belki de evliliğe doğru gidiyor.

Ama atamıyorum da, giyemiyorum da... Neden?
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13.10.25)
Bir tişörte bu kadar anlam yüklediyseniz onu alan kişiye karşı da içinizde hala bir şeyler var demektir bana göre. Normal halükarda bir kaç yıl geçmiş üzerinden, üstelik bir ihtimal evliliğe doğru giden ilişkiniz varmış. Eskilerin adı üstünde eski kalması ve sizinle olmaması gerekirdi.
0
mermaidd
(13.10.25)
Ölmüş gibi oldu ya, hatirasina saygi :)
+2
abuzer
(13.10.25)
Bana yeni sevgilim eski sevgilimin şeylerini attırmıştı. Helal olsun kıza. Ağzıma sça sça yola getirdi. At gitsin.
0
arbre
(13.10.25)
Yardım dolabına atınız :) birinin mutluluğu olur
+1
baldan kaymak
(13.10.25)
Eğer içinizde bir yerde hâlâ yeniden birleşme umudu olmadığına eminseniz, aklıma tek sebep geliyor:

Yaşanmışlığınız çok. Şu an durduğunuz yerde çok farklı kişiler oldunuz belki ama eski güzel günler sizde derin izler bırakmış. @abuzer’in dediği gibi, ilişkinizin ölümünü kabullenmişsiniz ancak yasını tutuyorsunuz. Atmayın. Kafaya da takmayın. Zamanı gelince ya giyeceksiniz, ya atacaksınız…
+2
yadigar
(13.10.25)
Hediyesi paketi bile açılmadan kenara atılan sevgilinin emeğine üzülen sadece ben miyim:'(

Bir ihtiyaç sahibine verirdim +1
0
kullanicadi
(13.10.25)
Eski sevgiline karşı hislerin olmasaydı ve hala bir ihtimali düşünmeseydin atardın. Şu hali ile şu anki sevgiline üzüldüm açıkçası. Eğer tişörtü üzerine anlam yüklemeden kullanıyor olsaydın (yıprandığı halde atmamak gibi durum dışında) bence atmana gerek yoktu. Bence üstüne başka bir anlam yükle ve ihtiyacı olan birine ver. Sonra da ya o sayfayı kapat ya da şimdiki sevgilinle vedalaşıp tekrar dene. Bu kopamama sağlıklı değil.
+5
nawar
(13.10.25)
Nereye kadar saklamayı düşünüyorsun? Diyelim ki şu anda hayatında olan kişiyle evlendin, çocuğun oldu ve 10 sene geçti, hâlâ tutacak mısın?

Bir şekilde vedalaşman lazım. İhtiyaç sahibi birini bulamıyorsan bir poşete koy ve çöpün yakınlarındaki yüksek bir yere as. İllaki gelen geçen birisi alır.

Ben de ilk kız arkadaşımdan ayrıldığımda dünyam başıma yıkılmıştı. Bende fotoğrafları vardı (basılı ).. Arada sırada çıkarır bakar ağlardım. Sonra bir gün fotoğrafları aldım evden çıktım, boş bir araziye gidip hepsini yaktım. Çok iyi geldi. Vedalaşmayı ve kafamda bitirmeyi bu şekilde sağlayabildim.
+2
tabudeviren
(13.10.25)
Çok ayrıntıya girmek istemiyorum ama o iş bitti. Ben bitirdim zamanında. Karşı da kabullendi. Ben de kabullendim. Çok özel ve güzel şeyler yaşadık ama dediğiniz gibi hayat bizi bambaşka kişiler yaptı. Bugün tekrar birlikte olsak kavgasız geçinemeyiz. Evlensek ertesi yıla kalmadan boşanırız. Şu an da çoooook farklı hayatlar yaşıyoruz. İnanınki inatla incinmişlikle yazmıyorum. Ortaokulda masum duygularla başlayan ve lise, üniversite, askerlik vesaire bir çok badireyi atlatmış bir ilişkiydi. Çoğu yönden birbirimizin ilkiydik. Fakat çok farklı insanlara evrildik. Gündelik hayatta çok şey var kullandığım onun hediiyesi. Problem olmuyor. Ama orada açılmamış duran o son tişört bende tarifi zor bir huzursuzluk, üzüntü yaratıyor. Belkide ben pes etmişken onun çabalamasının hatırası olmasından doğan vicdan azabı.
0
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13.10.25)
unutamamışsınız, hala bi umut var içinizde.

olur da dönerse bak senin hediyen diyeceksiniz içinizde.

veya ben ne bileyim. milyon varyasyon olabilir :)
+1
gurur
(13.10.25)
"atamıyorum" çok acizce bir bahane. Koliye girmiş bir şekilde falan, kendini kandırıyorsun biraz.
0
Bruce
(13.10.25)
çöpe at. atamıyorsan kendini sorgula şimdiki sevgiline de haksızlık etme.

minik yorum, beğeni falan da atma, sana mı kaldı bunları yapmak?

aynı şeyi şimdiki sevgilinin yaptığını düşün. empati yapın biraz
0
Hallegadola
(14.10.25)
cevabı basit. unutamamışsın ve hala seviyorsun. hissizleştiğin an atarsın.
0
koela
(14.10.25)
Umarım aynılarını yaşarsınız. Bir de evliliğe gidiyor denmiş. Nefret ediyorum sizin gibilerden. Ne istediğini bilmeyen, bırak hayatındaki kişiye kendine bile dürüst olamayan kim varsa layığını bulur umarım.
-1
iggy pop
(14.10.25)
@iggy pop ne bu şiddet bu celal!

@herkes
Ya unutamayacağım tabi. Ömrümün yarısından çoğu -ama uzakta ama yakında- beraber geçti. Hatıralarımın yarısının içinde o da var. Hayatımın yarısını silememki ama bitti işte. Ne yapayım? Öldü ilişki. Ölüye yıllarca kalp masajı yapılmazki. Napayım? Kalan ömrümde niye yalnız kalayım? Şu anki kız arkadaşımla iki yılı aşkındır çok güzel şeyler yaşıyoruz. Sorun geri dönmek istemem değil. Bazışeylerin dönüşü olmaz hayatta. Şu anki kız arkadaşıma fiziksel, duygusal, direk, dolaylı bir ihanetim de olmadı. Eksi sevgilimleyse ayrılalı beri hiçbir defa bi kere bile içimden "keşke yeniden birlikte olsak" diye geçirmedim. Ayrılık acısı çok yaşadım. Yalnızlık acısı yaşadım. Ama dönüp birleşmek istemedim tekrar. İstemiyorum da. Sadece keşke o tişört bana hiç gelmeseydi. Anlatması zor.

Gereksiz ek bilgiler: Ailelerimiz ilişkimize karşı değildi. Kimse bizi zorla ayırmadı. Önce o hata yaptı. Ben affetmedim. Ben ayrıldım. Zamanla oda kabullendi. Benden sonra iki ilişkisi oldu en az instagramdan gördüğüm kadarıyla.
0
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(16.10.25)
(9)

Doğum günü hediyesi

mermaidd
Teyzeme doğum günü hediyesi almam lazım ama ne alayım bi türlü bulmadım. Bütçem 6-7k civarı. Kendisi de 43 yaşında
Teyzeme doğum günü hediyesi almam lazım ama ne alayım bi türlü bulmadım. Bütçem 6-7k civarı. Kendisi de 43 yaşında
0
mermaidd
(13.10.25)
havalar serinliyor panço alabilirsin el dokuma. eşarp, çanta da olabilür
0
neira
(13.10.25)
Eldiven atki bere takimi da olur üsttekine ek.

Kedisi köpegi varsa, üzerinde onlarin resmi ya da cizimi olan kupa, anahtarlik vb gibi kisisellestirilmis hediyeler olabilir.
petprinted.de
Suna benzer bir türk sitesi bakilabilir. Ben arkadaslarima he bu paspaslardan aldim.

Kahve seviyorsa türk kahvesi takimi, ya da filtre kahve seviyorsa o tarz ekipman olabilir.
0
kaputt
(13.10.25)
bence işçiliği olmayan ve ihtiyacı durumunda bozdurup kullanabileceği altın bi şey.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hayatını kolaylaştırabilecek bir kaç şey alabilirsin, çok üşüyen biriyse mesela benzinli zippo cep sobası;
www.trendyol.com
güzel bir termos, rayban wayfarer, tarzını yansıtan bi herschel çanta. her zaman işine yarayacak hediylerden bir kutu.
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
seviyorsa türk kahvesi makinesi
günlük kullanabileceği altın takı
0
elorelia
(13.10.25)
teyze deyince stereotipik düşünülüyor sanırım. yaşlı da değil. sonuçta ne sevdiğini veya neyi olmadığını düşünerek de bir şeyler alınabilir. ve bunları bizden daha iyi bilirsin. ayrıntı verirsen tabii daha iyi öneriler de olabilir. evinde olmayan bir mutfak gereci olabilir. sevdiği tarz giysi aksesuar olabilir vs.
0
ermanen
(13.10.25)
Paşabahçe'den şık bir şeyi değişim kartıyla beraber alabilirsiniz.
Düzenli kullandığı parfüm/kozmetik ürün biliyorsanız onlardan alabilirsiniz, garanti olur.
Ben çanta derim. Statü, eğitin, maddi durum fark etmeksizin kadınlar düzenli ihtiyaç duyuyor yeni çantalara. Çeşidi bol bir yerden kendisinin zevkine göre alın, değişim kartı da olsun.
+3
yadigar
(13.10.25)
çiçek alsan yeter bence, çiçek derken saksılı bir şey
0
hoot
(13.10.25)
Rumisu da çok güzel fularlar var, eğer teyzen tarz biri ise eminim çok beğenecektir (42 yaşından bildiriyorum). istanbul.rumisu.com
+1
wendyangelamoiradarling
(13.10.25)
(16)

nerelerde asla araba süremezsiniz?

i'm gonna start a revolution from my bed
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(13.10.25)
arabanın gidebildiği her yerde sürerim.
0
gercekdunya
(13.10.25)
İstanbul ve genel olarak türkiye. Yollar dar, sokağa atlayan insan çok, belediyecilik ve iklim kötü.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Şarampole yuvarlanma ihtimalimin olduğu tüm yollar.
Virajlı tali yollar.
0
auroraaurora
(13.10.25)
Her yerde sürerim sürdümde ama sevmediğim yerler dar olup karşıdan kamyon falan gelip teğet geçtiğimiz yerler
0
basond
(13.10.25)
Asla araba süremediğim yer yok. Belki Tahran gibi yerlere alışması 1-2 hafta sürer. Yurt dışı sağdan/soldan direksiyonlu ülkelerde de kullandım. NY, LA gibi metropollerde de, ehliyet kasaptan alınan arap ülkelerinde de...

Altımdaki araç, yolun fiziksel ve coğrafi koşullarına uygun bir araçsa, her yerde kullanırım. Düzenli ve korkmadan araba kullanınca, kısa sürede adapte oluyorsunuz.

İlk 2-3 yıl /50bin km acemilik olabilir. Araba kullanmak roket bilimi değil. Sınırları kesin bir pratik.

Trafikte sevmediğim şeyler çok. Kural bilmeyen/takmayanlar, sağdan soldan çıkan motosikletler, kavşağı boş bırakmayı akıl etmeyenler, dar yerlerde geçmekten korkanlar, yaya geçidinde durmayanlar, kış lastiği gereken zamanda takmayanlar, magandalar, yoğun saatler vs...

Edit: Kiralık yahut emanet araç kullanıyorsam huzursuz oluyorum çok.
0
yadigar
(13.10.25)
Dümdüz gideceksem her yerde sürerim, hahah sürdüm de, kağıthanenin arka sokakları gibi hem bayır hem tek yön dar yerlerden hoşlanmıyorum tabii, stress olurum ama sürerim,
Dar ve onü uçurum gibi yerlerde dönmeye çalışmak berbat, orada arabayı bırakırım, sürmem.
0
a perfect lie
(13.10.25)
her yerde kullanırım +1 ama istanbul’da trafikli yerlere gitmektense toplu taşıma ya da yürüyebiliyorsam yürürüm. trafik kilit konumlar beni çok geriyor.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hollanda ve isvicre bana cok karisik geldi trafik kurallari ogrenmek lazim, ceza da ceza ama. suremem demiyorum ama sikintiya sokan yer kagithane gibi yerlerden nefret, hele zemin islaksa. cogu sebep arac kaynakli oluyor kar yagiyor ama kis lastigi yok gibi, ikincisi tek serit ama cift yon yollar. beni son zamanlarda geren bi mevzu var o da gece suruculeri, ucmalari, sahildeki yarislar bir de ustune kazalari gordukce
0
ala09
(13.10.25)
en zorlandığım gece sürmek tabii ki ve genelde gece sürmemeye çalışıyorum. gece karşıdan gelen farlar çok rahatsız ediyor. ışığın az olduğu yollar da cabası. zifiri karanlık yolda da mecburiyetten sürmüşlüğüm oldu. uzun otoban yolculuklarına da sabahın köründen başlıyorum o yüzden, yolculuk en geç günbatımına kadar olsun diye. ıssız yerler de tedirgin edici olabiliyor.

bir de çok bozuk yollara girmemeye çalışırım.

detroit şehrinde de mecburiyetten araba sürmüşüm zamanında, kabus gibiydi. google maps bile ters yola girdirdi beni. kanada kurallarından sonra çok farklı gelmişti. bir de abd'de eyalete göre bazı şeyler değişebiliyor heralde. yani farklı ülke ve şehirlerde zorlanmak mümkün. trafiğin bize göre ters olduğu ülkeler de var, ingiltere, kıbrıs, hindistan gibi.
+1
ermanen
(13.10.25)
Çok turistik yerlere asla arabayla girmem. Keşmekeş ve kaotik yerlere toplu taşımayla gitme taraftarıyım

Dik yokuşlardan nefret ederim, ehliyeti yeni aldığımda yağmurlu bir İstanbul gününde bebek yokuşunda trafikte kaldım elim el freninde yarım saat ecel terleri döktüm. Travmam var
+1
kullanicadi
(13.10.25)
düz vitesle trafiğe girmek istemem, işlenceye dönüyor. yoksa her türlü her yerde kullanırım.
0
co2s2
(13.10.25)
süremem değil de sürmek istemem dediklerim: dar sokaklar, aşırı yokuşlu yollar, tek gidiş gelişli virajlı şehirlerarası yollar.
0
inheritance
(13.10.25)
avrupa’nın birçok ülkesinde sürdüm, hala sürüyorum. araba sürmek kolay.

amerika’da doğu yakasında sürdüm. üstelik minivan gibi aşırı büyük ve hantal bir araç. aşırı kolay.

türkiye daha zor, özellikle istanbul ama yine de çok zor diyemem.

hiç gitmedim ama muhtemelen pakistan, hindistan, bangladeş gibi kuralın olmadığı ve yolların tuktuk’la dolu olduğu yerlerde alışması zor olur gibi düşünüyorum.

ha bir de gece karanlıkta dağ yolları, uçurum kenarları vs. sıkıntılı olabilir. sürmem zaten.
0
sir gawain
(13.10.25)
her yerde sürerim de yabancı olduğum gelişli gidişli yollarda sürmeyi pek sevmiyorum. özellikle geceleri.
0
lazpalle
(13.10.25)
Bayrampaşa sokakları.
0
baldan kaymak
(13.10.25)
asla surmem demem hicbir yer icin.
denemedim ama trafigin ve direksiyonun ters tarafta oldugu (i.e. ingiltere) ulkeler beni tedirgin ediyor.
0
cooperr
(16.10.25)
(4)

Sağlıklı ikram

sanguine
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
0
sanguine
(13.10.25)
Bitter çikolata.
Yulaflı fındıklı kurabiye (tam buğday unlu).
Hurmalı enerji topları (hurma + kakao + ceviz) (lifli, doğal tatlılık).

Hepsi tatlı hissi verir ama “şeker koması” yaşatmaz
0
anathemamen666
(13.10.25)
Yapabilirsen kuruyemiş, yağlı tohumlar yani. Kavrulmamış olursa daha da sağlıklı ama pahalıya patlar mı bilemedim, tatlı götürmekle aynı olur belki.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
ben hurmanın içine ceviz koyuyorum (cevizli tatlıları hep daha çok sevmişimdir) ve tok tutuyor, şeker ihtiyacını da abartmadıkça sağlıklı olarak karşılıyor(dur bence). tavsiye ederim.
0
deartheodosia
(13.10.25)
Gün Kurusu Malatya Kayısısı ve ceviz içi. Hediye/İkram olarak da garip kaçmaz. İnternette çok satılıyor kayısı tepsileri. Misal: www.hepsiburada.com
0
yadigar
(13.10.25)
(16)

Pazar neşesi olarak okült/cadılık/wicca temalı dizi ve filmler

kullanicadi
Bu konuda zaten yeterli olan külliyatımı daha da genişletebilir miyim diye bir merak içerisindeyim:p kenarda köşede izlemediğim bişi kalmasın istedim (:Ana karakterin cadı olduğu ya da okült ritüel ve gizli tarikat içeren tüm filmler kabulüm. Önereceklerinizin büyük kısmını izlemiş olabilirim ama bi
Bu konuda zaten yeterli olan külliyatımı daha da genişletebilir miyim diye bir merak içerisindeyim:p kenarda köşede izlemediğim bişi kalmasın istedim (:

Ana karakterin cadı olduğu ya da okült ritüel ve gizli tarikat içeren tüm filmler kabulüm. Önereceklerinizin büyük kısmını izlemiş olabilirim ama birkaç tane güzel ve bilmediğim tavsiye bile alsam çok mutlu olurum.

İzlediklerimden kabaca aklıma ilk gelenleri sıralayayım yine de. American horror story coven sezonunu çoktan izledim. Marianne, archive 81, the chilling adventures of Sabrina gibi dizileri ayıla bayıla izledim.

The vvitch, häxan, stardust, the ninth gate, hereditary, a dark song, suspiria, practical magic, the craft, the autopsy of jane doe beni içerik olarak tatmin eden filmler. Blair witch serisini sevemiyorum. Romantik komedi janrında cadı içeren filmleri nadiren beğeniyorum.

Teşekkürler şimdiden<3
+4
kullanicadi
(12.10.25)
Sodomun 120 günü
-3
thesomberlain
(12.10.25)
Tam o frekansta olmasa da "Gülün Adı" belki aradığın şeylerden biri olabilir.
0
rakicandir
(12.10.25)
yenilerden weapons. modern bir cadı uyarlaması.

aklıma gelen diğer filmler:

oddity
skeleton key
drag me to hell

içinde cadı yok ama okült dediğin için:

kill list
the ritual
+2
sir gawain
(12.10.25)
"Rosemary’s baby" okült/tarikat temasının atalarından

Yenilerden "Midsommar" var, yine okült/ritüel temalı

The Ritual +1
+2
ermanen
(12.10.25)
Dizi olarak, cadı temalı, yenilerden ve eğlenceli:
Agatha All Along
+1
ermanen
(12.10.25)
Midnight Mass

Tam olarak istediğin gibi olmayabilir ama işin içinde bir tarikat var. Ben sevmiştim.
+1
nhk ni youkosu
(12.10.25)
Muhtemelen biliyorsunuzdur ama yazmamışsınız diye yazayım dedim. Salem (2014) diye bir dizi var. Püriten, cadı kavgaları temalı.
+1
akhenaten
(12.10.25)
çok film izlediğim için aklıma geldikçe yazıyorum.

The Wicker Man var yine, ritüel/folk horror filmlerinin atalarından

uzakdoğu yapımı:
The Wailing (Gokseong)
incantation (Zhou)

yine tarikatlı ritüelli, acayip mindfuck'lı, fantastik ve gore:
Mandy

ritüel/tarikat temasına girebilecek ama spoiler vermeyim, akla zor gelebilecek iki film:
Martyrs
The Cabin in the Woods
+1
ermanen
(12.10.25)
Türün bu kadar içinde olduğuna göre (: izlemiş olma ihtimalin yüksek gerçi ama:

angel heart (1987)
0
lüzumsuz adam
(12.10.25)
Salem diye bir dizi var 2014 tarihli
Bir de kesin biliyorsundur ama the crucible var film hatıtladığım. Çok iyidir winona ryder başrolde.
0
neira
(12.10.25)
tarikat veya ritüel temasından izlediğim başka iyi filmler:

get out
the invitation
the endless
children of the corn
mother!
silent hill (ana teması tarikat değil tabii ama kilit nokta tarikat var, neyse spoiler vermeyim çok, oyundan uyarlama olarak iyi korku filmlerinden)

izlemediğim ama izlemek istediğim önerilmiş iyi filmler:

dagon
apostle
the empty man
faults
the other lamb
sound of my voice
Martha Marcy Mae Marlene

bilindik ama pek beğenmediğim:
eyes wide shut
0
ermanen
(12.10.25)
Aklıma ilk Bedknobs and broomsticks geldi.
Buffy the vampire slayer var.
The Magicians var.
0
yadigar
(12.10.25)
Yenilerden A Discovery of Witches var
0
sertac akin
(12.10.25)
Çok eskiden tvde dublajla falan izlemiştim, iyi mi değil mi değerlendiremem ama, Kasabanın Cadıları var, 87 yapımıymış. m.imdb.com
0
(12.10.25)
the endless +1 (gizli tarikatlı) - sevdim
heretic (okült ritüel + gizli tarikatımsı) - sevdim
weapons (cadılı ve okült ritüelli) -fena değil
bring her back (okült ritüelli) - sevdim
together (gizli tarikatlı okült ritüelli ama romantik komedi bi tarafı da var) -fena değil
the love witch (cadılı) -fena değil
late night with the devil (cadılı okültlü) - sevdim
infinity pool (tarikatlı) - sevdim
hereditary (tarikatlı) -fena değil
the menu (tarikatlı) -fena değil
+1
semaforo de medianoche
(12.10.25)
Salem (2014)
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(18.11.25)
(2)

Duyura cevap yazılan ekranda yeşil noktanın çıkıp kaybolmasi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, bugün farkettim. Duyura cevap yazarken sağ üstte yeşil nokta belirip kayboluyor. Sizdede oluyor mu?https://hizliresim.com/l5uggzrTeşekkürler
Merhaba, bugün farkettim. Duyura cevap yazarken sağ üstte yeşil nokta belirip kayboluyor. Sizdede oluyor mu?

hizliresim.com

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
Kaydediyor yazdıklarını
0
arbre
(12.10.25)
Duyurunun yeni özelliklerinden. Şurada detayları:
(git: 1613665)
0
yadigar
(12.10.25)
(3)

Volkswagen, SEAT, Audi, Skoda vs Geri Çağırma Hk.

b30wu7f
Merhaba duyuru halkı,2015 model SEAT Ibiza aracımız var. Araç pederin üzerine, Doğuş Oto da arayıp hala aracın güncel sahibi olup olmadığını sormuşlar, sonra da hava yastığı ile ilgili bir şeyler söylemişler. Peder beni arayıp olayı anlattıktan sonra ben arayıp sordum durumu.Aracı ücretsiz servise d
Merhaba duyuru halkı,

2015 model SEAT Ibiza aracımız var. Araç pederin üzerine, Doğuş Oto da arayıp hala aracın güncel sahibi olup olmadığını sormuşlar, sonra da hava yastığı ile ilgili bir şeyler söylemişler. Peder beni arayıp olayı anlattıktan sonra ben arayıp sordum durumu.

Aracı ücretsiz servise davet ettiklerini, hava yastığını incelemek istediklerini söylediler. Hava yastığında bir sorun mu var değişim için mi geri çağırılıyor diye sorduğumda da telefondaki kişi bir panikledi, başkasıyla mı konuştunuz önceden diye sordu. Açıkçası pek bir şey anlatamadılar bana da telefonda ve ben de kendim araştırdım. 2014 - 2019 arası üretilmiş bazı araçların sürücü hava yastıklarının değişimi için uluslararası bir geri çağırma varmış.

Benzer şekilde aranan veya konunun aslını bilen var mıdır? Arabayı götürmeli miyim bu hava yastığı değişimi için?
0
b30wu7f
(10.10.25)
Takata diye bir firmanın ürettiği hava yastıkları aniden çarpışma vs. olmadan açılabiliyormuş. Bu yüzden ölenler olmuş. Çağırmışlar hazır götürün değiştirsinler.
+2
inheritance
(10.10.25)
arabanın vin numarası ile geri cagirmadan etkilenip etkilenmedigini görüyorsun.
Bu airbag bu sene Fransa'da birini öldürdü yani degistirmemis. Tabiki degisime götür.
Fransizca siteyi buldum, ülke ve vin ile bakabilirsin ya da Türkçe ararsin;
www.seat.fr
0
logisticsmanager
(10.10.25)
Evet, takata airbag geri çağırma aksiyonu. Mecburen değiştirteceksiniz hava yastığını, yoksa airbag açılırken aşırı basınçtan patlayabiliyor yahut onlarca plastik parça kırılıp şarapnel gibi saplanıp sürücüyü öldürebiliyor. Youtube'a "takata airbag" yazıp izleyebilirsiniz.

İş emri kağıdını da saklayın. İleride satın alacak kişi kıl birisi çıkıp da problem yapmak isterse "bak kardeşim, araç airbag açmamış, garantiden ücretsiz değişmiş, bu modellerin hepsi böyle" dersiniz.

Mutlaka götürün servise. Çok ciddi bir problem.
0
yadigar
(11.10.25)
(11)

Duyuruyu daha minimalist bir versiyonda kullanamıyor muyuz?

baldan kaymak
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
+5
baldan kaymak
(10.10.25)
yoo proporsiyon orantılı bence renklerde güzel, bende karşı gelmiştim stil değişmesine ama alıştım
+3
eja
(10.10.25)
evet yazılar aşırı büyük ya :( bunu yazdım ama takılmadımm

stil değişikliği güzel ama yazı puntoları çok büyük
+3
art cat chocolate
(10.10.25)
ben yazıları tarayıcımda küçülttüm, o şekilde kullanıyorum.
+1
deartheodosia
(10.10.25)
yazilarin buyuk olmasinin nedeni ben, artik bu yasimda ekrani okuyamiyorum. yaslaniyoruz.
+5
compumaster
(10.10.25)
3-5 güne alışırsınız.
+1
co2s2
(10.10.25)
arkadaşlar büyük olsun ne güzel işte. niye bit kadar şeyleri okumaya çalışıp kendinize ve gözünüze eziyet ediyorsunuz? rahat rahat okuyun işte. evet biraz büyüdü ama dana gibi de değil. telefon ekranları, monitörler giderek büyürken niye içindeki yazılar aynı kalsın istiyorsunuz? onlar da büyüsün, gözlerinize eziyet olmasın.
+3
kibritsuyu
(11.10.25)
İhtiyarlar kendini hemen belli etmiş :)
Bence de bu hali gayet iyi.
0
yadigar
(11.10.25)
fontlar çok büyük değil ama satır araları fazla, belki o sebeple farklı hissettiriyordur. bir de font'ların büyüklükleri dinamik, cihaza göre farklılık gösterebilir. herkes aynı boyutta görmüyor olabilir şuan.

eğer çok rahatsızsanız, desktop (ve bazı mobil tarayıcılar) için user-style eklentileri var.
onlar ile sitenin görselinde ufak tefek değişiklikler yapmanız mümkün.

yıllar önce beta eksiduyuru vardı. bir ara açılacaktı ama sonra yıllar boyu kapalı kaldı. sanırım burası yine o proje.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
evet o projeyi son 3 haftada gece gündüz biraz da AI sayesinde adam ettim.
+1
compumaster
(11.10.25)
@compumaster
Bence zamanı gelmişti, iyi de oldu ellerinize sağlık.

User style gibi bir alan olsa db’de kullanıcılar kendi css stillerini kaydetseler güzel olur. Ufak tefek görsel iyileştirmeler yapılabilir.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
tasarımcı birileri varsa ve css üzerinde çalışmak istiyorsa benimle iletişime geçerlerse bir şeyler yapabiliriz.
0
compumaster
(14.10.25)
(7)

Siz olsanız hangisini tercih edersiniz?

dedeminhirkasi
Yatirim amacıyla alacak olsaniz, her iki seçenekte aynı lokasyonda…A-bina bitmek üzere 5-6 aya teslim.Kira getirisi 40 bin1+14.300.000 tlBittiğinde de değeri bu fiyatlarda..B-iyi denilen bir firmaya ait kooperatif, henüz başlamadı. Yakın zamanda başlanacak. Süreç 3 sene sonra teslim.12 bloktan olusa
Yatirim amacıyla alacak olsaniz, her iki seçenekte aynı lokasyonda…
A-bina bitmek üzere 5-6 aya teslim.
Kira getirisi 40 bin
1+1
4.300.000 tl
Bittiğinde de değeri bu fiyatlarda..

B-iyi denilen bir firmaya ait kooperatif, henüz başlamadı. Yakın zamanda başlanacak. Süreç 3 sene sonra teslim.
12 bloktan olusan büyük bir proje.
2+1
5.300.000 tl
Kira getirisi 80 bin
Bittiğinde değeri 11 milyon civarı

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz, neden?
0
dedeminhirkasi
(10.10.25)
2.5 sene kira alamayacaksın bunun da bir maliyeti olacak. Maalesef Türkiye'de öngörülebilirliğiyle meşhur bir ülke değil bu risk de var. Firma iyi olsa bile koşullar iyi olmayabilir. ben ilkini tercih ederim her ne kadar ikincisi gönül çelse de.
+1
biravekahve
(10.10.25)
İkinci seçeneğe girdim firma battı para gitti diyebilirim benzer başka projelerdende ev aldık onlar tamamlandı.

Özetle eldeki bir kuş daldaki iki kuştan iyidir risk senin ancak firma emlak konut gibi sağlam bileyse girilir yoksa ne firmalar tek gecede battı konkordato ilan etti

Elindeki paraya göre karar ver ben hep bitmiş proje derim yoksa bu ikisinden ilki derim
+1
basond
(10.10.25)
bittiğindeki değeri derken, 3 sene sonra bugünün parasıyla 11milyon olur diyorsunuz doğru mu anlıyorum?

bu rakama nereden ulaştınız? bana çok geldi
0
co2s2
(10.10.25)
Evet bugünün parasıyla.
Yanindaki binalardaki ve sitelerdeki dairelerin fiyatları 12 milyon civarında satılık.
0
🌸dedeminhirkasi
(10.10.25)
4 milyonluk evin kira getirisinin 40bin olduğuna emin misiniz? ben çok sanmıyorum. hangi şehirde bu evler? maltepede 7 milyon satış fiyatı olan evlere 45bin kira yazıyorlar.
0
asap raki
(10.10.25)
babamin 1990'da girdigi kooperatif daireyi 2020'de teslim etti.
tr sartlarinda ben kooperatife girmem, sazan sarmalina donusebilir hizli bir sekilde.
bizim projenin bitmesinden yana bir umudumuz yoktu, tamamiyle sansa bitirdiler, imar degisti ve ayni arsa uzerinde yogunluk artti yoksa 30 sene daha beklerdik.
0
cooperr
(10.10.25)
Önceki tecrübelerim "kooperatiften koşarak kaçın! Arkanıza dahi bakmayın! Üzerine para verin hatta!!" şeklinde...
0
yadigar
(11.10.25)
(17)

Kaç kişiyi engellediniz?

sekizdokuzon
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?Teşekkürler.
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.

Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(09.10.25)
Mallara eklemek ile engellemek farklı şeyse henüz kimseyi engellemedim. Bir de bizi engelleyenleri göremiyoruz galiba.
0
rock n roll
(09.10.25)
kimseyi engellemeyeceğim, aslında sinirimi bozan bi kadın var ters ters yanıtlar verip duruyor; onu engelleyebilirim sadece ama herkes tadı tuzu gibi bi şey. mesajdan engellediklerim olmuştu geçmişte, onlar sayılıyorsa bilmiyorum.
0
deartheodosia
(09.10.25)
seni engelleyebilirim mesela. tanımam etmem her fırsatta laf atıyorsun.
0
neira
(09.10.25)
@neira: ben seni engelledim bile ^^
0
🌸sekizdokuzon
(09.10.25)
1 kişiyi engelledim. (Sh****d) Tahammül etmesi çok zordu...

Edit: 2 oldu.
+1
yadigar
(09.10.25)
ben iki kişiyi mallar listesinde gördüm. bu özellik daha eskiden varmış da sonradan kaldırılmış sanırım, o iki kişiyi de listeden geri çıkardım
0
hoot
(09.10.25)
Kimseyi engellemeyi düşünmüyorum.
parazit yapanlar olsa da bizim neye odaklandığımız önemli. sınırı bir şekilde aşanlar uçurulsun yeterli.

Bazen mizah,laflaşma da araya girse temelde bir şeyler öğrenmeye geliyorum.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
0. Buralarda pek sık olmamamin etkisi de vardır.
0
pembediken
(09.10.25)
"bir buçuk senenin hıncını çıkardım" derken? şimdiye kadar engelleme özelliği yok muydu yeni mi geldi? hiç bakmamıştım.

şimdi baktım mallar diye bir yer var. orada da 2 kişi var. ama ben bu kişileri engellediğimi hatırlamıyorum. yanında tarih de var. eğer bu tarih engellenme tarihleri ise (geçtiğimiz hafta) zaten hepten yanlış. o saatte iş yolunda oluyorum. sabahın o saatinde ekşi duyuru kullanıcısı engelleyecek motivasyonum yok. neyse nasıl olup da orada olduğunu bilmediğim bu iki kişiyi listeden çıkardım. şu an kimse engelli listemde değil.

ama burada bazı hayatsız tipler var, evlat olsa sevilmeyecek cinsten.. bazen engelleyesim geliyor ama eğlenceyi kaçırırım diye engellemiyorum.
0
tabudeviren
(09.10.25)
0

ama beni bir kişi engellemiş. çok merak ettim kim acaba? yıllar önce mallar sürüsüne eklediğim bir kullanıcı hala duruyor. acaba o mu engelledi beni?
0
exlibris
(09.10.25)
Direk şepard denilen vitaminsizi engelledim. Ty compu.
+4
thesomberlain
(10.10.25)
Neira ne etti size be.
Kimseyi engellemedim. Ne işim olur engellemek ile. Engellemek ciddiye almak demek
-2
benaslindayohum
(10.10.25)
bu özellik tam olarak ne işe yarıyor? eskiden mallara eklediklerimiz özel mesaj atamıyordu. şimdi engellersek mesela duyuru'da hiç mi görmüyoruz?
0
der meister
(10.10.25)
ben engellemiyorum ama tarayicida highlight ozelligi kullaniyorum. isimlerini gordugum zaman uzak duruyorum.

ayni seyi sozlukte de yapiyorum. eklentimin ismi "Highlight this" eger merak ederseniz. (sadece bu sitede calisacak sekilde ekleyebiliyorsunuz)
0
supergirl
(10.10.25)
1'di onunda engelini kaldırdım
0
koela
(10.10.25)
Önceden sekiz kişi engelliymiş bende. Neden olduğunu hatırlamıyorum bile, kaldırdım onları da.
0
rakicandir
(10.10.25)
7-8 tane ırkçı-faşisti engelledim, no pasaran!
0
blue rebel motorcycle club
(10.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.