Bu selülit olayında işe yarayan bir tedavi/krem/hap vs var mı?var mı cidden, var mı?edit: kahve ayda 2 bardakkola ayda 4 bardakçay günde 2 bardak (acayip derecede açık)günde 20 dakika spinning su günde en az 1 litredemem o ki, bana onu kes, bunu azalt demeyin. tedavisi, hapı, kremi vs varsa onları s
Bu selülit olayında işe yarayan bir tedavi/krem/hap vs var mı? var mı cidden, var mı?
edit: kahve ayda 2 bardak kola ayda 4 bardak çay günde 2 bardak (acayip derecede açık) günde 20 dakika spinning su günde en az 1 litre
demem o ki, bana onu kes, bunu azalt demeyin. tedavisi, hapı, kremi vs varsa onları söyleyin.
tenk yuuu
0
kahvegibi (31.12.08)
kahveyi azaltın !?
0
nicin ben
(31.12.08)
kola da selülit yapıyomuş.
0
ymerdiveni
(31.12.08)
yatakta bacakları duvara dikerek kuru kuru keselemek (nedenini ben de bilmiyorum) banyoda sıcak su akabinde soğuk su şoklaması normal masaj daha az kahve daha az kola
0
kabablanka
(31.12.08)
bunlar günah keçileri olabilir ama selülitin asıl nedeni rafine edilmiş gıdalar tüketilmesindendir. buna şeker de dahil. kafein çok sık tüketilmesi gereken bişey değildir. yani içinde hem şeker hem de kafein bulunan şeyler sağlığa kesinlikle zararlı olduğundan (şeker tatlı bir zehirdir!) selülit oluşumunu tetikleyebilir.
beslenme biçiminizi değiştirmeniz ve egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirmeniz gerekiyor. un, pirinç, beyaz undan yapılmış ekmek, patates gibi gıdaları hayatınızdan çıkarmanız lazım.
ülkemizde yetiştirilen pirinçler uzakdoğudaki gibi olmadığından sağlığa zararlı. patates, unlu yiyecekler, pirinç, beyaz un içeren ekmeklerin glisemik endeksi çok yüksek olduğundan vücutta istenmeyen etkiler yaratabilir. ben diyeyim şişmanlık, yağ dengesinin bozulumu, kolesterol, yüksek tansiyon, cilt bozuklukları vs...
hap ve krem hiçbir şekilde selülite etki etmez ayrıca. kaynağını yok etmediğiniz sürece!
0
trista
(31.12.08)
yeme, içme, krem, yağ vs.. negatif ya da pozitif etkilerde bulunsa da asıl sebep aileseldir. yani genel olarak anneniz/teyzeniz/halanızda selülite müsait bir yapı varsa sizde de olması çok normaldir. zaten selülite yatkın bir vücut tipiniz varsa ne yaparsanız yapın diğer insanlara göre şanssızsınız bu konuda maalesef. ancak yediklerinize içtiklerinize dikkat ederek ya da kremdir, yağdır, spordur destekleyerek bir nebze azaltıp kontrol altına alabilirsiniz.
mevcut selülit kremleri hakkında ayrıntılı bilgim yok, ancak lahana yağı ve anti selülit yağı kullanan arkadaşlarım ve annem var. işe yaradığını gördüm ve duydum.
0
triacilgliserol
(31.12.08)
selülit kremleri düzenli kullanıldığında işe yarıyor ama genelde pahalı oluyorlar. ben hayvansal içerikli olmayan bir ürün peşinde olduğumdan (veganım), yves rocher'nin intervention anti–cellulite kremini kullandım ve işe yaradı, öneririm: www.yvesrocher.com.tr yeşil kahve çekirdeği özü ve bir şeyler daha içeriyor, selülitli bölgelere sürünce ilginç bir serinlik hissi veriyor :) serinin diğer ürünleriyle (peeling şeysi vs) birlikte kullanılırsa daha etkili olur sanırım. krem vs yanı sıra düzenli egzersiz yapmak da önemli.
0
zen spider
(01.01.09)
kahve sürün banyodan sonra, türk kahvesinin telvesini. ilginc ama içince selülit yapan şey sürünce azaltıyor. bir de çok fazla su içmelisin bir litre yetmiyor. bende de var bazı donemler gunde 3litre su içiyorum ve azalıyor. bir de clarinsin kremini öneririm. lpg falan yaptıranlar da var ama onu bilemiyorum denemediğim için. sigara içiyorsan o da çoğaltıyor malesef.
Merhaba sevgili hastalık hastaları. Yine bir sağlık sorusuyla karşınızdayız, fakat çok mühim bir şey değil gibime geliyor şimdilik, hayır olsun.Konumuz "bacak atması", "bacak pıt pıtlaması", "sanki kan geçiyormuş gibi tatlı tatlı şeydiyor" ve "bacağımda bir damarda, sürekli aynı yerde lıkır lıkırlık
Merhaba sevgili hastalık hastaları. Yine bir sağlık sorusuyla karşınızdayız, fakat çok mühim bir şey değil gibime geliyor şimdilik, hayır olsun.
Konumuz "bacak atması", "bacak pıt pıtlaması", "sanki kan geçiyormuş gibi tatlı tatlı şeydiyor" ve "bacağımda bir damarda, sürekli aynı yerde lıkır lıkırlık hissediyorum."
Başına bacağına gelen var mıdır? Krampsal bir şey değil sanırım, çünkü zaman zaman kolumda da oluyor. Yalnız en son olan, dizimden yukarı bölümde, epey uzun süredir ısrarla devam ediyor. Soğuktan filan mıdır nedir anlamadım ki. Modern zamanlarda romatizma filan bu mudur?
Bir de daha önce "na şuraya bastırınca acıyor" diye şikayetini tarif eden ve "tey allahım sen sabır ver" diyerek dalga geçtiğim kimselerden özür diliyorum zira anlatılmayınca anlatılmıyormuş meret; "pıt pıt" akıyor işte adeta. (Karıncalanma ya da titreme değil. Kan akması diyebiliriz. Seyirme de olabilir bak. Kas seyirmesi.)
"Doktora git" dışındaki önerileriniz için lütfen tıklayınız. Yurtdışındayım bunu daha türkçe anlatamıyorum elin adamına ingilizce pıt pıt hiç diyemem.
teşekkürler trista, aynı dertten musdaripmiş de aramaya inanamadım tabii uygun kelimeyi bulup.
@ismo, sanırım varis değil, sağol yine de.
0
🌸oldu görüşürüz
(30.12.08)
ciddi bir sorun olabilir. kısa zamanda buraya dön ve doktora görün.
0
sutlu nescafe
(03.01.09)
@sutlu nescafe, doktora görüneyim dediğin gibi.. de yalnız bildiğin, bu konuyla ilgili bir hastalık var mı merak ettim. varsa yazarsan sevinirim.
0
🌸oldu görüşürüz
(05.01.09)
hastalığın adını verip kafanı karıştırmak istemem. sonuçta doktor değilim. aynı sorun bir akrabamızda da mevcuttu. o nedenle söyleyeyim dedim.
0
sutlu nescafe
(05.01.09)
aynı sorun bendede var.. sol diz kapağımın üst tarafı makinalı tüfek gibi.... pıtır pıtır.. doktora gittin mi peki?
0
taylan23
(12.01.09)
sinirleriniz bozulmuş kuzum. stresten olma ihtimali çok yüksek. benim aylarca attı. atım atım hem de. sonra geçti. arada bir pıtpıtlar gene. b12 vitamini için. sinir uçlarını onarıyor. bi de salllllayın dertlerinizi. kırlarda gezin coşun. neş'eli müziklerle keyiflenin. geçmezse doktora gidin.
sevgilim doğum kontrol hapıa başladı ilk kutusu bitti hapın kullanım prosedürü gereği bir hafta ara vermesi gerekiyor. iki sorum olacak 1) bu ilk kutuyu kullandığında hap etki etmeye başlamış mıdır? 2) bir haftalık arada da hap etki eder mi? Yani korunmasam sevgilim hamile kalabilir mi?
sevgilim doğum kontrol hapıa başladı ilk kutusu bitti hapın kullanım prosedürü gereği bir hafta ara vermesi gerekiyor. iki sorum olacak 1) bu ilk kutuyu kullandığında hap etki etmeye başlamış mıdır? 2) bir haftalık arada da hap etki eder mi? Yani korunmasam sevgilim hamile kalabilir mi?
0
çiğnenmiş sakız (28.12.08)
1- evet 2- hayir
not: hicbir dogum kontrol yontemi 100% garantili degildir. yukaridaki cevaplar bu aralik dahilinde degerlendirilmelidir.
0
no avalon
(28.12.08)
1) Birinci aydan sonra hapın etkisi başlar. 2) O dönemde de etkilidir, bu aralıkta zaten kendisi regl olacak.
P.S. Doğum kontrol hapının riskleri (kiloyu falan geçiyorum, bazı kanser türlerini riskini arttırmasından bahsediyorum) konusunda bilgi sahibisinizdir diye umut ediyorum.
0
sui
(28.12.08)
sadece korunmak amacıyla kullanmıyor hapı sevgilim tedavi amaçlı kullanıyor. bende bu arada kondom kullanmayı bırakmak istiyorum. ama korkuyorum hamile alırsa diye
0
🌸çiğnenmiş sakız
(28.12.08)
sevgiliniz ilk adet gününden itibaren almaya başlamışsa onu ilk ayda gebelikten korur.
0
trista
(28.12.08)
yasmin kullaniyorsa allah size kolaylik versin ayrica...
0
trimpot
(28.12.08)
yazdıklarıma kızabilirsiniz ama yazıyorum:
1) bu soruların cevaplarını doktor verebilir. neden bu soruları doktorunuza sormuyorsunuz? yok eğer sorduysanız doktora inanmıyor musunuz? veya doktorun cevapları sizi tatmin etmedi mi? hal böyleyse doktora tekrar sormayı veya ikinci bir doktora gitmeyi düşünmediniz mi?
2) ayrıca yine bu soruların cevapları ilacın prospektüsünde yazar. neden kullandığınız ilacın prospektüsünü okumuyorsunuz? yoksa prospektüste yazılanlara mı inanmıyorsunuz? ilacı üreten firma veya onaylayan sağlık bakanlığına mı güvenmiyorsunuz?
3) ilaçların nasıl kullanılacağı ve etkileri ile ilgili eczacılar bilgilidir. eczacıya da mı sormadınız? onlara da mı güvenmiyorsunuz?
4) doktor, ilaç prospektüsü veya eczacıdan alamadığını bu çok önemli bilgileri neden ekşi duyuru gibi ciddi olmayan bir yerden almaya çalışıyorsunuz ben asıl onu anlamadım.
örneğin doğum kontrol hapının riskleri olduğunu yazar "çok bilgili" arkadaş bu bilgileri nerden almış? doğum kontrol hapları kilo aldırıyorsa biz niye almadık buna da cevabı var mı kendisinin? yoksa birkaç ay içinde ölecek miyim ben?
çok bilgili diyorum çünkü doğum kontrol hapı alınmadığı bir hafta boyunca regl olunduğunu yazıyor. kendisi çok bilgili ama şu bilgiyi vereyim.hap alınmadığı 1 haftada regl olunmaz, o bir hafta geçtikten sonra regl olunur. regl başladığında 1. gün yeni kutu hap alınmaya başlanır. çok bilgili arkadaşın kanser gibi önemli şeylerden bahsederken hapların nasıl kullanıldığını bilmemesi beni çok şaşırttı. sanırım kanserle uğraşırken bu küçük ayrıntıları öğrenmemiş.
5) son soru. diyeceksiniz ki ilacı ben değil de kız arkadaşım kullanıyor doktorla eczacı ile ben muhatab değilim diyeceksiniz, peki o zaman son sorum bu soruları neden onunla konuşmuyorsunuz?
0
mea maxima culpa
(28.12.08)
korunmamayı seçenler bunla hiç ilgilenmediler vefakat sonra "vay beee...tüh" dediler:
1)eğer regli sırasında hapa başladıysa evet. 2)burada iki soru var. ilki evet, ikincisi hayır.
0
cgcore
(28.12.08)
@trimpot : yasmin kullanmıyo ama yan etkisi daha azmış die ona geçmeyi düşünüyo şimdi böyle söyledin korktum neden öyle söyledin ki benden saklama gerçekleri :)
0
🌸çiğnenmiş sakız
(28.12.08)
Ben simdi bir sey söylerim ama kiz arkadasinda bu sekilde olmaz. Cünkü ilacin etkileri bünyeye göre degisiklikler gösteriyormus.
Sevdicegim Yasmin'e geceli 3-4 ay oldu. 6 aylik süre bitsin de ben de rahatlayayim diye bekliyorum serefsizim. Fazla gergin ve olaylari abartmasinda önayak oldu bu meret :)
0
trimpot
(28.12.08)
@mea maxima culpa:
Bu haplara karşı bu derin sevginiz nereden geliyor bilemiyorum ama (çünkü ilk karşılaşışım değil),
www.pubmed.adresine giriniz (ki burası tıp alanında yazılmış çizilmiş neredeyse tüm makaleleri listeleyen bir sitedir ve araştırmacı doktorlar tarafından kullanılır), aramaya "oral contraceptives", "oral contraception", "risk", "cancer" vb gibi anahtar kelimeler giriniz, yaklaşık 10-15000 makale bulursunuz, ilginizi çekenleri okuyunuz.
Sonra bilahare tartışırız.
Sayın soru sahibi, siz de sorunuzu "adam gibi" bir doktora da danışınız. Ama her doktorun adam gibi olmadığını da unutmayınız.
0
sui
(28.12.08)
@sui haplara karşı derin sevgi duyduğumu nerden çıkarttınız anlamadım? kaç maddelik cevap yazdım, bunu mu çıkarttınız ordan.
ayrıca sizin kanser argümanınızın dışında başka şeyler de yazmıştım, ona cevap vermenizi beklerdim.
Merhabalar, ekşiduyuru'da yer alan pek çok ilanda, -genellikle- öğrenci arkadaşlarda yaygın şekilde kedi besleme, saklama (her nasıl adlandırılıyorsa) alışkanlığı olduğunu gördüm. Sırf meraktan soruyorum; bir öğrenci için kedi beslemek maliyetli bir şey değil mi, hem de kısıtlı bütçeyle? Hem okulu,
Merhabalar, ekşiduyuru'da yer alan pek çok ilanda, -genellikle- öğrenci arkadaşlarda yaygın şekilde kedi besleme, saklama (her nasıl adlandırılıyorsa) alışkanlığı olduğunu gördüm. Sırf meraktan soruyorum; bir öğrenci için kedi beslemek maliyetli bir şey değil mi, hem de kısıtlı bütçeyle? Hem okulu, dersi olan arkadaşlar nasıl ilgileniyorlar bakımıyla, ayrıca maması, aşısı vs. tuzlu olmuyor mu?
0
mim (19.12.08)
Sırf bu saydıkların yüzünden kedim benimle değil şuan, evde ailemle sefa sürüyor.
0
shangrilla
(19.12.08)
Sırf bu saydıkların yüzünden evimde kedi besleyemiyorum. Mamasını veririm o sorun değil. Hayvan dediğin ilgi ister. İlgilenmemek karşılığında 1 kutu konserve açıp hayvanın önüne koymak hayvan beslemek değildir. Zaten kısırlaştırma olayına şiddetle karşıyım, e çiftleştirsen de problem... Evden uzun süre ayrılmak durumunda kalırsam zorluk çekerim, hastalığında masraflarını karşılayamam... Bunlara çözüm bulmadığım sürece kedi*köpek beslemeyeceğim sanırım. Sadece sokaktakileri seviyor ve yemek veriyorum o kadar...
0
trista
(19.12.08)
yalnızlıktan, gerçekten hayvan sevgisine sahip olduğundan, özenti gibi sebepler olabilir bence. aynı evde 3 arkadaş yaşanmasına rağmen insanlar yemek ya da ödemeler gibi durumlar dışında konuşmuyor, biraraya gelmiyor. herkese kendi odasına çekilip keyfine bakıyor. kedi burda yalnızlıktan kurtarabiliyor. kimisi gerçekten bir sorumluluk sahibi ve hayvanına bakabiliyor. gerektiğinde kendi maddiyatını hayvanın bakımı için kullanabiliyor. özenti olan da vardır. mesela kardeşim kendisi kedi istiyorken balık almaya ikna etmiştim. küçük bir cam fanus içinde bir tane japon balığı almıştı. suyu değiştirmeyi unuttuğu için balık ölmüş. bir de böyleleri var.
edit: özenti durumu kardeşim gibi maymun iştahlı, ne yaptığını bilmezler için geçerlidir. gerçek hayvan ve de kediseverlere, onu bir aile ferdi gibi görenlere saygımız sonsuzdur. şaka da olsa bir an acaba yanlış mı anlattım psikolojisine girdim.
0
phonex
(19.12.08)
ahan da o garip insanlardan birisi olarak cevap veriyorum. kedilerimiz hayvanat değildir, birer can yoldaşı, ailenin üyesidir. durum böyleyken onlar için gerekli her türlü şeyi yaparım, yapmak için çırpınırım. zaten laf olsun diye evde saklanmaz bunlar. en azından 10-15 sene bakacaksın.
çok ultra bütçeler gerekmiyor. aşı dediğin senede 3-4 tane aşı, bir de 2 ayda bir parazit aşısı. tanesi ortalama 20 lira. e sevdiğin varlığın ve senin sağlığın için buk kadar bir para ayır.
lüzumsuz yere harcanan o kadar çok para var ki bir kedinin boğazı ve aşısı mı bizi fakirleştirecek???
0
mea maxima culpa
(19.12.08)
kedi beslemeye özenti diyenlere bu lafı iade ediyorum. o zaman siz de hiç anlamadığınız kedi besleme ile ilgili başlıklara bir özenti sonucu cevap yazıyorsunuz. oldu mu?
0
mea maxima culpa
(19.12.08)
mea maxima culpa, kedinle ilgilenebiliyorsan ne kadar güzel. önemli olan bunu bilmek zaten. ha aşı mama bir masraf değil. daha geçen gün biri burada kedisi hastalandığı için 400 ytl masraf yapmak zorunda kaldığını söylemişti. tabii gittiği veterinerin kazığı mevcut bu konuda ama düşünsene kedin hastalanacak ve senin elinden birşey gelmeyecek. bütün bunları gözden geçirip emin olup vs. bence kedi-köpek veya diğer evcil hayvanlara bakılmalı. süs için mıncıklamak için kedi alıp sıkılanlar çok. sokağa atanlar, naparsa yapsın diyenler o kadar çok ki. onlar oyuncak alsınlar daha iyi gerçekten. özenti derken arkadaş bundan bahsetmiş olabilir.
0
trista
(19.12.08)
"Yalnızlıktan, gerçekten hayvan sevgisine sahip olduğundan, özenti gibi sebepler olabilir bence." Cümlesinden her kedi besleyen özentidir anlamı nasıl çıkıyor merak ettim. Türkçe konuşuyoruz hepimiz değil mi? :)
0
dumur
(19.12.08)
canım arada biz de şakayla karışık birşeyler yazabiliriz.
efendim iki kedim var. birisi hasta, düzelmiyor. hemen her gün veterinerdeyiz. hatta bugünlerde antibiyotik tedavisindeyiz her gün iğne oluyoruz :((
veterinere feci borçluyum. her ay taksit taksit ödüyorum. ne yapabiirim? gözümün önünde mantar kapıyor acılar çekiyor yavrum. :((
0
mea maxima culpa
(19.12.08)
benim de anlamadığım bir şey var. neden insanlar hiçbir şekilde evcilleşmeyen bir hayvanı illa alıp evinde beslemeye çalışır ki? neden doğaya bu kadar müdahale etmeyi seviyoruz. (evde kedi beslemenin doğayla ne ilgisi var diye düşünenler olacak ama bu sadece bir örnek.) sonra da yok aşı olması lazım, yok kısırlaştırılması lazım ama öyle de olmaz, çiftleştirsen de olmaz yok ilgi ister. abicim rahat bırakalım hayvanı. niye eve alıyoruz. bırakalım gitsin kendine bir eş bulsun. çoluk çocuk sahibi olsun. mutlu mesut yasasın. hem müdahale ediyoruz hem de şikayet ediyoruz. hele bir keresinde burada bir duyuruya rastlamıştım ki bu kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum. arkadaşın biri yağmurlu bir günde hamile bir sokak kedisini evine almış. sonra kedi doğurmuş. ama arkadaş hala kediyi evinde tutuyor. ve sonra da yavruları birilerine vermek için buraya duyuru açmış. valla çok ilginç geldi bana tamamen vahşi bir hayat yaşayan bir hayvanın yavrularını insanlara dağıtmak. sanki annesi yavrulara bakamayacakmış gibi. iyi de hayvanın doğası bu. yani o kedi yavrusuna her koşulda bakabilecek. neden bu müdahale??
0
henry gale
(19.12.08)
kedi, köpek vb hayvanlar "evcil hayvanlardır". vahşi ve doğada yaşayan hayvanlar değildirler. insanlar tarafından bekçilik etmeleri ve fare yakalamaları için "evcilleştirilmişlerdir".
hal böyleyken evcilleşemeyen hayvan, doğal yaşam gibi olgulardan bahsetmek bence komik.
ikinci olarak ise kedi ve köpeğin evcilletirildikleri tarım toplumu ve çiftlik-tarla ortamları çoklukla ortadan kalktı. endüstrileşme ve çevre kirliliği gibi gelişmeler sonucu kediler beton ve asfalttan oluşan şehirlerin ortasında kaldılar. insanlar çiftliklerden ve bahçeli evlerden apartman katlarına taşındı. bir yandan da bu uygunsuz kentleşmenin getirdiği çöplükler sonucu kedi köpekler beslendiler ve gereksiz nüfusları büyüdü.
hal böyleyken eskiden sınırlı sayılarda çiftlikte bekçi ve fare avcısı olan hayvancıklar şehirin ortasında evsiz-yurtsuz istenmeyen bir şekilde bir de hastalık taşıma riski ile ortada kaldılar.
durumun özeti budur. yorumlarımızı bunun üstünden yapalım.
bu durumda evimize aldığımız ve olabildiğince sokaktaki hayvanları tabii ki aşılatacağız, tabii ki kısırlaştıracağız. niye zavallı hayvanlar araba altında kalıp sakat kalıyor, kör oluyor, hastalıktan ölüyor.
onlar isteyerek mi geldiler bu duruma? yoksa insanlar tarafından evcilleştirilerek insanlara bağımlı hale mi getirildiler. lütfen bunların ayrımını yapalım.
0
mea maxima culpa
(19.12.08)
sevgili arkadaşlar, öncelikle şunu söylemek istiyorum hiçbir hayvan insarlarla yaşadığı için evcil olmaz. yani şehirde yaşayan bir hayvan, evcil olduğu için değil insanların onlara sağladığı yiyecek bulma imkanı için şehirde yaşıyordur. çünkü doğaya oranla şehirde daha kolay yiyecek bulur. şehirler de atmacalar şahinler de yaşıyor. amerikada rakunlar ingilterede kırmızı tilkiler geceleri şehre iniyorlar. hatta birçok kez televizyonda şehri basan ayılar (gerçek ayılar :)) gördük. bu onları evcil yapmaz. ikincisi hiçbir kedi tam olarak evcilleştirilemez. her kedi içgüdüsel olarak avlanma ihtiyacı duyar. kedi besleyenler zaten birçok kez kedilerinin evde böcek yakaladıklarına şahit olmuşlardır. neyse konu fazla uzadı. benim demek istediğim şu, zaten içine ettiğimiz doğal hayatı ve hayvanları bu şekilde ne kadar düzeltebiliriz ki? ya da acaba havyanları, onların bize ihitiyacı olduğu için mi alıp evde besliyoruz yoksa bizim onlara ihtiyacımız olduğu için mi? bu beyhude bir çaba değil mi?
0
henry gale
(19.12.08)
kediler evcilleştirilmiş hayvanlardır. ama köpeklerden daha geç. burada doğadan bahsetmemiz için öncelikle şehir yaşantısının olmaması gerekir. hangi kedi avlanıyor şehirlerde? kedi fare gördüğü zaman avlamayı bile bilmediği için onunla oynamayı tercih ediyor. kediler şehirlerde yaşadıkları sürece onların insanlar tarafından bakılmaya ihtiyacı var. bu yüzden "kedileri doğalarında bırakın" gibi birşey söz konusu değil. ha sen köyde yaşıyor olsaydın zaten kediler muhtemelen sana yaklaşmayacaktı, yabani olacaktı ve avlanıyor olacaktı. şu an kedilerin şehirlerdeki tek doğası çiftleşebilmek. üremek. bu kedilerin, köpeklerin bakıma ihtiyacı vardır tekrar söylüyorum.... kimse doğadan bir hayvanı alıp koparmıyor. böyle birşey olsaydı çok zalimce olurdu zaten!
0
trista
(19.12.08)
-ikincisi hiçbir kedi tam olarak evcilleştirilemez. her kedi içgüdüsel olarak avlanma ihtiyacı duyar. kedi besleyenler zaten birçok kez kedilerinin evde böcek yakaladıklarına şahit olmuşlardır.-
sevgili henry gale; bu biraz düşünülmeden ve kulaktan dolma bilgilerle yazılmış bir cümle gibi duruyor, veya askıda kalmış. aynı ev içinde 1 kedi ve 40 kiloluk bir alman çoban köpeğine bakıyorum ve ikisi de gayet mesut mutlu hayat sürüyorlar. üstelik köpekte bulunan kedi fobisi ( ki korku agresyonu ile neticeleniyordu ve agresyonuna izin vermediğim için baskılanan bu davranış işeme ile geri dönüyordu) gene canlı bir kedi ile rehabilite edildi. halbuki içgüdüsel olarak birinin köpeği gördüğü zaman tıslaması, diğerinin ise dişlerini kürdanla kaşıması gerekirdi. içgüdüsel olaylar baskılanabilir, insanoğlu bununla oynayabilir. zaten bunun için seçici üretim süreçleri olmuştur.
yani afrika' nın bağrından kopan gelen kaplanı, gider sirk hayvanatı olarak koyarsan yapacağı ilk iş zebrayı yemek olacaktır. ancak şehir ortamında yetişmiş bir kedi, kötü kedi şerafettin olmadığı sürece ortama uyum sağlamak isteyecektir.
0
galahad
(19.12.08)
kedinin böcek avlaması, böcek peşinde koşması onun vahşi hayvan olduğunu göstermez. böceği her zaman avlar sonuçta evcil de olsa "hayvan"dır.
ancak hiçbir zaman bir vahşi hayvan, misal bir ayı, bir kaplan insanın yanına gelip de kendini sevdirmeye çalışmaz. ama kedi ve köpeklerin çoğunluğu içgüdüsel olarak insanların yanına gelir ve şirinlik yapar, kendini sevdirmeye çalışır. kucağınıza atlar, bakarsınız açık pencereden eve girmiş koltuğa yerleşmiş.
5 aydır devam eden bir uzak mesafeli illişkim var, sonunda birbirimize kavusucaz yarın aksam, ilk defa. Ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur. Kafamda binbir türlü düşünce var ya beni beğenmezse, ya sadece kafasındaki bana aşık olduysa, boşuna kuruntu yapıyorum büyük ihtimalle, ama düşünmeden de ede
5 aydır devam eden bir uzak mesafeli illişkim var, sonunda birbirimize kavusucaz yarın aksam, ilk defa. Ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur. Kafamda binbir türlü düşünce var ya beni beğenmezse, ya sadece kafasındaki bana aşık olduysa, boşuna kuruntu yapıyorum büyük ihtimalle, ama düşünmeden de edemiyor insan. Ana dillerimiz bile farklı sonuçta, Benim yaş 22 hatun 18. Şimdi siz şu kardeşinize biraz tavsiye verin lütfen yarın için, davranıştan tutun da ne bilim aklınıza ne gelirse artık, çok memnun olurum. Dua da ederim.
0
aliceinchains (19.12.08)
bi an once ayrıl
0
bryan fury
(19.12.08)
katılmadan edemedim sana bryan
0
trista
(19.12.08)
bir daha görüsmeyecekmissiniz gibi davran. bu durum rahatlamana yardimci olur.
lakin, burnunda kil filan görürsen hemen kaç.
0
trimpot
(19.12.08)
yahu neden öyle diyorsunuz, aşıksa arkadaş bence yaşasın tadını çıkarsın. long distance elbette zordur ama herşeyin tadı başkadır. yine de her türlü acıya hazırlıklı ol derim. sabır dilerim
ha bi de bence kasma kendini derim, git görüş olduğun gibi davran zaten beğenmez çeker giderse de muhtemelen hayrına olur.
0
wish i could fly
(19.12.08)
relax
0
goodbyecruelworld
(19.12.08)
Beğenmezse beğenmesin. İlk 1 saat falan zaten yakınlaşma, ısınma, kaynaşma dönemidir. Klavye delikanlılığına benzemiyor.
Fotoğraflarını görmüştür, webcam vs den de görmüştür seni herhalde. en fazla kokunu beğenmez, dert etme.
0
kimlanbu
(19.12.08)
daha önce hiç birbirinizi görmediniz sanırım. bu durumda ilk iki yoruma banko oynarım ben de.
0
teritori
(19.12.08)
Anca fotodan webcamden. İstisnasız her akşam cam 2 cam beş aydır. İlk defa yüzyüze olucak.
0
🌸aliceinchains
(19.12.08)
beklentilerini azalt bu şekilde hayal kırıklığına uğrama ihtimalinde azalır. olası durum şudur; sen aşığım ölüyorum bitiyorum modunda kıza aşk dolu gözlerinle bakarsın oda sana kuru bir "hi" der senin zaten o noktada içine oturan oturur sonrada sen başlarsın uzaklaşmaya. ben sana en kötü kurguyu yaptım sen buna hazırlan böylece olabilecek en ufak şey sana ekstra gelsin ve mutluluk versin ama sen yinede kızın karşısına cool olucam diye oklava yutmuş gibi çıkma. birde biraz gerçekçi ol, evet aşkın bir büyüsü var ama olmayı bilmek lazım...
edit: şundan 10 sene öncesi için "avrupalı kızlar" diye özelleştiridim ama artık türk kızlarıda bu kıvama geldi (avrupalı türk kızları) "sana aşığım" kalıbını duymak için sabırsızlanmıyorlar emin ol. sakin ilerlemiş bir ilişkinin devamında eğer zmanı gelirse duymak istiyorlar. bencede zaten böyle olmalı gerçekçi olmalı insan. daha ilk buluşmada duygu toparcığı bir erkek benimde karşıma çıksa bende "acırdım".
0
Zaphod
(19.12.08)
ya sen onu beğenmezsen?
0
blackdog
(19.12.08)
öyle bir ihtimal yok blackdog.
0
🌸aliceinchains
(19.12.08)
merak etme. muhtemelen çok güzel geçecektir. hatta buluşmadan sonra, çok hoş anılar kalacaktır ikinize de. zaten seni görmeden, sana karşı bir sevgi beslemiş, ilk buluşmanın çekingenliği de devreye gireceğinden olumsuz geçmesi için bir neden göremiyorum.
lakin... her uzak mesafe ilişkisi, "sen onların dediklerine kanma aşkaam, bizim pembe panjurlu evimiz olacak, aşkımız tüm zorlukların üstesinden gelecek." felsefesiyle başlar. devamı için iki seçenek var... vega'nın bir şarkısında geçiyordu: "yalansan, yalanı severim.". ikiniz de bu kadar güçlüyseniz mutlu son için şimdiden sizi tebrik ederim. ama değilseniz...
0
tostumu yedim bekliyorum
(19.12.08)
ayrıl ayrıl ayrıl. biz 2 yıllık sevgilimle ayrı şehirlere düştük. 3 senedir de böyle gidiyor. totalde 5 yıl oldu. alıştık artık, böyle gidiyor. ama bu duruma öyle herkes için katlanılmıyor. çok özel biri olmalı. yüzünü bile görmediğin biri için ya beklentilerini düşük tutacaksın, ya "open relationship" tarzı bir ilişki yürüteceksin, ya da ayrılacaksın...(bence)
0
jangara
(19.12.08)
Sakin olun, hayatınızın enteresan deneyimlerinden birisini yaşayacaksınız sonuçta, sonu iyi de bitse kötü de bitse. Şimdi 22 yaşındasınız, 10 sene sonra bu olayı hatırlayıp gülebilirsiniz de, o kişiyle evli de olabilirsiniz. Herşey mümkün. Kendinize, ilişkiye ve içinde olduğunuz duruma bir 3. kişi gibi bakmaya çalışın, o zaman her şey çok daha netleşecektir.
Tadını çıkarın :)
0
sui
(19.12.08)
daha hiç görüşmemişseniz sevgili sayılmazsınız. sanki geçen hafta netten tanışmışcasına buluşun derim. en azından rahatlamış olursunuz.
0
tai
(19.12.08)
uzak mesafeli ilişkiler her iki taraftanda çok şey götürür. bence önce bunu düşün.
0
pamuk proton ve 7 elektron
(19.12.08)
Herhangi bi abukluk olmadığı sürece gayet keyifli geçebilir. Sevdiği şeyleri mutlaka biliyorsundur, onlardan konu aç başlarda,o analttıkça sen dinledikçe rahatlarsın böylelikle. Ha abuk şey ne olabilir dersen kendimden bir örnek vereyim. Aynı senin gibi aylarca net üzerinden görüştüğüm, telsim cep partner dolayısıyla nerdeyse 7/24 konuştuğum biri vardı. O zamanlar ayağı kırıktı kızın bi kaza mı ne geçirmiş. Neyse ilk görüşmede ben buluşma yerinde gördüm kızı birbirimize doğru yürümeye başladık, tam öpüşüp selamlaşma anında benim ayağım kaydı sendeledim ve kızın alçıdaki kırık ayağına bastım.
Ağlasam yeridir ey sözlük halkı. Eski bir yüzücü olan ben, uzun zamandır spordan uzak kaldığım için bel çevresinde yağlanma problemi yaşıyom. Mekik, şınav falan yaparak göbeği baya azaltsamda yan taraflar gitmedi bir türlü. Spor salonuna gitcek vakit yok ne yazık ki. Koşmak en kesin çözüm ama akşam
Ağlasam yeridir ey sözlük halkı. Eski bir yüzücü olan ben, uzun zamandır spordan uzak kaldığım için bel çevresinde yağlanma problemi yaşıyom. Mekik, şınav falan yaparak göbeği baya azaltsamda yan taraflar gitmedi bir türlü. Spor salonuna gitcek vakit yok ne yazık ki. Koşmak en kesin çözüm ama akşam 6'dan sonra bulunduğum yerde koşmak için kalaşnikof taşımak lazım. Kalaşnikofum olmadığı için ve de akşama kadar boş vaktim olmadığı için bana bir egzersiz pls ltfn thnx...
0
beastangel (15.12.08)
her evde bulunan vileda sopası alınır omuzlara, kollar sopaya geçirilir, bir sağa bir sola gerilebildikçe gerilir...
çok işe yarıyor yan yağlar için çoook..
0
sindustrial
(15.12.08)
iyi bi mezdeke kasedi, biraz çiftetelli. basketbolu bırakınca bölgesel yağlanma yaşadım, bu bi nebze iyi geldi. sonra oynamaktan da sıkıldım, hepsini bırakıp nirvanaya erdim ayrı mesele.
ama bu beli kıvırıp, kalça sallamak işine yarayabilir, evet.
0
yokoylebisevgili
(15.12.08)
Cevirin sopayi da olayin özü kafayi cevirmemekte, ayaklar sabit, kafa sabit..Daha bi' tesirli olur efenim.
0
Sir.Fitih
(15.12.08)
Bu sopa olayı gerçekten işlevsel mi?
0
🌸beastangel
(15.12.08)
şimdi bölgesel zayıflama özel müdaheleler haricinde olmayan bişey. diyet desteği ve egzersiz gerektiriyor. erkeklerde yağlanma en çok bel bölgesinde olur, kadınlarda da kalça bölgesinde. bence diyet desteği ve spor önemli. kardiyo ile başlayıp mekik tarzı egzersizlerle olabilir. en iyisi spor salonu varsa oraya danışmanız.
0
trista
(15.12.08)
bölgesel zayıflama denen şey tamamen yalandan ibarettir. siz egzersiz ve diyet yaparsınız vücudunuzda genetik şifreleriniz doğrultusunda gerekli gördüğü yerden kilosunu verir. bu yağ aldırma ve şimdi yeni çıkan bazı lazerli yöntemlerde zannedildiği gibi ya da kastedildiği gibi bir bölgesel zayıflama yöntemi değildir.
0
o ben degilim
(15.12.08)
sopa önerisi çok işine yarar ama onun başka bir varyasyonuda eller iki yanda klasik şekilde bir sağa bir sola olabildiğince esnemenin yanında bacağınıda yana doğru olabildiğince açmaktır.olaya bacakta girdiğinden o bölgede ekstra sıkışma oluyor falan filan.. bide normal mekik pozisyonunda dizler kırık ayaklar yere basıyor halde düşün şimdii o bacakları yan yatır. yanı bacaklar cenin pozisyonu ama sırt tamamiyle yerde olucak. işte bu.. bu şekildeyken mekik çekmekte yan taraftaki kasları çalıştırır ziyadesiyle.
0
s nek
(15.12.08)
kafa ve ayakları sabit tutup sopayı çevirme" tavsiyesine katılıyorum; ama bir yandan da bol bol yürüyüp, merdiven çıkıp, midenizi tıka basa doldurmadan sağlıklı öğünler yemelisiniz diyorum. 1 ayda etkisini görürsünüz.
0
24th fret
(15.12.08)
yan mekik çekiniz efendim. şöyle ki; normal mekiki pozisyonu aldıktan sonra 45 derece dönünüz, mekiği bir tarafınıza yattıktan sonra çekiniz. bir başka yöntem mekik çekerken belden üstünü kaldırdığınızda yukarda bahsedilen sopalı hareket gibi bir sağ bir sol yapıp yatınız. 6 packs garanti!
0
r12
(15.12.08)
bölgesel zayıflama diye birşey yoktur. var diyen varsa beri gelsin.. hepsi yalan.. paranızı harcamayın.. bölgesel kio alımlarının tek nedeni ırksal (genetik, kalıtımsal)dır. başka neden aramayın. iki çaresi; ilki,kilolu iseniz kilo vermek (ki bu vücudunuzun her bolgesinde aynı derecede olcaktır. beğenmediğiniz bolge de azalır ), ikincisi; estetik ameliyat.. (liposuction).. geçmiş olsun
istanbul' da buz pateni yapacak nereler var? cevahir'deki dandik yer dışında tabi. ataköy galeria' da vardı sanki bi 15 sene kadar evvel, hala duruyor mu?
istanbul' da buz pateni yapacak nereler var? cevahir'deki dandik yer dışında tabi. ataköy galeria' da vardı sanki bi 15 sene kadar evvel, hala duruyor mu?
kozyatağı'nda yeni bir alışveriş merkezi açıldı orada var. optimum outlet adı. gidip göremedim nedir ne değildir bilemiyorum.
0
ozdek
(12.12.08)
metrocity'de var avrupa yakası'nda. anadolu yakasında optimumda var.
0
head
(12.12.08)
Galeria'da olması lazım hala. Metrocity'de yoktu yaaa, yeni mi açıldı??
0
think martini
(12.12.08)
optimum outlet center da açıldı ama bu aralar halk otobüsünde eyüpsultana gider gibi. ümraniye meydan'nın ortasını da buz pistine çevirmişler.
0
trocero
(12.12.08)
bir de Kanyon'da vardı ama kutu kadar bir yerdi, bilginize
0
think martini
(12.12.08)
parkormanda vardı kocaman bişi ama kış sezonları açılıyordu. şimdi açılmıştır muhtemelen ama arayıp sormakta fayda var. bi de cevahirin alt katında küçücüuk çakma bir buz pisti var, gitmenize değmez ama bilginize.
0
wish i could fly
(12.12.08)
armonipark outlet'te var
0
bordeaux
(12.12.08)
turtle 'ın sorusuna ben de katılıyorum. bir de kursları falan var mıdır bu buz pateninin gitsek stres atsak bööle biraz?
Optimum da öğrenci 10 ytl tam 15 ytl hocalı eğitim ise 35 ytl. Çok küçük değil idare eder ama kalitesini bilemem. Mesela galleria daki şap şap suydu bir kere gittim bide ufak gelmişti. Düşenin hali haraptı :)
şimdi benim bir sorum var, web üzerinde ingilizce kelimelerin telafuzunu bulabilceğimiz bir site var mı ? herhangi bir kelimeyi yazsak site bize telefuzunu okusa.
şimdi benim bir sorum var, web üzerinde ingilizce kelimelerin telafuzunu bulabilceğimiz bir site var mı ? herhangi bir kelimeyi yazsak site bize telefuzunu okusa.
0
wish i could fly (10.12.08)
www.dictionary.com da hem sözcüğün anlamını hem de telaffuzunu bulabilirsin. arama yaptıktan sonra anlamı çıkan kelimenin sağında HEAR diye bir buton var üzerinde ses işareti ile birlikte.
0
pigme
(10.12.08)
www.seslisozluk.com www.howjsay.com
0
infernal majesty
(10.12.08)
site istemişsin ama ben derim ki opera kullanırsan istediğin cümleyi seçip opera ya okutabilirsin.
0
dunyanin en gereksiz adami
(10.12.08)
windows xp de denetim masasında konuşma diye bişi var. o işini görebilir.
tam 2 saattir ariyorum. liseden bir arkadasim arayip sordu "hatirliyor musun dalga gectigimiz parcayi?" diye ve kilitledi beni. sadece "yaaaala, yala yala yalla yalla ya!" kısmını hatırlıyoruz nakaratında. ne söz, ne tarz, ne bişi.. pop ya da elektronik olduğunu ve ingilizce olduğunu sanıyorum. 90la
tam 2 saattir ariyorum. liseden bir arkadasim arayip sordu "hatirliyor musun dalga gectigimiz parcayi?" diye ve kilitledi beni. sadece "yaaaala, yala yala yalla yalla ya!" kısmını hatırlıyoruz nakaratında. ne söz, ne tarz, ne bişi.. pop ya da elektronik olduğunu ve ingilizce olduğunu sanıyorum. 90ların sonları olması lazım. bulan olursa bu kadar bilgiyle mucize olacak:)
0
kucucuk (09.12.08)
ismini hatırlayamadığım fransızca bi şarkı vardı "aa ii valla" gibi bir nakaratı vardı onunla dalga geçerdik biz. işin ilginç yanı bu bahsettiğim şarkı daha önce soruldu ve ben cevaplamıştım :)
0
deckard
(09.12.08)
grup hepsi'nin yalan adlı şarkısı vardı, herkes "yala yala" zannederdi. yabancı demişsiniz ama bilmem işe yarar mı :P
0
trista
(09.12.08)
lilali olmasın? kim kay soyluyordu sanırım.
0
patricia teyze
(09.12.08)
eheh yok yok daha hepsi üyeleri ortaokula falan gidiyodu sanırım bu şarkı varken:)
fransızca olma ihtimali de düşük esasen, fransız lisesindeydik zira. 3-5 parça biliyoduk zaten fransızca aklımda kalırdı herhalde:) calogero'nun yalla diye bi parçası vardı, odur belki sizin söylediğiniz.
bu kısım arada nakarat gibi bişidi, bir kadın söylüodu. belki zenci?! hayalgücüm gelişti bunun sayesinde. biraz daha zorlarsam 0dan bi parça bestelicem ortasında bunun olduğu:)
0
🌸kucucuk
(09.12.08)
ahaha yoktu neyse ki. şükredicek bişi daha çıktı mübarek bayram günü eheh
bizimkilerden bazıları yala yala diyip dillerini çıkartmak gibi enteresan bir eğlence anlayışına sahipti, parça da oldukça müsaitti buna:)
lilali de değil, çok teşekkürler ama:)
0
🌸kucucuk
(09.12.08)
Bülent Ersoy'un da bir zamanlar Türkçesini söylediği şarkı olmasın sakın?! hani süt banyosu yapıodu klibinde:) Alabina'ymış adı, bi de ona baksanız?!
0
think martini
(10.12.08)
bende var o şarkı, ama ismini hatırlayamadım. araştırmalara başlıyorum.
0
edge_nabby
(10.12.08)
gözlerim yaşardı çabalarınızdan ötürü:) o kadar imkansız ki, bir de netten olunca melodiyi söyleyemeyince dediğim gibi mucize lazım. öyle oryantal bir şey değildi sanırım, discolarda clublarda çalma olasılığı olan bi parçaydı.
hoş bu alabina da pek acayipmiş, zenci bi abimiz eşlik ediyo falan ahah
ahh çok teşekkür ederim ya. o zaman beri bunu mu arıyosunuz?! olur da bi gün denk gelirse beklerim, belli ki bulamiycam:) hepinize cok tesekkurler.
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
oualalaradime olma ihtimali yok sanırsam, fransızca zira...
0
bulanti
(10.12.08)
Oualalaradime gibime geldi benim. Biz de okulda söylerdik deli gibi, eheh...
0
bitti
(10.12.08)
yok yok oualalaradime değil. ama onu da dinledim nostaljik oldu:)
@divit: fransız lisesi dediğime bakma, francophone demem lazımdı. galatasaray mezunuyum.
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
"Melodiyi söyleme imkanı olmadığından..." gibi bir laf etmişsin. Mikrofonun varsa kaydedip, rapide atsana.
0
bitti
(10.12.08)
eheh yok alabina söylendi daha once, o degil. ben de biliyorum o parcayi yasli da sayilmam pek. musterih olun:)
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
ya bi şarkı vardı oryantal tadında vala vala vala falan diodu belki onu yala gibi uydurmuşunuzdur :)
0
sevii
(10.12.08)
@divit: ahaha diskur geliyor.. 135:)
@bitti: aslinda cok mikrofonik bir sesim vardir (?!) ama nedense pek bi cesaret edemedim su an eheha
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
Cesaret edecek bir şey yok yahu. Ne sesler duydu Ekşi duyuru. :) Arkadaşına sormaktan ne farkı var ki bunun? eheh
0
bitti
(10.12.08)
valla bi an gaza geldim ama neyse ki mikrofonu diger eve goturmusum. olmadi tatil donusu son care buna basvuriim gercekten:)
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
kucucuk cuum bi şarkı daha vardı o da arapça gibiydi. direk yazıyorum yala yala yalla yalla ya habib yalla falan die gidiodu o olmasın sakın :)
0
sevii
(10.12.08)
o kadar oryantal bi parça diil ki muhtemelen eskaza bulursak hiç birimiz inanamıcaz ne kadar alakasız bir şeyden bahsettiğime:)
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
töbeler olsun ayy :) valla aklıma da pek gelmio peki bu dalga gçtiiniz zamanlarda hit olan bi parçamıydı ve o yıllar hangi yıllardı bilgi verir misn :)
0
sevii
(10.12.08)
ahah şu an arkadaşımı sevgiyle anıyorum gerçekten. bana ağrı verdiği yetmemiş gibi ben de sizleri kitledim:) hmm lisenin başları olabilir esasen. 90lar diil canım abartmışım, 2000 falan olabilir. parçaya dair tek hatırladığımız aradaki yala yala kısmı. onda da her zamanki elektronik müziklerde falan çıkan hiç bi özelliği olmayan bi kadın sesi söylüyo. belki başka sözü de yok parçanın. notalarını falan çıkarıp yazıcam o derece. sinir oldum. uykum geldi uyuyamıyorum!:)
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
çokı çıldırası bi durum olduğundan eminin ama benmde aklıma maalesf bunlar gelior üzgünüm :) sizde dile peleseng ede ede yala yala etmişiniz be canım o kadar öle şey var ki insan bulamıo :) ama bulursanda yaz buraya :)
0
sevii
(10.12.08)
ahah evet evet bulursam önüme gelen herkesle paylaşıcam şu noktadan sonra:) iyi geceler.
0
🌸kucucuk
(10.12.08)
mezdeke furyasında çıkan arapça parçalardan değil mi bu?
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(10.12.08)
belirttigin parca brezilya menseili bir parcaydi ve portekizce soyleniyordu. belki arada ingilizce bisiler de mirildaniyordur sarkiyi soyleyen hatun; sozlerini cok iyi hatirlamasam da, nakarati unutulacak cinsten degildi. cok iyi hatirliyorum. sanirim "africanism" adli grupla baglantisi olabilir. bi arastirin derim ben...
0
trawmatolog
(10.12.08)
@comptrol; aşkolsun Comptrol yaa, ben demiştim Alabina diye, tutmadı o ayrı ama kızlardan selamını esirgeme bence:)
evet, "the man who hears deepest inquisitions" buldu. Bendeki versiyonu da şu hatta: Africanism - Tourment D'Amour (feat. Salomé De Bahia) (horn dub)
0
edge_nabby
(11.12.08)
ahh inanilmazsin the man who hears deepest inquisitions!! ben tamamen umidimi kesmistim acikcasi. bir kahve ısmarliim sana:) çok çok teşekkürler tekrar!
0
🌸kucucuk
(23.12.08)
bu arada trawmatolog'a da çok teşekkürler ilk africanism onerisini o yapmisti. bakinmistim da youtube'dan ama bulamamistim..
Konu başlığı doğru olmadı sanırım. Orta derecede İngilizce ve Rusça biliyorum. Animelerden de Japonca üç beş cümle kelime vs. Şimdi sorun şu, özellikle İngilizcede dinlemem ve anlamam aşırı zayıf. Okuma-anlamada fena sayılmam. Yıllardır ingilizce altyazılı filmler izlerim, müzik dinlerim ama kesinli
Konu başlığı doğru olmadı sanırım. Orta derecede İngilizce ve Rusça biliyorum. Animelerden de Japonca üç beş cümle kelime vs. Şimdi sorun şu, özellikle İngilizcede dinlemem ve anlamam aşırı zayıf. Okuma-anlamada fena sayılmam. Yıllardır ingilizce altyazılı filmler izlerim, müzik dinlerim ama kesinlikle dinlerken hiçbir şey anlamıyorum. Anca BBC gibi kanallarda konuşulanları biraz anlayabiliyorum. Çünkü daha "net" konuşuyorlar, sanırım ingiliz aksanı öyle oluyor. Biraz daha benzeri Rusçada geçerli. Rusçayı memleketinde öğrenmeye başladığım için konuşmaları az çok anlıyorum ama bu da gerçekten zayıf. Ama şunu farkettim, Japonca kelime haznem 100 kelimeyi geçmediği halde gerçekten söylenen şeyleri net olarak algılayabiliyorum. Ha tabii ki ne konuştuğunu neredeyse hiç anlamıyorum ama heceleri olsun, kelimeleri olsun ayırt etmek çok kolay geliyor. Fakat nedense ingilizcede kelimeleri bildiğim ve söyledikleri halde anlayamıyorum, ayırt edemiyorum.
Ne yapmak lazım, çoğu insanın dinlerken anlayabilmesini kıskanır hale geldim (Tabii bu anadili ingilizce olan birisinden olacak). Sizin de böyle sorununuz var mı?
0
trista (07.12.08)
yabancı dizileri filmleri falan alt yazısız izleyin bol bol böylede konuşma dilini de kaparsınız. altyazı beyninizi yormamanızı sağlıyor olabilir belki.
0
sleep may be the enemy
(07.12.08)
filmleri altyazılı izliyormuşsunuz. artık yavaş yavaş dikkatinizi altyazıdan çok konuşulanlara vermeye bakın. popüler amerikan dizilerinin çok temiz bir ingilizcesi var, lost, heroes, family guy gibi diziler gayet anlaşılır. eğer ingilizce verilen bir seminere katılma veya derse girme olanağınız varsa bunu yapın, kulağınız alışsın. eğer yabancı bir arkadaşınız varsa ne ala! onla takılıp kanka moduna girmeye bakın!
0
kreb17
(07.12.08)
Bu dillerin ozellikleri ve anadiline yakinligi ile ilgili birsey sanirim. Japonya'da sadece 12 gun kaldim, ama ben de kelimeleri anlayabilir duruma gelmistim, hatta konusmalardan anladiklarim bile vardi. Benzer birsey, ispanya'da da basima geldi. Ingilizce ise, oldukca iyi konustugum bir dil, amerika'da hic zorluk cekmiyorken, Dublin'de konusulanlari anlamak icin can kulagi ile dinlemem gerekiyordu konusan kisiyi, gerci bu da bir kac gun sonra gecti.
Tahminim, beynimizin dil konusunda secici oldugu yonunde, kendine yakin hissediyorsa, cabucak adapte olabiliyor.
0
nooneatall
(07.12.08)
büyük bi ihtimalle öğrenme şeklinizden kaynaklanıyordur. ingilizceyi ders olarak ve türkiyede öğrendiyseniz sıkmış olabilir diğer iki dili kendiniz ister istmez öğrenmişsiniz gibi anladım.. ingilizce anlarım konuşum ama şarkıları ben de dinlemem mesela ne diyo acaba diye. biri sorunca falan farkediyorum sözleri dinlemediğimi.. ingilizceyi ite kaka anlamya başladığım yıllara kıyasla ruscayı çok daha hızlı anlayabildiğimi farkettim(dili anlamaya başlama süresi olarak) ben de az bucuk pratikle. dilin yapısıyla alakalıdır belki.. bu arada anadili ingilizce olmayan biriyle, olan birine kıyasla daha kolay anlaşılabiliyor nedense bu da böle alakasız bi tespit oldu
0
pascha d
(07.12.08)
aynı filmi bir kere alt yazılı bir kere alt yazısız izle.
0
mortifera
(07.12.08)
pascha d, evet genellikle anadili ingilizce olmayan biriyle diyalog sorunu yaşamıyorum. bir tek finlandiyalı biriyle yaşamıştım o da sonradan düzelmişti.
0
🌸trista
(07.12.08)
bir teoriye göre yabancı dil anlamadaki en büyük sorun, kelimeleri birbirinden ayıramamaktır. bu yüzden çok hızlı konuşulduğunu düşünür, bildiğimiz kelimeleri bile algılayamaz, bir kelimenin nerede bitip, diğerinin nerede başladığını anlayamayız. bu yüzden dvd vs. izlereken ingilizce ses ile ingilizce alt yazının açılmasını öneriyorlar. bence bir denemekte fayda var. o zaman çok daha fazla şeyi anladığınızı fark eder ve ilerleme sağlayabilirsiniz.
0
mermaid
(07.12.08)
mermaid, haklısınız sanırım. bir deneyeyim sizin ve diğer arkadaşların önerdiği yöntemleri.
0
🌸trista
(07.12.08)
mermaid'e katılıyorum, zamanında ispanya'da yaşarken, tv'yi, sağır-dilsiz altyazısından izliyordum, 555 mi, 888 mi, her kanalın teletextinde sabittir o numara. 3-5 ayda marketti kasaptı manavdı, kendim halleder olmuştum.
0
cedilla
(07.12.08)
Ben hem japon hem çinlileri dinleyince şu kanıya ulaştım: Girtlak yapımız, bir dilin sesini çıkarmaya elverişli-yatkın değilse, dinlemede de sorun yaşıyoruz. ingilizce bizim zor seslendirebildiğimiz bir dil, dinlerken de aynı şekilde zor anlayabiliyoruz. japonca gerçi bizle aynı dil ailesinden biliyorsunuz, ural altay, anlamamız normal. Ama, bizle aynı dil grubundan olmadığı halde ben de her zaman italyanca ve ispanyolcayı, net konuşulduğu için kolay öğrenebileceğimi düşünmüşümdür. Çinliler ise maalesef bana kedi mırlaması gibi gelen, gırtaktan gelen bir sesle konuşuyorlar. onları dinlerken içimden öfke ve kıskançlıkla "bunlar eminim ingilizceyi kolay öğreniyorlardır" diye düşündüm, bir japona bu konuyu sorduğumda bana yine biraz kıskançlıkla "evet, onlar bizim gibi değil, güzel ingilizce konuşurlar" demişti. tabii, tekil örnek verdim, doğru mudur, genellenebilir mi bilmiyorum.
0
firez
(08.12.08)
@mortifera
bence de filmi önce altyazılı sonra altyazısız izlemekte yarar var. ama bence o altyazı da ingilizce olmalı yani ingilizce filmi ingilizce altyazıyla izleyin derim önce.
0
fedaialkolik
(08.12.08)
Arkadaşların dediği gibi ingilizce filmleri/dizileri ingilizce altyazıyla izlemeye devam edin. Belli bir süre/birçok film sonra altyazıdan bağımsız da takip edebildiğinizi anlayacaksınız. Eğer istiyorsanız altyazıyı tamamen kapatıp da deneyebilirsiniz, özellikle popüler dizilerde zorluk çekeceğinizi sanmıyorum. Zaten popüler dizileri hemen izlemek isterseniz altyazısız izlemek zorunda kalıyorsunuz. Bu da bir motivasyon olabilir...
Kelime olayına gelirsek; siz "bildiğim kelimeler" demişsiniz ama yine de kelime dağarcığınız ne kadar zenginse cümleleri de o kadar rahat kavrayabileceğinizi ekleyebilirim. Hızla söylenmiş bir cümlede tam çıkarılamayan veya bilinmeyen bir kelime bazen akışı bozabiliyor, haliyle anlamakta güçlük çekebiliyorsunuz.
Ek olarak, the to of gonna wanna gibi kelimeler/kısaltmalar ve bunların "cümlede ilgili yerde bulunması gerektiğini" bilmek de faydalı olabilir. Yani illa to'yu duymanız şart değil, ama bağlamdan orada bir to olduğunu çıkarabiliyorsanız zaten işiniz kolaylaşacaktır. Bu zamanla (okumak, dinlemek, izlemek) otomatik bir hal alıyor. İşte "kulak dolgunluğu" denilen şey de bu sanırım. Üstüne de zengin bir kelime dağarcığı eklersek, sorun olacağını sanmam. Ama bir dil için en önemli şey pratik tabii ki...
Sapphire ATI radeon hd 4870 modellerindeki bir sorun nedeniyle biosu yükseltmek gerekiyormuş ama bir türlü beceremedim. Yapabilen ayrıntılı bir şekilde anlatırsa sevinirim.
Sapphire ATI radeon hd 4870 modellerindeki bir sorun nedeniyle biosu yükseltmek gerekiyormuş ama bir türlü beceremedim. Yapabilen ayrıntılı bir şekilde anlatırsa sevinirim.
0
sesee (07.12.08)
aman deyim bios update falan, eger bilgisayardan anlamiyorsan hic dokunma oyle seylere. sonra bombos bi ekrana bakar durursun.
0
sirahmet
(07.12.08)
sanırım bios update eskisi kadar zor değil, uyumlu değilse yapamıyorsun falan.
0
trista
(07.12.08)
ati veya sapphire bios güncellemeyi desteklemiyor. olası bir sorunda garanti dışı kalır donanımınız. zaten olsaydı sitelerinde "bios update" bölümü olurdu.
Sapphire in 4870 kartlarının yüzde 60 ında olan bir problem var aslında. Onlar da bunu bilerek bir bios ayarı çıkardı. www.sapphiretech.com Neyse hallettim ben. Teşekkürler mesajlar için.
0
🌸sesee
(07.12.08)
bende de sapphire var. everest, '2 sene geçmiş, bios güncelleme yapılması iyi olur' tarzında bir uyarı verdiği için bakmıştım ama dediğim gibi yoktu. verdiğiniz link, driver için, sizinkinin modelinde bios update varmış ama dediğiniz gibi özel bir problemden ötürü yoksa genel bir bios update yok. o menüde bios update benim modelde olmadığı için, donanım forumlarında açıklamalara bakınca 'bios update' desteğinin olmadığını söylüyorlardı. olduğuna sevindim, iyi günler.
bugünlerde aklım feci dolu..fakat bayram tatili vesilesiyle biraz boş vaktim olacak ben de aklımı biraz boşaltayım dedim..ama neyi çıkaracağıma karar veremedim..işte aklımdakiler;1.emekli olmama daha yıllar var..memuriyetle nereye kadar..maişet derdi de diyebiliriz2.sağır bi kedim var..sürekli hayva
bugünlerde aklım feci dolu..fakat bayram tatili vesilesiyle biraz boş vaktim olacak ben de aklımı biraz boşaltayım dedim..ama neyi çıkaracağıma karar veremedim..işte aklımdakiler;
1.emekli olmama daha yıllar var..memuriyetle nereye kadar..maişet derdi de diyebiliriz 2.sağır bi kedim var..sürekli hayvanın peşinde gezmem gerekiyor..burnunun dibinde olsam bile arkası dönükse beni bulamıyor..kulaklık vs almayı düşünüyorum..çok yer kaplıyor 3.geçmiş zaman aşık olduğum biri var..öyle çok kütleye sahip değil..ama yer kaplıyor nihayetinde 4.anlamam etmem ama yine de trabzonspor şampiyon olur mu diye düşünmeden edemiyorum..frontal lobumu işgal etti 5.söylediğim yalanlar..bi arkadaşım hafızan iyi olmalı demişti yalan söyleyeceksen..ben de habire birikti tabii.. 6.en iyi arkadaşım..şimdilerde konuşmuyoruz..ben bi süre görüşmeyelim dedim ama hemen arar sanmıştım..aramaması beynimi kemiriyor..yeri daraltıyor 7.koltuk takımı..diyorum ki şunları atayım..yerine köşe takımı alayım nasılsa tv karşısında uyuya kalıyorum..atsam mı atmasam mı ..dert işte 8.karşı komşu..sürekli beni izliyor..bugün yine bi listeyle geldi..kimseye kapıyı açmıyormuşsun falan dedi..börek ve zeytinyağlı dolma getirdi..börek dolma iyi de boş tabaklara ne koyulacak..kadını aklımdan çıkaramıyorum 9.arog a sinema bileti..adıma alınmış..bayramdan sonra gitmem lazım..gereksiz nezaketler..ya filmin ortasında çıkarsam korkusu. 10.istikrarlı bi şekilde solan çiçek..vitamin de verdim..düşünmekten kendimi alamıyorum..
şimdiden teşekkür ederim..
0
tearif (06.12.08)
1,2,3,4,7,8,10..
Bunlar gereksiz geldi bana, dusunme, ya kendiliginden hallolurlar, ya da hic hallolmazlar yapabilecegin birsey yok
0
nooneatall
(06.12.08)
süper bi liste.. 1.yi çıkarın bence çünkü bi kere başlamışsınız memuriyete, milli piyango veya miras gelmedikten sonra hangi güvence ile bırakacaksınız? 2.yi ben de yaşadım zamanında, kötü bi şey, kulaklık derken duyması için mi?öyle bi şey olduğunu bilmiodum.. 3.herkes bundan muzdarip, bırakın gitsin... 4.olmaz,içiniz rahat olsun.. 5.yalanınız çıkarsa çıksın ne olacak, bu kadar yalan söylüyorsanız bi insana onu önemsemediğiniz anlamına da gelir.. 6.aynı durum,yapacak bi şey yok..eğer haksız olduğunuzu düşünüyorsanız gurur yapmayın, haklı yanlarınız varsa inat edebilirsiniz, kimse kazanmaz ama insan yapıyor.. 7.dursun ya neden atılıyor? 8.pastaneden alın bi şeyler koyun, olmadı boş verin geri belki bu terbiyesizliğinizden sonra izlemeyi bırakır.. 9.komik de olabilir, en kötü küçük ayrıntıları izler vakit geçirirsiniz..renkli bi dünya sinema.. 10.budayın, güneşe koyun, olmadı vakti geldi demektir..yenisini alın, insanlar bile ölüyor, çiçek de ölebilir.. böyle işte, ben de kendi düşüncelerimi yazdım..
0
erostrada
(06.12.08)
kafanı gereksiz meşgul eden şeyler var anladığım kadarıyla, o yüzden bence aklından çıkarmaman gerekenleri yazacağım sana. böylesi daha kolay.
- kedinle ve sorunlarıyla ilgilen - aşık olduğun kişiyle olma şansın varsa peşinden git, ama yoksa unut. - yalan söylemeyi unut, dürüst olmaya gayret göster. - en yakın arkadaşın hayatında sorun yaratmıyorsa iletişimi koparma - karşı komşuna teşekkürlerini ilet, güleryüzlü ol - arog'a git. - çiçeğinle ilgili araştırma yap ve ona öyle davran.
0
trista
(06.12.08)
hepsini aklindan cikarip tatile cik
0
ermanen
(06.12.08)
6. şıktakinin sebebini merak ettim doğrusu. belki ben de bundan biraz muzdarip olduğumdandır. 10 yıllık arkadaşlığımı bitirdim. bir sevgili/eş gerçekten gerekli mi ? diye kendime sorduğumda "iyi bir dost, arkadaş, sıkıntım olduğunda yanımda olacak, estiğinde bir otobüse atlayıp başka şehre gidelim vs." dediğimde bana ayak uyduracak birisi olduğunda, sevgili/eş gibi birini gerçekten istemediğimi-gerekli görmediğimi anladım. bence birçok sıkıntının kaynağı hayatında bu şekilde sırtını dayayabileceğin birinin olmaması. küçük sıkıntılar ama ne kadar canını sıktığını ve kafanı meşgul ettiğini anlayabiliyorum.
bi kac baslik gordum bugun, altinda alakasiz cevaplar var. site mi sacmaliyor biz mi sacmaliyoruz?ornek:http://img149.imageshack.us/img149/317/sacmalf1.jpg
bi kac baslik gordum bugun, altinda alakasiz cevaplar var. site mi sacmaliyor biz mi sacmaliyoruz?
evet evet o son ornegi bende gordum, yanlislik falan olmustur dedim ama suan gorunmuyor bende o cevap enteresandir
0
🌸sanio
(04.12.08)
Kediler daha çok ev yapımı oyuncakları severler.
şaka bir yana, evet sorun var yine. nazar değdi sanırım. bu arada benim nicki nasıl okuyorsunuz trişka diye mi :P
0
trista
(04.12.08)
o arkadaş benim soruma yazmıştı o cevabı w810i ile ilgili soruma:). sorum uçtu düzenleme sırasında ama o cevap demek oraya konmuş. moderasyon halleder herhalde.
edit: hangi arkadaş tabi:). ilk örnekteki arkadaş, fedaialkolik yani.
0
insantaklidiyapanmaymun
(04.12.08)
Dün compumaster tüm duyuruları silmeden az evvel yazdığım cevap başka bir sorunun altına gitmiş. Yok oldu sanıyordum ama gördüğüm kadarıyla hala duruyor ve fakat cevap verdiğim duyurular kısmında kayıtlı değil.
0
gulden kale
(04.12.08)
olay aynen soyle gerceklesiyor, ben siteyi ucurdugum sirada bir soruya cevap yazan insanlar, o cevabi post ettiklerinde ben siteyi ucurmus oluyorum, cevap orneyin 49155 nolu sorunundur diye kaydoluyor, fakat daha 49155 nolu soru yok, veritabani geriye gittigi icin aslinda biz o sirada 49000deyiz (falan) sonra 155 soru daha giriliyor, ve bir anda o cevabi yazan kisinin cevabi sorunun altinda beliriyor, farkindaysaniz saati tam sitenin resetlendigi zamana ait ve sorudan daha erken bir zamana ait bir cevap. bu 10 cevap icin olmus, ama moderasyon coktan silmis bu alakasiz cevaplari.
Diş etlerim şişmeye, ağrıyıp acımaya başladı. doktor ise şişkinlikleri patlatıp içimdeki kanı dışarı atmamızı söyledi. bir de tuzlu suyla gargara.nedir bu hastalık? başlarına gelenler neler yapıyor? bulaşıcı mıdır? diş etlerine ya da bünyeye kalıcı bir zarar verir mi? ağız kokusu yapar mı? vs. vs. v
Diş etlerim şişmeye, ağrıyıp acımaya başladı. doktor ise şişkinlikleri patlatıp içimdeki kanı dışarı atmamızı söyledi. bir de tuzlu suyla gargara.
nedir bu hastalık? başlarına gelenler neler yapıyor? bulaşıcı mıdır? diş etlerine ya da bünyeye kalıcı bir zarar verir mi? ağız kokusu yapar mı? vs. vs. vs.
bir de bünyemde bir miktar baş ağrısı ve halsizlik de var.
0
babatema (25.11.08)
doktor tani koymak yerine niye sadece patlatma olayina girmis anlamadim, dis hekimine gitmediniz mi yoksa? dis etinde siskinlik dis tasindan olabilir.dis etinize sertce bastiginizda (veya fircalarken baski uyguladiginizda) kanama yapar hatta. o dis taslarinin temizlenmesi gerek. dis tasi olusmasinin nedeni de iyi fircalanmayan disler, dis aralarinda kalan artiklar. bu tip durumlarda dis ipi kullanilabilir. dis hekimi degilim ama doktorum bana aynen bunlari soylemisti.
0
please dont die
(25.11.08)
ilhitabı delerek akıtan ve bunu tavsiye eden diş hekimi görmedim. önce antibiyotik, ağrı kesici falan verip ilaçla ilhitabı tedavi eder, iltihap geçince de ilhitaba neden olan şeyi tedavi eder (kanal tedavisi misal). böyle kocakarı usulü delip iltihap akıtarak diş tedavi edildiğini görmedim hiç.
0
kibritsuyu
(25.11.08)
bence de iltihap öyle kanatarak, kanı akıtarak filan tedavi edilmez. Kibritsuyu'nun da dediği gibi bir iltihap söz konusuysa önce doktorun antibiyotik verip iltihabı kurutması, sonra da sorun ne ise onu halletmesi gerekir. Başka bir doktora daha git derim ben.
0
think martini
(25.11.08)
Sanırım sorularınızdan birinin cevabı şu: (bkz: gingivit) Geçmiş olsun.
0
nuage
(25.11.08)
doktor antibiyotik de verdi. aslında tam olarak "patlat" demedi. diş etlerini hafif kanatarak fırçala gibi bişeyler...
0
🌸babatema
(25.11.08)
antibiyotiği kullan mutlaka ama kanatarak fırçalama bence. antibiyotikle kurur zaten iltihap, sonra da daha az kanamayla gerekli olan işlem doktor tarafından yapılır. ben geçen gün diş taşı temizliği için gittiğimde bile doktor çok kanıyor diye işlemi yapamayacağını söyledi, antibiyotik verdi, kullan bitsin öyle gel dedi, sonra işlemi yaptı. Kanatmak, hem de biliçsizce fırçalayarak filan daha zaralı olabilir, diş eti çekilmesine yol açabilir.
0
think martini
(25.11.08)
diş etlerine hiç dokunmadan antibiyotik tedavisi görmen lazım. mümkünse fırçalama.
Kiz arkadasimla opusurken biraz daha ileri gitmeye basladigimizda, kiz arkadasim ilk basta biraz heyecanlaniyor ve cinsel birlesmeye cok yaklastigimizda birden bire beni geri itip cenin pozisyonuna geliyor ve suspus oluyor yada agliyor. Bazen beni yanindan kovuyor 5 dakika sonra geri cagriyor ve op
Kiz arkadasimla opusurken biraz daha ileri gitmeye basladigimizda, kiz arkadasim ilk basta biraz heyecanlaniyor ve cinsel birlesmeye cok yaklastigimizda birden bire beni geri itip cenin pozisyonuna geliyor ve suspus oluyor yada agliyor. Bazen beni yanindan kovuyor 5 dakika sonra geri cagriyor ve opucuk konduruyor, sarilip uyuyoruz; E haliyle derdinin ne oldugunu anlayamiyorum; Sizce nedir sebebi? Bugune dek istisnasiz hep boyle oldu.
edit: kız arkadasimin yasi 21, universite ogrencisi genel itibariyle modern diye tabir edilebilecek bir ailesi var. Daha cinsel deneyimi olmamis; Ve evet, o boyle yaptikca ben daha israrci oluyorum galiba.
0
niyekiacaba (24.11.08)
kız arkadaşınız vajinismus olabilir.
0
trista
(24.11.08)
onceden taciz vs de olabilir, oturup konusmakta fayda var ya da bi doktora gitmek en iyisi.
0
bryan fury
(24.11.08)
Yaş kaç ? Hatun korkuyor, cinsel birleşmeye yaklaşmıyorsunuz anlattığın kadarıyla, sen yaklaşmaya zorluyorsun. İpleri kız arkadaşına bırak bir süre bakalım ne yapacak, bırak o yönlendirsin sizi.
0
kimlanbu
(24.11.08)
başından travmatik birşeyler geçmiş de olabilir, sizinle oyun oynuyor da olabilir bilemeyiz. Buradan tahmin yürütmek acunla kutu açmak gibi. Tavsiyem konuşmanın gidebileceği bütün varyantlara karşı kendinizi önceden hazırlayıp, sevdiceğinize minimum rahatsızlık verecek şekilde soruyu ona sormanız.
0
skatheist
(24.11.08)
Bir insan ağlayarak oyun oynamaz diye düşünüyorum. ?!! Ne oyunu? ... Bekaret kendisi için önemli olabilir. Sizi seviyordur ama, bekaretini de kaybetmek istemiyordur. Bunu düşündünüz mü? Aslında sizin bunu kendisine sormanız gerekir. Bize sormaktan ziyâde kendisinin fikri daha önemli.
0
nuage
(24.11.08)
herkesin doğru yorumları var. fakat kız arkadaşın seni çok seviyodur ve belki daha önce yanlış bi ilişkisi olmuştur. bakire olmayabilir ve senin onu bırakmandan korkuyo olabiir. bu konuyu onunla konuşman lazım. ama önce bakire olmasa da onu sever miyim sorusunun cevabını kendinde bi ara eğer cevabın hayırsa sevgini sorgula evetse sevgiline onu her şekilde sevdiğini söyle ve onuş derim ben
0
sevii
(24.11.08)
Yahu ne tacizi ne vajinismusu. Cinsel deneyimi olmadığı için böyle yapıyor. 21 çok geç bir yaş değil ki? Israrlarını sürdürürsen kız arkadaşını kaybedersin bu bir. eğer o buna ruhsal olarak hazır değilken bir şekilde ikna ederek ilişkiye girersen ona ciddi zararlar verebilirsin.
Eğer onu seviyorsan ve önem veriyorsan aranızdaki cinselliğin gelişimini yavaşlatıp ona zaman tanıman gerek. Emin ol bu şekilde başlayan ilişkiler çok daha güzeldir. nasıl olsa yapacağız psikolojisiyle hareket edenlerin ilişkileri genellikle uzun sürmez, sağlıklı olmaz. (kızın bakire olduğu ilişkilerden söz ediyorum)
Yok eğer ben bir an önce skorumu kaydetmenin peşindeyim diyorsan sen bilirsin.
bir de @trista
ihtimal var tabi evet ama adam "vajin" aşamasına gelememiş ki "ismus"u hakkında düzgün bir yorum yapılabilsin. galiba senin söylemek istediğin sözcük "frijit"ti. ama öyle ya da böyle cinselliği olmayan birinin cinsel sorunundan söz edilemez. bunu unutmayalım.
her sevişmeyen kız frijit, vajinismus, aseksüel, eşcinsel vb olmak zorunda değil. sonuçta bu bir karar meselesidir. kendini hazır hissetmiyor olabilir. "adam"ını bekliyor olabilir. olabilir de olabilir...
0
blackdog
(24.11.08)
@blackdog, öyle olduğunu iddia etmedim. olabilir dedim. birleşmeye çok yaklaşıldığında partnerini itmesi bu belirtilerden biridir! ayrıca, cinsel deneyimi olmayan her kız bunu yapmıyor. cinsel deneyimi olmayanların huzursuzluk yaşaması normaldir ama bu anormal tepkiler. itmek, ağlamak bunlar psikolojik şeyler ve vajinismus da genellikle psikolojik etkenlerden oluşur. ben sadece ihtimali söyledim zira ne ben o kızım ne de kızın partneriyim. nasıl yaklaştığını bilmeden kimse bişey diyemez burada. belki kız erkek arkadaşına hazır olduğunu söylemiştir ya da söylememiştir, belki erkek arkadaşı çok acelecidir. bunların hiçbirini bilmeden ne siz doğru yorum yapabilirsiniz ne de ben. ve gayet cinsel yaşamı olmayan insanların cinsel sorunu olabilir. zaten vajinismus dediğimiz şey cinsel yaşama müsade etmez. lütfen biraz araştırma yapınız vajinismus konusunda. ha ben ısrarcı değilim vajinismus konusunda ama ihtimali söylüyorum hepsi bu. bana kalırsa erkeğin yaklaşımı çok önemlidir ve kızın kendini hazır hissedip hissetmediği. evliliklerde de yaşanıyor bunlar...
0
trista
(24.11.08)
paylaştığınız veriler doğrultusunda, fiziksel sorunları yoksayarak söylüyorum. kız arkadaşınız, toplumun kendisine yüklediği rol ile kendisinin oynamak istediği rolün tamamen zıt olmasından kaynaklı bir iç çatışma yaşıyor. ya küçüklüğünden beri kendisine biçilen elbiseyi giyecek ve cinsel birleşmeyi reddecek, ya da bu elbiseyi reddedip kendi olmak, yaşamak istediği biçimde davranacak. kadın olmak gerçekten boktan bir şey olduğu gibi, hele bir de bizim gibi ülkelerde kadın olmak ekstra boktan.
0
krasotkin
(24.11.08)
o zaman bir kizdan gelsin yorumlar :))) acikcasi bende de bu kdr siddetli olmasa da boyle seyler var kucukken tacize falan ugramadim, vajinusmus olmadigima da eminim tek sebebi kizin ailesinden utanmasi, insana sanki ailesini lekeyelecekmis gibi geliyor, ne kadar modern desen de kiz ailesi olmak cok zor bir sey ve eminim bu konuda ona bir seyler soylenmistir. bir de bu sevistiginiz yer de onemli, ben kendi evimde hayatta yapmam mesela, oyle bir sey yapiyorsan vazgec. bir sure hicbirsey yapma - yanasma bile- kendi gelince gelsin, asla kizma ve sinirlenme eminim onunla bu is icin ciktigini dusunecek yer ariyordur zaten, boyle olmadigina eminsen bosua bir de bu laflari cekme. bir de yaptigi herhangi bir seye gulme, o da ogrenmeye calisiyordur, daha cok surekli ne kadar "super" oldugundan bahset. birlikte olmaniz da sart mi ki inatla bu asamaya geliyorsunuz onu anlamadim.
0
kenarortay
(24.11.08)
sebep nolursa olsun, zorlamayın..
0
quinza
(24.11.08)
eğer sadece kendini geri çekip reddediyor olsaydı çeşitli sebeplerle istemiyor ya da korkuyor derdim ama kötü bir ruh haline girip ağlamaya başlaması daha ciddi problemleri olabileceğine işaret ediyor. bence de taciz yaşamış olabilir. taciz mağduru insanlar tacizin yaşandığı ortam ve şartların benzerleri tekrar yaşandığında istemeden flasback yaşayarak şiddetli tepkiler verebilirler. şimdi kız arkadaşınıza gidip sen tacize mi uğradın diye sormayın. büyük ihtimalle anlatmak istemeyecektir. isterseniz neden böyle davrandığını sorabilirsiniz. kendisi anlatırsa anlatır. eğer böyle bir travması varsa size en çok gereken şey zamandır. yaşadığı kötü tecrübeyle, ikinizin arasında yaşanacak yakınlaşmayı kafasında ayırabilmesi için ilişkinin iyi temellere oturması gerekir. eğer azıcık da olsa ısrar eder, üzerine giderseniz kafasında iki olayı daha da fazla bağdaştırmasına sebep olursunuz.
merabalar ben normalde konuşmaktan çok çekineceğim bişey sormak istiyorum. aslında çok düşündüm soruyim mi sormiyim mi diye ve sonunda sormaya karar verdim. vajinismus olduğumu düşünüyorum. istediğim halde ilişkiye giremiyorum ve istemsiz kasılıyorum. nasıl üstesinden gelirim daha doğrusu geliriz bu
merabalar ben normalde konuşmaktan çok çekineceğim bişey sormak istiyorum. aslında çok düşündüm soruyim mi sormiyim mi diye ve sonunda sormaya karar verdim. vajinismus olduğumu düşünüyorum. istediğim halde ilişkiye giremiyorum ve istemsiz kasılıyorum. nasıl üstesinden gelirim daha doğrusu geliriz bunu merak ediyorum. sevgilim beni bu konuda zorlamıyo fakat bunu birlikte aşmak istiyoruz. bu sıkıntının bir an önce çözümlenmesini istiyorum. bu konuda profesyonel destek almış ya da profesyonel destek veren kişiler varsa ve yorum yaparlarsa çok mutlu olucam. şimdiden teşekkürler..
0
selectone (23.11.08)
gecmis olsun öncelikle...
bu sikintili bir konu evet. sana tavsiyem önce bir kadin-dogum uzmanina görünüp, organik bir sikintin var mi ona bakmak. kullandigin ilaclar varsa bazilari libidoyu azaltabilir. vaginismus denen olgu cok yönlü ele alinmasi gereken bir konu. bir jinekolog seni gerekirse yönlendirecektir.
0
the man who hears deepest inquisitions
(23.11.08)
yakın bir arkadaşım aynı sorundan muzdaripti. epey araştırdı ve memorial hastanesinde bir tedavi yönteminin oldukça yüksek başarı sağladığını öğrendi. Oraya gitti ve tedavi oldu. Epey de memnundu. Bir bakın isterseniz.
edit: tedavinin adı "biofeedback" imiş. Kendisi 10 seansta iyileşmiş. www.memorial.com.tr
0
flyalone
(23.11.08)
profesyonel destek alan birisini taniyan birisi olarak:
bir jinekologa gidin. sayet ilk doktorunuz ise yaramazsa bir baskasina gidin (gozlemlenmistir).
bunun disinda bunu cozdugunu iddia eden merkezler ama bunlara hic gerek yok. cok yuksek meblaglar istiyorlar ve yapacaklari ise garanti vermiyorlar. ustelik ne yaptiklarini da tam manasiyla hicbir sekilde anlatmiyorlar...
ayrica vajinusmus oldugunu dusunen kadinlarin cogunun vajinismus olmadigini biliyor muydunuz? sizi kasdetmeyerek bazi kadinlarin yasadiklari olaylardan veya gordukleri seylerden oturu cinsel iliski esnasinda gerilebilecegini ve kendilerini oyle olduklarina inandirabildiklerini bolca soylemekteler.
iyi bir jinekolog genelde bu tur sorunlari birkac seansta cozebiliyor anladigim kadariyla. ayrica bazi durumlarda fizyolojik bir mevzu varsa bunun da tedavisi var. ayrica bunu etrafinizdaki insanlarla konusmaktan cekinseniz bile kesinlikle gidin doktora ve nasil hissediyorsaniz aynen hic utanmadan anlatin. emin olun doktorlar bunun gibisini onlarca defa gormus durumdalar. cekinecek bir durum soz konusu degil.
umarim sorununuz cozulur. simdiden gecmis olsun.
0
entrapmen
(23.11.08)
haydar dümen ameliyatsız işlemsiz tek seferde çözümünü bulduğunu ve dünyada sadece kendisinde olduğunu idda ediyor çözümün.. taksimde bir bürosu olmalı
hatta telefonumda şöle bir numarası kayıtlı; 0212 933 33 10 (gündüz kuşağı kadın programlarından kaydettiğim bu numaranın bir gün işe yarıyacağını biliyordum)
0
demlikposet
(24.11.08)
geçmiş olsun öncelikle. bir uzmana görünmeden teşhis koymak yanlış olur tabii, o sebepten şu anda kimse size vajinismussunuz diyemez. ancak tavsiye verebilir, öncelikle biraz rahat olmanız lazım. eğer gerçekten hazır olduğunuzu hissediyorsanız evde parmak egzersizleri yapmayı deneyebilirsiniz. bununla ilgili bilgiyi google da araştırıp bulabilirsiniz. kimi insanlarsa kas gevşetici olsun, emla gibi kremlerle yüzeysel anestezi yapmayı deniyorlar. biraz daha deneyin bence olmazsa doktora görünün. onlar daha ayrıntılı yardımcı olurlar. ama dediğim gibi en önemli husus rahat olmak ve erkek arkadaşınız da size yardımcı olmalı bu konuda. eğer o anda korkuyorsanız da korkacak birşey olmadığını hatırlayın.
0
trista
(24.11.08)
yaptığınız yorumlar için çok teşekkürler. ben de böyle önemli bişeyin buradan tam anlamıyla sağlıklı bi çözüme kavuşamıycağını biliyorum fakat öğrenciyim ve ne yazık ki bu söz konusu kliniklere ayırıcak bütçem yok. bu yüzden fikirlerinizi almak istedim. hala da alabilirim :) teşekkürler..
0
🌸selectone
(24.11.08)
o zaman şöyle diyelim, rahat olmak işin anahtarı... mesela çekindiğiniz şeyler var mı? acıyacak mı endişesi gibi. vajinismus yüksek ihtimalle psikolojik etkenlerden ortaya çıkıyor. daha ayrıntılı anlatabileceğim şeyler var ama sanırım burası o kadar da uygun değil bunun için. mailinizi bırakın yardımcı olmaya çalışırım eğer isterseniz.
0
trista
(24.11.08)
"sevgilim beni bu konuda zorlamıyo fakat bunu birlikte aşmak istiyoruz."
bence siz bu sorunu çözmek adına ilk ve en önemli adımı atmışsınız. bundan sonrası birazcık çaba, birazcık sabır.
0
blackdog
(24.11.08)
akupunktur tedavisi ile olumlu sonuçlar alınabiliyor. ancak öncelikle bir dr.a gitmelisin tam olarak teşhis konulduktan sonra tedavi alternatiflerini düşünebilirsin.
0
hepatus
(24.11.08)
mutlaka profesyonel destek almak gerekiyor. kulaktan dolma bilgiler daha fazla zarar verebilir. doktorlar da seans başına ya da tedavi başına ücret alıyorlar. ücretsiz danışmanlık veren op. dr. yasemin yıldız var. drvajinismus.com sitesi de burada.
Bre Bremenler, bugün arkadaşın 19:30'da Moda Deniz Kulübü'nde düğünü var. Ben Mimaroba'dayım, Moda'ya gitmem lazım. Mimaroba bilmiyorsanız Büyükçekmece ya da Avcılar'dan da tarif edebilirsiniz. Bir de kaç saatte giderim, kaçta çıkmam lazım olur?
Bre Bremenler,
bugün arkadaşın 19:30'da Moda Deniz Kulübü'nde düğünü var. Ben Mimaroba'dayım, Moda'ya gitmem lazım. Mimaroba bilmiyorsanız Büyükçekmece ya da Avcılar'dan da tarif edebilirsiniz. Bir de kaç saatte giderim, kaçta çıkmam lazım olur?
0
desdinova (23.11.08)
mecidiyeköy'e oradan da kadıköy'e geçeceksin.
0
sucuklarlapisirmekseniyumurtayapamazki
(23.11.08)
çalışıyorsa deniz otobüsüyle avcılardan kadıköy'e git. oradan da taksi tut 5-10 lira tutmaz. yabancısıysan yürüyerek bulabileceğini sanmıyorum.
0
trista
(23.11.08)
avcılar-mecidiyeköy metrobus ile 45dk. mecidiyeköy-kadıköy- 30-45dk. kadıköy-moda- 10-15dk.
0
axijazz
(23.11.08)
bakırköyden deniz otobüsüyle çabucak gidersin.. ama mimaroba-bakırköy de aşağı yukarı mimaroba m.köy kadar çekiyor. aktarma falan.
geçen yıl mimarobada ikamet ettim bi 7 ay falan, bilirim cefasını... kolay gelsin.
e60 pazar günleri olmadığından illa aktarma yapacaksın bildiğim kadarıyla. deniz otobüsü iptal değilse eğer, bakırköyü öneririm. sana en uygun deniz otobüsü ise 18.30'daki olur. internetten takip et ama, iptal edilir falan, sorumluluğu küt diye oturur içime.
0
vital
(23.11.08)
çok çok çok teşekkürler arkadaşlar bu cevaplar yeterli.
bu gece izlenicek şöyle güzel bi aşk,duygusal tarzda bi film önerebilir misiniz?yada eternal sunshine of the spotless mind tarzı(onun bi benzeri var mıdır bilmiyorum)
bu gece izlenicek şöyle güzel bi aşk,duygusal tarzda bi film önerebilir misiniz? yada eternal sunshine of the spotless mind tarzı(onun bi benzeri var mıdır bilmiyorum)
0
enter saltman (22.11.08)
wristcutters olabilir.
0
ben sen o
(22.11.08)
esotsm tarzı memento var çekim geriden sarması olayı ama konu olarak yanından geçmez oda ayrı tabi. the notebook'u önerebilirim.yada pride and prejudice.bunlarda aşk olaylarını konu almış idare eden filmler.
ehe yeni izledim ya herkese tavsiye ediyorum. ama pişman olmazsınız.
0
rectoa
(22.11.08)
esotsm gibi degil ama yeopgijeogin geunyeo var, o guzel ask filmi olarak. bi de muadili my sassy girl var ama onu pek begenmedim.. yine de tipik amerikan filmlerini seviyorsan ve tek basina izlemeyeceksen olabilir..
love actually aski isleyis bakimindan cok guzeldir.
0
noxell
(22.11.08)
jeux d enfants; evet güzeldir, evet benim de aklıma ilk gelendir. Ancak "güzel bir aşk filmi" değildir bu film, daha çok insanı ifrit eden bir aşk filmidir. O ikisini** alıp sopayla dalma hissi uyandırır...
0
late viper
(22.11.08)
sliding doors
0
neronas
(23.11.08)
issiz adam, ahah aklima o geldi, ben filmi izlemedim ama bütün spoilerlari okudum sözlükteki, süper film. cok agladim spoiler okurken
0
zeykur valekov
(23.11.08)
ben demin donnie darko izledim. aşk filmi değil ama tavsiye ederim.
0
gene mi gene
(23.11.08)
(bkz: it's all about love) eternal gibi o da abuk sabuk bir alt metni olan antastik bir film.
0
blackdog
(23.11.08)
autumn in ny
0
oceano
(23.11.08)
jeux d enfants inanılmaz güzel bir aşk filmi bence de.. bayık kore işi bir şey isterseniz de: bin jip.. biraz geç oldu ama olsun..
0
the rain baron
(23.11.08)
sen onu bunu boşver, kesinlikle ilk önce şunu izle:
almanyadaki ablam 6 haftalık hamile. kan gelmiş ve karnı çok ağrıyormuş. birazdan doktora gidecek. sorun ne olabilir? normalmidir bu? kötü bir şey yoktur umarım. çok endişelendim :(
almanyadaki ablam 6 haftalık hamile. kan gelmiş ve karnı çok ağrıyormuş. birazdan doktora gidecek. sorun ne olabilir? normalmidir bu? kötü bir şey yoktur umarım. çok endişelendim :(
0
flame of feanor (21.11.08)
düşük olabilir :(
0
trista
(21.11.08)
Düşük olabilir denildiği gibi.
Bununla birlikte biraz içine su serpmek anlamında 6 haftalık hamilelikten kasıt, döllenmenin üzerinden 6 hafta geçmesi ise bu genel hesaplamada 8. haftaya tekabül ediyor (çünkü hamilelik hesaplaması son adet tarihine göre yapılıyor, yani daha hiç birşeyin olmadığı ilk 2 haftayı da kapsıyor). Vücut normalde 4., 8. ve 12. haftalarda adet görmeye programlı olduğu için bu haftalarda bazen böyle anlamsız kanamalar olabiliyormuş.
Ama yine de bir doktora görünmesinde fayda var, özellikle de kanama devam ediyorsa ve ağrısı varsa.
arkadaslar piyasada en ucuz kaliteli keman fiyatlari nedir kucuk boy orta boy ? arti bunlarin kursu flan nedir ? acikca soylim ben keman egitimmi almak istiyorum 2 yildir flan ama hic vakit ayirmadim bu ise bi yardimci olsun bilen biri akil versin..
arkadaslar piyasada en ucuz kaliteli keman fiyatlari nedir kucuk boy orta boy ? arti bunlarin kursu flan nedir ? acikca soylim ben keman egitimmi almak istiyorum 2 yildir flan ama hic vakit ayirmadim bu ise bi yardimci olsun bilen biri akil versin..
0
leonidas300 (20.11.08)
eğer eğitim alacaksan hocan sana bu konuda yardımcı olur. istanbuldaysan: www.playistanbul.com
0
kurukafa
(20.11.08)
selam, yaşın 15 üstüyse 4/4 boyunda keman alman gerekir. genellikle öğretmenler başlangıç için öğrenci kemanı dediğimiz orta kaliteden düşük keman önerirler. büyük paralar harcamaya gerek yok.
0
trista
(20.11.08)
yaşınıza ve el kol boyunuza göre alacaksınız kemanı -ki tahminimce çocuk değilsiniz- 4x4lük keman almanız gerek bu durumda. piyasada 150den başlıyor keman fiyatları diye biliyorum. 250ye düşük-orta halli bir keman alabilirsiniz ama ben keman almaya "keman çalan ve kemandan anlayan biri"yle gitmenizi tavsiye ederim. fiyatları da ders veren kişiye göre değişir.
kursu güzel sanatlar fakültesi öğrencilerinden alabilirsiniz bence, kralı da öğretse kendiniz pratik yapmadığınız sürece çalamayacaksınız çünkü.. o yüzden iyi öğrenci daha uygundur fiyat olarak.
0
sharon and hope
(20.11.08)
gecen sene sanırım laylaylom (tünelde) dan 120 ye almıştım ..
saçını `İlker Yavrutürk`'ün salonunda kestiren oldu mu? `sıcak makas` diye birşeyden bahsediyorlar, bunun faydasını gören var mı? google'a sordum biraz ama ulaştığım şeyler reklam kokuyor, bizzat test etmiş birisinin görüşlerini merak etmekteyim.
saçını İlker Yavrutürk'ün salonunda kestiren oldu mu? sıcak makas diye birşeyden bahsediyorlar, bunun faydasını gören var mı? google'a sordum biraz ama ulaştığım şeyler reklam kokuyor, bizzat test etmiş birisinin görüşlerini merak etmekteyim.
Saçlarda sinir, dolayısıyla impuls iletimi yoktur ve uçlarından değil dibinden uzar, yani isterseniz uçlarını aside batırıp yakın isterseniz elmas makasla kesin saç derinizden çıkan saçta bir değişiklik olmaz, kalınlaşmaz ya da incelmez...
0
crown
(16.11.08)
saç derisinden çıkan saçta değişiklik olmaz da, ilk kesildiğinde cillop gibi olan saçın uçları, yıkama, tarama, fön, hava, su, güneş vs nedeniyle yıpranıp çatal çatal açılıyor. hanımlar buna "kırık" diyor. belki böyle bir uygulama saçın ucunu yakıp kapatıyorsa kırıkları önleyebilir.
bir iplik düşünün. makasla ilk kestiğinizde cillop gibidir. ama 2-3 gün o ipi kullanınca tiftik tiftik açılır orası. naylon içerikli bir ipse, kestikten sonra çakmakla ucunu yakıp, tükürüklediğiniz parmağınızla cıss diye söndürünce miksen bir daha tiftiklenmez orası. onun gibi.
0
kibritsuyu
(17.11.08)
Arkadaşım İlker Yavrutük ün kardeşi... kendisine sordum aşağıdaki yanıtı gönderdi... hatta işe yaradığı konusunda çok iddialı beni denek olarak kullanabilir.. Fiyatlarını sormadım. Ama sanırım başka kuaförlerde de kullanılan bir yöntem. ilk olarak onlar kullanmış...
ilgilenenlerin bilgilerine:)
Sıcak Makas ile kesilen saç uçlarındaki kırılmalar ortadan kalkıyor.Özel olarak tasarlanmış bir makastır.Ayrıca İnce Telli Hacim veren saçlarında hacimli durmasını sağlar..Makas Saçı keserken saç ucunu keratin ile kaplıyor ve hava almasını engelliyor böyle kırılma ortadan kalkıyor.Saçını uzatmak isteyen fakat kırıklar nedeniyle sürekli olarak kestirmek zorunda kalanlar için mukemmel çözüm daha detaylı bilgi isteyenler burayı tıklasın www.ilkeryavruturk.com Türkiyede ilk olarak İlker Yavruturk Kuaförde Kullanılmaya başladı...
sebepsiz bunalmanın sebepleri ve çözümleri ne olabilir? insanlara karşı sıcak olamamaın veya. bunlar hariç:-git sosyal aktivite bul-sevdiğin bir şeyler yap-oyun oyna yalnız takıl bir süre kendini dinle-kendini başka bir şeye verbonus: bu dünyada saf iyi tek bir insan mı olmaz ya..saf kötü var ama?
sebepsiz bunalmanın sebepleri ve çözümleri ne olabilir? insanlara karşı sıcak olamamaın veya. bunlar hariç: -git sosyal aktivite bul -sevdiğin bir şeyler yap -oyun oyna yalnız takıl bir süre kendini dinle -kendini başka bir şeye ver
bonus: bu dünyada saf iyi tek bir insan mı olmaz ya..saf kötü var ama?
0
passion rules the game (04.11.08)
aynı şeyleri ben de yaşıyorum. çözümünü bilsem kendim uygulayacağım ama yalnız olmadığını belirtmek istedim. belki sevdiğin bir spor varsa uğraşabilirsin. ben mesela buz patenini çok severim yakında piste gideceğim, sana da tavsiye ederim :)
0
trista
(04.11.08)
vallahi ben de aynı hislerdeyim. bu aralar o kadar güvensiz hissediyorum ki. herkes bi çıkar peşindeymiş, herkes kötüymüş gibi geliyor. insanın yaşadığı şeylerden dolayı böyle oluyor sanırım. önce buna neden olan sorunu çözmek lazım.
0
oceano
(04.11.08)
ya saf iyi bir insan aramıyorum ama öyle olmaya çabalayan ve belli eden birini arıyorum, ben öyleyim en azından...aslında sorunları çözmek de cesaret işi biraz gibi ama..
0
🌸passion rules the game
(04.11.08)
ben öyle olmaya çabalıyorum ama genel olarak bir soğukluk mevcut, ısınamıyorum insanlara. deliriyorum galiba.
biraz sizi böyle düşünmeye iten çevre haricinde, kendinizi soyutlayıp sevdiğiniz değer verdiğiniz insalarla daha daha çok görüşseniz...
0
sleep may be the enemy
(05.11.08)
Tirid hormonlarını kontrol ettir, seviyeleri olması gerekenlerin altında veya üstündeyse acayip bunaltıyor, iç sıkkınlığı veriyor.
Edit: tirid yazmışım ya kusura bakma,
Troid demem gerekiyordu.
0
thefin
(05.11.08)
anlamıştım triodi :)
hormonal bir şey olduğunu zannetmiyorum, böyle dolmayan bir boşluk gibi. dolmayacakmış gibi bi garip düşünce hali..
0
🌸passion rules the game
(05.11.08)
Etrafta çok sayıda saf iyi insan olsaydı dünyanın ne kadar sıkıcı, ne kadar teletabi bi yer olacağını düşünün.
0
mabl
(05.11.08)
gordugum kadariyla bu hissi yasayan cok fazla insaniz. evet ben de yasiyorum.
ben insana mesguliyet gerekiyor diye dusunuyorum. keyif aldigin bir spor daliyla ugrasmak cok ise yariyor. aslinda sadece dusunmeye bunalmaya zaman birakmamis oluryorsun kendine. yoksa o tamamlanmislik hissini yine de yakalayamiyorsun.
sozluk dusturu aramaya inan diyebilirim. yeni insanlarla tanis. aralarindan anlasabilecegin, zaman gecirmekten memnun olabilecegin insanlar cikma ihtimali artacaktir.
0
azaktod
(05.11.08)
eskidan canı sıkılanı evlendirirlermiş:) ciddi bir çözüm, gülme.
on my shoulders'ta aşağıdaki satırda ne demek istiyor ablamız. var mı çözebilen. and why would i tttts such a loadhatta şarkıda aşağıdaki gibiwhy would i carry such a weight on my shoulders?why do i always help you carry your boulders?you wonder why i carry such a weight on my shouldersand why would
on my shoulders'ta aşağıdaki satırda ne demek istiyor ablamız. var mı çözebilen.
and why would i tttts such a load
hatta şarkıda aşağıdaki gibi
why would i carry such a weight on my shoulders? why do i always help you carry your boulders? you wonder why i carry such a weight on my shoulders and why would i tttts such a load
0
doe (04.11.08)
neden bu kadar yükü omuzlarımda taşıyayım gibi bi anlamı var sanırım.
merhaba arkadaşlar...sevgilim diksiyon kursuna başladı. şimdi diksiyon hocası demiş ki: "okuyacağım" yerine "okuycam" diyeceksiniz. ayrıca "bir elin nesi var? iki elin sesi var" deyimi de "bir elin nesi var? ikelin sesi var." şeklinde telafuz edilir demiş. bu sevgilime çok saçma gelmiş(ki ben de ayn
merhaba arkadaşlar... sevgilim diksiyon kursuna başladı. şimdi diksiyon hocası demiş ki: "okuyacağım" yerine "okuycam" diyeceksiniz. ayrıca "bir elin nesi var? iki elin sesi var" deyimi de "bir elin nesi var? ikelin sesi var." şeklinde telafuz edilir demiş. bu sevgilime çok saçma gelmiş(ki ben de aynı düşüncedeyim). ve sevgilim hocanın doğru öğretmediğini düşünerek kursu bırakmak istiyor. ben de ukalaca bir davranış olmasın, başka birilerine de danışalım diye düşündüm ve size soruyorum. sevgilim cevaplarınıza göre kursa devam edecek ya da etmeyecek. teşekkürler...
0
sefapezevengi (03.11.08)
şu kadarını söyleyeyim; "okuycam" yazıldığı gibi kısa okunur dediyse yanlış, lakin son hecedeki "a" bir buçuk vuruş uzunluğunda tonlanmalı. yani: "okuycağm" şeklinde. hani bir klişe söz vardır ya dalga geçilir hep, eski trt kdv fişi uyarı filminde bir velet söylemişti: "bakkal amca, bir kalem bir pergel bir de çukulata alacağım" işte bu sözün akılda kalmasının asıl sebebi, son kelime olan "alacağım"ın aynen yazıldığı gibi okunmuş ve dile getirilmiş olmasıdır. doğrusu ise "alıca(ğ)m" olmalıdır. yani sizin anlayacağınız, vurgu çok ama çok önemli. bu tip kelimelerde, yani birinci tekil şahıs gelecek zaman fiil çekimlerinde aynı metod uygulanır. gelelim "ikelin sesi var" olayına. orada öğretmen arkadaşın bahsettiği olay, zamanla Türkçemizde meydana gelen sesli düşmesidir. yani yazarken "iyi akşamlar" yazarız, ve lakin hiç birimiz yazıldığı gibi okumayız. "yakşamlar" deyip geçer gideriz öyle değil mi? işte o da bunun gibi bir sesli düşmesi. yani diksiyonumuzda bazı harf ve kelimelerin yazıldığından farklı telaffuz edilmesi gayet doğaldır. Lakin yine de size çok absürd geliyor ise kararınıza saygı duymak isterim, ancak bunun gibi şaşıracağınız pek çok örnek var. yardımcı olabildimse ne mutlu...soracaklarınız olur ise sözlükten de ulaşabilirsiniz bana..
0
trawmatolog
(03.11.08)
türkçe hiçbir zaman yazıldığı gibi okunmaz. fonetik kuralları vardır ve öğretmeni doğru söylemiş. okuyc:am diye okumak doğrudur.
0
trista
(03.11.08)
"o-queue-cuğmm" şeklinde yandan yemiş fransız aksanıyla telaffuz etme de ne yaparsan yap.
"bakmayacaktın" değil "bakmıycaktın" (zeki müren böyle telaffuz ediyor) o zaman "okumayacaktın" değil "okumıycaktın" olur o da "okuycaktım" ya da "okuycam" a gider.
0
blackdog
(03.11.08)
Diksiyon hocası doğru demiş. Benim okuduğum bazı gramer ve diksiyon kitaplarında da aynı bilgiler yer alıyor. Hatta yabancılara yönelik Türkçe öğreten kitaplarda da ilk derslerden birinde anlatılıyor bu konu.
0
calendil
(03.11.08)
diksiyon yapacaaam diye Turkce'yi degistirdiniz yahu:)
0
ermanen
(03.11.08)
konservatuvarlarda sahne sanatlarina (tiyatro, opera vs.) verilen diksiyon, fonetik gibi derslerde bu ogretilir.
turkce yazildigi gibi okunan bir dil degildir ama bu gercekle henuz tanismamis da binlerce insan var o ayri.
0
la traviata
(03.11.08)
Bu durum sanat dallarinda mi boyle yoksa her zaman mi gecerli? Niye boyle ogretmiyorlar o zaman?
0
ermanen
(03.11.08)
"okuycam" denmez, "okuucam" gibi bi söylenişi var onun. diksiyonda, yazıldığı gibi okunmaz harfler. ama "iki elin" kısmı, bildiğin "iki elin" olarak okunur, o kısımda atmış bence.
kursu veren adamın eğitimini sorun. ayıp değil, günah değil. nerden çıktı, ne mezunusunuz ki bu dersi veriyonuz? diye. "ehm" le başlarsa boşversin, bıraksın. ya atacaktır bi şey, ya da övünecektir.
0
lovemyself
(03.11.08)
trawmatolog çok güzel açıklamış, aynen öyle oluyor.
ek olarak; bu kullanım için genelde ali kırca örnek gösterilir, nasıl kullanıldığını duymak için onu dinleyebilirsiniz.
Bazıları açık bazıları kapalıdır ama cumartesi - pazarları piyasalar kapalı olur ve bu yüzden zannedersem cuma kapanış üzerinden alım-satım yapılır. Ama tavsiye etmem çünkü farklı rakamlar gösteriyor olabilirler.
0
trista
(01.11.08)
alisveris merkezlerindekiler aciktir.
0
mandayuvasi
(01.11.08)
merkezi yerlerdekiler açıktır diye tahmin ediyorum . örn: kadiköy rıhtım - taksim istiklal caddesi vb.
0
ymerdiveni
(01.11.08)
taksim gibi merkezi yerlerde açık olur ama yüksek marj uygularlar o yüzden zorda kalmadıkça hiiç tavsiye etmem.
Kapalıymış diyorlar sanırım? Bilgisi olan var mı? Telefonunu bulamadım nette arayıp sorayım...
Kapalıymış diyorlar sanırım? Bilgisi olan var mı? Telefonunu bulamadım nette arayıp sorayım...
0
trista (01.11.08)
izmit gençlik ve spor il müdürlüğünü aramak iyi bir başlangıç noktası olabilir...
0
co2s2
(01.11.08)
Google a izmit olimpik buz pisti yazınca çıkan ilk sonuçta şöyle bişi var:
Daha detaylı bilgi için ilk olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İnternet Sitesi nden ulaşabilirsiniz yada 0262 226 6096 numaralı telefondan direk Buz Pisti ile irtibat kurabilirsiniz.
Soru başlıkta. Deliler gibi steward olmak istiyorum, iyi bir işim ve kariyerim var ama tek isteğim bu. Nereye başvurumam gerek, ne gibi özellikler isterler? İletişim mezunu, ingilizcesi üst seviyede olan, 27 yaşında, 1.82 boyunda, 85 kg ağırlıkta adamın tekiyim. Yükseklikten de korkmam ayrıca :)
Soru başlıkta. Deliler gibi steward olmak istiyorum, iyi bir işim ve kariyerim var ama tek isteğim bu. Nereye başvurumam gerek, ne gibi özellikler isterler? İletişim mezunu, ingilizcesi üst seviyede olan, 27 yaşında, 1.82 boyunda, 85 kg ağırlıkta adamın tekiyim. Yükseklikten de korkmam ayrıca :)
emirates icin ucmak istersen alttaki linke girip cv ini birakabilirsin. open day dedikleri günleri ilan ediyorlar ayrica. gidip sahsen basvurabiliyorsun. basarilar dilerim ve bol sans www.emiratescareers.com
ben piyano çalmak istiyorum. genel sorunum bu.ama tabi onun içinde küçük küçük sorunlar var.piyano öğrenmeye başlanılan yaşın 15 olması sorun yaratır mı?piyano çalmak için çok güçlü bir müzik becerisi mi gerekir?eğer içimde küçük de olsa bir müzik becerisi varsa bunların belirtileri nelerdir?piyano
ben piyano çalmak istiyorum. genel sorunum bu.ama tabi onun içinde küçük küçük sorunlar var.
piyano öğrenmeye başlanılan yaşın 15 olması sorun yaratır mı?
piyano çalmak için çok güçlü bir müzik becerisi mi gerekir?
eğer içimde küçük de olsa bir müzik becerisi varsa bunların belirtileri nelerdir?
piyano kurslarının işleyiş biçimleri nasıldır?
özellikle izmir'de karşıyaka civarında (alsancak da olabilir) kurs fiyatları ne kadardır? uygun fiyatlı bulunabilirmi? eğer bildiğiniz varsa önerebilirmisiniz?
piyano kursuna başlangıçta çalışmak için güzel bir yamaha org yeterli oolur mu? ya da nasıl bir şeyle başlamam gerek? almam gereken şeyin fiyatı ortalama ne kadardır?
verebileceğin her cevabın ve önerebileceğin herşeyin bana katkısı olacak. şimdiden teşekkürler.
0
kucukkiz (27.10.08)
ben taa ilkokulda çalıyordum ve bu işlere yeteneğim sıfırdı. bence hangi yaşta olsan öğrenirsin hele piyano gitar gibi ince dokunuş gerektirmediği için daha kolay. ama org heves kırabilir, piyano çalmak hiç hoşuma gitmese de gümbür gümbür içimi okşardı.
0
passion rules the game
(27.10.08)
eh elbette tabi, piyano gördüm, dokundum hatta gümbürdettim :D :P bile, ama malum ekonomik kriz.. :P kulllanabileceğim en uygun fiyatlı şeyi arıyorum.
0
🌸kucukkiz
(27.10.08)
*piyano öğrenmeye başlanılan yaşın 15 olması sorun yaratır mı? - bence ogrenmenin yasi yok. ha evet, enstrumana baslamak icin gec bir yas, ama siz de zaten konserlere cikip virtuozite derecesinde performanslar sunma amacinda degilsiniz. icinizde varsa baslayin.
*piyano çalmak için çok güçlü bir müzik becerisi mi gerekir? -bir altyapi gerektirir tabii ki. iyi bir solfej bilgisi, hatta armoni bilgisi. nota biliyor musunuz bilmiyorum ama.. ritimlere cok hakim olmak, tonlara hakim olmak. hizli okuyabilmek ve desifre yapabilmek. piyano dersi ile birlikte saglam bir solfej-armoni dersi almanizi oneririm sahsen.
*eğer içimde küçük de olsa bir müzik becerisi varsa bunların belirtileri nelerdir? -eger yetenek varsa, zaten derslere baslayisinizda ilerleme durumunuzu etkileyecek ve bunu farkedeceksinizdir. sizi calistiran hoca bu konuda zaten yorumlarini yapacaktir.
*piyano kurslarının işleyiş biçimleri nasıldır? -kurslari bilmiyorum ama hoca secimi cok cok onemli. dogru teknikle calistirmasi, size zaman ayirmasi, sorunlarinizi gormesi, postürünüzü düzeltmesi, vs.. bire bir ders almanizi oneririm.
*özellikle izmir'de karşıyaka civarında (alsancak da olabilir) kurs fiyatları ne kadardır? uygun fiyatlı bulunabilirmi? eğer bildiğiniz varsa önerebilirmisiniz? -istanbulda yasiyorum, bilemiyorum. ama dedigim gibi kurstan ziyade, evde bire bir calissaniz iyi bir hoca ile? bu konuda ege konservatuvardan iyi bir piyano hocasi aramakla ise baslasaniz?
*piyano kursuna başlangıçta çalışmak için güzel bir yamaha org yeterli oolur mu? ya da nasıl bir şeyle başlamam gerek? almam gereken şeyin fiyatı ortalama ne kadardır? -bence alabiliyorsaniz cok pahali olmayan bir akustik piyano alin. orglar hicbir zaman ses olarak yeterince tatmin etmeyecektir calani (tabii milyarlar vermeyecekseniz) piyanocularda ikinci el akustik piyano fiyatlarini arastirin, bir bilenle gidin tabii. ya da yamaha gibi bir markanin nispeten daha ucuz dijital piyanolarina bakin. ben mesela evde calismak icin (piyanist degilim, sadece şan parcalarima calismak icin gerekiyordu, ve yardimci piyano dersim icin) 1 milyara techno diye bir markanin dijital piyanosunu aldim.
----
her sey bir yana, en onemlisi hoca ile calismaniz gerektigi. kendiniz baslamayin. plaj gitaristligine benzemez piyanistlik. ve tabii unutmamali ki, bu ilkokul ogrencisine matematik calistirmak gibi bir sey degil, ozel bir sey.. o yuzden ders fiyatlarini cok dusuk dusunmeyin.
0
la traviata
(27.10.08)
illa oturup akustik piyano almanıza gerek yok, eğer bütçeniz varsa elektronik olan ama herhangi bir duvarpiyanosu büyüklüğünde olan elektropiyanolardan da almayı düşüneilirsiniz. eğer daha düşük bir bütçeniz varsa size yapabileceğim en iyi tavsiye, "semi weighed" diye tabir edilen, tuşları normal klavyelerden daha ağır, biraz piyano tuşesi hissiyatını veren bir MIDI KLAVYE almanız olacaktır. eğer tarif ettiğim gibi bir midi klavye (başlangıç için 5 oktavlık alsanız bile yeterli olur) alırsanız bilgisayarınızda Cubase, Logic, hatta FLStudio gibi bir müzik programı içinde açabileceğiniz bir piyano VST PLUG-INi açarak midi klavyenizle nefis bir piyano çalma şansına sahp oalbilirsiniz. hatta o nefis piyanoyu bir konser salonu ambiyansında, efendim stüdyo kayıt odası ambiyansında, isterseniz kocaman bir su tankı ambiyansında çalmanız da mümkün :D tabi bu midi klavyeyi piyano gibi çalabilmeniz için en az 1 adet (o da sustain için) foot pedal'ı alıp midi klavyenize bağlamanız gereklidir.
sonuç olarak bir midi klavye ve birazcık yazılımla (muhtemelen korsan) bir piyanonun 50de 1i fiyatına nefis bir piyano almış sayılabilirsiniz başlangıç için :P
(bir de ses kartı alırsanız 49da 1i demem gerekebilir :P ki daha iyi olur ses kartı almanız)
(ayrıca ben bunu kesinlikle piyanonun yerini alabilecek birşey olarak söylemiyorum belirteyim. ben kendi adıma gerçek bir piyanoda çalmayı (imkanım olsa) 30 kere tercih ederim, ama sizin için aynısı geçerli olmayabilir, siz bu "hissiyat farkı" ve gerçeklik ihtiyacını piyano çalmayı adam akıllı öğrendikten bir süre sonra otomatikman hissedecesiniz zaten.)
0
osmanabievdemi
(27.10.08)
Piyanoyla ilgili bir şey bilmiyorum ama 15 yaşında olman ve bu isteğin çok hoşuma gitti açıkçası. Bence ucundan tut ve hiç bırakma :)
0
trista
(27.10.08)
@propontis; teşekkürler, moral anlamında baya yararlı oldu :) @kobuzchu kiz; bilmem ki daha sıfırım yani pedallarla nasıl bir ilgim olur? @la traviata; ilk önce verdiğiniz tüm bilgiler için teşekkürler, çok yararı olacağına eminim. solfej-armoni dersi piyona dersi içinde mi everiliyor anlamadım ama. nota da pek bilmiorum sanırım. ve eğer biliyorsanız kurslar ve akustik-dijital piyanoların ortak fiyatı nedir? bir bilginiz var mı? çok teşekkürler tekrardan.
0
🌸kucukkiz
(27.10.08)
@osmanabievdemi; çok çok teşekkürler ilginiz için.. ve tüm detaylı öneriler tam ihtiyacım olduğu gibi. çok sağolun. @trista; :) teşekkürler size de.
0
🌸kucukkiz
(27.10.08)
hayir piyano dersine dahil degildir solfej, armoni vs. bilgileri. ama calistiracak hocayla konusup bunlari da dahil olmak uzre bir ders paketi yapabilirsiniz. tavsiyem mutlaka nota ogrenin. tabi piyano ogrenmek icin sol anahtari disinda fa anahtarindan da okumayi ogrenmeniz gerekecek (sol el icin). bunlar pat diye olacak seyler degil. kaldi ki belli bir nota bilgisine sahip olduktan sonra piyanoda yine de pat diye parcalar calmaya baslayamayacaksiniz. zira cok uzun sure teknik calisacaksiniz sadece. ve buna dayanabilecek sabri tasidiginizi umit ediyorum.
yol gosteren cok onemli.. keske istanbulda olsaymissiniz, yonlendirebilseymisim.
0
la traviata
(27.10.08)
yani ben önceden bi 5 ay falan keman eğitimi aldım, hocam becerimin olduğunu söylüyordu, o zaman kemandan mı devam etmeli, solfej ve armoni dersi alıp piyanoya mı başlamalı? en uygunu hangisi olur ki? telli çalgılar çalabilen kişi diğerlerini de öyle böyle becerir diye duydum ama bilemem.
0
🌸kucukkiz
(28.10.08)
olayi "keman mi , piyano mu" gibi bir seye getiriyorsaniz isin boyutu degisir.
5 ay ders alip biraktiniz mi peki? bu da pek iyi olmamis..
bence once ne istediginize karar verin. hangi enstruman daha size yatkin, hangisini daha cok seviyorsunuz ve ogrenmek istiyorsunuz onu dusunun, ona gore karar verin once.
derim nacizane..
0
la traviata
(28.10.08)
Yok hayir olay keman mi piyano mu degil. Kemani birakmamin sebebi kimi maddi durumlar ve benzerleriydi. Ama acikcasi piyano calmayi daha çok istiyorum. Fakat hangisi daha uygun kestiremiyorum, sorunum bu. Ama aklimda piyano var. Eger gerceklestirebilirsem piyano calmak istiyorum, bundan eminim. Oneriler icin tekrar tesekkurler.
0
🌸kucukkiz
(28.10.08)
bir profesyonel kemancı olarak cevaplayayım. gerçi bariton arkadaşım la traviata, gayet yanıtlamış bir sürü şeyi ama...
-
piyano öğrenmeye başlanılan yaşın 15 olması sorun yaratır mı? -şöyle ki, profesyonel müzisyen yetiştirme amacı güden, konservatuvar olarak adlandırılan kurumlarda bir entrumana başlangıç yaşı (yanlış anımsamıyorsam) maximum 12 idi.yani orta okul 1. sınıfta başlar, aynı binada, aynı okulda üniversite 4e kadar okuyup mezun olurdunuz.amaç profesyonel piyanistlik değilse, elbette yaşın bir önemi yok...
piyano çalmak için çok güçlü bir müzik becerisi mi gerekir? -her enstruman için çok güçlü bir müzik becerisi gerekir. bir arkadaşın yanlış kanısında olduğu gibi piyano, gitardan daha kolay değildir.. piyano için sağ el sol el koordinasyonu, bunların beyin ile ilgili olan ilişkileri beyni yeri geldiğinde 2ye, 3e bölerek ayrı ayrı uzuvlarınıza hükmetmeniz gerekecektir..ama bu doğru eğitimle, yavaş yavaş yıllarca sürecek bir programda zaten oluşur, geliştirilir... ilk olarak müzik kulağınızın olup olmadığı test edilmelidir.eğer varsa az bile olsa bu da geliştirilebilir.
eğer içimde küçük de olsa bir müzik becerisi varsa bunların belirtileri nelerdir? beceri ile yetenek arasında bir karışıklık seziyorum.müzik becerisi için üst cevaba bakınız. yetenek ise mğzişk kulağı başlangıç için yeterli olacaktır. bunun sizde olup olmadığının en basit tes yolu, arkadaşlarınızın arasında hiç onlara söylemeden bir şarkıyı mırıldanın, sizi susturuyorlarsa bilin ki yokmuş müzik kulağınız :D
piyano kurslarının işleyiş biçimleri nasıldır? -hemen hemen her enstruman kursu, enstruman, solfej dersleri içerecek biçimde yürütülür. ama bana soracak olursanız en mantıklısı iyi bir özel hoca. böylelikle ihtiyacınızı olan herşeyi tek bir elden öğrenir, daha mutlu ve daha iyi gelişir olursunuz...
piyano kursuna başlangıçta çalışmak için güzel bir yamaha org yeterli oolur mu? ya da nasıl bir şeyle başlamam gerek? almam gereken şeyin fiyatı ortalama ne kadardır? -piyanoya piyano ile başlamanızı zaten tavsiye etmem.ilk 4-5 yıl tuşesi piyano tuşesi olan bir klavye ile çalışmalısınız.piyasada elektrik piyano adı altında geçen cihazlar mevcuttur.herhangi bir marka aldığınızda işiniz görecektir.elektrik piyano olduğu sürece sorun yok.ama klavye, music synthsizer türevi bir cihaz alınacaksa bunun marka modeli önemlidir.tuşları ve tuş hassasiyeti bakımından...
ayrıca keman ile piyano arasında kaldığını yazmışsın sanırım. kemanı maddi sorunlar nedeniyle bırakmışsın. başlangıç için gerekli olan keman donanımı, 100 ytl civarında bir keman (ben 300 ytl civarında bir kemanı tavsiye ederdim) iken; piyano için bu 1000lerce dolardır...
genel bilgi: içinde hiç müziğe karşı yeteneği olmayan kişi hiçbir enstruman çalamaz. az da olsa bir kulak ve yetenek gerekmektedir. müzik kulağı başlangıçta piyano için az da ola yeterlidir, ama keman için çok daha keskin bir kulak gereklidir.kulak seviyesi az ise mutlaka ear training çalışma programlarıyla güçlendirilmelidir...
0
jeanluc
(28.10.08)
@passion rules the game; sandığından farklı olarak piyano, el tutuş, ton çıkartma, sağ el sol el koordinasyonu, eser deşifresi, repertuar gibi konulardan kelli gitardan hayli zordur...
0
jeanluc
(28.10.08)
@jeanluc; cevabınız için teşekkürler, sanırım keman hakkında söylediklerinizin üzerine müzik kulağım hakkında bir sorunum kalmadı. çünkü keman çalmayı seviyordum, ve hocam da oldukça yetenekli olduğumu söylüyordu. peki o zaman bu yeteneğimin üzerine mi gideyim, yoksa piyano isteğimin üzerine mi? keman çalmayı iyi yapabilirsem, kulak sayesinde bir piyano başında birşeyler çalabilirmiyim en azından?
değerli tıp alimleri, lokman hekimler, derdime bir çare!meselemiz sivilceler, yalnızca yüzümde ortaya çıkan, dönem dönem coşan,gem vurulamayan sivilceler...efenim yaşım 22, 19 yaşıma kadar (yani hemen hemen ergenlikten çıkana kadar) sivilce neyim bilmez idim. 3 senedir ise istilaya uğramış durumdayı
değerli tıp alimleri, lokman hekimler, derdime bir çare! meselemiz sivilceler, yalnızca yüzümde ortaya çıkan, dönem dönem coşan,gem vurulamayan sivilceler... efenim yaşım 22, 19 yaşıma kadar (yani hemen hemen ergenlikten çıkana kadar) sivilce neyim bilmez idim. 3 senedir ise istilaya uğramış durumdayım. ilk başta ufak kızarıklıklar ve arada şişlikler şeklinde başladı. umursamadım. sonra estetik kaygı oluşturacak düzeye geldi ve derhal doktora göründüm. (tam olarak bir sene 5 ay kadar önce) adama o kadar para döktüm, kendisi de piyasadaki bütün ilaçları denedi sağolsun, topikal jeller olsun, antibiyotikler olsun, roaccutane olsun hepsini denedik. sonuncusunda karaciğer değerlerim tedaviye devam edemeyecek kadar bozulduğu için yarıda bıraktık gerçi. sonrasında ise artık bütçem doktor amcanın vizitesini karşılamaya yetişmediğinden ve umut ışığı görmediğimden bıraktım toptan. zaman zaman (gördüğüm hepi topu bir hafta aslında) bir bebek poposu kadar şaahane olabilen suratım ise şu günlerde iyice çığrından çıkmış durumda. hatta sağ tarafıma yatamıyorum lan. acıyo resmen. pms falan da değilim ki coşsunlar böyle. stresle alakalı olabileceğine dair teorilerim de mevcut ama yok mudur bir çaresi ? şimdi ben ne yapayım ? bildiğiniz iyi ve mümkünse sosyal güvenceyle görünebileceğim bir dermatolog var mıdır? (ankarada yaşıyorum) farmakolojiden ümidi kesip bitkisel karışımlara mı yönelsem?
peşinen not1 : yağlı, şekerli,abur cubur vs yemiyorum. not2: internette bu konuda yazılmış deryalar var, biliyorum ama o kadar uç şeylerden bahsediliyor ki güvenilir gelmedi bilemedim.
0
ahandanick (14.10.08)
Kullandigin ilaclari duzenli bir sekilde kullandiysan duzelmesi gerekirdi bir anormallik var bu durumda, bir de hep ayni doktora mi gittin, farkli bir doktor dene istersen.. Yuzunu de dogal temizleyicilerle temizle, yuz sabunlari veya temizleyicileri oluyor..Ayrica tukuruk surmenin de ise yaradigini gordum ufaktan bir dene istersen herkeste ayni sonucu verir mi bilemedim.. Tukurugun icindeki enzimler sivilcenin ustesinden gelebiliyor bazen...
0
ermanen
(14.10.08)
soyun dedi.. evet evet aynen öyle.. ama doktor hanım sivilceler suratımda dedim.. yok dinlemedi.. açtım öyle bir gösterdim her yanımı.. aknelerin birkaç sebebi var kuşkusuz dedi.. git buna işe, testsinler öyle getir dedi.. o zamana kadar onca hekime görünmüşüm senin gibi.. bi çaresini bulamamışım.. şaşırdım tabi.. artık suratımdaki sivilceler içeri içeri çıkmaya başlamış ama.. öyle bir acı yani.. bir de iz bırakıyor üstüne üstlük... kuzenimin sivilcesini iyileştiren doktor bile bende yetersiz kalmış.. ya da 2 hafta için iyileştirebilmiş en fazla.. bu sonn dedim.. ama peki dedim.. neyse testi götürdüm.. seninki işte bu dedi.. .nasıl dedim.. böyle böyle et , böyle böyle yap dedi.. yaptım.. hemde sadece iki hafta..ister inan ister inanma.. son bir yıldır suratımda ne bir sivilce nede akne ....şaka gibi... bu kadarmış.. bidaha kontrole bile gitmedim.. sağlık sigortasıyla nerdeyse beleşe geldi... uzatmayayım...
senin gibi 3 senede değil nerdeyse 10 yıl çektim aynı işkenceyi.. bu kadarmış..
doktor mu kim?
akademik hospital.. Prof. Dr. Tülin Ergun
geçmiş olsun şimdiden
0
ciayco
(14.10.08)
öncelikle dermatologtan öğrendiğim kadarıyla aknelerin yeme içmeyle hiç bir ilgisi yokmuş.
ve benim size teklifim başka bir dermatologa görünüp bu dertleriniz anlatmanız ve eğer kan değerleriniz normale döndüyse roaccutane tedavinize yeniden başlamanız.düşük doz uzun süreyle istediğiniz cilde ulaşabilirsiniz diye düşünüyorum ben şahsen kendim.
0
szqnn
(14.10.08)
yumurtalik kisti ya da polikistik over sendromu bu dediginiz duruma sebep olabilir. ozellikle de 19 yasinda cart diye ortaya cikan sivilce altinda baska birseyler yattigini gosterir. ultrason ile bu durum kontrol edilebilir. ama normal bir ergen 20 yasindan sonra hormonlar oturmaya basladigi icin bu problemden kurtulmalidir. kesinlikle baska bir doktora gorunun. eger sivilcelerin basladigi tarihte yasam tarzinizda belirgin bir deisiklik oldu ve stresli bir hayata basladiysaniz belki o da arttiriyor olabilir ama genelde bu var olan sivilceleri costurur sizinki daha somut bir sey gibi duruyor.
0
endoplazmikbirkulum
(14.10.08)
Dişi bir insansanız polikistik overi düşünün bence de, evet. Özellikle de eşlik eden kilo, tüylenme vb. falan varsa.
0
sui
(14.10.08)
Böyle durumlarda doğum kontrol hapları da önerebiliyor doktorlar. Hormonları düzene sokmak amacıyla. Kullandınız mı bilmiyorum ama bu ihtimali de gözden geçirin derim.
0
trista
(14.10.08)
@tribal enfeksiyon: İnsanlar 30 yaşında da daha önce hiç bir problem yokken PCO olabiliyorlar da, o açıdan. Siz doktorsunuz tabii daha iyi bilirsiniz ama, doğa bir enteresan işte, her zaman kuralı olmayabiliyor.
0
sui
(14.10.08)
akne sorununun tabii ki yeme içmeyle ilgisi var ama hep zannedildiği gibi yağlı, baharatlı yemek değil hayvansal proteini bırakmak en iyi çözüm. benim de uzun süre akne sorunum oldu, hatta bir dönem yüzümde kist halini aldığında 6 ay roaccutane kullandım, uzun süre etkisi sürdüğünden işe yaramış göründü ama sonra yine sorun yaşadım. roaccutane zaten ağır ve uzun vadede de vücudu yıpratan bir ilaç olduğundan yeniden kullanmadım, antibiyotik, lokal kurutucu losyonlar vs ile idare etmeye çalıştım. şimdi (akne sorunu yüzünden değil, tamamen etik nedenlerle) vegan yaşam tarzını benimsedim. yani hayvansal hiç bir ürün yemiyorum ve kullanmamaya çalışıyorum. bu arada akne problemim de kalmadı... size önerim, hayvansal gıdaları tamamen kesmeseniz de sınırlamanız, azaltmanız. ayrıca cildinizi çok kurutan temizleyicileri tercih etmeyin. cilt, kuruluğu bertaraf etmek için daha çok yağ salgılıyor. mümkünse cildiniz için jel tipi temizleyiciler ve hafif nemlendiriciler kullanın. geçmiş olsun...
0
zen spider
(14.10.08)
@ermanen : hayatta nefret ettiğim iki şey varsa; biri kesinlikle tükürük. ayrıca doğal-alkollü,alkolsüz hemen hemen bütün markaların yüz temizleme setlerini denedim.
@endoplazmikbirkulum; @sui : haklısınız, doktor da bu ihtimali düşünerek kallavi bir kan testi, ultrason vs ile kendisi kontrol etmekle kalmadı,jinekoloğa yönlendirdi ve böyle bir sorun olmadığı ortaya çıktı.
@ciayco: belirttiğim üzre ankarada yaşıyorum, malesef bu mucizevi tedaviden mahrum kalıcam galiba. @zen spider: oh may gad! her şeyi isteyin ama kebabı hayatımdan çıkarmamı istemeyin :)
@szqnn : evet bu öneriyi elbette değerlendireceğim, ancak karaciğerde emilen başka ilaçlar da kullandığım için (ve onları kullanmam hayat kalitem açısından sivilcelerden daha öncelikli malesef) değerlerin öyle gözle görülür oranda düzeleceğini zannetmiyorum, yine de denemekte fayda var, doktor daha iyi bilir,evet. acaba bu ilaçlar mı sivilce yapıyor yoksa ?!?
biraz mantıklı davranan biriyim. biraz dediğime bakmayın epey bi mantıklı davranan biriyim. 23 yaşında normal görünümlü karakaşlı karagözlü fiziki yapısı düzgün oratalama anadolu çocuğuyum işte. reklamlar için özür dilerim ama bunları söylemek zorundayım meramımı anlatmak için yada sizlerin konuyu d
biraz mantıklı davranan biriyim. biraz dediğime bakmayın epey bi mantıklı davranan biriyim. 23 yaşında normal görünümlü karakaşlı karagözlü fiziki yapısı düzgün oratalama anadolu çocuğuyum işte. reklamlar için özür dilerim ama bunları söylemek zorundayım meramımı anlatmak için yada sizlerin konuyu daha iyi anlıyabilmesi için.
sorun, bir bağyan. bu bağyan arkadaş 20 yaşında. oldukca hoş birisi. benimse birlikte olduğum birisi yok.(şimdi kafanda ampul yandı. "bu delikanlı kıza aşık olmuş" diye ama yanılıyosun bebişim) şimdi nasıl anlatsam ne etsem bilemiyorum. kendisiyle son zamanlarda iyi arkadaş ayaklarına yatıyoruz. ama bir sorun var nişanlı kendisi. ben buna inanamıyorum bi türlü. hep ordan sorular soruyorum hiçte ikna olmuyorum verdiği cevaplardan. hep tereddütlü cevaplar veriyor. herşey çelişki yani sonuçta inandırıcı değil.
geçen günlerde farklı bi konu üzerinde sohbet ederekten gideceği yere kadar eşlik ettim. gideceği yere vardığımızda ama ne mümkün birbirimizden ayrılmak. yapamıyoruz. ayrılmayı ne o istiyor ne de ben. hissediyorum bunu. artık ben dayanamadım o güzel saçları rüzgardan yüzüne felan dağılıyordu onları toplarken buldum kendimi. normal konuşurken sanki heran öpüşecekmişiz hissine kapılıyorum. çok yakın mesafede konuşuyoruz. bunu o da istiyor. bu sadece ona karşı oluyor. başka kızlarla konuşurken felan herşey normal. o da başka erkeklerle konuşurken gözlemlediğim kadarıyla normal herşey. ama biz bir arada olduğumuzda farklı bir boyuta geçiyoruz. anlam vermediğim bir boyuta.
şimdi benim yapmam gerken nedir? yol yordam gösterin lan. iki arada bir derede üç kanyonda 5 ovada 8 platoda kaldım.. ilk önce herşeyi açık açık konuşmayı denedim. "sana ben inanmıyorum. inandırıcı değilsin nişanlılık konusunda" diyecektim, diyemedim. anladığınız üzere bende bu bağyanla bir ciddi birliktelik düşünebilirim. artık yaş geldi geçiyor. az/çok kız arkadaşım oldu sevgili anlamında yani ama ben hiç aşık olmadım. hep aşkı küçümsedim bu yaşıma kadar. ama içimden bi ses bu sefer yanlış yaptığımı söylüyor. ben bu konuyu deşeyim mi? yoksa bir anda kesip atıp bir daha da asla öyle yakınlaşmalar felan yaşamayım mı? ya nişanlılık olayı doğruysa, ya bende ona aşık olursam???? ya nişanlılık olayı yalansa, düzmeceyse, ben ondan sırf bu yüzden soğursam???? hiç kimseye açmadım bu konuyu önce -ara:akıl fikir- yaptım. olacak gibi değil. herşeyde bir alternatif bulan şu bendeki kafa (koca kafa!!!) bunda apışıp kaldı. bişey düşünemez oldu. şimdi demeyin bana "sen aşık olmuşun koçum, git açıl kendine gel" felan diye. istersem yukarda sunduğum iki seçeneğede güç yetiren bir kişiyim şu an için. ama ilerde kötü şeyler olmaması için şimdiden önlem almak istiyorum. beni güzin ablayada yönlendirmeyin sakın. siz böyle bir durumla karşı karşıya gelseniz nasıl davranırdınız ben onu merak ediyorum. sanıyorumki mantıklı bişeyler yazarsınız. ya da mantıksız. ama hepsini çılgınlar gibi tekrar tekrar okuyacağım.
0
ciddi sallıyorum bak (12.10.08)
Bence nisanli olup olmadigina emin olman lazim once ki bunu da kirmadan ogrenmeye calis, yalan soyluyorsun falan deme yani, belki onun tarafinda daha karmasik sorunlar vardir belki sevmedigi biriyle nisanlidir kim bilir ama nisanliysa da bence vazgecmelisin, ya da onun ayrilmasi gerekir seni seviyorsa.. Bir de buna en iyi sen karar verirsin, burda yazilanlarin hepsi asagi yukari ayni olacak, farkli da olabilir tabi...
0
ermanen
(12.10.08)
alyansa, yüzüğe dikkat edin. nişan yüzüğü gibi değilse belli olur bence.
0
tom riddle
(12.10.08)
@tom riddle
yanina giderken cikariyordur belki
0
ermanen
(12.10.08)
nişanlıyım diyorsa senle takılmayı da seviyorsa elektrik artmışken öp bir bakalım ne olacak. bir buse kondur o dudaklara masum bir şekilde. sonra çek kendini geri bir şey söyleme. nişanlıysa gerçekten ve seviyorsa sana bir tokat atacaktır. tersi olursa ne diyeyim yine evlenme ihtimali var ama sen onun nişanlısın boynuzladığı bir ara eleman olarak kalabilirsin. askerde falan olabilir nişanlısı gerçekten eğer öyleyse bunları yapma tabi. bir şekilde çocuğun birliğini adını falan öğren telefon aç/mektup yaz ki kız cezasını bulsun. artık tüfeği kapıp öldürmeye mi gelir ikinizi de bilmem ama olay hoş değil .
0
ozdek
(12.10.08)
nabarsan yap arkadas ayagini devam ettirme. asik olup olmadigindan da emin degilsin madem. +-1 arkadas hayatinda bisey degistirmez filan diye dusun. sonra kendini gercekten askin icinde bulma. cok canin yanar. kiz bi sekilde beraber olmak istemiyor. ya gercekten nisanli yada ailesinden filan cekiniyo filan ne bileyim iste. sonucta araya bir engel koymus. hic gerek yok canini sikmaya. gonul ister kiza citlat bir daha gorusmeyecegini bakalim ne tepki verecek diye ama bence hic gerek yok.
bide asik olmak istemiyorsan ne yaparsan yap olayi buyutme. mesela kizla bi daha gorusmemek karari aldin diyelim. oturupda bir buyuk devirme muzeyyen senar esliginde. bise olmamis gibi davran. ne kadar buyutursen o kadar buyur cidden(bush gibi konustum).
0
oshamahue
(12.10.08)
gerçekten nişanlıysa sana bu kadar yakın davrandığı için, nişanlı değilse de sana yalan söylediği için,
bence onla ilişkini yavaş yavaş kesmelisin.
0
pwnedf myself
(12.10.08)
Bence nişanlıysa ve seninle yakınlaşıyorsa ondan uzak dur. Çünkü nişanlısının terkedip seninle birlikte olduğu zaman aynısını sana yapmaktan çekinmeyecektir. Yapmasa bile ona asla güvenemezsin, sağlıklı bir ilişki olmaz. Nişanlıyım diye yalan söylüyorsa da uzak dur bence. Yani bilmiyorum en azından ben yalanla dolanla yürüyen işleri pek sağlıklı bulmuyorum...
0
trista
(12.10.08)
hanim kizimiz ailesinden uzakta mi yasiyor/ okuyor? bazi aileler kizlari uzaktayken uslu dursun mantigiyla, kizlarini gaza getirip muhitten birileriyle nisanlayip damatlarini garantiye almak isteyebiliyorlar. dusuk bi ihtimal olsa bile bir neden bu olabilir. birlikte vakit gecirdiginize gore konusurken hic nisanlisindan bahsetmedi mi? ne bileyim disari cikiyorsa nisanli da gelmez mi arkadaslarla bulusmaya arada? bence bunu ona sorabilecegin raddeye gelmis durumunuz. nisanli ise: cocugu cok sevmiyor ya da zamanla hisleri korelmis olabilir ona karsi. cok genc yasta baslayan iliskilerde olabilir bu. yani kiz 20 yasinda ve nisanliysa muhtemelen, yaklasik 18 yasindan beri taniyordur ya da 19. bence insan o yaslarda hala buyumeye devam eder ve zamanla kendini, hislerini, kisiligini farkli yerlerde bulabilir... neyse, eger nisanliysa demek ki onu sevmiyor. yani seviyor olsa seninve kendisinin bu kadar yaklasmana izin vermezdi. iste bu noktada, bence senin kiza hesap sorma vaktin gelmis. yani hesap sorma derken kastettigim, su nisanli meselesini cozmek. hisleriniz karsilikli yogunlasirken hicbir sey yokmus gibi davranmak geleceginizi zorlastirmaktan oteye gidemez diye dusunuyorum. saglikli bir beraberlik icin iliskinin temelini atacaginiz yerin de temiz olmasi gerekir. pek anlatamiyorum da, diyelim ki kiz nisanli ve siz birbirinize asik oldunuz, o da nisanlisindan ayrildi bu birliktelik icin ... boyle bir senaryo daha en basindan seni, onu ve iliskinizi yorar, yipratir. haaa o zaten nisanlisindan ayrilmayi dusunuyor ama bunu yapamiyorsa ya da bundan emin degilse, belki seninle gecirdigi bu anlarda kendi hislerinden iyice emin oluyordur. o nedenle bence oluruna birak ve yanagina dokundugun ya da opustugunuz bir zamanin sonrasinda, mecburen oturup konusulcak bu mevzu ve de o sana anlatmak zorunda artik. bence eyleme gec, uzadikca bu surec karmasa da buyuyecek. su saatten sonra ola ki nisanliyim, gorusmeyelim derse aci cekceksin, bunun kacari yok. bir de sey, bu surecte kizi kendi haline birak yani manipule etme, tahakkum etmemeye calis. aldigi kararlar ona ait olsun ama onlari alirken de senin ne hissettigini bilsin.nisanli degilse; test etme amacli olsun ya da etrafindaki kismetleri uzaklastirmak icin olsun, farketmez' yalan soylediyse ya da bunu hayatinda uygulayabilen biriyse, uzak dur bence de. yorulmaya gerek yok, kimse kimseyi degistiremez de zaten.
0
pyro clustic flow
(12.10.08)
kardeş açık açık konuş,mantıklı birisin okudugum kadarıyla,dogru olan : kız eğer nişanlıysa unutman muhabbeti kesmen(bir şekilde öğrenirsin başka arkadaşlarına sor),nişanlı olması kotu sonuclar dogurabilir.eğer nişanlı deilse devam et.
0
manonflier
(12.10.08)
ne zaman evlenceksiniz diye sor. gelinliğini seçtin mi de. nasıl bir düğün istiyosun de. efendime söyliyim, hangi şarkıda dans ediceksiniz de.
cevap verirse bunlara biraz daha kızıştır. nişanlın nereli de nerde tanıştınız de kaç yaşında de ne zamandır birliktesiniz de nerde evlenme teklif etti de
hızlı hızlı sor bunları :) manyak sansın :p
ya eeeeaaah der ya da pıtır pıtır cevap verir. oradan bişeyler yakalayabilirsin.
ha bi de şöyle bi durum var.
eğer şöyle bi şey söz konusuysa, diyelim kız gerçekten nişanlı. sonra sen de bunu bilmene rağmen onunla flörtüyosun. ee kız gelse sana dese "tamam ben nişanlıyım ama sana aşık oldum" dese ve bunu sadece sana değil nişanlısına ve ailesine de söylese ne yapacaksın? ehi ehi ne güzel hadi sevgilim sinemaya gidelim mi diyeceksin? belli ki ya kız ya da ailesi artık bu evlilik müessesesine inanmış ve senden de aynı şeyi bekleyecekler.
ölç biç güzel bir hot kotür dikiver bu malzemeyle.
şefin tavsiyesi: bu yaşta ne evliliği kardeşim? delirdiniz mi..
0
insensitive
(12.10.08)
nişanlı kız, nişanlısı olan bekar kızdır. bir kere bu konuda anlaşalım. sana tavsiyem yakınlaşma olayına girmendir. hatta bence fazla vakit kaybetmemelisin. sonra ileride "neden öpmedim?" diye kafanı duvarları vurmak "neden öptüm" diye vurmaktan çok daha kötüdür, büyyyük pişmanlık yaşatır.
şu gençlik "carpe diem" felsefesini bir öğrenemedi hacılar.
0
prompter
(12.10.08)
ne hissettiğini açıkça söyle, kaybedeceğin ne var ki?
0
iris
(12.10.08)
aslında pyro clustic flow çok güzel bir giriş yapmış. tam söylediği gibi ilk cümlesi. ama burda damat garantiye değilde kız garantiye alınmış diye düşnüyorum. bence damat hayali bir karakter. şimdi burda herşeyi açık açık yazmak istemiyorum bir taraftanda. tam orta sınırı tutturarak anlatmak zorundayım. ikimizinde fazlaca tanıdığı var ve durumumuzu anlayanlarda vardır mutlaka. kız ailesinden oldukça uzakta. ve ben düşünüyorumki ailesi kızın aklına girmiş ve o gurbet ellerde kızıma musallat olmasınlar diye dümenden nişanlılık durumunu uydurmuşlar. çünkü bulunduğumuz ortam bu yalanı devam ettirmek için oldukca müsait.
insensitive in dediği soruları çeşitli kombinasyonlarla ve çeşitli zamanlarda sordum. halende sormaya devam ediyorum. böyle ona çaktırmadan sohbet esnasında ara ara soruları sıralıyorum. ama gelen cevaplardan dadmin olmadım yani. bir kaç bariz çelişki yakaladım bunu direk ona söyleyemedimde. nişanlım okuyor dedi farklı zamanlarda bölümlerini sordum iki ayrı cevap geldi (birbiriyle alakası olmayan bölümler) ama ben diyemedim hani şu bölümde okuyodu diye.
birde bu öpme konusu... tamam öptüm diyelim ters tepki verdi, bu lanet olasıca gururum öldürür beni inanın. kafamdan atamam o anı. ama dediğiniz gibi öpüşme durumunda karşılık verirse o zaman dadından yinmez de o riski alacak cesaret yok bende. maruz görün. yapım buna müsait değil. ben bide şeyi düşündüm. en yakın zamanda onu yemeğe davet etmeyi. sadece ikimiz sessiz sakin bir yerde içtenlikle konuşmak için. benim neler düşündüğümü anlasın diye açıkta konuşmayı düşünüyorum. elbet o da düşündüklerini söyler. benim amacım iki karşı cins olarak güzel şeyler yaşamak istiyorum. son derece masum düşünceler bunlar. en yakın zamanda bu teklifi yapacam sonucunuda buraya yazacam bakalım ne olacak. 6 ay önce kendimi bu halde görsem t.şak geçerdim kendimle yeminle. zor be brothers.
0
🌸ciddi sallıyorum bak
(12.10.08)
çok benzer bi' durumda (senin konumunda) bi' arkadaşım vardı, mutlu mudurlar, şu an durum nedir bilmiyorum zira bir süredir iletişmedim kendisiyle ama evlenmişlerdi =)
Merhaba eksiduyuru ahalisi,20li yaslarda, yuvarlak yuzlu bir kadinim. Saclarim su an omuzlarimda ve percem ya da kakul denilen seyden de istiyorum. "Aaa benim de boyle bir tanidigim ya da bildigim biri var cok yakisiyor su kesim." diyebileceginiz bir sey var mi?edit medit: emo/gotik arasi sacma sapa
Merhaba eksiduyuru ahalisi, 20li yaslarda, yuvarlak yuzlu bir kadinim. Saclarim su an omuzlarimda ve percem ya da kakul denilen seyden de istiyorum. "Aaa benim de boyle bir tanidigim ya da bildigim biri var cok yakisiyor su kesim." diyebileceginiz bir sey var mi?
edit medit: emo/gotik arasi sacma sapan da olsa fotograflar ekledim yuz yapimin gorulmesi acisindan. hazir bakmisken kizil mi siyah mi konusunda da fikir beyan ederseniz mutesekkir olacagimdir.
0
ti-kan-ma (02.10.08)
bir erkek gozuyle sunu demek isterim. yakisana cok guzel yakisiyor, ama yakismayanda da oyle kotu duruyor ki bu kahkül denen sey. kuaforun de bir fikrini aliniz.
0
la traviata
(02.10.08)
Keşke fotoğrafınızı görebilseydik. O zaman daha net bir şeyler söyleyebilirdim. Yüz biçimi bazen saçı iyi taşımaya yetmiyor.
0
trista
(02.10.08)
şimdi burdan verilen tavsiyeleri dikkate alıp aföre gidersen hayal kırıklığına uğrayabilirsin. mesela yuvarlak yüzlüsündür ama burnun uzundur. o zaman apayrı bir saç kesimi ve stili gerekir. sor, soruştur becerikli bir kuaföre git. istediğin modeli ve yüzünün nerelerinin daha belirginleşmesini istediğini anlat. bu işin eğitimini almış birinin eli değmesi lazım.
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(02.10.08)
@cisimi yapiyom popom kuru kaliyo: kuaforlerle ayni dili konusabilsem her sey cok guzel olacak ama olamiyor. o yuzden elimde somut bir seyle gidip "bana bunu kes" demek istiyorum artik.
@trista: ilk resimde gorulmeyen kisimda saclar toplu arkadan ve su an zaten kizil :)
@elxa: bu kadar klasik olmasa?
0
🌸ti-kan-ma
(02.10.08)
cok dikkat cekici, siyah ve aralara seksi kizil balyaj ya da herneyse..
şimdi benim bi arkadasa mesaj cekmem gerek ama aveaya bi turlu numara beğendiremdim numarayi 8 926 851 xxxx olarak kaydetmişim. megafon hattı olan bu numaranın basına ne getirecktik +7 926 851 xxxx mi olacaktı benim aveadan megafona mesaj cekebilmem için ne sekle sokmam gerekio bu numarayı?
şimdi benim bi arkadasa mesaj cekmem gerek ama aveaya bi turlu numara beğendiremdim numarayi 8 926 851 xxxx olarak kaydetmişim. megafon hattı olan bu numaranın basına ne getirecktik +7 926 851 xxxx mi olacaktı benim aveadan megafona mesaj cekebilmem için ne sekle sokmam gerekio bu numarayı?
0
zapake (30.09.08)
Rusya'dan mesaj atarken şehir kodu falan girmek gerekiyor normalde. Mesela Moskova'dan alınan telefon başka şehirde çalışmıyor. Türkiye'den aramak için başına 7 kodu getirmen lazım. sms.megafonmoscow.ru ayrıca şurdan sms atabilirsin.
0
trista
(30.09.08)
site guzelmiş. yalnız bi sorun var karsılıklı mesajlasmam gerek o yuzden cep telefonunu kullanmam sart:)
bu arada sanırım attım basını + dan 00 a değiştirip 007926851xxxx yapınca gitti bi yere iletildi ama doğru yermi henuz bilemiyorum
0
🌸zapake
(30.09.08)
daha önce aveadan ben de atamıyordum. aynı noya turkcellden atabiliyordum. sonra düzeldi, bir süredir başındaki kodu aynı olan farklı bi noya atabiliyorum. farklı operatör mü bilmem .no +79608xxxxxx şeklinde. iletildi mesajı geliyorsa iletilmiş oluyor mesaj sorunsuz.
bir media player yükledim.yüklerken netframework de yükledi(e zaten vardı).ondan sonra çatır çatır çalışan limewire ve torrent çöktü.limewire hiç bağlanmıyor. torrent 1kb üstüne çıkmıyor.portlar açık.firewall kapalı.da vincinin şifresi gibi bir soru.çok kazık soru:(
bir media player yükledim.yüklerken netframework de yükledi(e zaten vardı).ondan sonra çatır çatır çalışan limewire ve torrent çöktü.limewire hiç bağlanmıyor. torrent 1kb üstüne çıkmıyor.portlar açık.firewall kapalı.da vincinin şifresi gibi bir soru.çok kazık soru:(
0
glasscow rangers (23.09.08)
10-20 dk limewire açık durunca firewall uyarısı kendiliğinden kalkıyor
saygıdeğer duyuru halkı;genelde yaygın olduğu üzre latin kalvye kullanmaktayım. elimdeki klavyeyi rusça klavye olarak kullanmanın bir yolu var mıdır ? sanal klavyeye (umarım adını doğru biliyorumdur, hani ekranda beliriyor da siz fareyle harfleri seçerek yazıyorsunuz) dahi razıyım.bu amaca hizmet e
saygıdeğer duyuru halkı; genelde yaygın olduğu üzre latin kalvye kullanmaktayım. elimdeki klavyeyi rusça klavye olarak kullanmanın bir yolu var mıdır ? sanal klavyeye (umarım adını doğru biliyorumdur, hani ekranda beliriyor da siz fareyle harfleri seçerek yazıyorsunuz) dahi razıyım. bu amaca hizmet ettiğini öne süren çokca program buldum, ancak hiçbiri güvenilir gelmediği için yüklemedim. yok mudur "ben şunu kullandım çok memnunum" diyecek biri? ya da bunu çevirmenin başka bir yolu var mıdır? artık online sözlük kullanma zorunluluğu baş gösterdiği için ivedilikle gerektiğini belirtmeliyim. teşekkür ederim...
** bilgisayar bilgisi duyuruya girebilmekle sınırlı birinin anlayabileceği düzeyde anlatırsanız mes'ud oliciğim (: ***sürekli olarak değil; arada sırada, sözlükte birşeyler aramak üzere falan kullanmayı düşünüyorum.
0
ahandanick (18.09.08)
soruyu yanli$ anlamadiysam ekran klavyesi ve klavye dili olarak ruscayi eklerseniz sorun olmaz sanirim. ha ugra$tirir o ayri.
0
katafalk
(18.09.08)
kucuk stickerlar var kiril alfabesiyle, tuslara yapistiriyorsun rusca bir klavyen oluyor.
@kayranın kedisi; o sticker mevzuundan haberdarım, ancak türkiyede bulunmadığından da. daha doğrusu sadece stickerları yapıştırmakla olsa ne güzel, bir de onu destekleyen program gerekiyor doğal olarak. o da türkiyede yokmuş. var mı yoksa ? olsa ne güzel olur yaa.
0
🌸ahandanick
(18.09.08)
birinci yöntem: www.translit.ru latin harfleriyle girerek yazmak.
ikinci yöntem: klavyenin üstüne ufak stickerlar ile rusça klavye dizilişine göre harfleri yazmak (bunları kendin stickerları bölerek ve kalemle yazarak yapabilirsin) ve klavyeyi windowstan rusçaya çevirmek.
0
trista
(18.09.08)
en uzun yoldan hallettikten sonra daha kolay alternatifleri görünce üzülmedim değil ama hallettim, teşekkür ederim :) ayrıca kiril alfabesini destekleyen sözlüğü kutluyorum.
0
🌸ahandanick
(19.09.08)
hos yazilan yazilmis ama yazmadan edemiyecegim imtranslator.com hem guzel bir ceviri programi olmakla kalmayip, ayni zamanda kiril dahil pek cok alfabenin sanal klavyesini icinde bulunduran bir site.
İstanbul'da diksiyon kurslarının ortalama olarak ücreti ne kadardır ? Ayrıca bu diksiyon kurslarından sonra katılımcılara bir sertifika veriliyor mu ? Eğer veriliyorsa bu sertifikanın çağrı merkezlerinde iş bulmada falan bir avantajı olur mu ?
İstanbul'da diksiyon kurslarının ortalama olarak ücreti ne kadardır ? Ayrıca bu diksiyon kurslarından sonra katılımcılara bir sertifika veriliyor mu ? Eğer veriliyorsa bu sertifikanın çağrı merkezlerinde iş bulmada falan bir avantajı olur mu ?
0
joehigashi (07.09.08)
Başkent İletişim Akademisi derim bu konuda. Trt spikerleri ders veriyor. 400 lira civarında olması gerek. Meb onaylı sertifika da veriyorlar.
altın fiyatları aldı başını gidiyor aşağı doğru, hep kazandırır dedikleri altın daha ne kadar düşer sizce.. almalı mı, eldekini satmalı mı, beklemeli mi? ne yapmalı?
altın fiyatları aldı başını gidiyor aşağı doğru, hep kazandırır dedikleri altın daha ne kadar düşer sizce.. almalı mı, eldekini satmalı mı, beklemeli mi? ne yapmalı?
0
reeper redeemer (16.08.08)
benim bildiğim savaş dönemleri altın fiyatları hep artar
savaş dönemi icin en karlı yatırım aracı derle e güneyimizde kuzeyimizde savaş var o zaman artması lazım değil mi?
0
demlikposet
(17.08.08)
şu sıralar petrolle alakalı bir düşüştür. petrolle altın fiyatları doğru orantılıdır genelde. yakında yükselir.
0
nihilanth
(17.08.08)
altın hep kazandırır gerçeğinden şaşmayın, birikiminiz varsa hatta altına yatırım yapın, birkaç ay içinde getirisini görürsünüz.
0
raj
(17.08.08)
şunu unutmamalı ki altın her zaman türkiye'de avrupa ülkelerine göre 40 dolar falan pahalı olur.sene başından itibaren borsa resmen düşmeye başladı , büyük hisselere bakın sene başında 5 lira ise şimdi 3 lira gibi bir fiyata geldi.ben sizin yerinizde olsam altınları satardım ki sene başından beri altından zarar etmemişseniz satıp borsaya girmeniz en karlı yatırım olacaktır, esasında altından zarar etmiş olsanız bile satın dedigim gibi borsaya girenlerin de çogu zarar etti.yanlış bir sene yatırım yapmış olursunuz en fazla.
0
amarat
(17.08.08)
ihtiyacın yoksa satma dursun. hatta elinde paran varsa ve yatırım yapmak istiyorsan altın doğru bir tercih. borsadan anlamıyorsan hiç bulaşma. anlıyorsan sana kalmış belki köşeyi dönersin.
0
axijazz
(17.08.08)
verilen cevaplardan sadece petrole değinen doğru cevaba yaklaşmış.
1- "altın tut hep kazandırır" kadar yanlış bir önerme yok. onsu bin dolarken alan adam şu anda %40 zararda mesela. 2-3 yıl bekledikten sonra toplam %10 kazanacagına yatır mevduata yılda %15 kazan.
2- altının düşüşünü tetikleyen şey USD'nin "top out" yapması oldu. yani doların geri dönüşü. bunu sağlayan şey Avrupanın da resesyondan kaçamayışının netleşmesi ve ABD'nin sanılan kadar kötü durumda olmayışı. bunlar önce petrolü sonra tüm emtiaları aşağı çekti.
3- tek başına altına bakarsak: altının fiyatını arttıran şey enflasyondur. tüm dünya yavaşlayacagı zamanlarda altın ucuzlar. balonlarda fiyatı artar. yani önümüzdeki 3-6 ay içinde pek bir artış beklenmiyor. %3-5lik correctionlar gelebilir ama bu trendi bozmaz.
4- eldeki tüm altını çıkart. Türkiyede yaşayan biri için faiz her şeyi her zaman döver.
son olarak: altının borsayla da hiç ilgisi yoktur. altın getirisini illa bir şeye refere edeceksek "1/dünya enflasyonu" diyebiliriz.
0
507
(17.08.08)
iyi bir analiz yapmadan almayın bence. daha düşmeyeceği ne malum? ona bakarsan dolar 1.25in altını çok zor görür dediler, şimdi doların hali malum. en iyisi analizden iyi anlayan birinden yardım alın.
sevgili duyurucular kaldimi aramizda bu veleti oynayanlar, türk serverlarinda tabi? nerelerde takilirsiniz?
sevgili duyurucular kaldimi aramizda bu veleti oynayanlar, türk serverlarinda tabi? nerelerde takilirsiniz?
0
05 (14.08.08)
Sanırım nebula açık, ama zaten ultima oynuyorsan nebula'yı duymuşsundur... Ben bırakalı rahat 2 yıl oldu da çok özledim be mereti!
0
rainel
(14.08.08)
yurtdışı serverlarda da yüzlerce çinli oynuyor biraz da türk =) runuo'nun o şekilde 3 tane serveri var oyun versiyonları ayrı olarak.
0
yuto
(14.08.08)
ben world of uo da oynuyorum. runuo tabanlı. sitesi de wou.gen.tr
0
trista
(14.08.08)
ah ulen ne oynardım... canım çekti ama ne vakit var ne de eski muhabbetler. =)
0
atrin
(14.08.08)
hocam oynardım ben de ya canım da çekmiyorum değil ama hiç sarmanın sırası değil şimdi. tavsiye edebileceğim ve kaliteli oldugunu sandıgım bir sphere serverı vardı revolutionuo diye. kasması zordur ama. site: www.revolutionuo.net
0
cunext ya da cun8
(15.08.08)
sağolun.. erador.gen.tr buldum 140 felan player oluyor..
Yaklaşık 2 aydır sürelki kilo alıyorum 75 ten 90a vuracam nerdeyse yazın spora başlıcam veririm ne de olsa diye herhangi birşey de yapmadım kilo vermek için baktım göbek aldı başını gidiyor bende diyete başladım fakat mide büyüdüğü için inanılmaz acıkıyorum.Şu 1 ay spora ayıracak vaktim de yok sizde
Yaklaşık 2 aydır sürelki kilo alıyorum 75 ten 90a vuracam nerdeyse yazın spora başlıcam veririm ne de olsa diye herhangi birşey de yapmadım kilo vermek için baktım göbek aldı başını gidiyor bende diyete başladım fakat mide büyüdüğü için inanılmaz acıkıyorum.Şu 1 ay spora ayıracak vaktim de yok sizden ricam deli gibi acıktığım zamanlarda neler yapayım. Mesela tok tutacak fakat kilo aldırmayacak yiyecekler ,evde yapabilceğim egzersizler vs. Not: Cinsiyet : Erkek Boy : 178
0
extirpation (31.05.08)
yagsiz patlami$ misir falan yiyebilirsin. makineleri var ya yapan onlarla yapabilirsin misal. + bol bol su.
0
sourlemonade
(31.05.08)
diyet bisküvisi var.tadı yok ama olsun.doyuruyodur muhtemelen.bi de her diyetin olmazsa olmazı salata pek tabi.
0
aynali
(31.05.08)
salatalık olur marul olur, bilimum yeşile yüklenebilirsin. tuzsuz tabi ki. Ben deli gibi salatalık yerdim acıktıkça.az da olsa karın egzersizi de unutulmamalı, yoksa zayıflarsın ama göbek kalır.
0
neronas
(31.05.08)
tiroidlerini kontrol ettir.
0
kurukafa
(31.05.08)
bastirmak icin havuc, salatalik yiyorum bu aralar. bir de mevsimi yakin karpuz. hemen sisisriyo mideyi. daha once yazmistim buraya, mihalic peynri yontemim var. peynir gorunumlu tuz kitlesinden yiyorsun ara ara, sonra da abaniyorsun suya litre litre. yanina da yesillik, meyve arada, aciktikca. yag, islenmis seker, karbonhidrat almazsan bir sure sonra fidan gibi olursun. protein almayi unutma ama yagsiz tavuk vs.
0
pyro clustic flow
(31.05.08)
Ogunlerde bol bol yesil sebze ye. Az yagli sebze yemekleri yaparsan/yaptirirsan, doyana kadar yiyebilirsin ve ac kalma sorununuyla bas etmek zorunda kalmazsin.
Aralarda acikirsan meyve, havuc, salatalik gibi seyler yiyebilirsin. Kesmezse az miktarda (3-5) diye biskuvisi.
Patlamis misiri pek onermiyorum, cunku yagsiz bile olsa misir kendi basina epey kalori icerir. Yani sagliksiz bir yiyecek demiyorum ama kilo verirken tok tutmasi icin kullanmamak daha iyi.
0
wpi
(31.05.08)
sabahları sıkı kahvaltı et. akşam yemeğini çok hafif tutmaya çalış. bol bol kurufasulye ye. çok acıktığında bir avuç beyaz leblebi yiyebilirsin. veya diğer arkadaşın dediği gibi yağsız patlamış mısır seni tok tutar.
0
trista
(31.05.08)
2 ayda 15 kilo? tiroid bezlerini kontrol ettir bencede. tamam bazen kilo alabiliyor insan ama ay başına 7-8 kilo çok geldi bana. sanki hormonal bir olay gibi geliyor kulağa. üstelik sorun eğer tiroid bezlerindeyse kilo almamaya çalışmak kesinlikle işkenceye dönüşecektir bünye için.
0
exexex
(31.05.08)
Ben düşük yoğunluk lazer terapiyi önereceğim sana açlık noktaları üzerinde uygulanıyor ve açlık hissini azaltıyoruz ve uzman bir diyetisyen eşiliğinde sağlıklı kilo vermeni de sağlıyoruz.bize www.laserways.com sietsinden ulaşabilirsin .
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.
Oturumunuz ve sitenin güvenliği için zorunlu çerezler kullanıyoruz. İzin verirseniz ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklamlar için Google AdSense çerezleri de kullanılır.
Ayrıntılar: Çerez Politikası, KVKK Aydınlatma Metni.