Giriş
(20)

turkiye'de camasir kurutma makinasi yaygin mi ki? neden?

fevzi123
selamlar,bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin? camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza
selamlar,

bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin?

camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.

haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli bile? onlarin da haftada 10*2 dakika camasir asacak vakti yok mu? camasiri dogal yollardan kurutmanin daha iyi oldugu duyari twitter'da kasilmadi mi?

vs vs vs

kurutma makinaniz var mi? neden var? ihtiyac mi? neden?

tesekkurs'n'sevgilerden bir demet
0
fevzi123
(16.12.24)
yaygın değil. elektrik pahalı. kurutma makinaları pahalı
0
wd40
(16.12.24)
Baştan aşağı hatalı tespitler;

“bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok“

türkiye’de özellikle büyükşehirde 2+1 balkonsuz evlere tıkılan milyonlarca kişinin yer sıkıntısı var

“haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli“

Ben nerdeyse her gün yıkıyorum spordan sonra spor kıyafetlerimi.

ben kurutmalı makine kullanıyorum.
0
rentts
(16.12.24)
@rentts

tesekkur ederim cevaplarin icin de biraz daha acarsan sevinirim acikcasi. ben sahsen uzun zamandir istanbul hayatindan uzagim ve anlamak icin sordum.

mesela kurutmai makina dedigin sey, kurutma ozelligi olan cam makinasi mi yoksa ayrica bir kurutma makinan mi var?

bi gunluk hayatin bir parcasi mi yoksa luksu mu?

istanbul hayatinda kurutma makinasinin yeri temali bir tezin yuzde 1 niteligini tasiyan bi tez sorusu gibi cevaplarsan cidden seviniriz arkadsaim ya.
0
🌸fevzi123
(16.12.24)
Artık yeni yapılan evlerde çamaşır asılacak yer yok. Evin içine koysan çamaşırların nemi havayı bozuyor rutubet yapıyor. Bu yüzden mecburiyetten kurutma makinesi alıyorlar

Onun dışında çok cocugu olan ailelerde genelde çamaşır makinesi hergün çalışır. Kış vakti o çamaşırlar dışarıda yerin olsa bile yetişmiyor. O sebeple bir tane kurutucu alıyorsun 1 saat sonra kuru çamaşırlara sahipsin
0
limonlu eksi
(16.12.24)
çocuğa kreşten her gün 3 alt üst kıyafet artı iç çamaşırı istiyorlar. artı anne baba çalışıyorsa, her gün kıyafet değişiyorsa bu soğukta nasıl kurutacaksın? bunu soran adam bunları bilmez ondan sorar. işte bu sebepten almak zorunda kaldık.
0
mikahakkinen
(16.12.24)
2007den beri kurutma makinesi kullanıyorum. Alerjik astım sebebiyle aldım, sonra deniz kenarına taşındım ki burada kışın klima ile çamaşır kurtulmaz nemden. Yıllardır elim ayağım, çok da pratik bir şey.
0
strawberry first
(16.12.24)
tozu, tüyü çok güzel temizliyor, hızlı sonuç, pahalı değil, yazın sıcakta çabuk kurabiliyor ama güneşte kalırsa da çamaşırlar zarar görebiliyor kışın sogukta zaten iki gün o çamaşırın kurumasını bekliyorsun. Sık sık yatılı misafirler için nevresimler yıkanıp kurutuluyor ben de en az iki günde bir çamaşır yıkıyorum tek başıma olduğum halde gerçekten baştan aşağı yanlış tespit. Yeni evlerde kurutmak için alan olmaması ayrı bir sebep ama İstanbul'da çamaşır kurutmak her zaman kolay değil zaten ben şu olayı sevmiyorum asıl çamaşırı tek tek asılıp tek tek toplamak bir de onun süresini beklemek falan çok uzun bir iş
0
ala09
(16.12.24)
Çevremde neredeyse herkes kullanıyor. Elim ayağım resmen, neden daha erken almamışım diye her akşam kafamı duvarlara vuruyorum. Kışın evde çamaşır kurutmak iyi olmuyor, evde alerjik astımı olan varsa rahatsız oluyor. Bir kişinin çamaşırı söz konusu olsa neyse hadi olmasa da olur derim belki ama 4 kişilik bir aile için şart. Havlular kurutucudan çok güzel çıkıyor bir de yumuş yumuş
0
kullanicadi
(16.12.24)
iki kişi yaşıyoruz. 70m2

bir yatak odası, bir oturma odası bir de depo ve ofis olarak kullandığım çalışma odam var.

kız arkadaşım sürekli çamaşıur yıkar. bence bir günde kuruyor ama ona göre nemli kalıyormuş ve üç boyunca duruyor çamaşırlar. ama her gün değilse gün aşırı yıkanıyorlar çamaşırlar. yatak odasında sürekli bir askılık var.

bir de bazen üstüne eşya atılıyor, hani sandalyeye attığımız ne çok temiz ne de kirli olan arafta kalmış çamaşırlar.

o kadar mutsuz ediyor ki beni çamaşırlar, kirli giymeyi tercih ederim kurutma problemi yüzünden.

kurutma makinesi çamaşırları yıpratıyor diye duydum, almadım.
çamaşır makinemi değiştirdiğimde kurutma özellikli bir tane almak istiyorum.

balkon ya da boş oda olmadıkça, çamaşırları oda içinde kurutmak tam anlamıyla dağınıklık.

bir de geçen yıllardan biliyorum; kuruturdum ama toplamazdım çamaşırlarımı. oradan alır giyer makineye atardım, bazı kıyafetler günlerce askılıkta kalırdı da pis olduğunu düşünür tekrar yıkardım. burası benim tembelliğimdendi, ama üstte yazdıklarım bir çoklarının ortak sorunu.

türkiye'deki çoğu ev müsait derken yeni yapılan evlerin çoğu 2+1 70 metrekare civarı. istanbulda çok daha küçükleri bile yaygın artık. 1+1 ülkenin yeni gerçeği oldu, 2+1'e şükrederiz.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
Kendi cevreme bakinca pek yaygin degil olarak gormuyorum ama bu artik uygulanabilir bir opsiyon olarak degerlendiriliyor. Evine girip ciktigim kisilerde, sadece bir evde gordum. Yalniz benim cevre eksiduyuru cevresinden farklidir, tahminim en iyi ihtimal 2006 yilina kadar cevremdeki bir evde bile bulasik makinesi yoktu. Biraz geriden geliyoruz yani.

Bu arada bizde de yok. Olacagini da sanmam. Camasir makinesinin ve bir askiligin sigabilecegi ufak bir alan yapmislar. Eve ait isitma sistemleri de o kucuk yerde, oraya asiyoruz, zaten nispeten sicak oluyor cogu zaman, evi etkilemeden kuruyor.
0
mbond
(16.12.24)
Kurutma makinesi koyacak yer bulmak bence daha büyük sorun çamaşır kurutacak yer bulmaktan. Ben tek yaşadığım için salonun ortasında kurutma telinde kurutmak beni rahatsız etmiyor. Haftada 2-3 makine yıkıyorum zaten çok sorun olmuyor, salonda kalorifer de açık olduğundan hızlı kuruyor.

Ama mesela kurutma makinesi alayım desem nereye koyacağım bilmiyorum. Çamaşır makinesi banyoda ama orada kurutma makinesi koyabilecek herhangi bir alan yok. Başka bir yere koymak da mantıklı gelmiyor. Ülkece banyolarımız küçük yani bence. Bi de her çamaşırın atılamaması=hiçbir çamaşırın atılamaması demek benim için. Bu makinede kurur mu diye düşünmek hoşuma gitmez
0
nundu
(16.12.24)
Robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalını eleştirmişsin hocam. Çok laf yersin şimdi:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
sebeplerini bilemem, buna yorum yapacak sosyo-eko-kültürel bir birikimim yok. ama bizim aileden örnek vereyim madem. beş kişilik bir aileyiz, annem de dahil herkes çalışıyor. çamaşır makinesi günde en az bir, en çok iki kere çalışıyor. her ne kadar bu kadar sıklığa karşı olsam da günlük kıyafet değiştiriyoruz, çamaşırlar birikiyor.

neyse. hal böyle olunca kısa programda olsa bile bu kıyafetlerin yıkanması + asması + kuruyunca toplanıp yerlerine yerleştirilmesi vs uzun bir zaman alıyor. bunun bir de kışı var. haliyle kurutma makinesi de şart gibi bir şey oldu diye eve kurutma makinesi aldım. anneme göre bu makine şu an çok iyi, kolaylık sağlayan bir eşya.
0
m e b
(16.12.24)
hiç de yaygın değil.

çamaşır kurutmak dediğiniz, çamaşırı bir yere serip beklemek. tamamen ücretsiz.

hiç bir çaba sarf etmediğiniz ve tamamen ücretsiz olan bir şey yerine para verip makine almak, hatta makineyi işletmek için elektriğe de para vermek Türk halkına hiç mantıklı gelmediğinden, kurutma makinesi o kadar yaygın değil Türkiye'de.
0
co2s2
(16.12.24)
bende yaygın değil zannediyordum ama artık çalışan y kuşağının çoğunda var, bizim karşı apartmanda hep balkonda kurutmalar neredeyse sadece 2-3 dairenin yok kurtuması.
birde kedi köpekli evlerde çok kullanılıyor artık. 196-70 kuşağının alışık olmadığı bişey, maddi durum iyiyse ancak alırlar o yüzden çoğu hala kullanmıyordur.

ben kedi yüzünden aldım, koltuklara serilen örtülerde, kıyafetteki kıllarla uğraşmaktan bıktığım için ama sonra anladım ki ciddi zaman tasarrufuda asma toplama derdi yok.

robot süpürge denmiş, o da çok yararlı şimdiye kadar almadığıma ve mopunu yıkamalı model almadığıma çok pişmanım.
0
eja
(16.12.24)
1- Yalnız yaşayan insan oranı arttı.
2- Evli çiftlerin her ikisinin de çalıştığı hane sayısı arttı.
3- Haftasonu çalışma yaygın
4- Çalışma saatleri insanların her işini görebileceği şekilde rahat değil.

Sabah 08.00 - 09.00 arası işbaşı yapıp akşam 18:30 - 19:00 gibi evde oluyorsanız yemek yapmak, çocukla ilgilenmek, ev temizliği yapmak, kişisel bakımınızla ilgilenmek gibi işlerin hepsini haftanın 6 günü 18:30 - 23:00 arasındaki 4,5 saatlik zamana sığdırmanız gerekiyor. Kafa dağıtıp koltuğa serilecek vakit yaratabiliyorsanız ne mutlu. Bu süre yeterli bir süre değil. Pazar gününü de bu işlere ayırmak istemezsiniz. Örneğin cuma akşamı eve gelir gelmez çamaşırları yıkarsanız gece yatmadan önce kuru çamaşırları katlayıp koyar haftasonu bunla alakalı hiç düşünmezsiniz.

Özellikle kış aylarında çamaşırların içerde ve dışarda kuruma süresi uzuyor. İçerde serili çamaşırlar kalabalık ve nemli bir ortama sebebiyet veriyor. Dışarda çamaşır sermekse hem kışın işlevsel değil hem de gittikçe önüne geçilmeye çalışılan bir olay, çevresel sebeplerden ötürü. Kurutma makinası denkleme girdiği zaman öngörülebilir belirli bir süre içinde çamaşırlar kuruyup dolaba giriyor ve aynı gün giymeye hazır hale geliyor. Bu özellikle de tek yaşayan ve çalışan çiftler için çok faydalı bir durum. Daha az planlama, daha az zahmet. Ütü konusunda da çok katkı sağlıyor, ütü gereksinimini büyük oranda azaltıyor.

Elinizin altında bir çamaşır kurutma makinası varsa neden kullanmayasınız sadece soruyorum?

Çamaşırla uğraşmak bir hobi değil, bir gereklilik, zorunluluk. Haliyle bunda sizin payınızı azaltan bir teknoloji varsa bu yayılır. Çok derinlemesine incelemeye gerek yok aslında. Türkiye'de henüz "yaygın" değil, ancak "yayılıyor." ilerde yaygın hale gelmesi büyük ihtimal. Sadece şu anda yaygın değil.

Faydaları şöyle özetleyeyim

- Çamaşırlar birkaç saat içinde yıkanıp kuruyup giymeye hazır hale geliyor.
- Ütü gereksinimi büyük oranda azalıyor.
- Çamaşır serme konusu ortadan kalkıyor. Serili çamaşırın yarattığı kalabalık ortadan kalkıyor.
- Yağmurlu, soğuk ve nemli günlerde çamaşır sermeyle ilgili her türlü sıkıntı ortadan kalkıyor. İklim, nem, gece gündüz durumu tamamen denklemden çıkıyor.
0
akhenaten
(16.12.24)
bizde de var. Artık ihtiyaç haline geldi. Bu kadar kentleşirsen, hava girmiyor.
0
baldan kaymak
(16.12.24)
kurutma makinesi bende var. almadan önce çamaşırları yıka, as kurumasını bekle, topla, ütüle toplamda iki güne yakın zaman gidiyordu. şimdi çamaşırları sabahtan makineye atıyorum. aynı gün öğleden sonra ütü işi dahil herşeyi bitmiş oluyor (uzun eko programda yıkıyorum, yoksa daha kısa da sürebilir.) bunun bir de havlusu, nevresimi vs. var. kurutma makinesi ile 5-6 saate her şeyi bitmiş oluyor.

kardeşimde iki çocuk var, kurutma makinesi yok. salonda her zaman bir çamaşır askısı var ve hiç boş olmuyor. evde koyacak yer olsa ilk alacağım şey kurutma makinesi diyor.
0
inheritance
(16.12.24)
@all

yuh arkadaslar ben bu konuda hicbir sey bilmiyormusum. ben cok geride kalmisim. :)
0
🌸fevzi123
(17.12.24)
amerika'da her evde var. mukemmel pratik. camasir yikadiktan sonra tek tek asmakla ugrasmiyorsun hepsini oldugu gibi kurutmaya alip sonra katliyorsun.

tek handikapi kumaslari kucultmesi olabilir. cunku yikamayi serin suda yapabiliyorsun ama kurutmada illa ki sicak hava ufleniyor.
0
antikadimag
(17.12.24)
(29)

Ehliyetinizi kaç yaşınızda aldınız?

hain kostokk
SbEdit: B sınıfı dışında ehliyetiniz var mı?
Sb
Edit: B sınıfı dışında ehliyetiniz var mı?
0
hain kostokk
(15.12.24)
19
0
jelly bear
(15.12.24)
19
0
kullanicadi
(15.12.24)
18
0
false pretension
(15.12.24)
23
0
sonsuz
(15.12.24)
21
0
sey mi dostum
(15.12.24)
26.
0
Cesario
(15.12.24)
25. e sınıfı almıştım.
0
tabudeviren
(15.12.24)
18
0
king lizard
(15.12.24)
26 A
36 B
0
hedep
(15.12.24)
34
0
mark greg sputnik
(15.12.24)
18 girer girmez.
0
benibulmanlazim
(15.12.24)
30
0
Amaranta ursula
(15.12.24)
18.
0
logisticsmanager
(15.12.24)
32 yaeşında aldım 40 yaşında aktif olarak kullanmaya başladım :/
0
strawberry first
(15.12.24)
27. Ama 18de alinmali. Araba olmasa da bilmek lazim
0
Kittie
(16.12.24)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
24
yok ama a almayı düşünüyorum.
0
belkider
(16.12.24)
26
kahrolsun patriyarka
başka ehliyetim yok almayı da düşünmüyorum
0
titanyum22
(16.12.24)
18 girer girmez aldım

Bir de motosiklet (a sınıfı) var
0
baldan kaymak
(16.12.24)
19 yaşında aldım. B sınıfı, başka yok. 26 yıldır aktif olarak kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(16.12.24)
27, aktif kullanıyorum.
0
dejame
(16.12.24)
18 yaşında B sinifi aldım. 28 yaşında A almak için kursa başvurdum, kadın olduğum ve henüz motor kullanmayi bilmediğim için bu hizmeti veremeyeceklerini soylediler :)))) çok tatlı değil mi...

Şimdi aklıma geldi şikayet etmeliydim aslında di mi? Sürücü kursuysa nasıl "ben ogretemem" diyebilir -_-
0
abuzer
(16.12.24)
18
0
mikahakkinen
(16.12.24)
21 yaşında ailemin git al artık zorlamasıyla aldım. Direksiyon sınavından sonra da elimi sürmedim
0
nundu
(16.12.24)
29 yaşında B sınıfı aldım, araba kullanmayı bilmiyorum. Arabalar ve araba kullanmak zerre ilgimi çekmiyor. Kullanmayı öğrenmem lazım.
0
kumandanim
(16.12.24)
18 b
30 a

kamyon, tır falan sürmek istiyorum. sırf meraktan, eğer karşılanabilir bir tutarsa, bu ehliyetleri de almak istiyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
18 b
20 a2

20 yıldır aktif araç ve motosiklet kullanıyorum, yaşlanmışım :')
0
mirty
(16.12.24)
18
0
isiaha
(16.12.24)
Ben cok acele etmedim evin dibinde metro vardi. Arabamiz da vardi ama istanbul trafiginde eziyetten baska bisey değil.

Araba ehliyetini 21 yasimda aldim, motoru 28
0
ananiyimioguz
(16.12.24)
(9)

Olmazsa olmazim dediginiz teknolojik aletler neler? Telefon ve pc harici)

Zetnikov
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10 +++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora git
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10

+++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif

+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora gitmek vs imkansiz

+++ Kisin hava nemlendirici kullaniyorum yoksa burnum tikanabiliyor

+++ Termometre nemlendirci tarzi bisey var onunda derecelere bakip hareket ediyorum

++++ Yazici, onceden surekli kirtasiyeye giderdim sindi 2. El aldim babalar gibi yazdiriyorum
0
Zetnikov
(15.12.24)
Bluetooth kulakligim benim de kesinlikle
0
(15.12.24)
Kindle +1
Bluetooth kulaklık +1
0
salihdt
(15.12.24)
Akıllı saatimi ilave edeyim ben de listeye.

Araç içi kamera da var.
0
Mirket
(15.12.24)
@mirket

Ne kadar surede bir sarj ediyorsunuz sirf bu yuzden almadim
0
🌸Zetnikov
(15.12.24)
Apple watch'ların en kötü tarafı şarj süresi sanırım.

Akşamları benim bir kitap okuma saatim var. Bu zamanı evdeki her şeyi şarj etme saati olarak da kullanıyorum. Bir sıkıntı yaşamadım hiç.
0
Mirket
(15.12.24)
Akıllı saat +1

Samsung watch var bende. 2 günde bir (bazen 3 güne yetebiliyor) şarj ediyorum. Benim için en kritik özelliği aramaları ve bildirimleri titreşim ile almak. Telefonu sessizde kullanmayı sevdiğim için bu en temel özellik aslında bana yetiyor bile diyebilirim, kalanı işin şovu :d
0
nundu
(15.12.24)
@nundu'ya katılmıyorum. Kalanı kesinlikle işin şovu değil.

Evdeyken telefonun nerede olduğunu unutmak,
Eller doluyken gelen aramaya saatten cevap vermek,
Yalnız yaşayan biri olarak, bir gün düşer kalırsam birilerine haber verileceğini bilmek, Sesli komutla, plunk için 3 dakika, fırındaki pizza için 15 dakika, kitap okumak için 1 saat süre başlatmak,
Gece yarısı uyanıp Siri'ye sabah hatırlat da Salim Abiye başsağlığı telefonu edeyim demek,
yıllar içinde uyku, nabız, nefes, yürüyüş, antrenman düzenlerimdeki değişmeleri izlemek,
yürüyüşte, koşuda nabzımı, tempomu, eğimi, mesafeyi, kaloriyi, son kilometre performansımı izlemek,
Evde kaybolan telefonu buldurmak,
Japon yeni kaç lira ya da Dubai'de şu an saat kaç diye sesli sorup sesli cevap almak

hiç de şov değil.
0
Mirket
(15.12.24)
Ipad diyebilirim. En all around cihaz bence.
0
wd40
(15.12.24)
@Mirket

Şovu gereksiz özellik anlamında kullanmamıştım aslında. Hani benim için en temel özellik bu, diğerleri de pasta üstündeki çilek gibi demek istedim de yanlış anlaşılmaya müsait olmuş evet :D
0
nundu
(16.12.24)
(5)

Hediye fikri

tulumba
Selamlar,Gün geçmiyor ki her şeyi zorlaştırmayalım. Hediyeleşme etkinliği yapılacak, ama hediyeler çekilen harf ile başlamalı.Bana da r harfi çıktı, ne almalıyıım? Amaç farklı, komik hediye almak. Sizce ne almalıyım?Ekip kadın erken farklı yaşlarda insanlardan oluşmakta.Bütçe de düşük 150-200 tlAkl
Selamlar,
Gün geçmiyor ki her şeyi zorlaştırmayalım. Hediyeleşme etkinliği yapılacak, ama hediyeler çekilen harf ile başlamalı.
Bana da r harfi çıktı, ne almalıyıım? Amaç farklı, komik hediye almak. Sizce ne almalıyım?
Ekip kadın erken farklı yaşlarda insanlardan oluşmakta.
Bütçe de düşük 150-200 tl
Aklıma gelenler,
1)rezene, reyhan , bir r ile daha başlayan bi şey bulursam ,3lü paket-ama hatıra da kalmaz
2)rubik küp
3)rende
4)radyo -ama bu bütçeye uygun bulamadım.
5)rapunzelli bi şeyler

Fikirleriniz için şimdiden tşk
0
tulumba
(13.12.24)
Kadinsa rimel,ruj olabilir
0
brkylmz
(13.12.24)
İşte alınan hediyeyi kadın mı erkek mi alacak belli değil. Hediyeler ortaya bırakılacak, tekrar bir çekilişle hediyeler sahiplerini bulacak.
0
🌸tulumba
(13.12.24)
Rubik küp fikri iyi bence. İki cinsiyete de gider, hem boş beleş kategorisinden eğlenceli hem de alan kişi "ulan bi bakayım nasıl çözülüyomuş" diye uğraşabilir.

Rüya tabiri kitabı olabilir belki kesin ilgilenen birileri vardır böyle şeylerle. Piyasada kaldı mı bilmiyorum ama o fiyat aralığında bulabilirseniz komik olabilir.
0
nundu
(13.12.24)
Rakun Maskesi ya da Figürü
Ruj - Rimel - Kadın icin ok
Rüzgar Gülü - basit ucuz çocukça ve beklenmedik bir şey. masada komik aksesuar gibi
Renkli Raptiyeler - ofiste her şeyi sabitle, düzenle goygoy mesajıyla
Ramen - absürt bişey, ucuz.
Reçel
Raket
Robot minik oyuncak, robot anahtarlık, robot ıvırzıvır
Raf :)
0
wct3 org
(13.12.24)
robdöşambır diyecektim ama pahalıymış onlar, bir de kadına olmuyor sanırım.

rotring kalem olabilir,
rulman alabilirsiniz, biraz kafası çalışıyorsa araba filan yapar onlardan, enteresan hem...
ruşeym alabilirsiniz, alan kişi ruşeym nedir bilmiyorsa öğrenir
bir tane daha yazayım : rastık... bir çeşit göz kalemi sanıyorum.
0
iron
(14.12.24)
(20)

Liberalizm

michael_knight
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
0
michael_knight
(11.12.24)
Önce tanımını yapmamız lazım. Çünkü Türkiye'de ne kadar ülke düşmanı varsa liberalim diyor halk bunu yanlış veya o taraftan biliyor.

Düşünce özgürlüğü açısından yüzde yüz liberalim.

Ekonomik serbestlik açısından çok emin değilim. Bir de Türkiye'de liberalizmi işletsen ahbap çavuş kapitalizmine gider 5li çete tüm işleri alır. Komünizmi işletsen bu sefer devlet her şeye karışır devlet birkaç partinin kontrolünde olur. Yani Türkiye şu an ikisini de parça parça yaşıyor bence :D bundan iyisi de olmaz.

İdeal bir dünyada yakınım ama. Mesela liberal bi dünyada taksici lobisi biterdi martıcı adam direkt rekabete girebilirdi, biz bile şurada bi şirket kurup o işe atılabilirdik.
0
nhk ni youkosu
(11.12.24)
power is corrupt, absolute power is absolutely corrupt.
gücü dagitma kisminda varim. checks and balances zaten demokrasi icin cok önemli.

ama bu demek degil ki her seyi salalim, market kendini ayarlar zaten. isci haklari, azinlik haklari, hayvan haklari, kadin cocuk cocuklari, basin özgürlügü benim önem verdigim degerler. devletin bu konularda müdahalesi olmasi gerek.

+++
güvenlik icin özgürlükten vazgecilmesine karsiyim. bu da beni daha liberal yapiyor. muhafazakar görüste biri icin güvenlik önce gelir. benim icin özgürlük cok daha önemli.
0
sonsuz
(11.12.24)
Liberteyen Sosyalizm'deki liberal görüşe OK.
Liberalizm altında her türlü zulmü yapmaya hayır.
0
bartholomew87
(11.12.24)
Şimdi liberalizm denince farklı ülkelerde farklı konseptler algılanıyor. ABD'de liberal denince algılanan (ve ironik şekilde sol görüş sanılan), kadın/erkek eşitliği, ırk eşitliği, lgbt hakları vs gibi konularda liberalim. Burada zaten sjw diye laf yiyen biriyim yani genel olarak insanların bireysel özgürlüğü ve sosyal grupların eşitliğine önem veriyorum.

Ekonomik olarak sosyalist diyemem kendime ama sosyal demokratım. Serbest girişim teşvik edilmeli ama işçi hakları, halkın yararı korunmalı; sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetleri olabildiğince devlet güdümünde kalmalı gibi.

Yani sosyal medyada dalga geçilen left lib bir görüşüm var. Evet kendine left lib diyip saçma fikirler sunan çok kişi var ama bu demek değildir ki tüm ideoloji safsata :D
0
nundu
(11.12.24)
Bazı liberal ilkelerin şu anda teraziyi dengeleyebileceğine inandığımdan liberal fikirlerin toplumda daha yaygın hale gelmesine sıcak bakıyorum.

Yönetimde kontrol arttıkça sorun ve hatalar çoğalıyor. Günümüzde nüfus çok fazla ve devletler çok büyük. Haliyle her şeye merkezden ince ayar çekmeye çalışmak sürdürülebilir değil. Günümüzde ortalama bir devlet bir kişi veya dar bir grubun kontrol edebileceğinden çok daha kompleks bir yapı. Kontrolcü bir yönetim bir noktada 250 tuşa aynı anda basmaya çalışırken her yerinden ter akan karikatürize bir tipe dönüyor. Kurumsallaşma ve kendi kendine işlevini sürdürebilen yapılar oluşturmak önemli. Ülkeye aile çay bahçesi gibi davranmamak lazım; hem ekonomik hem de kültürel anlamda.

Ancak yönetim şekli olarak liberalizm sağlıklı sürmek için diğer ideolojilerden çok daha fazla eğitimli bir kitleye veya iyi niyetli yöneticilere ihtiyaç duyuyor. Bu iki bileşenden en az birisi yoksa ortalık kim vurduya gidiyor. Somut bir örnek olarak ülkede kendini liberal sanan ancak insanların marketle pazarlık yapma hakkı olmadığına inanan çok geniş bir kitle var. Görünmez el kuramını çok yanlış anlayıp gerçekten hikmetinden sual olunmaz ilahi bir varlık yaratmışlar kafalarında. Herhangi birisi ağzını açınca kafir muamelesi görüyor.
0
akhenaten
(11.12.24)
Liberalizm, günümüzde en çok tanıma sahip ve birbirine zıt görüşleri olan insanların kendilerini ait hissettiği bir kavram haline geldi. Bu yüzden "liberalizm" kelimesini kullanmak yerine, insanların ne demek istediklerini birkaç cümleyle açıklamaları daha doğru olur bence.

"Liberal" kelimesi artık herkes için farklı anlamlar taşıyor. Kimileri duyar duymaz "sjw" ya da "woke" etiketini yapıştırıyor. Bazıları için sadece özelleştirme savunuculuğu anlamına geliyor. Kimileri için terör destekçiliğiyle eş anlamlı. Hem aşırı sağcı hem liberal olanlar var, bir yandan da kendini solcu olarak görenler... Ya da sağ görüşe yakın olduğunu söyleyip aslında sol görüşün savunduğu fikirleri destekleyenler... Bazı kesimler için liberal olmak veya liberalizmi savunmak adeta bir hakaret. Liberal ekonomiden bahsedince hemen patron savunucusu damgası yiyenler de var. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Ben şöyle düşünüyorum: Devlet kurumlarının çoğu özelleştirilmeli, ama devlet bu alanları denetlemeye devam etmeli. Telekom, elektrik, su, sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım gibi konularda devlet tamamen çekilmek yerine, firmalara belli bir çerçevede özerklik tanımalı ve halkın refahını etkileyecek noktalarda sınırlar koymalı. Serbest piyasaya müdahale etmemeli ama gerektiğinde rekabeti artırmak için yeni aktörler oluşturmalı. Devlet, halkı ne patronların insafına bırakmalı ne de sosyal yardımları artırıp insanları tembelliğe alıştırmalı ya da popülizm uğruna sadaka ekonomisi yaratmalı.

Kavramları kitaplardaki tanımlarıyla ele alsak bile, "liberal" kelimesi insanların zihninde bambaşka şeyler çağrıştırıyor. Bu yüzden kendimi bu kavrama ne yakın ne de uzak görüyorum.
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
Tam bir liberalim.

Ama özde sjw ve libos olanlardan degilim. Pure liberalistim.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
Liberalizmin ön şartı eğitim. Belirli bir eğitim olgunluğuna ulaşmamış bireyler, doğruyu yanlışı ayırt edemediğinden, paranın hükmettiği toplum mühendisliğinin kurbanı oluyorlar. O eğitim düzeyine ulaşmanın ön şartı da Devlet zenginliği.
Dolayısıyla bunu, sadece Avrupalılar, dünyayı sömürerek becerebildiler.

Ayrıca nasıl ki komünizm yaşayabilmek için komünist olmayan ülkelerle arasına bir demir perde örmek zorundaysa tam liberal ülkeler de böyle bir demir perde örmek zorundalardı. Ancak, örmediler. Farkına vardıklarında da çok geç kalmış oldular. Sömürülenler haklarını almak için o sınırdan geçtiler. Bu durum Liberalizmin ütopikliğini ortaya koydu ve terkedilmeye mahkum.
0
Mirket
(11.12.24)
tanım olarak çok değiştiğine inanıyorum ama kendi anlayışıma göre liberalizme tamamen karşıyım. benim için zehir gibi bir şey.

ironiktir ki komünizmin "insan doğasına uygun olmadığını" söyleyen liberaller nedense konu insan doğası ve denge olunca liberalizmi çok severler.

liberalizm itliktir, serseriliktir. liberalizmde güç senin elindeyse milyonlarca insanı süründürebilirsin. bunda ahlaki ya da ekonomik olarak bir problem görülmez. adapte olman beklenir.

dediğim gibi liberalizm anlayışı da kişiden kişiye çok değişebiliyor ama ben genel olarak liberal biriyle mecburi selamlaşmanın dışında iletişim bile kurmam ya. benim gözümde yamyamdan, canavardan farkları yok.
0
mark greg sputnik
(11.12.24)
Yani tam nasıl bir liberallikten bahsediliyor bilmiyorum. Misal sosyal konularda Amerika'nın liberali bile Avrupa'da merkezci olur. Ama ekonomi konusunda ise amerikan solcusu belki Avrupa liberalinden daha liberal olabilir. bu biraz ülkeye göre değişiyor.

Açıkçası yüzde yüz açık olduğum bir şey değil, biraz cherry picking olarak yaklaşıyorum. Aynısını sosyalistlik için de yapıyorum. Genel olarak sosyal demokrat, merkezci bir yapidayim denebilir ama enteresan şekilde Fransa için olan "hangi siyasi partiye yakinim" zimbirtilarinda macron partisi ile Cumhuriyetci ardından da sosyalist çıkıyor. Yani resmen fadimenin düğünü olmuş bir yaklasima sahibim, ondan ideal parti de bulamıyorum.

Neyse yani. Kesinlikle komünizm gibi alakasiz düşünceler sahip olmasam da asla "bırakalım yapsinlar market bulur duzeni" gibi şeylere de inanmam. Marketi serbest bırakılan radyasyonlu fırça yalatiyorlar.
0
logisticsmanager
(12.12.24)
Yakın hissediyorum.
0
liberal
(12.12.24)
once liberalizmi tanimlayalim. insan toplumlari bir arada yasamak icin belirli kurallar gelistirdiler. bu kurallarin bazilari subconscious ile gelisti ve kulturel kodlar olarak yerlesti. her yeni birey bu kurallara gore hareket etmesi adina egitildi. ornegin buyuklerin elini opmek, onlarin yaninda bacak bacak ustune atmamak, dini kurallar gibi. bunun yaninda bir de conscious olarak gelistirilen ve yaziya dokulerek kalici hale getirilen mutabakat vardir. bu da anayasa ve kanunlardir. bu da yine kuraldir ancak yazili ve bilincli olarak kabul edilir ve tartismalarla degistirilebilir.

simdi bu kurallara karsi bir ucu liberalizm, bir ucu muhafazakarlik olan continuous bir spektrum bulunur. buradaki ideal uclardan liberalizm subconscious veya conscious kurallarin tamamina karsi protest bir tavir benimser. bu minvalde bu kurallarin esnetilmesini, yeni kurallar koyulmamasini ve insan bilincinin tamamen serbest birakilmasini isterler. birey bu kulturlerde toplumun onundedir.

spektrumun diger ucunda ise muhafazakarlik bulunur. muhafazakarlik subconscious veya conscious butun kurallari savunur. kurallarin topluma sekil verdigini ve kurallar olmadan insanin dogal durumuna donup hayvanlasacagini iddia eder. bu nedenle din kultur gibi subconscious konulari da savunur. bunun yaninda ekonomik yani guc dagitimini da belirli kurallara gore yapmak ister. bu tarz sosyetelerde de toplum bireyin onundedir. subconscious yerine din/kultur, conscious yerine devlet diyecegim ingilizce olmasin diye.

simdi bazi toplumlara ornek;
kulturde liberal, devlette liberal : abd
kulturde liberal, devlette muhafazakar : avrupa
kulturde muhafazakar, devlette liberal : turkiye
kulturde muhafazakar, devlette muhafazakar : cin

bana sorarsaniz bati kulturunun gelismesi bu din/kultur kurallarini budayarak kendilerini ozgur birakmalari oldu. protestanlikla baslayan dini degerlerden uzaklasma liberallesmeyi ve bireyi one cikardi. bu anlamda hardcore muhafazakarligin kimseyi bir yere goturmedigi ortada. diger yandan komple liberal anlayis da abd gibi ucube toplumlar yaratiyor.

politika biliminin yapmasi gereken de bu iki uc spektrum arasinda guzel bir denge bulmaktir. bence ekonomide liberallik korkunc bir sey. dunya uzerindeki insanlarin %80'i sefalet, %15'i gelecek kaygisi %5'i rahat, %0.01'i de sulalesinin 100 sene harcasa bitiremeyecegi bir zenginlige sahip. bence devlette liberalizm insanlarin cogunun ayricalikli bir azinlik tarafindan somurulmesi anlamina geliyor. dolayisiyla kapitalin ne kadar birikmesine izin verilecegi, miras hakki, bireye asgari seviyede saglanmasi gereken haklar konusunda liberal degilim. devlet bireylerin somurulmesini engellemek uzerine kurulmustur. dolayisiyla devlet tanimli, kurallari belli ve kurallara uygun yonetilen bir yapi olmalidir. ancak fazla ve akilsizca getirilmis kural da sekillendirmek yerine kisitlayici oluyor ve gelisimi engelliyor. bu cok hassas bir denge.

din/kultur gibi mevzular zaten subconscious olarak gelistikleri icin bunlara yonelik kisitlamalara ve kurallara karsiyim. ataturk'un dile mudahelesi, turkiye'de bireyi baskilayan bogucu kultur gibi. bu konularda liberalim. benim anlayisim bu sekilde. kafama en yakin durum da avrupa'dir. ancak soyle bir durum var.

tam liberal toplumlar ciddi guclenip digerlerinin ustune basiyorlar bu gunlerde. cunku gucun cok buyuk bir bolumunun cok kucuk bir azinlikta bulunmasini sagliyorlar. bu gucu ele geciren de ya kendi vatandaslarini somurerek ya da abd orneginde oldugu gibi dunyayi da somurerek buyuyor. buyuk guc sinirli bir sinifta oldugundan yonlendirilmesi cok kolay oluyor.

sonuc olarak insanligin onundeki en buyuk engelin gucun ve kaynaklarin kucuk bir ayricalikli kesimde toplanmasi oldugunu dusunuyorum. milyonlarca akilli insan hic olup gidiyor. zengin cocuklari ozel okullar, titrler falan derken sadece ayricalikli olduklari icin buyuk sirketlerde takiliyorlar. bu bir nevi nepotizm toplumun verimliligini dusunuyor. bu konunun kisitlanip, her bireye kendini gerceklestirme firsati verilmesine inaniyorum. bu da beni ozellikle ekonomik mevzularda siki bir liberalizm karsiti yapiyor. cunku laissez passer dedigin zaman birilerinin ustune basip passer oluyor mevzu hemen.
0
antikadimag
(12.12.24)
@antika, protestanlik dini degerlerden uzaklasma degil aksina core degerlere dönüstür.
0
sonsuz
(12.12.24)
Ekonomik gelişimi sağladığı çok açık.
Sosyal tarafta çöküşe sebep olduğu da öyle.

Dolayısıyla bir kısmını alıp uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama sosyal işleri; eğitimi, sağlığı, güvenliği, adaleti ve benzeri konuları devletin düzenlemesi şart.
0
babilfish
(12.12.24)
@sonsuz; protestan toplumlarin hicbiri dindar degildir. zaten adi ustunde kiliseyi "protest" ettikleri icin kendilerine protestan denir.

us, uk, commonwealth, almanya, iskandinavya hepsi protestandir. bu ulkelerin ortak noktasi dinin hayatta yeri cok kisitlidir. toplumsal kurallar din dahil geriye atilmistir. yine ayni sekilde hepsi ozgurlukcu toplumlardir. ingiliz imparatorlugunun kalintilari bu ozgurlugu ekonomik alana da tasirlar.

bu mevzudan bahsediyorum.
0
antikadimag
(12.12.24)
protestan toplumlar dindar degildir demek? güzel kafalarmis. kimse 1600-1700lerdeki gibi yasamiyor tabi.
protestan ülke olarak almanya demissin. almanya'nin güneyi katoliktir. bavyera'nin avusturya sinirindaki köylerinde doktorlar cinayet diye kürtaj yapmiyor.

sen biraz salliyorsun :)

tanriyla direkt konusamazsin saintlere git önce demek dindarlik, tanriyla direkt konusabilirsin kilisenin de bu kadar altina ihtiyaci yok demek protesto etmek, dinsizlik ok.
0
sonsuz
(12.12.24)
yahu gercek hiristiyanlik nedir tartismasina girmeye gerek yok. protestan toplumlarin hicbirinde din hayatin icinde degildir. bunu soyluyorum. yahu koskoca reform hareketi ne demek? dinin sinirlarinin geriye itilmesi. son olarak da eger protestan toplumlarinin dindar oldugunu dusunuyorsan ingiltere ve italya'da dinin toplumdaki yerine bakmani tavsiye ederim. protestan olan toplumlarin tamami dinden uzaktir. din sadece soyut bir tanri ve bireyin bu tanriyla iliskisine indirgenmistir ve hayatin tamamindan cekilmistir. su basit gercegi daha fazla tartismayacagim.

almanya'nin guneyi katolik evet. bunun konuyla ilgisi ne anlamadim. bunu bilmedigimi ne dusundurdu onu da anlamadim. prusya protestandir, martin luther'in yasadigi ve ciktigi yerdir. o yuzden almanya'yi da saydim. istisnalara bakacaksak turkiye de devlette tam liberal degil 80 oncesi kalan kurumlar yuzunden.

bence nitpicking yerine insanlarin ne demeye calistigini anlamaya calisirsan daha guzel bir hayatin olur etraftakiler de rahat eder.
0
antikadimag
(12.12.24)
su basit gercek dedigin sey senin görüsün. evanjelik birine sorsan din hayatin merkezine alindi, dikkat dagitici seylerden uzaklasildi, asil dini degerlere daha yakinlasildi der. katolik kilisenin sömürüsü bitti der.

avrupa'da dinin kisitlandigi ülkeler fransa ve eski sovyet ülkeleri. onlarin da protestanlikla degil, sekülerlik ve komünizmle ilgisi var.
almanya'da kiliseinin kresleri falan var. iceri girdigin an kocaman hac görüyorsun.

bakis acin cok öznel, bilgilerinde de yanlis seyler var gibi geldi.
0
sonsuz
(12.12.24)
@antikadimag protestan reformu cidden avrupadaki özgürlük anlayışıyla çok bağlantılı değil.

Esasen protestan reform katolikliğe göre çok daha sert dini kurallar getirdi. Protestanlar katolik kilisesini din dışı gördüğü için zaten bu işe kalkışıyor. ABD'yi kuran asli unsurlardan birisi Avrupa'dan sürülen protestan gruplar zaten. ABD köktendinciliğin en sert olduğu bölgelerden biriydi uzun zaman. Bugün Hristiyanlık oldukça güç kaybetmiş olmasına rağmen en çok öne çıktığı devletlerden birisi (belki de ilki) ABD. ABD sadece üniversitelerinden ve bilim merkezlerinden ibaret bir ülke değil, kozmopolit yapısından ötürü çok görülmese de oldukça muhafazakar bir yapıda Avrupa ülkelerine kıyasla.

Örneğin tarihsel anlamda katolik bir ülke olarak Fransa ABD'nin yanında tamamen dinsiz kalıyor.

Yani bu konunun yukarda anlattığınız şeyle çok bir ilgisi yok aslında, ancak konu açılmışken katılmak istedim ben de.

Reform'un liberalizm anlamında yol açtığı ve gelecekte (aydınlanma çağı ile beraber) dini yumuşama ortamını başlatan en önemli şey insanların bireyselleşmesinin önünü açmasıydı. Reform kilise gibi merkez otoritelerin dini yönetimindense küçüklü büyüklü toplulukların kendi dini işlerini yürütmesine olanak tanıdı. Dinden uzaklaşma ise Aydınlanma çağının bir özelliği daha çok. Reform burada dolaylı bir etkiye sahip.
0
akhenaten
(12.12.24)
"Protestan iş ahlakı" veya buna benzer isimlerle tanımlanan, protestanların çalışmayı hayatın önemli bir kısmı olarak görmesini tarif eden kavramdan bahsetmemiz gerekiyor sanırım.
Bu protestanları ne aşırı dinci ne de aşırı dinsiz yapıyor. Çalışma hayatına farklı bir yaklaşımları var.
0
🌸michael_knight
(13.12.24)
(5)

Yumuşamış Türkçe

Simsiyah
Mesela “yapacağım” kelimesini “yapacam” gibi kullanırız çoğu zaman. Ya da “geleceğim-gelicem” gibi. Yani gelicem diyen biri yumuşamış bir ifade kullanıyor. Bu da ciddiyetini azaltıyor dilin. Yabancı dillerde de böyle bir şey var mı?Kısaltma ya da alternatif kelime sormuyorum. -cam, -cem gibi şeyleri
Mesela “yapacağım” kelimesini “yapacam” gibi kullanırız çoğu zaman.
Ya da “geleceğim-gelicem” gibi. Yani gelicem diyen biri yumuşamış bir ifade kullanıyor. Bu da ciddiyetini azaltıyor dilin.

Yabancı dillerde de böyle bir şey var mı?
Kısaltma ya da alternatif kelime sormuyorum. -cam, -cem gibi şeyleri soruyorum.
0
Simsiyah
(09.12.24)
yapacagim yapicam diye okunur. dogrusu o.
edecek -> edicek
sonra-> sogra

ciddiyetini azaltmasi senin düsüncen.

-cam,-cem bildigin türkce. kisaltma sormuyorsan neyi soruyorsun anlayamadim.
0
sonsuz
(09.12.24)
var.
i want to go = i wanna go
0
buenosdias
(09.12.24)
Yazım dili - Konuşma dili.

Bu ikisi farklı şeyler hocam.
0
kumandanim
(09.12.24)
Yapacağım'ı yapıcam diye okumak bir tercih. Bu tek doğru, yapacağım diye okumak yanlış diye bir durum yok. TRT'ye spiker olmayacaksanız bu yapay Türkçeyi konuşmak zorunda değilsiniz. Bak değil yerine de diil denmesi gerekiyormuş güya. Ben bastıra bastıra değil diyorum bunun yanlış olduğunun herhangi bir kanıtı var mı diksiyon hocalarının zorla dayatması dışında?

Böyle saçma sapan kurallar uydurup sonra Türkçe yazıldığı gibi okunmaz diyorlar. Türkçe spesifik bir iki kelime hariç yazıldığı gibi okunur, konuşurken yaptığınız diksiyon farklılıkları buna antitez oluşturmaz. Yapacağım diye konuşmanız da sizi yanlış konuşuyor yapmaz
0
nundu
(09.12.24)
Rdyo tiyatrosu oyunlarını dinle, yapıcam'lar gidicem'ler İstanbul şivesiyle o kadar cuk oturuyor ki dile, hiç de yumuşamış denmez, zaten yumuşakmış denir. Dil canlı bir varlıktır, zaman içinde değişim göstermesi olağandır ve zaten olması gerekendir.

Amerikan İngilizcesindeki r yutmaları da buna örnek olsa gerek, ve daha birçok yutmalar. Onda varsa pek çok dilde de vardır. Arapçadaki "el-ilah"ın "Allah" haline gelmesi de öyle olsa gerek.
0
muhayyer divan
(09.12.24)
(5)

"Osman Paşa s.çtı taşa.." neden?

michael_knight
Plevne Marşı'nın başlıktaki gibi söylenen bir versiyonu vardır, sanırım herkes bilir.Bu sadece komiklik için midir yoksa Osman Paşa'yı övmek veya yermek için yapılmış bir versiyon mudur?Bir de bu versiyonun devamı yok, marşın normal sözleri devam ediyor di mi?
Plevne Marşı'nın başlıktaki gibi söylenen bir versiyonu vardır, sanırım herkes bilir.

Bu sadece komiklik için midir yoksa Osman Paşa'yı övmek veya yermek için yapılmış bir versiyon mudur?
Bir de bu versiyonun devamı yok, marşın normal sözleri devam ediyor di mi?
0
michael_knight
(08.12.24)
Çocuk aklı
0
gabe h coud
(08.12.24)
Taş yarıldı baştan başa? değil mi devamı :D
0
hedep
(08.12.24)
İnternetin olmadığı, televizyonun tek kanallı olduğu (hatta belki onun bile olmadığı) dönemlerde çıkmış böyle şeyler işte can sıkıntısından. hedep +1 bu arada

Mesela hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa marşının da böyle bir versiyonunu biliyorum. O da Atatürk'e hakaret olsun diye yapılmamıştır yani canı sıkılan bir ergen üretmiştir diye düşünüyorum :D
0
nundu
(08.12.24)
Yermek için uydurulmuş veya cahilliğin zirvesini yaşayanların uydurduğu bir şey. Şuursuzluk.
0
muhayyer divan
(08.12.24)
@nundu
hoş gelişler ola mustafa kemal paşa
Hoş gelişler ola Enver Paşa'dan çalıntı zaten
tr.wikisource.org
0
lambırcek
(09.12.24)
(2)

Gözlük camınıza hangi kaplamaları yaptırıyorsunuz? İşe yarıyor mu?

anaphylacticshock
Merhaba, bu konuyla ilgili daha önce duyuru açmıştım ama o daha genel bir duyuruydu. Bu sefer gözlük kaplamalarıyla ilgili bireysel tercihlerinizi öğrenmek istedim. Numaralı gözlük yaptırırken hangi kaplamaları tercih edyorsunuz? Yarın gözlük yaptıracağım. Camlar yansıma yapmasın diye anti-refle, su
Merhaba, bu konuyla ilgili daha önce duyuru açmıştım ama o daha genel bir duyuruydu. Bu sefer gözlük kaplamalarıyla ilgili bireysel tercihlerinizi öğrenmek istedim.

Numaralı gözlük yaptırırken hangi kaplamaları tercih edyorsunuz?

Yarın gözlük yaptıracağım.

Camlar yansıma yapmasın diye anti-refle, su tutmasın diye hidrofobik, maske takarken ve kapalı ortamlara girince buhar yapmasın diye anti-fog ve UV ışıkları için filtre kaplaması yaptırmayı düşündüm.

Hidrofobik kaplamanın içinde zaten anti-refle katmanı varmış galiba. Yani hidro-fobik yaptırısam ekstradan anti-refle ekletmeme gerek yok anladığım kadarıyla.

Ama hidrofobik kaplama ve anti-fog kaplama bir arada olmuyormuş. Birini tercih etmem lazım.

Siz numaralı gözlüklerinize hangi kaplamaları yaptırıyorsunuz?

Bu kaplamalar cidden işe yarıyor mu?

Kaplamalarda hangi markayı tercih ediyorsunuz?

Gözlükçünün sipariş ettiğim gibi doğru kaplamaları yaptığını nasıl anlayabilirim? Bu işin bir kontrol mekanizması yok mu? Optikçinize bu konuda nasıl güveniyorsunuz?

Yıllar önce anti-fog cam kaplaması yaptırmıştım ama pek işe yaramamıştı. O yüzden emin olamıyorum.

Ayrıca gözlük yaptırdıktan sonra çerçeve ve cam için ayrı ayrı garanti belgesi veriyorlar mı?

Kurumsal, büyük gözlükçülerimi tercih ediyorsunuz?

Gözlüğünüzü yaptırmadan fiyat araştırması nasıl yapıyorsunuz?
0
anaphylacticshock
(08.12.24)
Sadece antireflect. Kurumsal dışında tercih edince feci kazıklarlar.
0
wd40
(08.12.24)
20 senedir gözlük takıyorum, antifog falan hiç duymadım. Antirefle de var mı benimkinde bilmiyorum. İzmirde ailecek 20 senedir gittiğimiz gözlükçümüz var. Ailede herkes gözlüklü olduğu için ortalama 1-2 senede bir gözlük alışverişi yapıyoruz adamdan. Ufak tefek işler için para almaz, gözlük konusunda da verdiği fiyata güveniriz pazarlık yapmayız. Onun dışında önerebileceğim zincir olarak Elit Optik olabilir bir kere İzmir dışında olduğum için oradan aldım numaralı güneş gözlüğü, o iyiydi hizmet olarak. Model çeşitliliği falan da güzeldi.

Atasun'a yıllardır önyargım var hiç sevmem. Böyle bi anda aşırı yayılan zincirlere önyargım var zaten. O yüzden eğer tanıdık optikçi varsa ona git, yoksa orta düzey zincirler olabilir
0
nundu
(08.12.24)
(4)

Şehirler arası eşya gönderme

Chips
Yaklaşık 6 parça orta buyuklukte koli ve 2 halıyı en ucuz ve güvenilir nasıl taşıtabilirim ? Istanbul'dan Konya'ya gerçekleşecek bu sevkiyat için nakliyat firmalarindan ziyade ptt kargo mu ucuz olur ? Bir ara internette kargo kodu paylaşıyorlardı belirli bir ucret karsiligi. Büyük desiler için kargo
Yaklaşık 6 parça orta buyuklukte koli ve 2 halıyı en ucuz ve güvenilir nasıl taşıtabilirim ? Istanbul'dan Konya'ya gerçekleşecek bu sevkiyat için nakliyat firmalarindan ziyade ptt kargo mu ucuz olur ?

Bir ara internette kargo kodu paylaşıyorlardı belirli bir ucret karsiligi. Büyük desiler için kargo kodu bulabilir miyim ?

Ayrıca son zamanlarda küçük kargo firmaları görüyorum. Bireysel kargo alıyorlar mı?

Bu konuda gercekten yardima ihtiyacım var. Nakliyatcılar gercekten beyaz esya mobilya tasitacakmisim gibi fiyat veriyorlar. Önerilerinizi bekliyorum.
0
Chips
(08.12.24)
Otobüs firmaları, bagaj bölümü dolu değilse ücreti mukabilinde taşıma yapiyorlar
0
abuzer
(08.12.24)
Otobüs benim de aklıma geldi ancak hem buradan otogara taşımam sıkıntıli olacak hem de karşı taraftan alacak birilerini ayarlamam gerekecek.

Dönüşü otobüsle yapmayı planlıyorum ama en azindan bazı eşyaları önden göndersem daha iyi olacağını düsunuyorum.
0
🌸Chips
(08.12.24)
Pamukkale Kargo'ya verin, varış yerinde de siz gidip alırsınız.
0
malheiros
(08.12.24)
Bazı sendikaların kargo firmalarıyla anlaşması oluyor. Araştırıp etrafınızda o sendikaya üye birisini bulup indirim kodu rica edebilirsiniz. Hekim sendikalarında mng kargoya indirim vardı mesela bir arkadaşım kullandı öyle
0
nundu
(08.12.24)
(10)

2025 Yılından Beklentileriniz

rock n roll
2024 nasıl geçti, 2025 yılından neler bekliyorsunuz?
2024 nasıl geçti, 2025 yılından neler bekliyorsunuz?
0
rock n roll
(08.12.24)
2024'te enerjimin büyük çoğunluğunu kendimi daha iyi hissetmek ve daha iyi ifade etmek, kötü alışkanlıkları hayatımdan çıkarmak ve yeni alışkanlıklar kazanmak için harcadım. 2025'te kendini doğru ifade etme ve iletişim yine gündemde ama bu sene kariyer anlamında da yükselişe geçmeyi umut ediyorum. Bulunduğum işyerlerinde saygı görmek, sözümün dinlenmesi, yaptığım işi hakkıyla yapmak hedeflerim arasında.
0
sekizdokuzon
(08.12.24)
2024 çok iyi geçti. 2025 daha iyi geçsin <3
0
gabe h coud
(08.12.24)
2025'te yurtdışı seyahati, kallavi bir motosiklet ve üzülerek evlilik bekliyorum sanırım. Hazır olmamakla birlikte 31-12-2025 ok.

2024'ten bahsetmeyelim bile, o derece boş bi yıldı.
0
baldan kaymak
(08.12.24)
2024 iyi bir seneydi, geçen 11,24 aya bakınca büyük bir sıkıntı yaşamadım, güzel zamanlar geçirdim. Şu şöyle olsa daha iyi olurdu dediğim şeyler illa ki vardır da genel olarak keyif aldığım bir yıl oldu (son 23 günün de böyle geçmesini umarım)

2025 benim için yoğun bir yıl olacak gibi duruyor. Normalde asistanlığımın bitip uzman olacağım yıl olması gerek ama 2026'ya sarkacak o iş. 2025'te tezimin deneyleri olacak ki bi 4 ay falan o sürer gibi. Ondan sonra da tez yazma aşamaları olacak. O yüzden gözümde büyüyor şimdiden. Bi ara da askerliği aradan çıkarmak lazım o da 2025'te olabilir. Bu yılı sorunsuz atlatmak önemli benim için o yüzden bakalım umarım seneye bu zamanlar hepsini güzelce halletmiş olarak konuşurum :d
0
nundu
(08.12.24)
Boğucu bir yıldı benim için 2024. Vazgeçişler, ayrılıklar, soldurulan çiçekler, korkak ve yalancı insanlarla istemsiz muhataplıklar, tarafımca yapılan bol sayıda hatalar... 2025 kalben, fikren, madden özgürleştiğim bir yıl olsun isterim. En büyük beklentim, kendimi birilerine veya birtakım durumlara mecbur hissetmemek ki bunun için de en büyük gerekliliklerden biri kariyerimin farklı bir noktaya evrilmesi. Birkaç haftadır nedense umutluyum, inanıyorum ki yapışıp kalan tüm o koyuluk üzerimden akıp gidecek yeni yılda.
0
potasyum bebek
(08.12.24)
Daha stabil, rutinli ve ne yaptığımı bildiğim bir yıl.

Ayrıca bungee jumping'i yapabileceğim bir yıl olacak inşallah.

2024 güzel geçti ayrıca.
0
put it in your appropriate place
(08.12.24)
araba veya motor almak, guzel bir is bulmak, vietnam ve japonya gezileri, ve daha guzel bir eve cikmak. temiz.
0
baldur2
(08.12.24)
klise ama en cok ihtiyacimiz olan sey: dünya barisi.

kisisel olarak
daha cok para yapmak
master sinavlarini vermek, tezi yazmak ve sadece bir dersin sunumunun 2026'ye kalmasi
uzak bir yere gezi (afrika ya da güney amerika)
yeni muhtesem isime gecmek
herkes icin saglik
almancami gelistirmek
daha cok kitap okumak
cok fit olmak

2024 benim icin kalbimi ve zihnimi iyilestirerek gecti.
0
sonsuz
(08.12.24)
Kazancı ve kitabı bol bir yıldı.
Aynı olur umarım.

Geçiremediğim sakatlıklarla dolu spordan uzak bir yıldı. VO2 Max değerimi eski noktasına taşımak da bu yılın hayali.
0
Mirket
(08.12.24)
Ben de kendiminkini yazayım o zaman; aslında beklenti değil hayalim diyebilirim çünkü bir anda olabilecek bir şey değil belki de hiç olmayacak.

Çok zengin olmak isterdim böyle aşırı zengin. Çünkü sokakta yaşayan hayvanlar için büyük bir hastane kurmak istiyorum. Hasta, engelli hayvanlar için 7/24 açık olacak, veteriner hekimler, veteriner teknikerleri ve hayvanlara bakacak personeller olacak. Ben de bu ekibin içinde olacağım, hep beraber tedavilerini yapacağız. Bütün masrafları ben karşılayacağım. Hatta konaklama yeri de olacak.
0
🌸rock n roll
(09.12.24)
(26)

Suriyeliler geri mi dönecek şimdi?

regina phalange
Hadi inş
Hadi inş
0
regina phalange
(08.12.24)
oyle bir sey olsa bile %10'u falan doner maksimum. adam ev is bulmus 5 cocugu var okula gidiyor vs. o saatten sonra hicbir vatan sevgisi seni geri dondurmez.
0
bohr atom modeli
(08.12.24)
gidecekleri yerde bir devlet yapısı yok, en fazla %10'u geri döner. akp oy toplamak için %70 geri döndü şeklinde algı yaratır.
0
HellKeePer
(08.12.24)
Tabi hepsi olmasa da gidişte bir yoğunluk artışı olacaktır.
0
diyecevaplandı
(08.12.24)
Bence de dönmezler, Suriyedeki kargaşa bitmiş değil, henüz bir kurumsal devlet yapısı yok muhtemelen. Geri dönse oturacağı evi bile yok adamların. Burda bir düzenleri oldu, dil öğrendiler, çocukları okula gidiyor. Ekonomi burda daha iyi oraya göre. Bu düzeni bırakıp gideceklerine hayatta inanmam.
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
Belli kesmin satmaya çalıştığı şey de bu. Aynı dolar alan yaya kalır vs söylemleri gibi, bunlar da yalan işte.
Nedense dünyanı en komplocu tipleri konu hükümetleri olunca komployu birakiyorlar.
0
logisticsmanager
(08.12.24)
niye geri donsunler ki? gidecekleri ulkenin daha iyi olacagini kim soyledi?
0
baldur2
(08.12.24)
bu olaya hem suriyeliler hem kurtler hem turkler sevindi anlamadigim bir sey mi var
0
ShadowOfMoon
(08.12.24)
inşallah ama zor o iş. Artık kurulu düzenleri var, yoksa giderlerdi. :) Zaten bayağı bir kısmına da Türk vatandaşlığı verdiler.

Bir de burada çoğu vergisiz olarak kazandığı para ile, Suriye'de alım ve harcama yapacaklar, para bir de öyle dışarı çıkacak.
0
yeninesiltupcu
(08.12.24)
Ya benim anlamadığım (ve net de bilmediğim) nokta, Türkiye'ye gelen Suriyelilerin çoğu Esad'dan değil de Işid gibi cihatçı örgütlerden kaçanlar değil miydi? Esad'dan kaçıp gelenlerin bir kısmı döner belki de asıl kitlenin dönmesi için bir sebep yok ve hatta Şam tarafındaki Suriyeliler de kaçabilir gibi geliyor bana. Sonuçta şimdi ülkeyi ele geçiren grup da IŞİD'in iki ton açığı gibi
0
nundu
(08.12.24)
bu tamamen devletin kararı neticesinde olacaktır. bu bizim ülkedeki suriyelilerin kararı olmamalı. ama hiç umudum yok. normal bir devlet bir sınır dışı politikası planlayıp kademeli kademeli hepsini olmak üzere gönderir. tc vatandaşlıgı verilenlerin de vatandaşlıgını iptal edip deport edilir. saglam bir devlet politikasıyla 2 aylık iş aslında fakat bizdeki rejime hiç güvenmiyorum
0
limonlu eksi
(08.12.24)
Araplar kabiledir ve onlarda vatan sevgisi, millet olma bilinci yoktur. Bu saatten sonra onlari Turkiye'den gonderecek tek etken Turkiye'den daha iyi yasam kalitesi vaadeden bir baska ulkedir.
Gelenlerin cogu Esad'dan kacmadi ki Esad gitti diye donsunler.
0
alice in potatoland
(08.12.24)
Bir OrtaDoğulunun gerizekalılığı ve faşistliğini asla hafife almayın.
Hayır dönmeyecekler ve çok daha fazlası da gelecek.
Dönmeyecekler çünkü Türkiye'nin aksine daha kötü şartlarda olacak Suriye daha fazlası gelecek çünkü kimse Cihadçıların yönetimi altındaki bir yerde yaşamak istemez özellikle de Esad rejimini doğrudan veya dolaylı destekledilerse.
Ayrıca çevredeki ülkelere de şimdiden geçmiş olsun daha kötü günler önümüzde.
0
bartholomew87
(08.12.24)
%10’unun bile döneceğinden şüpheliyim. bugün kutlama yapan gruplar gördüm; baba kocaman türk bayrağını sırtına asmış, çocukları da suriye bayrağı sallıyor falan. arabadan sarkan gruplar hem türk bayrağı hem suriye bayrağı tutuyor. çoktan türkiye’ye yerleştiler. gitmelerini beklemek hayalperestlik gibi geliyor. 6 ay 1 yıl değil ki çok uzun yıllardır türkiye’deler.
0
deartheodosia
(08.12.24)
Laik ve Alevi Suriyeliler pek gelmiyordu eskiden.Artik onlar da gelmeye baslayacak.
0
turkuaz
(08.12.24)
Suriyelilerin yuzde kaci gitmis ki?
0
Zetnikov
(08.12.24)
İktidar en zayıf karnı olan mülteciler meselesinden bir zafer elde etmeye çalışıyor kapıda 5 kişi görüp gidiyorlar yaygarası yapıyorlar. Ancak üste de belirtildiği gibi istikrarsızlık ve devlet kapasitesi eksikliği burada düzen oturtmuş bir insanın gitmesini çok akılcı kılmıyor. Bir de gücü toplayan daha radikal ajandası olan gruplar kim bu hayvanların ayakları altına debelenmek ister.

Umarım giderler tabi.
0
anon1m
(08.12.24)
Avrupa veya Abd'ye iltica ediyorlar. Geri dönmeyi geçtim ekonomik durumlardan ötürü Türkiye'de bile kalmak istemiyorlar. Yaşadığım yerde iltica eden bir sürü suriyeli var. Türklerin vize sorununun nedeni de bunlardır.
0
wd40
(08.12.24)
Suriye cennet vatan ama burada kurulu düzenleri var.
0
michael_knight
(08.12.24)
tek derdiniz bu olsun be duyuru ailesi. Hayatımda gördüğüm en boş zihniyet. tam bir klavye muhalefeti. Savaştan kaçan insanları eziklemek sanki kendi ırki çok marifetliymiş gibi başkalarını aşağılamak iş gücünü sömürmek. gitmezlerse dünya başınıza yıkılacakmış gibi davranmanız sizce tek sorununuz gerçekten Suriyeli komşularınız mı?
0
ala09
(08.12.24)
Bu ülkenin en büyük sonu araplardan çok arap götü yalayacıları bence.
0
Bir ben var benden şurada
(08.12.24)
Bir ben var benden şurada +1
bence de en büyük sorun Arap milliyetçisi BAAS partisinin g0tünü yalayanlar, hem de sırf mezhepdaşlar ve dinsizler diye.

şebbihamızın içine manda gibi oturdu suriyedeki itlerin kovuluşu ama gidip gitmemesine onlar karar vermeyecek, müslümanlar karar verecek

tarih değişirken hep katil ırz düşmanlarının tarafında yer almak büyük şeref.
0
lambırcek
(09.12.24)
suriyede kadın ve çocuk tecavüzcüleri bizzat nusayri laik azınlık terörü zaten :D devletin kendisi.

devlet rus jetlerinin, iran milislerinin ülkeyi yakmasına izin verdi. yarım milyon insan öldü.

devlet halepi şamı lazkiyeyi asıl sahiplerinden 60 sene gasp etti.

suriyede problem nusayri diktası devletti. insanlar kendi ırzını çocuğunu koruyor zaten. koruduğu için bunlar yaşandı.

depremde solhaberin kendi çalıp kendi oynamasına inanan birinin, yerini bugün öğrendiği suriye hakkındaki ideolojiye ayarlı dövlet güzellemelerini dinlemez kimse.
0
lambırcek
(17.12.24)
kurulu duzen olayiyla cok alay ediliyor ama fazlasiyla gercek bir durum.
0
baldur2
(17.12.24)
çoğunluğun dönmesi için bir sebep yok, ülke ekonomik ve altyapı olarak bitik durumda, ülkenin ana gelir kaynağı petrol,doğalgaz ypg&pyd kontrolünde htş ile bunun pazarlığı sürüyor, petrol gelirleri merkezi bir hükümet kurulsa buraya aktarılsa bile ülke kendi içinde bölünmüş durumda, yolsuzluk da işin içine girince bu durumun normal vatandaşa pek bir faydası olmayacaktır. Ülkenin düze çıkması için yeterli kaynak yok, olanlarda birilerine peşkeş çekildi, çekiliyor.

Can ve mal güvenliği yok, yarın ne olacağı, nasıl bir düzen kurulacağı da belli değil. Türkiye'de az çok işleyen bir düzen altyapı mevcut, sağlık, güvenlik, ulaşım, iş, ekonomi, eğitim v.s bunların hiçbiri şuan Suriye'de yok ve yakın zamanda olması da mümkün değil.

Halep taraflarından gelen şantiyelerde birkaç kişi vardı, onlar gidip, dönecekmiş, Türkiye'ye gelirken geride bıraktıkları evleri, arsaları varmış, tekrar birileri çökmeden geri alıp, birkaç yer bırakıp kalanını elden çıkarmayı düşünüyorlarmış.

Mevcut durumdan rahatsız olan daha fazla insan Türkiye'ye gelecektir.
0
sealth
(17.12.24)
yarisi gider.

halep, sam buralar tarihi ve kulturel agirligi olan buyuk sehirler. antep'te yasayacagina halep'te yasar adam.

muhtemelen turk insaat sirketleri oraya pitrak gibi apartman dikecek ve yeni yonetim vatandaslarini cekmek icin bedava ev falan verecektir. hadi almanya'daki suriyeli avrupa'yi birakmaz anlarim da ekonomisi bitik turkiye ile suriye arasinda cok fark yok. bircogu kendi kulturlerini daha iyi yasayabilmek adina gidecektir.

yeni ulke yeni firsatlar demek.
0
antikadimag
(17.12.24)
ABD ve pkk ile anlaşma sağlanırsa, gitmezler. Sağlanamazsa, herkesin kendi köyüne gitmesi lazım ki, pkk oralarda barınamasın.

Tamamen Erdoğan'a bağlı yani...


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.12.24)
(1)

blackjack 21'e geldiğinde onu durduran ne olmuş olabilir?

Mossy
neden 21, bir hikayesi var mı bilen anlatsın
neden 21, bir hikayesi var mı bilen anlatsın
0
Mossy
(07.12.24)
Oyun olan blackjack niye 21de bitiyor derseniz, 10, j, q, k 10 puanda. As 1 ya da 11 puanda. Yani iki kartla ulaşılabilecek en yüksek puan 21 (iki as gelirse 12 ya da 2 kabul ediliyor). O yüzden 21 puan sınır kabul edilmiştir
0
nundu
(07.12.24)
(14)

Yaptığım şey vefasızlık mı?

dedeminhirkasi
Bi adam vardı, bana çok büyük iyiliği dokundu, öyle böyle değil. Babamın yapmayacağı şeyi yaptı. Dertli günümde derdime derman oldu. Sonra hastalandı, kanser oldu. Arada bir arar halini hatırını sorardım. Tedavisi iyiye gidiyordu. Sonra kotuledigini duydum. Fakat eşi biraz temizlik ve hastalık konus
Bi adam vardı, bana çok büyük iyiliği dokundu, öyle böyle değil. Babamın yapmayacağı şeyi yaptı. Dertli günümde derdime derman oldu. Sonra hastalandı, kanser oldu. Arada bir arar halini hatırını sorardım. Tedavisi iyiye gidiyordu. Sonra kotuledigini duydum. Fakat eşi biraz temizlik ve hastalık konusunda pimpirikli olduğu için hastaneye ziyaretçi vs kabul etmiyormuş, en yakın dostlarına bile birkaç aramadan sonra telefonla geri dönüyormuş. Ben de eşini aradım, kendisini sordum. Gelmek istiyorum ama hastalık vs bulasmasindan korkuyorum dedim. Eşi de aynen oğlum dedi, ben aradığını, selamını iletirim dedi. Ellerinizden öperim diyerek kapattım. Bugün de vefat haberini aldım ama içim ulan taş kafalı ne olursa olsun kovacaksa da gitseydin hastaneye diyorum, bir yanımda onu düşündüğüm için gitmediğimi hatırlatıyor. Ne diyorsunuz bu işe?
0
dedeminhirkasi
(07.12.24)
bence senin bi sucun yok. dusunmussun, ihmal etmemis aramissin. esi gelme diyorsa gitmemen cok normal. basiniz sag olsun ama bence senin vicdan yapacak bir olayin yok.
eger maddi olarak ihtiyaclari varsa ve senin de imkanin varsa, esine(varsa cocuklarina) belki destekte bulunabilirsin.
0
fevzi123
(07.12.24)
Başın sağolsun, bi kabahatin yok. Kalanların bi ihtiyacı olduğunda el uzatmayı ihmal etme.
0
antihero
(07.12.24)
Emrivaki yapıp gitmek yanlış bir hareket, gitmeyerek doğrusunu yapmışsın.
0
nundu
(07.12.24)
Elinden geleni yapmissin. Cenazesine gidip son gorevini yaparsin, esine de elimden ne gelirse yaparim dersin
0
oscar
(07.12.24)
Daha napıcan eşini arayıp olur almışsın. Vefasızlık durumh yok.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
doğrusunu yapmışsın başınız sağolsun
0
basond
(07.12.24)
"Bi adam vardı, bana çok büyük iyiliği dokundu, öyle böyle değil. Babamın yapmayacağı şeyi yaptı. Dertli günümde derdime derman oldu."

böyle diyeceğim bir adamı ziyaret etmek için birine sormazdım, eşine de sormazdım.
giderdim. görebilirsem görürdüm. göremezsem de göremezdim. doktorlara sorardım vs. görmek hiç mi mümkün olmayacak yoksa bazı şartlarda görebilir miyim diye doktorlardan bilgi alırdım. vs vs
0
saturn
(07.12.24)
elinizden geleni yapmışsınız. bence rahat olun.
0
enteg
(07.12.24)
Babam lösemi hastası, biz 1.5 yıldır eve tek bir misafir kabul etmiyoruz mesela. Başka bir ülkeden gelen kız kardeşi dış kapıdan beş dakika gördü ve gitti. Ben, hafif baş ağrısı bile hissetsem o hafta annemlere gitmiyorum.

Çünkü ilik nakli oldu ve böyle yasamasi gerekiyor bu süre.

Gelmek, görmek isteyenler elbet oluyor ama bu ona iyilik değil, aksine kötülük oluyor. Siz gitmemekle doğru olanı yapmışsınız. Kanser hastaları özellikle kemoterapi aliyorlarsa o süreçteki en ufak bir mikrop bile onları öldürebiliyor.


Siz iyiliği için gitmemissiniz, e telefonla irtibati da koparmamissiniz. O yüzden içinizi ferah tutun. Başınız sağolsun.
0
fraise
(08.12.24)
gitseydin "acaba mikrop taşıdım da ben mi sebep oldum" diye için içini yerdi belki. doğru olanı yapmışsın +1 başın sağolsun. onun hayrına fakire yardım et sen de. eşine çocuklarına ulaşıp yardım teklif et mutlaka, belki bir ihtiyaçları vardır.
0
titanyum22
(08.12.24)
Başın sağolsun.

Doğru olanı yapmışsın. Fiziken yanına gitsen yararın olamazdı, hatta zararın olabilirdi.

Vefa borcuna karşılık olarak vefat edenin geride bıraktıklarına desteğini esirgememek çok güzel bir hareket olur.
0
10551037
(08.12.24)
Başın sağolsun. Sen doğru olanı yapmışsın.
Böyle bir hastalıkta kararları veren hastanın en yakını olan karısı. Onun kararına karşı gelmen yanlış olurdu.
0
michael_knight
(08.12.24)
Başınız sağolsun.

Cenazesi olacaksa oraya giderdim ben kesin.
0
baldan kaymak
(08.12.24)
yanında telefon vs. olmadığına göre muhtemelen gitsen de almayacaklardı. başınız sağolsun.
0
orpheus
(08.12.24)
(5)

Tüm bebekler gaz sancısı çekiyor mu?

esinikaybetmiscorap.
Merhaba,50 gunluk bebegim var, aslinda kakasini da gazini da her emzirmeden sonra yapiyor ancak emzirmeden sonra direkt aglamaya basliyor gaz sancisi sebebiyle ve masajla yarim saatte anca yapabiliyor, ilk bebegim oldugundan ve etrafimda da bebek sahibi olan olmadigindan bilmiyorum. Tum bebekler bu
Merhaba,

50 gunluk bebegim var, aslinda kakasini da gazini da her emzirmeden sonra yapiyor ancak emzirmeden sonra direkt aglamaya basliyor gaz sancisi sebebiyle ve masajla yarim saatte anca yapabiliyor, ilk bebegim oldugundan ve etrafimda da bebek sahibi olan olmadigindan bilmiyorum. Tum bebekler bu sekilde mi acaba surecleri sancili mi oluyor? Gazi cikmadiginda uyuyamiyorda uykusu da gelirse iyice çıldırıyor evde, genelde bebekler bu şekilde mi yoksa sakin ve kolayca gazı çıkan bebekler de var mıdır? 3-4 aydan sonra rahatlanıyormuş ama 1-2 aylık bebeklerin durumunu merak ediyorum açıkçası?

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(07.12.24)
hepsi yaşamaz ama sizden kötü durumda olanlar da var. saatlerce süren versiyonu. 3-4 aya kadar sürer azalarak biter. kullanmıyorsanız biogaia damla kullanabilirsiniz. yetmezse relaktaza geçilebilir. ama süreçte bir kez çocuk doktoru görse iyi olur gaz dışındaki problemleri elemek için. kendiniz yediklerinize dikkat edin bol hareket edin. bol sıvı tüketin. kendiniz rezene çayı içebilirsiniz

not: çocuk hekimiyim.
0
bass solo take one
(07.12.24)
Rezene içmeyin, karaciğere toksik bir bitki çayı.
0
nundu
(07.12.24)
Merhaba, yeğenimde sürekli ağlayan bir bebekti. Bazı pozisyonlarda rahatlıyor ve ağlamıyordu. (kolumuzda hırka taşır gibi taşıyorduk ve susuyordu.) 8 ay boyunca böyle devam etti ve sonrasında çoklu besin alerjisi olduğunu öğrendik. Anne sütünden geçen besinler alerji yapıyormuş ve bebeği rahatsız ediyormuş. Umarım böyle bir saglik sorunu yoktur ama bu durumda aklınızın bir köşesinde bulunsun.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(07.12.24)
Bebeklerde ilk birkaç ay sütteki laktozu sindiren laktaz enzimi henüz yeterli düzeyde olmadığı için sindirim sorununa neden oluyor o da gaz yapıyor, ilk aylardan sonra laktaz seviyesi arttığı için süreç hafifliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
Tüm bebeklerde oluyor evet, bazılarında daha cok oluyor. Her emme sonrası, her mama sonrası gaz çıkarmak gerekiyor. Masajla değil de geleneksel usul sırtına pat pat vurursaniz daha hızlı çıkacaktır, hatta güçlüce vurmak gerekiyor. Bir de pozisyon değişikliklerinde de cikarttiklari çok oluyor, kucaktan omza almak gibi.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(09.12.24)
(7)

Jandarmanın yolda sürekli kimlik kontrolü yapması

ya ben lan neyse
batı anadolu'da bir büyükşehirde yaşıyorum. 40 km mesafede bir ilçede memurum. ilçenin minibüsleriyle gidip geliyorum. jandarma bizi çok fazla durdurup kimlik kontrolü yapıyor. bu konuda doldurmaları gereken bir kota mı var?bir de art niyet gibi olmasın ama sanki bilerek memurların çıkış saatlerini
batı anadolu'da bir büyükşehirde yaşıyorum. 40 km mesafede bir ilçede memurum. ilçenin minibüsleriyle gidip geliyorum. jandarma bizi çok fazla durdurup kimlik kontrolü yapıyor. bu konuda doldurmaları gereken bir kota mı var?

bir de art niyet gibi olmasın ama sanki bilerek memurların çıkış saatlerini seçiyorlar gibi geliyor bana. olabilir mi böyle bir ihtimal?

kaçak afgan van'dan girip çanakkale'de hırsızlık yaparken yakalanırken bana kendi memleketimde neredeyse haftada 1 kimlik kontrolü yapılması artık rahatsız ediyor. minibüs durdurulup tüm yolcuların kimlikleri toplanıyor ve aşağıda tek tek kontrol ediliyor. yol yarım saat. 15 dakika bekletiyorlar.
0
ya ben lan neyse
(07.12.24)
malatyada da var bu tam köye çıkan noktada bir sure sonra arabayı tanıyıp içeri bakıp geçiriyorlar, araba ile geçme ihtimali yoksa evet toplu taşımaları durduruyorlar. iyiki kontrol yapıyorlar bence.

ben niye tikk alamıyorum ya :(
0
eja
(07.12.24)
Hocam bu gbt olayını yaptıran kişiler kaymakam ve valiler. Kaymakam emir veriyor polise ve jandarmaya bir de günde 50 kişiyi gbt yapacaksınız diyorlar. Oradaki polis jandarma da yapıyor.

Polis, jandarma'da yapmak istemiyor size tüm samimiyetimle belirteyim. Çünkü aranan şahıs çıkarsa bir sürü yapılacak iş var.
0
komando kani var bende
(07.12.24)
midyat mardin arası yaklaşık 60 km 3 kez durdurulduğu oluyor bir de tek tek bakıyorlar bir çoğunda. sen geç olayı da yok.
0
bass solo take one
(07.12.24)
Asker kaçağı bulmak dışında bir işe yaradığını düşünmüyorum bu gbtlerin. Gerçekten yakalanması gereken suçlu zaten başka şekilde gider yani. Ya da işte evden kaçan gençler falan oluyor onları buluyolar bazen. Ama gerçekten yakalanması gereken bir kişinin yakalanma oranı on binde bir bile değildir
0
nundu
(07.12.24)
Seyitgazi jandarma psikopata bağlamış diyolla :)
Sordum soruşturdum, pasif agresif davranışa benziyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.12.24)
Başlıkta sürekli kontrol yapıyorlar denilirken, duyuru içeriğinde hafta bir diye belirtiyorsun.
haftada bir kontrol sürekli kontrol manasına gelmiyor.
Ve toplu taşıma araçlarını kontrol etmeleri kadar normal bir şey yok. 15 dakika çok uzun bir süre de değil.

Ayrıca yaklaşık 2 yıla yakın süredir göçmenlerin hareketlerini denetleme konusunda da bir kolluk kuvvetlerinde hassasiyet olduğunu biliyorum. Kaçakların yanı sıra Bulunması gereken il dışında üzünsiz yakalananlar için de gerekli işlemler yapılıyor.

Memurların çıkış saatleri kabaca 5-6 arası tüm Türkiye yollarında yolların en yoğun olduğu saatler. Kontrol için normal bir zaman aralığı .
0
diyecevaplandı
(07.12.24)
@diye: şöyle hocam: benim haftada 5 gün ilçeye gittiğim ve ilçe ile merkez arasında günde 21 sefer olduğu düşünülürse bana haftada 1 denk gelen kontrol, diğer seferler de düşünüldüğünde haftada 1'den daha fazla olsa gerek.

ve ben il içinde de sık sık yolculuk yapıyorum. il içinde son 7 senedir hiç kimlik kontrolüne takıldığımı hatırlamıyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(08.12.24)
(2)

2 yaş çizgi film

brakgn
2 yaşında çocuğa günde 20 dakika çizgi film izleteceğiz. ne izletelim?
2 yaşında çocuğa günde 20 dakika çizgi film izleteceğiz. ne izletelim?
0
brakgn
(07.12.24)
susam sokağı
0
phonex
(07.12.24)
Bluey aşırı övülüyor verdiği mesajlarla ve kalitesiyle. Şimdi izletin, 5-6 yaşlarına gelince tekrar izletin
0
nundu
(07.12.24)
(9)

Nespresso kapsül

tchuck
1 aydır nespresso kullanıyorum. beraberinde 100 adet kapsül gelmişti, çok memnun kaldım gerçekten çok lezzetliler. (kahve gurmesi değilim anlayacağınız gibi. düz adamım)neyse, şimdi nespresso sitesinden alınca 23-24tl'ye denk geliyor kapsüller, başkalarında ise fiyatlar çok değişiyor.siz ne öneriyor
1 aydır nespresso kullanıyorum. beraberinde 100 adet kapsül gelmişti, çok memnun kaldım gerçekten çok lezzetliler. (kahve gurmesi değilim anlayacağınız gibi. düz adamım)

neyse, şimdi nespresso sitesinden alınca 23-24tl'ye denk geliyor kapsüller, başkalarında ise fiyatlar çok değişiyor.

siz ne öneriyorsunzu bu konuda?
kapsülü nespressodan mı almak lazım?

örneğin şuan 500 kapsül alınca, 1 adet makine hediye ediyorlar.
500 kapsül alırım sorun değil, gider anneme falan hediye ederim makinayı da ama sizce mantıklı mı?

starbucks kapsülleri de aynı fiyat gibi.

siz ne kullanıyorsunuz?
0
tchuck
(07.12.24)
örneğin kahve dünyasının 10'lusu 120tl civarında geziniyor. iyi midir onların kapsülleri de?

mesela nespresso'da en beğendiğim, hafif bir karamel aromalı ve badem aromalı kahveleri vardı. bayıldım cidden (arkadan bir rahiya olarak veriyor.)
0
🌸tchuck
(07.12.24)
onlarin tekrar doldurulabilen metal kapsul haznesi oluyor. butce kasilacaksa ondan alinip en ucuz kahve cektirilerek de kullanilabilir.

nespresso'nun olayi pratikligi. toz kahve her turlu bozulur hatta birkac saat icerisinde bozulur. ama nespresso kapsulleri havasiz oldugu icin bozulmadan kaliyor. kapsul fark etmez.
0
antikadimag
(07.12.24)
Ben Nespresso kendi sitesinden toplu alıyorum. Kampanya falan dönemi alınca yeterince ucuza geliyor. Bi de dediğin gibi değişik aromaları denemek hoşuma gidiyor.
0
nundu
(07.12.24)
nespresso muadilleri de satılıyor yurtdışında, belki macro'da falan da vardır ama hiçbiri nespresso'nun yerini tutmuyor.
0
spankenstein
(07.12.24)
Ben tchibo kullanıyorum 10lü kapsül 130 tl.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
yalnız çok pahalıya geliyormuş.
tam otomatik makinelerde 1 tane espresso makine bakım maliyetini de dahil etsen 7-8tlyi geçmez.
0
nuisance2
(07.12.24)
hicbiri nesp yerini tutmuyo+111 bir suru farkli marka denedim ama no. 8 alana 2 hediye gibi kampanyadan aliyorum ben de
0
ala09
(07.12.24)
Ben Illy ve Lavazza kapsulleri begeniyorum ama her ne kadar makine ile uyumlu da olsa sanki bir tik zorluyorlarmis gibi geliyor. O yuzden genellikle Nespresso aliyorum.
0
pike
(07.12.24)
getir, migros, rossman'da dönemsel indirimlerle yakaladığım jacobs, wihl, davidoff kullanıyorum. 135 tl civarına geldiğinde 5-10 paket alıyorum.

nespresso kampanyasını ben de gördüm yalnız başta toplu ödeyip başvuru vs geri iade şeklinde gibi bişeydi uğraşmadım.
0
mcserci
(07.12.24)
(9)

ne olacak bu fizyoterapistlerin hali?

estranged
maaşlar çok düşük ve çalışma koşulları çok kötü değil mi? siz veya çevrenizde varsa ne yapıyor ne planlıyor?
maaşlar çok düşük ve çalışma koşulları çok kötü değil mi? siz veya çevrenizde varsa ne yapıyor ne planlıyor?
0
estranged
(06.12.24)
youtu.be
Stand up yapıyor
0
grimavi
(06.12.24)
Millet easy money olarak gördü ve özel üniversiteler de millete diplomaları dağıttı. Tıpkı psikoloji ve hukuk gibi bitik bir alan. Eşit ağırlıkta psikoloji ve hukuk neyse sayısalda da diyetisyenlik ve fizyoterapistlik aynıdır.
0
wd40
(06.12.24)
büyük hastanelerden birinde ik arkadasım söyledi çok fazla mezun var inanılmaz cv geliyor diye kuzenıme o yuzden yazdırtmadı. sonradan gördüm etrafımda çok iş arayan.

benım yakınımda öyle bi genç olsa anında onu başka şeye yönlendirirm. bambaşka bir sektöre aciken girip pişmeleri lazım, hızlı hareket eden kazanır. meslekte ısrar eden büyük ihtimal senelerini çöpe atar.
0
speranza
(06.12.24)
Yanlış hatırlamıyorsam fizyoterapistler dil konuşma terapisti olabiliyor yüksek lisansla. O konuda daha fazla açık olabilir, oraya yönelinebilir. Pilates, zumba, fitness, yoga vs eğitim sertifikası alınıp oradan yürünebilir. Spor masajı gibi alanlarda özel kurslar falan alınıp bu alanda parmakla gösterilen kişi olmaya çalışılabilir ama bunun için network de önemli tabii. Yani birileri bu işten iyi ekmek yemeye devam eder ama çok büyük kısmı asgari ücretten hallice çalışır.

Bu tarz yanlış planlama sonucu kontenjan/ihtiyaç dengesi ayarlanamayan mesleklerde kendini öne çıkaracak bi şey bulamazsan başarılı olamıyorsun. 80 milyon olarak hepimiz düzenli fizik tedavi alıyor, ayda bir masaj yaptırıyor olsak yine bu kadar fizyoterapi mezununa yeterli gelmeyebilir. Aynısı psikoloji için de geçerli ama onlar en azından özel sektörde falan çalışabiliyorlar yine reklamcılıkta falan
0
nundu
(06.12.24)
Fizyoterapist yüksek lisansla dil konuşma terapisti olamaz. Bu bilgi yanlış.

Zumba sertifikasıyla da ancak instagram insanı falan olunur :D
0
wd40
(06.12.24)
@wd40

Eski kız arkadaşım odyoloji ve konuşma bozuklukları yüksek lisansı yapıyordu, kendisi dilbilim mezunuydu, bölümdekiler arasında fizyoterapist de vardı diye hatırlıyorum. Psikolog da vardı. Mezun olanlar da odyolog ya da dkt'ci olabiliyordu.

Zumba sertifikası aldıktan sonra da ne yapacağı kendine kalmış kurs falan açsın işte onu da ben mi diyim :d
0
nundu
(06.12.24)
Türkiye'de her 5 senede bir meslek patlıyor. Herkes çocuğunu o yapıyor. Sonra o meslek doluyor ve çocuklar aç kalıyor.

Ben lisedeyken bu hukuktu.
Sonra iş güvenliği ve fizik tedavi.
Sonra yazılım.
Bir dönem inşaat vardı böyle.

Türkiye zaten çalışmak için dandik bir ülke. Fizik tedaviciler ile beraber yüzlerce rezil sartlarda çalışan meslekler var.
0
logisticsmanager
(07.12.24)
fizyo, masaj terapisti, osteopath, kayropraktik terapi, cart curt bunlar birinci dunya ulkesi meslekleri, dandik ucuncu dunya ulkesi meslekleri degil.

iyi para donen ulkelerde bu ekip deli gibi para yapiyor, ben gittigim masajcinin saati $160, nakit. Hatunda pos makinasi bile yok, 5m2 dukkan, disarda sira var.

ucuncu dunya ulkelerine herkes 9-10 saat mesai yapiyor, adamin zaten eve donmesi 2 saat duruyor, ustune bir de maaslar dandik. masaja, fizyoterapiye ne zaman gidecek, gitse parasini nasil verecek?
0
cooperr
(07.12.24)
Cezaevine idare memur olarak girdi hepsi. Belli eğitimden sonra 2. Müdür daha sonra 1. Müdür olacaklar. 5 senedebir rotasyon var.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
(14)

zararlı diye yemediğiniz şekerlemeyi ihtiyaç sahibi çocuklara verir miydnz?

sanemkk
evimde bol miktarda halley ve gofret var misafirler getirdi. bahsettiğim çocuklar bunlara para vererek alıyor zaten ama içime sinmedi yine de. birde size sorayım.boyları benim yüzümden birkaç cm kısa kalırsa çok üzülürüm. :(
evimde bol miktarda halley ve gofret var misafirler getirdi. bahsettiğim çocuklar bunlara para vererek alıyor zaten ama içime sinmedi yine de. birde size sorayım.

boyları benim yüzümden birkaç cm kısa kalırsa çok üzülürüm. :(
0
sanemkk
(06.12.24)
merhaba. daha sağlıklı olduğunu düşündüğün için vegan olmuşsun ama evinde pirzola, biftek falan var, atar mısın yoksa vegan olmayan arkadaşlarına mı verirsin? (Halley yerine pazardan kiloyla alınan gofret falan yazsanız düşüncenizde hemfikir olurdum)
0
libertine
(06.12.24)
Verin gitsin bence. Siz de yemeyecekseniz zaten ziyan olacaklar.
0
peki madem
(06.12.24)
Verirdim.
Zararı olmaz merak etmeyin.
Komşum olsanız kendim isterdim hatta.
0
norek
(06.12.24)
Arada yemekten bir şey olmaz.
Boyları protein, vitamin alamamaktan kısa kalıyor.
0
pro9it9is9
(06.12.24)
en fazla dişleri çürür.
0
mikahakkinen
(06.12.24)
Çocuklar bunları zaten bir şekilde tüketecek ya bu yüzden anlık mutluluk yaşatmak iyi olurdu.
0
mutekebbir
(06.12.24)
Sabah akşam sadece halley ve gofret ile beslenme gibi bir durum yoksa "zararlı diye yemiyorum" denecek bir durum yok. Çocuklara dağıtsanız zaten muhtemelen çocuk başına 1-2 tane düşecek. Onun da bir zararı yok yani.
0
nundu
(06.12.24)
verme kız. helal olsun sana ince düşünmüşsün. ben boyları kısa kalmalarından ziyade kanser olmalarına katkı sağlar mıyım diye düşünürdüm. ama bayramda sağlıklı bir şey verince kapıyı tekmeliyorlar o yüzden mecbur veriyoruz
0
titanyum22
(06.12.24)
Veririm.
Onlar daha hareketli olduğu için, yakarlar onu.
0
Mirket
(06.12.24)
guzel bir etik problem. eskiden olsa ben kimseye vermeden imha ederdim, onu mutlak zararli olarak gorurdum. ama artik boyle dusunmuyorum, kabul edilebilir duzeyde zararli diye bir kategoriye atiyorum bunlari. ismini biraz guzellersek "tolere edilebilir gidalar" daha uygun olur herhalde. zararin buyuk kismi sekerden (tuketim miktarina bagli olarak) ve hidrojenize yagdan gelir.
0
kesmekes laleler
(06.12.24)
Parası ile çocukların alacağı ürünlerden bahsediyorsunuz. Kendim yemiyorum diye vermemezlik etmem ama çocuklar tanıdık değilse vermem.
Tanımadığım çocuksa yanlış anlaşılmaktan ya da diyabetik bir çocuğa bilmeden denk gelmekten korkarım.
0
master of ceremonies
(06.12.24)
Çocuklari alistircan sonra bir gofret için yolunu kesip, biçaklayacaklar seni...
0
feastofthedamned
(07.12.24)
Sen vermesen de yiyecekler
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
iki tane gofret yuzunden cocuklar kisa kalsaydi hepimiz bucur gezerdik.
0
cooperr
(07.12.24)
(11)

taksici yolu kaçırdı yol 10 dakika uzadı, ne yapıyorsunuz?

green eyed penguin
önünde konum açık, ekran var yine de yolu kaçırdı ve yol 10 dakikaya yakın uzadı. ne yapıyorsunuz? 10 dakikalık ücretin düşmesini mi istiyorsunuz?
önünde konum açık, ekran var yine de yolu kaçırdı ve yol 10 dakikaya yakın uzadı. ne yapıyorsunuz? 10 dakikalık ücretin düşmesini mi istiyorsunuz?
0
green eyed penguin
(06.12.24)
Taksicilerden korkuyorum bu yüzden böyle şeyler istemem asla :)
Bakışlarım sertleşir ve parayı uzatırken "yani çok dolandık yok yere ama neyse" falan derim.
Pasif agresif "mode on".
0
mutekebbir
(06.12.24)
Şu ana kadar böyle duruma bir iki defa denk geldim, onlarda da taksiciler direkt dedi şu kadar versen yeter diye. Oturup hesap kitap da yapmadım üstüne ve verdim dediklerini. Tam parayı isteseler itiraz ederdim ama

Edit: tam bu değil ama benzer başka bir olay yaşamıştım. Yoğunluk var diye bir taksiye iki yolcu bindirdi duraktaki organize eden kişi (durak sahibi herhalde), önce diğer yolcuyu bıraktı onun ücretini aldı, sonra beni bıraktı taksimetrede yazanı istedi ki baya dolanmıştık ilk yolcuyu bırakmak için. Orada itiraz ettim ilk yolcuyu bıraktığın yolun parasını niye ben veriyorum diye, aradaki fark kadarını ödemiştim. Bunun dışında bindiğim taksiciler hep iyi niyetli insanlardı
0
nundu
(06.12.24)
Bilerek yaptığını düşünüyorsam devam etmesine izin vermem. Kenara çektirip inerim. Yaptığı davranışı ödüllendirmem.
0
gabe h coud
(06.12.24)
başıma gelmedi ama gerçekten yanlışlıkla yaptığını düşünüyorsam, ses etmem.
0
co2s2
(06.12.24)
her türlü itiraz ederim.
0
jelly bear
(06.12.24)
Öylesine nasıl olacak abi derim, verecegi cevaptan bağımsız can sağlığı der gecerim
0
Shepard
(06.12.24)
Ugrasmam taksiciyle, normalde indirim yapmasi gerekir. Ince hesaba gerek yok tabii. Bir keresinde hem taksici hem de ben yolu bilmiyorduk. Dolastik biraz falan, neyse sonunda indim ama adam taksimetreden yazan rakami yukarilarda bir yerlere yuvarladi, o kadar yetermis, sanirim arama icin harcadigi beyin eforunu da hesaba ekledi.

Bunun disinda askerlik donusu oldugu icin aklimda net kalmis. Sabiha'dan bindim taksiye, Guzelyali dedim, Kucukyali anlamis, E5'e Istanbul yonune gidecek sekilde girince hemen uyardim, bildigin asiri islek yolda geri geri gelip normal yoluna dondu. Kural ihlali yapmasa baya dolasmak gerekecekti.
0
mbond
(06.12.24)
Bir tanesi 24 saattir uykusuz çalışıyormuş, yolu tarif ediyorum yanlış dönüyor, 1 oldu 2 oldu kızdım, marmarayın ters tarafına çıkardı. Bırak beni burada dedim, adam da kızdı para mara istemiyorum dedi, taksimetreye bakıp ne kadar tutuyorsa verdim.

Diğerinde de dediğim yeri yanlış anlamış, taksimetre ücretinden düştü kendisi.
0
kimlanbu
(06.12.24)
annem yanımdayken yaptı bir tanesi ses çıkaramadım yoksa neyse. google yorumlarına döşedim. hastane parası yapın dedim. annem çok titrek olduğu için adamla dalaşsam orada bayılırdı ama içimde kaldı hala.
0
titanyum22
(06.12.24)
Yaşamışlığım var. Yolu uzatmak için haber vermeden başka yolu tercih etti. A bu yola mı çıktık ben metro ile devam edeyim dedim durakta bıraktırdım kendimi :)

Taksi şöförü ile asla dalaşmam. Adamın arabasındasın ve kim olduğu ne olduğu belirsiz.
0
cilekli pasta
(06.12.24)
Taksicinin bu işi kasıtlı yapıp yapmadığına dair gözlemim, O günkü ruh halim ile bir araya gelip oturup karar verirler.

Onların kararına göre;
-Karakola gideriz,
-Güçlü olan diğerini döver
-Hiç ses çıkarmadığım gibi bahşiş bile verebilirim.

Çok değişken bir ruh halim var.
0
Mirket
(06.12.24)
(3)

Euroleague puanları nasıl hesaplanıyor

avatar is back
Fenerbahçe 10 galibiyet 4 mağlubiyet ile 18 puan almış. 24 olması gerekmiyor muydu?
Fenerbahçe 10 galibiyet 4 mağlubiyet ile 18 puan almış. 24 olması gerekmiyor muydu?
0
avatar is back
(06.12.24)
Resmi sitesinde, wikide, flashscore'da herhangi bir puan yazmıyor. Basketbolda puanın pek anlamı yok zaten. Maçkolikte 20 puan gördüm. 18 puanı nereden gördünüz?
0
nundu
(06.12.24)
euroligde puana göre değil de averaj ve galibiyet mağlubiyet sayısına göre hesaplanıyor. sadece galibiyete puan veriliyor.

www.euroleaguebasketball.net
0
mikahakkinen
(06.12.24)
galibiyet 2 mağlubiyet 1 puandı hala öyle mi emin değilim.
0
bartholomew87
(06.12.24)
(13)

En son kime had bildirdiniz?

sekizdokuzon
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim. Siz ne zaman doldunuz da taştınız?Teşekkürler.
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim.

Siz ne zaman doldunuz da taştınız?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.12.24)
İş icabı haftada 2-3 kez had bildirmek zorunda kalıyorum. Dolup taşmalı yapalı baya olmuştur, yazın oldu sanırım. Genelde profesyonel ve itidalli bir şekilde yapıyorum, yapılması gerektiği için.

İş dışında yapamam pek, bam telime vurulması lazım.
0
Bruce
(05.12.24)
Had bildirmece yapmıyorum. Sakince ahahahaha diyip geçiyorum.
0
Shepard
(05.12.24)
Bu sitede insanlar hayatı çok aksiyonlu yaşıyor ya. Ben "had bildirme" konseptini sadece Türk dizilerinde olan bi şey sanıyodum. Kime niye had bildireyim ki, hiç aklıma bir örnek gelmedi yaşadığım. Biri bana kötülük yapsa da ona cevap vermekle uğraşmam yani, hukuki bir mevzuysa o yola başvururum, değilse de hayatımdan silerim. Böyle epik yüzleşmeler yapmayı hem sevmiyorum hem de fazla dramatik buluyorum, benlik değil.
0
nundu
(05.12.24)
Çok kritik çok netameli bir yerde ve durumda elimde olmadan konuştum. Konu memurun kayıt dışı çalıştırılması. Çok pis laf sokmuş bulundum ama sonuna kadar haklıyım sonuna kadar.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
@nundu+1
Ek olarak bu tarz durumlarda kavga ve ağız dalaşına ya da polemiğe girebilecek bir karakterim yok sanırım. En fazla muhatap olmam bir daha.
0
Amaranta ursula
(05.12.24)
Sinyal vermeden şerit değiştirip önüme geçen birine uzun korna çaldım 2 gün önce.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.12.24)
hayatin ellerinden kayip gidiyor ve farkinda degilsin. simdiye kadar yazdiklarindan anladigim bu. profeysonel yardim al. birilerine had bildircem diye isinden olmak pire icin yorgan yakmak bence.
0
rentts
(06.12.24)
6 ay önce teslim ettiğim iş için 6 ay sonra ücretsiz destek isteyen müşteriye evire çevire haddini bildirdim. zaten gıcıktım iyi oldu rahatladım.
0
scudman1
(06.12.24)
Evdeki duşakabine sorulsa her gün adalet dağıtıyorum ama gerçek hayatta kimseye had bildirdiğimi hatırlamıyorum.
0
peki madem
(06.12.24)
titanic kemancısı +1

Böyle bir enerjim kalmadı, kimseyle en ufak bir tersliği kaldıracak ruh halinde değilim çoğu zaman yolda bana çarpana bile pardon der yoluma bakarım.

Gözlerimi yana devirip baktığım aşağılayıcı bir bakışım var benim onu yapıyorum, hiç muhatap olmadan yoluna gitmek daha sinir bozucu bir durummuş bunu fark ettiğimden beri yormuyorum kendimi.


Eskiden çok atışırdım insanlarla, bir de böyle üsttenci bir tavrım vardır, herkese "haddini bidirme" modum açık gezerdim ama gerçekten en çok ben yorulurdum, bunu hak eden insanlar oluyor etrafımızda ama "he he" deyip geçmek daha az yorucu ve daha sağlıklı bence.
0
mutekebbir
(06.12.24)
32 yaşındayım;
3-4 sene öncesine kadar özellikle trafikte günde 2 defa had bildirirdim. Kaç kişiyi bir yumrukla kekeme bırakmışımdır ama son zamanlarda hiç kimseyle hiçbir tartışmaya girmiyorum.
Bana veya bir yakınıma haksızlık / terbiyesizlik yapılırsa had bildirme moduna girerim.
En son yine trafikte bir mevzu oldu. Arkamdan el kol yapan oğlan, ben inip iki adım atınca ellerini teslim olur gibi havaya kaldırıp defansif şekilde konuştu, diyeceğimi diyip geçtim ama çok komikti ))
0
norek
(06.12.24)
Son 5-6 saattir kendime
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
profesyonel bir yalancı ve manipülatör olduğunu biraz geç keşfettiğim eski flörtüme. kendisini şutladım, şutlarken de ne kadar büyük bir sahtekar ve manipülatör olduğunu iyice anlatıp, cehennemin dibine kadar yolun var dedim ve blokladım. inanın o kadar rahatladım ki tüy gibi hafifledim.
0
foucauldian
(10.12.24)
(4)

kripto paradan anlayanlar - bu hawk tuah abla n'aptı?

mark greg sputnik
dostlar iyi akşamlar, kripto paradan hiç anlamam. çok temel ve yüzeysel bilgim var sadece. bu hawk tuah röportajıyla meşhur olan apla da sanırım kendi parasını çıkarmış ama sonra çok fena çakılmış mı bi şey olmuş. alanlar çok öfkeli. meseleyi bilmeyen birine basitçe açıklayabilir misiniz? kendisi (v
dostlar iyi akşamlar,

kripto paradan hiç anlamam. çok temel ve yüzeysel bilgim var sadece. bu hawk tuah röportajıyla meşhur olan apla da sanırım kendi parasını çıkarmış ama sonra çok fena çakılmış mı bi şey olmuş. alanlar çok öfkeli. meseleyi bilmeyen birine basitçe açıklayabilir misiniz? kendisi (veya işin başındakler) bilinçli olarak milleti tokatlamak için mi yaptı bunu? yoksa bi çeşit planlama hatası mı?

milleti çarptı diyolar bi de mesela ne kadar çarpmış olabilir mevcut bilgiler ışığında?
0
mark greg sputnik
(05.12.24)
Kişiyi tanımıyorum ve olayı bilmiyorum ama "kendi parasını çıkarmış ama sonra çok fena çakılmış" demenizden anladığım kadarıyla çok uygulanan bir yöntemle piyasa manipülasyonu yapmış.

Sosyal medyada kısa sürede çok kişiye ulaşıp, bu kişiler üzerinde etki sahibi olan insanlar bir kripto varlıkla ilgili "tüyo veriyor" onun yükseleceğini, önünün açık olduğunu, çok güvenli olduğunu vs. söylüyor. Artık kendi inandırıcılığına kalmış. Bu alım tavsiyesine uyan takipçileri de fiyatı ve işlem hacmi çok düşük olan bu kripto varlıklara yüklenince ani bir yükseliş görülüyor, bazen bu varlığın yükseldiğini gören bu grupla hiç alakası olmayan insanlar da bu aşamada hype'a dahil oluyor. Coin iyi bir yükseliş yakalayınca en başta alım tavsiyesi veren kişi satış yaparak karını alıp çıkıyor. Ancak mevzu bahis shitcoin olduğu için hype kısa sürede son buluyor ve kaçınılmaz düşüş başlıyor.

Defalarca kere yapıldı bu. Sizin örneğinizdeki kişinin yaptığı bu değilse bile yöntemlerden biri de bu.
0
akhenaten
(05.12.24)
hocam peki coin'in değerini yatırım miktarı mı belirliyor? diyelim ki ben markcoin yaptım sürdüm piyasaya ama tanesini 3 sentten değil de 30 dolardan satmak istiyorum. böyle bir şey mümkün mü? yoksa işlem hacmi ve içerideki paraya göre sistemde otomatik değerleme mi oluyor?

benim anladığım bu abla aynen dediğiniz şekilde hype'tan faydalanıp milleti kendine çekmiş, paraları toplayıp kaçmış ama o kısmı nasıl oluyor ben onu merak ediyorum. az önceki örnekten devam edecek olursam, diyelim ki ben markcoin yaptım, başlangıç fiyatını belirleyebildiğimi varsayıyorum, 1 dolar diyelim... bir tane adam da çıktı 1000 dolar yatırdı benim coin'e. bu durumda benim coin'in alış/satış fiyatı nasıl/ne kadar değişiyor? sanırım coin miktarıyla da alakalı gerçi ama daha çok bu kısmını anlamlandırmaya çalışıyorum.
0
🌸mark greg sputnik
(05.12.24)
@mark açıkçası çok detaylı bilgim yok o konuda, daha iyi bilen biri gelmezse diye üstünkörü bildiğim kadarıyla aktarayım.

Kriptoparalarda tam bir regülasyon yok, onun için yöntemler çeşitli. Kripto paraların cinsleri de çeşitli. Varlık başka bir fiziki varlığa mı endeksli, yoksa değil mi; arz miktarı ne kadar, ne denli ciddiyetle proje yürütülüyor hepsinin farkları var. Ancak temelde proje aşamasından çıkan yeni coinlerin aynı hisse senetleri gibi halka arz olduğu platformlar var. Burda yatırımcılarla arz eden kişi veya kurum arasında bir fiyat dengesi oluşuyor. Bunlar daha varlık borsalara girmeden önce gerçekleştiği için detaylarına da hakim değilim açıkçası. Hiç gidip bir arza girmedim.

Ama özetle satıcının istediği tutarda fiyattan açılış yapmasından ziyade satıcının o varlığı yatırımcıya ne kadar fiyattan satabildiği önemli. Bu ilk talepler başlangıç fiyatını oluşturuyor.
0
akhenaten
(05.12.24)
x.com

Şurda özetlemişler sanırım olayın mekanizmasını. Kriptoya zerre ilgim olmadığı için sonuna kadar okumadım ama işini görür gibi
0
nundu
(06.12.24)
(4)

Emniyet niye bu adamı almadı hala?

m4a1
Hamit çelik diye bi lavuk var, net şekilde doktor falan değil. İsmi de hamit çelik değil sanırım. Bir diploma bulmuş üstündenİş yapıyor gibi… Su diyeti diye bir dalga ile dolandırıyor insanları hayvan gibi. Konuşması bozuk, tipi bozuk… resmen dolandırıcı. Ama bu adamı tv programlarına, sağa sola çık
Hamit çelik diye bi lavuk var, net şekilde doktor falan değil.
İsmi de hamit çelik değil sanırım. Bir diploma bulmuş üstünden
İş yapıyor gibi…
Su diyeti diye bir dalga ile dolandırıyor insanları hayvan gibi.
Konuşması bozuk, tipi bozuk… resmen dolandırıcı.

Ama bu adamı tv programlarına, sağa sola çıkarıyorlar, karşısında doktor oluyor yine de ekmeğini yemeye devam ediyor. Armağan bile oturtmuş karşısına aq.
Adam spor yapmayın organları yormayın diyor olm…
Ötesi yok.

En sikko twitter yorumunda kapıda biten emniyet bu adama hiçbirşey yapmıyor, sorgulamıyor. Çok büyük bir bokluk var bu işin altında givi geliyor bana ama bilmiyorum altan…

Nedir bu dayının hala insanları tokatlamaya devam etmesini sağlayan, var mı bilen?
0
m4a1
(05.12.24)
Ben doktor olmadığını zannetmiyor muhtemelen doktordur, bunun gibi bir tane de ketojenik diyet şöyle süperdir böyle mükemeldir diye bunun üstüne yazdığı kitapları insanlara iteleyen bi doktor daha var, neticede bu işler müritlik yoluyla ilerliyor gibi yaptıkları yasal olarak suç değil, kerizlik üzerinden para kazanıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.12.24)
merhaba. demek istediğinizi anlıyorum, falcılar, spiritüel uzmanlar, aile dizimi, numeroloji uzmanı, şaman köklerimize dönüyoruz cart curt uydurma new age hacı/hoca tayfasına ayrı uyuzum göbeklitepe'de boyut kapısından mesnevi ile geçiyoruz falan diyen bi tayfa var accayip keriz (beyaz yakalı) silkeliyorlar.

bi de bilim değil "ilim" tayfası var. batı bizi zehirliyor/çipliyor. peygamber sünnetti, sahabeler de yapıyordu padişahlarda baktırıyordu yıldıznamesiydi, tılsımlı gömleklerdi falan konuları çarptırıp çarpıyorlar.

maranki gibi bi tayfa var. türki bi devlette yalandan tütün okumuş doktor/prof ünvanı almış onunla sabah programlarında bitki, macun falan ayrı keriz silkeliyolar. hatta bi benzeri sarayda danışman.

bahsettiginiz ismi merak ettim kendi isim soyismiyle biyografi bölümünde eğitimini, çalıştığı hastaneleri belirtmiş. iddia ettiği yöntemi bilmiyorum, ben de iplemezdim ama tıp diplomalı hatta çalıştığı hastaneleri belirtmjş (teyit etmedim).

falcılar yanında kahve mahve de satıp legalize etmenin yöntemini bulmuştu mesela yoksa büyü/fal suç + nasıl vergi verecekler (eğlence sektörü?).

insanlar bi şeye inanmak istiyor illa.
0
libertine
(05.12.24)
Libertine'in yazdığı gibi gerçek doktor olabilir ama geçen sene (ya da bu sene başı da olabilir), sosyal medyada kendini doktor olarak tanıtan ve baya bir insanı ikna eden bir kadının doktorlukla alakası olmadığı ortaya çıkmıştı twitter'da. Baya dalgası da geçildi kendine inanılmaz bir persona yarattığına dair. Yani diploma örneğini falan görmeden inanmamak lazım neredeyse :d

Onun dışında maalesef Canan Karatay'dan beri böyle şarlatan doktorlarda büyük bir artış var. Ümit Aktaş, Ayşegül Çoruhlu falan hep aynı tarz. Doktorluğun medyatik bir meslek hâline gelmesi (bunun asıl nedeni tabii tıbbın ve sağlığın vatandaşlık hakkı yerine endüstri hâline gelmesi) sonucu böyle şarlatanlara para kazanma yolu doğdu. Bunlar kadar popüler olmayanlar da homeopati, hacamat, sülük falan yapıp dünya para kazanıyor. Ee ülkedeki sağlık sistemi de pompalıyor bunları. İlaç şirketleri düşmanınız, aşılar zararlı, x otu yiyin şifa bulun, y diyeti yapın 30 kilo verin gibi safsatalar da patlıyor tabii ki
0
nundu
(05.12.24)
@Libertine +1 yazdığı sektörlerin eksiği var, fazlası yok. Özellikle teknoloji ve düşünce yapısının gelişmesine ayak uydurmayan semavi dinlere laf edip ardından daha ilkel inanç sistemleri ile spiritüel açlıklarını doyurmaya çalışanlar var. Tıpkı dinlilerde olduğu gibi "Ben doğruyu biliyorum, görüyorum sen göremiyorsun. Ben senden zekiyim" diye bakıp kendi egolarını ve boşa geçen hayatlarını anlamlı kılmaya çalışıyorlar. Psikolojik bir var oluş mücadelesi.

Devlet bunları umursamayıp takip etmiyor ya da işin ucu cinci hocalar ve oradan ip tutturup günah silen tarikatlara gelir diye bulaşmıyor sanırım.
0
nawar
(06.12.24)
(6)

Farmakoloji bilgisine güvendiğiniz bir psikiyatrist var mı?

suyin
istanbul-anadolu yakası önceliğimiz.
istanbul-anadolu yakası önceliğimiz.
0
suyin
(05.12.24)
Her psikiyatrın farmakoloji bilgisi çok iyi olmak zorundadır. İyi olmazsa ona psikiyatr diploması vermezler çünkü psikologlar gibi yalnızca terapi yapmıyor asıl ilaç veriyorlar. Dolayısıyla farmakoloji bilgisini ölçecek insanlar da olmadığımızdan bu bilgiyi nasıl verebileceğimizi açıkçası düşünemedim.

Konuyu biraz açarsan, ayrıntılı ifade edersen daha iyi olabilir.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
Farmakoloji tıp fakültesinin temel derslerinden, her türlü uzmanlık eğitiminde de uzmanlıkta kullanılan ilaçların farmakolojisi zaten uzmanlık eğitiminin temellerinden biri. Yani psikiyatri uzmanı zaten yazacağı ilaçların farmakolojisine hakimdir
0
nundu
(05.12.24)
psikiyatrın farmakoloji bilmesine gerek yok, hangi ilacın neden çalıştığını kendileri de bilmiyor zaten.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(05.12.24)
Tamer Aker
0
gabe h coud
(05.12.24)
Bence farmakoloji bilgisi, biraz da insanı ve semptomları tanıdığınızda daha da güçlü bir bilgi yumağına dönüşecek bilgi birikimidir. Farmakoloji bilirsin, ama karşındaki insanla düzgün ilişki, iletişim kuramazsın, o zaman tanıyı yanlış koyar, ilacı da yanlış verirsin.

Psikiyatristler farmakoloji bilgisi alıyorlar pek tabii, ama yanlış ilaç veren, semptomları yanlış gözlemleyen pek çok psikiyatrist var sahada. Ya da doğru ilacı verse de hastayı dinlemeyen vs bu da ilacın tesirini azaltabiliyor bazıları için. Psikoloğum, sahadan bildiriyorum.

O sebeple sorunuz mantıklı geldi, farmakoloji sadece farmakoloji değildir, kullanmak için bütüncül yaklaşmak iyidir.

Genelde ben terapi yapan terapiye inanan psikiyatristlere gönderirim o yüzden.

Tamer Aker önerilmiş, Tamer Hoca çok tatlıdır, yaklaşımı, tarzı, memnun kalırsınız. Yalnız biraz pahalı olabilir.

Alternatif olarak: Ersin Uygun düşünülebilir.
0
damba
(06.12.24)
Ender Karaca da çok iyi ilaç yazar bu arada, ama sadece ilaçlara güvenir bana kalırsa, ilk semptomu ondan alıp. Aylarda gitmemenizi öneririm, her semptoma bi ilaç yazıyor neredeyse, hastaların yan etkilerle boğuştuğu oluyor.
0
damba
(06.12.24)
(3)

Türkiye'de konser veren kadın bir sanatçı

sanguine
Ismi bir türlü aklima gelmiyor -cok ünlü-orta yaşlı +50 -kizil saçlı diye hatırlıyorum-ingiliz İrlandalı ya da Amerikan üçünden biri-2024 yazında Türkiye'ye İstanbul'a geldi konser verdi
Ismi bir türlü aklima gelmiyor

-cok ünlü
-orta yaşlı +50
-kizil saçlı diye hatırlıyorum
-ingiliz İrlandalı ya da Amerikan üçünden biri
-2024 yazında Türkiye'ye İstanbul'a geldi konser verdi
0
sanguine
(04.12.24)
Loreena McKennitt?
0
nundu
(04.12.24)
tabudeviren
(04.12.24)
Ay evet çok teşekkürler, soyadı da mac ya da MC ile bitiyor diye de yazacaktim
0
🌸sanguine
(04.12.24)
(9)

Prima’nın Yapıp Diğerlerinin Yapamadığı Şey Ne?

eisberg
5-6 marka denedik hatta biri de Prima Aktif Bebek. Birisi sızdırıyor birisi pişik yapıyor birisinin mavi çizgisi çalışmıyor vs… prima premium’da bir tane bile sorun yaşamadık. Fiyat olarak prime diğerlerinin 2, 3 hatta bazılarının neredeyse 4 katı. Diğerlerinin yapamadığı şey ne? Ucuz oldukları için
5-6 marka denedik hatta biri de Prima Aktif Bebek. Birisi sızdırıyor birisi pişik yapıyor birisinin mavi çizgisi çalışmıyor vs… prima premium’da bir tane bile sorun yaşamadık. Fiyat olarak prime diğerlerinin 2, 3 hatta bazılarının neredeyse 4 katı. Diğerlerinin yapamadığı şey ne? Ucuz oldukları için mi öyleler? Biz mi bir şeyi beceremiyoruz?
0
eisberg
(04.12.24)
Bizde de aynı durum var. Hatta geçen Migros indiriminden birde ucuz Prima alalım deneyelim dedik, oğlan da rahat etmedi bizde. Sorunu bilemiyorum.
0
etna
(04.12.24)
Etrafımdaki bebekli ailelerden gözlemlediğim kadarıyla bebekten bebeğe değişiyor ya. Primayla hiç rahat edemeyip çok daha ucuz markalarla tam aradığını bulan arkadaşlarım da var
0
nundu
(04.12.24)
Bebeğe göre değişiyor+1 bizim bebeğimizde en pahalısı ile rahat etti arkadaşın bebeği ise en ucuz bez ile rahat etmişti.
0
basond
(04.12.24)
Bebeğe göre değişir. 9 sene önce
Prima pahalı geldiğinde piyasadaki pek çok markayı denemiştim.
Bebeğim bir tek komili ve o zaman piyasaya yeni giriş yapan ve pek bilinmeyen goon ile çok rahat etmişti. Bunlarla devam etmiştim hiç sorunsuz.
0
strawberry first
(04.12.24)
kimyasalları daha zararlı olduğundan. ayrıca her çocuğun teni farklı tepkiler veriyor. kızıma en organiğinden isveç malı bez taktım pişik yaptı. primanın başka bir modelini taktım çocuk rahat etti. daha sonra sleepye geçtim. arge artı kimyasal ve malzeme kalitesi.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
olayın prima ile alakası yok. şans işi. doğduğundan beri sleepy bionatural kullanıyoruz, sorun yaşamadık. primada pişik olup goon kullanan bebek var.
0
elorelia
(05.12.24)
goon sleepy babyturco-doğadan hepsini deneyeceksin. bebek hangisinde alerjik olmazsa devam.
0
xrated
(05.12.24)
Şok markette bebeland marka bez yapı itibariyle primaya en çok benzeyen bez bence. ev içindeyken molfix veya bebeland takarken dışarı çıkıcağımızda ya da uyku öncesi prima aktif bebe kullanıyoruz. zaten hepsiburada da falan sürekli premiuma özel kampanya oluyor adet fiyatı diğerlerinden çok farklı olmuyor. premium care olanı tabi uçuk pahalı ona birşey diyemem
0
bigcaptain
(05.12.24)
Biz de primada huzur bulamadık önce sleepy kullandık o çok bozdu nasılsa, sarı külot goon’a geçtik. Nadiren prima aktif bebek kullanıyoruz ama premium care pampers olmadı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(06.12.24)
(3)

Carnivore diet

kullanicadi
Keşfetime sürekli düşen bir kız var tabağında 5 6 köfte, 2 3 de sahanda yumurta. Köfteleri yumurta sarısına bandıra bandıra yiyor. Kaslı ve sağlıklı da duruyor, makrolarına dikkat ederek hiç kas kaybetmediğini söylüyor. Bu beslenmeyi deneyen oldu mu? Aklıma yatmayan şey ürik asit ve ldl yüksekliği.
Keşfetime sürekli düşen bir kız var tabağında 5 6 köfte, 2 3 de sahanda yumurta. Köfteleri yumurta sarısına bandıra bandıra yiyor. Kaslı ve sağlıklı da duruyor, makrolarına dikkat ederek hiç kas kaybetmediğini söylüyor. Bu beslenmeyi deneyen oldu mu? Aklıma yatmayan şey ürik asit ve ldl yüksekliği. Bu ikisini nasıl sağlıklı bir aralıkta tutabilirsin bu beslenmeyle? Ketojenik diyette en azından yeşillik ve sebze de yeniyordu bunda o da yok.

1 senedir böyle besleniyorum diyenler olmuş yorumlarda da. Bana dönemsel vücut şaşırtma amaçlı yapılabilecek, sürdürülebilir olmayan bir diyet gibi geliyor. Bu kadar hayvansal ürünün vücuda zararı olmaz mı?
0
kullanicadi
(04.12.24)
Duyuruda biri vardı bir iki sene önce. Her sorunun altına carnivore diyet yaptığını çok mutlu olduğunu, en sağlıklı diyet olduğunu söylüyordu. Hatta tesadüf ya bugün aklıma geldi kimdi diye ama hatırlayamadım :D

Yani bence diyette fanteziye kaçmaya gerek yok. Makroları tutturan, eti sebzesi tahılı falan dengeli beslenme en iyisi. Carnivore yapıp sağlıklı olabilirsin ama risk almaya gerek var mı yani bilemiyorum
0
nundu
(04.12.24)
@konetsu 2 senedir uyguladığını söylemişti. @nundu'nun bahsettiği arkadaş o ve hala buralarda. Duyurunu görmeyebilir. Mesaj yaz istersen.
0
Mirket
(04.12.24)
aralık 2020 gibi başladım yani 4 yıl doluyor.
sorduğun sorular direkt FAQ kısmında var burada www.reddit.com

ürik asit, gut vs. konusunda et değil fruktoz asıl sıkıntı. ldl'in de herhangi bir zararı olduğuna dair ortada kanıt yok. saf hayvansal gıda tüketip karbonhidrat tüketmediğin sürece yok enazından... karbonhidrat tüketimi ldl'in oksitlenip yapısının bozulmasına sebep oluyor damar tıkayan ldl değil bu bozulmuş ldl.

kırmızı etin zararlı olduğunu gösteren hiçbir çalışma carnivore beslenenler üzerinde yapılmıyor ve diğer etkenler(spor, alkol, sigara tüketimi vs.) dikkate alınmıyor. sen dünyaya kırmızı et zararlı dersen sağlığına dikkat eden insanların ortalamada daha az kırmızı et tüketiyor olduğunu görmek şaşırtmamalı. işin özeti "correlation=/=causation"

carnivore diet üzerine kendi de bu diyeti veya enazından ketojenik diyet uygulayan doktorlar tarafından yapılan açıklamalardan anladığım şu ki en sağlıksız olan "dengeli" beslenmek. yani doymuş yağ ile karbonhidratı birlikte tükettiğin bir beslenme en kötüsü.

daha da detaylı açıklama istersen paul mason'ın videoları vardı ldl/kolesterol konusu: www.youtube.com
lif konusu: www.youtube.com
0
konetsu
(04.12.24)
(6)

Pomodoro Teknigi

krmzbvl
Selam, pomodoro teknigini kullaniyor musunuz? Mobil telefonunuzda app var mi bunun icin? Hangisi?
Selam, pomodoro teknigini kullaniyor musunuz? Mobil telefonunuzda app var mi bunun icin? Hangisi?
0
krmzbvl
(03.12.24)
Uzun zaman önce kullandım, şuan kullanmıyorum.
Ağaç dikmesiyle ünlü olan uygulama vardı :) Forest sanırım
0
Bluesque
(03.12.24)
ben app ile uğraşmıyorum, timer kuruyorum. bilgisayarda da windows 11'de falan da telefonlarda olduğu gibi focus sessions var.
0
malheiros
(03.12.24)
Focus session derken? Win11 kullanmiyorum ama telefon kullaniyorum. Tam olarak neyi kastettin?
0
🌸krmzbvl
(03.12.24)
yani bilgisayar başında çalışacaksan da, windows 11'de (belki 10'a da gelmiştir) saat uygulamasında pomodoro gibi focus sessions sekmesi var. bir nevi app gibi düşün ama ağaç falan dikmiyorsun, timer var ve notification'ları kapatıyor falan...
0
malheiros
(03.12.24)
Tus çalışırken forest kullandım bi ara ama öyle aşırı düzenli değil. Tus çalışanlar genelde kronometre kullanır eski usul, ben hiç almadım ama deneyebilirsin.

Forest'ın güzel yani telefonu kullanmanı engelliyor. Ha ama whiteliste uygulama ekleyebildiğini öğrendikten sonra bende etkisini kaybetmişti, kendimi en son twitter'ı whiteliste eklerken bulunca sildim :d
0
nundu
(03.12.24)
forest +1
0
titanyum22
(04.12.24)
(13)

Şehirden siz de sıkılıyor musunuz?

ofelia
İzmir'de çok merkezi bi yerde oturuyorum. aslında görece şanslıyım, evimle işim çok yakın, toplu taşıma kullanmıyorum aracım var, normal günde maksimum trafikte kalma sürem 40 dk. ama çok sıkıldım. insanlardan, trafikten, herkesin önce kendini düşünmesinden, çöplerini yere atanlardan, sokağa tüküren
İzmir'de çok merkezi bi yerde oturuyorum. aslında görece şanslıyım, evimle işim çok yakın, toplu taşıma kullanmıyorum aracım var, normal günde maksimum trafikte kalma sürem 40 dk. ama çok sıkıldım. insanlardan, trafikten, herkesin önce kendini düşünmesinden, çöplerini yere atanlardan, sokağa tükürenlerden. hiç yakın zamanda mümkün görünmüyor ama en büyük hayalim sakin bir müstakilde yaşamaya başlamak ve olabildiğince az yabancıya maruz kalmak.

2. mesleğim gereği her pazar ormana gidiyorum. geçtiğimiz pazar çok yağmurluydu, deli ıslandık ekipçe ormanda, en son oturduğum ağacın dibinde yağmur sesinde meditasyon yaptım. (yağmurda bir 30 dakika beklemem gerekiyordu.) ormana gitmesem çoktan delirirdim gibi hissediyorum bazen.

siz nasıl yapıyorsunuz? güvenli alanınız var mı? hele istanbul... nasıl delirmediniz? yoksa seviyor musunuz?
0
ofelia
(03.12.24)
ben de izmir'deyim. yoğun bir iş tempom vardı. plaza hayatı filan. 2 yıl önce künerde bir arazi aldım. duvardan temele, bir sürü inşaat işleri ile uğraştım. bir yaşam alanı oluşturdum.işi gücü bayağı bıraktım. bıraktım derken işverenim, işe 10 günde falan bir gelip kontrol ettim. köpeklerim var. ormanın içindeyim. kuşlar kurbağalar sincap ve tavşanlar daha neler neler. yazın fonda ağustos böcee sesi, sonbahar ve kış karadeniz gibi yağmur sesleri. mangallar mı dersin odun ateşinde yemekler, pizza fırını yaptım börekler çörekler. her neyse 1 ay önce birden bire inanılmaz derecede sıkıldım. şehri özledim. şimdi sadece cuma aklamları kalıyorum. c.tesi pazar sabah gidip 1-2 saat köpeklerle ilgilenip geri geliyorum.çalışmayı, şehri, kalabalığı trafiği özlemişim. demem o ki; ikisi de lazımmış.
0
ground
(03.12.24)
Sehirden bunaldim. Sizin belirttiginiz herkesin kendini dusunmesi durumu yok fazla, bu buyuk arti, ama gene de patladim. Tabii sehir disina gecme durumunda da kendimi kirsala uygun ve uygun olmayan islere adamadiktan sonra muhtemelen bir sonra sehre donmek isterim diye dusunuyorum. Gene de denemek istiyorum.
0
mbond
(03.12.24)
Evet, bunalıyorum. Doğa sporları külübüne üyeyim. Ayda en az 2 hafta sonu hiking, nadiren de olsa trekking yapıyorum.
0
auroraaurora
(03.12.24)
Evden çok çıkmıyorum.
Sessiz sakin, şehrin az dışında, orman + göl yanında sevimli bi muhitte oturuyorum. Durumu iyi yaşlıca insanların tercih ettiği bir mahalle. Ofise de 10 dk arabayla.
Sessiz, tantanasının az olması yeterli benim için oturduğum yerin.
Hiç güvenli alan ihtiyacı hissetmedim açıkçası. Size göre çok içeri dönük bi insanım sanırım, o yüzden sıkıntı çekmiyorum.
0
norek
(03.12.24)
Aşırı kalabalık, kaotik yerleri ben de pek sevmiyorum ama kırsal, orman, @ground'un anlattığı tarzı müstakil evleri daha da sevmiyorum o yüzden şehir <3 ben. İstanbul diye sormuşsun sonunda, İstanbul'da delirirdim ama muhtemelen. Nefret ediyorum İstanbul'dan, umarım orada yaşamak zorunda kalmam.

İzmirliyim, İzmir bile artık kalabalık geliyor bana. İki sene Denizli'de yaşadım, son iki senedir de Eskişehir'deyim (ondan önce ilk 7 yılım Urla'da sonra İzmir merkezde geçti 25 yaşına kadar) Denizli ve Eskişehir tarzı orta büyüklükteki şehirler ideal bence. İşe toplu taşıma ile gidiyorum, dışarı çıkmak istediğimde taksi çok tutmuyor çünkü her yer yakın ya da yine toplu taşıma ile her yere gidebiliyorum. Kalabalık bunaltıcı değil, evim de çok merkezi bir yerde ve konumunu çok seviyorum. O yüzden burda baya mutluyum yani. İzmir'deki hayatımı da seviyordum Balçova'da yaşıyordum ki çok severim Balçovayı. Ama en son gittiğimde o kalabalık falan bunaltıcı geldi artık. Bence ideal hayat 500 bin - 1 milyon arası insanın yaşadığı orta büyüklükteki şehirlerde (Hem Denizli, hem de Eskişehir şehir nüfusu olarak bu klasmanda)
0
nundu
(03.12.24)
Beykoz'dayım. Çok seviyorum. Ön tarafta harika manzara. Arka bahçem göl. Lotus çiçekleri, ördekler, kaplumbağalar. Trafik yok.
0
gabe h coud
(03.12.24)
Bursa'da doğdum kış mevsimini merkezde, yazları ise yine Bursa'nın küçük bir sahil kasabasında geçirirdik. Her haziran oh be dünya varmış, ağustos gibi de yeter artık be okullar açılsın derdim. 10 yaşına kadar çok sorun etmedim gerçi çoluk çocuk parkta bahçede oynuyorduk sonuçta ama ergenlikle beraber kasabada yapılacak bir şeyin olmaması bana batmaya başlamıştı ne bir avm, tiyatro, sinema. Göl, doğa, ağaç, bahçe falan da bir yere kadar. Bir de küçük yer insanını çok sevmem en azından bizim oradakiler insanın işine çok karışıp çok konuşuyordu.

O yüzden ben şehir sevdiğime karar verdim. Ufak yerlerde kısa süreli zaman geçirip kafa dinleyip dönmeyi tercih ediyorum. İstanbul'u seviyorum. Yaklaşık 10 sene metro metrobüs ün dibinde yaşadım. Ani bir tepe atması sonucu arabayla 20 30 dk da şehir merkezine inebileceğim ama aslında merkeze o kadar da yakın olmayan bir yerdeyim yani Göktürk'te. 5 dk da ormana gidiyorum. Şimdilik beni mutlu ediyor <3
0
kullanicadi
(03.12.24)
İzmir'deyim salı günü öğleden sonra trafikte takılı kalınca bazen kafam ısınıyor bu nedir diye. Ama şehrin nimetleri de güzel kırsal iyi hoş 4. gün canım sıkılmaya başlıyor mütemadiyen orada da olmaz gibi geliyor. (Yaş 37 çok genç de sayılmam)

Genel değişiklik lazım bence insana şehirden değil de nerede bulunursak bulunalım belli bir süre tekrara düşünce batmaya başlıyor çoğu irili ufaklı şeyler. Genel bir değişiklik halinde olabilecek bir hayat tarzı çok güzel olurdu gibi geliyor bana.
0
hedep
(03.12.24)
"Aşırı kalabalık, kaotik yerleri ben de pek sevmiyorum ama kırsal, orman, @ground'un anlattığı tarzı müstakil evleri daha da sevmiyorum o yüzden şehir <3 ben." +1
Doğayı uzaktan ve küçük dozlarda seviyorum. Hatta küçük şehir de sevmiyorum, kültürel ve sosyal hayatı, tiyatrosu konseri sergisi olan şehir seviyorum. Bunun için mesela Eskişehir şahane, Denizli Çanakkale falan hayır.

Eskişehir, Antalya, Ankara ve İstanbul'da yaşadıktan sonra İzmir'e taşındım, çok mutluyum. (İstanbul dışında diğer üç şehirde de gayet mutluydum.) Karı koca evden çalıştığımız için sabah akşam trafiğine çok nadir giriyoruz. Sürekli konser/tiyatro izliyoruz. Canımız isterse etraftaki küçük kasabalara köylere koylara gidebiliyoruz. Ben <3 deniz kenarında büyük şehir.

Edit: güvenli alanım = evim. Huzurlu bir aileyiz, kendimize konforlu ve hobilerimize yer ayırabildiğimiz bir ev yaptık. Şehrin kalabalığından yarım saat içinde eve dönmek bana yetiyor.
0
kobuzchu kiz
(03.12.24)
Şehir iyidir. Ben köy kökenliyim ama köyü tavsiye etmem. Çünkü; küçük yerinin başka sıkıntıları var. Herkes biribirini gözetler, dedikodu çok olur, bazıları işine karışmaya kalkar.

Nundu'nun yazdığı gibi orta büyüklükte bir şehir olabilir ya da ekonomik durum iyiyse İzmir'in sessiz fazla gürültülü olmyan bir yerden müstakil ev alınabilir.
0
komando kani var bende
(03.12.24)
30 yaşındayım, bütün hayatımı "şehir bebesi" olarak yaşadım ve gerçekten bunaldım. yaşadığımın hayat olmadığını özellikle dağ-taş-toprak görünce fark ediyorum. köy hayatı romantizmi filan yapmayacağım, büyük şehrin bana sunduğu fırsatların vs. farkındayım ama mental olarak klasik tabirle toprağa/çimene dokunabilsem çok daha iyi durumda olurdum diye düşünüyorum.

güvenli alan sayabileceğim tek yer teyzemlerin trakya'daki minnak arazisi. senede birkaç kez de olsa oraya giderim. genelde kalabalık grup oluyoruz zaten. en yakın köy bile araçla 10-15 dakika mesafede. ormanın dağın içinde. utanmasam yani çıblak koşup ağaçlara tırmanırım. öyle doğal, öyle güzel. orada geçirdiğim 3 gün şehirde geçirdiğim 50 güne bedel resmen yoğunluk ve yaşadığını hissetme açısından. şehirdeyken hep sağlıklı kalma takıntısıyla genç olmayı isterim mesela... oradayken "burda 90 yaşında olsam bile sorun değil" diye düşünüyorum. fiziksel ve ruhsal olarak kötü hissedemiyorum oradayken.

uzun vadede sorunu nasıl çözebilirim onu da bilemiyorum açıkçası. çok zengin olsam şehre araçla 30-40 dakika mesafede kırsalda bahçeli evde vs. yaşamak isterdim ama öyle bir şansım da yok. akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz işte.
0
mark greg sputnik
(03.12.24)
İsimle evim arası 5dk bile yoktur. Her gün parka yürüyüşe koşmaya gidiyorum. Dün gece koşu dönüşü bildiğin kömür dumanı soludum, üstüm başım hep is kokuyordu. Ağlamak istedim. Bu ve daha pekçok sebeple hayalim köye yerleşmek.
0
Amaranta ursula
(03.12.24)
İstanbul Kadıköy since 1989.

Ara ara darlandığım oluyor tabii ama seviyorum yine de. Bu cuma Kadıköy'e bir restorana gideceğim, muhtemelen arkasından Standup gösterisine giderim.
0
put it in your appropriate place
(03.12.24)
(3)

internet sağlayıcı değişikliği & modem kurulumu

mark greg sputnik
dostlar iyi akşamlar,taahhüdü bitmek üzere olan interlek sözleşmemi feshedip başka bir yere başvurdum, diğerine başvurunca ikisi birlikte oldu zaten. yalnız daha önce benzer bir şey yaptığımda geçtiğim firma bana bilgileri vermişti, modem arayüzünden gerekli ayarları yapıp yoluma devam etmiştim... ş
dostlar iyi akşamlar,

taahhüdü bitmek üzere olan interlek sözleşmemi feshedip başka bir yere başvurdum, diğerine başvurunca ikisi birlikte oldu zaten. yalnız daha önce benzer bir şey yaptığımda geçtiğim firma bana bilgileri vermişti, modem arayüzünden gerekli ayarları yapıp yoluma devam etmiştim... şimdiyse şu an müşterisi olduğum hizmet feshedildi, modem arayüzüne de giremiyorum. modem benim sanıyordum ama değilmiş, adres vermişler onu da getir diye. şimdi merak ettiklerim,

1) modem bana ait olmadığından dolayı direkt aletin hayatını mı söndürdü firma, yeni hattı mevcut modemle kullanamıyo muyum yani? zaten 3-5 gün kullanıp yeni modem alınca bunu sökecektim.

2) belki başkadır diye kurcaladım filan ama yok yani hiçbir şekilde modem arayüzüne giremiyorum. yeni sağlayıcının interlekine erişmek için ne yapabilirim şu an?

3) yeni sağlayıcı bana modem ayarı için kullanıcı adı ve şifre vermiş. bu hattın açıldığı, modem arayüzüne girip ayarları yaptığım takdirde internet kullanabileceğim anlamını mı taşıyor?

"arayıp sorsana" diyebilirsiniz ama reklam olmasın, hangi sağlayıcı olduğunu anlamışsınızdır, bunlar kendileri isterse arıyorlar djfdjk en fazla mesaj filan atabiliyorum.

***

kısacası şu an benim ne yapmam gerekir teknoloji cahiline anlatır mısınız süreci? ben halihazırda altyapı/bağlantı/modem var diye yine arayüzden bilgileri değiştirip devam ederim sanmıştım. ortada arayüz filan yok şimdi. anaa.
0
mark greg sputnik
(02.12.24)
Bağlantı tipi nedir? Modem/router sadece o servis sağlayıcıya kilitlenmiş olabilir. Öyleyse diğerinde çalışmaz. Her halükarda arayüze erişebilmeniz lazım ama kullanıcı adı/şifre kısmı kilitliyse erişseniz de işinize yaramaz.
0
orient blue
(02.12.24)
İlk firma türknet'se şayet, modem politikaları çok komik ya. Yani firma olarak çok seviyorum ama aynı binada bir alt kata taşınmıştım 2-3 sene önce, interneti taşımak istediğimde elimdeki modemi kargolatıp bana yeni modem getirmişlerdi ahahah o yüzden modemi namus meselesi yapıyorlar saçma şekilde, muhtemelen en mantıklısı gidip yeni modem alıp direkt onu kullanmak
0
nundu
(02.12.24)
@nundu, yok abi ilki degil :)

Bu arada ev arkadasim denedi, basta kendisi de giremedi ama sonra becerdi. arayuze erisim sagladiktan sonra ikinci firmanin verdigi giris bilgileriyle hic oyle ince/ekstra ayar yapmadan internete kavustuk, enteresan oldu.
0
🌸mark greg sputnik
(02.12.24)
(6)

Eskişehir’e ne zaman gidilir?

yetkili birine benzeyen abi
Bir hafta sonu İstanbul’dan trenle gidip gezmek istiyoruz.Ama yıllar önce kışın gitmiştim gerçekten acı veriyor.Aralık’ta gitmek korkutuyor, şubat daha iyi mi olur?
Bir hafta sonu İstanbul’dan trenle gidip gezmek istiyoruz.
Ama yıllar önce kışın gitmiştim gerçekten acı veriyor.
Aralık’ta gitmek korkutuyor, şubat daha iyi mi olur?
0
yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
Bu haftasonu hava görece güzel görünüyor (12-13 derece) hava durumunda. Şubatta daha soğuk olabilir bence şimdiye göre.
0
nundu
(02.12.24)
Şubat büyük ihtimalle daha kötü olur.
0
kobuzchu kiz
(02.12.24)
mart sonundan önce donarsın
0
jamswety
(02.12.24)
soğukta ayazı çarpar ankaranın ayazına benzemez felç bırakır.
0
mikahakkinen
(02.12.24)
gitmişken baharda gidin. kışın bi zevki olmaz, dehşet bir soğuğu oluyor.
0
elorelia
(03.12.24)
geçen kış öyle ekstrem bir soğuğunu görmedim bu arada ama bu sene sert başladı. Hava durumu eksilere inmedi pek ama gerçekten soğuk. Bu haftasonu dediğim gibi hava durumu iyi gösteriyor, belki bu haftasonu gelinebilir, onun dışında mart falan anca işte. Daha da beklerim diyorsanız bence sonbaharda çok güzel oluyor şehir. Ekim gibi düşünebilirsiniz belki ileride
0
nundu
(03.12.24)
(11)

aylik ne kadar temettü ya da kira geliriyle calismayi birakirdiniz?

robert bosch
sb.ben 5k $/€'ya okayim. 7.5k€ olursa da arkadasmis, aileymis, alayi gelse tanimam kfjghayal iste.. siz?
sb.

ben 5k $/€'ya okayim.
7.5k€ olursa da arkadasmis, aileymis, alayi gelse tanimam kfjg

hayal iste.. siz?
0
robert bosch
(01.12.24)
100k usd
0
gabe h coud
(01.12.24)
nereden geldiği fark etmeksizin ayda 4bin dolar para bi yerden gelirse çalışmam. iyi hoş zaten calısmıyorum keyfi işler kovalarım diyeyim.
0
Aşk Adamı
(01.12.24)
Şöyle bakmak lazım bence; diyelim ki 80 bin tl maaşınız var. 80 bin lira pasif geliriniz varsa zaten maaşınızla aynı olduğu icin teknik olarak çalışmadan da yaşayabiliyor olmalısınız. Bu bana yetmez diyorsanız maaşınız da yetmiyor olmalı. Yani bu sorunun cevabı eğer maaşınız size yetiyorsa en az maaş kadar pasif gelirle çalışmayı bırakabilmeniz lazım. Onbinlerce hatta yüzbinlerce dolar havada uçuşuyor ama gerçekçi gelmiyor bana.
0
orient blue
(01.12.24)
Bugünün 300.000 tl'sine bırakırdım.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.12.24)
Bırakmam, çalışmayan adam paslanir. Geri gider. Tatmin konusunda eksik kalır. Elindekini de bir şekilde kaybedebilir.
0
Shepard
(01.12.24)
açık konuşmak gerekirse ben günümüz türkiye ekonomisinde/şartlarında günde 10 saat kendimi paralasam da çok para kazanabileceğimi düşünmüyorum. çalışmak benim için para kazanmaktan ziyade oyalanma, alkole düşmeme, az buçuk sosyalleşme yöntemi oldu artık... o açıdan bugün enflasyona/dolara endeksli aylık 50 bin türk lirası para ver bana hiçbi şey yapmam açıkçası.

öte yandan shepard'ın söylediğine de katılıyorum. asla hustle bustle'cı kapitalist bir gt oğlanı değilim ama yetişkin insanın "yatması" bana sağlıksız geliyor.

ayda 50 bin lirayla yaşayacaksam günde 4 saatlik, gönüllü bile olsa bana bi şey ayarlaman lazım. yoksa alkolik olurum, yalnız kalırım, 3-5 seneye ölürüm.

sabahın 7'sinde olmasa bile sokağa çıkmak, birkaç insanla selamlaşmak, bir şeyler yapmak, sağlıklı ölçüde baskı ve stres hissetmek... bunlar yetişkin insana lazım diye düşünüyorum.

neblim mesela şey olabilir, 9 yaşında çocuklara futbol antrenörlüğü yapacaksın, günde 4 saat, haftada 5 gün. bu durumda 50 bine tavım. yok tamamen serseri gibi zevk itlik serserilik için yaşayacaksın dersen bu YAŞAM SİDİLİni sürdürebilmem için en az 100 bin lazım.
0
mark greg sputnik
(01.12.24)
Bazen o kadar bunalıyorum ki asgari ücrete fitim. Yeter ki çalışmak zorunda olmayayım. Kira derdim yok; çoluk çocuk yok. Azıcık aşım kaygısız başım.
0
auroraaurora
(02.12.24)
Ben de 5k euro tarzı bi paraya fit olurum ya, fazlasında gözüm yok :d

İki sene önce kendi elimde olmayan sebeplerle çalışmadan maaşımı almaya devam ettiğim birkaç aylık bir dönem olmuştu. Böyle diyince etik dışı ATM memurluğu gibi duruyor da öyle değil :d neyse kişisel olarak kendimi en çok geliştirdiğim dönem o zamandı. Her gün yeni bir şeyler öğreniyordum. Sadece sosyal olarak biraz yalnızlaşmıştım ama o da bulunduğum şehirle alakalıydı. Yani çalışmazsam gelişmem konusu, en azından benim için, geçerli değil. Çalışmazsam daha da gelişirim :D
0
nundu
(02.12.24)
evim varsa ve buyuksehirdeysem 1000 dolar
evim varsa ve memleketteysem 750 dolar
evim yoksa 1500-2000 arasi
0
bay b
(02.12.24)
@orient, maasin yetmemesi her ay eksiye cikiyorsun demek degil. sonucta sen 5 seneye ekstra deneyiminle, belki yönetici pozisyonuyla cok daha fazla maas alacaksin. temettü ya da kiralarda öyle büyük sicramalar olmaz ama genelde.
0
🌸robert bosch
(02.12.24)
2bin dolar.
Evim, arabam vs var, çok bir giderim yok. Zaten maaş olarak da o kadar geçiyor elime hemen hemen.
Hatta Türkiye'nin geçmişini ve geleceğini göz önüne alınca 2bin doların yetersiz geldiği/geleceği bi zaman düşünemiyorum ben. Her zaman iyi paraydı ve her zaman iyi para olarak kalacak gibi.
0
norek
(02.12.24)
(2)

Göztepe futbol takımı gerçekten Göztepe futbol takımı mı?

Bir ben var benden şurada
Şu nedenle soruyorum: Bu konuyla ilgili olarak Wiki'ye baktım, Wiki'ye göre 2008 yılında Göztepe amatör ligdeymiş, Aliağaspor da 3. ligdeymiş, Wiki'de bu konu şu şekilde değerlendirilmiş:"18 Haziran 2008 tarihinde o sezon 3. Lig'de mücadele edecek olan Aliağaspor yarışma haklarını Göztepe'ye devrett
Şu nedenle soruyorum: Bu konuyla ilgili olarak Wiki'ye baktım, Wiki'ye göre 2008 yılında Göztepe amatör ligdeymiş, Aliağaspor da 3. ligdeymiş, Wiki'de bu konu şu şekilde değerlendirilmiş:

"18 Haziran 2008 tarihinde o sezon 3. Lig'de mücadele edecek olan Aliağaspor yarışma haklarını Göztepe'ye devrettiğini duyurdu. Bu değişiklik sonrası kulüp 2008-2009 sezonunda 3. Lig 2. Grup'ta mücadele etti."

Yani ben bunu okuyunca şöyle anlıyorum: Göztepe ile Aliağaspor anlaşmışlar; Aliağaspor sanki "tamam biz 3. ligde oynama hakkımızı hakkımızı size devrediyoruz siz 3. lige çıkın, biz de amatör ligde oynayalım." demiş gibi anlaşılıyor

Böyle bir şey olabilir mi bilmiyorum ama oluyorsa eğer Göztepe Göztepe'dir diyebiliyorum ama sonra biraz daha araştırınca aslında olay şu şekilde gerçekleşmiş: Amatör ligde oynayan Göztepe ismini Aliağaspor yapmış Aliağaspor'un renklerini ve logosunu almış Aliağaspor da aynı şekilde ismini Göztepe yapıp Göztepe'nin renklerini ve logosunu almış ve ilerleyen yıllarda üst liglere çıkıp geçen sene de Süper Lig'e çıkmış, isim değişikliğiyle Aliağaspor olan takım da alt liglere düşüp kapanmış.

Şimdi böyle bir durumda Süper Lig'de oynayan Göztepe gerçekten de Göztepe midir yoksa isim değişikliğiyle Göztepe olan Aliağaspor mudur, nedir?
0
Bir ben var benden şurada
(01.12.24)
Theseus'un gemisi gibi işte biraz. Hangisi gerçek Göztepe, sorduğun kişiye göre cevabı değişebilir. Göztepeyi sevmeyenler boşuna yıllardır göztepeye aliağa belediyespor demiyor, ama sonuç olarak logosuyla tarihiyle kabul edilen Göztepe şu an süper ligde oynuyor da. Tff sitesinde göztepe sayfasına gidip bu satın almadan önceki kadrolara bakarsan eski göztepedeki oyuncular yazıyor yani tff şu anki kulübü göztepe sayıyor tarihsel olarak da.

Yani %100 etik bir yöntem midir tartışılır ama batan Gaziantepspor'u Gaziantep Futbol Kulübü gibi yapay bir şekilde canlandırmak gibi örnekler yerine (Yeni Malatyaspor vs gibi pek çok örnek var), daha makul ve şehir kültürünü koruyan bir yöntem bu. Göztepe Göztepe'dir işte yani birkaç takıntılı Karşıyakalı falan dışında kimsenin umrunda değil artık Aliağa muhabbeti. Bir 20 seneye onlar da unutur. Bunlar 100 senelik kulüpler, böyle bir iki ufak hileler olur :d
0
nundu
(01.12.24)
Aliağaspor göstepeyi satın alıp adını değiştirince son hali bu oldu.
Gösstepe bitti, gösstepe görünümlü aliağa geldi.
www.tff.org
0
erty_ksk
(02.12.24)
(2)

üçüncü hava limanı gündemi neden bu kadar işgal etti

benim icin hic boyle suslenmemistin
uygun arazi sağlanıldığında bir buldozer bir tane de beton pompasıyla inşa edilebilecek olan bu yapının nasıl bir karmaşıklığı vardır da milli beka meselesi gibi yıllarca gündemde kalabildi?
uygun arazi sağlanıldığında bir buldozer bir tane de beton pompasıyla inşa edilebilecek olan bu yapının nasıl bir karmaşıklığı vardır da milli beka meselesi gibi yıllarca gündemde kalabildi?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(01.12.24)
Hocam neler neler oldu, uygun arazi sağlandığında diyorsun da, baştan arazi uygun değildi, oradan çıkan hafriyat işiyle kimler kimler zengin olmuştur
0
grimavi
(01.12.24)
Şimdi normalde "ideal" bir ülkede 20 milyonluk şehrin aktif kullandığı havalimanını bırakıp başka havalimanına geçmesi gerçekten büyük bir olaydır çünkü onun lojistiği, o büyüklükte bir yapı için gerçekten uygun arazi bulması, yolcuları havalimanı - şehir arasında taşıma işlemini hazırlaması falan emek ister. Almanya bizi kıskanıyor geyiği buradan çıktı, Berlin havalimanını taşımaları gerçekten on yıldan uzun sürdü.

Ama bizde, uzman raporlarında açıkça burası uygun değildir denen araziye yapıldı, doğa katliamı, kuşların göç yolu, su kaynakları, rüzgarın uygunsuzluğu gibi etkenler hiçe sayıldı. İnşaatı sırasında resmi rakamlarla 27, gayri resmi rakamlarla 400 civarı işçi öldü, havalimanı şehrin bilmem kaç kilometre dışına inşa edilse de şehirle doğru düzgün bir ulaşım aksı sağlanamadı, insanlar havaş otobüslerine ve taksilere mahkum bırakıldı.

Yani normalde gerçekten kuralına kitabına uygun yapılsa takdir edilmesi gerekilen süreç, yine doğaya, topluma zararlı şekilde yapıldığı için dediğiniz gibi "boş araziye yaptılar" seviyesinde kaldı.
0
nundu
(01.12.24)
(6)

mehmet okur vs hedo turkoglu

antikadimag
hangisi daha iyiydi nba'de? cogu insan hedo diyor ama ben okur'un asagida kalmadigini dusunuyorum. utah jazz'in as kadrosunda clutch atislari kullanan onemli bir adamdi yillarca. hedo'nun avantaji daha iyi takimda, daha iyi oyuncularla oynamasi oldu diye dusunuyorum. siyasi durumlari kenara birakirs
hangisi daha iyiydi nba'de? cogu insan hedo diyor ama ben okur'un asagida kalmadigini dusunuyorum. utah jazz'in as kadrosunda clutch atislari kullanan onemli bir adamdi yillarca. hedo'nun avantaji daha iyi takimda, daha iyi oyuncularla oynamasi oldu diye dusunuyorum. siyasi durumlari kenara birakirsak hangisi?

kariyer istatistiklerinde de okur daha iyi.
0
antikadimag
(29.11.24)
kariyeri bilmem. hedo icin gece 5lere kadar ben ve cogu insan uykusuz kaliyodu. prime lakersa karsi sov yapiyodu.
0
buenosdias
(29.11.24)
Mehmet Okur sakatlıklar olmasa verimli kariyerine devam ederdi, Hidayet, Orlando'daki performansı sayesinde Torontodan o dönem için çok iyi bir kontrat kapınca yatışa geçti. Kariyerinin son 5 senesini kontratının nimetlerinden faydalanarak çürüttü ve legacy'sini yıktı.

Mehmet Okur'un zirvesi daha iyiydi, Hidayet'in zirvesi daha uzun sürdü ama çöküşü çok daha facia oldu
0
nundu
(30.11.24)
Hedo daha iyiydi. Mehmet okur'da yuzuk vs var ama hedo'da da en iyi 6.adam ödülü var. İstatistikleri daha iyi.

Mehmet okur pivot pozisyonu için undersize bir adam.
0
wd40
(30.11.24)
Hedo san antionoda falan ilk beşte baya oynadı, ama okurun şampiyonluk yüzüğü ve all starı var. Bu iş istatistiğe bakar. Ayrıca hedo dopingten ceza aldı.tbfyi akp yalakası gibi yöneten karaktersiz bir adam daha iyi olsa ne olmasa ne. Dopingli yapmadığını nerden biliyoruz?
0
mikahakkinen
(30.11.24)
Mehmet Okur derdim ama milli takim'a bile isteye gelmemesi nedeniyle sogugum kendisine.
0
turkuaz
(30.11.24)
hidayet türkoğlu özel oyunculardan. Fiziği ve şutörlüğü ve bunun yanında top hakimiyeti pek bulunabilen bir şey değil. O yüzden özel bir oyuncu. Takım seçimleri ve kariyeri de daha denk geldi diyebiliriz. Mehmet Okur ise çok daha net olabileceği noktanın en üstlerini zorlamış bir isim. İkisinin de farklı başarıları oldu. Memo bir ara Nestle Crunch Time'da uzun süre birinciydi örneğin. Çok maç kazandırmıştır. Hido da son topları kullanır hale gelmişti. Çok yarıştırmaya gerek yok sanırım.
0
sparkle kiddle
(30.11.24)
(5)

chatgpt ortak kullanılır mı?

respect
sbEvetse Netflix gibi kullanalım nasıl olur?
sb

Evetse Netflix gibi kullanalım nasıl olur?
0
respect
(29.11.24)
rate limit yersiniz.
0
babilfish
(29.11.24)
Ben kız arkadaşımın hesabını yancı olarak kullanıyorum ama ayda yılda bir kullandığım için bir sorun olmadı. İki taraf da aktif kullanırsa ne olur bilemiyorum
0
nundu
(29.11.24)
ben ortak kullanıyorum bir sorun yaşamadım. ama çok fazla sohbet açıldığı için eski konuşmayı bulmak zor oluyor
0
telliahmet
(29.11.24)
ücretli versiyonu şirkette ortak kullanıyoruz, kendi başlığınızı bulmak dışında bir problem yok
0
kimlanbu
(29.11.24)
şirkette tek bi hesabı ortak kullanıyoruz sıkıntı olmadı şu ana kadar
0
nolmus yani
(29.11.24)
(19)

en iyi black mirror bölümü

robert bosch
sizce hangisiydi?bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm. dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
sizce hangisiydi?

bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm.

dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Çip dediğiniz noelli bölüm müydü? O güzeldi evet.

Çok popüler değil sanırım ama bu robot arılarla insanları öldürdükleri bölümü beğenmiştim ben.

Bi de san junipero'ydu sanırım ölenlerin bilincini aktardıkları sanal ada gibi yer. Mutlu sonla biten tek bölümdü (son 1-2 sezonu izlemedim). O kadar kasvetin arasında iyi gelmişti
0
nundu
(28.11.24)
Playtestmis adi.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Benim en sevdiklerim White Christmas ve şu akbilli olan Entire History Of You idi sanırım adı.
0
(28.11.24)
İzleyeli baya olduğu için bölüm isimlerini şak şak hatırlayamıyorum ama şimdi baktım nosedive bölümünü beğenmiştim. İnsanların birbirlerini puanladıkları bölüm.

Bir de shut up and dance.
0
kullanicadi
(28.11.24)
Ceza verilen kisilere 1 gunu yasatiyorlardi ama 1 sn geciyordu aslinda falan oyle birseydi, bence de cok psikopatti. Dusununce keyif kaciran cinsten bir bolumdu.
0
mbond
(28.11.24)
@mbond, hangi bölümdü o?
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Mbond'un dediğini anladım ben de, White Christmas o diye hatırlıyorum. Playtest fazla korku filmi klişesiydi ve biraz mehh bağlanmıştı çok sevmemiştim.

Bu ilk sezonda bisiklet binerek puan toplanan, siyahi abinin isyan edip en son sistemin çarklısı olduğu bölüm de iyiydi.

Bu ölen eşini robot olarak alan kadının olduğu bölüm ve insan bloklama teknolojisi olan bölümler çok popülerdi ama ben pek beğenmemiştim izlediğimde. O zaman yaşımız gençti belki şimdi izlesem severim :d
0
nundu
(28.11.24)
White Christmas ve San Junipero'yu eşit seviyorum.

White Christmas benim daha önce de kafamda düşündüğüm tarzda bir konuyu çok güzel işlediği için çok etkilenmiştim. Zaten dizinin en iyi bölümleri arasında hemen her listede bulunduğu için çok lafa gerek yok sanırım.

San Junipero ise tam aradığım tarzda bir konuydu. Ölen insanları dijital ortama upload etme konusu cidden çok iyi düşünülmüş bir şey. Bu kadar ilgi çekici bir şey nasıl daha önce düşünülmedi, neden daha sonra Upload gibi komedi dizisi dışında daha ciddi bir tonda işlenmedi bilmiyorum. Ben çok beğenmiştim.

Bu arada bu konu daha önce işlendiyse bile duymamıştım, bilen nerede işlendiğini söylerse bana da izleyecek bir şeyler çıkardı ne güzel.

Dizinin kendisini sevdiğim için Black Museum'u da sevmiştim örneğin ama Black Mirror'u hiç izlemeden onu izlesem öyle çok bayılmazdım.
0
akhenaten
(28.11.24)
white xmas
0
ala09
(28.11.24)
ben white christmasi izlememisim ya. sayenizde izleyecegim. jon hamm oynuyormus bi de.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
bu kadar cevap arasında görmeyince şaşırdım açıkçası. benim için hated in the nation kesinlikle. hikayede belli kopukluklar ve abukluklar yok değil ama "vay ananıski!" etkisi açısından bence inanılmaz bir bölümdü. babadır bizim için.
0
mark greg sputnik
(29.11.24)
ben 4. sezonun tamamını çok seviyorum. o sezon içinde de timsah ve metal kafa bölümleri. o 2 bölümün günümüzde veya yakın gelecekte gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmüştüm. oyunculuklar da çok iyiydi.
0
jepa
(29.11.24)
Entire History of You
Nosedive
The National Anthem
0
black holes in the sky
(29.11.24)
1- entire history of you
2- white christmas
3- san junipero
0
sir gawain
(29.11.24)
@mark

Benim robot arılı dediğim oydu ya çok severim o bölümü
0
nundu
(29.11.24)
san junipero
0
tantunisultansuleyman
(29.11.24)
İlk 2 sezonun tüm bölümleri. Özellikle "White Bear."
0
auroraaurora
(29.11.24)
Fifteen Million Merits
White Christmas
Nosedive
Shut Up and Dance
USS Callister
Black Museum

favori bölümlerim :)
0
sizofren06
(29.11.24)
San Junipero
Black Museum
Nosedive
USS Callister
Arkangel
Crocodile
0
mutekebbir
(29.11.24)
(17)

dusta disinizi fircaliyor musunuz?

robert bosch
sb
sb
0
robert bosch
(28.11.24)
Evet ama. Her seferinde değil.
0
kisa
(28.11.24)
Acelem varsa evet.
0
rock n roll
(28.11.24)
Hayır
0
hedep
(28.11.24)
Hayır. Sabah duştan önce fırçalarım.
0
gabe h coud
(28.11.24)
Hayır, duşta diş fırçalanabileceği hiç aklıma gelmemişti.
0
(28.11.24)
@anlatamiyorum cok iyiymis.

@Gı, benim de. ama bunu yapan cok varmis :D
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
@kisa +1
0
respect
(28.11.24)
Dusta dis fircalamak ne alaka hic anlamadim. Yani no.
0
mor oje
(28.11.24)
Hiç yapmadım ama yapan olduğunu duydum ve yapanı garipsemem. Ben duş işini gece yaptığım için genelde sabah çok aceleyle ikisini birleştirmem gerekmiyor. Bi de işin lojistiğini ayarlamak zor gelir fırçayı macunu duşakabine sok, temiz kalmalarını sağla falan uğraşamam gibi
0
nundu
(29.11.24)
Duşa gireceksem muhakkak duşta fırçalarım
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.11.24)
dusta disini fircalayanlar dis fircasini sonra nereye koyuyor? dus jeli konan yere mi?
0
🌸robert bosch
(29.11.24)
dişlerimi duş esnasında fırçalayabileceğimi idrak ettiğim günden bu yana duşta fırçalıyorum. duş sonrası lavabo önünde diş fırçalamak zorunda kalmıyorum.
0
estranged
(29.11.24)
hayir. dis fircalamadan once dis ipi kullanirim geceleri. o aynaya bakarak yapilan bir sey benim icin. dolayisiyla disi de aynaya bakarak lavaboda fircaliyorum.

"dusta disini fircalayanlar dis fircasini sonra nereye koyuyor? dus jeli konan yere mi?"
bu soruyu soruyorsan bence elektrikli dis fircasi kullamiyorsun. cozmen gereken sorun o bence, dusta firacalama degil. derhal elektrikli fircaya gecis yapmalisin.
0
hot potato
(29.11.24)
@hot potato, dis fircam elektrikli ama sen bu baglantiyi nasil kurdun fdklgj

asil elektri olan dusa sokulmaz bence
0
🌸robert bosch
(29.11.24)
Ara ara tukurmen lazim bi yandan suyu kapatican fircalayip tekrar acican bu arada su bi isinip bi durucak sikintili dusta nasil dis fircalicaksin

En iyisi iki dk ayakta dikil fircala gec bence
0
Zetnikov
(29.11.24)
Duştan hemen sonra, giyinmeden önce lavaboda fırçalıyorum. Duşun içi ile banyonun dışındaki hava sıcaklığı değişimine vücudu hazırlıyor o iki sıcaklık değeri arasındaki bi yerde olduğu için.
0
norek
(29.11.24)
arada yapıyorum
0
sizofren06
(29.11.24)
(31)

AKP yönetiminin vatandaşın iyiliği için

Bir ben var benden şurada
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
demokrasilerde yanındaki, karşındaki, mahallendeki, ülkendeki insanlardan da sen sorumlusun. öyle yok ben oyumu verdim kardeşim daha ne yapayım ile demokrasi yürümez anlayışını öğretti bize sağolsunlar.
0
duyurukullanıcısı
(27.11.24)
Sigara içme konusunda kısıtlamalar AKP'ye maledilir ama bu konuda Dünya'da eş zamanlı bir hareket oldu. Bir yerlerden global bir emir gelmiş gibi. Ben Sigara ile ilintili küresel devlerin, Amerika merkezli olarak diğer devlere mevzi kaptırması olarak yorumladım bu sigara yasağını. Türkiye'ye özgü bir hareket değildi çünkü.
0
Mirket
(27.11.24)
Paradan altı sıfır atmak diyebilirim. Cesur ve yerinde bir karardı.
0
etna
(27.11.24)
sigara kisitlamalari.
posetleri parali yapmak.
c-sectiondan caydirma propagandasi
bes

her yaptiklari kötü degil ama iyi bir sey yapsalar bile akp kafasiyla baskici, dikte eden bir tutumlari var.
0
robert bosch
(27.11.24)
AKP'nin icraati olmasından çok onun dönemine denk geldi diyebiliriz, ama veri sızıntılarını saymazsak e-devlet. Birçok ülkede göbeğiniz çatlayarak yapacağız bürokratik işlerinizi birkaç tıkla hallediyorsunuz.
0
auroraaurora
(27.11.24)
bes tek başına iyi dursa da aslında insanlara "sgk sizin emekliliğinizle mi uğraşacak, gidin kendi başınızın çaresine bakın" demenin kibarcası.

c-sectiondan caydırma politikası tartışmalı. Normal doğumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Yapılış şekli de c-section olmak zorunda kalan insanları rahatsız edecek şekilde.

sigara yasakları da biraz akp'den önce cep telefonu mu vardı demek gibi. Yani dünya zaten oraya gidiyordu. akp değil bkp olsa en fazla birkaç yıl sonra yine benzer yasaklar gelirdi
0
nundu
(27.11.24)
Yukarıda "her yaptıkları kötü değil" diyen laleye hatırlatmak isterim bugün taze çıkan kararnameyi;

"30 Euro'luk alışveriş limitine kargo gönderim bedeli de eklendi"
0
feastofthedamned
(27.11.24)
E Devleti de ben gömeyim.

Diğer devletler bu işe girmiyorlarsa bu onların beceriksizliğini mi gösterir, yoksa
bir bildikleri mi var acaba denir?
0
Mirket
(27.11.24)
E-Devlet olayında ben de Mirket gibiyim galiba, e-nabız sızıntısı gibi bir sızıntının E-devlet'te olmayacağının ve milyonlarca insana ait verinin açık hale gelmeyeceği nasıl garanti edilebilir ki? Bence Almanlarının tüm bürokratik işlemleri posta yoluyla yapmasının da bir nedeni var gibi.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
pratikte artik nerdeyse uygulanmayan kapali alanlarda sigara icme yasagi, ozellikle alkollu mekanlarda istinasi falan yok. pasaj, carsi vb yerlerde de cayir cayir iciliyor. bi kahveciler ve kafeler kaldi sanirim. kahvenaleri bilmiyorum.

paradan 6 sifir atma denmis de yanilmiyorsam 57nci hukumet zamaninda calisilmaya baslanmis ve yol haritasi asagi yukari ortaya cikmisti yaniliyor da olabilirm.
0
bay b
(27.11.24)
@feastofthedamned, soru akp nin yaptigi yararli seyler.
sen yaptiklari iyi bir sey olmadigini düsünüyorsan, bence yok de gec. ama bana saldiriyorsun.

sen ve senin gibiler akp'nin iktidarda olmasinin sebebisiniz. agzindakileri köpükleri sil de öyle konus.
0
robert bosch
(27.11.24)
sence öyle bir düşüncesi var mı? sadece o partinin değil, tüm partilerin ve kişilerin sence memlekete ve vatandaşa hizmet etmek gibi bir derdi var mı? hangisi vatandaşa hizmet aşkı ile yanıp tutuşuyor acaba? Allah ıslah etsin hepsini.
0
since1907
(27.11.24)
akepe ve halkin yararina diye iki farkli ifadeyi ayni cümlede kullanmak bile buradakilerin akliyla alenen dalga geçmektir.
0
feastofthedamned
(27.11.24)
Olması gereken şeyleri olumlu sayılmış, ilişki ufak tefek iyi şeyler vardır ama bence yapılan o kadar büyük usulsüzlükler var ki, küçücük olumlu şeyi yok ediyor gözümde
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
Cimer.

Bir de devlet denetleme kurumuna bazı görevler yeni verilmiş hayrımıza olacak şekilde. İleride haberleri gelir.
0
diyecevaplandı
(27.11.24)
harp okullarının kapatılması, başörtüsü yasağının kaldırılması.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
@benim icin harp okullarinin kapatılması nasıl iyi bir şey açıklayabilir misin?
0
unabomber
(27.11.24)
Akp kaostan beslenen bir parti. ben faydalı icraatlarını görmedim. atatürk ve laiklik düşmanlığı ile Türkiye'yi sömürüp duruyorlar. Aynı osmanlı'daki gibi halk fakirleşti ve cahilleşti. Benzerini yaparak kontrol mekanizması oluşturmaya çalışıyorlar. İktidara geldikleri günden itibaren özgürlükler kademeli olarak azaldı.
0
wd40
(27.11.24)
kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
20 küsür senede halkın yararına bir şeyler olmuştur muhakkak.

benim aklıma gelenler sadece yukarıda söylenenler. hatta sadece sigara yasağı, diğerleri bile değil.

ancak;
sigara yasağı şimdi uygulanmıyor, her yerde cayır cayır sigara içiliyor.
tüm dünyada öyle bi trend vardı +1 ve doğal bir şeydi belki +1
ayrıca sigara yüzünden çok fazla sağlık harcaması oluyor. belki bu sağlık harcamalarını biraz daha kontrol altına almak için böyle şeyler yapmaya kalktılar.

yani tek argüman da suya düşmüş oluyor.

en başta söylediğim "20 yılda muhakkak iyi şeyler yapmışlardır" bunun arkasındayım, ama bir şey daha var, kendilerine iyi geleceği için yapmışlardır, vatandaşa da faydası olmuştur az ya da çok.

imar barışı vs gibi şeyler sadece kendi tabanını değil tüm ülkeyi etkileyen şeylerdi. kimi insanlarca iyi şeylerdi. ama imar barışını bu haliyle mantıklı kimse savunmaz herhalde. ruhsatsız evi olana, tarlaya kulübe yapmış olana, kaçak kat çıkmış olana iyiydi onlar.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
AKP ne yaparsa kendisi için yapar.

1. Eğer yapılacak şey iktidarlarının devamı için şart ise kesinlikle yaparlar. Gerekirse Apo için af çıkartılar ama yaparlar.
2. Yapılacak şey iktidarın devamı için şart değilse, para kazanılıp kazanılmadığına bakarlar. Önce kendilerine, sonra etrafındakilere para kazandırırlar. Kaldı ki bu para da iktidarın devamı için bir yerde şart.
3. İlk 2 maddeden halkın yararına görünen şeyleri de “Bak halkın için bir şeyler yapıyoruz” diye gözümüze sokarlar.

Bunun haricinde sigara yasağı falan denmiş. Alkol yasakları ile benzer bir şey sigara yasağı. Bizim hayrımıza yapmadılar.

Yaptıkları tek iyi şeyin edevlet olduğunu düşünüyorum ama edevlet’le alakalı olmasa da sürekli bilgilerimizin çalınmasını engelleyememeleri ayrı bir konu.
0
co2s2
(27.11.24)
Sigara kısıtlamaları.
Sadece bu.
Başka da hiçbir şey yok. İlk bakışta var gibi görünüyorsa da arkasında rant ya başka hesap vardır, sonucuna bakınca keşke yapmasalarmış dersin. Demen lazım. Demedikleri için bu haldeyiz.
0
Bruce
(27.11.24)
Ne düşünsem aklıma sonra rezillik geliyor hep. Misal hastanelerdeki sıra muhabbeti biterken bu sefer de devlet hastanelerinin komple bitik halde olmasi, şehir hastaneleri gibi devletmis gibi özel halde olan hastaneler geliyor.

Bruce+1000
Ekonomi, eğitim, hukuk vs sürekli daha geriye daha geriye.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
illaki vardır ama vatandaşa faydası olsun diye yaptıklarına inanmıyorum. aklıma gelen tek şey sigara yasağı.

plastik poşetin paralı olmasına güldüm. tam batılı libtard yaklaşımı. taylor swift sçmaya bile özel jetiyle gitsin ama bizim market alışverişimizden 50 kuruş alan akp hükümeti iyi bir şey yapmış olsun haha. gerçekten bu küreselciler yok edilmeden dünyaya huzur yok, ben buna inanıyorum artık.
0
mark greg sputnik
(27.11.24)
Ak Parti'nin yaptigi pek cok seyi zamanin ruhuna atfetmek daha dogru olur. Bir de bu yapilanlarin motivasyonuna bakmak lazim. Yollar, kopruler vatandas icin mi yapiliyor yoksa birileri zengin olsun diye mi? En buyuk kaymagi bu akraba, arkadas zenginler yiyor. Bu koprulerin ve yollarin parasini biz zaten vergilerimizle veriyoruz. Hatta gecis garantisi gibi seylerle gelecekte calisip vergi verecegimize dair bile sozlesmeye imza atiyoruz.
0
Sour
(27.11.24)
edevlet keşke hiç olmasaydı da devlet dairelerinde sürünseydik. gün aşırı yaşlı anne babama adıyla soyadıyla mesajlar telefonlar geliyor olmayan kargolar, icra takipleri için. sigara yasağı da bir işe yaramadı, dallama müptezeller karşı inatlarından sokakta yürünecek yer bırakmadı. her yer dumanaltı.
0
titanyum22
(28.11.24)
ücretsiz kitap dağıtımı. ne sıkıntılar çekerdik ders kitaplarını alabilmek adına yaz tatillerinde çalış parasını çıkartmaya, 2. el kitapçılar gez, sıfır dahi olsa kitapları bulamamak.
0
odiyus
(28.11.24)
@benim için

kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.

kimin subay olup kimin olamayacağına tabi ki görev başındaki askerler karar verecek. takunyalı imamlar değil. bunda sorun nedir? ordunun içine sokulan çürük yumurtaları sokup ayıklamayı becerememek veya ayıklamak istememek beceriksizlik, ordumuza sızmış 3-5 hain yüzünden silahlı kuvvetlerimize kılıçlı terör örgütü demek ayıp, yüzlerce yıllık kültürü olan harp okullarını yönetemeyip de kapatmak ise en hafif tabiri ile kolaycılığa kaçmaktır.
0
unabomber
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok. ikisini söyleyen de aynı mal, renkleri farklı sadece.

aklıma ilk gelen, sağlık hizmetlerini daha "ulaşılabilir" kıldı.

zorunlu eğitimde kullanılan kitapları ücretsiz hale getirdi.

karayollarını geliştirerek ölümlü trafik kazalarını önemli ölçüde azalttı.

pkklı teröristlerin yurtiçindeki faaliyetlerini önemli derecede azalttı.

ancak tüm bunların yanında koca birer "ama" var. bunları yaparken neye rağmen, neye sebep olarak yaptı, onları gözden kaçırmamak lazım.
0
yemrem
(28.11.24)
Kocam beni yıllardır dövüyor, çalışıp kazandığım paraya kafasına göre el koyuyor, dışarı çıkmama izin vermiyor, çocuklarımızı dilendirmeye çalıştığı için evden kaçtılar, ben kenara köşeye ayırarak biriktirdiğim parayla üst baş almaya çalışıyorum,o ise Gucci'den tom ford'dan giyiniyor. Ama allah için iyi tarafları da var. Mesela sigarayı balkonda içiyor.
0
thracia
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok"

Oo aktroller burayi da basmis.

"Akepeli degilim ama" diye cümleye baslasa daha iyiymis.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
(5)

Tunceli Belediye Es Baskani nedir ya?

speedy
Es baskan nedir ya? Burasi senin ozel kurulusun, partin degil ki. Belediye baskanligi kurumu. Belediye baskani olur, halk secer. Ikinci baskan, es baskan da mi seciliyor secimlerde? https://www.youtube.com/watch?v=ZLZOiDAZYNc
Es baskan nedir ya? Burasi senin ozel kurulusun, partin degil ki. Belediye baskanligi kurumu. Belediye baskani olur, halk secer. Ikinci baskan, es baskan da mi seciliyor secimlerde? www.youtube.com
0
speedy
(25.11.24)
Seçime bir tanesi giriyor, resmiyette de bildiğim kadarıyla bir belediye başkanı var ama parti politikası gereği tüm belediye başkanlıkları bir kadın bir erkek iki eş başkan şeklinde. Ben bunda bir sıkıntı göremedim şahsi parti politikaları sonuçta, niye eş başkan lafına kuruldunuz bu kadar?
0
nundu
(25.11.24)
düpedüz saçmalık. ister erkek aday istersen kadın aday çıkarırsın. eş başkanlık da neyin nesi? git başkan yardımcısını falan yap bari resmi bir görevi olsun bu bildiğin saçmalık.
@nundu ben de kuruluyorum dostum buna. bir sakıncası yoktur sanırım senin için?

başkanlık makamı tek kişiye ait. informel bir şekilde eş başkancıklar peydahlamak bana göre de ucuz popülizm ve gereksiz. evcilik oyunu değil bu. kamu görevi yapılacak şov değil.

yarın öbürgün bir kadın bir erkek bir de trans eşbaşkan mı olacak bu gidişle? sonu ne bunun? cinsiyet eşitsizliği halkların kardeşliği falan filan. akşam akşam midem bulandı valla bu sjw saçmalıklarından.
0
ezkaza
(25.11.24)
Sjw saçmalığı. Bazı zor görevlerde de eşit olacaksak o zaman okey.
0
olaylar olaylar
(25.11.24)
10 yıl önceye kadar siyasi partilerde de yok. ama hdp ve ardılları artık neyse çok önceden bunu uyguluyordu. sonra mecburen yasallaştı. birileri önden gidiyor işte kös kös oturup yüce makamların onların isteklerini duyup gerçekleştireceklerini ummuyor.
0
wop
(25.11.24)
Belediyelerde yasal değil. Tamamen mabaddan uydurulan bir sıfat.

Siyasi partilerde yasal, kanunda değişiklik yapıldı çünkü.
0
10551037
(26.11.24)
(10)

İngilizcede bu kalıbın kullanılma amacı ne?

Unde bach canim
The vehicle's exterior mirrors are covered by a film of mud and dust. What should the driver do?Clean them with a cloth or tissue before starting their journey.ntualibus Drive in the slip stream of other traffic, as this will eventually clean the mirrors.Angle the mirrors towards the front for a dis
The vehicle's exterior mirrors are covered by a film of mud and dust. What should the driver do?


Clean them with a cloth or tissue before starting their journey.

ntualibus Drive in the slip stream of other traffic, as this will eventually clean the mirrors.

Angle the mirrors towards the front for a distance in order to clean them.

Continue on and clean them after reaching the destination.

Burada “before starting their journey.” ifadesinde their ile aynaları mı ifade ediyor ve neden böyle bir ifade var, basitçe yola koyulmadan önce diyip geçmiyor da böyle bir bağlam kuruyor?
0
Unde bach canim
(25.11.24)
Sürücülerden bahsediyor

Aracın dış aynaları çamurlandıysa sürücüler ne yapmalı?

İlk şıkta da "Bir mendil veya kumaşla yolculuk öncesinde onları (aynaları) temizlemeliler" diyor.

Before their journey derkenki their sürücüleri ifade ediyor.

Özel bir nedeni yok, basitçe ifade edilmiş aslında. Siz Türkçe kullanıma göre kıyaslamayın. Her dilin alışılageldik günlük ifade biçimi farklı. Evrensel bir "basitçe ifade etme" yolu yok. Bütün diller diğer dillere absürt ve anlaşılmaz gelen kullanımlarla dolu. İnsanlar bir şeyleri belli şekillerde ifade etmeye eğilimli.
0
akhenaten
(25.11.24)
Sürücüler yok, the driver diyor tek sürücü var. Sürücünün cinsiyetini bilmediğimiz için they pronounu kullanılmış. Çoğul ifade değil burada yani tek kişiden bahsediyor.
0
nundu
(25.11.24)
his/her de kullanabilirdi, onun yerine their demiş.
0
kimlanbu
(25.11.24)
nundu'nun yazdığı doğru ama ben de anlamadım.
"your" dese bence mana tartışmasız ifade ediliyor,
ve burada bir kullanım kalıbı var bence de.
Clean them ile muhataba konuşuluyor. Sonra your ile devam edilse yine muhataba konuşarak devam etmiş olurdu:

"Clean them with a cloth or tissue before starting YOUR journey."
yada
"THEY SHOULD clean them with a cloth or tissue before starting their journey."

Ama başı farklı sonu ayrı muhatab olmuş, bir durum var.
0
WithWorth
(25.11.24)
sürücünün (driver) cinsiyeti belli olmadigindan their kullanilmis. erkek oldugu belli olsaydi his, kadin oldugu belli olsaydi her kullanilirdi. Their yerine his/her kullanmak da mümkün burada, ama their daha makul.
0
kimi raikkonen
(25.11.24)
Ama başı farklı sonu ayrı muhatab olmuş, bir durum var. +1

Grammar olarak bana hala "their = mirrors" gibi geliyor. Diger turlu manasiz gorunuyor. Ayrica talimat verildiginden you/your kullanimindan ozellikle kacinilmis diye dusundum. Bence anlatim bozuklugu var. "... before starting the journey." deseymis gayet normal olurmus.
0
mbond
(25.11.24)
mbond anlatim bozuklugu yok, "their"in burada kullanimi 100% dogru.

Q: What should the driver do?

A: Clean them with a cloth or tissue before starting their (driver's) journey.
0
kimi raikkonen
(25.11.24)
Evet cumleye cok odaklanmisim, soruyu da dikkate alinca mantikli bir hal aldi.
0
mbond
(25.11.24)
Sorudaki tekillik çoğulluk durumunu çok önemsemeyip doğrudan türkçeye uygun bir çeviri kullanmıştım ancak esas problem oymuş sanırım :D

Bu bağlamda;

@withworth "your" kullanılamaz, çünkü hatalı olur.

Soruda 3. kişiden bahsedilmiş, üçüncü kişi "herhangi birisi" olarak kullanıldığında veya bilinçli olarak bu kişiye cinsiyet tayin edilmek istenmediğinde ona 3. çoğul kişi sözcükleri kullanarak hitap ediliyor. Bu alışılageldik, standart kullanım tarzı. Eğer soruda 2. kişiye hitap edilmiş olsaydı, your kullanılmalıydı.

Örneğin "what should you do (as the driver)" denseydi.

Ancak burada soruda "the driver" herhangi bir driver. 3. Bir kişi. The ile birlikte kullanılması şahsın belirsizliğini etkilemiyor. Biz böyle durumlarda genelde Türkçe'de ya şoförler diye çoğul kullanıyoruz ya da aracın soförü diye tamlama içinde belirtiyoruz.
0
akhenaten
(25.11.24)
Evet cumleye cok odaklanmisim, soruyu da dikkate alinca mantikli bir hal aldi. +1
0
WithWorth
(25.11.24)
(7)

Logo tasarımı tavsiyesi

podasiv
Merhaba, yeni bir şirket kurduk ve buna yönelik logo tasarlamak istiyoruz. Maalesef freelancer iş yapanlar bile bize göre yüksek fiyat istedi. Ben de turbologo isimli sitede kendim birkaç tane tasarladım. Mümkünse sizin de fikirlerinizi almak isterim. Farklı önerilere de açığım.Birde burada tasarlad
Merhaba, yeni bir şirket kurduk ve buna yönelik logo tasarlamak istiyoruz.

Maalesef freelancer iş yapanlar bile bize göre yüksek fiyat istedi.
Ben de turbologo isimli sitede kendim birkaç tane tasarladım.

Mümkünse sizin de fikirlerinizi almak isterim. Farklı önerilere de açığım.

Birde burada tasarladığım logo ile dışarda tasarlatacağım arasında fark olur mu acaba?

Kendi web sitelerinde aşağıdakileri elde edeceğimiz belirtiliyor.
Logo file options

High quality logo images and transparent background
Vector files
Brandkit

Brand identity
Business cards
Email signatures
Letterheads
Social covers and profiles
Resizing designs
Favicon
Envelopes
Watermarks
Wallpapers
Platform access

Create new versions of logo
Make unlimited changes to your logos
Full copyright ownership
Free support

Tasarladığım logolar.
turbologo.com
turbologo.com
turbologo.com
turbologo.com
turbologo.com
0
podasiv
(24.11.24)
Freelancer.com'da yarışma olarak başlatın, bütçenize göre tasarımlar gelir.
0
kimlanbu
(24.11.24)
linkler görünmüyor, access vermeniz lazım gibi anladım
0
nundu
(24.11.24)
@nundu
Haklısınız hocam, duzelttim.
0
🌸podasiv
(24.11.24)
Yarismadan ziyade evvela iyi bir logonun nasil olmasi gerektigiyle ilgili bir tüyo vereyim,

Logo, hem çok uzaktan hem de yakindan bakildiginda fark edilir ve tanimlanabilir olmali. Bu da mümkün mertebe en sade tasarimla olur.

Mesela McDonalds logosu "m"

1km uzaktan tabelasini görseniz de ayni, calisanlarin yakasinda görseniz de ayni dikkat çekicilige sahip.
0
feastofthedamned
(24.11.24)
hazır programdan tasarlandığı çok belli ve ucuz duruyor. Yani kullanırsınız, piyasada daha kötüleri de vardır tabii ki ve Türkiye'de bu logo işi ne kadar önemseniyor tartışılır ama yine de en azından tasarım bilgisi olan birinin tasarladığı bir logo kullanmanızı tavsiye ederim
0
nundu
(24.11.24)
bu logolar olmaz.

daha az detay olan bir şey yapmaya çalışın. illa bir sembol kullanmanıza gerek yok. marka adı bile yeterli gelir.

küçük harflerle "düzey" yazın , güzel bir fontla. bunlardan daha güzel olur. mesela benim çok sevdiğim bir kaç font:

brothers 1816
DIN PRO

büyük harfle yazmak için de

ALTERNATE GOTHICA

valla bundan daha güzel durur
0
co2s2
(24.11.24)
Bu siteden ilan açarsanız işiniz çok hızlı çözülür: yaparim.com
0
neredennereye
(21.04.26)
(21)

bu beslenme kötü mü

robert bosch
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu. bir de size soruyim. bu beslenme nasil? sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersiniöglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli o
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.
chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu.
bir de size soruyim. bu beslenme nasil?

sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersini
öglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 7-8 tane siyah zeytin, 2 ceviz
ögleden sonra - 5 tane mandalina
aksam yemegi - 1 avokado (ezilmis, limonlu ve yagli), bir dilim ekmek, birazcik peynir ve 5-6 tane siyah zeytin, bol yesillikli salata, üstüne bir tane muffin
0
robert bosch
(23.11.24)
Kalori miktarı ve makro dağılımı normal bir insanın sadece sağ bacağı için yeterli olur gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
azıcık da et yeseymişsin :) iyi ama hem yeterli kalori hem de çeşitli kaliteli yiyecekler. bence. keyif almışsındır.
0
gabe h coud
(23.11.24)
@kaleci, nasil yani?

@gabe, her gün et yenmez :P
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
chatgpt hakli. protein yok. gun boyunca kahvalti yapiyorsunuz gibi geldi bana :)
0
antikadimag
(23.11.24)
Omlet kaç yumurtalı? Protein miktarı ona bağlı biraz ama 5-6 yumurtalı değilse (ki öyleyse bile olmayabilir de) protein alımı çok düşük değil mi? Hadi her gün et yenmez diyelim de bari bakliyat olsaydı.

Genel kalori toplamında şeker çok gibi 5 mandalina ile. Onun dışında da hiçbir şey yememişsiniz zaten. Tüm gün yedikleriniz normal kahvaltı olarak geçebilecek bir kalori neredeyse mandalinalar hariç. Hem az hem sağlıksız geldi bana
0
nundu
(23.11.24)
Ha bence her gün et (tavuk ve balık dahil) yenir ayrıca. Protein alımı önemli
0
nundu
(23.11.24)
Yetersiz bir içerik. Yani yanlış anlama ofansif bir cevap değil bu ama instagram'da pazar sabahları paylaşılan "ben çok sağlıklı besleniyorum ve mutluyum" havasında bir menü bu doğru düzgün protein yok karbonhidrat yok, biraz sağlıklı yağdan zengin o kadar. Beslenmesine özel olarak dikkat eden birisi en kötü durumda kilosu kadar protein almıyorsa o beslenme kötüdür. Ha içerik kötü değil ama yetersiz; 2 yumurta dediğin 10-12 gram protein, yumurtadan gelen 10 gram protein ve birkaç dilim ekmekten gelen karbonhidrat hem sürdürülebilir bir rutin değil hem de sağlıklı değil ama dediğim gibi içerik kötü değil ama eksik ve yetersiz, gerçi birkaç kez daha okusam içeriğin de kötü olduğuna ikna olabilirim ama o kadarını yapmıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
Böyle beslenmeye devam edersen yakın zamanda demir eksikliği anemisi yapar bu.
0
Mirket
(23.11.24)
buna kötü diyenler bugün ne yediniz paylasir misiniz?
ben yiyecek yemek bulamiyorum
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
et olur, baklagil olur. 'yemek' diyebilecegimiz bir sey yok sizin menude. ekmegi cikarsak tarim oncesi avci toplayici menusu valla :)

mercimek corbasi yapin, fasulye yapin, pilav yapin. et yiyin.
et icin tercihen yagli ve agir metal orani dusuk baliklar idealdir somon, hamsi, istavrit gibi.
ya da sakatat ciger, kokorec gibi.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sabah
100 gr kızarmış ekmek ile iki haşlanmuş yumurta, 10-12 tane yeşil zeytin, çay

Öğlen
Bezelye yemeği
Mercimek çorbası
Yeşil salata
3-4 kaşık zeytinyağlı pırasa

Akşam
80gr mantı
Yeşil salata
Yarım kase yoğurt
Bezelye yemeği

Öğleden sonra da çayla bir mandalina büyüklüğünde kabak tatlısı yemiştim
0
grimavi
(23.11.24)
@grimavi, yemekhanede mi yedin? :) hangi evde normal sartlarda 3-4 cesit course yemek cikiyor please
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Izgara tavuk, fırında balık, köfte vs döndürüp döndürüp yapılabilecek et çeşitleri var. Hadi et olmasın dersen bakliyatla yapilabilecek yine zibilyon çeşit yemek var.

Side dish olarak pilav, makarna, bulgur pilavı yine çeşitleriyle beraber döner.

Salata/haşlanmış sebze/yoğurt/cacık/turşu gibi soğuk kısmı yine alternatif açısından zengin.

Ben çok aramam ama çorba konusunda da çeşit çok. Bazı günler ana yemek, bazı günler side dish tarzı çorba yapılabilir.

Bu yemeklerin çoğu önden yapılıp gün gün tüketilebilir, bir gün yapılıp ikinci gün yenebilir.

3-4 çeşit course'a gerek yok. Sizin menüdeki kahvaltı ve öğle yemeğini tek öğünde birleştirip, akşam da tavuk-makarna-salata ya da bakliyat-pilav-cacık gibi alternatifler yapılarak mis gibi beslenme çıkar.

Hepsini yapmaya üşeniyorsanız, migrostan hazır köfte airfryerda, yayla hazır makarna mikrodalgada pişirip biraz yeşillikle yenir yani ki ben bu son yazdığımı yapıyorum genelde :d yine de yiyecek yemek bulamıyorum denmez pek
0
nundu
(24.11.24)
Hic tavuk et balik fast food bir sey yok mu. Oyuncu manken vs gibi hayatsiz falan degilsen no no. Muhtemelen de 50 55 kilo bir seysin. Biraz protein bakliyat nerede sart
0
optimistbakunin
(24.11.24)
rober sokağa çıkarken cebine taş tuğla falan koy. ben bu kadarcık yesem gece açlıktan uyuyamam aw

yemekleri çok yapıp parçalar halinde buzluğa at, sonra istediğin zaman 10dkda ısıt ye. redditte mailprepsunday subına göz at
0
titanyum22
(24.11.24)
çoğu sağlıklı kaynaktan olsa da şeker oranı yüksek geldi bana. minimum dokunuşla kendime göre ayarlarsam şöyle yapardım ben:

sabah- 200-250 gr yoğurt - 30-35 gr yulaf ezmesi/müsli vb.
öglen - biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 15 tane siyah zeytin, 5 ceviz
ögleden sonra - 3 tane mandalina
aksam yemegi - et içeren herhangi bir gerçek yemek, iki-üç dilim ekmek (ya da pilav/makarna), bol yesillikli salata

bana bu daha dengeli geliyor. evde olduğumda öğle yemeğini kahvaltı gibi yapmayı severim ama sizin akşam yemeği de kahvaltı gibi olmuş.
0
duguit
(24.11.24)
Yemekhanede yemedim valla benim evde çıkıyor kendim yapıyorum :)
r.resimlink.com
r.resimlink.com

3-4 çeşit mevsim sebzesi öğren (ıspanak, brokoli, pırasa, kereviz, karnıbahar)
3-4 tane çorba çeşidi öğren (yayla, domates, mercimek, tarhana, şehriye, tavuk)
3-4 farklı bakliyat yemeği (yeşil mercimek, nohut, fasulye, barbunya )

Yancı olarak pilav bulgur makarna
bazen turşu bazen yeşil salata

Her satırdan bir tane seçip bunları kendi içinde döndürmeye alışınca ne yiyecem derdin azalıyor, her akşam 4 farklı şeye de gerek yok, içlerinden 2 tane seçsen bile düzgün bir döngü tutturabilirsin
0
grimavi
(24.11.24)
şöyle yapsanız bence daha iyi olurdu:

sabah : çay - yumurta - peynir - zeytin - yaban mersini - ekmek
öğlen : bol salata - köfte ya da tavuk göğsü ya da balık - az ekmek
öğleden sonra : meyve - ceviz
akşam : avokado + salata + peynir + çok az ekmek

ben öğlen sucuklu yumurta ve peynir yedim. akşam üzerinde de köfte ve domates yedim. ekmeksiz.
0
co2s2
(24.11.24)
yemek tarifleri bekliyoruz sinem apla.

karnabahar fikri güzelmis.
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Güne hem de 2 bardak kahveyle başlamak seni gergin, endişeli, huzursuz, uykularını da kalitesiz ve az hale getirir. Güne illa sıcak bir sıvıyla başlamak istersen bence siyah çay ile başla, hem antioksidan alırsın hem uyandırır. Kahve kullanımını tehlikeli buldum...
0
muhayyer divan
(24.11.24)
lifli gıdalar, sebzeler, ettavukbalık eksik
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(10)

bu videodaki ortam kirli değil mi? (tostçu)

avatar is back
https://youtube.com/shorts/DUXW3uqploA?si=9sb69C4DwNiLcql3yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim.
youtube.com

yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim. baya kirli yani makine vs. yorumlarda kötü diyen bir kişi de yok.

ben mi bişey kaçırıyorum
0
avatar is back
(23.11.24)
makineler bence de kirli.
0
lemmiwinks
(23.11.24)
Pleytler dışında her taraf pırıl pırıl.
Her tost arası o pleytlere tel fırçayla girişilemeyeceğine göre de dışarıda tost yerken görebileceğin azami temizlik bu kadar olur.

Maalesef böyle.
0
Mirket
(23.11.24)
Girişilir aslında yanmadan, 2 hareketlik iş. Ya da yakmayacak tostu.
0
gabe h coud
(23.11.24)
temiz. daha iyisini bulamazsin.

o metaller kirli degil, surekli kullanilan her metal tezgah kararir. her yemek arasinda temizleyen japon teppanyakiler'den yersen $100'dan basliyor.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sen kirli Tostçu görmemişsin.
0
wd40
(23.11.24)
Ben de temiz diyorum. Ekmeğin üstünde siyah katman göremedim, ekmek yanmış da gelmedi bana. Izgara durmadan ısınmaktan renk değiştirmiş gibi sadece, onun dışında bir tostçu ne kadar temiz olabilirse o kadar temiz. Şu videoya bakıp "aa ne kadar kirli" diyen kişi dışarıdan hiç yemek yememeli
0
nundu
(23.11.24)
Huylu biri olmama rağmen temiz diyorum. Ayrıca buna pis diyorsanız gurme bükücü roma ve gurme bacı hesaplarına bakmanızı tavsiye ederim.
0
playing star again
(23.11.24)
Yumurta yaptığı tezgah her yerde ateşten zamanla kararır, orasını her gün siliyordur zaten

Ama tost makinasının üstündeki yanıkları temizlemeyi akıl etmeyecek biri değil bu, wok tavalardaki gibi tost ekmeğinde isli ve hafif yanık bir tat bırakması için çok sık temizlemiyor olabilir
0
grimavi
(23.11.24)
En son 1937 yılında "Atatürk şehrimize ziyarete gelecek" dendiğini duyunca ne olur ne olmaz diye temizlemiş makineleri. O günden beri peçete ile üstünden geçmiş sadece. Yine de sokakta önünde 500 kişi olan büfelerden, sosyal medyada ünlü olan yerlerden ya da restoranların çoğundan 10 kat temiz gözüküyor.
0
nawar
(23.11.24)
buraya kirli diyen dışarıda yemek yemesin, zira fazla yaşamaz.
0
adivar
(23.11.24)
(5)

Yanak kıllarınızı nasıl alıyorsunuz?

daktilosunu satan yazar
SelamlarBu yanak kıllarına ne yapıyorsunuz?Berberde ağda ile aldırıyorum ama ayda 1 berbere gidince de yeterli gelmiyor.Bunlara ne tarz işlemler yapıyorsunuz?
Selamlar

Bu yanak kıllarına ne yapıyorsunuz?
Berberde ağda ile aldırıyorum ama ayda 1 berbere gidince de yeterli gelmiyor.
Bunlara ne tarz işlemler yapıyorsunuz?
0
daktilosunu satan yazar
(22.11.24)
Ben uzadıkça usturayla kesiyorum, ağda gibi işlemler yüz için çok sağlıklı değil, sen istersen lazer epilasyon yaptırıp kökten kurtulabilirsin birkaç seans yeterli olur sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.11.24)
eski berberim her gittiğimde yakalım mı ağda mı yapalım diye sorardı ben de makineyle al geç derdim, o kadar uzamıyor benim sarışınlığın da etkisi vardır ama işte berbere gittikçe aldırıyorum.

Onun dışında tavsiye olarak, Rossmann'da uygun fiyatlı bir ufak tıraş makinesi var. Sakal falan zor olur onunla ama bence tam bu yanak kılları için ideal. Günlük bile yapsan otuz saniyede biter. Ağda, lazer falan uğraşmaktan daha pratik bence.
0
nundu
(22.11.24)
Şu basit saçma alet ilginç bir şekilde hoşuma gidiyor gayet de temiz alıyor

www.hepsiburada.com

yollarda falan da satarlar bunlardan eskiden 10-20 liraydı.
0
ananiyimioguz
(22.11.24)
Gratis'in kendi markası olan yüz ağda bantları var 24'lü. Bir kutu alınca uzun bir süre gidiyor bana. Uğraştırmıyor da, 10 saniye sürüyor hepi topu.
0
akhenaten
(22.11.24)
vaktim olursa cımbızla. yoksa sabah işe giderken kuru kuru gillete mach 3'ü sürüyorum.
0
xrated
(22.11.24)
(21)

En sevdiğiniz tatlı hangisi

benim icin hic boyle suslenmemistin
Benimkisi fıstık sarma ve kaymaklı şöbyet.
Benimkisi fıstık sarma ve kaymaklı şöbyet.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(18.11.24)
Islak kek
Acıbadem kurabiyesi
0
gabe h coud
(18.11.24)
Sufle
0
hain kostokk
(18.11.24)
profiterol
0
freedonia
(19.11.24)
Kabak tatlısı ciddiyim
0
grimavi
(19.11.24)
Lokma ya da un helvasi ya da manda sutunden kazandibi ;(

Bunlar beni heyecanlandiranlar, herhalde daha nadir yedigim icin,
0
a perfect lie
(19.11.24)
poires belle helene
0
kullanicadi
(19.11.24)
profiterol ama kasede olandan, fistikli falan. bir de yas pasta, cikolatali fistikli.
0
lemmiwinks
(19.11.24)
ağzının tadını biliyorsun kardeş, valla benimkiler de aynı. bi de kazandibi
0
titanyum22
(19.11.24)
tavukgogsu
0
deckard
(19.11.24)
Fıstıklı baklava.
0
Amaranta ursula
(19.11.24)
tatlı ayırmam hepsi benim bebeklerim ama gönlümün sultanı laz böreği. başka bir evrene ışınlanıyorum sanki yediğimde
0
Hallegadola
(19.11.24)
ben de nadiren tatlı ayırırım hepsini yerim genelde(maalesef) ama listemin ilk 3'ü tahinli kabak, gerçek bir fırın sütlaç ve fıstıklı midye baklava oluşturuyor.
0
Kediyi üzdün
(19.11.24)
Un helvası, kara orman pastası ve bol tarçınlı havuçlu kek.
0
peki madem
(19.11.24)
keşkül üzeri dondurma.
0
tabudeviren
(19.11.24)
Kabak tatlısı hariç hepsini severek yerim. Favorilerim profiterol, ekler ve çikolatalı yaş pasta.
0
auroraaurora
(19.11.24)
Fırın sütlaç, yanık olacak.
0
kumandanim
(19.11.24)
Choux au Craquelin
0
gabe h coud
(19.11.24)
Ekler

Bir de Kemeraltı'nda Süt Çiçeği'nde Bademli Kazandibi.

Şekeri bırakmış biri olarak bu ikisini bırakamıyorum.

Bir de Afyon Uzunçarşı'da şimdi dükkanın adını unuttum da, orda Kaymaklı Ekmek Kadayıfı yemeden geçmem.
0
Mirket
(19.11.24)
güllaç :)
0
sizofren06
(19.11.24)
Gerçek Tavukgöğsü
Dibi iyi yanmış Kazandibi
Sonbahar mevsiminde bol tahinli Kabak tatlısı

aralarında sıralama yapmadan ilk üçüm bu
0
nundu
(19.11.24)
- Kimse yazmamis ama tiramisu tehlikeli ellerde uranyumdan daha tehlikeli olabiliyor. Kahve miktariyla oynamalar, viski, yesil caylar eklemeler binbir cesit turu, kivami olan cok cok degisik bir tatli. 10 uzerinden 10lukta, 10 uzerinden 1 likte olabiliyor ama.
- Ev baklavasi. Ergenken, 20li yaslarda nefret ederdim, 30+ olunca gercek baklava buymus meger dedim. acquired taste phrase'inin sozluk anlami resmen
- Sarayli. Yunan onu da calmis:) saraglaki or saragli
- Ekler ve profiterol. Fransiz kardeslerimiz sagolsun dunyanin her yerinde bu 2 temel lezzete erisebilmek muhtesem bir luks.
0
speedy
(19.11.24)
(3)

sag tık a chatgpt ye gonder yokmu arkadaslar

Zetnikov
chrome kullanıyorum bulamadım 50 defa kopyala yapıstır yordu
chrome kullanıyorum bulamadım 50 defa kopyala yapıstır yordu
0
Zetnikov
(18.11.24)
secretcode
(18.11.24)
@secretcode

dostum chatgpt ye gıdıyor ama metnı gondermıyor sadece chatgpt acıyor
0
🌸Zetnikov
(18.11.24)
İlla chrome ve illa chatgpt olması gerekmiyorsa, opera tarayıcı ve opera'nın kendi ai hizmeti Aria için bu dediğin var. Ben ai o kadar sık kullanmadığım için denemedim hiç ama bi şans verebilirsin belki
0
nundu
(18.11.24)
(5)

Gözlük kullanlar bakabilir mi? Özellikle mavi filtre cam kullananlar

Dartagnan
MerhabalarYaklaşık 2-3 ay önce mavi ışık filtreli gözlük camı yenilemesi yaptım. İlk aldığımda gayet net ve doğal bir görüşe sahiptim. Fakat son günlerde fark ettim ki dünyayı sararmış bir şekilde göstermeye başlamış. Bildiğiniz gözlüğü taktığımda sarımsı bir ton bürünüyor görüşüme.Bu tarz bir cam k
Merhabalar

Yaklaşık 2-3 ay önce mavi ışık filtreli gözlük camı yenilemesi yaptım. İlk aldığımda gayet net ve doğal bir görüşe sahiptim. Fakat son günlerde fark ettim ki dünyayı sararmış bir şekilde göstermeye başlamış. Bildiğiniz gözlüğü taktığımda sarımsı bir ton bürünüyor görüşüme.

Bu tarz bir cam kullanıp bunu yaşayan var mı aranızda? Gözlükleri normal fibe beziyle ve suyla temizledim bu arada.
0
Dartagnan
(18.11.24)
rastgele bir gözlükçüye gidip göster bence. hiç böyle bir sorun yaşamadım.
0
neira
(18.11.24)
Şimdi mantıken mavi ışığı filtreleyince sarıya kaçan bir görüntü oluşması normal, telefonda da deneyebilirsiniz. Mavi ışık filtrei özelliği varsa telefonunuzda onu aktif edince ekran sarı/sepya tonlarına dönüyor.

Ama gözlükte bu kadar dramatik fark ben de bilmiyorum. Benim kendi gözlüğümde var diye biliyorum ama hiç fark etmedim. Belki kalitesiz bir filtre uygulanmıştır
0
nundu
(18.11.24)
mavi filtre tamamen atasunun pazarlama yalanı. gözlük camlarına böyle filtreler yaptırmamak lazım. zamanla renk sapması ve soyulma yapabiliyor.
tabi kendi filtreli gelen camlar hariç.
0
my fault
(18.11.24)
bende yıllardır ışık filtreli gözlük var. hatta selfi çekmeye çalışınca gözlüğün camı mavi mavi parlıyor. ama sepya tonu olmuyor.

siz deyince merak ettim gözlüğü tak çıkar yaparak duyurunun bu mesaj arkaplanına baktım, çok az bir sararma var doğru. ama belli belirsiz. beyazlar biraz kirli beyaz gibi.
0
biseysorcaktim
(18.11.24)
Mavi ışık filtresi tam bir pazarlama palavrası. Işıktan mavi bileşeni filtre ederseniz renk mutlaka sarı tonlara döner, fizik kuralı bu. Eğer renk sarıya dönmüyorsa veya çok az dönüyorsa zaten mavi filtre yetersiz demektir ve gözlük de bir işe yaramıyordur. Hepsini geçtim, mavi ışığın filtrelenmesi gereken ışık kaynakları beyaz ampul, floresan ve özellikle tv/telefon ekran ışıkları. Beyaz ampul kullanmayarak aydınlatmayı çözebilirsiniz, ekranlı cihazlarda da zaten uzun zamandır yazılımsal olarak geceleri mavi ışık otomatik olarak azaltılıyor, gözlüğün yapabileceğinden çok çok daha fazla azaltılıyor hem de. Yani gözlük takıp gece-gündüz herşeyi sarı tonda görmek için bir neden yok.
0
mikro patlama
(18.11.24)
(8)

Netten ayakkabı alıyor musunuz?

respect
Orjinal olup olmadığını nasıl anlıyorsunuz?
Orjinal olup olmadığını nasıl anlıyorsunuz?
0
respect
(16.11.24)
Hiç almadım da orijinallik kaygısından değildi, niye orijinal olmasın resmi sitesinden ya da Boyner vs bi yerden alınan ayakkabı.

Ayakkabıyı denemeden almam, markaların kendi içinde farklı modellerde bile kalıp çok fark ediyor. Belki halihazırda sevdiğim bi modeli tekrar alacak olsam ama onu da yapmadım hiç sanırım
0
nundu
(16.11.24)
daha önce aldığım, bedenini bildiğim yerden alırım. adidas, network, ecco, nike online sitesinden alırım. daha önce denemediğim bir markaysa almam.
0
gabe h coud
(16.11.24)
boynerden çok aldım. markaların kendi sitelerinden veya kendi satıcılarından.
bilindik outdoor satıcılardan.
amazondan çok aldım.
bilinen satıcılar oldukça sorun olmuyor. ama gidip trendyoldan bilmem ne butiğinden almayacaksın.

zaten bilinen satıcılardan aldın mı numarası olmazsa bile sorunsuz iade edersin.
hatta ben beğendiğim bir modelse iki numarasını birden alıyorum olmayanı iade ediyorum.
0
my fault
(16.11.24)
bildigim marka modelse alirim, degilse de cm olcusune gore alirim. cok begenmezsem idare ederim. genelde amazon uzerinden ya da resmi sitesinden ya da fashfed.com gibi sitelerden.
0
bay b
(16.11.24)
Belli yerlerden alirim; markalarin kendi sitelerinden veya boyner, fashfed, superstep, beymen gibi yerlerden. Bilmedigim yerden almayarak riski minimize ederim
0
mor oje
(16.11.24)
satıcının ve göndericinin amazon olması yeterli benim için.
0
zeleno
(16.11.24)
Orjinalliğini anlamak zor. Her zaman aldığım ayakkabıyı en son internetten aldım. Hızlı bir şekilde deforme oldu ve taban rahatlığı öncekilere kıyasla daha düşük. Bundan sonra online almayı düşünmüyorum
0
wd40
(16.11.24)
bi kere hepsiburada üzerinden hotiçin kendi mağazasından ürün aldım çünkü istediğim model mağazalarda yoktu. onun dışında kazıklanma pahasına bilindik yerlerden alırım hep
0
titanyum22
(16.11.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.