Giriş
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-2
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(8)

Pantolonları nereden alıyorsunuz?

substituent
Ben hm den alırdım ama son aldığım pantolon iki ayda çöp oldu. Hem çekti hem siyah rengi dağıldı gitti. Kaliteli düşündüğünüz neler var? Tabii aynı klasmanda. Jack jones polo hm Mavi tarzı firmalardan
Ben hm den alırdım ama son aldığım pantolon iki ayda çöp oldu. Hem çekti hem siyah rengi dağıldı gitti.

Kaliteli düşündüğünüz neler var? Tabii aynı klasmanda. Jack jones polo hm Mavi tarzı firmalardan
0
substituent
(20.02.26)
hm de bazıları kötü çıkıyor yeniden dönüşümlü kumaşları kötü gerçekten ama etiket okuyup coton olanları bulursan bazı seriler iyi çıkıyor genel olarak elimle kalınlığına bakıp alıyorum , siyah renk için artık hiç bi firma bu klasmandaki iyi değil makina boyası alıyorum siyah rossmanlarda onlarla boyuyorum bi kere giydiğim şeyi hemen yıkattığım için renkler çabuk gidiyor boya baya işime yaradı
0
eja
(20.02.26)
Wrangler'ın pantolonlarını beğeniyorum ben, son birkaç yıldır hep ordan aldım. Kesimleri tam bana uyacak şekilde, renkleri ve kumaş kalitesi de iyi. Yani daha iyisi vardır tabii de benim en rahat ettiğim pantolonlar oldu
0
nundu
(20.02.26)
levi's 501. eski kalitesini bilmiyorum ama son 1-2 yılda en rahat ettiğim pantolon oldu. değişik renklerini aldım, siyahı da var.
0
inheritance
(20.02.26)
levi's üzmüyor.
0
cay koy geliyorum
(20.02.26)
lee ve levi's uzmez.
0
baldur2
(20.02.26)
Network ve Levi's
0
gabe h coud
(20.02.26)
Mavi son zamanlarda çok kötü, diz yapıyor. Zara’nın jeanleri güzel çıkıyor, memnunum.
0
ekimoloji
(20.02.26)
dockers aliyordum ama cop olmus. simdi bir de levis satti dockers'i iyice duser kalitesi.

meyer diye bir marka buldum oradan kanvas aliyorum simdilik. kot icin levis iyidir ama maalesef kotun kumasi iyi degil. o yuzden meyer'den devam.
0
antikadimag
(20.02.26)
(3)

Reklam yok ama reklam

Kahvedesu
Instagram da reklam yok, kendim aldım olayı nedir? Her şeyi tanıtıyorlar. Sonra "reklam yok"
Instagram da reklam yok, kendim aldım olayı nedir? Her şeyi tanıtıyorlar. Sonra "reklam yok"
+1
Kahvedesu
(18.02.26)
parayı elden alıyorum diyor, swh.
+3
gabe h coud
(18.02.26)
gizli reklama girerse ya da işbirliği vs. birşeyleri belirtmez ise 800k ceza var. o cezadan kaçınmak içi bu tip açıklamaları mecburen ekliyorlar.
+1
orpheus
(18.02.26)
Herhangi bir marka ya da mekanla ilgili paylaşım yapınca reklam olmasa da ceza yiyebiliyorlar. Mesela gezi bloggerı var, gittiği yerde bi kafe ya da restoranı denemiş beğenmiş. Herhangi bir işbirliği yapmamış kendi parasıyla yemiş. Şimdi zaten düz işi bu gittiği yerlerdeki mekanları tanıtmak. Reklam değil yaptığı ama oraya reklam diye hashtag koyması lazım. O yüzden #reklam değil yazıyorlar.

Ha bu işi yalan olarak kullanan da vardır da o ayrı bilemiyorum
+1
nundu
(18.02.26)
(7)

Didim nasıl bir yer?

fraise
Ailem için yazlık arayışındayız. Didim'de güzel yazlıklar var gibi görünüyor; özellikle Mavişehir bölgesinde tam onların ihtiyaçlarını karşılayacak evler mevcut.Fakat belde olarak nasıl bir yer? Denizi nasıldır? Çocukları olarak bizler gittiğimizde sıkılır mıyız? Populasyon nasıldır?Bunlarla ilgili
Ailem için yazlık arayışındayız. Didim'de güzel yazlıklar var gibi görünüyor; özellikle Mavişehir bölgesinde tam onların ihtiyaçlarını karşılayacak evler mevcut.

Fakat belde olarak nasıl bir yer? Denizi nasıldır? Çocukları olarak bizler gittiğimizde sıkılır mıyız? Populasyon nasıldır?

Bunlarla ilgili bilgisi olan duyurucular varsa, deneyimlerini dinlemek isterim.

Herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
fraise
(18.02.26)
ingiliz ve iskoç ailelerin bir zamanlar yoğun olarak ev aldıkları bir bölgeydi. 4-5 katlı domuz kasabı bile mevcut. ancak bazı dolandırıcı müeteahhitler yüzünden şu an pek rağbet görmüyor. genelde yaşlı emekli kesim rağbet ediyor. mavi bayraklı plajları ile meşhur. akbük tarafına da bakılabilir.
+1
ground
(18.02.26)
2 defa gittim , başka detaylı yorumlar da gelir illaki ama mavişehir bölgesinde kaldığım için yazmak istedim .
o bölgenin yeşilliği bol ağaçlı falan hoşuma gitmişti , denizi güzel ama çok küçük küçük insanları ısıran balıklar vardı . arkadaşlarımın bacaklarını ısırdılar , bazıları umursamadı ama ben korktum girmedim mesela .
insanları sakin tatlı uyumlular , emekli ağırlıklı .
biz 7 kişi arkadaşlarla gitmiştik 3 günden sonra çok sıkıldık Didim genel olarak sıkıcı bir yer .

kuşadası ya da ayvalık daha şirin geliyor bana bilemiyorum .
+1
devilone
(18.02.26)
bölgeye göre değişir tabi ama ben akbüke bayılıyorum sakin kendi halinde emeklli hayatı arıyorsa sizinkiler bir baksınlar mutlaka
0
alibilir
(18.02.26)
Ben çocukluğumdan beri her yaz oradayım, Mavişehir,Öğretmenler tarafında aile yazlığımız var. Biz seviyoruz çünkü eş dost orada. Ama aktivite vs isterseniz kısır bir yer. Genel popülasyon Denizli ve Ankara 'dan gelme özellikle emekliler ve Ağustos ayında Almancılar. Altınkum en hareketli bölgesi ama Türkiye'deki çoğu yere göre mekanlar açısından en kalitesizi diyebilirim. Son zamanlarda nüfusu da çok arttı. Denizi vs. iyidir ama.
0
creepy
(18.02.26)
Bi 5-6 sene yazlığımız vardı orada. Bizim yazlık denize yakın değildi, apollo tapınağının oralarda bi sitedeydi. Araba varsa her yerine ulaşım rahat, çok sayıda irili ufaklı koy ve plaj var. Birinden sıkılsanız diğerine gidersiniz o açıdan seçenek bol. Altınkum en meşhur sahili ama 10 sene önce bile ortamı kötüydü, şimdi daha da bozmuştur muhtemelen. Mavişehir çok tatlı bir yerdi ama denizi çok iyi değildi bence. Mavişehir'e yakın Büyük Anadolu Oteli vardı galiba onun oradaki plajlar daha iyiydi. Ama dediğim gibi araba varsa Akbük'e de gidilir, etraftaki diğer ufak koylara da gidilir o açıdan güzel. Manastır koyu vardı mesela en son gittiğimde çok kalabalık değildi ve güzeldi denizi.

Sıkıcı bir yer demem yani bir kuşadası değildir ama kuşadasını ben hiç sevemedim ortamı çok bayık geliyordu. 10-15 sene önce İngilizler varken Didim daha eğlenceliydi ama şu an pek İngiliz kalmadı sanırım. Bizimkiler de yine Didim'den bir yazlık almak istiyorlar alabilirlerse
0
nundu
(18.02.26)
İki tane yazlığım var Didim'de. Fiyat/performans tamamen.
-12
gabe h coud
(18.02.26)
bizimkilerin mavisehir'e yakin bir yerde yazligi var. arabayla miletos'a 5 dakikada gidiliyor. felsefenin basladigi yere; thales'in, anaksimandros'un yasadigi yerlere bu kadar yakin olmanin manevi hazzi var. iyonya oldugu icin cevrede bircok tarihi yer var.

didim'in kendisi eh. bir tatil beldesi olarak bir cesme, kusadasi degil. denizi guzel ama halk plajlari malum cok kalabalik. mavisehir'den ziyade altinkum, akbuk gibi kumluk yerlerin kumsali daha iyi.

sahsen bence turkiye'de artik insanlardan ne kadar uzak olursaniz o kadar iyi. o nedenle bence didim gibi daha buyuk bir tatil beldesinin cekim alaninda ama mavisehir gibi daha sakin bir yerde yasamak iyidir. yakininda tavsanburnu tabiat parki var orasi da guzel deniz kenarinda agaclikli bir yer.
+1
antikadimag
(19.02.26)
(5)

Pokemon Kartı Ticareti?

elektr10
Bu trend yeniden alevlendi gibi. Yurtdışından Japonca pokemon paketleri getirtsem ve sarı siteden satsam köşe olur muyum?Mesela 5 euro'ya aldığım bir paketi burada 1250 tl'ye satıcam diyelim. Değer mi sizce?
Bu trend yeniden alevlendi gibi. Yurtdışından Japonca pokemon paketleri getirtsem ve sarı siteden satsam köşe olur muyum?

Mesela 5 euro'ya aldığım bir paketi burada 1250 tl'ye satıcam diyelim. Değer mi sizce?
0
elektr10
(17.02.26)
fake ilan aç 5-10 tane dene
0
plastic_angel
(17.02.26)
Türkiye'de bunu yatırım amaçlı yapan kaç kişi var bilmiyorum. Düzenli olarak Japonya'ya gidip geliyorsanız birkaç paket alıp deneyebilirsiniz ama sırf bu iş için yapmak kazandırır mı emin değilim.

Bi de Türkiye'de fake kart satan çok var. Bi iki sene önce, D&R'da alanen sahte kartlar satılıyordu paketli şekilde. O yüzden güven oluşturmak da zor olabilir.
0
nundu
(17.02.26)
bu konu yurtdışında zaten çok alevli. ama türkiye'de çok fazla sahte ürün olduğu için ticareti bilindik yerlerde yapılıyor.

satılabilir diye düşünüyorum ama müşteri kitlesi niş, sahibindende vs satmak zor olur.
0
a darkness coming
(17.02.26)
@nundu japonya değil de almanya'dan getirebilirim. japonca satılan kart çok var ve paketler 3-5 euro arası değişiyor.

@plastic_angel iyi fikirmiş aslında bu yapılabilir.

@a darkness coming yani aldığım yerin faturasını vs paylaşarak orijinal olduğuna ikna edebilirim aslında. işler iyi giderse açıkçası şirket kurup amazon'da bile satmayı düşünebilirim.
0
🌸elektr10
(17.02.26)
arkadaşım dükkan açtı istanbulda bunla ilgili pokemon ve magic the gathering kartları falan topluyor iş yapıyor şimdilik, ayrıca sahte ilan açıp milletin vaktini çalmak ayıptır
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
(14)

Kişisel gelişim kitapları okur musunuz?

pembediken
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
0
pembediken
(16.02.26)
Okuyorum (özellikle kendimi eksik hissettiğim konularda), mantıklı bulursam da yapmaya çalışıyorum. Ama tabii herşeyi alp okumuyorum, sadece Şeyma gibi haha İyi psikolog ve psikiyatristler tarafından yazılmış çok iyi kitaplar var, neden bunlardan faydalanmayalım ki.
Saçma bulan insan kendini geliştirmeye kapalı bulan insandır.
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
Okurum severim ama herkesi affedin veya iletişimde karşı taraf damariniza bassa dahi sürekli olumlu bir dil tutumunun dayatilmasi ile ilgili önerileri uygulamam.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Deli gibi kitap okuyan, 'ne bulursam okurum.' diyen biri olarak asla okumadığım ve okumayacağım tek tür budur.
Haddinden fazla anlamsız geliyor bana.
Bu tarz kitap okurken gördüğüm kişiyi de ciddiye alamamak gibi de bir zaafım var.
0
Mirket
(16.02.26)
Engin geçtan kişisel gelişim sayılıyorsa okuyorum.
Okunulan bir kitap özfarkındalığı geliştiriyorsa istediği türde olabilir, okurum.
+5
Bruce
(16.02.26)
Ben de aynı soruyu soracaktım, psikolojiye dair kitaplar kişisel gelişimden sayiliyorsa ben de çok severim.

Yayınevlerinin bu serilerini de iyi takip ederim. Daha okuduğumuzu anladık mi seviyesindeki kendi karakterinden haberi olmayan kişilerin fikrini de umursamam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
yok bi kaç kere denedim çok zorlama geldi hoşuma gitmedi
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
okumam.
0
eileengray
(17.02.26)
her kitap zaten kisisel gelisim kitabidir. bu nedenle kisisel gelisim kitaplari en gereksiz tur bence. hic okuyamadim.
0
antikadimag
(17.02.26)
ben o hatayi bi kere yaptim(okuyamadim tabii) insta reelslarinda daha cok bilgi bulabilirsiniz
0
ala09
(17.02.26)
kişiliğim oturana kadar bu türde sadece dale carnegie okudum. kişisel gelişim kitaplarının mucididir. 1888 de doğmuş adam düşünün. çok bunalıma girdiğimde sadece okumak bile beni sakinleştirir motive ederdi. şimdiki kitaplar bu adamın kitaplarının derlemesidir. kişisel gelişim kitapları sadece okumakla olmaz uyugulamaya da geçmek lazım. 100 sayfa okurdum bazen 1 cümlesi yeterdi.
0
ground
(17.02.26)
bir süre psikolojiye, özellikle evrimsel psikolojiye merak salmıştım. insanların neyi neden yaptığını bir şablona oturtmaya başladıktan sonra evcil (yada vahşi) bir hayvan gibi görmeye başlamıştım.

- müdüre yalaklanıyor: hmm, demek ki terfi alacağını düşünerek bu eylemin sonundaki ödül ondaki dopamin salınımını artırıyor.
- kıza yürüyor: soyunu sürdürme isteği baskın geliyor gibi.

biraz daha derine inince, içinde yetiştiği ortamın davranış kalıplarına yansımasını falan düşünmeye başladım. eskiden öfkelendiğim hareketleri bir laboratuvardaymış gibi gözlemlemeye başladım, kızmıyorum artık. eski kızdıklarımı da bu şablonlara oturtunca "affetmek" olarak bahsettiğin şey kendiliğinden gelmeye başlıyor.
0
birdirbir
(17.02.26)
"Kişisel gelişim" adı verilen kavramın içten gelen çaba ve dışarıdan gelen uyaranların doğal bir süreç hâlinde toplamı olduğuna inanıyorum. Bu amaçla zorlama yapılan aktivitelerin kişisel gelişim denen şeye katkısı olduğunu düşünmüyorum. Ergenken boş vaktimde okuduğum bir iki örneği saymazsak okumadım ve okumam da. Seni kişisel olarak geliştireceğim amacıyla yazılan bir kitabı ciddiye alamam.
0
nundu
(17.02.26)
tur olarak kisisel gelisim kitabi okurum. seyma subasi da kisisel gelisim yaziyor, dogan cuceloglu da, engin genctan da... dolayisiyla burada kalite onemli. bir kitap sirf kisisel gelisim kitabi turunde diye kotu olacak degil. ben size tonla kotu olan felsefe, edebiyat veya (bilimsel) arastirma kitabi sunarim.
+1
Sour
(17.02.26)
Üniversite hocalarının yazdığı damıtılmış piyasa kitaplarını okurum.
0
black holes in the sky
(17.02.26)
(7)

karşıyaka-göztepe rekabeti

der meister
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz. yalnız altını çizerek belirteyim ben KESKİN ayrımlardan bahsediyorum. mesela fenerbahçe halkın takımı, galatasaray elitist bir takım diyebilirsiniz ama gerçekte çok farklı sosyal statülerden milyonlarca taraftarı olan takımlar bunlar. ülkenin dört bir yanında, farklı kimliklerde taraftarları var.

karşıyaka-göztepe için de durum böyle mi, semt temelli "buranın ağası biziz" rekabeti mi var? yoksa daha derin boyutu var mı bu işin? ben kendi tanıdığım birkaç izmirlide (karşıyakalı, göztepeli ya da altaylı olduğunu söyleyen) çok bi şey görmedim çünkü yani dümdüz standart orta sınıf türk insanıydılar ama tabii örneklem çok küçük.
+1
der meister
(15.02.26)
Karşıyaka izmir'in en elit semti. Göztepe için varoş diyemeyiz ama aynı ayarda değiller. Karşıyaka taraftarı bir şekilde karşıyaka ile bağı olan - örneğin orada doğup büyümek gibi - kişilerden oluşuyor. Göztepe'nin taraftar profili arka plan açısından çeşitlilik gösteriyor. Mesela göztepe'de hiç yaşamamış orayla alakası olmayıp da Göztepe'yi destekleyen çok kişi var, mesela ben.
+1
michael harddd
(15.02.26)
İki semt de bence aynı elitlikte ama Karşıyakalılarda sinir bozucu bir kibir ve büyüklenme var. Kendilerine otuz beş buçukluyum derler mesela. Diğer ilçeleri küçük görürler.
Düşmanlığa kadar varan taraftarlığın nedeni Karşıyakalıların bu tavrı olabilir.
Son yıllarda İzmir'de elit bir yer kaldı mı ki ayrıca.
+2
pro9it9is9
(15.02.26)
Karşıyaka kendini İzmir üstünde ve dışında görüyor işte 35,5 mevzusu. Onun dışında Karşıyaka'nın Bostanlısı falan elit denebilir de tüm Karşıyaka öyle değil. Göztepe de benzer elitlikte yani. Aynı şekilde Altay'ın merkezi Alsancak da öyle. Bi işçi sınıfı-elit rekabeti yok iki takım arasında. Altay ittihatçıların takımı mesela kuruluşunda, Karşıyaka daha Türk-İslam endeksli kuruluyor ama günümüzde pek yok ayrım işte hepsinin taraftarı tipik İzmirlilerden oluşuyor. Semt kültürü olayı baskın. Bi de ikisi tam körfezin karşı kıyıları yani bakınca birbirini görüyorlar
+1
nundu
(15.02.26)
Bu arada esas sosyal farka dayalı derbi karşıyaka-bucaspor derbisidir. Tamamen zıt 2 semt. Ama bu iki takım uzun zamandır aynı lig'e düşmüyor. Unutuldu gitti.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Standart iki şehir takımı rekabetinden öte birinci lige çıkmaya ramak kala karşıyaka çıkmasın diye göstepenin galatasaraya maçı satması ile başlar büyük dava. takımların şehrin iki yakasında olması, klasik rakiplik falan öte düşmanlık bu işten başlar. büyür gide.
bir karşıyakalı olarak açıkça şunu söyleyebilirim ki biri bok diğeri kaka bakarsan.
anlatılacak çok şey var ama kör cahil tribünlere bunu anlatamıyorsun ne yazık ki. o yüzden böyle gelmiş böyle gider bir mevzu baktığında.
0
erty_ksk
(15.02.26)
aynı ayardalar. şehrin 2 köklü takımı. fener gs olayı biraz anadolu takımı avrupa takımı gibidir. ya da gs okumuş elit tabaka, fb tersidir. adanaspor elit zengin takımıdır, adana demirspor işççi varoş takımıdır mesela. izmirde bu şekil ters denge altay/göztepe veya altay/ksk arasında olabilir ancak.
0
ground
(16.02.26)
@erty_ksk süper ligdeki Galatasaray, Karşıyaka'nın üst lige çıkmasını nasıl engelleyebilir söyler misin?
-1
unalub
(16.02.26)
(29)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Erkenci kuş dizisinde tanımıştım, aaa hoş adam diyip geçmiştim. Yurtdışında kendisine ölüp bitilmesine ve hatta genelgeçer olarak yakışıklı bulunmasına şaşırmıyorum. 1,88 boyunda, yapılı ve eli yüzü düzgün bir adam sonuçta. Bana apayrı nedenlerden itici geliyor, söylemleri hoş değil biraz da "poser" sanki. Ama yakışıklı değil diyemem hakkını verelim adamın
0
kullanicadi
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Aaaaa bak jason momoa gerçekten çok yakışıklı🙈 ama yakışıklılığı iri yarı ve maskülen olmasının yanında çok eğlenceli ve komplekssiz olmasından geliyor. Bence çok kafa dengi ve cool biri kendisi. Sıfır toksik maskülenlik. Kendini kanıtlama çabası sıfır, yeri geliyor pespembe takımları çekip geziyor. Böyle özgüvenli olan birisi her şeyi yakıştırır kendisine
0
kullanicadi
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(4)

Bad bunny olayı nedir?

Kahvedesu
Niye bu kadar popüler oldu? Hiçbir şarkısını da bilmiyorum. J balvin bundan daha iyi değil mi? Level 5 gibi bu.
Niye bu kadar popüler oldu? Hiçbir şarkısını da bilmiyorum. J balvin bundan daha iyi değil mi? Level 5 gibi bu.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
Latino adam. Zaten baskınlar amerikada. ICE olayları da tuzu biberi oldu. Adam sözleri full ispanyolca olan albümle grammy kazandı. Biraz gaz alma durumu yani. Kötü mü? Değil.
0
gobekliraki
(10.02.26)
Görsel şölen hariç abi tam bir 'Kasım Şeren'. Mevcut durumlardan dolayı bir rüzgar var arkasında onu aldı gidiyor.
0
ebeş
(10.02.26)
Porto Riko dediğimiz ada, ABD'nin içinde ama tam da değil durumunun da etkisiyle Latin müzik piyasasını domine ediyor yıllardır. Youtube'da en çok dinlenen şarkılar listesinde çok fazla buradan çıkan şarkıcı var, her sene biri ki hit şarkı çıkıyor. Despacito, Danza Kuduro gibi ilk aklıma gelenler dışında duyduğunuz popüler hispanik şarkıların hemen hepsi burdan işte. Hatta ABD'yi kasıp kavuran Hamilton müzikalinin yaratıcısı Lin-Manuel Miranda da buralı aslen.

Yani bu ada ve kültürü müzik piyasasına uzak değil. Konjonktürü falan da anlıyorum ama Bad Bunny gerçekten kötü müzik yapıyor bence. Politik duruşu falan iyi ona lafım yok. Dün geceki sahne şovu da iyiydi ama şarkılarını ilk kez o şovda duyan biri olarak (isimden sebep birkaç ay önceye kadar kendisini kadın sanıyodum hatta) bu muymuş bu kadar abartılan Bad Bunny dedim. Ama seviliyor da yani, spotify'da 2025'in en çok dinlenilen şarkıcısıydı taylor swift'i falan geçmek o kadar kolay değil. Ben de anlamıyorum nasıl tuttu bu kadar ama dünkü şovundaki mesajlarla falan gündem olması şaşırılacak şey değil bu iklimde
+2
nundu
(10.02.26)
abd'de super bowl half time sovlari macin kendisinden daha cok izlenir, konusulur. zaten mac mi izliyoruz reklam mi izliyoruz belli degil. hatta super bowl reklamlari bile mactan cok konusuluyor olabilir. yok su reklam su kadar milyon dolarmis falan gorgusuz amerikan muhabbetleri.

bir de simdi politik olarak karisik oldugu icin mevcut maga kesimine diss atmis oldu bad bunny. tamamen ispanyolca bi sarki ile biz buradayiz dedi.
0
antikadimag
(11.02.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(5)

akasya durağı'nın yıkılması üzerine

biseysorcaktim
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yap
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yaparız" dibi şeyler söylemeleri.

günümüz taksicileri için durak önemli mi? ben bunca yıllık ahir ömrümde, henüz bitaksi gibi şeyler yokken duraktan taksi çağırdığım olmuştu. başka hiç kullanmadım, kullanan da görmedim.

yine diziye gelecek olursak, film icabı bir dram dışında durağın yıkılmasının onlar açısından önemi nedir? dedikleri gibi durak olmazsa işsiz mi kalacaklardı?
0
biseysorcaktim
(05.02.26)
işsiz kalmayacaklardı ama işleri azalabilirdi.

önceden duraklara katılmak için ciddi bir meblağ vermek gerekliydi. insanlar taksi kullanmak için duraklara giderdi artık durakların çok bi önemi kalmadı. günümüz taksicilerinin müşteri için durakta beklemek gibi dertleri yok insanlar taksilerin önüne atlıyor ya da uygulamadan çağırıyor.
0
duyuruuser
(05.02.26)
uygulamadan taksiyi hayatımda ilk kez bu sene çağırdım. sokaktan geçen taksiler de dolu mu boş mu anlayamadığım için sosyal anksiyeteyle çok el edemiyorum. Şu an yaşadığım şehirlerde her durağa bağlı tuşlar var sokaklarda, basınca taksi geliyor. Diğer yerlerde de google'da yakındaki durakları bulup telefondan arayıp çağırıyorum ya da durak yakınsa direkt durağa gidiyorum. Bu uygulamadan taksi çağırma olayını sadece istanbulda var sanıyodum ama hemen her şehre gelmiş herhalde daha yeni öğrendim
0
nundu
(05.02.26)
Durak hala önemli ve kullanılıyor. Yoğun saatlerde uygulamalardaki taksiciler gelmiyorlar ya da kabul edip 5 dk sonra iptal ediyorlar. Evine yakın durağı aramak her zaman en garanti seçim.
0
nuevo
(05.02.26)
Özelikle kadınlar durak taksilerini tercih ediyorlar, sokaktan ne idüğü belirsiz taksiler yerine.
0
parka
(05.02.26)
durak taksileri daha güvenli. bir çoğunu ismen de tanıyorsunuz. zor durumda birisini gönderip birini aldırabilir ve parasını daha sonra vrebilirsiniz. bebek gbi bazı semtlerde duraktaki taksiden gecenin bie yarısı sigara, kokoreç, alkol falan bile söylüyorlar kapıya kadar getiriyorlar.
0
ground
(05.02.26)
(12)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(9)

Eskişehire taşınmak ve nereden ev alınmalı sorunsalı

denizgonen
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim. eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arı
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim.

eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arıyorum.

eğer olursa muhtemelen ben emekliliğime kadar eskişehirde yaşayacağım doğru mu yapıyorum onun da tedirginliği var.

özetle nerelerde ev bakmalıyım? mesela 71 evler diye bir yerde de çok güzel evler var ama çok mu kötü bir yer atıyorum 3-5 seneye toparlamaz mı oralar da?

not:ev için en fazla 5.5 milyona çıkabilirim gibi onu da kredi ile çıkacağım zaten, kendimi oldukça zorlayacağım yani.
0
denizgonen
(04.02.26)
sümer, kızılyer taraflarına da bakabilirsin. batıkent güzel ama merkeze uzak. 71 evler tarafları da yine uzak ve her anlamda karmaşık. bütçene bağlı biraz.
0
scudman1
(04.02.26)
taşının bence de çok hoş bir kent. vişnelik tarafı hoş gelmişti bana.
+2
biravekahve
(04.02.26)
eskişehir gördüğüm bir çok türk şehrini bine katlar düzenli, insanları düzgün, trafiği yüksek olması dışında deprem bölgesi olduğunu unutmadan, öncelikli olarak sağlam ev almaya odaklanın. bunuda alırken evi tapuda sorarak chat gpt ye verilen raporu atarak yapabilirsiniz.
0
eja
(04.02.26)
bizim bölümün çoğu batıkentte yaşıyor. Yeni yerleşim yeri olduğu için binalar yeni, genelde otoparklı siteler gibi. Merkeze uzak ama araban varsa 15 dakikada merkezdesin zaten, İstanbul İzmir vs gibi düşünme. Ben vişnelik taraflarında yaşıyorum ve mahallemi çok seviyorum ama otoparklı ev bulmak zor, binalar genelde eski. Mahalle kültürü olarak daha güzel ama binalar eski dediğim gibi. Vişnelik'in yanı sıra Sümer, Kızılyer, Akarbaşı vs de bakılabilir yine yakın çevresi

Eskişehir yaşanacak ve emekli olunacak bir yer, çok memnunum ben 3 senedir burda. Muhtemelen bu sene ayrılacağım ve üzüleceğim :)
+2
nundu
(04.02.26)
@scudman1 yani bütçem 5.5 milyon o da bayağı zorlarsam. derdim işime gücüme rahat gideyim, haftasonları merkeze yarım saatte ineyim işten güçten geldiğimde 1 saat park yeri aramayayım mümkünse kendi garajı olsun rahatcana işimi göreyim uzaktan kastınız nedir çok mu zor yaşamak?
@biravekahve oradalarda eski olmak kaydıyla tek tük sitelerden ev bulunabiliyor, nasıl bir yer sakin huzurlu yer arayışım da var istediğimde kalabalığa ineyim ama evim sessiz huzurlu güvenli olsun derdindeyim zaten haftada 5 gün iş vs derken eve gidiyoruz direkt...
@eja evet ben de bir kaç defa gittim geldim sevdiğim bir şehir de ama gene de genel itibari ile yer yön duygum yok hep trenle geldim gar civarında 2-3 gün takılıp geri döndüm. en büyük motivasyonlarımdan biri de açıkçası deprem riskinden de kaçabilmek. anladığım kadarıyla porsuk'un geçtiği civarlar zemin olarak aslında çok güvenli değiller hep de alüvyon zemin. peki ya batıkent nasıl o civarlarda binalar yeni olduğundan dolayı genel itibari ile depreme güvenli olabilir hissi de verdi. trafik ise beni çok korkutuyor o yüzden de kendime ait otoparkta da diretiyorum.
@nundu: peki ya toplu taşıma ile batıkentten merkeze inmek çok mu zor olur? yani araba var o yönde sıkıntı yok fakat gene de atıyorum haftasonu şöyle yarım saatte evde olacağım bir dolmuştur bir şeydir bulamaz mıyım? yoksa genel olarak hep arabaya mı muhtacım?
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
batıkent ve 71 evler, eskişehir halkı için hep çok uzak diye görülür. istanbul'dan taşınacaksanız çok uzak gelmeyebilir. ben de eskişehirliyim, üniversite için istanbul'a gelmiştim ve kaldım burada. istanbul'a ilk geldiğimde yolda harcanan o 1-2 saat bana çoook gelmişti. hem de toplu taşımayla yani.

istanbul'da tüm ilçelerde yeme içme eğlence imkanı var. ancak eskişehir'de yok. çarşı, barlar ve restoranlar tek bir bölgede gibi.

bağlar, gökmeydan, akarbaşı (gerçi burada evler eski ve pahalı), vişnelik gibi yerler merkeze yakın yerler. bağlar zaten merkez yani hatta. bence buralardan ev bakın derim.

arabayla 15 dk olabilir evet ama eskişehir'de araba kullanımı da istanbul gibi değil. tramvay her yerden geçiyor, kendine ait ayrılmış bir yolu da yok, araba trafiğiyle kesişiyor yani çoğu yerde. bu da araba kullanımını zorlaştırıyor. hatta şu sıralar pazar günleri araba trafiğine kapatıldı bazı yerler. öyle bir şeyler deniyorlar.

zaten eskişehir'de arabayla çarşıya gitme diye bir şey yok. her yere yürüyebiliyorsun. ben bazen 1 saat mesafeyi bile yürürdüm ki en uzak yerdi evim ve okulum arası. eskişehirliler cidden hep yürürler. her yere yürürler. ben arkadaşlarımı gezmeye götürdüm oraya ve hep yürüttüm onları. bıktılar alışık olmadıklarından. oysa eskişehir'de yürümek çok kolay çünkü her yer dümdüz, güzel ve temiz.

mesela arabayla çarşıya gitmeye kalksan arabayı park edemiyorsun çarşı ve doktorlar duraklarında. yasak. araba girmesi bile yasak oralara ve birkaç yere daha. anca yan sokaklara park edersin yer bulabilirsen. park etmek sıkıntı. otopark bulman lazım.

batıkent'e tramvay var. 71 evlere de tramvay geldi. bu açıdan iyi.

batıkent ve 71 evler şehrin iki ucu. şehir hastanesi 71 evler'de bu arada.
+2
art cat chocolate
(04.02.26)
@art cat chocolate güzel açıklamış. Benim arabam yok, vişnelikten işe her gün 15 dakikada tramvayla gidip geliyorum, batıkentte olsam aktarma falan yaparak 1 saati bulurdu muhtemelen. Bölümde herkesin arabası olduğu için sıkıntı yaşamıyorlar, merkeze çarşıya vs gittiklerinde otopark sorunu yaşıyorlar ama evet. Eskişehir otopark konusunda sıkıntılı biraz. Tramvayı çok iyi ama yoğun saatlerde çok dolu oluyor. Onu göz önünde bulundurmak lazım
+1
nundu
(04.02.26)
@art cat chocolate uzun ve net cevabınız için teşekkür ederim. dediğiniz yerlere bakacağım, dediğiniz semtlere baktım fakat ne yazık ki bütçemin üstünde de kalıyorlar. eski evleri seçmeye de korkuyorum depremden dolayı, bir de hafta içi cidden pek de sağa sola giden bir insan değilim ev-iş rutini beni sıkmayan bir şey, sadece haftasonu 1 gün dışarı çıkmak takılmak isteyebilirim.

benim dediklerinizden anladığım batıkent ve 71 evler de olabilecek yerler fakat bu yerleri seçiyorsam tramvaya yakın yerler olması değil mi? işim 3 devlet üniversitesinden birinde olacak bu arada. normalde ben de araba insanı değilim istanbulda mesela arabayı hiç kullanmam. arabayı ön plana çıkarmamın sebebi işe gitme gelme rutinim haritalarda 15-20 dk olarak göründüğünden ötürü otoparklı bir evim olursa neden olmasın şeklinde idi.
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
Batıkent güzel. Genelde site içi yapılar olduğu için kapalı bilemem ama açık otoparklı ev bulabilirsiniz.
Vadişehir de çok güzel. Merkeze biraz uzak ve tramvay yok. Bütçenizi aşabilir.
71 evler hastaneye yakın yeni bir avm de yapılıyor. Orası da gelişiyor. Site içi değil de bağımsız binalar var daha çok oralarda.
En güzeli müstakil ev :)
Hayırlısı olsun hakkınızda.
0
duhan
(04.02.26)
(14)

ATM'de hesaptan çıkış yapmadan ayrılanlar

makbur
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a b
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)

dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a ben bastım..

bu olay bu sene bir 5-10 kere falan başıma geldi. bir kere orta yaşlı bir abiyi uyardım "aa sağol" dedi..

yahu bu çok tehlikeli bir şey değil mi? arkasından gelen kötü niyetli biri olsa hesaba girip bir para çekmek vs harici de bir sürü abuk subuk şey yapamaz mı?

yoksa ben mi bu konuda cahilim, yani aslında hiçbir riski yok ondan bu kadar rahatlar (ne bilim atm kamerasında yüzün gözükmeden işleme onay vermiyordur vs gibi bir teknoloji var)

ekleme: yahu her şeyi bilal'e anlatır gibi yazmak gerekiyor heralde, bu çıkış yapmayanlar "kart" ile değil muhtemelen QR kod ile giriş yapıyorlar.
-2
makbur
(28.01.26)
sen haklısın tehlikeli bir şey bu. kameradan tespit edilir vs diye düşünenler yanılır çünkü bankanın böyle bir sorumluluğu yok + birlikte üçkağıt yapmadıkları da bilinmez o yüzden banka karışmaz.
bu tam cep telefonunun ekranını kilitlemeden çantaya koyan yaşlı hareketi gibi (her gün 10 kere de söylesem öğretemedim)
0
neira
(28.01.26)
Kartı aldıktan sonra nasıl çekebilirler ki?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
para cekince cikis yapmak gerekmiyor ki. karti geri veriyor gidiyorsun zaten.
0
lemmiwinks
(28.01.26)
ATM'den çıkış yapmak ne demek bilmiyorum. Kartsız işlemle ilgili bir olay mı? Kartla işlem yapınca kartı aldığın an iş bitiyor zaten. QR kodla falan para çekerken de giriş yapman gerekmiyor. ATM'den onun dışında kartsız işlem yapmadım yıllardır o yüzden çıkış yapmak diye bir şey vardıysa da şu an hatırlamıyorum. Nerede çıkış yapılıyor tam olarak?
+4
nundu
(28.01.26)
Muhtemelen QR ile işlem yaptıklarında olan bir şey, bankaların biraz başını ağrıtsa bankalar düzenler sistemi para çekme para yatırma işlemi sonrası otomatik çıkış yapacak şekilde. Şu anlık baş ağrıtmamış olabilir sizler gibilerin sayesinde, maalesef bu tip olaylar insanların aslında ne kadar dolandırılmaya açık olduğunu da tekrar hatırlatıyor, tabi sistemler güvenlik sağlamalı da biraz daha ne olup bitttiğnii takip etmeliler o ekranda.
0
atom karincanin torunu
(28.01.26)
@kahvedesu
@lemmiwinks

QR kodla giriyorlar, kartla girseler işlem bitince kartı alacaklar hesaptan otomatik olarak çıkılacak zaten :) QR kodla girdikleri için unutuyorlar muhtemelen çıkış yapmayı
-1
🌸makbur
(28.01.26)
Hangi banka bu?
Banka ile ilgili bir şey olabilir mi?
Benim kullandığım bankalarda böyle bir şey yok mesela, ne yapmak için devam ettiysem işim bittiği an hesaptan çıkmış oluyor hatta para çekmede önce kartı verip sonra parayı veriyor çoğu banka.
0
mutekebbir
(28.01.26)
@Makbur, telefonla uzaklaşınca bağlantı kopuyordur. Kopmuyor mu? Bir de mesela 15 tl diyorsun telefondan onu çekiyorsun. Tekrar komut vermeden çekiliyor mu?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
@kahvedesu

işte ben de qr kodla işlem yapmadığım için soruyorum zaten.

bir kere de şöyle bir şey geldi başıma, atm'de hayvan gibi kuyruk var. benim önümdeki yine muhtemelen qr kodla işlem yaptı, gitti. ben de sıra var insanlar beklemesin diye hemen kartı sokmaya çalıştım, bir türlü kabul etmiyor makina. 1-2 dakika geçti, arkada insanlar da cık cuk ediyor, bir baktım yine çıkış yapılmamış, hesap ekranı açık duruyor :)) çıkış'a bastım da öyle başlayabildim işleme.

bankaya yazdım şimdi.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
kullanmıyorum ama her yeni işlemde bir defa daha şifre soruyor olabilir. yani çıkış yapmadığında son adımda şifre girmeden hesaptan tekrar para çekemeyebilirsin.
0
orpheus
(28.01.26)
atmden çıkış yapmak diye bir şey yok. qr kod ile işlemlerde diyelim parayı yatırdın onayladın artık işlem biter başka işlem yapamazsın.

diyelim qrla para çektin parayı verdi, artık başka işlem yapamazsın sistem ana ekrana döner. siz nasıl bi ekranla karşılaşmıştınız?
0
jelly bear
(28.01.26)
Cevaplarda da yazdım, bir önceki kişinin ekranından çıkış yapmadan ben kartı girip işlem yapamıyorum.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
qr ile işlem yapıldığında telefondan komut verip ekranı okuttuktan sonra işleminiz tamamlanınca başka bir işlem yapılamaz zaten. o anki oturum, telefondan verdiğiniz komuta özel. devam edecekseniz yeniden telefondan işlemi girip qr okutmak lazım. o yüzden hesaptan çıkış yapmak diye bir şey yok.

dediğini anladım. garanti bankası atm'sinde iş bittikten sonra ana sayfaya dönmüyor. "işleminiz tamamlandı" yazan bir ekran ve ekranın sağ altında "çıkış" diye düğme var. ona basıyorsun, ana ekrana dönüyor. ama ona basmazsan da hesabına geri dönüp başka bir işlem yapmaya devam edemiyorsun. kimse basmazsa muhtemelen birkaç saniye sonra kendi ana ekrana dönüyordur. senin de görüp bastığın ve "ben çıkış yapıyorum" dediğin bu olsa gerek. iş bittikten sonra işlem yarım kalmış da makine reset atmış gibi küt diye ana sayfa çıkarmayıp "işleminiz tamamlandı" ekranı gösterebilmek için öyle bir şey yapmışlar.
+5
kibritsuyu
(28.01.26)
@kibritrsuyu

işte aradığım cevap buydu. teşekkürler.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
(12)

Nerelisiniz?

sucvecezve
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
+1
sucvecezve
(27.01.26)
Eşim trakyalı evet benzer muhabbetler bizdede oluyor
0
basond
(27.01.26)
istanbul/ankara
aksan sikintisi yok, arnavut oldugu icin sinir problemimiz va.
+2
cooperr
(28.01.26)
egeliyiz. akşama kadar gari, biyo, sağdıç, nedipbaaa gibi sözleri duyuyoruz. biz sıcak memleket insanlarıyız, yaydırmayı severiz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
Doğma büyüme Trakyalıyım, hanım İstanbullu. Trakya ağzıyla konuşsam sıkıntı yaşarız.
0
kumandanim
(28.01.26)
Ben Trabzon asıllı İzmir, hanımım Adana asıllı Niğde. Hiç aksan sorunu yaşamadık, çevremde belli bir eğitim düzeyine sahip olup da aksanlı konuşan da yok. Sadece açık e kullandığı için arada dalga geçiyorum ama onu da düzeltti gibi eğlencem bitti :d
0
nundu
(28.01.26)
Corum :( Bende pek şive yok hiç olmadı hatta arkadaşlarım sen nasıl corumlusun diyorlardı hep.

Sanki corumlular kufurbaz haydo gibi dolanıyor şehirde sdfjsgjh

Ama eşim Antepli, onda var tek tük. Normalde çok yoktu da Antep e dönünce açıldı :D

Gerçi şive mi denir ağız mı bilemedim ama bazı efektleri ve telaffuzları değişti.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
ben trakyaliyim, esim istanbullu. sivem yok ama bazi kullandigim kelimelere esim gulebiliyor, ya da dalga geciyor. :)
0
lemmiwinks
(28.01.26)
Esim Aydinli. Aydin il sinirlarina girdigimizde aksan degisiyor :D Bunun disinda gunluk hayatimizda kullanmiyor zaten.
0
65 derece
(28.01.26)
ananiyimioguz'u eşim sandım birden ama son cümlelerde o olmadığını anladım kdfgkfdg

ben antepliyim, eşim çorumlu.
ben istanbul'da doğdum ve büyüdüm o yüzden şivem falan yok. babam antep'te doğup 8-10 yaşlarında falan gelmiş İstanbul'a onun da bir şivesi yok.

eşim doğma büyüme çorumlu. üniversite için istanbul'a gelip tekrar geri dönmemiş ara ara gitmiş tabii ama istanbul'da yaşamış hep üniversiteden sonra. haliyle biliyor şiveyi çok iyi ama şivesiz konuşuyor. Annesi babası öğretmen öyle alıştırmışlar. bana çok komik geliyor şiveleri. biz çorum'da ona öyle demeyiz falan diyor arada. dalga geçiyorum niye her şeye başka bir şey diyorsunuz falan diye ama eğlenceli.
0
matilda
(28.01.26)
@ matilda, benim de anne baba öğretmen, ben de uzun yıllar istanbuldaydım, noluyo yav sdhfsdhs tam neresinden corumun :D kayıp ikizim galiba

bu arada ben de bilirim biraz ama işte kullanmadım hiç, orada yaşarken de kullanmıyordum.

mesela eşinize; göbeller badallarda cıncıkları heşlediler deyin anlayacaktır sdfjsgs

muğlada da yaşadım, o yüzden gelipduru gidipduru napıpduru bana çok tuhaf gelmiyor çorumdan sonra. gerçi onların da farklı kullandığı kelimeler var ve hızlı konuştuklarında anlaşılmayabiliyor özellikle yaşlı teyzelerin ama... yine de çabuk alışmıştım.

antepte de var buraya özgü kelimeler.

anadolu ne güzel ya felaket bir kültürel zenginlik var ama birbirine düşman ve kindar yetişenleri görünce soğuyorum memleketten.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
12 cevap gelmiş, 4'ü Trakyalılardan, biri de Arnavut. Naptınız hepiniz anlaşıp mı yazdınız adsjsj.
0
🌸sucvecezve
(28.01.26)
İsimden de anlaşılcağı üzere trakyalıyım. Konuşurken nereli olduğumun anlaşılması imkansız. Ama etrafımda ağır trakya şivesiyle konuşanlar varsa benim şivem de farkında olmadan kayabiliyor. En sevdiğim şey de, salon beyefendisi gibi konuşurken pek oralı olmayan macır daykoya bir anda şiveyi değiştirdiğimde suratına yayılan kocaman gülümsemeyi izlemek.
+2
thracia
(28.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(7)

Geminiden gelen gizemli mesaj

egerbiryolcu
Sol taraftaki sohbet geçmişine bakınca "uyandın mi" konusu gözüktü. Ben öyle bir şey yazmadigima eminim. Geminiyle flortlesecek kadar kafayı kirmadigimi da düşünüyorum. :s Bu otomatik bir şey midir uygulama hakkında çok detaylara hakim değilim de tırstim bir.Düzenleme google cihazlardan farklı bir
Sol taraftaki sohbet geçmişine bakınca "uyandın mi" konusu gözüktü. Ben öyle bir şey yazmadigima eminim. Geminiyle flortlesecek kadar kafayı kirmadigimi da düşünüyorum. :s Bu otomatik bir şey midir uygulama hakkında çok detaylara hakim değilim de tırstim bir.

Düzenleme google cihazlardan farklı bir cihaz girişi göremedim.
Bugün herhangibir sosyal medyadan öyle bir mesaj gönderimi ve alımı olmadı.
Son olarak ayrıntılardan baktığımda bugün uygulamaya ilk giriş saatimle tutarlı mesajı gördüğüm an. Sesli komut hatası veya geminiyi açar açmaz kendi kafa karışıklığına yormak istiyorum.
0
egerbiryolcu
(27.01.26)
İçinde ne var demiyorsa çok takma bence
-6
arbre
(27.01.26)
Sesli komut hatasıdır. Bazen konuşma esnasında gemini otomatik uyanıyor herhalde komut seslerinden birine benzer bir ifade geçiyor. Sonra diyaloğun devamını soru olarak algılıyor. Ne sorulmuş, ne yanıt vermiş baktınız mı? Soru kısmı sizin konuşma cümleniz gibi mi?
0
nundu
(27.01.26)
@nundu
Direkt yeni bir sohbet adı fark ettim solda..sayfaya girer girmez..
Diyalog şöyle
Ben: uyandin mi
Gemini: her zaman burdayım yardıma ihtiyacın var mı

Tam bir yazı kopyalayacskken fark ettim öncesinde başka bir uygulamaya sesli bir paragraf yazdirmistim. Orada bu uyanma kelimesi geçmiyordu ama belki de bir şekilde bağlantı oldu diye umuyorum. Başka bir şey gelmiyor aklima
0
🌸egerbiryolcu
(27.01.26)
Bu soruyu sana sesli mi sordum hatırlıyor musun desene ne cevap verecek :D
0
nundu
(27.01.26)
@nundu mesaj tarihini sorduğumda da yanlış söylüyor Google sayfasındaki ayrıntılardan bulabildim dogrusunu:d yine de denedim. Yazmışsın diyor:d
Sanırım hayatımın gizemlerinden biri olarak kalmaya mahkum bir şey yaşadım.
0
🌸egerbiryolcu
(27.01.26)
Uyurken birşeyler dinleyerek mi uyuyorsunuz? bazen arada videoda geçen cümlelerden dolayı komut olarak algılayıp asistanı çalıştırabiliyor. çok kez başıma geldi.
0
false pretension
(27.01.26)
sabah birine "uyandın mı?" diye yazacaktınız da yanlışlıkla gemini'a mı yazdınız?
0
co2s2
(27.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(3)

sosyal medyada paylasilan videodan futbolcunun adini bulma

theconqueror
iyilik temali paylasimlarda denk gelmissinizdir.ucretsiz chatgpt ve parali perplexity bu futbolcunun kim oldugunu bulamadi, ama eminim aranizda bilen vardir.https://ibb.co/mCK3HX5h
iyilik temali paylasimlarda denk gelmissinizdir.
ucretsiz chatgpt ve parali perplexity bu futbolcunun kim oldugunu bulamadi, ama eminim aranizda bilen vardir.

ibb.co
0
theconqueror
(22.01.26)
www.dailymail.co.uk

2024 yılında New York Red Bulls takımından Dante Vanzeir'miş
+1
nundu
(22.01.26)
Hic avrupa disi bir yer olabilecegini dusunmemistim, Bayer Leverkusen formasi gibiydi ama tabi redbull reklamini hesaba katmamisim, tesekkurler @nundu
0
🌸theconqueror
(22.01.26)
Red Bull Leipzig ya da Salzburg diye düşünmüştüm ben de görseli ilk görünce. Google Lens ile görselden aratınca haber linki çıktı öyle buldum
0
nundu
(22.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(5)

Eskişehir mahalle tavsiyesi

surface noise
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
0
surface noise
(18.01.26)
Gökmeydan mah
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.01.26)
vişnelik.
+1
mikahakkinen
(18.01.26)
Ben de opera civarini önerirdim, Isiklar mahallesi.
Seker mahallesinde de arada maks. 20 bine güzel daireler bulunabiliyor.
Onun disinda o bütceyle Gökmeydan da olabilir.

Hattta gecenlerde bir arkadasima ev baktik, Gökmeydan'da su daireyi begenmistik: www.sahibinden.com
+1
chihirovekohaku
(18.01.26)
Teşekkürler arkadaşlar opera civarı biraz kokuyor demişler heralde şeker fabrikasından dolayı ama heralde her yere geliyor o koku.
0
🌸surface noise
(20.01.26)
Vişnelik +1

İki buçuk senedir yaşıyorum çok memnunum mahallemden. Bu Eskişehir'in meşhur kokusunu da hiç almadım. Hatta böyle bir koku olduğunu ilk kez bir iki ay önce internette öğrendim :D
0
nundu
(20.01.26)
(6)

Hangi Hogwarts binasındansınız

arbre
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
-9
arbre
(17.01.26)
Hufflepuff. (bkz: #78407803) hatta (bkz: #80038071)
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
Ravenclaw'um ben :)
Bunun Potterhead'ler arasında en "official" kabul göreni Pottermore'daki testin sonucudur, onu deneyin bir de.
Fakat mesela Andromeda Tonks da Slytherin'di, hatta Merlin de. Peter Pettigrew'un Gryffindor olduğu şu dünyada çok takılmayın :))
+1
kobuzchu kiz
(18.01.26)
kaç yaşında insanlarsınız çocuk filminin fanboyluğu yapıyorsunuz.
-5
hold the door
(18.01.26)
Aha kofti de geldi. (bkz: squib)
Film değil, kitap.
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
demin kendimi ve eşimi sordum chatgpt'ye doğru cevapladı. ben amansız bir slytherin, eşim gryffindor
0
Hallegadola
(19.01.26)
Ravenclaw and proud :D

Çocukluktan beri her testte (resmi pottermore testi dahil) Ravenclaw çıkarım. Hogwarts Legacy'yi iki defa bitirdim, ikisinde de Ravenclaw ile oynadım hatta başka binaya elim gitmedi
0
nundu
(19.01.26)
(16)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(18)

bu kanalı değerlendirebilir misiniz?

messina123
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.

1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar bunları referans alabilirsiniz.
2-ai kullanımı rahatsız ediyor mu yoksa tam aksine hoşunuza mı gitti?
3-video süreleri nasıl sizce?

doğru yolda olup olmadığımı merak ediyorum. değerlendirebilir misiniz?

www.youtube.com
0
messina123
(07.01.26)
1- Kaliteli bir kanal gibi gorunmuyor. Ilk bakista yeni bir kanal gibi gorunuyor. Bannerlar falan ozellikle ilgimi cekmedi. Guzel/kaliteli hissiyati vermiyor.
2- AI kullanimi anlaminda cok detayli bakmadim, ekstra rahatsiz eden bir durum goremedim. AI kullanimi beni genelde rahatsiz ediyor zaten de sizin kullaniminizla alakali degil. Ozellikle shorts izlerken alt yazi veya basit telaffuz hatalari gorunce acayip sinir oluyorum. 20 saniyelik shorts olusturtmus otomatik, kendi bile bir kez olsun bakayim duzelteyim dememis. Biz tuketici salaklar da bakiyoruz gibi hissediyorum. Bu tabii sizin mevcut videolar icin gecerli degil.
3- Cok uzun bence, ilgimi ceken bir konu olsa farkli olurdu belki. Youtube videolarinda (AI ile veya degil farketmez) su hissi yasiyorum, 5 dakikalik video bile olsa, izliyorum dikkatli sekilde bitiyor. Ne anlatildi simdi diye dusunuyorum hic birsey yok. Ayni sey oyle boyle tekrar edilip durmus oluyor.
+1
mbond
(07.01.26)
@mbond hocam geri dönüşlerin için teşekkür ederim. tüm videoların kapak görsellerini değiştirmeyi planlıyorum en kısa zamanda.

video süreleri evet uzun, hatta ileride planım daha da uzatmak. 1 saat hatta daha uzun içerikler oluşturmak istiyorum. bu konuda ayrıştık maalesef :d
+1
🌸messina123
(07.01.26)
@sivri sinek hocam çok teşekkürler geri dönüşün için. tutar tutmaz elbet bilemeyiz inşallah tutar tabi.
0
🌸messina123
(07.01.26)
teknik yanıt veremem ama içerikle ilgili naçizane yorum yapmak isterim çocuklar içinde içerik ürettiğimiz projeler olduğu için. bir video başlığında mesela katil kelimesi gördüm, biz hazırladığımız içerikleri pedagojik olarak kontrolden geçirtiyoruz. özellikle ölüm, savaş gibi konular ya da din, tanrı gibi soyut konular varsa daha çocuklara uygun ifadeler kullanıyoruz.

biliyorum yığınla çocuk içeriği var bu tarz şeylere asla dikkat etmeyen ama yinede aklınızın bir köşesinde olabilir diye düşündüm.
+2
Phoebe
(07.01.26)
yotube (pc) ana sayfasında bir eksik var ama bilemedim. telefon uygulamasında iyi görünüyor. tiktok ve instagram ise daha çarpıcı duruyor. bu belki de youtebe brovserda çok fazla boş alan olması ve renlerinizin soluk ve pastel renklerden oluşması nedeni ile boşluk hissi veriyor. dolu dolu görünmüyor. bari kapak ve şu yuvarlak olan profil fotosu galiba onları mı canlandırsanız? tamamen kişisel görüşüm tabii ki.
0
ground
(07.01.26)
@phoebe çok teşekkür ederim yanıtınız için. aslında benim ana amacım bu kanalı açarken çocuklar değil hikaye, tarih, mitoloji videosu açıp arka planda video çalarken uyuyan insanlardı. ancak çocukların da ilgisini çekecek sanırım bu içerikler. özellikle dikkat edeceğim. şu an kontrol edemiyorum ancak sıkıntılı kelime varsa kesinlikle çıkartacam
0
🌸messina123
(07.01.26)
takibe aldım, seslendirme çok güzel, ama videoların resimleri çok amatörce geldi, videoların içindeki hareketli animasyonlar daha kaliteli duruyor o kapak resimlerinden.
birde # ile keywordler eklemeyi dene tüm kanallar yapıyor bunu açıklamalara koyuyorlar.

amacin olmaya bilir ama ilk açılış cümleni etkili merak uyandırıcı birşey yaparsan video izlenme devamlılığın artabilir, ra videosunda mesela ra çocukken hangi kayığa bindi tarzında..

metinleri çok sevdim ama cümleler biraz fazla mı uzun, overallda çok beğendim emeğinize sağlık
+1
eja
(07.01.26)
@ground teşekkür ederim öncelikle. video adeti düşük sanırım o boşluk hissi bu yüzden yaşanıyor ben de aynı hissi yaşıyorum. video kapak görsellerinin tamamını değiştirecem ve aynı tip yapacağım en kısa zamanda. belki o şekilde daha düzenli gözükür.

@eja çok teşekkür ederim. ra videosu çok amatör geliyor şu an bana :D ilk kelimenin hatta ilk birkaç dakikanın daha heyecan verici ve dikkat çekici kelimelerle başlaması gerek bence de. siz dedikten sonra fark ettim. resimler ve animasyonlar bence de amatör ilk videolarda. son videoda biraz daha güzel oldu aslında görsel ve animasyonlar. kaliteyi arttırmak istiyorum geri dönüşleriniz için teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
1. Mitoloji gibi entelektüel birikim gerektiren bir konuya dair video izleyeceğim zaman videoyu yapan kişinin kim olduğunu bilmek, nasıl bir entelektüel birikime sahip olduğunu az çok öğrenmek isterim. Metinleri yazan kişinin kim olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa videoyu kapatır, ardından "kanalı önerme" seçeneğini işaretlerim.

2. Yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tüketmem. İçeriğin yapay zeka olduğunu anladığım anda 1 numaralı paragrafta belirttiğim tarifeyi uygularım.

3. Banner ve thumbnail görselleri fena değil, aşırı çekici gelmedi ama daha önemlisi itmedi de. Thumbnail'da video sahibinin gerizekalı bir ifadeyle bakan vesikalığı varsa o videoları da izlemiyorum. Bunlar ise iyi tarafta kalıyor.

4. Süreler bence kısa bile. Ben uzun video seviyorum, imkanım olsa kısa dikey video formatını yeryüzünden silerim.

Sanırım düşüncelerim pek yararlı olmayacak ve genel Youtube kullanıcısı alışkanlıklarından farklı ama ben de böyleyim.
+1
10551037
(07.01.26)
@10551037 estağfurullah hocam geri dönüşün için teşekkürler. kendi adıma söylemem gerekirse çocukluğumdan beri ilgi duyduğum bir alan olduğu için mitoloji konusunda içerikler üretmeye karar verdim ancak ai desteğini alıyorum.

2 günde 1 uzun video hedefim olduğu için süreleri şimdilik daha da uzatamıyorum ancak planım abone sayım arttıkça haftalık video sayımı azaltıp kaliteyi arttırmak olacak. henüz yolun başındayız :)
0
🌸messina123
(07.01.26)
Kanalınız güzel, bu tarz videolar dinleyen birisi olarak ben beğendim. Özellikle ses kendini dinlettiriyor, ses tonu güzel baya, notebooklm ile video üretenlerde hep aynı kadın ve erkek sesi dinlemekten gına gelmişti artık. Ayrıca müzikleri beğendim, sesi çok boğmamış, sadece mesela ateş başında derken ateş çıtırtısı vs eklemek nasıl olurdu diye düşündüm, çok uğraştırıcı olabilir.
Her akşam 22'de video demişsiniz ama her gün video atmamışsınız. Bu tarz tutarlılıklar ilk başta gelecek olan kitle için önemli olacaktır. Bir de logonuzdaki font ile her akşam 22'de video yazan font aynı olursa daha bütünsel görürdüm sanırım.
Açıklamalarda hashtag SEO zaten dikkat etmişsiniz, bol izlenmelerdilerim.
0
hayalhayal
(07.01.26)
@hayal hayal yorumun için çok teşekkür ederim. Her gün 22’de derken 1 gün uzun video, 1 gün shorts olarak paylaştım. Yani boş geçmedim aslında :) Sanırım yanlış anlamaya müsait bir ifade olmuş. Düzelteyim onu.

Ateş çıtırtısı sesi gibi sesler hiç uğraştırmaz aslında. Tavsiyen için teşekkür ederim. Bundan sonraki videolarda bu tarz yardımcı sesler de kullanayım ben.
0
🌸messina123
(07.01.26)
merhaba. abi ben inan tüm gün ama tüm gün mitoloji, tarih antropoloji dinleyen biriyim. pandemide başladı öyle devam etti. çok özür dileyerek söylüyorum artık bu bollukta kafası çalışan biri açıklamalara girip bu içeriğine zaman ayıracağım kişi kim diye bakıyordur. ben orada karşımdaki kişinin eğitimini bu konulara ne kadar vakıf olduğunu görmek istiyorum.

sabah pelin batu'nun bireysel youtube safyasına denk geldim. tuz'un hikayesini anlatmış. 76. kişi falandım. şimdi youtube öyle bir mecra ki siz şu anda pelin batu dan daha çok takipçiye sahip olabilirsiniz ama bir noktada aynı konuyu siz ve pelin batu anlatıyosa ben onu takip ederim. sizin egitiminizi bilmiyorum ki? başkalarının videolarından toparladıklarınızı bir süzgeçten gecirip para kazanmak için önüme koyduğunuzu düsünüyorum ilk aklıma gelen bu oluyor.

örneğin yıllar önce tarih tekerrürden mi ibaret isimli bir kanala denk geldim adam çok hakim ama ne yapsa ne etse oturtturamadı, bana neyse üzülüyorum.

Nomisma arkeoloji ve gezi isimli bir kanal var, çok donanımlı bir arkadaş sonra kendi ismiyle devam etmek istedi zaten az olan izleyicisini toptan kaybetti, yıllardır verdiği emeğe değmiyor.

Emelkalender diye bi kadın vardı tüm azra erhat mitoloji sözluğundej baslayarak ilyada odissei zincire vurulmus promethe thegonya falan okumaya açtı defalarca ban yedi sürünüyo takipçi sayısı.

Ama mesela mitolojikinciler sıyrıldı yırttı ses tonuyla, çok hakimdi konuya, filmlerle muzikle ele aldığı konuyu açtı. Doğru dönemde doğru bir amatördü.

Ben şimdi noname, eğitimini bilmediğim bir adamı neden izleyeyim?

Ya inan ben senin elini yüzünü görsem amatör ruhuna inansam kitap kitap konulara hazırlanışını o ışığı görsem izlerim. diamond tema boyle yırttı. sadece oturup eşşek gibi calıştı doğru kitapları alıp okuduğunu kastıra kastıra gösterdi arkasında kütüphaneyle, bi mısır anlattı bi roma anlattı bi nutuk didikledi, osmanlı, cahiliye devri arapları falan. yahu bu adam benim bildiğim lise mezunu, yani bir tarihobasını sunan gerizekalı kocası olan başarılı akademisyen kadın değil, yine de izletti kendini boşlukta. ben seni şu anda izlemezdim özür dilerim. inan o kadar turistik rehberler kanalları, arkeolog/antropolog kanalları var ki, sizin gözümde degeriniz talha uğurluel'in tarihçiliğinin bir tık üstünde.

savaş tarihlerini başarılı basit animasyonla haritalar uzerinden anlatan adamları ayrı tutuyorum.

umarım başarılı olursunuz.
+1
libertine
(07.01.26)
ya tekrar yazıyorum. hevesini kırmıs olabileceğim için pişmanlık hissettim. abi bak 5 yıl önce şu adama denk geldim mesela

youtube.com


en az 40 videosunu izledim çünkü muhtemelen arkadaş öğrenciydi çok hevesliydi taze aldığı bilgiyi geri anlatıyordu tutmadı. ona da yazdım bence bu donanımla giyinişinle kendi topuğuna sıkıyosun abi atletle bana artık presokratik filozofların fragmanlarını satmaya devam etme bir noktada kimse izlemeyecek senin şevkin kırılacak yeni video çekmeyeceksin diye yazdım hatta 6 yıl olmuş. o da bırakmıs. senden samimi olarak arkadaşın ele aldığı konuların derinliğiyle kendini karşılaştırmanı öneririm. yeni düzende ai çok kolay ama ben eski kafalıyım, bollukta gercekten konuya hakim bana da saygı gösteren birini görmek istiyorum.
0
libertine
(07.01.26)
Bence gayet iyi, hedef kitlesi de var. Bir de benim gibi böyle şeyler dinlemeden uyuyamayanlar (ciddiyim). O yüzden allaaaaşkına biraz daha uzun olsun :))
0
gobekliraki
(07.01.26)
Spesifik olarak masal tadında uyku videosu yapma niyetiniz varsa belki okey (bunun alıcısı değilim) ama uyanıkken dinlenecek bir içerik değil gibi geldi. Seslendirmen (yapay zeka?) çok yavaş konuşuyor, beyaz geyik videosunun ilk iki dakikası ve son attığın kanal tanıtımının bir dakikasını dinledim ve devamını dinleyesim gelmedi. Beyaz geyik videosunda da masal gibi girmişsiniz, betimlemeler falan çok çocuklara yönelik gibi geliyor kulağa. Çocukluktan beri mitoloji severim, şu an bi içerik izleyecek olsam ingilizce izlerim ve beni türkçe izlemeye ikna edecek kanal bu olmaz muhtemelen. Bi de genel olarak yapay zekaya çok düşman olmasam da eğlence için tüketeceğim şeyi yapay zekanın hazırlaması çok makul gelmiyor bana. Burda metni siz yazıyorsunuzdur ama görseller çok basit duruyor, seslendirme de awkward ve dediğim gibi çooookkk yavaş.
0
nundu
(07.01.26)
@libertine geri dönüşlerin için çok teşekkür ederim hocam. Şöyle bir açıklama yapayım. Ben mitolojik konularda mükemmel bir kanal olacam, verdiğim bilgiler kesin doğru olacak diye bir durum söz konusu değil. Hedef kitlem arkada ses yapsın, uyurken izleyeyim, kafam dağılsın gibi düşünen insanlara olayları hikayeleştirerek hatta bazen uydurarak, çarpıtarak tüketebileceği bir hikaye sunmak. Kesinlikle mitoloji konusunda aşmış bir kanal olmayacam ancak hikaye anlatımı konusunda aşmış bir kanal olma hedefim var.

@göbekliraki sonraki birkaç video hazır hocam ancak onlardan sonraki videoların süresini ben de arttırmak istiyorum. Çok teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
@nundu hedeflediğim kitle tam olarak dediğiniz gibi uyurken video açanlar, arkada ses olsun diye video oynatan kişiler. Hatta iş biraz masala da kaydığı için çocuklar da sevebilir. Aslında çocukları başlangıçta düşünmemiştim. Yukarıda bir kişi daha yazdı. Pür dikkat izlenecek/dinlenecek içerikler değiller zaten. Kesinlikle o konuda hemfikiriz. Ben şahsen video dinleyerek uyuyorum. Yola çıkış noktam ben bunu seviyorsam kesin benim gibi binlerce insan vardır oldu.
0
🌸messina123
(07.01.26)
(12)

Dikiz aynasından araba modeli tahmin etmek

seni tanıdığım güne lanet olsun
Mümkün mü? https://imgur.com/a/TkilhTS
Mümkün mü? imgur.com
-3
seni tanıdığım güne lanet olsun
(05.01.26)
golf veya başka volkswagen grubu aracı bu ama muhtemelen yaygınlık durumundan yola çıkarak golf veya polodur.

ön cam sağ iç çerçevedeki tırtıklı yer onlarda var.
i.ibb.co
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
BMW gibi...
-1
msb
(05.01.26)
zoomladığımda ön ızgaralardan bmw gibi geldi. arkadaki beton mikseri o kesin.

ama bu fotodan arabayı bilene helal olsun. böyle araba tahmini yapılmaz net bir şey yok.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
koltuk başlığına bakınca golf 7/7,5 gibi geldi bana. A sütunundaki tweeter hoparlör dizaynı daha çok jettaya benziyor ama bence araç %95 volkswagen marka. Koltuktan dolayı da golf diyorum. Yanılabilirim tabi.
+1
thefirstaction
(05.01.26)
selam, dikiz aynası diyorsunuz dikiz aynası göremedim ben. sanki aracın yolcu koltuğundaki güneşliği açıp yüzünüzü karalmışsınız ve önden gelen bir araç var onu soruyorsunuz gibi anladım. ne yazık ki bir sürü marka modele benziyor. sedan olduğunu söyleyebilirim. sizin araç sanırım ford connect
+2
omer460
(05.01.26)
bmw degil, bmwlerde tweeterlar aynanin arkasinda oluyor, bunda sutuna konmus.
golf ya da audi a3 falan olabilir.
koltuklar kumas gibi, o yuzden premium degil herhalde.
%90 volkwagen derim.
+1
cooperr
(05.01.26)
bmw diyenler karşıdan gelen arabayı söylüyor.

sorulan o değil, içinde oturulan araba.

"güneşlikteki makyaj aynası" diyeceğine "dikiz aynası" diye yanlış ifade etmiş. aynada gözüken araba dememiş, aynanın şeklinden, menteşesinden falan tanır mıyız diyor.
+1
kibritsuyu
(06.01.26)
@kibritsuyu ahahahaha ben dikiz aynasında görünen arabaya baktım. arkadaşım oturulan araba yazsana senin beyninin içini de mi tahmin edelim?
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
twitter'da safarin var ona sorun (jesafarin kullanıcı adı)
+2
rain when i die
(06.01.26)
bu parça dikiz aynası değil ki, araçta güneşlikte bulunan aynası yani "makyaj aynası". araç digerlerinin belirttiği VAG Grubu'na ait, muhtemelen Golf 7 ya da 8.
+1
morqos
(06.01.26)
Arabalardan hiç anlamadığım için soruya cevap veremem ama soruda oturulan arabanın sorulduğu çok net, karşıdan gelen araba camdan görünüyor zaten aynayla alakası yok, dikiz aynası da fotoda yok zaten makyaj aynası sorulmuş ama o kadar ifade hatası olur yani :D

ben de safarin'e sorun diyeceğim. Kendisi daha saçma açılardan yıla kadar bilen bi manyak, bunu da bilir gibi
0
nundu
(06.01.26)
amaç ne? ilgi çekmek mi?
+1
plastic_angel
(06.01.26)
(7)

özgür demirtaş'ın olayı ne?

biseysorcaktim
dikkat çekmeye çalışan liseli gibi davranıyor.artık pek saygı duyulan biri değil sanırım.eskiden de saygı duyulmuyordu demeyin, 2020 civarında youtube'da temel ekonomi videoları paylaşıyordu. herkes için ekonomi gibiydi o videolar. kimisi "thank you captain obvious" şeklinde dalga geçiyordu bugünkü
dikkat çekmeye çalışan liseli gibi davranıyor.
artık pek saygı duyulan biri değil sanırım.
eskiden de saygı duyulmuyordu demeyin, 2020 civarında youtube'da temel ekonomi videoları paylaşıyordu. herkes için ekonomi gibiydi o videolar. kimisi "thank you captain obvious" şeklinde dalga geçiyordu bugünkü kadar aptalca konuşmuyordu bence.

venezuela ve bir kaç ülke için abd mandası olsunlar, ekonomik açıdan daha iyi olur tüm dünya kazanır demiş. abd'nin yaptıklarını bilerek ya da bilmeyerek onaylayan bir şey bu.
kaldı ki bunu sıradan vatandaş söylese ya da bir venezuela vatandaşı söylese hadi neyse.

bilimsel ve iktisadi açıdan haklı da olabilir bu arada, bilmiyorum. belki makul argumanları vardır.

ama durduk yere neden mandalığı savunup onu meşru göstermeye çalışıyorsun ki?

kaldı ki aptallık noktasında bu ilk vukuatı değil. 2020'deki videoları bir yana -ki belki şimdi izlesem beğenmem bilmiyorum- sonraki tavırları başka bir yana. üstelik bir kaç sene önce "sosyal medya benlik değil, bir şey diyorum yanlış anlıyorlar artık bağımı kopardım" demişken.

ne yapıyor, amacı olayı ne? gerçekten özgürce düşüncelerini mi ifade ediyor, yoksa bir şekilde linç de olsa etkileşim almanın faydası mı var. bu yazdığı ile dalga geçileceğini hatta linçleneceğini düşünmemiş miydi
0
biseysorcaktim
(04.01.26)
Bence hem dikkat çekmek istiyor hem de ben sürüden değilim, bambaşka bir düşünce yapım var şeklinde hissediyor.
Böyle başarılı, ünlü ve etkili olunca insanın etrafında saçmalamamasını söyleyen kimse kalmıyor veya dinlemiyor herhalde.
0
michael_knight
(04.01.26)
şaklaban. ilgi arıyor. hep böyleydi. bi şey bildiğini sanıyor.
+1
jelly bear
(04.01.26)
gündemden ekonomiden ziyade ilk amacı her zaman sosyal medyada daha çok popülerlik,reklam ,tıklanma almaktı.
+2
essoist
(05.01.26)
taktiği işe yarıyor ki, kendisinden çok daha yetkin prof'lar cok daha az kazanıyor aynı işlere
0
monicapp
(05.01.26)
Necmettin Batırel'in şakkadanak videosundaki mimikleriyle kitlelere yayıldı, o dönemki enflasyonist ortamda kitlelerin duymak istediğini söylediği için popüler oldu. Her bir anda popüler olan tip gibi kafayı yedi. Sırtını bir kitleye dayayıp, karşı taraftan da nefret etkileşimi toplayarak ününü koruma derdinde.

Benzeri tıp alanında Oytun Erbaş'ta da var. Pandemi öncesinde tus eğitmenliği yapan, tusta her sene dereceye girdiği için popüler olan, iyi kötü bilimsel bir kariyer kovalayan biriyken, pandemiyle popülerliğin tadına varınca kafayı kırdı ve bilimsel yayınları da predatör dergilerde yayımlatarak hem akademide hem televizyonda etik dışı ve salakça yollara kaydı
+1
nundu
(05.01.26)
Tıpta oytun erbaş neyse ekonomide kendisi o. Yavaş yavaş kafayı yediler, önünü alamadık.
Geçenlerde de yabancı hesabın yazısını Türkçe yazıp yakalandiydi. Işte bunu seven binlerce insan var, adam tam bir sosyal medya ekonomisti, nabza göre şerbet. Bugün Trumpci olur yarin putinci. Ne kaba koyarsan onun şeklini alıyor.
0
logisticsmanager
(05.01.26)
kabaca abd cevresindeki ulkeler abd'nin eyaleti olsun seklinde sacma bir aciklama yapti. ardindan oyle demek istemedim, su soyle degil, bu boyle degil falan seklinde aciklamalar yapti. bu tarz konularda hep kurban psikolojisine girip yanlis anlasildim diyor, aslinda daha da kotusu siz salaksiniz, anlamiyorsunuz demeye getiriyor.

amaci belli, gundeme gelmek. sonucta o da bir insan. fakat bu kadar egitimli, varlikli, gormus gecirmis bir insanin sosyal medyayla bu kadar kafayi siyirmis olmasi bana garip geliyor. sen koskoca prof'sun abi, en iyi unilerde okuyup calismissin, varlikli da bir insansin, gidip de her hiyarim var diyene tuzlukla kosmak nedir? bildigin 3 takipcisi olan anonim hesabi retweet edip cevap veriyor, onu rezil etmeye calisiyor, kavgaya girisiyor. takintili bir insan. elestiriye hic dayanamiyor, cik da ben bilmiyormusum, hata etmisim de konu kapansin.
+1
Sour
(05.01.26)
(13)

Tek bir şeyler yapıyor musunuz

arbre
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
-9
arbre
(26.12.25)
gidilir tabii ki. ben hep gidiyorum sinemaya.
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Gidilir tabii ki, neden gidilmesin? Hatta arttırayım bence herkesin kendi başına bir şeyler yapmaktan zevk alıyor olması gerekir. Sinemaya da gidilir, kahve de içilir, tatile de gidilir.
+3
fraise
(26.12.25)
fraise, tek tatil yaptım, çok keyif aldım, sinema biraz geriyor.
-7
🌸arbre
(26.12.25)
Gidilmez mi ya, çok da güzel olur.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
geçenlerde tek başıma pikniğe gittim küçük bir çanta yapıp. Göl kenarında flamingoları izledim. Normancı postumu kayalıklara serip uzanıp gökyüzünü izledim. yarım kalan kitabımı okudum. hava soğuyunca çantamdan vodka kokteylimi çıkarıp yudumlayarak, üşüye üşüye yürüdüm. merak ettiğim tek perde bir oyun vardı, hiç kimseyi aramadan, organize etmeden, uğraşmadan, tak diye bilet alıp göl kıyısından tiyatro salonuna bağladım akşamımı. yalnız kalabilmek güzel.
+1
loch ness
(26.12.25)
ben tek başıma bir şeyler yapmayı seviyorum ama kendime ayıracak pek vaktim olmadığından ve üşendiğimden yapamıyorum, bence tek başına bir şeyler yapmalı insan. o nedenle git diyenler +1
0
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Sinema, tiyatro, konser, yemek, müze/sergi, tatil, alışveriş... her türlü aktiviteyi yalnız yapmayı severim.
0
mutekebbir
(26.12.25)
Yapılıyor ama belli bir müddet sonra insan yanında birini aramaya başlıyor çünkü aynı aktiviteyi arkadaşıyla sevgilisiyle yapanlara denk gelip ne yapıyorum ben hissine kapılıyorsun.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
o dediklerini ben hep tek yapıyorum. en son lisede biriyle sinemaya gitmiştim.
0
hold the door
(26.12.25)
sinema sosyal bir aktivite degil ki. gidip oturup film izliyorsun. ben cok tek gidiyorum uyeligim oldugu icin. biriyle gitmenin tek avantaji sonrasinda filmi tartisabilmek. ama olmazsa olmaz da degil.
0
antikadimag
(26.12.25)
Sinemaya da tiyatroya da alışverişe de tek gitmeyi daha çok severim.
0
suicides underground
(26.12.25)
Sinemasından başla, yurtdışı gezileri, tatile gitmesi, yemesi içmesini yüzde 93'ü tek yapılyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
Sinemaya toplu gitmek zaten çok saçma, çift olarak ehh hadi neyse ama liseli aşık modu açmayacaksan çift olarak da yapılacak daha iyi aktiviteler var. Sinema salonuna gidip film izlemek artık 3-5 senede bir yaptığım bir olay ama gideceksem tek giderim herhalde. Filmi sessiz izlemek gereken bir yerde yanında biri var mı yok mu ne önemi var?
0
nundu
(27.12.25)
(15)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(15)

Kredi kartı puanları ve kampanyalar

nundu
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da esk
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?

Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da eskiden biraz daha fazla birikirdi sanki, 40 lira da dalga geçer gibi bir miktar. Sizde durumlar nasıl?
0
nundu
(25.12.25)
pahalı bir harcama yapacaksam kampanyalara bakıyorum. Çoğu zaman bir şey olmuyor.
Genel olarak bir faydası dokunmuyor.
0
burfak
(25.12.25)
40 lira komikmiş gerçekten. Az önce arabayı şarj ettim, 300 lira tuttu, 60 tl bonus geldi.

Alışkanlık oldu, garanti’nin kampanyalarına her ay katılıyorum, muhakkak bir şeyler denk geliyor, ilk online alışverişe 150 lira, markette 100 lira, yurtdışında 500 lira, temassız ödemeye 100 lira derken hemen her ay birkaç bin lira bonus mutlaka geliyor.
0
orient blue
(25.12.25)
İşbank black kartım var. Akbank ilk kez kart çıkartıp bir ay içinde 60 bin lira harcama yapana 12 bin tl bonus veriyorum dedi. Hemen atladım ve bonusumu aldım. 2.000 TL de chip para verdi. Onu da aldım. Market alışverişi için hem İşbankası'nın hem de Akbank'ın kampanyaları var. Hangisi iyiyse ondan alıyorum.

Kıyafet konusunda kampanyaları takip ederim. Genelde acil bir kıyafet ihtiyacım olmaz, onun için yıllık plan yaparım. Kampanya zamanı sonra giyeceğim kıyafetleri alırım.

İşbank ve Akbank'ın kampanyalarından yararlanabilmek için uygulamadan katıl butonuna tıklamak gerekiyor. Her ay sıfırlanıyor, tekrar yapmak lazım. Hepsine katılırım ay başında.
0
gabe h coud
(25.12.25)
tüm kampanyalara ay başında katılıyorum. arada girip yeni kampanya varsa onlara da katılıyorum. 7 bin puanım vardı geçenlerde. otel rezinde 2 ile çarpılıyor. o şekilde otel tuttum.
0
glamdr1ng
(25.12.25)
Paraf'ın bir kampanyası vardı mesela. 3 ay süreyle 20.000 liralık alışveriş yaptığın aylarda 400 TL veriyor. Yani 3 ayda 1.200 lira. Geçen sene bu kampanyayı yanılmıyorsam 3 kez yaptı.
Ayrıca market, e ticaret, restoran, akaryakıt, küsürat bizden, paraf günüm vs. kampanyaları da sürekli var. Takip edince epey kazandırıyor.
0
Mirket
(25.12.25)
aidatsız kart kullanıyordum yıllar boyu.
world eco idi yıllarca kullandım. bir kaç lira puan veriyordu.
sonra bir sebepten world gold'a geçmek durumunda kaldım. yıllık 600 gibi bir şeydi şimdi değişti mi bilmiyorum. harcamalarımda ekstra değişiklik olmadığı halde verdiği bonus aidatı geçiyor. arada bir kampanya, ekstra taksit vs gibi avantajlar da oluyor.
ama özel kampanyaları takip etmedikçe genelde verilen puanlar öyle çok bir şey değil.
0
biseysorcaktim
(25.12.25)
iş bankası maximum ile baya puan geliyor sağdan soldan. sadece ay başı uygulamadan kampanyalara katılıyorum o kadar. aylık 60-70k arası geliyor kart harcaması. sadece geçen ay 2000 liraya yakın puan geldi mesela.
0
oldtimer
(25.12.25)
Bir kamu bankasının üst segmentteki kartını kullanıyorum. Topladığın puanları kampanya sonunda geri almıyor. Akaryakıt, e-ticaret vb. kampanyalarını takip ediyorum. 12.000 civarında tl vardı kartımda. Kampanyasıyla içerdeki puanı 4 ile çarpıyor ve bu yaz tatile gittim. 12.000 tl ile 48.000 tl’lik otelde kaldım diyelim..
0
yankee jumping
(25.12.25)
bonus'tan geçen ay 6bin lira, bu ay da 8bin lira bonus geldi. genelde yurtdışı kampanyaları iyi puan kazandırıyor. (30binlik otel harcamasına 2500 vs.)

bir de e-ticaret. (30bin tl altı alışverişlerin pek bir getirisi olmuyor)
bana bir de her ay kişisel bi kampanya geliyor. X lira harca 2000 TL bonus gibi.

geçen sene maximum da kullanıyordum fakat bilet alım kısmı ve hizmet bedeli olayı aşırı saçma olunca onu iptal edip komple bonusa geçtim.

genel olarak konuşursam da kartların hiç birinin eski havası yok. takip etmeye değer çok bir durumları da yok. eskiden orta halli bir kartla bile ücretsiz lounge'lara girer, ücretsiz vale hizmeti kullanırdın. şimdi mevduat yatırmazsan bu tarz ekstralar prive kartlar da bile yok.
0
brkylmz
(25.12.25)
kampanyaları takip edip katılman gerekiyor. çoğu kampanyaya katılmadan bir şey alamıyorsun. harcamaları ona göre ayarlaman gerekiyor.

her ay sürekli kazanıyorum bi şeyler. örnek vermek gerekirse bu ay 4*1000 tllik yakıt alımına 400 puan kazandım. %10 indirim hiç fena değil.

başka bankadan restoranlarda geçerli %10 indirim alıyorum.

başka ön ödemelide amazonda geçerli 100 tl indirim aldım 1000 tlye.

bakıp takip etmezsen birikmesi zor. bi de çoğu bankada harcama süresi oluyor ona dikkat etmek lazım.

akbank ve ziraat süresiz puan veriyor direkt istediğin harcamayı silebiliyorsun puanlarla orası güzel.
0
jelly bear
(25.12.25)
Bonus'um var. Özellikle katılmak gerekmiyor kampanyalara. Üç beş bir şeyler kazandırıyor. 40 TL çok az gerçekten. Siz de katılım gerektirmeyen bir kart tercih etseniz iyi olur gibi.
0
auroraaurora
(25.12.25)
@auroraaurora

TEB Bonus Platinum benim de :(
0
🌸nundu
(25.12.25)
bende çok takip ederim ama 1000 liralarca bonusta çok geldi, o kadar takip edip alışveriş yapmıyorum mesela bonus sadece 2k ve üzeri market alışverişine puan veririm diyor ben o kdr şeyi bir arada hiç bir zaman almıyorum alsamda taşıyamam yani..
genel olrak takip ediyorum ama kriterleri sağlamak uğraştırıcı oluyor ben 200-300 falan anca topluyorum aylık.
mesela 4 seferde yakıt al diyor ben hep fullcuyum 4 kere gidemem o benzinciye :/
0
eja
(25.12.25)
benzinle ilgili olanlara bakıyorum. ne ideali bonus genelde.
0
mikahakkinen
(25.12.25)
teb bonus platinum'dan maximiles black'e geçtim, bugüne kadar hiç biriktiremediğim kadar puan birikti 3-5 ayda. mil kullanımım da olduğu için bu kartı tercih etmiştim, iyi ki diyorum şu an. ama söylenildiği gibi kampanyalara katılmak gerekiyor.
0
a7x
(25.12.25)
(11)

Las Vegas çevresi görülecek yerler

tan vakti
Selamlar, 16-24 Ocak arası Las Vegas’da olacağım. 4x4 araç kiraladım ve dağ taş gezip fotograf çekmek istiyorum. Büyük Kanyon, Monument Valley, Yosemite park vb gezme planım dahilinde. Bana görecek yer tavsiyesi, genel tavsiye verecek arkadaşlara şimdiden müteşekkir olurum.
Selamlar, 16-24 Ocak arası Las Vegas’da olacağım. 4x4 araç kiraladım ve dağ taş gezip fotograf çekmek istiyorum. Büyük Kanyon, Monument Valley, Yosemite park vb gezme planım dahilinde. Bana görecek yer tavsiyesi, genel tavsiye verecek arkadaşlara şimdiden müteşekkir olurum.
0
tan vakti
(24.12.25)
Death valley,valley of fire state park
+1
basond
(24.12.25)
Hoover Barajı'na da gidebilirsin. Şaşaalı baya. Vegas'a çok yakın zaten. Bir de Meteor Krateri olabilir belki Arizona'da.
+1
efreet sultan
(25.12.25)
Joshua tree national park'ı da övüyorlardı. Bi bakın beğenirseniz gidersiniz belki
+1
nundu
(25.12.25)
gezilecek yerleri zaten yazmışlar. gitmişken cirque du soleil (tavsiyem Ka oyunu) izlemeden dönmeyin.
0
brkylmz
(25.12.25)
Çok teşekkürler
0
🌸tan vakti
(25.12.25)
4 5 kere bu rotaları yaptım.
- Las vegastan cikiyorsunuz ve ilk durak Coffee Cup in Boulder City. burada kahvaltı yapıyorsunuz pişman olmazsınız,
- kahvaltıdan cikip HOOVER DAM gidiyorsunuz zaten cok yakin.
- GRAND CANYON gidiyorsunuz. burada da canyon icinde lodgelarda kalabilir ya da canyon icinde yürüyüş turları fln var ama ben bunu deneyimlemedim.
- ANTELOPE CANYON mutlaka gidiyorsunuz ama burada bir gece kalıp tur ile kanyon icine giriyorsunuz. onceden rezervasyon yapin ve iki tane bolgesi var canyonun, redditten hangi saatte hangisi iyi oluyor diye bakin, ona gore rezervasyon yapin. cok cok etkileyici bir yer. instagramda fotolara bakin ne demek istediğimi anlarsınız.
- antelope canyondan cikip JOSHUA TREE gidiyorsunuz burada bir gece yeter ve bu karavanlarda kalıyorsunuz colun ortasında. www.dwell.com
- daha sonra SEDONA ya gidiyorsunuz kirmizi kayalarla buyulu bir yer, cok guzel gercekten. amerika da gördüğüm nadir guzel yerlerden Sedona
- FOREST GUMP POINT giiyorsunuz ve filmin çekildiği o ikonik ani yasiyorsunuz
- en güzellerinden bir tanesi HORSE SHOE BEND de kano yapiyorsunuz, hayatımda yaptıgım en guzel seylerden biri o muhteşem kanyonda kano yapmak ve suya girmekti. ocak ayinda suya giremezsiniz ama kano kısmına bakin, buradan rezervasyon yapacaksınız ve bir gece orada hicligin ortasında kalacaksınız. buradan kalacak yer de rezervasyon yapabilirsiniz. kayakhorseshoebend.com

ama cok cok planlı olmanız lazim, ben tam siralama ile yazmadım ama mapsden iyice bakin, aktiviteler icin rezervasyonlarinizi yapin özellikle antelope ve horse shoe de kayaking icin. kis oldugundan hava erken kararacak, erkenden kalkıp gunden zaman kazanmak lazim.

bu yazdiklarim tam aradiginiz fotograflik aktiviteler,
+2
oscar
(25.12.25)
Çok sağol Oscar, Yosemite ve Sequoia parklarına ne diyorsun? Oraya da gitmek istiyorum. Meşhur yerler ama kış olacak tabii. Zincir alıcam kiralamacıdan.
0
🌸tan vakti
(25.12.25)
ben ikisine de gittim. yani güzeller ama cok zamanini alır acikcasi. Yosemite de en az 2 - 3 gun kalmalisin ve vegasdan hic durmadan 8 saat surer, yolda kesin durursun 10 saati alır. yosemiteye gidersen kesinlikle parkin icinde lodgelarda kalmanı öneririm, ( curry village ) ama yer bulabilir misin bilemedim. cunku parkin disinda kalırsan, parkin ana girişinden parkin ici 1.5 saat fln sürüyor. her bir trekking 1 tam gun alir ve cidden cok yorucu oluyor. ocak da trekking yapilir mi onu da bilemedim.

Yosemite tam bir orman ama digerleri kirmizi topraklar ve col ( surus keyfi fln cok guzel bu arada, yani 100 mile tam bir yokluğun icinden gittiğin rotalar oluyor ) kesinlikle elektrikli araba kiralama bu arada, wrangler ya da rubicon isini gorur.

yani ya bu ilk yazdigim rotayı yapacaksın ya da Yosemite - Sequoia - Lake Tahoe fln yapacaksın.
+1
oscar
(26.12.25)
Teşekkürler @oscar, toplam net 7 günüm olacak. Bakalım ne kadarını yapabileceğim. Bu arada Rubycon Kiraladım sahiden de :)
0
🌸tan vakti
(26.12.25)
grand canyon kesin kere kesin, fırsat olursa zion ve bryce canyon'ı da mutlaka tavsiye ederim.
+1
bay b
(26.12.25)
simdiden iyi tatiller, yine sorularınız olursa yardimci olmaya calisirim. las Vegas da 7 rocks var cikisinda tam, oraya da ugrarsiniz.
+1
oscar
(26.12.25)
(3)

Moment ne zaman tork oldu?

yadigar
Biz lisedeyken (90’lar) fizik dersinde, kuvvetin döndürücü etkisini “moment” olarak işlemiştik. Öss kitaplarında da konu “denge-moment” olarak geçiyordu. Şimdi 11. Sınıf kitabına baktım (11. Sınıf fizik) moment yok. Aynı konuyu “tork” diye öğretiyorlar. İngilizce mühendislik okudum, biliyorum konunu
Biz lisedeyken (90’lar) fizik dersinde, kuvvetin döndürücü etkisini “moment” olarak işlemiştik. Öss kitaplarında da konu “denge-moment” olarak geçiyordu.

Şimdi 11. Sınıf kitabına baktım (11. Sınıf fizik) moment yok. Aynı konuyu “tork” diye öğretiyorlar. İngilizce mühendislik okudum, biliyorum konunun ingilizcesinin “torque and equilibrium” olduğunu, ikisinin aynı şey olduğunu. Sadece, hangi yıldan beridir lise müfredatında isminin “moment” değil de “tork” olarak öğretildiğini soruyorum.
+2
yadigar
(24.12.25)
Liseyi 2011'de bitirdim. Moment lise 2 konusuydu. Tork kullanılmıyordu. Bu yıldan sonra olabilir. Yakın zamanda büyük müfredat değişikliği olmuştu.
0
arbre
(24.12.25)
hesabi ayni. statik sistemlerde moment, dinamik sistemlerde tork denir.
0
antikadimag
(24.12.25)
Liseye 2010'da başladım. Ortaokulda tübitak fizik olimpiyatlarına hazırlanıyordum. Orada görürken müfredatta adı moment'ti, biz liseye geçince tork olmuştu ama daha yeni geçiş dönemiydi herhalde çünkü hocalar da genelde moment demeye devam ediyordu. Yani tahminimce 2010-2011 arası değişti diye düşünüyorum.

Gemini'a sordum şimdi;

"Türk lise fizik müfredatında "Moment" isminin "Tork" olarak değiştirilmesi, 2007 yılında hazırlanan ve kademeli olarak uygulamaya konulan Ortaöğretim Fizik Dersi Öğretim Programı ile gerçekleşmiştir.

Bu değişim süreci ve detayları şöyledir:

Değişimin Başlangıcı (2007 Müfredatı): 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayınlanan yeni fizik müfredatında, kuvvetin döndürme etkisi için kullanılan "Moment" terimi yerine uluslararası terminolojiye uyum sağlamak amacıyla "Tork" ifadesi kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu geçiş döneminde ve sonraki birkaç yıl boyunca ders kitaplarında ve sorularda "Tork (Kuvvet Momenti)" şeklinde parantez içinde eski ismiyle birlikte kullanımı yaygın olmuştur.

Tam Yerleşme (2013 ve Sonrası): 2013 ve 2017 yıllarında yapılan müfredat güncellemeleriyle birlikte "Tork" kullanımı standart hale gelmiş ve "Moment" ismi büyük ölçüde terk edilmiştir. Günümüzde 11. Sınıf "Kuvvet ve Hareket" ünitesi altında "Tork ve Denge" başlığıyla işlenmektedir.

Uygulama Tarihi: 2007'de yayınlanan program kademeli olarak uygulandığı için, 11. sınıf konusuna denk gelen bu değişikliğin sınıflarda ve üniversite sınavlarında (o zamanki adıyla ÖSS/LYS) tam olarak karşılık bulması 2010-2011 yıllarını bulmuştur.

Özetle; resmi olarak 2007 müfredatı ile literatüre girmiş, 2010'lu yılların başından itibaren de "Moment" kelimesinin yerini tamamen "Tork" almıştır."

böyle bir cevap verdi
0
nundu
(24.12.25)
(6)

yazamamak

deranzo1
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japo
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japonca olarak bitirmek mi dersin türlü rezillikler... düşünce hızıma yetişemiyor ellerim, doktorlara hak verir oldum valla.

yazı yazma işi bu kadar gerilenen bir şey miydi ya?
0
deranzo1
(23.12.25)
yakın zamanda kendime elle yazı yaz diye mail atmıştım.
i.imgur.com
buna sebep olan da 56 yaşındaki kuzenimde başlayan demans hastalığı. bir gün bir yerde form doldurması gerektiğinde yazamadığını farketmiş. teknoloji bir çok işimizi kolaylaştırsa da bir yandan bize büyük zararlar veriyor.
0
lazpalle
(23.12.25)
Pratik yapmadığımız her konuda zamanla zorlanır ve yavaş yavaş unuturuz.
Not alarak çalışmak, belki günlük tutmak faydalı olabilir.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
Ben hayatımın hiçbir döneminde güzel yazan, yazdığını rahat okuyan biri olmadım. Hiç sevmiyorum yazı yazmayı. Üniversitede falan hiç not tutmuyordum mesela. Şu an da ayda yılda bir elle bir şey yazmam gerektiğinde içim kıyılıyor böyle huzursuz oluyorum. Yani yazabiliyorum ama bilgisayarda dakikada 100 kelime civarı hızla yazabiliyorken elle yazmak cidden hamallık geliyor
0
nundu
(23.12.25)
genelde bir şey konuşurken ya da dinlerken elimin altında kalem kağıt varsa rastgele kelimeler veya duyduklarımı yazarım. genel yazı yazmaya ne kadar etkisi vardır bilemem de okul okumuyorum, ders almıyorum yine de düzgün yazıyorum şu an aktifte. yazımı da severim kendimce. ama bir şeyi çok uzun zaman yapmayınca elbet geriliyordur
0
chanandler bong
(23.12.25)
yazım okunaklı değildir. çoğu zaman ben dahi okuyamıyorum. dolma kalem kullanıyorsa zaten mürekkebin akışına bırakıyorum kendimi daha da okunmaz oluyor.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
Yazı yazma, beynin gelişimi sırasında en son kazanılan ve en karmaşık bilişsel işlevdir. Bu yüzden, teknolojinin kucağına doğmuş gençlerde yazmanın zaten yeterince öğrenilmemiş olması da kullanmayınca hızla bozulmaya neden oluyor. Güzel yazı dersi görmüş ve mürekkep hokkası taşımış boomer nesilde ise yazma daha iyi korunuyor.
Öte yandan, @lazpalle'nin de dikkat çektiği gibi, bunamada önce imza atma, ardından yazma bozuluyor.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
(4)

Ankara da tehran gibi tasinmaya baslanir mi

lapaz
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
0
lapaz
(22.12.25)
Taşınmak zorunda kalacağını düşünüyorum. Sürdürülebilir değil.
0
silverleaf
(23.12.25)
Bu konulara ekstra ilgili biri olarak Tahran'ı pek duymamıştım şimdi baktım.

Endonezya başkentini bu sene Ağustos'ta resmi olarak taşıyacaktı ama biraz erteleme oldu, Jakarta yer altı suların aşırı kullanımından dolayı deniz seviyesinin altına batıyor. Borneo adasında Nusantara diye yapay bir şehir yaptılar oraya taşıyorlar.

Mısır da yeni bir başkent inşa ediyor henüz ismi belli değil, oraya taşıyacaklar yavaş yavaş.

Ankara için bu tarz bir risk olduğunu düşünmüyorum. Başkent hâlâ İstanbul olmaya devam etseydi muhtemelen İstanbul'un nüfusu 20-25 milyon sınırını geçerdi ve o durumda İstanbul'dan taşınması şu an tartışılabilirdi ama Ankara 5-6 milyonluk geniş bir coğrafi havzası olan bir şehir. Etrafa yayıla yayıla 10 milyona kadar rahat çıkabilir. Ayrıca Ankara aslında su fakiri bir şehir değildi kurulduğu dönemde her yerinden nehirler akan bir şehirdi de işte plansız yapılaşma ile kurutuldu hepsi.
0
nundu
(23.12.25)
Ankaradan önce asıl kritik tehlikeli yer izmir.

Ankarada öyle büyük kritik susuzluk problemi yok.
0
limonlu eksi
(23.12.25)
@nundu Ankara hiçbir zaman her yerinden nehirler akan bir şehir olmadı. Birkaç küçük deresi vardı ve bunların su ihtiyacına bir faydası olmazdı.
Soruya cevap: Ortada başkenti taşımayı ne gerektirecek ne de düşündürecek ölçekte bir su krizi yok.
0
mikro patlama
(23.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
-1
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(11)

Yağmurlu havada spora gider misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim
+1
nolmus yani
(06.12.25)
Ben giderim. Gitmediğim gün kendimi mutsuz, huzursuz hissediyorum.
+3
Mirket
(06.12.25)
Kar yağarken havuza gittim. Giderim.
+1
arbre
(06.12.25)
canın istemiyosa bugun de gitmeyiver. yamurda evinde keyfini yap film kahve vs. dünyanın sonu değil gün eksik spor yapmak :)
0
f02561
(06.12.25)
Giderim, gidip geldim hatta az önce
+1
pislick0
(06.12.25)
tam evden çıkmak üzereydim, başlığı gördüm. deli gibi yağmur yağıyor ve yürüyerek (13 dk) gideceğim. spora gitmek işe gitmek gibi, zorunlu ama ekstra zevk alıyorum. biraz ıslanalım, ne olacak ki?
+1
hadi ya la
(06.12.25)
eve yürüyerek 3 dakika spor salonum. hayvani yağıyorsa gitmem herhalde ya. 2-3 senedir düzenli sayılacak şekilde gidiyorum spora, spordan zevk alma, yapmayınca huzursuz ve mutsuz hissetme aşamasına gelmedim. Spordan keyif alanların yalan söylediğine inanmaya devam ediyorum :d

Arada kendime kaçamak hakları tanıyorum yani tanımasam hiç gitmem muhtemelen. Bazen gitmemem, hiç gitmememden daha iyi
0
nundu
(06.12.25)
Giderim. Kar yağarken de giderim.
0
gabe h coud
(06.12.25)
Kar yağsa gidenlerdenim. Üşenirim ama yine de giderim
0
euteamo
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim +1
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
Tamamen modunla ilgili.
0
gobekliraki
(07.12.25)
(16)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(14)

Evli arkadaşlara soru

nundu
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı? Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya ev
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı?

Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya evlenir evlenmez ya da evliliklerinin ilk yıllarında benzer durum yaşadılar meslekten dolayı. Ama arkadaş grubum dışında özellikle yaşı büyük kişiler bu durumu tahayyül edemiyorlar ve niye şimdi evlendiniz o zaman diye hayrete düşüyorlar. İnsanların ne dediğini önemsemiyorum da toplumda bu olay çok nadir de benim arkadaş çevrem mi istisna onu merak ettim.
0
nundu
(03.12.25)
Kendi evliliğimde aynı evde yaşamaya başladık ama ablam evlendikten 1,5 sene sonra aynı evde şartları gereği yaşamaya başladılar.
0
mirty
(03.12.25)
öncelikle umarım bir yastıkta kocarsınız, mutlu bir eviniz aileniz olur.

sorunuza gelince, çok büyük çoğunlukla evlenince, hatta evlenmeden önce birlikte yaşamaya başlıyor karı kocalar. ama eş durumunda tayin talebi sebebiyle bir kaç ay birlikte yaşayamayan bir dolu insan var. hatta sırf bu yüzden resmi nikahı önceden yapanlar da var. özellikle memurlar arasında çok yaygın. kafanıza takmayın. siz kendi dalganıza bakın.
+4
co2s2
(03.12.25)
evlenmeden önce başladık. evlilik kararını aldığımızda 3 yıldır beraber yaşıyorduk.
0
awlmi
(03.12.25)
evlenmeden 10 sene önce falan beraber yaşamaya başladık :d

bir arkadaşım eşinin zorunlu görevinden dolayı 1 sene sonra falan ancak taşınabildi. ;

bence normal bir şey bu arada, siz anlatınca hiç garipsemedim. ha "evlendik ama karşı taraf evimize taşınmıyor ailesiyle yaşıyor, şunu bahane ediyor gelmiyor bla bla" tarzı bir şey olsaydı çok garip gelirdi.
+1
nolmus yani
(03.12.25)
Gayet normal. Çünkü sizin bir de tayin süreçleriniz olacak ve bu süreçlerde evli olmanız işinizi kolaylaştıracak. Ayrıca kim ne derse desin toplum baskısı hala var. Küçük bir şehirde falan doktorluk yapacaksanız mesela, birbirinizin yanına gidip gelmek kalmak çok daha rahat olur evliyken.
Biz ayrı ülkelerdeydik vize bekledik.
0
megalomaniac
(03.12.25)
evlenmeden once birlikte yasamaya basladik. 4 yil kadar falan beraber yasadik. eger evlendikten sonra birlikte yasamayan varsa yadirgamam, beni ilgilendirmez. fakat bence birlikte yasama ve evlilik birbirinden ayrilmali. ciftler oncelikle birlikte yasayarak birbirlerini tanimali, evlilige isinmali. ana baba veya bekarlik donemi evinden cikip direkt evlenmek sorunlara neden olabilir. cunku birlikte yasadiginda her seyi goruyorsunuz, cift olarak zorluklarla basa cikmayi ogreniyorsunuz vs.
0
Sour
(03.12.25)
Biz evlenmeden önce dört sene beraber yaşadık.

Ama şartlar uymasaydi evlenip ayrı takılıp sonra aynı eve de geçebilirdik. Bence normal. Ayrıca kimseyi ilgilendirmez. Öğretmenler de bildiğim kadarı ile böyle yapıyor. O kadar nadir olduğunu sanmıyorum. Millet boş boş konusmayi seviyor sadece. On kere de benzer şeyi duymuş olsa. Aaaaa oyle olur mu olmaz der. He bile demekle ugrasilmaz.
0
a perfect lie
(03.12.25)
Anadolu’da bir ilçede öğretim görevlisi olarak çalışıyordum; iki myo yan yanaydık, yani yaklaşık 50 civarı hoca vardı. Bunlardan 30’u evliyse, 25’i eşiyle ayrı şehirlerde yaşıyordu; iş durumları sebebiyle. Eşi yanında olan tuhafımıza gidiyordu :) Ayrıca çoğu sizin gibi bir bir noktada birleşebilecek durumda değildi. Mesela birinin kadrosu Antalya’da, diğerinin Rize’de ve nakil imkanları yok.

Şunu da ekliyim: gözlemlediğim kadarıyla genelde kadınların bulunduğu yerde ev kuruluyor, görüşme base’i orası oluyor, erkekler apartta veya ev arkadaşıyla falan kalıyordu.
0
lil siztah
(03.12.25)
Dediğim gibi insanların ne dediğini kafaya taktığımdan sormadım ya, he he diyip geçiyorum onlara. Eş durumu yapabilmek için bile evli olmak gerekiyor zaten mantıken ve dediğim gibi kendi arkadaş grubum hep bunları yaşadı. Atıyorum önümüzdeki mart nisan gibi evlensek de olurdu ama zaten evlenmeye karar vermişiz yani boşuna beklemek saçma geldi ve arkadaşların da dediği gibi birbirimizin yanına gidip gelmek evliyken daha kolay :d
-1
🌸nundu
(03.12.25)
evliliğin kesin tanımları yok ki böyle. kültürel kabullere göre yorum yapıyorlar. koşullara göre 2 yıl sonra da birlikte yaşamaya başlayabilirsiniz. sizin evliliğiniz, sizin kararınız. bir ömür mutluluklar <3
0
deartheodosia
(03.12.25)
memur kesimi genelde bu şekilde evlilik hayatına başlıyor. o yüzden kafana takacak bir durum yok. mutluluklar dilerim.
0
gercekdunya
(03.12.25)
biz evlendiğimiz gün birlikte yaşamaya başladık. genelde tayin gibi zorunlu sebeplerle memur çiftlerde çok olur bu durum ve herkes bunu bilir normal karşılar aslında. mart nisan gibi evlensek de olurdu demişsiniz sizinki zorunluluk değil de keyfi gibi göründüğü için mi garipsendi acaba. nakil tayin gibi zorunlu bir durum yoksa henüz beraber yaşanamayacak bir durum içindeyken nasıl olsa evleneceğiz diye erken nikah yapmak bana göre de mantıklı ve gerekli değil mesela. size göre nasıl uygunsa öyledir
0
dfn4
(03.12.25)
Evlenmeden önce birlikte yaşıyorduk biz de. Ama sizin yaptığınız çok olağan. Biçok yerde de olur. Eskiden de olurdu böyle şeyler adam evlenip ertesi gün askere giderdi, göreve giderdi filan. Sizin yaşı büyükler böyle bi işgüzarlık yapmaya karar vermiş. Aile büyükleri zaten hep o öyle olmaz demek için bişey bulur. Siz bildiğinizden devam edin. Mutluluklar.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
6 senedir evliyiz, evlerimiz hala ayrı. iş nedeniyle bizim de.
0
mezzosprite
(03.12.25)
(7)

super mario

hknty
bu oyun 90'ların sonu 2000'lerin başında popülerdi türkiye'de. ama oyun 1985 yapımıymış. neden türkiye'de popülerdi? tüm dünyada mı popülerdi o dönem yoksa türkiye'ye geç mi geldi?
bu oyun 90'ların sonu 2000'lerin başında popülerdi türkiye'de. ama oyun 1985 yapımıymış. neden türkiye'de popülerdi? tüm dünyada mı popülerdi o dönem yoksa türkiye'ye geç mi geldi?
0
hknty
(15.11.25)
nintendo ile popüler oldu. sanırım nintendo bize geç geldi. daha çok atari ve comodore64 vardı ülkemizde.
0
gercekdunya
(15.11.25)
Mario dünya tarihinin en meşhur oyunu zaten şu an bile.

Mario'nun çıktığı konsol Nintendo Entertainment System yani kısaca NES. Türkiye'de 90ların sonunda çakma NES konsollar vardı, ben 96lıyım, 2001 yılında ilk bilgisayarım alınana kadar hep o konsolla oynuyordum ki atari diyorduk işte nes falan bilmiyoduk. O dönem aslında PlayStation 1 çıkmıştı ama benim çevremde kimsede yoktu herkeste aynı nes çakması atari vardı. Muhtemelen nintendo Türkiye'de resmi satış yapmadığı için 90larda ülkemize çakması girdi (tayvan üretimi diye biliyorum), öyle popüler oldu. Tek kasette 1000 oyun geyikleri de ordan kalma
+2
nundu
(15.11.25)
başka oyun yoktu ve herkesin anlayabilip oynayabileceği tek oyundu, rekabet vardı
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
temelde şunu merak ediyorum. o dönemde türkiye'de atari popülerdi. ve oyunların hepsi 80'lerde yapılmış. yani 15 yıl önce yapılan oyunlar hala dünyada popüler miydi yoksa ekonomi gelişmediği için türkiye'de mi popülerdi sadece? çünkü 15 yıl önceki oyunların, teknolojinin bir yerde bu kadar popüler olması ilginç. mesela duck hunt 1984 yapımıymış ve ben 90'ların sonlarında hatırlıyorum. bilmem ilginç aslında. sanırım hem geç geldi hem ekonomiden dolayı playstation pek yaygınlaşmadığı için oynanıyordu.
0
🌸hknty
(15.11.25)
Bence bizim halkın ekonomisinin onu almaya gücü anca o zaman yetmiştir de o zaman iyice popüler hale gelmiştir. Doksanlarda bir çoğumuz fasfakirdik. Nerde atari nerde nintendo?
+1
rodeocu
(15.11.25)
dünyada da abd gibi gelişmiş ülkeler dışında varlığını uzun süre götürmüştür 8bit oyunlar

mesela aynı mario'nun 1990 yapımı super mario world şeklinde 16bitlik super nintendo'ya çıkmış oyunu var. o dönem çocuklarına sor çoğu bilmez ben de dahil. sebebi ekonomi. aynısı sega için de geçerli. bunlar görece pahalı aletlerdi kasetlerini kartuşlarını bulmak zordu. bulsan da sıkıldığında değiştirebileceğin sürekli dönen aktif bir piyasası yoktu.

16 bitlik o gerçekçi hissiyatı karşılayan ve herkesin ulaşabileceği atari salonları vardı.
+1
deranzo1
(15.11.25)
Türkiye'ye o kadar da geç gelmedi. 80'lerin sonu, doksanların henüz başında atari salonlarında çılgınlar gibi oynuyorduk. Hatta o dönem oyunlar süreliydi. Oyun başladıktan bir süre sonra tuşların yanında ışık yanıp sönmeye başlıyor ve oyuna devam edebilmek için yeniden jeton atmanız gerekiyordu. Neyse ki bu sistem çok uzun sürmedi. Yerine liyakata dayalı oyun geçme sistemi gelince salonlarda bir anda abi geçeyim mi adamları türedi.
Duck Hunt da o dönem salonlarda vardı. O tabancanın nasıl çalıştığını hakkında türlü teoriler türetilirdi.

(bkz: geçmiş zaman olur ki)
0
sarap dumani
(15.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(7)

siz de kedi videolarina ilginizi kaybettiniz mi?

theconqueror
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?
Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
0
theconqueror
(13.11.25)
Tam bir boomer olduğum için çoğuna inanıyorum.
Kedidir yaa animasyon olsa ne olur ai olsa ne olur her türlü izlenir bence.

Yavru maymun videolarını da çok seviyorum.
+1
mutekebbir
(13.11.25)
Evet, evet, evet.

Doğal olmayan hiçbir şey ilgimi de sevgimi de çekmez.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
Dürüst olmam gerekirse, kedileri seven biri olarak internetin başından beri "komik kedi videosu" trendinin asla bitmemesini anlayamıyorum. Kedi işte yani durduğu yerde komik/sevimli bir hayvan. Durmadan komik kedi videosu izlemek boş bir aktivite geliyor. O yüzden sosyal medyada çıkan kedi videolarını bi 10 yıldır falan izlemeden geçiyorum. Köpek videoları daha ilgimi çekiyor ama, en azından bir işlev var çoğunda :D
0
nundu
(13.11.25)
Kedileri de komik kedi videolarini çok seviyorum. Algoritma karşıma çıkarıp durursa art arda izlerim. Ama özellikle çok nadirdir hadi bı kedi videosu açip izleyeyim dediğim. Yapay zeka ile oluşturulanlar artık ilgimi çekmiyor ama bir ara çilekli don'un maceralarina göz atmıştım:d
+1
egerbiryolcu
(13.11.25)
Genel olarak AI içerikten bıktığım için Instagram'dan sıkıldım, çok daha az girmeye başladım. Ama Reddit'teki kedi subredditlerini bırakamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
%1000000. AI bu sevimli amator video sektorunu oldurecek. O videolarin izlenme sebebi gercek ve spontane olmasiydi. Vay anasini nasil yakalamislar bunu faktoruydu.

Fake aksiyon istesem acip tom ve jerry izlerim zaten.
+5
hot potato
(13.11.25)
Birkaç kere yapay zekanın videolarını ilgilenmiyorum seçeneği seçerseniz daha karşınıza gelmiyor ama beğenip de izlemeye devam edersiniz sürekli aynı şey karşına geliyor
0
eja
(13.11.25)
(18)

gay mi değil mi

me23
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mes
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mesela:
"Ay yok oraya gitsem söylerim.", "Ay abartma." gibi. Erkekler "ay" kelimesini siz de yazım dilinde kullanıyor musunuz? Gay olma olasılığını çok artırıyor mu?
0
me23
(13.11.25)
Benim en az 10 yıldır tanıdığım bi arkadaşım var böyle konuşuyor, ilk tanıştığımda direkt gay demiştim ama o 10 sene içinde birçok sevgilisi (kadın) oldu evlendi çocuğu oldu boşandı başkalarıyla sevgili (kadın) oldu ama konuşması dışında hiçbir şekilde gay vibe'ı vermedi, hala ara ara şüpheleniyorum ama ispat edecek bir olayını da görmedim, gay değil galiba, sizinki de olmayabilir ama olabilir de, benim arkadaşım da olabilir, çok emin değilim.
-3
kizil karga
(13.11.25)
gay olmasa bile sevgili olunacak birisi değil. kanka olur ancak.
-5
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
dünya hızlı değişiyor. benim neslimde böyle ifadeler kullananı direkt gay olarak damgalarlar. belki sonraki nesillerde işler değişmiş olabilir. ay kelimesi ile erkek ağzı hiç bağdaşmıyor bende.

bu arada espri babında ekleyelim.
pbs.twimg.com
+1
lazpalle
(13.11.25)
Whatsapp'te mesajlaşırken falan kullanıyorum. Gay değilim. Aynı şekilde kullanan ve gay olmayan başka erkek arkadaşlarım da var. Yaşlar 30+-2
+2
nundu
(13.11.25)
gay değilim, ben de ay kelimesini sık sık kullanırım.
0
co2s2
(13.11.25)
Eskiden ay olan sınır şimdi ayol oldu.
+2
kisa
(13.11.25)
"canım" kelimesini çok kullanırım.
gay değilim.
+1
HellKeePer
(13.11.25)
@cosmicstring :)))))))))))))))
0
🌸me23
(13.11.25)
Gey
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
"meriç"lik etkisi de olabilir.
-1
ground
(13.11.25)
gizli gay
0
koela
(13.11.25)
gay olmasa bile dişil enerjisi yüksektir. ayş diyen bir arkadaş vardı itin götüne soktum çıkardım düzeldi.
+1
archmeister8
(13.11.25)
değildir kız ayoll. hepimiz böle yumuşak konuşmuyormuyuz :)))
-1
gercekdunya
(13.11.25)
@gercekdunya sizlik bir şey yok sizin taşfırın erkeği olduğunuz anlaşılıyor zaten :)
0
🌸me23
(13.11.25)
artırıyor olabilir, feminen olabilir veya z kuşağıdır konuşmayı henüz çözememiştir.
0
gurur
(13.11.25)
@gurur z kuşağı değil, daha büyük.
0
🌸me23
(13.11.25)
Gay +100

Yukarıda kullandığını söyleyenler de gizli gay :)
+2
Rondak
(13.11.25)
Başta yazıyorsa gay olmayabilir, sonda yazsa kesin gay diye düşünürdüm.

"Abartma ay" gibi. Bunun tınısı daha farklı geliyor bana.

Bu kadar veriden bu kadar analiz çıkıyor :D
+1
akhenaten
(13.11.25)
(20)

Duyuruya her gün giriyor musunuz

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(12.11.25)
Her gün bir çok defa.
İnstagram gibi arada dönüp baktığım bir yer haline geldi benim için
+4
kisa
(12.11.25)
Günde birkaç defa. İnternet büyük bir çöplüğe döndüğü için bakacak çok yer kalmadı. Sözlüğe bu kadar girmiyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
evet
+1
lemmiwinks
(12.11.25)
Evet maalesef, diger sosyal medya platformlarinda uzaklasmaya calisirken burayi aliskanlik haline getirdim. Makul olmayan siklikta gelip bakiyorum.
+1
mbond
(12.11.25)
Günde iki defa.
Sabah ve akşam aç karnına
+3
etna
(12.11.25)
Yıllar önce her gün birkaç defa giriyordum, her seferinde de yeni bir hareket oluyordu. Ama güncel olarak artık ne zaman aklıma gelirse sıklığında.
0
nwnd
(12.11.25)
mumkun oldukca evet, hatta soyle soyleyeyim: girdigim tek turkce site eksiduyuru. :))
0
arakaali
(12.11.25)
evet
0
sweetoffice
(12.11.25)
Hafta içi günde bir girip hızlıca cevaplayıp kaçıyorum. Hafta sonu değişiyor.
0
gabe h coud
(12.11.25)
haftasonu haric evet
0
cooperr
(12.11.25)
evet günde birkaç defa
0
black holes in the sky
(12.11.25)
dışarıda olmadığım hemen her akşam diyebilirim ki bu da %96 gibi bir şey oluyor.
0
late viper
(12.11.25)
Evet, daha çok telefondan giriyorum Twitter’da gündemi tükettikten sonra bakarım buraya da sık sık.
0
Dağcı
(12.11.25)
Evet.
0
diyecevaplandı
(12.11.25)
evet, her akşam mutlaka girerim. günde 1 net ama iş yerinde zaman olursa da bakıyorum.
0
MtKrt
(12.11.25)
Evet.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
günde bir kaç kez çoğu zaman, bir kaç dakika.
arada bir girmediğim olsa da çoğunlukla giriyorum.
0
biseysorcaktim
(13.11.25)
haftaiçi neredeyse her gün. haftasonu arada bir.
0
inheritance
(13.11.25)
Her gün birkaç kez +1
0
peki madem
(13.11.25)
birkaç ay önce her gün onlarca kez giriyordum. Şimdi gün içinde aklıma gelince giriyorum. Bazen hiç girmediğim de oluyor
0
nundu
(13.11.25)
(12)

Sınav kağıdı- kaç puan vereyim

advest
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım. Sınıf seviyesi:8Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım.

Sınıf seviyesi:8
Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve yeniden yap diyor. Çocuk da ısı miktarı, çamur miktarı ve boya dengesi analizi yapıyor ve sonunda düzgün çömlekler yapmayı başarıyor. En başta yaptığı bozuk çömlekleri de dükkanının en görünür yerine koyup altına “yolculuğumun ilk adımı” yazıyor.

Hikayenin ana düşüncesi nedir?

Bakanlık tarafından gönderilen cevap anahtarı: hatalarımızdan ders alırsak daha iyisine ulaşabiliriz. (Bu doğrultudaki cevaplar doğru kabul edilecektir.) (12p)


Kaç puan vereceğimi bilemediğim cevap:

Zorluklar karşısında yılmamalıyız.

(Hatalardan ders almak ile yılmamak ana fikir için aynı kabul edilmeli midir, arkadaşlar.)
0
advest
(10.11.25)
50 puan vermeni öneririm.
+1
tepedeki psychedelic adam
(10.11.25)
Bence gayet 12 lik cevap.
0
physcos physcos
(11.11.25)
iyi bir cevap değil gibi. 10üzerinden 6lık
0
kel aynak kusu
(11.11.25)
hatalardan ders almakla zorluklar karşısında yılmamak aynı şeyler değil.

birisi zorluklar karşısında yılmaz ama hatalarından ders almıyordur, aynı şeyi yapıp duruyordur. sonuç hep hüsran oluyordur.
+6
co2s2
(11.11.25)
Güzel cevap ama istenen cevapla aynı değil.
Ben olsam soruyu sınıfta çözerim, bu cevapla bakanlığın cevabının farkını sorarım ki çocuk haksızlığa uğradığını düşünmesin. Soruya da 9 veririm
+1
kisa
(11.11.25)
Aynı değil tabii ki. 7 olsun hadi.
0
sadakatsiz
(11.11.25)
12 ver gitsin uzaya mekik mi yolluyorsunuz sanki.
-2
hold the door
(11.11.25)
ortada bir zorluk yok. işin kuralına göre yapılması var. anafikirden epey uzaklaşılmış. şevkini de kırmayacak düşük de olmayan bir puan verilebilir.
0
ground
(11.11.25)
soruyu 8. sınıf öğrencisinin cevaplandırdığı düşünülürse bence 9
0
elorelia
(11.11.25)
Çok salakça bir soru ve bence çocuğun verdiği cevap bakanlığın istediği cevaptan daha mantıklı.

Hatalardan ders almak bu paragrafta yok. Zorluk karşısında yılmamak daha çok çıkıyor paragrafta. Yeni bir işe başlamak=zorluk, pes etmeyip devam etmek=yılmamak. Acemilik döneminde yaptığı şeyler hata değil öğrenme süreci.
+1
nundu
(11.11.25)
Hatalardan ders almak ile yılmamak aynı şey değil. Ustası çocuğa yaptığın hatayı analiz et, nerde yanlış yaptığını bul demiş, çocuk da öyle yaparak sorunu çözmüş. Bunu yapmadan aynı hataları tekrar etseydi, yılmamış olacaktı ama hep başarısız olmaya devam edecekti. Hikaye hatalardan ders çıkarmayı anlatıyor, bu net, ama belki daha iyi yazılabilirdi. Bence en çok %50 puan verilir hatta ben daha az verirdim. Çocuğun gelecekteki hayatını biçimlendirecek çok önemli bir konu çünkü.
0
mikro patlama
(11.11.25)
bir sürü açık uçlu soru eğitimi alan biri olarak öğrenci ''hata'' kısmını yakalayamamış diyorum. mesela atletizmde bir yarışma vardır, katılırsın, kazanamazsın ama hata yaptığın için değil. yarış zor olduğu için. yani her zorlukta bizim hatamız yoktur. 12 tam puansa 10 verilebilir. ama ben tam puan verirdim benim notum bol:)
0
oyokbuyoknevar
(11.11.25)
(11)

Hangi hayvan olmak isterdiniz

arbre
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, ned
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.

Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.

Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, neden?

Sağ olun.
0
arbre
(30.10.25)
Boz ayıları hem çok seviyorum hem de insanlardan uzak Kuzey Amerika ya da Avrupa'da sakin sakin takılıp somon avlamak, bal kovalamak falan keyifli bir yaşam. Kışı da full uyuyarak geçiriyorlar daha ne olsun
0
nundu
(30.10.25)
Kelebek, az yaşadığı için.

Ya da panda. Zaten koruma altındalar. Yemek elden su gölden. Hasta olunca hemen bakıyorlar. Vahşi doğada değiller, düşmanları yok. Rekabet etmelerine bile gerek yok. Öyle sakince yaşayıp gidiyorlar.
0
substituent
(30.10.25)
Karga
Bir kere uçuyorsun. Her şeye yukarıdan bakabilirsin. Her yere kısa yoldan gidebilirsin.Kimseye av olmuyorsun.
Üstelik ömrün diğer hayvanlara göre daha uzun. Ayrıca hayvanlar içinde en zekilerden birisin.
Daha ne istenir
0
etna
(30.10.25)
At.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
istanbul'da kedi olmak isterdim.
0
makarnavodka
(30.10.25)
besin piramidinin en tepesindeki kuşlardan biri olmak isterdim, mesela kartal olabilir. uçmak harika bir olay. av değil avcı olması da önemli. evet, kartal iyidir.

not : bjk'li değilim
0
faberkastelli
(30.10.25)
Tavus kuşu olmak isterdim sırf estetik bir hayvan diye

Karadul veya peygamber devesi de takdir ettiğim badass hayvanlar. Dişi olanları çiftleştikten sonra erkeğin kafasını koparıp yiyor <3 çok tatlııığ

Daha mantık odaklı düşünürsem bal porsuğu olmak isterdim. "the meanest creature" olarak biliniyorlar daha ne? Kimse bana bulaşamazdı
0
kullanicadi
(30.10.25)
kedi tabii ki. (entry nick uyumu)

tavus kuşu da olur ama erkek olanı tabii. bir ödevimde onu seçip oyuncağını yapmıştım.

üçüncü seçenek olarak da aslan.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
Okyanusun derinlerinde yaşayan ve henüz türü keşfedilmemiş balıklardan olmak isterdim.
0
peki madem
(30.10.25)
kartal.
16-20 yaş aralığındayken rüyalarımda sıkça uçtuğumu görürdüm. Nasıl bir gerçeklikse uyandığımda kollarım ağrırdı. Soruyu görünce bu rüyaları çok özlediğimi farkettim.
0
adivar
(30.10.25)
baykuş

bence çok şey biliyor bu hayvanlar ancak anlatamıyorlar.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
(6)

Mantarları kim yiyor?

michael_knight
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?
Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
0
michael_knight
(28.10.25)
Bizim buralarda sezonu gelince topluyorlar. Hatt ev sahibim topluyor, bize de getiriyor.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
İnsanların yediği mantarlar toplam mantarların ufak bir kısmı. Zehirsiz olsa bile çoğu mantar lezzetli de değil. Diğer mantarları böcekler yiyordur ya da bakteriler çürütüyordur. Memeli hayvanlar pek tercih etmiyor bildiğim kadarıyla.

Bi de mantarlar besin değeri açısından da çok fakir. Yemek için pek sebep de yok hayvanlar için
0
nundu
(28.10.25)
Yiyen hayvanlar var, sincap, geyik, tilki, karga ve bazı ismini hatırlamadığım tür kuşlar ve bazı böcekler. Hatta bazıları insanlar için zehirli olanları da yiyebiliyor diye biliyorum.
0
truf
(28.10.25)
hayvanlar da mantar yer.
hatta mantarların yayılımı için önemli. hayvanların dışkıları ile sporlar da yayılabiliyor.
sincap ve benzeri bir çok hayvan mantar yer. türkiye'de insanların güvenle tüketebileceği mantar sayısı çok az. tam sayısını bilmiyorum 20 civarı olsa gerek.
hayvanlar için bu sayı daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(28.10.25)
Memeliler içinde bir örnek olarak domuzlar var. Hatta trüfler gibi toprağa gömülü mantarlar domuzlarla aranabiliyor, bu hayvanların diyetinde mevcut.

Zehirli zehirsiz ayrımı yapmıyorlar elbette, ancak farklı türlerin farklı diyetleri var. Görünüşünden, kokusundan belli gıdalara içgüdüsel olarak yöneliyorlar. Bu da türün gelişimi boyunca yerleşen kompleks bir süreç.

Böcekler açısından daha zengin tabi, örneğin sadece belirli karınca türü tarafından "tarımı yapılan" bir tür mantar da var. Doğada kendi başına bulunmuyor sadece bu karıncalarca yetiştiriliyor. Jeolojik süreçte doğal yaşam alanı yok olmuş, ancak bu karıncaların oluşturduğu ortama adapte olmuş, karşılıklı fayda içinde yaşıyorlar.

Birçok şey var cidden, ama yeniyor yani. Tabi esasen mantarlar bir şeyleri yiyorlar. Mantarlar ölü organizmaları ayrıştıran grupların en önde gelenlerinden.
+2
akhenaten
(29.10.25)
Domuzlar meşelerin dibine yer yer 1 metre çukur açarlar mantar yemek için. Bazen gelir bakarsınız, ağaçlarınızın dibi çapalanmış, bellenmiş. Anlarsınız domuz mantar aramış.
+1
yadigar
(29.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.