Giriş
(14)

Evinizde su sebili kullanıyor musunuz?

chicha_v2
Dün metro markette gördüm bi heveslendim de sonra vazgeçtim.Öyle buz yapmasına, sıcak su vermesine gerek yok düz soğuk ve oda sıcaklığında su versin yeter düşüncesindeyim. Ama temizliği ve kullanımı kolay mı bilemedim.
Dün metro markette gördüm bi heveslendim de sonra vazgeçtim.

Öyle buz yapmasına, sıcak su vermesine gerek yok düz soğuk ve oda sıcaklığında su versin yeter düşüncesindeyim.

Ama temizliği ve kullanımı kolay mı bilemedim.
0
chicha_v2
(15.09.26)
yeriniz varsa alın. neden olmasın? temizliğinde bir şey yok. yıllarca dokunmuyor kimse: )
0
co2s2
(15.09.26)
riskli, temizlik yapmak lazım şirkette her ay düzenli temizleniyor temizlerken bayada uğraşıyorlar, durulama içinde baya su harcıyorlar ve uğraşıyorlar..
herşeyim olsa yinede sebilim olsun demem heralde ya
+1
eja
(15.09.26)
Bana cok pis geliyorlar.
0
Purple life
(15.09.26)
temizliği üşendirir.
0
summerjam0306
(15.09.26)
kullanmıyorum. gereksiz bence.
0
gabe h coud
(15.09.26)
1.5 ltlik petlerden alıp dolaba at. uğraşma
0
jelly bear
(15.09.26)
Lavabo altı filtre var bende 25 senedir bir zararı olmadı
0
mirty
(15.09.26)
Su arıtma cihazı kullandığım için Sebile gerek duymuyorum su içeceğimiz zaman musluğun yanındaki arınmış su musluğundan bardağı dolduruyorum bu su zaten oda sıcaklığında oluyor genellikle Ben de oda sıcaklığında su içmeyi seviyorum soğuk su sağlığa pek yararlı değil Özellikle de kış aylarında
0
santimantal
(15.09.26)
Çok yer kaplaması ve temizlik süreci sayesinde eve almadım
0
kondansator
(15.09.26)
ben yaz aylarını sebilsiz düşünemiyorum. şu an damacanalı kullanıyoruz, öncesinde arıtmayı da sebile bağlı kullanıyorduk.
0
dfn4
(16.09.26)
eğer evde herkes buzdolabından su içiyor ama boşalan şişeleri kimse geri doldurmadığı için o iş size kalıyorsa değer, yoksa değmez.
0
halanne
(16.09.26)
Aile evimizde yıllardır kullanıyoduk, kendi evimde eksikliğini çok hissediyordum ama eşyalı evlerde yaşadığım için yer yoktu. Xiaomi'nin masa üstü sebili var ondan aldım. Deposuna suyu dolduruyorsun, 7-15 derece arası soğuk su, oda sıcaklığında su, 50-75 arası sıcak su ve 95 derece kaynar suyu istediğin hacimde veriyor. Yaz kış istediğim sıcaklıkta su içebilmek müthiş kolaylık. Kalıcı yaşayacağım eve geçince de şu buz yapanlardan kaliteli bir sebil alırım
0
nundu
(16.09.26)
kullanıyoruz olmazsa olmazımız çünkü evdekiler kış yaz soğuk su içiyor ve dolapta devamlı sopuk su tedarik etmek yoruuc sebil iyidir. normalde sıkıntı yok ama bi süre nemli biri şehirde yaşamıştık o dönemde içi küflenmişti. limon tuzlu su ile doldur boşalt yaparak halletmeye çalıştık. sonra olmadı.. bence ara ara temizlenmesi lazımama üşeniytoruz malesef.
0
iwillsee
(16.09.26)
15 senedir kullaniyoruz, 5 senede bir bozuluyor, su anda 3. sebil.
isitma/sogutma. 18 litrelik damacana var altinda.
nesi pis geliyor insanlara onu anlamadim.
0
cooperr
(16.09.26)
(12)

Z kusagi coollugu

Purple life
Z kusagi cok cool degil mi? Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Z kusagi cok cool degil mi?

Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.

Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
-32
Purple life
(07.09.26)
kendileri hakkinda kotu bir dusuncem yok. zira kendileri bizim yarattigimiz, miras biraktigimiz dunyada bizim yetistirdigimiz cocuklar ve buyuk bir kismi hala gelisim surecinde. z kusagina kotu bir sey soylemek bana adil gelmiyor. ornegin duyuru'da hepimiz ulkenin durumundan ve hukumetin politikalarindan yakiniyoruz. sonra da diyoruz ki bu z kusagindan bir sey olmaz. hicbir seyi umursamiyorlar, takmiyorlar. neden onlara temiz, guzel bir ulke birakmadigimizi veya birakamadigimizi sorgulamiyoruz da hic oy kullanmamis ergenlerden bu meselelere kafa yormalarini, bizi kurtarmalarini bekliyoruz? benim kusagimda olan insanlar 15 yasindayken siyasetle ilgilenmezdi, niye simdi 15 yasinda birinden siyasetle ilgilenmesini, ulke sorunlarina duyarli olmasini, hatta kurtarici olmasini istiyoruz, bu yuku onlara bindiriyoruz? iste bunlar bana hic vicdanli, adil ve ahlakli gelmiyor. eger bunlardan bagimsiz olarak ele alirsak ben ekstra bir cool'luk gormuyorum. her donemin kendine cool bir giyimi, tarzi vs. var. nihayetinde bu bir moda ve surekli degisiyor. bundan 50 yil sonra da buyuk ihtimal z kusaginin giydikleri ne kadar cirkinmis, saclari ne kadar komikmis, dinledigi muzikler ne kadar tuhafmis falan diyecekler.
0
Sour
(07.09.26)
ulan 23 senemiz reisle geçmiş. başlarım onların özgüvenine. dayak yediğimiz öğretmene bile saygı duymamızı tembihleyen baby boomer ana babaları olsaydı. görürdüm ben özgüveni. bize hadi oğlum hadi kızım sen yaparsın denmedi ki yapma ayıp olur cart curt. bana da gaz verselerdi ben de aragaz atardım.

not y kuşağıyım.
+1
mikahakkinen
(07.09.26)
dramasız mı yaşıyorlar? en ufak şeyi dramatize ediyorlar. çok rahat falan da değiller.
+5
jelly bear
(07.09.26)
ülkesine göre değişir.
romanya'da z kuşağı alkolü bırak meth, speed, almış yürüyor gece hayatında.
ha bence türkiye'de ve romanya'daki y kuşağından çok daha mutludurlar.
0
rain when i die
(08.09.26)
hiç cool bulmuyorum, sana öyle geliyor
0
deartheodosia
(08.09.26)
evet evet z kuşağı süper gerçekten.

muhakeme yetenekleri yok. düşünme kapasiteleri yok. kafaları basmıyor. bir şey sorduğun zaman bön bön bakıyorlar. herhangi bir gelecek hedefleri yok. hiç bir işe konsantre olmuyorlar. hayatı reels gibi yaşanacak sanıp her şeyi anlık geçmeye çalışıyorlar. içki içemiyorlar çünkü pahalı. bu yüzden de yine internette gördükleri abuk sabuk kokteylleri içiyorlar.

yani o senin dediğin coolluk değil mallık oluyor.
+1
gercekdunya
(08.09.26)
Selam vermeyi hal hatir sormayi bilmiyorlar 30 yasina gelmisler 14 gosteriyorlar neden hayatlari evde lol oynayarak gecmis, gunes gormemisler ki yasli dursunlar haushaha
+3
baldur2
(08.09.26)
Dinozorlarin nesli tükenmemis aslinda tesekkürler
-7
🌸Purple life
(08.09.26)
Y ve Z kuşağının sınırı olan yılda doğdum, yani kimi kaynaklara göre Y kimine göre Z kuşağıyım bilmiyorum.. Kendi yaşıma göre +-5 yaşta olup tanıştığım kişileri düşünüyorum. Aradaki yaş farkının getirdiği sabit etkileri saymazsak pek fark yok. Daha küçük yaştaki Z kuşaklarıyla pek iletişimim yok bi tek kardeşim var 20 yaşında ama onu da dışardan bir gözle değerlendirmem zor. Yani bu kuşak olayına fazla anlam yükleniyor bence. Her neslin kaliteli/cool insanı da var düpedüz malı da. Herhangi bir kuşakla ilgili yapılan genellemelerin çoğu da boş geliyor bana
+2
nundu
(08.09.26)
valla bence mal ve talepkarlar.
sürekli talep var ama bu talebi karşılayacak hiçbir şey yapmıyorlar.
çalışmayı sevmiyorlar hepsi kısa yoldan zengin olma derdinde.
genel olarak kimseye saygı da göstermiyorlar.
+4
matilda
(08.09.26)
millenial olarak bizden daha coollar ya da degiller diyemem.
teknolojide bizden daha iyiler, ki bu dogal zaten.
ama arkadas, cogu ampul degistirmekten aciz. eli takim tutana rastlamadim henuz.
talepkarlar +1, gecenlerde biri yanima geldi ofisimdeki hava kalitesini kontrol etmek istiyorum dedi, gittik hava kalitesini olcen cihaz aldik ofisine koyduk, rahatladi. :D
+1
cooperr
(08.09.26)
Alkol gibi sosyal bir içecek almayıp ot gibi izole bir şey alıyorlar.

Siz de bunun tasarlanmamış olduğunu düşünüyorsunuz. Yalnızlaştırılıp daha çok içerik tüketmeye teşvik ediliyor olmasınlar?

Ek olarak içince anında kameralar çıkıyor. Haliyle kimse artık sarhoş olamıyor. Ek Ek olarak bi kokteyl olmuş 20 euro.
-1
aguen
(09.09.26)
(29)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(3)

Denizlide outlet

solenkol
Havlu tekstil bakmalık, antalyadan izmire donerken nereler var ugramalık?
Havlu tekstil bakmalık, antalyadan izmire donerken nereler var ugramalık?
0
solenkol
(15.08.26)
İzmir yolu değil tam ama Pamukkale yolunda sağlı sollu vardı. İzmir yolunda tam nerde var bilmiyorum
0
nundu
(16.08.26)
pamukkale istikametinden denizliye gidiyor gibi düşünürseniz sağda varol tekstil outlet var orada ev tekstili dedin mi herkes oraya gider ben de ordan alırım
0
cobongo
(16.08.26)
Şehir içine girerseniz babadağlılar işhanı. Denizli girişinde Zorlu fabrika satış mağazası var.
0
mikahakkinen
(16.08.26)
(5)

panini 2026 dünya kupası çıkartma albümü

kibritsuyu
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs. vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?

ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs.

vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
0
kibritsuyu
(08.08.26)
Burada bir tek ben ve @nundu var takas yapan. İstanbul’da çok fazla etkinlik vardı geçen ay, whatsapp gruplarından duyuruluyor. Kesin Ankara için de olmuştur/oluyordur. card houselara bakmak lazım. Biz bitirdik böyle 2 takasa giderek.
0
eileengray
(08.08.26)
son zamanlarda sadece albümleri alıyorum ama daha önceki albümlerden eksikleri olan varsa bendeki fazlalıklara bakabilirim.
0
bartholomew87
(08.08.26)
Biz bitirdik albümü. Takas yoluyla da çok güzel insanlarla tanıştık.

Telegram grubunda bir sürü kişi var ama ilk önce şu siteden elindekileri ve eksik stickerları girmelisin buradan takip kolay oluyor ve eşleşiyorsun.

stickertracker.io

Ankara telegram grubu

t.me
0
Hallegadola
(08.08.26)
Bu arada elimde kolalar var fazladan. Nundu, bart ve kibritsuyu, size gönderebilirim.
0
eileengray
(08.08.26)
Şimdi gördüm başlığı

Ben de geçen hafta itibariyle bitirdim albümü, sadece coca cola stickerları kaldı ama onlara da çok heves etmiyorum şu an. Belki ileride eksik sticker siparişi ile Avrupa'dan birine sipariş verdirebilirim :D

@kibritsuyu

telegram grupları var, whatsapp grubu da varmış sanırım ama onu görmedim. Bi de SwapMap diye bir uygulama var. @Hallegadola'nın dediği siteyle beraber o uygulamaya da eksik ve fazlalarınızı girmenizi tavsiye ederim. Çevrenizdeki kişilerin listesine ulaşmanızı sağlıyor işinize yarar.
+1
nundu
(10.08.26)
(16)

Sallıyorum

ananiyimioguz
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim."Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.

Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim.

"Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya "örnek veriyorum" derim mesela.

Kısa istiyorsan örneğin... de, misal... de, varsayalım... de ne bileyim yani "sallıyorum" nedir abi.

Edit: Bu arada mesela "sallamasyon" rahatsız etmiyor ama nedense "sallıyorum" pis geliyor.
-9
ananiyimioguz
(06.08.26)
Hoş değil bence de.
-1
mutekebbir
(06.08.26)
Ben de düşündüm şimdi, daha çok mesela kullanıyormusum.ama atıyorum veya sallıyorum diyenden de rahatsız olmadım hiç.
+1
etna
(06.08.26)
Neden abi neden? Geçen de birisi niye den rahatsız oluyordu. Rahatsız olacak başka şey mi kalmadı
+3
Rondak
(06.08.26)
ekmeğini dilden kazanan yılların edebiyat öğretmeni ve kelimeler üzerine düşünmeyi hobi olarak da çok seven biri olarak herhangi bir kelimenin itici veya çekici gelmesi hakkındaki görüşüm şudur: kelimeleri itici veya çekici yapan şey çoğunlukla kullandıkları bağlam, yer, zamandır. eğer bir kelime bir dilde varsa, o gereklidir, olması gerektiği için var olmuştur.

ortam ve hitap edilen kişiler daha ziyade itici, sevimli algısını bizde oluşturur. yani en azından benim açımdan öyle. sallıyorum, örneğin, söz gelimi, varsayalım, söz temsil vs vs. bunların hepsini yerine göre, ortama göre, kişilere göre kullanırım. tahminime göre çevrenizdeki kişiler bağlamdan bağımsız olarak çoğunlukla ''sallıyorum'' u kullanınca sizde bir antipati oluşmuştur.

hatta el yükseltiyorum bir kelimeyi bozup, deforme edip, karikatürize edip kasıtlı olarak telaffuz hatası yapmak bile sempatik bir hava katar gene yerine göre. her neyse hiçbir kelime rahatsız edici değildir. rahatsız edici yapan başka unsurlardır. kamu spotu: kelimeleri seviniz, kullanınız. bu sıcak günlerde dilin zenginliğini kullanarak yaptığınız sohbetlerde farklı farklı kelimeler kullanınız. çünkü onlar biz kullandıkça varlar.
+3
wilhelmwasmuss
(06.08.26)
Siz abinin sallamasından değil abiden rahatsız olmuşsunuz. Atıyorum dese de siz kıl olursunuz.
+3
mikahakkinen
(06.08.26)
tamamen aynı görüşteyim. 'atıyorum'u arada kullanıyorum (azaltmaya çalışıyorum ama) ve duymaktan da rahatsız olmuyorum; ancak sallıyorum'a aşırı uyuz oluyorum. çok varoş bir ifade hissiyatı yaratıyor.
-2
lil siztah
(06.08.26)
@mikahakkinen, hayır ya adamı severim sadece ondan çok maruz kalınca iyice rahatsız etmeye başladı. Yoksa mesela bir youtuber ı izliyorum o da çok kullanıyor, bana kaba ve varoş geliyor +1 @lil siztah
0
🌸ananiyimioguz
(06.08.26)
Rahatsız etmez ama çeşitlendirilmesi hoşuma gider. Yani her defasında sallıyorum demek yerine mesela, örneğin, atıyorum, sallıyorum vs gibi farklı seçenekler arasında rotasyonlu şekilde kullanmak daha güzel geliyor kulağa.
0
nundu
(06.08.26)
Sevmeyince yük olur karınca,
Sevince filler karınca.

Adamdan gıcık almışsın sadece.
0
ground
(06.08.26)
bazılarının ağzına yapışıyor ve sürekli söyleyince itici oluyor. "atıyorum" kelimesi için de geçerli aynı şey. bunlar bir de ağzını yaya yaya atıyorum veya sallıyorum der iyice itici olurlar.
0
abelardo
(06.08.26)
Atmak ya da sallamak.
İkisi de itici. Özellikle sallamak, daha argoya kaçıyor.
Neyi sallıyorsun yani?
+1
pro9it9is9
(06.08.26)
Atiyorum
Mesela
Ornegin
Diyelim

Bunlar salliyorumdan daha populer, yaygin. Salliyorum epey nadir bir kullanim gibi duruyor.
0
baldur2
(06.08.26)
Normalde pek rahatsız olmuyorum ama iş görüşmesinde örnek verirken "sallıyorum" veya "atıyorum" diye cümle kuranları garipsiyorum.
Bu adaylar nerede ne demesi gerektiğini tam kestiremiyorlarmış gibi geliyor.
0
burfak
(06.08.26)
Hiç rahatsız etmedi, etmez.

Bizi rahatsız eden şeyler aslında daha çok kendimizle de ilgili bir şey söylüyor olabilir.

Nasıl hissettiriyor sizi bunu duymak, ne zaman kimden duydunuz da rahatsız hissettiniz, o kişiyle normalde ilişkiniz nasıl, mesela çok sevdiğiniz bi arkadaşınız da ya da kardeşiniz vs söyleyince de aynı şekilde rahatsız oluyor musunuz?

Bi yöneticim vardı. Daha önceki işyerimde yaptığımız bi işi/başarıyı anlatırken “biz şu ödülü almıştık, şunu yapmıştık” falan diyince çıldırıyordu adam. Biz değil ben diyeceksin diye. Yanı tek başıma almamışım ki ödülü ekipçe almışım tabii biz diyeceğim.
İnanılmaz bir ego, adam başkasının biz demesine bile sinirleniyor.

Tamamen böyledir demiyorum sizin için ama bi düşünmek iyi olur bence. Başka hangi ifadeler rahatsız ediyor sizi, ne hissettiriyor..
0
selenophile
(06.08.26)
"Sallıyorum, atıyorum" kelimeleri ile "örnek veriyorum, mesela" kelimeleri aynı anlamı karşılamıyor. Daha doğrusu ben farklı yerlerde kullanıyorum.

"Örnek veriyorum" daha çok doğru ifadelerden bahsederken kullanılıyor. Verdiğim örnekte gerçek değerler kullanıyorum.
Örn: Altının hiç kar getirmediği dönemler oldu, örnek olarak 2011'de altın alanlar 2016'da ilk defa kara geçti.

Altın gerçekten de 2011-16 arasında yataya bağladı. Başka dönemler de var ama ben bu kısmı örnekledim.

"Atıyorum" da ise örneğin doğruluğu önemli değil. Karşı tarafın kıyaslama yapabilmesi ve somutlaştırması için kullanıyorum. Senaryo üretiyorum yani.
Örn: X firması her zaman daha çok maaş verir, atıyorum diğerleri 80-90 bin maaş veriyorsa X 90-100 bin verir.

Burada benim piyasadan haberim yok, maaşlar daha düşük ya da daha yüksek olabilir. Değerleri attım çünkü önemli olan X'in diğerlerinden yüksek maaş verdiğini vurgulamak.

Evet, sallıyorum biraz daha kaba kaçıyor, atıyorum daha fonetik ve uyumlu.
+2
iustitia omnibus
(06.08.26)
pro ortamlarda ben de takılıyorum bu kelimeye. "atıyorum" bir nebze kabul edilebilir ama "sallıyorum" rahatsız edici. arkadaş ortamında kabul edilebilir.
0
exlibris
(06.08.26)
(8)

Uçak mı otobüs mü

arbre
Uçağa ilk bindiğimde gerilmiştim çok. Ama keyif de almıştım. Fotoğraf çekmiştim. Kocaeli'den Sabiha Gökçen'e gitmem 1 saat. Giriş ve uçağı bekleme 1 saat. Yolculuk ve çıkış 1 saat. Antalya Havalimanı'ndan otogar 1 saat. En az 4 saatim gidiyor. Geçen yıl otobüsle dönmüştüm uçak bileti bulamadığım içi
Uçağa ilk bindiğimde gerilmiştim çok. Ama keyif de almıştım. Fotoğraf çekmiştim. Kocaeli'den Sabiha Gökçen'e gitmem 1 saat. Giriş ve uçağı bekleme 1 saat. Yolculuk ve çıkış 1 saat. Antalya Havalimanı'ndan otogar 1 saat. En az 4 saatim gidiyor. Geçen yıl otobüsle dönmüştüm uçak bileti bulamadığım için ve hiç gerilmemiştim. Otogardan otogara çok iyi olmuştu. Sadece son saat sıkılmıştım ama geçiyor bir şekilde. Sizce hangisi mantıklı?
-10
arbre
(30.07.26)
Uçak tabiiki
0
primetime
(30.07.26)
Uçak tabiiki +1 Özellikle uzun mesafede.

Biraz geçmişe gidiyorum sene 2011 veya 2012. İstanbul - Rize arası 16-18 saat sürmüştü. İnerken nah dedim bir daha binersem. 2022 senesinde Edirne'ye gittiğimde binmiştim otobüse.
0
put it in your appropriate place
(30.07.26)
Uçak yolculuğundan pek hoşlanmıyorum ama yakın zamanda otobüsle hiç uzun yolculuk yapmadım. Yakında 14 saatlik bir yolculuğum olacak. Biraz korktuğumdan, biraz nostalji olsun diye, biraz da yolda çalışırım diye böyle yaptım.
0
mbond
(30.07.26)
Konudan bağımsız olarak senin açtığın her duyurunun topluca eksilenmesi çok saçma gelmeye başladı

Konuyla bağımlı olarak ise uçak yolculuğunun konforu için öncesi ve sonrasındaki karmaşa bir şekilde çekilebiliyor ama uçaktan sonraki araç değiştirmeler gerçekten yorucu evet. Ha ben ona rağmen uçak yolculuğunu tercih edip mümkün olduğunca valiz ağırlığını düşürüyorum ki aktarma yapacaksam veya indiğimde otobüse bineceksem vs sırt çantamla hemen geçiyorum veya el valizim hafif oluyor beni yormuyor. 3 senedir istisna yakın mesafeler harici otobüsü tercih etmedim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.07.26)
mbond, 14 saat otobüs sıkıyor, tavsiye etmem

yakalayamadığın.ışıklar, eksileyenlerin problemi :)
-6
🌸arbre
(30.07.26)
ucak mi araba mi diye sorsaydin araba 6 saatten az suruyorsa arabayla giderim. ucaga hazirlan, havalimanina git, guvenlikten gec, ucagi bekle, ucaga bin, ucakta bekle, uc, in bekle, in sehir disinda bir yere, gidecegin yere var zaten en asagi 4-5 saat suruyor. stresine degmez. araba surmeyi seviyorum zaten 6 saatlik yolu 5 saatte aliyorum. hem de kafam rahat oluyor.
0
antikadimag
(31.07.26)
Hızlı tren>uçak>araba>otobüs>yavaş tren

Ayda yaklaşık 2 kere 8 saatlik otobüs yolculuğu yapan biri olarak, gitmek istediğim güzergâhlarda hızlı tren ya da uçak olsa saniye düşünmezdim. Kara yolu çok verimsiz ve sıkıcı bir kere. Ayrıca ben otobüse bindiğimde daha çok geriliyorum, uçağa göre kaza riski çok daha yüksek otobüste.
0
nundu
(31.07.26)
Tren > uçak > araba > otobüs
0
logisticsmanager
(01.08.26)
(10)

hangi manifest kızısınız?

sydney
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
-10
sydney
(24.07.26)
Mina
0
bloodymoon
(24.07.26)
hiç bilmiyorum bi babayiğit çıkıp sağlam quizz hazırlasa da öğrensek.
+4
der meister
(24.07.26)
ben o değilim de o ben :D zoktay... 2016 yılından beri mavi saçlıyım :) hatta 2016 mayıs ayından beri, vay be 10 yılı geçmiş...

kısa bi süre yeşil de yaptım benim boya stokta kalmayınca, arada da açıp boyamadan birkaç gün sarı sarı gezdiğim oldu. onun dışında devamlı mavi.
0
konetsu
(24.07.26)
ben manifest kizi degil black pink kiziyim. tam bir lisa'yim. saka saka, bilmedigimden oyle yazdim. bir tek bu kizi taniyorum.
+1
Sour
(24.07.26)
ne dans etmeyi biliyorlar, ne şarkıları güzel, ne kızların kendisi güzel.
adam lisa yazmış , isanlı farenin teki. isandan adam çıkmış mı bugüne kadar acaba.
-1
plastic_angel
(24.07.26)
En yakın hissettiklerim sırasıyla esin, sueda, zoktay, Mina, hilal, lidya. En iyi kalpli ve en sevimlileri Esin olduğu için Esin diycem
-1
sekizdokuzon
(24.07.26)
@plastic_angel dans etmeyi bildigi icin, sarkilari guzel oldugu icin veya kendisi guzel oldugu icin lisa demedim ki? yorumumda da belirttigim gibi sadece onu taniyorum dedim. ayrica adam degil kadinim, adam oldugumu nereden cikardiniz? yani sizin okudugunuzu anlama kapasitenize de on yarginiza da... entry nick uyumu.
0
Sour
(24.07.26)
Bu soruya yanıt verecek kadar tanımıyorum sadece isimleri var bende ki çoğu şarkısını sosyal medya sağolsun maruziyet sebebiyle neredeyse ezbere biliyorum. Gruba karşı negatif bir hissim de yok da burç yorumu tadında "Ben tam bir Zoktayım çünkü herkesi kendim gibi sanıyorum" tadında yorumlar, hangi kaynaktan besleniyor? Yani kızları nasıl bu kadar tanıyor insanlar. Zamanında hepsi grubunun dizisi vardı ordan biliyoduk izlemesek de. Bunların konser görüntüsü ya da klip hariç bir görüntüsünü hiç görmedim ya sosyal medyada da.
0
nundu
(25.07.26)
Herhangi biri değilim :) ama hepsini çok beğeniyorum çok güzel ve yetenekli kızlar.

En az hoşlandığım Zeynep, muhtemelen tanıyor olsam onunla anlaşamazdım, en iyi Esin ve Sueda ile anlaşırdım diye düşünüyorum.
En beğendiklerim Mina ve Hilal, ayrı bir seksapalite var onlarda, izlemek çok keyifli.
0
mutekebbir
(25.07.26)
herhangi bir değilim +1 umarım çok başarılı olurlar.

sevimli gelenler Lidya, Zoktay, Hilal
0
bartholomew87
(25.07.26)
(3)

Tsk sağlık raporu e-devlet'e ne kadar sürede düşer?

nundu
Geçen ay barış durumunda askerliğe elverişli değil raporu aldım, 30 haziranda heyette karar okundu. 3 haftadan fazla zaman geçti ama hâlâ e-devlete düşmedi. Askerliğim kısmında SSS bölümünde bir şey yapmaniza gerek yok diyor ama sözlükte yazanların genelde 1-2 haftada sisteme düşmüş. Beklemeye devam
Geçen ay barış durumunda askerliğe elverişli değil raporu aldım, 30 haziranda heyette karar okundu. 3 haftadan fazla zaman geçti ama hâlâ e-devlete düşmedi. Askerliğim kısmında SSS bölümünde bir şey yapmaniza gerek yok diyor ama sözlükte yazanların genelde 1-2 haftada sisteme düşmüş. Beklemeye devam mı edeyim yoksa askerlik şubeyi arayıp sorayım mı?
0
nundu
(22.07.26)
abi şöyle söyleyeyim ben bir ay filan bakıp sonra pes etmiştim. daha sonra yansımış, ne zaman bilmiyorum. aynen bu soruları sormuştum.

hastane muhtemelen askerlik şubeye vermiştir ama onlar sallamamıştır. başını ağrıtan bir durum yoksa yani sürekli gbt'ye takılıp asker kaçağı filan çıkmıyorsan dert etme düşüyor bir noktada. çok merak edersen şubeyi arayabilirsin ama evet yardımcı oluyorlar genelde.
+1
der meister
(22.07.26)
heyet kararı tüm imzalar tamamsa yerel askerlik şubene fiziken gönderilecek, yerel askerlik şubendeki memur da mbs'ye işleyecek. askerlik şubelerinde pardus kullanılmasından ve online bir bağ olmamasından kaynaklanıyor. acele etme hallolur.
+1
yap desem yapmazsin he
(22.07.26)
6-7 temmuz gibi hastaneyi arayıp sorduğumda biz gönderdik demişlerdi, tam tarihi sormadım üstelememek için ama minimum iki haftadır msb'de yani. Neyse bi acelesi yok da insan merak ediyor ve zırt pırt e-devlet'i yenileyip bakası geliyor yani o yüzden sordum :D teşekkürler cevaplar için
0
🌸nundu
(22.07.26)
(13)

Damat için saat önerisi..

sonhakan
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
0
sonhakan
(18.07.26)
Noname bir saate bu paraları vermek yazık günah.1000 euroya değer koruyacak veya değer kazanacak saatte alınmaz ama iş görecek bir bileklik vs alınır.
-3
duptıs
(18.07.26)
duptis bey, damada saat takmak adettendir. bir de adam bilekligi ne yapsin kiro gibi.
ben size lorier önericem. oldukca nis bir marka ama saatleri cok kaliteli. tamami el yapimi. türkiye'ye gönderim yaparlar ama gümrük fiyatlari falan nasil olur bilemiyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.07.26)
o butceye alacaginiz en mantikli saat seiko 5 olur. usul, gelenek, prestij takintiniz varsa 10.000 dolar butcesine cikmaniz gerek ki omega, rolex, blancpain gibi saatler alabilesiniz.
0
arakaali
(18.07.26)
Citizen, seiko al geç.
0
jackyr
(18.07.26)
O fiyatlara çıkmak şart mı. 20 bin civarına orient bambino ya da seiko presage alıp geçerdim. Kadran rengi kordon materyali sana kalmış
0
grimavi
(18.07.26)
ben zamanında Tissot Powermatic 80 serisinden sade bi saat beğenmiştim onu almışlardı. Baktım 40-60 civarına var düşünebilirsiniz.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
Hocam tam geçen sene bugün nişanda tissot le locle saat alındı bana. Modeli eşimle beraber seçtim, öncesinde hayatımda dijital/akıllı saat hariç saat takmamıştım. Hâlâ günlük hayatta akıllı saat takıyorum ama özel eventlerde şık duruyor seviyorum.

www.tissotwatches.com

Bendeki model bundan (20th anniversary mi bilmiyorum ama beyaz kadran üstüne lacivert yazılar). Lacivert kadranlı olan da şık onu da düşünebilirsiniz belki. Bence damat saati olarak citizen tsuyosa ve seiko presage modelleriyle beraber en ideallerden
0
nundu
(19.07.26)
Hamilton
0
baldur2
(19.07.26)
tissot, g-shock, seiko 5 gibi markalardan birden fazla da alabilirsiniz. arkadaş demiş hamiltonların dizaynı çok daha estetik oluyor.
0
ground
(19.07.26)
Eger damadın saat merakı yoksa almayın. Çünkü artık erkeklerin çogunun kola saat takma merakı kalmadı. Takan da akıllı saat takıyor. Bana yıllar önce aldılar dünya para vermişler. Sadece tek bir kez dügün günü taktım bir daha hiç takmadım. Keza arkadaşlarımda da durum hep böyle. Hadi diyelim saat hastası bir damat. Böyle adamlar koluna takacagı saati kendisi seçmek ister. Akrebin yelkovanın katranın tasarımı bile önemlidir bu tipler için. Ama siz gidip kendi zevkinize göre alacaksınız.
0
limonlu eksi
(19.07.26)
günlükte kullansın, casual şeyler giyiyor derseniz ; Tissot Powermatic 80.

çalışma hayatında takım elbise giyiyor, kendisi 365 günümün damadı derseniz ; Seiko Presage ya da Hamilton Jazzmaster.
0
galahad reloaded
(20.07.26)
Tissot iş görür.
0
kumandanim
(20.07.26)
Powermatic 80 Silicium'lu herhangi bir Tissot alacağın en f/p saat olur.

Bir sürü renk/desende modeli var ister internetten ister mağazadan al fiyat farkı olmaz.
0
chicha_v2
(21.07.26)
(5)

15 temmuz

makbur
İle ilgili aklınıza yatmayan, kafanıza takilan neler var?
İle ilgili aklınıza yatmayan, kafanıza takilan neler var?
0
makbur
(15.07.26)
Kafana takılmayan noktası var mı ki?
+22
artıküyeolmakistiyorum
(15.07.26)
Duyuruya, 15 temmuz sorusu sormak için gelmiştim, bunu gördüm.

Benim aklıma takılan değil de bilmediğim konu şu, darbe başarılı olsa darbecilerin planlarını biliyor muyuz? Devlet başkanı kim olacak, devlet yönetiminde ve iç ve dış siyasette nasıl bir yol/yöntem izleyecekler, bunlar belli miydi? Bu kadar olay sadece kritik yerlere tekrar kendi adamları gelsin diye miydi?
0
nundu
(15.07.26)
10 yıldır şu soru beynimi kemirir durur. 1 kişi bile sağ yumruğunu ya da neresiyse işte kaldırıp, "biji fetö" falan gibi bağırıp davasına sahip çıkmadı. "direne direne kazanacağız", "baskılar bizi yıldıramaz" türevi şeyler göremedik. adeta allah gibi taptıkları donunu koklayıp ve hıçkırarak ağladıkları bu adam için tırnak içinde cesaret, ucuz kahramanlık yapan göremedim. derin bir şaşkınlık, inanılmaz bir hayal kırıklığı gördüm bazılarının gözlerinde. sadece etkin pişmanlıktan yararlananlar bu durumu abartarak anlattı. çok inanmıştık, dini bir lider olarak görüyorduk, kandırılmışız falan filan.
+3
ground
(15.07.26)
Bu dünyada ve toplumda genel olarak kabul görmenin en kolay yolu, en düz şeylere ve en çok destekçisi olan görüşe inanıp veya inanıyormuş gibi yapıp yaşamak. İnsanlarda bunu yapıyor işte, akla yatanı yatmayanı sorgulamıyor. En kolay söylemin arkasına gizlenip mal gibi yaşıyor insanoğlu.
0
mikahakkinen
(16.07.26)
Çok fazla bağlam kopması var. Yani tamam direkt tamamına tiyatro denmesini de saçma buluyorum fakat mesela şunlara halen cevap verilebilmiş değil;
- Deniyor ki bir subay darbeden evvel MİT Müsteşarlığına bildirmiş. MİT'e bu bilgi gittiyse neden devlet ya da ilgili kurumlar bununla ilgili önlem almadı?

- Ülkenin Cumhurbaşkanı darbe öncesi darbeden haberim yoktu diyor. Burada çelişki var. Ya subay MİT'e bilgi vermedi ya da subay MİT'e bilgi verdi ama MİT Cumhurbaşkanına bilgi vermedi.

- TSK'nın en başındaki ismi fiziksel olarak ele geçiriyorlar fakat bildiri için imza alınamadığı söyleniyor. Yahu kardeşim imza dediğin ne? O halde ve pozisyonda imza almak nedir? Kafasına silahı dayar telefonda da kime emir verdirmek istiyorsan ona emri verdirirsin. Baktın yine direnip talimat vermiyor, kafasına sıkar onun adına iş ve işlemler için hemen komuta kademesine kendi adamlarını yerleştirirsin. Oysa Hulusi Akar'a ne oldu? Tutsak olduğu sırada biraz boğuşmuşlar. (Yanlış biliyorsam/hatırlıyorsam düzeltin)

- Sesli düşünüyorum ben darbe yapmaya kalksam, o dakikadan sonra hayatım ya vatan hainliği ve ömür boyu hapis hayatı yaşama ya da ülkede sivil yönetimi lağvetmiş birisi olma konusunda tercih yapacak olsam yani ya herro ya merro noktasında olsam bu kadar güç varken henüz darbe kalkışmasının 3. saatinde pes etmem.

- Fetöcüler açısından baktığımda da çok anlamsız ve kesinlikle kendi içlerinde zannedildiği kadar emir komuta kademesi olmadığı açıkça belli. Neden? Çünkü madem bu kadar hem asker, hem polis hem de yargı anlamında içeride size bağlı örgüt elemanlarınız vardı da neden hepsini aynı anda kullanmak yerine kurşunlarınızı seyrek seyrek kullandınız diye sorarlar adama. Yine sesli düşünüyorum. Ben böyle bir örgüt yönetsem atacağım ilk kurşun 17-25 operasyonları vari bir şey olur ardından ikinci kurşunumu yargı tarafından kullanır baktım yine sonuçlar istediğim gibi gitmiyor o zaman hiç beklemeden şartları düşünmeden üçüncü kurşunumu atardım. Bunların arasında da zaman anlamında çok bir süre olmazdı. Mesela emniyetle yaptığım operasyondan sonraki 2. ayda askeri operasyon düzenleyip darbe yapardım. Kamuoyu buna hazır değildi vs gibi argümanlarda geçersiz. O günleri hatırlayın, MHP bir yandan CHP bir yandan nasıl canhıraş 17-25'in takipçisiydi. Toplum zaten ekonomik anlamda hafiften mırıldanmaya başlamıştı. Bırakın muhalefet kanadını AKP içinde bile bu operasyonlar sonucunda hafiften isyanlar çıkmıştı. Yani o tarihlerde bir darbe yapılsaydı en azından 15 Temmuz kadar karşı bir direniş olur muydu bundan emin değilim.

Yukarıda yazdıklarım tamamen bir Türk vatandaşı olarak kendi şahsi görüşlerim olup, herhangi bir kurum, kuruluş veya kişilerle ilgisi yoktur. Sadece 15 Temmuz ve öncesi sürecine dair sesli düşüncelerimdir.
+4
ulukayin
(16.07.26)
(15)

Dunya kupasini kim alsin?

banach
Filistin icin en onurlu durusu Ispanya gosterdi, bu sebepten onlari destekliyorum. Ayrica tas gibi top oynuyorlar. Finalde Arjantin'i yenerler insallah. Siz kimi destekliyorsunuz?
Filistin icin en onurlu durusu Ispanya gosterdi, bu sebepten onlari destekliyorum. Ayrica tas gibi top oynuyorlar. Finalde Arjantin'i yenerler insallah. Siz kimi destekliyorsunuz?
0
banach
(15.07.26)
futbol sadece futbol olmalıdır. din, siyaset vs olmamalıdır. zaten her yerde sinir, stres yükleniyoruz. bir de futbolda bir şey söylemek zorunda olmasın kimse, samimiyet testi olmasın, politik doğruculuk olmasın. karıştırmayın filistin'i falan.

bugün Türkiye'de sokağa çıkın, 25 yaşındaki çocuklarla konuşun, hamaset yapmadan Filistin'de neler olduğunu doğru düzgün anlatacak bir kişi bulamazsınız. teeee Arjantin'de, ingiltere'de, Fransa'da, ispanya'daki top peşinde koşan çocukların Filistin'le ne alakası var?

bırakın çocuklar sadece top oynasın. mal gibi, herhangi bir düşünce olmadan, bomboş kafalarla 90 dakika topun peşinde koşsunlar. 10 yaşındaki çocuk sokakta topa vurup gol atınca "ronaldoooo vurdu gol oldu" diye bağırdığında, "sus bakayım sen, Ronaldo filistin'i destekleyen instagram post'u paylaşmadı" mı diyeceğiz?
+2
co2s2
(15.07.26)
İspanya kazansın isterim ama Messi’ye vericekler sanki.
0
ezkaza
(15.07.26)
Finalde Arjantin'i mi yensinler? Ben finalde Ingiltere'yi yenmelerini isterdim. Kalecisinden midir bilinmez Arjantin'e acayip gicik olmaya basladim.
0
mbond
(15.07.26)
Filistin falan hikaye. Filistin kimsenin zerre kadar umrunda değil. Amerika ya da israil i, istediklerini alamayan ülkeler sıkıştırmak için filistin i koz olarak kullanıyor.

Kendi çıkarları için filistin i maşa olarak kullanıyorlar.

Futbol son 50 yıldır spor olmaktan çıktı. Kapitalizmin borazanı, dev sponsorluklar, kara para aklama, kumar... gibi şeyler için var futbol.

Ben yeşil bruno yu destekledim. Az çok turist belki ülkeleden haberdar oldu.
0
Lh12
(15.07.26)
onurlu duruşla futbolun alakası yok. adamlar milyon dolar kazanıp çok rahat yaşıyorlar, onur monur onları bağlamaz. fransa zaten afrika uluslar ligi takımı gibi, ispanya futbolu guardiolalaştırıp sıkıcılaştırdı. messi ve arkadaşları çete. ingilizler 60 senedir hasret. ben ingiltereyi destekliyorum, alamazsa messigiller alsın, ronaldo çatlasın.
0
mikahakkinen
(15.07.26)
İngiltere.


Küçüklüğümden beri Hem İngiltere'ye hem Arjantin'e sempatim vardır. İki ülke arasında hem siyasi/askeri (falkland savaşı) hem futbol (Tanrı'nın eli ve yüzyılın golü) olarak büyük bir rekabet var. Final karşılaşmasını isterdim açıkçası.

Arjantin'in Dünya Kupası şampiyonluğunu gördük. Birde İngiltere'nin Dünya Kupasını aldığını görsek canlı canlı.

2020'lere futbolda çok şey sığdı. Nice yıllar sonra ilkler yaşandı. İngilire'de ayak üstü alsın birde Major kupa
0
put it in your appropriate place
(15.07.26)
final,
ispanya- ingiltere olur,
ispanya kupayi alir.
0
designer
(15.07.26)
@co2s2; football against the enemy (futbol asla sadece futbol değildir), simon kuper. okuyalim, bilinclenelim.

@Lh12; buyuk oyunu gordunuz, tebrikler.
0
🌸banach
(15.07.26)
İspanya'yı destekliyorum. Ve ilk yoruma katılıyorum. Spor'a siyaset, din, görüş karıştırmamalı yalnızca top oynamalılar
0
gadlemler
(15.07.26)
İngiltere almalı!
0
halitkin
(15.07.26)
@banach : sanırım öncelikle sizin tartışma adabı öğrenmeniz gerekiyor. filistin meselesine sonra bakarız.
0
co2s2
(15.07.26)
@co2s2; hic zahmet etmeyin, siz topdan devam.
0
🌸banach
(16.07.26)
ispanyadan raziyiz la ligaaaa holaa como estas lamine yamal 🇪🇸 🇵🇸 🇪🇸 🇵🇸
+1
ala09
(16.07.26)
Gazzedeki insanların Arjantin maçı izleyip gollere sevindiği videolar var ama Gazze'dekiler, Türkiye'de oturduğu yerden yorum yapan çok bilmişler kadar bilmiyor tabii Arjantin siyonist mi değil mi.

Yarı finalde şampiyon olmasını istemeyeceğim tek takım Fransa'ydı. O da ülkeyi sevmediğimden değil de son yıllarda çok başarılılar ve güçlü bir takım diye.

Arjantin'i Messi faktörüyle zaten tutuyorum turnuva başından beri. Bu turnuvada yarı finale çıkmasını başarı olarak görüyordum, dünkü finalde yaptıkları inanılmazdı. Finalde de çok beklentim yok ama kazanırlarsa tabii ki çok sevinirim.

İngiltere'nin de şampiyon olmasını isterdim football is coming home muhabbetinin gerçekleşmesini istiyorum ve maç sonu Wonderwall ritüelleri falan hoşuma gidiyor ama çok kötü bir maç çıkardılar, karşılarında Portekiz falan da olsa hak etmediler derdim yani.

İspanya'ya da zaten 2000'lerin başından beri sempatim var. Normal şartlar altında kazanmalarına çok okeyim. Ama işte şimdi karşılarında Messi olduğu için tabii ki gönlüm Arjantin'den yana. Yoksa ülke olarak da futbol kültürü olarak da çok okeydim.
0
nundu
(16.07.26)
@nundu; sizi suclayan yok, gonul rahatligiyla arjantin'i destekleyebilirsiniz :)
0
🌸banach
(16.07.26)
(6)

Airfryer yada başka pişirici alma

beyaztenlikiz
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(13.07.26)
Philips all in one cooker var bende. Tavsiye ederim.

Airfryer da var. Ninja'nın cam olanına bir bak istersen.
0
gabe h coud
(13.07.26)
Ninja cam +1
İndirimde şu an
0
mor oje
(13.07.26)
Eski airfryerım yerine ninja camlı olandan alacaktım. Bir tık pahalıya üstü airfryer altı buharlı pişirici all in one vardı yine ninja'nın, ondan aldım bir iki ay önce. Oldukça memnunum. Tek cihazla hem pilavı hem sebzeyi hem et/tavuk/balığı yapabiliyorum. Aynı anda hem eski airfryerımın hem de rice cookerımın işlevini aldı :D
0
nundu
(13.07.26)
Kumtelin elektrikli düdüklü tenceresi var, yavaş pişirici aynı zamanda. Çok memnunum ama farklı cihazlar tabi
0
kisa
(13.07.26)
bu ninja gerçekten iyi mi ninja crispi düşünüyordum ben de
0
Hallegadola
(13.07.26)
ninja cooker'ı bilmiyorum ondan iyidir/değildir bilmem ama xiaomi'den çok memnunum ve yaşadığım iki ayrı ikametimde de var bu ürün. her gün neredeyse kullanıyorum. bekar kişi ya da çift kişilik aile için uygun. daha büyük aileler için yetersiz kalıyor. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(6)

Eski fotograf ile yeni kimlik karti cikarilabilir mi?

Mehmet Ersoz
Ehliyeti yeniledim gecen sene. Onda kullandigim fotografalr duruyor halen. Yeni kimlik kartinda da ayni fotografi kullanirsam durumu cakarlar mi? Bu sicakta fotografciya gidesim yok.
Ehliyeti yeniledim gecen sene. Onda kullandigim fotografalr duruyor halen. Yeni kimlik kartinda da ayni fotografi kullanirsam durumu cakarlar mi?

Bu sicakta fotografciya gidesim yok.
0
Mehmet Ersoz
(12.07.26)
Kesinlikle çakıyorlar. Özellikle kontrol ediyorlar. Sıcak falan deme, git yenisini çektir.
+1
Mirket
(12.07.26)
6 aydan fazla olduysa ehliyette kullanali anlayabilirler, ben kimlik degisirken denk geldim. on siramdakine bu fotografi 6 aydan once kullanmissiniz kullanamazsiniz dediler en fazla 6 aylik olabilir fotograf diyerek. fakat benim fotografim 3-4 senelik olmasina ragmen bir yerde kullanmadigim icin anlamadi ve onayladi.
0
gule gule
(12.07.26)
Bi 10 sene önce kimlik için kullandığım fotoyla 1 sene sonra pasaport, ondan da 1 sene sonra ehliyet çıkarmıştım kimse de bir şey dememişti ama şimdi fark ediyolardır belki
-1
nundu
(12.07.26)
memurun keyfine göre yaptığı iş değişiyor. 21-22 civarı kimlik ve ehliyet yenilerken eski fotoğraf vermiştim, pasaportta da vardı ve pasaportla işlem yapıyorduk. E bu eski dedi, ehliyeti yaptı ama kimlik için fotoğraf çektirdim. martta pasaport yenilerken bu sefer eski fotoğrafı vermişim fark etmeden, bu seferki yeni fotoğraf yoksa koyayım bunu dedi, orada fark edip yenisini verdim.
0
klassno
(12.07.26)
Fotoğrafın dijital kopyası varsa yapay zekadan kıyafet değişimi yapıp çıktı alın
0
apocalipy
(12.07.26)
Biyometrik fotoğrafların hepsi aynı zaten ben aynı fotoğrafı uzun yıllar yeni gibi kullandım fark etmediler, saç modelim dahil sıfır değişim olduğu için herhalde.
Bence deneyin fark ederlerse yenisini çektirirsiniz hemen ne olacak, zamanın geçtiğini fark etmemiş gibi yapardım ben :)
0
mutekebbir
(13.07.26)
(6)

Çocuklar için dünya atlası

put it in your appropriate place
Yeğenim birinci sınıfı bitirdi. Futbol sayesinde bazı ülkeleri biliyor. Pekiştirmesi ve geliştirmesi için dünya atlası alayım diyorum.Normal atlasın yanında, ülkeleri yerleştirmeli, interaktif olabilecek bakacağım.Var mı böyle atlas?
Yeğenim birinci sınıfı bitirdi. Futbol sayesinde bazı ülkeleri biliyor. Pekiştirmesi ve geliştirmesi için dünya atlası alayım diyorum.

Normal atlasın yanında, ülkeleri yerleştirmeli, interaktif olabilecek bakacağım.

Var mı böyle atlas?
0
put it in your appropriate place
(12.07.26)
domingo yayınevi atlas ve etkinlik kitabı güzeldir.
+1
ne demezsin
(12.07.26)
Mirket
(12.07.26)
Mirket'in gönderdiği harita fikri iyiymiş ama güncel değil, güney sudan yok :)

Domingo'nunkini incelemiştim, o yaş grubu için keyifli gibi duruyordu.

Onun dışında bence odasına altında bayraklar olan dünya haritası posteri bulursanız öyle bir şey asabilirsiniz. Benim küçükken vardı, zaten ilgiliydim harita ve bayraklara, onun sayesinde ezberlemiştim dünyayı.
+1
nundu
(12.07.26)
Domingo'nun atlasi tasarim ve icerik olarak biraz sikici gelmisti inceledigimde. Alternatif olarak Kolektif'in Dunyanin Obur Ucunda Ne Var'ina da bakabilirsiniz. (Ayni seride kafasi degisikler atlasi falan da var. Bundle yapip verebilirsiniz)
0
brkylmz
(12.07.26)
İnstegram'da şöyle bir şey çıktı karşıma
www.instagram.com

www.colorfullworlds.com.tr
0
Mirket
(12.07.26)
Aradığım Mirket’in paylaştığı Mantarra idi

Teşekkür ederim
0
🌸put it in your appropriate place
(12.07.26)
(9)

İzlediğiniz en kötü milli takım turnuvası hangisi?

mikahakkinen
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangis
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangisi?
0
mikahakkinen
(12.07.26)
bu turnuvayı seyretmiyorum, neden izlemeyeceğimi yazmıştım.

euro 2004'ü izlemedim bir de.

94'ü hayal meyal hatırlıyorum, avrupa saatiyle uysun diye maçlar hayvan gibi abd güneşi altında oynatılıyordu. yaşım çok ufaktı ama temponun çok düşük olduğunu hatırlıyorum, maçlar çok kısı geçiyordu.

benim için tahammül edilemez turnuva 2010 idi. seslere karşı zaten hassasiyeti olan biri olarak vuvuzela.. şimdi baktım en az gol atılan iki dünya kupası 94 ve 2010 sanırım.

ben sizin aksinize katar'ın en iyi turnuva olduğunu düşünüyorum. tarihte ilk kez bir turnuva, sezon sonu futbolcuların tüm sezonun yorgunluğu ile bitik şekilde gelmediği, çok fit, kondüsyon olarak en yüksek noktada ve aşırı yüksek tempolu maçlar şeklinde geçti. final maçı bile 3-3 bitti.
+3
makbur
(12.07.26)
Katarda olmasının politik bir rezalet olması bir tarafa, muhtemelen tarihin en iyi dünya kupasıydı.

Genelin aksine 2010'u seviyorum ben, tam liseye geçtiğim yazda tüm maçları izlemiştim, vuvuzela da rahatsız etmemişti beni.

2018 dünya kupası ve euro 2012, ev sahipleri ve genel turnuva organizasyonu olarak hoşuma gitse de turnuva geneli futbol kalitesi olarak çok mehh gelmişti bana.

2004'ü hiç hatırlamıyorum ilginç bir şekilde. 2002'den sonra Türkiye katılamayınca ilgimi çekmemiş sanırım. 2002'ye dair daha çok anım var. Şimdiki aklıma Yunanistan'ın şampiyonluk hikayesinden çok keyif alırdım muhtemelen.

2026 dünya kupasını maalesef eski turnuvalar kadar sıkı takip edemedim. Hem iş güç hem de eskisi gibi oturup 90 dakika maç izleyemiyorum sıkıcı geliyor. Normalde sezon içinde maç izlemez, turnuvaları kaçırmazdım. Bu sene turnuvada da nadiren full 90 dakika izledim. Ama futbol kalitesi fena değil bence. Comeback çok var, yıldızlar iyi oynuyor, 48 takım iyi geldi turnuvaya ufak ülkeler güzel hikayeler yazdı. Türkiye hariç fena gitmiyor turnuva
+2
nundu
(12.07.26)
@Nundu'nun ilk cümlesi +1

2022 Katar cidden müthiş. Futbolcular kasmaz diyordum ama çok iyi mücadele ettiler. Sezon arasında olduğundan futbolcular çok fitti, kondisyonları çok iyiydi.

Sezon sonu sonrası yazın oynanan Dünya Kupası futbolcular (özellikle avrupa kıtasındaki) çok yorgun oluyorlar.
+1
put it in your appropriate place
(12.07.26)
Euro 2004
Dünya kupası 2006
İkisi de ölüm gibiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.07.26)
2008'den sonra Euro turnuvaları inanılmaz vasat gelmeye başladı. 12, 16, 20 bunları hiç hatırlamıyorum bile. Ama mesela 2000, 2004, 2008 mükemmeldi.

Dünya Kupasında da bence de son 25 yılın en kötü turnuvası 26 ile birlikte 18 olabilir.

22 katar gerçekten de en iyilerden biriydi.
+1
efreet sultan
(12.07.26)
2026’ya bu kadar tahammülsüz olmamızın bir sebebi de bence milli takımın 24 yıl sonra turnuvaya katılması ve nispeten iyi de bir takım olması nedeniyle büyük beklentiyle başlamamız ve henüz ikinci maçta berbat bir şekilde elenmemizdi. Bir de üstüne akıl almaz açıklamaların gelmesi bizi çok soğuttu. Evet çok akılda kalan bir maç yok. Bu doğru. Hatta şimdiye kadar iki takımın da iddialı olduğu tek maç İspanya - Portekiz maçıydı desek abartmış olmayız. O yüzden yarı finallere kadar akılda kalacak olan tek maç Yeşil Burun Adaları - Arjantin maçıydı. Bakma o da Arjantin’in aslında balon olmasından kaynaklanıyor. Hem Arjantin hem Fransa güle oynaya geldi resmen yarı finale kadar.

Neyse çok uzattım 2026’yı. 2010 diyorum ben de. Şu an o turnuvadan özet izleyince bile vuvuzela sesi rahatsız ediyor. Resmen koca bir ulusun trollemesine kurban gitti turnuva.
0
himmet dayi
(12.07.26)
O nalet vuvuzelalı 2010. Shakira bile kurtaramadı
+2
Hallegadola
(12.07.26)
Vuvuzela sesinin kafamizi s.tigi G.Afrikadaki kupa bence en berbatiydi.O ses aklima geldikce sinirlerim oynuyor hala
+1
turkuaz
(13.07.26)
katar 2022 benim izlediğim en iyi turnuvaydı. muhtemelen ligler devam ederken oynanmasının etkisi olmuştu. katar 2022 bile denmesi bence saçma olmuş.

2026'nın en sıkıcı turnuva olduğu konusundaysa hem fikiriz.
0
messina123
(13.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(5)

citroen araçların yeni amblemini nasıl buluyorsunuz?

solo
Sorun bende mi bilmiyorum, son zamanlarda bir citroen aracın arkasında yol alırken o devasa boyuttaki biçimsiz amblemi görünce bir tiksinti geliyor, amblem zaten zevksiz, modernlikten uzak koca bir buzdolabı magneti gibi bir de tutup bunu arka bagaj kapağının çeyreğini kaplayacak kadar büyük yapmışl
Sorun bende mi bilmiyorum, son zamanlarda bir citroen aracın arkasında yol alırken o devasa boyuttaki biçimsiz amblemi görünce bir tiksinti geliyor, amblem zaten zevksiz, modernlikten uzak koca bir buzdolabı magneti gibi bir de tutup bunu arka bagaj kapağının çeyreğini kaplayacak kadar büyük yapmışlar. Bir ben mi rahatsız oluyorum bu tasarımdan ? sizin düşünceniz nedir merak ettim
+2
solo
(29.06.26)
Çin arabası görür gibi oluyorum.
0
HellKeePer
(29.06.26)
Herkesin eleştirdiği çoğu yeni araba logosunu ben beğeniyorum ama bu Citroen'inkini ben de pek sevmiyorum. Arabalardan pek anlamam ama Citroenler hep tasarım olarak hoşuma giden arabalardı yani tasarım dili de iyi bir firma. Bu logo hiç olmamış
+1
nundu
(29.06.26)
Renoda aynen büyüttü. Bence de çok abes duruyor. Küçük minimal logolar daha güzel.
+1
mikahakkinen
(29.06.26)
logolari buyutup icine sensor kamera falan gizliyorlar artik.
citroen'in 80lerdeki kirmizili logosu guzeldi ama artik logolarin hepsi renksizlesti.
notr vaziyetteyim.
0
cooperr
(29.06.26)
psa grubunun kayiş problemi bir yana,
birde motor parcalarinin hatali montajindan kaynakli,
motor yangini çikmakta bilginize.
0
designer
(01.07.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
-1
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(22)

Neden böyle oldu?

artıküyeolmakistiyorum
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor. First date?Date?Red flag?Ghost?Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?Derd
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor.
First date?
Date?
Red flag?
Ghost?
Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?
Derdimi sevebilirsiniz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Havalı duruyo.
Tırıvırı işler romantik meseleler olmadığı için millet bari havalı görünsün diyor.
Ciddi ilişkisi olanlar zaten böyle laflar kullanmaz.
0
Lh12
(25.06.26)
Ben bunu yapanları görünce onların yerine utanıyorum. Buna da cringe diyorlar mesela. Daha da utanç verici oluyor
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Bazıları ozenticilik, yozlaşma, sosyal medya kullanımı vs ile açiklanabilir. Bazıları da sanki o anlamı tam taşiyan kelimenin sadece İngilizcesi mevcutmus gibi geliyor kulağa.

Mesela ghostlamak yerine ne kullanılabilir dersek, ortadan kaybolmak, umut vermek, gibi kalıp kalıp tamlamalar ortaya çıkıyor. Ama ghostlamak deyince kastedilen şey daha net gibi.

Date e çıkmak bazı ortamlarda dalga amaçlı kullanılıyor. Ay date e cikicam gibi. Bulusmam var demek aynı etkiyi yaratmıyor.

Cringe gerçekten çok gereksiz. Uzun bir süre anlama geldiğini bilmiyordum.
0
egerbiryolcu
(25.06.26)
Deyte çıkmak ile buluşmak/görüşmek arasında nasıl bir fark oluyor?
Halime ile deyte çıkacağım
Halime ile buluşacağım
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
diger entry'lere katiliyorum fakat isin baska bir boyutu daha var. biz cesitli sosyal durumlarin farkinda olan, bunlari tanimlayan bir toplum degiliz. hemen ornek vereyim. ghost'lamak. bundan 20 sene geriye gidin, sms kullanirken de icq kullanirken de bu durum (yani birinin sizinle konusmak istememesi ve ortadan kaybolmasi) yasaniyordu. fakat dilde olmayan sey dusuncede de olmuyor. iste bati dunyasi bu durumu tanimliyor ve bir kelimeyle acikliyor. akademik degil, dogal, kulturel bir sekilde. turkceleri anlam ifade etmiyor. hayaletlendim, hayaletledim falan mi diyecegiz? bu kelimeler siz anlam atfettiginiz surece varlar. kirmizi bayrak turkcede baska bir baglamda da kullanilmiyor. fakat "red flag" bati kulturunde tehlike ve yarisi durdurmak anlamina geliyor. dolayisiyla onlar red flag dediginde iliski baglaminda anlasilir oluyor. fakat bizde kirmizi bayrak deseniz kimse bir sey anlamaz. dolayisiyla sorun ingilizcelerinin kullanilmamasi degil, ayni anlami tasiyan turkce alternatiflerinin olmamasi. bakin ceviri anlaminda karsilik demiyorum, kulturel bir alternatif diyorum.

edit: verdiginiz ornek date'e cikmak. aradaki fark date'e cikmak dediginizde romantik bir iliskiye atifta bulunuyorsunuz. is arkadasimla date'e ciktim dediginizde is arkadasinizla romantik bir iliski amaciyla gorustunuz anlami cikiyor. mesela yillar sonra babamla, annemle date'e ciktim (gorustum, bulustum) demezsiniz. askerlik arkadasimla date'e ciktim falan. dolayisiyla mehmet'le gorustum ve mehmet'le date'e ciktim arasinda fark vardir. dumduz ceviri yaparsaniz ikisi de aynidir ama anlamlar farklidir.

edit2: su videoya bir bakin, cok sevdigim bir ornektir. yani turkce ozel durumlar icin kelime uretmiyor, tam tersi her sey daha da basitlesiyor, sadelesiyor, bu iyi bir sey degil, cunku anlamlar yitiyor. www.youtube.com burada da bir ornek var aslinda. bu video degil, short (ve turkce karsiligi yok). cunku short dedigimde aslinda cok kisa bir video turu olan videoyu kastediyorum, fakat turkcede hepsi video. dolayisiyla ben video dedigimde siz onun short oldugunu anlayamiyorsunuz. tipki videodaki ornekte oldugu gibi. uzuntu dedigimde ne uzuntusu oldugunu anlayamiyorsunuz.
+4
Sour
(25.06.26)
Ghostlamak dediğin ortadan kaybolmak
Red flag da kırmızı çizgi işte. Bunda anlaşılmayacak ne var?
-6
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Biriyle bulusmak icin cabalayip ardindan bunla ilgili derdini anlatmaya calismiyor. Izledigi dizide/filmde/kisa videoda deyte cikmislar ve ona havali gozukmus. Kendi hayatinda deyte cikan olmaya calisiyor. Akli yetmedigi icin de detaya girip bulusmayi anlatamiyor. Halbuki hayatta biraz derinlesebilse, birinden randevu almayi, bulusmaya ozenmeyi, sohbet etmeyi insan gibi denese; belki bulusmada umduklarini, bulduklarini daha iyi anlatabilirdi. Sadece iliskilerde degil, diger alanlarda da dil boyle. Bir taraf yasayarak kulturu yaratiyor, bir taraf kulturu yuzeysel benimsiyor.
-1
osssy
(25.06.26)
Müthiş aşağılayıcı hissettirmiyor mu aga @ osssy?
Buluşmak, görüşmek, bir kahve içmeye yemek yemeye çıkmak varken yani bunları böyle baskalari da yapıyor bak bende yapıyorum diye sosluyorlar.
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@sour ağa askerlik arkadaşın Mehmet’le buluşunca kimse onun romantikligini düşünmez ya zaten?
Halime ile buluşunca da dersin ya hani hayırdır diye?
Sanki başka dili konuşuyoruz gibi örnekle anlaşmaya çalışıyoruz
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum o ornegi bulusma = date dediginiz icin vermistim. buradaki sorunun su oldugunu anlamiyorsunuz: bizim date icin kullanilabilecek bir kelimemiz yok su an. buna en yakin sey belki bizim eskiden kullandigimiz "cikmak" olabilir. kisacasi amerikalilar icin date ile meet ayni sey degil, fakat bizde ayni oldugundan anlam tek kelimeyle aktarilamiyor. allah'tan cevirmen falan degilsiniz, yoksa her seyi mota mota cevirerek cok garip bir shakespeare cevirisi yapardiniz gibime geliyor.
+7
Sour
(25.06.26)
Deyte çıkıyorum deyince yemeğe, kahveye çıkıyorumdan fark ne.
Eskiden söylenen çıkmak bambaşka bir şey
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum date'e cikmak, yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil. date, daha cok bulusmanin ozel bir durumu. dolayisiyla bulusma derseniz de anlam aktarilmis olmaz. ucuncu kez yazdigima inanamiyorum.
+8
Sour
(25.06.26)
Arkadaşım Deyte nereye çıkıyorsun uzaya mı çıkıyorsun da Türkçede karşılığı olmuyor? Kahve içeceğiz dediğin zaman karşı taraf başka bir şey mi anlayacak?
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil demek bunlar disinda bir aktivite olabilir demek: www.youtube.com
+1
Sour
(25.06.26)
Hayir, ben asagilayici hissetmiyorum. Kullanan yerine utaniyorum.
Ayrica date'in Turkce'si yok derken dedelerimizin de ninelerimizle randevulastigini biliyoruz degil mi?
-3
osssy
(25.06.26)
Yok ağa illa deyt olacakmış yoksa olmuyormuş
-5
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Hemen her dilde olan bir şey bu. Dil değişkendir yabancı kelimeler, argo jargon var. Bununla birlikte bazı ifadelerin diğer dillerde tam karşılığı yok. Date konusu sour un anlattığı gibi.
+5
pembediken
(25.06.26)
@osssy randevu da fransizca zaten. baskalari adina utanmaktan kolay. ben insanin kendisi icin utanma duygusu var mi ona bakarim. :) benimle benzer seyler soylediginizin farkinda misiniz: www.eksiduyuru.com
+5
Sour
(25.06.26)
Elbette Fransizca kokenli. Benzer bir surecten bahsediyoruz ancak date'i karsilayan halihazirda cok sayida kelime oldugu noktasina nedense katilmiyorsunuz. Date ile meet farkli evet ve bunlari Turkce de ifade edebilmeniz lazim. Ayrica, kirmizi bayrak bahsettiginiz nedenle kotu bir ceviri olurdu dogru, daha iyisi olmali. Ancak bunu red flag ifadesini anlayan herkes zaten rahatlikla anlayabilir. Dolayisiyla, karsilayan Turkce ifade olmadigi icin kullanildigi argumaniniz dogru degil, o ifadeleri secip veya bulup siz kullanmiyorsunuz.
-1
osssy
(26.06.26)
İnsanlığın başından beri olan bir problem. Sizin rahatsız olmanız da doğal, bunların kullanılması da doğal.

Türkçe'de bunları karşılayan sözcükler elbette var. Ancak bu yeni sözcükler gittikçe kalıplaşıyor.

Date'e çıkmak daha en baştan "romantik kaygılarla buluşma" anlamı taşıyor. Bir etkinlik bu. Bir dönem randevu da kullanılmış, şimdi date. Elbette buluşmak da diyebilirsiniz ama alışverişe çıkıyorum demek yerine markete gidiyorum ya da üstüme başıma bir şey almaya gidiyorum da diyebilirsiniz.

Neticede dile giren tüm sözcükler illa ki birilerini uyuz ederek girdi. Ezelden beri böyle bu. Sonsuza kadar da böyle olacak. Oluyor yani bunlar. Bu açıdan bakarsanız çok da rahatsız etmez. Önüne geçilebilir bir şey değil bu.
+2
akhenaten
(26.06.26)
Oktay Sinanoğluculuk kimseyi bir yere taşımaz. Dil; yozlaşmasın, bozulmasın diye pamuklara sarıp saklanacak bir kristal küre değil. Canlı organizma. Ayrıca daha önce başka duyurularda da yazdım, her kelimenin bir primer anlamı vardır bi de sekonder hissettirdiği ruh vardır. Bağlam içinde, kullanan kişinin sosyokültürel durumuna göre vs vs buluşmak ve date apayrı sekonder anlamlara da gelebilir ve o cümlede doğrusu date olur. Cringe'i, ghostlamayı, red flag'i Türkçe kelimelerle bir şekilde ikame edebilirsin belki ama aynı ruhu geçiremezsin. Amaç iletişim kurmak ve beynindeki hem düşünce hem duyguyu karşındakine aktarmaksa o an cümlede cringe kullanman gerekirse cringe kullanırsın.

Bi çocukla buluştum
Bi çocukla date'e çıktım

Bu iki cümle arasındaki duygu/ruh farkını anlamıyor değilsiniz sadece en başta dediğim gibi Oktay Sinanoğluculuk oynamak herkesin kolayına gelen bir hamaset gösterisi
0
nundu
(26.06.26)
Yok, ben anlamiyorum ikisi arasindaki anlam ya da "ruh" farkini. Bana hissettirdigini soruyorsan ikincisinin ikinci cumlesini dinlemememe sebep olacak onemsizlik hissettiriyor.
-2
osssy
(26.06.26)
(5)

Bielcik hakkında bilgisi olanlar bakabilir mi

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar.İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
Merhabalar arkadaşlar.
İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?

Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.06.26)
bozüyük dediğiniz yerde yht istasyonu var. ankara' ya 2 saatten az sürede varıyorsunuz, eskişehir' e 40 dakika filan. istanbul' a 2,5 saat. burası ova. o yüzden kışın donma ihtimaliniz yüksek.

bilecik' te de donarsınız ama orası dağ tepe olduğu için daha az.
0
galahad reloaded
(18.06.26)
Bilecik diye bir yer yok diye biliyorum.
+6
kizil karga
(18.06.26)
Bozüyük'te çalışıp Eskişehir'de yaşayan (ya da tam tersi) çok kişi var. Eskişehir'e çok yakın, ulaşım ağlarının ortasında. Bilecik merkeze göre daha gelişmiş denebilecek bir yer. Şehir nüfusları olarak da aynılar yani Bilecik'in ilçesi gibi değil, kendi başına bir il merkezi gibi (Bilecik şehir nüfusu 72 bin, Bozüyük şehir nüfusu 73 bin). Bozüyük daha çok gelişen bir yer bi de son yıllarda yani birkaç yıla aradaki fark daha da artabilir.
+1
nundu
(18.06.26)
Bilecik merkezde pek bir numara yok. Bozüyük 'te de yok ama Bilecik ten büyük. Arkadaşların dediği gibi Bursa Eskişehir Ankara İstanbul yol üzeri.
0
etna
(18.06.26)
Tartışmasız bozüyük.
0
antihero
(19.06.26)
(4)

New York Knicks - San Antonio Spurs

banach
Kimi destekliyorsunuz? Seriyi kim alir sizce?
Kimi destekliyorsunuz? Seriyi kim alir sizce?
📊 Kimi destekliyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 22 oy kullanıldı.

0
banach
(10.06.26)
99'dan beri Nba izliyorum ve o tarihten beri Spurslüyüm. En kritik maç 4. maç. 4.maçı alan seriyi alır. Spursün çok genç olması ve takımda abi olmaması büyük dezavantaj. gönlüm Spursten yana ancak Brunson ve Ny knicks çok sakin gibi. Gönül Spurs desede betin Ny alır diyor.
0
mikahakkinen
(10.06.26)
Duncan, Ginobili, Parker zamanından beri Spurs desteklerim ama ilk defa Wembanyama yüzünden desteklemiyorun. Antioatik geldiği ve buna rağmen hayvan gibi pr yapıldığı için ny destekliyorum ki bence oldukca iyi bir takım ve old-school basketbol heyecanı yaşatıyor.
0
prole
(10.06.26)
Normalde ikisi de tuttuğum takımlar değil ama bu seride ikisine de başka yönlerden sempatim var.

NBA'de Avrupalı oyuncuların dominasyonunu izlemeyi sevdiğim için Wemby'ye sempatim var. Wemby liderliğinde bir Spurs şampiyonluğuna okeyim.

Ama ankette de Knicks'e oy verdim çünkü New York şehrinin yıllar sonra bir şampiyonluk yaşaması fikri de hoşuma gidiyor. Zaten play-off boyunca şehirde yaptıkları kutlamalar falan ayrı keyif verdi sosyal medyada gördükçe. Bu tarz tarafsız kaldığım eşleşmelerde kim daha uzun süredir şampiyon olmuyorsa genelde onu desteklerim.

Son maçı Knicks alsa kesin gibi bi şeydi zaten de şimdi Spurs gazı arkasına almayı başarırsa kazanabilir bilmiyorum. Dördüncü maç çok kritik evet
0
nundu
(10.06.26)
ne macti ama :)
+1
🌸banach
(11.06.26)
(3)

Kıyafet ayrımı

arbre
Aldığınız kıyafetleri iş, özel gün olarak ayırıyor musunuz? Mesela Beymen tişört aldınız, ben bunu ofiste giymem diyor musunuz?
Aldığınız kıyafetleri iş, özel gün olarak ayırıyor musunuz? Mesela Beymen tişört aldınız, ben bunu ofiste giymem diyor musunuz?
-7
arbre
(18.05.26)
evet maalesef. annemden gecen bir ozellik
0
pasaklıpepee
(18.05.26)
maalesef hayır ben. biraz kötü giyinirim genel olarak, kıyafetleri de sadece evde ve dışarda şeklinde ayırırım. markete giderken de işe giderken de aynı şeyi giyebilirim. memnun olduğum bi özellik değil.
0
mezzosprite
(18.05.26)
Beğenerek aldığım bi kıyafeti kırk yılda bir gelecek özel güne saklamam. Ha takım falan aldıysam yani günlük hayatta takım giymediğim için özel güne kalıyor ama tişört aldıysam alır almaz ilk günden giyerim. Ben de ev ve dışarısı olarak ayırıyorum kıyafetlerimi, başka da ayrımım yok
+1
nundu
(18.05.26)
(7)

Hidirellezi kutluyor musunuz?

krmzbvl
Hic kutladiniz mi? Neler yapiyorsunuz?
Hic kutladiniz mi? Neler yapiyorsunuz?
0
krmzbvl
(04.05.26)
Dilek diliyorum. İçimden dileklerimi diliyorum. Eskiden kağıda çiziyordum 😀

Bu sene de yine dileklerimi dileyeceğim. Umarım güzellikler olur.
0
rock n roll
(04.05.26)
Annem böyle şeylere çok inandığı için yapardık bir şeyler şimdi kendi evimdeyim bu sene gerçekleşmesini çok istediğim bir dilek için dileyeceğim. Dileğimi çizip gül ağacının altına gömeceğim.
0
ekimoloji
(04.05.26)
Beynim ve mantığım olduğu için hayır. Köylü olduğum için köyde yaşamaya devam etseydim yani aklımı kullanmak konusunda dezavantajlı olsaydım diğer insanlara uyum sağlardım.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
İki defa kutladık ben çocukken. Birisinde bahçede bir ağacın altına dileğimizin yazılı olduğu kağıt mı bez mi öyle bir şey bırakmıştık.
Diğerinde ise; komşular ateş yakmıştı üstünden atlamıştık.
0
yurtsuz john
(04.05.26)
Ben bütün belirli gün ve haftaları kutlarım. Çok büyük anlam yüklediğimden değil, etkinlik oluyor.

Bazen kafama eserse çok sıkılmışsam ve o gün bir şey yoksa illa dünyanın başka bir yerinde bir şeyin günüdür, bakar bulur onu kutlarım. Gelenek seviyorum.

Hıdırellezde gül altına bozuk para gömüyorum. Gece yatarken de cüzdanı açık bırakıyorum.
+1
akhenaten
(04.05.26)
hic yapmadim. denize, göle kagit atan suursuzlara da hayretle bakiyorum.
-7
Purple life
(04.05.26)
İzmir'deyken her mahallede ateşler yakılırdı. Sokaklarda gezip denk gelen ateşlerin üstünden atlamak keyifliydi çocukluk/gençlikte. Bi de hava güzel ve herkes mahallede eğleniyor ortamı da eğlenceli. Olayın dilek boyutuna inanmadım hiçbir zaman ama insanların toplu şekilde eğlenmesi her zaman güzeldir. İzmir dışında bu kadar coşkulu kutlandığına denk gelmedim pek. Gerçi İzmir'de de eskisi kadar her mahallede ateş yakma mevzusu kalmamış olabilir
0
nundu
(05.05.26)
(10)

İnsanlar nasıl tanışıp evleniyor

arbre
Sadece Instagram mı artık? İşte 0, sporda 0. Çoğu insan aynı şekilde 0.
Sadece Instagram mı artık? İşte 0, sporda 0. Çoğu insan aynı şekilde 0.
-20
arbre
(04.05.26)
Gorucu usulu evlen biriyle. En kotu bosanirsin.
0
baldur2
(04.05.26)
baldur2, evlenmeyi düşünmüyorum, o şekilde evlenmek bana uygun değil, sevgililik olarak soruyorum tanışma konusunu
-18
🌸arbre
(04.05.26)
Baslikta insanlar nasil evleniyor diyince aklima o geldi.
+7
baldur2
(04.05.26)
Kendim de dahil çevremdeki çiftlerin büyük çoğunluğu iş yerinde tanışıp evlendi. Bir iki çift de liseden ya da üniversiteden tanışıyordu. Bunlar dışında tanışıp evlenen çift varsa da bire bir tanıdığım, şu an aklıma gelmedi.
0
nundu
(04.05.26)
Annesi köyden kız buluyor millete. Expertiz onaylı, hasarsız, bakire, değişmemiş, otomatik vites.
-12
michael harddd
(04.05.26)
zaten 2-3 seçenek var.
1. çevre(iş,okul, kurs vb.)
2. ortak arkadaş-referans
3. online platformlar (sosyal medya, bumble vs)

onun harici zor. bulma sıralaması da genelde yazdığım gibi oluyor.
0
jelly bear
(04.05.26)
Instagram ve Bumble'dan tanışma oranları bayağı bayağı yüksek seviyelerde günümüzde.
0
jonas
(04.05.26)
herhalde haftalardır (aylar?) duyuruya girmemiştim, en son yine senin nereden sevgili bulacağım soruların vardı, şimdi açtım yine aynı şey. ben kafamı duvarlara vurmak istiyorum şu an.
+11
deartheodosia
(04.05.26)
deartheodosia, düşün senin 1 saniye tahammül edemediğini ben aylardır yaşıyorum
-8
🌸arbre
(05.05.26)
Arkadaş referansı ;)
0
halitkin
(05.05.26)
(4)

Marsilya ve Napoli şehrinin birbirine benzerliği?

mikahakkinen
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
0
mikahakkinen
(04.05.26)
İzmirspor'un da mavi beyaz renkleri olduğunu kabul edersek İzmir de benziyor. Klasik akdeniz liman şehirleri işte. Üç aşağı beş yukarı hepsi ortak özelliklere sahip. Antik döneme kadar gidilir benzerlikler açısından
+1
nundu
(04.05.26)
benim bildiğim, doğrudan bir bağları yok ama ikisi de "fakir" liman şehri.
+2
co2s2
(04.05.26)
@nundu antalya neden kırmızı beyaz?
0
🌸mikahakkinen
(04.05.26)
Antalyaspor logosunu ben beğenmiyorum pek ama konuyla çok alakası yok çünkü Antalya, bu saydığın iki şehir ve İzmir gibi net bir ticaret limanı kenti değil pek. Bu üç şehirde de eski zamanlardan beri farklı kültürler beraber yaşadı benzer sosyokültürel yapı geliştirdi. Ha bu arada hem Marsilya hem de Napoli'yi Yunan denizciler kurdu. Marsilya'yı kuranlar direkt Foçalı hatta
+1
nundu
(04.05.26)
(9)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
(4)

İzmir doktor kulak burun boğaz uzmanı

ground
4-5 aydır işitme kaybı ve lenf bezleri şişmesi sorununa çözüm bulunamadı. Alanında uzman bir doktora ihtiyacımız var. Mesajla da atabilirsiniz teşekkürler şimdiden.
4-5 aydır işitme kaybı ve lenf bezleri şişmesi sorununa çözüm bulunamadı. Alanında uzman bir doktora ihtiyacımız var. Mesajla da atabilirsiniz teşekkürler şimdiden.
0
ground
(02.05.26)
Purple life
(03.05.26)
www.cembilgen.com

Ege Tıp'tan emekli olup kendi özel muayenehanesinde hasta bakıyor. Çok iyi doktordur tavsiye ederim.
0
nundu
(03.05.26)
Sorunuza cevap değil ancak Egepol hastanelerine sakın gitmeyin, büyük para tuzağı.
0
HellKeePer
(04.05.26)
İzmir'de KBB'nin tanrısı (hatta bence tüm Türkiye'de) Prof Dr Tayfun Kirazlı'dır. Ege ABD başkanlığı yaptı. Cem Bilgen'in falan hocasıdır.
0
matematisyen
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(16)

20 dakikalık komedi dizisi

elorelia
beğenilenlermodern familybrooklyn 99friendscommunityabbott elementarybeğenilmeyenler himym (fazla karikatürize karakterler)the office (bu tarzı sevmiyorum)life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik. amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlar
beğenilenler
modern family
brooklyn 99
friends
community
abbott elementary

beğenilmeyenler
himym (fazla karikatürize karakterler)
the office (bu tarzı sevmiyorum)
life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)
30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik.

amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlarda olan benzer dizi önerisi istiyorum. karakterlerle bağ kurulabilen, duygusal bi yanı da olan dizi istiyoruz sanırım.

eklemeyi unutmuşum. scrubs, the good place izlendi beğenildi.
-1
elorelia
(30.04.26)
friends hariç sevdiklerimiz ortak gibi. Scrubs tam sizlik hem feel good tarzı komik hem de duygu yoğunluğu da yer yer yüksek tavsiye ederim ama disney'de var şu an sanırım. Ki yıllar sonra yeni sezonu da çıktı.

Onun dışında yine Ted Lasso da güzel bence ama o da apple tv'de ülkemizde yok anca malum yollardan izlenir. Onun da bu yaz yeni sezonu çıkacak birkaç sene sonra.

Bi de Derry Girls'ü tavsiye edebilirim, tipik sitcom gibi değil ama izlerken çok eğlenmiştim. Netflix'te var bu. Bu diğerleri kadar feel good mu tam emin değilim ama Troubles dönemi Kuzey İrlanda'da geçen dönem dizisi tadında bile izlenir. Onun dışında mizahı da bi Office kadar insanı geren bir mizah değil (office, its always sunny in philadelphia tarzı komedileri izleyemiyorum ben maalesef başkaları adına utanmaktan asjdsjd)
0
nundu
(30.04.26)
coupling. platformlarda var mi bilmiyorum.
+4
lemmiwinks
(30.04.26)
Thats 70s show?
0
eja
(30.04.26)
Tabii ki THE GOOD PLACE, komik, duygusal ve bag kurduran her sey var. Basi sonu belli ve cok guzel baglayarak bitirdiler, boslukta kalmadi.

Ted Lasso'yu komedi sinifina koymazdim ben ama Nundu bahsedince fikir belirteyim dedim, cok duygusal ve derinligi olan bir oyku bazen mizahi de olabilen anlarla anlatilmis. Yeni sezon gelmeyecek diye son sezonun iki bolumunu seyretmedim bitmesini istemiyorum cunku o kadar guzel.
+3
warrior princess
(30.04.26)
the office sevmemeniz üzücü olmuş izlediğim en iyi komedi dizisi. ilk sezonu izleyip cringe bulduysanız vazgeçmeyiniz.

zamanında ben de böyle bi soru sormuştum:
www.eksiduyuru.com
+1
jelly bear
(30.04.26)
The Big bang theory? Modern family'den sonra en sevdiğim sitcom dizisidir.

The good place +1

Bir de tam komedi sayılmaz ama iyi hissettiren bir dizi: nobody wants this
+2
fraise
(30.04.26)
lillyhammer netflix.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Seinfeld
+1
nothing in my way
(30.04.26)
Happy Endings
0
peki madem
(30.04.26)
Hacks ve Two Broke Girls ekleyebilirim gönül rahatlığı ile.
+2
denizmaniaherif
(30.04.26)
Schitt's Creek ve Louie
+2
devilone
(30.04.26)
curb your enthusiasm.
fleabag.
it's always sunny in philadelphia.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Schitt's creek +994848382
Ara ara dönüp izliyorum kesitleri.
The office ve 30 Rock nasıl sevmediniz anlamadım. Bence 30 rock biraz daha zaman verin, gelmiş geçmiş en iyi dizilerden birine bir bölüm biraz az olmuş.
Onun dışında biz de hanımla izliyoruz böyle bizim sevdiklerimiz;
Raising hope
Ghosts ama ingiliz versiyonu
Parks and rec
What do we do in the shadows
The it crowd
Black books

Animasyon olursa;
Bob's burgers
King of the hill
0
logisticsmanager
(30.04.26)
The Good Place +3
Seinfeld +2


Animasyon olursa;
Family Guy
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Coupling yazmaya geldim ama zaten yazılmış direkt +1 vereyim.
0
kimlanbu
(01.05.26)
it crowd
0
renegade
(01.05.26)
(2)

Spor rutininiz

arbre
Spor sonrası duşu spor salonunda mı alıyorsunuz, evde mi? Terlik, havlu, duş jeli... çanta çok doluyor.İş çıkışı yapıyorsanız spordan önce mi yemek yiyorsunuz, sonra mı?Kaç gün gidiyorsunuz? 2 gün bana normal geliyor. 3 iyi olabilir.
Spor sonrası duşu spor salonunda mı alıyorsunuz, evde mi? Terlik, havlu, duş jeli... çanta çok doluyor.

İş çıkışı yapıyorsanız spordan önce mi yemek yiyorsunuz, sonra mı?

Kaç gün gidiyorsunuz? 2 gün bana normal geliyor. 3 iyi olabilir.
-7
arbre
(18.04.26)
Üç gün gidiyorum. Günler ve saatler sabit, pt ile yapılan çalışma.

İşten eve gelince spora bir saat kadar süre oluyor. Çok açsam muz, kuruyemiş vs idare ediyorum. Değilsem hiçbir şey yemiyorum. Spora gidip 45 dakika 1 saat gibi bir süre geçiriyorum. Sonra direkt eve gelip evde duşumu hallediyorum. Spor salonumla ev arası yürüyerek 3 dakika falan zaten. Spor çantama da sadece havlu, çıkarken giyeceğim yedek tişört ve su koyuyorum.
+1
nundu
(18.04.26)
2 gün gidiyorum 1 saatliğine pilatese. duşu evde alıyorum, yemeği duştan sonra yiyorum
+1
mezzosprite
(18.04.26)
(12)

Tıp da yeni nesil güçlü ilaçlar keşfedildi mi?

trablon
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
0
trablon
(17.04.26)
Ozempic türevleri var obezite için, bence mucize ilaçlar hepsi.
0
kizil karga
(17.04.26)
Kemoterapiye dirençli bazı kanser türleri için akıllı molekül, doğrudan tümör hedefli yeni nesil ilaçlar var.
0
kibritsuyu
(17.04.26)
Özellikle batı tıbbının bir tarafı iyileştireyim derken diğer tarafı nasıl hasta yaptığını veya yıktığını ve ilaç sektörünün nereye vardığını nasıl zenginleştiğini araştırmak gerekiyor. En yüsek faizi biz veriyoruz gibisinden Covid dönemi aşılama furyasının sürdüğü o dönemde % 99.5
gibi koruma sağladığını iddia edenler
yine onlardı.

Eminim bir çok araştırma/deney sonuçları, tedavi yöntemleri gizleniyor.
Binlerce yıllık insanlık tarihinde tıp alanındaki araştırmalar hala aralıksız sürüyor(!)

Tamamen tedavi eden bir sağlık anlayışı, sürekli ticari kâr amacı güden ilaç şirketletlerinin işine gelmez. Konunun içinde bulunan insaflı uzmanlar yorumcular videolarında
bu durumu belirtiyor.

Savaşlar da ilaç şirketlerini ayrıca besler .
Herkesin iyileştiği, gıdaya, petrole enerjiye ulaştığı bir dünya tabi ki kimi odaklar tarafından istenmez .
-9
diyecevaplandı
(17.04.26)
daha yeni japonya'da down sendromu icin bir tür gen tedavisi bulundu. ekstra kromozomu ortadan kaldiriyor.
mrna asilari yepisyeni.
sma, dmd gibi hastaliklarin tedavisi yepyeni ve kullandiklari yol özünde ayni.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Uzmanı değilim ama bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar, mRNA aşılar, gen tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yeni nesil ilaçlar sayılabilir. Eski ilaçlar problemin nedenini tam çözemese de etkisini azlatmaya odaklanırken, bazı yeni nesil ilaçlar daha çok sorunun kaynağını hedefliyorlar diye biliyorum.
0
kaptan memo
(17.04.26)
var gelişme. biz fakültedeyken, Hepatit c tedavisi olmayan bir hastalıktı. şimdi tedavisi var.
sglt-2 inhibitörü denilen yeni nesil diyabet ilacları artık bazı kalp yetmezliklerinde ve böbrek hastalıklarında da kullanılıyor.
0
unalub
(17.04.26)
Monoklonal antikorlar çok popüler. Her sene yenileri onay alıyor. Onkolojide falan tedavi protokolleri her sene güncelleniyor neredeyse. Bi de özellikle kanser tedavilerinde a geni pozitifse x ilacını, b geni pozitifse y ilacını ver gibi durumlar çok var. Bu tarz spesifik durumlara yönelik olduğu için medyada o kadar popüler olmuyor ama prognozu oldukça iyileştiren ilaçlar her sene piyasaya çıkıyor. Twitter'da nature dergisinin spesifik olarak yeni ilaçlarla ilgili haberleri paylaştığı bir sayfa var @NatRevDrugDisc diye. Oradan bakabilirsiniz son çıkanlara.

x.com

mesela dün yayımlamışlar 2026 Q1'de onay alan ilaçların listesi. Ki bunlar onay aldığına göre birkaç yıldır çalışmaları yapılmış ilaçlar. Güncel geliştirilen çok daha fazla var
0
nundu
(17.04.26)
@eksilemeyi seven dernek üyeleri

Medical Nemesis adlı kitaba da biraz bakın. (Yazarı korktuğunuz gibi orta doğudan değil batıdan biri)
En azından sizin için başlangıç olsun.
-4
diyecevaplandı
(17.04.26)
sonhakan
(17.04.26)
ilaçlar kişiselleştirilecek. Şu an en büyük hedef bu.
AI sayesinde oluşturulan kişiye özgü simülasyonlar üzerinde ilaçların etkileri denenecek. Bu sayede ilaçlar kişisel odaklı tedavilerde kullanılacak.
0
croswell
(17.04.26)
bizzat kendi deneyimlediğim gelişmeleri anlatayim;

babam bir senedir 4. evre akciğer kanseri. geçen sene tespit ettiğimizde vücudunun her yerine yayılmıştı. bu hastalığa immünoterapi -akıllı ilaç- tedavisi yaygınlaşmamışken, yani 10 sene önce yakalansaydı ömrü 1-2 aydı. akıllı ilaç uyumu %35 çıkmasına rağmen 2 ay aldığı kemoterapi+immünoterapi ile bütün tümörleri sıfırlandı. şu an hala daha akıllı ilaç alıyor. durumu da gayet iyi.

yaz bitiminde istanbul'a geldiklerinde annemin parmakları kitlenmişti. parmaklarını sıkıp açamıyordu, yani çok yavaş yavaç açılıyordu. hemen ortopediye götürdüm. eline bir iğne yaptı, abartmıyorum 2-3 saate sonra parmakları açıldı. doktor dedi ki, 5-10 sene önce olsa sadece ameliyatla tedavisi mümkündü, o da hap başarılı olmuyordu diye anlattı. (bkz: tetik parmak)

-bu arada babamın özel sağlık sigortası olmasaydı bu tedavi için baya zorlanırdık. şu ana kadar özel sağlık sigortası 2,5 milyon tl harcamış. bu ilaçları uzun süre sgk karşılamadı. pek çok insan hayatını bu yüzden kaybetti. bu yaz reis yine şovunu yaparak -bir lütufmuş gibi..- "bu pahalı ilaçları karşılıyoruzzz" dedi ama onda da kılı kırk yarıyorlar. benim babamın akıllı ilaçla uyumu %35 mesela. sgk'da olsak yine karşılamaycaklardı. adamın bir önceki pet'i (kanser hastalarının çekilmesi gereken görüntüleme sistemi) çok iyi çıktı diye, bir sonraki pet'ini karşılamadı sgk mesela :) neymiş son 2 pet'te de gözle görülür fark yokmuş, fark yoksa ilaç değişkliği gerekiyormuş. herifler istiyor ki adam kötüye gitsin. böyle bir mantık.
+3
makbur
(17.04.26)
Çok profesyonel kemoterapi ilaçları yapmışlar. Son 1-2 haftaya kadar hasta kendini çok iyi hissediyor. Hiç tereddüt etmeden güle oynaya hastaneye gidip ilacını alıyor. Sonra birden düşüyor . Hatta doktoru çok iyi gidiyor bitmek ğzere demişti
0
hebanon
(18.04.26)
(12)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+3
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(5)

Nikah+kokteyl organizasyonu (4 saat) için müzik planlaması

duguit
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civ
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civarı olur. İlk 2 saat karşılamaydı nikahtı (takı olayını da halletmek gerekecek) vs bir şekilde geçer, kandaki alkol miktarının artmasıyla birlikte kendi seçtiğimiz şarkılarla 1-2 saat dans etmek gibi bir plan var. Bu durumda canlı müzik yapan bir gruba gerek var mı yoksa dj olsa yeter mi? Bize dj daha mantıklı geliyor şarkıları kendimiz seçeceğimiz için. Ama canlı müzik olursa daha mı eğlenceli olur ya da daha tamamlanmış bir etkinlik gibi hissettirir acaba, bilemiyorum.

Genel olarak ikimiz de ilgi odağı olmayı sevmiyoruz, nikah töreni dışında gözlerin yalnızca bizde olacağı şeyler olmaması için uğraşıyoruz. Ama bir yandan da akmayan, cansız bir organizasyon olmamasını istiyoruz. Nasıl yapalım?
0
duguit
(12.04.26)
ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için 400 kişilik eğlence bana biraz garip geldi :d

sanırım iki tarafın da aile ve akrabaları, kokteyle katılacak kadar modern tayfadan. bunu ben de isterdim. ne iyi aileleriniz var yahu. benim baba tarafı malum...

ben, düğün ve türevlerinden hiç hoşlanmayan, çok kalabalık bir grupta ilgi odağı olmaktan zerre haz etmeyen biri olarak, hiçbirini yapmazdım. :d takı ise asssla yapamayacağım bir şey.

bir öneri: sadece kardeşler, kuzenler ve arkadaşlardan oluşan küçük bir grupla, yatta dj ve alkol eşliğinde eğlenilebilir.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
ekleme: o 400 kişi sanırım takı için isteniyor :d

nikahtan sonra da takı takılabiliyor, belediyenin nikah salonunda yani. kuzenim yapmıştı. hemen ardından sadece gençleri toplayıp daha rahat bir eğlence oluşturabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
@art cat chocolate, valla bize kalsa 150 kişi yaparız takı umrumuzda değil ama bizim taraf çok kalabalık, babam ve annemin sadece kardeşlerinin toplamı 18. Bu durumda 400 iyimser bile kalıyor.

sade bir nikah ve sonrasında gençlerle eğlence düşündük de onun için de 2 organizasyon gerekiyor ve asıl bu durum takı toplamak için yapılıyor izlenimi veriyor. “Gelin nikahta takı takıp gidin biz gençlerle eğleneceğiz” demek gibi.
0
🌸duguit
(12.04.26)
arkadaşlar ilgi odağı olmayı vs bu kadar abartmayın. normal bi düğün yapın geçin. zaten akraba olmayan insanlar ayıp olmasın diye gelip, ayıp olmasın diye takı takıp gidecekler. emin olun kimsenin umrunda değilsiniz. yakın akrabalarınız da zaten eğlenmesine bakıyor. 3-4 saatlik bi olayı bu kadar abartmayın. ne canlı müziği. düğün yapılan yerin elemanı zaten çiftetelli vs çalıyor sonra halay isteyen olursa halay da çalıyor en son 3-5 dıptıs demet akalın çalıyor bitiyor evli evine köylü köyüne.
0
Sadece soruyorum
(13.04.26)
biz geçen kasım ayında nikah ve sonrasında yeni nesil meyhane tarzı bir yerde 10-15 kişilik arkadaş grubumuzla eğlence tarzı bi şey yaptık, gayet keyifliydi. Yaz aylarında olsa biz de tekne kiralama gibi bi olay düşünmüştük ama kasımda arka tarafımız donar diye ona yanaşmadık xd. Mekan kiralayıp kokteyl yapacak kalabalık da olmayınca daha önce başka bir arkadaşımızın nikah eğlencesinde gördüğümüze benzer bir mekanda kutlayalım dedik. Şarkıları kendimiz seçemedik hâliyle ama oldukça keyifli geçti.

Bizim davetli sayımız azdı, altınını takacak olan nikahtan sonra belediyenin nikah salonunda taktı. Hiç insanlara ayıp mı oldu diye de düşünmedik yani. Çok kalabalık değildi bizim nikah. Düğün yapsak da daha fazla kişi gelmezdi muhtemelen. Düğün olsa gelirdim de nikahta aman kim uğraşacak diyip gelmeyen vardıysa da çok tınlamadık açıkçası :) Bence çok ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için en ideali gün içinde nikahı kıyıp akşam saatlerinde de gerçekten samimi olduğunuz genç ekiple ufak bi kutlama yapmak. Hem herkes eğleniyor ve iyi hatırlıyor hem de çok göz önünde olmayabiliyorsunuz da :D. Çok yakın aile büyüklerine ayıp olur derseniz de onlarla bir akşam yemeği belki organize edilebilir nikahtan önceki ya da sonraki akşam.
0
nundu
(13.04.26)
(3)

İzmir Kulak Burun Boğaz?

etna
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
0
etna
(11.04.26)
Profesör Taner Kemal Erdağ. Alsancak’ta kendi muayenehanesi vardı.
0
orient blue
(11.04.26)
Ege Tıp'ın hocaları iyidir. Kendi aralarında kulak, burun ve boğaz arasında özelleştikleri için sorunu söylerseniz uygun hocayı daha rahat tavsiye edebilirim
0
nundu
(11.04.26)
Purple life
(11.04.26)
(6)

Çocuğun iştahını açmak için takviye vitamin?

mikahakkinen
5 yaş üzeri kızım kesinlikle yemek yemeyi sevmiyor. En sevdiği makarnayı dahil bazen yemek istemiyor. Her anne baba, çocuğum yemek yemiyor diye sızlanır ama percentilin en alt sınırındayız. Hiç bir zaman yemek yemeyi önemsemedi. Var mıdır takviye öneriniz?
5 yaş üzeri kızım kesinlikle yemek yemeyi sevmiyor. En sevdiği makarnayı dahil bazen yemek istemiyor. Her anne baba, çocuğum yemek yemiyor diye sızlanır ama percentilin en alt sınırındayız. Hiç bir zaman yemek yemeyi önemsemedi.
Var mıdır takviye öneriniz?
0
mikahakkinen
(07.04.26)
İştah açmak için tek başına bir takviye yok ancak alerji ilaçlarının ve demir takviyelerinin yan etki olarak iştah artırıcı özellikleri olur. Demir eksikliği varsa alabilirsiniz. Doktor tavsiyesiyle tabi.
+1
ekimoloji
(07.04.26)
Insan karni acikinca her seyi yer. Karninin acikmasina mi izin vermiyorsunuz acaba?

Ben de kücükken az yerdim ve zorla yedirttikleri icin cogu yemekten hala Hoslanmiyorum. Buna herkesin bayildigi pirzola vs de dahil. Bu bana yeme bozuklugu olarak döndü.

Lisede balik yagi hapi kullaniyordum. O da cok istah aciyordu.
+4
Purple life
(07.04.26)
benim oğlum da percentil altındaydı doktorumuz argivit önerdi. gerçekten iştahı açıldı boyu da uzadı. hala kullanıyoruz. 1.5 yaşında benimki ama argivitin büyük çocuklar için olanı da var.
0
yenibirgüzelnick
(07.04.26)
bir kaç yıl önce argivit (ilaç şirketinde tabi) çalışan bir arkadaşım vardı. ürünlerini çok öneriyordu.
-1
kisa
(07.04.26)
Acıkınca yer diyip bırakmayın. Özellikle çocuklarda, acıkma duygusunu anlamlandıramama, acıktığını anlamama çok sık görülebilen bir durum. Çocuk doktoru değilim ama fakültede hatırlıyorum çocuk stajında bunun geçtiğini. Kişisel tecrübe olarak da çocukken ben de yemek yemiyordum, doktor anneme aynısını dedi diye 2 gün yemek vermemiş, en son açlıktan bayılmaya başlayınca zorla yedirmiş :D. Ki biraz daha büyükçe olduğum (5-6) yaş döneminde de annemlere "ben acıktığımı anlamıyorum" dediğimi hatırlıyorum. Ha sonra iştah açıldı, yemek yemeye başladım. Olan annemlere yarattığım yemek yememe travması olarak kaldı :D
+2
nundu
(07.04.26)
ben henüz 10 aylik bebekken yemek yemedigim icin cerrahpasa'ya yatirilmisim. acikinca yer deselerdi herhalde ölmüstüm.
yemek yemememin sebebi olarak da demir baglama kapasitesi düsüklügü ve demir eksiligi belirlenmis ki ter testi, cölyak, vs hastanede kaldigim bir hafta boyunca o senelerde baska hicbir hastanede bakilmayan seylere bile bakilmis.
dbk düsüklügü demir eksikligi yapiyor, demir eksikligi istahsizlik, istahsizlik yetersiz beslenme, yetersiz beslenme iyice demir eksikligi seklinde bir kör dügüm seklinde gidiyor.
o sebeple ben diyorum ki, demire baktirin ve sizi ciddiye alacak doktor bulun. annem, bu cocuk yemek yemiyor, dediginde anneme gezdigi 15 doktor, simdi sana bir mama yazicam bunu yiyince su kadar pirzola yemis gibi olacak, tarzinda inanilmaz zihnisinir tavsiyelerde bulunmuslar. Annem cildirmis bir gün, ben yemek yediremedigim icin size geliyorum siz mama yaziyorsunuz, mamayi yedirebilsem zaten size gelmezdim, diye. sonra haydarpasa numune cocuk bölümü bashekimi beni görür görmez cerrahpasa'ya yönlendirmis de hayatimi kurtarmis. rahmetli Asuman Egriboz. vitamin mineral verelim, balik yagini dayayalim, arısütü kullanalim ok ama önce bizi ciddiye alacak, gercekten beynini kullanip bizi dinleyecek doktor bulalim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(12)

Japonya'dan ne ısmarlanır?

suicmeyenadam
merhabalar.yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)bütçe yukarı yönlü oynayabilir,
merhabalar.

yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:
- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)
- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)
- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)

bütçe yukarı yönlü oynayabilir, 100 doları sadece bir giriş rakamı belirtmek için yazdım. siz olsanız spesifik olarak ne isterdiniz? bu devirde japonyadan ne ısmarlamayanı döverler?

şimdiden teşekkürler, merakla bekliyorum önerileri.
0
suicmeyenadam
(01.04.26)
100 dolara seiko zor.

bol bol kitkat, baska abur cuburlar
bol bol yuz mazkesi, kozmetik urun vs.
chef bicagi.
0
baldur2
(01.04.26)
Snoopy fanı olduğum için onunla ilgili hediyeler istemiştim ben.
0
egerbiryolcu
(01.04.26)
Ben olsam japonya'dan denim pantolon ya da ceket isterdim muhtemelen. Japonya jean konusunda dünyanın zirvesidir. Şöyle bi Edwin selvedge jean ya da ceket mükemmel olurdu.
+1
thracia
(01.04.26)
Hatıralık ucuz bir şey olsun istersen casio f84 olabilir, bu aslında dünyada f91w diye satılan modelin japonyaya özgü versiyonu
0
grimavi
(01.04.26)
beyblade
0
koela
(01.04.26)
Pokemonla ilgili bi şeyler isterdim ben de. Kendim gidersem de bir günü pokemon store'larda geçiririm zaten. Onun dışında anime/manga/video oyunu koleksiyon eşyaları görece hesaplı diye biliyorum.
0
nundu
(01.04.26)
Zojirushi termos.
0
lil siztah
(01.04.26)
kurono tokyo $$$
muji kirtasiye ve kiyafet $
shiseido $
tokyo banana, pocky $
kyoto’dan matcha ve mochi $
le labo gaiac $$
furoshiki $
midori lay-flat defter $
+1
eileengray
(01.04.26)
tokyo banana alsın 2-3 kutu ...bir de yeşil çayı güzel...
0
monicapp
(01.04.26)
uniqlo'dan içlik takım
0
lil siztah
(01.04.26)
off cok sey var.

sailor dolmakalem. her turlu kirtasiye malzemesi.
ikinci el saatler japonya'da cok uygun oluyor. isvicre saatleri dahil.
kamemannen titanyum gozlukler klasik tasarim.
sef bicaklari.
0
antikadimag
(02.04.26)
matchali kitkat
guzel yesil cay
et bicagi
0
cooperr
(02.04.26)
(2)

Mıknatıslı telefon kılıfları güvenilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Șu yeni moda mıknatıslı telefon kılıfları güvenli mi? Kablosuz şarj içinmiş galiba. Telefon Samsung Galaxy S25 FE. Kablosuz şarj özelliğini kullanmıyorum. Normal şarj ediyorum. Bu kapakların renkleri ve tasarımı çok güzel ama mıknatıs, magnetik alan yaratıp, uzun vadede telefonu bozmaz mı?
Merhaba,

Șu yeni moda mıknatıslı telefon kılıfları güvenli mi?

Kablosuz şarj içinmiş galiba.

Telefon Samsung Galaxy S25 FE.

Kablosuz şarj özelliğini kullanmıyorum. Normal şarj ediyorum.

Bu kapakların renkleri ve tasarımı çok güzel ama mıknatıs, magnetik alan yaratıp, uzun vadede telefonu bozmaz mı?
0
anaphylacticshock
(01.04.26)
Geçen hafta sipariş verip sonra vazgeçip iptal ettim yarım saat sonra. Bende de S24 ultra var.

benim amacım o kılıflara magsafe uyumlu telefon tutucu (popsocket) tarzı takmaktı çünkü eski usül yapışkanlı popsocketlar türkiye'den çekilmiş ve piyasada hiç kalmamış. Ama bildiğim kadarıyla kablosuz şarjı desteklemiyor zaten.

Telefonu bozmuyor ama telefonun kaleminin hassasiyetini azaltıyormuş gibi şeyler okudum.
0
nundu
(01.04.26)
benim bildiğim kılıflarda mıknatıs yok metal var. magsafe kısımları metal. örnek varmı mıknatıslı kılıf için merak ettim.

bu arada telefona bir zararı olmaz.
0
gercekdunya
(01.04.26)
(7)

Gunaydin, kremali domatesli makarnanin yanina

narod
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz? Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz?
Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
0
narod
(01.04.26)
kemiksiz löp tavık eti, göğüs olur mesela, istediğiniz baharat ve az zeytinyağı ile soslayıp varsa airfryer yoksa tavada pişirmek en pratiği.

Mantarı soteleyip direkt olarak makarnanın içine ekleyebilirsiniz.

Ton baliğı da olur.
0
kumandanim
(01.04.26)
hafif yağda kalçalı but ya da ızgara tavalık but yapardım ben olsam. sadesi bile güzel olur. sevdiğiniz baharatlarla taçlandırabilirsiniz de.
0
dedim ben sana
(01.04.26)
Tavuk, köfte, somon tarzı balık vs hepsi iyi gider bence. Ben en kolay olarak kuşbaşı kesilmiş tavuk göğsünü baharatlayıp airfryerda pişiriyorum. Tavada falan da olur tabii.

Bu arada mantar protein kaynağı değildir. 100 gram mantarda 3 gram protein var. Mantar genel olarak besin kaynağı bile sayılmaz, ağırlığının çok yüksek kısmı su.
0
nundu
(01.04.26)
Bu konuda Tavuk Dünyası menüleri ilham verebilir.
Ayrıca
@nundu +1
0
Mirket
(01.04.26)
off onun yanında tavuk göğüs değil de kalça öneririm.

hatta önce tavuğu sotele, domates sosunu, kremayı tavuğun üstüne koy, sonra makarnayla bağla. tavuklu domatesli kremalı olsun.

illa yanında olsun, ayrı olsun dersen yağsız veya az yağlı tavada önlü arkalı kızart.

yavan olur dersen klasik marinesi var. yoğurt salça zeytinyağı limon ve istediğin baharatlar, tercihe göre sarımsak. buna bula 1-2 saat beklet, sonra at tavaya. airfryer da olur, en güzel fırında olur.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
kremalı, körili tavuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Niye herkes tavuk onermis anlamadim, benim aklima direk herhangi bir kirmizi eti ustune koyup girismek geldi.
0
mbond
(01.04.26)
(1)

Komik bir video vardı. Nasıl bulabilirim?

Unde bach canim
Bir kişinin karşılıklı konuşma tarzı (skeç) reels videosuydu sanırım.Videoda 2 kişi (aslında aynı kişi karşılıklı diyalog şeklinde bi kısa video) yurtdışında yaşayan türkiyede kalan kişiye vize durumunun karmaşıklığı nedeniyle ne zaman türkiyeye geleceğini açıklıyordu.+ee ne zaman geliyorsun türkiye
Bir kişinin karşılıklı konuşma tarzı (skeç) reels videosuydu sanırım.

Videoda 2 kişi (aslında aynı kişi karşılıklı diyalog şeklinde bi kısa video) yurtdışında yaşayan türkiyede kalan kişiye vize durumunun karmaşıklığı nedeniyle ne zaman türkiyeye geleceğini açıklıyordu.

+ee ne zaman geliyorsun türkiyeye
-önce üniversiteden kabul mektubunu alıp sonra …
+yani gelebiliyorsun hemen?
-hayır oğlum gelemiyorum işte. Önce bla bla yapmam lazım…
+önce üniversiteye kaydolman lazım.
- ya zaten üniye kaydoldumda…

(Diyaloglar tam böyle değildi, hatırlamadığım için yakın bir şey yazdım)

Diye yurtdışında oturum vizesi karmaşıklığı üzerine bir videoydu. Buldurabilirseniz çok memnun olurum:)
0
Unde bach canim
(31.03.26)
nundu
(31.03.26)
(9)

Eski usul tavuk donerci

narod
Icine zibilyon tane sos koymayan ve gercekten tavugun tadini alabildigimiz tavuk donerci tavsiyeniz var midir?Icinden tavugun ufak, abidik bir tarafi ciksa bile onu yiyemem. Senelerdir tavuk doner yemiyorum bu sebeple. Bu aralar canim cekiyor baya. Icinize sinen nereler var? Yer Anadolu Yakasi ama
Icine zibilyon tane sos koymayan ve gercekten tavugun tadini alabildigimiz tavuk donerci tavsiyeniz var midir?
Icinden tavugun ufak, abidik bir tarafi ciksa bile onu yiyemem. Senelerdir tavuk doner yemiyorum bu sebeple. Bu aralar canim cekiyor baya.
Icinize sinen nereler var?
Yer Anadolu Yakasi ama cilginlik yapip Avrupa'ya da gecebilirim.
0
narod
(30.03.26)
Bak bu tavuk döner işinde dediğin gibi yapan en iyi yer Kağıthane Sanayi mahallesinde merkez caminin karşısındaki Kamer Büfe'dir. Tavuk döneri bir tek burdan yiyorum. Sos falan yok. Sadece tavuk (tartmak yok, bol kepçe) ve soğan. Sadece gerçek gurmeler bilir burayı.
+3
efreet sultan
(30.03.26)
istanbul'da iyi tavuk döner yapan yer yok. seven de damak zevkine göre güzel diyor. yoksa iyi tavuk bulmak zor. içine sadece marul ve domates koyunca da o tavuk eşsiz bir lezzet şölenine dönüşmüyor.
0
koela
(31.03.26)
kadıköy’deki beşiktaş iskelesinin karşısında park büfe var. eski usül tavuk döneri oradan yiyebilirsin. ayrıca acı hardal ile sosislisini de öneririm.
0
gregory
(31.03.26)
Döner records'u çok övüyorlar ve tam dediğiniz gibi (benim de sevdiğim tarz) yaptığı söyleniyor. Bi bakabilirsiniz. Biraz entel mekanı olduğu için fiyatlar tuzlu olabilir ama, yani öyle bir intiba bıraktı bende.
0
nundu
(31.03.26)
Favorilere ekledim, duyuruyu silmeyin lütfen.
Ayrıca,
(git: 1615818)
0
yadigar
(01.04.26)
sorunuza cevap olmayacak belki ama bir ankaralı olarak bu konu her açıldığında benim kafam karışıyor.

öncü, sr, maydanoz gibi marka dönerciler dışında dönerci yok mu istanbul'da? ya da "meşhur iskenderun döneri" yazmayan herhangi bir dönerci? şu saydığım marka gibiler hariç bütün dönerciler normal döner yapmıyor mu? markaların standart menüleri olduğu için dışına çıkartamıyorsunuz da, normal büfe falan yok mu orada? ha sos da var orda, ketçap mayonez de var ama koy dersen koyuyor, koyma demene bile gerek yok, default hali sossuz mayonezsiz. ya da soruyor sos mayonez atayım mı diye.

çok şaşırıyorum her konusu açıldığında. dönerciye gidip "yarım ekmek arası döner alayım, sadece soğan domates olsun" denmiyor mu ki herkes bu eski usul dönere bu kadar hasret kalmış? adam zorla sos patates mayonez falan mı koyuyor? burda hosta'ya gidip bi tavuk döner diyorsun, ekmek arasına tavuk döner, soğan, domates koyup veriyor. yanındaki kassap dönercim'e gidiyorsun, sos mayonez diyor, koyma diyorsun koymuyor, yine döner, soğan, domates.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
@kibritsuyu ben bir bufeye gidip tavuk doner yeme aliskanligi olan biri degilim. Bilmedigim bir yere de girip yemek yemem zaten. Dediginizi yapanlar illa ki vardir, sorum da zaten biraz onlarin tavsiyelerini almak uzerine.
+1
🌸narod
(01.04.26)
hayır sırf sizin için söylemiyorum. sözlükte başlığı açılıyor, instagram'da postlar dolaşıyor eski usul tavuk döner, eski usul eski usul diye.

yav her dönercide var? en azından ankara'da var. olsa olsa kalitelisini ararsın, hangisi iyidir, hangisi yağları derileri itelemez diye. sossuz dönerci aramayı bir türlü anlayamadım. sos koydurma?
0
kibritsuyu
(01.04.26)
Hocam, soslu tavuk döner yapan mekanların eti o kadar tatsız ve yavan ki, ancak sarımsaklı mayonez, salçalı sos, baharatlar vs. ile adam oluyor. Böyle mekanlarda tavuk döneri sade isteyince aşırı lezzetsiz bir şey oluyor.

Eskilerin tavuk döneei neredeyse et dönerden daha lezzetli olurdu. Şimdi tavuğu terbiyelemeye uğraşmıyor kimse. Kalın kalın, düz, yağsız, terbiyesiz bembeyaz eti geçiriyorlar döner şişine. Kesiyorlar. Sade yemesi bazı yerlerde, kedi değilseniz mümkün değil, bazılarındaysa karın doyurur ama tatsız.

Et dönerde İstanbul'da çok güzel, lezzetli, eski tadında yahut ona yakın yerler bulabiliyorum. Tavuk dönerde hâl@ bulamadım.
+1
yadigar
(01.04.26)
(4)

game of thrones'a benzer kitaplar

put it in your appropriate place
Ara ara game of thrones tarzı kitaplar okumak istiyorum, ama bu tür kitaplara uzak olduğum için hangisi uygun olur olmaz kestiremiyorum.Ne tavsiye ederseniz?
Ara ara game of thrones tarzı kitaplar okumak istiyorum, ama bu tür kitaplara uzak olduğum için hangisi uygun olur olmaz kestiremiyorum.

Ne tavsiye ederseniz?
+1
put it in your appropriate place
(28.03.26)
The Kingkiller Chronicle var Patrick Rothfusstan bir değerlendirmeye alın derim. bir ara bu türde kitap okumak istediğimde buna karar kılmıştım ben.

ama türün sevenleri daha iyi önerilerle gelebilir bence ben çok okumuyorum bu türden.
+2
AlsterWasser
(28.03.26)
Yerdeniz serisi.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Okumadım ama The Kingkiller Chronicle'a başlamayın bence. Yazarı üçüncü kitabı 15 senedir yazamadı ve muhtemelen yazamayacak da. Aslında babası yazıyordu, o ölünce kendi yazamadı gibi dedikodular var. Eğer bir gün çıkarsa o zaman okursunuz, ilk iki kitap çok övülüyor ama üçteki bu durumdan dolayı okumadım ben de.
0
nundu
(31.03.26)
wheel of time / mistborn guzel seyler
+1
fakyoras
(09.04.26)
(9)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(17.03.26)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.

kulacoglu.av.tr
-1
Mirket
(17.03.26)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(17.03.26)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
+1
my fault
(17.03.26)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
+3
tahtakafa
(17.03.26)
bu soruyu kendi içinizde muhakeme edip sormak için türkiyede yaşamıyor olmanız gerekiyor. sanırım hiç türkiyede bulunmadınız.
0
plastic_angel
(17.03.26)
evden çıkmadan depozitoyu neden iade ediyor ki ev sahibi? bana ilginç geldi. kiracı evden çıkacak, eşyalar taşınacak, evde hasar olup olmadığı o zaman anlaşılır.
+2
co2s2
(17.03.26)
depozito bedeli olarak kontrata ne yazmışsan onu talep edebilirsin. en önemli durum şurası aslında diyelim ki 2022 ocak ayında bir depozito bir kira olarak 10000 tl den girdin.
2026 da 40000 tl oldu kiran 3 kira ödedin nisan ayında ben çıkıyorum dedin.zurnanın zırt dediği nokta burası .depozitonu almayı bırak ev sahibi senden Makul Süre Tazminatı adı altında 3 ay ( eğer evi kiraya veremezse ) x 40.000 tl alır.
bunu da göz önünde bulundur.
0
jamswety
(17.03.26)
dovizle sozlesme yapmak yasak, dogru.
ama dandik ekonomi yonetimi yuzunden de insanlar kendilerini saglama almak zorundalar.
bu kadar basit.
-1
cooperr
(17.03.26)
Sözleşme dediğin şey, konuyu aranızda çözemezseniz mahkemeye sunacağınız belge değil mi?
Sunduğunda savcının hakkında 3 bin ila 25 bin lira arası idari para cezası uygulayacağı, muhtemelen de geçersiz sayacağı belgeyi mahkemeye niye sunasın ki?
Paylaştığım linkteki 5. maddeyi okusana.
Kendini nasıl sağlama almak bu?
+1
Mirket
(17.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(5)

Yemek kültürü

kestane gürgen palamut
Geçtiğimiz dönemde Maraşlı bir misafirim geldi. biz yemekleri önce çorba, sonra ana yemek ve ortada ara sıcak, salata, meze; en son çay, kahve ve tatlı şeklinde ikram ederek yiyoruz. Ortadakini isteyen istediği kadar tabağına alır. Misafirim ise ilk defa böyle bir şey gördüğünü yemeklerin tümünü ay
Geçtiğimiz dönemde Maraşlı bir misafirim geldi. biz yemekleri önce çorba, sonra ana yemek ve ortada ara sıcak, salata, meze; en son çay, kahve ve tatlı şeklinde ikram ederek yiyoruz. Ortadakini isteyen istediği kadar tabağına alır. Misafirim ise ilk defa böyle bir şey gördüğünü yemeklerin tümünü aynı anda yediklerini ve öyle ikram ettiklerini, kültürümüzün farklı olduğunu ( karadenizliyiz) söyledi. Ben de bunu ilk defa duydum. Restaurantlarda dahi öyle dediği gibi yemedim hiç.
Gün x’de benzer kültür şoku olarak geçmiş bu konu, Anadolu’da yemeğin tümü ortada hep birlikte ikram edilir ve ortadan yenir demişler. Sizin alışkın olduğunuz yemek kültürü nedir? Tüm yemeği tek seferde ikram edip yemek mi yoksa çorba ve ana yemeği sırayla ikram edip yemek mi?
📊 Sizde nasıl ?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

0
kestane gürgen palamut
(13.03.26)
E çorbayı içerken yemek soğumuyor mu? Sırayla yeriz, hiç diğer türlüsünü görmedim.
+2
sadakatsiz
(13.03.26)
arkadasin zirköylü.
anadolu'da yemegi koca bir siniye koyarlar, herkes o siniye kasik calar. insanlarin kendi tabaklari olmaz. sahsen igrenc bulurum.
arkadasin, yemegin sirayla gelmesine takilmamis sadece, komple yemek bicimine takilmis. masada oturman da gariptir, yemeklerin tek tek tabaklarda gelmesi de gariptir, salata mesela ortada olur bizde ama herkesin salata kasesi olur, servis kasigiyla kendi kasemize aliriz, arkadasin icin bu da gariptir.
kültür farki var bariz de arkadasin televizyon da mi izlememis hic?
img-s1.onedio.com

img-s1.onedio.com
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
salatalar, mezeler, zeytinyağlılar masanın ortasında durur, herkes istediğinden tabağına alır.

ama çorba, ana yemek, pilav vs sırayla servis edilir.
+3
kibritsuyu
(13.03.26)
Günlük standart aile akşam yemeğinde zaten böyle three course meal yapacak çeşit olmuyor da, misafirin geldiği bir ortamda bizde de çorba önden gelir, salatalar çorba varken de masada olur herkes önüne alır. Ana yemek ve diğer yemekler sonradan gelir. Ailecek yediğimizde salata ortada olur önümüze ekstradan pek almayız hiç bundan hicap da duymamıştım. Genelde çorba da olmaz bizde, çorba varsa da ana yemek olmaz pilav/makarna vs olur belki, onu da bazen çorbayla beraber bazen sonrasında yeriz.

Ha ben 20 senedir yemekhane yemeği yiyen biri olarak, tüm yemeklerin tek tepside olmasını da yadırgamam. Bazen çorbadan bir iki kaşık alıp soğuyana kadar ana yemeğe geçip çorbayı arada tekrar yiyorum falan illa çorba başta yenir takıntım yok.

Yerde oturup ana yemeği tek tencereden kaşıklayanları yadırgarım ama o kadar da değil :D
+2
nundu
(13.03.26)
kültürümüz derken anadolunun köyü- yörük kültürüyse
evet ne yemek varsa hepsi ortadadır, benim köyümün de kültürü öyle- idi.
ayrı ayrı tabak yok(tu) ki zaten, kime neyi ne sırada vereceksin? ayrıca 15 kişi yiyorsun o kadar tabak mı var ayrı konu, o bulaşığa can mı dayanır kuyudan su çekip, tulumba basıp tabak yıkanan evlerde...
yerde yeniyor ve evet, herşey ortada. ayrıca zaten çorba, ana yemek- pilav, ara sıcak, salata gibi ya da antre meze ordövr gibi neyse yani, çok fazla çeşit de aynı anda olmaz (olmazdı). 5-6 çeşit yemeği aynı anda anadolunun bağrında kim bulmuş? köyün ağası olmak lazım.

ama köyden çıkalı yıllar olan kimse evinde öyle yemiyor artık tabi ki.
köyde kalanları sadece düğünde bayramda görüyorum eski usul kalmış olan belki tek tük vardır bilemiyorum.

benim ailem için mesela, bizde bol bol meze z.yağlı salata türü olur mesela bunlar ortadadır servis kaşığı vardır. sıcaklar sırayla servis edilir.
+1
subcomponent
(14.03.26)
(11)

En son ne satın aldınız

arbre
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
-5
arbre
(08.03.26)
Belki 30 yıl sonra Adapazarı'na gittim.
Bayram yaklaştığı için yeğenlere oyuncak, kuzenlere ve enişteye tesbih, halaya eşarp, gelin hanıma iki adet şal, babaya bir kazak aldım.
Yarın da annemin doğum günü, muhtemelen bir de çıkıp ona bir şeyler alacağım.
0
rakicandir
(08.03.26)
Belki alacak olan varsa faydalansın diye yazıyorum; 400 adet kapsül kahve alana kapsül kahve makinesi hediyesi vardı Tchibo da. Az önce bunu aldım. Çok kahve tüketiyoruz ama bazen de yazık oluyor diye acaba bazı anlarda tek bardak için kapsül kahve de mi yapsak diyorduk. Kahve israfını azaltmak için deneyeceğiz.
+1
a perfect lie
(08.03.26)
Xiaomi air purifier aldım, elle tutulur gözle görülür bir etkisi yok, yine de bir ferahlık var. Placebo kesinlikle değil, faydasını hissediyorum.

Ev tipi yürüyüş bandı aldım. Şimdiye kadar neden almamışım, kesinlikle faydalı.
0
love and trust
(08.03.26)
İş için gittiğim yerden hediye olarak magnet aldım. Yaratıcılığın öldüğü bir alışveriş hahaha
0
peki madem
(08.03.26)
Mop işini bu sefer çözdüm diye umuyorum.
app.hb.biz
0
Bruce
(08.03.26)
Bruce, bundan ben de aldım. Şöyle bir sıkıntısı var. Islak havlunun sadece bir tarafını (yere değen) kullanabiliyorsun. Aparata takılı tarafı kullanamıyorsun. O açıdan çok verimsiz.
-4
🌸arbre
(08.03.26)
tv ünitesi aldım. memnunum.
-Calvin Hazeran Tv Ünitesi, 180 Cm-
0
potsdamer
(08.03.26)
Bir evde olması gereken ne varsa 1 hafta içinde hepsini aldım; mutfak gereçleri, beyaz eşya, halı, perde, mobilya bir sürü ihtiyaç. En son bu sabah uzatma kablosu aldım, aynı anda type c ve usb girişi bulunandan. Bunu önerebilirim, çok kullanışlı
0
purplee
(08.03.26)
gardırop aldım. şimdi de bisiklet alacağım ama bisiklet fiyatlarını görünce o paraya motor alırım diyorum.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Xiaomi'nin masa üstü su sebili var onu aldım. Anında kaynar su veriyor, soğuk su deposu da var içinde sıcaklığını kendin ayarlayabildiğin düzeyde soğuk su da veriyor. Fena değil ama biraz gürültülü çalışıyor ve soğuk suyun en yüksek sıcaklığı 15 derece benim için hâlâ bir tık soğuk, yine biraz soğuk biraz oda sıcaklığı su karıştırıyorum.
0
nundu
(09.03.26)
elektrikli bisiklet. asiri memnunum, en son ne zaman bisey icin bu kadar heyecanlandim hatirlamiyorum. calisirken acip resimlerine filan bakiyorum asdgasdfas

canim bisikletim.
+1
taurina
(10.03.26)
(1)

TUS'a hazırlık için en iyi kurs, online eğitim ve kaynaklar?

zeleno
Tıpta uzmanlık sınavı için güncel olan ve tavsiye edebileceğiniz yerler nerelerdir?
Tıpta uzmanlık sınavı için güncel olan ve tavsiye edebileceğiniz yerler nerelerdir?
0
zeleno
(03.03.26)
Tıp akademi iyiydi ben girdiğimde. O zaman iki üç ders için eğitim vardı sadece, şimdi hepsini tamamlamışlardır. Bi inceleyebilirsiniz
0
nundu
(03.03.26)
(14)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+1
arbre
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
(2)

Taksilerin üzerindeki über yazısı

basond
İstanbulda ara ara taksilerin üzerinde über yazısı görüyorum. Tahminim aynı zamanda über uygulamasından yolcu alıyorlar yada überden para karşılığı reklam alıyorlar.Anlamadığım taksiler übere tepki gösteriyordu hatta uygulamadan über çağırıp sürücüleri tehdit falan ediyordu. Peki bu über reklamı yap
İstanbulda ara ara taksilerin üzerinde über yazısı görüyorum. Tahminim aynı zamanda über uygulamasından yolcu alıyorlar yada überden para karşılığı reklam alıyorlar.

Anlamadığım taksiler übere tepki gösteriyordu hatta uygulamadan über çağırıp sürücüleri tehdit falan ediyordu.

Peki bu über reklamı yapan taksilere diğer taksiler tepki göstermiyor mu? Ne ayak bu über yazılı taksiler?
0
basond
(03.03.26)
Uber düz taksi çağırma uygulaması olarak çalışıyor Türkiye'de şu an. Normalde düz insanın arabasıyla yolcu taşımasına imkan tanıyan bir sistem, buraya ilk geldiğinde de onu yapmak istedi, taksiciler itiraz edince o özelliği devre dışı bırakıldı. Bitaksi tarzı bi şey oldu işte. O yüzden taksicilerin bi sıkıntısı yok hatta yeni yeni uber ile taksi çağırmaya başlayan biri olarak ne zaman denk gelsem tüm taksiciler çok memnun yolcu sayımız arttı diyor
+1
nundu
(03.03.26)
taksicilerin itirazı platforma değil, taksi plakası olmadan yolcu taşınmasına.

sen normal taksi plakanı al, arabanı sarıya boyat, bir de taksimetre bağlatıp normal ticari taksi ol, ondan sonra istersen martı tag üzerinden müşteri al, istersen uber üzerinden müşteri al.

taksici diyor ki benim tekel sistemime kayıt olmadan kendi şahsi aracınla para karşılığı yolcu taşıyamazsın.
+2
kibritsuyu
(03.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.