Giriş
(6)

Hangi Hogwarts binasındansınız

arbre
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
-8
arbre
(17.01.26)
Hufflepuff. (bkz: #78407803) hatta (bkz: #80038071)
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
Ravenclaw'um ben :)
Bunun Potterhead'ler arasında en "official" kabul göreni Pottermore'daki testin sonucudur, onu deneyin bir de.
Fakat mesela Andromeda Tonks da Slytherin'di, hatta Merlin de. Peter Pettigrew'un Gryffindor olduğu şu dünyada çok takılmayın :))
+1
kobuzchu kiz
(18.01.26)
kaç yaşında insanlarsınız çocuk filminin fanboyluğu yapıyorsunuz.
-5
hold the door
(18.01.26)
Aha kofti de geldi. (bkz: squib)
Film değil, kitap.
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
demin kendimi ve eşimi sordum chatgpt'ye doğru cevapladı. ben amansız bir slytherin, eşim gryffindor
0
Hallegadola
(24 saat)
Ravenclaw and proud :D

Çocukluktan beri her testte (resmi pottermore testi dahil) Ravenclaw çıkarım. Hogwarts Legacy'yi iki defa bitirdim, ikisinde de Ravenclaw ile oynadım hatta başka binaya elim gitmedi
0
nundu
(23 saat)
(4)

izmir'de en iyi kbb cerrahı

art cat chocolate
merhabaarkadaşım boynundaki beze sebebiyle ameliyat olması gerekiyor. bunun için izmir'de cerrah önerebilir misiniz?
merhaba

arkadaşım boynundaki beze sebebiyle ameliyat olması gerekiyor. bunun için izmir'de cerrah önerebilir misiniz?
0
art cat chocolate
(16.01.26)
Kbb degil de plastik cerrahi olmali sanirim
0
üğpoıuy
(16.01.26)
lipoma tarzı bir şeyse plastik cerrahi veya genel cerrahi
daha yüzeysel bir şeyse önce cildiye onlar alınsın derse cerrahiye yönlendirirler.
0
my fault
(16.01.26)
Baş boyun bölgesi cerrahisinde kbb de olur ve hatta prc'ye göre daha iyi olabilir. Burun estetik cerrahisinde de kbb daha iyidir mesela plastik cerrahiye göre.

Ege Üniversitesi'nde iyi kbb hocaları var. Özellikle burun konusunda dünya çapında ama baş boyun cerrahisinde de iyiydi diye hatırlıyorum ama şu an spesifik kim o konuya bakıyor aklımda yok.
+1
nundu
(16.01.26)
prof. dr. murat cem miman, en son medicalpointdaydı. yalnız birkaç yıldır VIP katındaydı, özel sigorta falan geçmiyor sanırım, emin değilim.
0
Phoebe
(16.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-1
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(4)

PS5 Oyunu

thetruenorthstrongandfree1
Hava eksi yirmilerde, disari cikmak mumkun degil. "Bu iyidir." diyeceginiz bir PS5 oyunu onerir misiniz?Oyun pek oynamam ama bugün ilk kez Astro Bot denedim, inanilmaz yapmislar. Mario’dan sonra oynadigim ilk ciddi oyun oldu.
Hava eksi yirmilerde, disari cikmak mumkun degil. "Bu iyidir." diyeceginiz bir PS5 oyunu onerir misiniz?

Oyun pek oynamam ama bugün ilk kez Astro Bot denedim, inanilmaz yapmislar. Mario’dan sonra oynadigim ilk ciddi oyun oldu.
0
thetruenorthstrongandfree1
(11.01.26)
Last of us oynayin kesinlikle

Uncharted serisi de olabilir. ilk oyunun grafikleri cok kotu. ama yine de oynaniyor. hikayesi keyifli.

Ama last of us bir saheser. mutlaka oneririm.
+2
nuevo
(11.01.26)
Astro Bot size -aslında çocuklara ama- kumandayı alıştırmak için yaptıkları bi oyun. Baya güzel ben de ara ara oynuyorum. Oynamadıysanız Red Dead Redemption 2 diyeceğim.
+1
klassno
(12.01.26)
Spesifik olarak playstation oyunu değil hemen her platformda var ama 2025'in en iyi oyunu ve tam bir sanat eseri olduğu için Clair Obscure: Expedition 33 diyeceğim. Hikayesi, felsefesi, sanat tasarımları, müzikleri vs muazzam. Sıra tabanlı sistem sevmeyen biri bile bu oyundaki oynanışı sever. Bence şans verin
0
nundu
(12.01.26)
uncharted 4 tavsiye ederim
turkce dublajli okan yalabik, ege aydan ve ceyda duvenci seslendiriyor
+1
tahtakafa
(12.01.26)
(18)

bu kanalı değerlendirebilir misiniz?

messina123
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.

1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar bunları referans alabilirsiniz.
2-ai kullanımı rahatsız ediyor mu yoksa tam aksine hoşunuza mı gitti?
3-video süreleri nasıl sizce?

doğru yolda olup olmadığımı merak ediyorum. değerlendirebilir misiniz?

www.youtube.com
0
messina123
(07.01.26)
1- Kaliteli bir kanal gibi gorunmuyor. Ilk bakista yeni bir kanal gibi gorunuyor. Bannerlar falan ozellikle ilgimi cekmedi. Guzel/kaliteli hissiyati vermiyor.
2- AI kullanimi anlaminda cok detayli bakmadim, ekstra rahatsiz eden bir durum goremedim. AI kullanimi beni genelde rahatsiz ediyor zaten de sizin kullaniminizla alakali degil. Ozellikle shorts izlerken alt yazi veya basit telaffuz hatalari gorunce acayip sinir oluyorum. 20 saniyelik shorts olusturtmus otomatik, kendi bile bir kez olsun bakayim duzelteyim dememis. Biz tuketici salaklar da bakiyoruz gibi hissediyorum. Bu tabii sizin mevcut videolar icin gecerli degil.
3- Cok uzun bence, ilgimi ceken bir konu olsa farkli olurdu belki. Youtube videolarinda (AI ile veya degil farketmez) su hissi yasiyorum, 5 dakikalik video bile olsa, izliyorum dikkatli sekilde bitiyor. Ne anlatildi simdi diye dusunuyorum hic birsey yok. Ayni sey oyle boyle tekrar edilip durmus oluyor.
+1
mbond
(07.01.26)
@mbond hocam geri dönüşlerin için teşekkür ederim. tüm videoların kapak görsellerini değiştirmeyi planlıyorum en kısa zamanda.

video süreleri evet uzun, hatta ileride planım daha da uzatmak. 1 saat hatta daha uzun içerikler oluşturmak istiyorum. bu konuda ayrıştık maalesef :d
+1
🌸messina123
(07.01.26)
@sivri sinek hocam çok teşekkürler geri dönüşün için. tutar tutmaz elbet bilemeyiz inşallah tutar tabi.
0
🌸messina123
(07.01.26)
teknik yanıt veremem ama içerikle ilgili naçizane yorum yapmak isterim çocuklar içinde içerik ürettiğimiz projeler olduğu için. bir video başlığında mesela katil kelimesi gördüm, biz hazırladığımız içerikleri pedagojik olarak kontrolden geçirtiyoruz. özellikle ölüm, savaş gibi konular ya da din, tanrı gibi soyut konular varsa daha çocuklara uygun ifadeler kullanıyoruz.

biliyorum yığınla çocuk içeriği var bu tarz şeylere asla dikkat etmeyen ama yinede aklınızın bir köşesinde olabilir diye düşündüm.
+2
Phoebe
(07.01.26)
yotube (pc) ana sayfasında bir eksik var ama bilemedim. telefon uygulamasında iyi görünüyor. tiktok ve instagram ise daha çarpıcı duruyor. bu belki de youtebe brovserda çok fazla boş alan olması ve renlerinizin soluk ve pastel renklerden oluşması nedeni ile boşluk hissi veriyor. dolu dolu görünmüyor. bari kapak ve şu yuvarlak olan profil fotosu galiba onları mı canlandırsanız? tamamen kişisel görüşüm tabii ki.
0
ground
(07.01.26)
@phoebe çok teşekkür ederim yanıtınız için. aslında benim ana amacım bu kanalı açarken çocuklar değil hikaye, tarih, mitoloji videosu açıp arka planda video çalarken uyuyan insanlardı. ancak çocukların da ilgisini çekecek sanırım bu içerikler. özellikle dikkat edeceğim. şu an kontrol edemiyorum ancak sıkıntılı kelime varsa kesinlikle çıkartacam
0
🌸messina123
(07.01.26)
takibe aldım, seslendirme çok güzel, ama videoların resimleri çok amatörce geldi, videoların içindeki hareketli animasyonlar daha kaliteli duruyor o kapak resimlerinden.
birde # ile keywordler eklemeyi dene tüm kanallar yapıyor bunu açıklamalara koyuyorlar.

amacin olmaya bilir ama ilk açılış cümleni etkili merak uyandırıcı birşey yaparsan video izlenme devamlılığın artabilir, ra videosunda mesela ra çocukken hangi kayığa bindi tarzında..

metinleri çok sevdim ama cümleler biraz fazla mı uzun, overallda çok beğendim emeğinize sağlık
+1
eja
(07.01.26)
@ground teşekkür ederim öncelikle. video adeti düşük sanırım o boşluk hissi bu yüzden yaşanıyor ben de aynı hissi yaşıyorum. video kapak görsellerinin tamamını değiştirecem ve aynı tip yapacağım en kısa zamanda. belki o şekilde daha düzenli gözükür.

@eja çok teşekkür ederim. ra videosu çok amatör geliyor şu an bana :D ilk kelimenin hatta ilk birkaç dakikanın daha heyecan verici ve dikkat çekici kelimelerle başlaması gerek bence de. siz dedikten sonra fark ettim. resimler ve animasyonlar bence de amatör ilk videolarda. son videoda biraz daha güzel oldu aslında görsel ve animasyonlar. kaliteyi arttırmak istiyorum geri dönüşleriniz için teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
1. Mitoloji gibi entelektüel birikim gerektiren bir konuya dair video izleyeceğim zaman videoyu yapan kişinin kim olduğunu bilmek, nasıl bir entelektüel birikime sahip olduğunu az çok öğrenmek isterim. Metinleri yazan kişinin kim olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa videoyu kapatır, ardından "kanalı önerme" seçeneğini işaretlerim.

2. Yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tüketmem. İçeriğin yapay zeka olduğunu anladığım anda 1 numaralı paragrafta belirttiğim tarifeyi uygularım.

3. Banner ve thumbnail görselleri fena değil, aşırı çekici gelmedi ama daha önemlisi itmedi de. Thumbnail'da video sahibinin gerizekalı bir ifadeyle bakan vesikalığı varsa o videoları da izlemiyorum. Bunlar ise iyi tarafta kalıyor.

4. Süreler bence kısa bile. Ben uzun video seviyorum, imkanım olsa kısa dikey video formatını yeryüzünden silerim.

Sanırım düşüncelerim pek yararlı olmayacak ve genel Youtube kullanıcısı alışkanlıklarından farklı ama ben de böyleyim.
+1
10551037
(07.01.26)
@10551037 estağfurullah hocam geri dönüşün için teşekkürler. kendi adıma söylemem gerekirse çocukluğumdan beri ilgi duyduğum bir alan olduğu için mitoloji konusunda içerikler üretmeye karar verdim ancak ai desteğini alıyorum.

2 günde 1 uzun video hedefim olduğu için süreleri şimdilik daha da uzatamıyorum ancak planım abone sayım arttıkça haftalık video sayımı azaltıp kaliteyi arttırmak olacak. henüz yolun başındayız :)
0
🌸messina123
(07.01.26)
Kanalınız güzel, bu tarz videolar dinleyen birisi olarak ben beğendim. Özellikle ses kendini dinlettiriyor, ses tonu güzel baya, notebooklm ile video üretenlerde hep aynı kadın ve erkek sesi dinlemekten gına gelmişti artık. Ayrıca müzikleri beğendim, sesi çok boğmamış, sadece mesela ateş başında derken ateş çıtırtısı vs eklemek nasıl olurdu diye düşündüm, çok uğraştırıcı olabilir.
Her akşam 22'de video demişsiniz ama her gün video atmamışsınız. Bu tarz tutarlılıklar ilk başta gelecek olan kitle için önemli olacaktır. Bir de logonuzdaki font ile her akşam 22'de video yazan font aynı olursa daha bütünsel görürdüm sanırım.
Açıklamalarda hashtag SEO zaten dikkat etmişsiniz, bol izlenmelerdilerim.
0
hayalhayal
(07.01.26)
@hayal hayal yorumun için çok teşekkür ederim. Her gün 22’de derken 1 gün uzun video, 1 gün shorts olarak paylaştım. Yani boş geçmedim aslında :) Sanırım yanlış anlamaya müsait bir ifade olmuş. Düzelteyim onu.

Ateş çıtırtısı sesi gibi sesler hiç uğraştırmaz aslında. Tavsiyen için teşekkür ederim. Bundan sonraki videolarda bu tarz yardımcı sesler de kullanayım ben.
0
🌸messina123
(07.01.26)
merhaba. abi ben inan tüm gün ama tüm gün mitoloji, tarih antropoloji dinleyen biriyim. pandemide başladı öyle devam etti. çok özür dileyerek söylüyorum artık bu bollukta kafası çalışan biri açıklamalara girip bu içeriğine zaman ayıracağım kişi kim diye bakıyordur. ben orada karşımdaki kişinin eğitimini bu konulara ne kadar vakıf olduğunu görmek istiyorum.

sabah pelin batu'nun bireysel youtube safyasına denk geldim. tuz'un hikayesini anlatmış. 76. kişi falandım. şimdi youtube öyle bir mecra ki siz şu anda pelin batu dan daha çok takipçiye sahip olabilirsiniz ama bir noktada aynı konuyu siz ve pelin batu anlatıyosa ben onu takip ederim. sizin egitiminizi bilmiyorum ki? başkalarının videolarından toparladıklarınızı bir süzgeçten gecirip para kazanmak için önüme koyduğunuzu düsünüyorum ilk aklıma gelen bu oluyor.

örneğin yıllar önce tarih tekerrürden mi ibaret isimli bir kanala denk geldim adam çok hakim ama ne yapsa ne etse oturtturamadı, bana neyse üzülüyorum.

Nomisma arkeoloji ve gezi isimli bir kanal var, çok donanımlı bir arkadaş sonra kendi ismiyle devam etmek istedi zaten az olan izleyicisini toptan kaybetti, yıllardır verdiği emeğe değmiyor.

Emelkalender diye bi kadın vardı tüm azra erhat mitoloji sözluğundej baslayarak ilyada odissei zincire vurulmus promethe thegonya falan okumaya açtı defalarca ban yedi sürünüyo takipçi sayısı.

Ama mesela mitolojikinciler sıyrıldı yırttı ses tonuyla, çok hakimdi konuya, filmlerle muzikle ele aldığı konuyu açtı. Doğru dönemde doğru bir amatördü.

Ben şimdi noname, eğitimini bilmediğim bir adamı neden izleyeyim?

Ya inan ben senin elini yüzünü görsem amatör ruhuna inansam kitap kitap konulara hazırlanışını o ışığı görsem izlerim. diamond tema boyle yırttı. sadece oturup eşşek gibi calıştı doğru kitapları alıp okuduğunu kastıra kastıra gösterdi arkasında kütüphaneyle, bi mısır anlattı bi roma anlattı bi nutuk didikledi, osmanlı, cahiliye devri arapları falan. yahu bu adam benim bildiğim lise mezunu, yani bir tarihobasını sunan gerizekalı kocası olan başarılı akademisyen kadın değil, yine de izletti kendini boşlukta. ben seni şu anda izlemezdim özür dilerim. inan o kadar turistik rehberler kanalları, arkeolog/antropolog kanalları var ki, sizin gözümde degeriniz talha uğurluel'in tarihçiliğinin bir tık üstünde.

savaş tarihlerini başarılı basit animasyonla haritalar uzerinden anlatan adamları ayrı tutuyorum.

umarım başarılı olursunuz.
+1
libertine
(07.01.26)
ya tekrar yazıyorum. hevesini kırmıs olabileceğim için pişmanlık hissettim. abi bak 5 yıl önce şu adama denk geldim mesela

youtube.com


en az 40 videosunu izledim çünkü muhtemelen arkadaş öğrenciydi çok hevesliydi taze aldığı bilgiyi geri anlatıyordu tutmadı. ona da yazdım bence bu donanımla giyinişinle kendi topuğuna sıkıyosun abi atletle bana artık presokratik filozofların fragmanlarını satmaya devam etme bir noktada kimse izlemeyecek senin şevkin kırılacak yeni video çekmeyeceksin diye yazdım hatta 6 yıl olmuş. o da bırakmıs. senden samimi olarak arkadaşın ele aldığı konuların derinliğiyle kendini karşılaştırmanı öneririm. yeni düzende ai çok kolay ama ben eski kafalıyım, bollukta gercekten konuya hakim bana da saygı gösteren birini görmek istiyorum.
0
libertine
(07.01.26)
Bence gayet iyi, hedef kitlesi de var. Bir de benim gibi böyle şeyler dinlemeden uyuyamayanlar (ciddiyim). O yüzden allaaaaşkına biraz daha uzun olsun :))
0
gobekliraki
(07.01.26)
Spesifik olarak masal tadında uyku videosu yapma niyetiniz varsa belki okey (bunun alıcısı değilim) ama uyanıkken dinlenecek bir içerik değil gibi geldi. Seslendirmen (yapay zeka?) çok yavaş konuşuyor, beyaz geyik videosunun ilk iki dakikası ve son attığın kanal tanıtımının bir dakikasını dinledim ve devamını dinleyesim gelmedi. Beyaz geyik videosunda da masal gibi girmişsiniz, betimlemeler falan çok çocuklara yönelik gibi geliyor kulağa. Çocukluktan beri mitoloji severim, şu an bi içerik izleyecek olsam ingilizce izlerim ve beni türkçe izlemeye ikna edecek kanal bu olmaz muhtemelen. Bi de genel olarak yapay zekaya çok düşman olmasam da eğlence için tüketeceğim şeyi yapay zekanın hazırlaması çok makul gelmiyor bana. Burda metni siz yazıyorsunuzdur ama görseller çok basit duruyor, seslendirme de awkward ve dediğim gibi çooookkk yavaş.
0
nundu
(07.01.26)
@libertine geri dönüşlerin için çok teşekkür ederim hocam. Şöyle bir açıklama yapayım. Ben mitolojik konularda mükemmel bir kanal olacam, verdiğim bilgiler kesin doğru olacak diye bir durum söz konusu değil. Hedef kitlem arkada ses yapsın, uyurken izleyeyim, kafam dağılsın gibi düşünen insanlara olayları hikayeleştirerek hatta bazen uydurarak, çarpıtarak tüketebileceği bir hikaye sunmak. Kesinlikle mitoloji konusunda aşmış bir kanal olmayacam ancak hikaye anlatımı konusunda aşmış bir kanal olma hedefim var.

@göbekliraki sonraki birkaç video hazır hocam ancak onlardan sonraki videoların süresini ben de arttırmak istiyorum. Çok teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
@nundu hedeflediğim kitle tam olarak dediğiniz gibi uyurken video açanlar, arkada ses olsun diye video oynatan kişiler. Hatta iş biraz masala da kaydığı için çocuklar da sevebilir. Aslında çocukları başlangıçta düşünmemiştim. Yukarıda bir kişi daha yazdı. Pür dikkat izlenecek/dinlenecek içerikler değiller zaten. Kesinlikle o konuda hemfikiriz. Ben şahsen video dinleyerek uyuyorum. Yola çıkış noktam ben bunu seviyorsam kesin benim gibi binlerce insan vardır oldu.
0
🌸messina123
(07.01.26)
(27)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-4
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+7
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
muhafazakar kesim adi. tek tanidigim gülsüm lisede torpille bizim okula yerlestirilmis biriydi. babasi adini vermek istemedigim bir partinin üyesiydi, puani yetmedigi halde iktirdiler kizi okula.
o da üniversiteyi birakip 20 yasinda bir müteahhitle evlenip cocuk dogurdu simdi tokat mi rize mi bir yerde iq düsürücü bir hayat yasiyor.
bende yarattigi intiba bu :D
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
0
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
0
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+4
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+5
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(13)

Dikiz aynasından araba modeli tahmin etmek

seni tanıdığım güne lanet olsun
Mümkün mü? https://imgur.com/a/TkilhTS
Mümkün mü? imgur.com
-3
seni tanıdığım güne lanet olsun
(05.01.26)
golf veya başka volkswagen grubu aracı bu ama muhtemelen yaygınlık durumundan yola çıkarak golf veya polodur.

ön cam sağ iç çerçevedeki tırtıklı yer onlarda var.
i.ibb.co
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
BMW gibi...
-1
msb
(05.01.26)
zoomladığımda ön ızgaralardan bmw gibi geldi. arkadaki beton mikseri o kesin.

ama bu fotodan arabayı bilene helal olsun. böyle araba tahmini yapılmaz net bir şey yok.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
koltuk başlığına bakınca golf 7/7,5 gibi geldi bana. A sütunundaki tweeter hoparlör dizaynı daha çok jettaya benziyor ama bence araç %95 volkswagen marka. Koltuktan dolayı da golf diyorum. Yanılabilirim tabi.
+1
thefirstaction
(05.01.26)
selam, dikiz aynası diyorsunuz dikiz aynası göremedim ben. sanki aracın yolcu koltuğundaki güneşliği açıp yüzünüzü karalmışsınız ve önden gelen bir araç var onu soruyorsunuz gibi anladım. ne yazık ki bir sürü marka modele benziyor. sedan olduğunu söyleyebilirim. sizin araç sanırım ford connect
+2
omer460
(05.01.26)
bmw degil, bmwlerde tweeterlar aynanin arkasinda oluyor, bunda sutuna konmus.
golf ya da audi a3 falan olabilir.
koltuklar kumas gibi, o yuzden premium degil herhalde.
%90 volkwagen derim.
+1
cooperr
(05.01.26)
bmw diyenler karşıdan gelen arabayı söylüyor.

sorulan o değil, içinde oturulan araba.

"güneşlikteki makyaj aynası" diyeceğine "dikiz aynası" diye yanlış ifade etmiş. aynada gözüken araba dememiş, aynanın şeklinden, menteşesinden falan tanır mıyız diyor.
+1
kibritsuyu
(06.01.26)
@kibritsuyu ahahahaha ben dikiz aynasında görünen arabaya baktım. arkadaşım oturulan araba yazsana senin beyninin içini de mi tahmin edelim?
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
twitter'da safarin var ona sorun (jesafarin kullanıcı adı)
+2
rain when i die
(06.01.26)
bu parça dikiz aynası değil ki, araçta güneşlikte bulunan aynası yani "makyaj aynası". araç digerlerinin belirttiği VAG Grubu'na ait, muhtemelen Golf 7 ya da 8.
+1
morqos
(06.01.26)
üzgünüm ama dikiz aynası diye belirttiğiniz yerde araba yok. içinde oturulan araba da hyundai i20.
0
eileengray
(06.01.26)
Arabalardan hiç anlamadığım için soruya cevap veremem ama soruda oturulan arabanın sorulduğu çok net, karşıdan gelen araba camdan görünüyor zaten aynayla alakası yok, dikiz aynası da fotoda yok zaten makyaj aynası sorulmuş ama o kadar ifade hatası olur yani :D

ben de safarin'e sorun diyeceğim. Kendisi daha saçma açılardan yıla kadar bilen bi manyak, bunu da bilir gibi
0
nundu
(06.01.26)
amaç ne? ilgi çekmek mi?
+1
plastic_angel
(06.01.26)
(7)

özgür demirtaş'ın olayı ne?

biseysorcaktim
dikkat çekmeye çalışan liseli gibi davranıyor.artık pek saygı duyulan biri değil sanırım.eskiden de saygı duyulmuyordu demeyin, 2020 civarında youtube'da temel ekonomi videoları paylaşıyordu. herkes için ekonomi gibiydi o videolar. kimisi "thank you captain obvious" şeklinde dalga geçiyordu bugünkü
dikkat çekmeye çalışan liseli gibi davranıyor.
artık pek saygı duyulan biri değil sanırım.
eskiden de saygı duyulmuyordu demeyin, 2020 civarında youtube'da temel ekonomi videoları paylaşıyordu. herkes için ekonomi gibiydi o videolar. kimisi "thank you captain obvious" şeklinde dalga geçiyordu bugünkü kadar aptalca konuşmuyordu bence.

venezuela ve bir kaç ülke için abd mandası olsunlar, ekonomik açıdan daha iyi olur tüm dünya kazanır demiş. abd'nin yaptıklarını bilerek ya da bilmeyerek onaylayan bir şey bu.
kaldı ki bunu sıradan vatandaş söylese ya da bir venezuela vatandaşı söylese hadi neyse.

bilimsel ve iktisadi açıdan haklı da olabilir bu arada, bilmiyorum. belki makul argumanları vardır.

ama durduk yere neden mandalığı savunup onu meşru göstermeye çalışıyorsun ki?

kaldı ki aptallık noktasında bu ilk vukuatı değil. 2020'deki videoları bir yana -ki belki şimdi izlesem beğenmem bilmiyorum- sonraki tavırları başka bir yana. üstelik bir kaç sene önce "sosyal medya benlik değil, bir şey diyorum yanlış anlıyorlar artık bağımı kopardım" demişken.

ne yapıyor, amacı olayı ne? gerçekten özgürce düşüncelerini mi ifade ediyor, yoksa bir şekilde linç de olsa etkileşim almanın faydası mı var. bu yazdığı ile dalga geçileceğini hatta linçleneceğini düşünmemiş miydi
0
biseysorcaktim
(04.01.26)
Bence hem dikkat çekmek istiyor hem de ben sürüden değilim, bambaşka bir düşünce yapım var şeklinde hissediyor.
Böyle başarılı, ünlü ve etkili olunca insanın etrafında saçmalamamasını söyleyen kimse kalmıyor veya dinlemiyor herhalde.
0
michael_knight
(04.01.26)
şaklaban. ilgi arıyor. hep böyleydi. bi şey bildiğini sanıyor.
+1
jelly bear
(04.01.26)
gündemden ekonomiden ziyade ilk amacı her zaman sosyal medyada daha çok popülerlik,reklam ,tıklanma almaktı.
+2
essoist
(05.01.26)
taktiği işe yarıyor ki, kendisinden çok daha yetkin prof'lar cok daha az kazanıyor aynı işlere
0
monicapp
(05.01.26)
Necmettin Batırel'in şakkadanak videosundaki mimikleriyle kitlelere yayıldı, o dönemki enflasyonist ortamda kitlelerin duymak istediğini söylediği için popüler oldu. Her bir anda popüler olan tip gibi kafayı yedi. Sırtını bir kitleye dayayıp, karşı taraftan da nefret etkileşimi toplayarak ününü koruma derdinde.

Benzeri tıp alanında Oytun Erbaş'ta da var. Pandemi öncesinde tus eğitmenliği yapan, tusta her sene dereceye girdiği için popüler olan, iyi kötü bilimsel bir kariyer kovalayan biriyken, pandemiyle popülerliğin tadına varınca kafayı kırdı ve bilimsel yayınları da predatör dergilerde yayımlatarak hem akademide hem televizyonda etik dışı ve salakça yollara kaydı
+1
nundu
(05.01.26)
Tıpta oytun erbaş neyse ekonomide kendisi o. Yavaş yavaş kafayı yediler, önünü alamadık.
Geçenlerde de yabancı hesabın yazısını Türkçe yazıp yakalandiydi. Işte bunu seven binlerce insan var, adam tam bir sosyal medya ekonomisti, nabza göre şerbet. Bugün Trumpci olur yarin putinci. Ne kaba koyarsan onun şeklini alıyor.
0
logisticsmanager
(05.01.26)
kabaca abd cevresindeki ulkeler abd'nin eyaleti olsun seklinde sacma bir aciklama yapti. ardindan oyle demek istemedim, su soyle degil, bu boyle degil falan seklinde aciklamalar yapti. bu tarz konularda hep kurban psikolojisine girip yanlis anlasildim diyor, aslinda daha da kotusu siz salaksiniz, anlamiyorsunuz demeye getiriyor.

amaci belli, gundeme gelmek. sonucta o da bir insan. fakat bu kadar egitimli, varlikli, gormus gecirmis bir insanin sosyal medyayla bu kadar kafayi siyirmis olmasi bana garip geliyor. sen koskoca prof'sun abi, en iyi unilerde okuyup calismissin, varlikli da bir insansin, gidip de her hiyarim var diyene tuzlukla kosmak nedir? bildigin 3 takipcisi olan anonim hesabi retweet edip cevap veriyor, onu rezil etmeye calisiyor, kavgaya girisiyor. takintili bir insan. elestiriye hic dayanamiyor, cik da ben bilmiyormusum, hata etmisim de konu kapansin.
+1
Sour
(05.01.26)
(14)

Tek bir şeyler yapıyor musunuz

arbre
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
-8
arbre
(26.12.25)
gidilir tabii ki. ben hep gidiyorum sinemaya.
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Gidilir tabii ki, neden gidilmesin? Hatta arttırayım bence herkesin kendi başına bir şeyler yapmaktan zevk alıyor olması gerekir. Sinemaya da gidilir, kahve de içilir, tatile de gidilir.
+2
fraise
(26.12.25)
fraise, tek tatil yaptım, çok keyif aldım, sinema biraz geriyor.
-6
🌸arbre
(26.12.25)
Gidilmez mi ya, çok da güzel olur.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
geçenlerde tek başıma pikniğe gittim küçük bir çanta yapıp. Göl kenarında flamingoları izledim. Normancı postumu kayalıklara serip uzanıp gökyüzünü izledim. yarım kalan kitabımı okudum. hava soğuyunca çantamdan vodka kokteylimi çıkarıp yudumlayarak, üşüye üşüye yürüdüm. merak ettiğim tek perde bir oyun vardı, hiç kimseyi aramadan, organize etmeden, uğraşmadan, tak diye bilet alıp göl kıyısından tiyatro salonuna bağladım akşamımı. yalnız kalabilmek güzel.
0
loch ness
(26.12.25)
ben tek başıma bir şeyler yapmayı seviyorum ama kendime ayıracak pek vaktim olmadığından ve üşendiğimden yapamıyorum, bence tek başına bir şeyler yapmalı insan. o nedenle git diyenler +1
0
Sadece soruyorum
(26.12.25)
kafede tek başıma kitap okumayı çok seviyorum. tek başıma müze gezmeyi alışveriş yapmayı da seviyorum. hatta başkasıyla gittiğimde yanımdaki sıkılıyor tribine girebiliyorum bazen. sinemaya da tek gidilir tabii, neden olmasın.
0
eileengray
(26.12.25)
Sinema, tiyatro, konser, yemek, müze/sergi, tatil, alışveriş... her türlü aktiviteyi yalnız yapmayı severim.
0
mutekebbir
(26.12.25)
Yapılıyor ama belli bir müddet sonra insan yanında birini aramaya başlıyor çünkü aynı aktiviteyi arkadaşıyla sevgilisiyle yapanlara denk gelip ne yapıyorum ben hissine kapılıyorsun.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
o dediklerini ben hep tek yapıyorum. en son lisede biriyle sinemaya gitmiştim.
0
hold the door
(26.12.25)
sinema sosyal bir aktivite degil ki. gidip oturup film izliyorsun. ben cok tek gidiyorum uyeligim oldugu icin. biriyle gitmenin tek avantaji sonrasinda filmi tartisabilmek. ama olmazsa olmaz da degil.
0
antikadimag
(26.12.25)
Sinemaya da tiyatroya da alışverişe de tek gitmeyi daha çok severim.
0
suicides underground
(26.12.25)
Sinemasından başla, yurtdışı gezileri, tatile gitmesi, yemesi içmesini yüzde 93'ü tek yapılyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
Sinemaya toplu gitmek zaten çok saçma, çift olarak ehh hadi neyse ama liseli aşık modu açmayacaksan çift olarak da yapılacak daha iyi aktiviteler var. Sinema salonuna gidip film izlemek artık 3-5 senede bir yaptığım bir olay ama gideceksem tek giderim herhalde. Filmi sessiz izlemek gereken bir yerde yanında biri var mı yok mu ne önemi var?
0
nundu
(27.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
-1
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(16)

Kredi kartı puanları ve kampanyalar

nundu
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da esk
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?

Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da eskiden biraz daha fazla birikirdi sanki, 40 lira da dalga geçer gibi bir miktar. Sizde durumlar nasıl?
0
nundu
(25.12.25)
pahalı bir harcama yapacaksam kampanyalara bakıyorum. Çoğu zaman bir şey olmuyor.
Genel olarak bir faydası dokunmuyor.
0
burfak
(25.12.25)
aklıma geldikçe katılıyorum. kartım sayesinde bazı restoranlarda 20% indirim ve otoparklarda (geçmişte havalimanı otoparkı dahil) 50%'ye yakın indirim kazandığım oluyor. kampanyalarla aylık 1500-2000 tl'ye yakın puan biriktiriyorum; o puanları nakit olarak market alışverişlerinde kullanıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
40 lira komikmiş gerçekten. Az önce arabayı şarj ettim, 300 lira tuttu, 60 tl bonus geldi.

Alışkanlık oldu, garanti’nin kampanyalarına her ay katılıyorum, muhakkak bir şeyler denk geliyor, ilk online alışverişe 150 lira, markette 100 lira, yurtdışında 500 lira, temassız ödemeye 100 lira derken hemen her ay birkaç bin lira bonus mutlaka geliyor.
0
orient blue
(25.12.25)
İşbank black kartım var. Akbank ilk kez kart çıkartıp bir ay içinde 60 bin lira harcama yapana 12 bin tl bonus veriyorum dedi. Hemen atladım ve bonusumu aldım. 2.000 TL de chip para verdi. Onu da aldım. Market alışverişi için hem İşbankası'nın hem de Akbank'ın kampanyaları var. Hangisi iyiyse ondan alıyorum.

Kıyafet konusunda kampanyaları takip ederim. Genelde acil bir kıyafet ihtiyacım olmaz, onun için yıllık plan yaparım. Kampanya zamanı sonra giyeceğim kıyafetleri alırım.

İşbank ve Akbank'ın kampanyalarından yararlanabilmek için uygulamadan katıl butonuna tıklamak gerekiyor. Her ay sıfırlanıyor, tekrar yapmak lazım. Hepsine katılırım ay başında.
0
gabe h coud
(25.12.25)
tüm kampanyalara ay başında katılıyorum. arada girip yeni kampanya varsa onlara da katılıyorum. 7 bin puanım vardı geçenlerde. otel rezinde 2 ile çarpılıyor. o şekilde otel tuttum.
0
glamdr1ng
(25.12.25)
Paraf'ın bir kampanyası vardı mesela. 3 ay süreyle 20.000 liralık alışveriş yaptığın aylarda 400 TL veriyor. Yani 3 ayda 1.200 lira. Geçen sene bu kampanyayı yanılmıyorsam 3 kez yaptı.
Ayrıca market, e ticaret, restoran, akaryakıt, küsürat bizden, paraf günüm vs. kampanyaları da sürekli var. Takip edince epey kazandırıyor.
0
Mirket
(25.12.25)
aidatsız kart kullanıyordum yıllar boyu.
world eco idi yıllarca kullandım. bir kaç lira puan veriyordu.
sonra bir sebepten world gold'a geçmek durumunda kaldım. yıllık 600 gibi bir şeydi şimdi değişti mi bilmiyorum. harcamalarımda ekstra değişiklik olmadığı halde verdiği bonus aidatı geçiyor. arada bir kampanya, ekstra taksit vs gibi avantajlar da oluyor.
ama özel kampanyaları takip etmedikçe genelde verilen puanlar öyle çok bir şey değil.
0
biseysorcaktim
(25.12.25)
iş bankası maximum ile baya puan geliyor sağdan soldan. sadece ay başı uygulamadan kampanyalara katılıyorum o kadar. aylık 60-70k arası geliyor kart harcaması. sadece geçen ay 2000 liraya yakın puan geldi mesela.
0
oldtimer
(25.12.25)
Bir kamu bankasının üst segmentteki kartını kullanıyorum. Topladığın puanları kampanya sonunda geri almıyor. Akaryakıt, e-ticaret vb. kampanyalarını takip ediyorum. 12.000 civarında tl vardı kartımda. Kampanyasıyla içerdeki puanı 4 ile çarpıyor ve bu yaz tatile gittim. 12.000 tl ile 48.000 tl’lik otelde kaldım diyelim..
0
yankee jumping
(25.12.25)
bonus'tan geçen ay 6bin lira, bu ay da 8bin lira bonus geldi. genelde yurtdışı kampanyaları iyi puan kazandırıyor. (30binlik otel harcamasına 2500 vs.)

bir de e-ticaret. (30bin tl altı alışverişlerin pek bir getirisi olmuyor)
bana bir de her ay kişisel bi kampanya geliyor. X lira harca 2000 TL bonus gibi.

geçen sene maximum da kullanıyordum fakat bilet alım kısmı ve hizmet bedeli olayı aşırı saçma olunca onu iptal edip komple bonusa geçtim.

genel olarak konuşursam da kartların hiç birinin eski havası yok. takip etmeye değer çok bir durumları da yok. eskiden orta halli bir kartla bile ücretsiz lounge'lara girer, ücretsiz vale hizmeti kullanırdın. şimdi mevduat yatırmazsan bu tarz ekstralar prive kartlar da bile yok.
0
brkylmz
(25.12.25)
kampanyaları takip edip katılman gerekiyor. çoğu kampanyaya katılmadan bir şey alamıyorsun. harcamaları ona göre ayarlaman gerekiyor.

her ay sürekli kazanıyorum bi şeyler. örnek vermek gerekirse bu ay 4*1000 tllik yakıt alımına 400 puan kazandım. %10 indirim hiç fena değil.

başka bankadan restoranlarda geçerli %10 indirim alıyorum.

başka ön ödemelide amazonda geçerli 100 tl indirim aldım 1000 tlye.

bakıp takip etmezsen birikmesi zor. bi de çoğu bankada harcama süresi oluyor ona dikkat etmek lazım.

akbank ve ziraat süresiz puan veriyor direkt istediğin harcamayı silebiliyorsun puanlarla orası güzel.
0
jelly bear
(25.12.25)
Bonus'um var. Özellikle katılmak gerekmiyor kampanyalara. Üç beş bir şeyler kazandırıyor. 40 TL çok az gerçekten. Siz de katılım gerektirmeyen bir kart tercih etseniz iyi olur gibi.
0
auroraaurora
(25.12.25)
@auroraaurora

TEB Bonus Platinum benim de :(
0
🌸nundu
(25.12.25)
bende çok takip ederim ama 1000 liralarca bonusta çok geldi, o kadar takip edip alışveriş yapmıyorum mesela bonus sadece 2k ve üzeri market alışverişine puan veririm diyor ben o kdr şeyi bir arada hiç bir zaman almıyorum alsamda taşıyamam yani..
genel olrak takip ediyorum ama kriterleri sağlamak uğraştırıcı oluyor ben 200-300 falan anca topluyorum aylık.
mesela 4 seferde yakıt al diyor ben hep fullcuyum 4 kere gidemem o benzinciye :/
0
eja
(25.12.25)
benzinle ilgili olanlara bakıyorum. ne ideali bonus genelde.
0
mikahakkinen
(25.12.25)
teb bonus platinum'dan maximiles black'e geçtim, bugüne kadar hiç biriktiremediğim kadar puan birikti 3-5 ayda. mil kullanımım da olduğu için bu kartı tercih etmiştim, iyi ki diyorum şu an. ama söylenildiği gibi kampanyalara katılmak gerekiyor.
0
a7x
(25.12.25)
(12)

Las Vegas çevresi görülecek yerler

tan vakti
Selamlar, 16-24 Ocak arası Las Vegas’da olacağım. 4x4 araç kiraladım ve dağ taş gezip fotograf çekmek istiyorum. Büyük Kanyon, Monument Valley, Yosemite park vb gezme planım dahilinde. Bana görecek yer tavsiyesi, genel tavsiye verecek arkadaşlara şimdiden müteşekkir olurum.
Selamlar, 16-24 Ocak arası Las Vegas’da olacağım. 4x4 araç kiraladım ve dağ taş gezip fotograf çekmek istiyorum. Büyük Kanyon, Monument Valley, Yosemite park vb gezme planım dahilinde. Bana görecek yer tavsiyesi, genel tavsiye verecek arkadaşlara şimdiden müteşekkir olurum.
0
tan vakti
(24.12.25)
Death valley,valley of fire state park
+1
basond
(24.12.25)
Hoover Barajı'na da gidebilirsin. Şaşaalı baya. Vegas'a çok yakın zaten. Bir de Meteor Krateri olabilir belki Arizona'da.
+1
efreet sultan
(25.12.25)
Joshua tree national park'ı da övüyorlardı. Bi bakın beğenirseniz gidersiniz belki
+1
nundu
(25.12.25)
-antelope canyon'u önereyim ben de. birazcık mesafe var.
-hoover dam +1.
-grand canyon'da skywalk kısmı bence gereksiz. cam o kadar kalın ki aşağı taraflar pek görünmüyor. kanyon başlı başına büyüleyici zaten.
-açık büfe olayı çok popüler. böyle bir deneyim isterseniz the wicked spoon iyidir.
-gordon ramsay steakhouse.
-the sphere'da şov izlenebilir varsa.
-the neon museum.
-bahsettiğiniz parklar çok güzel ama önceden iyi bir planlama yapmak şart.
+1
eileengray
(25.12.25)
gezilecek yerleri zaten yazmışlar. gitmişken cirque du soleil (tavsiyem Ka oyunu) izlemeden dönmeyin.
0
brkylmz
(25.12.25)
Çok teşekkürler
0
🌸tan vakti
(25.12.25)
4 5 kere bu rotaları yaptım.
- Las vegastan cikiyorsunuz ve ilk durak Coffee Cup in Boulder City. burada kahvaltı yapıyorsunuz pişman olmazsınız,
- kahvaltıdan cikip HOOVER DAM gidiyorsunuz zaten cok yakin.
- GRAND CANYON gidiyorsunuz. burada da canyon icinde lodgelarda kalabilir ya da canyon icinde yürüyüş turları fln var ama ben bunu deneyimlemedim.
- ANTELOPE CANYON mutlaka gidiyorsunuz ama burada bir gece kalıp tur ile kanyon icine giriyorsunuz. onceden rezervasyon yapin ve iki tane bolgesi var canyonun, redditten hangi saatte hangisi iyi oluyor diye bakin, ona gore rezervasyon yapin. cok cok etkileyici bir yer. instagramda fotolara bakin ne demek istediğimi anlarsınız.
- antelope canyondan cikip JOSHUA TREE gidiyorsunuz burada bir gece yeter ve bu karavanlarda kalıyorsunuz colun ortasında. www.dwell.com
- daha sonra SEDONA ya gidiyorsunuz kirmizi kayalarla buyulu bir yer, cok guzel gercekten. amerika da gördüğüm nadir guzel yerlerden Sedona
- FOREST GUMP POINT giiyorsunuz ve filmin çekildiği o ikonik ani yasiyorsunuz
- en güzellerinden bir tanesi HORSE SHOE BEND de kano yapiyorsunuz, hayatımda yaptıgım en guzel seylerden biri o muhteşem kanyonda kano yapmak ve suya girmekti. ocak ayinda suya giremezsiniz ama kano kısmına bakin, buradan rezervasyon yapacaksınız ve bir gece orada hicligin ortasında kalacaksınız. buradan kalacak yer de rezervasyon yapabilirsiniz. kayakhorseshoebend.com

ama cok cok planlı olmanız lazim, ben tam siralama ile yazmadım ama mapsden iyice bakin, aktiviteler icin rezervasyonlarinizi yapin özellikle antelope ve horse shoe de kayaking icin. kis oldugundan hava erken kararacak, erkenden kalkıp gunden zaman kazanmak lazim.

bu yazdiklarim tam aradiginiz fotograflik aktiviteler,
+2
oscar
(25.12.25)
Çok sağol Oscar, Yosemite ve Sequoia parklarına ne diyorsun? Oraya da gitmek istiyorum. Meşhur yerler ama kış olacak tabii. Zincir alıcam kiralamacıdan.
0
🌸tan vakti
(25.12.25)
ben ikisine de gittim. yani güzeller ama cok zamanini alır acikcasi. Yosemite de en az 2 - 3 gun kalmalisin ve vegasdan hic durmadan 8 saat surer, yolda kesin durursun 10 saati alır. yosemiteye gidersen kesinlikle parkin icinde lodgelarda kalmanı öneririm, ( curry village ) ama yer bulabilir misin bilemedim. cunku parkin disinda kalırsan, parkin ana girişinden parkin ici 1.5 saat fln sürüyor. her bir trekking 1 tam gun alir ve cidden cok yorucu oluyor. ocak da trekking yapilir mi onu da bilemedim.

Yosemite tam bir orman ama digerleri kirmizi topraklar ve col ( surus keyfi fln cok guzel bu arada, yani 100 mile tam bir yokluğun icinden gittiğin rotalar oluyor ) kesinlikle elektrikli araba kiralama bu arada, wrangler ya da rubicon isini gorur.

yani ya bu ilk yazdigim rotayı yapacaksın ya da Yosemite - Sequoia - Lake Tahoe fln yapacaksın.
+1
oscar
(26.12.25)
Teşekkürler @oscar, toplam net 7 günüm olacak. Bakalım ne kadarını yapabileceğim. Bu arada Rubycon Kiraladım sahiden de :)
0
🌸tan vakti
(26.12.25)
grand canyon kesin kere kesin, fırsat olursa zion ve bryce canyon'ı da mutlaka tavsiye ederim.
+1
bay b
(26.12.25)
simdiden iyi tatiller, yine sorularınız olursa yardimci olmaya calisirim. las Vegas da 7 rocks var cikisinda tam, oraya da ugrarsiniz.
+1
oscar
(26.12.25)
(3)

Moment ne zaman tork oldu?

yadigar
Biz lisedeyken (90’lar) fizik dersinde, kuvvetin döndürücü etkisini “moment” olarak işlemiştik. Öss kitaplarında da konu “denge-moment” olarak geçiyordu. Şimdi 11. Sınıf kitabına baktım (11. Sınıf fizik) moment yok. Aynı konuyu “tork” diye öğretiyorlar. İngilizce mühendislik okudum, biliyorum konunu
Biz lisedeyken (90’lar) fizik dersinde, kuvvetin döndürücü etkisini “moment” olarak işlemiştik. Öss kitaplarında da konu “denge-moment” olarak geçiyordu.

Şimdi 11. Sınıf kitabına baktım (11. Sınıf fizik) moment yok. Aynı konuyu “tork” diye öğretiyorlar. İngilizce mühendislik okudum, biliyorum konunun ingilizcesinin “torque and equilibrium” olduğunu, ikisinin aynı şey olduğunu. Sadece, hangi yıldan beridir lise müfredatında isminin “moment” değil de “tork” olarak öğretildiğini soruyorum.
+2
yadigar
(24.12.25)
Liseyi 2011'de bitirdim. Moment lise 2 konusuydu. Tork kullanılmıyordu. Bu yıldan sonra olabilir. Yakın zamanda büyük müfredat değişikliği olmuştu.
0
arbre
(24.12.25)
hesabi ayni. statik sistemlerde moment, dinamik sistemlerde tork denir.
0
antikadimag
(24.12.25)
Liseye 2010'da başladım. Ortaokulda tübitak fizik olimpiyatlarına hazırlanıyordum. Orada görürken müfredatta adı moment'ti, biz liseye geçince tork olmuştu ama daha yeni geçiş dönemiydi herhalde çünkü hocalar da genelde moment demeye devam ediyordu. Yani tahminimce 2010-2011 arası değişti diye düşünüyorum.

Gemini'a sordum şimdi;

"Türk lise fizik müfredatında "Moment" isminin "Tork" olarak değiştirilmesi, 2007 yılında hazırlanan ve kademeli olarak uygulamaya konulan Ortaöğretim Fizik Dersi Öğretim Programı ile gerçekleşmiştir.

Bu değişim süreci ve detayları şöyledir:

Değişimin Başlangıcı (2007 Müfredatı): 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayınlanan yeni fizik müfredatında, kuvvetin döndürme etkisi için kullanılan "Moment" terimi yerine uluslararası terminolojiye uyum sağlamak amacıyla "Tork" ifadesi kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu geçiş döneminde ve sonraki birkaç yıl boyunca ders kitaplarında ve sorularda "Tork (Kuvvet Momenti)" şeklinde parantez içinde eski ismiyle birlikte kullanımı yaygın olmuştur.

Tam Yerleşme (2013 ve Sonrası): 2013 ve 2017 yıllarında yapılan müfredat güncellemeleriyle birlikte "Tork" kullanımı standart hale gelmiş ve "Moment" ismi büyük ölçüde terk edilmiştir. Günümüzde 11. Sınıf "Kuvvet ve Hareket" ünitesi altında "Tork ve Denge" başlığıyla işlenmektedir.

Uygulama Tarihi: 2007'de yayınlanan program kademeli olarak uygulandığı için, 11. sınıf konusuna denk gelen bu değişikliğin sınıflarda ve üniversite sınavlarında (o zamanki adıyla ÖSS/LYS) tam olarak karşılık bulması 2010-2011 yıllarını bulmuştur.

Özetle; resmi olarak 2007 müfredatı ile literatüre girmiş, 2010'lu yılların başından itibaren de "Moment" kelimesinin yerini tamamen "Tork" almıştır."

böyle bir cevap verdi
0
nundu
(24.12.25)
(6)

yazamamak

deranzo1
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japo
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japonca olarak bitirmek mi dersin türlü rezillikler... düşünce hızıma yetişemiyor ellerim, doktorlara hak verir oldum valla.

yazı yazma işi bu kadar gerilenen bir şey miydi ya?
0
deranzo1
(23.12.25)
yakın zamanda kendime elle yazı yaz diye mail atmıştım.
i.imgur.com
buna sebep olan da 56 yaşındaki kuzenimde başlayan demans hastalığı. bir gün bir yerde form doldurması gerektiğinde yazamadığını farketmiş. teknoloji bir çok işimizi kolaylaştırsa da bir yandan bize büyük zararlar veriyor.
0
lazpalle
(23.12.25)
Pratik yapmadığımız her konuda zamanla zorlanır ve yavaş yavaş unuturuz.
Not alarak çalışmak, belki günlük tutmak faydalı olabilir.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
Ben hayatımın hiçbir döneminde güzel yazan, yazdığını rahat okuyan biri olmadım. Hiç sevmiyorum yazı yazmayı. Üniversitede falan hiç not tutmuyordum mesela. Şu an da ayda yılda bir elle bir şey yazmam gerektiğinde içim kıyılıyor böyle huzursuz oluyorum. Yani yazabiliyorum ama bilgisayarda dakikada 100 kelime civarı hızla yazabiliyorken elle yazmak cidden hamallık geliyor
0
nundu
(23.12.25)
genelde bir şey konuşurken ya da dinlerken elimin altında kalem kağıt varsa rastgele kelimeler veya duyduklarımı yazarım. genel yazı yazmaya ne kadar etkisi vardır bilemem de okul okumuyorum, ders almıyorum yine de düzgün yazıyorum şu an aktifte. yazımı da severim kendimce. ama bir şeyi çok uzun zaman yapmayınca elbet geriliyordur
0
chanandler bong
(23.12.25)
yazım okunaklı değildir. çoğu zaman ben dahi okuyamıyorum. dolma kalem kullanıyorsa zaten mürekkebin akışına bırakıyorum kendimi daha da okunmaz oluyor.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
Yazı yazma, beynin gelişimi sırasında en son kazanılan ve en karmaşık bilişsel işlevdir. Bu yüzden, teknolojinin kucağına doğmuş gençlerde yazmanın zaten yeterince öğrenilmemiş olması da kullanmayınca hızla bozulmaya neden oluyor. Güzel yazı dersi görmüş ve mürekkep hokkası taşımış boomer nesilde ise yazma daha iyi korunuyor.
Öte yandan, @lazpalle'nin de dikkat çektiği gibi, bunamada önce imza atma, ardından yazma bozuluyor.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
(4)

Ankara da tehran gibi tasinmaya baslanir mi

lapaz
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
0
lapaz
(22.12.25)
Taşınmak zorunda kalacağını düşünüyorum. Sürdürülebilir değil.
0
silverleaf
(23.12.25)
Bu konulara ekstra ilgili biri olarak Tahran'ı pek duymamıştım şimdi baktım.

Endonezya başkentini bu sene Ağustos'ta resmi olarak taşıyacaktı ama biraz erteleme oldu, Jakarta yer altı suların aşırı kullanımından dolayı deniz seviyesinin altına batıyor. Borneo adasında Nusantara diye yapay bir şehir yaptılar oraya taşıyorlar.

Mısır da yeni bir başkent inşa ediyor henüz ismi belli değil, oraya taşıyacaklar yavaş yavaş.

Ankara için bu tarz bir risk olduğunu düşünmüyorum. Başkent hâlâ İstanbul olmaya devam etseydi muhtemelen İstanbul'un nüfusu 20-25 milyon sınırını geçerdi ve o durumda İstanbul'dan taşınması şu an tartışılabilirdi ama Ankara 5-6 milyonluk geniş bir coğrafi havzası olan bir şehir. Etrafa yayıla yayıla 10 milyona kadar rahat çıkabilir. Ayrıca Ankara aslında su fakiri bir şehir değildi kurulduğu dönemde her yerinden nehirler akan bir şehirdi de işte plansız yapılaşma ile kurutuldu hepsi.
0
nundu
(23.12.25)
Ankaradan önce asıl kritik tehlikeli yer izmir.

Ankarada öyle büyük kritik susuzluk problemi yok.
0
limonlu eksi
(23.12.25)
@nundu Ankara hiçbir zaman her yerinden nehirler akan bir şehir olmadı. Birkaç küçük deresi vardı ve bunların su ihtiyacına bir faydası olmazdı.
Soruya cevap: Ortada başkenti taşımayı ne gerektirecek ne de düşündürecek ölçekte bir su krizi yok.
0
mikro patlama
(23.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
0
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(11)

Yağmurlu havada spora gider misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim
+1
nolmus yani
(06.12.25)
Ben giderim. Gitmediğim gün kendimi mutsuz, huzursuz hissediyorum.
+3
Mirket
(06.12.25)
Kar yağarken havuza gittim. Giderim.
+1
arbre
(06.12.25)
canın istemiyosa bugun de gitmeyiver. yamurda evinde keyfini yap film kahve vs. dünyanın sonu değil gün eksik spor yapmak :)
0
f02561
(06.12.25)
Giderim, gidip geldim hatta az önce
+1
pislick0
(06.12.25)
tam evden çıkmak üzereydim, başlığı gördüm. deli gibi yağmur yağıyor ve yürüyerek (13 dk) gideceğim. spora gitmek işe gitmek gibi, zorunlu ama ekstra zevk alıyorum. biraz ıslanalım, ne olacak ki?
+1
hadi ya la
(06.12.25)
eve yürüyerek 3 dakika spor salonum. hayvani yağıyorsa gitmem herhalde ya. 2-3 senedir düzenli sayılacak şekilde gidiyorum spora, spordan zevk alma, yapmayınca huzursuz ve mutsuz hissetme aşamasına gelmedim. Spordan keyif alanların yalan söylediğine inanmaya devam ediyorum :d

Arada kendime kaçamak hakları tanıyorum yani tanımasam hiç gitmem muhtemelen. Bazen gitmemem, hiç gitmememden daha iyi
0
nundu
(06.12.25)
Giderim. Kar yağarken de giderim.
0
gabe h coud
(06.12.25)
Kar yağsa gidenlerdenim. Üşenirim ama yine de giderim
0
euteamo
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim +1
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
Tamamen modunla ilgili.
0
gobekliraki
(07.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(15)

Evli arkadaşlara soru

nundu
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı? Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya ev
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı?

Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya evlenir evlenmez ya da evliliklerinin ilk yıllarında benzer durum yaşadılar meslekten dolayı. Ama arkadaş grubum dışında özellikle yaşı büyük kişiler bu durumu tahayyül edemiyorlar ve niye şimdi evlendiniz o zaman diye hayrete düşüyorlar. İnsanların ne dediğini önemsemiyorum da toplumda bu olay çok nadir de benim arkadaş çevrem mi istisna onu merak ettim.
0
nundu
(03.12.25)
Kendi evliliğimde aynı evde yaşamaya başladık ama ablam evlendikten 1,5 sene sonra aynı evde şartları gereği yaşamaya başladılar.
0
mirty
(03.12.25)
öncelikle umarım bir yastıkta kocarsınız, mutlu bir eviniz aileniz olur.

sorunuza gelince, çok büyük çoğunlukla evlenince, hatta evlenmeden önce birlikte yaşamaya başlıyor karı kocalar. ama eş durumunda tayin talebi sebebiyle bir kaç ay birlikte yaşayamayan bir dolu insan var. hatta sırf bu yüzden resmi nikahı önceden yapanlar da var. özellikle memurlar arasında çok yaygın. kafanıza takmayın. siz kendi dalganıza bakın.
+4
co2s2
(03.12.25)
evlenmeden önce başladık. evlilik kararını aldığımızda 3 yıldır beraber yaşıyorduk.
0
awlmi
(03.12.25)
evlenmeden 10 sene önce falan beraber yaşamaya başladık :d

bir arkadaşım eşinin zorunlu görevinden dolayı 1 sene sonra falan ancak taşınabildi. ;

bence normal bir şey bu arada, siz anlatınca hiç garipsemedim. ha "evlendik ama karşı taraf evimize taşınmıyor ailesiyle yaşıyor, şunu bahane ediyor gelmiyor bla bla" tarzı bir şey olsaydı çok garip gelirdi.
+1
nolmus yani
(03.12.25)
Gayet normal. Çünkü sizin bir de tayin süreçleriniz olacak ve bu süreçlerde evli olmanız işinizi kolaylaştıracak. Ayrıca kim ne derse desin toplum baskısı hala var. Küçük bir şehirde falan doktorluk yapacaksanız mesela, birbirinizin yanına gidip gelmek kalmak çok daha rahat olur evliyken.
Biz ayrı ülkelerdeydik vize bekledik.
0
megalomaniac
(03.12.25)
evlenmeden once birlikte yasamaya basladik. 4 yil kadar falan beraber yasadik. eger evlendikten sonra birlikte yasamayan varsa yadirgamam, beni ilgilendirmez. fakat bence birlikte yasama ve evlilik birbirinden ayrilmali. ciftler oncelikle birlikte yasayarak birbirlerini tanimali, evlilige isinmali. ana baba veya bekarlik donemi evinden cikip direkt evlenmek sorunlara neden olabilir. cunku birlikte yasadiginda her seyi goruyorsunuz, cift olarak zorluklarla basa cikmayi ogreniyorsunuz vs.
0
Sour
(03.12.25)
Biz evlenmeden önce dört sene beraber yaşadık.

Ama şartlar uymasaydi evlenip ayrı takılıp sonra aynı eve de geçebilirdik. Bence normal. Ayrıca kimseyi ilgilendirmez. Öğretmenler de bildiğim kadarı ile böyle yapıyor. O kadar nadir olduğunu sanmıyorum. Millet boş boş konusmayi seviyor sadece. On kere de benzer şeyi duymuş olsa. Aaaaa oyle olur mu olmaz der. He bile demekle ugrasilmaz.
0
a perfect lie
(03.12.25)
Anadolu’da bir ilçede öğretim görevlisi olarak çalışıyordum; iki myo yan yanaydık, yani yaklaşık 50 civarı hoca vardı. Bunlardan 30’u evliyse, 25’i eşiyle ayrı şehirlerde yaşıyordu; iş durumları sebebiyle. Eşi yanında olan tuhafımıza gidiyordu :) Ayrıca çoğu sizin gibi bir bir noktada birleşebilecek durumda değildi. Mesela birinin kadrosu Antalya’da, diğerinin Rize’de ve nakil imkanları yok.

Şunu da ekliyim: gözlemlediğim kadarıyla genelde kadınların bulunduğu yerde ev kuruluyor, görüşme base’i orası oluyor, erkekler apartta veya ev arkadaşıyla falan kalıyordu.
0
lil siztah
(03.12.25)
Dediğim gibi insanların ne dediğini kafaya taktığımdan sormadım ya, he he diyip geçiyorum onlara. Eş durumu yapabilmek için bile evli olmak gerekiyor zaten mantıken ve dediğim gibi kendi arkadaş grubum hep bunları yaşadı. Atıyorum önümüzdeki mart nisan gibi evlensek de olurdu ama zaten evlenmeye karar vermişiz yani boşuna beklemek saçma geldi ve arkadaşların da dediği gibi birbirimizin yanına gidip gelmek evliyken daha kolay :d
-1
🌸nundu
(03.12.25)
evliliğin kesin tanımları yok ki böyle. kültürel kabullere göre yorum yapıyorlar. koşullara göre 2 yıl sonra da birlikte yaşamaya başlayabilirsiniz. sizin evliliğiniz, sizin kararınız. bir ömür mutluluklar <3
+1
deartheodosia
(03.12.25)
Iliskiye basladik. Iki ay sonra esim fransa'ya tasindi master'ini orada tamamlamak icin. bir sene sonra bitirip geri döndü ve biz ayni eve ciktik. zaten öyle yapariz diye konusmustuk cünkü buradaki evini dagitmisti o sürede. üc yil kadar sonra evlendik.

teyzem seneler önce isvicreli bir adamla evlendi. vize islemleri tamamlanana kadar bir bucuk sene bekledi. o sirada hamile kaldi hatta ama gebeliginin 8. ayinda anca vizesi cikti, dogumdan önce hemen isvicre'ye tasindi. o ana kadar hic beraber yasamamislardi mesela.
sartlar ne gerektiriyorsa o oluyor. ayni sehirde olsaniz ve beraber yasamasaniz, ne alaka, o zaman niye evlendiniz, derdim ama sizin durumunuzda baglayici etkenler söz konusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.12.25)
memur kesimi genelde bu şekilde evlilik hayatına başlıyor. o yüzden kafana takacak bir durum yok. mutluluklar dilerim.
0
gercekdunya
(03.12.25)
biz evlendiğimiz gün birlikte yaşamaya başladık. genelde tayin gibi zorunlu sebeplerle memur çiftlerde çok olur bu durum ve herkes bunu bilir normal karşılar aslında. mart nisan gibi evlensek de olurdu demişsiniz sizinki zorunluluk değil de keyfi gibi göründüğü için mi garipsendi acaba. nakil tayin gibi zorunlu bir durum yoksa henüz beraber yaşanamayacak bir durum içindeyken nasıl olsa evleneceğiz diye erken nikah yapmak bana göre de mantıklı ve gerekli değil mesela. size göre nasıl uygunsa öyledir
0
dfn4
(03.12.25)
Evlenmeden önce birlikte yaşıyorduk biz de. Ama sizin yaptığınız çok olağan. Biçok yerde de olur. Eskiden de olurdu böyle şeyler adam evlenip ertesi gün askere giderdi, göreve giderdi filan. Sizin yaşı büyükler böyle bi işgüzarlık yapmaya karar vermiş. Aile büyükleri zaten hep o öyle olmaz demek için bişey bulur. Siz bildiğinizden devam edin. Mutluluklar.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
6 senedir evliyiz, evlerimiz hala ayrı. iş nedeniyle bizim de.
0
mezzosprite
(03.12.25)
(7)

super mario

hknty
bu oyun 90'ların sonu 2000'lerin başında popülerdi türkiye'de. ama oyun 1985 yapımıymış. neden türkiye'de popülerdi? tüm dünyada mı popülerdi o dönem yoksa türkiye'ye geç mi geldi?
bu oyun 90'ların sonu 2000'lerin başında popülerdi türkiye'de. ama oyun 1985 yapımıymış. neden türkiye'de popülerdi? tüm dünyada mı popülerdi o dönem yoksa türkiye'ye geç mi geldi?
0
hknty
(15.11.25)
nintendo ile popüler oldu. sanırım nintendo bize geç geldi. daha çok atari ve comodore64 vardı ülkemizde.
0
gercekdunya
(15.11.25)
Mario dünya tarihinin en meşhur oyunu zaten şu an bile.

Mario'nun çıktığı konsol Nintendo Entertainment System yani kısaca NES. Türkiye'de 90ların sonunda çakma NES konsollar vardı, ben 96lıyım, 2001 yılında ilk bilgisayarım alınana kadar hep o konsolla oynuyordum ki atari diyorduk işte nes falan bilmiyoduk. O dönem aslında PlayStation 1 çıkmıştı ama benim çevremde kimsede yoktu herkeste aynı nes çakması atari vardı. Muhtemelen nintendo Türkiye'de resmi satış yapmadığı için 90larda ülkemize çakması girdi (tayvan üretimi diye biliyorum), öyle popüler oldu. Tek kasette 1000 oyun geyikleri de ordan kalma
+2
nundu
(15.11.25)
başka oyun yoktu ve herkesin anlayabilip oynayabileceği tek oyundu, rekabet vardı
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
temelde şunu merak ediyorum. o dönemde türkiye'de atari popülerdi. ve oyunların hepsi 80'lerde yapılmış. yani 15 yıl önce yapılan oyunlar hala dünyada popüler miydi yoksa ekonomi gelişmediği için türkiye'de mi popülerdi sadece? çünkü 15 yıl önceki oyunların, teknolojinin bir yerde bu kadar popüler olması ilginç. mesela duck hunt 1984 yapımıymış ve ben 90'ların sonlarında hatırlıyorum. bilmem ilginç aslında. sanırım hem geç geldi hem ekonomiden dolayı playstation pek yaygınlaşmadığı için oynanıyordu.
0
🌸hknty
(15.11.25)
Bence bizim halkın ekonomisinin onu almaya gücü anca o zaman yetmiştir de o zaman iyice popüler hale gelmiştir. Doksanlarda bir çoğumuz fasfakirdik. Nerde atari nerde nintendo?
+1
rodeocu
(15.11.25)
dünyada da abd gibi gelişmiş ülkeler dışında varlığını uzun süre götürmüştür 8bit oyunlar

mesela aynı mario'nun 1990 yapımı super mario world şeklinde 16bitlik super nintendo'ya çıkmış oyunu var. o dönem çocuklarına sor çoğu bilmez ben de dahil. sebebi ekonomi. aynısı sega için de geçerli. bunlar görece pahalı aletlerdi kasetlerini kartuşlarını bulmak zordu. bulsan da sıkıldığında değiştirebileceğin sürekli dönen aktif bir piyasası yoktu.

16 bitlik o gerçekçi hissiyatı karşılayan ve herkesin ulaşabileceği atari salonları vardı.
+1
deranzo1
(15.11.25)
Türkiye'ye o kadar da geç gelmedi. 80'lerin sonu, doksanların henüz başında atari salonlarında çılgınlar gibi oynuyorduk. Hatta o dönem oyunlar süreliydi. Oyun başladıktan bir süre sonra tuşların yanında ışık yanıp sönmeye başlıyor ve oyuna devam edebilmek için yeniden jeton atmanız gerekiyordu. Neyse ki bu sistem çok uzun sürmedi. Yerine liyakata dayalı oyun geçme sistemi gelince salonlarda bir anda abi geçeyim mi adamları türedi.
Duck Hunt da o dönem salonlarda vardı. O tabancanın nasıl çalıştığını hakkında türlü teoriler türetilirdi.

(bkz: geçmiş zaman olur ki)
0
sarap dumani
(15.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(7)

siz de kedi videolarina ilginizi kaybettiniz mi?

theconqueror
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?
Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
0
theconqueror
(13.11.25)
Tam bir boomer olduğum için çoğuna inanıyorum.
Kedidir yaa animasyon olsa ne olur ai olsa ne olur her türlü izlenir bence.

Yavru maymun videolarını da çok seviyorum.
+1
mutekebbir
(13.11.25)
Evet, evet, evet.

Doğal olmayan hiçbir şey ilgimi de sevgimi de çekmez.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
Dürüst olmam gerekirse, kedileri seven biri olarak internetin başından beri "komik kedi videosu" trendinin asla bitmemesini anlayamıyorum. Kedi işte yani durduğu yerde komik/sevimli bir hayvan. Durmadan komik kedi videosu izlemek boş bir aktivite geliyor. O yüzden sosyal medyada çıkan kedi videolarını bi 10 yıldır falan izlemeden geçiyorum. Köpek videoları daha ilgimi çekiyor ama, en azından bir işlev var çoğunda :D
0
nundu
(13.11.25)
Kedileri de komik kedi videolarini çok seviyorum. Algoritma karşıma çıkarıp durursa art arda izlerim. Ama özellikle çok nadirdir hadi bı kedi videosu açip izleyeyim dediğim. Yapay zeka ile oluşturulanlar artık ilgimi çekmiyor ama bir ara çilekli don'un maceralarina göz atmıştım:d
+1
egerbiryolcu
(13.11.25)
Genel olarak AI içerikten bıktığım için Instagram'dan sıkıldım, çok daha az girmeye başladım. Ama Reddit'teki kedi subredditlerini bırakamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
%1000000. AI bu sevimli amator video sektorunu oldurecek. O videolarin izlenme sebebi gercek ve spontane olmasiydi. Vay anasini nasil yakalamislar bunu faktoruydu.

Fake aksiyon istesem acip tom ve jerry izlerim zaten.
+5
hot potato
(13.11.25)
Birkaç kere yapay zekanın videolarını ilgilenmiyorum seçeneği seçerseniz daha karşınıza gelmiyor ama beğenip de izlemeye devam edersiniz sürekli aynı şey karşına geliyor
0
eja
(13.11.25)
(18)

gay mi değil mi

me23
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mes
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mesela:
"Ay yok oraya gitsem söylerim.", "Ay abartma." gibi. Erkekler "ay" kelimesini siz de yazım dilinde kullanıyor musunuz? Gay olma olasılığını çok artırıyor mu?
0
me23
(13.11.25)
Benim en az 10 yıldır tanıdığım bi arkadaşım var böyle konuşuyor, ilk tanıştığımda direkt gay demiştim ama o 10 sene içinde birçok sevgilisi (kadın) oldu evlendi çocuğu oldu boşandı başkalarıyla sevgili (kadın) oldu ama konuşması dışında hiçbir şekilde gay vibe'ı vermedi, hala ara ara şüpheleniyorum ama ispat edecek bir olayını da görmedim, gay değil galiba, sizinki de olmayabilir ama olabilir de, benim arkadaşım da olabilir, çok emin değilim.
-3
kizil karga
(13.11.25)
gay olmasa bile sevgili olunacak birisi değil. kanka olur ancak.
-5
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
dünya hızlı değişiyor. benim neslimde böyle ifadeler kullananı direkt gay olarak damgalarlar. belki sonraki nesillerde işler değişmiş olabilir. ay kelimesi ile erkek ağzı hiç bağdaşmıyor bende.

bu arada espri babında ekleyelim.
pbs.twimg.com
+1
lazpalle
(13.11.25)
Whatsapp'te mesajlaşırken falan kullanıyorum. Gay değilim. Aynı şekilde kullanan ve gay olmayan başka erkek arkadaşlarım da var. Yaşlar 30+-2
+2
nundu
(13.11.25)
gay değilim, ben de ay kelimesini sık sık kullanırım.
0
co2s2
(13.11.25)
Eskiden ay olan sınır şimdi ayol oldu.
+2
kisa
(13.11.25)
"canım" kelimesini çok kullanırım.
gay değilim.
+1
HellKeePer
(13.11.25)
@cosmicstring :)))))))))))))))
0
🌸me23
(13.11.25)
Gey
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
"meriç"lik etkisi de olabilir.
-1
ground
(13.11.25)
gizli gay
0
koela
(13.11.25)
gay olmasa bile dişil enerjisi yüksektir. ayş diyen bir arkadaş vardı itin götüne soktum çıkardım düzeldi.
+1
archmeister8
(13.11.25)
değildir kız ayoll. hepimiz böle yumuşak konuşmuyormuyuz :)))
-1
gercekdunya
(13.11.25)
@gercekdunya sizlik bir şey yok sizin taşfırın erkeği olduğunuz anlaşılıyor zaten :)
0
🌸me23
(13.11.25)
artırıyor olabilir, feminen olabilir veya z kuşağıdır konuşmayı henüz çözememiştir.
0
gurur
(13.11.25)
@gurur z kuşağı değil, daha büyük.
0
🌸me23
(13.11.25)
Gay +100

Yukarıda kullandığını söyleyenler de gizli gay :)
+2
Rondak
(13.11.25)
Başta yazıyorsa gay olmayabilir, sonda yazsa kesin gay diye düşünürdüm.

"Abartma ay" gibi. Bunun tınısı daha farklı geliyor bana.

Bu kadar veriden bu kadar analiz çıkıyor :D
+1
akhenaten
(13.11.25)
(20)

Duyuruya her gün giriyor musunuz

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(12.11.25)
Her gün bir çok defa.
İnstagram gibi arada dönüp baktığım bir yer haline geldi benim için
+4
kisa
(12.11.25)
Günde birkaç defa. İnternet büyük bir çöplüğe döndüğü için bakacak çok yer kalmadı. Sözlüğe bu kadar girmiyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
evet
+1
lemmiwinks
(12.11.25)
Evet maalesef, diger sosyal medya platformlarinda uzaklasmaya calisirken burayi aliskanlik haline getirdim. Makul olmayan siklikta gelip bakiyorum.
+1
mbond
(12.11.25)
Günde iki defa.
Sabah ve akşam aç karnına
+3
etna
(12.11.25)
Yıllar önce her gün birkaç defa giriyordum, her seferinde de yeni bir hareket oluyordu. Ama güncel olarak artık ne zaman aklıma gelirse sıklığında.
0
nwnd
(12.11.25)
mumkun oldukca evet, hatta soyle soyleyeyim: girdigim tek turkce site eksiduyuru. :))
0
arakaali
(12.11.25)
evet
0
sweetoffice
(12.11.25)
Hafta içi günde bir girip hızlıca cevaplayıp kaçıyorum. Hafta sonu değişiyor.
0
gabe h coud
(12.11.25)
haftasonu haric evet
0
cooperr
(12.11.25)
evet günde birkaç defa
0
black holes in the sky
(12.11.25)
dışarıda olmadığım hemen her akşam diyebilirim ki bu da %96 gibi bir şey oluyor.
0
late viper
(12.11.25)
Evet, daha çok telefondan giriyorum Twitter’da gündemi tükettikten sonra bakarım buraya da sık sık.
0
Dağcı
(12.11.25)
Evet.
0
diyecevaplandı
(12.11.25)
evet, her akşam mutlaka girerim. günde 1 net ama iş yerinde zaman olursa da bakıyorum.
0
MtKrt
(12.11.25)
Evet.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
günde bir kaç kez çoğu zaman, bir kaç dakika.
arada bir girmediğim olsa da çoğunlukla giriyorum.
0
biseysorcaktim
(13.11.25)
haftaiçi neredeyse her gün. haftasonu arada bir.
0
inheritance
(13.11.25)
Her gün birkaç kez +1
0
peki madem
(13.11.25)
birkaç ay önce her gün onlarca kez giriyordum. Şimdi gün içinde aklıma gelince giriyorum. Bazen hiç girmediğim de oluyor
0
nundu
(13.11.25)
(12)

Sınav kağıdı- kaç puan vereyim

advest
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım. Sınıf seviyesi:8Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım.

Sınıf seviyesi:8
Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve yeniden yap diyor. Çocuk da ısı miktarı, çamur miktarı ve boya dengesi analizi yapıyor ve sonunda düzgün çömlekler yapmayı başarıyor. En başta yaptığı bozuk çömlekleri de dükkanının en görünür yerine koyup altına “yolculuğumun ilk adımı” yazıyor.

Hikayenin ana düşüncesi nedir?

Bakanlık tarafından gönderilen cevap anahtarı: hatalarımızdan ders alırsak daha iyisine ulaşabiliriz. (Bu doğrultudaki cevaplar doğru kabul edilecektir.) (12p)


Kaç puan vereceğimi bilemediğim cevap:

Zorluklar karşısında yılmamalıyız.

(Hatalardan ders almak ile yılmamak ana fikir için aynı kabul edilmeli midir, arkadaşlar.)
0
advest
(10.11.25)
50 puan vermeni öneririm.
+1
tepedeki psychedelic adam
(10.11.25)
Bence gayet 12 lik cevap.
0
physcos physcos
(11.11.25)
iyi bir cevap değil gibi. 10üzerinden 6lık
0
kel aynak kusu
(11.11.25)
hatalardan ders almakla zorluklar karşısında yılmamak aynı şeyler değil.

birisi zorluklar karşısında yılmaz ama hatalarından ders almıyordur, aynı şeyi yapıp duruyordur. sonuç hep hüsran oluyordur.
+6
co2s2
(11.11.25)
Güzel cevap ama istenen cevapla aynı değil.
Ben olsam soruyu sınıfta çözerim, bu cevapla bakanlığın cevabının farkını sorarım ki çocuk haksızlığa uğradığını düşünmesin. Soruya da 9 veririm
+1
kisa
(11.11.25)
Aynı değil tabii ki. 7 olsun hadi.
0
sadakatsiz
(11.11.25)
12 ver gitsin uzaya mekik mi yolluyorsunuz sanki.
-2
hold the door
(11.11.25)
ortada bir zorluk yok. işin kuralına göre yapılması var. anafikirden epey uzaklaşılmış. şevkini de kırmayacak düşük de olmayan bir puan verilebilir.
0
ground
(11.11.25)
soruyu 8. sınıf öğrencisinin cevaplandırdığı düşünülürse bence 9
0
elorelia
(11.11.25)
Çok salakça bir soru ve bence çocuğun verdiği cevap bakanlığın istediği cevaptan daha mantıklı.

Hatalardan ders almak bu paragrafta yok. Zorluk karşısında yılmamak daha çok çıkıyor paragrafta. Yeni bir işe başlamak=zorluk, pes etmeyip devam etmek=yılmamak. Acemilik döneminde yaptığı şeyler hata değil öğrenme süreci.
+1
nundu
(11.11.25)
Hatalardan ders almak ile yılmamak aynı şey değil. Ustası çocuğa yaptığın hatayı analiz et, nerde yanlış yaptığını bul demiş, çocuk da öyle yaparak sorunu çözmüş. Bunu yapmadan aynı hataları tekrar etseydi, yılmamış olacaktı ama hep başarısız olmaya devam edecekti. Hikaye hatalardan ders çıkarmayı anlatıyor, bu net, ama belki daha iyi yazılabilirdi. Bence en çok %50 puan verilir hatta ben daha az verirdim. Çocuğun gelecekteki hayatını biçimlendirecek çok önemli bir konu çünkü.
0
mikro patlama
(11.11.25)
bir sürü açık uçlu soru eğitimi alan biri olarak öğrenci ''hata'' kısmını yakalayamamış diyorum. mesela atletizmde bir yarışma vardır, katılırsın, kazanamazsın ama hata yaptığın için değil. yarış zor olduğu için. yani her zorlukta bizim hatamız yoktur. 12 tam puansa 10 verilebilir. ama ben tam puan verirdim benim notum bol:)
0
oyokbuyoknevar
(11.11.25)
(12)

Hangi hayvan olmak isterdiniz

arbre
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, ned
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.

Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.

Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, neden?

Sağ olun.
0
arbre
(30.10.25)
Boz ayıları hem çok seviyorum hem de insanlardan uzak Kuzey Amerika ya da Avrupa'da sakin sakin takılıp somon avlamak, bal kovalamak falan keyifli bir yaşam. Kışı da full uyuyarak geçiriyorlar daha ne olsun
0
nundu
(30.10.25)
Kelebek, az yaşadığı için.

Ya da panda. Zaten koruma altındalar. Yemek elden su gölden. Hasta olunca hemen bakıyorlar. Vahşi doğada değiller, düşmanları yok. Rekabet etmelerine bile gerek yok. Öyle sakince yaşayıp gidiyorlar.
0
substituent
(30.10.25)
Karga
Bir kere uçuyorsun. Her şeye yukarıdan bakabilirsin. Her yere kısa yoldan gidebilirsin.Kimseye av olmuyorsun.
Üstelik ömrün diğer hayvanlara göre daha uzun. Ayrıca hayvanlar içinde en zekilerden birisin.
Daha ne istenir
0
etna
(30.10.25)
At.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
istanbul'da kedi olmak isterdim.
0
makarnavodka
(30.10.25)
besin piramidinin en tepesindeki kuşlardan biri olmak isterdim, mesela kartal olabilir. uçmak harika bir olay. av değil avcı olması da önemli. evet, kartal iyidir.

not : bjk'li değilim
0
faberkastelli
(30.10.25)
Tavus kuşu olmak isterdim sırf estetik bir hayvan diye

Karadul veya peygamber devesi de takdir ettiğim badass hayvanlar. Dişi olanları çiftleştikten sonra erkeğin kafasını koparıp yiyor <3 çok tatlııığ

Daha mantık odaklı düşünürsem bal porsuğu olmak isterdim. "the meanest creature" olarak biliniyorlar daha ne? Kimse bana bulaşamazdı
0
kullanicadi
(30.10.25)
kedi tabii ki. (entry nick uyumu)

tavus kuşu da olur ama erkek olanı tabii. bir ödevimde onu seçip oyuncağını yapmıştım.

üçüncü seçenek olarak da aslan.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
Okyanusun derinlerinde yaşayan ve henüz türü keşfedilmemiş balıklardan olmak isterdim.
0
peki madem
(30.10.25)
kartal.
16-20 yaş aralığındayken rüyalarımda sıkça uçtuğumu görürdüm. Nasıl bir gerçeklikse uyandığımda kollarım ağrırdı. Soruyu görünce bu rüyaları çok özlediğimi farkettim.
0
adivar
(30.10.25)
baykuş

bence çok şey biliyor bu hayvanlar ancak anlatamıyorlar.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
karga +1

+diger hayvanlarin pek umrunda degilsin
+insanlarin umrunda degilsin
+uzun yasiyorsun
+ucmak buyuk avantaj
+en akilli hayvanlardan birisin, basit problem cozecek kadar kafan calisiyor
0
cooperr
(30.10.25)
(6)

Mantarları kim yiyor?

michael_knight
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?
Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
0
michael_knight
(28.10.25)
Bizim buralarda sezonu gelince topluyorlar. Hatt ev sahibim topluyor, bize de getiriyor.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
İnsanların yediği mantarlar toplam mantarların ufak bir kısmı. Zehirsiz olsa bile çoğu mantar lezzetli de değil. Diğer mantarları böcekler yiyordur ya da bakteriler çürütüyordur. Memeli hayvanlar pek tercih etmiyor bildiğim kadarıyla.

Bi de mantarlar besin değeri açısından da çok fakir. Yemek için pek sebep de yok hayvanlar için
0
nundu
(28.10.25)
Yiyen hayvanlar var, sincap, geyik, tilki, karga ve bazı ismini hatırlamadığım tür kuşlar ve bazı böcekler. Hatta bazıları insanlar için zehirli olanları da yiyebiliyor diye biliyorum.
0
truf
(28.10.25)
hayvanlar da mantar yer.
hatta mantarların yayılımı için önemli. hayvanların dışkıları ile sporlar da yayılabiliyor.
sincap ve benzeri bir çok hayvan mantar yer. türkiye'de insanların güvenle tüketebileceği mantar sayısı çok az. tam sayısını bilmiyorum 20 civarı olsa gerek.
hayvanlar için bu sayı daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(28.10.25)
Memeliler içinde bir örnek olarak domuzlar var. Hatta trüfler gibi toprağa gömülü mantarlar domuzlarla aranabiliyor, bu hayvanların diyetinde mevcut.

Zehirli zehirsiz ayrımı yapmıyorlar elbette, ancak farklı türlerin farklı diyetleri var. Görünüşünden, kokusundan belli gıdalara içgüdüsel olarak yöneliyorlar. Bu da türün gelişimi boyunca yerleşen kompleks bir süreç.

Böcekler açısından daha zengin tabi, örneğin sadece belirli karınca türü tarafından "tarımı yapılan" bir tür mantar da var. Doğada kendi başına bulunmuyor sadece bu karıncalarca yetiştiriliyor. Jeolojik süreçte doğal yaşam alanı yok olmuş, ancak bu karıncaların oluşturduğu ortama adapte olmuş, karşılıklı fayda içinde yaşıyorlar.

Birçok şey var cidden, ama yeniyor yani. Tabi esasen mantarlar bir şeyleri yiyorlar. Mantarlar ölü organizmaları ayrıştıran grupların en önde gelenlerinden.
+2
akhenaten
(29.10.25)
Domuzlar meşelerin dibine yer yer 1 metre çukur açarlar mantar yemek için. Bazen gelir bakarsınız, ağaçlarınızın dibi çapalanmış, bellenmiş. Anlarsınız domuz mantar aramış.
+1
yadigar
(29.10.25)
(12)

sokaklara isim yerine numara vermek her şehirde yaygın mı?

messina123
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
+1
messina123
(23.10.25)
Hayır değil.
Mersin'de bu durum benim de dikkatimi çekmişti. Doğuya doğru gittikçe bu durum daha da artıyor diye biliyorum. Bitlis vs
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
var ama isim de çok var. hangisi daha fazla bilemedim yani.
0
jelly bear
(23.10.25)
İstanbul'un bazı yerlerinde de bu olay var, bu sokak 1000. sokaksa bir alttaki sokak 1010.sokak diye geçiyor, belli bir düzene göre gitmiyor. Eskiden problem olabilirdi ama şimdi GPS var, sokak ismi ne olursa olsun çok da problem değil bence.
0
lamborcini
(23.10.25)
benim oturduğum yerde de sokak isimleri böyle ama böyle 5-6 haneli değil 4 haneli bizdeki bence 4ten fazlası akılda zor tutulur gerçekten de.
0
matilda
(23.10.25)
Ankara'da 4 haneli sokaklar var ama 6 haneli neymiş öyle.
0
anatomik
(23.10.25)
Benim en çok yaygın gördügüm bu olayın izmirde daha çok olması belli başlı caddeler isimden oluşuyor fakat geri kalanın çogungu 4 haneli numaradan oluşuyor
0
limonlu eksi
(23.10.25)
İzmir'in belli semtleri hep numaralı sokaklardan oluşuyor. Ama izmirde benim yaşadığım ilçede sokakların isimleri normal kelimelerdi.

Denizli'de iki sene yaşadım, orada da numaralı sokaklar yaygın.
0
nundu
(23.10.25)
istanbul'da da böyle uygulama var ama ilçe bazlı alışkanlık filan herhalde. tabii bunlarda da sözcük bazlı sokak/caddeler de var, sadece numara/sayı yok.

esenyurt, sultangazi, esenler, bağcılar, arnavutköy filan aklıma gelenler.
0
m e b
(23.10.25)
Muğla, benim bulunduğum mahalle tamamen numaralı sokak ama merkezi ve eski mahalleler hep isim, çiçek adı ya da kişi adı filan.
Sanırım birden yerleşime geçip patır patır sokak açılan yerleri numaralamış geçmişler.
0
subcomponent
(23.10.25)
yurtdisinda yaygin olan ulkeler var.
benim nefret ettigim uygulamalardan biri.
0
cooperr
(23.10.25)
görece yeni yerleşim yerlerinde sokaklara numara verilir. bir yaşanmışlık yok, tarihi bir bağ yok. biri çıkıp şuradan isim söyle yazayım demiyor, sıradan numara veriyorlar. sonradan bu numaralı sokaklardan isim verilenleri oluyor.
0
late viper
(24.10.25)
izmirin tarihi sokaklar hariç nerdeyse tamamı numaralı sistem. hatta bazılarında 7854/45 gibi durumlar da var. sistemi zamanında iyi kurmuşlar. sıralı gidiyor ve amerkan sistemi gibi kendi içinde bir düzeni var.
-skati ! 17. caddeye gidiyoruz. yeni bir ceset bulunmuş:)))
0
ground
(24.10.25)
(11)

Türkiye'de en yaşanılır yer neresi?

biergarten
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?

Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
+1
biergarten
(21.10.25)
datça

daha büyük yer/ulaşım için: dalaman, marmaris, fethiye

turist yazın olur genelde. turist ve kalabalık sorun edilecekse oralarda daha az turistik bir yer olabilir. merkez dışında da yaşanabilir tabii ve merkeze istediğin zaman gidersin

büyük şehir olarak çanakkale olabilir ama dezavantajları var tabii

not: istanbul ve izmir diyen de çıkar. ama genel düşünürsek son zamanlarda insan ve demografi yüzünden kaybediyor. insanlara çok maruz kalmadan, iyi bir semtinde veya şehir dışında da yaşayabilirsin. kişinin durumuna göre değişir.

ya da daha mütevazi ve doğaya yakın yaşam da düşünen olur. onun için karadeniz'de bir yer diyen de çıkabilir mesela
0
ermanen
(21.10.25)
İl, ilçe, kasaba olması fark etmez. Mahalle bile olur.
0
🌸biergarten
(21.10.25)
Antalya, Samsun
-1
arbre
(21.10.25)
İzmir'de Karşıyaka Anadolu Caddesi sınır olacak şekilde sahil kesimi, Alsancakta sınırları tam belirleyemedim ama tüm semt diyebilirim. Sonra Varyant sınır, İnönü caddesi sınır olacak şekilde Fahrettin Altay'a kadar sahil.
Bu sınırlar dışında da bölgeler var ama sınır çizemedim onlara şimdi.
Saydığım yerlerde özellikle Karşıyaka depreme karşı çok duyarlı, evler eski ve taban suyu çok yüksektir. Onun için büyük bütçe gerektirir ama Bostanlı mahallesine bakılabilir. Ama orada da eski İzmir insanı atmosferini alamazsın.
0
Mirket
(21.10.25)
İzmir için @mirket +1

Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe ve Bornova'nın bazı mahalleleri de buraya eklenebilir. Ama tam sınır çizmek zor evet.

Eskişehir'de Vişnelik, Sümer, Akarbaşı mahalleleri civarı da bence çok yaşanabilir semtler.
0
nundu
(21.10.25)
Kastamonu/Cide
0
antihero
(21.10.25)
İzmir Narlıdere'de son durağa doğru olan yerler. Hala yeşil, deniz görüyor ve denize ulaşım da kolay. Otobana giriş kolay. Insani da eskiden ben çocukken süperdi, şu an bilmiyorum tabi. Ama evlerin yaşları baya yüksek.
0
logisticsmanager
(21.10.25)
zengin muhitlerin alayı yaşanılabilir.
+2
mikahakkinen
(21.10.25)
İzmir için mirket +1

İstanbul'da Bağdat Caddesi'nin güneyinde, Yoğurtçu Parkı ile Göztepe 60. Yıl Parkı arasında kalan bölge birinci öncelik, yine iki park arasında kalan, hatta Suadiye'nin doğu sınırına kadar uzanan ve kuzeyde minibüs caddesine kadar olan bölge de ikinci öncelik olarak en yaşanılası bölge bence. Migros'un oradaki Beltur ve etrafı hariç tabii.

Özellikle Fenerbahçe Dalyan sahili civarı bence açık ara diğer her yerden iyi.
0
himmet dayi
(21.10.25)
kesinlikle çanakkale

trafik yok. bu sadece işe gidip gelirken işinize yaramıyor, dışarı çıkmak istediğinizde şak diye istediğiniz yere gitmiş oluyorsunuz. her gün fazladan 1-2 saatiniz oluyor. istanbul 3 saat, izmir 4 saat.

genel olarak güvenli bir şehir. öğrencileri saymazsanız çok fazla göç almıyor. bu yüzden de kendi içinde istikrarlı ve samimi bir nüfusu var. kimse kimseye laf etmez, herkes kendi derdindedir.

temiz hava, muazzam manzara. denize girmek için merkezden 10 dk yol gitseniz muhteşem plajlar var. biraz daha giderseniz assos'tasınız, Kazdağları'ndasınız. Bozcaada var, Gökçeada var. Truva'da ve Gelibolu yarımadası'nda inanılmaz bir tarih var.

istanbul'la izmir'le karşılaştırmak mümkün değil tabii ki ama çoğu şehirden daha canlı bir sosyal hayatı var. mutfak kültürü olmasa da, taze ürünler var. balık var.

daha anlatırdım ama sonuç olarak çanakkale süper bir yer. iş imkanım olsa saniye durmam.
0
co2s2
(21.10.25)
oncelikle turkiyenin hicbir yerinde altyapi iyi degil, 3. dunya ulkesinin bunun imkani yok.
onu gecersek senin aradigin yer ege sahili..
0
cooperr
(21.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(10)

Yatak odası kapı askısı

Bruce
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
0
Bruce
(20.10.25)
yok.
0
deartheodosia
(20.10.25)
Kot ceketim asılı askıyla birlikte

Temsili olarak:
i.ebayimg.com
0
grimavi
(20.10.25)
Var, çanta asılı genelde, kıyafet nadir asarım kapı arkasına
0
kuehles blondes
(20.10.25)
var. milyon tane eşarp...
0
yadigar
(20.10.25)
İkea'nın kapı arkası askısı var. Üstünde de giyilmiş ama daha makineye atma kıvamına gelmemiş, tekrar giyilebilecek kıyafetler asılı. Pantolon, kazak, swaeshirt vs.
+1
kibritsuyu
(20.10.25)
Sabahlıklar ve kolyelerim asılı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Evet çantalar hırkalar var. Odada yer az olunca işe yarıyor
0
pembediken
(20.10.25)
eski evimde vardı, taşınırken almayı unuttum, kaldı orda. Şimdiki evimde duvarda iki askı var biraz köylü işi sddjs onları kullanıyorum.

Pantolon işinde her gün "bugün hangi pantolonu giysem" diye düşünmeyi ve ceplerindekini/kemeri değiştirmeyi sevmediğim için giydiğim pantolonu oraya asıyorum ve yıkama zamanı gelene kadar ordan alıp giyiyorum.
+1
nundu
(20.10.25)
var, bornozum havlum ve röbdoşambrım asılı.
0
co2s2
(20.10.25)
yok
0
gabe h coud
(20.10.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(29)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
07:00-16:00
haftada 4 gün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(15)

Kombiyi açtınız mı

condom kurşunu
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
0
condom kurşunu
(11.10.25)
Evde hayır ama şirkette açıldı. Klima da kışa geçti.
0
arbre
(11.10.25)
daha en az 1 ayı var, çok erken
0
my fault
(11.10.25)
Yeni evim yerden ısıtma, çözemedim gitti sistemi. Hangi boru hangi odayı ısıtıyor vs. Ben de pes ettim.
0
gobekliraki
(11.10.25)
Bugün merkezi ısıtmayı çalıştırdılar biraz.

Aşağıdan har har ses geliyor, kendimi güvende ve iyi hissettim.
+1
sekizdokuzon
(11.10.25)
yokluk görmüş bazı yaşlılarda her şeyi "lazım olur" diye saklama huyu var ya bende de bu kombi konusunda var. öleceğimi bilsem açmıyom. ankara'da dışarısı -5'ken, kar yağarken soğuktan uyandığımı ama yine de yakmadığımı bilirim. üşüyor muyum? evet. şu an kombi açılır mı? evet. açtım mı? hayır. TOPUNAN TANKINAN GELİN AÇTIRAMAZSINIZ. aralık'tan önce açmam. muhtemelen o zaman bile açmam.
0
der meister
(11.10.25)
29 ekime kadar direnmeyi planlıyorum. Konum: İstanbul
0
hakmut
(11.10.25)
Konum İstanbul Kartal
Açtım. Açmasam uyurum. Uyursam ölürüm.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
Merkezi ısıtma 3-5 gündür yanıyor.
0
inheritance
(11.10.25)
istanbul. açalı 1-2 hafta oluyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.10.25)
Bugün. İstanbul.
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
İzmir'den bildiriyorum, açık balkon kapısının yanında oturuyorum şu an. Kombi açmayı düşünmeye bile başlamadık.
0
kobuzchu kiz
(11.10.25)
Acmamistim ama simdi acmaya karar verdim. Kat kat giyindigim halde usudum, konum ist.
0
sey mi dostum
(11.10.25)
Akşamlaeı açık
0
basond
(12.10.25)
Eskişehir'de merkezi ısıtmalı apartmanda yaşıyorum. Cuma yaktılar. Evde tişörtle takılmaya devam ediyordum, bi tık daha üşürsem kalın kıyafete geçerim derken kombiyi yaktıkları için yine şort tişört devam evde
0
nundu
(12.10.25)
Çocuk banyodan titreyerek çıktığı için eşim bir kaç gündür açıyor. Normalde evde tişörtle rahat gezemediğim ana kadar direniyordum.
0
kimlanbu
(12.10.25)
(16)

Evinize gelen misafir nasıl bir hediye getirirse çok mutlu olursunuz?

sekizdokuzon
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?Teşekkürler.
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?

Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.10.25)
paşabahçe beğenmezsem gider istediğimide alırım, bizim ailede genelde paşabahçe , daha azı madame coco nevresim seti battaniyesi falan
+1
eja
(11.10.25)
Maddî anlamda çok sıkıntılı bir zamanımdayken getirilen gram çeyrek yarım tam altın türünde bir hediye haricinde hiçbir hediye beni "çok mutlu" etmez sanırım. "Çok mutlu olmak" benim için epey büyük bir şey ya da algılarım/beynim abartıyor da olabilir, bilemedim şimdi. Hayal kuramadım resmen.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Benim için en güzel hediye misafirin hiç gelmemesidir.
+4
rock n roll
(11.10.25)
Ben bunları yapmasalarda yatağımı veririm
+2
Kahvedesu
(11.10.25)
Çiçek gelse bile bakmayı beceremiyorum bi fesleğenim vardı kuruttum.
Parfüm getirirse mutlu olurum.
Yiyecek olarak fıstıklı baklava gelirse mutlu olurum. Ama kalitesiz yerlerden alınmış çamur gibi baklava olmayacak.
Kaliteli lokum ve çikolata da olabilir.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
çiçek iyi fikir.

birileri bir eşya getirince genelde mutlu olmuyorum.
neden zahmet ettin, ne gerek vardı, bir sürü masraf yapmışsındır şeklinde bir anne çıkıyor içimden. layık görmüyorum belki de. basit bir şeyse de yine beğenmiyorum. boşuna çöp olacak evde diye.

çift olarak yaşadığımız eve bir arkadaşım ikili ve sevimli bardak getirmişti. biri 400 diğeri 500cl miydi neydi. arada bir bira içerken onları kullanıyorduk güzel andım o arkadaşı. sevimli bir hediyeydi ve insanı borç altında hissetirmiyor da. çok yer işgal etmeyecek bir saksı çiçeğine de mutlu olurdum. büyük çiçek herkese gitmez, evinde yer yoksa zülum olur.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Birinci sınıf inanılmaz kaliteli bir baklava ve ya bu kalitede bir tatlı.
Hiç görmediğim göremeyeceğim nadide bir hediyelik olabilir
Güzel çiçekleri açmış saksılı bir çiçek
0
pislick0
(11.10.25)
güleryüz ve huzur getirsin başka şey istemem.

gerçekten getirse ne getirmese ne yani.
+3
gurur
(11.10.25)
Kaliteli malzemeden (cam, ahşap, mermer, kemik, bronz, prinç, titanyum veya bunların karışımı), seri üretim olmayan, mümkünse ilerde antika değeri olabilecek bir koleksiyon parçası olan küçük obje, vazo, kutu, ufak mobilya, alkol bardağı/kadehi, sofra malzemesi vs. alsam çok sevinirdim. Çok spesifik oldu sanırım.
0
akhenaten
(11.10.25)
Bana yakın arkadaşım bir kere doğum günü hediyesi olarak saksıda biber hediye etmişti canlı bir bitkinin hediye olarak gelmesi gerçekten şahane bir şey çok mutlu olmuştum.
Ev bitkisi hediye gelse çok mutlu olurdum ben de.
Farklı tasarımlarda kupa bardakları çok sevdiğimi bilen arkadaşlarım bana kupa bardak da hediye ediyorlar bu da çok hoşuma gider.
Evde kokteyl denemeleri yapmayı sevdiğim için şık içki bardakları hediye gelse çok hoşuma giderdi.
Bir kere televizyon battaniyesi hediye gelmişti o da hoştu.
0
mutekebbir
(12.10.25)
Biraz kimin geldiği de önemli. Sadece kendisi bile en büyük hediye olabilir. Aranızdaki yakınlığa ve ilişkiye de bağlı.

Çoğu zaman misafir gelmemesi daha iyi +1
Dışarda bir yere davet etmesi daha makbul. Veya tatil hediye etsin ne bilim :)

Benim ihtiyacım olan şeyleri bilip getirmeleri de makbule geçebilir. Materyal şeylere pek ihtiyacım olmuyor. Çiçek bitki vs. de evde sevmem. (doğada severim, doğaya götürsün mesela?) Belki bazı ev gereçlerinin daha iyisi olabilir. Yediğim spesifik şeylerle alakali birşey de olabilir.
+1
ermanen
(12.10.25)
Hediye getirmemesi, getirecekse de ya işime çok yarayacak bir materyal tercihimdir. Bunun dışında eşya/bitki/vazo tarzı şeyleri mümkün olan en kısa sürede sağa sola bağışlamayı tercih ediyorum. Gereksiz eşyalardan kurtulmak için evin 2/3'ünü attım.
0
rakicandir
(12.10.25)
Evde bitki konseptini hiç sevmediğim için böyle bir hediye gelse üzülürdüm napıcam bunu şimdi diye.

Onun dışında kahve fincanına okeyim ya her zaman kullanılıyor, çok işlevsel bir hediye, evde fazlası hiçbir zaman sorun çıkarmaz. Saçma sapan esprili bi şey olmadıktan sonra fincan iyidir
0
nundu
(12.10.25)
Misafirliğe gelecek olanlara bana güzel yazan eşantiyon kalem, defter, ajanda; ilginç tasarımlı kupa bardak getirin diyorum. Söyleyince biraz yüzsüzlük gibi oluyor (:D) ama istediğim şeyler ya ücretsiz ya da ucuz. Misafirliğe gidiyorsam genelde küçük bir mutfak eşyası veya iyi bir pastaneden duruma göre bir şeyler alıyorum. Evde pet besleniyorsa ona da ödül maması götürüyorum.
0
gnosis
(12.10.25)
Oğluma oyuncak getirilince mutlu oluyorum, bana bir şişe güzel bir içki gelirse seviniyorum :)
0
kimlanbu
(12.10.25)
sarı kız.
0
Hallegadola
(13.10.25)
(9)

sosyal medyada trend olmuş kalıplar

tabudeviren
- benim bilmem ne bilmem ne yapmam şaka mı - C2 seviye oyun bağımlılığı- senin nezdinde makul bir zemin oturmak zorunda değil - ikimizin şarkısıydı şimdi dinleme çocuğun uyanırgibi gibi... neler var başka?
- benim bilmem ne bilmem ne yapmam şaka mı
- C2 seviye oyun bağımlılığı
- senin nezdinde makul bir zemin oturmak zorunda değil
- ikimizin şarkısıydı şimdi dinleme çocuğun uyanır

gibi gibi... neler var başka?
0
tabudeviren
(09.10.25)
en ünlüsü ile baslayayim:
- amlarina koyayim onlarin cok ayip ediyorlar
- nereye sicacaklar?
- herkesin hayatina kimse karisamaz
- herkesin bir popisi vardir
- al kirdin kirdin
- salak yemin ederim gerizekali bu cocuk ya
- okumadim kardes durumumuz yoktu
- oglum bak git
- piston asagi indi
- dedeye sahip cikalim
- adnan sikisenses
- hepimiz ücgen seklinde birbirimize takicaz
- zakaliyim ama amele olucam
- beyin bedava ya bedava

gibi seyler mi acaba sordugunuz?
yazdiginiz 4 kalibi da ilk defa duydum bu arada.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.10.25)
Bu sey degil mi ya; ben
X olunca ben
X'i olmayan da ne biliiim... (x yapmayan da ne biliim...)
0
sey mi dostum
(10.10.25)
@konusma ben konusuyorum, sen alkışlarlayaşıyorum musun?
0
ruhlardan esinlenen karga
(10.10.25)
yemin edebilirim ama ispatlayamam.
+1
kumandanim
(10.10.25)
Seni x'te durduran ne oldu

Bir diziden çıkmış, ama izlemeyenler de denk geliyordur illa ki.
0
auroraaurora
(10.10.25)
Dun baska duyuruda lafi gecmisti oradan aklima geldi.

"adamı bırakır mısınız gözaltına alınmak istemiyor"
0
mbond
(10.10.25)
@konuşma ben konuşuyorum

hocam son 10 senedir internetsiz bir mağaradaydın yeni çıktın galiba, verdiğin örnekler 2010 civarı nostaljisi yarattı bünyede sdjdsj

soruya cevap olarak;

x yapmayan kendime erkeğim/kadınım demesin
Bi de mistik kelimesinin aşırı ve yersiz kullanımı var. Başıma gelen mistik olay vs diyorlar ama mistik de değil
0
nundu
(10.10.25)
@konusma gerçekten 2010'lar nostaljisi yaşattı. oğlum bak git'teki kafası yarılan çocuk, al kırdın kırdın'daki çocuk 30'lu yaşlarına gelmiştir herhalde. adnan s.kişenses öleli 12 yıl oldu.

ama instagram'da reels kaydırmıyorsanız sorulmak isteneni anlamamanız normal.

benim cevabım da türkçeyi yamultan salak saçma kalıplar.

beğendiği bir ürün görüp "keşke bundanım olsa"
ya da "bilmemne bilmemne olurken bendir" (bilmemne olurken ben böyle oluyorum anlamında). alıp bendiri kafasına geçirmek istersin.
0
kibritsuyu
(10.10.25)
haklisinizdir arkadaslar. magaradan cikmadim elbet, yani instagram'da reels de kaydiririm ama eksi sözlük ve duyuru disinda türkiye'den takip ettigim bir platform, haber kanali, gazete, gazeteci, siyasetci, futbolcu, yazar cizer, ünlü isim falan da yok. sifir. nil. algoritma böyle olunca karsima da düsmüyor türkiye icerigi. izledigim son türk dizisi 2012'de bitmis. o sebeple bunlara baya uzak kalmisim. neredeyse 18 senedir yurtdisinda olunca olabiliyor bunlar.
ama bence gene de kullanilir yani :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.10.25)
(9)

Bilgisayardan login olamayan bir tek ben miyim?

Mirket
SB
SB
0
Mirket
(06.10.25)
Bende sıkıntı yok.

Windows 11 - Edge tarayıcı
0
chicha_v2
(06.10.25)
gayet ekranin ortasinda?

ibb.co
0
bluelight
(06.10.25)
Mobilde bir sorun yok. Bilgisayarda şifreyi yazıp giriş yap deyince ‘Failed CSRF check!’ Diyor.
0
🌸Mirket
(06.10.25)
bende sorun yok.
0
ucurulmamak umidiyle
(06.10.25)
ben de bilgisayardan subetha üzerinden login olamıyorum. mobilde çalışıyor.
0
theseachange
(06.10.25)
reklam engelleyiciler ve 3. parti çerezleri engelleme ile ilgili olabilir, bende de sorun vardı ve çerezlere hem ekşide hem de duyuruda izin verdim halloldu
0
hoot
(06.10.25)
Siteye girmekte, soruları, cevapları görmekte bir sıkıntı yok. Login olunamıyor sadece.
0
🌸Mirket
(07.10.25)
Hem bilgisayarda hem mobilde opera tarayıcı kullanıyorum, ikisinden de giriş yapamadım. Şimdi bilgisayarda chrome'dan denedim giriş yapabildim. Opera ile ilgili (ya da onun reklam engellemesiyle ilgili) bir sorun olabilir.
0
nundu
(07.10.25)
bende de aynısı oluyordu. çerezleri önbelleği falan temizledim düzeldi.
0
archmeister8
(07.10.25)
(11)

Matematik öğretmeninin hakaret ederek zorbalaması

Sadece soruyorum
Herkese selamlar.Komşumum 7.sınıfa başlayan bir oğlu var, zaman zaman bize geliyor, matematik çalışıyoruz. Geçen sene 6.sınıfken de çalıştık biraz ama çocuğun anlamasında biraz zorluk var. 6.sınıfken de zaten ilkokul 3-4 seviyesinde idi. Kesirler konusunu uzun uzun çalıştık ama gerçekten mantığını a
Herkese selamlar.

Komşumum 7.sınıfa başlayan bir oğlu var, zaman zaman bize geliyor, matematik çalışıyoruz. Geçen sene 6.sınıfken de çalıştık biraz ama çocuğun anlamasında biraz zorluk var. 6.sınıfken de zaten ilkokul 3-4 seviyesinde idi. Kesirler konusunu uzun uzun çalıştık ama gerçekten mantığını anlamakta çok zorlanıyor ya da tam anlamadığım bi şekilde nasıl olsa yapamayacağım diye anlamayı denemiyor bile. Gerçekten birebir ilgilenilmesi gerekiyor, çok minik minik zorlamadan üstüne gitmeden korkutmadan anlatmak gerekiyor ancak o zaman yapabilmeye başlıyor.

Neyse bu sene de yeni bir matematik öğretmeni gelmiş, akılı tahtaya yansıttığı şeyleri defterinize yazın demiş, bizimki de yavaş yavaş yazıyor zaten zorlanıyor. Yazamadan sonraki sayfaya geçmiş birkaç defa. Öğretmen de zorbalamaya başlamış bizimkini. Neden yazmıyosun vs diye. Ama çocuk gerçekten saygısız bi çocuk değil, yapmadıysa gerçekten yapamadığı için yapmamıştır. Neyse en son da geçen gün çocuğa "geç arkaya defol git, bu ülkenin mühendislere ihtiyacı var, senin gibi boş beyinlilere değil" vs şeyler söylemiş. Çocuk bunu anlatmış annesine.

Bu durumda ne yapılabilir, öğretmenin üstüne gitmek ters mi teper yoksa üslubuna dikkat etmesini söylemeli mi ailesi. Müdüre vs gidip ya da en son meb şikayeti denenebilir mi?

Sonuçta çocuk yapamıyorsa notunu düşük girersin, çocuğa hakaret etmesini gerektirmez diye düşünüyorum, herkes matematik yağacak anlayacak diye bir kural mı var. Çocuk gerçekten anlamıyo çok zorlanıyo.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
matematik ogretmeni ve mudur ile birlikte toplanti talep edecek aile, o da olmazsa meb muhtemelen. ogretmenin ustune gitmek daha ne kadar ters tepebilir yani hakaret etmis adam bir sonraki asama dovmesin diye mi suyuna gidecekler?
bununla birlikte anlattiginiz gibi ciddi bir ogrenme zorlugu varsa cocuga ihtiyaci olan ozel egitimi aldirmamak, gerekli sekilde yonlendirmemek ve bu sekilde devam etmesinde israr etmek cocugun iyiligine olmayabilir, onu da artik isin uzmanlari ile gorusmeleri gerekiyor. 7.sinif cocugunun 3.sinif seviyesinde diyorsunuz, uc bes sene sonra yasitlariyla universite sinavina girerse ne yapacak?
0
kassiopeia
(01.10.25)
öğrencinin yalan söylemediğinden eminseniz eğer öğretmenle muhatap olmayın, cimer'e şikayet dilekçesi yazın. il milli eğitimden müfettiş görevlendirirler. bir şey çıkmaz ama öğretmen bir daha uğraşmamak için davranışlarına dikkat eder.

onun dışında bulunduğunuz il veya ilçedeki milli eğitimin rehberlik araştırma merkezi (RAM) ile görüşün. çocuğun özel bir eğitime ihtiyacı varsa onlar hem yardımcı olurlar hem de yönlendirme yaparlar.
0
yemrem
(01.10.25)
kar tanesi olmaya gerek yok. Fen lisesinde, tıp fakültesinde hocaların basit bir soru bilemedik diye söylediklerini duysanız kalpten gidersiniz demek ki. Hocayla konuşun, durumunu söyleyin +1. Sizin komşunun çocuğu geride kalıyor diye tüm sınıf onun seviyesinde ders işleyemez, sizin çocuğun da bir günahı yok. Bence de çözüm özel eğitim
0
nundu
(01.10.25)
İdareye bildirin mutlaka. Bu ülkenin mühendislere ihtiyacı yok, bu ülkenin doğru düzgün insanlara ihtiyacı var. Klasik öğretmen malligi.

Peşin not: Öğretmenim.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
@nundu

biz zaten öğretmen bizim çocuğun seviyesine insin demiyoruz ki, hakaret etmesin diyoruz, bu kadarını da istemeye hakkımız var bence.
0
🌸Sadece soruyorum
(01.10.25)
müdürle konuşun durumu. hocayı da çağırır birlikte konuşursunuz. yok hoca ters yaparsa milli eğitime gidip şikayetinizi anlatırsınız. müfettiş atanır, çeki düzen verirler. ayrıca çocuk için de bir yol çizilebilir.

fen lisesinde ve tıp fakültesinde okuduğunu belirtme ihtiyacı duyarak "kar tanesi olmaya gerek yok" diye boş yapan arkadaşa iki laf etmek isterim. ben de söz işittim, hatta dayak da yedim. çoğu 80'li 90'lı tayfa böyle eğitim gördü belki de. bizler bunları yaşadık diye bu çocuğun ya da çocukların bunları yaşamasına gerek yok. tıpta basit şeyleri bilmeyip hocalarından laf yemen senin bilgisizliğin. buradaki çocuk özel bir çocuk olabilir o yüzden kendi yaşadığınız şeyleri örnek göstererek yorum yapmaya çalışmayın.
0
false pretension
(01.10.25)
Size şunu söyleyeyim: Yapacağınız şeyler karşılığında öğretmenin akıllanacağını düşünmeyin. Böyle karakterdeki insanlar uyarı ile, hafif ceza ile vs. akıllanmaz.

İlk okul 1. sınıftaki anım geldi aklıma. Hala unutmam 30 sene geçmiş üstünden. Sınıf öğretmeni sınıftaki bir kızı istisnasız her gün sopayla dövüyordu. Ne alıp veremediği vardı bilmiyorum ama adamın tipine baksan düzgün görünümlü biriydi ama her gün kızcağızı dövüyordu ve acımasızca. Bir gün annesiyle geldi çocuk sınıfa ve annesi çocuğun sırtındaki morlukları gösterek hocam etmeyin vs. dedi. Kızın annesi sınıftan çıkar çıkmaz adam sopaya sarılıp her zamankinden daha fazla dövzü kızı.

Uzun lafın kısası siz öğretmeni "evinden aldırsanız da :d" o adam çocuğa kinlenir daha fazlasını yapar. Bu aklınızda olsun.
0
himmet dayi
(01.10.25)
öğretmenle ilgili güzel öneriler verilmiş.

fakat bu çocuk muhtemelen hayatı boyunca buna benzer durumlarla hep karşılaşacak. hepsini bilmek ve çözmek mümkün değil. nasıl olur bilmiyorum ama bir psikolog-danışman vs. destek alarak ailenin çocuğun kendini yalnız ve çaresiz hissetmemesini sağlamaya çalışması gerekir. öğretmen gibi her gün gördüğü bir insan olmayabilir ama bu olaylarla baş edebilmeyi de öğrenmeli.
0
orpheus
(01.10.25)
gnosis +1 bu arada. Çocuğun bu tip durumlarla sağlıklı şekilde baş etmesi için ailenin ve çocuğun destek almaya başlaması lazım.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
Şikayet etseniz bile bunun sonuç vereceği mechul çünkü bu sebeple memuriyetten almayacaklar sonuçta. Müdürün, mudur yardimcisinin, rehberliğin arabulucu olduğu görüşmeler silsilesi yapmanız lazım.

Bazı öğretmenler böyle oluyor, kendi alisildik olanindan farklı davranan birini direkt kendine karşı bir şey yapıyor gibi görüyor. Açıklayınca tavır değiştirir değiştirmez bilinmez ama denemek önemli.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.25)
oncelikle sen velisi olmadigin icin yapabileceklerin sinirli.
annesi/babasi ne diyor bu ise?

ben babasi olsam soyle yaparim:
"geç arkaya defol git, bu ülkenin mühendislere ihtiyacı var, senin gibi boş beyinlilere değil" sozu dogru mu ogrenirim okula gidip, hocam bu dogru mu derim, yok derse ok bizimki yanlis duymus herhalde derim, fazla ustelemem. ama sorgularim, tatli sert.
bir daha olursa, tekrar okula giderim, bu sefer hocayi sert uyaririm.
3. sefer tekrarlanirsa dalarim, artik kim kimi indirirse indirir. sonra da haliyle cocugu alirim okuldan.

bir de kar tanesi falan denmis, tip fakultesi falan filan. yaw tip fakultesi secilen bir sey. eger doktor olma yolundaysan ve calismiyorsan ya da kafan almiyorsa, laf yersin. sonucta doktor olacaksin insanlar sana canini emanet edecek.

ama subyana kimsenin hakaret etme hakki yok. 7. sinifa giden cocuk daha dal falan secmemis, belki de sanat sepet isleriyle ugrasacak, matematikte iyi olmak zorunda degil.
0
cooperr
(01.10.25)
(15)

Kaç montunuz var

arbre
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
-1
arbre
(28.09.25)
benim gibi düz erkek için gereksiz mesela. mevcut giydiğim yıpranana dek başka giymem. ama giyimine dikkat edenlere farklı alt üst kombinleri yapanlara gıpta ile bakarım. uzun lafın kısası israf olmaz ama diğerlerinin pabucu dama atılır diyorsan en azından ihtiyaç sahibi birine ver derim.
0
lazpalle
(28.09.25)
6 tane galiba. güzel bir şey görürsem alırım. eskileri de giyerim. hava soğukluğuna, yağışa ve kombinime göre değiştirerek...
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Geçen sene 10 tane varmış. 6 tanesini attım. Bu yıl sadece bir tane alacağım.
0
kaptan maydanoz
(28.09.25)
30-40 arası.
0
gabe h coud
(28.09.25)
okuyunca bir gülme geldi. bende 20 tane var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.09.25)
iki tane normal, bir tane de kara kışlık var.
0
sir gawain
(28.09.25)
1 palto, 1 kalın yağmurluk, 1 ince yağmurluk, 1 kot ceket, 1 kanvas ceket. Bana yetiyor bunlar.

Büdüt: 1 tane de sıkıştırılabilen pofidik mont var onu deprem çantasına koydum. Aktif kullanmıyorum yani.
0
peki madem
(28.09.25)
2 şişme, 3-4 kaşe (2 tane düğünlük gibi şık) 2 kısa pembe-bej 1 polarımsı 1 yağmurlukk 1 kkrem şu herkesin giydiği uzunlardan 2 siyah yarım bomber mı neydi adı. tabi bunların çoğu 10 sene + son dönemde(son 2 yıl) 2 tane aldım
0
eja
(28.09.25)
erkek
6
0
duyurukullanıcısı
(28.09.25)
2 tane biri softshell günlük,
diğeri 3 in 1 kar, kış, yağmur, soğuk için.
0
my fault
(28.09.25)
mevsimlikleri paltoları kabanları hepsini sayarsak 20'yi bulur
0
archmeister8
(29.09.25)
bende 2 tane kışlık mont var, birini yıkayıp kuruturken diğerini giyiyorum. 1 palto ve bi de yağmurluk mont var. hepsini 10 senedir kullanıyorum. hepsi de lazım ama benim için ihtiyacımı karşılayacak şekilde tam kararında olduğu için belki :)
0
truf
(29.09.25)
2 yun kaban
2 yagmurluk
3 sisme
2 mevsimlik
1 deri ceket
1 trenckot
1 kayak montu

bi 7-8 tane de elden cikarttigim var. bazisi nerdeyse 20 yillik, bazisi yepisyeni.

pantolonum daha azmis :D
0
taurina
(30.09.25)
siyah deri ceket
kayak montu
daha janti bir max and spencer mot
nautica yağmurluk var

en yenisi 5 senelik
0
rain when i die
(30.09.25)
Bir tane kalın kot ceket, bir tane de 5-6 yıl önce decathlon'dan aldığım spor mont var. 3 senedir Eskişehir kışını kot ceketle geçiriyorum, diğerini toplam üç defa giymişimdir bu sürede.

Mevsimlik olarak fermuarlı kapşonlularım var da onları saymıyorum, bir iki tane de onlardan vardır.
0
nundu
(30.09.25)
(5)

izmir datça güzergahında şuraya mutlaka uğranmalı denilesi yerler

nivoandmira
izmir-söke-milas-akyaka-marmaris-datça güzergahında manzarası güzel ve gitmekten keyif aldığınız yerler varsa paylaşabilir misiniz ?
izmir-söke-milas-akyaka-marmaris-datça güzergahında manzarası güzel ve gitmekten keyif aldığınız yerler varsa paylaşabilir misiniz ?
0
nivoandmira
(26.09.25)
antik kent seviyorsanız ve zamanınız varsa, milet-priene-didyma üçlüsüne bakabilirsiniz. Didyma, Didim'de apollo tapınağının olduğu yer. Diğer ikisi daha söke tarafında.

Bafa gölünün oralardan geçecekseniz oraya da bi bakabilirsiniz. Manzarası falan güzeldi ben son gördüğümde.

Yolun ilerisi konusunda çok bilgim yok.
0
nundu
(26.09.25)
Direk datçaya git. Marmaris datça yolu gayet güzel. Yoksa arada durup zaman kaybetmeye gerek yok.
0
mikahakkinen
(26.09.25)
Antik kent seviyosanız Milet Priene +1, Efes'i görmediyseniz Efes, ben yıllarca o bölgeden geçip gezmemiştim mesela.

10-15 sene önce Şirince derdim ama satıcılar. kalabalık vs biraz sevimsizleşti orası.

Milet yakınlarında Doğanbey köyü var, mutlaka demem elbette ama doğası, manzarası, havası çok hoş, birkaç seneye popülerleşip ikinci bir Şirince olabilir.

Akyaka'da Azmak nehri'nde bir mola verilebilir, buz gibi pırıl pırıl bir su, kısa bir nehir turu yapılabilir.

Marmaris Datça arası yol gerçekten muhteşem, 2021 yangınlarından sonra biraz iç acıtıcı ama önceki halini görmediyseniz hala çok güzel, Marmaris'in o taraflarında çok güzel koylar var ama hangi birini tavsiye edeyim, Bördübet bir cennetti mesela ama yangınlardan sonra görmedim.

İyi yolculuklar, hiç bir yere uğramasanız sadece etrafı izleyerek gitseniz de çok zevkli bir yol.
0
(26.09.25)
gokova akbuk koyu, sirince mat köyu
0
ala09
(26.09.25)
marmaris - söğüt. manzarası ve denizi çok iyi.
0
sir gawain
(26.09.25)
(15)

Kalitelisini tüketmek gereken ürünler

sekizdokuzon
Bu listeye en son yoğurt, peynir ve zeytini aldım. Sizce ucuzu tuketilmeyen, parası neyse verip alınması gereken şeyler nelerdir?Teşekkürler.
Bu listeye en son yoğurt, peynir ve zeytini aldım. Sizce ucuzu tuketilmeyen, parası neyse verip alınması gereken şeyler nelerdir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(25.09.25)
Kozmetik
İç çamaşırı
Ped
0
mutekebbir
(25.09.25)
bütün hayvansal gidalar. et, süt, yogurt, yumurta, tereyagi, peynir.
sebze meyveyi yetistiriyorlar, bir sürü ilac atiyorlar.
sonra bu elmalarin en kalitesizleri toplaniyor, bunlardan hayvan yemi yapiliyor veya hayvana direkt veriliyor.sen günde iki tane elma yiyorsun ama inek günde 30 tane elma yiyor. üstüne bir de ilac veriliyor inege. yok antibiyotigi, yok parazit hapi bilmemnesi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.09.25)
Mümkün mertebe herşeyin bir tık iyisini almaya çalışıyorum.
Su diyebiliriz
Nemlendirici krem filan
Şampuan
Kıyafet
Sebze meyve
0
kararsızataletfilozofu
(25.09.25)
zeytinyağı, taze balık, ayakkabı, dişçi hizmeti, yatak
0
black holes in the sky
(25.09.25)
tuvalet kağıdı olabilir. 3 katlılar bile ince geliyor artık. eskiden 2 kat yeterdi.
0
nothing in my way
(25.09.25)
Ucuzunun tüketilebileceği ürünleri yazmak daha mantıklı geldi.
Çöp poşeti, vantilatör, çekiç, araba yıkatma.
0
gabe h coud
(25.09.25)
Ben 20 seneden beri foça yoğurttan başka yoğurt yemem. Ayrıca sadece soğuk sıkım zeytinyağı kullanılır bizim evde. Köyden alınıyor.

Ama abur cubur konusunda BİMciyim, A101ciyim. O BİM pastasının yerini hiçbir pasta alamaz. Bim kazandibisinin yeri başkadır.
0
Batuhanolabilir
(25.09.25)
@Batuhanolabilir ben de peynir helvası seviyordum bim'in ama kaldırmışlar:( hiçbirinde yok.
0
nothing in my way
(25.09.25)
Her şey. Tabii bazı şeyleri evde yapmak satın almaktan çok daha pahalıya geldiği için evde yapmayıp satın almayı tercih ediyorum, bu aralar marketlerde tabure minderleri satılıyor mesela, evde yapmam çok mümkün ama çok daha pahalıya gelir... ya da gidiyorum pamuk saten kumaştan yastık kılıfı alıyorum tanesi 62,5 liraya geliyor. Ucuza bile geliyor kaliteli şeyler.
0
muhayyer divan
(25.09.25)
zeytinyağının da pahalısında sahte ya da daha düşük çıkabiliyor. bence pahalı ve belli kalitenin üstü diye gözü kapalı bakmamak lazım.
Bir süredir kıyafette ucuza geçtim.

kenara para ayırmayı daha öncelikli buluyorum. dolar bu kadar yüksek değilken halılara merakım vardı. Normal saray halının 4m²'si 500-1000 tl arasında değişirken 5-6 bin TL'lik halılara bakıyordum. kesinlikle param olsa alırdım. o sırada komple ev dizdiğim için alamadım. ama sarayın güzel eski seri modellerini bulup aldım.
bazı mobilyalarda yine paraya kıyardım.

peynir konusunda bulduğum iyi peynirleri denerim, seversem Daha alırım.

teknolojik ürünlere çok para harcarım ama normal insanlar gibi işlemci ekran kartı değil de Fare klavye monitör ve hoparlörlere akranlarıma göre epey fazla harcamışımdır
0
hoot
(26.09.25)
Bu konudaki fix cevabım tuvalet kağıdıdır.

Çok çok zor durumda değilsem tuvalet kağıdında paraya kıyıp iyi bir şey alırım
0
nundu
(26.09.25)
Tuvalet kagidi +100
Cop poseti +50
Zeytinyagi konusunda pahali olsa da kalitesiz olabiliyor hoop +100
Kozmetik urunler.
0
sey mi dostum
(26.09.25)
wc kagidi ilk 10uma girmez saman rengi wc kagidi gordu bu gozler sagliksiz bir sey olmadigi icin(hatta beyazdan daha saglikli)tahammul edilir.
ama gida urunleri+1 zeytinyagi, peynir, nar eksisi, kuruyemis, kahve ilgi alanlarim. ama trde en zorlandigim sey iyi tatli. %90i yapay
ic camasir yazmislar kotusune dayanamam ne kendimde ne baskasinda.
kozmetik de ilk 5e girmez hepimiz bi pantene bi elidor gecmisimiz vardir. iyi urun diye aldiklari sey urban sampuan marseille sabun isana krem falan. gerek yok
0
ala09
(26.09.25)
ayakkabı, terlik ve sabun, asla taviz vermem. en iyisini kullanırım.
0
zeleno
(26.09.25)
içki.

ucuzunun ertesi sabahı kötüdür.
0
yurtsuz john
(26.09.25)
(9)

memurlara öğle yemeği ücreti nasıl ödenir

cccbehzatccc
maaşın içinde mi ayrı bir öğle yemeği kalemi var mı yoksa ticket mı ki sanmıyorum.çok merak ettim :)
maaşın içinde mi ayrı bir öğle yemeği kalemi var mı yoksa ticket mı ki sanmıyorum.çok merak ettim :)
0
cccbehzatccc
(25.09.25)
memurlara yemek parası verilmiyor çok basit. sadece maaş. hatta ve hatta kendileri yemek parası ödüyor ilgili yerdeki yemekhaneden yerse. ama bir miktarını devlet karşılıyor. ama her devlet kurumunda da yemek yok.
0
jelly bear
(25.09.25)
babam devlet okulunda öğretmen yıllardır. Yemek işini kendi cebinden hallediyor zaten okulun yemekhanesi falan yok düz ilkokul.

Ben doktorum, üniversitenin hastane yemekhanesi ücretsiz. Maaştan bir kesinti yapılmıyor bildiğim kadarıyla bununla ilgili. Yapılıyorsa da çok minimal öğün başı 10 lira vs olabilir.

Kurum memurlarını bilmiyorum, bazılarında yemekhane oluyor ama ücret kısmını nasıl yapıyorlar hiç konuşmadım.

Yani memurdan memura değişmekle beraber, yemek ücreti diye bir ödeme yok
0
nundu
(25.09.25)
yemekhane var ise 60 70 lira gibi bir yemek ücreti oluyor. yok ise kendi başının çaresine bakıyorsun ekstra bir ücret yok
0
belkider
(25.09.25)
Bizde herhangi bir yemek ücreti yok. Fakülte dağ başında olduğundan yemekhane de yok. Kantin ya da çevredeki esnaftan yemek yiyoruz.
0
gnosis
(25.09.25)
Meskun mahal dışı, evine gidip ya da dışarı çıkıp bir yerde yeme imkanı bulunmayan dağ başı yerdeki memurlara veya, nöbet, vardiya vb nedenle dışarı çıkıp yemesi veya yemek molası vermesi mümkün olmayan memurlara özel bir kanuna istinaden yemek çıkarılır.

Onun dışındaki herkes cepten yer.
0
Mirket
(25.09.25)
Verilmiyor efem.
0
narod
(25.09.25)
ne öğle yemeği ya öyle bir ödeme falan yok. sadece ceza infaz kurumunda çalışan memurlara öğlen mahkumlara çıkandan veriliyor. diğer tüm memurlara yemek yok.
0
mikahakkinen
(25.09.25)
Bize de yemek ücreti verilmiyor hatta biz cebimizden veriyoruz. Bir kısmını devlet karşılıyor olsa gerek, geçen sene mi evvelki sene mi ne günlük 90 lira veriyorduk.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
eğer ki kurumun yemekhanesi var ise maaşa ek olarak katkı gelir. atıyorum 100 tl gibi. o para kurumdan yemek firmasına direkt gidendir. yemeğin maaliyetine göre üstünü memur karşılar.

kesinlikle nakdi, ayni, ticket vs şekilde verilemez. Hepsi zimmet olarak oalrak geri döner yoksa.
0
renegade
(26.09.25)
(5)

S24 ultra nasıl bir telefon? Memnun olan var mı, önerir misiniz?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Önceligim kaliteli fotoğraf ve şarj konusu.Fotoğraf kalitesi çok iyi olduğu için s24 ultra diye düşünüyorum ama şarj konusunu bilemiyorum. Kullanan varsa yazabilir mi artısı eksisi?
Önceligim kaliteli fotoğraf ve şarj konusu.
Fotoğraf kalitesi çok iyi olduğu için s24 ultra diye düşünüyorum ama şarj konusunu bilemiyorum. Kullanan varsa yazabilir mi artısı eksisi?
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(25.09.25)
ben kullanıyorum. %80e kadar şarj ediyorum akşama kadar götürüyor.
0
inheritance
(25.09.25)
ilk çıktığı günden beri kullanıyorum çok memnunum. Geceden şarja takıp sabah 100 ile çıkıyorum, telefonu çok aktif kullanıyorum ona rağmen geceye kadar idare ediyor hiç şarj etmesem de
0
nundu
(25.09.25)
Kullanıyorum memnunum fakat önceliğiniz kamera ve şarj ise Xiaomi 15 Ultra alın.

Xiaomi 15T Pro veya Honor Magic7 Pro a da bakılabilir.

Telefon kıyaslamalarınızı buradan: www.gsmarena.com
Veya buradan: www.epey.com

Kamera kıyaslamalarınızı da buradan: www.dxomark.com

Yapabilirsiniz.
0
ananiyimioguz
(25.09.25)
Androidde samsungdan başka bir şey almam. Başka marka alan tanıdıklarım hep bir şeylerden şikayetçi.

S24 kullanıyorum. Güzel ama s25in kamerasını inceledim o daha güzeldi. Yeni modellere baktınız mı? Prosu da var.
0
ekşi duyuru sever
(25.09.25)
ben kullanıyorum. kamera kısmı biraz kararsız.ama şarjı şahane. en meşgul senaryoda bile bir günü çıkaracağını düşünebilirsin
0
kel aynak kusu
(26.09.25)
(32)

Anneniz eve çocuğa bakmaya geliyor, eşiniz şu cümleyi kuruyor ne dersiniz?

mahmuttt
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için. Sabah siz de karı
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için.

Sabah siz de karı koca iş için evden çıkarken eşiniz annenize gayet normal sakin bir ton üslupla diyor ki:

“ Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın ”

Bu cümle normal bir cümle mi? 65 yaş üstü evdekilerden dolayı grip bulaşmış yine de sabah gelip torununa bakmaya gelen bir kadına sabah çocuğu teslim ederken söylenecek bir cümle mi sizce tamamen objektif fikrinizi ve yorumlarınızı merak ediyorum.

ve bu cümle karşısında annem kırılarak gideyim o zaman ben diyor.


Çok teşekkürler.
0
mahmuttt
(25.09.25)
ben er kişiyim. eşiniz gayet normal bir cümle kurmuş. annenizin hastalığını fark ettikten sonra sizi arayıp gelmiyim çocuğu hasta ederim demeliydi. 65 yaş üstü insanlardan artık çok sıkıldım, hepsi çocuk gibi. anam babam kaynanam kayınpederim sürekli salak salak işler yapıyorlar. bir tane de tepemizde var 20 senedir anamızı ağlattı.
0
mikahakkinen
(25.09.25)
@mikahakkinen Hocam yanlış anlama ama eşin senin yanında annene keşke söyleseydin çocuğu başkasına bırakırdık bu da çocuk sonuçta Diyerek Suçlu hissettirecek şekilde cümle kuruyorsa bir de kadincagiz hastalığı eşinden kapmış yani ona rağmen sabahın köründe gelip çocuğa bakmaya geliyor. Bir erkek, bir oğul da orada Eşinin bu cümlesinden rahatsızlık duymuyorsa hanımcıdan çok hanım olmuştur bence.
0
🌸mahmuttt
(25.09.25)
yorumlar kafayı kıracak cinsten maalesef. Noktasız virgülsüz haksız eşiniz. Ayıp ya kadının ne mecburiyeti var çocuklara bakmaya yaşlı kadın kendinden vererek yapıyor bunu çok zor bir şey çocuk bakmak o yaşta. Ayriyeten ilk bulaştıran da kendisi. Anenniz bir daha gelmesin kendisi baksın o halde.
0
biravekahve
(25.09.25)
Burada çoğunlukla hayatı sadece kedi bakmak olan insanlar var. O yüzden sağlıklı yorum beklemek yanlış olur bu arkadaşlardan.
Anneniz sizin sorumluluğunuzda olan çocuğunuz için zahmet edip geliyor, ne olursa olsun insan bu şekilde bir yaklaşımda bulunmaz. Bir sözü söylemenin 40 yolu vardır. Eminim ki eşiniz bunu sakin bir tonla söylemiş ise de pek iyi niyetle söylediğini düşünmüyorum. “E bu da çocuk sınıfta” bu söz iyi niyetle söylenen bir şey değil… karşındaki kadın aptal mı? Bilmiyor mu neyin ne olduğunu da sanki çocuğuymuş gibi insanı kırıcı ve rencide edici şekilde konuşuyor.

Sakin konuşması önemli değil ki kadınlar çok iyi bir manipulasyon ustası. Sakin sakin giydirir lafi. O yüzden annenize de söyleyin bir daha gelip emek vermesin. Değmez çünkü, gerçekten kıymet bilinmiyor. Yazık kadına.
0
dedeminhirkasi
(25.09.25)
hastalığı yayan eşiniz. bir de utanmadan annenizi suçluyor. eşiniz haksız.
0
archmeister8
(25.09.25)
bu cümle aklıma gelse bile söyleyemzdim sanırım. eğer kayınvalideme böyle bir şey söylesem kendi annem gelir beni döverdi.

bağışıklık geliştirmiştir zaten tekrar aynı hastalığı geçireceğini düşünmüyorum bebeğin.

eşiniz haksız üzgünüm
0
Hallegadola
(25.09.25)
İkisi de haklı ikisi de haksız.
Annen hasta hasta çocuğa bakmaya gelmemeliydi en azından hastayım diye haber vermeliydi. Çocuğa tekrar bulaşabilir.
Karın da annen gelse bile bir şey söylememeli kadın gelmiş artık sonuçta. Bir de sizin çocuğunuza bakmaya geliyor.
İkisi de haksız ya. Bu yüzden çocuğuma bakıcı bakıyor işte kaynanaya baktırınca sorun oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(25.09.25)
@mahmutt görüş sormuşsun cevap vermişim. sana katılmak zorunda mıyım? neden beni yargılayıp hanımcı diyorsun? altına not olarak sadece benim görüşüme katılanlar yazsın diye not düş seni haksız bulanlar yazmasın. ayrıca hanımcı falan değilim. eğer çocuk hastalık kapacaksa anamı da kırarım eşimi de. artık toplum olarak şu duygusallığı bırakalım. analarımız alınacaksa alınsın gençler, olay eşinizi korumak değil. türk toplumunda analar oğullarının bir aile kurduğunu ve farklı bir birey olduğunu anlayamıyor. benim yorumlarım hoşuna gitmediyse benim hanımcılığıma değil kendi ana kuzuluğuna bak. hiç bir şey küçük bir çocuğun ateşlenip rahatsızlanmasından önemli değil. benim için.
+1
mikahakkinen
(25.09.25)
biravekahve & archmeister8 +1

tamamen bu. üstüne bir şey söylenmez.
0
MtKrt
(25.09.25)
Gelinin kaynanaya bu söylediği laf pek masum degil. Ancak bence bir erkek gelin kaynana arasındaki her lafa karışmamali. Senin eşin ve annen arasında artık her ne sorun varsa senin bu işin altından kalkacak bir olgunlukta olduğunu zannetmiyorum.

Ayrıca soru sormuşsun, cevap veren ilk adamın verdiği cevap senin düşündüğünden farklı diye bir de ona sataşıyorsun.
Öyle yapacaksan baştan söyle "sadece bu şekil düşünenler cevap versin" diye
0
abelardo
(25.09.25)
eşiniz saçmalamış. hem kendisinden bulaşıyor hem de bunu söylüyor. öteki türlü olsa yani anneniz başka yerden taşıyıp gelse anlaşılır ama bu olmamış.
0
elektr10
(25.09.25)
İkinci cevaptan aslında milletin görüşünü merak etmediğin, kendi fikrine katılacak fikir ortakları aradığın anlaşılıyor. Aksi yönde fikir veren birine de aklın sıra hakaret ediyorsun (hanımcıdan çok hanım olmuştur). Yani o da hakaret değil de işte (kadın olmak niye hakaret olsun), neyse.

Evet, eşin annene ayıp etmiş. Umarım mutlusundur bunu duyduğun için.
0
himmet dayi
(25.09.25)
kadının kurduğu cümlede bi anormallik göremedim. annenin kırılası gelmiş.
0
elorelia
(25.09.25)
Bu duyuruya @dedemin dediği gibi kedici kadınlar toplanır birazdan…
@dedem ve Mahmut +10
0
tahirkemalbozoglu
(25.09.25)
ne dediğinden çok nasıl dediği de önemli. yanlış üslup doğru sözün celladıdır.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(25.09.25)
gayet normal bir cümle. bunu bu kadar büyütmek çok ama çok gereksiz.
0
biergarten
(25.09.25)
Eşin çocuk için endişelenmis. Anan çocuğu düşünüyorum derken çocuğun sağlığını değil yemesini, bokunu temizlemesini düşünmüş. Eşin çocuğa hastalik gecirdi diye bir sey yok cahil misin nesin? Ayni evdesiniz ne bekliyonuz? Cocunna sonra banna bulastiriyor demissin... Karantina odaniz vardi da karin bu odadan kacip yuzunuze mu tükürdü hasta olun diye? Eşin hakli, evin erkegi ana kuzusu ezik gibi davraniyor. Anan alingan. Çocuğu düşündüğü yok. Çocuğun sağlığı büyüktür yemesi icmesi tuvaletinin temizlenmesinden.
+1
Shepard
(25.09.25)
yanıtları okumadım, nazik bir şekilde konuşmuş eşiniz ve hiç sorun yok söylediğinde.
0
deartheodosia
(25.09.25)
yanıtları şimdi okudum, inanılmaz cidden. benim anladığım yorulmasını istememiş annenizin ve kibarca keşke siz de dinlenseydiniz, yorulmazdınız anlamı oldu.
+1
deartheodosia
(25.09.25)
Bunları evlenmeden önce düşünmek, gözlemlemek lazımdı. Hatta kendisinden hoşlanmadan önce. Yoksa sırf güzellikse kriter ohoooo neler var. Ama aile kurmak için kişinin değer yargılarını gözlemlemek lazım, benim kurmak istediğim aile yapısına uygun bir kişiliğe sahip mi değil mi diye düşünmek lazım. Lazım da lazım. Çok kıllı tüylü işler ya. Yaşasın bekarlık.
0
Batuhanolabilir
(25.09.25)
Bence eşin bebek için endişelenerek anne içgüdüsü ile söylemiş, senin kendini annenin yerine koyup fazla empati yapıp annen adına eşinle tartışman doğru değil. Bence eşine "sen anneme ayıp ettin" diye yüklenmen doğru değil, o da bir anne sonuçta. Senin annen de keşke haber verseydi çünkü kendisine de yazık, hasta hasta nasıl çocukla uğraşcak. Ama bu hikayede kimsenin kötü niyetli olmadığı belli.

Yorumlarda millete hanımcı/hanım diye hakaret etmen zaten senin eşine karşı nazik olmayan biri olduğunu gösteriyor. Biz sana ne desek boş. Burda sana eşin şöyle haksız böyle haksız diyenler olmuş, bu sana ne kazandırıyor ki? Evlilik haklı-haksız davası ile yürümüyor bence.
0
Sadece soruyorum
(25.09.25)
İyi niyetli söylediğini düşünmüyorum. Sadece çocuğa hastalık bulaştıracaksın diyemediği için sen de yorulmazdın kısmını ekliyor. Hata eşinle sende. Evde hasta varken +65 kadını çocuğa baktırmak için çağırmışsınız. Hastalığın babaanneye bulaşması sorun değilken çocuğuna bulaşması sorun olmuş. Çocuk da yaşlı da hastalıklara karşı korunmalı.
+1
boyalı kuş
(25.09.25)
çocuğa zaten bulaşmışsa neden bir daha çocuğa hastalık bulaşmasın diyor? acaba burayı yanlış mı aktardın?

çocuk hasta değilse ve annen hasta hasta geldiyse kusura bakma eşin haklı. kimse canından bir parçanın zarar görmesini istemez ve gerekirse başkalarını da kırar. ki kırıcı da davranmadı diyorsun.

çocuk hali hazırda hasta ise haksız, durduk yere çatası ve durumdan kendine hak çıkarası gelmiş. daha ne hasta olacak zaten, olmuş olan. okları annene çekmeye çalışmış gibi. hele bir de kendisinden bulaşmışsa.
0
nolmus yani
(25.09.25)
Eşin haklı, annen tipik türk yaşlısı, sen haksızsın.

Annene haksızlık bulamıyorum çünkü kendi gördüğü o yani gençliğinden beri. Gereksiz ve muhtemelen bilinçdışı bir altruistik şov yapmaya çalıştığı. Yani bilerek şov yapmıyor ama yetiştiği dönem itibariyle "Bakın hasta hasta çocuğa bakmaya geldim" bir güç gösterisi. Eşiniz haklı bir şekilde bunu engelleyince de kırılmış. Sen de burda ataerkil düzeni temsilen bulunan ve haksız olan tarafsın.

Çocuk iyileşmiş de olsa, şu an hasta da olsa viral yük sebebiyle annenin uzak durması gerekir. Eşini haksız bulanlar şaşırtmadı zaten.

Not: Erkeğim, hanımcıyım, bunun utanılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.
+2
nundu
(25.09.25)
öncelikle "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın" cümlesindeki parantez içi sizin kendi yorumunuz.

esasında cümle şu şekilde: "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta sonra sen de yorulmazdın"
burada eşiniz "çocuk sonuçta" diyerek çocuğun karşısındakinin hasta olup olmadığına bakmaksızın merhamet etmeyeceğini ve hareketliliğine, koşturmasına, oyun oynamasına devam edeceğini kastetmiş olamaz mı?

ikinci olarak anneniz ve eşiniz yetişkin insanlar. ikisinin iletişim kurmak için size ihtiyacı yok. bu iletişimdeki üçüncü kişi olarak kendi kendinize rol biçmeyin. başkası adına konuşmayın, "bir erkek, bir oğul" olarak laf taşımayın. bırakın alınan alındıysa, alındığını ifade etsin. alınmasına sebep olan da ona göre tavır alsın.
0
tnz
(25.09.25)
eileengray +1

Shepard +1 (evet aynı evin içerisinde illaki bulaşır, bu bir suç değil)

mikahakkinen +1

deartheodosia +1

Sadece soruyorum +1

boyalı kuş +1

ay ne çok haklı var...

gayet normal bir cümle. gayet de kibarca söylemiş. alınmaya, kırılmaya, mağduriyet çıkarmaya yer arıyor bu erkek anaları.

eşinizden önce sizin söylemeniz lazımdı annenizi çok seviyorsanız. kaç yaşında kadın hasta hasta çocuk mu bakacak? utanmıyor musunuz bunu istemeye? hem çocuk için sorun hem de anneniz için.

eşiniz söyleyerek iyi etmiş. bir dahaki sefer hasta olduğunda gelmez. şimdi hastalık eşinizden bulaşmış olabilir ama yarın öbür gün anneniz başka yerden hastalık kapıp geldiğinde bu sefer o bulaştırmış olacak. hastayken hiçbir şekilde gelmemesi lazım. kimin bulaştırdığı önemli değil burada. çocuğu mümkün olduğunca korumanız lazım.

zeus bizi ana kuzusu erkeklerden korusun.
0
art cat chocolate
(25.09.25)
Bu cümleye kadın yazarlar normal , erkekler ise normal değil diyecektir.

Ben de normal olduğunu düşünmüyorum. Kırıcı şekilde söylenmese de babaanne hasta hasta gelmiş , gelir gelmez de bana göre söylenmesi hoş olmamış. Şöyle söylenebilirdi anne zahmet ettin keşke hastayım deseydin biz hallederdik, hasta hasta yorduk seni de şeklinde olabilirdi.Daha ilerisi sanki hoş olmamış. İşte çocuk da hasta vs.

Biraz bana kalırsa hesap sorma gibi olmuş.
0
drako
(25.09.25)
Tüm aileye grip bulaştıran kendisi iken, bence anneni bozmak için fırsat kollamış ve aradığı fırsat eline geçince yapıştırmış.
Annen bir daha çocuğa bakmaya gelmesin, karın da tüm maaşını bakıcıya verince aklı başına gelsin.
İyilikten maraz doğar.
0
dawsonscreek
(25.09.25)
Siz bu kadar elestirel yaklasacaginiz insanlarla niye evlenip bir de cocuk yapiyorsunuz? Kadin gayet normal bir sey soylemis.
0
ghilleinthemist
(25.09.25)
@tnz +1

Ben de okuduğumda "hasta hasta niye zahmet ettiniz, neticede çocuk bu, sizi yoracak" olarak anladım.

Ancak sonra yazdıklarını okuyunca eşinle bu konuda tartıştığını, hırsını alamayıp buraya olayı manipüle ederek yazdığını ve aklınca taraftar toplamaya çalıştığını anladım. Ne yapacaktın, verilen cevapları eşine gösterip "bak herkes seni haksız buldu" mu diyecektin. Böyle basit bir meseleyi bile çekişme haline getirip sosyal medyadan onay dilenmek, beklediği onay gelmeyince de agresifleşmek gerçekten acıklı bir durum.
+1
thracia
(25.09.25)
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, karınızı haklı bulacaktınız.
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, anneniz başka bir işe girişseydi (evi temizlemek gibi), karınızı haklı bulacaktınız.

Çocuğunuza artık lütfen kendiniz bakın ya da bakıcı tutun.
0
tiredofwaiting
(25.09.25)
eşiniz haksız. hastalık zaten sizden bulaşmış, kadıncağız hasta hasta gelmiş. muhtemelen çok da hasta değilmiş ki gelebilmiş. (ayakta atlatabilecek durumdaydı sanırım) bence yeniden bir bulaş olmazdı zaten herkes yeni atlatmış hastalığı. anneniz ben hastayım gelmeyim diyebilirdi ama dememiş. babaanne kırılmış. ben babaanneye üzüldüm şimdi.
0
exlibris
(25.09.25)
(8)

Doktorlarımızın mutlu olması için ne olması gerekir?

ekşi duyuru üyesi
Karşılıklı empati yapabilmek için bu soruyu soruyorum. Buna benzer durumları defa defa yaşadım ve hep birlikte değerlendirelim istiyorum.Devlet hastanesine gittim. Randevusuz hasta alınmıyor ve sistemde randevu aralıkları 10 dakika görünüyor. Yani hasta başına 10 dakika süre düşüyor.Gittiğim doktor
Karşılıklı empati yapabilmek için bu soruyu soruyorum. Buna benzer durumları defa defa yaşadım ve hep birlikte değerlendirelim istiyorum.

Devlet hastanesine gittim. Randevusuz hasta alınmıyor ve sistemde randevu aralıkları 10 dakika görünüyor. Yani hasta başına 10 dakika süre düşüyor.

Gittiğim doktor 30 yaşın altındadır. Odaya girdiğimde üzerinde hafif bir sinirlilik hali vardı. Konuşmaya çok fırsat vermeden ve anlatmaya çalıştıklarıma pek de kulak vermeden hızlı bir muayene yaptı, ilacı verdi, geçti. Girip çıkmam arasındaki süre 5 dakika bile yoktur. Bir şey anlatmaya çalışmasam o kadar bile sürmeyecekti ve farklı ilaçlar verecekti. Farklı ilaçlar verecek olması ciddi bir durum.

Gerçekten çözüm üretebilmek adına soruyorum. Doktorlarımızın mutlu olması için ve özenle çalışması için ne olması gerekiyor? Yetersiz muayenenin yükü sadece hastaya değil yine doktorlara ve tüm sağlık sistemine biniyor.

Lütfen alınganlık göstermeden durumu inceleyelim. Randevulu sistemde saatte 6, günde 50 hasta bakılıyor. Olması gereken 15-20 dakika geçmiş inceleme ama imkanlar buna yetmiyor. Yine de 8 dakika muayene 2 dakika dinlenme şeklinde bir çalışma gayet rahat değil mi? Sıcak yok, soğuk yok, kar-kış yok, bütün gün kimyasal solumak yok. Ofis ortamı, randevulu sistem. Pozitif taraflarını da biraz göremez miyiz?

Maaş desem, toplumun yarısından fazlası asgari ücret ve altında maaş ile geçinirken doktorlarımız asgari ücretin en az 4 katını kazanıyor. İstatistiksel olarak bu çok ciddi bir fark. Bu miktar yeterli gelmiyorsa sorun maddiyat dışında bir yerde olabilir mi?

Bir de şunu sormak istiyorum. Doktorlar olarak sağlık hizmetine ihtiyaç duyduklarında 3-4 dakika muayeneyi kendileri için yeterli görüyorlar mı? Aileleri, sevdikleri için 3-4 dakikada teşhis konulup ilaç yazılması onları rahatlatıyor mu?

Lütfen alınganlık göstermeden tarafsız cevaplamaya çalışalım. Taraflar birbirini anlasın ve herkesin mutlu olabilmesi için çözümler arayalım:

Doktorlarımızın topluma mutlu bir şekilde hizmet verebilmesi ve ilgili olabilmesi için ne olması gerekir?



*************************
CEVAPLAR ÜZERİNE EDİT:
*************************
1. Günde 50 hasta çok denilmiş.

- Bu sayıyı nasıl indirebiliriz? Tıp fakültelerinin sayısını iki katına çıkarıp daha fazla doktor yetiştirerek mi?

- Bir çok meslek gün içinde daha fazla sayıda insan ile muhatap olmayı gerektiriyor. Kimi mesleklerde de hayati tehlike söz konusu, asker, polis gibi. Her mesleğin kendi zorluğu varken pozitif taraflara odaklanmak daha iyi olmaz mı?

2. Asgari ücretin 4 katı çok ciddi bir meblağ olarak görülmemiş.

- Bence kazançları başka ülkelere göre değil de içinde yaşanılan topluma göre değerlendirmemiz gerekir. Almanya'da aylık net asgari ücret 1600 Euro civarıdır, ancak hemen herkes bu rakamın üzerinde kazanır. Doktor maaşları ise 3000 Euro'dan başlar. Bir beyin cerrahının 8000 Euro kazandığını duymuştum. Toplum olmak budur. Sadece kendi emeğini değerli görüp diğerlerini hafife almak değil.

3. "Doktorların yeterli network'ü var, o yüzden istedikleri gibi uzun uzun muayene olabiliyorlar." denmiş.

- Evet, doktorların başkalarına uygun gördüklerini kendilerinin kabul edemediğine dikkat çekmek istedim. Randevu süresi 10 dakika iken hastaya 2-3 dakika ayıran doktorlar var. Bu doktorlar hangi durumda 10 dakikanın 8-9 dakikasını insanlara ayırırlardı, hevesle çalışırlardı?

4. Sağlık sisteminin özelleşmesinden bahsedilmiş.

- Bu durumda özel hastanelere büyük bir koz vermiş olmuyor muyuz? Belirli bir kitlenin halkı sömürmesinin önüne nasıl geçeceğiz? Bu kesim topladığı parayla ne yapacak? İleri teknolojilere yatırım yapıp ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine mi yükseltecek?

- Bir memur veya özel sektör çalışanı her ay düzenli olarak 20.000TL ile 100.000TL arası bir miktarı vergi olarak ödüyorken, yılda 5-10 defa faydalanacağı sağlık hizmetleri için ayrı bir ücret ödemeli mi?

5. İçeri giren 10 hastadan 9'u çok mutsuz, sinirli, kaba tipler olarak tanımlanmış.

- Benimle birlikte sıra bekleyen insanlardan böyle bir izlenim edinmedim. Tersine, hemen hepsi doktorlara karşı saygılı. Acı çeken bir kişinin, bu acıyı çözebilecek kişiye aksi davranması tutarlı değil, hele 10'da 9'luk bir oranda. Böyle bir durum varsa belki de doktorların karşılama şekilleri buna sebep oluyordur.

- İnsanları bu şekilde görmek hatalı iletişime yol açar, mesleği daha da çekilmez yapar.
0
ekşi duyuru üyesi
(22.09.25)
Ön not: kendim de doktorum ama hasta görmeyen bir branştayım, polikliniğimiz yok. En son fakültede poliklinik gözlemi yaparken ortamda bulundum.

Kendin de dediğin gibi günde 50 farklı hastaya onar dakika ayırabiliyorsun. 50 farklı insanla muhatap olmak ve bunu kısa süreli bir şekilde yapmak, üstüne karşındaki insanlar hasta olduğu için genelde ekstra gergin olmalarına bağlı senin de gerilmen vs vs gibi durumlar var. Poliklinik dışında servisleri, nöbetleri, acilleri vs saymıyorum.

Doktorların hepsi mükemmel değil tabii ki ama çalışma şartlarına bağlı olarak performans düşüşü olduğu için size kötü anının denk gelmesi artıyor. Ayrıca istatistiki olarak anlamlı yüksek kazanmak (ki kazanılan para da atla deve değil günümüz şartlarında) ile çalışma şartlarının insani olması arasında fark var. Burda suç sizde de değil, doktorda da değil. Doktoru günde 50 farklı hastayla muhatap eden sistemde. İnsanla uğraşmak ile hasta insan ile uğraşmak arasında fark var. Bunu yaparken hastanın neyi olabilir diye uygun tetkikleri istemek, muayene etmek, aklından bin tane olasılık geçmesi gibi faktörler işin stresini artırıyor. 2 dakika konuştum 8 dakika muayene ettim gibi olmuyor her hasta. Kendini ve derdini basit cümlelerle ifade edemeyen kişilerin ağzından cımbızla bilgi almaya çalışmak bile 10 dakika sürüyor zaten

Son soruyla ilgili, doktorlar kendilerini ve yakınlarını sıra bekletmeden istediği doktora uzun uzun gösterecek networke sahip oluyorlar genelde. Mesleğin getirdiği o kadarlık bir avantaj olsun :)

Aklıma geldikçe ekleme yapa yapa yazdığım için biraz dağınık oldu paragraflar
0
nundu
(22.09.25)
Kendilerini bilmeleri gerekir. (bkz: kendini bilmek) bu da aile terbiyesi meselesi.

Şu sözlerim aşağılama gibi görünüyor fakat aşağılama değil, niyetim de o değil. Niyetim nelerin toplumu ne hale getirdiğini göstermek. Poliklinik şartlarında o doktorun, hastayı o an dinleyemeyecekse dinleyebileceği ana kadar kendini sakinleştirmek için uğraşması gerekir. Hiçbir hasta doktor tarafından ilgilenilmemeyi hatta yanlış ilaç reçete edilmesini hak etmez çünkü. O anki problemi kişisel ise bunu aşmayı öğrenmeden doktor olmuş olması büyük skandal. Kişisel değiş iş hayatına dair bir problemse bunun da hastayla alakası yok, yine büyük skandal. Nerden baksan doktorun egosuna çıkıyor yollar, skandala çıkıyor, aile terbiyesine gidip dayanıyor. Çünkü her gelen hasta öfkeyle gerilimle saçmalıkla gelmiyor. Bir başkasına olan öfkeyi sıradaki hastaya yansıtıyorsa yine skandal. Anlatabiliyor muyum? Anlatabiliyorum.

Hastaları konuşmuyoruz, bahsettiğin tarzda davranan doktorları konuşuyoruz, hiç az değiller. Aile hekimi olup yerinde bir gün bile bulamadığım aile hekimi gibi.
0
muhayyer divan
(22.09.25)
Ücretsiz sağlık hizmeti kalksa bu hastane rezilliği olmaz. Sağlık sistemi tamamen özelleştirilmeli.

Bedava eğitim, bedava sağlık hizmeti rezillikten başka bir şey değil.
0
runaway
(22.09.25)
@runaway

Sağlık ve eğitim bedava mı sence :)
0
muhayyer divan
(22.09.25)
bence doktorların mutlu olması için yapılacak bi şey yok, ülkede sadece ve sadece doktorların mutlu olacağı şeyi yapsan ve doktorlar da mutlu olmaya niyetli olsalar, içeri giren her 10 hastadan 9'u çok mutsuz, sinirli, çatacak yer arayan, sınır ihlali seven, kaba tipler olacakları için doktorlar 2 güne yine mutsuz olacaklar.

yani sorun doktorlarda değil, sorun ülkede, sorun herkeste. bu memlekette mutlu olabilmek için büyük çaba gerekiyor, herkesin o çabayı gösterecek yeri yok, o yüzden herkes mutsuz doktorlar fazla göze batıyor sadece niyeyse.

benim de gözüme pompacılar batıyor. iyi günler, kolay gelsin, teşekkürler falan diyorum hepsinin suratı 5 karış bana cevap vermiyorlar. pompacıların mutlu olması için ne lazım?
0
ofelia
(22.09.25)
Çoğu insan doktorlugu mevcut şartları gözeterek ya da düşünerek seçmiyor gibi geliyor bana. Unvan, issiz kalmazsın, maaşı iyi, itibar garanti gibi taraflarına cekiliyorlar, hakeza böyle olan başka meslekler de var da, diğer tarafını görünce is tuhaflasiyor sanırım kişiler için. Muhtemelen sinir bilmeyen insanlarla karşılaşınca işin can sıkıcı taraflarını fazla büyütmeye başlıyorlar diye düşünüyorum.

Aslında yaşadıkları yapısal sorunları hastalardan cikarmasalar gerisi gelir bence.

Sorun çalışma saatleri nöbet düzeni vs ise bunun muhatabı sağlık bakanlığı.

Sorun maaş vs ise bunun muhatabı sendika, meslek odasi ve/veya sağlık bakanlığı.

Sorun muayene süresi kisitliligi ise, kendileri hastalarla birlikte örgütlenip hukuki süreçler başlatabilirler.

Sorun bulunduğu yerdeki hasta profili vs ise yer değiştirebilir. Ya da yönetmeliği ayrıntılı bilmiyorum ama ücretsiz izin alabilir.

Ama ülkedeki neredeyse herkes gibi, kendi sıkıntısının acısını kendisinden daha kırılgan olanı sömürerek ya da ihmal ederek yaşamayı TERCİH ediyorlar, bunu yapmayanını tenzih ederim.
0
encokbenisevinnolur
(22.09.25)
Tüm cevapları okumadım ama doktorlar komplike vakalara yeterli zaman ayırabilmek için basit vakaları hızlıca görüyorlar. Aslında basit görünüp komplike ve sıkıntılı olanlar ne olacak derseniz. İnanın bunu o doktorlar da hastane idaresine söylüyor. Atlanan önemli bir tanı olursa da sistemin gereği bu, mecburlar.

Doktorları tamamen haklı görmüyorum ama yakın çevremin doktorlardan oluşması, kaba ve insancıl olmayanlar da dahil birçok karakterde doktorla birebir çalıştığım için çalışma şartlarının iyi olmadığını söyleyebilirim.

Doktorun tüm gün yapması gereken tek şey hasta bakmak değil. İdari, akademik,adli, eğitim, heyet, konsey, konsültasyon gibi başka görevleri de var. Bunları yaparken günde 50 tane de hasta bakacaksın deniyor. En az 10-20 hasta da randevusuz, tanıdık vasıtasıyla, idarenin talimatıyla ekleniyor bu listeye
Şehir hastaneleri hariç çoğu hastane donanım açısından yetersiz.

Sizi 2 dakika gören doktorun kalan 8 dakikada dinlendiğini düşünüyor olabilirsiniz. Şartlarının çok iyi olduğunu düşünerek çalışmaları için polyanna olmaları gerekiyor.
0
curukturpkokusu
(22.09.25)
Ayrıca doktor yakınıyım ve çoğunlukla ben veya yakınlarım da 3-4 dakikada muayene oluyoruz. Avrupadan bir doktoru bun sisteme yerleştirsen yarım saat içinde mavi ekran verir. Doktorlarımız toplumu, hastayı, hastalıkları iyi tanıyor. Ama akademik ve bilimsel çalışma bakımından yetersizler. Sistem buna zorluyor çünkü.
0
curukturpkokusu
(22.09.25)
(11)

Maçlarda basketbolcular mı daha çok yorulur futbolcular mı?

cccbehzatccc
Çenem düştü kusura bakmayın, kafa dağıtmaya çalışıyorum maç izlerken.Bu hafta 12 dev adam maçında spiker birkaç kere "oyuncular yoruldu" vurgusu yaptı. haklıydı da...bana göre basketbol sahası küçük, sürekli mola alıyolar ve futbola göre süre daha kısa. nasıl bu kadar yor4uldular anlamadım.futbolcul
Çenem düştü kusura bakmayın, kafa dağıtmaya çalışıyorum maç izlerken.
Bu hafta 12 dev adam maçında spiker birkaç kere "oyuncular yoruldu" vurgusu yaptı. haklıydı da...
bana göre basketbol sahası küçük, sürekli mola alıyolar ve futbola göre süre daha kısa. nasıl bu kadar yor4uldular anlamadım.
futbolcular bu kadar yamulmuyor; saha daha büyük süre uzun...
sizce hangisi daha yorucu?
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
tabiki futbolcular daha çok yorulur. benzer bir soruya daha önceden verdiğim cevabı yapıstırıyorum

www.eksiduyuru.com

seyahat ve statların dolmasını yukarıda yazmışlar zaten.
ben de şunu diyeyim. basketbolcular fiziksel olarak çok yorulmuyorlar. futboldaki gibi depar atmak yok. zaten basketbol sahası küçücük. oyun kurucular zaten 5 metre gitmiyor bile pota altına hiç girmedikleri için. pivotlar desen onlar da usul usul duruyor. yani futbol ve diğer branşlara kıyasla yorucu değil. yorulan olursa zaten kenara alınıyor, dinlenip tekrar oynuyor. bol bol mola ve 4 devre var zaten. dinlene dinlene oynuyorlar.
futboldaki kadar fiziksel mücadele yok, koşma yok, yere düşme yok, uzağa doğru top atmak yok.
0
abelardo
(18.09.25)
12 dev adam 2 güne bir maça çıktı ve sürekli yüksek tempoda oynadılar o sebepten yorgun dendi. Yani bunun tam bir ölçeri yok. Sürekli depar atan ve fiziksel mücahadeledeye giren futbolcularda iyi yoruluyordur. bisikletçiler 6 saat kesintisiz bisiklet sürüyor, bir f1 yarışçısı 1,5 saatte 5 kgya kadar kg verebiliyor. kimin daha çok yorulduğunu anlamak için kas ve kalp ritimlerine bakmak lazım. 40 dk kesintisiz basketbol oynayan basketçiyle defansta bekleyen futbolcu karşılaştırılırsa, basketbolcu daha çok yorulmuştur.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
Basketbolcular 2 gün arayla maç yapabildiklerine göre futbolcular kadar yorulmuyorlar demek ki. Bununla birlikte oyun esnasında yapılan uzun koşular kısa sprintler patlayıcı güç uygulayarak yapılan hamleler molalar devre araları maruz kalınan darbeler ile tüm bu aerobik/anaerobik süreçler sonucunda vücudun aldığı hasarlar ve iyileşebilme (kas-sinir sistemi recovery'si boşalan glikojen rezervlerinin tekrar dolması vs.) süreçleri bilimsel olarak ölçülebilir ve programlar buna göre uygulanır, zaten bunlar ölçülemez olsa bu kadar sürdürülebilir olmazdı.

*Yukarıda yorgunluk ölçülemez gibi gibi bir cevap vardı biraz ona istinaden yazmıştım ama o cevap gitmiş havaya konuşmuş gibi olmayayım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.09.25)
forvet +1

basketbol, futbol kadar yorucu/yıpratıcı bir spor olsaydı 2 günde 1 maç yapmak mümkün olmazdı.

NBA'de bir takımın oynayacağı maç sayısı 110'a kadar çıkabiliyor. Bir sezon da 240 gün kadar sürüyor. Yani yaklaşık 2.2 günde bir maç yapıyorlar (en düşük ortalama bu tabii). Böyle bir tempo futbolda imkansız.

Örnek olarak şöyle bir sekans var normal sezonda:

i.imgur.com

1'er gün arayla maçlar. Bir tane maç var 2 gün ara girmiş. O maçtan sonra da ara yok, ertesi güne maç var. Böyle bir fikstürü bir futbol takımına göstersen oyuncuların hepsi emekliliğini ister.
0
himmet dayi
(19.09.25)
Basketbolcu. 2 günde maç yapmaları yorulmamaları değil, o kondüsyona sahip olmaları. Futbolcu istediği an aktif dinlenmeye geçebiliyor, baskette böyle bişey yok.
0
gobekliraki
(19.09.25)
basketbol; küçük saha uzun bacaklar vs futbol; uzun saha kısa bacaklar.
0
ground
(19.09.25)
Basketbolda ölü zaman yok, her oyuncu hem hücumda hem defansta aktif görev aldığı için yarı sahada bekleme durumu yok, her pozisyon sonunda bir o potaya bir bu potaya gidiyorsun. Futbolda üst beden çok hareketli değil genelde ama basketbolda hem bacaklar hem kollar durmadan hareket ediyor. Futbolcular çok zıplamıyor, basketbolda hemen her hücum/savunmada zıplaman ve sık sık yere düşmen gereken pozisyonlar oluyor. Ortalama 2 metrelik oyuncularla çarpışmalar da hiç az değil.

Box to box ortasahalar, git gel yapan kanat bekler daha çok yoruluyodur ama ortalama bir stoper, forvet vs o kadar yorulmuyordur maç içinde. Basketbolda her pozisyondaki oyuncular (30+ dakika alan) hep oyunun içindeler. Mola dediğiniz şeyde iki dakika kenarda oturuyorlar, ortalama bi futbol maçında da oyun zaten zırt pırt duruyor yani

edit: nba'de iki günde bir maç varken futbolda olmamasının pek çok sebebi var. NBA'de antrenman yok, darbeye bağlı sakatlık riski futbolda daha fazla (yorgunluktan bağımsız), NBA kapalı bir lig ve birkaç sakatlığı tolere edebilir, Futbolda yıldız bir oyuncunun sırf maç sayısı artsın diye eklenen önemsiz bir maçtaki sakatlığı daha az tolere edilebilir, futbol çimde oynanıyor ve çim bakımı daha uzun ve masraflı, salonda günde 20 maç yap istersen bir sorun olmaz vs vs.
0
nundu
(19.09.25)
tabi ki basketbol daha yorucu. istisnası bile yok.
0
duyuruuser
(19.09.25)
buna futbol diyen gamer filandır.
0
xu
(19.09.25)
futbol tabii ki. biri 100 metrede oynanıyor biri 25 metrede.
birinde mesafe kısa birinde mesafe uzun. futbolda asla 2 günde bir maç yapamazsın.
baskette yaparsın ama. basketbol 40 dk bin tane molası var. futbol 90 dk 1 tane molası var. basketbolda dokunmak bile yasak futbolda ağız burun kol bacak rahat kırılabiliyor.

basketbol diyen sırf oyuncular uzun diye diyor da futbolcularda hobbit degil sonucta
0
koela
(19.09.25)
Basketbol yorucudur
0
basond
(19.09.25)
(30)

Çevrenizde oyun oynayan yetişkinler var mı?

Gradient_tabanlı_mor
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
home office.

bir de herhangi bir seyi gercekten yapmak istiyorsan "zaman yok" diye bir sey yok. o zamani illa ki yaratiyorsun.
0
sonsuz
(18.09.25)
wc, servis, mola, yatak keyfi vs.

edit: sonsuz +1 istedikten sonra her şeye zaman var.
0
lazpalle
(18.09.25)
Ben varım, evet uzaktan çalışıyorum.
0
mirty
(18.09.25)
bu yetişkin kişi 1730'da işten çıksa, 1800'da evde olsa, 1930'a kadar soyunsa sökünse, yemek falan yese, 1930'dan sonra ne yapacak? 2300'da yatacak olsa önünde 3-4 saat vakit var. kızılcık şerbeti izlese zaten 2-3 saat sürüyor. dizi izlemek yerine oyun oynuyordur.
0
co2s2
(18.09.25)
Ben oynuyorum ama her gün değil. Hafta sonları 3-4 saat oynuyorum.
0
gnosis
(18.09.25)
Ben oynuyorum. Yapmak isteyince vakit bulunuyor. Valorant, fifa, aoe. Veterinerler ve iş sahibi patronlarla oynuyorum. Kafeye, puba gitmek gibi ama daha evcimeni.
0
Shepard
(18.09.25)
Evden çalışınca oynanıyor. İşim gereği kullandığım programda işlemler bazen uzun sürebiliyor. Yani benim dikkatimi vermemin gerekmediği arkaplan işlemleri olabiliyor. O sırada mobil oyunlara vakit ayırabiliyorum. Bilgisayardan oynamak için zaman çok az kalıyor. Pek oynayasım da olmuyor açıkçası. Olsa zaman bulurdum.
0
himmet dayi
(18.09.25)
Düzenli olarak ya da her gün 2+ saat olmasa da ben oynuyorum. Çevremde birçok kişi de kadın ve erkek oynuyor. Yarışma programları ya da dizi izlemek yerine oyun ile geçiriyoruz/geçiriyorlar o süreyi. Hatta arkadaşlar ile oynayunca sosyalleşmiş de oluyoruz. Herkesin dinlenme aktivitesi farklı.
0
nawar
(18.09.25)
Her gün düzenli oynamıyorum yani genelde oynadığım oyunlar hikayeli ve bir sonu olan oyunlar ve her bittiğinde hemen yenisine başlamıyorum ama sık sık oynuyorum günde 2 saatten de uzun olacak şekilde. Mobil oyunları da sayarsan hele ohoo oyun oynamayan yetişkin yok neredeyse.

Home office çalışmıyorum, doktorum. Saat 5 gibi evde oluyorum. Gece 1 gibi uyuyorum. 8 saat var yani arada. 1-2 saat nişanlımla telefonda konuşma desek, yemek falan da düşünce kalan yaklaşık 5 saatlik sürede full oyun oynadığım çok gün olmuştur. Bu süreyi telefonda ya da dizi izleyerek geçirdiğim günler de var. Ne yapıcam ki evde zaten tek başımayken. Arada da puzzle yapıyorum işte. Bu kadar şok olmanızı anlayamadım oyun oynayan yetişkin nasıl olur diyerek. Oyun denince aklınıza ne geliyor öncelikle onu merak ettim?
0
nundu
(18.09.25)
40 yaşındayım oynuyorum çocuğum ailem olsa yine oynardım çevremde de oynayanlar var keşke daha fazla vakit bulsam da daha fazla oynasam. Sabahlasam, oyun için yıllık izne çıksam falan ama sosyal hayal ve iş maalesef izin vermiyor. Yaşlanınca kafam basarsa tüm yaşlılığımı birkaç saat oyun deniz ve doğa ile geçirmek isterim
0
croswell
(18.09.25)
denildigi gibi bu durum onlar icin bir rahatlama yolu. yani kimi insan dizi izler, film izler, kitap okur, muzik dinler, spora gider, bir seyler yapan yani, onlar da oyun oynuyor.
0
Sour
(18.09.25)
Yani bunun için ayrıca zaman ayırmak mi gerekiyor gibi bakiyorsunuz siz, onu tam anlayamadım. Benim tanıdığım ortalama insanlar evli olsun çoluk cocuklu olsun bekar olsun, mesai bitimi eve geçip yemek vs faslını bitirince, çoğunlukla oturup televizyon, dizi, film vs izliyor. Onun yerine oyun koyunca aynı şey işte.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Ben çocukluk ve ergenlikte bilgisayar oyunları hep oynadım, benim için çok normal bir şeydi. İşe başlayınca etrafımdaki profil hiç böyle olmayınca "artık oynanmamalı mı" gibi bir algı oluşmuştu bende, garipserler diye bahsetmiyorum bile. Sonra birgün iş değişikliği yaptım, ekibindeki hemen herkes oyun oynuyor. Yani tamamen çevre profili ile ilgili bir olay. Ben geceleri oynuyorum, 12 sonrası 2 ye kadar falan. Çalışma şeklim hibrit. Ofise gittiğim günler bazen oynuyor bazen oynamıyorum uyku durumuma göre. Oyun oynamayı seviyorum, bu dünyadan kopma hissi çok iyi. Bir arkadaşım var gece full oyun oynuyor, gündüz mesai, mesai sonrası gece 12'ye kadar uyuyor. Sonra yine devam ediyor :D Bazıları için tutku.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
var, kitap okumak veya film-dizi izlemek gibi bir eğlence aracı bu da.
0
unalub
(18.09.25)
Çevremde de var. Ben de varım. ha ben çalışmıyorum şu an ama çalışan arkadaşlarım da oynuyor sürekli.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(18.09.25)
var tabi. ne demek nasıl vakit bulunuyor? e o zaman yetişkin, iş güç sahibi insanlar film, dizi de seyretmesin. spor da yapmasın. hatta hiç bir şey yapmasın. nasıl vakit bulunur ki
0
benarrivo
(18.09.25)
yetişkinlerin çoğu günde 2 saatten fazla TV yayını izliyor. neden vakit bulunamasın ki?
0
loch ness
(18.09.25)
Ben varim. Cocuklugumdan beri gamer'im. Ama yas ilerledikce ve son zamanlarda azaldi. Bazen oyun oynamaya uzun aralar da veriyorum. Sonra tekrar donuyorum vs.
+1
ermanen
(18.09.25)
kendim varım

ekimde 34

düzenli olarak forza horizon 5 ve gran turismo 7 oynuyorum.

2 direksiyon setim, simülatör koltuğum, ps5 ve xbox series s'im var.

bekarım.

zaman buluyorum.

home office.
0
rain when i die
(18.09.25)
evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde oynamıyorum. dışarı çıkmaya film vs izlemeye nasıl vakit ayırabiliyorsa yetişkinler, buna da ayrılabilir sonuçta. eşim de oynuyor.
0
nolmus yani
(18.09.25)
Benim var. Butun islerini karisi goruyor, annesi gibi.
0
hot potato
(18.09.25)
Benim çevremde hiç yok ama benim çevrem geniş değil, ondan olabilir.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
40 yaşına yaklaşmış arkadaşımın oyun bilgisayarı var. Haftasonu bazen tüm gün oyun günü ilan ediyor. Hergün oynamıyor ama oynuyor.
0
1917
(18.09.25)
var, e herkes akşam 2-3 saat tv, dizi veya film izliyor yav? Bunu yapmayıp oyun oynadıklarını düşün işte. Kimi de instagram twitter vb.nde vakit geçiriyor. Tercih insanların.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
benim bu. şu ara işsiz ve sıkıntılıyım. kadınım. emekli dayılar gibi telefondan 3-4 sat okey oynuyorum. playstation alırsam araba yarışı ve dövüş oynamayı planlıyorum.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
düzenli olmasa da ben de oynuyorum. şirkette yaş ortalaması 40 olan ekibimde de hemen herkes oynuyor. hatta daha bugün borderlands 4 muhabbeti döndü toplantıda.
0
sir gawain
(19.09.25)
var tabi, bu da bir hobi en nihayetinde. çevrende dizi izleyen yetişkin var mı? aynı şey, oyunları da interaktif dizi gibi düşünebilirsin.
0
robokot
(19.09.25)
benim çevremde de çoğu kişi oynuyor.
eşim ve kardeşim, tanıdığım erkekler oynuyor.

ben de sims 4, sims medieval falan oynuyorum

tabletten de batak,king,çanak oynuyorum
0
Hallegadola
(19.09.25)
benim yok ama arada arkadasla pes atiyoruz. aslinda beraber oynayinca cok keyifli de tek basima acip oyun oynamayali 8-10 sene olmustur.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
Ben. Disco Elysium diye bir oyun oynuyorum son bir haftadır mesela günde en az 2 saat, bazen 3-4. İşten sonra eve gelip oynuyorum akşam olana kadar işte, sonra uyuyorum vs.
0
vedatchilipeppers
(19.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.